Giriş
(10)

cok mutsuzum ne yapmaliyim?

monicapp
sevdigim bir isim var param var kiz arkadasim var sagligim yerinde, ama asiri mutsuzum, ozellikle iliskide olmak beni yoruyor ama kiz arkadasim cok iyi biri, onu uzmeden nasil soylerim bilmiyorum. hayattan keyif alamiyorum, hayatimda hic antidepresan kullanmadim, kullanmaya baslarsam robotik biri ol
sevdigim bir isim var param var kiz arkadasim var sagligim yerinde, ama asiri mutsuzum, ozellikle iliskide olmak beni yoruyor ama kiz arkadasim cok iyi biri, onu uzmeden nasil soylerim bilmiyorum. hayattan keyif alamiyorum, hayatimda hic antidepresan kullanmadim, kullanmaya baslarsam robotik biri olacagimdan korkuyorum (cevremde gordugum orneklerden). psikolog ve psikiyatr tedavileri bunalimda olan birine gercekten yardimci olur mu? ilk adimim ne olmali?
0
monicapp
(23.11.22)
İlk adım sevgilinden ayrılmak. Kimse kendisini gerçekten sevmeyen birinin, lütfen kendisiyle birlikte olmasını istemez. Direkt açıkla ve ayril
0
abuzer
(23.11.22)
neden mutsuzsun, ben olsam önce fiziksel sebeplerden başlarım. yemek düzenin nasıl? sağlıklı besleniyor musun? uyku düzenin nasıl? konakladığın yerde bir sıkıntı var mı? spor yapıyor musun? hareket ediyor musun? cinsellik tarafında bi problem, bir eksiklik var mı?

bunları giderdikten sonra diğerlerine geçersin. hemen çat diye bunalımdayım diyerek psikyatra gidersen ilaçları dayarlar, 10 sene kurtulamazsın.
0
roket adam
(23.11.22)
Cikolata yiyebilirsin. Beyindeki serotonin ve endorfin seviyelerini artiriyor ve bu hormonlar mutluluk hissi veriyor.
0
ermanen
(23.11.22)
Bu soruyu sormam üzerinden neredeyse bir yıl geçmiş:

www.eksiduyuru.com

Burada her şeyi yazmak istemiyorum ama mutsuzluğun vücut bulmuş haliydim, 26 yıl böyle bir karanlıkta yaşadım. Şimdi yarım yıldır utanmasam hayatı seviyorum diyeceğim. Üstelik şartlarımın hiçbiri de değişmedi :) Değişen şey düşünce sistemimdi. Terapiyi bu yüzden sonuna kadar savunacağım.
0
ruhen hastayim ben
(23.11.22)
artık peynir ekmek gibi öneriyorum ama yapacak bir şey yok. şayet terapiyle ilgili içsel direnciniz varsa şu üç kitabı edinin ve dikkatli bir şekilde okuyun;

hayatı yeniden keşfedin
iyi hissetmek
akış

yazdığım sıralamada okursanız daha çok katkı sağlayabilir.
0
Phoebe
(23.11.22)
günde 500 mg magnezyum al. üç beş gün dene bakalım. bende işe yarıyor. coco çekmiş gibi enerji veriyor. güç veriyor. fiziksel olarak sağlam birinin depresyonda olması bana hiç mantıklı gelmiyor. öncelikle elle tutulur ne yapılabilirse yapılsın, demir gibi bir bünye var ama hala mıy mıy mutsuzluk devam ediyorsa sonra psikanaliz yapılsın.

sevgilinden de ayrılma şimdilik, durduk yere. belki seviyorsundur.
0
gabe h coud
(23.11.22)
Kan değerlerine baktır ve magnezyum ve D vitamini kullan +1

Ayrıca uykunu 23.00-06.00 aralığına çek derim. 23.00'te uyumuş olacak şekilde, yapabildiğin kadar yap, farkı göreceksin.

Bir de güneşe çık olabildiğince, bir de yeşillik/toprak gör, ağaçlara sarıl. Bunların hepsini yapıp bir de öyle bak ilişkine.
0
muhayyer divan
(23.11.22)
yoruluyorsun çünkü çok fazla dikkat ediyorsun, ilgi alanlarının heyecanını kaybetmişsin, ne ile ilgileniyorsan önceden, onlarla ilgilen, yen alanlara bak belki bişiyler olur serversin falan. daha az yorulursun, mutlu olursun, kız arkadaşında daha az yormaya başlar.
0
selam
(24.11.22)
ayril coco +1
0
hot potato
(24.11.22)
Konudan alakasiz ama burada bahsedilen magnezyum nedir nasil aliniyor
0
optimistbakunin
(24.11.22)
(8)

Neden "gece su içmeyin" deniyor?

muhayyer divan
Bilimsel dayanağı var mı? Açıklamasını bilen var mı?
Bilimsel dayanağı var mı? Açıklamasını bilen var mı?
0
muhayyer divan
(23.11.22)
Altına yaparsın diye. Bak mesela yatmadan önce biraz sarap içtim, şu an çişimi yapmaya kalktım.
0
prole
(23.11.22)
Onu cevaptan saymıyorum, tıbbî cevap arıyorum ben.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.22)
Yatağa girmeden iki saat önce sıvı tüketmeyi durdurun. Yoksa sık çişe gider, her döndüğünüzde dalmakta zorlanır, her denemenizde dalma sürenizi biraz daha uzatırsınız. Bunu uzun zaman boyunca tekrar ederseniz uyku yoksunluğu başlar. Bu da size yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, enfeksiyon, ödem, hafıza kaybı, hızlı kilo alma ve kanser olarak geri döner. Uyku, bağışıklık sisteminiz ve akıl sağlığınız arasındaki köprüdür.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.11.22)
Ben yukarıdaki cevabı yazarken siz tıbbî cevap aradığınızı eklemişsiniz. O halde yazdığımı dikkate almayın, sizi şöyle yönlendireyim:

health.clevelandclinic.org
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.11.22)
Su içip yattığınızda mide suyunuz fark etmeden boğazınıza kadar gelebilir gece. Reflü gibi kısaca. Boğazda tahrişe neden oluyor o da.
0
synesthesia
(23.11.22)
Peki tuvalete kalkmak da dahil hiç sorun yaşamıyorsam? Bütün gün içemediğim suyu anca geceleri içebiliyorsam?
0
🌸muhayyer divan
(23.11.22)
Bütün gün su içmeyip kısa zaman aralığında içmek çok sağlıklı değil gibi. Ara ara gün içerisinde içmeye çalışın. Yani gün içerisine yaymaya çalışın
0
yazdonumu
(23.11.22)
İşetir.
0
halitkin
(23.11.22)
(11)

farklı şeyler hakkında notlarınızı nasıl saklıyorsunuz?

logisticsmanager
Misal bir konyak karışımı içtim, çok güzel ama cok fazla bulunan bir şey değil. Misal 5 sene sonra unuturum.Ya da farklı kağıt jilet alıyorum, içlerinden begendiklerim.Ya da misal farkli cikolatalardan begendiklerim.Yani böyle rastgele farklı konularda ileride bakıp "ya o içki neydi arkadaş" diyince
Misal bir konyak karışımı içtim, çok güzel ama cok fazla bulunan bir şey değil. Misal 5 sene sonra unuturum.
Ya da farklı kağıt jilet alıyorum, içlerinden begendiklerim.
Ya da misal farkli cikolatalardan begendiklerim.

Yani böyle rastgele farklı konularda ileride bakıp "ya o içki neydi arkadaş" diyince hatırlayacabilecegim bir yöntem arıyorum.

Bu noktada app olarak da fiziksel not tutma olarak da açığım (ama bunda aradığımı nasıl bulurum bilemedim tabi).
0
logisticsmanager
(21.11.22)
Ben evernote kullanıyorum, çok kullanışlı geliyor bana. 11 sene oldu.
0
muhayyer divan
(21.11.22)
ben de evernote kullanıyorum çok matah bir şey olduğundan değil de bir düzene girmenin nişanesi olsun diye almıştım. (giremedi)

neyse notlarınızı kategorize klasörlerde ve etiketler vererek girerseniz rahatça bulursunzuz. Arama fonksiyonu da var tabi. Hatta bahsettiğiniz şeylerin fotğrafını çekip üzerlerindeki yazıları algılayıp onları bile arama sonucunda karşınıza getirebiliyor.
0
anon1m
(21.11.22)
Android telefonumda colornote diye bir program kullanıyorum. Bir yerde gördüğüm bir şeyse fotosunu çekip ayrı bir klasörde saklıyorum.
0
Tutkun
(21.11.22)
Apple'ın notlar diye bir şeysi var, yıllardır her haltı orada saklıyorum.
0
babilfish
(21.11.22)
Whatsapp da içinde yalnızca benim olduğum bir grup kurdum. Ona keyword ile yazıyorum. Mesela “çikolata asd” diye yazıp gönderiyorum. Gerektiğinde de çikolata kelimesinden aratıp buluyorum.
0
zimbirik
(21.11.22)
evernote +1
0
gabe h coud
(21.11.22)
Google Keep.
0
gallienus
(21.11.22)
Apple notlar +1

Neden özellikle bir konu belirtip ve ona uygun bir şey arıyorsunuz anlamadım.

İphone notlar kısmına her şeyi yazabiliyoruz zaten konu farklıysa başka sayfaya yazın.

Arama kısmı var. isterse yüzlerce sayfa olsun konyak yaZınca anında bulabilirsiniz.

10 yıldır Kullanırım hiç sorun yaşamadım başka bir şeye de ihtiyaç duymadım.
0
respect
(21.11.22)
@respect; çünkü 5 içki, sonra çorap markası, sonra özlü söz gibi bir şekilde gitmesin diye.
0
🌸logisticsmanager
(21.11.22)
Ben Google Keep kullanıyorum.
0
pispinti
(21.11.22)
@zimbirik +1

Sadece kişisel, alakasız şeyler için.

Is için tam bir OneNote fan boyuyum.
0
materyalist imam
(27.11.22)
(2)

Rumuz: Fazla Nazdan Usanan Aşık

nedenmis
Uzun uzun yazacaktım ama her şeyden şüplendiğim için utandım ve vazgeçtim. Bu saatte uykusu tutmayan, en az 27 üstü hatta biraz da psikolojiden anlayan kadın birey varsa anlatasım geldi. Eşime dostuma anlatmayı sevemiyorum. Dinlemeden yorum yapılmasından sıkıldım. Bitti dediğim yerde bir yerden bir
Uzun uzun yazacaktım ama her şeyden şüplendiğim için utandım ve vazgeçtim. Bu saatte uykusu tutmayan, en az 27 üstü hatta biraz da psikolojiden anlayan kadın birey varsa anlatasım geldi.

Eşime dostuma anlatmayı sevemiyorum. Dinlemeden yorum yapılmasından sıkıldım. Bitti dediğim yerde bir yerden bir şeyler hortluyor. Varsa öyle biri bir el sallarsa sevap işler.
0
nedenmis
(21.11.22)
Buyrunuz yazınız sevap olacaksa hayhay :)
0
muhayyer divan
(21.11.22)
Ben de isterim.
0
ruhen hastayim ben
(21.11.22)
(40)

Gilli konuşan biriyle çıkar mısınız?

Bruce
Modern, tahsilli, açık görüşlü ve zeki bir insan. Ama arada annemgil falan diyor. Soğur musunuz? Böyle birini kolunuza takıp insan içine çıkarır mısınız bakın bu benim sevgilim diye?
Modern, tahsilli, açık görüşlü ve zeki bir insan. Ama arada annemgil falan diyor. Soğur musunuz? Böyle birini kolunuza takıp insan içine çıkarır mısınız bakın bu benim sevgilim diye?
0
Bruce
(20.11.22)
Şekilci olduğum nadir konulardan biri. Çıkmam, çıkamam.
0
ruhen hastayim ben
(20.11.22)
bruce sen olaylara dışardan bakarken gayet mantıklı şeyler yazarken kendin içinde olunca bi saçmalıyorsun :)
0
freebird5406_2
(20.11.22)
benim son date'im bana tespih hediye etti. ona rağmen gil'e tahammul edemem gibi duruyor. ancak şaka olabilir
0
ala09
(20.11.22)
soğurum. çıkıp çıkmamak ayrı bir mesele gibi.
0
south park in kapusonlu uyesi
(20.11.22)
normalde gramer nazilerinden biri olarak buna takılmazdım ya herhalde.
ama -gil'den neden nefret ediyor herkes, buna da anlam veremiyorum hiç. yerel bir ifade işte; şarz, deyil, muhattap, adletmek gibi bir yanlışlık yok ki? ben mi yanlış hatırlıyorum, bilmiyorum ama küçükken büyük ve küçük ünlü uyumunu bozan ifadeler arasında öğretmenler bu eki(?) de dahil ediyordu. ama gerçekten, şimdi neden çoğu kişi -gil'den nefret ediyor, bir türlü anlamıyorum.


ekleme: konunun gramer olmadığının farkındayım, konuşmakla alakalı bir soru ama vermek istediğim mesaj aynıydı. :(
0
m e b
(20.11.22)
imkani yok
not: elime kiz eli degmedi
0
nibba
(20.11.22)
Ahsha buna tek takan olmadığıma sevindim
0
kisa
(20.11.22)
cikarim. belki ironik olarak soyluyordur. ki yanlis bir kullanim da degil zaten.
0
hot potato
(20.11.22)
@hot potato ironik olarak söylediğini anlamıyorsak o bizle çıkmasın zaten. Sen de yani...
0
🌸Bruce
(20.11.22)
Ne var ki, bu cok takilacagim bi sey degil. Cikarim, sevgili olurum, evlenirim. Ne gerekiyosa yapariz sıkıntı yok ;)
0
balpolen
(20.11.22)
@meb, avamlık, "köylülük" algısı yaratan bişi bu, yanlış Türkçe kullanmaktan ayrı bişi. Rizelu bir hanfendu ile de aynı şeyi hissederim muhtemelen.
0
🌸Bruce
(20.11.22)
hahaha valla bu özelliklere sahipse ve iyi anlaştığım biriyse ben çıkarım ya, kulağa sevimli geliyor. ne olacak. hatta çok affedersin i'd fuck the villager out of her yani.
0
mark greg sputnik
(20.11.22)
Özelden sen sanki çok mu düzgün konuşuyorsun, seni duysak eminim avamlığın vardır dendi. Benzer düşüncede olanlar bana ulaşsın, youtube'ta yayınlanan panel konuşmalarımı atıcam, oradan karar verebilirsiniz.
0
🌸Bruce
(20.11.22)
Bu kadar kopuk yaşamadım için sogumazdım
0
olaylar olaylar
(20.11.22)
Değiştirip geliştirebiliyor muyuz, yoksa hep aynı şekilde "sevgilimgil" mi olacak? Eğer bu huyundan kurtaramıyorsak olmaz.
0
nawar
(20.11.22)
Arkadaşlar Bruce benden sonra bu duyuruda en düzgün konuşan insandır. Beni de zaten spiker sanıyorlar.
0
ruhen hastayim ben
(20.11.22)
@nawar, insanoğlunun öğrenme ve gelişme kapasitesine inancım hep var olmuştur, o yüzden doğru bir noktaya parmak bastığını düşünüyorum. Yine de bununla uğraşmaya değer mi, bilemedim...
0
🌸Bruce
(20.11.22)
çıkarım ben. saçma sapan birçok şeye takılan şekilci birisiyim ama bunu sorun etmem.
0
juliette
(20.11.22)
öyle şeylere pek takılmam, kendim de günlük muhabbetlerde kimi kelimelerde "k" yerine "g" kullanıyorum, eskiden yapmazdım sonradan edindiğim bir alışkanlık, 1-2 yıl "gil" kullanan bir bölgede yaşasam bende kullanmaya başlarım.

garip gelir ama onu diyeyim dalga geçerim falan ama annemgiller dedi diye sevgim azalmaz. utanmam, çekinmem.

karakterli, saygılı olup olmaması, huzur ve mutluluk için daha önemli.
0
selam
(21.11.22)
Evet sogurum. Bi´ hayal ettim ve hemen sogudum.
0
buf-e kür
(21.11.22)
Bu tür detaylara ben de takılıyorum maalesef.

Mesela FELAN, ŞARZ türü şeyler diyorsa da anında uzarım. Vın.
0
Berck
(21.11.22)
bu söylemi kendim hiç kullanmam, karşıdan duyunca da dikkatimi çeker evet ama takılmam. ve asla birisine olan sevgimi veya saygımı etkilemez.
bana hep kültür faşizmi gibi geliyor salt bu ve benzeri durumları neden gösterip bir tercihte bulunmak.
0
pardus
(21.11.22)
avamlıkla alakasını kuran beri gelsin vehbi koç baatlucan yerüm diyor akşam yemeğinde ama elit?! ne demekse artık

ben kendi diksiyon/şivemde birini arıyorum diyebilirsin, buna hakkın var, bu şımarıklık değil asla.
0
comp
(21.11.22)
Filan kelimesi, annemgil kelimesi vs hep doğru kullanımlar.
Şarz ile, “bişi” ile, yanlız ile aynı kefede değil yani. Ayrıca şive vs de değil. Yazım dilinde de bu şekilde kullanımı olan, istanbul türkçesine uygun bir kullanım.
Gelip “bir şey” kelimesini doğru kullanamayan insanlara “sevgilim ‘annemgil’ diyor ne yapayım” diye soruyorsun. Bence bu durum sevgilinin gilli konuşmasından daha absürt.
Ben gil kullanımı ile soğumam. Şarz ile soğurum, baskın bi şive ile soğurum. Ama şivesiz, yanlışsız biz türkçe konuşan bir kişiden konuşması nedeni ile soğumam. İçerik önemli olan.
0
zimbirik
(21.11.22)
@zimbirik, konu benim sevgilim değil buradan yanlış bir algı yaratmayalım lütfen. Teorik bir soru sormuştum, etrafımda böyle konuşan biri dahi yok zira...
0
🌸Bruce
(21.11.22)
Genel kanının aksine sempatik dahi bulabilirim. Öyle olmasa bile, sırf belirli sözcükleri ifade ediş biçimi yöresel izler taşıdığı için diğer özellikleri itibarıyla uyuştuğum ve sevdiğim birini gözden çıkarabileceğimi sanmıyorum.
0
huçi kuçi
(21.11.22)
Türkçe’yi doğru kullanıyor yalnız :)
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(21.11.22)
Siz kafayı yemişsiniz ahaha. Şekilci eksiciler sizi.

Kişiye göre değişir. Söylediğin gibi biriyse umrumda olmaz. Hatta bence samimiyet göstergesi
0
westblack
(21.11.22)
Sempatik bulurum +1

Ayrıca bruce, öyle özelden değil direkt buraya at da 7 düvel görsün/duysun, beyoğlu beyefendisini lütfen :)
0
respect
(21.11.22)
Evet. Tartışmasız.
0
muhayyer divan
(21.11.22)
bu o kadar kotu bir sey mi yahu? ben de arada kullaniyorum bunu.

kaldi ki modern, tahsilli, acik goruslu ve zeki bir insanimdir huyum kurusun. benim icin kirmizi cizgi yazim yanlislari, kelimelerin yanlis kullanimidir.
0
antikadimag
(21.11.22)
Garip bulurum cunku ben kullanmiyorum, aliskin da degilim. Muhtemelen gulumserim veya en azindan tek kasimi kaldiririm duyunca. Ama cok iyi anlastigim, begendigim birini sadece gil dedi diye silip atmam.
Ilk gil dedigini duyduysam sonra begenmem zor olabilir ama once begendiysem sonra gil dediyse idare edebilirim.

Kendisi de "ahah gil dedim ya" derse dedikten sonra daha guzel olur.
0
sopiro
(21.11.22)
direkt sogurum. dogru bi kullanim da olsa bendeki cagrisimi gunduz kusagindaki kadin programlarinda ciglik cigliga kendini anlatmaya calisan ama anlatamayan kadin profili
0
Kittie
(21.11.22)
ahhdhdjad. antalyada cok kullanirlardi bunu. sive sayildigi icin hayir sogumam beni yanlis turkce kullanimlari sinir eder sadece. ya da internet agziyla konusan insnalar var twitter laflarinu gunluk hayatta kullaniyor mesela oyle birinin yerine deyzemgile ne zaman gitcez gari diyen birini tercih ederim.
0
aydonno
(21.11.22)
"meetinglerini push eden" biri yerine gil kullanan biri daha caziptir kanımca.
0
charbiel
(21.11.22)
sopiro +1
0
gabe h coud
(21.11.22)
köylülük, kasabalılık bence kötü veya ayıp bir şey değil.
ama böyle konuşan birini kendi sosyal çevremden görmekte zorlanırım, dolayısıyla soğurum diyeceğim ama soğumak doğru kelime değil.
"benden, benim çevremden değil" algısı yaratır bende.

sorun aslında konuşma tarzı da değil.
köyden şehre geldiysen, şehirde yaşıyorsan, şehirli insanlarla muhatapsan, o zaman şehre ayak uydurman lazım.
dil ve dilin kullanım şekli de bunun en önemli yanlarından biri.
üstelik mesleğim gereği zaten hassas olduğum bir konu çünkü çevirmenim.

bunun makrosu köyden gelenlerin şehre ayak uydurmayıp istanbul'u mega köy haline getirmiş olmasıdır mesela.
bizim de ülke olarak köy kültürümüz şehirden daha ağır bastığı için buna esir olmamak mümkün değil.
öyle konuşan birini de uzun vadede "şehre ayak uyduramamış" olarak göreceğim için soğurum soğursam çünkü ben şehirliyim ve şehirli olmasa da, şehirli gibi yaşayan birine uyum gösterebilirim.
dil yaşam tarzını da yansıtır, böyle konuşuyorsa evinde de kendi adetlerini sürdürüp ona göre yaşıyordur muhtemelen.

yani uyumsuzluk aslında karşılıklı olur ilerleyen süreçte.
o da benim bazı şeylerimi beğenmez zaten büyük ihtimalle.
çok aşık değilsem soğumayabilirim ama en azından uzaklaşırım, olmayacağını düşünürüm.
gerçi işte bu sebeplerden ötürü aşık da olamam zaten, birbirini getiriyor.
0
blatta hiberna
(21.11.22)
böyle kasıntı takıntılarım yok. şiveli bile konuşabilir, bu da ülkenin bir rengidir yani. bence mesela -de -da'ları ayrı yazamaması daha büyük sorun ama da o da öğretilir gerekirse.
0
roket adam
(21.11.22)
yorumlar karşısında şoka uğradım. sanırım burada herkes ingiltere prens-prensesi
0
purrp
(21.11.22)
Hayır. Seks esnasında falan derse bunalım yaşarım.
0
romario
(21.11.22)
(9)

Yeni nesil daha mı saygısız

kiriko
Sizce yeni nesil büyüklere karşı daha mı saygısız bunun sebebi ne olabilir?
Sizce yeni nesil büyüklere karşı daha mı saygısız bunun sebebi ne olabilir?
0
kiriko
(20.11.22)
Değil.
3000 yıldır aynı muhabbet:)
0
kisa
(20.11.22)
öncelikle; pbs.twimg.com

bizim zamanımızda ki gibi sırf yaşı büyük diye hiç hak etmese bile hürmet bekleyen amcalara, teyzelere olan saygıdan bahsediyorsan, evet gençler bunu yapmıyor artık. doğru olanı yapıyorlar biraz. bunun haricinde ekstra bir saygısızlık falan görmedim. bizim zamanımızda korkunç olan şeyler bile varken onun azaldığı söylenebilir.

genel olarak ise (biraz gencolarla birlikte olan biri olarak) farklı ırktan, kültürden insanlara karşı inanılmaz daha saygılı ve hoşgörülüler. oturup birbirlerinin elini öperek göstermiyorlar bu saygıyı tabi de, çok daha sosyal yaşamda iç içeler ve çok umut verici. 70-80'lerde farklı siyasi görüştenler diye üniversitelerde birbirini öldüren nesille kıyaslamaya bile gerek yok
0
avatar is back
(20.11.22)
Saygı nedir önce bunu konuşmak gerekir. Sınıf öğretmeni olarak her sene gelen birinci sınıflardan nesil farkını çok net görebiliyorum. Yüzeysel bakacaksak evet her gelen nesil daha “saygısız”
0
ruhen hastayim ben
(20.11.22)
cok saygisizlar. burada bahsettigim grup 18-24 arasi diyebilirim. 15 yasindaki de herkesi yasiti saniyor falan o da saygisiz ama cocuk o, degisme ihtimali var. kendi aralarindaki muhabbetler bile cig. sosyal medya falan derken herkes kendini unlu saniyor artik sebebi bu bence
0
Kittie
(20.11.22)
Kısa +1
Ayrıca avatarin paylaştığı görsel (:
0
2027
(20.11.22)
Evet. Daha saygısız. Her yeni nesil, bir öncekinin düşüncesine göre büyüklerine daha saygısız zaten. Büyüklere saygı bilginin depolanması ve yayılması öncesine ait bir gelenek zaten. Bir kişi, Dünya'nın Güneş etrafında dönüşünü daha fazla gördüğü için ekstra bir saygıyı hak etmiyor artık. Çünkü onu avlayan avcılar, hastalık, diğer rekabet unsurları ve doğa olayları gibi konulara karşılık kendi becerisi ile hayatta kalan bir canlı değil artık.

Yeni nesil ile ilgili 2 sorun var. Birincisi son derece toksik, sevgi göstermeyi bilmeyen, kişisel gelişimi yarım yamalak olan kişiler tarafından yetiştirilen bir neslin "ben bunları çocuklarıma yapmayacağım" yaklaşımı ile ayarını tutturamayıp diğer uçta davranması ile (overcorrection) büyüyorlar. Bu yüzden özgürlük kavramını tam netleştiremeyip saygısız ve şımarık hareketlerde bulunuyorlar. Onların çocukları da onların kendi hatalarından ve yaşadıklarından çıkardıkları ders ile büyüyecek. Zaten nesiller boyu böyle oldu.

İkincisi ise diğer nesillerden farklı olarak internetin ilk defa bu kadar yaygın olduğu ve mesafelerin kısaldığı dönemde popülerliği yakalamanın önemi sebebiyle inanılmaz derecede iğrenç bir sosyal medya ve internet süreci içindeyken büyüyorlar. Bu sebeple oluşan iğrenç ve itici dil ve davranış biçimleri için yeni nesli suçlamak doğru değil.

Bunların dışında hepimiz 23 yaşına gelene kadar aşağı yukarı benzer şekilde saygısız birer hayvandık. Olur öyle. İnsan doğası.
0
nawar
(20.11.22)
"saygı hak edene duyulur" felsefesi yayıldı. Biz büyük olan herkes saygıyı hak eder diye yetiştirildik. Şimdiki gençler, büyüklerin onların hayatlarını mahvettiğini ve aslında bir çoğunun pek de bir şey bilmediğini görerek yetişiyor.

youtu.be
0
nhk ni youkosu
(21.11.22)
Artık bize empoze edilen değerler etkisini yitirdi. Biz alışkın olduğumuz şeyleri görmek istediğimiz için saygısız olarak niteliyoruz. Onların yerinde olsam ben de aynı şekilde davranırdım.

Ayrıca yaş ilerledikçe tahammül de düşüyor. Belki saygısız olarak algılama aslında bir tahammülsüzlük. Yani normal olan onlar ama onlardan büyükler gereksiz sinirli gibi.

Dijital dönüşümle birlikle bilgiye erişimleri de kolaylaştı. Ortalama bir yetişkinden daha fazla şey biliyor da olabilirler.
0
OrangeYellow
(21.11.22)
Evet, aileleri saygısız çünkü.
0
muhayyer divan
(21.11.22)
(5)

Öğretmen maaşları

el conquerador
Olay nedir? Öğretmenlerin maaşları mı düşürüldü yoksa az zam mı oldu?
Olay nedir? Öğretmenlerin maaşları mı düşürüldü yoksa az zam mı oldu?
0
el conquerador
(15.11.22)
Enflasyon karşısında en çabuk eriyen maaşlardan biri öğretmen maaşları oldu ve onlar da ses çıkarıyorlar artık. Aynı dertten muzdarip diğer memurların da ses çıkararak destek vermeleri gerek bence. Çünkü şu anda elin bilmem kaç milyon mültecisine bakıyoruz ama öncelik hep müktecilerde, biz darlıktan kurtulamıyoruz.
0
muhayyer divan
(15.11.22)
Herkesin maasi eridi ama kalabaliklar sesleri cikiyor. Atama zamani da zam zamanida en cok ogretmenlerden ses cikiyor. Bakanliga bagli calisan 1 milyon ogretmen var. Simdi bu maasi begenmeyip aglayanlar ucretli ogretmenlere, ozelde calisan ogretmenlere bakip kpssyi kazansaydi diyor.
Ozeli, devleti issizi toplasak resmen ogretmen devletiyiz polis devleti falan degil.
Sadece kendini dusundukce de daha cok nefret topluyor. Dun sozlukte ogretmenlerde de konuyu tartistik adama diyorum sadece sen fakirlesmedin artik orta sinif yok herkes icin hareket etme zamani. Gelen cevap o siyasilerin ve halkin isi. Kafa gitmis keninin halk oldugunun farkinda degil. 1 milyon ogretmen aileleri ile birlikte karar alsa ulke siyasetine yeni parti sokar.
Maas dusuk mu dusuk ama bu kafadaki adamin zaten ogretmen olarak calismasi uzucu ne dusundu ne ogrendi de onu ogretecek.o aldigi para bile safi ziyan safi israf. Evitim kalitesi dustu ogretmen kalitesi de dustu ama herkesin kalitesi dustu tatli muhaliflerininnfarkinda olmadigindiger tum alanlarda iyi egitim yoksa is yok o yuzden piyasa dengesini buluyor. Ama ogretmenlikte denge yok bir sekilde bu yetersizler ayiklanmadan da Kimseden saygi gormeyecekler.

Isin ayri boyutu sendika var eylem yok. Anca ekside twitter da aglamaca. Daha cok aglarlae daha cok maaslari dolar karsisinda deger kaybeder.
0
kuzey li
(15.11.22)
Vergi dilimleriyle ilgili bir durum sanmıştım ben, öyle mi acaba?
0
michael_knight
(15.11.22)
çok ve birlik olabildiklerinden sesleri çok çıkıyor +1
bence biraz bencilce davranışları da var. geçen kuşluda bir tanesi sadece meb'e atanan öğretmenler için ötv siz araç talep ediyordu, bir diğeri de yakıt ve gıda yardımı almaları gerektiğini savunuyordu.
0
metos
(15.11.22)
1. Öğretmen nüfusu oldukça kalabalık, eşi çoluğu çocuğu anası babası dersen toplumun çok büyük bir kitlesini ilgilendiriyor

2. Maaşlar gerçekten düşük, diğerlerinin düşük olmasına bakılıp o da düşük bu da düşük senin niye itirazın var zihniyeti yanlış

3. Bulunduğu konuma en çok sınav geçerek gelebilenler öğretmenler. Hal böyleyken halen yok kaliteymiş de falan diye itibarsızlaştırılıyorlar

4. Öğretmenler atomu parçalamıyor, altı üstü 2x2 eşittir 4 ederi öğretecek. Fakat küçümsenilen öğretmenlik becerisi işte burada sabırla 30 çocuğa bunu öğretebilmektir. Öğretmenlerin mesleği işte bu beceri, sabır, gayrettir.

5. Eğitim sorunlarının sebebi ise öğretmenler değildir, dolayısıyla çözümü de öğretmenler şöyle böyle kalitesiz vs ile sağlanagilecek değildir.

6. Netice itibariyle itibarı zaten elinden alınan öğretmen son durumda geçim derdindedir.
0
epitaf
(15.11.22)
(4)

Uyku İlacı

yeter ki tak denilmesin perdeleeer
Selam. Evde tekken uyumakta çok zorlanan biriyim. Sırf kolay uyumak için her akşam bira falan içmek zorunda kalıyorum. Bi tek o zaman ışık falan hiçbir şey düşünmeden uyuyabiliyorum da böyle içe içe uyumanın sonu yok nihayetinde. Böyle hafif, uyku kolaylaştırıcı ama ertesi gün uyanmayı beter etmeyen
Selam. Evde tekken uyumakta çok zorlanan biriyim. Sırf kolay uyumak için her akşam bira falan içmek zorunda kalıyorum. Bi tek o zaman ışık falan hiçbir şey düşünmeden uyuyabiliyorum da böyle içe içe uyumanın sonu yok nihayetinde. Böyle hafif, uyku kolaylaştırıcı ama ertesi gün uyanmayı beter etmeyen ya da ağır yan etkileri olmayan, mallaştırmayan ve tabii reçetesiz alınabilecek bir uyku hapı öneriniz var mı?

Hiç bunun için izin alıp psikiyatriste falan gidemem, önermeyin lütfen. Devlet hastanelerindeki doktorlar 10 dk dinleyip kafaya göre ilaç yazıyor ve çok da kolay manipüle oluyorlar. İşinde iyi olan arkadaşlar vardır eminim, onlar alınmasınlar ama bu işi layığıyla yapan birine denk gelmek artık çok zor. O yüzden doktora gitme seçeneği kafadan elenik, lütfen boşuna önermeyin.

Liptonun, Herbynin sleep çaylarını denedim, onlar da olmadı. Bu arada.
0
yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(12.11.22)
Uyku ilacı değil de melatonin kullanman mümkün. Ama önce sıradan 1 günü nasıl yaşadığını bilmek lazım. Yani güneşi ne kadar görüyorsun, hareketin ne kadar, suyu ne kadar içiyorsun, yediklerin çoğunlukla neler, hangi saatlerde ne kadar yiyorsun, kronik hastalığın var mı, kadın mısın erkek misin, kronik stresin var mı vs vs vs.

Standart olarak söylenebilecek şey kendini güzelce yorman ve temiz havada mümkünse toprağa çıplak ayakla basarak topraklanman gerektiği, akşam saat 22.00'de telefonu elinden bırakıp 23.00'te uyumuş olacak şekilde hazırlanıp yatman gerektiği, odana kesinlikle ışık girmemesi ve havalandırılmış olması gerektiği, sabah güneşin doğuşunu mümkünse cam arkasından bile değil camı açıp dışarı bakarak (gökyüzüyle aranda hiçbir şey olmadan) seyretmen gerektiği, güne şekerli gıdalarla ve unlu gıdalarla değil de yeşil yapraklı sebze, zeytin ceviz gibi uygun gıdalarla başlaman gerektiği, gün içinde yine şekerli ve unlu gıdaları olabildiğince az yiyip/içip daha sağlıklı beslenip hareketli olman gerektiği... ama işte senin kendine ait düzenini bilemiyorum, net konuşamıyorum.

Melatonin kullanan tecrübeli arkadaşlar vardır, yardımcı olurlar. Doktor değilim sadece çok fazla uykusuzluk çektiğim için ilaçsız yaklaşımı daha doğru buluyorum.
0
muhayyer divan
(12.11.22)
@muhayyer divan aslında benimki uykuya dalamama problemi değil, daha çok endişe gibi. Evde biri varken yattığım gibi uyurum ama yalnızken bi kere mutlaka ara ışık açık olmak zorunda oluyor. uykuya zor dalıyorum çünkü sürekli gözümü açıp etrafı kolaçan etme ihtiyacı duyuyorum. böyle bölük pörçük uyuyunca da asla tam dinlenmiş hissetmiyorum. ama 2 bira içip yatınca ışık falan hiçbir şey iplemeden direkt uyuyabiliyorum. çok saçma (=
0
🌸yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(12.11.22)
redepra 15mg alabilirsin (30mg olarak al yarisini ic)
recetesiz alabilecegin en etkili uyku ilaci budur
0
nibba
(12.11.22)
@yeter ki tak

Bira stres yükünü azaltıyor ama bir süre sonra işe yaramayacak, doz artışı isteyecek beynin.

Bir profesyonelden yardım alman çok iyi olur. Ziya Ünlütürk'ü ve Hasan Arslan'ı tavsiye ederim. Uzaktan seans yapıyorlar, ikisi de alanlarında çok iyidir. İnstagram'da bir bak istersen. Mutlaka psikolog ve psikoterapi desteği almalısın, ortada travmatik bir tepki var çünkü. Onu çözdün mü ne alkol ne ilaç hiçbirine gerek kalmayacak.

Bir de ilgilenir misin bilmiyorum, gayet de psikoterapi yöntemleri kullanan ama epeyce enteresan bir şey yapan Barış Muslu var. Ona da bi bak derim.
0
muhayyer divan
(22.11.22)
(6)

Deprem ve psikoloji

grabbing hands
Özellikle son izmir depreminden sonra geceleri uyuyamıyorum. Ses ve yatağın tekrar havaya fırlatma korkusu tedirginlik yaratıyor. Nasıl rahatlayabilirim ?
Özellikle son izmir depreminden sonra geceleri uyuyamıyorum. Ses ve yatağın tekrar havaya fırlatma korkusu tedirginlik yaratıyor. Nasıl rahatlayabilirim ?
0
grabbing hands
(07.11.22)
öncelikle, yaşadığınız çok normal. zaman geçtikçe tedirginliğiniz azalacak, ama bazen durduk yere tekrar kendisini hatırlatacaktır.

bu süreci hızlandırmak için, oturduğunuz evin sağlamlığını araştırabilirsiniz. sonuçta depreme dayanıklı evler güvenilir. değilse zaten oradan sağlam bir yere taşınmak ilk amacınız olsun.
0
lovemyself
(07.11.22)
ben de izmirdeyim ve ben de uyuyamıyorum. 2020'deki depremde de böyle olmuştu. malesef zaman herşeyin ilacı. zamanla geçiyor.
0
false pretension
(07.11.22)
Travma tedavisini bir araştırın lütfen, çoğunlukla bilinçaltına yönelik psikoterapi teknikleri olacak, isterseniz bir profesyonelden de yardım alın. Eğer maddî imkan yoksa kendini iyileştirme denilen alanda okuyun, uygulayın... ama bilinçaltı terapilerini öneririm. Barış Muslu'ya da bir bakın derim. Çok geçmiş olsun...
0
muhayyer divan
(07.11.22)
Ayrıca @lovemyself +1

Biz halk olarak müteahhitleri, inşaat şirketlerini daha kaliteli ve daha uygun fiyatlı evler yapmaya zorlamadıkça onlar para canavarı olmaya devam edecekler. Bir şekilde müşteri kimliğimizi kullanıp mümkünse hiçbir şeyi beğenmemeliyiz. Altın ve petrol zengini araplar gibi her şeye burun kıvırmalıyız çünkü müşteri biziz, bunu kullanmalıyız bütün halk olarak.
0
muhayyer divan
(07.11.22)
manyakça gelebilir ama ben deli gibi deprem videosu izleyerek çözdüm. neden işe yaradı gerçekten bilmiyorum. tavsiye eder miyim ondan da emin değilim sadece bende işe yaradığı için anlatasım geldi. deprem esnasında kitlenen sonrasında da günlerce uyuyamayan sürekli her seste sıçrayan birinden artık umursamayan birine dönüştüm.

ama hissettiğin şeyleri seninle birlikte binlerce kişi hissediyor, bunu da unutma. 2020 depremi herkeste psikolojik hasarlar bıraktı ve izmir halkının büyük bir kısmı seninle aynı şeyleri yaşıyor, yalnız değilsin.
0
nolmus yani
(07.11.22)
Bahçeye ya da sokağa açılan balkonu olan bir yerde yaşamıyorsaniz, binayı yıkacak şiddette bir depremde öleceksiniz zaten çok şanslı değilseniz.

Bunun dışında o durumda nasıl hareket etmek gerektiği ile ilgili eğitim videoları vardır illa ki. Ben ortaokul ve lisedeyken bir STK gelip uygulamalı anlatmıştı, hala aklımda ve bildiğini bilmek iyi oluyor. Ayrıca kişisel bir planınız da olsun o anda napacaginiza ve adım adım nasıl hareket edeceğinize dair. Bu da bir nebze ferahlık verir.
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
(10)

Gebelik ve soft markerlar

yalnizliktan devren kiralik
Merhaba20 haftalık gebeyim. Erkek bebek bekliyorum. İkili ve dörtlü tarama testlerim düşük riskliydi, kan değerlerim vs. normaldi..Detaylı ultrasonda iki gün önce üç tane soft marker olduğunu söyledi doktorum. Kalpte parlak nokta, beyinde kist, bağırsakta ekojenite. Bunlar ilerleyen haftalarda yok o
Merhaba
20 haftalık gebeyim. Erkek bebek bekliyorum.
İkili ve dörtlü tarama testlerim düşük riskliydi, kan değerlerim vs. normaldi..
Detaylı ultrasonda iki gün önce üç tane soft marker olduğunu söyledi doktorum.
Kalpte parlak nokta, beyinde kist, bağırsakta ekojenite.
Bunlar ilerleyen haftalarda yok olan şeyler ama üçü beraber olunca şüphe uyandırıyor dedi.
Fetal dna testi yaptırmamı önerdi. Yaptırdım. 10-12 günde çıkacağı söylendi sonucun.
Ama ağlamadan duramıyorum. Kendimi paralamaya engel olamıyorum.
Üç soft markerı olup da bebeği sağlıklı doğanınız ya da yakınınız var mı acaba?
Bana söyleyebileceğiniz tek bir güzel şey var mı?
Şimdiden teşekkürler
0
yalnizliktan devren kiralik
(05.11.22)
oncelikle tebrik ederim. tatli bir cocugun guzel bir annesi olacaksin. super guclu bir kadin olarak butun skillerini aktive etmen gereken zamanda umutsuzluga dusme. oncelikle guzel kafani saglikli tut. sen iyi ol, bebegin iyi olsun.

sorunun cevabini bilmiyorum fakat iyi hissetmeni gonulden isterim. en kisa zanda ic huzuru ve saglikli bir gebelik gecirmeni diliyorum. sen tanidigim en komik cocuktun, anne olacağını ogrenmek harika bir sey <3
0
ich bin stumme
(05.11.22)
O öyle söyledi diye öyle olması gerekmiyor :)

Bugün ne oldu bak,

Eczabe arıyorum kardeşime ilaç almam lazım, uzaktan bir eczane tabelası görünce seğirttim. Bir de baktıydım dükkan kapısına fazladan bir demir kapı yaptırıp çaktırmış, üzerinde bir asma kilit, sadece 1.60'ın üzerindekiler rahatlıkla içeriyi görebiliyor, yazılar falan asmış lütfen mesafeyi koruyun diye. Uzaktan seslenerek iş görüyorsun falan.

Sonunda dedim ki acaba içeride acaip bir durum mu var? Eczacı bizzat dükkanın kendi sahibi, kalfa filan değil. Şöyle pis pis bir baktı... dışarıda var acaip durum, pandemi var?? Dedi...

Hahaha :))) alttan bir sırıttım ben. Dedim ki dışarıda hiç kimse böyle davranmıyor... anlamıyorlar dedi, anlayacaklar bir gün.

Bak 3. Yıl bitmek üzere ve bir eczacı dükkan kapısına ek kapı çaktırıp kendini içeri hapsederek korunmaya çalışıyor hâlâ. Üstelik ağzında maske elinde eldiven de yok :'DDD

Her konuşana bakma sayın ve sevgili anne adayımız, üzülme sen öyle gereksiz gereksiz konuşanın lafına. O sana o testi yaptırabilmek için söylemiş o lafları... "öneriyorum" ne demek?? Mecbur değilsin hiç de gereği yok ama yaptırsan bize para gelir demek.

Hiç üzülme, hiçbir şey de çıkmayacak. Çıkarmaya kalkışırlarsa da en az 3 hakiki doktora daha gösterin sonucu, hemen her şeye inanmayın. Bu ülkede bu ayaklarla o kadar çok şey yapıldı ki...
0
muhayyer divan
(05.11.22)
Öncelikle tebrik ederim :)
Endişeli olmanız, rahatlamak için ağlamanız normal ancak mümkünse bunu günlerce sürdürmeyin. Gebeliğinin 9 ayı boyunca her gün zırıl zırıl ağlayan bir anne olarak söylüyorum bunu... Sonra çok pişman oluyor insan...

Gebeliğim başından sonuna kadar problemli ve stresliydi. Aklınıza gelmeyecek onlarca şey... Taramalar temiz çıkmıştı ancak kalpte bir delik olduğunu söyleyerek beni gebelik kardiyoloğuna yönlendirdiler. Muayeneye kadar içim içimi yedi, muayenede kalpte delik görüldü. Ne yapacağız diye sordum, yapacak bir şey yok doğumu bekleyeceğiz dediler. Doğumdan sonra sordum ne olacak? diye. Yapacak bir şey yokmuş, kendiliğinden kapanırmış. Kapanmazsa o zaman görüşelim dediler. Meğer sıklıkla görülen bir durummuş.
Gebeliğimin 36. Haftasında herşey yolunda giderken birden bana bebeğimde gelişim geriliği olduğu, engelli doğacağı söylendi. 35 hafta kontrolünde 2200 gr olan bebek bir sonraki hafta 1750 gr ölçüldü. Devamında 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü beni, ölçümleri doğruladı, engeli doğruladı. Yenidoğan yoğun bakımı ve küvözü olan bir hastaneye acil olarak sevkedildim 39.haftamda...sezaryen...Yaşadığım stresi size anlatamam. Zaten 9 ay ağlamıştım artık içim dışıma çıktı ağlamaktan.

Sonuç olarak 2750 gr minik sağlıklı bir erkek bebek :) kalpte de problem falan yok. şimdi 6,5 yaşında, ilkokul 1.sınıfa gidiyor. Ellerinizden öper :)

Dilerim siz de sağlıkla alırsınız kucağınıza. Ne zaman isterseniz bir mesaj kadar uzağınızdayım.
0
balik kraker
(05.11.22)
oncelikle tebrik ederim, saglikla bebeginizi kucaginiza almanizi dilerim. bizim yazacagimiz seylerin pek bi onemi yok cunku siz muhtemelen test sonucunu alip sorun yok lafini doktordan duyana kadar aglamaya devam edeceksiniz cunku hamilelik bunu gerektiriyor :) hormonlar cilgin atiyor ve icinizde neye benzeyecegini, nasil ozellikleri olacagini bilmediginiz ve daha da aylarca merak edeceginiz surpriz bir yumurta buyuyor :) endiseli olmaniz ve bilinmeyenden korkmaniz o kadar normal ki.

ben yasamadim benzerini ama etrafim "doktorlar cocuk engelli olacak dedi cocuk dogunca hicbir anomalisi yoktu hamileligimi bosuna aglayarak gecirdim" hikayeleriyle dolu. bunlar yasaniyor yani siz kendinizi guclu tutmaya bakin, daha en az 16-17 hafta o bebegin kozasi olacaksiniz, direncinize ve sagliginiza ihtiyaciniz var her anlamda. fetal dna %99 dogruluk payi olan bir test, ikili uclu testlerin yanilma payi cok daha fazla. fakat fetal dna'nin bile 100 kisiden birinde yanlis cikma ihtimali var. yani simdiden enseyi karartmayin, lutfen kendinizi koruyun. kendinizi de bebeginizi strese sokmamaya calisin mumkun oldugu kadar. biliyorum cok zor ama icinizi ferah tutun, her sey iyi olacak merak etmeyin.
0
in vino veritas
(05.11.22)
Şunu biliyorum ki, beni Türk hekimlerine emanet etmeyin. Bu kadar soğuk, yetenek ve bilgi yoksunu, iletişim konusunda kabiliyetsiz doktor o kadar çok ki.
O yüzden İnşallah bir şey olmayacaktır
0
trgydl
(05.11.22)
beni de 8 ayda erken sezaryene aldılar gelişim bozukluğu teşhis edildiği için. 2 kg doğacak dedikleri çocuğum 3.1 kg ve çok sağlıklı dünyaya geldi. çok gereksiz panik olunduğu ve çok gereksiz şekilde erken doğuma aldıkları anlaşıldı sonrasında. endişe etmeyin demiyorum ama yanlış teşhis koymuş olma olasılıkları var. tanıdığım birkaç kişi daha benzerini yaşadı.
0
deartheodosia
(05.11.22)
Yanıtlar için çok teşekkür ederim

@deartheodosia neye göre gelişim geriliği dendi? Kemiklerde vs kısalık mı dediler ne gibi bulgular vardı?

Darısı başıma olsun
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(06.11.22)
evet, ölçümlerde haftasına göre büyümüyor (4 hafta geri) ve kg almıyor görünüyor denildi. göbek bağında problem olabileceğini düşündüler vesaire yani o ara bayağı bi doktora göründük. sonuçta küçük kaldı, büyümüyor, dışarı almamız gerekiyor, dışarıda büyümesini desteklemek zorundayız dedikleri bebek sağlıklı dünyaya geldi. hatta ben doğumdan önce birkaç gün daha geç sezaryen olabilir miyim psikolojik olarak kendimi daha hazır hissederim dediğimde doktorum karnınızda ölürse sorumluluk almıyorum demişti ve acelece doğuma girmiştik :/
0
deartheodosia
(07.11.22)
@deartheodosia çok geçmiş olsun. Darısı başıma inşallah. Hafta sonuna kadar sonuç çıkacakmış. Bu günleri de atlatırsam sağ salim, sizlere de haber vereceğim
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(08.11.22)
Fetal dna testimiz temiz çıktı şükürler olsun. Desteğiniz için çok çok teşekkür ederim her birinize:)
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(10.11.22)
(8)

Neden böyleyiz? Nasıl Önüne geçebiliriz?

erty_ksk
Neden ahlaksızlaştık bu kadar? özellikle ticarette, içinde çıkar barındıran ilişkinin her türlüsünde. herkes tuttuğunu... modunda yaşıyor.işim gereği sürekli seyahat ediyorum, gezip gördükçe daha iyi anlıyorum ki işin aslı maliyetler vs. değil, ahlak, vicdan probleminde. yabancı mı yapıştır, yol üst
Neden ahlaksızlaştık bu kadar? özellikle ticarette, içinde çıkar barındıran ilişkinin her türlüsünde. herkes tuttuğunu... modunda yaşıyor.
işim gereği sürekli seyahat ediyorum, gezip gördükçe daha iyi anlıyorum ki işin aslı maliyetler vs. değil, ahlak, vicdan probleminde.
yabancı mı yapıştır, yol üstü mü ver çarık çürüğü yine gelemez nasılsa, tanıdığa iş mi yapıyorsun, vurur fiyatın dibine pazarlıkta kar ettirmez, gibi gibi daha onlarca örnek sayabilirim. hepsi de yaşanmış hepsi de her gün olan olağan şeyler.
Aracı sanayiye götürürsün bir usta kaput açmaya 300 ister öteki tamir eder verir 150 yeter der.
enflasyon %150 üzerine çıkar şirket %30 zam yapar övünür, banka anlaşmasından gelen promosyonları patron cebe atar, ev sahibi 3 kuruş için seni evden atar, devlet, devlete hiç girmiyorum orası dipsiz kuyu zaten.
neden böyle ahlaksız ve vicdansız olduk? şartlar mı? sanmıyorum.
büyük bir çöküş içindeyiz ve bu çöküş ekonomik çöküşten daha tehlikeli ve uzun vadeli gibi geliyor.
Bunun nasıl önüne geçebiliriz? tek endişe eden ben miyim? merak ettim. Benzer kaygıları yaşayanınız var mı? ve çözüm öneriniz neler?
0
erty_ksk
(04.11.22)
Usta kendi işini yapıyor, kendi ücretini kendi belirlemekte serbest. İsteyen hizmet alır, istemeyen almaz.

Esas sorulması gereken soru: enflasyon neden bu kadar yüksek? Sen ekonomiyi sorgulamayıp emekli ev sahibini sorgularsan ahlaksızın ta kendisi olmuş oluyorsun
0
OrangeYellow
(04.11.22)
biz enflasyon ve kriz ülkesiyiz, insanın bilinçaltına işliyor her zaman. tr'de 2007-2017 arası 10 sene boyunca bir kaç semt dışında ülke nüfusunun %97'sine hitap eden yerlerde hiç konut vs problemi olmadı biraz durumu olan rahatça ev kiralar otururdu ama bak şimdi istanbulda memur adam bile ev tutamıyor. şu anda da 20-30'lu yaşlardaki insanın bilinçaltına işlendi önümüzdeki 10 sene tekrar ekonomi düze çıksın ve refah artsın 11.sene en ufak krizde herkes korkudan ve travmadan olabildiğince kar peşinde koşacak mesela. avrupadaki adam bunu görmediği için ihtiyaç da duymuyor. amerikalıların güzel bir sözü var, enflasyon en büyük halk düşmanıdır diye.

ahlak konusuna gelirsek, ben sanılanın ve hep söylenilenin aksine insanımızın çok dürüst vs olduğunu düşünmüyorum, hele kalbur üstü avrupa ülkeleri ya da gelişmiş ülke vatandaşlarına göre. kendimizi kandırıp duruyoruz sadece
0
avatar is back
(04.11.22)
çok ama çok endişeliydim bu konuda. ama sonra şunu fark ettim, biz o konumda olsak, kendimizi bir şekilde haklı çıkararak o sisteme adapte olup, "enayi" yerine konulmak istemeyebilirim. bileyemiz.
yani, şöyle. araba tamircisisin diyelim. iş geliyor, 100 liralık maliyeti var sana, dükkan kirası-çırak payını da düşünüp, 200 diyorsun. sonra bakıyorsun ki yan dükkanda aynı işi yapıp, 600 lira alındığını görüyorsun sonra. ne yaparsın? gidip komşunla kavga mı edersin? sonuçta bu tamiri yaptıran kişi araştırmamış, ya da şikayeti yok 400 fazla vermeye ve veriyor. komşuna "neden fazla alıyorsun" diye hesap soracak halin yok. bu konunun bir olayda değil, devamlı olduğunu düşün. sanayide herkes o işlem için 600 alıyor diyelim. sen hâlâ 200 almaya devam eder misin? belki şimdi farazî olarak düşündüğün için sana almazsın gibi geliyordur, ama alırsın emin ol. bir yerden sonra "eeew, bir ben miyim dünyanın enayisi" dersin.

taksici olmak da bence aynı. hiç taksici yakın arkadaşım/akrabam yok. ama müşteri seçerek o adam günlük nerden baksan 1000 lira daha fazla kazanıyordur. tipinden-duruşundan 20 liralık yere gideceğini tahmin ettiği kişiyi almayarak, biraz ötedeki havalimanı müşterisini kapabilir. hepimiz taksicilere kızıyoruz. benim de hayat kalitemi düşürüyor taksici sorunu. yeterli mesafe yoksa gece geç saate kalamıyorum taksici almıyor diye. ama düşününce, o taksicinin yerinde olsam zamanla çakallık yapmaya ben de alışırım gibi.

şunu demeye çalışıyorum, insan gerçekten de başına gelmeyen bir şey için nasıl hareket edeceğinden emin olamaz. başına gelince kendini aklıyorsun. "herkes böyle" diyorsun. vicdan, kazanımlar doğrultusunda kandırılabiliyor. o bahsettiğin insanlar asla içten içe "ben kötü bir şey yapıyorum, aslında kötü biriyim" demiyorlar.

meşhur örnektir, bir binanın bütün camları kırıksa, harabeyse geçerken sen de bir taş atabilirsin. ama hiçbir camı kırılmamış binaya atmazsın. çoğunluk, insanı kötüye iter.

bütün bunların üzerine, kendimce çözümü söyleyeyim. biz iyi insanlar olacağız. "düzen böyle" demekten kaçınacağız. bunun dışında da, yurtdışında birçok ülkede olduğu gibi, devlet kuralları koyacak. tamir fiyatları sabit olacak. fazla para ödediğini düşünen kişi rahatlıkla devlete başvurup, tesbit isteyebilecek. şimdi ben tamirciye fazla para verdiğimi düşünsem, devlete başvurmam. senelerce uğraşırım diye düşünüp çekinirim. bırak devleti, o adama da gidip sormam. belalı çıkar, kızar, bağırır. bana bağırdığı için devletin bir yaptırımı olmaz çünkü. bıçaklayanlar serbest kalıyor, o mu gözaltına alınacak? özetle, devlet çözüm sunmak zorunda. ama o zamana kadar ve o çözümlerden sonra da, biz iyi olacağız. en azından başkasının endişelenmesine neden olmamak için.
0
lovemyself
(04.11.22)
lovemyself'in örneği güzel ama sıkıntı şu, sen olması gerekeni yapıp 200'e satarsan, 600'e satan senin ev sahibin olur sen kirada oturursun git gide fakirleşirsin. Zengin olan borcunu ödemez parasıyla para kazanır onun borcu affedilir sen kredi kartı borcundan hacizlik olursun. vs. vs.

Ülke bir noktada herkesi çıkarcılığa itiyor bence. Ben bu düzenin parçası olmamak için ülkeden gitmek için çabalıyorum işte. Kalırsam ya düzene uyacağım ya da uyanların altında ezileceğim.

Bu arada fakir toplumlarda bunların olduğu doğru ama Türkiye hiçbir zaman düze çıkmamış. 1950'lerden gazete küpürleri okumuştum orada da taksici sorunu vb. şimdiki problemlerimizden bahsediyor. Hiçbir şey değişmemiş ve bizim ömrümüz içinde değişecek gibi durmuyor. Türkiye'de kalacak olanlar bunu kabul edip pozisyonunu ona göre almalı bence.
0
nhk ni youkosu
(04.11.22)
ortak ve kaliteli eğitime erişim eksikliği ve gelir dağılımı eşitsizliği, diğer sayılan her şey bu ikilinin alt dallarıdır.
0
wiekannich
(04.11.22)
Ev sahibi ve ustanın fiyatı dışındakilere katılıyorum. Temeli 2. kelimede gizli zaten. Ahlaksızlık. Bu topraklardaki insanların büyük çoğunluğu ahlaksız. Sorun şu ki ahlaksızlığın ne olduğuna dair fikirleri yok. Ahlaksızlık deyince akıllarına sadece rızası olan bekar çiftin sevişmesi geliyor. Rıza olmazsa, tecavüz varsa bu kadar ahlak üzerine düşünmüyorlar bile.

İnsanlar zaten ahlaksızdı. Şimdi ahlaksızlıklarını daha rahat uygulayabiliyorlar. Değişen bu. Eskiden mahalle bakkalı ve pazarcısı, mahalleye satarken de ahlaksızdı ama alternatifi olmadığı için normalleştirmişti insanlar. Sonra alternatifleri gelince ilk bu bakkallar ve pazarcılar itiraz etti ahlaksızlık yapamayacakları için. Sonra fark ettik ki bunlar ahlaksız çürük malı bize kitleyerek sadece kendini düşünen tipler. Trafikte, iş hayatında, alış verişte her yerde var. Ayrıca daha rahatlar.
0
nawar
(04.11.22)
Benzer kaygılara sahip kişilerden biriyim ve bunun ahlak ve vicdan eksikliğinden hatta çöküşünden kaynaklandığının çok farkındayım.

Vaktiyle teröristler için "onları da anlamak lazım" diyen bir hukukçu arkadaşım vardı, defterden sildim kendisini, ama bu konuda ben de aynı şeyi söyleyeceğim. Çünkü milletimizin şu bahsettiğin halleri, "muasır medeniyetler seviyesinde yaşayan ülkeler"de resmen teröristlik. Çünkü "biz"i mahveden haller hareketler. Biz bilinci yok, "ait olma birey olma dengesi" yok, vicdanı ve ahlakı sadece kendisine yöneltilmesi gereken şeyler sanan insanlar çoğaldı. Peki bu neden olur??

Bütün bu davranışların ortak noktası GÜVENSİZLİK ve GÜÇSÜZLÜK kodlarıdır. Bedenen güçsüz hissediyor, nakden (parasal anlamda) güçsüz hissediyor, ruhen güçsüz hissediyor, topluma güvenemiyor devlete güvenemiyor kendine güvenemiyor... sürekli tehlikedeyim hissi var ve bu hissin insana verdiği en büyük saplantı öleceğim saplantısıdır. İnsanlar aslınsa ölmekten kaçıyorlar, çünkü güven ortamı diye bir şeyi hiç yaşamadılar ve olabileceğine inanmıyorlar. Halbuki inanıyoruz dedikleri, hatta uğruna nice insanları incittikleri, gönüller yıktıkları hatırlar kırdıkları dinleri bizzat inanmayı ve inancı gerçekleştirmeyi, güven ortamı yoksa oluşturmak için mücadele etmeyi, varsa sürekliliğini sağlamak için mücadele etmeyi emrediyor...

Bu durumda ortaya çıkan şey ise bilgisizlik. Cahillik bilgisizlik değildir, cahillik bilmekten kaçmaktır. Bilmeyi reddetme, öğrenmeye kapalı olmadır. Çünkü öğrenmek bilginin/gerçeğin taa ciğerine işlemesini ve davranışların ona göre değişmesini gerektirir. Bu da büyük sorumluluk. Hele ki minik yaşta ailede de görerek büyümediyse, alışmış kudurmuştan beterdir ilkesi çalışır ve insanlar değişmekten içgüdüsel olarak kaçarlar bu sefer.

Demek ki gerçek bilgi, güven ortamı, güçlülük desteklilik hisleri... birbirimize destek olmamızı gerektiren bir durumdayız. Karşılıklı muhtemelen epeyce yaralanacağız çünkü hepimiz ciddi derecede yaralı nesillerin yaralarını taşıyan insanlarız. Ama vazgeçmemek lazım.

Benden başka birinin daha böyle bir farkındalık içinde olduğunu bilmek bana ne kadar umut verdi, manevi destek oldu bilsen...
0
muhayyer divan
(04.11.22)
bu duruma neden kendini de katmıyorsun? enflasyonun %150 üzerinde olduğunu kabul ediyorsun ancak ev sahiplerine laf ediyorsun. şirketin yaptığı %30 zammı beğenmiyorsun ama ev sahiplerinin de zam yapmasını istemiyorsun. sen de bu yozlaşmasının bir parçasısın aslında. tespitlerinde haklısın. temel sorun ekonomi değil insanlar. ancak herkes bunun bir parçası.
0
nick bulamadim
(05.11.22)
(17)

soğuk demlemenin olayı nedir? (çay)

coldegezenkutupayisi
normal çay bu?geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı va
normal çay bu?

geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı var? benim ağzım bozuk da tad mı alamıyorum?

sabahtan beri bebek gibi başında bekliyorum. söylendiği şekilde kısık ateşte üç saatten fazla ocakta tuttum. yazarken bile gözlerim doluyor. neyse. çökünce de on beş dakika kadar devam ettirdim demlenmeyi. gelecek doğalgaz faturasına kıyasla içtiğim şeyin über farklı bir şey olduğunu düşünmüyorum. max yarım saatte bu sonucu alıyorum zaten ben normal demlemede.

demliğe çayı ve soğuk suyu koydum. altına da soğuk su koydum ve buharıyla yavaş yavaş demlenmesini bekledim. yanlış yaptığım bir şey var mı? kendimi kandırılmış gibi hissediyorum. herkes eğleniyor da ben partide bir köşede yalnız başıma kalmışım gibi bir his oluştu. aldatılmış gibi hissettim kendimi. üç buçuk saatimi verdim ben bu demliğe bir bardak içip dökücem neredeyse.

utanmasam ağlayacağım ya. siz beni kandırdınız mı? bu bir şehir efsanesi mi? keriz gibi çay demlensin diye bekliyorum sabahtan beri. allah belamı versin hayatımdaki en büyük hayal kırıklıklarından biri oldu.
0
coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
www.eksiduyuru.com

ağır sallamış onu yazan arkadaş. soğuk demleme nedir ya? 3 saat sürer o çayın ısınıp demlenmesi. gitmişsin sen de en troll cevabı uygulamışsın. benim yazdığımı yapsam çok mutluydun şu an:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.11.22)
tahmininiz doğru üç saat sürdü gerçekten.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Çay içme konusunda yaşamış ve ölmüş yüz milyonlarca insana sahip bir ülkeyiz. Onca yıllık deneyimlerimiz var, aktarılan bilgiler var. Kısacası ülke olarak çay konusunda profesyoneliz. Ve biri çıkıp "çay soğuk demlenir" diyor.
0
prole
(03.11.22)
hocam sadece bir kişi değil ben double check yaptım. internette de böyle demlemeyi önerenler olmuş. herhalde bir bildikleri vardır dedim :(
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Bir misafirlikte öğrenmiştim (yer Adıyaman) çayı demliğe koyduktan sonra önce az bir şey (hepsini islatacak ve içinde tutacak kadar) soğuk su koyup 10-15 dk. bekletiyirsunuz, o arada altında su da kaynıyor kaynamamis olsa da ısınmış oluyor ve o sıcak suyu demliğe koyuyorsunuz.

Kalanı tamamlayıp tekrar kaynamaya bırakıyorsunuz. Buna Arap usulü demleme deniyormus, başka bir yerde duymadım ben de bu arkadaşların yalancısıyım. Hayal kırıklığı durumunda mesuliyet kabul etmiyorum.

Kullanılan çay da kaçak çay diye satılan çaydan. İcimini yumusattigini söyleyebilirim. Bilirsiniz daha sert olur bu çay.

Ancak ben Çaykur ve karali markalı caylarla denedim pek bir şey farkettigini söyleyemem.
0
encokbenisevinnolur
(03.11.22)
Soğuk demlemeyi ilk defa duydum, ama çayla ilgili ritüel haline gelmiş çok yöntem var. Mesela kimi insan da çayı demledikten sonra bir kağıtla demliğin ucunu kapatmayınca aromasının azaldığını düşünüyor.

Ben normal, kaynayan suyu döküp geçiyorum. Böyle yaptığımda bana çayı yakmışsın diyen de olmadı, böyle yapmadığımda bir tat farkı oluştuğunu da hissetmedim.

Aynı çayda tat farkına sebep olan etkenler içinde %99'luk dilimi sanırım demleme süresi kapsıyor. %1'lik dilimi anlayacak kadar gurme bir damağım yok açıkçası. Siz de demleyin geçin ne olacak.
0
akhenaten
(03.11.22)
ben yazmıştım soğuk demlemeyi. evde de sürekli yapıyoruz, 3 saat falan sürmüyor. kısıt ateşte mi demlediniz anlamadım. 45 dk sürüyor max. ocağın altını full açmanız lazım kaynayana kadar, kaynadıktan sonra biraz kısabilirsiniz. 3 saat sürmesi imkansız cidden.

neden burda karşı çıkılmış anlamadım. fırında hiç kısık derecede 6 saatte et pişirmediniz mi? kemiği tuttuğunuz gibi et yere düşer, öyle güzel pişer.

çay da böyle. alttaki kaynağan suyun buharıyla yavaş yavaş güzelce demleniyor. max 45 dk sürdüğüne de eminim hep yapıyorum. kahvaltıyı hazırlamaya başlamadan altını açınca kahvaltıyla birlikte hazır oluyor gayet.

soğuk demleme diye bir şey gayet var uydurma da değil. yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor. özellikle güveçte pişen yemekler mesela. et ürünleri. çay da kahve de böyle. kısık ateşte güzel olur. kumda türk kahvesi diye pazarlanıyor. sebebi ne? yavaş pişmesi.

edit: entrye tekrar baktım kısık ateş dememişim. alt taraf full kaynıyor olmalı, üst taraf onun ısısıyla ısınıyor zaten. bu çok uzun sürmüyor.

edit2: bunlarla uğraşamam diyorsanız (ki zor değil bence daha kolay, sadece bekleme süresi daha uzun), kaynamaya yakın olan suyu üste koyun biraz ılısın. ondan sonra çayı üstüne koyun yavaş yavaş çöksün. ama asla kaynar su ile çayı birleştirmeyin. ve önce suyu sonra çayı koyun.
0
jelly bear
(03.11.22)
@jelly bear; hocam size çok kızgınım. o başlıkta da değişik geldiği için aklımda bir tek sizin yazdığınız şey kalmış.

evet baştan sonra işlemi kısık ateşte yaptım yavaş pişen şey daha lezzetli olur yazdığınız için. üç saat sürmesi de imkansız değil benim gibi bir keriz yaptı çünkü demlemeyi. tam olarak fırın örneğiniz gibi düşündüm ve mantığıma yattığı için denedim. çok bir fark göremedim şahsen.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
@jelly bear, @coldegezenkutupayisinin kızgınlığından bağımsız olarak parantez açmak istedim (bu arada bence kendisi fazla tepki vermiş bu olaya :D) Sanırım her şeyin yavaş pişmesinin daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorsunuz ancak tam böyle değil aslında.

Örneğin kızartmalar hızlı pişmelidir, soğuk yağın içine koyup yavaşça ısıtırsanız yağ çeker. Yağda uzun tutarsanız da yanar. Kızgın yağda kısa sürede pişirilmeli.

Örneğin sebze haşlamaları uzun pişerse rengini kaybeder hem de besleyici özellikle bakımından ve ayrıca kıvam anlamında da kayıp yaşanır.

Kahvede hızlı ve yavaş demleme yöntemleri var, ancak en çok tercih edilen kahveler yüksek basınçta hızlı pişenler, yani espresso. Böyle pişen bir kahve daha derin tat verir, hem de çekirdeğindeki istenmeyen yağlar kahveye geçmemiş olur. Uzun demlemelerde bunu önlemek için daha düşük sıcaklık tercih ediliyor.

Çay konusunu bilmiyordum, bi ara deneyeceğim soğuk demlemeyi.

Ancak etler ve güveç farklı bir konu, nasıl ki kızartma kısa pişme süresine ihtiyaç duyuyorsa etler ve güveç gibi yemekler de doğası gereği daha uzun ve ağır ateşte pişmeye ihtiyaç duyuyor.

Sonuçta bütün gıdalar için geçerli evrensel tek bir yöntem yok ama.
0
akhenaten
(03.11.22)
Kutup ayısı sen son yılın en büyük sorusunu cevapsız bıraktın ama ben sana bu çay demleme konusunda hayatın sırrını vereyim
0
kisa
(03.11.22)
kisa
(03.11.22)
@kisa ben bunu da denerim yalnız
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
:))))))
Bu arada mobil'deyim hepsini okuyamadım Ama soğuk demleme ile ilgili şunu söyleyeyim Ben de arada yapıyorum ve tadı farklı geliyor.
Seviyorum.
Ayrıca kullandığın çay da çok farklı olabilir damak tadına göre değişiyor.
Ahmet ya da Mahmut çaylarını deneyebilirsin
0
kisa
(03.11.22)
@akhenaten

"yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor."

verdiğim örnekler belli zaten. kimse kızgın olmaya yağda kızartma yapın demiyor :)
evde karamelize soğanı 3-4 saate kısık ateşte yapıyorum. şeker kullanmadan. ve baldan tatlı oluyor. yiyen bayılıyor. daha iyisini de yemedim.

bu bir örnekti sadece. tandır gibi düşünün aşırı lezzetlidir ama 6 saatte pişer. neyse herkes anlayacağını anladı diye umuyorum :)
0
jelly bear
(03.11.22)
Normal çayı şöyle demliyorum:

Demliğe istediğim miktarda içme suyunu dolduruyorum, oda sıcaklığında işte damacana suyu. Üzerine kendi poşetlediğimiz çaylardan istediğim miktarda ekliyorum. Alt hazneye de istediğim yerden istediğim suyu dolduruyorum, harlı ateş olacak şekilde ocağa koyuyorum, alttaki su kaynayınca önce harlı ateşi orta seviyeye indirip 2-3 dk devam ettiriyorum (dem miktarına göre 5 dk da olabilir) sonra ocağı kısıyorum, bi 5 veya 10 dk da öyle devam ediyor.

Mis gibi soğuktan demlenmiş siyah çay. Kolay kolay acımıyor, ama ateşin harını yani demleme süreçlerini iyi yönetmek lazım. Harlı ateşin üstünde unutmamak lazım çünkü alttan helen buharı küçümseme, çok ciddi pişiriyor öyle böyle değil.
0
muhayyer divan
(03.11.22)
Ben hiç içmedim, geçenlerde muhabbeti dönünce birisi; bayatlamıyor, daha tozsuz berrak oluyor gibi bir şeyler demişti.
0
iustitia omnibus
(03.11.22)
birinci elden bilgilerim tazeyken bayatlama konusundaki tecrübemi paylaşayım. evet bayatlamıyor. doğalgaz parasına acıdığım için bir bardaktan sonra hemen dökemedim.

üç saat içtim. ilk bardakla son bardak neredeyse aynı tazelikteydi, aynen benim yaşadığım hayal kırıklığı gibi....
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
(3)

herkes gitti yalnız kaldım meyhanede?

ikiicidisibirkisi
neden böyle oldu?
neden böyle oldu?
0
ikiicidisibirkisi
(02.11.22)
E geç oldu. Kapanma saati
0
kisa
(02.11.22)
Meyhanecinin de evi var...
0
etna
(02.11.22)
Sen o meyhanede kalıyormuşsun.
0
muhayyer divan
(02.11.22)
(2)

3-5 sene sonra doktor, sanatçı, mühendis bulamamak

the sound and the fury
Akp rejimi ve akpnin cumhurbaşkanı Erdoğanın açıklamalarını hetkes duydu giderlerse gitsinler diyor. Peki ya zaten dinci kesimden okumuş adam çıkmıyor ve aydın kesim iltica ederse bizler ne yapacağız herkes polis olıyor kimi kimden koruyor bu Erdoğanın paralı askerleri? Ülkenin hali harap ne olacak
Akp rejimi ve akpnin cumhurbaşkanı Erdoğanın açıklamalarını hetkes duydu giderlerse gitsinler diyor. Peki ya zaten dinci kesimden okumuş adam çıkmıyor ve aydın kesim iltica ederse bizler ne yapacağız herkes polis olıyor kimi kimden koruyor bu Erdoğanın paralı askerleri? Ülkenin hali harap ne olacak sonumuz karamsar ve intihara meyilliyim. Ya iltica edeceğim ben de ya da korkarım sonum intihar olacak. Aşırı korkuyorum akp rejiminin kalıcı olmasından ve Erdoğan ın 30 yıl daha tek adam olmasından.
0
the sound and the fury
(01.11.22)
İltica etmek intihar etmekten iyidir. Fakat şu var:

Erdoğan veya akp tarafını oluşturan kesin "dinci" diğerleri "aydın" değil. Böyle bir ayrımda bulunmak gerçek bölücülük olur, çünkü akp hiçbir zaman "dinci" de "dindar" da olmadı, sadece bu hassasiyetleri kullandı, akp her zaman liberal bir siyasi parti olmuştur ve tandansını din olarak seçmiş, işlerini para ile halletmiştir. "Babalar gibi satacağız" sözü hâlâ aklımdadır.

Aydın kesim dediğin kesimde de dinci dediğin kesimde de birbirine denk çok insan var. Fanatizm ikisinde de aynı mesela, menfaatperestlik ikisinde de aynı, paraya olan yaklaşım ikisinde de aynı... bir taraf daha parasız sadece, dikkatini çekerim. Daha parasız olanlar dinine daha çok sarılanlar. Çünkü yanlış yerleştirilmiş ve öyle devam eden bir şükür ve sabır anlayışını devam ettiriyorlar, temsil ediyorlar hatta.

İntihar edeceğine iyilik doğruluk hakkaniyet adalet kalite yolunda mücadele et. İntihar etmesen de, bir şeyler için savaşmasan da öleceksin, her insan gibi. Bari ölümün yüce bir anlama adanmış olsun. Benim için böyle.
0
muhayyer divan
(01.11.22)
Ondan önce de aynıydı. Sadece laik ortam vardı o kadar. Millet mehmet ali erbil, tutti furutti izleyip duruyordu.
0
seaman
(01.11.22)
(6)

çalışırken hata yapma sorunu

kondansator
normalde şirketin tüm operasyonel süreçlerini yöneten bir pozisyondayım. her iş bir şekilde bana, benim fikrime dokunuyor. ancak bu ara abuk hatalar yapıyorum, dikkat dağınıklığı, çok güvendiğim konularda kaçırarak yaptığım hatalar var. dün akşamdan beri bir boğuldum bu konuda. daha doğrusu patron
normalde şirketin tüm operasyonel süreçlerini yöneten bir pozisyondayım. her iş bir şekilde bana, benim fikrime dokunuyor. ancak bu ara abuk hatalar yapıyorum, dikkat dağınıklığı, çok güvendiğim konularda kaçırarak yaptığım hatalar var. dün akşamdan beri bir boğuldum bu konuda. daha doğrusu patron bir açığı gördü, ben de çok emin şekilde orada bir açık olmadığınıs avunuyordum. üstüne hata yaptığımı görünce çok demoralize oldum. sanki bu hata sebebiyle herkesin güveni kırıldı, herkes benim tüm adımlarımı dikkatle izler olmuş gibi bir tribe girdim. sizin bu psikolojiye girdiğiniz oluyor mu?
0
kondansator
(01.11.22)
Oluyor, çok normal. Bizler robot değiliz, insanız. Her zaman aynı moralde, her zaman aynı motivasyon ve hatta sağlıkta olamıyoruz. Bu ara aşırı yorulmuş olabilirsin, hayatının diğer alanlarında sorunlar, ciddi sorunlar, ağır sorunlar yaşıyor olabilirsin, sadece kan değerlerin düşmüş bile olabilir... her şey olabilir. Astrolojik sebepleri bile oluyor böyle şeylerin, düşün bak kış depresyonu diye bir şey var ve bu astrolojik anlamda bakarsak dünyanın güneşten uzaklaşması olarak geçer :》

Demem o ki böyle bir şey olabilir, Öncel kendin için bu durumu gayet olağan gör ve dışarıya karşı evet çok üzüldün ama gayet olağan çünkü insanız havasında gez ortalarda. Bu insanları da seni de rahatlatır. Herkes hata yapabilir ayrıca, gözardı edilmemeli. Bir açık varsa telafi edilir. Daha dikkatli olmak da gayet mümkün, patron da sana uzun zamandır yükleniyorsa bi kendine gelsin bakalım.

Senin öncelikle bi tatile, güneşe, şu sonbahar döneminde kızarmış sararmış yapraklarla kaplı taze çimenli toprağa basmaya, ağaçlara sarılmaya, omega 3 ve iyi bir magnezyum takviyesi içmeye, bol su içmeye ve şekerli gıdalardan + unlu gıdalardan + paketli gıdalardan olabildiğince uzaklaşmaya ihtiyacın var. Alkolü çok kullanıyorsan biraz azaltıp gece uykusunu da yeterli ve kaliteli uyuman gerekiyor.

Bunları yap, güzelce dinlen, bomba gibi fişşek devam edersin işine.
0
muhayyer divan
(01.11.22)
gerçekten okurken bir an kendim yazdım sandım. bu aralar o kadar birebir aynı durumdayım ki... ve o birinci hatadan sonra kendimi çok kötü hissedip tekrar hata yapmamak için çabalarken daha da saçma hatalar yaparken buldum kendimi. herkesin gözü üstümde gibi hissediyorum. buna ek tabi kişisel hayatımdaki sıkıntılar da cabası. çok boğdu her şey.

bir küçük araya, tatile, kafa dinlemeye ihtiyacımız var sanırım :')
0
chanandler bong
(01.11.22)
Olmaz mi, cok oluyor. Hatta yonetici degerlendirmesi vardi gcen hafta. Bizde yoneticiler kendilerini de degerlendiriyorlar. Ben kendimi acimasiZca degerlendirmisim sjjsjsjsh. Ekibim bayagi iyi seyler soylemis.

Hata isin dogasinda var, olacak da. Ama yoneticiler, astlarina (eger asti da ust pozisyondaysa ozellikle) daha cok yukleniyor. Neden? Hem is istedigi gibi yapilsin, hem de mukemmel olsun diye. Hizli, dogru, istedigi gibi olsun diye. O yuzden kendinize haksizlik etmeyin. Ayrica bi laf vardir; kisi baskalarina cok daha ilimli yaklasirken en cok kendine acimasiz olur diye. Siz de bunu yasiyorsunuz.
0
mor oje
(01.11.22)
yalnız değilsiniz. ben de durumu iki hafta önce fark ettim. on yedi yıldır yaptığım iş, yönettiğim onca kişi var. sonuç yorumlardaki gibi, insanız. bazen çok basit şeyleri yanlış yapabiliyoruz. önerilerim
1- kafa boşaltmalı tatil
2- iş devretme, ufak işlerinizi yapacak birilerini bulun
kafanız ayrıntılarla boğulu olmadığında şirket için de daha yararlı ve etkin çalışan olursunuz, ekibiniz de içinizden birini yetiştirdiğinizi görünce önlerinin açıldığını hisseder.
hepimize kolay gelsin
0
lapetite
(01.11.22)
Ohoo dünya kadar hata yaptım hala da yapıyorum ama tek ben değil herkes yapıyor. Olur öyle şeyler. Napalım yani kafaya mı takalım?
0
birmilyonunvarmi
(01.11.22)
Olmadı. Herkes hata yapar.
0
ruhen hastayim ben
(01.11.22)
(16)

Sevmemem gereken biri

yirmibir
Sevgili gönül işleri sever dostlar sonunda açtım bu duyuruyu. Beni çok etkileyen biri var. . Baştan söyleyeyim ikimiz de evli değiliz aşkı memnu olayları dönmüyor. Ancak yine de kalbim başka bir şey diyor aklım başka bir şey. Birkaç aylık flört döneminin ardından fark ettik ki ikimizde de duygular ş
Sevgili gönül işleri sever dostlar sonunda açtım bu duyuruyu. Beni çok etkileyen biri var. . Baştan söyleyeyim ikimiz de evli değiliz aşkı memnu olayları dönmüyor. Ancak yine de kalbim başka bir şey diyor aklım başka bir şey. Birkaç aylık flört döneminin ardından fark ettik ki ikimizde de duygular şelale. Fakat bu kişi duygusal açıdan ağır sorunlu. Yapmam dediği şeyi üç gün sonra yapıyor, sorun etmem dediği şeyden 3.dünya savaşı çıkarıyor. Tartışma anında hiçbir şekilde acıması yok. Ağzına geleni söyleyen biri. Bu yaştan sonra (27) kimseye duygu regülasyonu öğretme zorunluluğum olmadığından ve bunun çok sağlıksız olduğunu düşündüğümden ilişkiyi bir üst levela taşıyamadan karşılıklı konuşup anlaşarak bitirdik. Amma lakin ben bu kişiyi özlüyorum. Hem hayatımda olsun istiyorum hem de kendine biraz saygın varsa hayatına almazsın diyorum. Kendimle sürdürdüğüm bu savaşı bitirmenin bir yolu var mı? Yoksa kendimi korumaya almaktan vazgeçip kaderde ne varsa yaşamalı mıyım? Savcı Esra gibi ben seninle mutsuzluğa da varım mı demeliyim? Görmüş geçirmiş feleğin çemberinden geçmiş dostlar bi yardım edin hele.
0
yirmibir
(31.10.22)
Kaderde ne varsa yaşaman demek göz göre göre kendimi ateşe atman demek. Bu sizinki, narsist-borderline ilişkisini andırıyor. Sende acaip sevgi bağlılık, onda çok aşırı bir güvensizlik ve saldırı halleri, seninki de onunki de bitmiyor.. bence başkalarına odaklan. Gerekirse çivi çiviyi söksün ama ondan uzaklaş. Ya da bir büyüğüne danış çok güvendiğin birine olayı ayrıntılı anlat ve fikir al. Belki göremediğin bişeyler vardır, belki olurunuz vardır...
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Bu mutsuzluk degil patoloji.

Acaba bu cekim duydugunuz kisi ailede birine benziyor mu davranis olarak? Yakin geliyor mu? Isin psikolojik boyutundan yaklasiyorjm; patolojik bir cekim olabilir mi? Cunku anlattiginiz duruma gore sizin o kisiden oluk oluk kacmaniz lazim. Belki de sizi ceken sey aslinda cocuklugunuza kadar uzanan bir hikayedendir.

Sonuc olarak karsinizdaki kisiyle hic mutlu olamazsiniz. Savci esranin mutsuzluk cesidi bu degildi… bu patoloji.
0
mor oje
(31.10.22)
ben bunca yıllık hayatımda böyle ikilemde kalıp ne olursa olsun diye ilişkiye seçen kimseyi mutlu sonla görmedim. yakın zamanda benzer bir durumun eşiğine geldim, seninkisini bilmiyorum da ben karşımda narsist bir kişilik olduğunu anladığımda direkt uzaklaştım. 20li yaşlarımda olsam muhtemelen gözümü kapatıp balıklama atlardım ve muhtemelen bir iki senemi feda eder, derbeder olurdum. ama artık kendime saygım var diyorum ve hayatımda drama istemediğime ve kimseyi düzeltemeyeceğime karar verip yalnızlığı seçiyorum.
0
hypathia
(31.10.22)
insanların dedikleri değil, yaptıkları önemlidir.

iki gün sonra yine üff bununla mı uğraşıcam diyeceksin, ne gereği var.
0
selam
(31.10.22)
ağlamak istiyorsan dvm.
0
edgenabby
(31.10.22)
benim bütün ilişkiler böyle ne var bunda anlamadım........
0
ala09
(31.10.22)
Ben bu sitede insanların nasıl ilişkiler içerisinde olduklarını anlamadım. Seviyorsan seviliyorsan sevişiyorsan güveniyorsan anlaşıyorsan tamam bitti gitti yani nedir ben anlamıyorum herkes mi dizi hayatı yaşıyor burada?

Seviyorsan dene tabi ki ne olacak ucunda ölüm mü var?
0
Hallegadola
(31.10.22)
Demek ki bir yanınız itiraf etmese de kaos seviyor. Bazı insanlar durgun suları, bazı insanlar da fırtınadan sonraki durgun suları sever. Var böyle bir şey. Ona duygu regülasyonu öğretmeyi zorunluluk haline getiren onun kendisinden ziyade sizsiniz bence. Başka biriyle olsa başka bir şeyleri regule etmeye meyilli olacaksınız belki. Ben olsam bu tarafını düşünürdüm.
0
encokbenisevinnolur
(31.10.22)
ozlediginiz sey gercekten o kisi mi yoksa o flort donemindeki heyecanlar mi?
benzer heyecanlari baska, daha stabil kisilerle de yasayabilirisiniz cunku.

diger yandan mor ojenin dedigi gibi bu kaosa karsi bir ilginiz mi var farkinda olmadiginiz? Kaotik bir durumu alip duzeltmek istiyor olabilir misiniz?

ben genelde seviyorsan git konus diyenlerdenim ama bu durumda bence kendi verdigin karara guven, kendine buyuk iyilik yapmissin bitirerek, isin en zor ksimi bitmis, gerisi alismak, o da kendi kendine olur zaten. tek eksiginiz yeni bir flort.
0
taurina
(01.11.22)
- sevmemeniz gereken birini bilmeden sevmek cok hayata dair ama bile isteye sevmek kendinize hakaret. Kendinize hakaret ettiginiz bir hayatta birakin iliskiyi hicbir seyin yolunda gitme ihtimali yok.
- tolere edilebilecek ozellikler ile karakteristik özellikleri karistirmayin. İnsanlarin karakterini (illa ki genele gore kotu bir ozellik olmasina gerek yok) degistirmeyin. Degisirse o artik sevdiginiz, istediginiz kisi degildir. Sayginiz kalmaz, ilginiz biter. Degismezse de hayati ya sorun cikartarak ona ya da icinize atarak kendinize zehir edersiniz.
- iki uc aylik iliskide "agzina ne gelirse söylüyor" seviyesine gelen herhangi bir insanin herhangi bir rolde hayatinizda olmamasi lazim.
- en onemli kisim, ozlemek... Ozleyeceksiniz hocam. Ne var yani? sonra da unutacaksiniz. Herkesin unuttuğu, unutulduğu gibi. Aciz kisisel gecmisimiz "sensiz yapamam, seni sonsuza kadar sevecegim" cumleleri ile dolu. İnsanlik hafizasi unutmak uzerine kurulu. Cernobil'den sonra nukleer santral kurabiliyor, trafik kazasindan sonra arabaya binebiliyor, düşüp dizimizi parcaladiktan hemen sonra salincaga tekrar binebiliyoruz.
Kendinize duydugunuz saygi cok onemli. Kendinize saygi duyun. Aksi halin uzerine kuracaginiz hicbir sey yurumez. Bakkal ile bile iliskinizi yurutemez papaz olursunuz.
Mutluluklar dilerim.
0
sparkle kiddle
(01.11.22)
Dostlar hepinize teşekkür ederim. Kafamı açtınız, var olun. Özlemimi yaşamaya ve önüme bakmaya karar verdim. Kafayı sıyırmadan çıkıcaz inş bu işin içinden.
0
🌸yirmibir
(01.11.22)
Herkesin cevaplarına katılmakla birlikte açıkçası "duygu regülasyonu öğretme zorunluluğum olmadığından" cümlesine takıldım. Elbette yok ancak ilişkilerin kendi içinde iyileştirici / dönüştürücü olduğunu unutmamak gerekiyor. Kötü ilişkilerde dahi birçok şey öğrenip insan değişebiliyor. Bu kötü olacağını bildiğiniz bir işe kalkışın demek değil.
0
charbiel
(01.11.22)
charbiel, haklısın fakat dönüşüme açıklık göremiyorum dediğim gibi tutarsız biri karşımdaki. İyileşir dönüşür belki bilemem ama benden götüreceği kesin gibi. Özellikle selam’ın ve sparkle kiddle’ın yazdıkları ufkumu açtı bu defteri kapatmaya çok yakınım.
0
🌸yirmibir
(01.11.22)
Böyle durumlarda benim bakış açım genelde "sırf istiyorum/özlüyorum diye bir şeyi yapmak ya da birine gitmek zorunda değilim."

Özlemeniz doğal, hoşlanmışsınız. Keşke istediğiniz gibi olsaymış. Özlemek insani bir duygu. Eğer bu kişiden hoşlandıktan sonra bu kararı alıp hiç özlem hissetmeseniz ilginç olan bu olurdu.

Ama sırf özlüyorsunuz diye alamayacağınızı gördüğünüz bir yükün altına girmeniz gerekmez. Kimse vazgeçilmez değil. Elbette uzun yıllar harcadığınız ve büyük bir yaşanmışlığınız olan birilerinden vazgeçmek çok daha zor olacaktır (ki bu kişiyle işleri ilerletirseniz muhtemelen bu zor olan yolu da yaşayacaksınız) ama kısa bir süre vakit geçirip yolunuza gittiğiniz birini bir süre sonra unutursunuz. Kendinize daha uygun birini elbette bulursunuz.

Bahsettiğiniz kişiyle belki orta yol bulabilirsiniz, bulamazsınız bu önemli olan bu değil. Siz, bu kişi değilmişsiniz ama. Yani bakıp tahlil etmiş ve bunun göze alınamayacak bir sorun olduğuna karar vermişsiniz. Sizin yerinizde başkası olsa buna bu kadar takılmayıp bir bakalım ne olacak diyebilirdi, orta yolu bulup bulamamak onun sorunu olurdu. Siz başka bir kişisiniz.
0
akhenaten
(01.11.22)
@hacirotti, burada medeni durum duyurudan duyuruya değişiyor.

Kendine biraz saygın varsa hayatına alma.
0
Kahvedesu
(02.11.22)
hacirotti medeni durum değişebilen bir şey.
0
🌸yirmibir
(03.11.22)
(4)

Sırt ve baş ağrısı, sabah koşmuş olmak

ya ben lan neyse
bu sabah işe geç kaldım, soğukta koştum 10 dakika. şu anda sırtımın sağ tarafı ağrıyor baya. ve baş ağrısı var. koşmayla alakalı olabilir mi? soğukta koşunca baya yanmıştı ciğerlerim. kalp için sol taraf ağrıyordu değil mi?yapmam gereken bir şey var mı şu anda? öyle ciğerleri zorlamayla hasta olunur
bu sabah işe geç kaldım, soğukta koştum 10 dakika. şu anda sırtımın sağ tarafı ağrıyor baya. ve baş ağrısı var. koşmayla alakalı olabilir mi? soğukta koşunca baya yanmıştı ciğerlerim. kalp için sol taraf ağrıyordu değil mi?

yapmam gereken bir şey var mı şu anda? öyle ciğerleri zorlamayla hasta olunur mu? alışık da değildim.

edit: kazak ve ceketle koştum.
0
ya ben lan neyse
(31.10.22)
Akşam viks sür ağrıyan yerlere,
Ama önce sıcak bir duş al.
Sıkı örtün, erken yat, birkaç güne geçer.
Muhtemelen terli şekilde rüzgar yedin.
0
Mirket
(31.10.22)
Ağzınız ve bağrınız açık koşmuşsanız baya üşütmüşsünüzdür.
0
sevilen progressive türkücü
(31.10.22)
Üşümüşün, gece çok sıkı terle çamaşır değiştir. Bi de ıhlamur çayı iç, bol su , gece uyumadan önce, gözlerini kapamadan 1 tatlı kaşığı bal ye ama üstüne su içme. Öksürüğü önlediğini ve/veya tedavi ettiğini doktor söyledi. Çok geçmiş olsun.

Bu ara bolca c vitamini iç olur mu? Bi de magnezyum takviyesi al, ama etken maddesi magnezyum oksit ve magnezyum sülfür olmasın.
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Her usuttugumu sandigimda korona ciktim xd bas agrisi neyse de sirt agrisi benim normalim degil
0
abuzer
(01.11.22)
(3)

Erkek yüzük tavsiyesi?

Piukh
Bu sıralar sabır sebat etmem gereken bir dönemdeyim. Kendime bazı hatırlatmalar vesaire yapıyorum ve aklıma acaba bunları yüzükle sembolleştirebilir miyim fikri geldi. Daha önce hiç yüzük takmadım, denemek de istiyorum.Düz gümüş yüzük dahi olabilir ama estetik bir şey fena olmazdı. Bakındım biraz, i
Bu sıralar sabır sebat etmem gereken bir dönemdeyim. Kendime bazı hatırlatmalar vesaire yapıyorum ve aklıma acaba bunları yüzükle sembolleştirebilir miyim fikri geldi. Daha önce hiç yüzük takmadım, denemek de istiyorum.

Düz gümüş yüzük dahi olabilir ama estetik bir şey fena olmazdı. Bakındım biraz, iğrenç iğrenç kocaman taşlı, osman turalı yüzükler çıkıyor, beymen'de bile saçma sapan kuru kafalı yüzükler var ya.

Nereden bulunur, nasıl bir şey olabilir sizce?
0
Piukh
(31.10.22)
İnstagram'dan bakabilirsin aslında. # koyup erkekyüzük gümüşyüzük vs şeklinde aramak mümkün.
0
muhayyer divan
(31.10.22)
geçen kütüphanede gördüğüm bey ince gümüş bir yüzüğü serçe parmağına takmıştı. bayağı şık duruyordu. onun dışında erkeklerde ben antik tarzlı yüzükleri hoş buluyorum.

www.trendyol.com

www.trendyol.com

bilmiyorum linkler doğru çalışıyor mu ama bunu gibi şeyler...

edit: hay allah bulunduğum ülke kısaltılmış linklere izin vermiyormuş kendi linkelrimi açamadım...? :D eğer kocaman kuru kafa ve taşlı yüzükler varsa özelden ss şeklinde atayım.
0
susannah delgado
(01.11.22)
Takıda gümüș ürün tavsiye etmiyorum kararıyorlar yada kararmayani var da ben mi bilmiyorum. Çelik yada altın bozulmuyor.
İstanbuldaysan kapali carsiya bak istemedigin kadar cesit var
0
Slynmaster
(01.11.22)
(4)

Migros'ta bulabileceğim, güvenilir bir zeytinyağı (yemeklik)

osuran imam
Önerebilir misiniz?
Önerebilir misiniz?
0
osuran imam
(31.10.22)
tariş güvenilirdir.
0
orient blue
(31.10.22)
Biz çok uzun zamandır yerinden alıyoruz, zeytin bahçesi olan birinden. O zamandan beri de market yağları makine yağı gibi geliyor. İmkan varsa lütfen yerinden alın, market yağları ne olsa paketli üründür.
0
muhayyer divan
(31.10.22)
bir sürü zeytinyağ firması var. köklü,semercoğlu,özem,kilye vb.
0
mikahakkinen
(01.11.22)
carrefour sa zeytin iskelesi var.
0
joepiscopo
(01.11.22)
(22)

Kız arkadaşın argo seviyesi... Bu seviye normal mi?

Berck
Merhaba. 20 gündür beraber olduğum bir kadın var. Bu henüz kısa bir süre tabii, bu süreçte yeni öğrenilen yönler de oluyor doğal olarak.Kendisi yerli yersiz çok fazla argo ifadeler kullanıyor. Hani samimiyet seviyesi arttıkça bu yönünü yeni görmeye başladım. Mesela dün beraberdik evde. Bir muhabbet
Merhaba. 20 gündür beraber olduğum bir kadın var. Bu henüz kısa bir süre tabii, bu süreçte yeni öğrenilen yönler de oluyor doğal olarak.

Kendisi yerli yersiz çok fazla argo ifadeler kullanıyor. Hani samimiyet seviyesi arttıkça bu yönünü yeni görmeye başladım. Mesela dün beraberdik evde. Bir muhabbet oldu, onun üzerine şakasına "Bak bir daha böyle yaparsan vermem, görürsün sonra ahah" diyor. Kadınlar bu alma/verme türü ifadelere ağza kürekle vuracak kadar tepkili değiller miydi ya? Diğer konularda çok iyi bir uyum yakalamış olsak da bu tür sözleri bana son derece itici gelmeye başladı açıkçası. Bir kadında şu tür bir dil, çok oturamıyor kafamda şahsen.

Ben mi abartıyorum sizce? Samimiyete bağlı olarak normal mi bu tür sözler?
0
Berck
(31.10.22)
Abartmıyorsunuz. Samimiyet ayrı saygı ayrı.
0
ruhen hastayim ben
(31.10.22)
İyk kustum
0
abuzer
(31.10.22)
abi kavga etmeniz lazım cono mu değil mi öğrenmen için. onların kendine has hareketleri var kavga ederken kullandıkları.

bu üslup meselesi kişiden kişiye göre değişir de alma/verme konuşması geçse arkama bile bakmadan kaçar giderim. bir olaya ya da şahsa küfür tamam ama çiftlerin birbirine karşı belli bir sınırı aşmaması gerektiğini düşünüyorum. bir daha vermem ne ya? verecek biri bulunur deseydiniz. bir de daha yirmi gün olmuş yani hahaha.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
Abartıyorsun. 20 günde bu noktaya geldiğin kadının bu tavırları ancak libido yükseltir.
0
IncredibleMau
(31.10.22)
Yani bir de kendisi çok iyi eğitim almış, önemli bir şirkette iyi bir konumda çalışan, gayet aklı başında bir insan. Başlangıçta sonradan bu dil çizgisine geçiş yapacağını hiç tahmin edemezdim. Günler ilerledikçe sürprizli çıktı hatun.
0
🌸Berck
(31.10.22)
Bu kadarcık bir şeyle iticilik duyuyorsanız kendinizi tekrar yoklayın derim, çok iyi bir uyum olsa ona epey bağlanmış olmanız gerekir mantık olarak, "işte buu işte buuu" diye bir heyecan duymuş olmanız lazım. Bir tek argo kullanması, "sevişmeyiz" değil de "vermem" demesi (ben de bel altı pis pis laflar sandım yani) hemen soğutuyor mu yani...
0
muhayyer divan
(31.10.22)
yıllar önce galiba cemil ipekçinin bir programda söylediği bir söz vardı çok hoşuma gitmişti, annem ya da anneannem benim için sevdiğinle ayıplarınız bir olsun diye dua ederdi uzun süre tam olarak anlamadım diye.

bu rahatsızlık, ayıp gibi konular kişiden kişiye göre çok fazla değişebilen şeyler tıpkı espri anlayışı gibi. farklılık bile olsa komik ve eğlenceli konular zaman içerisinde evrilebilir değişebilir ama bu rahatsızlık bence kolay değişmez.

bana göre abartmıyorsunuz ama ilişkinin süresinden bağımsız bir durum bu. yeri geldiğinde küfür de kullanılır ama bu verme ve benzeri bir kaç çirkin tanımlama benim kırmızı çizgimin ötesinde. istemsizce soğurdum maalesef.
0
hypathia
(31.10.22)
Deal breaker ve red flag karışımı. Hiç normal değil. Samimiyetle de oluşmaz. Başka bir dünya.
0
gabe h coud
(31.10.22)
Haklısın bence de.
0
roket adam
(31.10.22)
Abartma/abartmama olarak tanımlamazdım, bana göre normal mesela ben gülerim. Belli ki tarzlarınız farklı, olur böyle şeyler.
0
veritaslibertas
(31.10.22)
ben de çok argo kullanırım ama 20 gün çok erken.
0
Hallegadola
(31.10.22)
bunu ayıplayanlar, burada kadınlara -dert etme kızlık zarını diktirirsin,
afganlara değil türklere verirsin, diye cevap veriyor hahaha.

incitmeden bi konuş bakalım değişecek mi huyu
(bkz: #1839903)
0
comp
(31.10.22)
bence komik ama boyle kullanmazdim. 20 gun erken fakat abartilacak bir sey gormuyorum. rger tek sorun buysa ve hoslanmadiysan hosuma gitmiyo oyle soyleyince de. dirty talka girer mi bilmem dirttalk icin de hosa gitmeyen seyler belirtilmeli cunku sınırı veya kuralı yok bunların
0
ala09
(31.10.22)
abartı falan değil. başka dünyaların insanlarısınız sadece.
0
nolmus yani
(31.10.22)
eğer bu dialog geçtiği sırada etrafınızda kimse yoksa sorun yok, bence normal. öyle çok çok üff ne ayıp şeyler söylüyor kıvamında bir durum yok bence. bir şakayı/espriyi argo veya küfür ile güçlendirmek bana normal geliyor en azından.

aynı cümleyi başka bir kelime ile kullansa komik olmaz yada aynı etkiyi vermez.

İyi bir eğitim almış olması iyi bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışıyor olmakta yumurtadan dün çıktığımız anlamına gelmiyor, hepimiz sokaktaydık ve sokakta argo yoksa ayakta kalamazsın.

anormal olan sana ultimatom vermiş olması ancak bunu görmemiş olman. konu boş beleş bir konu bile olsa sana ultimatom vermesi yeterince saygı duymadığını gösterir.
0
selam
(31.10.22)
@selam "Ültimatom"luk bir durum yok, alakası bile yok. Şaka olduğunu, "ahah" gülme efektine kadar paylaşmıştım zaten.
0
🌸Berck
(31.10.22)
Böyle şeylerden rahatsız olduğunuzu belirtebilirsiniz. İnsanlar yüzde yüz uyumlu olamaz zaten, herkesin karşısındakine göre kendini biraz törpülemesi gerekir. Ama değişmiyorsa katlanmak zorunda da değilsiniz tabii, o da sizin seçim hakkınız.
0
inawen
(31.10.22)
Tarzlarınız baya farklı bence zamanla daha çok anlayacaksınız
0
kestane gürgen palamut
(31.10.22)
çok soğurdum ben de. 20 gün değil 20 yıl olsa bile olmamalı.
0
deartheodosia
(31.10.22)
Bak bir daha böyle yaparsan vermem, görürsün sonra ahah"

Argo ile ilgili kesinlikle bir sorunum yok ama bu itici bir cümle.

20 günden daha kısa sürede libido ve sexting sınırında mesajlaştıklarım da oldu. Bilmemkaç ay arkadaş ve yakın arkadaş olduktan sonra bilmemkaç aydır sevgilim olan kız da konuşma içerisinde "... ama sana verdim" gibi bir cümle kurmuştu. Rahatsız olmuştum. Samimiyet seviyesinden ve süreden bağımsız olarak belirli başlı ifadeler var, onlar beni rahatsız ediyor. Kadın erkek ayrımı olmaksızın takıldığım ifadeler var.

NoContextSexting ya da benzer bir hesapta "Yarran erir" yazmış mesela bir kız. O da itici geldi. Türkçe "dirty talking" çok zor. Her an varoş ya da küfürlü kavgalı bir ortam havasına girebiliyor.
0
nawar
(31.10.22)
Bunun 20 günle alakası yok. İçinde varoş biri var gibi.
0
zimbirik
(01.11.22)
Cümlenin amacı mantığı bana gelmez (şartlı "verme") ama o dille bir sorunum yok. Siz herhalde daha pamuk prenses arıyorsunuz ama bu bir parça karanlık tarafa geçmiş herhalde kısmen (:
0
encokbenisevinnolur
(01.11.22)
(9)

Parodontax kullananlar bakabilir mi?

muhayyer divan
Bu diş macununun yeni açıldığı halde bozulmuş olması mümkün mü? Resmen deterjan tadı ve kokusu var, çok rahatsız oldum atmaya niyetlendim. Ne dersiniz bozulmuş mudur?
Bu diş macununun yeni açıldığı halde bozulmuş olması mümkün mü? Resmen deterjan tadı ve kokusu var, çok rahatsız oldum atmaya niyetlendim. Ne dersiniz bozulmuş mudur?
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Ben de paradontax aldım bir kere acayip pişman oldum, böyle kumlu gibi garip bir tadı vardı. Zor bitirdim tüpü. Onun tipi öyle olabilir, yoksa hayatımda hiç bozulmuş diş macunu görmedim yani.
0
roket adam
(31.10.22)
Florürsüz olanın tadı söylediğiniz gibi, normali o.
0
montreal
(31.10.22)
Yok normali bu kadar çamaşır suyu yer silme sıvısı karışımı kokmaz bence. Pek çok kez kullandım hiç böyle kokmuyorlardı ve tatları da bu kadar çirkin değildi...
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
Normal diş macunlarından çok farklı bi tadı var standart parodontax'ın. O yüzden farklı hissetmeniz normal. Alışınca fena gelmiyor ama enteresan bi şekilde, sadece fresh hissiyatı eksik.
0
a7x
(31.10.22)
Ben çok uzun zamandır kullanıyorum dediğim gibi. İlk defa böyle leş deterjan tadı ve kokusu geldi...
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
paradontax herzaman kötü tatlı bir macun du.
0
jamswety
(31.10.22)
Arkadaşlar şahsi değerlendirmelerinizi sormadım hiç bozulmuş parodontax gördünüz mü kullandınız mı, o da deterjan gibi miydi diye sordum...
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
Parodontax’ın geliştirilmiş tat diye bir serisi var dediğiniz gibi keşke geliştirmeselerdi tadı deterjan gibi. Diğerlerinin tadı farklı olsa da kötü değil ben seviyorum.
0
kararsızataletfilozofu
(31.10.22)
Paradontax değil ama başka markayı,uygun fiyatlı görünce 4-5 tane aldım internetten.
Dediğiniiz gibi deterjan tadı vardı ve kullanmadım.Muhtemelen sahte.
Belki size de öyle denk gelmiştir.
0
arenas
(31.10.22)
(10)

konya civarı pasif

coldegezenkutupayisi
bir arkadaşlığım var. pasif diyorum çünkü aktif olarak konuşmuyoruz. yaşadığımız şehirler arasındaki mesafe çok fazla. kendisi ilaç mümessili, iç anadolu bölgesi'ne bakıyor. o yüzden sürekli seyahat halinde. işi de yoğun olduğu için bana eskisi kadar ilgi gösteremiyor. hak da veriyorum aslında sürek
bir arkadaşlığım var. pasif diyorum çünkü aktif olarak konuşmuyoruz. yaşadığımız şehirler arasındaki mesafe çok fazla. kendisi ilaç mümessili, iç anadolu bölgesi'ne bakıyor. o yüzden sürekli seyahat halinde. işi de yoğun olduğu için bana eskisi kadar ilgi gösteremiyor. hak da veriyorum aslında sürekli otelde falan kalıyordu.

neredeyse yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi eskiden. şimdi cuma mesajı bile atmıyor. anca bayramda seyranda aklına geliyorum onda da altına isim soyisim yazmalı şablon mesaj atıp geçiyor. cumhuriyet bayramında onu bile atmadı gerçi. ikimiz de yoğun çalıştığımız için ziyarete de gidemiyoruz karşılıklı.

neredeyse tüm ilklerimi kendisiyle yaşadım. lisede tanışıp üniversiteyi birlikte okuduk. yedi sene ev arkadaşlığı yaptık. sevincimizde üzüntümüzde aklınıza gelecek her duygu ve davranışta ortaktık diyebilirim. bana çok yakın geliyordu etle tırnak gibi hissediyordum. aşık olduğum kadınlara bile böyle bir yakınlık hissetmedim hayatım boyunca.

çok üzülüyorum bu duruma. sizin de böyle aranıza mesafe girdiği için eski tadı kalmayan arkadaşlıklarınız var mı? ne yapılır bu durumda? bu bir ürün değil ki gidip muadilini alalım. muadil deyince bile arkadaşım geliyor aklıma çıkartamıyorum adamı içimden resmen.

kendime yeni arkadaşlıklar mı kurmaya çalışsam? aynı heyecanları başkalarıyla mı yaşamaya çalışsam? yerini tutar mı? çivi çiviyi söker mi? ne yapacağımı bilemiyorum.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
Var. Yıllarca devam ettirmeye uğraştım çabaladım, baktım ki hiçbir şekilde kıymet ifade etmiyorum, bıraktım. Başka arkadaşlıklar kuruyorum. Daha mesafeliyim, daha güvensizim, daha yalnızım. Ama vefasızlıktan değersizlik duygusundan daha iyi bunlar.
0
muhayyer divan
(31.10.22)
açıl bence arkadaşına. dök içindekileri açıkça. dostluk böyle şeyleri kaldırır. en kötü bu ilişkide bir gelecek görmediğini falan söyler, sen de önüne bakar daha aktif arkadaşlar edinirsin. duyuruda da güzel adamlar var. cuma mesajı atanı var mı bilmiyorum ama resmi bayramları kaçırmazlar.
0
IncredibleMau
(31.10.22)
iki arkadaşım oldu böyle. hep ben arayıp sordum bi dönem. kabullenemedim bikaç sene böyle sürdü. işleri yoğun dedim. vakitleri yok dedim. sonra eeeah alemin tavşanı ben miyim dedim bıraktım peşini ikisinin de aynı dönemde. ikisi de hiç dönüş yapmadı desem inanır mısınız :D ki biriyle üniversitede yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi, nikah şahidimdi :D diğeri de çocukluk arkadaşımdı.
0
pide
(31.10.22)
arkadaşlığın da bir ömrü var bence. üsttekilerin yazdığı gibi hikayelerim var benim de. tek taraflı emekle arkadaşlık yürütülmez. yeni yollara yelken açabilirsin bence.
0
roket adam
(31.10.22)
Duyuru başlığı çok farklı şeyler düşündürüyor yalnız :D
0
jonas
(31.10.22)
Bromance diye bir kavram var, snırım buna uyuyor durumunuz.

Dostluk, arkadaşlık işteş kavramlar. Her iki tarafta benzer oranlarda ve zeminlerde özen, destek, dayanışma göstermiyorsa suya bırakın gitsin. Ayrıca zaman bulunca sizinle görüşen değil sizinle görüşmek için zaman ayıran/yaratan insanlara emek harcanmalı.

Yeni arkadaşlıklar için de niye daha adım bile atmadan bir sürü olumsuz şerh koyuyorsunuz ki kendinize? Mevcutta ki gibi dostlar arkadaşlara harcadığınız zaman, enerji ve özeni başkasına gösterseniz zaten yeni bağlar inşa edersiniz.

İnsanlar da elenebilir, başka yönlere evrilebilir. Normal, olağan durumlar bunlar. Üzülürüz tabi taş değiliz ama bu boyutta değil.
0
Phoebe
(31.10.22)
Yedi yıl ev arkadaşlığınız boyunca, iyi şeyler paylaşmanıza ek olarak arkadaşınız birçok kötü şeyini size anlattı. Rezil olduğu anları, onu reddeden kızları, parasızlığını vs her türlü çaresiz durumunu biliyordunuz. Şimdi arkadaşınızın yeni bir hayatı var ve geçmişteki kötü anılarına şahitlik etmiş kişilerin enerjisini hayatında istemiyor.

Ben her kötü anıyı geride bırakırken, o anıya şahit olan arkadaşımı da hiçbir suçu olmamasına rağmen hayatımdan çıkarırım. Yani bir deyişle kötü anılarını unuturken "tanık bırakmamak" istiyor olabilir.
0
ekinuzbay
(31.10.22)
sevişmediğin insan hariç kimseyle bu kadar yakınlık kurma bence. sonu böyle oluyor çünkü. herkes bir hayat endişesine kapılıp gidiyor. artık insanlar bir eş bulup piyasadan çekiliyor arkadaşlık tatminini de eşinden karşılıyor.
0
Hallegadola
(31.10.22)
Bu gay mi?

—kırmızı Tuborg imparatoru 6. Benekli AYHAN
0
Gebeş kaplumbağası
(31.10.22)
Bence ekin gibi yapın. Onun soyadını kullanın. Çivi çiviyi söker mi derken, başka bir insanı kullanmak söz konusu galiba? Hoş değil.
0
Kahvedesu
(01.11.22)
(17)

Her yönüyle "anlam yüklemek"

muhayyer divan
Bana anlatabilir misiniz, bu "anlam yüklemek" ifadesinin kaç anlamı var, hangi anlamlarda kullanılıyor?? Devrelerimi yakan şey, muhatap alınan olayda konuda kişide yerde şeyde vs... OLAN anlamı görerek, fark ederek, algılayarak ona göre tepki vermek ne zamandan beri "anlam yüklemek" oldu, bunu anlay
Bana anlatabilir misiniz, bu "anlam yüklemek" ifadesinin kaç anlamı var, hangi anlamlarda kullanılıyor??

Devrelerimi yakan şey, muhatap alınan olayda konuda kişide yerde şeyde vs... OLAN anlamı görerek, fark ederek, algılayarak ona göre tepki vermek ne zamandan beri "anlam yüklemek" oldu, bunu anlayamıyorum.

Lütfen bana anlatır mısınız, isteyen herkes anlatsın lütfen.
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Belli ki biri can sıkmış.
Olayı bilsek de konuşsak keşke ama bu sekildeyse anlam yüklemek denmez.
Ha, gerçekten çok sıradan bir şeydir, mesala a, b ye kapıyı açmıştır, c kişisi de sen ona kapıyı açtı. Demek yerine ondan hoşlanıyorsun dediyse bu anlamk yuklemektir
0
kisa
(31.10.22)
Adı üstünde yük, yüklemek. Olan ile ilgisi yok. Yüklemek demek ekstra taşınacak, taşıyacağı bir şey eklemek demek.

Eğer ontoloji ya da epistemoloji konusmuyorsak da sen alınganlık ediyorsun aslında öyle bir şey yok, göründüğü gibi değil... anlamında da kullanılıyor. Size de öyle denmiş herhalde.
0
encokbenisevinnolur
(31.10.22)
Evet bana olmayan anlamlar yüklediğim söylenip duruyor. Halbuki olanın mesela kaçınılmaz sonuçlarını ortaya koyarak titizleniyorum, problem bu. Ya da bir insanın bir davranışı bir savunması ya da bişeyi işte, mesela çok hoşuma gidiyor, diyorum ki ne kadar şöyle şöyle bir hareket, çünkü ortama veya bana veya dünyaya insanlığa vs getirisi öyle, olumlu, uzun vadede bile olsa iyiliğe güzelliğe hem de candan ciğerden isteyerek hizmet etmiş ama bana deniyor ki her şeye bu kadar anlam yükleme.

Sevinsem suç üzülsem suç kızsam suç darlansam suç her şey suç.. olay da anlam yüklemek. Olanı görüyorum arkadaş sen görmüyorsan ben ne yapayım? Yanlış mı?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
Kanka o kizi birak bence
0
abuzer
(31.10.22)
neye ne kadar anlam yüklediniz net olarak bilmediğimiz için haklılık haksızlık belirtemiyoruz.

ben vereyim örnekleri. atıyorum iktidarın yürürlüğe koyduğu bir uygulamanın insanların hayatına müdahale amacı taşıdığı ve uzun vaadede toplumun geniş bir kısmına zulüm olacağını söylemek anlam yüklemek değil. iktidar sigarayı yasaklar, siz hayata müdahale olarak görürken bir başkası çok fazla anlam yüklüyorsun bu karar sağlıklı yaşam için alınmış diyebilir. burada olaya fazla anlam yüklemiş olmuyorsunuz çünkü sizin söylediğiniz şey de ihtimaller arasında. size fazla anlam yüklediğinizi söyleyen kişi sizin sebep sonuç ilişkisi kuramıyoruz dediğiniz kişi. o ön göremiyor siz görüyorsunuz evet.

bir fidan dikiyorsunuz ve yaptığınız bu hareketi çok abartarak anlatıyorsunuz. tohumlar fidana fidanlar ağaca falan şarkı söyleye söyleye geziyorsunuz. sizin kendinizi mutlu hissettiğiniz ve işe yaradığınızı düşündüğünüz bir hareket olabilir. öyledir de. ama bunu dünyayı değiştirecek, doğayı kurtaracak, çevre kirliliğine son verecek yegane davranış gibi anlatırsanız işte bu fazla anlam yüklemek olur. uzun vaadede sizin dikdiğiniz tek bir fidan çok da anlam ifade etmiyor. herkes böyle yapsın herkes bir fidan diksin derseniz o da gerçekçi olmadığı için fazla anlam yüklemek olur.

somut örnekler verirseniz daha kolay tespit edebiliriz olaylara aşırı anlam yükleyip yüklemediğinizi.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
boşver, seni mutlu ediyorsa duygularını yaşamaya devam et. ama başkalarının hayatına hadsiz yorum yapacak kadar anlamlar yüklüyorsan kendine çeki düzen ver. yukarıdaki kapı örneği gibi, adam sadece kadına kapı açmıştır, ooo kadından hoşlanıyor kafasında anlamlar yüklüyorsan bunları düzelt, dedikoduculuk oluyor bu bir nokta sonra. tavırların da ona göre değişiyor.

ofiste benim de başıma geliyor, üstlerim hareketlerime gereksiz anlam yükleyip profesyonel olmayan davranışlar sergiliyor. ben öyle herkesle laubali olmayan işini yapıp gitmek isteyen biriyim, sessiz sakinim. bana dünyadan nefret eden aşırı sinirli soğuk insan imajı yüklemişler. benle konuşmaları gereken şeyleri konuşmuyorlar ve yüzüme sen biraz sinirli ve moralsiz birisin diye konuşmadık senle bunu diyorlar. gereksiz anlam yüklemek bence bu, ve bak gördüğün üzere tavırları değişiyor. sinir oluyorum böyle durumlara. gerçekten dedikleri gibi sinirli insana dönüşmeye başlayacağım bu gidişle. sadece işimi yapıp gitmek istiyorum.

tekrar kapı örneğine gelecek olursak. ne kadar nazik, ne kadar tatlı düşünceli bir davranış vs. durumlarına girmek bence gereksiz anlam yüklemek değil. duyguları uçta yaşamak oluyor bu bence. bunun kime ne zararı olabilir diye kafamda tartıyorum şu an, kendi gözünü boyuyor olabilirsin. bir kişinin anlık nazikliğinin hoşuna gidişini en uçlarda yaşadıktan sonra o kişinin gerçek doğasını görmeni engelliyor mu bu durum sence? ve etrafındakiler bundan endişelendiği için sana laf ediyor olabilir mi? yoksa kendileri de bu duyguları yaşayamadıkları için çekememezlik mi yapıyordur?

bilemiyorum altan... soruna cevaptan ziyade dertleşir gibi oldum biraz ama, belki biraz suyu da bulandırdım da, banane.
0
nolmus yani
(31.10.22)
@coldegezenkutupayisi

Aslında tam okuyamadım yazdıklarınızı ama ortak itiraz ayrıntı bilmemek, onun için yazıyorum.

Birini sevdim, o biri bana çok acaip bir şekilde geldi, kendisine göre hiçbir sorun yok ben kendi kendime gelin güvey oluyorum. Bana böre ise bir kadına bu şekilde davranılmaz, kim olursa olsun. Neyse bir şekilde sevdim, davranışlarına baktım gözlemledim vs, sonra bu şahıs kancıklık etti ve bana çok ağır gelen bir davranışla kavga başlattı ve hiç hak etmediğim suçlamalar ve hakaretler yedim, üstüne de her yerden engellendim vs.

Bizi tanıştıran arkadaş diyor ki herkese bu kadar anlam yükleme. Bu kafa tilt oldum.

Benzer şekilde iş yerimde iş tanımımın gereklerini yapmaya uğraşırken işimizin kurallarını kendi isteğiyle bilerek ihlal eden üst hakkında sinirlenerek dert yandığımda "herkese bu kadar anlam yükleme".

İşimle ilgili titizleniyorum arkadaş, işim sadece iş değil koskoca yüzlerce yıllık kültürel ve sanatsal miras, titizlenmeyen katil demektir, bozulmasına çanak tutmuştur çünkü. Ama neden "bu kadar anlam yüklüyor" oluyorum??

İnsanlarda aşırı derecede yozlaşma var, hem neyi ne kadar ciddiye almaları gerektiğini, yani neyin neye nasıl ve ne kadar hizmet ettiğini unutmuşlar hem de birbirlerinin hatalarını alttan almaya hoş görmeye görmezden gelmeye o kadar fazla alışmışlar ki ortalık narsist ve borderline dolu. Açıkça dengemiz bitmiş bizim.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
ilişki örneğinizden başlayalım. bu konuda ayrıntı bilmesek de biraz fazla anlam yüklediğiniz az çok belli oluyor anlatış tarzınızdan. bazı insanlar fazla samimi, yakın davranabiliyor diğerlerine belki bu hareketlerini yanlış anladınız? kendinizi kaptırmışsınız ve akışına bırakmışsınız. bu hata değil ama tam olarak tanımadığınız birine arkadaşınızın söylediği gibi fazla anlam yüklemiş olabilirsiniz.

iş konusunda gayet haklısınız. aklıma öyle söyleyince arkeoloji geldi. sen koruma o korumasın diğeri gidip mağaraya kalp içinde sevgilisiyle kendi adını yazsın falan olacak iş değil tabii ki. fakat burada da maalesef ülke şartlarını gözetmek gerekiyor. eğitimin hali belli akademinin hali belli. bu konuda sorumlu bir insan olarak doğru anlamlar yüklüyorsunuz ama çok yorar bu insanı bu coğrafyada. kendinize yaparsınız yani her şey aynı tas aynı hamam devam eder.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@coldegezenkutupayisi

Hiç tanımadığım birinin aşırı gevşek davranışlarını yadırgamak, tanıştıran kişinin hatırını güderek takılmayıp bir şans vermek, verdiği şansın bol bol kötüye kullanıldığını görmek ve sonunda onun çıkardığı kavgada benim hiç hak etmediğim hakaretlere ve suçlamalara maruz kalmam, sonunda isyan etmem neden "fazla anlam yüklemek" oluyor, lütfen anlatır mısın?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
çünkü muhatabınız her kimse en başında ön yargılı olmanıza rağmen kendinizi kaptırıp sonda yaptığı hareketten etkilenecek kadar değer vermişsiniz. adamı "gevşek" diye etiketlemenizle en son yaptığı gevşekliğe aşırı tepki vermeniz arasında yaşanan her şey fazla anlam yüklemekten kaynaklanıyor.

bu örnekte hak etmeyen birine hak etmediği bir anlam yüklemişsiniz, sorun bu.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@nolmus yani

Öyle bir güvensizliğim vardır ki, insanların olumlu yönlerini, yaptıkları tercih ettikleri güzellikleri görmeye çok ihtiyaç duyar hale geldiğim için bunları görmeye, bunlar karşısında heyecan duymaya, bunlar için onlara teşekkür etmeye kendimi alıştırdım. Bana biri bırak kapı açmayı, yere düşürdüğüm şeyi alıp bana veren bir hademe dahi olsa yüzüne bakarak ve yapabiliyorsam gülümseyerek teşekkür ederim, samimiyetimi ona iletirim. Ben insanların samimiyet duygusundan uzaklaştıklarını düşünüyorum, özellikle olumlu güzel duygular konusunda. Onun için mesela teşekkürü her fırsatta yaparım, bir garsın bir sipariş için masama 10 kere gelip gitse her defasında mutlaka teşekkür ederim, sonunda mutlaka "ellerinize ayaklarınıza sağlık" derim. Moral olmasını isterim, çünkü o para kazansa da benim orada moral bulmaya çalıştığım zamana eşlik ediyor.

Mesela şu yukarıda yazdığım yaklaşım... bu bence fazla anlam "yüklemek" değil, olanın anlamını ve değerini ortaya çıkarmak ve hakkını vermek. Bu da benim gibi duygusal ve sanatla en derinden uğraşan insanların harcı. Bu bana ağır gelmiyor, insanların gerçek yüzlerini görmemi de engellemiyor, paranoyaya da bağlamıyorum, bağlasam bağlarım çok müsaitim ama asıl yoran şey paranoyaya ilerlemek, bu da resmen "bir tek ben güvenilirim benden başka kimse güvenilir değil ve olamaz" faşizmidir, ben böyle biri değilim, olmak da istemem.

Anlatabildim mi bilmiyorum. Bence dengeli ama çok hassas ve her insana çok kıymet veren biriyim, o kadar.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
@coldegezenkutupayisi

Şu an tamamen olmayan şeyi gerçekmiş gibi yansıtıyorsunuz.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
ama buna insan olmak deniyor zaten... bırak, keyfini çıkar. buna laf edip moralini bozanların da biletini kes gönder hayatından. bu ne saçmalık? Resmen senle aynı duyguları minneti hissedemedikleri için seni engellemeye çalışıyorlar.
0
nolmus yani
(31.10.22)
hanımefendi ben sizin ne yaşadığınızı detaylı olarak nasıl bilebilirim? anlattığınız kadarıyla yorum yapabiliyorum, kusura bakmayın.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@nolmus yani

Bence aynısını hissedemedilleri için beni engellemeye çalışma davranışı değil bu, "insanlara çok değer verme" diyememek. Kaldı ki her insanın varoluş hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Nurdoğan Arkış diye bir adam var, kimlikleri sayarken "bence bir kimlik daha var ve bütün kimliklerin üzerinde, o da var olmak kimliği, varlık kimliği, insanlar sırf var oldukları için değerlidirler" der, bunu okuduğumda varoluş ne demek tam olarak anlamıştım.

@coldegezenkutupayisi

Anlattıklarımda olmayan ve anlattıklarım üzerinden verilemeyecek yargıları vermeyin o halde. Anlatabildim mi bilyorum.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
anlattığınız kadarından çıkan sonuç oydu. yanıldığımı düşünmüyorum. tekrar kusura bakmayın dikkate alıp cevap verdiğim için.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@coldegezen rica ederim, dikkatiniz yanlış veya eksik çalışmış.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
(5)

Pantolonunun (Açık gri sanırsam) üzerine hangi renk gider?

put it in your appropriate place
Lacivert gider sanırım. Siyah da gider. Başka renkle uyumlu olur, yeşil güzel olur mu?
Lacivert gider sanırım. Siyah da gider. Başka renkle uyumlu olur, yeşil güzel olur mu?
0
put it in your appropriate place
(30.10.22)
Açık mavi, lacivert de olur.
0
Amaranta ursula
(30.10.22)
Gri gibi değil epey bir krem rengi gibi duruyor, renk düşünemiyorum
0
muhayyer divan
(30.10.22)
arkadaki mavi ton bence iyi
0
ala09
(31.10.22)
Bütün renkler uyar gibi.
0
ruhen hastayim ben
(31.10.22)
Yesil ama tonuju sen ayarla
0
abuzer
(31.10.22)
(1)

kısayol ekleme

lonelycowboy
merhabalarandroid telefonlarda masaüstüne klasör eklemek ve bu klasör içine pdf ve başka dosyalar eklemek mümkün mü? başka bir dosya yöneticisi uygulaması indirmek istemiyorum.
merhabalar
android telefonlarda masaüstüne klasör eklemek ve bu klasör içine pdf ve başka dosyalar eklemek mümkün mü? başka bir dosya yöneticisi uygulaması indirmek istemiyorum.
0
lonelycowboy
(30.10.22)
Mümkün aslında, ben bahsettiğin dosyaları masaüstüne koyuyorum, benim telefonda birini diğerinin üzerine taşıyıp bekletince klasör açıyor isim vermemi istiyor, orada bir klasör yerleşmiş oluyor. Bi dene istersen. Benim telefonum Samsung A52.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
(29)

karsi cins arkadasla yapilan aktivite ornekleri flort mudur

ala09
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiy
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiye gore arkadasliktan emin iseler sorun yoktur diyorum)

flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?
0
ala09
(30.10.22)
Herkesin fikrine kimse karisamaz asamasi bu. Genel cevab; tabii ki yapabilir iki karsi cins arkadas bunlarin hepsini. Bunlarin hepsini yapip arkadas kalmalari mümkündür. Ama benim kisisel cevabimi merak ediyosan ( ;))) ) sebgilimin yakin kiz arkisiyle basbasa sarap evine gitmesini ya da bunun bir rutin haline gelmesini sevmezdim. İts my choise
0
abuzer
(30.10.22)
Mümkün mu? Mumkun.
Bu tarz hareketleri yaptığım arkadaşlarım ile normal arkadaş kalabildik mi? Çok az bir kısmı ile.

Ben de çok rahat olurdum diyemem.
0
logisticsmanager
(30.10.22)
ben üç sene boyunca iki kadınla ev arkadaşlığı yaptım. söylediğiniz şeyleri ve ekstrasını çok yaptık. kimse de herhangi bir sinyal alıp duygularını, hareketlerini değiştirmedi. dizi izlemek, şarap evine gitmek dışında aynı yatakta uyumuşluğumuz da çoktur.

o zamanlar gençtim. şu an flörtüm veya sevgilim varken yanlış anlaşılmamak için yapmam böyle şeyler.
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Flörtleşmek yapılan aktivite ile ilgili değil aradaki çekim ile ilgili derdim fakat bazen sizden bağımsız olarak karşı taraf bir beklentiye girebiliyor. Ben olsam bu tür şeylere girmem, sevgilim buluşursa da buluşur koca adam kendine sahip çıkar neticede.
0
ruhen hastayim ben
(30.10.22)
Şarap evinde şarap içmek ve eve gidip dizi izlemek?

'Sadece arkadaşız' Aynen :D Neyse bir şey demiyorum.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(30.10.22)
@panda yuva dostum gorus aliyoruz. burda sarap icilen ark baska dizi izlenen ark baska
0
🌸ala09
(30.10.22)
Zaten mevzu kankii ayağından başlamıyor mu? Karı taklidi yapan geyler bile tehlikeli çıkartır masaya vurur, ruhun bile duymaz, kesinlikle tehlikeli sular bunlar şahsen yaklaştırma hele bu tarz muhabbetlere çekim yasasına aykırı
0
Gebeş kaplumbağası
(30.10.22)
Bu tamamen yapanların niyetine bağlı. "Başbaşa şarap evinde şarap içmeler" deyince ambiyans değişiyor.

Benim istesem gidip şarapevinde şarap içeceğim karşı cins arladaşlarım var örneğin, gitsek "başbaşa" bakışarak, tebessümlerle falan şarap içmeyiz ama, dedikodu falan yaparız. Kimse de flört ediyoruz gibi hissetmez.

Kıskanmanıza neden olacak haklı bir sebep varsa birlikte manava bile gitseler gözünüze batar. Haklı bir sebep yoksa boş yere hayatı zehir etmeyin kimseye bence.
0
akhenaten
(30.10.22)
ben ki cok acik goruslu biriyimdir boyle bi seyi kabul etmem. karsi tarafin da ciddi bi iliskisi olsa bile etmem. isterse anaokulundan beri kanka olsunlar etmem :D

burda en iyi senaryo ben de bu grubun arkadasi olmaliyim. o zaman o kisinin yanimizda ucuncu olmasindan iskillenmem veya kirk yilin basi benim isim cikar da ben iptal edersem bi etkinligi ikisi yalniz devam edebilirler. bunun harici kankayiz diyip oyle habire icli disli olamazlar
0
Kittie
(30.10.22)
ya benim bir sürü kız kankim vardı evlenmeden önce, ama sonrasında fark ettim ki aslında tam bir aksiyona 1 adım falan yakınmışız. artık öyle düz kız arkadaş olayına pek inanmıyorum. ha tabii ki bu saydığın aktiviteler gayet normal ama dediğim gibi aksiyona dönme ihtimali çok yüksek.
0
roket adam
(30.10.22)
bir sürü erkek kankam vardır ama hiç biriyle başbaşa dizi izlemedim. o kadar da değil :) basbaya flört bu.
0
kaptan maydanoz
(30.10.22)
@akhenaten benim arkadaslarimla aktivitem bu. karsi taraf bundan rahatsiz olup geri adim atiyor bana bahane gibi geliyordu ama gorusunde israrci @roketadam gibi dusunuyro. bi hamleye bakar "saf olma bu kadar" kafasinda. saflik mi bu diye bi dusunuyorum, flortumle olan mevzunun haricinde
0
🌸ala09
(30.10.22)
flört değildir, ben yaparım, kanka olarak da kalırım, ama yine de flörtümün ya da sevgilimin bunları karşı cinsten biriyle yapmasını istemem.
0
ekinuzbay
(30.10.22)
"flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?"
evet
"karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?"
ilk soru evet ise doğal olarak sorun vardır.

iş arkadaşıyla beraber yemekhanede yenilen öğlen yemeği de şunlardan daha fazla etkileşim içerebilir, duygu tetikleyebilir
bunlar sırasında ne kadar kontrollü olunabildiği sonrasında etkisinden çıkılabilmesi masumiyeti belirler bana göre

başına silah dayanan ya da zorunluluk sebebi değil sonuçta çoğu birebir aktivite
tek eşliliğin özünmsenerek benimsenmesine kadar bağlanabilir bu konu
0
bir soru sorcam
(30.10.22)
Burada bir taraf kendini kandırıyordur
0
mirty
(30.10.22)
Halihazırda bunları yakın kız arkadaşlarımla yapıyorum. Kimiyle uzun süre buluşamıyoruz, evde uzun uzun rahat vakit geçirdiğimiz için bana geliyor. Kimiyle başa başa içmeye eğlenmeye de gidiyoruz. Kız arkadaşım varken de yaptım bunları, kimse de rahatsız olmadı. Rahatsız olana yallah arabistana derim.

Flörtüm bunun rahatsız edici olmadığını düşünüyorsa - ki yaptığına göre düşünmüyor- ben niye olayım ki?
Bu durum flörtün saf salak olduğu durumlarda geçerli olabilir ancak, o durumda bunun uyarısı yapılır ama yine karışılmaz.
Ha yok, flört saf salak değilse güvenilir.

Hepsinden öte, asıl problemi yaratan konu: flörtün "kaçamak" yapma ihtimalinden şüphe varsa -ki herkes bu ihtimal üzerinden rahatsız olurum demiş- niye flörte devam ediliyor ki? Karşı cins arkadaşı olmayan ya da olanla "şüpheli" aktivite yapmayan biriyle flört etsin.
0
Bruce
(30.10.22)
twitter.com

Aynen flört. Bi de çakar flört. Tam flört.

Direkt damgalarım sorry.
0
Hallegadola
(30.10.22)
Bunları yapıyorduk diye flört ediyoruz zannedip açıldım adama. Meğer arkadaşmışız. Demek ki her zaman flört olmuyormuş.
0
antikitleruhlu
(30.10.22)
Benim benden bu tür aktiviteleri talep eden bir kadın arkadaşım var. Kendisinin sevgilisi de var. Ben kendimden emin olduğum için işime geldiği sürece sinemaya gitmek ne bileyim birlikte alkol almak vs şeyleri başbaşa yapıyoruz. Ama açıkçası "sevgilin ne diyor bu işe" diyesim de geliyor bazen. Neyse zaman içinde öğrendim ki biraz efendi-kole dinamikleri içeren bir ilişkileri varmış, o aşamada da "sevgilin ne diyor" kısmı ilgi alanımdan çıktı.

Biz halihazırda tanıştığımız için pek geri cekilmedim ama mesela yeni tanışıp böyle tekliflerle gelen birine de hayır derim muhtemelen. Nasıl bir şeyle karsilasabilecegimi ya da onların ilişkilerinde neyi tamamlayan bir şey olacağımi bilemem. Yani mesela beni, benim haberim olmadan kıskandırmak için mi kullanıyor, ya da sevgilisinin benzer bir arkadaşlık ilişkisi var da kendince denge mi kurmaya çalışıyor... bana doğrudan dokunan bir zararı yoksa da bunlari yine de gozetirim. Dediğim arkadaşımda böyle bir şey görmediğim için de bir sakıncası yok benim için.

Öteki taraftaysam da karışmam ama ne alaka dediğim tavrımi belli ederim. Spesifik bir durum olur tamam da, verdiğin örnekler birlikte yapmanın şart olduğu şeyler değil ya da o formda olmayabilir. Şarap evinde başbaşa yerine bir bar cafede buluşup bira icemiyorlar mi? Birlikte dizi izlemedeki birliktelik kısmı nedir, üzerine konuşmak istedigin bir seyse ayrı ayrı izleyin birlikte konuşun... vs böyle ele alırdım. Belki sormak istediğin tam bu değil ama örnek verdiklerin başbaşa ve izole (sadece ikimiz tarzı) zaman geçirme bahanesi formunda şeyler.
0
encokbenisevinnolur
(30.10.22)
Geçmişte sınır çizmezdim ama artık çiziyorum. Bana göre rahatsız edici.

Şu aklıma geldi.
www.youtube.com
0
Kahvedesu
(30.10.22)
Örtülü flört. İnkarlı flört. Baş başa şarap içilmez. Beraber şarap içilir. Tamam eve gidip beraber dizi izlersiniz ama sık sık "baş başa" vakit geçiriyorsanız bu örtülü flörttür, kankalık değildir.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Yazmayı umutmuşum, ben çok rahatsız olurum. İnat olsun dşye ben de yaparım olay çıkar.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Başvaşa şarap evinde şarap içmekle iş çıkışı bi pubda bira içmek aynı şey. Şarap içince sanki daya romantik bir ortammış gibi geliyor insanın aklına ama değil aslında. Aynı konsept.

Yani eğer bu başbaşa yapılan aktiviteler ben çağırılmadan yapılıyorsa o zaman bozulurdum. Yani benim canım istemez onlara katılmam, müsait olmam vs başka. Ama özellikle başbaşa olmak istiyorlar, ben partner olarak ortama davet edilmiyorsam o zaman rahatsız olurdum.

Bir de bu benim partnerimle aramdaki ilişkiye de bağlı. Eğer güzel bir ilişkimiz varsa, sadakatsizlik, ilgisizlik hissetmiyorsam o zaman sorun etmem çoğunlukla. Ama eğer zaten asıl ilgi benim üzerimde değilse o zaman kıskanırım.

Bir de bazı insan vat karşı cinsle arkadaş olamaz hemen aklı karışır. Bazısı var karşı cinsle arkadaşlığı iyi yürütür, şıp sevdi değildir, her yakın olduğu karşı cinse çekim duymaz. Yani partnerimin hangisi olduğuna da bağlı benim rahatsız olup olmamam.
0
zimbirik
(30.10.22)
bu yazılanlardan aklıma direkt şu gif geldi
media.tenor.com
0
basond
(30.10.22)
Benim bi kaç tane böyle yakın kız "kankim" var. Şarap içiyoruz, dizi izliyoruz, tatile falan gidiyoruz. Ben en azından kendi adıma arkadaş olduğumuzdan eminim, karşı taraftan da sakat bi sinyal almadım. Kafam rahat o açıdan. Her selam verdiğimizle sevişecek halimiz yok.

Ama flört ettiğim insan yapıyor olsa rahatsız ederdi, evet. Biraz çifte standart gibi görünüyor ama başkasının iletişimini kendininki gibi bilemiyorsun sonuçta. Karşıdakine bağlı yani orası. Henüz "flört" aşamasındaysak, yeterince tanımadığım için rahatsız olurdum.
0
plutongezegendegilmi
(30.10.22)
Dışarıdaki etkinlikler bi yere kadar benim için kabul edilebilir ama evde basbasa dizi izlemek bana fazla asla kabul etmez asiri rahatsiz olur iletisimi de keserdim. Normaline güven olmuyor bi de basbasa takilanina gözü kapalı mı guvenecegiz? Bu ortamda hiç sanmiyorum.
0
ddenizz
(31.10.22)
Hayır flört değil dümdüz dostluktur. Baş başa rakı da içeriz, eğlenmeye de gideriz, xbox da oynarız, dizi de seyrederiz ve hiçbir "yanlış" sinyal almayız. Erkek arkadaşım da tanıyor, ondan emin. Olmasaydı yapmazdım bunları yine de, dışarıdan çok başka görünme ihtimali var.
0
charbiel
(31.10.22)
arkadaşlıktan emin iseler (milyonda bir ihtimal) flört değildir. benim böyle bir arkadaşım var :)
0
gabe h coud
(31.10.22)
guldum.net
twitter.com

@charbiel, bir de erkek arkadaşına sor bakalım kariaktürdeki gibi düşünüyor mu düşnmüyor mu? :)
0
Hallegadola
(31.10.22)
(17)

Hiç televizyona çıktınız mı?

magni
Selamlar. TV programları, yarışmalar, röportaj vs. herhangi bir sebepten televizyona çıktığınız oldu mu hiç?
Selamlar. TV programları, yarışmalar, röportaj vs. herhangi bir sebepten televizyona çıktığınız oldu mu hiç?
0
magni
(30.10.22)
Ben haberlerde çıkmıştım. "Kadına şiddete hayır" demek için bisiklet sürmüştük İstanbul Caddebostan'da. Halen o saniyelerin ekran görüntüsünü saklıyorum.
0
baldan kaymak
(30.10.22)
olur da sokak röportajına denk gelirim diye arkadan geçen kişi dahi olmamak için yolunu değiştiren biriydim. askerliğimi tören askeri olarak yaparken bütün hayatıma yetecek kadar kamera önüne çıktım. bu da herhalde "herhangi bir sebep" kategorisine giriyor. girmiyosa da girsin artık, anlatacak ortam olmuyor, yazık oluyor bütün anılar.
0
IncredibleMau
(30.10.22)
evet abbas güçlü genç bakış
0
basond
(30.10.22)
Çıkmadım.
0
Amaranta ursula
(30.10.22)
90’larda şiir yarışmasında birinci oldum. Şiirimi törende okudum ve televizyonda yayınlandı.
0
gabe h coud
(30.10.22)
90'larda anaokulunda oynadığım piyes kırşehir yerel televizyonunda birkaç sene döndü durdu. bir de futbol ile alakam sınırlı olmasına rağmen yayıncı kuruluşa taraftar olarak 10 saniyelik sokak röportajı vermiştim.
0
zgrydn
(30.10.22)
ilkokulda resim yarışmasında ilçe birinciliği kazandım. o zamanlar şimdiki cumhurbaşkanımız sayın recep tayyip erdoğan beyoğlu belediye başkanıydı. ödülü kendisinden aldım ve akşam haberlerde ikimizi izledim....
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
tv kanalinda calistim demolarda bile kamera karsisina cikmadim. hic sevmem, poz veremem, rol yapamam
0
ala09
(30.10.22)
Balkes yerel kanalina röpo vermistim unide xd
0
abuzer
(30.10.22)
Küçükken 23 Nisan için annem Cemal Reşit Rey'e götürmüştü, orda benle röportaj yapmışlardı.

"Çıkmak" denemez ama birkaç kere de çeşitli yerlerde "göründüm" swh.
0
akhenaten
(30.10.22)
Lisede yerel bir kanalin programina katilmistim. Hatta edebiyat hocasi konusursaniz sozlude 100 verecegim demisti soz de almistim ama **** ruhlu kadin not vermemisti.

Aklima geldi yine kizdim kadina.
0
kuzey li
(30.10.22)
22 yıllık televizyoncuyum, 1 kere çıkmadım.
0
duster
(30.10.22)
Televizyona cikmadim ama mesut sureye ciktik youtube'da.
0
matilda
(30.10.22)
2006 olsa gerek, çıkmıştım. Enstrümanımla taksim yapmıştım.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
2008 yılında trtdeki bir kelime bir işlem yarışmasına seyirci olarak katıldım, yarışmacılar matematik sorusunu bilemeyince ben çözmüştüm, nacar saat bana hediye edilmişti bunun karşılığında.
0
blue rebel motorcycle club
(30.10.22)
cocukken bir dizide oynamistim. Kimseye soylemiyorum ne oldugunu.
0
sopiro
(31.10.22)
turkiyenin bence acik ara en kotu reklaminda basrol oynadim :D
0
monicapp
(31.10.22)
(7)

sürekli ağlayan yavru köpek

coldegezenkutupayisi
iş yerinde ilgilendiğimiz 1.5 aylık iki tane yavru köpeğimiz vardı. yavrulardan biri, iki gün önce zehirlendi ve maalesef kurtaramadık. bizim dışımızda yoldan geçen "hayırsever" insanlar el kadar köpeğe et ikram etmiş ve ne yazık ki sonu böyle oldu. kardeşinin sağlığı oldukça iyi veteriner kontrolün
iş yerinde ilgilendiğimiz 1.5 aylık iki tane yavru köpeğimiz vardı. yavrulardan biri, iki gün önce zehirlendi ve maalesef kurtaramadık. bizim dışımızda yoldan geçen "hayırsever" insanlar el kadar köpeğe et ikram etmiş ve ne yazık ki sonu böyle oldu. kardeşinin sağlığı oldukça iyi veteriner kontrolünden yeni geçti.

dün çok durgundu, hiç oyun oynamak istemedi. o halde görünce bugün ilgileneyim diye peşinden ayrılmıyorum ama bu sefer de iki dakika beni göremezse ağlamaya başlıyor. alanda altı tane yetişkin köpek olduğu için yanlarına gidiyor ve onlardan ters bir tepki alınca iyice korkuyor. o yüzden çitle çevrili bir yerde tutmak zorunda kalıyoruz.

beni gördüğü zaman rahatlayıp uyumaya başlıyor. öncesinde bi koşup geliyoruz tabii, oyun oynamadan bırakmıyor. şu an duyuruyu yazarken bile tepesinde dikildim uyumasını izliyorum. uyanıp beni göremezse çığlık kıyamet ağlamaya başlayacak yine. ne yapmak lazım bu çocuğa? sebebi ve varsa çözümü nedir? vallahi sabahtan beri imanımı gevretti.
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Çözümü köpeği olmayan mümkünse bahçeli ev sahibi birinin onu sahiplenmesi, acilen. Çünkü o daha bebek, yanında koruyan kollayan bir anneye ihtiyaç duyması çok çok normal. Keşke böyle biri çıksa da sahiplense. Yoksa şu an olması gereken bu...
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Çok tatlı ve sadık hayvanlar. Biz de çok yeni 2 aylık bir kedi sahiplendik. O da öyle,.sürekli ağlıyor. Sizinle bir bağ kurmuş hayvan. Kolay kolay peşinizi bırakmaz. Ancak yeni bir kişi onunla ilgilenip, korursa durum düzelir. Hayvanlar hissediyor kimin sevip koruyacağını. Belli ki sizi güvenilir liman olarak görmüş :))
0
stejerners
(30.10.22)
twitter, instagram vs. sahiplendiren sayfalara yazın sahiplendirilse ne güzel olacak. yalnız buraya kedi köpek sorusunda fotoğraf paylaşmak gerekiyordu diye biliyorum -_-
0
ala09
(30.10.22)
adet yerini bulsun o zaman :)

www.hizliresim.com
0
🌸coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Bu kadar tatlı olmak zorundalar mı, umarım tez vakitte yuvalanır
0
euteamo
(30.10.22)
sahiplendirmek benim de aklıma geldi ama bu köpek kangal. aşırı güvenilir bir yere vermem lazım ki içim rahat etsin. aksi halde verdikten sonra zaten gideceği yer barınak. o yüzden sahiplendirme niyetim yok gibi. kardeşi için hazırlıksız yakalandım çünkü kimin aklına gelir böyle saçma sapan bir şey yaşanacağı yani.

keyfi yerinde, bakımı iyi. biraz büyürse diğer köpeklerle anlaşır rahat rahat büyür. buradaki köpeklerimiz bahçeli evlerde yaşayanlardan çok daha rahat çünkü arazimiz geniş ve benden bile iyi besleniyor hepsi. zaten çevreden de bizi bildikleri için köpek bırakıp bırakıp gidiyorlar. diğer köpeklerin tamamı terk edilmişti bu yavrular şimdiye kadar gelen en küçükleri oldu.

içiniz rahat olsun yani, üzülmeyin. ben ekstra bir şey yapmak gerekiyor da yavru köpek dilinden anlamıyor muyum acaba diye teyit etmek için sordum. anladığım kadarıyla biraz büyüyene kadar maymun edecek beni :)
0
🌸coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Diğer köpeklerle iyi anlaşsa işiniz kolaylaşırdı, vakit buldukça diğer köpeklerle ortak vakit geçirmesini sağlayabilirsiniz. Ben böyle yapıyorum, işe yarıyor. Yavruya saldırmaya kalkan olursa kızın, birkaç seferden sonra ona karışmamaları gerektiğini anlıyorlar. Mesela diğer köpeklerle aynı yerde hepsine mama verin, kendi mamasını bırakıp yavrununkini yemeye gelen diğer köpeklerin yavruya verdiğiniz mamayı yemelerine engel olun. Bir şekilde anlıyor diğer köpekler.

Akşam çıkarken yine güvenli alana bırakırsınız biraz büyüyene kadar.
0
akhenaten
(30.10.22)
(3)

Dışarda Tanışma

mr deadman
Kızlara soruyorum. Biliyorsunuz Türkiye de sokakta,cafede ,vs bilmediğin biri ile tanısmak zor. yüzde yüz imkansız değil ama yaygın da değil.Ve insanın çevresinde beğendiği biri yoksa çıkmaz sokağa giriyor.Sosyal medya bana göre şiseye mektup koyup okyanusa atmak gibi bişey. Sorum; böyle şeylere k
Kızlara soruyorum. Biliyorsunuz Türkiye de sokakta,cafede ,vs bilmediğin biri ile tanısmak zor. yüzde yüz imkansız değil ama yaygın da değil.Ve insanın çevresinde beğendiği biri yoksa çıkmaz sokağa giriyor.Sosyal medya bana göre şiseye mektup koyup okyanusa atmak gibi bişey. Sorum; böyle şeylere kesinlikle karsımısınız yoksa ne tarz bir yaklasımla, nerede ,hangi şartlar altında sizle tanısmak için şansını deneyen biriyle iletişim kurarsınız. ?
0
mr deadman
(29.10.22)
Sokakta durdurup tanışmak isteyen birisi korkutmaktan başka bir şey yapmazdı.
0
ruhen hastayim ben
(29.10.22)
Genelde arkadaş ortamında tanışmak en sağlıklısı gibi.
0
olaylar olaylar
(30.10.22)
Güven vermesi ve saygılı davranması çok önemli. Kadın o an her türlü psikolojide olabilir, terslediğinde ısrar etmemek gerek... gerçi ısrarcı olununca ikna olanlar da var...


Sosyal medya nasıl şişeye mektup koyup okyanusa atmaksa dışarıda biriyle tanışmakdi da aynı şekilde. Hiçbir farkı yok. Bir de hiçbir zaman dış görünüşle karar vermemek gerekir, bence sağda solda kafede değil, size en önemli ve anlamlı gelen ilgi alanlarınızdan birinin veya birkaçının alanında yapılan sosyal faaliyetlerde, dernek vakıf stk çalışmalarında vs insan tanıyıp ona göre seçin. Şu anda bahsettiğiniz tarzda bir tanışma flört vs çok çok tehlikeli.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
(8)

akıllı saatler size de çocuk saati gibi geliyor mu?

lovemyself
saat zevkim çok yoktur. ama bazen bir saat görüyorum, iyi bir markanın olduğu 100 metreden belli, gerçekten karizmatik duruyor. saatin bir klas duruşu, bir karakter hakkında ipucu vermesi gibi bir şey var.kendim çok saat takmadığım ve model/markaları, modayı falan bilmediğim için başta tam dillendir
saat zevkim çok yoktur. ama bazen bir saat görüyorum, iyi bir markanın olduğu 100 metreden belli, gerçekten karizmatik duruyor. saatin bir klas duruşu, bir karakter hakkında ipucu vermesi gibi bir şey var.

kendim çok saat takmadığım ve model/markaları, modayı falan bilmediğim için başta tam dillendiremiyor, kendi cahilliğime veriyordum. ama adamın şirketi var, zengin, işi gücü iyi, ama kolunda akıllı saat. konuşurken arada kolunu oynatınca ışığı yanıyor falan. sizden birilerine de komik geliyor mu? 90'lardaki erkek çocuk saatine benziyorlar.

kadın versiyonlarını inceledim, onlar da çocuk saati gibi. bunları komik bulan, karizmatik bulmayan bi ben mi varım? saat zevkim gelişmediği için mi böyle? ciddi soruyorum.
0
lovemyself
(29.10.22)
Kafa meselesi. Bana sorarsan silah zoruyla bile takmam, quartz ya da otomatik farketmez çelik klasik saat takıntım vardır ama akıllı saat kullanan adama da neden demem. hayatını kolaylaştırıyordur, aksesuar niteliğinden çok efektif olması önemlidir vesaire. Mesela Bill Gates Casio'nun ucuz bir modelini kullanıyor. Adam için yeterince efektif anlaşılan. İşte o saat images.app.goo.gl
0
uvcray
(29.10.22)
gerçekten bana da çok komik geliyor. geri kafalı mı kaldım boomer mı oldum bilmiyorum ama ilk çıktığında heves edip almıştım belki bir belki iki kez taktım.
0
coldegezenkutupayisi
(29.10.22)
Hem çocuk saati hem de o kadar gereksiz geliyor ki... resmen keriz silkeleme taktiği başka bir şey değil. Normal saate bile o kadar para vermem, ona hiç vermem şahsen.
0
muhayyer divan
(29.10.22)
Saatten çok anlamam ama huawei gt3 kullanıyorum, herhalde 7 8 ay oldu. Çocuk saati gibi bir benzetme biraz ilginç olmuş bence. Sarj dışında çıkarmıyorum ve oldukça işime yaradığını düşünüyorum çünkü. Her zaman kullandığım özellikleri sayayım. Telefondan konuşma, arama yapma, notification görme, sms ve WhatsApp anlık tanımlı cevaplardan cevap verme, çalan müziği yönetme, uyku takibi (ne kadar doğru tartışılır ama en azından bir veri), spor takibi. Daha fazlası da var ama bunlar rutin kullandıklarım.

Ayrıca şık durduğunu söylüyorlar, dediğim gibi bu konuda fikrim yok çok saatten anlamam.
0
electrobuzz
(29.10.22)
Electrobuzz a ek olarak
alarmı saatimden kurduğum için çok daha az şoklu uyanıyorum. Saat titriyor ve yumuşak bi uyanış oluyor.
Kalp ritmini vs takip ediyor düzenli. Gün içinde kardiyo sayılabilecek, kalbe iyi gelecek ritme çıkmış mı, ne kadar çıkmış onun takibini yapıyor. Kalp sağlığı için haftalık belli bir süreyi tutturmak gerekiyor çünkü.
Telefonuma yapışık gezmeme gerek kalmıyor. Mesela ofisteyken telefon masamda, ben iş arkadaşımın masasına gitmişim, telefon çalarsa yerime koşmam gerekmiyor, bakıyorum kim arıyor, açmam gerekiyorsa gidip açıyorum. Yoksa saatten meşgule atıyorum direk.
Telefonu zil sesi açık en son ne zaman kullandım hatırlamıyorum. Yerini saatin titreşimi aldı.

Benim ki akıllı saat bile olmayan, akıllı bileklik olarak geçen şarjı 20 gün giden ucuz bir alet.
Yani özetle hayır çocuk saati gibi gelmiyor.
Saat dediğin şey aslında zamanı gösterme fonksiyonu olan bir aksesuardı. Artık bir kaç fonksiyon daha eklendi. Buna keriz silkeleme falan olarak bakanlar biraz teknoloji ön yargısı yapıyor. 60 yaşındaki annem bile takıyor çok memnun.
0
zimbirik
(29.10.22)
electrobuzz ve zimbirik ek olarak
bunların yanına spor yaparken çok yardımcı oluyor. hem kalp ritmi hemde kalori takip bunun yanında koşarken ve bisiklete binerken kilometre ve pace takibi
yani saymakla bitmez.

asıl keriz silkeleme tek işlevi saati göstermek olan bir şeye binlerce, yüz binlerce para vermektir.
0
astronom bey
(29.10.22)
ben de 4-5 yıldır apple watch kullanıyorum ve kesinlikle sana katılıyorum. basit bir seikom var ayrıca, imaj olarak o kadar fark ediyor ki. çakmaları da bolca olduğu için artık ucuz bir şey oldu akıllı saat. iyi bir saatin yerini asla tutamazlar.
0
roket adam
(29.10.22)
Apple saat kullaniyorum hayatimi kolaylastiran kukemmel bir icat hatta bir ara android telefona gectim sirf i watch kullanamiyorum diye tekrar iphone a dondum.

Bence cocuk isi gibi durmuyor kullanmayi seviyorum. Normalde saat kullanmayi sevmem ama akilli saatim olmadan evden cikmam.
0
kuzey li
(29.10.22)
(5)

Alerji ilacıyla alkol alınır mı?

muhayyer divan
Selam, 4 gündür ceftinex ve cetryn kullanıyorum, acaba 2 bira içsem sorun olur mu?
Selam, 4 gündür ceftinex ve cetryn kullanıyorum, acaba 2 bira içsem sorun olur mu?
0
muhayyer divan
(28.10.22)
Alerji ilacı hep kullanırım. Alkolün her türlüsünü içtim bir yan etki hatırlamıyorum çünkü genelde hastanede uyanıyorum. Şaka şaka yapıştırın bişey olmaz.
0
ananiyimioguz
(28.10.22)
Olmaz diyeceğim ama dava etmeyeceksen.
0
Bruce
(28.10.22)
@Bruce

Etmeyeceğim merak etme :)
0
🌸muhayyer divan
(28.10.22)
Alerji ilaçları düzenli kullanımda beni zaten sarhoş gibi ediyor. Sonra alkol de alınca yamulurum sanıyorum.
0
tcyx
(28.10.22)
Alıyorum.
Sanırım daha bir derin uyku hali yaşatıyor. Derler ya 'Top atılsa uyanmam' diye :)
0
Mirket
(28.10.22)
(20)

Maske kullanmaya devam eden var mı

dissendium
Merhabalar. Maske kullanma zorunluluğu kalktı ama bazen maske kullanma ihtiyacı hissediyorum. Kullansam daha iyi olurmuş gibi hissediyorum. Siz kullanıyor musunuz? Özellikle insanlarla konuşulan bir işte kullanmak iyi olur mu?
Merhabalar. Maske kullanma zorunluluğu kalktı ama bazen maske kullanma ihtiyacı hissediyorum. Kullansam daha iyi olurmuş gibi hissediyorum. Siz kullanıyor musunuz? Özellikle insanlarla konuşulan bir işte kullanmak iyi olur mu?
0
dissendium
(25.10.22)
Ben uçak yolculuğu sırasında takıyorum.
0
Ruprect
(25.10.22)
hava rüzgarlı/soğuksa ve yanımda maske varsa soğuk havayı kessin diye takıyorum bazen.
0
summer timetable
(25.10.22)
Okula basladigimda cok hasta oldum iyilesmedigde takmaya basladim. pandemi donemi cok kullanmadim ama su an asiri kirli ortamda taktigim oluyor her seferinde olmamak kaydiyla
0
ala09
(25.10.22)
genelde metrobuste takiyorum sabah ve hafta sonu les gibi kalabalik oksuren tiksiran midem bulaniyor resmen o yuzden takiyorum.
0
bay b
(25.10.22)
Şu an ofiste kullanıyorum. 2 gündür burnum akıyor. Grip olduysam kimseye bulaştırmayayım diye takıyorum.
0
kaptan memo
(25.10.22)
çok nadiren takıyorum ama önceden de çok nadiren takıyordum. toplu taşımaya binmiyorum. sağa sola çok fazla gitmiyorum.
0
co2s2
(25.10.22)
toplu taşımada kullanıyorum sürekli, hatta çift maske takıyorum çünkü sırf covid korkusu değil etrafa saça saça böğüre böğüre öksüren aksıran tiplerden iğrenmeye başladım artık. onun dışında zaten çok kalabalık kapalı ortamlarda bulunmuyorum, bulundupumda takıyorum.
0
halanne
(25.10.22)
Toplu taşıma da kullanıyorum.
0
kafa koparan manyak
(25.10.22)
marmarayda takıyorum. (düz maske değil N95)

konuşulan işlerde sıkıntı bence. Ben maskeli kişilerin dediklerini bazen tam anlayamıyorum bu süreçte ciddi şekilde ağız okuduğumu fark ettim :D
0
nhk ni youkosu
(25.10.22)
Sadece hastaysam, o da kalabalık yere girerken kullanıyorum.
0
muhayyer divan
(25.10.22)
Toplu taşımada kullanıyorum.
0
peki madem
(25.10.22)
Toplu tasimada kullaniyorum
(Co-virgin idim, 2 hafta once covid atlattim, buna ragmen kullaniyorum)
0
mor oje
(25.10.22)
hayatta takmam daha. sadece hastanelerde o da zorunlu diye. bana işkence geliyor maske takmak. covid de oldum zaten doğal bağışıklık. hastalıktan kaçış yok. aşı da oldum bu arada ama maske bana çok gereksiz geliyor. hastaneler doluyken mantıklıydı ama şimdi öyle yoğunluk yok. covide maske takıyosak gribe falan da takmamız lazım. grip gibi geçiyor çünkü.
0
jelly bear
(25.10.22)
mecburi olan uçak vs harici hiç kullanmıyorum
0
paintov
(25.10.22)
Toplu taşımada
0
arenas
(25.10.22)
Kapalı ortamlarda takıyorum.

Apartmana giriş-çıkışlar esnasında da dahil.
0
jonas
(25.10.22)
kapalı ortamlarda kullanıyorum. eğer kalabalık bir yere gireceksem n95 takıyorum.

açıkcası her ne kadar covid'den korunmak için takıyor olsam da covid olmamış olsaydı ve maske takma alışkanlığım olsaydı diğer solunum yolları hastalıklarından korunmak için kapalı ortamlarda maske takmaya devam ederdim. çünkü bu millet halen öksürüp tıksırırken ağzını kapatmayı bilmiyor.
0
false pretension
(25.10.22)
Toplu taşımada evet. Geçen çok kötü hasta oldum iki hafta sürdü iyileşmem. Sadece covid değil genel anlamda hasta olmamak için takıyorum.
0
jazzabel
(25.10.22)
Hastaysam genel olarak takıyorum zaten, Japonlar gibi oldum. Bunun dışında toplu taşımada, babamlara giderken (hem babam yaşlı, hem de babamlar ve özellikle onlarla yaşayan kardeşim halen teyakkuzdalar. Daha sipariş gelen şeyleri yıkamayı bile yeni bıraktılar, o kadarını diyeyim. Savaş bitince halen ormanda askerliklerini sürdüren Japon askerleri gibi olacaklar, yakındır), bir de sağlık kuruluşlarında takıyorum.
0
d max
(25.10.22)
(7)

bedavaya iş yapmaya bayılıyorum

duyurukullanıcısı
bu bir hastalık elbetteböyle bedava iş yapınca sanki firmaya extra bir katkı yapmışım gibi hissediyorum halbuki kapısında 20 tane araç var yani alakası yokama içimden bir ses bunu bedava yap falan diyor, elbette bedava bir şey yapmadım ama özellikle pazarlıklarda şöyle oluyorfiyatımı veriyorumyüksek
bu bir hastalık elbette

böyle bedava iş yapınca sanki firmaya extra bir katkı yapmışım gibi hissediyorum halbuki kapısında 20 tane araç var yani alakası yok

ama içimden bir ses bunu bedava yap falan diyor, elbette bedava bir şey yapmadım ama özellikle pazarlıklarda şöyle oluyor

fiyatımı veriyorum
yüksek diyorlar
o zaman işi yapmam diyorum
tamam bu sefer böyle olsun diyorlar
ve istediğim fiyattan işi alıyorum

ama üzülüyorum sanki adamları zarara uğratmışım gibi

veya şöyle oluyor

bir demo yapalım diyorlar
öyle bir demo yapıyorum ki bir tek logosunu yerleştirecek adam yani
biz biraz düşünelim diyorlar
iş genelde olmuyor ama demoyu biraz geliştirseler olur yani
bir nevi bedavaya çalışmış oluyorum

işte bu durumda da çok seviniyorum firmaya yardım etmişim gibi hissediyorum halbuki anasının gözü hepsi öyle bir yardımlık durum yok

geçen günde şey oldu
2 yıllık iş için fiyatımı verdim
demoyu yaptım
projeyi çizdim
bir ay düşünüp verdiğim fiyatın %40'ını söylediler
kabul etmedim ayrıldım

ama sonra baya üzüldüm %40'ı kabul etseydim firmaya nasıl yardımım dokunacaktı diye ama öyle hulusi kentmen firması da değil baya mafya vari insanlar.

yani böyle düşük, bedava iş yapınca acayip seviniyorum bildiğin hastalık

psikolog falan baktım ama anlamadılar bu durumu. firmalar farkına varsa mesela bedava çalış ahanda yemek, yatacak yer deseler anında tav olabilirim bir an.

bu nasıl bir psikolojik rahatsızlık? anlamadım.
nereye gitmem lazım?
0
duyurukullanıcısı
(24.10.22)
kendi degerinizi 'baskalarina yardimci olma, islerini gorme' uzerine eslestirmis olabilir misiniz? yani baskalarina yardimci olamadiginiz zaman kendinizi degersiz hissediyor olabilir misiniz? psikolog degilim, duyuruda varsa daha iyi anlatabilir belki demek istedigimi.

hani parasiyla is yaptiginiz zaman firmalar sizden parasi karsiliginda bir hizmet satin aliyor, ortada degerli olmayi gerektirecek bir durum yok. ancak parasi olmadan ya da daha ucuza yapinca siz onlara iyilik yapmis oluyorsunuz, bu da sizi icten ice daha degerli hissettiriyor olabilir.
0
taurina
(25.10.22)
Paraya lâyık hissetmemek, para almayınca vicdanın rahatlaması. Benim gördüğüm bu.

@taurina demiş ya, kendi dengeni, kendini kendi odağına almakla değil de başkalarını kendi odağına yerleştirmekle kurmuş olabilirsin. Ama bu işi para üzerinden yaşadığın için ortada parayla ilgili şartlanmalar var gibi geliyor.

Psikoterapi, theta healing gibi çalışmalar öneririm. Psikolog Hasan Arslan var seni çok iyi anlayacaktır ve rahatlıkla çözecektir diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(25.10.22)
ticarete ilk girince ben de böyleydim. sattığım şeyin tutarı bazen mantıksız geliyordu adam almayınca daha mutlu oluyordum yada cok kazanıyorsam daha fazla iyilik yapasım tutuyordu ekstra bir şeyler yapıyordum. sonra iyi niyetimi suistimal eden insanlarla karşılaştıkça asıl kendim için endişelenmem gerektiğini anladım. en azından süreç bende böyle gelişti.
0
visenfoni
(25.10.22)
hocam bu kadar uzun soruya kısa cevap olacak ama. seni bu piyasada çok üzerler.
ticaret ve piyasa bağlamında bu kadar iyi niyetli şefkatli olmaya gerek yok. emeğini, tecrübeni vs. satıyorsun karşılığını da pazarlık ederek alacaksın. hepsi bu.
0
lazpalle
(25.10.22)
bedava iş yapıyorum demiyorum zaten kendi standartlarımda çalışıyorum normal çalışma rutinimde sıkıntı yok

ama

fiyat düşük diye kabul etmediğim zaman 2-3 gün sebepsiz yere üzülüyorum
fiyatı yüksek kabul ettirdiğim zamanda 2-3 gün sebepsiz yere üzülüyorum

o 2-3 gün sebepsiz yere çok canım sıkılıyor
ücretsiz demo yaptığım günler ise 2-3 gün çok seviniyorum

10+ yıl, ferko plaza spor
0
🌸duyurukullanıcısı
(25.10.22)
Buna benzer bir şey bende de var. Ücreti ile yaptığım şeylerin yanında bir o kadarını da ücretsiz yapıyorum. “Elime mi yapışır, ne olacak” diye düşünüyorum. Muhtemelen kendimize verdiğimiz değer ile ilgili bir şey. Çocukluktaki anne baba tutumunuzu düşünebilirsiniz. Onlardan sevgi görmek için çok çabalamanız gerekiyordu belki de.
0
ruhen hastayim ben
(25.10.22)
aga böyle yapma. firmaların sikinde değilsin. işine gelmeyen zaten yaptırmaz, herkes anasının amı olmuş. üç kuruş menfaatin peşinde herkes, iş bitip ödeme yapıldıktan sonra herkes keni yoluna gider, kimse sen geçinebiliyormusun faturalarını ödeyebiliyormusun buna bakmaz. kendine bir standart koy ve bunun dışına çıkma, inan şu an 1 mutluysan, o zaman 3 mutlu mutlu olursun. ben de senin benzerin gibi yapıyordum, ilk önce müşteriyi düşünüyordum, müşteriyle aşırı empati yapıyordum ve üzülüyordum. ama beni siklemediklerini anlayınca bıraktım.
0
vincenzo
(26.10.22)
(5)

Bogazim acimaya basladi ve hafif balgam birikiyor?

balpolen
Bunun ilerlememesi icin ne yapmaliyim?
Bunun ilerlememesi icin ne yapmaliyim?
0
balpolen
(16.10.22)
Çevremde ben dahil çok kişide aynı dert var.
Milyon ilaç kullandık ama işe yaramadı.
Bir çözüm bulursanız paylaşın lütfen:)
0
kisa
(16.10.22)
aktardan aldığım zencefilli macun kurtarıyor beni bu durumlarda. şu hatta: st.myideasoft.com
0
pide
(16.10.22)
Gerçek ilaçsız ve genetiği değiştirilmemiş mahsullerle yapılmış hakiki ev sirkesini suyla karıştırıp için günde 3 defa.

Günde 2 defa C vitamini alın, hap veya eriyen tablet fark etmez.

D vitamini ister D3K2 formuyla ister kandaki D vitamini değeriniz düşükse 1 veya 2 defaya mahsus devit-3 ampul olarak (sonrasında d3k2 olarak devam etmek üzere) alın (1 tatlı kaşığının yarısı kadar zeytinyağına ampulü kırıp, eksikliğin şiddetine göre yarısını veya tamamını döküp için, eksikliğin şiddetine göre 3 gün veya 1 hafta sonra tekrarlayın).

Soğan ve sarımsak ve sumak yiyin, sumaklı soğan harika bir şeydir. Soğanı çeyrek veya yarım halka halinde ince doğrayıp tuzla iyice ovarak "öldürün" fazla tuzunu akıtmak için yıkayın ve tabağa koyup üzerine gönlünüze göre sumak serpin, isterseniz zeytinyağı da gezdirin, muhteşem.

Gğneş görün temiz hava alın bol su için. Hemen ilaçlara sarılmayın, önce bedeninize itina edin gerisi gelir. Bu itinaya unlu ve şekerli gıdayı iyice azaltmak da dahildir.
0
muhayyer divan
(16.10.22)
umca.
tam zamanı, hasta olmanızı engeller.
0
blatta hiberna
(16.10.22)
kisa +1
aynı dert ve iyileşmedi. ögretmen hastalığı sanmıştım ama herkes olmuş :)
0
ala09
(16.10.22)
(9)

annelik ve beyin fonksiyonlari

pide
sayin anneler ya da eslerinin bu durumuna sahit olanlar. cocugum 16 aylik su an. ve 16 aydir bariz sekilde beyin fonksiyonlarimda azalma var. dikkatsizlik, analitik ve pratik dusunememe en cok sikintisini cektigim konular. hatta isteki performansimi da etkileyecek sekilde bi fark soz konusu.ilk zama
sayin anneler ya da eslerinin bu durumuna sahit olanlar. cocugum 16 aylik su an. ve 16 aydir bariz sekilde beyin fonksiyonlarimda azalma var. dikkatsizlik, analitik ve pratik dusunememe en cok sikintisini cektigim konular. hatta isteki performansimi da etkileyecek sekilde bi fark soz konusu.

ilk zamanlar deliksiz uyuyamamaya yormustum ama bayadir da deliksiz uyuyorum. oksitosin mi buna sebep oluyor? emzirmek mi? cocuk zekami da mi somuruyor noluyor? sizde de olmus muydu? emzirme bitince eskisi gibi olacaksin cevaplari alma umuduyla yaziyorum bunlari :') kan degerlerim gayet normal bu arada.
0
pide
(09.10.22)
Kan değerlerinizi kontrol ettirin lütfen, anne değilim doktor değilim ama belli ki kan değerleriniz epeyce düşmüş. D vitamini magnezyum omega-3 demir folik asit b grubu vitaminleri muhakkak baktırın. Gayet normal demişsiniz ama minerallere bakıldı mı bilemiyorum. Eğer hepsi normalse lütfen tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz.
0
muhayyer divan
(09.10.22)
Daha önce dikkatinizin 5 birimini işe, 3 birimini eve, 2 birimini kendinize ayırıyordunuz diyelim.

Şimdi o birimlerden hatırı sayılır kısmını çocuk gaspetmiş durumda. Dolayısıyla eskisi kadar işe yoğunlaşamıyorsunuz.

Gayet normal. Zaman içinde taşlar yerine oturacaktır.
0
Mirket
(09.10.22)
çok normal, benimki 6 yaşında daha yeni yeni kendime gelebiliyorum.
0
sta
(10.10.22)
kan değerleri kontrol +1

bence bir nörologla görüşün. o gerekli bilgiyi verip gerekli yönlendirmeyi yapacaktır.
0
silah taciri
(10.10.22)
Benimki de 16 aylık ve aynı durumdayız. Hala düzenli uyku uyumamama bağlıyorum ben de.
0
physcos physcos
(10.10.22)
6 yaşından bildiriyorum normale dönüyorsunuz.

Ama mutlaka demir, demir bağlama B12 gibi değerlere baktırın.
0
balik kraker
(10.10.22)
Haha daha geçen gün aynı konuyu konuştuk. 3 ayda ciddi derecede zeka geriliği, sakarlık, unutkanlık yaşamaya başladım
0
elorelia
(10.10.22)
Kesinlikle katıldığım bir tespit. Kızım şu an 3 yaşında ve ben doğum öncesi mental kabiliyetime tam olarak kavuşamadım. Hele ilk aylar mental olarak o kadar zayıflamıştım ki basit bir hesap gerektiren mamaya ne kadar su koymam gerektiğini, kaç kere altını değiştirdiğimi bile hesaplayamıyordum.
Doğumda aşırı kan kaybım olmuş, hemoglobinim ilk aylarda çok düşüktü. Bir de bebek anne karnındaki gelişimi sırasında omega 3 vb için anneyi kaynak olarak kullanıyor. Omega 3 eksikliğinden de en çok etkilenen yer beyin. Muhtemelen gebelikte boşalan depolarımız henüz dolmadığı için beyin fonksiyonlarımız yavaşlıyor. Çare vitamin desteklerine sıvı alımına dikkat etmek.
0
curukturpkokusu
(10.10.22)
aynısını ben de düşündüm ve uzun zaman tecrübe ettim. hala deliksiz uyuyamıyorum, en fazla 5 saat uyuyorum ama kendime gelir gibiyim (26 ay). doğum öncesi hayatımla hiç alakası yok tabii şu anki durumumun ama en kötü zamanlarımda değilim.
0
deartheodosia
(10.10.22)
(2)

Dereceli gözlük almak için ne lazım?

kurbanlik koyun
Soru saçma oldu biraz ama, sormaya çalıştığım şey şu: iki defa dereceli gözlük (ve yeni çerçeve) aldım, iki seferde de göz doktoruna gidip, ondan aldığım numara ile gitmiştim gözlükçüye. Gözlerimde ilerleme olduğunu sanmıyorum, haftalarca sıra bekleyip göz doktoruna gitmeden, direk gözlükçüye gidip,
Soru saçma oldu biraz ama, sormaya çalıştığım şey şu: iki defa dereceli gözlük (ve yeni çerçeve) aldım, iki seferde de göz doktoruna gidip, ondan aldığım numara ile gitmiştim gözlükçüye. Gözlerimde ilerleme olduğunu sanmıyorum, haftalarca sıra bekleyip göz doktoruna gitmeden, direk gözlükçüye gidip, yeni çerçeve beğenip, şu anda sahip olduğum dereceli gözlüğün aynı derecesine sahip gözlük yaptırabilir miyim? Yoksa her seferinde illa göz doktoruna gidip ondan numara almamız mı gerekiyor? Mantıken herkesin istediği zaman dereceli gözlük alabiliyor olması lazım ama, etrafımdaki herkes göz doktoruna gitmezsen gözlükçü sana gözlük vermez diyor. Var mı böyle bir durum, yoksa saçmalıyorlar mı?

Göz doktoruna gitmenin tek sebebi 3 senede bir devletin cüzi olarak çerçeve ve cam masrafını karşılaması diye biliyordum. Bu sene karşıladığı miktar 37 tl imiş, onu cebimden de veririm zaten. Yeter ki gözlükçüde sorun yaşamıyım. Bu arada şu anki dereceli gözlüğümün numaralarını hatırlamıyorum, onu bir makine ile falan buluyorlar mı? Yoksa sistemde var mıdır?
0
kurbanlik koyun
(01.10.22)
Doktora gidip verdiği reçeteyi gözlükçüye götürdüğünüzde "bu cam derecelerinde iki gözlük yaptırmak istiyorum" dediğinizde, cepten karşıladığınız sürece hiçbir gözlükçü hayır demez. Normalde de kendi paramızla yaptırıyoruz zaten, gözlüğün çerçevesi kırıldığında da sorgusuz sualsiz çerçeve satıyorlar, numara için de yüksek ihtimalle sgk üzerinden son reçeteye bakabilirler diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.10.22)
yaparlar her türlü. son seferinde gözlüğü düşürüp kaybetmiştim. kullandıkları program üzerinden son aldığım gözlüğün numaralarını bulup aynısını yapmışlardı.
0
lazpalle
(01.10.22)
(19)

35 inden sonra aşk mı, mantık evliliği mi?

atar ramazan
iki aday var. birisiyle yeni tanışılmış. hoşsohbet, güzel, iyi de eş olur ama heyecan hiç yok. diğeri ise yuzune bakarken dahi bu yaştaki koca bir adamın yüreğini pırpır ettiriyor ama eş olur mu konusu tam bir muamma. adamın başından berbat bir evlilik geçmiş, maceralara aksiyona doymuş. daha çok de
iki aday var. birisiyle yeni tanışılmış. hoşsohbet, güzel, iyi de eş olur ama heyecan hiç yok. diğeri ise yuzune bakarken dahi bu yaştaki koca bir adamın yüreğini pırpır ettiriyor ama eş olur mu konusu tam bir muamma. adamın başından berbat bir evlilik geçmiş, maceralara aksiyona doymuş. daha çok detay var anlatılması gereken tabi ki ama ana hatlar bu şekil.

şimdi bu adam hangi yoldan gitsin. sakin ama garantili yoldan mı, yoksa uçurumlu ama manzarası güzel yoldan mı :)
0
atar ramazan
(30.09.22)
İkisini de haklı olduğunuzu düşündüğünüz bir konuda eleştirin.

Hangisi sakin kalıyorsa onu tercih edin.
0
psmstc
(30.09.22)
Bu anlattiklariniz kadarıyla tabi ki ilgi duyduğunuz ile devam edin. Ama ilgi duyduğunu kişi ile tartışamıyorsanız, kafanız uymuyorsa o zaman ikisini de salın.

Saygı, sevgi, cinsellik, sadakat vs. Bir evlilikte olmazsa olmaz etmenler bunlar. Biri bile olmasa o evlilik çatlar. Siz daha tam olarak bir sevgi(romantik anlamda) olmadan ilk seçeneği değerlendirmeye almışsınız. Bu gidişle cinsellik de biraz zor olur. Bunların ikisi olmadan da evlilik asla yürümez.

2. Seçenek ile bu 4 lüyü yakalayabiliyorsanız knunla devam edin bence.
Ama önemli olan size ne hissettirdiği. Mantık evliliği yaparsanız karşınıza kalbinizi pırpır ettiren biri çıktığında çok zorlanırsınız.
0
zimbirik
(30.09.22)
Asksiz tutkusu heyecandiz iliski olmaz. Ev arkadasi bulun daha iyi.
0
mor oje
(30.09.22)
İki aday da sizinle evlenmek istiyor mu?

Evlenmeyin. Sırf evlenmiş olmak için evleniyorsunuz çünkü.

Edit: Ayrıca başka seçeneklere kafa yorabiliyorsanız ikincisi aşk değildir.
0
ruhen hastayim ben
(30.09.22)
normalde aklınızda kimse yokken, illa bir daha evlenmek istiyorsanız birinci seçenek belki o zaman incelenebilir.
o zaman bile bence sağlıklı olmaz ama tartışılabilir.

ama sizi zaten heyecanlandıran biri varken diğer seçeneği düşünmek resmen gelecekteki mutsuzluğunuzun garantisi olur.
aşkın da yaşı olmaz zaten, yani "25ken aşk mantıklı, 35ken olmaz" diye düşünce kalıplarından çıkın bence.

diğer yandan, madem başınızdan bir evlilik geçmiş, acele etmenize gerek yok.
evlenmeyin, birlikte yaşayın anlamında demiyorum, ki o da bir seçenek her zaman.
ama zaten evlenmişsiniz, kadın da değilsiniz, doğum vb. derdiniz yok.
isterseniz 50 yaşında evlenirsiniz tekrar.
0
blatta hiberna
(30.09.22)
Evlenmeyin. Sırf evlenmiş olmak için evleniyorsunuz çünkü. +1

Evlenmek zorunda mısınız? İki aday da evlen benimle diye ayaklarınıza mı kapanıyor? Siz niye illa ikisinden biriyle evlenmek istiyorsunuz? Bunların cevaplarını kendinize verin, sonra heyecan olmayan kadıncağızı bırakın, karşılıklı heyecanlanacağı birini bulsun. Heyecan olan kadıncağızı da bırakın, "eş olur mu" diye düşünmeyen birini bulsun.
0
kobuzchu kiz
(30.09.22)
Siz eş mi arıyorsunuz heyecan mı? Heyecansa evlenmeyin, eş arıyorsanız da 1'e temkinli yaklaşın. Belli olmaz belki tanıdıkça cozutacak veya tanıdıkça mıknatıslanma oluşacak.
0
muhayyer divan
(30.09.22)
@ruhen hastayım ben. evet birincisi ile baştan evlilik maksatlı bir tanışıklığımız oldu. öbürü de uzun yıllardır alttan alttan mesaj veriyor ama cesaret edemiyordum. şimdi bana bir cesaret bir özgüven geldi.
0
🌸atar ramazan
(30.09.22)
@kobuzhcu kız yani kimse kimsenin ayağına illa evlenelim diye kapanmaz diye düşünüyorum. sorduğum soruda da cinsiyetçi bir yaklaşımım oldugunu düşünmüyorum. artık düzen istiyorum hayatımda bu yüzden de evlenmek istiyorum. bu ayıp mı günah mı? ve ortada iki alternatif var ikisinin de artıları ve eksileri var kafam aşırı karıştığı için de sizinle paylaşıyorum. insanlar keşke hayata bakış açılarına göre yargı dağıtacaklarına karşıdaki ne diyor diye anlamaya çalışsalar.
0
🌸atar ramazan
(30.09.22)
@muhayyer divan ben ikisinin kombinasyonunu arıyorum galiba. hem tembel pazar kahvaltıları yapabileceğim hem de bundan 5 sene 10 sene sonra bile içimi titretecek birini arıyorum.
0
🌸atar ramazan
(30.09.22)
@sofrabezinde kuruyup kalan pirinç tanesi ya evet bu kadar korkmamdaki temel sebep bu zaten. ama herkesin hikayesi farklı. bu heyecanlandıran arkadaşı 10 yıldır tanıyorum aşağı yukarı. ufak bir manitacılık geçmişimiz de olur gibi oldu ama hiçbir zaman birbirimizden kopamadık. aradan 6 ay geçse bu sürede hiç görüşmesek te muhabbetimize kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. ki bu bence çok önemli birşey.
diğer yandan 1 nolu aday kişisi de çok aklı başında, mantıklı, rasyonel yani muhtemelen evlenirsek sorunsuz ama sıkıncı bir evliliğimiz olur.
0
🌸atar ramazan
(30.09.22)
atar ramazan çok yanlış yoldasın. Evlendiğin kadın hasta olsa heyecan duymadığın birinin zor zamanında yanında olacak mısın? Mantık sadece mantık gerektiren durumlarda işe yarar. Hayatın büyük bir kısmı mantık dışıdır. Sevdiğin insanı tercih etmelisin.
0
dissendium
(30.09.22)
@dissendium size göre öyle olabilir. ben gerçekten severek evlenen çift sayısının çok az oldugunu düşünüyorum. kaldı ki aşkından ölsen de sonunun mutlak mutsuzluk oldugu bir ilişkiye başlamak ta mantıksızlık. yani tutkulu ilişkilerde bile bir mantıksallık aranmalı. hasta olsa demişsiniz de hasta olunca yanında olmak sevgiyle ilgili değil insanlıkla ilgili bence. Asla öyle bir durumda yalnız bırakmam evlendiğim insanı. konuya çok farklı yerlerden bakıyoruz. ben bu hayatın büyük kısmının mantık içi oldugunu düşünüyorum. :) önemli olan mantıklı olacağız derken hayatı ıskalamamak.
0
🌸atar ramazan
(30.09.22)
Arzuladığın kadını seç.
0
Hallegadola
(30.09.22)
İkisinde de içine sinmeyen şeyler var.
Zamana bırak.
Acele etme.
Bunun üçüncüsü var, dördüncüsü var.
'Kesinlikle budur.' demiyorsan O değildir.
0
Mirket
(30.09.22)
Mantık evliliği diye yola çıkarsınız Allah karşınıza birini çıkarır aşık olur herşeyi unutursunuz.

Sakin ama garantili yol varken macera niye?
0
beemaker
(01.10.22)
yüzüne bakılmayacak kadar çirkin, ya da hiç konuşulmayacak kadar muhabbeti kötü değilse kesinlikle 1.
0
nuisance
(01.10.22)
akliniza en sefil en caresiz oldugunuz halinizi getirin
en parasiz, en rezil

hangisi destek olurdu size?
ben esimle sevgili olduktan 3 4 ay sonra, eski kiz arkadasima verdigim borcun geri gelmemesi sebebi ile maddi olarak zorluk cektim 6 ay kadar, arabami sattim.

3 4 aylik kiz arkadasim bana "bana lazim degil sen kullan" diye kendi arabasini verdi
baska kiz olsa, "araban yok, gorusmemiz artik zor ayrilalim" derdi

guvenebildiginizle evlenin
0
Corc
(01.10.22)
Yazı tura atın ciddi ciddi, çıkan kadına bilinçaltınızın verdiği ilk tepki üzülmek olursa diğerini seçin. Rahatlama olursa da çıkanı seçin.
0
inawen
(01.10.22)
(10)

Sezen Aksu

dissendium
Bu kadın çok gizemli değil mi? Bir sürü şarkının arkasından bu kadın çıkıyor. Evinde oturup şarkı mı yazıyor? Nasıl geliyor aklına? Televizyonda da görünmüyor hiç. Şarkı yazmak tabii ki yetenek işi ama ben o yolculuğu merak ediyorum. Alkolün de etkisi olabilir mi?
Bu kadın çok gizemli değil mi? Bir sürü şarkının arkasından bu kadın çıkıyor. Evinde oturup şarkı mı yazıyor? Nasıl geliyor aklına? Televizyonda da görünmüyor hiç. Şarkı yazmak tabii ki yetenek işi ama ben o yolculuğu merak ediyorum. Alkolün de etkisi olabilir mi?
0
dissendium
(30.09.22)
tarihe imza atanlar hep boyle hayattan feragat etmisler. cok sosyal, medyatik biri olsaydi magazin, internet, yarisma surda burda botokslariyla gozumuzu kanatip gecmisin ekmegini yerdi.
0
buenosdias
(30.09.22)
alkol mü ahaahaha
0
freebird5406_2
(30.09.22)
Kokocambo
0
brkylmz
(30.09.22)
Siz söylemeseydiniz farketmezdim, Sezen Aksu gerçekten de son 15-20 yıldır pek ortalıklarda yok.
Daha önce bu kadar saklanan bir insan değildi, sık sık dışarıda fotoğraflarını, röportajlarını görüyorduk, televizyon programlarına katılıyordu.Siyasetle de müzikle de ilgili pek çok fikir beyan ediyordu.

Yanlış hatırlamıyorsam bir ara bir hastalık yaşadı, kullandığı ilaçlar sebebiyle hem çok kilo aldı hem de yüzünde bir sorunlar oldu. Sanırım o günlerden beri pek ortalıkta gezmiyor.
0
michael_knight
(30.09.22)
müzik sektörünün başı, istediğine yol açan istediğinin önünü tıkayan mafya. şarkılarının çoğunu kendi yazmamıştır. bütün ününü aysel gürel ve onno tunç'a borçludur. kendi yazdığı şarkıların da servis edildiğini düşünüyorum.

onun haricinde proje olduğunu düşünüyorum. yetmez ama evetçi, kimi zaman açılımcı kimi zaman ünzile. babasının da kim olduğunu araştırmanızı öneririm.

bu arada sizin erkek olduğunuzu bilmesem kadın sanardım sizi her açtığınız duyuruda sizi ilk kadın sanıyorum sonra isminizi görünce haaa bu erkekti diyorum
0
Hallegadola
(30.09.22)
hallegadola'nın yazdıklarını yazmaya gelmiştim..

Mafya ve başkalarının şarkılarıyla meşhur olmasına +1

başkalarına yazdığı şarkılar da çakkıdı falan seviyesi işte. Öyle inanılmaz müthiş bi söz yazarı falan değil.
0
nundu
(30.09.22)
Alkol, çeşitli uyarıcı maddeler, kendine mahsus kafa, ilham... bazı insanın ilhamı çok ama çok gür olur.
0
muhayyer divan
(30.09.22)
eskiden televizyonda cok cikardi. yaslaninca ve hastaliklarindan falan dolayi goruntusu bozuldugu icin cikmiyor sanirim.

baskasi olsa botoks yapardi denmis, sezenden daha botokslu esktetikli kim var ki?

son olarak ticari olarak basarili sanatcilar genelde cok uretken olur. mesela picassonun 15 bine yakin tablosu oldugu soyleniyor. sezen de hic sektirmeden ayda 3-4 sarki uretiyor olabilir. onemli olan yillarca dusunup 1 super sarki cikartmak degil, yuzlerce sarki yapip %10'unun falan tutmasi. 90'larda falan cok uyusturucu kullandigi konusulurdu ama uretkenligi muhtemelen kisiligiyle alakali bir sey, maddeden ziyade. Bankaci olsaydi da muhtemelen VP falan olurdu.
0
hot potato
(30.09.22)
her dönem iktidara yanaşan, kendi hayran kitlesine hainlik eden, çok ticari bir tip olmasına rağmen şarkı yazmada yetenekli olduğu inkar edilemez, özellikle gençken. kadın 18inde kaybolan yılları yazmış.
yazdığı şarkıların listesi :
tr.wikipedia.org
öte yandan çok da anormal değil, benzer kişiler var, örneğin barış manço, nazan öncel, aysel gürel, kayahan ..
tr.wikipedia.org
0
vizivozo
(30.09.22)
Kendi yazmiyor. Iyi sarki sözlerini kendi adiyla pazarliyor. Muzik mafya lideri diyelim. Hazir mala çöküyor.
0
halk
(01.10.22)
(1)

Alkol bagimliligi ve kurtulma yontemleri hakkinda bilgi kaynagi

icim urperiyor
daha once Abraham J. Twerski'nin Bağımlılık Psikolojisi kitabi onerilmisti, cok begenildi okuyan kisi tarafindan. Simdi internetten bakiyorum benzer kitaplar var ama icerigini tahmin etmek cok zor. Benzer bilgi kaynagi tavsiyesi olan var mi? tesekkurler.
daha once Abraham J. Twerski'nin Bağımlılık Psikolojisi kitabi onerilmisti, cok begenildi okuyan kisi tarafindan. Simdi internetten bakiyorum benzer kitaplar var ama icerigini tahmin etmek cok zor. Benzer bilgi kaynagi tavsiyesi olan var mi? tesekkurler.
0
icim urperiyor
(29.09.22)
Bilgi kaynağı veremem ama alkol bağımlılığını çözebileceğin bir yöntem önerebilirim:

1. Meditasyon yordamıyla kendi bilinçaltınla (ben bunu özünle diye ifade ediyorum ama ilgili alandakiler bilinçaltı diyorlar) konuşmak, bilgi almak. Beyni theta frekansına uyumlandırıp ona soru sormak ve cevap beklemek. Gelen cevap hiçbir şüphe endişe soru işareti vs hissettirmeyen kesin bir cevaptır, o cevaplara göre sorular sorarak ilerleyip bağımlılığın kökenine ulaşırsın.

2. Kendi iç dünyanda "olumlu" diye kodlanmış kelimeler ile "olumsuz" diye kodlanmış kelimeleri bulmak. Mesela "erken kalkmak" ifadesinde erken bende "olgunlaşmamış, doğru vakit değil, çiğ, yanlış" diye kodlanmış. Erken kalkmak diye yaptığım telkinlerin hiçbiri işe yaramadı. Ama ne zaman ki "vakitli, vaktinde kalkmak" demeye başladım, hep alarmı kurduğum dakikadan yarım saat önce uyandım. Vakti oymuş.

Ya da mesela "zayıflamak" veya "kilo vermek" ifadesi bana hizmet etmiyor. "Hafiflemek", "yağ yakmak - kas yapmak" ifadesi hizmet ediyor. Zayıflamak deyince güçsüzleşmek anlıyor zihnim, kilo vermek deyince "eyvah kilosuz kalıcam ne yaparım" telaşı oluşuyor. Hafiflemek, incelemek, yağ yakmak kas yapmak deyince evet amacıma ulaşıyorum.

Bunun gibi kendini anlaman gereken yönlerini anlamak.

3. ÇOK GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE HİSSEDEREK hayal kurmak. Hayalini bütün vücuduna yaşatmak. Olmasını istediğin şey nedir, bağımlılıktan kurtulmuş olmak mı, hayalinde alkolü en çok aldığın her fiili (film izlemek, arkadaşlarla içmek, sevgiliyle içmek, kafan kızınca eve gelip içmek, artık en çok içtiğin şeylerin hepsini tek tek kur) incele.

Alkollüyken nasılsın, alkol almıyorken nasılsın. Alkol kullanmaktaki amacını/amaçlarını bul. Gevşemek olabilir, özgüveni yükselmek olabilir, neşeli biri olmak olabilir, duygularını gösterebilmek olabilir, artık alkolden aldığın fayda neyse onları bul tek tek.

Sonra bahsettiğim çok güçlü bir şekilde hissederek hayal kurma aşamasına geçip, bunu mesela olmasını istediğin ama olamamış bir şeyi oluyormuş gibi hayal etmek şeklinde de yapabilirsin, alkol aldığın faaliyetteyken alkol almadığını, uygun içecekler aldığını ve bu içeceklerle de çok rahat olduğunu, çok ruhsal tatmin yaşadığını, çok içine sine sine, nefesin kesile kesile mutluluklar yaşadığını, alkolden aldığın faydanın belki 100 katını yaşadığını BEDENİNE YAŞAT.

Boş zamanlarını bunun için kullan. Kaç hafta kaç ay sürerse sürsün bunu yap. Bunu yaparken alkolü azaltsan ne güzel olur, ama azaltamazsan da, her seferinde bütün vücudun o hisleri %100 yaşayacak şekilde bu hayal kurmaları mutlaka günde 2-3 defa yap.

4. Alkolün yanında su iç. Azar azar başla ama iç. Yavaş yavaş suyu artırırsın. Göreceksin sana çok iyi gelecek. İçeceğin suya bakıp onun senin vücudunun %70'i olduğunu gör, ona de ki seni alkole bağımlılıktan kurtulmak için içiyorum. Sen bir bağımlılık yok edicisin. Her içeceğin suya söyle, sadece alkolün yanında içeceğine değil, hepsine söyle.

Bu arada bilgi edinmeye devam et, ama önemli olan beynin kodlarını değiştirmek. Benim sigarayı bırakışım öyle oldu. Daha doğrusu beynimin bağımlılığı yok edişi. Ben sadece kendimi sigarayı bırakma çabasına, o zorluğa hazırlamaya çalışıyordum. Bir anda yok oldu bağımlılık.

Niyet cümleleri kullan. Alkol bağımlılığından kurtulmaya niyet ettim. Veya, alkole bağımlı olmaktan kurtulmak istiyorum. Gibi.

Dua et, "çok muhterem Allah'ım bu bağımlılıktan kurtulmaya niyet ettim, biliyorum ki biz sana doğru 1 adım yürüdüğümüzde sen bize doğru 10 adım koşarsın, işimizi kolaylaştırırsın, destekleyip güçlendirirsin. Beni de destekle, (insanın kendi iyiliği için yaptığı her şey de Allah'a doğru adım atmaktır, Allah rızası için hareket etmektir), senin rızan için çabalıyorum, kurtuluşumu kolaylaştır hızlandır" de.

Telkin cümleleri kullan, bu başta anlattığım olumlu kodlar olumsuz kodlar bunda çok önemli, duada da önemli. Mesela "ben alkolden bağımsız olarak da çok neşeli bir insanım" veya "ben alkol almadığım her zaman özgüveni tavan yapan biriyim" veya "ben alkol almadığım her zaman duygularımı çok rahatlıkla gösteririm, istemem yeterlidir" gibi.

Bunları bol bol söyleyip yine hayalinde canlandırıp bir tiyatro oyuncusunun sahnedeki abartıları gibi abartılı canlandırmalarla kendine vücuduna yaşatmalısın.

Günde 5 vakit namaz kılar gibi günde 1, 2, 3, 5, 10 ne kadar yapabilirsen o kadar kez bunları yap. İçsen de içmesen de azaltsan da azaltamasan da yap.

Eğer müslümansan ve Esmaül Hüsna okurum dersen her gün istediğin miktarda suya 170 kez Ya Kuddûs ismini başına sonuna salavat ekleyip oku. Ama üflemek değil suya seslenmek, ses dalgalarını suya değdirmek, ses dalgalarının denize girer gibi o suya girmesini sağlamak. Kuddûs isminin anlamlarını oku, iyice öğrenip her okuyuşunda o anlamı içinde canlandır, anlamaya yaşamaya çalış ve bu suyu o gün iç. Her gün yap. Bu da hem zihinsel hem bedensel kodlama şekli.

Çok uzun yazdım kusura bakma, bilimden uzaklaşmak değil kastım ama beyni kodlamak her şeydir, kendi tecrübelerimi yazdım. Sigarada çalışan alkolde de çalışır. (Sigarayı bırakırım çay şekerini bırakamam diyen biri olarak ilk çay şekerini bırakmışlığım var ki alkol ile şeker birbirine denktir).

Hormonlar ve alkol konusunu araştır, kan değerlerinde eksik var mı tahlil yaptır, eksikleri tamamla. Güneşe çık bol bol. Güneş gör. Bol su iç ve güneş gör. İmkan varsa taze toprağa çıplak ayakla bas her güün, en az 10 dk.
0
muhayyer divan
(30.09.22)
(4)

Didem Didar Balcı olayının aslı faslı

muhayyer divan
Ortaya çıktı mı? Sözlük'te çok fazla tanım var hepsini okuyamıyorum, bilen var mı işin esası neymiş ne değilmiş?
Ortaya çıktı mı? Sözlük'te çok fazla tanım var hepsini okuyamıyorum, bilen var mı işin esası neymiş ne değilmiş?
0
muhayyer divan
(29.09.22)
Haberden izlediğim;

doktor odasından çıkıyor insanlar kapıda beklerken, sıradaki hasta ya da sıradan bir hasta "nereye gidiyorsun" gibi bir şey soruyor. Doktor da "yöneticim çağırdı ona gidiyorum" gibi bir şey diyor.

Hasta da bu cevaba inanmadığını belli eden tavır ve kelimeler kullanıyor sanırım, sonrası da malum. "Sen kimsin bana hesap soruyorsun" ile başlayıp çirkinleşiyor konu.
0
John Bloor
(29.09.22)
kadın "ne zaman geleceksiniz, kızımı okuldan alıp geldim, ona göre bekleyip beklemeyelim, dersten geri kalmasın" minvalinde bir şeyler söylüyor. doktor da kuduruyor bunun üstüne.
0
duster
(29.09.22)
Bu konuda bir açıklama yapıldı mı, veya işin doğrusu eğrisi ortaya çıkarıldı mı onu öğrenmek istemiştim...
0
🌸muhayyer divan
(29.09.22)
kadıncağız gariban evladıyla çok masum yaklaşmış ama canavar doktor üzerine yürüyüp ana bacı sövmüş.
herkes bekliyor böyle bir şey çıksa diye. hele bi de doktor fetöcü çıksa.. üf.

işin aslını bilen yok, kirli bilgi çok. ben o hastanedeki arkadaşlarıma sorayım, öğrenince editlerim.
0
bir ileti paylastim
(29.09.22)
(2)

Duyuru Doktorları Bakabilir Mi?

duma duma dum
Merhaba,2018 yılında karaciğer vericisi ameliyatı oldum. Safra kesesi de gitti tabi. Sindirim sistemim oldum olası hassas. Sıkıntılarını yaşadığım bir dönemdeyim yine. Buğdaya intoleransım var. Onu kesince rahatladım. Karın ağrılarım, mide ağrılarım, ataklarım çok azaldı. Yalnız aklıma pankreas takı
Merhaba,

2018 yılında karaciğer vericisi ameliyatı oldum. Safra kesesi de gitti tabi. Sindirim sistemim oldum olası hassas. Sıkıntılarını yaşadığım bir dönemdeyim yine. Buğdaya intoleransım var. Onu kesince rahatladım. Karın ağrılarım, mide ağrılarım, ataklarım çok azaldı. Yalnız aklıma pankreas takıldı. Hafiften midemin sol kısmında sancı oluyor anlık. Sol göğsümün altında gibi biraz da. Bir hafta önce doktor elle muayene etti, endişemi ona da söyledim, bastırdı baya baktı. Hiçbir şey yoktu hassasiyet açısından. Bu hafif sancı pankreas olabilir mi yoksa pankreas ağrısı çok mu sert oluyor? Sırta doğru yayılan diyor, sırtımda zaten boyun fıtığından dolayı ağrı var ve ayırt edemiyorum. Endokrin bir sürü test yaptı en son, şekerdir insülindir normal ama kolestrol yüksek biraz trigliserid ile beraber. O da zaten şekerli yediğim ve göbek çevremi yağlandırdığım için oldu sanırım.

Açıkçası korkuyorum. Pankreas olsa yerinde duramazsın gibi bir şey var mı? Bütün bunların ışığında korkayım mı, bir şey yok mudur?
0
duma duma dum
(28.09.22)
Doktor değilim,

1. Pankreas olsa yerinde duramazsın gibi meşhur bir yaklaşım vardı evet

2. Pankreas sağ kasık civarında olmuyor muydu? Sol tarafın pankreasla alakası yok sanki? Midenin solunda göğsün altında deyince "sol yan" anlıyorum bu da bana böbreği düşündürüyor. Bol su ve ara ara bira (hatta birayla beraber su) içip (abartmadan tabii, ben böbreğim için bira içerken bile 1 veya 2 birada kalıyorum, dğn gece 1 içebildim mesela) bir bakar mısın duruma?

Pankreas sağda diye biliyorum... çok geçmiş olsun...
0
muhayyer divan
(29.09.22)
Gecmiş olsun. Aynı şikayet ile doktora basvurmustum. Gaz demişlerdi
0
primetime
(29.09.22)
(11)

İlişkiye ara vermek

jonas
Sorunların baş gösterdiği bir ilişkiye anlaşarak ara vermek, tarafların bir süre birbirini özlemesi, belki de yokluklarında değerini daha da bir fark etmeleri gibi şeyler, bir ilişkiyi kurtarabilir mi? Yoksa bu ara verme kararı sonu belli olan bir filmin, yani o ilişkinin bitişinin bir adımı olmakta
Sorunların baş gösterdiği bir ilişkiye anlaşarak ara vermek, tarafların bir süre birbirini özlemesi, belki de yokluklarında değerini daha da bir fark etmeleri gibi şeyler, bir ilişkiyi kurtarabilir mi?

Yoksa bu ara verme kararı sonu belli olan bir filmin, yani o ilişkinin bitişinin bir adımı olmaktan öteye gidemez mi?

Ne düşünüyorsunuz?
0
jonas
(28.09.22)
sorunları beraber atlatabilirseniz o ilişki daha da güçlenir. öbür türlü araya soğukluk girer.

evlilikte öyle bir şey yapma şansımız yok tabi. ya çözüyoruz ya boşanıyoruz ya da halının altına süpürüp ileride patlamasını izliyoruz.
0
lazpalle
(28.09.22)
ara verme teklifini GENELDE hayatında bir süre sorumluluk altında olmak istemeyen tarafın teklif ettiğini gözlemliyorum. o taraf genelde ilişkiyi bitirmeye daha yakın taraf oluyor. bir ilişki ciddiye bindikten sonra araya 'nasıl olsa ayrıyız' gibi bir dönemin girmemesi gerektiğini düşünüyorum.

kafayı bir ay toplama ihtiyacı hissettiren bir ilişki sağlıklı bir ilişki değildir gibi geliyor bana. ayrıl barış, ara ver devam et ilişkileri büyük çoğunlukla hüsranla neticeleniyor ve herkes kendi ilişkisinin büyük çoğunluk içinde olmadığı düşünerek hareket ediyor.
0
coldegezenkutupayisi
(28.09.22)
Ayrılıp barışıp daha sonra sorunsuz giden bir ilişkiye şahit oldum, ama ara verilip de süren bir ilişki ben görmedim.

Neye ara veriliyor ki ben bunu da çok anlamıyorum. Yani eğer kendinize alan açmak ve biraz düşünüp taşınmak ya da gerçekte neler olup bittiğini sorgulamak istiyorsanız bunu ilişkiniz içinde yapabilirsiniz, insan zaman zaman kendi başına kalmak isteyebilir. Seksi ve ten temasını azaltabilirsiniz ara vermeden, zaten hep aynı tempoda gitmesi gerekmez ki? E seviyorsanız sevmeye ara verebilir misiniz örneğin, nasıl olacak ki bu?

Ara vermek bana hep "şimdi aniden ayrılırsak çok boşta kalacağım, brexit gibi planlı bir çıkış yapalım" isteği gibi geliyor. Bunu kötü bulduğumdan değil ama bu ara verme konuları açılınca genelde söz edilen niyet bu olmuyor.

Ortada bir sorun varsa bu o sorun çözülmeden bekletilerek düzelmez bundan emin olabilirsiniz. Bu sorunları konuşup bir ortak noktaya varmalısınız ya da sorunların çözülemeyeceğini kabullenip yolunuza bakmalısınız. Ya da eğer sevginiz kalmadıysa kendi kendine geri geleceğini çok sanmıyorum, ilişkiye ara verince kimse kimseyi özlemiyor. Ayrılmaya meyilli olan taraf kendi ilişki sonrası hayatını hazırlayıp ayrılığa yaklaşırken, bu ara verme teklifine hazırlıksız yakalanan taraf boş umutla sağlıksız duygular geliştiriyor.
0
akhenaten
(28.09.22)
Nerede olduğunu, ne yaptığını bir ay, iki ay, neyse bilmediğin birine nasıl tekrar sevgili gibi davranacaksın? Bunun mantıklı bir açıklaması yok bana göre. Bu aynı zamanda bir risk. Belki hiç özlemedim diyecek. İlişki içinde kalarak, güveni yok etmeden iletişimi biraz azaltmak bana daha mantıklı geliyor. Sorun varsa kişiler kendilerini, davranışlarını düzeltmeli. Ara vermek sorunları sadece ertelemek olur.
0
dissendium
(28.09.22)
Aksine. Ara vermek bir ayrılık provası olur ve kişi ayrılığı benimser. Gözden ırak gönülden de ırak misali.
0
ruhen hastayim ben
(28.09.22)
Ara verilen ilişki bitmiş demektir. Eger ara verilecek bir durum var ise ilişkide iletişim ile çözülemeyecek bir durum vardır.
0
mirty
(28.09.22)
Ara verme talebi kimden geliyorsa ayrılalım diyemeyen odur. Ara vermek ayrılmanın yolunu yapmaktır. Öyle olmasaydı ara vermek kimsenin aklının ucuna dahi gelmezdi.
0
muhayyer divan
(28.09.22)
Karşılıklı anlaşıldıysa belki olur
Ama ben şahsen böyle ara vrelim olayına asla girmem
0
basond
(29.09.22)
kurtarmaz. kızı bıraktıgından daha geniş bulman olası.
0
abelardo
(29.09.22)
Ara verme kararı aldıktan sonra tekrar dönüp ilişkinin düzelmesine %3 falan ihtimal veririm. Taraflardan biri o sırada başkasını bulamazsa geri döner. Yoksa ilişki dediğin şey bir yerden sonra sevgiden çok alışkanlığa dönüyor. Onsuz yapabildiğini anlayan çiftler bir yerden sonra özleme değil ilişki sırasında bilinçli ya da bilinç dışı şekilde göz ardı ettikleri sorunları fark etmeye başlıyorlar.
0
nawar
(29.09.22)
Bu olay tamamen kolpa. Ara verince komple kopuyor. Mantıklı bir şey değil.
0
westblack
(29.09.22)
(2)

Siz de bunu yaşıyor musunuz? - İnstagram

muhayyer divan
Merhaba, iyi gecelerİnstagram'da 1 gönderide birkaç foto zaten normalde paylaşıyorduk, çok yeni "her bir fotosunun beğenilebildiği çoklu gönderi" çıkmış, onu kastetmiyorum.2 foto paylaşacağım, + işaretine dokununca gelen menü, daha önce paylaştığım fotoları içeriyor. Klasör seçenekleri 4 tane, üçü h
Merhaba, iyi geceler

İnstagram'da 1 gönderide birkaç foto zaten normalde paylaşıyorduk, çok yeni "her bir fotosunun beğenilebildiği çoklu gönderi" çıkmış, onu kastetmiyorum.

2 foto paylaşacağım, + işaretine dokununca gelen menü, daha önce paylaştığım fotoları içeriyor. Klasör seçenekleri 4 tane, üçü hep daha önce paylaştıklarımı gösteriyor, sadece biri "diğer" klasörü ve ona dokununca telefondaki bütün fotolara ulaşmamın önü açılıyor, yoksa ulaşmak için 2-3 tık daha gerekiyor.

Ulaşınca bu sefer çoklu olarak seçemiyorum. 2 foto yerleştiremiyorum paylaşımımıa. Ayarlara girdim bakılabilecek her yere baktım, telefonda instagram klasörü varmış, içeriğini başka bir klasöre aktardım... "paylaşılan görselleri kaydet" ayarını bile pasifleştirdim ama işe yaramadı.

Siz bunu yaşadınız mı? Çözebildiniz mi? Çözüm nedir bilen varsa yardım edebilir mi?

Bu arada telefonum samsung A52 ama uzun zamandır güncelleştirmiyorum çünkü hep olumsuz yorumlar görüyorum. İlgisi var mı bilmiyorum. Telefonu alalı 16 ay oldu.
0
muhayyer divan
(27.09.22)
+ yapınca açılan menüde sol ortada klasör seçme kısmı var, oraya tıklayınca telefondaki ne kadar klasör varsa gösteriyor olması lazım, ben de Samsung kullanıyorum bende var.

Çoklu seçim için yine +dan sonra gelen menüde sağ ortada foto makinesi işaretinin yanındakine basınca çoklu seçim açılıyor. Bir fotoyu x klasöründen diğerini y'den seçicek bile olsan seçtiriyor.

Kendi arayüzünü değil ama instagram uygulamasını güncelleştirmediysen sebebi bu olabilir diyeceğim ama onu da pek sanmıyorum.
0
Bruce
(27.09.22)
@Bruce

Yaptırmıyor. Çoklu seçimi uyguladığı klasör, benim hesabımda daha önce paylaştığım fotolar, telefonumdaki diğer fotolara ulaştığımda bana çoklu seçim sunmuyor. Hiçbir şekilde de değiştiremiyorum bunu.
0
🌸muhayyer divan
(27.09.22)
(1)

Bu türküyü bilen var mı?Bu versiyonu bulabilir mi?

Amaranta ursula
Selamlar;Sözlerini seçebilmeme rağmen bulamadım. "Yanma gönül yanma geçen ömrüme yanma bahardım gülü soldum şimdi kuru çöle döndüm..."Bilen varsa bu versiyonu paylaşabilir mi? Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.Link: https://voca.ro/1bNiAb9uS48i
Selamlar;

Sözlerini seçebilmeme rağmen bulamadım.
"Yanma gönül yanma geçen ömrüme yanma bahardım gülü soldum şimdi kuru çöle döndüm..."
Bilen varsa bu versiyonu paylaşabilir mi?
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.

Link: voca.ro
0
Amaranta ursula
(25.09.22)
Bu bir uzun hava. Kırık hava yani ritimli bir türkü değil. Bir de bu dijital ortamda değiştirilmiş tabii. Aradım ama sözleri bile bulamadım.
0
muhayyer divan
(26.09.22)
(5)

Ketojenik beslenmeyle sadece yağ yakımı

elitoangelito
1.80 boyunda 78 kilo 32 yaşında herhangi bir sağlık sorunu olmayan er kişisiyim. egzersizim yok diyebilirim.(günlük yürüyüşler haricinde).3 gündür 0 karbonhidrat tüketiyorum, protein ve bolca yağ tüketiyorum. ketojenik diyete alışmaya çalışıyorum.belimin ön kısmında (karnımda) bir yağlanma mevcut. t
1.80 boyunda 78 kilo 32 yaşında herhangi bir sağlık sorunu olmayan er kişisiyim. egzersizim yok diyebilirim.(günlük yürüyüşler haricinde).
3 gündür 0 karbonhidrat tüketiyorum, protein ve bolca yağ tüketiyorum. ketojenik diyete alışmaya çalışıyorum.

belimin ön kısmında (karnımda) bir yağlanma mevcut. takım elbise giyerim çoğu zaman. oturduğumda o karındaki yağın çıkıntısını hayal edebiliyorsunuz sanırım. benim tek amacım o yağı yakmak. kastan kaybetmeden sadece yağı yakmak istiyorum. kilo verme amacım da yok. uygulamam gereken özellikli durumlar neler?
0
elitoangelito
(02.09.22)
Kas kaybetmeden yağ yakmanın tek yolu diyetine sporu da ilave etmektir.
Diğer yerlerimdeki yağlar gitmesin, bir tek şuradaki yağlar gitsin diyeti ve sporu da
yok.
0
Mirket
(02.09.22)
Sıfır karbonhidrat iyi değil diye biliyorum. Hiç değilse kompleks karbonhidratlardan kullanmak iyi olabilir.
0
muhayyer divan
(02.09.22)
Içeceklere de dikkate din
0
beemaker
(02.09.22)
2 yıldır en saf haliyle uyguluyorum ketoyu, carnivore'um ve yumurtadaki eser miktardaki karbonhidratı saymazsak hiç karbonhidrat tüketmedim. bir kez bile bitkisel besin yemedim 2 yıldır, tek istisnam kahve. bu şekilde minimum fiziksel aktiviteyle kas kasbı yaşamadan verdim göbeği. fazla yağların tamamen bitmesi birkaç ay sürdü aktif sporla desteklemeden.

kısa mesafe ulaşımda bisiklet filan kullanıyorum ama öyle spesifik olarak kardiyo vs. yapmadım saatlerce spor yapmadım. sonuçta tamamen sıfır hareket durumunda ne kadar yesen de kalori açığın olmasa da hatta kilo alsan da kas kaybı olur ama az da olsa bi hareketliliğin varsa yeterli de beslenirsen belirgin bi kas kaybı yaşamadan verirsin kiloları çok zor değil. @muhayyer sıfır carb iyi değil demiş diye söyliyeyim, ben çok memnunum ^^ herhangi bir problem yaşamadığım gibi mevcut sağlık problemlerimin neredeyse hepsi de tamamen ortadan kalktı. zerocarb lowcarb'dan daha iyidir ^^
0
konetsu
(02.09.22)
ketojenik diyet sıfır karbonhidrat demek değil.
ciddi kilo vermek istiyorsanız günde 15 grama kadar karbonhidrat alabilirsiniz.
yani özellikle koyu yeşil yapraklı sebze tüketmeniz gerekiyor.
bunların karbonhidrat oranları çok düşük olduğu için zaten kiloyla yeseniz 1-2 grama denk geliyor.

tükettiğiniz yağ ve proteinin yanında günde 7 cup sebze tüketmeniz lazım.
bir de bunu omad'la ya da en azından 18-6'lık aralıklı oruçla birleştirirseniz 2-3 gün içinde ketosise girersiniz zaten.
0
blatta hiberna
(02.09.22)
(3)

ankara'da psikiyatrist önerisi

der meister
elime bir miktar para geçti ve risk alarak bunu mental sağlığıma yatırma kararı aldım çünkü "para kaybedilir kazanılır ama böyle devam edersen senin hiçbir şey kazannma şansın olmayacak" dediğim noktadayım. tabii ki fiyatının olabildiğince uygun olmasını istiyorum ama alanında gerçekten ön plana çık
elime bir miktar para geçti ve risk alarak bunu mental sağlığıma yatırma kararı aldım çünkü "para kaybedilir kazanılır ama böyle devam edersen senin hiçbir şey kazannma şansın olmayacak" dediğim noktadayım. tabii ki fiyatının olabildiğince uygun olmasını istiyorum ama alanında gerçekten ön plana çıkan, işinin rock yıldızı, iki dakika konuşunca bile güven aşılayabilen nefis bir uzman arayışındayım. daha önce istanbul'da böyle birini görme şansım olmuştu ama ne yazık ki o zaman parasızlıktan devam edememiştim.

açıkçası terapiye de ihtiyacım olduğunu düşünüyorum ama öncelikli problemim ciddi anksiyete, dikkat dağınıklığı gibi şeyler olduğu için ilaç desteği almam gerekeceğini tahmin ediyorum. hem öyle biraz daha hesaplı oluyor, arada kontroller yeterli olabiliyor. o yüzden ben öncelikle psikiyatrist dedim ama psikologunuz varsa onu da alırım.


biliyorum sağlıklı ve sürdürülebilir bir şey değil ama artık gemileri yakıp adderall, meth vs. almayı normal karşılayacak noktaya geldim. mevcut beyin fonksiyonlarım sadece çok temel düzeyde faaliyet göstermeme müsaade ediyor. bu kadarı yeterli değil.
0
der meister
(30.08.22)
yıllar önceydi istanbul, orada yaşamıyorum artık
0
🌸der meister
(30.08.22)
Beni bir başka densiz psikiyatrın dayadığı günlük 7 ilaçtan kurtaran hakiki insan doktorum: Dilek Türkoğlu.

www.google.com

www.google.com
0
muhayyer divan
(30.08.22)
ben de Ceren Göker'i tavsiye edebilirim
0
hikaye mesture
(31.08.22)
(3)

Nezle-grip benzeri şeyden sonra geçmeyen öksürük ve öksürük hissi

ya ben lan neyse
iyi günler,tam 1 ay önce 1 hafta yatıran bir soğuk algınlığı yaşadım. covid değildi.2. günden itibaren öksürük başladı.son 2 haftadır öksürük kuru öksürüğe dönüştü.son 1 haftası öksürük hissi şeklinde. hani sürekli öksürecekmişim gibi ama öksürük yok. konuşunca ya da derin nefes alınca öksürük geliy
iyi günler,

tam 1 ay önce 1 hafta yatıran bir soğuk algınlığı yaşadım. covid değildi.

2. günden itibaren öksürük başladı.

son 2 haftadır öksürük kuru öksürüğe dönüştü.

son 1 haftası öksürük hissi şeklinde. hani sürekli öksürecekmişim gibi ama öksürük yok. konuşunca ya da derin nefes alınca öksürük geliyor.

sabah uyanınca bir şey yok. uyandıktan 1 saat sonra başlıyor, tekrar uyuyana kadar devam ediyor.

daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. neden geçmiyor bu öksürük hissi? göğsümde sıcak buhar dolaşıyor sanki.
0
ya ben lan neyse
(30.08.22)
Covid geçirmişsin, geçmiş olsun.

Annemin akciğerleri hem yapısal olarak hassas, hem alerjik astımı var, hem 30 yıl sigara içti, hem de yanlış teşhis konulmuş (koah) ye 7 yıl yanlış tedaviye devam etmiş bir insan. Hassasiyetin derecesini belirtmeye çalışıyorum.

Kozalak özü, kozalak şurubu ve kozalak pekmezi şeklinde üç malzeme satan bir doğal malzeme dükkanından bu üçlüyü satın almıştım. Annem covid geçirdiği dönemde onların tarifinden 1 çorba kaşığı daha fazlasını yapıp verdim. Bir de günde 3×1000 mg C vitamini verdim. Evvelallah annemin hiçbir şeyi kalmadı. Şu anda gayet iyi.

Düşünürsen sana o dükkanın instagram hesabını ileteyim.

Tekrar çok geçmiş olsun. Lütfen çok bol su iç.
0
muhayyer divan
(30.08.22)
Burun kemiğinde sorun var mı? Bende de arada böyle oluyor. Hiçbir doktor ciddiye almamıştı ama burnumun içindeki kemiğin yamuk olduğu ortaya çıktı. Bu yüzden sürekli geniz akıntısı oluyormuş. Hasta olup boğaz yara olduktan sonra da bu akıntıdan dolayı iyileşmesi zaman alıyormuş. Sesim bile kısıldı bu yüzden.
0
jazzabel
(30.08.22)
Bir KBB uzmanı ile görüş. Muhtemelen alerji diyecek. Eğer öyleyse verdiği hapı akşamları al. Çok pis uyutur.
0
Mirket
(30.08.22)
(3)

Android telefon için çözünürlük arttırıcı uygulama

muhayyer divan
Var mı?*** 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.***Varsa bildiğiniz bir uygulama, acaba bana buradan veya özelden ulaştırmanız mümkün mü, kolay kullanılır olması ve mümkünse Türkçe arayüze sahip olması önemli...
Var mı?

*** 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.***

Varsa bildiğiniz bir uygulama, acaba bana buradan veya özelden ulaştırmanız mümkün mü, kolay kullanılır olması ve mümkünse Türkçe arayüze sahip olması önemli...
0
muhayyer divan
(30.08.22)
çözünürlükten kastın nedir?
0
selam
(30.08.22)
Fotoğraf çözünürlüğü. Bazı görseller çok bulanık oluyor ve eşdeğerini bulamıyorum, onun için.
0
🌸muhayyer divan
(30.08.22)
Remini
0
mustafakesekci
(30.08.22)
(21)

Kızlık zarı sizin için önemli mi? Olmazsa olmaz bir şart mı gençler?

soper
Bence sevdiği kişi için beklemeli bir kız. İlk olmak ayrıdır
Bence sevdiği kişi için beklemeli bir kız. İlk olmak ayrıdır
0
soper
(30.08.22)
Zar anlamında ilktir ama ruh anlamında, sürtünme, ön sevişme, ters ilişki, flört anlamında çoktur. O zaman okey misin?

Her haltı yiyeyim ama sevgilim bakire olsun kafası bana çok ilkel gelmiştir.

Bir erkek bakir ise bakire seçmesinde bir sakınca yok bence.

Ama ben bir şeyler yaşadıysam, karşımdaki insan da yaşamış olabilir sorun yok.

Ne istediğini bilsin, kafa ve beden olarak sadık kalsın da gerisi önemli değil.

Hem bu zar takıntısı olanların korkulu rüyası diktirme ameliyatı var öyle denk gelirse çok gülerim.
0
ananiyimioguz
(30.08.22)
90'li yillarda eksisozluk = kizlik zari tartisma platformu gibiydi. Sonraki yillarda o basliklarin yerini envai cesit erasmus basliklari aldi. duyuruyu gorunce aklima o geldi.

neyse... dengi dengine diyip cekileyim.
0
WithWorth
(30.08.22)
Eskiden insanlar 18 ine gelmeden evlenirdi. O zamanlar onemliydi. Simdilerde is bulma egitim para meselesi gibi turlu sebeplerle evlilik yasi cok ilerledi. Evlilik oncesi seks bu yuzden cok artti.
0
halk
(30.08.22)
Sevdiği kişi için derken? İnsan her sevgilisini seviyor hangisini beklesin mesela?

Erkek de beklemişse “sevdiği” kız için o zaman tamam ama bu kutsal görev sadece kadınlardan bekleniyorsa çok yanlış. Kadınların da el değmemiş erkek bekleme hakkı doğuyor bu durumda.
0
kaptan maydanoz
(30.08.22)
O devir o muhabbetler geçti artık. Önemli gören çok azaldı, önemsiz demiyorlar ama üzerinde de konuşulmuyor.
0
Mihendiss
(30.08.22)
kizlik zariyla ilgisi yok , turkiyedeki kizlar kamuflaj anlaminda uzman:) belki oral sex, anal sex yapiyor nereden bileceksin?
burada olay kizin daha onceki kisilerden neden ayrildigi? karsidaki adamlarin mi yoksa kizin mi can sikintisindan ayrildigi. duygusal zekasi, size adanmisligi, empatisi vs.
ayrilmaya karar verdik iliski monotonlasti diyen kizlardan uzak durabilirsin mesela.
cok seks kimi zaman kizlari travmatize edebiliyor. bunu rahatlikla anlayabilirsin.
0
kadirulu
(30.08.22)
Küçük yerlerde hala önemli. Büyük şehirlerde de tecrübe arıyorlar. +1 ananiyimioguz. Özellikle öyle birini arayana.
0
Kahvedesu
(30.08.22)
vay, nostalji başlık.

15 sene önce tartışılıp bitmedi mi olm bu kızlık zarı meselesi? yemin ediyorum sosyal medyada 10 sene olmuştur görmeyeli. geçmişe gittim.

cevap: olmazsa olmazımdır.
0
sir gawain
(30.08.22)
Bu beklenti kendine karşı özgüveni düşük insanların beklentisidir, ya başkaları ile birlikteliğinden benimki ile olduğundan daha zevk aldıysa vb. düşünceler içerisindeler.

Halbuki bu dünya öyle bir dünya değil. nedense ilk ve son olmakla ilgili bir ilinti var. yani kişinin ilk beraber olduğu kişi aynı zamanda son birlikte olduğu kişi de olacak.

ilk olmak önemli ise kim kimin hangi konuda ilk'i olacak? ilk tekne gezisini beraber yapınca oluyor mu? ilk yamaçparaşütünü beraber yaptık, oluyor mu? ilk motor gezisini beraber yaptık, oluyor mu?

Sex dediğin bir saat, hadi seni mi kıracağım 2 saat olsun, sen kralsın 4 saat diyelim. eee sonra? koskoca hayatı bu 4 saat ile mi değerlendiriyorsun?

Hadi hepsini geçtim, daha kendisi ile ilgili şeyleri bilmeyen biri ile nasıl hayat geçecek? keyif alınan şeylerin kendisi için keyifli olup olmadığı konusunda bir fikri, düşüncesi olmayan biri ile ne yapcaksın? konu sadece cincellik değil yani. o çok küçük bir parçası.
0
selam
(30.08.22)
25-30 yaş arası erkek grubumuzun fikrine göre sevgili olmak için önemli değil ama iş ciddiye binecekse ve evleneceksek çok önemli sırf bu yüzden evlenmeyen arkadaşlarım oldu.

şuan ne kadar önemsiz diye pompalansa da önemli.

ama yeni tip erkekler türedi zar önemli değil diyen. sonuçta herkesin terrcihi
0
alp9900
(30.08.22)
genelde kendine güvensiz erkeklerin hissettiği gereksiz bir takıntı. bir kadının başkalarını deneyip, sende karar kılması daha ego okşayıcı bir durum, çünkü ömrü boyunca tek bir kişiyle yatan birinin içindeki merak duygusunu asla öldüremezsin. evliliğği boyunca başkalarıyla nasıl olurdu acaba diye fantezi kurmasındansa deneyip öyle evlenmesi daha mantıklı geliyor bana. ayrıca evlilik öncesinde orgazm olabiliyor mu, vajinismus gibi bir problemi var mı gibi cinsel sorunların tamamını da bu yolla çözmüş oluyorsun (hiç küçümsemeyin inanılmaz yaygın bu hastalıklar, kolay da tedavi edilemiyor ve boşanmaların - aldatmaların da en büyük sebeplerinden biri bu). son olarak 15 dakikalık bir işlemle sonradan da zar yaptırılabiliyor, yani hiç bir zaman orjinal mi değil mi bilemiyorsun. bu şartlar altında hala bekarete takılan hemcinslerimi komik buluyorum.

hiç ilişkiye girmediğiniz biriyle kolaylıkla yanlış bir evlilik yapabilirsiniz, çünkü dikkatiniz başka bir yerdedir, mantıklı düşünemezsiniz. erkeklerin evlendikten sonraki "ulan ben ne yaptım" pişmanlığı hep buradan geliyor.
0
roket adam
(30.08.22)
İlk olmak kız için de ayrıdır erkek için de ayrıdır bence.

Madem ayrıdır, ikisi de o ayrıcalığı "sevdikleri" kişiye sunmalılar.

Ama sorun şu, cinsel anlamda ilk olan kişi güvenilir sayılıyor ama çok daha farklı konularda hiç de güven vermiyor hatta hayatı zindan ediyor mesela. Onu ne yapalım? Gitti elden "ilk"... ne olacak?

Saçma. Kızlık zarıyla güven elde edilmez. Kızlık zarı değil önemli olan...

Sen ruhu masum olan kadını tanıyamıyorsun kızlık zarına yüklüyorsun koskoca bir sorumluluğu. Önemli olan bu.
0
muhayyer divan
(30.08.22)
20'lerimin başında önemsizdi, ancak artık önemli. 30'larına merdiven dayamış biri bu yaşına kadar cinsel ihtiyaçlarını tümden bastırdıysa tuhaf hissettiren çok fazla problem ortaya çıkıyor. Onun için hiçbir cinsel deneyimi olmamış biri beni geriyor.

Cinsellik biyolojik bir ihtiyaç, eğer hayatınızın büyük bölümünde cinsel arzunuzu bastırdıysanız bu sizde bir şeyleri kötü yönde değiştirir.

Çok değer verdiğiniz, ancak sıradan bir şeyi yıllar boyunca korumak için bir çok şeyden vazgeçtiyseniz o koruduğunuz şey sizin için o kadar önemli hale gelir ki sizden başka kimse ona o değeri vermez. O açıdan bekaret takıntısı olanlara önerim, fazla geç kalmadan evlenmeleri olur heralde. Bir yerden sonra kendilerinden daha çok "evlenecekleri kişiye vaadettikleri o şeyi" öne çıkarmaya başlıyorlar, bir nevi hayatını adadığı tek şeyi size verip vermeme konusuna evriliyor olay. Her olayda, her durumda, sizin yaptığınız fedekarlığı ve ortaya koyduğunuz her emeği onun size vaadettiği ve kendince bir değer biçtiği şeyden değersiz ve yetersiz buluyorlar. Ne yapıyorsanız "e tabi yapacak" olarak görüyorlar.
0
akhenaten
(30.08.22)
Bence önemli. 2022'de hala bunu dert edinen ve tartışma konusu haline getiren kafaların kalıp kalmadığını gösteriyor. Çomar turnusolü diyebiliriz.
0
himmet dayi
(30.08.22)
yanıma almadan dışarı çıkmam, öyle söyleyeyim.
0
sparkle kiddle
(30.08.22)
Kızlık zarı bisiklete binerken bile yırtılabilen bir şey, hiçbir anlamı yok.
0
peki madem
(30.08.22)
38 yaşında erkeğim. Önemli değil.

Cinsellik bakımından daha sıkı olma durumu var mı bilmiyorum. varsa, güzel bir şey.

30-35’ini geçmiş hala bekaretini evleneceği adama saklayan ama o zar hariç yapılmadık aktivite bırakmamış kızlardan uzak dururum.

Erkeğin onlarca farklı kişiyle cinsel ilişkisi olsun ama evleneceği kızın bakire olmasını istemesi de üstteki insan tipiyle aynı seviyede benim için. Bu iki cins insan birbirini çok iyi tamamlar. Match made in heaven.

Tam tersinde de, bakir erkeğin bakire kız istemesi hakkıdır sözüne katılmıyorum. Önce bekaretin böyle bir şey olmadığını, alınacak, verilecek hak olmadığını ifade edeceksin sonra da bakirsen bakire beklemen normal diyeceksin. Çelişki bu da.

Bir de onlarca erkekle birlikte olup son sevgilisine ya da evlendiği kişiye “sen ilksin” diyenler oluyor. Kapıya çarptım bekaretimi kaybettim vs. Onlar da ayrı bir kategori.

Son olarak fikir beyan etmek serbest. Kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün. Fikirleri baskı altına almak hiç kimseye, kuruma, organizasyona, topluluğa yakışmaz. Düşünmek, ifade etmek serbest olduğu kadar düşüncesini beğenmediğin kişiden uzak durmak da serbest.
0
gabe h coud
(30.08.22)
tr şartlarında x y kuşağında önemliydi. z kuşağında durum be bilmiyorum. yani çok önemli olmamalı ama tr şartlarında beklenti bu. insanlar cinselliği çok geç yaşıyor ülkemizde bu da salak muabbetleri açıyor. dönemsel değişir bu cevap 2000 sonrası doğumlularda bence çok sıkıntı değil.
0
mikahakkinen
(30.08.22)
Himmet dayı + 1 milyon
0
Phoebe
(30.08.22)
küçük bir azınlık ve bu şekilde kızları kafaya alacağını sanan bir erkek grubu hariç hala baya önemli.

i.pinimg.com
0
nuisance
(30.08.22)
ben aksine hayatında hiç sevişmemiş kızlardan kaçmaya çalışıyorum ama hep beni buluyorlar. tecrübesiz kız istemiyorum ya. evlenmelik de olsa. ben öğretmen olmak istemiyorum. te.rübesiz kızı anca libidosu yüksekse iyi sevişiyosa isterim.

-bence bir erkek hiç sevişmemişse hiç sevişmemiş bir kız isteyebilir. ama kızlık karı bunu kanıtlamaz o ayrı bir konu.

-kızlık zarını kocasına saklayan çok kız tanıdım. erkeğin sevişip sevişmediğini dert etmiyolardı. onlarak göre erkek yapabilir. kadın saklamalı vs. saçmalık resmenç
0
jelly bear
(31.08.22)
(3)

2 aydır devam eden baş dönmesi

muhayyer divan
MerhabaEvet 2 aydır sürekli olarak başım dönüyor. Özellikle başımı sağa sola üç dört kez normal alışkanlıkla çevirdiğimde anında başlıyor dönmeye. İki kulağımda da çınlama var ve çınlamalar da eşlik ediyor. 7 yıl önce vertigo teşhisi konmuştu ama 2-3 kez atak yaşadım, hiçbirinde de bu kadar mızmız v
Merhaba

Evet 2 aydır sürekli olarak başım dönüyor. Özellikle başımı sağa sola üç dört kez normal alışkanlıkla çevirdiğimde anında başlıyor dönmeye. İki kulağımda da çınlama var ve çınlamalar da eşlik ediyor.

7 yıl önce vertigo teşhisi konmuştu ama 2-3 kez atak yaşadım, hiçbirinde de bu kadar mızmız ve uzun süreli olmamıştı.

Sadece kbb midir başka gidebileceğim hangi bölüm va
r?

Bir de üniversite hastanelerinde bir proftan randevu nasıl alınıyordu?
0
muhayyer divan
(21.08.22)
boyun fıtığı ya da tinnitüs var mı?
0
kanasla intihar eden adam
(21.08.22)
Tinnitus kulak çınlaması diye biliyorum, evet belki 1,5 yıldır var.
0
🌸muhayyer divan
(21.08.22)
doktora giderseniz sizden kulak mr'ı isteyecektir muhtemelen tabi randevu alabilirseniz.
0
kanasla intihar eden adam
(21.08.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.