Giriş
(2)

Duvarda kabartmalı banyo fayansı üzerine boy dolabı monte edilebilir mi?

santimantal
Fayansdaki kabarık desenlerden dolayı dolabı sıfırlamak mümkün gödünmüyor.Ama o şekilde duvara monte etmeye kalksak dolap duvardan biraz ayrık kalır. Bu şekilde monte etmeye kalkarsak kötü mü olur? Yoksa duvarla dolap arasında kalacak ayrıklığı kapatmak için bir şeyler mi koymalı yanlara? (Kabarık f
Fayansdaki kabarık desenlerden dolayı dolabı sıfırlamak mümkün gödünmüyor.
Ama o şekilde duvara monte etmeye kalksak dolap duvardan biraz ayrık kalır. Bu şekilde monte etmeye kalkarsak kötü mü olur? Yoksa duvarla dolap arasında kalacak ayrıklığı kapatmak için bir şeyler mi koymalı yanlara? (Kabarık fayanslar 90 metre genişliğinde ama dolap 100 metre genişlikte.)

fayansın resmi: hizliresim.com
dolabın duvara sıfırlanmasının resmi: hizliresim.com
0
santimantal
(08.01.26)
en kötü mote ettikten sonra dolabın kenarlarına silikon çekip düzgün bir şekilde de sıyırın. mümkünse dolapla aynı renk silikon olsun. burada mesele sadece kötü görünmesi değil aradaki boşluklar zamanla böcekler için yuva haline gelir.
0
ground
(09.01.26)
montaj yapıldıktan sonra aradaki boşluk muhtemelen hissedilmeyecek seviyede olacaktır.
0
bravoteam
(09.01.26)
(18)

bu kanalı değerlendirebilir misiniz?

messina123
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.

1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar bunları referans alabilirsiniz.
2-ai kullanımı rahatsız ediyor mu yoksa tam aksine hoşunuza mı gitti?
3-video süreleri nasıl sizce?

doğru yolda olup olmadığımı merak ediyorum. değerlendirebilir misiniz?

www.youtube.com
0
messina123
(07.01.26)
1- Kaliteli bir kanal gibi gorunmuyor. Ilk bakista yeni bir kanal gibi gorunuyor. Bannerlar falan ozellikle ilgimi cekmedi. Guzel/kaliteli hissiyati vermiyor.
2- AI kullanimi anlaminda cok detayli bakmadim, ekstra rahatsiz eden bir durum goremedim. AI kullanimi beni genelde rahatsiz ediyor zaten de sizin kullaniminizla alakali degil. Ozellikle shorts izlerken alt yazi veya basit telaffuz hatalari gorunce acayip sinir oluyorum. 20 saniyelik shorts olusturtmus otomatik, kendi bile bir kez olsun bakayim duzelteyim dememis. Biz tuketici salaklar da bakiyoruz gibi hissediyorum. Bu tabii sizin mevcut videolar icin gecerli degil.
3- Cok uzun bence, ilgimi ceken bir konu olsa farkli olurdu belki. Youtube videolarinda (AI ile veya degil farketmez) su hissi yasiyorum, 5 dakikalik video bile olsa, izliyorum dikkatli sekilde bitiyor. Ne anlatildi simdi diye dusunuyorum hic birsey yok. Ayni sey oyle boyle tekrar edilip durmus oluyor.
+1
mbond
(07.01.26)
@mbond hocam geri dönüşlerin için teşekkür ederim. tüm videoların kapak görsellerini değiştirmeyi planlıyorum en kısa zamanda.

video süreleri evet uzun, hatta ileride planım daha da uzatmak. 1 saat hatta daha uzun içerikler oluşturmak istiyorum. bu konuda ayrıştık maalesef :d
+1
🌸messina123
(07.01.26)
@sivri sinek hocam çok teşekkürler geri dönüşün için. tutar tutmaz elbet bilemeyiz inşallah tutar tabi.
0
🌸messina123
(07.01.26)
teknik yanıt veremem ama içerikle ilgili naçizane yorum yapmak isterim çocuklar içinde içerik ürettiğimiz projeler olduğu için. bir video başlığında mesela katil kelimesi gördüm, biz hazırladığımız içerikleri pedagojik olarak kontrolden geçirtiyoruz. özellikle ölüm, savaş gibi konular ya da din, tanrı gibi soyut konular varsa daha çocuklara uygun ifadeler kullanıyoruz.

biliyorum yığınla çocuk içeriği var bu tarz şeylere asla dikkat etmeyen ama yinede aklınızın bir köşesinde olabilir diye düşündüm.
+2
Phoebe
(07.01.26)
yotube (pc) ana sayfasında bir eksik var ama bilemedim. telefon uygulamasında iyi görünüyor. tiktok ve instagram ise daha çarpıcı duruyor. bu belki de youtebe brovserda çok fazla boş alan olması ve renlerinizin soluk ve pastel renklerden oluşması nedeni ile boşluk hissi veriyor. dolu dolu görünmüyor. bari kapak ve şu yuvarlak olan profil fotosu galiba onları mı canlandırsanız? tamamen kişisel görüşüm tabii ki.
0
ground
(07.01.26)
@phoebe çok teşekkür ederim yanıtınız için. aslında benim ana amacım bu kanalı açarken çocuklar değil hikaye, tarih, mitoloji videosu açıp arka planda video çalarken uyuyan insanlardı. ancak çocukların da ilgisini çekecek sanırım bu içerikler. özellikle dikkat edeceğim. şu an kontrol edemiyorum ancak sıkıntılı kelime varsa kesinlikle çıkartacam
0
🌸messina123
(07.01.26)
takibe aldım, seslendirme çok güzel, ama videoların resimleri çok amatörce geldi, videoların içindeki hareketli animasyonlar daha kaliteli duruyor o kapak resimlerinden.
birde # ile keywordler eklemeyi dene tüm kanallar yapıyor bunu açıklamalara koyuyorlar.

amacin olmaya bilir ama ilk açılış cümleni etkili merak uyandırıcı birşey yaparsan video izlenme devamlılığın artabilir, ra videosunda mesela ra çocukken hangi kayığa bindi tarzında..

metinleri çok sevdim ama cümleler biraz fazla mı uzun, overallda çok beğendim emeğinize sağlık
+1
eja
(07.01.26)
@ground teşekkür ederim öncelikle. video adeti düşük sanırım o boşluk hissi bu yüzden yaşanıyor ben de aynı hissi yaşıyorum. video kapak görsellerinin tamamını değiştirecem ve aynı tip yapacağım en kısa zamanda. belki o şekilde daha düzenli gözükür.

@eja çok teşekkür ederim. ra videosu çok amatör geliyor şu an bana :D ilk kelimenin hatta ilk birkaç dakikanın daha heyecan verici ve dikkat çekici kelimelerle başlaması gerek bence de. siz dedikten sonra fark ettim. resimler ve animasyonlar bence de amatör ilk videolarda. son videoda biraz daha güzel oldu aslında görsel ve animasyonlar. kaliteyi arttırmak istiyorum geri dönüşleriniz için teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
1. Mitoloji gibi entelektüel birikim gerektiren bir konuya dair video izleyeceğim zaman videoyu yapan kişinin kim olduğunu bilmek, nasıl bir entelektüel birikime sahip olduğunu az çok öğrenmek isterim. Metinleri yazan kişinin kim olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa videoyu kapatır, ardından "kanalı önerme" seçeneğini işaretlerim.

2. Yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tüketmem. İçeriğin yapay zeka olduğunu anladığım anda 1 numaralı paragrafta belirttiğim tarifeyi uygularım.

3. Banner ve thumbnail görselleri fena değil, aşırı çekici gelmedi ama daha önemlisi itmedi de. Thumbnail'da video sahibinin gerizekalı bir ifadeyle bakan vesikalığı varsa o videoları da izlemiyorum. Bunlar ise iyi tarafta kalıyor.

4. Süreler bence kısa bile. Ben uzun video seviyorum, imkanım olsa kısa dikey video formatını yeryüzünden silerim.

Sanırım düşüncelerim pek yararlı olmayacak ve genel Youtube kullanıcısı alışkanlıklarından farklı ama ben de böyleyim.
+1
10551037
(07.01.26)
@10551037 estağfurullah hocam geri dönüşün için teşekkürler. kendi adıma söylemem gerekirse çocukluğumdan beri ilgi duyduğum bir alan olduğu için mitoloji konusunda içerikler üretmeye karar verdim ancak ai desteğini alıyorum.

2 günde 1 uzun video hedefim olduğu için süreleri şimdilik daha da uzatamıyorum ancak planım abone sayım arttıkça haftalık video sayımı azaltıp kaliteyi arttırmak olacak. henüz yolun başındayız :)
0
🌸messina123
(07.01.26)
Kanalınız güzel, bu tarz videolar dinleyen birisi olarak ben beğendim. Özellikle ses kendini dinlettiriyor, ses tonu güzel baya, notebooklm ile video üretenlerde hep aynı kadın ve erkek sesi dinlemekten gına gelmişti artık. Ayrıca müzikleri beğendim, sesi çok boğmamış, sadece mesela ateş başında derken ateş çıtırtısı vs eklemek nasıl olurdu diye düşündüm, çok uğraştırıcı olabilir.
Her akşam 22'de video demişsiniz ama her gün video atmamışsınız. Bu tarz tutarlılıklar ilk başta gelecek olan kitle için önemli olacaktır. Bir de logonuzdaki font ile her akşam 22'de video yazan font aynı olursa daha bütünsel görürdüm sanırım.
Açıklamalarda hashtag SEO zaten dikkat etmişsiniz, bol izlenmelerdilerim.
0
hayalhayal
(07.01.26)
@hayal hayal yorumun için çok teşekkür ederim. Her gün 22’de derken 1 gün uzun video, 1 gün shorts olarak paylaştım. Yani boş geçmedim aslında :) Sanırım yanlış anlamaya müsait bir ifade olmuş. Düzelteyim onu.

Ateş çıtırtısı sesi gibi sesler hiç uğraştırmaz aslında. Tavsiyen için teşekkür ederim. Bundan sonraki videolarda bu tarz yardımcı sesler de kullanayım ben.
0
🌸messina123
(07.01.26)
merhaba. abi ben inan tüm gün ama tüm gün mitoloji, tarih antropoloji dinleyen biriyim. pandemide başladı öyle devam etti. çok özür dileyerek söylüyorum artık bu bollukta kafası çalışan biri açıklamalara girip bu içeriğine zaman ayıracağım kişi kim diye bakıyordur. ben orada karşımdaki kişinin eğitimini bu konulara ne kadar vakıf olduğunu görmek istiyorum.

sabah pelin batu'nun bireysel youtube safyasına denk geldim. tuz'un hikayesini anlatmış. 76. kişi falandım. şimdi youtube öyle bir mecra ki siz şu anda pelin batu dan daha çok takipçiye sahip olabilirsiniz ama bir noktada aynı konuyu siz ve pelin batu anlatıyosa ben onu takip ederim. sizin egitiminizi bilmiyorum ki? başkalarının videolarından toparladıklarınızı bir süzgeçten gecirip para kazanmak için önüme koyduğunuzu düsünüyorum ilk aklıma gelen bu oluyor.

örneğin yıllar önce tarih tekerrürden mi ibaret isimli bir kanala denk geldim adam çok hakim ama ne yapsa ne etse oturtturamadı, bana neyse üzülüyorum.

Nomisma arkeoloji ve gezi isimli bir kanal var, çok donanımlı bir arkadaş sonra kendi ismiyle devam etmek istedi zaten az olan izleyicisini toptan kaybetti, yıllardır verdiği emeğe değmiyor.

Emelkalender diye bi kadın vardı tüm azra erhat mitoloji sözluğundej baslayarak ilyada odissei zincire vurulmus promethe thegonya falan okumaya açtı defalarca ban yedi sürünüyo takipçi sayısı.

Ama mesela mitolojikinciler sıyrıldı yırttı ses tonuyla, çok hakimdi konuya, filmlerle muzikle ele aldığı konuyu açtı. Doğru dönemde doğru bir amatördü.

Ben şimdi noname, eğitimini bilmediğim bir adamı neden izleyeyim?

Ya inan ben senin elini yüzünü görsem amatör ruhuna inansam kitap kitap konulara hazırlanışını o ışığı görsem izlerim. diamond tema boyle yırttı. sadece oturup eşşek gibi calıştı doğru kitapları alıp okuduğunu kastıra kastıra gösterdi arkasında kütüphaneyle, bi mısır anlattı bi roma anlattı bi nutuk didikledi, osmanlı, cahiliye devri arapları falan. yahu bu adam benim bildiğim lise mezunu, yani bir tarihobasını sunan gerizekalı kocası olan başarılı akademisyen kadın değil, yine de izletti kendini boşlukta. ben seni şu anda izlemezdim özür dilerim. inan o kadar turistik rehberler kanalları, arkeolog/antropolog kanalları var ki, sizin gözümde degeriniz talha uğurluel'in tarihçiliğinin bir tık üstünde.

savaş tarihlerini başarılı basit animasyonla haritalar uzerinden anlatan adamları ayrı tutuyorum.

umarım başarılı olursunuz.
+1
libertine
(07.01.26)
ya tekrar yazıyorum. hevesini kırmıs olabileceğim için pişmanlık hissettim. abi bak 5 yıl önce şu adama denk geldim mesela

youtube.com


en az 40 videosunu izledim çünkü muhtemelen arkadaş öğrenciydi çok hevesliydi taze aldığı bilgiyi geri anlatıyordu tutmadı. ona da yazdım bence bu donanımla giyinişinle kendi topuğuna sıkıyosun abi atletle bana artık presokratik filozofların fragmanlarını satmaya devam etme bir noktada kimse izlemeyecek senin şevkin kırılacak yeni video çekmeyeceksin diye yazdım hatta 6 yıl olmuş. o da bırakmıs. senden samimi olarak arkadaşın ele aldığı konuların derinliğiyle kendini karşılaştırmanı öneririm. yeni düzende ai çok kolay ama ben eski kafalıyım, bollukta gercekten konuya hakim bana da saygı gösteren birini görmek istiyorum.
0
libertine
(07.01.26)
Bence gayet iyi, hedef kitlesi de var. Bir de benim gibi böyle şeyler dinlemeden uyuyamayanlar (ciddiyim). O yüzden allaaaaşkına biraz daha uzun olsun :))
0
gobekliraki
(07.01.26)
Spesifik olarak masal tadında uyku videosu yapma niyetiniz varsa belki okey (bunun alıcısı değilim) ama uyanıkken dinlenecek bir içerik değil gibi geldi. Seslendirmen (yapay zeka?) çok yavaş konuşuyor, beyaz geyik videosunun ilk iki dakikası ve son attığın kanal tanıtımının bir dakikasını dinledim ve devamını dinleyesim gelmedi. Beyaz geyik videosunda da masal gibi girmişsiniz, betimlemeler falan çok çocuklara yönelik gibi geliyor kulağa. Çocukluktan beri mitoloji severim, şu an bi içerik izleyecek olsam ingilizce izlerim ve beni türkçe izlemeye ikna edecek kanal bu olmaz muhtemelen. Bi de genel olarak yapay zekaya çok düşman olmasam da eğlence için tüketeceğim şeyi yapay zekanın hazırlaması çok makul gelmiyor bana. Burda metni siz yazıyorsunuzdur ama görseller çok basit duruyor, seslendirme de awkward ve dediğim gibi çooookkk yavaş.
0
nundu
(07.01.26)
@libertine geri dönüşlerin için çok teşekkür ederim hocam. Şöyle bir açıklama yapayım. Ben mitolojik konularda mükemmel bir kanal olacam, verdiğim bilgiler kesin doğru olacak diye bir durum söz konusu değil. Hedef kitlem arkada ses yapsın, uyurken izleyeyim, kafam dağılsın gibi düşünen insanlara olayları hikayeleştirerek hatta bazen uydurarak, çarpıtarak tüketebileceği bir hikaye sunmak. Kesinlikle mitoloji konusunda aşmış bir kanal olmayacam ancak hikaye anlatımı konusunda aşmış bir kanal olma hedefim var.

@göbekliraki sonraki birkaç video hazır hocam ancak onlardan sonraki videoların süresini ben de arttırmak istiyorum. Çok teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
@nundu hedeflediğim kitle tam olarak dediğiniz gibi uyurken video açanlar, arkada ses olsun diye video oynatan kişiler. Hatta iş biraz masala da kaydığı için çocuklar da sevebilir. Aslında çocukları başlangıçta düşünmemiştim. Yukarıda bir kişi daha yazdı. Pür dikkat izlenecek/dinlenecek içerikler değiller zaten. Kesinlikle o konuda hemfikiriz. Ben şahsen video dinleyerek uyuyorum. Yola çıkış noktam ben bunu seviyorsam kesin benim gibi binlerce insan vardır oldu.
0
🌸messina123
(07.01.26)
(10)

Nasıl verimli ders çalışabilirim?

ekimoloji
30 küsür yaşındayım geçmişte çok parlak bir öğrenci değildim dolayısıyla ders çalışmayı sevmezdim. Şimdi bir sınava çalışmam gerekiyor ama bazen ders çalışmayı bilmediğimi düşünüyorum. Derse ayıracak günde max 3-3,5 saat vaktim var. Bunu en verimli şekilde nasıl değerlendirebilirim? Tekrarları en ma
30 küsür yaşındayım geçmişte çok parlak bir öğrenci değildim dolayısıyla ders çalışmayı sevmezdim. Şimdi bir sınava çalışmam gerekiyor ama bazen ders çalışmayı bilmediğimi düşünüyorum. Derse ayıracak günde max 3-3,5 saat vaktim var. Bunu en verimli şekilde nasıl değerlendirebilirim? Tekrarları en mantıklı nasıl yapabilirim? Mesela tarih dersine NotebookLM ile tekrar yapıyorum zaten sevdiğim bir ders olduğu için ondan epey verim alıyorum.
0
ekimoloji
(07.01.26)
Benim en verimli bulduğum yöntem kalemi elime alıp, önemli cümleleri ve noktaları boş bir kağıda yazmak oldu.
Dijital olarak okumak veya yazmak bende işe yaramadı.
Ayrı bir kağıda özet yapmak çok faydalı oldu benim için. Özet yapmak amaçlı incelemek, daha iyi konsantrasyon ve sorgulamaya itiyor otomatik olarak diye hissettim ben.
+1
burfak
(07.01.26)
Adhd olabilir, psikiyatrdan concerta veya benzeri ritalin içerikli bir ilaç ile konsantrasyon sağlanabilir.

Yok ben ilaç falan kullanmam derseniz kan tahlili yapıp eksik vitaminlerinizi alabilirsiniz. Ben mesela balık yağı ve demir takviyesi aldıktan sonra daha bir dinçleştim.

Onun dışında ortamı değiştirebilirsiniz. Ben evde pek çalışamam ama kulaklığımı takıp cafede daha rahat çalışıyorum mesela.

Ya da 7/24 açık kütüphaneler var. Girin oraya 3-4 saat takılın çıkın, verimli geçer. Etrafta çalışan insanlar olunca motive ediyor.

Edit:

Sanırım soruyu yanlış anladım. Yazarak +1 ama herkesin anlama ve çalışma yöntemi farklı olabilir. ben kalemli bir tablet almıştım sayfa sayfa oralarda not çıkarıyordum istediğim zaman bütün sayfalar önümde oluyordu.

Onun dışında tek bir a4 kağıdına, bazen tek sayfa, bazen arkalı önlü, kopya kağıdı hazırlar gibi küçük küçük yazarak, çizgilerle bölümlere ayırarak bütün bir konuyu tek bir kağıda sığdırmaya çalışıyordum.

İnsan kopya hazırlarken öğrenir, çekmeseniz de olur diyordu bir hocamız :D

Hem tek bir sayfada bütün konuları, bütün örnekleri görmek, beyinde de örüntüyü kolaylaştırıyor. Aaa bu konuyu hatırlıyorum sayfanın sağ altına yazmıştım... falan diyorsun. Bende işe yarıyordu bir deneyin derim.

Kimisi sesli tekrarlarla pekiştirir, kendi kendinize konuşun.

Kimisi birine anlatarak pekiştirir, onu da deneyebilirsiniz imkan varsa.

Yapay zekaları zaten kullanıyormuşsunuz...
0
ananiyimioguz
(07.01.26)
Benim yontemim konulari bolerek baslamak olmustu. Atiyorum 15 gunum var, 20 konum var. Her gune 2 konu belirledim. Kitaplar uzerinden konu tekrari yapip (video da tercih edilebilir) o konuya dair elimde olan tum sorulari cozuyordum. Bu sekilde tik atarak ilerledim

Kalan 5 gunde de tumden bi tekrar/deneme
0
üğpoıuy
(07.01.26)
kesinlikle vermem gereken aksi takdirde okuldan atılacağım dönemde riski sıfıra indirmek için sürekli öneli yerleri deftere yazarak, daha da abartıp kopya kağıtları hazırlayarak çalıştım. o kadar faydalı oldu ki kopya çekmeye gerek bile kalmadı.
0
ground
(07.01.26)
Yazmaktan nefret ediyor ve zaman kaybı olarak görüyordum ama bu kadar insan söylüyorsa var bir sebebi, önemli yerleri yazayım bari. Videodan dinleyip hocanın önemli dediği ve kitapta olmayan kısımları yazıyordum sadece ardından soru çözüyorum.
0
🌸ekimoloji
(07.01.26)
yazarak çalış, çalışacağın şeyi oku 1 paragraf anladığını deftere not et kısa özet şekilde
yazarak +1500

birde sesini kayıt et ezberden anladığını yazmak istemiyorsan
0
eja
(07.01.26)
Bu işin sırrı yazmak. Not almak. Not düzenlemek.
-3
arbre
(07.01.26)
Hangi öğrenme şekli sizde verimli onu bulmanız gerekir bence.
Ben mesela yazarak çalıştığımda hiç verim alamıyorum. Bir şeyi öğrenmem için o şeyi dinlemem, görsellerle desteklemem gerekiyor. Aynı konuyu farklı kişilerden dinlemek çok etkili benim için. Youtube'ta tüm dersleri farklı hocalardan dinleyebilirsiniz, Notebooklm yine özellikle görselleştirme için faydalı bir araç.
+1
hayalhayal
(07.01.26)
merhaba. herkese katılıyorun yazmak. siz de tarih seviyormussunuz ve notebooklm i kullandığınızı belirtmişsiniz ya bundan çıkarım yaparak saçma da olsa bir fikir yürüteceğim. ben eskiden varken kız arkadaşıma anlatırdım, anladığım konuyu başka birine anlatabildiğimi anladığımda içim rahatlardı. zor anımda da hafızamda ona nasıl anlattığımı hatırlar kopya cekerdim. yani bir konuyu biliyor olduğumu içime sindirme yöntemim pekistirmekti. sonra bunu ingilizce de de denedim. ben bu konuyu eksiksiz sana ingilizce açıklayabiliyor muyum falan diye. sabırlı kızmış.
0
libertine
(07.01.26)
Merhaba. Asla saçma değil çünkü bir kaç kişiden daha duymuştum “anlatmak” yöntemini. Bence de öğrendiğini dile getirmenin, duymanın öğrenmeye çok faydası var. Bunu da yapacağım epeydir aklımdaydı.
+1
🌸ekimoloji
(07.01.26)
(3)

burayı neyle doldurayım

kibritsuyu
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.https://i.imgur.com/rtQ1PPb.jpegbu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride o
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.

i.imgur.com

bu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride olabilir de.

alçı mı çekeyim, mastik mi çekeyim, silikon mu basayım ne yapayım?
0
kibritsuyu
(06.01.26)
Titreşimden olduysa mastik. Ama duvara iyi vidalamadilar mi acaba??
0
kisa
(06.01.26)
gördüğüm kadarı ile zamanla oluşan bir boşluk değil. oraya dolgu malzemesi kullanılmış ve zamanla kuruyup çatlamış ve dökülmüş gibi. süpürgeyle de alınmış ve açıklık oluşmuş. yeniden ama daha kaliteli bir malzeme ile dolgu yapın.
0
ground
(06.01.26)
önce dolgu fitili ile doldur. üstüne mastik. alçı yine çatlar. işlem sırasında kuru olması önemli.
0
merhum
(06.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(11)

170 tane plağı ne yaparsınız?

parcaliham
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben p
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben plaktan anlamam maalesef. Tüm bunları ne yapayım bilemedim.

Siz olsanız ne yapardınız? Satar mıydınız yoksa bir pikap edinip bunu bir hobiye dönüştürüp dinler miydiniz? (Klasik müzikle aram meh. Ama Jazz severim)
+1
parcaliham
(31.12.25)
vakit, ilgi ve imkan varsa saklayin. yoksa antikaci, pasaj tarzi yerlere goturup satin.
0
buenosdias
(31.12.25)
ilgi alanima girme olasiligi varsa tutarim.
baktim olmuyor meraklisina satarim.
zorla guzellik olmaz, zorlayarak boyle islere bulasilmaz, buyuk ihale.
+1
cooperr
(31.12.25)
Sahaf ve antikacılardan fiyat alabilirsiniz, bildik bir sahaf var sorabilirim listesi varsa. İzmir'de sahaf.
0
klassno
(31.12.25)
ilgilenmiyorsaniz tutmanin hicbir anlami yok. satin da ilgilisi bulup alabilsin.
0
antikadimag
(31.12.25)
satacaksanız önce facebook grupları falan var. onlara katılıp bir piyasa araştırması yapın. belki de bir hazineye sahipsiniz bilemezsiniz.
+1
ground
(31.12.25)
bir envanter oluşturun ve excele hepsini tek tek kaydedin. sonra da piyasa araştırması yapın sarı siteden ve facebook gruplarından. aralarında gerçekten değerli olanlar olabilir.
+1
elektr10
(31.12.25)
plaklara hiç ilgim yok ama ben olsam satmam, kıymetliler. güzel bir koleksiyon, güzel bir hobi.

ama satacak olursanız, envanter listesi oluşturursanız buraya yazın lütfen. plak delisi bir arkadaşım var ona iletirim, belki almak ister.
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Üşenmeyip listesini çıkarın ve fotoğraf çekin. Türkçe plaklar yabancı plaklara göre daha değerli. Sahaf, antikacılardan uzak durun. Çoğunluğu kan emer. Fiyat araştırması yapıp doğrudan siz satın. Hiç uğraşmam diyorsanız ben talibim plaklara :)
0
yankee jumping
(31.12.25)
yılbaşı sonrası boş bir vaktimde bir excel listesi yapacağım ve burada da paylaşacağım.
0
🌸parcaliham
(31.12.25)
Discogs üzerinden bir hesap açıp plağın kartonunun sırtında, içinde göbeğinde seri numarası, katalog No yazar, mesela Arion plak firmasının AR 1235 gibibunu girince o plak çıkar, çıkmazsa da anahtar kelimelerler aratıp bulun ve fiyatını öğrenin. Toplamına da bu şekilde değer biçin.
0
mahsus mahal
(01.01.26)
eviniz müsaitse bir pikap edinin ve plakları saklayın. uygun fiyata tatminkar ürünler var.
arada bir rastgele dinlersiniz. belki cidden güzel şeyler çıkar.

ben bir müddet saklardım.
aradan zaman geçince yavaş yavaş ayıklar meraklıların olduğu yerlerde ilan açardım. fb'de gruplar vardır eminim.
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(5)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
0
love and trust
(31.12.25)
(2)

aşçı görüşüne ihtiyacım var

monicapp
100 kişinin 1 sene yemek yiyeceği bir mutfak kuruyorum, teklif aldım ancak birinde 30 item varsa öbüründe 200 var kafam karıştı. bu konuda en azından yön gösterebilecek biri varsa süper olur
100 kişinin 1 sene yemek yiyeceği bir mutfak kuruyorum, teklif aldım ancak birinde 30 item varsa öbüründe 200 var kafam karıştı. bu konuda en azından yön gösterebilecek biri varsa süper olur
0
monicapp
(30.12.25)
aşçılık okudum ama profesyonel olarak yapmıyorum. mutfak var mutfak var. öncelikle nerenin mutfağı. otelin mi, fabrikanın mı, aşevi gibi mi? esnaf lokantası mı et lokantası mı? askeriye mi? kahvaltı var mı, iftar programı olacak mı; özel günler, parti vs de kullanılacak mı? dünya mutfağı mı türk mutfağı mı? en önemlisi de bütçe ve menü belirli mi?. bu sorulara göre liste eksilir değişir veya artabilir.
+3
ground
(31.12.25)
ground'un söylediklerine ek olarak herkes aynı anda mı yemek yiyecek yoksa bir devir mi olacak. bu masadan tutun çatal kaşık sayısına, bulaşıkhanede kullanılacak makinelerin kapasitesine ve personel sayısına kadar her şeyi etkiler.

daha detaylı bilgi lazım fikir beyan edebilmek için.
0
Phoebe
(31.12.25)
(2)

tag (martı) yapanlar ne kadar kazanıyor

biseysorcaktim
an itibariyle işimi kaybettim. anlaşmamız gereği yalnızca bir maaş alacağım. biraz birikimim var ama yeni iş bulana kadar eriyecek onlar muhtemelen.martı tag yaparak yeni iş bulana kadar idare etmeyi düşünüyorum? ortalama ne kadar kazanılıyor bu sistemle?edit: araba babamın üstüne.
an itibariyle işimi kaybettim. anlaşmamız gereği yalnızca bir maaş alacağım. biraz birikimim var ama yeni iş bulana kadar eriyecek onlar muhtemelen.

martı tag yaparak yeni iş bulana kadar idare etmeyi düşünüyorum? ortalama ne kadar kazanılıyor bu sistemle?

edit: araba babamın üstüne.
0
biseysorcaktim
(30.12.25)
hepsi ile tanıştım. geneli ek iş olarak yapıyor. demek ki yetmiyor. fakat bunlar pro üyelik gibi değil de günlük en az limitle çalışan kişilerdi. denemek lazım.
0
ground
(31.12.25)
O işe girmeni hiç tavsiye etmem. En temizinden asgari ücrete kasiyerlik yap en azından kafan rahat olur.

Arabanın en ufak arızası, müşterinin arabaya kusması, acayip tiplerle uğraşıp durursun. Kazanacağım derken negatife düşmek var
0
runaway
(31.12.25)
(3)

Sulh hukuk mahkemesinden alınan kararlar yeni kararda tekrardan yazılabilir mi

blue eyes white dragon
İyi günler hukukcu arkadaşlar. Babam vasi, kardeşim kısıtlı. Kardeşim için bazı işlemler yapabilmek için daha önce mahkemeden bir karar aldık. Ancak x firması, ek bir şey daha istedi(kambiyo senedi borçlanması) X firması, bu kararların tek kararda olması gibi bir şey istedi. Hakim, bu kararları birl
İyi günler hukukcu arkadaşlar.

Babam vasi, kardeşim kısıtlı.
Kardeşim için bazı işlemler yapabilmek için daha önce mahkemeden bir karar aldık. Ancak x firması, ek bir şey daha istedi(kambiyo senedi borçlanması)

X firması, bu kararların tek kararda olması gibi bir şey istedi.

Hakim, bu kararları birleştirir mi? Kapsamlı bir karar verir mi? Yoksa ben onlar için karar verdim onları pas mi geçer.
+1
blue eyes white dragon
(30.12.25)
karar verildikten sonra hakim ek taleple kararı değiştirmez. yeni davayla karar almanız lazım.
-1
eleutheiros
(30.12.25)
Kararı değiştirmese de o kararı da kapsayan bir ek karar verebilir mi? Aynı seyler bir daha yazması gibi.

Bu bahsettiğim ek bir dilekçe ile sunulacak tabiki mahkemeye.
0
🌸blue eyes white dragon
(30.12.25)
lütfen bilmeden cavap yazmayın. hele de hukukla ilgili. vasilik kararı tek seferde verilir ve kişi vesayet altına alınır. ana karar budur. hakimin kendisi asıl (ana) vasidir. ancak maaş çekmek, kira ödemek, market alışverisi vs vs gibi rutin işleri aileden birine (nadiren de bir avukat falan) verir. fakat önemli bir tasarruf işlemi yapılacaksa mesela ; araç alım satımı, kredi çekilmesi, borçlanma, ev alınması veya satılması gibi durumlarda sulh hakiminden ek karar almanız gerekir. fakat bu kararları hakim kolay kolay vermez. çünkü kısıtlının zarar uğraması durumunda asıl vasi olan hakimin sorumluluğuna gidilebilir. dilekçe ile başvurun muhtemelen reddedilecektir. detaylı bir şekilde itiraz eder (hatta sorumluluğu da alırsanız) ek kararla bu yetkiyi verebilir. aynı sulh hukuk mahkemesinden bu arada. hakim değişse de o mahkeme asla değişmez.
+3
ground
(31.12.25)
(2)

ses yalıtımı odayı basık yapar mı

asap raki
üst kattan gelen sesler için tavana yalıtım yaptırmak istiyorum. ama bu tavan yüksekliğini düşürüp odayı basık hale getirir mi? mesela tavan 5-7cm aşağı gelse çok fark edilir mi?
üst kattan gelen sesler için tavana yalıtım yaptırmak istiyorum. ama bu tavan yüksekliğini düşürüp odayı basık hale getirir mi? mesela tavan 5-7cm aşağı gelse çok fark edilir mi?
0
asap raki
(29.12.25)
Taban yüksekligine baglı. Mutfak yaptırılırken genelde 10-12 cm falan alçı tavan için indirim yapılıyor bu yüzden çok basık hissettirmeyebilir de.
0
liberal
(30.12.25)
standart yükseklik 270 cm dir. bu bazen 250 ye kadar inebilir. ama günümüz evlerinin hemen hepsi kartonpiyer yapılıyor. bu da basıklık yapmıyor. 250 ve altı ise belki.
0
ground
(30.12.25)
(8)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(17)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+3
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
+1
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
+1
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(12)

50 bin suclunun salinmasi

die fetten jahre sind vorbei
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(25.12.25)
apoyu bile salmayı düşünüyorlar. 50 bin kişi ne ki?
+3
michael harddd
(25.12.25)
cezaevleri full dolu, bir sürü bekleyen dosya var. ülkede adalet, kanun, istikrar olmayınca ve toplumda dolaylı beklentiyi artırınca af yasasını çıkarıyorlar. coronadaki af çakıcı affıydı, bu da demirtaş affı gibi olacaktı ama galiba anlaşamadılar. daha 11. yargı paketi kabul edilmeden 12. yargı paketini planlmaya başladılar.
-1
mikahakkinen
(25.12.25)
Açılım kaçılım neyse o gündeme gelince toplum genelinde pekakalılar affedilecekse biz neden affedilmiyoruz sorusu belirdi. Onun giderilmesi gerekiyordu. Zaten bu teknik olarak af falan da değil bu arada. İnfaz hukuku düzenlemesi. Gazlar alınacak sonra pekeke afları gündeme alınacak.
0
ground
(25.12.25)
düşüncelerimi küfürsüz ve sonucu silivri'siz ifade edemiyorum. o yüzden çok iyi olmuş, pek güzel olmuş diyorum.
+3
scudman1
(25.12.25)
Harika
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
45 bine dusmus, hadi gozumuz aydin
0
narod
(26.12.25)
45-50 bin, ilk etapta hemen çıkacakların sayısı. 100 bini aşacak sayı...

.
0
kartallar yuksek ucar
(26.12.25)
doğru bulmuyorum; adelete güveni zayıflattığını düşünüyorum bu tip uygulamaların. hoş, gerçi adelete güven, zayıflamaktan kunta kinte'ye döndü ya neyse...

niye yapıyorlar? çok büyük ihtimalle kendi çıkarları için.
bu kadarcık oya bile muhtaçlar mı? öyle görünüyor...
0
pangea
(26.12.25)
Düzenli olarak af çıkıyor zaten. Müge Anlı'da şu an bir konu var. 3 çocuğuna tecavüz eden ve bir çocuğu da tecavüz edip öldüren adam toplamda 5 sene yatıp çıkmış. Daha önceki olaylarda bir kişiyi öldüren 2.5 sene, 2 kişiyi öldüren sadece 6 sene yatıp çıkmış. Devlete karşı ya da siyasi bir suç işlemediyseniz cezalar böyle. Yetmiyor gibi bir de cezaları indire indire kuşa çeviriyorlar. Işyerinde güvenlik önlemleri almayan ve bu yüzden çalıştırdığı mesemli öğrenci iş kazasında ölen işverene 2 yılın altında ceza vermişler. Yatarı yok. Böyle cezaların caydırıcılığı yok. Biraz kafa dinleyip çıkıyorlar. Kendileri gibi insanlarla aynı koğuşta kaldıkları için kötü muamele de görmüyorlar. Hatta birbirlerinden tüyo alıyorlar. Ödül gibi cezalar.
+2
gnosis
(26.12.25)
Korkunç olay.
Cinayet, hırsızlık olayları artacak. Yere çöp atmayan, hayatı düzgün yaşamaya çalışan insanlar mezara girecekler yada hastanelik olacaklar.
+1
HellKeePer
(26.12.25)
açıkçası takmıyorum. zaten 20 tane suç kaydı olan adamlar sokakta yanımızdan geçiyor.
zaten herkes bir suç işlediği zaman doğru düzgün yatmayacağının farkında.
o yüzden umurumda değil. sadece kimseyle göz göze gelmeden, tartışmadan, güvenli şekilde evime gitmeye çalışıyorum.
0
matilda
(26.12.25)
matilda kafan güzelmiş güle güle kullan. sen kimseyle göz göze gelmeden tartışmadan evine gitmeye çalısınca bu tipler sana bulaşmayacak mı sanıyorsun? zaten sokata var yenisi gelse de sorun olmaz demek nasıl bir kafa gerçekten anlamak mümkün değil.

duyuruya cevap olarak da tabi ki olumsuz. zaten ben bildim bileli bu ülkede af oluyor bir kaç senede bir. ülkenin bir normali oldu. zaten her yıl biraz daha biraz daha suç işlemenin normal oldugu, iyi bir vatandaş olmanın enayilik oldugu bir düzen var. böyle devam ediyor. iyi vatandaşlar suskun oldukça, bir olamayıp zayıf kaldıkça kötüler daha da güçlenmeye devam edecek.
0
abelardo
(26.12.25)
(4)

Yeni ev alıp kiracıyı tahliye etme Anadolu yakası avukat

kimsesiz genc boga
Bir ev alıyoruz içinde kiracı var.Kiracıya ihtiyaçtan tahliye ve kira değerleme davası açmak istiyorum. Bu konuda profesyonel daha önce çalıştığınız bir avukat öneriniz mevcut mudur Bu işler yaklaşık ne kadar bütçe ile çözülür
Bir ev alıyoruz içinde kiracı var.

Kiracıya ihtiyaçtan tahliye ve kira değerleme davası açmak istiyorum.

Bu konuda profesyonel daha önce çalıştığınız bir avukat öneriniz mevcut mudur

Bu işler yaklaşık ne kadar bütçe ile çözülür
-2
kimsesiz genc boga
(25.12.25)
ihtiyaçtan tahliye ve kira değerlemeyi aynı anda açarsanız muhtemelen ilk sorgulanacak şey sizin eve mi ihtiyacınız var, kiraya mı?

İhtiyaçtan tahliye açtığınızda kiracı avukatı uyanıksa süreci uzatmaya oynar. Çünkü o düşük kirayla ne kadar uzun oturursa o kadar iyidir. Bu arada aynı anda kira değerleme de açarsanız zaten sizin samimiyetiniz sorgulanır çünkü ihtiyaçtan tahliyede ilk bakılan şey bu ihtiyaç samimi mi?

Kira değerleme de biraz süre alır.

Kiracıyla anlaşma şansınız yok mu?
0
anten
(25.12.25)
hem ihtiyaç nedeni ile tahliye hem de kira tespit (artırma amaçlı) dava gayet aynı anda açılabilir. bunun birbirine zararı olmadığı gibi yeni malikleri genel olarak 2 davayı da aynı anda açarlar. çünkü tahliye işi uzun bir süreç (3-4 yıl) sürebiliyor. bu süre zarfında kuşa çevrilmiş bir kira alacağı ile uğraşmak yerine dava açılış tarihinden itibaren geçerli olacak bir kira tespit davası açmak yeni malikin yararınadır. özet. her iki dava aynı zamanda açılabilir hiç bir sorun olmaz. biri elma diğeri armuttur çünkü.
+4
ground
(25.12.25)
2 ay önce şirket avukatımla benzer bir konuyu görüştüm. bana tavsiyesi kiracının suyuna gitmek en iyisi. mahkeme yolunda bile en az 2-3 sene oturabilir o dairede.

ha ben insan gibi derdimi anlattım, bir güzel kafede çay ısmarladım, evi satmak ancak alıcının kiracılı evi almayacağını belirttim. taşınma masraflarına yardımcı oldum. kendisi kısa sürede çıktı.
0
galahad reloaded
(25.12.25)
mahkeme açma zamanlarına dikkat edin.
satın aldıktan itibaren 1 ay içinde kiracıya durumu noter kanalıyla yazılı olarak bildirmelisiniz. ancak öyle 6 ay sonra ihtiyaç sebebiyle dava açabilirsiniz. o da en az 1-2 yıl sürür.
kira değerleme davasınıda yeni kira dönemi başlangıcından en az 30 gün önce bildirip öyle açmalısınız. o da 5yıl dolduysa.

hiç kiracılı daireye bulaşmayın veya uygun fiyatlıysa kiracıyla anlaşmaya çalışın. orta bir yol bulup kira, taşınma ücreti teklif edin.
0
my fault
(25.12.25)
(7)

İçerik nasıl sizce?

messina123
Bu tarz içerikler tutar mı?https://youtu.be/TmhPx7xbxkE?si=SWrkYCxJ1QaTotyE
Bu tarz içerikler tutar mı?

youtu.be
0
messina123
(24.12.25)
Ben misir belgesellerine bayiliyorum. Yapay zekayla yapilmayanlarin %90ini izlemisimdir. Yapay zeka cikmadan once de dmaxin falan canli yayin kanalinda 24 saat misir belgeselleri arka arkaya yayinlanirdi altinda binlerce yorum olurdu bunsuz uyuyamiyorum diye. Ben de cok acip uyumusumdur. Eger yapay zekayla yapacaksaniz ve akici konusmasi varsa, amaciniz birinin oturup izlemesi degil tiklanip arka planda da olsa acilmasiysa evet tutar ama videolar uzun olmali. Ben uyumak icin en az 1.30-2 saat uzunlukta videolar aciyorum cogunluk da oyledir cunku bu videolardan sonra arkadan icerik ureticilerinin bagira cigira cektigi videolar cikabiliyor. Uykum hafif zaten o yuzden uzun video severim.
+3
matilda
(24.12.25)
@matilda kesinlikle yatakta uyumak için dinlemelik video olması amacıyla yayınladım. Ama haklısın 10 dakika çok kısa süreyi arttırmaya çalışacam bundan sonra
0
🌸messina123
(24.12.25)
yeminle -bu ne lan uykumu getirdi diyecektim ki açıklamayı okudum. güzel olmuş.
+1
ground
(25.12.25)
Sağolun arkadaşlar her önerinizi dikkate alacağım
0
🌸messina123
(25.12.25)
eğer amaç para kazanmaksa, youtube ai içerik üreten kanalların para kazanmalarını iptal ediyor şu sıralar. uzun vadeli plan yapmayın derim.

artık binlerce kanal otomatize etmiş durumda bu işi 2 saatte yeni video yüklüyor youtube'a (görsel destekli, seslendirilmesi yapılmış vs.)
+2
brkylmz
(25.12.25)
güzel. tutar.

bu aralar 'uyku için sıkıcı tarih' kanalları çoğaldı. baya izleniyor. fakat video uzun olmalı. 45 - 60 dk gibi.
+1
yurtsuz john
(25.12.25)
@brkylmz evet mikrofonu haftasonu satın aldım ancak henüz cesaret edip kendi sesimle yükleyemedim. tonlamaları falan yapamıyorum çünkü. ama o kadar yatırım yaptık er yada geç kendi mikrofonuma geçiş yapacam.

@john teşekkür ederim. bence de süreyi uzatmam lazım
0
🌸messina123
(25.12.25)
(1)

taze kavrulmuş kahve çekirdeği

hlt1985
istanbulda nereden alınır?
istanbulda nereden alınır?
0
hlt1985
(24.12.25)
mısır çarşısı
-1
ground
(25.12.25)
(2)

Yazılmak

advest
Bu kelime tekerin tamamen havasının sönük olduğu durumlarda kullanılır mı? TDk’de böyle bir anlama rastlayamadım. Acaba sadece bizim mahallede uydurulmuş anlam olabilir mi?
Bu kelime tekerin tamamen havasının sönük olduğu durumlarda kullanılır mı? TDk’de böyle bir anlama rastlayamadım. Acaba sadece bizim mahallede uydurulmuş anlam olabilir mi?
0
advest
(24.12.25)
derleme sözlüğü'ne bakabilirsiniz tdk üzerinden bu tip şeyler için.
0
black holes in the sky
(24.12.25)
tamamen tahmin ediyorum. çukurovada "yazı" yüzey toprak yüzeyi anlamında da kullanılır. yere oturmak, yazıya oturmak gibi. lastiğin havasının inmesi ile yüzeye yani toprak veya asfaltta inmesinden böyle bir kelime türemiş olabilir. ama olmayabilirde.
0
ground
(25.12.25)
(10)

2000'lerdeki polisiye dizileri (Cold Case, Bones, The Mentalist, Csi)

put it in your appropriate place
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
the wire
forbrydelsen
slow horses
broen
0
mikahakkinen
(22.12.25)
bunlar arasındaki en eğlencelisi mentalist diyebilirim. çerezlik gibi başlayıp birkaç bölümde kendine bağlıyor.

bunlar dışında bosch da güzel bence (legacy sarmamıştı beni, izleyemedim onu ama ana seri iyi). dizi eski (2000'ler dizisi) değil ama o zamana da uygun bence.

wire (zaten yukarıda yazılmış) ve shiled var ama bunlar biraz daha ağır konular. herkesi sarmıyor.
0
shadowfollower
(22.12.25)
Rizzoli & Isles, karanlık başlayıp ilerleyen sezonlarda biraz yumuşuyor.
The mentalist +1
Castle
Bones
Daha yeni ama aynı ekolden: The Rookie
0
kobuzchu kiz
(22.12.25)
24
0
ground
(23.12.25)
body of proof
0
elorelia
(23.12.25)
Luther
0
auroraaurora
(23.12.25)
eski dizileri izleyemiyorum.
insanların dudak yapıları, saçları, kıyafetleri, konuşmaları bi garip geliyor, bakışları bile melül.
lie to me benim favorimdi. başrol çok başarılıydı.
0
plastic_angel
(23.12.25)
izlemişsindir ama sherlock.
bi de Lilyhammer.
0
lalu
(23.12.25)
Ben The X Files izlemeye başladım öneririm.
Edit: 2000'ler demişsin benim önerim 90'larınmış. Neyse ben de The Wire diyorum.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
24 +1
su gibi akıyor.
0
nothing in my way
(23.12.25)
(13)

saat sabah 8:30 - 9'da neden milletin farları açık?

semaforo de medianoche
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş m
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş mesafesiyle ilgili hiçbir sorun yok ama bakıyorum çoğu kişinin farlar hep açık. arada tek tük görüyorum kapalı olan. 9'a doğru işe gittiğimde bile hala çoğunluğun farlar açık. neden böyle ben mi bir şey kaçırıyorum?
0
semaforo de medianoche
(22.12.25)
Görünmek açısından önemli sadece görmek değil.
Farlar hep açık olsun
+4
kisa
(22.12.25)
farları zaten açmıyoruz ki, otomatik kendi çalışıyor hatta gündüz bile açık
+4
liberal
(22.12.25)
gündüz farını sormuyorsunuz değil mi?

çoğu yeni arabanın farları sensörlü, otomatik yanıyor. akşam hava tam kararmadan, sabah hava aydınlandıktan bir süre sonra farları yakıyor benim araba.
0
inheritance
(22.12.25)
2000'lerden beri böyle. Yolum da hep açık farım da diye bir kampanya yapılmıştı.
+1
croswell
(22.12.25)
@kisa: hava açık olduğunda görünürlüğe bir katkısı olmuyor benim açımdan. özellikle dikkat edince görüyorum açık olduğunu.

ben öğlen 12'de çıktığımda kimsenin açık değil aslında ama sensör demek ki sabah o saatlerde öyle algıyorsa ondan açıyor olabilir. bende araba 10 yıllık manuel açış kapayış bilmiyorum sensör işini.
0
🌸semaforo de medianoche
(22.12.25)
Gorunurluge faydasi oldugu kanaatindeyim +1. Yazin gunduz tamamen acik gunesli havalar disinda ben de surekli acik tutuyorum.
0
mbond
(22.12.25)
Bugün aynı şeyi ben düşündüm, 08:50'de arabaya bindim ve farlarım otomatik olarak yandı. Hava o esnada kapalıydı ama genelde bu saatte ve hava kapalı olsa da farlar yanmazdı, yadırgadım. Arabalar için yeterince aydınlık sayılmazmış :D Konum Ankara
0
theseachange
(22.12.25)
Gece gunduz fark etmez araba hareket ediyorsa farlari acarim
0
mirafiori
(22.12.25)
bir çok araçta çalışır durumda olduğu sürece kısa farlar hep yanar. zaten öyle olması gerekiyor. görünürlükte fark olmaması mümkün değil.
0
robokot
(22.12.25)
Ankaradan bildirmiyorum ama ben tam 8:30'da işyerine giriş yapıyorum ve 1 aydır sabahları farlarım yanıyor.
Hava açıksa bazen bir noktada direkt güneş ışığı görüyorum gözleri rahatsız edecek seviyede, orada farlar kapanıyor.
0
denizgonen
(22.12.25)
soru tam anlaşılmadı galiba farlar hep yanar diyenler var da araba kullanmaya dün başlamadım ben de birkaç yıldır dikkatimi çeken bir durumdan bahsediyorum. ekim kasım gibi başlayıp marta kadar sabah erken saatlerde farları yanıyor sadece büyük bir kesmin. öğlen 12'de kimse yakmıyor. bu aylar dışında sabahları da kimse yakmıyor. siz o durumlarda da yakıyor olabilirsiniz ama sorum o değildi benim sadece bu dönemlerde sabahları yakanların sebebini sordum. sensörmüş sebep anladığım kadarıyla onu öğrendim.

@robokot: valla faydasını geçtim aynadan baktığımda rahatsız bile ediyor beni aynalara bakmakta zorlanıyorum. gün ışığı yeterli olduğu için ara sokaktan çıkan arabayı ışığından fark etmeye falan da yaramıyor ışık kayboluyor zaten gün ışığında. onun dışında öndeki araba da normal görünüyor. kural olarak da öyle bir kural yok zaten "Gündüz görüşü azaltan sisli, yağışlı ve benzeri havalarda, kullanılır." yazıyor sadece. ben açık havalar için diye belirtmiştim.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.12.25)
türkiye'de henüz zorunlu değil ama olmalı diyorum "öyle olması gerekir" derken. bunun zorunlu olduğu pek çok ülke var. mevsimsel olarak zorunlu olduğu daha fazla ülke de var. ülkemizde motosikletlerde zorunlu sadece şu an.

eğer gözlerinizde bir sorun yoksa ve yakılan farlar uzun farlar değilse gün içinde arkaplan ışığına oranla gözlerinizi rahatsız etmesi mümkün değil, belki bir doktora görünmek gerekebilir. zaten gözle farkedecek hatta rahatsız edecek kadar gözüküyorsa görünürlüğü arttırdığı garantidir diyebiliriz - burada da biraz çelişki olmuş. kısa far gün ışığının yeterli olduğu anlarda neredeyse görülmez, ancak anlık olarak ışığın yeterli olmadığı durumlarda (gölgede kalan yerler vs.) hayat kurtarabilir. herkes her an başkalarını düşünüp aç kapa yapmayacağına göre açık bırakmakta zarar değil fayda vardır sadece.
0
robokot
(23.12.25)
trafiğe çıktıklarında hava karanlık oluyor da ondan.
0
ground
(23.12.25)
(4)

Maaş haczi talebine cevap

faberkastelli
Şirketimizde çalışan bir arkadaşımızın banka borcu nedeniyle maaşının 1/4'ünün haczedilmesi talep ediliyor. İcra dairesinden gelen bu yazıya cevap vermek gerekir mi yoksa direk kesinti yapıp icra dairesi hesabına yatırmaya başlayalım mı?
Şirketimizde çalışan bir arkadaşımızın banka borcu nedeniyle maaşının 1/4'ünün haczedilmesi talep ediliyor. İcra dairesinden gelen bu yazıya cevap vermek gerekir mi yoksa direk kesinti yapıp icra dairesi hesabına yatırmaya başlayalım mı?
0
faberkastelli
(22.12.25)
Kesinti ile birlikte cevap verilmesi uygun olanı. Vergi dairesi gelen parayı işleyebiliyor kişinin hesabına bu sebeple çeşitli hacizler konmaya devam edebilir. Bir üst yazıyla hem yaptığınız kesintinin uygunluğunu sormuş hem de işleme başladığınızı yasal olarak iletmiş olursunuz.
+2
erty_ksk
(22.12.25)
evet kısaca bir cevap vermek gerekiyor. 7 gün içinde.

... kişi şirketimizde net .. maaşla çalışmaktadır. maaş haciz talebiniz ulaştı. maaşının 1/4ü kesinti yapılıp icra ibanına ödenecektir.
+1
Sadece soruyorum
(22.12.25)
Özellikle bildirmenizi istemiyorsa gereksiz yazışma yapmayın.
+1
lazor
(23.12.25)
şart değil. yatırmanız yeterli. ancak siz de çalışmıyorsa veya başka bir yere kesiliyorsa muhakkak cevap verin.
0
ground
(23.12.25)
(9)

saran rümeysa mehmet akif olaylarının arkasında kim var sizce?

messina123
ben akp iç hesaplaşması olduğunu tahmin ediyorum. tapeler falan sabah, hürriyet gibi yerlerden sızıyor.
ben akp iç hesaplaşması olduğunu tahmin ediyorum. tapeler falan sabah, hürriyet gibi yerlerden sızıyor.
0
messina123
(22.12.25)
gündemi meşgul etme gibi geliyor bana. ülke üzerinde uçan-düşen ihaların haddi hesabı yok belki bilmediğimiz daha neler var. ama gel gelelim gündem grup seksler bilmem neler.

daha çok cambaza bakın numarasına benziyor.
-1
bravoteam
(22.12.25)
@bravoteam düşen ihalarla ilgili link var mı? ben sadece 2 tanesini gördüm, haddi hesabı olmayanları merak ettim nerelerde düşmüş. gerçekten yazık ülkeye ne hale geldi.
0
faberkastelli
(22.12.25)
Mesele bu ilişki ağlarını kullanarak kimlere hatır gönül kimlere şantajla makam mevki çıkar para elde etti. En geride bırakılan kısmı bu..
Cevap bulunursa senin sorunun da cevabı olacak.
0
anon1m
(22.12.25)
@faber Düşen sayısı 3: Ankara, İzmit, Balıkesir. Uçan sayısı bilinmiyor, onu demek istedi herhalde.
+1
gnosis
(22.12.25)
turkiye'de kim niye gundem degistirmeye calissin lol bu olay olmasa sanki dusen ihalarla ilgili meclise soru onergesi verilecek o reddedilince meclisin onunde eylem falan yapilacakti. turkiye'de gundem degistirme gibi bir seye ihtiyac yok.

ic hesaplasma + post erdogan donemi oncesi temizlik/hazirlik.
+2
ghilleinthemist
(22.12.25)
ortalığı velveleye veren sabah , hürriyet a haber. içerde güçlenmiş ve reis sonrasına hazırlanmaya çalışan gruplara göz dağı. kesin bir şey bilmeden söylemek zor ama olaylar birbirinden bağımsız. tabii ki bu arkadaşların yaptıkları süper şeyler değil ama özel hayat. bu hükümette götürmek istediği her adamı bel altı muabbetinden yedi.
0
mikahakkinen
(22.12.25)
eileengray +1
bu tür olaylar anayasa değişikliği zamanı özel hayata müdahale için geçerli sebep olarak sunulacak diyen var.
bir de bakın sadece muhaliflerin değil kim suça bulaşmışsa bizim taraftan da olsa gözünün yaşına bakmıyoruz algısı vermek için yapılıyor diyen de var.
+2
lazpalle
(22.12.25)
Esrarı yasalaştırmak için zemin hazırlanıyor bence
0
olaylar olaylar
(22.12.25)
gözdağı ve normalleştirme adımları. ibb başkanı da olsanız, 20 milyonluk kulübün başkanı ve servet sahibi de olsanız parti başkanı da olsanız (ümitözdağ) içeri alırız demek istiyorlar. önümüzdeki süreçlerde özgür özele de operasyon çekme denemeleri olacak. diktatörlüğün ayak sesleri bunlar.
0
ground
(23.12.25)
(11)

60'larının sonundaki babam...

gnosis
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert t
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert tepkiler veriyor. Birgün ya tansiyondan düşüp ölecek ya da biri öldüresiye dövecek. Sürekli peşinde dolaşamıyoruz. Sosyalleştiği bir ortam da yok. Birkaç kere kahvehaneye gitmeyi denedi, bir daha gitmedi. Biraz anlayışlı ol diyoruz, bize de kızıyor. Bana karışamazsınız diyor. Annemi geçen sene kaybettik. O zamana kadar annemin bakımı ile ilgileniyordu. Şimdi tamamen boşlukta kaldı. Ne yapılabilir? Her türlü öneriye açığım.
+1
gnosis
(22.12.25)
nöroloji de kontrol demans flnda böyle sinir yapıyor, nörolojik birşey çıkmazsa psikiyatri rahatlatıcı ilaç verirse kendide sakin kalır tansiyonu fln çıkmaz
+3
eja
(22.12.25)
plus özellikli yapay zekanın cevapları şu şekilde oldu: (chatgpt)

Baban/annenin sokakta tanımadığı insanlarla tartışması ve kavga etmesi tehlikeli bir durum. Bu sadece “huysuzluk” değil, tıbbi bir sorun olabilir.

1️⃣ Önce güvenlik
• Yalnız başına dışarı çıkmamalı. Mümkünse mutlaka biriyle çıksın.
• Tartışmaya girme, uzun açıklama yapma.
→ “Tamam, hadi eve gidelim” gibi kısa ve sakin cümleler kullan.
• Kavga anında haklı/haksız tartışması yapma, ortamdan uzaklaştır.

2️⃣ Acil durumlar (bekleme!)

Şunlardan biri olursa 112 / acil:
• Fiziksel kavga riski
• Kaybolma
• Ani kafa karışıklığı, gerçekleri tanıyamama
• Günlerce uykusuzluk, aşırı öfke, şüphecilik

3️⃣ En doğru ve hızlı tıbbi yol
• İlk ve öncelikli: Nöroloji
• Aynı zamanda: Psikiyatri

Bu iki branş birlikte değerlendirmeli.
(Eş kaybı sonrası başlayan öfke → depresyon / demansa bağlı davranış olabilir)

4️⃣ Doktora mutlaka söyle
• Ne zamandır var, eş kaybından sonra başladı mı
• Son zamanlarda artış var mı
• Sokakta kavga etme, öfke patlamaları
• Unutkanlık, yön bulamama, şüphecilik
• Kullandığı tüm ilaçlar

5️⃣ Evde yapabileceklerin
• Kalabalık, gürültü, tartışma ortamından uzak tut
• Düzenli uyku ve yemek saatleri olsun
• Kafein ve uykusuzluktan kaçın

⚠️ Bu durum kendi kendine düzelmez. Erken müdahale edilmezse hem kendisi hem başkaları için risk büyür.


“ ben de bunlara harfiyen katılıyorum. İnşallah süreci bu tavsiyeleri uygulayıp En sağlıklı şekilde yönetirsiniz.
-2
psmstc
(22.12.25)
1. kedi almayı da düşünebilirsin.
2. kesinlikle duyma testi yaptır ve uygun kulaklık al. (az duyduklarında hele ki yalnızlıkta iyice izole oluyorlar ve duygusal durumları fark etmeden değişiyor. tüm psikolojileri etkileniyor, erken bunama ve demansa sebep oluyor
0
kisa
(22.12.25)
Nörolojiye gitti, mr çekildi. Doktoru yaşına göre normal dedi. Elektronik aletleri; cep telefonu, tablet kullanıyor. Yolunu kaybetmiyor. Günlük tutuyor. Sosyalleşme yok sadece. Psikiyatriye gitmez. Keşke gitse.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
@kisa Evet, ağır işitmeye başladı. Rahatsız olmuyorum diyor ama önce ondan başlamak lazım sanırım.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
etkilerini tahmin bile edemezsin. yalnızlık, depresyon, denge kaybı vs vs.
+1
kisa
(22.12.25)
53 yaşında bana bile bazen her şeyden bıkkınlık geldiği anlar oluyor. eşinin vefatından sonra muhtemelen hayata karşı öfkesi iyice artmış olabilir. psikologa gitmek istememesi de kötü tabi.
+1
lazpalle
(22.12.25)
o yaşlardaki emekli adam devamlı saracak bir şey arar. Eşi de vafat etmiş yapayalnız kalmış. adamın normal yaşamak için sebebi kalmamış.
onu oyalayacak aktiviteler bulmak zamanınını dolduracak şeyler aramak gerekiyor.

TSM veya THM koroları ahşap boyama kursları ,o yaş aralıgına göre trekking aktiviteleri bu durumlar için var.
kahvehanelerin önünde geçerken şöyle bir kafanızı kaldırıp bakın hep o yaş aralıgı adam doludur. sabahtan akşama kadar laklak yaparlar kagıt oynarlar okey oynarlar. yani amaç saga sola sarmadan vakit öldürmek.

Babanızda işte bunlar eksik. Yaşamına devam etmesi için amaç verirseniz sizi rahat bırakır
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Limonlu eksi+1

Benim babam da emekli olunca içinden canavar çıkmıştı. Depresyona girdi. Evde sürekli bir gergin hava vardı. Aynı şekilde kahvehane alışkanlığı hiç yoktu. Sonra tekrar çalışmaya başladı normale döndü.

Yalnız adamın ilgisi yoksa tsm korosu, ahşap boyama gibi şeylere yönlendirmeyin ya. Ben de kahvehane alışkanlığı olmayan, sosyallik yönünden benzer biriyim. O yaşlarda çocuğum müzik korosu veya ahşap boyama benzeri şeyler önerse, çocuk mu eyliyorsunuz diye öfkelenirdim muhtemelen. Yani öneri sunmanın zor olduğu bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(22.12.25)
şekerine bir baktırın.
0
ground
(23.12.25)
Yürüyüş grupları var. Adalar ve şehre yakın kolay rotalarla başlayabilir isterse. Hafta içi yürüyüşlerine emekliler veya çalışmayanlar katılıyor genelde.
Kendini biraz daha zorlamak isterse hafta sonları doğa yürüyüşlerine katılabilir. Her yaştan insan oluyor.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(3)

iban açıklama kısmı

Rondak
bazen forumlardan indirim kuponu falan alıyorum. öyle çok büyük paralar değiller. en fazla 2000tl falandır.hepsi değil ama bazıları açıklama kısmını boş bırak diyor. yazmadan atıyorum. sıkıntılı mı?
bazen forumlardan indirim kuponu falan alıyorum. öyle çok büyük paralar değiller. en fazla 2000tl falandır.

hepsi değil ama bazıları açıklama kısmını boş bırak diyor. yazmadan atıyorum. sıkıntılı mı?
0
Rondak
(15.12.25)
Olmaz. Açıklama boş bırak muabbeti saçma bir efsane.
0
topkapiaksaray
(15.12.25)
sıkıntılı, senin indirim kuponu sattıgın kişinin iban'ına gittigini nereden biliyorsun? O da belki başkasının iban'ını veriyor ve bu kişi de devamını yazmama gerek yok sanırım. mutlaka açıklamaya yaz.
0
liberal
(16.12.25)
yargıtay'a göre; açıklama kısmını boş bırakmak "bir borcun ödenmesi" anlamına gelir. ve geri isteme durumu olursa sıkıntı yaşarsınız.
0
ground
(16.12.25)
(5)

Evde et tavuk

fildirfildir
Et ve tavukta mangal tadını seviyorum, haşlamadır fırındır pek severek yemiyorum. Bu sebeple, et ve tavuğu pişirebileceğim, olabildiğince mangal tadında olacak tava önerilerinizi bekliyorum. Döküm al, döküm alma, çelik al, çelik alma, granit al, granit alma. Hani temizleme kolaylığından tadına kadar
Et ve tavukta mangal tadını seviyorum, haşlamadır fırındır pek severek yemiyorum. Bu sebeple, et ve tavuğu pişirebileceğim, olabildiğince mangal tadında olacak tava önerilerinizi bekliyorum. Döküm al, döküm alma, çelik al, çelik alma, granit al, granit alma. Hani temizleme kolaylığından tadına kadar değerlendirip bana tava alalım.
0
fildirfildir
(15.12.25)
mangal tadı istiyorsan döküm almak en iyisi. lava markanın güzel döküm tavaları mevcut.

döküm tava kullanması biraz zordur ama mangal tadına en yakını onunla alırsın. pişirirken tavayı iyice ısıttığından emin olmalısın. üstüne elini tut 5 e kadar say. elini çekmeden duramıyorsan ısıtamamışsın demektir. ısındıktan sonra eti koy ve zevkine göre bir kaç dakika her yüzünü mühürle. tavukda ise tam tersi kısık ateşte çok ısıtmadan yavaş yavaş ve bolca çevirerek pişir. birde evin içinde yapacaksan duman olayı var tüm evi sis kaplayabilir. balkon varsa dışarda küçük tüp yada canavar ocak ile yapmanı öneririm.
+1
gercekdunya
(15.12.25)
Taner mangal tadında yapıyor ve evde duman olmuyor;

www.hepsiburada.com
+2
bradshaw
(15.12.25)
Tava değil ama @bradshaw +1 diyorum, Taner mangal tadında oluyor. Ben temizliğinden hoşlanmıyorum o ayrı.
+1
dediysem dedim
(15.12.25)
iyi bir tost makinası. balık hariç her şeyi yapıyorum mangalla farkı yok.
0
ground
(15.12.25)
Taner+1
0
veritaslibertas
(15.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(9)

Grup Sex Suç mu?

eisberg
Malum, gazeteci M. Akif Ersoy gözaltına alındıktan sonra ifadesi falan ortaya çıktı. Oradan alınan kesitlerde de hep "uyuşturucu kullanmadım, grup sex yapmadım" tarzı şeyler yazıyor. İnternette biraz araştırdım ama müstehcenlik kapsamında suç olabilir yazanlar var, ekşi'de suç olmadığını ancak görün
Malum, gazeteci M. Akif Ersoy gözaltına alındıktan sonra ifadesi falan ortaya çıktı. Oradan alınan kesitlerde de hep "uyuşturucu kullanmadım, grup sex yapmadım" tarzı şeyler yazıyor. İnternette biraz araştırdım ama müstehcenlik kapsamında suç olabilir yazanlar var, ekşi'de suç olmadığını ancak görüntü vs. varsa bunlarla ilgili bazı şeylerin suç olduğunu yazanlar var... bu konuda güncel durum nedir?
0
eisberg
(12.12.25)
Uyuşturucu etkisi altında kadınlari öyle bir ilişki içine suruklemisse suç olmasının nedeni buymuş diye anladım ben.
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
ordaki sıkıntı insanları sekse zorlaması. yoksa işten çıkartmakla tehdit etmesi.
0
jelly bear
(12.12.25)
Olay grup seks değil, olay zorlama tarzı bir şey.
0
cemallamec
(12.12.25)
Karşılıklı rıza olmadığı için suç.
0
iwasbornonamountainside
(12.12.25)
grup seks suç değil.
ama bu konuda olay farklı. grup seks yapmaya zorlama durumu var. bu elbette suç.
0
abelardo
(12.12.25)
Polisler swinger partilerini de basıyordu. Demek ki olay sadece rıza değil.
-1
nhk ni youkosu
(12.12.25)
Hukukçuyum Kesinlikle suç değil. Olayın farklı tarafları var. “Adana’da swinger çetesi yakalandı” haberleri olur ara ara. Aslında mesele swinger olayı değil. Fuhşa aracılık. Milleti swinger partilerine davet ediyorlar. Oltaya gelenler karı koca ama diğerleri değil. Ya ücret karşılığı fuhuş yapılıyor veya bu ilişkilerden sonra videolar şantaj işleri çıkıyor. Grup sex de aynı şekilde. Muhtemelen eleman bu işe para vererek giriyordu. İşin derininde zorla sex yaptırılan kızlar, dayak, tehdit, hürriyeti tahdit bir sürü suç vardır. Ek olarak az önce öğrendim grup sekse katılan kızlara uyuşturucu temini, gruba dahil ettiği kişilerden para (ve sair menfaatler) aldığı gibi Türk Ceza Kanununda suç olarak sayılan bir çok maddeyi ihlal ettiğine dair suçlamalar var.
+6
ground
(12.12.25)
Suç değil.
0
topkapiaksaray
(12.12.25)
bizim ulkede sonuca bakilir, o sonuca nasil ulastiginla pek kimse ilgilenmez.
min. 3 cocuk isteniyorsa mantiken her turlu seksin yasal olmasi lazim, zira gunumuzde artik sana 3 cocuk doguracak kadin bulmak imkansizlasti, ekip calismasi gerekiyor.
0
cooperr
(12.12.25)
(15)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(4)

çeviri yardımı çok kısa

vikingstekibalta
merhaba. bir karakterden bahsederken önüne pulp fiction tamlaması koyulmuş. ne demek tam? ucuz edebiyat olduğunu biliyorum ama bana şu lazım: anadili türkçe olan bir okuyucu okuyunca direkt anlayacak. ucuz edebiyattan bir sey anlasılmıyor okuyucunun yine google veya chatgpt kullanması gerekiyor.tsek
merhaba. bir karakterden bahsederken önüne pulp fiction tamlaması koyulmuş. ne demek tam? ucuz edebiyat olduğunu biliyorum ama bana şu lazım: anadili türkçe olan bir okuyucu okuyunca direkt anlayacak. ucuz edebiyattan bir sey anlasılmıyor okuyucunun yine google veya chatgpt kullanması gerekiyor.

tsekkur ederim....
0
vikingstekibalta
(10.12.25)
abi yazdığını anlamak için chatgptye sordum kusura bakma

cevap olarak aklıma üfürükten teyyare geldi, ucuz edebiyat değil de belki ucuz roman veya tıraş hikaye falan olur belki
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
“Ergen edebiyatı?”
0
yadigar
(10.12.25)
Uyduruk kendi başına karşılar. uydurulmuş şey hikaye oluyor zaten.
0
Bruce
(11.12.25)
tırt hikaye
0
ground
(11.12.25)
(16)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(14)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(6)

Soğuk espri

egerbiryolcu
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi a
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)
Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)
En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.

Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi aniden peşpeşe siralayabiliyorum. Ama kasildigim veya normal bir ortamda yapamıyor ya da yapmıyorum. Sebebini bilmiyorum.

Ben severim bu arada yapılmasini.
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
Yersiz yapılanı, samimi olmayan kişiden duyulanı çok kötü.
Bu şekilde yapan kişinin kendini çok zeki zanneden ve sosyal zekası çok düşük olduğunu düşünürüm ve genel olarak zihnimde o kişiyle ilgili eksi puan yazar.

Samimi arkadaşlarla veya doğru ortamda çok zekice gelir. O içten içe utanma duygusundan mazoşist bir zevk alırım.
+5
michael_knight
(10.12.25)
yapmam yakın arkadaslarım yaparsa gülerim ama cevremde cok da kelime sakası yapan yok.
0
koela
(10.12.25)
çok severim.

memet ali erbil, nejat uygur, huysuz virjin hastasıyım. ne zaman karşıma çıksalar izlerim.

www.youtube.com
+1
yurtsuz john
(10.12.25)
eşime ve çocuklarıma sürekli yaparım. onlar sıkılıyorlar bazen ama ben çok eğleniyorum.
+1
ground
(10.12.25)
Her soğuk espri kalitesiz değildir. İyisini çok severim. İçinde zeka pırıltıları olması lazım. Yoksa yapandan soğurum.
+1
faberkastelli
(10.12.25)
Yakın çevreme yaparım sadece. Severim. İnce espriyi ya da kara mizahı da severim. Soğuk espri her an yapılmaz tabii.
0
cemallamec
(10.12.25)
(5)

Saygı nasıl öğrenilir?

osssy
Orta yaşa gelmiş ve saygıyı öğrenememiş yetişkin biri saygılı olmayı nasıl öğrenebilir? Psikoterapi için arama yaptığımda konu hep saygısız insanlarla başa çıkma olarak ele alınmış ama saygısız insanın kendisi nasıl bir eğitim ya da çalışma yapabilir? Siz saygılı olmayı nasıl öğrendiğinizi hatırlıyo
Orta yaşa gelmiş ve saygıyı öğrenememiş yetişkin biri saygılı olmayı nasıl öğrenebilir? Psikoterapi için arama yaptığımda konu hep saygısız insanlarla başa çıkma olarak ele alınmış ama saygısız insanın kendisi nasıl bir eğitim ya da çalışma yapabilir? Siz saygılı olmayı nasıl öğrendiğinizi hatırlıyor musunuz? Ben, yaptıklarımı olay sonrası değerlendiridiğimde memnun kalmayıp bunu tekrar yapmamak şeklinde ve bana yapılmasını istemediklerimi yapmamak şeklinde öğrendiğimi sanıyorum. Bu konunun Türkiye'de genel bir eksiklik olduğunu da düşünüyorum. Teşekkürler.
+1
osssy
(09.12.25)
Hani "ben yaşadıklarımı ilgili olay sonrası değerlendiriyorum, memnun kalmadıysam tekrar yapmamam gerektiğini öğreniyorum" diyorsunuz ya, işte o -gecikmiş vicdan- hissi çok kıymetli, iş onu olay anına taşımakta, hepsi bu. Ayrıca biraz empati geliştirip biraz da -sınır- nedir bilince saygı sahibi oluyorsunuz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
Empatiyi öğrenmeli.
+1
antihero
(10.12.25)
Hocam bu iş genelde aileden ve küçük yaşlarda öğreniliyor.

Yetişkin bir insan için kendi fark edip çaba göstermediği sürece mümkün değil.
+2
anten
(10.12.25)
Dayakla öğrenir hocam. Korkuyla öğrenir.
Zora gelince öğrenir. Kendi çöplüğünden çıkıp başka yerlerde burnu sürtünce kesin öğreniyor.

Türkiye'deki saygısızlık daha çok alışkanlıktan geliyor. "Bi şey olmaz ki, o zaten öyle, ne olacak ki" diye diye bokunu çıkarıyoruz.

Eski tanıdıklarımın hepsi gerçek hayatla tanışınca saygılı olmayı öğrendiler. İşe başlamak, işsiz kalmak, terk edilmek, aldatılmak. Gerçekten saygısız olduğu için 10 yıl önce tanışık olduğumuz ama yakın arkadaş olamadığımız bir kişi yıllar sonra gerçekten değişti. Bildiğiniz büyüdü adam. (24'ten 34.)
+1
nickini vermek istemeyen uye
(10.12.25)
şok tedavisi. yani dayak. ciddi ciddi faydası var.
+1
ground
(10.12.25)
(7)

Jet pilotu sigarası

michael_knight
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum. Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum.
Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
0
michael_knight
(08.12.25)
açılın; düz adam sami geldi.


sen şindi zibilyon tane sınavı, sağlık testini ve fiziki yeterliliği geçtin, jet pilotu oldun, fıyt fıyt ses hızının üstüne çıktın, sonik patlamalar yaptın, herşet bitti de uçakta sigara içebilmek mi kaldı?

sheh shehe hey allam yhaa...

tamam uçak aydamadık ama gemide geçirdiğim vakit bir çocuğun doğumundan ilkokula başlamasına yeter. bak böyle de artizliğimi yabarım.


ayrıca uzakyol gemi kaptanı olan yani süvari olan hem de pilot olan arkadaşım bile var. adam hem denizde kem havada forslu :)
+8
Fodera
(08.12.25)
maykıl bey o uçaklar öyle rölantide gideyim, sahilden kıyı kıyı piyasa yaparken bir dal yakayım uçakları değil. uçarken içiyorlar mıdır diye sormuşsunuz, o hızda uçarken sigara içemezler muhtemelen. zaten g*t kadar kabin duman altı olur. ayrıca hadi içiyorlar diyelim, 8 G basınç yerken sigarayı nasıl yakacaklar, hadi yaktılar külü nereye silkeleyecekler? bence sigara içmeyen şartı vardır. cigarillo sağlığa zararlıdır.
+3
exlibris
(08.12.25)
Kardeşim askeri jet pilotu.
Arada video atıyor uçarken ağzıyla gtü yer değiştiriyor basınçtan. O pozisyonda içebilirse helal olsun zaten :D
Kendisi normalde çok sigara içer ama kabin içinde mümkün değil içilemez.
+7
Gradient_tabanlı_mor
(08.12.25)
cami aralar icer yaw.
+2
cooperr
(08.12.25)
Yok içmezler
Sigara içmeyen jet pilotu olsun diye bir kural yoktur bence ama görevde akıllarına gelmez gelse bile kolay kolay içmezler.
Kabin dar yangın sensörleri algılarsa sıkıntı daha da büyür.
0
basond
(09.12.25)
iqos icer max
0
ala09
(09.12.25)
o uçaklar kasklı, oksijen hortumlu, ultra viyole gözlüklü, kask camı bazı görüntüleri de gösteren çok komplike bir şey. o varken sigara içmek nedir yahu? ayrıca onlarca milyon dolarlık bir uçakta ateş yakmak??
www.google.com
0
ground
(09.12.25)
(1)

Bu şarkıyı yapay zeka mı söylüyor?

ezkaza
https://youtu.be/Yb3_Im1k7Oo?si=DE4Xh6FvOo2b2jAKYani şarkıyı gerçek bir kişi mi söylüyor yoksa vokal tamamen yapay zekaya mı ait? Veya gerçek kişi söylüyor ama bunun yanında yapay zekanın çeşitli efektleri mi söz konusu. Vokali tamamen yapay zeka ise şayet ben bu işten fena tırsmaya başlarım.
youtu.be

Yani şarkıyı gerçek bir kişi mi söylüyor yoksa vokal tamamen yapay zekaya mı ait? Veya gerçek kişi söylüyor ama bunun yanında yapay zekanın çeşitli efektleri mi söz konusu.

Vokali tamamen yapay zeka ise şayet ben bu işten fena tırsmaya başlarım.
0
ezkaza
(08.12.25)
Psychedelic Anatolian Rock Cover şarkılarının hepsi yapay zeka
+1
ground
(09.12.25)
(8)

Neye/ kime/ nasıl/ hayır dersiniz?

egerbiryolcu
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?Mesela;Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gid
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?

Mesela;
Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gidelim.
İş yerinde müdür işiniz olmayan bir şey yaptırdı. Hayır dediniz. Bu benim görevim değil.
Toplu taşımada otururken kadının biri geldi ben ters oturamiyorum midem bulaniyor yer degiselim mi/ hayır dediniz.
Çok emek verdiğiniz bir ödevi yakın arkadaşıniz rica etti seneye kendi odevi diye kullanmak için. Ben çok emek verdim. Hazira konulsun istemem dediniz.

Bunun gibi somut şeyler. Çok basit bir şey de olabilir çok büyük bir şey de. Fark etmiyor.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
iş yerinde yasal olmayan durumlara hayır derim. rüşvet, kayıt dışı işler, vergiden kaçmak gibi. onun dışında işim değil diye hayır hiç demedim.

uzun bir sıra varsa önüme geçmek isteyen birine hayır derim. market değil de konser sırası gibi ya da devlet dairesi sırası gibi. herkesin zamanı önemli, benden sonrakilerin hakkına girmem. (trafik kuyruğu hariç. orada ciddi bir boşluk varken önüne geçilmesine kızmam, diğer insanların hayatında bir değişiklik yaratmadıysa)

yakın arkadaşlarımla emek verdiğim bir şeyi paylaşırım, istemese bile paylaşmaya açık olduğumu belirtirim.

dedikoduya hayır derim. bir başkasını bana çekiştireni kibarca uzaklaştırırım.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
Merhametli ve ters tarafım var. Hangisine denk gelirse. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
-1
arbre
(08.12.25)
İşte de özel hayatımda da eskiye nazaran çok daha rahat hayır diyorum. İçime sinmeden, kendimden ödün vererek dediğim her evet iç huzurumu kaçırıyor. Varsın uyumsuz, geçimsiz, bencil desinler. Ben kendimden memnunsam ötesine pek fazla kafa yormuyorum. Bu demek değil ki nezaketi, yardımseverliği elden bırakacağım. Ama bu tercihi kendim yapmak istiyorum. Başkalarını hoşnut etmeye çalışmıyorum ve bol keseden 'iyi niyet' dağıtmıyorum. Zaten daha çok saygı gördüğümü fark ediyorum her şeye evet demedikçe.
+1
auroraaurora
(08.12.25)
hafta içi akşam buluşmalar bana uygun değil. buna hep hayır derim.

o ödev olayına da hayır demiştim zamanında.

iş konusunda... benim işim olmayan 3-5 iş geldi yaptım, baktım daha da geliyor yöneticimle konuştum o da bu işleri kabul etme dedi. artık kabul etmiyorum. yardımcı olayım deyip birkaç kez yapınca işler üstüne kalıyor.

sevgilimle hep evde buluşmuşsak son zamanlarda, yine eve çağırırsa hayır derim.

annemin benden istediği bir şey bana uymuyorsa ona da hayır derim.

birisi bir filmin veya şarkının güzel olduğunu söyleyip ısrar ediyorsa, ben sevmemişsem bence değil derim.
+1
art cat chocolate
(08.12.25)
iş hayatında çılgın fikirlere genel yaklaşımım;
youtu.be

Ne zaman bir satışçı falan böyle fantastik lojistik fikirleri ile geldiğinde "olmaz canım çünkü şu bu" ya da birinin fantastik bir SAP fikri olduğunda "olmaz çünkü şu bu" demenin hastasıyım. iş hayatında anladığım gate keeping yapmazsan millet kafayi yiyor.

Onun dışında günlük hayatımda böyle biri değilim.
0
logisticsmanager
(08.12.25)
borç isteyen herkese hayır derim. kefil olmamı isteyenlere, arabamı isteyenlere, sinsi sinsi sohbete başlayıp bir şey satmaya çalışan herkese, son anda çağrıldığım her yere ya da sana geliyoruz yoldayız vs diyenlere hayır diyorum. bir de kendince bir şeyler anlatırken ikide bir bana dönüp "değil mi" diye onay isteyenlere de hayır derim.
0
ground
(08.12.25)
eskiden 20 30 yaş arasında hayır demekte zorlanan, bana fark etmez diyen bir insandım. insanları kırmamaya çalışıyordum. ancak bunun beni yorduğunu ve strese soktuğunu fark ettim. en sevdiğim insanlara, aileme, dostlarıma da gayet hayır diyorum. iyi insan olmasam da olur, bana bir katkısı olmadı.
ısrarcı insanlara ne kadar ısrar ederlerse etsin, hayır derim devam ederse geçiştirir ve kaçınırım. iş arkadaşım ve arkadaşlarımla da net olarak sınırlarımı belirlerim. bazen gerçekten gereksiz bir sertlik olsa da hayır derim.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
- bir arkadas bana yalandan referans ol dedi, 10 sene once beraber calismisiz, ben onun ekip lideriy misim falan gibi bir hikaye salladi, red - eleman bana kustu hahaha.
- hanim yilbasinda tatile gidelim dedi, para yok dedim, red.
- patron "cam mukavemeti" uzerine ders al dedi, isim olmaz ugrasamam dedim, red.
0
cooperr
(08.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(4)

2026 zamları gelmeden eşya ya da malzeme almam lazım.

ground
Kaba inşaat bitti. 1 milyon nakit var. Beyaz eşya ve mobilya mı alayım, yoksa fayans, parke, kapı pencereye mi peşin olarak alayım. Hangisi daha kârlı olur. İşçilik maliyet artışlarına katlanacaz artık. Ya da hepsine yeter mi şimdiden anlaşma falan yapsam?
Kaba inşaat bitti. 1 milyon nakit var. Beyaz eşya ve mobilya mı alayım, yoksa fayans, parke, kapı pencereye mi peşin olarak alayım. Hangisi daha kârlı olur. İşçilik maliyet artışlarına katlanacaz artık. Ya da hepsine yeter mi şimdiden anlaşma falan yapsam?
0
ground
(07.12.25)
Kaba taslak ölçüleri al, tanıdığın veya yakınlarında bulunan bir yapı markete veya nalbura git. Bu miktarlarda malzemeleri şu zamanda alacam de, şimdiden parasını verip fiyatını bağlamak istiyorum de.
Bu 1 milyonu kaçıracak esnaf tanımıyorum ben
+2
etna
(07.12.25)
hocam fayans konusunda bir tecrübem var onu seninle paylaşmak isterim.


1 porselen fayans alma. ben 52 paket 60x120 kale seramik porselen fayans aldım. 10 paketi kesilirken kırıldı çöp oldu gitti. poselen fayanslar çok dayanıklı çok sağlam ama her zaman düzgün üretilemiyorlar. mesela fayans kesme elması kesmiyor. taşla kesmeye çalışıyorsun kimisi tuzbuz cam gibi patlıyor. seramik fayanslar su emmez çok dayanıklıdır öte yandan yapıştırıcısı çok pahalı, hem fayansa tarak çekmek gerekiyor hem zemine. böyle olunca fayans işçilik ücreti 2 katı artıyor.

faşıma olayı. şu gün tutacağın fayans ustaları bir evin fayansını yapsa en az 50 ortalama 80 maks 100bin tl malzeme hariç işçilik alacaklar. fayans bir eve bir kere yapılan bişey. iyi usta bulmak zorundasın. emin ol bu fiyatın üç de birine yapacak insanlar da var. ama zeminde su toplandı mı, yamuk yumuk döşediler mi en iyi malzeme bile çöp olur gider.


bu ustalar fayansları taşıman için amele tutsa en az 3 binlira para istiyor bir tanesi. hatta 3 bini de beğenmiyolar. bir de binada asansör olacak. eğer asansör yoksa ya gelmezler ya da vinç şeklindeki asansörlerden kiralar derler. fayans kadar yapıştırıcısı, izolasyon malzemesi. gerekiyorsa şap için kum çimento vb hatta duşa konulacak mermer bile bir maliyet ve ucuza gelmiyor.


tamam güzel mi güzel ama kısıtlı bütçeyle yapılacak iş değil. 1 milyon lira iyi par ama adı sadece milyon. harcamaya başladın mı uçup gidecek herşey çok pahalı.


2 koltuk. yatak, mutfak dolabı vb. bunların alayını bugün nakit alsan en erken 1 ay sonra gönderecekler. kendini ona göre hazırlamanı öneririm.

fayans olayında mesela tüm evin fayanslarını ben kırdım arkadaşla beraber. kırıcı aldım bitane. black and decker yük taşıma arabası aldım 90 kiloluk , asansörle taşıdım. hem fayansları taşıdım hem molozları. 140 çuval moloz çıktı. eğer ben bunları kendim taşımasaydım ustalar amele tutacaktı. hesabıma göre 50 60 binlira taşıma parasına gidecekti. senin evde moloz çıkmaz ama ustalarla anlaşırken herşeyi baştan net olarak konuş. net olarak fiyat al. malzemeleri de kendin al. taşıma olayını da konuşç usta millediyle uğraşmak sıkıntı. en ufak şeyde para para deyip adamın canını sıkılyolar.

malzemeyi sen alacaksın ya. işin başında dur. artan bir kibrit çöpünü bile ustalara verme. al bunları götür ben işçiliğinden düşeceğim de. net olarak bunu söyle. yoksa yaz babam yaz bina dikecek kadar malzeme yazıyolar.

ben parke olarak çamsan platinium aldım. döşenecek yerler bellidir zaten. banyo, mutfak, balkon antre fayans olur, gerisi laminant. çamsan dışında floorpan, agt gibi markalar da iyidir. kötü parke alırsan tırnakları oturmaz yere silikonla yapıştırırlar. bir de parke aldın ya. iki üç gün evde bekletmeden döşetme kesinlikle.

porselen fayansları delmek bile büyük problem. abi 5 tane porselen fayans matkap ucu kaç para olabilir? 6000 küsür. evet şaka gibi ama gerçek. normal matkapla falan delemiyorsun çuv yapıyor tuz buz oluyor duvarda. sonra otur ağla.
+4
Fodera
(07.12.25)
Fedora; fayanslarla ilgili konuşmuştuk senle. Kendim yapayım dedim ama gö(z)üm yemedi. Ev müstakil. İşçilik maliyetleri civarda gayet iyi. 126 m2+42 m2 iki ayrı evin tüm işçilik maliyeti 280 bine bitti. Bir ton ekstraya da para almadılar. Her şeyin en uygununu bulacak kanallarım da var sağolsunlar. Acelem yok, yaza yetişsin yeter. Ama şu kritik dönemde sadece takvim yılı değişecek diye yüzbinlerce lira zarar etmek istemiyorum. Öyle bir hamle yapayım ki iyi ki almışım diyeyim.
0
🌸ground
(07.12.25)
hocam, parke, fayans, beyaz eşya, koltuk, mutfak dolabı falan. bunları kesinlikle al.


ben eve fayans döşetirken 70 binlira işçilik istediler. bir balkon, bir mutfak, bir banyo . banyonun duvarları dahil bir de antre. 70 binlira çok geldi bana baştan. sonra 10 binlira daha istediler ona biraz bozuldum ama içten içe abi adamların yaptığı işi görünce. olm lan bu paraya bu iş yapılmaz dedim. 1 hafta boyunca her gün çalıştılar. benim içime sindi. her tarafı pırıl pırıl yaptılar. bir yerde bir nokta kusur yok. banyoya derz bandı çektiler. su yalıtımı yaptılar vb. ayrıca dediğin gibi bir sürü de ekstra iş yaptılar. içime sindi mi sindi. iş güzel oldu mu çok güzel oldu. umarım seninde böyle olur.

abi adamlar 52 paket 60x120 12mm fayansı taşla kesitiler. şaka gibi. bir fayansa 7 delik denk geldiği oldu. hiç birinde milim kayma yok. harbiden çok etkilendim.
0
Fodera
(07.12.25)
(3)

İkea yataklar nasıl? Visko modellere bile "sert" yazıyor...

santimantal
Kullananlar yorum yaparsa sevinirim.Veb sitesindeki yatakları inceledim: Sertlik derecesi için iki seçenek var: sert ve ekstra sert. Şimdi buradaki sertlikler diğer markaların farklı sertlik derecelerine denk olabilir.İkea'da dolaşırken hiç yatağa rastlamadım. Orada teşhirde yok mu?Benim Vestmarka m
Kullananlar yorum yaparsa sevinirim.
Veb sitesindeki yatakları inceledim: Sertlik derecesi için iki seçenek var: sert ve ekstra sert. Şimdi buradaki sertlikler diğer markaların farklı sertlik derecelerine denk olabilir.

İkea'da dolaşırken hiç yatağa rastlamadım. Orada teşhirde yok mu?

Benim Vestmarka modeli dikkatimi çekti. Bonel yaylı. Yay üzerinde tek katman sünger var. Diğer yataklar gibi beş on katman yok.

Ben eski yataklara alışmışım: Yay üzerinde az katman sünger vb. ve yumuşak olacak, ne içine gömüleceğim ne de taş gibi sert olacak.

Vestmarka'nın yay-üsüngerden oluştuğunu görünce umutlandım ama ona da "sert" diyor sitesinde.

Visko modellere bile sert diyor. Gerçekten set mi?
0
santimantal
(07.12.25)
Evde 3 adet yatak var. Birisi ikea. En rahatı da o bu arada. 8-9 yol oldu ama. Açınca 1 gün beklemiştik normal hale gelmesini.
0
ground
(07.12.25)
üst düzey rahatlık.
0
summerjam0306
(08.12.25)
Valevag var,hem orta sert hem sert olanını denedim,memnun kalmadım.Hiç rahat değil,sabah dinlenmeden uyanıyorum.Eski İdaş yaylı yatağı özlüyorum valla.
0
arenas
(08.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(3)

Pazarda ham yeşil zeytin var mı?

administ
Hala
Hala
0
administ
(05.12.25)
Var hala. Artık bulamayız diye her gördüğümüzde tekrar tekrar alıyoruz
0
ground
(05.12.25)
Bu sene zeytin az. Herkes yağ işine yöneldiğinden yemelik sektörüne en son kalanlar geliyor.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
Fethiye Pazarında hala var.
0
ankarakecisi
(05.12.25)
(9)

Ünalan metrodaki kız çocuğunu gördünüz mü

divergent
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap vardı. Ödevini yapıyordu sanırım.
0
divergent
(04.12.25)
görmedim, kesin dolandırıcıdır.
+3
deartheodosia
(04.12.25)
dilencilik cok ciddi bir sektore donustu. bu isi meslek olarak yapan aileler boyle teatral, deneysel seylere bayiliyorlar. bu asalaklara para vermeyin. verdikce, acidikca o cocuklar sokaklarda daha fazla kalacaklar.
+6
buenosdias
(05.12.25)
Ben gördüm iki gün önce. Klasik bir öğrenci zannettim. Selpak alacaktım. Almadım sonra.
0
basubadelmevt
(05.12.25)
İstanbulda karşılaştığım dilenci numaraları:

-Çöpten yemek yeme numarası:

Restoran çöplerini yere döküp içinde yemek arıyormuş gibi yaparlar.

-Üşüyorum numarası:

Kalabalık cadde kenarlarına ateş yakıp ellerini ısıtıyor gibi yaparlar. Genelde çocukları koyarlar. Galata Köprüsünde sık sık görürsünüz.

-Hasta - tedavi masrafı numarası:

Toplu taşımada hızlıca crowd funding yaparlar. Ellerinde Nuh nebiden kalma uyduruk bir hasta raporu olur. Kıyafetleri makasla kesilip yoksul görüntüsü verilmiştir.

-Bayılma numarası:

Kalabalık mekanlarda yere düşerler. Sara hastasıyım derler. Başına toplananlardan üç beş koparırlar.

-Ders çalışma numarası:

Aynı senin örneğindeki gibi üstünde okul kıyafetiyle, birbirinden alakasız ders kitaplarını önüne yığarlar.

-Fırça düşürme numarası:

Boyacıdır bunlar. Bilerek fırçasını düşürürler. Sen yerden alıp verirsin. Hay sağolasın gel ayakkabını parlatayım para istemem der. İş bitince bi siftah at der. Yapışır para vermeden bırakmaz.

İşte bütün bu çakallıklara rağmen halkımız ısrarla ve ısrarla bunlara para vermeye devam eder.

(Yurtdışında yapılan numaralar da var. Onları da başka zaman yazarım.)
+5
yurtsuz john
(05.12.25)
Dilencilik bu coğrafyada ciddi bir sektör.

Yüzyıllardır böyle.

Hatta reşat nuri güntekin'in miskinler tekkesi diye bir romanı var, bu işi meslek olarak yapan birinin hatıraları gibi.

Maalesef gerçekten muhtaç durumda olan insanlar da bu durumdan zarar görüyor.
0
anten
(05.12.25)
kırık terazı ile "zabıta terazimi kırdı para kazanamayacağım" diye ağlarlardı. akşam olunca kırıkları toplayıp poşetlerler yarin yine tezgah açarlardı.
0
ground
(05.12.25)
gormedim. bazi seyleri elbette hepimiz biliyoruz fakat bu gibi olaylarda bu tiyatro, bu bir sektor, kesin benden zengindir diyerek hicbir sey olmamis gibi kendimi rahatlatmak da hosuma gitmiyor.
+1
Sour
(05.12.25)
Anlı şanlı devletimiz var. Bize düşmez bu tip sorunları çözmek. Sosyal devletiz tonla vergi ödeniyor. Koskoca devlet bir çocugu bakamıyorsa -ki durmadan millete çocuk yapın diyorlar- bizim elimizden bişey gelmez
+1
michael harddd
(05.12.25)
kızılay'da 10-15 yıldır memleketime dönücem param eksik kaldı diye milletten para toplayan bir teyze vardı. epeydir görmez oldum. 15 yıldır bilet parasını toplayamadı.

yine kızılay'da kızılay avm civarlarında, özellikle biraz serin günlerde ortaya çıkan, duvar dibine çökmüş, üstündeki uzun kazağı dizlerine örtmüş, yalınayak, eli açık vaziyette, üzgün bir suratla sürekli titreyen bir adam var. bunu hala görüyorum. ayakkabılarını oraya bir yere saklıyor, pantolon paçalarını dizine kadar kıvırıyor, kazağın altından görünmesin diye, kazak da iş kıyafeti. oturup birkaç saat titriyor. sonra sakin bir zamanda kalkıyor, paçaları düzeltiyor, ayakkabılarını alıp giyip gidiyor. ilk zamanlar demiştim ulan günlerdir bir çorap alacak kadar bile para toplayamadı mı diye, sonra civardaki tanıdık esnafa sordum, sincan'da apartmanı (evi değil, komple apartmanı) var dediler.

hala kağıt toplama arabasıyla fenalaşıp bayılanlara ayy yazııık diye yardım etmeye çalışan teyzeler var. bu sektör nasıl bitsin, adamlar meslek haline getirmiş.

çöpün başında çöpten yemek toplamış gibi yiyenler, tartının yanında ders kitabı açmış ders çalışanlar...
+1
kibritsuyu
(05.12.25)
(8)

Yarın terapiye başlıyorum

sekizdokuzon
Nasıl bir kafayla girişmek lazım bu işe? Böyle yıllarca sürecek bir terapi olacak çok büyük ihtimalle, psikodinamik terapi uygulanacak. Terapiye başlayacağım fikri bile epey rahatlattı ama sürece bağlılık geliştirmek, adapte olabilmek adına kendime neler söyleyebilir ya da hatirlatabilirim? Bir ay,
Nasıl bir kafayla girişmek lazım bu işe? Böyle yıllarca sürecek bir terapi olacak çok büyük ihtimalle, psikodinamik terapi uygulanacak. Terapiye başlayacağım fikri bile epey rahatlattı ama sürece bağlılık geliştirmek, adapte olabilmek adına kendime neler söyleyebilir ya da hatirlatabilirim? Bir ay, bir yıl, beş yıl sonraki halimi düşünmeye mi çalışayım, destek alacak olmanın rahatlığına mi bırakayım kendimi bir süre ya da hiçbir şey düşünmeden balıklama atlayayim mi sürece?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(04.12.25)
bildiğim kadarıyla bir sorunun yok. saçıp savurulacak çok mu paran var.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.12.25)
harika. mental olarak da kendinizi hazırlamışsınız o nedenle çok büyük faydasını görürsünüz. güzel günler görürsünüz inşallah.
+1
ground
(04.12.25)
@Karim: Alkol düşkünlüğü, mod düşüklüğü, anksiyete atakları, yeme bozukluğu, sosyal fobi... Hangi birini sayayım kardeş :p
+3
🌸sekizdokuzon
(04.12.25)
Bunun çoğunlukla dalgalı bir süreç olacağını unutmamak en önemlisi bence. İşe yaramıyor gibi hissedeceğiniz zamanlar olacak. Psikoloğunuza güveniyorsanız, iki ileri bir geri tarzı ilerlemeye hazırlıklı olun. Ancak psikologlar da insandır ve iyisi kötüsü vardır. Size tuhaf ve yanlış gelen davranışları/sözleri olursa psikolog değiştirmekten de korkmayın.
0
inawen
(04.12.25)
Düzenli terapiye giden arkadaşlar: Hafta içi kayda değer bir olay yaşadığınızda "Bunu kesin terapide anlatırım" diyor musunuz? Hayatı bir tık böyle mi yaşamaya başlıyoruz bir yerden sonra?
0
🌸sekizdokuzon
(04.12.25)
İlk seanslar zor geçecek, bu kısma direnmen ve devam ettirmen lazım. Direnip devam ettirdiğinde zaten faydasını da görmeye başlayacaksın.
Ben önemli şeyleri not alırdım unutmamak için, terapiye başlayınca otomatikman rüyalar da anlamlanıyor ve bunları da not almaya üzerine konuşmaya başlıyorsunuz.
Senin adına çok sevindim umarım her şey yoluna girecek.
+1
mutekebbir
(04.12.25)
Bu alanda eğitim aldım. Kısa düşüncem: psikologlar hikayedir.

Elbette görüştüğünüzde sizi rahatlatır. Bazı farkındalıklar geliştirirsiniz. Ama aman aman bir katkısı kesinlikle olmuyor.


Psikiyatri ilaç kullanımı bana göre çok daha etkili.

Bunun haricinde yaşamınızı sorunlara yönelik düzenlemeniz, kendinize özbakım zamanları ayırmanız, sınırlarınızı çevreye iyi koymanız, size iyi gelmeyen şeyleri bırakmanız, sağlıklı yaşamanız, egzersiz, gezme tozma alışveriş yapmak çok daha etkili şeyler.


Hele ki psikodinamik terapi tam para tuzağıdır. Psikoloji literatüründe freud’a atıf yok artık.

Sanatın edebiyatın konusu artık psikanaliz.

O yüzden bir süre devam edin baktınız çok aşırı bir değişme gelişme yok bırakın. Yok iyi geliyorsa devam edin.

Ama 4-5 ay geçmiş gözle görülür aşırı büyük bir gelişme yok olsa da olur olmasa da olur havasında ise bırakın. Paranıza yazık.

Sorunlarınız ağırsa psikiyatri takibi ve saydığım yaşam düzenlemeleri çok çok daha katkı sağlar.
0
psmstc
(05.12.25)
Ben de genelde psikiyatristlerle terapi yapmıştım bugüne kadar açıkçası,.psikolog görüşmesi bana da "vites küçültmek" gibi gelirdi. Hakikaten Freud falan ışıklar içinde uyusun ama ne alaka, kafasındaydim. Ama az önce ilk seansimizi yaptık ve terapistin sorduğu sorular ve yaklaşımı o kadar nokta atışıydı ki gerçekten içim çok rahatladı. Her şeyin bir şekilde yoluna gireceği inancımı perçinledi.
0
🌸sekizdokuzon
(05.12.25)
(2)

adana

edgenabby
https://www.instagram.com/reel/DRzsLFhDT0Y/?igsh=NHkxczF1enBlYmpjburası nerede tam olarak?hala faal mi?
www.instagram.com

burası nerede tam olarak?

hala faal mi?
0
edgenabby
(04.12.25)
hala aktif görünüyor.
0
ground
(04.12.25)
elf gözlerim beni yanıltmıyorsa eski adana numune hastanesi. burası önce başa bir yere taşındı bu bina sigorta hastanesi oldu. ardından sigorta hastanesi de kapandı ve şimdi bina atıl vaziyette. Hatta 1-2 sene önce yangın çıkmıştı.

Tahminimde hata payı mevcuttur.
0
nuevo
(04.12.25)
(6)

Eşiniz araç sigortası yaparken üzerinize ferdi kaza sigortası da yaptırsa ne düşünürsünüz? (Ölüm,sakatlık durumlarına karşı para veren sigorta)

psmstc
Eşine bu sigortadan yaptırıp uçurumdan atan bir adam vardı malum.Sizce araç sigortası yaptırırken bunu karısına haber vermeden karısının üzerine yaptıran bir erkeğin davranışı normal mİ?
Eşine bu sigortadan yaptırıp uçurumdan atan bir adam vardı malum.

Sizce araç sigortası yaptırırken bunu karısına haber vermeden karısının üzerine yaptıran bir erkeğin davranışı normal mİ?
-4
psmstc
(03.12.25)
kaza geçirip sakat kalırsa diye olabilir mi? tedavi masrafları falan. hayat sigortası ile karıştırıyor olmayasın?
0
kisa
(03.12.25)
sigortacı ikna etmiş satmış derim, anormal karşılamam. kocamın beni öldürebileceğine dair bi şüphem yok.
+2
elorelia
(03.12.25)
genelde sigortacı 'abi 1000 lira farkla şunu da ekleyelim mi, hayat bu malum' diye kafa ütüleyince yav ekle deyip geçiyor insan.

bunun üzerine şüphe duymanız asıl ilginç olan.
+2
brkylmz
(03.12.25)
çok şık, çok klas bir hareket. buradan alınganlık yapmak bana tuhaf geldi.
+1
ground
(03.12.25)
normal. trafik kazalarında ölüm oranı çok fazla. hayat sigortası da yaptırmayalım o zaman bu mantıkla.
eşinin seni öldürmesinden şüpheleniyorsan boşan gitsin zaten.
+3
jelly bear
(03.12.25)
sigortacılar satıyor onu kısmen zorla haber vermeden bile yapabiliyorlar toplam fiyatı sanki trafik sigortasının gibi söyleyip. Ama sizin durumunuzda sigrotalı olan sizsiniz diyorsunuz, emin misiniz bu konuda? Belki sizi muris olarak kayıt etmiştir, yani tümünü alacak tarafsınızdır.

eğer sizi sigortaladı ise cidden, kendisinin bir sigrotası varsa ve sizin böyle bir güvenceniz yoksa diye yaptırmış olabilir.

edit: eğer 5-10 milyondan az ise kapsamı o düşündüğünüz şey olamaz yani, mantıklı olmaz.
+1
atom karincanin torunu
(03.12.25)
(5)

üst komşuyu uyarmak

asap raki
2 hafta önce bir eve taşındım. üst komşu aşırı sesli konuşuyor. yani hepsini naklen duyuyorum akşamları. evi satın aldığım için gelir gelmez milletle papaz olmak istemiyorum. bunları nasıl uyarayım? kapılarına gidip biraz sessiz olun mu demeli, ses yaptıklarında tavana mı vurmalı ne yapmalı?
2 hafta önce bir eve taşındım. üst komşu aşırı sesli konuşuyor. yani hepsini naklen duyuyorum akşamları. evi satın aldığım için gelir gelmez milletle papaz olmak istemiyorum. bunları nasıl uyarayım? kapılarına gidip biraz sessiz olun mu demeli, ses yaptıklarında tavana mı vurmalı ne yapmalı?
0
asap raki
(02.12.25)
herkesin haklı olduğu bir durum, siz evinizde sessiz sakin oturma hakkına sahipsiniz onlar da alışkın oldukları şekilde yaşama hakkına. belki siz biraz daha haklı olabilirsiniz gerçi ama fark etmez çünkü yapılabilecek çok bi şey yok. "biraz sessiz olun" iyi bi cümle değil bence. tavana vurmak zaten son derece agresif ve itici. iyi ihtimalle ciddiye almazlar, kötü ihtimalle inatlaşırlar. iyi bi saatte bi tabak ikramlık bi şey ya da küçük bi hediye götürüp "merhaba ben asap raki yeni taşındım alt kata, yaa binanın yalıtımı baya kötü olmuş, çok ses geliyor, rica etsem en azından şu günler şu saatler arasında biraz daha dikkat etmeniz mümkün olur mu" gibi konuşmak işe yarayabilir, onlar da makul insanlarsa dikkat ederler. baktınız höt zöt konuşuyorlar, o zaman zaten papaz olmak dışında bi seçenek yok, en azından siz elinizden geleni yapmış oldunuz. yalıtım falan yaptırmayı düşünebilirsiniz ondan sonra.
0
mezzosprite
(02.12.25)
önce üst katta nasıl biri oturuyor onu öğrenmek lazım bence. apartmanda karşılaştığın kişilerle tanışıp laflayıp belki denk getirebilirsin. hiç bilmediğin birinin kapısına ne şekilde gidersen git hep soru işareti. kişiyi bilmeden kapıya gitme işi bence sıkıntılı.
+2
ucurulmamak umidiyle
(02.12.25)
uyarmayın. bununla yaşamayı öğrenin.

benim kapıma gelseniz 'kardeşim ortak alanda değil, evimin içinde konuşuyorum, sesimin tonu bu' der gönderirim geriye.
0
galahad reloaded
(03.12.25)
çok ses yaptıklarında bende sesli konuşuyorum(normal telefonda konuşken, onlara yönelik bir bağırma değil) susuyorlar
0
eja
(03.12.25)
Karşılaştığında konuşmaları ile ilgili muhabbet aç. Mesela noldu o doblo işi adam hala indirim yapmıyor mu gibi.
+1
ground
(03.12.25)
(9)

Bugün ne için şükrettiniz?

sekizdokuzon
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.Siz bugün ne için şükrettiniz?Teşekkürler.
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.

Siz bugün ne için şükrettiniz?

Teşekkürler.
+4
sekizdokuzon
(02.12.25)
Hiç bir şeye, başkalarının kötü talihi bana da vurmadı diye sevinmek kötü bir alışkanlık.
+3
nahtoderfahrung
(02.12.25)
Telefonuma çeşitli yerlerden vefat haberlerine dair mesajlar geliyor. Ölümü hatırlamak güzel. Ama bu kadar yakında olduğunu bilmemize rağmen biz ne kadar doğruyuz ayrı konu.
Her halimize şükretmek lazım .
Her şeyin şükrü, kendi cinsindendir.

Karnımızı doyurabildiysek, fakir başkasına da bir çorba ısmarlayabilmeliyiz .
Kendim ise bugün bir fakir evini ziyaret ettim mesela.
0
diyecevaplandı
(02.12.25)
Anaaaa!
Engelim kalkmış.
İngilizce kelime haznemi geliştirmeye devam edebileceğim.

Durun ben bi şükredip geleyim. :D
0
Mirket
(02.12.25)
etmedik. unutmazsak ederiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
hiçbir şeye.
0
lazpalle
(02.12.25)
Ota foka şükür etme hali midenizi bulandirmiyor mu? Ben igreniyorum.
Oturuyor şükür kalkiyor şükür? İyi değilsiniz
-4
artıküyeolmakistiyorum
(02.12.25)
Bugün sabah ehliyetime el konuldu (alkol değil) acil işlerim vardı. Aradıklarım yağdı adeta. Biri arabayı teslim aldı. Diğeri randevuma yetiştirdi. Yarın sabah 2 saatlik yola gitmem gerekiyordu aradığım ilk kişi tamam dedi. Köpekler yalnızdı bir başka aradığım işim bitince hemen geldi beni götürdü yemeklerini verdim. 2 gün içinde ehliyeti geri alacağım ama uzarsa hafta sonu için bile gerek kendi aracı ile gerekse benim aracımla her işimi görecek dostlarım varmış. Hiç beklemiyordum bu arada. Şükür demesem de gurur duydum.
+4
ground
(02.12.25)
İyi haber beklediğimiz birinden haber geldi, oturup biri yaşayacak mı ölecek mi diye beklemek çok zor, belki kimseyi bu şekilde bekletmediğimiz için şükür edilebilir bugün.
0
mutekebbir
(02.12.25)
Nasıl oldu da bu memlekette delirmedim? Gercekten şaşıyorum. Evet şükrediyorum.
Sanırım insan alışıyor tüm bu rezilliğe.
0
luluki
(03.12.25)
(6)

temu'daki çark, kutu vs bir işe yarıyor mu

kibritsuyu
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar gittim, 3 ürün al bedava falan dedi, aldım ettim bir türlü olmadı.

bunun amacı ne yahu? güya 2000 lira bedava alışveriş hakkı verdi ama tıss. gerçekten bir işe yarıyor mu, bir şey yapıp, x liralık alışveriş yapana, şu şu ürünlerden şu kadar harcayana falan veriyor mu bu ödülleri?

iş tıraşa bağlıyor diye artık çark mark çevirmeden geçip ne alacaksam parasıyla alıyorum. gerçekten işe yaramasının bir yolu varsa öğretin de ucuza, bedavaya falan alayım.
0
kibritsuyu
(02.12.25)
dün bana 4500 TL çıktı ve hiçbirini kullandırtmadı yine 1700 lira ödemek zorunda kaldım. sanırım bir kere ödetiyor sana alacağın bir şeyi sonra bu 4500 TL'lik kuponu parçalara bölüyor 150-200-250... gibi ve her birini bir alışverişte kullanıyorsun.

mesela 150 liralık kuponla 170 liralık bir şey alıyorsun, aradaki farkı ödüyorsun.
+1
elektr10
(02.12.25)
yok bir faydasını görmedim bende ayda 1-2 şey alıyorum hep normal ödüyorum, uğraşmıyorum artık
+2
sweetoffice
(02.12.25)
yani şöyle oluyor. iki ürün ücretsiz hakkı veriyor mesela. ürünleri onların verdiği listeden seçiyorsun ve geneli 100 tl etmeyen ufak tefek şeyler. e minimum sipariş tutarı değişmekle birlikte bazen 900 diyor bazen 600. yani toplam değeri 200 tl etmeyen iki bedava ürün için durduk yere 900 tl harcamış oluyorsun. + vergiler tabi. haaa zaten ben ıvır zıvır alacaktım diyorsan işte bedava ürün almış oluyorsun.

2000 tl bedava dediğin sanırım 2000 tl kupon dedikleri olay. onda da şu an bi alışveriş yapıyorsun. sana sonraki alışverişlerinde kullanmak için toplam 2000 tllik kupon veriyor ama bildiğim kadarı ile o kuponu bir seferde vermiyor. bir sonraki atıyorum her 500 liralık alışveriş için 150 tl kupon veriyor. yani toplam 2000 tl kupon alıyorsun ama onu kullanabilmek için de toplamda 7000 tl harcaman gerekiyor. ha sık sık alışveriş yapıyorsanız bu da yine mantıklı.

profildeki mesajlar kısmında promosyonlar var. orda indirim verirse kullanıyorum. çünkü gerçekten indirimli veriyor bazı takip ettiğim ürünleri.
+1
elorelia
(02.12.25)
Soruya ekleme yapayım. Bu aşamayı reddedip geçemiyor muyuz? Aradığım ürünü unutuyorum.
0
ground
(02.12.25)
Geçebiliyoruz elbet. Orada burada çıkan pop-up reklamlar gibi köşesinde küçücük çarpı var, basınca geçiyor.

Ben de artık geçmeye başladım da uğraşmaya değerse uğraşayım dedim, anlatılanlara göre pek de değecek gibi durmuyor.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
zaten bildiğim kadarıyla 27 euro'luk gümrük sınırı kupon/indirim/promosyon öncesi sınır. yani diyelim kazandığınızı söylediği 2000 tl'lik kuponu 3000 liralık bir alışverişinizde kullandırtsa bile temu ve 1000 liraya düşse, yine de alamazsınız zaten. alışverişinizin promosyon öncesi tutarı 27 euroyu geçmemeli.
0
oldtimer
(03.12.25)
(13)

Krediyle Araba Alma Olayını Bir Türlü Anlamlandıramıyorum

elektr10
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım fazla olabiliyor. Sigaram yok, içkim de yok gibi.

Bunu insanlar nasıl becerebiliyor gerçekten hayret ediyorum. Kredinin üstüne bir de esnek hesaptan mı para çekiyorlar ya da yatırımlarını mı bozuyorlar bir aydınlatın ne olur.

Hayatımda hiç kredi çekmedim bu arada biraz korkuyorum o tip işlerden.
0
elektr10
(01.12.25)
90000 tl maaş alan biri rahatlıkla 40-50 ödeyebilir. harcama kalemlerine bağlı bu.
kredi korkulacak bi şey değil. enflasyonist ortamda borçlanmak iyidir. borçlanma dışında bi şey almaları zor.
+1
jelly bear
(01.12.25)
hiç arabası yokken arabanın tamamını krediyle alan çok az bir kesim. diğerlerinin zaten zamanla modelini yükselttiği bir arabası var, satıp kalan kısmına kredi çekiyor.
0
ground
(01.12.25)
Endişe edecek bir durum yok. Bugüne kadar 3 ayrı araç kullandım, 3'ü de krediyle alınmış araçlar. Enflasyon olan ortamda para biriktirip mülk, araba almak neredeyse imkansız.

Krediyle ürünün fiyatını sabitlemiş oluyorsun, genellikle kredi bitişinde peşinat+kredi anapara+ faiz < aracın güncel fiyatı eşitsizliği ortaya çıkıyor. Çoğunlukla kar etmiş oluyorsun.

Krediyle ürün alınca her ay başı ilk iş taksitini yatırıp kalan paranla bütçeni yapıyorsun. Bir de maaş zammı falan aldığın zaman bütçen rahatlıyor.

Bizim toplumda dayanışma kültürü de yaygın. Kişiler sıkıntıya girdi mi aile, akraba vs. bir şekilde borçlar ödeniyor.
0
Lethe
(01.12.25)
azımsanmayacak bi kesim aileden destek alıyor. direkt nakit olmasa bile aile evinde oturup kira vermiyor zaten en şanslıları. yoksa diğer türlü 80 bin lira maaş alıp, üstüne kirada oturup bir de peşinat biriktirip kalanı da krediyle araç almak imkansız.
0
elorelia
(01.12.25)
Baska bir soru sormussunuz aslinda ama dayanamadim belki surada durdugu bir kac saat icinde bir baskasi da gorur..

Lutfen eger araba cok elzem degilse yani is icin gerekmiyorsa (konfor degil, araba yoksa kovuluyoruz vs. ), yada engelli aile bireyi, cocuk vb. acil durum veya gunluk kullanimda saglik icin gerekmiyorsa kredi ile araba almayin.

Uzerinden para kazanamadiginiz ve surekli kesin ve kes deger kaybedecek bir sey icin kredi almak finansal acidan bir gerizekalilik.
+1
wallcan
(01.12.25)
kredi ile bir şey alınca o şeye erken sahip olmuş oluyorsun denklem bu. mesela ben araba almak için 5 sene para biriktirmeliyim, ama şimdiden kredi alıp arabayı alırsam 5sene arabasız kalmadan konforlu bi şekilde yaşayabilirim.

diyelim ki araba bana kredisi ile birlikte 1 milyona mal olsun, satarken de 800e düşmüş olsun. sonuçta ben 5 senedir arabaya biniyorum arabanın değeri düşse bile bu rakam benim konforuma denk geliyor.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
Krediden korkmaya devam edin .
Borçlu kalmamanın lüksünü yaşayın.
Genelde meseleyi kredi ile alınacak eşya veya aracın vereceği fayda orantılı bağlı olarak düşünürüz ama ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Beni aradı çoğu bankanın müşteri hizmetleri. genelde dedikleri şu :
" - ya acil bir durum olursa.." :)
Kişiyi adeta korkutarak borca yöneltmenin bir şekli değil mi bu ?
Hayattaki bu acil durumlar onların ima ettiği şeylerden ibarette değil .
Daha bu yakın zamanda salgın döneminde kriz oldu . Kepenk kapatmalar vs. milletin burnundan geldi.
Sevinenler ise daha çok sene sonuna doğru büyük kâr açıklayan bankalar oldu .
Bir tuhaflık yok mu bu işte ?

Tavsiyem çevrenizle arayı her zaman yakın tutun . Birilerinden borç isteyecek yüzümüz olmalı.
İnsanlar arası güvensizlik ve bireyselleşmeyle birlikte çeşitli finans kurumları aile, akrabanın yerini de aldı.
E tabi bu maddi çıkara dayalı yakınlık, borçların bazen katlanmasına , başka bankadan çekilen kredi ile diğer bankanın borcunu kapatmaya giden zorlanmalara sebep olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(01.12.25)
ev kira değil, sosyal hayat yok. akşam ahaber, trt osmanlı dizisi çekirdek. ayda 60 70 kira ödüyor, bimden ucuz yiyecek içecek olup arabası var dedirtiyor olay bu.

hayatında hiç kredi çekmemekte biraz sıkıntılı bir durum. yani onlar ne kadar garipse sen de bir o kadar garipsin.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Turkiye icin konusuyorsak bence araba satin alma aliskanliklari ile ilgili en buyuk sikinti 2025 yilinda hala yatirim sanilmasi. Su an duyuruda "elime su kadar para gecti, nasil yatirim yapayim, araba alma secenegi nasil" sorusu var duyurda son 1-2 gunden. Pandemi donemi cart curt anormalliklerini saymazsak araba depreciating asset'tir. yani oturdugu yerde "yipranir" ve deger kaybeder. ama millet arabanin alis ve satis fiyatlarini altina veya dolara falan cevirmeyi unuttugu icin turk lirasi uzerinden kar ettim saniyor.

kredi ile almakla ilgili: araba gercekten gerekliyse garip bir sey yok. sirf almis olmak icin veya son derece is goren bir araba varken "yenilemis" olmak icin faiz odemek sacma tabii zira o para borsa veya gayrimenkule falan gitmis olsa daha cok deger kazanirdi.

son olarak muhtemelen sanidigin kadar tutumlu degilsin. Asgari ucretin 3-4 kati maas almana ragmen "kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan" kismi sikintili. "evle ilgili seyler falan"in her ay her ay olmamasi lazim.
0
hot potato
(01.12.25)
"borclu olmamanin luksunu yasayin" genele vurulamaz. araba bir asset degildir, teknik olarak deger kazanmaz. ama mulk ve toprak icin aynisi soylemez.

eger ben 15 sene once ilk 50m2 dairemi almasaydim su anda hala kiraciydim, ve isin kotu tarafi artik ev alma olasiligim yavas yavas kaybolacakti.

turkiye'de deger kazaniyormus gibi gozukmesinin nedenleri var, paran surekli deger kaybediyor, limitli arac girisi var bu da karaborsa yaratiyor, bir de surekli vergiler arttiriliyor. yani bir nevi sen devletin alacagi vergiye ortak cikiyorsun. berbat bir sistem tabii. ama uzun vadede zaten surtulebilir degil, bir kazanc kapisi olamaz.

bir de turkiye'de sifir takintisi var, herkes herseyin ilk sahibi olmak istiyor.
riske girerken bu tarz dangalakca geleneklerden siyrilarak adim atmak lazim.

ozetle araba lazimsa, ayagini yerden kesecek bisey al, bitsin gitsin. sifir alip 2 milyon tl krediye girmek zorunda degilsin. yarin gidip istedigim sifir araci alabilirim mesela, ama 10 yasinda bir araca biniyorum, cunku olay sadece 4 teker ustunde yuruyen bur teneke, bunun uzerinde bir anlam yuklemek sacmalik.
0
cooperr
(02.12.25)
@hot potato savurgan olduğumu düşünmüyorum ama kaliteli yemeyi, giyinmeyi ve gezmeyi seviyorum. mesela peynirimi, yumurtamı, zeytinyağımı, etimi iyi yerden alırım... ya da zara'dan 4 tane gömlek değil de x bir markadan 1 tane alıyorum ve yıllarca giyiyorum. bu x marka genelde premium bir marka oluyor.

bunlar tabii kişilik ve alışkanlıklar meselesi. kimisi yemeğinden içeceğinden kısar en son model telefonu, arabayı alır, kimisi de materyalist değil de daha deneyimsel yaşar. ben sanırım ikinci kategorideyim.

benim anlamak istediğim yine de çok savurgan olmasan da bu kredileri ödeyenler nasıl zorlanmıyor ya da bu riske giriyor o garip geliyor bana.

@mikahakkinen evet biraz garibim gerçekten ama kredi yerine daha çok ailemden kredi çekip esnek bir ödeme planı yapıyorum ama tabii bunlar genelde ihtiyaç kredisi oranında oluyor :)
0
🌸elektr10
(02.12.25)
bu ülkede araba en iyi hava atma aracı. adamın giyecek donu olmasa bile o suv'sini alır, havasını atar. onlar mı akıllı, biz mi akılsızız yoksa biz mi akıllıyız, onlar mı akılsız hiç bir zaman çözemeyeceğim. düşündükçe içinden çıkamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.12.25)
Herkes cevap vermiş güzel güzel.

Konu hangi orandan ne kadar çektiğinizdir bence. Şu anki koşullarda/oranlarda yüksek miktarda araç kredisi, araç zorunluluk değilse safi zarardır. Ha ne olur hep derim, 1 milyon paranız vardır, 200-300 bin fark ile hem daha iyi hem yeni bir araç alabiliyorsunuzdur, daha konforlu oluyordur, mantıklıdır belki 1 milyona alacağınız aracın açabileceği masraflara karşın bile mantıklı olur ama sadece cüzi bir miktar için mantıklı yine de.

Bu arada bundan 3.5 yıl önce sırf kredi çekebilmek için araba almıştık abimle ortak, yarısına kredi almıştık, oran 1.59'du. 36 ay taksitli, zaten 6. ayda kredi faizini çok rahat çıkarmıştı araç, bazı koşullarda da kredi mantıklı olabilir.

Yani en önemli konu kredi oranı, şu anda türkiye koşullarında ise ev kredisi harici krediler genel olarak mantıksız çünkü %15 kkdf + %15 bsmv var, yani yazan oranın %30 fazlası gerçek faiz oranı. mesela sıfır araç alırken kabul eden bayi bulursanız karta vade farkı ile taksit yaptırmak da mantıklı.

Benim hesabım basit; aylık her şey dahil %4'ü geçmezse borçlanma maliyetiniz makuldür, %3 altına iniyorsa oran bir şekilde nakit kullanmak yerine o borcu kullanırım.
0
atom karincanin torunu
(02.12.25)
(5)

Avukatlar bakabilir mi?

gakgul
Merhaba, 4.5 yıl önce kiraladigim evi Kasım ayında boşalttım.Ev sahibine bir ay önceden haber verdim. Ev sahibi benden kalan kiraları talep edebilir mi mahkeme yoluyla? Kiralar ilk yıldan sonra yıllık uzatılıyor ya. Ve ya ev uzun süre boş kalırsa zararını bizden talep edebilir mi?
Merhaba,
4.5 yıl önce kiraladigim evi Kasım ayında boşalttım.Ev sahibine bir ay önceden haber verdim. Ev sahibi benden kalan kiraları talep edebilir mi mahkeme yoluyla? Kiralar ilk yıldan sonra yıllık uzatılıyor ya. Ve ya ev uzun süre boş kalırsa zararını bizden talep edebilir mi?
0
gakgul
(30.11.25)
1 Kontrat tarihi 15.03.2021.
2 Kontrat standart kontrat olduğu için hem bı ay önce haber verilerek boşaltılır maddesi var. Hem sözleşme ilk yıldan sonra yollik uzar maddesi var
3 hem telefon hem WhatsApptan haber verdik ekran görüntüsü olsun diye
4 evsahibi problemli biri sağı solu belli olmaz bizde önceki kiracilariyla mahkemelik olmuş hep.
5 ev aldık kendi evimize gectik
6 anahtarı evsahibinin atadığı emlakciya teslim ettik
7 bı ayda tek bı kişi bakmaya geldi evi gösterdik o kadar b
0
🌸gakgul
(30.11.25)
Hocam teknik olarak martta başlamış sözleşme birer sene uzatmayla marta kadar sürer.

bu sene de uzattığınıza göre marta kadar sözleşme geçerli.
Yani teknik olarak sözleşmenin gerektirdiği kirayı isteyebilir sizden.

Ha bu devirde bütün ev sahipleri kiracısı çıktığı için bayram eder hemen daha yüksekten kiraya verebilmek için, uğraşmaz bile.

Ama problemli bir tipse ve ev boş kalırsa uzun süre marta kadar olan kiranın peşine düşebilir.
0
anten
(30.11.25)
isteyebilir.
0
liberal
(01.12.25)
Üstteki cevaplar +1

muhtemelen şöyle; bu iş mahkemeye giderse hakim o bölgedeki makul kiralama süresini dikkate alacaktır. (bilirkişi raporu ile belirlenecek) yani mesela bahsettiğiniz evin bulunduğu bölgede bir ev kiralama ilanına konulduktan sonra 1 ay içinde kiraya verilebilecek gibiyse, siz de zaten 1 ay önce haber verdiğiniz için aleyhinize bir şey çıkmayacaktır.

ama kiraya verilme süresi Yargıtayın kabul ettiği makul süre 3 ay diye aklımda kalmış. 3 ay gibi kabul edilirse siz 1 ay önceden haber verdiğiniz için ev sahibinin 2 aylık kira zararına neden olmuş olacağınız için 2 aylık kiradan sorumlu tutulursunuz.

ancak üstteki cevaplarda da belirtildiği gibi uygulamada böyle davalar oldukça az, ev sahipleri uğraşmaz böyle işlerle. tabi aranızda çok büyük bi husumet varsa vs sırf strese sokmak için yaparsa bilemem. sonuç olrak böyle bir dava ile karşılaşsanız bile sıkıntı etmeyin, bir avukat ile ilerleyin. mahkeme hakkaniyete göre takdir edecektir.
0
Sadece soruyorum
(01.12.25)
erken tahliye etmişsiniz. daha kontratın bitmesine 6 ay varmış yazdığınıza göre. bu bir tazminat talebi sebebidir. normalde eskiden geri kalan 6 ayı da talep edebiliyordu ev sahibi. ancak bu tazminat yargıtayca 3 ay olarak sınırlandırılmıştır. ha bu arada kiralanırsa daha da düşecektir. kesin bilgi yayalım.
0
ground
(01.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.