Giriş
(5)

Evye seciminde dikkate alinacaklar

osssy
Evye secerken pazaryeri sitesinden rastgele siparis vermekten daha iyi ne yapabilirim? Tezgahla birlikte degisecegi icin eski boyut bizim icin belirleyici degil. Tesekkurler.
Evye secerken pazaryeri sitesinden rastgele siparis vermekten daha iyi ne yapabilirim? Tezgahla birlikte degisecegi icin eski boyut bizim icin belirleyici degil. Tesekkurler.
0
osssy
(10.06.26)
Çift yönlü oluyorlar genelde. Siz süzme yeri yani lavabonun yanındaki düz yer ile bulaşık makinası birbirine yakın olsun ona dikkat edin. Bir de abidik gubudik bir sürü işlevi olan evyeler pek kullanışlı değil.
0
ground
(10.06.26)
tezgahın önünde su akıtmaması için yuksekti kesinlikle olmalı, buyuk evye ve musluk yukarda olmalı ki fırın tepsisi gibi buyuk şeyler kolay yıkansın. birde yeni musluklar duş başlığı gibi uzayanları oluyor mükemmel işe yarıyor. 2 li veya uzun evye diye geçen şeylerden almalı
0
eja
(10.06.26)
kesinlikle damlalıksız eviye öneririm.

damlalıklı olanlar tezgahta gereksiz yer kaplıyor ve üzerinde çalışılmıyor. büyük dikdörtgen bir eviye çok kullanışlı oluyor. istegdiğiniz boyuta göre hem çelik hem de seramik olanlar var. ikea'da seramik olanları da var.

prnt.sc

www.ikea.com.tr
0
exlibris
(10.06.26)
kesinlikle musluk cok yuksek olsun bol hareketli ama az teknolojik olsun .
satin aldigimiz evde abuk bir yukselti var evyeni bir yerinde kaliteli bir marka olmasina ragmen nefret ediyorum. normal suyu engelleyici yukseltiler harici bir sey olmasin usunde. cift evye kare veya dikdortgen olsun. kesinlikle metal tercih et bence. evyelerden birinde kirli birinde temiz birseyler yapabiliyorsun.
0
mavicorap
(11.06.26)
tek parca, buyuk ve genis olsun. tam dikdortgen olanlarin kenarlarini temizlemek biraz daha meziyetli. metal olanlarin temizligi gayet standart, kolay.

uzerine yeterince yuksek bir musluk alin ve muslugun cikarilabilir olmasina ozen gosterin (elinizle alip ileri geri saga sola hareket ettirebilin dus basligi gibi)

ha bi de yeterince yeriniz varsa, cift bolmeli, biri standart boy biri genis olan evye bence en guzeli. standart olanin icine bulasikligi koyabilirsiniz, boylece tezgahta durmamis olur.
0
taurina
(12.06.26)
(12)

Suni veya gerçek deriden yapılmış kıyafet mobilya ve sever misiniz

genki
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
0
genki
(10.06.26)
Prensip olarak kullanmam. Evlenirken giydiğim takımın kemeri ayakkabısı bile suniydi. Rahatsız edici buluyorum
+3
aguen
(10.06.26)
kemer dışında deri eşyam yok ama sunisini sevmiyorum. uzun ömürlü değil, bir süre sonra dökülmeye başlıyor.
0
inheritance
(10.06.26)
gerçek deri sevmem etik sebeplerden. doğru bulmuyorum. vejetaryenliğimden önce de almıyordum, şimdi de almam. yumurta, süt ve süt ürünlerini bırakamadım ancak giyim, eşya ve kozmetikte mümkünse (ki çok seçenek var zaten) veganım.

geçen laptop çantası aldım, vegan deri. marka: prev. gerçek deriden farkı yok. gayet kaliteli ve şık. suits dizisindeki o havalı şirketteki avukat harvey değilim sonuçta. gerçek deri olsa kaliteli gözüktüğümü söyleyip ona göre davranacak bir çevrem yok. ha olsaydım da zaten yine gerçek deri almazdım o ayrı.

suni deri bile ceketim yok. almak istersem bir gün suni deri alırım.
botlarda falan da suni deri alıyorum.
bir eteğin kendi değil ama kemeri deriyse sadece yine de almıyorum.
sitelerde yüzde kaç ne derisi olduğu yazıyor zaten. hayvan ismi gördüğüm an kapatıyorum. keşke suni deri gerçek deri diye filtreleyebilsek ama yok. açıp açıklamasına bakıyorum. hakiki deri yazıyorlar.

mobilyada ise... bu bir koltuk falansa vegan deri bile almam. deride oturmak işkence. diğer türlü mobilyalar da bence ahşap güzel oluyor.
+2
art cat chocolate
(10.06.26)
Asla kullanmam.

Deri bir beden parçası ve nasıl ürün olarak görülür? Ben, deri ayakkabı ve deri ceket giymedim diye ölmem ama bir canlı birileri deri giyecek diye öldürülüyor. Bu derisi için öldürülen tüm hayvanlar için geçerli.

Bir de bu sitede çok denk geliyorum birbirine kaz tüyü önerenler oluyor. Kaz tüyünün nasıl elde edildiğini bilmediklerini düşünmüyorum. Nasıl giyiyor ve öneriyorlar akıl alır gibi değil.

Bir canlının bedeni kimsenin malı değil.
+1
rock n roll
(10.06.26)
Deriyi severim. Dericilik hobisiyle de uğraştım. Suni deri mümkünse yasaklanmalı. Dümdüz petrol ürününü Deri şeklinde boyayıp kullanmak sağlıksız ve doğa için de zararlı. Kullanım süresi de 2 seneyi geçmez. Gerçek deri ürünlerin etik olarak sakıncalı olduğu bir durum da göremiyorum egzotik hayvanlar hariç. Hayvanlar derisi için kesilmiyor sonuçta. Deri burada ek ürün. Deri ileri dönüşüm ile işlenmese çöp olup gidecek. Ortalama bir deri ürünü nadir yapılan bakım ile onlarca yıl kullanabiliyorsunuz. Keşke hepimiz az ve öz ürün kullanabilsek :D
+3
glamdr1ng
(10.06.26)
sadece derisi için yetiştirilip öldürülen hayvanlar:

vizon
tilki
çinçilla
samur
rakun köpeği
su sıçanı
tavşan
karakul koyunu
timsah
alligatör
piton
devekuşu

---
doğaya daha az zarar vermek için suni deri dahil tüm zarar verici ürünleri mesela plastikleri zaten çok az kullanmalıyız. suni deri hayvan işkencesini azaltan bir şey. asla yasaklanmamalı. deri almazsak biz ölmeyiz ama hayvanlar ölüyorlar.

sırf bu da değil. bizim midemiz kaldırmıyor bir canlının bedenini üstümüze giymeyi.

sigara içip, deodorant kullanıp, araba kullanıp, günde bir sürü çöp üretip, vegan ürünlere doğaya zararlı diye yasaklansın demek nasıl bir şey?

bence hepimiz elimizden geldiğince doğaya saygılı olmalıyız. benim elimden hayvanları korumak için onları yememek ve giymemek geliyor. suni deriyi de sık sık almıyorum zaten.
-3
art cat chocolate
(10.06.26)
Suni deri soyuluyor o nedenle almak mantıklı gelmiyor bana çünkü aldığımı ömürlük kullanmak istiyorum. Gerçi elmadan, mantardan vs. deri elde edilen teknolojiler gelişiyor belki o daha iyi bir noktaya gelir. İlla deri almam gerekirse gerçek deri alırım. Ama genelde deri olmayan ürünler tercih etmeye çalışıyorum.
+1
peki madem
(10.06.26)
Yapay zeka cevabı olmuş. Egzotik hayvanlar hariç dedim. Egzotikten kastımın büyükbaş ve küçükbaş harici olduğu bariz. Şu saydığınız hayvanların deri ürünlerini dünyanın bir çok yerinde bulabilme imkanınız yok. Olan yerlerde de ortalama bir vatandaşın alabilmesi veya bu ürünün satışını desteklemesi zor. Suni deri yerine gerçek inek derisi bir ürün almanın ne hayvana ne de doğaya daha fazla zararı olduğunu düşünüyorum.
+4
glamdr1ng
(10.06.26)
Ayakkabı ve kemer haricinde kullanışlı değiller.
0
ground
(10.06.26)
hayvanlarin yasam hakki konusunda cok hassas bir insan olmama ragmen olayin bir de gercektarafi var. butun dunyada tuketilen et miktari kullanialn derimiktarinin bence cok altinda.
deri normal mantikli bir bakimla cok uzun sureler kullanilan bir urun ayrica. dogayi hayvanlar haricinde bir butun olarak degelendirirsek zten varolan deri cantlari insanlar kullanmayi tercih etse yani ikinci el diyin ya davintage ya da itfaiye mydandan alinmis olsun yani hali hazirda uretilmis olan bir deri canta bence daha mantikli.
ayni seyi deri ayyakabi icin de dusunuyorum. simdi herkes birbirnini ayni omru en fazla birkac sene olan spor sentetik ayakkabilar giyiyor ama bunun yerine deri dahil dogal urunlerin kullanimi bence daha doga dostu.
belli dusunce harektleri ne yazik ki bazi gruplari beyin yikamasina maruz kaliyor. feminizm in kurtucu gruplardan cekmesi gibi veya dogaseverlerin estetik manyagi minimalist diye eldekini ucuncu dunya ulkerlerine cop diye yollayip kendileri plastik kullanamak icin yeni sik stanleyler almalari gibi.
hayvan haklari konusunda sorun benim gozumde hayvanlarin katledilmesi degil insanlar hep hayvanlari katletti ama bu kadar manyak miktarlarda degil boyle soykirim gibi degil boyle canice degil. bayramdan bayrama ritueliyle katledilen tanidigin bir hayvan sorumlulugunu aldigin bir hayvanin katledilmesi ideal olani ama cok az insanin sahip oldugu bir luks.
0
mavicorap
(11.06.26)
Suni severim
0
gadlemler
(11.06.26)
5 tane deri ceketim var hepsi gerçek deri.

suni deriden yapılmış hediye bir montum vardı olmaz olaydı. hemen çöpe attım. rezillik başka bir şey değil.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(7)

Ev tüp kokusu?

mikahakkinen
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?
tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
0
mikahakkinen
(10.06.26)
Direkt bu işleri bilen, bu işi yapan uzman birini çağır o kişi baksın. Bu konuda riske girme.
+2
rock n roll
(10.06.26)
Bulaşık deterjanını iyice köpürtüp, köpüğü tüp kafasında her yere sıva. Baloncuk yapıyor mu bak. Yapıyorsa tüpçüyü çağır.eğiştirsin tabi.

Çağırmışken hortumu da değiştirsin tabi. 11 yıl çok uzun süre.
+2
Mirket
(10.06.26)
Ocak eski ise tam yakamama gibi bir sorun olabilir.
+1
ground
(10.06.26)
@rock n roll uzman tüpü takam adam mı? başka kimi çağırıcam bu işe bakan meslek hangisi?
0
🌸mikahakkinen
(10.06.26)
Açıkçası bilmiyorum ama korkutucu bir şey bu yani risk almamak lazım.

Benim başıma gelse başkent gazı arardım. Onların acil durumlar için ekipleri oluyor. Çünkü gaz kokusu oluyor aşırı diyorsun. Yaşadığın yerdeki bu kurumu arayabilirsin. Dediğim gibi aslında bilmiyorum ama ben bunu yapardım. Gaz kokusu arttıysa bilen birilerinin müdahalesi gerekli olur.

Doğalgaz acil hattını aramak lazım doğru. Arkadaşın yazdığı gibi. Bu seni aşan bir durum.
0
rock n roll
(10.06.26)
doğalgaz acil 187
0
nahtoderfahrung
(10.06.26)
Köpüklü sabun yoluyla kaçak tespit etme konusuna katılıyorum. Orda bir sızıntı varsa açığa çıkar. Bir de şu ocak flexini tüpün başından ocağa bağlarken kelepçeler kullanılıyor, şundan: www.trendyol.com Belki onlar gevşemiştir.

Tüpü takan kişiler bu konuda yardımcı oluyor.
+1
truf
(10.06.26)
(14)

Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum

Lh12
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
0
Lh12
(10.06.26)
2009-2010 zamanları, Karaköydeki ofisimden çıkmışım, arkadaşım da işten çıkmış Nevizade'de buluşmuşuz, barlardan birinin terasına oturup menüye bakmaya bile gerek duymadan istediğimiz gibi yemek ve içki siparişi veriyoruz, rahat rahat biri bittikçe ötekini söylüyoruz...
Bazen üstümüze bir şey dökülüyor hay allah deyip gidip hemen bir mağazadan bir şey alıp değiştiriyoruz, bazen hava birden esiyor mağazanın birine girip bir hırka geçiriveriyoruz.
+5
mutekebbir
(10.06.26)
Hayatımın EN mutlu anıymış demek fazla karamsar geliyor. Daha nice güzel günler, nice mutlu anlar var önümüzde inşallah.
+2
anaphylacticshock
(10.06.26)
Sergen attı. Şampiyonluk geldi.
-1
HellKeePer
(10.06.26)
Univ diplomami aldigim an. Tezkere aldigimda daha mutlu olurum saniyordum ama ı-ıh.. Halbuki 4.5 sene bitirdim, zorluk yasamadim, güzel bir yerde güzel bir bölüm okudum ama genel olarak ogrencilik kavramiyla zorum var. 6 ay askerlik mi 6 ay univ mi deseler askerligi secerim.
+1
duster
(10.06.26)
The best is yet to come…
Yani en iyisi daha gelmedi.

Sadece cocugu olan biri cocugumun dogdugu gün falan derse hak veririm bu soruya. Yoksa coook güzel günler var yakinda.
-2
Purple life
(10.06.26)
2018'de gittiğim eminem konseri <3

kedilerimin eve ilk geldikleri günler <3 (onlarla her anımız mutlu tabii)

okuldan gelip abur cubur eşliğinde çizgifilm izlediğim anlar

yaz tatilinde kuzenlerimle yine abur cubur eşliğinde gece boyu film izlemelerimiz
0
art cat chocolate
(10.06.26)
Şu anda çok mutluyum. Elimdekinin değerini biliyorum. Yeryüzünde cennet gibi bir evim var. İstediğim zaman çok güzel tatiller yapıyorum, hepsi de ayrı güzel, ayrı mutluluk kaynağı. Korfu, Barcelona ve 5 sene önce koy koy gezmeli uzun Ege tatilim en mutlu olduklarım arasında. En mutlu halimi şu anda yaşıyorum sanırım.

Üniversite hayatım da çok mutlu bir dönemdi.
0
gabe h coud
(10.06.26)
30 yıl önce. Hala dostum olan arkadaşımın babası restoran, kumarhane, müzikholden oluşan bir ilçe klubünün sahibiydi. Orası evimiz gibiydi. Hafta 1 gün teras katında gelen sanatçılar için yapılmış bir süitte 5-6 arkadaş buluşurduk. Diğerleriyle de hala görüşürüz. Kış günü bile karpuz üzümden tutun mezenin her türlüsü, kebaplar sıra sıra gelirdi. Düşünün Adana’nın bir ilçesi burası. Rakı veya kaliteli şarap içerdik. Bunlar alt yapı. orada yaptığımız sohbetler, geleceğe dönük hayaller, mevcut aşkların acısı asıl mezemizdi. Liseli gençler doyasıya muhabbet ederdik. Bazen cin çağırma seansları düzenlerdik. Arkadaşım iyi saz çalar, protest müzikte döktürürdü. Ahmet Kayanın yeni yeni tanındığı, rahmetli Hasret Gültekin’i ilk defa duyduğum zamanlardı. Cep telefonu internet falan yok. Asla taşkınlık kavga gürültü yapmazdık. O geceler en azından bana çok şey kattı. Diğer arkadaşlar daha görmüş geçirmiş, aileleri benimkine nazaran çok sosyal, çağdaş ailelerdi. Arada bir uğrayıp kontrol de ederlerdi. Her gün yeni bir şey yeni bir şarkı türkü öğrenirdim. Felsefeci orhan Hançerlioğlu’nun kitaplarından bölümler okunurdu. Hemşerimiz Yaşar Kemal’den mutlaka bahsedilirdi. Ateizm, evrim, siyaset tartışılırdı. Daha nice detaylar. Hayatımın en mutlu anlarıymış, bilmiyordum.
+2
ground
(10.06.26)
lise 2-3 zamanlari cok iyiydi, iyi bir FM sinifindaydim.
gencsin, saglik sikintilari yok, hayat yeni basliyor, sorumluluk az.
0
cooperr
(10.06.26)
2019'un son 4 ayı. Müthişti ya. Her şeyi yapabildiğim bir dönem geçirmişim. Burnumda tütüyor.

Sonrasında ara ara güzel dönemler geçirdim tabii ama 2019'un son 4 ayı.
+2
put it in your appropriate place
(10.06.26)
matrisence senilen durumu deneyimledigim farkettigim zaman.
belki bilmeyenler vardir kadinlar dogursun dogurmasin bir kere hamile kladiktan kisa bir sure sonra kanlarina bebegin kani dna si da karismaya basliyor. ve hayat boyu kaliyor yani dusuk bile yapsaniz vucudunuza yeni bir guc gelmis oluyor.
benim durumumda soyle bir sey oldu cok zeki bur cocuk dogurdum hani ozellikle yeni dogum yapanlar icin akli gider unutkan olur falan derler ya ben eskiden yapamadigim seyleri yapmaya basladim ama bor yandan da diyorum tamam yorgunluk uykusuzluk var ama ben oncenden sunu sunu yapamiyordum nasil simdi yapiyorum diye kizim buyuyup kisiligi ortaya ciktikca bu annelik degisimi hakkinda yabanci kaynaklari okudukca ayni adolescence gibi ciddi bir degisim oldugunu okudum.
yani garip bir hissiyat yani sanki orumcek adamin isirilmasi gibi. twk bir an degil ama bir yeni boyuta gecis hali.
0
mavicorap
(11.06.26)
lise ve üniversite yılları. hesapsız arkadaşlıklar, bomboş muhabbetler. sorumluluk yok, para yok, dert yok, tasa yok.

hala en yakın arkadaşlarım o dönemden. hala kafam. bozulunca eski okullarıma giderim ben.
0
babilfish
(11.06.26)
2006 - lise
2010 - üninin ilk senesi.
O zamanli kendimi, çevremi, istanbul'u ve türkiye'yi çok özlüyorum
0
gadlemler
(11.06.26)
2018 - 2020 arası.

işim ve sevgilim vardı.

en sevdiğim şehirdeydim.

değerini bilememişim.

ayrıca 2022'den 2023 aralık ayına kadar da her şey güzeldi.

sonra bayır aşağı düşüş.
0
rain when i die
(12.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(11)

turkiye'de dogru sanilan ama aslinda hatali olan seyler?

cooperr
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil. bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok. ornek: hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir" gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu din
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil.
bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok.

ornek:
hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir"
gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu dindar bile degil, hatta ateist.
gibi..
0
cooperr
(04.06.26)
-Türkiye cok kötü.

Dogrusu: tr parasi olmayana veya calisana kötü.
+1
Purple life
(04.06.26)
Yanlış bilinen: Dönel kavsagin (biz bursalilar baba deriz) icindeki arac yol verir.
+7
duster
(04.06.26)
Cereyanda kalmak. Balıkla süt/yoğurt yemenin zehirlemesi.
0
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
Cereyanda kalmak gerçekten hasta eder.
Bayat balıkla yoğurt yemek gerçekten uygun değildir. Yoğurt, balıktan kaynaklanan histamin zehirlenmesine katkı sağlar.
-3
Mirket
(04.06.26)
İstanbul eşi benzeri olmayan harika bir şehir olduğu. Sokakların daracık, kaldırımların yarısında onlarca araba dizilmiş, bisiklet yolu diye yalandan kaldırımın ortası maviye boyanmış, bir kaç bölgeyi çıkarınca tamamiyle estetikten yoksun bir şehirden daha iyi onlarca şehir var. Tamam boğaz ve çevresi güzel, ama o kadar. Bebek sahilde doğru düzgün yürüyüş bile yapamıyorsun her 200 metrede bir denize kıyı olan bir yapı çıkıyor. Anadolu yakası sahili güzel bu konuda bi.

Avrupa’da Türklerden nefret edildiği. Buna çok yorum yapmak istemem ama taşkınlık gösteren bir davranış sergilemediğiniz sürece böyle bir şey yok. Sosyal medyadaki anonim hesaplara çok bakmayın çünkü Türklerde diğer milletlere bunu yapıyor ama yüz yüze de böyle bir şey olmuyor.
0
substituent
(04.06.26)
trabzonlular laz deniyor ama aslinda lazlar rize ve artvinde.
+4
antikadimag
(05.06.26)
sol şerit geçici kullanılır. sadece sollamak için. solladıktan sonra orta ya da sağ şeride geçilmesi gerekir.
+4
ground
(05.06.26)
Bu coğrafyada insanların çoğu sürekli olarak yalan/palavra/abartı konuşuyor. Akıllara ziyan bir sahtekarlık ve fesatlık var. Dürüst, çalışkan olanı da topluca hor görme ve alaşağı etme huyu var.

"Bu, hiç hesapta olmayan bir savaştı.
Atlarınızın ayaklarına bez bağlayın ki, bu fesat toprağı burada kalsın ve Türkistan'a ulaşmasın." (Ankara Savaşı sonrası) -Emir Timur
+1
tadartatmaztadantatar
(05.06.26)
Avrupalılar'ın bencil, Türkler'in ise birbirine destek veren bir millet olması.
Gözlemlerim tam tersi olduğu yönünde.
+4
burfak
(05.06.26)
Büyükelçilik ve konsolosluk yerleşkelerinin, içinde bulunduğu değil temsil ettiği ülkenin toprağı olduğu sanrısı. Sözde koca koca hukukçular dahi bıkmadı bu zırvayı canlı yayında kusmaktan.
0
10551037
(05.06.26)
bunun en guzel ornegi kizlik zari. cok yanlis bir ceviri ve cok yanlis biliniyor. ortada vajinayi kapatan ne bir zar var, ne perde. oyle olsa adet kanamasi disari akamazdi zaten. ayrica bunun bekaretle hicbir iliskisi yok. ilk iliskide kanama olur inanisi da hatali. memleket topluca yanlis anlamis butun olayi.
0
banach
(06.06.26)
(3)

Elimdeki morluk

Purple life
Elimde dünden beri böyle bir morluk var.Korkmali miyim?https://ibb.co/rj4KCtb
Elimde dünden beri böyle bir morluk var.
Korkmali miyim?

ibb.co
-1
Purple life
(04.06.26)
stigmata değil mi bu? ayrıca duyuru nick uyumu demek isterim :)

muhtemelen çarptınız bir yere farkında olmadan, ciddi bir şey değildir.
+4
shadowfollower
(04.06.26)
Bir şey olmaz. Sağlıcakla kal.
0
yurtsuz john
(04.06.26)
Alerji gibi. Ya da yakağan falan işi de olabilir. Mevsimi geldi
0
ground
(04.06.26)
(8)

Türkiye'de nudist plaj var mı?

runaway
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
-2
runaway
(04.06.26)
Yoktur
0
baldur2
(04.06.26)
o plaja el bombası atarlar. orta doğu burası oğlum
+4
HellKeePer
(04.06.26)
ben bodrum yahşi sahilinde bol bol üstsüz güneşlenenleri görüyordum 4-5 yıl önce.
0
ground
(04.06.26)
O dediğin yunanistan da bile tek tük var artık. Telefon ve asosyal medyadan sonra bitme noktasına geldi. Kadınlar kendini güvende hissetmiyor.
Almanya italya da bu tür yerleri 70 lik dedeler teyzeler kullanoyor çoğunlukla.
Oraları görsen hemen kaçarsın.
+3
Lh12
(04.06.26)
yok artık daha memeler.
+2
shadowfollower
(04.06.26)
yunanda gitmiştim %80i amca teyzeydi. tek tük gençler vardı.

yurt dışında genel olarak üstsüz güneşlenme çok yaygın bu arada. nüdist plaj harici altını çıkaran görmedim ama.
türkiye'de olmaz o dediğin. anca birkaç üstsüz güneşlenen olur belli plajlarda. çoğu da turist olur.
0
jelly bear
(04.06.26)
pre-akp ekosisteminde kesin vardi diyebilirim ama ispatlayamam.

bodrum'da 90'larda ustsuz guneslenen turk sayisi az degildi, turistlerin ise hic havlu falan kullanmadan mayo degistirdiklerine cok sahit olduk. kimsenin de umrunda olmazdi.

su anda yoktur herhalde..
0
cooperr
(04.06.26)
90larda didim ve kemer'de turistler hep üstsüz olurdu. topless kelimesi medyada kullanılırdı. zamanla kayboldu bu güzel alışkanlık:)
0
renegade
(04.06.26)
(11)

Arakadaşa borç verdim nasıl istemeliyim

karabela
Slm bir sene önce ara sıra görüştüğüm bir arkadaş 50 000 borç istedi. 1 aya öderim dedi. Ancak hala ödemedi 2 3 ayda bir denk geliyoruz ortak tanıdıklarda var. Ben konuyu açmadan ayarlıcam falan diyor. Bende bu zamana kadar zor durumda olabilir düşüncesi ile hiç istemedim. Tamam hallederiz dedim ge
Slm bir sene önce ara sıra görüştüğüm bir arkadaş 50 000 borç istedi. 1 aya öderim dedi. Ancak hala ödemedi 2 3 ayda bir denk geliyoruz ortak tanıdıklarda var. Ben konuyu açmadan ayarlıcam falan diyor. Bende bu zamana kadar zor durumda olabilir düşüncesi ile hiç istemedim. Tamam hallederiz dedim geçti. Şimdi bununistemeyi düşünüyorum mesaj mı yazayım. Yoksa aramalı mıyım. Bu tarz şeylerde insanları kırmak istemiyorum. Ancak hepimiz kelli felli adamlarız. Ailemiz var. 50.000 ödemeyecek durumda olduğunu düşünmüyorum. Mesaj yazmak tarafındayım yüz yüze telefonda çok rahat edemem borçu isterken diye düşünüyorum. Ayıp etmiş olur muyum
-1
karabela
(04.06.26)
Olmazsın ama söylemezsen kendine ayıp etmiş olursun. Bir de bunun ayıbı yok zaten, verdiğin parayı istemeye sonuna kadar hakkın var.
+8
muhayyer divan
(04.06.26)
işler çirkinleşmeden mesaj at ki elinde en azından delil olsun.
+3
ground
(04.06.26)
Bence mesajdan ziyade aramak daha iyi, mesaj karşı tarafa daha fazla alan açıyor geçiştirmesi konusunda.
Direkt borcu istemeden önce kendi yaşadığınız sıkışıklığı anlatmaya başlarsanız düzgün biriyse zaten anlar ve kendisi hemen konuya girip gün verir, sonra da gün geldikçe mesaj atıp hatırlatırsınız.

Çok zor ben de çok zorlanıyorum hala tam alışamadım ama mecbur.

Ayıp olmaz asıl ayıp onun sözünü tutmaması, müsait olamamış olabilirsin en kötü direkt ödemem zor olacak aydan aya parça parça atsam olur mu gibi bir teklifle gelmesi gerekirdi ki öyle büyük bir meblağ da değil bir sene olmuş yani yuh geçen seneki 50 binle bugünün 50 bini bile aynı para değil ki.
+1
mutekebbir
(04.06.26)
1 aya veririm diyen adam 1 sene geçmiş vermemiş.

senden önce konusunu açarak manipüle de etmiş seni kaç kere.

ayrıca para TL, yani geçen seneden bu yana en az yüzde 40 değer kaybetmiş. yani o artık 50 değil, 30 bin TL.

HALAAAA ADAMI KIRMADAN NASIL SÖYLERİM DİYE DÜŞÜNÜYOR :))

arayacaksın, bam bam söyleyeceksin. bugüne veya en geç yarına görüşelim diyeceksin.
+11
benimkibu
(04.06.26)
Önceden ona karşı bir mahcubiyetin mi , başka bir borcun mu vardi ki istemekten utanıyorsum ? İsteyeceksin her türlü.
1 yıl bile yetmemiş mi ona bu parayı toparlayıp vermek için ?
Daha ne bekliyorsun ?

Kelli felli adam görünmek yetmez . Adamlık , içeride zihinde ve kalpte olur. İnsan , vermesi gereken borç hususunda dillere düşmemek için elindekini satar yine de öder borcunu.

Bana kalırsa o kimse borcunu vermek için senin ölmeni bekliyor ve zamana bırakmış öylece. Daha senden ayrı olarak kimlerden borç aldığını da bir düşün.

Kendim ara sıra görüştüğüm değil, ayda rahat 10 defadan fazla karşılaştığım birine istediği 2000tl yi bile vermedim. Para konusunda gevşek olduğu için .

Bir kaç denemeden sonra baktınız olmuyor uygun bir yerde herkesin içinde isteyin borcunuzu . Yüzü kızaran kızarsın O şekilde parasını alanlar da var. Değil mi ama herkes herkesin böyle hususlarda ne mal olduğu bilsin .
Demek ortam aleyhte olduğunda borçlu olan borcunu ve biraz olsun utanmayı hatırlıyor .

Nasıl bir dünya anlamadım ki ,
borcunu ödemeyenden alacaklı
olarak yine biz çekiniyoruz.
0
diyecevaplandı
(04.06.26)
Günü kurtarmak adına yalandan 100kya ihtiyacım var, borcunu şu güne kadar ödersen çok iyi olur yoksa zor durumda kalacağım temasında konuşabilirsiniz.

Ancak uzun vadede cidden, borcu geri istemekle alakalı yaklaşımınızı değiştirseniz iyi olur. En azından borcu verirken paranın size de lazım olduğunu söyleyip daha en baştan bir geri ödeme günü belirlemek işinizi kolaylaştırabilir.

Ben nadiren borç veriyorum, sizinki gibi tutarlarda ise sadece 1 kere borç verdim. Borcu verirken net şekilde hangi ayın hangi günü için anlaştığımızı konuşuyorum, aksi halde zorda kalacağımı belirtiyorum ve ödeme tarihi yaklaşırken kendisine x süre önceden hatırlatacağımı da ekliyorum. Böylece hem ben zorda kalmıyorum, hem de arkadaşlarımla aramda o tuhaflık oluşmuyor. Herkes mutlu. Size de öneririm.
0
akhenaten
(04.06.26)
@akhenaten

Kesin bir gun ve saat belirleselerdi, borcu geri odenecekti yani? Hic gulecegim yoktu.
+2
baldur2
(04.06.26)
Mesaj at +1 elinde kanıt olsun üstüne yatarsa icraya verme hakkın doğar
+1
kullaniciadimvar
(04.06.26)
parça parça koparman lazım. tek seferde ödesin diye bekledikçe uzar. örneğin haftaya acil ödemem var gibi bir sebep ile15.000 iste, bir sonraki ay 10.000 iste. kalan ufalınca zaten bişey kalmadı kapatalım şunu dersin. bu 10.000-15.000 leri de ödemiyorsa zaten ödeme niyeti yoktur onu da tespit etmiş olursun.
+1
orpheus
(04.06.26)
@baldur2, hayır tabi ki. senet imzalatsanız da borcu geri ödemeyebilir. ancak bu tür şeyler borcu geri istemeyi kolaylaştırıyor, sorunun konusu ve soranın çekincesi de bu sanırım.
0
akhenaten
(05.06.26)
Tüm cevaplarınız için teşekkür ederim.
0
🌸karabela
(05.06.26)
(2)

Yunan mitolojisi okurken arkada çalan şarkı

sekizdokuzon
Bu olabilir; https://open.spotify.com/track/3vRTUVxstrPjqQwq8dssQA?si=N0maF2NmQpqx3Z3gRr4rtASadece yaratıcı cevaplarTeşekkürler.
Bu olabilir; open.spotify.com

Sadece yaratıcı cevaplar

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(04.06.26)
banu alkan şarkıları ;)
0
ground
(04.06.26)
open.spotify.com
Mis gibi mitoloji okuma albümü
0
kobuzchu kiz
(04.06.26)
(5)

Miras işleri- değer belirleme

tuborg yesili
Ortada birkaç arsa, tarla ve evden oluşan bir miras var kardeşler anlaşamadı uzun süredir ve bir nevi arabulucu olarak herkese eşit mesafede, benim dahil olmam gerekti ( en büyük torun)Ben kararlarına karışmayacağım ama hem sahibinden endeksinden hem de AI ile neyin bedeli ne kadar, ne zaman satılab
Ortada birkaç arsa, tarla ve evden oluşan bir miras var kardeşler anlaşamadı uzun süredir ve bir nevi arabulucu olarak herkese eşit mesafede, benim dahil olmam gerekti ( en büyük torun)

Ben kararlarına karışmayacağım ama hem sahibinden endeksinden hem de AI ile neyin bedeli ne kadar, ne zaman satılabilir vs gibi bir projeksiyon vereceğim onlara. Aslında en mantıklısı emlakçı ile de görüşmek ama emlakçı istemiyorlar ( fikir anlaşmazlığı)
Bu noktada başka ne yapabilirim sizce değer belirlemesi, bir yol haritası çizmek için?
0
tuborg yesili
(03.06.26)
Eksper tutup değerleme yapılabilir, hatta birkaç farklı şirketten ekspertiz alınabilir.
0
orient blue
(03.06.26)
Dışardan direkt eksper tutulabiliyor mu? Bu arada hepsinin yaşları 55 plus bu nedenle eksper işlerinde de kesin fikir ayrılığı çıkar
0
🌸tuborg yesili
(03.06.26)
eksperim ben, sorularını alabilirim.
0
izmitcan
(03.06.26)
Sorunuza cevap değil biliyorum ama bu işten bir kazanç elde etmiyorsanız karışmayın, kimse memnun olmayacak ve sizi suçlayacaklar.

Ekspertiz tutmak mantıklı ben konut kredisi çekerken adam direk gerçek değeri bulmuştu.
+2
creepy
(04.06.26)
bağımsız exper firmaları var. sık sık rapor alırız.
0
ground
(04.06.26)
(7)

mersin'de yaz tatili yapılmaz mı?

xu
tek amaç kumsalı geniş bir yerde denize girmek ve güneşlenmek olan biri mersin'de 4-5 günlük rahat bir yaz tatili yapması saçma mı olur? hiç mersinê gitmedim ama bana sanki yapılır gibi geliyor :D
tek amaç kumsalı geniş bir yerde denize girmek ve güneşlenmek olan biri mersin'de 4-5 günlük rahat bir yaz tatili yapması saçma mı olur? hiç mersinê gitmedim ama bana sanki yapılır gibi geliyor :D
0
xu
(03.06.26)
Kiz Kalesi, Kumkuyu Plaji bolgelerine bakin, gayet yapilir.
0
sertac akin
(03.06.26)
Kim yapılmaz dedi ki? Erdemli, Susanoğlu, Yapraklı Koy tarafında gayet de yapılır.
0
ekimoloji
(03.06.26)
2 sene önce (haziran ortası, kurban bayramı) kızkalesi'ne tatile gittiğimizde, halk plajında yarı beline kadar suyun içinde sadece dikilen yüzlerce suriyeli ve afgan vardı. yanındaki kadından 2-3 metre uzağa gittiğin anda (bi suya dalıp çıktın mesela, 10 saniye) kafanı kaldırdığında kadının etrafında toplaşmaya başlayan suriler görüyorsun. 1 gün dayandık, ertesi gün yan taraftaki ücretli beach'e gittik, 1 şemsiye 2 şezlonga 1000 lira verdik hiç öyle bir niyetimiz yokken.

tek başıma bir erkeğim/3-5 kişilik erkek grubuyuz, suda dikilip etrafı kesen ortadoğulular beni rahatsız etmez dersen gayet yapılıyor.

mersinliler ve mersin'i sevenler eksilemiş de doğruya doğru hocam. yalansa yalan diyin, yok öyle bir şey diyin. baba ocağım olsa böyle bir şey görsem aynısını yazarım.

al buyur kendi gözlerinle gör, denize gireceğin ortam bu. bir de bu fotoğraf akşam 7'de çekildi. öğlen bunun 20 katı kalabalıktır: i.imgur.com

rain hotel diye bir yerde kaldık. oteli şirin öztop isminde bir bey işletiyordu (şirin bey evet). 30 yıldır orada yaşadığını, tesis işlettiğini, artık gelip tatil yapılmayacak kadar kötü olduğunu söyledi, kendisi de durumdan epey şikayetçi idi. plaj otelin önünde, adam dedi ki buradan girmeyin tekin değil.
+1
kibritsuyu
(03.06.26)
Yapılmaz denizi deniz değil. Plajı plaj değil. 3 yıl yaşadım 1 kere girdim suya.
-1
rodeocu
(03.06.26)
Çocukluktan beri her yıl Kızkalesi'ne gidiyorum, eskisi gibi değil gerçekten. Çok popüler bir yer olduğu için bu kadar konuşuluyor bence, aynı sebeple sezonda çok kalabalık oluyor, pek çok şeyden rahatsız olabilirsiniz. Ama daha sakin zamanlarda gidecekseniz gayet güzel oluyor, eylülde okullar açıldıktan sonra çok sakinleşiyor mesela. Onun dışında önerilen yerler de ona yakın. O civarda güzel plajlar ve koylar var gerçekten. Kumsal da var, kayalık yerler de, keyfinize göre bir şeyler bulmak çok mümkün. Özellikle araba varsa hem turistik yerleri gezebilirsiniz, hem istediğiniz yerde denize girebilirsiniz oralarda.

Kimse sıcaktan bahsetmemiş, ama ben temmuz ve ağustosta Mersin'de tatil önermem zaten. Özellikle sıcağa alışkın biri değilseniz tahmin edebileceğinizi bile sanmıyorum :)
+1
matlii
(03.06.26)
bozyazı güzel. hem bakir hem aşırı kalabalık değil, hem denizi güzel.
0
izmitcan
(03.06.26)
denizi çok sıcak. serinletmiyor terletiyor. ayrıca yoğun tuz oranından dolayı kaldrma kuvveti fazla ve yüzmek bir garip oluyor. susanoğlu ve kız kalesi tarafları için söylüyorum bu arada.
0
ground
(04.06.26)
(4)

nane likörü satılmıyor mu artık?

kibritsuyu
ve hatta diğer likörler? rahmetli annemin bayramda kahvenin yanında ikram ettiği nane likörü, üniversite zamanı sütle karıştırıp şişelere doldurduğumuz muz likörü.gezmediğim içki reyonu, tekel bayii kalmadı. likör yok mu artık arkadaşlar? bildiğiniz eski model yerli likör?kendin yap demeyin. yaptım,
ve hatta diğer likörler? rahmetli annemin bayramda kahvenin yanında ikram ettiği nane likörü, üniversite zamanı sütle karıştırıp şişelere doldurduğumuz muz likörü.

gezmediğim içki reyonu, tekel bayii kalmadı. likör yok mu artık arkadaşlar? bildiğiniz eski model yerli likör?

kendin yap demeyin. yaptım, fena da olmadı ama o otsu tat baskın geldi, o yüzden çok keyif vermedi.
+1
kibritsuyu
(01.06.26)
Hiçbir yerde yoksa metro marketlerde oluyor genellikle.
+1
kobuzchu kiz
(02.06.26)
likör daha çok ikram amaçlı bir içecekti. kahvenin yanında, bayramlarda falan. galiba o kültür bitti. zaten çok satılan bir şey de olmadığı gibi çeşidi de çok fazla. bu nedenle buna para bağlamak mantıklı değil alkol satıcıları için.
0
ground
(02.06.26)
yine de gavurun limoncello, kahlua, triple sec bilmemne gibi, tek başına tüketilen veya kokteyllerde kullanılan envayi çeşit likörü varken bin yılın nane likörünü üretmiyor olmaları bana saçma geliyor. ben de bayramda ikram etmeyeceğim zaten, farklı alkollerle karıştırıp kokteyl yapmak niyetindeyim.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.26)
var ama her yerde bulamazsınız. genelde barlarda, otellerde, restoranlarda olur kokteyl yapmak için.
0
bravoteam
(02.06.26)
(6)

Hangisi kulağa daha doğru ve normal geliyor?

pembe nohut
"B2 dil düzeyi ders ve çalışma kitapları" vs "B2 dil düzeyi ders ve çalışma kitabı"İki ayrı kitaptan bahsediliyor.
"B2 dil düzeyi ders ve çalışma kitapları" vs "B2 dil düzeyi ders ve çalışma kitabı"

İki ayrı kitaptan bahsediliyor.
0
pembe nohut
(01.06.26)
B2 dil düzeyi ders ve çalışma kitabı seti veya kitap seti denebilir.
0
hrskrs
(01.06.26)
1. si
+2
kisa
(01.06.26)
Set değil aslında. Setin içerisindeki 2 kitap sadece.
0
🌸pembe nohut
(01.06.26)
o zaman 1.
0
hrskrs
(01.06.26)
.... ders kitabı ve çalışma kitabı desen daha düzgün olur. 1. cümle toplam adet hakkında tam bilgi vermiyor.
-1
ground
(01.06.26)
...ları
0
Mirket
(01.06.26)
(13)

Kedim saksıdaki solucanı duyuyor olabilir mi?

a perfect lie
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizi
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.

Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizim seradan getirmiştim, toprağı iyice doğal. Diğer tüm çiçeklerde marketlerden paket olarak alınmış topraklar var. İçinde solucan filan yoktu. Tüm çiçeklerin topraklarını ben değiştirdim.

Kedim bu saksı içindeki solucanı filan mı duyuyor? Düşünüyorum başka ne olabilir ki?
Diğer saksılara ya da çiçeklere bunu yapmıyor.
0
a perfect lie
(30.05.26)
Duyuyordur, bizden çok daha gelişkin işitme yetenekleri var. Saksı içinde böcek falan geziyorsa onu da duyuyordur.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Solucanı duymak biraz spesifik olmuş, duyulacak şiddette bir sese yol açmıyor olsa gerekler. Hele de uzaktan dikkat çekip kediyi yanına çekecek kadar. En azından diğer ihtimallerin yanında...

Saksıda böcek, sinek vs varsa onların hareketini, toprağa girip çıkmalarını görmüş olabilir örneğin. Bu solucan için de geçerli. Veya toprağın içinde böcekler de dahil çeşitli katkılar daha farklı bir koku yaratıyor olabilir.

Belki de başka bir şeydir
0
akhenaten
(30.05.26)
Bir keresinde bahçedeki kedilerden birini odama almıştım. Ben uzanır vaziyette dizlerimde uyumuştu. Bir ara ayak serçe parmağımi o kadar milimlik kipirdattim ki kedi kafasını o yöne bir dogrulttu ki yuh demiştim bunu nasıl duydu fark etti diye. Bunun dışında gözleri de çok keskin oluyor ufacık bir böcek kimildamissa onu fark edip kafayı takmış olabilir .
0
egerbiryolcu
(30.05.26)
Hani toprağın içinde hareket ettikçe bir ses çıkarıyorsa diye belki. Kokan bir şeye gitmiyor bence. Çünkü böyle uyukluyorken birden kalkıp koşup saksının önüne gidip odaklanıyor.

Bir de şunu dememişim hep saksının altına doğru dikkat kesiliyor. Üstü ile ya da toprakla hiç uğraşmıyor, eşelemiyor.
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Bence saksıyı boşaltıp bir bakın, buraya da güncelleme yazın :D ben de merak ettim. Kediler acayip yaratıklar. Kim bilir ne çekti dikkatini.
+1
akhenaten
(30.05.26)
Saksı epey büyük ve ağır. O yüzden şuanlık boşaltamıyorum. Bahçeye gideceğim zaman götürebilirim yaptığımda yazarım tabii ki. Solucansa da öyle bi saksıda uzun süre yaşar mı? Limon kuruyunca sulamayı da bıraktım. Ama saksı derin diye alttaki toprak hala ıslak mıdır. 2 3 ay oldu sulamıyorum. Bilemedim.
+1
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Solucanı duyması için çıkarttığı frekansın daha yüksek olması lazım. Solucan olduğunu gördün mü yoksa tahmin mi ediyorsun?

Bazen bi defa sinek/böcek görmeleri o gördükleri bölgeyi mimlemelerine de sebep oluyor :) Bazen benimki yerde gezen küçük bi böcek görüp başında dikiliyor, peçeteyle alıp camdan atıyorum, benimki bunu görüyor ama yine o bölgenin başından ayrılmıyor bir süre sanki böcek bi yerlere saklanmış gibi onu arıyor :D Öyle saksıda tek seferlik bir şey gördü ve kaybolduysa rüzgar falan esip de yaprak kıprdayınca aklına gelip koşuyodur belki :D
0
truf
(30.05.26)
Sadece tahmin benimki. Bu bir süredir oluyor başta anlamıyordum ne oluyor da sonradan fark ettim. Aklıma da başka bir şey gelmedi. Belki dediğiniz gibi aklına bi an gelip tekrarlıyor :)
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Kediler limon gibi keskin kokulu şeyleri sevmez. Yok etmeye çalışıyordur.
katpole.com
-1
lil siztah
(30.05.26)
Teşekkür ederim cevap vermişsiniz ama duyuruyu okumamışsınız. Ortada limon yok, kurudu. Toprak dolu saksısı var.
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
O saksıya kedilerin sevdiği bir ot vardı,evde yoksa ondan ekim/dikin bence. Kedi için de iyi olur bence.
Belki hoşuna gitmeyen bir koku vardır kedinin,hem onu bastırmış olur
0
denizciman
(31.05.26)
Arkadaşımın kedisine bakıyordum geçen Martta. İki hafta boyunca kedi evde gayet normal takıldı. Bizim ev bir dağın yamacında ve eve ulaşmak için arabayı yılan gibi yollardan sürerek dağa çıkıyorsun. Arkadaşımın arabası bizim evden yaklaşık 1 km uzaktayken kediye birden bir haller oldu. Ayağa kalktı, kapıya gitti, bağırmaya başladı, delirdi. Arkadaşım eve yaklaştıkça hayvanın delilik katsayısı da arttı. O ana kadar hayvanda iki haftadır tık yoktu. Anladım ki hayvan 1 km öteden hissediyor. O gün saygım arttı. Bence duyuyordur.
0
alice in potatoland
(31.05.26)
Muhtemelen ağaç kurdu var. Eğer ortam yeterince sessizse siz bile duyabilirsiniz kemirme seslerini.
0
ground
(31.05.26)
(6)

Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor?

mertumursamaz
Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor? Bu konunun bayraktarı olan ve konuyu ciddi olarak irdeleyen konu için mezbahaya giren izlenimlerini yazan röportajlar yapan ayşe arman a tebrikler ama keşke konunun takipçisi olsaydı ama olmadı konuyla ilgilenenler mutlaka bu linkle
Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor?

Bu konunun bayraktarı olan ve konuyu ciddi olarak irdeleyen konu için mezbahaya giren izlenimlerini yazan röportajlar yapan ayşe arman a tebrikler ama keşke konunun takipçisi olsaydı ama olmadı konuyla ilgilenenler mutlaka bu linklere baksınlar.

m.haberturk.com

www.haytap.org

www.armanayse.com

www.hurriyet.com.tr

www.hurriyet.com.tr

Earthlings (Türkçe Altyazılı)
youtu.be

Google ın konuyla ilgili yapay zeka özeti bu

Elektrikli şoklama (bayıltma) yöntemi, Tavuk (kanatlı) kesimhanelerinde tüm Türkiye’de standart olarak uygulanmaktadır. Ancak Büyükbaş hayvanlarda şoklama uygulaması her tesiste bulunmaz; daha çok Avrupa standartlarında çalışan, özel entegre ve yüksek kapasiteli modern tesislerde (özellikle İstanbul, İzmir, Manisa, Balıkesir ve Afyonkarahisar gibi illerde) hayvan refahı amacıyla tercih edilmektedir.

Türkiye’deki kesim standartları ve şoklama uygulamaları hakkında bilmeniz gereken detaylar şöyledir:

Tavuk Kesimi: Kanatlı hayvanların kesim öncesi elektrikli su banyosundan geçirilerek sersemletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının Hayvan Refahı Yönetmelikleri gereği tüm Türkiye'deki ruhsatlı kesimhanelerde uygulanmaktadır.

Büyükbaş / Küçükbaş Kesimi: Elektroşok uygulaması isteğe bağlıdır; ülkemizdeki mezbahaların çoğunda geleneksel yöntemler kullanılır. Ancak özellikle paketli et üretimi yapan büyük sanayi tesislerinde ve Et ve Süt Kurumuna ait bazı kombinalarda kesim öncesi elektroşokla sersemletme işlemi yapılır.

Dini Uygunluk: Diyanet İşleri Başkanlığı, hayvanın acısını azaltmak amacıyla yapılan elektrik şokunun, hayvan ölmeden boğaz kesimi yapılması şartıyla helal/caiz olduğunu belirtmiştir. Yine de bu konudaki hassasiyetler nedeniyle birçok yerel ve küçük işletme şoklama yapmamaktadır.

Bölgenizdeki veya tedarikçiniz olan bir tesisin şoklama yapıp yapmadığını öğrenmek için doğrudan tesise ait Mezbaha ve Et Tesisleri ruhsat ve sistem bilgilerini kontrol edebilirsiniz.

Benim düşüncem şu 2026 yılı oldu hala tc nin mezbahalarında şoklamayla acısız kesimler yapılmıyor anlaşıldı daha uzun yıllarda yapılmayacak belkide hiçbir zaman yapılmayacak.
+3
mertumursamaz
(29.05.26)
İti köpeği doyurdunuz, kediye kızım oğlum diye baktınız sıra tavukta inekte herhalde. Salın aga hayvanları herkes kendi işini yapsın
-13
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Mezbaha sistemi kurban organizasyonlarında(özel/kamu) ne kadar var ki zaten? Otopark Pazaryeri boş arazi vs yer tahsis ediliyor geçici,o kadar. Hatta kurbanı yatırmaya bile tenezzül etmiyor bazıları ,ayakta kesmeye çalışıyorlar. Tek ayaktan bağlayıp sallandırmak yada ayakları bağlayıp yatırmak gene iyi bunlara göre
-1
denizciman
(29.05.26)
Çünkü biz toplum olarak duyusal bütünlemesi problemli bir toplumuz. Hayvan kesme caniliği ayrı, daha sonrasında psikopat gibi vıcıklayıp et kesiyoruz. Ha şuna laf etmiyorum, et gerçekten pahalı. Yarım kg pirzola, yarım kg kuşbaşı, yarım kg kıyma aldım: 3 bin tl. Bu nasıl bir ücret yahu. Millette ne yapsın kurban alıp kesiyor. Kurbanı kendine hayır ediyor.
-2
mikahakkinen
(29.05.26)
şoklamanın daha az acıttığını neye göre iddia ediyorsun
anestezi değil bu

hayvanlar zevk için kesilmiyor
kurban ve normal et ihtiyacı için
çok kısa bir sürede ölüm gerçekleşiyor
etin sağlıklı olması için geleneksel kesim gerekiyor
-2
mantık
(29.05.26)
danstaki kızı saldın şimdi hayvanseverlik mi kaldı ozan?

hayvan kesiminin "islami' usulu var, tek seferde boğazını kesip canını alman lazım.
-3
klassno
(29.05.26)
İslami usullere göre kesim olayından dolayı. İslami kesimde hayvanın kanının iyice akıp vücuttan atılması gerekiyor. Bunun için de şoklama yapılamıyor. Şok ile ölen hayvan daha sonra kesilirse kalp atmadığı için kan sadece vücut basıncı ve yerçekimi ile boşalıyor. Hatta islami kesimde hemen şah damar da kesilmez ki hayvan hızlıca ölmesin, kalp hızlı hızlı atsın ve kanı boşaltsın istenir.
0
ground
(30.05.26)
(7)

X de birine şerefsiz demenin cezasi nedir?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(28.05.26)
TCK 125. Madde
Hakaret Suçu
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
...
Suç kamu görevlisine görevinden dolayı ya da alenen (sosyal medya dahil) işlenirse alt sınır 1 yıla yükselmekte, aleniyet halinde ise mevcut ceza üzerinden 1/6 oranında ek artırım uygulanmaktadır.

Not: sosyal medyadan birine hakaret ettikten sonra tırsıp ne kadar ceza alırız diye sormak ise paha biçilemez.
-2
himmet dayi
(28.05.26)
cooperr
(28.05.26)
Kime ettiğine de bağlı şimdi…
0
ekimoloji
(28.05.26)
(bkz: önödeme)
0
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
Kesin olarak hakaret.
0
ground
(28.05.26)
Sıkıntı yok artık hakaret ön ödemeli suçlar kapsamında şikayet halinde size ön ödeme tebliği gelecek 9 bin ceza 3 bin kadar tebligat gideri ödeyeceksiniz konu kapanacak.

Arada bi 50 binlik sepet yapıp fütursuzca millete ana bacı kaymak gibi planlarım var ben hep 50 liralık sövüyorum agaa
0
apocalipy
(28.05.26)
:)
0
🌸sonhakan
(29.05.26)
(6)

Bayramligi 1 gun once giymek ugursuzluk getirir mi?

narod
Giyeyim mi bugun?
Giyeyim mi bugun?
-8
narod
(26.05.26)
Gün bitti
+2
arbre
(26.05.26)
giyme, getirir.
0
cooperr
(26.05.26)
7 yıl kıtlık 7 yıl çekirge istilası olur, yapma.
+3
kizil karga
(26.05.26)
Memleketin haline şaşırmamak lazım. Kafalara bak
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
Arkadaşım geçen bayram giydi şimdi evli, sakın ha
+2
kisa
(26.05.26)
Giymek değil de o giysilerle kurbanlığa görünmemelisin derler.
-2
ground
(27.05.26)
(2)

yer seramik döşeme m2 işçilik fiyatı

mantık
ne kadar oldu bu aralar
ne kadar oldu bu aralar
0
mantık
(23.05.26)
Yakınlarda yaptırdım. Metrekaresi fayansın kaçlık olduğuna göre değişiyor. Ne kadar küçükse rakam yükseliyor ne kadar büyükse Fayans rakam düşüyor. 350-450 arası m2 fiyatları.
+1
ground
(24.05.26)
bize 1000 lira gibi fiyat vermişlerdi zemin biraz bozuk
0
🌸mantık
(25.05.26)
(6)

700 bin tl'ye hızlı alış satışı olan manuel araba önerisi

Dartagnan
Buradaki araba takipçilerine bir sorum olacak. Açıkçası arabalarla çok haşır neşir değilim ve hem iş hem evlilik sonrası gereklilik oldu artık. Arabalarla alakam olmamasına rağmen manuel ehliyeti tekte aldım 2021 de ve bir daha da manuel araba kullanmadım ehliyet aldıktan sonra. Sırf pratik ve öğre
Buradaki araba takipçilerine bir sorum olacak. Açıkçası arabalarla çok haşır neşir değilim ve hem iş hem evlilik sonrası gereklilik oldu artık. Arabalarla alakam olmamasına rağmen manuel ehliyeti tekte aldım 2021 de ve bir daha da manuel araba kullanmadım ehliyet aldıktan sonra. Sırf pratik ve öğrenmelik bir araba bakıyorum 700 bin tl fiyat bandında. Ve pratik yapıp öğrenip tekrar satmayı düşünüyorum otomatik araba daha üst model ya da kenara birikim koymak için. Yani sırf öğrenmek için kısa süreli elde tutacağım. Bana böyle 1 sene kullanıp hemen satabileceğim piyasası olan bir manuel araba önerir misiniz? 700 bin tl civarında?
0
Dartagnan
(23.05.26)
Opel Astra j kasalara bakın.
Hatchback / sedan kısmı size kalmış. Benim gördüğüm kadarıyla seveni çok .
0
diyecevaplandı
(23.05.26)
Yeni modelleri 700 'ü geçer ama bu iş en iyisi bence Fiat Egea.
+1
creepy
(23.05.26)
Egea
+1
jackyr
(23.05.26)
Egea, clio. Piyasada nakit gibidirler.
+1
ground
(23.05.26)
ne aliyorsan al ama tüm paranla ikinci el arac alma. ariza ve diger sorunlar icin kenarda bi 100binin kalsin.

zaten aldiginda sigorta, bakim, muayene, eksik giderme derken 30-40 binin rahat gidecek. ornegin bidr supriz bi triger bakimi cikarsa 30 bin. o yuzden 700 binlik degil 600 binlik bi arac bakmaya calismanizda fayda var.
0
johnnie w lker
(23.05.26)
Accent blue
0
duster
(24.05.26)
(18)

"Babamı arayabilir miyim?"

deniz kiyisi ve papatyalar
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
dolandırıcılık olmasa bile telefonu alıp kaçabilirler en basitinden.
ekonomi bozuldukça, bizde de sokakta telefonla konuşanların elinden çekip çalmalar çoğalacak korkarım.
dün istanbul kart yüklerken, kızın biri makinadan çıkan fişleri topluyormuş. benim yükleme tamamlanınca, daha kartı alamadan fiş verme düğmesine basmak üzere önüme atladı. kartı kapacak sandım. o fişleri niye topluyor, ne işine yarayacak, hiç anlamadım. tuhaf tuhaf işler..
+2
lil siztah
(23.05.26)
Bana da 2 gün önce genç bir kız sordu. Telefonunuzu kullanabilir miyim dedi. ben de vermedim. Yeni bir şeyler deniyorlar galiba
+1
Rondak
(23.05.26)
gerçekten yardıma ihtiyacı olma ihtimaline karşı "telefonu vermem ama numarayı söyleyin arayayım hoparlörden konuşursunuz" mu desek acaba?
çünkü benim birkaç ay önce böyle bi yardıma ihtiyacım olmuştu da. şehirlerarası seyahat için evden çıktım bi 10 dk gittikten sonra telefonumun nerde olduğunu bilmediğimi fark ettim. arabada çok fazla eşya vardı ve telefonumu evde mi unuttum yoksa çantalardan birinde mi bilmediğim için arabadan inip birinden telefonuyla kendimi aramayı rica ettim sağolsun izin verdi. hatta telefonla arabaya girip dinledim falan çalıyor mu diye. çalsa boşa eve dönmemiş olacaktım.
+1
mezzosprite
(23.05.26)
ben yolda beni çevirenlere cevap bile vermiyorum. dinlemeden yok de geç.
ne olacağı belli olmaz. devir iyilik yapma devri değil. gözün açık olacak karşındakinin her şeyi yapabileceği bir dönem.
+1
my fault
(23.05.26)
@lil siztah
O fişleri şirketler "yol/ulaşım yardımı" için istiyor bazen. Kendi arabasıyla gelen bile akbil gişelerinden toplamak zorunda kalabiliyor.

Akbil dedim, gişe dedim. Siz onu istanbulkart dolum otomatı anlayın :)
+1
yadigar
(23.05.26)
Türkiye'ye 1 haftalığına geldim ve bu durum 2 kez başıma geldi. (aileme falan anlattım böyle bişey olursa vermeyin diye) Bence normal değil.

gerçekten iyi niyetli olsalar bile sıkıntı. Çünkü aradığı kişi X ile bağlantılı çıksa sen aradığın için seni ifadeye çağırabilirler öyle bi ülke burası :D
+1
nhk ni youkosu
(23.05.26)
sesli düşünüyorum.

iyi ses:
gençler parasız, dilenme kültürü de normalleşti. metrolarda da milletten istiyorlar.

kötü ses:
yeni jenerasyonun aile ilişkileri kötü. sokakta babalarını arama ihtimalleri düşük.
0
buenosdias
(23.05.26)
Benzer bir durumda kalmıştım. (Arabayı detaylı temizlik için gece onda tanıdık detailingciye bırak, dönüşte metroda şarjın bitsin, hep arabadaki şarj aletine güvendiğin için boş bataryayla ortada kal ve meteo'da aksaklık olsun) Böyle zor bir durumda ne yapacağımı bilemedim. Bir genç kız telefonuyla uğraşıyordu. Gece evden aniden pijama/eşofman arası bir kıyafetle ve yalınayak terliklerle çıkmışım. Saç baş da dağınık, berduş gibi görünüyorum. Güvenli bir mesafeden en uysal ve kibar ses tonumla rica ettim, "eşime WhatsApp'tan 'kocanızın şarjı bitmiş merak etmeyin" yazabilir mi diye... Hem yazılı delil hem de whatsapp olduğundan en başını ağrıtmayacak ve korkutmayacak yöntem o aklıma geldi.

Allah razı olsun, dedi ki 'arayayım, sesinizi de duysun'. Çok makbule geçti.

Kendinizi garantiye alarak, yardımcı olmaya çalışabilirsiniz. Mesela "telefonu veremem ama numarasını söyle, sms ile haber vereyim ben yazarım ne ise mevzu" gibisinden. HTS kayıtlarında arama içeriği yok. Süre, arayan, aranan, baz istasyonu lokasyonu gibi veriler var. Ama sms'lerin metni de tutuluyor. Böyle durumlarda mevzuyu net bir şekilde içeren bir sms atarsanız, sadece o mesaj yüzünden başınız ağrımaz. Anxak, arama mevzusu sakat olabiliyor...
Bilginize.
0
yadigar
(23.05.26)
-babamı arayabilir miyim
-evladım hasta
-yolda kaldım
-bir şey sorabilir miyim
-bana x yiyeceği alır mısın
-restoran çöpü eşeleyen "fakirler"
-ana caddeye ateş yakıp "ısınmaya" çalışanlar
-fırçasını düşüren ayakkabı boyacıları

Büyükşehirde yaşayanlar bu saydıklarıma metelik bile vermez. Dilimde tüy bitti izah etmekten.
+7
yurtsuz john
(23.05.26)
10 kişinin gerçekten yardıma ihtiyacı oluyor, problem çıkmıyor. Ama 11. kişi problem çıkarınca tüm insanlar böyle/insanlara güven olmaz bla bla bla

Karşıdakinin ses tonu, hal hareketi, nezaketi tüm niyetini belli ediyor zaten. Eğer sizden birisi bunu rica ettiysede nazikçe neden yapmak istemediğinizi söyleyin. İyi niyetle yaklaştıysa zaten anlayış gösterir. Ama yüzüne bile bakmayıp görmezden gelince siz de o yardım isteyen kişinin gözünde 11. kişi olacaksınız.

Dünya böyle. Zaten herkes iyi niyetle yaklaşsa hiçbir soru kalmazdı, hukuka gerek olmazdı. Ama bunu bahane edip 11. kişi olmanın manası yok.
Dünyada herkes kötü bi siz iyi değilsiniz.
-3
substituent
(23.05.26)
Ben genelde insanlara yer tarifi için bir şey sorabilir miyim derdim. Bana da biri bir şey sorabilir miyim deyince defalarca yer soracak zannedip duraksiyordum ama iki saniyede bambaşka bir dert olduğu (tanıtım, reklam, zorla bağiş, dinlemeye mecbur tutma) gibi şeyler... anlaşılıyordu. O yüzden gerçekten büyükşehirlerde insanlar artık kurunun yanında yaş yansa da bir şey rica edenlere dönüp bakamiyor.
+1
egerbiryolcu
(23.05.26)
Telefonu isteyenler tekin tipler değildi diye belirttim zaten dostlar. Yardım meselesi değil bu. Benzer durumda yardım etmişliğim oldu elbette. Benim kastettiğim şey bu çocuklar birilerini arıyor da acaba telefon üzerinden iş mi çeviriyorlar idi.
+1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
Herşey olabilir. Telefonu alıp kaçabilir de. Bundan 15 sene önce bu taktikle telefonu alıp kaçıyorlardı. Bir arkadaş telefonu verdi, adam yürüyerek uzaklaşınca hop hop nerede dedi. Adam da siktir lan deyip kaçmıştı.
+1
runaway
(23.05.26)
Telefonunuzu dolandırıcılık veya bir suç için kullanabilirler, tehdit gibi. Bunu ispat etmenizde mümkün değil maalesef. "Ben yapmadım" deseniz bile, bunu mahkemede ispat etmeniz imkansıza yakın.

Birisi size para gönderiyim çek, hesabını kullanıyim, kredi kartını kullanıyim, telefonunu kullanıyim vs. derse uzak durmak lazım. Gitsin devletin resmi kurumlarından, karakoldan destek alsın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(23.05.26)
Hukukçuyum. Kesinlikle vermeyin. tekrar ediyorum kesinlikle vermeyin. Eğer inanıyorsanız sadece mesaj atmasına izin verin mesajda siz yazın.
+2
ground
(23.05.26)
telefonu alıp kaçacak
+1
co2s2
(23.05.26)
Bir çocuğu ekleyebilir, bir çocuğa mesaj yazabilir. Sonra büyükleri seni tehdit edip şantaj yapmaya kalkar. Başın ağrır. Kimseye de anlatamazsın
0
hebanon
(23.05.26)
Tekinsiz bir çocukça vermemekle iyi etmişsiniz, ben telefon verdiğimde yanımda konuşturuyorum ya da biraz köşeye sıkıştırıyorum alıp kaçmasın diye. Ama asıl problem alıp kaçması değil birine suç olan bir şey deme ihtimali. Bu zamana kadar görmezden geldim ki artık önemsenmeyecek bir durum değil bu.

—-

Şarjım bitmiş ya da telefonum kullanılamıyor İsa ve birini aramamız gerekiyorsa biz ne yapalım? Eskiden büfelerde kontörlü telefonlar vardı ya da sık şık Türk Telekom’un jetonlu telefonları vardı. Artık kullanılmıyor ya da yoklar. Varlar mı hala?

Yani cebimde kredi kartı var ve telefonumun şarjı bittiyse iki dklık bir görüşme yapmam ne şekilde mümkün?
0
biseysorcaktim
(24.05.26)
(10)

radar uygulaması- ios-

OgutucuRecep
yarın yola çıkacağım inşallah. kullandığınız güzel radar uygulaması var mı?
yarın yola çıkacağım inşallah. kullandığınız güzel radar uygulaması var mı?
-10
OgutucuRecep
(21.05.26)
yolların sağ tarafında aşağıdaki gibi görseller var, onları kullanabilirsiniz.

encrypted-tbn0.gstatic.com
+17
klassno
(21.05.26)
ya boş cızırtı yapmayın
bomboş yolda 70 ile gidersen
arkandan söverler adamlar.
-20
🌸OgutucuRecep
(21.05.26)
Radar diye aratın, emniyetin çıkan sayfasındaki rota bilgilerini girince nerde ne var cinsinden bilgi veriyor. Yola çıkacağınız gün bakın güncel bilgi için.
www.icisleri.gov.tr
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.05.26)
"Meteoroloji genel müdürlüğü uygulamasının radar görüntüsü gayet iyi" demeye gelmiştim, konu çok başkaymış.

Bomboş yolda hız sınırında giden insana, madem yol boş, kim sövüyor?
+8
kobuzchu kiz
(21.05.26)
"radar uygulaması" diye bir şey yok. uygulama polis arabasının nerede duracağını nasıl bilebilir?

ancak şu şekilde bilebilir, oradan daha önce geçen kullanıcılar harita üzerinde "şurada radar var" diye not bıraktılarsa bilebilir ve diğer kullanıcılara bildirebilir.

bir kullanıcı radarın yerini görüp bu bilgiyi uygulamaya girmediği sürece bunu öğrenme şansın yok. bu bahsettiğimi yapan da google haritalar, yandex maps gibi popüler uygulamalar olabilir ancak. bir kullanıcı a uygulamasına, öteki b uygulamasına girerse diğer uygulamayı kullananın hiçbir işine yaramaz. bilgilerin toplandığı ortak bir veritabanı yok çünkü.

radarı tespit eden yasadışı özel cihazlar var. satışı, kurulması, kullanması yasak. radarın hız tespit etmek için gönderdiği sinyalleri yakalayıp radarın varlığını tespit ediyor. ama bu cihazları bulundurmanın ayrı, kullanmanın ayrı, radarın yerini tespit etmenin ayrı çok büyük cezası var, arabayı da bağlarlar, hapse bile girebilirsin.

naçizane tavsiyemi en sona sakladım ki hepsini oku, boş vaatlere kanıp uygulama indirme.

devlet radarı gizleyerek vatandaşına tuzak kuramaz, yasak. hiçbir uygulamaya gerek kalmadan az öteye radar kurduğunu söylemek zorunda.

www.ilgitrafik.com

uygulamayı kontrol etmek yerine gözün açık olsun, şu tabelayı kontrol et. her radarın 1 kilometre kadar önünde bunun gibi bir tabela olmak zorunda. sabit radarlar için sabit uyarı levhaları var zaten "bu yolda radarla hız ölçümü yapılmaktadır" diye.

ha bir de geçen sene yandex maps uygulaması, hız sınırı tabelasını görmemişsen bile nerede hangi hızla gitmen gerektiğini güncel olarak gösteriyor.

iyi yolculuklar.
+2
kibritsuyu
(22.05.26)
google y ada chrom haritayla gidersen güzergah üzerinde sürücüler paylaşım ve uyarı yapıyorlar. hatta "kaza var," "yolda cisim var" gibi uyarılar da bulunuyor. işlek yollarda işe yarıyor.
0
ground
(22.05.26)
şehirlerarası yollarda genelde google haritada kullanıcılar giriyor radar noktalarını, çoğu zamanda isabetli oluyor. ama ben bu artan cezalardan sonra her an her yerde radar varmış gibi gitmeye başladım. bir süre sonra o sakin kullanıma alışıyor insan. yakıt tüketiminin düşmesi de bonus :)
0
faberkastelli
(22.05.26)
yandex hız kameralarını gösteriyor.
seyyar radarları gösteren uygulamalar var ama ona güvenip basarsan arkadan ceza gelebilir.
bayramda ekstra radar uygulamaları yapıldığı için hız sınırları dahilinde gitmekte fayda var.

kamu spotu:
gideceğin yere erken varmak istiyorsanız erken yola çıkın.
kendi güvenliğinizi kendiniz sağlayın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
apps.apple.com

kullanmadan önce ayarlardan uyarı sürelerini / mesafelerini maksimuma çekin. ücretsiz versiyonla devam edecekseniz, her açtığınızda güncelleyin. para vermezseniz otomatik güncellemiyor.
0
co2s2
(22.05.26)
radarbot var.
0
antihero
(22.05.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(5)

Sayı + kelime + çoğul eki

kizil sakalli sari
Merhabalar. Öylesine düşünüyordum ve Türkçe'de çoğul eklerini sayı ile beraber kullanmadığımızı fark ettim (üç ağaç, beş lira, birkaç adam, vs.)Fakat şu istisnalar neden var, bilemedim. Bir nevi özel isim gibiler gerçi, pek gündelik konuşma parçaları değiller:Yedi UyurlarKırk HaramilerÜç Silahşörler
Merhabalar. Öylesine düşünüyordum ve Türkçe'de çoğul eklerini sayı ile beraber kullanmadığımızı fark ettim (üç ağaç, beş lira, birkaç adam, vs.)

Fakat şu istisnalar neden var, bilemedim. Bir nevi özel isim gibiler gerçi, pek gündelik konuşma parçaları değiller:
Yedi Uyurlar
Kırk Haramiler
Üç Silahşörler

Ya da bunlar istisna değil de bilmediğim başka bir kural mı var?

Teşekkürler.
0
kizil sakalli sari
(21.05.26)
belirli belirsizlige gore konmus o ekler. uc silahsorlerin kim oldugu belli. o yuzden.
0
baldur2
(21.05.26)
İstisna dediklerin bir grup çünkü. Üç ağaç bir grup ifade etmiyor üç adet ağaç ama “üç ağaçlar” dersen üç ağaçlar diye bahsedilen bir grup/kominite/topluluk olur.
-1
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
net bir kural yok aslında. mahşerin dört atlısı, darağacında 3 fidan, adamlar (grup), birkaç iyi adam (grup), modern folk üçlüsü,
0
ground
(21.05.26)
101 dalmaçyalı diyoruz, 101 dalmaçyalılar demiyoruz. Ya da Üç Hürel denmiş, Üç Hüreller denmemiş.

@baldur2: ama 101 dalmaçyalının da kim olduğu belli.
@yenibirgüzelnick: 101 dalmaçyalı da bir topluluk/özel isim derim ben; ama çoğul eki yok.

Gerçi Maskeli Beşler'de çoğul eki var mesela tabii.

@ground: bu listedekilerin hepsi kurala uyuyor. Sayı (veya "birkaç") varsa çoğul eki yok, sayı yoksa çoğul eki var (adamlar). Modern folk üçlüsünde de sayı hiç yok çünkü "üçlü" kelimesi sayı değil.

(bence)
0
🌸kizil sakalli sari
(21.05.26)
Kurallı bir yapı olmadığı kesin, ancak istisna da denemez bence, daha çok düzensiz bir yapı gibi. Çünkü yeniden üretilebiliyorlar. Örneğin "Hah, beş kerizler de geldi." normalde böyle bir şey yok, ama yapı doğal duruyor.

Yapı temelde, kendi içinde de anlamlı ve bütünlük ifade eden parçaların oluşturduğu yeni bir tekillik ifade ediyor, bu grup adı olur (üç silahşörler) yer adı olur (yedigöller), popülerlik kategorisi (üç büyükler). 101 dalmaçyalı örneği vermişsiniz ancak bu yapım 101 dalmaçyalıyı tek beden olarak ele almıyor zaten, bir takım değiller, sadece kalabalıklar. Yine de tam bir sistem yok.

Kaçırmamak gereken şey bu yapı bir kural değil. Haliyle grup adı oluştururken doğrusu budur diye hep bu yapı kullanılmıyor, böyle bir şey yok. Ama bu tarz bir yapı kurulduğunda onun ifade ettiği şey hep aynı; kendi içinde anlamlı parçaların birleşip yeni bir anlamı olan farklı bir bütünü oluşturması. Elementlerin bileşik oluşturup yeni kimyasal özellik kazanması gibi bir şey.

Bana bunu çağrıştırdı düşününce en azından.
+1
akhenaten
(21.05.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak(kamp bıçağı yazacaktım yanlış olmuş kusura bakmayın), ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(5)

Kulak çınlaması?

denizciman
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gib
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.
Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gibi konuştu ama ne bileyim. Başına gelen var mı
0
denizciman
(21.05.26)
1 hafta aralıksız çınladı kulağım. öyle yavaş yavaş azalarak değil birdenbire pat diye bitti. o an yaşadığım duyguyu tarif edemem. disko gibi bir yerde 6-7 saat dev kolonun dibinde kalmıştım.
0
ground
(21.05.26)
İşim gereği olabilecek en gürültülü yerlerde çalışıyorum, 3m Peltor Optime3 kulaklık kullanıyorum, kesinlikle daha aşağısını önermem.

Geçici bir durum, endişeye gerek yok ama tıkaçları önermem, hem yeterli değil hem de sağlıklı değil
+1
kimlanbu
(21.05.26)
yüksek ses sebebiyle maruz kalınan genelde geçici oluyor.
benim ayarsız bir konserde başıma geldi (bkz: testament jj konserinde işitme kaybına uğrayanlar); ama benimki toplamda 2-3 saat maruziyet sebebiyle ve çınlamadan çok işitme kaybı şeklindeydi. 4-5 gün içinde yavaşça düzeldi ama ne korktuğumu ben bilirim..
kulak işi şakaya gelmez. hele ki uzun saatler maruz kalıyorsanız, tıkaç+kafa üstü kulaklık şart. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(21.05.26)
doktor değilim, doktorunuz daha doğrusunu biliyordur tabii ki. sadece bilgi olarak söyliyim benzer bir şikayeti olan arkadaşıma doktoru kortizollu bir ilaç vermişti. 2 güne geçmişti.
+1
awlmi
(21.05.26)
Önlem olarak ben de kulaküstü kapatan kulaklıklardan istedim.inşallah ayarlayacaklar, ya kendim alacağım. Tedavi olarak yapay zeka da kortizondan bahsetmişti,ama KBB bunları yazdı,bilemiyorum. İnşallah geçer şu bayram tatilinde.en sessiz yerlerde kötü oluyor valla aynı sesi duymak.
0
🌸denizciman
(21.05.26)
(5)

yemeğin eksik kısmını ayrıca pişirip içine katsam olur mu sizce?

kibritsuyu
şimdi normalde kıymalı ıspanak yemeği için soğanı ve kıymayı kavururum, içine salça baharat koyarım, ıspanağı koyup öldürdükten sonra da pirinç koyar pişiririm.geçen gün ıspanaklı börek yaptım. sadece soğan ve ıspanak ile yaptığım börek içi epey arttı.farklı bir tencerede kıyma, salça kavurup haşlan
şimdi normalde kıymalı ıspanak yemeği için soğanı ve kıymayı kavururum, içine salça baharat koyarım, ıspanağı koyup öldürdükten sonra da pirinç koyar pişiririm.

geçen gün ıspanaklı börek yaptım. sadece soğan ve ıspanak ile yaptığım börek içi epey arttı.

farklı bir tencerede kıyma, salça kavurup haşlanmış pirinç katsam ve ıspanaklı içle karıştırsam kıymalı ıspanak yemeği olur mu?
0
kibritsuyu
(20.05.26)
olur bence
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
Olur elbet. Biraz koyu yapıp üzerine sarımsaklı süzme yoğurtla servis edin.
0
ground
(20.05.26)
ıspanak riskli bir sebze. pişmiş halde bekletilmesi risk oluşturur.
+1
mikahakkinen
(20.05.26)
neden olmasın? yoğurdu basarsan illa ki yenir.
0
co2s2
(21.05.26)
olur haftalik/aylik yemek hazirligi yaparken mantik bu sekilde isliyor cogu zaman zaten.
0
warrior princess
(21.05.26)
(5)

"internetinize bi bağlanabilir miyim" dolandırıcılığı

yap desem yapmazsin he
pazar günü uzun süre sonra şehirlerarası otobüs kullandım. yanımda gençten bir delikanlı vardı. "abi internetine bi bağlanabilir miyim" dedi, tabi deyip hotspot açtım. yarım saat kadar kullandı. ardından AŞTİ'ye vardım. bekleme bölümünde metro seferlerinin başlamasını beklemeye koyuldum. bu sırada b
pazar günü uzun süre sonra şehirlerarası otobüs kullandım. yanımda gençten bir delikanlı vardı. "abi internetine bi bağlanabilir miyim" dedi, tabi deyip hotspot açtım. yarım saat kadar kullandı. ardından AŞTİ'ye vardım. bekleme bölümünde metro seferlerinin başlamasını beklemeye koyuldum. bu sırada bir başka şahsın, bekleyen yolcuların yanına giderek telefonunun ekranında bir şey gösterdiğini fark ettim. sırayla pek çok kişiye gösterdi, ardından yanıma geldi. telefonunun ekranında google translate'e arap alfabesiyle yazılmış bir metin, altında da "rica etsem internetinizi kullanmam için açabilir misiniz" gibi bir cümle vardı. bu defa açmadım ve fena şekilde huylandım. gidip güvenliklere de ilettim, "açmayın, kullandırmayın" deyip sallamadılar. sorularım şu şekilde:

1. hotspot ile telefonumun internetine bağlanan bir kişi hangi verilerime ulaşabilir?
2. bağlanan kişi telefonuma ait ip üzerinden şüpheli işlemler yapmışsa bunu nereye bildirmek gerekir?
3. bu iş yeni türeyen bir dolandırıcılık mı?

teşekkürler.
0
yap desem yapmazsin he
(20.05.26)
teknik olarak mümkün mü bilmiyorum. Hukuken özellikle fetö davalarında çok kişi bu konuda sıkıntı yaşadı. modeme bağlanıp yapılan görüşme ve aramalardan modem sahibini sorumlu tuttular. bir çok kişi durumu ispatlayıp kurtuldu ama aradan geçen zamanda tutuklu kalanlar, açığa alınanlar falan oldu.
+2
ground
(20.05.26)
1-işletim sistemi ios ise pek bir veri elde edemezler.
2-herhangi bir yere bildiremezsin. suç ortaya çıkıp da seni bulurlarsa ancak böyle böyle olmuştu diyebilirsin. o da ne kadar inandırıcı olur sen hesap et.
3-bu hep vardı, genelde dolandırılan kişi sen olmuyorsun o sırada birini dolandırıyor oluyorlar ve mağdur kişi şikayet ederse savcılık evraklarında kabak gibi senin ip numaran görünüyor. dolandırılanı dolandıran kişi sen oluyorsun.

artı olarak @ground'ın dediği gibi bir terör eylemi söz konusu olursa ayıkla pirincin taşını muhabbeti.
+1
Improbable
(20.05.26)
1- Güncel iOS ve Android cihazlarda %99.9 hiçbirşey olmaz. Tabiki her zaman açıklar söz konusu olabilir ve saldırı denemesi yapılabilir.
2- Senin IP üzerinden bağlantı aldığı için ve o IP de sana operatörden verildiği için o adam ne yaptıysa ilk sorumlusu sensin. Şüpheli bir işlem yaptığını görüp tanık olduysan tabiki bildirebilirsin. Ancak şüpheli işlem yaptığını görmemişsin. O yüzden şu anda bir yere bildiremezsin. Ama o adamın internette yaptığı illegal aktivitelerin ilk sorumlusu sen oluyorsun. Gerisini ispatlaman gerekir.
3- olabilir. Yani esasında banka hesabını başkasıyla paylaşmak gibi bir şey oluyor. Ama tabi hesabına para girişi olmadığı için daha hafif bir suç unsuru olabilir. Bu devirde kimseye güvenmemek lazım.
0
nuevo
(20.05.26)
interneti olmayan birine veya yurt dışına açık olmayan birine, durumu olmayan birine yardım etmiş oluyorsunuz. kıllanmaya gerek yok. eskiden herkeste telefon yokken telefon kullandırma çok normaldi. şimdi abes kaçıyor. gibi.
0
gabe h coud
(20.05.26)
aşti'de belediyenin ücretsiz interneti var.

legal bir iş yapacak olsa, telefon numarası ile bağlanır, kullanır. belli ki iz bırakmaması lazım, senin ip üzerinden iş yapmış.
0
babilfish
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-10
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
+1
jepa
(21.05.26)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
+1
peki madem
(21.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(22.05.26)
(13)

Uno arabaları nasıl bilirsiniz?

ya ben lan neyse
200 bin bu araba için fazla mıdır?200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...acemiyim.
200 bin bu araba için fazla mıdır?

200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...

şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...

acemiyim.
0
ya ben lan neyse
(15.05.26)
Metal yorgunluğu olmuştur, yine de sanayiden çıkmazsın. Bence uno filan düşünme. 2010 ve sonraki araçları düşün. Aslında bence 2. El araç hiç düşünme. Bence hiç yeni araç düşünme. Bence düşünme 🥹🥹🥹
-5
muhayyer divan
(15.05.26)
26 yaşında mersedes bile alınmaz. derdi bitmez o arabanın.
0
yurtsuz john
(15.05.26)
200 bine scooter
350 bine Citroen ami daha mantıklı olur.
-2
orient blue
(15.05.26)
bu işin sonu üzerine 1m ekle şunu bunu al demeye gidecek gibi görünüyor. benim en sık gördüğüm araç toros ve broadway. demek ki parçası bol, ucuz ve işçiliği kolay araçlar.

uno diğerlerine göre daha şık görünüyor ama bu kadar az sayıda karşılaşıyorsak vardır bir sebebi diyorum.
0
birdirbir
(16.05.26)
200 tabiki fazla o arabaya. benim 2010 model arabayı 213k km'de 235k'ya aldım 200 civarlarına da bulunuyor unoyla kıyas kabul etmez.
+1
konetsu
(16.05.26)
200 bün km için iyi, fiyat için yüksek. Ama uno iyidir.
0
ground
(16.05.26)
26 yıllık araba nasıl 200 bin km olsun o kısım biraz şüpheli yoksa piyasa böyle zaten. bütçe yoksa motor düşünmek daha mantıklı gibi.
0
biravekahve
(16.05.26)
ölmüş artık o araç.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
acemiyseniz, herşeyden önemlisi güvensiz. -olmasın ama- olası bir kazada, bugünün araçları karşısında konserve kutusu gibi ezilme tehlikesi var.
0
lil siztah
(16.05.26)
İlk arabamdi acemilik çıksın diye düşünmüştüm o zamanlar ama çok rahatsiz vites, direksiyon bayaa zorlar, bravo ya geçtigimde mercedes gibi gelmişti, bir daha düşünün derim.
0
sinematikcrop
(16.05.26)
Eski bir japon bakardım ben olsaydım benzer fiyatlara. 200binde olması pek bir şey ifade etmez. Fiat bu.
0
yadigar
(16.05.26)
eski araç alacaksan japon ya da kore grubu.
ama 200 bine pek bişey alamazsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Yaş 42, ilk arabam suzuki carry 97 modeldi. Beni ve oğlumu 3 yıl taşıdı. Bence efsane arabaydı, altı yüksek olduğu için burnunun sığdığı her yere (dik, paralel, çapraz, kaldırım...) parkedip işlerimi görebiliyordum. Bir kere platin, bir kere buji değişti. Öyle doğru düzgün sanayi yüzü görmeden ayrıldık. Şimdiki arabam 94 model opel corsa swing. 1 yıl oldu alalı, buji değişimi hariç sanayiye gitmedi. Ama şehir dışı da çıktım. Sorunsuz gidip geliyorum, şükür. Bütçem buna yetiyor. Sanırım 200 civarı piyasası.
+1
strawberry first
(17.05.26)
(13)

çiğ yumurtayı porsiyonlamak

lil siztah
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). h
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum.
bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım.
yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). harcı ikiye bölüp ertesi güne sakladığımda, yulaf çok şişiyor vs..
var mıdır bir yöntemi?
0
lil siztah
(14.05.26)
Yumurtayı çırptıktan sonra yarısını yiyeceğiniz kaba/tavaya dökmek?
+4
Amaranta ursula
(14.05.26)
@Amaranta ursula, çırpılmış halinde de olsa, bir yumurta zaten az miktar bişey olduğundan ve vıcır vıcır kaydığından, tam olarak ikiye bölmeyi başaramıyorum.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Sıkılabilir ketçap mayonez kabına doldurup oradan elin sıkma ayarına göre miktar ayarlanabilir?
İki pırç üç pırçks
Gibi
+2
kisa
(14.05.26)
İki tane pişirip diğerini ertesi gün ısıtsanız? Yine mı kıvamında sorun oluyor?
+3
peki madem
(14.05.26)
1 tane değil de 4-5 tane yumurtayı kırıp, iyice çırpıp buz kalıbına döküp dondurup o şekilde porsiyonlayabilirsiniz. ama tadı nasıl olur emin değilim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.05.26)
@kısa, daha net bir porsiyonlama önerisi gelmezse bunu deneyeceğim.

@peki madem, yumurtayı tam ikiye bölebilsem, kalanını ertesi gün pişireceğim zaten.
tek yumurtayla pişirdiğimi ikiye bölüp, kalanını ertesi güne saklayınca da yumurta kokusu artıyor ne yazık ki.

@ruhlardan esinlenen karga, yumurta kaydığından, buz kalıbına eşit dökememe sorunu olabilir.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
bir öneri de benden;
yumurtayı kırıp çırpıp buz kalıbına (tek yumurtanın sığabileceği ölçüde olursa daha iyi) dökün ya da kilitli poşete döküp ince bir tabaka (pestil gibi) halinde dondurun. donduktan sonra istediğiniz boyutta kesip buzdolabında çözdürüp pişirin. biraz dokusu bozulabilir belki ama hassas porsiyonlarsınız böylece.
+2
orient blue
(14.05.26)
yumurtayı su veya süt ile karıştırıp hacmini artırın, ikiye bölmesi daha kolay olur. pişerken sıvı uçuyor zaten, ayrıca daha yumuşak bir hale geliyor pişince. ama iyi karıştırmanız lazım en başta.
+2
shadowfollower
(14.05.26)
küçük boyutlu yumurtalardan alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(14.05.26)
@shadowfollower, sanırım sorunumun temeli, yumurtayı yeterince iyi çırpmadığım için, iyi parçalanmayan beyazı sebebiyle çok kaygan olması. herkes şöyle böl, böyle böl dediğine göre, bir noktada iyi bölünebiliyor demek ki. bu sebeple daha iyi çırpacağım öncelikle.
bahsettiğim karışıma iki kaşık da yoğurt ekliyorum normalde; yoğurtla karıştırdığım halini bölmek daha kolay olabilir.

@jelly, m boy organik yumurta alıyorum; zaten normalden küçük oluyorlar. s varsa da hiç rastlamadım açıkçası.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Bıldırcın yumurtası kullansan?
+1
etna
(14.05.26)
mesleki deformasyon 😄... ama işine yarayabilir sanırım; www.amazon.de
+1
truf
(14.05.26)
Geçen hafta 2 kolisi 150 liradan yumurta aldım. Çok küçükler, üretici satıcılardan bulabilirsin. Bunlar genelde yeni yeni yumurtlamaya başlayan celfin boyutundaki genç tavuklardan çıkıyor.
+1
ground
(15.05.26)
(5)

Tehlikeli ve tabelasız sokağı nereye şikayet etmeliyim?

mikahakkinen
Oturduğum ilçeyle bağlantılı şehir içi olarak geçen bir yoldaki tabelasızlık durumunu nereye şikayet edeceğim?oturduğum yer köyken mahalle oldu, jandarma bölgesi.Jandarma/Emniyete mi? Karayollarına mı? Belediyeye mi şikayet etmeliyim?
Oturduğum ilçeyle bağlantılı şehir içi olarak geçen bir yoldaki tabelasızlık durumunu nereye şikayet edeceğim?
oturduğum yer köyken mahalle oldu, jandarma bölgesi.
Jandarma/Emniyete mi? Karayollarına mı? Belediyeye mi şikayet etmeliyim?
0
mikahakkinen
(12.05.26)
cimer'e yazın, ilgili yere yollasınlar.
0
shadowfollower
(12.05.26)
Belediye UKOME'ye dilekçe verirseniz ilgilenirler. Bir büyükşehire bağlıysa müracaat telefon hatları da vardır. Konunun muhatabı onlar.
0
Mirket
(12.05.26)
@Mirket belediye başkanımız dönek efe çerçi. Ondan direk bir şey istemedim:)
0
🌸mikahakkinen
(12.05.26)
UKOME zaten belediyeden ziyade belediye- valilik karışımı bir kurul. Oraya gitmelisiniz ilk olarak.
0
ground
(12.05.26)
UKOME, @ ground'ın da dediği gibi Belediye üstü bir kuruluş.
Hatta hatırlarsın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni taksi sayısı konusunda epey bunaltmışlardı bir ara.
0
Mirket
(12.05.26)
(3)

Bakırköy ruh ve sinir hastalıklarında yatan biri telefon kullabilir mi?

Kahvedesu
sb.
sb.
0
Kahvedesu
(08.05.26)
Hayır
-3
gobekliraki
(08.05.26)
Telefon derken cep telefonu ise sıkıntı olabilir. Kişilerin orada bulunmasının en büyük sebebi dış dünyadan sterilize edilmesi. Telefon sıkıntı o yüzden. Ama kurum kişiye göre tolerans gösterebilir.
0
ground
(08.05.26)
aile ziyaretlerinde bakabiliyorsun bir tek yanında taşıyamazsın
0
mantık
(08.05.26)
(6)

Sesler duyuyorum ve hastaneye yatmaktan korkuyorum!?

trablon
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
0
trablon
(08.05.26)
öncelikle sesler duymanız kısmını yanlış mı yazdınız, emin olamadım. videodaki adam mı sesler duyuyordu? sesler duymanız sebebiyle mi hastaneye yatma durumunuz var?

soru metnine gelirsek; ona bakarsanız, evimizde hiçbir şeyden habersiz yatarken, komşunun yanlış uyguladığı ilaçlama sebebiyle ölmemiz çok daha olası. ya da biliyorsunuz; genç kızın biri kaldırımda yürürken, sırf o gün o saatte orada diye samuray kılıcıyla katledildi. dolayısıyla en basitinden en ekstremine, olasılıklar bitmez.

bu türlü durumlarda, şunu düşünmek lazım: bugün gerçekten acil bir durum olsa ve hastanede yatmanız gerekse, "bu korku nedeniyle kesinlikle yatamam" diyorsanız, bu korku, artık sizin hayatınızı zorlaştıran bir noktaya gelmiştir ve tedaviye başvurmanız gerekir. durum böyleyse, beklemeden bir psikiyatriste başvurunuz.
ancak eğer başlıktaki gibi, sesler duyma sebebiyle hastaneye yatma durumunuz varsa, doktora bu fobinizden de bahsedersiniz; onlar gereğini yapar.
0
lil siztah
(08.05.26)
O olaydan sonra tecrit ve gözetim tedbirleri yeniden düzenlendi, hastanelerde sıkı tedbirler alındı. Rahat ol sen. Git biran önce tedavini ol.
0
Mirket
(08.05.26)
İçeriye kemer bile sokmuyorlar, o tarz bir olayın gerçekleşmesi mümkün değil. En kısa sürede tedaviye başlamanı tavsiye ederim. Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(08.05.26)
Senin acilen ruh sinir hastalıkları hastanesine gitmen lazım. Yüksek ihtimalle delirdin. Sorduğun sorulardan belliydi zaten.
-4
runaway
(08.05.26)
Allah kurtarsın
-6
artıküyeolmakistiyorum
(08.05.26)
O olay akıl hastanesinde olmuştu. Kaşıkla oymuştu gözlerini. Ama şahıs ağır şizofren ve paranoyaktı. Diğeri ise olayda hiç tepki bile vermemişti. Olaydan sonra müşahede kuralları daha da sıkılaştırıldı.
0
ground
(08.05.26)
(2)

izmirde pazar kahvaltısı

kondansator
selamlar, anneler günü bahanesi ile, eşim ve 1 yaşındaki bebişimiz ile bir kahvaltıya gidelim diyorum. ancak hep kapalı cafe ortamları çıkıyor kahvaltı dediğimizde. biraz da olsa ferah, kızı da eğlendirebileceğimiz, eşimi de pazar günü rutini bozup mutlu edecek bir kahvaltıcı arayışındayım. bu konu
selamlar, anneler günü bahanesi ile, eşim ve 1 yaşındaki bebişimiz ile bir kahvaltıya gidelim diyorum. ancak hep kapalı cafe ortamları çıkıyor kahvaltı dediğimizde. biraz da olsa ferah, kızı da eğlendirebileceğimiz, eşimi de pazar günü rutini bozup mutlu edecek bir kahvaltıcı arayışındayım. bu konuda fikirlerinize ihtiyacım var. şimdiden çok teşekkürler.
-1
kondansator
(07.05.26)
şehiriçi derseniz inciraltında patlıcan ve mandalina bu konuda iyidir. fiyatlar özellikle patlıcanda biraz yüksektir. şehir dışı kahvaltı lokasyonlarının çoğunluğu çiçekliköydedir. ancak çoğunun kapalı mekanları da var ve henüz yaz uygulamasına geçmemiş olabilirler gitmeden arayın. bizim sık sık gittiğimiz mekan şehr-i ayaz. hem dere kenarı hem ormanlık hem de açık alanları var. akşama doğru da restoran olarak hizmet veriyor, içeceğinizi kendiniz götürebiliyorsunuz. diğer lokasyonlar buca kaynaklar, kemalpaşa tarafları. ksk tarafına hakim değilim.
+1
ground
(07.05.26)
Güzelbahçe palamutluk öneririm. Ağaçların altında güzel de bir kahvaltısı var.
+1
bigcaptain
(07.05.26)
(3)

Türkçe Yazım Sorusu

kibritsuyu
Haber başlıklarına sürekli görüyorum. "Otomobille önünü kesip sürücüyü darbetti", "15 yaşındaki çocuk yaşlı adamı gasbetti"."Darp etmek", "gasp etmek" bana daha doğru gibi geliyor. Sanki daha önceden de bu şekilde kullanıyorduk. Ne ara değişti bu kural? Yazım kılavuzundaki hangi kurala göre "darbetm
Haber başlıklarına sürekli görüyorum. "Otomobille önünü kesip sürücüyü darbetti", "15 yaşındaki çocuk yaşlı adamı gasbetti".

"Darp etmek", "gasp etmek" bana daha doğru gibi geliyor. Sanki daha önceden de bu şekilde kullanıyorduk. Ne ara değişti bu kural? Yazım kılavuzundaki hangi kurala göre "darbetmek, gasbetmek" diyoruz? İlgili maddeyi paylaşabilir misiniz?
+1
kibritsuyu
(06.05.26)
peri harfler narla
(06.05.26)
"Özgün biçimleri tek heceli bazı Arapça kökenli kelimeler etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında bitişik yazılır: emretmek, meno­lunmak, cemetmek, kaybolmak; darbetmek, dercetmek, hamdetmek; affetmek, hissetmek, reddetmek vb."

bunların hiçbirinde bir kural yok ki. kiminde ses türemiş, kiminde ses düşmüş, kiminde ses yumuşamış, kiminde de "ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında" denmesine rağmen hiçbir şey olmamış. "cemetmek, menolunmak"ın neresinde ses düşmesi, ses değişmesi, ses türemesi var?

kaybolmak, emretmek: kelimemiz kayıp, emir. de ki iki heceli olanlarda ikinci sesli harf düşer ve son harf sert ise yumuşayıp, sert değilse olduğu gibi birleşir. hah bak kural oldu.

hissetmek, affetmek, reddetmek: kelimemiz his, af, red. de ki tek heceli olanlarda arada ses türeyerek birleşir. hah bu da kural oldu.

"darbetmek" yazarken ses değişmesine uğratma ve ayrı yaz "darp etmek" diye? niye yumuşatıp da birleştirdin?

kelimemiz darp, gasp. tek heceli ama dört harfli bu tip kelimelerde son harf sertse yumuşar ve o şekilde birleşir diye kural mı oluşturdun?

kuralı öyle koydularsa diyecek lafım yok elbet. o zaman bana bunu fargetmemi sağladığınız için teşekkürler. bugüne kadar boşu boşuna derdetmişim. derhal bu düşüncemi tergediyorum.

oldu mu? bence olmadı. ne yani hangi kelimeyi yumuşatıp birleştireceğimize, hangisini aynen bırakıp ayrı yazacağımıza tdk'nın götü mü karar veriyor? neye göre, kime göre?
+3
🌸kibritsuyu
(06.05.26)
dil (organ olandan bahsediyorum) her zaman daha kolay olana meyil eder. hatta meyleder. nakış etmez, nakşeder, hıfz etmez hıfzeder. whats up bile vazap gibi hatta daha da yumuşak hallerde kullanılır. almanlarda bu yok sanki. olabildiğince sert ve keskin kullanıyorlar. gerçi bu varsayımımın temeli bazı konulu filmler ve hitlerin kitlelere hitabından ibaret. :)
0
ground
(07.05.26)
(13)

Hayat tecrübesi aranıyor

nagahak
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışm
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışmam lazım ama tabi bu durumda da mesleğimden uzak kalacağım, diğer yandan da nişanlıyım ufukta evlilik masrafları var. Öbür yandan da babadan kalacak ya da gelecek para da yok (Keşke bu yandan bişey gelseydi :d). Öbür taraftan da bankalar her gün huzur ve sükunumu mikiyorlar afedersiniz. Bir diğer yandan etrafımdaki yavşak tabiatlı insanları uzaklaştırdığım için çok kişi de kalmadı etrafımda ve gerçekten ilginçtir çevresi geniş olup bana iş vs. referans olacaklar da bunlarmış. Yani anlayacağınız yandan yandan geliyorlar bana.

Şimdi siz diyeceksiniz ki burdaki soru nedir, niye yazdın diye; ben de tam bilmiyorum ama belki bir motivasyon, belki bir yol gösterme, belki bir mal mısın git çalış ya da stajını düzgün yap başka bi yerde çalışırsan avukatlık da yapamazsın sonra staj bitince vs. Düşünüp, okuyup bişeyler yazacak arkadaslara simdiden minnetler.
+1
nagahak
(05.05.26)
hmgs sınavını geçtin mi ki, nasıl staj yapacaksın? eğer geçtiysen baro ilanlarından staj yapacak bir yer bulman gerek. okulu nasıl bitirdiysen stajı da öyle bir süreç olarak düşün, okulun 5.sınıfı gibi. evet staj yaparken para yok ama sonrasında ya bi yerde işe girip çalışırsın ya da kendi müvekkil çevreni oluşturmaya başlar para kazanırsın. yani şu 1 yıl içinde evlenmeyi veya iyi paralar kazanmayı bekleme. sana tek tavsiyem gelen müvekkilleri sakın kaçırma, aman ben daha stajyerim öğrenciyim diye düşünme. bi arkadaşına vs sora sora yap insanların işini. müvekkil çevresi böyle böyle oluşuyor. ofisini açınca bir anda gelmiyolar.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Hukuk istiyorsan stajla devam. Hayati ertelemene gerek yok, masraf yapmadan evlenin. Bu arada gecim icin aksamlari ve haftasonlari degerlendirebilecek kuryelik gibi part time isler dusunulebilir. Kariyerin icin artilari eksileri ile yapay zekayi bil. Kolay gelsin.
+1
osssy
(05.05.26)
Evlilik masraflarini unut.
Cebinde paran yok ne masrafi?

Sadece parasizliktan degil mesela plansiz hamilelikten dolayi apar topar evlenen insanlar da var. Gösterisli bir sey istiyorsaniz bekleyeceksiniz yoksa iki göz bir oda ve staji bitrip full time is bulmaya bakicaksin.

Karsindaki seni seviyorsa ikinci sarti kabul eder. Ama dügün yeni güzel ev bizim de hakkimiz diyorsaniz bekleyeceksiniz.

Seni sevmeyen düsünmeyen ya da en azindan bencil biri de heralde dügün yoksa ayrilalim falan der. Su anki durumunda her seyi tam yapip borca batarsaniz borçlardan dolayi büyük stres yasarsiniz
0
Purple life
(05.05.26)
stajını yap, mesleğine başla, gelir seviyen yükselince evlen diğer türlü zaten mutlu olamazsın
0
fatihdr
(05.05.26)
Okuduğun bölüme çok güvenme yapay zeka ekmek etti sizin mesleği. İyi de oldu. O yüzden başka sektörlere yönel geç olmadan.
-6
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
kucuk bir sehre tasin, orda kurtlar sofrasina oturmadan once pi$.
bu arada nisani yapmissin zaten bir sure nisanli takilacaksin.
biraz deneyim elde edip para kazanmaya basladiktan sonra evlilik.
avukatlik guzel meslek, zaten diploma gerektiren ise yarayan 2-3 meslek kaldi onlardan biri de avukatlik.
-2
cooperr
(05.05.26)
İlla avukatlık yapacağım diye kasma. Çoğu avukat aç geziyor. Maaşlı iş ara, asgarinin bir tık üstü maaşlı iş avukat dolu piyasada tutunma çabasından iyidir
+1
runaway
(05.05.26)
Kesinlikle stajı atlayıp para kazanacağım diye başka sektörlere girmeye çalışma.

Önce stajını yap sonra plan yap. Gelecek yıllarının yanında geçmiş yılların da boşa gider.
0
hebanon
(05.05.26)
kız işini unut.
askerlik yapmadıysan eğer yap.
belki meslek kurasına tabi yedek subay olursun.
3-5 para görürsün.
onu da sakın ha harcayayım deme.
+2
rain when i die
(05.05.26)
Bu konuda çok güzel bir motivasyon yazım vardı. Bir ara ortamlarda paylaşıldığını da gördüm. Ama şu an müsait değilim. Bir mesaj atarsan en kısa zamanda bulup atayım ya da yeniden yazayım.
Not: 20 yıllık avukatım.
0
ground
(05.05.26)
hmgs yüzünden stajyerler azaldı şuan eğer sınavı geçip staja başlarsan minimum 30-35 maaş alabilirsin eskiden vermiyorlardı. eğer hızlı para kazanmak istiyorsan ve sıkıntı dert çokca seyehat seni yormayacaksa bol icra yapan bir yere gir. orada işi öğrenirsen gerçekten maddi sıkıntı çekmezsin.illa bir alana yöneleceğim diye mesleğe girme bazen hayat önüne daha farklı seçenekler çıkarabiliyor. atıyorum ceza yapacağım dersin ama aile hukuku yönünden farklı bir kariyer şansı çıkabilir gibi...
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
hakim savcı ol. hayatın boyunca beleş yaşarsın. konuk evlerinde kalırsın her yerde saygı duyarlar. fanusta hükümeti severek yaşarsan çok mutlu olursun.
dünyanın en rahat işi.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
@mikahakkinen kolay mı hakim savcı olmak referans olmadan?

bu uğurda yıllarını çürüten insanları tanıyorum

referans varsa düşünnmeden hakim savcı ol.

yoksa da kpssye hazırlan bence merkezi atamadan kurum avukatı olabilirsin. bunda referans yok. çift yıl bu sene kesinlikle başvur

şanslıysan ve referansın varsa belki uzman yardımcısı da olursun
+2
Hallegadola
(06.05.26)
(18)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(2)

Dedemden miras kalan varlıkların paylaşımı için dava açıldı. Varlıklar ihaleyle satılacak. İhaleye mirasçılar dışında insan katılamayacağı yönünde yasa çıktı dava açıldıktan sonra. Bu yasa bizim için de geçerli olacak mı?

santimantal
Avukat, sizin için geçerli olmayabilir demişti, bir süre önce.Bizim için geçerli olup olmayacağı, son zamanlarda görülen kimi dava örnekleriyle birlikte belli olmuştur.Konu hakkında bilgisi olan var mı?
Avukat, sizin için geçerli olmayabilir demişti, bir süre önce.
Bizim için geçerli olup olmayacağı, son zamanlarda görülen kimi dava örnekleriyle birlikte belli olmuştur.
Konu hakkında bilgisi olan var mı?
0
santimantal
(04.05.26)
Henüz yasalaşmadı diye biliyorum.
0
ground
(05.05.26)
henüz öyle bir kanun çıkmadı ama yargı paketinde olacak diyorlar.
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
(6)

istifa ederek de tazminat almak mümkün mü?

leeloodallas
otelcilik sektöründe çalışan bir arkadaşım 2024'ten beri çalıştığı otelden istifa etmek istiyor. otelin neredeyse inşaat günlerinden beri orada. "Ayrıca her iki senede birinde 5 ay birinde 4 ay istemediğim ve uygun olmadığım bir pozisyonda çalıştırıldım" diyor. 80 bin civarı tazminatı da var içeride
otelcilik sektöründe çalışan bir arkadaşım 2024'ten beri çalıştığı otelden istifa etmek istiyor. otelin neredeyse inşaat günlerinden beri orada. "Ayrıca her iki senede birinde 5 ay birinde 4 ay istemediğim ve uygun olmadığım bir pozisyonda çalıştırıldım" diyor. 80 bin civarı tazminatı da var içeride. istifa ederken de bu tazminatı almanın bir açık yolu vs yok mudur?
0
leeloodallas
(04.05.26)
pozisyonu değiştiğinde sgk kodu değiştiyse ancak kendi bu pozisyon değişikliği için imza attıysa yapacak bir şey yok onun dışında haklı fesih yapabilir aksi halde
ör: ön bürodan - satışa geçti gibi
ama komilikten başka outlette hostes yaptılar vs olmuyor
0
croswell
(04.05.26)
Askere gitsin, bayansa evlensin.
yaşlı ise emekli olsun.
başka da kendini kovdurabilir anca.
0
rhan
(04.05.26)
hocam maaş gününde yatıyor mu? yıllık izin aldığında izin avansı veriliyor mu? bu ikisinden birinde aksama varsa alırsın. bir avukata danış noterden istifa plus mahkeme ile alırsın ama 80k için değer mi bilmem.
0
kuzey li
(05.05.26)
Haklı sebeple istifa durumunda alırsınız.
0
ground
(05.05.26)
işe giriş tarihine göre toplam ödedigi prim gün sayısına göre istifa da etse kıdem alabilir.

www.sgk.gov.tr

8/9/1999-30/4/2008 giriş varsa; -Kadın için 58, erkek için 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak,

-Kadın için 58, erkek için 60 yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 4500 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak
şartlarından birinin yerine getirilmesi koşuluyla yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

-30/4/2008 tarihinden sonra ilk defa hizmet akdi ile çalışmaya başlayarak sigortalı sayılanların yaşlılık aylığına hak kazanmalarında 5510 sayılı Kanunla belirlenen şartlar geçerli olacaktır.
0
liberal
(05.05.26)
Pek değil, ben almadım en azından.
0
halitkin
(05.05.26)
(5)

Oda sıcaklığında margarin eritmenin en kısa yolu ne olabilir?

egerbiryolcu
Bir tarif yapmam gerek ve yağ kaskatı kendi halinde iki saatte anca yumuşar. Hızlandırmak için ne yapabilirim?Aklıma fırını ısıtıp kapatıp biraz içinde bekletmek geldi ama olur mu?
Bir tarif yapmam gerek ve yağ kaskatı kendi halinde iki saatte anca yumuşar. Hızlandırmak için ne yapabilirim?

Aklıma fırını ısıtıp kapatıp biraz içinde bekletmek geldi ama olur mu?
0
egerbiryolcu
(03.05.26)
Tencereye su koy altını aç içine başka bir tas koy o tasın içine de margarini
0
kisa
(03.05.26)
Mikrodalga
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.05.26)
grimavi
(03.05.26)
küçük parçalara ayır. kalıp halinde zor erir.
+1
ground
(04.05.26)
hamur yoğurmaksa mesele, at unun içine mıncıklamaya başla, 1-2 dk içinde erir. ama bu kadar basit bir şey olmadığını tahmin ediyorum.
0
co2s2
(05.05.26)
(9)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
(4)

Yan rezidansın jeneratör sesi

lasttrain
Merhaba arkadaşlarBütün mahallede elektrik olmasına rağmen yandaki nef rezidansının elektrikleri 14 saattir yok ve gece dahil bütün mahalle jeneratör sesiyle yankılanıyor.Bunu en etkili olacak şekilde nereye şikayet edebiliriz?Bir sonuç alabilir miyiz?
Merhaba arkadaşlar

Bütün mahallede elektrik olmasına rağmen yandaki nef rezidansının elektrikleri 14 saattir yok ve gece dahil bütün mahalle jeneratör sesiyle yankılanıyor.

Bunu en etkili olacak şekilde nereye şikayet edebiliriz?
Bir sonuç alabilir miyiz?
0
lasttrain
(03.05.26)
Belediye Zabıta Müdürlüğüne şikayet edebilirsiniz. Bir sonuç alabileceğinizi sanmıyorum. Bireysel değil de Yönetim olarak veya toplu müracaatla belki.
0
Mirket
(03.05.26)
kimse keyfi olarak koca rezidansı jeneratörle beslemez. elektrik birim maliyeti çok daha yüksek olacak sonuçta. bi problem vardır illaki... orada oturanlar da duyuyor o sesi kendileri de çok memnun değildir. hemen şikayet etmek yerine önce bi bilgi almayı deneyip anlayış göstermeyi düşünseniz? sırf rahatsızlık vermek için jeneratör çalıştırma ihtimalleri yok burada. sorun giderilene kadar elektriksiz mi kalsınlar? ilgilenecek ekip pazar günü çalışmamış, gelmemiş olabilir en basitinden.
0
konetsu
(03.05.26)
@ konetsu, zaruret durumunda söylediklerin doğruysa da jeneratörlerin sessiz çalışması için ses izolasyon kabinleri vb gibi dünya kadar yöntem varken, her ihtiyaç hasıl olduğunda yedi mahalleyi rahatsız etmeye pek hakları yok bence.
Şikayet edilir, bu seferlik idare edilir, sonrası için bir çözüm yoluna gidilir, diye düşünüyorum.
0
Mirket
(03.05.26)
bir sonuç alamazsınız. ancak jeneratör geçici kullanılan bir şey. bu kadar süredir çalıştırılıyorsa ve hala da uzun süre çalışacaksa bu durumu da bildirip mirket'in de dediği gibi izalasyon veya kapalı bir yere konulmasını talep edin. sorunu azaltacaktır.
0
ground
(04.05.26)
(2)

Lüks saatlerden anlama sanatı

lovemyself
Saat bambaşka bir alan, zevk, ilgi meselesi. Ben de bu konuyu hiç bilmiyorum. Bazı klasik modeller, markalar konuşulduğunda sessizce duruyorum. Bana en azından genel bilgi verecek, şu model iyidir, bu marka şöyledir, diyecek bir site önerisi yapabilir misiniz? Bilgisi olan arkadaşlarım genelde ultra
Saat bambaşka bir alan, zevk, ilgi meselesi. Ben de bu konuyu hiç bilmiyorum. Bazı klasik modeller, markalar konuşulduğunda sessizce duruyorum. Bana en azından genel bilgi verecek, şu model iyidir, bu marka şöyledir, diyecek bir site önerisi yapabilir misiniz? Bilgisi olan arkadaşlarım genelde ultra lüks markaları alıyor, konuşuyor. Onlara da soruyorum, kompleks falan yaptığım yok. Hiç bilgim olmayan bir alanı araştırmak istiyorum, öyle düşünün.
Teşekkürler.
0
lovemyself
(02.05.26)
marka model öğrenirsiniz onlar kolay. bence asıl mesele, saat olayını ele alış şekli, onunla ilgili nasıl konuşulduğu, nelerin kıymet gördüğü mevzusu.

horobox kanalını tavsiye edebilirim. rolex hakkında yaptıkları muhabbetler de var, bir saatçiye gidip saat aldıkları videolar da var. direkt marka modeldense bu şekilde biraz izleyip sonra marka modellere geçin derim.

www.youtube.com
0
brkylmz
(02.05.26)
Facebookta “saatkolikz” grubundayım. 70 bin üyesi var bazen saçma yorumlar olabiliyor ama takip edin derim.
0
ground
(03.05.26)
(3)

kapı kilidi sorunsalı

kondansator
selamlar, evin kapısı deprem sonrasında 2 kez kilitledikten sonra açarken biraz zorlanıyor. tek elle açmak mümkün değil, akşam biraz da zorlanarak açtım kapıyı. şimdi ben açarım da eşim, ailem tek başına girerken bu konuda zorlanabilir. bu sorunu kiminle çözmek gerek? kale kilit mi gelir yoksa kapıc
selamlar, evin kapısı deprem sonrasında 2 kez kilitledikten sonra açarken biraz zorlanıyor. tek elle açmak mümkün değil, akşam biraz da zorlanarak açtım kapıyı. şimdi ben açarım da eşim, ailem tek başına girerken bu konuda zorlanabilir. bu sorunu kiminle çözmek gerek? kale kilit mi gelir yoksa kapıcı mı tam bilemedik
0
kondansator
(30.04.26)
kilitçi çözer, şayet kapıda bir tadilat vs. gerekiyorsa onu da yapar.
+1
eisberg
(30.04.26)
kapı kasıyor gibi.
Çelik kapı olduğunu düşünüyorum. kapıyı yavaşça kapatabiliyor musun? kilitlemekten bahsetmiyorum. yavaşça sessizce çektiğinde kapı kapanıyor mu?
hayır ise, kapıyı kapatmaya bağladığında önce kapının altı mı yoksa üstü mü kasaya değiyor?
neresi önce değiyorsa (varsayalım altı daha önce değiyor) altına bir takoz koy. evde damıl varsa o, yoksa taş parçası vs. kapı kapanmasın diye koyabileceğin her hangi bir şey, sonra kapının üstünden kapatmaya çalışır gibi esnet. elle zorlayarak biraz esnet. sonra tekrar dene. alt ve üst aynı anda kasaya temas ediyor mu? bu şekilde olması lazım
+2
kisa
(30.04.26)
kapı kilidinin dilini kapı açıkken kilitleyerek dışarı çıkarıp baın. ucunda ciçilmeler varsa muhtemelen ya içerideki beton kırılmış ve ona sürtünüyordur ya da karşılığı olan metal eğilmiştir. kapı açıkken de kilidi açıkken zorlanıyorsa kilidi komple değiştirin.
0
ground
(30.04.26)
(11)

Duşta popoyu yıkıyor musunuz?

Caletti
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
📊 Sabun şampuan kullanıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

0
Caletti
(30.04.26)
Kadın için doğru olan o, orası sadece yeni canlı yaratma potansiyeli olan bir yer değil; aynı zamanda zengin ve renkli kendi florası olan bir cennet. Kullananlar türlü mantar vb. sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
-3
redlinetheturk
(30.04.26)
vajinanın içi kimyasalla yıkanmaz. florasını bozarsınız. dışı ve popo yıkanabilir.
+5
ground
(30.04.26)
Yıkanır,evet.
Kadınlar için abartmadan tabi,iç dış kese atacak da değil ya,neyse.
Öte yandan,ilgili yerlerin muhatabı sensin sonuçta. Rahatsız eden bir durum varsa uyar ki öyle davransın,ya da aksi durumda sen ona göre davran.
+2
denizciman
(30.04.26)
Popoyu suyla yıkamak yeterli deniliyor ama bence değil. Kadınların büyük çoğunluğu da vajina ile vulvayı karıştırıyor ne yazık ki. Vulvayı dıştan sabunla temizlemekte sakınca yok deniliyor; kimse içinizi sabunla çalkalayın demiyor zaten. Kız arkadaşınız jinekoloğa gittiğinde danışıp doğrusunu öğrenebilir.

Geçenlerde gratis’te bir anne ve 16-17 yaşlarındaki kızı alışveriş yapıyordu. Kız tüy dökücü krem bakıyordu; talimatları okurken “anal bölgede kullanılmaz diyor?” diyip annesine baktı. Bence bikini bölgesi için bakıyordu ve annesinden onay istedi. Annesi de “boşver” diyip bıraktırdı. Sanırım kız anlamadı; annesi de açıklamak istemedi. Bilmeyen bilmiyor yani.
+2
lil siztah
(30.04.26)
millet boklu geziyor. daha vulva nedir vajina nedir bilmiyor.

popo da malum bölgede dıştan yıkanır sabun duş jeli vs.

içeriye parmak atıp ovalamak değil burada kastım.
+3
Hallegadola
(30.04.26)
Afedersiniz kokar yani. Tabi ki yıkanmalı. (Vajina hariç)
0
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
Yav tabi ki yıkanır. Delikler hariç. Ama ben afedersin de orayı bile organik sabunla
+1
benaslindayohum
(30.04.26)
@lil siztah
Tüy dökücü olayını anlamadım ya? Kullanılmaması doğru değil mi? Anne doğru olanı yapmış
0
benaslindayohum
(30.04.26)
@benaslindayohum; onu, genital, boşaltım vd organların adını bilmemek/karıştırmaya örnek olarak yazmıştım. kız, bayaa anal bölgenin ne demek olduğunu anlamadı bana kalırsa.
kadınların büyük kısmı vajina(iç kısım) tabirini vulva'yı(dış kısım) da kapsayan, organın tümü anlamında anlıyor/kullanıyor. vajinaya sabun değdirilmez diyince, ok, o bölgeyi hiç yıkamayalım gibi anlaşılabiliyor bu sebeple. süslüsözlük var, ağırlıkla kadınların takıldığı; orada sık sık bunun kavgası çıkar da, oradan biliyorum.
+3
lil siztah
(30.04.26)
@lil ehshs süslü sözlük favori kavga başlıkları, külodunuzu kaç günde bir değiştiriyorsunuz sorusuyla ölümüne kapışır.
+1
ekimoloji
(30.04.26)
genital bolge temizleyicisi kullaniyorum, daha nazik ve cilt ph'ina uygun urunler. disarda kalacaksam ya da kisa bir seyahate gidiyorsam dus jeli ile temizlerim ama kullandigim dus jeli de dusuk ph ve sulfatsiz.
0
inspired by a true story
(30.04.26)
(3)

Selçuk restoran önerisi

duster
Hafta sonu arkadaşlarla Selçuk - Şirince yapacağız 2 gün. İlk gece sahilde belediyenin bir restoranı var orada alkollü yemek yaparız da 2. gece için öneri verirseniz pek sevinirim.
Hafta sonu arkadaşlarla Selçuk - Şirince yapacağız 2 gün. İlk gece sahilde belediyenin bir restoranı var orada alkollü yemek yaparız da 2. gece için öneri verirseniz pek sevinirim.
0
duster
(28.04.26)
şirince yolunda "kayra garden restoran" ramazandan önce tur otobüsü kahvaltı için durmuştu. son yıllarda yediğim en iyi kahvaltıydı. restoran olarak da epey iyi duyumlar aldım.
0
ground
(28.04.26)
şelçukta sahil neresi var ki? pamucak mı?
0
mikahakkinen
(28.04.26)
Pamucak'ta belediyenin restoranı diyecektim ama zaten oraya gidiyorsunuz galiba.

Şirince'de burası güzeldi: maps.app.goo.gl (ama alkollü olmayabilir, öğle yemeğine gitmiştik, hatırlayamadım.)
maps.app.goo.gl bir de meyve aromalı şarap bazlı içecek değil de gerçekten meyve şarabı almak isterseniz şurayı önereyim.
Bonus: papağan sevmeli kahveci maps.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(28.04.26)
(2)

azerbaycan gezisi

baldur2
3 gun yeter mi arkadaslar? sadece baku mu gorulmeli? nereleri gormeli, nerede yemeli icmeli, her turlu onerinize acigim.
3 gun yeter mi arkadaslar? sadece baku mu gorulmeli? nereleri gormeli, nerede yemeli icmeli, her turlu onerinize acigim.
0
baldur2
(27.04.26)
bakü için yeterde artar bile küçük biryer, 3 gün için farklı rayonlara gitmeye gerek yok, içeri şehir ve merkez gezilir, yemek için otdix favorim, pub tarzı paulaner, myaso bbq beer güzel, yeşil pazar var bakılabilir, ambiyans güzel olsun dersen rus restoranı marivanna güzel, yemekler pek bana göre değildi, otellerin içindeki restoranlarda fena değil fiyat olarak,
kalabalık dışarıda kahvaltı yapacaksak bizbize restaurant'a gideriz genelde,
portbakü çevresinde birçok kafe, restoran var genel olarak iyi,
sahil şeridi türkiye'den giden biri için anlamsız kalır,
haydar aliyev müzesi çok güzel yarım gün ayrılır.
taş toprak göreyim diyorsan gobustan var,
kışın şahdağ güzel oluyor.

not:hanım azerbaycanlı
+3
sealth
(27.04.26)
baküde sumak restoran var. tüm azeri yemekleri bulunuyor. alkol olarak votka tüketimi çok yaygın. rakıyı pek bilmiyorlar. bana şarap kadehinde getirmişlerdi. yeşil pazar diye bir yer var mutlaka gidin. (yaşıl bazar)
+1
ground
(27.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.