Giriş
(12)

Sınav kağıdı- kaç puan vereyim

advest
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım. Sınıf seviyesi:8Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım.

Sınıf seviyesi:8
Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve yeniden yap diyor. Çocuk da ısı miktarı, çamur miktarı ve boya dengesi analizi yapıyor ve sonunda düzgün çömlekler yapmayı başarıyor. En başta yaptığı bozuk çömlekleri de dükkanının en görünür yerine koyup altına “yolculuğumun ilk adımı” yazıyor.

Hikayenin ana düşüncesi nedir?

Bakanlık tarafından gönderilen cevap anahtarı: hatalarımızdan ders alırsak daha iyisine ulaşabiliriz. (Bu doğrultudaki cevaplar doğru kabul edilecektir.) (12p)


Kaç puan vereceğimi bilemediğim cevap:

Zorluklar karşısında yılmamalıyız.

(Hatalardan ders almak ile yılmamak ana fikir için aynı kabul edilmeli midir, arkadaşlar.)
0
advest
(10.11.25)
50 puan vermeni öneririm.
+1
tepedeki psychedelic adam
(10.11.25)
Bence gayet 12 lik cevap.
0
physcos physcos
(11.11.25)
iyi bir cevap değil gibi. 10üzerinden 6lık
0
kel aynak kusu
(11.11.25)
hatalardan ders almakla zorluklar karşısında yılmamak aynı şeyler değil.

birisi zorluklar karşısında yılmaz ama hatalarından ders almıyordur, aynı şeyi yapıp duruyordur. sonuç hep hüsran oluyordur.
+6
co2s2
(11.11.25)
Güzel cevap ama istenen cevapla aynı değil.
Ben olsam soruyu sınıfta çözerim, bu cevapla bakanlığın cevabının farkını sorarım ki çocuk haksızlığa uğradığını düşünmesin. Soruya da 9 veririm
+1
kisa
(11.11.25)
Aynı değil tabii ki. 7 olsun hadi.
0
sadakatsiz
(11.11.25)
12 ver gitsin uzaya mekik mi yolluyorsunuz sanki.
-2
hold the door
(11.11.25)
ortada bir zorluk yok. işin kuralına göre yapılması var. anafikirden epey uzaklaşılmış. şevkini de kırmayacak düşük de olmayan bir puan verilebilir.
0
ground
(11.11.25)
soruyu 8. sınıf öğrencisinin cevaplandırdığı düşünülürse bence 9
0
elorelia
(11.11.25)
Çok salakça bir soru ve bence çocuğun verdiği cevap bakanlığın istediği cevaptan daha mantıklı.

Hatalardan ders almak bu paragrafta yok. Zorluk karşısında yılmamak daha çok çıkıyor paragrafta. Yeni bir işe başlamak=zorluk, pes etmeyip devam etmek=yılmamak. Acemilik döneminde yaptığı şeyler hata değil öğrenme süreci.
+1
nundu
(11.11.25)
Hatalardan ders almak ile yılmamak aynı şey değil. Ustası çocuğa yaptığın hatayı analiz et, nerde yanlış yaptığını bul demiş, çocuk da öyle yaparak sorunu çözmüş. Bunu yapmadan aynı hataları tekrar etseydi, yılmamış olacaktı ama hep başarısız olmaya devam edecekti. Hikaye hatalardan ders çıkarmayı anlatıyor, bu net, ama belki daha iyi yazılabilirdi. Bence en çok %50 puan verilir hatta ben daha az verirdim. Çocuğun gelecekteki hayatını biçimlendirecek çok önemli bir konu çünkü.
0
mikro patlama
(11.11.25)
bir sürü açık uçlu soru eğitimi alan biri olarak öğrenci ''hata'' kısmını yakalayamamış diyorum. mesela atletizmde bir yarışma vardır, katılırsın, kazanamazsın ama hata yaptığın için değil. yarış zor olduğu için. yani her zorlukta bizim hatamız yoktur. 12 tam puansa 10 verilebilir. ama ben tam puan verirdim benim notum bol:)
0
oyokbuyoknevar
(11.11.25)
(18)

Ayva seven var mı?

kisa
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
+1
kisa
(10.11.25)
Özellikle tuzla yemeye bayılıyorum. Denemeyenlere de tavsiye ederim
+1
mermaidd
(10.11.25)
çok severim.
+1
eileengray
(10.11.25)
Çok severim. Ben ayvanın yemeğini bile yapıyorum nohutlu.
+1
rock n roll
(10.11.25)
Bayılırım. En sevdiğim meyve hatta.
+1
Murtazaaylak
(10.11.25)
tazesini ayri tatlisini ayri severim, cennetlik meyvelerden bence.
+1
cooperr
(10.11.25)
ekmek ayvasını severim. yumuşak olur. dışı hafif tüylü olur.

ayva bana oldum olası çocukluğumu anımsatmıştır. memleketten dönen eş dost getirirdi.
+1
yurtsuz john
(10.11.25)
çok severim, elma gibi ısıra ısıra yiyorum çocukluğumdan beri.
+1
deartheodosia
(10.11.25)
çok severim, bazıları boğazda takılıyor aşağı gitmiyor ama bazıları da yumuşacık oluyor, hafif ekşi kışın en sevdiğim meyvelerden biridir.
+1
exlibris
(10.11.25)
okurken huylandım için gıcıklandı sus sus :D
0
neira
(11.11.25)
severim ama bıçakla yerim.
+2
hrskrs
(11.11.25)
O zaman yaşasın Ayva seven insanlar 💥
+1
🌸kisa
(11.11.25)
huloooggggg
+1
cooperr
(11.11.25)
Ayva sevilmez mi! Ama elma gibi ısıramıyorum dişlerden dolayı. Anca dilim dilim...

Ayva bitanedir.

Edit: Gidip bir umut bakacağım dolaba, vicdansızlar 🥲

Edit2 : 😄😄hizliresim.com
+3
yadigar
(11.11.25)
Bayılırım. Tuz ve limonla dene bambaşka bir şey oluyor :)
+1
sadakatsiz
(11.11.25)
kink mi yaptin o nasil ayva yeme tanimlamasi.

ayva oyle yenmez, olursun.
0
warrior princess
(11.11.25)
senede 2-3 kez rakının yanına meze yaparım. bol tuz ve limonla iyi gider. ayrıca üzerine türk kahvesi döküp yemeyi deneyin enfes olur.
0
ground
(11.11.25)
ayva, muşmula gibi yerken boğaza takılan ve hafif boğulma hissi veren mayhoşumsu meyveleri çok severim. kuru olanları hiç çekilmiyor ama sulu sulu, güneş gibi sapsarı olanları çok seviyorum.
0
m e b
(11.11.25)
+1

En sevdigim meyvedir
0
chunksia
(14.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(7)

Kelebek'ten asla gelmeyen mobilya

aguen
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.

Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü demişlerdi çoktan geçti.
0
aguen
(07.11.25)
kelebekle alakası yok, her firma aynı. yatsandan yatak aldım 3 hafta dediler, 1.5 ayda geldi. artık tüketici şikayetleri ciddiye alınmıyor alınsa da yaptırımı uygulayan yok. türkiyede her alanda esnaf sözünde durmuyor, hiç bir yaptırım yok.

Yani ben tercih etmem ama satan bayiye gidip tehdit etmek işi çözüyor.
+1
mikahakkinen
(07.11.25)
şans işi işte böyle şeyler. evlilik gibi durumlarda çok çok öncesinden ayarlamak lazım.

başka yerden de alsanız öyle olurdu sanırım. gerçekten artık müşteri memnuniyetini umursayan tek bir sektör kalmadı, sırf mobilya da değil. üzmeyin kendinizi boş yere. tüketici haklarına şikayet etseniz onlar bile o kadar geç dönüyorlar ki. baya aylar sonra yani. şikayetvar a yazarsanız belki bir ihtimal ilgilenirler. son zamanlarda da linkedin'e yazmak moda oldu ama kelebek'in orayı sallayacağını düşünmüyorum.

bu konuda hayattaki tüm şansımı kullandım ben. vivense'den koltuk aldım, 1 gün sonra geldi resmen. ve koltuk aşırı iyi, sağlam, kaliteli. benim acelem de yoktu yani, evlenmedim, kendi evime yeni eşya aldım. 2 ay sürmesini bile göze almıştım.
0
art cat chocolate
(07.11.25)
teslim alırken dikkat edin başkasından gelen defolu mobilyayı iteleyebiliyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(07.11.25)
kelebek eskinin çok iyi firması yeninin en leş firmalarından biri.problem yaşamayan bir Allah ın kulunu görmedim.
son anda DOĞTAŞ a kırdım ben dümeni.söyledikleri gün ve saatte malları teslim ettiler.
0
jamswety
(07.11.25)
kelebek/doğtaş aynı grup zaten. sikayetvar vs. bakın. çok yanlış bir tercih yapmışsınız. bu gruptan alışverişte en az 3 ayı göze almalısınız.
0
adivar
(07.11.25)
bence firmadan ziyade bayi de etkili bu işte. İşini takip eden dolandırıcı olmayan bayii lazım.
0
biravekahve
(07.11.25)
İlginç bir tesadüf. Arkadaşımız Anadolu’da bir yerlerde kelebek bayisi açtı. Normalde bayilik almak çok zormuş ve açtığı ilçede zaten bayi de yokmuş. Ama en yakın bayiler bayağı uzak olduğu için müşteriler de siparişlerini epey geç alıyormuş. Onlar için de zaten buraya yeni bir bayilik açılması önemli değilmiş. O yüzden zorluk çıkarmamışlar. Yani lojistik marka değerini bile önüne geçmiş durumda.
0
ground
(07.11.25)
(17)

inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?

anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor
(07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.

Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...

"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun.
etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.

inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu.
inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor.
çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.

Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır.
Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var.
Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor.
Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru
İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.


İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.

Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
-2
cooperr
(07.11.25)
din düşmanıyım bir şeyden korktuğum yok.
-2
hold the door
(07.11.25)
(3)

sadece 2 kapı boya ile fark

patronaj1
selamlar,https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-ford-ilk-sahibinden-memurdan-kaskolu-temiz-fiesta-1278715644/detay/emsallerinden 100 bin ucuz. sadece sol iki kapısı boyalı diye 100.000 ucuz olabilir mi? yoksa dolandırıcı olma ihtimali var mı
selamlar,
www.sahibinden.com

emsallerinden 100 bin ucuz. sadece sol iki kapısı boyalı diye 100.000 ucuz olabilir mi? yoksa dolandırıcı olma ihtimali var mı
0
patronaj1
(04.11.25)
o iki kapının neden boyalı olduğunu bilmek lazım.
0
co2s2
(04.11.25)
2 kapı boyalıysa kapı direği zarar görmüş olablir. bu durumda 100 bin az bile
0
ground
(04.11.25)
İlk sahibiymiş. Son kazasını 2022’de yapmış. Gayet de alınır. 2500 lira gibi bir paraya kaporta ekspertizi yaptırınca şase, podye, direk vs. işlem var mı söylüyorlar zaten.

Araç değişensiz. Kaput, tavan işlemsiz. Gayet alınır.
0
yadigar
(05.11.25)
(3)

Denetimli serbestlikte doktorluk

bin lombar
Merhabalar, konu biraz değişik ve çevremizdeki avukatlardan net bilgi alamadığımızdan bir de buraya sormak istedim.Kardeşim 2021de tıp fakültesini bitirdi. 2022 aralık ayında TUS kazanarak genel cerrahi asistanlığına başladı ancak 2023 aralık ayında infaz giydiği için ilişiği kesildi. İnfaz 4 yıl 2
Merhabalar, konu biraz değişik ve çevremizdeki avukatlardan net bilgi alamadığımızdan bir de buraya sormak istedim.
Kardeşim 2021de tıp fakültesini bitirdi. 2022 aralık ayında TUS kazanarak genel cerrahi asistanlığına başladı ancak 2023 aralık ayında infaz giydiği için ilişiği kesildi. İnfaz 4 yıl 2 ay idi. Yatarı 21 ay, denetimlisi 12 ay. Ağustosta cezaevinden çıktı, 2026 ağustosta denetimlisi bitecek. Tam infazın bitişi ise ocak 2028.
Bu süre zarfında TUSa girebiliyor mu kazanırsa başlama hakkı var mı veya devlette açıktan atanabilir ya da herhangi bir özel klinikte pratisyen olarak çalışabiliyor mu?
Bazı avukatlar infaz süresi tam bitene kadar yani 1 ocak 2028e kadar olmaz diyor, bazısı denetimli bitince olabilir bazısı denetimli devam ederken şu sürede bile olabilir diyor.
Net bu iş hakkında fikir verebilecek var mıdır
0
bin lombar
(04.11.25)
tüm bu hikayeler, sabıka kaydında yer alacak mı? sabıka kaydında olduğu sürece devlette çok zor. özellerde de soran vardır, sormayan vardır.
0
co2s2
(04.11.25)
denetimli serbestlik, erteleme ve hagb de infaza dahildir. bu nedenle evet doğru demişler bu sürelerin de bitirirlip infazın tamamen kapatılması gerekir. denetimli de son 1 ay kala bile suç işlendiği takdirde kalan 1 ayı cezaevinde geçirirsiniz. cezaevlerinin doluluğu nedeniyle mecburen getirilmiş uygulamalar bunlar. dışarıda çek cezanı diyor devlet. dışarıdasın evet ama bu infazın bitmiş anlamına gelmez. her iş alımı için ayrı ayrı bakmak lazım.
0
ground
(04.11.25)
Ama işte 2026 ağustosta denetimli bittikten sonra koşullu salıverilme statüsünde olacak. Ocak 2028de hak ederek tahliye oluyor yani infaz bitiyor. Aradaki O 1,5 sene de mi boş bekleyecek yani. Dediğinize göre tus ile uzmanlık için başvuru ya da pratisyen olarak devlet hizmeti veya özel hastane hiçbiri hak ederek tahliyeye kadar olmuyor değil mi. Doktor olarak nerde çalışacak bu adam bu nasıl topluma kazandırma.
0
🌸bin lombar
(04.11.25)
(13)

Eczacı var mı?

merkep gibi adam
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yi
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yine de vermiş gibi göstererek kar mı ediyor? yoksa gerçekten israf olur mu diye düşünüyor.
+1
merkep gibi adam
(04.11.25)
geçen hafta bizim eczacı ilaçlara zam geleceğinden bahsediyordu, bununla ilgisi olabilir.
+1
Improbable
(04.11.25)
İlacı aldıktan sonra e devletinize girip ilaç kullanım süreleri yazın. Çıkan sayfada yazılan reçete değil, eczacının size verdiği ilaçlar görünür. Oradan kontrol edebilirsiniz.

Yani sahtekarlık yapamaz. Boş konuşmuş bence.
0
Mirket
(04.11.25)
bazen doktorlar bol bol yazıyor. eğer devamlı kullandığın ilaç değilse elinde kalıp çöp oluyor. Onun için sormuş gibi geldi.
ama dediğin ihtimal de mantıksız değil kimseye güven olmuyor. edevlet'ten bakarsan kaç kutu verdiğini anlayabiliyorsun.
0
high hopes of the sozluk
(04.11.25)
yanlış bilmiyorsam her kutu ilacın karekodu farklı. yani aynı ilacın farklı kutularının da karekodları birbirinden farklı.

size vermeyip de vermiş gibi yapabilmesi için karekodu okutması gerekiyor. karekodu okuttuktan sonra da tekrar rafa koyup başkasına satamaz. o yüzden vermiş gibi yapıp vermeyerek aynı ilacı iki kere satmak şekline bir sahtekarlık yapılabileceğini düşünmüyorum.

bazı doktorlar fazla fazla yazıyor. eğer kullanımınızdan fazlasını yazdıysa ziyan olmasın diye soruyordur.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
ilk kez kullanacağınız bir ilaç ise sgk bir kutudan fazla ödemiyormuş. o şekilde doktorun 3-4 kutu yazdığı ama eczaneden 1 kutu alabildiğim olmuştu daha önce.

(git: 1412254)
0
inheritance
(04.11.25)
yarın aynı ilacı REÇETESİZ isteyen birine karekodu okutmadan satacaktır.
0
co2s2
(04.11.25)
size kaç kutu verdiğini e-devletten kolayca görebilirsiniz+1

hiçbir eczacı basit, ucuz ilaçlar için size düşüp başkasına verme gibi bir işe bulaşmaz. bunun yapıldığı belli bazı ilaçlar var onlar da sıkı kontrol altında ve suistimali durumunda cezaları ağır.

ülkemizde inanılmaz derecede ilaç israfı var. hastalar yazdırıp yazdırıp evde biriktiriyor sonra tarihi geçmeye yakın birilerine vermeye çalışıyor. her gün içilmesi gereken ilaçlar bile düzenli kullanılmadığı için evde birikiyor ama sistemde bitmiş göründüğünden yeniden reçete ediliyor. raporlu ilaçlar hariç reçete edilen kutu başına ekstra fark ücreti falan da çıkıyor. sizin eczacının niyetini buradan bilmek mümkün değil tabi ama genellikle gereksiz ilaç vermemek ve ödenecek ücreti arttırmamak için sorarlar.

eczacı değilim bilmediğim dalavereler dönüyor da olabilir ama halihazırda güzel para kazanıyorlar. öyle 3-5 kutu basit ağrı kesici, tansiyon ilacı vs başkasına el altından satarak kendi bacaklarına sıkmazlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(04.11.25)
ilaç firmaları ve mümessilleri doktorları fazla veya gereksiz de olsa ilaçları yazmaları için zorluyor, ödüllendiriyor falan filan.
0
ground
(04.11.25)
hayır öyle olmuyor. reçeteli de olsa, reçetesiz de olsa ilaç raftan alınıp direkt verilmiyor. o barkod illa okutulacak.

bağkur borcumdan dolayı hiçbir ilacımı yazdıramıyorum, hepsini ücretli alıyorum. hepsini de tek tek okutup veriyor. marketten dört kutu süt alınca birini atlatıp ötekini iki kere okutuyor ya da 4x yapıp bir kere okutuyor mesela. ama aynı kutu ilaçtan iki tane almışsam ikisini ayrı ayrı okutup veriyor. muhtemelen o ilaç artık sistemden düşüyor, reçeteli veya reçetesiz tekrar satılamaz oluyor.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
@kibritsuyu : dediğiniz işini düzgün yapan eczaneler için geçerli ve doğru. ancak bu sorudaki eczacı çakallık yapacak bence. önce 4 kutu ilacın reçetesini sisteme girecek, hepsinin parasını SGK'dan alacak ama reçete sahibine tüm ilaçları vermeyecek. sonra bu ilacı reçetesiz almak isteyen birisi gelecek. eczacı raftan bu ilacı alacak ama karekodunu okutmayacak, nasıl olsa reçetesiz. parayı tahsil edecek gönderecek. bir kuzudan iki post çıkartmış olacak.
+1
co2s2
(04.11.25)
şimdi doktorların mümessillerle yaptığı işler ortada. tamam aynı kremden 4 paket ihtiyacım yok bunu biliyorum. bir tanesi bile yeterli. ama doktor size 4 kutu yazdığını demiyor. ben seboreik dermatit için gittim. doktor 4 kutu krem 2 şampuan 3 kutuda nemlendirici başka krem yazdı.
yaşlı birisi olsa eczane o niyette ise hiç sözünü bile etmeden vermeyebilir. al bir paket git der.
benim demek istediğim asıl şey biz sgklıyız ve ilaç katılım payı ödüyoruz. eczane bir kutu vereyim deyip de kalan kutuları da okutup fazladan katılım payı alır mı ya da ben tamam kalsın dediğim de yine aynı şey olur mu?
0
🌸merkep gibi adam
(04.11.25)
bu ülkede kimsenin dürüst olacağı varsayımıyla iş yapmayın.

o şekilde daha rahat yaşarsınız =)
0
kveldulv
(04.11.25)
valla yapılmaz diyemem, dediğin gibi de olabilir. ama ben hala bir eczacının şuna tamah edeceğine ihtimal vermiyorum, daha doğrusu vermek istemiyorum.

mesela rahmetli babama kalbi için lasix veriyordu doktor. ama tansiyonunu fazla düşürdüğü için diyordu ki haftada 2 kere kullan, pazartesi perşembe. eczaneye bir gidiyorsun adam sana 1 aylık 6 kutu ilaç veriyor. bu ne? günde 3 tane yazmış reçeteye. adam öldüğünde torba torba ilaç attık çöpe, ziyan oldu. deseydik ki yahu 1 kutu bile fazla, gerek yok almayalım, bu kadar ilaç boşa gitmeyecekti.

belki biraz saflık ama ben bu ihtimale inanmak istiyorum.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
(7)

Araç değer kaybı tazminatı

va
İki araç kaza yapıyor, karşı taraf %100 kusurlu. Ön tamponlar, sensörler vs. 4 parça gibi bir değişim var, araç tamir edilip teslim alındı. 150-200 binlik bir hasar kaydı var.Değer kaybı için maddi bir talepte bulunulabiliyor sanırım. Süreç nasıl oluyor, direk deneyimleyen varsa ve anlatırsa sevinir
İki araç kaza yapıyor, karşı taraf %100 kusurlu. Ön tamponlar, sensörler vs. 4 parça gibi bir değişim var, araç tamir edilip teslim alındı. 150-200 binlik bir hasar kaydı var.

Değer kaybı için maddi bir talepte bulunulabiliyor sanırım. Süreç nasıl oluyor, direk deneyimleyen varsa ve anlatırsa sevinirim.
+1
va
(31.10.25)
hem değer kaybı hem de aracınızın tamirde kaldığı sürede yatması nedeniyle tazminat alacaksınız. şimdiye kadar 50 tane avukatın vekalet almak için araması gerekirdi. gerisini onlar hallediyor.
0
house md
(31.10.25)
Tam da o durumdayım. Benim araştırdığım kadarıyla kaza tutanağı, kaza kusur oranını gösterir belge, araca ait bilgiler(model, yıl, km gibi) , tamir masrafları gibi belgeler ile birlikte bir dilekçe yazıp karşı tarafın sigortasının olduğu firmaya mail gönderiyorsunuz. Bu noktada sigortadan sizs bir teklif geliyormuş. Kabul edip etmeme durumuna göre süreç itiraz ile devam ediyormuş.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
Beni bir sürü yerden aradilar. Kardesim, arkadasim avukat diyerek görüşmeyi sonlandirdim hep. Zira internette yazilan yaşanan öneklere bakarsanız pişman olursunuz vekalet verdiginize.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
Sakın aramaları ciddiye almayın hepsi palavracı daha aracın hasarını görmeden bilmeden şu kadar alırız bu kadar ödetiriz diye palavra sıkıyorlar

Ciddi düzgün bir avukat bulursanız işiniz hızlıca hallolur %20 komisyon alıyorlardı en son
0
basond
(31.10.25)
Yukardaki arkadaşların dediği gibi sizi arayanlarla kesinlikle irtibata geçmeyin bildiğiniz tanıdığınız bir avukatla devam edin sürece. zira bu arayanlar yanlarında avukat çalıştıran hasar takip firmaları ve yasal değiller. Aracınızın hasar bedeli ile değer kaybı arasında hiçbir matematiksel bir korelasyon yok. 1 milyon TL hasar kaydı çıkar 10.000 TL değer kaybı alamazsınız. Farklı yöntemleri var bu hesaplamalarda. Özellikle metal aksam önemli. Metal aksamın boyanması veya değişmesi önemli en önemli yerler motor kaputu tavan ve yan çitalar. Daha çok ama çok fazla detay var burada anlatmak çok zor. Teklif içinize siniyorsa kabul edin çok düşük gelirse kabul etmeyip yasal yollara başvurun. O da burada anlatacak kadar basit bir şey değil. Ama son uyarım arayan hasar takip firmalarına iş vermeyin
+1
ground
(31.10.25)
benim de başıma geldi. karşı taraf %100 suçluydu. ben aracımı kendi yetkili servisime götürdüm. servis masrafları kendi kaskomdan karşılandı ama kaskom bozulmadı. sonra yetkili servis bana evraklar verdi (fatura, yapılan işlemler vs)

kendi işlemlerim bitince hiç aracıyla uğraşmadan karşı tarafın kaskosunu kendim aradım, değer kaybı durumundan yararlanmak istiyorum vs anlattım. bana sitelerinde bir form var doldurun ve bekleyin dediler. bir kaç evrak yükledim hesap nomu vs istediler. 30-40 gün sonra da hesabıma para yattı. karşı tarafın kaskosu axa idi sanırım. bir kaç yıl olduğu için tam anımsayamadım

yapmanız gerekenler
tamiratınızı yaptırın, fatura evrak vs saklayın. işlemleriniz bitince karşı tarafın kasko müş hizm. arayın sizi yönlendireceklerdir.
+2
exlibris
(31.10.25)
exlibris'in de dediği gibi, avukat vs. karıştırmadan da yapabiliyorsunuz. mesela ben yetkili servis'in hasar biriminde işlemleri başlatırken sordular "değer kaybı için de başvuralım mı?" diye. kendi sigortacımı arayıp, karşı tarafın bu işlem sonrası bir zararı olup olmadığını sordum. hasar için bir, değer kaybı için bir, toplam iki ayrı dosya açıldığı için, yenileme zamanı bir dönemde 2 kaza yapmış gibi işlem görüyormuş. kasko fiyatı bayağı artıyormuş. ben başvurmadım ama bu tamamen benim tercihimdi. (karşı taraf bana çok yardımcı olmuştu çünkü)

bir de anladığım kadarıyla arabanızda değer kaybı olmayacak eğer bahsettiğiniz kadarsa hasar. çünkü tampon gibi parçaların boyanması yahut değişmesi aracın değerini düşürmüyor. ama diğer taraftan, aracın tramer kaydında bir kaza görünmüş olacak. bilemedim...
0
dilemma of subscribtionability
(01.11.25)
(6)

Çocukken yaramaz olanlar değişiyor mu

kiriko
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
+1
kiriko
(28.10.25)
Kendimden biliyorum değişiyor
0
basond
(28.10.25)
yaramazlıkla küstahlık/saygısızlık çok farklı şeyler. bunu ayıralım.

ortaokulda böyle delilik derecesinde yaramaz olan 2-3 arkadaşım öss'de ilk bine falan girmişti mesela. yaramazlık yaşla, enerjiyle ve çocuklukla da alakalı biraz.

küstahlık/saygısızlık ise daha çok yetiştirilme tarzı ile alakalı. çocukken küstah/saygısız olup ilerde nispeten daha saygılı anlayışlı olan, olabilen insanlar tanıyorum. bu biraz eq ile de alakalı tabii.

ama yaramaz olanların ilerde uslanmasına oranla çok daha azdır tabii bu değişim.
+2
makbur
(28.10.25)
Ortaokul bitene hatta lise başına kadar komşulardan şikayet gelmeyen günüm yoktu. Sonra efendi bir adam oldum, işinde gücündeyim.
0
kimlanbu
(28.10.25)
Ben de değiştim.
0
gabe h coud
(28.10.25)
Benim gözlemim,

Bazı çocuklar kendini, dertlerini, isteklerini, duygularını çocukken düzgün ifade edemediği için yaramazlıklar yapabiliyor. Bunlar olgunlaşınca değişebiliyor.

Bazıları ergenlikteki ani değişimlere düzgün adapte olamıyor. Bunların bir kısmının da davranışları yaşla beraber oturuyor.

Bazıları şımartıldığı için veya zeka/yetenek bakımından ilerideyse bunun altında kalıyor. Onları da ileride hayatın gerçekleri olgunlaştırabiliyor.

Ama "özünde kötü" yahut "cismi bozuk" diyebileceğimiz zararlı insanlar var. Bunlar çocukken de kötüler. Büyüyünce de kötü kalıyorlar. Kimisi ustaca gizleyebiliyor. Kimisi ona bile uğraşmıyor. Bunlar değişmiyor.
0
yadigar
(29.10.25)
Erkek çocukların geneli değişiyor.
0
ground
(29.10.25)
(3)

Kooperatiften ev alma sürecini bilenler bakabilir mi?

dedeminhirkasi
Merhaba,Kooperatife üye olup, şu aşamada taksitlerini ödüyorum. Ocak gibi taksitler bitmiş olacak. Sormak istediğim, kooperatif süreci nasıl işliyor.Benim için resmiyete ne zaman dökülecek bu işlemler. Mesela ilk başta kat irtifakı tapusu daha sonra normal tapu mu alınacak. Kat irtifakı tapusu ne za
Merhaba,

Kooperatife üye olup, şu aşamada taksitlerini ödüyorum. Ocak gibi taksitler bitmiş olacak. Sormak istediğim, kooperatif süreci nasıl işliyor.

Benim için resmiyete ne zaman dökülecek bu işlemler. Mesela ilk başta kat irtifakı tapusu daha sonra normal tapu mu alınacak. Kat irtifakı tapusu ne zaman alınır vs. Bu tarz süreçler hakkında bilgi verir misiniz?
0
dedeminhirkasi
(24.10.25)
inşaat başladı mı? siz neyin taksidini ödüyorsunuz?

kooperatif dediğiniz şey, herkesin birleşip hep birlikte hareket ettiği bir yapı. normalde tek başınıza alamayacağınız bir arsayı toplaşıp hep birlikte almış oluyorsunuz. daha sonra da müteahhitten inşaat yapmasını istiyorsunuz. (kat karşılığı da olabilir, parasıyla da olabilir)

şu anda kooperatif ne için para topluyor? topladıkları para ile ne yapacaklar? arsa mı alacaklar?

ama tahminen şöyle olacak. toplanan para ile arsa alacaklar. sonra bir müteahhit bulup, bu arsaya inşaat yaptıracaklar. binanın projesi onaylandıktan sonra, inşaat başlarken kat irtifakı tapunuz olacak. inşaat bitecek, iskan alınacak, sonra kat mülkiyeti tapunuz olacak.
0
co2s2
(24.10.25)
Arsa alindi, müteahhit ile anlaşma yapıldı. İnşaata başlanacak.. ben şuanda üye olurken kabul ettiğim 2+1 daire için taksiti ödüyorum
0
🌸dedeminhirkasi
(24.10.25)
müteahhit ile anlaştıysanız zaten çok geniş bir vekaletname de vermiş olmalısınız. ya da eğer yetkisi varsa bunun kooperatif yönetimi de yapabilir. bu şekildedir yani. yoksa mevzuat çok fazla detaylı ve karışık. siz sedece kat irtifakları yapılıp oturma raporu da alındığında size ait bağımsız bölüm için tapuda devir için gidersiniz. kalan işler yüklenici yeni müteahhittedir.
0
ground
(24.10.25)
(10)

Neden insan iş ve sosyal arkadaşlarıyla yüz göz olmuyor da eşiyle, sevgilisiyle kavga gürültü ediyor? Yüz göz oluyor.

mahmuttt
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz. Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor. Bu neden böyle oluyor? Ayn
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz.

Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor.

Bu neden böyle oluyor?

Aynı ev içinde olmaktan mı, yoksa konuya duygusal taraf olmaktan mı?

Ve bunu hangi bilinçle değiştirebiliriz
0
mahmuttt
(24.10.25)
Beklentilerden ötürü.
+1
osssy
(24.10.25)
diğer insanları aslında iplemiyoruz. dinliyormuş gibi yapıyoruz. yorum yapmamaya çalışıyoruz. yargılamıyoruz. ama yakınlarımıza yapmamız lazım.
0
ground
(24.10.25)
yakın olduğumuz insanlara müdahale etme yönetme kızma bağırma hakkını elimizde görüyoruz. çünkü gidemezler uzaklaşamazlar vs diye.

ama uzak insanlara kötü davranırsak müdahale edersek direkt hayatımızdan kolayca çıkıp gidebilirler bu yüzden daha temkinli yaklaşıyoruz
+3
jelly bear
(24.10.25)
muhtemel bir sebebi de yakınlarımızla organik/kan bağı var. biliyoruz ki ne kadar vurdulu, kırdılı davransak da o bağ hemen kopmayacak, nazımız geçecek, kaprislerimize veya en üst seviyedeki sinirli çıkışlarımıza tolerans gösterecek. ama elin kızı/adamı "sen kim oluyorsun da..." ile başlayan had bildirme veya seni silme aşamasına kolayca geçecek. ne sen, ne de o "gerektiğinde sinirlenme" hakkına tahammül edebilecek...
+3
m e b
(24.10.25)
kavga edecek 1500 kulvarınız eşinizle sevgilinizle:

şu fatura neden ödenmedi? çocuğu okuldan neden sen almıyorsun? akşam neden patlıcan yiyoruz? o kıza neden baktın? bu kim? annene gitmeyelim. maça gidemezsin. çok para harcıyorsun.

iş arkadaşınızla kavga edecek ancak 1 (bir) kulvar var, o kulvar da belli kurallar ile düzenlenmiş olduğu için ve ikinizin de işten atılma korkusu olduğu için çok fazla kavgaya sebebiyet vermiyor.

(iyi ki boşanmışım. yukarıda bir iki sorum yazdım ya, kanım çekildi resmen)
0
co2s2
(24.10.25)
Çok bilmediğin, tanımadığın biri sana bir şey söylediğinde arkasındaki niyeti kestiremediğin için tedbirli yaklaşıyorsun. Savunmaya geçip geçmemek konusunda bir fikrin olamıyor. Çünkü karşıdan gelen yorumun/sorunun ardında başka bir niyet var mı bunu anlayamıyorsun. Çok samimi olduğun, her şeyini bildiğin bir arkadaşın, eşin veya sevgilin bir şey söylediğinde söyleme biçiminden, ses tonundan, ufacık mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyorsun (ya da anladığını sanıyorsun) o yüzden ne karşılık vereceğin daha net.

Biri sana bir laf edince gerçekten sana mı laf etti bilemediğin için bilinçaltında "belki de bana laf etmemiştir, kendimizi rezil etmeyelim durduk yere insan içinde" düşüncesi oluşuyor ve tartışmaktan, kavga etmekten geri duruyorsun.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
o kadar da umursamıyoruz içten içe ya. ben en yakın arkadaşımın derdini dert edinirim ama iş arkadaşımın derdini dert edinmem mesela. anlık olarak konuşur geçersin. paylaşımın daha az çünkü hem duygusal hem genel olarak. ama aile, sevgili, yakın arkadaşla ortak paydan ve çatışma için cephen çok :)
0
chanandler bong
(24.10.25)
başkalarını olduğu gibi kabul edebiliyorum, çünkü beğenmesem bile bana ne ailesi düşünsün, eşi, çocukları düşünsün diyebilirim.

ama yanımdakiler, ailem eşim beni bağlar ve ben onlarla bir şeyleri düzeltmeleri konusunda kavga edebilirim. çünkü onların yaptığı bir yanlış bana dokunuyor veya kendisine dokunuyor, onları önemsemek zorundayım.

hiç bişey olmasa benim hayatımı etkiliyorsa kavga ederim tabii ki. hiç kavga etmediğim arkadaşımla da uzun süre aynı evde yaşasam onla da kavga edebilirim.

diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(24.10.25)
İnsan değer verdiğinden alınır, değer verdiğine kızar kırılır gücenir vs. Ama şu var, en çok evdekilere, en yakınlarına, aile bildiklerine karşı nazik ve hassas olmak gerekiyor, en çok onların kalplerini kırmamaya özen göstermek gerekiyor çünkü zor zamanda kimse yanında olmuyor ailen oluyor. Zor zamanda sana destek olmayı onlar için bir "mecburiyet" hatta "mahkumiyet" haline getirmemek gerekiyor. Bu hem kendine hem onlara saygı ve sevginin bir gereği.

Dışarıdakine daha iyiyiz çünkü ondan zarar gördüğümüzde ona zarar veremeyeceğimizi düşünüyoruz, eller iyisi olmakla kendimizi koruyoruz aslında. Ama içimizde biriken öfkeyi tepkiyi isyanı evdekilere boşaltınca evler ağusu (ağu=zehir) oluyoruz. Bu modeli çok uzun yüzyıllardır babanın anneye olan öfke kusma seanslarından öğrendik, bunun üzerinden yürüdü. Kadınlar doldu taştı, evlilik içi tecavüzdür çünkü bu, sadece şiddet değil tecavüzdür.

Beyin plastisite özelliği olan bir varlık. Değişime uyum sağlar, tam da bu sebeple evrim gerçekleşmiştir. İnsan her şeyi zihninde çözer ve başarır. İstersek bu kalıbı rahatlıkla değiştirebiliriz yani. Adım adım bile olsa kaplumbağa yavaşlığında bile olsa değişim mümkündür.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
eşimi umursuyorum çünkü diğerleri figüran.
0
Hallegadola
(24.10.25)
(4)

Aynı site içerisinde krediye uygun olmayan ev nasıl oluyor?

Cesario
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne o
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.

Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.

Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.

Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne olabilir?

Not: kiracılı daire bu arada.
0
Cesario
(24.10.25)
Abi hemen söyleyeyim;
Bizim site eski kooperatif. 5 bina var. Bunlardan 2si ya da üçü imar affinda tapu aldı.
Iki tanesi almadi, saçma geldi onlara.
Şimdi bu üçünden ev alacaklar kredi alabiliyor ama diğer ikisinde alamıyor. Ama hepsi aynı site.

Bir de tabi aynı binada olup kredi olur/olmaz diyenler var. Emlakçı hatası olabilir.
0
logisticsmanager
(24.10.25)
yukarıdaki arkadaşa ek olarak; yönetim planında konut olarak görünmeyen veya ortak alan olan yerleri konuta çevirebiliyorlar. bunlara da doğal olarak kredi çıkmaz.
0
ground
(24.10.25)
Bambaşka bir durum da büyük sitelerde büyükinşaat firmaları 1.500 ev için kredi ile banka ile anlaşıyor. Zaten inşaat sürecinde sadece bir bankanın bir şubesi ile anlaşılıyor genelde.

Bina bitince krediyi erken ödeyenler evlerinin tapusunu alabiliyor. Bazı kişiler evlerin kredisi bitmiş olsa bile bankadan ipotek kaldırma yazısını alamıyordu.

Bunun nedeni de İnşaat firması kendi kredi çekmiş ve kredi için de bu inşaatı ipotek göstermiş.

İstanbul'da böyle evler var biliyorum. Tapu bile devredilmiyor ya da inşaat firmasında devrediliyor gibi saçma durumlar olaibliyor.
0
liberal
(24.10.25)
Bazı ev sahipleri, satışta evi değerinde göstermek istemediği için krediye uygun değil yazıyor. Gelir vergisinden veya tapu harcından kaçmak için öyle yazmış olabilir.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.10.25)
(6)

Eksper Haklı mı? (Konut Hasarı)

eisberg
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi bakıyorum da aslında altındaki harç mı artık her neyse tıraşlanmış/iz yapılmış. Yani sanki onu yapıştırmak için de uğraşmışlar gibi düşündüm. Anlayanlar varsa, siz ne düşünüyorsunuz?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
eisberg
(23.10.25)
fayansçı yapıştırırken sadece duvara yapıştırıcı sürmüş. fayansın arkasına da sürmeliydi. yani tek tarafa değil, her 2 yüzeye de sürülüp birbirine yapıştırılmalıydı.

bence tüm fayansları tek tek kapı çalar gibi tıktıklayın. özellikle duşakabin iç taraflarını. davul gibi ses geliyorsa ofsayt. bir de fayanslara yüzünüzü dayar gibi yapıp tüm duvarı gözden geçirin, şişkinlik veya " V " şeklinde kabarma var mı? o alanlar düşecek, çok dikkatli olmak lazım.
0
MtKrt
(23.10.25)
evet kötü işçilik veya kötü malzeme.

fotodan olabilir duvar düz gibi gelmedi. ya da açıyı tutturamadı usta.

uygulama bu şekilde yapılıyor bu arada. yapıştırıcı sürülüp mala mı ne diyolarsa artık onun diğer tarafı ile çiziyorlar. sonra fayans yapıştırılıyor.

başlığı görünce yer zannettim. duvardakinin çatlaması çok ilginç.

ancak siz nereden bilebilirsiniz ki bu durumu.
0
gurur
(23.10.25)
Kalekim fayansa tam yapışmamış, ısı farkı nedeniyle genleşmeyle kabarmış ve patlamış. Tamamen fayansı döşeyen ustanın hatası.
+1
Mirket
(23.10.25)
ben farklı düşünüyorum. amatör olarak gereksiz yerlerde fayanslarımı ben yapıyorum. hem fayansa hem duvara malzeme sürülmez. yani gerek yok. malzeme kötü olsa fayansı bırakır ve düşer. ama garip şekilde çatlamış. siz mi yaptınız altına bakmak için? eğer öyleyse yukarıdaki cevaplar doğru. ama kendi kendine çatladıysa kötü işçilik demesek de kötü bir yapıştırıcı (kalekim) kullanmaktan kaynaklanıyor.
0
ground
(24.10.25)
benim anlamadığım banyoyu siz sonradan mı yaptırdınız? siz yaptırdıysanız elinizde fatura yoksa anlayacağım. yoksa sigorta neden var ki. bana ne, ben mi uyguladım. sen hasarımı karşılarsın sonra sorumlu kim ise ona rücu edersin. sigortanın olayı bu değil mi zaten.
0
gercekdunya
(24.10.25)
@gercekdunya banyoyu biz sonradan yaptırmadık. bende sizin gibi düşünüp sigortadan medet ummuştum yani dediğiniz gibi her şeye bir uygulama hatası bulabiliriz diye düşündüm ama maalesef düşündüğümüz gibi değilmiş :/
0
🌸eisberg
(24.10.25)
(12)

sokaklara isim yerine numara vermek her şehirde yaygın mı?

messina123
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
+1
messina123
(23.10.25)
Hayır değil.
Mersin'de bu durum benim de dikkatimi çekmişti. Doğuya doğru gittikçe bu durum daha da artıyor diye biliyorum. Bitlis vs
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
var ama isim de çok var. hangisi daha fazla bilemedim yani.
0
jelly bear
(23.10.25)
İstanbul'un bazı yerlerinde de bu olay var, bu sokak 1000. sokaksa bir alttaki sokak 1010.sokak diye geçiyor, belli bir düzene göre gitmiyor. Eskiden problem olabilirdi ama şimdi GPS var, sokak ismi ne olursa olsun çok da problem değil bence.
0
lamborcini
(23.10.25)
benim oturduğum yerde de sokak isimleri böyle ama böyle 5-6 haneli değil 4 haneli bizdeki bence 4ten fazlası akılda zor tutulur gerçekten de.
0
matilda
(23.10.25)
Ankara'da 4 haneli sokaklar var ama 6 haneli neymiş öyle.
0
anatomik
(23.10.25)
Benim en çok yaygın gördügüm bu olayın izmirde daha çok olması belli başlı caddeler isimden oluşuyor fakat geri kalanın çogungu 4 haneli numaradan oluşuyor
0
limonlu eksi
(23.10.25)
İzmir'in belli semtleri hep numaralı sokaklardan oluşuyor. Ama izmirde benim yaşadığım ilçede sokakların isimleri normal kelimelerdi.

Denizli'de iki sene yaşadım, orada da numaralı sokaklar yaygın.
0
nundu
(23.10.25)
istanbul'da da böyle uygulama var ama ilçe bazlı alışkanlık filan herhalde. tabii bunlarda da sözcük bazlı sokak/caddeler de var, sadece numara/sayı yok.

esenyurt, sultangazi, esenler, bağcılar, arnavutköy filan aklıma gelenler.
0
m e b
(23.10.25)
Muğla, benim bulunduğum mahalle tamamen numaralı sokak ama merkezi ve eski mahalleler hep isim, çiçek adı ya da kişi adı filan.
Sanırım birden yerleşime geçip patır patır sokak açılan yerleri numaralamış geçmişler.
0
subcomponent
(23.10.25)
yurtdisinda yaygin olan ulkeler var.
benim nefret ettigim uygulamalardan biri.
0
cooperr
(23.10.25)
görece yeni yerleşim yerlerinde sokaklara numara verilir. bir yaşanmışlık yok, tarihi bir bağ yok. biri çıkıp şuradan isim söyle yazayım demiyor, sıradan numara veriyorlar. sonradan bu numaralı sokaklardan isim verilenleri oluyor.
0
late viper
(24.10.25)
izmirin tarihi sokaklar hariç nerdeyse tamamı numaralı sistem. hatta bazılarında 7854/45 gibi durumlar da var. sistemi zamanında iyi kurmuşlar. sıralı gidiyor ve amerkan sistemi gibi kendi içinde bir düzeni var.
-skati ! 17. caddeye gidiyoruz. yeni bir ceset bulunmuş:)))
0
ground
(24.10.25)
(2)

uluslarası nakliyat vekaletname sorunsalı?

kornisch
yakın zamanda yurtdışına ev eşyası taşıma için bir firmayla anlaştık. noterde vekalet vermeden önce gönderdikleri vekaletnameyi incelediğimde iki nokta dikkatimi çekti süresiz olması ve benden habersiz başkalarına da vekalet verebilme (tevkil) yetkisi. bu sektörde normal ve standart bir prosedür mü
yakın zamanda yurtdışına ev eşyası taşıma için bir firmayla anlaştık. noterde vekalet vermeden önce gönderdikleri vekaletnameyi incelediğimde iki nokta dikkatimi çekti süresiz olması ve benden habersiz başkalarına da vekalet verebilme (tevkil) yetkisi. bu sektörde normal ve standart bir prosedür mü yoksa kapsamını süresini kendime göre daraltmam gerekir mi? benzer tecrübesi olan veya bilgisi bulunan arkadaşlar bilgilerini paylaşabilirse mutlu olurum. şimdiden teşekkürler.
0
kornisch
(23.10.25)
Bizim gonderdigimiz vekalet orneklerinde de sure sinirlamasi yok uzerinde dusundugumuz bir detay degil .ama baskasina sizden habersiz vekalet verme yetkisi diye bir seyi ilk sefer duyuyorum.bence gereksiz olmus.

Google a naklihane vekalet ornegi yazin cesitli firmalarin orneklerine ulasirsiniz.onlarla bir karsilastirin ama yillarin zati esyacisiyim hic boyle bir yetki duymadim.
0
duptıs
(23.10.25)
vekaletler genel olarak süresizdir. süreli olmasını istiyorsanız özellikle belirtmeniz gerekir. tevkil, yani başkalarını da vekil etme yetkisidir. ama ilk vekalet verilen firma/şajhsın yetkileriini ve sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. bu tip yetkiler çok lazım olmasa da ivedi bir durumda işinize de yarayabilir.
0
ground
(23.10.25)
(1)

bu araba ne?

exlibris
https://x.com/cattingwoman/status/1981010625200595323
0
exlibris
(23.10.25)
micra sanki
+2
ground
(23.10.25)
(3)

Gravür nedir?

darkwizard
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
0
darkwizard
(21.10.25)
Bakır plakayı metal kalemle kazıyıp üzerine resim çiziyorsun. Sonra o plakayı komple boyayıp patates baskısı gibi kağıda basıyorsun. Çizdiğin resim de çiziklern derinliğine içindeki kenarındaki boya miktarına göre kağıda geçiyor. Teknnik olarak binlerce baskı üretebilirsin o plakadan.
+1
synesthesia
(21.10.25)
bazı gravürler ender bulunuyor. sebebi de ana kalıpta değişiklik yapılması. yeni bir plaka yapmaktansa aynı gravürü düzeltip veya değiştirip baskı yapılabildiği için orjinal gravürler çok az olabiliyormuş. bu bilgiyi eski istanbul depremlerinin nerelere hasar verdiğini ve yıkılan binaların mimarisi de bilindiği için depremin şiddetini tahmin ettkleri bir yöntemi anlatan videoda görmüştüm. orada aynı yeri depremden önce ve sonra gösteren ama aynı plakadan üretilmiş gravürler üzerinden anlatıyorlardı.
+1
ground
(21.10.25)
Gravürün değerini belirleyen birden fazla durum var. İşçiliği, basımı, kopyası bunlardan bazıları. Ek olarak her sanat ürününde olduğu gibi sanatçının değeri ve ona yüklenen anlam da etkili.

Yukarda bahsedilmiş, gravür plakaları basıla basıla eziliyor ve çizgiler netliğini kaybediyor. Baskı sayısı da bir "seri üretim" gibi çok aşırı fazla değil. Zaten dolaşım payları da düşük. Örneğin o satıştaki gravürün kaç kopyası günümüze ulaştı? Kimlerde var ne nasıl muamele görüyorlar?

Genel anlamda bir gravürün ilk baskıları en değerli olanları. Gravür sağlam kaldıkça yeni baskılar alınabilir. Gravür eskiyince tadilattan geçiyor veya kopyalanıyor bunlar artık farklı basım değil, farklı state içinde değerlendiriliyor, yeni seri sayılıyor ve değeri daha da düşüyor.

Bu açıdan neden 5.000, 10.000 anlamak için ünlü bir sanatçı mı, bu sanatçının ilk baskıları mı, işçiliği nasıl, neyi resmediyor, kompozisyonda entelektüel açıdan değerli farklı datalar var mı? Örneğin birçok gravür şehirlerin tarihi planını anlamak açısından da önem arz ediyor. Ya da örneğin sanat tarihi içinde konumu ne? Niş bir akımın ürünü mü, nedir? Bunlar hep ekstra değer.
+1
akhenaten
(21.10.25)
(4)

Hukuk: agir ceza surec ve yatar hesaplama

camussar
Merhaba,Dava1) savci mutaalayi Ocak'ta aciklayacak. Hakim karari ayni durusmada aciklar mi? Yahut sonraki durusmaya mi birakir? Yahut bir kac durusma daha surebilir mi? 5-6 tane sanik var2) ceza aciklandiktan sonra, ayri ayri istinaf ve yargitay mi var? Tutuksuz yargilanan kisi, tutuksuz devam eder
Merhaba,

Dava
1) savci mutaalayi Ocak'ta aciklayacak. Hakim karari ayni durusmada aciklar mi? Yahut sonraki durusmaya mi birakir? Yahut bir kac durusma daha surebilir mi? 5-6 tane sanik var

2) ceza aciklandiktan sonra, ayri ayri istinaf ve yargitay mi var? Tutuksuz yargilanan kisi, tutuksuz devam eder mi bu surecte?

Infaz ve yatar hesaplama
1) yas 77, istinaf ve yargitay sonrasi 80e varabilir. Cezaevine girmeme, evde ya da adli kontrol sartlari neler? Taksirle olume sebep olma
2) misal 5 yil ceza alinirsa, yatari nedir? Eskiden yatar hesaplama siteleri vardi...

3) iki dava var, birinden 3 yil, birinden 5 yil ceza alsa. 8 yil degil mi.

Tesekkurler
+1
camussar
(20.10.25)
Sabah detaylı cevap verebilirim.
+1
ground
(20.10.25)
Cok tesekkurler
0
🌸camussar
(20.10.25)
1) Mütalaa savcının görüşüdür bir nevi. çok önemi yok. savcılık mütalaasından sonra genelde süre istenir. mütalaya karşı cevap ve savunma için. hakim bu süreyi vermek zorundadır. genelde bir sonraki duruşmaya kadar süre verilir. süre istemezseniz savunmada yaparsanız karara çıkar.
2) hem istinaf hem yargıtay hakkı varsa bunlar sıra ile olur. önce istinaf sonra yargıyat. sizin dosyanızda sadece istinaf olur diye düşünüyorum. tutukluluk durumu çok afaki bir durum gelişmedikçe aynen devam eder. yani karar istinafta kesinleşene kadar tutuksuz kalır kişi.
infaz:
muhtemelen trafik kazası sizinki ve birden fazla yaralı veya birden fazla ölüm yok anladığım kadarı ile. kırmızı ışıkta geçme, alkollü araç kullanma ehliyetsizlik gibi durumlar yoksa alt hadden ceza verilir, diğer durumlarda ağırlaştırılır. tek suç için 2 ceza olmaması lazım neden 2 ayrı dava var? biri tazminat diğeri de ceza olmasın?
70 yaş ve üzeri ile 80 yaş ve üzerine yeni bir düzenleme geldi. ev hapsi olarak çevrilebiliyor. ayrıca kronik hastalık da varsa ayrı düzenleme var. ancak bu düzenleme terörsüz türkiye kapsamında çıkarıldığı için nedense terörden uzun süre yatanlar faydalandı. biz 2 kez başvurduk şartları da olduğu halde reddedildi.
yatar hesaplama;yani infaz düzenlemesi ile yatar süreleri uzatıldı. bunun için suçun tarihi ve her 2 dosyanın hangi maddeden açıldığı önemli. iki ceza toplanıp infaz verilmez ayrı ayrı infazları yapılır.
+1
ground
(21.10.25)
trafik degil hayir, mesaj attim. tesekkurler
0
🌸camussar
(22.10.25)
(18)

Çamaşır Kurutma Makinesi Kullananlara Bir Sorum Var

elektr10
Evde astığım çamaşırlar sonbahar/kış aylarında hiç kurumuyor, kurusa da inanılmaz kötü kokuyor ve artık bir tane çamaşır kurutma makinesi almak niyetindeyim. Aslında önyargım da var bu aletlere sanki kıyafetlerimi küçücük ve buruşuk yapacakmış gibi geliyor ama teknoloji de gelişti artık.Sizin kullan
Evde astığım çamaşırlar sonbahar/kış aylarında hiç kurumuyor, kurusa da inanılmaz kötü kokuyor ve artık bir tane çamaşır kurutma makinesi almak niyetindeyim. Aslında önyargım da var bu aletlere sanki kıyafetlerimi küçücük ve buruşuk yapacakmış gibi geliyor ama teknoloji de gelişti artık.

Sizin kullandığınız ve memnun kaldığınız bir marka ve model var mı?
Bütçe olarak 30 - 45 bin arası diyelim.
0
elektr10
(17.10.25)
Bosch veya arçelik

Evet küçükmeler var sonuçta sıcak ama gayet yeterli
+2
baldan kaymak
(17.10.25)
arçelik kullanıyorum 7-8 yıldır. hiç küçülme yapmadı.
+1
inheritance
(17.10.25)
bosch bundan aldım 3 saatlık programda kurutunca küçültümüyor, 1.50 saatlik program hızlı kurutma yaptığından aşırı ısı verp küçülttüğü oluyor. küçültmesi bence kişinin kullandığı program kaynaklı. kendi kendini temizleyen model aldım çok uğraşmıyorum

www.bosch-home.com.tr
+1
eja
(17.10.25)
grundig marka kullanıyorum 5 yıldır. çok memnunum.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(17.10.25)
10 kusur yildir bosch kullaniyorum.
atmadiklarim
- kotlar: artik cok elastikler ve bu nedenle naylon icerdiklerinden herhalde, bir sure sonra boyle sunmus lastik goruntusu veriyor. kotlari utu kurulugunda kurutup, asarak bitiriyorum
- yunluler. yunlu programi da dahil atmiyorum.
- narinler
- pamuk olmayan ic camasirlari

bunlarin disinda tum tisortleri, carsaflari, yorgani, battaniye falan her seyi atiyorum. mikro kuculmeler oluyor ama dert edilecek kadar degil.
kurutma candir.
+2
65 derece
(17.10.25)
Arceligin 2 senelik ortalama bir modeli var.
Dusuk isida calistiriyorum, 4 kuruluk seviyesi var 2.de calistiriyorum. Genel olarak sikinti cikarmadi.

Cok cok hassas kiyafetleri atmiyorum tabii, ama kazaktir spor kiyafetidir falan onlari atiyorum rahatca.
+2
aguen
(17.10.25)
beyaz eşya servisi olan arkadaşımın tavsiyesi ile aldım. arçelikten kesinlikle şaşma diyor. almadan önce lüx gereksiz bir şey zannediyordum alınca değerini anladım. mikrodalga ile de çok dalgaa geçmiştim zamanında şimdi 3 tane var. kurutmanını bakımlarını çok düzenli yapmalısınız.
+1
ground
(17.10.25)
arçelik var küçülme yapıyor. arçelik önermem.
+1
mikahakkinen
(17.10.25)
marka veren insanlar model de verse harika olur, ben de bir çok markayı modeli araştırıyorum alma arefesindeyim. benim şu ana kadar elimde tuttuğum modeller;

Profilo KM961RCTR
Arçelik 1001 kmx
Grundig GPDH 9854

bu modeller 25k'ya kadar olanlar.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(17.10.25)
Grundig + 1
ben de 5-6 senedir kullanıyorum, gayet güzel.
+1
mustafakesekci
(17.10.25)
ay ben altus aldım altus al 93 yb modelini.
o kadar güzel ki hayatımdaki eksiklik buymuş resmen.
bi sürü şey yıkadım, kuruttum hiçbir şey çekmedi, küçülmedi.
çok şüphede kalırsam sentetik modunda dolap kuruluğunda kurutuyorum.
sentetik modu 55 dk, pamuklu modu 2.30 saat mi 2.55mi öyle bir şey.
sentetikte bazen kurumayan birkaç parça kıyafet oluyor onları da 14 dkya atıyorum.
ne kırışma ne bir şey. azcık kassa eşim gömlekleri ütüsüz bile giyebilir.
bi de tozunu falan da topluyor kıyafetlerin. harika bir şey.
ben dediğim makinadan çok memnunum. temizlik yaptıktan sonra kullandığım bezleri de atıyorum 14 dk kuruyorlar. çok seviyorum bu işlevini.

yalnız makine üstüne kuracaksanız makinenizin derinliği ile çamaşır kurutma makinesinin derinliği arasında 10 cmden fazla fark olmamalı. benim 12 cmdi üstüne bi aparat aldım 1000 küsür tlye. hiçbir sorun çıkmadı.
+2
matilda
(17.10.25)
annem için bir sene önce siemens marka kurutma makinası almıştım.
annemden şu ana dek olumsuz hiçbir dönüş almadım. kıyafetlerim(iz)de de hiçbir küçülme, yıpranma, kırışıklık vs vs görmedim.

yorumlara istinaden, bütçem de kısıtlı diye birkaç hafta önce de teyzeme altus marka kurutma makinesi aldım, kurutma sesi biraz fazla gibi ama ondan da ciddi bir şikayet duymadım.

bu arada bu iki markanın da fiyatı sizin bütçenizin yarısı kadar bile değil. bu yüzden model söylemiyorum.
+1
m e b
(17.10.25)
bosch marka aldım yıkamada bosch marka idi üzerine monte ettiler. kullanımı kolay ve pratik
+2
( . )( . )
(17.10.25)
bosch'un kurutmalı çamaşır makinesini kullanıyorum 7-8 yıldır. kirli veriyorsun, temiz ve kuru çıkıyor. süperkısa programı var, 1 kilo çamaşırı 1 saatte yıkayıp kurutup veriyor.

dikkatli kullanıldığı sürece küçülme sorunu olmuyor.
+1
co2s2
(17.10.25)
hoover marka kullanıyorduk balkonlu eve çıkınca sattık ve gayet memnunduk. çok bilinmez ama kaliteli bir markadır. tam fiyat performans ürünü bana göre
+1
mermaidd
(17.10.25)
kesinlikle yasam kalitesini arttiran bir urun. ozellikle evdeki toz miktari inanilmaz azaldi, tozun cogu camasirlardan kaynakliymis onu farkettim. f/p yorumlari iyi bir urunu alin gecin, ben bosch aldim gayet memnunum.
+1
tahtakafa
(17.10.25)
aa tahtakafa'nın yazdığını görünce ben de fark ettim. bizim evde de toz kalmadı gibi bir şey. üstelik kedimiz olduğu halde.
0
matilda
(17.10.25)
@tahtakafa @matilda toz olmaması mükemmelmiş. çünkü alerjik astımım da var benim çok iyi olur.

teşekkürler herkese. hepsini inceleyeceğim.
0
🌸elektr10
(17.10.25)
(4)

Özel sektörde ofiste çalışan sendikalı olabiliyormu?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
6-7 kişilik bi ofiste maaşlı çalışıyorum. SGK, yol, yemek, izin, maaş, prim, mesai vs. tüm haklarımız sıkıntısız veriliyor. Ben sendikaya üye olabiliyor muyum? Diyelim türk-iş veya disk bünyesinde bi sendikaya katıldım, bana ne faydası olur? Sektör: Lojistik.
6-7 kişilik bi ofiste maaşlı çalışıyorum. SGK, yol, yemek, izin, maaş, prim, mesai vs. tüm haklarımız sıkıntısız veriliyor. Ben sendikaya üye olabiliyor muyum? Diyelim türk-iş veya disk bünyesinde bi sendikaya katıldım, bana ne faydası olur? Sektör: Lojistik.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(16.10.25)
sendikalı olmak için tek şart işveren değil çalışan olmak. ama sektörünüzle ilgili bir sendika varsa daha iyi olur.
0
ground
(16.10.25)
durduk yere sendika aidatı verirsin.
0
bobinhoo
(16.10.25)
İş yerinde bir sendika örgütlenmesi yoksa bir işe yaramaz.
0
denizgonen
(16.10.25)
6-7 kişilik yerde ne işe yarar, bilemedim.
0
co2s2
(16.10.25)
(4)

İş kazası davası

hunharca ben
Bir yakınım 63yaşında ve gece vardiyasında yaptığı işe bağlı (muhtemelen) dikkatsizlik, işaret baş parmağı en uç boğumu tırnak kökünden koptu (dikilemedi).Böyle durumda tazmin davası açma tavsiyesinde bulundum.Avukatla mı bireysel mi ilerlemeli kader mi demeliyiz?
Bir yakınım 63yaşında ve gece vardiyasında yaptığı işe bağlı (muhtemelen) dikkatsizlik, işaret baş parmağı en uç boğumu tırnak kökünden koptu (dikilemedi).

Böyle durumda tazmin davası açma tavsiyesinde bulundum.

Avukatla mı bireysel mi ilerlemeli kader mi demeliyiz?
0
hunharca ben
(15.10.25)
tabii ki avukatla ilerlemelisiniz.
+1
ground
(15.10.25)
iş kazasından doğan tazminat davası açabilir, mahkeme şu anda muhtemel yaşam süresini 75 yıl, çalışma süresini de 60 yaş olarak kabul ediyor. asgari ücret üzerinden hesaplanacak olan pasif devre maddi zararı hesaplanacak sizin bahsettiğiniz kişi için.

ama çok yüksek bir tazminat alabileceğini sanmam çünkü parmağın ucunun kopması halinde maluliyet %5 falan çıkacaktır. maluliyet düşük çıkınca, alınabilecek tazminat da düşük çıkıyor. kabaca 150-200 bin tl falan alacağını öngörüyorum. ama tabi ki dava da kısa sürmez en az 3 yıl falan sürer.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
geçmiş olsun.

işverenin iyi niyetinden şüphe etmeseniz bile, işçinin haklarını en yüksek seviyede korumak için bir avukatla ilerlemenizde fayda var. bizim atlayabileceğimiz bir dolu minik ayrıntı, hak kaybına sebep olabiliyor. yıllarca işveren olarak bu tarz iş kazaları ile ilgilendim. (ölüm dahil) karşımdaki işçiye doğrudan "bir avukatla konuş, aklında bir şey kalmasın" dedim.
+3
co2s2
(15.10.25)
işaret baş parmağı ucu da olsa önemli bir kayıp söz konusu, icabında pantolon fermuarını çekemiyorsunuz. baş parmağın, tarif ettiğiniz şekilde ilk boğuma yakın yerinden %21 maluliyet oranı tespit edilmişti. iş kazası davalarına bakan/bakmış avukatlarla ilerlerse doğru olur.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(15.10.25)
(10)

İstanbul'da egeli olmaması

metal69
manisa, aydın, kütahya, uşak, denizli, afyon. İstanbul'da yok gibiler, tam sebebi nedir, istanbul yerine İzmir'e mi gidiyorlar?
manisa, aydın, kütahya, uşak, denizli, afyon.

İstanbul'da yok gibiler, tam sebebi nedir, istanbul yerine İzmir'e mi gidiyorlar?
0
metal69
(15.10.25)
sana denk gelmemiş
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
Varız kank. Ama çok azız. Bizim yöre insanı genelde İzmir'de. Egeli birini görünce çok iyi hissediyorum ben de.
0
jackyr
(15.10.25)
akdenizli de yok
0
messina123
(15.10.25)
evet anadoludan aldığı kadar göç almadı istanbul ege'den. ege göçünü genellikle izmire verdi.
benim gördüğüm istanbul ankara gibi yerlerdeki egeliler çok daha eskiden en az 50-60 yıl önce göç edip oranın yerlilerine dönmüşler.
0
denizgonen
(15.10.25)
variz ama cok sınırlı. izmire ve ydisi goc vermisiz
0
ala09
(15.10.25)
hataylı mensinli maraşlı da pek olmaz. onlar daha çok adanaya gelirler. çorum çankırı kırşehirli de olmaz onlar da ankaraya giderler. çok yakın bir metropol varsa orası konfor alanı hesabı daha mantıklıdır. karadenizliler ise yakınlarda büyük bir kent olmadığı için istanbula koşarlar.
0
ground
(15.10.25)
doğru. çünkü Ege ve akdeniz ve hatta batı iç Anadolu'da topraklar verimli, iklim ılıman. buralarda insanlar yaşarken zorlanmıyor. neden istanbul'a göç etsinler?
0
co2s2
(15.10.25)
manisa aydın toprakları çok verimli. arazi de değerli. denizli sanayisi çok ilerde anadolu kaplanlarının ilk 3ündedir. afyonlular genelde memur ve kolluk kuvvetinde fazladırlar. uşak içinde tarım geçerli bir sebeptir. kütahyalılar için bir şey diyemiyorum egenin değil türkiyenin en yobaz illerindendir. izmirde zaten her şey var. ege de iç göç genelde afyondan denizli ve izmire doğrudur. manisaya göç doğudan olmuştur. genelde göç vermek yerine göç alırlar.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
var ama sayıları karadenizliler ve kürtler kadar değil. bir de barzo olmadıkları için dikkat çekmiyorlar. silah falan taşımıyorlar
+1
runaway
(15.10.25)
aydınlıyım 15 yıldır istanbuldayım. bugün imkan oluşsa 5 dk durmam istanbulda dönerim izmir’e aydın’a
+2
a darkness coming
(15.10.25)
(2)

Sahne hangi filmden?

yadigar
https://youtube.com/shorts/U0cwWqzAOk0?si=hiM9aNj0T7qZQwToGenç çocuğun tipinden yola çıkarak bir de niro filmi olduğunu tahmin ediyorum.
youtube.com
Genç çocuğun tipinden yola çıkarak bir de niro filmi olduğunu tahmin ediyorum.
0
yadigar
(15.10.25)
a bronx tale
0
nothing in my way
(15.10.25)
de niro var ama gayet esnaf baba rolünde.
0
ground
(15.10.25)
(5)

Uzlaştırma dosyasında uzlaşıp uzlaşmamak?

mikahakkinen
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kas
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.
adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kasko-sigortama masrafı ödeteyim diyor. ancak karşı taraf motoru sattığını söylüyor ve herhangi bir fatura göstermiyor. ayrıca takım elbisesiyle düştüğü için onun parasını da istiyor.

biz uzlaşmaktan yana değiliz. uzlaştırmacı karşı taraf kaskosudan karşılamak istiyor deyince 10 bin tlye razı oluyor. ancak babam bu süreçten dolayı vazgeçiyor.

vazgeçmek mi? parayı vermek mi mantıklı?
0
mikahakkinen
(14.10.25)
verin kurtulun. 10 bin nedir ki?
+1
gurur
(14.10.25)
yani olayı tam anlayamadım ondan yazmadım. babam ben döndüm diyor, uzlaştırmacı kadın görüntüleri izlemeden yorum yapıyor eşim izledi diyor. yani olayın netliğini bilmediğim için yazmadım. önce babanız sağa ani dönüş yaptı dediler şimdi ara sokaktan çıktı diyorlar. babam ben sağa döndüm arkadan gelenin farkında değilim dedi. babam bence hatalı onu zaten kabul ettim.
0
🌸mikahakkinen
(15.10.25)
aynı soruyu daha önce de sordunuz. düşündüğünüz her gün kenara 500 tl atsaydınız parası çoktan çıkmıştı. verin kurtulun. dava açsa daha mı iyi?
-1
elorelia
(15.10.25)
10 bin tl verince kesin kurtulabilecek misiniz. tekrar bişeyleri bahane edip para isteyemez mi?

10 bin tl vermediğiniz zaman ne olacak?
0
duyuruuser
(15.10.25)
şikateçi olmuşsa ortada bir yaralanma vardır. ve ceza davası açılacaktır. uzlaştırmacı da bu yüzden dahil oluyor. ama bence siz arabulucu demek istiyorsunuz. trafik sigortası da davaya dahil olacağı için arabuluculuk aşaması var. hasar takip firmaları yakında karşı tarafla iritbata geçerler ve vekaletini alıp davayı açarlar. bir de avukatlık ücreti ödersiniz. ödeyin kurtulun derim konunun uzmanı olarak.
0
ground
(15.10.25)
(10)

kira sözleşmesi devredilir mi - nasıl olur

biseysorcaktim
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk. kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili. 5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım k
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk.
kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili.

5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım kirayı. adamın malına çökmedik, değerini verdik yani. şuan piyasanın altında belki, yılbaşı zammı ile yine normale ulaşacak.

ben evde kalmaya devam etsem yine makul ve piyasa ölçüsünde kira verirdik ama orayla bağımı koparmak istiyorum, ev sahibi bunu fırsat bilip diğer kişiden çok kira istemesin, sözleşmeyi haklarıyla devretmek istiyorum.

bu mümkün mü, pratikte nasıl işliyor süreç?
evsahibi seneden seneye kira zamanı konuşuruz sadece, başka hiç muhabbetimiz olmaz. her seferinde de fakiriz her şey pahalandı muhabbeti yapar. başka şehirde, hiç yüz-göz olmak da istemiyorum kendisi ile.
0
biseysorcaktim
(13.10.25)
Sözleşme yeni kişi adına baştan düzenleniyor aksi halde evde sevgiliniz oturduğu için ev sahibi hukuksal bi açıklık bulup başını ağrıtabilir. Ev sahibi ile isterseniz konuşabilirsiniz. Aynı koşullara sahip kalan arkadaşım adına yeni bir sözleşme yapabilir miyiz diye
0
mermaidd
(13.10.25)
eski sevgilimle aramda problemli bir durum yok. kimse kimseye kötülük yapacak değil ama artık ilişkimiz bittiği için bu tarz şeyleri de ayırmak istiyorum. bir kaç ay sonra kontrat yenilecek.

ev sahibi biraz paragöz bir insan, evde zaten yaşayan biri var, taşınmak istemiyoruz, kontrat yeniden yapılacağı için fahiş bir şey istemesinden endişe ediyorum. her şey kurala uygun olsun, sonra kimsenin başı yanmasın. o yüzden evsahibini de durumdan haberdar edeceğiz ama fırsatını bulup da kimse kimseyi kazıklamasın istiyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(13.10.25)
@biseysorcaktim ben orada başını ağrıtabilir derken ev sahibiniz eski sevgilinizin başını ağrıtabilir demek istemiştim. cümlemde bi anlatım bozukluğu olmuş kusura bakmayın. kaldı ki kira en fazla o ay olan tüfeye göre zamlanıyor fazlasını asla talep edemez. dolayısıyla fahiş bir fiyat da talep edemez üstelik sözleşme yenileneceği için otomatikman 5 sene daha (kira artış oranı sözleşmede belirlenmişse) ev sahibinin kira tespit davası açma hakkı da yok. haliyle çok bi zam olacağını zannetmiyorum. sözleşmedeki maddelere dikkat etmek gerek
0
mermaidd
(13.10.25)
Standart sözleşmelerde kontratın devredilemeyeceği maddesi oluyor. Benimkinde var. Bir kontrol edin kontratı. Böyle ise devir söz konusu olmuyor yeni sözleşme yapmak kalıyor tek seçenek. Onda da evet teknik olarak yeni kiracı oluyor eski sevgiliniz.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(13.10.25)
5. yıl doldugunda zaten rayiç tutara geliyor, ev sahibi yeni tutara ikna olmazsa kira tespit davası açılıyor.

10 sene de neredeyse ev sahibi kiracıyı çıkaramadıgı için en güzeli ev sahibi ile konuşup eski sevgilinin adına kira kontratosunu yapmak, burda tek handikap ev sahibi sen kefil ol diyebilir.
+2
liberal
(13.10.25)
Ev sahibinin bilgisi ve onayı olmadan sözleşmeyi ve dolayısıyla sözleşmeden doğan haklarını başkasına devredemiyorsun. Yani bu işin kanuna uygun tek yolu ev sahibiyle görüşüp onun sözleşmenin devamıyla ilgili onayını almak. Ancak ev sahibi "Hayır yeni sözleşme olsun" diyebilir ve hakkıdır.

Tabii ev sahibi tarafından bakacak olursak yeni bir 10 yıllık sözleşme yapmış olacak. Haliyle kiracı çıkmak istemediği sürece ev sahibinin kanuni gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği en erken tarih 5 yıldan 10 yıla çıkmış olacak. Bu anlamda ev sahibi "yok devam edelim ama kira da şu olsun" da diyebilir. Çünkü zaten @liberal'in de söylediği gibi kira tespit davası hakkı doğmuş ev sahibi için.
+1
himmet dayi
(13.10.25)
Kira sozlesmesi devredilemez. O kirtasiyeden alinan en basit sozlesmede dahi devredilemedigi yazar.
0
isminivermekistemeyensuser
(13.10.25)
Kira hukukuna göre alt kiracılık hakkı verilmemişse bunu asla yapamazsınız. Diğer kişi işgalci durumuna düşer ve çıkartılır. Genelde matbu bir kira sözleşmesine imza atmışsınızdır orada da alt kiracılık hakkı yoktur. Siz çıkarsanız sözleşme tamamen sona erer. Ama şunu kullanabilirsiniz ev sahipleri için beş yıl kirasını Ödemiş birisi yerine ne olduğu belirsiz yeni bir kişiyi tercih etmezler. Buradan girin sıfırdan yeni bir sözleşme yapın.
0
ground
(13.10.25)
mümkün değil.

kira sözleşmesinde sadece size kiralandığı yazar.
0
gurur
(13.10.25)
bunu en güzel ev sahibi ile konuşarak çözebilirsiniz. kira sözleşmeleri devredilemez. ancak şunu yapabilirsiniz "bir normalde bu evde iki kişi kalıyorduk en başından beri, beraber ödüyorduk, çeşitli sebeplerden dolayı ben çıkıyorum, diğer arkadaş devam edecek, bir problem olmaması adına sözleşmeyi onun üzerine geçirelim" gibi bir şey söyleseniz , ev sahibi yapabilir gibi gibi düşünüyorum.
0
co2s2
(14.10.25)
(4)

trafik kazası sonrası tazminat hk

aligunal
Bir yakınım trafik kazası geçirdi 1 yıl kadar önce. Kazada yaya olarak %75 kusurlu olduğu belirlendi. Kaza sonrası %15 engel raporu aldı. Kaza işlerini kovalayan bir hukuk bürosuyla anlaşmış. Bu hukuk bürosu sigorta şirketinin 100bin tl ödeyerek anlaşmak istediğini söylemiş.Bu rakam normal midir?
Bir yakınım trafik kazası geçirdi 1 yıl kadar önce. Kazada yaya olarak %75 kusurlu olduğu belirlendi. Kaza sonrası %15 engel raporu aldı. Kaza işlerini kovalayan bir hukuk bürosuyla anlaşmış. Bu hukuk bürosu sigorta şirketinin 100bin tl ödeyerek anlaşmak istediğini söylemiş
.
Bu rakam normal midir?
Sonuçlanmış dava için kusur oranı itirazı yapılıp tekrar değerlendirme istenebilir mi?
0
aligunal
(13.10.25)
Sonuçlanmış bir dava için yeni bir dava açamazsınız. Kesin hüküm engeli vardır. Ama anlattığınız net değil sanki kaza raporunda bu küsür belirlenmiş gibi anladım ben. Eğer öyleyse dava ile küsur oranında değiştirebilirsiniz. Verilen 100.000 TL kişinin işi yaşı gibi bazı durumlara göre değişir. %75 kusurlu olan bir yerde bu rakam düşünülebilir. Ama hasar takip firmaları bu işlerin akbabasıdır. Leş kargasıdır. Bir avukata danışın onlar sıcak parayı severler uzun vadede daha çok kazanma ihtimaliniz olabilir
0
ground
(13.10.25)
davanın sonuçlanmasından kastınız nedir? istinaf ya da temyize gittiniz mi? dava ne aşamada?

100bin lira = sigorta şirket diyor ki size "bu davadan bir şey çıkarmanız zor ama şimdi sizinle de uğraşmak istemiyorum, alın şu 100bin lirayı uzayın."
0
co2s2
(13.10.25)
muhtemelen avukat bürosunda çalışan arkadaş hesaplamıştır, karşı taraftan 150-200 +dava masraflarını alırız demiş sizin yakınınıza da 100bin tl verelim imza atın diyecekler.
yeni avukatların hasar talebi olmayan insanlardan maddi hasarlı ve yaralamalı kazalar sonrasında sigorta şirketleri ve kazaya karışan karşı tarafları yasal hak adı altında soymaya kalkma teşebbüsünden başka bir şey değil.
0
erty_ksk
(13.10.25)
Merhabalar

Kusur oranlari direkt olarak yazmıyor ama asıl kusur yakınıma verilmiş. İlk polis raporunda tüm suç yakinimdaydi. Avukatlari yüzde 75 yüzde 25 oldu mahkemeden sonra demiş.

2 ay kadar önce ceza davası sonuçlanmış herhangi bir itiraz yapılmamış.

Kafamı kurcalayan şey şu 3 arac genişliğinde trafik ışığı ve yaya geçidi olmayan bir mahalle yolunda, yokuş yukarı birine çarpmanın suçu nasıl büyük oranda yayada olabilir. Çok net olmasa da bir video kaydı var yaya yola aniden çıkmıyor aracın görüşü açık.

Yakınıma hukuk bürosu hazırladığı bir evragi imzalatmaya çalışıyor , 100bini alacağım başka talebim olmayacak gibisinden. Sadece doktora harcanan tedavi ücreti bu rakamın üzerinde giden sağlıktan kalıcı sakatlıktan bahsetmiyorum bile.
0
🌸aligunal
(14.10.25)
(3)

Sari sac boyatma sorunu

kaputt
Selamlar, duyurunun sari sac tecrübeli kadinlarinin yorum ve yardimlarina ihtiyacim var. Bu haftsonu gaza geldim ve yillar sonra röfle yaptirmaya karar verdim. Sacim acik kumraldi ve asagida istedigim fotolari ekliyorum. Acik kumral saca sari röfle istedim. Komple sari cikmak istedigim icin ön ve al
Selamlar, duyurunun sari sac tecrübeli kadinlarinin yorum ve yardimlarina ihtiyacim var. Bu haftsonu gaza geldim ve yillar sonra röfle yaptirmaya karar verdim. Sacim acik kumraldi ve asagida istedigim fotolari ekliyorum. Acik kumral saca sari röfle istedim. Komple sari cikmak istedigim icin ön ve altlarda yogunlasan ombre olabilir dedim.
istedigim 1
istedigim 2

Sonuc olarak, 4 saat ve bir ton para sonucunda süreyya hanim‘in muhtesem degisimi olarak ciktim. Hala o kdr saskinim ki, bu sekilde kabul ettigim icin kendime kiziyorum. Cünkü olan su:
yapilan

Sacima yapilan komple oreal de cabasi. Sen tüm saci döndür beyaza ve geri ayni renge boya. Bu fotodaki sac benim sacimin biraz acik tonu ama ne sari ne röfle yok gördügünüz gibi. Sacima bosuna 3 saat kimyasal uygulandi ve degismedim. Dipler boyanmadi zaten oradan görebilirsiniz, sacimin rengi ayni. Kendimi gerizekali gibi hissediyorum. Ya annem ve esim fark etmedi o kadar yani.
Islem sonunda sordum buna röfle olmaz mi diye ama bu sefer de bir daha orealle acmak gerekecek cok zarar görür dediler :(

Ben ne yapayim, bir daha gidip yani en azindan az az önlere altlara yapin diyeyim mi, yoksa üst üste kafam yanar mi?
Yoksa birkac ay ya da ne kadar bekleyip gideyim? Yoksa böyle birakip vazmigeceyim?

Yani o kdr heyecanlandim sari olucam diye cok hayalkirikligi oldu, ve parasi eforu zarari bana kaldi :(
Bir de bu sac kusacak rengi belli, kendileri de mor sampuan önerdi. Simdi bir de haftada bir onu yapmam gerekecek ki o da kimyasal :(
0
kaputt
(13.10.25)
açıcı uygulanan yere tekrar açıcı uygulamak riskli olabilir. istedikleriniz daha sarı, sizin o kadar sarı olmamış evet ama boyadan önceki saçınızı bilmediğimiz için net konuşmak zor. ben olsam saçımın toparlanmasını beklerdim.
0
elorelia
(13.10.25)
"Maksimum 3 hafta boyunca bekleyin,zaten zeminde oreyal ile açma işlemi olduğu için saç yıkandıkça sarı tonlarına gelecektir.Mor şampuan kullanmanıza gerek yok şu an için,normal şampuan kullanın bence.3 hafta sonunda dip boya ihtiyacınız olacaktır,boya için gittiğinizde saçın sağlığı yerinde ise önlere düşük volüm olmak kaydı ile(kontrollü bir şekilde) birkaç paket atılırsa emin olun istediğiniz saçlara kavuşursunuz."

boya konusunda epey iyi bir kuaför arkadaşıma attım sorunuzu, bu şekilde cevap verdi.
+1
ground
(13.10.25)
Cok tesekkür ederim ugrasmissiniz. Ana fikir aslinda dip boyaya gitmemekti. Ondan ombre istiyordum.
Ama dediginiz gibi su durumda biraz akmasini bekleyip uzatip duruma göre bir daha gitmek mantikli gibi..
0
🌸kaputt
(13.10.25)
(2)

İhbar Süresinden anlayan var mı?

bobinhoo
Kamu kurumunda belirli süreli sözlemeli işçi (genelde 1 yıllık sözleşmeler halinde) statüsünde çalışan biri için nasıl olur? İnternette çalışma süresine göre ihbar süreleri yazıyor, 3 yıl üzeri çalışan için 8 hafta olarak geçiyor.Ama aklımda şöyle bir bilgi kaldı, daha önce istifa eden arkadaşlardan
Kamu kurumunda belirli süreli sözlemeli işçi (genelde 1 yıllık sözleşmeler halinde) statüsünde çalışan biri için nasıl olur? İnternette çalışma süresine göre ihbar süreleri yazıyor, 3 yıl üzeri çalışan için 8 hafta olarak geçiyor.

Ama aklımda şöyle bir bilgi kaldı, daha önce istifa eden arkadaşlardan biri İnsan Kaynakları ile konuşmuş ve 8 haftanın kadrolu işçiler için olduğunu, kadrolu olmayıp hala sözleşmeli olanlar için bu sürenin sadece 2 hafta olduğunu söylemişti.

İnternette böyle bir bilgi bulamadım, bilgisi olan var mı?
0
bobinhoo
(13.10.25)
Belirli süreli sözleşmelerde genel olarak ihbar süresi olmuyor. Yalnızca sözleşme yenilendiyse belirli süreli niteliği belirsiz süreliye dönüşebiliyor. Böyle bir durumda ihbar süresi gündeme gelebiliyor. ihbar süresi işveren çıkarırsa işçiye önceden haber ver ki kendine iş arasın diyedir. ya da işçi çıkacaksa önceden haber ver ki işveren yerine birisini bulsun anlmaına gelir. bu süreler beklenmeksizin de para ödemesi yapılabilir. sizin sorunuzda belirsiz süreliye dönmüş gibi ve ihbara hak kazanılır
0
ground
(13.10.25)
kamu kurum sözleşmelerinde ihbar sürenin yazdığı bir madde var. birkaç ay ben de çalışmıştım yapamayınca istifa etmiştim ordan biliyorum. benim sözleşmemde 30 gün yazıyordu ben de istifa dilekçesini verdiğimden itibaren 30 gün daha çalışmıştım. sizinki de öyledir. bir bakın sözleşmeye.

ççünkü sözleşmeli personeller İş kanununa tabi değil. iş kanunundaki süreler vs geçerli değil diye biliyorum ben. hatta sözleşmeli personeller haklarıyla ilgili dava açacakları zaman idare mahkemesinde açarlar iş mahkemessinde açmazlar.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
(9)

Çok fazla şalgam tüketmek zararlı mı?

lynyrd skynyrd
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
0
lynyrd skynyrd
(12.10.25)
evde kendiniz yapabilirsiniz:
www.youtube.com
+1
santimantal
(12.10.25)
file market'te satılan usta şalgam epey başarılı bence.

tuzlu bir şalgam içiyorsan tansiyonunu yükseltebilir.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
filedeki güzel cam şişede hem de.
bi de yeni kavaklıdereninki güzel. şokta satılıyo
+1
jelly bear
(13.10.25)
doktor degilim ama salgam, ozellikle de acili hem de bu kadar tuketimde mideyi eline alman olasi. simdi salgam deyince agzim sulandi ama 15 sene once mideyi elime aldim ve sanirim o zamandan bu zamana toplam salgam tuketimim 500ml'i gecmemistir. :(( dikkat et hocam.
+1
arakaali
(13.10.25)
Adana'da tanıdık varsa açık alıp yollasın. Hazır şalgamlardan ise en iyileri Doktorum ve Turnib.
+1
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
doğanay'ın gurmesi çıkmış içinde turşu suyu var, bence daha iyi olmuş. onu deneyebilirsiniz. benim şalgamda yaptığım şey şalgama bir nevi şeker katmak. kühne turşu var, kühne turşunun alman usulü salatalık turşusunun suyunu salgama katıyorum, yarı yarıya değil biraz daha azını ve gayet güzel oluyor. tuşu sulu şekerli şalgam
+1
hoot
(13.10.25)
doğanay şalgam değildir. içecekseniz serafresh, adanus için. biz evde kendimiz yapıyoruz. yapılışı da aşırı basittir ama bu havalarda mayalanması uzun sürebilir.
basit bir tarifini de vermiştim şurada;
www.tiktok.com
+1
ground
(13.10.25)
serfressh şu an a101'lerde küçük şişelerde satılıyor bulabilirseniz alın. tavsiye ettiğim herkes 1 kasa aldı. çok iyidir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
arka tampona zararı olur olsa olsa. şalgam faydalıdır onun haricinde
+1
Hallegadola
(13.10.25)
(4)

özel plakanın araç satışındaki durumu

tabudeviren
diyelim ki özel plaka aldım ve yıllar geçti, arabayı satmak ve başka bir şey almak istiyorum. bu durumda plakayı yeni arabaya taşıyabilir miyim? yeni aracın sıfır veya ikinci el olması durumu etkiler mi?
diyelim ki özel plaka aldım ve yıllar geçti, arabayı satmak ve başka bir şey almak istiyorum. bu durumda plakayı yeni arabaya taşıyabilir miyim? yeni aracın sıfır veya ikinci el olması durumu etkiler mi?
0
tabudeviren
(12.10.25)
taşıyabilirsiniz. aracın sıfır ya da ikinci el olması durumu etkilemez.
+1
co2s2
(12.10.25)
aracı satarken alıcının plaka değişimi yapması gerek bu şartla satmanız lazım yoksa plaka gider. bunun için de ikametin farklı bir il olması gerekir.

plaka düşünce tekrar para ödeyip üzerinize tahsis etmeniz gerekir. 2. el araç alacaksanız o plakayı alabilmeniz için alacağınız aracın ikametten farklı olması gerekir.
0
jelly bear
(12.10.25)
Tüm şartlar sağlanır ise ancak elde tutabilirsiniz. Araç başka şehre satılacak başka şehirdeki plaka başındaki şehir kodunu değiştirecek sende boşa çıkan plakayı para ile tutup yeni arabana takacaksın yoksa olmaz
0
basond
(12.10.25)
Özel plaka derken mesela adınız mahmut sizde 34 mah plakası aldınız. Bu özel plaka değildir. Satarsanız kaybolur gider. O size özel bir plakadır. Ama plakada 35 mahmut atveren yazıyorsa bu bir özel padır. Satınca plaka kaybolmaz. Ama onun da yıllık vergilerini vermeniz şartıyla.
0
ground
(12.10.25)
(9)

Özel plaka

kararsızataletfilozofu
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.
Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
güldürdün.. : )
-5
designer
(12.10.25)
İlk defa araba alıyorum ilk defa plaka alıcaktım olayı bilmiyorum bu işler hep böyle mi ? Gülünecek ne var hocam anlamadım
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Öyle öyle. Ama bence de yüksek istenmiş. Pazarlık yap.
+1
gobekliraki
(12.10.25)
arabanız hayırlı olsun, güle güle kullanın. arabayı alırken showroom'da size anahtarı takdim eden kişi o anahtarı uzun süre vermeyecek, para isteyecek, benzin alırken sizden para isteyecekler. bunlara da hazırlıklı olsun. bu arada 50 bana çok gelmedi.
+2
co2s2
(12.10.25)
plakanın güzelliğine göre fiyat artıyor. ece, cem, efe, bjk falan almak isterseniz bir araba paraı da oraya verebilirsiniz.

kelime oluşturacak gibiyse fiyat biraz düşüyor.

hiçbir anlam ifade etmeyen, sıradan denk gelse verilecek harfleri, sırf sizin isminizin kısaltması diye seçerseniz yine para isterler, en düşük tarife bu. 2023 yılında KC için 10.000 lira verdi arkadaşım. ben 2001 yılında BG için 100 milyon vermiştim (araba 10 milyardı). o yüzden sıradan harfler için arabanın değerinin %1'i verilebilir diye bir hesap yaptım kafamda.
+1
kibritsuyu
(12.10.25)
Geçen yol Ağustos'ta, Eskişehir'de pek orijinalliği olmayan bir plaka için 12.000 (en düşük sağış miktarı) istemişlerdi.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.10.25)
şehre plakaya göre fiyatlar çok değişken. pazarlık yapılabilir ama zor.

tanıdık olursa bedavaya bile alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(12.10.25)
Keyfekeder isteniyor biraz brb plaka istersen 10000 iken ece plaka 200000 olabilir
+1
basond
(12.10.25)
Eskiden şöyle bir şey vardı muhtemelen devam ediyordur. Ben mesleğimi belirten bir plaka almak istemiştim bayağı pahalı demişlerdi o zaman seçmek istiyorum falan gibi bir şey söyledim. Bana bir tane eski eski püskü defter getirdiler. Oradaki plakalar boşmuş. Üşenmedim tek tek okudum bir de baktım ki soyadım Çuhadaroğlu. C U H olan bir plaka var. Hem de bedava. Gittim onu aldım. Hatchback Ford Focustu.
+2
ground
(12.10.25)
(4)

AOF kayıt hakkında

jamiro
Buradan ikinci üni kapsamında kayıt olsak her şeyi online halledebilir miyim yoksa şubeye falan gitmem gerekir mi kayıt olmak için?Eskiden bir kez kayıt olmuştum ve şubeye de gitmem geremişti acaba şimdi yalnızca online kayıt olabilir miyim? İkinci bir sorum ise sadece online kayıt yapabileceğim baş
Buradan ikinci üni kapsamında kayıt olsak her şeyi online halledebilir miyim yoksa şubeye falan gitmem gerekir mi kayıt olmak için?

Eskiden bir kez kayıt olmuştum ve şubeye de gitmem geremişti acaba şimdi yalnızca online kayıt olabilir miyim?


İkinci bir sorum ise sadece online kayıt yapabileceğim başka bir aof var mi? Amacım sadece öğrenci kartı alabilmek.
0
jamiro
(11.10.25)
eger sistem degismediyse online oluyor. gitmene gerek yok. bu arada akbil için yapiyorsan yapan varsa yapmasin. degmiyor
0
buenosdias
(11.10.25)
Yeni kayıt oldum. Sadece online. Ama yeni fotoğraf istiyor sistem.

İstanbul Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi olabilir.
-1
arbre
(11.10.25)
@burnosdias, akbil için değil ya online bir şey satın alacağım bedeli biraz yüksek. Ben de öğretmenim açıkçası, eğitim amaçlı olacak, çok da sistemi hacklemiş saymıyorum kendimi .:))

Teşekkür ederim.
0
🌸jamiro
(11.10.25)
6. Üni okuyorum. Diploma, ders kitabı dahil her şey online.
0
ground
(11.10.25)
(9)

Bir tweet cevabı; Ayasofya yı yıkmadan gideceğimizi mi düşünüyorsunuz?

libertine
merhaba, günlerdir karşıma çıkan bi tweet altı verilen cevap var, ayasofyayı bombalamadan/yıkmadan çekileceğimizi mi düşünüyorsunuz. Görsel ai ile yaratılmış üzerine kar yağmış bir ayasofya imajı, önplanda askerler var pazubandı yunan bayrağı taşıyorlar. buna verilen cevaplar hep ayasofya yı patlatm
merhaba, günlerdir karşıma çıkan bi tweet altı verilen cevap var, ayasofyayı bombalamadan/yıkmadan çekileceğimizi mi düşünüyorsunuz.

Görsel ai ile yaratılmış üzerine kar yağmış bir ayasofya imajı, önplanda askerler var pazubandı yunan bayrağı taşıyorlar. buna verilen cevaplar hep ayasofya yı patlatmadan, bombalamadan çekilecegimizi düsünüyorsunuz.

Bu çok hastalıklı değil mi ya, bu cevabı veren bir trol ordusu mu? bu cenah için ayasofya inanılmaz kutsal, peygamber müjdesinin sembolü falan ama hemen gözden çıkartmak bu herifler için ilk plan. lan belki taktiksel geri çekilinecek sonra tekrar ileri hücum edilecek, bu heriflerin inanılmaz ķör cahil bakış açısı sizi de korkutmuyor mu? yok etmek o kadar kolay ki, bugün abd istese biri vatikana, biri kudus e iki uçakla tüm sembolleri yok eder. yarın yine "yıktı ama neden yıktı bir sor" diye aklanır. etrafınızda bu kadar kutsiyet atfedip, bizim olmazsa kimseye yar olmasın diyenler var mı?
0
libertine
(09.10.25)
2-3 gündür twitterda böyle bir tayfa türedi yaşlarının küçük olduğunu düşünüyorum fakat bu cehaletle büyüyorlar. Hatta bir liste yapmışlardı, ayasofya, sümela manastırı, akdamar kilisesi vs vardı daha
0
grimavi
(09.10.25)
1918 de istanbul’un işgali sırasında ayasofya’nın yunanlılara verileceği söylentisi üzerinde teşkilatı mahsusa tarafından ayasofyanın altına dinamit döşenmiştir. O tweet bu durumu refere ediyor.
0
administ
(09.10.25)
'Sen benim evimi yıkmış olabilirsin ama ben de senin arabanın lastiğini patlattım.' gibi abuk, saçma bir söz.

Şu an böyle bir talep, böyle bir tehdit, böyle bir şey yokken, koca bir İstanbul'dan vazgeçiş ve şu an olmayan bir düşman ve bu düşmanla savaş halüsinasyonu yaratmak niye?

Ya bir ergen zırvası ya da insanı gerçeklikten koparmak için yapılan bir sosyal mühendislik.

Her iki durumda da görmezden gelmek en güzeli.
-1
Mirket
(09.10.25)
Işsiz güçsüz troller klavye delikanlıları bunlar. Gonderiler kaldirilsa da kaldırılmasa da bazen Twittera şikayet ediyorum böyle paylaşımları.
+1
pembediken
(09.10.25)
interneti azaltın. mal sürüsü bunlar. çoluk çocuk işte.
+1
fyodor fyodorovic
(10.10.25)
spesifik olarak troll amaçlı yazıldığını zannetmiyorum. malum bugün herkesin elinde telefon var, haliyle her türlü zeka kırıntısını görebiliyoruz. o gönderileri ben de gördüm ve bana tuhaf gelen şey ayasofya'nın havaya uçurulması değil de en baştan böyle bir fantezi kurup konuyu oraya bağlamalarıydı... yani nasıl bir düşünce örüntüsü ki bu sen yunan'ı istanbul'a getirdin, şehri kaybediyorsun, "ona yar olmasın" diye ayasofya'yı patlatıyorsun? aynı tipler muhtemelen "savaş dendiğinde yüzünde gülümseme oluşan tek milletiz" gibi yazarken bile utandığım üst düzey saçmalıklarla klavye başında ego mastürbasyonu yapan cahiller. ciddiye almaya değer kimseler olduklarını da hususi trollük yaptıklarını da düşünmüyorum ama bu tür aptal saptal şeylere inanan, bunları ciddi ciddi düşünen insanlarla aynı toplumda yaşıyor olma fikri tabii ki üzücü biraz.
0
der meister
(10.10.25)
geçen tiktokta 50 yaşlarında bir kadın gördüm. şişman hiç bir özelliği yok. adı da duldozer :)) leğen gibi bir şeye su doldurmuş içinde duruyor arada bir zaartt diye osuruyor. neden yapıyor bunu? ilgi çekmek için. artık tek kıstas bu.
0
ground
(10.10.25)
Sizin gibilerin nelerle sorunu olduğu malum ama olur da şurayı bir çoluk çocuk yahut kafası karışık birisi olursa diye yine de her şeye rağmen gerçek bir soru kabul edip cevap yazayım;

Ayasofya’nın gerektiğinde havaya uçurulmasına yönelik tedbir alınması 1. Dünya savaşı sonrası İstanbul’un işgali döneminde ileri sürülmüş bir fikir olarak bilinir. Ayasofya çok büyük bir simgedir ve savaşılan ülkelerin elinde, Türk milletinin onurunu şerefini derinden yaralayabilecek potansiyele sahiptir. Savaş kaybetmiş, yenilmiş olmanın ÜSTÜNE tüm dünyanın gözü önünce aşağılanmaya imkan bırakmamaya dayanır bu fikir. “Bana yar olmayan kimseye yar olmasın” , “bana ne küstüm oynamıyorum” gibi saçma sapan tavırlar değil sebep. (Bak o dediğinizi Yunan ordusu Anadolu’dan süpürülürken her tarafı ateşe vererek yapmışlardı. Algılarınızın benzer çalışması normal.)

Ona buna kör cahil deme cüretini gösteren kör cahil; Ayasofya’yı havaya uçurmayı düşünenler bugün kimlere karşılık geliyor, işgal kuvvetlerinin önüne kırmızı halı serenler bugün kimler, bunları idrak etmekten aciz olduğu halde “bunlar Ayasofya’yı şöyle böyle görenler değiller mi” diye bikbikbik ediyorlar. Gel de kafayı yeme! Bir de akıl veriyorlar; “belki taktiksel çekiliyorlar geri gelecekler?” Diye. Çünkü düşünce ancak şuna eriyor; “mahalleden arkadaşlar toplanıp Ayasofya’yı yıkarız”.

Anılan görsele gelince; birkaç ay önce bir İngiliz siyasetçinin hesabından paylaşılmıştı o görsel. Üstünde “pek yakında” ibaresiyle. Buyrun tweeti; x.com

Yani konu kimi iyi niyetli arkadaşların düşündüğü gibi durup dururken “Yunanlar gelip Ayasofya’yı almaya kalksa ve bize yenilsek gene de onlara bırakmayız di mi ağbi?” geyiğinden çıkmış bir konu değil.

Sizin Türk, Türkiye, milliyet, milli kimlik falan gibi dertleriniz olmayabilir. Yahut bunların sadece Türklerle ilgili olanlarıyla sorunlarınız olabilir. Siz İstanbul yeniden işgal edilecek olsa Ayasofya’nın böyle bir kimlik değişimi geçirmesinde sorun görmeyebilirsiniz, hatta aslında öyle olması gerektiğini de savunabilirsiniz. Onlar kendi sorununuz. Hastalıklı olan; etkiye tepki vermek değil, insanların uyduruk tweetler üzerinden bile olsa onurlarına sahip çıkmalarına saldırmaya çalışmak.
-2
lazor
(11.10.25)
yazsana lazor bizim gibilerin nelerle sorunu var?
0
🌸libertine
(11.10.25)
(4)

İzmir’de su faturanız ne kadar geliyor ?

nivoandmira
iki kişi için aylık 1000 tl geldi. Bi kaç aydır kallavi şişirilmiş faturalar geliyor gizli bi zam mı oldu ne ?
iki kişi için aylık 1000 tl geldi. Bi kaç aydır kallavi şişirilmiş faturalar geliyor gizli bi zam mı oldu ne ?
0
nivoandmira
(09.10.25)
yok artık. tesadüfen dün akşam tüm apartmanın faturalarının fotosunu çekip kıyaslama yapmıştım. 4 kişiyiz, deli gibi duş bulaşık çamaşır işlerimiz oluyor. ayrıca 2 terasta ağaçlar ve bitkiler var onları da suluyoruz ve teraslar yıkanıyor. 998 tl. apartmandaki diğer faturalarda aşağı yukarı o kadar. sıfır gelen de var 100 tl gelen de var onlar pek kalmayanlar. ben aslında elektrik çok geliyor diye kıyas yapacaktım su faturalarını görünce onları da hallettim.
0
ground
(09.10.25)
bana normal geliyor, tek kişiyim, ama böyle yüksek tutarlarda geldiğini başkalarından da duydum inceleme için başvurabiliyorsunuz sanırım
0
veritaslibertas
(09.10.25)
1400 TL geldi en son.
Bir kez 4000 TL geldi. Olamaz dedim,
İZSU'ya gittim. Ya bahçe sulamaktan ya da su arıtmadan deyip savdılar. Gelip sayacı kontrol etmediler. Bahçe sulamıyoruz ve sittin senedir kullandığımız arıtmayı kontrol de ettirdim. Sayaç başında bekledim, hiç kimse kullanmıyorken dönüyor mu, kaçak var mı bir yerden diye. O da yok.
Nasıl olsa terlik koysak seçeceksiniz diye düşünüyorlar.
0
pro9it9is9
(09.10.25)
suyun en pahalı olduğu şehir izmir. 2 kişi için 1000 anormal değil, özellikle yaz aylarında gayet normal
0
runaway
(09.10.25)
(4)

Dunkirkte Almanlar İngilizleri sıkıştırmışken, neden dur emri geldi?

mikahakkinen
Almanlar 400 bin İngiliz askerini Dunkirkte sıkıştırmışken neden saldırıp yok etmediler? Dur emrinin sebebi nedir?
Almanlar 400 bin İngiliz askerini Dunkirkte sıkıştırmışken neden saldırıp yok etmediler? Dur emrinin sebebi nedir?
0
mikahakkinen
(08.10.25)
Ben olsaydım barış yapmak için dururdum. sonra da böyle yenillirdim işte.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.10.25)
kisaca, göring salağı hitlerin gozune girebilmek icin o is bizde-luftwaffe- piyadeyi zayi etmeye gerek yok demiş. hitler de kara ordusu biraz dinlensin, zaiyat bir tik az olsun diye kabul etmis.


hitlerin ingilize olan korku veya saygisindan cekinip agirdan aldigini yada sizi istersek yokederiz ama almaniz lan biz gene yeriz bunlari dedigi de teoriler.
0
unabomber
(09.10.25)
teorim; her iki dünya savaşını bitiren en büyük etken abd nin oyuna dahil olması ile başladı. ilk dünya harbindeki olayları çok iyi bilen hitler ingiltereye hep itiyatlı yaklaşmış en sona bırakmıştı. dengelerin bozulmasını istemiyordu. abd için ingiltere kırmızı çizgiydi çünkü sıra onlara gelecekti. adeta tampon olarak kullandı ingiltereyi. hitler de asla cesaret edemedi.
0
ground
(09.10.25)
Zafer sarhoşluğu, artı o donem ordunun morale ihtiyacı vardı artistlik yapmaya çalışmış olabilirler. Benim hipotezim bu.
0
encokbenisevinnolur
(09.10.25)
(3)

Bu sarkinin Turkce versiyonu var mi? (Gloria Estefan)

hot potato
https://www.youtube.com/watch?v=5SXX-pWzOY8Sanki 90larda yapilmis gibi geliyor Turkce sozlerle. Boyle Seden Gurel falan belki? Veya unutulmus basla bir sarkici.
www.youtube.com

Sanki 90larda yapilmis gibi geliyor Turkce sozlerle. Boyle Seden Gurel falan belki? Veya unutulmus basla bir sarkici.
0
hot potato
(08.10.25)
dinlemeyi kaçırmadıysam türkçe versiyonu (aranjman) yok. zaten yapması da çok zor. çok hareketli ve çok hızlı sözleri var. cesaret bile edememişlerdir. ajda pekkanıın palavra veya her yerde kar var şarkıları gibi yavaş ve az sözleri olan şarkılar tercih edilir genelde. ama müziğin bir kısmı kullanılmış olması kuvvetle muhtemel.
0
ground
(09.10.25)
türkçesi yok. hülya avşar show'da bi kere dans etmişti bu şarkıda hülya avşar belki onu hatırlıyor olabilirsin.
0
sozluk abisi
(09.10.25)
benim bildiğim yok. en azından ünlenmiş bir şarkı, ya da ünlü biri tarafından söylenmiş bir şarkı yok.
0
co2s2
(09.10.25)
(5)

Kronik olarak başınıza bela olan

put it in your appropriate place
Ne var?Benim başıma kronik olarak dışım bela oldu. İmplant olan dışım çıktı geçen perşembe. Pazartesi gittim, baktı etti dedi Çarşamba gel. Bugün gittim gene baktı etti ölçü filan aldı dedi Cumartesi veya Pazartesi günü gel. Asistan diyor cumartesi günü yoğun. Dedim yapacağım bir şey yok pazartesi i
Ne var?

Benim başıma kronik olarak dışım bela oldu. İmplant olan dışım çıktı geçen perşembe. Pazartesi gittim, baktı etti dedi Çarşamba gel. Bugün gittim gene baktı etti ölçü filan aldı dedi Cumartesi veya Pazartesi günü gel. Asistan diyor cumartesi günü yoğun. Dedim yapacağım bir şey yok pazartesi izin alamam, cumartesi günü ayarlıyorsun bir şekilde. Kaç gündür dişsiz dolaşıyorum, Cumalı Cebber gibi takılıyorum ortalıkta. Neyse ayarladı cumartesine. Umarım takar yerine de sosyal hayatımı etkilemez.

bunun öncesi de var tabii. Epey uğraştırdı.
0
put it in your appropriate place
(08.10.25)
eski koca?
0
deartheodosia
(09.10.25)
2004 model takatuka arabam. En son sinyal kolu arızalandı. Ondan önce de otomatik cam açma düğmeleri bozulmuştu.
0
auroraaurora
(09.10.25)
hayallerim
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.10.25)
tırnak batığı. gidiyor geri geliyor. ameliyat oldum geri çıktı. batık tedavisi yaptım bir süre sonra yeniden başladı.
bir de arabalardaki cam otomatiği düğmesi. istisnasız her arabamda bozuldular. yeni aldığım ikinci el arabanın da her iki düğmesi bozuk olarak geldi. bir tür lanet.
0
ground
(09.10.25)
Uykusuzluk

2016 dan beri deliksiz 8 9 saat uykum yok. Tam düzelir gibi oluyor, başka bir sorun çıkıyor, stres oluyorum, yine düzen bozuluyor. Yaşayan ölülerin sabahı film setinde bir zombiyi oynayan figüran gibiyim her sabah. Tek iyi tarafı şu, uykumdan feragat ederek her şeye yetişebiliyorum
0
kullanicadi
(09.10.25)
(8)

ısınmayan havlupan

scudman1
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
0
scudman1
(07.10.25)
bazı kombilerin altında her peteğe ayrı borular gidiyor ve her birinin ayrı vanası oluyor. eğer tesisatınız o şekildeyse oradan kapalı olabilir. deneme yamulma yöntemiyle açmayı deneyin
store.donanimhaber.com
0
exlibris
(07.10.25)
@exlibris
merkezi sistem. bu tip bağlantılar yok.
0
🌸scudman1
(07.10.25)
Yukarida arkadasin dedigi gibi
ilk giriste ki vanalarin hepsini kapat
tek tek acarak neresi isiniyor bak,

bursay.com
0
designer
(08.10.25)
Yeri değişti mi, aynı yerdeyse sorun olmaması gerekiyor, yeri değişince oluyor böyle sıkıntılar.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
hava yapmış olabilir. hava yaparsa devirdaim yapamayabiliyor. havlupanlar peteklere göre yüksekte oldukları için basınç önemli, basınçla da alakalı olabilir. youtubeden peteklerin havasını almak diye aratın. burada tarif etmek zor.
0
ground
(08.10.25)
hava almak için purjoru gevşettim. hava gelmedi sadece soğuk su geldi. tadilat öncesi eski tip döküm petek vardı. yeri değişmedi aynı yere yeni tip havlupan takıldı. vanaların ikisinden de su geliyor. vanaların etrafı soğuk hiç sıcaklık yok. sanki hiç sıcak su gelmiyor. merkezi sistem olduğu için evde konnektör vs görmedim. acaba binayla ilgili bir durum mu?
0
🌸scudman1
(08.10.25)
suyun soğuk gelmesi de ilginç. diğer peteklerde, özellikle havlupanın olduğu yerin öncesi ve sonrasındaki peteklerde durum ne? yani havlupana su nereden geliyor? önceki petekten geçip geliyorsa hava orada da olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
banyonun arkasında bir oda var ve oradan iki tane boru geçiyor. borular dışarıda. havlupan bu borulara bağlı. eskiden de oraya bağlıymış zaten. bu borularda soğuk. diğer petekler eski tip demirdöküm petek ve hepsi gayet güzel ısınıyor.

sanırım bu salaklar havlupanı bağlarken yanlış bişey yaptılar. arasam kemküm edecekler biliyorum. en azından sorunun nerden kaynaklandığını tespit edebilirsem doğrudan şöyle yapın diyebilirim veya bunların yalanlarına karşı durabilirim.
0
🌸scudman1
(08.10.25)
(3)

Video editlerindeki cuk oturan komik arşivlik kesitler nasıl bulunuyor?

egerbiryolcu
Hani bir video düzenleniyor ya. Her kelimeyle veya görüntüyle ilgili geçmişte viral olmuş videolar nasıl bulunuyor. Ben izlerken AA diyorum evet böyle bir şey vardı ama sittin sene aklıma gelmezdi unutup gitmişim mesela. Bir program mi var yoksa bu kişilerin hafızaları mi mükemmel. Mesela diyelim oğ
Hani bir video düzenleniyor ya. Her kelimeyle veya görüntüyle ilgili geçmişte viral olmuş videolar nasıl bulunuyor. Ben izlerken AA diyorum evet böyle bir şey vardı ama sittin sene aklıma gelmezdi unutup gitmişim mesela. Bir program mi var yoksa bu kişilerin hafızaları mi mükemmel. Mesela diyelim oğlum bak git gibi videolar yine neyse diyorum da dizilerden de bulunuyor. Aşkı memnu gibi tabii siz anneleri tarafından gibi çok bilinen kesitler de değil yine. Magazin olayları, az bilinen TV programlari, vs her yerden uygun bir şey editleniyor.
0
egerbiryolcu
(07.10.25)
ekran süresi fazlalığı. benim de böyle bi arkadaşım var. edit yapmıyor ama geçen gün sen kibariye'nin kesitini biliyo musun falan dedi. attı bana. hiçbir fikrim olmayan bir şeydi. bazı insanlar çok hakim böyle şeylere.
0
matilda
(07.10.25)
Evet oyle malesef. Gunde 2 saatimi instagram'da gecirdigim karanlik donemde gunluk hayatimda surekli viral videolardan referans veriyordum. Kimse de anlamiyordu tabi ki.

O tarz sayfalar yapay zeka da kullaniyo olabilirler.
0
mirafiori
(07.10.25)
bende de var o hafıza. ama bana yorucu geliyor bunları izlemek.
0
ground
(08.10.25)
(8)

Etli ekmek hamuru

dolantindr
Arkadaşlar merhaba. Etlik ekmek söyledim söylemesi ayıp da, Ankara'da söylediklerimin çoğunun pide hamuru yumuşak. Çıtır ve lezzetli değil. Neden böyle bilmiyorum. Üstelik ağırlık da veriyor bu hamur. Lahmacun hamurundan yaptıkları için mi, ekmek hamurundan yaptıkları için mi bilemiyorum. Görüntüsü
Arkadaşlar merhaba. Etlik ekmek söyledim söylemesi ayıp da, Ankara'da söylediklerimin çoğunun pide hamuru yumuşak. Çıtır ve lezzetli değil. Neden böyle bilmiyorum. Üstelik ağırlık da veriyor bu hamur. Lahmacun hamurundan yaptıkları için mi, ekmek hamurundan yaptıkları için mi bilemiyorum. Görüntüsü şu şekil.

ibb.co

Bir de adına etli ekmek diyorlar. Konya'da yediklerimin yanından geçemez. Ankara pide konusunda neden böyle vasat ya..
0
dolantindr
(07.10.25)
Gölbaşı, Haymana yolunun girişinde Kazancım Hizmet ve bir kaç başka etli ekmekçi var. Onları denedin mi?
0
malheiros
(07.10.25)
Hayır.
0
🌸dolantindr
(07.10.25)
Sivas etli ekmeği olabilir mi o? İstanbulda tecrübe ettiğim kadarı ile Sivas etli ekmeği öyle kalın ve yumuşak ekmekliydi.
0
va
(07.10.25)
Sivaslı biri olarak söylüyorum Sivas'ta da öyle yumuşak ekmek hamurundan yapılmaz etli ekmek.Hatta bazı ekmek fırınlarına marketten aldığın hazır içi yada evde yaptığını götürür etli ekmek yaptırırsın.İstanbulda yada ankarada etli ekmek yemedim ama görüntüsü ekmek hamurundan yapılmışına benziyor.
0
mermaidd
(07.10.25)
kazancım hizmet’ten yemeni öneririm+1 dikmende de şubeleri var
0
theseachange
(07.10.25)
eve söylenen pide yumuşar. yerinde yemek lazım. lahmacun pide hep yumuşuyor. hayatta eve söylemem.
0
jelly bear
(07.10.25)
Söylemekle alakası yok. Pide hamurunu iyi yapmıyorlar. Formu farklı pidenin.
0
🌸dolantindr
(07.10.25)
pakette geldiği için buharlaşma etkisi ile yumuşuyor.
0
ground
(08.10.25)
(6)

Favori Bülent Ersoy şarkınız

sekizdokuzon
Bu ara bu: https://open.spotify.com/track/4p2SjskVWokuw4f7o2zTwu?si=fvVUlhgWRSyekRAZ-l4OGgArabesk serim devam edecek demiştim, babalar sözünü tutar.Sizin favoriniz hangisi? Gullümünüz bol olsun.Teşekkürler.
Bu ara bu: open.spotify.com

Arabesk serim devam edecek demiştim, babalar sözünü tutar.

Sizin favoriniz hangisi? Gullümünüz bol olsun.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
Sesini çok beğenirim denk geldikçe sever dinlerim ama şarkı ismi hiç bilmem.
Tarkan’la söyledikleri şarkıya bayılırım mesela.
open.spotify.com
0
mutekebbir
(06.10.25)
etna
(07.10.25)
Geceler
0
duster
(07.10.25)
binlerce kez dinlediğim 2 şarkısı var.
bir gönül sayfası daha kapandı
www.youtube.com
aşktan sabıkalı
www.youtube.com
0
ground
(07.10.25)
bülent ersoy bile kendi sarkılarını hatırlamıyordu dinleyenin olmasına sasırdım
0
koela
(07.10.25)
yüzünü göremem
0
mutlu yillar sana
(07.10.25)
(3)

Kooperatiften ev almak

dedeminhirkasi
Kooperatiften ev almak iyidir kötüdür oraya girmiyorum.Sormak istediğim şey şu: kooperatif üyesi hissesini satıyor… örneğin peşinatı ve taksitlerin de yarısını ödemiş. Şimdi böyle bir durumda benim o hisseyi yani o daireyi alma durumumda, adamın şimdiye kadar Ödemiş olduğu kısımları adama mı yoksa k
Kooperatiften ev almak iyidir kötüdür oraya girmiyorum.
Sormak istediğim şey şu: kooperatif üyesi hissesini satıyor… örneğin peşinatı ve taksitlerin de yarısını ödemiş. Şimdi böyle bir durumda benim o hisseyi yani o daireyi alma durumumda, adamın şimdiye kadar Ödemiş olduğu kısımları adama mı yoksa kooperatife mi oduyorum, o ödememi de adama kooperatif mi yapıyor?
0
dedeminhirkasi
(06.10.25)
eğer kooperatif özelinde bir durum yoksa normalde siz adama ödüyorsunuz, adam da tüm haklarını size devrediyor.

kalan borçları da siz tamamlayıp tapunun sahibi siz oluyorsunuz. (toki devirlerinde falan da bu şekilde).

kooperatif adamın ne aldığıyla, kaça sattığıyla ilgilenmez, kalan taksitlerin ödenip ödenmediğine bakar.
0
brkylmz
(06.10.25)
Devir zaten kooperatif tarafından olacak, tapuda falan değil. Birlikte yönetime gidersiniz, devir tarihinde adamın borcu var ise, borç kısmını kooperatife yatırmak üzere adama göndereceğiniz rakamdan kesersiniz.
0
malheiros
(07.10.25)
kooperatif hisse devrini noterde yapacaksınız. daha sonra devir evrakını yönetime götürüp kaydınızı yaptıracaksınız. ekoop sisteminden edevlet üzerinden görebilirsiniz. ödemeyi devreden kişiye yapacaksınız. ancak aidat borcu falan var mı bir kontrol etseniz iyi olur.
0
ground
(07.10.25)
(10)

intihar düşüncesi

sırtçantalı
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?
nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
0
sırtçantalı
(06.10.25)
Çok oldu, iki kez de teşebbüs ettim. Nasıl devam ettim? Bekledim. Zamanla, herhalde çilem dolunca, her şey kendiliğinden yoluna girmeye başladı.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
oldu. psikologa ve psikiyatra gittim. ilaç desteğiyle ve terapinin büyük etkisiyle normale döndüm. öyle kötü bir noktaya geliniyor ki, yaşama sebebim dediğiniz şey bile önemsizleşiyor. terapi sayesinde tekrar hayata döndüm. doğru psikoloğu ve psikiyatrı bir seferde bulamadım tabii ama denedim işte. biraz da güvenmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Sahip çıkmam gereken bir annem ve iki kedim var.
Yoksa bu dünya üzerinde daha fazla yol yürümeyi istemezdim.
0
rakicandir
(06.10.25)
18-19 yaşındayken küçük kardeşlerim var onlara bunu yapamam dedim. 30'lu yaşların başında şimdi kardeşlerim ve annem var onlara bunu yapamam diyorum. bir yakınımızı böyle kaybettik. intihar etmekte bir şey yok ama onun ailesinin yaşadıklarını gördükten sonra "en kötü yaşayan halin, ölmüşünden iyidir" diyorum kendime. gerçekten mesele eğer toplumdaki konum, aile gözündeki yer ise insan için yürüyen/yaşayan ölü olmak toprak altında olmaktan bin kat iyi. kıyas dahi kabul etmez.

daha 20'ye gelmeden intiharın eşiğine gelmiş birisi olarak 10 küsür sene tekrar aynı mevzuyu tekrar etmemiş olmamın sebebi ise terapi ve ilaç tedavisidir. şimdi bile intihara meyyal birisi değilim aslında, sadece ailem için tamamen faydasız olmanın yükünü taşıyorum. biraz gerçek koşulların getirisi diyelim. o açıdan imkânınız varsa LÜTFEN profesyonel destek alın. üç ay sonra bile öyle farklı birine dönüşürsünüz ki kendiniz bile şaşarsınız.

ölmenizin gerçekten kimseye hiçbir faydası yok. siz de yaşayarak daha fazlasını yapabilirsiniz. şimdi "sktir lan pezevenk" diyebilirsiniz. dediğim gibi bir ay terapi ve ilaç filan bir şekilde yola girin lütfen, ondan sonra demeyeceğinizden eminim.
0
der meister
(06.10.25)
ilk defa bu sene biraz ailenin zorlaması ve teşvikiyle öğretmen olarak atanmak için çalıştım. yaşım biraz geçgin ama ailem sıkı akpli ama kendilerine bile faydası olmayan mal bir akp'lilik. ben ise fetö olaylarından yargılanmış ve beraat etmiş birisiyim. yine de güvenlik soruşturmasından ret yerim diye düşünüyorum. geçen sene sınava çalışırken süreki aklımda intihar etme olayı vardı. sürekli bu güvenlik soruştrmasından ya da mülakattan fetö iltisakı ile geçemeyip intihar edenleri araştırıyordum ve güvenlik soruşturmasından geçemezsen intihar ederim kurtulurum diyordum.

bu saatte bir aklıma geliyordu ve 3 ay böyle acayip sıkı çalıştım aslında. tam sınava bir hafta kala bir haber gördüm. almanya'ya yeşil pasaport ile gidip alınmayan bitisiydi. atanamazsam almanya'ya falan iltica ederim, devlet beni beraat ettirdiği halde öğretmenlik için bile almıyor diyerek. sınav anında bile bu iki düşünce arasında gidip gelerek soruları çözdüm. şimdi de akademiye almazlarsa böyle giderim diyorum. hem ailemden hem de ülkeden komple kurtulurum diyerek.

böylece intihar düşüncesinden kurtuldum diyebilirim.
0
denemeyanilma
(07.10.25)
ergenlikte bir ara çok düşünmeye başladım. düşünmeye derken gece yarısı birden kalkıp intihar edecek bir alet ip vs aramaya başlayıp bulamayınca geri uyuyordum. bir gün gündüz bu durum aklıma geldi ve yatağımın altına ip koydum. o günden sonra bu düşünce hiç gelmedi nedense. geceleri mışıl mışıl uyudum.
0
ground
(07.10.25)
o kadar çok oldu ki. antidepresan.
0
deartheodosia
(07.10.25)
namaz
0
jamswety
(07.10.25)
İntihar düşüncem olmadı ama kedim oldukça olmayacağından eminim. Kedi insanı yaşama çelik konstrüksüyonlarla bağlıyor. "Ben olmazsam ne yapar" düşüncesi sizi sadece yaşamaya değil, yaşadığını da iyi yaşamaya itiyor. Çünkü canım sıkılınca, o daha sıkkın. Modum düşünce, onun modu daha düşük. Tam tersi, ben iyi hissedersem evde deli gibi. Öyle ki bazen kötü hissediyorsam kendimi iyi hissene kadar dışarıda geziyorum eve gidersem o benden kötü olacak diye. Ciddiyim bunda. Kendinden başka bir canlının gönüllü olarak alınmış sorumluluğunun ağırlığını koyuyor insanın üstüne. Sanırım çocuk da böyledir...
0
silverleaf
(07.10.25)
Malululen emekliyim küçük bir emekli maaşı var herkese ama herkese sktr çekmeyi düşünüyorum zira etrafımdakiler beni yoruyor bunu fark ettim. Kendim için yaşayacağım.

Bu düşünce geçer antidepresan al hiç de yan etki vs kafaya takma aci elmayı isirmak gerek ve de seni bu duruma getiren nedenleri iyi düşün ortadan kaldır kisa ve uzun süreçte kolayliklar yalniz degilsin.
0
bonaparte
(07.10.25)
(3)

Mirasla kalan eve şerh koydurmak

les yeux blanches
Eşimin babası vefat etti. Evde annesinin, ablasının ve kendisinin hakkı var.Arada bazı anlaşmazlıklar olduğu için en azından kendi hakkına şerh koydurmak istiyor.Böyle bir hakkımız var mı ve bunu nasıl yapabiliriz?Teşekkürler.
Eşimin babası vefat etti. Evde annesinin, ablasının ve kendisinin hakkı var.
Arada bazı anlaşmazlıklar olduğu için en azından kendi hakkına şerh koydurmak istiyor.
Böyle bir hakkımız var mı ve bunu nasıl yapabiliriz?

Teşekkürler.
0
les yeux blanches
(06.10.25)
İlk önce intikal yaptıracaksınız ve sonra da yeni tapuyu çıkartacaksınız. Mirasçılık belgesi ile tapuya başvurun (yani eşiniz başvursa yeterli) yeni tapularınız çıksın. Sonra şerh olayı biraz değişik. Eşiniz kendi hissesine satılamaz diye şerh koydurabilir, ama annesi ve kardeşinin hisseleriyle ilgili tasarrufu olamaz diye biliyorum. Annesi ve kardeşi hisselerini satabilirler. (Dairede böyle satın alan olmaz elbette, ama arsa olsaydı alıcısı çıkardı.)
0
malheiros
(06.10.25)
hiç bir şey yapmanıza gerek yok. siz yani eşiniz olmadan orası satılamaz, üzerinde ipotek tesis edilemez ya da önemli bir işlem yapılamaz. intikal işlemi yapılmadığı için tapuda ölen kişinin adı görünür. o da öldüğü için yine işlem yapılamaz. tek sıkıntı burası kiraya verilebilir. kiraya verme işlemini de şerh ile engelleyemezsiniz ama kira bedelinini size düşen payını talep edebilirsiniz.
0
ground
(06.10.25)
miras mülkiyeti zaten el birliği mülkiyetidir bu nedenle sadece mirasçılar arasında satış mümkündür. hissedarlar kendi paylarını üçüncü kişilere satamazlar.

üçüncü kişilere satılabilir hale gelse bile sizin hissenizi satamazlar herkes kendi hissesini satabilir. üçüncü kişiye satılması için de tapuya başvuru yapılması ve elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete çevrilmesini istemek gerekiyor., hemen olacak bir şey değil yani süreç ister. sizin şu an çekinmenizi endişelenmenizi gerektirecek bi durum yok.

anlaşamazsanız son çare ortaklığın giderilmesi davasıdır.
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(4)

mal paylaşımı ile ilgili avukat arkadaşlara bir sorum olacak

amaaaan
merhaba,başlıkta da belirttiğim gibi ailemden kimse ölmeden filan kendi payıma düşeni alabilmem için ne yapmam gerekiyor? birde 2025 yılı itibariyle avukatlık vs. masraflar kabaca ne kadar tutar ?
merhaba,
başlıkta da belirttiğim gibi ailemden kimse ölmeden filan kendi payıma düşeni alabilmem için ne yapmam gerekiyor? birde 2025 yılı itibariyle avukatlık vs. masraflar kabaca ne kadar tutar ?
0
amaaaan
(04.10.25)
Noterde mirastan feragat işlemi yapacaksınız. Ancak buradaki payımı almam derken ne demek istediniz onu anlamadım. Para olarak almak istiyorsanız ivazlı feragat işlemi yapılacak. Belirli bir miktar alıp karşılığında miras haklarından vazgeçeceksiniz. Avukat Ücreti avukattan avukatı değişir konuşmanız lazım
0
ground
(04.10.25)
aile şirketi var ve size hisse falan mı düştü?

yoksa orta halli bir ailede ananın babanın parasından pay mı istiyorsun?

anlaşılmıyor ki
0
gurur
(04.10.25)
Soru anlasilmiyor da; siz şunu soruyorsunuz galiba, diyelim miras konusu olacak 4 gayrimenkul var ve iki kardeşiniz var. Siz ileride satış, miras pazarlığı vs uğraşmak istemiyorsunuz. Bu mu?

Yoksa ana babanızla kavga ettiniz, verin şimdi payımı gideyim meselesi mi? Bu mu?
0
encokbenisevinnolur
(05.10.25)
'Üst soy hayattayken üst soyun mal varlığından pay almak' gibi anladım ben.
Anladığım doğruysa böyle bir şey yok.
0
Mirket
(05.10.25)
(3)

Uyap'ta kapatılmış dosyaya daha sonra yeni bir dilekçe vermek

blue eyes white dragon
Olaydan kısaca bahsedeyim. Kardeşim var engelli. Babam yıllar evvel önce araç alım izni istemiş. Hakim de vermiş. Babam ayni zamanda vasi. Önce vasilik alınmış daha sonra araç izni. Şimdi Eminevim üzerinden bir araç alalım dedik. Eminevim, ek bir karar çıkarmamizi istedi. İpotek etmeme izin verin vs
Olaydan kısaca bahsedeyim.

Kardeşim var engelli. Babam yıllar evvel önce araç alım izni istemiş. Hakim de vermiş. Babam ayni zamanda vasi. Önce vasilik alınmış daha sonra araç izni. Şimdi Eminevim üzerinden bir araç alalım dedik. Eminevim, ek bir karar çıkarmamizi istedi. İpotek etmeme izin verin vs. Vs. Yazılı bir karar. Bir avukat arkadaş sayesinde dilekçe yazdık, ilgili mahkemeye gönderdik. 2 hafta oldu, uyap'tan bakıyoruz dilekçe eklenmiş ancak dosya hala kapalı görünüyor. Bu işlerden hiç anlamayız. Mahkemeye de uzağız. Aradan bir şey sorsam yanlış sormaktan, ters konuşmaktan çekiniyorum.

Katip, dosyayı açması mi gerekiyordu yoksa hakim dilekçeye baktığı zaman yahut bir şeye karar verdiğinde mi açık görünecek.

Uzun lafın kısası ortada bir sorun mu var?
0
blue eyes white dragon
(03.10.25)
sorun yok. vesayet dosyaları bir süre sonra kapalı gözükür. işlemler de yapılsa dosya kapalıdır esasen. memur hakim uyabında iş lisesinde dilekçeniz işlem yapılması için görünüyordur.
edit; uyapında
0
ground
(03.10.25)
süreç normal. yalnız bi kaleme uğrayıp durumu dürtmek ve ek karar için olan talebi hatırlatmak gerekebilir. onlara bırakırsanız ve büyük şehirdeyseniz süreç uzar da uzar. normalde kısa bir işlem
0
kel aynak kusu
(03.10.25)
telefonla adliyeyi arayıp sorabilirsiniz ek karar ne zaman yazılır hakim dosyamıza baktı mı diye
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
(4)

emlakçı tapunun fotoğrafını çekti

asap raki
bugün ev aldım. tapuyu alıp çıkınca baktım emlakçı tapunun fotoğrafını çekmiş. bu bana sıkıntı yaratabilir mi ilerde? sadece fotoğrafla bir şey yapamaz sanırım?
bugün ev aldım. tapuyu alıp çıkınca baktım emlakçı tapunun fotoğrafını çekmiş. bu bana sıkıntı yaratabilir mi ilerde? sadece fotoğrafla bir şey yapamaz sanırım?
0
asap raki
(02.10.25)
yapamaz. Hayırlı olsun. Belki yaptığı satışları not edecektir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.10.25)
Bir şey olmaz.
0
ground
(02.10.25)
hiç bir şey yapamaz.

bu arada evinizde güle güle oturun.
0
co2s2
(02.10.25)
çok teşekkürler
0
🌸asap raki
(02.10.25)
(3)

Lokum yapımında jelatin kullanılıyor mu?

anaphylacticshock
Merhaba, Lokum yapılırken o elastik yapının sağlanması için jelatin kullanılıyor mu yoksa sadece nişasta ile mi yapılıyor? Edremit'te düzenli olarak lokum aldığımız küçük bir işletme vardı. Usta lokumlarda jelatin kullanmadığını, sadece nişasta ile yaptığını söylemişti. Küçük ve güvenilir bir işletm
Merhaba,

Lokum yapılırken o elastik yapının sağlanması için jelatin kullanılıyor mu yoksa sadece nişasta ile mi yapılıyor?

Edremit'te düzenli olarak lokum aldığımız küçük bir işletme vardı. Usta lokumlarda jelatin kullanmadığını, sadece nişasta ile yaptığını söylemişti. Küçük ve güvenilir bir işletme olduğu için sözüne güvendik.

Bu durum seri üretim yapan, fabrikasyon olarak üreten büyük firmalarda da böyle midir? (Hacı Şerif, Koska vb)
0
anaphylacticshock
(02.10.25)
merhaba, nişasta pişirme sürecinde jel benzeri bir yapı oluşturuyor. Yeterince uzun ve doğru pişirilirse lokumun esnek ve sakızımsı dokusu ortaya çıkıyor. Klasik Türk lokumunda jelatin kullanılmaz. Jelatin daha çok marshmallow, bazı şekerlemeler, pastacılık ürünleri veya endüstriyel tatlılarda tercih edilir.
0
summerjam0306
(02.10.25)
Selam,
Bağlayıcı olarak sadece nişasta kullanılır Turkiye’de.
Mutlu gunler.
0
Npnp
(02.10.25)
Hayır. Net. Bir çeşidini yapmıştım.
vt.tiktok.com
0
ground
(02.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.