Giriş
(7)

Erkekte gümüş kolyeyi nasıl buluyorsunuz?

msb
SB.
SB.
0
msb
(30.11.25)
erkek olarak itici buluyorum.
+2
jelly bear
(30.11.25)
Şahsen ben kadın olarak beğenmiyorum . Atanamamış 90'lar popçu gibi duruyor. Ama kimin ne düşündüğü hiç önemli değil, beğenen taksın +1
+6
kullanicadi
(30.11.25)
bence cinsiyetten bağımsız, kişinin boynu ince ve uzunsa; kolye de nigga zinciri tarzı kıro bişey değilse, yakışıyor. bu tarife uyan erkeklere de yakıştığını düşünüyorum.
+2
lil siztah
(30.11.25)
zincir kolyeler tam anlamıyla berbat. kekoyum diye bağırıyor. normalde keko turnusolü olan bir şey nasıl bu kadar yaygınlaştı aklım onu da almıyor.
+2
black holes in the sky
(01.12.25)
ben beğeniyorum, eşim de takıyor.
-2
elorelia
(01.12.25)
kolyeye göre değişir, rapçi kolyeleriyle itici duruyor ama zarif figürlü bir şeyse güzel duruyor.
0
koela
(01.12.25)
esmer hatta afrolara çok yakışıyor.
-3
ground
(01.12.25)
(11)

Çok sevdiğiniz bir sanatçı hakkında olumsuz haber çıkınca

yakalayamadığın.ışıklar
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.11.25)
Evet ırkçılık, şiddet, taciz gibi bir durumu varsa kill your idols düşüncemi devreye sokuyorum, sanat ve sanatçı bu kadar yüksek eşsiz ilahi varlıklar değiller, şu çağda o kişinin muadili onlarca başka sanatçı bulabilirim
+5
grimavi
(30.11.25)
Kesinlikle! Zamanında "akil sanatçı" olarak açıklanan kim varsa silmiştim öncesinde her ne kadar seversem seveyim
+1
hakmut
(30.11.25)
olmuyor. zaten bu kişilerin insan olarak mükemmel olduklarını falan düşünecek kadar saf değilim. veya benimle aynı dünya görüşünü paylaşma zorunlulukları da yok. sanatıyla ilgilenirim gerisine bakmam. kişisel bağ kurduğum bi sanatçı yok. yani yaşayanlardan yok. o yüzden önemsemiyorum. sanatını tüketiyorum sadece
0
f02561
(30.11.25)
Olumsuz haber dediğimizin içeriğine bağlı. Taciz, homofobi/transfobi, şiddet gibi olaylar için, evet. Kimseden mükemmellik beklemiyoruz ama o kişiler benim üzerimden para kazanmasın istiyorum. O yüzden lisanslı H.Potter ürünü almıyorum, yeni yapımlarını izlemiyorum. N.Gaiman'ın dahil olduğu projeleri izlemiyorum, kitaplarını almıyorum, bazı Türk yazarları okumuyorum.
+1
kobuzchu kiz
(30.11.25)
Sanatçı dediğimiz babamızın çocuğu değil. siyasiler gibi de biz seçmedik. karşımıza çıkardılar. koyun sürüsü gibi arkasına takılanlara baktık, çokça tvlerde gördük, yayınları çok izleniyor veya çok satıyor ve baktık onlarla huylarımız da neredeyse aynı , bizim ortalıkta yapamadıklarımızı yapıyorlar ve sonunda "evet işte bu dedik " hayranları olduk.
Haklarındaki (iftira hariç ) olumsuz haberler gerçek olmasa bile temel toplum değerlerinden uzaksa neden takip edelim ? sonuçta ilaç değiller.
bazıları toplum algılarıyla oynamakta etkin rol üstleniyor. Böyleleri de batı gibi dışarıdan değil "içimizden biri(!) " olduklarından, onlarla aynı dili konuştuğumuzdan bir sorun görüyoruz.
Çeşitli tepkiler aldıktan sonra kimi canı sıkılanlar için ise İngiltere'ye, ABD'ye gitmek yerleşmek favori olan adetlerden.

Örneğin, bir baskında uyuşturucu kullanandığı kesinleşen sanatçılığının değeri nedir, hangi tür hayran kitlesine hitap ediyor ?
Bu nüfus sayımızla yerlerini tutacak başka hiç kimse kalmadı mı ?
Bunları da sormak lazım.

Bir de onların albüm dizi gibi bir projelerinin çıkmasına yakın zamanda hatırlatmalarını sağlayacak bazı yapay haberler de söz konusu.
Bu gibi şeyler zamanında kimi skeçlere de konu olmuştu.
Kitap yazanları da oluyor.
Bize kültürel katkıları ne ?
0
diyecevaplandı
(30.11.25)
oluyor. mesela ayhan sicimoglu'nun videolarini izlemiyorum artik, izleyesim gelmiyor.
0
Sour
(30.11.25)
evet. çok sevmeme rağmen neil gaiman'ı hayatımdan çıkardım. babamın oğlu olsa harcarım, hele de taciz/tecavüz/şiddet içerikli bir durumdan bahsediyorsak.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.11.25)
direkt o kişiden sogurum
0
koela
(01.12.25)
çok da severim ama 2010'da yetmez ama evet dediğinden beri sezen aksu'ya karşı bi mesafeliyim. yılların hatırı var, tam da silemedim ama eskisi kadar hayranlığım yok. şarkılarını ondan dinleyeceğime cover'larını tercih ediyorum mesela spotify'da.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
mal gibi yandaşlık yapanlar hariç pek etkilemiyor. sanatına bakıyorum.
0
ground
(01.12.25)
unlulerin yaptigi is ile dogrudan alakali degilse, beni baglamaz.
dogrudan bagliysa buyuk sikinti.

misal, sezen aksu zaten benim politik olarak ne dusundugune onem verdigim biri degil, sadece iyi bir soz yazari. o yuzden yetmez ama evetci olmasi bana sadece siyaseten vasat ve oradan nemalanmaya calistigini gosteriyor. ama benim icin hala iyi bir soz yazari.

obur taraftan, bir gazetecinin cikip bir mafya lideri hakkinda "varligiyla onur duydugum" diye soze baslamasi, benim icin buyuk sikinti.
0
cooperr
(02.12.25)
(6)

Benzin niye çaydan daha ucuz

messina123
1 bardak benzin 10 lira, 1 bardak çay 20 lira. Buradaki mantık ne?
1 bardak benzin 10 lira, 1 bardak çay 20 lira. Buradaki mantık ne?
+1
messina123
(29.11.25)
Benzini bardakla ya da çayı galonla almıyorsun.
+4
osssy
(29.11.25)
Çünkü benzin, sizi çay içmeye mekana götüren bir araçtır.

biri kilometre yaptırır, diğeri dedikodu yaptırır :)
+1
Rondak
(29.11.25)
Arz/talep dengesi. O çayı 5 liraya da satabilirler. Ama o zaman maksimum kâr elde edilemez. 50 yaparsa bu sefer talep düşer. Yine kâr maksimize edilemez. Çayı piyasa fiyatı (satıldığı yerin bulunduğu konum, verilen hizmet, çayın lezzeti, bardağın şekli vs. gibi faktörler de düşünüldüğünde) elde edilebilecek maksimum kâra göre belirlenir.

Benzin de benzer mantık. Bir ara sırf Rusya'ya girsin diye Araplar hayvan gibi petrol üretimini artırdı. O kadar talep yokken arzı artırırsan (ürün piyasada fazlalaşmış olur) piyasa fiyatı düşer. Benzinin fiyatı da arza bağlı olarak değişiyor. Talep genelde çok oynak değil. Fiyatı arz üzerinden belirliyor petrol üreten ülkeler.
0
himmet dayi
(29.11.25)
Arz talep +1

Ayrıca kim benzinin çaydan daha değerli olduğunu söyledi ki.
Buna ek, 1 bardak benzinle en fazla ne yapabilirsiniz? 2-3km anca götürür herhalde.
0
substituent
(29.11.25)
Çaydaki maliyet kullanılan toz çay, şeker vs değil ki. Personel, kira, patrona kalacak para falan bir süzgeçten geçip çay fiyatı olarak yansıyor. Bir nevi orada oturma parası, ayağına çayın gelmesi parası vs.
0
mbond
(30.11.25)
AI ya göre 1 bardak çayın maliyeti 75 kuruş. Ki bence fazla hesapladı.
+1
ground
(30.11.25)
(14)

Gerçekçi bi dizi arıyorum. Hayatta olan biteni anlatan.

luluki
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.
Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.
Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
0
luluki
(29.11.25)
İlk aklıma gelen ‘this is us’ oldu.
+2
pop art
(29.11.25)
this is us +1
virgin river küçük bir kasabada herkesin birbirini tanıdığı bir yerde geçiyor ama ufaktan pembe dizi gibi de.
shrinking olabilir belki ama o da psikologlara realist gelmiyordur :D
ted lasso'nun eh yok artık dedirten tarafları var ama insan ilişkilerini gerçekçi yansıttığını düşünüyorum dizinin.
0
black holes in the sky
(29.11.25)
When They See Us
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Line of duty
0
mikahakkinen
(29.11.25)
the bear
0
eileengray
(29.11.25)
mymister
0
Rondak
(29.11.25)
Üvey Baba
+4
yurtsuz john
(29.11.25)
eskilerden baba evi süper baba

bazı yerleri kurmaca ama gerçek hayata çok da uzak değil ekmek teknesi

ikinci bahar'ı söylemişsiniz zaten
0
exlibris
(29.11.25)
Sopranos
The Wire
Better Call Saul

Üçünü de izledim. Hepsi birbirinden gerçekçi diziler. Bu dizilerde olan olayların son derece benzerlerini kimi zaman bizzat yaşadım, kimi zaman sözüne itibar ettiğim insanlardan dinledim. Üç dizideki karakterlere son derece benzeyen insanlarla tanıştım, iş yaptım.
0
10551037
(29.11.25)
çernobil
+1
hold the door
(29.11.25)
Northern exposure.
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Narcos. Evet narcos serileri. Gayet de gerçek yaşamla aynı şeyler. Dizinin tadı da buradan geliyor.
0
ground
(30.11.25)
Six feet under
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1) borgen - danimarkali politikacilarin hayatlari, mutevazi bir yasam.
2) downton abbey - ingiliz soylularinin hayatlari, gundelik yasamlari, sorunlari.
3) ricky gervais'in after life'i - karisini kaybeden bir adamin gundelik hayati.
4) skam - norvecli ergenlerin hayatlari, cok az aksiyon var ama partiledikleri icin, aykiri bir sey yok.
0
Sour
(02.12.25)
(9)

Eve gelen dilenci

anten
Demin kapı çaldı, açtım kapıda tuhaf bir kadın vardı. Yanında da ufak bir çocuk vardı. Kadın kapıya yaslanmış halde gibiydi ben açtığımda. Kapıyı dinliyordu bence.Yardım topluyorum abi dedi ama yok dedim kapattım kapıyı.Takip ettim direkt diğer katlara da gidecek mi diye direkt binadan çıktı başka b
Demin kapı çaldı, açtım kapıda tuhaf bir kadın vardı. Yanında da ufak bir çocuk vardı. Kadın kapıya yaslanmış halde gibiydi ben açtığımda. Kapıyı dinliyordu bence.

Yardım topluyorum abi dedi ama yok dedim kapattım kapıyı.
Takip ettim direkt diğer katlara da gidecek mi diye direkt binadan çıktı başka binaya bile uğramadan sokakta yürüyüp gittiler.

bence evi ya da binayı kolaçan ediyordu ama ben mi paranoya yapıyorum? Yoksa paranoyamda haklı mıyım?
+1
anten
(28.11.25)
Varsa o saatteki giriş koridolardaki güvenlik kamera kayıtlarına bakın.
0
diyecevaplandı
(28.11.25)
hırsızlığa gelmişlerdir. klasik hırsız taktiği bu.
+4
cisimcik golgi
(28.11.25)
Peki önümüzdeki günler için bir paranoya yapayım mı?
0
🌸anten
(28.11.25)
oturduğum apartmanda her katta 2 daire var. geçmiş zamanda yangın dedektörü şeklinde bir güvenlik kamerası takmıştım benim kapıyı görecek şekilde. dilencisini de gördüm, para pul almak için gelen ramazan davulcusunu da, apartman arasında duran bisikleti çalmaya çalışırken yakalaım bir defa bi davulcuyu. aynen dediğiniz gibi kapı dinleyen sonra karşısına çıkınca dilenci numarası yapan da gördüm.

geçen su tesisatı yenilendi evin. o zaman o kamerayı söktüm. baktım olmayacak internetten sipariş verdim 2 adet kamera görünümlü kamera taktım. dairenin içine kadar kablosunu çektim ama henüz tadilat sebebiyle bağlantısını yapmadım. emin olun o kameraların orda olması ve daireye kablo girmesi bile çok büyük caydırıcılıktır.
+2
Fodera
(28.11.25)
Guvenlik kamerasi takin. Alarm takin. Kapi kilitlerini kaliteli ozel kilit kullanin. Kilitler mutlaka yeni tip rozetli olsun. Bunlar 2025 yilinda şart artik.
+4
die fetten jahre sind vorbei
(28.11.25)
Hırsız evi yokluyor. Aynısı başıma geldi, öncesinde kapı da çalmadı kedilerim huylanıp kapıya gidince ben de kapıyı açtım. Kadın kapıyı dinliyormuş neredeyse içeri düşecekti. Ne oldu dedim, bilmemkime baktım yanlış ev herhalde dedi kaçarcasına gitti. Aynı gün yan apartmanda öğrenci evine hırsız girmiş kesin bu kadındı. Dolana dolana gidiyor demek hangi evi denk getirirse patlatıyorlar.
+4
koskoca kirpi
(29.11.25)
Sizin şüphelendiğinizi anlamış. O yüzden başka bir yere uğramadan direk bölgeyi terk etmiş gayet akıllıca.
+2
ground
(29.11.25)
maalesef şüpheli bir durum izlemeye çıkmışlar. ben olsam eve kapıdan başka herhangi bir giriş seçeneği yoksa Ezvız Db2 Pro tarzı bir ürünü en kısa sürede takarım. eğer kapı haricinde de giriş seçeneği varsa bi güvenlik sistemi düşünürüm.
0
bravoteam
(29.11.25)
Dilencinin eve gelmesi pek alışılmış durum değil. Bu 90 larda oluyordu bazen ama uzun zamandır böyle bir şey duymadım.
0
michael harddd
(29.11.25)
(6)

Tek tip giyinmek. Mutfağı restoran ürünleriyle tamamlamak adı neydi?

ground
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Tal
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Talu galiba böyle biriydi. Bunun genel bir adı var mı? Giyim değil de diğerini uygulamak istiyorum.
0
ground
(27.11.25)
Minimalizm (sadecilik) bu söylediğini karşılamıyor mu?
0
Mirket
(27.11.25)
Mirket; tam karşılamıyor. Belki 36 kişilik tabak kase vs takımı olacak ama markasız, endüstriyel mutfak ekipmanları satılan yerlerden almak istiyorum. 20 sene sonra bile aynı takımlar olsun, kırıldıkça yenisini alayım mesela. Biraz da tüketim trendlerine tepki gibi. Böyle bir şey var ama bulamadım.
0
🌸ground
(27.11.25)
monochrome mu acaba? bilemedim oyle aklima geldi. bu arada aradigin seyler metro market'te var tam olara. restoranlar vs de oradan aliyor cunku.
-1
arakaali
(27.11.25)
ben otistik diyorum, bunlar o tarz takintilar cunku.
hep ayni kombini giyen bir arkadas vardi, beyaz gomlek, kot pantalon, siyah makosen.
agir otistikti.
0
cooperr
(27.11.25)
essentialist bir bakıma
0
eileengray
(27.11.25)
ton sür ton?
-2
lüzumsuz adam
(28.11.25)
(1)

drone lazim, ne alayim?

cooperr
bir tane drone alacam, fiyat performans urunu ariyorum.mustakil evlerin havadan fotograflarini cekmek icin kullanmak istiyorum, evler 2-3 katli, 10 metre yukseklige cikip yuksek cozunurlukte foto cekse yeter. Video'ya cok da gerek yok. son model birseye ihtiyacim yok. cok profesyonel olmasina da ger
bir tane drone alacam, fiyat performans urunu ariyorum.

mustakil evlerin havadan fotograflarini cekmek icin kullanmak istiyorum, evler 2-3 katli, 10 metre yukseklige cikip yuksek cozunurlukte foto cekse yeter. Video'ya cok da gerek yok.

son model birseye ihtiyacim yok. cok profesyonel olmasina da gerek yok, basit isimi goren bisey olsa yeter.

baktim DJI mini 5 cikmis ama fiyati benim butcemi asiyor. DJI mini 3lerin fiyatlari oldukca dusmus durumda.

3 alsam yeter mi? Yoksa en kotu 4 mu almaliyim?
3/4/5 arasinda ciddi farklar var mi?
DJI disinda baska marka onerir misiniz?

Tsk!
0
cooperr
(27.11.25)
Başlangıç için 2 yıl önce mini se 2 aldım. Hâlâ değiştirmeye ihtiyaç duymuyorum. Tek sıkıntısı dikey 9:16 formatında çekmiyor. Onu da geniş açı çekip kendim ayarlıyorum.
0
ground
(27.11.25)
(4)

Yaş Zeytin Kurmak

rock n roll
Bir ay önce yaş zeytin kurdum. Önce üzerlerine çizik attım ve bir kavanoza koydum üzerine de suyunu ilave ettim. İki günde bir suyunu değiştiriyorum ama bir aydır olmadı. Çok sert ve çok acı. İlk defa yaptım. Bu ne zaman olur ya da olur mu? Umudumu ne zaman kesmem lazım?
Bir ay önce yaş zeytin kurdum. Önce üzerlerine çizik attım ve bir kavanoza koydum üzerine de suyunu ilave ettim. İki günde bir suyunu değiştiriyorum ama bir aydır olmadı. Çok sert ve çok acı.

İlk defa yaptım. Bu ne zaman olur ya da olur mu? Umudumu ne zaman kesmem lazım?
-1
rock n roll
(27.11.25)
Çizik baya sürüyor, cinsine de bağlı. Eninde sonunda olacak, zeytin diri kaldığı sürece devam edin. Cesaretiniz kırılmasın, ama bir dahakine zeytini kırarak yapın.
0
akhenaten
(27.11.25)
Sert domat zeytinini çizdiysen ve çizerken de çok nazik davrandıysan geç olacaktır. Sıkıntı yok. Beklemeye devam. Yenmeyecek şekilde yumuşamadığı sürece sorun yok. Tatlanmadan da yumuşamaz zaten. Umut kesmelik bir durum yok yani.

Ek: Bir daha zeytin alırken iki parmağının arasında sık. Cırrrk diye patlıyorsa, sulu suluysa, çekirdeği etinden hemen ayrıldıysa, çekirdeği bütüne nazaran ufaksa o zaman al. Yoksa alma.
0
Mirket
(27.11.25)
Tuz atmadın mı? Ayrıca çizmek yerine kırmak daha iyi sonuç verir yeşil zeytinde. Ama bira hızlı tüketmeniz gerekir.
0
ground
(27.11.25)
Markette bir teyze kilo kilo alıyordu ben de ilk defa yapacağım o yüzden teyzeye sordum çok aldığına göre iyi biliyordur diye.

Üzerine çizik atıp, iki günde bir suyunu degistireceksin, bir ayda olur dedi. Sonra tuz, baharat, yağ koyarsın, nasıl seversen dedi. Hatta bir komşusu 15 günde yapmış. Ben de onun demesine göre yaptım :)
0
🌸rock n roll
(27.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(6)

duvarı matkapla delmek, elektrik tesisatına zarar verir mi?

istististist
duvara barfiks aleti monte etmek istiyorum.https://www.youtube.com/shorts/JCT16cTQqxsvideoda anlatıldığı şekilde, normal duvara değil de kapının üzerindeki kalın kirişe monte etmek istedim.fakat orada şu şekilde, kapaklı alanlar var (sanırım elektrikle alakalı bir şeyler) :https://soz.lk/i/68vq6sx0h
duvara barfiks aleti monte etmek istiyorum.

www.youtube.com

videoda anlatıldığı şekilde, normal duvara değil de kapının üzerindeki kalın kirişe monte etmek istedim.

fakat orada şu şekilde, kapaklı alanlar var (sanırım elektrikle alakalı bir şeyler) :

soz.lk

herhangi bir sıkıntı yaratır mı?
0
istististist
(25.11.25)
Buat onlar. İçinde iki ya da üç yöne giden borular vardır. O boruların içinden de kablolar geçer. Buatların kapaklarını aç, boruların ne tarafa gittiğine bak. O istikametlerden uzak dur ki duvarla beraber kabloyu da delmeyesin.
+1
Mirket
(25.11.25)
Mirket +1
Ama her zaman düzgün şekilde çekmiyorlar kabloyu. Kabloya denk gelirse tehlikeli evet.
0
kisa
(25.11.25)
@kisa +1 tinyurl.com
diğer yandan o kalın kiriş binanızın taşıyıcı sisteminin önemli bir parçası olduğundan, fazladan delik açmak vs bünyesine zarar verebilir; illa yapacaksanız delikleri çap ve sayı olarak minimumda tutmakta fayda var.
0
lil siztah
(25.11.25)
kirişte ve sütunda buat olmaz. orası büyük ihtimal tuğladır. tuğlaya da barfiks yapılmaz kopar düşersin.
0
ground
(26.11.25)
peki en uygun nereye monte edebilirim bu aleti hocam?
0
🌸istististist
(26.11.25)
onlar işe yaramıyor malesef; ya düşüyor ya da çok alçakta kalıyor.
0
🌸istististist
(26.11.25)
(6)

ABD-Jüri sistemi

kizil karga
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nere
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nereye kadar meşru müdafaadır nereden sonra bu kapsamı yitirir bilirler mi, bilmiyorlarsa verdikleri kararlar sağlıklı oluyor mu, nasıl oluyor bu olay? Mesela bir olay meşru müdafaa kabul edilip sanık suçsuz bulunsa yargıç "lan olm bunun neresi meşru müdafaa aq kafanız mı güzel" deyip karara müdahale edebiliyor mu, edebiliyorsa jüriye ne gerek var direkt yargıç karar versin işte; edemiyorsa yasanın tüm inceliklerine hakim olmadan verilen kararlar sağlıklı olabiliyor mu?

Ya bu jüri sistemi anglo-sakson bir gelenek sanırım, İngilizler acaba magna carta ile gelen bir alışkanlıkla halkın da bu mahkeme işlerine dahil edilmesini mi sağladı ne oldu acaba buradan mı çıktı bu jüri olayı ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(23.11.25)
öncelikle, küçük ve teknik detaylı mahkemelerde jüri yok. yani ne bileyim şirket birleşmesidir, tapu kadastrodur, evrakta sahteciliktir vs. zaten bilirkişi ve o alanda uzman bir hakim gerektirebilir, jüri olmaz.

jüri daha ziyade ağır suçlarda, birisinin yıllarca hapiste olacağı veya idam edileceği mahkemelerde görülür. cezanın ne olacağına karar vermezler, ordaki teknik karar yine mahkemede olur ama birisi masum mu suçlu mu diye karar verirler.

avrupa-türkiye coğrafyasındaki zihniyette aslında hukuk, sağı solu çok net, hemen bütün detaylarıyla yazılmış ve haliyle hukuktan anlamayan birisinin üstüne fikri olmasına gerek olmayacak gibi dizayn edilmiş.

abd'deki mutlak halk egemenliği konseptini anlamak için, ilk dönemlerine kadar inmek lazım ama kabaca burda 2 konu var:

1) devlet tam olarak güvenilir bir kurum değildir. yönetim tiranlaşabilir. halk egemenliğinin hiçbir zaman riske edilmemesi gerekir. (bireysel silahlanma da bu yüzden) haliyle sen adalet bakanlığının ya da kimse sorumlusu, spesifik bir mahkemeye, spesifik bir hakim atayıp atamayacağını bilemezsin. farklı görüşteki bir hakimin görev yerini değiştirmeyeceğini garanti edemezsin. bu yüzden orda karar mercii halk olmalı.

2) her şeyin karşılığı yazılı olamaz. kamu vicdanı da önemlidir ve neticede devleti, halk kurar. devlet, birisinin hayatını alacaksa halk için alır. ve bu da bizi -> birisinin hayatıyla ilgili kararı da halk verir'e getirir.
+11
gitdaddy
(23.11.25)
(bkz: kamu vicdani)
+1
antikadimag
(24.11.25)
antikadimag +1. anglo saxon hukuk sistemlerine özgü bir düzen bu. sadece ceza davalarında ve suçlunun suçu inkar ettiği gibi durumlarda kullanılıyor. bu sistemde verilen ceza veya beraat kararları toplumda adalet sistemini tartışmaya açmıyor. halk karar vermiş gibi bir durum oluşuyor. en üçuk örneği o. j. simpson davasıdır. adam kesin denecek delillerle cezalandırılması gerekirken beraat etti.
+1
ground
(24.11.25)
Abi peki bu saçma bi salaklık değil mi ya, yani halk mutlu olsun diye halkın (jürinin) suçsuz kabul ettiği O. j. simpson gibi kesin suçlu birini serbest bırakınca "abi kararı halk verdi suçluysa da günahı onların boynuna" şeklinde bi yasal düzenleme olması gerçekten mantıklı mı yav kimse karşı çıkmıyor mu bu sisteme acaba bilmediğimden soruyorum.
0
🌸kizil karga
(24.11.25)
mutlak doğru çalışan bir hukuk mekanizması maalesef yok. abd'de juri ile ilgili tartışmalar dönüyordur kesin. bahsettiğiniz o.j simpson davasında juri havuzu siyahi amerikalıların ağırlıkta olduğu bir dava. bir de o dönem amerikan polisinin siyahilere yaptığı ırkçılık maksimum düzeyde. o karar dönemin ruhundan bağımsız okunamaz.

juriden bazen saçma kararlar çıksa bile devletin gücünün sınırlanması amerika gibi ülkelerde daha önemli.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(24.11.25)
amerika'da yasadigim surecte gordugum kadariyla ekstra birkac bilgi vermek gerekirse:

vatandaslar random olarak mail aliyor ve davet ediliyorlar. tabi davet dense de bu zorunlu bir hizmet aslinda. buna jury summon deniyor. ancak her cagilan juriye giremiyor. sana birkac soru sorup davaya yonelik taraf olup olmadigini, juri olup olamayacagini anlamaya calisiyorlar. bircok amerikan hayatinin bir doneminde summon edilir ama gercekten jury olan cok azdir.

o gunler icin isinden izin aliyorsun. sana gundelik ihtiyaclarin icin bir para veriliyor. cok uzun surecek davalara gitmek istemiyor amerikalilar para kaybedecekleri icin.

sonuc olarak juri suclu veya sucsuz durumuna karar veriyor. hakimin buradaki etki alani cok kisitli, sadece cezayi belirleme noktasinda. kamunun yargi sureclerine katilmasi, sureclerin nasil isledigini bilmesi ve soz sahibi olmasi bence cok guzel bir sey.
+1
antikadimag
(24.11.25)
(3)

İstanbul'da saat nereye satılır?

biravekahve
Elimde vaktinde babama Almanya'dan hediye gelmiş fakat hiç kullanılmamış kutulu,sertifikalı bir Maurice Lacroix CA1107 saat var. Kendileri bunu satarak paraya dönüştürmek istiyorlar. İstanbul'da bunu satın alabilecek belirli saatçiler var mıdır? Yoksa rastgele girdiğimiz dükkanlar da alır mı?
Elimde vaktinde babama Almanya'dan hediye gelmiş fakat hiç kullanılmamış kutulu,sertifikalı bir Maurice Lacroix CA1107 saat var. Kendileri bunu satarak paraya dönüştürmek istiyorlar. İstanbul'da bunu satın alabilecek belirli saatçiler var mıdır? Yoksa rastgele girdiğimiz dükkanlar da alır mı?
0
biravekahve
(23.11.25)
Saati araştırdığımda 2.el piyasası pek yok gibi. Nişantaşı'nda vs alacak dükkan bulursunuz ama alanlar çok düşük fiyat verecektir. İnternetten satışa koymanız daha mantıklı olabilir ilgilileri illa çıkacaktır.
0
mermaidd
(24.11.25)
eBay den amerikaya satmayı deneyin
0
oscar
(24.11.25)
facebookta saatkolikZ adlı bir sayfa var. takipçileri bu iş bilen anlayan kişiler. bu soruyu resimlerle orada sor. özelden alıcılar dönüş yacaktır.
0
ground
(24.11.25)
(4)

Cialis kullananlar var mı? Ciddi yan etkilerine maruz kaldınız mı?

Berck
Cialis ve benzeri ilaçları hiç kullanmadım ama artık yaş ilerliyor, yıllar geçiyor. İlişkide ilk seferinde hiç sıkıntı yok ama sonrasındakilerde sertleşme problemleri yaşamaya başladım. Gerildikçe, stres yaptıkça da daha da kötüye gidiyor falan.Cialis ve benzeri ilaçların ciddi kalp rahatsızlıkları
Cialis ve benzeri ilaçları hiç kullanmadım ama artık yaş ilerliyor, yıllar geçiyor. İlişkide ilk seferinde hiç sıkıntı yok ama sonrasındakilerde sertleşme problemleri yaşamaya başladım. Gerildikçe, stres yaptıkça da daha da kötüye gidiyor falan.

Cialis ve benzeri ilaçların ciddi kalp rahatsızlıkları yaşatabildiğine dair bir düşünce kalmış aklımda, bilmiyorum ne derece gerçekle örtüşüyor ama. Cialis kullanıp da ciddi yan etkisine maruz kalanlar var mı? Veya bir tanıdığı bu sebepten ciddi sağlık sıkıntısı yaşamış olan?
0
Berck
(23.11.25)
10 yıl önce bir süre kullandım. hayatımın hareketli dönemiydi. yani dosdoğru konuşmak istiyorum ama bilmiyorum işe yarıyor muydu yaramıyor muydu...

bu ilacı bize yatakta süperman olacaksınız diye anlattılar. olduk mu olamadık mı emin değilim.

sertleşmeye hiç bir etkisi yok baştan söyleyim. viagradan farklı olarak ikinci atışa hızlı geçmeyi sağlıyormuş (tadalafil).

o zamanlar ikiye üçe geçtik de cialis sayesinde mi?... pek sanmıyorum. gençlik enerjisi diyelim.

hiç bir sağlık sorunu yaşamadım. eczacı bir arkadaş vardı kullanan o da gayet iyi.

naçizane şunu da yazayım. sertleşme sorunu varsa işin içinde içki vardır. ee içki varsa ufak doz viagra muadili hap her zaman hayat kurtarır.
-1
yurtsuz john
(23.11.25)
Ben meraktan denemiştim baya baş ağrısı yaptı
0
mirty
(23.11.25)
hepsini denedim ya mide ekşimesi yapıyor ya da baş ağrısı. vigrande ise pırıl pırıl ve ekstra etkili.
0
ground
(24.11.25)
Bir ara düşündüm ancak anksiyetemden ötürü gereksiz korkup hiç kullanamadım. Ama sertleşmeye etkisi yok gibi talihsiz bir açıklama görünce yazmadan duramadım. Bu ilacın en baş amacı zaten sertleşme sağlamaktır.

yan etkiye cevap veremeyeceğim maalesef ama her ilaçta olası yan etkiler vardır okuyup korkmak gereksiz. dediğimle çelişiyorum farkındayım ama malum anskiyete :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(24.11.25)
(3)

Güvenerek araba alabileceğim site hangisi?

drako
Daha öncesinde başlık açmıştım bir kaza geçirmiştik. Aracımız perte çıktı ve yakında ödeme yapılacak ancak araç işinden çok anlamıyorum. Daha öncesinde vavacars'dan almıştım ancak şuanda sitede fiyatlar yüksek.Sahibinden.com'dan almak istemiyorum zira dediğim gibi anlamıyorum araçtan. Başka memnun k
Daha öncesinde başlık açmıştım bir kaza geçirmiştik. Aracımız perte çıktı ve yakında ödeme yapılacak ancak araç işinden çok anlamıyorum. Daha öncesinde vavacars'dan almıştım ancak şuanda sitede fiyatlar yüksek.

Sahibinden.com'dan almak istemiyorum zira dediğim gibi anlamıyorum araçtan.

Başka memnun kaldığınız hangi site var bana önerebileceğiniz? Teşekkür ederim.
0
drako
(22.11.25)
Sitelerin hemen hemen hepsine aynı insanlar ilan veriyle zaten. Sarı siteye ilan veren gidiyor diğer sitelere de ilan veriyor. Araç ne düşünüyorsunuz? Yine en mantıklısı kurumsal bayilerin ikinci elleri. Ama arabayı alırken muhakkak "Ben de özel ekspertiz yaptıracağım, sizin eksperden farklı bişey çıkarsa aracı almam" diye diretin. Yıllar önce bende işe yaramıştı zor da olsa kabul ettirmiştim.
0
gobekliraki
(22.11.25)
Dod var. Garantili satış yapıyordu. Ayrıca yetkili servislerin 2. el satış bölümleri var. Expertizleri daha güvenilir.
0
ground
(22.11.25)
@gobekliraki;

Araç halen bakıyorum. 1.3'e kadar bakmaktayım araç.

@Ground;

Dod duydum ama ekşisözlükte pek iyi yorumlar almamış. Siz kullandınız mı daha öncesinde?
0
🌸drako
(22.11.25)
(1)

çiçekliköy kahvaltı

dfn4
İzmir çiçekliköydeki kahvaltıcılardan yakın zamanda gidip beğendiğiniz oldu mu? instagramda güzel görünüyor ama yorumlar berbat çoğunda. ortamı güzel mümkünse dere kenarı falan neresi olabilir
İzmir çiçekliköydeki kahvaltıcılardan yakın zamanda gidip beğendiğiniz oldu mu? instagramda güzel görünüyor ama yorumlar berbat çoğunda. ortamı güzel mümkünse dere kenarı falan neresi olabilir
0
dfn4
(21.11.25)
arada bir gittiğimiz Şehri Ayaz var. dere kenarında ambiyans güzel. gitmeden dere kenarında masa sorun ama. aynı zamanda alkollü mekandır.
0
ground
(21.11.25)
(1)

Bu dava sonuçlanmış mı ?

ayağiniza gelen overlokçu
Merhaba fotoda gözüken idari mahkeme davası sonuçlanmış mı ? en son yüklenen evrak 18.08.25 olarak gözüküyor.Yoksa hala inceleme devam mı ediyor ? https://hizliresim.com/7ufpubs
Merhaba fotoda gözüken idari mahkeme davası sonuçlanmış mı ? en son yüklenen evrak 18.08.25 olarak gözüküyor.Yoksa hala inceleme devam mı ediyor ?
hizliresim.com
0
ayağiniza gelen overlokçu
(21.11.25)
henüz karara çıkmamış. esas numarası almış. yani dava açılmış.
0
ground
(21.11.25)
(1)

Hukukçulara ceza avukatlarına soru

egerbiryolcu
Şimdi benim şöyle bir durumum var. İşlediğim iddia edilen suç tarihi Kasım 2016. Araştırdığıma göre bu davanın zaman aşımı süresi 8 yıl ben bu süreçte mahkemede ve istinafta Beraat kararı aldım iki beraat var ve son olarak dosyam Yargıtaya gitti. e-devlet'ten baktığımda ilgili yargıtay dairesinde ve
Şimdi benim şöyle bir durumum var. İşlediğim iddia edilen suç tarihi Kasım 2016. Araştırdığıma göre bu davanın zaman aşımı süresi 8 yıl ben bu süreçte mahkemede ve istinafta Beraat kararı aldım iki beraat var ve son olarak dosyam Yargıtaya gitti. e-devlet'ten baktığımda ilgili yargıtay dairesinde ve 4. ceza dairesinde arşivde olarak gözüküyor. Hatırlamıyorum hangisi ama bu belgelerden birine tıkladığımda Beraat kararının bozulması ile ilgili belgede talep tarihi 12 Haziran 2024 yazıyor ve belgenin üstünde de zamanaşımı yakın ibaresi var.

En özet şekilde durumum bu. Merak ettim şeyler şunlar:
1 Neredeyse 2026'ya gireceğiz 2024 yılında zamanaşımı yakın yazıyorsa aslında şu an zamanaşımından dolayı davam düşmüş olabilir mi?
2 zamanaşımı süresi dolmamışsa hem Berat kararlarından hem de zamanaşımının yaklaşmış olmasından dolayı Berat çıkma ihtimali yüksek midir?
3 zamanaşımı dolmamışsa ama yakınsa ve tekrar aleyhime karar çıkarsa yine zaman aşiminin dolacak olmasından dolayı yine ben avantajlı mı olurum? (Ugrastirsalar da kısa bir süre sonra zamanaşımından yine davam düşer gibi mi)
4 bu ne kadar doğru bilmiyorum ama yapay zeka şöyle bir şey dedi yeni yıla girerken zamanaşımı dolan veya artık kapatılması gereken dosyalar kapatılıp bir temizleme işlemi yapılıyormuş yani dosyan öne alinabilir dedi

Bunları çok merak ediyorum son olarak da dava düşmüşse ya da herhangi bir karar çıkacaksa bu ne zaman belli olur çünkü kadrolu atamam ve güvenlik soruşturmam olacak dosyanın kapanması benim için çok önemli. Yaklaşık bir ay süre sonra bu güvenlik soruşturması olayı olabilir bu zamana kadar dosya kapanır mı? Ne diyorsunuz? Mahkumiyet almasam bile açik dosyalar elenme sebebi olabiliyormuş diye söylentiler var.
0
egerbiryolcu
(21.11.25)
zamanaşımı ile ilgili talepte bulunun. diğer türlü görmeyip karara çıkarabiliyorlar. bu tip taleplerr varsa önce bu talep incelenir. sonrasında esasa geçilir. zamanaşımına girecek diye onama veya bozma verilecek diye bir şey yok. birisi usule diğeri esasa yönelik durum. ama usül bizde esastan önce gelir. zamanaşımı ile ilgili yılbaşı uygulamasını hiç duymadım. zaten zamanaşımı takvim yılına göre değil davanın işlendiği süre baz alınıp üzerine 365 gün hesabı yapılarak bulunur. 12 ay veya 52 hafta sayılmaz. artık günler ayrıca eklenir. son olarak ceza dahi alsanız yargılamanın bu kadar uzun sürmenden dolayı adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile tazminat talebinde bulunabilirsiniz.
+1
ground
(21.11.25)
(14)

Hangi saat?

kizil karga
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeAhttps://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.html
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?

www.tissotwatches.com


www.tissotwatches.com
0
kizil karga
(21.11.25)
Yani biri 35 mm çapında biri 40 mm çapında, tarz olarak benzer olsa da bilek yapına göre seçmek gerek
0
grimavi
(21.11.25)
Abi yanlış linki koymuşum düzelttim, ikisi de 40 mm
0
🌸kizil karga
(21.11.25)
ben ilkini beğendim
+1
kisa
(21.11.25)
40 mm ise gentlemen ama alternatif öneri istersen citizen c7 modeli, beşgen tarih penceresi falan retro hoşuma gidiyor
+1
grimavi
(21.11.25)
ilki açık ara
+1
ground
(21.11.25)
bence ikisi de değil. ama bu tarz seviyorsanız ilki
+3
sweetoffice
(21.11.25)
bence de ilki. prx bir tık sanki piyasa işi oldu gibi bir algım var. bir de prx daha hafiftir, ben o kadar hafif saat de sevmiyorum.
+1
awlmi
(21.11.25)
tabiki gentelman
+1
bobinhoo
(21.11.25)
kesınlıkle gentleman.
+1
deepness
(21.11.25)
2. benim de hedeflerimden birisi çok şık.
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
1 cok cok iyi
+1
koela
(21.11.25)
Bilekte farklı duruyor bu saatler ama bence gentleman
+1
edaddy
(21.11.25)
PRX yani ikinci.
+1
ucurulmamak umidiyle
(21.11.25)
Ben de ikisi de değil diyeceğim..
0
eileengray
(22.11.25)
(8)

Şaraba karşı damak tadım oluşmadı

put it in your appropriate place
Yarın ciks bir mekana gideceğim Nişantaşı'nda. Şarap ağırlıklı bir resturant. Öyle menüye bakarken içimden geçirdim şaraba karşı bir damak tadım olmadı.Bira ile viskide bir damak tadı oldu. Ahım şahım ayrıntı detay bilsemde gene tattığımda az çok farkı anlayıp duruma göre sevdiğim sevmediğim oluyor.
Yarın ciks bir mekana gideceğim Nişantaşı'nda. Şarap ağırlıklı bir resturant. Öyle menüye bakarken içimden geçirdim şaraba karşı bir damak tadım olmadı.

Bira ile viskide bir damak tadı oldu. Ahım şahım ayrıntı detay bilsemde gene tattığımda az çok farkı anlayıp duruma göre sevdiğim sevmediğim oluyor.

ama şarapta hiçbir gelişim olmadı. Gerçi bira ile viski içtiğim kadar şarap hiç içmiyorum. Oranı 17'e 1 diyebilirim.
0
put it in your appropriate place
(20.11.25)
grimavi
(20.11.25)
biz şaraplık üzüm yetiştirip kendimize kadar da yapıyoruz. çocukluğumdan beri önüme gelir hiç sevemedim. en güzelleri de önüme geldi ama şarap beni çekmedi.
+2
mikahakkinen
(21.11.25)
second cheapest wine...
youtu.be
+1
croswell
(21.11.25)
hızlı bir hesap yaptım en az 1.000 şişe şarap içmişimdir. (30+ yılda) ancak ben rakıcıyım esasen (2.000 yetmişlik vardır o da) . şarapla ilgili bir çok şey abartıdır genel olarak. alışkın değilseniz beyaz şarap ve rose'ları tenzih ederim tadı her mideye iyi gelmez. mayalıdır çünkü. ancak yapıldığı bitkinin en çok tadını veren içki de şaraptır. milyon çeşit şarap vardır o yüzden. apayrı bir kültürdür. sinema yönetmenleri bayılır mesela. sinematografiktir. edebi eserlere iyi gider. şiirlere yakışır. amma velakin içimi o kadar da iyi değildir. ben şarabı alkol almak için içtiğimden "evin" gibi köpeköldürenleri de içerim, köylülerin yaptığını da abartı fiyat olmayan endüstriyel şarapları da içerim. hiç bir alkollü içecek çeşidi tadı iyi geldiği için içilmez zaten. zamanla alışırsın. ve o ilk yudumda, o ilk kokuda seni hemen forma sokar.
+1
ground
(21.11.25)
Sanırsam soru kısmını atlamışsınız

Menüden şarap seçerken neye dikkat edeceğinizi mi yoksa nasıl damak tadı geliştirebileceğinizi mi soruyorsunuz
+1
akhenaten
(21.11.25)
Kötü sarap icerek gusto gelismiyor. Istersek düzenli olarak sarap tüketelim, istersek tasarimi hos yerlere gidip sarap tadalim. Kötü sarap her yerde norm gibi Türkiye´de.

Seviye maalesef yerlerde. Ülkeye giren yabanci saraplar da vasat ve vasat alti, cok büyük oranda. Tamam, daha uygun fiyatlilar ama derinlikli degiller. Neleri ne kadar süre denediz ki, gusto gelistirme beklentisi icine girdiniz? Demissiniz az tükettiginizi... Bence biraz sert bir bakis acisi... Icerek, deneyerek gelistirirsiniz zamanla.

Su da var ki, nasil kötü pizza yiyerek iyi pizzadan haberdar olamaz ama o konuda "fikir" sahibi olacak duruma gelemezsek, aynisi burada da gecerli. Bir de sarapta ne istedigini anlamak, cok cesit oldugundan biraz uzun sürüyor.

Biraya da viskiye de göre cok daha kompleks sarap, adamlar Isle´de ficinin tadina baktiriyor, bu kadar mi yani? Distile iceceklerin tamam yillandirmasi ve terruari var, ama anlamasi cok daha kolay. Birada da craftlarla beraber cesit artti, ama yine de sarapla karsilastirilamaz.

Sarap yogun mesai istiyor. Suclusu siz degilsiniz, sarabi zengin oyuncagi haline getirmis olan Türkiye pazari, sarap antipolitikalari... Yoksa ortalama sosyal icici, sarabin bu kadar maliyetli ve vasat olmadigi her yerde az cok ne istedigini bilir...

Mini tavsiye, begendiginiz bir sarap bulursaniz, o üzümden ya da o üreticiden, stilden devam edin... Rioja mi begendiginiz, baska yere gittiginizde de Rioja icin... O bölge nasil kirmizi sarap yapiyor, neler benziyor, damak hafizasini boyle gelistirirsiniz...
+1
buf-e kür
(21.11.25)
@akhenaten aslında atlamadım ve böyle bir cevap bekliyordum. bir soru yok, genel olarak yazdım.

bütün cevaplar için teşekkür ederim.
+1
🌸put it in your appropriate place
(22.11.25)
Örneğin şarap rakıya göre daha fazla mesai yapmayı gerektiriyor öğrenmek için. Rakı dediğinizde mesela hafif ve yoğun rakılar var. İşte meşeye girince oradan lezzet alan rakılar oluyor. Anasonu baskın veya geri planda oluyor ama genellersek 5-6 tür var diyebiliriz.

Bira daha karışık; kraft bira akımı orada türleri ziyadesiyle arttırdı. Şerbetçiotu baskın IPA'lar mı yoksa karamel veya siyaha çalan biralar mı, meyveyle yapılanlar mı vs. derken orada da mesai lazım. Ama bir şaraba göre burada yol almak kolay. Gidin Sanayi 1-A'ya, küçük bardaklarda verilen 10 farklı birayı tek günde denersiniz.

Viski tarafında bile bana kalırsa daha rahat yol alınır. İsli mi meyvemsi mi? Yoğun mu yoksa günlük içime uygun mu? Biraz biraz deneme yapılarak öğrenebilir. Bir de evinize viski aldınız diyelim, açıp da bitirme zorunluluğu yok. Orada duruyor. Halbuki şarap öyle mi... Açtıysanız illa ki içilmek zorunda.

Bu arada benim şarap üzerine "Toprak ve Şarap: Türkiye'nin Bağları ve Şarapları" diye bir kitabım var. Ayrıca sayısız bira, viski ve rakı tadımına katıldım. Oralardan damıtarak bunları yazıyorum. (Mayalayarak mı deseydim. :D)

Şaraba geldiğimizdeyse öğrenmek için en uzun zaman harcanması gereken içki kesinlikle bu. Mesela geçenlerde şarap üzerine bir eğitim veriyordum. Türkiye'de şaraba hakim olmak için

yerel üzümlerden,

-Emir,
-Narince,
-Bornova Misketi,
-Kalecik Karası,
-Öküzgözü,
-Boğazkere,

yabancı üzümlerden,

-Cabernet Sauvignon,
-Merlot,
-Shiraz,
-Sauvignon Blanc,
-Chardonnay'in

nasıl ve ne tür şaraplara hayat verdiğini öğrenmeniz gerek dedim.

Şimdi burada 11 üzüm saydım. Hani bir üzümün tek bir örneğini içerek de onu anlamazsınız. 3 örneği lazım desek en az 33 tane şarabı üzerine düşünerek, not alarak içmeniz lazım gelir. Başka yolu yok.

Ama bunu yaparsanız da Türkiye'de gittiğiniz restoranların şarap menülerindeki şarapların %70'ine hakim olursunuz.

Tabii Türkiye piyasası kolay, yabancı şarap yok denecek kadar az. Şarap kültürünün daha gelişkin olduğu, bolca şarap bulunabildiği ülkelerde işler karışıyor.
+1
loras
(22.11.25)
(7)

ozempic hk.

kiyiya vuran dildolar
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?

diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
0
kiyiya vuran dildolar
(20.11.25)
Bu konuda Fatih Altaylı’nın bir programı vardı muhakkak izlemenizi öneririm aşırı derecede detaylı net ve kesin anlatıldı orada konular. Bir dönem ben de denedim ama bana faydası olmadı yakın çevremde çok fazla faydasını gören insanlar var
0
ground
(20.11.25)
Mounjaro varken ozempik ne?
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.11.25)
Benzer bir soruyu ben de sormuştum:

www.eksiduyuru.com

Nasıl çalıştığı da şurada anlatılmış yine:

www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(20.11.25)
Vallahi açık konuşmak gerekirse geçen mart ayında eşime recete etmişlerdi o kullanmadı ben kullandım o süreçte bir caba sarf etmeden günlük rutin ile 10 kg civari verdim 3 aylık dozdu galiba sonra ilaç bitti kilolar geri tabi bir de o zamandan beri zaman zaman böbrek ağrısı çekiyorum ki bu ilaçlar ciddi böbrek hasarına sebep olabiliyormuş..

O yüzden sürdürülebilir bir ürün olduğunu düşünmüyorum kullanacaksanız böbrek sağlığı destekleyici ürünlerle beraber kullanmanızı tavsiye ederim
+1
apocalipy
(20.11.25)
pankreatit vakalari az değil; daha geçen gün ünlü bir yabancı oyuncu görme bozukluğu oluştuğunu açıkladı. uzun dönem etkileri hala çok belli değil. eğer çok kiloluysaniz kar-zarar hesabına göre kullanabilirsiniz tabii ama yaşam tarzınızı değiştirmeden zaten sürdürmek zor.
0
eileengray
(20.11.25)
Evrim Ağacı'nın videosu:

www.youtube.com

Obezite ve tip-2 diyabetin tedavisi için mucizevi. İnsanların yeme içme alışkanlıklarını kökten değiştirmesi, fast food şirketlerinin ürünlerinin içeriğinde değişikik yapması gibi göstergeler harika.
Eczanelerde leblebi şeker gibi satılıyor. Keyfi kullananlar ne dozaja ne kullanım süresiyle ilgili talimatlara uyuyor. İş yerinde böyle iki kişi var. Biri ciddi kilo verdi, diğerinde hiçbir değişiklik yok gördüğüm kadarıyla.
0
auroraaurora
(21.11.25)
bilgiler icin tesekkurler. ben adamin hasiyim veririm bu kilolari ilac olmadan
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(22.11.25)
(2)

Makarnanın sahtesi olabilir mi?

Mirket
Aşağıdaki makarna sorusunda övülen bir markaya bakıyordum da, şurada, en yakın takipcisinin fiyatının yarısından daha ucuza satıyor. İlginç geldi bana.https://www.akakce.com/makarna/en-ucuz-rummo-bio-integrale-kepekli-spaghetti-no-3-500-gr-fiyati,1074267147.html
Aşağıdaki makarna sorusunda övülen bir markaya bakıyordum da, şurada, en yakın takipcisinin fiyatının yarısından daha ucuza satıyor. İlginç geldi bana.

www.akakce.com
0
Mirket
(19.11.25)
Elinde patlamistir skt yakındır
+3
artıküyeolmakistiyorum
(19.11.25)
Pandemiden kalmıştır.
0
ground
(20.11.25)
(12)

Tariflerini yaptığınız aşçı

fildirfildir
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
+1
fildirfildir
(19.11.25)
Ahmet şef in mutfağı youtube, anam babam usülü salçalı soğanlı en temel tencere ev yemeklerini öğrenmek için iyi bir kaynak
+1
grimavi
(19.11.25)
Yemek.com Ferhat Bora şef
+1
chicha_v2
(19.11.25)
200 e yakın yaptığımız yemek vs. Belki ilginizi çeker.
www.tiktok.com
+1
ground
(19.11.25)
Ferhat şef demeye gelmiştim. Onun dışında YouTube da çok eskilerden bir kadın vardı Hatice mazi diye. Bir kere ekşili sulu köfte bir kere de şekerparesini yaptım (ki bu benim geleneksel Bayram tarifimdir yıllardır) ikisi de tam tutan tariflerdi. Belki sayfası duruyorsa diğer tariflerine bakılabilir geleneksel ev yemeği tarifleri veren bir konsepti vardı.
0
egerbiryolcu
(19.11.25)
Ahmet Şef demeye gelmiştim. @grimavi söylemiş.
0
Mirket
(19.11.25)
ferhat bora
sadık kılıç
0
jelly bear
(19.11.25)
hafif pasif agresif ancak mükemmel tüyolar veren şemsa denizsel. her tarifi çok iyi oluyor.

sebze yemeklerinde sıvı yağ öneren hiçbir şefi takip etmem.
+1
eileengray
(19.11.25)
Teşekkürler^^
0
🌸fildirfildir
(19.11.25)
Görüyorum ki yeterince Ferhat Bora övülmemiş.
+1
kumandanim
(20.11.25)
Bengi Kurtcebe
0
mor oje
(20.11.25)
instagramda ferah kitchen kullanıcı adıyla seda ferah tariflerini sıkça kullanıyorum.
0
Kediyi üzdün
(20.11.25)
Hamur işleri için youtube da masmavi3
Tatlılar için masterchef burcu
Diğer bütün tarifler için ardanın mutfağı bence çok başarılı.
Refikanın yaptığı tüm tarifleri izlerken çok beğeniyorum, kendim yapınca asla tutturamıyorum. Bu üstteki 3 lünğn daha kötü çıkan tarifini görmedim.
Ferhat borayı da beğeniyorum bu arada.
0
physcos physcos
(21.11.25)
(4)

Aldatma İstatistiği

fyodor fyodorovic
son 1 sene içinde olan biten veya halihazırda devam eden, etrafınızda gördüğünüz, bildiğiniz, şahit olduğunuz kaç aldatma vakası oldu? ve bu vakalarda aldatan tarafın cinsiyet kırılımı neydi? aldatmaya giden yol okuldan mı iş yerinden mi yoksa online olarak mı geçti? teşekkürler.
son 1 sene içinde olan biten veya halihazırda devam eden, etrafınızda gördüğünüz, bildiğiniz, şahit olduğunuz kaç aldatma vakası oldu? ve bu vakalarda aldatan tarafın cinsiyet kırılımı neydi? aldatmaya giden yol okuldan mı iş yerinden mi yoksa online olarak mı geçti? teşekkürler.
0
fyodor fyodorovic
(18.11.25)
Çok sevdiğim bir arkadaşımın 18 yıllık eşi eskorta gitmek suretiyle aldattı arkadaşımı. Haysiyetsiz herif..

Başka da uzun zamandır aldatma hikayesi duymadım.
0
suicides underground
(18.11.25)
erkek eski sevgilisiyle aldattı
0
black holes in the sky
(18.11.25)
son 1 senede bildigim 2 vaka var.
biri erkek, karisi ve cocuklari turkiyede kendisi bir kadinla yasiyor yurtdisinda. nasil tanismis bilmiyorum.

bir de gecenlerde bir eleman karisini gym egitmeni ile basti, evleri ayirdilar. onlarda da cocuk var, hatun biktim degisiklik lazim artik falan demis. gym'de tanismislar.
0
cooperr
(18.11.25)
öhm. avukatım. bulunduğum şehir boşanma oranının en yüksek olduğu şehir. dolayısı ile yüzlü sayılarla ifade edeceğim boşanma davam oldu. bu davaların her ne kadar konusu zina olmasa da evlilik süreesince defalarca aldatma temeline dayanan davalarr hatırı sayılır bir oranda. mesleğin başında erkek aldatması vardı sadece. şu anda üçte biri gibi bi oranda kadınların da aldatması söz konusu. cinsiyet ayırdetmeden eskiden iş ve arkadaş çevresi etkiliyken, şu anda neredeyse tamamı sosyal medyadan bulunan birileri ile aldatma söz konusu. sayı gittikçe artıyor. felakat boyutta da diyebilirim. eyyorlamam bu kadar.
0
ground
(19.11.25)
(5)

Hasan Can Kaya neden linçleniyor?

michael_knight
Yaptığı peygamberli bir espri internette geziyor ve Hasan Can Kaya linçleniyor. Ama eski bir video. Sizce neden şimdi böyle bir hareket başladı? Neden ilk çıktığında değil de şimdi? Göremediğim büyük bir resim mi var?
Yaptığı peygamberli bir espri internette geziyor ve Hasan Can Kaya linçleniyor.

Ama eski bir video.
Sizce neden şimdi böyle bir hareket başladı? Neden ilk çıktığında değil de şimdi? Göremediğim büyük bir resim mi var?
0
michael_knight
(18.11.25)
Linç kültürü.
Başka bir açıklamaya gerek yok.
+1
ground
(18.11.25)
21:05 den itibaren

www.youtube.com
0
Mirket
(18.11.25)
Cumhurbaşkanı danışmanı bir espriye parmak bastı sonra başladı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.11.25)
cok para kazanıyor sanırım üstüne çökmek için.
0
Başka
(19.11.25)
Acun şirketinden ayrılıp Fox’un şirketine geçmesiyle ilgilendiren vardır sanmıştım ama yok galiba öyle bir iddia.
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(3)

Hareketli Fotoğrafın Olayı ne?

eisberg
Default ayar bunu öneriyor. Tam olarak ne gibi bir faydası var?
Default ayar bunu öneriyor. Tam olarak ne gibi bir faydası var?
0
eisberg
(17.11.25)
gözleri sürekli kapalı çıkıp 10 kere fotoğrafı tekrarlattıranlar oluyorsa, resmin içinden gözleri açık kareleri seçip yollayabiliyorsunuz.

hareketli durumda çok kısa video veya gif gibi oluyor, ilginç şeyler yakalayabiliyorsunuz.
0
malheiros
(17.11.25)
Tam ekranda gördüğünüzü beğenip fotoğrafı çektiğinizde istediğiniz gibi çıkmayabiliyor. Hareketli fotoğrafın olayı aslında o. Telefonlarda poz seçilebiliyor fotoğraf düzenlerken. Tam o beğendiğinçz ana dönebiliyorsunuz.
0
akhenaten
(17.11.25)
mesela gözü kapalı çıktı. ama o anda 1-2 saniyelik 10 tane foto çekiyor. o fotolardan gözü açık olanı seçiyorsunuz. bazende net çıkmıyor net olanı seçiyorsunuz. ayrıca küçük videolara da çevirebiliyorsunuz. bumerang dedikleri.
0
ground
(17.11.25)
(12)

Kişisel Sınır İhlali

parcaliham
Gece gece aklıma takıldı.10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişme
Gece gece aklıma takıldı.

10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişmem gerekiyordu. Bir süre bekledim. Sırtı dönük çalışan üç kişi vardı önümde, araya sıkışıp baharatlığa uzandım. O sırada 'bir sn' falan dedim ve elimle bana çarpmamaları için kendisini trans birey olarak tanımlayan erkek kişisinin omzuna hafifçe dokundum.

Benim temasımla birlikte hemen kendisini geriye attı ve garip bir şekilde titredi. Ona döndüm, özür diledim. İyi misin? dedim. İyiyim, kusura bakma gibi bişey dedi. Ben de çok uzatmadan baharatımı aldım, ayrıldım. Herkes mutfakta yemek yerken bu arkadaşımız salona geçti ve tek başına salondaki koltukta bir süre oturdu. Biraz yalnız kalmak istiyorum dedi yanındaki kişiye. Ben de giderken uzaktan iyi geceler diledim. O da iyi geceler dedi ve çıkıp gittim ortak alandan.

Aklıma takıldı. Dokunarak sınırını mı ihlal etmiş oldum? Hata bende mi? Gidip konuşayım mı yoksa olayı büyütmeyeyim mi?
0
parcaliham
(17.11.25)
hic bulaşma
+4
oscar
(17.11.25)
Trans diyorsunuz, büyüdüğü/yaşadığı yere göre değişir elbette ama geçmişinde fiziksel şiddetle karşılaşmış olma ihtimali yüksek. Tepkisinin ardında bir travma olabilir. Neden öyle tepki verdiğini kesinlikle sorgulamadan, fazla büyütmeden kısaca tekrar özür dileyip bundan sonra daha dikkatli olacağınızı söyleyebilirsiniz bence.
+2
kobuzchu kiz
(17.11.25)
konuşursan büyüyecek gibi.
+2
antihero
(17.11.25)
kişisel geçmişi nedeniyle tetiklenmiştir +1
"Bulaşma" diyenlere bakmayın, onlara göre 'anaakım olmayan insan=arıza' ve duyguları önemsiz. Buna takıldığınıza göre siz öyle değilsiniz. Uygun bi zamanda konuşun bence, "seni rahatsız ettiğimi hissettim, niyetim bu değildi düşünemedim özür dilerim" gibi sade bi şekilde
Edit: Özür dilemişsiniz gerçi zaten. Bu durumda çekimserliği devam etmezse bi şey yapmaya gerek yok bence. Devam ederse konuşulabilir "bi sorun varmış gibi hissediyorum, bu da beni üzüyor" gibi
+1
mezzosprite
(17.11.25)
Erkek kişisiyim ve temastan hiç hoşlanmam

Erkek kadın farketmiyor

Sınır ihlalini geçmiş, temas etmişsiniz. Sınır ihlali, yakınlaşmada başlar.

Bence kendinizi şu aşamada açıklamanız daha da kötü bir duruma sokabilir durumu.

- ben erkeğim kadınlar hoşlanıyorum derseniz, net şekilde karşınızdakini tercihine göre yargılamak olur.

- özür dilerim derseniz, net şekilde 2.kez olması dikkat çeker ve ilgi uyandırır.

Suyu bulandırmayın, iletişim kurulursa özür dileyerek ve niyetinizi açıklayarak anlatın. Şahsen ben 'kız arkadaşıma da anlattım ve o da sizden tekrar özür dilemem gerektiğini söyledi. Bu fısatı bulabildiğim için sevindim, yakında evleneceğimiz için herkesin güzel dilekleri ve iyi bakışlı kalpleri bizim için önemli' gibisinden birşey derdim ki red flag olduğum anlaşılsın.
-4
baldan kaymak
(17.11.25)
hiç bulaşma. belliki sorunlu bir kişilik. Geçmişte kafasındaki bir şey tetiklenmiştir. yaptıgınız hareketin olumsuz hiç bir tarafı yok. üstüne üstlük özür de dilemişsiniz.
siz işinize bakın
0
limonlu eksi
(17.11.25)
uyarı seslenme amaçlı omuza dokunmak ihlal anlamına gelmez.
-1
ground
(17.11.25)
tam bir drama queen, uzak dur diyaloğa girme.

yemek yapılan ve dip dibe olan bir ortamda bir insanın omzuna nazikçe dokunmak rahatsız etmez. etse de tepkisi bu olmaz. bu tavırlar kurban rölüne bürünüp alttan alttan ilgi bekleyen birine işaret ediyor.
-1
orpheus
(17.11.25)
bir şey yapmanıza gerek yok bence de, zaten o anda özür dilemişsiniz ve bilerek özellikle yaptığınız bir şey değil, konuşursanız o kişinin bunu yeniden düşünmesi ve olayı tekrar yaşamasına neden olabilirsiniz gibime geldi. bence eşelemeye gerek yok, o kişi travması varsa bile bunu kendi kendine düşünerek ego savunma mekanizmalarını harekete geçirerek atlatacaktır.
0
Sadece soruyorum
(17.11.25)
bu kadar hassas olmaya gerek varmı gerçekten. salla gitsin. kendi travması ile yaşasın.
0
gercekdunya
(17.11.25)
Genel olarak bir şey yapmamaya ve onun davranışlarını gözlemlemeye karar verdim.

Açıkçası 'bana izinsiz dokundu' cümlesiyle karşılaşacağım diye çekindim. Ayrıca travmasını tetiklediysem de üzülürüm yani.
0
🌸parcaliham
(17.11.25)
"temas yakınlaşmada başlar." yorumunu gordukten sonra 40 yasina kadar sansa yasamisiz diyorum. :D sanki ortadogu degil isvec'te yasiyoruz.

yaw salla gitsin, "herkesi mutlu edemezsin, cunku pizza degilsin"
0
cooperr
(17.11.25)
(3)

depozitonu çatır çatır alırız diyen avukat varsa

turk kizi
vekalet veriim ev sahibine dava açalım istiyorum da, tanıdık yönlendirmesi de olur.
vekalet veriim ev sahibine dava açalım istiyorum da, tanıdık yönlendirmesi de olur.
0
turk kizi
(14.11.25)
alırız tabii şartları varsa. ama çatır çatır ses gelmeyebilir.
+1
ground
(14.11.25)
@sekizdokuzon a sor bence.
0
designer
(14.11.25)
Alırım da neden uğraşayım
-1
adwokat
(15.11.25)
(1)

Kızartma potu kullanan var mı?

kisa
Sb?Tavsiyeniz var mıdır?
Sb?
Tavsiyeniz var mıdır?
+2
kisa
(14.11.25)
5-6 yıldır kullanıyoruz. yine de bazen unutup tencere tavada yapıyoruz. demek ki gerçek bir ihtiyaç değil.
+1
ground
(14.11.25)
(15)

Duyurudan ya da sözlükten kaç kişiyle görüştünüz?

Dağcı
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.

Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.

Sizde durumlar ne?
0
Dağcı
(14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.

Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.

Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)

2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)

Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.

Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.

Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :)
avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi.
bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim.
evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım.
Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce.
Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım.
Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)

Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.

sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.

Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.

Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
(5)

Şu müziği hatırlayan var mıı

muhayyer divan
Selaaamhttps://www.instagram.com/p/DQ-ISTVE8sVBöyle bir müziğe denk geldim ve ben bu müziği hatırlıyorum. Ama nerden. Gerçekten biliyorum bu melodiyi, nerden bildiğimi bir türlü çıkaramıyorum. Nasıl arayacağımı da bilemedim. Bilen var mı biz bu müziği nerden biliyoruz??
Selaaam

www.instagram.com

Böyle bir müziğe denk geldim ve ben bu müziği hatırlıyorum. Ama nerden. Gerçekten biliyorum bu melodiyi, nerden bildiğimi bir türlü çıkaramıyorum. Nasıl arayacağımı da bilemedim. Bilen var mı biz bu müziği nerden biliyoruz??
-3
muhayyer divan
(13.11.25)
bir donem radyo'da trt 2 hava durumu bultenlerinde jingle olarak çalardı diye biri entry yazmış. oradan hatırlıyor olabilir misiniz acaba?
0
matilda
(13.11.25)
müzik yok
+2
herzan
(13.11.25)
Aynısı değil ama Two girls one cup in müziğine çok benziyor. İzlediysen o çağrışım yapmış olabilir
+3
kisa
(13.11.25)
@kisa

Yok o değil, aynen bu müzikti, ama sanki çoook minikliğimde mi dinledim, acaba gerçekten bir jingle mıydı, benzer bişey miydi... o kadar iyi biliyorum ki aynen bu müzik olduğunu...
0
🌸muhayyer divan
(13.11.25)
bana akşama doğru programının müziği gibi geldi ama değilmiş. bazı tınıları benziyor.
www.youtube.com
0
ground
(14.11.25)
(6)

Bitki çayı

Mirket
Bildiğiniz ithal, kafeinsiz, içince bir daha vazgeçemeyeceğim aromalar barındıran bitki çayı linki var mıdır?Süslü internet sitelerinde satılan, Trabzonda yol kenarından toplanmış, üzerine Çince etiket basılmış, yerli ve milli yayla çayı olmasın ama.
Bildiğiniz ithal, kafeinsiz, içince bir daha vazgeçemeyeceğim aromalar barındıran bitki çayı linki var mıdır?

Süslü internet sitelerinde satılan, Trabzonda yol kenarından toplanmış, üzerine Çince etiket basılmış, yerli ve milli yayla çayı olmasın ama.
0
Mirket
(13.11.25)
www.macrocenter.com.tr
budur :D sıcağı da güzel soğudu da güzel. hatta tatlı yaparken aroma olsun diye şerbete, muhallebiye falan koyabilirsin (arada irmik tatlısı yaparken atıyorum bir tane poşet içine şahane oluyor.
+1
kisa
(13.11.25)
Ben kafeini bırakmak için Rooibos çayı aldım ve baya da memnun kaldım. Tavsiye ederim. Aromatik tadından ötürü şeker kullanma ihtiyacı da olmuyor.
+1
runaway
(13.11.25)
ben de yeni rooibos aldim, guzel. siyah cayin yerini tutabilir gibi biraz.
0
lemmiwinks
(13.11.25)
inheritance
(13.11.25)
adında bohça geçen çaylar var.
0
ground
(13.11.25)
Melez tea Milk oolong demeye gelmiştim ama kafeinsiz sorulmuş. Bunda az da olsa kafein var

Ama bahaneyle çok güzel bir püf noktası öğrendim kisa'dan o iyi oldu🫶
+1
kullanicadi
(13.11.25)
(18)

gay mi değil mi

me23
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mes
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mesela:
"Ay yok oraya gitsem söylerim.", "Ay abartma." gibi. Erkekler "ay" kelimesini siz de yazım dilinde kullanıyor musunuz? Gay olma olasılığını çok artırıyor mu?
0
me23
(13.11.25)
Benim en az 10 yıldır tanıdığım bi arkadaşım var böyle konuşuyor, ilk tanıştığımda direkt gay demiştim ama o 10 sene içinde birçok sevgilisi (kadın) oldu evlendi çocuğu oldu boşandı başkalarıyla sevgili (kadın) oldu ama konuşması dışında hiçbir şekilde gay vibe'ı vermedi, hala ara ara şüpheleniyorum ama ispat edecek bir olayını da görmedim, gay değil galiba, sizinki de olmayabilir ama olabilir de, benim arkadaşım da olabilir, çok emin değilim.
-3
kizil karga
(13.11.25)
gay olmasa bile sevgili olunacak birisi değil. kanka olur ancak.
-5
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
dünya hızlı değişiyor. benim neslimde böyle ifadeler kullananı direkt gay olarak damgalarlar. belki sonraki nesillerde işler değişmiş olabilir. ay kelimesi ile erkek ağzı hiç bağdaşmıyor bende.

bu arada espri babında ekleyelim.
pbs.twimg.com
+1
lazpalle
(13.11.25)
Whatsapp'te mesajlaşırken falan kullanıyorum. Gay değilim. Aynı şekilde kullanan ve gay olmayan başka erkek arkadaşlarım da var. Yaşlar 30+-2
+2
nundu
(13.11.25)
gay değilim, ben de ay kelimesini sık sık kullanırım.
0
co2s2
(13.11.25)
Eskiden ay olan sınır şimdi ayol oldu.
+2
kisa
(13.11.25)
"canım" kelimesini çok kullanırım.
gay değilim.
+1
HellKeePer
(13.11.25)
@cosmicstring :)))))))))))))))
0
🌸me23
(13.11.25)
Gey
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
"meriç"lik etkisi de olabilir.
-1
ground
(13.11.25)
gizli gay
0
koela
(13.11.25)
gay olmasa bile dişil enerjisi yüksektir. ayş diyen bir arkadaş vardı itin götüne soktum çıkardım düzeldi.
+1
archmeister8
(13.11.25)
değildir kız ayoll. hepimiz böle yumuşak konuşmuyormuyuz :)))
-1
gercekdunya
(13.11.25)
@gercekdunya sizlik bir şey yok sizin taşfırın erkeği olduğunuz anlaşılıyor zaten :)
0
🌸me23
(13.11.25)
artırıyor olabilir, feminen olabilir veya z kuşağıdır konuşmayı henüz çözememiştir.
0
gurur
(13.11.25)
@gurur z kuşağı değil, daha büyük.
0
🌸me23
(13.11.25)
Gay +100

Yukarıda kullandığını söyleyenler de gizli gay :)
+2
Rondak
(13.11.25)
Başta yazıyorsa gay olmayabilir, sonda yazsa kesin gay diye düşünürdüm.

"Abartma ay" gibi. Bunun tınısı daha farklı geliyor bana.

Bu kadar veriden bu kadar analiz çıkıyor :D
+1
akhenaten
(13.11.25)
(12)

Sınav kağıdı- kaç puan vereyim

advest
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım. Sınıf seviyesi:8Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım.

Sınıf seviyesi:8
Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve yeniden yap diyor. Çocuk da ısı miktarı, çamur miktarı ve boya dengesi analizi yapıyor ve sonunda düzgün çömlekler yapmayı başarıyor. En başta yaptığı bozuk çömlekleri de dükkanının en görünür yerine koyup altına “yolculuğumun ilk adımı” yazıyor.

Hikayenin ana düşüncesi nedir?

Bakanlık tarafından gönderilen cevap anahtarı: hatalarımızdan ders alırsak daha iyisine ulaşabiliriz. (Bu doğrultudaki cevaplar doğru kabul edilecektir.) (12p)


Kaç puan vereceğimi bilemediğim cevap:

Zorluklar karşısında yılmamalıyız.

(Hatalardan ders almak ile yılmamak ana fikir için aynı kabul edilmeli midir, arkadaşlar.)
0
advest
(10.11.25)
50 puan vermeni öneririm.
+1
tepedeki psychedelic adam
(10.11.25)
Bence gayet 12 lik cevap.
0
physcos physcos
(11.11.25)
iyi bir cevap değil gibi. 10üzerinden 6lık
0
kel aynak kusu
(11.11.25)
hatalardan ders almakla zorluklar karşısında yılmamak aynı şeyler değil.

birisi zorluklar karşısında yılmaz ama hatalarından ders almıyordur, aynı şeyi yapıp duruyordur. sonuç hep hüsran oluyordur.
+6
co2s2
(11.11.25)
Güzel cevap ama istenen cevapla aynı değil.
Ben olsam soruyu sınıfta çözerim, bu cevapla bakanlığın cevabının farkını sorarım ki çocuk haksızlığa uğradığını düşünmesin. Soruya da 9 veririm
+1
kisa
(11.11.25)
Aynı değil tabii ki. 7 olsun hadi.
0
sadakatsiz
(11.11.25)
12 ver gitsin uzaya mekik mi yolluyorsunuz sanki.
-2
hold the door
(11.11.25)
ortada bir zorluk yok. işin kuralına göre yapılması var. anafikirden epey uzaklaşılmış. şevkini de kırmayacak düşük de olmayan bir puan verilebilir.
0
ground
(11.11.25)
soruyu 8. sınıf öğrencisinin cevaplandırdığı düşünülürse bence 9
0
elorelia
(11.11.25)
Çok salakça bir soru ve bence çocuğun verdiği cevap bakanlığın istediği cevaptan daha mantıklı.

Hatalardan ders almak bu paragrafta yok. Zorluk karşısında yılmamak daha çok çıkıyor paragrafta. Yeni bir işe başlamak=zorluk, pes etmeyip devam etmek=yılmamak. Acemilik döneminde yaptığı şeyler hata değil öğrenme süreci.
+1
nundu
(11.11.25)
Hatalardan ders almak ile yılmamak aynı şey değil. Ustası çocuğa yaptığın hatayı analiz et, nerde yanlış yaptığını bul demiş, çocuk da öyle yaparak sorunu çözmüş. Bunu yapmadan aynı hataları tekrar etseydi, yılmamış olacaktı ama hep başarısız olmaya devam edecekti. Hikaye hatalardan ders çıkarmayı anlatıyor, bu net, ama belki daha iyi yazılabilirdi. Bence en çok %50 puan verilir hatta ben daha az verirdim. Çocuğun gelecekteki hayatını biçimlendirecek çok önemli bir konu çünkü.
0
mikro patlama
(11.11.25)
bir sürü açık uçlu soru eğitimi alan biri olarak öğrenci ''hata'' kısmını yakalayamamış diyorum. mesela atletizmde bir yarışma vardır, katılırsın, kazanamazsın ama hata yaptığın için değil. yarış zor olduğu için. yani her zorlukta bizim hatamız yoktur. 12 tam puansa 10 verilebilir. ama ben tam puan verirdim benim notum bol:)
0
oyokbuyoknevar
(11.11.25)
(18)

Ayva seven var mı?

kisa
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
+1
kisa
(10.11.25)
Özellikle tuzla yemeye bayılıyorum. Denemeyenlere de tavsiye ederim
+1
mermaidd
(10.11.25)
çok severim.
+1
eileengray
(10.11.25)
Çok severim. Ben ayvanın yemeğini bile yapıyorum nohutlu.
+1
rock n roll
(10.11.25)
Bayılırım. En sevdiğim meyve hatta.
+1
Murtazaaylak
(10.11.25)
tazesini ayri tatlisini ayri severim, cennetlik meyvelerden bence.
+1
cooperr
(10.11.25)
ekmek ayvasını severim. yumuşak olur. dışı hafif tüylü olur.

ayva bana oldum olası çocukluğumu anımsatmıştır. memleketten dönen eş dost getirirdi.
+1
yurtsuz john
(10.11.25)
çok severim, elma gibi ısıra ısıra yiyorum çocukluğumdan beri.
+1
deartheodosia
(10.11.25)
çok severim, bazıları boğazda takılıyor aşağı gitmiyor ama bazıları da yumuşacık oluyor, hafif ekşi kışın en sevdiğim meyvelerden biridir.
+1
exlibris
(10.11.25)
okurken huylandım için gıcıklandı sus sus :D
0
neira
(11.11.25)
severim ama bıçakla yerim.
+2
hrskrs
(11.11.25)
O zaman yaşasın Ayva seven insanlar 💥
+1
🌸kisa
(11.11.25)
huloooggggg
+1
cooperr
(11.11.25)
Ayva sevilmez mi! Ama elma gibi ısıramıyorum dişlerden dolayı. Anca dilim dilim...

Ayva bitanedir.

Edit: Gidip bir umut bakacağım dolaba, vicdansızlar 🥲

Edit2 : 😄😄hizliresim.com
+3
yadigar
(11.11.25)
Bayılırım. Tuz ve limonla dene bambaşka bir şey oluyor :)
+1
sadakatsiz
(11.11.25)
kink mi yaptin o nasil ayva yeme tanimlamasi.

ayva oyle yenmez, olursun.
0
warrior princess
(11.11.25)
senede 2-3 kez rakının yanına meze yaparım. bol tuz ve limonla iyi gider. ayrıca üzerine türk kahvesi döküp yemeyi deneyin enfes olur.
0
ground
(11.11.25)
ayva, muşmula gibi yerken boğaza takılan ve hafif boğulma hissi veren mayhoşumsu meyveleri çok severim. kuru olanları hiç çekilmiyor ama sulu sulu, güneş gibi sapsarı olanları çok seviyorum.
0
m e b
(11.11.25)
+1

En sevdigim meyvedir
0
chunksia
(14.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(7)

Kelebek'ten asla gelmeyen mobilya

aguen
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.

Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü demişlerdi çoktan geçti.
0
aguen
(07.11.25)
kelebekle alakası yok, her firma aynı. yatsandan yatak aldım 3 hafta dediler, 1.5 ayda geldi. artık tüketici şikayetleri ciddiye alınmıyor alınsa da yaptırımı uygulayan yok. türkiyede her alanda esnaf sözünde durmuyor, hiç bir yaptırım yok.

Yani ben tercih etmem ama satan bayiye gidip tehdit etmek işi çözüyor.
+1
mikahakkinen
(07.11.25)
şans işi işte böyle şeyler. evlilik gibi durumlarda çok çok öncesinden ayarlamak lazım.

başka yerden de alsanız öyle olurdu sanırım. gerçekten artık müşteri memnuniyetini umursayan tek bir sektör kalmadı, sırf mobilya da değil. üzmeyin kendinizi boş yere. tüketici haklarına şikayet etseniz onlar bile o kadar geç dönüyorlar ki. baya aylar sonra yani. şikayetvar a yazarsanız belki bir ihtimal ilgilenirler. son zamanlarda da linkedin'e yazmak moda oldu ama kelebek'in orayı sallayacağını düşünmüyorum.

bu konuda hayattaki tüm şansımı kullandım ben. vivense'den koltuk aldım, 1 gün sonra geldi resmen. ve koltuk aşırı iyi, sağlam, kaliteli. benim acelem de yoktu yani, evlenmedim, kendi evime yeni eşya aldım. 2 ay sürmesini bile göze almıştım.
0
art cat chocolate
(07.11.25)
teslim alırken dikkat edin başkasından gelen defolu mobilyayı iteleyebiliyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(07.11.25)
kelebek eskinin çok iyi firması yeninin en leş firmalarından biri.problem yaşamayan bir Allah ın kulunu görmedim.
son anda DOĞTAŞ a kırdım ben dümeni.söyledikleri gün ve saatte malları teslim ettiler.
0
jamswety
(07.11.25)
kelebek/doğtaş aynı grup zaten. sikayetvar vs. bakın. çok yanlış bir tercih yapmışsınız. bu gruptan alışverişte en az 3 ayı göze almalısınız.
0
adivar
(07.11.25)
bence firmadan ziyade bayi de etkili bu işte. İşini takip eden dolandırıcı olmayan bayii lazım.
0
biravekahve
(07.11.25)
İlginç bir tesadüf. Arkadaşımız Anadolu’da bir yerlerde kelebek bayisi açtı. Normalde bayilik almak çok zormuş ve açtığı ilçede zaten bayi de yokmuş. Ama en yakın bayiler bayağı uzak olduğu için müşteriler de siparişlerini epey geç alıyormuş. Onlar için de zaten buraya yeni bir bayilik açılması önemli değilmiş. O yüzden zorluk çıkarmamışlar. Yani lojistik marka değerini bile önüne geçmiş durumda.
0
ground
(07.11.25)
(17)

inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?

anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor
(07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.

Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...

"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun.
etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.

inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu.
inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor.
çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.

Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır.
Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var.
Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor.
Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru
İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.


İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.

Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
-2
cooperr
(07.11.25)
din düşmanıyım bir şeyden korktuğum yok.
-2
hold the door
(07.11.25)
(3)

Denetimli serbestlikte doktorluk

bin lombar
Merhabalar, konu biraz değişik ve çevremizdeki avukatlardan net bilgi alamadığımızdan bir de buraya sormak istedim.Kardeşim 2021de tıp fakültesini bitirdi. 2022 aralık ayında TUS kazanarak genel cerrahi asistanlığına başladı ancak 2023 aralık ayında infaz giydiği için ilişiği kesildi. İnfaz 4 yıl 2
Merhabalar, konu biraz değişik ve çevremizdeki avukatlardan net bilgi alamadığımızdan bir de buraya sormak istedim.
Kardeşim 2021de tıp fakültesini bitirdi. 2022 aralık ayında TUS kazanarak genel cerrahi asistanlığına başladı ancak 2023 aralık ayında infaz giydiği için ilişiği kesildi. İnfaz 4 yıl 2 ay idi. Yatarı 21 ay, denetimlisi 12 ay. Ağustosta cezaevinden çıktı, 2026 ağustosta denetimlisi bitecek. Tam infazın bitişi ise ocak 2028.
Bu süre zarfında TUSa girebiliyor mu kazanırsa başlama hakkı var mı veya devlette açıktan atanabilir ya da herhangi bir özel klinikte pratisyen olarak çalışabiliyor mu?
Bazı avukatlar infaz süresi tam bitene kadar yani 1 ocak 2028e kadar olmaz diyor, bazısı denetimli bitince olabilir bazısı denetimli devam ederken şu sürede bile olabilir diyor.
Net bu iş hakkında fikir verebilecek var mıdır
0
bin lombar
(04.11.25)
tüm bu hikayeler, sabıka kaydında yer alacak mı? sabıka kaydında olduğu sürece devlette çok zor. özellerde de soran vardır, sormayan vardır.
0
co2s2
(04.11.25)
denetimli serbestlik, erteleme ve hagb de infaza dahildir. bu nedenle evet doğru demişler bu sürelerin de bitirirlip infazın tamamen kapatılması gerekir. denetimli de son 1 ay kala bile suç işlendiği takdirde kalan 1 ayı cezaevinde geçirirsiniz. cezaevlerinin doluluğu nedeniyle mecburen getirilmiş uygulamalar bunlar. dışarıda çek cezanı diyor devlet. dışarıdasın evet ama bu infazın bitmiş anlamına gelmez. her iş alımı için ayrı ayrı bakmak lazım.
0
ground
(04.11.25)
Ama işte 2026 ağustosta denetimli bittikten sonra koşullu salıverilme statüsünde olacak. Ocak 2028de hak ederek tahliye oluyor yani infaz bitiyor. Aradaki O 1,5 sene de mi boş bekleyecek yani. Dediğinize göre tus ile uzmanlık için başvuru ya da pratisyen olarak devlet hizmeti veya özel hastane hiçbiri hak ederek tahliyeye kadar olmuyor değil mi. Doktor olarak nerde çalışacak bu adam bu nasıl topluma kazandırma.
0
🌸bin lombar
(04.11.25)
(13)

Eczacı var mı?

merkep gibi adam
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yi
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yine de vermiş gibi göstererek kar mı ediyor? yoksa gerçekten israf olur mu diye düşünüyor.
+1
merkep gibi adam
(04.11.25)
geçen hafta bizim eczacı ilaçlara zam geleceğinden bahsediyordu, bununla ilgisi olabilir.
+1
Improbable
(04.11.25)
İlacı aldıktan sonra e devletinize girip ilaç kullanım süreleri yazın. Çıkan sayfada yazılan reçete değil, eczacının size verdiği ilaçlar görünür. Oradan kontrol edebilirsiniz.

Yani sahtekarlık yapamaz. Boş konuşmuş bence.
0
Mirket
(04.11.25)
bazen doktorlar bol bol yazıyor. eğer devamlı kullandığın ilaç değilse elinde kalıp çöp oluyor. Onun için sormuş gibi geldi.
ama dediğin ihtimal de mantıksız değil kimseye güven olmuyor. edevlet'ten bakarsan kaç kutu verdiğini anlayabiliyorsun.
0
high hopes of the sozluk
(04.11.25)
yanlış bilmiyorsam her kutu ilacın karekodu farklı. yani aynı ilacın farklı kutularının da karekodları birbirinden farklı.

size vermeyip de vermiş gibi yapabilmesi için karekodu okutması gerekiyor. karekodu okuttuktan sonra da tekrar rafa koyup başkasına satamaz. o yüzden vermiş gibi yapıp vermeyerek aynı ilacı iki kere satmak şekline bir sahtekarlık yapılabileceğini düşünmüyorum.

bazı doktorlar fazla fazla yazıyor. eğer kullanımınızdan fazlasını yazdıysa ziyan olmasın diye soruyordur.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
ilk kez kullanacağınız bir ilaç ise sgk bir kutudan fazla ödemiyormuş. o şekilde doktorun 3-4 kutu yazdığı ama eczaneden 1 kutu alabildiğim olmuştu daha önce.

(git: 1412254)
0
inheritance
(04.11.25)
yarın aynı ilacı REÇETESİZ isteyen birine karekodu okutmadan satacaktır.
0
co2s2
(04.11.25)
size kaç kutu verdiğini e-devletten kolayca görebilirsiniz+1

hiçbir eczacı basit, ucuz ilaçlar için size düşüp başkasına verme gibi bir işe bulaşmaz. bunun yapıldığı belli bazı ilaçlar var onlar da sıkı kontrol altında ve suistimali durumunda cezaları ağır.

ülkemizde inanılmaz derecede ilaç israfı var. hastalar yazdırıp yazdırıp evde biriktiriyor sonra tarihi geçmeye yakın birilerine vermeye çalışıyor. her gün içilmesi gereken ilaçlar bile düzenli kullanılmadığı için evde birikiyor ama sistemde bitmiş göründüğünden yeniden reçete ediliyor. raporlu ilaçlar hariç reçete edilen kutu başına ekstra fark ücreti falan da çıkıyor. sizin eczacının niyetini buradan bilmek mümkün değil tabi ama genellikle gereksiz ilaç vermemek ve ödenecek ücreti arttırmamak için sorarlar.

eczacı değilim bilmediğim dalavereler dönüyor da olabilir ama halihazırda güzel para kazanıyorlar. öyle 3-5 kutu basit ağrı kesici, tansiyon ilacı vs başkasına el altından satarak kendi bacaklarına sıkmazlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(04.11.25)
ilaç firmaları ve mümessilleri doktorları fazla veya gereksiz de olsa ilaçları yazmaları için zorluyor, ödüllendiriyor falan filan.
0
ground
(04.11.25)
hayır öyle olmuyor. reçeteli de olsa, reçetesiz de olsa ilaç raftan alınıp direkt verilmiyor. o barkod illa okutulacak.

bağkur borcumdan dolayı hiçbir ilacımı yazdıramıyorum, hepsini ücretli alıyorum. hepsini de tek tek okutup veriyor. marketten dört kutu süt alınca birini atlatıp ötekini iki kere okutuyor ya da 4x yapıp bir kere okutuyor mesela. ama aynı kutu ilaçtan iki tane almışsam ikisini ayrı ayrı okutup veriyor. muhtemelen o ilaç artık sistemden düşüyor, reçeteli veya reçetesiz tekrar satılamaz oluyor.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
@kibritsuyu : dediğiniz işini düzgün yapan eczaneler için geçerli ve doğru. ancak bu sorudaki eczacı çakallık yapacak bence. önce 4 kutu ilacın reçetesini sisteme girecek, hepsinin parasını SGK'dan alacak ama reçete sahibine tüm ilaçları vermeyecek. sonra bu ilacı reçetesiz almak isteyen birisi gelecek. eczacı raftan bu ilacı alacak ama karekodunu okutmayacak, nasıl olsa reçetesiz. parayı tahsil edecek gönderecek. bir kuzudan iki post çıkartmış olacak.
+1
co2s2
(04.11.25)
şimdi doktorların mümessillerle yaptığı işler ortada. tamam aynı kremden 4 paket ihtiyacım yok bunu biliyorum. bir tanesi bile yeterli. ama doktor size 4 kutu yazdığını demiyor. ben seboreik dermatit için gittim. doktor 4 kutu krem 2 şampuan 3 kutuda nemlendirici başka krem yazdı.
yaşlı birisi olsa eczane o niyette ise hiç sözünü bile etmeden vermeyebilir. al bir paket git der.
benim demek istediğim asıl şey biz sgklıyız ve ilaç katılım payı ödüyoruz. eczane bir kutu vereyim deyip de kalan kutuları da okutup fazladan katılım payı alır mı ya da ben tamam kalsın dediğim de yine aynı şey olur mu?
0
🌸merkep gibi adam
(04.11.25)
bu ülkede kimsenin dürüst olacağı varsayımıyla iş yapmayın.

o şekilde daha rahat yaşarsınız =)
0
kveldulv
(04.11.25)
valla yapılmaz diyemem, dediğin gibi de olabilir. ama ben hala bir eczacının şuna tamah edeceğine ihtimal vermiyorum, daha doğrusu vermek istemiyorum.

mesela rahmetli babama kalbi için lasix veriyordu doktor. ama tansiyonunu fazla düşürdüğü için diyordu ki haftada 2 kere kullan, pazartesi perşembe. eczaneye bir gidiyorsun adam sana 1 aylık 6 kutu ilaç veriyor. bu ne? günde 3 tane yazmış reçeteye. adam öldüğünde torba torba ilaç attık çöpe, ziyan oldu. deseydik ki yahu 1 kutu bile fazla, gerek yok almayalım, bu kadar ilaç boşa gitmeyecekti.

belki biraz saflık ama ben bu ihtimale inanmak istiyorum.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
(7)

Araç değer kaybı tazminatı

va
İki araç kaza yapıyor, karşı taraf %100 kusurlu. Ön tamponlar, sensörler vs. 4 parça gibi bir değişim var, araç tamir edilip teslim alındı. 150-200 binlik bir hasar kaydı var.Değer kaybı için maddi bir talepte bulunulabiliyor sanırım. Süreç nasıl oluyor, direk deneyimleyen varsa ve anlatırsa sevinir
İki araç kaza yapıyor, karşı taraf %100 kusurlu. Ön tamponlar, sensörler vs. 4 parça gibi bir değişim var, araç tamir edilip teslim alındı. 150-200 binlik bir hasar kaydı var.

Değer kaybı için maddi bir talepte bulunulabiliyor sanırım. Süreç nasıl oluyor, direk deneyimleyen varsa ve anlatırsa sevinirim.
+1
va
(31.10.25)
hem değer kaybı hem de aracınızın tamirde kaldığı sürede yatması nedeniyle tazminat alacaksınız. şimdiye kadar 50 tane avukatın vekalet almak için araması gerekirdi. gerisini onlar hallediyor.
0
house md
(31.10.25)
Tam da o durumdayım. Benim araştırdığım kadarıyla kaza tutanağı, kaza kusur oranını gösterir belge, araca ait bilgiler(model, yıl, km gibi) , tamir masrafları gibi belgeler ile birlikte bir dilekçe yazıp karşı tarafın sigortasının olduğu firmaya mail gönderiyorsunuz. Bu noktada sigortadan sizs bir teklif geliyormuş. Kabul edip etmeme durumuna göre süreç itiraz ile devam ediyormuş.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
Beni bir sürü yerden aradilar. Kardesim, arkadasim avukat diyerek görüşmeyi sonlandirdim hep. Zira internette yazilan yaşanan öneklere bakarsanız pişman olursunuz vekalet verdiginize.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
Sakın aramaları ciddiye almayın hepsi palavracı daha aracın hasarını görmeden bilmeden şu kadar alırız bu kadar ödetiriz diye palavra sıkıyorlar

Ciddi düzgün bir avukat bulursanız işiniz hızlıca hallolur %20 komisyon alıyorlardı en son
0
basond
(31.10.25)
Yukardaki arkadaşların dediği gibi sizi arayanlarla kesinlikle irtibata geçmeyin bildiğiniz tanıdığınız bir avukatla devam edin sürece. zira bu arayanlar yanlarında avukat çalıştıran hasar takip firmaları ve yasal değiller. Aracınızın hasar bedeli ile değer kaybı arasında hiçbir matematiksel bir korelasyon yok. 1 milyon TL hasar kaydı çıkar 10.000 TL değer kaybı alamazsınız. Farklı yöntemleri var bu hesaplamalarda. Özellikle metal aksam önemli. Metal aksamın boyanması veya değişmesi önemli en önemli yerler motor kaputu tavan ve yan çitalar. Daha çok ama çok fazla detay var burada anlatmak çok zor. Teklif içinize siniyorsa kabul edin çok düşük gelirse kabul etmeyip yasal yollara başvurun. O da burada anlatacak kadar basit bir şey değil. Ama son uyarım arayan hasar takip firmalarına iş vermeyin
+1
ground
(31.10.25)
benim de başıma geldi. karşı taraf %100 suçluydu. ben aracımı kendi yetkili servisime götürdüm. servis masrafları kendi kaskomdan karşılandı ama kaskom bozulmadı. sonra yetkili servis bana evraklar verdi (fatura, yapılan işlemler vs)

kendi işlemlerim bitince hiç aracıyla uğraşmadan karşı tarafın kaskosunu kendim aradım, değer kaybı durumundan yararlanmak istiyorum vs anlattım. bana sitelerinde bir form var doldurun ve bekleyin dediler. bir kaç evrak yükledim hesap nomu vs istediler. 30-40 gün sonra da hesabıma para yattı. karşı tarafın kaskosu axa idi sanırım. bir kaç yıl olduğu için tam anımsayamadım

yapmanız gerekenler
tamiratınızı yaptırın, fatura evrak vs saklayın. işlemleriniz bitince karşı tarafın kasko müş hizm. arayın sizi yönlendireceklerdir.
+2
exlibris
(31.10.25)
exlibris'in de dediği gibi, avukat vs. karıştırmadan da yapabiliyorsunuz. mesela ben yetkili servis'in hasar biriminde işlemleri başlatırken sordular "değer kaybı için de başvuralım mı?" diye. kendi sigortacımı arayıp, karşı tarafın bu işlem sonrası bir zararı olup olmadığını sordum. hasar için bir, değer kaybı için bir, toplam iki ayrı dosya açıldığı için, yenileme zamanı bir dönemde 2 kaza yapmış gibi işlem görüyormuş. kasko fiyatı bayağı artıyormuş. ben başvurmadım ama bu tamamen benim tercihimdi. (karşı taraf bana çok yardımcı olmuştu çünkü)

bir de anladığım kadarıyla arabanızda değer kaybı olmayacak eğer bahsettiğiniz kadarsa hasar. çünkü tampon gibi parçaların boyanması yahut değişmesi aracın değerini düşürmüyor. ama diğer taraftan, aracın tramer kaydında bir kaza görünmüş olacak. bilemedim...
0
dilemma of subscribtionability
(01.11.25)
(6)

Çocukken yaramaz olanlar değişiyor mu

kiriko
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
+1
kiriko
(28.10.25)
Kendimden biliyorum değişiyor
0
basond
(28.10.25)
yaramazlıkla küstahlık/saygısızlık çok farklı şeyler. bunu ayıralım.

ortaokulda böyle delilik derecesinde yaramaz olan 2-3 arkadaşım öss'de ilk bine falan girmişti mesela. yaramazlık yaşla, enerjiyle ve çocuklukla da alakalı biraz.

küstahlık/saygısızlık ise daha çok yetiştirilme tarzı ile alakalı. çocukken küstah/saygısız olup ilerde nispeten daha saygılı anlayışlı olan, olabilen insanlar tanıyorum. bu biraz eq ile de alakalı tabii.

ama yaramaz olanların ilerde uslanmasına oranla çok daha azdır tabii bu değişim.
+2
makbur
(28.10.25)
Ortaokul bitene hatta lise başına kadar komşulardan şikayet gelmeyen günüm yoktu. Sonra efendi bir adam oldum, işinde gücündeyim.
0
kimlanbu
(28.10.25)
Ben de değiştim.
0
gabe h coud
(28.10.25)
Benim gözlemim,

Bazı çocuklar kendini, dertlerini, isteklerini, duygularını çocukken düzgün ifade edemediği için yaramazlıklar yapabiliyor. Bunlar olgunlaşınca değişebiliyor.

Bazıları ergenlikteki ani değişimlere düzgün adapte olamıyor. Bunların bir kısmının da davranışları yaşla beraber oturuyor.

Bazıları şımartıldığı için veya zeka/yetenek bakımından ilerideyse bunun altında kalıyor. Onları da ileride hayatın gerçekleri olgunlaştırabiliyor.

Ama "özünde kötü" yahut "cismi bozuk" diyebileceğimiz zararlı insanlar var. Bunlar çocukken de kötüler. Büyüyünce de kötü kalıyorlar. Kimisi ustaca gizleyebiliyor. Kimisi ona bile uğraşmıyor. Bunlar değişmiyor.
0
yadigar
(29.10.25)
Erkek çocukların geneli değişiyor.
0
ground
(29.10.25)
(3)

Kooperatiften ev alma sürecini bilenler bakabilir mi?

dedeminhirkasi
Merhaba,Kooperatife üye olup, şu aşamada taksitlerini ödüyorum. Ocak gibi taksitler bitmiş olacak. Sormak istediğim, kooperatif süreci nasıl işliyor.Benim için resmiyete ne zaman dökülecek bu işlemler. Mesela ilk başta kat irtifakı tapusu daha sonra normal tapu mu alınacak. Kat irtifakı tapusu ne za
Merhaba,

Kooperatife üye olup, şu aşamada taksitlerini ödüyorum. Ocak gibi taksitler bitmiş olacak. Sormak istediğim, kooperatif süreci nasıl işliyor.

Benim için resmiyete ne zaman dökülecek bu işlemler. Mesela ilk başta kat irtifakı tapusu daha sonra normal tapu mu alınacak. Kat irtifakı tapusu ne zaman alınır vs. Bu tarz süreçler hakkında bilgi verir misiniz?
0
dedeminhirkasi
(24.10.25)
inşaat başladı mı? siz neyin taksidini ödüyorsunuz?

kooperatif dediğiniz şey, herkesin birleşip hep birlikte hareket ettiği bir yapı. normalde tek başınıza alamayacağınız bir arsayı toplaşıp hep birlikte almış oluyorsunuz. daha sonra da müteahhitten inşaat yapmasını istiyorsunuz. (kat karşılığı da olabilir, parasıyla da olabilir)

şu anda kooperatif ne için para topluyor? topladıkları para ile ne yapacaklar? arsa mı alacaklar?

ama tahminen şöyle olacak. toplanan para ile arsa alacaklar. sonra bir müteahhit bulup, bu arsaya inşaat yaptıracaklar. binanın projesi onaylandıktan sonra, inşaat başlarken kat irtifakı tapunuz olacak. inşaat bitecek, iskan alınacak, sonra kat mülkiyeti tapunuz olacak.
0
co2s2
(24.10.25)
Arsa alindi, müteahhit ile anlaşma yapıldı. İnşaata başlanacak.. ben şuanda üye olurken kabul ettiğim 2+1 daire için taksiti ödüyorum
0
🌸dedeminhirkasi
(24.10.25)
müteahhit ile anlaştıysanız zaten çok geniş bir vekaletname de vermiş olmalısınız. ya da eğer yetkisi varsa bunun kooperatif yönetimi de yapabilir. bu şekildedir yani. yoksa mevzuat çok fazla detaylı ve karışık. siz sedece kat irtifakları yapılıp oturma raporu da alındığında size ait bağımsız bölüm için tapuda devir için gidersiniz. kalan işler yüklenici yeni müteahhittedir.
0
ground
(24.10.25)
(10)

Neden insan iş ve sosyal arkadaşlarıyla yüz göz olmuyor da eşiyle, sevgilisiyle kavga gürültü ediyor? Yüz göz oluyor.

mahmuttt
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz. Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor. Bu neden böyle oluyor? Ayn
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz.

Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor.

Bu neden böyle oluyor?

Aynı ev içinde olmaktan mı, yoksa konuya duygusal taraf olmaktan mı?

Ve bunu hangi bilinçle değiştirebiliriz
0
mahmuttt
(24.10.25)
Beklentilerden ötürü.
+1
osssy
(24.10.25)
diğer insanları aslında iplemiyoruz. dinliyormuş gibi yapıyoruz. yorum yapmamaya çalışıyoruz. yargılamıyoruz. ama yakınlarımıza yapmamız lazım.
0
ground
(24.10.25)
yakın olduğumuz insanlara müdahale etme yönetme kızma bağırma hakkını elimizde görüyoruz. çünkü gidemezler uzaklaşamazlar vs diye.

ama uzak insanlara kötü davranırsak müdahale edersek direkt hayatımızdan kolayca çıkıp gidebilirler bu yüzden daha temkinli yaklaşıyoruz
+3
jelly bear
(24.10.25)
muhtemel bir sebebi de yakınlarımızla organik/kan bağı var. biliyoruz ki ne kadar vurdulu, kırdılı davransak da o bağ hemen kopmayacak, nazımız geçecek, kaprislerimize veya en üst seviyedeki sinirli çıkışlarımıza tolerans gösterecek. ama elin kızı/adamı "sen kim oluyorsun da..." ile başlayan had bildirme veya seni silme aşamasına kolayca geçecek. ne sen, ne de o "gerektiğinde sinirlenme" hakkına tahammül edebilecek...
+3
m e b
(24.10.25)
kavga edecek 1500 kulvarınız eşinizle sevgilinizle:

şu fatura neden ödenmedi? çocuğu okuldan neden sen almıyorsun? akşam neden patlıcan yiyoruz? o kıza neden baktın? bu kim? annene gitmeyelim. maça gidemezsin. çok para harcıyorsun.

iş arkadaşınızla kavga edecek ancak 1 (bir) kulvar var, o kulvar da belli kurallar ile düzenlenmiş olduğu için ve ikinizin de işten atılma korkusu olduğu için çok fazla kavgaya sebebiyet vermiyor.

(iyi ki boşanmışım. yukarıda bir iki sorum yazdım ya, kanım çekildi resmen)
0
co2s2
(24.10.25)
Çok bilmediğin, tanımadığın biri sana bir şey söylediğinde arkasındaki niyeti kestiremediğin için tedbirli yaklaşıyorsun. Savunmaya geçip geçmemek konusunda bir fikrin olamıyor. Çünkü karşıdan gelen yorumun/sorunun ardında başka bir niyet var mı bunu anlayamıyorsun. Çok samimi olduğun, her şeyini bildiğin bir arkadaşın, eşin veya sevgilin bir şey söylediğinde söyleme biçiminden, ses tonundan, ufacık mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyorsun (ya da anladığını sanıyorsun) o yüzden ne karşılık vereceğin daha net.

Biri sana bir laf edince gerçekten sana mı laf etti bilemediğin için bilinçaltında "belki de bana laf etmemiştir, kendimizi rezil etmeyelim durduk yere insan içinde" düşüncesi oluşuyor ve tartışmaktan, kavga etmekten geri duruyorsun.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
o kadar da umursamıyoruz içten içe ya. ben en yakın arkadaşımın derdini dert edinirim ama iş arkadaşımın derdini dert edinmem mesela. anlık olarak konuşur geçersin. paylaşımın daha az çünkü hem duygusal hem genel olarak. ama aile, sevgili, yakın arkadaşla ortak paydan ve çatışma için cephen çok :)
0
chanandler bong
(24.10.25)
başkalarını olduğu gibi kabul edebiliyorum, çünkü beğenmesem bile bana ne ailesi düşünsün, eşi, çocukları düşünsün diyebilirim.

ama yanımdakiler, ailem eşim beni bağlar ve ben onlarla bir şeyleri düzeltmeleri konusunda kavga edebilirim. çünkü onların yaptığı bir yanlış bana dokunuyor veya kendisine dokunuyor, onları önemsemek zorundayım.

hiç bişey olmasa benim hayatımı etkiliyorsa kavga ederim tabii ki. hiç kavga etmediğim arkadaşımla da uzun süre aynı evde yaşasam onla da kavga edebilirim.

diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(24.10.25)
İnsan değer verdiğinden alınır, değer verdiğine kızar kırılır gücenir vs. Ama şu var, en çok evdekilere, en yakınlarına, aile bildiklerine karşı nazik ve hassas olmak gerekiyor, en çok onların kalplerini kırmamaya özen göstermek gerekiyor çünkü zor zamanda kimse yanında olmuyor ailen oluyor. Zor zamanda sana destek olmayı onlar için bir "mecburiyet" hatta "mahkumiyet" haline getirmemek gerekiyor. Bu hem kendine hem onlara saygı ve sevginin bir gereği.

Dışarıdakine daha iyiyiz çünkü ondan zarar gördüğümüzde ona zarar veremeyeceğimizi düşünüyoruz, eller iyisi olmakla kendimizi koruyoruz aslında. Ama içimizde biriken öfkeyi tepkiyi isyanı evdekilere boşaltınca evler ağusu (ağu=zehir) oluyoruz. Bu modeli çok uzun yüzyıllardır babanın anneye olan öfke kusma seanslarından öğrendik, bunun üzerinden yürüdü. Kadınlar doldu taştı, evlilik içi tecavüzdür çünkü bu, sadece şiddet değil tecavüzdür.

Beyin plastisite özelliği olan bir varlık. Değişime uyum sağlar, tam da bu sebeple evrim gerçekleşmiştir. İnsan her şeyi zihninde çözer ve başarır. İstersek bu kalıbı rahatlıkla değiştirebiliriz yani. Adım adım bile olsa kaplumbağa yavaşlığında bile olsa değişim mümkündür.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
eşimi umursuyorum çünkü diğerleri figüran.
0
Hallegadola
(24.10.25)
(4)

Aynı site içerisinde krediye uygun olmayan ev nasıl oluyor?

Cesario
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne o
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.

Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.

Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.

Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne olabilir?

Not: kiracılı daire bu arada.
0
Cesario
(24.10.25)
Abi hemen söyleyeyim;
Bizim site eski kooperatif. 5 bina var. Bunlardan 2si ya da üçü imar affinda tapu aldı.
Iki tanesi almadi, saçma geldi onlara.
Şimdi bu üçünden ev alacaklar kredi alabiliyor ama diğer ikisinde alamıyor. Ama hepsi aynı site.

Bir de tabi aynı binada olup kredi olur/olmaz diyenler var. Emlakçı hatası olabilir.
0
logisticsmanager
(24.10.25)
yukarıdaki arkadaşa ek olarak; yönetim planında konut olarak görünmeyen veya ortak alan olan yerleri konuta çevirebiliyorlar. bunlara da doğal olarak kredi çıkmaz.
0
ground
(24.10.25)
Bambaşka bir durum da büyük sitelerde büyükinşaat firmaları 1.500 ev için kredi ile banka ile anlaşıyor. Zaten inşaat sürecinde sadece bir bankanın bir şubesi ile anlaşılıyor genelde.

Bina bitince krediyi erken ödeyenler evlerinin tapusunu alabiliyor. Bazı kişiler evlerin kredisi bitmiş olsa bile bankadan ipotek kaldırma yazısını alamıyordu.

Bunun nedeni de İnşaat firması kendi kredi çekmiş ve kredi için de bu inşaatı ipotek göstermiş.

İstanbul'da böyle evler var biliyorum. Tapu bile devredilmiyor ya da inşaat firmasında devrediliyor gibi saçma durumlar olaibliyor.
0
liberal
(24.10.25)
Bazı ev sahipleri, satışta evi değerinde göstermek istemediği için krediye uygun değil yazıyor. Gelir vergisinden veya tapu harcından kaçmak için öyle yazmış olabilir.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.10.25)
(6)

Eksper Haklı mı? (Konut Hasarı)

eisberg
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi bakıyorum da aslında altındaki harç mı artık her neyse tıraşlanmış/iz yapılmış. Yani sanki onu yapıştırmak için de uğraşmışlar gibi düşündüm. Anlayanlar varsa, siz ne düşünüyorsunuz?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
eisberg
(23.10.25)
fayansçı yapıştırırken sadece duvara yapıştırıcı sürmüş. fayansın arkasına da sürmeliydi. yani tek tarafa değil, her 2 yüzeye de sürülüp birbirine yapıştırılmalıydı.

bence tüm fayansları tek tek kapı çalar gibi tıktıklayın. özellikle duşakabin iç taraflarını. davul gibi ses geliyorsa ofsayt. bir de fayanslara yüzünüzü dayar gibi yapıp tüm duvarı gözden geçirin, şişkinlik veya " V " şeklinde kabarma var mı? o alanlar düşecek, çok dikkatli olmak lazım.
0
MtKrt
(23.10.25)
evet kötü işçilik veya kötü malzeme.

fotodan olabilir duvar düz gibi gelmedi. ya da açıyı tutturamadı usta.

uygulama bu şekilde yapılıyor bu arada. yapıştırıcı sürülüp mala mı ne diyolarsa artık onun diğer tarafı ile çiziyorlar. sonra fayans yapıştırılıyor.

başlığı görünce yer zannettim. duvardakinin çatlaması çok ilginç.

ancak siz nereden bilebilirsiniz ki bu durumu.
0
gurur
(23.10.25)
Kalekim fayansa tam yapışmamış, ısı farkı nedeniyle genleşmeyle kabarmış ve patlamış. Tamamen fayansı döşeyen ustanın hatası.
+1
Mirket
(23.10.25)
ben farklı düşünüyorum. amatör olarak gereksiz yerlerde fayanslarımı ben yapıyorum. hem fayansa hem duvara malzeme sürülmez. yani gerek yok. malzeme kötü olsa fayansı bırakır ve düşer. ama garip şekilde çatlamış. siz mi yaptınız altına bakmak için? eğer öyleyse yukarıdaki cevaplar doğru. ama kendi kendine çatladıysa kötü işçilik demesek de kötü bir yapıştırıcı (kalekim) kullanmaktan kaynaklanıyor.
0
ground
(24.10.25)
benim anlamadığım banyoyu siz sonradan mı yaptırdınız? siz yaptırdıysanız elinizde fatura yoksa anlayacağım. yoksa sigorta neden var ki. bana ne, ben mi uyguladım. sen hasarımı karşılarsın sonra sorumlu kim ise ona rücu edersin. sigortanın olayı bu değil mi zaten.
0
gercekdunya
(24.10.25)
@gercekdunya banyoyu biz sonradan yaptırmadık. bende sizin gibi düşünüp sigortadan medet ummuştum yani dediğiniz gibi her şeye bir uygulama hatası bulabiliriz diye düşündüm ama maalesef düşündüğümüz gibi değilmiş :/
0
🌸eisberg
(24.10.25)
(12)

sokaklara isim yerine numara vermek her şehirde yaygın mı?

messina123
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
+1
messina123
(23.10.25)
Hayır değil.
Mersin'de bu durum benim de dikkatimi çekmişti. Doğuya doğru gittikçe bu durum daha da artıyor diye biliyorum. Bitlis vs
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
var ama isim de çok var. hangisi daha fazla bilemedim yani.
0
jelly bear
(23.10.25)
İstanbul'un bazı yerlerinde de bu olay var, bu sokak 1000. sokaksa bir alttaki sokak 1010.sokak diye geçiyor, belli bir düzene göre gitmiyor. Eskiden problem olabilirdi ama şimdi GPS var, sokak ismi ne olursa olsun çok da problem değil bence.
0
lamborcini
(23.10.25)
benim oturduğum yerde de sokak isimleri böyle ama böyle 5-6 haneli değil 4 haneli bizdeki bence 4ten fazlası akılda zor tutulur gerçekten de.
0
matilda
(23.10.25)
Ankara'da 4 haneli sokaklar var ama 6 haneli neymiş öyle.
0
anatomik
(23.10.25)
Benim en çok yaygın gördügüm bu olayın izmirde daha çok olması belli başlı caddeler isimden oluşuyor fakat geri kalanın çogungu 4 haneli numaradan oluşuyor
0
limonlu eksi
(23.10.25)
İzmir'in belli semtleri hep numaralı sokaklardan oluşuyor. Ama izmirde benim yaşadığım ilçede sokakların isimleri normal kelimelerdi.

Denizli'de iki sene yaşadım, orada da numaralı sokaklar yaygın.
0
nundu
(23.10.25)
istanbul'da da böyle uygulama var ama ilçe bazlı alışkanlık filan herhalde. tabii bunlarda da sözcük bazlı sokak/caddeler de var, sadece numara/sayı yok.

esenyurt, sultangazi, esenler, bağcılar, arnavutköy filan aklıma gelenler.
0
m e b
(23.10.25)
Muğla, benim bulunduğum mahalle tamamen numaralı sokak ama merkezi ve eski mahalleler hep isim, çiçek adı ya da kişi adı filan.
Sanırım birden yerleşime geçip patır patır sokak açılan yerleri numaralamış geçmişler.
0
subcomponent
(23.10.25)
yurtdisinda yaygin olan ulkeler var.
benim nefret ettigim uygulamalardan biri.
0
cooperr
(23.10.25)
görece yeni yerleşim yerlerinde sokaklara numara verilir. bir yaşanmışlık yok, tarihi bir bağ yok. biri çıkıp şuradan isim söyle yazayım demiyor, sıradan numara veriyorlar. sonradan bu numaralı sokaklardan isim verilenleri oluyor.
0
late viper
(24.10.25)
izmirin tarihi sokaklar hariç nerdeyse tamamı numaralı sistem. hatta bazılarında 7854/45 gibi durumlar da var. sistemi zamanında iyi kurmuşlar. sıralı gidiyor ve amerkan sistemi gibi kendi içinde bir düzeni var.
-skati ! 17. caddeye gidiyoruz. yeni bir ceset bulunmuş:)))
0
ground
(24.10.25)
(2)

uluslarası nakliyat vekaletname sorunsalı?

kornisch
yakın zamanda yurtdışına ev eşyası taşıma için bir firmayla anlaştık. noterde vekalet vermeden önce gönderdikleri vekaletnameyi incelediğimde iki nokta dikkatimi çekti süresiz olması ve benden habersiz başkalarına da vekalet verebilme (tevkil) yetkisi. bu sektörde normal ve standart bir prosedür mü
yakın zamanda yurtdışına ev eşyası taşıma için bir firmayla anlaştık. noterde vekalet vermeden önce gönderdikleri vekaletnameyi incelediğimde iki nokta dikkatimi çekti süresiz olması ve benden habersiz başkalarına da vekalet verebilme (tevkil) yetkisi. bu sektörde normal ve standart bir prosedür mü yoksa kapsamını süresini kendime göre daraltmam gerekir mi? benzer tecrübesi olan veya bilgisi bulunan arkadaşlar bilgilerini paylaşabilirse mutlu olurum. şimdiden teşekkürler.
0
kornisch
(23.10.25)
Bizim gonderdigimiz vekalet orneklerinde de sure sinirlamasi yok uzerinde dusundugumuz bir detay degil .ama baskasina sizden habersiz vekalet verme yetkisi diye bir seyi ilk sefer duyuyorum.bence gereksiz olmus.

Google a naklihane vekalet ornegi yazin cesitli firmalarin orneklerine ulasirsiniz.onlarla bir karsilastirin ama yillarin zati esyacisiyim hic boyle bir yetki duymadim.
0
duptıs
(23.10.25)
vekaletler genel olarak süresizdir. süreli olmasını istiyorsanız özellikle belirtmeniz gerekir. tevkil, yani başkalarını da vekil etme yetkisidir. ama ilk vekalet verilen firma/şajhsın yetkileriini ve sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. bu tip yetkiler çok lazım olmasa da ivedi bir durumda işinize de yarayabilir.
0
ground
(23.10.25)
(1)

bu araba ne?

exlibris
https://x.com/cattingwoman/status/1981010625200595323
0
exlibris
(23.10.25)
micra sanki
+2
ground
(23.10.25)
(3)

Gravür nedir?

darkwizard
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
0
darkwizard
(21.10.25)
Bakır plakayı metal kalemle kazıyıp üzerine resim çiziyorsun. Sonra o plakayı komple boyayıp patates baskısı gibi kağıda basıyorsun. Çizdiğin resim de çiziklern derinliğine içindeki kenarındaki boya miktarına göre kağıda geçiyor. Teknnik olarak binlerce baskı üretebilirsin o plakadan.
+1
synesthesia
(21.10.25)
bazı gravürler ender bulunuyor. sebebi de ana kalıpta değişiklik yapılması. yeni bir plaka yapmaktansa aynı gravürü düzeltip veya değiştirip baskı yapılabildiği için orjinal gravürler çok az olabiliyormuş. bu bilgiyi eski istanbul depremlerinin nerelere hasar verdiğini ve yıkılan binaların mimarisi de bilindiği için depremin şiddetini tahmin ettkleri bir yöntemi anlatan videoda görmüştüm. orada aynı yeri depremden önce ve sonra gösteren ama aynı plakadan üretilmiş gravürler üzerinden anlatıyorlardı.
+1
ground
(21.10.25)
Gravürün değerini belirleyen birden fazla durum var. İşçiliği, basımı, kopyası bunlardan bazıları. Ek olarak her sanat ürününde olduğu gibi sanatçının değeri ve ona yüklenen anlam da etkili.

Yukarda bahsedilmiş, gravür plakaları basıla basıla eziliyor ve çizgiler netliğini kaybediyor. Baskı sayısı da bir "seri üretim" gibi çok aşırı fazla değil. Zaten dolaşım payları da düşük. Örneğin o satıştaki gravürün kaç kopyası günümüze ulaştı? Kimlerde var ne nasıl muamele görüyorlar?

Genel anlamda bir gravürün ilk baskıları en değerli olanları. Gravür sağlam kaldıkça yeni baskılar alınabilir. Gravür eskiyince tadilattan geçiyor veya kopyalanıyor bunlar artık farklı basım değil, farklı state içinde değerlendiriliyor, yeni seri sayılıyor ve değeri daha da düşüyor.

Bu açıdan neden 5.000, 10.000 anlamak için ünlü bir sanatçı mı, bu sanatçının ilk baskıları mı, işçiliği nasıl, neyi resmediyor, kompozisyonda entelektüel açıdan değerli farklı datalar var mı? Örneğin birçok gravür şehirlerin tarihi planını anlamak açısından da önem arz ediyor. Ya da örneğin sanat tarihi içinde konumu ne? Niş bir akımın ürünü mü, nedir? Bunlar hep ekstra değer.
+1
akhenaten
(21.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.