Giriş
(12)

Şu araba alınır mı?

matlii
Merhaba, sizce şu araba alınır mı? Alınmaz derseniz konunun acemisine nelere dikkat etmesini önerirsiniz?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-nissan-bayan-memurdan-acil-satilik-1270128923/detayTeşekkürler şimdiden.
Merhaba, sizce şu araba alınır mı? Alınmaz derseniz konunun acemisine nelere dikkat etmesini önerirsiniz?

www.sahibinden.com

Teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(11.09.25)
Ben almazdim. el degmeyen bir tavan kalmis.

Tabi biraz da kisisel ekonomiye bagli bir durum. Ucuz diye alan da cikabilir.
0
nuevo
(11.09.25)
güvenli değil bir kere.
0
xu
(11.09.25)
yani başka seçenek yoksa sırf ayağını yerden kesmek için alınabilir ama 20 yıllık otomatik vites araba almak büyük risk. sanayide ustalarla kanka olabilirsin.

alacaksan iyi bir ekspertiz gerekiyor. onun için de bütçe ayır, sakın ucuza kaçma.
0
sir gawain
(11.09.25)
Eyyyy, reno fluence 2012 ve üstü otomatik bak.
0
Shepard
(11.09.25)
Bu mayıs ayında 94 model opel corsa aldım tüp+benzin. 200bin liraya, kimseyle kanka değilim. Maddi durumum buna yetti, öncesinde de 97 model suzuki carry kullandım, şehir dışına çıkmadım. 3 yıl sadece 1 buji, 1platin değişimi ile idare etti beni. Ben de eski araç alırken korkuyorum ama temizse araç bence sıkıntı olmuyor. Tanıdık ustalara soruyorum.
Arkadaşım 600bine sorento aldı, daha gelirken bozuldu, 2 kere sıfır motor yapıldı arabanın maliyeti milyona vardı.
Şans işi galiba?

Eski araç düşünüyorsanız ustası çok, yedek parçası çok, kronik problemi olmayan araçlara bakmaya çalışın. Ne kadar elektronik aksam o kadar problem.
0
strawberry first
(11.09.25)
Bunların motoru sorunsuzdur. Şanzımanları da öyle onlara bi baktır, sorun yoksa 450 civarına kroniği pek olmayan ideal araçtır.

20 yıllık araçta değişen boya var mı diye bakmak komik. Onu geçin. Ayrıca 450’lik araç atana 700’lük araç önermek de komik, bari passat önerin :)
0
avatar is back
(11.09.25)
alınır.

motoruna, şanzımanına iyi baktırın.

piyasasını bilmiyorum iyi pazarlık yapın.

baya değişen boya var. şase podye direklerde işlem var mı baktırın. varsa almayın. ama minik arabalar hep böyle. çok değişenli oluyor.

satarken de gider bu. ama ucuza bağlamak lazım.
0
gurur
(11.09.25)
Alma sakın, 21 yıllık araba. Ufak da, motor da küçük, benzinli. Dediğim arabaya bak, sedan geniş geniş binersin. Daha konforlu be eşeğe göre. 8 yaş fark var. Düşme buradakilerin tuzağına, japon fetişi var onlarda. UFACIK ARABA, a segment minicik.
0
Shepard
(11.09.25)
şu araba avrupada hurdaya gider burada 500bin. böyle piyasa mı olur ya. 2004 de doğan çocuk şu an üniversiteyi bitirdi.
0
mikahakkinen
(12.09.25)
direksiyonun kılıflı olması bir anımı canlandırdı. seneler önce eşime micra almıştım. yolda görüp beğenmiştik. ablasının olduğunu doğuda öğretmen olduğu için yıllardır garajda yattığını söyledi genç bir adam. km de aşırı düşüktü. ancak direksiyon derisi çok fena yıpranmıştı. neyse aracı aldık fakat çok yaktığını farkettik. arızalar vermeye başladı. izmirde nissan tuncay var. sadece nissana bakıyor en son ona götürdük. direksiyonu görür görmez dediki bu aracın km doğru değil. meğer 300 bin falanmış tahminen. uyarayım dedim.
0
ground
(12.09.25)
kapı pencere değişsin problem değil. önemli olan aracın şasisinde, motorunda ve şanzımanında herhangi bir problem olmaması.
0
co2s2
(12.09.25)
4. fotoğrafta range olarak miles yazıyor km yi az göstersin diye mil ile değiştirmişler gibi hissettim bu araba alınır ama bu adamdan alınmaz.
0
belkider
(12.09.25)
(7)

yazili basin

sonsuz
evine gazete, dergi alan var mi?ben ünide yurttayken yurdun girisine gazete koyarlardi. ofiste müdürün önündeki sehpada gazete dururdu.böyle seyler var mi hala görüyor musunuz?
evine gazete, dergi alan var mi?

ben ünide yurttayken yurdun girisine gazete koyarlardi. ofiste müdürün önündeki sehpada gazete dururdu.

böyle seyler var mi hala görüyor musunuz?
0
sonsuz
(11.09.25)
Son 10 yilda berber ve discide gordum gibi hatirliyorum.
0
mbond
(11.09.25)
Var. Çok azaldı ama emekli insanlar seviyor. Ben bile seviyorum gazete okumayı. Berberlerde var.
Türkiye gazetesi kaldı sanırım bu eve dağıtma olayında.
Gençken hafta sonu altı yedi gazete alırdım en büyük zevklerimden idi. Hey hey
0
Cezcez
(11.09.25)
evde sakal traşı olurken kullanıyorum dün 3 tane aldım ben.
0
xu
(11.09.25)
En son taşınırken bardakları sarmak için almıştım. 10 yıl oldu.
0
Mirket
(11.09.25)
Tubitakin Merakli Minik dergisini aliyoruz cocuk icin sadece.

Onun haricinde 10 yil falan olmustur en son dergi-gazete alali.
0
nuevo
(11.09.25)
gazeteyi bulmaca için alıyordum bayağıdır almadım. bulmaca dergisi de bayağıdır almadım. notos, varlık falan alırdım artık ilgimi çeken bir temaları yoksa onları da almıyorum.
0
black holes in the sky
(11.09.25)
ben kilo ile alıyorum. köy evinde lazım oluyor. hep 2025 gazateleri. okunmamış bile.
0
ground
(12.09.25)
(8)

Bu evdeki cisim ne?

ermanen
https://imgur.com/a/LKqsEnXEvde, ben gelmeden önce olan bir şey idi. Nedir bu? Bir işe yarıyor mu?edit: vay be baya bereketli bir şey imiş. sağolun cevaplar için.
imgur.com

Evde, ben gelmeden önce olan bir şey idi. Nedir bu? Bir işe yarıyor mu?

edit: vay be baya bereketli bir şey imiş. sağolun cevaplar için.
0
ermanen
(11.09.25)
Kabak değil mi dekoratif amaçlı
0
gobekliraki
(11.09.25)
Kurutulmuş su kabağı :)
0
kobuzchu kiz
(11.09.25)
Su kabağı, dekoratif bir ürün. İçini oyarak lamba ya da abajura çeviriyorlar
0
grimavi
(11.09.25)
doğu karadeniz de o uzun kısmı dibinden keserler ve içini boşaltırlar güneşte bırakılınca içi iyice kuruyarak bir kap ya da sürahi haline gelir.
sonra bunun içine doğal ayran koyarlar.o ayran inanılmaz bir şekilde bildiğin asitli hale gelir.bardağa koyduğunuzda kola gibi köpürür.mide de bağırsakta ne kurt bırakır çok faydalıdır.
ufak bir bilgi.
şunun gibi .oha ne kadar pahalı anne kırdın parayı :)
www.hepsiburada.com
0
jamswety
(11.09.25)
eskiden köy evlerinde görürdüm hiç ne oldugunu sormadım :)
0
koela
(11.09.25)
su kabağı. her yıl yetiştirirdim bu sene sıcak ve kuraklıklardan kurudular. yeşilken yemeği yapılır lezzetlidir.www.google.com
dalından koparılmaz iyice kurutulduktan sonra bir yere asılır ve kabuğu tamamen tahtalaşması beklenir. alt kısmı kesilip sap kısmının içinden kablo çekilerek lamba yapılır.
www.google.com
dikey kesilerek kepçe yapılır. www.google.com
hatta ördek bile yapılır :))
www.google.com
0
ground
(11.09.25)
peru'da onla sanat yapiliyor

www.google.com
0
sonsuz
(11.09.25)
eskiden bizim mahalledeki caminin gasilhanesinde vardı bunlardan, ortadan yarıp tas diye kullanırlardı ölü yıkarken.
0
bay b
(11.09.25)
(9)

Banyoda neden toz olur?

dolantindr
Ynai hani salonda falan toz olmasını anlıyorum da, banyodaki mesela asılı saç kurutma makinesinin üstü ortada bir şey de yokken toz oluyor. bu toz nereden geliyor anlamıyorum. Banyo havalandırması açık genelde oradan mı bilmiyorum da bu kadar her yerde toz olmasını aklım almıyor. Evdeki eşyayı azalt
Ynai hani salonda falan toz olmasını anlıyorum da, banyodaki mesela asılı saç kurutma makinesinin üstü ortada bir şey de yokken toz oluyor. bu toz nereden geliyor anlamıyorum. Banyo havalandırması açık genelde oradan mı bilmiyorum da bu kadar her yerde toz olmasını aklım almıyor. Evdeki eşyayı azaltsam acaba faydası olur mu? Toz alerjim de var çünkü. Tozun kaynağını çözemedim yani..
0
dolantindr
(08.09.25)
Kapı pencerenin sıkı sıkıya kapalı tutulduğu klima çalışan günlerde benim robot süpürgenin haznesi boş kalıyor. Bu mantıktan hareketle ben tozun dışarıdan geldiğini düşünüyorum.
0
Mirket
(08.09.25)
Benim evde halı yok; benim de toz alerjim olduğu için kullanmıyorum ona rağmen her gün dışarıdan camdan, balkondan hava ile toz geliyor. Eşyayı azaltmak temizliği kolaylaştırır; yere sıfır olmayan altı kolay temizlenebilen ortamlar yaratabilirsiniz. Banyoda ıvır zıvır varsa kutulara doldurup kaldırın gibi temizlemesi kolay olur.
0
titanic kemancısı
(08.09.25)
Banyoda çamaşır makineniz varsa en çok ondan toz olur
0
limonlu eksi
(08.09.25)
Banyonun tavanından muhtemelen. Nemden dolayı boyası yani badana dökülüyordur. Elinizi tavana sürün götürsünüz.
0
ground
(08.09.25)
toz butun evi dolasiyor, dur lan bunun alerjisi var bari banyoya girmeyeyim dedigini sanmiyorum.
0
cooperr
(09.09.25)
Vaktiyle Rainbow'cular bize gelmişti, süpürgelerinin ne biçim de önemli olduğunu anlatmak için uzun bir konuşma yaparken toz denen şeyin anatomisini de anlatmışlardı. Tozun içinde aslında bizim gözle görmediğimiz, adına might denen bir tür böcekçikler olurmuş. "Evi temizleyip tatile gittiniz, 2 ay sonra bi geldiniz ki evde öbek öbek tozlar. Niye? Çünkü tozun içinde might'lar var ve onlar ürüyorlar. Siz toz sanıyorsunuz ama onlar might" demişti. Annem de çıldırmıştı tabi.

Sonra gerçekten tozun üreyen bir şey olduğunu öğrenmiştim. Bir de terlikle veya havalandırmadsn veya bir şekilde bir yerden (mesela çamaşır makinesinin içinden) gelen ufacık bir toz bile ürüyordur bu bilgiye göre. Ondan olabilir.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
toz alerjin varsa kurutma makinası eve şart fark edilir şekilde tozu azaltıyor, ve evet banyo havalandırması bacadan direk geliyor kurum, bizim banyoda camda kedi kaçmasın diye sineklik benzeri bişey var 1 senede tozdan rengi döndü.
0
eja
(09.09.25)
kirli çamaşırlar ile havlu, bornoz vb.
0
erty_ksk
(09.09.25)
banyoya hiç girmiyormusunuz? banyoya girince üzerinizdeki tozu banyoya taşımış oluyorsunuz zaten. banyonun camı ve havalandırması varsa dışardan toz geliyor. banyonun kapısını açıyorsunuz, diğer odalardan toz geliyor. banyoda havlu bornoz var onlardan toz geliyor. bütün evde toz varken banyoda hiç olmamasını beklemek abes.
0
abelardo
(09.09.25)
(3)

Cezaevinde çekilen fotoğraflar nasıl çekiliyor?

michael_knight
Cezaevlerinde yatanların bazen fotoğraflarını görüyorum tiktok’ta. Bu fotoğraflar nasıl çekiliyor?Bazı günler fotoğrafçı mı geliyor ya da başka bir sistem mi var?
Cezaevlerinde yatanların bazen fotoğraflarını görüyorum tiktok’ta.
Bu fotoğraflar nasıl çekiliyor?

Bazı günler fotoğrafçı mı geliyor ya da başka bir sistem mi var?
0
michael_knight
(08.09.25)
fotoğrafçı geliyor. gardiyan haber veriyor fotoğraf çekilmek isteyen var mı diye.
0
yurtsuz john
(08.09.25)
Cezaevi fotoğrafçısı var.
0
ground
(08.09.25)
ceza infaz kurumlarında fotoğraf birimi var. her hükümlüye, hükümlü kartı çıkarılıyor. bunları bastırıp çeken bir birim var. ayrıca hükümlüler fotoğraf çekilmek istediğinde fotoğraf birimine dilekçe yazıyor ve para karşılığında koğuşta veya açık görüşte fotoğraf çekilebiliyor.
0
mikahakkinen
(09.09.25)
(5)

Buzluksuz buzdolabı

tchuck
buzluk alanı da normal dolap olan buzdolabı arıyorum. yani haacmi daha küçük olmasın, sadece tamamı normal buzdolabı olsun istiyorum. ayrı buzluğumuz var. böyle bir şey mümkün mü? mümkünse bu tür dolapların adı nedir?
buzluk alanı da normal dolap olan buzdolabı arıyorum. yani haacmi daha küçük olmasın, sadece tamamı normal buzdolabı olsun istiyorum. ayrı buzluğumuz var. böyle bir şey mümkün mü? mümkünse bu tür dolapların adı nedir?
0
tchuck
(07.09.25)
Tek kapı buzdolabi, dondurucusuz buzdolabı.
Var yani böyle bir şey.
0
logisticsmanager
(07.09.25)
Dondurucu kısmı olup bunu dondurucu yerine normal çalışma özelliği olan dolap görmüştüm ama hatırlamıyorum
0
kisa
(07.09.25)
0
logisticsmanager
(07.09.25)
bizde samsung dolap var. istersek buzluğu buzdolabı olarak kullanabiliyoruz.

vardır muhakkak bu özellikte pek çok cihaz.
0
gurur
(07.09.25)
buzluk kısmı ve dolap kısmı ısı ayarları farklı ise manuel olarak bunu yapabilirsiniz.
0
ground
(08.09.25)
(25)

İçki içmenin havalı tarafı nedir?

i wanna go back
Şöyle bir gözlemim var: İçki içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.Sağlığa zararlı olduğu bilinen ve uzun vadede vücuda hasar veren ve ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan bir kimyasal maddenin havalı olan tarafı nedir?Ben inançlı bir insan değilim, çok nadiren (yılda 2-3)
Şöyle bir gözlemim var: İçki içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.

Sağlığa zararlı olduğu bilinen ve uzun vadede vücuda hasar veren ve ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan bir kimyasal maddenin havalı olan tarafı nedir?

Ben inançlı bir insan değilim, çok nadiren (yılda 2-3) bir kadeh şarap, prosecco veya şampanya içerim ancak havalı bir şey olarak düşünmem hatta bana saçma geliyor.

Ama insanımızda genel algıya baktığımda havalı buluyorlar ve "ağğbbbiii rakı ya" "offf buz gibi bira" "şarap kadehi ve atıştırmalık pozları" gibi örnekler görüyorum ve bana aşırı itici böyle bomboş, çiğ karakterler gibi geliyorlar.

Aynı zamanda içkiye düşkün insanları da basit, boş karakterler olarak görüyorum milliyeti fark etmeden. Alkolik olmasa bile haftada 2-3 gün içenler bile bana öyle geliyor öyle hissettiriyor.

Sizin sosyolojik tespitleriniz ve görüşleriniz nelerdir?
0
i wanna go back
(06.09.25)
"ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan"
yasak olan şey havalı gelir. Herkes özgürce yapabilse bu dediğin olmazdı. Mesela İngilterede müzikalde standupta trende sağda solda bira içmek çok normal. Kimse fotosunu instagrama koymaz ama koyarsa işten atılmaz mesela. Türkiye'de adam inanmadığı bir kutsal gün instagramda hikaye paylaştığı için işinden atıldı mesela.(pegasustan atılan adam olayı) Böyle olursa insanlar da tersini göstere göstere yapmaya çalışır.

Aynı şey sokakta ibadet edenler için de geçerli. Sen onun ibadetine karışırsan o da göstere göstere yapmaya başlar.
0
nhk ni youkosu
(06.09.25)
Sosyalleşmenin kolay yollarından biri, içki etrafına gerek pubda gerek evde gerek açık havada kolay toplanılıyor fakat sosyalliğin ana amacının içki olması bana tuhaf geliyor.Hadi toplanalım içeriz düşüncesi.

inançsız biriyim yazın ayda 1-2 bira içerim
0
grimavi
(06.09.25)
Ergenlikte sigara içmek havalı gelebilir ama içki için ilk defa böyle bir tabir duyuyorum. 35 yıldır içiyorum hiçbir zaman havalı olarak gören birine rastlamadım. İç içmeni çok fazla sebebi var en başta bağımlılık. Daha sonra sosyal meseleler. Ortam gerektirir bazen. Bazen cesaretlenmek için gerekebilir. Bazen sırf üzüntüden bazen de tam tersi kutlamak için ya da neşeden içilebilir. Ama alkol alayım havalı görüneyim diye bir şey duymadım ben.
0
ground
(06.09.25)
nhk+1 kim havalı dedi? 16 yasında icki içen ergenler mi size böyle lanse etti? onlar için havalı evet. güzel bi eventtir, övülebilir. rakı sofrası denen ortam diğer yemeklerden farklıdır. buz gibi içmeyi sevdiğiniz diğer içecekler gibi düşünseniz düşünmeye gerek kalmazdı siz orda alkole takılıyorsunuz buz gibi su, kola, limonata da güzel ama bira denince tırmalıyosa nhk+1 again
0
ala09
(06.09.25)
Ben kendimi bildim bileli içerim. Hiç öyle havalı bir şey olduğunu da, hava atmak için içildiğini de düşünmemiştim.
Öyle miymiş?
Ayrıca dini saiklerle veya değil, ağzına içki koymayan arkadaşlarım da var, kırk yılda bir içeni de var.
Ama içenleri basit, boş karekterler olarak göreni de hiç görmemiştim.
Tuhaf.
0
Mirket
(06.09.25)
öncelikle bir şeyin havalı olmasıyla, sağlığa ve vücuda etkisi arasında ters korelasyon var desek yeridir. tehlikeli sporlar havalıdır. risk alınan ticari hamleler havalıdır. o yüzden "bu zararlı ya, neden havalı ki" argümanını hemen bağlamdan çıkartmamız lazım. havalı != makul olan. aksi halde zaten bulgur pilavı yiyip, devlet memuru olmak ve belediye parkında hızlı yürüyüş yapmak havalı olurdu.

öte yandan her kesimde havalı değil. anadolu'nun pek çok yerinde havalı değil, aksine dışlanabileceğiniz bir şey. seküler, batı türkiyesi için yer yer havalı denebilir. çünkü özenilen batı kültürünün önemli bir ögesi. bu ilk sebebi bence.

ikinci sebep olarak da, bir tür sınıfı da gösteriyor. iyi içki kültürü olan, iyi içki mekanı olan insanlar yüksek bir sınıfı temsil ediyor. hem maddi durumları görece iyi, hem (bir şekilde) entelektüel seviyeleri görece iyi. bu da bu eylemi havalı yapıyor. yoksa kimse merdivenaltı bir mekanda kolonyaya benzeyen ev yapımı rakı içen alkolik amcayı romantize etmiyor. instagram'da lüks bir ortamdaki, güzel görünen kokteylleri görüyoruz.

kendi perspektifimden: ben haftada 2-3 içki içiyorumdur. evimde içki yok ama çok sık pub'a giderim. pub kültürünü hoş buluyorum. arkadaşlarımla yazın bira eşliğinde, kışın garip guçuk denediğimiz içkilerle sohbet etmeyi seviyorum. hem tatlarını seviyorum, hem ertesi gün iş yoksa kafamın hafif high moduna geçmesini seviyorum, hem ortamın sıcaklığını seviyorum. başka insanlarla sosyalleşmek için de iyi bir ortam olabiliyor.
0
gitdaddy
(06.09.25)
Yok. Havalı bir tarafı yok. Sigaranın da yok. Çayın da yok. Binaenaleyh, bir şey yemenin/yememenin, içmenin/içmemenin havalı bir tarafı yok esasen.

Bugün filmler, kitaplar, diziler, videolar, klasik ve sosyal medya b.k yemeyi "cool" bir şey olarak gösterirse, insanlar öyle olduğunu düşünecek.

Olayın bir kapitalizm boyutu var. Bir ürünü satan o ürünün vazgeçilmez olmasını ister. Burası cepte zaten.

Diğer taraftan, insanlık kendi tarihi boyunca uyuşturucu, uyarıcı ve keyif verici maddeleri hep kullanmış.

Birçok din, mezhep ve pratik; bunları ritüellerinde kullanmış. Yine birçoğu bunları yasaklamış.

Şahsen bu devirde insanın hem uzun vadede sağlığına zarar veren, hem kısa vadede muhakemesini bozan hem de cebini yakan bu tarz alışkanlıkları rasyonel/aklıselim görmesi mümkün değil. Ama nefis taşıyan insanlarız. İlla ki kendinize zarar veren alışkanlıklarımız olacak. İlla ki zararlı zevklerimiz olacak. İnsanız.

Ben kullanmıyorum, gereksiz buluyorum. Sigaraya ise daha da karşıyım çünkü edebiyle içen insan beni rahatsız etmezken, edebiyle sigara içen yine zehirliyor beni...
0
yadigar
(06.09.25)
Mobilden Ekleme:
Bir şeyin "yapılış şeklinin" havalı olması gerçeği var bir de. Bir insan rakıyı, sigarayı, kahveyi yahut çayı çok havalı bir tarzda içebilir. Yahut ceketini çok havalı bir şekilde çıkarabilir. Topu çok havalı bir şekilde sürebilir.

Atatürk'ün sigara ve alkol kullanmasına üzülürüm mesela. Adam cool. E rol model aynı zamanda. Haliyle etkilenir insanlar. Ama mesela Bizimkiler dizisindeki güzel insan Cemil Abimizin içtiği sigaradan, biradan kimse etkilenmez.
0
yadigar
(06.09.25)
Şöyle bir gözlemim var: kahve içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.

al ben de böyle görüyorum.
0
patronaj1
(06.09.25)
Bence havalı bir tarafı yok. Kahve uyku falan açıyor veya bir enerji veriyor. Alkol tamamen işlevsiz. Zaten yeni jenerasyon pek alkol almıyor
0
runaway
(06.09.25)
Toplum baskısı ve yasaklara karşı alaycı, antisosyal bir davranış modeli benimseme ile alakalı.
Sigara içilen ve içilmeyen bölüm yapılıyor; bütün sigara içenler sigarasız bölüme oturuyor :)
Ailede eğer içki kötü gibi bir baskı kuruluyorsa aynı davranış modeli de burada devreye giriyor. Halbuki içki bu kadar öcüleştirilmese ve kişinin kendi iradesine bırakılmış bir içecek gibi görülse belki de bu kadar cazip gelmeyecek özenen kişiler için; onlar için yasakları delecek bir aykırılık alanı çünkü. Halbuki dünya geneline bakınca her gün soda, su gibi içenler var bu normal karşılanıyor. Normal bilinçli tercih edenler ve bağımlı olanlar bu genellemenin dışında elbette.
0
titanic kemancısı
(06.09.25)
İçki içiyor olsaydın insanların bunu havalı bir şey gibi gösteriyor olduğunu düşündüğün şeyin havalı gibi görünmek olmadığını anlardın.

Senin tespitin içki içmeyen insanlara olan "hayattan keyif almayı bilmeyen insan" bakışıyla ve buna maruz kalmakla ilgili.

Ve evet, içki içmeyen bir insan hayattan keyif almayı bilmiyordur. Hayattan keyif almak havalı bir şey mi diye tartışabiliriz belki, o konuda haklı çıkarsın, havalı bir şey.
0
Bruce
(06.09.25)
Muhafazakar kesimin alkolü havalı bulduğuna inanıyorum. Yoksa alkolsüz içecekler şampanya gibi patlatılmaz, videolara çekilmezdi.

Dümdüz insanlar için sudan farkı yok. Mesela çay için de “tavşan kanı” deniyor. “Buz gibi bira”dan ne farkı var?

Not: Sosyal içiciyim, alkolik sevmem.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.25)
Hocam Türkiye'de bunun birkaç sebebi var. Öncelikle resmi uyarıyı yapalım. Alkol sağlığa zararlıdır, uzak durun.

1-Türkiye'de genel sosyolojik yapının tersine hareket etmeyi oldukça havalı bulan bir kesim var. Bu sadece içkiyle alakalı değil. Mesela domuz eti yemeyi de çok cool bulan bir kesim var. Toplumun geneline ters gelen giyim tarzlarını da cool bulanlar var ya da türk kahvesi yerine 3rd wave kahve içmek gibi gibi... Avrupa'da hiçbir arkadaşımın domuz yemek üzerine saatlerce konuştuğunu duymadım. Türkiye'de özellikle beyaz yaka kitlede böyle bir konu var. Konu yani bu bunu konuşuyorlar özellikle yurtdışına gidip dönünce.

2-Fazla para harcamayı cool bulan bir kesim var. Bunlar da adisyonla övünüyor. Gittikleri mekanla övünüyor. Tabii içki de bunun en temel göstergesi oluyor onlar için.

3-Türkiye'de insanlar hayattan keyif almayı bilmiyor. Birçok insanın tek eğlencesi haftasonu avm gezmek, cuma & cumartesi akşamları da mekan gezmek. Ellerinde sadece bu olunca bu konuyu bir şova dönüştürmeyi seven bir kitle de var. Mesela Almanya'da insanların bir sürü uğraşı var. Hobi kulüpleri var, ilgileri var. Spor yapıyorlar, geziyorlar, özellikle bahçecilik ve doğayla uğraşıyorlar. Onlar için bunlar daha havalı sosyal aktiviteler. Bizde böyle bir kültür yok.

4-Bu kuşaklar arasında da farklı algılanan bir konu. Mesela bu bahsettiğiniz konu y kuşağına ait bir alışkanlık. Z kuşağı ise bunu uncool buluyor. Son dönemde sağlıklı yaşam trendi yükselişte. O yüzden özellikle avrupa ülkelerinde kendine iyi bakmak, longevity odaklı vb gibi alışkanlıklar daha havalı bulunuyor. Ama Türkiye trendleri geriden takip ediyor. Yani 2000'lerin, 90'ların o kendini dağıtan gençlik kültürü, umursamaz yaşam tarzı Türkiye'ye daha yeni geldi. Ama görün bakın önümüzdeki yıllarda türkiye'de bunu uncool bulan insanların oranı artacak.

Bir örnek, mesela katıldığım bazı parti ya da davetlerde y kuşağı pancara dönerken, z kuşağı genelde daha sağlıklı yaşam trendi sebebiyle daha kontrollü gidiyor. Ya da hiç içmiyor.

5-Aslında konu cool bulmaktan ziyade insanlar bunu kimliklerinin bir parçası olarak alma eğiliminde Türkiye'de. Tuhaf olan da bu.
0
anten
(06.09.25)
İçki içilen yerlerde, ya da yöresinde yetişen yerlerde standart bir davranıştır. Günlük ya da benzeri bir sürecin parçasıdır. Örneğin trakyada standart bir olaydır kimse havalı ya da havasız bir olay dahi görmez. İçen içer içmeyen içmez.

Bunun olmadığı ve genelde de anadolu taşrasında yetişen köylüler büyük kentlere falan gittiğinde standart içki içilen durumların bile başkalarınca havalı bulunduğuna ilişkin bir zana kapılıyor genelde. Bunlar içkiye genelde alkol almak diyen tipler olur. Normal içli İçen kişilerin inanın bu durum hiç umrunda değil. Belki yeni başlayan çoluk çocuk için havalıdır 20 yaşında tipler için falandır ona bir şry diyemem. Onlara yasak olan her şey havalı zaten.
0
sanal hayvan
(06.09.25)
Aynı şeyi sigara hatta "madde" için dahi düşünüyorum, bu tür kullanımların çok büyük çoğunlukla televizyon ve sosyal medya üzerinden yaygınlaştığını hatta özendirildiğini düşünüyorum ben. Vaktiyle sigara için bizzat doktorların "faydalı" dedikleri reklamlar yayınlanmıştı mesela. Eskiden alkollü içecek, sigara reklamları vardı. Bu hatta estetik operasyonlar için de geçerli, gözlerin bazı görüntülere alıştırılması mesela.

Bu da nasıl yapılacak, elbette havalı olduğu, bir üstünlük verdiği hissi oluşturulacak şekilde unsurlar kullanarak yapılacak. Özellikle benim çocukluğumda sigara alkol kullanımı kullanan kişiye tam bir özenilme, imrenilme katan şeylerdi, bir evde viski varlığı o ailenin zengin olduğu fikri vardı, daha çok değer veriliyordu falan.

Yani bir havalı olma durumu varsa bence çok büyük çoğunlukla havalıymış gibi yansıtıldığı içindir. Böyle yansıtılmazsa talep görmez, talep görmeyince tüketilmez ve varlığı sürdürülemez çünkü.
0
muhayyer divan
(06.09.25)
Benim gözlemime göre tek başına ya da yakın çevresiyle güvenli ortamda rahatlamak için içen insanlar genelde sohbeti güzel, iyi, güvenilir oluyorlar. Havalı diyemem ama yüzyıllardır İstanbul'da süregelen bir gelenek bu aksamcilik dediğimiz şey. Böyle de bir gerçek var.
0
sekizdokuzon
(06.09.25)
Keyif verici maddedir,
haftada iki üç gün icen bagimli olmustur,

birakmak boşluga düsurur.
0
designer
(06.09.25)
içki içmek havalı değil.
türkiyede muhafazakar olmamanın bir sembolü olarak göründüğü için bazı kişiler içki içtiğinin altını çizmek isteyebilir. bazı çevrelerde içki içmek özgürleşmek, zincirleri kırmak, yasakları delmek gibi algılanır ve havalı olur.
küpe takan erkekler, dövme yapan insanlar gibi...

ben içki içmeyi havalı bulmuyorum ama "ağğbbbiii rakı ya" "offf buz gibi bira" diyorum.
çünkü rakı ve bira seviyorum. biranın zaten sevdiğim tarafı soğuk içmenin en çok zevk verdiği içeceklerden birisi olması. kola ve maden suyu da soğuk içilir ama bira daha geç soğuyor ve soğuk içecek hissiyatını daha dolu dolu veriyor. işin ilginci soğuk içecek hissini dolu dolu veren bir başka içecek de ayran :)

bence içki içmenin havalı olmasına veya havalı bulan kesimin varoş olması konusuna fazla kafa yoruluyor. ben de mesela bu tartışmayı abes buluyorum. havalı bulan da bulabilir yani, havalı bulmak biraz ergen hareketi gibi geliyor bana veya yukarda yazdıgım gibi muhafazakar çevreden olmadıgının altını çizmek gibi geliyor. bu da muhafazakar çevreden çıkmayı tam olarak başaramamış kişilerde biraz kötü duruyor, bunu kabul ediyorum.

yani öyle kızlar tanıyorum ki, annesi eve kaçta geleceğini söylüyor, bakire ve gayet muhafazakar bir hayat yaşıyor, ama instagramda daha düzgün tutmayı beceremediği rakı kadehi ile poz veriyor. bu kötü evet. ama yine de ben "ağğbbbiii rakı ya" derim çünkü rakı müthiş bir içecek. bunu ayrıca konusuruz :)

edit: ekleme yapmadan edemedim ama bu tartışmalar cidden belli bir yaşın üzeri için çok boş geliyor. şöyle ki, içki içtiğini belli etmek bir gruba ben de sizdenim imajı verebilir, içki içilen ortamlara beni de çağırabilirsiniz mesajı verebilir, zira içki içilen ortamda içki içmeyen birisinin olması hoş olmuyor.
ama dediğim gibi belli bir yaş üzeri için çok saçma, çünkü bir kere 35-40 yaşından sonra hiç bir şey havalı gelmiyor :) kimse kimseyi umursamıyor. ayrıca içki daha dikkatli tüketiliyor, hem sağlık açısından hem de içip sapıtmamak açısından daha az tüketildiği için hava mava kalmıyor.
çok yukarlarda yazdıgım gibi bu konuyu tartışmak bile tuhaf. havalı bulan bulsun :)

edit2: yorumları okudum, güzel cevaplar var ama bruce'a katıldıgımı yazmadan edemicem. "Ve evet, içki içmeyen bir insan hayattan keyif almayı bilmiyordur."
hiç içki içmemek bana da hayatın sundugu bir zenginliği tatmayı reddetmek gibi geliyor. kimse alkol yüzünden sağlığından ve ilişkilerinden olmasın, alkolik olmasın ama içki içmek gerçekten keyifli bir hayat aktivitesi. bu da var olan bir gerçek. sıcak yaz akşamında buz gibi bira içip sohbet etmenin keyfi ayrıdır. veya güzel mezelerle rakı içip anason kokulu sevgiliyi ağzından öpmek falan güzel şeyler :)
0
abelardo
(06.09.25)
ya sen türkiye'ye ne bakıyorsun. türkiye'de insanlar eli yüzü düzgün bir restoranda makarna yesin, onu bile instagram'da paylaşır, üç gün anlatırlar 'off geçende bir makarna yedim' diye. tamamen yokluk ve eziklikten. bunun da temelinde ekonomi yatıyor.

avrupa'da birayı kiosk'tan alıp yürürken falan içiyorsun. suyla aynı fiyat. şarap desen kola fiyatına. al parkta bankta otururken iç. o kadar değerli bir şey değil. insanlar kolayca erişebiliyor. herkesin istediği zaman ulaşabildiği bir şeyle hava da atamazsın haliyle.

rakı romantizmini bunun dışında tutuyorum. o bambaşka bir gerizekalılık seviyesi. parayla pek ilgisi yok.
0
sir gawain
(06.09.25)
Ben bu tripleri çok anlamıyorum. Hocam kendiniz demişsiniz zaten. Alkol ülkede tabu. İnsanlar neyi havalı görsün çay içmeyi mi?

Söylediklerim kulağa agresif geldiyse özür dilerim ama "havalı" denen şeyin özü zaten bu. Neyine şaşırdınız ki?
0
akhenaten
(07.09.25)
avrupada da alkol normal, ot falan yasak.

onlara onu kullanmak havalı geliyor.

yani dedikleri gibi ney tabu, yasak, tü kaka, özgürlük göstergesi, büyümüşlük göstergesi vs. ise ona hevesli oluyor olabilirler.

bu arada ben de alkol içerken hiç havalı göründüğümü düşünmemiştim.

sokakta beypazarı sodamı yudumlarken daha çok havalı hissediyorum.
0
ananiyimioguz
(07.09.25)
Hayır yok.

En uyuz olduğum ve eleştirdiğim konulardan biridir, içki içmeyi havalı görünler. Üfff bir biçim, hatırlamıyorum diyenlere anlam veremiyorum. Lan hatırlamıyorsun dün eğlendiğini ne kadar saçma.

Birde üfff çok dertliyim ya, sevgilimden ayrıldım gidiğim rakı içeyim, iki bira içeyim diyenlere de uyuz oluyorum.

Yürüyün gidin lan. İçki dediğiniz millattan önce süregelen bir içecek.

Pandemi öncesi içki içmezdim, yurtdışı gezilerim çok güzel geçerdi. Pandemide ilk kez içki içtim, şimdi yurtdışı gezilerimde içki içiyorum. Gene güzel geçiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.09.25)
icki icmek 20 yas altindaysan havali olabilir. cunku insan merak ediyor. 20 yas ustu icin pek bir esprisi yok.
18 yasinda bir kere sarhos oldum, kufelik. o seviyeyi denedikten sonra bir daha ona yaklasmadim, cunku gerek yok.

belli bir yastan sonra da is biraz rahatlamak icin "ihtiyaca" donuyor.
ben arada bir agri kesici ya da kafa dinlendirici olarak kullaniyorum.
herseyin asirisi zarar. ama "beyler alkolden kesinlikle uzak durun" demem.
zaten akli basinda olan bir bireyin boyle bir uyariya ihtiyaci yok.
sigara cok cok daha zararli.
0
cooperr
(07.09.25)
"ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan"

Havalı olduğunu düşünmüyorum ama konu bu zaten. Yasaklar her zaman cazip hale getirir ama inançlılar, inanmayan herkesi her alanda kendi inançlarına zorlamak ya da inanmayanları baskı altında hissetmek yükümlülüğünde hissediyorlar. Bunlara direnç gösterip var olduğunu gösterme çabası haline dönüşüyor içki konusu da. Yoksa herhangi bir "havalı" tarafı yok.

Bu ülkedeki dini baskının %1'ini dincilere yapsan "28 şubat ühü ühü" ile pala ile sokaklara çıkıp insan yakmak arasında dönüş olur. Tebliğciler içki içilen mekanlara gidip insanları taciz etmekte, oruç tutanlar ramazanda oruç tutmayanlara sebep sormakta yanlış bir şey görmüyorlar mesela. Sokak ortasında namaz kılanların da sebebi ibadetlerine karışılması değil. Kendileri gibi olmayanlara ya da ülkenin resmi olarak şeriata geçmemesi sebepli bir gövde gösterisi. O yüzden @nhk için +1 vermedim.

Din temelli baskı ve tehditlerin olmadığı yerde içki üzerinden "havalı" ve "özenilen" bir şey olma konusu yaşlarından dolayı içki yasağı olan döneme kadar. ABD'de 23, Avrupa'da 20 sonrası alkol ve havalı olma konusu pahalı içki, kokteyl ya da mekan dışında yok mesela. Yani varsa da ya alkolikler ya da ben görmedim.
0
nawar
(07.09.25)
(7)

Bugün duyduğum bir tespit üzerine +18

sekizdokuzon
Uyuz mikrobu daha ziyade cinsel ilişki sonrası bulaşır gibi bir şey duydum. Doğruluk payı nedir?Teşekkürler.
Uyuz mikrobu daha ziyade cinsel ilişki sonrası bulaşır gibi bir şey duydum. Doğruluk payı nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.09.25)
Külliyen yanlış.

Yatağına yatarsan bulaşır ama. Bir mantık var yani sözde. Ama aynı anda yatakta olmanız şart değil.
0
Mirket
(05.09.25)
doc here, uzun süreli temas ile bulaşır, tokalaşmak sarılmak gibi kısa süreli temaslar düşük risklidir, aynı yatakta yatmak yüksek risklidir.
0
mare nigrum
(05.09.25)
Cinsel ilişki ile kesin bulaşır. Ama başka yollarla da çok kolay bulaşır. Kıyafetle bulaşır. Yatak, çarşafla bulaşır.
0
nickini vermek istemeyen uye
(05.09.25)
Sadece cinselle değil aynı ortamda kullanılan herhangi bir cisime temasla bulaşır.
0
mikahakkinen
(05.09.25)
benim 5 yaş bebede çıktı geçen aylarda. cinsel ilişkiye girmediğini biliyorum. cinsel ilişkiyle bulaşmayan bi şey yok gibi zaten.
0
deartheodosia
(05.09.25)
O mantıkla grip de cinsel ilişki ile bulaşır.
0
ground
(05.09.25)
yatılı okullarda, kamplarda, kuran kurslarında, anaokullarında vs. daha çabuk bulaşıyor.

ben ömrümde bir defa uyuz oldum mesela. kamışa su yürümemişti.

eşim de ömründe bir kez uyuz olmuş, o da lisedeyken mi ney...

"daha ziyade" denmez bence. ama uyuz hastası ile cinsellik yaşamak, kapmak için neredeyse garanti...
0
yadigar
(06.09.25)
(4)

sozlesmeyle hersey yapilabilir mi?

buenosdias
sorum hukukculara. diyelim, ev sahibiyim.bir hizmetci buldum. sozlesmesine sacma sapan maddeler ekledim. ve bu maddeler borclar kanununa vs.. girmeyen sacmalikta seyler. ve bu kisi de imzaladi kabul etti. bu sozlesmenin gecerliligi olur mu?
sorum hukukculara. diyelim, ev sahibiyim.

bir hizmetci buldum. sozlesmesine sacma sapan maddeler ekledim. ve bu maddeler borclar kanununa vs.. girmeyen sacmalikta seyler. ve bu kisi de imzaladi kabul etti.

bu sozlesmenin gecerliligi olur mu?
0
buenosdias
(05.09.25)
olmaz. sözleşmeler hukuka aykırı olmamalı. hukuka aykırı maddeler varsa onlar geçerli olmaz.
0
matilda
(05.09.25)
Nope. Tbk 26 der ki sözleşme serbestisi var, dilediğini yaz çiz; amma ve laqiyn bunun sınırları elbette var. Emredici hukuk kuralları, kamu düzeni, kişilik haklarına aykırı düzenlemeler geçersizdir. Bu da tbk 27’de belirtilmiş zaten. Hukuka ve ahlaka mugayir olmayacak yazdığın sözleşme. Karşılıklı rızayla imzalansa bile hukuka aykırı maddeler bağlayıcı olmaz. Hizmetçi kabul ettim dese dahi o ilgili maddelerden dolayı yükümlülük altına girmez.

Mesela hizmetçi gelecek evi temizleyecek dip köşe, her temizlik sonunda da iki el poker oynayıp bir tane joint dönüp seks yapacaksanız veya porno çekeceksiniz diyelim. Temizlikten sonraki aktiviteler sözleşmeyle imza altına alınsa dahi geçerli olmaz mesela. Sen desen ki yav sözleşme yaptık, sözleşmeye aykırı davranıyorsun veya sözleşmeyi kısmen ifa ediyorsun. Mahkemeye verdin diyelim hizmetçiyi; mahkrme sözleşmeyi incelerlen bu hükümleri yok sayar.
0
vedatchilipeppers
(05.09.25)
buna normlar hiyerarşisi denir. en üstte anayasa vardır. en altta iki kişinin yaptığı sözleşme. ordan yukarı doğru işte yönetmelik, tüzük, kanun hükmünde kararname öyle gider.

ben hukukçu değilim ama bu bence hukuk okuryazarlığı anlamında önemli bir bilgi.

o yüzden işe girerken yapılan iş sözleşmelerindeki "işçi mesai talep edemez" vs. gibi maddeler aslında geçersiz. nedense insanlar "işe girerken imzaladık, yapacak bir şey yok" gibi bir tavır takınıyor ama öyle değil tabii.
0
gitdaddy
(05.09.25)
"emredici hukuk kurallarına aykırı olamaz" genel kural var. bu kurallar genel olarak evrenseldir. benden boşanamaz diye madde olmaz. ücretsiz çalışma yazamazsın gibi gibi
0
ground
(05.09.25)
(11)

gozluk kullandikca goz daha da kotu oluyor mu?

mr.goodcat
40 yaslara yaklastim. Kontrolde 0,5 miyop 1 astigmat cikti. Gozluk yazildi. Gunluk hayatta bir sikinti cekmiyorum. Sadece arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum. Cunku bir baglantisi olmuyor. Masabasi is yapip bilgisardayim hep. Gozluk takarsam sanki gozum ilerde daha
40 yaslara yaklastim. Kontrolde 0,5 miyop 1 astigmat cikti. Gozluk yazildi. Gunluk hayatta bir sikinti cekmiyorum. Sadece arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum. Cunku bir baglantisi olmuyor.

Masabasi is yapip bilgisardayim hep.

Gozluk takarsam sanki gozum ilerde daha da kotu olacak vs gibi dusunuyorum.

Ne yapmali? Tavsiye eder misiniz?
0
mr.goodcat
(04.09.25)
40 yaşlara kadar anca miyop 0.5, astigmat 1 derece çıkmış. "ilerde daha da kötü" olarak düşündüğünüz felaket senaryosu nedir?

"arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum" sırf şu kuşkunuzu gidermek için bile denenir bence.
0
tnz
(04.09.25)
Başkasını bilmem ama benim gözlük takınca ilerledi. 0.75, 0.50 ile başladım şuan 2.00-2.25.

Numaralar 1 veya daha düşükse gözlüksüz idare etmeyi dene. Zaten 1.5 ten sonra mecbur gözlük kullancaksın
0
michael harddd
(04.09.25)
Göz derecesini artırıyor+1
0.75 ile başladığım yola 4.50 ile devam ediyorum. Yine artardı numaram ama bu kadar kısa sürede değil, yaklaşık 8 yıl gibi bir sürede bu kadar ilerledi.
Fark eder mi bilmiyorum ama ilk 4 yıl sadece lens kullandım evde bile, sanırım ondan bu kadar ilerledi. En azından evdeyken veya çalışmıyorken çıkarsam iyi olurmuş.
0
hayalhayal
(04.09.25)
Gözlük kullanmak kesinlikle olumsuz bir etki yapmaz. Göz zaten gittikçe bozulacak kullansanız da kullanmasanız da. hatta kullanmamanız bunu hızlandırabilir. Defalarca araştırdım sonuç bu
0
ground
(04.09.25)
9 yıldır kullanıyorum, bende hiç ilerleme olmadı. Tek olumsuz yani şu; kullanılmadığı dönemlerde baş ağrısı ve odaklanma güçlüğü.
0
nyist_
(04.09.25)
bu konuda egitim almis bir hekim yerine buradaki rastgele insanlarin fikirlerini merak ediyorsunuz yani.

o zaman ben gozunuze guclu bir lazer tutmayi oneriyorum. bu tip ufak bozukluklari gozluksuz ve kalici olarak duzeltmek mumkun, gozluge gerek yok.
0
ghilleinthemist
(04.09.25)
@ghilleinthemist çok naif bir düşünce.

ilk kez uzağı göremeyip göz doktoruna gittiğimde, gözlük yazdı işte 0.50 miyop. ve dedi ki, sadece araba sürerkenki gibi kullanman gerektiğinde tak yoksa artar göz numaran. tamam hocam dedim.

3-5 yıl sonra gözlüğümü yenilemek için gittim, gözlük yazması lazımmış yine doktorun bi fiyat indirimi için falan. neyse 0.75 miyop olmuşum. yazdı. hocam dedim ben bunu ara sıra takayım değil mi? olur mu yaww hep takacaksın, bi tak bi takma olur mu daha çok artar öyle numaran dedi.

ikisi de uzman göz doktoruydu.
0
gitdaddy
(05.09.25)
goz gozluge alisinca sanki daha hizli ilerliyormus etkisi veriyor.
ayni soruyu benim doktora sordugumda gozluk kullan ya da kullanma, ilerleme hizina bir etkisi olmaz demisti.

40li yaslara yaklastiysan ve cok okuma yapiyorsan ya da cok bilgisyaar onunde isen artik yavas yavas gozluk takmaya baslaman gerekecektir, yaslaniyorsun coco.
0
cooperr
(05.09.25)
@tnz +1
15 yaşımdan beri gözlük kullanıyorum, 40'ı geçtim, miyop numaram hiç ilerlemedi. Bundan sonra yakını görme yavaş yavaş bozulacak, onun da gözlükle ilgisi yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.09.25)
gözlük takılmazsa gözünüz büyür. yani taktıkça küçüleceği veya düzeleceği falan nerden çıktı ya. 10 seneden fazladır gözlük kullanıyorum. 1.75 miyoptum son 2 sene de miyop 1.50'ye düştü. yaştan dolayı 0.5 astigmat var. yaş 40. yaşlandıkça görme bozulması artar. neden babalarınız analarınız yakın gözlüğü vs netlik gözlüğü kullanıyor.
zaten 40 yaşlardan sonra her sağlıklı insanın gözleri bozulmaya başlıyor. ister tak ister takma.

@ghilleinthemist +1 yani göz doktoruna gittiğinizde bu soruları sorsanız size yalan mı söyleyecek? buradaki arkadaşlar takmasan düzelir dese doktordan daha mı geçerli?
0
mikahakkinen
(05.09.25)
Bence tamamen şans ve genetik. Eğer genetiğiniz yatkınsa gözlük takmak çevremdeki örneklerden gördüğüm kadarıyla daha çok ilerletiyor evet.

Yerinizde bu numaralarda olsam kesinkes takmazdım.

Bana da bu civarda numaralarda miyop gözlüğü yazdılar. Gözümü daha da ilerlettiğini hissedip bıraktım. Bir nevi tembelleştiriyor gözlük gözleri bence. Bilgisayar için şuan 0 numara numarasız sadece mavi ışık filtresi olan gözlük kullanıyorum. Tavsiye ederim. Bir de telefon bilgisayarı sarı turuncu modda kullanın. O da gözünüzü çok rahatlatır.
0
psmstc
(05.09.25)
(1)

Elimizde bulunan dvd ler

Abraxass
Elimizde çok sayıda ortalama üstü filmlerden oluşan hepsi orijinal birarşivi var. Bunu nereye verebiliriz, herhangi bir maddi beklentimiz yok. Belki işine yarayacak sinema ,senaryo vb okuyan birini ya da bir dernek, sinema kulübü vb bulmamızı sağlaması için duyuru açıldı.
Elimizde çok sayıda ortalama üstü filmlerden oluşan hepsi orijinal bir
arşivi var. Bunu nereye verebiliriz, herhangi bir maddi beklentimiz yok. Belki işine yarayacak sinema ,senaryo vb okuyan birini ya da bir dernek, sinema kulübü vb bulmamızı sağlaması için duyuru açıldı.
0
Abraxass
(04.09.25)
bulamazsanız birilerini kendim talibim. radyo televizyon yapımcılığı ve fotoğrafçilık ve kameramanlık mezunuyum. son dönemde z kuşağı 2 kızım evdeki dvdlerimi bulmuşlar sürekli film gecesi falan yapıyorlar. ama dediğim gibi bulamazsanız.
0
ground
(04.09.25)
(6)

google yorumlarında aratma yapmak

yurtsuz john
bazı sözcükleri sadece google yorumları içinde aratmak istiyorum. böyle bir şey mümkün mü?yani arattığım sözcüğün geçtiği yorumları göreyim istiyorum.
bazı sözcükleri sadece google yorumları içinde aratmak istiyorum. böyle bir şey mümkün mü?

yani arattığım sözcüğün geçtiği yorumları göreyim istiyorum.
0
yurtsuz john
(03.09.25)
Maps üzerinden baktığınızı varsayıyorum. Bir yeri arattığınızda ilk çıkan ekranda genel tabloyla beraber alta doğru indikçe yorumlar çıkar. Orada arama yapılmıyor ancak ayrı yorumlar tabına geçerseniz oradaki büyüteç işaretiyle arama yapılabiliyor.
0
mbond
(03.09.25)
@mbond

tam olarak istediğim o değil.

ben örneğin ''yemekler lezzetsizdi'' yazacağım ve içinde -yemekler lezzetsizdi- geçen bütün yorumlar önüme dökülecek.
0
🌸yurtsuz john
(04.09.25)
Evet bahsettigim sekilde tam olarak boyle oluyor. Arama algoritmasinin detaylarini bilmiyorum ama arattiginiz metni iceren yorumlari gosterir.
0
mbond
(04.09.25)
yorumlar; "lezzetli değildi"
şeklinde arama yaptım. içinde lezzetli değildi geçen tüm yorumlar çıktı. ama ekşi sözlük falan da çıkıyor tabii. googlda ileri düzey arama gibi bazı özellikler var. orada tırnak işareti parentez vs kullanarak daha net arama yapabiliyordun. bir bak istersen.
0
ground
(04.09.25)
Bu arada bir noktayi yanlis anlamisim sanirim pardon, siz herhangi bir isletmenin yorumlarinda aramak istemiyorsunuz, genel olarak butun yorumlarda aramak istiyorsunuz sanirim. Biraz arastirdim ama ekstra araclar olmadan yapilabilen bir yol goremedim.
0
mbond
(04.09.25)
@mbond

Evet aynen o.

Arattığım sözcüğü Google Yorumlara yazmış olan tüm internet kullanıcılarının yorumlarını istiyorum.
0
🌸yurtsuz john
(05.09.25)
(2)

Bunun üzerine ne tür bir cila yapabilirim.

bolungarvik
MerhabaResimdeki tepsinin üzerine ne tür bir cila kullanabilirim. Mozaiklerin arasına normal derz doldurdum. Zamanla sararmayacak, tepsiyi sudan, nemden koruyacak ve şık görünecek bir şey arıyorum.https://ibb.co/Ld7gHPxj
Merhaba
Resimdeki tepsinin üzerine ne tür bir cila kullanabilirim. Mozaiklerin arasına normal derz doldurdum. Zamanla sararmayacak, tepsiyi sudan, nemden koruyacak ve şık görünecek bir şey arıyorum.
ibb.co
0
bolungarvik
(01.09.25)
direkt epoksi döksen?
0
jelly bear
(01.09.25)
sır, sırlama. veya epoksi de olabilir.
0
ground
(01.09.25)
(6)

Sadece 1 yıllığına ev kiralama

ananiyimioguz
Selamlar, daha önce de sordum ama çok detay verdiğimden mi, kimse bilmediğinden mi anlamadım cevaplayan olmamış.Satılıkta bir evimiz var. Bir kişi evi alacak parası çıkışmayınca 1 yıllığına bana eşyalı kiralar mısınız dedi. Parayı da peşin veririm dedi.Şimdi ev satılmazsa, ki şimdilik acelesi yok ya
Selamlar, daha önce de sordum ama çok detay verdiğimden mi, kimse bilmediğinden mi anlamadım cevaplayan olmamış.

Satılıkta bir evimiz var. Bir kişi evi alacak parası çıkışmayınca 1 yıllığına bana eşyalı kiralar mısınız dedi. Parayı da peşin veririm dedi.

Şimdi ev satılmazsa, ki şimdilik acelesi yok yani 1 sene sonra satsak da olur... Ev boş durmasın, kiraya verelim diyoruz.

Bu adam olmasa bile başkasına kiraya verelim diyoruz ama 1 yıllık kiralık diye bir şey var mı? 1 yıl sonra kesin olarak çıkarabilmemiz lazım ama.

Öyle kirayı düzgün ödüyorum, ben ev bulamıyorum, durumum kötü vs. dendiğinde 1-2 sene mahkemelerde sürünülecek bir senaryo olmamalı.

Tahliye taahhütnamesi falan da öyle çok işe yaramıyor, yasalar kiracıdan yana diye hatırlıyorum.
0
ananiyimioguz
(01.09.25)
Karşındakine güvenip, günü geldiğinde dua etmekten başka şansın yok.
0
Shepard
(01.09.25)
sozlesmeyi sureler belli yapar, sonra cikacagina guvenirsiniz. belli sureli sozlesmede tahliye daha kolay oluyor demisti avukatim ama yine de mesele. mahkeme su bu... diger secenek airbnb vs uzerinden bir yil vermek, onda da sizin kayit olmaniz gerekiyor. kayit surecini bilmiyorum.
0
klassno
(01.09.25)
tahliye taahhütmesi
anahtar teslim tutanağı

alabilirsiniz. çıkmadan 2-3 ay önce de bildirim yapmanız gerekir sanırım.
0
jelly bear
(01.09.25)
Tahliye taahhutnamesini noter onayli yapacaksiniz.

Ancak sozlesme ile ayni gun yaparsaniz olmaz. Sozlesmeye imzalar atilacak. Ancak sozlesmenin iki nushasi da sizde kalacak. Ardindan notere gideceksiniz bir kac gun sonra.

Noter onayli tahliye taahhutnamesi imzalanacak. bu durumda kiracinin imzayi ben atmadim veya zorla attim seklinde reddetme sansi olmayacak ve mahkeme sureci hizli isleyecek ve kesin tahliye yapabileceksiniz. Ama yine tahliye 1 ayda olmaz. Biraz surer ama normal taahhutname gibi de yavas olmaz.
0
nuevo
(01.09.25)
sözleşmeye hiç birşey yazmasanız da kira zaten 1 yıllık olarak değerlendirilir. kiracı da bu süreyi +1 yapa yapa 10 yıl daha yani 11 yıla uzatabilir. yapacağını z çok fazla birye yok. en fazla tahliye taahhüdü. ona da itiraz eder mahkemelik olursanız 2-3 yıl sürüyor. kanun direkt kiracıyı koruma üzerine kurulmuş.
0
ground
(01.09.25)
tahliye taahhutnamesi dışında senet de alabilirsiniz adamdan. kendinden şüphesi yoksa imzalar geçer zaten.
0
bay b
(01.09.25)
(4)

Hesaba bloke sistemi nasıl işliyor?

anatomik
Geçen ay X bankasına olan borçtan dolayı Y bankasındaki paraya bloke koyuldu. Hesapta 12.500TL varken, 12.200TL'si blokelendi. Geri kalan para hala hesapta duruyor yani 300TL.Şimdi bu hesaba tekrardan 10.000TL atsam ve hemen ardından 5 dakika içinde o parayı harcasam, o sırada o 10.000TL'ye de bloke
Geçen ay X bankasına olan borçtan dolayı Y bankasındaki paraya bloke koyuldu. Hesapta 12.500TL varken, 12.200TL'si blokelendi. Geri kalan para hala hesapta duruyor yani 300TL.
Şimdi bu hesaba tekrardan 10.000TL atsam ve hemen ardından 5 dakika içinde o parayı harcasam, o sırada o 10.000TL'ye de bloke koyulur mu hemen?
Eğer hesapta hala "hesaba giren paraya bloke koy" emri varsa, o 300TL'nin de gitmesi gerekmez miydi?
O 300TL hala durduğuna göre aktif, anlık pusuda bekleyen bir bloke emri yoktur diyebilir miyiz?
0
anatomik
(30.08.25)
Diyebiliriz. Yeni bi borc guncellemesi bankaya yollanirsa ancak cekemezsin.
0
sey mi dostum
(31.08.25)
Dediğim gibi o hesaba para atıp hemen harcamayı düşünüyorum zaten. Eğer pusuda bekleyen bir bloke emri yoksa sıkıntı yok zaten. Ama benim parayı atıp harcama yaptığım o birkaç dakikalık sürede de yeni bloke emri gelmez heralde, o kadar da şanssız değilimdir.
0
🌸anatomik
(31.08.25)
Bloke belli bir tutara konulduysa onun üstündeki tutarlar kullanılabilir. Muhtemelen sizin durumunuzda böyle olmuş. Diğer türlü hesaba tamamen bloke konarsa zamanlamasından bağımsız hesaba giren her para direkt blokede kalır. Bankadan bankaya değişiyordur ama o süreç "Hesaba para geldi hadi blokeye alalım" diye çalışmıyor, sistem kullanılabilir bakiyeyi hesaplarken hesaptaki bloke tutarını hesap bakiyesinden düşüyor direkt.
0
salihdt
(31.08.25)
İcra için konuşuyorum; haciz blokesi talebin ulaştığı Mak nedir anlarız böyle anda hesapta ne kadar varsa sadece o tutarı etkiler. Bloke konulduktan 1 dakika sonra para yatırılırsa o para serbesttir. Yani aslında hesaba bloke değil hesapta o an bulunan paraya bloke konulur.
0
ground
(31.08.25)
(8)

Süpürgem öldü mü?

gnosis
Ben bir salaklık yaptım ve sıva yapıldıktan sonra tozları elektrikli süpürge ile çektim. Süpürgem hazneli, toz torbasız. Sonra bir tane ile olmaz, ikinci bir salaklık daha yapmalıyım dedim ve süpürgenin tüm filtrelerini yıkadım. Süpürgenin arkasındaki hepa filtresinin yıkanmaması gerekiyormuş. Şimd
Ben bir salaklık yaptım ve sıva yapıldıktan sonra tozları elektrikli süpürge ile çektim. Süpürgem hazneli, toz torbasız. Sonra bir tane ile olmaz, ikinci bir salaklık daha yapmalıyım dedim ve süpürgenin tüm filtrelerini yıkadım. Süpürgenin arkasındaki hepa filtresinin yıkanmaması gerekiyormuş. Şimdi süpürgeden boğuk bir ses geliyor ve çekim gücü eskiye göre daha az. Filtreleri çıkarıp çalıştırdığımda ise boğuk ses gelmiyor.
Chatgpt, filtreler ıslak olabilir, 24 saat kurut diyor. Filtreleri güneşe koydum ama bana hala sorun motorda olabilir gibi geliyor. Benzer bir durumu yaşayan var mı? Süpürgeniz çalışıyor mu?
0
gnosis
(29.08.25)
bekleyin filtreler kurusun iyice. olmazsa yeni filtre alırsınız.
0
inheritance
(29.08.25)
filtreler çok pahalı değil, ben düzenli yıkıyorum ya modelinde yıkanabilir diyor ama sadece su ile, yıkadıktan sonra taktığımda tok bir ses oluyor ses değişiyor hatta yeni motor filtresi aldım takınca sanki boğuluyormuş gibi ses çıkarmaya başladı yıkadıktan sonra en az 2 gün kurut güneş görmediyse. ben bir kere filtreyi takmayı unutup bi 15 dk süpürge yapmıştım motora bişi olmadı öyle hemen
0
eja
(29.08.25)
sıva tozlarını, inşaat atıklarını süpürgeyle çektiğin zaman süpürge genelde ölüyor. umarım çalışır sizinki.
0
ruhlardan esinlenen karga
(29.08.25)
filtreler yokken normal ses geliyorsa sorun yok demektir. filtreler kurumakla düzelmez yapışmıştır bir kere değiştirmeniz gerekiyor.
0
gercekdunya
(29.08.25)
e basit aletlerden biridir elektrikli süpürge. düzgün kullanırsanız on yıllarca kullanılabilir. düzenli boşaltma ve filtrelerin temizliği yeterli. yıkayarak yanlış yapmışsınız. ya filtreleri değiştirin ya da kurumasını bekleyip tekrar deneyin. ama bu arada motoru zorlayıp bozmayın. motor bozulmamışsa devam edersiniz.
0
ground
(29.08.25)
filtre olmadan motor güçlü çalışıyor diyorsunuz, bu durumda motor sağlamdır. hepa filtre gözenekleri çok ufak olduğu için yıkadıktan sonra özellikle alçı tozları daha fena tıkamıştır. diğer filtrelerde muhtelemen sorun yoktur. ben olsam sadece hepa filtreyi değiştirip, diğerlerini de sıkma suyu temiz çıkana kadar yıkayıp 1-2 gün kuruttuktan sonra (direkt güneş altına bırakmayın, sünger yapısı bozulabilir) kullanırdım.
0
shadowfollower
(29.08.25)
süpürge ölse, filtre çıktığında normak çalışmaması lazım. filtreyi değiştirin.
0
mikahakkinen
(29.08.25)
Bence filtreleri takarken tam oturmamış ve bir yerden hava kaçırıyor olabilir. Bazı montaj elemanlarının çevresinde conta olur sızdırmazlığı sağlamak için. Sızdırmazlık sağlanmadıysa düşük çekiş gücü normal. Hepa filtreleri ben hep yıkıyorum. Kuruttuktan sonra hiçbir sorun olmaz. Zaten örneğin dyson'ın hepa filresi yıkanabiliyor. Diğer hepa filtreler de yapı bakımından çok farklı değil. Sorun olmamalı.
0
himmet dayi
(29.08.25)
(7)

diyet yaparken şekeriniz düşmüyor mu?

duyuruuser
Şeker ihtiyacınızı nasıl karşılıyorsunuz.un, tuz, şeker. Bunları hayatımdan çıkartmaya çalıştığımda 2. gün şekerim düşmüştü bayılacak gibi oldum allahtan arkadaş fark etti de hemen bi çikolatayla kendime geldim.
Şeker ihtiyacınızı nasıl karşılıyorsunuz.

un, tuz, şeker. Bunları hayatımdan çıkartmaya çalıştığımda 2. gün şekerim düşmüştü bayılacak gibi oldum allahtan arkadaş fark etti de hemen bi çikolatayla kendime geldim.
0
duyuruuser
(29.08.25)
şeker ile ilgilitıbbi bir rahatsızlığınız yoksa "ay şekerim düştü" diye bir şey yok bildiğim kadarıyla. pazartesi diyete başladım. haliyle önce alkol kola sonra hamur işleri gibi şeyler sıfır.canınız fena istiyor o ayrı. bence alışkanlık ya da bağımlılık gibi bir durum. bir müddet sonra geçecek. şekerin düşmesi rahatsız değilseniz iyi bir şey.
0
ground
(29.08.25)
Kan şekerini karaciğerdeki şeker rezervi düzenler, ihtiyacı olan dokular kandaki şekeri çektiğinde glukogan aracılığıyla karaciğerdeki glikojeni yıkar ve şekeri yükseltir ama diyet yapanlar genelde karbonhidratı anlamsız bir şekilde en dip noktaya çekmeye çalıştığı için karaciğerin şeker rezervi azalır o da ihtiyaç duyulduğunda karaciğerden şeker yıkılmasını engeller, ha tabii sistem bunu kendi içinde farklı kompleks yöntemlerle yine çözer ama daha basit bir yöntem olmadığı için böyle sıkıntılar yaşanır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.25)
şeker ile ilgili tıbbi rahatsızlığım yok ama rejimde benimde şeker tansiyon düşüyor bayılacak gibi oluyorum aç kalınca, ara öğünde taze kuru yemiş falan yiyorum kayısı hurma gibi şeyler ye arada diyetisyenin veriyorsa.
o aşamaya getirme kendini, düşünce kendine gelmek için daha fazla yiyorsun, birde benim doktor şekerin tansiyonun düşüyorsa ikisinide çıkartan şey şeker değil tuzlu şeyler yemelisin demişti. bulursam ayran falan alıyorum içine tuz atıp ara öğün yapıyorum.
0
eja
(29.08.25)
0% seker diye bir sey yok zaten. Sana tavsiyem bunun için günde bir elma veya muz yemen.
0
feastofthedamned
(29.08.25)
öyle bir durumda çikolata yerine daha uzun vadede şeker verecek bir şeyler yersen alışırsın diyete. muz, yoğurt, fıstık ezmeli bir şeyler... bir de un tuz(?) ve şekeri hayatından çıkarınca 0 şeker olmuyorsun. keto yaparken bile bir miktar karb/şeker giriyor vücudumuza. tabi onun mantığı çok daha farklı. glikojen depoları yerine yağ kullanıyoruz orada enerji olarak.

başlarda alıştırma aşamasını es geçip direkt diyete girmenin sonucu oluyor bu. aslında şekeri kesmekten değil de aniden aç kalmaktan kaynaklanıyor. alman gereken kalorinin hemen çok altında bi diyete başlamamak lazım. alıştıra alıştıra vücudunu dinleyerek ayarla, kalori açığı yap, paketli gıda yeme. bu kadar
0
nolmus yani
(29.08.25)
ground +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(29.08.25)
Karşılamıyorum

Şakasız sıfır şeker
Kaç gün oldu bilmiyorum
0
baldan kaymak
(29.08.25)
(1)

Hollanda'da iş kurmuş veya kurmuş tanıdığı olan var mı?

merhum
Süreçle ilgili bir kaç sorum olacak da...
Süreçle ilgili bir kaç sorum olacak da...
0
merhum
(29.08.25)
soruları alayım. bir yakınım var.
0
ground
(29.08.25)
(12)

ofiste klavye terörü

violetsky
ofiste bir kadın var. 20 yıldan uzun süredir şirkette çalışmakta. tam bir arıza. kadının klavyesi eski tip. hani şu tuşları tangır tungur ses çıkaranlardan. zaten klavye iyice eskimiş. ayakları kırılmış, masaya da vuruyor. bu kadın kulaklığını takıp tuşlara hunharca basıp klavye sesiyle hepimizi de
ofiste bir kadın var. 20 yıldan uzun süredir şirkette çalışmakta. tam bir arıza. kadının klavyesi eski tip. hani şu tuşları tangır tungur ses çıkaranlardan. zaten klavye iyice eskimiş. ayakları kırılmış, masaya da vuruyor. bu kadın kulaklığını takıp tuşlara hunharca basıp klavye sesiyle hepimizi deli ediyor. tüm gün gereksiz uzun uzun mailler yazıp, insanlarla yazışarak onu bunu çekiştiriyor. trahatsızlığımızı dile getirmiş olsak da umrunda değiliz. hatta bana mobbing yapıyorlar diye üste çıkıyor. anlayacağınız, konu iletişime ya da karşılıklı anlaşmaya kapalı.
çözüm yolu arıyorum. yeni klavye alın demeyin lütfen. kendi paramla kadını ödüllendirmek istemiyorum. benim yaptığım anlaşılmayacak şekilde klavyeye bir zarar verip değiştirtmesini sağlamak istiyorum. ama gözle görülür bir zarar verirsem en çok şikayetçi olan ben olduğum için ilk şüpheli olurum. cumadan klavyeye bir şey döksen pazartesi kadar kurur mu diye bile düşündüm.
bir beyin fırtınası yapıp çözüm bulsak :(
0
violetsky
(29.08.25)
siz de kulaklık takın
0
bravoteam
(29.08.25)
@bravoteam, işim interaktif bir iş. kulaklık takarak yapıp kendimi dışarı kapatamam.
0
🌸violetsky
(29.08.25)
Buraya yazdığınıza göre sizi gerçekten anlamda rahatsız etmiş olmalı. Benim çalıştığım yerde de psikolojik sorunlu biri var. Onun sayesinde tecrübeli olduğum için nasıl mücadele etmeniz gerektiğini biliyorum.

Tatlı dille asla bu arkadaş geri adım atmaz. Bunların kanını bilirim. Ofiste müdür ya da şef de bu konuda yardımcı olmuyorsa bu konuya kendiniz el atacaksınız.

1- Klavyesine çay ya da kahve dökeceksiniz. Fakat bence bunu onu gözünün önünde yapın. Gizlice yaparsanız daha çok suçlu durumuna düşersiniz. Ofisteki diğer arkadaşların da rahatsız olduğunu söylediniz, diğer arkadaşlar da sizin yanınızda durur. Bunun tahmin ettiğiniz kadar kötü sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum. Size yaptıklarının bir karşılığı olarak düşünün. O sizi deli etmeyi göze alıyorsa, siz de onu deli etmeyi göze alın.

2- Açık bir şekilde onu karşınıza almak istemezseniz, siz de onun rahatsız olduğu bir şeyi yapın. Onun deli olduğu bir şey bulun. örnek veriyorum, parmak çıtlatmanızdan rahatsız oluyorsa sürekli parmağınız çıtlatın. Bunun gibi onun çok rahatsız olduğu şeyi sürekli ve şiddetli bir şekilde yapın. Size rahatsız olduğunu söylediğinde, siz de klavye sesinden rahatsız olduğunuzu söyleyin. Anlaşma yoluna gidin :)

Benim ofiste de sizinki gibi bir deli var. Yemeğini, çalışma masasında yiyor. Tüm odayı kokutuyor. Müdüre söyledik müdür herhangi bir aksiyon almadı. Ben ne yaptım ?

Bu deli arkadaşımız, oda spreyinden çok rahatsız olur. Oda spreyi sıktın mı, zehirlig az sıkmışsın gibi ofisten kaçar. Bu yemek yediği zaman oda spreyi sıktım.

Yemeğini masada bıraktı kaçtı :D

Sonra geldi, bundan rahatsız olduğunu söyledi. Ben de yemek kokusundan rahatsız olduğumu, bunu bastırmak için sıktığımı söyledim. Yemek yemeye devam ederse sıkacağımı söyledim. Artık masasında yemiyor. Üst kata çıkıp orada yiyor :)

yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. böyle delileri ancak onu silahıyla vurabilirsiniz.

Not: Seçeneğiniz "gizlice" klavyeye zarar vermek olacaksa kablosuna zarar verebilirsiniz. Bıçakla usb kısmını yamultabilirsiniz.
0
arkady svidrigaylov
(29.08.25)
kulaklık takmadığı bir anda onun yaptığının aynısını kendisine yapın. rahatsız olmasını sağlayın
0
eja
(29.08.25)
ofisinize sessiz klavyelerden bir tane alın. kenara saklayın. birgün o yokken klavyesini bozun. geldiginde klavyesinin çalışmadıgını görünce ve size çevresine bunu söyleyince aaa bir tane fazla klavye var. al bunu kullan diyin. kadın yepyeni klavyeye balıklama atlayacak. işlem bu kadar
0
limonlu eksi
(29.08.25)
IT birimi yok mu ya da satınalma, bir klavye siparişi verin gitsin, gelince de usulünce değiştirin, yeniliyoruz falan desin IT.
0
va
(29.08.25)
Bir gün mesaiye kalıp kablosunu kesin klavyenin.
0
encokbenisevinnolur
(29.08.25)
doğum gününde sessiz bir klavye hediye edin.
0
ground
(29.08.25)
tuşların arasına çay kahve değil de bal ya da şekerli su dökün, yapış yapış olur içi ve kadın bir süre sonra klavyeden soğur.
0
exlibris
(29.08.25)
Kimse soruyu tam okumamış heralde. "Verilen zararın gözle görülür olmaması lazım" deniyor kablo kes diyen mi dersin, bal dök diyen mi dersin...
"Yeni klavye alın demeyin" demiş soruyu soran, klavye alın diye cevaplar...

Gözle görülmeyen zarar için klavyeyi açıp içten bir kablo kesebilir ya da bir entegreye zarar verebilirsiniz. Klavyeye dökülen sıvı klavyeyi kolay kolay bozmaz. USB girişine zarar verseniz de anlaşılır bence. Hatta gözle görülmeyen bir zarar verseniz de sorumlusu siz olursunuz. Hatta bırakın zarar vermeyi, şu an klavye kendiliğinden bozulsa yine siz zan altında kalırsınız. Bu işi yöneticiyle konuşarak çözmeye çalışın. Bu mobbing falan değil. Türkiye'de en yanlış anlaşılan terim heralde mobbing.
0
himmet dayi
(29.08.25)
ofiste calisana yeni klavye almak sizin vazifeniz degil zaten.
maruzatinizi sefinize aktarin, bu durumun konsantrasyonunuzu bozdugundan ve calisma veriminizi düsürdügünden bahsedin ve calisanina yeni bir klavye almasini belirtin. hicbir isveren calisanlarinin verimi düssün istemez.

klavye alip saklamalar, kabloyu kesmeler, kahve dökmeler falan arkadaslar delirdiniz mi siz? su mevzu tantanasiz cözülebilecek en basit ofis mevzusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.25)
kadını rahat bırakın
0
Batuhanolabilir
(30.08.25)
(12)

pakistanlı kadınlar neden başlarını örtmüyor?

deartheodosia
türkler saçlarının telini göstermiyorken (şule yüksel modası vs konu dışı) pakistanlı dindar kadınlar neden saçlarını örtmüyor mesela? pakistan denilince türkiye’den çok daha geri bi ülke canlanıyor benim zihnimde (din ile alakası olmadan) ama türkiye’de kadınlar çok daha baskıya uğruyor gibi? pakis
türkler saçlarının telini göstermiyorken (şule yüksel modası vs konu dışı) pakistanlı dindar kadınlar neden saçlarını örtmüyor mesela? pakistan denilince türkiye’den çok daha geri bi ülke canlanıyor benim zihnimde (din ile alakası olmadan) ama türkiye’de kadınlar çok daha baskıya uğruyor gibi? pakistanlı olup da saçlarını örten tek bir tane bile tanıdığım yok, dindar aileler üstelik ama yaşlı anneleri falan da örtmüyor. kültürel bir şey mi bu?
0
deartheodosia
(29.08.25)
Canları öyle istiyor
0
gobekliraki
(29.08.25)
Başını örtmek hiçbir zaman ilahi emir olmadı ki. Bu bir Arap hatta yahudi geleneğidir, bu gelenek dayatıldı çok uzun zamandır. Pakistanlılar başlarını örtmeyince dinden çıkmıyorlar, bunun başka memleketlerin dindarları arasında da geçerli. Bir tek bizde çok problem teşkil eden bir unsur bu mesele.
0
muhayyer divan
(29.08.25)
Örtünme biçimi (ne kadar saç görünüyor görünmüyor da bunun bir parçası); kültür, gelenek, mezhep hatta tarikat hatta yaş gibi birçok unsur tarafından belirleniyor.

Daha terimsel haliyle; farz mı vacip mi ne yaparsan nasıl giyinirsen mekruh olur... tarafları da var. Hakeza farklı tarikat ve mezhep mensupları içerisinde birbirini ayiplayan ya da kafir ilan eden de yok değil.

Bulabilirsen 1920 oncesi balkan, anadolu, rumeli ve kuzeydoğu anadolu halk fotoğraflarına bak; onlarda bile bariz farklılık var, ülke dışına gitmek şart değil.

Mantığı tarihsel olarak "müşrik kadınlar gibi olmayın" şeklinde. Halhal vb takmak da bu yüzden istenmiyor. Bir benzeri erkekler için sakal biçimi ile ilgili var, çember sakal da oradan geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.08.25)
Ülkeye ziyaret ettiğimde cinsiyet farketmeksizin inançlarının kalben bir çok müslüman ülkeden daha güçlü olduğunu gördüm. Buna rağmen sembollere takılmıyor, müslümanlığın dış görünüş ve göze hitap eden kısmında değil kalpte ve davranışlarda olduğuna inanıyorlar ve bazı dini gereklilikleri takıntı haline getirmiyorlar.

Ayrıca asya ülkesi olduğundan yoğun nemli ve sıcak iklim şartlarında mutlaka etkisi vardır.

Bir çok konu ile karşılaştırıldığında ülkemiz ağır takıntılı bir ülke statüsünde olur.
Genel yaşayış biçimleri probleme değil, çözüme odaklanmak. Bir çoğu hayatlarını mutlu olmak üzerine kurguluyorlar o nedenle küçük detayları takılmak gibi bir dertleride yok.

bireysel olarak tabiki değişir ancak benim gördüğüm genel inanış bu şeklide.

@runaway kişi başkasını kendinden bilirmiş. Hangi millet olursa olsun, Başını örtmeyen insanlar için yanıyor tabirini kullanmak en basit haliyle inanç ve yaşayış biçimlerine hakaret etmek ve küçüksemektir.
0
Rao
(29.08.25)
@muhayyer divan, kimse başını örtmeyen dinden çıkıyor gibi bir şey söylemedi ve gayet de ilahi bir emir kadınların örtünmesi. neyse benim sorduğum şeyi daha çok @rao yanıtlamış.
0
🌸deartheodosia
(29.08.25)
Şimdi İslam'da tesettür anlayışına dair ne yazsam birileri karşı çıkacak. Ahzab 59, Nur 31 ayetleri desem, te'vil edecekler. Şii ve Sünni muteber hadis kaynaklarından örnekler versem kabul etmeyecekler. Tartışma başlatmamak için başörtüsünün İslam'ın emri olup olmadığına dair bir iddiada bulunmuyorum. (Benim kabul ettiğim İslam anlayışında var)

Ama şöyle bir gerçek var. Kim ne iddia ederse etsin, Minimum 1400 yıldır başını örten müslüman kadınlar var. Hem de müslüman olan her milletten var. Pakistan'da da durum farklı değil. Türkiye'de de, Pakistan'da da birçok başka ülkede de başını örten ve örtmeyen müslüman kadınlar var. Sizlere başörtülü olanları denk gelmemiştir.

Şule Yüksel Şenler'den 34 yıl önce doğan babaannem rahmetli, saçını şu şekil örtüyordu:
i.ytimg.com
Rahmetli halam şu şekil örtüyordu:
i.ytimg.com
Annem de şu şekilde örtüyordu:
cumha.com.tr
Ben de bu şekilde örterim bazen:
www.islamekseni.com
:))

Osmanlı:
haberajandanet.com

Buyrun, günümüz pakistanı:
Alışveriş:
thewomenzone.pk
kefpk.com
hijabi.pk

Köy:
www.youtube.com
Başkent:
www.youtube.com
Karaçi:
youtu.be
Peşaver (Ekstrem):
www.youtube.com

Sokaklarda başörtülüsü de var, başı açığı da. Gezenler de şunu unutmasın ki, yüzyıllar boyunca sınıf ayrımı yapılmış bir ülkede homojen bir dağılım beklememek lazım. Burada da bir Nişantaşı ile Bir Çarşamba tamamen birbirinden farklı.

Ben eminim "hayatımda hiç başörtülü Türk tanımadım" diyen birçok yabancı da vardır. Denk gelmemiştir.
0
yadigar
(29.08.25)
İslamiyette başını örtmek, saçını örtmek yoktur. Çünkü Allah bunu bu şekilde ifade etmemiştir, açıkça saçınızı örtün başınızı örtün dememiştir. Ama "Ehl-i kitaptan öyle bir grup da var ki, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitaptan okuyormuş gibi dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları kitaptan değildir. Bir de: “Bu Allah katındandır” derler. O Allah katından da değildir. Onlar bile bile Allah adına yalan söylüyorlar." Ayeti vardır (Âl-i İmran 78). Bugün hiç kimse örtünme ayetlerinin içinde bana "saç" ve "baş" kelimelerini gösteremez. İma ettiği iddia edilir, ben imaya değil, madem ki muhkem ayet arıyoruz net ifadeye bakarım. Çünkü yine Allah'ın sınırlarına istinaden (Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri haram kılmayınız ve sınırı aşmayınız. Allah sınırı aşanları sevmez, Maide 87) ayeti var. Allah'ın apaçık yasaklamış falan olmadığı bir saçımla başımla gezme olayını, güneş görme olayını Allah'ın emriymiş gibi göstererek yasaklama durumu var. Ben müslümansam ve orada saç ve baş kelimeleri geçmiyorsa ben orada baş örtüsü olduğu iddiasını rahatlıkla da reddederim.

Şimdi, evet kimse dinden çıkıyor çıkmıyor demedi ama sorduğun soru kurcalanırsa buraya gider. Kaldı ki kurcaladım bak, var mı yok mu, çünkü bunu Allah'ın emri olarak gösterip toplumla iletişimlerini buna göre düzenleyenler çok. Buna tepki olarak başını örtenlerle asla görüşmeyen, düşman ilan edenler de var. Bunlara ne gerek var? Baş örtüsü Allah emri değildir, Allah başı örtmeyi emretmedi diye kıç baş açık gezebilirsiniz de de demedi, bir denge oluşturulması gerekir ve konu Pakistan da olsa Türkiye de olsa İngiltere de olsa bu gerçek değişmez.
0
muhayyer divan
(29.08.25)
konu islam değil arap kültürü ile ilgili. arap emperyalizmi denen bir şey var. yavuzdan itibaren osmanlı da bu yola girdi. pakista yakın zamana kadar hindistan sınırlarıiçindeydi ve uzakdoğu kültürü hakimdir hala. çok değil 30-40 yıla kadar onlar da bu yola girecek büyük bir kırılma olmazsa. bu arada arabistanda değişim başladı ama tüm islam alemine etkilerini 100 yıla kadar anca görürüz.
0
ground
(29.08.25)
Çünkü onlarda Şule Yüksel Şenler adlı ingiliz ajanı yoktu.
Şule Yüksel Şenler kimdir. Fesli kadir'in dişisi. Aralarında hiç bir fark yok.

İkiside gazete yazarı ve 1960 sonrası icraatlarına başladı.
Biri üniversitelerde öğrenci örgütledi. (23 yaşında 7 tane öğrenci yurdu sahibiydi kendisi)
Biri köylerde, kasabalarda sohbet/konferans, adı altında kadınların kapanması için zehirledi ve kendi uydurduğu şimdi bile kullanılan türbanı bağlama şeklini öğretti.

Allah'ın rehber olarak gönderdiği kuranda bile başörtüsü takın diye yazmazken siyaset yüzünden arap geleneklerini din sanıyoruz.

Ayrıca nur-31 de örtüyü(başörtüsü değil sadece herhangi bir örtü/bez/yaka) açık açık omuzlarınızdan göğüsleri örtecek şekilde sarkıtın yazıyor, onu niye yapmıyorlar da kafayı kapatıyorlar, soru işareti?
0
duyuruuser
(29.08.25)
yahudi olmadıkları için .
0
gercekdunya
(29.08.25)
Kendin de yazmissin, ülkelerinde "$ulebas" olacak tipler olmadigi için.
0
feastofthedamned
(29.08.25)
bizdekinde türk kültürünü yok edip araplaştırma, bedevi arap kültürünü empoze etme üzerine kurulmuş bir yapı var. onlarda islamı kendi kültürlerine içine alma, kendi kültürleriyle birlikte yorumlama var.
aradaki en büyük fark bu.
0
my fault
(29.08.25)
(3)

Antalya'dan Adana'ya en iyi güzergah

ssekk
ilk defa gideceğim. mersin üzerinden sahil hattı mı yoksa konya karaman üzerinden içeri hat mı daha mantıklı. malum hava çok sıcak önerilere açığım.
ilk defa gideceğim. mersin üzerinden sahil hattı mı yoksa konya karaman üzerinden içeri hat mı daha mantıklı. malum hava çok sıcak önerilere açığım.
0
ssekk
(28.08.25)
Tecrübeli şoför isen sahil attı
0
etna
(28.08.25)
vakti bol canı sıkılan maksat gezmek olsun diyen sinirleri saglam tecrübeli soförsen sahil yolu ama mantıklı düşünen rahat rahat gideyim sorunsuz konforlu bir yolculuk olsun diyorsan konya üzerinden
0
limonlu eksi
(28.08.25)
eskiden sahil hattı yerine konyaya git derdim ama son duble yolarla bayağı iyi diyorlar.
0
ground
(28.08.25)
(25)

Dugun oncesi kulturel cakismalar

aguen
Merhaba duyuru,Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem. Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var
Merhaba duyuru,

Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem.

Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.

Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var), sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var. (gelinin ailesi ve kina 6 saat uzakta)

Gelin kisisi kinadan vazgecmisti, aile ve akraba baskisini cok fazla yemis, yapalim falan diye geldi tekrardan.


Ben asla asla asla asla gitmek istemiyorum. Bugune kadar gordugum duydugum gelenekler icinde en sacmasi kina zaten. Kacisim yok gibi ama bilemedim. Gidersem tek basima gidecegim.

Orada basima neler gelecek bilenlerden duymak istedim. Ek olarak taktik vs de duymak isterim.

not olarak akrabalarindan soyutlaninca harika bir insan. gunluk yasamda sinirlarini cizebilmeye basladi, yavas yavas toxic insanlari atiyor ama kina konusunda itiraz edecek kadar bir direnci yok henuz maalesef
0
aguen
(27.08.25)
Arkanızdan konuşacaklar bu kesin.
Yüzsüz tipler varsa gelip laf sokmaya çalışan olabilir, açıklamaci yaklaşmayın haa öyle oldu işte vs deyin geçin.

Müstakbel eşinizin iki yıl sonra bir tartışmada bu konuyu cat diye kucağınıza birakmayacaginin garantisi yok, her ne kadar ailenizin sebepleri şu an makul ve kabul görmüş gibi olsa da bunun tamamen ihtimal dışı olduğunu göstermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
yol yakınken vazgeçin bu evlilikten. zararın neresinden dönsen kardır. eşin olacak kişi seninle aynı fikirde değilse ve şu anda ailesine tepki gösteremiyorsa, aynı şekilde sen de ailene tepki koyamıyorsan ilerde hep aynı sorunları daha da büyüyerek yaşayacaksınız. bu yüzden evlenip 2 sene sonra boşanacağınıza şu anda vazgeçmek daha iyi.
0
gercekdunya
(27.08.25)
dugun aileler icin yapilan bisey.

o yuzden fazla tatava yapmadan iki tarafta ne istiyorsa yapacaksin, kavga cikmadan bitecek. yoksa senelerce dirdirini cekersin.
0
cooperr
(27.08.25)
evlendikten sonra çok yormaz sadece bu törenler çok olur düğün kına bilmem ne onlara gitmek ister. bu buyutulecek bi şey değil rahatlarsın merak etme demek istedim
"sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var." bana pek iyi bi bahane gibi gelmedi bu sizin akrabanız eşiniz dostunuz çok önemli, gelince birkaç gün ağırlanması gereken, ama gelinin akrabaları kına istedi diye "nası olur" diyorsunuz gibi. e sizin yakınlarınız da kendi başlarının çaresine bakabilirdi pekala, ya da kına gecemiz var oraya gideceğizden daha geçerli bi sebep yok herhalde düğün sahibisiniz ya. eğer bebek bakmıyorsanız. tek mesele gitmemeniz durumunda karşı tarafın tavrı. damat yalnız bırakmamalı bence, ailen için ise bilemiyorum mesafe de varmış. özel gün stresli olur, kına gecesi denen şey yine farklılık gösteriyor bazen damat bir tur girip çıkıyo salondan onun dışında kapıda sigara içiyor. he öncesinde de kuaföre götürüp ordan alıp mekana götürmek görevlerden biri olabilir.ne denirse yapsan kolaylaşır gibi sonucta senin bi beklentin yok birkaç saat sabredersen geleceğiniz için daha iyi olur
0
ala09
(27.08.25)
simdi de kina bombasini patlattilar.
mı?

pardon da ülkemize yeni mi ışınlandınız? kına diye bir adetimiz olduğunu 30 yaşında şimdi başına gelince mi öğrendiniz?

ya da hiç mi haritada bu şehirler arasında mesafe nedir diye bakmadınız şu anda mı idrak ettiniz arada 6 saat mesafe olduğunu? insanlar niye bir taraftaki kına/düğün ile diğer şehirdeki arasına 3-5 gün 1 hafta süre koyuyor sizce? siz de öyle bir süre koyacaktınız aileniz gidip gelecekti,bunun normali bu.

sizin aileniz gelen misafiri ağırlamak zorundaysa (neden? misafirleriniz 0-12 yaş arasında mı? ya da otelde filan kalamıyor mu? illa siz mi ağırlamak zorundasınız?)
o zaman kız tarafının misafiri de kız tarafının yapacağı şeyler zaten nişan ve kına olduğu için bunları bekler. sizin misafiriniz insan onlarınki değil mi?

baştan nikahı kıyıp geçerdiniz, eğlence istiyorsanız da kokteyl mi after mı ne yapıyorsanız yapardınız. gayet mis gibi de olurdu. bunlara karşıysanız.

sizinki muz yiyim ama çilek tadı gelsin...
0
subcomponent
(27.08.25)
@sub Sadece nikah yaparız çıkarız ile başlayan süreç şu an bekarlığa veda partilerinden afterpartilerine 150 kişilik nişanlara dönmüş durumda. Sinirim biraz ondan. Ve akrabalarının, ailesinin nişanlımı nasıl manipüle ettiklerini de canlı canlı görüyorum. Sınırlarını çizmeyi yeni yeni öğreniyor.

Dediğim gibi kına olmayacaktı bugüne kadar öyle konuşmuştuk, o yüzden bomba patladı dedim.
0
🌸aguen
(27.08.25)
ala09 +1

Ya abi erkek değil misin? Baştan konuşacaktın. Konuştun mu? Yine mi istiyorlar? Yap geç. Evlilik sürecinde kimseyle kötü olmaya değmez. Aileleri mutlu et, mutlu olun. Karşına al, huzurunuz kaçsın. Evlenince kayınşeylerin yok olmuyor. Paran mı gidiyor? Gitsin, huzurun kalsın. SAĞLAM bahanen de pek sağlam gelmedi.
0
Shepard
(27.08.25)
bu durumda maalesef nişanlınızı çok da iyi tanıyamamışsınız

bundan daha kötüsü var:
muhtelemen o da kendini/ailesini vs. çok da iyi tanımıyor, cidden önceliklerini bütçesini mutlu olacağı şeyi bil(e)miyor. çok bi iradesi, güçlü bir kişiliği yok.(üzgünüm) sizin eski konuşmalarınız tatava yani esasen.

işte sizinle konuşunca "ay kına mı ne yapcam ya after yaparız bizimkilerle takılırız" demiştir ama tırıvırı yani. asıl anası teyzesi "ne demek kına olmayacak" deyince, "tamam ya yaparız, kınasız düğün mü olur" diyordur. başta sizinle konuşurken gerçekçi değildir. ölçüp biçememiştir. yani ben kötü niyetli vs. bulmuyorum sadece cidden ne kendini biliyor ne ailesini, bizim kızlarımız böyle.

fakat yani siz de biraz daha gerçekçi mi olsanız?...şu ülkede kına vs. olmayacak, istemiyorum diyip o kınayı gerçekten yapmaycak kız % kaç? niye o nadir bulunan kızı ben buldum sanıyor herkes acaba ya?

genelde de böyle oluyor bu arada. çoğunlukla kızlar bazen de erkekler asıl bu süreçte kendini belli ediyor.

çözüm odaklı bakın illa evlenecekseniz düğün sizin şehirde olacaksa, sizi-ailenizi götürüp getirecek sizinle gelecek, getir götür işlerini yapacak, sağdıçlık edecek kimse de yoksa, kız evinde düğünden 1-2 gün önce kına olmaz. h.içi olsun, 3-4 gün olsun arada yoksa çok yorulursunuz.
0
subcomponent
(27.08.25)
Muhtemelen sehir disindaki dugune herkes gelemeyecegi icin kina yapmak istiyorlar ki hem kiz tarafi da bu surecin bir parcasi olsun, hem de takilarini takabilsinler. Insanlar bu sebepten oturu iki ayri dugun bile yapiyorlar.

Davetiyenize kina gununu belirtirseniz misafirleriniz sizin baska sehirde olacaginizi bilerek o gunden gelmezler herhalde.
0
pike
(27.08.25)
asıl manipülasyonu evlendikten sonra göreceksin.

"düğün aileler için yapılıyor" bu kafa yapısı yüzünden bütün olaylar çıkıyor.
siz evleniyorsunuz her şey ikinizin istediği şekilde olmalı. asıl sınır bunun üstüne çizilmeli.
0
my fault
(27.08.25)
@my fault

bu bir kafa yapisi degil, gelenek gorenek mevzusu. biraz zeka piriltisi olan insan etrafina gore pozisyon alir, "bu benim gunum kafama gore takilacam" da bir tavir tabiiki, ama bir de onun sonrasi var. en kotu ihtimal 35-40 sene evli kalacaksin, karsi taraf ile muhabbetin olacak. 1 gun rahat edecem diye 40 sene eziyet cekmek isteyen varsa istedigi kadar sinir cizsin, sonra da kolay gelsin.

ben erkek tarafiyim, kiz tarafi al sana buzlu badem, kicina sokacaksin bunu evlenmeden once deseydi, fitil niyetine cakardim artik yapacak bisey yok, kizi almaya niyet etmisiz :D
0
cooperr
(27.08.25)
Düğün nasıl kültürümüzün bir parçası ise kına da öyle. Aileniz kınaya gideceğiz diyerek akrabaların erken gelmesini engelleyebilir gayet. Kimse kaynana neden kınaya gidiyor demez aksine kaynanasız kınaya şaşırır.

Gelin kaynana veya başka bir problem çıkmış olabilir ama ele güne karşı düğünde kınaya prosedür gereği diyip biraraya gelemiyorlarsa sizin evlilikte çok büyük kavgalarınız olur.

Kızın arkadaşları akrabaları var yığınla düğün başka şehirde ise kına yapılmazsa bu insanlar nerede tebrik edecek gelini. Kınanın iptal olmasını beklemeyin bence.

Taktik olarak acele etmeyin diyebilirim. Bir bakın oluru var mı sizin evliliğin iyice ölçün tartın. Herkes iyidir, herkes haklıdır ama anlaşamayınca olmuyor bu müessese.
0
cilekli pasta
(28.08.25)
Geleneksel denen kına ne erkek tarafının ne de erkeklerin geldiği bir etkinlik.
Günümüzde kına diye 1 saatte 5 farklı payetli elbise değiştiren yelpazeli dansçı kızların etrafında döndüğü kendini iyi hisset etkinliği yapılıyor, gelenekle falan alakası yok.

Kendi kendilerine yapsınlar işte.
0
Bruce
(28.08.25)
Tek başına kına olmaz, kınaya iki taraf da katılır, erkek tarafı gelmez diye bir şey hiç duymadım. Eğer gitmezseniz evlenme işi yatar, ben sana söyleyeyim. Kız tarafı tek başına kına yaparsa oluşacak dedikodunun önünü alamazlar ve sonunda size patlarlar, hatta iş bozulmasa bile aradan yıllar geçse bu olay yüzünüze çarpılır. Yapılacak en doğru şey, her şeyi sineye çekip bu görevi yerine getirmek, gelen akrabalarınız da kınaya katılsın.

En baştan müstakbel eşinizle anlaşıp direkt nikah kıyarız diye anlaşsaydınız, iki taraflı bir anlaşma da aileler pek ses çıkaramazdı.

Tek başına gitme, seni dövmekten beter ederler.
0
lamborcini
(28.08.25)
Uzun uzun yazmaya hiç gerek yok. Eşin ve ailesinin gönlü olsun diye katlanacaksınız. Evlendikten sonra gidip el öpeceksin vs. Evlilik boyunca yılda birkaç defa bu tür istemeyerek yapman gereken aktiviteler olacak. Bunlar evliliğin bir parçası. Aynı şekilde eşin de senin ailen için yapacak. Ha "ben marjinalim, soyutlarım kendimi" diyorsan başka ama yazdıklarından öyle olmadığınız ve o aşamaya geçmeniz mümkün görünmüyor.
0
merhum
(28.08.25)
siz kendi şehrinizde kendi aileniz ve akrabalarınız için kutlama yapıyorsunuz. gelinin ailesi de aynı şeyi istiyor. anormal bir durum göremedim. tek başınıza gitmeniz olmaz. anne baba, bi aile büyüğü gelmeli illaki. şimdiden işi sidik yarışına çevirirseniz daha çok uğraşırsınız.
0
elorelia
(28.08.25)
öncelikle tek gidilmez, şehir dışından misafirlerinizin gelmesi bir bahane olamaz. en azından çekirdek ailenizin orada olması lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.08.25)
Geleneksel olmasaydın, sen de manipülasyona açık olmasaydın zaten bunların hiç biri olmazdı, emin ol bu ülkede kan döken aşiret vesaire değilsen evlenecek insanların karşısında kimse duramaz.

o yüzden ya söylenmeyi keseceksin, kınaya gideceksin ya da olduğunu iddia ettiğin kişi olup ben kınayı vesaire anlamsız buluyorum, böyle anlaşmamıştık bana bu dayatmana saygı duymuyorum o yüzden de kınaya gelmeyeceğim diyeceksin olacak bitecek.

ha bilenler demişsin, benim eşimin annesi de kına diye tutturdu, eşim de tamam teyzelerim halalarımla 10-15 kişilik bir şey senin gönlün için yapalım dedi o ufak kına olayı da birden yemekli bir etkinliğe dönünce net bir şekilde kına yapılmasını istemiyorum, zorla yaparsan da ben o kınaya gelmiyorum dedi bu tavrını da sürdürdü ve kına vesaire de olmadı.

benim ailem de düğün diye bastırınca ben de biraz daha uzatırsanız nikaha da gelemeyeceksiniz dedim ve susmak zorunda kaldılar.

elaleme kapılıyorsanız sizin sorununuz.
0
denizgonen
(28.08.25)
Çok bencil düşündüğünü daha önce yazmışlar zaten. Sizin akrabalar önemli de kız tarafınıkiler önemsiz mi?

Ben de kına düğün istemiyordum ama kınayı benim annem düğünü kayınvalidem çok istedi biz de uyum sağladık niye ergen gibi istemem diye inatlaşalım ki? Toplam 3 saat bir şey zaten az durup geliyorsun. Oynamadık bile düğünde oturduk geldik bir yerimiz incinmedi :)

Bizim de şehirlerarası 9 saat vardı ama kayınvalidem 9 saat yol kınaya gelemem dese oğlunu da al götür derdim. Daha evliliğin başında onu yapamam bunu edemem derseniz sizin iş çok zor. Erkek tarafı kınaya gelir yani isterse ülkeler arası olsun. Maksat sevdiklerinizin gönlü olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
Sağlam bahane dediğin şey hayatımda gördüğüm en skko bahanelerden biri olabilir. Bu özel günler sürekli olmuyor. Kayınvalide ve akrabalar olarak kına olmanız şarttır bahane kabul edilmez.

Yani yeni mi göçtünüz bu ülkeye
0
Hallegadola
(28.08.25)
kınada erkek tarafının katılması illa şart değil. denk geldiğim bir kaç kına da kız tarafı kendi arasında yaptı. hatta damadın bile gitmediği kınalar varmış.
0
ground
(28.08.25)
eğer o kınaya ailecek gitmezseniz:

1) düğün yatar
2) evlenirsiniz ama 1 yıl sonra boşanırsınız

sizin kafa yapınıza uymayan, aileniz uymayan kişilerle ne diye evlenmekte ısrar edersiniz hiç anlamam.

olur da evlenirseniz tavsiyem 2 yıl çocuk yapmayın.
0
art cat chocolate
(28.08.25)
ne yaptı gelinin ailesi de kınaya gitmeyecek kadar olay büyüdü? ne yapmış olabilirler yani. bence gelinin çekeceği var. kına yani bu, 1 gece için gidersin uzatmadan.
0
deartheodosia
(28.08.25)
İki anne de problemli, nişanda bize gereksiz toksiklikler yapıldı nişanlımın annesi tarafından; annem de alttan almak yerine ikiye katladı problemleri kavgalar ettiler; bir araya kendileri de gelmek istemiyor biz de gelsinler istemiyoruz
0
🌸aguen
(28.08.25)
bu anlattıklarını aynen biz de yaşadık. ben de kına mına düğün vs hiç istemiyodum sade bir nikah yaparız diyordum ama olaylar baya çığrından çıkmıştı. çünkü benim yurtdışında yaşaıp sırf bu düğün için gelecek olan akrabalarım vardı. en başta eşime düğün vs istemiyorum desem de ailemin tavrı beni baya etkiledi. resmen pskolojik bunalıma girecektim. normalde belediyenin basit ucuz bi nkah yeri vardı orda nikah yapılacaktı. sonra eşime dedim ki en azından otelin bahçesinde yapalım, ovrdör tabağı vs olsun, sonra eşim de otelin bahçesine sığmayız benim bissürü arkadaşım gelecek dedi ve kabul etmedi, hiçbir arkadaşı gelmedi sonra :) neyse biz şık açık alan bi düğün salonunu tutmak zorunda kaldık sonuç olarak. kına da istemiyodum ama ailem altın toplayacaz dedi. dedim tamam o zaman salonu vs siz kendniz tutun beni karıştırmayın parasını da vermem dedim. neyse bunlar gidip bi yer tutmuş parasını da ödemişler. ben de 1200- 1300 tl gibi bi fiyata kırmızı bi elbise aldım. kuaförü vs hep ailem ayarlamış ben hiç karışmadım, 500 tl'ye gelin başı yaptırdık :) kına salonuna gttk, öylesine yaptık bi şeyler. eşimin ailesinden 1 ablası 1 abisi 1 yengesi 1 de küçük 7-8 yaşındaki yeğeni geldi. başka kimse gelmedi. ailenize istediğiniz kadar direnin en son yine onların dediği oluyor. ben aşırı dik başlı biriyim benim ettiğim kavgaları kimse edemez normalde ama benim bile elim kolum bağlandı. bi tek ağlamalı gelin çıkması yaptırmadım onu yaptırmadığım için ailemdeki herkes bana küstü kimse konuşmuyo :) ha benim de umrumda değil ama bu bile büyük olay oldu yani.
0
Sadece soruyorum
(28.08.25)
(8)

Alsancak ve Karşıyaka Alaybey taraflarında otopark?

hadi ya la
Bugün şehirdışından önce Alsancak, sonra Alaybey tramvay durağının oradaki bir yere gideceğim. Sokakta tesadüfen boş yer bulma imkanım var mı, yoksa önerebileceğiniz otoparklar var mıdır iki yerde de?
Bugün şehirdışından önce Alsancak, sonra Alaybey tramvay durağının oradaki bir yere gideceğim. Sokakta tesadüfen boş yer bulma imkanım var mı, yoksa önerebileceğiniz otoparklar var mıdır iki yerde de?
0
hadi ya la
(27.08.25)
Alaybeyde çok yer var ara sokaklarda, rahat bulursunuz.
Alsancak katlı otopark ya da liman otoparkı diye sorun gösterirler yer bulursunuz.
0
erty_ksk
(27.08.25)
Alsancak için fuar arkalarında ara sokaklarda yer olabiliyordu bazen 3-5 sene önce tabii bu bilgi.
0
biravekahve
(27.08.25)
alsancak tam neresi ama? katlı otopark da var, otomatik otopark veya limanda da otoparklar ve ara sokaklarda bir sürü özel otopark var. bugün için henüz oralar kalabalık değildir bir şekilde bulursun. alaybey ise bir iki tur atarsan illaki bir yer oluyor.
0
ground
(27.08.25)
alaybey izbanın az ilerisinde katlı otopark var migros üstünde
tramvaydan karşıya geçip ilk sokaktan dümdüz yukarı ilerleyin çıkacak karşınıza
0
nolmus yani
(27.08.25)
Alsancak'ta TCDD otoparkı da bir seçenek, katlı otoparka girene kadar ara sokaklardan geçmek yerine burayı tercih ediyoruz biz. Gideceğiniz yerlere yakınsa pratik olur.

maps.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(27.08.25)
Alaybey ara sokaklar +1. Biraz uzak ama öyle aşırı uzak olmayan naldöken şzban'ın oradaki çıkmaz sokaklar var, yine naldöken izbandan alaybey izbana doğru tam tren hattının yanından (sahile doğru tarafı, 1671 sokak) giden sokakta da boş yer hep oluyor.
0
cilacı ökkeş usta
(27.08.25)
Alsancak hocazade camiinin oradaki otopark ve arka tarafındaki sokakta belediyenin işlettiği park alanları. Kordon da bir seçenek olabilir güneş olur ama.

Alaybey ara sokaklar. Ama Karşıyaka çarşıya yaklaştıkça ihtimaller azalır, alaybey ve naldoken izban durakları civarlarına bakmanız lazim. Alibey hamamının olduğu sokak ya da bir alt sokagiydi galiba (buna gitmeden haritadan bir kontrol edin) ufak bir ücretli otopark da vardı.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
alaybey katlı otopark, migrosun üstü. fiyatları da gayet uygun çünkü belediyenin.
share.google

alsancak fuar yeraltı otoparkı, yine belediyenin.
share.google

her iki bölgede de ara sokak vb yer bulmak imkansıza yakın hafta içi mesai saatleri içinde.

alsancak hemen limana yakın tcdd otoparkı da var ama akşam saatlerinde çıkmak işkence gibi araç yoğunluğundan. zorda kalmadıkça kullanmıyorum.
0
Phoebe
(27.08.25)
(5)

tapuya gitmeden noterden bana satis yapabilirler mi?

Sour
merhaba, turkiye'de bir arsayi almak istiyorum, fakat yurt disindayim. parayi gondersem, onlar noterden tek baslarina bana satis (paylasimli arazinin hisse devrini) yapabilirler mi ben olmadan? veya bunun bir yolu var mi?not: alacagim kisi akrabam ve sembolik bir fiyat uzerinden satis yapiliyor. dol
merhaba, turkiye'de bir arsayi almak istiyorum, fakat yurt disindayim. parayi gondersem, onlar noterden tek baslarina bana satis (paylasimli arazinin hisse devrini) yapabilirler mi ben olmadan? veya bunun bir yolu var mi?

not: alacagim kisi akrabam ve sembolik bir fiyat uzerinden satis yapiliyor. dolayisiyla sorum sadece teknik acidan bensiz mumkun olup olmadigi uzerine.

tesekkurler.
0
Sour
(27.08.25)
yurtdışında bulunduğunuz yerin konsolosluğundan taşınmaz alım vekaletnamesi düzenleteceksiniz, vekaletnameye açık bir şekilde alacağınız arsanın tapu bilgileri vs. girilecek vekaletnamede fotoğraf olacak. vekaletname aslını sizin için işlemleri yürüten kişiye göndereceksiniz (tapuda vekaletnamenin aslını isterler). daha sonra sizin için işlemleri yürütecek kişi tapuda işlem yapacak.
sadece noterde satış olmuyor.
0
wendyangelamoiradarling
(27.08.25)
size yakın konsolosluk/başkonsolosluktan bir kişiye vekalet vererek yapabilirsiniz. vekaletnamenin kapsamlı olmasına dikkat edin bazen bir şey olmayınca işlem yapamıyorlar.

bunu da ülkenizin posta servisinin hızlı gönderilmesini seçerek, ilgili kişiye gönderin.
ben Almanya'da Deutsche Post ile bu şekilde yapmıştım ve vbelge 2 günde gitmişti İstanbul'a.
0
elektr10
(27.08.25)
vekaletnamede satılacak mülkün detayları yazmak zorunda "adıma gayrimenkul almaya satmaya..." yazması yeterli değil. yani vekaletname o satışa özel olarak düzenlenmek zorunda.
0
kibritsuyu
(27.08.25)
vekaleti satışı yapacak olan kişiye vermeyin. satıcı aynı zamanda alıcının vekili olamaz diye biliyorum. farklı birisine vekalet verin alıcı olarak.
0
mustafakesekci
(27.08.25)
muhtemelen hissesini temlik edecek birisi noterde bu şekilde satış olabilir. veya gayrimenkul satış vaadi yapılabilir. noterlere son dönem tapu satışı yetkisi de verildi ama doğru dürüst bu işlemi yapan noter yok henüz. bu arada özel vekaletname gerekiyor. gayrimenkul alım satım vekaleti ve ilgili bilgiler. ayrıca fotoğraflı olması gerekiyor. vekaleti kargo ile göndermektense aslını herhangi bir noterden de anlık olarak alabilirsiniz fakat yeniden velaetname ücreti ödenmesi gerekiyor. son olarak !!! burası aşırı önemli!!! alacağınız hisse eğer mirasçı hissesi ise ve siz mirasçı değilseniz dolandırılmak üzere olabilirsiniz. çünkü mirasçı olmayan bir kişinin aldığı hisseyi mirasçı hissedarlardan herhangi biri "şufa" hakkını kullanarak sizden geri alabilir. üstelik tapuda belirttiğiniz satış bedeli üzerinden. aman diyim varını yoğunu kaybeden var bu şekilde.
0
ground
(27.08.25)
(13)

Solaklarin kalem tutusu

Kittie
Simdi bir film izliyorum. Aktor solak ve orada gorunce sormak istedim. Aslinda yillardir merak ederim.Kalemi neden bi garip tutuyorsunuz. Veya tutuyorlar.Obamanin kalem tutusu gibi bi seyden bahsediyorum.Googledan bakabilirsiniz. Obama writing yazabilirsiniz. Anlatamadim cunku buyuk ihtimalle.
Simdi bir film izliyorum. Aktor solak ve orada gorunce sormak istedim. Aslinda yillardir merak ederim.
Kalemi neden bi garip tutuyorsunuz. Veya tutuyorlar.
Obamanin kalem tutusu gibi bi seyden bahsediyorum.
Googledan bakabilirsiniz. Obama writing yazabilirsiniz. Anlatamadim cunku buyuk ihtimalle.
0
Kittie
(25.08.25)
ben solağım normal tutuyorum istesem anormal de tutabilirim ama benim seçimim normal tutmak. bir anormallik varsa o da bazen yazı yazarken defteri 90derece çevirip yukarıdan aşağı yazıyorum.
0
Batuhanolabilir
(25.08.25)
Solaklarin hepsi oyle tutmuyor da, tutanlarin sebebi elleri yazdiklari yerin ustunden gecip yaziyi/murekkebi dagitmasin, kursun kalemle yaziyosa eli kirlenmesine vs.
0
ghilleinthemist
(25.08.25)
Solaklara kalem tutmayı öğretmiyorlar bir de. Zorla sağa alıştırmaya çalışırlardır evvelinde hey gidi günler...
0
Bruce
(25.08.25)
Solağım gayet sağlaklar gibi tutuyorum kalemi.
0
cilekli pasta
(26.08.25)
Solağım, sağ elini kullanan insanlarla aynı şekilde kalem tutuyorum.
0
hain kostokk
(26.08.25)
solağım
ama çoğu şeyi sağ ve solla yapabiliyorum
sağ elle neyi nasıl tutuyorsam sol elle de aynı tutuyorum, bi farkı yok karşıdan bakınca elimi değil kalemi görürsün parmaklar içte kalır.
0
subcomponent
(26.08.25)
solağım ve bence kalemi normal tutuyorum. asıl sağlaklar bir garip tutuyor. obama'nın tutuşu bi garip evet.
0
scudman1
(26.08.25)
Solağım, sağ ile yazıyorum, dediğinizi anladım.

Solaklar çekerek, sağlaklar iterek yazar.
0
kumandanim
(26.08.25)
yazımız soldan sağa olduğu için biz sağlaklar yazdığımız yazıları da anlık görüyoruz. ancak solaklar yazdıkça yeni yazdıkları yeri kapatıyorlar. bu da cümlenin konu bütünlüğünü takip etmede sorun yaratıyor bence. yani ya hızlı ve sağlam bir kısa hafıza metodu ile yazacaklar ya da yeni yazdıklarını da görerek yazmak isteyecekler. sanırım bundan kaynaklı olabilir. böyle bir sorunu yoksa da normaal yazıyorlar. grafolojiye meraklıyım ama yazdıklarım kendi fikirlerim.
0
ground
(26.08.25)
soldan saga dogru yazi. elini solak gibi koyunca gölge yapiyor. sagdan sola olsa saglaklarinki garip olurdu.
0
sonsuz
(26.08.25)
Bence solaklıkla ilgili değil o tutuş biçimi. Ben de o tip ya da daha garip tutuşu olan sağlaklar gördüm. Nasıl yazmaya başladığıyla ilgili insanların. O şekilde alışınca öyle gidiyor. Ben de solağım normalde ama zorlama sağlağım aynı zamanda. Yani güç gerektiren işlerde sol elimi/ayağımı kullanıyorum. Ama yazı yazarken, yemek yerken, gitar çalarken vs. sağ elimi kullanıyorum. Öyle alıştırıldım zamanında ve şu an sol elle yazı yazmak istesem yazamam.
0
himmet dayi
(26.08.25)
şimdi baktım, obama'nın tutuşunda bir gariplik var.
solağım ve ben sağ elle tutsam herhangi birinin simetriği şeklinde tutuyorum.
0
tabudeviren
(26.08.25)
Solagim. Normal tutuyorum.
0
matilda
(26.08.25)
(16)

herkesin whatsapp kullanmak zorunda olduğu algısı

inheritance
`düzce turgut özal anadolu lisesi skandalı`nda her sınıf için bir whatsapp grubu kurulmuş, grupların takibi zorunluymuş, görmedim duymadım denilmeyecekmiş. herkes whatsapp kullanmak zorunda mı? bir devlet kurumu neden başka bir ülkeye ait bir yazılımın kullanılmasını neden zorunlu tutar ki? hele ki
düzce turgut özal anadolu lisesi skandalında her sınıf için bir whatsapp grubu kurulmuş, grupların takibi zorunluymuş, görmedim duymadım denilmeyecekmiş. herkes whatsapp kullanmak zorunda mı? bir devlet kurumu neden başka bir ülkeye ait bir yazılımın kullanılmasını neden zorunlu tutar ki? hele ki muhtemelen 18 yaşından küçüklerin kişisel bilgilerin paylaşılacağı bir yerde.

aynı durum oturduğum sitede var. duyuruları whatsapp üzerinden yapıyorlarmış. bir durum için yönetime gittim, bunu whatsapptan duyurduk dediler. ben whatsapp kullanmak zorunda mıyım? sms paralıymış, o zaman e-mail at. son ödeme tarihine 20 gün kala borcun var, gecikme faizi yansımaması için hemen öde diye sms atmasını biliyorsun ama.
0
inheritance
(25.08.25)
Değil. Uygulamaya yönelik uydurma işler. Ama herkes orda olunca sen olmayınca derdini anlatmak zor. Resmi şeyleri resmi yolla tebliğ etmek gerekiyor onun dışındaki şeylerin resmiyeti yok zaten resmiyeti olmayınca da kafasına göre işte.

O zaman atıyorum icra dairesi de whatsapptan durum paylaşarak ilam yapsın. Vatandaşa baksaydın desin

Ha verdiğim örneğin uyap edevlet vs benzeri olur ama orda karşılıklı onay verme durumu var.
0
Lubb
(25.08.25)
Teknik olarak mail kullanmak da zorunda değiliz Telefon sahibi olmak da zorunda değiliz WhatsApp Sadece çok yaygın olduğu için nasıl daha önce mail herkesin kullandığı bir şey olarak varsayılıyorsa şu anda da WhatsApp O durumda bir kanun kuralla değil de genel geçer bir kabul sadece haftalık payınız var tabii ki onu da söylersiniz Ben de WhatsApp yok ya da kullanmıyorum Siz bildirim yükümüzü yasal iletişim yöntemleriyle sağlayın diye ama değer mi bu kavga etmeye siz bilirsiniz
0
kisa
(25.08.25)
Valla ben kullanmayanlara sinir oluyorum. En kolay ulasim araci neyin kavgasini yapiyorsunuz anlayamiyorum
0
Kittie
(25.08.25)
Mobil edit: Aman iste iletisim
0
Kittie
(25.08.25)
bana da evrak atıyorlar neymiş efendim word. sonra bir hesap tablosu gönderiyorlar haydaa excel. ben başka bir şey kullanmak istiyorum belki. özel bir şirketin programı ne alaka? geçende bir dostum video atmış. linke baktım youtube. açmadım açmayacağım.(ironnica)
0
ground
(25.08.25)
Allah aşkına neyin karşıtlıgı bu. ne yapsınlar dumanla mı haberleşşin insanlar??????


sms desen orda gruplar yok. dosya gönderip alamıyorsun. whatapp'a alternatif bir tek telegram var. orası da p.rno warez cenneti..
başka ne olacak? nasıl haberleşecek insanlar?

geçen resmi bir kurumda bir memur bir adama buraya kadar yorulmanıza gerek yoktu. bu işlemi e-devletten 10 saniyede yapabilirdiniz diyince adam, memura ben e-devlet kullanmak zorunda mıyım diye çemkirmişti.
madem bir karın agrın var. ona çözüm sunacaksın. çözüm sunamıyorsan zorundasın
0
limonlu eksi
(25.08.25)
Ya boş işler peşindesiniz. Sen mail atılsa onu da bahane ederdin, kim sürekli meyil kontrol ediyor yhaa diye. Bırakın şimdi bahane yaratmayı, yokuş yapmayı. Usa'da olsan hak verirdim, ne whatsabı meyil atın olm derdim. Çünkü oranın whatsapp'ı=mail.
0
Shepard
(25.08.25)
aynı fikirdeyim, google ve meta gibi şirketlere bildiğin zorunlu gibi davranmaya başladı insanlar. yabancı üniversitelerde microsoft'un authenticator uygulamasını mahremiyet kaygılarından dolayı kullanmayı reddeden öğrenciler var mesela, ayak diretip açık kaynak bir doğrulama uygulaması kullanmaya ikna etmeye çalışıyorlar yönetimi. bizde bu bilinç 100 yılda gelemez çünkü konformistiz.

lafa gelince teknolojik bilinçliyiz ama mahremiyetimizi korumak için signal indirmek gibi basit bir geçiş yapmak bile istemiyoruz.

ha bu arada mail whatsapp'tan çok çok daha kötü güvenlik açısından. wp'de hiç yoktan e2ee var mail'de her şey kabak gibi açık ve sızılması zor değil.
0
herzan
(25.08.25)
whatsapp, IM yani anında mesajlaşma uygulaması.
zaten böyle gruplarda sadece tek yönlü bir paylaşım yapılıyor, karşılıklı mesajlaşmaya çoğu zaman izin verilmiyor.

duyuru yapılacaksa mail ile yapılsın, sms ile yapılsın, gerekirse posta ile yapılsın. kime ne.

zaten kararların anında alınmasına da gerek yok.
bu duyuru amaçlı whatsapp gruplarının çoğunun olmasına bile gerek aslında.

ayrıca, isteyen kursun grubunu. ben istemiyorum kardeşim.
sen wp'da duyurunu paylaş sonra o grupta olmayanlara da ayrı olarak mail at, sms at. banane. kural koymasını biliyorsan, kuralı yaymasını da bileceksin.

bunu anlamıyoruz işte.

whatsapp kullanmak zorunda değilim, youtube kullanmak zorunda değilim, google hesabına sahip olmak zorunda değilim. bir şeyi dayatamazsın. buna hakkın yok.
özgürlük bir şey yapmak değil, yapmak istemediğin yapmamak imkanına sahip olmak.
0
biseysorcaktim
(25.08.25)
whatsapp kullanmak zorunda değilsin. internet kullanmak, cep telefonu, bilgisayar sahibi olmak zorunda da değilsin. burada whatsapp sadece günümüz şartlarında en kolay ilan/duyuru yapma yöntemi olduğu için kullanılıyor.

bu gibi durumlarda resmi ilan yöntemi "panoya asmak"tır. ben kullanmıyorum, "eski usul duyurun" dersen de yapmazlarsa o zaman itiraz edebilirsin. ama bilmen gereken her şey için de bizzat ayaklarına gidip panoyu okuman lazım. mesela oturduğun sitede ilgili duyuruları panoya asmalarını isteyebilirsin. ama her duyuru için panoyu okuman lazım, o zaman görmedim duymadım diyemezsin, ilan ettik derler, sen zorda kalırsın. sms atmak zorunda da değil. borç listesini asar, ödemeyene gecikme zammı, daha ödemeyene icra diye yazar, bitti gitti. görüp görmemiş olmak o saatten sonra senin sorumluluğunda.

mesela 2000'lerin ilk çeyreği bitti, hala seçmen listeleri muhtarda askıya çıkıyor. e-devlet'ten bakabilirsin ama internetin, bilgisayarın, telefonun yoktur, kullanmayacaksındır, kalkar gider muhtarlıktaki listeden bakarsın. kimse de sana e-devlet kullanmak zorundasın demez.
0
kibritsuyu
(25.08.25)
Aynısını dün sözlükte yazdım:

eksisozluk.com

Konu whatsapp değil konu dayatma yapılması.
Bir de kutuya koymazsanız bir hafta alikoyariz demişler, bu da şey demek oluyor herhalde seni sınavlardan haberdar etmeyeceğiz.

Ekside başlığı açan arkadaş yanlış yere takılmış. Asıl konu bu.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.25)
Bana dayatma yapılamaz diyenler, kesin bu zencili asyalı lotr'u ve yeni got'u destekleyen tayfadan. Narin ve ileriyi göremeyen, elfleri zencilere oynatmakta sorun görmeyenlerden ahahahaha.

Gerçeklerden uzak bu arkadaşlar lütfen ne olmasını istiyorlar söyleyebilirler mi? Bizim köyde mesela biz artık iletişim için alfabe oluşturduk, adına latin diyoruz ve kullanıyoruz. E sen istemiyorsan başka köye git ve maruz kalma. Bunu kullananlar ile ortak paydan olmasın. O kadar özelsiniz ki size göre çözüm yok dünyada. Genele göre var. Bu kolaylıklardan rahatsız olanlar çobanlık yapsın, amaa yok sıcak su var bırakamazlar burayı anca laf.
-1
Shepard
(25.08.25)
Prensip olarak katılıyorum. Yani bunu ben yapmazdım ama misal telefon numaramin böyle her önüne gelen grupta olmasını istemezdim ve bu sebepten email tercih ederdim.
Ama dediğim gibi prensip olarak doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(25.08.25)
insanlar icin grup olarak konusabilecekleri ve herhani bir profil acmaya gerek kalmadan kullanilabilen en kolay anlik iletisim yolu whatsapp.
günümüzde iletisim kültürü degisti. email ve hatta internet kullanmak zorunda da degilsiniz ama kisisel tercihleriniz sebebiyle olusacak aksakliklar baskalarini baglamaz bu noktada artik cünkü -üstünüze alinmayin ama- her delinin isteklerine uyacak bir model gelistirmek zor. siz bugün, whatsapp kullanmak zorunda degilim ki email atin, dersiniz; bir deli yarin cikar, ne emaili ya, bu ne dayatmadir, telgraf cekin, der. bu böyle dumanlasmaya kadar gider, bir sonu yok.
25-30 sene önce insanlar da "herkesin cep telefonu kullanmasi gerektigi algisi" diyorlardi, ben yasim geregi hatirliyorum. eminim 50 sene önce de "herkesin evine telefon baglatmasi gerektigi algisi" diyenler vardi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.25)
O kadar hakli ve yerinde bir sitem ki bu! Yuzde bir milyon katiliyorum size.
Bu aslinda bir dayatma ve sirf gunumuz cagi icin whatsapp kullaniyor olmak bir sart. Ve bu sartin geregi de; boyle antin kuntin salak sacma seylerle ugrasmak falan.
Sitelerin gruplari ve is yeri grubu yuzunden her sabah whatsapp uygulamasini sildigimi hayal ediyorum. Oylesine bikmislik ve herkesin hemen birilerine ulasmak 'zorunda'ymis gibi davranmasi hâli mevcut ki gercekten cildirtici.
0
sey mi dostum
(25.08.25)
Ūniversitelerde bile isler maalesef bu sekilde isliyor, tanimadigin ve haz etmedigin onlarca insanla ayni ortama girdigin toksik Whatsap gruplari var.
0
feastofthedamned
(26.08.25)
(2)

satılmış araçta hgs

abelardo
aracımı bugün sattım. hgs işini nasıl yapıcaz? iptal mi ediyoruz? içindeki para ne oluyor?
aracımı bugün sattım. hgs işini nasıl yapıcaz? iptal mi ediyoruz? içindeki para ne oluyor?
0
abelardo
(25.08.25)
garantide plaka değiştirme var. iş bankasında yoktu. iş bankasından iptal edip garantiden aldım. içindeki para bir ay sonra karta iade oldu yanlış hatırlamıyorsam.
0
inheritance
(25.08.25)
edevletten iptal ettik biz.
0
ground
(25.08.25)
(1)

Köpek Eğitmeni

alaimisema
Selamlar herkese.Diğer köpeklere ve kedilere karşı yüksek agresyonu olan asosyal köpeğim için işinin ehli birinden eğitim almak istiyorum. Bu işi hobi olarak değil meslek olarak yapan ve eğitimini gerçekten almış tavsiye edebileceğiniz eğitmen var mı? Konum: İzmirNot: Kendin halledersin deyip tavsiy
Selamlar herkese.

Diğer köpeklere ve kedilere karşı yüksek agresyonu olan asosyal köpeğim için işinin ehli birinden eğitim almak istiyorum. Bu işi hobi olarak değil meslek olarak yapan ve eğitimini gerçekten almış tavsiye edebileceğiniz eğitmen var mı?

Konum: İzmir

Not: Kendin halledersin deyip tavsiye vermeyin lütfen kendim de denedim bir eğitmenle de çalıştım olmadı o nedenle işinin ehli biri gerek.
0
alaimisema
(25.08.25)
mesaj attım.
0
ground
(25.08.25)
(2)

İzmir'de koltuk yıkama ve çerçeveci

kobuzchu kiz
İkisini ayrı ayrı arıyorum tabii :)1. Google'da bir dolu koltuk yıkama firması çıkıyor ama bildiğiniz, memnun kaldığınız birileri varsa önerebilir misiniz?2. Göztepe/Hatay civarında, tercihen İnönü caddesine yakın, düzgün iş yapan çerçeveci var mı? İpek kumaşa baskı, antikamsı illüstrasyon vs çerçev
İkisini ayrı ayrı arıyorum tabii :)

1. Google'da bir dolu koltuk yıkama firması çıkıyor ama bildiğiniz, memnun kaldığınız birileri varsa önerebilir misiniz?

2. Göztepe/Hatay civarında, tercihen İnönü caddesine yakın, düzgün iş yapan çerçeveci var mı? İpek kumaşa baskı, antikamsı illüstrasyon vs çerçeveleteceğim.

Teşekkürler.
0
kobuzchu kiz
(23.08.25)
2- Göztepe, Hatay demişsiniz ama, bulamazsanız Karşıyaka aksoyda, tam da dediğiniz türden işler yapan Aksoy çerçeve diye bir yer var. Ben birkaç iş yaptırdım memnun kalmıştım.
0
encokbenisevinnolur
(23.08.25)
0 (532) 571 85 22 Hatay renkli durağındalar.
0
ground
(24.08.25)
(5)

küçük patlıcanları 1-2 vurup patlatarak yapılan bir yemek.

ground
küçücük ve açık mor çizgili patlıcanlar bir bardak gibi şeyle 1-2 kez vurulup patlatılıyor. yani eziliyor. sonra tavada galiba yapılıyordu. tarifini kaydettim ama bulamıyorum. patlıcan çatlatma diye bir şey var ama tam o değil. makdüs de değil.
küçücük ve açık mor çizgili patlıcanlar bir bardak gibi şeyle 1-2 kez vurulup patlatılıyor. yani eziliyor. sonra tavada galiba yapılıyordu. tarifini kaydettim ama bulamıyorum. patlıcan çatlatma diye bir şey var ama tam o değil. makdüs de değil.
0
ground
(22.08.25)
muhtemelen değil ama aklıma geldiğinden dolayı yazayım :D reels de görmüştüm. patlıcanları ocakta ateşte çeviriyo. sonra soyuyo. sonra eziyo (dümdüz bi şekilde ama) yumurta kırıp bi tarafta karıştırıyo. ona bandırıyo patlıcanları sonra tavada kızartıyo. çok güzel görünmüştü gözüme :D
0
chanandler bong
(22.08.25)
yok o değil. çiğden patlatıyordu.
0
🌸ground
(22.08.25)
çığırtma diyecem ama onda patlıcan ezilmiyor diye biliyorum.

babagannuş ve manca da değil heralde
0
ermanen
(22.08.25)
Aradığınız değilmiş ama @chanandler bong'un dediği tortang talong olmalı.
0
peki madem
(22.08.25)
@ chanandler bong'ın anlattığı, yumurta aşamasına kadarı, köz patlıcandır. Onun üzerine sarımsak, limon, zeytinyağı, pul biber yaparsan tadından yenmez de yumurta aşamasını bilemedim.

Şuymuş:
www.instagram.com
0
Mirket
(22.08.25)
(6)

Irak'ta çalışılır mı?

havadakarada
Bi işle anlaştım. Yönetici pozisyonunda Irak Arap bölgesindeki bi şubeye gideceğim muhtemelen. Çok sıkıntılı mı orada yaşam, bilgisi olan var mı? 1-2 sene en fazla.
Bi işle anlaştım. Yönetici pozisyonunda Irak Arap bölgesindeki bi şubeye gideceğim muhtemelen. Çok sıkıntılı mı orada yaşam, bilgisi olan var mı? 1-2 sene en fazla.
0
havadakarada
(22.08.25)
Yok, hayat önemli. Güvenli deseler de bir bomba, füze, saldırı da kör bir şeye gidebilirsin. Malum ırkla uğraşılmaz, yaşanmaz. Aylık 500k lira versinler yine de değmez.
0
Shepard
(22.08.25)
kerkük falan mı neresi? Bir sıkıntı olmaz.
0
sanal hayvan
(22.08.25)
orda yaşayanlar da insan, ayrıca Türkiye'den oraya çalışmaya giden çok kişi var. parası iyi ise çalışılır.
0
gercekdunya
(22.08.25)
çalışılır. ama biraz izole yaşaman gerekeblir. her ortama girilmez. genel olarak burdan gidenler sevilir sayılır. ama düşmanca olanlar da var. saddam zamanında daha çok güvenliydi. kırsala gitmemekte fayda var.
0
ground
(22.08.25)
bilmiyorum insaat mi ama, insaat isinde bir arkadas kisa bir sure kaldi da boyle korunakli bi bolgede kaliniyor amerikalilar falan var oyle cok sakat degil falan demisti aklimda kalmis. firmayla iyice konusmak lazim nerde kalinacak ne tur bir guvenlik cercevesinde. evet orda calisan da insan da her gun 80-100 kisi oluyordu bir ara yani candan kiymetli ne var.
0
bay b
(22.08.25)
@atacaksinfinke yazdım
0
🌸havadakarada
(23.08.25)
(24)

Ne yemek yiyorsunuz?

ermanen
soru başlıkta.evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?evde yeme/dışarda yeme oranı?vs.
soru başlıkta.

evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?
dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?
eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?
evde yeme/dışarda yeme oranı?
vs.
0
ermanen
(22.08.25)
evde: köfte, pilav, makarnalar, tavuklu yemekler, fasulye, patates, mantı, karnıyarık, alinazik, pizza, fırın yemekleri vb.
her sabah kahvaltı.

dışarda: kebap, hamburger, pizza, lahmacun; döner. bazen açık büfe ev yemeği

eve asla yemek sipariş etmem.

%90 evde %10 dışarda yerim. max %20ye çıkar bu. sadece akşam yemekleri o da.
0
jelly bear
(22.08.25)
Sabah;

çavdar ekmegi+omlet+peynir+çay

ikindi;
biraz kuruyemis ve (varsa) elma

aksam;
tencere yemegi, eger o yoksa çavdar ekmegi arasi domates peynir+sade soda.
0
feastofthedamned
(22.08.25)
Evde mevsim sebzelerinden zeytinyağlı tencere yemekleri
youtube.com

Örneğin bu hem pratik az malzemeli ve lezzetli

Dışarıda yeme olayını azalttım
0
grimavi
(22.08.25)
Bilumum ev yemekleri yapıyorum kisir, taze fasulye, köfte, güveç etc.
Disarda evde yapamayacağım şeyleri yiyorum mangal kebap, pizza (bunu aile evinde yapabiliyorum kendi evimde fırınım yok), baklava, kunefe, katmer vs
Dışarıdan eve hic sipariş vermedim.
%85 evde, %15 arkadaşlarla buluşunca ya da misafir gelince
0
Amaranta ursula
(22.08.25)
Son bi iki ayda evde neredeyse hiç yemek yapmadım hep dışardan söyledim. Ondan önce de makarna, ızgara tavuk bonfile falan yapıyodum.

Kahvaltı yapmıyorum, öğle yemeklerini hastane yemekhanesinden yiyorum haftaiçi. Yemeği beğenmezsem hastane içinde kafeterya var oradan ev yemeği, mantı, döner vs bi şeyler yiyorum.

Akşam yemeklerinde dışarıdan tavuk pilav, makarna, tost, sandviç, bowl, hamburger, lahmacun, döner, noodle sıklık sıralamasında söylüyorum. Biraz evde yemek yapmaya dönmem lazım yine ama. Son 3 ayda evde yapıp yediğim gün sayısı 1 sanırım. %99 dışarıdan oluyor lol. Ondan önceki bir yılı düşünürsek %60 dışarıdan %40 evde olabilir
0
nundu
(22.08.25)
ev yemekleri yapıyorum. türlü, patates oturtma, patlıcan oturtma, tas kebabı, orman kebabı, hindi sote, mantarlı hindi ya da tavuk sote, kuru fasulye, taze fasulye, barbunya, ıspanak, pırasa, tavuk haşlama vs. vs.
dışarda ben mantı ve makarna çok severim o tarz şeyler ya da iskender, kebap, lahmacun gibi şeyler. arada da canım ev yemeği çekerse ve dışardaysam ev yemeği yerim.
eve haftada 1 bazen 2, bazen 2 haftada bir sipariş veriyorum. eve %80 mantı gelir eğer teksem.
çoğunlukla evde yiyorum. eve sipariş de dediğim oranda işte.
0
matilda
(22.08.25)
evde istediğim her yemeği yapıyorum.
zorunda kalmadıkça dışarıda yemiyorum. yersemde basit o anlık açlık ihtiyacımı ucuz şekilde karşılayacak şeyler.
hiç eve sipariş etmiyorum.

%99,99 ev %0,01 dışarısı
0
my fault
(22.08.25)
Protein olacaksa Kıyma kavurma, köfte, tavuk sote, bazen fırında somon, bazen nadiren kavurma filan pişiriyorum. Kışın düdüklü yemeği yaptığım oluyor. Yanına sebze tencere yemeği ya da fırında ızgara sebze, bazen salata, bazen pilav oluyor. Arada bir gimbap yapıyorum evde keyifli oluyor. Dışarıda yemem çok az 2 ayda bir filan o da sosyal amaçlı yoksa hiç yemem. Evde yemek yapmak kaliteli malzemeyle bile daha ucuz. Mesela 2 kişilik döner yeseniz düzgün yerde 1600 tl o parayla rahat 2 kilo kıyma alınıyor zaten. 1 gün önceden ne yemek yapacağımı planlar ona göre buzluktan eti vs çıkarıyorum ya da iş çıkışı markete gidiyorum, son ana bırakılırsa yorucu oluyor. Önceden planlayınca çok pratik oluyor her şey.
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Nadiren iki öğün genelde tek öğün yiyorum.
İki öğün;
Evde standart kahvaltı tabağı hazırlıyorum.
İş yerinde uyguladığım diyete uygun bir yemek yapıyor aşçı benim için genelde sebze ve et grubundan oluşan doyurucu bir yemek oluyor bu.

İzin günlerimde de evde kahvaltı dışında sebze sote, köfte, yoğurt vs böyle basit pratik şeyler hazırlıyorum.

Programım yoksa dışarıda yemeyi bıraktım, sipariş vermeyi zaten aylar öncesinden bırakmış durumdayım.
0
mutekebbir
(22.08.25)
Dönem dönem değişiyor.

2 yıl kadar akşam yemeği yapmayı bırakmıştım. Bu aralar salata (sadece soslu), meyve veya kendi yaptığım kekten yiyorum. Evden çalışıyorsam öğlen ve akşam makarna veya hazır vegan döner/köfte vb. yapıyorum.

Öğlenleri işteysem genelde ev yemekleri yapan bir yere gidip baklagillerden bir şeylerle salata yerim. Uzun zamandır evde tencere yemeği yapmadığım için iyi oluyor. Pizza, noodle ve vegan/vejetaryen bowl da seviyorum.
0
auroraaurora
(22.08.25)
Benim hanımın mesleği yemek. Bu sebepten her gün her gün farklı yemek yiyoruz. Şunu diyebilirim; senede 300 farkli tarif yapıyor. O yüzden sürekli farklı dünya mutfakları falan, evin her yeri kitap, dergi doldu.

Bense düz adamım, öğle yemekleri bende. Sebze, karbonhidrat ve protein yapıp geçiyorum. Genelde somon köftesi, tavuk, dondurulmuş karışık sebzeler falan. Ya da konserve sardalya tavada pisirip salata falan.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
@grimavi

guzelmis o kabak yemegi. pratik ve saglikli. arada ben de daha sade kabak yemegi yapiyorum.

zeytinyagli soyle bir versiyonu da var:
www.nefisyemektarifleri.com
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@titanic kemancısı

gimbap bi kere yillar once Kore restoraninda yemistim heralde. adini unutmusum. susiye benziyor zaten. Kore'de misin yoksa? ya da Kore yemekleri seviyorsun. Kore restoranina gitmeyeli cok uzun zaman oldu.
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@logisticsmanager

hanimin yemek meslegi olmasi guzelmis ve dunyanin cogu mutfagini denemek guzel ayricalik. ben de gezdigim yerlerde denemeye calistim.

yalniz 300 kusur cesit yemek de fazla gelmiyor mu ya? hepsini begenebiliyor musun? belki hanim yaptigi icin mecburiyetten de begendiklerin oluyordur :D
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@ermanen metro marketlerde nori yosunu satılıyor, pirinci farklı sadece bizim pirinçten o da suşi pirinci diye satılıyor. ton balıklı, turşulu, mayonezli, sebzeli filan yapıyorum orijinal şeklinde susam yağı filan var onlar yok bende, olan malzemeyle yapıyorum daha çok :D. Kendi damak tadıma göre uyarladım biraz internette çok çeşitli videolar var tavuklu filan yapan da oluyor doyurucu bayağı. Sarmak için bambusu da 50 tl ye filan satılıyor, Kore’de yemiştim orijinalini ama arada bir evde de yemek güzel oluyor. Tek nori yaprağı ile yapıyorum pakette bayağı var alınca, buzdolabında saklıyorum uzun süre malzemesi oluyor böylece. Normalde gimbaba pirinç sirkesi katılmazmış, suşiye katılırmış sadece ben bilmeden onu da almıştım metro marketten bir iki damla pirince ekliyorum boşa gitmesin diye güzel oluyor. İyi sarmak için sebzeleri vs çok ince kesmek lazım birkaç video izlediktan sonra kolay oluyor yapması :d
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Egeliyiz. Taze fasülye börülce bamya semiz otu çorbası.
Et olarak pirzola köfte.
Dışarıda kebepçıdan başka yemekçi yok. Farklı dünya mutfağı olursa deniyoruz.
Bölgemizde pide ünlü ve riskli olmadığı için ayda bir dışarıda yiyoruz. Eve de sadece pide söylüyoruz. Otlu peynirli kapalı pide ve kuşbaşı pide söylüyoruz.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
@ermanen; abi canin kuru fasulye istese sipariş vermen lazım yoksa hayatta aklina gelmez =d bir de o kadar fazla yapıyor ki birkaç tarif oluyor, hastası oluyorum. Ama 2 hafta sonra ne olduklarıni unutmuyorum. Bana diyor hangisi soyle tekrar yapayim, diyorum nasıl hatırlayayim 300 tariften =d

Onun dışında yüzde 95i çok güzel. Yiyemedigim belki iki kere falan yılda.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
evde pilav çeşitleri, nadiren makarna, farklı patates yemekleri, patlıcan, nohut tava, tavuk, köfte, ali nazik, hazır mantı, hindi, kabak ama genelde kıymalı kabak sandal gibi, kabak graten, pırasa graten falan.. sebze yemeklerini çok fazla tek başına yiyemem o yüzden kıyma koyuyorum genelde içine. eskiden hazır dondurulmuş çok yerdim şu an yemiyorum şinitzel falan da uzun süredir yemedim pratikliğine rağmen. bakliyatları hazır alıyorum konserve ya da paketli yayla'nınkiler gibi. ya haşlanmış şekilde ya yemek.

dışarıda ağırlıklık olarak pide, lahmacun, köfte. fast food genelde pizza butik burgercilerden hamburger. fine dining gitmem. güzel bir esnaf lokantası bulsam ağırlıklı olarak oradan yerim aslında.

eve sipariş edeceksem eskiden çok tavuk döner dürüm söylerdim artık söylemiyorum. söyleyeceksem dürümle'nden. yine genelde pizza lahmacun. güzel bir işkembeci var et yemekleri ve pide, lahmacun falan da yapıyor son zamanlarda oradan söylüyorum. porsiyonu bol ve doyurucu çok aç olmayınca oradan bir çorba söyleyip yanında gönderdikleriyle doyuyorum genelde.

dışarıda yeme oranı daha fazla maalesef.
0
black holes in the sky
(22.08.25)
şu sıralar hafta içi kahvaltı yapmıyorum. öğle yemeğini şirkette yiyorum. akşam bir kase yoğurt içine protein tozu. hafta sonu programa göre, davetler vs. çok değişiyor.
0
gabe h coud
(22.08.25)
Büryan yiyorum.
0
runaway
(22.08.25)
dışarıdan yemeyi çok çok azalttım. hemen her tür yemeği yaparım ama kısa sürede yapılanları tercih ediyorum. bir de el işçiliği olanları hiç yapmıorun sarma içli köfte gibi. o kadar uğraşıp kısa sürede bitmesi mantıksız geliyor.
0
ground
(22.08.25)
Evde: Sulu sebze/bakliyat yemekleri, başta somon olmak üzere balık çeşitleri, ev köftesi, küşleme/pirzola/kuzu şiş tarzı etler, zeytinyağlı çeşitleri, makarna üstü ton balığı/hindi, basmati pilavı (çok severim).

Dışarıda: Genellikle balık/kırmızı et çeşitleri. Rutin gittiğim yerler var; Rota Balık, Kavak Doğanay, Fevzi Hoca, Trabzon Kültür Derneği, Marmara Et, Nusret Burger, Günaydın gibi. Saray İşkembe'de sakatat çorbaları içerim.

Eve sipariş verirsem: Genelde döner oluyor, bazen de Adile Sultan ev yemekleri.

Haftaiçi günde üç öğün, haftasonu 2 öğün yiyoruz. Haftalık toplam 19 öğün yemeğin 2 veya 3'ü dışarıdandır. Haftasonu gezmeye çıkınca mecburen dışarıda yiyoruz.
0
Lethe
(22.08.25)
%80 evde yerim.

bitkisel beslenme uyguluyorum ama işlenmemiş olanlar mümkün olduğunca ya da minimal işlenmiş olanlar.
0
elite crew
(22.08.25)
Sabah küp peynir %0.03 yağlı

Öğleden sonra mercimek çorba 1 kase
Pancar, kuru fasulye, nohut, yoğurtlu roka; içeren bowl minik

Akşam ise bi avuç karışık yemiş 2 adet muz
0
baldan kaymak
(22.08.25)
(10)

eve çivi çakmak

yetkili birine benzeyen abi
duvardan kablo mu geçiyor? boru hattı mı var? bunları nasıl anlayacağız.ev kendi evim. çivi çakmakta sıkıntı yok ama bu gibi şeyler yüzünden tabloyu nereye asacağım sıkıntı çıkar mı diye düşünür oldum.evin elektrik, tesisat vs. planı yöneticide yokmuş.kablo dedektörü gibi bişey mi almak lazım.o da b
duvardan kablo mu geçiyor? boru hattı mı var?
bunları nasıl anlayacağız.
ev kendi evim. çivi çakmakta sıkıntı yok ama bu gibi şeyler yüzünden tabloyu nereye asacağım sıkıntı çıkar mı diye düşünür oldum.

evin elektrik, tesisat vs. planı yöneticide yokmuş.
kablo dedektörü gibi bişey mi almak lazım.
o da bir ton para.
0
yetkili birine benzeyen abi
(21.08.25)
buattan kablolar artı şeklinde dağılır. hatta çoğu zaman T şeklinde. diğer bir deyişle buat ile priz/anahtar arasında ve diğer buatlar arasanda olası en kısa hat üzerinde kablolar olur. en azından bu yönlere çivi çakmamaya dikkat edin. bir de tablo için çakacağınız çivi muhtemelen o kadar derine gitmeyecektir.
0
lazpalle
(21.08.25)
çividen bişey olmaz hocam.
matkapla dübel çakacak olsaydınız neyse.

su zaten çoğu zaman yerden geçiyor.
elektrik de duvarda buatlar var. onların civarına dikkat edeceksiniz. Yani buatın olduğu noktaya yatayda ve dikeyde bir noktaya delik açmamaya dikkat edin.
0
nuevo
(21.08.25)
Şalterin 20-25 cm kadar altına çakacaktım buat ya da priz yanı değil
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(21.08.25)
Tablo asmak için olan çivinin denk geleceğinden daha derinde oluyor o tesisatlar. Hoş değilse de yerini öğrenmiş olursunuz, giderilemeyeck bir arızaya yol açacağını sanmam, her türlü kablo dedektöründen daha ucuza gelir.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.25)
Buattan kablolar kafasına göre dağılır da çok bir hasar veremezsin. Rahat ol.

lh6.googleusercontent.com

Normalde evi kurumsal bir inşaat şirketinden almış olsan firma sıva altı tesisat planı verir ama burası Türkiye.

Yalnız, şalterin altı deyince şu tesisat geldi aklıma.

www.pakelmimari.com
0
Mirket
(21.08.25)
Sorunuza cevap değil, bende var ama kullanmadım. Şöyle bir urun var biliyorsunuz muhtemelen.


www.hepsiburada.com


www.trendyol.com

Ikinci linkteki ürün kaç kg kapasiteli bir fikrim yok. Bir milyoncularda 10 liraya satılıyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(21.08.25)
10 liraya satılıyor ama duvara da zarar veriyor sökerken.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(21.08.25)
kablo dedektörünün bi ton para olanı da var olmayanı da...
mesela şöyle multi dedektörler var www.hepsiburada.com bunlar daha çok amerika'da stud finder olarak filan da kullanılan tip.

ama ucuz yollu ncv (non contact voltage) testerlar var. hatta bu özellik dahili olan ucuz multimetreler var. bende "Uni-T UT33D+" var 400 lira civarı bişey. www.uni-t.com.tr

bunun tabi tespit ettiği kablo da var edemediği de, tünel kalıp evde beton duvarların içinden geçenleri genelde bulamıyor ama tuğla duvarların içindekileri bulabiliyor vs. perde duvarları kolonu kirişi vs. zaten delmemek gerektiğinden benim için sorun değil, delmeyi düşündüğüm duvardaki kabloyu buldu benim işimi gördü ^^

özetle bu ncv bi duvarda ötüyorsa orada kablo vardır diyebilirsin ama ötmüyorsa yoktur diyemezsin. kablo geçtiğine emin olduğun duvarda kabloyu bulabilirse o zaman ötmediği yerlerde muhtemelen yoktur ^^

bu arada bu multimetrenin ncv özelliğinin en sevdiğim ek özelliği de kontrol kalemi olarak kullanabilmek. arada direnç var ok normal şartlarda güvenli sayılabilir ama hep bi rahatsız ediyordu normal kontrol kalemleri, üzerinden geçen akımla devreyi tamamlıyor sonuçta :D niye üzerimden elektrik geçsin daha güvenli çözüm varken? www.youtube.com

ncv modundayken bi prob takarsan o probu kontrol kalemi olarak kullanabiliyorsun, direkt iletken bir şeyi prize sokup da bi ucuna dokunman gerekmiyor ^^ herkese lazım bence bu tarz bi alet ^^
0
konetsu
(22.08.25)
elektrikçi çak bişey olmaz dedi. çivi demek ki çok zarar vermiyor.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(22.08.25)
en yakındaki buat ya da prizi aç içinde kablonun geldiği yönü görürsün. onun da en yakınındaki priz ya da buata göre tahminde bulunabilirsin. bazılat T şeklinde gider demiş ama ben bazen ustaların kablodan kar etmek için çapraz gittiklerini de görüyorum.
0
ground
(22.08.25)
(3)

Askerlik ve avukatlık stajı hakkında yardım

odinomer
Bundan 2 yıl önce mezun oldum ve temmuz ayında tecil sürem bitti ve artık yoklama dönemindeyim. Eylül gibi avukatlık stajı için başvuracağım ancak bana staj sebebiyle tecil hakkı tanınır mı? Eğer cevabı evet ise acaba yoklama yaptırdıktan sonra seneye başlasam olur mu? yoklama yaptıran birine tecil
Bundan 2 yıl önce mezun oldum ve temmuz ayında tecil sürem bitti ve artık yoklama dönemindeyim. Eylül gibi avukatlık stajı için başvuracağım ancak bana staj sebebiyle tecil hakkı tanınır mı? Eğer cevabı evet ise acaba yoklama yaptırdıktan sonra seneye başlasam olur mu? yoklama yaptıran birine tecil hakkı tanınır mı?
0
odinomer
(21.08.25)
askerlik şubesindeki en yaşlı memura git, derdini anlat. onlar sana güzellik yapmaya çalışırlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.08.25)
Ben 20 yıl önce falan stajımı bitirip öyle gitmiştim ve yaşım da 34 falandı bu arada. Baroda staj belgesi alıp bulunduğum ildeki askerlik dairesinde ilgili bölüme verdiğimi hatırlıyorum. Daha da ilginci askerliğimi askerlik şube başkanı olarak yaptım ama hiç bir bilgi kalmamış aklımda ve mevzuat çok değişti, eskisi gibi zor değil artık bu işler. Barodan da bilgi alabilirsin, avukat hakları bölümünden. Daha da bilgi alamazsan bir telefon vereyim.
0
ground
(21.08.25)
Teşekkür ederim, telefon numarasını alabilirim.
0
🌸odinomer
(21.08.25)
(1)

İzmir'de Yeminli Tercüman Tavsiyesi

rain when i die
Sayın Napolililer ve Napoli'ye gönül verenler;İzmir'de yeminli İngilizce mütercim tercüman / apostilci aramaktayım. Belgeler Türkiye'de değil de Türklerle pek çalışmamış bir ülkedeki konsolosluğa gideceği için ille de edevlet olsa bile İngilizce tercüman ihtiyacım bulunuyor. Belgeler arasında lise d
Sayın Napolililer ve Napoli'ye gönül verenler;

İzmir'de yeminli İngilizce mütercim tercüman / apostilci aramaktayım. Belgeler Türkiye'de değil de Türklerle pek çalışmamış bir ülkedeki konsolosluğa gideceği için ille de edevlet olsa bile İngilizce tercüman ihtiyacım bulunuyor. Belgeler arasında lise diplomasından, edevlet çıktılarına ve askerlik terhis belgesine kadar engin bir deniz var.

Konu hakkında tavsiye vereceklere şimdiden teşekkür ediyorum.

Not: Tavsiye vereceklere Cluj-Napoca gece hayatı kuru ücretsiz olarak sunulacaktır.
0
rain when i die
(20.08.25)
05362121736 didem hanım. sürekli çalışıyoruz tecrübeli adliyeyle de çalışıyor.
0
ground
(20.08.25)
(2)

bahçeli eve köpek önerisi.

drako
bahçeli bir eve taşınıyorum ve bahçeye koruması için köpek almak istiyorum. ama bu iş nasıl oluyor anlayamadım. yavru köpekleri sanırım parayla yasak olmasına rağmen ancak bu şekilde bulabiliyorum. başka türlü imkanı yok gibi. istediğim ise cins köpekler. corso, alman kurdu vs.bu cins köpekleri anla
bahçeli bir eve taşınıyorum ve bahçeye koruması için köpek almak istiyorum. ama bu iş nasıl oluyor anlayamadım. yavru köpekleri sanırım parayla yasak olmasına rağmen ancak bu şekilde bulabiliyorum. başka türlü imkanı yok gibi. istediğim ise cins köpekler. corso, alman kurdu vs.

bu cins köpekleri anladım ki para vererek anca alabileceğim. madem para vereceğim en azından içim rahat etsin neresi ise işin raconunun yürüdüğü yer oradan bakayım.

teşekkürler şimdiden.
0
drako
(19.08.25)
kangal kırması karabaş ve retriver var bende. 1 dönümlük arazideler. bütün bitkilerimizi söktüler.ya da sebzeleri suladığım için toprak serin oluyor diye içine yatıp her şeyi kırıyorlar. etrafta ayakkabı terlik bulunca götürüp parçalıyorlar. en sonunda veteriner tavsiyesi ile 20 metrekarelik bir yer yaptım genelde ordalar. günde 2-3 saat dışarı çıakrıyorum hem rahatladılar hem de kötü huyları kalmadı. iç dış parazitler bahçe köpeklerinde çok önemli. köpek barınaklarından almanı tavsiye ederim. büyük bir barınaksa hemen her tür oluyor bir şekilde.
0
ground
(20.08.25)
teşekkür ederim tavsiyeniz için.
0
🌸drako
(20.08.25)
(15)

fakirler nasıl araba alıyorlar?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.08.25)
fakir diye tanımladığın insan nasıl araba alsın? araba onların öncelikleri değil hayalleri olur zaten. hayatının 40 yılını fakir olarak yaşayan lazpalle bildirdi.

sorudaki amacı tam anlayamadım. fakir olduğu halde araba alabilen birilerinin durumunu mu çözmeye çalışıyorsun?
0
lazpalle
(19.08.25)
bahsettiğin senaryoda maalesef alamıyorlar.
yada senelerce birikim yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar ne kadar mümkünse.
2025 türkiyesinde 30k ile maalesef böyle bir şey mümkün değil.
0
stay with me
(19.08.25)
Evlendiklerinde gelen takılarla eski bir araba almıştır. Şimdi az Kazansa da bir süre önce karı koca çift maaş almıştır. İşinden ayrılırken yüksek tazminat vermişlerdir.

Bir yerden bi şekilde toplu para geliyor. Şuan yaşadığım yerde herkesin arabası var. Kimisi bahsettiğin kadar kazanıyor. Ama sadece maaş değil, bir noktada bi yerden toplu para gelmiş ya da kartopu gibi zamanında biriktirmişler.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Cevaba ek;
Başka türlü alamıyorlar zaten. Her şekilde senin dediğin o şartlardan en az birini sağlamak gerekiyor. Çoğu kişi için düğüne gelen altınlar.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
TR'de otomobil kullanimi her 10 kisiden sadece üçünde mevcut yani zaten toplumun 3'te ikisi otomobil sahibi degil.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
Hiç harcamayan aileler var. Ama böyle sıfır harcama... Dışarıda bir bardak çay içmezler. Bulgur pilavıyla günü geçirebilirler. Et evlerine kurban bayramında akrabalar yollasa giriyor. Minibüse, otobüse binmezler. Kuzenim öyle mesela. Eşi yarı malül ve asgari ücretle çalışıyor. Başka gelir kaynakları da yok. Millet sadakasını zekatını veriyor. Kadın biriktirme makinası. Yatırım yöntemi falan da bilmezler, üç kuruş birikmişse altın yapar. Senelerce eski, köhne bir dairede kiracıydılar. Biriktire biriktire başka bir köhne ev aldılar. Kiradan kurtulunca daha da biriktirdi. Bu arada iki çocuk büyüttü. 7-8 yıl önce evini satıp, aileden zengin bir akrabanın desteğiyle eli yüzü düzgün orta direk bir ev aldı. Bu yıl da 18'ine basan oğluna 800bin tl civarına 2. El bir araba aldı.

Bir başka kuzenim de yıllardır tekstil fabrikasında işçi. Maaşı asgari artı ufak yan haklar. Onlar harcamadığı gibi, eşi de tam bir tutum makinesi, ev ekonomisi harikası. Kadın 30 cm yırtık bezi bile değerlendirmenin bir yolunu buluyor. Yıllarca örgüler, el işleri, yöresel lezzetler yapıp satarak aile bütçesine ciddi katkıda bulundu. Dört de çocuk büyüttüler. Ev, araba aldılar. Artık her bayram kurban keser oldular. Bir on yıla ikinci evi alırlarsa şaşırmam.

Bu arada, yukarıdaki iki örnekte de erkeklerin sigara, alkol, eğlence, maç, sinema, hobi vs. bir masrafı yok. Küçük şehirde yaşıyorlar.

Ben hali vakti yerinde bir ailede büyüdüm. 18 yıllık mühendisim. Özel sektörde çalıştım, 10 yıl kadar kendi şirketimiz vardı. Şimdi yarı emekliyim. Hatırı sayılır kira gelirlerim var. 2 çocuk büyütüyoruz. Özel okullar falan. Eşimin eline şimdiye dek her ay tüm harcamalar hariç net en az 1 ila 1 buçuk asgari ücret arası para geçiyor. Kadın 18 yılda toplam sıfır tl biriktirebildi. Evet, SIFIR. Benim ise lüks harcamam yok ama yiyecekten, tatilden, seyahatten vs. kısmıyoruz. Sık sık dışarıda yiyorum. Çocuklar ne isterse alıyorum. Ayda bir memlekete anneme babama uğruyorum. İki arabamız var. Özel hastanelwr, sağlık sigortası, vs. Aylık gelirimin yüzde beşini anca kenara koyabiliyorum. Hatta ciddi vergi ödemesi olan aylarda birikim de yapamıyorum.

Özetle, harcamayana birikiyor. Harcayana yetmiyor.
0
yadigar
(19.08.25)
araba elzem bir ihtiyaç değil. belli bir kitle araba işini çok abartıyor.
ayrıca bir kişi engelli falan değilse araba ihtiyacı neden olsun.
özellikle türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu bir ülkede araba lükstür.

eline iki kuruş para geçen statü atlayacağına sanarak hemen araba alıyor.
sosyal medya özentiliğinden başka bir şey değil.
0
my fault
(19.08.25)
kendimi bildim bileli insanlar düşük modelden başlayıp zamanla yükseltiyorlar. şakkadanak sıfır araba alma işi eskiden de kolay değildi. ben de ilkinde hacı murat, sonrasıda reno ve doğan ile başlamıştım.
0
ground
(19.08.25)
geçen 2012 passat variant aldık. 4500 euro. tabiki burada değil yurtdışında. arkadaşım da beni dublinde hava alanından almaya gelirken 2015 modekl pejo 308 almıştı orda gezerim araba lazım olur diye o da 1700 sterlin idi. dün bir markete girdim et 5 euro peynir 8 euro idi.

sen fakir değilsin aslında sadece devletin seni seviyor. araba almak aldığı arabaya tapmak bir tek bizim ülkede geçerli. bu yüzden insanlar hakça yaşayamadığı gibi araba da alamıyor. bazı salaklarda araba ihtiyaç değil ki diyerek kendini avutuyor.
0
gercekdunya
(19.08.25)
alamıyorlar. alsalar da arabanın masrafını çekemezler.
0
runaway
(19.08.25)
Arabayı zaten sonradan görme fakirler alıyor, çünkü parasını nereye harcayacagini bilmiyor fakirlikten biraz çıkınca.

Ha sayısal olarak fakirleri diyorsanız, ilk paragraftaki genellemeyi rahatlıkla burada yapamam ama, tanıdığım ve arabası olan insanlar fakir/geçim zorluğu yaşayan insanlar hep.

Edit: izmirde yaşıyorum, hiç arabaya ihtiyaç duymadım. Ani durumlarda ya da konfor istediğimde taksi, uzun mesafelerde araba kiraliyorum. Gayet de konforlu kasko yok mtv yok sanayi usta boş muhabbeti yok, benzin zammı takibi yok. Sonradan görmelere önerilir.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
araba temel bir ihtiyaçtır, sonradan görmelik değil. araba olmadan yaşanabilecek yerler bim'li a101'li barzo semtleri olabiliyor ancak.

binlerce yıl önce at evcilleştirildi şimdi bunun yerinde araba var
0
runaway
(19.08.25)
ailesiyle yaşıyordur, kira ödemiyordur. harcamaları da kısıtlıdır, biriktirip üzerine de ihtiyaç kredisi çekebilir.
üstelik araba var araba var. 30.000 lira düzenli maaş alan birisi sıfır araba alamaz ama rahatça 400bin liralık bir araç alabilir.
0
dawsonscreek
(19.08.25)
double income no kids
single living with parents

bunlar fakir de olsalar krediyle alırlar.
0
gabe h coud
(19.08.25)
30yaşına kadar kullanmadım ama izmir gibi ulaşımın geliştiği bir yerdeydim.
Şimdi ise ulaşımın tam gelişmediği yerdeyim elim ayağım oldu resmen. Her hafta sanayiye gitsemde.

Bence eski modelle başlayıp şekil şukul takılmadan değiştire değiştire alıyorlar.
0
kararsızataletfilozofu
(19.08.25)
(2)

Dergilerden kaynak göstermede şöyle bir sorun var?

santimantal
Eğer kaynak gösterme şu şekildeyse: (Soyadı: YYYY, ss)yani yazarın soyadı, eserin yayın yılı ve alıntı yapılan sayfa metin içinde veriliyorsa künye en sonda Kaynakça ya ekleniyor ve makalenin derginin hangi sayfalarında olduğu künyenin sonuna ekleniyor.Ama kaynaklar dipnotlarla gösteriliyorsa bunu u
Eğer kaynak gösterme şu şekildeyse: (Soyadı: YYYY, ss)
yani yazarın soyadı, eserin yayın yılı ve alıntı yapılan sayfa metin içinde veriliyorsa künye en sonda Kaynakça ya ekleniyor ve makalenin derginin hangi sayfalarında olduğu künyenin sonuna ekleniyor.

Ama kaynaklar dipnotlarla gösteriliyorsa bunu uygulamakta sorun var. Diyelim ki sayfa altına künyeyi şu şekilde yazdık:
YILMAZ, Bilge, "Türk Dilinde Edatların İşlevleri", Türk Dili Dergisi, S. 66, s. 450-477.

Şimdi bu 450-477 makalenin bulunduğu sayfalar ve ben ise 466. sayfadan alıntı yaptım. Bu durumda dipnottaki künyeye s. 466 yazsam, bir daha s. 450-477 yazarsam abes olacak gibi.

Naapmak lazım?
0
santimantal
(18.08.25)
Bir dergiye mi yazıyorsunuz? Onun kaynak gösterme kurallarına bakmanız daha doğru olur. Genel kabul gören bir standardı kullanıyorsanız aynı şekilde onun kural kitapçığına bakabilirsiniz.

Ben (Soyadı: YYYY, ss) gibi bir gösterimi tanıyamadım. Örneğin APA7'de soyadından sonra iki nokta olmaz. Haliyle siz hangi standardı kullanıyorsanız orada tanımlanmıştır.

Diğer taraftan abes olmaz. Sayfa aralığı makalenin dergi içindeki yerini gösteriyor, eserin künyesinin bir parçası. Sayfa numarası ise sizin referansınızın bir parçası.
0
akhenaten
(19.08.25)
kaçıncı basım olduğu da yazılması gerekmez mi? sonuçta bilimsel kitaplar sürekli ekleme veya çıkarmalar yapılan bir yer.
0
ground
(19.08.25)
(5)

Detay miras sorusu

osssy
Merhaba,Vefat eden bir kişinin eşi hayatta. Bir çocukları ise daha önce vefat etmiş ve hayatta değil. Torun hiç yok. Vefat edenin anne-babası ve vefat edenin eşi ile miras paylaşımı Türk hukukuna göre nasıl olur? Farklı görüşler aldığımız için buraya da sormak istedim. Soruyu bir süre sonra sileceği
Merhaba,
Vefat eden bir kişinin eşi hayatta. Bir çocukları ise daha önce vefat etmiş ve hayatta değil. Torun hiç yok. Vefat edenin anne-babası ve vefat edenin eşi ile miras paylaşımı Türk hukukuna göre nasıl olur? Farklı görüşler aldığımız için buraya da sormak istedim. Soruyu bir süre sonra sileceğim. Teşekkürler.
0
osssy
(18.08.25)
Yani bir kişi ölmüş geriye anne babası ve eşi kalmış. Ölen kişinin çocuğu da yok değil mi. Bu durumda eşin miras hakkı 1/2 olacak. Anne ve babanın da 1/4 şeklinde olacak.
0
turuncu tonlarda
(19.08.25)
öncelikle soryu silme. insanlar arama yaparak da buradan faydalanıyorlar. üstteki cevap yanlış . çocuksuz bir ailede eş ölmesi durumunda miras payı diğer eş için 1/2 dir. kalan ise yine 1/2 olup varsa anne ve babası yoksa kardeşleri arasında eşit olarak paylaşılır. miras direkt yana kaymaz. önce alta iner altta kimse yoksa yukarı çıkar yukarıda kimse yoksa yana (yani kardeşlere) gider.
0
ground
(19.08.25)
@ground

hocam ben de aynı şeyi dedim.
bay x öldü
çocuğu yok.
eşi bayan y
annesi bayan A
babası bay B kalmış.

X --- 1/2
A --- 1/4
B --- 1/4 değil mi? soruda da bunu soruyor diye anladım ben.
0
turuncu tonlarda
(19.08.25)
@turuncu tonlarda, evet soru o şekilde fakat daha önce vefat etmiş bir çocuk var. Hukuka göre pay alt soya inip vefat olduğu için daha sonra tekrar üste çıkarak eşin payını değiştiriyor mu, soru bu.
0
🌸osssy
(19.08.25)
Türk Medeni Kanunu madde 580/1 maddesi;

Mirasbırakanın ölümünden önce veya onunla aynı anda ölen kişiler, yasal veya atanmış (mansup) mirasçı konumunda olsalar bile ölenin mirasçısı olamazlar. Mirasçılık sıfatının mirasbırakanın ölümü anında hayatta olmaya bağlanmasının sebebi, bu sıfatın ölümden önceye etkili olarak kazanılamamasıdır.

bu konu tartışmalı bir konu değil. mirasbırakanın çocuğu kendisinden önce ölmüş olduğu durumda o mirasçı olamaz. sağ kalan eşin kiminle birlikte mirasçı olarak kaldığına bakılır direkt.

ama miras bırakanın çocuğu kendisinden önce ölmüş olmasına rağmen torunu olsaydı, sağ kalan eş altsoyla birlikte mirasçı olarak kalmış olacaktı. bu durumda eşin miras payı 1/4 torun 3/4 olacaktı.

internetten bulduğum örneği paylaşıyorum;
Başka bir örnek verecek olursak miras bırakanın kendisinden önce ölen oğlu A’nın X ve Y adında iki çocuğu ile diğer oğlu B ve eşi E hayattadır. Bu durumda yine E’nin miras payı terekenin 1/4’dür. Geriye kalanın yarısı yani 3/8’i sağ kalan oğlu B’nin olurken bunun diğer yarısı da ölen A’nın çocuklarına eşit olarak 3/16 oranında paylaştırılır. Burada A’nın ölmesinden dolayı altsoyları onun mirasçılığını halefiyet yoluyla alacaktır. Burada sağ kalan B ve A’nın çocukları 1. Zümre mirasçılardır (E=1/4, B=3/8, X=3/16, Y=3/16).
0
turuncu tonlarda
(20.08.25)
(7)

Aile Hekimi - Kan Alma Saatleri

mor oje
Biraz halsiz hissediyorum kan testi yaptırıcam. Aile hekimime bir uğrayayım diyorum, hastanede doktor randevusu vs derken çok uzuyor süreç. Ama aile hekimim hep 13 ve sonrasında çalışıyor. İnternette, sağlık ocaklarında kan alma saatlerinin öğlene kadar olduğunu gördüm hep. Var mı böyle bir şey? Eğe
Biraz halsiz hissediyorum kan testi yaptırıcam. Aile hekimime bir uğrayayım diyorum, hastanede doktor randevusu vs derken çok uzuyor süreç. Ama aile hekimim hep 13 ve sonrasında çalışıyor. İnternette, sağlık ocaklarında kan alma saatlerinin öğlene kadar olduğunu gördüm hep. Var mı böyle bir şey? Eğer öyleyse ertesi gün tekrar gitmem gerekecek, bu daha zor. Direkt özele giderim böyle durumda.

Bilginiz var mı?
0
mor oje
(18.08.25)
Evet sabah kan aliyorlar oglene dogru gonderiyorlar laba.

aile hekiminin ogleden sonra calistigini ilk defa duydum.

Belki o size kayit acsa ertesi gun kani sabah verseniz olabilir.
0
nuevo
(18.08.25)
kendi aile hekimin o an orada yoksa başka aile hekimine yönlendiriyorlar o yönlendiriyor seni kan alıma sorun olmuyor.
0
biravekahve
(18.08.25)
@nuevo Valla bizimki 13’te geliyor hep, sabaha başka bir görev mi veriyorlar nedir :/
Onun için de 2 kere git gel olacak, kolaycolacakken zorlaşacak gibi
0
🌸mor oje
(18.08.25)
@biravekahve bizimkiler kıl biraz, yapmıyorlar onu :(
0
🌸mor oje
(18.08.25)
her asm'nin kan günü farklıdır. 5 günün hepsinde de alan var sadece belli günlerde de. fakat hiçbirinde öğleden sonra kan alınmaz çünkü dış laboratuara gidiyor kanlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(18.08.25)
Valla sağ olun, 2 kez gidip uğraşmayayım dedim yarın sabah özele gidicem. Tenk yu.
0
🌸mor oje
(18.08.25)
en az 10 kere tahlil yaptırdım. tamamını sabah işe gitmeden verdim. kan alımını zaten doktor da yapmıyor orda olmasa da olur.
0
ground
(19.08.25)
(23)

Gelecek ay doğacak kızımız için İsim Oylaması

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhaba arkadaşlar.Kısmetse gelecek ay kızımız katılacak aramıza ama isim konusunu hala netlestiremedik, tereddütte kaldık. Bu yüzden konuyu sizinle paylaşmak istedik.Anket sonucu büyük ölçüde belirleyecek kızımızın ismini.https://forms.gle/fFqaf5B1r4C5e9Rj8Oylamaya katılımınızı ve yorumlarınızı bek
Merhaba arkadaşlar.
Kısmetse gelecek ay kızımız katılacak aramıza ama isim konusunu hala netlestiremedik, tereddütte kaldık. Bu yüzden konuyu sizinle paylaşmak istedik.

Anket sonucu büyük ölçüde belirleyecek kızımızın ismini.

forms.gle

Oylamaya katılımınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.

Hepinize teşekkürler.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.08.25)
cift isimli biri olarak cift ismi gereksiz buluyorum. genelde aile birini kullaniyor ve kisi ona alisiyor. sonra kagit ustunde goren kisi diger isimle seslenince uzerine alinmiyorsun falan. yazarken, form doldururken gereksiz bir uzunluk oluyor. bir ismi sevmeyince ve onunla seslenilince hosuna gitmiyor, ama ayni ortamda, mesela sinifta kullandigin isimde biri olunca senin icin sevmedigin ismi kullanabiliyorlar. hatta benim durumumda iki ismim de 2 farkli kiside vardi, bana iki ismimi de iceren bir kisaltma kullanmislardi. hos degil yani 2 isim.
0
lemmiwinks
(18.08.25)
Çift isim koymayın lütfen. Bence de gereksiz. Bende de çift var. Herkes çift isim koyuyor. Ayrıca türkçe karakter olmasın mümkünse.

İpek veya ekin sade olarak güzel isimler.
0
jelly bear
(18.08.25)
hocam çift isimli olup bir ismini sevmeyenlerde genel olarak sorunun kaynağı şu: çocuklara bir ismi dededen, nineden veriyorlar, ikinci isim de daha modern oluyor. bu gibi durumlarda çocuk daha modern adı kullanıp diğerini benimsemiyor. ancak bu durum her zaman böyle değil. benim de iki ismim var ve ikisini de severek kullanıyorum. hatta bir isim daha resmi geldiği için iş hayatında onu kullanıp gündelik hayatta diğerini kullanoyorum daha çok (iş telefonu/kişisel telefon gibi). o yüzden iki isim, özellikle ikisi de güzelse, rahatsız edecek bir şey değil.

sizin isim önerileriniz için de, her ne kadar gökçe ismini sevsem de (genel olarak öz türkçe isimleri severim) özellikle yabancıların söylemekte zorlanacağı bir isim. bu yüzden illa bu ismi koyacaksanız okunuşu/söylemesi daha kolay olan 2. isimle birlikte daha iyi olur (hem ipek hem de ekin bu konuda iyi bence). bunlar yerine "gökçe ece" de düşünebilirsiniz.
0
shadowfollower
(18.08.25)
sadece gökçe.
0
gobekliraki
(18.08.25)
Çift isim koyun gökçe ipek oktay kısaltması da gio güzel oluyor :)
0
grimavi
(18.08.25)
çift isim hiç güzel bir şey değil. gökçe tek başına çok güzel.
sağlıkla büyüsün minik.
0
matilda
(18.08.25)
çift isimli biriyim, çift isim nimettir. sağlıklı sıhhatli bir süreç geçirirsiniz umarım
0
kel aynak kusu
(18.08.25)
iki isim sevmiyorum. gereksiz. Gökçe Oktay iyi.
0
sir gawain
(18.08.25)
iki isim sevenlerdenim. gökçe ipek işaretledim.
0
lazpalle
(18.08.25)
Gokce ipek isarwetlemeyenlerin ve cekirdek citleuenlerin kendisine saygisi yoktur
0
lapaz
(18.08.25)
İki isimli biri olarak allah aşkına iki isim koymayın. Biri hiç kullanılmıyor zaten, gereksiz fazlalık. Gökçe’ye oy verdim ama tek başına ekin olsaydı ona oy verirdim.

Allah analı babalı büyütsün şimdiden
0
mor oje
(18.08.25)
tek isim bence de. ekini severim ama unisex bir isim, ipek de çok güzel tek koyabilirsiniz
0
Hallegadola
(18.08.25)
cift isim guzel de evlenince 2 soyisim almak istendiginde cok uzun oluyor :D
0
65 derece
(18.08.25)
ben de çift isim kadınlarda kullanışsız buluyorum. evliyim 2 soyadım var, iyi ki annemler bana çift isim koymamış diyorum, çift soyadı kullanmak yeterince zor, bi de çift ismim olsa kabus olurdu :)
0
turuncu tonlarda
(18.08.25)
soyadı ekleyince sorun olması soyadı problemidir isim değil. İkili isimlerin ikisi de güzel ekine verdim ben. allah bağıslasın
0
ala09
(18.08.25)
gökçe ekin'e oy vermiştim ama iki isimlilerin dertlerini okuyunca ekin oktay iyidir diyorum. adım ve soyadım 4'er harfli, şahsen keyfim beyde yok! :D
bir de rahmetli oktay ekinci'yi hatırlattı; ayrıca hoşuma gitti <3
sağlıklı ve hayırlı bir evlat olsun dilerim.
0
lil siztah
(18.08.25)
gokce ekin'e oy verdim ben de.

ben iki isim destekcisiyim. benim ad soyad combom siir gibi zaten esi benzeri yok cok mutluyum ama diger insanlarda da hangisine ait hissediyorsa onu kullanma opsiyonu olsun bence cocukta
0
aguen
(18.08.25)
İki izinli biri olarak, iki isim güzeldir.

Birini herkes kullanır, diğerini çok değer verdiğin birisi kullanır mesela… o kişiden o kullanılmayan ismi duymak çok güzel bir his
0
substituent
(18.08.25)
İki isimli biriyim. Biri gökçe biri ipek diyecek. İpek ninesinin ismi mi.? Sana nasıl hitap edeyim? İkisini birden kullanacaklar laf kalabalığı...

Off ben bıktım. Çocuğunuza bu zülmü yaşatmayın. Gökçe yeter.

Ben yaşadım yaşıyorum. O yasamasın.
0
luluki
(18.08.25)
Gökçe mira
0
topkapiaksaray
(19.08.25)
cift isim bu zamanda amelelik, o yuzden sadece gokce.
0
cooperr
(19.08.25)
ekin oktay da metin oktay gibi oluyor.
0
Hallegadola
(19.08.25)
ground
(19.08.25)
(2)

sarı site verilerimizi mi satıyor

iwillsee
az önce bir telefon geldi. x bey ile görüşmek istiyorum bilmemne kripto sitesinden arıyorum dediler. ben de ilan için mi arıyorsunuz dedim çünkü o ismi ben sarı sitede isim bilgisi olarak yazmıştım. yok o zaman yanlış aradım deyip kapattı çünkü isim erkek ismi ama benim sesim kadın sesi. başka hiç k
az önce bir telefon geldi. x bey ile görüşmek istiyorum bilmemne kripto sitesinden arıyorum dediler. ben de ilan için mi arıyorsunuz dedim çünkü o ismi ben sarı sitede isim bilgisi olarak yazmıştım. yok o zaman yanlış aradım deyip kapattı çünkü isim erkek ismi ama benim sesim kadın sesi. başka hiç kimsenin ve hiç bir yerin benim telefonumu o isimle ilişkilendirmesi imkansız. (erkek ismini sarı siteye özellikle yazdım kadın ismiyle ilan açınca tatsız şeyler olabiliyor diye) bu durumda bana sarı sitenin verileri başkasına sattığı ihtimalini düşündürdü. sizin bakış açınız ne ?
Not: sarı site ayarlarıma göre telefon no gösterilmniyor, siteye yazdığım erkek ismi çok yaygın bir erkek ismi de değil hani tesadüf diyemiyorum
0
iwillsee
(18.08.25)
Sarı site bana da benzer şeyler dusundurtmustu zamaninda. Satıyorlarsa da şaşırmam dogrusu
0
primetime
(18.08.25)
bazı firmalar özellikle emlak firmaları sadece sarı siteyi takip eden elemanlarla çalışıyorlar. örneğin büyük galericiler 1 günlük ve gerçekten sahibinden olan ilanları hemen arayıp aracı almaya çalışıyorlar. muhtemelen böyle birşeydir. ilandaki aracınız değerli bir şeyse sizin de varlıklı olduğunuzdan yola çıkarak potansiyel müşteri olarak aramışlardır. bu şekilde zengin koca (ya da erkek) arayan tipler bile bir ara medyaya düşmüştü.
0
ground
(18.08.25)
(18)

Cimer

kendinibulankadin
Merhabalar, Yaşadığınız bi sorun sonrasi sikayet ve sonrasi çözümler tatmin edici oldu mu? Güncelleme:çok geçiştirme bi cevap verilmiş.Sonuc ve çözüm odağı asla olmadı verilen cevapta.
Merhabalar,

Yaşadığınız bi sorun sonrasi sikayet ve sonrasi çözümler tatmin edici oldu mu?

Güncelleme:çok geçiştirme bi cevap verilmiş.Sonuc ve çözüm odağı asla olmadı verilen cevapta.
0
kendinibulankadin
(18.08.25)
Aile hekimini şikâyet etmiştim. Işık hızında cevap gelmişti. Kısa bir süre sonra yeri değişti.
0
arbre
(18.08.25)
@arbre denk gelmiştir yahu. yönetmelikte öyle bir yaptırım yok.
0
unalub
(18.08.25)
Olabilir ama kaliteli bir yazı döşemek etkili oluyor. Ben bunu askerlik yaparken de yaşadım.
0
arbre
(18.08.25)
Hayır, asla çözüm bulamadım.
0
muhayyer divan
(18.08.25)
Cimer halkın hararetini almak için icat edildi. Gelen yazıya cevap vermek zorunlu fakat “inceledik, bu olayın aslı yoktur” yazıp göndersen de al sana cevap oluyor. Herhangi bir yaptırımı yok.

En basitinden bizim okul müdürü suç işledi, cimerden muhakkik bile gelmedi :’)

Öyle şikayet ettim, işten kovdular komikmiş.
0
ruhen hastayim ben
(18.08.25)
cimer yaptırımı olan bir yer değil+1

cimere yazdığınız şey birileri tarafından kesin görülür ve doğru ya da yanlış mutlaka bir cevap verilir tek olayı bu. çözülecek olay gidip konuştuğunuzda ya da bir dilekçe verdiğinizde de çözülür. çözmek istemeyenlere denk gelirseniz kafasına da vursanız faydası olmaz.

@arbre, suyu bulandırmak gibi olmasın ama değil aile hekimi, çaycının yeri bile cimer başvurusuyla değişmez.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(18.08.25)
kanatlı kontun müşfik öpücüğü, bunu neye göre diyorsun? Askerlik yaparken yazıcıydım. Bölük komutanı üsteğmeni şikâyet ettiler. Denetlemeye albay geldi. Kalitesiz MEB okullarıyla her kurumu karıştırmamak gerekiyor.
0
arbre
(18.08.25)
@arbre, denetlemeye gelenler kim, yine o kurumun içinden birileri (örnek: albay). Senin görüşünden biriyse muhakkik hiçbir şey yapmıyor. Bilmediğin halde biliyormuş gibi ahkam kesme bari. Şu ana kadar cimerden şikayet nedeniyle kimseye bir bok olmadı. Denetlemeye gelinir, yalandan denetlenir, sonra aslı yoktur veya hallettik evet uyardık denir geçilir. Askerlik anıların da anlattığın diğer olaylar gibi cringemiş.

Bu kadar insan “hayır” diyor. Sen albayın gelmesini ya da doktorun yer değiştirmesini yazdığın über harika etkili yazıya bağlıyorsun. Çocuk saflığı mı desem benmerkezci hastalıklı bir düşünce yapısı mı desem bilemedim. Daha önce de şirketin dağıttığı yağmurluğu giyip “herkes de benden görüp giymeye başladı” demiştin.
0
ruhen hastayim ben
(18.08.25)
Hayir, cozum olmuyor.
Cimer'den gelen sikayetleri amirler okumuyor bile, bazen cani sikilirsa bakiyorlar. Sadece sikayete cevap yazilacak diyoruz, cevap yazip yolluyoruz. Cozum icin etkili yol degil, sikayetin sikayetci oldugunuz kurumda ve personel uzerinde hicbir yaptirimi yok. Tamamen hararet gaz alma +1.
0
sey mi dostum
(18.08.25)
cimer, bimer iken (başbalanlık iletişim merkezi) bir bakanlığa karşı açıp kazandığımız bedeli bir türlü alamıyorduk. ödenek yok diyip geçiştiriyorlardı. bimere yazıyı döşendim. 1 hafta içinde ödemeyi yaptılar. işin ilginç yanı avukat olmam. yani hukukun da üstünde bir kurum.
0
ground
(18.08.25)
ruhen hastayim ben, defol git ruh hastası. Sen geçen bu sitede benim adımı ifşa edip salak demiş bir tipsin. Ne leş karakterin var utanmadan bana yazıyorsun. Sen sorunun sahibi misin gelip bana aptal aptal cevap veriyorsun. Senin varlığın cringe.
0
arbre
(18.08.25)
Beş yıl önce çalıştığım kurumun idaresini sigorta primlerini yatirmadiklari için şikayet etmiştim. Birkac hafta sonra müdür "Sigortalarınızı yatiracagiz, şikayet etmenize gerek yok" demişti bir toplantıda. Bir de geçen ay kazlardan rahatsız olan yerli turistlerin şikayetine anında cevap verildiğini gördük, kazları parktan sürdüler. Hiç çalışmıyor değil ama sanırım hayrimiza çalışmıyor.
0
sekizdokuzon
(18.08.25)
yorumları okuyunca biraz şaşırdım açıkçası. cimer'le pek çok sorunum çözüldü ve anlam veremediğim iyi kalitede bir deneyim yaşadım. bu yüzden ciddi yaptırımları var herhalde falan diye düşünüyordum. eğer gerçekten hiçbir yaptırımı olmamasına rağmen kayıtlarımın atandığı memurlar, bu şekilde ellerinden geleni yaptılarsa duygulandım lan. hala umut var.
0
gitdaddy
(18.08.25)
Ben yeterince açık yazmaya çalıştım, net yazıyorum:

Talebinizin yönlendirildiği kurumun iç yapısıyla alakalı.

Türkiye'de her kamu kurumunun iç dinamikleri aynı değil. Cimer'e cevap dönmek zorundalar ama kimisi sorunu çözüyor, kimisi otomatik cevap gönderiyor.

Mesela telekomünikasyon ile alakalı bir devlet kurumu kendi şikayet bölümünden gelenlerdense cimer’e öncelik veriyordu. Çünkü belirli bir müddet içinde dönüş yapmaları lazımmış.

Cimer'i, kamu kurumları için bir sikayetvar.com gibi düşünün.
0
yadigar
(18.08.25)
Hayır üstüne bir de insanı oyalıyorlar zamanını çalıyorlar. Eski çalıştığım şirketi sgk’ya şikayet etmiştim memur çağırıp görüşmüştü ama ondan bile şirkete bir yaptırım uygulanmadı. Vatandaşın gazını almak için yapılmış bir uygulama.
0
ekimoloji
(18.08.25)
1500 km oteden hayatimda hic gitmedigim bir ilden trafik cezasi yedim. Bulundugum ilden mahkemeye giderek itiraz dilekcesi yazip ilgili sehir emniyete iletilmek uzere gonderdim. 2 ay gecmesine ragmen hicbir sey degismedi, ustune faiz cezasi binmeye basladi. Sinirli bir cimer yazisi yazdim, ertesi gun ceza silindi.
0
gibicibicis
(18.08.25)
Ben de Dalaman'dan Denizli 'ye sadece diş hekimi için geldim. Çok uzun zamandır arayan dişlerim için, uzun zaman sonrasından bulabildiğim endodonti bölümüne ama hanımefendi endodonti kliniğinde beni Pamukkale Üniversitesi' ne yönlendirdi kendisi hiç bir işlem yapmadan.Çekim talep ettiğimde onu dahi yapmadı. Onda da genel diş hekimine yönlendirdi, onda da tabi sıra yok, 15 gün sonrası mhrs üzerinden mümkün olarak. Bakalım ne olacak bu durum da.
0
🌸kendinibulankadin
(19.08.25)
Bu sene Zeytinburnu sahilde akşamları bir kaç ay koştum. Surlara kadar gidip geliyordum, toplamda 8-10 km. En son koşumda iki tane hapçı tip saldırdı. Polis bir şey yapmayınca Cimer'e yazdım. Kontrol ve denetleme yapıyoruz dediler. Bir sonuç çıkmadı.
0
gabe h coud
(19.08.25)
(4)

yıllanmış alkolü hangi platformda satabilirim?

leeloodallas
elimde 1971 yılından önce üretilmiş bir viski var. tr'deki ikinci el siteleri satışa izin vermiyor. buna izin veren online bir platform var mı?
elimde 1971 yılından önce üretilmiş bir viski var. tr'deki ikinci el siteleri satışa izin vermiyor. buna izin veren online bir platform var mı?
0
leeloodallas
(17.08.25)
Bulunduğun ili çaktırmadan yazarsan ve bunu sorarsan, her yer.
Yoksa yıllanmış alkol için istisna yaptıklarını zannetmiyorum yasada, online tutun sigara alkol satışı yasak.

Örnek:

elimde 1971 yılından önce üretilmiş bir viski var. tr'deki ikinci el siteleri satışa izin vermiyor. buna izin veren, ikamet ettiğim x ili y ilçesinde yuzyuze satmami saglayacak online bir platform var mı?
0
encokbenisevinnolur
(17.08.25)
Zaten şöyle bir durum var, yanılıyorsam düzeltin. Viski şişede değil, fıçıda yıllanıyor. 1971'den beri şişede duran viski 50 senelik viski olmuş olmuyor.

İçilebilir mi içilemez mi anlamam. Ama elinizdeki malın kıymeti içindeki viski değil, zaten artık vintage diyebileceğimiz şişesi olabilir ancak.

Koleksiyonluk şişe diye koyarsanız satabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(18.08.25)
bende de vardı yaklaşık 50 yıllık 3 adet viski. hatta buradan sormuştum. bazıları 1/3 bazısı da 1/4 oranında azalmıştı. satacak bir platform bulamadığım gibi satsamda aman aman bir bedeli yoktu. her neyse her birini değişik zamanlarda kutlama bahanesi ile açıp içtik. tadı da bildiğin viskiydi işte.
0
ground
(18.08.25)
şişesi bir tık koleksiyon değerinde sayılabilir. o viski içilebilir durumda değildir artık.
0
sanal hayvan
(18.08.25)
(2)

dava dilekçelerinde alıntılanan kararlar ek olarak eklenmeli midir?

siyasil
idari bir davada danıştayın 5 tane kararını bulduk diyelim. bunların hepsini ek olarak eklemek gerekli mi yoksa dilekçe içinde gerekli kısımlara alıntılamak yeter mi?
idari bir davada danıştayın 5 tane kararını bulduk diyelim. bunların hepsini ek olarak eklemek gerekli mi yoksa dilekçe içinde gerekli kısımlara alıntılamak yeter mi?
0
siyasil
(15.08.25)
Ek olarak koymakta fayda var. İki kez vurgulamış oluyorsun. Eğer hakim kararları incelemek isterse kendisi arayıp bulmaya üşenebilir ayrıca kararın detayları önemli olabilir.
0
ground
(15.08.25)
detaylar önemli ise ekliyorum değilse eklemiyorum ben. ama konu kritikse, karardaki olayla birebir aynıysa ekle tabi ki.
0
turuncu tonlarda
(15.08.25)
(2)

Banyo tavanına sıva yapılacak

suyin
6 metrekareymiş banyomuz. Acaba ne kadara hallolur, yakın zamanda yaptırmış birileri var mı? şehir istanbul.
6 metrekareymiş banyomuz. Acaba ne kadara hallolur, yakın zamanda yaptırmış birileri var mı? şehir istanbul.
0
suyin
(14.08.25)
en az2 günlük iş ve tavan kolay değil. 10 bin civarı olabilir. armut.com'dan teklif alabilirsin. kafanda fikir oluşur.
0
merhum
(15.08.25)
Sıva tavsiye edilmez ıslak alanlarda. Köpükten yapılmış desenli malzemelerle silikon yardımı ile siz bile yapabilirsiniz.
0
ground
(15.08.25)
(12)

Şu hareket doğru mu?

infinitedreams
Yakın bir arkadaşınızla gün içerisinde yazışırken aynı mekanda aynı akşam tesadüfen birlikte rez yaptığımızı öğrendik. Ben mekana kız arkadaşımla gittim, giriş kısmına sırtım dönüktü. Sonradan arkadaşım eşiyle giriş yapmış ben görmedim ama kız arkadaşım söyledi. Sonrasında telefonuma bu arkadaştan m
Yakın bir arkadaşınızla gün içerisinde yazışırken aynı mekanda aynı akşam tesadüfen birlikte rez yaptığımızı öğrendik. Ben mekana kız arkadaşımla gittim, giriş kısmına sırtım dönüktü. Sonradan arkadaşım eşiyle giriş yapmış ben görmedim ama kız arkadaşım söyledi. Sonrasında telefonuma bu arkadaştan mesaj geldi, "afiyetolsun kanka" şeklinde. E tamam da görgü kuralı gereği sen mekana girdiğinde beni görmüşsün, neden bir yanıma gelip selam vermiyorsun değil mi? Acaba ben mi çok sığ düşünüyorum ama bu hareketi biraz yadırgadım açıkçası. Gerekçesi varsa bile ne olabilir ki?

Erkeğiz bu arada.

Teşekkürler.
0
infinitedreams
(13.08.25)
Arkadaşın incelik yapmış. Selam verse rahatsız edebilirim ya da zoraki davet edilebilirim masaya "aaa siz de mi buradasınız gelsenize beraber oturalım" diye. Mesajla aslında selam vermiş, topu sana atmış.
0
gobekliraki
(13.08.25)
Görgülü bir arkadaşmış
0
Gradient_tabanlı_mor
(13.08.25)
rahatsız etmek istememiş
0
jelly bear
(13.08.25)
bence görgülü filan değilmiş arkadaşınız. merhaba afiyet olsun rahatsız olmayın diyip masasına dönebilirdi. illa uzun uzun sohbet etmesine ya da kendi masasına davet etmesine gerek yok tabii ki.
0
elektr10
(13.08.25)
kanka muhabbetinde ve özellikle erkek arkadaşlar arasında bu kadar hassasiyet gereksiz. erkek arkadaşlar arasında satışa gelmek haricinde takılacak bir mevzu yoktur. dolandırmak vs. gibi arkadaşlık bitirecek mevzuları saymıyorum tabi.
0
lazpalle
(13.08.25)
erkekler birbirini boyle gorunce degil selam vermek hic tanimiyormus gibi yapar, normal mi ona siz karar verin.

4 kisi de birbirini taniyorsa gidip bir selam vermek de ince olur ama durumu bilmiyorum, yine de yadirganacak bir durum degil.
0
bay b
(13.08.25)
kiz arkadasin da taniyormus, boyle olması tuhaf olmus. sanirim sizin kiz arkadasiniz ya da arkadasinin esi ile bir takim sorunlar var bu 4'lu arasinda, yoksa yakin dediginiz arkadasiniz ile yakin degilsiniz demektir :)
0
sweetoffice
(13.08.25)
kız arkadaşınla olduğun için araya girmek istememiştir.
0
mikahakkinen
(13.08.25)
Rahatsız edeceğini düşünmüş bence. Kız arkadaşınızın görüp görmezlikten geldiğini sandıysa ya da o sırada elini filan tutuyorsanız çekinmiş olabilir. Kabalık niyetinde olsa mesaj da atmazdı.
0
asteriks
(13.08.25)
nazik bir arkadaşmış. erkek içgüdüsü. ne olur ne olmaz, tedirgin etmeyeyim muhabbetlerini bozmayayım amaçlı bence. dün brece wayne balerin kız arkadaşı ile girdiği mekanda savcı ve kız arkadaşı ile karşılaştı hemen masaları birleştirin talimatı verdi öküz herif. sinir olmuştum tam da.
0
ground
(13.08.25)
Sig dusunuyorsun
0
Kittie
(13.08.25)
yakın arkadaşınızla kız arkadaşınız daha önceden tanışıyor mu? sizi rahatsız etmek istememiş olabilirler mi?
0
co2s2
(14.08.25)
(3)

Kafamda Deli Sorular - 2 / Bir Sektörün Global Endüstri Olması ?

burka
Kafamda Deli Sorular-1:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610416/kafamda-deli-sorular-1SelamlarBir sektörün endüstri düzeyinde gelişmesi, global ölçekte büyümesi aklın alabileceğinin dışında değil mi? (zira benim aklım pek almıyor da... :) Mesela gıda, enerji, ulaşım, otomotiv vb. Milyonlarca, milya
Kafamda Deli Sorular-1:www.eksiduyuru.com

Selamlar

Bir sektörün endüstri düzeyinde gelişmesi, global ölçekte büyümesi aklın alabileceğinin dışında değil mi? (zira benim aklım pek almıyor da... :)

Mesela gıda, enerji, ulaşım, otomotiv vb. Milyonlarca, milyarlarca insanı doyuracak gıdaları üretebiliyoruz. Akla gelmeyecek yiyecek-içecek ürünleri türetip (ne bileyim türüf mantarlı pesto sosu) bunları 7/24 market raflarına temin edebiliyor, pazar filan yaratabiliyoruz. Dünyanın bir ucuna sürekli taşıyıp ikame edebiliyoruz.

Ya da enerji sektörü; petrol, elektrik vb. İnsanoğlu bunca işin altından nasıl kalkmış?

Hele de taşımacılık, kargo. Bugün adını bilmediğimiz yerlerden bize 2 günde katalogdan ürün geliyor. Haritada rastgele parmağımızı koyup "Dur lan bir de şuraya gideyim" diyebiliyoruz. Bu resmen muazzam bir lüks, konfor değil mi?

Öte yandan bu gelişimin olmaması için bir sürü sebep varken (çözülmesi gereken sorunlar, istikrar vb.) o noktaya varmışız. Böyle şeyleri nasıl becerebiliyoruz insanoğlu olarak? Savaşsız zamanı geçmeyen Ortadoğu'da petrol endüstrisi kurulabilmiş mesela. Ya da habire sürtüşen Çin-Amerika; koca ülke bütün dünyaya ürettiklerini (kibrit çöpünden, oyun konsoluna) tıkır tıkır gönderebiliyor.

Siz ne düşüyorsunuz?
0
burka
(13.08.25)
ticaret dünyanın en eski geleneklerdinden birisidir. su yatağında durmaz her yerde bir şekilde ticaret kendi kurallarını yaratı gelişir. hapiste bile bir şeyler karşılığında bir şeyler takas edilir. hiç bir şeyi olmayanlar meydancı olur temizlik bulaşık işleri yapar karşılığında para olmasa bile s,gara olarak karşılığını alır. hindistandan develerle aylarca binlerce yol katedilir baharatlar satılır. zor duruma düşen bir kadın bedenini paraya çevirir. filipinde bir kabile para için dakikalarca su altında kalır balık avlar. en olmayan hırsızlık yapar gasp yapar. bunlar uç örnekler. milyonlarca milyarlarca alıcısı olan bir ürün için akıl almaz yolar kendiliğinden zamanla oluşur.
0
ground
(13.08.25)
@ground

Doğru, çok mantıklı bir yaklaşım. Ticaret de neticede ödülünün para, zenginlik, kalite, başarı vb. olduğu bir oyun. Yani aslında doğal evrim koşullarının benzeri bir rekabet söz konusu. Bu durumda da üretimi bir adım öteye taşıya taşıya küresel düzeyde geliştirmiş insanoğlu bunu.
0
🌸burka
(13.08.25)
farklı bir bakış açısı katarım umuduyla kısaca cevabım: zaman. zamanın kavramsal olarak tanımlanıp planlanması, düzenlenmesi. bu kadar gelişmenin ve globalleşmenin arkasında zamanın senkronize edilmesi, optimize ve standardize edilmesi olduğunu düşünüyorum. endüstriyelleşmedeki ivmeye yol açan en büyük faktörlerden biri de iş gücüne tanınan 8 saatlik blok uykudur aslında (orta çağda insanlar bölük pörçük uyuyorlardı). günümüzde de aslında 7/24 bir zaman hakimiyeti var. bu hakimiyeti kuran ülkeler kazanıyor. cevap biraz kaydı ama sanırım son cevabım uyku :)

bazı kitaplar:
anson abinbach, the human motor
jonathan crary, 24/7 late capitalism and the ends of sleep
0
eileengray
(08.02.26)
(4)

Tok sesli bir abi tarafından söylenen İtalyanca şarkı, hani şu zengin erkek

Sour
veya lüks giyim markalarının reklamlarında çalan cinsten. Başladığında veya nakaratının başında verre, verre gibi bir şey diyor. Jazz gibi, müzik kısmı americano'ya benziyor ama daha slow. Bilen var mı?
veya lüks giyim markalarının reklamlarında çalan cinsten. Başladığında veya nakaratının başında verre, verre gibi bir şey diyor. Jazz gibi, müzik kısmı americano'ya benziyor ama daha slow. Bilen var mı?
0
Sour
(11.08.25)
Alessandro Safina olabilir mi aradığınız tenorun ismi? Mesela şu parçası?
youtu.be
0
ulukayin
(12.08.25)
Julio Iglesias
0
ground
(12.08.25)
vorrei che fosse amore?
0
duster
(12.08.25)
herkese tesekkurler! fakat sarkı buydu:
www.youtube.com
0
🌸Sour
(12.08.25)
(4)

Avukatlık stajı için acil yardım!!

odinomer
İstanbul'da avukatlık stajına başvuracağın ancak ne zaman başvurmam gerekir? İnternette çok araştırdım ancak hiçbir şekilde bir başvuru tarihi verilmemiş. Ayrıca başvurduktan ne kadar sonra staja başlarım? bu konu hakkında detaylı bir şekilde bilgi verebilecek olan var mı?
İstanbul'da avukatlık stajına başvuracağın ancak ne zaman başvurmam gerekir? İnternette çok araştırdım ancak hiçbir şekilde bir başvuru tarihi verilmemiş. Ayrıca başvurduktan ne kadar sonra staja başlarım? bu konu hakkında detaylı bir şekilde bilgi verebilecek olan var mı?
0
odinomer
(04.08.25)
mezun olduktan sonra istediğin zaman başvurup başlatabilirsin. baronun internet sayfasındaki gerekli belgeleri doldur götürüp ver. ilk 6 ay adliye stajı oluyor, sonraki 6 ay avukat yanında iş bulman lazım. tabi genelde öyle yapılmaz, adliye stajı sırasında da adliyede pek bir şeyler öğrenmek mümkün olmadığı için avukat yanında iş bulup çalışıyor herkes 1 yıllık staj boyunca.
0
turuncu tonlarda
(04.08.25)
Benim en çok merak ettiğim başvurudan ne kadar sonra stajın başladığı?
0
🌸odinomer
(04.08.25)
İstanbul'un uygulaması ne kadar farklı olur bilmiyorum ancak İzmir'de başvuru süresi diye bir şey yok. İzmir barosunun sitesindeki evrakları tamamlayıp staj başvurusu için randevu alıyorsun. evrakları o gün teslim ediyorsun yaklaşık 2 hafta sonrasına stajın başlıyor. Belli bir dönemi yok yani. O dönemdeki başvuru yoğunluğuna göre değişmekle birlikte 1 ila 3 hafta arasında bir sürede başlar. Tavsiyem adli tatilin bitişine 1 hafta kala başvurman. Aksi takdirde stajın başında olan savcı yanında ve ağır ceza mahkemesindeki stajın boşa geçiyor bir şey öğrenmeden düz imza atıp geçiyorsun.
0
ground
(05.08.25)
hatırladığım kadarıyla senin başvurundan sonra askı süresi oluyo, senin başvurunu baro ilan panosuna asıyolar 2 hafta falan bekleme süresi oluyo. evrak işleri de 1 hafta falan sürüyosa, eğer sisten değişmediyse başvurudan 3 hafta sonra başlıyodur. avukatlık kanununun staj kısmını okuyabilirsin. istanbul barosunu arayıp da sorabilirsin staj servisini.
0
turuncu tonlarda
(05.08.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.