Giriş
(26)

kapitalizmden kurtulup doğada yaşamak isteyen arkadaşlar

karisik hisli adam
bu konuda hiç hayal kurup plan yaptınız mı? dağlık yeşillik bir alanda prefabrik bir ev yaparım, biçtiğimle beslenirim gibisinden... paylaşalım ki ufkumuz genişlesin. bir ara bunu çok yapmak isteyip ciddi ciddi oturup plan yapmıştım. öğrendim ki satın alınan araziye yapılan prefabrik evlere devlet k
bu konuda hiç hayal kurup plan yaptınız mı? dağlık yeşillik bir alanda prefabrik bir ev yaparım, biçtiğimle beslenirim gibisinden... paylaşalım ki ufkumuz genişlesin.

bir ara bunu çok yapmak isteyip ciddi ciddi oturup plan yapmıştım. öğrendim ki satın alınan araziye yapılan prefabrik evlere devlet karışmıyor, su gideri-tuvalet gideri açmayıp rögara bağlamıyormuş. en son suyu ne gibi yöntemlerle eve getireceğimi, gider işini nasıl halledeceğimi falan düşünüyordum. çok zor gözükse de, üşengeç bir insanın hiçbir zaman yapamayacağı gibi olsa da bazen bu bunaltıcı hayattan başka bir çıkış noktası bulamıyorum.
0
karisik hisli adam
(27.08.14)
sikerim kurt indi bi kere. bana göre değil. tuvalet sorun, gıdaları temizlemek sorun her şey sorun. ciddi manada goygoy yapılacak muhabbet değil panpa. benim işim değil mesela tatilde birkaç gün kamp yapmıştım kampta bile cinnet geçirdim.

en iyisi, dağ tepe gitmek isteyen için karavan almak. onda da tipini beğenmezse öldürüyor millet.
0
zimniirade
(27.08.14)
Into the wild izle iyice gaz versin hocam. ben de çok planladım ama şu anki yaşamamıa çok zıt.
0
oddyseus
(27.08.14)
o filmi birkaç sene önce izlemiştim. gaz değil, arada gidip geliyor bu istek.

yaşayanlar var işte, bunu becerenler var. bir şekilde yapabiliyor insanlar.
0
🌸karisik hisli adam
(27.08.14)
onu kastetmediğinizi biliyorum ama yine de söylemeden geçemeyeceğim. maalesef öyle kapitalizmden pek kurtulunmuyor.

su,elektrik vb. hizmetler için belediyeyle,kaymakamlıkla vb. ile mecbur ilişki kuruyorsun. çevreyle -köylüyle,kasabadakilerle,ormancıyla şunla bunla- ilişkiler(mecbur),ailenle ilişkilerin,arkadaşlarınla ilişkilerin her şey bir yerden seni modern hayata zorla bağlıyor, bağları koparmak çok çok zor.

biraz boş laf oldu ama canım sıkılıyor bir yandan da.
0
alors
(27.08.14)
www.youtube.com

2.50'den itibaren izlemeye başla, belki senin için bir adım olur
0
freebird5406_2
(27.08.14)
free bird
(27.08.14)
elektrik konusunda güneş enerjisi sistemleri var. bilgisayar, e book reader, mp3 player gibi cihazları kullanmak için fazlasıyla yetiyor, odalarda ampul bile yakabiliyorsun. bundan tamamen kurtulmak imkansız evet. ama ne kadar fazla uzaklaşırsan o kadar iyi değil mi?
0
🌸karisik hisli adam
(27.08.14)
rivulet
(27.08.14)
Ben yapmadım, kapitalizmi seviyorum.
0
i was made for you
(27.08.14)
arada gelip gidiyorsa bu istek, bence en azından olaya bir adım yaklaşabileceğin hareketin içerisine girmen isabetli olabilir.

mesela:

ormanevi.org

ormanevi.tumblr.com

bir süre benzer deneyimi deneme şansına sahipsin bu sayede.

bu arada böyle planlar duyduğumda da aklıma stewart lee geliyor :) www.cloudy.ec (youtube'dan sildirmiş bbc)
0
soso
(27.08.14)
Ben düşünürüm ara ara..
En çok istediğim şeylerden biri, şehrin gürültüsünden kurtulup sessiz sakin bir yerde kendi kendime yaşamak..
Kolay adapte olurum diye düşünüyorum, yoğurdumu, tere yağımı, makarnamı kendim yapıyorum zaten.. Bir inek birkaç tavuk olsun yaverim geçinip gideriz gül gibi..
Ama zor işler bunlar kolay değil maalesef, memlekette emekli olunca bile doğru düzgün yaşayacak halin kalmıyor ki, en olası gelecek planım emekli olduktan sonra tasımı tarağımı toplayıp Çanakkale'ye yerleşmek olabilir..
Çiftlik evleri kim ben kim yahu fazla hayale dalmak istemiyorum bu yüzden..
0
mutekebbir
(27.08.14)
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.08.14)
en güzeli şehre bi kaç saat mesafede ama köy gibi bi yerde ufak bi evin olacak. sürekli değil de arada bi gidip kafa dinlicen.
yazlık hesabı.
modern hayattan kopmak çok zor.
0
rayde
(27.08.14)
Çok basit bir iş değil o. Kurt inebilir, ayı çıkabilir, böcekler zaten standart...Yani suyu taşırsınız, taşıma suyla değirmen de döndürürsünüz istedikten sonra ama insan kendi yaşam alanını kendine göre değiştiren bir canlı. Şehirde doğup büyüdüyseniz şu saatten sonra biraz zor yaparsınız bunu. Elbette imkansız değil. Bu arada Serdar Kılıç belgesellerini izleyebilirsiniz. Özellikle de Doğada Tek Başına serileri. Youtube kanalı var.
0
grgn
(27.08.14)
Bu arada kapitalizmden kurtulup demişsiniz, o hepten zor, imkansıza yakın. Kendinize kütükten bir dağ evi yapmaya karar verirsiniz, sonra gidersiniz organize sanayi sitesinden kredi kartıyla kütük alırsınız. Yani sistemden tamamen ayrılmak baya zor.
0
grgn
(27.08.14)
9-10 yıl sonra yapacağım
İsfahan'da 30 m2 bi evde, kendi tarlamdan kopardığım domatesle mutlu olmayı deneyeceğim
0
en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
(27.08.14)
compadrito
(27.08.14)
helal lan kim tutar sizi. siz bu gidişle kapitalizmi yıkarsınız.
0
kutat kubilik
(27.08.14)
kapitalizm senin içine işlemiş. hem her şeyi garanti altına alacak hiç zorluk çekmeyeceksin hem de neymiş efendim kapitalizmden kurtulacakmış. yok öyle olmuyo, önce içindeki garantici rahatperest konformisti temizle. yoksa bu hesaplar beyhude.
0
dafaiss
(27.08.14)
Kapitalizm mitolojik bir tanrıdır arkadaşlar siz çok yanlış anlamışsınız. Yenmez o. Çiğ çiğ hiç yenmez.
0
kutat kubilik
(27.08.14)
Zor. Ben kapitalist dunyaya raziyim:)
0
delifaruk
(27.08.14)
araziyi satın alarak dedin ya, hah işte kapitalizmin kucağındasın zaten :)

benim de var çiftlik hayalim ama kapitalizmden kurtulmak için değil, şehir hayatından kurtulmak için.

bu tür yaşamı seviyorsan kapitalizmden kurtulmadan, aksine ucundan yararlanarak böyle bir hayat sürebilirsin.

hayvancılık yada tarım yapabilirsin.

yok ben tamamen robinson crusoe olacağım dersen o da mümkün.

su için kuyu açarsın, tuvalet için çukur kazarsın. elektriği unut, ha yok ben hem robinson crusoe olacağım hem internete gireceğim dersen yaş o iş :)
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(27.08.14)
Tropikal bir adada yasama hayalim var. Kapitalizmden kurtulmayi dusunmem, alisverise devam.
0
cezzar dede
(27.08.14)
3 gün internete girmiim kafayı yerim. eskide kalmış o maoculuk fantazileri.
0
merkezefendi
(27.08.14)
deneyin muhakkak.
kapitalizmin niye süper bişi olduğunu başka şekilde anlayamazsınız çünkü.
0
kamera motor
(27.08.14)
tuğba günal ve birhan erkutlu'nun uzun yıllardır sürdürdüğü deneyim için: ekinvedoga.wordpress.com

www.milliyet.com.tr

bence ekolojik çiftliklerde (bkz: tatuta) gönüllü olarak böyle bir yaşama ne kadar yatkın olduğunuzu deneyebilirsiniz.
0
kaset
(27.08.14)
(4)

okuduğunuz en iyi futbol kitabı hangisi ?

xu
?
?
0
xu
(27.08.14)
henüz okumadım ama iletişim yayınları bu konuda muazzam bir dizi yayımlıyor. bu diziden çıkan osmanlı melekleri kitabını alıp okumayı düşünüyorum. hakkında güzel yorumlar okudum.

meraklısı için dizi şurada: www.iletisim.com.tr
0
microfiction
(27.08.14)
bağış erten'in dünya kupası kitabını okumuştum. çok eski, hatta 2002 dünya kupası bile yapılmamıştı yayınladığında. bu yüzden kitap 2002'den öncesi hakkında.

ben zevkle okumuştum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.08.14)
vala en son bi kırk yıl önceydi ilk okulda bi hikaye serisi vardı. orda okudum:

cin ali'nin topu.

futbolla alakam bu kadar oldu:((
0
hayir anlatamadim ki sana
(27.08.14)
henüz okumadım ama ayağa oyna pohnpei almayı düşünüyorum

www.idefix.com
0
freebird5406_2
(27.08.14)
(8)

Kokusuz deödorant ve kalıp sabun

ateyist_
Bakımlı beyler, kozmetik duayeni hanımlar sorum size.Yaş kemale erdi, axe'ının mk afedersiniz, hani ne africa'ya gidebilesim, ne de çikolata olma gibi bir niyetim var. Kokusuz, ya da 100+ tl saydığım muhteşem parfümümü bastırmayacak kokuda, sadece terlemekle alakası olan bir deödorant arıyorum. var
Bakımlı beyler, kozmetik duayeni hanımlar sorum size.

Yaş kemale erdi, axe'ının mk afedersiniz, hani ne africa'ya gidebilesim, ne de çikolata olma gibi bir niyetim var. Kokusuz, ya da 100+ tl saydığım muhteşem parfümümü bastırmayacak kokuda, sadece terlemekle alakası olan bir deödorant arıyorum.

var mıdır?

he bir de hakikatten temizleyen, beni sonsuz paklığa ulaştıracak, kokusu, otu boku yerinde, normal fiyatlarda bir adet kalıp sabun arıyorum.
0
ateyist_
(25.08.14)
var. watsons, gratis gibi yerlerde satıyorlar.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(25.08.14)
gilette'in roll on deodorantları da iyi. ter kokusunu önlüyor ama kokusu çok hafif, parfüm kokusunu bastırmıyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(25.08.14)
deotak gibi krem formunda olan ter kokusu önleyici ürünler kullanabilirsiniz.
0
keneabidin
(25.08.14)
kırlangıç %100 doğal zeytinyağlı sabun, migroslarda var, 3 lira kalıbı, ikinci köpürtüp durulamada gıcır gıcır yapıyor
0
freebird5406_2
(25.08.14)
urun.gittigidiyor.com

istediğin şey bu. hem zerre ter kokusu yapmıyor hem de koku falan bastırmıyor asla.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.08.14)
ben de çok aradım bu ürünü, bir de metal içermesin diye arayınca sebamed fresh deo spray aldım. memnunum üründen, yeniden almam gerekince bunu alacağım.

sabun olarak ta nesti dante ürünlerini öneririm. fiyatı pahalı gibi gelebilir ama 250 gr sabunlar. fiyatına yetecek kadar uzun süre kullanabiliyorsunuz.
0
ohtararan
(25.08.14)
Biotherm'in roll-onlari kokusuz ve basarili. Duty free'lerde falan 10-15 euro civari yalniz ama her gun kullanimla rahat 6 ay gidiyor.
0
takma kirpikli huni
(25.08.14)
bir de soyle bir sey var ama ise yarayip yaramadigini bilmiyorum:
www.google.com.tr
0
ainothia
(26.08.14)
(16)

bir erkeğin çantasında neler olmalı?

mr.goodcat
günlük hayatta kullanılan bir çantada neler olmalı? siz çantanıza neler koyuyorsunuz?
günlük hayatta kullanılan bir çantada neler olmalı? siz çantanıza neler koyuyorsunuz?
0
mr.goodcat
(25.08.14)
kitap
not defteri ve kalem
usb
anahtar
cep telefonu ve şarj aleti
cüzdan
ıslak mendil
novaljin ağrı kesici
selpak
0
freebird5406_2
(25.08.14)
ben sadece işe giderken çanta taşıyorum. şarj aleti, e-reader, diş fırçası, deodorant ve parfüm oluyor içinde.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(25.08.14)
benimkinde:

su, deodorant, parfüm, mendil, çakmak, isviçre ordu çakısı, açacak, tablet ya da laptop, telefonun şarj aleti, flash bellek, kitap, mp3 çalar, kulaklık, not defteri, normal kalemler, tahta kalemleri
0
king lizard
(25.08.14)
bir paket mendil olmalı bence çoğu erkek taşımıyor.
0
kırmızıkaşekaban
(25.08.14)
bilgisayar çantam varsa eğer yanımda:
-kalem
-kağıt/not defteri
-peçete
-ıslak mendil
-kitap.


bende bunlar oluyor hep.
0
m e b
(25.08.14)
bıçak
0
empedokles
(25.08.14)
iş:

laptop
ajanda
not defteri
peçete
kalem (ceket cebindeki ilk kalem harici)
sürekli kullandığım parfümün ufak versiyonu
duruma göre e-book/kitap
flash bellek
şarj kabloları

genel: (farkli, casual canta)

kitaplar, e-kitap okuyucu
parfüm
kalem
not defteri
mendil
0
kuja
(25.08.14)
roll on, parfüm, diş fırçası/macunu, ıslak mendil, yedek çorap, boxer, sarj aleti, tişört, kitap, tablet, kulaklık, kalemler, bazen ayakkabı.
0
devorgilla the gunslinger
(25.08.14)
mendil
anahtar
şarj aleti
su
kitap
not defteri
kalem
kulaklık
meyve (muz, elma vs.)

işe giderken bunlar oluyor genelde.
0
sir gawain
(25.08.14)
1,5 litrelik su, bir paket kuru mendil, bir paket ıslak mendil, anahtar, cüzdan, deodorant, parfüm, fosforlu ve tükenmez kalem, defter, kitap, şarj aleti, küçük göze 4-5 tane bir liralık bozuk para, kulaklık.
0
vedat chili peppers
(25.08.14)
kitap
kalem
starbucks tumbler
selpak
anahtar
spor kıyafetleri
mp3
su
0
papillon7
(25.08.14)
bi kutu ok :)
0
externo
(25.08.14)
prezervatif olmalı.
cüzdana hem 1 tane anca sığıyor hem izi çıkıyor, adam gibi çantada taşımak lazım dolu dolu bir paket.
0
buzdagi
(25.08.14)
-Nakit para
-Bol limitli kredi kartı (ödeme sıkıntısı olmayacak ama)
-Bol limitli Multinet,Sodexo vs... (Opsiyonel)
0
Evocati
(25.08.14)
pantalon cebinde taşıdıklarım. çanta işin içine girerse sıkıntı var
üç tane telefon( keranede çalışmıyorum)
cüzdan
anahtarlık
minik çakı
selpak
iki sigara iki çakmak
bozuk para
kalem
selpak

aslında bir yandan sarkan bir çantam olsa fena olmayacak.
0
mr fusion
(26.08.14)
çanta taşımam.
0
varoluscusanri
(26.08.14)
(10)

kısa sürede göbek eritmek.

rocketsound
selamlar, zayıf olmama rağmen göbekli bir insanım. sanırım bunu egzersiz falan yapmayıp hayvan evladı gibi yatmama borçluyum. önümüzdeki 2-3 hafta içinde öyle şeyler yapayım-ya da yapmayayım- ki şu vücut biraz toparlansın istiyorum. bir de evde dambıl falan yok, hareketsiz egzersizler önerirseniz se
selamlar, zayıf olmama rağmen göbekli bir insanım. sanırım bunu egzersiz falan yapmayıp hayvan evladı gibi yatmama borçluyum. önümüzdeki 2-3 hafta içinde öyle şeyler yapayım-ya da yapmayayım- ki şu vücut biraz toparlansın istiyorum. bir de evde dambıl falan yok, hareketsiz egzersizler önerirseniz sevinirim. boy:181 kilo 73, kendinize iyi bakın.
0
rocketsound
(25.08.14)
cakabo
(25.08.14)
moralini bozmak gibi olmasın ama değişimi farketmen için en az 60 gün lazım, spordan çok beslenme alışkanlıklarını değiştirmenle ilgili
0
freebird5406_2
(25.08.14)
@freebird bir yerden başlamak lazım, alışkanlık haline getirirsem devam ederim gibime geliyor.
0
🌸rocketsound
(25.08.14)
en düşük efor isteyen her gün 1 saat tempolu yürüme.
ama şu 2 günde 1 yapılırsa 1 ayda toparlanmaya başlar. www.youtube.com
0
satafatli
(25.08.14)
sanırım en hızlı freeletics ile yol katedersiniz.
0
stereoseyfi
(25.08.14)
insanity + ketojenik diyet. gerçi 2-3 hafta yetmez keto için en az iki ay lazım da. insanity acık farkedebilir.
0
esenboga
(25.08.14)
Tam adını bilmesem de yatarak, beli boş bırakıcak şekilde bacakları indirip kaldırma hareketi var. Onunla beraber minimum karbonhidrat (çiğ sebze-meyve) max protein ile 1 ayda değişim görürsünüz tamamen gitmese de bayağı azalır.

Ben raw vegan diyeti yapmıştım. Yani günde yeşil sebzeden başka bişe yemeyerek ve sabah-akşam 50şer kez bu hareketi yaparak üç haftada ayva göbekten kurtuldum. Tabi anoreksik gibi yaşayarak oldu bu. Zira bazı günler sadece 70-100 kcal falan alıyordum
0
shejia
(25.08.14)
karbonhidrat diyeti
0
kablelvuku
(25.08.14)
işi bilen bir personal trianer ile çalış. www.eniyipersonaltrainer.com
0
krysrn
(25.08.14)
(bkz: hiit)
(bkz: tabata sequence)
0
hellcaraxe
(25.08.14)
(42)

Kadınların bu asılmalarından bıktım artık

mehmetoloji
Öncelikle baştan belirteyim troll filan değilim.Bazı yazdığım şeylerden kendini beğenmiş durumu çıkarmayın,olayları daha iyi anlamanız açısından kendimden detaylı bahsedeceğim.Arkadaş 29 yaşıma geldim,hiçbir kadınla arkadaş olamıyorum ben.En büyük sorunum bu! Ya aşık oluyorlar ya da asılıyorlar.Uzun
Öncelikle baştan belirteyim troll filan değilim.Bazı yazdığım şeylerden kendini beğenmiş durumu çıkarmayın,olayları daha iyi anlamanız açısından kendimden detaylı bahsedeceğim.

Arkadaş 29 yaşıma geldim,hiçbir kadınla arkadaş olamıyorum ben.En büyük sorunum bu! Ya aşık oluyorlar ya da asılıyorlar.

Uzun boyluyum,190 üstü,renkli gözlü,kumral.Über yakışıklı diye tabir edilen sınıfa girdiğimi söylüyor herkes,erkeği de kadını da.Zaten kimse Türk demiyor bana.Kıyafetime çok önem veren biriyim,böylelikle her girdiğim ortamda gözler üzerimde.Tamam buraya kadar güzel,herkesin isteyeceği bir şey.E tamam da arkadaş bir insanın evli akrabası bile asılır mı lan insana? Gelip eller mi,dokunur mu? Utanıyorum lan,yerlerin dibine giriyorum.

Neyse,bir özel bir kursa dil öğrenmek için gidiyordum.Geçen seneden tanıdığım bir abla dediğim ve ben yaşlarında bir arkadaşım daha geliyordu.Bu abla benden 14 yaş büyük,abla gözüyle bakıyoruz ama belli bir yerden sonra bana abla deme filan demeler başladı.Gece mesajlar atmalar,yan yana gelince ufak asılmalar.Bu abla yüzünden kız arkadaşlarımla arkadaşlık yapamıyorum.Diğer kız arkadaşlarımla görünce surat asmalar,morali bozulmalar filan.E ben sana mecbur muyum? Her akşam otobüsüne bıraktım diye,kilon iyi zayıflamana gerek yok dedim diye mi tüm bunlar? Bakın arkadaşlar benim yanlış anlama gibi bir durum yok,insan hisseder o da zaten belli ediyor.Ve bütün bu olanların yanında kendisiyle bir süre muhatap olmadım sonra bana neden benimle konuşmuyor gibisinden sitem ediyormuş.Hem asılıyorsun hem de bir şey yokmuş gibi davranıyorsun.Bu nasıl adalet!

Bir diğer olay;

Samimi diyebileceğim bir erkek arkadaşımın kız arkadaşıydı bu kız.Bu çocukla beraberken yine bana asılmalar,gelip sırtımı,kolumu okşamalar.Her daim beni çocuğun yanında övmeler,iltifatlar.Tabii çocuğun surat bir karış asılıyordu hep.Ben yine yerin dibindeyim.Neyse bununla ayrıldılar şimdilerde.Kız hala bana asılmaya devam ediyor.Hayır yüz vermiyorum da.Sen benim arkadaşımın eski sevgilisisin lan,nasıl yapıyorsun bunu bu kadar rahat.Bazen oluyor ki hep beraber görüşüyoruz ara sıra,orada bile aynısını yapıyor.Bu ne karaktersizlik lan.Bir de bu kız gelmiş bana hesap soruyor."Sen neredesin,telefonun neden kapalı? Geberticem bak seni haa!" Sen kimsin amına koyim ya kim? Tabii böyle diyemiyorum hep iyi niyetli olduğumuzdan.

Bunlar gibi yüzlerce olay var,sadece bu kadarından bahsettim fazla uzun olmasın diye.

Yahu kiminle azıcık samimi olsam hop kucağıma zıplıyor.Senden hoşlanıyorum,seviyorum,bırakma beni lütfeeen.Diyeceksiniz ki bunun neresi kötü.Harika bir şey ama o kadar boku çıktı ki artık anlatamam size.Her gittiğim ortamda mini etekli hatun gibi kesiyorlar lan beni.O kadar gözün sana dikilmesi yıllar sonra çok fazla rahatsız ediyor.Sokakta erkekler bile kesiyorlar.Bunalıma girdik artık yemin ediyorum.

Biri yazmıştı; "kimse beni beğenmiyor,yakışıklı değilsem bu benim suçum mu" diye.Şimdi benim ki de o hesap.Yakışıklı olmuşsam bu benim suçum mu arkadaş.Yemin ediyorum kafayı yiyecem yakında.
0
mehmetoloji
(25.08.14)
abi afedersin ama sen ılık ceketleri alim mi diye soran değil misin. kıyafetine çok dikkat ettiğin kısmına katılmadım. derdine de çok üzüldüm allah kurtarsın düşmanlarımızın başına bu illeti vermesin. (ciddi cevap veriyorum)
0
mula
(25.08.14)
ben de kıyafet kısmına takıldım, zamanında şu yeleği alayım mı diye soran insan çok da zevk sahibi değildir diye düşünüyorum :)

yelek: www.trendyol.com
0
freebird5406_2
(25.08.14)
sorduğum yelek sorusundan sille vurmaya çalışan ergenlere cevap dahi vermek istemiyorum.önerisi,düşüncesi olanlar buyursun.
0
🌸mehmetoloji
(25.08.14)
Diyesim geliyor diyemiyorum demeyeceksin içinden ne his geçiyorsa söyle karşındakine elleme beni hoşlanmıyorum de sınır koy mesafeli adam ol. Yoksa hey seni yerler yerler.
0
alciphron
(25.08.14)
cigerdelen, problemli olduğunu her yerde belli etmesen keşke.
0
🌸mehmetoloji
(25.08.14)
@sebepsız de gulebılırsın sen mısın?

Yanlıs ınsanlarla takılıyosun o zaman. Abla, abı, yenge, enıste dedıgımız ınsanlar genel olarak bızı arzulama potansıyelınde olan ınsanlar degıller cunku. Ajansa yazıl bı de bence kafan dagılır.
0
benoyledemekistemedim
(25.08.14)
valla bir erkek olarak öyle başka erkekleri kesmek gibi bir huyum yoktur ama geçenlerde taksim metrosunda ilk kez bir erkek için ''vay anasını herif harbi yakışıklıymış'' diye düşündüm. böyle uzun sarı saçları, mavi gözleri falan vardı. o sen misin yoksa sfsdgsdg?

türkiye'de ortalamanın üzerindeki güzel kızların hepsi göz hapsinde yaşıyor bro, onlar dert etmiyor sen niye bu kadar tribe girdin. ne bileyim ünlüler mesela, onların da sürekli ilgi üzerinde. allah korusun yarın obür gün şansın yaver gitse bir şekilde ünlü olsan kendini asarsın sen. :) alışman lazım. insan doğası böyle, güzel olana karşı koyamıyor. tek eşli değilsen tadını çıkarmaya bak. aman dikkat et hastalık kapma. :)

bir de hakkaten niye modellik falan düşünmedin? oradan oyunculuğa atlardın. bak kıvanç'a. :) hem kendini biraz toplumdan yalıtmış olurdun çevrende daha kalite hatunlar olurdu, bu kezolarla uğraşmazdın.
0
juninho77
(25.08.14)
Çok üzüldüm haline sayın arkadaşım, Allah başka dert vermesin.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
Valla kardeş ben sana inandım, yani Taşak geçtiğini düşünmüyorum ama buna yapacak bir şey yok ki. Bu iyi bir şey, zaten dedikleri gibi ajansa falan yazılıp ekmeğini profesyonel bir şekilde ye bari.

Biz bir tane bulacağız diye götümüzü yırtarız, adamın kucağına atlıyorlar. Neyse, ben spora devam edeyim.
0
yirmisantim
(25.08.14)
olayı okudum fakat sorunu anlayamadım
0
labanon
(25.08.14)
Aklıma şu geldi la:
galeri2.uludagsozluk.com
0
sansli pipi
(25.08.14)
Önce soruya cevap verelim ki, sakata gelmeyelim: Hayır sizin suçunuz değil.
Nâçizâne tavsiyem: Noktalama işaretlerinden sonra birer boşluk bırakın. (Valla asılmıyorum, yannış annamayın sakın!)
0
compadrito
(25.08.14)
comptrol

neden yelloz diyorsunuz o kızlara? dişisel içgüdülerinin sesini dinliyorlar sadece. bir de, soruda ifade edilen frustration çok belirgin. adeta burdan kopyala ve sözlükte (lûgatte yani), frustration kelimesinin karşısına yapıştır, o derece! yani hergün baklava börek yeseniz, 4. gün tiskinme gelir. uzun adam mehmetolog da bunu ifade ediyor. haa, bir empati yapamayız, o başka!
0
compadrito
(25.08.14)
noktalama işaretlerinden sonra boşluk. compadrito +1. tüm yazı boyunca gözümden kaçamadı bu eksiklik.

allah başka dert vermesin. hatta şu derdin aynısının yarısından bana da versin ki yaşadığımı hissedeyim. orada burada çok dillendirme bu konuyu sen yine de; sana gereksiz gelen, başkasının hayali olabilir.
0
devilred
(25.08.14)
merhaba, bence sizin mesafe ayarlayamama sorununuz var. karsınızdaki kadın sizden hoslanıyosa ve bunu belli ediyorsa, siz anladığınız andan itibaren bi mesafe koymaz, nasılsa iyi niyetliyim kendiliğinden anlayıp uzaklaşır ben her zamankı halıme devam edeyım derseniz, hayatta anlamaz karsınızdaki. hatta sizin jestlerinizi veya güleryüzünüzü hep ondan hoslandığınıza yorabilir. açık ve net olmak lazım. her aksam otobuse bırakmak evet centilmence bir davranış ama gayet kolay farklı yorumlanabilir.
mesafe koymayı öğrenin bence.
0
islakkedicorbasi
(25.08.14)
Dostum bi caps at bakalim neye benziyorsun da bu kadar aci cekiyorsun.
0
fernandoenes
(25.08.14)
ahahkdlsjfglhkdjfh :) bu cevap silinecek ama başka da bir şey yazılmaz.
0
kimlanbu
(25.08.14)
mevzuyu anlamadan hemen allah başka dert vermesin muhabbetine girilmiş.

adam bariz bir güven sorunu yaşıyor. etrafındaki tüm kadınlar, yaşlı, genç, akraba demeden asılınca adam da karşı cinse karşı güvensizlik oluşuyor. farkında olmadan içten içe kimseyi sevemeyecek miyim, benim sevdiğim kadın da bir başkası için aynı şeyleri yaparsa? diye bilinç altında geriliyor. en yakın arkadaşının kız arkadaşı gizliden giziye size asılsa muhtemelen yarıdan fazlanız pirinç gibi ayıklarsınız ama bu örnekte görüldüğü gibi süreklilik arzeden bir durumla karşılaştığınızda kadınlara güveniniz sarsılır. ben böyle olmayan birini bulamayacak mıyım diye endişelenmeye başlarsınız. adamın da başına bu gelmiş.

dert etme müdür, kadınların tamamı böyle değil. elbet sana böyle hissetirmeyen biri ile karşılaşacaksın. bu arada diğerleri ile de açık konuşmak hayatını kolaylaştıracaktır. örneğin eski sevgiliye, "senin gibi erkek arkadaşının yanında başkalarına asılacak karakterde biriyle ilgineceğimi nereden çıkardın?" de siktir et. hayatında olması sana çok mu anlam katıyor? bence hayır. o zaman böylelerine yol ver gitsin taksimi ezsin.
0
thracia
(25.08.14)
dünya üzerinde yukarıda bahsedilen olayların gerçekleşme ihtimali yok.

yani bütün kadınlar bu arkadaşa hayran olup kendilerini kaybediyorlar, abla dediği kadınlar bile o kadar da ahlaksızlar yani.

böyle bir hikayeye inanmamızı mı bekliyorsunuz?

ya bunları kafadan uyduruyorsunuz. narsistik kişilik bozukluğunuz var, hayaller içindesiniz. ya da insanlarla garip ilişkileriniz var insanlara karşı mesafe koyamıyorsunuz, ya da herkese mavi boncuk dağıtıyorsunuz gibi.

ama bu komedi hikayelere inanmamızı beklemeyin.

internet diye bir şey icat edilmiş diye illa saçmalamak ve trollük yapmak gerekmiyor zannımca.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
alkislarlayasiyorum.com

eksisozluk.com

kardeş az kalmış yakında olursun sen
0
corneillus
(25.08.14)
o kadar yakışıklı olup ömrün boyunca sana asılsa herkes, bu yaşa kadar bununla yaşayıp nasıl baş etmen gerektiğini öğrenirdin. çaresizlik içinde kıvranmak ergenken olsa olasıdır diyeceğim ama bu yaşta -eğer troll de değilsen- böyle dert yanmak ancak bakın ben yakışıklıyım siz de bilin diye çaresizce etraftan ilgi için medet ummaktır.

(ceket çok kötü, sakın ha)
0
merena
(25.08.14)
ne fantastik insanlar var yahu !

"dünya üzerinde yukarıda bahsedilen olayların gerçekleşme ihtimali yok"

büyük gözlem, deney ve deneyimlerden süzülmüş saf çıkarım. ayakta alkışlıyorum. Bu muhteşem genellemeyi yapabilmek için hangi ülkelerde gözlem yaptınız bizle de paylaşsanız?

ortalama her kadın her gün benzer sorunlarla boğuşuyorken erkeklerin bu sorunu yaşamayacağı çıkarmını nereden yaptınız merak ettim? kadınların ahlaklı erkeklerin ahlaksız olmasından mı? hadi az gelişmiş ülkemin taze fasulyeleri için bu imkansız ama mesela herhangi bir avrupa ülkesinden thomas, pier, fernandez böyle bir şikayette bulunsa hadi oradan narsist kişik bozukluğu sahibi akıl hastası mı diyeceğiz?

dünyayı kendi sığ bakış açınızla algılayıp boyundan büyük laflarla genellemeler yapmadan önce dünya dediğiniz yerin sandığınızdan çok daha büyük bir yer olduğunu hatırlamanızı tavsiye ederim.

Bu arada bu arkadaş trol de olabilir, ama bu söylediklermin hiç biini değiştirecek bir parametre değil.
0
thracia
(25.08.14)
Allah şifa versin.

Cevap: caps verilseydi belki inanırdım da, cık yani, ilgi çekmek için yazılmış bir yazı olduğu belli.
0
anonymice
(25.08.14)
@thracia bu arkadaş hz Yusuf mu? bütün kadınlar kendilerini kaybediyorlar onu görünce. bütün ahlak kurallarını filan unutuyorlar. abla dediği insanlar bile buna yazıyor?

bir de herkes mi yapar bunu? 1-2 kişi filan değil, nedense bütün kadınlar bu arkadaşa hayran. kimse de tipim değil, evliyim, nişanlıyım demiyor. herkes peşinde. samimiyet gösteriyormuş da kucağına atlıyorlarmış.

evet, ben de yolda yakışıklı birisini görürsem (o da benim yakışıklı bulduğum değil dikkatinizi çekerim kendisi aynaya bakınca yakışıklıyım diyor) hep kucağına atlıyorum. eve dönene kadar 4-5 yakışıklıdan zor ayırıyor mahalle esnafı.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
Woohoo! Bir an gaza gelip meydan okuyasım geldi, kendime pek güvendim. Ama hiç gerek yok, cazibene kapılmayayım durduk yerde; bu uğurda heba etmeyeyim kendimi ve mutluluğumu.

Şaka kısmını geçersek, ekstra çirkin olmaktan çok farklı değil bu durum. Yapılabilecek çok fazla bir şey yok, durumun tadını çıkarmak dışında ama o da baymıştır herhalde bir noktadan sonra. Belki fazladan feromon salgılıyorsunuzdur, bu yüzden çok parfüm kullanmayın. Parfümlerdeki ekstra feromon ile daha da dayanılmaz olmayın. Koku olarak nötr şeyler kullanabilirsiniz; Deotak, vb. Ya da iki damla hacı yağı bu işi kökten de bitirebilir. Bir de kişiliğinizi de bilmiyorum ama azıcık çirkin ve aşağılayıcı davranabilirsiniz. Size çekilenler ezik ve Stockholm Sendromu'ndan muzdarip değillerse gerisin geri giderler. En azından doğru düzgün tanımadıklarınızı tersleyebilirsiniz.

Charles Bukowski'nin Kasabanın En Güzel Kızı hikayesinde Cass diye bir hatun vardı, hakkaten güzel olduğu için bunları yaşıyordu ve çirkin olabilmek için kendisini kesiyordu yüzden, koldan, vb. Ama bu sizde ters tepebilir, zira kadınlar "Ayyy, façası da var" diye daha da yaklaşmaya kalkmasın.
0
aychovsky
(25.08.14)
"bütün dünyada böyle bir şey mümkün değil", "bu adam hz.yusuf mu?"

kednimi bir an şen kardeşler kıraathanesinde tavla oynuyor gibi hissettim.

sorduğun sorularda cinsiyeti değiştir. ortalamanın çok üzerinde güzel bir kadın olsun mesela mevzu bahis. soruları bir daha sor bakalım. sence bu kadın da tipim değil diyen kaç adam olur? ben evliyim nişanlıyım diye kaç adam asılmaktan vazgeçer, kaç erkek samimet göstermez, biraz gülümsese kaç erkek deydirmeye yeltenmez zannediyorsun acaba.

kadın olunca bu kadar normalken erkek olunca mı tüm dünyada katttiiyyenn olmayacak bir şey oluyor? neden? çünkü sadece hz. yusuf'a kadınlar böyle yürüyor dsfashlfals

bu arkadaş trol olabilir. ama konuştuğumuz şeylerin gerçekliğini değiştirmiyor. bunu bir kez daha belirteyim dedim.

ben yakışıklı birini görünce hiç de bile öyle yapmıyorum bikere demeye getirmişsiniz. tam da dünyayı sadece kendi fikir ve bakış açısından ibaret sanan birine göre bir analoji olmuş, tebrikler.
0
thracia
(25.08.14)
Aynaya az bak, bir de kendine bir iş bul, uğraşların filan olsun. Sürekli kendini seyretmekle ömür geçmez.
0
elikası
(25.08.14)
Bize mi yürüyon hacı?
0
recireci
(25.08.14)
Valla Birader yaşın artık kemale ermiş ve ne istediğini bilen birisi olarak bu tip durumlardan rahatsızlık duyduklarına direkt söyleyeceksin düşüncelerini. Söyleyemiyor musun?
Bunların hepsi kendince "Çakal", o sebeple bariz bir şekilde belli edeceksin tavırlarınla, hiç uzatmadan.
Madem bu tarz şeylerden hoşlanmıyorsun, yani genel geçer ahlaki değerlerine ters düşüyor, o zaman o insanları uzaklaştıracaksın çevrenden. Yakınında bile olmayacaklar.
Bunu yapmalısın.
Not: Allah başka dert vermesin.
0
gece lampulu
(25.08.14)
@thracia neden bu hayali hikayeleri can havliyle destekliyorsun?

senin de benzer sorunların mı var, yoksa aynı kişi misin?

ben etrafımda yakışıklı erkeklerin kucağına oturan kadınlar görmüyorum, görmedim, göreceğimi de sanmıyorum. tek tük varsa bile böyle bir insanın başına çöküp onu bunaltacak seviyede değildir. bilim kurgu hikayesi gibi vesselam.
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
@mea maxima culpa ; bardakla kaşıkla anlatayım. başka türlü olmayacak.aralara giriyorum;

@thracia neden bu hayali hikayeleri can havliyle destekliyorsun?

- konuyu hikaye destekleme sığlığında gördüğünü bilseydim baştan bu kadar laf anlatmaya çalışmazdım. yine de şansımı deniyorum. Hikaye desteklemiyorum. Burada bir aslında sosyolojik bir durum konuşuyoruz. (kendi kendime de olsa)


senin de benzer sorunların mı var, yoksa aynı kişi misin?

- bir konu hakkında fikir beyan ederken o fikrin öznesi olmak gerekmiyor. örneğin hayat kadınlarının haklarını savunan birine, noldu sen de mi hayat kadınısın, niye savunuyorsun ki bu kadar vurduyor musun sen de yoksa?" diyor muyuz?



ben etrafımda yakışıklı erkeklerin kucağına oturan kadınlar görmüyorum, görmedim, göreceğimi de sanmıyorum.

- sen görmeyince olmuyor mu? kriter olarak seni mi alıyoruz? mesela tükiyede belli bir kesime karşı polis şiddeti uygulanıyor dediğimizde "ben etrafımda görmüyorum göreceğimi de sanmıyorum" deyince polis şiddeti olmamış mı oluyor?


tek tük varsa bile böyle bir insanın başına çöküp onu bunaltacak seviyede değildir. bilim kurgu hikayesi gibi vesselam.

- yine bir ben görmüyorum, bence böyle değil vakası.


özetle; şimdi diyeceksin ki; konuyu nereden nereye taşıdın. biz ne konuşuyoruz sen konuyu yok polis şiddeti yok hayat kadını diye nerelere getirip saçmalamışsın. görebildiğim kadarıyla senin mantık kurgunda tüm söylediklerimden çıkaracağın yegane sonuç bu. bundan farklı bir sonuca ulaşırsan gerçekten şaşıracağım.
0
thracia
(25.08.14)
Haklısın arkadaşım, şimdi sana hak verdim
0
mea maxima culpa
(25.08.14)
Aslında düşünce baştan problemli.
Burada şikayet edilen nedir? Kızlarla 'gerçek' arkadaşlıklar kuramamak, arkadaş olunmaya çalışan kızın başının gözünün oynaması.

Zaten bilinen bir gerçek varsa Kadın ve Erkeğin arkadaş olamayacağı (çok ciddi akademik çalışmalara dayandırabilirim bunu, germeyin adamı). Özet olarak çekicilik (kadın erkek farketmez) sonsuza giderken, arkadaşlık 0'a yakınsar.
0
archmage mahmut
(26.08.14)
pics or it didn't happen.
0
benaslinda
(26.08.14)
Valla umursamasan da bu sefer ''yaa umursamaz tavırları çok cool değil mi'' diye ayılıp bayılırlar. O yüzden sende bi problem yok.
Ben de çok ahım şahım güzel bi kız değilim, ortalama bi türk kızıyım. Ama bi ortama girdiğimde erkeklerden çok kızların kesmesine, gözlerini dikip bakmalarına maruz kalıyorum. Bu iş biraz da auranla alakalı bence, über yakışıklı olmanla ilgili olmayabilir. Çünkü ben kendi kriterlerime göre aşırı yakışıklı bi cocuk görsem en fazla ''hmm iyiymiş'' derim. Öyle yavşamam, temas etmem. Her kız aynı değil.
Yakışıklı olduğunu düşünyorsun + bir de arkadaşça yaklaşıyorsan sana kapılmalarından normal bişey olamaz. Kendin nasıl istiyorsan öyle davran. Büyük ihtimal bi süre sonra senin über yakışıklılığına alışıp friendzone'a sokucaklar eğer istemediğini belli eder şekilde davranırsan.
0
shejia
(26.08.14)
düşüncelerini söyle yüzlerine, niye ekstra kibarlık yapasın ki. zarar veriyorlar sana, böyle düşün. sana zarar vermelerine müsaade etme. bu zarar büyürse, ileride gerçekten samimiyetle ve iyi duygularla sana yaklaşan kadını da bunlarla karıştırıp üzersin ve çok pişman olursun. yakışıklısın diye her kadına meraklı olmadığını, "o kişiyi" beklediğini belli et, bilsinler.

arkadaşlar da demiş burada zaten. senin bu yaşadığını sosyal ortamlara çokca giren, ortalama güzellikteki bir çok kız yaşıyor. o yüzden anormal değil. umarım her iki cins olarak da bunu atlatmanın bir yolunu buluruz.
0
shiranai
(27.08.14)
yüzlerce sorun varsa bence sorun sende ;)
0
iiiiiiiiiiii
(14.11.14)
iki şey var. birincisi bu kadar muhabbet dönmüşken ve duyuru halkının önemli bir kısmı sana inanmışken caps'ını görmek bu insanların hakkı. söylediklerinin doğru olduğunu bilsem bile "caps or didn't happen" demeden geçemem kusura bakma. o yüzden bizlere bunu borçlusun. bırak biz karar verelim neyin ne olduğuna.

ikincisi diyelim ki anlattıklarının hepsi doğru. ben şunu merak ettim. aslında yukarılarda değinilmiş bu konuya ama ben ciddi ciddi bu sorunun cevabını istiyorum ilgili hatunlardan, o da şu. şimdi dışarda onlarca ortalamanın üzerinde, hatta "taş" olarak tabir ettiğimiz hatunlar kol geziyor. sen bir erkek olarak istisnasın. ama dediğim gibi dışarısı taş hatun kaynıyor. ulan sen bu kadar bunaldıysan bu ilgiden bahsettiğim hatunlar ne yapsın? ne yapıyorsunuz ablalar bana bunun cevabını verin. cidden soruyorum çünkü adam --gerçekten-- bunalıma girdiyse bu sebepten, siz nasıl normal yaşantınıza devam ediyorsunuz? memo'nun durumu mu garip yoksa sizinki mi?

*** "kızlar ilgiden hoşlanır" cevabı kabulüm değildir.
0
lionel andres
(14.11.14)
glorinin erkek versiyonu bu. yapalım sizi narsist narsist geçinirsiniz genşler
0
emirkulu
(14.11.14)
bu kadar kendine güveniyosan göster kendini dostum!
0
hain kostokk
(14.11.14)
ben kendini göstermenin bir işe yarayacağını sanmıyorum zira süper olan kız/erkeklere bile 10 üzerinden 2/3 veren veya aman bu ne be diyen insanlarla dolu burası. gösterdiğin an ne tipte olursan ol yere sererler seni :P

ama madem bundan yakınıyorsun, umarım bir şey olur da hiç bir kız sana bakmaz olur o zaman gör dünya üzerindeki cehennemi
0
fransızkalanadam
(14.11.14)
battal gemalmaz
(14.11.14)
(7)

kitap okuma koltuğu bakıyorum

kantelem
tv koltuğu da olur. çok fazla örneği var internette ama ben estetik görünmesinden ziyade rahat bir koltuk arıyorum. bu koltukların bir çoğunun çok güzel görünmesine rağmen oturunca-uzanınca genellikle rahat olmadıklarını deneyimledim. alıp kullananlar tavsiyede bulunursa sevinirim.
tv koltuğu da olur. çok fazla örneği var internette ama ben estetik görünmesinden ziyade rahat bir koltuk arıyorum. bu koltukların bir çoğunun çok güzel görünmesine rağmen oturunca-uzanınca genellikle rahat olmadıklarını deneyimledim. alıp kullananlar tavsiyede bulunursa sevinirim.
0
kantelem
(25.08.14)
çok rahat koltukta kitap okunmaz :)
0
freebird5406_2
(25.08.14)
okurken uyuyakalmak istiyorum (:
0
🌸kantelem
(25.08.14)
ikea'daki fojang mıydı forlong muydu ona bakın.
0
thracian
(25.08.14)
poang var bende memnunum.
0
stereoseyfi
(25.08.14)
poang evet.
0
thracian
(25.08.14)
microfiction
(25.08.14)
poang modelini ikea'da deneyeceğim.

@prhn, bunlar da çok güzel.kullanıp da "çok rahat" diyecek birilerinin deneyimine talibim.


@microfiction, bellona'da brenda modelini önerdiler. ikea poang veya bunu düşünüyorum şimdilik.

teşekkürler.
0
🌸kantelem
(25.08.14)
(7)

kargoyla gitar taşımak ne kadar güvenli sizce?

timmie
ankara'dan istanbul'a gitar getirmek istiyorum ama nasıl olur bilemedim. ne önerirsiniz?
ankara'dan istanbul'a gitar getirmek istiyorum ama nasıl olur bilemedim. ne önerirsiniz?
0
timmie
(24.08.14)
gitarı nasıl paketlediğine bağlı, sadece normal kılıfıyla verirsen riskli, belki kırılacak eşya kategorisinde farklı hizmetleri vardır kargo şirketinin
0
freebird5406_2
(24.08.14)
normal kargo ile enstrüman taşınmasını önermiyorum. ancak ups gibi üst sınıf şirketleri öneririm, o da açık açık anlatacaksınız, onlar onu deli gibi sarıp sarmalıyorlar vs.
0
herospower
(24.08.14)
her zaman risk olur.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.08.14)
kargoya değil hardcaseine güveneceksin ya da yanina alip gideceksin, onun disinda risk. bir de tasirken mumkunse telleri gevşet veya çikar. iyi şanslar :)
0
cadillac
(24.08.14)
İki gitarım da kargo ile geldi, hiçbir sorun olmadı.
0
i was made for you
(25.08.14)
hardcase'e koyup sıkıca kapatırsan hiçbirşey olacağını sanmıyorum
0
perkele
(25.08.14)
ups'le görüştüm bugün, gitar taşımadıklarını söylediler. ne yapmalı? :/
0
🌸timmie
(04.09.14)
(10)

Yemeklerde hangi zeytinyağını kullanıyorsunuz?

qwertyali
sızma, salatalara; riviera, yemeklere diye biliyordum ben ama bir arkadaşım sızmanın ikisinde de kullanıldığını, riviera'nın hiç kullanılmaması gerektiğini söyledi. siz ne diyorsunuz/kullanıyorsunuz?
sızma, salatalara; riviera, yemeklere diye biliyordum ben ama bir arkadaşım sızmanın ikisinde de kullanıldığını, riviera'nın hiç kullanılmaması gerektiğini söyledi. siz ne diyorsunuz/kullanıyorsunuz?
0
qwertyali
(24.08.14)
bimden alıorum. markası aklımda değil
0
all girls dream
(24.08.14)
salatalara taş baskı, yemeklere soğuk sıkım
0
kırmızıkaşekaban
(24.08.14)
sızma bütün yemeklerde kullanılabiliyor. hatta en güzel yemeği pişirirken az yağ koymak, yemek piştikten sonra zeytinyağını tamamlamak.

ben kurabiye, pastalara da kullanıyorum.

kızartmalar için uygun değil, ayrıca gereksiz pahalı kızartma için.
0
mea maxima culpa
(24.08.14)
arkadaşın haklı, edremitliyim, esas sıkma zeytinyağı sızmadır. riviera sızmaya alışkın olmayan zeytinyağı kokusunu sevmeyenler için inceltilmiş, hafifletilmiş halidir.
yemeklere riviera koyarsanız zerre zeytinyağı tadı alamazsınız. hatta riviera zeytinyağına kimi markalar kokuyu hafifletmek için başka bitkisel yağlar ekler falan.
0
alice practice
(24.08.14)
Hakiki sızma yemek yaparken yanar.
Kötü bir koku yapar
O yüzden inceltilmiş riviera sıcaklar için
0
saksı
(24.08.14)
öyle kesin bir kural yok fakat evet sızma salatalarda, riviera yemeklerde kullanılır, bunun sebebi sızmanın asiditesinin daha yüksek olması, keskinlik katar, damak olarak salatalara yakışır

tabi yemeklerde de kullanabilirsin, alışık olmayan biri için yemeklerde biraz keskin gelebilir
0
freebird5406_2
(24.08.14)
kızartma dahil sızma. kızartmayı tencereye yağ boca edip yapmıyorum fırında yapıyorum ve yerinden aldığım için pahalı gelmiyor bana zeytinyağı.
0
irbat
(24.08.14)
benim bildiğim egeliler bütçeleri elverdiğince bütün yemeklerde sızma zeytinyağı kullanıyor.

sızma ile yemek yapınca yanmıyor. gayet de güzel oluyor tadı. alışmaya bağlı.

bazıları yavan margarinle yemek yapıyor, bazıları tereyağı ile, bazıları da zeytinyağı ile

bildiğiniz üzere baklavanın orijinali tereyağı ile yapılır. ancak egede şube açan baklavacılar burada yaşayan insanların tereyağlı baklavayı sevmediğini, sıvı yağlı istediklerini söylüyor.

bunun gibi.

misal uzakdoğuda her yer Hindistan cevizi ağacı dolu. onlar da bütün yemeklere Hindistan cevizi yağı kullanıyorlar.
0
mea maxima culpa
(24.08.14)
riviera asla kullanılmaz. zeytinyağından sayılmaz o. endüstri saçmalığıdır.
0
hkku
(24.08.14)
Altınoluk'tan kendimiz getiriyoruz.
0
arnold schwarzeneger
(25.08.14)
(6)

Android Telefon Takibi

wertyu
Selam dostlar, Kiz arkadaşımı eski erkek arkadaşı ile whatsapp'dan mesajlasirken yakaladim. Bana küs olduklarini kesinlikle konusmadigini soylemisti.ama yalan soylemis. Neyse tartistik biraz aramiza bikac gun sogukluk girdi faln derken simdi tekrar duzeldi aramiz. ancak ona guvenim kirildi bir kere.
Selam dostlar,
Kiz arkadaşımı eski erkek arkadaşı ile whatsapp'dan mesajlasirken yakaladim. Bana küs olduklarini kesinlikle konusmadigini soylemisti.ama yalan soylemis. Neyse tartistik biraz aramiza bikac gun sogukluk girdi faln derken simdi tekrar duzeldi aramiz. ancak ona guvenim kirildi bir kere. artik kiz arkaslarm var yanmda x mekandayz derken bile pek inanasim gelmiyor.

Telefon Samsung Note 3. İnternete Mobil verisi ile baglaniyor. Telefonuna bisey yukleyerek falan nerede olduğunu takip edebilir miyim? Mesajlari ve aramalari falan da görebilirsem harika olur. Ama anlamamasi gerek ona bildirim falan gitmesin.
0
wertyu
(24.08.14)
hassasiyetlerini konuşursun güvenemiyorsan ayrılırsın takipçilik oynamazsın :)
0
freebird5406_2
(24.08.14)
hahahahahaa ne takibi ya çaresiz misin sen?

al karşına düzgünce konuş. eğer bir kez daha şans vermek istiyorsan ver ama bir kere daha yaparsa ayrıl gitsin. paranoyakça yaşanmaz. kendine gel.
0
thracian
(24.08.14)
dostlar bunlari konustuk. ben mevzuyu ozet geçtim size.
0
🌸wertyu
(24.08.14)
keylogger tarzı programlar olması gerek. İnternetten bir araştır derim.
0
john valdetine
(24.08.14)
Android device manager var ama Androide bağlı olan gmailin şifresini bilmen gerek. O da biraz zor diye düşünüyorum.
0
Goldstein
(24.08.14)
Kişisel fikrim >> Bence de arkadaşların dediği gibi otur konuş.
Soruna cevap >> Telefona kayıtlı mail'inin login bilgilerini biliyorsan www.google.com burdan yerini görebilirsin.

Telefona erişimin varsa çaktırmadan find my device tipinde bir app yükleyip, simgesini gizleyebilirsin ayrıca.

Şu an aklıma gelmedi ama aynı anda ön ve arka kameradan fotoğraf çekip lokasyon bilgisini yollayan application'lar da mevcut.
0
elon
(24.08.14)
(2)

Ya şu terimin ismi neydi?

m e b
Hani müziğin şarkı sözlerine göre değil de şarkı sözlerinin müziğe göre ayak uydurmasını sağlamaya ne deniyordu? Mesela İstiklal Marşı buna bir örnekti.
Hani müziğin şarkı sözlerine göre değil de şarkı sözlerinin müziğe göre ayak uydurmasını sağlamaya ne deniyordu?
Mesela İstiklal Marşı buna bir örnekti.
0
m e b
(24.08.14)
freebird5406_2
(24.08.14)
prozodi
0
mayeskuel
(24.08.14)
(2)

Nasıl bir notebook?

dibini gor
Merhaba arkadaşlar,Öğretmen tarafından kullanılacak bir notebook için aşağıdaki iki alet arasında kaldık yardım eder misiniz.Öncelikle çizim vs gibi işlere girilmeyecek, oyun olarak da pes ve fm oynanabilecek olsun yeter, onlar da vakit buldukça oynanırsa oynanır işte.Ofis uygulamaları, pdf uygulama
Merhaba arkadaşlar,

Öğretmen tarafından kullanılacak bir notebook için aşağıdaki iki alet arasında kaldık yardım eder misiniz.

Öncelikle çizim vs gibi işlere girilmeyecek, oyun olarak da pes ve fm oynanabilecek olsun yeter, onlar da vakit buldukça oynanırsa oynanır işte.

Ofis uygulamaları, pdf uygulamaları, video ve film oynatıcıları ve internet tarayıcısı kullanılacak çoğunlukla.

Asus m.istanbulbilisim.com.tr

Lenovo www.istanbulbilisim.com.tr (stokta görünmediğinin farkındayım)
0
dibini gor
(24.08.14)
asus yeterli iş görür, lenovo lükse kaçar kullanacağınız işler için
0
freebird5406_2
(24.08.14)
daha dun bu isler icin asusu aldim pcdepodan
0
jedilance
(24.08.14)
(1)

Şu klipteki müziğin adını bilen var mı?

basond
Link burada; Peşin not: klip 1953 de çekilmiş ama ses sonradan eklenmiş olabilir.https://www.facebook.com/photo.php?v=816209128432016&set=vb.190702250982710&type=2&theater
Link burada;
Peşin not: klip 1953 de çekilmiş ama ses sonradan eklenmiş olabilir.

www.facebook.com
0
basond
(24.08.14)
the hampsterdance song çıktı
0
freebird5406_2
(24.08.14)
(2)

Çadır Arıyorum ve Hala Arıyorum

labanon
bahçeme kurmak için taşınabilir çadırı nasıl bulurum. not: "google" ın varlığından haberim var
bahçeme kurmak için taşınabilir çadırı nasıl bulurum.

not: "google" ın varlığından haberim var
0
labanon
(23.08.14)
freebird5406_2
(23.08.14)
Decathlonun varligindan haberdar olmak da onemli.

Kamp malzemesi satan yerler de guzel tabi.

Şehir soylersen insanlar bildigi yerleri bile soylerler bak.
0
bir ileti paylastim
(24.08.14)
(4)

telefon

tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
700 - 800 tl bandinda hangi telefon alinasi?
700 - 800 tl bandinda hangi telefon alinasi?
0
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(23.08.14)
General Mobile Discovery 2
850 lira civarında.
0
Goldstein
(23.08.14)
asus zenfone 5 ya da 6 sana kalmış

www.youtube.com
0
freebird5406_2
(23.08.14)
GM Discovery al o paraya süper telefon olur hem
0
closed1907
(24.08.14)
moto g
gm discovery icin saglam rakip
0
jedilance
(24.08.14)
(4)

izmir

buneperhizwhatisthis
sevgili duyuru sakinleri;izmirdeyim. şunu yap, burayı gez, x mekanında yemek ye/bir şeyler iç gibi önerileriniz varsa seve seve dinlerim.saat kulesi, çok ünlü makarnacı, alsancak, asansör gibi aşırı bilindik yerlere gittim, farklı öneriler bekliyorum.edit: cevaplayan herkese çok teşekkür ederim. öne
sevgili duyuru sakinleri;

izmirdeyim. şunu yap, burayı gez, x mekanında yemek ye/bir şeyler iç gibi önerileriniz varsa seve seve dinlerim.

saat kulesi, çok ünlü makarnacı, alsancak, asansör gibi aşırı bilindik yerlere gittim, farklı öneriler bekliyorum.


edit: cevaplayan herkese çok teşekkür ederim. önerilerinizi dikkate alacağım. ama bir soru daha eklemek istiyorum.

izmir'in kumrusu meşhur malum. en iyi kumru burada yenir diyebileceğiniz bir yer var mı?
0
buneperhizwhatisthis
(22.08.14)
eski foçaya git, karşıyakadan toplam 1.5 saat civarı sürüyor izban+otobüs ulaşım

izban ile hatundere istasyonunda ineceksin, hemen önünde bekleyen 744 nolu otobüs eski foçaya kadar götürüyor

karşıyakadan toplam 1.5 saat civarı sürüyor izban+otobüs ulaşım
0
freebird5406_2
(22.08.14)
gül sokakta dondurma yiyin. beni en çok mutlu eden şey bu son zamanlarda. lacosteun yanındaki yer, adını hatırlamıyorum.
0
iste o kavunici balik
(22.08.14)
kemeraltı tabaklar balık lokantasında zahmetsiz
kemeraltı kızlarağasında hanında damla sakızlı türk kahvesi
0
icemint
(22.08.14)
kıbrıs şehitlerin'de taş fırın var karşı sokağına gir, sol tarafta köşede pervazları mavi olan bir tükkan göreceksin. göremezsen kumru fırını diye sorabilirsin. orada mutlaka çift peynirli sıcak kumru ye, yemelere doyamayacaksın eminim. afiyet olsun.
0
Celestial
(22.08.14)
(8)

çok seyahat edenler bi bakın hele

en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
Şu görsel ne kadar doğru?http://whenonearth.net/wp-content/uploads/2014/08/What-can-one-dollar-buy-around-the-world-11.pngVeyahut böyle aşırı ucuz ülkelerden bildiklerinizi yazsanıza, böyle 1000 dolara 1 ayı çıkarabileceğimiz cinsten...Ona göre önümüzdeki tatili planlayacağım da ^^Şimdiden teşekkür
Şu görsel ne kadar doğru?
whenonearth.net

Veyahut böyle aşırı ucuz ülkelerden bildiklerinizi yazsanıza, böyle 1000 dolara 1 ayı çıkarabileceğimiz cinsten...

Ona göre önümüzdeki tatili planlayacağım da ^^

Şimdiden teşekkür ederim
0
en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
(22.08.14)
freebird5406_2
(22.08.14)
budapeste ucuzluk konusunda oldukça iyi.ama kopenhag hiç iyi değil.bir suya 35 danimarka kronu verdim.yaklaşık 15 lira yapıyor.o da su değil maden sodası gibi bir şeydi.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(22.08.14)
bildiklerim kadarıyla doğru ama hep o ülkenin en ucuz şeyleri gibi sanki. misal türkiye olsa tavuk döner yazardı belki. tabi yarım ekmek ha lavaş değil.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.08.14)
havmac.com dan bilgi alabilirsiniz diye düşünüyorum.
0
michael mann filmindeki mavi ton
(22.08.14)
thailand.
0
il padrino
(22.08.14)
ucuz yerler biraz tehlikeli oluyor tabii.

endonezya ucuz mesela. ama bizim gulup gectigimiz giris 1 lira entrance 2 liras muhabbeti orda da var.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(22.08.14)
Bin doların bir kısmını uçağa verirseniz kalanıyla Tayland'da gerçekten pek güzel yaşarsınız, çok da keyif alırsınız.
0
whoosie
(22.08.14)
Tayland +1
0
delifaruk
(22.08.14)
(12)

Erkek Kol Saati

charlesbukowskiineksi
Merhaba arkadaşlar,Düğün münasebeti ile kayınvalidemler kol saati hediye almak istiyorlar bana.Bütçe 700 ( ben daha pahalıya almalarını kesinlikle istemediğim için bütçe bu.)36 yaşındayım, kuyumculuk sektöründe ihracatla uğraşıyorum, genelde slim fit smart casual giyiniyorum. Kol saati takmayı hiç s
Merhaba arkadaşlar,
Düğün münasebeti ile kayınvalidemler kol saati hediye almak istiyorlar bana.

Bütçe 700 ( ben daha pahalıya almalarını kesinlikle istemediğim için bütçe bu.)
36 yaşındayım, kuyumculuk sektöründe ihracatla uğraşıyorum, genelde slim fit smart casual giyiniyorum. Kol saati takmayı hiç sevmediğim için bu konuda pek bilgim yok. Genelde mavi,lacivert,gri,beyaz, kahverengi ağırlıklı bir gardırobum var.

Tavsiye ?
( Sebepsiz bir şekilde Armani alayım diyorum.)
Hadi bi' yardımcı olun :)
0
charlesbukowskiineksi
(21.08.14)
takmayı sevmiyorum diyorsun karşı taraftakiler illa alacağız diyorlar, bizim adetlerimiz neden böyle :/
0
freebird5406_2
(21.08.14)
Ar0506.

Ps. Orjinal kayisi bana cok cirkin geliyor. Fakat saat cok güzel. Kayisi kaliteli bir deriyle degistirirsen harika durur.
0
fucking machine in my head
(21.08.14)
biraz göz gezdirdim şu ikisi hoşuma gitti ikincisi eğer ince bilekliyseniz olur ama, bir de daha ucuza bulabilirsiniz belki:

www.saatvesaat.com.tr

www.saatvesaat.com.tr
0
111111
(21.08.14)
bu arada saat alacaksan markası sadece saat üreten ve satan bir marka olmalı...

yok tommy, yok armani vs. saçma ki bu hatıra kalacak bir saat...

ileride oğlun olursa belki sen de düğününde ona takarsın, kızın olursa damadına takarsın...

düzgün bir saat al(dır)
0
2 tostos turan
(21.08.14)
bütçe 700 dedim kimse 700' e saat önermemiş :)

Sadece saat üreten markayı ben de düşündüm de öyle marka bilmiyorum işte :)
0
🌸charlesbukowskiineksi
(21.08.14)
JL, Seiko, Tag heuer, Swatch

Teg heuerde o fiyata saat var mıdır bilmem ama.
0
safepassage
(21.08.14)
günlük giyiminiz aşırı klasik değilse deri kayışlı modellere bakın derim.

o bütçeye tag heuer bulmak çok zor, tissot desem?
0
a d s z p
(22.08.14)
🌸charlesbukowskiineksi
(22.08.14)
Seiko, Tissot falan bakın.
0
arnold schwarzeneger
(22.08.14)
Skagen guzel bir markadir, fiyatlari soylediiginiz araliktadir
0
matafleur
(22.08.14)
(6)

hangisini alayım? (kol saati anketi)

phil_1999
karar veremedim arkadaşlar:1-http://www.hepsiburada.com/liste/casio-ga-100-1a1dr-erkek-kol-saati/productDetails.aspx?productId=saga1001a1dr&categoryId=250084042-http://www.hepsiburada.com/liste/casio-g-1400d-1adr-erkek-kol-saati/productDetails.aspx?productId=sag-1400d-1adr&categoryId=25008404#Gorsel
karar veremedim arkadaşlar:

1-www.hepsiburada.com

2-www.hepsiburada.com

benzer tarzda önerileri de alabilirim.fiyat maks. 500 TL.
0
phil_1999
(21.08.14)
birincisi daha güzel.

casio pro-trek modellerine de bakmanızı öneririm.
0
halitkin
(21.08.14)
ben diver model saatlerin sadeliğini ve klasikliğini seviyorum, casio nun da uygun fiyatlı bir modeli vardı piyasada bulunmuyor artık, diğer markalara bak

Casio MDV-106-1AVDF
0
freebird5406_2
(21.08.14)
beğeni bazında 2.
0
acccra
(21.08.14)
Bence 2 daha güzel.
0
wish i could find a way to disappear
(22.08.14)
Yerinde olsam 2. seçeneği alırdım.
0
qazaqwsx
(22.08.14)
2.si 1000 tl civarındaydı.

ben alttakini öneririm
www.konyalisaat.com.tr
0
groovettyn
(22.08.14)
(5)

beymen.com daki fahiş fiyatlar

lawist
bi tshirta 400 500 vermeler falan .Bu kadar niye pahalı ?
bi tshirta 400 500 vermeler falan .Bu kadar niye pahalı ?
0
lawist
(21.08.14)
pahalı olmazsa giymeyecek insanlar var çünkü. giydiğinin aynısını başkasında görmek istemeyen, farklı olmayı isteyenler...
daha kaliteli olmadığını bilse de, ucuz giyiniyor dedirtmeyecek ve ona vereceği parayı önemsemeyecek kişiler için o ürünler.
0
ucan spagetticanavari
(21.08.14)
satıldığı için.
0
baldur
(21.08.14)
o yaşam standardı onu gerektiriyor, bize çok anlamsız gelebilir ama o hayatın da kuralları var

tuhaf gelebilir ama standartlarımız neler gerektiriyorsa onları yapıyoruz, örneklemek gerekirse orta üst sınıf bir durumdaysak, alışveriş merkezlerine gidip belirli markalardan alışveriş yapıyoruz, ( örn: mavi, levi's, adidas, lcw, nike, boyner vs.)

halbuki bu ülkede tüm kıyafet ihtiyaçlarını pazardan karşılayan insanlar da var, onun gibi düşün neden pazardan giyinmiyoruz ?

beymen'den giyinen insanların da avm lere gidip indirimleri takip etme gibi bir dertleri yok.

ekleme: eğer böyle yüksek kaliteli markaların düzenli müşterisiysen mağazaya gitmiyorsun, mağazanın müşteri danışmanı senin tarzını kullandığın renkleri biliyor, her yeni sezonda sevebileceğin ürünleri evine gelip sana sergiliyorlar, sen de aralarından beğendiklerini satın alıyorsun, zengin olmak da çok zor :)
0
freebird5406_2
(21.08.14)
parali essekten bol ne var bu ulkede?
0
dokunmakalbime
(21.08.14)
arzı az
0
varoluscusanri
(21.08.14)
(2)

lg g2 (32 gb) vs z1

asdfg
Şarjı,fotoğraf kaliteleri nasıldır? 4 yıl kullanmam gerekecek. Hangisi sizce?ek:1300 1400 tl vereceğim
Şarjı,fotoğraf kaliteleri nasıldır? 4 yıl kullanmam gerekecek. Hangisi sizce?
ek:1300 1400 tl vereceğim
0
asdfg
(21.08.14)
eğer 2000 lira bütçen varsa, şimdi hepsini kullanarak bir telefon alıp 4 yıl kullanayım yerine, 1000 liralık telefon alıp 2 sene sonra yine 1000 liralık başka telefon alman seni teknolojik olarak daha güncel tutar diye düşünüyorum.
0
freebird5406_2
(21.08.14)
ben 16 gb g2 kullanıyorum. alırken baya inceledim. bir sürü video inceledim. Bence g2 alınır. foto kaliteleri bence g2 daha önde. benim kullanımımla (3g kullanmıyorum, sürekli wi-fi açık) 2-3 günde bir şarjlıyorum. ben 3-4 saat aktif ekran süresi alıyorum. donanımhaber forumunda 6-8 saat alan da var. malzeme kalitesine bakarsak g2 biraz geride. zaten z1 suya dayanıklı falan. ama tasarım çok kötü z1'in. bi arkadaşımda var. ekranı g2'den bi gıdım küçük olmasına rağmen boyutlaru g2 den daha büyük.

ben hemen hemen 1 senedir kullanıyorum. hala ilk günkü gibi akıcı telefon.
0
arşivci
(21.08.14)
(8)

edebiyat- kitap

botamaniaensis
buyulu gercekcilik atmosferini yakalayabilecegim eserler ariyorum (turk edebiyati daha cok). ornegin orhan pamuk `kara kitap` a bayilmistim, o tarz. ya da soruyu soyle yonlendireyim: bilinmedik okunmadik turk edebiyati eserleri istiyorum, yalin, ama arka plani guclu ve bizden olan o hissi veren. la
buyulu gercekcilik atmosferini yakalayabilecegim eserler ariyorum (turk edebiyati daha cok). ornegin orhan pamuk kara kitap a bayilmistim, o tarz.
ya da soruyu soyle yonlendireyim: bilinmedik okunmadik turk edebiyati eserleri istiyorum, yalin, ama arka plani guclu ve bizden olan o hissi veren.

latife tekin elif safak- istemiyorum, okudum ayni tadi vermedi.
baris bicakci, alper canigoz, emrah serbes, murat mentes, yalcin tosun, hasan ali toptas, ihsan oktay anar falan okudum. bunlarin karisimi olabilir ornegin.
klasikler - oguz atay, yusuf atilgan, tezer ozlu falan tarzi varolussal kitaplar aramiyorum.

edit: murat uyurkulak eklememisim. o da var sevdiklerim arasinda-
0
botamaniaensis
(21.08.14)
Sebahattin Demiray - Kayıp isimler sözlüğü
İnan çetin - İblisname
Nazlı Eray - İmparator Çay Bahçesi
Ali Teoman - Uykuda Çocuk Ölümleri (bunu okumadım ama adı aradığınız gibi kitaplar bakarken çok karşıma çıktı)
0
irbat
(21.08.14)
okumadıysan tanpınar. bilhassa saatleri ayarlama enstitüsü sana dehşet bir keyif verecektir. ama çok da yalın diyemeyeceğim
0
ziya özdevrimsel
(21.08.14)
freebird5406_2
(21.08.14)
ali teoman a bakacagim mutlaka.
1990 sonrası eserler ariyorum. yoksa saatleri ayarlama enstitusune diyecek lafim yok.
0
🌸botamaniaensis
(21.08.14)
evet, kesinlikle ali teoman'a bakın. ama her kitabında farklı bir hava vardır. ben konstantiniyye üçlemesi'nden ve bu üçlemenin ilk kitabı olan uykuda çocuk ölümleri'nden başlamanızı öneririm.
0
microfiction
(21.08.14)
* Uzunharmanlarda Bir Davetsiz Misafir, Kaptanın Teknesi - Sezgin Kaymaz
* Cennetin Kalıntıları - Levent Şenyürek
* Yaşlı Ormanın Gizemi - Dino Buzatti

Nazlı Eray’ı, Barış Müstecaplıoğlu’nu ve Latife Tekin’i de sevebilirsiniz.

(Ama aradığınız yazar Sezgin Kaymazdır kesinlikle. Mutlaka ondan bir kitap okuyun)
0
buzbebek
(21.08.14)
emine sevgi özdamar'ı hararetle öneriyorum, özellikle hayat bir kervansaray ve haliçli köprü'yü. aradığınızı fazlasıyla bulacaksınız.
0
ludmilla
(21.08.14)
@ludmilla-- emine sevgi özdamar- hayat bir kervansaray okudum, hatta kendisiyle tanıştım. gerçekten çok ama çok iyi. ama işte, modernite kavgası da arıyorum biraz biraz. bir de çeviri olması mevzusu can sıkıcı.

ali teoman listemde, ilk onu okuyacağım ve yazacağım buralara. =)
0
🌸botamaniaensis
(21.08.14)
(10)

izleyince hasiktir lan diyebileceğim birşey

anti-kahraman
evet, kafa dağıtan türden, ufuk açan cinsten birşeyler önerin dostlar. ders çalışma araısnda biraz kafam dağılsın. teşekkürler
evet, kafa dağıtan türden, ufuk açan cinsten birşeyler önerin dostlar. ders çalışma araısnda biraz kafam dağılsın. teşekkürler
0
anti-kahraman
(20.08.14)
wimp.com
0
freebird5406_2
(20.08.14)
Işid videoları direkt kafa dağıtıyor.
0
anonymice
(21.08.14)
bi vahşet videosu paylaşırdım; ama bırak ders çalışmayı günlerce yemek dahi yiyemezsin:)
0
mayeskuel
(21.08.14)
abooov herkes kafayı yemiş :) vahşete boğulduk anasını satim
0
🌸anti-kahraman
(21.08.14)
www.youtube.com

son günlerde izlediğim en harika şey.
0
dogyman
(21.08.14)
www.facebook.com

Hepsi iyidir.
0
godless frog
(21.08.14)
@mayeskuel Paylaşsana :)
0
cezzar dede
(21.08.14)
feel the blanks
(21.08.14)
kaledekiyalnizlik
(24.08.14)
ufuk mufuk açmaz ama kafayı dağıtabilir: kill bill
0
mamma mia gli turchi
(25.08.14)
(10)

bazı kendini bilmez motorcular(durun hele bildiğiniz gibi değil)

lathspell
öncelikle yukarıdaki başlıktaki kastettiğim kural tanımayan, apaçi ruhlu motorcular. yoksa gerçek motorculara ve bisikletlilere her zaman saygım var. her zaman bir motorun arkasından geçerken bir daha tedbirli olurum çünkü onlar bizim gibi koruyacak bir kasası yok biliyorum o yüzden daha dikkatli ol
öncelikle yukarıdaki başlıktaki kastettiğim kural tanımayan, apaçi ruhlu motorcular. yoksa gerçek motorculara ve bisikletlilere her zaman saygım var. her zaman bir motorun arkasından geçerken bir daha tedbirli olurum çünkü onlar bizim gibi koruyacak bir kasası yok biliyorum o yüzden daha dikkatli oluyorum takip mesafesini dahada arttırıyorum falan vs. ama aralarında trafik kurallarını bilmeyen veya hiçe sayan tiplerde var. örneğin motor bir taşıt olduğu için hızına uygun olan şeritten gitmesi gerek bunu biliyoruz ama bazı motorcular lambur lumbur arabaların arasından geçiyor makas atıyor. bazıları ise tam apaçi ruhlu sucu motorları ile artistlik yapmaya kalkıyorlar akan trafikte hem bize de sıkıntı çıkarıyorlar ulan bu sucu motorları ile modifiyeli bir beyaz şahinin trafikte görevi aynı amk. lan o motorlarla ön kaldırmaya çalışanı gördüm amk. birde tripçiler var adam sol şeritten 30 ile gidiyor yol istiyorum selektör ile el kol hareketi yapıyor normalde bunu yapan arabanın götüne giriyorum yol verene kadar ama dediğim gibi motorcu olunca öyle şeyler yapmıyorum ne kadar kötü niyetli de olsa böyle bir kaç olay yaşadım. ama benim merak ettiğim düzgün motorcular acaba bu arkadaşlara karşı ne düşünüyor ? veya trafikteki diğer insanlar.
0
lathspell
(20.08.14)
motorculara bisikletlilere sanki bir bebek kullanıyormuşçasına yaklaşırım.

ama beni de çıldırttıkları anlar oluyor. en basitinden geçen hafta zaten en sağ şeritte iken beni sağlayarak bütün sağ tarafımı kapatan ve sağa dönüş yapmamı engelleyen piç. çok acelem olmasına rağmen bir 20 dakika kaybettim onun yüzünden, toplantıya geciktim, trafikte boşu boşun 150 km yapmış oldum ve bir sonraki gün tekrar gelmek zorunda kaldım.
0
kuja
(20.08.14)
ben de bir yaya olarak nispeten daha ufak motor kullananların trafikte istedikleri zaman yaya gibi kaldırıma çıkıp ilerlemelerinden istedikleri zaman araç gibi yolu kullanmalarından rahatsızım.
0
freebird5406_2
(20.08.14)
orospu çocuğu çok motorcu var. bunların neredeyse %99'u kurye ve sipariş elemanları.

trafik ışıkları, yolların tek yönlü olması, kaldırımların yayalara ait olması bunları hiç bağlamaz.

kamyonun altında kalsalar zerre üzülmem.
0
bira sisesi kapagi
(20.08.14)
Ben içimden sayıyorum, ben de motorcuyum. Öküz diyebiliyorum en fazla orası ayrı, var öyleler. İnsan farkı o araç değil.
0
fiber
(20.08.14)
bir bisikletçi ve part time minibüsçü olarak bisletleyken seviyor, münübüste uyuz oluyorum. çoklu kişilik bozukluğu gibi.
0
namus ninjası
(20.08.14)
bir motor sürücüsü olarak bu tipte insanlara bende ayar oluyorum, özellikle kasksız gezenlere, normalde yolda iki motorcu birbirini gördüğünde mutlaka selam verir ya da bir sorunu olduğunda yardım için dururlar fakat bu arkadaşları ben bile görmezden geliyorum, adımızı da kötüye çıkartıyorlar üstelik, bu kişilere araba versen de trafiği yine karıştırırlar olay kişi de bitiyo
0
mirty
(20.08.14)
Maalesef motosiklet sürücülerinin çoğu, özellikle ticari olanlar trafik kurallarından bir habermiş gibi davranmayı marifet sayıyorlar. Sanki ışıklar, tek yönlü yollar, yaya kaldırımı sadece arabalar için. Bu yetmezmiş gibi kuryeler sağolsun kaldırımları komple park yeri yapıyorlar. Sayelerinde iyi iş yapan pizzacı, hamburgerci gibi yerlerin çevresinde yayalar için yürüyecek kaldırım kalmıyor. Hususi motor sahiplerininse hız limitlerinden haberleri yok.

Motorlu bir apaçi sinirimi bozunca aşağıdaki videoyu buluyorum yutuptan. Stresimi alıyor.
www.youtube.com
0
zombi
(20.08.14)
Bir motor kullanıcısı olarak çevremde ulaşabildiğim herkesi motosiklet hakkında bilgilendirmeye çalışıyorum. Nasıl durur, nasıl döner, ne yapabilir, ne yapamaz elimden geldiğince anlatıyorum. Motosiklet kullanan arkadaşlarımı eğitim almaları ve güvenliğe dikkat etmeleri konusunda uyarıyorum. Benim gibi düşünen ve davranan çok motorcu arkadaşım var. Sucunun, paketçinin durumu ayrı kuryelerin durumu ise bambaşka. Bununla beraber kendi canını hiçe sayıp altındaki araca güvenip trafikte cambazlık yapmaya kalkan kişiler sadece motor kullananlar değil. İçinde bulunduğu kafese güvenip Allah ne verdiyse giden, kırmızıda geçen, sarıda kornaya basan, ters yöne giren, dönemeyip kaçırdığı yola geri geri gelerek girmeye çalışan, her yere dörtlülerini yakıp park edebilen ve becerebilse daha nicelerini yapabilecek olan otomobil vb. sürücülerinin binde kaçı ehliyeti aldıktan sonra kendini geliştirmek için eğitim almayı düşündü acaba. Bu durum her iki kesim için de geçerli. Şimdi sınava soksan kaç kişi yeterlilik alır? Yaya geçitlerinde yavaşlamayan sensin, okul ve hastane önünden geçerken kornaya abanan sensin, kaldırıma park eden sensin, camı açıp sigara izmariti, paketi, su şişesi, bira kutusu atan sensin yapmıyorum dersen yalan söyleyen yine sensin. E5'te makas atan arabaların videosunu falan koyalım mı? Keyifli sürüşler.
0
postreal
(20.08.14)
@postreal ben araba kullananlar yapmıyor demiyorum zaten ama motorcuların daha dikkatli olması gerektiği halde nasıl böyle işlere kalkışıyorlar onu anlamıyorum.
0
🌸lathspell
(20.08.14)
motorcular üstündür. ne yaparsa yapsın ses çıkaramazsınız. herkes haddini bilecek. tek başına arabaya binip yola çıkarak trafik yaratanlara bak önce kaç kişiler, ne yapıyorlar diye. sonra sahibinden.coma gir kaç tane satılık 4 tekerli araca karşılık kaç tane iki tekerli araç geliyor ona bak. sonra öyle 30-40 tane mala saydırma hakkın var mıymış yok muymuş bi gör bakam. ben her türlü aracı kullanan biri olarak derim ki:

bisiklet>motosiklet>toplu taşıma araçları>otomobil

halk otobüslerine saydıran falan da çok oluyor. kimse saydıramaz. istediğini yapar. 100 kişi taşıyor. biz arabamıza binip çıkmazsak ortada hiçbir sorun da kalmaz zaten.
0
hkku
(20.08.14)
(14)

Bir günde 3 litreye yakın şu içmek zararlı mı?

mornie
Günde en az 2 litre su içiyorum. Bazen 3 litreye çıkabiliyor. Biraz önce bir doktora aynı soruyu sordum 1.5 litre iç dedi. Ne yapayım ben? Fuzuli yere su içen biri değilim. Ya su içeceğim ya kola, ice tea falan. Onları içmeyeyim diye bu kadar suya başlamıştım sonra devam ettim. Azaltayım mı bu kadar
Günde en az 2 litre su içiyorum. Bazen 3 litreye çıkabiliyor. Biraz önce bir doktora aynı soruyu sordum 1.5 litre iç dedi. Ne yapayım ben? Fuzuli yere su içen biri değilim. Ya su içeceğim ya kola, ice tea falan. Onları içmeyeyim diye bu kadar suya başlamıştım sonra devam ettim.
Azaltayım mı bu kadar su içmeyi?
0
mornie
(20.08.14)
Bi miktar sonra zehirliyormuş. 2.5 Seviyelerinde zararı olmaz bence.

Senin çişin ne berraktır lan.
0
ac milan vs liverpool
(20.08.14)
zorla içmiyorsan vücudunun ihtiyacı oluyordur bu yüzden sıkıntı yaratacağını sanmam su hayattır suya devam
0
joy stick
(20.08.14)
suyu çok hızlı içersen zararlı örneğin kafaya 2 litrelik şişeyi dikip 5 dakikada bitirmeye çalışmak gibi, onun dışında gün içine yayarsan zararı olmaz, zaten sıkça tuvalete gidiyorsundur
0
freebird5406_2
(20.08.14)
spor yaptığım günler 4 litreden fazla içiyorum, yaşıyorum. durduk yere içilmez galiba.
0
rebellion
(20.08.14)
3-4 senedir günde 3-4 litre civarı içiyorum. zararlı falan değil bana da doktor demişti en az 2,5 litre iç diye. söylendiği gibi tek seferde kafana 2 litre suyu dikmedikçe günde 3 litre hiç fazla değil.
0
localhost
(20.08.14)
abi ben 3'ü zaten aşıyorum. 5e yakın net içiyorum her gün. ölmedim ama süper sağlıklı da degılım.
0
esas itibariyle
(20.08.14)
günde şu kadar su içilir şu kadar içilmez diye bir olay yok. neticede o suyu senin vücudun istiyor. bazısı günde 2 bardak ya içer ya içmez, benim gibi bazısı da 4-5 litreye kadar gider. susadıkça su içiyorsan ne kadar içersen iç, o senin vücudunun isteğidir, ölçüsüdür. yoksa zaten susamadığın halde zorla su içmen pek görülen bir şey değil.

gün içine yayarak içtiğin suyun hiç bir zararı olmaz. vücudunun 3/4'ü su, ve her an yenileniyor bu. kullanılmayan su da zaten atılıyor kolayca.
0
loser blueser
(20.08.14)
suyun bir kısmını doğal maden suyuna çevir derim. mineral dengesini bozabilir çok fazla su kaybı ve tekrar alımı, 3 litreyle çok tehlikeli olmasa da daha yüksek miktarlarda ciddi sorunlar yaşatabilir. ben de ortalama günde 3-4 litre su 1 litre civarı da maden suyu içiyorum. herhangi bir sağlık sorunum yok şuan.
0
ucan spagetticanavari
(20.08.14)
Manyak mısınız anlamıyorum. 3 litre nedir lan? Sanırım yorum yazan herkes günde 2 bardak su içip gerisini kahve çay ile götürmeye çalışan tipler. Hiçbir şey olmaz 3 litreden, doğru yoldasın
0
dieselsingle2
(20.08.14)
ya tüm sağlık camiası bi tarafını yırtıyor şu sıcak günlerde bol su için diye tutup hastasına çok su içme diyen doktor var. hakkaten ilginç. çok dediğin 6-7 litre olsa anlayacağım da 3 litre zaten içmen gereken miktar şu çılgın sıcak günlerde. kendi vücuduna göre çok çok fazla olup olmadığını da idrarının renk kontrolünden anlayabilirsin. koyu sarı olmaya başladığı zaman (başka bir sağlık problemin yoksa) içtiğin su miktarı az geliyor demektir. çok açık sarı da aşırı su içiyorsun anlamına gelir. aşırı su da zararlı tabii. ama ''aşırı'' 9-10 litre falan. suyu bırakıp kola içeceğim dedin valla gözüm seyirdi sinirden aman sakın ha.
0
merena
(20.08.14)
"1,5 lt iç" diyen doktora bir daha başka bir şey danışmayın.
0
icemint
(20.08.14)
günde (her gün ama sekmez) 2 litre kesin içiyorum. 3 e nadir çıkıyorum. vücut su oranım yükseldi (iyi bir şey) sürekli berrak işiyorsun ve ödemin az oluyor.

çay kahve aysti içince yerine 2 bardak su içmen gerekiyor.
0
female demon
(20.08.14)
İyidir iyi.
0
arnold schwarzeneger
(20.08.14)
ihtiyacın olduğu müddetçe içmeye devam et. hiçbir sakıncası yok. yeri geldiğinde 5 litre civarı içtiğim de olduğu. sapasağlamım, bir zararı yok.

ayrıca detoks etkisi yapıyor vücuduna. birikmiş pislikleri atıyor ve yaktığın yağların vücudundan daha hızlı atımına yardımcı oluyor.

sakın azaltma.
0
air
(20.08.14)
(9)

Kahvaltılık yemeyen insana öneri

ontheroad
Zeytin, peynir, bal, reçel, yumurta vs bilimum kahvaltılıkları ve sucuk, salam türevlerini yemiyorum. Ekmek de yemiyorum pek fazla. Zar zor 1 dilim tahıllı olanlardan yiyorum domates, salatalık, biber, naneyle falan. O da nadiren. Ara sıra meyveli yoğurt, meyve+süt, sütlü kahvaltılıklardan yiyorum a
Zeytin, peynir, bal, reçel, yumurta vs bilimum kahvaltılıkları ve sucuk, salam türevlerini yemiyorum. Ekmek de yemiyorum pek fazla. Zar zor 1 dilim tahıllı olanlardan yiyorum domates, salatalık, biber, naneyle falan. O da nadiren. Ara sıra meyveli yoğurt, meyve+süt, sütlü kahvaltılıklardan yiyorum ama onlar da tam anlamıyla doyurmuyor ve hep aynı ye ye sıkıyor. Başka ne yenebilir kahvaltıda? Tercihim hazır olmasın, sağlıksız olmasın ve hamur işi olmasın.
0
ontheroad
(20.08.14)
hazır, sağlıksız ve hamur işi olmadan kahvaltı edeceksin ama temel kahvaltılıkları yemiyorsun. insan gerçekten hayret ediyor.
0
feel the blanks
(20.08.14)
yulaf ezmesi tariflerine bak hangisi senin zevkine uyuyorsa, meyveli ve sağlıklı
0
freebird5406_2
(20.08.14)
o yok bu yok...

sütlüleri seviyorum diyorsun peynir türevleri ve tereyağı yemediğin konusunda kararlı mısın? türevleri diyorum bak, belki doğru peynir ile aşk bile yaşayabilirsin
0
neseranni
(20.08.14)
Bizim memlekette kahvaltıda çorba içilir senin yemediğin kahvaltılıkların yanında, çorba iyi de gelir sabah sabah mideyi yumuşatır, tok tutar bir süre ama herkes yapıp yemez o ayrı. krep diyeceğim ama o da hamur işi sayılır. bence kahvaltı yapma, ben yapmıyorum mesela, alışılıyor bir süre sonra zaten :D

Bu aradana feel the blanks güldürdün :D
0
fuckerlove
(20.08.14)
Parça, dilim olarak kesin yemiyorum ama arada bazı şeylerde eridiğinde, karıştığında yediğim oluyor. Yoğunluğuyla alakalı gibi.
0
🌸ontheroad
(20.08.14)
ton balığı da yiyebilirsin arada, genelde sandviç olarak yapıp yiyordum ben ama sen sade de yiyebilirsin.

ama senin durumunda olsam ben çorbayı tercih ederdim arkadaşın söylediği gibi. ohhh miss gibi bir mercimek ya da işkembe, sabah içini de ısıtır.
0
neseranni
(20.08.14)
Kahvaltı yapma? Meyve suyu ic oglene kadar bekle. Sagliksiz diyenlere de aldirma
0
kbsy
(20.08.14)
ceviz badem yoğurt
0
joepiscopo
(20.08.14)
Yulaf ezmesi, kuru üzüm, süt, çok az tarçın.

Gayet güzel oluyor.
0
charlesbukowskiineksi
(20.08.14)
(9)

insanity workout

baobap
dün fit test ile başladım, spor geçmişim yok. çok terledim çok yoruldum ama fit testi güzelce bitirdim. bu sabah uyandığımda tüm vücudum ağrıyordu. ama et kesiği dedikleri şey. bugün de takvimdeki diğer videoyu uyguladım. fit teste göre çok daha zordu. bazı hareketleri onlar 20 tane falan yaparken b
dün fit test ile başladım, spor geçmişim yok. çok terledim çok yoruldum ama fit testi güzelce bitirdim. bu sabah uyandığımda tüm vücudum ağrıyordu. ama et kesiği dedikleri şey. bugün de takvimdeki diğer videoyu uyguladım. fit teste göre çok daha zordu. bazı hareketleri onlar 20 tane falan yaparken ben sadece 3 ya da 4 kez yaptım, kendimi zorlamaktan korkuyorum çünkü hemen herkesin tecrübesinde kendilerini zorladıkları için sakatlanma olayı mevcut.

anlayan sporcu arkadaşlara soruyorum;
1- devam edeyim mi?
2-devam etmemde bir sakınca yoksa bu hamlık kaynaklı ağrılarım ne kadar zamanda geçer?
0
baobap
(19.08.14)
devam et desen de edemeyeceksin. bikaç saat sonra ağrıların çok şiddetlenecek. böyle spor yapılmaz. hele hele damdan düşer gibi insanity hiç yapılmaz.
0
mayeskuel
(19.08.14)
fit testten sonraki halin aslında ne kadar fit olmadığının göstergesi, o yüzden programa hemen başlamak yerine en az 3 gün ağrıların geçmesini bekle. sporda kasları çalıştırmak kadar kasları dinlendirmek de çok önemlidir.
0
freebird5406_2
(19.08.14)
abi deli sikmiş gibi insanity'ye p90x'e başlayanları anlamıyorum. sağlık bu şakaya gelmez. p90'dan başla yavaş yavaş tempoyu yükselt.
0
mattiadestro
(19.08.14)
Kilon kaç? Yaşın kaç? Pat diye insanitye başlaman pek uygun değil bana kalırsa. Çünkü gerçekten ağır bir program o. Ben focus t25 yapıyorum, ondan daha basit demek isterdim ama bugünkü ab intervals beni öldürdü. Daha hafif kardiyo antrenmanlarıyla başlayıp arttırabilirsin. Özellikle hamlığın geçene kadar. Fitnessblender var mesela youtubeda, takip edebilirsin. Benim hamlığım 10 gün falan sürdü. Bacaklarım şişti, üzerine basamadım ayaklarımın. Ama sonrası güzel. Ağrılar azalıyor, esniyorsun, kuvvetin artıyor. Sabırlı olup zorluğu kademe kademe arttırmanı öneririm naçizane. Çünkü en ufak bi sakatlık tüm motivasyonunu vs mahvediyor.
0
buzbebek
(19.08.14)
boy 168, kilo 57, yaş 25 ve kadınım.
sigarayı bırakalı bir kaç gün oluyor ve kilo almaktan korkuyorum, biraz da sıkılaşsam fena olmaz, amaç bu.
0
🌸baobap
(19.08.14)
cok kiloluysan yapma cunku dizlere cok yukleniyor. kilon asiri degilse de bence ayak uydurabildigin kadar yap.
edit: yazmissin zaten kilonu. bence ilk haftayi tamamla oyle karar ver.
0
chavezding
(19.08.14)
1: Devam edin. Zaten programı dinlerseniz "Bizim yaptığımız kadar yapamazsınız; yapabildiğiniz kadar yapın ama hareketleri doğru şekilde yapın" benzeri bir şeyler söylüyor. O nedenle hareketleri düzgün bir şekilde yapın yeter, tekrarları kendi kapasitenize göre ayarlamanızda sakınca yok.

2: Birkaç güne geçer.
0
angelus
(19.08.14)
1.68 boya 57 kg gayet normal. Sadece sıkılaşmak için bu kadar ağır bir şeye girmene hiç gerek yok. Hele ki sporcu geçmişin de yoksa aniden o kadar yükleme fazla gelebilir. Pilates öneririm ben sıkılaşmak için, işini görür gayet. (O da çok basit değil kabul ama insanity den iyidir)
0
fengari
(19.08.14)
devam et ama iyi ye cunku cok klori yakacaksin. Benim agrilarim 1 hafta kadar surmustu. Ama soylew anlatayim: 3. gunun sabahinda tuvalete oturamamistim agridan. Sonra yavas yavas gecti bir haftada.
0
earthsea
(20.08.14)
(5)

festival bileklikleri hakkında

bonjurkes
genşler şu yurtdışındaki festivallerden birine gittim. Kapıda metal kelepçeli bilekliklerden taktılar (kağıt olanlardan değil). Festivalde gördüğüm diğer insanların bileklerinde eski festivallerin de bileklikleri vardı, genelde eski vs.Bu muhabbet hoşuma gitti, benimkini de metalden sonrasını kesip
genşler şu yurtdışındaki festivallerden birine gittim. Kapıda metal kelepçeli bilekliklerden taktılar (kağıt olanlardan değil). Festivalde gördüğüm diğer insanların bileklerinde eski festivallerin de bileklikleri vardı, genelde eski vs.

Bu muhabbet hoşuma gitti, benimkini de metalden sonrasını kesip bileğimde saklayayım ve festivallere gittikçe arttırayım diyorum. Lakin şirkettekiler daha ilk günden, o ne olm ergen gibi bilekliğini çıkarmamışsın, 1 ay duracak mı bileğinde falan dediler.

Şimcik bu muhabbet gayet yaygın olan ve yapılan bir şey mi yoksa gerçekten ergen işi mi?
0
bonjurkes
(19.08.14)
kültür meselesi, biyerde festival kültürü yoksa garipsenir insanların festival kültürü varsa garipsenmez
0
freebird5406_2
(19.08.14)
çok hoş bir eylem.
0
hkku
(19.08.14)
bak 10 yıl saklamış bu kişi. i.imgur.com

hoşuna gidiyorsa neden olmasın.
0
Lim5
(19.08.14)
sirkettekilerden sana ne? yapmak istiyorsan, hosuna gidiyorsa yap. hevesinizi kirdirmayin soyle abuk subuk insanlarin kisisel yorumlarini ciddiye alarak yahu.
0
in vino veritas
(19.08.14)
eet sürekli öyle gezmek biraz ergen işi duruyor ya, hayatında ilk defa festivale gitmişsin gibi bi izlenim oluşuyor.
0
roket adam
(19.08.14)
(1)

kamp çadırı tavsiyesi

zam sampiyonu domates
devamlı arabanın arkasında duracak.boyutları makul düzeyde.2 kişilik.f/p iyi kamp çadırı tavsiyesi rica ediyorum.
devamlı arabanın arkasında duracak.
boyutları makul düzeyde.
2 kişilik.
f/p iyi kamp çadırı tavsiyesi rica ediyorum.
0
zam sampiyonu domates
(17.08.14)
freebird5406_2
(17.08.14)
(2)

Windows Phone kullananlara sorular

fakyoras
Selamlar, Telefonumu bozmamdan oturu 400 liraya lumia 525 aldim, bir sure idare etsin diye. Ilk kez windows phone kullanacagim, hangi programlari yukleyeyim ? Neler yapayim? Mesela developer hesabi acip 8.1 yukleyeyim mi ? (Nerden aciliyor ki bu hesap?)Olmazsa olmaz uygulamalariniz neler? Saygilar.
Selamlar,

Telefonumu bozmamdan oturu 400 liraya lumia 525 aldim, bir sure idare etsin diye.

Ilk kez windows phone kullanacagim, hangi programlari yukleyeyim ? Neler yapayim?

Mesela developer hesabi acip 8.1 yukleyeyim mi ? (Nerden aciliyor ki bu hesap?)

Olmazsa olmaz uygulamalariniz neler?

Saygilar.
0
fakyoras
(17.08.14)
developer hesabıyla 8.1 yüklemene gerek kalmadı, dün resmi olarak telefonlara 8.1 dağıtılmaya başlandı, lumia 520 telefonu güncelledim telefon güzelleşti, güncellemeleri kontrol et gelmediyse bir iki gün daha sabret.

sadece temel uygulamaları kullanıyorum facebook, whatsapp, navigasyon bir de evernote ile not alıyorum
0
freebird5406_2
(17.08.14)
ben 2 adet uygulama yazdım hocam ;)
biri not tutma uygulaması, diğeri kitaplık uygulaması ;)
awesome note
awesome library

bunun dışında

battery doctor
ekşimtrak
itü sözlük
uc browser

:)
0
seytan ayrintida gizlidir
(18.08.14)
(3)

kargonun orda ne işi var

eksi sozlukte eksiyen adam
iyi geceler ahali,ben istanbuldayım, kargo istanbuldan yola çıkmış. kocaelide ne işi var? niye önce yükleyip sonra geri indirmişler?https://www.dropbox.com/s/t2dbiwdg5nnap12/Screenshot%202014-08-17%2002.18.52.png
iyi geceler ahali,

ben istanbuldayım, kargo istanbuldan yola çıkmış. kocaelide ne işi var? niye önce yükleyip sonra geri indirmişler?

www.dropbox.com
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(17.08.14)
aktarma merkezi orası olduğu için olabilir, evinden bir alttaki sokak adresine kargo göndersen de önce aktarma merkezine gider sonra adrese gider muhtemelen
0
freebird5406_2
(17.08.14)
tamam öyle olsun, ama bu neden önce araca yükleyip 10 dk sonra tekrar indirildiğini, neden şu anda yolda olmadığını açıklamıyor sanırım.
0
🌸eksi sozlukte eksiyen adam
(17.08.14)
kargo sultanbeyli'den çıkmış. oradan çıkan ve oraya giden kargolar öncelikli olarak çayırova aktarma merkezine gider. daha sonra eğer siz anadolu yakasındaysanız direk şubenize gelir eğer değilseniz avrupa yakasındaki (yanlış hatırlamıyorsam boğaziçi ya da marmara aktarma merkezi olması lazım) aktarma merkezine ordan da size verecek şubaye gider. gönderiniz araçtan indirilirken makinayla yanlış okuma yapılmış, indirme yerine yükleme okutmuş sonra onu düzeltmişler bir problem yok. muhtemelen bugün içinde şubenizde olur.
0
mosakale
(17.08.14)
(2)

Don Quijote kitap

puc
Selamlar,Çizgi filminin kaseti vardı, küçükken çok defalarca izlerdim. Ama hiç okumadım. Şimdi şu aşağıdaki link'tekinden alasım var.http://www.idefix.com/kitap/don-quijote-2-cilt-takim-cervantes/tanim.asp?sid=B885ESYDED2TRPM0F5UNideefix'ten pek almıyorum ama fiyat iyi gibi, değil mi? Kazım taşkent
Selamlar,

Çizgi filminin kaseti vardı, küçükken çok defalarca izlerdim. Ama hiç okumadım. Şimdi şu aşağıdaki link'tekinden alasım var.

www.idefix.com

ideefix'ten pek almıyorum ama fiyat iyi gibi, değil mi? Kazım taşkent serisi de güzel oluyor? Alan var mı bundan?

İyi günler
0
puc
(16.08.14)
yky güzel al.
0
freebird5406_2
(16.08.14)
Alın kesinlikle. Bulabileceğiniz en iyi çeviri, tam metin.
0
mutlusismankedi2015
(16.08.14)
(17)

zengin proteinli yiyecekler

oddyseus
1.5 ay sonra yurt hayatım tekrar başlayacak. vg yaptığım için belirli protein miktarının altına düşmek istemiyorum. yurtta kantinde yiyebileceğimin en iyisini yedikten sonra ara öğünler ya da proteinli atıştırmalara sıra geldiğinde ne önerirsiniz. 1.öncelik çok hızlı servis edilebilir/yenebilir konu
1.5 ay sonra yurt hayatım tekrar başlayacak. vg yaptığım için belirli protein miktarının altına düşmek istemiyorum. yurtta kantinde yiyebileceğimin en iyisini yedikten sonra ara öğünler ya da proteinli atıştırmalara sıra geldiğinde ne önerirsiniz. 1.öncelik çok hızlı servis edilebilir/yenebilir konuma gelen aparatif bir şey olması lazım.

Aklıma ton balığı geliyor. 80-100 liralık ton balığı alsam 1 ay götürür beni. Bunun gibi konserve tarzı ama protein oranı yüksek ne önerirsiniz?

not: yapılan soğuk sandviçlerle peynir bol bol tüketilecek zaten.

dipnot: yurt odasında olan tek şey buzdolabı ona göre öneri veriniz.
0
oddyseus
(12.08.14)
konserve barbunya pilaki.
0
halitkin
(12.08.14)
ton balığı konserve 100 gr'da 17 gr protein
barbunya pilaki konserve 100 gr'da 12 gr protein alternatif olabilir
0
freebird5406_2
(12.08.14)
tabiki yumurta. fakirin protein deposu. sinbo yumurta pişirme makinesi var onu kullan. çok rahat edersin.
0
mrthany
(12.08.14)
Kabak çekirdeği ve badem. Tuzsuz ve çiğ olanları daha sağlıklı tabii.
0
ontheroad
(12.08.14)
bu konserverleri toptan satış fiyatında almam mümkün mü 1-2 aylık toplu olarak alsam?
0
🌸oddyseus
(12.08.14)
barbunya gaz yapar yau ton balığı da aşırı pahalı ikili dardanel 12-13 lira beş tane alsa ayda 10 tane yesen 60 lira sırf ton balığı. şu hale bak ağlicam.
0
mula
(12.08.14)
@mula hocam 3 lüsü 10 lira olanları da var iş görür.
0
🌸oddyseus
(12.08.14)
somon da var ve yağsız o da yenir. jamon filan da var da düzenli çiğ et yemek iyi değil.
0
mula
(12.08.14)
mula, değişiklik yaparım hocam barbunya fasulye, tavuk, ton balığı yurt marka olanları gayet de ucuz ve lezizmiş
0
🌸oddyseus
(12.08.14)
lor. ekmeksiz götür.
0
pazubant
(12.08.14)
Hem enerji vermesi, hem de protein barındırması sebebiyle fındık ve fıstık ezmesi. Mercimeği de öneririm, yemekhanede buldun mu kaçırma :)
0
sevgikusunkanadinda
(12.08.14)
lor kaşıklıyorsun çılgınlar gibi. yazıktır girme o kadar yağlıya.
0
aşksız prens
(12.08.14)
lor ulan lor. başka bir şey değil.

lor ye, yumurta ye. yağsız ve derisiz tavuk göğsünü haşla ye. ton balığını yağda yüzdürüyorlar. vg yapan adam yağ yer mi?

bim'de a101'de yarım kiloluk lorlar var, çok lezzetli. löpür löpür götür.
0
yirmisantim
(12.08.14)
Barbunyadaki protein kas gelişimi için pek bir işe yaramaz.

Ton balığı ve lor iyidir. Ya da 80-90 liraya protein tozu al çok daha uzun süre götürsün.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(12.08.14)
ton balığı tüketiminizin miktarına/sıklığına dikkat edin.
ağır metal birikmesi... araştırınız.
0
icemint
(12.08.14)
Ara öğün yapman gerekmiyor öncelikle. Protein alımını ana öğünlerle bitirebilirsin. Lor en iyi çözümlerden biri. Ton balığını da icemint'in dediği gibi abartma. Yumurta makinesi alıp odanda kullanabilirsin. Sarılarını atmazsan protein ihtiyacının büyük kısmını tamamlar.
0
arnold schwarzeneger
(12.08.14)
- hergun ton baligindan uzak dur. (bkz: mercury poisoning)
- hindi füme.
- vg yapan adam yağ yer.
- vejeteryan vg cileri araştır.
0
sage
(12.08.14)
(1)

izmirde deniz kenarında ucuza pansiyon vb.

Pamplona
Günlük limit 30 tl. Ne vardır?
Günlük limit 30 tl. Ne vardır?
0
Pamplona
(12.08.14)
çadır kamping alanları 30 lira alıyor günlük
0
freebird5406_2
(12.08.14)
(1)

retrica pc versiyonu benzeri bir uygulama var mı?

plastic_angel
sb
sb
0
plastic_angel
(11.08.14)
freebird5406_2
(11.08.14)
(2)

notebook adaptör alırken

yapma volkan
siz neye dikkat ediyorsunuz? volt ve amper tutuyorsa tamam mı diyorsunuz?illede aynı marka ve model olmasına mı dikkat ediyorsunuz?ya da orijinal mi satın alıyorsunuz?
siz neye dikkat ediyorsunuz?
volt ve amper tutuyorsa tamam mı diyorsunuz?
illede aynı marka ve model olmasına mı dikkat ediyorsunuz?
ya da orijinal mi satın alıyorsunuz?
0
yapma volkan
(10.08.14)
Maddi imkanın varsa tabiki Orijinal ürün derim. Yoksa fark etmiyor. Volt tutsun, amper biraz yüksek olsun sorun değil.
0
teknikekip
(10.08.14)
orjinali pahalıydı ucuz bir marka seçtim anakartı yaktım 300 lira dediler :) orjinalini almanı tavsiye ederim
0
freebird5406_2
(10.08.14)
(15)

cb secimlerine katilim cok dusuk degil mi?

idexo
artik oglen oldu az once oyumuzu verdik geldik; fakat imzalarken baktim ki imzalar her sayfada 4-5 tane, yani ancak hersayfada birer aile... ayrica okul bombostu. sizce de katilim gecen seferkine kiyasla cok dusuk degil mi? nedeni sadece tatil mi? bir yandan nasilsa ikinci tura kalir diye millet iki
artik oglen oldu az once oyumuzu verdik geldik; fakat imzalarken baktim ki imzalar her sayfada 4-5 tane, yani ancak hersayfada birer aile... ayrica okul bombostu. sizce de katilim gecen seferkine kiyasla cok dusuk degil mi? nedeni sadece tatil mi? bir yandan nasilsa ikinci tura kalir diye millet ikinci oylari bekliyor gibi de bir seyler var.

edit1: ayrica biri bana konda'nin secim rapor/anket/arastirmasi neyse ozel mesajla ulastirirsa sevinirim. kendi sayfasinda ulasilamiyor. tesekkurler.

edit2: rapora ulastim.
0
idexo
(10.08.14)
benim kullandigim sandikta imzalarin cogu tamamdi.
0
exlibris
(10.08.14)
Benim sandıkta da katılım az.
0
nyist_
(10.08.14)
İnsanlar sorumsuz ve oy vermeyerek tepki verdiğini zannedecek kadar zekiler. Benim kullandığım yerde de azdı katılım ve imzalar.
0
ontheroad
(10.08.14)
seçim için sandığa gidince bütün sorumluluklarını yerine getirdiklerini sanan alleme-i cihanlar, sandığa gitmek kadar gitmemek de bir seçimdir. sandığa giderek bir hırsızı meşrulaştırdığınızı, zaten sonucu belli (ortalıkta basılmış olan 18 MİLYON FAZLA PUSULA VARKEN) bir kağıt katlama oyunuyla istemediğiniz bir cb'yi onadığınızı unutmayın. adayını belirlemediğiniz, size dayatılan adaylardan birine mühür bastığınız, oylarınızın çalınacağı, sonucu oylayanların değil oyları sayanların belirleyeceği bir sistemin demokrasi, oy vermenin bir "vatandaşlık sorumluluğu" olduğunu düşünmeye devam edebilirsiniz, ama bu düşünceleriniz sizin gibi düşünmeyenlere hakaret etme zeminini meşrulaştırmaz. bu tepeden bakan bakış açınızı değiştirin artık.
0
gochebe
(10.08.14)
sandığa boykot mantığıyla gitmeyenlerin başka bir çözüm önerisi var mı ? eğer boykotun bir yaptırım gücünün olduğunu düşünüyorlarsa bunu bireysel mi gerçekleştirdiler yoksa daha çok kişiye yayılması için bir yol bir kampanya izlediler mi ?
0
freebird5406_2
(10.08.14)
@gochebe; oy vermeyince bu bahsettiğiniz sorunları çözmüş mü oluyorsunuz?
0
zendepo
(10.08.14)
her ne kadar söylediklerinin çoğu yanlış olsa da gochebenin vardığı nokta doğru. belki o noktaya da varmak istememiş olabilir ama bence hiç kimse hiçbir şeyi yapmak zorunda değil. sen seçimini oy vermek yönünde yaparsın, sen seçimini selahattin demirtaşa oy vermek şeklinde yaparsın ama bir başkası seçimini oy vermemek olarak yapar. yaptığımız her şeyin bir getirisi de olmak zorunda değil.

ben oy vericem ama birilerinin oy vermeyecek olması da hiç ilgimi çekmiyor.
0
mosakale
(10.08.14)
Saatle de alakali olabilir diye salliyorum su an. Mesela ben daha gidip de oy falan vermeyi dusunmuyorum. Biraz serinlik coksun de evden oyle cikayim diye bekliyorum. Bi de tembelim. Ama aksama kadar unutmamak icin hatirlatmami ayarladim.
0
letheavendangered
(10.08.14)
bazi insanlar kendisini temsil edecek bir aday yok diye oy vermemis olabilirler fakat ayni kisiler acaba o adayin aciklanmamasi icin ne kadar aktif caba gosterdiler? sonucta tartisma baska yere gidiyor ve ozunde de: tavsan daga kusmus dagin haberi olmamis durumu var. ozetle bu baska bir konu.

benceyse oy vermenin bir onemi var.

katilimin dusuk olmasinin da illa ki marjinal sebepleri vardir. yine az kisinin sandiga gitmesini partilere gore ayiramiyoruz elbette. dolayisiyla ben de akp soyle chp boyle demiyorum, kimse de demiyor. onemli olan sonucta katilimin dusuk olmasi ve bunun genel sebepleri.

daha onceki cb secimlerinde meclisteki krizleri hatirlayin, yeterli cogunlugu bir turlu toplayamayan bir akp vardi. tamam nerde cokluk orada bir karisiklik karambol durumlar oluyor, belki kontrolu cok zor diye hile hurda da kolayca karisiyor fakat bir yandan yine ayni (meclisteki toplanti yeter sayisi, oy sayisi gibi) seylerle karsilasmak istemediklerinden halk secsin dediler. su anki duruma donersek halkin katilimi da oldukca dusuk. yurtdisi oylari icin beklentinin altinda kullanildi da dendi. acaba bu neye delalet eder? genelde de bu katilim gercekten dusuk mu? biraz da bunu ogrenmek icin sordum.
0
🌸idexo
(10.08.14)
Dün sıra olur mu dediğimde tek sandık var, üç sandıkla uğraşıldığı için kalabalık oluyordu demişti babam. Bugün sıra olmamasını ona bağladım ben. Mantıklı geldi.

ek: saat 11.30 gibi gittim imzaların yarısı vardı.
0
taqster
(10.08.14)
@gochebe bize senin gibi kendini yenilmis sayip kosesine cekilen degil, her kosulda mucadelesini ve vatandaslik gorevini yerine getirecek adam lazim.

sen zaten zihnen ölmüşsün.
0
ko gotursun su seni
(10.08.14)
çok sataşma olmuş. o zaman biraz daha devam edeyim. oy vermeyince demokrasi gelmiyor tabi ki, ama oy verip anti-demokratik daha da ötesi faşist bir sistemi onamaktansa oy vermemek yeğdir.
bireysel bir tepki olarak sandığa gitmemek işi tabi ki de örgütlü bir boykota denk değildir, zira boykot gerekli propagandif araçlarla ve örgütlenerek yapılır. ülkede bu işi gelenek olarak benimseyen anlayışlar mevcut, ancak örgütlenme noktasında eksiklikleri çok.
daha fazlası, bu bir mücadele işidir, kesinlikle öyle. ama mücadele sandık mücadelesi değil, sokak mücadelesidir; eylemdir, örgütlenmedir. bunlar bir arada olduğu zaman belki sandığın anlamı olabilir (en iyi ihtimalle bir "allende" olabilir -ki allende'nin koşulları bile günümüzde yok-). yazdıklarımdan bir yenilmiş sayma durumu anlaşılmasın, zira yenilmişlik hissinin aksine mücadeleye umut var. alttan alta kılcal damarlarda dolaşan değişim havaları var; kent mücadelesinin yükselişi, sendikal yozlaşma dolayısıyla değişik yöntemlerle örgütlenmeyi deneyen işçilerin varlığı, gezinin politize ettiği kuşaklar vs. mücadele ile bir yere gelinebileceği inancımı arttırıyor. ama bu işlerin ilk adımı sandık olmadığı gibi, sandığı bütün mücadeleye denk tutmak da sandığı demokrasinin bir farzı sananlarda 30 marttaki gibi bir umutsuzluk ve yenilmişlik hissi doğuruyor.
0
gochebe
(10.08.14)
Katilim az degil oy kullandigim yerde.
0
diss0640
(10.08.14)
bi de şu var ki saat daha erkendi bu başlık açıldığında, 12 filan. herkes tatilde değil çalışan ve pazar günü öğlene kadar uyuyan insanlar da var. konu gerçi bambaşka bi yere gitti ama eklemek istedim.

ben oy kullanalı yarım saat filan oldu listenin yarısından biraz fazlası imzalamış gibiydi.
0
mosakale
(10.08.14)
saat 16:20 da oy kullandım. sayfalar yüzde 80-90 imzalanmıştı. hala oy vermeye gelen benim gibi tembel vatandaş da çoktu hani.
0
mea maxima culpa
(10.08.14)
(18)

Ramazan davulcularını nasıl karşılıyorsunuz?

posta güvercini
Hayırlı ramazanlar.Büyük şehirlerde oturanlara soruyorum özellikle. Davul sesiyle mi sahura kalkıyorsunuz? 21. yüzyılda hala sokaklarda davul çalınması garibinize gitmiyor mu? Düşünceniz nedir?
Hayırlı ramazanlar.

Büyük şehirlerde oturanlara soruyorum özellikle. Davul sesiyle mi sahura kalkıyorsunuz? 21. yüzyılda hala sokaklarda davul çalınması garibinize gitmiyor mu? Düşünceniz nedir?
0
posta güvercini
(28.06.14)
Gelenektir, penceremin önünden ayrılmadan çalmadığı sürece çalsındır, geçsindir, gitsindir. Benden bahşiş falan da alamazdır.
0
armagan
(28.06.14)
kafa zikmekten başka bir işe yaradığı yok. Başlarım böyle geleneğe.
0
oğlum çok zor lan
(28.06.14)
sikeyim boyle gelenegi
0
varg
(28.06.14)
eskiden teknoloji yokken davulcular uyandırıyormuş da şimdi niye var bilmiyorum. Bir de oruç tutmayanlarda sahura kalkıyor bu yüzden
0
rock n roll
(28.06.14)
benim düşüncem, müslüman olan adam zaten davul sesiyle değil, alarmını kurarak kalkıyor sahura. Bu durumda davul salt gürültüden başka bir şey değil. Bu ezan gibi dini bir şey de değil. Bunu Israrla devam ettirmenin bir anlamı var mı?
0
🌸posta güvercini
(28.06.14)
hoslanmiyorum hic. urkutuyor beni :c ama ozellikle +35 te bi mutluluk yarattigini gozlemliyorum, o vakit azicik sempatik geliyor ama i ih cekilir sey degil. uyumuyoruz ya da alarmla kalkiyoruz biz.
0
mayaa
(28.06.14)
Rezalet. Hangi aklı başında insan davul sesiyle uyanmak ister ya. Kalkmak isteyen her türlü kalkıyor zaten.
0
zetsuboushita
(28.06.14)
Rahatsız oluyorum ve tamamen anlamsız gereksiz buluyorum.
0
klakie
(28.06.14)
artık gereksiz buluyorum fakat madem insanlar seviyor devam etsin de sahur topu nedir artık bir çok şehirde atmaya başladılar, gecenin sessizliğinde iftardakinden daha fazla çıkıyor sesi apartmanlar arasında yankılanıyor

gece davulcu geçiyor
ezan okunuyor
saat, alarm, cep telefonu gibi araçlar var

bunun üzerinde bir de sahur topu cidden rahatsız edici bir yöntem.
0
freebird5406_2
(28.06.14)
Hayatımın ilk yumruklu kavgasını para istemeye gelen davulcuyla yaptım. Uyanmak istemiyorum zaten üstüne bir de para alıyolar. Laik bir ülkedeyiz yahu müslüman var olamyan var.
0
oddyseus
(28.06.14)
şu an burada olmama sebep olan şey. uykumdan zıplayarak uyandım sayesinde. nasıl sevgi doluyum anlatamam..
0
fengari
(28.06.14)
çalınmasını falan geçtim de kapı kapı gezip para istemeleri resmen trajikomik bir olay.ulan ciddi ciddi çok önemli bir iş yaptıklarını zannedip,hiç tanımadığı etmediği adamların ziline basıp para istiyorlar.acayip bir özgüven bu ya keşke bende de olsaydı valla.ulan hem gece gece dünyanın en gereksiz müzik aletiyle(şahsi fikrim-en azından tek başına çalındığında-hoş zurnayla da kötü) kafa sikiyorsun bir de üstüne utanmadan gelip para istiyorsun.olum çok ilginç lan gerçekten.
0
mesa
(28.06.14)
Olmasa daha iyi olur.
0
sutlu nescafe
(28.06.14)
kapıma geldiğinde siktir çekmeyi planlıyorum.
0
ozzpwnz
(28.06.14)
dipnot olarak söyleyeyim, genelde kapı kapı çalıp para isteyenler sahte davulcular olabiliyor. zira bizim buradaki davulcular asla zil çalmazlar. yıllardır da aynı davulcular geçiyor buradan, tanıyoruz artık. davulu çalar geçerler, isteyen çıkar balkona verir parasını. son iki senedir sahte davulcular geliyor ve zili çalıyorlar para istiyorlar; biz de kovuyoruz, rencide ediyoruz, toplum içinde parmakla gösteriyoruz.
0
anil
(28.06.14)
bir keresinde antepte bir kac gece kalmam gerekiyordu birinin evinde, tam da ramazanin basladigi gunler. neyse, o gece de nasil sicak, uyku uyunmuyor. bu davulcu basladi dank dank dank, ritimsiz sekilde kafa sikiyor, sokagin bir ucundan obur ucuna gidip gidip geliyor. karsi binadan basladi kadinin biri "ya cik git burdan, cocuk uyuyo burada bebek var" diye, davulcu da "hanim hanim dinine sahip cik" gibisinden biseyler soyledi. kadinin sesi kesildi. davulcu da gidip gelmeye devam etti, sonra sokaktan cikti. soyle bir bes dakika sonra yine geldi. orada 30 saniye falan kalmistir, bir gurultu, bir cagirti, pencereden bir baktim ki halk ayaklanmis, davulcuyu linc etmekte. davulcu zopayi yedi, ondan sonraki gece de gelmedi haliyle.
0
beriberi
(28.06.14)
Mahalle baskısından başka birşey değil bana göre de. Artık alarmlı saatlerin bile demoda kaldığı, cep telefonunun uyku sırasında oluşan titreşimleri ölçüp ona göre insanı üzmeden kaldırabildiği bir zamanda yaşıyoruz. Hastası var, çocuğu var, uyku problemleri çekeni var, sabah erkenden işe gitmek zorunda kalacak ve o bir saatlik fazladan uykuya gerçekten ihtiyacı olan insanlar var. Tüm bunları düşününce korkunç bir bencillik, görmemişlik ve "ben uyanıyorsam sen de uyanacaksın, sokakta da yemek yediğini görürsem ağzını burnunu kırarım"cılığın yansıması olarak görüyorum.

Bahşiş mi? Ne bahşişi :)
0
sevgikusunkanadinda
(28.06.14)
işlevsel olarak gereksiz ki artık uyandırma işlevinden dolayı değil de kültürel bir öğe olduğu için devam ettiriliyor. yalnız bunu o davulcu arkadaşlara da söylemek lazım ki işi abartmasınlar.

not: bulunduğum yerde davul ve zurna ile bu işi yapıyorlar. gecenin bi yarısı "aman melekem kavur balıkları" eşliğinde sahur yapma keyfi bir başka, henüz inmedim ama ara ara mahalleli (alevisi-sunnisi karışık) sahurda aşağıya inip 5-10 dakka davul-zurnayla halay çekiyorlar, sonra herkes evine dağılıyor, davulcu dolaşmaya devam ediyor.

buna ne kafa z.ktiler bea diye de bakabilirsin, gülümseme eşliğinde de izleyebilirsin, mizacına, hayata bakışa bağlı
0
yemrem
(28.06.14)
(2)

TRT neden şifre girer?

dave87
İş nedeniyle şehir dışında otelde kalıyorum. Yaklaşık 20 gün daha burada kalacağım. Dünya kupasını izlerim, keyfime bakarım diye düşünüyordum ki TRT uydu yayınlarına şifre girdi. Otel de yalan oldu.Koca kupanın 3'te 2sini izleyemeyecek olmamın hayal kırıklığını bir kenara bırakıp merak ettiğim için
İş nedeniyle şehir dışında otelde kalıyorum. Yaklaşık 20 gün daha burada kalacağım. Dünya kupasını izlerim, keyfime bakarım diye düşünüyordum ki TRT uydu yayınlarına şifre girdi. Otel de yalan oldu.

Koca kupanın 3'te 2sini izleyemeyecek olmamın hayal kırıklığını bir kenara bırakıp merak ettiğim için soruyorum.

Neyin şifresi bu? Zaten ücretsiz yayın, zaten devlet kanalı, zaten internet sitesinden izlenebiliyor. Ne diye şifre giriyorlar?
0
dave87
(13.06.14)
sampiy10.gazetevatan.com

Tüm maçlar TRT ekranlarından canlı olarak yayınlanacak ancak uluslararası yayıncılık sözleşmeleri gereği, TRT uydudaki yayınlarına şifre koymak zorunda.

Hemen hemen her organizasyonda benzer durumlarla karşılaşılıyor ama aslında sadece TRT değil, diğer ulusal kanallar da şifreyi keyfen koymuyor. Çünkü uydu aracılığıyla yurt dışından izlenme imkanı doğuyor ve kanallar, sadece Türkiye sınırlarını içeren yayın haklarına sahip oldukları için, çok ciddi cezalarla karşılaşabilir ve hatta yayın lisansları tehlikeye girebilir.

Peki futbolseverler Dünya Kupası maçlarını TRT ekranlarından nasıl izleyecek?

TRT'nin Batı paketinde (Frekans: 11919 V - SR: 24444) maçlar şifresiz. Doğu paketinde ise şifre olacak.

Biss şifresi 100000000000 girilerek, doğu paketinden de izlenebilecek.
0
freebird5406_2
(13.06.14)
normal çanakla izleyebiliyorsun sanırım. otellerde olur genelde kurcala biraz. trt cam gibi çeker her halükarda.
0
westblack
(13.06.14)
(4)

Film tavsiyesi

murtiii
Son zamanlarda çıkan ver arkadaşlarla izlenesi güzel birkaç film tavsiyesi alabilir miyim?
Son zamanlarda çıkan ver arkadaşlarla izlenesi güzel birkaç film tavsiyesi alabilir miyim?
0
murtiii
(12.06.14)
the grand budapest hotel
0
freebird5406_2
(12.06.14)
grand budapest hotel. unutulmazfilmler.com'da bulabilirsiniz.
0
yonge and bloor
(12.06.14)
the best offer
about time
walter mitty
0
feykalade
(12.06.14)
dallas buyers club, her, walter mitty, the grand budapest hotel, captain phillips -bunun 1 yılı geçti ama- ilk aklıma gelenler.
0
armagan
(13.06.14)
(3)

Life is short tadında videolar

dimia
Hayat kısa ve kucuk seylere üzülmemek gerektiği konusunda bildiğiniz videolar varsa , link verebilir misiniz?
Hayat kısa ve kucuk seylere üzülmemek gerektiği konusunda bildiğiniz videolar varsa , link verebilir misiniz?
0
dimia
(12.06.14)
freebird5406_2
(12.06.14)
wiillii
(12.06.14)
wiillii
(12.06.14)
(2)

Bu Köpeğin Cinsi Nedir?

nesilsiz
Selam arkadaşlar, bu köpeğin cinsi nedir?
Selam arkadaşlar, bu köpeğin cinsi nedir?
0
nesilsiz
(12.06.14)
bernese dağ köpeği:

www.google.com.tr
0
noexpectationsnodisappointments
(12.06.14)
bernese
0
freebird5406_2
(12.06.14)
(9)

vücut için hangi güneş koruyucu?

letheavendangered
yüz için la roche posay kullanıyorum ama sanırım vücut için o kadar yüksek korumaya gerek yok. gerçi lekelerin renginin iyice koyulaşmaması falan da gerekiyor, bilemedim. yağsız falan, ne alınmalı?
yüz için la roche posay kullanıyorum ama sanırım vücut için o kadar yüksek korumaya gerek yok. gerçi lekelerin renginin iyice koyulaşmaması falan da gerekiyor, bilemedim. yağsız falan, ne alınmalı?
0
letheavendangered
(12.06.14)
50+ koruma günlük yüz kullanımına fazla yağlı gelir 30 yeterli
0
freebird5406_2
(12.06.14)
freebird sen her şeyi çok yanlış anlamışsın kardeş.
0
🌸letheavendangered
(12.06.14)
ben geçen sene sun ozon markasını almıştım rossmann'dan (30 faktör, spreyli ambalajdı). gayet de güzel korudu bütün yaz -ki denize gitmedim ama bütün gün şortla tişörtle güneşin altında dolaştığımda bile rengim koyulaşmadı.

dermokozmetik harici bir şey düşünürseniz tavsiye ederim.
0
in pyjamas
(12.06.14)
Yüzüme 50+ sebamed
Vücuduma 30 sebamed, neutrogena, nivea 45 arko ne varsa artık.
Beyaz tenliyim, kizarip soyulan bronzlasmayan cinsten.
0
Lim5
(12.06.14)
yves rocher. a4 kağıdı renginde olduğumdan her markayı denedim neredeyse, yves rocher kadar iyi gelenini görmedim. o iğrenç ıstakoza dönüşmelerim olmadı hiç geçtiğimiz yaz. +50 faktör.
0
harekatamiri
(12.06.14)
lim5, o saydıklarının hepsi için de çok yoğun ve sivilceye-yağlanmaya sebep oluyor diye duydum. sende durum nasıl?
0
🌸letheavendangered
(12.06.14)
ben şu an shiseido face & body kullanıyorum 30 faktör.
üzerinde non-comedogenic yazan markalara bak, gözenek tıkamaz.
0
lily briscoe
(12.06.14)
Sudocrem kullanıyorum sivilce çıkmıyor pek. Sebamed krem biraz yoğun, 50+ olmasına baglamistim ben onu. Yayarken zorlanıyorum kalın bir tabaka oluyor ama koruyor. Losyon olanları zaten sıkıntısız.
0
Lim5
(12.06.14)
yüz için solante pigmenta, vücut için lancaster oil free sprey.
0
kerbeee
(12.06.14)
(1)

lys giriş belgesi

yemrem
lys giriş belgesini internetten çıktı almak için belirli bir son tarih var mı? yoksa sınav sabahına kadar ne zaman istersek çıktıyı alabiliyor muyuz?
lys giriş belgesini internetten çıktı almak için belirli bir son tarih var mı? yoksa sınav sabahına kadar ne zaman istersek çıktıyı alabiliyor muyuz?
0
yemrem
(10.06.14)
sınav sabahı bile alabilirsin ( almıştım )

ama yine de geciktirme, sistem çöker alamazsın falan
0
freebird5406_2
(10.06.14)
(19)

Şimdi Tam Sırası

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Şu anda bu duyuruyu yazarken kızım televizyondan sabah haberlerini izliyor. Gelen sesler bana nasıl acı veriyor anlatamam. Bağrışmalar, patlamalar, telsiz sesleri, çığlıklar, bağrışmalar... Kelimeler; saldıganlar, hastane, çatıştılar, hesaplaşmaları, gerginlik...Korkuyorun ben. Çok korkmaya başladım
Şu anda bu duyuruyu yazarken kızım televizyondan sabah haberlerini izliyor. Gelen sesler bana nasıl acı veriyor anlatamam.
Bağrışmalar, patlamalar, telsiz sesleri, çığlıklar, bağrışmalar...
Kelimeler; saldıganlar, hastane, çatıştılar, hesaplaşmaları, gerginlik...

Korkuyorun ben. Çok korkmaya başladım.

Çünkü, ben 1980 öncesini yaşadım, malum 80 sabahını yaşadım, 80 sonrasını yaşadım. Hala yaşıyoruz, o günlerin izleri hala temizlenmedi, vicdanlarda da zihinlerde de.

Dün compadrito'nun "yaşarken ölü hale gelen on bin ana baba" yazısını tekrar okudum. Bana göre eksik kalan yönleri olsa da gözlem içeren çok güzel bir yazı. eksisozluk.com

O ana babalardan bir kısmını tanıyorum, o dönemden sağ çıkabilen, bu günlere gelebilen insanlar tanıyorum. Çünkü ben o zamanlar devrimci yol sempatizanıydım. Birlikte kitaplar okuduğumuz, ülke meselelerini, hakları yenen insanlarımızı konuştuğumuz, türlü maceralar yaşadığımız, birlikte neşelenip birlikte dertlendiğimiz, sonrasında işkence gören, çocukları olamayan, sevdiklerine kavuşamayan, bir işe girip çalışamayan, ölen, ölmeyenlerin yaşamları heba olan arkadaşlarım onlar benim.

Biliyor musunuz, bir arkadaşımızdan yıllarca haber alamadık. Annesi ikimizin çeyizine de aynı renkli orlondan mutfak takımı örmüştü. Ben evlendim, o takım yıllarca çeyizimin en değerli eşyası oldu. Orlon örtülerimi kullanırken gösterdiğim hassasiyeti başka hiç bir eşyaya göstermedim.
Yıllarca arkadaşımın akibetini merak ettim, yıllarca o örtüleri kullandım, yıllarca o acı içindeki anneye gidip elini öpüp sarılamadım. Benim örtülerim zamanla yıprandı, arkadaşımın örtülerinin sandığının bir köşesinde, belki annesinin diktiği bir geceliğin yanında ya da belki benim annemin ona yaptığı işli oda takımının yanında yepyeni durduğunu bilerek örtülerimin yıpranmasını izledim. Şimdi yazınca bir paragrafa sığabilen bu süreç, insan ömrünün akıl baliğ olduktan sonrasının ortalama yarısını kapsıyor.

Bu arkadaşım, bir dönemde il halk kütüphanesinde en çok kitap okuyan kişi seçilirken, aynı dönemde bizdeki kitapların neredeyse hepsini ödünç alarak okuduğunu gözlemlediğim, zehir gibi aklı olan, en son gördüğümde üni'de matematik eğitimi alan, derdi sadece daha güzel bir yaşam olan biriydi.

Başka örnekler de anlatabilirim, daha çok çok örnekler anlatabilirim bu şekilde kaybolan, hırpalanan, heba olan yaşamlar hakkında.

Bir gün, öyle sıradan bir gün, ev işleri yaptığım, kendi kendime ıvır zıvır işler yaptığım bir anda telefonum çaldı. Hattın karşısındaki, hayatından artık umudu kestiğim, anılarımızı düşünerek andığım, o güzel insan, canım arkadaşımdı. Yere çöktüğümü hatırlıyorum. Neler konuştuk, o ne dedi ben ne dedim bilmiyorum. Ağladığımı, hıçkıra hıçkıra ağladığımı, hem kızdığım için hem sevindiğim için ağladığımı biliyorum.

Sonrasında görüştük, kucaklaştık. O anlattı ben dinledim, o anlatmadı ben anladım. Şimdi o bölümlere girmek zaten fazlaca uzun olan bu duyurunun tadını iyice kaçıracağı için o konuya girmeyeceğim. Anlatmaya gücüm de yetmeyecek gibi.

Geçen sene gezi olayları başladığında zihnimde iki soru vardı. Neden? Kim?
Çocuklarım çekimser tavrıma şaşırdılar, bana "sana inanamıyoruz" dediler. Cevap veremedim biliyor musunuz, bir bildiğim var bile diyemedim. Nasrettin hocanin hikayesinde gibiydim. Bana damdan düşen birini getirin de diyemezdim. Çocuklarımızın bizim gibi damdan düşmelerini hiç ama hiç istemiyordum.
Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemedim. Kendi aklınızı kullanın, yanlış gördüğünüz, emin olmadığınız konuların içinde taraf olarak yer almayın diyebilirdim anca.

--- "kitapçım mit elemanıymış meğer" ---

Bizim yaşayarak deneyimlediğimiz, her söylenen sözün satır aralarını kurcalamayı, her atılan adımın arkasını görmeye çalışmayı gençler nereden bileceklerdi ki..

Anlatsam işe yarar mı, alıp kullanırlar mı? Bana anlatılsaydı "o sizin zamanınızda öyle olmuş, şimdi durumlar başka" demez miydim? Derdim her halde.
Gerçekten de görünen yüzü bambaşka olan bir durum vardı. Bu çok naif öncekilere hiç benzemeyen bir tavırdı. Saygı uyandırıyordu, sonuca ulaşması daha olasıydı. Sonuca ulaşamasa bile, büyük oranda taraftar toplayacağı belli olan bir tutum sergileniyordu.
Kepçenin önüne dikilen yöreden seçilmiş bir milletvekiliydi, anlamlı görünüyordu. Ben, yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtladı diye sormaktan kendimi alamıyordum.
Peki acaba neden, alınmış/alınmakta olan yüzlerce yanlış karar/uygulama varken, taksim parkındaydık. Hala daha bize, geleceğimize zarar veren o kadar çok uygulamanın üzerine yenileri eklenirken üzerimize ölü toprağı serpilmişçesine sessiz kalabiliyor, sadece belli konularda duyarlı oluyorduk.

Ben hala soruyorum.

Geçenlerde ekşide de paylaştım. gezi olayları sırasında meclis kürsüsünden " hepiniz gerzeksiniz" deyip o gizemli (bence değil) gülüşünden ( 5:01) sonra Kürkçü şöyle demişti(7:01):
"şu kadar yıldır yaşadım, bu memlekette komplonun devreye girmediği, halkın öz öfkesinin, kendi öfkesinin devrede olduğu ilk tarihi dönemi yaşadığımızı size söyleyebilirim. boşuna uğraşmayın bunun arkasından komplo çıkarmaya, burada bir komplo yok"
www.youtube.com

Komplo olup olmadığını bilmek büyük meziyet tabii bu ülkede. Ben bilmiyorum mesela. Ben anca soruyorum. Cevap alamayacağımı bile bile soruyorum. Yapabileceğim tek şey, köpek gibi koku alabilmeyi dilemek. Çöp her yerde aynı kokuyu çıkarır mantığıyla, kirletilmiş olanların arasından çöpün kokusunu duyabilmeyi ummak.

Şimdi de Lice olayları gündemde. İnsanlar bağrışıyorlar. İnsanlar yine yaralanıyorlar, yine ölüyorlar! Ağlayan analar, çocuklar, kardeşler çoğalıyorlar. Aklımızı başımıza devşirmezsek iki aya kalmaz çığ olup altından kalkamayacağımız hale gelecek yoldayız.

Biz elimizdekileri masada kaybettik. Masada.
Elimizdekileri de masada koruyabiliriz. Sokaklarda değil.

Bizi sokağa çekip sonra da provakasyon yapılmasına izin vermemeliyiz. Görüyorsunuz, anma yürüyüşü yapılıyor, yüzleri maskeli, ellerinde kimi zaman kırmızılı bayraklar olan gruplar peydah oluyor. Film orada kopuyor. Taşlar, gazlar...

Benim bizzat gördüğüm yaklaşık 40 yıldır bu tür sokak eylemleriyle gidilmek istenilen yere gidilmedi. Resmi gazeteye giden yol sokaklar değil ki nasıl sonuç alınsın? A-lı-na-maz! Daha fenası, aklı çalışan, verimli olabilecek hatırı sayılı kitle, ya içeri alınır, ya yaralanır, ya öldürülür, yani bertaraf edilir. Ekmeğine yağ sürmektir bunun adı. Başkaca bir şey değil.

Biliyorum burada çok aklı başında insanlar var. Sormak istediğim konu şu:

Sizce ne yapmalı?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.06.14)
Elinize sağlık hayat aplam.

Bilmiyodum bu geçmişinizi. Yazımdaki eksik yönleri tamamlamışsınız. Buradaki akıllı insanlardan, bizim sözümüzü dinleyecek birkaç kişi çıkacak. Ama maalesef, herkes ekşi duyuru'yu, herkes ekşi sözlüğü okumuyo. Okuyanlardan da, herkes bize hak vermeyecek. ''O dönem başkaydı, bu dönem başka!'' diyecekler. Halbuki hiç başka değil. Yangına benzin dökmek. Düşmanın her zaman yaptığı bu. Düşman kim? Türkiye'nin ilerlemesinden kaygı duyan herkes düşman.

Tek bir ümidim var, o da, o günleri yaşamış olan anne babaların, çocuklarını dizginlemeleri. Tek ümidim o!
0
compadrito
(10.06.14)
kaç yıldır bu sitede varım ben bile bilmiyorum ama ilk defa bu kadar uzun bir yazıyı başından sonuna okudum. Tabi keşke böyle bi konu içeriğine sahip olmasaydı ama neyse....

Kendi adıma konuşacak olursam benim kafam çok karışık. Bir tarafta gezi parkını savunurken diğer tarafta Lice'ye baktığımda o masumiyeti göremiyorum. Evet insan her yerde insan kabul, dünyanın hiç bir yerinde nedeni sebebi ne olursa olsun insanlar ölmemeli buna her anlamda da karşıyım ama, Lice'de yaşanan olaylar pek masum değil. Hava kuvvetleri komutanlığının içinde ki bayrak direğine tırmanıp bayrak almak falan... Provakasyonun dik alası, buna izin veren askerde o bayrağı çalan kadar suçludur ve o bayrak direğinde ki kişi aynı kıbrısta yaşanan olay gibi vurulması lazımdı. Kaldı ki direğe tırmanacak kadar büyümüş kimse bunun bedelini de göze alacak kadar büyümüştür diyeceğim ama işte bu da 'insanlar ölmesin' söylemimle çelişiyor.

söylemiştim ya kafam karışık, neyse...

İrfan Değirmenci'yi seviyorum ben. O diyor ki herkesin sağduyulu olması, sokağın tansiyonunun düşmesi lazım. Haklı, katılıyorum.
0
Sskywalkeremre
(10.06.14)
benimkiler de aktif şahidi o dönemlerin, öncesinin, sonrasının.
canları çok yanmış. anlattıklarından çok anlatamadıkları var, biliyorum.
biz "korkanın anası ağlamaz evladım", "alet olmayın çocuğum" nasihatları ile büyüdük. öyle yetiştirildik. zaten uçlarda da değildik ama "1 dakika karanlık", "ışık açma kapama" eylemlerinde bile "aman yavrum" diyen bir korkutulmuş zihniyet sözünü ettiğim benim.

tabii itiraz ettim, tartıştım, isyan ettim. "anamız ağlıyor anne, korkmadık mı yeterince?" dedim. "mücadele şart" dedim.


şimdi... çok boş geliyor. her şey. hepsi.
tüm dünyada olup bitenler, yaşadığım topraklarda olup bitenler. boş.
sanırım delirmemek için uzak duruyorum şimdi. kendi akıl sağlığımı önemsiyorum sadece. bilmek, öğrenmek, "bir şey yapmak" istemiyorum. korktuğum için değil. o korkma safhasını geçeli çok oldu. başka bir faz. isimlendiremiyorum.


size hak veriyorum. annemlere hak veriyorum. sokağa dökülmek isteyenlere de onlara "durun yahu" diyenlere de hak veriyorum.
ama yapılabilecek herhangi bir şey olduğuna inanmıyorum.
hiç yokmuş aslında.

siz aklı başında insanlara sordunuz sorunuzu. ben aklı hiç başında olmayan biri olarak cevapladım.
yapacak bir şey yok.
0
icemint
(10.06.14)
türk bayrağı dediğimiz şey kutsal fakat bi o kadar da kirli, işkenceler cinayetler yapılırken türk bayrağına sarıldı, önce doğuda bayrağa olan bu öfkenin nedenini de bir anlamaya çalışalım

bayrak indireni indirelim diyerek sorunun çözüleceğini sanmıyorum, asıl meseleyi görmezden gelmek budur

bunun ne siyasete ne de sokaklara ne de insanların mutluluğuna faydası olmaz

ekleme: aklı başında biri miyim bilmiyorum, sokağa çıkan gençlerden biriyim
0
freebird5406_2
(10.06.14)
çok aklı başında biri olduğumu, çok görüp geçirdiğimi söyleyemem. ama benim annem babam da 80 genci, onların bir bildikleri vardır diyebiliyorum. gezi eylemleri ilk patlak verdiğinde ben de içinde bulundum kendimce. babam "yapma" dedi, ""evinde otur" dedi. "biz de çıktık zamanında, değişen hiçbir şey olmadı, yine olmayacak" dedi. oysa ben umutluydum. gelişen süreç içerisinde nelerin olduğunu, nelere alet edildiğimizi bizzat gözlemledim. "yolu bu değil" dedim. bir daha da sokağa çıkmam. hiçbir şeyi değişeceğine, hiçbir zaman daha güzel günler yaşayacağımıza inanmıyorum.

bundan bir zaman sonra, bir gün anne olursam ve çocuğum da bir gün sokağa dökülmek isterse ona "yapma" diyeceğim, "evinde otur" diyeceğim. "biz de çıktık zamanında, değişen hiçbir şey olmadı" diyeceğim. "sandığın kadar güçlü değilsiniz" diyeceğim. "böyle gelmiş, böyle gider" diyeceğim. "alet olma" diyeceğim.

her açıdan kirli oyunların oynandığı bir ülke türkiye. naifçe yaklaşımlar hep sonuçsuz kalacak, çünkü hep birilerinin çıkarlarına dokunacak. görmüyorum, duymuyorum, bilmiyorum artık ben olanları. görmek, duymak, bilmek istemiyorum çünkü hiç artık. sadece kendimi kurtarma yolunu seçiyorum, çünkü beni benden başka kimse kurtarmayacak.
0
devilred
(10.06.14)
Biraz fazla fevrisiniz.
Surec yasaniyor, yasanacak, yoksa tepeden inen demokrasiyi nasil ogrenecek bu toplum.

biz sakiniz, televizyon izlemeyin ve siz de sakin olun bence.
0
cecilia
(10.06.14)
@ compadrito, Sskywalkeremre, bilmemekte haklısınız. Ben, duyuruya öğrencilerin çokça soru sorduklarını görünce sık gelmeye başladım. Kendimce, okul okuyan, geleceği için bir şeyler yapan gençlerin annelerine soramadıkları şeyler olursa, buralarda bulunayım, aklım, tecrübem yettiğince yardımcı olmaya çalışayım istedim.

Evet, sabah dinlediğim yayın da İrfan Değirmenci'nin sunduğu programdı. Zarif adam. Sağduyu çağrısında çok haklı. Tansiyonun düşmesi lazım.
Aslında doğru yöne kanalize olabilirse, sağlıklı sonuçlar getirecek şeyler yapılabilirse daha iyi olur elbet. Benim duyuruyu açmamın nedeni de, bu yönde olabilecek fikirleri masaya koyabilmek için beyin fırtınası yapma talebiydi.

@icemint, free15406, devilred, aklı başında derken; yaşı başında değil, sizler gibi duyarlı, düşünen, bilen insanların çok olduğunu yazdım.
Cevaplarımı okuyanlar farkına varmışlardır, ileri derecede devrik cümle muzdaribiyim, virgülleri de kullanmayınca sanki aklı başındalara soruyormuşum gibi olmuş.
"Aklı başında çok insan var" şeklinde düzelteyim.

@cecilia, fevri değilim kardeşim. Endişeliyim.
İnsan ölümlerini, heba olan hayatları vs bi kenara koyalım, en basitinden ele alalım:
Benim sabah sesini duymaktan rahatsız olduğun o haberleri akşam kaç çocuk izleyecek sence? Burada anneler, babalar var, çocuklarını o haberden ne kadar koruyabilecekler?
Hiç küçümsenecek bir olgu değil bu. Haberlere "şiddet" uyarısı konmuyor, konsa da, izlemelerine engel olsak da çocuklar facebook paylaşımlarını görecekler. Geçen gün derisi yüzülmüş kadın resmi gördüm. Kaç çocuk gördü bunu diye düşünmeden edemedim. tv izleme demişsin, izlemiyorum zaten. Bu gün hastaneye gittim, acil servisin bekleme salonuna tv koymuşlar. Çocuklar, gençler izliyorlardı. Kapatın yavrum gözlerinizi alın bu da pamuk tıkayın kulaklarınızı mı deseydim?

Evet endişeliyim, endişelenmekte de çok haklıyım.

Benim çenem açıldı arkadaşlar, durduramıyorum. Uzun uzun yazdım, zaman ayırıp okudunuz sağolasınız.

Compadrito hocam, biliyorum herkes ekşi duyuruyu, ekşi sözlüğü okumuyo, ama biliyorum ki şu anda burada olanlar geleceğe yön verebilecek kapasitede insanlar. Dini, siyasi görüşü ne olursa olsun hepsi düşünen, sorgulayan yönleriyle saygı duyduğum, sevgiyle kucakladığım insanlar.
Biliyorsunuz, soran yolunu aşacak sormayanın yolu şaşacak. Burası da sorulan yer, yolu açıklar buradan başka nerede olur ki!

Beyin fırtınası yapalım mı?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.06.14)
Cocuklari akvaryumda buyuterek onlara iyilik etmis olmayacaksiniz.

Anne paniginiz cocuklarinizi sizden itecek. Sakin olmaya calisin.
0
cecilia
(10.06.14)
Kıt bilgimle, biraz uzunca cevap vereceğim. Daha kıt seviyede cümle kurma becerim yüzünden tam anlatamamış veya çarpıtılmaya müsait şeyler yazmışsam da birileri başka yerlere çekmezse sevinirim. Hayat aplamız, sana hak vermekle birlikte hak vermediğim noktalara değineyim.

Bir şeyleri masada değiştirmeye niyetli insanların o masaya oturmasına izin verilmediği için insanlar sokaklara çıktı. Evet keşke bu sorunlar masada çözülebilse, insanlar ölmese. Sokakta ne çözüldü diyeceksiniz ama tüm dünyada LGBT bireylerin toplumda yer bulmaya başlamasından işçi haklarına kadar bir çok şey sokak eylemleri, grevler gibi toplu hareketler sonucu oldu. Yavaş oldu, uzun yıllarda oldu ama oldu. Sistemde değişiklik yapmak toplumun bilinçlenip istemesiyle olan şeyler.

Tabi ki taşı alalım gidip savaşalım demiyorum yanlış anlaşılmasın. Ama evlere kapanıp ses çıkartmamanın sonucu haklarımızın elimizden alınıp birileri 30 milyon dolara poposunu silerken bizim telefon faturamızı ödeyemememiz olur. En azından oy peşinde koşanlar halkın isteklerini görüp ona göre davranabilirler.

Fırsatı bulanlar tabi ki gerginlik yaratmak için araya kaynayıp kullandı. Bu kadar büyük bir olayda ekonomistlerden siyasi amaç güden gruplara kadar fırsat ve kar bekleyenlerin hareketsiz kalması zaten beklenemez. Bunlara prim vermemeye dikkat etmek lazım. Ama bazen öyle bir noktaya geliyor ki kendini korumak için yapabileceğin en küçük şey olan barikat kurmak şart olabiliyor.

Her gün çıkıp spor olsun diye eylem yapıp, polise küfür edip, şişe atıp gazdan kaçmak değil kastım ama gezi olayları daha önce etliye sütlüye karışmamış bir sürü insanın artık "eh yeter be!" diyerek canını ortaya koyabileceğini gösterdi. Bir kısımları korkutmadı mı sizce? Muhalefet partileri yönünü buna göre değiştirdi, ileride iktidar olduklarında da bu tarz hareketlerden korkarak, insanların tepki vereceğini gönörerek hareket edeceklerdir bence.

Niye başka şeyler için değil Taksim için tepki gösterdik? Aslında hepsi için gösterdik. Odak noktası park olsa da çoğu insan polisin uyguladığı şiddete tepki için gitti.

Bayrak indirme olayına gelirsek, askerliğimi orada yaptım, bir kişinin duvardan girip, bayrak indirip, elini kolunu sallayarak geri çıkma ihtimali yok. Orası kuvvet komutanlığı, jet üssü, 2 tane filonun komuta merkezi ve ayrıca havaalanına bağlanıyor. Bir kişi Esenboğa Havalimanı'na bile öyle duvardan girip çıkamaz. Ayrıca askerliği havacı yapmak nispeten rahat olabilir ama orada asker telefonu çıkartıp video çekerse afedersiniz götünden kan alırlar. Bu olay bana fena komplo teorileri düşündürtüyor.
0
r_u_h
(11.06.14)
cecilia, ben zaten sakinim. fevri hareket etmek bize zarar verecek diyorum, aklıselim hareket edelim diyorum. aklımızı kullanalım, bilgimizi, donanımlarımızı birleştirelim, birlik olalım, kuvvet bulalım diyorum.
sokağa dökülmek bu işleri şimdiye kadar çözmedi, başka çözümler arayalım diyorum.
sen fevrisin diyorsun.

peki, tamam, yaşadığımız onca olumsuz şeyden sonra elde var eksi bilmemkaçla çıktık ve ben o günlerin etkisiyle bu günleri değerlendirip gereksiz yere panikledim diyelim ve fevrilik konusunu burada bırakalım.

tepeden inen demokrasiyi nasıl öğrenecek bu toplum?
fark yaratacak bir plan var da, belki de benim haberim yok. plan ne?

rüzgar esmeye başladı, yelkenler hareketlendi de dümende kim var? Biz mi varız? O zaman toplumun bir bireyi olarak bu plandan benim neden haberim yok? Alt komşum da bir şey bilmiyor, karşımdaki esnafın da haberi yok. burası İzmir, anadolunun bir köyü değil. İzmir.

çocukları akvaryumda büyütmek değil benim amacım, çocuklarım açık denize açıldıklarında onları hangi tehlikelerin beklediğini anlayabilmek ve anlatabilmek. tehlikeleri önceden sezip gereken önlemi alabilmek, onların karşılaşacakları zorluklarla nasıl baş edeceklerini öğretebilmek. annelik budur.
ben anne gibi kol kanat germeye çalışsam da, genç olmanın ne demek olduğunu unutmadan yaparım. anneler bilirler, bakma hissettirmek istemezler.

biz hepimiz aynı gemideyiz. işte tek su götürmez gerçek bu. sen de, ben de aynı şeyi diliyoruz. herkesin istediği, insanca bir yaşam. asla hor görmediğim, kendileri için gerçekten üzüldüğüm, ümmet olmak için can atan kesim hariç. ne yazık ki onların derdi insanca bir yaşam değil, ümmetlik. neden suçlamıyorum biliyor musun? Çünkü oraya nasıl geldiklerini biliyorum. Hikayelerine şahidim. 80 öncesine gider başlangıcı. mc hükmetlerinden önceye belki de aynı zamanlara. tam hatırlayamıyorum 40 yılı geçti. die verilerine bakarsan görürsün. öğretmen okullarının kapatılıp imam hatiplerin birden bire çoğalması, kız öğrencilerin alınmaya başlanması, aynı zamanda çığ gibi yaygınlaşan kur'an kursları, ondan sonra durumu olmayan ailelerin çocuklarının kurulan vakıflar eliyle yatılı okutulması...
bir şey daha deyivereyim madem bu kadar açıldık. 82-83 gibiydi. biz yeni evliyiz, ev taksiti ödüyoruz, kirada oturuyoruz, çocuklar kreşe gidiyorlar falan. çabalıyoruz yani. bize çok güzel bir teklif gelmiş. eşime iş kuracaklar, ev alacaklarmış, tek şart benim başımı kapamammış. eşim akşam gelip teklifi anlattığında bu günleri göremedik. uzun yıllar görmedik. aziz nesin sivas'ta o konuşmayı yaptığında bile tam göremedik. unakıtan tv demecinsde " voltranı oluşturuyoruz" dediğinde ise artık görmüştük. yani demeye çalıştığım şey, o buz kütlesi değil, altı dolu.

bu konuda bu kadar yazdım ama esas mesele bu değil ki. a gelmiş, b gitmiş c fokur fokur kaynamış kimin umurunda! Bizi ilgilendiren, hayatımızı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen kararlar. imzalanan kağıtlardaki yazılanlar.

Demokrasiyi öğreneceğiz madem, işte maymuncuk:
Demokrasi sokakta,alanlarda kan revan içinde yazılmıyor. Demokrasinin adresi meclis. Meclisin her gün aldığı kararlara göre yaşıyoruz değil mi? Orada ne yazılıp çizilirse bizi bire bir bağlamıyor mu?
Geçenlerde buradan bir soruya cevap vermek için demiryolcu bir tanıdığımı aradım. trenlerin bakımları, tamirleri falan konuşuyoruz. bana dediği aynen şu: "abla valla bizim atölyelerimiz de, elemanlarımız da her türlü yedek parçayı yapabilecek donanımda, bir treni baştan sona yapabiliriz. ama biz önemli bazı parçaları yapamıyoruz, anlaşma var, dışarıdan getirtiyoruz" adam var bilgi var iş yapamıyor, onun maaşından kesilen vergi hoop yurt dışına gidiyor, adam çocuğunu okutmakta zorlanıyor, vakıf alıp okutuyor. sonra neymiş vay efendim ak kıl bilmem ne. öyle olmuyor işte bu işler. orada yara var öff çok pis kokuyor ne kötü bişeysin sen yara demekle o yara düzelmeyecek. yaraya neden olan virüsü yok edecen. o imzalı kağıt da buradaki virüsün ta kendi. habire de çoğalıyorlar. açıp bakmak lazım. resmi gazetede yazıyor hepsi bir bir.

benim önerim bu: resmi gazete didiklemesi. aklıma gelen ayrıntıları da yarın yazarım artık.

yazım hatalarım varsa affola, vakit peyce oldu, geri dönüp kontrol edemedim.
şimdilik iyi geceler herkese :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
compadrito hocam, cevabınızı önceki yazımı yazdıktan sonra gördüm.

kısacık bir şeyler demek istiyorum.

haklısınız, evlerde oturmakla olmaz. böyle dediğim anlaşılmamıştır umarım. benim çekincem provake edilmeyle, komplolarla ilgili.

halduru hulduru değil, akılcı eylemlerle yol almalıyız.

sizin de dediğiniz gibi, sistemde değişiklik yapmak toplumun bilinçlenip istemesiyle olan şeyler. mesele bunu sağlamakta.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
insanları çaresizlik içine düşürürseniz her şeyi yapabilirler. ben gezi parkı eylemlerine tv'de gördüğüm polis zorbalığı karşısında kendimi çaresiz hissettiğim için gittim. "altında komplo mu var" diye düşünemedim binlerce insan kamusal işkenceye uğrarken. vicdanım el vermedi orada "sırf" özgürlüğü için bulunan insanların böyle muamele görmesine. ağzına ameliyat maskesi takıp elinde sütle sokağa koşan insan için rahatlıkla "sırf" kelimesini kullanırım, gidip birçoğuyla tanışıp konuştuktan sonra da emin oldum bundan. kaldı ki o insanların niye orada olduğunun o durumda önemi yoktu, isterlerse hepsi kandırılmış olsunlardı; hiçbir gerekçe bir insanın öyle muamele edilmesine sebep olamazdı. insanlar oraya demokratik hak aramaya gitmediler, çünkü o hakkı gitmeden de alamıyorlardı, alamadıkları için oradalardı.

başta dedim ya çaresizlik diye, taş olsa çatlıyor insan bir yerden sonra. benim ailem de 70'lerden beri süregelen süreçte aktif rol almış, amcamı askerden saklamak için neler yapmışlar, anlatır dururlar hala. başları çok yanmış, beni de o sebepten apolitik yetiştirdiler. 80'lerin sonuna doğru babam siyasete girdi, anap döneminde aktif rol aldı ama evde bir kere bile siyaset konuşmadı. çevrem hep sağ görüşlü insanlardan oluştu, yetiştirilme tarzım en azından o yöndeydi. sonra ben istanbul üniversitesini kazandım, edebiyat fakültesi; "solcu yuvası". babam ilk sene her gün arıyordu "oğlum bak dikkat et bir şey gelmesin başına" diye. aklımda hiç "bu adam bana güvenmiyor mu" sorusu oluşmuyordu doğal olarak, "tamam" deyip yoluma bakıyordum. 2-3 sene boyunca babam ara ara "kimse seni yanına çekmek için bir şey diyor mu" diye sorup durdu, hepsinde de "hayır" dedim, "artık kimse kimseye sağ-sol reklamı yapmıyor, herkesin masası var, sen istersen gidip kaydoluyorsun". hiç birini merak dahi etmiyordum, tü kaka idi benim için siyaset, ve benim gibi birçoğu için. bizim böyle olmamızın sebebi sizlerdiniz. bizi korumak için böyle davrandınız ama neyin komplo olup olmadığını bile anlayamayacak kadar apolitize olduk. sokağa çıkmadık, sesimizi çıkartmadık; bir süre sonra gık bile diyemedik. ve her şey çok güzel oldu. başımıza "içimizden biri" geldi, çok sevindik. gerçekten de içimizden biriydi ama görüyoruz ki asıl kötü olan zaten içimizmiş.

12 sene daha uyuduk biz, başımıza hiçbir şey gelmedi; ölmedik. sonra bir gün geldi, ölmekten beter olduk. ben, yılların apolitik liboşu "bu ne kardeşim" der olmuştum, "niye kimse bir şey yapmıyor". 1 mayıs oluyordu ama yine gitmiyordum. çünkü oradaki insanların amacı ülkeyi bölmekti. oradaki insanlar bor madenlerini çıkartmamıza izin vermeyen insanlar tarafından beslenip sokağa sürülmüşlerdi. fikren böyle düşünmüyordum ama içimden onların yanında olmak gelmiyordu çünkü onların benimsediği yol da bana uymuyordu. sosyalizm nasıl gelecekti, nasıl anarşist olacaktı bu millet. bizi sokağa çıkartmadınız, sokak "onların" oldu. öcü oldular, bölücü oldular, yaklaştırmadınız. sesini çıkartan herkesi bir şeyle suçladınız. sonra o gün geldi, neyse ki "öcülerin davası" değildi. sonra birden "olaylar gelişti"; bana göre bastırılmış bu topluma "nasıl olsa sesleri çıkmıyor" denilerek vahşice saldırıldı, size göre öcüler molotof attı, polis de "mecburen" biraz sert davranmak zorunda kaldı. artık bi önemi yoktu çünkü biz apolitikler için sokağa çıkma zamanı gelmişti. evet hava güzeldi, sosyal medyada "cool" bir hava yaratıyordu eylemde olmak; kesinlikle katılıyorum. peki hangi insan sırf cool görünmek için insanların kafasına acımadan kapsül fırlatan vahşilerin önüne çıkardı? para mı almıştı acaba, yoksa başka bir amacı mı vardı?

oradaki herkesin diğerinden başka amacı vardı. birisi ağaç için oradaydı, diğeri şiddete karşı çıkmak için, bir diğeri "artık yeter" dediği için, bir başkası da molotof atmak için. zamanında sapla samanı ayıramayıp ne olursa olsun ses çıkartmamayı huy edinen sizler bu sefer de aynı hataya düştünüz, vahşilerin ekmeğine yağ sürdünüz. buna rağmen insanların içinde o kadar çok şey birikmişti ki bin bir çeşit insan o molotofçuların, o öcülerin bile imrendiği şekilde sokağa çıktı. olay aslında sokağa çıkmak değildi, sizler için camdan çıkıp tencere-tava çalmak bile bir gelişmeydi. fakat en başta da dedim ya, çaresizlik; insanlar ne yapacağını bilemedi. ilk gün gidip gaz yediler pıstılar bir köşeye. sonra o molotofçular yardım etti, yol yordam gösterdi. onlar molotof atmaya devam ettiler, geriye kalanlar kafalarına atılan kapsülleri geri atmaya. bu tepkiyi beklemeyen vahşiler şaşırdılar, o ara park gerçek sahiplerine kaldı. molotof atanların bir çoğu bıraktı öcü olmayı, sizin zamanınızda babalarının silah sıktığı insanların çocuklarıyla el ele verip çöp topladılar, fidan diktiler. eğer ki vahşiler bu süreci daha önce hiç yapamadıklarının aksine doğru yönetip "devlet baba" olsalardı gerçekten, o molotof atan öcülerin bir çoğu bırakacaktı molotof atmayı. sayıca zaten azdılar ya, neyse.

çok ama çok uzun oldu, şu saatten sonra da düzgün bağlayamam muhtemelen, dağınık oldu biraz çünkü kontrol dahi edemedim yazdıklarımı. apolitik ben artık geçemiyorum çünkü bu konuları, bir şey söyleme ihtiyacı duyuyorum artık. kaldı ki siz "karşı taraf" bile değilsiniz. tam aksine, "bizim taraf" olmasını istediğimiz ilk kişilersiniz. taraf olmak aslında amaç değil ama mecburen olmak zorunda bırakıldık. siz deyip duruyorum yanlış anlaşılmasın bu arada, kişisel olarak değil bu serzenişim. hatta siz bu serzenişte bulunduğum grubun en olması gerektiği gibi olan versiyonusunuz. lakin düşünce tarzınız temelde bahsettiğim kesimle aynı, anne-babalarımızla.

aklımız başımızda olmayabilir, bunu şahsım adına iddia edemem. gece saat 4'lere kadar oturmamı annemin mantık dahilinde bulamaması gibi gelecek belki de bu anlattıklarım. ben ona anlatamıyorum mesela uykum gelmedikçe uyuyamadığımı. anlasa bile kıyamıyor, üzülüyor. mecburen yalan söylüyorum, tamam annecim erken yatıcam artık diyorum. geçtiğimiz haziran da aynı şekilde yalan söylemek istedim ama söyleyemedim, haberlerde adımı duyup şaşırmalarını istemedim. şaşıran ben oldum çünkü hiç beklediğim gibi tepki görmedim babamdan. 15-20 gün boyunca "sokakta" olduğumu bilmesine rağmen bir kere bile gitme demedi. direkt desteklemedi belki çok ama bir şey diyemedi, çünkü onun da sabrı taşmıştı. o çok acılar yaşadı, tereddütle bakmasını anlıyorum; tereddütle bakmanızı anlıyorum. ama sizler de bizi anlayın lütfen, nasıl ki siz zamanında "duramadınız", bizler de duramadık. belki de sizin yapamadığınız şeyi yapacaktık, eğer bizi baştan beri bu kadar "pısırık" yetiştirmeseydiniz. beceremedik, olmadı. suçu tamamen size atmak çok kolay, tıpkı sizin yaptığınız gibi kolaya kaçıyorum belki de, bilemiyorum...

beceremedik dedim ama kazanımlarımız oldu, kesinlikle boşa gittiğini söyleyemem bütün bu "yaygaranın". artık yavaştan umudu kesmeye başladığım bu toplumun da bir dayanma noktası olduğunu anladım. geçen 1 yıllık süreçte insanların sesi daha çok çıkmaya başladı ve umarım ki böyle devam edecek. umarım biz sizin kadar zarar görmediğimiz için gelecek nesilleri "korkak" yetiştirmeyeceğiz. ve umarım onlar bizim başaramadığımızı başaracaklar.

sorunuza cevap veremedim, kusura bakmayınız. ne yapmalı? ses çıkartmalı. her olayda sokağa çıkalım demiyorum. aslında demem lazım ama oradan ne kadar çok "romantik solcu" görünsem de ben de bazı şeylerin farkındayım. kaldı ki hala solcu, komünist, sosyalist gibi kavramlara uzak buluyorum kendimi. sağcısı da ses çıkartsın, sofusu da ses çıkartsın. kim haksızlığa uğruyorsa ses çıkartsın. bu toplum ses çıkartmayı öğrenirse zorbalıkla bastırılamayacağı ortaya çıkacaktır. ortalıkta zorbalık kalmayınca, insanlar insan gibi muamele gördükçe emin olun kimse molotof da atmaz, ortalığı da yıkmaz. haliyle bunlara yaptıranlar kendilerine maşa da bulamazlar. belki o zaman komplo teorisi üretecek başka şeyler buluruz, hele bir gelsin o günler...
0
baba jo
(11.06.14)
Benden size nacizane bir tavsiye.
Boylesi hepimizi ilgilendiren bir konuda fark edilmek istiyorsaniz az ve oz yazin, konusun.

Bunu ana muhalefet de ziyadesiyle yapti yillarca. Siz bunu yapmayin.

Bir de pek boyle havanda su dovulerek bir sey yapilacagini sanmiyorum. Toplumlar hakettigi sekilde yonetilir sozune fazlasiyla inaniyorum.
Su akacak yolunu bulacak.
0
cecilia
(11.06.14)
Tüm bu yazılanları okurken biraz ağladım, bu yüzden ben uzun ve başarılı cümleler kuramayacağım, şimdiden affola.

Benim ailem de sol görüşlü, zamanında o olayların içinde aktif olarak yer almış insanlar. Çok acılar çekmişler. Öldürülen, göçen arkadaşları olmuş; işkenceleri ve bütün o zulümleri saymıyorum bile. Beni apolitik yetiştirmediler ama her zaman ısrarla söyledikleri bir şey vardı "olaylara karışma". "Üniversitede 'sağcı mısın, solcu musun' derlerse 'hiçbiri' de". Tabii ki kimse böyle bir soru sormadı :D

Her neyse. Ben liseden itibaren her zaman tüm eylemlere katılan, kendi güruhuma ait olsa da olmasa da hakkı yendiğini düşündüğüm herkes için her türlü protestoda boy gösteren birisi oldum. Buna lgbt hakları da türban özgürlüğü de dahil. Ama bunlar "olaylara karışmak" değildi onların gözünde. 1 Mayıs'a katılmıyordum mesela, çünkü onun ne olduğunu anlamıyordum. Ben öğrenciydim, 1 Mayıs yasaktı, demek ki oraya giden insanlar biraz aşırı gruplardı.

İşte bu mevzulardan birkaç sene sonra Gezi geldi çattı. Olayların ikinci gününden itibaren ben de dayanamadım. Tasımı tarağımı toplayıp koştum. Ben giderken annem de babam da "gitme" diyemedi. "Git ama dikkat et" dediler. Aşırı gruplar çıkar, onların yanında durma dediler. "Tamam anne ben arkalarda direnirim" gibi bir durum oluşturarak gittim; tabii ki öyle olmadı. Gazı da suyu da, ilaçlı suyu da, fişeği de yedim.

Tüm bu süreç boyunca, uydurulan yalanlardan, yapılan zulümlerden, söylenen yalanlardan öğrendim ki 1 Mayıs'a giden insanlara, daha öncesinde polise taş atan insanlara, hükümete karşı sesi çıkan herkese hep çok büyük haksızlıklar yapılmış. Kimsenin birbirinin malını çalmadığı, karısına kızına yan gözle bakmadığı, kavga etmediği, çöp topladığı ortamda lalenin biri çıkıp "bunlar sokaklara işiyor, her yer sidik kokuyor" dedi ya, bitti olay :) O zaman bugüne kadar istemeden hakkını yediğimiz, şerefsiz medya sayesinde yanlış yönlendirilip kızdığımız herkesten özür diledim binlerce kez.

Her şeyin başı örgütlülük. Gözlemlerime göre bahsettiğiniz bu provokatör grupların çaresine bakmanın tek yolu, örgütlü bir bilinç oluşturarak, böyle durumlarda o grupların dışlanmasını, kınanmasını sağlamak. Sayıca çok olan böyle durumlarda güçlüdür. Bu iş bu kadar basit. Sırf birileri bir şeyi bozmak, olayların seyrini değiştirmek istiyor diye sinmek olmaz. Onlarla da mücadele etmek gerekir. Her şeyin başı "bilinç".

Gezi hareketi, dünyanın en saf hareketiydi. Bu yüzden "diğer güçler" ilk birkaç gün baya afalladılar hatta ve sonradan olaya müdahil olabildiler. Örneğin molotoflu polis tiyatrosu da halkın bilinci ve galeyana gelmemesi; üstüne üstlük bir de çok doğru davranması yönünden örnek teşkil edebilecek, çok önemli bir provokasyon bertarafıdır. İşte bu hep böyle olmalı.

Neyse çok konuştum. Bizce ne yapmalı? Şu şiiri hep hatırlamalı:

hava kurşun gibi ağır!bağır, bağır, bağır, bağırıyorum.

koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum…

o diyor ki bana:

sen kendi sesinle kül olursun ey!

kerem gibi yana yana…

deeeert çok, hemdert yok

yüreklerin kulakları sağır…

hava kurşun gibi ağır…

ben diyorum ki ona:

kül olayım kerem gibi yana yana.

ben yanmasam,

sen yanmasan,

biz yanmasak,

nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...
0
pandispanya
(11.06.14)
@baba jo,

eksisozluk.com
---/---

yazılarımız biraz uzun oluyor ister istemez. konu çok geniş, çok fazla boyutlu.

bu kadar geniş bir konuyu/zaman dilimini süzüp yazıya dökmek, özellikle düşük cümleci ben için hayli zor. belki arada yanlış anlaşılabilecek şekilde de yazıyor olabilirim. hafızamın yettiği, dilimin döndüğünce ben gözlemlerimi paylaşmaya çalışacağım. yorumlarım hakkında ısrarcı değilim.

cevapsız sorular var. gördüğüm kadarıyla cevabını bilen de yok. o zaman konuşa konuşa cevap arayalım diyorum.

compumaster, burası bunun yeri değil dersen anlarım, bohçayı toplayıp kaldırabilirim.

.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
@ cecilia, fark edilmek dedin de aklıma geldi, fark edildiğim tek an "zıpla zıpla zıplamayan tayyip" dendiğinde zıplamaya çalıştığımda olmuştu. sonra "zıplatmayın olm bizi, yapamıyoz" dedim de karizmayı kurtardım.
edi büdü:
cecilia, neden sorularıma cevap vermek yerine tutumuma yönelik ithamlarda bulunuyorsun?
süreç yaşanıyor - su akar yolunu bulur demekle, farkına varılmak istemeye varan ithamlarda bulunmakla nereye varmak istiyorsun?

biz yapacağımızı yapıyoruz, sana bu konuda söz düşmez mi demek istiyorsun?
öyle ya, yaşım ilerlemiş, kullandığım dil de akademik değil zaten. kim oluyorum ki ben!
belki zamanında yaptığımız saçmalığa devam edip akademik lisanla sormalıydım sorumu. bilimsel bilimsel takılırdık öyle kendi aramızda. Esas derdimizi anlatmak istediğimiz kişiler de "bizimlen aynı dili bile konuşmuyolar, bi de kalkmışlar biz sizin için alanlardayız diyola" desinler varsın, nolcak ki!

Ha, unutmuşum, siz; tepkisel ve anomik olmayan mücadelelerinizi, ekonomik olmaktan çok, kimliği daha rahatça ifade edebilme, sivil haklar gibi kavramlar üzerine kurulu kültürel alanda gerçekleştiren gruplarsınız. Sizler klasikleşmiş ekonomik ve politik kodlara sahip değilsiniz, daha çok çalışan ve eğitimli “yeni orta sınıf” katılımcılarsınız" biz ise modası geçmiş 68 kuşağı kalıntıları olarak suskunluk sarmalında yerimizi almalıyız. öyle mi?

Game of Anadolu S:Globalization e:2013 (akışına bıraktırınca istediğini yaparsın modu pek şekermiş, niye daha önce akil edemedik, tüh bize!)

Gördüğüm kadarıyla matematiksel düşünce akışına sahipsin. Anlatmak istediğimi anlamak senin için zor olmayacak eminim.
.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
Samsun Sahra Sıhhiye Okulu, çavuş tâlimgâh taburundaki bir tabelada şöyle yazar:

''Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.''
0
compadrito
(12.06.14)
:) o dediklerinizin hicbiri ben degilim.
Ben hicbir seyim.
Esasen bicareyim.

Sadece suna inaniyorum; ipler bizim elimizde degil.

ve inanir misiniz, su an yaprak kipirdasa ucu gelip bana degecek.

Hani oyle unumu eledim elegimi astim gel bakiym biraz ahkam keseyim ( kimseyi itham etmiyorum) gunlerinde degilim.
0
cecilia
(12.06.14)
Unutmadan filler tepisir cimker ezilirdi, ben revize ediyorum
fil bunalimda, cimlerde yuvarlaniyor, cimler eziliyor.
0
cecilia
(12.06.14)
(6)

akustik

oz@k89
En efsane en begendiginiz akustik gitar sarkilariniz neler acaba ?
En efsane en begendiginiz akustik gitar sarkilariniz neler acaba ?
0
oz@k89
(09.06.14)
freebird5406_2
(09.06.14)
Son zamanlarda şu:

www.youtube.com
0
deckard
(09.06.14)
killerbee
(09.06.14)
westblack
(09.06.14)
eric clapton - layla(unplugged)
0
r_u_h
(09.06.14)
üstüne tanımam: www.youtube.com
0
dizicolleague
(09.06.14)
(14)

otomotiv sektörünün en prestijli markası hangisi?

mayeskuel
iki önemli kriter versem;teknolojiye olan katkısı ve sunduğu konforsizce hangisi? not: hız, fiyat, görünüş çok önemli değil. önemli olan teknoloji ve sürücü, yolculara sunduğu konfor.
iki önemli kriter versem;

teknolojiye olan katkısı ve sunduğu konfor

sizce hangisi?

not: hız, fiyat, görünüş çok önemli değil. önemli olan teknoloji ve sürücü, yolculara sunduğu konfor.
0
mayeskuel
(09.06.14)
volvo
0
fikox
(09.06.14)
şu an için bence tesla motors
0
freebird5406_2
(09.06.14)
mercedes-benz
0
anoktak
(09.06.14)
en prestijli midir bilmiyorum ama volvo emniyet kemerini ilk kullanan ve bunun için patent almayan, bunun yerine diğer firmaların da kullanımı için teşvikte bulunan bir firmaymış. bu katısı çok öenmlidir benim gözümde.
0
himmet dayi
(09.06.14)
volvo
0
ergenpezeveng
(09.06.14)
volvo.
0
westblack
(09.06.14)
mercedes, mesela: 92 200 e serisinde şimdiki arabalar da opsiyonel sunulan hillholder denen özelliği vardı
0
mirty
(09.06.14)
bmw.

mercedes gitsin halen reno motoru kullansın. ahanda kavga başlatıyorum.
0
false pretension
(09.06.14)
sağlamlık, konfor diyince ilk volvo ve mercedes geliyor.
0
vendorth
(09.06.14)
Wolkswagen. Das Auto. Opel de candır. Wir leben autos.
volvo'ya hiç binmedim,biniyim..
0
kokhucre
(09.06.14)
bence bosch.

hangi otomobil markası olursa olsun muhakkak bosch'un bir kaç zamazingosunu kullanmak zorunda.
0
marido
(09.06.14)
audi
0
eski solcu
(09.06.14)
teknolojiye katki ve konforu birlestirerek degerlendiriyorsak mercedes derim. araclari hem konfor bakimindan 10 numara hem de bir suru yenilikci uygulamalari var.
sadece teknoloji olarak bakarsak vw grubu olabilir. tdi, tsi, dsg, quattro gibi bir cok teknolojinin sahibi konumundalar. bu teknolojiler bildigim kadariyla ilk vw grubunda cikip sonra diger ureticiler tarafindan da kullanilmaya baslamistir.
0
crucio
(09.06.14)
Bosch derim ben de teknoloji diyorsak her taşın altından bunlar çıkıyor.
0
roket adam
(10.06.14)
(3)

Bitirme Projesi Sunumu İçin Takım Elbise

an engineer
Çarşamba günü sabahı sunumum var ve hocalar kılık kıyafete bayağı dikkat ediyorlar. Keten pantolonum ve gömleğim var ama arkadaşlarım da takım elbisenin büyük bir artı olacağını söylediler ama bir tek sunum için takım elbise almak istemiyorum.Elinde takım elbisesi olan ve bana bir günlüğüne ödünç ve
Çarşamba günü sabahı sunumum var ve hocalar kılık kıyafete bayağı dikkat ediyorlar. Keten pantolonum ve gömleğim var ama arkadaşlarım da takım elbisenin büyük bir artı olacağını söylediler ama bir tek sunum için takım elbise almak istemiyorum.

Elinde takım elbisesi olan ve bana bir günlüğüne ödünç verecek/kiralayacak babacanlar var mıdır?

Yer: İstanbul Avrupa

Not: 184 ve 76 kiloyum
0
an engineer
(09.06.14)
bence takım elbise şart değil, keten pantolon ve gömlek yeterli zaten hava sıcak

nedir bu türkiyedeki şekilcilik anlayışı, insanların ağzından ne çıktığıdan, bilgilerinden, deneyimlerinden çok kıyafetlerine önem veriyoruz.
0
freebird5406_2
(09.06.14)
keten pantolon, gömlek, ince kravat ve şık denebilecek bir keten ayakkabı ile çıkmıştım sunuma. ceket falan yoktu. bizim hocalar da çok önem gösteriyordu ama yaz sıcağında kimse karşısında sıcaktan boncuk boncuk terleyen adam görmek istemez. arkadaşın ceketi vardı, hocalar çıkar oğlum dediler hatta.

kısacası çok kasmayın.
0
bulmasi gercekten zor
(09.06.14)
tamam işte pantolon + gömlek + isteğe göre fular veya kravat bağla tamamdır kankam
0
patr
(09.06.14)
(3)

Kulaklık Önerisi

reyals
İş yerinde müzik dinlemek üzere kulak içi olmayan kulaklık tavsiyelerine talibim.Ses önemli, dışarı ses vermemesi de çok iyi olur.
İş yerinde müzik dinlemek üzere kulak içi olmayan kulaklık tavsiyelerine talibim.

Ses önemli, dışarı ses vermemesi de çok iyi olur.
0
reyals
(06.06.14)
Beyerdynamics DT770.
0
alperz
(06.06.14)
Audio Technica Ath Es55

Audio Technica ATH-ANC1 QuietPoint
0
no avalon
(06.06.14)
ne kadar işini görür bilmem ama bu 4 gün teknosa'da philips kulaklıklar %50 indirime girmiş bi göz at istersen
0
freebird5406_2
(06.06.14)
(3)

Ses kartı önerisi

elijah cohen
dizüstü bilgisayarıma elektro gitarım için ve mikrofon kullanabilmek için ses kartı almak istiyorum. bütçem 300-500 arası. taksitle almayı tercih ederim. bu işin inceliklerinden anlayan varsa bi kaç tavsiye verebilir mi?
dizüstü bilgisayarıma elektro gitarım için ve mikrofon kullanabilmek için ses kartı almak istiyorum. bütçem 300-500 arası. taksitle almayı tercih ederim. bu işin inceliklerinden anlayan varsa bi kaç tavsiye verebilir mi?
0
elijah cohen
(02.06.14)
Line 6 POD Studio UX1

bende tek girişli versiyonu var (sadece enstruman) memnunum
0
freebird5406_2
(02.06.14)
m audio m track olabilir o civarlarda fiyatı onun da, yanında protools express ile geliyor 2 xlr 2 çivi girişi var hani aynı anda bir kaç kişi kayıt almak için filan daha iyi olabilir ha o evde nasıl olur nedir bilemedim


ses kalitesi olarak markasız abuk çin malı olmadıkça harici adc dac'lar hemen hemen aynıdır 24-bit / 96k desteklesin latencysi eli yüzü olsun yeter, yanında gelen yazılımlardan hangilerinin işine daha çok yarayacağı bence daha önemli. m-audiolar yanında protools la geliyor ben olsam sırf o yüzden m-audio alırdım
bir de shure mikrofon edinirdim sonrası yaratıcılık zevk filan.
ha birde monitör edinirdim kulaklık olsun hoparlör olsun
0
kyha
(02.06.14)
focusrite 2i2 var ama daha denemedim, bi göz atın isterseniz.
0
boshi
(02.06.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.