Giriş
(4)

osmanlıca çeviri sorusu

sarki_indiren
صونسوز كوزل آنيلار"Sonsuz Güzel Anılar" yazması gerek, doğru mu? Yanlışsa doğrusunu yazar mısınız?
صونسوز كوزل آنيلار

"Sonsuz Güzel Anılar" yazması gerek, doğru mu? Yanlışsa doğrusunu yazar mısınız?
0
sarki_indiren
(15.02.20)
Öyle okunuyor
0
fempusay
(15.02.20)
Doğru gibi. Sondaki -lar çoğul eki l ve r ile yazılır orada hata var.
0
buf-e kür
(15.02.20)
sonranın n'si nazal n. kef ile yazılır.
0
tantunizade murat efendi
(15.02.20)
صوڭسز كوذل آنيلر
0
sylr
(15.02.20)
(2)

yürütme organı

diffarentiationation
şuan sadece cumhurbaşkanı'nda mı bakanlar kurulu + cumhurbaşkanı mı? 2017'de değişmiş ama kesin bilgi bulamıyorum.
şuan sadece cumhurbaşkanı'nda mı bakanlar kurulu + cumhurbaşkanı mı? 2017'de değişmiş ama kesin bilgi bulamıyorum.
0
diffarentiationation
(07.02.20)
Anayasa Md 8 çok açık. Cumhurbaşkanı yürütme yetkisini tek başına kullanır.
0
fempusay
(07.02.20)
bakanlar kurulu kalmadı artık. yürütme tek elde cumhurbaşkanlığında toplandı.
0
genckartal301
(07.02.20)
(1)

İngilizce Akademik Referans Mektubu

sanguine
Bir sürü örneği var internette de ben sizin bizzat kullandığıniz varsa onları soruyorum. Master a başvuracagim yurtdışında, dün bir hocamla konustum metni gönder imzalayayim dedi. Sizin master başvurusunda sunduğunuz ingilizce mektuplar var mı?
Bir sürü örneği var internette de ben sizin bizzat kullandığıniz varsa onları soruyorum. Master a başvuracagim yurtdışında, dün bir hocamla konustum metni gönder imzalayayim dedi. Sizin master başvurusunda sunduğunuz ingilizce mektuplar var mı?
0
sanguine
(05.02.20)
Ben genelde şöyle ysziyorum.
Bu kişiyi su yıldan beri su nedenle tanıyorum.
Kendisi su konuda oldukça meraklı ve araştırmacı bir kişiliğe de sahiptir.
Kendisine kurumunu nezdinde olanak sağlanırsa başarılı olacağına ve katkı vereceğine guvenim tamdır.
Saygıyla
0
fempusay
(05.02.20)
(17)

30 a giriyorum.

problem34
1990 liyim.İşim de gücümdeyim.Bekarım.Artık 30 yaşındayım.Aramızda 30 dan gün almiş bekarlar hayat nasıl gidiyor ? Ne yapalim. ?
1990 liyim.İşim de gücümdeyim.Bekarım.Artık 30 yaşındayım.Aramızda 30 dan gün almiş bekarlar hayat nasıl gidiyor ? Ne yapalim. ?
0
problem34
(04.02.20)
yaşayıp gidiyoruz işte. ne yap dememizi bekliyorsun ki
0
i ve been mistreated
(04.02.20)
Ask, evlilik durumlari nasil?
0
postmodern rh
(04.02.20)
benim 30 dan sonra başladı hayat desem yeridir.
0
paudi
(04.02.20)
beyefendi 30 a girmenizi can-ı gönülden kutluyorum. bununla alakalı dualar var. 30 a girdiğiniz okumanız gerekiyor. internette araştırabilirsiniz.
0
ats2
(04.02.20)
@postmodern bekarım.evlilik şu an zor.İş anlamında idare eder.
0
🌸problem34
(04.02.20)
Kötü. İnsan en geç 20'de evlenmeli. Allah kurtarsın.
0
podrostok
(04.02.20)
Girince boy ver de, derin değilse biz de girelim.
0
noluyo yaa
(04.02.20)
1990'lılar 30 oluyor ya omfg :/
32'den bildiriyorum, 30'lar çok güzel:)
0
pati
(04.02.20)
Hayatımın en nitelikli ilişkisini 30 yaşımda yaşadım. 31i de beraber yürüttük.
Sonrası sorma tufan oldu, dağılıp gitti her şey...
0
fempusay
(04.02.20)
Hayat 30'undan sonra başlıyor evlat!
0
kukuleta
(04.02.20)
Moral bozmayayım da 1990 lı iseniz 30dan gün almıyorsunuz. 30 yaşınızı dolduruyorsunuz. 31 yaşınıza girip 31den gün almaya başlıyorsunuz. Ama doldurulan yaş söylendiği için (gün alınan değil) 30 yaşındasınız :) neyse hayırlı uğurlu olsun, 30 üstü bir sürü bekar insan var, dert değil:)
0
aykaranlık
(04.02.20)
muhteşem. her şeye zaman var. iş, hobi, arkadaş, spor, dizi film...
0
sttc
(05.02.20)
tek bildigim 30 lar cok cabuk geciyor, 20 ler oyle degildi, iyi degerlendirmeye bak,
not:40
0
alttaraf
(05.02.20)
üzülme. çıtırlar bize emanet. teyzelerle mutluluklar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(05.02.20)
36'dan bildiriyorum; mis gibi.
0
sopiro
(05.02.20)
hayat 30 dan sonra güzel özellikle erkeksen, 40 ına kadar evleneyim deme sakın
0
mirty
(05.02.20)
31 e girmek üzere olan var. artık zaman daha hızlı geçiyor
0
gazozailacatmauzmani
(05.02.20)
(5)

Özgüven sorusu açılmışken sorayım

sa
Özgüven nasıl geliştirilir, nasıl yükseltilir?
Özgüven nasıl geliştirilir, nasıl yükseltilir?
0
sa
(03.02.20)
o soruya cevap vermişken yazıyım.

özgüven bir farkında olma hali. neler yapabileceğinin, nelere gücünün yetebileceğinin, nelere sahip olduğunun farkına varırsan özgüven sahibi olma konusunda önemli bir adım atmış oluyorsun. bunların farkına varabilmek içinse kendine "olabildiğince" objektif bakman lazım. normal gördüğün insanlardan daha iyi olduğunu düşündüğün bir iş, bir konu varsa onun farkına var mesela. "ben bunu ortalama bir insandan daha iyi biliyorum, daha iyi yapıyorum" de. buna sen karar veremiyorsan -ki halihazırda özgüveni düşük olan insan için zordur- seni iyi tanıyanlara sor neyi ortalama bir insandan daha iyi yapıyorum diye.

herhangi bir şeyi ortalama bir insandan daha iyi yaptığın sonucuna hiçbir şekilde ulaşamıyorsan bir şeyleri ortalama bir insandan daha iyi yapmaya, daha iyi bilmeye çalış. aslında buna normalde gerek olmaması lazım çünkü elbet vardır bu farkın ama madem bakış açın eksiden başlıyor, seni artıya geçirecek kadar bir şey öğren, bir şeyde ustalaş.

bunlar bir kenara, özgüven problemi yaşayan insanların çoğunun sorunu özgüven duyacak özelliklere sahip olmamaktan değil kendilerine ve hayata olan bakış açısından kaynaklanıyor. asıl değişmesi gereken de bu oluyor haliyle, bu da psikolojik bir eşik. eşiğe ne kadar uzakta olduğuna göre kendin atlayabilir ya da profesyonel destek alabilirsin.
0
Bruce
(03.02.20)
geçen biri daha sormuştu ona da aynısını demiştim, fake it till you make it.

özgüveni diplerde bir insandım, en ufak şeye panik yapardım. başarısız olma korkusundan dolayı istediğim çoğu şeye başlamadım bile.

sonra bir gün en kötü rezil olurum, bu durumda rezil olmam da beni çok etkilemez dedim. olmadım :)

ilk adımı attıktan sonra gerisi geliyor. yapmaya çekindiğiniz herhangi bir şey yapmayı deneyin. ne olursa olsun. insanlarla normalde konuşmaktan çekinen ben gittim modern dans dersini aldım mesela. içimden çığlıklar ata ata gittim 2-3 haftaya geçti sonra tüm sorunlar.
0
aguen
(03.02.20)
Dış görünüşün güzelleştirmeye çalış. Bu özgüvenini arttırır. Üzerine güzel kıyafetler giy, vücusun güzel olsun(spor yap), temiz ol. Sadece bunlar bile özgüvenini 1 2 seviye arttırır.
0
valarmurgulis
(03.02.20)
Psikologa git nedenini bulsun.
Ya da sen dusun bul ve sonra git yardim al.
Hep bi nedeni var bu durumun cunku.
Hicbir bebek ozguvensiz dogmuyor ya da ozguvenli. Ekstra ozguven kazanamasan bile bi yerlerde kaybediyorsun ama buyurken. O olaylari belirleyip cozmen lazim once.

Aguen ve valarmurgulis de arti 1 destek cozum acisindan
0
Flipsflops
(03.02.20)
Yaparak. Tamamen bu. Ama yanlış yaparak değil. Doğru veya doğruya yakın yaparak.
Veya nadiren bazı tipler yanlış yaptık Yüksek öz güven e sahip oluyor. Bunun nedeni ahlaki zeminlerinin zayıf olması. Bu da bir yol olabilir. Doğru olmasa da...
0
fempusay
(04.02.20)
(3)

Nepal'e gitmek istiyorum

bir tatli huzur almaya geldik kalmamis lan
"Manyak mısın" diyecekler dışında ciddi önerileri bekliyorum. Nasıl bi ülke, hırsızlık yaşanır mı, kadınlar için güvenli mi, nerede nasıl kalınır? Thanks.
"Manyak mısın" diyecekler dışında ciddi önerileri bekliyorum. Nasıl bi ülke, hırsızlık yaşanır mı, kadınlar için güvenli mi, nerede nasıl kalınır?

Thanks.
0
bir tatli huzur almaya geldik kalmamis lan
(03.02.20)
gidersin. hepimiz gencligimizde nepal, hindistan, peru vs gitmedik mi? büyüyünce geçiyor. ben mesela şu an everest tırmanışı için 150bin dolar biriktiriyorum..
0
dadasalon
(03.02.20)
valkin rockefeller
(03.02.20)
Nepalde 2011 yılında bulundum. Bir nepalli aile ile homestay usulu kaldım.
Hırsızlığa maruz kalmadım. Arkadaşlarım oldu. Kizlar ve batılı olan kizlar da tanıdım. Ben oradayken hiçbirine bir şey olmadı. İçtik de gezdik de. Katmanduda kaldım ama ben. Ötesini bilmem.
0
fempusay
(04.02.20)
(7)

akademiklere soru

passion rules the game
şimdi doktora tezimde güzel bir konum ve iyi sayılabilecek bir analizim vardı.doktora teziyle alakalı yayın şartı olduğundan diploma için, hakemli bir dergide analizin çok ufak bir kısmını yayınlattım.Şimdi kalan büyük ve önemli kısmıyla İngilizce bir bildiri yazdım. kabul aldı.bu bir sorun olur mu?
şimdi doktora tezimde güzel bir konum ve iyi sayılabilecek bir analizim vardı.
doktora teziyle alakalı yayın şartı olduğundan diploma için, hakemli bir dergide analizin çok ufak bir kısmını yayınlattım.
Şimdi kalan büyük ve önemli kısmıyla İngilizce bir bildiri yazdım. kabul aldı.
bu bir sorun olur mu? hem makalede hem de bildiride tezimden türetildiği yazıyor ilk sayfada.
salami-slicing (ne biçim isim bu böyle) sayılır mı? makale olan çünkü öyle aşırı teknik olmayan ve önemsiz sayılabilecek bir şeydi. hatta analizin iki kısmı birbirinden bağımsız aynı veri seti üstünde.

danke.
0
passion rules the game
(22.01.20)
Duruma göre olur. Muhtemelen ciddi iş yapan birileri bunu etik ihlal sayar (tezini henüz vermediğini varsayarak). Misal ben sayardım.
Benzeri örneği tez değil de araştırma veri setini iki ayrı araştırmada kullanana etik ihlal şeklinde gördümse de abartı olduğunu halen düşünüyorum.
0
fempusay
(22.01.20)
tezi verdim aslında geçen yaz.

emin olamadım vallahi, şu saçma sapan yayın şartı olmasa şimdi çok rahattım da.

millet kitap, makale, bildiri bölüyor ama ben olsam ben de sorarım gerekli miydi diye. ben burada aslında iki tamamen farklı analiz olması üstünden bir umut görüyorum ama amaaaan...
0
🌸passion rules the game
(22.01.20)
Tezi verdikten sonra tezden üretilmiştir diye yazıp da cikardiysan sorun olmaz.olursa bana yaz.
0
fempusay
(22.01.20)
Söylediğinize göre slicing olmaz ancak her iki çalışmada ortak veri kullandıysan duplikasyon olur, o büyük sıkıntı.
0
piotr
(22.01.20)
@piotr duplikasyonu açabilir misiniz biraz? bağımsız analizler birbirinden. yani birbirlerini destekleme gibi durumları yok. biri tezin a kısmı (basit sayılabilecek istatistiksel analizler, anova, t testleri vs.), diğeri b (model vs.) gibi. a kısmını yayın şartı olduğu için yayınlattım. altında tezden alındığı belirtildi. şimdi İngilizce hazırladım, yine altına not düştüm tezden diye. a için bir paragraf ayırıp yazıya atıf yaptım (daha doğrusu atıf kısmını unutmuştum ekleyeyim), sonrası b ve tartışmalar vs. sıfırdan yazdım sayılır o kısımları.
0
🌸passion rules the game
(22.01.20)
olaya tamamen farklı bir bakış açısı getiriyorum. hocam çalışmanızı bildiri ile heba etmeyin. eğer başvurduğunuz konferans/sempozyum vs alandaki duayenlerin bizzat katıldığı yani a-list bir organizsyon değilse, 3-5 kişi tanımak dışında akademik anlamda size hiç bir faydası yok. üstüne kayıt ücreti, yol masrafı, konaklama masrafı derken sırf para harcama. hele hele iyice dandik bir organizasyonsa, turist gibi gelmiş havuzda restoranda takılan tiplerin bilimden ziyade açık büfedeki yemeklerden bahsetmesi iyice akademiden tiksindiriyor.
çalışmanıza güveniyorsanız iyi bir dergiye gönderin.
slicing konusu ise biraz şans. kime göre neye göre değerlendireceklerine bağlı.
0
halanne
(22.01.20)
sempozyum için yorum yapamıyorum ama yayın olanakları iyi dergilerde, full text oradan gider artık kadere kısmet dedim...
0
🌸passion rules the game
(22.01.20)
(4)

Türkiye’deki üniversitelerde yükselme ve yayın şartı

voyager 1
Selamlar,Bu konu hakkında çok az şey bildiğimi fark ettim. Yayın şartı üniversiteden üniversiteye değişiyor mu yükselirken? Yayının kriterleri ne? Yurt dışı olması ve peer-reviewed olması harici bir şey var mı? Ben yurt dışında doktora yapıyorum, yakın zamanda epey iyi bir dergide yayın yaptık. Danı
Selamlar,

Bu konu hakkında çok az şey bildiğimi fark ettim. Yayın şartı üniversiteden üniversiteye değişiyor mu yükselirken? Yayının kriterleri ne? Yurt dışı olması ve peer-reviewed olması harici bir şey var mı? Ben yurt dışında doktora yapıyorum, yakın zamanda epey iyi bir dergide yayın yaptık. Danışmanım sordu Türkiye’de bunun sana etkisi nasıl olacak diye. İşletme çalışmalarında ABS ranking diye bir şey takip ediliyor mesela Avrupa üniversitelerinde ve yapılan yayının bu rankingde iyi bir yerde olması burda yükselirken önemli. Türkiye’de biz takip ediyor muyuz böyle bir sınıflandırma?

Teşekkürler.
0
voyager 1
(20.01.20)
çoğunlukla niteliğe değil niceliğe bakılıyor.
0
halanne
(20.01.20)
üak a bak. ayrıca her üniversitenin atanma kriterleri farklıdır. kimisi q1 yayına 40 puan verir kimisi için scilı olması yeterlidir. doğudaki üniler genelde doçentlik kriterini üakın kriteriyle eş tutuyor ki insanlar kolayca atansın ankarada istanbulda vs atanmak çok daha zor. daha fazla yayın isteniyor yabancı dil isteyen var vs vs.
0
lata
(20.01.20)
İlk atama için çok bir şart yok ama CV ne kadar iyi, şansın o kadar çok. Torpil konusuna girmiyorum, o varsa CV olmadan bile ataman yapılır.
Yükselme için linkten sizin bölümün koşullarına bakmanız lazım. www.uak.gov.tr
0
halanne
(20.01.20)
Bana dekanin birisi bu cviyle ne işin var bu unide? demişti.
Gerçi isim de olmadı ama trde yükselmek veya kadro senin ne yaptığına değil,kim olduğuna bağli gibi daha çok. Ne yaparsan yap misal rektorle veya güçlü sıralı yöneticinin biriyle aran bozuksa, sittin sene kadro alamaz ve hatta başka yerde de bulamazsın. Örnek bizatihi ben, kendim...
0
fempusay
(21.01.20)
(7)

baş ağrısını ilaçsız geçirebilecek bir teknik yok mu?

mr.goodcat
bol su içmek, sıcak duş almak vs. bunlar hikaye. bir işe yaramıyor. farklı bir teknik veya yöntem var mıdır baş ağrısını geçirebilecek. sol tarafım zonkluyor.
bol su içmek, sıcak duş almak vs. bunlar hikaye. bir işe yaramıyor. farklı bir teknik veya yöntem var mıdır baş ağrısını geçirebilecek. sol tarafım zonkluyor.
0
mr.goodcat
(18.01.20)
Geçmiş olsun.
Bende işe yarayan yöntem: karanlık + sessizlik + mentollü krem
Bunu da çok severim www.gratis.com
0
artcilly
(18.01.20)
tülbentle alnından sıkıca başını bağla. şu şekil; i1.imgiz.com
0
livaneli kadir
(19.01.20)
Karanlik
Mentollu krem ya da sakaklara lavanta yagiyla masaj yapmak.
0
kuehles blondes
(19.01.20)
Tulbentin altına yuvarlak yuvarlak kestigin patates dilimlerini koyarsan kesmesi muhtemel.
Veya masaj da deneyebilirsin, kesmesi muhtemeldir.
0
fempusay
(19.01.20)
Abi yok. Bosuna zamam kaybetme diye soyluyorum, agri kesicicen baska yolu yok.
Birine masaj yaptirabiliyorsan hafifletir ama.
0
stavro
(19.01.20)
Gece uykusu
0
enis buyutucu
(19.01.20)
Elma yemek geciriyor
0
defansif orta saha
(19.01.20)
(3)

izmit outlet center?

sanat guresi
nasıl? harbiden uygun ürünler var mı? adidas ya da puma ayakkabı için gideceğim.
nasıl? harbiden uygun ürünler var mı? adidas ya da puma ayakkabı için gideceğim.
0
sanat guresi
(18.01.20)
adidas en son tadilattaydı açıldı mı bilmiyorum. ilk bahar ve son baharda panayır oluyor o zaman ciddi ucuzluk olur
0
argent dawn
(18.01.20)
Adidas açıldı.
Birkaç mağazası var ucuz.bazi mağazalar piyasa fiyatları düzeyinde.
Eskilerden iyiydi,son süreçte bu da bozdu.
Argentin dediği gibi festival zamanlarında iyi indirim yakaliyosun ama ürünler dandik oluyo bazı yerlerde çok iyi secmen lazimm. Misal benim gecen sene maviden aldığım kazakta güneş yanigi varmış. Fark etmemiştim -ki bu sene gördüm ancak.
0
fempusay
(18.01.20)
2018'de cok ucuzdu 10 liraya 20 liraya karaca'dan pantolon aliyordum. simdi nedir bilmem.
0
turbo sadık
(18.01.20)
(3)

Akademisyenler öğrenci odaklı mı sizce? Tr ve yurtdışı

trgydl
Tr de ki akademisyenler sanki öğrenciyi değil profesörü memnun etme peşinde. Çoğunluk bu şekilde sanki. Peki yurtdışında nasıl sizce?
Tr de ki akademisyenler sanki öğrenciyi değil profesörü memnun etme peşinde. Çoğunluk bu şekilde sanki. Peki yurtdışında nasıl sizce?
0
trgydl
(17.01.20)
Profesör ne ya? O da akademisyen diğ mi? Kim kimi memnun edecek anlamadım?
Yurtdışında da trde de giderek herkes isten soguyor. Cunki öğrenci her yerde ilgisiz. 3 farklı ülkede unide çalıştım.
0
fempusay
(17.01.20)
Bilim odaklı olmalı
0
Fusha
(18.01.20)
Profesör derken dekan rektör vs demek istediniz muhtemelen.
Akademisyen öğretmen değildir evvela. Dersi anlatır kalan vaktinde bilim yapar. Merakli ilerisini öğrenmeye hevesi olan öğrenciye de kapısı açık olmalıdır. Memlekette iyi okullarda bu tip hocalar var boğaziçi koç sabancı vs. ama apartmandan bozma özellerde veya bir kaliteden sonra devlette adam slaytı okuyup geçiyor gelen öğrenciyi tersliyor yayın sıfır ama sorsan akademisyen.
0
cilekli pasta
(18.01.20)
(7)

ders verme ve stres

passion rules the game
- bu dönem ilk kez kendi dersime gireceğim, hazırlanıyorum falan ama stres var. bunu nasıl yensem? sebebini de bilmiyorum ki.- 3 saatlik dersi hızlı anlatıyorum, 1 saatte bitiyor önceki az olan deneyimlerime göre. nasıl yapsam da yaysam?başka tavsiyesi olan varsa alırım. neleri severdiniz hocalarda
- bu dönem ilk kez kendi dersime gireceğim, hazırlanıyorum falan ama stres var. bunu nasıl yensem? sebebini de bilmiyorum ki.
- 3 saatlik dersi hızlı anlatıyorum, 1 saatte bitiyor önceki az olan deneyimlerime göre. nasıl yapsam da yaysam?

başka tavsiyesi olan varsa alırım. neleri severdiniz hocalarda neleri sevmezdiniz falan.

süreniz başladı, danke.
0
passion rules the game
(17.01.20)
Sınıfa sorular sor ara sıra, siz me düşünüyorsunuz diye kişi kişi.
Hatta isimleriyle sor, hoşlarına gider. Ama amaç katılım olsun, konuşalım yanlış/saçma cevap verseniz de olur rahat olun minvalinde destek ol

Konuları açıklayıp arada bir örnek ver
Biraz yazdır önemli yerleri

Ara sıra konudan yola çıkıp anı vs bi takım anektodlar anlat.
0
jimjim
(17.01.20)
dersin çok hızlı anlatılmasını hiç sevmem ben. hoca sanki soru sorulmadan elindeki notları tahtaya geçirip bir an önce kaçmak istiyor gibi geliyor. anlattıklarınızı mümkün olduğunca örneklendirmeniz güzel olur. çok fazla teorik bilgi bir noktadan sonra havada kalmaya başlıyor. arada sınıfa göz atarsanız konunun ne kadar anlaşıldığı belli oluyor zaten. öğrencileri soru sormaya teşvik ederek uzatabilirsiniz dersi.

bizde genelde çok sevilen hocalar derste aralara alanlarıyla ilgili/ilgisiz ufuk açıcı bilgiler sıkıştıranlar oluyor. bunlar siz derse ısındıkça olacak şeylerdir. dönem sonunda öğrencilerden feedback alırsanız yardımı dokunur daha sonrası için.

nice derslere :)
0
rusalka
(17.01.20)
Aralarda karikatür göster
0
Hakan1980
(17.01.20)
Stres bilmediğini dusundugunden. Ama onlar senden daha çok bilmiyor.
Hızlı anlatma plansizligindan. Dersi parçalara bol ve kendine göre konu-fıkra, konu-turku,konu vs diye ayarlama yap süreye göre. Bu zamanla oturacak rahatladiginda
0
fempusay
(17.01.20)
Ara ara sınıfı gezip sorular sor, sohbet gibi ama fikirlerini dile getirmeler için teşvik et, esprili ol ve isimleri akılda tutmaya çalış. Böyle hocaları severdik :)
0
somethinginthewayshemoves
(18.01.20)
1. Stres bir yere kadar iyi. Bin kez anlattığım derse girerken bana da oluyor. Büyük hocalarda da çok görüyorum. Bunların bazıları anlattıkları konuyu literatüre sokan insanlar :) İşinizi yapmaya engel olursa konuşuruz.

2. Sanırım konuların siz anlatır anlatmaz kavranacağını, bu yüzden hızlı geçebileceğinizi düşünüyorsunuz. Araya açıklayıcı örnekler serpiştirin mutlaka. Sorular sorun, bir şeyleri yorumlamalarını isteyin. Ders sonunda ufak bir tekrar yapın. Göreceksiniz ki bazen birden fazla yoldan aynı şeyi anlatmanız gerekecek, ders saatleri yetmeyecek.

3. Derse katılmalarını sağlamak için çok zorlamanız gerekebilir. Eğitim sistemimizin bir sonucu olarak pasif kalmayı seviyorlar çünkü konuşmazlarsa azar işitmeyecekler, daha güvenli :) Derse katıldıklarında "bunu bilmiyorsan bu işi bırak", "buna da bu yorum yapılmaz ki" gibi laflar etmeyin, bir daha katılmazlar. Sordukları sorularla alay etmeyin. Kısa da olsa cevaplayın, yanlış yorumların değerli olduğunu ama başka açıdan düşünürse farklı yorumlayabileceğini filan anlatın. Sordukları sorular için bu da size ödev olsun demeyin, dersten sonra soranı dövmesinler.

4. Çoğunlukla dersleri birikim edinmek için değil, sadece geçmek için aldıklarından, sizin dersinize gelmeden önce almış olmaları gereken bilgileri alamamış olma ihtimalleri çok yüksek. Hap gibi verebildiklerinizi verin, veremedikleriniz için kaynak önerin ve her fırsatta bu tür bilgileri hatırlatın.

5. Dersinizi alıyor olma sebeplerini iyi açıklayın. Her konudan önce ve sonra o konuyu niye öğrendiklerini anlatın. Konularınız arasında ve konularınızla diğer dersler ve hayat arasında bağlantılar kurun.

6. Sınıfta bin kez anlattığınız, ders notu dağıttığınız, sınavda mutlaka çıkar dediğiniz şeyleri sınavda yapamazlarsa üzülmeyin. Ters köşe yapılmaya fazla alıştırılmışlar sanırım :)

7. Rahat olun ama taviz vermeyin. Mesela ödevleri 10:30'da toplayacağınızı bildirdiyseniz 10:31'de gelen ödevi almayın. Öğrenci başlarda işine gelmese de prensipli hocayı sever ve kendini ayarlar. Siz de sözünüzde durun. Şu gün size şunu yapıp vereceğim dediyseniz geciktirmeyin. Dersi ciddiye aldığınızı görürlerse onlar da ciddiye alır.

8. Zorunlu değilseniz slayttan anlatmayın. Slaytı sadece tahtaya çizimi zor olan görseller için kullanın. Açıklayıcı videolar filan da gösterebilirsiniz. Tahtaya yazın, çizin. Sözel ders ise can alıcı noktaları yazabilirsiniz.

9. Fırsat oldukça kürsüden inip aralarında gezin. Bu hem derse katılmalarını sağlar, hem de şunu gösterir: "tahtada dersin konusu var. bakın yanınızdayım, sizin tarafınızdayım, gelin hep beraber şunu halledelim". Derste eğlenmeyi unutmayın. Eğlenmeden yaptığınız iş bir süre sonra çok zor gelmeye başlar. Eğlencenize sınıfı da katabilirseniz o ders tadından yenmez.

10. Bazen olmayacak. Emin olmadığınız şeyleri anlatmayın. Bilmiyorum, emin değilim demekten korkmayın. Kısa bir şeyse o anda internetten veya yanınızdaki kaynaktan bakın. Uzunsa bakıp bilgi vereceğinizi söyleyin. Bu da öğrenciler için iyi bir derstir.

11. Belki ilk bunu yazmam lazımdı ama dersi geç bitirmeyin. Konu yetişmezse sonraki derse kalsın ama öğrencinin ders arası özgürlüğüne mani olmayın. Sınıfa beş dakika filan gecikebilirsiniz (çok gecikmeyin), özellikle sabah derslerinde öğrencilere toparlanma fırsatı vermiş olursunuz. Sınıfa girer girmez ders anlatmaya başlamayın. Havadan sudan konuşun. Sınavlarından konuşun. Sorun yaşadıkları dersler için küçük tüyolar verin.

12. Başlarda belki planlamanız gerekecek, sonra kendiliğinden gelecek ama derste sürekli ders anlatırsanız uyutursunuz. 20 dakikada bir filan araya başka laflar karıştırıp uyandırmanız lazım.

13. Birebir görüşüyor bile olsanız öğrencilerle kimse hakkında dedikodu yapmayın, politik, dini, hassas konularda konuşmayın, sır vermeyin. Öğrenciye güvenin, üniversite düzeyindeyse meslektaşınızı yetiştiriyorsunuz. Güvenmeniz lazım. Bir yandan da eşeğinizi sağlam kazığa bağlayın. Öğrenciler olayları işlerine geldiği gibi değiştirip size aktarabilirler. Özellikle resmi işlerde eyleme geçmeden önce aslını astarını öğrenin. Bunun ayarını zamanla kurarsınız. Aralarında size "başka yollarla" yaklaşmaya çalışanlar olabilir. Belki bu hoşunuza da gidebilir ama sakın, aman diyeyim :)

14. Not verme kısmı işin en tatsız tarafı. Neyi nasıl notlandıracağınız belli olsun ve kağıdını görmek isteyen öğrenciyle birlikte kağıdına bakın. Niye o notu aldığını anlasın. Çoğu sadece şansını denemek için kağıdına bakar ve aslında sınav kağıdında ne olduğundan habersizdir. İşin not kısmında çok dikkatli ve herkese eşit olmanız şart. Bu hem olması gereken bir şey hem de öğrenci not değişikliği için mahkemeye giderse tüm kağıtlarınız incelenecek. Hem içiniz rahat, hem de eliniz sağlam olsun. Her dönem sonu not isteyenlerle karşılaşacaksınız. Olabildiğince sabırlı olun. O notu niye aldığını anlatabiliyorsanız konuyu çok uzatmaya gerek yok.

15. Tüm hayatınız o ders olmasın. Öğrenci görüşme saatleriniz belli olsun (olabildiğince öğğrencilerin diğer dersleriyle çakışmasın) ve bu zamanlarda odanızda öğrencileri bekleyin. Gelmezlerse gönül koymayın ama bu saatler dışında da büyük bir zorunluluk olmazsa o ders konusunda öğrencilerle görüşmeyin. Ders hakkında e-mail'lerine cevap vermeyecekseniz tüm konuşmaların görüşme saatinde olacağını ve e-mail ile iletişim kuramayacaklarını ilk derste söyleyin. Sadece bazı konularda e-mail ile iletişim kurabileceklerini söyleyebilirsiniz. O zaman bu tür bir e-mail gelince çok vakit geçirmeden cevaplayın.

Aklıma gelenler bunlar. Anlattıklarımı uygulamadan da hocalık yaparsınız. O zaman büyük ihtimalle çok daha rahat edersiniz ama içinize siner mi bilmem. Bu soruyu soranın içine sinmez gibi geldi de bu kadar şeyi yazdım :) Başarılar dilerim :)
0
cosmicstring
(18.01.20)
ustad, bana kalirsa bu konudaki en iyi cozum cok sayida pratik yapmak. evet, en kolay yol bu degil ve cok zaman aliyor ama daha etkili bir yontem ben bilmiyorum. bir de tavsiyem, dersten bir saat once dideral alman. daha sakin kalirsin.
0
reshad the lionheart
(18.01.20)
(19)

Hangi evi almak daha mantıklı olur?

marla is in my head
Merhaba duyuru, Nisan'da nişanlımla evleneceğiz ve bu nedenle ev satın almaya niyetlendik. Biri 2+1, biri 4+1 iki ev beğendik aynı sitede. 4+1'in önü açık ama 2+1'in önünde 4+1'in olduğu blok var. Gönlümüz 4+1'den yana ama mantıklı olur mu, zorlanır mıyız emin olamadık. Veriler şu şekilde; 375 bin t
Merhaba duyuru,

Nisan'da nişanlımla evleneceğiz ve bu nedenle ev satın almaya niyetlendik. Biri 2+1, biri 4+1 iki ev beğendik aynı sitede. 4+1'in önü açık ama 2+1'in önünde 4+1'in olduğu blok var. Gönlümüz 4+1'den yana ama mantıklı olur mu, zorlanır mıyız emin olamadık. Veriler şu şekilde;

375 bin tl peşinatımız var. Maaşlarımızın toplamı 25 bin tl.
2+1 olan ev 515 bin lira, 4+1 olan ev 1 milyon 100 bin lira (1 milyona inmesi ihtimali var). 4+1'i almak çılgınlık mı olur? 0 birikim ve ayda haneye toplam 16 bin lira kalacak. Şehir Ankara.
0
marla is in my head
(17.01.20)
4+1 evi al geç hiç düşünme
0
rahmi pinkfloydoglu
(17.01.20)
16 bin geçinmek için fena para değil. 4+1'i alın.

kredinin şöyle bir olayı var, baştan zor gelyor ama seneler içerisinde maaşınız artacak, ama kredi oranı sabit. 2. yıldan sonra falan eliniz rahatlar.
0
kenarortay
(17.01.20)
oturmak için ev alıyorsan bir defa alacaksın. ben mesela kesinlikle önü kapalı yerde oturmak istemem zaman zaman çeşitli yerlerde kirada oturdum çok kötü bir his, perdeyi bir açıyorsun önünde koca bir bina. hatta binalar yakınsa perdeyi bile açamıyorsun.

maaşlarınız da az değiil yani 16 bin lira ile çok güzel geçinirsiniz.
0
hem şişko hem deli
(17.01.20)
ankara da bu fiyatlara ev almak hiç mantıklı değil.
0
sizofren06
(17.01.20)
4+1 ve 2+1 yerine metrekare soyleseniz daha iyi olacak :) 4+1 ve buyuk metrekareli evi olan arkadaslarimin cogu temizligi ve isinmasi ile ilgili sorun yasiyor, en buyuk karar sizin, beklentileriniz ve oncelikleriniz neler acaba ? ayrica o para ile arsa filan alip kiraya da cikabilirsiniz
0
sweetoffice
(17.01.20)
4 odaya neden ihtiyacin var?
0
try again fail again fail better
(17.01.20)
2+1 olan net 76 metrekare, 4+1 olan net 200 metrekare.

Aslında 3 oda yeterli (yatak odası, çocuk odası, akademisyen olduğum ve bana ait veremeyeceğim fazla kitabın varlığı nedeniyle çalışma odası ihtiyacı) ama Ankara'da saçma şekilde ya 4-5 odalı büyük evler var ya da 1-2 odalı küçük evler var; 3 odalı ev sayısı yeni evler içinde yok denecek kadar az. Bu nedenle baştan büyük ev alıp 2-3 sene sonra çocuk istediğimizde taşınma faslıyla uğraşmasak mı diye düşündük.
0
🌸marla is in my head
(17.01.20)
Eğer sıklıkla evinizde kalacak misafiriniz, aile üyeleriniz -anne,kayınvalide gibi- olmayacaksa 2+1 daha mantıklı gibi. 4+1 olan ev diğer evin neredeyse iki katı fiyata sahip. Eğer çalışan bir çiftseniz önemli olan evin konumu, güney/kuzey cephesi, dairenin bakımlı olması önemli. 4+1'i alırsanız baya borca gireceksiniz. Aynı borca tekrar girip iki tane 2+1 bile satın alabilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(17.01.20)
4+1 ayrı bir çalışma odasıo ya da sinema odası yaparsınız, ya da çocuk olduğunda iki çocuğa yrı oda yapabilirsiniz. ayrıca o kadar para verip önü kapalı evde oturmayın derim. tabi iki tane 2+1 ev de alabilirsiniz

edit: 76 m2 evden uzak durun odaların tek tek genişliğine baksanız 50m2 etmez sanırım. bir de odalar ince uzunsa hiç bulaşmayın. 200 m2 evde odaları da gayet rahat kullanırsınız, boyut ve enboy oranlarının makul olması önemli
0
hoot
(17.01.20)
2 çocuktan fazlasını düşünmüyorsanız 4+1 fazla gelecektir.

lüks olur yani gereksiz bir harcama. sonuçta kişiye bağlı.

paranız varsa 1200 m2 evde de oturabilirsiniz. sizi bağlar. kimse de eleştiremez.

ben 3+1 öneririm ileride satması vs daha kolay bir boyuttur. 4+1 in müşterisi göreceli olarak daha az olur.

ankara için bu fiyatlar herhalde markalı bir konut projesi diye düşünüyorum. önü açık olmasına da güvenmeyin. istanbul'da önü kapanmaz diye villa vs mahallesi olan bir muhitin önüne 5 tane gökdelen diktik adamlar güneş ışığı alamıyorlar artık. evlerinin değeri %50 düştü. deniz manzarasına bakan koca bir mahalle artık bizim blokların sırtını seyrediyor.

toki ve emlak konuta dikkat mesela boş bir alan varsa oraya cami yapılma ihtimali vardır. ben seviyorum mesela camiye bakan evi ama herkes sevmeyebilir.
0
ozdek
(17.01.20)
Ankara'da bugün 1.1 milyon verilebilecek tek site bence Park Oran. O da yavaş yavaş cazibesini yitirmeye başlayacak çünkü yapılalı 10 seneyi buldu. Şu an yabancı falan bir sürü kiracı olduğu için kiralar da yüksek.

Ama başka yerdeki mesela Sinpaş, İncek vb. 1.1 milyonluk evi 700-800'e rahat alırsınız. Aynı evi kiraya verseniz veya kiralasanız 4.000TL falan tutar. O yüzden gidip de kredi ile o evlere 1 milyon + vermeyin. Sizin yerinizde olsam peşinatı yatırım hesabında tutarım, madem maaşlarınız yüksek kirada oturur ama piyasayı da sürekli araştırır ve en uygun fiyatı bulduğumda satın alırım. Madem 375bin var, üzerine de her ay 5-6 bin atarsınız, en zor anınızda bile 400bin'e gider Çankaya merkezde 3+1 yeni daire alabilirsiniz.
0
malheiros
(17.01.20)
ankara'da bir eve 1,1 milyon tl verilmez. katılıyorum. biraz daha araştırın daha iyi seçenekler vardır mutlaka. ha metrekare, oda sayısı olarak soruyorsan da en az 4+1 derim.
0
yedek
(17.01.20)
İkisi de mantıksız, nişanlıyken ev alıp 1 ay sonra boşanan bir sürü çift tanıyorum.
0
Hakan1980
(17.01.20)
Hakan1980 +1

en az iki sene evli kalmadan bu işlere girmeyin, böyle böyle 3 arkadaşım boşandı bir sürü uğraştılar
0
mirty
(17.01.20)
2+1 alın, peşinat olarak sadece 165 verin, geri kalanı bu faizlerle kredi çekin. 350bini birikim için kenarda tutun.
0
nuisance
(17.01.20)
Daha uygun fiyatlı bir yerden 4+1 ev alın.
Duyuruyu okurken bahsettiğiniz yeri ilk önce İstanbul sandım, her şey daha normal geldi kulağıma, Ankarayı duyunca çok şaşırdım. Tamamen saçma bir harcama bence. O kadar para verip ankara'da 2+1 evde oturmak hiç makul değil.
Bir Ankaralı olarak söylüyorum bunu.
0
chaoslord
(17.01.20)
1. nişanlı ile ev alınmaz. alınırsa da bir centilmenlik anlaşması yapın.
2. ankara'da bir milyonluk ev alan adama çok şey demek isterim. sadece alma diyeyim.
3. alacağınız şey altı-üstü bir ev. git 375'e bir ev al. olmadı 400 olsun. deli misiniz gelirinizi eve bağlıyorsunuz.
0
helenart
(17.01.20)
Finansal hedeflerinize ve yasam biciminize gore degisir. Ben o parayi seyahat, dil egitimi, ozel spor egitmeni gibi seylere harcardim. Bunlari yapmiyorsam parayi arttirmaya calisirdim. Ama mesela sizin boyle bir onceliginiz yoksa ve yasam tarzinizda evin prestiji ve buyuklugu onemliyse 4+1 mantikli olabilir.
0
hot potato
(17.01.20)
Benbaska bir şey sormak isterim. Akademisyen olarak nasıl on iki bin beşyüz TL (ortalama) kazanıyorsunuz? Profesör musunuz?
0
fempusay
(17.01.20)
(3)

bildiri / makale yayınlayan dergiler?

avatar is back
mühendislik ve yönetim gibi bir alan da bir kaç yazım vardı. yurtdışında master başvurularına başlamadan bu çalışmaları bildiri ya da makale şeklinde dergilere göndermek istiyorum ama yeni lisansı bitirdim ve bu konularda hiç bir fikrim yok.hangi dergileri nereden bulabilirim? bu konularda iyi dergi
mühendislik ve yönetim gibi bir alan da bir kaç yazım vardı. yurtdışında master başvurularına başlamadan bu çalışmaları bildiri ya da makale şeklinde dergilere göndermek istiyorum ama yeni lisansı bitirdim ve bu konularda hiç bir fikrim yok.

hangi dergileri nereden bulabilirim? bu konularda iyi dergiler vs nasıl öğrenebilirim acaba? bu arada makale falan öyle aşırı bilimsel şeyler içeren, muazzam çalışmaların yer aldığı yazılar değil. bir kaç makale ve kitaptan okuyup derlediklerimden çıkarttığım bir şey. dili türkçe.

yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler
0
avatar is back
(10.01.20)
Leyiz, bildirileri kongreye, sempozyum, konferansa gönder. Bunları Google'dan bul. Konularına Göre arat.
Makaleleri dergipark üzerinden arayacağım dergilere gönder. Gorece yeni dergilerde yayınlanan daha kolay olur. Göndermeden evvel hangi derginin yazım kuralı ne ona bak. Dergipark nedir, nasın bulucam? Diyosan Google'dan yürü.
0
fempusay
(11.01.20)
halanne
(11.01.20)
eğer yurtdışında mastera bavuracaksanız, yayın yaptığınız dergilein yurt dışında geçerli dergiler olması gerekir. dolayısıyla türkiyede yayın yapan dergiler, eğer sci türünde değilse çok da fark yaratmayacaktır. bu dergilerin neler olduğunu web of science veya bizim ulakbimin ulakbim.tubitak.gov.tr sayfasından bulabilirsiniz. tabi bu dergiler alandaki en iyi dergiler olduğu için çalışmalarınızın baya baya iyi olması gerekir ve yayın süreci de 1 yılı bulabilir.
daha modarate fakat hala kaliteli dergiler isterseniz journalfinder.elsevier.com burası konunuza göre size dergi önerebilir.
yok türkiye çıkışlı olsun uğraşmamayım derseniz: dergipark.org.tr ben sizin yerinizde olsam bunar arasında ingilizce yayın yapanları tercih ederim ki, başvurduğunuz yer, en azından ne yazdığınızı okuyup anlayabilsin.

kesinlikle bulaşmamanız gereken dergiler yağmacı dergiler olarak bilinen 1 ayda yayın yapan, yayın için para isteyen dergilerdir. bunlarda yayının çıkacağına hiç çıkmasın daha iyi. yağmacı dergi diye aratırsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

bildiri; kongre, konferans ve sempozyumda sunulmuş çalışma demektir. bunlar zaten konferans kitabında yayınlanır otomatik olarak (yayınlamayanlar da var tabi, onları da listenizden çıkarın). yani aramanız gereken, bildiri yayınlacağınız dergi değil, bildiri sunacağınız konferans, kongre, sempozyum olmalı. konferans bulmak biraz network işi. bir kere bir konferansa gittiniz mi email listelerine girdiğiniz için size sürekli bildirim maili gelmeye başlar zaten. ilk adım olarak facebooktaki grupları takip edebilir ya da google'a find me conference yazarak çıkan siteleri alanınıza göre tarayabilirsiniz. mesela ilk çıkan sitelerden biri: www.allconferences.com

yeni mezun olarak başlangıç için alanınızdaki öğrenci kongrelerinden başlayabilirsiniz. alandaki konferans vb duyuruları, hala okulla irtibatınız varsa, ilan panolarına asılır. konferans için dikkat edeceğiniz şey de çok para talep edip, bol tatil ve/veya az bilim vaat eden organizasyonlardır. misal, gelmenize bile gerek yok 3000 dolar gönderin yeter diyenlerden uzak durun. uzay bilimlerinden öğretmenliğe, turizmden biyolojiye her konuyu kapsayan kısaca multidisipliner olanlardan uzak durun. önceki oturumların kitapçıklarına ulaşmaya çalışıp alıcı gözle bir değerlendirin. kitapçığa bir bakın yayınlanan bildiriler ne kadar bilimsel, ne kadar aklı başında ve ne kadar alanda ismi duyulmuş kişiler katılmış. bu arada konferanslara gttikçe meslekten soğuyabilirsiniz bu da bir uyarı olsun.
0
halanne
(11.01.20)
(4)

avusturya aile birleşimi için D tipi ziyaret vizesinde süreç uzaması?

bike235i
selamlar, taa 4 kasımda istenilen belgelerin de fazlasıyla müracat yaptık sadece avusturya vatandaşı eşimle aile birleşimi yapmak için. bana verecekleri vize "180 gün kalmalı d tipi schengen vizesi" gidip orada başvuru yapıp oturum almam için.18 kasımda benim işlemi durdurup "araştırıyoruz diye" viy
selamlar,

taa 4 kasımda istenilen belgelerin de fazlasıyla müracat yaptık sadece avusturya vatandaşı eşimle aile birleşimi yapmak için. bana verecekleri vize "180 gün kalmalı d tipi schengen vizesi" gidip orada başvuru yapıp oturum almam için.

18 kasımda benim işlemi durdurup "araştırıyoruz diye" viyana'da neresi olduğunu bilmediğimiz yerlere yazı yazmışlar cevap bekliyorlarmış. bunun üzerine çok kere konsoloslukla konuştuk,

-önce "magistrat ma 35"e sorun dediler, orada herhangi bir dosya bulunamadı,
- sonra Außenministerium(dışişleri bakanlığı) na sorun eşiniz çifte vatandaşlığı araştırılıyor dediler, oraya sorduk dosyayı görüyoruz ama ne durumda olduğunu bilmiyoruz, onu konsolosluk bilir diyorlar.

konsolosluk biz göremeyiz bundan sonra orası görür diyor, ama asla tam olarak şurası dediği bir yer yok.

istenilen şartları fazlasıyla karşılıyoruz(eşim devlet memur öğretmen, eşimin maaşı, benim almanca bilgim, mühendis olmam, almanyada üni okumuş olmam, benim buradan sabit ek gelirim)

8 aralık'ta da bir tanıdık daha başvuru yaptı, aynı benim gibi türk kökenli avusturya vatandaşı bir kızla, eşinin maaşı istenilenden 50€ düşük, acentada çalışıyor, çocukta almanca yok, uni mezunu değil) ama maşallah 3 günde çıktı vizesi kurtuldu stresten arkadaş.

sorduğumuz zaman hala kesin bi sonuç alamıyoruz. var mıdır bilen? nereyle görüşelim? martta orada düğün var yetişmesi lazım vizenin. erken gitmeliyim ki evi halledeyim.
0
bike235i
(10.01.20)
Basvuruyu geri cekip tekrar basvurun?
0
kuehles blondes
(10.01.20)
Dilekçe yaz, dilekçe...
0
fempusay
(11.01.20)
1- basvurunu takip edecegin bir platform yok mu?
2- basvurunun ortalama ne kadar surede sonuclandigina dair resmi bir kaynak var mi? adamlarin gocmenlik sitesi vs.
0
woolrock
(11.01.20)
@fempusay, mailler atildi konsolosluga daha once de yazdigim gibi hep baska kurumlari one surduler, o kurumlardan da sonuc alinamadi.

@woolrock, sadece islem altinda gozukuyor sitede. Bana da islemi avusturyadan cevap gelene kadar durduklarini soylediler, o yuzden kesin bi sure veremiyorlar.

@kuehles , o zaman ayni surece takilirsak cok daha buyuk problem. Dedigim gibi dugun var mart sonu.
0
🌸bike235i
(11.01.20)
(3)

kpss sorusu (şu memur tam olarak ne iş yapar?

ahm1
selamlar,eski ilanlara bakıyordum, başvurabileceğim ne tip şeyler varmış diyerek. şöyle bir ilan var: https://kpss.memurlar.net/kadro/656b266f-7956-e711-80d3-a0369f7d149c/Kurum Adı: Şişli Belediye BaşkanlığıÜnvan: MemurŞehir: İstanbulSınıf / Derece: Genel İdare Hizmetleri (GİH) / 9"Memur" diyor.
selamlar,

eski ilanlara bakıyordum, başvurabileceğim ne tip şeyler varmış diyerek. şöyle bir ilan var: kpss.memurlar.net

Kurum Adı: Şişli Belediye Başkanlığı
Ünvan: Memur
Şehir: İstanbul
Sınıf / Derece: Genel İdare Hizmetleri (GİH) / 9

"Memur" diyor. E tamam da yani nedir, ne iş yapıyor bu insan?

ek soru -> eğer cevap tahmin ettiğim gibiyse diye şimdiden sorayım: bütün memurların işi halkla mı? bütün gün vatandaşların işine mi bakıyor?
0
ahm1
(07.01.20)
müşteri yani halk odaklı bir yapı da olsa tüm memurlar halkla ilgilenmek zorunda değil tabi.

kurum içi işlerle muhatap olan tonla memur var. hayatında halk görmeyen memur da var.
0
ozdek
(07.01.20)
Arşivde çalışırsan halka muhatap olmazsın
Genel idare hizmetleri sınıfı her işi yapan düz memur. Unvanlı değil niteligi en düşük olan demek.(yardımcı hizmetliler memur sınıfı olsa da memurdan sayilmadiklarindan onları katmadim)
0
fempusay
(07.01.20)
bir bilgisayarın başında verilecek herhangi bir işi yapar. doğrudan vatandaşla ilgili bir iş de olabilir, sadece kurum personeliyle ilgili bir iş de olabilir, ikisinden biraz da olabilir, yöneticiler dışında birim dışında kimseyle muhattap olmayacağın bir iş de olabilir. hepsi ihtimal dahilinde.
0
nrmnm
(07.01.20)
(9)

Yeni bir danışmanlık firması kuruyorum. Isim öneriniz var mı?

sonhakan
Firma iş geliştirme ve teşvik üzerine olacak..Tesekkurler
Firma iş geliştirme ve teşvik üzerine olacak..Tesekkurler
0
sonhakan
(07.01.20)
bizesorun danışmanlık aş
yenibirdanışmanlık danışmanlık aş
herşeyiyaparız danışmanlık aş
herkonudadanışmanlık danışmanlık aş

bir sektör yazsaydın iyiydi.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.01.20)
Sektör nedir?
0
cahs
(07.01.20)
ne üzerine?
yeni bir iş kurayım adı ne olsundan farksız bir soru.
0
kablelvuku
(07.01.20)
Referans Danışmanlık
0
flo
(07.01.20)
Is geliştirme ve teşvik üzerine olacak
0
🌸sonhakan
(07.01.20)
Bir bilen danışmanlık.

Doğru cevap için eşe dosta değil bir bilene sorun.
0
yercekimini kendine ceken adam
(07.01.20)
Kaizen diyorum ben.
0
influx
(07.01.20)
Is geliştirme ve teşvik bir sektör değil maalesef,

öncelikle kendinize bir sektör ve sektörün alt segmentlerini seçmeniz firmanız ve sizin açınızdan iyi olacaktır.

makine sektörü plastik segmenti
yazılım sektörü bilgi güvenliği segmenti
tarım sektörü üretim - otomasyon segmenti
sağlık sektörü cihaz güvenliği segmenti

gibi

yoksa cidden herşeyiyaparız danışmanlık aş kurarsanız heryerekoştukhiçparaalamadık danışmanlık aş olursunuz.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.01.20)
İşteş iyi bence
0
fempusay
(07.01.20)
(10)

Biri öldüğünde cep telefonu kilidi noluyor

i ve been mistreated
MerhabaDiyelim ki bir kişi öldü, üstüne üstlük telefonu da kilitliyken. Şifreyi de ailesi bilmiyor. Telefon aile üyelerine miras kaldı. Kullanmak, satmak vs istiyorlar. Böyle bir durumda telefon nasıl açılıyor?
Merhaba

Diyelim ki bir kişi öldü, üstüne üstlük telefonu da kilitliyken. Şifreyi de ailesi bilmiyor. Telefon aile üyelerine miras kaldı. Kullanmak, satmak vs istiyorlar. Böyle bir durumda telefon nasıl açılıyor?
0
i ve been mistreated
(06.01.20)
hem android hem ios formatla şifre kaldırılıyabiliyor. ios de icloud şifresi olayı var bide, telefon sahibinin adına olan faturayla götürdüğünüzde storelarda sıfırlıyorlar.
0
onurrrrr
(06.01.20)
android bi şekilde kırılır da, ios icloud şifresi olmadan imkansız. apple gizlilik gerekçesi ile bi suçlunun bile telefonunun açılmasına izin vermemişti. fbi 1 milyon dolar harcayarak kırmıştı şifreyi.

fatura varsa olabilir ancak.
0
jelly bear
(06.01.20)
Android için şifreleme yöntemine bağlı ama verilere ulaşma şansı var. IOS için ise verilere ulaşmak mümkün olmadığı gibi cihaz da kullanılmaz hale geliyor ama Apple Store müdürleri cihazı faturasını vb. gördükten sonra sıfırlayabiliyor.
0
salihdt
(06.01.20)
apple bilmiyorum ama androidi çeşitli tuş kombinasyonlarıyla fabrika ayarlarına döndürebiliyorsun
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.01.20)
bilmediğiniz şey hakkında niye yanlış fikir veriyonuz lan?

iOS için bu faturayla yapılan işlemin mağazayla, müdürle zerre alakası yok. çağrı merkezinden yapılıyor.
0
pain of liberation
(06.01.20)
cagri merkezinden yapiliyordu da fbi niye 1 milyon usd harcadi?
0
brkylmz
(06.01.20)
orada dert telefonu açmak değil de apple kimliği içindeki bilgilere erişmek olduğu için. şifre kırmaya harcadılar onu, iPhone'u kullanmaya değil. çağrı merkezinden de her isteyene yapılmıyor, ürünün orijinal faturasını temin edip, değerlendirmeden olumlu geçen cihazların etkinleştirme kilidi kaldırılıyor. etkinleştirme kilidinin kaldırılması demek, apple kimliğine tekrar erişim sağlamak demek değil.
0
pain of liberation
(06.01.20)
Çağrı merkezinden halledilir. Ben 3-4 saat uğramıştım arkadaşın babası icloud şifresini unutmuş, maili de kullanmıyordu. Adamla birlikte çağrı merkeziyetkilisi ile üçlü konuşma yaptık çözdük.

Edit: ama sıfırlandı telefon.
0
yukselen gunes evi
(06.01.20)
Amcam rahmetlinin telefonunun kimse kiramadi şifresini. Oyle oglu aldı miras olarak
0
fempusay
(06.01.20)
Apple cihaz icin konusuyorum. fatura da gotursen store muduru bi skim yapamaz icloud sifresine. cagri merkezini aramak gerek ama onlar da direkt bir sey yapamaz. onlar baska br departmana aktariyor faturayi da onaylaniyor da bilmemne...

ama sorunuz bu degil. merhumun telefonunu nasil kullaniyoruz? parmak izini kullanip hala acabilirsiniz mesela. ordan sifirladiniz sifirladiniz. bir sure sonra onu da kabul etmez. veya her yeniden acilista passcode ister filan.

kullanmak satmak ise evet fatura ibraz edilecek cagri merkezine. ya da, merhumun olum belgesi ile aranacak. apple kimliginin de biliniyor olmasi gerekiyor bunun icin.

bu yontemle saniyorum ki verilere de erisme sansi var.

android zaten sifirla kullan.
0
yoggi
(07.01.20)
(5)

isli peynirin kabugu soyulur mu?

sizofren06
https://www.google.com/search?q=isli+peynir&rlz=1C1GCEV_enTR825TR825&sxsrf=ACYBGNRytkDXQBGzOmP54MREKHE6A1d1wA:1578302196021&tbm=isch&source=iu&ictx=1&fir=LwRj027rLzMMDM%253A%252CDz-2nMxohunyIM%252C_&vet=1&usg=AI4_-kQkoVMV7MBQ0jphas5tpoPLE5Yqvg&sa=X&ved=2ahUKEwjkw_ft0e7mAhXv0aYKHWRZDj8Q9QEwBHoECAoQDA
www.google.com

linkteki çerkez isli peynirini çok seviyorum. ben hep kabuguyla yiyordum. kabugunu soyun diyorlar????????
0
sizofren06
(06.01.20)
tabii ki soyulmaz kim soyun diyor? çerkesim ve kimsenin kabuk soyduğunu görmedim. kabuk da değil kaldı ki o, sertleşmiş yüzey. tadı orada ayrıca.
0
Bruce
(06.01.20)
@bruce satın aldıgım paketin üstünde kabugunu soyarak tüketin yazıyor.
0
🌸sizofren06
(06.01.20)
paketli gıda olarak satılan halini nasıl isliyorlar da yemeyin demişler bilemediğim için soy diyorlarsa soy. evde yapılanı soyulmaz. hatta ben dışarıda yediğim bazı yerlerde paketli yedim, soymamıştım. bişey de olmadı. yine de sen bilirsin.
0
Bruce
(06.01.20)
Ben de aynı kapsamda sorayım: küflenme oldu ilk defa. küfü yenir mi İsli peynirin?
0
fempusay
(06.01.20)
Çerkesim. Soymadan yerim.

Bu peynire özel değil de piyasada satılan peynirlerin ne kadar peynir olduğu hep kafamı kurcalamıştır. Bu yüzden üzerinde 'Soy' yazıyorlarsa soymanda fayda var.

Küfü yenmez.
0
Mirket
(06.01.20)
(4)

arabasında park sensörü olanlar: hatalı sensör uyarısı

panamera
Selamlar,Arabayı alalı iki yıl oluyor neredeyse ve iki ya da üç kez başıma geldi. bomboş sahada geri geri park yerinden çıkarken engel var uyarısı geliyor. sensörler çarpma uyarısı veriyor. aynı sensör değil, farklı taraftan uyarı alıyorum. böyle bir şey başına gelen var mı? bakımlarını yetkili serv
Selamlar,
Arabayı alalı iki yıl oluyor neredeyse ve iki ya da üç kez başıma geldi. bomboş sahada geri geri park yerinden çıkarken engel var uyarısı geliyor. sensörler çarpma uyarısı veriyor. aynı sensör değil, farklı taraftan uyarı alıyorum. böyle bir şey başına gelen var mı? bakımlarını yetkili serviste yaptırıyorum, bir şey çıkmıyor. sensörün önündeki kaporta parçasının kirlenmiş olmasından olabilir mi diye düşünüyorum?
0
panamera
(05.01.20)
-sensörler bozuk olabilir
-sensörün bağlı olduğu elektronik devre bozuk olabilir
-senin geri geri gelirken görmediğin ama sensörün gördüğü bir engel olabilir arabanın altında kalacak bir çıkıntıdır yinede sensör bunu farkeder ve alarm verir
-benim arabanın sensör yatağı ve camı bile kirlense gayet net çalışıyor
0
baknedicem
(05.01.20)
Bana oluyor arada, elimle sıkıyorum sensorlerin üstünü geçiyor. Rüzgardan ve/veya dondan etkilendiğini düşünüyorum.
0
fempusay
(05.01.20)
Sıkıyorum değil siliyorum
0
fempusay
(05.01.20)
yağmurlardan sonra oluyorsa sensor ıslaktır ya da içine su giriyor.
0
orpheus
(05.01.20)
(5)

Viyana - Salzburg - Hallstatt en uygun rota onerileri

slashedduff
Iyi günler,Ocak sonunda 6 gecelik Avusturya tutu planlıyorum. Ilk 3 gecesi Viyanada geçecek. Daha sonraki günler Salzburg ve Hallstatt i gezmek istiyorum. Son gün uçuşum maalesef Viyanadan. Bu sebeple viyanaya geri döneceğim. Viyanadan önce salzburg'a gitmek mi daha mantıklı yoksa hallstatta mi? Nas
Iyi günler,
Ocak sonunda 6 gecelik Avusturya tutu planlıyorum. Ilk 3 gecesi Viyanada geçecek. Daha sonraki günler Salzburg ve Hallstatt i gezmek istiyorum. Son gün uçuşum maalesef Viyanadan. Bu sebeple viyanaya geri döneceğim.

Viyanadan önce salzburg'a gitmek mi daha mantıklı yoksa hallstatta mi? Nasıl ulaşabilirim ve ortalama yolculuk ücreti ne kadardır?

Önce salzburg'a gitmek mantıklı ise oradan hallstatta nasil gidebiliriz?
0
slashedduff
(29.12.19)
Salzburg’a tren, westbahn firmasi en uygun fiyati verir ama oebb’ye de bakin.
1den cok kisiyseniz araba kiralamanizi tavsiye ederim salzburg’dan. Etraf cok cok guzel, Hallstatt ise guzel ama cok kucuk.

Hatta viyana’dan kiralayin bence arabayi, salzburg’a da Hallstatt’a da o arabayla gidip donersiniz.
Mesela arabayla giderseniz Wolfgangsee, Mondsee gibi yerleri de gorebilirsiniz.
0
kuehles blondes
(29.12.19)
Maalesef ehliyetimiz yok. Bu sebeple tren ya da otobüs kullanmak zorundayız
0
🌸slashedduff
(29.12.19)
blablacar gibi bir site vardı. Güvenilir birilerini bulursan çok ucuz.ama kimin arabasına bindiğinde dikkat etmen lazım. Önce hallstatt elbette. :)
Avusturya pek bi soğuk olur ayrıca.
0
fempusay
(29.12.19)
Bak bunu öğrendiğim iyi oldu. Ben haritaya baktığımda önce Salzburga geçer, ordan halstatta günü birlik geçebilirim gibi düşünmüştüm.

Evet, soğuk konusunda ciddi uyarılar aldık. Termal içliklerimiz ve yün kazaklarımız hazır :)
0
🌸slashedduff
(29.12.19)
bruges
0
mistikla
(29.12.19)
(3)

Kotları yıkamak dışında nasıl temizleyebilirim?

allaccess
hangi marka olursa olsun, yıkandıkça salıyorlar. sık yıkıyorsun, daha sık diz basen yapıyor. bunun çözümü yok mu?
hangi marka olursa olsun, yıkandıkça salıyorlar. sık yıkıyorsun, daha sık diz basen yapıyor. bunun çözümü yok mu?
0
allaccess
(06.12.19)
kuru temizleme belki
0
jelly bear
(06.12.19)
Bir poşetin içine kotu ve peceteye sarılmış karbonati koyup ağzını sıkıca bağlayıp buzdolabının dondurucu bölümüne atıyoruz,7-8 saat sonra çıkartıp güzelce silkeliyoruz. Yıkanmış gibi tertemiz olduğunu ve koku vs kalmadığını görüp mutlu oluyoruz.
0
delikedidilimiyedi
(06.12.19)
@deli +1
0
fempusay
(06.12.19)
(5)

Ilk defa kaza yaptım

akatreil
Çalıştığım kurumun aracıyla kaza yaptım da, geri geri çıkarken arkamdaki aracın ön far camı kırıldı, bir de ufak tefek çizikler. Far kirilmasa tutanak bile tutmayacaktık hatta.Vurduğum araç da başka bir kurumun aracı.Iki aracın kaskosu da var sigortası da var. Acele etmemiz gerekiyordu diye hızlı hı
Çalıştığım kurumun aracıyla kaza yaptım da, geri geri çıkarken arkamdaki aracın ön far camı kırıldı, bir de ufak tefek çizikler. Far kirilmasa tutanak bile tutmayacaktık hatta.

Vurduğum araç da başka bir kurumun aracı.

Iki aracın kaskosu da var sigortası da var.

Acele etmemiz gerekiyordu diye hızlı hızlı doldurduk tutanağı, ikinci nüshayı falan almadım. Ilk defa yaptım zaten napcagimi da bilmiyordum, adam "bizim aracın bilgisini de doldurur size gonderirim" dedi.

Ben başka bir şey yapacak miyim? Bir gerginlik bir üzüntü var üstümde:/
0
akatreil
(04.12.19)
İlk kazanız olduğu için normal. Hızlıca foto ve mümkünse video çekersiniz ve araçları yolun kenarına alırsınız. Orada tutanaklar tam olarak doldurulur ve herkes kopyalarını alır. Ancak, eğer kazada yaralanma-ölüm, alkol-madde şüphesi, ehliyetsiz sürücü, trafik sigotasız araç varsa polis çağırırsınız ve polis gelene kadar da beklersiniz. Sizin sıkıntınız karşı taraf size tutanağı yollamazsa ne yapacaksınız? Ama bilgilerini aldıysanız, bir ara iş çıkışı kurumuna gider döve döve alırsınız tutanağınızı.

Cep telefonları için mobil kaza tutanağı uygulaması var. Kullandığınız araçlar çok fazla değil ise, boş bir zamanınızda her kullandığınız veya kullanma durumunuz olabilecek araç ve kendi bilgilerini dolduruyorsunuz ve kaza olduğunda uygulama gayet hızlı bir şekilde tutanak yaptırıyor size. Taraflara ve sigorta şirketlerine elektronik yolla gidiyor, işlemler daha hızlı çıkıyor.
0
malheiros
(04.12.19)
Zaten duran arabaya vurdum, bizim araçta da bir şey yoktu diye mahcuptum, ikinci nüshayı almadım ama kurumun şoförler odası istiyormuş. Yarın adamı arayıp whatsapp'tan gondertirim artık.
0
🌸akatreil
(04.12.19)
Uzulme. Olur bunlar.
Devletteysen amirlerinlen gorus sorusturma acmasinlar bi de
0
fempusay
(04.12.19)
Sorusturmalik bir şey yok aslında, görevde kullanıyordum zaten ama haber verdim yine de.
0
🌸akatreil
(04.12.19)
telefonu varsa ulaşırsınız her türlü. ikinci kopya da hallolur. alın bulusun. olur öyle şeyler kafaya takmaya gerek yok.
0
helenart
(04.12.19)
(2)

x şehrinde doktora yaparken y şehrinde araştırma görevlisi olmak ?

ykyt
Mümkün mü?dersler bitmiş. tez bitmek üzereyken. bununla ilgili hangi yönetmeliğe bakmamız gerekiyor, teşekkür ederim.
Mümkün mü?

dersler bitmiş. tez bitmek üzereyken. bununla ilgili hangi yönetmeliğe bakmamız gerekiyor, teşekkür ederim.
0
ykyt
(03.12.19)
35. madde.
0
fezagezgini
(03.12.19)
Mumkin. 35e ihtiyacin yok ama 50/d isen bir programa kaydini gostermen lazim. Bu arada mevcut ar gor okulunda doktora programi olmasa iyidir. Varsa da bol bask siki iliski, vaziyeti idare. Aksi halde gondermeyebilir. Amma zaten 50/d olarak tezi verince kuturdefirler hafezanallah...
0
fempusay
(03.12.19)
(2)

jetcost, opodo uçak bileti

siyah gece
Burada çok uygun uçak biletleri bulunuyor kullanan var mı?Sözlükteki başlığı da okudum, adımda türkçe karakter var bazen sorun oluyormuş o yüzden çekindim.Hatrı sayılır bir fark olmasa uğraşmam ama önerisi olan varsa çok teşekkür şimdiden.
Burada çok uygun uçak biletleri bulunuyor kullanan var mı?Sözlükteki başlığı da okudum, adımda türkçe karakter var bazen sorun oluyormuş o yüzden çekindim.
Hatrı sayılır bir fark olmasa uğraşmam ama önerisi olan varsa çok teşekkür şimdiden.
0
siyah gece
(27.11.19)
Opodo'dan almistim. Hatta almanyadaydim saniyorum. Pek sorun olmadi ama soyle bir sey hatirliyorum: biletle ilgili alimdan birkac gun sonra cagri merkezini aradigim icin ekstra 10 euro odemistim.
0
fempusay
(28.11.19)
Brnim de soyadim turkce karakterli
0
fempusay
(28.11.19)
(8)

Su cantayi alayim mi?

hindistan cevizi
https://www.underarmour.com.tr/tr-tr/kadin-ua-favorite-sirt-cantasi/1327798.html?dwvar_1327798_color=448Bir de siyah gibi füme gibi koyu bi rengi var ama ben maviyi beğendim. Ne diyosunuz guzel mi?
www.underarmour.com.tr

Bir de siyah gibi füme gibi koyu bi rengi var ama ben maviyi beğendim. Ne diyosunuz guzel mi?
0
hindistan cevizi
(30.10.19)
Mavisi güzelmiş al bence. Hem Underamour taş gibidir evladiyelik kullanırsın
0
sydney
(30.10.19)
degil bence.
0
duygusuzromantik
(30.10.19)
güzelmiş mavi olan
0
neira
(30.10.19)
Mavisi daha güzel +1
0
Bruce
(30.10.19)
Tommy bak
0
otopsicocugu
(30.10.19)
Bu kadar para verecek kadar zengin misin
0
fempusay
(30.10.19)
Hic guzel degil. Ucuz duruyor begenmedim. Sadece maviye baktim.
0
Flipsflops
(30.10.19)
Aksine canta ve ayakkabiyi uzun sure kullaniyorum o yuzden ucuz alamayacak kadar fakirim :(
0
🌸hindistan cevizi
(30.10.19)
(4)

Başarılı tez

mariposa
Sosyal bilimlerde yazılmış başarılı tezlerin ortak noktası nedir? Daha önceden üzerine düşünülmemiş bir konu bulmak imkamsız herhalde. Bu ortak özelliklerden birisi güncel konular üzerine yazılmış ve onlara bir çözüm getirmeye çalışması olabilir mi mesela?
Sosyal bilimlerde yazılmış başarılı tezlerin ortak noktası nedir? Daha önceden üzerine düşünülmemiş bir konu bulmak imkamsız herhalde. Bu ortak özelliklerden birisi güncel konular üzerine yazılmış ve onlara bir çözüm getirmeye çalışması olabilir mi mesela?
0
mariposa
(29.10.19)
yaptığın yazdığın her şeyi literatüre dayandırman gerekir.
0
insomniac
(29.10.19)
ben mi böyle bakiyorum bilmiyorum ama basarili tezlerin tek ortak noktasi calismaktir yani.
0
duygusuzromantik
(29.10.19)
Yeni yeni literatürde tartışılan konular üzerine yazılan tezler diye düşünüyorum. Hatta böyle bir tezi yazmak iyi bir yabancı dil bilgisi gerektiriyor, dolayısıyla yabancı literatüre kaynakçada bol bol yer veren tezler başarılıdır.
0
radio raheem
(29.10.19)
:D
Yabanci calismalar ki bilmin cogu oradan gelir, genelde bir seyin her seyini incelemez. Bir seyine odaklanir. Ve bitiminde de baskalari da sunlara bi baksin her seyi ben mi yapam? der. Bu nedenl ilgilendigin konuyu etraflica tara, aciklari bul ve doldurunca gercekten bi seye degecek olana odaklan. Sadece acik anlamli olmaz yani. Bu soruna yanit bulunca nolucak? mevzusudur esas olan.ayrica yontem dersi almis olan birisi bu tur sorular sormamali vs vs vs
0
fempusay
(29.10.19)
(3)

Linkteki ugg orjinal mi?

dokuzondokuz
Sb https://dolap.com/urun/ugg-taba-cizme-az-kullanilmis-justshop-37121214
0
dokuzondokuz
(27.10.19)
Oyle gorunuyo (etiketten). Saticiya saorulmuyo mu?!
0
fempusay
(27.10.19)
Satıcı orjinal diyo ama emin olamadım
0
🌸dokuzondokuz
(28.10.19)
Orijinal değil. Ugg Australia etiketi baştan sahte zaten, markanın kendi etiketi sadece UGG yazılı oluyor. Bir de authenticate sertifikalarına bakarsanız bir sürü yazım yanlışı imla hatası var. Almayın derim illa orijinal istiyorsanız.
0
rabbititus
(28.10.19)
(7)

Cehennemde mi yaşıyoruz aslında ?

trablon
Çok ciddi soruyorum lan.
Çok ciddi soruyorum lan.
0
trablon
(19.10.19)
bazılarımız evet.
bazılarımız hayır.
0
kamile necaset
(19.10.19)
@kamile +1
0
tabirimekruh
(19.10.19)
Belki de dunya baska gezegenlerin cehennemi dir ...
0
shiningkid
(19.10.19)
Bu sorunun cevabini son nefesini vermeden ogrenemezsinnnn
0
tunaktunaktun
(19.10.19)
mecidiyeköy'de yaşıyorsan olabilir.
1.bp.blogspot.com
0
sinek kral
(19.10.19)
ülkenin genel durumuna bakarsan kesinlikle evet.
0
scudman1
(19.10.19)
Oyle olsa bilmen de lazimdi. Cehennem bilincsizlik degil aksine tam bir bilincle, farkindalikla yasadigin, yasamak zorunda oldugun yerdir.
Ayrica belki ona gelmeden evvel yapip ettiginin de sana gosterilmis olmasi lazim. Var mi oyle bir sey?
0
fempusay
(20.10.19)
(6)

KPSS'den önce kamu personelleri nasıl işe alınıyordu?

amortisman
Yine "genel" bir sınav var mıydı? Nasıl bir prosedür uygulanıyordu?
Yine "genel" bir sınav var mıydı? Nasıl bir prosedür uygulanıyordu?
0
amortisman
(13.10.19)
Babam 87’de devlete girmiş. Ankaraya 86’da sınava gittiğinden falan bahsetmişti
0
avatar is back
(13.10.19)
her kurum kendi sınavını yapıyordu.
0
tolgan
(13.10.19)
Dms (kisaca devlet memuru sinavi) diye bir sinav vardi ilkin (1999). Ondan once basvuru yoluyla veya torpil sistemiyle aliniyordu.kpss 2002 ilk.
0
fempusay
(13.10.19)
Ayrica personel cogul ifade oldugundan ekstra cogul eki eklenmese daha guzel.
0
fempusay
(13.10.19)
kendi sınavını yapan kurumlar vardı. çoğunluk torpil tabii. ecevit reyiz biraz olsun düzeltmiş ortalığı sınav getirerek.
0
glamdr1ng
(13.10.19)
her kurum elemanini kendi secermis, tabi mulakatli olanlarda torpil yine dewam, cook eskiden universitelerde kendi sinavini kendi yaparmis mesela
0
alttaraf
(13.10.19)
(5)

simge ve imge farki nedir?

xvyz
felsefe, lacan.
felsefe, lacan.
0
xvyz
(03.10.19)
Simge gözünle gördüğün şekil. Nesnel diyebiliriz. Coca Cola simgesini herkes aynı görür.
İmge kafanda kurduğun şekil. Bu da öznel. Senden başkası bilemez.
0
khan shabbir
(03.10.19)
Lacana göre simgelel imgesel ve gerçek diye 3 ana unsur vardır. Simgesel Gerçeği perdelemek için çabalar. İdeolojik meselele genelde simgeseldir. gerçekle simgesel arasındaki ilişki insanı imgesel düşünmeye sevk eder. Ayna evresinde kişi imgesel durumdadır. Fakat simgesel dil ile bozulur ve gerçeğe ulaşmak için simgesel ile girdiği bu çatışmada hep aynı yolu kullanarak imgeyi kullanır. Çok basite indirgenmiş olabilirim ama zizek okumaları bu kadar kalmış aklimda
0
olaylar olaylar
(03.10.19)
Imge=resim
Simge=harf
Olaylar olaylar bahsetmis. Aynada kendini goren cocuk imgede henuz ve her seyi kare kare biriktirir. yazi dunyasina gecince yani simgeye, bu sefer oykuleme yapar.
0
fempusay
(04.10.19)
genc arkadas lacan demis ama olaylar olaylar dışında kimse görmemis anlasilan. simge dil ile özdeştir ve kücük bebecik dilin alanına girdiginde, dili kullanmaya başladiginda aynı zamanda simgesel alanla ve bu alanın kurucusu Baba(nın Adı) ile tanısır, iktidara tabi olur.

imgesel (imaginary) olan ise, simgesel alan öncesidir, cocuk annesi ile mutlu mesut yasar, anne bedeni ve kendi bedeni ile kurdugu iliski daha icgüdüsel ve bu sebeple gercegin ve dilin baglayiciligi disinda kurgusal bir iliskidir.
0
proteus
(04.10.19)
simge kiz ismidir genelde siyah sacli bugday tenli olu... saka saka
simge gozle gorebildigin bir sekildir bir olusugu niteleyen sembol.

imge ise simgeyi gordugunde ( kiz olan degil :p) aklinda beliren dusuncelerdir.

kartal sembolu sekli gordun, gordugun sekil simge. aklina roma gibi selcuklu gibi kavramlar savasci topluluk guc ve para geldi bu nitelemeler toplulugu kumesine de imge denir. simgeni beyninde olusturdugu hatirlatmalar diyem.
0
turbo sadık
(04.10.19)
(2)

Bir konuda dünya akademik literatürünü nasıl tarayabilirim?

gijilti
Belli bir konuda tüm dünya akademik literatürünü tarayarak bir araştırma ödevi hazırlayacağım. Google'da aramak dışında hangi siteler, arama motorları vb.nde arama yapabilirim?
Belli bir konuda tüm dünya akademik literatürünü tarayarak bir araştırma ödevi hazırlayacağım. Google'da aramak dışında hangi siteler, arama motorları vb.nde arama yapabilirim?
0
gijilti
(03.10.19)
googlescholar var.
0
fempusay
(04.10.19)
dünya akademik literatürü cok iddiali olmus. proquest'i dene bir de.
0
proteus
(04.10.19)
(4)

Beyoğlu sahaf festivali tam olarak nereye kuruluyor?

xu
dün istiklaldeydim göremedim taksim girişinde bişey?
dün istiklaldeydim göremedim taksim girişinde bişey?
0
xu
(28.09.18)
yerini bilmemekle birlikte, gezi parkının oradaki meydada durmadan festival yapıyorlar. belki oradadır?
0
odiilde
(28.09.18)
Yanlış hatırlamıyorsam ve yeri değişmediyse Pera müzesinin olduğu sokaktaydı. TRT’nin orada.
0
mslny
(28.09.18)
Gezi parkı solunda geniş alan metroya iner gibi tam katsida
0
fempusay
(28.09.18)
Gezi parkının orada: pbs.twimg.com :large
0
apdulera
(28.09.18)
(3)

başkanlık seçimi nasıl olacak?

rahmi pinkfloydoglu
ilk turda bütün partiler kendi adayıyla girecek seçime o tamam. peki 2. tura en yüksek oy alan 2 aday mı girecek? yoksa bütün adaylar yine seçime girecek mi?
ilk turda bütün partiler kendi adayıyla girecek seçime o tamam. peki 2. tura en yüksek oy alan 2 aday mı girecek? yoksa bütün adaylar yine seçime girecek mi?
0
rahmi pinkfloydoglu
(10.05.18)
İlk turda %50'yi geçen olmazsa en yüksek iki oy alan aday 8 temmuzda 2. Turda yarışacak
0
nundu
(10.05.18)
ilk turda %50'yi geçebilen olmazsa en yüksek oy alan 2 aday 2 tura kalacak sadece. ikisinden biri de yeni reis olacak.
0
nrmnm
(10.05.18)
ilk turda salt çoğunluk %50+1 kişi alan olmazsa, ikinci pazar günü en yüksek oyu alan iki aday "gerçeli oyların çoğunluğunu" alanın kazanacağı ikinci tur seçime girerler.
bu iki adaydan herhangi biri çekilir veya başkaca bir şekilde seçime giremeyecek duruma gelirse, bir sonraki en çok oyu alan kişi seçime katılır. yok eğer başkaca bir aday bulunamazsa, ilk turda en çok oyu alan kişi tek başına genel oy şeklinde olacak ikinci tur seçimine katılır. beyle :)
0
fempusay
(10.05.18)
(7)

en alakasız duyuruda yurt dışında olduğunu belirtme isteği

hasmetizm 2046
bi bakıyorum don lastiği duyurusunda belirtilmiş, bi bakıyorum Szechuan Sos duyurusunda belirtilmiş. ukrayna'ya pompaya giden adamdan ne farkınız var karşim cehalet olarak? o da diyor yurt dışına çıktık diye alakasız ortamlarda. devletlerin çizdiği sınırları geçince ne değişiyor bu kadar da belirtme
bi bakıyorum don lastiği duyurusunda belirtilmiş, bi bakıyorum Szechuan Sos duyurusunda belirtilmiş. ukrayna'ya pompaya giden adamdan ne farkınız var karşim cehalet olarak? o da diyor yurt dışına çıktık diye alakasız ortamlarda. devletlerin çizdiği sınırları geçince ne değişiyor bu kadar da belirtmeden duramıyorsunuz. yurt içindeyim psikolojim bozun ondan soruyorum.
0
hasmetizm 2046
(22.02.18)
siz de yıllardır her üç duyuruda bir kadınları gömüyorsunuz, bilemiyorum belki benzer psikolojidir bi araştırın isterseniz.
0
gebere jackson
(22.02.18)
başkalarını düzeltmekten kendi hayatına bakmayan da çok biz türklerde..
0
redeath
(22.02.18)
Ülkemizde veganlar, hukukçular (okuyanı, okulu bitireni fark etmiyor), doktorlar, Kürtler ve Erasmus'a gidenler bazen henüz tanışmadan, bazen alakasız muhabbetlerde çeşitli şekillerde bunlardan bahsediyor.

Yurtdışında yaşamak/bulunmak da bir statü göstergesi demek ki, biz çıkamıyoruz çünkü Euro çok pahalı :(
0
chicha
(22.02.18)
fempusay
(22.02.18)
Mesleği, evi, arabası, cep telefonu vs dışında "kendisi" olamayan insanlar bunlar. Mesleğini elinden al geriye bir hiç kalır. Lüks evini al kötü bir ev ver aynı şekilde. Konuyla alakalı tabi bahsedersin ama dediğim gibi don lastiği duyurusunda bile yurtdışındayım burada don lastikleri şöyle iyi deyince ağzına kürekle vurasım geliyor. Keşke insanlar para ve statü yerine kişiliğine yatırım yapsaydı.
0
bayc
(22.02.18)
@gebere jackson +1
0
chitosan
(22.02.18)
Gereksiz konularda bahsetme eğilimindeki kişi içün tespitim: Bir daha çıkabileceğine inancı ve kendine güveni yok, dışarıdayken de var olduğunu düşündüğü statünün böyle ezik muhabbetlerde tadını çıkarıyor.
0
taktikmaktikyokbambambam
(22.02.18)
(3)

Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez başlığımı yanlış değiştirdi

darkpower
İki tane harf hatasıyla değiştirmiş sığır oğlu sığırlar. Şimdi yeniden mi başvurmalıyım?
İki tane harf hatasıyla değiştirmiş sığır oğlu sığırlar. Şimdi yeniden mi başvurmalıyım?
0
darkpower
(20.02.18)
Ben kurul onayını göremiyorum, sadece otomasyonda onaylandı yazıyor ve tez başlığı da hatalı şekilde değiştirilmiş gözüküyor. Memur hatası zaten, bende bir kopya daha var dilekçemin ben doğru yazmışım fakat adamlar bilgisayara girerken yanlış yazmışlar her zamanki gibi...
0
🌸darkpower
(20.02.18)
yani başlık değişikliği kabul edilmiş de sadece yazarken harf hataları yapmışlar, karakter yerine kararter yazmışlar mesela.
0
🌸darkpower
(20.02.18)
Memurla görüş. Düzeltir madem bilgisayar.
Olmadı danışman onaylı dilekçe verirsin. Ama sen dilekçenden eminsen yazım yanlışıdır. Düzeltirler onu kolayına...
0
fempusay
(21.02.18)
(8)

Soy sop meraklisi arkadaslara onerim

evrenos gazi
Dedelerinizin dogum yerini ornegin Bulgaristan'da gorunce Bulgar olmuyorsunuz. Bir tarihci olarak önerim "Osmanli İskan Politikasi", "Şenlendirme", "Evlad-i Fatihan", "Mübadele" gibi konularda yazilip cizilmis eserleri okumanizdir. Formata uygun olsun, neden okumuyor ya da okumayi akil etmiyorsunuz?
Dedelerinizin dogum yerini ornegin Bulgaristan'da gorunce Bulgar olmuyorsunuz.

Bir tarihci olarak önerim "Osmanli İskan Politikasi", "Şenlendirme", "Evlad-i Fatihan", "Mübadele" gibi konularda yazilip cizilmis eserleri okumanizdir.

Formata uygun olsun, neden okumuyor ya da okumayi akil etmiyorsunuz? Her bilginin hap seklinde gelmesi elzem mi ki?
0
evrenos gazi
(15.02.18)
bir insan iq su ne kadar dusukse, soyunun nereden geldigine ters orantili sekilde onem verir.
0
purple rain
(15.02.18)
ben de birkaç duyuruyu okuyunca şaşırmıştım. hiçbirine yanıt da yazmadım. ama siz madem tarihçisiniz en objektif bakan siz olabilirsiniz. bu yazıları okuduğumda düşündüm ki: "ulan bulgar ve havalisindense deden, belki de bizden daha çok türksün. osmanlı dediğin zaten balkan (illyricum) kökenlidir. asia minoris (anadolu) daha sonrasıdır. hatta moğol yıkımı nedeniyle anadolu'da kalanlar problemli bile olabilir".
hele bir insan da dedi nihayet şöyle iken şöyle diye...
0
fempusay
(15.02.18)
@fempusay bana soz birakmamissiniz ki:)
0
🌸evrenos gazi
(15.02.18)
eyvallah
siz yine de söyleyiniz. benimki tarihçi bakışı değil ancak kendi düşüncem. siz teknik olarak elbette daha iyice izah edeceksinizdir. hatta bence ayrıca bir başlık açıp veya sözlükte bile olabilir bu meseleyi gündeme taşıyabilirsiniz.
0
fempusay
(15.02.18)
burda olay bulgar yunan filipinli olmak değil.

vatandaşlık alıp imkanları arttırmak.
0
gliderpilot
(16.02.18)
"illa övünecem lan" diyorsa birisi, soyundan bağımsız olarak; yardıma muhtaç insanlara ya da hayvanlara destek olmak ya da dünyaya faydalı olacak işlerle uğraşmak konularında istedği kadar övünebilir. mesela aziz sancar klasik anadolulu dur.
0
3/3
(16.02.18)
O zaman yarın nacizane karalayacagim birseyler. Bugun pilim bitti cunku, mazur gorun.
0
🌸evrenos gazi
(16.02.18)
bilgi kırıntısı bile sayılsa, insanda konuya uyandıracağı merak açısından faydalı olabilir. sonuçta o bilginin nasıl kullanılacağı önemli.
örneğin biz Kafkasya kökenliyiz, ülkedeki bir çok benzer durumdaki vatandaş gibi atalarımızın 1864'teki büyük mübadele ile oradan doğrudan buraya göçtüğünü düşünüyorduk. ama e-devlet'in verdiği kayıtlarda ilgimi çeken şey, bir tarafın en azından 1867'den bu yana buralarda olduğunu gösterirken, diğer taraf 1900'lere doğru ortaya çıkmış. bu da daha önceki nesilden bazılarının Balkanlar bağlantısı olduğu düşüncelerine biraz daha kulak asmak gerektiğini düşündürebilir.
yani böyle ufak ipuçları ilgimizi cezbederek bu konuda araştırmamızı da sağlayabilir, ancak güncel muhabbete bakınca herkesin aynı fikirde olduğunu söylemek zor, haklısınız.
0
gkhncnzdgn
(16.02.18)
(20)

dindar erkekler maaşını neye harcıyor

qazedcsrfvtyhngujmkol
içkisi kumarı çapkınlığı kısaca gece hayatı olmayan. evden iş işten eve gelen ailesiyle yaşayan bekar biri. takım elbise dışında maaşını neye harcar.
içkisi kumarı çapkınlığı kısaca gece hayatı olmayan. evden iş işten eve gelen ailesiyle yaşayan bekar biri. takım elbise dışında maaşını neye harcar.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(30.12.17)
Yemege cok para harciyorlar. Basortulu kadinlar genelde obezler ornegin. Kendilerine hic bakmiyorlar. Erkekler de parayi ikinci eve ucuncu eve harciyor. Disaridan bakinca culsuzlar ama aslinda zenginler. Zaten belediyeler de yatirim yapmalarinda onlara torpil sagliyor.
0
Traveller
(30.12.17)
eve aksesuar, sürekli mobilya değişimi, termal tatiller vs
0
cedex
(30.12.17)
araba. hani para biraz birikince o araba değişiyor mesela ya da işte kılıflar jantlar vs.

bir de yemek evet. sen dışarı çıkıp içki içiyorsun adam evde kilo kilo kaju yiyor aynı hesap zaten.
0
kljgslsdkjsd
(30.12.17)
Yani ben bahsettiğin şekilde yaşayan bir adamım ama ateistim. Genelde param teknolojik ürünlere gidiyor. Oyunlar steam psn falan maaşın bir kısmını alıyor gidiyor. RC araçlar falan var arada aldığım oyun figürleri falan derken gidiyor öyle para. İçki kumar gece hayatı hiç haz ettiğim konular değil.
0
gozu acik sevisen yahudi
(30.12.17)
Profili o kadar daraltmışsın ki adamın yapabileceği bişey kalmamış zaten. Dindar adamın senin hayal ettiğin gibi bir yaşantısı olduğunu zannetmiyorum.

Çevremde pek tanıdığım yok ama başörtülü kadınların obez ve bakımsız olması, erkeğinin çulsuz gibi görünüp aslında zengin olması, belediyeden yatırım için yardım almaları.. çok sakat anlayışınız var bence. Sağlıklı bi kafanın ürünü olamaz bu.
0
IncredibleMau
(30.12.17)
Düşünceniz ne kadar sığ. Var böyle tanıdıklarım, parayı tatile, gezmeye, kaliteli giyinmeye, kaliteli yemeye harcıyor. Sen gece kulübünden zevk alırsın bu adam uzak doğu kültürünü bizzat gidip görmekten zevk alır.
0
cabiday
(30.12.17)
ooo yine salakça tespitler kasıp dindar insanlara karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu göstermeye başlamış birileri.

ben mesela gece hayatını sevmem, dindar da sayılmam çok ama içkim kumarım yoktur. karıya kıza para yedirmeyi de sevmem.

tatile gidiyrum evet, dünyada pek çok ülkeyi gördüm. her yıl değişik ülkelere gidiyorum. ülke içinde de bol bol geziyorum.

dışarıda güzel restoranlar keşfedip güzel mekanlarda yemek yemeyi seviyorum.

yeğenimin okul masraflarını karşılıyorum mesela.

kaliteli giyinmeyi sevdiğim için üste başa para harcıyorum.

bunları yapınca zaten bir şey kalmıyor geriye.

ayrıca; başörtülü kadınların obez ve bakımsız olduğunu söyleyenin çocukluğunda bir sorun aramak lazım bence.
0
peace.on
(30.12.17)
ruslara harcar. tabi sadece rus olması şart değil, ırk ayrımı yapmadan para karşılığı yatabileceği kadınlara harcar. hem de hunharca harcar.

p.s. based on multiple true stories
0
babilbaligi
(30.12.17)
Evden işe, işten eve derken sadece gece hayatı olmamasını kast ettiğinizi, adamın asosyal olmadığını varsayıyorum. Arkadaşlarıyla zırt pırt evde buluşamayacağı için yeme-içmeye çok para gider. İki kelime sohbet edeyim, bir maç izleyeyim deyince bu adam dışarıda takılmak durumunda. Dışarıda sık sık çay-kahve içmenin bile maliyeti kendini hissettirmeden sağlam birikiyor. Ayrıca tatile gidebilir. Bir de teknolojiye de para harcayabilirler sanki; her sene telefon/tablet/bilgisayar/televizyon ve otomobil değiştiriyorlar. Bozulana kadar kullanayım anlayışı yok. Çoğu yeni model teknolojik ürünü bahsettiğiniz profildeki adamların elinde görmüşümdür; yurtdışı tatilindeyken alıyorlar.

Sadece gece hayatı olmayınca maaş hiç bitmese ne güzel olurdu :(
0
wish i could find a way to disappear
(30.12.17)
onları da düdükleyenler böyle düdüklüyor: www.youtube.com

edit: www.youtube.com
0
idexo
(30.12.17)
Sığ cahiller doluşmuş.
Açıklıyorum;

Aylık lüks bir salon üyeliğim var, yıllık vip üyelik aldım, ful paket, hamam, aauna vb.

Kenara koyup üst sınıf bir araca geçtim.

Düzenli şehirdışına çıkıp grzip tozuyorum. Alkol sigara masrafı olmayınca ekonomik sınıf oluyor pek çok şey.

Bir miktar parayı düzenli olarak Aselsan, Petkim vb uzun vade de temettü getiren hisselere yatırıyorum. Az az birikip 20-30 yıla sağlam emeklilik getirir.

Kitap tüketimim sağlam, okumadıklarımı dahi alıp kitaplığa koyuyorum kaliteli bir kitapsa.

Kalanı da ufak tefek lüksler, kız arkadaşlar filan falan.

Tabi yukarıdaki örnekler çok, en büyük eğlenceli nargile kafe olan veya evlenince +15 kg alan kadın erkek dindarlar fakat o kadar genellenebilir mi zannetmem.

Belediye bana yatırım torpili geçmiyor hatt belediyeden tek adam tanımam. Halil buhur’un listesine göre yapıyorum yatırımları.
0
KaraSakall
(30.12.17)
dindar erkeğin de sevgilisi olabilir.
dindar erkek de ayrı eve çıkmak ister.
dindar erkek de sevgilisiyle evlenir.
dindar erkek de tatile çıkar.
dindar erkek de sosyalleşir.
dindar erkeğin de hobileri olabilir.
dindar erkek de ev/araba alır.
dindar erkek de yatırım yapar/şirket kurar.

hayat içki ve seksten ibaret değildir.
0
nickini degistiren yazar
(30.12.17)
moruk gerçekten "dindar" ise (yani "dinci" değil ise) infak etmesi gerekir. biriktirme islam'da belli bir nisapta tavsiye edilmiştir. misal bir evin, bir bineğin, bir yıllık da yiyeceğin olmalı. onun dışındakini başkalarıyla (fakir fukara, garip gureba ile) paylaşman gerekir ki zekat gibi vergiler ile fıtr sadakası gibi kurumsal düzenlemeler bunun için vardır. bu nedenlen dindar bir müslümanın yapması gereken lüks yaşamak vs değil, aksine komşusu aç iken kendi tok olan benden değildir diyen peygambere layık olmaya çalışmaktır.
gördüklerin, duydukların, okudukların bunun dışında bir şey gösteriyorsa, salla gitsin. o, allahu alem bissavab, dindar değil, dincidir.
0
fempusay
(30.12.17)
Benim çevremdekiler gezmeye harcıyor. (Genç yaş grubu) yeni yerlere gitmek güzel şey. Bu cinsiyetten bağımsız olarak böyle. ayrıca yakında evlilik planı filan olanlar birikim yapıyor ailelerinden para almamak için.



Köydeki ninesinden yola çıkarak yorum yapanları dikkate almamak lazım sanırım, hayatı o kadar.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(30.12.17)
Valla çok hastalıklı bi kafa yapın var. Bi kesmi bu kadar kalıba sokman sorunlu birşey. Neyse gelelim sorunun cevabına dindar değilim ve ailemin yanında yaşayan bir bekar olarak şöyle söyleyeyim evin alışverişini genelde ben yaparım 5 kişiyiz evde ona göre düşün. Gece hayatım yok genelde cafe tarzı mekanlara arkadaşımla gidersem hesap ödetmeyi sevmediğim için ben karşılarım ayrıca maket gibi uğraşlarım olduğu için ona da sağlam para gidiyor haftasonlari istanbula maça gittiğim için ona da iyi para gidiyor acikcasi haricinde aklıma gelen bişey yok.
0
tociess
(30.12.17)
dindarlara laf soktun diye ofkelenen insanlara takma sen isin dogrusu o.

bu adamlarin ekseriyeti paralarini kariya kiza yedirir. tr deki cinsel acligin birincil sebebi evli sunni tr erkekleridir. evlenmelerine ragmen piyasaya saldirdiklari icin arz talep dengesi onune gecilemeceyecek bir kirilmaya ugrar.

burada muhafazakar dindar erkekler uzak doguya gitmek ister, kaliteli yasar vb diyenlerin alayi asosyal. hayati bilmiyor. turbanli kadinlar da evet ekseriyeti sagliksiz yasar ve obezdirler. millet burada politik dogruculuk kasmaya calisiyor anlamadim gitti.
0
charlotte blanc
(30.12.17)
@charlotte benim zorum ne de size yalan söyleyeceğim? Siz kimsiniz oturmuş görmediğimiz insanlara asosyal diyebiliyorsunuz ?
Muhafazakar veya değil kalitesiz insanlarla yaşıyorsaniz bu sizin probleminiz. Kafanizda bi şablon var herkes öyle.
Biraz parası olan genç nesil insanlar dindar olsun olmasın gayet iyi yaşıyor. Evet parayı kariyla kızla değil arkadaşlari ve ailesi ile gezerek yaşayan genc muhafazakarlar veya muhafazakar olmayan insanlar biliyorum. Bizzat da iş hayatında görüyorum. Bunların cok absurt meslekleri yok, avukat, mühendis ışte. Bence siz biraz ortam değiştirip kafanızı değiştirmeye çalışın.
0
cabiday
(30.12.17)
istanbul için yazıyorum. hüsn'ü ala diye bir cafe var ağa kapısında... chilai'nin (ortam pek aynı değil aslında ashdfd) muhafazakar hali. oraya gidiyorlar bol bol. tophanede nargileye abanırlardı eskiden, şimdi de değişen birşey yok yüksek fiyatlı semt kafelerinde takılıyorlar nargileli margileli... (bu ikisi gece hayatından sayılmaz galiba) tespih, ve dar kesim kıyafetlere gidiyor birde paranın büyük kısmı. birde işte konsere gidenler var,deli gibi ceceli takip eden, nereye giderse peşinden giden erkek tanıdıklarım var. birde at gibi araba merakı var. hepsinde spor veya spor/klasik model otomobiller var. audi'den aşağı binen görmedim bahsettiğin profilde. yani hepsi zengin.
0
Tears of Devil
(30.12.17)
yuh ahahaha uzak doğu kültürünü bizzat gidip görmekten 'zevk' alır. dindar lütfen. konu olan profilin hepimiz farkındayız, dinci güzellemesi yapan da kötü niyetlidir. net.

araba-hayat kadını-yemek
0
air
(30.12.17)
Dindar olmayanla arasinda pek bir fark yok para harcama konusunda. Dindar olmayan erkegin is disindaki hayati gece hayati, icki, rus kizlari vs. kisacasi dinde gunah olan urun ve hizmetlerden mi ibaret sanki bu nasil soru:)
Yani dindar ve din odakli yasiyorsa gece hayatina ickiye falan harcamiyordur geri kalan aynidir. Soru tuhaf biraz. Cevremde dindarlikla alakasi olmayan tonla erkek var, gel masrafini ben karsilayacam desem eglenmeye gelmeyecek olanlar var iclerinde.

He dersen ki sosyal hayati olmayan, ev-is-ev ucgeninde yasayan erkek neye harcar;
Otmobilin kredisi, otombile benzin, otomobile bakim ve onarim, otomobile aksesuar zart-zurt, cep telefonu, pahali hd televizyon, bi daha cep telefonu, fkari-kiz falan filan.
0
stavro
(30.12.17)
(12)

Türkiye'den Yurtdışında Bir Hesaba Para Gönderme

harry tuttle
Paypal yoktu. Skrill.com iyi gibiydi ama nedense aradan geçen zamanda o da cortlamış. Uzatmayayım; yurtdışında bir banka hesabına dolar havalesi yapacağım ama güvenli bir ödeme sitesi var mı?
Paypal yoktu. Skrill.com iyi gibiydi ama nedense aradan geçen zamanda o da cortlamış. Uzatmayayım; yurtdışında bir banka hesabına dolar havalesi yapacağım ama güvenli bir ödeme sitesi var mı?
0
harry tuttle
(21.11.17)
(bkz: transferwise)
0
baldur2
(21.11.17)
kac para hocam
swift daha ucuza gelebilir tutara gore
0
kingcyrax
(21.11.17)
75 dolar göndereceğim
0
🌸harry tuttle
(21.11.17)
banka havalesi / swift en uygunu.
0
lanc
(21.11.17)
ptt (posta) havalesi ile 40 tl gibi ödersin sanıyorum. 1 haftaya garanti elinde
0
fempusay
(21.11.17)
en uygunu transferwise.
0
karpuzpeynirekmeksu
(21.11.17)
75 usd ye swift cok uygun degil hocam
karsidan keserler senden de 50 tl alırlar
sen western union yap
0
kingcyrax
(21.11.17)
en mantıklısı bitcoin/litecoin olarak göndermek. litecoin ile 1 doların altında masrafla gönderirsiniz.
0
oddyseus
(21.11.17)
litecoin almak daha zor hocam
0
kingcyrax
(21.11.17)
transferwise dene. cuzi miktar alıp hızlı gönderim sağlıyor, amerikadan bir büyük şirketle iş yapmıştım, o kurumsal firma bile onu kullandı.
0
karpuzpeynirekmeksu
(21.11.17)
transferwise yazanlar türkiye'den para göndermenin mümkün olmadığını bilmiyorlar sanırım.
0
facebook
(22.11.17)
@facebook

vallahi bilmiyordum, dogru turkiye'de her sey yasak :)
0
baldur2
(22.11.17)
(4)

Poşetin üstünde Rusça ne yazıyor? (Capsli)

japon askeri
Hangi marka bu?https://i.hizliresim.com/1GagJG.jpg
Hangi marka bu?

i.hizliresim.com
0
japon askeri
(14.11.17)
ikea gibi bişey. ama olmayadabilir. ben buna ulaştım.

poryadok.ru
0
tepedeki psychedelic adam
(14.11.17)
üstte nerede yazıyor altta da sipariş yazıyor. yazılardan bulmak mümkün değil logoyu tanıyan çıkması lazım :)
0
goodz
(14.11.17)
üst: GDE
Alt: PORYADOK
0
fempusay
(15.11.17)
Ortada Rusça "J" harfi var. Eğer Rusça harf çıkıyorsa şu: "Ж"
0
d max
(18.11.17)
(7)

Yurtdışında master programı bulmak

hümanist tabutçu
Nasıl aramalı sizce? Üniversiteleri listeleyip kendi sitelerine tek tek girip bakıyordum, bence en sağlıklısı hatta ama programları tarayan master arama motoru tarzı siteler de var, bunlar da güzel.
Nasıl aramalı sizce? Üniversiteleri listeleyip kendi sitelerine tek tek girip bakıyordum, bence en sağlıklısı hatta ama programları tarayan master arama motoru tarzı siteler de var, bunlar da güzel.
0
hümanist tabutçu
(25.09.17)
ilgilendiğiniz bölümlerde en iyi eğitim, en iyi faculty, en memnun öğrenciler gibi ranking listelerine de bakabilirsiniz çeşitli kaynaklardan.
0
sopiro
(25.09.17)
pozitif bilimler ise calisma alaninda spesifik bir arama yaparak mesela makaleler olur, o alanda aktif gordugun hocalari bulmani saglar. yahut ulke bazinda aramaya baslayabilirsin sonra universite sonra da senin alanindaki bi hocayi bulup yazisirsin. secenek cok. alan ne mesela?
0
dadananadam
(25.09.17)
1.çalışacağın alan seçilir
2.alana özgü spesifik bir konu seçilir
3.bu konuyu çalışan hocalar taranır
4.hocaların okulları senin gitmek istediğin yerdir
5.hocaya email atılıp mevzu anlatılır. akseptans talep edilir

ek: dadananadama tafsilat gibi olmuş
0
fempusay
(25.09.17)
Mesterportal.eu

Bu site çok kullanışlı.
0
but that was just a dream
(25.09.17)
fempusay'ın yaptığı gibi hocalara mail falan atma, master'a başvuruyorsun, phd olsa hadi neyse. sosyal bilimlere başvuruyorsan phd başvurusunda da mail atma.

eğer master tuition'ı sorun değilse ideal programı bulmak kolay. ama burs ihtiyacın varsa bayağı zaman harcamalısın.
0
illusive88
(26.09.17)
@dadananadam & fempusay
Şöyle bir şey var ama, konu hocanın ilgi alanı olsa bile master programı açık değilse o konuyla ilgili, yapacak bir şey yok. Bahsettiğiniz şey araştırma görevlisi olmak ile ilgili sanırım, master süreci bu şekilde yürümüyor.
0
🌸hümanist tabutçu
(26.09.17)
yoğun eleştiriler üzerine bir şerh düşme gereği hasıl oldu:
arkadaşlar, daha evvel denenmiş kabul alınmış (sosyal bilimler alanından) bir başvuru ile ilgili süreci adım adım yazdım.
ilgi ve eleştirilerinize minnettarım.
başvurucuya kolaylık dilerim.
ayrıca şu duyuruda alternatifler kişiye bir zarar verecek durumda değilse, "onu yapma, bu etme" demesek nasıl olur?
0
fempusay
(26.09.17)
(2)

Eşler arasında ailelerin önemi

verbanadüşlerimi
Bazi olaylar oldu ve eşinizin ailesiyle görüşmüyorsunuz.Bu durum evliliğe nasıl yansır? Nasıl yansıyor? Not: İsteyen özelden yazabilir.
Bazi olaylar oldu ve eşinizin ailesiyle görüşmüyorsunuz.Bu durum evliliğe nasıl yansır? Nasıl yansıyor?

Not: İsteyen özelden yazabilir.
0
verbanadüşlerimi
(25.09.17)
kişiye göre değişmekle birlikte gördüğüm örnekler (kendim de dahil) boka sarıyor.
sonu her çeşit acı senaryoya açık.
bir şekilde onlarlan uzlaşmak gerekiyor, yapılacak başka bir şey göremedim ben.
0
fempusay
(25.09.17)
eşler birbirinin yanındaysa sorun minimuma iniyor ama yanie de bi yerde keyif kaçırıyor..

sıkıntılı bir durum. yok etkilenmiyorum çok ta fifi diyen yalan söyler..
0
mrv
(26.09.17)
(5)

bu İngilizce öğrenememeye bir dur diyoruz- neler yaptık? ( 2 farklı soru)

yuvarlanantencereninkapagi
bugün kendi kendime oturdum düşündüm. bunu zaten surekli dusunuyorum ama düşünüp düşünüp harekete geçmiyorum. VE HAREKETE GECMELIYIM dedim. sadece İngilizce meselesi de değil, " liseden mezun olduğumdan beri kendime ne kattım, naptim ulan" dedim. hiç bişey yapmamısim. HICBIR ŞEY. neler yapabilirdim,
bugün kendi kendime oturdum düşündüm. bunu zaten surekli dusunuyorum ama düşünüp düşünüp harekete geçmiyorum. VE HAREKETE GECMELIYIM dedim. sadece İngilizce meselesi de değil, " liseden mezun olduğumdan beri kendime ne kattım, naptim ulan" dedim. hiç bişey yapmamısim. HICBIR ŞEY. neler yapabilirdim, çok şey yapabilirdim. kendi adıma ve dahi insanlık adına. kendim için bile bir şey yapmamisim. sosyokültürel anlamda bir gerileme olduğunu bile söyleyebilirim. bu düşünceler tabii beni mahvetti, içimi kanattı. tıp fakültesinin gerçek bir pişmanlık olduğuna inancım arttı. tabii her seyi, kendi esekligimi tıp fakültesine, parasal imkanlara, hayat şartlarına bağlayam. bunun farkındayım.

İlk sorumuz şu olsun oyleyse; liseden mezun olduğunuzdan beri neler yaptıniz; kendinize ne kattiniz, nasil geliştirdiniz, gelişim olarak gördüğünüz şeyler nelerdir? ( her şey olabilir; şu kadar ülke gördüm, şu kadar dil öğrendim, şu kitabı okudum, yüksek lisans yaptım ya da herhangi bir şey)

2. şu yaşıma geldim hala ingilizce öğrenemedim. nefret ettim bu meseleden artık, makale okuyamiyorum hic bişey yapamıyorum. bu işin özü nedir, kendi imkanlarimla kesin olarak öğreneceğim yol nedir, nasıldır? kendi imkanlarımla yapamaz mıyım; illa kurs, yurtdisi vs mi lazım? maddi olanaklar beni kısıtlıyor bu anlamda. kendi imkanlarımla en iyisini nasıl yaparım? şu kitabı al su kadar çalış, şu uygulama güzel, şu podcast iyi, site vs bütün önerileri bekliyorum.


bunları düşüne düşüne kendimi paraladim. yıprandım. adeta curudum. sosyal mesajimi da vereyim; tıp fakültesi ve fakirlik pismanliktir.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.09.17)
Ben de kaydadeger bir şey yapamadım ya, akşam akşam keyfini kaçırdın. Belki Rus/İngiliz edebiyatı okudum falan diyeceğim de eskiden daha çok okurdum, orada bile pozitife geçemedim.

İngilizce için aç medscape'ten haberleri oku, videolar, testler, notlar falan var. Güzel site.
0
doxanikee
(24.09.17)
tıp okuyan biri olarak böyle bir kaygın olmasına acayip saygı duydum, açıkçası ben tıp fakültesi öğrencisi olsam ve iki senede bir yıl atlayabilsem (yani 6. senemde üçüncü sınıfta olsam falan) egomdan, şerefsizliğimden geçilmezdi valla.

ben de bu konuda çok doluyum. lisede cidden iyi bi öğrenciydim. herkes ümitliydi, çok büyük adam olacaktım falan. 23 yaşında, istediğim bölüme nihayet başlıyorum ama hazırlık okuyacağım. arada geçen 5 sene bana mental anlamda çok şey kattı ama bu biraz da boş teselli sanırım; o arayı sığır gibi değil de daha verimli geçirseydim, muhtemelen çok daha fazla şey katabilirdim kendime, sonuçta herkes 18-23 arasında olgunlaşıyor, öyle ya da böyle.

bu süreçte "aferin lan, iyi ki yapmışım" dediğim az şey var. bir, rusça öğrendim. a2 seviyesinde ama olsun, zaten rus dili ve edebiyatı okuyacağım için çok da önemli değil, haziran'da b2 olur kısfmetse.

ukrayna ve belarus'a gittim. ukrayna'da iki değerli arkadaş edindim. hayata bakış açımı falan büyük ölçüde değiştirdiler. birisi çiftti. abi-abla gibiydiler, çok şey öğrendim. diğeri daha çok akran gibi. şu asosyal halimle gidip harkiv ormanlarında ateş falan aktım, o da geldi beni ziyaret etmeye, kendi adıma "yaşıyorum lan" diyebileceğim güzel şeyler tecrübe ettim o insanlarla. çocukken hayalini kurduğum şeyleri yaptım. dışarıda hava -15 dereceyken trenle tıngır mıngır sabahın köründe belarus'a falan girdim mesela. becerebilirsem bunları hikayeleştirmeyi çok isterim. benim adıma inanılmaz dolu ve güzel şeylerdi.

onun dışında aklıma bir şey gelmiyor. ukrayna'ya 5-6 kez gittim, rusça öğrendim, hayatımı olumlu anlamda değiştiren bazı insanlar tanıdım. somut olarak kendime bir şey katabildiğimi düşünmüyorum açıkçası.

ama gelecekten ümitliyim, onu net olarak söyleyebilirim. şu an bakınca liseyi bitirirken tam bir gerizekalıymışım diye düşünüyorum. okul asla bitmeyecekmiş gibi gelirdi, o yüzden okuyacak motivasyonum yoktu. sanki beş sene sonra ben olmayacakmışım ya da bambaşka biri olacakmışım gibi... hayır. beş sene geçti. hala aynı kişiyim. hala rusya ve almanya hastasıyım. hala yurtdışına kaçmak istiyorum. hala aynı müzikleri seviyorum, hala buz hokeyi izliyorum, hala büyük ölçüde aynı herifim işte. muhtemelen beş sene sonra da böyle olacağım, o yüzden artık "ohoo kamki ölürüz o zamana kadar amk" diye demoralize olup da saçmalamak yerine, küçük adımlarla ilerlemeye çalışıyorum. liseden sonra, başlayıp da bitirebildiğim tek şey sanırım geçen sene gittiğim rusça kursuydu. istikrar ve başarı sağlayabildiğim belki de tek şey... bunun üzerine koyacağım şimdi.

bazı şeyler için geç mi kaldım? evet. hayatımın en verimli yıllarını büyük ölçüde bomboş mu geçirdim? evet. ama buna takılmak istemiyorum artık. çünkü böyle yaparsam, 28 yaşında da diplomasız ve boş hayat yaşayan biri olacağım. mızmızlanmayı kesip ayağa kalkarsam, yol alacağım.

bakıyorum mesela. bu akşam eisbrecher dinliyorum. alexander wesselsky. ulan taş gibi adam. bakıyorum, kaç yaşında? 48. yahu benim bu adam olabilmek için önümde 25 sene var... yaşadığımdan daha fazla. neyi kaybettim ki? rusça mı öğrenemem 25 senede? almanca mı öğrenemem? lisansı bitirip yüksek lisans mı yapamam?

uzun lafın kısası, ben 18 yaşındayken hayatım 25'te bitecekmiş gibi hissediyordum. halihazırda yaşlanmıştım. sevişememiştim mesela, artık anlamı yoktu... hayatımda daha iyi ve güzel bir şey olmayacaktı. sonuçta 20-21 yaşına gelecektim, o saatten sonra ne yaşayacaktım ki?

bu zihniyetten büyük ölçüde kurtuldum artık. 22-23 gibi "lan daha yeni başlıyo, go go go" demeye başladım.

o yüzden liseden beri ne yaptın dersen neredeyse hiçbi şey yapmadım ama sanırım hayatımın geri kalanını kazanacak mental gücü buldum ki bu benim için her şeyden önemli.

bu arada cidden bayılıyom bu şarkıya ya, bunu dinleyip de kötü hissetmek imkansız zaten, burda da paylaşcam,

www.youtube.com

***

ingilizce konusunda şunu söyleyeyim: yurtdışı ya da kursa kesinlikle gerek yok ama kendi kendine zorlanıyorsan kursa gidebilirsin. çok büyük fark yaratıyor. ben beş senede öğrenemediğim rusçayı kursta 3-4 ayda öğrenmiştim. şimdi imkanlar bol, nette her türlü kaynak mevcut ama kurs ortamı daha ciddi oluyor. bi ağırlığı oluyor. kendini disipline etmek ve öğrendiklerini akılda tutmak açısından daha faydalı bence. yurtdışına kesinlikle gerek yok. faydası olur mu? muhakkak olur. ama ingilizce öğrenmek için yurtdışına gitmeye asla gerek yok yani. çok fazla paran varsa ve yurtdışında yaşayayım diyorsan 6 aylığına falan gidersin yapabiliyosan, onun dışında asla gereği yok.
0
der meister
(24.09.17)
hacım şöyle:
liseden 92de mazun oldum.
ingilizce-almanca-çince öğrendim (almanca hazırlık okudum).
rahmetlik pederin istediği okulda okudum.
sonra doktora yaptım.
sonra 35te ikinci kariyerime başladım.
sonra yırtdışında çalıştım.
sonra kariyerime başka bir kurumda aynı işte devam ettim.
sonra yine yurtdışında çalışıyorum (yakında dönüyorum).
pişman olduğum şeyler var mı? çok...
ama insansın işte hata yapıcan. insanın en müyim özelliği bu. peki nolucak? takılmadan uyandığın yerden yaşamaya devam edicen sonra yine uyuycan. uyandığında yeniden harlıcan ataşı.
böyle anladım ben. bilemem.
ingilizce öğrenmek istiyosan bi yurtdışı öneririm sana (biraz temelin olduğunu varsayıyorum).
0
fempusay
(24.09.17)
Liseden sonra uni.ye basladim. Hazirlik sinavini hemen gectim 4 yilda mezun oldum. Uni.sirasinda 10 ulke gezdim ve birinde 1 donem okudum. Okul bitince ABD'ye gidip 6 ay yasadim. Sonra 2 yil calisip yuksek lisansa basladim. Bu arada 10 tane daha ulke gezdim. Sonra ABD'ye gidip 1 yil yasadim. Orada doktoraya baslayacaktim ki sorunlar cikti. Bu kadar ugrastiktan sonra hic beklenmedik sorunlar hayati etkileyebiliyor. Neyse simdi Turkiye'de doktoraya basliyorum. Ingilizcem C2 seviyesinde cikiyor. ABD'de ortamlarda Amerikali olmadigimi hissetmediler. Zaten onlarin ALES'ine (GRE) girip de doktoraya kabul almistim. Ancak dil ogrenmenin sonu yok. Hala bir kelime gordugumde onu ogrenmeye ve kullanmaya calisirim.

Ayrica 6 yil Almanca dersi aldim ama bu 7 yil once bitti. Avusturya'ya gitmistim bir hafta. 6 yil ogrendiklerim pekisti ama sonra kullanmadikca unutuyorsun. Bir nedenden dolayo Cekcede de B1 olmustum ama onu da unuttum. En kotusu de Cekce konustugum videolarin olmasi ve simdi ne dedigimi anlayamamam.
0
Traveller
(24.09.17)
merak olmadan ingilizce öğrenilmez.
sosyal hayatınızda birisine birşey dediniz. sonra içinizden düşünmelisiniz. ulan ben bunu ingilizce nasıl derdim diye. ya da birisi bana gavur memlekette abuzıttın mı dese mal gibi kalır mıyım diye endişe etmelisiniz. bir gün yabancı dil konusunda teste tabi olacağınızı bilin. öyle a2 b2 bilmem ben :D

sırf bu işler için web sitesi yaptık onun duyurusunu yapmaya geldim bende, aha buraya yazıyorum.
www.mikroceviri.com
0
exodussian
(24.09.17)
(9)

bir beyaz yakalı son evre y kuşağının iş hayatı ile ilgili hezeyanı ve soru

lucky strike
selam,sadece son 1 haftamı anlatıp sonra iş hayatı ile ilgili bir takım sorularımı soracağım. bundan önceki hafta da yine mesaili çalıştığımı ekleyeyim şuraya;geçen hafta cumartesi günü öğlen 12'de uyandım ve pazar sabah 5'de uyudum. pazar öğlen 1'de uyandım ve gece yarısı 2'de uyudum. tüm bu süre d
selam,

sadece son 1 haftamı anlatıp sonra iş hayatı ile ilgili bir takım sorularımı soracağım.

bundan önceki hafta da yine mesaili çalıştığımı ekleyeyim şuraya;
geçen hafta cumartesi günü öğlen 12'de uyandım ve pazar sabah 5'de uyudum. pazar öğlen 1'de uyandım ve gece yarısı 2'de uyudum. tüm bu süre dışında ara ara twitter'a ve ekşiye göz atmak dışında çalıştım.
pazartesi sabah 9'da kalkıp işe gittim ve akşam 8'de çıktım. eve gelip duş aldıktan sonra sarhoş olana kadar içtim ve 3 gibi uyudum. dinlenemedim haliyle.
salı sabah 9 da kalkıp işe gittim, iğrenç geçen 4 saatlik bir toplantıdan sonra işlerim aksadı tabi ama gece 11'e kadar topladım işleri. yorgunluk, hafta sonu da dinlenemediğim ve ara vermeden çalışmadan kaynaklı, kümüle şekilde arttığı için kendimi çok kötü hissediyordum. fiziken değil de mental olarak yorgunluktan bahsediyorum. bari kendime ayıracak bir kaç saatim olsun istedim. tabi kendime değil başkalarına da zaman ayırmam gerekiyordu ama onları ihmal etmek zorunda kaldım. gece 4'e kadar durmadan müzik dinledim ve içtim. bi ara film açtım ama basit cümleleri bile anlayamıyordum sanırım, belki de alkoldendi. 4 gibi uyudum.
çarşamba günü sabah daha uyanır uyanmaz maillerimi telefondan kontrol ettiğimde yine yoğun olacağımı anladım. öyle de oldu: gece 2'de işleri toparlayıp çıkabildim. eve gelir gelmez duş aldım ve uyudum.
perşembe sabah öyle yorgun uyandım ki, "işe gitmesem mi" diye düşündüm artık. gittim. artık yorgunluğun getirdiği verimsizlik midir, alkol müdür, kafama taktığım ve kaçırdığımı düşündüğüm öbür şeyler midir bilemiyorum ama o kadar basit işleri bile halledemez duruma geldiğimden; işten kafamı kaldırdığımda sabah 6.30 olmuştu (ertesi günkü sabahtan bahsediyorum, bu sabah, cuma sabahı). eve gitmeye halim yoktu tabi. bi koltuğa kıvrılıp uyudum şirkette. hava da biraz serindi sabah, üşümüşüm.
cuma sabah uyandım 8.30. işleri halledip 4 gibi çıktım. eve gelip duş alıp uyudum. o kadar fazla süredir çalışıyorum ki rüyamda bile iş gördüm artık yemin ediyorum bak. 11'de (2 saat önce) uyanınca dedim ki "yeter bu kadar, bir çözüm bulmam gerekiyor". şimdi de bunları yazıyorum işte.

şimdi böyle agresif bi tempoda çalışınca insan haliyle kendi yakın çevresine veya ailesine anlatıp danışamıyor. çünkü çevrem ya memur kafalı insanlar ya da mühendis, esnaf falan. veya istemsizce duygusal yaklaşıyorlar. o yüzden size yazıyorum ki belki dışardan bakıp bir şeyler söyleyebilirsiniz bana. ne yapmalıyım? siz ne yapardınız?

kendi durumumdan da bahsedeyim, neden bu kadar fazla mesai yaptığımdan. bir kere baştan söyleyeyim iş planımı ben yapıyorum. kimse bana şu işleri yapıp getiriyorsun diye dikte etmiyor. bir havuz var, uygunluk ve beceri durumuna göre talep edip o projelere dahil oluyorsun. sistem böyle işliyor ve çok kriz veya acil durumlar harici kimse bana ne yapacağımı söylemiyor. kendim seçtim yani bu duruma gelmeyi. çünkü yaptığım işi hem seviyorum hem de yukarda anlattığım gibi istisnai haftalar dışında mesaili çalışmak bana koymuyor. hatta işin doğasında bulunan stresi de çok seviyorum. sadece zamanlama konusundaki stres değil, diğer süreç yönetimleri de stresli. belki özel sektör tümden böyle strestir. bilemiyorum. ama stres güzel. stresi yönetebilmek daha güzel. beni hayıflandırmayan, sırtımdan ter dökmeyen hiçbir eylemi severek yapamam. bu izlediğim bir film de olsa, müzik de, kitap da.

ilk girdiğim günden beri yükseliyorum. parmakla gösterilen adam konumundayım yani başarılarımdan dolayı (2 tane ödülüm bile var, şirket içi ödüllendirme. icra kurulu karar veriyor bunlara).
yöneticim de aynı şekilde. 15 senedir başarı grafiği 45 derecelik açı ile yükselen bir adam. ben işe ilk başladığımda tek segment yönetiyordu. salı günü bahsettiğim toplantıda bir segment daha devir aldı ve şu an elindeki segment sayısı 5'e yükseldi.
başarım tabi sadece bana ait değil. yöneticim, benim ilk yılım bittikten sonra benle bizzat ilgilenip beni parlatmaya çalıştı (niyetinin bu olduğunu kendi söyledi). yani çok özel veya kriz projelerde beni öne çıkarıp projeyi bana verdi. ben de bunların altından kalktım. boyumdan büyük işlerin altına kendi talebimle tek başıma girip çok da şık bir biçimde tamamladım o projeleri mesela. parmakla gösterilmem bu yüzden. 3 sene önce yönetici bile değilken bu kadar yükselen bir adamın parlattığı kişi konumundayım. hatta ben 1 sene önce hala eğitim alan bir konumda çömezken; şu an 3 tane yeni alınan junior'a eğitim verecek aşamaya geldim.
ezcümle: gelecek planması yaptığım zaman kendimi gördüğüm yer bu şirkette/bu sektörde çok iyi bir yer.

tüm bunların yanında yine yukarıda bahsettiğim tempo beni artık zihnen yormuş durumda. yani robot olmadığımı farkettim artık, sınırlarımı zorladım çünkü; robot olmadığımı gördüm. bu tempoda çalışıyor olmak insana başka bir şey yaptırmıyor. başka insanlara vakit ayıramıyorsun. vakit ayıracak zamanını da kendine ayırabiliyorsun bir tek çünkü yorgunsun yani dinlenmen gerek. yukarıda anlattığım mesai haftası bölümünde alkole vurgu yapmam bu yüzden. alkol olmadan dayanabileceğimi düşünmüyorum. bunun maddi götürüsü devasa boyutta oluyor. başka boyut. bundan bahsetmeyeceğim.

bir yandan da kasım ayında 24 yaşıma gireceğim. yüksek lisansım devam ediyor. ben küçükken, hayat hayli ilginç bir şey olacakmış gibi gelmişti bana ama kimseye muhtaç olmadan yaşamak için, bir plazada sürekli masa başında, sevdiğin insanlardan gelen çağrılara veya mesajlara bile dönemeyecek kadar çok çalışmak daha ne kadar devam etmeli sizce?
kendinden bu kadar vermeden bu hayatı idame ettirmenin başka yolları da var. insanların mesajlarına cevap vermeyip onlarla görüşmeyince başka adamlara gidiyorlar doğal olarak. yol da beni çekiyor hem. tutan hiç bir şey kalmadı haliyle. çekip gitmeli mi artık? yoksa başlıkta da vurgu yaptığım "y kuşağı hezeyanı" mıdır bu? hayat bu kadar mıdır? bu mudur?

kötü bitirdim. yarım saattir bunu yazıyorum.
0
lucky strike
(23.09.17)
kendini kariyerin üzerinden gerçekleştiremezsin sevgili lucky strike, sen bir yarış atı değilsin. lütfen bir an önce bunu kanıksa.
0
evde liyakat kalmamis
(23.09.17)
lucky, tatmin olduğun ve keyif aldığın bir işin var, bu harika. ama ne için çalışıyosun, hayatta yapmak istediğin şey yalnızca çalışmak mı, varlık gösterebileceğin tek alan iş mi?
0
denef
(23.09.17)
herhangi bir özel sektör işi, herhangi birinin hiyerarşik olarak altında yapılan iş bu yaşama değmez.

www.youtube.com

y kuşağı hezeyanı değil bu bence, kendini çok kaptırmışsın. kendini bu kadar kaptırdıktan sonra bu kadar özveriyle devam etmezsen mutlaka birileri huzursuz olup senin de huzurunu kaçıracaktır.

dayanmanın en büyük nedeni belki maaş çok fazladır ama, harcayamadığın parayı ne yapacaksın? alkole gidiyormuş zaten çok fazla.

ben olsam çekip giderim, en azından daha rahat edeceğim bir yere. ideal koşul özel sektörden tamamen çıkmak olurdu benim için de, kişiye göre değişir ideal koşul nedir.

yine de bu duyuruda anlatılan patronlar ve 4 kuşak sonraki torunları haricinde kimse için ideal durum değil.
0
ron dennis
(23.09.17)
işini seviyosun bro.
ve gerçekten şanslı bir tipsin.
tek yapman gereken ne biliyo musun?
o lanet kıçını kaldırıp biraz çevrene bakmak.
ne kadar çok insanın acı içinde olduğunu göreceksin. açlık, sefalet, yalancılık, düzenbazlık, hırsızlık, namussuzluk, ahlaksızlık, fuhuş vs vs vs.
hep ne için biliyo musun corç? daha iyisini elde etmek için. şimdi sen elindekinin tam olarak ne olduğunu bile bilmiyorsun!
lanet olsun ama bilmiyorsun bro!
onun içün çok iyi düşün: ya aç kalıp, dokak köpekjleri gibi gelenden geçenden korkarak ve dilenen gözlerle çevrene bakavaksın ya da elindekini düşürmeden başkalarıyla birleştirecek ve daha iyisini doğruca elde edeceksin!
şimdi seçim senin!
0
fempusay
(23.09.17)
@evde liyakat kalmamis, sen ve biri daha yazdı bunu. yarış atı önermesini önemsiyor ancak katılmıyorum. "ya ne olacağdı" sorusuna bir cevap içermiyor. evrim gereği hepimiz o kastettiğin yarış atıyız zaten her alanda. sosyal, ekomomik, bireysel yarış atları. bazıları borsa da yarış atı bazıları öss sınavında yarış atı bazıları ığdır'da bir köyde öğretmenlik yaparken yarış atı. hayatta kalmak zorundayız. bazılarımız aileye veya eşlerimizin maddi durumlarınarına güvenip ve yaslayıp kendimizibunlardan addediyor olmasak dahi aslında bu da bir çeşit yarış atı olmaktır hayatta kalabilmek adına. parazitler de hayatta kalabiliyor velhasıl.
ayrıca kendimi ne üzerinden gerçekleştirebileceğim? bunu da belirt lütfen. kariyer değil ise ne. eş mi? çocuk mu yapayım mesela? "insan kendini nasıl gerçekeştirir" sorusunun cevabı var ise bir yanıtla. yol çizeyim kendime. bunca duyuru bu yüzden çünkü.

@denef, yoo değil. hayatta başka ne yapılır onu bilmiyorum çalışmak dışında. çehov okumaktan mıdır nedir. bilmiyorum yani, çalışmaz isek canımız sıkılır gibime geliyor ve canımız sıkılırsa tehlikeli işlere yönelebiliriz, mesela solcu olabiliriz? hükümeti devirebiliriz? veya çok çalışırız ve sevdiğimiz insanlar başka insanlara gitmeye başlarlar ve bunu instagramden görürüz falan. ama öncesinde başka medyalardan falan. neyse.
ben iş bitiriciyim. bitirilmesi gereken ve yapmam gereken her işi (pirus zaferi bile olsa) bitiririm. bir iş önerin var mı bana? sektör önerin? bu yüzden mi sordun?

@ron dennis, maaş değil aslında dayanma sebebim. işi ben gerçekten seviyorum. "bundan başka iş yapamam" yüzünden değil bu. gerçekten seviyorum. ama dediğin ve belirttiğim gibi çok çok devasa kısmı zaten beynimi uyuşturma maksatlı olarak ve kasten alkole gidiyor. bir anlamı yok maaşın. gitmek için çeşitli alternatifleri değerlendireceğim. teşekkürler cevabın için.

@fempusay, seni tanıyor olabilir miyim acaba? bize tevekkül teklif eden islam alimlerinden farkınız nedir siz hippilerin? baba evine döneyim bu mantıkla bakarsam?
0
🌸lucky strike
(23.09.17)
henüz 24 yaşındasın, ve çalışmak öyle kötü birşey değil. yol safsataları belki beni hiç çekmediğinden bu kadar rahat konuşuyor da olabilirim ama, bilmiyorum bence fena bir yolda değilsin.

burada aslolan 3 şey var tabi yine bence; 1.si kendini kullandırmadığından emin olabilmek. 2.si mesleğinin ne olduğu, operatörlük mesleklerinde işin sonu belli olduğu için çok çalışmak uzun vadede insana birşey katmaz. 3.sü de hayattaki tavizlerin karşılığını sosyal ve ekonomik açıdan alabilmek, yani işinin senin yaşantındaki etkilerinin seni tatmin edip etmemesi.

normalde yukarıda saydığım 3 şeyi açmam gerekiyor ama ben anlayabileceğin kanaatindeyim. biraz wall-street hezeyanları gibi bir yaklaşımda olmuş anlattıkların ancak bir noktadan sonra mesai saatlerinden kurtulabileceğin bir konuma geleceksen bunda bi' beis görmüyorum. başlarken söylediğim gibi, henüz 24 yaşındasın ve bir kariyer inşaa etmeye çalışıyorsun, genetik mirasa sahip olanlar dışında bu şey öyle kolayca elde edilemiyor malesef, hatta bir çoğunun sonu; büyük ölçüde yukarıda saydığım 3 nedenden dolayı fiyaskoyla kapanıyor. Dikkat edersen başarısızlıktan henüz hiç bahsetmedik bile. Yani belli ki henüz işyerinde ''kapışma'' yaşamamışsın daha, 2-3 eski kurtla birkaç çakal kancayı takmamışlar sana, iteklememişler seni biryerlere. Yani demem o ki; ben genel yaklaşım gibi düşünmüyorum; hayat o kadar romantik bir yer değil keşke olsaydı. Eğer yukarıda saydığım 3 etkenden eminsen ve mesai saati olayını bypass edebilecek bir seviye senin için uzak değilse ''show must go on''


alternatif çözüm olarak, iş yükünün tamamını tek başına üstlenme, sözlükte çalışma prensiplerine dair çokcana anlatı var onlara göz attığında daha iyi kavrayacaksındır bu söylediğimi ama; misalen işleri küçük parçalara ayırıp sadece operatörlük gerektiren şeyleri dağıtabiliyorsan dağıt. illa işyerinden olmasına gerek yok, alternatif kişilerle de paylaşabilirsin bu iş yükünü.

hammaliyetlik(böyle bir kelime var mı emin değilim) gerektiren(yani sadece tekrardan ibaret işler) konusunda agresif isyanlarda bulunabilirsin. bu yöneticinin gözünde seni eskitmeyecektir, uzun mesai saatlerini de kesecektir. Bir noktadan sonra operatör değil de bakış açısıyla yönlendiren konumuna geç. geçemiyorsan zaten 3 maddenin 2.sinde patladın demektir. çık oradan.
0
mete kudur
(23.09.17)
Biz yarış atı değiliz, insanız. Kaldı ki yarış atlarının koşu pisti dışında da bir yaşamları var. Sen hiç dinlenmeden koşmaya çalışıyorsun tabii tıkanırsın. Üstelik yolun başındasın, yolun düz, destek olanın var. Bu durumdayken bütün enerjini harcarsan engelleri aşacak mecalin kalmaz.
Dinlenmen şart. Biraz daha yavaş ilerle. Tadını çıkara çıkara yürü.

Ayrıca biz çok yönlü varlıklarız. Kendini tek alanda gerçekleştirmen gerekmiyor. Bu hem kolaycılık olur hem de risklidir. Yumurtaların hepsini tek sepette taşımak gibi. Marifet büyüklü küçüklü sepetlere koyup hepsini birden taşıyabilmekte. Bunu başarabildiğinde hayatının daha verimli, daha doyumlu, daha güzel olduğunu göreceksin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.09.17)
işin seni olduğundan daha mutlu hale getiriyor mu? bir takıntının tatmin edilmesinden bahsetmiyorum. sonunda elde ettiğin şey mutluluk değil de ruh sağlığının bozulması ise (gidişatın onu gösteriyor, böyle devam edemezsin) bunca çaba neden?

vites düşür.
0
zgrydn
(23.09.17)
istisna durumlar olmadıkça günde 8 saat çalışıyoruz, kalan 8 saatte sosyalleşiyoruz ve 8 saatte de uyuyoruz.

senin yaptığın ise vücuduna koca bir hakaret. sapasağlam dünyay gelmişsin ve bu yüzden çok şanslısın ama böyle giderse çok kısa bir sürede bu sağlığını yitirirsin. hadi sosyal hayatı sıfıra indirmek gene neyse, o senin seçimin. (bence o da yanlış ama sen işi eşe tercih etmeyi seçtiysen, öyle daha çok mutlu ve tatmin oluyorum diyorsan..) ama uyku düzenini acilen toparlaman lazım.

melatonin diye bir hormon var. bu hormon ışıkta salgılanmıyor, illa gece zifiri karanlık olacak. bir de kişi uykuda olacak. en yoğun salgılandığı zaman ise gece 11'den sabah güneş doğana kadar olan süre. yani insanın bu hormonu yeterli olabilmesi için akşam 11de yatması gerekiyor. melatoninin eksikliğinde ise yaygın olarak kişinin bağışıklık sistemi düşüyor, bir sürü hastalıklar ortaya çıkıyor, kişi kilo veremiyor, psikolojik sağlığı etkileniyor, çabuk yaşlanıyor ve çöküyor, kansere yakalanma riski çok büyük oranda artıyor. bunca şeyden sorumlu bir hormon yani bu.

şimdi bunları her besinin eksikliğinde söylüyorlar dimi. ama melatonin çok başka. istersen sen de araştır. vücudunun hem psikolojik hem fiziksel olarak bitmesini ve 30 yaşında 45 yaşındaki bir adam gibi görünmeyi istemiyorsan uykunu düzene sokman gerekiyor. ayrıca kanser dedim ya, hiç de basite alınacak gibi değil melatoninin kanserle ilişkisi.

öncelikle sağlığın için böyle yapma.

sonralıkla, ben bu iş tatmini olayını gerçekten anlamıyorum. hepimiz işimizi yapıyoruz; bir kısmımız severek, büyük bir kısmımız sevmeyerek de olsa. ama o işi, yaşamamıza yetecek kadar para kazanmak için yapıyoruz. iş sadece bir araç. tabiki her zaman daha iyiye gitmek güzel ama daha iyiye gitmenin de bir sınırı olmalı. yoksa bunun sonu yok. ya da sonu sensin işte.

işine bu derece tutkuyla bağlı olman, böyle hırsla çalışıyor olman yüksek egolu bir insan olduğunu düşündürttü bana. oysa ego hiç iyi bir şey değildir. sinir hastası bir insan yapar seni. biraz bunu törpülemen lazım. kendine boş zaman ayır, işkolik bir adam olma.

ben mühendisim. bizim şirkette de bazı mühendisler var mesela, gerçekten çok iyi mühendisler. tek bakışta çözüyorlar sorunları. zaten çok iyi pozisyonlara gelmişler, eminim çok iyi paralar kazanıyorlar. ama adamlarda duygusal zeka öylesine körelmiş ki. bunu yanlış anlama, asla kimseye kötü davranmıyorlar durduk yere azarlamıyorlar falan iyi adamlar ama nasıl desem, empati yetenekleri, iletişim becerileri sıfır. bir de hayatımda gördüğüm en ukala tipler. otursan 10 dakika muhabbet kuramazsın.
böyle biri olma.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(23.09.17)
(6)

Aaa yok canım, kaçıyor muyuz :/

devilred
Nassınız görüşmeyeli? Yine bir doktora yeterlik çalışmasından kaçmak için buraya geldim. Siz nelerden kaçıyorsunuz peki? Ha bi de ne olur benim sonum? Bence de geçemem, evet.
Nassınız görüşmeyeli? Yine bir doktora yeterlik çalışmasından kaçmak için buraya geldim. Siz nelerden kaçıyorsunuz peki? Ha bi de ne olur benim sonum? Bence de geçemem, evet.
0
devilred
(22.09.17)
Sen is konusunda da umutsuzdun, sonra takip ettigim kadariyla guzel bi isin oldu. Simdi niye umutsuzsun? Niye negatif yaklasiyosun? Her sey %50 degil mi? O zaman pozitif tarafi sec.
0
mor oje
(22.09.17)
okuluna göre denişir.
bana şimdi şunların cevabını ver bakiim:
1-okul
2-enistütü
3-program
4-kaçıncı girişin
5-kalan kaç kişi oldu daha evvelkilerde
6-kaç kişiylen birlikte giricen bir dahakine
7-ne vakit olucak sınav
8-olm zaten sen biliyosundur her şeyi
0
fempusay
(22.09.17)
@mor oje

O ben değilim bence.

@fempusay

Mesaj atayım.
0
🌸devilred
(22.09.17)
Yoo sendin
0
mor oje
(22.09.17)
Sen kimdin?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.09.17)
Geçersin tabii ki! En en en kötü ihtimalle ikincide geçersin ama kalmasın o zamana. Tekrar stres olmasın
0
aychovsky
(23.09.17)
(4)

Reddi miras davalarında duruşma oluyor mu?

kaffle
E-devlet'ten sorgulama yaptığımda duruşma tarihi göremiyorum ama başvuruyu yeni yaptım. Reddi miras davlarında duruşma oluyor mu? Oluyorsa nerden tarihini öğrenebilirim? Şu an ikametgahımın olduğu adreste değilim o yüzden mümkünse uzaktan öğrenebileceğim bir yol önerirseniz sevinirim.
E-devlet'ten sorgulama yaptığımda duruşma tarihi göremiyorum ama başvuruyu yeni yaptım. Reddi miras davlarında duruşma oluyor mu? Oluyorsa nerden tarihini öğrenebilirim? Şu an ikametgahımın olduğu adreste değilim o yüzden mümkünse uzaktan öğrenebileceğim bir yol önerirseniz sevinirim.
0
kaffle
(21.09.17)
Oluyor
0
sidd79
(21.09.17)
3ay süresi geçince oluyor, onu biliyorum.
0
sidd79
(21.09.17)
oluyor.
henüz tarih düşmemiştir. biraz daha beklemeni öneririm. düşmezse, tebliğat mıhtara bırakılır. telefonu var ise, kendisinden telefonla da bilgi edinebilirsin.
0
fempusay
(21.09.17)
Belki arama yapıp buraya gelen olur. Vefatı haber aldıktan sonra maksimum üç ay içinde başvuru yapmanız gerekiyor. Biz de öyle yapmıştık. Sadece borç kalmıştı miras olarak. Başvurduktan yaklaşık 10 gün sonra karar geldi ve mirası reddetmiş olduk.
Kısacası duruşma zorunluluğu yokmuş. Ne gibi durumlarda duruşmaya çağırılıyorsunuz bilmiyorum ama benimki bu şekilde halloldu.
0
🌸kaffle
(01.10.17)
(3)

Macbook wifi şifresini unuttur nasıl yaparım ?

nivoandmira
Beni unut tiki yok , mac için çözüm yolu nedir?
Beni unut tiki yok , mac için çözüm yolu nedir?
0
nivoandmira
(16.09.17)
ağ tercihlerini aç>ileri düzey>wifi sekmesinde unutacağın ağın adına tıkla - (eksi)'ye bas.
0
nrmnm
(16.09.17)
ağı işlretine dıgıla, ordan ağ tercihlerini aça dıgıla, ordan altta (sağ) ileri düzeye dıgıla, orda çıkan listede kurtulmak istediğin ağ ismini bul, hemen o listenin sol altında + - var. eksi ile çıkar listeden. bu mu?
0
fempusay
(16.09.17)
olayı çözdüm , teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸nivoandmira
(16.09.17)
(11)

millet parayı nerden buluyor

black mamba
herkes mi zengin? sosyal medyayla daha da görünür oluyor. geçende de başlık vardı sözlükte aylardır tatil yapanlar diye. gerçekten böyle bir kitle var. adam 6 aydır tatilde. ya da böyle sanatla falan uğraşan ama pek para kazanmayan insanlar var. böyle alternatif müzik yapıyorlar ama para kazanmaları
herkes mi zengin? sosyal medyayla daha da görünür oluyor. geçende de başlık vardı sözlükte aylardır tatil yapanlar diye. gerçekten böyle bir kitle var. adam 6 aydır tatilde. ya da böyle sanatla falan uğraşan ama pek para kazanmayan insanlar var. böyle alternatif müzik yapıyorlar ama para kazanmaları zor. 30 yaşındalar ve gayet ortalama üstü hayat sürüyorlar. böyle alakasız bir iş yapıyorlar ama yaşadıkları hayat bambaşka. genel konuştum tabii. gayrimenkul zengini başka şirket sahibi başka. ancak millet nasıl zengin oluyor böyle?
0
black mamba
(15.09.17)
parayla imanın kimde olduğu belli olmaz demiş eskiler. o görüntülere itibar etme.
0
Frederick Co
(15.09.17)
Çoğu kira yiyen tipler onların. 150 bin kira geliri olan insan tanıyorum, bütün gün sporda, alışverişte.Yazın zaten full alaçatıdaydı.Abisinin orda dükkanı var,hobi olarak gider bazen kasada durur. Bu tarz insanlar genelde onlar.Alternatif müzik, sanatla uğraşma vs tamamen hobilere yönelik, para kaygıları yok.
0
maria puder
(15.09.17)
Benim aylardır tatilde olan arkadaşlarım genelde işsiz. Onun bunun yanında, aile yazlığında falan takılıyorlar. Bence tatil paradan çok vakit meselesi.
0
manuel mandalina
(15.09.17)
Eş parası yiyen de çok var. Onların da en büyük aktivitesi kombin bakım instagram, snapchat.
0
mobydick
(15.09.17)
Sadece makarna, pilav yeyip, 5 kişi aynı evde kalıp bunu yapanları tanıyorum. Hayatım ne kadar mükkemmel diye gösteriş yapıp bok gibi bir hayat yaşıyorlar.

Aile, koca parası yiyenleri de var.
0
empedokles
(15.09.17)
zengin degil yasamasini biliyor
0
lithu
(15.09.17)
işsiz olup 6 ay tatil yapan epey çok
ama tabi adamın aman işe gireyim gibi bir derdi de yok zira babası zamanında evini almış, bi tane de kiraya vermiş (en kötü) veya buna benzer bi garanti geliri var, ufak tefek işler de yapıyor, misal komisyon alıyor, organizasyon yapıyor filan. gidip maaşlı çalışıp 5-5.5 gün çalışacağıma (ki süper okul mezunu da değil bunlar genelde) 3-5 bin bi maaş alacağıma onu da senede 2 hafta tatil yapmaya harcayacağıma diyor, haftada 3-5 saat çalışırım, bana kalan 1-2 bin lira para olur, mis gibi de yerim. yeri geliyor daha büyük işler bağlıyor daha büyük paralar kalıyor onunla zaten araba filan değiştiriyor :)
diyeceksin şimdi o adam bir nevi ticaret yapıyor zaten...tam olarak öyle de değil. bu hayat tarzının bir getirisi tamamen. tüm gün gezen, ortamlarda takılan adam, acayip de çevre ediniyor. tüm gün muhabbet edince biri diyor ki "ya bana şöyle bir şey/hizmet vs" lazım. Ya da yine bu ortamların adamları genelde zora gelemedikleri, uğraşmadıkları için biraz bilen ve ağzı laf yapan adam bunlardan güzel para kazanıyor.
Bunun dışında çeşitli alternatifler var.Sanatçıyım diye takılanların da garanti gelirleri oluyor genelde. Babasından kalan emekli maaşını yemek için sevgilisiyle evlenmeyen kızlar var, ev de birinin babasından kalma, 42 yaşında emekli olmuş babası, 30 sene maaş almış, ölmüş, kız da 30 yaşında şimdi mesela 40 sene böyle maaş yemeyi düşünüyor gibi.
bi de bunların sosyal medyada öyle cool takıldıklarına bakma, 3 kuruşun hesabını yapanları da çok. yılın belli dönemi muğlada yaşıyorum ben de geziyorum vakit buldukça (ama hiç sosyal medya paylaşımım yok) saatte 1500 paylaşım yapıp otostoptan başka ulaşım kullanmayan, mecbur kalıp dolmuşa binince, cüzdanının el değmemiş dehlizlerinden 40 kere katlanmış bir 10 lirayı güç bela eli titreyerek veren arkadaşlar var. yahut öyle kızlar var ki hangi gece hangi adama yıksa hesabı diye hafta başı çetele çıkarıyor, plan program yapıyor.
0
niye ama
(15.09.17)
gördğün sadece bir kare fotoğraf müdür.
çok da şeetmemek lazım bence. onların da amacı zaten bunu konuşturmak. adam naapsın, bir yıl boyunca yapamadığını bir kare fotoğraf ile yıl boyunca anlattırıyor.
üstelik şu da var: gerçekte o karede görünen şeyleri yapıp yapmadığını da bilemiyoruz. yani oradan geçiyor mu? veya birine rica mı etti içkinlen bi poz verebilir miyim diye? vs.
0
fempusay
(15.09.17)
yok sadece tatil değil. az paraya da gezilir sonuçta. ama belli bir yaşı geçip hala öğrenci gibi takılıp zengin gibi yaşayan insanları kastediyorum. adamın tek işi müzik mesela. böyle az ünlü müzisyen çok. adam müzikten para kazanıyor olamaz. ama rahat rahat yaşıyor. ya da şu belli başlı youtuberlar falan. adam/kadın kaç yaşında takılıyor öyle ama para nerden geliyor? bir de sadece gezen bir kitle var. bunlar maaşlı çalışan birinin yapabileceği şeyler değil. adam mesela tüm festivallere gidiyor. bordrolu insanın toplam tatili belli. işsiz olsa parası yetmez, çalışıyor olsa zamanı olmaz. sadece sosyal medyaya bakmıyorum. kimini uzaktan tanıyorum ama ayıp olmasın diye soramıyorum da :D


tabii biraz genel bir soru oldu. yani şeyma subaşı da bu kategoriye girer 3 bin lira kira geliri olan adam da. ama bambaşka hayatlar.
0
🌸black mamba
(15.09.17)
Senin dediğin kira geliriyle bu işi döndüren adamla bordrolunun temel farkı, ilkinin rahat bi tip olması. Gelecek kaygın yoksa ya da garantici bi tip değilsen ve de raadsan, cebinde kuruş olmasa bile gayet güzel gezip tozarsın millete yancı ola ola. Garantici tipsen, cebindeki paranla bile gezmek kaygılandırır insanı.

Bi de tik at ya, bu nedir?
0
manuel mandalina
(15.09.17)
aynen maaşlı çalışan olamaz bu insanlar. işi bıraksa geri dönemezler. ki zaten çalışmıyorlar :D ifşa etmek olmasa söylerdim de ayıp olur. mesela bir arkadaş vardı uzaktan. geçenlerde bir tatil yöresinden ev kiralamış. amaç da şu arada kafasını dinlemek için kaçmak istiyor. lüks bak. kiraladığı evi birçok insan oturmak için bile kiralayamaz. ama ailesinin şirketi vs. falan var sanırım. 35 yaşında sürekli goy goy yapıyor.
0
🌸black mamba
(15.09.17)
(3)

ahmet tasgetiren sorusu

charlotte blanc
bu adamin arkasinda allah mi var nasil erdogani elestirebilip de kovulmuyor veya hapse atilmiyor ?
bu adamin arkasinda allah mi var nasil erdogani elestirebilip de kovulmuyor veya hapse atilmiyor ?
0
charlotte blanc
(15.09.17)
biat önemli. adam sürekli "davaya bağlılığını" dile getiriyor daha ne yapsın. milli olan muhalefet işte böyle oluyor :D
0
re noreno
(15.09.17)
Eleştirileri bilmiyorum ama Erdoğan'ın kendisi "Yorulanlar var, kenara çekilsin" diyor. Bakan Fakıbaba "Yolsuzluklar var, artık ben yaptırmayacağım" diyor vs. vs...

Demokrasiye abd'nin kazandırdığı bir olgu bu. "Muhalefet yapılacaksa, onu da biz yaparız" olayı bu...


.
0
kartallar yuksek ucar
(15.09.17)
ya bilinçli ise, ya maksatlı yap(tırıl)ıyosa?
ben şu son çıkan akşener'in partisi bilmem kaç alacak anketine bile donald amcanın gözüynen baktım.
0
fempusay
(15.09.17)
(3)

Bugun basima gelen Ilginc hadise / Nutuk tutulmasi

japon askeri
Bu sabah bir musteride 15 kisiyle falan toplantimiz vardi. Klasik olarak ben once sunum yapacaktim uzerine soru cevap seklinde 1.5 saat toplanti olacakti. Konuya hakimim ve bu sunumu ingilizce de olmak uzere kalabalik gruplara en az 30 kez yapmisimdir. Ama bugun degisik bisey oldu. Sunumun daha 2.sl
Bu sabah bir musteride 15 kisiyle falan toplantimiz vardi. Klasik olarak ben once sunum yapacaktim uzerine soru cevap seklinde 1.5 saat toplanti olacakti. Konuya hakimim ve bu sunumu ingilizce de olmak uzere kalabalik gruplara en az 30 kez yapmisimdir. Ama bugun degisik bisey oldu. Sunumun daha 2.slaytinda bir anda dilimin damagimin kupkuru oldugunu, nefes alis verisimin degistigini ve sesimin catallastigini hissettim. Kuracagim cumleleri dusunmeye ve duzgun kuramamaya basladim. Hemen caydan bi yudum aldim kendimi sakinlestirmeye calistim ama 1 ya da 2 dk boyunca kesik cumlelerle catalli bir sesle anlatmaya devam ettim. Ama ne toplanti oncesi ne de sirasinda heyecanli ya da gergin değildim. Meslek hayatimin ilk zamanlari deli gibi heyecanlanir sesim bazen catallardi ama toplardim zaman geçtikçe.

Bugun farkli olan sey hislerimdeki degisiklikle birlikte bir taraftan sunuma devam ederken diger taraftan süper endişeye kapilip tolplantidan kacmak istememdi. Kafamda toplantiyi kusura bakmayin devam edemeyecegim deyip sonlandirmak dusunceleri falan geciyordu surekli. Velhasil 2 dk sonunda normale donup sunuma devam ettim ve toplantiyi guzel bir sekilde bitirdik.

Bu sene 2 kez cok stresli ve heyecanli oldugum zamanlarda yaklasik 1 hafta boyunca nefes darliklari yasadim. Bu gun de olay yasandiktan beri hafif nefes darligi yasiyorum. Anksiyete oldugunu dusunuyorum. Bugun yasadigimi da hafif bir panik atak olarak nitelendiriyorum.

Siz ne diyorsunuz? Ne yapmak gerekir ve nasil asilabilir bu problemler?

Tesekkurler.
0
japon askeri
(13.09.17)
Merhaba,

Bir psikologla görüşebilirsiniz. Endişe bozukluğu belirtilerini çağrıştırıyor, bir uzmanın tanı koyması hayatınızı kolaylaştıracaktır.

Kolaylıklar..
0
hana bi
(13.09.17)
Anksiyete benziyor, evet. Psikoloğa gidiniz.
0
manuel mandalina
(13.09.17)
bence çok normal.
ben de genelde çok kalanbalık gruplara sunum yaparım, ders anlatırım. genelde de şen şakrak birisiyimdir anlatımlarda.
ama bazen misal diyelim ki, grup içinde etkilendiğim bir bayan varsa veya ne bileyim patron oradaysa veya kafamda daha önce çözemediğim herhangi bir problem varsa, bir takılma olabiliyor. bazen kendime diyorum: "lan dünyanın kaç yerinde sunum yaptın, binlerce kişiye toplamda konuşma yapmışsındır. noluyo amk?" gelgelelim oluyo bişeler. ben bu nedenle gerileceğimi düşündüğüm, hissettiğim toplantılarda dua okurum (ayetel kürsi misal) biraz daha rahat hissetmemi sağlıyor.
ha aklıma geldi: temmuzda danimarka'da bi sunum yaptım. yani şöyle düşün her şeyi kendim yapmışım. kafamda sunum planım var, slaylarım güzel. şekil şemal yerinde. ama öğlen arası bi çinliyle konuştum. biraz canım sıkıldı. biraz da yemek sonrasıydı. ne bileyim böyle kafam tuhaflaştı. sunuma girdim iyiydi. sonra "amaaan deyip koyverdim" kendim bile şaşırdım. bi süre sonra kimsenin suratına bakmamaya başladım. insan kendine engel koyuyo, bir salakça ama bana hep bir çeşit savunma mekanizması gibi geliyo.
0
fempusay
(13.09.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.