Giriş
(9)

"Kadın hastalıkları" diye ayrı bir birimin varlık gerekçesi ne?

osuran imam
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
0
osuran imam
(25.06.25)
İsimlendirme hatalı bence.
“Kadın üreme organları sistemi ve hastalıkları” gibi bir isim daha doğru olurdu herhalde.

Üroloji de genelde erkek hastalara hizmet veriyor. Böbrek taşı işlerine bakıyor sanırım kadınlarda sadece.

Şimdi bilen biri gelip aydınlatır, onlar gelene kadar birkaç cümle kurayım dedim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Abi Üroloji var %90 erkeklere bakıyor, kadın hastalıkları diye bir bölüm de yok aslında onun ismi Jinekoloji, varlık sebebi de erkeklerde olmayan sadece kadınlarda olan sistemler için ayrı bir uzmanlık alanı işte neden garip geldi ki sana, diş de öyle mesela onlar da bir adım ileri götürüp ayrı bir bölüm olmuş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Üroloji var.
Kadin idrar yollarina bile bakmiyor cogu uzmanlastigim alan bu degil diye
0
sonsuz
(25.06.25)
Çünkü kadinlar surekli kanayip, ölmeyen tek canlıdır dermisim. Demedim dikkat ederseniz. Yoksa kadın düşmanı ilan edersiniz.
0
Shepard
(25.06.25)
Cunku kadin bedeni ve dogurganligi uzerinde hakimiyet ve kontrol kurmak iktidarlarin ana meselesi olmustur, tip bilimi de buna gore olusmustur. Foucault ve Elizabeth Grosz okuyalim.
0
deckard
(25.06.25)
Arz talep meselesi. Kadınlar, kadın oluslarini hastalık olarak deneyimlemek istiyorlar, tip camiasi da oturup düşünmüş böyle bir birim açalım demişler.

Bir diğer tarafı tarihsel, viktoryen dönemden başlayan hem insan bedenini, spesifik olarak kadın bedenini tibbilestirmeye yönelik bir eğilim var. Tıbbi faaliyetlerin bir nesnesi haline getirmek, gibi düşünebiliriz.

@deckard'ın söylediği de bunun bir diğer boyutu.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Rahmimizde yumurtalığımızda sorun olunca bir doktorun bize bakması gerekiyor da o yüzden böyle bir bölüm var. Erkekler için de aynısı ürolojide var.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
Abi isim olarak bu kadar kafaya taktın heralde ama gynecology bu yani. Erkeklere üroloji bakıyor kadınlara gynecology.
Bence bu kadar acayip kafa yorulacak bir şey yok ortalıkta. Bir erkek olarak ne doğum, ne adet, ne doğum sonrası ne menopoz dönemi yaşıyoruz. Sence de bu kadar kompleks yapıya sahip bir cinsiyette uzmanlaşmak mantıklı değil mi?
Misal babam ürolojide yattı, hastaların yüzde 99u erkekti. Buraya kadın doktor olmayacağına göre erkek ve kadın üreme organlarına vs ayrı alanlar bakıyor.
0
logisticsmanager
(25.06.25)
Gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara bakıyor. Rahim, yumurtalıklar, döl yolu sadece kadında var olduğu için. Sadece kadınlar doğurabildiği için. Bu yapıların her birinin ayrı ayrı devasa hastalıkları var, iyi ya da kötü huylu. Üreme bozuklukları var ayrıca. Hiç de garip değil. Kadınlar şişme yaratıklar olsaydı, o zaman garip diyebilirdik.
"sadece erkeklere özgü hastalıklar" da var tabi. Prostat, testis, penis hastalıkları diye gidiyor.
Birileri sahiplenmiş işte. Garibanlar akıl edememişler erkek hastalıkları anabilim dalı kurmayı.
0
pro9it9is9
(26.06.25)
(19)

Irkçılık ile bir kültürü sevmemeyi nasıl ayıracağız?

michael_knight
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık. Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor. Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenar
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık.

Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor.

Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenarına kaka yapıyor. Bu onun ülkesinde çok olağan ama benim ülkemde bu şekilde davranılması bana zor geliyor.

Ne şekilde uyarırsam ırkçı olmam?

Diyelim ki benim ülkemde bir sokakta bu kültürden insanlar çoğunluk oldu ve kaldırıma kaka yapıyorlar. Ona müdahele etme hakkım olacak mı?

“X ırkından nefret ediyorum” değil “X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” diyebiliyor muyum?

Irk ve kültür sevmemeyi ayıran bir kelime, terim var mı?
0
michael_knight
(25.06.25)
Karşıdakinin kafasındaki değerlere göre davranacaksak işimiz var. Senin kendi ırkçılık tanımın neyse ona göre karar vermelisin, karşıdakinin görüşünü bilemezsin ki.

Nefret kelimesini kullanma elbette, nefret söylemi diye bir şey var.

Sevmemek başka düşman olmak başka. Irkçılık düşmanlık hukuku güder. Sevmemekte düşmanlık yok. Böyle düşünmek belki açıklık getirir.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
Mesele genelleme ve asagilama yaparak butun bir irki ve milleti kucuk gormek.

Tabii yola kaka yapmak gibi halk sagligini tehtid edecek bir mesele oyle kulturel denebilecek bir sey degil cunku o cogu ulkede suc.
Deodorant diyelim.
Bir alman olarak Ali ile deodorant kullanmadigi ve bu sizi rahatsiz ettigi icin takilmamak irkcilik degil. Turkler cok pis hic deodorant kullanmaz demek irkcilik. Mehmet ile merhaban yokken kesin deodorant kullanmiyordur diyip onu hor gormek, kopek cekmek irkcilik. Turklerin burnu hic koku almaaz ahahaha diye saka yapmak irkcilik.
0
wallcan
(25.06.25)
@wallcan, 5 tane deodorant kullanmayan Ali ile tanıştıktan sonra 6. Ali ile tanışmak istememek ırkçılık mı?
Sen ne yaparsın 6. Ali tanışmak istediğinde?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Ali’nin ten rengiyle, diliyle, kafasının şekliyle bir problemim yok. Deodorant kullanmaması veya kötü kokması ile sorunum var.

Bir de diyelim ki bu Ali ve ülkesindeki çoğu kişi deodorant kullansalar da bana rahatsız edici gelen bir koku oluyor. Yine mi onlarla tanışmak istememek, metroda görünce onun yanındaki koltuğa değil başka yere oturmak ırkçılık?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Bir insan ne kadar ırkçı, kategorik ya da ne bileyim bir şey fobik olursa olsun bunu yalnızca yakın çevresi ve kendiyle paylaşmalı. Geniş kitlelere duyurmadigin, etiketini yumusatmadigin (Irklarını değil kültürlerini sevmiyorum) ve etki alanını buyutmedigin sürece minik, sevimli faşistlikler yapabilirsin çünkü hiçbirimiz öyle süper duyarlı, iyi insanlar değiliz. Tek bir sorumluluğumuz var, yıkıcı, negatif düşüncelerimizi atmosfere çok yaymamak, kendimizi aklamaya çalışmamak. Bence. En azından.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Yolu yok.

O tür kişiler bunu silah haline getiriyor zırva davranışları için. Hatta yer yer otoriteler, ideolojiler de bunu besliyor.

"X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” demeniz naparsaniz yapın ırkçı kategorisine atılacak o yüzden. Baştan hazırlanmış bir tuzak var orada.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Onu örnek verdiğiniz için soruyorum; önlem almasına rağmen koktuğunu düşündüğünüz kişi için sebep biyolojik değilse nedir size göre? Kültürlerinde pis kokmak mı var bu insanların? Irkçığınıza kılıf arıyorsunuz gibi geldi bana -ki gündelik ırkçığın tipik bir örneği.
0
auroraaurora
(25.06.25)
sekizdokuzon'a katılıyorum.

birini sevip sevmemek, beş ali'yle olumsuz tecrübe yaşadıktan sonra 6'ıncı alinin de deodarant kullanmayacağını düşünmek; bunlar rastlantı olsa dahi kabahati ali olmakta bulmakta, eylemlerimiz sadece kendimizi etkilediği sürece önyargılı olmakta suç yok.

burada dengeler gerçekten hassas, ırkçılığın kötü yanı toplumsal adaletsizliğe yol açması. mesela doğum yerin x diye bir işe girerken seni elemeleri. doğum yerinin niteliklerin önüne geçmesi. kişisel hayatımda o kişiyle görüşüp görüşmeme hürriyetine sahibim ama işe alımla görevli isem duygularımı işime karıştırmamalıyım.

ırkçılığa dair benim aklıma geldikçe utandığım bir anım var.
istanbul'un kozmopolit bir bölgesine taşındığımda, o sırada bir de çok fazla ortadoğulu geliyordu yaşadığım tarafa, üst katta arap görünümlü biri vardı.
o evden çok fazla gürültü geliyordu. bir de o evin penceresinin baktığı yere bir çok çöp atılıyordu. benim pencerem de aynı yöne baktığı için rahatsız oldum ve arapça bir şekilde "çöp atmayın" yazıp yere koymak istedim. iyi ki yapmamışım. -onlar mı çöp atıyordu bilmiyorum ama düzgün, kendi halinde yaşayan, türkçeyi iyi kullanan ve kimseyle problemi olmayıp yıllardır burada yaşayan biri çıktı. iran-ırak-suriye-afgan-filistin falan da değil, başka bir yerden. sanki eskiden çöp derdimiz yoktu da adamı esmer ve ortadoğu tipli gördüm diye doğrudan ona atfettim bu sorunu. bu ırkçılıktır işte. bu olayda sevindiğim tek şey bu anlattığım şeyin düşünceden ibaret kalması.

ırkçılık hakkında tanım sorunlarımız da var. ırkçı olduğu suçmalası yapılan insanların bir kısmı basitçe zenofobik, yani yabancı sevmiyor.
"ülkemde yabancı istemiyorum" hatta ileri gidiyorum "turist de istemiyorum" diyebilir biri. bu onu ırkçı yapmaz. çünkü x'ler kötüdür biz y'ler iyiyiz demiyor ki. sadece x,y,z ne olduğu önemli değil dilimi kültürümü bilmeyeni istemiyorum diyor. zaten kendi içimizde uğraştığımız şehirden şehire değişen kültürel farklarımız varken bir de daha büyük ölçekteki ile uğraşamam diyor. bu düşünce o kişiyi ırkçı yapmaz. haklı mıdır değil midir ayrı konu. elbette yabancıların aramızda olmasının ve çeşitliliğin olumlu yanları da var. ama kişi olaya olumsuz yandan da bakabilir
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
kaldirima kaka yapilmasindan nefret ediyorum ya da insanlarin yazin dus almamasindan nefret ediyorum diyebilirsiniz. boylece kendi ulkenizde 7 ceddi turk olan insanlarin da sokaga kaka yapabildigini ve bundan da nefret ettiginizi ve bunun tek bir milletin tamamina atfedilen bir huy olmadigini kabul etmis olursunuz.

her x ulkesinden gelen insan ayni degil, bence ozellikle yurtdisinda cok korkunc temsil edilebilen ve sacma sapan soylemlere maruz kalan musluman ve/veya turkler olarak en iyi anlayanlardan biri bizler olmaliyiz.

ornegin rusya ukrayna'ya saldirdiginda avrupa'da ve dunyada bir cok ulkede ruslara karsi nefret soylemi basladi, ruslar islerden cikartildi, islere alinmadi, sanatcilari yasaklandi, sporculari engellendi. covid zamani cinlilere saldirildi. tum ruslar ukrayna'ya saldiriyi desteklemedigi gibi, hepsi putin'e oy vermedigi gibi ukrayna'ya saldiran ruslar degil devletti. herhangi bir ulkenin, irkin, cinsiyetin, cinsel yonelimin tamamini ayni kefeye koydugunuz her konuda, illa pis olmak demek degil bu, ayni risk ile karsi karsiyasiniz.

bu bakis acisi ile yarin bir gun, hangi ulkeden gelirseniz gelin, desteklediginiz ya da desteklemediginiz hukumet bir ulkeye saldirirsa ve dunyanin geri kalani o ulkeden gelen insanlara karsi nefret kampanyasi baslatirsa sesinizin cikmamasi lazim.
0
kassiopeia
(25.06.25)
@auroaurora mesela benim burnumun alışkın olmadığı bir baharatı çok yüksek miktarlarda tüketmek olabilir.
Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde.

O ülkenin yemek kültürü bu şekildeyse o ülkedeki çoğu insan bu şekilde kokacaktır.

Yemek dışında da doğuştan kötü kokan bazı insanlar var ırk ayırmadan söylüyorum. Belki bazı ırkların tamamında vardır bu, emin değilim.

Irkçılıkla suçlanmaktan korktuğumuz için çekinerek konuşuyoruz bazen, bunda da bir problem yok mu?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
"Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde."

Evet hemfikiriz. Her ulustan, her kültürden, her etnik kökenden insan yediğine içtiğine bağlı olarak kötü kokabilir.
0
auroraaurora
(25.06.25)
@michael_knight aradığın cevabı burada bulamazsın. Buradaki arkadaşlar feminen, liberal, hayalperest ve hayat gerçeklerinden uzak. Satranç oynarken posta koyan belli tipteki adamlardan it gibi tırsar, yol değiştirirler ama burada abi önyargılı olma, lütfen loto gibi düşün milyonda biri bile iyi olabilir sen onu bulmaya çalış derler.

Her gün duyuru'da görüyoruz. Ben psikolojik deli değilim diyor mesela, yeni duyuru açıyor abooo neler neler. Herkes poz kesiyor bakma bunlara.

Gerçekte, dünyamızda olanı söyleyeyim. Zencilerin, kürtlerin, arapların, hintlilerin, pakilerin vs sevilmeme sebebi dağdan inmiş olmaları. Memleketim dedikleri boz çöplükten güzel, modern bir şehire veya ülkeye giderler. Çünkü daha iyi, daha güzel diyerek. Ama orayı da kendi boz çöplüklerine dönüştürmek için savaşırlar. Bu kadar aptallar.

Ben işim gereği bu yazdığım ırk mıdır, ülke vatandaşı mıdır nedir onlarla uğraşıyorum. Daha ilk cümlelerinde anlıyorum. Aha kürt kesin haksız bir şeyler isteyecek yine. Aha zenci para mara vermez, ama tam hizmet ister. Tam hizmeti alır ama para vermeye gelince e şu hizmeti de verin der. Ama o hizmet ayrı, anlatırsın öncesinde. Her yere çöp atarlar, işerler.

Bu adamlar ve ırkdaş ve ülkedaşları tek fabrikadan seri üretimle çıkmış gibidir. O yüzden ön yargılı yaklaşmazsan canın yanar. Kavgacılar, orta yolu bulmazlar, haksızlık peşindeler.

Kısaca sen kelime arıyorsun ama yine bu kırılgan insanları kırmamak için. Onlar seni umursamıyor ki sen bu kadar uğraşıyorsun. Bak burada seni suçluyorlar. Bunları 20 dairelik bir binada yaşat o kişilerle, senden benden daha ırkçı olurlar. Acemilere bakma sen. Bir şey ya vardır ya yoktur.

Bak Çinliler covid bilmem ne demişler, abicim çinliler kadar terbiyesiz, kaba, başkalarını umursamaz bir halk var mı? Böyle yetişmişler ve yanlış bize göre. Çinli sevmiyoruz bu yüzden. Yeni çinliye de yokuz. Eskisine de.

Birazdan damlar ben yabancılarla çalışıyorum hiç öyle değil diye XD. Diyen kişi de uluslararası bir firmada beyaz yakalı, fuarlara giden birisi çıkacaktır. Onlara da bakma sen, doğal ortamında tahlil edemez onlar o kişileri.
0
Shepard
(25.06.25)
kafan karisik biraz..

kaldirima kaka yapmak bir bylaw (teamul imis turkcesi) sikintisi, bunu uyarmanin, hatta sikayet edip ceza yazdirmanin irkcilik ile alakasi yok.

"onlarla tanışmak istememek" dedigin anda irkcilik sinirini gecmis oluyorsun bence. o hissiyat uzerinde biraz calisman lazim..
0
cooperr
(25.06.25)
ırkçılığın kötü bir şey oldugunu niçin kabul ediyoruz ki baştan? belki de ırkçılık iyidir ve insanlığın gelişimi için elzemdir.
0
abelardo
(25.06.25)
@cooper kaka yapmak biraz abartılı bir örnek, onu unutmaya çalışalım.
Daha önce tanıştığın 5 Marslı kişi de soğan-sarımsak-baharatı çok fazla yediği için kötü kokuyordu. Mars’ta bu yiyecekler çok tüketiliyor, kültürel bir şey. Orası oksijensiz diye.

10 kişi çalışan şirketine yeni bir eleman alacak olsan Marslıların CV’sini inceler misin?

Başkasına söylemek veya ideali tarif etmek kolay ama bizim de toplumun bir parçası olduğumuzu, bazı kınadığımız hareketleri yaptığımızı farketmemiz veya en azından kendimize itiraf etmemi gerek.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
İskoçya'da geçenlerde 30 yaşında bir Afgan, 15 yaşında bir kıza tecavüz etti. Dava sürecinde avukat savunması "farklı kültürden geldiği için rıza konusunda bilgili olmayabilir" şeklinde oldu. İsveç'te "Tecavüz etmek, yanlıştır" eğitimi veriyorlardı göçmenlere. Hatta Oulu'daki video* epey dalga konusu olmuştu. Bunun dışında Hindistan'ın temizlik ve hijyenden anlamayan kültürü, Mısır ve Afganistan'daki toplu taciz (taharrush) yine kültürel bir konu, kadınların mal gibi alınıp satılması ve berdel de kültürel bir şey. Böyle birçok kötü örnek var. Sadece iyi örnekleri konuşanlar, konu kötü olunca kar tanesi oluyor hemen.

Açık açık, doya doya ırkçıyım diyeceksin. En temizi o. Kendi kısıtlı görüşlerine uymayan herkese karşıt argüman üretmek yerine ırkçı ya da faşist diyorlar zaten. Ben de artık faşistim diyorum. Irkçıyım diyorum. Her insan doğası gereği farklı seviyelerde ırkçıdır zaten. Bazıları ön yargılar ile yaklaşır, bazıları yaptığını ırkçılık olarak saymaz, bazıları inkar eden iki yüzlülerdir, bazıları ise sanki insan doğduğu aileyi ya da milleti seçebiliyormuş gibi genelleyerek komple düşman olur. Kar taneleri hepsini aynı sayıyor. O yüzden millete dert anlatmakla uğraşmayı bıraktım ben. @sonsuz'un dediğine yakın aslında. Anlaşılacağım çevrede detayını anlatırım, anlamayacak çevre kafasına göre kategorize etsin. Enerji harcamaya değmez.

*www.youtube.com
0
nawar
(25.06.25)
@michael

cok sevdigim bir iranli arkadasim var, ailem disinda yandim allah diye beni arasa aninda isimi gucumu birakip gidecegim nadir insanlardan.

bu eleman bir kere beni yemege davet etti, sagolsunlar bol baharatli yapiyorlar, safran cart curt. Bunlarin kullandigi kurutulmus limon gibi bisey var, ondan atmis icine, bende kislik ceketimi daha yeni kurutemizlemeden almistim ve ciddi para odemistim temizlik icin. neyse yemege gittim, yedik ictik. bir sure sonra burnun zaten alisiyor. Yemek lezzetli ama koku problemi var.

aksam eve dondum, asansore bindim, benimle beraber birkac kisi daha vardi asansorde. ya millet kendini disari zor atti 2 kat sonra. ben farketmemistim o kadar koktugumu, ustume sinmis. Ertesi gun tekrar kuru temizlemeye verdim, posete falan sardim goturdum poset disina bile cikiyordu koku, agir baharat. Adamlardan da ozur diledim, bir restauranta gittim orda ustume sinmis falan diye uydurdum biseyler.

Simdi bu adam benim tanidigim en en saglam muhendislerden biri, kafadan 4 basamakli rakamlari falan carpabiliyor. ne zaman kafama bisey takilsa ona sorarim, falan filan.

simdi senin mantiginla benim bu adami komple silmem gerekiyor. sence baharat kokusu yuzunden boyle senin icin onemli olabilecek birini hayatindan cikartmaya deger mi?

ayni sey verdigin CV ornegi icin de gecerli, CVlere bakarken isimleri kapatmani oneririm. isim/yas/cinsiyet/dil/din/irk bunlari unutman lazim. filtreleri kaldir, deneyime odaklan.

bunlari dusun biraz sonra konusalim, dedigim gibi kafan karisik..
0
cooperr
(25.06.25)
2013'ten beri yurtdisinda yasiyorum. Benim gorusum insanligin artik kulturler ustu bir seviyede ortak bir medeniyete ulasmis olmasi gerekliligi ve farkli milletlerin kultur adi altinda kendi sacmaliklarina tutunuslarinin artik iler tutulur bir yani olmadigi yonunde.

Ha bunu soylerken su milletten arkadaslik kurmam yanina bile oturmam gibi bir ciglik yapmiyoruz. Ama artik belli milletlerle iletisime gecerken beklentileri de ona gore ayarliyoruz en basitinden insanlarin geldikleri kulture bagli olarak ilk iletisim ile birlikte asgari duzey medeni bir selam sabahin otesine gecilip geceilemeyecegi belli oluyor.
0
warrior princess
(26.06.25)
Selamlar

Kaç gündür yazacaktım ama vakit bulamadım, tüm yazılanları da okudum. Ben şöyle düşünüyorum:

Öncelikle ırk(fiziksel, genetik yapı) ile kültür(düşünsel, davranışsal) farkları ayıran bir kelime benim bildiğim kadarıyla yok. Bunlar birbirlerine çok karıştırılan ve aslında iç içe de geçmiş tanımlar aslında. Şu tanımı kullanırsak olumsuz görüşlerimizi ifade edebiliriz diyebileceğimiz bir şey net olarak aklıma gelmiyor benim. İşin sonunda bizim dediğimiz kadar karşımızdakinin ne anladığı da önemli.

Konuyla ilgili görüşümü de söyleyeyim; ırklar ve kültürler arasında farklar vardır. Biz istesek de istemesek de bu böyle. Örneğin siyah ırkın fiziksel özellikleri ortalamanın üzerindedir ve bu bence avantajdır. Asyalılar daha kısa ve minyonlardır. Ne bileyim, Avrupa'daki ırkların (Kuzey ülkeleri, Akdeniz halkları vb.) muhakkak fiziksel yatkınlığı, dezavantajı olduğu bir şeyler vardır. Burada sorun yok. Öte yandan bunda fiziksel farklılık varken iş zihinsel kapasite ve becerilere gelince ortalık yangın yerine dönüyor. Bu durumun yüzyıllar, bin yıllar temelli sebepleri olduğunu kabul ediyorum. Kölelik, sömürü o, bu nedeniyle halklar diğerlerini düşük nitelikli vb. olarak etiketlemiş, davranmışlar. Ancak "x halkının ortalama zeka seviyesi şudur" denildiği zaman insanlar tepki gösteriyor. Bu durumlarda ben kendime "E şimdi ne yapalım yani? Başka toplumlar ortaya bilimsel, sanatsal şeyler koymuş. Bir şeyler üretmiş. Bunlar da ortalama toplum dinamiklerinin, zihinsel kapasite ve becerilerinin bir sonucudur. Sizin toplum üzülmesin diye bir orta yol mu bulalım?" diye soruyorum. Öyle söylemediğimiz, insanları daha mutlu edecek yanıtlar bulduğumuzda peki daha mı iyi oluyor? İnsanlar gerçeği değil duymak istediklerini mi bekliyor? Zaten temelde hepimiz homosaphiens türüyüz ama işte yan yana koyduğumuzda bariz farklar var. Ayrıca toplumların yaşadığı coğrafyalar, maruz kaldığı koşullar, beslendiği gıdalar derken bunlar da yüzyıllar içinde ortaya çok büyük farklar çıkartıyor. Herkezi nasıl aynı kefeye koyabiliriz ki? Olmuyor yani, fikirsel düzlemde oturup konuşuyoruz ama realitede ben bunu mümkün görmüyorum. Biz hala daha doğa ve hayvan yaşamının kanunları temelinde yükseliyoruz. Bu, işin ırksal boyutuydu.

Kültürel kısmına gelirsek yazılanlardan Hindistan vb. halkların alışkanlıklarına değindiğinizi gördüm. Kültür, davranış, alışkanlık dediğimiz şeyin iyisi, hoş karşılananı da var, sevilmeyeni de var. Bu çok geniş bir skala. Örneğin Japon kültüründeki çalışma, disiplin ve toplum baskısı insanların kaldırabileceğinin çok ötesinde. Bu yüzden Japonlar intihar oranlarında çok yüksekler. Bu temelde onları ilgilendiren bir şey. Şimdi Japon halkının çalışma kültürü bana doğrudan etki etmiyor. Buna nötr durumdayım diyebilirim. Diğer taraftan uç noktada fetiş ve cinsel davranışlarını da duyuyoruz. Taciz, cinsel istismar olayları mevcut. Bunlar kabul edilebilen davranışlar değiller. Kendi adıma Japon kültürünü ilginç bulmam her anlamda kabul ediyorum anlamına gelmiyor.

Hindistan'a gitsem oradaki yaşamdan şikayetçi olabilirim, zaten bu yüzden de gitme merakım yok. Adamların kendi ülkesi, dilediği gibi yaşarlar. Ancak bir Hintli farklı bir ülkeye gelip tepki gördüğü davranışlar sergilediğinde "Bu bizim kültürümüz" diye kolayca savunamaz. Ben buna katılmıyorum. Hintli örneğinden bağımsız olarak hiçbir halkın bunu kolayca kullanmasını sevmiyorum. İnsanlara hoş gelmeyen şeyler yiyip içiyorsan bunun topluma etki etmeyeceği düzeye getirmek zorundasın. Nasıl yaparsın bu sana kalmış. Çünkü yarın bir gün bir başka insan da farklı bir davranışı "Bu benim kültürüm" diye sana karşı kullanabilir. Bu çok esnek bir araçtır. Ayrıca bir davranışın, alışkanlığın, kültürün büyük toplumlar, halklar tarafından kabul edilmesi, norm düzeyine gelmesi onu eleştirilemez kılmaz. Afganistan'daki adamlar erkek çocukları köçek gibi oynatıyor diye "Haa bu adamların kültürü ya" diyip tamam mı diyoruz? Birbirinden üstün kültürler vardır. Dünyada binlerce yıldır yaşamış, yok olmuş toplumları görüyoruz ancak içlerinden pek azının değerlerini hala daha benimseyebiliyoruz. Roma hukuk sistemini yaratmış, Antik Yunan felsefeyi bulmuş. Bunların hepsini aynı kefeye koyabilir miyiz?

Bu bakış açısına ne deniyor bilmiyorum, hümanizm mi oluyor? Doğuştan seçemediğim şeyler yüzünden ayrıştırmamak, herkesi eşit kabul etmek? Bunda bir sorun görmüyorum, insan haklarının temeli bu. Ama biz insanları tanırken bazı referans noktaları almak zorundayız. Bunu istemesek de yapıyoruz çünkü başka çıkar yolumuz yok. Şu senaryoyu bir canlandırın lütfen:

"+Sana arkadaşımı tanıştıracağım, adı James. xBana James'den biraz bahseder misin? +James 2 ayağı, eli ve gözleri olan birisi, bu gezegende yaşıyor. xBu hiç yardımcı olmadı. James ne iş yapar, nerelidir? +James İrlanda kırsalında yaşayan bir çiftçidir."

vb. vb. İnsanlar aynı adlara, benzer sıfatlara sahipler. Milyarca insan var, ne kadar özgün olabiliriz ki? Ama işte Amerikalı bir James'i İrlandalı James'ten ayıran farklılıklar onun yaşadığı coğrafya, toplum, kültür, yaptığı iş gibi şeyler. Nasıl ki İranlı Ömer, Mısırlı Ömer, Türk Ömer, Amerikalı Omar birbirinden farklıysa insanlar da bu şekilde ayrışıyor. Aslında bunun hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok. Sadece "Her insan eşittir, ayrmcılık, ırkçılık yapmayın" noktasında bu farkları nasıl dile getireceğimiz bilemiyoruz artık. Aslında yaptığımız şeyin hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok bence. Bulunduğu coğrafya vb. kriterler ile ele alıyoruz. Mesela İngiliz toplumu yok olsa ve gelecekteki bir tarih öğrencisi onları incelese ne yapardı? Muhtemelen ortaçağ İngiliz toplumu, İmparatorluk döneminde İngiltere, 20. yy. İngiliz halkı diye ayırırdı. Ortaçağda krallıklar halinde takılırlarken daha sonrasında Hindistan'ı sömürgeleştiren, Çin'de afyon savaşları çıkaran bir hakltı. 20. yy'da Brexit ile Avrupa birliğinden çıkan insanlar oldular. Al sana aynı halkın yüzyıllar içinde farklı kimliklere bürünmesi.

Özetle şunu demek istiyorum aslında; insanları tanımlarken doğa kanunlarından farklı bir perspektif çizmeye çalışıyoruz ama bu realitede çalışmıyor. Kadın, erkek cinsiyeti varken "Ben kendimi kadın gibi hissediyorum" diyen, fiziksel olarak erkek olan insanların gidip olimpiyatlarda kadın statüsünde yarışması gibi şeyler yapıyoruz mesela. Ben bunun insanların dikkatini, zihinsel enerjisini gereksiz konulara kanalize etmek için yapıldığını düşünüyorum. Dünyadaki asıl sorunlara kafa yoracak dikkatimiz, enerjimiz kalmıyor. Neticede hepimiz bir donanıma(beden, vücut, genetik yapı vb.) ve yazılıma(kültür, davranış, alışkanlıklar) sahibiz ve arasında farklılık olacağını dile getiremiyoruz artık. Zaten gerçek tanımıyla insan olabilmek aslında kendi doğamızı da yenebilmekten geçiyor. İçinden karşındakine vurma hissi geçerken kendini kontrol edebilmek, cinsel taşkınlığını dizginleyebilmek gibi. Bu çok büyük bir farkındalık gerektirirken dünyada bunun yanına yaklaşamayacak insanları "Bu da onun kültürü, ırkı; onlar seçmedi ki bunu" diye davranamayız. Bunu 1 kere, 2-3-4-5 kere yapabilirsin ama daha fazla yapmak seni çok naif, saf bir insan haline getirir. Bir noktada karar vermek zorundayız. Diyeceklerim bunlardır.
0
burka
(27.06.25)
(2)

Arama Motorunu Spamlemek

bohi213
Merhabalar,Ufak bir yalan basima buyuk isler acti. Yakinlarimin farketmeyecegini dusunerek katilmayacagimi soyledigim bir dugune katildim. Ailemin kus oldugu baska bir aile. Sans bu ya taraflardan birisi belediye baskanini taniyormus, gelip nikahi o kiydirdi. PR ekibi de fotograflar cekmis, belediye
Merhabalar,

Ufak bir yalan basima buyuk isler acti. Yakinlarimin farketmeyecegini dusunerek katilmayacagimi soyledigim bir dugune katildim. Ailemin kus oldugu baska bir aile. Sans bu ya taraflardan birisi belediye baskanini taniyormus, gelip nikahi o kiydirdi. PR ekibi de fotograflar cekmis, belediye baskaninin sosyal medya sayfasindan herkese acik olarak paylasmislar. Bazi fotograflarda ben de varim. "xx ve yy ailelerinden a ve b kisilerinin nikahini kiydik" gibi bir aciklama da koymus.

Sanssizligim inanilmaz bir sekilde burda da pesimi birakmiyor. Evlenen taraflardan biriyle soyadim, biriyle de ismim ayni. Haliyle benim ismim soyismim ve ilce adi gibi seylerle google'da arayinca cat diye cikiyorum. Muhtemelen belediye baskani iyi etkilesim aldigi icin google hizlica indekslemis. Inanilmaz sans yani.

Boyle bir nedenle belediye baskanina mesaj atip postu kaldir desem, kaldirmaz. Google'dan icerik sildirme sartlarina baktim, ciddi bir kisisel bilgi olmayinca onu da yapmiyorlar. Bana da tek care ayni keywordlerle spamlemek kaliyor. Bircok yere ayni keywordleri yerlestirip, ilgili postun gerilere dusmesini saglamayi deneyecegim.

Botlarla veya ufak bir miktar para verip SEO destegi alarak yapmayi dusunuyorum. Ama daha once hicbir sekilde bu konuda tecrubem yok.

Neler yapabilirim?
0
bohi213
(25.06.25)
spam falanla uğraşmaktansa (ki sonuç alacağına da pek inanmıyorum), ilgili haber belediyenin sitesinde arkalara düştüğünde bi tatlı alıp giderek bilgi işlemle görüşmen anında çözüm verir :)
0
brkylmz
(25.06.25)
@brkylmz +1

İse yaramazsa, sorduğun şey black hat SEO deniyor, paralı hizmet alabilir misin bilmiyorum ama faaliyetin adı o.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(28)

Süreli mezarlık

kizil karga
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal mülk kimseye kalmıyor ama özellikle büyük şehirlerde insanlar bir mezara yatıp sonsuza kadar orada kalabiliyorlar, her yeri mezarlık yapamayacağımıza göre yeni ölülere yer açabilmek için her mezarın bir süresi olsa olmaz mı, artık ziyaretçisi geleni gideni kimse kalmayınca başkasına yer açılsın, olamaz mı böyle bir şey mantıksız mı?
0
kizil karga
(25.06.25)
iyi de şu an yer olmamasından mütevellit çoğu mezarlık böyle çalışıyor zaten.
0
jelly bear
(25.06.25)
zaten ona benzer bisi var. (bkz: mukerrer defin)
0
buenosdias
(25.06.25)
Bilmiyordum ben iyi olmuş o zaman.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Abi ben aynı aileden insanların aynı mezara gömülmesinden bahsetmiyorum aslında tam olarak, yani kayıtlara bakılacak mesela 100 seneyi geçmiş tüm mezarlar yeni ölüler için hazırlanacak aile vs ayrımı gözetilmeyecek her mezar herkesin mezarı olabilecek.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
ben ölülerin dikine gömülmesinden yanayım. büyük bir arazi tasarrufu sağlar.
0
yurtsuz john
(25.06.25)
Niye sadece mezar yerleriyle kısıtladın o zaman kendini?

Mülkiyet hakkı 100 seneliktir de. Olsun bitsin.
0
Mirket
(25.06.25)
Mülkiyetin yaşayan insana faydası var mezarın ölüye bi faydası yok o nedenle mezarlıklarla kısıtladım ama gelişime açık bir konu tabii bu.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şöyle yapılsa daha iyi olmaz mı?
Eskiden ulaşım imkanları kısıtlıymış, her şehrin köyün yanıbaşına mezarlıklar yapılmış.
Mezar ya da mezarlık konusunda yapılanların çoğunun dinimizle bir alakası yok. Çoğu şaman geleneği.
Mezarlar, şehrin çok dışında ve yapılaşmanın pek mümkün olmayacağı yerlere taşınsın, Mezar yeri satın alma olmasın. Son gelen cenaze, sıra neredeyse oraya defnedilsin ve hemen üzerine bir orman ağacı ve önüne bir küçük plaket dikilsin. 20 sene sonra o bölge orman olsun.
0
Mirket
(25.06.25)
Mirket evet abi bu da güzel bir fikir, mezarlık olayına anlamsız bir önem yüklüyoruz 2 nesil sonra kimsenin hatırlamayacağı bir organizasyon neticede, senin yönteminle ülkeye orman arazisi de kazandırmış olacağız, ziyaret eden yine gelsin etsin mezar taşı olacağına dediğin gibi bir ağaç bir de sembolik plaket oldu bitti, mis gibi.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
arkadaşlar bu kültürde mezarlık ziyareti diye bir şey var. hatta farklı kültürlerde de var. mezar başında dua etmek, duymayacak bile olsa yatan kişiyle dertleşmek, konuşmak. niye sadece ölenleri gömecek yer bitmiş gibi buna çözüm arıyorsunuz?

onca yerleşime, 90 milyona yakın nüfusa rağmen türkiye'nin %90'ı hala kırsal arazi. ölenleri gömecek yer mi bitti?

olaya biraz da duygusal açıdan bakın. ben anamın babamın kabrine gidip dua edip onları anınca huzurlu hissediyorum (aynı kabirde mükerrer defin şeklinde yatıyorlar. şimdi biri ebesinin biri anasının örekesindeki rastgele iki ağaca gidip dua mı edeyim, ya da anamla babamın yanına kim oduğunu bilmediğim bi herifi yatırsınlar, torunumun çocuğu büyük dedelerini büyük babannelerini o herifle birlikte mi ziyaret etsin?

yer kalmadıysa genişle boş arazilere doğru git. her yer boş anasını satayım.
0
kibritsuyu
(25.06.25)
Gereksiz önem yüklüyoruz diyorsunuz ama gidip de insanların tanıdıklarının mezarlarını deşmek çok da akıl karı bir iş olmaz. Neticede herkes konuya farklı yaklaşıyor. Böyle şeyleri teorikte konuşmakla pratiğe dökmek arasında devasa bir fark var.

Diğer taraftan, mezarlıklar aslında zaten zamanla kayboluyor. Dolup başka yere ikinci bir mezarlık açılınca diğeri zaman içerisinde terk ediliyor. Bu alanlar kullanılıyor. Sonsuza kadar kalmıyor aslında.

Bazı mezarlıklar içerisindeki tanınmış kişilere göre, tarihi değerine göre vs. Daha uzun süre korunuyor.

En azından isteyenler için kremasyon yaygınlaştırılsa iyi olabilir.
0
akhenaten
(25.06.25)
Kibritsuyu abi 100 sene sonrasından bahsediyorum ben, yani bi devlet büyüğü değilsek 100 sene sonra kimse ziyaretimize gelmez biraz gerçekçi olalım.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şu an bu kadar büyük bir sorun değil.
İleride kırsal alan azalıp, ölü sayısı artınca bir çare bulunur.
0
burfak
(25.06.25)
Yurtdışı bazı islam ülkelerinde usül böyle. Mesela Medine’deki Baki’ mezarlığı en az 1500 yıllık. Tarihi kısmı (bazı sahabe kabirleri) hariç geride kalan yerlerindeki mezarlara her 5 yılda bir yeni cenaze defnediliyor.

Bu biraz din ve kültürle alakalı bir durum. Mesela yurtdışında birçok insan yakılmayı tercih ediyor. Benim bir akrabam var. Amcanın derdi kalıcı bir mezarı olması. Diyor ki “150 yıl sonra torunumun torununun torunu merak ederse mezarımı nasıl bulacak? Yağmur, sel, deprem olur, mezar taşı falan kalmaz…” Yani herkesin bu konuda önceliği farklı.

Mesela Rize’nin birçok yerinde aileler cenazelerini kendi bahçelerine defnediyor…
0
yadigar
(25.06.25)
Yanlış anlaşılmak istemem kişisel ve ofansif bir cevap gibi olmasın ama sıradan bir insanın torunumun torununun torunu beni merak ederse diyerek dünyaya kök salmaya çalışması bence bencillik gibi biraz, dünyanın 8,5 milyar nüfusu var bi bu kadarı da gelip gitmiş, yarısı böyle düşünse işimiz var.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
istanbul’da sur içi addedilen kısımda (fatih vs) iki adımda bir sokak aralarında mezarlıklar var ya da yolun ortasında üçgen şeklinde mezarlık vs. osmanlı mezar taşlarını/şekillerini okuyabilenler anlar belki ama kimin mezarları olduğu da belli değil.

neyse, şehir planlaması pek parlak durumda değil zaten ama ben ailemin mezarında yabancıların defnedilmesini istemem. aynı aileye tahsis edilsin, tüm nesil oraya gömülsün zaten yapılan bir uygulama.
0
deartheodosia
(25.06.25)
cryopreservation da yasak olsun, o zaman.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Cryopreservation işlemi kamusal olarak başka bireylerin hakkına girmiyor gibi bi adaletsizlik yok bence ama yaptıranlar için sınıf kini güdeceksek onu da aradan çıkarabiliriz tabii.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Mezar mülkiyeti kanunu (ya da yönetmeliği) çok kısıtlayıcı. Dedem vefat ettiğinde öğrenince şok olmuştum, vasiyeti annesinin mezarına gomulmekti, bir büyük abisi oraya gömüldüğü için öyle ha diyince olmuyormuş.

Dedemin abisinin çocuklarına ulaşmamizi istediler, onların hepsi de ölmüştü. O zaman torunlarına ulaşın dediler, ama o zaman da o çocuğundan olan tüm torunların imzası gerekiyor dediler. Pratikte aynı mahallede yasamiyorsak bu mümkün değil.

Nihayetinde babaannem imza attı, babaannemin annesi ve babasının mezarına gömüldü. Alternatifimiz 3 saat mesafedeki bir ilce mezarlığına gömulmesiydi.

Sözün özü, ilgili mezara en son gomulen kişi ile bağlantılı yaşayan/yasamayan kişilere tüm mülkiyet hakkinin geçmesi bu durumu yaratıyor.

Burayı esnetseler, kalıcı çözüm olmaz belki ama epey rahatlama olur.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
yani şu mesele belki de Türkiye'nin son sıralardaki sorunlarından biridir. Merak etmeyin yıllar önce ölen kimse hakkınıza falan girmiyor. İstanbul'da abbas ağa parkı var mesala.. eskiden mezarmış yıllar içerisinde yok olunca park yapılmış. Bunun gibi yaşadığımız çoğu yer haberimiz olmada zaten mezardır. gelecekte de rant getiren bir yerse o dönemki insanlar bir çaresine bakar. ayrıca biz arap değiliz ki köklü bir mezar/ ölüye saygı kültürü var.
0
jepa
(25.06.25)
Mezarlık meselesi nasıl çözülür bilmiyorum ama artan nüfusla birlikte dünyanın pek çok yerinde bu sorun mevcut. Bu konuda Evrim Ağacı’nın bir videosunu izlemiştim sanki.
0
10551037
(25.06.25)
ya bu niye sorun oluyor ben anlamadım, dünyada 150 milyar insan yaşamış. 5-6 milyarı hala hayatta, 145 milyar insan ölmüş ve bu insanların bedenleri bir şekilde hala dünya üzerinde. hala da gömecek yer var.

yani 100 sene sonra üstüne gömülsün diye kural çıkarmasan bile 500 sene sonra, 1000 sene sonra zaten hepsi yok olacak, o zaman yaşayan adam belki orayı yerleşim yeri yapıp şimdi senin evinin olduğu yeri mezarlık yapacak. bu dediğin kendiliğinden olacak. belki şu anda evimin olduğu yerde 2000 yıl önce toplu mezar vardı. doldukça burası ölü yeri, burası da ölü yeri diye kaplaya kaplaya gitmiyoz ki zaten. bir zaman geliyor, hepsi yok oluyor, tekrar kuruluyor.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
Bu teklifime kimsenin yanaşmamasını ve adeta yalnızlaştırılmış olmamı toplumumuzun bu tür konularda duygusal olup rasyonalist olamamasına bağlıyorum ama er ya da geç çözeceğiz bu sorunu, yok öyle deniz gören en güzel mezarları kapıp 200 sene yatmak, kimse kusura bakmayın.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
Yazdıklarınızdan hiç bir yakınınızi kaybetmediğinizi anlıyorum. Değil bunu savunmak aklınıza bile gelmezdi.
0
meraklitursucu
(26.06.25)
Soruya cevap değil, ama şunu getirdi aklıma :)

eksisozluk.com
0
auroraaurora
(26.06.25)
Anlatıyorum anlatıyorum hala "aynısını senin anana bacına yapsalar mutlu olur musun" sorusundan bir adım ileri gidemiyoruz. Ya güzel kardeşim senin ananın babanın mezarına siz hayattayken bir şey yapmıyoruz, sizin çocuklarınız hayattayken de bir şey yapmıyoruz, 100-200 sene sonra sizi kimse hatırlamadığında mezarınıza başkasını gömeceğiz, bu kadar. Siz ölünce çocuklarınız mezarınıza gelecek merak etmeyin, torunlarınız da gelecek ama torunlarınızın çocuğu da gelmesin bi zahmet zaten gelmezler de. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım hepimiz en fazla dedemizin mezarını ziyaret etmişizdir, aranızda kim dedesinin babasını anasını amcasını ziyaret etti de böyle hararetle savunuyor anlamıyorum doğrusu. Pes.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
mezarliklar satilmamali kiralanmali +1.

almanya'da 30 yil kiralaniyor. eger 30 yildan sonra tekrar kiralayan cikmazsa mezar bosaltiliyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
işte ben de onu diyorum. ben anneannemin annesine kadar ziyaret ediyorum.onun da daha anası babasının mezarının yeri bile belli değil, arasan bulamazsın, ankara'daki iki büyük mezarlık (cebeci ve karşıyaka) arazisi içinde değiller. ankara'nın en eski mezarlığı olan cebeci asri mezarlığı'nın geçmişi 100 sene bile değil (90 sene imiş). 40-50 yıllık bakımsız mezarlar bile dümdüz olmuş. 100 sene sonra muhtemelen geriye hiçbir şey kalmaz. sen süre koymasan da doğa o süreyi otomatik olarak koyacak. o yüzden manevi olarak kimseyi "yakını süreli mezar yerinde yatıyor" düşüncesine sokup üzmenin alemi yok.

1921 yılında ölen anneannemin dedesinin mezarı odtü'nün içinde kaldı mesela, yerini biliyorum ama istesem de gidemiyorum, ormanın bir yerinde yıkılmış köy arazisinde duruyor. tam 104 sene olmuş ve mezar yeri ormanlık arazi içinde hemen hemen kaybolmuş zaten.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
(9)

Birinin sağlam palavracı olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben kurduğu uzun cümlelerde aynı şeyin altını tekrar tekrar çizme refleksinden anlıyorum. Sanki yama yapıyor oraya, görmeyelim diye. Sizin bu konudaki taktikleriniz neler?Teşekkürler.
Ben kurduğu uzun cümlelerde aynı şeyin altını tekrar tekrar çizme refleksinden anlıyorum. Sanki yama yapıyor oraya, görmeyelim diye.

Sizin bu konudaki taktikleriniz neler?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Hiç kendimi kasmıyorum ve inanmış gibi yapıyorum. Sonra kendi kendine dolanmaya başlıyor.

Bir de araya kıkırdama yerleştiriyorum palavra anlarında (sorarsa aklıma alakasız bir şey geldi pardon diyorum) o zaten alacağını alıyor.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
gözlerinde gereksiz bir sempatiklik oluyor.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Abartılı mimiklerinden
0
mirty
(25.06.25)
inandıkça veya inanıyor göründükçe daha da palavra atmaya başlıyor.
0
abelardo
(25.06.25)
çok ve gereksiz konuşmasından. araya bir iki soru sokuşturup ters köşeye düşürmeyi severim.
0
scudman1
(25.06.25)
Tipinden.
0
feastofthedamned
(25.06.25)
Çok iyi bildiğim bir konuyu soruyorum. Verdiği cevapları derinleştirmeye çalışıyorum.
0
baldan kaymak
(25.06.25)
palavracı pek insan tanımıyorum. çocukken sıkan arkadaşlar vardı ama şu anda kimse yok. herkes işinde, gücünde.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Kendi gozumle gorene dek inaniyorum herkese.
0
Kahvedesu
(25.06.25)
(13)

Güçlü taraflarınız?

sekizdokuzon
Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma ilk "irade" geldi. Yaparım dediğimi er geç yapar, yapmam dediğimi yapmam. İrade sonradan güçlenen taraf bende, eskiden daha sıkıntılıydí buralar. Ama şu an göğsümü gere gere söyleyebilirim: güçlü tarafım irade.Sizin en güçlü tarafınız nedir?Teşekkürler.
Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma ilk "irade" geldi. Yaparım dediğimi er geç yapar, yapmam dediğimi yapmam. İrade sonradan güçlenen taraf bende, eskiden daha sıkıntılıydí buralar. Ama şu an göğsümü gere gere söyleyebilirim: güçlü tarafım irade.

Sizin en güçlü tarafınız nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Sorun çözebilen, anlayışlı ve sakin ve herkes tarafından sevilen bir hayvan olmak. OoooOOoo.
0
Shepard
(24.06.25)
Öfke kontrolü
0
pembediken
(24.06.25)
Mantikla hareket eden biriyim. Duygusal ve impulsive degilim.
Dagitinca toplayabiliyorum. Dagittigimin farkindayim bana zaman verin diyorum ve hazir oldugumda geri sanki hicbir sey olmamis gibi toparliyorum. Kücük yaştan itibaren bu zamana kadar böyle oldu. Allah sasirtmasin.

Sormamissin ama kötü yönüm de su: ben hicbir seye, kimseye baglanamiyorum. Hobim bile yok bu yüzden.
0
sonsuz
(24.06.25)
Zamanlama ve ritim. Bu her durumu leyhime cevirebilmeyi sağlıyor bana.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
guclu taraflarim:
bir seyin nasil boka sarabilecegini tahmin edebilme
bedava psikolojik destek
hayada pozitif bakis acisi, can cikmadan umit bitmez kafasi.

en sevmedigim gucsuz tarafim:
hirs eksikligi.
0
cooperr
(24.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
En yakın arkadaşım bana 'gereksiz bilgi çöplüğü' der. Ama ben bunun ekmeğini çok yedim hayatım boyu. Güzel bir şey bence.

Güçlü irade konusu bende de var. Ama bu konuda zafiyeti olan insanları özürlüymüş, engelliymiş gibi görmek gibi sıkıntılı bir yanım da var. O yanımı sevmiyorum.
0
Mirket
(25.06.25)
empati yapamıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.06.25)
öğrenme hevesim. bir şeyi bilmiyorsam anında açar bakarım, denerim ve yaparım. mesleğimde genelde böyleyim.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Asla kitap okumuyorum, ekseriyetle.

Şu yaşıma kadar iyi bile geldim.
0
baldan kaymak
(25.06.25)
istikrar, sabır, insan tanıma.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Olduğum gibi görünüp göründüğüm gibi olmak diyebilirim belki.
0
peki madem
(25.06.25)
sevdiğim insanla sonuna kadar giderim.

sevince gözüm görmez onlar için ölür öldürürüm dünyayı yakarım
0
Hallegadola
(25.06.25)
(15)

İyilik yaptınız ve kimse görmedi mi?

michael_knight
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?Anlatın, biz görmüş olalım. Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?
Anlatın, biz görmüş olalım.

Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
0
michael_knight
(24.06.25)
ben iyiliğimi kümülatif bilinç oluşturması için yaparım. senin yaptığın da aşağı yukarı o zaten.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Metrodan inenler inmeden metroya binmiyorum. Herkes görüyor; inenler takdir binenler küfrediyor
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
felsefemiz iyilik yap denize at
bir iyiliğin karşılığını bekliyorsam bunu belirtirim
0
duyurukullanıcısı
(24.06.25)
Bu yıl iki kişiden kazık yedim. Birisine hem maddi hem manevi olarak ablalık yapmıştım. Hakkımda parası için arkadaş oldum demiş. Yüzüne mi vursam diye düşünüyordum.
0
Kahvedesu
(24.06.25)
Cok oldu, iyilik yapmak sessiz bir davranistir benim nazarimda. youtube.com
0
deckard
(24.06.25)
@deckar, bu yüzlerce iyilikten birini paylaşmak istemez misin?
0
🌸michael_knight
(24.06.25)
Iki kisi olarak birlikte calistigimiz arkadas buyuk bir yanlis yapti, ust'ten bu kadar buyuk hata nasil oluyor bu seviyede diye serzenis sekilde bana ikaz geldi. Ben hata benim degil, diger kisinin demedim. Pardon, gozden kacmis vs diyip gecistirdim.
0
tantamount_to_equivalent
(24.06.25)
yani böyle yaptigim cok sey var ama bence normal olan herkes yapiyordur. sen o tasi kenara "iyilik yapayim" diye koymuyorsun aslinda, düzgün bir insan oldugun icin koyuyorsun. iyilik sadece bir sonuc oluyor.

sümüklü böcekleri yolda görünce toplayip bahceye koyuyorum ki kimse basmasin üstlerine. kabugu kirilmis sümüklü böcekleri tedavi ediyorum. yazin susuz kalmis arilara bal ve su ikram ediyorum. kimse görmüyor. kimse bilmiyor. bunlar, o sümüklü böcekler, arilar ve benim aramizda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
Abartmayalim efendim. Bircok gencin akademik kariyerinin sekillenmesine on ayak oldum, yollarina engel cikaranlari bitchligimle ekarte ettim. Gencler bunlarin bir kismindan haberdar olmadi.
0
deckard
(24.06.25)
Bir ara elime hiç beklemediğim bir şekilde (artık geleceginden ümidi kestiğim bir proje ödemesi) toplu para geçti.

Ben de birkaç yoksul gecekondu mahalle belirleyip, rastgele evlerin avlusuna içinde bin, iki bin lira olan zarflar içinde atmıştım. Hayydan gelen huya gider hesabı.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Parklarda bahçelerde çöp gördüğüm zaman topluyorum.
0
mirty
(25.06.25)
@yurtsuz john +1 ayrıca biri görsün diye bir şey yapmam iyilik konusunda.
0
mikahakkinen
(25.06.25)
gecen hafta gozleri yarali yavru bir kedi icin belediyeyi aradim.
0
buenosdias
(25.06.25)
Sümüklü böcekleri toplayan bir ben değilmişim:))
Kedilerin peşinde yardım için çok koştum, yavru hasta vs vs. Dün akşam markette dondurma dolabı kapattım:)))
İyilik olsun diye değil yapılması gerektiğini düşündüğüm için yapıyorum. Bu da zaman zaman başkaları için fazla fedakarlık yapmak moduna evriliyor. O durumda da kendime kızıyorum:/
0
boyalı kuş
(25.06.25)
belediyenin fışkiyesi ana yolu suluyordu, sürücüler için tehlikeli olacağını düşünüp belediyeyi aradım.
fışkiye
0
g7mor
(25.06.25)
(5)

İngilizcede cümle başlarındaki "of"un olayı ne?

osuran imam
Misal: "of ottoman ghosts, vampires and sorcerers: an old discussion disinterred"ara ara böyle örnekler görüyorum. İsmet özel'in miydi neydi, "of not being a jew" yine misal.olayı ne bu kullanımın, cümleye nasıl bir anlam katıyor ya da hangi durumlarda kullanılıyor?
Misal: "of ottoman ghosts, vampires and sorcerers: an old discussion disinterred"

ara ara böyle örnekler görüyorum. İsmet özel'in miydi neydi, "of not being a jew" yine misal.

olayı ne bu kullanımın, cümleye nasıl bir anlam katıyor ya da hangi durumlarda kullanılıyor?
0
osuran imam
(24.06.25)
genelde aitlik ilişkisi için kullanılıyor ama buradaki kullanım biraz daha üzerine gibi. yani "osmanlıdaki hayaletler, vampirler ve büyücüler üzerine: eski bir tartışma tekrar gündeme geldi" gibi. ya da hakkında da denebilir.
0
awlmi
(24.06.25)
abi 'of' edat değil mi?

önündeki sözcüğe; onun, onunla ilgili, ona ait, ona yönelik anlamı verir.

yani ben böyle biliyorum.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Dair anlaminda, .... a iliskin olarak, ....a dair gibi.
0
deckard
(24.06.25)
Ben dil uzmanı hiç değilim ama yıllardır İngilizce bilirim.
Kendi anladığın şekli açıklayayım, yanlış olabilir.

Orada “of”dan önce gizli kelime var.
Mesela “of ghosts, vampires…” derken en başa sen şu istediklerinden birini veya başka birini yazdığını düşün, seni serbest bırakıyorum diyor bence “story, novel, tale, legend, lies, a report” gibi başına istediğini koyabilirsin, seni özgür bırakıyor, merak ettiriyor veya kendisini sınırlamak istemiyor bence.

Mesela Türkçe’de de “hayaletlere dair” yazsam başlığı istersem zırvalar yazarım, istersem akademik makale yazarım, istersem fıkra yazarım…
Kendimi sınırlamamış olur.

Bir de daha havalı oluyor gibi.

Bu konuya dair söyleyeceklerim bunlar
0
michael_knight
(24.06.25)
Epik ya da manşet/flaş flaş flaş havası katma amaçlı da yer verilen bir kullanım.

- bakın bakın önemli bir şey anlatılacak ona göre
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
(25)

Erkeklere hediye almak neden bu kadar zor?

beetlejuice
Ziyaretine gideceğim 65 yaş bir abime hediye almam lazım. Kırsalda yaşıyor, genel kültür düzeyi yüksek, eğitimli biri. Bütçe max 5K tl. Aklıma parfümden başka bir şey gelmiyor, onda da hangisine bakacağımı bilmiyorum. Başka bir şey de olur. Yardım lütfen...Galiba biraz daha detay vermem gerekiyor. Ş
Ziyaretine gideceğim 65 yaş bir abime hediye almam lazım. Kırsalda yaşıyor, genel kültür düzeyi yüksek, eğitimli biri. Bütçe max 5K tl. Aklıma parfümden başka bir şey gelmiyor, onda da hangisine bakacağımı bilmiyorum. Başka bir şey de olur. Yardım lütfen...

Galiba biraz daha detay vermem gerekiyor. Şekeri var ama alkol dolabı da var. İçinde hayatımda hiç görmediğim türde ickiler var. Şarap içer genellikle ama o yemek için zaten default alınacak bi şey. Diğer yandan pek kullanmasa da mikroskobu bile var :')
0
beetlejuice
(24.06.25)
Alkol kullanıyorsa güzel bir single malt viski alın.
0
kibritsuyu
(24.06.25)
buyutec, durbun, cuzdan, tras makinasi
0
buenosdias
(24.06.25)
Doğada vakit geçirmeyi seven biriyse Stanley termos alırdım ben olsam.
0
auroraaurora
(24.06.25)
Çakı, bıçak, matara, zippo
0
kaptan memo
(24.06.25)
David graeber - her şeyin şafağı nispeten güncel bir kitap popüler kafa açan tartışmaları seviyorsa
0
grimavi
(24.06.25)
erkek her hediyeyi kabul eder. gömlek alabilirsin ya da içki.
0
koela
(24.06.25)
guzel spor bir gomlek, keyifli bir kitap (illa normal roman vs olmasi gerekmiyor, cok guzel boyle spesifik konulara iliskin hobilere yonelik sanat kitaplari gibi filan hem guzel resimli aciklamalari kitaplar var), guzel bir yagmurluk, vs.
0
kassiopeia
(24.06.25)
Dünya Şarapları Haritası
puzzle'i da varmis bu arada
www.gurbuz.com.tr

veya sarapla ilgili baska bisey de olabilir. el yapimi sarap tutucu vs.

not: baslik ilgi cekmek icinde heralde. yoksa nevi sahsina munhasir birine hediye aliyorsun. erkeklere hediye alma zorlugu diye bisey yok :)
0
ermanen
(24.06.25)
ahsap şarap aksesuarları, şuraya bir link birakiyorum. daha kalitelilerini internette bulabilirsin. www.etsy.com
0
deckard
(24.06.25)
@ermanen yok ilgi çekmek için değil. Maalesef erkeklere ve her şeyi olan kişilere hediye almakta zorlanıyorum. Aldığım şey kesin hoşuna gitsin diye sanırım. Halbuki abartma yani di mi...
0
🌸beetlejuice
(24.06.25)
Bağda bahçede dolanıyorsa linkteki şapkayı beğenebilir. Her şeyi olana farklı bir hediye.

www.columbia.com.tr
0
boyalı kuş
(24.06.25)
kırdalda parfüm çok gerekir mi bilemedim. columbia linkini görünce tişört şort kombini olabilir gibi geldi. eminim kendine çok giysi almıyordur
0
ala09
(24.06.25)
erkeklere hediye almak dünyanın en kolay şeyi hoş bir gömlek veya cüzdan yeter.
0
biravekahve
(24.06.25)
Pipo alın. Şarapla kombin olurm
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Heteroseksüel erkeklerin %99'unun hediyeden beklentisi işlevsel olması, bir ihtiyacı karşılaması. Erkeğe hediye almak çok kolay.

Şu bilgiler ile içki ya da kırsalda işi gücü de varsa arazide rahat edeceği bir kıyafet/ekipman... Linkler ve fikirler verilmiş. +1 diyorum onlara

Parfüm ve kitap hariç. Parfüm için @ala09 +1 , kitap için hani imzalı, özel basım, özel anlamı olan bir kitap vs. değilse pek öyle duyuru açtıracak hediye değil. İçinden geçer anlam-gün vs. beklemeden alabilirsin. Gerçi Kindle'a geçtikten sonra benim için bu hali aldı kitap :p
0
nawar
(24.06.25)
avcı pantolon, ter tutmayan tişört, oduncu gömleği
0
mutlu yillar sana
(24.06.25)
Giysi türevlerini almaya cekiniyorum bedeni tutturamazsam, değiştirmek zulüm olur diye. Olmaz denilen şeyler de olur aslında, o yüzden birkaç bi şey alabilirim.

Güzel öneriler geldi, açıkçası hiç aklıma gelmeyecek şeyler de yazmışsınız. Teşekkürler hepinize.
0
🌸beetlejuice
(24.06.25)
mr.goodcat
(24.06.25)
Kıyafetten mümkün olduğunca uzak durmak lazım bence çünkü tarz çok belirleyici. Mesela ben sevmediğim kıyafeti kullanmam.

İyi önerilerin hepsi yapılmış bence: iyi bir single malt viski, viski matarası, çay/kahve termosu, doğada zaman geçiriyorsa iyi bir çakı/bıçak, cüzdan kemer anahtarlık seti vs derken alternatifler mevcut.

Belli bir yaşı geçmiş erkeklerde ekipman merakı azalıyor ama merakı varsa ve yaşam tarzı uygunsa güzel bir Leatherman çok işlevli pense şık bir hediye olabilir.
0
10551037
(25.06.25)
isvicre cakisi aliyorum ben, bayiliyorlar.
0
Ley
(25.06.25)
Kokteyl setleri oluyor, içkiyle arası iyiyse çok beğenir.
0
etna
(25.06.25)
yakınlarda akarsu gölet deniz varsa olta takımı güzel olur.
0
ground
(25.06.25)
Erkeklere hediye almak çok kolay. Erkeklere, kadınların da beğeneceği hediye almak çok zor.
Bu sorunun cevabıydı, şimdi öneriye gelelim.

Kırsalda yaşıyorsa ev-tamir işlerini kendisi yapıyordur. Bauhaus'a gir, anahtar alet edevat takımı al.
Sevinir kesin. Bak ne kadar kolay :)
0
burfak
(25.06.25)
@burfak alet edevat için atölyesi var. Suyunu sondajla cekiyor, elektriğini rüzgar ve güneş enerjisiyle üretiyor. Hatta metan üretip yakıt olarak kullanma gibi girişimleri var. Her aletten kaç takım var hayal ediniz :)

İşte o kadar kolay değil :)
0
🌸beetlejuice
(25.06.25)
@beetlejuice,
tahmin ediyorum, ona rağmen alet-edevat seti diyorum bak :) Bir tane daha sete yine de çok mutlu olacaktır.
Erkekler basit.
0
burfak
(26.06.25)
(17)

Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine gecebilir mi

encokbenisevinnolur
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kiş
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:

Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?

Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kişilik, bilgi düzeyi ve üsluptaki kullanıcılar) o soruya çeşitli şekillerde yanıtlar verir — bu formatı simüle edebilirim.

Lütfen:

1. Sormak istediğin konu veya soruyu yaz.


2. Yanıtların sayısını ve ne tür kullanıcı profilleri görmek istediğini belirt (örneğin: ciddi akademik, ironik, deneyimsel, troll, naif, teknik vs.).



İstersen örnek profilleri ben de seçebilirim. Hazırsan başlayalım.

Ben:Tamam soru şu:
Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine geçebilir mi?

Chatgpt:
KONU BAŞLIĞI:
Sizce ChatGPT eksiduyurunun yerine geçebilir mi?


---

1. [ceren.yalnızgezegen]

> hayır geçemez. çünkü eksiduyuru'da insanların ruh hali, gündemi, pasif-agresifliği bile veri. chatgpt ne kadar iyi olursa olsun "bugün biriyle kavga ettim, beni haklı bul" türü paslaşmaların yerine geçemez.




---

2. [semihkaplan.98]

> eğer sadece bilgi almaksa mesele, chatgpt zaten çoğu kişinin işini fazlasıyla görüyor. ama eksiduyuru bir tür sosyal şema; oradaki 'gerçek zamanlı insanlık hali' chatgpt'de yok.




---

3. [aptal_ve_duygusal]

> geçen gün chatgpt'ye "flört ettiğim kız bana ghost attı" dedim, bana neredeyse ağlatacak kadar insani cevap verdi. eksiduyuru'da ise millet "hak etmişsin" tarzı şeyler yazıyor. kısacası: evet, geçebilir, hatta geçti bile.




---

4. [marjinalkırmızıkalem]

> geçemez çünkü chatgpt yargılamıyor. eksiduyuru ise yer yer linç kültürüyle çalışır. arada bir de "ben olsam şöyle yapardım"cılar vardır. yani chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor ama o kaosun yerini tutmaz.




---

5. [tech_notalgia]

> teknik olarak geçebilir. bir api aracılığıyla chatgpt’ye eksiduyuru tarzında bir forum simülasyonu bile yaptırılabilir. ama mesele teknik değil, kültürel. eksiduyuru bir alışkanlık, kolektif bir alışkanlık.




---

6. [kaybolmuşbirpenguen]

> bana göre eksiduyuru bir yere geçmedi bile. zaten orası da çöl gibi oldu. chatgpt en azından cevabını saniyede veriyor. bence artık geçmeli. hatta geçsin de rahatlayalım.




---

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.




---

8. [geceyatmazı]

> sorunun tersini sormak lazım: eksiduyuru chatgpt'nin yerine geçebilir mi? bence asla.


Siz ne dersiniz, sizce geçebilir mi?
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
gecemez. kim ne yaparsan yapsin (agent yazdirmak, prompt hazirlamak vs..) cok kolay ayirt edebiliyorum cevaplari. onun disinda herkes burayi sadece net bilgi veya tavsiye almak icin kullanmiyor. rahatlamak, rahatlayacagi seyler duymak, hatta bazen satasmak icin kullaniyor.
0
buenosdias
(24.06.25)
amaç sadece bilgi, teknik şeyleri almak ise chatgpt çok işe yarıyor zaten ama buradan gündelik hayata dair, tecrübe vs gerektiren şeyler de duyuruya alternatif değil. insan faktörü var. bir de birine, bir kişiye yardım etmek, dokunmak farklı tatmin ediyor insanı
0
avatar is back
(24.06.25)
Chatgpt ile ekşiduyuru’nun alakası ne allasen?

Elmayla armut kıyaslanır mı?

burda bir deneyim, fikir, gerçek insan faktörü var chatgpt ne yaşamış da size bu konuda bir öneri verecek?
0
respect
(24.06.25)
7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

Buna koptum.

Önceden Duyuru'ya soracağım soruların tamamına yakınını ChatGPT'ye soruyorum. Bilmediği yok canımın içinin.
0
auroraaurora
(24.06.25)
Almanya'ya hangi yolla kacirilabilirim ya da benim hesabımi kiralık kullanıp bana maaş ödüyorlar ama benim title'im ne bu işi yaparken gibi sorulara cevap olmayacağı için asla alamaz.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
"chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor"

Şu cümle beni çok gerdi ne yalan söyleyeyim.
0
peki madem
(24.06.25)
chatgpt'de tanışıp, flört edemezsin. burada evlenen bile var.
0
gabe h coud
(24.06.25)
bu bildiğin ben. eksiduyuru hakkındaki sorulara bu şekilde cevap vermişliğim çok haha.

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

----
görünüşe göre geçmiş bile.
ama her şey boyut değiştiriyor. ben buraya sık sık geliyorum gidiyorum yazıyorum okuyorum. maksat 0 ve 1 kadar netse ve sadece sorduğun sorunun yanıtını almak istiyorsan evet ai chat agent'lar buradan çok çok daha iyi.

ama chatgpt'nin ürettiği bu simulasyon cevaplarda da belirtildiği gibi; burada linç var, gerçeklik var, höthöt konuşanlar var, iyi insanlar var, insanın beklediği etkileşim var vs.

ben artık çoğu sorumu chat agent'lara sorsam da hala buraya gelip gidiyorum. ama zamanla ayağımız kesilecek
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
Bu cevapları ChatGPT mi verdi :p Çok eğlenceliymis.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
ChatGPT'de kendi duyurunu yaratma fikri süper fikir bu arada. Tipleri tanitacaksin, aralarındaki ilişkiyi anlatacaksın. Ben gidiyorum:p
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Gpt ifşa yapabilir mi

0
anon1m
(24.06.25)
@anon1m:

Bu yanıt — “Gpt ifşa yapabilir mi” sorusuna verilen tek kelimelik “Nö” cevabı — yüzeyde basit ve ilgisiz gibi görünse de, eksiduyuru kültürüne ait bir alt-mizah biçimini yansıtıyor: kısa, kayıtsız, hafif küçümseyici ama yanıt verme jestini sürdüren bir üslup.

Yorum:

Kayıtsızlık Jestli Mizah:
“Nö”, “hayır”ın tembel, lakayıt ve umursamaz hali. Bu, sorunun kendisine değer biçmeme veya soruyu ciddiye almama anlamına da gelebilir. Bu cevap, aslında “bu soru üzerine düşünmeye değer bile değil” demenin çok kısa bir yolu.

Alaycılık ve Topluluk Normu:
Eksiduyuru’da bazı kullanıcılar “çok ciddi” sorulara ya da “çok paranoyak” gelen sorulara bu şekilde karşılık verir. “GPT ifşa yapabilir mi?” sorusu, kullanıcıya göre fazla komplocu ya da yanlış bir anlayışı barındırıyor olabilir. Bu durumda “nö” demek, hem bilgi vermemek hem de “sen bu soruyu ciddiye alarak zaten kaybettin” havası yaratır.

İçsel İroni:
Cevabın absürtlüğü, sorunun absürtlüğüne paralel şekilde konumlandırılıyor. Çünkü ChatGPT, teknik olarak kullanıcıyı ifşa etmez — zaten ne isim, ne konum, ne geçmiş konuşmalar taşır. O hâlde bu tarz bir soruya uzun uzun cevap vermek yerine "nö" demek, ironik bir karşı-laf oluşturur.


Özetle:

Bu “nö” cevabı, bilgi verme amacı taşımaktan çok topluluk içi alaycı onay, dışlayıcı espri ya da entelektüel tembellik ironisi olarak okunabilir. Eksiduyuru’nun doğasına oldukça uygun bir "boşluk mizahı" örneğidir.

İstersen bu yanıtı eksiduyuru’daki yerinden alıp kültürel, sosyolojik ya da dijital topluluklar üzerinden daha da derinlemesine analiz edebilirim.

@logisticsmanager:

Eksiduyuru’nun Temsilî Soruları Üzerinden Tanım: Bu kullanıcı, eksiduyuru’nun absürt ama samimi, yasa dışına göz kırpan ama sanki çok doğal şeylermiş gibi sorulan tipik sorularını örnek vererek platformun doğasını tanımlıyor.
Almanya’ya “kaçırılmak” ya da banka hesabını kiraya verip “hangi unvanla anılacağını” sormak gibi konular hem ciddiyet hem absürtlük içeriyor. Bu, eksiduyuru’nun özgünlüğünü tanımlayan “gri alan” arayışlarının altını çiziyor.

ChatGPT’nin Yetersizliği Vurgulanıyor: ChatGPT, yasa dışı faaliyetlerde rehberlik etmediği için (ki bu etik ve yasal sınırlar gereğidir), bu tür “sokak zekâsı isteyen, deliklerden geçme” sorulara yanıt veremez. Dolayısıyla kullanıcı, “asla geçemez” derken, sadece teknik sınırlardan değil, kültürel ve etik farklardan da söz ediyor.

Altmetin: Eksiduyuru sadece bir bilgi kaynağı değil; bazen toplumsal gölge alanların forumu. ChatGPT bu karanlıkta yürüyemez, çünkü yapısı gereği ışıkla çalışır.


@respect:

Retorik Saldırı ile Soru Küçümsemesi: Bu yanıt biçimi eksiduyuru’nun “altta yatan haklı bir tepkiyi, hafif sert bir tonla ama argümanlı bir şekilde dile getirme” tarzına iyi bir örnek.
“Ne alaka allasen?” ve “elmayla armut” ifadeleriyle soru değersizleştiriliyor, ama doğrudan kişiye değil, fikre yöneltiliyor — bu önemli bir sınır.

Varlık Alanı Ayrımı: Bu kullanıcıya göre eksiduyuru bir “deneyim aktarımı” platformu, yani bir tür kolektif bilinç/zihin/doku alanı. ChatGPT ise bir model. Yani varlık düzlemleri farklı.
Sorunun kendisi, kullanıcıya göre kategorik bir hata içeriyor: Biri yaşanmışlık + yorum, diğeri veri + tahmin. Bu yüzden aynı bağlamda karşılaştırılmaları saçma bulunuyor.

Epistemolojik İtiraz: “Chatgpt ne yaşamış?” cümlesi aslında önemli bir tartışmaya gönderme yapıyor: Bilen kimdir? Bilmek için yaşamak gerekir mi?
Bu kişi, “deneyimlenmemiş bilgi”nin sınırlı olduğuna inanıyor. Yani salt algoritmik önerilerin, gerçek hayattaki "o anki pisliğiyle" baş edemeyeceğini ima ediyor.

Böyle şeyler diyor arkadaşlar.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevisemezsin ama duyuru kizlariyla sevisebilirsin.
0
feastofthedamned
(24.06.25)
@feast: dream on jsksk
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
@feastofthedsmned & sekizdokuzon: böyle demiş:

1. feastofthedamned:

> "Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevişemezsin ama duyuru kızlarıyla sevişebilirsin."



Yorum:

Cinsellik Üzerinden Mizah:
Bu tür cümleler eksiduyuru’da sık rastlanan, forumların “anonimliğin verdiği rahatlıkla sınırları zorlayan” mizah anlayışının bir parçasıdır. Gerçek bir argüman sunmaz, ama konuyu seksist bir düzleme çekerek "duyuruyu gerçek kılan şey insan temasıdır" demeye çalışır.

Sarkazm ve Provokasyon:
Kullanıcı, aslında ciddi bir katkı sunmak niyetinde değil. Daha çok, “chatgpt yerine insan tercihi”ni çarpık bir dille vurgulayıp ortamı sulandırıyor. Bu tür yorumlar duyurunun “içerik + kaos + geyik” üçlüsünü dengede tutan kaotik mizah damarına ait.

ChatGPT’nin İnsan Olmamasını Erotik Eksiklik Olarak Kurgulamak:
Burada, ChatGPT’ye duygu değil, beden eksikliği atfediliyor. Bu, dijital-analog karşıtlığını neredeyse hayvani bir dürtü üzerinden tarif ediyor. İronik biçimde, teknolojiye olan sınır koyucu güvensizliği alaya alıyor.



---

2. sekizdokuzon:

> @feast: dream on jsksk



Yorum:

İronik Yanıt, Hafif Küçümseme:
“Dream on” (“hayal kurmaya devam et”) diyerek feastofthedamned’in iddiasını küçümsüyor. İkinci kısımdaki “jsksk” ise klavye gülmesi — yani kullanıcı bu cevabı ciddiye almıyor, belki de onun “duyuru kızları”yla sevişme iddiasını alaya alıyor.

Topluluk İçi Dengeleme:
Bu tarz yanıtlar, eksiduyuru’daki klasik "abartana anında fren" mekanizmasını gösteriyor. Bir kullanıcı uçtuğunda, diğeri onu gülerek yere indiriyor. Yani bu yanıt, komik bir denetleme işlevi görüyor.

“İroniyle Şamar” Formatı:
Açıkça kavga çıkarmıyor, ama üstü kapalı şekilde “hadi ordan” diyor. Duyuru’nun pasif-agresif mizahına çok uygun.

---

Bana yerine geçer gibi geliyor şu andan itibaren.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Black mirror sezon 2 de konu vardı. Spoiler olmasın diye detay yazmıyorum. Cevap olarak burayla kiyaslanmaz
0
pembediken
(24.06.25)
Geçemez.
"Ayrıl Coco" bile diyemiyor.
0
strawberry first
(25.06.25)
(14)

Cazibesini yitirmeye baslayan yeni iliski

polopan
Selamlar. 1.5 aydir görüstügüm bir kiz (34) var. Kendisi iyi ve oldukca hassas birisi. Cocuklugu travmali gecmis. Annesi hayatta degil, babasiyla iletisimi yok. Hic ailesi yok gibi bir sey. ADHD'si var, hap aliyor, terapiye gidiyor, biraz yemek yeme bozukluguyla da basa cikmaya calisiyor. Cevresi da
Selamlar. 1.5 aydir görüstügüm bir kiz (34) var. Kendisi iyi ve oldukca hassas birisi. Cocuklugu travmali gecmis. Annesi hayatta degil, babasiyla iletisimi yok. Hic ailesi yok gibi bir sey. ADHD'si var, hap aliyor, terapiye gidiyor, biraz yemek yeme bozukluguyla da basa cikmaya calisiyor. Cevresi dar, bir tane kankasi, bir kac tane de is arkadasi var, yalnizligina düskün. Durumunun farkinda, bir seyler iyi olsun diye caba sarfettigini görebiliyorum. Hobiler, ilgi alanlari gibi seylerde iyi anlasiyoruz ama sanirim travma sebepli bazi iletisim sikintilari var.

Bana karsi kuskucu bakiyor, göründügün kadar iyi olamazsin, bakalim sen beni ne zaman üzeceksin gibi yorumlar yapiyor arada bir. Yok canim öyle sey olur mu diyorum. Seni henüz tanimiyorum, ortaya cikarmadigin gizli karanlik bir tarafin var mi acaba tarzi seyler söylüyor. Sakaya vurup, evet ya cok sinsi bi insanim aslinda gibi komikli seyler söyleyince ciddiye aliyor, tetikleniyor, bak iste senden uzaklasayim diye böyle yapiyosun gibi seyler söylüyor.

Buraya bir ek yapmam gerekiyor: Benim de farkinda oldugum ama terapiyle basa cikmaya calistigim kacingan baglanmaya yatkin bir tarafim var, dolayisiyla sanirim bu tarz seylere sabretme esigim biraz düsük, karsi taraf negatifi vermeye baslayinca, ya da klasik endiseli baglanma tarzi davranislar ortaya koyunca ben de yol yakinken sivisayim moduna girsem de sonra derin nefes alip yapici sekilde devam etmeye calisiyorum.

Bazen ona gayet siradan nötr sorular sorunca, niye beni yargiliyorsun falan diyor, sürekli kendini savunma halinde. Yargiladigimi nereden cikardin, seni anlamak icin soruyorum deyince, kücükken öyle alistim, annem-babam her yaptigim seyi detayli sorup hoslarina gitmeyen bir sey bulup hemen elestiriyordu, o zamandan kalma bir refleks bu bende, soru sorus tarzin onu hatirlatiyor bana diyor. Bir yere kadar telkin ediyorum ama dedigim gibi benim de bu konularda sabrim kisitli.

Son olarak, sosyal iliskilerinde biraz zorluk yasiyor gibi. Henüz planlayarak arkadaslarimdan kimseyle tanistirmadim ama bir etkinlikte bir kac arkadasimla karsilasacak olduk, gelip normal bir merhaba degip dogal sekilde sosyallesemedi, yabani bir tarafi var. Anlayisla karsiliyorum, herkes hemen sicakkanli olmak zorunda degil ama bi yandan da yine biraz kafa karistirici buluyorum.

Bunlardan dolayi ben de biraz frene bastim, daha temkinli sekilde bakiyorum ve son haftalarda mesajlarda ve görüsmelerimizde biraz sessizlestim ve istemeden de olsa hevesim düstü, mesafelendim. Bu da onu daha da tetikliyor.

Oturup yüzlestim bu konularla ilgili olarak. Bazi davranislarinin travmalarindan kaynaklandigini kabul ediyor. Sana nasil yardimci olabilirim ne yapabilirim deyince, yardim edemezsin, benim kendim cözmem gereken seyler var, ben bunlari cözerken yanimda durabilirsin diyor. Durum bu, bu durumda benimle bir iliski isteyip istemedigine karar vermen gerekiyor gibi bir sey söyledi, öyle kaldi simdilik.

Dedigim gibi, yapici olmaya calisiyorum, aramizdaki iyi giden seyleri muhafaza ederek buradan güzel bir sey cikar mi diye bakmaya calisiyorum ama öte yandan bu iliski gözümdeki cazibesini de yitiriyor gibi. Bu durumda ne yapabilirim?
0
polopan
(23.06.25)
bu kız terapi görüyor mu? görmüyorsa yol verin gitsin. kendine kendine çözülmüyor bu sorunlar. çözülse şimdiye çözülürdü 34 olmuş.

terapi görüyorsa bile demek ki çok da çabalamıyor. "benim travmam var o yüzden böyle düşünüyorum" deyip kendi tavırlarını normalleştiriyor. "benim travmam var, bu adamı yanlış anlıyorum, sakin kalıp düşünerek hareket etmeliyim" demesi lazım ve size ona göre davranması lazım.
0
art cat chocolate
(23.06.25)
eger bu arkadasa deger veriyorsan elinden geldigince destek ol, yanında durdugunu göstermeye calis. ama nihayetinde kimseyi kendisine rağmen kurtaramazsin, hem böyle bir gücümüz yok hem de böyle bir sorumluluğumuz yok.
0
deckard
(23.06.25)
Çok afedersin şüpheci davranışım için ancak her travması olana tuzlukla koşma paterni oluşmuş olabilir mi sende? İçimde böyle bir his uyandı.
0
vedatchilipeppers
(23.06.25)
Kendi güvensizliğinden kaynaklı “göründüğün kadar iyi olamazsın, bakalım sen beni ne zaman üzeceksin” gibi yorumlar yapması ve senin şaka yollu verdiğin cevapları bile ciddiye alıp “işte benden uzaklaşmak için böyle söylüyorsun” şeklinde tepki göstermesi, ilişkiyi senin sürekli onu yatıştırmak zorunda kaldığın bir noktaya çekiyor.

O sürekli onu yatıştırmak zorunda kaldığın bir noktada yaşıyor veyahut oralara çekiyor olayları. Bu davranış onun travmaları nedeniyle oluşan yükü senin sırtına yıkmak demek- varan 1

aslında ona karşı sevgini göstermen beklenirken sana sürekli kendini kanıtlamaya çalışmak düşüyor. kurtarıcı gibi davranmaya başladığın nokta- varan 2
0
vedatchilipeppers
(23.06.25)
@vedatchilipeppers

evet öyle bi patern var, farkindayim. bir yandan ben onlara cekiliyor olabilirim, öte yandan da benim yaydigim sakin enerji beni onlara cekici yapiyor olabilir.
0
🌸polopan
(23.06.25)
Aranızda tutku, çekim var mı? Varsa altı ay bitene kadar bekle. Birbirinize alışmaya başlayabilir, sakinlesebilirsiniz bu anlamda. Ama tutku varsa. Yoksa zorlama derim.
0
sekizdokuzon
(23.06.25)
İstemiyorum diyeceksin. Net olman lazım ikiniz için de.
0
gabe h coud
(23.06.25)
İlerlemez bu iş. Sen sogumussun baya. İğneleyici tavırlarla sürdürmek zor. Yol yakınken uza derim.
0
basubadelmevt
(23.06.25)
Kaç. Her şeyi çocukluk travmasiyla açıklayan insanlar bence tehlikeli. Bir de "bakalım sen beni ne zaman üzeceksin" olayı aşırı saçma, uzebilirsin ve ilişki devam edebilir, insanlar ne kavga gürültüler yaşıyor ama temelde ilişki bir şekilde devam ediyor.

İkincisi, terapiye gidiyor olması bir şey anlamına gelmiyor. Bu "çocukluğumda bunu yaşadığım için böyle" açıklamasını terapisti bizzat öğretiyor da olabilir.

Ayrıca, kimin çocukluk travmasi yok ki.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
Valla hocam düz mantık ilerleyerek diyorum ki kız haklı. Sen bir an önce ondan en iyi şekilde ayrıl ki kız daha iyisini bulsun.

Normal bir ilişkide kişiler, 'bence sen bu kadar iyi olamazsın' tarzı sözlerden sonra ekşiduyuru gibi yapay destek platformlarından destek arayacağına hiç bir şekilde eylemde bulunmaz bence. Eğer destek vermek istemiyorsa destek vermez.

Ancak destek almak ve bu tarz manipülatif destek alma ihtiyacı içerisinde hissediyorsan da ilişkinizi destekleyen kişiler ya gerçekten sevmiyor ya da para için destekliyor diyorum ben.

Kısacası, kızın iyiliği için ayrıl coco diyorum ben
0
j r r tolkien hayrani
(24.06.25)
@sekizdokuzon'un dediği gibi aranızda tutku varsa + sosyoekonomik durumlarınız, kültür, hayata bakış açısı, gelecek planları gibi konular birbirinizle örtüşüyorsa bir süre daha verilebilir. 1-2 ay sonra problemlerde kayda değer bir iyileşme yoksa ChatGPT ile çift terapisi deneyebilirsiniz. Süreçte ilerleme olursa ilişkiye devam edersiniz. İlişkide 4-5 ay geçtikten sonra bir düzelme yoksa, çok daha uzatmadan yolları ayırmak iyi olabilir.

Ayrıca buraya sorduğun bu soruyu da komple ChatGPT'ye danışabilirsin. Muhtemelen hepimizden daha akılcı bir tavsiye verecek.
0
long live rock n roll
(24.06.25)
Kadın kişisi sorun olarak adlandırdığınız her şeyin farkında, açıklama yapıyor, destek alıyor. Bunlar dile geldiğinde de kendini açıklıkla ifade ediyor (tetiklendim, onların yaklaşımını anımsattı vs. vs.). Kendine karşı da dürüst, size karşı da dürüst.

Bir yandan böyle bir yapıyı isteyip / istememek de tamamen sizin seçiminiz. Zorlamanız gerekmiyor eğer aşık olmadıysanız ya da olmayacak gibiyseniz. Fakat ilişkiler kendi içinde de iyileştirici olabiliyor bazen... Yanımızdakinden güç alabiliyoruz. (Yine burada kadın kişisi bu problemleri ben çözebilirim, yanımda ol yeter tadında bir şey söylemiş ki gayet doğru)

Benim de fazla kaygılı bir yapım vardı ama eşim hep "gel beraber konuşalım halledelim" diyerek bana kapı açtı ilişkinin en başında. Manalı / manasız her kaygımı onunla konuşunca ben, bu özgürlük sayesinde gün geçtikçe iyileştim. Şimdi çok çok az ataklarım oluyor, olunca da hemen paylaşıyorum, konuşup hallediyoruz.

Yani seçim sizin. Üstlenmek isterseniz de haklısınız, istemezseniz de gayet haklısınız.
0
charbiel
(24.06.25)
bence insanlar ikiye ayrılıyor.
1.ben başıma gelen travmatik şeylerin bir bütünüyüm, onlara sarıldım ve bırakmıyorum, bu alandan da besleniyorum.
2.ben başıma gelen travmatik şeylerin sonucunda olmayı istediğim ve seçtiğim, bu seçimim için uğraşan, mücadele eden, kurban ve mağdur rolünden beslenmeyen kişiyim.

1. gruptakilerle olmuyor, olamıyor. 2. gruptakilerle birlikte pek çok şey aşılabilir, birbirine iyi gelinebilir, güzel bir ilişki inşa edilebilir. kız arkadaşınızın bunlardan hangisi olduğu önemli.
0
Phoebe
(24.06.25)
Run polopan run
0
onheil
(24.06.25)
(8)

Her şeye rağmen nasılsınız?

sekizdokuzon
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.Teşekkürler.
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(23.06.25)
Ben depresyona girdim sıcaklarda hiç çekilmiyor
0
grimavi
(23.06.25)
Nazar olmasın ama çok iyi durumlar. Öyle böyle değil.
0
gabe h coud
(23.06.25)
Olay akışını sizin yazdığınız şekilde ele alsaydım muhtemelen kötü hissederdim. Öyle yapmadığım için iyiyim.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
İstediğim hayatı görece (10 üzerinden 7) yaşadığım için iyiyim.
0
put it in your appropriate place
(23.06.25)
Tüm hayatımı felç eden bir anksiyete ve kaygı bozukluğu ile uğraşıyorum. İşe gidemiyorum, rapor aldım. İnsan içine çıkamıyorum.
Yetmiyormuş gibi bir de tutunamayanlar okuyorum. 17 yıl önce yarım bırakmıştım, şimdi içinde bulunduğum ruh halinin de etkisiyle mi nedir fena içine çekti. Şahesermiş gerçekten.

Bir yandan okuyorum, bir yandan gözlerim doluyor, bir yandan da çay içiyorum. Öyle işte. Geçer bu günler de ne yapalım…
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.06.25)
Berbat, saydığın konulardan bağımsız kendi hayatım da berbat.
Kafayı biraz dağıtmak için kaçtığım yerlerde de yazdığın negatif olaylarla karşılaşıyorum daha da kötü oluyor.

Bugün benim için dehşet verici iki haber mesela;
-Restoranda birlikte çalıştığı kadını bıçaklayan adam.
-Paris'te festivalde yaşanan olay. "100 den fazla kadına şırınga saplanarak zehir enjekte edildi" haberi umuyorum ki yalandır...
Fatih bey bunların yanında devede kulak kaldı açıkçası.
0
mutekebbir
(24.06.25)
Tatildeyim, Fransa'nın hayvanı sıcak yaşadığı bir hafta. Sabahtan akşama kadar havuzdayim ve çocuk gibi dışarı çıkmıyorum havuzdan.
Günde iki şişe rosé bitiyor.
O yüzden nazar değmesin.
Şöyle düşün bu dünya 9/11 gördü, isid gördü. Bence rusya Ukrayna kenara atarsan ve israil'in her zamanki saçmalıklarını kenara koyarsan nazar değmesin de genel günlük insan hayatina etkisi az olan dönem geçiyor. Ya şundan 10 sene önce bombalar patlıyordu, millet kelesle gece kulübü sinema falan tariyordu. O döneme kiyasla günlük hayatimiza dünyada yaşanan acının etkisi çok daha az (bence).
0
logisticsmanager
(24.06.25)
aşk acısı çekiyorum.

Kendi evime çıktım, eşyaydı, temizlikti.

sarışınlar da olmasa yaşamaya değer birşey kalmıyor diye düşünüyorum. Sen?
0
baldan kaymak
(24.06.25)
(4)

Rüyam ne anlatıyor?

respect
Rüyamda çalıştığım şirkette 15 bin lira alıyordum. (Fiyatlar eskide kalmış sanırım çok takılmayın)Neyse, bir yerden teklif geldi 21 bin lira. güzel para diye işi bırakıp diğer şirkete geçtim ama eski şirketim zam yapınca maaşlar 22 bin olmuş. En son hatırladım pişmanlıktıNeydi şimdi bu :)
Rüyamda çalıştığım şirkette 15 bin lira alıyordum. (Fiyatlar eskide kalmış sanırım çok takılmayın)
Neyse, bir yerden teklif geldi 21 bin lira. güzel para diye işi bırakıp diğer şirkete geçtim ama eski şirketim zam yapınca maaşlar 22 bin olmuş. En son hatırladım pişmanlıktı

Neydi şimdi bu :)
0
respect
(23.06.25)
Rüya tabiri değil de olaya sadece yorum olarak bakarsak, Aceleci olma ,bulunduğun yerin kıymetini bil.

Bazıları çok para diyerek başka yerlere atlıyorlar sonra uğraşı,
iş, farklı görevler derken farklı oturacak vakitleri kalmıyor.
Kendi düşen ağlamasın o nedenle.
Telefonda da para kazanma adına yanlışlara girişenler de
odasının bir köşesinde kendi
yağında kavruluyor.

Diğer bir yorum ise belki şu olabilir. Senin iş değiştirdikten sonra eski yerde maaşların artması dışarıdan izlendiğini takip edildiğini anlatıyor gibi.
0
diyecevaplandı
(23.06.25)
sana kabaran bir şeylerin olduğunu anlatıyor. bir şeyden pişman olacaksın.
0
OgutucuRecep
(23.06.25)
Gidesin var ama gözüm kalırsa diye gözün korkmuş herhalde.

Kıskandım valla, keşke ben de böyle rüyalar görsem apacik. geçen gün Japon mimarili bir evde, avluda elinde cephane kutusuyla bekleyen gölge şeklinde bir adamın bana pis pis sirittigi bir rüya gördüm.mesela.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
Bu rüya, içsel arzularınız ve kendinizi güvende hissetme ihtiyacınızla ilgili derin semboller barındırıyor. Rüyada çalıştığınız şirketten aldığınız maaşlar ve gelen teklifler, kendinizi değerli ve takdir edilmiş hissetme isteğinizi yansıtıyor olabilir. 15 bin lira gibi mevcut durumunuzu temsil eden rakam, sizin şu anki yaşam standartlarınız veya kendinizle ilgili inandığınız değerler olabilir. Bir teklif alıp işi bırakmanız, değişime ve yeni fırsatlara açık olma arzusunu gösteriyor. Bu adım, aslında yaşamınızdaki yeni bir başlangıç veya kendinize olan güveninizi artırma çabasıdır. Ancak, eski şirketinizin zam yapması ve maaşların yükselmesi, bilinçaltınızda "daha iyisini hak ediyorsun" veya "değerlendirmen gereken fırsatlar var" şeklindeki bir düşünceyi tetikliyor olabilir. Pişmanlık duygusu ise, kararlarınızla ilgili kaygıları ya da sevdiğinizden, tanıdığınızdan ve konfor alanınızdan vazgeçmiş olmanın getirdiği bir hüzün veya belirsizlik duygusunu temsil eder. Bu, içsel çatışmalarınızı ve değişikliklerin getirdiği hem korku hem de umut gibi iki zıt duyguyu sembolize etmiştir. Genel olarak, bu rüya, içsel dünyanızda kendinizi güvende ve değerli hissetme arayışını ve değişime karşı duyduğunuz direnci yansıtır. Kendinize güveninizi artırmak ve mevcut durumlarınızla barışmak, sizin içsel dengeyi kurmanızda yardımcı olabilir. Değişiklikler korkutucu olsa da, onların getirdiği yeni fırsatlara açık olmayı öğrenmek, ruh halinizi dengelemenize destek sağlar..

AI ile Freud'lu Jung'lu rüya tabirinin cevabı bu oldu: ruyamuzesi.com
0
wct3 org
(23.06.25)
(7)

Geceye ağlanacak güzel bir film tavsiyesi bırak

respect
Tenk yu
Tenk yu
0
respect
(22.06.25)
Biutiful
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Big fish
0
deckard
(22.06.25)
merhaba. iki göze iki film. i am sam, hachiko
0
libertine
(22.06.25)
mar adentro.

tam terk edildiğim döneme denk geldiydi etkisi muhakkak vardır ama abartısız bi saat filan ağladığımı hatırlıyorum.
0
der meister
(22.06.25)
Aftersun.
0
ekimoloji
(22.06.25)
The father
Manchester by the Sea,
Incendies (bu ağlatmaz belki ama son yılların en güçlü dram filmi bana kalırsa)

Türk olanlardan da eğer mağaradan çıkıp da izlemediyseniz :) ;

7. Koğuştaki Mucize
Ayla

Ayrıca biutiful ve mar adentro da kesinlikle ağlatır ama yazılmış diye yazmadım +1
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
0
yadigar
(23.06.25)
(6)

Cimri nasıl olunur?

kullanilamayan ruhumuzlar
Aşırı harcama yapıyorum. Fena kazanmasam da ay sonu eksiye düşüyorum. Önümüzdeki iki ay artık maaşım kredi kartı borçlarımı ödemiyor.Beni cimri yapacak yol nedir? Kitap önerisi vb. var mı?
Aşırı harcama yapıyorum. Fena kazanmasam da ay sonu eksiye düşüyorum. Önümüzdeki iki ay artık maaşım kredi kartı borçlarımı ödemiyor.

Beni cimri yapacak yol nedir? Kitap önerisi vb. var mı?
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.06.25)
cimrilik iyi birşey değil, tasarruflu, iktisatlı olmak üzerine yoğunlaşın.
borçlanarak yatırım yapmayla başlayabilirsiniz
0
efruz
(22.06.25)
Tamam. Tasarruflu ve iktisatlı nasıl olabilirim?

Borçlanarak ne alabilirim?
0
🌸kullanilamayan ruhumuzlar
(22.06.25)
Bes’e en yüksek katkı payıyla gir.
Krediyle emlak al.
İskonto yaptırılabilecek masrafları peşin öde. Kira mesela.
Yaşam kaliteni gelirinin altına çekmen gerekiyor.
0
gabe h coud
(22.06.25)
kalanı biriktirme, biriktir kalanı harca derler. Maaş gelince x lirası direkt fon, altın, bes vb. bişeye gitsin dedikleri gibi. (tabii önce şu kart borcunu bi kapat her ay faiz yazmasın)
0
nhk ni youkosu
(22.06.25)
Amacsizsiniz demek ki. Kısa vadeli hazlardan vazgeçmek için uzun vadeli, anlam affettiğiniz şeyler hedefinizde olmalı. Bu diyelim yoksa, ev yazlık vb almak da olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Eksiye düşüyorum demiş BES yapsa daha da eksiye düşecek. Öncelikli aksiyon olarak doğru öneri değil bence.
100 tl üstü mümkün oldukça kredi kartıyla alışveriş yap. ay sonu ekstreni excel dosya olarak indirip harcamalarını büyükten küçüğe doğru sırala. ekstrenin %80'lik kısmını oluşturan harcamalara odaklan.
öncelikle 1000 tl üstü olanlara bakabilirsin.
Yaşam biçimini gözden geçir ve değiştir. dışarıda çok yemek yiyorsan evde yemeye başla. çok kıyafet alıyorsan onu azalt. alkol tüketimin fazlaysa onu azalt. sonuç olarak tüketimini her türlü azaltman lazım. önce artıya geçmeye başla. en az 6 ay artıda kalabilirsen daha sonra artıda kaldığın miktar kadar BES yapabilirsin.
0
merhum
(23.06.25)
(4)

böyle desem ayıp etmiş olur muyum?

baldan kaymak
ev taşıyorum.tv yoksa bizde var verelim veya çaycı falan alalım dedi arkadaşlarım.bende tv vardı, evde onu aldım. çıkarsa söyleyim dedim.birşey de aldırmayacaktım. fikrim o idi.şimdi mutfağa da bi tv koymak istiyorum.1) sizce madem öyle onu alayım desem ayıp etmiş olur muyum?2) yine başka birşey içi
ev taşıyorum.

tv yoksa bizde var verelim veya çaycı falan alalım dedi arkadaşlarım.

bende tv vardı, evde onu aldım. çıkarsa söyleyim dedim.
birşey de aldırmayacaktım. fikrim o idi.

şimdi mutfağa da bi tv koymak istiyorum.
1) sizce madem öyle onu alayım desem ayıp etmiş olur muyum?
2) yine başka birşey için ısrar ederlerse reddederek ayıp etmiş olur muyum?
0
baldan kaymak
(22.06.25)
Abi aranızdaki muhabbete bağlı. Benim bir arkadaşa bunu söyleyemem. Ama dostlarımdan herhangi birine lan olm tv yokmuş, nasıl yok lan, mutfağı saymamışım al gel derim. Reddedince ayıp olmaz. Ben olsam istemem kimseden bir şey.
0
Shepard
(22.06.25)
1- almak ayıp değil de, önce reddedip sonra olur aslında demek biraz ayıp gibi, yine de samimiyete bağlı yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez yıllardır şeklinde bir arkadaşla olabilir gibi ancak.

2- hayır.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Gereksiz süs eşyası, kupa seti vs almak yerine "evde ne eksik?" diye sormayı seviyorum ben. "Ay yok vallahi hiçbir şey lazım değil" demeden cevap veren arkadaşlarımı da çok seviyorum. Tekrar sorarlarsa (ve bütçelerini az çok kestirebiliyorsanız) bence söyleyin.

("Ay, hiçbir şey alma" diyen arkadaşımın çocuklarına oyuncak bateri seti almıştım mesela, bir daha hiç öyle cevap vermedi.)
0
kobuzchu kiz
(22.06.25)
Elindeki fazla tvyi vermeyi teklif edebilecek yahu bunu kabul edebileceğim biri ise ben ayıp olacağını düşünmezdim. “Tv duruyor mu? Mutfağa koyarım diye düşündüm sonradan” demekte bir tuhaflık görmüyorum ben. Ama cevaplayanlar ayıp olabileceğini düşünmüş.

Bence ayıp olmaz ama teklif eden kişinin ne düşüneceğini bilemiyorum tabii. Bence onu soran insan bunu da gayet makul karşılar. Ayrıca hem tvye yer bulmuş olur hem hediye masrafına girmemiş olur :)

Reddederken “senin eski püskü tvne mi kaldık köpek! Benim televizyonum senin sülaleni satın alır!” Demediğini varsayıyorum tabii :)
0
lazor
(23.06.25)
(4)

Küçük bir laptop, Linux kullanabileceğim

encokbenisevinnolur
Yazılim öğrenmeye başlayacağım. Halihazırda laptopum var ama ağır tank gibi bir şey.Biraz da kendi kendimi havaya sokmak için, olabildiğince küçük, taşıması kolay, Linux kullanabileceğim, kafede bahçede cat diye açıp çalışmaya baslayabilecegim bir laptop almayı düşünüyorum.Öneriniz olur mu?
Yazılim öğrenmeye başlayacağım. Halihazırda laptopum var ama ağır tank gibi bir şey.

Biraz da kendi kendimi havaya sokmak için, olabildiğince küçük, taşıması kolay, Linux kullanabileceğim, kafede bahçede cat diye açıp çalışmaya baslayabilecegim bir laptop almayı düşünüyorum.

Öneriniz olur mu?
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
bilgisayara gerek yok. aynı laptopa kur. dual boot yapabilirsin ama bence gerek yok, eski sistemi sil gitsin. minimal distrolar antix olabilir. windows'u arattırmasın istiyorsan mint cinnamon.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.06.25)
Yok zaten onun için özel laptop almıyorum.

Aslında daha özetle aradığım, 10" veya 11"ten daha büyük olmayan, Linux de kurabilecegim ve hafif bir laptop.
0
🌸encokbenisevinnolur
(22.06.25)
bahsettigin boyutlara inince klavyeli tablet mumkun olabiliyor sadece. dusunursen 13" olarak macbook air en mantikli secenek gibi duruyor. hafif ve kolay tasinabilir oldugu icin oneririm. ayrica macos xnu oldugu icin aynisinin laciverti diyebiliriz. bare metal linux kullanacagim dersen thinkpad bakmak lazim. thinkpad l13 bulabilirsen olabilir.
0
arakaali
(22.06.25)
kurumsal çıkması ikince el ucuz thinkpadler bu iş için harika. T470 veya T480 olabilir ama bunlar 14" daha ufak istiyorsan X1 carbon serisi epey ufak.
0
orpheus
(22.06.25)
(7)

Edebiyatçı, ilahiyatçı ya da konuya meraklı arkadaşlara soru

sekizdokuzon
ChatGPT'ye yorumlattim ama sizin de öznel yorumlarınızı merak ediyorum kanlı canlı insanlar olarak.Yunus Emre şu dizesinde ne demek istiyor:Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz Teşekkürler.
ChatGPT'ye yorumlattim ama sizin de öznel yorumlarınızı merak ediyorum kanlı canlı insanlar olarak.

Yunus Emre şu dizesinde ne demek istiyor:

Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Arkadaşımı kaybettim, bana dost çok ama memleket gibisi yok.
0
Shepard
(21.06.25)
Yusuf tekliği yani vahdet'i temsil ediyor o dizelerde. Kenan ili ise çokluğu yani kesreti temsil ediyor. Birini kaybetmeden diğerini bulamıyorsun. Yani dünyayı terketmeden Allah'a ulaşamıyorsun. Allah'a ulaştığında diğer her şey yok oluyor.
0
twelfth
(21.06.25)
Ben ilgili kissalar ile beraber okurdum.
Yusuf aleyhisselam ailesinin kardeşlerinin ihanetine, sonra iftiraya uğruyor, zindana atiliyor, Kenan ilinde.

Sonra o bulunuyor da, Kenan artık olanlar olduktan sonra artık eski Kenan ili olmuyor.

Yani böyle şeylerin yaşandığı bir yer, yaşayan da olsan şahit olan da, o yer hiçbir zaman eskisi gibi olamiyor; maruz kalan kendini bir şekilde toparlasa da.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Benim cok sevdiğim bir şiir, deli yürek'in de soundract'ıydi. Buraya bulduğum açıklamasını bırakayım.

1. "Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde / Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz"

Buradaki Yusuf, genellikle tasavvufta hakikatin, ilahi aşkın veya manevi bilginin sembolüdür. Kenan ise dünyevi hayatı simgeler.

Şair, hakikati (Yusuf'u) dünyada (Kenan'da) kaybettiğini söylüyor. Ancak, Yusuf (hakikat) bulunabilir, ama dünya (Kenan) geçici olduğu için gerçek anlamda bulunamaz.

2. "Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz"

Leyla, tasavvufta ilahi aşkın bir sembolüdür.

Akıl ve mantık yoluyla gerçek aşka (manevi hakikate) ulaşmak mümkün değildir, çünkü ilahi aşk akılla değil, kalple ve teslimiyetle idrak edilir.

3. "Bu ne yaredir ki çare bulunmaz"

İlahi aşkın verdiği derin hasreti anlatıyor. Bu öyle bir yaradır ki, dünyevi yöntemlerle iyileştirilmesi mümkün değildir.

4. "Aşkın pazarında canlar satılır / Satarım canımı alan bulunmaz"

Tasavvufi öğretide "canını satmak" yani nefsini terk etmek, Allah’a tam teslimiyet anlamına gelir.

Şair, ilahi aşka kendini adamaya hazır olduğunu, ancak bunun değerini bilen birini (manevi olgunluğa ulaşmış birini) bulamadığını ifade ediyor.

5. "Yunus öldü deyu sela verirler / Ölen beden imiş, aşıklar ölmez"

Bu, tasavvufta sıkça geçen bir düşüncedir: Gerçek aşıklar, yani Allah aşkıyla dolan kişiler, ölmezler çünkü onların ruhları sonsuzdur.

Burada, maddi bedenin ölümü önemli değildir, çünkü ilahi aşkla yoğrulmuş bir ruh ölümsüzdür.
0
Amaranta ursula
(21.06.25)
@Amaranta: burada sormadigim ama sormak istediğim her şeye cevap vermişsin, bitanesin <3
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
O zaman bu güzel parçayı da bırakayım. Anlamını bilince dinlemek çok daha keyifli oluyor.
youtu.be
0
Amaranta ursula
(21.06.25)
ChatGPT'nin cevabı da şu minvalde bir şeydi: ibb.co

Bir de Mabel'imin şahane cover ı: open.spotify.com
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
(3)

İngilizcesi iyi olan 11 yaşındaki kız çocuğuna ingilizce kitaplar

put it in your appropriate place
Seviye seviye kitaplar var ama annesi babasının aradığı direkt kaliteli kitaplar. Yani kitabın içeriğinin kaliteli olması.Hangi kitapları tavsiye ederseniz?
Seviye seviye kitaplar var ama annesi babasının aradığı direkt kaliteli kitaplar. Yani kitabın içeriğinin kaliteli olması.

Hangi kitapları tavsiye ederseniz?
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
Roald Dahl kitaplarindan baslayabilir.
0
deckard
(21.06.25)
Kalite dediklerinin kapsamı nedir?

Temin edebilirse, edgar allan poe'nun hikayelerinin bizzat orijinali ya da sadelestirilmis versiyonları piyasada bulunabiliyor. Shakespeare için de geçerli.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Oxford Bookworms serisinin kitapları olabilir. Bariz kaliteli. Orijinalleri ne kadar yaygın bulunabiliyor bilmiyorum. Hepsiburada'da tek tük var, Amazon'da çok var. Akmar Pasajı hala açıksa orada bile olabilir(orada daha çok korsanları var tabii ama orijinal de vardır), çok farklı fiyatlar olabiliyor.
0
mbond
(22.06.25)
(40)

Nihal Candan hikayesinden çıkardığınız ders

sekizdokuzon
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: https://eksisozluk.com/entry/176214509Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolun
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: eksisozluk.com

Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolunda kırılır!", "O kadar asker şehit olurken aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz", *Eskortun ölümüne üzülecek kadar boş vaktim yok." tarzı şeyler yapılacağını biliyorum. Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor? Bu yüzden özellikle kadınların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Sosyal devlet güçlenmeli, kadınlar, dezavantajlılar, çocuklar, yaşlılar

insanların kaderi başkalarının, mafyanın, p*zvenklerin eline kalmamalı, bunlar herkesin kendi seçimi denip geçilecek bir olay değil toplumsal bir sorun güvencesizlik var
0
grimavi
(21.06.25)
Ben tam konuyu anlamadığım için merak ettim tek gördüğüm anoreksiya olduğu.
Kızın hayatın elinden kum almış, nasıl almış bu kısmı anlayamadım. Bir özet var mı toplumun kendisinin vefatı ile alakası açıklayan?
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Toplumsal bi sorun oldugu muhakkak, keskin sinirlar cizilerek konusulacak bir konu oldugunu dusunmuyorum. Herkesin hayat dinamigi farkli fakat neticede insanlar secimlerinin sonuclarindan da sorumlu.
0
sey mi dostum
(21.06.25)
Ben de @ logisticsmanager gibi toplumun sorumluluğunun ne olduğunu anlamadım. Toplum ne yapmalıydı da yapmadı ya da fazladan ne yaptı yapmaması gereken?

Bir de o ekşideki şahıs erkekler kullandı attı demiş. Yolu bir şekilde kesişmiş erkekler katolik nikahı mı kıymalıydı?
0
Mirket
(21.06.25)
durumumuz vardı, okumadım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.06.25)
Ben konuyu hiç bilmiyorum ve merak ediyorum. Sözlükte çok fazla tanım var, hangi birini okuyayım şaşırdım.

Bilen biri özet geçse ne güzel olur...

Şahsen aşırı kilolu bir kadınım, ömrüm bu kilolarımı giderememekle ve gideremediğim için ağlamakla geçti. Kilomun sebepleri sadece çok yeme ve hareketsizlik değil, tıbbî ve genetik sebepler de var. Son yıllarda nefes almakta zorlanıyorum vs. Sözlükte her gördüğüm şeyle ilgilenmediğim için Gülnihal Candan veya Nihal Candan başlıklarını da önemsememiştim ama nereden gözüme çarptıysa bir şekilde kilo sebepli ölüm olduğunu öğrendim.

Lütfen biriniz özet geçin hiç anlamadım bunu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer, kocasi terk etmis, bunalima girmis.
0
Kahvedesu
(21.06.25)
@Kahvedesu

Bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Anoreksiya yaşadığını belirtmişler. Çok ciddi bir aşırı zayıflık olduğu belli, konunun toplumla elbette çok fazla ilgisi var bence.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Kadın 18 ini hatta 20 sini çoktan gecmiş. Kendi seçimini yapmış. 1 ya da 2 yıllık bi hata değil. 10 yıla yakın süren bir gönüllü tercih.

Ne murat boz kalmış ne şırnaklı iş adamı. Ailesi yardımcı olmaya çalışmış ama o hülya avşar olma yolunda inat etmiş.

Liseli bi kızdan bahsetmiyoruz. Bu işi kariyer olan seçen biri.

Kadınlar her zaman edilgen değildir. Şehirli az çok eğitimli biri nihal.

Elbette üzücü ama kendi tercihiydi.
Allah rahmet eylesin.
0
luluki
(21.06.25)
Bence mesele tek bir insanın hayatı yaşayış şekli, seçimlerine, özgür iradesine indirgenemeyecek ayrıntılar içeriyor. Nihal'i övmek ya da hayatını kritik etmek için değil toplumun neden böyle figürler yaratıp sonra onları intihara sürüklediği üzerine konuşmak, düşünmek için açtım duyuruyu. Ve ne yapılabilir? Bireysel bir tablo yok ortada. Ha derseniz ki Nihal istisna, toplulumuzda güzellik, popülarite, sosyal medya baskısı, nefret dili gibi meselelerde bir arıza yok, ona da eyvallah diyeceğim.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
@sekizdokuzon

Yanlış öğrenmediysem bu hatun kendini göstermek istemiş, görülmek istemiş yani. Medyatik olmak, "fenomen" olmak istemiş anladığım kadarıyla. Bu bir ihtiyacın sonucu, elbette toplumu ilgilendirir. Çünkü yaygın yaşanan bir kültürün sonuçlarından biri bu oluyorsa bunda sorun vardır. Bugün pek çok kadın görülmek, beğenilmek, takdir ve sevgi toplamak ve üstün hissetme görünümlü değerli hissetmek ihtiyacında. Bunun kökleri bence toplumumuzdaki hâlâ dengelenmemiş olan kontrolcülük, eleştiricilik, kınayıcılık gibi alışkanlıklarda. Hâlâ aile apartmanı diye bir şey var. Zaten apartmanın kendisine karşıyım da, komün halinde yaşamayı da çok ağır bir güvensizlik ve savunma mekanizması olarak görüyorum.

Bir yerden tutunca çorap söküğü gibi geliyor, her şey sorun şu anda toplumda. Kadının çalışması da çalışmaması da sorun oluşturuyor. Kadın çalışmayınca kendini koruyamaz oluyor, belki evladını korumak durumunda kalabiliyor ama koruyamıyor vs vs. Kadın çalışınca evladı önünde anne göremiyor, sağlıklı bir psikoloji ve bağlanma modeli geliştiremiyor. Eşiyle arası sürekli bozuluyor Çünkü çalışma hayatından negatif yüklenerek geliyor ve eşi de negatif yüklenerek geliyor bir de evde çatışıyorlar. Vs vs vs.

Toplum erkeği sadece çalışıp kazanmasıyla ilgili eleştiriyor ama kadını her şeyiyle eleştiriyor. Mesela 43 yaşımı bitirmek üzereyim, henüz evlenmedim (bu benim için önemli bir şey), bu yaştan sonra evlenebileceğim biri çıksa ve gerçekten evlilik söz konusu olsa bu sefer "herkes bu yaştan sonra azdı diyecek" diye ödüm kopuyor mesela. Toplumun bir kadın üzerindeki etkileri. Ve ben bir kadın olarak konuları sadece kendim için değil aileme, anneme babama aile büyüklerine ne laf gelir diye de düşünüyorum, mecbur hissediyorum. Halbuki laf edecek olanların kaçı zor zamanımızda yanımızda oldu, kaçı başarılarımızı güzelliklerimizi samimiyet ve sevinçle kutladı...

Hani yukarıda "bunun toplumla ne ilgisi var" diyen arkadaşlar bunları bir okusunlar.

İnsanlar birbirlerine farkında olmadıkları birçok bağla bağlıdırlar, bunlardan biri de epifiz bezi, üçüncü göz denen şey. Dikkat edin görsel medyada neye çok maruz kalıyorsak onları yapıyoruz her birimiz. Görselliği verilen değer boşuna değil çünkü bunlar toplumları şekillendiriyor. Toplum mühendisliği denen ifade boşuna icat edilmedi.

www.instagram.com

Bilmiyorum, düşünelim. Ne yapabiliriz diye düşününce benim aklıma en temel ve en köklü çözümlerden biri olarak konuştuğumuz dil geliyor. O dilin imla kurallarından kelime kökenine, cümle kurallarından anlam derinliğine kadar her şey bizi hiç farkında olmasak da gayet güzel şekillendiriyor ve yönetiyor.

www.instagram.com

Sadece bununla bile ispat edilir...

Benim tuttuğum yol bu, dili anlamak ve anlatmak, uyandırmak. Toplum içindeki her şey anadil ile oluyor çünkü.

Daha da devam edilir konuşmaya da... bilemedim yön ver istersen.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: bence de çok katmanlı bir konu. Ajite olmadan sakince üzerine düşünüp birbirimizi dinlediğimizde ortaya kimbilir çıkacak. O stil yarışmasındaki zorbaliklardan, kızların dış görünüşleri, giyim kuşam ve bunlara harcadıkları paralar üzerinden bilinçli olarak birbirine düşürülmesi vs korkunç seylerdi. Yaşlarıyla, kilolarıyla, telaffuzlari, kullandıkları kelimelerle, kendilerini ifade biçimleriyle kısacası kişiliklerinin hemen bütün temsilleriyle diğer yarışmacı ve jüri tarafından aylarca dalga geçildi. Bunun bir nevi komedi olduğu söylendi seyirciye. En cacaron olan en tercih edilendi. 19 yaşında böyle bir ortamda bulduğunu düşün kendini. Korkunç.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
ben yarışmayı oturup baştans ona izlemezdim ama tv açıkken kendisinin çıktığı kısımları severek izlerdim çünkü hem komik hem de verdiği cevaplarıyla bir şekilde kendisini sevmiştim. o dönemler seviyordum.

bu kıza ne olduysa kardeşi de programa katılmaya başladıktan sonra oldu. kardeşi oldukça uçlarda ve bunu rol gibi kotarıyor ve durumu idare ediyor. ama kardeşine uymaya çalışayım derken herşeyi mahfettiler, muhtemelen kardeşinin eskort gibi hareketleri yüzünden çok yüksek tekliflerle geldiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, üzerine diğer dramatik olaylar silsilesi, ardından hapise girmesi. hapisteyken (yada sonradan) eşinin boşaması filan derken, aynen orada dediği gibi "adı intihar olsun istemiyorum" bu söz herşeyi özetliyor işte.

öykü serter az önce hikaye paylaşmış. "...herkesin yükünü sırtlanan dev bir kadın" demiş nihal için. yükünü sırtlandıkları, kardeşi ve ailesi.

çıkarılacak ders ne bilmiyorum. inşallah -ki bulacağına şüphem yok- gittiği yerde huzur bulacak. biz ise bir mavi haptan bir kırmızı haptan depelebip duracağız, çünkü dünya böyle bi yer. o yüzden çok açılmayın. eninde sonunda hepimiz öleceğiz. işte çıakrdığım ders bu.
0
love and trust
(21.06.25)
bir de olayın baştan sona tamamını düşününce, distopik bir film gibi ya da "black mirror" bölümü gibi. gerçekten korkunç aslında. belgesel yapılabilecek bir içeriği var. her tarafından tutabilirsiniz olayın. "aile" tarafından da tutabilirsiniz, "medyanın karanlık yönü" açısından da tutabilirsiniz. "sosyal medya linci" yani şu olaydan onlarca sağlam parametre çıkar sosyal bilimciler için.
0
love and trust
(21.06.25)
yukaridaki arkadasin asiri romantik yorumuna ithafen. hayatini instagram, fenomenlik, guzellik, popularite, gundem olma gibi suni seylere baglayan insanlar icin neden enerjimi harcayayim? kaderi ve tercihleri olumlu sekilde ilerlese belki su a n yatinda partileyip kendi hayati disindaki herseyi gormezden gelecekti. ben bu ulkeye ve insanlara dair umutlarimi coktan tukettim. sadece kalbinin guzelligine, insana hayvana dogaya sevgisinden emin oldugum kisiler icin empati yaparim.
0
buenosdias
(21.06.25)
Bence herkes yapabildiği, en iyi bildiği, en fazla hissettiği ve en samimi olduğu yerden tutsa, hepimiz bir ucundan tutmuş oluruz, iyiliğe katkımız olur en azından, karıncanın "yolunda ölürüm hiç değilse" veya "tarafım belli olsun" demesi gibi. Sessiz kalır müdahale etmezsek kötülüğe katkıda bulunmuş oluruz, ben bunu tercih etmem.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: burada karşılaşacağım tepkileri göze alarak tam da bu yüzden açtım duyuruyu.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
İyi ettin. Konuşalım.

Biz her birimiz kendimizce yapabildiğimiz yerden tutup sadece kendimizi bile yetiştirsek kâr. Birbirimizden de öğreniriz, yapabildiğimiz kadarını hayata geçirdikçe bile faydası olur. Bir çocuk bir ergen görür örnek alır, aklında kalır, bir şekilde etkiler yani.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Ben adını yeni öğreniyorum her yerde görünce kimmiş diye baktım. Okulda da iş yaşamında da hafif versiyonuyla epey karşılaştım diyebilirim, hafif dediğim şöyle: zengin vs diye birinin peşine takılıp sonra da drama yaratıyorlar kendine. Nihal candan hikayesi de bunun kurumsal versiyonu.

Kişisel olarak ayrıca bir ders çıkarmadım. Demek ki çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, ama bunu ben önceden de düşünüyordum çünkü, böyle bir atmosferde yaşam tarzında bulunma ihtimali olan birine (ogrenci olarak, çalışan ya da çalışma arkadaşı olarak, bir yerde karsilasilan bir genc ya da cocuk olarak bile), rastgele karsilassaniz bile farklı, insan gibi davranmak en azından "bir seçenek var" hissini bırakır.

Ha, etkisi olur olmaz bilmek mümkün değil. Ama bunun ötesinde yapılacak bir şey yok.

Daha basitlestirmeye çalışayım, "zengin koca arayan kız"ın kurumsallasmis, endustrilesmis versiyonunu okumuş gibi hissettim.

Bu da sistemsel bir sorun, kendine sahte cennetler yaratmaya uğraşan sadece cehenneme yürür, diye düşünüyorum. O halusinasyonu bozmanin da, ne yazık ki bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Entry'i okudum dönmüş dolaşmış tekrar tekrar bize patlamış konu. Sıkmadı mı artık insanların kendi seçimlerinin sonuçlarını kabul etmek yerine dönüp dolaşıp erkekleri ve toplumu suçlaması?

Kadınlar üzerindeki "güzellik" algısının büyük oranda kadın baskısı olduğunu, erkeklerin üzerinde de doğuştan gelen ve değiştirilemeyecek boy ya da 3+ sene düzenli beslenme ve spor (veya vücuda kalıcı zarar verme) ile elde edilebilecek beden beklentileri konuşuluyor aynı şekilde sosyal medyada. 180 altı erkeklere böcek muamelesi yapılan mecra için "hep erkekler suçla yhaaa uff" demek saçmalık. Şimdi kendini çok zeki sanan biri bana kuyruk acısı muhabbeti yapacak. Hayır. 180'den de güncellenmiş "erkeklik sınırı" olan 185'ten de uzunum.

Konuya dönecek olursak 2 tane büyük sıkıntı var. Birincisi sosyal medya. Özellikle filtre kullananların yarattığı gerçek dışı görünüş için parçalıyor insanlar kendilerini. Bununla birlikte bir de mental sağlık konularına halkın yaklaşımı da rezil durumda. "çünkü altına...tarzı şeyler yapılacağını biliyorum" şeklinde yazmışsın mesela. Bu tepkiler yine kötünün iyisi. İnsanlar zihinsel sorunları keyfi sorunlar sanıyorlar. OKB sahibine "abartıyorsun" depresyonda olana "sıkma canını" anoreksiye "biraz ekmek, pekmez sağlıklı şeyler ye" diyen insanlar asıl sorun. Desteğe ihtiyacı olanların "deli" gözüyle görülmesi de bu şekilde önemsenmemesi de durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Toplum ile ilgili bir sorumluluk varsa, budur.
0
nawar
(21.06.25)
"Toplum" derken hem kadından hem erkekten söz ediyoruz, hatta bence "25 yaş üstü çocukları olan anneleri ve babaları kastediyoruz bence.

Çünkü en çok eleştiriyor, en fazla müdahale, en fazla kontrol manyaklığı toplumun bu kesiminden, genç ve ergen ve çocuk kesimine yöneliyor. Yoksa toplum deyince bir alay bebek de var, cezai ehliyeti olmayan bir bölük insancağız da var mesela...

Erkeklere yükleniyoruz ki. Erkekleri yönlendirenler erkekler ve kadınlar. Kadınları yönlendirenler kadınlar erkekler. Herkes birbirini etkiliyor, bundan en fazla çocuklar ergenler gençler etkileniyor ama bence yetişkinler de gayet şekil alıyorlar.

Dinlediğimiz müziklere kadar şekil verici yahu, bir müzisyen olarak konuşuyorum. O müziklerin şekillendirme sebebi de dil mesela. İçerdiği kelimeler, anlamlar, kullanmanın tercih edildiği jargon hep algılara tepkilere yön veriyor, hep böyle.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Her seyi neden bu kadar romantize ediyorsunuz veya etmeye calisiyorsunuz? Burada oyle bir durum yok. Yok ders cikaracagimiz neler var falan. Ne alaka?!
Sayisiz sosyal medya unlusu var nedir bu sosyal medya bir hayati daha kaydirdi soylemi hic anlamiyorum.
80lerde artist olmak icin evden kacan kizlar olurmus. Oraya baglanacak neredeyse olaylar.

Bu kiz diyelim sosyal medya unlusu degildi ve avukat olmustu. Mesela bi davada beklemedigi bir sonuc alsa, muvekkilini zor durumda biraksa yine anoreksiya olurdu muhtemelen. Psikolojik bir sorun. Her olumsuzlukta ortaya cikabilir.
Evet hapis mapis kotu seyler yasadi ama hepimiz oyle ya da boyle kotu seyler yasiyoruz ve psikolojimiz bozulabilir sonunda da. Bu kizi "pariltili hayat sonu oldu" kisvesinden bi cikarin, rahat birakin insanlari ya. Komik yani.

Ders cikarilacak, les bi hayat surmus bir kiz gormuyorum ben bu olayda. Psikolojik sorunlarini cozememe talihsizligi yasamis bir kiz goruyorum sadece. Toplum moplum ne alaka ya.
Intihara suruklenmis soylemi kullanmissin bir de. Gercekten ne alaka.

Bunlari anca nasil konusabilirdik biliyo musun. Bir ara sifir beden falan vardi. Bu kiz 15 yasinda falan olsaydi ve sifir beden dayatmasindan etkilenip kendini acliga mahkum edip bu hastaliktan olseydi konusabilirdik.

Kiz hakkinda toplum, moplum, vah sosyal medya iste diye konusan herkes aslinda maalesef icten ice de "su testisi" yorumu yapiyor ama farkinda degil.
0
Kittie
(21.06.25)
Yoğun trafikte makas atarak video çekerken tırın altına giren barzo için 'doğal seleksiyon' diyoruz.

Bugüne kadar bu durumda sosyal medyayı, toplumu veya onu iyi makas attığı için kullanıp atan kadınları suçlayanı ne gördüm, ne de duydum.

Bu hayatta herkes kendine bir yol çiziyor. Kimisi çizdiği yolun ağırlığını kaldıramıyor.

Şahsı tanımıyorum. Duyuruyu görünce kimdir, nedir diye öylesine bir baktım. Bugüne kadar ne seyretmişliğim ne de 3 dakika kafa yormuşluğum vardır. Hastalığı kötü, ölüm daha da kötü. Ama oluyor böyle. Beni ilgilendiren bir durum değil.
0
Mirket
(21.06.25)
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
benim cikardigim sonuc: kendisini oldurmek isteyen birine engel olamazsin, bir yolunu bulur.
0
cooperr
(21.06.25)
@sekizdokuzon

İnstagram paylaşımındaki yazıyı okudum, katılıyorum ve eksik buluyorum.

Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var.

Yani sadece erkek beğenisi değil mesele. Kadınlar arasında birbirini kıyasıya eleştiren inciten hırpalayan çok. Hatta sanırım Nihal Candan tahminen 1 hafta kadar önce hastaneye kaldırıldığında instagram'da bir paylaşımda "bunu sen mi söylüyorsun" "evet ben söylüyorum" tarzı bir çekişme videosu paylaşılmıştı. Ben bunları hiç tanımam etmem, aşırı zayıflıktan ilgili olmasaydı aklımda kalmazdı.

Bu videoda da gördüğümüz gibi özellikle kadınlar arasında olmak üzere toplumun geneline yayılmış dehşet verici bir linç kültürü oluştu, acı verici olan ise bu linç kültürünün ahlâkî değerleri korumak için değil son derece saçma, lüzumsuz, anlamsız şeyleri eleştirmek için kullanılması. Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda.

Rezalet tam olarak budur. Toplum toplum olduğunun farkında değil. Tam da bu sebeple toplumsal bir sorundur bu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
"Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var."

Erkeklesmis, tahakküme boyun eğmiş ve böylece daha az zarar göreceğini sanan, kendini bir şekilde korumaya alan hemcinslerimiz.

"Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda."
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Erkekleri hadım edelim demiyoruz, erkeklikten ileri gelen defakto sandıkları hakların o kadar da hakları olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama yol uzun.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Yol çok uzun. Çünkü o erkekleri de o hale anneleri getiriyor. Annelerin önemli bir kısmı hâlâ "erkektir" kelimesinin/görüşünün arkasından bakıyor hayata, çünkü bunlar hâlâ bilinçaltı kodlarımız. Bu hale kadınların ekonomik bağımsızlığının olmaması sebebiyle gelindi, erkeğe/kocaya/babaya mahkum yaşamak kadınları bu hale getirdi. Şimdi kadın çalışıp para kazanıyor ama mizacı çok sertleşti, çok hırçınlaştı, çünkü bu sefer para kazanmaya mahkum oldu, maalesef iş hayatında kadınlara karşı saygı da (kadın saygısı da erkek saygısı da) yeterli değil, yaygın değil...

Sadece kadınların çabasıyla yol almak çok zor. Erkeklerin de konuyu anlaması ve omuz atmaları lazım. Çok büyük çok tafsilatlı bir konu olduğu için anlaması da zor belki. Ama bir şekilde çabalamak gerek.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
İşte o nurullah'in nasıl oluştuğuna da bakmak lazım. Hemen hemen her konuda olduğu gibi burada da kadının sağduyulu, aklıselim davranması, sıfır hata oynamasi gerekiyor. Erkekten üç kadından bir çürük çıkar, kadına saldıran kadın konuşulur çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
biri "kardeşinin escort gibi davranışları" demiş de, aslında öyle değildi. bundan iki yıl önceydi sanırım, kardeşi armağan'a çıkması dolayısıyla yeniden bi gündeme gelmişti yanılmıyorsam. o zaman kardeşinin ve kendisinin instagramına bakmıştım; nihal acayip manzaralı rezidans gibi bir yerde kalıyordu (otel de olabilir) ve kardeşi ona yancı gibi takılıyordu. nihal'in sürekli çok pahalı arabalarda gider gelirken pozları vardı. hatta tam o sıra "kardeşimin artık bana yancı olmasına izin vermeyeceğim, görüşmüyorum artık" gibi açıklamaları olmuştu. yani instagramına bakıldığında escort gibi hayatı daha bariz biçimde yaşayan nihal'di. evlenmesi, boşanması, anoreksiyasının sebebi gibi kısımlarına hakim değilim. daha iyi bilen biri anlatır.
0
lil siztah
(21.06.25)
şu duyuruda gerçeklikten kopmuş feminiklerin at koşturmalarına kim ne zaman dur diyecek? hiçbir mantık, zeka kırıntısı içermeyen çirkef genellemeleri artık rahatsız etmeye başladı.
0
buenosdias
(21.06.25)
benim cikardigim ders toplumun sahip oldugu ahlaki degerler tu kaka degil. bu degerlerin olusma sebebi zaten insanlari belirli bir yola sokup onlara anlam kazandirmak. hedonizmin doruklarinda gezip de bir yol olan insan gormedim.
0
antikadimag
(22.06.25)
byung chul han, nihana ve bize neler oldugunu cok guzel anlatiyor, eserlerinde donup dolasip geldigi yer bedenimizle ve duygularimizla nasil tekrar iletisime gececegimiz meselesi bana gore. Tartismaya baslamak icin iyi bir referans noktasi olabilir.

Ben sahsen bireysel trajedilere odaklanmaktansa bu trajedilere sebep olan yapisal sorunlara bakmayi ve elestiriyi oradan kurmayi tercih ediyorum. Senin de [anlasilamayan] niyetin bu gordugum kadari ile. Bir eski cin masalinda da anlatildigi gibi herkesin delirdigi bir toplulukta bireylerin saglikli bir akla sahip olmasi mumkun degil.
0
deckard
(22.06.25)
Uzun yıllar depresyonla yaşamış biri olarak üzüldüm akıbetine.
Sözlük'te başlığına bakmıştım, anne babasının sosyal medya gönderilerine kadar takip ediyor insanlar. Sosyal medya kullanmıyorum, ama kullananları anlayabiliyorum. Ancak Nihal Candan'ın annesinin gönderilerini takip etmenin arkasındaki motivasyonu anlayamıyorum. Benzer şekilde, şu kanseri sözümona doğal yöntemlerle yendiği deneyimlerini uygulama halini getirip insanların canına kasteden kişilerin hikayesini şaşkınlıkla izledim ve okudum.
Enformasyon çöplüğünden, görsel bombardımandan korumam lazım kendimi. Benim kendi adıma çıkardığım ders bu.
0
auroraaurora
(23.06.25)
"Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor"

yani ben evde oturuyor çay içiyordum, kız kendini aç bırakmış, allah rahmet eylesin.

el alem ne der diye yaşanmaz, kimsenin umrunda değilsiniz. herkes işten eve geliyor iki saat dinlenip yemek duş uyku ve sabah tekrar modunda yaşıyor. başkalarının fikirleriymiş toplummuş bunları bu kadar önemsemek tamamen bireysel akıl hastalığınız. mesela böyle insanları aslında ayırmak ve tedavi etmek gerekiyor, böyle nevrotik paranoyak kişilikler çevresine de zarar verir, biz işinde gücünde insanlar olarak böyle saldırgan tehlikeli kişilerden korunmalıyız, evet gerekirse devlet "sen duyuruya 'bu yaştan sonra evlenirsem şöyle böyle derler' yazmışsın, yürü rehabilitasyon merkezine" demeli.
0
bergamot kommando
(23.06.25)
çıkarmamız gereken çok ders var. mesela mahmakların hayatlarından ders çıkarmaya çalışanları s*klememeye başlamak bunlardan biri olabilir. yedikleri hatları yerken toplum yok, hayatlarını yaşarken toplum umurlarında değil. bu bi' yerde patlayınca suçlu toplum.
ne güzel dümen.
x.com
0
wop
(23.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
Ben anlatınca anlamayanlar için yukarıya sektörün içinden mizojinist, kaba ve öfkeli başka bir kadının konu hakkında söylediklerini bıraktım. Oradan konuya atılmaya uğraşın bari.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
yeme bozuklugunun ciddi bir rahatsizlik oldugu dersini cikardim.
0
sonsuz
(24.06.25)
(20)

İyi ki doğdum

rock n roll
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
0
rock n roll
(20.06.25)
yasiyorsun bu hayati.

dogum gunun kutlu olsun :D
0
baldur2
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun, 41 kere maşallah:)
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
Doğum gününüz kutlu olsun!
0
peki madem
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun, nice yaşlara.
0
tabudeviren
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun :)
0
grimavi
(20.06.25)
@cosmicstring

Teşekkür ederim. Dün çok kötüydüm, bugün ise hiç hasta olmamışım gibi :)
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
dgko
0
isiaha
(20.06.25)
MasALLAH <3 dgko
0
sonsuz
(20.06.25)
41 için ooo 41 kere maşallah diyen oldu mu, yoksa ben diyorum ^^
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Kutlu olsunn
0
mezzosprite
(20.06.25)
Bu sene seni neler bekliyor? Hayallerin, hedeflerin? Anlat dinliyoruz.
0
luluki
(20.06.25)
iyi ki doğdunuz, musmutlu bir yaşınız olsun. şahane bir yaştasınız, bol anı biriktirerek, bol bol video ve fotoğraf çekerek yaşayın bu güzel yaşınızı. size ve sevdiklerinize mutluluklar dilerim.
0
love and trust
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun. nice mutlu senelere. umarım en mutlu günündür.
0
koela
(20.06.25)
41 kere maşallah, daha nice yeni yaşların olsun!
0
Phoebe
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun <3
0
kullanicadi
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun.

Long live Rock n Roll <3
0
Cesario
(20.06.25)
mutlu yillar..ben de 43 olmak uzereyim, yokus asagi gidiyoruz..
0
cooperr
(20.06.25)
@ coopeer

Senin de doğum günün şimdiden kutlu olsun. Fakat ben o yokuş aşağı kısmını kabul etmiyorum. Hiçbir zaman yokuş aşağı olmadım, özellikle yaş aldıkça daha bir kendime geliyorum. Enerjim daha yüksek, yorulmak nedir bilmiyorum. Sen kendi adına konuş :))
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
41 ne ulan ezik, daha civcivin patlamamış(knight online)xd
0
Shepard
(20.06.25)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
(19)

Instagram kullanmayan insanlara inanılmaması

pembediken
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
0
pembediken
(19.06.25)
İnsanlara laf anlatılmaz, niye anlatıcan ki bu kadar basit bi konuda.

Niye diye sorulması ise ayrı mevzu, o daha normal. Sevmiyorum de geç.
0
Bruce
(19.06.25)
Bunun akabininde gel sana bir hesap açalım önerisi (ısrarı) geliyor. Ben konuyu değiştiriyorum artik.
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
Sıklıkla başıma gelen olay.
Var da vermiyor, gizliyor, mutlaka saklayacak bir şeyleri var algısı oluşuyor sanırım.
0
Mirket
(19.06.25)
Bende yok. İnanmayanla karşılaşmadım. Millet reels atıp duruyordu diye dalgaya alıyorum soran olursa.
0
gabe h coud
(20.06.25)
İnanılmıyor ve laf da anlatılamıyor.
@amaranta ursula bahsetmiş hesap açalım ısrarı da yaşanıyor ekstra instagtramsever arkadaşlar tarafından. Ben en sonunda sıkılıp tamam dedim al da sus, verdim telefonumu bu arkadaşlarımdan birine. Açtı hesabı, öyle duruyor 7-8 sene olmuştur. Herkes rahat etti.
0
cay koy geliyorum
(20.06.25)
Senin hayatını.merak ediyorum niye bana dedikodu malzemesi vermiyorsun demenin bir yolu oldu bence bu da.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
@michael_knight gibi insanlar cok maalesef.

Instagram'in yok diye adamin aklina gelen ilk sey tecavuzden hukum giymis eski bir mahkum oldugun. Bu tip insanlara ne anlatabilirsin ki?

Insanlar genellemeyi, onyargiyi sterotyping'i acayip seviyor.
0
baldur2
(20.06.25)
Hayatımda hiç instagram kullanmadım. Stalklamak için bile hesap açmadım.

Hiç kimseye tecavüz falan etmedim bu arada.
0
runaway
(20.06.25)
Facebook, twitter, instagram, whatsapp vs. kullanmıyorum. Laf anlatamazsınız. Bu arada Allah Zuckerberg’in belasını versin.

Edit: bir cevaba binaen yazmam lazım. Ben 40 yaş altı değilim ama ailemde 40 yaş altı (9, 16, 27, 33, 38 mesela) en az beş kişi var kullanmayan. Asıl 40-60 yaş arası kadınlarda kullanmayan yok gibi bir şey… Bugün de aldatan, tacizci, mahkum, cins vs. olduk çok şükür… (Not: Bir dünya var yaşadığımız. Sadece siz ve çevrenizden ibaret değil)
0
yadigar
(20.06.25)
Mağaramdan çıkıp insan içine karışmadığım için bir kez daha mutlu oldum bazı cevapları okuyunca. Laf anlatılmaz bence çünkü insanlar gerçekten anlamak için sormuyorlar zaten. Konuyu değiştirin +1.
0
peki madem
(20.06.25)
hahaha burada da gördüğünüz üzere inanılmıyor

anlatamazsınız
0
jülsezar
(20.06.25)
Asıl tacizci-tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı, influencer adında dolandırıcı ya da kendini pazarlayan tipler İnstagram'da. Hiç de utanmadan hayatlarını paylaşıyorlar. Karısını-kocasını aldatan da yine İnstagram'dan ya da benzeri uygulamalardan buluyor.

Ben işinde gücünde bir insan olarak herhangi bir arayış içinde de olmadığımdan İnstagram'dan uzak duruyorum. 40 değil 30 yaş altıyım. Kansere çare aramasam da zamanımı daha verimli şeylerle geçiriyorum. Bu uygulamalarda sayfa kaydırmaktansa boş duvara bakmak daha yararlı. En azından zararı yok. Birkaç yıl sonra hiçbir şeyden zevk alamayan ve odaklanma süresi gittikçe düşen bir insana dönüşmek istemiyorum.
0
gnosis
(20.06.25)
yadigar ++ hatta musk, tesla, vs. de ekliyorum üstüne.

hiç instagram kullanmadım. 5-6 sene önce bir kere açayım dedim, anında banlandı tekrar uğraşmadım. whatsapp vardı, kapattım. whatsapp kullanmıyorum diyince bön bön bakıyorlar yüzüme. şirkette mail sistemi var, hala doğum günü kutlaması, bayram tebriği, duyuru vs. yi whatsapp grubundan yapıyorlar.

bu arada twitter için xcancel uzantısını da bırakmış olayım: addons.mozilla.org
instagram, facebook için bildiğiniz bir uzantı varsa alabilirim.
0
inheritance
(20.06.25)
michael_knight gibi düşünenlerin var olduğunu görünce şok oldum.

benim de hesabım yok. çevremde olanlar da ayda yılda 1 foto 1-2 reels falan atıyorlar. instagram'ın böylesine sosyal hayata sirayet ettiğini görmek (en azından belli çevrelerde) şaşırtıcı oldu.
0
brkylmz
(20.06.25)
Michael tepkilere cevap vermemiş. Aynı fikirde olanları görmek güzel. Umarım düzelir şu kafalar.
0
🌸pembediken
(20.06.25)
benim instayi hanim "surekli karilarin kicina bakiyorsun" diye patlatti.
halbuki ben daha cok araba fotolari pesindeydim, arada kiclara bakiyordum.
neyse, kafam rahat artik, mis.
0
cooperr
(21.06.25)
@pembediken, cevap verilecek bir soru yok ki.
Ben fikrimi anlattım, eksik anlattığım bir kısım olduğunu düşünmüyorum.

Herkese tik koyup bana koymamış. Halbuki ben sorusunu ciddiye alıp cevap veren nadir kişilerdenim, diğerleri “çok haklısın kardeş, insanların çoğu salak, biz akıllıyız” tonunda laflar.
0
michael_knight
(22.06.25)
@michael kullanmayan insanlar ya şöyledir ya böyledir demek doğru Bence.
Instagram yok diyince yalan söylüyor muamelesi gördüm. Niye yok, herkes kullanıyor nasıl olmaz vb. Bu insanlara laf nasıl anlatılır ne cevap verilir diye sormuştum cevaplar da ona yönelik oldu
0
🌸pembediken
(24.06.25)
annemin arkadaşları bile instagramda artık, iyice facebook uzantısı oldu ve mide bulandırıcı bir yere dönüştü. 70 yaşındaki teyzeler de artık instagram'daysa toplumdaki bu tepki abartılı değil ya. ben de kapatıcam bu gidişle.
0
deartheodosia
(24.06.25)
(19)

Gerilim filmi seri katilli falan olabilir

Kittie
Netflix veya prime'da olursa iyi olur.Yoksa seven'i seyredicem internette bi yerden.Surekli daha once izledigim seyleri izliyorum zaten seven izlemiim diyorum...
Netflix veya prime'da olursa iyi olur.
Yoksa seven'i seyredicem internette bi yerden.
Surekli daha once izledigim seyleri izliyorum zaten seven izlemiim diyorum...
0
Kittie
(19.06.25)
Mind Hunter
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
The others
0
duster
(19.06.25)
Prime -> Misery (Ölüm Kitabı)
Netflix -> Primal Fear
0
kendi helvasını kavuran zombi
(19.06.25)
The others, misery, primal fear hep ikinciye izlendi :)
0
🌸Kittie
(19.06.25)
Film degil ama seyretmedi iseniz valhalla murders
0
deckard
(19.06.25)
Identity var netflixte şu an. İzlemediyseniz izleyin
Fractured
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
Zodiac
0
nothing in my way
(19.06.25)
Tesekkurler.
Identity'yi izlicem.
Fractured ve zodiac'i da izlemistim.

Dizileri kafam kaldirmiyor arkadaslar size de tesekkurler ama
0
🌸Kittie
(19.06.25)
28 Days Later ön yargıyla bakıyordum ama geçenlerde izleyip epey beğendim
Japon filmleri Cure ve Audition
Minidizi olarak The Night Of
0
aloha snackbar 3
(19.06.25)
sarinui chueok

platformlarda var mi bilmiyorum.
0
sir gawain
(19.06.25)
Tamamı izlediğim filmlerden bir liste yaptım. Muhtemelen çoğunu izlemişsinizdir ama arada kaçırdıklarınız da olabilir.

The Little Things
Insomnia
Gone Girl
Prisoners
Mystic River
Nocturnal Animals
You Were Never Really Here
Wind River
One Hour Photo
Funny Games
The Vanishing
Nightcrawler
Cache
The Machinist
Take Shelter
0
10551037
(20.06.25)
Kafam kaldırmıyor dediğin dizilerde efsane birinci sınıf seri katil işleri var.
The kiliing
Bron broen
Cardinal
Night of
The chestnut man
0
sons of freedom
(20.06.25)
Terrifier serisi.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Netflix'de Jefrey Dahmer vardı. İyiydi.
0
Mirket
(20.06.25)
The serpent
0
sons of freedom
(20.06.25)
bir korku/gerilim hayrani olarak onerecegim, son zamanlardan, en iyilerden:

barbarian
www.imdb.com
0
ermanen
(20.06.25)
Platformlarda var mı bilmiyorum ama Tez (1996)
0
peki madem
(20.06.25)
koreliler de seri katil filmlerinde iyi baya. bi iyisini sir gawain onermis.

baska bi tane:
Angmareul boatda (I Saw the Devil)
www.imdb.com
0
ermanen
(20.06.25)
3. kez izlemeye başladım. the serpent. gerçek bir olaylar silsilesi.
0
ground
(20.06.25)
(8)

sürekli kocasını şikayet eden arkadaş

gilbeys
bir kız arkadaşım var. ne zaman arasam kocasından dert yanıyor. artık ne diyeceğimi bilemiyorum. "benle ilgilenmiyor, bana sarılmıyor, pahalı hediye almıyor" vb sürekli ama sürekli böyle. sevdiğim bir arkadaşım. kızı, hal hatır sormak için arıyorum ama teselli ederken buluyorum. yani neyi teselli ed
bir kız arkadaşım var. ne zaman arasam kocasından dert yanıyor. artık ne diyeceğimi bilemiyorum. "benle ilgilenmiyor, bana sarılmıyor, pahalı hediye almıyor" vb sürekli ama sürekli böyle.

sevdiğim bir arkadaşım. kızı, hal hatır sormak için arıyorum ama teselli ederken buluyorum. yani neyi teselli edeceksem o da ayrı bir muamma.

artık ararken geriliyorum. bir ara sinir oldum, uzun süre aramadım. bu sefer de "hayırsız" oldum :)

bir yorumunuzu almak isterim.

edit: er kişiyim.
0
gilbeys
(19.06.25)
çöp kutusu değilsiniz. ya olmadığınızı açıkça ama uygun bi üslupla söyleyiverin ya da kendinizi gerçi çekilp yalnızlaştırın ve kendi hakkında bir şeyler düşünmesine vesile olun. ararken gerilme hali arkadaşlığa dahil bir hal değil çünkü
0
kel aynak kusu
(19.06.25)
Sen erkek misin?
0
Cezcez
(19.06.25)
Bosan o zaman, ya da sana pahalı hediyeler alan biriyle aldat, bunlar da bir seçenek falan de. Arkadasliginiz nolur bilmiyorum ama garanti veriyorum bir daha bahsetmeyecektir. Eski isyerinde böyle yapan bir kıza bunu dedim, bir daha yanıma yanasmadi ^^
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Eğer siz gay değilseniz, Sizinle ilişki yaşamak istiyor. Olay bu. Siz olmazsanız başkasıyla aldatacak kocasını.

Hoş şimdi de aldatıyor. Aldatmak sadece fiziksel olarak olmaz çünkü.
0
sorularimicinfeykhesap
(19.06.25)
kocama sallıyorum kisvesi altında seni yokluyor kokusu aldım
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
Yazılanlara katılıyorum, sizi yokluyor benimle ilgilen mesajı veriyor alttan alttan.
0
ekimoloji
(20.06.25)
eger arkadaslarin dedigi gibiyse dusme ahmedim. bugun yol yapmak icin kocasinin arkasindan konusan, yarin senin de arkandan konusur.
0
buenosdias
(20.06.25)
(bkz: inanma seni s)
0
chicha_v2
(20.06.25)
(14)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
yalnızlık ve pek birşey yapmamak malesef zaaflarımızdan birisi.
insanlar bu soruyu sana iki türlü sorabilir;
1- seninle challenge yapmak, seninle yarışmak için. sidik yarıştıranlar evet var.
2- laf olsun diye, boş muhabbet için.

başta ne dedim. yalnızlık ve birşey yapmamak zaaflarımızdan birisi olduğu için, karşıdaki kişi laf olsun diye sorduğu soruyu sen alınganlık gösterip, seninle challenge yapmak için sorduğunu zannediyorsun. içinde olduğun durumla alakalı sıkıldığın için onlara bu sıkıntıyı anlatmak istemiyorsun.

doğal ve kendin ol. evdeydim birşey yapmadım, evde yaptıklarını ilginçleştir mesela, evde yaptıklarını anlat (yemek, sinema, playstation, dizi vs)

hiçbişey yapmıyorsan da evde de olsan bişiler yap =) bu hem anlatmanı hem de sıkılmamanı sağlıyacak.
0
love and trust
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
iki gün izin sonrası tatil dönüşlerinde ofiste herkes haftasonu ne yatığını sırayla anlatırdı. ama istisnasız her pazartesi bu muhabbet dönerdi. kimi avm'ye gitmiş, kimi yazlığa gitmiş, kimi evde bilmemne dizisini seyretmiş. yemin ediyorum bu muhabbet her pazartesi öğlen yemeğine kadar olan şaşmaz bir süreçti. ve kimse bu soruyu geçiştirmezdi, enn basit şeyi yapmış kişi bile, (diyelim ki oturup duvarları seyretmiş olsun) öyle bi ballandırarak anlatırdı ki, en az yarım saat!! haha haftabaşı istiklal marşımız olmuştu bu ritüel =) düşünüyorum da "the office" senaryosu gibi :))

yani aslında kimse kimin ne yaptığını merak etmiyor da, hayatla alakalı "malumat" alma ritüeli işte. kim ne yapsın senin ne yaptığını. boş muhabbet. hayat böyle dönüyor.

hayata çok anlam yüklememize gerek yok sanırım. yüzde 90'ı boş muhabbet.

(bunu briaz da kendimeyazıyorum) :)
0
love and trust
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(15)

bir erkek olarak evde çocuk bakmak

yalnizliktan devren kiralik
sadece meraktan soruyorum,senaryo şu: eşiniz evden çalışıyor. bebeğiniz oldu. evde bebeğinize bakıyorsunuz eşinizle ortak şekilde (full sizde değil yani). çöp atma, arada süpürme, arada mutfak toplama gibi ev işleriyle ilgileniyorsunuz. maddi anlamda hiçbir şeyi düşünmeniz beklenmiyor, bu konuda her
sadece meraktan soruyorum,
senaryo şu: eşiniz evden çalışıyor. bebeğiniz oldu. evde bebeğinize bakıyorsunuz eşinizle ortak şekilde (full sizde değil yani). çöp atma, arada süpürme, arada mutfak toplama gibi ev işleriyle ilgileniyorsunuz. maddi anlamda hiçbir şeyi düşünmeniz beklenmiyor, bu konuda her şeyi eşiniz hallediyor ve kısıtlı bir geçinmek de değil, gayet güzel geçiniyorsunuz, evde eksik yok, bebek gayet iyi bakılıyor maddi anlamda da.

kabul eder miydiniz kendi paranızı kazanmadan, çalışmadan bu şekilde yaşamayı?

not: bebek bakmanın çiçek böcek bir iş olmadığını belirtelim, özellikle oynatmak, oyalamak aşırı zorlaşıyor günden güne. bebeğe tv izletmek de yasak.

eşiniz ve çocuğunuzdan ayrı tıraş olmaya bile gidemiyorsunuz, sosyal hayat, dışarı hayatı vs. yok. gününüzün 8 saat civarı bebekle geçiyor, kalan sürede serbestsiniz.
0
yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Milyorlarca kadin bu halde yasiyor aybalam, bir "erkek" olarak bunu neden sorun edesiniz ki?
0
deckard
(19.06.25)
www.amazon.com.tr

Bu kitapta sorunuzun cevabı var.
0
(19.06.25)
En buyuk hayalim
0
baldur2
(19.06.25)
başkasının çocuğuna bakıcılık yapacak gibi bahsetmeniz ilginç olmuş. erkeklerin bı koftiden babalıkları beni her seferinde şaşırtıyor ya.
0
elorelia
(19.06.25)
4.5 senelik bir baba olarak yazıyorum. dünyanın en zor mesleği bana göre ebeveynlik. çocuğuma tüm gün boyu baktığım oldu ancak bir hafta beraber kalsam zorlanırım ve tercih etmem. eşlerimizin, anaların elleri öpüle emin olun çok büyük varlıklar. çocuk sorumluğunun sadece anne veya babaya yüklenmesi yanlış. ortak olmalıdır. tv izletmemeyi biz de kural olarak belirledik, bu kuralla oyalamak çok zor.

soruya cevap olarak ben çocuk bakmayı evde erkek olarak kabul etmem. kadın olarak kadının kabul etmemesini de anlarım. kendi paramı kazanmadan yaşamayı kabul ederim ama çalışmadan yapamam.
0
mikahakkinen
(19.06.25)
Bunu kabul edecek erkek sayısı yok denecek kadar azdır bence, erkekler bu kadar zora gelebilecek ve fedakarlık yapabilecek canlılar değiller maalesef, bu enayilik sadece kadınlara özel.

ben yapmam, eşim de yapmasın bence herkes çalışsın.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.06.25)
Kadının gelirinin daha yüksek olduğu evliliklerde mutluluğun mümkün olamayacağı şeklinde, cinsiyet ayrımcılığına konu olabilecek bir düşüncem var.

Bu yüzden 'çalışmadan ve kazanmadan' kısmı bana uymuyor. Onun dışındaki kısım bence olamaz şeyler değil. Bana uyar.

Çocuklara ekran orucu uygulamak ve örnek teşkil edebilmek için ebeveynlerin de bu oruca uyması, harika bir davranış.
0
Mirket
(19.06.25)
Benim eşim bunu bayılarak kabul ederdi hatta en büyük hayalidir sanırım, her gün işe söverek gidiyor çünkü. Ancak ben erkeğin sürekli evde olmasına yokum.
0
ekimoloji
(19.06.25)
Ben bunu 5 sene kadar yaptım. Benim diyenden daha iyi bebek bakarım.

Bebek arabasında uyurken starbucksta çeviri yapıyordum, kreşe götürüp kadınlarla pasta börek yiyordum. Hem de sadece yürüyerek, otobüs ve metro ile. Tam da pandemi zamanı idi, ya evde yavaş yavaş ölürüm ya da dışarıda hemen dedim ve kendimi dışarı attım.

İşin özeti evde çocuk bakmak çekilmez sürekli gezip dolaşman lazım.

2 numara ise tam bir direnişçi, onunla yapamazdım.
0
theconqueror
(19.06.25)
Eğer ki kesin olarak günün sadece 8 saati bebek bakılacak ve sonrasında annesine devredilecekse bakarım, ki bu durumu bir süre yaşadım.

Ama bu 8 saat esnerse koşarak uzaklaşırım.
bebek bakmak her yiğidin harcı değil.

Allah eşi yardım etmeyen anne/baba ya sabır versin.
0
duyuruuser
(19.06.25)
Valla ben hem çalışıyorum hem de cocuk bakıyorum, erkeğim
0
mirty
(19.06.25)
@theconqueror dışarıda zaman geçirmek çok zorlayıcı ve korkutucu geliyor. Kenesiydi köpek saldırısıydı güneş yanığıydı, dışarıda uyutmak imkansız gibi, altını almak yemeğini yedirmek vs. bir valizle çıkmak lazım gibi geliyor. Bunu aşsak aslında daha kolay olur gibi
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Bu senaryo ancak kadının mal akraba ve arkadaşlarının fisteklemesine sinir cizebilmesi ile mümkün. Böyle bir kadını hayal edemediğim için senaryoyu gerçekçi bulamadım. Ha mümkünse ve sadece hayal edemeyen bensem, neden olmasın.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
@encokbenisevinnolur akraba ve arkadaşlar işin içinde değil, ne alaka anlamadım
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Erkeğin evde olması neden kötü bi imaj? Freelancer yazılımcı falan dolu mesela full evden çalışan
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(22.06.25)
(2)

turnitinden önce intihal kontrolünü yapabileceğimiz doğru sonuç veren yerle

fildirfildir
merhaba, ben yüksek lisans öğrencisi olarak tez yazmıyorum, uzmanlık kadrosuna geçiş şartımız tez yazmak, o yüzden en basit şeyleri bile soruyorum (kb) (sorabileceğim bir danışman yok) (kurumda bizden önce bize koşulan şartlarda tez yazmış uzmanlar yok) so, intihal kontrolünü turnitinden önce nereye
merhaba, ben yüksek lisans öğrencisi olarak tez yazmıyorum, uzmanlık kadrosuna geçiş şartımız tez yazmak, o yüzden en basit şeyleri bile soruyorum (kb) (sorabileceğim bir danışman yok) (kurumda bizden önce bize koşulan şartlarda tez yazmış uzmanlar yok)

so, intihal kontrolünü turnitinden önce nereye yaptırabiliriz?
0
fildirfildir
(18.06.25)
Chatgpt yapıyor ama ne kadar sağlıklı bilemiyorum. Bir de uzun bir metin için plus almak gerekiyor olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(18.06.25)
piyasadaki en iyisi turnitin, ithenticate kullanabilirsiniz ama o da ayni sey. digerlerine güvenmiyorum.
0
deckard
(18.06.25)
(8)

apartmanda iş yeri

turk kizi
alt katımızı terapistler kiraladı bi grup, seanslarını orda yapıyolar ve dün seans var biraz sessiz olur musunuz diye bi mesaj attı içlerinden biri akşam 7'de. gürültü bizden değildi, uyuyodum çünkü ama bizden de olabilirdi yani akşamın 7sinde pek çok şey yapılabilir malum. bir de ilk taşındıklarınd
alt katımızı terapistler kiraladı bi grup, seanslarını orda yapıyolar ve dün seans var biraz sessiz olur musunuz diye bi mesaj attı içlerinden biri akşam 7'de. gürültü bizden değildi, uyuyodum çünkü ama bizden de olabilirdi yani akşamın 7sinde pek çok şey yapılabilir malum. bir de ilk taşındıklarında gece 11de matkap falan çalıştırmış insanlar bunlar, hadi yeni taşındılar anlayış gösterelim diye düşünmüştük ama pişman ettiler. açıkçası gece orda kimse olmaması işime geliyordu, aile yaşamasından iyidir diye düşündüm hep.

tekrar böyle bişey olursa çıkışmayı düşünüyorum da bi de yaptıkları şey legal mi onu merak ettim. Apartmandan izin falan almadıklarına eminim, ev sahibimizin bilgisi yok mesela. daireyi böyle ofis olarak kullanabilirler mi?
0
turk kizi
(18.06.25)
Gürültü bizden değil deyip geçin. İş yerinin mahiyeti ruhsatın türüne göre değişir Kat Mülkiyeti Kanunu 24.Maddeye bakabilirsiniz
0
apocalipy
(18.06.25)
yaptıkları şey legal değil. kiralanan yerin cinsi konut değil de işyeri ise ve bu işyerine hem belediyeden, hem de mesela terapi mi yapıyorlar sağlık bakanlığından falan izin-ruhsat almışlarsa tamam hakları olabilir, fakat bu haklar da binada ikamet edenlerin haklarına geçebilecekleri anlamına gelmez. eğer konut ise yönetim planında binadaki konutların işyeri olarak kullanılabileceği şeklinde madde yoksa siz de onlardan şikayetçi olabilirsiniz veya bu şekilde diş gösterebilirsiniz.
0
malheiros
(18.06.25)
Eğer binadaki ilk ve/veya tek işyeri ise siz de dahil apartman sakinlerinin cogunlugundan izin/imza alınmış olması lazım diye biliyorum isyeri olarak kullanılabilmesi için.
Eğer bunu yapmadılarsa isyeri olarak kullanamazlar. Dolayısıyla durum buysa değil ruhsat vs kaçak çalışıyor olabilirler.
Buna göre konusabilirsiniz tatava yaparlarsa benzer şekilde.
0
encokbenisevinnolur
(18.06.25)
En baştan müsamaha göstermeyin yoksa böyle böyle tepenize çıkarlar.
0
mirty
(18.06.25)
hocam şimdilik bir şey demeyin bence ılımlı gidin. ben yapmıyorum gürültü diyin geçin. eğer bu davranışı tekrar ederse kibarca "siz apartmandan bu iş yeri için bizden imza toplamış mıydınız?" diye sorun. zaten kendisi mesajı alır. bir daha da bulaşmaz.
0
elektr10
(18.06.25)
Apartmanlarda en büyük ve çözülmesi en zor konu gürültü. İnsanın yaşam kalitesini düşürüyor gürültülü komşu. O yüzden dediğiniz gibi gece altınızda kimsenin olmaması aslında büyük şans sizin için. Terapi seansları yaptıklarına göre gündüzleri de gürültü yapmaz herhalde bunlar. O yüzden ben olsam legal miydi değil miydi, ev sahibinin haberi var mıydı yok muydu hiç kaşımazdım olayı. Ne yapıyorsa yapsınlar, alt tarafı bir mesaj atmışlar zaten. Akşam olunca giderler ama orada 3-4 çocuklu gürültülü bir ailenin yaşadığını düşünsenize.
0
messor
(18.06.25)
@messor aynen aslında ben de gürültüden kaçıp taşınmış biri olarak apartmanın genel sessizliğine şükrediyorum. Ondan bunlar tutunca daireyi bi sevinmiştim. Mesajdaki tona gıcık olduğum için biraz kafaya taktım dünden beri. Bakalım gün içinde bu tarz bir şey tekrarlanırsa elimdeki kartları oynarım eheh onun dışında çok rahat çünkü ne tatilde ne akşam ordalar.
0
🌸turk kizi
(18.06.25)
Apartmanda sizin dışınızda da sessizlik için mücadele eden birilerinin olması avantaj bile olabilir.
Ama gürültünün sizden gelmediğini net bir şekilde bildirin.
Geç saatte matkap sesi konusunda o zaman bir tepki göstermeniz gerekirdi. Belki şu an kullanların haberi olmadan iş yapan ustalar bile yapmış olabilir.
Düzenli olarak geç saatlerde ses yapıyorlarsa, siz de uyarabilirsiniz.
0
burfak
(18.06.25)
(13)

Boy farkı şöyle olan çiftleri gördüğünüzde

morca
Garip buluyor musunuz? https://hizliresim.com/aqyn5msÇiftlerde sık gördüğüm bir boy farkı.Bu ikili direkt çift değil, örnek olması adına koydum. Merak edenler için kadın 1.65, erkek 1.97. Nihayetinde bize ne biliyorum. Sadece birlikte yorumlayalım diye soruyorum.
Garip buluyor musunuz?

hizliresim.com

Çiftlerde sık gördüğüm bir boy farkı.

Bu ikili direkt çift değil, örnek olması adına koydum. Merak edenler için kadın 1.65, erkek 1.97.

Nihayetinde bize ne biliyorum. Sadece birlikte yorumlayalım diye soruyorum.
0
morca
(16.06.25)
Benim bu konulardaki mottom: herkesin hayatına kimse karışamaz.

O yüzden hiç garipsemiyorum.


Bir de kendi adıma düşünüyorum, sırf boy yüzünden biriyle birlikte olmaktan vazgecmezdim herhalde.
0
fraise
(16.06.25)
valla normalde fiziki detaylara takılan biri değilim de böyle doğrudan büyük farklara karşı bir garipseme yaşıyorum. hatta biraz şeytani yönümle ve niyet okumayla cevap vereceğim ama her iki tarafın da böyle aşırı farkı içten içe istediğini düşünüyorum.
0
m e b
(16.06.25)
aksine sempatik buluyorum. seni öpebilmek için zıplıyor falan. uzun olduğum için partnerlerimle aramda hep 20 cm+ fark oldu.
0
yurtsuz john
(16.06.25)
Görmüyoruz hocam bize ne love wins
0
grimavi
(16.06.25)
Önemli olan boy farkı değil sevgidir.
0
rock n roll
(16.06.25)
Garipsemiyorum normal görüyorum.

Yalnız bekar olduğum dönemler biraz haset ediyordum:p nerden buluyorlar bu uzun erkekleri, bize niye sürekli 170-175 adamlar denk geliyor diyordum. Erkekte uzun boy tek kriter değil ama yine de çekici bişi bunu inkar edemem.
0
kullanicadi
(16.06.25)
Garipsiyorum. Weird
0
sonsuz
(16.06.25)
garip bulmam.
0
gabe h coud
(16.06.25)
Biz erkekler genel olarak garipsemiyoruz ve takmiyoruz ama kadinlar boy olayini acayip onemsiyor, oyle boyle degil. Hele bir de kendileri biraz uzun olmaya gorsun yok topuklu giyersem ne olur, disardan nasil gozukuruz, elalem ne der diye cok fazla muhabbet duyarim kadinlar arasinda. Kendileri uzunsa zaten hayatta tenezuul etmezler bile kisa erkege istisnalar disinda. Kisa erkek - uzun kadin iliskisi varsa kisa erkegi biraz arastirin kesin maddiyat, kariyer, kultur vs gibi alanlarin birinde ikisinde cok fena ustunlugu vardir toplumda. O yuzden tercih edilmistir.
0
freedonia
(16.06.25)
kadin erkekten uzun olmadigi surece sikinti yok, oynat devam.
0
cooperr
(16.06.25)
garip bulmak değil ama dikkat çekiyor tabi ama son derece normal.
dikkati çekilen bizlerin hatası:)
0
onursensoz
(16.06.25)
erkeğin uzun kadının kısa olmasını garipsemiyorum.

ama kadının erkekten uzun olması garip duruyor. hiç yakışmıyor. zaten çok görmedim böyle.
0
tabudeviren
(16.06.25)
Niye bilmiyorum ama benim aklıma doğrudan Göksel'in Evire Çevire ve Bi' Seni Konuşurum şarkıları geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
(17)

maaşlı işi bırakıp kendi işini kurmak

messina123
6 senedir gömülü sistemler alanında çalışan bir elektronik mühendisi olarak hayalim. sadece biraz cesarete ihtiyacım var. maaşlı işini bırakıp kendi işini kuran arkadaşlar, nasıl başardınız veya neyi yanlış yapıp çuvalladınız?
6 senedir gömülü sistemler alanında çalışan bir elektronik mühendisi olarak hayalim. sadece biraz cesarete ihtiyacım var. maaşlı işini bırakıp kendi işini kuran arkadaşlar, nasıl başardınız veya neyi yanlış yapıp çuvalladınız?
0
messina123
(16.06.25)
kendi işini kurarken personel maaşı, sgk primleri, gelir vergisi kdv, stoplaj muhasebe giderleri kira adidat ve stopajı,elektrik su doğalgaz gibi giderler var. maaşlı çalışıp kendi işini kurarken bunlar hesaplanmıyor. çokrada çakozlama. kar marjını buna göre hesaplaman lazım. farklı bir sektöre giriş yapacaksan aşırı dikkatli ol. kendi işinle ilgiliyse ipler senin elinde olur. bir de gıda işleri, kafe bar restorant işleri herkese göre işler değil. mümkünse girme.
0
ground
(16.06.25)
Genelde ortada hicbir sey yokken maasli isinden ayrilmak riskli is. Yuksek bir kapitalin yoksa onermem.

Paralelde birseylere baslayip geceleri ekstra calisip sonrasinda musteri veya hibe tarzi seyler bulursan o noktada mantikli olabilir. Ben su an bunu yapmaya calisiyorum diyelim :)
0
nuevo
(16.06.25)
Hangi sektör olursa olsun kenarda en az 6 ay - 1 yıl tüm masraflarını asgari-orta düzeyde karşılayacak tedbir parası olmadan girilmez.

@nuevo'nun dediği mantıksız değil, ama yine de tedbirli olmadan olmaz. Risk analizi yapmak, sektöre göre hukuki süreçler sozlesmeler vb. (örneğin en basiti sipariş üzerine is yapıyorsan, müşteri son dakika her şey hazirken vazgeçtiğinde napacaksin) bunlar hep önemli faktörler.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
6 senedir içinde olduğun işle alakalı ise, bu işin çoğu yönüne hakimsen ve geniş bir çevre edindiysen olabilir. tabi yine işlerin terse gitmesi durumunda az zararla dönüş senaryosu mevcut mu?
0
lazpalle
(16.06.25)
Ben de uzun seneler gömülü sistemler üzerine çalıştım, kendi işinizi kurmak istiyorsanız çok yanlış bir zaman, ve sorunuza bakarsam 3. ayı çıkaramazsınız. Ben şu an niş bir sektörde otomasyon işlerine bakıyorum.

Ne zaman kendi işinizi kurabilirsiniz ?

A) Deli gibi paranız vardır ve işi bilen adamlara aklınızdaki projeleri yaptırmak istiyorsunuzdur. Sizin durumunuzda böyle bir ışık göremiyorum.

B) Endüstriyel bir ürün çıkarmanın süreçlerine tam anlamıyla hakimsinizdir ve mükemmel bir fikriniz vardır, pazar araştırmasını yapmışsınızdır, satış konusunda bilgilisinizdir. Sizin durumunuzda bunu da göremiyorum.


Aynı hayalperestliğe ben de sahiptim ama düzgün bir şirkette endüstriyel tasarımlar çıkarıp, sertifikalarıyla, ambalajıyla, kasasıyla, baskısıyla, dizgisiyle, kargosuyla, gümrüğüyle, bunların piyasada yer almasını sağlamanın ne kadar zor ve maliyetli olduğunu görünce silkelenip kendime geldim.

Özetle kendi işinizi kurmak istiyorsunuz ama daha ne yapacağınızı bile bilmiyorsunuz gibi duruyor. Bol şans.
0
kimlanbu
(16.06.25)
@kimlanbu hocam 3 satır yazı yazıp yüzeysel bir soru sordum. çok ön yargılı 2 cevap vermişsiniz :d
0
🌸messina123
(16.06.25)
@messina zaten 3 satır yazdığın için zanla önyargıyla cevap vermesi gerekmiş. durum hakkında bilgi verseydin cevaplar daralırdı :)
0
lambırcek
(16.06.25)
cebinde min. 6 aylık paran yoksa hiç girişme. 6 aylık paranın içinde hem şirketin hem kendi giderlerin olmalı. maaşlı işte çalışmak kolaydır ay başı geldimi paranı alırsın başka şey düşünmezsin. kendi işinde ise sürekli müşteri bulman lazım ve para akışını dengelemen gerekiyor ama tabiki çok daha fazla kazanma şansın ya da hızlıca borca batma şansın var.

ayrıca muhasebe ve işletme konusunda genel bilgilere sahip değilsen bir an önce öğren.

son bir şey teknik biriysen ve ilişkilerde bir satışçı gibi yavşak olamıyorsuan hiç bu işlere girişme yada kendine böyle bir eleman-ortak bişi bul. bir şeyi yapmak önemli değil satabilmek önemlidir.
0
gercekdunya
(16.06.25)
Büyük risk. Hali hazırda devam eden bir aile şirketi olmadan kendi işini yapmak şu ortamda hiç mantıklı değil.
0
runaway
(16.06.25)
girişimcinin el kitabı isimli kitabı oku. oradaki sorulara cevaplar hazırla. sonuçta ben yaparım diyorsan mümkün olan en az riskle başlayabilirsin. o da maaşlı işin devam ederek olabilir. bunu senden veya senin alanını bilet tecrübeli kişilerden başkası bilemez.

Kitap: www.amazon.com.tr
0
merhum
(16.06.25)
ilk isini baglamadan istifa etme sakin.
0
antikadimag
(16.06.25)
Abi ben ilerleyen saatlerde detaylı yazarım ama, 6 ay diyenlere inanma. 1-2 yıl de sen ona. Kitap mitap boş iş. Ben onca kitap okudum. Aha yıllar oldu bir kez bile abooo kitapta okuduğum gibiymiş diyemedim, yok çünkü.
0
Shepard
(16.06.25)
2 yil +1 sektor daraldi cunku
0
lapaz
(16.06.25)
musteri portfoyun var mi? an itibariyle teklif hazirlayip satis yapiyor musun?
0
cooperr
(16.06.25)
gömülü sistemler üzerine cihaz üreticisiyim.

yani bu tamamen elindeki birikime, pazarına, uzmanlığına ve satış becerine kalıyor.
teknik bilgi ve becerini çok da önemseme bütün stratejini bunun üzerine kurarsan fena patlarsın. çünkü teknik bilgi-beceri para ile satın alınabilir.

fikrini bir poc ile doğrula ardından bir kuluçka merkezi ile görüş derim.
0
orpheus
(16.06.25)
Ürüne fazla yoğunlaşıp satış işini geciktirme hatası yapılabiliyor. Önce müşterilerle konuşup üretim sürecini onlarla beraber ilerletmek mantıklı olabilir.
0
osssy
(16.06.25)
"Kitap mitap boş iş" diyen inanma. iş planı nedir, nasıl hazırlanır bilmeden yorum yazıyorlar...
Evet her şey teorik bilgi her şey demek değil ama başlamak için iyi bir yöntem.
0
merhum
(17.06.25)
(2)

iki adet alakasız terim sorusu

kibritsuyu
1. bunun bir terimle karşılanıp karışlanmadığından emin değilim.pazarlamada ürünümüze, markamıza, işyerimize slogan seçerken, her ne kadar anlamı olumlu olsa da, olumsuz kelimeler kullanmamamız gerektiğine dair bir pazarlama terimi.örneğin burada bir midye dolmacı var, tabelasının altında kocaman "t
1. bunun bir terimle karşılanıp karışlanmadığından emin değilim.

pazarlamada ürünümüze, markamıza, işyerimize slogan seçerken, her ne kadar anlamı olumlu olsa da, olumsuz kelimeler kullanmamamız gerektiğine dair bir pazarlama terimi.

örneğin burada bir midye dolmacı var, tabelasının altında kocaman "taş yok, kum yok, çamur yok" yazıyor. midyem temiz demek istiyor, iyi bir şey demeye çalışıyor ama ben midyecinin tabelasında "taş, kum, çamur" görünce midem bulanıyor, bu bana hiç "hmmm tertemiz nefis bir midye" algısı yaratmıyor.

ya da bir kuruyemişçide gördüm, "kuruyemişin bayatlamaya fırsatının olmadığı yer" yazmış. iyi bir şey demek istiyor ama aynı cümlede kullanılan "bayat kuruyemiş" ifadesi bana iyi bir şey gibi gelmiyor, beni çekmiyor, "mmh nefis, sürekli sıcacık kuruyemiş" dedirtmiyor bana.

bu konuyla ilgili bir terim, trateji bir şey var mı pazarlamada?

2. bu yeni nesil bir tanımlama ve bir adı vardı eminim. mansplaining diyesim var ama değil gibi.

bir erkeğin, kadının zaten yapacağı şeyi "şöyle yap" diye söyleyip, sanki kendi söyledi de yaptırdı, ben söylemesem yapamayacaktı" gibi davranmasına ne deniyor?

örneğin kadın arabayı park ediyor, gayet de güzel park ediyor ama bir anda erkek çıkıp gel gel sol yap hop dur, şimdi sağ yap ileri git diyip güya o park ettiriyor.

düşündüm de bunun cinsiyetle ilgisi yok. eşimin de bana sık sık uyguladığı sinir bozucu bir manipülasyon. eve misafir geldi diyelim, daha kapının ağzındayız, bana dönüp misafirin de duyabileceği şekilde diyor ki "merhaba dedin mi"? yahu diyeceğim, bi nefes alsın adam. ama o saatten sonra merhaba diyince sanki demeyecekmişim de o söyledi diye demişim gibi oluyor, çocuk gibi kalıyorum.

ya da ortalıkta bir eşya var diyelim, boş çay bardakları vs. tam ayağa kalkıyorum, eşyayı alıp yerine kaldıracağım, diyor ki "şunu da alıp kaldırsana", ya zaten onun için kalktım. sen söylemesen de kaldıracağım, ama şimdi sen söylediğin için kaldırmış gibi oldu. sen kaldırtmışsın gibi oldu.

bunun bir adı vardır di mi? mutlaka bir adı vardır.
0
kibritsuyu
(16.06.25)
1. Negatif Çerçeveleme (Negative Framing)
0
duyuruuser
(16.06.25)
1. Dolandırıcı:p terimi bilmiyorum ama ortada hiçbir şey yokken "valla ben yapmadım" tarzı kendini sunanlar bana şüpheli geliyor. Yokun inkari olmaz diye düşünüyorum karşılaşınca. Anladığım kadarıyla sende de buna benzer bir şey uyandırıyor şüphe düzeyinde olmasa da.

2. Ben yönetiyorum takıntısı da ismini bilemiyorum. Sembolik hırsızlık diyesim geldi. Çalınan şey yapabilirlik/planlama vb. Sen de sonuçta ben o söylemese yapamazdım duygusuna kapilabilirsin durum buna müsait.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
(5)

Atipik psikoz tanısı olan birisi evlenebilir mi?

darkwizard
SB
SB
0
darkwizard
(15.06.25)
Bildiğim kadarıyla yasal bir engel yok. Zira evliyken tanı alanların, eğer olsaydı, nikahının iptal olması da demek olurdu bu.
0
encokbenisevinnolur
(15.06.25)
evlenip çocuğu olan var. ama sağlıklı bir ilişki olmaz.
0
mikahakkinen
(15.06.25)
Aile hekiminden rapor alınması için gidildiğinde olası psikiyatriye sevk eder. Psikiyatri kişiye göre karar verir. Akli melikeleri tam olmayan vasi atanmış birisiyle hali hazırda çalışabilecek durumda olan birisine aynı karar verilmez. Her vaka aynı değil…

Doktor raporu dışında önemli olan bir şey: bilinen kronik akıl hastalığını eşten saklayarak evlenmek evlilik iptaline götürür.
0
master of ceremonies
(15.06.25)
ilaçlarını içiyorsa
terapisini almışsa
aklı başındaysa
0
mantık
(15.06.25)
karşi tarafa durüst olunmadıgında,
resmi olarak ne olur bilemem ama güven kaybı olacagı icin sonu ayrilik olur.
0
designer
(15.06.25)
(2)

Boş muhabbet yeteneği nasıl geliştirilir?

Efoody
Ecnebilerin small talk dediği şeyi kast ediyorum. Ekrem İmamoğlu seviyesini hedeflemiyorum, o kadarında gözüm yok. Ama en azından sohbetlerde o sonsuza kadar sürecekmiş gibi gelen sessizliklere mahal vermek istemiyorum. Arkadaşın arkadaşı gibi, en son beş yıl önce karşılaştığın mahalle teyzesi gibi
Ecnebilerin small talk dediği şeyi kast ediyorum. Ekrem İmamoğlu seviyesini hedeflemiyorum, o kadarında gözüm yok. Ama en azından sohbetlerde o sonsuza kadar sürecekmiş gibi gelen sessizliklere mahal vermek istemiyorum. Arkadaşın arkadaşı gibi, en son beş yıl önce karşılaştığın mahalle teyzesi gibi tanıdıklar için de geçerli bu söylediğim, yakın hissettiğin ama çok ortak noktan olmayan insanlar için de...
Ortamın içine kapanık asosyal tipi olarak görünmekten sıkıldım. Bu konuda kendimi nasıl geliştirebilirim? Esnafla konuş, tanımadıklarınla konuş gibi klasik önerileri es geçelim lütfen, küçük bir yerde yaşıyorum birine selam versem, iki dk fazla konuşsam başıma iş sararım.
0
Efoody
(15.06.25)
Çevrende bunu yapan boş beleş insanlar olması yeterli. Kendliğinden gelişir.
0
put it in your appropriate place
(15.06.25)
Evde olduğun bir gün ve/veya geceleri loopa alarak tarantino filmleri izle.

İkincisi boş yapa yapa gelişir.
0
encokbenisevinnolur
(15.06.25)
(17)

Bir erkeğin sevgilisi hakkında yaptığı şu espri sizce normal mi?

64654942
Birkaç gün önce şahit olduğum bir olay. Ortamda birkaç aydır birlikte olan iki sevgili, onların ortak birkaç yakın arkadaşı (kızlı erkekli) ve erkeğin birkaç yakın arkadaşı olan erkek var. Erkek kişisi konuşkan, ağzı iyi laf yapan, komik ve arkadaş ortamında cinsel esprileriyle ünlenmiş birisi. Bu e
Birkaç gün önce şahit olduğum bir olay.

Ortamda birkaç aydır birlikte olan iki sevgili, onların ortak birkaç yakın arkadaşı (kızlı erkekli) ve erkeğin birkaç yakın arkadaşı olan erkek var. Erkek kişisi konuşkan, ağzı iyi laf yapan, komik ve arkadaş ortamında cinsel esprileriyle ünlenmiş birisi. Bu esprileri ya kendi üzerinden ya erkek arkadaşları üzerinden yapıyor ve daha önce tanıdığı bir kadınla ilgili yaptığı hiç görülmemiş. Özel hayatında ise kıskanç, fazla sahiplenen, detaylara kafayı fazla takan, kadının hayatına fazla karışan bir profil çiziyor.

Mevzu şu:

Kadın sevgili kişisi ve erkeğin de yakın arkadaşı olan diğer kadın birlikte komik bir reels çekmeye çalışmış. Gülmeme challenge gibi bir video. Ağızlarına aldıkları suyu püskürtmemeye çalışıyorlar ama genelde çok gülmüşler ve izledikleri her videoda her yer su olmuş.

Bu video hakkında ortamda biraz konuşuluyor ve videoyu ilk defa izleyen erkek sevgili kendi sevgilisini kastederek "suyu etrafa püskürtmek yerine keşke yutsaydı, genelde yutuyor çünkü, hem protein de oluyor, ağzındaki de su nihayetinde, hem etrafı kirletmemiş olurdu" gibi cümlelerle bir "şaka" yapıyor ve kendi şakasına çok gülüyor. Erkek arkadaşları hafif gülerek abii bu da denmez ama diyor, ortak yakın arkadaş olan kadın off ama yapma ya diyerek gülüyor, kadın sevgili de hafif gülümsüyor.

O an bu olay geçti gitti ama arkadaşlar arasında sonradan epey konuşuldu. Hele de normalde sevgilisini aşırı kıskanan, kısıtlayıcı bir karakter olduğunu her şekilde belli eden bir erkeğin bu esprisi garip bulundu. Erkeğin kadının Instagram'daki hafif dekolteli, sırtı açık, minili eski fotoğraflarını sildirmesi, takip ettiği arkadaşı olan erkeklerin çoğunu takipten çıkarttırması, arkadaşlarıyla tatile gitmesine veya erkek arkadaşlarıyla görüşmesine kendi tabiriyle izin vermemesi gibi durumlar söz konusu.

Hepsini bir kenara bırakarak yorumlarsanız size göre bu espri normal mi? Öylesine basit ve üzerine çok anlam yüklenilmemesi gereken bir şaka mı yoksa kadına yönelik özellikle arkadaş ortamında yapılan bir terbiyesizlik mi sizin gözünüzde? Kadın sorun etmiyorsa bizi zaten ilgilendirmiyor farkındayım ama böyle bir şeye şahit olsanız erkeğin şakasını üslubunu siz garipser misiniz diye merak ediyorum.
0
64654942
(15.06.25)
şaka meselesi çok kişisel. bazı kişiler arasında cinayete sebep olacak şakalar başka ortamlarda gülmekten diyafram yırttırabilir. birinin burada bu şaka için şöyle veya böyle demesi saçma bence o yüzden. bu şaka başta o çiftin, sonra da masadakilerin görüşüne kalmış. adam bunu yapabiliyorsa demek ki aralarında sorun olmuyor. masada da bu şakadan ötürü kızın gücenmiş hissedeceği birileri yoksa sorun yoktur. varsa zaten bunun kavgasını yapmışlar ve hatta belki de ayrılmışlardır şu an ben bu satırları yazarken.

garipsemek garipsememek de tamamen kişiye bağlı dolayısıya. normalde kuantum teorisi konuştuğum biri bi anda böyle bir şaka yaparsa garipserim ama bu tarz şakalarıyla tanıdığım birini garipsemem.
0
semaforo de medianoche
(15.06.25)
ciddi düşünmüyorlardır ikisi de birlikte takılıyorlar çevreye de ciddi ilişki imajı veriyorlardır. takılmacaları bitince ayrılırlar zaten.
çünkü sen sevdiğin kişinin '' yutma '' haline atıf yaparsan sen sevdiğin kişi ile aranda olan cinselliği insanların zihninde canlanacağı şekilde anlatırken ortamdakiler ister istemez zihninde bunu imajine eder, canlandırır hiçbir erkek de sevdiğini buna malzeme etmek istemez.
0
ercu cozer
(15.06.25)
ciddi düşünmemeyi getirdi aklıma.

ha çok yakın arkadaş grubuysa mevzu bahis olmazdı, üstü kapatılırdı. Hiç kimse aklına karpuz kabuğu düşürmezdi, içsel çözüm beklenirdi çiftten.

Ama her ortamda böyle 1-2 kendini bilmez çıkıyor.

Özetle kişisine göre sonuç.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
Abooo, ayrılmayan kadın karaktersizdir.
0
Shepard
(15.06.25)
Ayrıl coco
0
mor oje
(15.06.25)
Arkadaşlar insanlar çeşitli şeylere gülüyor diye bu bir espiri olmuyor. Ben karışık vermezse ölecek hastalığına tutuldum bu günlerde. Ben de onun seksteki performansıyla iligili bir “şaka” yapar ve konuyu temelinden kapatırdım.
0
tiredofwaiting
(15.06.25)
Yazdığın şeylerin hepsini bir kenara bırakmadan yorumlarsam adam dayaklık.
Adamın özel hayatındaki sıkıntılarını kenara bırakıp yorumlarsam;
Densizlik. Hayatındaki kişi kim olursa olsun ciddi düşünsen de düşünmesen de böyle bir şaka uygun değil. Tam olarak burada yazdığın gibiyse aşırı da uzatmış şaka artık komiklikten de çıkmış, rahatsız edici olmuş.
Şu kötü şaka için arkalarından bu kadar konuşturmaya değdi mi ya gerçekten. Kıza çok üzüldüm umarım ayrılır.
0
mutekebbir
(15.06.25)
erkeğin yaptı o. çocukluğu. erkek filan değil benim gözümde böyle birisi.
0
adivar
(15.06.25)
Cinsel şaka yapmak=ciddi düşünmüyor kafasındakilere sallamak istedim ama olay o kadar saçma ki bu seferlik es geçiyorum onları.

1-kendinden hariç birinin cinsel pratiklerini 3. kişilere açık etmek edepsizliktir.
2-su zaten yutulan bir şey, sperm yutmakla kıyaslanması saçma. Esprinin kendi bir boka benzemiyor.
3-sırt dekolteli fotoğrafını sevgilisi istedi diye silmeyi kabul eden kadın bu saçmalığa da gülümseyerek karşılık vermek zorunda kalır.
4-su püskürtmeli gülmeme challenge vidyosu çeken insan seviyesi için şaşırtmayan olaylar yaşanmış, oyna devam.
0
Bruce
(15.06.25)
Aşırı sağlıksız bir “errrrkek” olma şovu. Şahsi fikrim iğrenç olduğu yönünde. Özel olanı kamusal alanda teşhir edip o insanı küçültmek kadar rezil bir şey olamaz. Her şeyi şakaya vurma kartına da sığınamaz bunu yapan kişi. Kadın kamusal alanda ‘ahlaklı, sade, kontrollü’ olacak ama o kadının cinselliğini kamusal alanda alaya alarak konuşabilecek, oldu anam... Kaldı ki ilişkide iki kişinin sınırları sadece onlar arasında kalmıyor ki; ilişkinin dışa yansıyan dili, üçüncü kişilere de yansıdığı için toplumsal düzeyde de anlam üretiyor.

İnsanların özgüvensizliklerini bu şekilde kompanse etmeye çalışması ne kadar çirkin bi şey ya. Öğkk kus.
0
vedatchilipeppers
(15.06.25)
Düşük profil bir espri anlayışı ve yanındaki kadına saygısı olmayan bir keke görüyorum hikayede.
0
thesomberlain
(15.06.25)
Bu adamı fazla simartmis etrafındaki insanlar. Ben aynı arkadaş çevresinde bulunmak istemezdim.
0
encokbenisevinnolur
(15.06.25)
Hem erkek(!) hem komik olduğunu kanıtlamaya çalışmış. Bu bir espri değil. Böyle bir profilin sevgilisi da arkadaşı olmak istemem.
0
asteriks
(15.06.25)
Bence her şeyden öte gereksiz olmuş. Konusundan bağımsız olarak güzel bir şaka değil. Laf oturmamış, alaka yeterli değil. Bu açıdan da konunun hassasiyeti daha çok öne çıkmış, daha bir densizce durmuş.

Ortamı bilemeyeceğim, bence başkasının özel hayatını alakasız kişilerle paylaşmak hiçbir açıdan iyi değil. Ama bence esas sorun şakanın cidden kötü olması. Belki çok denk düşen bir anda bir anlık boş bulunma sonucu söylense böyle hissettirmez ama bu haline bakınca artniyetle söylenmiş gibi duruyor, boş bulunma durumu yok, çünkü şaka alakasız. Söylenmek istendiği için söylenmiş. Rahatsız edici x2
0
akhenaten
(15.06.25)
Çok yakışıksız ve komik diil.
0
(15.06.25)
ilginç. bi insan neden böyle bir şeyi duyursun ki? bence cinsel sıkıntıları var veya bir yeterizlik içinde. böyle duyurarak baskılamak istemiş sanki. ama kızı harcamış.

bana da ciddi düşünmüyor takılıyorlar dedirtirdi duysam.
0
ananiyimioguz
(15.06.25)
Sevgilim ortamda benimle ilgili böyle bir şaka yapsa eski sevgilim olurdu. Tutarsız biri bir kere, yobaz barzo gibi kıyafet kısıtlamaya çalışıp arkadaş sildirecek -ki onları da asla yapmam- sonra böyle laubali cinsel esprilerine alet edecek…
0
ekimoloji
(16.06.25)
(15)

aile sorunu

Coma
Arkadaslar, benim bir sorunum var ama arkadaslarima falan belli etmedigim birsey, bu yuzden tavsiyenize ihtiyacim var.benim annem babam ayri, cocukken kuzenimin tacizine ugradim, annem destek olmadi, kapatildi. annemle bunun disinda cok problemim vardi ve kendi parami kazanmaya basladiktan sonra ann
Arkadaslar,
benim bir sorunum var ama arkadaslarima falan belli etmedigim birsey, bu yuzden tavsiyenize ihtiyacim var.

benim annem babam ayri, cocukken kuzenimin tacizine ugradim, annem destek olmadi, kapatildi. annemle bunun disinda cok problemim vardi ve kendi parami kazanmaya basladiktan sonra annemle iliskimi kestim. babamla da kestim cunku babama bizi al, dedigimde kiz cocuguna annesi bakar diyip telefonu kapatti. babamla aramizda annem gibi cok problem olmadi ama bu yuzden affedemiyorum. kardesim de, ben de kendimizi yetistirdik ama cok kizginim cunku cok kolay kaybolabilirdik.

simdi ise erkek arkadasi adayim var. ailesi cok iyi, aile konulari acilinca ne diyecegimi bilmiyorum. hor gorulmekte istemiyorum. onceki iki erkek arkadasimdan biri liseden beri oldugu icin biliyordu, digerine de vefat ettiler dedim. kardesim gorusuyor ama ben hicbir sekilde gorusmuyorum, sadece baba tarafindan akrabalarla gorusuyorum. kafam cok karisik.
0
Coma
(14.06.25)
Sorarlarsa “bizimkiler boşandı, birbirimizle görüşmüyoruz , özel bir mesele” dersiniz, konu kapanır. Bunun üstüne daha fazla soru sorulmaz.
0
orient blue
(14.06.25)
yalan söylemeye gerek yok. boşandılar deyin ama burada yazdığınız detayları vermenize gerek yok. yüzeysel şekilde anlaşamadıklarını anlatırsınız. bitti gitti.
0
archmeister8
(14.06.25)
Vefat ettiler vs diye yalan söyleme.
Görüsmüyoruz de gec. Eger yillar sonra karsi taraf hala merak ediyorsa ve sen anlatmaya hazirsan istersen anlatirsin.

Worst case senin hazir olmadigin bir anda anlatman ve hassas oldugun seyleri saklaman veya farkli lanse etmen. Böyle olunca durumu tam olarak anlatamayabilirsin ve sen hatali gibi bile görünebilirsin.
0
sonsuz
(14.06.25)
Yalan söylemeyin ama henüz her şeyi anlatmak için erken gibi, şimdilik görüşmüyoruz demeniz yeterli bence, zamanla güven bağı kurulup ilişkiniz derinleşirse anlatırsınız durumu. Yaşadıklarınız ve duygularınız için sizi hor görecek biri ise karşınızdaki hiç hayatınızda olmasın daha iyi zaten.
0
(14.06.25)
Artık ailemle iletişimi kestim görüşmüyorum demen yeterli geri kalanı detaylı anlatmana gerek yok
0
grimavi
(14.06.25)
Yalan soylemene gerek yok. Seni Kabul Eden oyle Kabul etsin.
0
baldur2
(14.06.25)
yalan söyleme, senin suçun yok.

doğruları söyle. Bir büyüğünden babalık yapmasını iste.
0
baldan kaymak
(14.06.25)
bu durumu kendi içinizde sorun olarak görüp dışarıdan gizlemeye, konuyu geçiştirmeye çalıştıkça kafanıza takıp kendinizi daha çok yoruyor huzurunuzu kaçırıyorsunuz gibi geliyor.

herhangi bir insana ailenizden bahsederkenki duygu haliniz karşı tarafın da bu konuya olan yaklaşımını etkiler. siz ailenizi anlatırken gizemli bir dil kullanırsanız, karşınızdaki de bu gizemi çözmek isteyecektir. siz ne kadar rahat, doğal olursanız, karşınızdaki de bu konuyu o kadar doğal karşılayacaktır.
0
tnz
(14.06.25)
seni çok iyi anladım, işte bunu sana karşı kullanmayacak birini bulmak lazım. aile ne yazık ki böyle bir şey karşı taraf ''ailen sana bunu yapmış'' deyip her şeyi reva da görebilir, ezmeye de çalışabilir. atıyorum sen başka bir şeyden ona dargınken senin yüzüne de vurabilir, hani silah gibi kullanır. var böyle ruh hastası ezikler ne yazık ki. kendini rahat hissedeceksen ayrılar ve çok görüşemiyoruz şu ara gibi bir şey de geç diyecektim ama erkenden ne tarz birisi olduğunu öğrenmen, gerçek yüzünü görmen daha da iyi olabilir aslında bilemedim. valla seni böyle bir mevzudan hor görecek kişide cehennem olsun gitsin. sen ayaklarının üzerinde durmuşsun, böyle bir durumdan sapasağlam çıkmışsın. ailenin nasıl birisi olduğu kimseyi ilgilendirmez. bunu kullanmaya çalışacak tıynette birisi de kimsenin karşısına çıkmasın açıkçası. ayrıca kesinlikle hor görülecek bir şey değil yaşadıkların, senin suçun hiç değil, böyle düşünme. dediğim gibi böyle bakacak biri de uzak dursun zaten.
0
air
(14.06.25)
Bunda utanacak bir şey yok, bu sana ait bir şey değil çünkü annen ile baban boşanmış, senden bağımsız bir olay.

@orientblue'nun dediği gibi kısa bir açıklama insan olana yeter.
0
encokbenisevinnolur
(14.06.25)
erkek arkadaşınızın ailesini bilmem ama erkek arkadaşınızla paylaşabileceğiniz bir şey olmalı "ailenizle görüşmemeniz". Siz bir şey söylemedikçe erkek arkadaşınızın anne babası da üstelemeyecektir bence. Düşünceli insanlar değillerse de bir tebessümle "konuşmak istemiyorum" dersiniz olur biter. Hiç dert etmeyin. Sizin de onlarla ilgili bilmediğiniz bir çok şey var. Belki siz de pot kıracaksınız hatta.
Size çok içten mutluluklar diliyorum. (:
0
sparkle kiddle
(14.06.25)
"konuşmak istemiyorum" mu? daha da büyük bir sorunmuş gibi gözükür. öldü möldü korkunc yalanlar. öncelikle erkek arkadaşına taciz vb konuları detaylarına girmeden ailenle görüşmediğini açıkla daha sonra ailesine ne derseniz konu daha kolay kapanır birlikte karar verin kimse zor durumda kalmasın sen de detaylarına inmek durumunda kalma. eğer hazır hissetmezsen ailesiyle tanışma zaten daha sevfili bile değilsiniz. çok iyiler çok tatlılar dediğin içlerinde neler yaşadıklarını bilmiyorsun gözünde büyütme
0
ala09
(14.06.25)
Anne babanın boşanmasını gizlemek çok mantıklı değil. Anlaşamamış ayrılmışlar. Annemle kaldığım için araya soğukluk girdi babamla görüşmüyorum. Annemle de yakın değiliz zamanla paylaşırım seninle dersiniz bitti gitti. Öldü demek büyük bir yalan. Aile ile çatışmaları anlatmak her zaman iyi fikir olmayabilir. Ele karışmak yere karışmak derler senin annen de şöyle yapmış sana x akraban da böyle yapmış şeklinde çirkinleşebiliyorlar kaliteli insan değillerse. Zamanla kendiniz hazır hissettiğinizde dilediğiniz detayları paylaşırsınız.
0
cilekli pasta
(14.06.25)
(maalesef) Sayın @ala09: bunu sorun gözükmesi sorun zaten. konuşmak istemediğiniz hiçbir şeyi konuşmak durumunda değilsiniz.


karşısında elli yaşında insanlar olacak mesela. SEvişiyor olaiblirler ama biz bunu konuşuyor muyuz, konusunu açıyor muyuz? bir konunun konuşulmak istenmediği kolayca anlaşılır sonrasında üstelemek saçmalıktır. Bu ihtimal oluştuğunda da kimseyi kırmadan "bunu konuşmak istemiyorum" dersiniz.
Fenerbahçe-galatasaray konusu açılınca dersiniz, siyaseten farklı görüşler olduğunda dersiniz, iş hayatınız için dersiniz, en yakın arkadaşınızla kavga ettiğiniz de sebebi sorulduğunda dersiniz, yemek yerken midenizi bulandıran bir şey konuşulduğunda dersiniz. Nerelerde kendinize neler yaşatıyorsunuz acaba.
0
sparkle kiddle
(14.06.25)
@sparkle kiddle biraz politik olmak gerekir diye dusundum. acik konusunca anlasilacagini kim soyledi? bana bile sevgilim bu konuda konusmak istemiyorum dese asamadigi seyler var zannederim kaldi ki karsi tarafi tanimiyor cok. oldu bitti yapacak bir sey yok denmesi yegdir
0
ala09
(15.06.25)
(17)

imkanınız olsa kuzey kore'ye gider misiniz, merak ediyor musunuz?

mark greg sputnik
sizi maddi açıdan zorlamayacağını bilseniz ya da tüm masraflarınızın karşılanacağını bilseniz kuzey kore'ye TURİST olarak gitmek ister miydiniz? ben açıkçası çok merak ediyorum ve imkânım olsa kesinlikle gitmek isteyeceğim ülkelerden biridir. sizde durum nasıl? özellikle "gitmem" diyenlere sorayım.
sizi maddi açıdan zorlamayacağını bilseniz ya da tüm masraflarınızın karşılanacağını bilseniz kuzey kore'ye TURİST olarak gitmek ister miydiniz? ben açıkçası çok merak ediyorum ve imkânım olsa kesinlikle gitmek isteyeceğim ülkelerden biridir. sizde durum nasıl? özellikle "gitmem" diyenlere sorayım. ilginizi mi çekmez? yoksa korktuğunuz için mi gitmezsiniz?
0
mark greg sputnik
(13.06.25)
Asyalıdan evliya alma avluya. Öl dedim, öldün temalı güçlerin hakim olduğu ülkelere alerjim var. Yamaç paraşütü yapmaya da yokum, gondola binmeye de. Save game-load game olayı olmayınca insan ölmemek için dikkatli davranmalı derim. Bomboş ülke hem. Sub-humanlar.

Pembe arkadaşlar, dünyadan bir haberler ise gitmeye can atar.
0
Shepard
(13.06.25)
Aslında sadece orası değil Moğolistan Kazakistan'in kuzeyi ve doğusundaki hiçbir Asya ülkesini merak etmiyorum o kadar.

Sarışın olmamın de etkisi var, bizim her çekik gözlüye Japon dememiz gibi bu arkadaşlar da her sarışını Amerikalı sanmaya eğilimli diyor çevremden gidenlerden duyduğum.

Bu tür şeylerden ötürü aslında. Korkmak da değil ilgisizlik de.
Kuzey kore değil sadece ama, tek istisna mesela bir dövüş sanatı bağlantılı bir kurs vs için gidersem giderim oralara. Koreliler tekvandocu ya o mesela olabilir, ama onun için de Güney koreye giderim kuzeye değil.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
Türkiye'de herhangi bir dağ başında
1 ay süreyle aciz ve gariban olarak kal daha iyi.
Orada kaldığında babasının ölüm tarihine denk gelirsen zorla resmi törenle ağlatır öylece Türkiye'ye geri gönderiler sanırım.
0
diyecevaplandı
(13.06.25)
@diyecevaplandı,

abi turla, turist olarak bir haftalığına filan gitmekten söz ediyorum, yanlış anlaşılmasın. yani ona rağmen bu cevabı da verebilirsin ona itirazım yok ama ben yine de açıklığa kavuşturayım istedim, bahsettiğim şey orada yaşamak değil. gidip gezip gelmek.
0
🌸mark greg sputnik
(13.06.25)
geri dönebileceğim kesinse, kesinlikle gitmek isterim. Giden fotoğrafçı bi adam vardı röportajını izlemiştim baya da ilginç aslında ama onların dediği şeylerin dışına çıkmaman lazım ve izin vermedikleri bir şeyin fotoğrafını çekmemen lazım.

Ha tabii gösterdikleri yapay bir Kore var diyorlar. Turiste jazz müzik yapan Kuzey Koreliler gösteriyorlar ama içeride halk nasıl yaşıyor temas edemiyorsun.

Mesela Hindistana sağlık çekincelerimden dolayı gitmemeyi tercih ederim, Kuzey Kore daha çok ilgimi çekiyor.
0
nhk ni youkosu
(13.06.25)
@nhk ni youkosu, hocam allah affetsin nick'i görünce kahkaha attım. imkanınız olur da giderseniz beni de bavula filan sıkıştırıverin lütfen, duyuru'da bu konuda en çok size güvenirim zaten. ben de açıkçası kuzey kore'yi tam anlamıyla tecrübe edebileceğimizi düşünmüyorum ama her şeye rağmen fazlasıyla egzotik ve "sayko" geliyor bana açıkçası. yalandan bile olsa böyle kapalı bir rejimin içine girmek enteresan hissettirirdi diye düşünüyorum, yani burası öyle 200 dolara uçak bileti alınıp gidilebilecek bir yer değil. acayip.

ama ben bu jazz olayını daha önce duymamıştım mesela, şahsen böyle bir muameleye maruz kalsam sinirlenirdim. ne jazz'ı birader bana kore'yi gösterin diye tepki gösterirdim. ha sonucunda benden bir daha haber alan olur muydu bilinmez ama hoş değil. jazz her yerde var, kore'ye gelmişim bana ne jazz çalıyorsunuz allahınızı severseniz.
0
🌸mark greg sputnik
(13.06.25)
doğu sınır kapısından sonraki hiç bir asya ülkesine gitmem.

geçen yıl ücretsiz (bilet ve konaklama dahil) japonyaya götürüyorlardı gitmedim.
0
yurtsuz john
(13.06.25)
Hic cekmiyor. Sacma sapan bir yer. Yasanilanlari da ilgi cekici bulmuyorum. Görmek bile istemiyorum hatta
0
sonsuz
(13.06.25)
İlle de gitmem demiyorum ama hiç merak etmiyorum ben de. Gerçi bi yanım batı medyasının bize gösterdiği kadar kötü değildir diyor ama yine de gitmeye görmeye değer bir şey duymadım hiç hakkında.

Bir de halk fakirlik ve zorluk içindeyken, sanki hayvanat bahçesine gitmiş de onların yaşamlarını inceliyor gibi hissederim bu da köti hissettirir
0
biseysorcaktim
(13.06.25)
Dünyayı çok iyi bildiğini sanıp, tüm bilgisini Amerikan güdümündeki basından öğrenip bir de karşısındakilere cahil ve pembe olmakla itham edenler elbette Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ni şeytanlaştırır.

KDHC'nin dünyanın en müreffeh ülkelerinden biri olmadığı ve bizim alışkın olduğumuzdan farklı ve katı bir rejimi olduğu aşikar. Ancak bunlar, ülkeye turist olarak gitmeyi istemeye engel değil. İmkanım olursa (ki önüme bazı fırsatların çıkması olası) mutlaka giderim.

Eniştesini köpeklere yedirmiş iddialarını falan bir kenara bırakmak lazım. KDHC'ye dair bu tip haberlerin tamamı KDHC içinde hizmet veriyormuş gibi görünüp esasında ofisi Seul'de olan CIA'nın fonladığı siteler kaynaklı.

Duayen gazeteci Coşkun Aral'ın KDHC deneyimine dair videosu var. Bilmeyenler izlemeli bence, cehaletlerini giderirler biraz.

youtu.be
0
10551037
(13.06.25)
anladığım kadarıyla onların çizdikleri rotalar dışında hiç bir yere gidemiyor tur grupları. gidilebilen yerlerde ki insanlar da konu mankeni, onlara ne söylendiyse öyle davranıyorlar rol gereği. çok suni bir ortam, gerçek kuzey koreyi görmemiz imkansız diye biliyorum.
0
Phoebe
(13.06.25)
güney olsa olmaz mı?
0
neira
(13.06.25)
@mark greg bırak şununla uğraşmayı ya.

soruya yanıt: her bir ülkeye gitme merakım var, kuzey kore’ye yok. sanki ülkeye giriş yapsam çıkamazmışım gibi hissediyorum.
0
deartheodosia
(13.06.25)
Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(14.06.25)
gezip tozmayı seven biri olsaydım gerçekten giderdim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.06.25)
Ütopya/Distopya ekseninde merak ediyorum açıkçası ama daha göreceğim ve yaşayacağım durumlar ile deneyimler olduğundan dolayı öncellik vermiyorum.

50 yaşın üstüne varıp çok param olduğunda ve can sıkıntısı olursa giderim tabii.
0
put it in your appropriate place
(14.06.25)
bir ara youtube'la bunla ilgili ne var ne yok izlemistim cok isterim.
zaten gitmek de mumkun sanirim tamamen devlet duzenliyor turlar var kalacak yer ucak vs hepsini onlara birakiyorsun gezdiriyorlar vs.
0
bay b
(14.06.25)
(6)

yeni bir işe girişiyorum, her türlü tavsiye?

ofelia
tam zamanlı işim var, bi de ek para kazandığım bir uzmanlık alanım var. bu ek para kazandığım uzmanlık alanıma yönelik ürünler ürettireceğim. ürünleri tekstil ürünü olarak düşünebilirsiniz.-ürünleri üretecek atölyeyi buldum, anlaştım.-3 ana başlıkta ürün var, ikisinin bütün ürünlerini anahtar teslim
tam zamanlı işim var, bi de ek para kazandığım bir uzmanlık alanım var. bu ek para kazandığım uzmanlık alanıma yönelik ürünler ürettireceğim.

ürünleri tekstil ürünü olarak düşünebilirsiniz.

-ürünleri üretecek atölyeyi buldum, anlaştım.

-3 ana başlıkta ürün var, ikisinin bütün ürünlerini anahtar teslim atölye yapacak ben alıp satacağım.
3. ürünün kumaşı yurtdışından gelecek, o konuda araştırmalar sürüyor.

-kendi şirketime ünvan ekletecek, kargo anlaşmalarını oradan yapacak, muhasebe fatura vs için kendi muhasebecimi, hatta kargo gönderimleri vs için kendi şoförümüzü kullanacağım.

-sanal pazarlara mağaza açılacak, instagram, ilk etapta shopier, sonrası için web sitesi falan olacak.

-kendi fotoğrafçım ve modelim de var.

başka? ne yapayım? neye dikkat edeyim? danışmanım da var bu arada ama heyecanlı olduğum için de paylaşıyorum sizlerle. her türlü tavsiyeye açığım. şuna, buna dikkat et dediğiniz ne varsa.
mesela ürünleri üretim maliyetinin ne kadar üstüne satışa koymalıyım falan gibi sorular var da kafamda.

daha markanın ismini netleştirmedim, o da çok zormuş yaa.
0
ofelia
(13.06.25)
Uzmanı değilim ama öncelikle tüketici psikolojini iyi anlamak lazım.

mesela , ürünleri üretim maliyetinin ne kadar üstüne satışa koymalıyım? soru için bazı ürünlerin fiyatını biraz yüksek tutabilirsiniz. Özellikle toplumda belli bir kesim tutar yüksek olduğu zaman o ürünün kendisine layık olduğunu sanıyor.
Bunu tekstil işinin içinde bulunanlar belirtiyor.
Satış yapabilmek, ürünün kalitesiyle beraber müşterinin algılama şekline de bağlı

-kendi fotoğrafçım ve modelim de var.. hususunda ise diyeceğim
yapay zeka ile bunlar da hallediliyor sanırım.

Mağazacılıktaki kaidelerden biri:
Müşterinin giysiyi deneme amaçlı giymesi, satışın yarısıdır.
0
diyecevaplandı
(13.06.25)
Böyle şeylere insanlar kalkismaz da yapana da bol lafları vardır.
Bahsedince sizi aşırı rahatlatan şeyler söyleyen de olabilir, moral bozup karamsarlastiran da; bu tür dalgalanmalara dikkat edin, danismaninizla hareket edin derim.

Baslarda zararda olsanız da cimrilesmemeye özen gösterin, ama nerede duracaginizi da iyi kestirmek lazım.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
işin ehli olmayandan tavsiye almayın diye bir tavsiye vereyim öncelikle. bir mesnetsiz cümle bütün motivasyonunuzu bozabilir.

girişimci ruhu olan insanın içinde mutlaka bir rehber vardır, tecrübe ile birleşince biraz zaman alır fakat mutlaka doğru cevabı bulursunuz, cevap true dönmezse bu da artıdır, riskin karşılığıdır, denemeye devam.

ana işleriniz sanıyorum kurumsal ve bu yeni girişim ilk ticaret bazlı işiniz olacak? eğer öyleyse ticarette beklenti çok önemlidir, beklentiye girmeyin fakat gözden de çıkartmayın, her şey olabilir beklentisi ile hep kaba etinizin yarısı ile oturun sandalyede (olumsuz durumlarda diğer yarısı sigortanız olacak) mecazı anladınız. biraz diken üstü olmak lazım, rehavetin bence girişimsel ticarette yeri yok.

satış için vereceğim tavsiyeler; marketinge mutlaka iyi bütçe ayırın, başta boşa gitti gibi görünür fakat dönüşü muhteşem olur. bütçenin %15-20 civarını mutlaka influencer marketing'de deneyin fakat çok iyi araştırın önünüze ilk gelen adama teklif atmayın, mutlaka organik takip/yorum/beğeni ve içeride hedef kitleniz olsun.

ürün fiyatlamasında ya normalin altında satış fiyatıyla başlayın ya da normal ve + fiyatla kampanya/kupon üzerinden ilerleyin, e-mail marketing denenebilir. ilk seçenekte fiyat politikasında değişim olumsuz dönebilir onu göz önünde bulundurun.
0
carisch
(13.06.25)
@üstteki sakinler
Hayatta yaşanılan ve tecrübe
edilen şeyleri aktaranlara kızmayın.
Amacım motivasyon bozmak değil
dikkat sağlamak. O sebeple süslü cümleler kurmaya gerek yok.
Yazdıklarımı tekrar okudum.
Hiç bir sorun görmedim.
O nedenle:

Uzmanı değilim ama öncelikle tüketici psikolojini iyi anlamak lazım.. diye tekrar belirteyim.

sorun varsa ya yazdığımı silerim ya da özür dilerim. zor değil.
Doğruyu konuşan, ilkokulu zor
bitiren köylü dahi olsa önemseyiniz.
0
diyecevaplandı
(13.06.25)
@diyecevaplandi: ben size bir şey demedim estağfurullah, soruyu soran, şayet bu soruyu yakın çevresine de sorarsa diyeydi söylediklerim.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
@diyecevaplandi, encokbenisevinnolur ile aynı şekilde sizin konuyla hiç ilginiz yok, mesajı okuduğumu bile hatırlamıyorum. muhtemelen içerik olarak birbirine bağladınız iki konuyu.
0
carisch
(13.06.25)
(7)

Arkadaşın annesinin cenazesine gitmek gerekir mi?

tahirkemalbozoglu
Başka bir arkadaştan kaynaklı bir sebepten dolayı bu bahsettiğim arkadaşla resmiyete dökülmese de araya soğukluk girdi. Zaten artık atamıyor sormuyoruz da birbirimizi. Ney bayramda ne seyranda…Daha önce soğukluk yokken babasının hastane ve cenaze işleriyle ugrasmistim. Hatta birebir bir doktor bile
Başka bir arkadaştan kaynaklı bir sebepten dolayı bu bahsettiğim arkadaşla resmiyete dökülmese de araya soğukluk girdi. Zaten artık atamıyor sormuyoruz da birbirimizi. Ney bayramda ne seyranda…
Daha önce soğukluk yokken babasının hastane ve cenaze işleriyle ugrasmistim. Hatta birebir bir doktor bile ayarlayıp ricacı olmuştum.
Daha sonra annem kalp ameliyatı oldu babam kanser hastası o da ameliyat oldu ne aradı ne sordu. Şimdi duydum ki annesi vefat etmis. Gitsem mi dursam mı fifty fiftyim
Siz ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(13.06.25)
Ben olsam gitmezdim.
0
mutekebbir
(13.06.25)
Cenazeye gidilir soğukluk da olsa kavga da olsa. Bunu dini bir motivasyonla da yapmıyorum. Sevdiğin insanın yerini dolduramayız ama senin yanındayız diye. Sonra arkadaşınla yine görüşme istersen sana kalmış
0
grimavi
(13.06.25)
İkilemde hissediyorsanız neden gitmeyesiniz ki?

Kendiniz için iyi olur, belli ki aklınızın ucundan bile geçmeyecek bir şey değil.

Annesi ölmüş neticede, ne yapacaksınız ki evde oturup oh iyi ettim mi diyeceksiniz, hiçbir şeye faydası yok, çok manasız bence. Gitseniz en azından ben gittim dersiniz, içinizden çıkar.
0
akhenaten
(13.06.25)
aranız açıldıysa, uzun süredir konuşmuyorsanız cenazeye gitmeye hiç gerek yok. ha çok istiyorsanız "annenin vefat ettiğini duydum başın saolsun" diye mesaj atarsın yeter.

bence arkadaşının yaptığı ayıp değil belli ki siz yaptıklarınızı karşılık beklentisiyle yapmışsınız. ben ona yardım ettim oda bana edecek diye beklentiye girmek gereksiz.
0
my fault
(13.06.25)
İlişkinizi sürdürmek istiyorsanız gidin.
Diğer taraftan, böyle hesaplayan birinin cenazeme gelmesini istemezdim şahsen.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
Arkadaşınız için değil, ölene rahmet dilemek için gidin. Haberiniz olan bir cenaze, hukukunuz da var oğluyla/kızıyla...
0
strawberry first
(14.06.25)
gidin.
0
co2s2
(14.06.25)
(4)

Ermenilerin soyadı neden ''yan'' ile bitiyor?

darkwizard
Rusyada Lübnan veya Türkiyede yaşayan azınlık soyadları da bazen böyle Ermenistan harici ülkelerde soyadı verilirken Türkçe Rusça falan değil diye iptal edilmiyor mu? Kürtler de Türkçe isim ve soyisim çok mesela w x q isim koyamıyorlar.
Rusyada Lübnan veya Türkiyede yaşayan azınlık soyadları da bazen böyle Ermenistan harici ülkelerde soyadı verilirken Türkçe Rusça falan değil diye iptal edilmiyor mu? Kürtler de Türkçe isim ve soyisim çok mesela w x q isim koyamıyorlar.
0
darkwizard
(13.06.25)
en.m.wikipedia.org

Bilmemkimoğlu, birşeygil gibi. Zildjian mesela, basbayağı "zilcigil" diye çevirilebilir.

Siyasi kısma girmeden, w, x, q Türkiye Türkçesi alfabesinde olmayan harfler, o yüzden kullanılamıyor, -yan niye sorun olsun ki?
0
kobuzchu kiz
(13.06.25)
Soyisimlerini bahsettiğiniz ülkelerde imparatorluk tebaasıyken edinmişlerdi o sebeple böyle bir durum yok.
0
sanal hayvan
(13.06.25)
Cumhuriyet ilanından sonra Türkiye'de kalan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı statüsü kazandı.

Harf devriminden sonra da, kayıtlarda o şekilde geçmiş olabilir. Muhtemelen Osmanlı Türkçesi alfabesi ile je ya da ye harfiyle yazılıyordu o isimler. Latinize edince öyle oldu.

Birçok dilde eşdeğeri soyad eki var, xoglu anlamına gelen... johans-son, papad-opulous. Tahminimce Ermenice'de de -yan ekidir.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
antikadimag
(14.06.25)
(22)

Temizlik görevlisi için 45 bin maaş az-yeter-çok mudur?

Shepard
6 saat çalışma günde, Pazar tatil. Resmi, dini bayramlar izin. Sgk tam. Sizce?
6 saat çalışma günde, Pazar tatil. Resmi, dini bayramlar izin. Sgk tam.
Sizce?
0
Shepard
(12.06.25)
tr koşullarında diğer mesleklere göre ve çalışma saatine göre çok aslında. piyasasını bilmiyorum.
0
adivar
(12.06.25)
Temizlik gorevlisinin sorumlulugu ne olacak?
0
deckard
(12.06.25)
45 bin tl'nin kendisi hiçbir evrende "çok" para değil ama yaşadığımız distopya şartlarında kesinlikle kötü değil. çünkü ülkenin yarısı haftada 50 saat çalışıp 22 bin lira kazanıyor, resmi ve dini bayramlarda izinleri de olmuyor. haftada tek gün izin kısmı sinir bozucu ama günde altı saat çalışma iyi. türkiye standartlarında MAALESEF üzerine atlanacak iş bu açıkçası.
0
mark greg sputnik
(12.06.25)
@deckard yerleri, camları silecek.
0
🌸Shepard
(12.06.25)
Asgari ucret uzeri vermiyo firmalar genelde bu tur vasifsiz islere.
0
die fetten jahre sind vorbei
(12.06.25)
Az bence. 5 çalışma günü olsa tamam da. Yıllık izin de belirtilmediğine göre yok.herhalde. Bu acilardan az.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
@encokbenisevinnolur yıllık izin de var tabii. Normalde olması gereken ne varsa var. Mesai de var bayramlarda tam veriliyor.
0
🌸Shepard
(12.06.25)
normal
0
mantık
(12.06.25)
Olması gereken bir maaş ama asgari ücrete yapacak kişi sayısı da çok ne yazık ki...
0
kimlanbu
(12.06.25)
Haftada 6 gün çalışıyor. Normal +1
0
ruhen hastayim ben
(12.06.25)
temizlik görevlisinin bugün aldığı maaş 25 bin liradır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.06.25)
Yıllık izin 30 günden az ise yine de 45 bin az bence. Eğer haftada 6 gün mademki yıllık izin 40 gun falan olması lazım.

Bir de saat aralıkları da önemli. Mesela sabah 6-12 arasiysa bir nebze kabul edilebilir çünkü isterse ek iş yapabileceği zaman kalmış oluyor. Ama aktif saatlerdeyse öğle 12 akşam 6 gibi, kötü.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
@encokbenisevinnolur hayalperest misiniz? 30 gün kim yıllık izin kullanıyor? Söyleyin ilk yıl böyle yapan firmayı biz de gidelim.
0
🌸Shepard
(13.06.25)
bence gayet iyi.
0
elorelia
(13.06.25)
abicim izmirde insanlar 80 bin falan alıyor yani iyice öldürmüşsüsünüz 45 nedir yaa.
0
joooper
(13.06.25)
cok iyi
0
koela
(13.06.25)
bazı cevaplar gerçek türkiye'den değil, hayal edilen türkiye'den sanırım ya da bir çeşit türkiye ütopyasından.

bu işi yapan çoğu kişi 30-35 civarında alıyor.
zaten ülkenin vasıfsız çalışanlarının büyük kısmı 1 gün tatil, resmi + dini bayramlar + sgk ile çalışıyor.

yani bahsettiğiniz durum ülke ortalamasında normal, iyi bence.
işin riskli, aşırı beden gücüne dayalı ve yorucu ya da çok pis olmadığını varsaydım.
0
biseysorcaktim
(13.06.25)
ülke ortalaması için iyi, izmir belediyesine göre kötü. asgari ücret az veya çok o kısmı geçiyorum ama 2 asgari ücret bu iş için iyi bence.
0
bobinhoo
(13.06.25)
Bu vesileyle duyuruya cevap verenlerin yarısının boş-beleş hayat gerçeklerinden uzak olduğunu görmüş olduk.

Mesela bir duyurucu burgercide çalışıyor asgari ücrete. 8 saat. Gitmiş bir gün izne laf etmiş.

Bir diğeri 5 gün çalışma yok diye laf etmiş.

Bir diğeri 6 güne normal demiş.

Yıllık izin 30 gün olmalı demiş birisi.

İzmir demiş birisi, şaka olmalı.
0
🌸Shepard
(13.06.25)
"bir kişi altı gün çalışıyorsa altı gün çalışma hakkında olumsuz görüş belirtemez" düşüncesine sahip birisi olarak fazla iddialı konuşuyorsun sanki ya. ben kendi işimden bağımsız olarak insanın yaşama hakkını, özel yaşam-iş dengesini gözeterek yazıyorum, kafanın basmamış olması doğal. senin mantığına göre günde 12 saat, haftada yedi gün çalışan birinin hiçbir şeyden şikayet etme hakkı yok çünkü kendisi öyle çalışıyor.

sormuşsun cevap verdik. aynı anda farklı iki görüş belirten insanın dediğini de beğenmiyorsun. ne istiyorsun söyle onu yazalım o zaman, sana dört gün mü lazım yoksa yedi gün mü istiyorsun? nick'i yanlış seçmişsin sen shephard değil de daha ziyade koyun, sığır filan olması lazımmış.
0
mark greg sputnik
(13.06.25)
Yok sizin mantiginizda klasik Türkiyedeki işveren sinsiliği var ama iyiyi oynamaya çalışıyorsunuz. Tam hansel gretel masalindaki ormandaki cikolataci cadı mantigindasiniz da bunun iyi olduğuna siz de inanmissiniz.

Çalışma saatleri kısa olabilir günlük ama işin yapısı böyle, gercekcilikten bahsedeceksek. Her gün gelen biri bir aşamada evde temizleyecek bir şey bulamaması lazım mantıken.

Siz hem 6 gününü kilitliyorsunuz, bu isi yapanların çoğu haftada birkaç yere gidiyor yine gercekcilikten bahsedeceksek, bu imkanı da kilitliyorsunuz.

İlk defa bu isi yapan biri degilse, ya da çok mecbur değilse borç harç vs bunu kabul etmez.

Ha bulursanız sömürgen birine denk geleceksiniz yüksek ihtimal, haberiniz olsun.

Kolaylıklar diliyorum arayışınizda ^^
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
@encokbenisevinnolur ne sinsiliği ulan? Ne iyiye oynaması? İş var, maaşı bu. Bu kadar olay. Duyurudaki kalite çok düşük lan. 30 gün izin bekleyen hayalperest bir beyaz yakalısın. Piyasa 25-30k bu arada.
0
🌸Shepard
(13.06.25)
(27)

Fakir alışkanlıkları

sekizdokuzon
Arkadaşlar önümüzdeki üç ay bayağı fasfakir bir hayat süreceğim. Hiçbir zaman çok varlıklı bir insan olmadım ama kendimi şu yaşıma kadar çok da kısıtlamıs, hesap kitapla hareket etmiş değilim.Bana bu üç ayı atlatacak fakir pratikleri tavsiye edebilir misiniz? Sigarayı kartla değil nakit almak gibi.
Arkadaşlar önümüzdeki üç ay bayağı fasfakir bir hayat süreceğim. Hiçbir zaman çok varlıklı bir insan olmadım ama kendimi şu yaşıma kadar çok da kısıtlamıs, hesap kitapla hareket etmiş değilim.

Bana bu üç ayı atlatacak fakir pratikleri tavsiye edebilir misiniz? Sigarayı kartla değil nakit almak gibi. 3 lira fark alıyorlar her seferinde, ayda 90 lira yapıyor gibi.

Troll duyuru değildir, cidden durumum hiç iç açıcı değil. Burada "Yemek yemeden kaç gün yaşanır", "Hapishaneye girsem daha mı az harcarim" gibi duyurular açan biri vardı yakın zamanda. Onun bir tık üstüyüm.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
Para harcayacağın sosyal etkinliklere katılma. Termos park yürüyüş ve ibb etkinlikleri içerisinde kal.
alışverişi pazardan yap, yemek yap.
bütçe ve yaşantın hakkında daha çok bilgimiz olsa daha net şeyler söylenebilir
0
kisa
(12.06.25)
Erkek çocuğu gibi yaşıyorum
0
🌸sekizdokuzon
(12.06.25)
Sebze ve meyve alışverişi için pazara git ama akşam saatlerinde. Akşam daha uygun oluyor fiyatları. Bir de çıkma sebze ve meyve alabilirsin, onları yarı fiyatına veriyorlar. Bazı marketlerde de son tüketim tarihi yaklaşan ürünleri biraz daha uygun fiyata satıyorlar üzerinde uyarı yazısı oluyor.

Ekmeği de halk ekmek büfelerinden alabilirsin.
0
rock n roll
(12.06.25)
sigarayı bırak daha iyi fırsat olamaz. 2025 yılında hala sigara içen cahillerin arasına girme.
0
xu
(12.06.25)
Sigarayı karttan al değil de doğrudan sigarayı bırak mesela. Gereksiz bir alışkanlık ve gereksiz bir masraf kalemi
0
kullanicadi
(12.06.25)
@xu: şu an bir sürü mücadele var hayatımda, bir de sigarayı bırakırsam infilak ederim maalesef
0
🌸sekizdokuzon
(12.06.25)
Etmezsin! Öyle gibi gelir ama bir şey olmaz
0
kisa
(12.06.25)
Market poşeti almak yerine çantada katlanan alışveriş torbalarından bulundur.
Market market dolaşıp, ana gıda ve hijyen maddelerinde indirim takip et, gerekirse stokla.
Yoğurtla beslen çoğunlukla, yoğurt önemli.
Dışarıdan su, kahve, çay alma, su mataran, kahve termosun hep evde dolmuş ve dışarıda yanında olsun.
Evden gerekmedikçe çıkma, dışarıda çalışman gerekirse kütüphanelere git. Sıcakta çıkma, sabah erken saatte veya akşam serinde evden çık. Bir de güneş kremini tazeleyip durmak zorunda kalmazsın. Şapka tak.
Buzdolabı poşeti, yağlı kağıt gibi ürünlere para verme. Balmumlu kağıt keselerin veya silikon fırın matın olsun. Fırını da çok çalıştırma, elenktrik gider.
0
tiredofwaiting
(12.06.25)
Psikolojik olarak, temel zevk ve kozmetik konforundan fazla odun vermeyeceğin bir plan yap derim. Yoksa o üç ay üç yıla dönüşür.

Kilo fazlan varsa, üç aylık diyet yapabilirsin, ekmek makarna pilavı kesince aylık 600-1000 lira cepte demektir.

Dışarı çıktığında örneğin kahve içiyorsan çay iç bazen. Dışarı çıkma.sikligina göre buradan da ayda 1000-2000 lira artar.

Yürüme mesafelerini uzatmayı göze al (gündüzleri dikkat et güneş carpmasin). Haftaici her gün işe dönüşü yurusen buradan da bir 600-1000 lira artar.

Toplamda 4-5 bin lira artırdık sanırım.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
İnfilak falan etmezsin sigara içmek çok low bişi zaten. Bir kez bırak hayat kaliten artacak inan

Aktüel indirim sayfaları var instagram da. Onları bul takip et, ne nerede ucuz, hangi markette 2 al 1 öde var vs onlara göre yaparsın alışverişini.
0
kullanicadi
(12.06.25)
Noodle ye ve sadece su iç. Bundan daha fakir olunabilir mi bilmiyorum.
0
runaway
(12.06.25)
Sigarayı bırakmak lazım cidden :(
0
🌸sekizdokuzon
(12.06.25)
özel indirimler dışında ucuzcu marketler hala daha ucuz. indirimleri takip et. temel gıdadan şaşma.

madem bir kaç ay diyorsun, makarnaya ağırlık ver. ucuz ton balığı alabilirsin. pahalısından çok farkı yok. pahalısı daha lezzetli tabi ama ucuzu da yenir. kuruyemiş tüketiyorsan pazardan al. marketten aldığımız paketli cevizin kilosu 1000 küsür. pazarda ince kabuklu cevizin kilosu 250. kırıp içini ayırmak kolay, kabul firesiyle olsun 350-400.
peynir ve süt ürünleri çok pahalı oldu. bir süre uzak dur. bizim kasapta tavuğun fiyatı markettekinin iki katı tam olarak. biri 150yse diğeri 300. bu kadar da olur mu, oluyor. aldığın her şeyin fiyatına dikkat et.

dışarıdan zinhar yeme.
dışarı mümkün mertebe çıkma. adım başına para.
ben marketlerde kaldığım süre ile ödediğim para arasında bir korelasyon görüyorum. son günlerde kaça yükseldi emin değilim ama migrosta durmamın dakikası 40lira civarında.

trendyol go gibi yerleri arada bi kullanıyordum market fiyatları aynı diye.
değilmiş. hem bir sürü getirme ücreti hem de ürün başına ortalama yüzde 20 daha pahalı.

biz pahalılığı kanıksadık bir çok konuda. biraz dikkat edince giren kazığın haddi hesabı olmadığını görüyoruz. halbuki hepimiz 3 kuruşun hesabını yapar gibi yaşamalıyız kazıklanmamak için.
0
biseysorcaktim
(12.06.25)
sigarayı bırakmak konusunda bir şey diyemicem ama illa kullanacaksan bari tütün al.

zaten orjinal paket sigaralar içilmeyecek kadar kötü. bazı tütünler bazı marka sigaralardan iyi bile.

ufak ufak sarıp içince hem az içiliyor porsiyon olarak hem de sararken zaten içme ihtiyacının bir kısmı karşılanmış oluyor. bir de ucuz tabi.
0
biseysorcaktim
(12.06.25)
migros markalı ürünleri alıyoruz biz genelde. fakirin dibiyken de peyniri süzme peynir alıyorduk örneğin, ekmeği iyilik marka olanlardan alıyorduk. yine migrostan devam edicem :) toplu alışveriş yapanlar için indirimleri oluyor, örneğin bu ay tek seferde en az 1000 liralık 3 alışveriş yapınca 300 liralık indirim veriyor gibi. o yüzden alışverişleri toplu yapmak işe yarayabilir. biraz da alışkanlıklarınızı bilmek gerekiyor, ona göre nereden kısacağınız konusunda fikir gelebilir.

bir de bunu daha çok abur cubur almamak için uyguluyorum gerçi ama, karnım tokken alışverişe çıkıyorum ve o reyonların önünden geçmiyorum alışveriş yaparken.
0
pide
(12.06.25)
benzer durumda ben alkolü bırakacağım. sen de sigarayı bırakabilirsin.
bunun dışında gerçekten zorunlu ihtiyacın olmayan şeyleri alma. şampuan, çamaşır deterjanı gibi şeyleri indirimdeyken al stokta dursun. pide'nin ve tiredofwaiting'in önerileri +1.
0
cilacı ökkeş usta
(12.06.25)
tam aksine para sikintisi varsa acil olmayan seyleri ihtiyacindan fazla bolca alip stoklamak hata olur. bir de elinde fazla miktarda bulunan seyi insan daha savurgan kullanir.

onun disinda evde yemek yapmak onemli. noodle degil de makarna diyelim biz onun ismine.
0
hot potato
(12.06.25)
sigara degil de asıl mesele alkol olabilir. evde şarap yap şarap mayası alıp, bir süre alkol ihtiyacını giderebilir 5 litrelik falan yapıyorlar maliyet 500-600tl gibi. filtre kahveyle cold brew yapabilirsin evde yine termosla götürmek için. dışarı çıkma etkinliğinde insanların oturmaya da geldiği tarzda bir parkta oturmak, yürüyüş, koşu olabilir özgürlük, maçka, kalamış parkı gibi hem kendini çok soyutlanmış hissetmezsin hem de para harcamak zorunda değilsin. pazardan sebzeyle evde yemek zaten çok iyi paran olsa da yap xd
nacizane eğer param olmasa birilerinden mutlaka bir şey isterdim zaten normalde de istiyorum canın bir şey çekerse isteyebileceğini düşündüğün biri varsa, çekinme.
her erkek gibi sen de excel tablosuna giderlerini not alıp seni aşacağını düşündüğün yerde dur. kısmanın da sınırı yok ki içme suyu bırakıp çeşme suyuna bile dönebilirsin
0
ala09
(12.06.25)
ekstrem fakirlik için üç ay uzun bi süre. bi şekilde maddi destek alma şansın yok mu? param olsa ben verirdim direkt, aynı yoldan geçtiğim için kimsenin bu kadar uzun süreli fakirlik yaşamasını istemem açıkçası, insan ruhsal olarak hastalanıyor resmen.

en başta sigarayı kartla nakitle almayı geçtim tütüne geç. iğrenç oluyor evet ama bir paket cuvarete 80 lira vereceğin yerde o parayla dört paket hazır sarılmış sigara alabilirsin. ayrıca berbat olduğu için normalde olduğu kadar içmeyebilirsin. ekstrem fakirlikte sigara ciddi masraftır - bunu %75 oranında düşürmek mümkün.

çalışıyorsan işyerinde, öğrenciysen okulda vs. yemiyorsan evde baklagillere ve ucuz yiyeceklere saldır. üç ay idare etmen gerektiğini düşünürsek AŞIRI fakir olmadığını varsayıyorum. salça, ucuzundan tereyağı, bütçeyi çok zorlamazsa zeytinyağı al. nohut, mercimek, fasulye, pirinç, makarna... bayağı götürür.

hayat tarzı ve bünyeye göre değişebilir tabii ki ama AŞIRI FAKİR iken günde bir öğüne dönemk iyidir. imkanın varsa bunu tavsiye ederim. ben günlük iş-güç sürem 4-5 saati aşmadığı için böyle zamanlarda günde 16 saat filan uyurum. çok uyuyunca hem vakit geçiyor hem de aptala döndüğün için pek acıkmıyorsun.

bu normalde sağlıklı yaşam tavsiyedir ama BOL BOL SU İÇ. acıktırmaz.

gerçekten sıkıntılı bi fakirlikten söz ediyosak zaten temel fonksiyonların ötesini pek umursamıyor olman lazım. mental olarak çok zorlayıcı bi şey elbette, insan "bugün fasulye yedim başka da bi şeye ihtiyacım yok" diyemiyo tabii ki ama para yoksa ister istemez katlanıyosun.

ücretsiz ilgi alanları bulmaya çalış bi de faydalı olabilir. dizi-film olur, oyun olur, parkta kuş izlemek olur vs... para harcamadan geçirilecek güzel/keyifli vakit bu süreçte kafayı sağlam tutma açısından faydalı.

ama hepsinin ötesinde sınıf bilinci ve komünizm tavsiye ederim. sen bugün aç gezip yarın toparlarsın ama bizim bugünkü halimizle sürekli yaşayan milyarlarca insan var. bizim de zaten "iyi" sandığımız hal bile başkalarını zengin edip cebimizde iphone olduğu için kendimizi zengin saymaktan ibaret. iş güç sahibi, cebinde parası olan adam bile tatili anca 8 taksitle senede 3-4 gün filan yapabiliyor. çok küçük bir kesim gittikçe zenginleşirken koskoca uluslar, nesiller heba oluyor. millet iyi bi firmaya gireyim de daha çok zengin edeyim, bana da üç kuruş fazla vrsinler diye yarışıyor, bunu yapan "hayırlı evlat" oluyor filan...

dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, kimsenin aç ya da fakir gezmesine gerek yok. bunu da düşün derim. zenginleri rahatsız etmek için pilav ve kuru fasulye yeter, "fakirim" diye üzülüp kenara çekilme.
0
mark greg sputnik
(12.06.25)
Param yok diyip sigara içen fakir olmaz. Sigaraya para buluyorsan paran vardır. Kumar ve alkol için de aynı şekilde.
0
Shepard
(12.06.25)
Aynı durumdayım kendi yaptıklarımı yazıyorum:
İlk etapta sigarayı bıraktım zor olabilir evet bırak demek istemiyorum o da bir rahatlama ritüeli tam tiryaki değildim bırakabildim sana kalmış.
Etkinliklere ara ver.
Platform üyeliklerini dondur.
Minimum nakitle gez sitelere kart bilgin kayıtlıysa sil bir şey alacağın zaman bilgileri girmen gereksin.
İstediğin değil ihtiyacın olanı almayı alışkanlık haline gerir.
Benim için en önemli kalem dışarıda yemekti. Şimdi baktım en son şubat ayında dışarıdan yemek söylenişim ki ben nazlı bir tipimdir iş yerindeki yemeği beğenmem söylerim, evde kahvaltıya vakit bulamam söylerim… hepsini bıraktım. Çok zaruri durumlar olmadıkça dışarıdan kahve almayı da yemek yemeyi de bıraktım.
Kahvemi evimde yapıp işe götürüyorum. İş yerinde uygun yemek yoksa eve bırakıyorum ya da aşçıdan rica ediyorum bana göre bir şey yapıyor.
Kıyafet alışverişi yapma, dolabını bir dök bir sürü şeyin olduğunu göreceksin kendine bir haftalık kombin hazırla mesela, askıda ertesi gün giyeceğin şeyin hazır olması “kıyafetim yok” düşüncesini bitiriyor.
Kullandığın markaların yerine alternatifler bulmaya çalış hem iyi hem daha uygun bir marka bulunabilir.
Aklıma geldikçe eklerim.
0
mutekebbir
(12.06.25)
+ Suyunu, kahveni termosla götür iş yerine.
+ İnternetten para kazanabileceğin işlere (chatgpt'ye bununla ilgili fikrini sorabilirsin) yönelebilirsin. Az zamanda minimal gelir getirecek işler bulunabilir.
+ Sahibinden'e/Facebook'a ilan aç, (aylık x ders y lira!)
+ Çalışmadığın günler için random işler bulmaya çalış.
0
rakicandir
(12.06.25)
çalışmadığım ve ultra fakir olduğum bir dönemde hakmar'dan paket tavuk döner alıp fırında pişirip yerdim akşam yemeği olarak.
0
tabudeviren
(12.06.25)
sigarayı tütüne çeviriyoruz.
dışarı çıkmıyoruz.
belediye çorba falan dağıtıyorsa oradan karnımızı doyuruyoruz.
protein tozu alınabilir. ben öyle yapıyordum f/p oluyordu ama sindirim sistemi siki tutuyor.
5 lt su olmuş 15 lira. çeşmeden içiyoruz.
hastalanmıyoruz.
siksok abonelikleri iptal ediyoruz.
donanımhaber sıcak fırsatları mesken belliyoruz.
elde satılabilecek bir şeyler varsa satıyoruz. fiziki olur dijital olur. ben sözlük hesabı satmıştım. o günden beri hep yedek akçe gibi sözlük hesabı tutarım kenarda. kara gün dostu.
eğer durumumuz birkaç aya düzelecekse bankaların harcama sözü kampanyanlarına katılınabilir. bana atıyorum aylık 500 lira harcama sözüne 500 lira puan veriyorlardı zamanında. düşündüm aylık 500 her türlü harcanır. harcamasam bile bana verdiği 500lük puanı 12 ayda parça parça alacaktı. bir nevi faizsiz kredi. alıp 3 5 ay sonra durum düzelince caymıştım vs.
0
kixo
(12.06.25)
Simdiye kadar yaptiklarimi yaziyorum:

Migrosta son tuketim tarihi yaklasmis urunleri indirimli aliyorsun, onlari takip et.

Cay kahve icin termos.tasimayi.aliskanlik haline getir, disarida cay kahve icme.

Kiyafet alisverisini kisitla, mumkunse hic bir sey alma.

Para harcama aliskanliklari seni zorlayacak arkadaslarinla gorusmeyi aza indir.

Evde satilacak bir seyler varsa, kitap, giysi, kullanmadigin elektronik gibi (mutlaka vardir) onlari internetten sat.

Kendine ufak luksler belirle, ne kadar zorda olursan ol, lukslerinden vazgecme. Sigara olur, haftada bir alkol olur, sinema olur, kendini iyi hissedecegin seylerden vazgecme.

Hepsi geciyor, zaman gelecek, lan parasizliktan neler yapiyormusuz diye dusuneceksin.
0
deckard
(13.06.25)
yemek evde yapılacak, ancak beslenme kalitesi önemli, haftada bir ton balıklı pilav, makarna vs. gibi bir şey gerekiyor. sebze, mümkünse pişirmeden yiyebildiklerin. eğer ağır fiziksel bir iş yapmıyorsan, günde tek öğün.

sigara için tütün denmiş, olmuyorsa elektronik sigara, hatta diy likitler. 1000 liralık diy likit 3 ay yeter.

bu ikisi zaten genel maliyetleri büyük ölçüde kısıtlıyor. sosyal medya, twitter, instragram mutlaka telefondan silinmeli, reklamlar çok fazla etkiliyor, gereksiz alışverişi körüklüyor. browser için de ublock.

tüm abonelikler iptal. bunlarda küçük küçük ancak bir sürü.

günlük bir harcama limiti belirleyip her şeyi o çerçeveye sığdırmalısın. mesela günlük 300 lira gibi. sigaran, yemeğin, her şeyin bu 300 lira içinde kalmalı. bir kaç gün kolay, sonraki günler zor sonra alışklanlık olur.
0
selam
(13.06.25)
Pastörize dost süt bimde 35 Lira. Pastörize Sek süt migrosta 80 Lira aynı lezzet aynı besin değeri. Dost günlük süt süper bir amme hizmeti.
0
Batuhanolabilir
(14.06.25)
(10)

Özlem Tekin’i neden engellemişler?

michael_knight
İnternette bazen rastladığım bir lafa göre popun kraliçesi,Özlem Tekin’in kariyerini engellemiş. Neden? Aralarında bir şey mi olmuş?
İnternette bazen rastladığım bir lafa göre popun kraliçesi,Özlem Tekin’in kariyerini engellemiş.
Neden? Aralarında bir şey mi olmuş?
0
michael_knight
(12.06.25)
Sevmemiş, gıcık olmuş diyolar
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
sebnem ferah'in volvox'tan beri süren kiskancligi diye biliyorum.
0
deckard
(12.06.25)
Şebnem Ferah o kişinin ekibinde, korumasında mıydı o yıllarda?
0
🌸michael_knight
(12.06.25)
Şöyle; sevdiği, yetenekli bulduğu insanları klanına alıyor, söz veriyor, şarkısına beste yapıyor, kaset yapmasına destek oluyor. Networkunu kullanıyor. Özlem gelmesin demiş.
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
Engellemek değil de desteklememek yani. Herkeste de Yıldız Tilbe'deki pezevenglerin elinden kurtulup gelip deliliğini doyasıya yaşama dirayeti yok (onun da karizması olmasa diskografisi korkunç), silindi gitti işte abla. Mutlaka bir dayının olması gereken sektörlerden biri müzik sektörü. Spotify, YouTube, TikTok dan önce öyleymiş yani.
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
late viper
(12.06.25)
biraz yazış bence. tabii ki sezen aksu'nun insanlar üzerinde etkisi çok büyük ama ne şebnem'in kitlesinin oluşması çok bununla ilgili ne de özlem'in bambaşka dünyalara evrilmesi. kariyerine bakarsanız kendisi daldan dala atlayan, neredeyse her albümü farklı tarz olan, sabah şekerliği de oyunculuk da yapan bir insan. şebnem ferahsa binlerce yıldır aynı ekiple aynı tarzda müzik yapan, sadece müzik yapan, deli gibi konser veren bir insan. kariyerleri çok başka icra olundu yani bence en önemli fark bu.
0
red g
(12.06.25)
Müzisyen/aranjor bir arkadaşım, iskender paydaş ve İbrahim tatlises için de aynısını söylüyor; müzik camiasında bu kişilerden birinden "el almazsan" pek yürüyemiyorsun, diye.

Özlem Tekin'i bilemiyorum da, benzer şeyler farklı gruplarda da var, sadece mesele bu da olmayabilir. Aslında ön plana çıkarılan yürüyor, o da medya network işi, orası kim(ler)in kontrolünde o muallak.

İşin piyasa tarafı da var, başka sektörlerde de yetenekli gelecek vaadeden vs değil uyumlu olan yükselebiliyor piyasa ilişkileri içinde. Kurcalayinca, hep ahlaki bir söylem, ya da uyumsuzluk ithamlari bulursunuz.

Mesela Dave Mustaine için de "keşliğinden ötürü gruptan atıldı" "james'i kiskaniyordu" vs denilir, ee yani? Yanisi su, james arabesk hayat hikayesi vs ile daha uygundu piyasa surdurulebilirligine. Dave yine aldı yürüdü de, olamayabilirdi de.

Ama bu tür dislanmalarla karşılaşıp hem de sürdürmek asıl psikolojik olarak zor. Dikkatinizi çekti mi, şebnem daha "toplum normlarına uygun" bir görüntü çiziyor, tam bizim Türkiye dokusuna göre, özlem öyle değil.
@late viper'in attığı videoda da, özellikle ilk 5 dakikada özlem ve sebnemin birarada olduğu sahnelerde duruş ve yüz ifadelerinin farkına dikkat edin.

Metal, punk, rock vb için söyleyebileceğim, gözetilen "ehlileştirilmiş bir isyankarlik" olduğunu düşünüyorum, şebnem de buna daha uygundu. @redg'nin de söylediği bunu doğruluyor. Sabah şekerligi yapmış, Dave için sorduğum soru bunun için de sorulabilir, ee yani?

Aralarındaki kişisel mevzular vs etkisiz dgildir ama o işin magazini.

Mesela, başka bir ölçü de vereyim, bu yazdıklarımdan şebnem kotuleyicisi özlem fani cikarimi yapılıyorsa, işte yazdıklarım da boşa gitmiş demektir.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
mafyatik klancı popun kraliçesi, öz Türk vatan evladı özlem yerine şeboyu daha kullanışlı bulduğu için.

kraliçeyi kraliçe yapan ona şarkı temin edenler.

babasından belli kraliçenin ne olduğu
0
Hallegadola
(12.06.25)
@hallegadola şebnem ferah bir etnik gruba filan mı mensup ya da başka bir şey mi var?
0
🌸michael_knight
(12.06.25)
(10)

Bebeğin cinsiyetini belirleyen

kizil karga
Babaymış, bu doğru mu, nasıl oluyor bu?
Babaymış, bu doğru mu, nasıl oluyor bu?
0
kizil karga
(11.06.25)
Kadın XX erkek XY kromozomuna sahip, babadan X kromozomu giderse annedeki X kromozomu ile birleşir XX olur cinsiyeti kız olur, babadan Y kromozomu giderse anneden gelen X kromozomu ile birleşir XY olur o zaman da erkek olur, anne sadece X kromozomu verebildiği için cinsiyeti belirleyen baba oluyor ama anne de çocuğun tüm mitokondri hücrelerini veriyor, bence o daha büyük bir olay.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
Büyük oranda öyle ama "sadece" diyeceksek aslında tam olarak öyle değil. Yani @kaleci anlatmış kromozom dağılımını ama annenin rahminin durumu (ısı, ph vs.) da hangi spermlerin daha hızlı/sorunsuz şekilde yumurtaya ulaşacağı konusunda etkili. Haliyle iş bölümü kaçınılmaz. Tabii Y kromozomu gelmediği sürece erkek çıkmıyor (mutasyon etkeni ile her zaman bir şey çıkabilir o yüzden onu da yoksaymayalım) :)
0
nawar
(12.06.25)
cinsiyeti bababın belirlediğini düşünmek saçmalık bence. diyelim ki ben size geldim bir kilo patlıcanla bir kilo patatesi bıraktım gittim, akşam bi geldim ki evde patates yemeği var. Şimdi ben mi belirlemiş oldum patates mi patlıcan mı yiyeceğimizi?

Aynı şekilde erkek X ve Y kromozomlu spermleri bırakır gider, içeri kimi alacağını seçecek olan kadının yumurtası o saatten sonra :))

işin şakası bir yana şans tabi ki, kimsenin bir şeyi belirleyebildiği yok.
0
bobinhoo
(12.06.25)
bobinhoo bu duyuruda gördüğüm düz dünya teorisine en yakın açıklama oldu bu.
0
🌸kizil karga
(12.06.25)
bu konuda yeni calismalar var, daha gecen hafta gordum, buna gore yumurta genetik uyumluluğa ve baska faktörlere dayanarak spermi seçmede daha aktif bir rol oynayabilecegini ortaya koymus. dolayisiyla bu konuda sperm belirler demek yumurta belirler demek kadar dogru.
0
kassiopeia
(12.06.25)
Siz söylüyorsunuz zaten yeni çalışmalar var diye kesin olarak kanıtlanmış çalışmalar değildir muhtemelen, o nedenle "evet bu da doğru" demek çok doğru değil gibi.
0
🌸kizil karga
(12.06.25)
kaleci saçlı güzel açıklamış, cinsiyet babadan mtdna anneden bu da çocuğun sağlık(sal) alt yapısını oluşturuyor.
0
deartheodosia
(12.06.25)
Bir laf vardı:
- ye ekşiyi çıkar ayşe'yi, ye tatlıyı çıkar hakkı'yı

Belirleyici birçok faktör var. Şans kısmı hariç, @boobinho'ya katiliyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
O sperm verir, öbürü seçip alır, beğenmediğini kapıdan çevirir falan da, dümdüz şu: Bebeğin cinsiyeti, yumurtayı dölleyen (ve babadan gelen) spermin taşıdığı kromozoma göre gelişiyor.
0
kobuzchu kiz
(12.06.25)
dogru. mesela cok ilginctir askeriyede muhabere (iletisim, muharebe degil) sinifinin cocuklari genelde kiz olur. bunlar radyo vb iletisim cihazlariyla cok hasir nesirdirler ve artik radyasyondan midir nedir bilmiyorum pek erkek cocuklari olmaz.
0
antikadimag
(12.06.25)
(5)

Çalıştığınız işyerinde sistematik zorbalığa maruz kaldınız mı hiç?

psmstc
Yapınız biraz saf bir iki kişi herkesin içinde dalga geçmeye çalışma, çocuk gibi davranma tarzı rahatsız olduğunuz hareketler yapıyor. Bir yeni çanta almışsınız dalga geçer gibi üç kişiden bir kişi elini uzatıp bakmaya çalışıyor bir yandan sırıtıyorlar size, siz gülümseyip geçiştiriyorsunuz. Böyle d
Yapınız biraz saf bir iki kişi herkesin içinde dalga geçmeye çalışma, çocuk gibi davranma tarzı rahatsız olduğunuz hareketler yapıyor. Bir yeni çanta almışsınız dalga geçer gibi üç kişiden bir kişi elini uzatıp bakmaya çalışıyor bir yandan sırıtıyorlar size, siz gülümseyip geçiştiriyorsunuz.

Böyle durumlarda en iyisi

a) zorbaları trolleri besleme sessiz özgüvenli kal geçiştir

b)özgüvenli net sakin sınır çiz

c)özgüvenli tersle

Hiçbirinde agresif alternatifimiz yok. Hepsinde sakin net özgüvenle hareket ediyoruz bu arada.
0
psmstc
(10.06.25)
Ozguvenin bu kadar altini cizdiginize gore ozguvenli davranamiyorsunuz zaten. (Any man who must say i am the king is no true king) Hangisini secersek uygulayamayacaksiniz bu sebeple. Zaten yonetim destekli olmayan mobbinglerde hedef “kolay lokma” olacak olanlardir.
0
ghilleinthemist
(10.06.25)
beni örnek alın diye söylemiyorum yanlış anlamayın, ben 30 yaşını geçmiş ve bu konulardaki sivri tavrı yüzünden hiçbir yerde tutunamamış bir insanım ama sistematik zorbalığa maruz kaldığım bir iş ortamında kavga eder, iş arkadaşlarımın arabalarının lastiklerini patlatır, masalarına mayın döşerdim. açlıktan ölmediğim sürece de bana milyonlar filan vadetmedikleri takdirde bu yaklaşımdan vazgeçeceğimi sanmıyorum.

bazı insanlar seviyesizdir, antin kuntin hareketleri olur ama bunu muhtemelen zaten anlayabilirsiniz. birden fazla kişinin sistematik şekilde benzer harekette bulunması ise bana hiç "doğal" gelmiyor.

özgüvenli kal geçiştir, özgüvenli net sınır çiz, özgüvenli tersle demişsiniz de bunu nasıl yapacaksınız mesela? bu noktada @ghilleinthemist'e katılmak durumundayım açıkçası, muhtemelen özgüvenli davranamıyorsunuz. siz güçlü imajı verip onları görmezden geldiğiniz sürece onlar daha da fazla kudurabilir. tam tersi de olabilir ama genelde zorbalığa maruz kalan birisi ses etmediği zaman zorbalığın dozu artar, bu hep böyledir.

onlar sizin çantanıza el uzatıp saçmasapan konuşuyorsa siz de "neye bakıyosun?" diyebilmelisiniz. tavrınızı koymaktan çekinmeyin. zorbalığa sessiz kalan çalışan zaten en başta kendisi "feda edilebilir" konuma gelir, şu noktada "uslu" durarak kazanacağınız hiçbir şey olduğunu sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(10.06.25)
bu uc secenek arasından b + yalniz olmadigimi gösterebilmek icin benimle yan yana durabilecek dost arkadas edinmek. zorbalar zorbaliklarini yalnizliginizdan güc alarak sürdürürler, yalniz olmadiginizi hem siz hissedin hem de başkalarına hissettirin.
0
deckard
(10.06.25)
Ne yapmaya çalıştığınızın farkındayım ama sizinle bu oyunu oynamıyorum hissini verebilirsen sana saygı duymaya bile başlarlar. Queenlige geçiş fırsatı olarak gör bu deneyimi.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
Çantaya elma doldurup dağıtın, yerlerken de "ya pamuk prenses elması olsaydı" diyip kahkaha atin. Mobbingi durdurur mu, tirmandirir mi bilemem ama deli mi.lan diyip uzaklasacaklari kesin bence.
0
encokbenisevinnolur
(10.06.25)
(32)

alemin kerizi benmişim

koxy
cep telefonundan yazıyorum, hatalarım olabilir.olaydaki kişileri hızlıca tanıtıp esas kısma geçeyim. ayşe: benim lise ve sonrasında arkadaşım. arkadaş grubumdan biriyle sevgili oldu, oradan arkadaş olduk. aynı fakülteye gittik derken işte arkadaş kaldık. fatma: ayşe'nin çocukluktan beri arkadaşı.
cep telefonundan yazıyorum, hatalarım olabilir.
olaydaki kişileri hızlıca tanıtıp esas kısma geçeyim.
ayşe: benim lise ve sonrasında arkadaşım. arkadaş grubumdan biriyle sevgili oldu, oradan arkadaş olduk. aynı fakülteye gittik derken işte arkadaş kaldık.
fatma: ayşe'nin çocukluktan beri arkadaşı. ben de ayşe sebebiyle tanıyorum. arkadaşım diyemem ama tanıştan da bir tık öte.
ikisi de halen çocukluğumuzun gençliğimizin geçtiği yerde ya da yakın yerlerde yaşıyor. ayşe yeni evli sayılır.
ayşe, eşini aldatıyor. bu, herkesin bildiği, herkesin de herkesin bildiğini bildiği ama bilmiyormuş gibi yaptığı bir şey.

bayramda nasıl olduysa fatma ile yolum kesişti.
ben de işte biraz yalnızlıktan falan yakındım. başka bir arkadaşımıza rastladık çocuğuyla. o çocuğu falan sevdim, oynadık biraz işte.

bütün bunlardan sonra fatma "sen madem bu kadar çocuk seviyorsun, çocuk istiyorsun eee ayşe'de istiyor. boşanacak zaten evlenin işte" gibi laf söyledi.
ben de birkaç saniye mal mal baktım ve "saçmalama mk biraz düşünerek konuş" dedim.
fatma ise bunun aşırı mantıklı olduğu konusunda ısrar etti.
ben de en sonunda hali hazırda evli olan ve eşini aldatan biriyle benim böyle hayali planlarda yer almamızın bile beni rahatsız ettiğini söyledim ama tabii bu kadar usturuplu bir şekilde değil.

aldığım cevapsa "aldatıyorsa aldatıyor, seni mi aldatıyor? kim biliyor ki zaten bu hadiseyi? sen, ben." oldu.
"benim bilmem yetmiyor mu zaten?" dedim ve bu konuyu bir daha hiçbir şekilde ağzına almaması gerektiğini söyleyip ayrıldım ortamdan.

yeni bir gün doğdu. ben bu saçmalığı nasıl zihnimden silerim diye düşünürken ayşe'nin ablası whatsapp'tan yazdı. kendisini tanıyorum ama numaramı hiç vermedim. hiçbir mecrada ekli değil. dışarda görürsem selam verir, hal hatır sorar, siktir olup yoluma giderim.

konuya "senin bizim şubede ticari hesabın varmış" falan bir şeyler anlatarak girdi. bayram günü ne bankası ne hesabı. "hesap 5 yıl öncesinin. sizin şube bile değil" dediğimde "ya öyle mi? ben karıştırdım herhalde. ayşe'nin durumlarından böyle oldu. ne dediğimizi ne yaptığımızı bilmiyoruz ailecek" falan bir şeyler anlattı. konu bir şekilde benim bekar oluşuma, ayşe'nin ne kadar da yanlış bir evlilik yaptığına, hiç görüşüp görüşmediğimize falan geldi. "abla, hesapla ilgili acil bir şey yoksa malum bayram, ben de kaç saatlik yoldan geldim, sonra mı konuşsak?" deyip sıyrıldım.

ayşe'nin bunlardan haberi var mı bilmiyorum. organize bir şey mi emin olamıyorum kesin olarak.
ancak inanılmaz rahatsız oldum ya.
hatta şimdi bu rahatsızlığımı daha net ifade etmediğim için daha da çok rahatsız oldum.

ayşe'ye karşı hayatımın hiçbir döneminde hiçbir çekim hissetmedim. kendi hayatında ne halt yediği de beni alakadar etmez.

nasıl desem... evlilik, çocuk isteyen erkek çok mu keriz gibi duruyor uzaktan merak ediyorum. bende mi bir alıklık olduğunu düşünüyorlar acaba? yoksa aldatmanın o kadar mühim olmadığı bir çağa geçtik de ben mi mağaramdan çıkmadığım için kaçırdım?
0
koxy
(10.06.25)
Daha bir olay olmamış kafanda büyütmüşsün. Diyelim ki üçü de böyle insanlar mesafe koyar geçersin başını ağrıtmadan
0
grimavi
(10.06.25)
aman aman... olay tamamen planli. ayse'den ve cevresinden uzak dur.

cocuk istedigini söylesen insanlar keriz gibi duruyor evet. kartlari cok acik oynamamak lazim. buraya gelip ama dürüstlük ve aciklik cok önemli diyecekleri inanma. teoride öyle ama pratikte karsi tarafi kaciriyor ve böyle garip garip insanlari cekiyor :)

ya belki senin gibi saf ve temiz duygularla bunu isteyen de vardir ama one in a milliondir.
0
sonsuz
(10.06.25)
üstte yazılan gibi kadına karşı açık kart oynama herhangi bir konuda. ve yine dendiği gibi milyonda bir hariç hepsi birer ayşe.

bunlar sizi bayağı enayi olarak görüp yüzlerini göstermişler sadece. ya da elleri güçlü olmadığından açık oynamak zorunda kalmışlar siz eli güçlü sinsileri düşünün :D.

"ayşe'nin bunlardan haberi var mı bilmiyorum. organize bir şey mi emin olamıyorum kesin olarak." gibi bir cümle kuruyorsanız zaten bir silkelenip kendinize gelmeniz lazım çevrenizdekiler karşı. maalesef herkes kendiniz gibi değil, en azından kucağınızda bir bebekle yazmıyorsunuz bunları :) umarım güzel dersler çıkar herkes için.
0
gule gule
(10.06.25)
Benzer birkaç tanesi başıma geldi geçmişte, kendi evime tasindigimda, birkaç ortak arkadaşa lan evlilik yaşı da geldi ha muhabbeti açtığımda, çocuk muhabbeti için de aynı.
Bu tür kadınlar bir çeşit gizli çete gibiler bence, planlı organize olmasına da gerek yok birbirlerinin dramalarindan ya da drama çözücü olmak üzerine yaşıyorlar herhalde.

Üzerinize alınacak bir şey yok, bazı kişilerin kafa böyle çalışıyor herhalde, ama amaç ne bilmiyorum.

Ayrıntısını düşünüp kendinizi paranoyaklastirmayin.

Bir daha benzer iletişim çabaları olursa da ya hiç contact kurmayın mümkünse, değilse de dolaylı "kapalıyız, ilgilenmiyorum" mesajı verecek şeyler söyleyin.
0
encokbenisevinnolur
(10.06.25)
keriz değilsin de keriz olma ihtimaline oynamışlar. belli ki yemezsin bunları. iletişimi kes, yoluna bak, ayşe de eksik olsun hayatında. ablasını da kvkk ya aykırı davranıştan şikayet edebilirsin senin hesabına telefonuna bankadan baktıysa.
0
kisa
(10.06.25)
çocuğa bakacak keriz arıyolar. keriz olarakda seni seçmişler.
0
xu
(10.06.25)
bence planli, hatta ayse seni begeniyormus zaten bence. arkadasinin birden aklina gelip, soyledigi bir sey oldugunu sanmiyorum ben. aysenin de parmagi var.
uzak durun.
0
65 derece
(10.06.25)
Uzun süre görüştüğün olmadıysa eğer düzgün birini bulamıyor kimseye güvenemiyor diye düşünüp hazır tanıyor d ayşe'yi yapalım bunları demiş olabilirler. Fatma ile olan konuşmada yalnızlıktan dem vurunca bir de yol yapıyosun bile zannetmiş olabilirler. Özetle aslında saf zannediyorlar seni.
0
beyfendi
(10.06.25)
hepsini engelle
0
Hallegadola
(10.06.25)
bundan ayşe'nin haberinin olmaması im-kan-sız. imkansız yani. ablasını falan da o dürtmüştür şu banka hesabını bahane edip araması için. siz konuşurken ablasının yanında sizi dinliyordur hatta, öyle zihnimde canlandı. ben olsam tüm bu insanlarla görüşmeye devam etmezdim, ıyk.
0
deartheodosia
(10.06.25)
Valla hocam tuzakta olabilir. ben mi çok şüpheciyim bilmiyorum. Ayşe'nin kocasını senin üstüne salabilirler. Ayşe'nin kocasıyla seni birbirinize kırdırırlar. böylece ayşe aradan sıyrılır ve kendine yeni bir tokmakçı şey pardon sevgili bulur.

Bence uzak dur.
0
komando kani var bende
(10.06.25)
olayda adı geçenlerden hangisiyle birkaç gece geçirebilirsen kârdır. sonra arkana bakmadan kaç. bu senaryodan zarar almadan çıkacacağın başka bir ihtimal yok. ağır hasarlı yedi taklalı aracı kozmetik boyalı dosta gider diye ittirmeye çalışmakla aynı şey bu.
0
Whily
(10.06.25)
Uzun zamandır böyle acayip hikaye okumamıştım. Koşarak uzaklaş. telefondan engeli bas. Şunlardaki rahatlığa bak ne kadar da kolay söylüyorlar.
0
gilbeys
(10.06.25)
bu insanlarla ilişiğini kes. muhatap olmamaya çalış. bir süre sonra onlarda vazgeçecektir.
0
koela
(10.06.25)
o kadın ne iş yapıyo
0
lambırcek
(10.06.25)
Operasyona bak be.

Aman hocam Ayşe'sini de Fatma'sını da ablasını da engelle görüşme bir daha. Bu soft bir hamle en azından. @gule gule'nin dediği gibi de olabilirdi böyle sinsi insanlardan her şeyi bekleyin. @whily'nin dediğini de unut Ayşe prezervatifi deler, çöpten alır içine sokar her şeyi yapar. Herkesi kendiniz gibi sanmayın.
0
chicha_v2
(10.06.25)
(bkz: tezgah lan bu)
0
respect
(10.06.25)
Birincisi öncelikle duruşun sebebiyle tebrik ediyorum. Kendimi yalnız hissediyordum Sen de varmışsın sağol bro.

İkincisi evet keriz duruyoruz. Ama emin ol bizim gibi olan düzgün kadınlar bu dünyada var.

Bana söyleneni sana iletiyorum: sana kakalama olaylarındalar, düşme ahmed. Ve olabildiğine uzak dur. Yöntemleri biliyorsun.
0
baldan kaymak
(10.06.25)
Aiy tezgah! Banka hesabına kadar konuşulması falan nedir? Boşluktayım imajı çizmişsiniz ama kerizlikle alakası yok. Boşanılmamış bi ilişkide durup dururken en zararlı çıkan siz olursunuz. Topuklar vura vura...
0
beetlejuice
(10.06.25)
organize olup olmadığından şu yüzden emin olamadım. bunlar zaten haftada en azından bir iki birbirini görüyor, denk geliyor. bayramda bu denk gelme kesinlikle yaşanmıştır zaten. belki bir yerde adım geçmiştir diye düşündüm açıkçası.
0
🌸koxy
(10.06.25)
Bir şekilde organize+1

Kaçın
0
enteg
(11.06.25)
nasıl bir imaj çizmişsen bunlar seni ağır keriz sanıyor herhalde. ama verdiğin cevaplar falan ağır bir kerizin vereceği cevaplar değil. kafalarından ne geçiyor anlamak güç. ayşenin olaylardan habersiz olma ihtimali de %0,1 falan. koşarak uzaklaş bu tiplerden.
0
bobinhoo
(12.06.25)
Senin keriz olduğun varsayımından yola çıksak bile ortada bir tuhaflık var. Bir insan sırf keriz olduğu için onunla evlenmek istenilmez, ortada başka bir motivasyon olması gerekiyor. Bu durumu enteresan buldum ve üzerine kafa yordum.

- Ayşe senin yerine neden eşini aldattığı kişiyle evlenmiyor?

- Mal varlığı olan biriysen para koparmak için seninle evlenmek istiyor olabilir; ancak yoksa seninle evlenmeyi istemesi için ortada ciddi bir motivasyon da yok gibi gözüküyor. Onu tatmin edebilecek bir mal varlığına mı sahipsin?

- Sana platonik aşık olsaydı ilk hamlesi evlenmeye çalışmak değil de sevgili olmaya çalışmak olurdu. Neden sevgili olmadan hemen evlenmek istesin ki?


Bu grup hiç sevgililik yaşamadan evlenmeyi kendi normalleri haline getirmiş olabilir, bu durumda zihinsel olarak 60'lar Anadolu'su paralel evreninde yaşıyorlar demektir. Ortadaki tuhaflığı ancak böyle bir gerekçe açıklayabilir.
0
fobfilm
(12.06.25)
ayşe'nin benim bildiğim sevgililerin hepsinin de evli olması, neden onlardan biriyle evlenmiyorun cevabı sanınırım.

mal varlığım yok. havadan bir 10k$ gelse sıfıra sıfır noktasına gelirim öyle durumdayım yani. ancak bakarsak ayşe'nin ailesine damat gitmek kağıt üstünde hiç de fena bir fikir değil. malın mülkün haddi hesabı yok. ama o kadar onursuz değilim. zaten kocası da muhtemeldir ki bu yüzden boşamıyor.

ayşe bana bakacak bir kız değil normalde.
0
🌸koxy
(12.06.25)
güncelleme:
ayşe başka bir halt daha yemiş. kasaba ufak bir karışmış.
kocası nakit 2m tl alıp salağa yatmaya devam ediyor.
üçlü ile olan iletişimim sıfıra yakınsadı, pişman değilim.
0
🌸koxy
(14.08.25)
ay ne olmus peki?
ayse hamile miymis? koca neden para almis?
uzerimize dedikodu atin :D
0
65 derece
(15.08.25)
ayşe daha pazartesi başladığı yeni iş yerinden biriyle perşembe basıldu.
ancak basan taraf kendi kocası değil de karşı tarafın eşi olunca olay bayağı büyümüş. basılma anına dair videolar şunlar bunlar.
kızımız bu durumu affetmesi için kendi eşine 2m verdi.
diğer tarafa da bir şeyler verdi videoları almak için ama ne verdi bilmiyorum.
0
🌸koxy
(17.08.25)
güncelleme 2:
ayşe hamile.
baba belirsiz.
bunu takip eden gün ayşe'nin kocasıyla diğer potansiyel adaylardan biri arasında silah tüfekli kavga çıkmış dsljkjldfs
allahtan aramızda binlerce km var ya şu kaosta arada harcanırdım.
0
🌸koxy
(26.09.25)
ne hayatlar var ya.
0
deartheodosia
(27.09.25)
buna benzer hikayeler çok oluyor.
son güncellemelerden sonra olay netleşti.

ayşenin pek çok manitası var ama bebeğin babası belli değil (iğrenç durum)
bebeği kitleyecek düzgün birisini arıyorlar.
adaylardan birisi de sensin. seni kendi aralarında konusmuslar. çünkü uzun zamandır tanıyorlar ve sorunsuz birisi oldugunu biliyorlar.
fatma bir bahaneyle konuyu ikinizin evlenmesine getirmiş.

sen kesin bir dille istemeyince olay durmuş.

bunlarla -özellikle bu dönemde- hiç iletişimde olmamak en doğrusu. bir yalan uydurup başına iş açabilirler.
0
abelardo
(27.09.25)
ayşe'nin planı belli, yatağına girmedik adam bırakmayacak. ben asıl fatma ile olan durumunu merak ettim. ayşe gibi ücretsiz bir kadını karnındaki çocuğuyla beraber itelemeye çalışan birine iki çift laf etmekle olmaz, üzerinden kamyon gibi geçmek lazım.
0
beyfendi
(27.09.25)
ooooneler neler
(cekirdek citleme mode on)
0
65 derece
(28.09.25)
(9)

Arkadaşa bir vefat durumunda destek olmak hakkında

seni tanıdığım güne lanet olsun
Konu ölüm cenaze olunca bana bir tutukluluk geliyor nedense, sanki aklım duruyor ve ne yapacağımı veya nasıl davranacağımı hiç bilemiyorum. Sanki ne yaparsam yapayım kaybı olana iyi gelemeyecekmişim, yeterince samimi olamayacakmışım, destek olmaya çalıştıkça sahte görünecekmişim gibi hissediyorum. G
Konu ölüm cenaze olunca bana bir tutukluluk geliyor nedense, sanki aklım duruyor ve ne yapacağımı veya nasıl davranacağımı hiç bilemiyorum. Sanki ne yaparsam yapayım kaybı olana iyi gelemeyecekmişim, yeterince samimi olamayacakmışım, destek olmaya çalıştıkça sahte görünecekmişim gibi hissediyorum. Geçmişte de böyleydi, şimdi de böyle.

Yakınlarda Türkiye'nin öbür ucundaki bir şehre ailesinin yanına taşınmış sevdiğim bir arkadaşımın babası çok hasta ve vefat etmek üzere. İş ve aile durumumdan ötürü vefat olması halinde istesem de cenazeye gelemeyeceğimi biliyor, bundan ötürü bana alınmaz. Ama sadece arayarak başın sağ olsun deme fikri de bana yetersiz geliyor. Ona uzakta da olsam nasıl destek olabilirim diye düşünüyorum, bunun endişesini hissediyorum. Böyle anlarda çok geriliyorum ben. Sizin yorumlarınızı, fikirlerinizi okumak isterim.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(09.06.25)
vefat olursa ve gidemeyecekseniz arayın, baş sağlığı dileyin. eğer aile ve biraz arkadaş çevreleri varsa cenaze zamanlarında sizlik bir durum olmaz. bundan dolayı sıkılmayın. ha hiç başka kimseleri yoksa cenazede gitmek çok büyük moral olacaktır, o ayrı.

mesela çok sevdiğiniz biri ise ve anlık gitme durumunuz yoksa bile bir hafta sonu gidin, bir ihtiyacın olup olmadığını yüz yüze sorun, bir kahve içmeye götürün vb.
0
malheiros
(09.06.25)
valla bir yorumum yok ben de senin gibiyim demeye geldim. yani yüz yüze gelmeyi bırak telefonda bile zorlanıyorum. yakın bir arkadaşımın da babası vefat etti baş sağlığı diledim ama şu an arayıp ne diyecem diye düşünüp duruyorum.
0
respect
(09.06.25)
Ayrıca ne demeniz gerekiyor ki? "İhtiyacın olduğunda buradayım, biliyorsun değil mi?"

Ayrıca bir haftasonu gitmek +1
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
eve yemek gönderebilirsiniz. şoför/araba vs ayarlanabilir cenazede lazım oluyor.
0
jelly bear
(09.06.25)
Abi babam öldüğünde en yakın birkaç arkadaşım gelemedi çünkü aniden oldu falan. Aradılar, bir de sonradan geldiler eve falan.
O yüzden hiç kafana takma yani. Cenaze süreci yoğun ve yorucu ama orada bitmiyor tek.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
Cenaze sırasında arkadaşınızın yanında olmanız iyi olurdu, olamıyorsanız arayıp başsağlığı dileyin. Minimum yapmanız gereken bu. Cenaze işleri masraflı oluyor. Maddi imkanınız varsa cenaze günü lahmacun yaptırıp eve gönderebilirsiniz. Arkadaşınızın paraya da ihtiyacı olabilir. Aradığınızda yanında olamıyorum ama bir şeye ihtiyacın olursa çekinme falan derseniz bonus olur. Tabii bunlar aranızdaki ilişkiye ve güvene bağlı. Siz gerekli gördüğünüzü yapın.
0
gnosis
(10.06.25)
Hocam ben de kayip yasayana kadar arayip 'basin sagolsun' demenin cok sacma oldugunu dusunuyordum, yani kendi adima, arayip sevdiklerimin boyle ot b.k sormadan 'basin sagolsun canim benim' demeleri gercekten cok garip bir destek hali yaratti, icimi hafifletti, sanki kendimi anlasilmis, gorulmus, duyulmus hissettim ve en temel istegimiz bu aslinda, arayin.
0
kassiopeia
(10.06.25)
Ben de sizin gibiydim ve kuru bir 'başın sağolsun' demenin önemsiz olduğunu düşünürdüm ama yas tutan taraf olunca öyle değilmiş aslında, yetersiz diye düşünmeyip arayın ve iletişimin şeklini arkadaşınıza bırakın bence, bazı insanlar tamamen uzaklaşmak istiyor 'yas' halinden, bazısı da sadece bu konuda konuşmak istiyor, hatta aynı kişide farklı ölümlerde bile değişebiliyor bu durum, bence arkadaşlara düşen yas tutan kişiye yanında olduğunu hissettirmek, o sırada neye ihtiyacı varsa o konuda yardımcı olmak, susmaksa susmak, geyikse geyik.

Cenaze yasın çok küçük bir parçası ve harala gürele bir şekil geçiyor, esas sonrasında yalnız bırakmamak (fiziksel bir yalnızlıktan bahsetmiyorum) gerekiyor, gidemediğiniz için üzülmeyin bence.
0
(10.06.25)
yeni evlenmiş eski bir üniversite arkadaşım eşini kaybetti daha evliliklerinin ilk yılında. hiç birimizin telefonlarını açmadı o dönem, açamadı. ben düzenli olarak sesli mesaj gönderdim 2-3 ay. başka şehirdeydi, hafta sonu gelebileceğimi, benimle aynı şehirdeki ailesine destek olabileceğim konular varsa mutlaka paylaşmasını, ne zaman isterse arayabileceğini söyledim. birkaç ay sonra arayıp ağlamıştı o sesli mesajlarını dönüp dönüp dinledim, çok iyi geldi o süreçte bana diye. aranızdaki iletişim düzeyini bilemiyorum ama böyle bir fikir verebilirim. biz de öyle olağanüstü yakın sayılmazdık ama sevdiğim biridir.

gerilmeniz normal, ölümü konuşmak kolay değil. kendinize de çok yüklenmeyin.
0
Phoebe
(10.06.25)
(22)

Borç isteyen arkadaş

matilda
Selamlar Geçen sene dublaj kursuna giderken tanistigim biri vardi benden cok kucuk aramizda 14-15 yas var ama ilgi alanlarimiz benzer oldugu ve geyik muhabbeti olarak kurs cikislarinda oturur topluca sohbet ederdik. Hatta esim de gelirdi hep. Hep birlikte bira icmisligimiz falan var. Ama kurs disind
Selamlar
Geçen sene dublaj kursuna giderken tanistigim biri vardi benden cok kucuk aramizda 14-15 yas var ama ilgi alanlarimiz benzer oldugu ve geyik muhabbeti olarak kurs cikislarinda oturur topluca sohbet ederdik. Hatta esim de gelirdi hep. Hep birlikte bira icmisligimiz falan var. Ama kurs disinda ozellikle hic gorusmedik. Bu arkadas ve ailesi tünel kazma isi yapiyolar, insaat isleri yani. Bu arkadasim gecenlerde bana yazdi ve benden 10.000 tl istedi borc olarak. Ben de hesabimda o kadar olmadigini ama kmh hesabimdan cekebilecegimi ve faiz odemeleri gerektigini soyledim. Aslinda param vardi ve faizdeydi ancak bozmak istemedim faizimi. O da bi odemeleri oldugunu ve bunu odemezlerse 15-16 bin tl ceza odeyeceklerini ve aciklari oldugunu soyledi. Ben de aciklama kismina "borç" yazarak gonderdim. Taahhut ettigi tarihten 2-3 gun sonra da olsa faiziyle odedi.

Aradan birkac gun gectikten sonra annesinin benle konusmak istedigini soyledi ben de tesekkur edecek sandim. Annesi aradi beni bu arada ben telefon numarami verebilirsin diye izin vermedim hatta kurye gelecekti o ariyor diye actim. Neyse annesi kucuk ogullarinin telefonunun kirildigini ve acilen ona telefon almalari gerektigini soyleyip, bayramdan sonra gondermek uzere 20.000 tl istedi ben de insanlara direkt hayir diyemeyen biri oldugumdan ben size haber vereyim dedim. Ben donus yapacagim dedigim halde yarim saat sonra hem kadin beni aramaya hem de oglu baktin mi falan diye yazmaya basladi. Bu arama ve mesajlardan sonra durum benim icin koca bir soru isaretine döndü. Bu insanlar insaat yapan insanlar hic mi kredi kartlari yok, kmh hesaplari yok hadi onu gectim hic mi borc isteyecek tanidiklari yok da ogullarinin 6-7 ay kursta tanidigi kizdan para istiyorlar. Demek ki cevrelerinde herkesten istemis odememisler bana kadar gelmis is diye dusundum. Bunun stresine girmek istemedigim icin bu sefer yardimci olamayacagim kusura bakma dedim ve vermedim ama onceden odedikleri icin de bi üzülmedim degil. İyi mi yaptim bilemedim. Bunlar boyle boyle beni dolandirmaya mi calisacaklardi desem hani verdigimi odeyip odeyip en son kaybolmak gibi ama oyle bi cocuga da benzemiyor. Ama sonuncusunu telefonda konusarak istedigi icin elimde muhtemelen yazisma da olmayacakti. Siz boyle bi durumda ne yapardiniz ve ben dogru olani mi yaptim overthink perileri geldi sormak istedim.
İyi aksamlarr
0
matilda
(09.06.25)
Aç kalsam kimseden ekmek isteyemem. Bu ne tür bir rahatlık böyle. Çok güzel yonetmissin, respect

Dolandirmaya doğru giderdi
0
abuzer
(09.06.25)
Tünel yapan adamın 10bin TL ile ne işi olur.
doğdu hareket, pismnalik yok.
Abuzer +1
0
kisa
(09.06.25)
Önceki tuzak olabilir.
Saadet zinciri, kripto, sanal bahis vs türü dolandırıcı stratejisi bu. Once geri verip güven kazanıyor, sonra tekrar daha büyük.istiyor, o arada karşıdaki de (şu an siz) içinizdeki o.hisle (ayıp mı oldu) bogusuyorsunuz.

Şöyle de düşünün. Bunu verdiniz ve geri ödediler. Sonra ne olacak, bir dahakine 50 bin istediklerinde de verecek misiniz?

Ayrıca kimse telefonsuz ölmez bu bir, 5 bine de alabilirler bu iki, çok.acilse tuşlu da alabilirler idareten bu üç. Asıl buradan bir tuhaflık olduğu anlaşılıyor.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Klasik dolandırıcı hamlesi
0
gabe h coud
(09.06.25)
elbette doğru olan. bi keyif kahvesi içip şükredin:)
0
kel aynak kusu
(09.06.25)
Birilerini dolandırmak için 6 7 ay dublaj kursuna çocuğunu göndermez herhalde kimse. Cahil insanlar belli ki. Doğru olanı geç de olsa yapmışsın, ilk 10 bini de göndermemen gerekirdi.
0
beyfendi
(09.06.25)
@beyefendi tabii ki dublaj kursuna gondermez ama boyle network edinebilirler. Ayrica dolandiricilarin da hobileri olabilir :)
0
🌸matilda
(09.06.25)
Benzer olay başıma şöyle geldi; en yakın arkadaşım para istedi. Ama normalde yani var ya evi arabalari falan olan 5 yildizli otellerde tatil yapan biri. Ne oldu falan dedim ya alacaklar vardı falan derken kardeşin düğününe sıkıştım dedi.
O dönemde de babamın hastalik dönemi var, buna da para acil lazım. Haftasonu diye annemlerden yolladım. 1 aya öderim dedi.
Üzerinden 1 sene geçecek. Arkadaşım girtlaga kadar borç içinde, kara listede. Sonra anlatti olan bitenleri de kısacası bunlar çok zengindi falan diye aklınızda kalmasin, bazen bir gecede değişiyor hayatlar.
Iyi ki vermemissiniz.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
Okurken parayı gönderdiniz sanıp gerildim:) Doğru olanı yapmışsınız. Anne sizi ne samimiyetle arıyor, ne hakla ısrar ediyor, aklım almıyor. Telefon için borç istenmez zaten, daha neler.
0
asteriks
(09.06.25)
Uçurumdan dönmüşsün.
Bu nedenle fakir olduğuna inandığın 200 tl ver o sevinsin.

Kurs gibi geçici bir dönem sebebiyle yan yana gelindiği zaman istenen borca şüpheyle bakarım doğrusu.
Bir de yine geçici evden uzak olarak iş/proje gibi sebeplerle bir araya gelen iş arkadaşları arasında da işin bitmesine ve çalışanların dağılmasına yakın zamanlarda borç para isteme durumları olabiliyor.
Bu da çoğunlukla geri ödenmeyecek para demektir. İş yeri, iş bittikten ve herkes dağıldıktan sonra son kalan parayı hesaba ödeyecekse çalışanların birbirinden para isteme ihtimali de artar.

Sizin durumunuza bakarsak onlar gerçek hayatta tünelden çok bir
de başkalarının kuyusunu kazma işi yürütülüyor gibi.
ikinci bir borç için araya anneyi katmak falan.
Ne desemki. çok tuhaf saçma sapan olaylar..
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Tabii ki de ilkini odeyip sonraki (daha buyuk paralari) odemeyeceklerdi. 20k da odenirdi belki ve sonra 50 isteyip odemezlerdi. Ponzi iste.

Les gibi aile. Anneye bak. Utanmiyorlar da.
Ben 10kyi bile vermezdim.
0
Kittie
(09.06.25)
Abo annedeki cürrete bak hele. Arkandan o ile başlayan lafları etmişlerdir. Verilmez lan o para. İyi yapmışın.
0
Shepard
(09.06.25)
Dublaj kursu ile dolandırıcılık ne alaka diyenler olmuş..

Yahu Prof dolandırıcı çeteleri insanları call center gibi aramiyorlar mi?

Bu polis hakim gibi arayan çetelerde tiyatrocular vs tespit edilmedi mi kaç kere?

Dublaj kursu gayet bu işi Prof olarak yapan dolandırıcıların faydalanabilecekleri bir alan.

Geçmiş olsun, ustaca sıyrılmışsınız valla bravo.
0
makbur
(09.06.25)
Daha en başta o parayı vermezdim, hele ki bir erkek bir kadından hiçbir yakın hukuku olmadığı halde para istiyorsa ne olursa olsun o borç verilmez.

Şimdi kaybolmaması sonradan kaybolmayacağını garanti etmez. Bitir, gerekirse telefonunu değiştir, kocanla muhatap et vs vs. O kişinin uyruğu nedir bilmiyorum ama çok ağır pislik kokuyor bu durum. Bu kadar yufka yürekliliğe gerek yok, dan dun hayır demekle dinden çıkmazsın vatan haini olmazsın, hayır deyiver. Başka harcamalarım var kusura bakma demek zor değil.
0
muhayyer divan
(09.06.25)
Hala ciddi ciddi dublaj kursu üzerinden dolandırıcılık tezgahı kurulduğuna ihtimal veriliyor, gel de hayret etme.

@matilda senin yorumun nedir? Sen gerçekten bunların profesyonel dolandırıcılar olduğuna inanıyo musun? Çocuğu dublaj kursuna göndermek gerçekten bir dümen miydi sadece?
0
beyfendi
(09.06.25)
Cok iyi niyetlisin. Asla borc verme. Asla.
0
die fetten jahre sind vorbei
(09.06.25)
@beyefendi hayir tabii ki dublaj kursuna git oraya birileriyle arkadas ol ve onlari dolandir diyerek gonderildigini dusunmuyorum zaten dublaj kursunun bitimiyle bu olay arasinda neredeyse 1 sene var. Ama kurstan bagimsiz zaten boyle bir sey yapiyorlarsa aa bizim dublaj kursundaki kadini da bi deneyelim belki olur beni sever de guvenir bana diyerek boyle bir sey yapmis olabilir. Zaten cocugun elleri gercekten insaatta calisiyor gibi nasirliydi hatta hiltiden yaralandigini falan gordum ama isleri kotu gidiyor olabilir ve boyle seylere baslamis da olabilirler.
0
🌸matilda
(09.06.25)
Ben de onu kastediyorum işte. En iyi ihtimalle cahil insanlar ama gerçekten de önüne gelene borç takmayı alışkanlık haline getirmiş haysiyetsiz insanlar da olabilirler ve belki de gerçekten niyetleri o parayı alıp geri ödememekti bunu bilemeyiz ama dublaj kursunu sanki bu tezgahın bi parçasıymış zannetmek biraz saflık olur.
0
beyfendi
(09.06.25)
@beyfendi oyle oldugunu dusunmedim zaten arkadaslik iliskimizi anlatmak icin dublaj kursu detayini verdim zaten duyuruda bunla ilintili bir sey de yazmadim kursa bunun icin mi geldi vs diye.
0
🌸matilda
(09.06.25)
sonradan uzulmemen icin benden sana tavsiye.

sadece ailen (varsa) ve cok cok yakin dostlarina (arkadas demiyorum) para gelmeyecekmis gibi dusunerek veriyorsan ver. obur turlu verecegin her borcta bu ornekteki gibi dusunup kendini uzersin.

senin de dedigin gibi baska kimsesi mi yok bunlarin? hadi kimsesi yok banka da mi yok?
0
nibba
(09.06.25)
sakın para falan gönderme. düşünmene bile gerek yok.
0
orpheus
(10.06.25)
Telefon almak için pek çok yol saymışlar. Hepsine katılıyorum. Ayrıca ben 45 yaşında 6 bin liralık telefonla bankacılık dahil tüm işlerimi halledebiliyorum. 20 bin biraz abartılı bir rakam değil mi? Gerekirse faturaya cihaz alabilirler, bu da bir seçenek.
Vermemekle çok iyi yapmışsınız. Süreci de gayet güzel yönetmişsiniz.
Ayrıca @nibba+1 babamın lafıydı birine borç verince git bir bardak su iç. Dönerse sıkıntı yok, ancak dönmeyecekmiş gibi düşün ona göre ver derdi.
0
strawberry first
(10.06.25)
(11)

Sizin de böyle cinsiyetçi bir küfür algınız var mı

encokbenisevinnolur
Sözlükte bir şey okurken farkettim.Birisi, kısaca o ve ç harfleri ile birçogumuzun bildiği, o yaygın hakareti ettiğinde benim zihnimde doğrudan erkek bir birey canlanıyor. Halbuki kastedilenin cinsiyetini belirtmedigi halde söyleyen.Sizin de böyle cinsiyetçi hakaret algınız var mı gizli?
Sözlükte bir şey okurken farkettim.

Birisi, kısaca o ve ç harfleri ile birçogumuzun bildiği, o yaygın hakareti ettiğinde benim zihnimde doğrudan erkek bir birey canlanıyor. Halbuki kastedilenin cinsiyetini belirtmedigi halde söyleyen.

Sizin de böyle cinsiyetçi hakaret algınız var mı gizli?
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Evet bana da oçlar hep erkekmis gibi geliyor.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
kadına denecekse o deniyor genelde, oç denmiyor, ondan mı acaba? bendeki algı da öyle.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
İşte kadın da olabilir aslında oç teknik olarak ama hep o deyince kadın oc diyince erkek anlaşılıyor. Ben farkedince kendimi cinsiyetçi buldum.
Mesela bunu yazdıktan sonra farkettim, işte cinsiyetçi dediğimin bir alt başlığı, bu durumda küfür hep kadınlara ediliyor.
0
🌸encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Oçler erkek olmuyo muydu zaten? Hayatimda bi kadina oç diye kufur etmemisimdir o demisimdir bi tek
0
matilda
(09.06.25)
bizdeki küfürler hep cinsiyet belirttiği için hiç cinsiyetçi küfür diye düşünmedim ama erkeklerin bu küfrü ederken karşısındakinin şahsına mı yoksa genel küfür amaçlı mı söylüyor olduğu önemli.
0
neira
(09.06.25)
Erkek düşmanı hayinler, hepinizi not aldı duyuru. Bundan sonra kadın düşmanı derken iki kere düşüneceksiniz xd.
0
Shepard
(09.06.25)
Oç cinsiyetçi küfürdür çünkü kadın üzerinden onun çocuğuna hakaret edilir. Bu tarafından düşünen olmamış, şaşırdım.

Küfür edeceksem iktirp gitmeli şeyleri tercih ediyorum. Gerçi onda bile sik mik geçiyor. Asshole demek bizde de yaygın olsaydı keşke.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.25)
iyi de zaten kadina o sekilde pek kufur edilmez ki?

en kotu tartismada bile kadina salak, aptal vs denir. ana baci kufredilmez yani kadina, bilmiyorum ben boyle gordum cevremden.
0
baldur2
(10.06.25)
Sönmez Reyiz hayatımıza girdiğinden beri küfürde cinsiyet algım kayboldu.

Kendisi kayınpederden görümceye kadar herkese eşit seviyede sövdüğü için Türk argosunda bir devrim yarattı.
0
yurtsuz john
(10.06.25)
Ruhen+1, küfredilenin kendisine diil de onu doğuran annesine yani yine kadına laf edilmesi hoşuma gitmez hiç, ama oç deyince benim de aklıma erkek birey geliyormuş sorulunca farkettim, tüm küfürlerde bir cinsiyetçilik, özellikle kadın aşağılama söz konusu, o nedenle sevmem ama bazen de insanın ağız dolusu sövesi geliyor, yerleşmiş çoğu dilimize.
0
(10.06.25)
sekizdokuzon+1 demistim ama tam olarak söylemek istedigimi de söylemedigimi fark ettigim icin sildim, simdi vakit bulunca daha ayrntili yazmak istedim.

cinsiyetci küfür dedigimiz olgu temelde bir erkeklik belirteci, ahlaki yasayi ve cinselligin sınırlarını ve normlarını patriyarka belirledigi icin, bu kuralları ve yasaları aşmanın ya da karşı gelmenin de aşağılayıcı bir ifadeye dönüsmesinden de patriyarka sorumlu. bu sebeple, biz genel olarak patriyarkayi sahiplenmis erkeklerin, cogu zaman başka erkeklere küfrettigini duyuyoruz, bu küfürlerin icerigi de ya hedefteki kisiyi kadınsı özelliklerle donatiyor (feminization) (sokarim sikerim koyarim gibi) ya da daha az erkek olarak tanımlıyor (emasculation) (ibne, orospu cocugu gibi). bu sebeple biz bir küfür duydugumuzda bunun hedefinin bir erkek oldugunu var sayiyoruz. "olumlu" anlamda kullanildiginda bile (piç gibi bazen övme, olumlama iceren ifadelerde oldugu gibi) bunun bir erkekten bir erkege yöneldigini biliyoruz.
Kadınların küfretmedigini söylemiyorum ama ben hic bir kadının başka bir kadına lan lezbiyen diye küfrettigini de duymadim. pembe sıcan kadınlar oldugu gibi patriyarkanın kodlarını oldugu gibi kullanan ve bunun üzerinden kendisine güvenli bir alan insa eden kadınlar da var (kandiyotinin ataerki ile pazarlık makalesine bakalim), ama erkeklik inşası herseyde oldugu gibi cinselligin de iktidarını erkege veriyor ve cinsiyet üzerinden iktidarsizlastirmayi bir erkeklik inşası stratejisi olarak kurguluyor.

simdi tekrar söyleyeyim, evet sekizdokuzon+1. erkekler tanımları gereği orospu cocugu degil ama erkek sosyallesmesini oldugu gibi kabul eden ve rasyonalize eden her erkek başka bir erkek tarafından eninde sonunda orospu cocugu olarak tanımlanacak. bu sebeple, erkekler olarak bir oturup bu meseleyi konusalim, orospu olmanın ve dahi orospu cocugu olmanin bizi daha degersiz kilmadigini bilelim. sosyal mesajimi da verdigime göre sözlerime burada son veriyorum.
0
deckard
(10.06.25)
(11)

Duyuru'nun geleceği

vedatchilipeppers
Merhaba, duyuru ile ilgili bir soru da benden. Sizce 10 yıl sonra nasıl bir yer olur burası? 10 yıl öncekinden inanılmaz farklı, yani kullanıcıların burayı bir platform olarak değerlendirme stili bayağı değişti gibi seziyorum. Eskiden yeni bilgiler, farklı bakış açıları, yardımlaşma vs çok iyiydi; b
Merhaba, duyuru ile ilgili bir soru da benden.

Sizce 10 yıl sonra nasıl bir yer olur burası? 10 yıl öncekinden inanılmaz farklı, yani kullanıcıların burayı bir platform olarak değerlendirme stili bayağı değişti gibi seziyorum. Eskiden yeni bilgiler, farklı bakış açıları, yardımlaşma vs çok iyiydi; besleniyordum buradan şahsen. Şimdi benzer fikirler sürekli tekrarlanıyor ve farklı sesler de filtreleniyor bi şekilde kendiliğinden. Yankı odası gibi bi şey oldu yani. İlk yıllarda sanki gizlilik daha önemliydi, şimdi aynı anonimlik kalmadı, hesap verilebilirliğe geçiş oldu gibi. Aynı kişiler farklı konularda tekrar tekrar etkileşiyor. Kutuplaşmalar arttı vs.

Ne düşünüyosunuz?
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Devam eder, kullanıcı sayısı da artar. Aynı şeyleri görmenin sebebi her gün nefes alman, tuvalete gitmenle aynı sebepten. İnsanlar aşağı yukarı aynı şeyleri yaşıyorlar, duyurulara da yansıyor. Farklı sesler arttı, olumlu. Herkezzzz anonim, önemsiyor kullanıclar. Kutuplaşmalar artmadı, hep vardı. Aboooo.

Duyuru'yu yedirmeyiz, gayet steril bir ortam. Allah Compu'yu başımızdan eksik etmesin.
0
Shepard
(09.06.25)
Eskiden işlevsel platformdu. Kişisel tecrübelere dayalı cevaplar geliyordu ve bu çok faydalı oluyordu. Şimdi cevaplar chatgpt cevabı gibi.
0
runaway
(09.06.25)
Eski duyuruyu bu kadar yüceltmek bir tık nostaljik bir yanılgı bence. Kullanıcılar daha hevesli, daha sözlüğün ilk zamanları stilinde tez yazar gibi cevaplar verirlerdi. İnsanların online da kendini gösterebilecekleri nadir mekanlardandi, o açıdan reputasyon önemliydi. İmla hatası yapmaktan ölümüne korkardik mesela çünkü tabuydu, köylü derlerdi. O zamanın ruhu oydu ama kaliteyle, dayanışmayla, hoşgörüyle bağdaştıramadim ben. Zaten öyle olsa bugün hala ismini andığımız o kıyıcı moderasyon turemezdi.

Şimdinin duyuru kullanıcısı daha dişli, daha hayatın içinde, daha az deluzyonel bana kalırsa. Daha kaba mi evet. Daha inceliksiz mi kesinlikle. Ama ben ben bu değişimi kalıcı olmaması şartıyla olumlu buluyorum. Hani imla hatası yapsam nolur, her soruya üç paragraf giriş gelişme sonuç şeklinde cevap yazmasam ne olur? O zorakilik, gerçek halinle onlinedaki personan arasındaki kapanmaz uçurum su an çok sezilmiyor. Dedikoducu olan direkt dedikoducu, ilgi çekmek isteyen filtresiz çekiyor ilgiyi, entelektüel kaygıları olan insanlar hala usturuplu cevaplar veriyor, naif olan bu ortam benlik deyip çekiliyor. Bu hâli daha gerçeğe yakın geliyor bana.

Geleceğini bilemiyorum.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Katılıyorum doğru tespit. Sürekli milleti güzin abla gibi kullanan bir grup var ve eğer sevmediği kişi bir şey yazdıysa hemen girip ona çataşıyor. Ayrıca adminler her şeyi siliyor. Kürt desen suç Türk desen suç faşist deseb suç dinci desen suç. Terim kardeşim bunlar aşağılama değil.
0
mikahakkinen
(09.06.25)
karanlık. 10 yıl sonra burasının kalacağını sanmıyorum.
0
respect
(09.06.25)
Duyuru çok bozdu, demirin tuncuna... tribündeki yazarların cevaplarını üst üste okursan zaten ağzına böyle istemsiz mukavva tadı geliyor. Seni tenzih ederim ama duyurunun eski hâlini hararetle öven kullanıcıların bir çoğu o zamanlar burada yoğun zorbalık görmüş tipler mesela. O da ilginç.
0
sekizdokuzon
(09.06.25)
Artik duyuruda 12 yasinda cocuk bile vardir. Internet herkesin elinde oncelikle. Ve bir de her gelen nesil bir oncekinden daha kotu oluyor. Onun da etkisi var. Sadece duyuru degil, her sey, her yer yillar gectikce kotulesiyor. Yani insan duygularinin vs dahil oldugu seylerden bahsediyorum. Insanlar giderek bencil, gamsiz, saygisiz oluyor ve bu devam edecek
0
Kittie
(09.06.25)
Değil 10 yıl 2 sene sonra bile kalmaz burası. Yenilenmeyen zamana ayak uydurmayan ya da öncü pozisyonu olmayan her şey yok olur.
0
luluki
(09.06.25)
Bana buranın bu kadar tenha olması ilginç geliyor aslında. Bakarsınız kalabiklasir.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Kentsel dönüşüme girmediği sürece bu site yıkılır, gelecekte biz ölünce buralarda kovboy filmindeki çalı uçar.

Bu arada bunu istiyorum demiyorum da giden sayısı gelen sayısından katkat azdır.
0
logisticsmanager
(09.06.25)
Kalmaz o kadar burası.

Eski yeni kıyaslamasına da gerek yok ben de eskiyi özlüyorum ama eski duyurudan ziyade "o dönemi" özlüyorum. "Burası da çok bozdu" kadar net bir durum yok, herkes gibi her yer gibi zaman geçtikçe değişiyoruz yenileniyoruz.
Artık imkanlarımız daha geniş, en çok sorduğum soru tipi bir yerden bir yere nasıl gideceğimdi benim mesela, bu konu en çok sıkıntı çektiğim konuydu artık uygulama var girip bakıyorum.
Bir şeyi merak ettiğimde buraya gelene kadar internetten ya da chatgpt yardımıyla çözüyorum.
Bu yüzden buradaki konsept de artık bunlara bağlı olarak değişiyor.

Bi agresiflik var burada artık, eskiden de birbirini sevmeyen insanlar vardı cevaplarında yorumlarında anlardın bunu sadece şu an bu çok daha agresif.
Ama sokağa çık birine kolun değsin tepki 10 yıl öncekinden daha agresif olur.
Genel olarak agresif bir toplum olduk. E burası da toplumun bir parçası neticede buna göre değişmesi normal.

Kutuplaşma da her yerde var ve olması da çok normal. Belki eskiden birçok konuya daha ılımlı yaklaşırken bugün yandaş twitini gördüğüm kişiyi hay day mahallemden bile atıyorum ben.
0
mutekebbir
(09.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.