Giriş
(13)

Y kuşağı mı Z kuşağı mı?

sekizdokuzon
Tarafını seç, mücadeleye katıl.Y kuşağıyım, oyumu Z kuşağından yana kullanıyorum.
Tarafını seç, mücadeleye katıl.

Y kuşağıyım, oyumu Z kuşağından yana kullanıyorum.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
z tabii ki.
y cok kötü.
0
sonsuz
(28.06.25)
Z kuşağı bomboş bir kuşak. Y kuşağı da sinik bir kuşak. Ben alfa kuşağı diyorum
0
messina123
(28.06.25)
Foreva Y
0
grimavi
(28.06.25)
Generation Y stays young but Z stays clever
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
Şöyle bir slogan vardı neredeydi:
(bkz: ne sağcıyım ne solcu pornocuyum pornocu)

Bu sloganı Y kuşağı attıysa Z'yi, Z kuşağı attıysa Y'yi seçiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
alfa+111 Y kuşağı tam boomer genç yaşlarında kaybettik hepsini. Z kusaginin apolitiklik yarıyo. alfa daha international, kabul edilebilir, özgüvenli
0
ala09
(28.06.25)
Alfa dediklerinizin en büyüğü şu an 14 yaşında di mi
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
@love: :)
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
Kimsenin skinde değil.
0
sanal hayvan
(28.06.25)
Faydacı Y kuşağı da showed up. Eğleniyoruz kendi çapımızda abim
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
z kuşağı için akıllı diyorsunuz ama arkadaşlar allaşkına google da arama yapmayı bile bilmiyor benim karşılaştıklarım. asla mücadeleci ruhları yok. armut piş ağzıma düş istiyorlar. y kuşağı en azından bişeylere katlanayım da hedefime yaklaşayım derdinde. z kuşağından beni şaşırtan kimse olmadı. bu tabiki sadece benim tecrübelerimi içerir.
0
dedim ben sana
(28.06.25)
Z kuşağı...Saçma sapan diretmelere boyun eğmiyorlar.. Ama gerçekten şannsızlar. Derin bir ekonomik kriz içinde yetiştiler. Cesur olmalarına rağmen ekonomik koşullardan kısıtlı kaldılar.
0
runaway
(29.06.25)
1982 doğumlu Y kuşağı ile 90-94 vs. doğumlu Y kuşağı aynı şey değil. Geç Y kuşağı, öncekiler gibi hayal kurdu ama sürekli daha kötüye giden bir dünyayla karşılaştı.

Z ve Alfa kuşağı pek hayal kurmuyor mesela okursan veya iyi insan olursan bişey elde edersin gibi düşünceleri yok. Bam bam ne istiyorlarsa söylüyorlar, gerekirse 30 yaşında işsiz eş-siz oluyorlar. Y'nin hayalleri vardı ve aşırı kriz içindeler çünkü onlara söylenen şeyler asla gerçekleşmedi dünya bambaşka yöne gitti. (ben de o kuşaktanım)
0
nhk ni youkosu
(29.06.25)
(7)

Şu dolap kapağını nasıl tamir ederim

sekizdokuzon
Mutfak dolabının kapaklarından biri şu şekilde açılmış, nasıl tamir edebilirim?https://ibb.co/ZRYWFHJyTeşekkürler.
Mutfak dolabının kapaklarından biri şu şekilde açılmış, nasıl tamir edebilirim?

ibb.co

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Geniş açı yok mu?
0
messina123
(28.06.25)
Bu mutfak dolabı kapısının tek kanadı
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
tutkal.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.06.25)
Yapıştırmak gerekiyor gibi duruyor, o ayrılan yerde menteşe vida vs yoksa.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
Nalburdan ahşap tutkali al bir de kolibandi gibi bir şey ama o iz bırakabilir. Tutkali sür ve bantla ya da iple iyice sıkı şekilde kalmasını sağla. Tutkali ln üzerinde kaç saat durması gerektiği yazar
0
kisa
(28.06.25)
Ağaç tutkalı ile yapıştırılmalı ama birbaşına tutması mümkün değil. Köşelerden ve mümkün olan her yerden cam çivisiyle desteklenmeli. Kuruyana kadar işkenceyle sıkmadan ağaç tutkalı bir işe yaramaz.
İçerden destek çıtaları kullanmak da gerekebilir.
Köşelerde eski tutkal artığı temizlenmeli falan.

Yani güzel bir şey olsun diyorsanız bir mobilyacı eli değmeli.
0
Mirket
(28.06.25)
İşe yarayacağını düşündüğüm bir şey buldum.

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(29.06.25)
(5)

Bu nedir ?

feastofthedamned
Bu kablo parçasi, eski PC'min anakart kutusunun içinden çikti.Tam olarak nedir ve ne ise yarar ?https://i.hizliresim.com/krsk0qy.jpg
Bu kablo parçasi, eski PC'min anakart kutusunun içinden çikti.
Tam olarak nedir ve ne ise yarar ?

i.hizliresim.com
0
feastofthedamned
(28.06.25)
Güç kablosu. Erkan kartına takarsın meselam.
0
Shepard
(28.06.25)
Hdd için olan güç kablolarına benziyor, ama uçları da görünmüyor net söylemek zor. Ekran kartına yetişmez bu uzunluk.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
güç kablosu. erkan kartına takılır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.06.25)
Eski psu'larda ekran kartları için ekstra enerji veren bu Kablolar yoktu. (En az 15 senedir falan tüm psu'larda var gerçi)

Bu kablo bir nevi adaptör görevi görüyor. Psu'dan çıkan default güç kablosuna bunu bağlayıp, öbür ucu da ekran kartına.

@encokbenisevin in dediği uzunluğu mühim değil yani :)
0
makbur
(28.06.25)
Makbur,

Bu kablo eski PC'nin kasasinin kutusunu tasirken içindeki motherboard kutusunun içinden çikmisti. o PC 15 yillikti(hâlâ kullaniyorum bu arada) ve montajini ben yapmadigim için kablonun neye ait oldugunu da hiç bilmedim.

Bu arada PSU'um evvelce yanmisti ve gidip yenisini almistim dolayisiyla bu kablo eski PSU'ya aitse bi halta yaramaz, atayim gitsin (:
0
🌸feastofthedamned
(28.06.25)
(11)

Kızlar kimin için giyiniyor.

the sound and the fury
Kızlar istediklerini sevdiklerini giyerler herhalde karşı cinse güzel görünmek içindir. Düşünüyorum da Galiba benim için kimse giyinmiyor kadınları etkilemek neden bu kadar zor?
Kızlar istediklerini sevdiklerini giyerler herhalde karşı cinse güzel görünmek içindir. Düşünüyorum da Galiba benim için kimse giyinmiyor kadınları etkilemek neden bu kadar zor?
0
the sound and the fury
(28.06.25)
Baskalarini bilmem de ben kendim icin giyiniyorum. Kendimi daha iyi, daha güzel hissetmek için.
0
matilda
(28.06.25)
Tam kendileri içindir muhtemelen yazacaktım ki biri yazmış bile. Bizdeki o dünyayı sklememe durumu karşı cinste yok. Bırakalım mutlu olacaklarsa nasıl istiyorlarsa giyinsinler.

O etkilememe konusunu da takma çok brom. İlla biri çıkar. Ben de saldım şahsen
0
messina123
(28.06.25)
Normal bir zamanda 40% kendileri için.

Karsi cinsi etkilemek gibi bir firsat varsa da 85% erkekler için.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
Kendilerini beğenmek ve çevresindeki hemcinslerince kıskanılmak için giyinirler. Benim gözlemim böyle.
0
Mirket
(28.06.25)
Hepimiz senin için giyiniyoruz şapşal ^^
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Kız grubu hiyerarşisi.
Senin için kimsenin giyinmemesinin sebebi de henüz bir kız grubunda ortalığı kizistiracak şekilde adının geçmemiş olmasıdır olsa olsa.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
kim icin giyindigine degil, kim icin soyunduguna bak :P
0
sonsuz
(28.06.25)
Sadece başkaları beğensin diye değil önce kendileri beğenmek ve kendilerini iyi hissetmek için giyinirler. Sadece kendini beğenip iyi hissetmek yetmez başkalarının da beğenmesini isterler, zira toplumun alışkanlıkları her yeni yetişen kızı etkiler ve şekillendirir.

Erkeklerin kadınları etkilemesinin en önemli kriteri özgüvendir. Özgüven çalış.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
kiz grubu hiyerarsisi+1

ortama adini guzel olmayan birisi soksa bile tum grubun davranisi degisiyor sana.
0
gule gule
(28.06.25)
Ortada bir rekabet var sence kim için giyiniyorlar?
0
olaylar olaylar
(29.06.25)
Karışır ya da yorum yaparsan kendileri için giyindiklerini söylüyorlar. Karşısındaki erkek, giyimine dikkat etmezse erkekler için giyindiklerini (erkeklerin ise karşılığında hiçbir emek vermediğini) söylüyorlar. Geri kalan durumlarda ise başka kadınlar için giyiniyorlar. Söylemediklerinde de ima ediyorlar. (3. cümle için) Aksi durumda "pişti olmak" ya da aynı kıyafet ile alakasız ve uzak iki ayrı tarihteki etkinliklerde fotoğraflarının olması bu kadar dert ettikleri bir konu olmazdı zaten.
0
nawar
(29.06.25)
(17)

İrfan değirmenci neden böyle oldu?

messina123
Adam eskiden aklı ve mantığı çerçevesinde işini yapan makul biriydi. Fikirlerini, yorumlarını açıkça söylüyordu. Ne zaman ben gayım dedi ondan sonra adam sadece gaylıkla ilgili olaylarda tweet atıyor konuşuyor. Yani tamam gaysın da bunu neden gözümüze sokma gereği hissedersin ki? Eskisi gibi siyaset
Adam eskiden aklı ve mantığı çerçevesinde işini yapan makul biriydi. Fikirlerini, yorumlarını açıkça söylüyordu. Ne zaman ben gayım dedi ondan sonra adam sadece gaylıkla ilgili olaylarda tweet atıyor konuşuyor. Yani tamam gaysın da bunu neden gözümüze sokma gereği hissedersin ki? Eskisi gibi siyaset yorumla, gündemi konuş falan. Birden lpgli tüpçübaşı başı olmanın ne gereği var yani?
0
messina123
(28.06.25)
Toplumsal bir figürün gay olduğunu "itiraf etmesi" çok büyük mesele. Şu an sabaha kadar siyaset, Türkiye'nin halini konuşacağına farkındalık uyandırmayı seçmiş. Çok daha faydalı bir iş yapıyor. Siyaseti buradaki dirzolar da yapıyor.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Her zaman böyleydi, sen geç fark etmissin.

LGBT-SJW militani oldugunu biz yillar önce de biliyorduk ama o bunu sonradan göze sokmaya basladi.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
Foxtan bu yüzden kovuldu öyleyse zamanında
0
🌸messina123
(28.06.25)
Sayın abiler, bizler çok bilemiyoruz ama bu ülkede gay olmak, gay evlat sahibi olmak çoğu insan için utanilasi, saklanilasi bir şey. Tanınmış kişilerin göğsünü gere gere kimliklerini açıklaması bu açıdan binlerce insanın hayatına dokunuyor. Hatırlayın doksanlarda ve ikibinlerin başlarında bariz gay olan ünlü isimler "O kadar da gay değilim, görünüşüm öyle. Sahne sanatlarıyla uğraşıyorum neticede, kadın kıyafeti giyip gezmiyorum normal yaşantımda" gibi açıklamalarla bu utancı beslediler. Gaylerin ben Hayim demesinden rahatsız olmanız için birinin gay olduğunu açıkladığında hiçbir tepkiyle karşılaşmaması "So what?" tepkisi alması lazım. Ama biliyorsunuz ki daha oralarda değiliz, o yüzden açıklamalarında zerre sıkıntı yok. Lutfen böyle büyük meselelerde iskembeden sallamayın.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Fox'tan degil, Kanal D'den kovuldu, o da "hayir" kampanyasi yapip, cami duvarina isedigi için.

Iyi de oldu tabii, sonrasi malum.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
eşcinsel hakları da siyasetin konusu olduğu için çekincelerinden sıyrılıp fikirlerini ifade ediyor işte.

''ey geyler hadi kenarda bir yerde gözümüze batmadan yaşayın'' diye bir mantık yok. eşit yurttaşlık diye bir şey var.

homofobik değilsen bunları dert etmezsin zaten. umarım daha çok konuşur.
0
yurtsuz john
(28.06.25)
Sadece var oldukları için her gün tahkir ediliyor olmasından olabilir.
0
anon1m
(28.06.25)
Lpgli demenden zaten dusunce tarzin belli olmus. İsteyen gay olur isteyen olmaz ona giren cikan sana girip cikmiyosa problem nedir?
sekizdokuzon +1
0
matilda
(28.06.25)
Siz bir de bütün gayleri hetero erkekleri Instagram'da rahatsız eden, aşırı süslü, sukseli, nerede akşam orada sabah HIV taşıyıcıları olarak hayal ediyorsunuz. Gayler hakkında konuşurken akrabaları tarafından öldürülen, evinden çıkamayan, kariyerinde ilerleyemeyen, depresyona girip canına kiyanlari, 7 yaşından beri psikologlara suruklenenleri, askerlikte ve iş yerlerinde sistematik taciz görenleri de hesaba katın bir dahakine.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Ben pek yakından takip etmiyordum, gay olması olayını da şimdi öğrendim.

Soruna cevabım da bununla ilgili: o açıklama, bir politik shift beyanı kendisi farkında olmasa da.

Fikren, ya da yaptığı iş itibariyle desteklenecegi varsa da "lan şimdi gay çalıştırıyor demesinler" diye birçok kapının kendisine kapanacagini bilmesi lazımdı. Kişisel olarak o kapaliliga kendini kapatmış da olabilir, diye düşünüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
içinden geldiği gibi davranıyor. Yapmacık veya bir şeyler peşinde olsa çoktan istediğini alırdı.

Adam işten kovuldu, tutuklandı falan.. LGBT birey olarak bu yaşadıkları ile istediği ülkede sığınma başvurusu yapıp vatandaşlık alırdı.

Adam istediği gibi yaşamak istiyor tamamen
0
runaway
(28.06.25)
arkadaşlar beni de linçlemeyin de... neden gayler hep kibar ve nazik erkeklerden çıkıyor? tarafsız biçimde merak ediyorum.

elbette öyle olmayanı da var ama yüzde 99'u bana öyle geliyor. lisede falan da birkaç arkadaş vardı çok kibar, aradan 20 yıl geçti bakıyorum harbiden gaylermiş.
0
ya ben lan neyse
(28.06.25)
@ ya ben lan neyse, sorudan bağımsız ben tam tersini düşünüyorum. ben de kibar ve naziğim, şimdiye kadar hiç bir hemcinsimden hoşlanmadım / etkilenmedim / ilgi duymadım.

asıl aşırı kaba saba errrrkeeğiim ben diyenlerde gizli gaylik olduğunu düşünüyorum ki var öyle bildiğim.
0
ananiyimioguz
(28.06.25)
Fonlanmak işitiyor gibi belki de fonlanıyordur. Sektörde tutunamayınca son kozunu oynadı.
0
olaylar olaylar
(29.06.25)
Adamın fonla parayla derdi olsa anında iltica eder. 100 hakimden 95'ı onun ilticasını onaylar.

Parayla derdi olanlar bence bu coğrafyada din-iman söylemleriyle populer kalmaya çalışanlar
0
runaway
(29.06.25)
sekizdokuzon
(29.06.25)
Olm gay olunca iltica hakki dogacaksa kolayca yarin hemen onlyfans açip vurduruyorum (:
0
feastofthedamned
(30.06.25)
(16)

Çok mu abartılı

adwokat
Merhabalar, 1 senedir ispanyolca ile ilgileniyorum. Şu anda b1 kurunun 3 de 1’ini bitirdik. Bu yaz 1 aylığına meksikaya gitmeyi planlamıştım. Bunun için 200 bin TL harcamam olacağını düşünüyorum. Uçak biletleri dahil olmak üzere.Maksadım hem 1 ay orada takılmak hem de olabildiğince dil pratiği yapma
Merhabalar, 1 senedir ispanyolca ile ilgileniyorum. Şu anda b1 kurunun 3 de 1’ini bitirdik.
Bu yaz 1 aylığına meksikaya gitmeyi planlamıştım. Bunun için 200 bin TL harcamam olacağını düşünüyorum. Uçak biletleri dahil olmak üzere.

Maksadım hem 1 ay orada takılmak hem de olabildiğince dil pratiği yapmak.

Maddi durumum aşırı iyi değil ama çok şükür açıkta da değiliz.

Sizce biraz abartılı bir eylemde mi bulunuyorum. Çevremden 2-3 kişi bu planımı biliyor. Birisi fikri harika buldu, birisi çok mu paran var da 200 bini havaya saçıyorsun dedi, diğeri de nötr…

Sizce?
0
adwokat
(28.06.25)
200 binin sana dönüşü olacak mı? Dil öğrendin eee sonra? Ne yapacaksın mesela?

Çok paran yoksa ve ispanyolca öğrenmek hayatında bir şeyleri değiştirmeyecekse gereksiz bir macera.
0
messina123
(28.06.25)
Bence boş iş. Havaya saçıyorsun. 1 milyonun varsa boş, 10 milyonun varsa boş değil. Ama takdir senin. Ben olsam 100 milyonum olsa bile harcamam.
0
Shepard
(28.06.25)
gayet güzel plan. niye sacmalik olsun?
seyahate verilen paraya acinmaz.

1 ay tatil yapmak icin isinden falan ayrilmadiysa gayet güzel :)
0
sonsuz
(28.06.25)
Amaca bağlı. Döndüğünde sıfır olmayacaksan ne var harcanır.

Planın ayrıntıları ne bilmiyorum ama dil pratiği için kısa bir süre olabilir, eğer aracı kurum, tur vb. yoksa. Small talklarla dil pratigi yapsan da ne kadar isine yarar tartisilir cunku. Sonucta Meksikalilar da ya adwokat gelse de bizle ispanyolca konussa bol bol sohbet etsek diye beklemiyorlar.

Mekansal olarak adapte olana kadar 3-5 gün geçecek zaten, o açıdan da diyorum.

Ama bu dediklerimden ya da benzerini soyleyenlerden gaza gelip sakın +200k daha harcama.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
İspanyolcayı keyif için öğreniyorum.
Birkaç latin müvekkilim var. İlerde daha fazlası olur mu bilmem ama ispanyolca benim için sadece hobi.

10 milyonluk malvarlığım yok. Ama 5 milyon falan vardır.

Sadece abd vizem var, ispanya vizesi zor olur diye uğraşmadım. Meksika zaten vizesiz…
0
🌸adwokat
(28.06.25)
Tabii ki sizin ekonomik durumunuza ve ihtiyaçlarınıza göre değişir ancak şu devirde kendi kişisel gelişiminiz için böyle bir deneyime 200k tl çok değil zannımca.
0
but that was just a dream
(28.06.25)
Dünyaya bir kere geliyorsun,gez gör.eksilen bir 200k nın kimseye zararı yok.ye,iç,eğlen sadece meksika amerikaya kaçanlar yüzünden kapıda bayağı uğraştırıyor,amerikan vizen olsa bile deport verebiliyor.güney amerika da başka bir ya da iki ülke gezebilirsin.ben oraları dolanalı bayağı zaman oldu ama meksika dışında bolivya da çok güzel zaman geçirmiştim.bolivya şili kombosu harika olur.
0
duptıs
(28.06.25)
bence şahane plan. 200 bin para değil biz fakiriz, varsa koskoca bir aylık maceraya harcanır. dahası bile harcanır hatta. yalnız ben böyle bir işe girişecek olsam şahsen meksika yerine şili-arjantin ikilisini tercih ederdim tek fark o olurdu.
0
der meister
(28.06.25)
Gaza gelme bizim sözümüzle iş yapmıcaksın zaten ama madem paran var. İçinde kalacağına harca bro.
0
messina123
(28.06.25)
Bence de süper plan. Bilgin görgün artar.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Paran varsa çok iyi plan. İmkanim olsa ve dil ogreniyo olsam ben de yapardim. Sonucta isine yarayacak ya da yaramayacak ispanyolca ogrenmek istemissin. Bunu gelistirmek icin 10/10 yol.
0
matilda
(28.06.25)
Dil bilmek her zaman kapı açıyor. Türkiye olmasa başka yerde faydası olur. İş açısından olmaz sosyal açıdan olur.

Kişisel gelişime para harcamak parayı boşa atmak değil.
0
runaway
(28.06.25)
Plan mantıksız değil, insanın kendine kattığı her şer kârdır.
Ama bir ay için 200 bin tl fazla değil mi?

Konaklama daha pahalı olduğu için Ispanyolcaya mecbur olmayacağınız, işinizi İngilizce ile çözebileceğiniz ortamlarla karşılaşabilirsiniz gibi geldi bana.
Dünyadan ve dünya dillerinden daha kopuk bir ülke ve daha düşük bütçeli bir seyahat daha faydalı olmaz mı?

Mesela konaklama için 7-8 kişinin yaşadığı, oda kiralanan bir çözüm.
Belki uruguay, Arjantin, Şili vs. gibi seçenekler de vardır.

Turistik bir Meksika şehrine, tatil bölgesine giderseniz herhalde küçük Amerika gibi olur.
0
michael_knight
(28.06.25)
Abartı ya. Siktiriboktan bir meselede görece büyük bir para çöpe atılıyor gibi geldi bana.
0
sanal hayvan
(28.06.25)
Meksika b*k gibi bi yer bence. her şey bedava üstüne 200k verseler bile bi daha gideceğimi sanmıyorum.
0
Mcfly
(29.06.25)
200binle meksikada krallar gibi yasarsiniz 1 ay ama orada kurs vs yapmayacaksaniz Ispanyolca 1 ayda istediginiz gibi gelismez. Bir de her ne olursa olsun cok yüksek bir bütce, o kadara gerek yok.

Ben gecen sene 5 ay güney amerikada takildim, ispanyolcam ücüncü hafta sonunda kendine geldi. (Ben kursu 18 sene önce yapmistim tabi öyle bi ayrinti da var) ama dmeek istedigim adapte olmak zaman aliyor.

Bir de meksika‘da tatil yerlerine giderseniz (Playa del Carmen, Puerto Vallarta vs) full ABDli. E büyüksehirde anca taksiciler ve saticilarla sohbet oluyor arkadas edinmedikce… kücük ve turistik olmayan bi yer lazim, onda da güvenlik sorunu büyük olabilir. Büyük sehir ama Guadalajara hosuma gitmisti benim baya.

Tekrar okudum da, Meksika‘yi gezmek mi istiyorsunuz, 1 ay ayni yerde mi kalmak istiyorsunuz anlayamadim.
Airbnbde birinin evinde oda kiralamak dil pratigi acisindan iyi olabilir.
0
kuehles blondes
(29.06.25)
(30)

Zenginlerden nefret ediyor musunuz?

messina123
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirini
Zenginden kastım mahalle kuyumcusu, galerici tarzı zenginler değil. En zenginler, jeff bezos, elon musk, ülkemizdeki malum holdinglerin sahipleri tarzı zenginler.

Şahsen ben hepsinden nefret ediyorum. Aynı dünyada onlar sınırsız imkanlara sahipken ben üçün beşin hesabını yapmaktan yoruldum. Hiçbirinin oralara haramsız geldiğine de inanmıyorum.
0
messina123
(28.06.25)
Hiçbirinden nefret etmiyorum sınıf kinim yok, sadece AKP döneminde zenginleşen barzolardan ve onların jipe binen eşlerinden nefret ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.06.25)
Ben onlara itibar edip bu hale getiren insanlardan nefret ediyorum. Kendileriyle hiçbir zaman sorunum olmadı. O haramsız geldigine inanmiyorum dediğin kısımlar da bir şeyler koparırız diye birilerinin bir şeylere tamam dediği aşamalarda oluyor.

Özetle, bana dokunmayan yılan bin yasasincilar oluşturuyor bu işleri.

Şarkısı bile var Jeffrey Bezos'un:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
jeff bezos ve elon musk'tan evet.
bill gates, warren buffett ama cok düzgün insanlar mesela. ikisi de miras birakmayacak ya da az birakacak su an fark ettim. ilginc.

bu sadece zenginlik degil. senin kullandigin özel jetin, yatin, keyfi uzay seyahatin bu dünyaya zarar veriyor. paran ver diye bunlari yapabuliyor olmaman lazim.

first class ucmak bir insana nasil yetmez anlamiyorum. kocaman bir yata neden ihtiyacin var. kac kisi misafir gelecek. tamamen gösteris bazi seyler. ya da aclik. gözleri doymuyor.
0
sonsuz
(28.06.25)
Haset yapan fakirlerden nefret ediyorum. 2 ay kendi işini kur yönet desek sakalı bıyığı saçı kılı dökülecek adamlar gelmiş tanımadığı, sırf zengin olan insanlardan nefret ediyor. Ne haramı yemişler mesela? Çalış, işini kur sen de zengin ol. Kim tutuyor seni? Dünya'da işler insan ilişkileri ile yürüyor. Birisi olm messina123 var şöyle iyi böyle iyi derse tanımadığım adamı alıp riske girmem. Çünkü sen tanıdık olarak girdin ve birbirimizi mahçup etmemeliyiz, ortak bir dostumuz var.
0
Shepard
(28.06.25)
@shepard, ne alaka ya?
senin kendi interview skillerine güvenemeyip baskasinin lafiyla hareket etmenle ultra zenginlerin ne alakasi var?
0
sonsuz
(28.06.25)
ediyorum. benim için iyi insan kriterlerinden biridir aynı zamanda. çok zenginleri öven ve sempati duyan biriyle mecburiyet dışında muhatap olmam. ama dediğin gibi bu aşırı zenginler için geçerli, yoksa mevcut ekonomik sistemde kendi işi var veya zenginleşti diye herkesi otomatik "kötü" algılamam, hepsi öyle olmak zorunda değil.
0
der meister
(28.06.25)
@shepard mesele sen değilsin bro sen niye üstüne alındın? Konu en tepedekiler. Sen onların sineği bile olamazsın zaten. 3-5 milyonluk adamları kim kıskansın. Yazıyı yeniden gözünle oku
0
🌸messina123
(28.06.25)
Ayrıca sinek lafını hakaret olarak algılama. Ben de onların sineği bile olamam. Not olarak belirtelim
0
🌸messina123
(28.06.25)
Tuncel Kurtiz'in "Zengin olma tehlikesini çok şükür atlattım." gibi bir sözü vardı. Çok zengin olmak bayağı ahlaksızlıkla eşdeğer bir şey.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Evet ediyorum.

Özellikle Taylor Swift gibi görgüsüz olanlarından daha çok nefret ediyorum.

Sonra bir de biz fanilere dünyayı ve çevreyi koruyalım palavraları sıkmalarından da nefret ediyorum.
0
chicha_v2
(28.06.25)
Hepinizin ayıla bayıla kullandığı yapay zeka, çok zengin birinin daha da zengin olabilmek için harcadığı parayla ortaya çıkarılmış bir şey.

Bugün dünya, vebadan, koleradan kırılmıyorsa, tıp bu kadar ilerlediyse hep onların daha zengin olma gayretleri sonucu.

Sadece tıp değil ki, yaşam kaliteni artıran her şey onların firmalarının eseri. Sıçtığın klozeti bile onlardan birinin firmasının arge biriminin tasarımıdır.

Çağımızdaki tüm gelişme sermaye birikiminin sonucudur.

Onlar uğraşsın yapsın, ben kullanıp rahat edeyim ama olsun ben sermaye düşmanıyım. Hadi canım.
0
Mirket
(28.06.25)
Tam tersine fakirlerden nefret ederim.

Egitimsizdirler, cahildirler, hayattaki zevklerin kiymetini bilmez kendinden doganlari da kebdileri gibi yetistirir.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
@mirket verdiğin bilgilerin doğruluk payı yok.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Şirketi etik değerlere uymayan, monopoly yaratmaya çalışan, mali gücü ile siyasi yörüngeyi değiştirmeye çalışan, medyalari satın alıp oradan buna göre haberler yapan, devletlerden büyüklesip devletleri tehdit edecek duruma gelen vs her şirketten nefret ederim ve aynı zamanda bu yola koyan sahibinden de.

Yani olayım zengin olmalari değil, bu paranın onlara yetmeyip daha da fazlasi, daha da az isci, daha az maas, daha çok kar, daha ucuz üretim, daha çok offshore, daha az vergi, daha az işçi hakki, daha az regülasyon için uğraşan bütün herkesten nefret ederim. Bundan 60 sene önce olsa bizlere radyasyonlu boya fırçasi yalatacak ama regülasyonlar sebebiyle yapamadigi için sikayet edenlerin hepsinden.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
Nefret etmiyorum.

Ama özellikle de bahsettiğiniz seviyede zengin bir insan bunu sadece kendi emeğiyle yapmış olmuyor. Bir şekilde birkaç nesil belki şanslı, belki yetenekli belki ahlaksız belki de tüm bunların bir oranda karışmasıyla böyle zenfşnlikler oluşuyor.

Bu zenginliği kendisinin çok üstün bir insan olmasına, diğer insanların da tembel veya alt insan olmasına bağlayan, bunu ima edenler bana çok çiğ ve çirkin geliyor.
Adeta boyu uzun diye veya göz rengi belli bir renk diye övünen bir insan gibi.

Yine de unutmayalım ki siz de ben de o dünyaya doğsaydık bir miktar öyle hissedecektik.
0
michael_knight
(28.06.25)
Etmiyorum. Nefret ya da sevgi, saygı vs. herhangi bir hissiyatım yok.
0
gabe h coud
(28.06.25)
zenginlerden kisisel olarak nefret etmiyorum, dogalarinin geregini yapiyorlar. ama bu gelir esitsizliginin olusmasini saglayan sistemden ve buna canak tutanlardan ve buna ses cikarmayanlardan nefret ediyorum orasi dogru. zenginlesmede ve kazanmada problem yok ama bunu saglayan mekanizmalarin liberal ekonomide olcusuz zenginlesme saglamasi cok korkunc. yani insanlarin %80'i sefil %90'u gecim sikintisiyla yasamiyor olsa zenginlerin para istiflemesine laf etmemenizi anlayacagim da, su korkunc duzene karsi cikmayi da sermaye dusmanligi ve sinif kini olarak yansitmak gercekten cok habis.

@mirket; mesela cok tehlikeli bir sermaye savunuculugu yapiyor. oncelikle soyledigi seyler dogru degil. yapay zeka asiri zenginler tarafindan gelistirilmedi, non-profit open ai tarafindan gelistirildi. ha teknolojiik gelismeler sahibini zengin yapar orasi dogru ama zenginler tarafindan gelistirildigi dogru degil. microsoft, google vs kullandigimiz sistemler asiri sermaye sahipleri tarafindan gelistirilmedi. gelistirenlerini zengin yapti orasi ayri. microsoft 20 yaslarindaki muhendisler, google stanford phd'li adamlar tarafindan gelistirildi.

yanildigi ikinci nokta da sermaye vaadi olmadan insanlarin bir sey yapmayacagi fikri. insan sadece para hirsiyla degil hakikatin bir vechesini anlamak, veya bir seyler yaratmak hirsiyla da hareket eder. hatta asil bir seyleri yaratabilenler bu sekilde hareket eder. pasteur, fleming para hirsiyla hareket etmediler. newton, einstein ya su gravitasyonu cozsek ne para kaldiririz diye hareket etmediler. onlarin zihinsel sermayeleri sayesinde bugun gps'ten nerede oldugunuzu biliyorsunuz. kendi karakterinizi butun insanlara genellemeyiniz. insan zaten kendi haline birakildiginda duydugu meraktan harekete gececektir. volvo 3 noktali emniyet kemerini buldugunda dur ulan suradan ne para kirariz demeyip patentin ucretsiz kullanim haklarini ortaya salmistir. insanin can havliyle kendi kicini kurtarmaya calistigi sistemde elbette insan para icin her seyi yapiyor gibi gozukebilir. ancak insanin gercek degerini olusturan yaraticilik, zeka ve ahlak para ve guc hirsindan cok farkli kulvarlarda.

iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok. zenginlesmede de problem yok. ama olcusuz zenginlesmede problem var. somuru sonucu zenginlesmede problem var. herkese guzel spor ayakkabi satmada problem yok ama guneydogu asyadaki insanlari hayvani kosullarda saatlik $1-2 dolara calistirip zenginlesmekte sikinti var. bu sikintiyi goremiyorsaniz uzucu.

soyledigi tek dogru sey bazi buyuk atilimlar ve girisimler icin sermaye birikiminin gerektigi. buraya katiliyorum. ancak katilmadigim nokta bu sermayenin illa bir kisinin altinda birikmesi gerektigi on kabulu. sermayeyi baska sekillerde de biriktirebilirsiniz. fonlarda da biriktirebilirsiniz, yonetimi icin baska bir mekanizma da kurabilirsiniz. sermayeyi tek bir kiside biriktirip ondan sonra babadan ogula gecmesini saglamak tam tersine ekonomide ciddi bir donukluk yaratiyor. bunun alternatifi yokmus gibi dusunmek de ne diyelim zihinsel esnekligin eksikligi mi diyelim.

en zekilerimizi alip gecim korkusuyla somuruyor olmamiz onlarin zekalarini en iyi sekilde kullandigimiz anlamina gelmiyor. insan olarak aklimizi ve ahlakimizi kullanarak maksimum sayida insanin, yine bir meritokrasi ekseninde, sisteme katki yaptigi kadar donus aldigi, ahlakli bir mekanizma kurulabilir. zaten kurulacak da. tarih bir sekilde hep ilerliyor. ancak mankafa insanlarla ilerlemek cok yavas oldugundan yuzyillar bos yere harcanacak ve milyonlarca insan daha serefsizce somurulmeye devam edecek.

ancak 500 sene once bir kralin tek bir sozuyle butun mal varliginiza cokuluyordu. hatta birakin krali elinde yeterli guc bulunan herhangi bir kimse maliniza cokebiliyordu. bugun bunun derecesi oldukca azaldi. siyasi erk halka verildi. gidisat gosteriyor ki bir gun gelecek ve ekonomik erk de halkla paylasilacak. ancak o zamana kadar cok cok insan sermayesini gereksiz yere hharcamaya devam edecegiz.
0
antikadimag
(28.06.25)
@sonsuz abicim ne interview skili? Bak insan ilişkileri ile yürür bu işler diyorum. Senin torpil dediğin şey aslında dünyanın normali. Tecrübe etmemiş olabilirsin diye yazıyorum, mesela bir usta tanıdık vasıtasıyla gelip işini yaptıysa ve yanlışı varsa düzeltmeye daha meyilli olur. Kime göre? Tanımadığın bir ustaya göre. Çünkü insanlar, insanlarla kötü olmak istemez. Herkes sevilmek, saygı görmek ister. Personel de öyle. Torpille geldi diye interview yapıyorsun ama güvencen var. Tanıdık vasıtası.

@messina123 lan alınmadım, şunu diyorum kısaca. Birileri bir yere geldi diye nefret etmeniz saçma. Git çalış, gör bakalım nasıl oluyormuş bu işler. Kendi işini kuran, büyüten herkes 7/24 her gün çalışmış insanlar. Bunun ne demek olduğunu denemeyen bilmez. Mesela Bill Gates, adam ne yatırımlar yapmış Afrika'da. Ama millet cahil cahil o nüfusu azaltmaya çalışıyor, hastalık yayıyor demiş. Ulan adam donuna kadar bağışladı. Nefret edebilmek için haset ediyor olmak lazım.

mirket +111

Onlar olmazsa şu anki dünya yine olurdu ama onların ismi farklı olurdu. O yüzden saçmalık nefret etmeniz. Olm dünyada eşit gelir diye bir şey olamaz. Herkese 200k maaş vereceksen temizliği kim yapacak? Daha geçen ağlıyordunuz temizlikçi evime gelmiyor bulamıyorum diye.
0
Shepard
(28.06.25)
antikadimag+1 not almalık bi yazı olmuş

sermaye dusmaniyim. patron savunan amelelerin enerjisi yalakaliktan mi geliyo acaba
0
ala09
(28.06.25)
:) aklıma grinin elli tonu filminde vatandaşın okul diploma töreninde söyledikleri geldi. Bir gün bütün dünyada açlık ve fakirlik bitecekmiş, bunun için uğraşıyormuş falan. Filmin sonrası malum :))

Bahsettiğin zenginlerden nefret etmem için, insanlara ve doğaya zarar verdiklerini bilmem lazım. Bilerek ve isteyerek yapıyorlardır çünkü.

Pırlanta üretiminde ya da elmas elde etme konusunda çok fazla insanın kanına girdiklerini biliyorum mesela, altın için bizim ülkemizdeki doğanın ağzına ettiklerini de biliyorum. Yeter sebep mi? Evet. Nefret ediyorum yani.

Ayrıca islamiyette "helal" diye ifade edilen yollardan zengin olmadıkları da bir gerçek. Hatta kimsenin de helal yollardan zengin olmasına fırsat vermeyen bir sistemi yaşatıyor ve savunuyorlar, hatta saldırganlaşıyorlar. Bunu da düşününce nefret etmemek için bir sebep göremiyorum.
0
muhayyer divan
(28.06.25)
Uzuuuun ve çelişki yumağı bir yazı olmuş.

'iyi bir urun uretip piyasada bunun karsiligini zengin olarak alirsin zaten. burada problem yok.' demişsin de bunda problem var. O zenginden de nefret ediliyor. Mahalle kuyumcusu değilse, galerici değilse nefrete muhatap oluyor. Soruyu bir daha oku istersen.

Volvo 3 noktalı şeysini bulana kadar sence kaç volvoyu duvaa vurmuştur da içindeki mankenler oraya buraya savrulmuştur. Sence volvonun sahibi ulan bu volvoları duvara vuracağız ki para kazanabilelim dememiş midir? Sevabına mı vurdurmuştur duvara?

Bilim adamlarından bahsetmişsin? Onlar birer zenginin üniversitesinde çalışmıyor muydu? Evlerinin bodrumunda mıydı laboratuvarları. Edison her buluş sonrası koştur koştur patent almıyor muydu?

Adam windows xp de bıraksaydı. Ya yeter, bu servet benim yedi kuşak torunuma yeter deseydi, sen windows10 un windows 11 in konforunu bulabilecek miydin?

Birkaç tesadüfen bulunan şey hariç bütün buluşlar bir zenginin riske ettiği paradın eseridir.

Ayrıca gelir dağılımında adalet, zenginin değil siyasi iradenin sorumluluğundadır.

Ve evet @ala09. Sermaye düşmanı değilim. Yalakayım :)
0
Mirket
(28.06.25)
@mirket wins, flawless victory. Fatality çaktı. Bazı arkadaşlar bilmiyor ama donuna kadar kendini riske eden patronlar sayesinde iş bulabiliyorsunuz.
0
Shepard
(28.06.25)
@mirket; zenginler halklar kolay yönlendirilebilsin diye haber kanallari ve gazeteleri satın alirken, deregulasyon savunurken, ozellestirme savunurken ve bunları getirecek adamlara paraları dökerken siyasi irade nasıl olacak? Trump nasıl seçildiğini gördük arkasında zenginler oturuyordu hep. Herif zenginlerin yararina olan vize türünü bile elestiremedi korkusundan.

Şu an misal trump ne diyor; herkese vergi koyun, amerikan firmalarına koymayin. Başka ne diyor? Amerikan firmalarina yasalara uymadiklari için ceza kesmeyin. Bunlar çünkü politikacilarin ceplerini dolduran zenginler sebebiyle. Google üzülmesin, apple buzulmesin.

Bu arada bütün buluşlar zenginlerin riske ettiği para lafina da asla ve asla katılmıyorum. Biraz devletlerin şirketlere verdiği paralara bakarsan görürsün bunun sebebini. Bizim vergilerimizle devletler sirketlere paralar verir bunu da işte ARGE vs adı altinda yapar ya da fabrika acacaktir misal arazi bedava verir yok suyu elektriği ucuza verir. Şirketler ve zenginler öyle milyar dolarlarimi ortaya koydum demez.
Buna ek olarak zarar yazan sirket bunu vergiden düşebilir ama ben misal bu sene zarar yazarsam vergimden düşemem falan filan.
Misal elon musk; bakalim Tesla için devlet ne kadar para harcamis?
Bu şirketlerin hepsinin her sene bir davasi çıkıyor. Misal hatırlıyorum apple'in falan diğer firmalar ila başkamarinin çalışanlarını almama anlasmasi yaptığı ortaya çıkmıştı ki maaslar yukselmesin.
Al bak daha 2023ten Amazon için;
www.ftc.gov
Zenginler olmasa inovasyon olmaz falan filan bunlar tam da milyarderlerin seveceği şeyler. "Biz olmasak ac kalırsınız bu sebepten Dünya zenginliginin yüzde 90i bizde".

Abi bakın düzgün insanlari savunun da allah aşkına corporationlari, milyarderleri Einstein'mis tesla'ymis gibi savunmayin yani. Inovasyonlar emin olun kimsenin 100-200 milyar dolar değer sahibi olmasini gerektirecek kadar parayla olmuyor. Ve inovasyonlar bedavaya da olmuyor, bu sirketlerin hepsi devletlerden ödenekler alıyor, devletlerden vergi tasarrufu alıyor, devlet okullarini kullanıyor.
0
logisticsmanager
(29.06.25)
Siyasetin çarpıklığını, seçtiklerimizin yanlışlarını anlatıyorsun. Burda yanlışı yapanlar zenginler deeğil, yönetenler ve dolayısıyla yönetenleri seçenler.
Trump'dan bahsetmişsin. İkinci kez seçildiyse, seçenlerdedir sorun.

Seçenlerin cahilliğinden diyorsan, seçenlerden veya cahillikten nefret et. Apple o söylediğin şeyi yapmışsa onu yapabilmesine imkan tanıyan yöneticiyi seçenden nefret et.

Sistemde çarpıklık varsa o çarpıklıktan nefret et. Ben zenginden nefret ediyorum lafının yanlışlığını anlatıyorum ben.

Bugün Ekşide mi vardı. Adam 50 tane arabanın lastiğini patlatmış. Araba sahibi olanı zengin görüp zenginden nefret eden biri yapmış olmalı.
0
Mirket
(29.06.25)
hadi mirket kuyrugu dik tutmak icin bir seyler karalamis da, onun yancisi gibi gezen elemani tam anlamadim. eleman tanrinin bahsettigi dusunce mefhumunun o kadar fakiri ki, mevcut sistemin tek alternatifinin herkesin ayni maasi almasi oldugunu saniyor. adam baska bir alternatifi tahayyul bile edemiyor :) bilissel kapasitesi 0/1 seklinde calisiyor. simdi sen bu adamin oldugu yerde nasil daha adil bir duzeni kuracaksin? bu kafalari nasil yontacaksin daha iyi bir sistem icin. asil sorun bu.

@mirket hocam, sirf cevap vermis olmak icin cevap vermek tartisma adabina uymuyor. isin kotusu arguman olarak soyledigin seylerin zayifligi da bu mevzulardan ne kadar caktigini gosteriyor. boyle durumlarda sukut altindir diyerek er meydanindan cekilmek dahi imajina daha az zarar verecektir, ayiktirayim.

mesela o bilim adamlari nasil calismislar onu bile bilmiyorsun. devlet universitelerinde calisiyor bu adamlar. bugun kapitalist amerika'da bile universiteler ya publictir ya non-profittir ve ana geliri devletten aldiklari endowment'tir. yani deney ekipmanlari illa birinin mulkiyetinde olacak, devlet mulkunde olursa olmuyor. illa zengin birisi gel bunlarla oyna diyecek. komik. sermaye agresif serbest piyasa kosullarinda surekli survival modunda oldugundan deneysel calismalara giremez. devlet onemli gordugu alanlari ar-ge tesvikleri ve vergi indirimleriyle destekler.

edison zaten is adamidir. hemen gidip patent alir. edison hakkinda daha cok sey arastirdikca nasil bircok gelismeye kendi kazanci icin set koydugunu gorup sasiracaksin.

son olarak da gelir dagiliminda adalet siyasetin sorumlulugunda diyorsun. ancak sen ekonomik gucun konsolidasyonuna izin verince o ekonomik guc siyasete ambargo koyuyor, butun isleri o yonetiyor. para olmadan, guc odaklarinin destegi olmadan siyasi iktidara gelemedigin bir duzen yaratiliyor. sonra da bu duzenden gelir dagilimi bekliyorsun. bak bakalim dolar milyonerleri ne kadar vergi veriyormus. siyasi irade hicbir zaman gelir dagilimi yapmamistir, en fazla sermaye transferi yapar. bkz turkiye'de eski zenginlerden alinan paranin yeni zenginlerin cebine konulmasi.

neyse, mesele bu konulari bilmiyor olmaniz degil. mesele ortadaki ahlaksizligin ve kokusmuslugun farkina varamamaniz da degil. susup kosenizde otursaniz sorun olmayacak ancak uc kurus paranizla, zenginler iyi ki varlar yoksa ne poh yerdik sagolun agam diyerek pacalarindan tutmaniz ve onlari savunmaniz is degil.
0
antikadimag
(29.06.25)
@truenorth

vergilerden geliyor ve herkes vergi oduyor. hatta zenginler vergiden kaciyor. yahu donald trump, elon musk vergi odemiyor farkinda misiniz? sen evinin, arabanin vergisini kaciramazken zenginler o vergilerden "hukuki" yollarla kaciyor. para geri donmuyor. top %1 sermayenin yarisindan fazlasina sahip olmasina ragmen vergilerin %25 civarini oduyor. karsiliginda esitsizlik buyumeye devam ediyor.

tesla'nin federal income tax'i 0. adam 2 milyar dolarin uzerinde gelir elde edip karsiliginda vergi odemedi.
donald trump da ayni sekilde. ben bile %30 oderken cok sevdigimiz ve butun insanlik gelisimini borclu oldugumuz ultra zenginler %3-5'in ustunde odemiyor.

piketty'nin dedigi gibi r > g esitsizliginin oldugu her yerde tabii olarak sermaye birikir ve gelir esitsizligi artar.

ama zenginler haklilar. beni de boyle savunan culsuzlar olsa ben de semer vurmaya devam ederim. yuruyun zenginler, az bile!!!

valla artik yazmayacagim bu duyuruya.
0
antikadimag
(29.06.25)
hissettiginiz sey aslinda nefret degil, "kiskanclik".

dunya iki sey uzerine donuyor, para ve kuku.

kukuyu bulmasi o kadar zor degil icgudusel bir mevzu, dogustan hepimizin icinde bu hardware ve software var. ama para insanlarin yarattigi birsey, dogduktan sonra tanistigimiz bisey. isin boktan tarafi kitaplarda da ona nasil ulasacagimizin tarifi yok, ben cok aradim bulamadim. adamlar bu isi cozmusler. milyarlarca insan bunu cozemeden olup gidiyor toprak oluyor.

ama efendim adamlar vergi vermiyor. evet, hayvan gibi isdihdam sagliyorlar ama. Elonun sirketlerinde 125000 kisi calisiyor, x4 desek 500.000 kisi adam sayesinde tahminen ortalamanin cok uzerinde para kazaniyor.

bir de jeff bezoz ile bill gates arasinda ciddi ciddi fark oldugunu, birinin assagilik birisi oburunun kahraman oldugunu falan dusunmek trajikomik yaw.

falan filan..
0
cooperr
(29.06.25)
@antikadimag abicim vergi vermemeleri normal. Kafan almiyor olabilir, ama istihdam yapan cesur insanlar olmazsa maasli calismak isteyen arkadaslarimiz is bulamaz. Istihdam yapana da devlet çökmez. Sen istiyorsun ki bu adamlar vergi versin, ama bu adamlar şirkete yatirim yapiyor. Kar etmiyor haliyle. Arge yapiyor, yeni depo aliyor, esya araba aliyor. Sirketi buyutmezsen batma yoluna girersin. Olay bu kadar basit. Isveren olmayan arkadaşlar kendini belli ediyor. Gerçek dünya ile okuduğunuz şeyler arasında dünya kadar fark var. Vergi vermeyen illegal bir sey yapmiyor.

Gelir adaletini saglayacak fikrin varsa yaz, gorelim ne kadar sacma oldugunu.
0
Shepard
(29.06.25)
Etmiyorum.
0
Amaranta ursula
(29.06.25)
Zenginlerden nefret etmiyorum. Ne kadar zengin oldukları da fark etmez. Zenginliklerini yolsuzlukla (vergilerin hortumlanması ile, ihaleye karıştırılan fesat ile, 2 liralık ürünü devlete 2000 dolara satış ile vs.), kaçakçılık ile, hırsızlıkla, hukukun çiğnenmesi ile, kıyak krediler ve kredi borçlarının ertelenmesi ile vs. şeklinde elde edenler hariç.
0
nawar
(29.06.25)
(5)

1 haftadır oda sıcaklığındaki şarap içilir m

condom kurşunu
1 hafta önce açmıştık ama Tıpası kapalıydı. dün buzdolabına koydum. Şimdi içsek mideyi bozar mıyız?
1 hafta önce açmıştık ama Tıpası kapalıydı. dün buzdolabına koydum. Şimdi içsek mideyi bozar mıyız?
0
condom kurşunu
(28.06.25)
Sanmam ama zehirlenirsen falan beni ilgilendirmez açıkçası. Ben olsam içerdim.
0
messina123
(28.06.25)
Tadını biliyor/hatırlıyor musun? Evetse, varsa bir yamukluk anlaşılır.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
Hayır ya bu sıcaklarda hele leş gibi olmuştur o.

Çok istersen soğuk sangria gibi bir karışıma dök iç ama orada bile sırıtabilir.
0
chicha_v2
(28.06.25)
alkollu ickiler bozulup insan zehirlemez. en fazla tadi bozulmustur zaten anlarsin tadina bakinca. icilmeyecek gibiyse birak. sarap bozulunca sirke oluyor o da yemeklerde kullaniliyor bildiginiz uzere.
0
antikadimag
(28.06.25)
Kötü değildi bu arada dün içtik
0
🌸condom kurşunu
(29.06.25)
(3)

IK'lar, yapay zeka, KVKK

piranase
linkedinde sık karşılaşmaya başladım. yüzlerce cv'leri yapay zeka araçlarına yükleyen, çok hızlı eleme/filtreleme yaptığı için övünen ik çalışanları var. bunlar hangi kafayı yaşıyor yahu. ben bile kullanırken kendimle ilgili bilgi vermiyorumözgeçmiş paylaşırken kvkk izni verilse dahi böyle bir şey y
linkedinde sık karşılaşmaya başladım. yüzlerce cv'leri yapay zeka araçlarına yükleyen, çok hızlı eleme/filtreleme yaptığı için övünen ik çalışanları var. bunlar hangi kafayı yaşıyor yahu. ben bile kullanırken kendimle ilgili bilgi vermiyorum
özgeçmiş paylaşırken kvkk izni verilse dahi böyle bir şey yapabilirler mi?
spam mesaj yüzünden daha geçen sene numaramı değiştirmek zorunda kaldığım için feci kuduruyorum bu duruma. siz de kurdurur musunuz
0
piranase
(28.06.25)
yüzlerce evleri yapay zeka araçlarına yükleyen, çok hızlı/eleme filtreleme yaptığı için övünen ik çalışanları bir kaç sene içinde işsiz kalacaklar.

kuduracak bir durum yok.
0
co2s2
(28.06.25)
IK’cıda akıl aranmaz dostum. Boş beleş tipler işte
0
messina123
(28.06.25)
Muhtemelen orada tricky bir şeyler yapıyorlardır. Chatgpt googleda web sitesi haber sayfasi olan vs biri bile olsa etik gerekçeyle reddediyor işlem yapmayı.

İyiye yoracaksak (ki hiç zannetmiyorum ozenildigini) kişisel bilgi içeren kısımları (mail, telefon) siler, isimlere de harf ya da numara kodu verip yapabilirler ama.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
(14)

Bu arkadaşın vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
.
.
0
64654942
(28.06.25)
Sıradan, genç, stilsiz, bulduğunu giymiş. Takmış. Kısa çorap...
0
Shepard
(28.06.25)
düz işte tas kesim saçlı genç. yorumluk bir durum yok
0
sanal hayvan
(28.06.25)
Gamer koltuğu olduğuna yemin edebilirim
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Üniversite 2. Sınıf öğrencisi.
Renklere ve renklilige kapalı:p
Disil enerji eril enerji işleriyle, burçlarla falan hem ilgileniyor ama ilgilenmiyormus gibi yapıyor.

Aklıma gelenler bunlar.

D
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
Hangi tarz?

(ara: herhangi bir adam)
0
chicha_v2
(28.06.25)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.06.25)
Ergen, genç falan denmiş de 35 yaşında adam ya :)
0
🌸64654942
(28.06.25)
35 yaşında bu haldeyse berbat
0
kel aynak kusu
(28.06.25)
35 yaşında böyle gezmeye utanmıyor mu?

Bu dediğim elbette biraz şaka ama biraz da ciddi. Bu fotoğraflarda kıyafeti böyle denk geldiyse de kötü ama hep böyle giyiniyorsa gerçekten durum gerçekten çok vahim.

20 yaşında oyun bağımlısı üniversite öğrencisi olsaydı çok kötü derdim ama 35 yaşında böyle giyiniyorsa artık durum kötü değil, vahim.

Yaşlarımız yakın ve cinsiyetlerimiz aynı olduğu için kendimce yorum yapayım:

Şöyle giyinsin demek zor çünkü işi gücü kafa yapısı tarzı vs nedir bilmiyorum bu nedenle tavsiye veremem ancak yaz için normal (yırtık, aşırı dar/bol olmayan) bir kot, altına makul bir sneaker (Adidas Gazelle/Campus/Stan Smith vs, Camper Pelotas ve türevleri ya da bütçesine uygun başka bir şey) giyse güzel olacak.

Sıfır yaka tişört giyecekse üzerine gömlekle destekleyebilir. Düz beyaz ya da açık mavi keten gömlek her zaman iyidir. Gömlek giymek istemediği ama sıfır yaka tişörtün fazla ciddiyetsiz olduğu ortamda polo yaka tişört kurtarıcıdır.

Şort giymek istediği zaman bu kombini altına chino ya da kargo şortla da yapabilir yazın.

Taktığı kolye ve giydiği pantolon/eşofmandan anında kurtulması lazım. Kısmetini kapatır, işini gücünü bozar, varsa yuvasını yıkar.

Üzerindeki tişört ancak rahat ortamlarda, mesela yazlık ya da plajda giyilebilecek kıvamda. Ben olsam sadece evde giyerdim.

Pantolon/eşofman kırması (ne olduğunu anlayamadım) şeyin altına kısa çorap korkunç bir hata. Pantolonla kısa çorap giyilmez.

Ayakkabı da korkunç. Para verseler giymem.

Ben şu yaşıma kadar (fotoğraflardaki kişiden büyüğüm) saat dışında aksesuar kullanmadım, bundan sonra da kullanacağımı sanmıyorum. Aksesuara karşı değilim ancak erkeğin aksesuarı yakıştırarak kullanması gerçekten zor. Bir kere kolye ölümcül hata, bu tip kolyeleri sadece Gansgta Rap yapan adamlar kullanır ve bence iğrenç duruyor. Kolye mutlaka takılacaksa küçük ve yakanın içinde olmalı. Abartılı olmayan bileklikler olabilir ama yine yakışanını bulmak lazım.

Bu arkadaşın tarzı neden böyle? Bir nedenle işi gücü mü böyle bir tarzı gerektiriyor yoksa yıllardır mı böyle? 33 yaşına kadar yaşına iyi kötü uygun giyindikten sonra birden böyle bir tarza geçmek bence bir erkek için neredeyse imkansız. Öğrenci kafasından mı kurtulamadı yoksa?
0
10551037
(28.06.25)
ulan ne gommusler, 10 numara.
0
gule gule
(28.06.25)
tisortu cok kotu. o koldaki dikis omuzunda olsun, tisort alirken buna dikkat etsin. omuzlari dusuk olmus. basik, daha kilolu durmus.
kapi gibi cocuk olacakken, haci yatmaz gibi durmus giydiklerinden dolayi, vucut sekli tuhaf durmus.
duz bir pantalon alsin, bunu tamire falan giderken giyer.
ayakkabiyi gorunce almanci sandim.
sigarayi da biraksin.
0
spherical
(28.06.25)
leş ama türk kızlarının çoğu düşer buna
0
sir william jones
(29.06.25)
o pantolon paça darlığı ve altındaki ayakkabıyla tam keko olmuş. kolye de tüy dikmiş.

35 yaşa pek uygun değil. ben de 20-25 sandım.

yine de insanların kendi tercihi...
0
art cat chocolate
(29.06.25)
Bana 22-23 yaslarinda ozel okulda okuyan genc biri izlenimini verdi. Off-white 35 yas icin çok ergence bence. Bir doz Massimo Dutti yazıyorum.
0
pike
(29.06.25)
(9)

Jeff Bezos neden evleniyor?

duyurukullanıcısı
Gelmisin kac yasina herseyin var neden evlenirsin be adam!?Niye evleniyor ki?
Gelmisin kac yasina herseyin var neden evlenirsin be adam!?

Niye evleniyor ki?
0
duyurukullanıcısı
(28.06.25)
Herkese bir ortak lazım. Derdini, sevinci paylaştığın birisi lazım. Sevgili ile zor iş. Evlilik ortaklık.
0
Shepard
(28.06.25)
Zamaninda benzer soruyu buradan sormustum ben de ve "onca muhtesem porno aktrisiyle gününü gün etmek varken neden tek esli takiliyor bu zenginlikte" demistim ve makul bir cevap gelmemisti hiç.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
Hayata bu kadar kâr odaklı ve mekanik bakan birinin herhangi bir romantik ilişki yaşayabileceğini sanmıyorum ama nedenini de anlamıyorum
0
grimavi
(28.06.25)
kafadan sökülüp atılamayan muhafazakar alışkanlıklar, aile telkinleri, toplumsal öğretiler vs.
0
yurtsuz john
(28.06.25)
Her gün her farklı bedene dokunmakla, tek eşlilik aynı mı?
0
Kahvedesu
(28.06.25)
Boşluktan da olabilir. Napayim evleneyim bari gibi. Çoğu insan öyle yapmıyor mu.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
Asik oldugu ve biyiklari terleyen bir ergen olmadigi icin.
0
sonsuz
(28.06.25)
Bence evlenmek her gün başka pornocuyla yatmaktan daha vizyonlu. Sebep bu bile olabilir. Haha:) pornocu ne olum?
0
prole
(28.06.25)
Bence evlenmek her gün başka pornocuyla yatmaktan daha vizyonlu. Sebep bu bile olabilir. Haha:) pornocu ne olum? Bunlar zengin olsa mal varlığını 1 ayda pavyonda bırakıp düşkün olur :D
0
prole
(28.06.25)
(10)

Tamahkar insanlar

Shepard
Gün içinde bir çok insanla muhatabım. Para-iş şeklinde yürüyor her şey.Her çalışana piyasanın en az 1.5 katı maaş veriyorum. Kafaları rahat olsun, işi de sahiplensinler diye. Sahipleniyorlar da sağolsunlar. İşler büyüdükçe zam da yapıyorum, yıl başı vs. gibi şeyleri beklemeden.Mesela sahada bir çalı
Gün içinde bir çok insanla muhatabım. Para-iş şeklinde yürüyor her şey.

Her çalışana piyasanın en az 1.5 katı maaş veriyorum. Kafaları rahat olsun, işi de sahiplensinler diye. Sahipleniyorlar da sağolsunlar. İşler büyüdükçe zam da yapıyorum, yıl başı vs. gibi şeyleri beklemeden.

Mesela sahada bir çalışanımız var. 50k veriyoruz. Dedi ki şu bu işleri dışarıya yaptırıyoruz, ben yaparım isterseniz dedi. Aklımdan da geçiyordu böyle yaptırmak, tamam onlar 1k istiyorsa 500'e yapacak mısın dedim ve evet dedi.

Bir iş çıktı, dedim 3.5k istiyorlar. 2.5k'ya yapalım. Ama bak iş bütün gün sürer, kavurucu sıcak, elin kolun şişer. Kısaca zor iş. Ona göre dedim. Yaparım, iyi para dedi ve işin yarısında ya bu ücreti artıralım dedi. Ona sen karar vermiyorsun, müşteriye de söyledik dönüşü yok. Uyardım seni dedim. 2500'e bitti.

Bir diğer arkadaş, başka bir yerde molozları ben atarım dedi farklı bir iş için. 1k olur mu dedi? Olur piyasası 1.5k dedim ve işin yarısında çok iş var 1.5k olmalı dedi, göstermiştik işi öncesinde. Diğer arkadaşa yaptığım uyarıları yapmıştım. İş bitti, ekstra bir yer ekledikleri(toplam işin 10'da biri kadar) için 2k istedi. İyi verelim dedim.

Şimdi 50k aylık maaşın, şirketin işini yapmıyorsun ama şirketten o günün maaşını(1666 lira diyelim) ve artı bu ekstra işten para alıyorsun. Ama yine de anlaştığımız şeylere uymuyorlar. Anlaştığımız fiyatın üstüne çıkmaya çalışıyorlar. Üstüne çıkarsak zaten yaptıracak adamımız var. Personel kazansın istiyoruz.

Bunu sadece bizim personel değil, ülkedeki her türlü esnaf, iş gören kişiler veya ustalar da yapıyor.

Nedir bu bitmek bilmeyen açgözlülüğün sebebi? Adama fırsat veriyorsun, 50k olan maaşı 100k oluyor ekstralarla ama yine de minnet yerine daha fazlasının peşindeler. Aylardır çözemedim sebebini, neyi atladığımı.
0
Shepard
(27.06.25)
o işi anında o kişiden alacaksın. madem zorlanıyorsun, kalsın o zaman diyeceksin. sen mevcut işlerini istenen performansta yapman bize yeterli de.
0
since1907
(27.06.25)
Ekstra bir şey verdiğin yok. Ucuza iş yaptırıp bir de ağlıyorsun. Tahmin ediyorum piyasanın üstünde maaş falan da verdiğin yoktur. Piyasa diye En ucuz maaş veren yeri referans almışsındır.
0
potsdamer
(27.06.25)
Yani tam net yorum yapamam ama şu kısım dediğin gibiyse haklısın;
Kişinin çalışma gününde başka bir işi yaparım dediği için para veriyorum ama ayni zamanda maaş da alıyor o gün ama maaş aldığı işi yapmıyor.

Eğer böyleyse sıkıntı var kesinlikle.
0
logisticsmanager
(27.06.25)
@potsmader abi yazayım sen fiyat araştır sonra düşmanca yazmaya devam et. Evrak getir-götür, vergi dairesine git, notere git, sgk'ya git, iş erken biterse paydos et. Şu adrese git, şimdi de bu adrese git. İş bundan ibaret. Maaş 50k.

Maaş dışında, 1 saat çalışmaya bile tam mesai, prim yarım mesai gibi ek ödemeler yapıyorum. Çalmıyorum yani. Okuduğunu anlamamışsın. Sallıyorum moloz taşıyacak, ekstra iş. Görev tanımında yok, zorla yaptırmıyoruz. Kendileri ekstra kazanmak istiyor. Moloz taşırken şirket işini yapmıyor ama yine de maaşını tam veriyoruz. Bunu daha nasıl anlatabilirim bilemiyorum.
0
🌸Shepard
(27.06.25)
siz bir şey atlamıyorsunuz insanlar böyle ev taşıyoruz 20'ye anlaşıyoruz mesela, her şeyini de söylüyoruz videosunu da atıyoruz sonra tutuyor çok eşyanız varmış deyip fiyat arttırıyorlar. ne koparsak kardır kafası tamamen.
0
matilda
(27.06.25)
Ne koparsak kardir kafasi +1,

Bilinc seviyesinde yapilan bir sey olmayabilir belki ama isin ortasinda "neden daha fazla istemeyeyim, vermezse vermesin bir kaybim yok." dusuncesi geliyor.
Isveren acisindan fazla taviz vermemek lazim ozellikle piyasanin uzerinde maas odendigi icin. Calisan acisindan da biraz makul olmalari lazim ama bazi ornekler goruyorlar, ben de gordum, patronun altindan girip ustunden cikip istediklerini alanlar oluyor.
0
mbond
(27.06.25)
Kagit imzalayarak devam et bence.
Lafla peynir gemisi yürümüyor.

Isteyebilirler ne var bunda. Sen müsterilerinden ekstra para istemiyor musun? Bizim sirkette proje uzayinca bizdekiler de müşteriden istiyor.
0
sonsuz
(27.06.25)
Size hansel gretel masalindaki cadinin büyüsunden yapıyorlar, şekerle kandırıp sonra sizi yemeye çalışıyorlar. Siz de oo çikolata (1k fiyat farkı) diye atliyorsunuz diyeceğim de o sistemi siz de olusturmussunuz.

Hiç ormanın ortasında çikolatadan ev olur mu?
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
örneğin 10bine anlaştın çalışan da işin %40ını yapmışken daha fazla istedi. 4bin lira verip kendi işinin başına geç diyebilirsin. ya da söylendiği gibi iş öncesinde yazılı olarak tebliğ edip yapılan iş karşılığında maaşa şu kadar ek ücret eklenecektir vs.. önceden önlemini almalısın.
0
jepa
(27.06.25)
açgözlülük değil.

sen insanların henüz çalışma mekanizmasını çözememişsin ve çok empati yapıyorsun.

öncelikle net olmak gerekiyor.

bu bir iş ve karşılığında bedel alınıyor.

eğer net görmezlerse, "keşke daha fazla verebilsem", "yeni işlerde daha çok kazanırsın" vs vs. ek gelir için zorlarlar :)

insan çalıştırmak zor.

mavi yaka çok çok daha zor.

adil olun, karşılığını verin (1,5 x falan değil, eğer 1,5 x veriyosanız da bu onların artık 1 x i unutmayın)

kendinizi asla unutmayın

tekrar söylüyorum adil olsun

gerisi sorun değil. işin ortasında bırakıp giden de çok olacak. risk planınızı yapın hayat akıyor bi şekilde.

kolaylıklar.
0
gurur
(27.06.25)
(10)

elden para alanlar nasıl alıyor?

biseysorcaktim
bazı iş kollarında maddi yükümlülüğü azaltmak için maaşı asgariden gösterip o kadarını bankaya yatırıyorlar, gerisini elden veriyorlar ya. o iş nasıl oluyor? zarfa mı koyuyorlar? zarfa sığmaz ki. bunu merak ettim çünkü sözgelimi kişinin maaşı 60küsür olsun, 20'sini bankadan 40'ını elden alacak olsun
bazı iş kollarında maddi yükümlülüğü azaltmak için maaşı asgariden gösterip o kadarını bankaya yatırıyorlar, gerisini elden veriyorlar ya. o iş nasıl oluyor? zarfa mı koyuyorlar? zarfa sığmaz ki.

bunu merak ettim çünkü sözgelimi kişinin maaşı 60küsür olsun, 20'sini bankadan 40'ını elden alacak olsun. deste deste para mı almış oluyor.

tutar olarak fazla olmasa da, cebine çantasına iki-üç deste para koymak bana garip geliyor.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
evet, büyükçe bir zarfa konuyor.
0
gabe h coud
(27.06.25)
eski işyerim bu şekilde elden veriyordu. maaş günü muhasebeden birileri herkese kapalı zarf teslim ederdi, bi köşede sayardık eksik fazla var mı diye. ama zarfın içinde bozukluklarına kadar vardı. gerizekalılar bari bozuklukları banka kısmına dahil edin, elden kısım sadece 200'lük olsun. 13628 lirayı elden vereceğine, 13600 lirayı elden ver mesela. :d
0
emfuzi
(27.06.25)
Senin örnekteki 40 bin TL bir şey değil. 2 deste 200 TL sadece. Yukarısı normal karton çantaya koyulur genelde.
0
efreet sultan
(27.06.25)
dublindeki hesabından aktarıyor
0
neira
(27.06.25)
muhasebe açısından merak ediyorsanız eğer,

x ve z muhasebe diye adlandırdıkları iki ayrı kayıt vardı. birisi resmi olmayan kısım tahmin edeceğiniz üzere.

örneğin ihracat yaparken bile beyanname tutarını yüksek göstererek, kayıt dışı kısımdan para aklarlardı.

tekstil sektörü olduğu için elden ödeme faturasız işlem falan çok olurdu.
0
emfuzi
(27.06.25)
zarfa koyanlar var. bir de şirketten ya da şirketin dışından alakasız bir kişinin şahsi banka hesabından tüm çalışanların banka hesaplarına para gönderenler de var.
0
co2s2
(27.06.25)
Off shore vs. yöntemlerle kara paralar aklanırken bu söz konusu mesele de oldukça basit şekillerde hallediliyor.

Genel teamül, kanuni limitin üstünde kalan paraganın ya elden ya da ayrıca maaş dışı olarak hesaba havale edilmesidir.

Salgın döneminde devletin işverene "çalışan için" fazladan verdiği paraların bazı namussuzlar tarafından tekrar zorla çalışandan geri alındığına dair haberler mevcuttur.

Biz burada elden verilen parayı, zarfı, kayıt dışı işleri konuşurken bir arama ile asgarî ücretli
futbolcular konusunu içeren haberleri de okumayı unutmayalım.

Daha neler neler..
90arda da tvde vergi kaçırma ve kara para aklamak için naylon fatura çok konuşulurdu.
0
diyecevaplandı
(27.06.25)
Ajanslar yapar bunu, asgariden gösterir, sonra zarfların içine aradaki fark konur.
Dişçi, güzellik uzmanı, estetik doktorları vs de bu yoldan gidiyor artık
0
mor oje
(27.06.25)
200luklerden oluşan 10 bin lira cüzdana sığıyor. Zarfa da 20 bin lira pekala sığar.
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
biz maaşın bir kısmını zarfsız direk nakit olarak alıyoruz.
0
duyuruuser
(27.06.25)
(12)

The Weeknd i nasıl buluyorsunuz?

sekizdokuzon
Bana aşırı karizmatik ve yetenekli bir o kadar da bad boy geliyor. That's my style. Siz nasıl buluyorsunuz?Teşekkürler.
Bana aşırı karizmatik ve yetenekli bir o kadar da bad boy geliyor. That's my style.

Siz nasıl buluyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
baya kötü.
müzigi mi tipi mi daha kötü karar veremiyorum.
0
sonsuz
(26.06.25)
Müzisyen ya da başka bir çeşit sanatçı olsam aynı ben.

Bad boy tarafını sanatçı olmayınca kimse çekmiyor ama. Bence onun da daha seyrek böyle şeyler yaşadığı dönemler oluyordur.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
Karizmatik bulmuyorum, bad boy da sevmiyorum ama özellikle timeless ve low life bir ara dilime dolanmıştı:)
0
kullanicadi
(26.06.25)
Dozunda bad boy baş tacıdır.
0
🌸sekizdokuzon
(27.06.25)
Tırt ahaahah, sana iyi gelmesi normal. Psikolojik delilik alameti.
0
Shepard
(27.06.25)
Bana Arap Kadri vibe'ı veriyor biraz, alttan alttan bi şopar havası var.
0
kizil karga
(27.06.25)
Sonunda e olmaması hiç hoşuma gitmiyor. Yazı yazmayı beceremeyen biri gibi geliyor bana.
0
10551037
(27.06.25)
10/10
0
ala09
(27.06.25)
8/10
MJ olabilecek potansiyel var ama basarabilir mi bilmem.
0
cooperr
(27.06.25)
2013-2023 arası en çok dinlediğim şarkıcı olabilir. O dönemde baya seviyodum. Son yıllarda pek dinlemedim ama severim hâlâ. Bad boy vs bilmiyorum o açıdan yorumlamayacağım da şarkıları ve sesi iyi.
0
nundu
(27.06.25)
müzik güzel. tip gnabry. sinirsek biri olduğu sevgilisine eziyet ettiğini yazmışlardı bir ara. bana göre karizmatik değil klipleri de spor arabalı falan.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
müziği çok güzel. başka bir şeyi ilgimi çekmiyor, belki biraz itici.
0
gabe h coud
(27.06.25)
(11)

Yarın nasıl bir gün olacak?

sekizdokuzon
Ben sabah 9 dan öğlen 1 e kadar art arda derse gireceğim. Grup dersi ve öğrencilerin arasında Kazak biri varmış. Türkçe bilmiyor olabilir dediler, benim de daha önce full İngilizce ders anlatmışlığım yok, bakalım değişik çeşit bir challenge beni bekliyor gibi beni. Onun dışında evdeyim, fakir gibi m
Ben sabah 9 dan öğlen 1 e kadar art arda derse gireceğim. Grup dersi ve öğrencilerin arasında Kazak biri varmış. Türkçe bilmiyor olabilir dediler, benim de daha önce full İngilizce ders anlatmışlığım yok, bakalım değişik çeşit bir challenge beni bekliyor gibi beni. Onun dışında evdeyim, fakir gibi maaşın yatmasını bekliycem ve herhalde İngilizce ders anlatma seviyesini hallettik diye kendimle bir tık gurur duyucam ya da utançtan yorganın altına gömülücem, bakicam.

Sizi nasıl bir gün bekliyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Uçak rotar yapmış:( Gece 3te yaşadığım şehre varacagim. 3.30 gibi evimde olmayı umuyorum. Saat 7de kalkıp duş alıp ise gideceğim sonra. Yarın gün bitimine kadar okumam gereken 4 tane proje teklifi var. Bunun yanında önemli bir toplantı. Beklediğim haberler stresli günler karin agrilari:(
0
Amaranta ursula
(26.06.25)
ogleye dogru uyanirim, ev temizlik, biraz bilgisayar oyunu kiz arkadasla vakit gecirmece yemege cikariz aksam da mis gibi gun.
0
gule gule
(26.06.25)
5 gündür en yakinda sadece bir motosikletci ve benzin istasyonunun oldugu sacma sapan bir otelde egitim aliyorum. ama bu tamamen benim suanki yaptigim ve pazartesi istifa edecegim isle ilgili. o yüzden cok sikildim.
yarin iskence bitiyor. yasadigim sehre dönüyorum. trende masali koltukta gidiyorum. kocaman bir flat white kahve alirim. yolda kitap (Intermezzo / sally rooney) okurum. ögleden sonra okulda dersim var. ona katilicam mecbur.

sonra eve giderim. yemek yapilmis olur. yemek yeriz. 90 day fiance izleriz sevgülüyle ve yatip uyurum.
0
sonsuz
(26.06.25)
Uyanınca ise gideceğim. Arkadaşım da gelecek, bizim avukatla görüşecek. 3 gibi eve gidip biraz kestiririm, akşam da arkadaşımı göreceğim ama plan yok
0
kisa
(26.06.25)
Kahvaltı yapıp sonra Cumaya gideceğim. Sonrası Allah kerim.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
fatih'te arap lokantasına falan gidecegim libido killer bir gun. guilty pleasureim dir
0
ala09
(27.06.25)
Noter, banka, vergi dairesi, iski, iş iş iş hav hav hav. 9-5 biter, patronuz dedik. 7/24 başladı. Kimse de demedi patronluk böyle. Kendi işimin patronunda çalışıyorum xd.
0
Shepard
(27.06.25)
Yönetim kurulu toplantısı var. Gece geç saatlere kadar devam edecek gibi duruyor. Hayatsız bir gün daha.
0
gabe h coud
(27.06.25)
Kazak dedigim kız hiç Türkçe bilmiyor, süper İngilizce konuşuyor. Neyse ben de alışmış olurum ingilizce konuşmaya, şu an cringe likten ölsem de. Napayım bu da bir phase
0
🌸sekizdokuzon
(27.06.25)
Türk öğrencinin İngilizcesi de benden iyi, Hintli gibi konuşuyorum panik panik panik ataaaaakkk
0
🌸sekizdokuzon
(27.06.25)
Özel bir işim için benimle tamamen alakasız kurumsal bir şirketin bilgi işlem birimini günlerce yordum. Yarın gece hepsini mekanlardan mekanlara gezdirip sonra evimde ağırlayacağım. Pazar günü akşama doğru uyanıp evlerine dağılırlar diye umuyorum :)
0
loch ness
(27.06.25)
(8)

Korku filmi gibi - hamamböceği

strawberry first
Yeni eve çok keyifle taşındım. Taşınmadan önce dolap altlarına içlerine baktım tertemiz. Ne güzel hiç böcek yok derken aksine bir anda kabus gibi çöktüler üzerime. Apartmanda dev gibi hamamböcekleri var. İlaçlama yapıldı hepsi ortaya çıktı. Fena.Az önce biriyle asansörün orada karşılaştım, gayet de
Yeni eve çok keyifle taşındım. Taşınmadan önce dolap altlarına içlerine baktım tertemiz. Ne güzel hiç böcek yok derken aksine bir anda kabus gibi çöktüler üzerime. Apartmanda dev gibi hamamböcekleri var. İlaçlama yapıldı hepsi ortaya çıktı. Fena.
Az önce biriyle asansörün orada karşılaştım, gayet de canlıydı.şimdi korkudan çöp atmaya inemiyorum.
Toki'de orman içinde, herkesin çöpü apartman holündeyken bile bu kadar hamam böceği görmedim ben. Ay rüyalarıma giriyor.
Nasıl korurum kendimi bunlardan?
0
strawberry first
(26.06.25)
Lanet olası federalleri çağırman lazım başka türlü kurtulamazsın onlardan çünkü onlar her yerdeler her yerde. Böyle her yere ulaşan hırslı bir oe böcek yok :)
0
respect
(26.06.25)
Hamamböceği dediğin şeyin nasıl bir şey olduğunu görebilsek daha sağlıklı cevap gelebilirdi.

Dairenizde değil de apartmanda olmasın istiyorsanız zaten sizin tek başınıza yapabileceğiniz bir şey yok. Tekrar tekrar genel ilaçlama yapılacak. İlaçlama sonrası ortalarda dolaşıyorlar yani canlı iseler ilaçlama başarısız olmuş demektir.

Defalarca aynı ilaç çeşidi kullanılıyorsa, yeryüzünün en hızlı bağışıklık geliştiren canlısıdır. O ilaca bağışık olmuşlardır.

İlaç etki eder de ölürlerse ölürken ilaçtan etkilenmeyen yumurta bırakırlar. Yumurtanın kuluçka süresi 15 gündür. onbeşinci gün ikinci ilaçlama yapılmazsa ikinci nesil ortalığı saracak demektir falan.

Zordur yani mücadelesi.
0
Mirket
(26.06.25)
Kedi al :)

Bir de bulursan oggy and the cockroaches diye çizgi film var onu izle hem rahatlar hem hamamboceklerine karşı gerilla stratejileri öğrenirsin.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
Tam bir girly girl olarak aşşşşıırrrıııı tiksinirim, öldüremem de, tutup atamam da. Bir keresinde evde görünce kapıyı çekip çıkıp gitmişliğim var sdfghsd. Artık onun evi:p

Şaka bir yana apartmandaki her kat her daire ilaçlanacak. O kadar kolay kurtulunmuyor. Borik asit ve patates püresi ile zehirli mama yapıldığını duymuştum onu bir araştırabilirsiniz. Elin böceğine yemek de hazırlıyoruz...
0
kullanicadi
(27.06.25)
Kakalak ya da kalorifer böceği dediğimiz küçük cinsleri ile orta boy cins olanlardansa şırınga şeklinde bir ilaç var. Adını hatırlayamadım da zirai ilaç satan yerlerde vardır ve tarif ederseniz bilirler. O ilaçtan alıp ıslak hacimlere ve yiyecek bulundurduğunuz yerlerde fayans derz aralarına birer pıt sürerseniz onu yiyip gidip evlerinde ölüyorlar. Böylece sizin daireye pek uğramazlar.

Ama @ kullanicadi'nın da dediği gibi her daire ve genel olarak apartman eşzamanlı ve dediğim gibi 2 kez ilaçlanmadan kurtulamazsınız.

Bir de bunların uçan, genelde kanalizasyonlarda yaşayan iri boy bir çeşidi vardır ki güney illerinde insanlar bunlarla yaşamayı öğrenmek zorundadır. Sahilde gezerken şap diye gelip suratınıza konabilirler, açık balkon kapısından pike yapabilirler, pantolon paçanıza girmiş, siz pantolonu giyerken kımıl kımıl tırtıklı bacağıyla buradayım diyebilirler. Onlar çok sevimsizdir.
0
Mirket
(27.06.25)
Yeni yapılmış bir evse ve eve yerlesmemislerse, girebilecegi yerleri kapatman en iyi önlemdir.

Kaçıncı cam olursa olsun sürekli açtığın bütün pencerelere ve (açık duruyorsa) balkon kapılarına sineklik.

Ev yeni yapılmış da olsa, banyo mutfak giderlerinin duvar bağlantı noktaları, kalorifer petek duvar girişleri vs kontrol edilmeli. Buralarda boşluk varsa burdan da gelir.

Banyo su basarsa diye bir gider vardır ya yerde. Onun da üzerini bir şeyle kapat. Oradan bile gelirler.

Ha bir de sokak kapısı altında da en küçük boşluk olmayacak. Öyle bir boşluk varsa 1 milyoncularda falan oralara yapistirilan sungerimsi bişiler var onlardan al yapıştır.

Bizim binada on yıllardır vardır abartmiyorum evde 1 kere gördüm o da bir yer açık kaldı kesin Firari girdi.
0
makbur
(27.06.25)
Goliath jel o şırınga içinde olan. Çok etkili. Kendiniz alabilirsiniz veya bunu kullanan ilaçlamacı çağırabilirsiniz. Ama bu markayı kullandığından emin olun çağırırsanız. Abla aynı bu da diyolar. Aynıysa niye goliath diyip goliath kullanmıyosun? Çok pahalı olduğundan yapabilşyolar öyle katekulli.
0
benim bir gizli bildiğim var
(27.06.25)
www.amazon.com.tr

biz bunu kullaniyoruz. oldukca etkili. hemen oldurmuyor, ilaci yiyor, evine gidiyor oldugunde onu yiyenler de oluyor calisma mantigi bu sekilde. etkisi de oldukca uzun.

eskiden bizim apartmanda da olurdu. bizim evde ise 6 ayda bir yeniledigimiz bu ilactan olurdu hep ve bozek olmazdi.
0
65 derece
(27.06.25)
(6)

Çocuklar neden sürekli

kizil karga
Bağırıyor? Mesela dışarıda 4-5 çocuk bir araya gelmiş oyun oynuyorlar ama sürekli bağırıyorlar, normal bi bağırma da değil bu kafa sesi çıkarır gibi bağırıyorlar bir de, bunu acaba ailelerine yaptıklarında anne babanın onları susturabilmek için istediklerini yerine getirdiklerini fark edince her yer
Bağırıyor? Mesela dışarıda 4-5 çocuk bir araya gelmiş oyun oynuyorlar ama sürekli bağırıyorlar, normal bi bağırma da değil bu kafa sesi çıkarır gibi bağırıyorlar bir de, bunu acaba ailelerine yaptıklarında anne babanın onları susturabilmek için istediklerini yerine getirdiklerini fark edince her yerde bu kozu oynamak için mi yapıyorlar yoksa dünyanın her yerinde böyle mi bu çocuklar her yerde böyle üstüne basılmış plastik tavuk gibi çığlık mı atıyorlar?
0
kizil karga
(26.06.25)
Terbiyesiz olduklari icin.
Tr‘de zaten herkes bagirdigi icin.
0
sonsuz
(26.06.25)
Birbirlerini kopyalıyorlar. Sosyal öğrenme ve taklit var. Ben avrupada bu kadar carlama görmüyorum.(kontrolsüzlük) Toplum olarak sınır koymayı ve çocukları eğitmeyi bilmiyoruz.

not: çocuğu olmayan biri bunu anlayamaz garipser. çocuklar her yerde genelde böyle.
0
mikahakkinen
(26.06.25)
Eğlenceye dalıp kontrolü kaybediyorlar, neredeyse farkında bile değil çoğu, daha ilginci bunu yapan yetişkin arkadaş grupları bile var.
0
mbond
(26.06.25)
Yarı deliler çünkü. Bizim sokakta iki tip var böyle; biri akşamları sürekli apartmandaki babasına sesleniyor, diğeri akşama kadar, apartman zili kavramı yok, annesine sesini duyurmaya çalışıyor. Bu ikisiyle ciddi hasım olasım var.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Evde baskılanan serbest kalınca ayarı kaçırıyor. Bütün çocuklar böyle değil.
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
ben de pub'da konserde iki bira içinde, keyfim de yerinde ve arkadaşlarımla berabersem bağıra bağıra konuşuyorum. ortamdaki ses miktarı yüksek olunca yüksek sesle konuşuyorum (neredeyse herkes gibi). hiç farkına bile varmıyorum. sonra boğazım acıyınca anlıyorum.

çocuklar da benzer kontrol ve algı seviyesine sahipler.
etraf gürültü (bunu kendileri yapsalar da), koşuyorlar sürekli, soluk soluğalar, kalp ritimleri yüksek.

satranç oynarken bağırmıyor bu çocuklar, sokakta koştururken bağırıyorlar.

durup dururken bağırıp çağırmaları terbiyesizlikten.
hareketli oyun oynarken bağırmaları duygu ve dürtülerle ilgili.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
(8)

Dedikoducu, ama zaafınız olan bir arkadaşınıza ne yapardınız?

osuran imam
İş yerinde samimi olduğum bir kadın var, ebrar, dedikoducunun önde gidenidir, ama zaafım var kendisine, o nedenle yanında rahat rahat konuşuyorum. Ben ki ketumluğuyla meşhur biriydim, bunun yüzünden dedikodu yapar oldum, son üç yılda beni kendine benzetti yani.Olay şöyle cereyan etti: iş yerinde hay
İş yerinde samimi olduğum bir kadın var, ebrar, dedikoducunun önde gidenidir, ama zaafım var kendisine, o nedenle yanında rahat rahat konuşuyorum. Ben ki ketumluğuyla meşhur biriydim, bunun yüzünden dedikodu yapar oldum, son üç yılda beni kendine benzetti yani.

Olay şöyle cereyan etti: iş yerinde hayriye adında, kendi halinde bir kadın var, sever beni, ben de onu severim. bu sabah odama geldi, geçmişte esma ve belgin adındaki iş arkadaşlarımızla yaşadığı sorunları anlattı, bu şahısların kendisinin arkasından iş çevirdiğini falan söyleyip dert yandı. Neyse sonra gitti bu, bizim ebrar geldi, ben de laf arasında buna hayriye'nin söylediklerini aktardım, kadının haline üzülüyorum falan dedim. bizim ebrar olacak dedikoducu, bu lafları dakikasında gidip esma'ya yetiştirmiş, o da gidip belgin'e söylemiş, belgin de gidip hayriye'ye sen bizim arkamızdan böyle böyle konuşmuşsun demiş, lafları da benim yetiştirdiğimi söylemiş.

Hayriye beni görünce "ayıp ettin," dedi "niye gidip benim laflarımı esma'ya yetiştirdin hemen?" ben bir afalladım, mesai de biraz yoğundu, o gün esma'yla hiç görüşmediğimi bile unuttum, neyse sonra akşam aradım hayriye'yi, epey bir dil döktüm, "ben kesinlikle esma'yla konuşmadım, tek hıyarlığım ebrar denen bülbüle güvenmek oldu" dedim. Pek ikna olmadı, ama daha da yapacak bir şeyim yok.

Ama canım sıkıldı doğrusu. Üstelik ay sonunda işten ayrılıyorum. Hatta bugün son günümüzde. İş yerindeki son günümüzde bunların yaşanması hoş olmadı.

Siz olsanız ebrar'ı arayıp ağzınıza geleni söyler misiniz? Yoksa "olay daha da büyümesin", "zaten iş yerinden de ayrılıyorum, daha da tadım kaçmasın" mı dersiniz?

Ebrar'a zaafınız var ve onu arayıp kalaylarsanız muhtemelen bir daha hiç görüşmeyeceksiniz. Bunu da dikkate alın.

Not: İsimler gerçek değildir, "Sen bizim şirkette mi çalışıyorsun" diye aramayın lütfen.

Teşekkürler.
0
osuran imam
(26.06.25)
1- sizin dedikoducu olacağınız varmış ebrar sadece aracı olmuş.
2- diğer arkadaşların bu olay olmasa da sizle ilgili bir sıkıntısı varmış ki inanmışlar, böyle olmasa başka şekilde olacakmış.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
Dedikoduyu başlatan sizsiniz, tek suçlu oymuş gibi Ebrar'ın niye ağzına sıçıyorsunuz? Madem oradan ayrılıyorsunuz, ortalığı daha da karıştırmadan Hayriye'den doğru düzgün özür dileyin, "tek hıyarlığım ebrar denen bülbüle güvenmek oldu" diye değil çünkü o özür değil, suçu başkasına atmak.

"Boşboğazlık ettim, benim hatamdı, özür dilerim" mesela bir seçenek.

Edit: Aa ben sizi de kadın zannetmiştim :))
Fark etmez, şu olayda dedikodu zincirini başlatan hâlâ sizsiniz.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
4 kadın 1 erkek olarak çalışmaktaydım. odada sürekli dedikodu döndü, ben duymamak için çabaladıkça sürekli benim görüşümü sorup beni o çukura çektiler. ben de madem öyle dedim. bende onlardan aldıklarımı millete yaydım. utanırlar da yanımda konuşmazlar diye. ama devam ettiler.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
kobuchu +1 burdaki dedikoducu sizsiniz.
0
bay b
(27.06.25)
dedikodunun kralını yapmışsın bu saatten sonra ebrar'ı sağlam tersleyeceksin ve iki gün sonra sana aşık olarak geri gelecek.
0
duyuruuser
(27.06.25)
@kopuzcu Bu söylediklerini kadın dayanışmasına bağlıyorum, başka da mantıklı açıklaması yok. "Hırsızın hiç mi suçu yok?" diye sorarlar adama (bak adam dedim, ağzım ekşisin).

@duyuruuser Beni aramasını bekliyorum, çünkü hala sinirliyim, kendim ararsam kalayı bol tutarım. Dediğin gibi olsa... Ama nerde... İki haftaya şehirden taşınıyorum. Bu saatten sonra zor.
0
🌸osuran imam
(27.06.25)
kadın dayanışmasıyla alakası yok. dedikoduyu başlatan sizsiniz. ebrar'a anlatan sizsiniz.
0
art cat chocolate
(27.06.25)
Dedikoducunun hası senmişsin. Olm nasıl yaptıklarınızın farkında değilsiniz? Aynısını yapıp başına gelince ağlamak nedir?
0
Shepard
(27.06.25)
(32)

3 ay sonra kızımız olacak ama isim bulamadık

bedrozan
Haydi bir el atın da güzel bir isim bulalım kızıma. 1-)Gökçe, Eylül ve İpek isimleri arasında kaldım ancak karar veremedim . Bu isimlerden birinin yanına, ikinci isim olarak kulağa hoş gelen, uyumlu bir isim bulalım. ( Eylül ada, İpek Melis, Gökçe Beliz ... gibi) 2-) Bunun dışında önerdiğiniz farkl
Haydi bir el atın da güzel bir isim bulalım kızıma.

1-)Gökçe, Eylül ve İpek isimleri arasında kaldım ancak karar veremedim . Bu isimlerden birinin yanına, ikinci isim olarak kulağa hoş gelen, uyumlu bir isim bulalım. ( Eylül ada, İpek Melis, Gökçe Beliz ... gibi)

2-) Bunun dışında önerdiğiniz farklı kulağa hoş gelen güzel bir seceneginiz barsa da yazabilirsiniz.

Zahmet edip yazan herkese çok teşekkür ederim. Eşimle çok araştırdık ama netleştiremedik, gerçekten zor bir süreçmiş isim konusu. Bu yüzden fikirlerine kıymet verdiğim sizlere danışmak istedik.

Soyisim soran olmuş; Oktay.
0
bedrozan
(26.06.25)
ada
defne
selma

avantajlar:
ingilizce'de de benzer isimler olmasi
turkce harf icermeme
kolay okunur/soylenir, uzun degil, garip degil

iki isimli olmak da ilerde sorun cikarabilir. burokrasi islerinde vs.
0
ermanen
(26.06.25)
olsun, o da evlat. necla, ceyda, selma, rana, büşra, hülya, leyla, azra, semra, banu, nalan, suzan güzel isimler. nigger anımsatması yapmayacaksa nigar da olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.06.25)
İki isimli biri olarak söylüyorum: 2 ismi birden taşımak zor. İnsan genellikle iki isimden birini seviyor ve diğer isim yük oluyor.

Örneğin kızınızın adı İpek Melis oldu diyelim. Siz ona Melis diye hitap edeceksiniz. Okuldaki arkadaşları İpek diyecek. Sonra iş hayatına başlayacak belki tekrar Melis olacak. Bu karmaşayı bir ömür yaşayacak.

Ben keşke tek ismim olsa diyorum hep.

Ben oyumu Gökçe isminden yana kullanıyorum :)
0
amortisman
(26.06.25)
iki isim olunca isimlerin güzelliği kayboluyor ve (varoş demek istemiyorum ama) kötü bir his bırakıyor bence. ada çok güzel bir isim ama eylül ada olunca ı ıh. sevmiyorum ya. kim çıkarttıysa bu iki isim olayını. ayrıca ileride evlenirse çift soyad taşıması zorlaşacak iki isimli olursa.
0
deartheodosia
(26.06.25)
İlayda.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
1- Ben Gökçe adını hep severim. Bence güzel bir isim, kızım olursa bunu koymayı düşünüyorum.

2- Gece diye bir tanıdığım vardı, bence kulağa hoş geliyor. Sakin bir havası var, zarif duruyor.
0
akhenaten
(26.06.25)
nil.
0
beatbox yapan metalci
(26.06.25)
2 isim koymayın :( 2 isimliler zorlanıyor. Zaten sadece birini kullanıyoruz ne gerek var 2.’ye :(

Önerim: ada, eylül

Allah analı babalı büyütsün şimdiden
0
mor oje
(26.06.25)
Övünç
Doğa
Pelin
Meltem
0
tuborg yesili
(26.06.25)
bence iki isim koymayın ama madem gökçe ismini seviyorsunuz Gökçe Ada olabilir. hem esprili olur hem de mis gibi iki isim. (bkz: gökçeada)
0
exlibris
(26.06.25)
Bence de iki isim koymayın ama tâbi bu sizin kararınız. Üç isim de çok güzel bence ama illa birini seçmek gerekirse oyumu Gökçe'den yana kullanıyorum. İkinci isim illaki olacak diyorsanız da Gökçe Bilge olabilir. Sadece Bilge ismini de düşünebilirsiniz benim çok sevdiğim bir isimdir. Çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza alırsınız umarım.
0
bhhs
(26.06.25)
Eylul paris
0
lapaz
(26.06.25)
Bedrozaniye
0
Shepard
(26.06.25)
İki isimli kızlar evlendiklerinde çift soyisim de kullanırlarsa uzayıp gidiyor isimleri. Bu son dönemde toplam 4 ismi olan o kadar çok insan gördüm ki, destan gibi hangi adı hangi soyadı ile hitap edeceğini şaşırıyor insan.

Tek isim +1
Ben de oyumu gökçe'den yana kullandım.
Türkçe karakter olmasın derseniz fulya da az görülen ama bence güzel bir seçenek.
0
strawberry first
(26.06.25)


1️⃣ Seçtiğiniz İsimlere Uyumlu İkili Öneriler

Eylül için:
• Eylül Ada
• Eylül Su
• Eylül Naz
• Eylül Serra
• Eylül Neva
• Eylül Mira
• Eylül Sare

İpek için:
• İpek Melis
• İpek Nazlı
• İpek Yaren
• İpek Elif
• İpek Ceren
• İpek Lina
• İpek Arya

Gökçe için:
• Gökçe Beliz
• Gökçe Naz
• Gökçe Elvan
• Gökçe Lalin
• Gökçe Mira
• Gökçe Alin
• Gökçe Nisa



2️⃣ Alternatif Öneriler

Kulağa hoş gelen, zarif ve modern ama çok da sıradan olmayan birkaç isim önerisi daha:
• Lara Oktay
• Mira Oktay
• Alin Oktay
• Arya Oktay
• Lina Oktay
• Luna Oktay
• Yade Oktay
• Maya Oktay
• Neva Oktay
• Selinay Oktay
• Derin Oktay
• Nehir Oktay



Kombin Önerileri (Yani iki isim bir arada)
• Alin Su Oktay
• Arya Neva Oktay
• Lina Eylül Oktay
• Mira İpek Oktay
• Gökçe Alin Oktay
• İpek Yade Oktay
• Eylül Nisa Oktay
• Melis Sare Oktay
0
tahirkemalbozoglu
(26.06.25)
Kızım olursa Asya ismini koyacagim ama
0
tahirkemalbozoglu
(26.06.25)
adı elif olursa güzel, naif bir kız olur.
adı elif olanlar biraz kendini düşünür ama

eylül elif güzel bence.
0
OgutucuRecep
(26.06.25)
Gökçe
Güneş
Nehir
0
mirty
(27.06.25)
Kendi kızım olursa koymayı düsündügüm isim Günseli
0
mordan
(27.06.25)
1) eylül güzel bence
2) melis olabilir benim kızımın da ismi :) bir de asya düşşünmüştük biz koymadık ama onu önerebilirim
0
darthvader
(27.06.25)
Bahar
0
cay koy geliyorum
(27.06.25)
Defne
0
kaset
(27.06.25)
2 isim koymayin +1

SU
0
cooperr
(27.06.25)
Elif tek isim
İstersen Elif Eylül olsun, Polat Alemdar'ın sevdiğinin ismi :)
0
etna
(27.06.25)
bilge güneş
0
mikahakkinen
(27.06.25)
öz türkçe isimler kızlara çok yakışıyor. ada ve su kızlarımızn adı.
eksisozluk.com
0
ground
(27.06.25)
Bizimki gökçen umut
0
antihero
(27.06.25)
mila,
nil,
defne,
0
emfuzi
(27.06.25)
Tek isim koyun
Benim önerim öykü
0
basond
(27.06.25)
tek isim koyun eğer ikinciyi bulamıyorsnız :)
iki kızım var. nehir ve ipek adları.
nil bilge, nil ipek falan istiyodum ben başta iki isimli. ama sonra vazgeçip tek koyduk.
0
contavolta
(27.06.25)
ne koyarsanız koyun 2 isim koymayın. ilerde eşinin de soyadını alıp kendi soyadını bırakmazsa 4 isimli (afedersiniz abuk subuk) bir şey ortaya çıkacak.

Eylül Ada Oktay Yılmaz

mesela. nasıl? :) sunduğunuz isimlerden en çok Gökçe'yi beğendim. Çok hoş.
0
ilgeru
(27.06.25)
ceren
görkem
ayla
duru
doğa
ece
neva
alara
ılgın
ilke
deniz
günsu
almila
sunay
birsu
alin
lara
lina
maya
alya
liya
0
art cat chocolate
(27.06.25)
(14)

oyku severlere soru

deckard
En sevdiginiz oyku yazari kim? Sevdiginiz bir oykusunu hatirliyorsaniz onu da yaArsaniz pek sevinirim.
En sevdiginiz oyku yazari kim? Sevdiginiz bir oykusunu hatirliyorsaniz onu da yaArsaniz pek sevinirim.
0
deckard
(26.06.25)
mahir ünsal eriş diyebilirim.
0
patronaj1
(26.06.25)
Edgar Allan Poe - The Murder in the Rue Morgue
Ömer Seyfettin - Yüksek Ökçeler, Aleko
Sait Faik - Plajdaki Ayna, Lüzumsuz Adam
Orhan Veli - İşsizlik
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
Memduh Şevket Esendal
Sait Faik Abasıyanık
0
Mirket
(26.06.25)
Benim topbeşim:

1. Oktay Akbal
2. Tanpınar
3. Haldun Taner
4. Memduh Şevket
5. Kenan Hulusi
0
osuran imam
(26.06.25)
Bilge Karasu - gocmus Kediler bahcesi (lise Ünv zamanı okumuştum çok hoşuma gitmisti)

Yakın zamanda okuduğum (3-5 sene once) Orson scatt card (derleyen) - yüzyılın en iyi bilimkurgu öyküleri

Farklı yazarlardan derlenmiş bir eserdi ama bilimkurgu sevmeseniz bile okunur o kadar iyiydi.
0
makbur
(26.06.25)
vüsat bener en sevdiğim. şehir dışında olduğumdan notlarım yanımda değil; lakin öykücü isen tümünü okumalısın.
0
adivar
(26.06.25)
Edebiyatımıza Zübük gibi bir şaheseri kazandıran Aziz Nesin'i de burada anmak isterim.
0
Mirket
(26.06.25)
sabahattin ali

apartman, sırça köşk, kamyon, pazarcı, köpek...
0
ya ben lan neyse
(26.06.25)
sait faik - haritada bir nokta, semaver, ipekli mendil, karanfiller ve domates suyu, lüzumsuz adam...
mahir ünsal'ın olduğu kadar güzeldik kitabı
tanpınar'ın adem'le havva'sı
nezihe meriç - bozbulanık
mustafa çiftçi - bozkırda altmışaltı
ferit edgü.- eylülün gölgesinde bir yazdı
haldun taner - şişhane'ye yağmur yağıyordu

bunların hepsi çok farklı telden hikâyeler...
0
black holes in the sky
(26.06.25)
Aziz Nesin
Her öyküsü ayrı iyi
0
etna
(26.06.25)
Refik Halid - şeftali bahçeleri
0
fyodor fyodorovic
(26.06.25)
Edgar Allan Poe: Berenice, the purloined Letter, the black cat, the cask of amontillado, the tell-tale heart
H p lovecraft: call of cthulhu
WW Jacobs: the monkey's paw
Shirley Jackson: the lottery

Korku sevdiğim için önce bunlar aklıma geldi<3
Yakın zamanda şermin yaşar ın hikaye kitaplarını okudum. Deli tarla güzeldi
0
kullanicadi
(26.06.25)
edebiyatla içli dışlı biri değilim ama çehov'u çok severim. yordam kitabın derlemeleri güzeldi, onu tavsiye edebilirim. kısa hikayeler başlıklı derlemesi bir çırpıda okunabilir.
0
zemberek
(27.06.25)
Çok sevdiğim bir tür değil, ama Bilge Karasu +1.
0
auroraaurora
(27.06.25)
(6)

Ayıp mı ettim şimdi?

loch ness
Sevgili dostlarım selamlar :)Yakın zamanda sevgilimden ayrıldım. Bu 1.5 yıllık ilişkim boyunca benden çok hoşlandığını bildiğim, ancak şehir dışında yaşadığı için tercih etmediğim bir diğer kadına ayrılık vesilesiyle şans vermeye karar verdim. Yaşadığım şehre geldiğini öğrendim. Mesaj attım. 3 günlü
Sevgili dostlarım selamlar :)

Yakın zamanda sevgilimden ayrıldım. Bu 1.5 yıllık ilişkim boyunca benden çok hoşlandığını bildiğim, ancak şehir dışında yaşadığı için tercih etmediğim bir diğer kadına ayrılık vesilesiyle şans vermeye karar verdim. Yaşadığım şehre geldiğini öğrendim. Mesaj attım. 3 günlüğüne burada olduğunu öğrenince 1 gününü bana ayırmasını rica ettim. Çiçekler böcekler kalpli emojiler eşliğinde kabul etti ve 2 gün öncesinden yoğun şekilde mesajlar göndermeye, içtiği içecekten izlediği manzaraya kadar her şeyin fotoğrafını çekip göndermeye , "keşke burda olsaydın"lara , "keşke şu an yanında olabilseydim"lere başladı.Fazla hızlı geldi ve ilişkiye başlamışız gibi davranıyordu.

Planlamayı yapabilmek için konum istedim, takribi 30 km civarında bir mesafede konakladığını düşünüyordum ama attığı konum 80 km ötedeydi. Onu alıp götüreceğim restoran ise şehir merkezinden 45 dk mesafedeydi. Navigasyona göre onu alıp şehir merkezine dönmem 2 saat 40 dk. sürecekti, restorana gidip şehir merkezine geri gelmemiz 1.5 saat , onu kaldığı yere bırakıp evime dönmem ise yine 2 saat 40 dk.

Yakın arkadaşların referansı ile tanıştığımız için ilişkiye başlayıp başlamayacağıma karar vermeden bende kalmasına yada geceyi birlikte geçirme fikrine temkinli yaklaştım.Evden alıp eve bırakma senaryosunda da bütün gün şoförlük yapacaktım. Bu yüzden mesaj atıp, bir dahaki sefere kaldığın yere yakın bir yerlerde buluşma organize eder telafi ederiz , bu şekilde günümüz yollarda geçecek ve tat alamayacağız diyerek iptal ettim.

öğrendim ki, inanılmaz bozulmuş , tüm tadı kaçmış , istenmediğini düşünmüş vs. vs. . bana kalırsa verimsiz bir ilk buluşmadansa ertelemek çok daha sağlıklı bir hareketti. ayıp mı ettim şimdi ben?
0
loch ness
(26.06.25)
kendisi neden gelmiyordu? sizin mi almaniz gerekliydi? ya da kaldigi yere yakin bir yerde bulusma ayarlayamiyor muydunuz o gun?

bu ihtimaller degerlendirilmediyse biraz ayip olmus gibi.
0
lemmiwinks
(26.06.25)
kendisi toplu taşıma dışında gelemiyordu. onun kaldığı yer tatilde fazla popüler bir bölge olduğundan hem mekanlar hem yollar hınca hınç doluydu, rezervasyon bulabilmek imkansızdı. ben de kendi sahamda oynamak istiyordum açıkçası, bildiğim semt, bildiğim mekanlar, bildiğim menüler...
0
🌸loch ness
(26.06.25)
Büyük kabalık ya gerçekten çok ayıp.
İlla buluşacaksınız diye alman geri bırakman gerekmiyor ki, bunlara girmeye ne gerek vardı.
Ayrıca bu nasıl bir mekan ki değiştirilemiyor.
Çok takıntılı birisiniz sanırım.

Böyle bir şeye aşırı bozulurdum haklı olarak.

Desen ki;
Burası çok tersmiş mekan bu, sen de istiyorsan konum atayım orada buluşalım.
Ya da,
Düşündüğüm mekan çok ters böyle uzak bir yerde kaldığını tahmin etmemiştim başka bir mekan planlayalım. vs. vs.

Bence kızın çok hızlı ilerlemesinden rahatsız oldun ki bunda haklısın, ufacık bir konuyu büyütüp büyütüp buluşmayı erteleyecek hale getirdin.
0
mutekebbir
(26.06.25)
Aslında geldiği gün şehir merkezinde yüz yüze görüştük arkadaş grubu içinde. yine kısmen daha yakın bir yerden alırım diye düşünüyordum.

buluşmadan 3 gece önce "beni kaçta alırsın , alkol alır mıyız , şu olur mu bu biter mi?" soruları gelmeye başlayınca mesafeyi kontrol etmek istedim. aşırı uzak geldi.
0
🌸loch ness
(26.06.25)
Ben şu kısmı tam anlayamadim:
O böyle bir beklentideydi, açıkça dile getirdi de siz mi hayır dediniz? Eğer böyleyse ayıp bir şey yok, bozulmuş olabilir tamam ama sizlik bir durum yok.

O sordu, siz de önce evet diyip sonra hayır mı dediniz? Bu birazcık ayıp ama oha denilecek kadar değil.

Siz teklif edip, sonra birdenbire vazgeçtiniz, mi? İşte bu ayıp. Bana yapılsa bir daha görüşmem, arkadaşım anlatsa siktir et gitsin derim.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
O hızlı başlangıç karşısında ben olsam mesafe olmasa bile huzursuz olur ertelemek isterdim, huzursuzluk seviyeme göre bir yalan sallardım rahatlıkla. Ya da yalandan haz etmediysem dümdüz söylerdim, bir ilişkiye başlıyormuşuz hissine kapıldım, rahatsız oldum, tanımadan ilişki düşünmeyi doğru bulmuyorum, buna göre buluşmayı ertelemek istiyorum kabul edersen derdim.

Konu yollar olmazdı yani.

Yolları dert edecek kadar yorgun, sağlıksız, yoğun programlı bir insansam haklıyım ama o zaman da muhatabıma tutup da 1 gününü bana ayır demezdim.

O yolları çeşitli mola seçenekleriyle biraz daha eğlenceli ya da ilginç hale getirmek mümkündü mesela. Hem insanlar birbirini en iyi yolculukta tanır, iyi bir fırsatmış ama muhatabın üstüne atlaması epey fikir vermiş aslında.

Ayıp olmuş evet. Karşıdakini değersizleştirmek olmuş, ne yaparsa yapsın. Teklif senden gitmiş çünkü, erteleme de senden gitmiş. Muhatabın ben olsam ağzına tükürürüm. Beni insan yerine koyup da açık sözlü davranmadın derim.
0
muhayyer divan
(26.06.25)
(9)

"Kadın hastalıkları" diye ayrı bir birimin varlık gerekçesi ne?

osuran imam
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
0
osuran imam
(25.06.25)
İsimlendirme hatalı bence.
“Kadın üreme organları sistemi ve hastalıkları” gibi bir isim daha doğru olurdu herhalde.

Üroloji de genelde erkek hastalara hizmet veriyor. Böbrek taşı işlerine bakıyor sanırım kadınlarda sadece.

Şimdi bilen biri gelip aydınlatır, onlar gelene kadar birkaç cümle kurayım dedim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Abi Üroloji var %90 erkeklere bakıyor, kadın hastalıkları diye bir bölüm de yok aslında onun ismi Jinekoloji, varlık sebebi de erkeklerde olmayan sadece kadınlarda olan sistemler için ayrı bir uzmanlık alanı işte neden garip geldi ki sana, diş de öyle mesela onlar da bir adım ileri götürüp ayrı bir bölüm olmuş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Üroloji var.
Kadin idrar yollarina bile bakmiyor cogu uzmanlastigim alan bu degil diye
0
sonsuz
(25.06.25)
Çünkü kadinlar surekli kanayip, ölmeyen tek canlıdır dermisim. Demedim dikkat ederseniz. Yoksa kadın düşmanı ilan edersiniz.
0
Shepard
(25.06.25)
Cunku kadin bedeni ve dogurganligi uzerinde hakimiyet ve kontrol kurmak iktidarlarin ana meselesi olmustur, tip bilimi de buna gore olusmustur. Foucault ve Elizabeth Grosz okuyalim.
0
deckard
(25.06.25)
Arz talep meselesi. Kadınlar, kadın oluslarini hastalık olarak deneyimlemek istiyorlar, tip camiasi da oturup düşünmüş böyle bir birim açalım demişler.

Bir diğer tarafı tarihsel, viktoryen dönemden başlayan hem insan bedenini, spesifik olarak kadın bedenini tibbilestirmeye yönelik bir eğilim var. Tıbbi faaliyetlerin bir nesnesi haline getirmek, gibi düşünebiliriz.

@deckard'ın söylediği de bunun bir diğer boyutu.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Rahmimizde yumurtalığımızda sorun olunca bir doktorun bize bakması gerekiyor da o yüzden böyle bir bölüm var. Erkekler için de aynısı ürolojide var.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
Abi isim olarak bu kadar kafaya taktın heralde ama gynecology bu yani. Erkeklere üroloji bakıyor kadınlara gynecology.
Bence bu kadar acayip kafa yorulacak bir şey yok ortalıkta. Bir erkek olarak ne doğum, ne adet, ne doğum sonrası ne menopoz dönemi yaşıyoruz. Sence de bu kadar kompleks yapıya sahip bir cinsiyette uzmanlaşmak mantıklı değil mi?
Misal babam ürolojide yattı, hastaların yüzde 99u erkekti. Buraya kadın doktor olmayacağına göre erkek ve kadın üreme organlarına vs ayrı alanlar bakıyor.
0
logisticsmanager
(25.06.25)
Gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara bakıyor. Rahim, yumurtalıklar, döl yolu sadece kadında var olduğu için. Sadece kadınlar doğurabildiği için. Bu yapıların her birinin ayrı ayrı devasa hastalıkları var, iyi ya da kötü huylu. Üreme bozuklukları var ayrıca. Hiç de garip değil. Kadınlar şişme yaratıklar olsaydı, o zaman garip diyebilirdik.
"sadece erkeklere özgü hastalıklar" da var tabi. Prostat, testis, penis hastalıkları diye gidiyor.
Birileri sahiplenmiş işte. Garibanlar akıl edememişler erkek hastalıkları anabilim dalı kurmayı.
0
pro9it9is9
(26.06.25)
(19)

Irkçılık ile bir kültürü sevmemeyi nasıl ayıracağız?

michael_knight
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık. Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor. Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenar
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık.

Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor.

Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenarına kaka yapıyor. Bu onun ülkesinde çok olağan ama benim ülkemde bu şekilde davranılması bana zor geliyor.

Ne şekilde uyarırsam ırkçı olmam?

Diyelim ki benim ülkemde bir sokakta bu kültürden insanlar çoğunluk oldu ve kaldırıma kaka yapıyorlar. Ona müdahele etme hakkım olacak mı?

“X ırkından nefret ediyorum” değil “X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” diyebiliyor muyum?

Irk ve kültür sevmemeyi ayıran bir kelime, terim var mı?
0
michael_knight
(25.06.25)
Karşıdakinin kafasındaki değerlere göre davranacaksak işimiz var. Senin kendi ırkçılık tanımın neyse ona göre karar vermelisin, karşıdakinin görüşünü bilemezsin ki.

Nefret kelimesini kullanma elbette, nefret söylemi diye bir şey var.

Sevmemek başka düşman olmak başka. Irkçılık düşmanlık hukuku güder. Sevmemekte düşmanlık yok. Böyle düşünmek belki açıklık getirir.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
Mesele genelleme ve asagilama yaparak butun bir irki ve milleti kucuk gormek.

Tabii yola kaka yapmak gibi halk sagligini tehtid edecek bir mesele oyle kulturel denebilecek bir sey degil cunku o cogu ulkede suc.
Deodorant diyelim.
Bir alman olarak Ali ile deodorant kullanmadigi ve bu sizi rahatsiz ettigi icin takilmamak irkcilik degil. Turkler cok pis hic deodorant kullanmaz demek irkcilik. Mehmet ile merhaban yokken kesin deodorant kullanmiyordur diyip onu hor gormek, kopek cekmek irkcilik. Turklerin burnu hic koku almaaz ahahaha diye saka yapmak irkcilik.
0
wallcan
(25.06.25)
@wallcan, 5 tane deodorant kullanmayan Ali ile tanıştıktan sonra 6. Ali ile tanışmak istememek ırkçılık mı?
Sen ne yaparsın 6. Ali tanışmak istediğinde?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Ali’nin ten rengiyle, diliyle, kafasının şekliyle bir problemim yok. Deodorant kullanmaması veya kötü kokması ile sorunum var.

Bir de diyelim ki bu Ali ve ülkesindeki çoğu kişi deodorant kullansalar da bana rahatsız edici gelen bir koku oluyor. Yine mi onlarla tanışmak istememek, metroda görünce onun yanındaki koltuğa değil başka yere oturmak ırkçılık?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Bir insan ne kadar ırkçı, kategorik ya da ne bileyim bir şey fobik olursa olsun bunu yalnızca yakın çevresi ve kendiyle paylaşmalı. Geniş kitlelere duyurmadigin, etiketini yumusatmadigin (Irklarını değil kültürlerini sevmiyorum) ve etki alanını buyutmedigin sürece minik, sevimli faşistlikler yapabilirsin çünkü hiçbirimiz öyle süper duyarlı, iyi insanlar değiliz. Tek bir sorumluluğumuz var, yıkıcı, negatif düşüncelerimizi atmosfere çok yaymamak, kendimizi aklamaya çalışmamak. Bence. En azından.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Yolu yok.

O tür kişiler bunu silah haline getiriyor zırva davranışları için. Hatta yer yer otoriteler, ideolojiler de bunu besliyor.

"X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” demeniz naparsaniz yapın ırkçı kategorisine atılacak o yüzden. Baştan hazırlanmış bir tuzak var orada.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Onu örnek verdiğiniz için soruyorum; önlem almasına rağmen koktuğunu düşündüğünüz kişi için sebep biyolojik değilse nedir size göre? Kültürlerinde pis kokmak mı var bu insanların? Irkçığınıza kılıf arıyorsunuz gibi geldi bana -ki gündelik ırkçığın tipik bir örneği.
0
auroraaurora
(25.06.25)
sekizdokuzon'a katılıyorum.

birini sevip sevmemek, beş ali'yle olumsuz tecrübe yaşadıktan sonra 6'ıncı alinin de deodarant kullanmayacağını düşünmek; bunlar rastlantı olsa dahi kabahati ali olmakta bulmakta, eylemlerimiz sadece kendimizi etkilediği sürece önyargılı olmakta suç yok.

burada dengeler gerçekten hassas, ırkçılığın kötü yanı toplumsal adaletsizliğe yol açması. mesela doğum yerin x diye bir işe girerken seni elemeleri. doğum yerinin niteliklerin önüne geçmesi. kişisel hayatımda o kişiyle görüşüp görüşmeme hürriyetine sahibim ama işe alımla görevli isem duygularımı işime karıştırmamalıyım.

ırkçılığa dair benim aklıma geldikçe utandığım bir anım var.
istanbul'un kozmopolit bir bölgesine taşındığımda, o sırada bir de çok fazla ortadoğulu geliyordu yaşadığım tarafa, üst katta arap görünümlü biri vardı.
o evden çok fazla gürültü geliyordu. bir de o evin penceresinin baktığı yere bir çok çöp atılıyordu. benim pencerem de aynı yöne baktığı için rahatsız oldum ve arapça bir şekilde "çöp atmayın" yazıp yere koymak istedim. iyi ki yapmamışım. -onlar mı çöp atıyordu bilmiyorum ama düzgün, kendi halinde yaşayan, türkçeyi iyi kullanan ve kimseyle problemi olmayıp yıllardır burada yaşayan biri çıktı. iran-ırak-suriye-afgan-filistin falan da değil, başka bir yerden. sanki eskiden çöp derdimiz yoktu da adamı esmer ve ortadoğu tipli gördüm diye doğrudan ona atfettim bu sorunu. bu ırkçılıktır işte. bu olayda sevindiğim tek şey bu anlattığım şeyin düşünceden ibaret kalması.

ırkçılık hakkında tanım sorunlarımız da var. ırkçı olduğu suçmalası yapılan insanların bir kısmı basitçe zenofobik, yani yabancı sevmiyor.
"ülkemde yabancı istemiyorum" hatta ileri gidiyorum "turist de istemiyorum" diyebilir biri. bu onu ırkçı yapmaz. çünkü x'ler kötüdür biz y'ler iyiyiz demiyor ki. sadece x,y,z ne olduğu önemli değil dilimi kültürümü bilmeyeni istemiyorum diyor. zaten kendi içimizde uğraştığımız şehirden şehire değişen kültürel farklarımız varken bir de daha büyük ölçekteki ile uğraşamam diyor. bu düşünce o kişiyi ırkçı yapmaz. haklı mıdır değil midir ayrı konu. elbette yabancıların aramızda olmasının ve çeşitliliğin olumlu yanları da var. ama kişi olaya olumsuz yandan da bakabilir
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
kaldirima kaka yapilmasindan nefret ediyorum ya da insanlarin yazin dus almamasindan nefret ediyorum diyebilirsiniz. boylece kendi ulkenizde 7 ceddi turk olan insanlarin da sokaga kaka yapabildigini ve bundan da nefret ettiginizi ve bunun tek bir milletin tamamina atfedilen bir huy olmadigini kabul etmis olursunuz.

her x ulkesinden gelen insan ayni degil, bence ozellikle yurtdisinda cok korkunc temsil edilebilen ve sacma sapan soylemlere maruz kalan musluman ve/veya turkler olarak en iyi anlayanlardan biri bizler olmaliyiz.

ornegin rusya ukrayna'ya saldirdiginda avrupa'da ve dunyada bir cok ulkede ruslara karsi nefret soylemi basladi, ruslar islerden cikartildi, islere alinmadi, sanatcilari yasaklandi, sporculari engellendi. covid zamani cinlilere saldirildi. tum ruslar ukrayna'ya saldiriyi desteklemedigi gibi, hepsi putin'e oy vermedigi gibi ukrayna'ya saldiran ruslar degil devletti. herhangi bir ulkenin, irkin, cinsiyetin, cinsel yonelimin tamamini ayni kefeye koydugunuz her konuda, illa pis olmak demek degil bu, ayni risk ile karsi karsiyasiniz.

bu bakis acisi ile yarin bir gun, hangi ulkeden gelirseniz gelin, desteklediginiz ya da desteklemediginiz hukumet bir ulkeye saldirirsa ve dunyanin geri kalani o ulkeden gelen insanlara karsi nefret kampanyasi baslatirsa sesinizin cikmamasi lazim.
0
kassiopeia
(25.06.25)
@auroaurora mesela benim burnumun alışkın olmadığı bir baharatı çok yüksek miktarlarda tüketmek olabilir.
Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde.

O ülkenin yemek kültürü bu şekildeyse o ülkedeki çoğu insan bu şekilde kokacaktır.

Yemek dışında da doğuştan kötü kokan bazı insanlar var ırk ayırmadan söylüyorum. Belki bazı ırkların tamamında vardır bu, emin değilim.

Irkçılıkla suçlanmaktan korktuğumuz için çekinerek konuşuyoruz bazen, bunda da bir problem yok mu?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
"Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde."

Evet hemfikiriz. Her ulustan, her kültürden, her etnik kökenden insan yediğine içtiğine bağlı olarak kötü kokabilir.
0
auroraaurora
(25.06.25)
@michael_knight aradığın cevabı burada bulamazsın. Buradaki arkadaşlar feminen, liberal, hayalperest ve hayat gerçeklerinden uzak. Satranç oynarken posta koyan belli tipteki adamlardan it gibi tırsar, yol değiştirirler ama burada abi önyargılı olma, lütfen loto gibi düşün milyonda biri bile iyi olabilir sen onu bulmaya çalış derler.

Her gün duyuru'da görüyoruz. Ben psikolojik deli değilim diyor mesela, yeni duyuru açıyor abooo neler neler. Herkes poz kesiyor bakma bunlara.

Gerçekte, dünyamızda olanı söyleyeyim. Zencilerin, kürtlerin, arapların, hintlilerin, pakilerin vs sevilmeme sebebi dağdan inmiş olmaları. Memleketim dedikleri boz çöplükten güzel, modern bir şehire veya ülkeye giderler. Çünkü daha iyi, daha güzel diyerek. Ama orayı da kendi boz çöplüklerine dönüştürmek için savaşırlar. Bu kadar aptallar.

Ben işim gereği bu yazdığım ırk mıdır, ülke vatandaşı mıdır nedir onlarla uğraşıyorum. Daha ilk cümlelerinde anlıyorum. Aha kürt kesin haksız bir şeyler isteyecek yine. Aha zenci para mara vermez, ama tam hizmet ister. Tam hizmeti alır ama para vermeye gelince e şu hizmeti de verin der. Ama o hizmet ayrı, anlatırsın öncesinde. Her yere çöp atarlar, işerler.

Bu adamlar ve ırkdaş ve ülkedaşları tek fabrikadan seri üretimle çıkmış gibidir. O yüzden ön yargılı yaklaşmazsan canın yanar. Kavgacılar, orta yolu bulmazlar, haksızlık peşindeler.

Kısaca sen kelime arıyorsun ama yine bu kırılgan insanları kırmamak için. Onlar seni umursamıyor ki sen bu kadar uğraşıyorsun. Bak burada seni suçluyorlar. Bunları 20 dairelik bir binada yaşat o kişilerle, senden benden daha ırkçı olurlar. Acemilere bakma sen. Bir şey ya vardır ya yoktur.

Bak Çinliler covid bilmem ne demişler, abicim çinliler kadar terbiyesiz, kaba, başkalarını umursamaz bir halk var mı? Böyle yetişmişler ve yanlış bize göre. Çinli sevmiyoruz bu yüzden. Yeni çinliye de yokuz. Eskisine de.

Birazdan damlar ben yabancılarla çalışıyorum hiç öyle değil diye XD. Diyen kişi de uluslararası bir firmada beyaz yakalı, fuarlara giden birisi çıkacaktır. Onlara da bakma sen, doğal ortamında tahlil edemez onlar o kişileri.
0
Shepard
(25.06.25)
kafan karisik biraz..

kaldirima kaka yapmak bir bylaw (teamul imis turkcesi) sikintisi, bunu uyarmanin, hatta sikayet edip ceza yazdirmanin irkcilik ile alakasi yok.

"onlarla tanışmak istememek" dedigin anda irkcilik sinirini gecmis oluyorsun bence. o hissiyat uzerinde biraz calisman lazim..
0
cooperr
(25.06.25)
ırkçılığın kötü bir şey oldugunu niçin kabul ediyoruz ki baştan? belki de ırkçılık iyidir ve insanlığın gelişimi için elzemdir.
0
abelardo
(25.06.25)
@cooper kaka yapmak biraz abartılı bir örnek, onu unutmaya çalışalım.
Daha önce tanıştığın 5 Marslı kişi de soğan-sarımsak-baharatı çok fazla yediği için kötü kokuyordu. Mars’ta bu yiyecekler çok tüketiliyor, kültürel bir şey. Orası oksijensiz diye.

10 kişi çalışan şirketine yeni bir eleman alacak olsan Marslıların CV’sini inceler misin?

Başkasına söylemek veya ideali tarif etmek kolay ama bizim de toplumun bir parçası olduğumuzu, bazı kınadığımız hareketleri yaptığımızı farketmemiz veya en azından kendimize itiraf etmemi gerek.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
İskoçya'da geçenlerde 30 yaşında bir Afgan, 15 yaşında bir kıza tecavüz etti. Dava sürecinde avukat savunması "farklı kültürden geldiği için rıza konusunda bilgili olmayabilir" şeklinde oldu. İsveç'te "Tecavüz etmek, yanlıştır" eğitimi veriyorlardı göçmenlere. Hatta Oulu'daki video* epey dalga konusu olmuştu. Bunun dışında Hindistan'ın temizlik ve hijyenden anlamayan kültürü, Mısır ve Afganistan'daki toplu taciz (taharrush) yine kültürel bir konu, kadınların mal gibi alınıp satılması ve berdel de kültürel bir şey. Böyle birçok kötü örnek var. Sadece iyi örnekleri konuşanlar, konu kötü olunca kar tanesi oluyor hemen.

Açık açık, doya doya ırkçıyım diyeceksin. En temizi o. Kendi kısıtlı görüşlerine uymayan herkese karşıt argüman üretmek yerine ırkçı ya da faşist diyorlar zaten. Ben de artık faşistim diyorum. Irkçıyım diyorum. Her insan doğası gereği farklı seviyelerde ırkçıdır zaten. Bazıları ön yargılar ile yaklaşır, bazıları yaptığını ırkçılık olarak saymaz, bazıları inkar eden iki yüzlülerdir, bazıları ise sanki insan doğduğu aileyi ya da milleti seçebiliyormuş gibi genelleyerek komple düşman olur. Kar taneleri hepsini aynı sayıyor. O yüzden millete dert anlatmakla uğraşmayı bıraktım ben. @sonsuz'un dediğine yakın aslında. Anlaşılacağım çevrede detayını anlatırım, anlamayacak çevre kafasına göre kategorize etsin. Enerji harcamaya değmez.

*www.youtube.com
0
nawar
(25.06.25)
@michael

cok sevdigim bir iranli arkadasim var, ailem disinda yandim allah diye beni arasa aninda isimi gucumu birakip gidecegim nadir insanlardan.

bu eleman bir kere beni yemege davet etti, sagolsunlar bol baharatli yapiyorlar, safran cart curt. Bunlarin kullandigi kurutulmus limon gibi bisey var, ondan atmis icine, bende kislik ceketimi daha yeni kurutemizlemeden almistim ve ciddi para odemistim temizlik icin. neyse yemege gittim, yedik ictik. bir sure sonra burnun zaten alisiyor. Yemek lezzetli ama koku problemi var.

aksam eve dondum, asansore bindim, benimle beraber birkac kisi daha vardi asansorde. ya millet kendini disari zor atti 2 kat sonra. ben farketmemistim o kadar koktugumu, ustume sinmis. Ertesi gun tekrar kuru temizlemeye verdim, posete falan sardim goturdum poset disina bile cikiyordu koku, agir baharat. Adamlardan da ozur diledim, bir restauranta gittim orda ustume sinmis falan diye uydurdum biseyler.

Simdi bu adam benim tanidigim en en saglam muhendislerden biri, kafadan 4 basamakli rakamlari falan carpabiliyor. ne zaman kafama bisey takilsa ona sorarim, falan filan.

simdi senin mantiginla benim bu adami komple silmem gerekiyor. sence baharat kokusu yuzunden boyle senin icin onemli olabilecek birini hayatindan cikartmaya deger mi?

ayni sey verdigin CV ornegi icin de gecerli, CVlere bakarken isimleri kapatmani oneririm. isim/yas/cinsiyet/dil/din/irk bunlari unutman lazim. filtreleri kaldir, deneyime odaklan.

bunlari dusun biraz sonra konusalim, dedigim gibi kafan karisik..
0
cooperr
(25.06.25)
2013'ten beri yurtdisinda yasiyorum. Benim gorusum insanligin artik kulturler ustu bir seviyede ortak bir medeniyete ulasmis olmasi gerekliligi ve farkli milletlerin kultur adi altinda kendi sacmaliklarina tutunuslarinin artik iler tutulur bir yani olmadigi yonunde.

Ha bunu soylerken su milletten arkadaslik kurmam yanina bile oturmam gibi bir ciglik yapmiyoruz. Ama artik belli milletlerle iletisime gecerken beklentileri de ona gore ayarliyoruz en basitinden insanlarin geldikleri kulture bagli olarak ilk iletisim ile birlikte asgari duzey medeni bir selam sabahin otesine gecilip geceilemeyecegi belli oluyor.
0
warrior princess
(26.06.25)
Selamlar

Kaç gündür yazacaktım ama vakit bulamadım, tüm yazılanları da okudum. Ben şöyle düşünüyorum:

Öncelikle ırk(fiziksel, genetik yapı) ile kültür(düşünsel, davranışsal) farkları ayıran bir kelime benim bildiğim kadarıyla yok. Bunlar birbirlerine çok karıştırılan ve aslında iç içe de geçmiş tanımlar aslında. Şu tanımı kullanırsak olumsuz görüşlerimizi ifade edebiliriz diyebileceğimiz bir şey net olarak aklıma gelmiyor benim. İşin sonunda bizim dediğimiz kadar karşımızdakinin ne anladığı da önemli.

Konuyla ilgili görüşümü de söyleyeyim; ırklar ve kültürler arasında farklar vardır. Biz istesek de istemesek de bu böyle. Örneğin siyah ırkın fiziksel özellikleri ortalamanın üzerindedir ve bu bence avantajdır. Asyalılar daha kısa ve minyonlardır. Ne bileyim, Avrupa'daki ırkların (Kuzey ülkeleri, Akdeniz halkları vb.) muhakkak fiziksel yatkınlığı, dezavantajı olduğu bir şeyler vardır. Burada sorun yok. Öte yandan bunda fiziksel farklılık varken iş zihinsel kapasite ve becerilere gelince ortalık yangın yerine dönüyor. Bu durumun yüzyıllar, bin yıllar temelli sebepleri olduğunu kabul ediyorum. Kölelik, sömürü o, bu nedeniyle halklar diğerlerini düşük nitelikli vb. olarak etiketlemiş, davranmışlar. Ancak "x halkının ortalama zeka seviyesi şudur" denildiği zaman insanlar tepki gösteriyor. Bu durumlarda ben kendime "E şimdi ne yapalım yani? Başka toplumlar ortaya bilimsel, sanatsal şeyler koymuş. Bir şeyler üretmiş. Bunlar da ortalama toplum dinamiklerinin, zihinsel kapasite ve becerilerinin bir sonucudur. Sizin toplum üzülmesin diye bir orta yol mu bulalım?" diye soruyorum. Öyle söylemediğimiz, insanları daha mutlu edecek yanıtlar bulduğumuzda peki daha mı iyi oluyor? İnsanlar gerçeği değil duymak istediklerini mi bekliyor? Zaten temelde hepimiz homosaphiens türüyüz ama işte yan yana koyduğumuzda bariz farklar var. Ayrıca toplumların yaşadığı coğrafyalar, maruz kaldığı koşullar, beslendiği gıdalar derken bunlar da yüzyıllar içinde ortaya çok büyük farklar çıkartıyor. Herkezi nasıl aynı kefeye koyabiliriz ki? Olmuyor yani, fikirsel düzlemde oturup konuşuyoruz ama realitede ben bunu mümkün görmüyorum. Biz hala daha doğa ve hayvan yaşamının kanunları temelinde yükseliyoruz. Bu, işin ırksal boyutuydu.

Kültürel kısmına gelirsek yazılanlardan Hindistan vb. halkların alışkanlıklarına değindiğinizi gördüm. Kültür, davranış, alışkanlık dediğimiz şeyin iyisi, hoş karşılananı da var, sevilmeyeni de var. Bu çok geniş bir skala. Örneğin Japon kültüründeki çalışma, disiplin ve toplum baskısı insanların kaldırabileceğinin çok ötesinde. Bu yüzden Japonlar intihar oranlarında çok yüksekler. Bu temelde onları ilgilendiren bir şey. Şimdi Japon halkının çalışma kültürü bana doğrudan etki etmiyor. Buna nötr durumdayım diyebilirim. Diğer taraftan uç noktada fetiş ve cinsel davranışlarını da duyuyoruz. Taciz, cinsel istismar olayları mevcut. Bunlar kabul edilebilen davranışlar değiller. Kendi adıma Japon kültürünü ilginç bulmam her anlamda kabul ediyorum anlamına gelmiyor.

Hindistan'a gitsem oradaki yaşamdan şikayetçi olabilirim, zaten bu yüzden de gitme merakım yok. Adamların kendi ülkesi, dilediği gibi yaşarlar. Ancak bir Hintli farklı bir ülkeye gelip tepki gördüğü davranışlar sergilediğinde "Bu bizim kültürümüz" diye kolayca savunamaz. Ben buna katılmıyorum. Hintli örneğinden bağımsız olarak hiçbir halkın bunu kolayca kullanmasını sevmiyorum. İnsanlara hoş gelmeyen şeyler yiyip içiyorsan bunun topluma etki etmeyeceği düzeye getirmek zorundasın. Nasıl yaparsın bu sana kalmış. Çünkü yarın bir gün bir başka insan da farklı bir davranışı "Bu benim kültürüm" diye sana karşı kullanabilir. Bu çok esnek bir araçtır. Ayrıca bir davranışın, alışkanlığın, kültürün büyük toplumlar, halklar tarafından kabul edilmesi, norm düzeyine gelmesi onu eleştirilemez kılmaz. Afganistan'daki adamlar erkek çocukları köçek gibi oynatıyor diye "Haa bu adamların kültürü ya" diyip tamam mı diyoruz? Birbirinden üstün kültürler vardır. Dünyada binlerce yıldır yaşamış, yok olmuş toplumları görüyoruz ancak içlerinden pek azının değerlerini hala daha benimseyebiliyoruz. Roma hukuk sistemini yaratmış, Antik Yunan felsefeyi bulmuş. Bunların hepsini aynı kefeye koyabilir miyiz?

Bu bakış açısına ne deniyor bilmiyorum, hümanizm mi oluyor? Doğuştan seçemediğim şeyler yüzünden ayrıştırmamak, herkesi eşit kabul etmek? Bunda bir sorun görmüyorum, insan haklarının temeli bu. Ama biz insanları tanırken bazı referans noktaları almak zorundayız. Bunu istemesek de yapıyoruz çünkü başka çıkar yolumuz yok. Şu senaryoyu bir canlandırın lütfen:

"+Sana arkadaşımı tanıştıracağım, adı James. xBana James'den biraz bahseder misin? +James 2 ayağı, eli ve gözleri olan birisi, bu gezegende yaşıyor. xBu hiç yardımcı olmadı. James ne iş yapar, nerelidir? +James İrlanda kırsalında yaşayan bir çiftçidir."

vb. vb. İnsanlar aynı adlara, benzer sıfatlara sahipler. Milyarca insan var, ne kadar özgün olabiliriz ki? Ama işte Amerikalı bir James'i İrlandalı James'ten ayıran farklılıklar onun yaşadığı coğrafya, toplum, kültür, yaptığı iş gibi şeyler. Nasıl ki İranlı Ömer, Mısırlı Ömer, Türk Ömer, Amerikalı Omar birbirinden farklıysa insanlar da bu şekilde ayrışıyor. Aslında bunun hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok. Sadece "Her insan eşittir, ayrmcılık, ırkçılık yapmayın" noktasında bu farkları nasıl dile getireceğimiz bilemiyoruz artık. Aslında yaptığımız şeyin hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok bence. Bulunduğu coğrafya vb. kriterler ile ele alıyoruz. Mesela İngiliz toplumu yok olsa ve gelecekteki bir tarih öğrencisi onları incelese ne yapardı? Muhtemelen ortaçağ İngiliz toplumu, İmparatorluk döneminde İngiltere, 20. yy. İngiliz halkı diye ayırırdı. Ortaçağda krallıklar halinde takılırlarken daha sonrasında Hindistan'ı sömürgeleştiren, Çin'de afyon savaşları çıkaran bir hakltı. 20. yy'da Brexit ile Avrupa birliğinden çıkan insanlar oldular. Al sana aynı halkın yüzyıllar içinde farklı kimliklere bürünmesi.

Özetle şunu demek istiyorum aslında; insanları tanımlarken doğa kanunlarından farklı bir perspektif çizmeye çalışıyoruz ama bu realitede çalışmıyor. Kadın, erkek cinsiyeti varken "Ben kendimi kadın gibi hissediyorum" diyen, fiziksel olarak erkek olan insanların gidip olimpiyatlarda kadın statüsünde yarışması gibi şeyler yapıyoruz mesela. Ben bunun insanların dikkatini, zihinsel enerjisini gereksiz konulara kanalize etmek için yapıldığını düşünüyorum. Dünyadaki asıl sorunlara kafa yoracak dikkatimiz, enerjimiz kalmıyor. Neticede hepimiz bir donanıma(beden, vücut, genetik yapı vb.) ve yazılıma(kültür, davranış, alışkanlıklar) sahibiz ve arasında farklılık olacağını dile getiremiyoruz artık. Zaten gerçek tanımıyla insan olabilmek aslında kendi doğamızı da yenebilmekten geçiyor. İçinden karşındakine vurma hissi geçerken kendini kontrol edebilmek, cinsel taşkınlığını dizginleyebilmek gibi. Bu çok büyük bir farkındalık gerektirirken dünyada bunun yanına yaklaşamayacak insanları "Bu da onun kültürü, ırkı; onlar seçmedi ki bunu" diye davranamayız. Bunu 1 kere, 2-3-4-5 kere yapabilirsin ama daha fazla yapmak seni çok naif, saf bir insan haline getirir. Bir noktada karar vermek zorundayız. Diyeceklerim bunlardır.
0
burka
(27.06.25)
(2)

Arama Motorunu Spamlemek

bohi213
Merhabalar,Ufak bir yalan basima buyuk isler acti. Yakinlarimin farketmeyecegini dusunerek katilmayacagimi soyledigim bir dugune katildim. Ailemin kus oldugu baska bir aile. Sans bu ya taraflardan birisi belediye baskanini taniyormus, gelip nikahi o kiydirdi. PR ekibi de fotograflar cekmis, belediye
Merhabalar,

Ufak bir yalan basima buyuk isler acti. Yakinlarimin farketmeyecegini dusunerek katilmayacagimi soyledigim bir dugune katildim. Ailemin kus oldugu baska bir aile. Sans bu ya taraflardan birisi belediye baskanini taniyormus, gelip nikahi o kiydirdi. PR ekibi de fotograflar cekmis, belediye baskaninin sosyal medya sayfasindan herkese acik olarak paylasmislar. Bazi fotograflarda ben de varim. "xx ve yy ailelerinden a ve b kisilerinin nikahini kiydik" gibi bir aciklama da koymus.

Sanssizligim inanilmaz bir sekilde burda da pesimi birakmiyor. Evlenen taraflardan biriyle soyadim, biriyle de ismim ayni. Haliyle benim ismim soyismim ve ilce adi gibi seylerle google'da arayinca cat diye cikiyorum. Muhtemelen belediye baskani iyi etkilesim aldigi icin google hizlica indekslemis. Inanilmaz sans yani.

Boyle bir nedenle belediye baskanina mesaj atip postu kaldir desem, kaldirmaz. Google'dan icerik sildirme sartlarina baktim, ciddi bir kisisel bilgi olmayinca onu da yapmiyorlar. Bana da tek care ayni keywordlerle spamlemek kaliyor. Bircok yere ayni keywordleri yerlestirip, ilgili postun gerilere dusmesini saglamayi deneyecegim.

Botlarla veya ufak bir miktar para verip SEO destegi alarak yapmayi dusunuyorum. Ama daha once hicbir sekilde bu konuda tecrubem yok.

Neler yapabilirim?
0
bohi213
(25.06.25)
spam falanla uğraşmaktansa (ki sonuç alacağına da pek inanmıyorum), ilgili haber belediyenin sitesinde arkalara düştüğünde bi tatlı alıp giderek bilgi işlemle görüşmen anında çözüm verir :)
0
brkylmz
(25.06.25)
@brkylmz +1

İse yaramazsa, sorduğun şey black hat SEO deniyor, paralı hizmet alabilir misin bilmiyorum ama faaliyetin adı o.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
(38)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(28)

Süreli mezarlık

kizil karga
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal mülk kimseye kalmıyor ama özellikle büyük şehirlerde insanlar bir mezara yatıp sonsuza kadar orada kalabiliyorlar, her yeri mezarlık yapamayacağımıza göre yeni ölülere yer açabilmek için her mezarın bir süresi olsa olmaz mı, artık ziyaretçisi geleni gideni kimse kalmayınca başkasına yer açılsın, olamaz mı böyle bir şey mantıksız mı?
0
kizil karga
(25.06.25)
iyi de şu an yer olmamasından mütevellit çoğu mezarlık böyle çalışıyor zaten.
0
jelly bear
(25.06.25)
zaten ona benzer bisi var. (bkz: mukerrer defin)
0
buenosdias
(25.06.25)
Bilmiyordum ben iyi olmuş o zaman.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Abi ben aynı aileden insanların aynı mezara gömülmesinden bahsetmiyorum aslında tam olarak, yani kayıtlara bakılacak mesela 100 seneyi geçmiş tüm mezarlar yeni ölüler için hazırlanacak aile vs ayrımı gözetilmeyecek her mezar herkesin mezarı olabilecek.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
ben ölülerin dikine gömülmesinden yanayım. büyük bir arazi tasarrufu sağlar.
0
yurtsuz john
(25.06.25)
Niye sadece mezar yerleriyle kısıtladın o zaman kendini?

Mülkiyet hakkı 100 seneliktir de. Olsun bitsin.
0
Mirket
(25.06.25)
Mülkiyetin yaşayan insana faydası var mezarın ölüye bi faydası yok o nedenle mezarlıklarla kısıtladım ama gelişime açık bir konu tabii bu.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şöyle yapılsa daha iyi olmaz mı?
Eskiden ulaşım imkanları kısıtlıymış, her şehrin köyün yanıbaşına mezarlıklar yapılmış.
Mezar ya da mezarlık konusunda yapılanların çoğunun dinimizle bir alakası yok. Çoğu şaman geleneği.
Mezarlar, şehrin çok dışında ve yapılaşmanın pek mümkün olmayacağı yerlere taşınsın, Mezar yeri satın alma olmasın. Son gelen cenaze, sıra neredeyse oraya defnedilsin ve hemen üzerine bir orman ağacı ve önüne bir küçük plaket dikilsin. 20 sene sonra o bölge orman olsun.
0
Mirket
(25.06.25)
Mirket evet abi bu da güzel bir fikir, mezarlık olayına anlamsız bir önem yüklüyoruz 2 nesil sonra kimsenin hatırlamayacağı bir organizasyon neticede, senin yönteminle ülkeye orman arazisi de kazandırmış olacağız, ziyaret eden yine gelsin etsin mezar taşı olacağına dediğin gibi bir ağaç bir de sembolik plaket oldu bitti, mis gibi.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
arkadaşlar bu kültürde mezarlık ziyareti diye bir şey var. hatta farklı kültürlerde de var. mezar başında dua etmek, duymayacak bile olsa yatan kişiyle dertleşmek, konuşmak. niye sadece ölenleri gömecek yer bitmiş gibi buna çözüm arıyorsunuz?

onca yerleşime, 90 milyona yakın nüfusa rağmen türkiye'nin %90'ı hala kırsal arazi. ölenleri gömecek yer mi bitti?

olaya biraz da duygusal açıdan bakın. ben anamın babamın kabrine gidip dua edip onları anınca huzurlu hissediyorum (aynı kabirde mükerrer defin şeklinde yatıyorlar. şimdi biri ebesinin biri anasının örekesindeki rastgele iki ağaca gidip dua mı edeyim, ya da anamla babamın yanına kim oduğunu bilmediğim bi herifi yatırsınlar, torunumun çocuğu büyük dedelerini büyük babannelerini o herifle birlikte mi ziyaret etsin?

yer kalmadıysa genişle boş arazilere doğru git. her yer boş anasını satayım.
0
kibritsuyu
(25.06.25)
Gereksiz önem yüklüyoruz diyorsunuz ama gidip de insanların tanıdıklarının mezarlarını deşmek çok da akıl karı bir iş olmaz. Neticede herkes konuya farklı yaklaşıyor. Böyle şeyleri teorikte konuşmakla pratiğe dökmek arasında devasa bir fark var.

Diğer taraftan, mezarlıklar aslında zaten zamanla kayboluyor. Dolup başka yere ikinci bir mezarlık açılınca diğeri zaman içerisinde terk ediliyor. Bu alanlar kullanılıyor. Sonsuza kadar kalmıyor aslında.

Bazı mezarlıklar içerisindeki tanınmış kişilere göre, tarihi değerine göre vs. Daha uzun süre korunuyor.

En azından isteyenler için kremasyon yaygınlaştırılsa iyi olabilir.
0
akhenaten
(25.06.25)
Kibritsuyu abi 100 sene sonrasından bahsediyorum ben, yani bi devlet büyüğü değilsek 100 sene sonra kimse ziyaretimize gelmez biraz gerçekçi olalım.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şu an bu kadar büyük bir sorun değil.
İleride kırsal alan azalıp, ölü sayısı artınca bir çare bulunur.
0
burfak
(25.06.25)
Yurtdışı bazı islam ülkelerinde usül böyle. Mesela Medine’deki Baki’ mezarlığı en az 1500 yıllık. Tarihi kısmı (bazı sahabe kabirleri) hariç geride kalan yerlerindeki mezarlara her 5 yılda bir yeni cenaze defnediliyor.

Bu biraz din ve kültürle alakalı bir durum. Mesela yurtdışında birçok insan yakılmayı tercih ediyor. Benim bir akrabam var. Amcanın derdi kalıcı bir mezarı olması. Diyor ki “150 yıl sonra torunumun torununun torunu merak ederse mezarımı nasıl bulacak? Yağmur, sel, deprem olur, mezar taşı falan kalmaz…” Yani herkesin bu konuda önceliği farklı.

Mesela Rize’nin birçok yerinde aileler cenazelerini kendi bahçelerine defnediyor…
0
yadigar
(25.06.25)
Yanlış anlaşılmak istemem kişisel ve ofansif bir cevap gibi olmasın ama sıradan bir insanın torunumun torununun torunu beni merak ederse diyerek dünyaya kök salmaya çalışması bence bencillik gibi biraz, dünyanın 8,5 milyar nüfusu var bi bu kadarı da gelip gitmiş, yarısı böyle düşünse işimiz var.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
istanbul’da sur içi addedilen kısımda (fatih vs) iki adımda bir sokak aralarında mezarlıklar var ya da yolun ortasında üçgen şeklinde mezarlık vs. osmanlı mezar taşlarını/şekillerini okuyabilenler anlar belki ama kimin mezarları olduğu da belli değil.

neyse, şehir planlaması pek parlak durumda değil zaten ama ben ailemin mezarında yabancıların defnedilmesini istemem. aynı aileye tahsis edilsin, tüm nesil oraya gömülsün zaten yapılan bir uygulama.
0
deartheodosia
(25.06.25)
cryopreservation da yasak olsun, o zaman.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Cryopreservation işlemi kamusal olarak başka bireylerin hakkına girmiyor gibi bi adaletsizlik yok bence ama yaptıranlar için sınıf kini güdeceksek onu da aradan çıkarabiliriz tabii.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Mezar mülkiyeti kanunu (ya da yönetmeliği) çok kısıtlayıcı. Dedem vefat ettiğinde öğrenince şok olmuştum, vasiyeti annesinin mezarına gomulmekti, bir büyük abisi oraya gömüldüğü için öyle ha diyince olmuyormuş.

Dedemin abisinin çocuklarına ulaşmamizi istediler, onların hepsi de ölmüştü. O zaman torunlarına ulaşın dediler, ama o zaman da o çocuğundan olan tüm torunların imzası gerekiyor dediler. Pratikte aynı mahallede yasamiyorsak bu mümkün değil.

Nihayetinde babaannem imza attı, babaannemin annesi ve babasının mezarına gömüldü. Alternatifimiz 3 saat mesafedeki bir ilce mezarlığına gömulmesiydi.

Sözün özü, ilgili mezara en son gomulen kişi ile bağlantılı yaşayan/yasamayan kişilere tüm mülkiyet hakkinin geçmesi bu durumu yaratıyor.

Burayı esnetseler, kalıcı çözüm olmaz belki ama epey rahatlama olur.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
yani şu mesele belki de Türkiye'nin son sıralardaki sorunlarından biridir. Merak etmeyin yıllar önce ölen kimse hakkınıza falan girmiyor. İstanbul'da abbas ağa parkı var mesala.. eskiden mezarmış yıllar içerisinde yok olunca park yapılmış. Bunun gibi yaşadığımız çoğu yer haberimiz olmada zaten mezardır. gelecekte de rant getiren bir yerse o dönemki insanlar bir çaresine bakar. ayrıca biz arap değiliz ki köklü bir mezar/ ölüye saygı kültürü var.
0
jepa
(25.06.25)
Mezarlık meselesi nasıl çözülür bilmiyorum ama artan nüfusla birlikte dünyanın pek çok yerinde bu sorun mevcut. Bu konuda Evrim Ağacı’nın bir videosunu izlemiştim sanki.
0
10551037
(25.06.25)
ya bu niye sorun oluyor ben anlamadım, dünyada 150 milyar insan yaşamış. 5-6 milyarı hala hayatta, 145 milyar insan ölmüş ve bu insanların bedenleri bir şekilde hala dünya üzerinde. hala da gömecek yer var.

yani 100 sene sonra üstüne gömülsün diye kural çıkarmasan bile 500 sene sonra, 1000 sene sonra zaten hepsi yok olacak, o zaman yaşayan adam belki orayı yerleşim yeri yapıp şimdi senin evinin olduğu yeri mezarlık yapacak. bu dediğin kendiliğinden olacak. belki şu anda evimin olduğu yerde 2000 yıl önce toplu mezar vardı. doldukça burası ölü yeri, burası da ölü yeri diye kaplaya kaplaya gitmiyoz ki zaten. bir zaman geliyor, hepsi yok oluyor, tekrar kuruluyor.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
Bu teklifime kimsenin yanaşmamasını ve adeta yalnızlaştırılmış olmamı toplumumuzun bu tür konularda duygusal olup rasyonalist olamamasına bağlıyorum ama er ya da geç çözeceğiz bu sorunu, yok öyle deniz gören en güzel mezarları kapıp 200 sene yatmak, kimse kusura bakmayın.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
Yazdıklarınızdan hiç bir yakınınızi kaybetmediğinizi anlıyorum. Değil bunu savunmak aklınıza bile gelmezdi.
0
meraklitursucu
(26.06.25)
Soruya cevap değil, ama şunu getirdi aklıma :)

eksisozluk.com
0
auroraaurora
(26.06.25)
Anlatıyorum anlatıyorum hala "aynısını senin anana bacına yapsalar mutlu olur musun" sorusundan bir adım ileri gidemiyoruz. Ya güzel kardeşim senin ananın babanın mezarına siz hayattayken bir şey yapmıyoruz, sizin çocuklarınız hayattayken de bir şey yapmıyoruz, 100-200 sene sonra sizi kimse hatırlamadığında mezarınıza başkasını gömeceğiz, bu kadar. Siz ölünce çocuklarınız mezarınıza gelecek merak etmeyin, torunlarınız da gelecek ama torunlarınızın çocuğu da gelmesin bi zahmet zaten gelmezler de. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım hepimiz en fazla dedemizin mezarını ziyaret etmişizdir, aranızda kim dedesinin babasını anasını amcasını ziyaret etti de böyle hararetle savunuyor anlamıyorum doğrusu. Pes.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
mezarliklar satilmamali kiralanmali +1.

almanya'da 30 yil kiralaniyor. eger 30 yildan sonra tekrar kiralayan cikmazsa mezar bosaltiliyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
işte ben de onu diyorum. ben anneannemin annesine kadar ziyaret ediyorum.onun da daha anası babasının mezarının yeri bile belli değil, arasan bulamazsın, ankara'daki iki büyük mezarlık (cebeci ve karşıyaka) arazisi içinde değiller. ankara'nın en eski mezarlığı olan cebeci asri mezarlığı'nın geçmişi 100 sene bile değil (90 sene imiş). 40-50 yıllık bakımsız mezarlar bile dümdüz olmuş. 100 sene sonra muhtemelen geriye hiçbir şey kalmaz. sen süre koymasan da doğa o süreyi otomatik olarak koyacak. o yüzden manevi olarak kimseyi "yakını süreli mezar yerinde yatıyor" düşüncesine sokup üzmenin alemi yok.

1921 yılında ölen anneannemin dedesinin mezarı odtü'nün içinde kaldı mesela, yerini biliyorum ama istesem de gidemiyorum, ormanın bir yerinde yıkılmış köy arazisinde duruyor. tam 104 sene olmuş ve mezar yeri ormanlık arazi içinde hemen hemen kaybolmuş zaten.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
(9)

Birinin sağlam palavracı olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben kurduğu uzun cümlelerde aynı şeyin altını tekrar tekrar çizme refleksinden anlıyorum. Sanki yama yapıyor oraya, görmeyelim diye. Sizin bu konudaki taktikleriniz neler?Teşekkürler.
Ben kurduğu uzun cümlelerde aynı şeyin altını tekrar tekrar çizme refleksinden anlıyorum. Sanki yama yapıyor oraya, görmeyelim diye.

Sizin bu konudaki taktikleriniz neler?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Hiç kendimi kasmıyorum ve inanmış gibi yapıyorum. Sonra kendi kendine dolanmaya başlıyor.

Bir de araya kıkırdama yerleştiriyorum palavra anlarında (sorarsa aklıma alakasız bir şey geldi pardon diyorum) o zaten alacağını alıyor.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
gözlerinde gereksiz bir sempatiklik oluyor.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Abartılı mimiklerinden
0
mirty
(25.06.25)
inandıkça veya inanıyor göründükçe daha da palavra atmaya başlıyor.
0
abelardo
(25.06.25)
çok ve gereksiz konuşmasından. araya bir iki soru sokuşturup ters köşeye düşürmeyi severim.
0
scudman1
(25.06.25)
Tipinden.
0
feastofthedamned
(25.06.25)
Çok iyi bildiğim bir konuyu soruyorum. Verdiği cevapları derinleştirmeye çalışıyorum.
0
baldan kaymak
(25.06.25)
palavracı pek insan tanımıyorum. çocukken sıkan arkadaşlar vardı ama şu anda kimse yok. herkes işinde, gücünde.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Kendi gozumle gorene dek inaniyorum herkese.
0
Kahvedesu
(25.06.25)
(13)

Güçlü taraflarınız?

sekizdokuzon
Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma ilk "irade" geldi. Yaparım dediğimi er geç yapar, yapmam dediğimi yapmam. İrade sonradan güçlenen taraf bende, eskiden daha sıkıntılıydí buralar. Ama şu an göğsümü gere gere söyleyebilirim: güçlü tarafım irade.Sizin en güçlü tarafınız nedir?Teşekkürler.
Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma ilk "irade" geldi. Yaparım dediğimi er geç yapar, yapmam dediğimi yapmam. İrade sonradan güçlenen taraf bende, eskiden daha sıkıntılıydí buralar. Ama şu an göğsümü gere gere söyleyebilirim: güçlü tarafım irade.

Sizin en güçlü tarafınız nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Sorun çözebilen, anlayışlı ve sakin ve herkes tarafından sevilen bir hayvan olmak. OoooOOoo.
0
Shepard
(24.06.25)
Öfke kontrolü
0
pembediken
(24.06.25)
Mantikla hareket eden biriyim. Duygusal ve impulsive degilim.
Dagitinca toplayabiliyorum. Dagittigimin farkindayim bana zaman verin diyorum ve hazir oldugumda geri sanki hicbir sey olmamis gibi toparliyorum. Kücük yaştan itibaren bu zamana kadar böyle oldu. Allah sasirtmasin.

Sormamissin ama kötü yönüm de su: ben hicbir seye, kimseye baglanamiyorum. Hobim bile yok bu yüzden.
0
sonsuz
(24.06.25)
Zamanlama ve ritim. Bu her durumu leyhime cevirebilmeyi sağlıyor bana.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
guclu taraflarim:
bir seyin nasil boka sarabilecegini tahmin edebilme
bedava psikolojik destek
hayada pozitif bakis acisi, can cikmadan umit bitmez kafasi.

en sevmedigim gucsuz tarafim:
hirs eksikligi.
0
cooperr
(24.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
En yakın arkadaşım bana 'gereksiz bilgi çöplüğü' der. Ama ben bunun ekmeğini çok yedim hayatım boyu. Güzel bir şey bence.

Güçlü irade konusu bende de var. Ama bu konuda zafiyeti olan insanları özürlüymüş, engelliymiş gibi görmek gibi sıkıntılı bir yanım da var. O yanımı sevmiyorum.
0
Mirket
(25.06.25)
empati yapamıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.06.25)
öğrenme hevesim. bir şeyi bilmiyorsam anında açar bakarım, denerim ve yaparım. mesleğimde genelde böyleyim.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Asla kitap okumuyorum, ekseriyetle.

Şu yaşıma kadar iyi bile geldim.
0
baldan kaymak
(25.06.25)
istikrar, sabır, insan tanıma.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Olduğum gibi görünüp göründüğüm gibi olmak diyebilirim belki.
0
peki madem
(25.06.25)
sevdiğim insanla sonuna kadar giderim.

sevince gözüm görmez onlar için ölür öldürürüm dünyayı yakarım
0
Hallegadola
(25.06.25)
(14)

İyilik yaptınız ve kimse görmedi mi?

michael_knight
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?Anlatın, biz görmüş olalım. Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?
Anlatın, biz görmüş olalım.

Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
0
michael_knight
(24.06.25)
ben iyiliğimi kümülatif bilinç oluşturması için yaparım. senin yaptığın da aşağı yukarı o zaten.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Metrodan inenler inmeden metroya binmiyorum. Herkes görüyor; inenler takdir binenler küfrediyor
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
felsefemiz iyilik yap denize at
bir iyiliğin karşılığını bekliyorsam bunu belirtirim
0
duyurukullanıcısı
(24.06.25)
Bu yıl iki kişiden kazık yedim. Birisine hem maddi hem manevi olarak ablalık yapmıştım. Hakkımda parası için arkadaş oldum demiş. Yüzüne mi vursam diye düşünüyordum.
0
Kahvedesu
(24.06.25)
Cok oldu, iyilik yapmak sessiz bir davranistir benim nazarimda. youtube.com
0
deckard
(24.06.25)
@deckar, bu yüzlerce iyilikten birini paylaşmak istemez misin?
0
🌸michael_knight
(24.06.25)
Iki kisi olarak birlikte calistigimiz arkadas buyuk bir yanlis yapti, ust'ten bu kadar buyuk hata nasil oluyor bu seviyede diye serzenis sekilde bana ikaz geldi. Ben hata benim degil, diger kisinin demedim. Pardon, gozden kacmis vs diyip gecistirdim.
0
tantamount_to_equivalent
(24.06.25)
yani böyle yaptigim cok sey var ama bence normal olan herkes yapiyordur. sen o tasi kenara "iyilik yapayim" diye koymuyorsun aslinda, düzgün bir insan oldugun icin koyuyorsun. iyilik sadece bir sonuc oluyor.

sümüklü böcekleri yolda görünce toplayip bahceye koyuyorum ki kimse basmasin üstlerine. kabugu kirilmis sümüklü böcekleri tedavi ediyorum. yazin susuz kalmis arilara bal ve su ikram ediyorum. kimse görmüyor. kimse bilmiyor. bunlar, o sümüklü böcekler, arilar ve benim aramizda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
Abartmayalim efendim. Bircok gencin akademik kariyerinin sekillenmesine on ayak oldum, yollarina engel cikaranlari bitchligimle ekarte ettim. Gencler bunlarin bir kismindan haberdar olmadi.
0
deckard
(24.06.25)
Bir ara elime hiç beklemediğim bir şekilde (artık geleceginden ümidi kestiğim bir proje ödemesi) toplu para geçti.

Ben de birkaç yoksul gecekondu mahalle belirleyip, rastgele evlerin avlusuna içinde bin, iki bin lira olan zarflar içinde atmıştım. Hayydan gelen huya gider hesabı.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Parklarda bahçelerde çöp gördüğüm zaman topluyorum.
0
mirty
(25.06.25)
@yurtsuz john +1 ayrıca biri görsün diye bir şey yapmam iyilik konusunda.
0
mikahakkinen
(25.06.25)
gecen hafta gozleri yarali yavru bir kedi icin belediyeyi aradim.
0
buenosdias
(25.06.25)
belediyenin fışkiyesi ana yolu suluyordu, sürücüler için tehlikeli olacağını düşünüp belediyeyi aradım.
fışkiye
0
g7mor
(25.06.25)
(5)

İngilizcede cümle başlarındaki "of"un olayı ne?

osuran imam
Misal: "of ottoman ghosts, vampires and sorcerers: an old discussion disinterred"ara ara böyle örnekler görüyorum. İsmet özel'in miydi neydi, "of not being a jew" yine misal.olayı ne bu kullanımın, cümleye nasıl bir anlam katıyor ya da hangi durumlarda kullanılıyor?
Misal: "of ottoman ghosts, vampires and sorcerers: an old discussion disinterred"

ara ara böyle örnekler görüyorum. İsmet özel'in miydi neydi, "of not being a jew" yine misal.

olayı ne bu kullanımın, cümleye nasıl bir anlam katıyor ya da hangi durumlarda kullanılıyor?
0
osuran imam
(24.06.25)
genelde aitlik ilişkisi için kullanılıyor ama buradaki kullanım biraz daha üzerine gibi. yani "osmanlıdaki hayaletler, vampirler ve büyücüler üzerine: eski bir tartışma tekrar gündeme geldi" gibi. ya da hakkında da denebilir.
0
awlmi
(24.06.25)
abi 'of' edat değil mi?

önündeki sözcüğe; onun, onunla ilgili, ona ait, ona yönelik anlamı verir.

yani ben böyle biliyorum.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Dair anlaminda, .... a iliskin olarak, ....a dair gibi.
0
deckard
(24.06.25)
Ben dil uzmanı hiç değilim ama yıllardır İngilizce bilirim.
Kendi anladığın şekli açıklayayım, yanlış olabilir.

Orada “of”dan önce gizli kelime var.
Mesela “of ghosts, vampires…” derken en başa sen şu istediklerinden birini veya başka birini yazdığını düşün, seni serbest bırakıyorum diyor bence “story, novel, tale, legend, lies, a report” gibi başına istediğini koyabilirsin, seni özgür bırakıyor, merak ettiriyor veya kendisini sınırlamak istemiyor bence.

Mesela Türkçe’de de “hayaletlere dair” yazsam başlığı istersem zırvalar yazarım, istersem akademik makale yazarım, istersem fıkra yazarım…
Kendimi sınırlamamış olur.

Bir de daha havalı oluyor gibi.

Bu konuya dair söyleyeceklerim bunlar
0
michael_knight
(24.06.25)
Epik ya da manşet/flaş flaş flaş havası katma amaçlı da yer verilen bir kullanım.

- bakın bakın önemli bir şey anlatılacak ona göre
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
(24)

Erkeklere hediye almak neden bu kadar zor?

beetlejuice
Ziyaretine gideceğim 65 yaş bir abime hediye almam lazım. Kırsalda yaşıyor, genel kültür düzeyi yüksek, eğitimli biri. Bütçe max 5K tl. Aklıma parfümden başka bir şey gelmiyor, onda da hangisine bakacağımı bilmiyorum. Başka bir şey de olur. Yardım lütfen...Galiba biraz daha detay vermem gerekiyor. Ş
Ziyaretine gideceğim 65 yaş bir abime hediye almam lazım. Kırsalda yaşıyor, genel kültür düzeyi yüksek, eğitimli biri. Bütçe max 5K tl. Aklıma parfümden başka bir şey gelmiyor, onda da hangisine bakacağımı bilmiyorum. Başka bir şey de olur. Yardım lütfen...

Galiba biraz daha detay vermem gerekiyor. Şekeri var ama alkol dolabı da var. İçinde hayatımda hiç görmediğim türde ickiler var. Şarap içer genellikle ama o yemek için zaten default alınacak bi şey. Diğer yandan pek kullanmasa da mikroskobu bile var :')
0
beetlejuice
(24.06.25)
Alkol kullanıyorsa güzel bir single malt viski alın.
0
kibritsuyu
(24.06.25)
buyutec, durbun, cuzdan, tras makinasi
0
buenosdias
(24.06.25)
Doğada vakit geçirmeyi seven biriyse Stanley termos alırdım ben olsam.
0
auroraaurora
(24.06.25)
Çakı, bıçak, matara, zippo
0
kaptan memo
(24.06.25)
David graeber - her şeyin şafağı nispeten güncel bir kitap popüler kafa açan tartışmaları seviyorsa
0
grimavi
(24.06.25)
erkek her hediyeyi kabul eder. gömlek alabilirsin ya da içki.
0
koela
(24.06.25)
guzel spor bir gomlek, keyifli bir kitap (illa normal roman vs olmasi gerekmiyor, cok guzel boyle spesifik konulara iliskin hobilere yonelik sanat kitaplari gibi filan hem guzel resimli aciklamalari kitaplar var), guzel bir yagmurluk, vs.
0
kassiopeia
(24.06.25)
Dünya Şarapları Haritası
puzzle'i da varmis bu arada
www.gurbuz.com.tr

veya sarapla ilgili baska bisey de olabilir. el yapimi sarap tutucu vs.

not: baslik ilgi cekmek icinde heralde. yoksa nevi sahsina munhasir birine hediye aliyorsun. erkeklere hediye alma zorlugu diye bisey yok :)
0
ermanen
(24.06.25)
ahsap şarap aksesuarları, şuraya bir link birakiyorum. daha kalitelilerini internette bulabilirsin. www.etsy.com
0
deckard
(24.06.25)
@ermanen yok ilgi çekmek için değil. Maalesef erkeklere ve her şeyi olan kişilere hediye almakta zorlanıyorum. Aldığım şey kesin hoşuna gitsin diye sanırım. Halbuki abartma yani di mi...
0
🌸beetlejuice
(24.06.25)
kırdalda parfüm çok gerekir mi bilemedim. columbia linkini görünce tişört şort kombini olabilir gibi geldi. eminim kendine çok giysi almıyordur
0
ala09
(24.06.25)
erkeklere hediye almak dünyanın en kolay şeyi hoş bir gömlek veya cüzdan yeter.
0
biravekahve
(24.06.25)
Pipo alın. Şarapla kombin olurm
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Heteroseksüel erkeklerin %99'unun hediyeden beklentisi işlevsel olması, bir ihtiyacı karşılaması. Erkeğe hediye almak çok kolay.

Şu bilgiler ile içki ya da kırsalda işi gücü de varsa arazide rahat edeceği bir kıyafet/ekipman... Linkler ve fikirler verilmiş. +1 diyorum onlara

Parfüm ve kitap hariç. Parfüm için @ala09 +1 , kitap için hani imzalı, özel basım, özel anlamı olan bir kitap vs. değilse pek öyle duyuru açtıracak hediye değil. İçinden geçer anlam-gün vs. beklemeden alabilirsin. Gerçi Kindle'a geçtikten sonra benim için bu hali aldı kitap :p
0
nawar
(24.06.25)
avcı pantolon, ter tutmayan tişört, oduncu gömleği
0
mutlu yillar sana
(24.06.25)
Giysi türevlerini almaya cekiniyorum bedeni tutturamazsam, değiştirmek zulüm olur diye. Olmaz denilen şeyler de olur aslında, o yüzden birkaç bi şey alabilirim.

Güzel öneriler geldi, açıkçası hiç aklıma gelmeyecek şeyler de yazmışsınız. Teşekkürler hepinize.
0
🌸beetlejuice
(24.06.25)
mr.goodcat
(24.06.25)
Kıyafetten mümkün olduğunca uzak durmak lazım bence çünkü tarz çok belirleyici. Mesela ben sevmediğim kıyafeti kullanmam.

İyi önerilerin hepsi yapılmış bence: iyi bir single malt viski, viski matarası, çay/kahve termosu, doğada zaman geçiriyorsa iyi bir çakı/bıçak, cüzdan kemer anahtarlık seti vs derken alternatifler mevcut.

Belli bir yaşı geçmiş erkeklerde ekipman merakı azalıyor ama merakı varsa ve yaşam tarzı uygunsa güzel bir Leatherman çok işlevli pense şık bir hediye olabilir.
0
10551037
(25.06.25)
isvicre cakisi aliyorum ben, bayiliyorlar.
0
Ley
(25.06.25)
Kokteyl setleri oluyor, içkiyle arası iyiyse çok beğenir.
0
etna
(25.06.25)
yakınlarda akarsu gölet deniz varsa olta takımı güzel olur.
0
ground
(25.06.25)
Erkeklere hediye almak çok kolay. Erkeklere, kadınların da beğeneceği hediye almak çok zor.
Bu sorunun cevabıydı, şimdi öneriye gelelim.

Kırsalda yaşıyorsa ev-tamir işlerini kendisi yapıyordur. Bauhaus'a gir, anahtar alet edevat takımı al.
Sevinir kesin. Bak ne kadar kolay :)
0
burfak
(25.06.25)
@burfak alet edevat için atölyesi var. Suyunu sondajla cekiyor, elektriğini rüzgar ve güneş enerjisiyle üretiyor. Hatta metan üretip yakıt olarak kullanma gibi girişimleri var. Her aletten kaç takım var hayal ediniz :)

İşte o kadar kolay değil :)
0
🌸beetlejuice
(25.06.25)
@beetlejuice,
tahmin ediyorum, ona rağmen alet-edevat seti diyorum bak :) Bir tane daha sete yine de çok mutlu olacaktır.
Erkekler basit.
0
burfak
(26.06.25)
(17)

Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine gecebilir mi

encokbenisevinnolur
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kiş
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:

Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?

Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kişilik, bilgi düzeyi ve üsluptaki kullanıcılar) o soruya çeşitli şekillerde yanıtlar verir — bu formatı simüle edebilirim.

Lütfen:

1. Sormak istediğin konu veya soruyu yaz.


2. Yanıtların sayısını ve ne tür kullanıcı profilleri görmek istediğini belirt (örneğin: ciddi akademik, ironik, deneyimsel, troll, naif, teknik vs.).



İstersen örnek profilleri ben de seçebilirim. Hazırsan başlayalım.

Ben:Tamam soru şu:
Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine geçebilir mi?

Chatgpt:
KONU BAŞLIĞI:
Sizce ChatGPT eksiduyurunun yerine geçebilir mi?


---

1. [ceren.yalnızgezegen]

> hayır geçemez. çünkü eksiduyuru'da insanların ruh hali, gündemi, pasif-agresifliği bile veri. chatgpt ne kadar iyi olursa olsun "bugün biriyle kavga ettim, beni haklı bul" türü paslaşmaların yerine geçemez.




---

2. [semihkaplan.98]

> eğer sadece bilgi almaksa mesele, chatgpt zaten çoğu kişinin işini fazlasıyla görüyor. ama eksiduyuru bir tür sosyal şema; oradaki 'gerçek zamanlı insanlık hali' chatgpt'de yok.




---

3. [aptal_ve_duygusal]

> geçen gün chatgpt'ye "flört ettiğim kız bana ghost attı" dedim, bana neredeyse ağlatacak kadar insani cevap verdi. eksiduyuru'da ise millet "hak etmişsin" tarzı şeyler yazıyor. kısacası: evet, geçebilir, hatta geçti bile.




---

4. [marjinalkırmızıkalem]

> geçemez çünkü chatgpt yargılamıyor. eksiduyuru ise yer yer linç kültürüyle çalışır. arada bir de "ben olsam şöyle yapardım"cılar vardır. yani chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor ama o kaosun yerini tutmaz.




---

5. [tech_notalgia]

> teknik olarak geçebilir. bir api aracılığıyla chatgpt’ye eksiduyuru tarzında bir forum simülasyonu bile yaptırılabilir. ama mesele teknik değil, kültürel. eksiduyuru bir alışkanlık, kolektif bir alışkanlık.




---

6. [kaybolmuşbirpenguen]

> bana göre eksiduyuru bir yere geçmedi bile. zaten orası da çöl gibi oldu. chatgpt en azından cevabını saniyede veriyor. bence artık geçmeli. hatta geçsin de rahatlayalım.




---

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.




---

8. [geceyatmazı]

> sorunun tersini sormak lazım: eksiduyuru chatgpt'nin yerine geçebilir mi? bence asla.


Siz ne dersiniz, sizce geçebilir mi?
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
gecemez. kim ne yaparsan yapsin (agent yazdirmak, prompt hazirlamak vs..) cok kolay ayirt edebiliyorum cevaplari. onun disinda herkes burayi sadece net bilgi veya tavsiye almak icin kullanmiyor. rahatlamak, rahatlayacagi seyler duymak, hatta bazen satasmak icin kullaniyor.
0
buenosdias
(24.06.25)
amaç sadece bilgi, teknik şeyleri almak ise chatgpt çok işe yarıyor zaten ama buradan gündelik hayata dair, tecrübe vs gerektiren şeyler de duyuruya alternatif değil. insan faktörü var. bir de birine, bir kişiye yardım etmek, dokunmak farklı tatmin ediyor insanı
0
avatar is back
(24.06.25)
Chatgpt ile ekşiduyuru’nun alakası ne allasen?

Elmayla armut kıyaslanır mı?

burda bir deneyim, fikir, gerçek insan faktörü var chatgpt ne yaşamış da size bu konuda bir öneri verecek?
0
respect
(24.06.25)
7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

Buna koptum.

Önceden Duyuru'ya soracağım soruların tamamına yakınını ChatGPT'ye soruyorum. Bilmediği yok canımın içinin.
0
auroraaurora
(24.06.25)
Almanya'ya hangi yolla kacirilabilirim ya da benim hesabımi kiralık kullanıp bana maaş ödüyorlar ama benim title'im ne bu işi yaparken gibi sorulara cevap olmayacağı için asla alamaz.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
"chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor"

Şu cümle beni çok gerdi ne yalan söyleyeyim.
0
peki madem
(24.06.25)
chatgpt'de tanışıp, flört edemezsin. burada evlenen bile var.
0
gabe h coud
(24.06.25)
bu bildiğin ben. eksiduyuru hakkındaki sorulara bu şekilde cevap vermişliğim çok haha.

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

----
görünüşe göre geçmiş bile.
ama her şey boyut değiştiriyor. ben buraya sık sık geliyorum gidiyorum yazıyorum okuyorum. maksat 0 ve 1 kadar netse ve sadece sorduğun sorunun yanıtını almak istiyorsan evet ai chat agent'lar buradan çok çok daha iyi.

ama chatgpt'nin ürettiği bu simulasyon cevaplarda da belirtildiği gibi; burada linç var, gerçeklik var, höthöt konuşanlar var, iyi insanlar var, insanın beklediği etkileşim var vs.

ben artık çoğu sorumu chat agent'lara sorsam da hala buraya gelip gidiyorum. ama zamanla ayağımız kesilecek
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
Bu cevapları ChatGPT mi verdi :p Çok eğlenceliymis.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
ChatGPT'de kendi duyurunu yaratma fikri süper fikir bu arada. Tipleri tanitacaksin, aralarındaki ilişkiyi anlatacaksın. Ben gidiyorum:p
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Gpt ifşa yapabilir mi

0
anon1m
(24.06.25)
@anon1m:

Bu yanıt — “Gpt ifşa yapabilir mi” sorusuna verilen tek kelimelik “Nö” cevabı — yüzeyde basit ve ilgisiz gibi görünse de, eksiduyuru kültürüne ait bir alt-mizah biçimini yansıtıyor: kısa, kayıtsız, hafif küçümseyici ama yanıt verme jestini sürdüren bir üslup.

Yorum:

Kayıtsızlık Jestli Mizah:
“Nö”, “hayır”ın tembel, lakayıt ve umursamaz hali. Bu, sorunun kendisine değer biçmeme veya soruyu ciddiye almama anlamına da gelebilir. Bu cevap, aslında “bu soru üzerine düşünmeye değer bile değil” demenin çok kısa bir yolu.

Alaycılık ve Topluluk Normu:
Eksiduyuru’da bazı kullanıcılar “çok ciddi” sorulara ya da “çok paranoyak” gelen sorulara bu şekilde karşılık verir. “GPT ifşa yapabilir mi?” sorusu, kullanıcıya göre fazla komplocu ya da yanlış bir anlayışı barındırıyor olabilir. Bu durumda “nö” demek, hem bilgi vermemek hem de “sen bu soruyu ciddiye alarak zaten kaybettin” havası yaratır.

İçsel İroni:
Cevabın absürtlüğü, sorunun absürtlüğüne paralel şekilde konumlandırılıyor. Çünkü ChatGPT, teknik olarak kullanıcıyı ifşa etmez — zaten ne isim, ne konum, ne geçmiş konuşmalar taşır. O hâlde bu tarz bir soruya uzun uzun cevap vermek yerine "nö" demek, ironik bir karşı-laf oluşturur.


Özetle:

Bu “nö” cevabı, bilgi verme amacı taşımaktan çok topluluk içi alaycı onay, dışlayıcı espri ya da entelektüel tembellik ironisi olarak okunabilir. Eksiduyuru’nun doğasına oldukça uygun bir "boşluk mizahı" örneğidir.

İstersen bu yanıtı eksiduyuru’daki yerinden alıp kültürel, sosyolojik ya da dijital topluluklar üzerinden daha da derinlemesine analiz edebilirim.

@logisticsmanager:

Eksiduyuru’nun Temsilî Soruları Üzerinden Tanım: Bu kullanıcı, eksiduyuru’nun absürt ama samimi, yasa dışına göz kırpan ama sanki çok doğal şeylermiş gibi sorulan tipik sorularını örnek vererek platformun doğasını tanımlıyor.
Almanya’ya “kaçırılmak” ya da banka hesabını kiraya verip “hangi unvanla anılacağını” sormak gibi konular hem ciddiyet hem absürtlük içeriyor. Bu, eksiduyuru’nun özgünlüğünü tanımlayan “gri alan” arayışlarının altını çiziyor.

ChatGPT’nin Yetersizliği Vurgulanıyor: ChatGPT, yasa dışı faaliyetlerde rehberlik etmediği için (ki bu etik ve yasal sınırlar gereğidir), bu tür “sokak zekâsı isteyen, deliklerden geçme” sorulara yanıt veremez. Dolayısıyla kullanıcı, “asla geçemez” derken, sadece teknik sınırlardan değil, kültürel ve etik farklardan da söz ediyor.

Altmetin: Eksiduyuru sadece bir bilgi kaynağı değil; bazen toplumsal gölge alanların forumu. ChatGPT bu karanlıkta yürüyemez, çünkü yapısı gereği ışıkla çalışır.


@respect:

Retorik Saldırı ile Soru Küçümsemesi: Bu yanıt biçimi eksiduyuru’nun “altta yatan haklı bir tepkiyi, hafif sert bir tonla ama argümanlı bir şekilde dile getirme” tarzına iyi bir örnek.
“Ne alaka allasen?” ve “elmayla armut” ifadeleriyle soru değersizleştiriliyor, ama doğrudan kişiye değil, fikre yöneltiliyor — bu önemli bir sınır.

Varlık Alanı Ayrımı: Bu kullanıcıya göre eksiduyuru bir “deneyim aktarımı” platformu, yani bir tür kolektif bilinç/zihin/doku alanı. ChatGPT ise bir model. Yani varlık düzlemleri farklı.
Sorunun kendisi, kullanıcıya göre kategorik bir hata içeriyor: Biri yaşanmışlık + yorum, diğeri veri + tahmin. Bu yüzden aynı bağlamda karşılaştırılmaları saçma bulunuyor.

Epistemolojik İtiraz: “Chatgpt ne yaşamış?” cümlesi aslında önemli bir tartışmaya gönderme yapıyor: Bilen kimdir? Bilmek için yaşamak gerekir mi?
Bu kişi, “deneyimlenmemiş bilgi”nin sınırlı olduğuna inanıyor. Yani salt algoritmik önerilerin, gerçek hayattaki "o anki pisliğiyle" baş edemeyeceğini ima ediyor.

Böyle şeyler diyor arkadaşlar.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevisemezsin ama duyuru kizlariyla sevisebilirsin.
0
feastofthedamned
(24.06.25)
@feast: dream on jsksk
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
@feastofthedsmned & sekizdokuzon: böyle demiş:

1. feastofthedamned:

> "Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevişemezsin ama duyuru kızlarıyla sevişebilirsin."



Yorum:

Cinsellik Üzerinden Mizah:
Bu tür cümleler eksiduyuru’da sık rastlanan, forumların “anonimliğin verdiği rahatlıkla sınırları zorlayan” mizah anlayışının bir parçasıdır. Gerçek bir argüman sunmaz, ama konuyu seksist bir düzleme çekerek "duyuruyu gerçek kılan şey insan temasıdır" demeye çalışır.

Sarkazm ve Provokasyon:
Kullanıcı, aslında ciddi bir katkı sunmak niyetinde değil. Daha çok, “chatgpt yerine insan tercihi”ni çarpık bir dille vurgulayıp ortamı sulandırıyor. Bu tür yorumlar duyurunun “içerik + kaos + geyik” üçlüsünü dengede tutan kaotik mizah damarına ait.

ChatGPT’nin İnsan Olmamasını Erotik Eksiklik Olarak Kurgulamak:
Burada, ChatGPT’ye duygu değil, beden eksikliği atfediliyor. Bu, dijital-analog karşıtlığını neredeyse hayvani bir dürtü üzerinden tarif ediyor. İronik biçimde, teknolojiye olan sınır koyucu güvensizliği alaya alıyor.



---

2. sekizdokuzon:

> @feast: dream on jsksk



Yorum:

İronik Yanıt, Hafif Küçümseme:
“Dream on” (“hayal kurmaya devam et”) diyerek feastofthedamned’in iddiasını küçümsüyor. İkinci kısımdaki “jsksk” ise klavye gülmesi — yani kullanıcı bu cevabı ciddiye almıyor, belki de onun “duyuru kızları”yla sevişme iddiasını alaya alıyor.

Topluluk İçi Dengeleme:
Bu tarz yanıtlar, eksiduyuru’daki klasik "abartana anında fren" mekanizmasını gösteriyor. Bir kullanıcı uçtuğunda, diğeri onu gülerek yere indiriyor. Yani bu yanıt, komik bir denetleme işlevi görüyor.

“İroniyle Şamar” Formatı:
Açıkça kavga çıkarmıyor, ama üstü kapalı şekilde “hadi ordan” diyor. Duyuru’nun pasif-agresif mizahına çok uygun.

---

Bana yerine geçer gibi geliyor şu andan itibaren.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Black mirror sezon 2 de konu vardı. Spoiler olmasın diye detay yazmıyorum. Cevap olarak burayla kiyaslanmaz
0
pembediken
(24.06.25)
Geçemez.
"Ayrıl Coco" bile diyemiyor.
0
strawberry first
(25.06.25)
(14)

Cazibesini yitirmeye baslayan yeni iliski

polopan
Selamlar. 1.5 aydir görüstügüm bir kiz (34) var. Kendisi iyi ve oldukca hassas birisi. Cocuklugu travmali gecmis. Annesi hayatta degil, babasiyla iletisimi yok. Hic ailesi yok gibi bir sey. ADHD'si var, hap aliyor, terapiye gidiyor, biraz yemek yeme bozukluguyla da basa cikmaya calisiyor. Cevresi da
Selamlar. 1.5 aydir görüstügüm bir kiz (34) var. Kendisi iyi ve oldukca hassas birisi. Cocuklugu travmali gecmis. Annesi hayatta degil, babasiyla iletisimi yok. Hic ailesi yok gibi bir sey. ADHD'si var, hap aliyor, terapiye gidiyor, biraz yemek yeme bozukluguyla da basa cikmaya calisiyor. Cevresi dar, bir tane kankasi, bir kac tane de is arkadasi var, yalnizligina düskün. Durumunun farkinda, bir seyler iyi olsun diye caba sarfettigini görebiliyorum. Hobiler, ilgi alanlari gibi seylerde iyi anlasiyoruz ama sanirim travma sebepli bazi iletisim sikintilari var.

Bana karsi kuskucu bakiyor, göründügün kadar iyi olamazsin, bakalim sen beni ne zaman üzeceksin gibi yorumlar yapiyor arada bir. Yok canim öyle sey olur mu diyorum. Seni henüz tanimiyorum, ortaya cikarmadigin gizli karanlik bir tarafin var mi acaba tarzi seyler söylüyor. Sakaya vurup, evet ya cok sinsi bi insanim aslinda gibi komikli seyler söyleyince ciddiye aliyor, tetikleniyor, bak iste senden uzaklasayim diye böyle yapiyosun gibi seyler söylüyor.

Buraya bir ek yapmam gerekiyor: Benim de farkinda oldugum ama terapiyle basa cikmaya calistigim kacingan baglanmaya yatkin bir tarafim var, dolayisiyla sanirim bu tarz seylere sabretme esigim biraz düsük, karsi taraf negatifi vermeye baslayinca, ya da klasik endiseli baglanma tarzi davranislar ortaya koyunca ben de yol yakinken sivisayim moduna girsem de sonra derin nefes alip yapici sekilde devam etmeye calisiyorum.

Bazen ona gayet siradan nötr sorular sorunca, niye beni yargiliyorsun falan diyor, sürekli kendini savunma halinde. Yargiladigimi nereden cikardin, seni anlamak icin soruyorum deyince, kücükken öyle alistim, annem-babam her yaptigim seyi detayli sorup hoslarina gitmeyen bir sey bulup hemen elestiriyordu, o zamandan kalma bir refleks bu bende, soru sorus tarzin onu hatirlatiyor bana diyor. Bir yere kadar telkin ediyorum ama dedigim gibi benim de bu konularda sabrim kisitli.

Son olarak, sosyal iliskilerinde biraz zorluk yasiyor gibi. Henüz planlayarak arkadaslarimdan kimseyle tanistirmadim ama bir etkinlikte bir kac arkadasimla karsilasacak olduk, gelip normal bir merhaba degip dogal sekilde sosyallesemedi, yabani bir tarafi var. Anlayisla karsiliyorum, herkes hemen sicakkanli olmak zorunda degil ama bi yandan da yine biraz kafa karistirici buluyorum.

Bunlardan dolayi ben de biraz frene bastim, daha temkinli sekilde bakiyorum ve son haftalarda mesajlarda ve görüsmelerimizde biraz sessizlestim ve istemeden de olsa hevesim düstü, mesafelendim. Bu da onu daha da tetikliyor.

Oturup yüzlestim bu konularla ilgili olarak. Bazi davranislarinin travmalarindan kaynaklandigini kabul ediyor. Sana nasil yardimci olabilirim ne yapabilirim deyince, yardim edemezsin, benim kendim cözmem gereken seyler var, ben bunlari cözerken yanimda durabilirsin diyor. Durum bu, bu durumda benimle bir iliski isteyip istemedigine karar vermen gerekiyor gibi bir sey söyledi, öyle kaldi simdilik.

Dedigim gibi, yapici olmaya calisiyorum, aramizdaki iyi giden seyleri muhafaza ederek buradan güzel bir sey cikar mi diye bakmaya calisiyorum ama öte yandan bu iliski gözümdeki cazibesini de yitiriyor gibi. Bu durumda ne yapabilirim?
0
polopan
(23.06.25)
bu kız terapi görüyor mu? görmüyorsa yol verin gitsin. kendine kendine çözülmüyor bu sorunlar. çözülse şimdiye çözülürdü 34 olmuş.

terapi görüyorsa bile demek ki çok da çabalamıyor. "benim travmam var o yüzden böyle düşünüyorum" deyip kendi tavırlarını normalleştiriyor. "benim travmam var, bu adamı yanlış anlıyorum, sakin kalıp düşünerek hareket etmeliyim" demesi lazım ve size ona göre davranması lazım.
0
art cat chocolate
(23.06.25)
eger bu arkadasa deger veriyorsan elinden geldigince destek ol, yanında durdugunu göstermeye calis. ama nihayetinde kimseyi kendisine rağmen kurtaramazsin, hem böyle bir gücümüz yok hem de böyle bir sorumluluğumuz yok.
0
deckard
(23.06.25)
Çok afedersin şüpheci davranışım için ancak her travması olana tuzlukla koşma paterni oluşmuş olabilir mi sende? İçimde böyle bir his uyandı.
0
vedatchilipeppers
(23.06.25)
Kendi güvensizliğinden kaynaklı “göründüğün kadar iyi olamazsın, bakalım sen beni ne zaman üzeceksin” gibi yorumlar yapması ve senin şaka yollu verdiğin cevapları bile ciddiye alıp “işte benden uzaklaşmak için böyle söylüyorsun” şeklinde tepki göstermesi, ilişkiyi senin sürekli onu yatıştırmak zorunda kaldığın bir noktaya çekiyor.

O sürekli onu yatıştırmak zorunda kaldığın bir noktada yaşıyor veyahut oralara çekiyor olayları. Bu davranış onun travmaları nedeniyle oluşan yükü senin sırtına yıkmak demek- varan 1

aslında ona karşı sevgini göstermen beklenirken sana sürekli kendini kanıtlamaya çalışmak düşüyor. kurtarıcı gibi davranmaya başladığın nokta- varan 2
0
vedatchilipeppers
(23.06.25)
@vedatchilipeppers

evet öyle bi patern var, farkindayim. bir yandan ben onlara cekiliyor olabilirim, öte yandan da benim yaydigim sakin enerji beni onlara cekici yapiyor olabilir.
0
🌸polopan
(23.06.25)
Aranızda tutku, çekim var mı? Varsa altı ay bitene kadar bekle. Birbirinize alışmaya başlayabilir, sakinlesebilirsiniz bu anlamda. Ama tutku varsa. Yoksa zorlama derim.
0
sekizdokuzon
(23.06.25)
İstemiyorum diyeceksin. Net olman lazım ikiniz için de.
0
gabe h coud
(23.06.25)
İlerlemez bu iş. Sen sogumussun baya. İğneleyici tavırlarla sürdürmek zor. Yol yakınken uza derim.
0
basubadelmevt
(23.06.25)
Kaç. Her şeyi çocukluk travmasiyla açıklayan insanlar bence tehlikeli. Bir de "bakalım sen beni ne zaman üzeceksin" olayı aşırı saçma, uzebilirsin ve ilişki devam edebilir, insanlar ne kavga gürültüler yaşıyor ama temelde ilişki bir şekilde devam ediyor.

İkincisi, terapiye gidiyor olması bir şey anlamına gelmiyor. Bu "çocukluğumda bunu yaşadığım için böyle" açıklamasını terapisti bizzat öğretiyor da olabilir.

Ayrıca, kimin çocukluk travmasi yok ki.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
Valla hocam düz mantık ilerleyerek diyorum ki kız haklı. Sen bir an önce ondan en iyi şekilde ayrıl ki kız daha iyisini bulsun.

Normal bir ilişkide kişiler, 'bence sen bu kadar iyi olamazsın' tarzı sözlerden sonra ekşiduyuru gibi yapay destek platformlarından destek arayacağına hiç bir şekilde eylemde bulunmaz bence. Eğer destek vermek istemiyorsa destek vermez.

Ancak destek almak ve bu tarz manipülatif destek alma ihtiyacı içerisinde hissediyorsan da ilişkinizi destekleyen kişiler ya gerçekten sevmiyor ya da para için destekliyor diyorum ben.

Kısacası, kızın iyiliği için ayrıl coco diyorum ben
0
j r r tolkien hayrani
(24.06.25)
@sekizdokuzon'un dediği gibi aranızda tutku varsa + sosyoekonomik durumlarınız, kültür, hayata bakış açısı, gelecek planları gibi konular birbirinizle örtüşüyorsa bir süre daha verilebilir. 1-2 ay sonra problemlerde kayda değer bir iyileşme yoksa ChatGPT ile çift terapisi deneyebilirsiniz. Süreçte ilerleme olursa ilişkiye devam edersiniz. İlişkide 4-5 ay geçtikten sonra bir düzelme yoksa, çok daha uzatmadan yolları ayırmak iyi olabilir.

Ayrıca buraya sorduğun bu soruyu da komple ChatGPT'ye danışabilirsin. Muhtemelen hepimizden daha akılcı bir tavsiye verecek.
0
long live rock n roll
(24.06.25)
Kadın kişisi sorun olarak adlandırdığınız her şeyin farkında, açıklama yapıyor, destek alıyor. Bunlar dile geldiğinde de kendini açıklıkla ifade ediyor (tetiklendim, onların yaklaşımını anımsattı vs. vs.). Kendine karşı da dürüst, size karşı da dürüst.

Bir yandan böyle bir yapıyı isteyip / istememek de tamamen sizin seçiminiz. Zorlamanız gerekmiyor eğer aşık olmadıysanız ya da olmayacak gibiyseniz. Fakat ilişkiler kendi içinde de iyileştirici olabiliyor bazen... Yanımızdakinden güç alabiliyoruz. (Yine burada kadın kişisi bu problemleri ben çözebilirim, yanımda ol yeter tadında bir şey söylemiş ki gayet doğru)

Benim de fazla kaygılı bir yapım vardı ama eşim hep "gel beraber konuşalım halledelim" diyerek bana kapı açtı ilişkinin en başında. Manalı / manasız her kaygımı onunla konuşunca ben, bu özgürlük sayesinde gün geçtikçe iyileştim. Şimdi çok çok az ataklarım oluyor, olunca da hemen paylaşıyorum, konuşup hallediyoruz.

Yani seçim sizin. Üstlenmek isterseniz de haklısınız, istemezseniz de gayet haklısınız.
0
charbiel
(24.06.25)
bence insanlar ikiye ayrılıyor.
1.ben başıma gelen travmatik şeylerin bir bütünüyüm, onlara sarıldım ve bırakmıyorum, bu alandan da besleniyorum.
2.ben başıma gelen travmatik şeylerin sonucunda olmayı istediğim ve seçtiğim, bu seçimim için uğraşan, mücadele eden, kurban ve mağdur rolünden beslenmeyen kişiyim.

1. gruptakilerle olmuyor, olamıyor. 2. gruptakilerle birlikte pek çok şey aşılabilir, birbirine iyi gelinebilir, güzel bir ilişki inşa edilebilir. kız arkadaşınızın bunlardan hangisi olduğu önemli.
0
Phoebe
(24.06.25)
Run polopan run
0
onheil
(24.06.25)
(8)

Her şeye rağmen nasılsınız?

sekizdokuzon
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.Teşekkürler.
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(23.06.25)
Ben depresyona girdim sıcaklarda hiç çekilmiyor
0
grimavi
(23.06.25)
Nazar olmasın ama çok iyi durumlar. Öyle böyle değil.
0
gabe h coud
(23.06.25)
Olay akışını sizin yazdığınız şekilde ele alsaydım muhtemelen kötü hissederdim. Öyle yapmadığım için iyiyim.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
İstediğim hayatı görece (10 üzerinden 7) yaşadığım için iyiyim.
0
put it in your appropriate place
(23.06.25)
Tüm hayatımı felç eden bir anksiyete ve kaygı bozukluğu ile uğraşıyorum. İşe gidemiyorum, rapor aldım. İnsan içine çıkamıyorum.
Yetmiyormuş gibi bir de tutunamayanlar okuyorum. 17 yıl önce yarım bırakmıştım, şimdi içinde bulunduğum ruh halinin de etkisiyle mi nedir fena içine çekti. Şahesermiş gerçekten.

Bir yandan okuyorum, bir yandan gözlerim doluyor, bir yandan da çay içiyorum. Öyle işte. Geçer bu günler de ne yapalım…
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.06.25)
Berbat, saydığın konulardan bağımsız kendi hayatım da berbat.
Kafayı biraz dağıtmak için kaçtığım yerlerde de yazdığın negatif olaylarla karşılaşıyorum daha da kötü oluyor.

Bugün benim için dehşet verici iki haber mesela;
-Restoranda birlikte çalıştığı kadını bıçaklayan adam.
-Paris'te festivalde yaşanan olay. "100 den fazla kadına şırınga saplanarak zehir enjekte edildi" haberi umuyorum ki yalandır...
Fatih bey bunların yanında devede kulak kaldı açıkçası.
0
mutekebbir
(24.06.25)
Tatildeyim, Fransa'nın hayvanı sıcak yaşadığı bir hafta. Sabahtan akşama kadar havuzdayim ve çocuk gibi dışarı çıkmıyorum havuzdan.
Günde iki şişe rosé bitiyor.
O yüzden nazar değmesin.
Şöyle düşün bu dünya 9/11 gördü, isid gördü. Bence rusya Ukrayna kenara atarsan ve israil'in her zamanki saçmalıklarını kenara koyarsan nazar değmesin de genel günlük insan hayatina etkisi az olan dönem geçiyor. Ya şundan 10 sene önce bombalar patlıyordu, millet kelesle gece kulübü sinema falan tariyordu. O döneme kiyasla günlük hayatimiza dünyada yaşanan acının etkisi çok daha az (bence).
0
logisticsmanager
(24.06.25)
aşk acısı çekiyorum.

Kendi evime çıktım, eşyaydı, temizlikti.

sarışınlar da olmasa yaşamaya değer birşey kalmıyor diye düşünüyorum. Sen?
0
baldan kaymak
(24.06.25)
(4)

Rüyam ne anlatıyor?

respect
Rüyamda çalıştığım şirkette 15 bin lira alıyordum. (Fiyatlar eskide kalmış sanırım çok takılmayın)Neyse, bir yerden teklif geldi 21 bin lira. güzel para diye işi bırakıp diğer şirkete geçtim ama eski şirketim zam yapınca maaşlar 22 bin olmuş. En son hatırladım pişmanlıktıNeydi şimdi bu :)
Rüyamda çalıştığım şirkette 15 bin lira alıyordum. (Fiyatlar eskide kalmış sanırım çok takılmayın)
Neyse, bir yerden teklif geldi 21 bin lira. güzel para diye işi bırakıp diğer şirkete geçtim ama eski şirketim zam yapınca maaşlar 22 bin olmuş. En son hatırladım pişmanlıktı

Neydi şimdi bu :)
0
respect
(23.06.25)
Rüya tabiri değil de olaya sadece yorum olarak bakarsak, Aceleci olma ,bulunduğun yerin kıymetini bil.

Bazıları çok para diyerek başka yerlere atlıyorlar sonra uğraşı,
iş, farklı görevler derken farklı oturacak vakitleri kalmıyor.
Kendi düşen ağlamasın o nedenle.
Telefonda da para kazanma adına yanlışlara girişenler de
odasının bir köşesinde kendi
yağında kavruluyor.

Diğer bir yorum ise belki şu olabilir. Senin iş değiştirdikten sonra eski yerde maaşların artması dışarıdan izlendiğini takip edildiğini anlatıyor gibi.
0
diyecevaplandı
(23.06.25)
sana kabaran bir şeylerin olduğunu anlatıyor. bir şeyden pişman olacaksın.
0
OgutucuRecep
(23.06.25)
Gidesin var ama gözüm kalırsa diye gözün korkmuş herhalde.

Kıskandım valla, keşke ben de böyle rüyalar görsem apacik. geçen gün Japon mimarili bir evde, avluda elinde cephane kutusuyla bekleyen gölge şeklinde bir adamın bana pis pis sirittigi bir rüya gördüm.mesela.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
Bu rüya, içsel arzularınız ve kendinizi güvende hissetme ihtiyacınızla ilgili derin semboller barındırıyor. Rüyada çalıştığınız şirketten aldığınız maaşlar ve gelen teklifler, kendinizi değerli ve takdir edilmiş hissetme isteğinizi yansıtıyor olabilir. 15 bin lira gibi mevcut durumunuzu temsil eden rakam, sizin şu anki yaşam standartlarınız veya kendinizle ilgili inandığınız değerler olabilir. Bir teklif alıp işi bırakmanız, değişime ve yeni fırsatlara açık olma arzusunu gösteriyor. Bu adım, aslında yaşamınızdaki yeni bir başlangıç veya kendinize olan güveninizi artırma çabasıdır. Ancak, eski şirketinizin zam yapması ve maaşların yükselmesi, bilinçaltınızda "daha iyisini hak ediyorsun" veya "değerlendirmen gereken fırsatlar var" şeklindeki bir düşünceyi tetikliyor olabilir. Pişmanlık duygusu ise, kararlarınızla ilgili kaygıları ya da sevdiğinizden, tanıdığınızdan ve konfor alanınızdan vazgeçmiş olmanın getirdiği bir hüzün veya belirsizlik duygusunu temsil eder. Bu, içsel çatışmalarınızı ve değişikliklerin getirdiği hem korku hem de umut gibi iki zıt duyguyu sembolize etmiştir. Genel olarak, bu rüya, içsel dünyanızda kendinizi güvende ve değerli hissetme arayışını ve değişime karşı duyduğunuz direnci yansıtır. Kendinize güveninizi artırmak ve mevcut durumlarınızla barışmak, sizin içsel dengeyi kurmanızda yardımcı olabilir. Değişiklikler korkutucu olsa da, onların getirdiği yeni fırsatlara açık olmayı öğrenmek, ruh halinizi dengelemenize destek sağlar..

AI ile Freud'lu Jung'lu rüya tabirinin cevabı bu oldu: ruyamuzesi.com
0
wct3 org
(23.06.25)
(7)

Geceye ağlanacak güzel bir film tavsiyesi bırak

respect
Tenk yu
Tenk yu
0
respect
(22.06.25)
Biutiful
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Big fish
0
deckard
(22.06.25)
merhaba. iki göze iki film. i am sam, hachiko
0
libertine
(22.06.25)
mar adentro.

tam terk edildiğim döneme denk geldiydi etkisi muhakkak vardır ama abartısız bi saat filan ağladığımı hatırlıyorum.
0
der meister
(22.06.25)
Aftersun.
0
ekimoloji
(22.06.25)
The father
Manchester by the Sea,
Incendies (bu ağlatmaz belki ama son yılların en güçlü dram filmi bana kalırsa)

Türk olanlardan da eğer mağaradan çıkıp da izlemediyseniz :) ;

7. Koğuştaki Mucize
Ayla

Ayrıca biutiful ve mar adentro da kesinlikle ağlatır ama yazılmış diye yazmadım +1
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
0
yadigar
(23.06.25)
(6)

Cimri nasıl olunur?

kullanilamayan ruhumuzlar
Aşırı harcama yapıyorum. Fena kazanmasam da ay sonu eksiye düşüyorum. Önümüzdeki iki ay artık maaşım kredi kartı borçlarımı ödemiyor.Beni cimri yapacak yol nedir? Kitap önerisi vb. var mı?
Aşırı harcama yapıyorum. Fena kazanmasam da ay sonu eksiye düşüyorum. Önümüzdeki iki ay artık maaşım kredi kartı borçlarımı ödemiyor.

Beni cimri yapacak yol nedir? Kitap önerisi vb. var mı?
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.06.25)
cimrilik iyi birşey değil, tasarruflu, iktisatlı olmak üzerine yoğunlaşın.
borçlanarak yatırım yapmayla başlayabilirsiniz
0
efruz
(22.06.25)
Tamam. Tasarruflu ve iktisatlı nasıl olabilirim?

Borçlanarak ne alabilirim?
0
🌸kullanilamayan ruhumuzlar
(22.06.25)
Bes’e en yüksek katkı payıyla gir.
Krediyle emlak al.
İskonto yaptırılabilecek masrafları peşin öde. Kira mesela.
Yaşam kaliteni gelirinin altına çekmen gerekiyor.
0
gabe h coud
(22.06.25)
kalanı biriktirme, biriktir kalanı harca derler. Maaş gelince x lirası direkt fon, altın, bes vb. bişeye gitsin dedikleri gibi. (tabii önce şu kart borcunu bi kapat her ay faiz yazmasın)
0
nhk ni youkosu
(22.06.25)
Amacsizsiniz demek ki. Kısa vadeli hazlardan vazgeçmek için uzun vadeli, anlam affettiğiniz şeyler hedefinizde olmalı. Bu diyelim yoksa, ev yazlık vb almak da olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Eksiye düşüyorum demiş BES yapsa daha da eksiye düşecek. Öncelikli aksiyon olarak doğru öneri değil bence.
100 tl üstü mümkün oldukça kredi kartıyla alışveriş yap. ay sonu ekstreni excel dosya olarak indirip harcamalarını büyükten küçüğe doğru sırala. ekstrenin %80'lik kısmını oluşturan harcamalara odaklan.
öncelikle 1000 tl üstü olanlara bakabilirsin.
Yaşam biçimini gözden geçir ve değiştir. dışarıda çok yemek yiyorsan evde yemeye başla. çok kıyafet alıyorsan onu azalt. alkol tüketimin fazlaysa onu azalt. sonuç olarak tüketimini her türlü azaltman lazım. önce artıya geçmeye başla. en az 6 ay artıda kalabilirsen daha sonra artıda kaldığın miktar kadar BES yapabilirsin.
0
merhum
(23.06.25)
(4)

böyle desem ayıp etmiş olur muyum?

baldan kaymak
ev taşıyorum.tv yoksa bizde var verelim veya çaycı falan alalım dedi arkadaşlarım.bende tv vardı, evde onu aldım. çıkarsa söyleyim dedim.birşey de aldırmayacaktım. fikrim o idi.şimdi mutfağa da bi tv koymak istiyorum.1) sizce madem öyle onu alayım desem ayıp etmiş olur muyum?2) yine başka birşey içi
ev taşıyorum.

tv yoksa bizde var verelim veya çaycı falan alalım dedi arkadaşlarım.

bende tv vardı, evde onu aldım. çıkarsa söyleyim dedim.
birşey de aldırmayacaktım. fikrim o idi.

şimdi mutfağa da bi tv koymak istiyorum.
1) sizce madem öyle onu alayım desem ayıp etmiş olur muyum?
2) yine başka birşey için ısrar ederlerse reddederek ayıp etmiş olur muyum?
0
baldan kaymak
(22.06.25)
Abi aranızdaki muhabbete bağlı. Benim bir arkadaşa bunu söyleyemem. Ama dostlarımdan herhangi birine lan olm tv yokmuş, nasıl yok lan, mutfağı saymamışım al gel derim. Reddedince ayıp olmaz. Ben olsam istemem kimseden bir şey.
0
Shepard
(22.06.25)
1- almak ayıp değil de, önce reddedip sonra olur aslında demek biraz ayıp gibi, yine de samimiyete bağlı yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez yıllardır şeklinde bir arkadaşla olabilir gibi ancak.

2- hayır.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Gereksiz süs eşyası, kupa seti vs almak yerine "evde ne eksik?" diye sormayı seviyorum ben. "Ay yok vallahi hiçbir şey lazım değil" demeden cevap veren arkadaşlarımı da çok seviyorum. Tekrar sorarlarsa (ve bütçelerini az çok kestirebiliyorsanız) bence söyleyin.

("Ay, hiçbir şey alma" diyen arkadaşımın çocuklarına oyuncak bateri seti almıştım mesela, bir daha hiç öyle cevap vermedi.)
0
kobuzchu kiz
(22.06.25)
Elindeki fazla tvyi vermeyi teklif edebilecek yahu bunu kabul edebileceğim biri ise ben ayıp olacağını düşünmezdim. “Tv duruyor mu? Mutfağa koyarım diye düşündüm sonradan” demekte bir tuhaflık görmüyorum ben. Ama cevaplayanlar ayıp olabileceğini düşünmüş.

Bence ayıp olmaz ama teklif eden kişinin ne düşüneceğini bilemiyorum tabii. Bence onu soran insan bunu da gayet makul karşılar. Ayrıca hem tvye yer bulmuş olur hem hediye masrafına girmemiş olur :)

Reddederken “senin eski püskü tvne mi kaldık köpek! Benim televizyonum senin sülaleni satın alır!” Demediğini varsayıyorum tabii :)
0
lazor
(23.06.25)
(4)

Küçük bir laptop, Linux kullanabileceğim

encokbenisevinnolur
Yazılim öğrenmeye başlayacağım. Halihazırda laptopum var ama ağır tank gibi bir şey.Biraz da kendi kendimi havaya sokmak için, olabildiğince küçük, taşıması kolay, Linux kullanabileceğim, kafede bahçede cat diye açıp çalışmaya baslayabilecegim bir laptop almayı düşünüyorum.Öneriniz olur mu?
Yazılim öğrenmeye başlayacağım. Halihazırda laptopum var ama ağır tank gibi bir şey.

Biraz da kendi kendimi havaya sokmak için, olabildiğince küçük, taşıması kolay, Linux kullanabileceğim, kafede bahçede cat diye açıp çalışmaya baslayabilecegim bir laptop almayı düşünüyorum.

Öneriniz olur mu?
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
bilgisayara gerek yok. aynı laptopa kur. dual boot yapabilirsin ama bence gerek yok, eski sistemi sil gitsin. minimal distrolar antix olabilir. windows'u arattırmasın istiyorsan mint cinnamon.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.06.25)
Yok zaten onun için özel laptop almıyorum.

Aslında daha özetle aradığım, 10" veya 11"ten daha büyük olmayan, Linux de kurabilecegim ve hafif bir laptop.
0
🌸encokbenisevinnolur
(22.06.25)
bahsettigin boyutlara inince klavyeli tablet mumkun olabiliyor sadece. dusunursen 13" olarak macbook air en mantikli secenek gibi duruyor. hafif ve kolay tasinabilir oldugu icin oneririm. ayrica macos xnu oldugu icin aynisinin laciverti diyebiliriz. bare metal linux kullanacagim dersen thinkpad bakmak lazim. thinkpad l13 bulabilirsen olabilir.
0
arakaali
(22.06.25)
kurumsal çıkması ikince el ucuz thinkpadler bu iş için harika. T470 veya T480 olabilir ama bunlar 14" daha ufak istiyorsan X1 carbon serisi epey ufak.
0
orpheus
(22.06.25)
(7)

Edebiyatçı, ilahiyatçı ya da konuya meraklı arkadaşlara soru

sekizdokuzon
ChatGPT'ye yorumlattim ama sizin de öznel yorumlarınızı merak ediyorum kanlı canlı insanlar olarak.Yunus Emre şu dizesinde ne demek istiyor:Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz Teşekkürler.
ChatGPT'ye yorumlattim ama sizin de öznel yorumlarınızı merak ediyorum kanlı canlı insanlar olarak.

Yunus Emre şu dizesinde ne demek istiyor:

Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Arkadaşımı kaybettim, bana dost çok ama memleket gibisi yok.
0
Shepard
(21.06.25)
Yusuf tekliği yani vahdet'i temsil ediyor o dizelerde. Kenan ili ise çokluğu yani kesreti temsil ediyor. Birini kaybetmeden diğerini bulamıyorsun. Yani dünyayı terketmeden Allah'a ulaşamıyorsun. Allah'a ulaştığında diğer her şey yok oluyor.
0
twelfth
(21.06.25)
Ben ilgili kissalar ile beraber okurdum.
Yusuf aleyhisselam ailesinin kardeşlerinin ihanetine, sonra iftiraya uğruyor, zindana atiliyor, Kenan ilinde.

Sonra o bulunuyor da, Kenan artık olanlar olduktan sonra artık eski Kenan ili olmuyor.

Yani böyle şeylerin yaşandığı bir yer, yaşayan da olsan şahit olan da, o yer hiçbir zaman eskisi gibi olamiyor; maruz kalan kendini bir şekilde toparlasa da.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Benim cok sevdiğim bir şiir, deli yürek'in de soundract'ıydi. Buraya bulduğum açıklamasını bırakayım.

1. "Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde / Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz"

Buradaki Yusuf, genellikle tasavvufta hakikatin, ilahi aşkın veya manevi bilginin sembolüdür. Kenan ise dünyevi hayatı simgeler.

Şair, hakikati (Yusuf'u) dünyada (Kenan'da) kaybettiğini söylüyor. Ancak, Yusuf (hakikat) bulunabilir, ama dünya (Kenan) geçici olduğu için gerçek anlamda bulunamaz.

2. "Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz"

Leyla, tasavvufta ilahi aşkın bir sembolüdür.

Akıl ve mantık yoluyla gerçek aşka (manevi hakikate) ulaşmak mümkün değildir, çünkü ilahi aşk akılla değil, kalple ve teslimiyetle idrak edilir.

3. "Bu ne yaredir ki çare bulunmaz"

İlahi aşkın verdiği derin hasreti anlatıyor. Bu öyle bir yaradır ki, dünyevi yöntemlerle iyileştirilmesi mümkün değildir.

4. "Aşkın pazarında canlar satılır / Satarım canımı alan bulunmaz"

Tasavvufi öğretide "canını satmak" yani nefsini terk etmek, Allah’a tam teslimiyet anlamına gelir.

Şair, ilahi aşka kendini adamaya hazır olduğunu, ancak bunun değerini bilen birini (manevi olgunluğa ulaşmış birini) bulamadığını ifade ediyor.

5. "Yunus öldü deyu sela verirler / Ölen beden imiş, aşıklar ölmez"

Bu, tasavvufta sıkça geçen bir düşüncedir: Gerçek aşıklar, yani Allah aşkıyla dolan kişiler, ölmezler çünkü onların ruhları sonsuzdur.

Burada, maddi bedenin ölümü önemli değildir, çünkü ilahi aşkla yoğrulmuş bir ruh ölümsüzdür.
0
Amaranta ursula
(21.06.25)
@Amaranta: burada sormadigim ama sormak istediğim her şeye cevap vermişsin, bitanesin <3
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
O zaman bu güzel parçayı da bırakayım. Anlamını bilince dinlemek çok daha keyifli oluyor.
youtu.be
0
Amaranta ursula
(21.06.25)
ChatGPT'nin cevabı da şu minvalde bir şeydi: ibb.co

Bir de Mabel'imin şahane cover ı: open.spotify.com
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
(3)

İngilizcesi iyi olan 11 yaşındaki kız çocuğuna ingilizce kitaplar

put it in your appropriate place
Seviye seviye kitaplar var ama annesi babasının aradığı direkt kaliteli kitaplar. Yani kitabın içeriğinin kaliteli olması.Hangi kitapları tavsiye ederseniz?
Seviye seviye kitaplar var ama annesi babasının aradığı direkt kaliteli kitaplar. Yani kitabın içeriğinin kaliteli olması.

Hangi kitapları tavsiye ederseniz?
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
Roald Dahl kitaplarindan baslayabilir.
0
deckard
(21.06.25)
Kalite dediklerinin kapsamı nedir?

Temin edebilirse, edgar allan poe'nun hikayelerinin bizzat orijinali ya da sadelestirilmis versiyonları piyasada bulunabiliyor. Shakespeare için de geçerli.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Oxford Bookworms serisinin kitapları olabilir. Bariz kaliteli. Orijinalleri ne kadar yaygın bulunabiliyor bilmiyorum. Hepsiburada'da tek tük var, Amazon'da çok var. Akmar Pasajı hala açıksa orada bile olabilir(orada daha çok korsanları var tabii ama orijinal de vardır), çok farklı fiyatlar olabiliyor.
0
mbond
(22.06.25)
(40)

Nihal Candan hikayesinden çıkardığınız ders

sekizdokuzon
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: https://eksisozluk.com/entry/176214509Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolun
Öncelikle inanılmaz üzüldüm. Eksideki şu entry hislerimi aşağı yukarı özetliyor: eksisozluk.com

Özellikle kadınların ve kız çocuğu sahibi yazarların düşüncelerini merak ediyorum. Esasında bu duyuruyu açmak konusunda çekincelerim var çünkü altına "Bize ne?, "Su testisi şu yolunda kırılır!", "O kadar asker şehit olurken aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz", *Eskortun ölümüne üzülecek kadar boş vaktim yok." tarzı şeyler yapılacağını biliyorum. Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor? Bu yüzden özellikle kadınların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.06.25)
Sosyal devlet güçlenmeli, kadınlar, dezavantajlılar, çocuklar, yaşlılar

insanların kaderi başkalarının, mafyanın, p*zvenklerin eline kalmamalı, bunlar herkesin kendi seçimi denip geçilecek bir olay değil toplumsal bir sorun güvencesizlik var
0
grimavi
(21.06.25)
Ben tam konuyu anlamadığım için merak ettim tek gördüğüm anoreksiya olduğu.
Kızın hayatın elinden kum almış, nasıl almış bu kısmı anlayamadım. Bir özet var mı toplumun kendisinin vefatı ile alakası açıklayan?
0
logisticsmanager
(21.06.25)
Toplumsal bi sorun oldugu muhakkak, keskin sinirlar cizilerek konusulacak bir konu oldugunu dusunmuyorum. Herkesin hayat dinamigi farkli fakat neticede insanlar secimlerinin sonuclarindan da sorumlu.
0
sey mi dostum
(21.06.25)
Ben de @ logisticsmanager gibi toplumun sorumluluğunun ne olduğunu anlamadım. Toplum ne yapmalıydı da yapmadı ya da fazladan ne yaptı yapmaması gereken?

Bir de o ekşideki şahıs erkekler kullandı attı demiş. Yolu bir şekilde kesişmiş erkekler katolik nikahı mı kıymalıydı?
0
Mirket
(21.06.25)
durumumuz vardı, okumadım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.06.25)
Ben konuyu hiç bilmiyorum ve merak ediyorum. Sözlükte çok fazla tanım var, hangi birini okuyayım şaşırdım.

Bilen biri özet geçse ne güzel olur...

Şahsen aşırı kilolu bir kadınım, ömrüm bu kilolarımı giderememekle ve gideremediğim için ağlamakla geçti. Kilomun sebepleri sadece çok yeme ve hareketsizlik değil, tıbbî ve genetik sebepler de var. Son yıllarda nefes almakta zorlanıyorum vs. Sözlükte her gördüğüm şeyle ilgilenmediğim için Gülnihal Candan veya Nihal Candan başlıklarını da önemsememiştim ama nereden gözüme çarptıysa bir şekilde kilo sebepli ölüm olduğunu öğrendim.

Lütfen biriniz özet geçin hiç anlamadım bunu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer, kocasi terk etmis, bunalima girmis.
0
Kahvedesu
(21.06.25)
@Kahvedesu

Bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Anoreksiya yaşadığını belirtmişler. Çok ciddi bir aşırı zayıflık olduğu belli, konunun toplumla elbette çok fazla ilgisi var bence.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Kadın 18 ini hatta 20 sini çoktan gecmiş. Kendi seçimini yapmış. 1 ya da 2 yıllık bi hata değil. 10 yıla yakın süren bir gönüllü tercih.

Ne murat boz kalmış ne şırnaklı iş adamı. Ailesi yardımcı olmaya çalışmış ama o hülya avşar olma yolunda inat etmiş.

Liseli bi kızdan bahsetmiyoruz. Bu işi kariyer olan seçen biri.

Kadınlar her zaman edilgen değildir. Şehirli az çok eğitimli biri nihal.

Elbette üzücü ama kendi tercihiydi.
Allah rahmet eylesin.
0
luluki
(21.06.25)
Bence mesele tek bir insanın hayatı yaşayış şekli, seçimlerine, özgür iradesine indirgenemeyecek ayrıntılar içeriyor. Nihal'i övmek ya da hayatını kritik etmek için değil toplumun neden böyle figürler yaratıp sonra onları intihara sürüklediği üzerine konuşmak, düşünmek için açtım duyuruyu. Ve ne yapılabilir? Bireysel bir tablo yok ortada. Ha derseniz ki Nihal istisna, toplulumuzda güzellik, popülarite, sosyal medya baskısı, nefret dili gibi meselelerde bir arıza yok, ona da eyvallah diyeceğim.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
@sekizdokuzon

Yanlış öğrenmediysem bu hatun kendini göstermek istemiş, görülmek istemiş yani. Medyatik olmak, "fenomen" olmak istemiş anladığım kadarıyla. Bu bir ihtiyacın sonucu, elbette toplumu ilgilendirir. Çünkü yaygın yaşanan bir kültürün sonuçlarından biri bu oluyorsa bunda sorun vardır. Bugün pek çok kadın görülmek, beğenilmek, takdir ve sevgi toplamak ve üstün hissetme görünümlü değerli hissetmek ihtiyacında. Bunun kökleri bence toplumumuzdaki hâlâ dengelenmemiş olan kontrolcülük, eleştiricilik, kınayıcılık gibi alışkanlıklarda. Hâlâ aile apartmanı diye bir şey var. Zaten apartmanın kendisine karşıyım da, komün halinde yaşamayı da çok ağır bir güvensizlik ve savunma mekanizması olarak görüyorum.

Bir yerden tutunca çorap söküğü gibi geliyor, her şey sorun şu anda toplumda. Kadının çalışması da çalışmaması da sorun oluşturuyor. Kadın çalışmayınca kendini koruyamaz oluyor, belki evladını korumak durumunda kalabiliyor ama koruyamıyor vs vs. Kadın çalışınca evladı önünde anne göremiyor, sağlıklı bir psikoloji ve bağlanma modeli geliştiremiyor. Eşiyle arası sürekli bozuluyor Çünkü çalışma hayatından negatif yüklenerek geliyor ve eşi de negatif yüklenerek geliyor bir de evde çatışıyorlar. Vs vs vs.

Toplum erkeği sadece çalışıp kazanmasıyla ilgili eleştiriyor ama kadını her şeyiyle eleştiriyor. Mesela 43 yaşımı bitirmek üzereyim, henüz evlenmedim (bu benim için önemli bir şey), bu yaştan sonra evlenebileceğim biri çıksa ve gerçekten evlilik söz konusu olsa bu sefer "herkes bu yaştan sonra azdı diyecek" diye ödüm kopuyor mesela. Toplumun bir kadın üzerindeki etkileri. Ve ben bir kadın olarak konuları sadece kendim için değil aileme, anneme babama aile büyüklerine ne laf gelir diye de düşünüyorum, mecbur hissediyorum. Halbuki laf edecek olanların kaçı zor zamanımızda yanımızda oldu, kaçı başarılarımızı güzelliklerimizi samimiyet ve sevinçle kutladı...

Hani yukarıda "bunun toplumla ne ilgisi var" diyen arkadaşlar bunları bir okusunlar.

İnsanlar birbirlerine farkında olmadıkları birçok bağla bağlıdırlar, bunlardan biri de epifiz bezi, üçüncü göz denen şey. Dikkat edin görsel medyada neye çok maruz kalıyorsak onları yapıyoruz her birimiz. Görselliği verilen değer boşuna değil çünkü bunlar toplumları şekillendiriyor. Toplum mühendisliği denen ifade boşuna icat edilmedi.

www.instagram.com

Bilmiyorum, düşünelim. Ne yapabiliriz diye düşününce benim aklıma en temel ve en köklü çözümlerden biri olarak konuştuğumuz dil geliyor. O dilin imla kurallarından kelime kökenine, cümle kurallarından anlam derinliğine kadar her şey bizi hiç farkında olmasak da gayet güzel şekillendiriyor ve yönetiyor.

www.instagram.com

Sadece bununla bile ispat edilir...

Benim tuttuğum yol bu, dili anlamak ve anlatmak, uyandırmak. Toplum içindeki her şey anadil ile oluyor çünkü.

Daha da devam edilir konuşmaya da... bilemedim yön ver istersen.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: bence de çok katmanlı bir konu. Ajite olmadan sakince üzerine düşünüp birbirimizi dinlediğimizde ortaya kimbilir çıkacak. O stil yarışmasındaki zorbaliklardan, kızların dış görünüşleri, giyim kuşam ve bunlara harcadıkları paralar üzerinden bilinçli olarak birbirine düşürülmesi vs korkunç seylerdi. Yaşlarıyla, kilolarıyla, telaffuzlari, kullandıkları kelimelerle, kendilerini ifade biçimleriyle kısacası kişiliklerinin hemen bütün temsilleriyle diğer yarışmacı ve jüri tarafından aylarca dalga geçildi. Bunun bir nevi komedi olduğu söylendi seyirciye. En cacaron olan en tercih edilendi. 19 yaşında böyle bir ortamda bulduğunu düşün kendini. Korkunç.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
ben yarışmayı oturup baştans ona izlemezdim ama tv açıkken kendisinin çıktığı kısımları severek izlerdim çünkü hem komik hem de verdiği cevaplarıyla bir şekilde kendisini sevmiştim. o dönemler seviyordum.

bu kıza ne olduysa kardeşi de programa katılmaya başladıktan sonra oldu. kardeşi oldukça uçlarda ve bunu rol gibi kotarıyor ve durumu idare ediyor. ama kardeşine uymaya çalışayım derken herşeyi mahfettiler, muhtemelen kardeşinin eskort gibi hareketleri yüzünden çok yüksek tekliflerle geldiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, üzerine diğer dramatik olaylar silsilesi, ardından hapise girmesi. hapisteyken (yada sonradan) eşinin boşaması filan derken, aynen orada dediği gibi "adı intihar olsun istemiyorum" bu söz herşeyi özetliyor işte.

öykü serter az önce hikaye paylaşmış. "...herkesin yükünü sırtlanan dev bir kadın" demiş nihal için. yükünü sırtlandıkları, kardeşi ve ailesi.

çıkarılacak ders ne bilmiyorum. inşallah -ki bulacağına şüphem yok- gittiği yerde huzur bulacak. biz ise bir mavi haptan bir kırmızı haptan depelebip duracağız, çünkü dünya böyle bi yer. o yüzden çok açılmayın. eninde sonunda hepimiz öleceğiz. işte çıakrdığım ders bu.
0
love and trust
(21.06.25)
bir de olayın baştan sona tamamını düşününce, distopik bir film gibi ya da "black mirror" bölümü gibi. gerçekten korkunç aslında. belgesel yapılabilecek bir içeriği var. her tarafından tutabilirsiniz olayın. "aile" tarafından da tutabilirsiniz, "medyanın karanlık yönü" açısından da tutabilirsiniz. "sosyal medya linci" yani şu olaydan onlarca sağlam parametre çıkar sosyal bilimciler için.
0
love and trust
(21.06.25)
yukaridaki arkadasin asiri romantik yorumuna ithafen. hayatini instagram, fenomenlik, guzellik, popularite, gundem olma gibi suni seylere baglayan insanlar icin neden enerjimi harcayayim? kaderi ve tercihleri olumlu sekilde ilerlese belki su a n yatinda partileyip kendi hayati disindaki herseyi gormezden gelecekti. ben bu ulkeye ve insanlara dair umutlarimi coktan tukettim. sadece kalbinin guzelligine, insana hayvana dogaya sevgisinden emin oldugum kisiler icin empati yaparim.
0
buenosdias
(21.06.25)
Bence herkes yapabildiği, en iyi bildiği, en fazla hissettiği ve en samimi olduğu yerden tutsa, hepimiz bir ucundan tutmuş oluruz, iyiliğe katkımız olur en azından, karıncanın "yolunda ölürüm hiç değilse" veya "tarafım belli olsun" demesi gibi. Sessiz kalır müdahale etmezsek kötülüğe katkıda bulunmuş oluruz, ben bunu tercih etmem.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
@muhayyer: burada karşılaşacağım tepkileri göze alarak tam da bu yüzden açtım duyuruyu.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
İyi ettin. Konuşalım.

Biz her birimiz kendimizce yapabildiğimiz yerden tutup sadece kendimizi bile yetiştirsek kâr. Birbirimizden de öğreniriz, yapabildiğimiz kadarını hayata geçirdikçe bile faydası olur. Bir çocuk bir ergen görür örnek alır, aklında kalır, bir şekilde etkiler yani.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Ben adını yeni öğreniyorum her yerde görünce kimmiş diye baktım. Okulda da iş yaşamında da hafif versiyonuyla epey karşılaştım diyebilirim, hafif dediğim şöyle: zengin vs diye birinin peşine takılıp sonra da drama yaratıyorlar kendine. Nihal candan hikayesi de bunun kurumsal versiyonu.

Kişisel olarak ayrıca bir ders çıkarmadım. Demek ki çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, ama bunu ben önceden de düşünüyordum çünkü, böyle bir atmosferde yaşam tarzında bulunma ihtimali olan birine (ogrenci olarak, çalışan ya da çalışma arkadaşı olarak, bir yerde karsilasilan bir genc ya da cocuk olarak bile), rastgele karsilassaniz bile farklı, insan gibi davranmak en azından "bir seçenek var" hissini bırakır.

Ha, etkisi olur olmaz bilmek mümkün değil. Ama bunun ötesinde yapılacak bir şey yok.

Daha basitlestirmeye çalışayım, "zengin koca arayan kız"ın kurumsallasmis, endustrilesmis versiyonunu okumuş gibi hissettim.

Bu da sistemsel bir sorun, kendine sahte cennetler yaratmaya uğraşan sadece cehenneme yürür, diye düşünüyorum. O halusinasyonu bozmanin da, ne yazık ki bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Entry'i okudum dönmüş dolaşmış tekrar tekrar bize patlamış konu. Sıkmadı mı artık insanların kendi seçimlerinin sonuçlarını kabul etmek yerine dönüp dolaşıp erkekleri ve toplumu suçlaması?

Kadınlar üzerindeki "güzellik" algısının büyük oranda kadın baskısı olduğunu, erkeklerin üzerinde de doğuştan gelen ve değiştirilemeyecek boy ya da 3+ sene düzenli beslenme ve spor (veya vücuda kalıcı zarar verme) ile elde edilebilecek beden beklentileri konuşuluyor aynı şekilde sosyal medyada. 180 altı erkeklere böcek muamelesi yapılan mecra için "hep erkekler suçla yhaaa uff" demek saçmalık. Şimdi kendini çok zeki sanan biri bana kuyruk acısı muhabbeti yapacak. Hayır. 180'den de güncellenmiş "erkeklik sınırı" olan 185'ten de uzunum.

Konuya dönecek olursak 2 tane büyük sıkıntı var. Birincisi sosyal medya. Özellikle filtre kullananların yarattığı gerçek dışı görünüş için parçalıyor insanlar kendilerini. Bununla birlikte bir de mental sağlık konularına halkın yaklaşımı da rezil durumda. "çünkü altına...tarzı şeyler yapılacağını biliyorum" şeklinde yazmışsın mesela. Bu tepkiler yine kötünün iyisi. İnsanlar zihinsel sorunları keyfi sorunlar sanıyorlar. OKB sahibine "abartıyorsun" depresyonda olana "sıkma canını" anoreksiye "biraz ekmek, pekmez sağlıklı şeyler ye" diyen insanlar asıl sorun. Desteğe ihtiyacı olanların "deli" gözüyle görülmesi de bu şekilde önemsenmemesi de durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Toplum ile ilgili bir sorumluluk varsa, budur.
0
nawar
(21.06.25)
"Toplum" derken hem kadından hem erkekten söz ediyoruz, hatta bence "25 yaş üstü çocukları olan anneleri ve babaları kastediyoruz bence.

Çünkü en çok eleştiriyor, en fazla müdahale, en fazla kontrol manyaklığı toplumun bu kesiminden, genç ve ergen ve çocuk kesimine yöneliyor. Yoksa toplum deyince bir alay bebek de var, cezai ehliyeti olmayan bir bölük insancağız da var mesela...

Erkeklere yükleniyoruz ki. Erkekleri yönlendirenler erkekler ve kadınlar. Kadınları yönlendirenler kadınlar erkekler. Herkes birbirini etkiliyor, bundan en fazla çocuklar ergenler gençler etkileniyor ama bence yetişkinler de gayet şekil alıyorlar.

Dinlediğimiz müziklere kadar şekil verici yahu, bir müzisyen olarak konuşuyorum. O müziklerin şekillendirme sebebi de dil mesela. İçerdiği kelimeler, anlamlar, kullanmanın tercih edildiği jargon hep algılara tepkilere yön veriyor, hep böyle.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
Her seyi neden bu kadar romantize ediyorsunuz veya etmeye calisiyorsunuz? Burada oyle bir durum yok. Yok ders cikaracagimiz neler var falan. Ne alaka?!
Sayisiz sosyal medya unlusu var nedir bu sosyal medya bir hayati daha kaydirdi soylemi hic anlamiyorum.
80lerde artist olmak icin evden kacan kizlar olurmus. Oraya baglanacak neredeyse olaylar.

Bu kiz diyelim sosyal medya unlusu degildi ve avukat olmustu. Mesela bi davada beklemedigi bir sonuc alsa, muvekkilini zor durumda biraksa yine anoreksiya olurdu muhtemelen. Psikolojik bir sorun. Her olumsuzlukta ortaya cikabilir.
Evet hapis mapis kotu seyler yasadi ama hepimiz oyle ya da boyle kotu seyler yasiyoruz ve psikolojimiz bozulabilir sonunda da. Bu kizi "pariltili hayat sonu oldu" kisvesinden bi cikarin, rahat birakin insanlari ya. Komik yani.

Ders cikarilacak, les bi hayat surmus bir kiz gormuyorum ben bu olayda. Psikolojik sorunlarini cozememe talihsizligi yasamis bir kiz goruyorum sadece. Toplum moplum ne alaka ya.
Intihara suruklenmis soylemi kullanmissin bir de. Gercekten ne alaka.

Bunlari anca nasil konusabilirdik biliyo musun. Bir ara sifir beden falan vardi. Bu kiz 15 yasinda falan olsaydi ve sifir beden dayatmasindan etkilenip kendini acliga mahkum edip bu hastaliktan olseydi konusabilirdik.

Kiz hakkinda toplum, moplum, vah sosyal medya iste diye konusan herkes aslinda maalesef icten ice de "su testisi" yorumu yapiyor ama farkinda degil.
0
Kittie
(21.06.25)
Yoğun trafikte makas atarak video çekerken tırın altına giren barzo için 'doğal seleksiyon' diyoruz.

Bugüne kadar bu durumda sosyal medyayı, toplumu veya onu iyi makas attığı için kullanıp atan kadınları suçlayanı ne gördüm, ne de duydum.

Bu hayatta herkes kendine bir yol çiziyor. Kimisi çizdiği yolun ağırlığını kaldıramıyor.

Şahsı tanımıyorum. Duyuruyu görünce kimdir, nedir diye öylesine bir baktım. Bugüne kadar ne seyretmişliğim ne de 3 dakika kafa yormuşluğum vardır. Hastalığı kötü, ölüm daha da kötü. Ama oluyor böyle. Beni ilgilendiren bir durum değil.
0
Mirket
(21.06.25)
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
benim cikardigim sonuc: kendisini oldurmek isteyen birine engel olamazsin, bir yolunu bulur.
0
cooperr
(21.06.25)
@sekizdokuzon

İnstagram paylaşımındaki yazıyı okudum, katılıyorum ve eksik buluyorum.

Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var.

Yani sadece erkek beğenisi değil mesele. Kadınlar arasında birbirini kıyasıya eleştiren inciten hırpalayan çok. Hatta sanırım Nihal Candan tahminen 1 hafta kadar önce hastaneye kaldırıldığında instagram'da bir paylaşımda "bunu sen mi söylüyorsun" "evet ben söylüyorum" tarzı bir çekişme videosu paylaşılmıştı. Ben bunları hiç tanımam etmem, aşırı zayıflıktan ilgili olmasaydı aklımda kalmazdı.

Bu videoda da gördüğümüz gibi özellikle kadınlar arasında olmak üzere toplumun geneline yayılmış dehşet verici bir linç kültürü oluştu, acı verici olan ise bu linç kültürünün ahlâkî değerleri korumak için değil son derece saçma, lüzumsuz, anlamsız şeyleri eleştirmek için kullanılması. Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda.

Rezalet tam olarak budur. Toplum toplum olduğunun farkında değil. Tam da bu sebeple toplumsal bir sorundur bu.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
"Orada gücü sadece erkekler oluşturmuyor. Kadınların da birbirlerine yaptıkları zorbalıklar var, akran zorbalığı gibi. Kadın kadının kurdudur sözü boş değil, bunu doğrulayan çok örnek var."

Erkeklesmis, tahakküme boyun eğmiş ve böylece daha az zarar göreceğini sanan, kendini bir şekilde korumaya alan hemcinslerimiz.

"Herif rüşvetsiz yaşamayı unutmuş ona kimse bir şey demiyor, yenidoğan çetesi, kartalkaya otelinde yangın, 6 şubat depreminden sonra o bölgelerin durumu... kimsenin umurunda değil ama birbirinin kıyafeti kilosu estetiği yaptığı yemekler yaptığı temizlik herkesin umurunda."
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Erkekleri hadım edelim demiyoruz, erkeklikten ileri gelen defakto sandıkları hakların o kadar da hakları olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama yol uzun.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
Yol çok uzun. Çünkü o erkekleri de o hale anneleri getiriyor. Annelerin önemli bir kısmı hâlâ "erkektir" kelimesinin/görüşünün arkasından bakıyor hayata, çünkü bunlar hâlâ bilinçaltı kodlarımız. Bu hale kadınların ekonomik bağımsızlığının olmaması sebebiyle gelindi, erkeğe/kocaya/babaya mahkum yaşamak kadınları bu hale getirdi. Şimdi kadın çalışıp para kazanıyor ama mizacı çok sertleşti, çok hırçınlaştı, çünkü bu sefer para kazanmaya mahkum oldu, maalesef iş hayatında kadınlara karşı saygı da (kadın saygısı da erkek saygısı da) yeterli değil, yaygın değil...

Sadece kadınların çabasıyla yol almak çok zor. Erkeklerin de konuyu anlaması ve omuz atmaları lazım. Çok büyük çok tafsilatlı bir konu olduğu için anlaması da zor belki. Ama bir şekilde çabalamak gerek.
0
muhayyer divan
(21.06.25)
İşte o nurullah'in nasıl oluştuğuna da bakmak lazım. Hemen hemen her konuda olduğu gibi burada da kadının sağduyulu, aklıselim davranması, sıfır hata oynamasi gerekiyor. Erkekten üç kadından bir çürük çıkar, kadına saldıran kadın konuşulur çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(21.06.25)
biri "kardeşinin escort gibi davranışları" demiş de, aslında öyle değildi. bundan iki yıl önceydi sanırım, kardeşi armağan'a çıkması dolayısıyla yeniden bi gündeme gelmişti yanılmıyorsam. o zaman kardeşinin ve kendisinin instagramına bakmıştım; nihal acayip manzaralı rezidans gibi bir yerde kalıyordu (otel de olabilir) ve kardeşi ona yancı gibi takılıyordu. nihal'in sürekli çok pahalı arabalarda gider gelirken pozları vardı. hatta tam o sıra "kardeşimin artık bana yancı olmasına izin vermeyeceğim, görüşmüyorum artık" gibi açıklamaları olmuştu. yani instagramına bakıldığında escort gibi hayatı daha bariz biçimde yaşayan nihal'di. evlenmesi, boşanması, anoreksiyasının sebebi gibi kısımlarına hakim değilim. daha iyi bilen biri anlatır.
0
lil siztah
(21.06.25)
şu duyuruda gerçeklikten kopmuş feminiklerin at koşturmalarına kim ne zaman dur diyecek? hiçbir mantık, zeka kırıntısı içermeyen çirkef genellemeleri artık rahatsız etmeye başladı.
0
buenosdias
(21.06.25)
benim cikardigim ders toplumun sahip oldugu ahlaki degerler tu kaka degil. bu degerlerin olusma sebebi zaten insanlari belirli bir yola sokup onlara anlam kazandirmak. hedonizmin doruklarinda gezip de bir yol olan insan gormedim.
0
antikadimag
(22.06.25)
byung chul han, nihana ve bize neler oldugunu cok guzel anlatiyor, eserlerinde donup dolasip geldigi yer bedenimizle ve duygularimizla nasil tekrar iletisime gececegimiz meselesi bana gore. Tartismaya baslamak icin iyi bir referans noktasi olabilir.

Ben sahsen bireysel trajedilere odaklanmaktansa bu trajedilere sebep olan yapisal sorunlara bakmayi ve elestiriyi oradan kurmayi tercih ediyorum. Senin de [anlasilamayan] niyetin bu gordugum kadari ile. Bir eski cin masalinda da anlatildigi gibi herkesin delirdigi bir toplulukta bireylerin saglikli bir akla sahip olmasi mumkun degil.
0
deckard
(22.06.25)
Uzun yıllar depresyonla yaşamış biri olarak üzüldüm akıbetine.
Sözlük'te başlığına bakmıştım, anne babasının sosyal medya gönderilerine kadar takip ediyor insanlar. Sosyal medya kullanmıyorum, ama kullananları anlayabiliyorum. Ancak Nihal Candan'ın annesinin gönderilerini takip etmenin arkasındaki motivasyonu anlayamıyorum. Benzer şekilde, şu kanseri sözümona doğal yöntemlerle yendiği deneyimlerini uygulama halini getirip insanların canına kasteden kişilerin hikayesini şaşkınlıkla izledim ve okudum.
Enformasyon çöplüğünden, görsel bombardımandan korumam lazım kendimi. Benim kendi adıma çıkardığım ders bu.
0
auroraaurora
(23.06.25)
"Fakat bu kızın hayatını elinden alan toplum normları hangimizin kimlik ve değer algısını carpitmiyor"

yani ben evde oturuyor çay içiyordum, kız kendini aç bırakmış, allah rahmet eylesin.

el alem ne der diye yaşanmaz, kimsenin umrunda değilsiniz. herkes işten eve geliyor iki saat dinlenip yemek duş uyku ve sabah tekrar modunda yaşıyor. başkalarının fikirleriymiş toplummuş bunları bu kadar önemsemek tamamen bireysel akıl hastalığınız. mesela böyle insanları aslında ayırmak ve tedavi etmek gerekiyor, böyle nevrotik paranoyak kişilikler çevresine de zarar verir, biz işinde gücünde insanlar olarak böyle saldırgan tehlikeli kişilerden korunmalıyız, evet gerekirse devlet "sen duyuruya 'bu yaştan sonra evlenirsem şöyle böyle derler' yazmışsın, yürü rehabilitasyon merkezine" demeli.
0
bergamot kommando
(23.06.25)
çıkarmamız gereken çok ders var. mesela mahmakların hayatlarından ders çıkarmaya çalışanları s*klememeye başlamak bunlardan biri olabilir. yedikleri hatları yerken toplum yok, hayatlarını yaşarken toplum umurlarında değil. bu bi' yerde patlayınca suçlu toplum.
ne güzel dümen.
x.com
0
wop
(23.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
Ben anlatınca anlamayanlar için yukarıya sektörün içinden mizojinist, kaba ve öfkeli başka bir kadının konu hakkında söylediklerini bıraktım. Oradan konuya atılmaya uğraşın bari.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
yeme bozuklugunun ciddi bir rahatsizlik oldugu dersini cikardim.
0
sonsuz
(24.06.25)
(19)

İyi ki doğdum

rock n roll
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
0
rock n roll
(20.06.25)
yasiyorsun bu hayati.

dogum gunun kutlu olsun :D
0
baldur2
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun, 41 kere maşallah:)
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
Doğum gününüz kutlu olsun!
0
peki madem
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun, nice yaşlara.
0
tabudeviren
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun :)
0
grimavi
(20.06.25)
@cosmicstring

Teşekkür ederim. Dün çok kötüydüm, bugün ise hiç hasta olmamışım gibi :)
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
dgko
0
isiaha
(20.06.25)
MasALLAH <3 dgko
0
sonsuz
(20.06.25)
41 için ooo 41 kere maşallah diyen oldu mu, yoksa ben diyorum ^^
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Kutlu olsunn
0
mezzosprite
(20.06.25)
Bu sene seni neler bekliyor? Hayallerin, hedeflerin? Anlat dinliyoruz.
0
luluki
(20.06.25)
iyi ki doğdunuz, musmutlu bir yaşınız olsun. şahane bir yaştasınız, bol anı biriktirerek, bol bol video ve fotoğraf çekerek yaşayın bu güzel yaşınızı. size ve sevdiklerinize mutluluklar dilerim.
0
love and trust
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun. nice mutlu senelere. umarım en mutlu günündür.
0
koela
(20.06.25)
41 kere maşallah, daha nice yeni yaşların olsun!
0
Phoebe
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun <3
0
kullanicadi
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun.

Long live Rock n Roll <3
0
Cesario
(20.06.25)
@ coopeer

Senin de doğum günün şimdiden kutlu olsun. Fakat ben o yokuş aşağı kısmını kabul etmiyorum. Hiçbir zaman yokuş aşağı olmadım, özellikle yaş aldıkça daha bir kendime geliyorum. Enerjim daha yüksek, yorulmak nedir bilmiyorum. Sen kendi adına konuş :))
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
41 ne ulan ezik, daha civcivin patlamamış(knight online)xd
0
Shepard
(20.06.25)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
(19)

Instagram kullanmayan insanlara inanılmaması

pembediken
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
0
pembediken
(19.06.25)
İnsanlara laf anlatılmaz, niye anlatıcan ki bu kadar basit bi konuda.

Niye diye sorulması ise ayrı mevzu, o daha normal. Sevmiyorum de geç.
0
Bruce
(19.06.25)
Bunun akabininde gel sana bir hesap açalım önerisi (ısrarı) geliyor. Ben konuyu değiştiriyorum artik.
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
Sıklıkla başıma gelen olay.
Var da vermiyor, gizliyor, mutlaka saklayacak bir şeyleri var algısı oluşuyor sanırım.
0
Mirket
(19.06.25)
Bende yok. İnanmayanla karşılaşmadım. Millet reels atıp duruyordu diye dalgaya alıyorum soran olursa.
0
gabe h coud
(20.06.25)
İnanılmıyor ve laf da anlatılamıyor.
@amaranta ursula bahsetmiş hesap açalım ısrarı da yaşanıyor ekstra instagtramsever arkadaşlar tarafından. Ben en sonunda sıkılıp tamam dedim al da sus, verdim telefonumu bu arkadaşlarımdan birine. Açtı hesabı, öyle duruyor 7-8 sene olmuştur. Herkes rahat etti.
0
cay koy geliyorum
(20.06.25)
Senin hayatını.merak ediyorum niye bana dedikodu malzemesi vermiyorsun demenin bir yolu oldu bence bu da.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
@michael_knight gibi insanlar cok maalesef.

Instagram'in yok diye adamin aklina gelen ilk sey tecavuzden hukum giymis eski bir mahkum oldugun. Bu tip insanlara ne anlatabilirsin ki?

Insanlar genellemeyi, onyargiyi sterotyping'i acayip seviyor.
0
baldur2
(20.06.25)
Hayatımda hiç instagram kullanmadım. Stalklamak için bile hesap açmadım.

Hiç kimseye tecavüz falan etmedim bu arada.
0
runaway
(20.06.25)
Facebook, twitter, instagram, whatsapp vs. kullanmıyorum. Laf anlatamazsınız. Bu arada Allah Zuckerberg’in belasını versin.

Edit: bir cevaba binaen yazmam lazım. Ben 40 yaş altı değilim ama ailemde 40 yaş altı (9, 16, 27, 33, 38 mesela) en az beş kişi var kullanmayan. Asıl 40-60 yaş arası kadınlarda kullanmayan yok gibi bir şey… Bugün de aldatan, tacizci, mahkum, cins vs. olduk çok şükür… (Not: Bir dünya var yaşadığımız. Sadece siz ve çevrenizden ibaret değil)
0
yadigar
(20.06.25)
Mağaramdan çıkıp insan içine karışmadığım için bir kez daha mutlu oldum bazı cevapları okuyunca. Laf anlatılmaz bence çünkü insanlar gerçekten anlamak için sormuyorlar zaten. Konuyu değiştirin +1.
0
peki madem
(20.06.25)
hahaha burada da gördüğünüz üzere inanılmıyor

anlatamazsınız
0
jülsezar
(20.06.25)
Asıl tacizci-tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı, influencer adında dolandırıcı ya da kendini pazarlayan tipler İnstagram'da. Hiç de utanmadan hayatlarını paylaşıyorlar. Karısını-kocasını aldatan da yine İnstagram'dan ya da benzeri uygulamalardan buluyor.

Ben işinde gücünde bir insan olarak herhangi bir arayış içinde de olmadığımdan İnstagram'dan uzak duruyorum. 40 değil 30 yaş altıyım. Kansere çare aramasam da zamanımı daha verimli şeylerle geçiriyorum. Bu uygulamalarda sayfa kaydırmaktansa boş duvara bakmak daha yararlı. En azından zararı yok. Birkaç yıl sonra hiçbir şeyden zevk alamayan ve odaklanma süresi gittikçe düşen bir insana dönüşmek istemiyorum.
0
gnosis
(20.06.25)
yadigar ++ hatta musk, tesla, vs. de ekliyorum üstüne.

hiç instagram kullanmadım. 5-6 sene önce bir kere açayım dedim, anında banlandı tekrar uğraşmadım. whatsapp vardı, kapattım. whatsapp kullanmıyorum diyince bön bön bakıyorlar yüzüme. şirkette mail sistemi var, hala doğum günü kutlaması, bayram tebriği, duyuru vs. yi whatsapp grubundan yapıyorlar.

bu arada twitter için xcancel uzantısını da bırakmış olayım: addons.mozilla.org
instagram, facebook için bildiğiniz bir uzantı varsa alabilirim.
0
inheritance
(20.06.25)
michael_knight gibi düşünenlerin var olduğunu görünce şok oldum.

benim de hesabım yok. çevremde olanlar da ayda yılda 1 foto 1-2 reels falan atıyorlar. instagram'ın böylesine sosyal hayata sirayet ettiğini görmek (en azından belli çevrelerde) şaşırtıcı oldu.
0
brkylmz
(20.06.25)
Michael tepkilere cevap vermemiş. Aynı fikirde olanları görmek güzel. Umarım düzelir şu kafalar.
0
🌸pembediken
(20.06.25)
benim instayi hanim "surekli karilarin kicina bakiyorsun" diye patlatti.
halbuki ben daha cok araba fotolari pesindeydim, arada kiclara bakiyordum.
neyse, kafam rahat artik, mis.
0
cooperr
(21.06.25)
@pembediken, cevap verilecek bir soru yok ki.
Ben fikrimi anlattım, eksik anlattığım bir kısım olduğunu düşünmüyorum.

Herkese tik koyup bana koymamış. Halbuki ben sorusunu ciddiye alıp cevap veren nadir kişilerdenim, diğerleri “çok haklısın kardeş, insanların çoğu salak, biz akıllıyız” tonunda laflar.
0
michael_knight
(22.06.25)
@michael kullanmayan insanlar ya şöyledir ya böyledir demek doğru Bence.
Instagram yok diyince yalan söylüyor muamelesi gördüm. Niye yok, herkes kullanıyor nasıl olmaz vb. Bu insanlara laf nasıl anlatılır ne cevap verilir diye sormuştum cevaplar da ona yönelik oldu
0
🌸pembediken
(24.06.25)
annemin arkadaşları bile instagramda artık, iyice facebook uzantısı oldu ve mide bulandırıcı bir yere dönüştü. 70 yaşındaki teyzeler de artık instagram'daysa toplumdaki bu tepki abartılı değil ya. ben de kapatıcam bu gidişle.
0
deartheodosia
(24.06.25)
(19)

Gerilim filmi seri katilli falan olabilir

Kittie
Netflix veya prime'da olursa iyi olur.Yoksa seven'i seyredicem internette bi yerden.Surekli daha once izledigim seyleri izliyorum zaten seven izlemiim diyorum...
Netflix veya prime'da olursa iyi olur.
Yoksa seven'i seyredicem internette bi yerden.
Surekli daha once izledigim seyleri izliyorum zaten seven izlemiim diyorum...
0
Kittie
(19.06.25)
Mind Hunter
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
The others
0
duster
(19.06.25)
Prime -> Misery (Ölüm Kitabı)
Netflix -> Primal Fear
0
kendi helvasını kavuran zombi
(19.06.25)
The others, misery, primal fear hep ikinciye izlendi :)
0
🌸Kittie
(19.06.25)
Film degil ama seyretmedi iseniz valhalla murders
0
deckard
(19.06.25)
Identity var netflixte şu an. İzlemediyseniz izleyin
Fractured
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
Zodiac
0
nothing in my way
(19.06.25)
Tesekkurler.
Identity'yi izlicem.
Fractured ve zodiac'i da izlemistim.

Dizileri kafam kaldirmiyor arkadaslar size de tesekkurler ama
0
🌸Kittie
(19.06.25)
28 Days Later ön yargıyla bakıyordum ama geçenlerde izleyip epey beğendim
Japon filmleri Cure ve Audition
Minidizi olarak The Night Of
0
aloha snackbar 3
(19.06.25)
sarinui chueok

platformlarda var mi bilmiyorum.
0
sir gawain
(19.06.25)
Tamamı izlediğim filmlerden bir liste yaptım. Muhtemelen çoğunu izlemişsinizdir ama arada kaçırdıklarınız da olabilir.

The Little Things
Insomnia
Gone Girl
Prisoners
Mystic River
Nocturnal Animals
You Were Never Really Here
Wind River
One Hour Photo
Funny Games
The Vanishing
Nightcrawler
Cache
The Machinist
Take Shelter
0
10551037
(20.06.25)
Kafam kaldırmıyor dediğin dizilerde efsane birinci sınıf seri katil işleri var.
The kiliing
Bron broen
Cardinal
Night of
The chestnut man
0
sons of freedom
(20.06.25)
Terrifier serisi.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Netflix'de Jefrey Dahmer vardı. İyiydi.
0
Mirket
(20.06.25)
The serpent
0
sons of freedom
(20.06.25)
bir korku/gerilim hayrani olarak onerecegim, son zamanlardan, en iyilerden:

barbarian
www.imdb.com
0
ermanen
(20.06.25)
Platformlarda var mı bilmiyorum ama Tez (1996)
0
peki madem
(20.06.25)
koreliler de seri katil filmlerinde iyi baya. bi iyisini sir gawain onermis.

baska bi tane:
Angmareul boatda (I Saw the Devil)
www.imdb.com
0
ermanen
(20.06.25)
3. kez izlemeye başladım. the serpent. gerçek bir olaylar silsilesi.
0
ground
(20.06.25)
(8)

sürekli kocasını şikayet eden arkadaş

gilbeys
bir kız arkadaşım var. ne zaman arasam kocasından dert yanıyor. artık ne diyeceğimi bilemiyorum. "benle ilgilenmiyor, bana sarılmıyor, pahalı hediye almıyor" vb sürekli ama sürekli böyle. sevdiğim bir arkadaşım. kızı, hal hatır sormak için arıyorum ama teselli ederken buluyorum. yani neyi teselli ed
bir kız arkadaşım var. ne zaman arasam kocasından dert yanıyor. artık ne diyeceğimi bilemiyorum. "benle ilgilenmiyor, bana sarılmıyor, pahalı hediye almıyor" vb sürekli ama sürekli böyle.

sevdiğim bir arkadaşım. kızı, hal hatır sormak için arıyorum ama teselli ederken buluyorum. yani neyi teselli edeceksem o da ayrı bir muamma.

artık ararken geriliyorum. bir ara sinir oldum, uzun süre aramadım. bu sefer de "hayırsız" oldum :)

bir yorumunuzu almak isterim.

edit: er kişiyim.
0
gilbeys
(19.06.25)
çöp kutusu değilsiniz. ya olmadığınızı açıkça ama uygun bi üslupla söyleyiverin ya da kendinizi gerçi çekilp yalnızlaştırın ve kendi hakkında bir şeyler düşünmesine vesile olun. ararken gerilme hali arkadaşlığa dahil bir hal değil çünkü
0
kel aynak kusu
(19.06.25)
Sen erkek misin?
0
Cezcez
(19.06.25)
Bosan o zaman, ya da sana pahalı hediyeler alan biriyle aldat, bunlar da bir seçenek falan de. Arkadasliginiz nolur bilmiyorum ama garanti veriyorum bir daha bahsetmeyecektir. Eski isyerinde böyle yapan bir kıza bunu dedim, bir daha yanıma yanasmadi ^^
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Eğer siz gay değilseniz, Sizinle ilişki yaşamak istiyor. Olay bu. Siz olmazsanız başkasıyla aldatacak kocasını.

Hoş şimdi de aldatıyor. Aldatmak sadece fiziksel olarak olmaz çünkü.
0
sorularimicinfeykhesap
(19.06.25)
kocama sallıyorum kisvesi altında seni yokluyor kokusu aldım
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
Yazılanlara katılıyorum, sizi yokluyor benimle ilgilen mesajı veriyor alttan alttan.
0
ekimoloji
(20.06.25)
eger arkadaslarin dedigi gibiyse dusme ahmedim. bugun yol yapmak icin kocasinin arkasindan konusan, yarin senin de arkandan konusur.
0
buenosdias
(20.06.25)
(bkz: inanma seni s)
0
chicha_v2
(20.06.25)
(12)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(14)

bir erkek olarak evde çocuk bakmak

yalnizliktan devren kiralik
sadece meraktan soruyorum,senaryo şu: eşiniz evden çalışıyor. bebeğiniz oldu. evde bebeğinize bakıyorsunuz eşinizle ortak şekilde (full sizde değil yani). çöp atma, arada süpürme, arada mutfak toplama gibi ev işleriyle ilgileniyorsunuz. maddi anlamda hiçbir şeyi düşünmeniz beklenmiyor, bu konuda her
sadece meraktan soruyorum,
senaryo şu: eşiniz evden çalışıyor. bebeğiniz oldu. evde bebeğinize bakıyorsunuz eşinizle ortak şekilde (full sizde değil yani). çöp atma, arada süpürme, arada mutfak toplama gibi ev işleriyle ilgileniyorsunuz. maddi anlamda hiçbir şeyi düşünmeniz beklenmiyor, bu konuda her şeyi eşiniz hallediyor ve kısıtlı bir geçinmek de değil, gayet güzel geçiniyorsunuz, evde eksik yok, bebek gayet iyi bakılıyor maddi anlamda da.

kabul eder miydiniz kendi paranızı kazanmadan, çalışmadan bu şekilde yaşamayı?

not: bebek bakmanın çiçek böcek bir iş olmadığını belirtelim, özellikle oynatmak, oyalamak aşırı zorlaşıyor günden güne. bebeğe tv izletmek de yasak.

eşiniz ve çocuğunuzdan ayrı tıraş olmaya bile gidemiyorsunuz, sosyal hayat, dışarı hayatı vs. yok. gününüzün 8 saat civarı bebekle geçiyor, kalan sürede serbestsiniz.
0
yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Milyorlarca kadin bu halde yasiyor aybalam, bir "erkek" olarak bunu neden sorun edesiniz ki?
0
deckard
(19.06.25)
www.amazon.com.tr

Bu kitapta sorunuzun cevabı var.
0
(19.06.25)
En buyuk hayalim
0
baldur2
(19.06.25)
başkasının çocuğuna bakıcılık yapacak gibi bahsetmeniz ilginç olmuş. erkeklerin bı koftiden babalıkları beni her seferinde şaşırtıyor ya.
0
elorelia
(19.06.25)
4.5 senelik bir baba olarak yazıyorum. dünyanın en zor mesleği bana göre ebeveynlik. çocuğuma tüm gün boyu baktığım oldu ancak bir hafta beraber kalsam zorlanırım ve tercih etmem. eşlerimizin, anaların elleri öpüle emin olun çok büyük varlıklar. çocuk sorumluğunun sadece anne veya babaya yüklenmesi yanlış. ortak olmalıdır. tv izletmemeyi biz de kural olarak belirledik, bu kuralla oyalamak çok zor.

soruya cevap olarak ben çocuk bakmayı evde erkek olarak kabul etmem. kadın olarak kadının kabul etmemesini de anlarım. kendi paramı kazanmadan yaşamayı kabul ederim ama çalışmadan yapamam.
0
mikahakkinen
(19.06.25)
Bunu kabul edecek erkek sayısı yok denecek kadar azdır bence, erkekler bu kadar zora gelebilecek ve fedakarlık yapabilecek canlılar değiller maalesef, bu enayilik sadece kadınlara özel.

ben yapmam, eşim de yapmasın bence herkes çalışsın.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.06.25)
Benim eşim bunu bayılarak kabul ederdi hatta en büyük hayalidir sanırım, her gün işe söverek gidiyor çünkü. Ancak ben erkeğin sürekli evde olmasına yokum.
0
ekimoloji
(19.06.25)
Ben bunu 5 sene kadar yaptım. Benim diyenden daha iyi bebek bakarım.

Bebek arabasında uyurken starbucksta çeviri yapıyordum, kreşe götürüp kadınlarla pasta börek yiyordum. Hem de sadece yürüyerek, otobüs ve metro ile. Tam da pandemi zamanı idi, ya evde yavaş yavaş ölürüm ya da dışarıda hemen dedim ve kendimi dışarı attım.

İşin özeti evde çocuk bakmak çekilmez sürekli gezip dolaşman lazım.

2 numara ise tam bir direnişçi, onunla yapamazdım.
0
theconqueror
(19.06.25)
Eğer ki kesin olarak günün sadece 8 saati bebek bakılacak ve sonrasında annesine devredilecekse bakarım, ki bu durumu bir süre yaşadım.

Ama bu 8 saat esnerse koşarak uzaklaşırım.
bebek bakmak her yiğidin harcı değil.

Allah eşi yardım etmeyen anne/baba ya sabır versin.
0
duyuruuser
(19.06.25)
Valla ben hem çalışıyorum hem de cocuk bakıyorum, erkeğim
0
mirty
(19.06.25)
@theconqueror dışarıda zaman geçirmek çok zorlayıcı ve korkutucu geliyor. Kenesiydi köpek saldırısıydı güneş yanığıydı, dışarıda uyutmak imkansız gibi, altını almak yemeğini yedirmek vs. bir valizle çıkmak lazım gibi geliyor. Bunu aşsak aslında daha kolay olur gibi
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Bu senaryo ancak kadının mal akraba ve arkadaşlarının fisteklemesine sinir cizebilmesi ile mümkün. Böyle bir kadını hayal edemediğim için senaryoyu gerçekçi bulamadım. Ha mümkünse ve sadece hayal edemeyen bensem, neden olmasın.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
@encokbenisevinnolur akraba ve arkadaşlar işin içinde değil, ne alaka anlamadım
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Erkeğin evde olması neden kötü bi imaj? Freelancer yazılımcı falan dolu mesela full evden çalışan
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(22.06.25)
(2)

turnitinden önce intihal kontrolünü yapabileceğimiz doğru sonuç veren yerle

fildirfildir
merhaba, ben yüksek lisans öğrencisi olarak tez yazmıyorum, uzmanlık kadrosuna geçiş şartımız tez yazmak, o yüzden en basit şeyleri bile soruyorum (kb) (sorabileceğim bir danışman yok) (kurumda bizden önce bize koşulan şartlarda tez yazmış uzmanlar yok) so, intihal kontrolünü turnitinden önce nereye
merhaba, ben yüksek lisans öğrencisi olarak tez yazmıyorum, uzmanlık kadrosuna geçiş şartımız tez yazmak, o yüzden en basit şeyleri bile soruyorum (kb) (sorabileceğim bir danışman yok) (kurumda bizden önce bize koşulan şartlarda tez yazmış uzmanlar yok)

so, intihal kontrolünü turnitinden önce nereye yaptırabiliriz?
0
fildirfildir
(18.06.25)
Chatgpt yapıyor ama ne kadar sağlıklı bilemiyorum. Bir de uzun bir metin için plus almak gerekiyor olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(18.06.25)
piyasadaki en iyisi turnitin, ithenticate kullanabilirsiniz ama o da ayni sey. digerlerine güvenmiyorum.
0
deckard
(18.06.25)
(8)

apartmanda iş yeri

turk kizi
alt katımızı terapistler kiraladı bi grup, seanslarını orda yapıyolar ve dün seans var biraz sessiz olur musunuz diye bi mesaj attı içlerinden biri akşam 7'de. gürültü bizden değildi, uyuyodum çünkü ama bizden de olabilirdi yani akşamın 7sinde pek çok şey yapılabilir malum. bir de ilk taşındıklarınd
alt katımızı terapistler kiraladı bi grup, seanslarını orda yapıyolar ve dün seans var biraz sessiz olur musunuz diye bi mesaj attı içlerinden biri akşam 7'de. gürültü bizden değildi, uyuyodum çünkü ama bizden de olabilirdi yani akşamın 7sinde pek çok şey yapılabilir malum. bir de ilk taşındıklarında gece 11de matkap falan çalıştırmış insanlar bunlar, hadi yeni taşındılar anlayış gösterelim diye düşünmüştük ama pişman ettiler. açıkçası gece orda kimse olmaması işime geliyordu, aile yaşamasından iyidir diye düşündüm hep.

tekrar böyle bişey olursa çıkışmayı düşünüyorum da bi de yaptıkları şey legal mi onu merak ettim. Apartmandan izin falan almadıklarına eminim, ev sahibimizin bilgisi yok mesela. daireyi böyle ofis olarak kullanabilirler mi?
0
turk kizi
(18.06.25)
Gürültü bizden değil deyip geçin. İş yerinin mahiyeti ruhsatın türüne göre değişir Kat Mülkiyeti Kanunu 24.Maddeye bakabilirsiniz
0
apocalipy
(18.06.25)
yaptıkları şey legal değil. kiralanan yerin cinsi konut değil de işyeri ise ve bu işyerine hem belediyeden, hem de mesela terapi mi yapıyorlar sağlık bakanlığından falan izin-ruhsat almışlarsa tamam hakları olabilir, fakat bu haklar da binada ikamet edenlerin haklarına geçebilecekleri anlamına gelmez. eğer konut ise yönetim planında binadaki konutların işyeri olarak kullanılabileceği şeklinde madde yoksa siz de onlardan şikayetçi olabilirsiniz veya bu şekilde diş gösterebilirsiniz.
0
malheiros
(18.06.25)
Eğer binadaki ilk ve/veya tek işyeri ise siz de dahil apartman sakinlerinin cogunlugundan izin/imza alınmış olması lazım diye biliyorum isyeri olarak kullanılabilmesi için.
Eğer bunu yapmadılarsa isyeri olarak kullanamazlar. Dolayısıyla durum buysa değil ruhsat vs kaçak çalışıyor olabilirler.
Buna göre konusabilirsiniz tatava yaparlarsa benzer şekilde.
0
encokbenisevinnolur
(18.06.25)
En baştan müsamaha göstermeyin yoksa böyle böyle tepenize çıkarlar.
0
mirty
(18.06.25)
hocam şimdilik bir şey demeyin bence ılımlı gidin. ben yapmıyorum gürültü diyin geçin. eğer bu davranışı tekrar ederse kibarca "siz apartmandan bu iş yeri için bizden imza toplamış mıydınız?" diye sorun. zaten kendisi mesajı alır. bir daha da bulaşmaz.
0
elektr10
(18.06.25)
Apartmanlarda en büyük ve çözülmesi en zor konu gürültü. İnsanın yaşam kalitesini düşürüyor gürültülü komşu. O yüzden dediğiniz gibi gece altınızda kimsenin olmaması aslında büyük şans sizin için. Terapi seansları yaptıklarına göre gündüzleri de gürültü yapmaz herhalde bunlar. O yüzden ben olsam legal miydi değil miydi, ev sahibinin haberi var mıydı yok muydu hiç kaşımazdım olayı. Ne yapıyorsa yapsınlar, alt tarafı bir mesaj atmışlar zaten. Akşam olunca giderler ama orada 3-4 çocuklu gürültülü bir ailenin yaşadığını düşünsenize.
0
messor
(18.06.25)
@messor aynen aslında ben de gürültüden kaçıp taşınmış biri olarak apartmanın genel sessizliğine şükrediyorum. Ondan bunlar tutunca daireyi bi sevinmiştim. Mesajdaki tona gıcık olduğum için biraz kafaya taktım dünden beri. Bakalım gün içinde bu tarz bir şey tekrarlanırsa elimdeki kartları oynarım eheh onun dışında çok rahat çünkü ne tatilde ne akşam ordalar.
0
🌸turk kizi
(18.06.25)
Apartmanda sizin dışınızda da sessizlik için mücadele eden birilerinin olması avantaj bile olabilir.
Ama gürültünün sizden gelmediğini net bir şekilde bildirin.
Geç saatte matkap sesi konusunda o zaman bir tepki göstermeniz gerekirdi. Belki şu an kullanların haberi olmadan iş yapan ustalar bile yapmış olabilir.
Düzenli olarak geç saatlerde ses yapıyorlarsa, siz de uyarabilirsiniz.
0
burfak
(18.06.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.