Giriş
(7)

Yiğit Bulut’tan neden bu derecede nefret ediliyor?

michael_knight
Bir partiye gönül verenler diğer partiden olanları sevmiyorlar, bu alışılmış bir şey. Ama Yiğit Bulut’a karşı nefret alışılmışın çok ötesinde. Neden öyle?
Bir partiye gönül verenler diğer partiden olanları sevmiyorlar, bu alışılmış bir şey.
Ama Yiğit Bulut’a karşı nefret alışılmışın çok ötesinde.
Neden öyle?
0
michael_knight
(12.07.25)
Döndükten sonra insanlarla dalga geçer gibi yaptığı ekonomik ve politik yorumlar yüzünden
encrypted-tbn0.gstatic.com
youtu.be
0
grimavi
(12.07.25)
bunlar farklı bir siyasi partiden biri veya farklı dünya görüşü var diye nefret edilen kişiler değil.
bu adamlar tamamen birilerinin çıkarları için halkı maniple eden, etki ajanlığı yapan insanları ayrıştıran, ortalığı karıştırmak için kullanılan maşalar oldukları için.
0
my fault
(12.07.25)
2008 siyaset meydanının bir bölümünde konu avrupa birliği be karşı olanlar vs savunanlar şeklindeydi.

Akp o zaman ölümüne avrupa birliği savunuyordu ama öyle böyle bir savunma değil vicik vicik vs (hatta kokorec i bile yasaklayacaklardi şarkılara bile konu oldu :)

AB'ye karsi olan masada erol manisali gibi çok değerli bir iktisatçı vardı mesela (akp&feto kumpasi hainligi ile Ergenekon'da içeri atılmış, bu sebeple kanser olup hayatını kaybetmiştir)

Erol manisali tarafında yiğit bulut da vardı :) inanmayacaksiniz ama yiğit bulut o programda efsane konuşmalar yapmıştı, hatta erol manisali gibi bir adamı bile gaza getirmişti (aferin yiğidim falan diyordu)

Böyle bir adam birden ani şekilde direksiyonu akp tarafina kırdı.

Aslında büyük nefretin kaynağı da bu. Devlet Bahçeli misali ana avrat kufrederken bir anda en kral AKP'li oldu.

"Reisi beyin gücüyle telekinezi ile öldürmeye çalışıyorlar" gibi onlarca abuk açıklamaları da cabasi.

@my fault, cok güzel özetlemis aslında. Olay tamamen bu.
0
makbur
(12.07.25)
Öncesinde güvenilir izlenimi veren bir figurdu medyada. O yüzden diye düşünüyorum.

Benzetme doğru mu emin değilim, fatih portakal'in bir anda AKp'yi övmeye başladığını düşünün, öyle ani bir geçiş olmuştu.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Net bir şekilde fikir değiştirdiğini bilmiyordum. Şimdi daha anlaşılır oldu.
Cevaplar için teşekkürler
0
🌸michael_knight
(12.07.25)
Başka sebep te şu. Örneğin candaş tolga çok eğitimli biri. Odtu genetik, üstüne yurtdışında master falan yapmış.

Ve bu kadar eğitim masraf emek sonunda ülkeye katkısı sıfır.

Yiğit te benzer kariyere sahip.
0
luluki
(13.07.25)
@luluki,

candas odtüde genetik okumadi, istanbul üniversitesi biyoloji mezunu. yurt disinda nerede ne okudugu mechul. master mi, sertifika mi, phd mi, bunu birak hangi ülke oldugu bile yok hic bir yerde. kendisi bile yazmamis nerede okudugunu.

candastolga.com
0
bora benim lan aslında
(13.07.25)
(5)

Mona lisa tablosu abartılıyor mu?

messina123
Yani 200-300 sene önce yaşamış birinin portresi sonuçta. Tamam bence de güzel çizilmiş ama neden bu kadar ünlü ki? Günümüzde çok daha güzelleri çiziliyor
Yani 200-300 sene önce yaşamış birinin portresi sonuçta. Tamam bence de güzel çizilmiş ama neden bu kadar ünlü ki? Günümüzde çok daha güzelleri çiziliyor
0
messina123
(12.07.25)
Tablonun "çalınma hikayesi"ne kadar o kadar popüler olmadığı söyleniyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.07.25)
Pop art ikonu olarak kullanılması ununu artırdı. Böyle başka tablolar ve fotoğraflar da var. Marilyn Monroe da dünya çapında ününün muhtemel ikinci atağını yaptı benzer şekilde. Andy Warhol'un işi hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Tamamen Popüler kültür. Gittim yerinde de gördüm. Müze içinde bile onlarca yönlendirme tabelası vardı. Yığınların ilgisi de kuyruklar oluşturuyor. Peki neden?
Çünkü öyle pazarlandı. Başka bir nedeni yok.
Çok daha önemli yapılar için bir adet bile yönlendirme yoktu müzede oysa. Tıpkı bugün embesil olupta influencer adı altında milyonlarca insan tarafından takip edilmek gibi bir durum bu. Aynı saçmalıkta.
0
ezkaza
(12.07.25)
Tamamen popüler kültür diye gömecek kadar değil, "günümüzde daha güzelleri çiziliyor" da Mondrian tablolarına bakıp "ne var ki bunu ben de yaparım" demek gibi oluyor. Yapmayın arkadaşlar, sanat tarihi böyle bir şey değil :)

www.britannica.com
Şurada güzel özetlenmiş. Mona Lisa teknik yönden zamanının en iyilerinden, zamanında da bilinen bir tablo. Tabii internet olmayınca sadece sanat çevresi biliyor, o ayrı. Da Vinci'nin hem camera obscura kullanımı, hem sfumato tekniği nedeniyle sanat tarihinde yine önemli.

Hâlâ bu kadar ünlü olması ve plastik sanatlarla hiç alakası olmayan herkesin bilmesi işte o çalınma hikayesi, modelin kimliğinin bilinmemesi vs ile yaygınlaşmasının sonucu.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
yapıldığı dönem itibariyle değerlendirilmesi gerekiyor, italyan rönesansındaki birçok tekniğin çok başarılı şekilde tatbik edildiği istinai örneklerden. hatta bu tekniklerin bir kısmı sizin de söylediğiniz daha iyi yapılan birçok resimde 500 yıl önce yapıldığı için biraz da ünlü. yoksa kim olup olmadığı da önemli değil. ayrıca asıl ünü bir kere çalınmasından 20.yy'da patlıyor.

200-300 yıl öncesi lafına infilak ettim bu arada :D
0
sanal hayvan
(13.07.25)
(12)

İttifak sonrası akp stratejisi

Rao
Malum akp, mhp, dem partı ittifak yapacak. Pkk silah bırakma olayıda seçimde sakız olarak, ağızlarda çiğnenecek orası belli oldu.Size göre ak parti, bundan sonraki süreçte seçim için veya anayasa değişikliği için nasıl strateji izleyecek ? Neler yapabilir, neler yapamaz ? Seçim tarihi hakkındak
Malum akp, mhp, dem partı ittifak yapacak.

Pkk silah bırakma olayıda seçimde sakız olarak, ağızlarda çiğnenecek orası belli oldu.

Size göre ak parti, bundan sonraki süreçte seçim için veya anayasa değişikliği için nasıl strateji izleyecek ?

Neler yapabilir, neler yapamaz ?

Seçim tarihi hakkındaki öngörüleriniz nedir.



Teşekkürler.
0
Rao
(12.07.25)
DEM ile 360 koltuga ulasiyor sonrasiysa referandum ve anayasa degisikligi. Mevcut sartlarda bunu yapamazdi ama 60 DEM mv.'si ile bu çok kolay.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Amaçları özgür özeli masaya oturtmak. Yapmak istemeselerde Chpyi kapatma kozu ellerinde duracak. Daha da sertleşicekler. Reis kazanmyacağı seçime girmez. Ekonomik büyük bir yıkım olmadığı sürece herkesi masaya çağırıp anasayı yapacaklar. Reis ömür boyı başkan olur.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
> Reis kazanmyacağı seçime girmez.

Belediye secimlerine sanki adeta tayyip girmemiscesine boyle cumleler kurmak..
Bu arada referanduma girmeye calisirlarsa da tokat yerler.

Planladiklari, plan da demeyelim hatta son cirpinis hareketleri, referandumsuz anayasa degisikligini denemek 400 mv ile.
0
aguen
(12.07.25)
adam kazandi.
0
sonsuz
(12.07.25)
dem akp ile ittifak kurarsa kendi seçmeninin %90'ını kaybeder
0
HellKeePer
(12.07.25)
aşırı samimiyetsiz bir süreç başladı.bu topraklara kalıcı barışı getirecek tek parti chp bence
0
ditu
(12.07.25)
@hellkeeper, neye dayanarak böyle bir sey söylüyorsunuz?

daha önceki cözüm sürecinde akp'nin oylari eriyip hdp ve mhp'nin oylari artmisti. cözüm süreci bu yüzden durdu. su an hepsi birlikte.
0
sonsuz
(12.07.25)
@sonsuz

bugün 5 hdp'li arkadaş ile konuştum. akp ye oy vereceğime sandığa gitmem diyorlar.
0
HellKeePer
(12.07.25)
@hellkeeper, akp'ye oy vermeyecekler zaten. hdp'ye verecekler yine. ya da dem midir yesil yol mudur neyse ona. mhp'ye de verseler ayni küme.
0
sonsuz
(12.07.25)
Acikcasi kafa yormaya değer mi.emin değilim. 6 ay sonra aşırı milliyetçi söyleme gecseler de kimse bir şey demiyor zaten. Bence bu bir strateji bile değil hatta, nasıl olsa geliyorlar peşimizden işimize geleni yapalım devam edelim mantığı sadece.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Akparti mhp ve dem bir seçim ittifakında değil.
Yani cumhur ittifakı denilen gruba dem dahil değil.
özellikle pkk’nın silah bırakması ve terörsüz türkiye başlığı konusunda bu üç siyasi partinin bir görüş ortaklığı söz konusu. Şuan için 3 diyorum. Bu kuvvetle muhtemeldir ki daha da genişleyecek önümüzdeki günlerde. Hatta chp de buna dahil olmak isteyecek ve/veya terörsüz türkiye konusunda destek verecek.
Bu durumun iyi okunması gerekiyor bence.

önümüzdeki süreçte dem partisinin bir değişim/yenilenme geçireceğini düşünüyorum. Hatta bunu sanırım biraz da içerden biliyorum :) tıpkı sırrı süreyya gibi toplumun geneli ile arası iyi olan isimler parti aristokrasisi içerisinde üst ve karar verici makamlara getirilecek.
Bu yenilenme doğrultusunda dem partinin yıllardır eleştirilen bir türkiye partisi olamadığı tezi de çökebilir. Çünkü terör örgütünün denklemde olmadığı bir atmosferde bunun önündeki tek engel değişmemiş bir siyasal iklim olur. İşte o vakit seçim sathına girildiğinde tarafların asıl pozisyonu belli olacak.
Şuan için bir seçim ittifakı yok. Bir Uzlaşı var. İkisi farklı iki durum. Bunun iyi okunması gerekiyor.
0
ezkaza
(12.07.25)
0
HellKeePer
(13.07.25)
(11)

Nasıl insanların ilgisini çekiyorsunuz?

sekizdokuzon
Romantik ya da sosyal anlamda nasıl insanlardan ilgi görüyorsunuz?Benim havuzda, hirssiz ama zeki, zeki değil ama hırslı, çocuksu, romantik, *msalak, mainsplaining erbabı gibi bir sürü çeşit var. Bir de çok konuşan, hafif pick me&drama queen kadınlar arkadaşlığımdan hoşlanıyor gibi. Aklı başında kim
Romantik ya da sosyal anlamda nasıl insanlardan ilgi görüyorsunuz?

Benim havuzda, hirssiz ama zeki, zeki değil ama hırslı, çocuksu, romantik, *msalak, mainsplaining erbabı gibi bir sürü çeşit var.

Bir de çok konuşan, hafif pick me&drama queen kadınlar arkadaşlığımdan hoşlanıyor gibi. Aklı başında kimsenin ilgisini çekmiyormusum.

Siz kimlere hoş geliyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
ünili ve daha küçükler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
kimseden özel bir ilgi görmüyorum :(
0
sonsuz
(12.07.25)
Kimseye, zira "bunlar aradığınız droidler değil" alanım oldukça güçlü.
0
peki madem
(12.07.25)
Dark triad erkekleri bayılır bana. Travmanın kokusunu tazı gibi alıyorlar
0
kullanicadi
(12.07.25)
Ha bir de "You can fix me" erkekleri.
0
🌸sekizdokuzon
(12.07.25)
Tertipli, düzenli, “grammar nazi”, eğitimli kadınlar ve şövalye arayan prensesler. Travmatik ilişkilerden çıkanlar.
0
gabe h coud
(12.07.25)
Genelde sapık ve evde kaldım evlenmeliyim tribindeki kadınlar, yüz vermeyince takıyorlar da ondan sapık diyorum. Sosyal olarak da rekabetçi ve onay bagimlisi tipler, tabii bunları da nazikçe bozup reddediyorum, asil niyet baska çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Ben mesela sürekli depresyona giren ve evde sürekli yiyip için feminoasitlerin ilgisini hiç çekmem(çok sükür).
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Daddy issue
Needy
Kaygılı bağlanan
Anksiyetik
0
Bruce
(13.07.25)
"Ben bunu adam ederim" düşüncesine giren aslinda kendisi ariza olan kadınların.
0
duster
(13.07.25)
asosyallerle cok guzel sosyallesirim
0
ala09
(13.07.25)
(12)

rte'nin sizi şu ana kadar en mutlu eden açıklaması/eylemi nedir?

estranged
veya akp hükümetinin?
veya akp hükümetinin?
0
estranged
(12.07.25)
E-Devlet sistemi. Kapalı alanda sigara yasağı. Kamuda ve üniversitede giyim serbestisi. Hastanelerde ilaç kuyruğunun bitmesi.

Yani en son mutlu eden bir sey duymayalı 15 sene oldu. Mutsuz edenleri saysam 20-30 dk yazmam gerekir.
0
havadakarada
(12.07.25)
Mevcut hükmet ve taifesinde hazzetmem.kendim de sigara kullanıyor olmama rağmen yaptıkları kapalı alanda sigara yasağına katılıyorum. Ben sigara içiyorum diye içmeyen herkes bundan zehirlenmek, kötü kokmak zorunda değil. Bence iyi yaptıkları tek şey.
Yukarıda arkadaşın dediği gibi Devlet politikaları, maliye politikaları, tarım politikaları, adalet... vb kısmına girersem üzüntüden çatlarım.
0
strawberry first
(12.07.25)
En mutlu eden degil tek mutlu eden

-sigara yasagi ( sokaga da gelmesi lazim hatta, reise güveniyorun.)
- posetleri parali yapmak
0
sonsuz
(12.07.25)
Kapalı alanda sigara yasağı ile ilgili bir şey söyleyeyim. Eşzamanlı olarak bütün dünyada devreye sokulmuş bir aktiviyedir. Yani o an Türkiye'de A,B,C den tut Z 'ye kadar hangi parti iktidarda olursa olsun farketmeyecekti ki, icraatdaki zayıflama mevcut iradeye maledilebilir.

Gelişmiş devletler e devlet'e geçmiyorlarsa bir bildikleri mi var?
www.youtube.com

Bir de akıllı telefon ve interneti icat ettiler yazmayacaksak şu kuyruklar bitti konusuna girmeyelim bence. (Kuyruktan kasıt, emekli maaş kuyruğu, hastane kuyruğu, eczane kuyruğu vs olabilir)
0
Mirket
(12.07.25)
Bu konuda sadece burada değil, soylenegelen neredeyse her şey zaten üstlendikleri makamların getirisi olarak yapmaları şart olan şeyler. Sürü değil toplumsak, "mutlu" ifadesini zaten görevi gereği yaptıkları şeyler için değil ayrıca yaptıkları şeyler için kullanmamız lazım diye düşünüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bana göre hiç , verdikleri tüm zararlar olası doğrularının hepsini fazlasıyla götürüyor çünkü.
0
Rao
(12.07.25)
Çevremdeki Atatürkçü insanlarda şunu gözlemledim: Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle, Atatürk'le barışık olmayan kişi ya da kurumlar ağızlarıyla kuş tutsalar umurlarında değil; kendi çıkarlarına olsa bile umurlarında değil.
0
santimantal
(12.07.25)
Kardeşim Atatürkçü falan değilim. Ama siyasal islamcılardan gelen hiç bir şeyi istemem kalsın. Ancak sağlık sistemi ve ekonomik yeniliklerde iyiydiler. Ama bu kadar nepotizme iyi bir şey kalmadı.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
@santimanta

Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle barışık olmayan kişi ağzıyla nasıl bir kuş tutabilir mesela anlatır misin bir?

Valla niyeti bu kadar net anlatan bir sitem daha önce görmemiştim :)
0
makbur
(12.07.25)
2018 senesinde çıkan Bedelli Askerlik;

Hayatımda önemli bir kırılma anı (yol ayrımını) oluşturuyor.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
Sadece sigara konusundaki yaptırımlar.
0
ekimoloji
(13.07.25)
sigara. okul kitaplarini ucretsiz yapmasi. sokak kopeklerini de bitirirse komple cok iyi olur.

su sigara yasaklari aslinda esnetildi bayagi aslinda. yani ilk ciktigi gibi uygulamaya geri donse, hatta duraklarda, istasyonlarda, garlar, bina onlerinde de yasaklansa super olur.
0
baldur2
(13.07.25)
(6)

uzun sakal ve yemek ilişkisi?

eisberg
Bugün sakalı bıyığı uzun biri ile aynı masada yemek yedim. Midem bulandı aw. Çok zor değil mi ya hijyenik kalabilmek o sakal&bıyıkla? Nasıl çözüyorlar bu sorunu?Teşekkürler
Bugün sakalı bıyığı uzun biri ile aynı masada yemek yedim. Midem bulandı aw. Çok zor değil mi ya hijyenik kalabilmek o sakal&bıyıkla? Nasıl çözüyorlar bu sorunu?

Teşekkürler
0
eisberg
(12.07.25)
Bıyığı dudağın içine girmeyecek şekilde ucundan kısalttığında yemeğe temas etmesi mümkün değil, sakalın yemekle olan ilgisi anlamadım, bir de sakal-bıyık sahibine böyle şeyler iğrenç gelmiyor, başkasına geliyorsa o da onun sorunu artık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.07.25)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +123

Viking dizisini izlerken, Lotr izlerken ufff çok qarizma diyenlerin gerçekle yüzleşmesi ahahaha. Sakallı adam yemeği yerken ağzına sokuyorsa sorun değil ama gidip sakalına sürüyorsa sonra yiyorsa haklısın.
0
Shepard
(12.07.25)
Yemek yemeyi bilmemekle alakalı dediğin şey sakalla değil. Azcık da olsa kesimine bakımına özen gosteriyorsan dediğin gibi bir sorun yaşanmıyor. Bıyık ornegi verilmis iste. (Göğüs hizasina kadar sakalım var).
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Sakallı ve bıyıklıyım hiç sorun yaşamadım. Ama pos bıyıklılar nasıl yapıyorlar ben de bilmiyorum.
0
ground
(13.07.25)
bir şey içerken bıyıklara bulaşabiliyor.
çorbayı ayran gibi içmiyorsa bulaşmaz ama

küçük yudum yerine tavuk butunu ağzına götürürse bıyığa bulaşır sakala da.

her uzun sakal bıyıklı kişinin yemeği iğrenç olmuyor ama yerken yüzüne bulaştıran insanların sakalı bıyığı varsa oralara bulaştırmış oluyor.

normal yemek yerken yüzüne bulaştırmıyorsan ve bıyıkların üst dudağını tamamen kapatmıyorsa genelde sorun olmuyor.
0
geçici kullanıcı
(13.07.25)
Uzun sakallı, bir iki kez de çok uzun sakallı dönemlerim oldu. Bulaşabiliyor. Özellikle yağlı bir şey dudaktan aşağı akarken, sakalsıza bir peçete, bir ıslak mendil yeterken, sakallı sakalını sabunlamak zorunda kalabiliyor. Ama bu dediğim mesela haftada bir yahut daha az rastladığım bir problemdi.
0
yadigar
(13.07.25)
(6)

delinin biri size yumruk atsa

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ona kızabilir misiniz?
ona kızabilir misiniz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
Deli olduğunu anlayana kadar muhtemelen ağzını burnunu kırmış olurum.
0
kimlanbu
(12.07.25)
Hayir
0
sonsuz
(12.07.25)
Kavga ettiğimiz açık olmayan bir durumdan bahsediyorsak atamaz, savusturmus olurum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bir gün yolda yürürken biri bana yapmıştı.
önce öfkeleniyor insan, bu refleksif bir şey sanırım.
hemen karşılık vermek istiyor insan.
ama karşılık vermek de sorunu daha da büyütebiliyor.
sakinleşip defetmek lazım başından.

Asabiyim Ben filmi geldi aklıma. yolda setrederken birbirini taciz eden adamların sonunda yaşadıkları korkunç son...
0
santimantal
(12.07.25)
Çocuğa deliye kızmak akıllı işi değildir der eskiler.

Ben daha çok o kadar ihtimal varken bir delinin yumruğuna denk gelmeyi, önceden yaptığımız kasıtlı bir yanlışımız ile bağlantılı olduğunu düşünürdüm .
Öyle ya deliye/çocuğa/hayvana dava da açılmaz . Dosya anında kapanır.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
kızarım.

adamın deli olması kendisi ile ilgili, benim yediğim yumruk sonrası sinirlenmem benimle alakalı.

aksiyon alır mısın ise soru hayır ne yapacaksın deli işte dersin.
0
gurur
(12.07.25)
(18)

Yanınızda ne kadar nakit taşıyorsunuz?

put it in your appropriate place
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
2-3k.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
hiç
0
koela
(12.07.25)
5k. Ulan elektrik gitti, poslar da gidiyor. Nakit çalışıyor adam, amele gibi ateme arayacaksın. Ama 99'u karttan yapıyorum. Kayıt kuyut kolay oluyor.
0
Shepard
(12.07.25)
Pazaryeri alışverişi ve bahşişler hariç asla nakit kullanmam. Yine de daima yanımda 500 ila 1000 lira arası nakit vardır. 500 ün altına düşersem hemen gider 500 çekerim.
0
Mirket
(12.07.25)
0-200 TL. Minibüse binmek için gerekiyor en fazla.
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
bazen 0tl ama genelde maksimum 500tl. Nakit taşınacak gibi değil, alışverişe çıkınca yanımda 2 deste parayla gezmem gerekir.
0
kimlanbu
(12.07.25)
200-300 genelde
0
mor oje
(12.07.25)
500-1000, genelde bahşiş için kullanıyorum.
0
kojonotsuki
(12.07.25)
Birkaç bin. Nakit alışveriş yapıyorum hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
300 lei

hemen hemen 3 haftada bitiyor

bazı mekanlar nakit kabul ediyor

5 bira içsen bir gecede 50 lei gitti zaten

konsere gitsen 30 lei minimum
0
rain when i die
(12.07.25)
500-600 civarı, bittikçe cüzdana 1000-1500 eklerim. bir de ne olur ne olmaz diye bir 100-150 dolar bozuk para olarak durur.

normal market - gündelik harcamalar için nakit tutsak 5-6k ile gezmek lazım, çok yer tutar.
0
orpheus
(12.07.25)
300- 500 TL.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
0
0
antikadimag
(12.07.25)
500-1000 civarında.
Nadir de olsa peşin para ile çalışan dükkanlar ve taksiler için.
0
pro9it9is9
(12.07.25)
kredi kartı ile ödeme kabul ediyor gittiğim geldiğim neredeyse her yer.
etmezlerse zaten taşıdığım nakitle ödeyemem de hesabı.
sokak satıcısından simit alırım, kağıt mendil satan teyzeye veririm. hesabı ödedikten sonra bahşiş bırakmak istersem onu yaparım diye nakit taşıyorum.

20 - 200 arası banknotlar yanımda olunca rahat hissediyorum.
500 civarı yetiyor.

haftalarca nakitsiz dolaştığım da oluyor ama.
0
biseysorcaktim
(12.07.25)
Sıfır.
Bugün bakkala nakit ödiyim dedim, para üstü derdi yüzünden uğraştım durdum.
Dansöz ya da gırnatacıya takacak bir durum yoksa bulundurmuyorum.
0
Bruce
(13.07.25)
pazar alışverişi yapacağım gün hariç 500 den fazla nakit taşımam , pazar alışverişi içinde aynı gün parayı çeker varsa kalanıda hesaba tekrar atarım.

Kısaca , yüksek enflasyonu olan bir para birimini mümkün olduğunda az miktarda yanımda taşımaya çalışıyorum
0
Rao
(13.07.25)
Şu an cüzdanımda 10 lira para var. Normalde 750 tl civarı bulunduruyorum. Su simit vs dışında Nakit alışveriş yapmıyorum.

36 E İstanbul
0
lazor
(13.07.25)
(3)

ateist zannediliyor musunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dininiz olduğu öğrenildiğinde şaşırılıyor mu?
dininiz olduğu öğrenildiğinde şaşırılıyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.07.25)
evet.
"senden hic beklemezdim" falan diyen de oluyor.
0
sonsuz
(12.07.25)
Bir keresinde sen atesit değil miydin ya, ben seni atesit sanıyordum diyen olmuştu.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
Birçok şey zannediliyorum ama daha ne olduğumu isabetli tahmin eden olmadı. Ateist de bunlardan biri.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
(25)

Dünya üzerinde en çok sevdiğiniz insan?

sekizdokuzon
4 yaşındaki yeğenim benim için. Bütün hayatımı mutlu olması için harcayabilirim Gözlerinin içi hep gülsün istiyorum.Siz en çok kimi seviyorsunuz?
4 yaşındaki yeğenim benim için. Bütün hayatımı mutlu olması için harcayabilirim
Gözlerinin içi hep gülsün istiyorum.

Siz en çok kimi seviyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Kardeşlerim. Tek kişiye indirmek gerekirse, büyük ablam.
0
gabe h coud
(10.07.25)
En çok annemi seviyorum.
0
rock n roll
(10.07.25)
Annem. Başkası yok.
0
muhayyer divan
(10.07.25)
sen (sonuçta en sevdiğimiz kişi her zaman bir "sen" olmuyor mu).
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
@en çok: kız çok güzel bir cevap olmuş
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
Annem, eşim, hayatta olmayanlar da sayılıyorsa babam ve ananem.
0
cilacı ökkeş usta
(10.07.25)
sen (sonuçta en sevdiğimiz kişi her zaman bir "sen" olmuyor mu).
0
Shepard
(10.07.25)
sen degil kesinlikle
0
feastofthedamned
(10.07.25)
Şimdilik 5 adet olan yeğenlerim. Ayrı ayrı çok seviyorum.
0
put it in your appropriate place
(10.07.25)
tek sevgi turu yok benim icin.

o yuzden en cok sevdigim insan diye bisey yok, farkli farkli kategorilerde sevdigim insanlar var.

oglum ile annem arasinda bir siralama yapamam mesela, ikisine olan sevgim de farkli ve yuksek.
0
cooperr
(10.07.25)
1) recep tayyip erdoğan
2) ayetullah seyyid ali hamaney
3) vladimir vladimiroviç putin
4) kim jong-un
5) xi jinping
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.07.25)
@arbre: keser atarım, daha logical bir option
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum, sümüm uçtu ahahha.

arbre, sikizdikizin lütfen, kavga etmeyin ben için. Benim sevenim çok, size de yeterim.
0
Shepard
(10.07.25)
@sekizdokuzon: kız mı hahaha.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Çocuğum
0
ekimoloji
(10.07.25)
@en çok: erkek
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekizdokuzon: uzatıp takilacaktim ama vazgeçtim, cevabin güzelliği sorunun güzelliginden diyeyim. Maiotik her zaman önemliydi ve önemli kalacak.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Gelen her cevapta yeğenime sevgimi hatırlıyorum, öyle diyeyim. Dünyanın en güzel varlığı.
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekizdokuzon: benim de öyle sevdiğim o yaşlarda bir kuzenim vardı. Ne yazık ki öldü cocuk yaşta. Allah seninkine uzun ömür versin.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
@en çok: Allah rahmet eylesin, bu dünyanın yükünü çeksin istememiş allah6
0
🌸sekizdokuzon
(10.07.25)
@yadigar neden ayrımcılık yapıyorsun?

Benim için oğlum, sonra annem. Sonra baba kardeşler ve koca eşit sevgide.
0
kaptan maydanoz
(10.07.25)
kocam ve kardeşim.
sonra annem babam geliyor.

çocuğum olunca dünyam o olacak gibi geliyor ama..
0
Hallegadola
(11.07.25)
annem
0
baldur2
(11.07.25)
1. peygamberim
2. annem
0
ya ben lan neyse
(11.07.25)
Cocuklarim ve annem.
0
turkuaz
(11.07.25)
(11)

sevgilinizle tartıştığınızda tepki biçiminiz ne oluyor?

goge bakan
büyük ya da küçük bir konuda tartıştığınızda o an ne var ne yoksa konuşup birbirinizi anlayıp devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz yoksa çekip giderek günlerce sessiz kalmayı mı? neden?
büyük ya da küçük bir konuda tartıştığınızda o an ne var ne yoksa konuşup birbirinizi anlayıp devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz yoksa çekip giderek günlerce sessiz kalmayı mı? neden?
0
goge bakan
(10.07.25)
Her şey bir anda anlaşılıp çözülemez ama sessiz duvar olmanın kime ne faydası var. Ayrıca buna silent treatment deniyor bir nevi cezalandırma. Buna çokça maruz kalınıyorsa ya da yapılıyorsa bu da bir sorun.

Eğer tansiyon çok yükselmişse, konuya sonra tekrar konuşmak üzere 1-2 gün ara verilebilir o ayrı
0
grimavi
(10.07.25)
O an konuşulup çözülmezse rahat edemem. Sessiz kalmak isteniyorsa da bir süre belirlenip o süre bitince konuşulur.

Silent treatment çok kötü bir şey. Birisi bana bunu yapacağına yatırıp dövsün daha iyi. Psikolojik şiddet bana çok dokunuyor tahammül edemiyorum
0
kullanicadi
(10.07.25)
Konuşmayı, sorunu çözmeye çalışmayı tercih ederim. Sevgilim de günlerce sessizliğini sürdürüyorsa ve çekip gidiyorsa beni sevmediğini düşünürüm. @grimavi'nin dediği gibi tansiyon yükselmişse 1-2 gün ara verilebilir ama tekrar konuşmak lazım sorunları.
0
rock n roll
(10.07.25)
Çok fena. Yüz yüzeyken çok yumuşağım, çok sakinim, mesafeli ve asilim ama mesajlaşarak konuşuyorsak maalesef ağzına tükürüyorum. Çünkü yüz yüzeyken sanırım savunma mekanizması olarak zihnim düşünmeyi ve eleştirmeyi durduruyor, cevap yetiştiremiyorum, düşünemiyorum bile. Sırf bu yüzden yüksek lisansı bıraktım, kendimi savunamayacağım diye. Çünkü alanım çok fazla farklı fikirlerin çarpıştığı ve herkesin ben bilirim benden iyisi yok dediği bir alan.

Yani sadece sevgili karşısında değil, değer verdiğim herkesin karşısında böyle oluyorum. Ama mesela dün bir benzinlikten 10 litre gaz almak istedim, şahıs "litre olarak veremiyoruz" demeden "250 lira yapıyorum yukarıya yuvarlayalım" deyince sinirim tepemde çıktı, bir de şahıs kişisel alanımı ihlal edince tepem attı ve azarladım adamı. Azarlama sebebim litre ile gaz vermemesinden çok dibime girmesi nerdeyse bana yapışmasıydı. Dövebileceğimi bilsem döverdim herifi.
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Ben sakin ve mantıklı konuşmaya çalışıyorum. Bey saçma sapan duygusal tepkiler verip küsüyor.
0
cilacı ökkeş usta
(10.07.25)
İlişki ciddileşmeye başladığında tartışmalı zamanlar olmuştu. İkimiz de agresif insanlar değiliz. İkimiz de hiç biriktirmedik, hatta bir şeyden rahatsızlık duyulan ilk anda söylensin diye daha başlarda anlaşmıştık.

Genelde ikimiz de puzzle çözer gibi yaklaşırız olaya. Sorun nedir, neden bir sorun, ne hissettiriyor, diğer taraf ne yapabilir, eğer diğer taraf yapamıyorsa öbür taraf bakış açısını değiştirebilir mi? vs. O sorun görünce ben alınganlık yapmam, ben sorun görünce o alınganlık yapmaz. Böyle böyle iyice nadir hale geldi zaten bu olay. Artık karşılıklı olarak diğeri için sorun olacak bir şey yapınca anlayıp konuyu kendimiz açıp özür diliyoruz bazen :D Böyle anlatınca çok robotik durdu ama tabi olay bu kadar robotik değil doğal akışında.
0
akhenaten
(10.07.25)
Valla sorunlara mantıklı yaklaşabilen bir kadın bulursanız haber edin, adınıza sevinelim. Panik olmadan, kendini kaybetmeden iletişime geçip, çözüme ulaşmak için orta yolda buluşabilecek birini bulmak çok zor gibi
0
Shepard
(10.07.25)
Sorunun cevabı; karşımdakine göre geliştirdiğim çeşitli stratejiler var. Makul bir şekilde tartışabildigim bir kadına herhangi bir rolde (ana bacı sevgili is arkadaşı meslektaş hoca) rastlamadım pek. Maksat çözmek, oluruna bakmak ve birliktelikse; dışarıdan zorlayan maddi manevi bir krizin stresi dışında bir şeyin tartışmaya dönüşmesi de zor bence.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Sevdiğim insanla derdimi anlatana kadar konuşur tartışırım. Davul zurna az dedirten insana anlatmaya zorlamam, bu tekrarlı olunca da soğurum.
0
Bruce
(11.07.25)
sinirlenince genelde cevap vermem. siniri geçmeye başlayınca konuşurum yavaş yavaş sonra da kendimi haklı çıkarıp trip atarım doludizgin. gönlümü almak için yemeğe götürüyor sonra beni
0
Hallegadola
(11.07.25)
ikimiz de sinirlenince bunu yansıtan insanlarız. genellikle kavga sırasında ikimizden biri fazla yükseldiğinde o an daha sakin olan kişi ortamdan uzaklaşıyor, şu ana kadar oda değiştirmekten daha da uzağa gidilmedi. En kötü 2-3 saat sürüyor bu durum.
Sonra genellikle fazla yükselen taraf özür diliyor mesele çözülmese bile genellikle ara yol bulunuyor.

olayın sıcağı ile bazen sorunlar çözülemeyebiliyor. 4 yıldır hiç günlerce sessiz kalınmadı.
0
denizgonen
(11.07.25)
(4)

Ted Bundy ve zekası

cemallamec
Selamlar,Seri katil Ted Bundy’ye gördüğüm kadarıyla herkes sürekli çok zeki, çok yakışıklı filan diyor. Yakışıklı değil de konu o değil. Neden herkes zeki diyor anlamıyorum? Hukuk ve psikoloji eğitimi almış biri insanları çok kolay manipüle edebilir zaten. İnsanları kibarlığı, görünüşüyle ve kolu/ba
Selamlar,

Seri katil Ted Bundy’ye gördüğüm kadarıyla herkes sürekli çok zeki, çok yakışıklı filan diyor. Yakışıklı değil de konu o değil. Neden herkes zeki diyor anlamıyorum? Hukuk ve psikoloji eğitimi almış biri insanları çok kolay manipüle edebilir zaten. İnsanları kibarlığı, görünüşüyle ve kolu/bacağı kırıkmış gibi davranıp kandırarak bir yere götürüp öldüren adam neden zeki anılıyor? Manipüle etmek sonuçta eğitimini aldığı bir alanda öğrendiği bir şey. Cinayetlerinde zeka içeren bir şey yok, kendi savunmasını kendi yapmış ama sonuçta polisteki robot resmine rağmen stilini değiştirmemiş, hep aynı araçla devam etmiş filan. Çok basit yöntemlerle hapisten kaçmış, bu da hapishanenin önceden uyarılmasına rağmen önlem alınmamasından kaymaklanmış. Ben kendisini kurbanlara kibar, iyi giyimli ve eğitimi biri olarak yaklaştığını görsem de böyle insanları şaşırtacak bir zekası olduğunu düşünmüyorum ama sürekli zekası da övülüyor.
0
cemallamec
(10.07.25)
seri katilleri genelde insanlar zeki, cok titiz ve cok planli saniyor ama böyle bir sey yok.

cogunun yakalanamama sebebi senin söyledigin gibi polisin isgüzarligi, beceriksizligi oluyor. bu da tr'de neden seri katil yok sorusunun cevabi olabilir.

ted bundy les gibi bir aileden geliyor. aile ici siddet, istismar, yani sira kücük bir yerde yasayan aile. bunun üzerine herhangi bir üniversite okumus olmasi bile mucizeyken hukuk gibi rekabetci bir bölümde okumasi en azindan akademik bir zekasi oldugunu gösteriyor bence.

en yakisikli seri katil felix vail'dir. encrypted-tbn0.gstatic.com
0
sonsuz
(10.07.25)
Ben hikayesini tam bilmiyorum da, seri katil demek yakalanmadan bir süre cinayet işlemeyi "başarmış" kişi demek, mantıken bu değil mi, yoksa seri katil olarak isimlendiremezdik?

Bu bizim IQ dediğimiz şeyle ilişkili değildir belki ama kendine has bir zeka gerektirdiği kesin, bu öncelikle kamuflaj stratejisi (ve genel olarak strateji ve planlama) becerilerinin yüksek olduğunu gösteriyor.

İşte kimisi o zekayla dedektif, kimisi polisiye roman ya da senaryo yazarı kimisi de katil oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
seri katillerin tek zeki olduğu taraf asla şüpheli bir hareket yapmamaları. toplum içinde silik akılda kalıcı olmayan tipler. veya seri katil olduğunu düşünemeyeceğiniz tipler. o yüzde baby face suçlulara da çok rastlanır. metropollerin çok kalabalık olması veya kırsal ve banliyölede evlerin içiçe olmayıp birbirinden çok uzakta olması. ıssız çok fazla yol olması, otostop kültürünün yaygın olması, komşuluk ilişkilerinini birbirine gidip gelmelerinin çok zayıf olması dağda sakin yerlerde göl kenarlarında konaklama vakit geçirme gibi aktivitelerin yaygın olması ve en önemlisi bir zamanlar hiç güvenlik kamerası cep telefonu falan olmaması daha da önemlisi adli kriminal yöntemlerinin neredeyse hiç olmaması ve gelişmemiş olması içgüdüsel olarak katilleri için elverişli bir ortam yaratmıştır. geçenlerde bir yazı oumuştum seri katil döneminin sona erdiğine dair. zeki değiller yani. sadece ortamdan yararlanıyorlar ve izleri sürülemiyordu. insanların zaaafını güven duygusunu kullanıyorlardı.
0
ground
(11.07.25)
Kesinlikle haklısın, yazmıştım hatta: eksisozluk.com
0
halitkin
(17.07.25)
(14)

Sözlükteki evlenme konusundaki başlık ve benim durumum

bonaparte
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımd
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımdan beri psikolojik tedavi alıyorum (konum yurt dışı) hatta o kadar izole yaşıyorum ki bu işler nasıl olur, insanların kendi aralarındaki ilişkileri bile unutmuş haldeyim bayağı paslanmış haldeyim.

Ama arkadaş biri ile bir ilişkiye başlamak yürütmek için en önemli şey sağlık o da ben de yok. Ben de evlenmek isterdim yaşadığım yer küçük Almanlar ile kültür farkı kendini belli ediyor Türk kızları ise yok gibi burada ayrıca boyumda uzun değil bir de ondan kaybediyorum sanki. Bir de bizim evliliğe ayrı bir anlam yükleyen köhnemiş kültür. Ne olacak bu hal.
0
bonaparte
(09.07.25)
"Boyum uzun değil" ile "boyum çok kısa" arasında çok fark var. Kime göre neye göre'den tut, senin boyuna göre insanlar da var bu hayatta'ya kadar uzar.

Umutsuzluk güzel ve yapıcı bir şey değil, onu bir kenara bırak. İçinde evliliğe ya da sevgi almaya karşı direnç var mı onu öğrenmeye çalış. Direnç varsa evlenemezsin, sevgi alamazsın, veremezsin. O direnci kırabildiğinde işler değişecek.

Kültürümüz köhnemiş falan da değil bu arada, evliliğe önem vermek köhnemek değildir. Bugün o on yıllardır taklit ettiğimiz Amerika'da bekaret bile yeniden gündemde, yeniden değer görüyor. Konuyu anlamaya çalışmak yerine kötülemek sana eksi getirir.

Kadınlar evliliğe önem verirken senin evliliğin önemsenmesini kötülemen kadınları senden elbette uzaklaştırır. Yapma bence.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
Evlenmeyin diyenlerin cogunlugu les gibi evlilik hayatina sahip olanlar. iyi bi kafa ve ten uyumu yakaladigin bi insan ile evlilik gayet keyifli bi seydir bence. Tabii bizim toplumumuzda evlilik de cok zor o yuzden kafa yapina, enerjine uyan birisiyle anlasirsan sahane bi seydir diye dusunuyorum.
Boy mevzusuna da eger cok kisa degilse takilma derim.

Birazdan damlar yurtdisinda yasayip turk kizi mi ariyorsun diyen cakma redpillciler, iste tam onlar evlenmöyüünn diyenler asdsfafs
0
sey mi dostum
(09.07.25)
evlenenler de bosaniyor zaten takma kafaya. :)
önemli olan kafa dengi birini bulmak. yoksa evlenmissin, nisanlanmissin, damda yasamissin ne fark eder.

ne tarz bir psikolojik tedavi görüyorsun bilmiyorum ama kendin gibi o rahatsizliga sahip birini de bulabilirsin. her türlü grubun özel dating appleri de olabiliyor. bunlar bahane degil.
0
sonsuz
(09.07.25)
almanya’da küçük şehirlerdeki türk profilini bilirim. aralarından sevgili olunacak birini bulmak çok zor. ama illa ki yakınında büyük bir alman şehri vardır. uygulamalardan birileriyle eşleşebilirsin. artık insanlar çoğunlukla internetten tanışıyor, yaşadığın yerin çok da bir önemi yok. boyum uzun değil vs.’yi dikkate almıyorum. botun uzun değilse sen de kendin gibi boyu uzun olmayan biriyle sevgili olursun.
0
sir gawain
(09.07.25)
Almanya'da evlilik yapamıyorsan Türkiye'de hiç yapamazsın. Konu evlilik olunca Türk kültüründe damat cash cow olarak görülür.
0
runaway
(09.07.25)
kime göre neye göre diyen kim varsa şaşmaz, cahil çıkıyor. Arkadaşlar boyum uzun değil diyor ya burada, açıklamış kendisine göre uzun değil ve oradaki insan ortalamasına göre demiş. Direnç falan yok ulan. Ufak bir yerde suriyeli gibi gezen birinden bahsediyoruz. İşin zor. Çevre vilayetlerde dene şansını, dating appsleri dene.
0
Shepard
(09.07.25)
medeni kanunu okuyan herkes evliliğin sadece kadınlara yarayan bir sözleşme olduğunu bilir. yargıtay evlilik kurumunun ipini çekmiştir. 4320 bile kalkmış yerine 6284 gelmiştir. bu ahval ve şerait altında evlilik akdi imzalamak yalnızca evlenmeden sex yapamayan beta bir loserın yapacağı iştir. üstelik o akit, aldatılmasından kendisini korumayacağı gibi eski karısının yeni sevgilisine sponsor olmasından başka bir işe yaramayacaktır.

40 yaşında bir erkek için türk kadınının yapacağı 2 tane yorum var:
1) 40 yaşına gelmiş ama ilişkisi olmamış, acaba gey mi?
2) bu yaşa gelmişş hala "birikim" yapmamış, sizce evlenilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Evliliğin kendisinde sorun yok.
Asıl sorun, evliliğin ne uğruna ne için yapıldığı ve evliliğe hangi mana verilerek bu yola çıkıldığıdır.

Anlık heves uğruna tüm manasıyla yatak odasına sıkıştırlan ve karşı tarafın maddi varlığı için yapılan evlilikler hiç az değil. Boşanma sebeplerine bakıldığında da bu görülüyor. Aşdarmalwr cabası.

Diğer yandan ise maddi imkanları çok olan karşı tarafın , kendisini aldattığını bilerek evliliğine devam eden ses çıkarmayanlar da var. Boşanmaması ise yuvayı kurtarmak istediğinden değil, maddi açıdan bulunduğu level'in altına inme korkusu.

Sen sözlüğe bakma.
Türkiye'ye gel evlen. Bireysel takılan Avrupa beslediği bir kedisitle yalnız ölmeye mahkum şu sıralar.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Sözlükteki başlık ile senin durumun ayrı ayrı şeyler bence anlattıklarına bakınca.

O başlıkta yazanların bazıları bizzat ve/veya cevremde gördüğüm örneklerden, bazıları zaten kültürel/genel şeyler olmasından, bazıları daha spesifik kişisel deneyimlerden bahsediyor. Dikkate alınacak şeyler de var alınmayacak şeyler de var vs.

Senin öncelikli sorun iliskisizlik ve nerede nereden kiminle tanisacaksin bulunduğun yerde sanki. Once buna bir bak evliliğe sonra gel. Yoksa kendi durumun daha cozumsuzlesir, oturup evliliğe aşırı anlam yükleyen köhnemiş kültürü kisisel olarak düşünmeye daha zamanın var :)
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
bu kadar evlilik nefreti dolu insanlari ozetleyeyim, les insanlar kendilerine benzer les insanlari buluyor, sonra hem kendilerine hem karsilarina hayati zehir ediyorlar.

erkeklerin bazilari net bir sekilde, iliskilerinde karsi tarafa "eskort" muamelesi yapip, sonrasinda karsiliginda ask bekliyor trajikomik bir sey.


asil mesajinizin cevabina gelirsek, evlilige o kadar anlam yukleyen bir kultur yok aslinda. bence bitmek uzere. birlikte yasayan cok cift var cevremde.
0
aguen
(09.07.25)
hocam evlenmek istemiyorsan evlenme. ben 32 yaşındayım, yaşıtlarım kaçıncı çocuğunu yapıyor. benim umrumda bile değil valla. evlenmek istesem çoktan evlenirdim. çocukları severim ama çocuk bakma işi kesinlikle bana göre değil. yeğenler iki haftadır bizde, valla daraldım. bir de aynı kişiyle ömür geçmez. insan yeri geliyor kendi anasından babasından sıkılıyor, karısından mı sıkılmayacak. bekarlık gibisi yok kim ne derse desin. yalnızlık kötüyse beraber yaşarsın olur biter. imzaya gerek yok bence.
0
nothing in my way
(09.07.25)
Evlilik akıl sağlığı yerinde birisinin bile ayarlarını bozabilecek kadar yoğun bir sorumluluk. Çok hevesliyseniz evlenmeden önce birlikte yaşamayı deneyerek başlayın.

Mental gücü kendinizde bulamıyorsanız durumunuzu daha da kötü hale sokmanız olası, yatırım tavsiyesi değildir.
0
kimlanbu
(09.07.25)
39 yasinda hic evlenmediysen ve cocuk yoksa, ekonomik olarak hayvan gibi rahat hatta bagimsiz olmalisin. En az 15 belki de 20 senelik bir is hayatindan bahsediyoruz sonucta. Mesela sen simdi 27 yasinda guzel bir hatuna, evde oturup rahatca cocuk buyutmesini vaad etmelisinki 39 yasindaki biriyle evlensin.

Yani bu yasina kadar hic evlenmediysen bunun ikamesi zengin olmak olmali. Ben 35 yasindayim ve o yoldayim. Bu yasimda bende bakacaklari en onemli kriter finansal durumum olacaktir, tip, agzin laf yapmasi, serserilik degil.
0
baldur2
(10.07.25)
evlilik gayet güzel bir kurum. tabi iyi insanlar ve iyi ailelerle karşılaşınca
0
Hallegadola
(11.07.25)
(24)

Hayatınızı devam ettirme motivasyonunuz ne?

ceann deas
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsis
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsist bir anne ve kendi annesinden bosanamamis sorumsuz surekli dolandirilan bir babanin ürünüyüm. Hayatım hep maddi manevi kisitlanmak ile gecti. Hicbir zaman yeni seylere cesaretim olmadi cunku basim belaya girse kosabilecegim arkamda duracak kimsem yoktu. Hic sorun cikarmadan buyumek icin kendimi her seyden kistim en ufak sorunda annem kendini yataklara gomup senin yuzunden boyle oldu senin yuzunden olecegim diye manüple ediyordu. Her isimi kendim gordum. “Kiz kismi orospuluk haric her seyi bilip yapacak orospulugu da bilecek ama yapmayacak” denilerek buyutuldum. Yurumeye basladigimdan beri tarla ekme bicme kazma ormandan odun tasima cati tamiri kum cimento tasima siva boya her ise kosturuldugum icin boyun duzlesmem ve ciddi sirt bel agrilarim var.

28 yaşıma geldim. Son 3 yildir calistigim icin maddi olarak kismen bagimsizligim var. Yine de aile evinde yasiyorum istanbulda kira karsilayacak sifirdan ev kuracak getirim yok. Annem kendi aldigi evlerden birinde yasiyor sadece kis aylarinda geliyor. Babam eve 2-3 gunde bir alsamlari geliyor. Evden remote calisiyorum. Hikaye buydu.

Simdi sorum su hayata o kadar gec kalmis ve tecrubesiz basladim ki arkadas edinemiyorum. Maddi bagimsizligimi kazanana kadar arkadasim olmasi yasakti. Annemin kafasinda disari bi cay icmeye bile ciksam butun masanin hesabini odedigim gibi bi senaryo vardi ve bu dusunceye tapiyordu resmen. Arkadas masraf disari cikmak masraf yurumek bile masraf ya yururken susayip su alirsam? Hayatimin buyuk bir kismi evde oturarak gecti. Arkadas edinmeye calistigimda masada herkes cocukluklarini gezdikleri gordukleri yerleri anlatirken benim anlatacak bir seyim olmadigi icin susup oturuyorum. Her seyi kendim hallettigim icin esnafla resmi kurumlarla konusmayi bilirim ama sosyal sohbet bilmem anlamam. Sacmaliyorum anlatacak bir seyler bulamiyorum insanlar garip davranislarimi gorup uzaklasiyor. Gozumun onunde is yerindeki bütün ekibim birbiri ile bulusuyor gorusuyor asla bir yere cagirilmayan tek kisi benim. En kotusu de ekipten birinden 3 yildir cok hoslaniyorum. Benim karekterimin tam tersi oldugu icin muhtemelen asiri disa donuk ve cok rahat bi hayat gecirdigi icin ona olan merakim yuzunden olan bir sey bu. Tahmin edersiniz ki ona bunu beli de edemiyorum. Gorudugum anda put gibi duruyorum. Naz cilve bunlarin hicbiri yok tabiki dduz duvar gibi beton gibi biriyim.

Acikcasi bu saatten sonra da toparlayacagimi sanmiyorum son bir yildir aklimda surekli intihar dusunceleri var. Psikoloğa da psikiyatriste de gittim klasik şemani cizelim ya da sosyallesmeye calis tavsiyeleri daha cok sinirim bozuyor şemamın zaten farkindayim sosyallesebilsem sana neden geleyim? Ya da antidepresan kullanmak istemiyorum. Direk yok olmak istiyorum aslinda. Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum. Son bi iki aydir calisamiyorum da bilgisayar basina oturdugumda kusasum geliyor. Hayatimi devam ettirmekte cok zorlaniyorum. En kotusu ve belki yargilayacaginiz kisim da annemin babamin yaslanacak olmasi ve onlara bakacak tek kisi ben olacagim icin basima kalmalari. Benim hicbir ihtiyacimi karsilamayan ben hastalandigimda bile bakmak yerine okula gonderip aman evde tek basina olmesin okulda hic degilse ogretmeni ilgilenir diyen insanlara bakmak istemiyorum. Onlar elden ayakta. Dusmeden yok olmak istiyorum. Soru soru baglamindan cikti iyice karisik anlattim ama durum bu. Ne yapacagimi bilmiyorum.
0
ceann deas
(09.07.25)
Başka bir şehre ya da ülkeye taşınma ihtimalin var mı?
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
öncelikle her yeni gün umut ve aydınlık demek. bir sonraki gün bugünkü fikirde ve bakış açısıında olmayacağım ve bugün kötü hissediyorsam yarın iyi hissedebilirim. yaratıcı beni kimse için göndermedi ona da bir ahde vefa borcum var. yaşamnın kendisi umut ve motivasyon,nefes alıyor olmak.bu ilahi gücü düşünüp la ilahe diyip tekrar ve tekrar güne başlıyorum. yolun sonu selamet en azından emaneti rabbime teslim ettikten sonrası iyi olsun. ömür zaten çok kısa öyle böyle geçecek sıkıntılar diyorum.
0
Suursuz
(09.07.25)
Malesef ne cesaretim ne de gucum var. Kendime bi araba aldim onu satip maddi gucu saglayabilirim belki ama orada da ayni sey olacak evimi tutup dosedigimde yine kimse ile konusup tanisamayacagim. Sorun cevremde degil benim temel iletisim yeteneklerimin olmamasinda. Sadece okulda insan goren 24 yasina kadar kimse ile muhabbeti olmayan biriyim. Haftasonlari yaz tatilleri okul onceleri sonralari evde tek basima oturuyordum televizyon izliyordum sadece. Bi ara bilgisayar oyunlarina bagimliligim oldu onu yendim onu yendigimden beri hayatimin rezilliğinin daha cok farkina varip bir seyleri degistirmeye calistim ama basaramadim.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
Güzelim sen anne babandan uzaklaş, gerisi gelecek.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
@edmond 4 bile olmus olabilir. 3 haftada bi ofise gidersek goruyorum sadece bir de duruma bu vahimlikten bak. Bu arada dedigim gibi esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum. Son bi yildir oyun bagimliligimi yendigimden beri bazen ara ara cikip tek basima bir seyler bile yiyip icmeye basladim. Ama insanlarla yakin/sosyal iletisim kuramiyorum. Temastan kaciniyorum. Muhabbetim yok.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
1. ailene bakmak zorunda degilsin. bakima muhtac bir insan zaten bakim evine gitmeli. evde yeterli destegi göremez. kendi kendine yetecek ama yine de yardimciya ihtiyac duyuyorsa bakiciyla yasiyor. nerden cikiyor böyle bir düsünce? ayrica da allah korusun.

2. 28 yasinda gencecik, eli ekmek tutan bir kadinsin. bunun kiymetini bil. sosyallesmek icinse ne yapabilecegini düsünelim. Spor mu denemek istersin, sanat mi gezi mi? mesela kahve icmeyi seviyorsan bir is arkadasina ögle yemeginden sonra kahve alalim mi demek icin seni tutan ne? ya da pek istemiyorsa da gel yhaa ben ismarliyorum dersin gelirler zaten. masterchef izliyorsun sanirim. yemek kursuna gitmek istemez misin? birlikte yemek yaptigin sonra birlikte yenilen kurslar var.
dünya mutfaklari gibi bir seye katilabilirsin.

pazartesi ofise gelince de ee naptin, haftasonun nasildi dersin kendi yaptiklarini anlatirsin, karsi tarafi dinlersin. eger biri bu hafta persembe tiyatro bileti aldim dediginde cuma günü ee niyatro nasildi yhaa dersen mesela karsi tarafi önemsedigini belli edersin.

3. 3 yil platonik olarak birinden hoslanamazsin. saglikli bir iliskide her sey karsilikli olur. tek tarafli olmaz. bunu asla unutmaman lazim. ben senin yerinde olsam dating app acar datelere cikardim.
0
sonsuz
(09.07.25)
Hocam sosyal olmak illa fırlama olacaksın, dışa dönüş olacaksın diye bi' durum sözkonusu değil öncelikle. Bence sana ilgi duyan, hoşlanan biri olursa sohbetin çok güzel olmasa bile seninle vakit geçirmekten hoşlanır, ilişki dediğini şey daima birbirinize bi' şeyler anlatıp güldüreceksiniz demek değil, bazen beraber konuşmadan da çok güzel vakit geçer.
Onun dışında çok klişe gelecek ama karakterinizi bilmesem de spor tavsiye edeceğim ben. İnsanda her türlü olumlu gelişmeyi sağlıyor, spor deyince buna günlük yürümeyi bile dahil ediyorum, body mody yapmam lazım gibi düşünmeyin. Belli bir seviyenini üzerinde yaparsanız özgüveninize de acaip etkisi oluyor. Kitap okumak mesela yine dolaylı yoldan özgüven artışı sağlayan bi' şey,
Mesela boş boş yürümek bile olsa kendinizi dışarı atmanız lazım, eve kapanmak burda sorun olabiliecek bi' şey.

adım atmak iyidir hocam.
0
kumandanim
(09.07.25)
ben de uzuuuun uzun yazardım ama "esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum" bunun üzerinden kendine bir kariyer yolu açabilirsin. kendi ayakları üzerinde, kimseye ihtiyaç duymayan, tek taşını kendi alan tek başına kendi takan kadın olabilirsin.
0
onheil
(09.07.25)
düşmanlarımı öldürmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Öncelikle uzun vadeli düşünme, bunları aklından sil artık annen baban ayaktan düşene kadar yine 10 sene 15 sene en az var. Bu o zamanın derdi olsun. Senin derdin kısa vadeli başarılar, kazanımlar deyim yerindeyse zaferler. Öncelikle arkadaş çevresi ve sosyalleşme, bunun için adım atmadan olmuyor. Ofiste senin gibi biri var bakıp bakıp duruyor ben geçerken, yanına geldiğimde donup kalıyor. Ben adım attım ve tanıştım. Aramızdaki o gerginlik geçti. Cesaret edeceksin her an değil bir tane minik hedef. Üstüne koya koya bir bakmışsın davetlere yetişemiyorsun, kendini hiçbir şey için üzmeye değmez, emin ol senin yaşadığının çok daha fazlasını yaşadım, çocukluk ve ergenlik döneminde. Başkası yapıyorsa ben de yaparım, bunu oturtmuştum zihnimde uzun zaman önce. Üstesinden gelemeyecek, intihari gerektirecek hiçbir şey olamaz. Şimdi dramatik değişiklikler zamanı değil, bunu hedefleyerek hayatı kendini zehir etme.
0
gabe h coud
(09.07.25)
Aboooo aileye bakma kısmını çok iyi anlıyorum. Çok basit bir şey diyeceğim. Buradaki psikolojik delilere bakma. Aileni bırak, uzaklaş diyorlar. Buna vicdanın el veriyorsa veya sensiz maddi olarak yapabiliyorlarsa yap. Yoksa bu durumu kabullen ve maddi gücünün verdiği özgüven, güç, rahatlık ile kafana göre takıl ama ailenin de ne olduğunu bilerek. Sallıyorum baba kumarbaz. Senden borç istedi. Verirsen paran gelmeyecek. Anan kızımı şey edecekler diye ortamlara girmeni istemiyor, ama gireceksin ve söyleyeceksin de. Yani yüzleşeceksin, biraz savaşacaksın anneyle bu konularda ama sonunda kazanacaksın. Çünkü alışacak. Alışmazsa da umursamayacaksın, neden? Çünkü denedin.

Kısaca kimseyi değiştiremezsin ama duruma adapte olmalısın. Sosyalleşme kısmında ise, benim anlatacak bir hikayem bile yok diyorsan harbiden öyledir. İnsanlarla takılmaya başla, sallıyorum yürüyüşe çık gruplarla. Ofise daha sık git, ben de geleyim olm ben hiç miyim eki eki gibi hareketlerle katıl. Bir yerden sonra hikayelerin olacak.

İntihar boş iş. PSİKolog, psikiyatri boş iş. İlaç boş iş. Sakın bu tuzaklara düşme. Güç içinde. Ciddi diyorum bunu. Bu sorunların daha hızlı bitmesi için bolca para işi kolaylaştırır da diyelim.
0
Shepard
(09.07.25)
Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum.; böyle demişsiniz ya, bu annenizin isteği anlattiklarinizdan anladığım, sizin değil.

Sosyallesmemeniz de annenizin isteği.

Böyle devam ederseniz yok etmiş olacaksınız zaten kendinizi.

Hedefi yüksek koyarsanız her şey yapamadım olmuyor gibi gelir. Ee nereye gidiyorsunuz ben de geleyim mi falan davet ettirin kendinizi gerekirse.

Sözlük vs.den hemcinsiniz online birileri denk gelirse de çaya kahveye çağırın baktınız muhabbet uyuyor. Deneye deneye değişir. Bazı şeyleri de biraz abartmayı ya da uydurmayı öğrenin.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
yazdığın hiç bir şey senin suçun değil. dimdik kalmışsın, nefes almışsın, kimseye yük olmadan tek başına ayakta durmayı öğrenişsin. bu bile mucize, çoğu insanın yapamayacağı bir şey. kendine kızacağın bir şey yok.

şu kişiye hissettiklerin de gayet insanca ama onun hayatının rahat, tasasız olduğunu düşünmen belki de sadece dışarıdan öyle göründüğü içindir. onun da içinde ne kırgınlıklar vardır. bilemezsin. senin ona ilgin, yaşayamadığın gençliği görmenle ilgili bence. bir yandan ona yakın olmak istiyorsun, bir yandan da onun dünyasına ait olmadığını düşünüyorsun. put gibi kalmak, dilinin tutulması, naz cilve yapamamak.. bunlar senin suçun değil ki? hayat sana böyle roller öğretmemiş. sen hayatta kalmayı öğrenmişsin. ama şunu bil, kimse birini sadece cilvesi için sevmez. gerçek sevgi, dürüst bakışlarla ya da samimi gülüşlerle kurulur. biri seni sadece eğlenceli, neşeli olduğun için sevecekse o kişi sana göre biri değildir zaten. sen derin bir insansın. yaraların var, hikayen var.. ve bu seni "az" yapmaz. tam tersine çok daha özel biri yapar. kendini hırpalamana gerek yok. sen duygularını yavaş yavaş, kendin gibi, sakince yaşa. gerekirse hiç açılma ama kendini de aşağı çekme, üzülme. hayat sana beklenmedik yerlerden küçük küçük kapılar açar. sen yeter ki kendini "ben beton gibiyim, kimse beni sevemez" diye mühürleme.

sana sosyalleş diye klişe bir şey söylemeyeceğim. ama gerek burada, gerek başka yerlerde bir dolu insanın seni ilgiyle dinleyeceğini tahmin ediyorum. insanın bazen tek ihtiyacı anlaşılmak oluyor. konuş. anlat. tanımadığın insanlar da olsa anlat. birisi seni anlamasa bile, sen kendini daha iyi anlarsın.
0
co2s2
(09.07.25)
bir bumble açıyorsun, bilip yapmadığını yapıyor ve biraz rahatlıyorsun. yok olmak, ölmek istemek bunlar olağan düşünceler -hele hele bu memlekette, hayatta kalmak ise içgüdüsel. biraz primitif yanınla ilgilenmek iyi gelir.
0
ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
çözülmeyecek bir derdin yok da yılların verdiği bunalmışlık ile nasıl hareket edeceğini kestiremiyorsun doğal olarak. önce kafayı bir toplayıp toksik insanlardan uzaklaşman lazım. tek başına çıkamıyorsan bir ev arkadaşı bulursun.
0
orpheus
(09.07.25)
borçlarım :D
0
baldan kaymak
(09.07.25)
Yaşamak mükemmel bir şey bunun için ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyorum yaşamanın bizzat kendisi motive ediyor beni, senin de eminim süper dertlerin vardır ama tadım kaçmasın diye okumadım hakkını helal et.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
Eğitimin nedir bilmiyorum, yapabilir misin bilmiyorum ama devletin memuriyet sınavlarına girip Anadolu'ya atanırsan bu derdin epeyce hafifler diye düşünüyorum.

25 yaşımdayken Elazığ'a atandım, tanıdığım kişi sayısı tam olarak SIFIRdı. Anneannemin belki 60 yıllık arkadaşının da asker arkadaşının yardımıyla bir misafirhane bulup 1 yıl kaldım. Toplam 8 yıl kaldım orada, benim arkamı arayan, beni koruyup kollayan kimse olmadan 8 yıl, kadın başıma, tek başıma yaşadım, memur olarak.

Zor muydu, zordu. Ama başardım mı başardım. Sen de yaparsın ve vakti gelince tayinini daha sevimli daha iyi bir yere de aldırırsın. Ailenden uzaklaşmış da olursun, çevre de yaparsın, maddî olarak kendini daha bir sağlama almış da olursun.

Bi dene derim. Konuşmak istersen sık sık uğruyorum buraya, konuşmaktan memnuniyet duyarım.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
yakın cevremde cok tanidigim var,
benzer konular üzerine sıkıntı icerisinde,tek değilsin.

problemlerini kendine saklama ,
böyle ifade etmen çok guzel,

Herseye bir çözüm bulunur,
bak 20 kisi senin degerli oldugunu anlatmaya calisiyor,

Kiz kardesimle birlikte ara sokaktan carsiya dogru ilerliyoruz,

Motorsiklet gecti yanimizdan,
Üzerinde bir oglan arkasinda da bir kiz vardi,

gecerken motorsikletin arkasinda oturan KIZ bagirdi,
Coooookkk güzelsinnnn...

Gülüstuk,hosumuza gitmisti..
Tanimadigin birisi olumlu bir eylemde bulununca yada karsindaki kisi tebessüm ediyorsa,
ilk basta gülmesen bile,
zihninin ici gülüyor,bu nu bebeklerde daha net görebilirsin,
anne bebek iliskisi,
annenin mimiklerine göre bebek tepki veriyor,
Bizi o bebekten ayiran sey,önyargimiz
önyargilarindan kurtul,
Sevgi paylasildikca cogalir.
Sen değerlisin...
0
designer
(09.07.25)
Çözüm kolay ya kafanda büyütme.
hemen bulunduğun şehirde bir tane aktive topluluğu buluyorsun.
örnek olarak aşağıdakiler olabilir;

İngilizce konuşma topluluğu
Seramik/toprak yapma
Dans kursu
Eğer bulabilirsen senin ilacın budur: drama/tiyatro topluluğu/kursu.
satranç kursu bile olur.

ilk aklıma gelenler bunlar. ilk önce böyle bir topluluğa girip arkadaş edineceksin, sonra devamı gelecek zaten.

Bu saatten sonra da ailenin ne dediğine takılıp kafanı yorma.
0
duyuruuser
(10.07.25)
Asla pes etmemek gerektiğine inanıyorum. Insanın kendisi de, çevresi de, içinde bulunduğu koşullar da değişebilir. Naçizane tavsiyem spora ağırlık vermeniz. Fitness + grup sporu. Gelişimi ve değişimi görünce ozguven artışı da olur. Müzik aleti kursu veya ilginizi çeken farklı bir şeyin kursu gibi grup aktiviteleri ise siz çaba gösterip kendinizi kabul ettirmeden sosyalleşmek olanak sağlayabilir. Kısa grup otobüs turları da hem gezip eglenmenizi hem de sosyallesmenizi saglayabilir.

Hayat motivasyonum ise mümkün mertebe güçlü olmak ve önce kendime sonra çevreme yardim edebilecek kapasitede olmak, doğru bildiğim yolda kendime göre eğilip bükülmeden yaşamak.
0
havadakarada
(10.07.25)
Anlattığın çevreye göre durumunu çok iyi gördüm. Demek ki çalışkan, irade sahibi ve güçlü durabilen bir mizacın var. Sorunlarını çözebileceğini düşünüyorum. Biraz daha kabullenici ve affedici olmak sana nasıl gelecek denemek isteyebilirsin.
0
osssy
(10.07.25)
bu kısım önemli: ilaç almak zorundasın.

burda onlarca yazılan yorumu görüyorsun: "şuna odaklan, spor yap, yavaşça sosyalleş, her gün yeni bir umut"... kimse sana bunlardan farklı bir şey söylemeyecek. "heh tamam ya" dedirtecek sihirli bir cümle yok. hiç olmadı.

inanılmaz ajite olmuşsun. ülkeyi geçtim benim çevremde senin durumundan 3-4x kötü durumda olan bir sürü insan var ama herkes bir şekilde bir motivasyonla, ilerliyor, yer yer mutlu günler geçiriyor vs. bu konuyla ilgili de yapabileceğin bir şey yok, yoğun ajitasyon var. ilaçsız geçmesinin bence imkanı yok.

en yakın zamanda bir psikiyatriste gidip antidepresan başlaman lazım. intihar diyorsun keşke varolmasam diyorsun ama antidepresan kullanmak istemiyorum diyorsun, inanılmaz bi çatışmanın içindesin. kendini ve aklından geçenleri boşver, sadece git ve ilaç al. 2 ay sonra etkisini göreceksin, doktor bırak diyene kadar da bırakma ve bırakma talebiyle gitme.

ilaç işini çok kolaylaştıracak. nerdeyse ortada cevap verecek karmaşık bir soru yok. hemen herkes gibi kötü bi aile geçmişi, üstüne onlardan farklı olarak kendi ayakları üstünde durabilen, genç, araba falan alabilmiş biri var. sorun şartlarında değil, geçmişinde de değil, karakterinde de değil. hastalanmışsın, ilacını almalı ve bunları 2 ay sonra düşümen lazım.
0
gitdaddy
(10.07.25)
ya öncelikle çok üzüldüm, benzer duyguları sizinle yakın yaşlarda yaşamıştım. bütün arkadaşlarımın öküz gibi güzel kariyerleri varken ben aile şirketinde kısılmıştım ve işin kötüsü başka bi şey de becerememiştim zaten.

ama değişebilir, değişiyor. ben hayatımın en kötü dönemini de 23-24 yaşlarımda yaşadım. o dönem delirmemek için yaptığım şey kitap okumaktı. gece, gündüz, insan içinde bile bulduğum her fırsatta kitaplar okudum. bir süre sonra da psikoloji kitapları okumaya başladım. öyle dandik kişisel gelişimler değil, harbi psikoloji kitapları
bunlar bana çok iyi geldi.

bir de olmak istediğin bir versiyonun kesin vardır onu düşün. ben mesela hayallerimi koymuştum karşıma. nasıl bir insan olmak istiyorum? entelektüel birikimi yüksek, small talkta başarılı, yurtdışına seyahat edebilen, ne bileyim mesela ingilizcesi güzel, sosyal sorumluluk duygusu yüksek biri olmayı hayal ediyorum. kendimi o insan olarak gördüğümde, hayal ettiğimde mutlu oluyorum ya, bu fikirlere tutunuyorum. sonra hangisini yapabileceksem kolaydan başlayıp yapmaya çalışıyorum. ingilizceyi bedava geliştirebiliriz, sosyal yeteneklerimizi geliştirebiliriz. paramız varsa ikisini bir arada yapmak için kursa gidebiliriz.

böyle böyle hayal ettiğim insan olmaya yaklaşıyorum. paramı fuzuli harcamayıp tatilimi yurtdışında yapmaya kasıyorum mesela.

ama bence en önemlisi aileyi salmak, aileyi geride bırakmak. fiziksel olarak yapmak zorunda değilsin, affetmek mi kabul etmek mi ignore etmek mi hangisi işinize yararsa fark etmez. ben bunu başardığımda en büyük kazancı bunda yaşadım. ben de annesinin sevgisini hiç hissetmeden büyümüş bir kız çocuğuydum şu an kendisini herkesten çok seven bir kadınım.

bir yerden tutunursan inan ki arkası gelecek
0
ofelia
(10.07.25)
(4)

Mezarlık kedisinden sokak kedisi olur mu

onheil
2 ay önce babam vefat etti. Yattığı mezarlıkta bir tekir var, her gün gidip beslemeye çalışıyorum ama gidemedigim günler de oluyor ve üzülüyorum. Mezarlık yerleşim yerine uzakta ve görevlisi yok. Etrafında birkaç müstakil var ama onlarında köpekleri var dolayısıyla ben olmasam kedi aç belki kuş ile
2 ay önce babam vefat etti. Yattığı mezarlıkta bir tekir var, her gün gidip beslemeye çalışıyorum ama gidemedigim günler de oluyor ve üzülüyorum. Mezarlık yerleşim yerine uzakta ve görevlisi yok. Etrafında birkaç müstakil var ama onlarında köpekleri var dolayısıyla ben olmasam kedi aç belki kuş ile besleniyorsur. Ben bu kediyi alıp bizim siteye getirsem ona kötülük yapmış olur muyum? Sitede içinde kedi evi olan kediler var güzel güzel takiliyorlar. Ama bu sıpa alişabilir mi? Yola çıkıp arabanın altında falan kalır mı?
0
onheil
(09.07.25)
başınız sağ olsun. mezarlıklar hayvanlar için güzel bence eve götürmene gerek yok
0
ala09
(09.07.25)
Orada aç susuz kalıyor olsa başka yer arardı kendine. Bir de halinden anlaşılır çok zayıf vs gorunmuyorsa ellesmemek de bir seçenek olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
kediyi eve alamayacaksan yerini değiştirme. çünkü korkuyla eski yerine dönmeye çalışırken başına bir iş gelebilir.
0
orpheus
(09.07.25)
Oprheus +1
O bölgede bir şekilde yaşıyor demek ki. Sadece kuş olarak düşünmeyin. Bunun faresi, böceği, solucanı vs. var...
Ara ara besleyin işte. Yoldaşınız olur ziyaretlerinizde...
Başınız sağ olsun.
0
yadigar
(10.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(15)

Bu durum normal mi?

deepest
Merhaba. Kız arkadaşım 36 yaşında. Daha önce bir evlilik yapmış ayrılmış çocuk yok. Kendi evinde tek yaşıyor, ailesi farklı şehirde. 2 yıldır beraberiz. Fakat hala daha örneğin tatile gidiyoruz, tatile gittiğini ailesine söyleyemiyor. Veya mesela benim evimde beraberiz, veya dışardayız. Benimle oldu
Merhaba. Kız arkadaşım 36 yaşında. Daha önce bir evlilik yapmış ayrılmış çocuk yok. Kendi evinde tek yaşıyor, ailesi farklı şehirde. 2 yıldır beraberiz. Fakat hala daha örneğin tatile gidiyoruz, tatile gittiğini ailesine söyleyemiyor. Veya mesela benim evimde beraberiz, veya dışardayız. Benimle olduğunu ailesiyle görüştüğünde söylemiyor. Anladığım kadarı ile ailesi biraz muhafazakar. Ama bu yaşta hala bişeyleri gizliyor olabilmek bana sağlıklı gelmiyor. Ben erkek tarafıyım, ama kendi ayakları üzerinde duran ve 36 yaşına gelmiş bir bireyin de artık bişeyleri gizli saklı yaşaması bana çok abes geliyor. Fikirleriniz nedir?

Teşekkürler.
0
deepest
(09.07.25)
bu senin hayatını etkiliyor mu? bu şekilde belli bir konfor içinde hissediyordur kendini. istersen böyle olmaz diye zorla ve ilişikini açıklamakla ayrılmak arasında bir tercih yapmak zorunda kalsın.
hayatını etkilemiyorsa ailesiyle oluşabilecek bazı sorunları bertaraf etme yolunu seçmiştir. çok da sıkıntılı gelmedi bana.
0
kisa
(09.07.25)
Turkiye gibi bir ulkede, bir kadinin ailesinden gizli sakli birseyler yapmak zorunda hissetmesi, kadinin degil, ailesinin sucudur.
Kadinda bir sorun aranacagina, ailesine bakmak daha yerli olur kanaatindeyim.
Kiz arkadasim diyorsunuz, daha once evlenip bosanmis diyorsunuz, aileden gizli yapiyoruz herseyi diyorsunuz.
Size de biraz psikopat ucuncu sayfa "muhafazar" aile gibi gelmiyor mu koku?
Birakin sizinle nasil rahat ediyorsa oyle yasasin, belli ki bazi seyler netlesmeden insanlarin kulagina giderse kendisi icin skinti olusturacak bir cevresi var. Siz de kendinize dikkat edin bu arada.
0
quaker
(09.07.25)
bana da bir insanin ailesiyle olan iletisimine sevgilin dahi olsa salca olmak sacma geliyor.

belli ki karsilar. ergen gibi kavga cikarip aralari bozulacagina idare ediyor. bu gayet olgun bir davranis. ailenin malligi. acik görüslü olmak yerine kapali olur caga ayak uyduramazsan yeri gelir cocugun evlenir onu bile sonradan ögrenirsin.

daha önce evlilik yapmis detayin icin de sagol. e evlenmis bosanmis dul kadin salin bir zahmet diyorsun heralde. ya da hic evlenmemis olsa ailenin bu yobaz bakis acisini "hakli" bulurdun.
0
sonsuz
(09.07.25)
yukardakilerin tamami ve kizini boyle bir duruma soktugu icin ailenin yanlisi +1
ne yapsin kadin, 70-80 yasindaki insanlara cag degisti artik boyle yasiyoruz deyip meydan okuyup onlari degistirmeye mi calissin?
siz ileride cocuk sahibi oldugunuzda boyle ebeveynler olmayin ki, kiziniz da oglunuz da nasil tercihler yaparsa yapsin ailesiyle paylasayabilecegini, ebeveynlerinin onu sevip saygi gosterecegini ve birey olarak saygi duyacaklarini bilerek buyusun, yedi el yabanci gibi cocugunuzun hayatinda olan biteni bilmeden yasamayin.
0
kassiopeia
(09.07.25)
Türkiye'de yaşıyoruz. Evet ideal koşullarda tuhaf olabilir ama standart muhafazakâr Türk ailesinde kadın 36 yaşında da olsa, evlenip ayrılmış da olsa böyle şeyler sorun olabiliyor.
İlişkinin ciddileşip evliliğe doğru gittiği yerde uygun gördüğü şekilde paylaşır ailesiyle, şu an abes bir durum yok.
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Bana da gizli saklı olması rahatsız edici geliyor. Aynı aileden çıkan erkek olsaydı ailesi ile paylaşmakta sıkıntı olmayacaktı ama. Neden? Çünkü erkek. Erkek adamın kız arkadaşı tabi olur. Ama bir kızın 36 yaşında bile olsa erkek arkadaşı aslaaa olamaz.
0
🌸deepest
(09.07.25)
Normal. Erkeklerin bu durumu anlamaması empati yapamaması da ayrı tuhaf.
0
ekimoloji
(09.07.25)
yukardakiler zaten+1 ailesi öğrenmek istemiyor da olabilir bizimkiler öyle mesela bazı detayları bilmek istemiyor nasıl oversharinglediysek. bunu sadece erkek arkadaş için söylemiyorum mesela sigara içme muhabbeti gibi "içiyorsan iç ama bana çaktırma" kafası. Diğer aklıma gelen şey de şu; ilişkinizden memnunsunuz ve evlilik düşüncesi yoksa aileye sevgilisi olduğunu söylediği anda tamam o zaman evlenin baskısı başlar. aksi halde birbirinize değer vermediğinizi falan düşünüp dertlenirler. Özetle aile yapısı bu tarz bir şey seni rahatsız ediyorsa uzak durabilirsin ama durduk yere ailesiyle niye paylaşmıyor bilemiyorum buna sevin yani evli olunca zaten yeterince muhatap oluyorsun karşı tarafın ailesine durduk yere başına iş mi çıkarıyorsun tanışacaksın falan...
0
ala09
(09.07.25)
Normal.
Kendi ailemden biliyorum. Tutucu ve aşırı kontrolcü bir aileye ne anlatacak ki. İte bulaşacağına çalıyı dolaş demişler.
Erkeklerin bu durumu anlayamaması da hiç şaşmaz. Anlayamama yanında, eziklik olarak görüp kadını aşağılayanlar da oluyor.
0
pro9it9is9
(09.07.25)
Maalesef ülke gerçekleri.
Asıl boşandığı için daha çok sorun ederler diye saklıyordur. Eğer ciddileşirseniz söyler zaten.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
Seni sıkan ailesi ve onun ailesiyle ilişkisi mi, yoksa 2 yıldır ailesine neden bahsetmedigi ve onun gözünde nasıl olduğun mu?

Eğer ikincisiyse açıkça konuş bence usturupluca o tarafını, senlik bir şey yoksa ailesi ile ilgili durumu da isterse paylaşır, ya da sen sorabilirsin anlatmak ister misin vs yeri gelirse.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
ülkemizde normal. kadını boğmayın.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.07.25)
söylese de söylemese de size tam bir etkisi yok. takmayın bence.
0
enteg
(11.07.25)
ben normal karşıladım. aynı durumda olsam aynı şeyleri yapardım. erkeklerin anlayamayacağı türk kadını problemleri...
0
elorelia
(11.07.25)
evet ülkemizin geneli böyle canım
0
Hallegadola
(11.07.25)
(8)

güzel kadınlara ofis işi yaptırılmaması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
sosyolojik bir olgu mu? insanlara sırf güzel olmaları dolayısıyla kumpas kuruluyor, kuyusu kazılıyor mu?
sosyolojik bir olgu mu? insanlara sırf güzel olmaları dolayısıyla kumpas kuruluyor, kuyusu kazılıyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.07.25)
Güzel olta kardeş
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Güzel veya yakışıklılara iltimas geçiliyor hayatın her alanında. Bunu biliyoruz. Ama kuyyusunun kazılması için sibep yok.
0
Shepard
(08.07.25)
vucut iyise patron şirketlerinde affetmezler onları. patron veya patronun oglu muhakkak kayar. öyle çalışıyor gibi gezerler ortalıkta
0
runaway
(08.07.25)
8-10 yillik calisanlar genelde calismayan tayfa oluyor. kadinlarla/guzel kadinlarla sirf muhatap olmak veya strese sokup tartismak falan icin bile gereksiz is yukleri yukleniyor ya da taciz ediliyor soru buysa
0
ala09
(08.07.25)
Evet benim çok başıma geldi. 8-10 yıl önce maaşlı çalışarak hayatımı sürdürmeye razıydım ama sırf bu yüzden kendi işimi kurmak zorunda kaldım.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Ben güzel seviyesinin altıyım, Ofis işini bilmem ama ünide asistanken 2-3 hoca çok güzelsin dedi diye diğer arkadaşlar ufak tefek ayak kaydırma yaptı, bazı erkeklerinde pasif agresif davranışları oluyor, işle ilgili ezmeye çalışıyorlar falan. Çok birşeyle karşılamadım.

Çok çok güzel manken ayarındaki kadın-erkek birkaç arkadaş vardı ama o seviyelere yancılık yapılıyor.
0
spherical
(08.07.25)
Konudan bağımsız bugün güzel öğrencilerin daha yüksek not almasıyla alakalı bir makalenin geyiği döndü.

(git: www.sciencedirect.com)
0
salihdt
(09.07.25)
bunlar beyaz yaka islerde yazili olmayan kurallardir.
uzun boylu yakisikli adam cabuk yukselir, tifildan kolay kolay mudur olmaz.

yan ofisimde oturan tiknaz ve oldukca kilolu hatunun sirf kontrat imzalatmaya gittiginde giydigi kirmizi topuklu ayakkabilari vardi, bunlarin olayi ne diye sordugumda bunu giydigimde adamlar sadece ayaklarima baktigi icin kontrata daha kolay imza attiriyorum detaylarda bogulmuyorlar demisti. hatunun bu arada bizim sektorle alakasi yoktu, tek olayi ceneydi..
0
cooperr
(09.07.25)
(15)

blog işi bitti ?

denizmaniaherif
kafamda bir blog yazma işi var.. sosyal medya hatta youtube bağlantısı da olacak blogta ama hiç gerek yok gibi de geliyor bir yandan.. çünkü kimsenin artık yemek tarifi falan hariç dev gibi web sayfalarına bile baktığını düşünmüyorum.sizin fikriniz nedir ? 1- yoo bence bloglar hala etkili ve şuarada
kafamda bir blog yazma işi var.. sosyal medya hatta youtube bağlantısı da olacak blogta ama hiç gerek yok gibi de geliyor bir yandan.. çünkü kimsenin artık yemek tarifi falan hariç dev gibi web sayfalarına bile baktığını düşünmüyorum.

sizin fikriniz nedir ?
1- yoo bence bloglar hala etkili ve şuaradan ücretsizini ( zamanının blogspot vb. ) açabilirsin..
2- hiç girme instagram ve x yeter.

konu : bilimsel ama popüler şeyler üzerine hem yazı yazacağım hem tarif vereceğim hem de videoya dökeceğim basit videolara..
0
denizmaniaherif
(08.07.25)
biteli 10 sene oluyor
0
xu
(08.07.25)
Tek başına blog da olmaz instragram da olmaz, hepsi senkronize olacak hatta tiktok da.
Para kazanma gayesinde olmazsanız ve bıkmadan düzenli içerik üretirseniz başarılı olursunuz. içerik olduktan sonra sadece platformlarda paylaşmak kalıyor.
0
duyuruuser
(08.07.25)
blog değil de site domaini alıp kendi siteni yapacaksın. düzenli şeyler yazarsan, illa ki dönüşü oluyor. okumak işi hala bitmedi. hala insanlar bir şey araştırırken en çok arama motorunu kullanıp yazılı metinlere ulaşıyor.
0
koela
(08.07.25)
Beni takip etsinler..
diye bir derdin yoksa , online bir kütüphanem kayıt aracım olsun diyorsan özgün olarak bir şeyler yap.

Kitap okuma işi bitmediği gibi blog devri de sürecektir.
0
diyecevaplandı
(08.07.25)
Yapay zeka içerik üreticilerini bitirdi. Şu videoya bakın: www.youtube.com
0
amortisman
(08.07.25)
en son 2008-2009 yıllarında yazmıştım.

insanlar artık görsellik istiyor, ses istiyor. videoyu ilerleterek izlemek istiyor.

podcast var artık, youtube var.
0
yurtsuz john
(08.07.25)
Blog ekosistemi eskisi gibi değil ama Substack kullanıyorum ben okuyucu olarak, çevremde de okuyan ve yazan epey insan var.
0
fotrsapka
(08.07.25)
yapay zeka hunharca ve etik olmayan bir şekilde içerikleri ezberleyip sanki kendi alametifarikasıymış gibi sunuyor. aslında sizin blog'unuza girip öğrenmem gereken bilgiyi chatgpt'ye sorup çat diye öğrenebiliyorum.

google bile -türkçe aramalarda değil- bir soru sorduğunuzda gemini aracılığıyla bir cevap üretiyor en üstte. ve bu cevap gerçekten çok tutarlı (doğrulu kesin değil ama iş görecek kadar tatmin ediyor). böyle olunca birisi araştırma yapmıyorsa alt sayfalara kaydırıp sizin blogunuzu bulma zahmetine katlanmıyor bile. ki daha yolun başındayız.

insanların ürettiği bilgilerle kendini doyuran yapay zeka; insanları üretmekten/yazmaktan alıkoyacak fakat bu gidişle öğrenecek yeni bilgi bulmakta zorlanacak.

geçiş aşamasındayız şu an, tahminim bir süre üretkenlik azalsa da ilerleyen yıllarda yine üretmenin değerini anlayıp blog'lar yazmaya, içerik üretmeye devam edeceğiz.
0
brkylmz
(08.07.25)
Çok spesifik şeyler dışında blog okumuyorum. En son okuduğum blog yazısını geçen hafta okudum, spesifik derken "stoacilarda zaman anlayışı" şeklinde bir derleme yazısiydi ve epey iyi referanslar vardı.

Yine de instagram + blog + youtube fena fikir değil hala, spesifik konularda yazmıyorsanız bile.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
İnstagram diyorum. Okumaya tahammülüm kalmadı, eskiden kitap kurduydum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
@xu +1

Instagram'da tanıtım, YouTube'da yayın, websitesinde kaynaklı ve detaylı açıklama (blogdan daha genişletilmiş ve derli halde) olanı en makul sanırım.
0
nawar
(08.07.25)
medium var.
0
deartheodosia
(08.07.25)
blog biteli çok oluyor. ben bile 2010 yılında bıraktım, hey gidi.

blogu geçtim, websitesi işi bile bitti gibi.
0
sir gawain
(08.07.25)
Milletin yarısı adhd olmuş, dikkat süreleri 1 dakikadan fazla değil. Shorts videoları dışında tutması zor yeni bir şeyin. Hele blog falan imkansız.
0
but that was just a dream
(09.07.25)
ne tiyatro ne radyo bitti.
basılı gazeteler azalsa bile tamamen bitmedi.
karikatür dergileri de bitmedi (birer birer kapansa bile hala dergiler var)

blog'lar da bitmez.
ama basılı gazete/dergi ne kadar az etkiliyse artık, bloglar da öyle.

takip edeni var, arada bir denk geleni var.
bence insta/twitter için hali hazırda üretiyorsanız bir şeyler, blog'a da ağırlık verin.

millet adhd olmuş, 1 dk'dan uzun süren şeyleri okuyamıyor +1
ama bu davranıştan kurtulmak isteyen de ciddi bir kitle var.

arz/talep meselesi gibi biraz.

ben blog okumayı bıraktım, çünkü yıllar önce takip ettiklerim birer birer bittiler.
en son bu kaldı takip ettiklerimden.
altı ayda bir güncelleniyor.
benbugunbunuogrendim.blogspot.com
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
(11)

Bu bir spekülasyon mu (Mekke diye bir yerin olmaması)

kizil karga
Yoksa doğru yanları olabilir mi?https://x.com/tekyolbilim/status/1942189108454944996?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Yoksa doğru yanları olabilir mi?

x.com
0
kizil karga
(08.07.25)
Aşağıdaki videoda detaylı anlatıyor.
Yanlış hatırlamıyorsam özetle Kabe'nin aslında Petra'da olduğunu, sözkonusu dönemde Mekke diye bir şehrin olmadığını, Becca'nın Mekke'ye dönüştüğünü, Kıble'nin İslam'ın ilk döneminde burası olduğunu iddia ediyordu.

www.youtube.com
0
auroraaurora
(08.07.25)
Adamın salladığı ve carpittigi şuradan belli: Mesela peygamberin mezarını açıp antropolojik olarak incelemisler mi? Böyle bir şey mümkün değil oranın yasalarına göre, kaldı ki mezarın bulunduğu mescidin içine bile girilmiyor.

Diğer tarafı, (adamın mantığını ona uygulayalım) videodaki adam 70-80 yasinda olsun azami (görünüşe bakılırsa), bu tür ciddi araştırmalar yapmaya doktora düzeyinde başlarsa başlar, o da 25-30 yaşlardan itibaren mümkün.

Takıntılı bir hristiyan misyonere benziyor, sadece güldüm. Ruhi cenet ile anlaşma yapsa iyi kazanır emekliliginde rahat eder.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu konu uzun zamandır tartışılan bir konu. mekke diye bir yerin olmaması değil, islamiyetin mekkede değil, petrada doğmuş olmasından bahsediliyor. kesin kanıtlanmış değil ama bazı kanıtları dikkate değer.

@encokbenisevinnolur: peygamberin mezarının açılmamış olması bu konuyu çürütmez aksine güçlendirir, islamiyetten kazanç sağlayan arapların tezlerini çürütür. çünkü peygamberin mezarı dahil bölgede hiç bir arkeolojik çalışmaya izin vermeyenler suudi yönetimi. belki de sonuçların kendileri açısından olumlu olmayacağını düşünüyorlardır.

yaş ile ilgili cevabın da mantıksız. bu mantığa göre 100 yaşını aşmamış kimsenin çalışmalarını dikkate almıyor olmalıyız.
0
abelardo
(08.07.25)
chatgpt'ye gore dogru degil.

Mekke’nin ismi MS 2. yüzyılda Ptolemaios’un haritalarında "Μακοράβα (Makoraba)" olarak geçer. Bu, Mekke’nin ilk tarihsel haritalarda adıyla geçtiği dönemdir.
Kanıt Durumu: Antik haritalar ve metinlerde geçer – en eski yazılı kanıtlardan biridir.
0
buenosdias
(08.07.25)
@abelardo: işte bu mantıkla bilim yapılmıyor, "izin vermiyorlar çünkü sakladıkları bir şey var" bu rontgenci kenar mahalle kocakarisi mantığı "perdeleri hep kapatıyorlar kesin içeride bir şeyler oluyor".

Yaş ile ilgili kastettiğim, twiterdaki "30 yıldır" vurgusuna binaen söyledim onu, 30 yıldır araştırıyor ama asıl kanıt teşkil edebilecek veri kaynaklarının kritik olanlarına erişimi yok. Bu da anlattıklarını gayriciddi yapıyor.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
İslam'ın aleyhine ne varsa
ona çalışan bir hesap.
Güya düşündüklerini bilimsel temele oturtmaya çalışıyorlar.

Diğer yandan arkeolojik kazılarda Kur'an-ı Kerim i kaynak/rehber olarak gören yabancı arkeologlar da yok değil.
0
diyecevaplandı
(08.07.25)
Adam akademi dünyasında karşılık bulamamış 2 kitap ve bir belgeseli olan tarih yazarı. TV'lerdeki Ortadoğu uzmanı gazeteciler gibi birşey.

Bunlardan Ortadoğu coğrafyasında çok var.Türkiye'de çok az da olsa karşılık bulması İngiliz kökenli olmasından dolayıdır.

Yanlışlanmaya değer bilimsel bilgi değil ama yine de karşı argümanlarla bazı yayınlar yapılmış.
0
hebanon
(08.07.25)
@encokbenisevinnolur ben izin vermiyorlar kesin bir şey var demedim. Çarpıtiyorsun. Söylediğin tezlerin hiç birisi tutarlı değil.

@buenosdias, bu yazdıklarının konu ile alakası yok. Mekke diye bir şey yok denmiyor. Soruyu soran başlığı yanlış açmış. İslamiyet Mekke'de doğmadi, Petrada doğdu diye bir tez var.
0
abelardo
(08.07.25)
Yo başlığı yanlış açmadım M.S. 800'den önce Mekke'ye dair arkeolojik bi kayıt yok diyor haritalarda Mekke diye bir yer yok diyor, demek ki böyle bir yer (iddiaya göre) yok, ben de bunu soruyorum.
0
🌸kizil karga
(08.07.25)
@abelardo: bunu demişsin:

"çünkü peygamberin mezarı dahil bölgede hiç bir arkeolojik çalışmaya izin vermeyenler suudi yönetimi. belki de sonuçların kendileri açısından olumlu olmayacağını düşünüyorlardır."

Türkçe ogretemeyecegim.

Ama tam videodaki adamın carpitici ve indirgeyici mantığını taşıyorsun. Itham et, karsindaki aksini kanitlasin. Banane hahah. Bilerek yapıyorsan ve çalışılmış/öğrenilmiş bir şeyse cidden hayranlık duydum.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
militan ateistler bunu cok yapiyor. isa, musa, muhammed aslinda yasamadi falan tarzinda sacmasapan pozitivist kafanin sacmaliklari. bu kafa geride birakilali bi 50 yil oluyor aslinda ama kalintilari hala yasiyor.

muhammed yasamadi oyle biri yoktu diyen de var mesela. isa yoktu falan diyorlar. tuhaf. cunku adam bakiyor net kanit yok o zaman olmadi diyor. pozitivizm iste. bosluklari dolduramiyorlar.
0
antikadimag
(08.07.25)
(9)

ekşi kamp ve karavan grubu

emfuzi
merhabalarböyle bir grup olsa fena olmaz sanki ne dersiniz?karavanı olan veya düzenli kamp yapan kimler var acaba?
merhabalar

böyle bir grup olsa fena olmaz sanki ne dersiniz?

karavanı olan veya düzenli kamp yapan kimler var acaba?
0
emfuzi
(08.07.25)
Trekking grubu da olsa süper olur.
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Sadece düzgün insanların geleceğinin bir garantisi yok. Abuk sabuk tiplerle de uğraşmak zorunda kalmak istemez kimse bence.
0
rock n roll
(08.07.25)
www.instagram.com

Günübirlik şöyle etkinlikler duzenleyebiliriz.
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
O iş yaş, öncelikle nerde çokluk orada bokluk.

Öngörüm eğer wild camping yapılacaksa “yolu temiz” yerlerde sezonda 3-5 karavanlık yer bir arada bulunması hayli zor olur. Yolu yol olmayan bir tık araç gücü isteyen yerlere de her karavan giremez. Girse çıkamaz (tecrübe :)) ancak sezon dışı rahat yer bulunabilir.
Paralı kamp alanına toplu gitmek seçeneği devreye girer bu durumda, o da ne bileyim göt göte anlamsız.

Bu arada Kampçı şöyle doğa severdir karavancı şöyle duyarlıdır edebiyatına girmeye gerek yok, herkesin ne mal olduğu ortada, bu gözler neler gördü. Kampçıdır karavancıdır bu insanlar iyidir diyerek tanımadığın ile yola çıkılmaz bence. Cumartesi akşam buluşup iki bira içmeye benzemez bu iş.
0
nwnd
(08.07.25)
@nwnd aslında sürekli hep birlikte hareket etmek değil düşündüğüm.

kamp yerleri konusunda tecrübeler paylaşılır, yılda 1 falan belki büyük bir oganizasyon yapılıp hep birlikte kalınır, sonra sosyalleşen istediği gruplarla devam eder falan.

ama asıl amaç karşılıklı bilgi tecrübe falan paylaşmak.
0
🌸emfuzi
(08.07.25)
Bazı şeyler keşfederek öğrenilmeli. Türkiye nüfusu çok fazla, kapalı bir grupta bile şurası çok iyi lokasyon kimsecikler yok diye konum paylaşsan ertesi yıl o konumun esamesi okunmaz talan edilir. Ben hep bilginin paylaşılmasından yana oldum ama bu instagram gezi çılgınlığı sonrası kendime saklıyorum.
Yurt içini bırak komşunun da cılkını çıkardılar. En azından daha dağını taşını keşfetmediler.

Konum harici, ekipman, acil durum vb şeyler için kullanılabilir. Düğüncem o da Uzun ömürlü olmaz lakin.
0
nwnd
(08.07.25)
@rock n roll'a üzülerek hak veriyorum.

Tamamen seninle benzer hislerle halı saha yapalım dedik buradan bir sürü güzel insanla tanıştık, maçlar yaptık ama Hüseyin denen yavşağın biri soyunma odasında cebimizdeki paraları çaldı. Sonrasında şikayetçi olduk, karakola gittik bir sürü can sıkıcı şey.

Bir tane hırt gelir sizin de canınızı sıkar o yüzden temkinli olun illa böyle bir şey yapacaksanız da.
0
chicha_v2
(08.07.25)
2010dan beri sözlük yazariyim. Bu ikinci hesabım. Sadece online kalan tanistigim bir sürü güzel insan oldu da, yuzyuze tanistigim herkeste (bireysel ya da grup) sonunda bir itlik çıktı. Kamp bu açıdan çok riskli. Kişisel izlenimim böyle.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Vallahi size böbrekler fazla geliyor belli.
0
warrior princess
(09.07.25)
(29)

Neden depresyona gireriz?

sekizdokuzon
Onlarca sebebi var elbette ama bir tanesini az önce şu şekilde düşündüm: Zihin çok uzun süre mücadele modunda çalışıp işe yarar bir çözüm üretemeyince kendini bir süre rölantiye alıyor. Depresyondayken zihninizin daha az ve yavaş çalıştığını farketmissindir. Bu açıdan bir hayatta kalma mekanizması o
Onlarca sebebi var elbette ama bir tanesini az önce şu şekilde düşündüm: Zihin çok uzun süre mücadele modunda çalışıp işe yarar bir çözüm üretemeyince kendini bir süre rölantiye alıyor. Depresyondayken zihninizin daha az ve yavaş çalıştığını farketmissindir. Bu açıdan bir hayatta kalma mekanizması olabilir.

Sizce neden depresyona giriyoruz?
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Günümüz modern toplumunda çevresel faktörlerin beyin kimyamıza tecavüz ediyor oluşundan mütevellit bu çağın en tehlikeli rahatsızlıkları mental rahatsızlıklar.
0
apocalipy
(08.07.25)
@appcalipy +1
Bir açıdan dışarıdan gelen saldırı/saldırılara karşı koyamayip bunu kendinde döndürme hali gibi.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
bir anlama oturtamayınca x' i, cumburlop giriyoruz. x değil, x' in nedenini bulamamak bence asıl sebep.


x i kayıp, ayrılık, yaşama amacı vb vb. her şey alabiliriz :/
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
mutsuzlukla depresyonu karıştırmayın
0
mantık
(08.07.25)
Pes ettiğin için, dayanamadığın için, tetiklendiğin için. Zayıf adam işi. Depresyonun sana yararı yok, o yüzden kurtulmak için savaşmalısın. Ama herkeste bir furya, psikolara gidelim, ilaç içelim. Git gez dolaş, hobi edin, işe gir, gönüllü bir şeylere gir. Kısaca dene. Ama yokkkk, kendiniz eziklemek, drama yaratmak çok daha kolay ve ilgi çekici.
0
Shepard
(08.07.25)
Dünya tarihinde hangi büyük adamların hayatları boyunca depresyonla savaştığını ya da yaşadığını bilsen küçük dilini yutarsin @Shepard
0
🌸sekizdokuzon
(08.07.25)
@sekizdokuzon yazar mısın kimler, bir bakayım okuyayım.
0
Shepard
(08.07.25)
@Shepard, buyuk lokma ye, buyuk soz soyleme demisler.
Bilmedigin, yasamadigin sey icin aciktan gazel okumak kolaydir. Depresyon insana oyle bir carpiyor ki, hayalet tren gibi, kimse gormuyor, ama sen allak bullaksin, kolunu kaldiracak mecalin yok. Bunun nasil basladigini bilmiyorum, ama o kara bulut bir sekilde insanin beynine girince, gerisi cok zor geliyor. Aylar, yillar bazen toparlamak.
0
quaker
(08.07.25)
sekizdokuzon yorulmasin, basit bir arama veya chat gpt sorusu (parantez icindekiler depresyon seviyesi, tarihte kayit altina alinmis sekilde)

Winston Churchill (Şiddetli; sürekli melankoli, intihar düşünceleri)

Abraham Lincoln (Yoğun; ağır üzüntü, içe kapanıklık)

Vincent van Gogh (Çok şiddetli; psikotik ataklar, kendine zarar verme)

Ernest Hemingway (Şiddetli; alkol bağımlılığı, intihar)

Virginia Woolf (Çok şiddetli; psikotik ataklar, intihar)

Sylvia Plath (Çok şiddetli; intihar düşünceleri, kendine zarar verme, ölümle sonuçlanan intihar girişimi)

Ludwig van Beethoven (Yoğun; izolasyon, öfke nöbetleri, umutsuzluk)

Leo Tolstoy (Yoğun; derin varoluşsal kriz, intihar düşünceleri)

Friedrich Nietzsche (Çok şiddetli; izolasyon, ağır depresif krizler, psikoz benzeri belirtiler)

Marilyn Monroe (Şiddetli; ilaç bağımlılığı, kronik yalnızlık, aşırı mutsuzluk)

Charles Darwin (Yoğun; aşırı kaygı, izolasyon, fiziksel rahatsızlıklar)

Isaac Newton (Yoğun; sosyal izolasyon, paranoya, ağır umutsuzluk)

Edgar Allan Poe (Şiddetli; alkol bağımlılığı, kendine zarar verme eğilimi, yoğun melankoli)

Kurt Cobain (Çok şiddetli; uyuşturucu bağımlılığı, intihar düşünceleri ve intihar)

Robin Williams (Şiddetli; kaygı, paranoya, intihar)

Frida Kahlo (Yoğun; kronik fiziksel ağrılarla beraber gelen umutsuzluk, yalnızlık hissi)

Mark Twain (Yoğun; sosyal izolasyon, ölüm korkusu, umutsuzluk)

J.K. Rowling (Orta; aşırı umutsuzluk, yalnızlık, intihar düşünceleri)

Buzz Aldrin (Yoğun; izolasyon, alkol bağımlılığı, varoluşsal kriz)

Jim Carrey (Yoğun; sürekli üzüntü, izolasyon, varoluşsal sorgulamalar)
0
quaker
(08.07.25)
@quaker tenk you bakıp döneceğim ulan

aha döndüm de gözüme çarpan Churchill için.

"The biographies of Churchill by Manchester go into this. His thesis was that Churchill was manic-depressive but managed to fight through depression by forcing himself to work constantly. Wall building was one of the things he did to keep busy. I think you see something like this in Springsteen's description of his own depression, that he overachieved during a lot of his career as a way of staving off depression."

Yani bence benim dediğim doğru gibi sadece buraya bakarak. Reddit'te yazan bir abimiz. Sonuçta yalan da değil yazdığı comment. Kısaca savaşacaksın dedik, aha şöyle böyle savaşmış çörçil.
0
Shepard
(08.07.25)
tamamen kimyasal, mentalle en ufak alakası yok. bir çok dış faktör + genetik faktörler beynimizin içinden geçiyor.

"iyi düşün, mutlu düşün, güzel kelimeler kullan" gibi şeylerin maalesef bu duruma hiçbir faydası yok.
0
tchuck
(08.07.25)
Tekil ornek uzerinden tum hastaligi "Aha cozduk" diye kenara cekmek de, ne bileyim, biraz bos.
Churchill savasmis, ugrasmis. E savasamayan? Hobi edinemeyen? Ailesinden zaman bulamayan? Parasi olmayan? Isinden kovulmus olan? Milyon tane insanin yasadigi seye, "savasmiyorlar, hepsi zayif" demek, cok ergen isi, hakikatten.
Neyse, insan basina gelmeyince konusur durur, bekara kari bosamak kolay sonucta.
0
quaker
(08.07.25)
Şöyle de düşünülebilir, shepard mantığında şeylerle karşılaştığında öfke kontrol meselelerin gün yüzüne çıkıyorsa depresyona girmezsin, niye böyle bakış açıları var ne biçim dünya tarafına geçersen is depresyona doğru gidiyor. Bu soruyla mesleki yaşamında vs uğraşıp mükemmeliyetçi ve idealist yaklaşırsan, bir aşamada sonuç alamayıp alamayıp yine depresyona giriyorsun.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
@ encokbenisevinnolur: Bunun orneklerini gordum, adam herseyi en iyi sekilde yapmaya calisiyor, cabaliyor, ediyor, basariyor kismen. Sonra en ufak sey yanlis gidiyor. Bam, yerle bir. Ne oldu? Tum duzeni, beklentisi, basarisi o catlakla gume gitti. Cok garip bir kafa, ilac falan cozuyorlar biraz ama, kimbilir o ilac insandan neler goturuyor.
0
quaker
(08.07.25)
@quaker: Evet, o tur durumlari kastetmeye calistim ben de, emin değilim ama depresyonun farklı bir türü olsa gerek bu da.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
@quaker abi yazılanı okumuyorsun galiba, öfkeden mi nedir hahaahah. Sadece bu örnek üzerinden gidersek demişim.

Olaylar basit, pes edersen boku yiyorsun. Etmeyeceksin. Savaşacaksın. Yani senin başına gelen şeyler hemen herkesin başına belli bir seviyede geliyor.
0
Shepard
(08.07.25)
Bahsettiğiniz şey öğrenme psikolojisi terimi ile öğrenilmiş çaresizlik okuyor ve depresyonla ilişkisi çok çalışılmış. Sıçanlarla, sineklerle filan bisürü araştırma var ve önemli bi kısmı depresyonla ilişkili buluyor gerçekten.Ha bazı insanlar da aynı yıkıcı deneyimi yaşadığı halde depresyone girmiyo. Niye, ne onları koruyor. Onları koruyan çeşitli şeyler olabilir geçmiş öğrenmeler, güçlü sosyal destek sistemleri filan. Onlar da psikolojik dayanıklılık (resilience) başlığı altında araştırılıyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(08.07.25)
@Shepard: Yeterince okuyorum canim kardesim, merak etme.
Sadece senin hakkinda yeterince okumamisim, simdi okudum, anladim durumu, sen haklisin, ben haksizim.
0
quaker
(08.07.25)
@quaker abi bak tartışmayı kaybettin. Vuracak yer aradın, stalk yaptın. Ad hominem. Ahaahahah. Bilgilen gel. Bu arada ben senin hakkında okumadım. XD
0
Shepard
(08.07.25)
depresyon sadece duygularla veya gündelik sorunlarla izah edilebilecek bir durum değil. son derece ciddiye alınması, bu konuda öz farkındalığın yüksek olması gereken bir süreç. beyin kimyasının çeşitli nedenlerle değişmesi (ameliyat/narkoz, perimenopoz/menopoz süreci, hamilelik, sakatlanma/yaralanma, zor süreç vb.), bozuk ve/veya yetersiz beslenme düzeni, genetik faktörler (ailede genetik aktarım olan mental hastalıklar), 0-6 yaş dönemi bakım verenlerin tutum ve yaklaşımları, büyük T ve küçük t travmalar, çevresel koşullar, alkol ve uyarıcı tüketimi gibi gibi bir sürü parametre var.

evet egzersiz, hobi, arkadaşlar dostlar, doğa vb. konuların sağaltıcı etkileri var ve çok faydalı ancak distimi, majör depresyon vb. boyutuna gelmiş biri zaten bu sayılanları yapabilecek bir kimyaya sahip değil maalesef beyninde. hem terapi hem ilaç tedavisi gerektirebilir böyle durumlar. üstelik depresyon nükseden bir durumdur uzmanlara göre.

ben biraz da yaşımdan kaynaklı daha böyle toplumsal düzeyde varoluşsal sancılar nedeniyle ara ara depresif hissedebiliyorum :)). ama ailede yaşanmış olan mental hastalıklara istinaden bu tür konuları düzgünce araştırıp içselleştirdiğim uzun yıllar sayesinde kolay kolay depresyona girmiyorum. geçmişte iki defa girdim, biri aşırı sancılı olmuştu, diğerinde antrenmanlıydım :). birkaç defa da travma sonrası stres bozukluğu süreçleri yaşadım.
0
Phoebe
(08.07.25)
mesela bence depresyona giren kisiler duyuruda her gün baslik açmamalilar.
0
feastofthedamned
(08.07.25)
Prof. Dr. M.Gazi YAŞARGİL hocaya spiker soruyor,
- efendim akıl sağlığınızı nasıl koruyorsunuz,depresyondan korunmak için vs..
+ hiç boş vaktim olmadı bunları düşünecek.

gibi bir cevap vermişti sanırım.
0
designer
(08.07.25)
tüm sebepleri aşağıda listeledim (thanks to chatgpt)

Genetik yatkınlık, nörotransmitter dengesizlikleri, hormonel değişiklikler (tiroid, doğum, menopoz)

Öğrenilmiş çaresizlik, aşırı öz eleştiri ve düşük benlik saygısı, erken dönem travmaları, uzun süreli stres (kayıplar, maddi sorunlar, anlam kaybı, ilişkisel kayıplar), yalnızlık ve sosyal izolasyon,

Evrimsel depresyon, toplumsal baskının yarattığı depresyon

Bana göre toplumsal baskı ve yalnızlık ile birlikte sosyal izolasyon en başta gelen sebepler. Sonra da hormonel değişimler.

senin bahsettiğin evrimsel depresyon oluyor.
0
gabe h coud
(08.07.25)
@feast: Aslında tam tersi. Depresyonda olan insanları kendilerini ifade etmeye daha çok yüreklendirmek gerekir. Bir de mental sağlığımız üzerine konuşmak artık hayati bir önem taşıyor. Kadın erkek herkes yaşadığı zorlukları paylaşmalı, başkalarının deneyimlerinden faydalanmalı. Tabii bunlar sürekli birilerinin kuyruğuna basarak ilgi odağı olmaya çabalayan incellerin kafa yordugu konular değil.
0
🌸sekizdokuzon
(08.07.25)
ortalama zekasi olan kisiler zaten depresyondan çikabiliyor. çikamayanlar da bu basligi açanlar gibi sefil yasayanlar oldugu için, çikmasalar da olur diyoruz.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
sizcesi bizcesi mi var? bilimsel açıklanmış. @mantık +1 dopamin seretonin genetik aktarım çevre vb. bir sürü değişken var.
0
mikahakkinen
(09.07.25)
@feast: kelime dağarcığını arttır, hep aynı lafları sokuyon. Tad alamıyoruz
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
Duyuru'da sansür var o yüzden ;) Yoksa hayatinda duymadigin ifadelerim var(tabii ne kadarini anlayabilirdin orasi meçhul).
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Laf sokmaktan küfrü anlayacağını tahmin etmeliydim. Ben Gazi mahallesinde doğdum büyüdüm, senin o yakası açılmamış sandığın küfürleri biz sakız diye çiğniyoruz.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
(7)

Cimer şikayeti ile polise şikayetin ne farkı var

encokbenisevinnolur
Bir durumu cimere yazmak için, mesela doğrudan polisi/emniyeti ilgilendiren bir konuysa, cimere yazmamız ile 155'i aramamız ya da karakola gidip bizzat şikayette bulunmamiz arasında ne fark var?Ya da hangisini yaptığımız farkediyor mu? Alınacak olasi sonucun, geri dönüşün hızıni vs değiştirir mi? (T
Bir durumu cimere yazmak için, mesela doğrudan polisi/emniyeti ilgilendiren bir konuysa, cimere yazmamız ile 155'i aramamız ya da karakola gidip bizzat şikayette bulunmamiz arasında ne fark var?

Ya da hangisini yaptığımız farkediyor mu? Alınacak olasi sonucun, geri dönüşün hızıni vs değiştirir mi? (Tabi 155'i aramayı gerektiren ani, acil durumlar soru kapsamı dışında)
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
m*murla iletişim yazılı yapılmalıdır. polisler, şikayetinizin yazılı ve kayıtlı olmamasından cesaret bulup vazifeyi ihmal edebilir, sizi mağdur edebilirler.

cimer elektronik dilekçe teslimatı uygulamasıdır. vatandaş neyi nereye yazacağını bilmeyebilir düşüncesiyle, işleri kolaylaştırmak maksadıyla memur istihdam eder.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.07.25)
sonucu değiştirmez. süre de aşırı farketmez ama doğrudan başvuru bir tık hızlı olacaktır illa çünkü cimerde kurumdan kuruma iletilme süreleri falan var kısa da olsa. yalnız özellikle karakoldan başvurularda polisler inanılmaz şekilde direniyor vazgeçirip başvuru almamak için. dirayetli olmazsanız eliniz boş çıkmak zorunda kalabilirsiniz böyle bir durumda da cimer vb alanlar üzerinden yazılı başvuru kayda girmesi açısından daha etkili olur.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(08.07.25)
Cimer'de mutlaka cimer'e geri dönüş yapmak zorundalar. Polise gidip, şikayet ederseniz dosyayı atar masaya durur. Ancak cimer'de, şöyle şöyle yaptık, şunu araştırdık, bunu çözdük gibi geri cevap yazmaları gerekiyor.

Cimer'de de bazı işler formaliteye dönmüş durumda ama genelde polis/savcı/zabıta şikayetlerinden çok daha etkili...


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
polise gitmen gereken yerlerde cimere yazarak sonuç bulamazsın.
paran çalındı mesela cimere mi yazacaksın?
dayak yedin cimere mi yazacaksın?

polislik konuysa polise gitmen gerekir.
0
jelly bear
(08.07.25)
cimer'de sikayetler tepeden(cimer->icisleri bakanligi->emniyet mudurlugu->karakola geldigi icin daha etkili. sumenalti etme gibi bir durum yok cunku her kurum, degerlendirilmis sikayetlere cevap yazmak zorunda.
0
buenosdias
(08.07.25)
@jelly: ani ve acil durumlar soru kapsamı dışı derken bunları kastetmiştim. Dayak yediysen darp raporu vs de gerekiyor ya mesela, ani derken o anlamda, hemen bir şey yapman gerekiyor. Digeri için de kayıt tutturmak için yine polisi çağırmak gerekiyor ya.

Soru daha çok biri hakaret etti, biri diyelim işyerinde ya da alışverişe gittiğin bir yerde taciz etti... şahit ya da kanıt/kamera kaydı var gibi durumlar içindi. Hani bu tür durumlarda 1-2 gün sonra da şikayette bulunsan olur ya (ben mi yanlis biliyorum bu kısmını), 155i aramak ya da kalkip karakola gitmek yersiz gibi geliyor mantıken cimer varken; ama işlev olarak aynı mı onu merak ediyorum.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.07.25)
dediğin durumlarda da cimer işlem yapmaz. hakaret için savcılığa dilekçe vermen gerekir. cimer de sana bunu yazar. kamera kaydına ulaşman için yine polise/savcılığa gitmen lazım. tacize yine cimer bi şey yapmaz.

diyelim bir memuru şikayet edeceksin, bir bilgi alacaksın, devlette yaşadığın bir soruna çözüm arayacaksın. cimer bunlarda işe yarar. ya da yaşanan bi aksaklığı eksikliği dile getireceksin.
0
jelly bear
(08.07.25)
(11)

Birinin Size Söylediği En Kırıcı Söz Neydi?

rock n roll
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
rock n roll
(07.07.25)
Duyduğum en kırıcı sözleri özel hayatımda değil iş hayatında duydum. İş hayatındaki insanlar %100 faşist.

Sen pedagojik formasyon almadın mi demişti bir hoca.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
"sen kimseye, hicbir seye commit edemezsin. o kadar ki senin hobin bile yok. bir seye baslayip sikilip birakiyorsun hemen."
0
sonsuz
(07.07.25)
Kırmadı ama içimde yumru oldu oturdu.
Üniversite yıllarında flörtleştiğim biri vardı. Kafayı tek eşlilikle bozmuştu, benden güvenilmezlik sinyalleri almış, öyle demişti. Sen de herkes gibisin falan bir şeyler saçmaladı.

Ben de, bu konuda büyük de konuşurum, hiçbir zaman birini aldatacak (veya sırf formaliteden, aldatmış olmamak için şak diye ilişki bitirecek vb.) birisi olmadım. Bir şey de diyemedim, öyle içime oturmuştu. Birinin sizi tanımadan bir sonuca varıp hiç söz hakkı bırakmadan işine bakıp gitmesi zor bir şeymiş, insanın boğazında kalıyor bir şeyler. Olmadığına üzülecek kadar bile tanımıyordum, dedikleri çaresiz hissettirmişti sadece. Baya hadsizlik yaptı.

Neyse gözünü sevdiğimin karması, boş durmadı sonrasında :D onun o kafayla zor zaten. Tahlil yeteneği sıfırdı arkadaşta. Bak yine sinir oldum. Öyle olmasaydı nişanlımla tanışamazdım ama belki.
0
akhenaten
(07.07.25)
"Sen beni ne adam gibi sevebildin, ne adam gibi sikebildin"
Gayet iyiydi halbuki.
0
norek
(07.07.25)
Yazdim, sildim. Ifsa olma olasiligim var. Bunu bircok kisiye soyledim. Icimde hep tekrar ediyor o sahne zaten. Olene kadar unutmam herhalde. Abim soyledi. Oz abim. Espri niyetine soyledigi cok agir bir cumleydi. Onu hayatimdan cikardim bu cumleyle.
0
Kittie
(07.07.25)
ne demediler ki..
en güzeli kafaya şapka takin,
Fötr, saksı, fiyonk..
0
designer
(08.07.25)
One night stand yasadigim bir kadinin evinden sabah çıkarken gayri ihtiyari görüşürüz demiştim o da "bakarız" demişti. 15 sene gecti, atlatamadim bunu.
0
duster
(08.07.25)
Birinin söylediği bir şeye kırıldığıma dair bir örnek hatırlayamadım.

Ama şey çok var, bir olay ya da durum oluyor "lan bu böyle biri miymis" diye çok kırıldığım oldu. O kişinin öncesinde görmediğim, ama sonrasında bir şekilde ayyuka çıkan olduğu kişi kırdı beni.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu sorunu görünce düşündüm düşündüm düşündüm... fark ettim ki, en çok kelimelere cümlelere kırılıp yaralanan ben, en kırıldığım sözleri hafızama kaydetmemişim.

Şimdi bir şey geldi aklıma, bana hitaben söylenmemiş bir söz ama. Yakından tanıdığım bir adam boşanma aşamasındayken (işsizdi) çocuklara nafaka verme konusu açıldığında "maaşımın 4'te birini çocuklara yediremem!!!" demişti.

Bunu unutamıyorum evet. Sanki onun çocuğu benmişim ve gözümün önünde söylüyormuş gibi çok ama çok kırıldım.

Bu hatırayı niye bu kadar zor hatırladım bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
en kırıcı olan herhangi bir söz söylenmemesiydi.

sevdiğiniz insanın bir anda çekip gitmesi gerçekten çok acı.
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
öl diye emzirmedik de ama ölmedin.
0
Phoebe
(08.07.25)
(19)

Ev alıp kiraya vermeyinciler

Chips
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var. Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yılla
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var.

Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yıllarca sürüyor ve bunaltıcı bir süreç oluyor ama gerekli önlemler alınarak düzgün profilde birilerine kiraya vermenin nesi ölü yatırım bunu anlayamıyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz ? Onlarca evi olanları aptal olarak mı düşünüyorsunuz :)
0
Chips
(07.07.25)
dostum şu anki mevcut konjonktürde yatırım için ev almak bence de gereksiz ve zarar. senin dediğin onlarca evi olan insanlar zamanında almışlar ve eskisi gibi bu kadar yatırım alternatifleri de yoktu.

biz de istanbul'da iyi bir muhitte evimizi boş tutuyoruz maalesef. çünkü öncesinde kiracıdan çok çektik. eşyalı bir şekilde duruyor arada kalıyoruz/temizletiyoruz evde birilerinin olduğu anlaşılsın diye.

dediğin gibi iyi profilli biri bulunsa veriliri ama onlar da bazen sorunlu olabiliyor.

sonuç olarak eğer kendin için alacaksan istanbul'da ev sahibi olmak mantıklı ama yatırımlık ev alacaksan bence gerek yok.
0
elektr10
(07.07.25)
Ev kirasını ne kadar arttıracağını TUİK verilerine bakarak devlet belirliyor.

Tuikin enflasyon verileri gerçeği yansıtıyor diyorsan elbette ev kiralamak güzel bir yatırım çeşididir.

Ayrıca Devlet iki defa %25 zam yapabilirsin dedi. O iki %25 zam yapmış ev sahipleri şu an hala Tuik zammını o %25 ler üzerine yapmak durumundalar.

Bir üçüncü %25 in gelmeyeceğinin garantisi yok.

Bu sene sabit gelirlilere Tuikin belirlediği enflasyonun altında zam yapıldı. Yani sabit gelirliler kira ödeme konusunda bu sene zorlanacaklar ve muhtemelen ev sahiplerine doğru zorlanacaklar.

gibi durumlar var eskiden olmayan.
0
Mirket
(07.07.25)
Her yatırımda bir risk vardır evini kiralamanın da belli yatırım riski var. Oturacak yedek evin varsa; kiracıyla uğraşırken yedek gelirin varsa böyle bir yatırım yapmak mantıklı ama sadece kiracı eline bakmak tek ev için mantıklı bir yatırım değil. 10 tane evi olan adamın zaten bu şekilde birikmiş yatırımı olduğu için etkilenmiyor. Ben bunu tek bir tane lüks arabaya bütün parayı yatırmaya benzetiyorum; lüks bir aracın yedek parçasını -servisini vs hemen halledemezsin ve o lüks arabayla kaza yaptığında yedek aracının olması gerekir. Eğer yedek aracın yoksa ve aylarca zorluk çekeceksen o araba sana uygun değildir.
0
titanic kemancısı
(07.07.25)
Ben bu ifadeye kısmen katılabilirim. Düz-mantık "Türkiye'de yatırımlık ev alınmaz, ölü yatırım" demem, "ne olursa olsun kesin al" da diyemiyorum. Ben yatırım yapma tarafına şartlı olarak daha yakınım. Bugüne dek kendim de dahil olmak üzere vaktiyle konut almadığı için pişmanlık duyanı çok gördüm.

Türkiye'de mülk edinmek her sene biraz daha zorlaşıyor. Konut yatırımının en önemli avantajı parayı bir mülkte kilitlemek ve kira getirisi elde etmek. Günümüzde para biriktirmek, parayı elde tutmak enflasyon nedeniyle çok zor. İmkan varsa yatırımlık konut alınabilir pişmanlık duymazsınız ancak kiracı profiline ÇOK dikkat edilmeli.

1+1, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu, beyaz yaka profilin kaldığı/kalacağı ve tercihen site yerleşimli konutlara yatırım yapılır. Prim yapıyor, kolay kiraya veriliyor, profil düzgün. Kiracılı olmasına rağmen satışı hızlı oluyor. 2+1 veya 3+1, kiracının 10-12 yıl çıkmayacağı evi kiraya vermeyi ben de riskli ve sorunlu bulurum, öyle bir yatırıma girmem.

Bu konu pandemi sonrası alevlendi. Para çok hızlı değer kaybederken kiralar da hızlı bir şekilde tırmandı. Kira rayici 50000 TL iken öyle kiracı var ki 7-8 bin TL ödeyerek kalıyor. Kanunen belki sorun yok kitabına uygun ama diğer tarafın mağdur olduğu kesin. Öte yandan ev sahibi kira tespit ya da ihtiyaçtan ötürü tahliye davası açtığında haklı dahi olsa 3 yıl civarında mahkeme sonuçlanıyor. İnsanların en sıkıntı çektiği konu bu.

Oturacak evin varsa, kenarda belli bir paran bulunuyorsa konut halen cazip. Birçok bölge geçen yıllarda USD bazında önemli kazanmış. Aylık kira getirisi temettü gibi oluyor. Alırsın, kiracı bir noktada çıkar çouk çocuğuna bırakırsın oturur. E daha ne olsun.

Bir de geçiş dönemi bana göre tamamlandı. Konut ve kira fiyatlarında artık parabolik değil, 2010-2018 arasında olduğunu gibi daha lineer ve enflasyon ile korelasyon halinde artışlar görüyoruz/göreceğiz. %25 tavanı gibi uygulamalara gerek kalmadı. Her yatırımın kendince riski vardır ancak konut göreceli en düşük risklisi. Bu tip bir yatırım senin profiline uygunsa değerlendirebilirsin, değilse farklı şekilde paranı değerlendirirsin.
0
Lethe
(07.07.25)
%25 limiti ve tuik enflasyonu nedeniyle artık o zenginler yurtdışından ev alıp kiraya veriyor.
0
merhum
(07.07.25)
Kiracilarda egilim isi hukukuna ve hakkaniyetine uygun yapmak iken, çakal ev sahiplerinde durum tam tersi.

Ise buradan bak istersen bir de.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
Bunun tek bir formülü, tek bir cevabı yok. Genelde şehir belirtmeden sorulan sorularda hereksin aklına İstanbul geliyor ancak bu durum çok yanlış.

Büyükşehirler haricinde 3 Milyona 2 adet 1+1 i ev alıp , sadece referans sistemi ile devlet memurlarına evini 5 yıldır kiraya veren arkadaşım var. Kendi oturduğu ayrı bir evi var, ve aylık 30 bin tl kira geliri var. Sizin tamamen risk iştahınız ve aylık geçnebilieceğiniz para durumunuz ile alakalı bu iş. Arkadaşımın yakın zamanda 1 ev daha alıp aylık gelirini 45 bin tl ye sabitleyip hayatına daha az çalışarak devam etmek var.

Küçük şehirlerde oturacağınız bir ev, iyi kötü bir arabanız ve 3 tane de kirada eviniz varsa bu paralar gayet yaşanabilir bir tutar.
0
ebeş
(07.07.25)
bunu diyenlerden birisi benim.
pandemi dönemi sözleşmemizde tüfe yazmasına rağmen bir gecede %25 zam kuralı uydurdular ve kiracılarda bunu uyguladı. o iki sene devlet eliyle kiralara zam yapılmadı. o zamandan bu zamana kadar bedava oturdular.
biz kiracımıza çık dedik çıkmamak için diretti mahkemelik olduk sonunda daireyi sattık kurtulduk. yeni ev sahibi mafyatik bir tip seve seve çıkmak zorunda kaldılar. çıkmasa şuan 10bin lira kira veriyordu. alt dairesi daha yeni 48bine tutuldu.
kira davası açtık önce arabuluculuğa gitti yok görüşme yapılamadı yok avukatı bağlanmadı diye 2-3ay öyle yediler. ardından mahkeme açıldı 10 ay sonraya gün verildi. ondan sonra mahkemede itiraz ettiler bir 8 ay daha uzadı. altı üstü kira rayiç bedel davası 2 yıldan fazla sürdü.
bu süre zarfında satmaya karar verdik evi göstermek istemedi zar zor emlakçı alıcı getirdi. gelenlerde kiracılı diye vazgeçti. gelenlere çıkmayacağım beni çıkartamazsın dedi. zor zar sattık.
hep haberlerdeki kiracı ev sahibi kavgalarını izlerken abartıyorlar diyorduk durum hiç öyle değilmiş.

ayrıca 5 yıl süre dolmadan kira artış davası açamıyorsun, 10+1 yıl dolmadan tahliye davası açamıyorsun.

yani bunlarla uğraşacağım, üç kuruş para için rezil olacağım diyorsan çok mantıklı bir yatırım.

onlarca evi olanların evleriyle çoğunlukla emlakçılar ilgileniyor. kardeşimin ev sahibinin aynı sitede 15 tane evi var her şeyi ile emlakçı ilgileniyor.
sende 10 tane ev alacaksan verirsin emlakçıya o uğraşır durur sen gelen parayı sayarsın.
0
my fault
(07.07.25)
Evi çocuğuna yatırım için alırsın. Çocuk büyüyene kadar da boşta kalacağına 3 kuruş kira geliri alayım dersin. Burası ortadoğu. Uzun vadede En iyi yatırım ev ve altındır.
Çocuğu olan ev alsın. Çocuğun yoksa ve istemiyorsan ev yatırım değildir.
0
luluki
(07.07.25)
Ev almak ve kiraya vermek daha önce karlı bir işti ancak bana göre: şu an resmen enayilik. Alınmışın zararı olmaz ancak onlarca evi olanlara şu an sorsan %90'ı aynı yatırımı yapmaz.

Ev alıp kiraya veriyorsun. Zaten, Tüik enflasyonundan dolayı, 2 sene sonra kira kuşa dönüyor. 12 sene kiracıyı evden çıkartamıyorsun. Çıkarttın diyelim eve giriyorsun ki, 12 sene aldığın kiradan daha fazla zarar vermiş. 300-400 bin tadilat parası veriyorsun.

Daha geçen komşu söyledi. Abisinin havuzlu villası varmış, kiracı 2 bin TL kira veriyormuş. Senelerdir uğraşıp duruyorlar. Kağıt üstünde kirayı artırma, haklı sebeple kiracıyı çıkartma gibi haklar var ama pratikte neredeyse YOK GİBİ.

Ev fiyatları artıyor, alıp kenara koyayım diyorsanız, bunun da pek çok sıkıntısı var.

Tavsiye etmem ama emlak yatırımı yapacaksanız, iyi araştırıp, yurt dışında yapın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
1-2den fazla gayrimenkulu olanla mesela oturduğu dışında 1 evi olan için durum ayni değil bence.

10 tane evi olan için 11.yi almak mantıksız değil, çünkü sayısal olarak o aşamaya geldiğinde ayrıca bir gelir kalemi haline gelmiş oluyor. Birinde ikisinde kiracı kaynaklı veya başka sebeple çıkan masraf, mahkeme harcaması vs can sıkmayacak bir şey olabilir o durumda. Aman bunu mu dert edecem diyip, gerekirse avukata verip kafanız rahat yaşamaya devam edebilirsiniz.

Ama mesela bir evin var, ikinciyi de almışsın zamanında ya da ana babadan kalmış vb. Onu kiraya verip, mesela kredi taksidine bağlayınca dert sahibi etmesi daha olası. Aksama oldu mu yaşamınız zorlaşır çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
cocukken hatirliyorum rahmetli babam cok ugrasmisti kiracilarla. mahkeme vs de olmustu diye hatirliyorum. hatta o kadar ki bikip evi satmisti. :D sonradan baska bir yerden aldigi ev yillarca kiracisiz olarak kaldi bu yuzden. biz vefattan sonra kiraya verdik, talihliyiz ki duzgun kiraci geldi.

ulkede hukuk sistemi calismadigi icin manyak kiraci gelirse cok ugrastiriyor. okuyoruz internette. yani su an ben de ev alsam kiraya vermekten cekinirim acikcasi. dusunsene biri cikiyor diyor ki kira zamlari en fazla %25 olabilir. boyle sacmalik olur mu? tamam %25 yapalim biz ama sen de bizim paramizin degerini koru o zaman? ama bu yok. :))
0
arakaali
(07.07.25)
o isi iyi cevirebilmek icin "gaddar" olman lazim.
ben bu isten iyi kazanan birini taniyorum, ama adam gerekirse kisin ortasinda kiracisini coluk cocuk kapiya koyar acimaz, bunu yaptigina ben bir kere sahit oldum ve beni asiri uzmustu.

ben vicdan yaparim, coluk cocuk kapiya koyamam. benim gibiysen sakat aktivite.
umrumda olmaz diyorsan baska.
0
cooperr
(07.07.25)
3+1 ev : 4.500.000
aylık getirisi : 20.000
yıllık kazanç : 240.000

enflasyon %0 olduğunu kabul edersen,
240 / 4500 = %5 yıllık kazancın var,
enflasyon yükseldikçe
ve aylık kiraya güncelleme gelmiyorsa
yıllık kazanç %1 e kadar düşer,

enflasyon + evin yıpranması + kiracısız geçen süre
pek kazanç olmuyor,
al sende biraz oyalan...
0
designer
(08.07.25)
Onlarca evi olanların %99,99'u cimri çıkıyor, kiralara yaptıkları zamlar emsallerinden çok daha fazla oluyor. Evlerinde oluşan yapısal bozuklukları yaptırmaya yanaşmıyorlar vs vs. En kötü ev sahibi profili oluyorlar yani.

Kendini bu konuda gözetim altında tutabileceksen, ihtiyacı olana destek olabileceksen, fahiş kira artışından uzak durabileceksen, paragöz olmayabileceksen yap tabii. Ama sırf kira geliriyle yaşamak saçma geliyor bana. İnsanın tutunacak tek dalı kiraları olursa bütün sorunu da kiracıları olur, saçma bu. Zararlı.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
eskiden evin kredi taksidi, kiranın iki katıydı,
aylar geçtikçe kira,kredi taksidine yetişiyordu,
şimdi yine öyle olursa yani kendi kendini öderse olabilir.
0
designer
(08.07.25)
iki türlü ev yatırımı vardır.
kire geliri için ve değer artışı için.

ben elimdeki parayı koyayım, en fazla 2-3 sene içinde satar kar ederim diye düşünenenler için kiraya vermemek mantıklı çünkü boş daire daha kolay ve daha yüksek fiyata satılıyor.

ya da konut alındı fakat oraya daha sonra kendin taşınmayı planlıyorsun o süreçte yine kiraya vermek mantıklı değil


ayrıca düm düz kiraya vermek ekonomik olarak gerçekten mantıklı değil. (eşyalı kısa süreli merkezde airbnb yapmak hariç onlar karlı olabiliyor)
0
nuisance2
(08.07.25)
2-3 Sene için konut yatırımı yapılmaz. Konutta minimum süre 5 senedir. 5 sene ve sonrasında satarsanız, vergi alınmaz. Ancak 3 sene sonra, 2 milyona aldığınız evi 10 milyona sattınız diyelim. Kabaca 8 milyonun gelir vergisini ödersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
bir ev almaya niyetlenmiştim, evin fiyatı diğer evlere görece uygundu.
Emlakçıya sorduğumda içeride kiracı var, kirasıda şu kadar demekten başka bir ilgi vermedi.
Sonra kendim bölgeye kitap, hizmetliden sordum, kiracının 8 yıla yakın ayın evde olduğu ve eve çökmüş olduğu bilgisini aldım.

Hatta öyleki ev sahibine alayınız gelse beni bu evden çıkaramaz demiş. Bende kendi oturacağım ve bu işlerle uğraşmak istemediğim için evi almaktan vazgeçtim.

Demek istediğim, bu sadece benim gördüğüm bir örnekti, bu tip kiracıların yüzde oranı nedir bilmiyorum ama ekonomininde en azından yakın tarihe kadar iyiyi gitmeyeceğini düşünürsek , bu tip sorunların azaltmayıp , artma eğilimi göstereceğini tahmin etmek zor değil. Kaldıkı kanunlar kiracıdan yana.

Hal böyle iken karar vermek kişinin kendi karekterine ve sabrına bağlı bir şey bana göre.
0
Rao
(08.07.25)
(4)

Kıskançlık yapmak kıskanç biri olmak utanç verici değil mi?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(06.07.25)
Kesinlikle.

kiskançlik acziyettir.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
Bunu yapanlar kendine "ben kıskanç biriyim" diyor mu ki? Bence demiyor, dese daha az yaygın olur böyle şeyler, genelde kendilerine göre "haklı" oluyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
ben de kıskanç olduğumu sanmazdım ancak 30'umdan sonra bazı şeyleri kıskanmaya başladım ve aşağılık bir düşünce olduğunu düşünüyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.07.25)
Kıskançlıktan kasıt nedir? (Gavurun deyişiyle jealousy mi, envy mi, spite mı?)

-Gıpta etmek, takdir etmek ok zaten.

-Haset, çekememezlik vs. ise yani kendi elinde, yetkisinde, gücünde olmayan şeyi başkasında görünce çatlamak ise, hoş bir şey değil... Azıcık gıpta ediyor, özeniyor ise insani bir duygu ama karşıya karşı bildiğin negatif hissediyorsa, yitirdiğinde içten içe sevinecekse gerçekten de korkunç... -> eksisozluk.com

-Sevdiği kişiyi (anne, baba, kardeş, evlat, arkadaş vs.) başkasıyla paylaşamıyorsa bencilliğin dik âlâsı...

-Sevgilisinin, eşinin, görüştüğü kişinin vs. başkalarıyla vakit geçirmesine tepkili ise durum üçe ayrılır:

1. Paranoyaklar:
Ortada güven vs. yoktur, alınan nefesi dar ederler insana.

2. Gözü kapalı güvenenler:
Eğer bir taraf çok kişilikli bir insansa ve toplum içinde ve arkadaş çevresinde zaten oturaklı hareket ediyorsa, karşı taraf tarafından böyle onore edilebilir. İçten içe kıskanacak olsa da, güven buna engel olur.

3. Alagavatlar: Kimisi değer yargıları olmadığından, kimisi de "medenilik" gördüğünden, kıskanmaz. Zaten kendisi de her haltı yemeye meyyâldir.

Bir de dozunda sakınanlar vardır. Çiftler arasında zamanla oturur miktarı, birbirlerini tanıdıkça ona göre adapte olurlar duruma...
0
yadigar
(07.07.25)
(12)

Sanki evlenmeden birey olamıyoruz bu ülkede. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

pembediken
Bizim toplumda insanlar evli olmayı daha çok ciddiye alıyorlar. Ya da ciddiye almaları için iyi bir kariyere sahip olmak gerekiyor. Illa evlenmek yönetici pozisyonunda çalışmak mı gerek? Siz ne düşünüyorsunuz?
Bizim toplumda insanlar evli olmayı daha çok ciddiye alıyorlar. Ya da ciddiye almaları için iyi bir kariyere sahip olmak gerekiyor. Illa evlenmek yönetici pozisyonunda çalışmak mı gerek? Siz ne düşünüyorsunuz?
0
pembediken
(06.07.25)
Katılıyorum
0
Rondak
(06.07.25)
İnsanların ağzını payını vermek gerekiyor. Adam evli ama gözü dışarıda.
0
Kahvedesu
(06.07.25)
Bu insanlar böyle görmüsler ve hayatlarini buna göre şekillendirip istediklerini yapmamislar.
Haliyle senin sürüden ayrilman hatta bir de üstüne üstlük mutlu olman onlar icin yaptiklari yanlisin kanli canli Ortalikta dolaşması demek.

Haliyle seni ortadan kaldirmak isteyecekler.

Kizilcik serbeti pembe karakteri baska bir settingle ama ayni mantikla calisiyor. Diziyi izlediysen kizi nursema ile yasadigi catismayi düsünebilirsin.
0
sonsuz
(07.07.25)
tr'de evlilik yapmadan iyi bir pozisyona getirileceğinizi sanmıyorum. türk insanının değişeceğini de sanmıyorum. türklerden fazla şey beklediğinizi düşünüyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.07.25)
sosyal kimlik diye bir sey var. tek sorun evlilik degil sahip olman gereken seyler olduguna inaniliyor es, para, kariyer, cocuk vs bunlara sahip degilsen ikinci sinifsin. evlenince konunun kapanacagini zannetme diye
0
ala09
(07.07.25)
Ben sosyal alanla da ilgili olduğunu düşünüyorum, daha doğrusu sosyal alana bakışla. Sayısı az olmayan, üstelik mürekkep yalamış da görünen birçok insan için bekar erkek demek bilinçaltında "karimiza kızımıza sulanır şimdi", bekar kadın demek "kocamizi ayartmasin şimdi" anlamına gelebiliyor ve ortada buna dair hiçbir işaret yokken bile gerçeklik buymuş gibi davranıyor birçok insan.

Diğer tarafı, mesela sozkonusu işleriyse, eşli organize edilen etkinlikler vb.

Başka bir tarafi, evli insanın evli dertleri, evli çocuklu insanın evli çocuklu dertleri oluyor. Bekar kişi otomatik hem bunun dışında kalmış oluyor hem de yine çoğu insanın "senin çocuğun yok bilmezsin" ukalalıgina maruz kalması işten bile değil.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
O kafa bitti artık. Millet günü kurtarmaya bakıyor.
0
runaway
(07.07.25)
kadinlarin istihdam orani yuzde 25. dogal olarak evlenip hayatlarini kurtarmanin pesindeler.
0
baldur2
(07.07.25)
Birey olmak için insanların ciddiye alınmasına ihtiyaç yok bence. Hatta tam tersi. 36 yaşında kadınım yönetici değilim evlenmeye de niyetim yok ve ben bir bireyim, diğer insanların bu konuda ne düşündüğü ile ilgilenmiyorum.

Tabii ki bir toplumda yaşıyoruz toplum baskısını hafife almıyorum, aksine benim için ekonomik özgürlüğe sahip olmak bu nedenle çok önemliydi. Demek istediğim birey olmanın içten gelen bir şey olması. Evlilik, çocuk, yönetici pozisyonu gibi gerekli görünen adımları atıp yine de birey olmamak da mümkün.
0
peki madem
(07.07.25)
Peki madem hakli oncelikle. Ben de oyle dusunuyorum ama soru sahibi toplum acisindan sormus. Ona gore de cevap vereyim.
Toplumda bekarsan bir hicsin. Bu cok net. Alt segment semtlerde falan bulunmuyorum ama yasadigim, bulundugum yerlerde ustu kapali bu tavri goruyorum. Sorsan refah, egitim seviyesi yuksek yerler derler.

Benim kendi universite cevremden bile bekarlara aciyarak bakanlar var.

Evlilik bizim toplumumuzda statudur. Evli kisi, akilli, ahlakli vsdir. Cunku yuvasini kurmustur falan. Boyle bakiliyor. Arkasi var (esi var, bundan dolayi da bi saygi geliyor).

35 yas ustu bekarlar da ahlaksiz, kimsenin evlenmeye layik gormedigi bi suclu gibi goruluyor adeta.

Sirketlerde de mesela kadinlarda bekar olunmasi tercih sebebi olur (hani ev sorumlulugu olmaz, daha cok calisir diye) ama erkeklerde cogunlukla evli olanlar terfi alir. Evli erkek cunku sorumluluk sahibidir zaten.

Bunlara katilmiyorum ben tabii ki. Sorumlulugu birakin, 40 yasinda hala kafasi ergen olan bir suru erkek var evli olan. Abuk sabuk bir suru kadin var evli olan.
Ama toplumda durum bu.
0
Kittie
(07.07.25)
Birey olmak demek zaten toplumun onayına ihtiyaç duymadan, toplumdaki o kendi içinde sıkışıp kalmış gerici düşünce yapısıyla ve yönlendirmeleriyle hareket etmeyen demek.

Dolayısıyla toplumun taleplerini yerine getirerek birey falan olamazsınız.

Kaldı ki son 50-60 yıldır milliyetçi, muhafazakar, siyasete bulanmış bir din ile şekillendirilmiş bu toplumla aynı fikirde olmak zaten bugünün gençleri için olsa olsa bir utanç kaynağı olurdu.

Kendinizi ve çevrenizi, toplumun sizden beklentilerine göre değil kendi beklentilerinize göre şekillendirmenizi etmenizi tavsiye ederim.
0
thracia
(07.07.25)
Yakın bir zamanda evleneceğim fakat 5-6 senedir kendi evimde kendi düzenimde yaşıyorum. en azından erkek olarak söyleyebilirim ki şu anki ekonomik düzende kendi evinde yaşayabiliyorsan, oturmuş düzenin üstüne de evin araban varsa borçsuz harçsız gezip tatile falan çıkabiliyorsan gayet de el üstünde tutuluyorsun.
gayet de muhafazakar denebilecek bir iş yerinde çalışıyorum. en azından kendi açımdan bakarsam, hayatımda çoğu şeyi oturtup uzun seneler evlenmemekte diretmeme daha çok gıcık oluyorlar diyebilirim.
0
denizgonen
(08.07.25)
(4)

İkametgah adresime ekleme yapılmış

Mehmet Ersoz
Merhaba20 senedir yaşadığım yer. E-devlete girip adresime baktığımda anlamsız bir "Kat 5" ibaresi eklenmiş adresime. Adres şu anda aşağıdaki gibi:Hurriyet mah. Kat 5 No 18 D: 6 Semt/Şehir"Kat 5" ibaresi bina numarasından önce geliyor ki tamamen anlamsız, daha önce adresimde böyle bir ibare yoktu.Sok
Merhaba

20 senedir yaşadığım yer. E-devlete girip adresime baktığımda anlamsız bir "Kat 5" ibaresi eklenmiş adresime. Adres şu anda aşağıdaki gibi:

Hurriyet mah. Kat 5 No 18 D: 6 Semt/Şehir

"Kat 5" ibaresi bina numarasından önce geliyor ki tamamen anlamsız, daha önce adresimde böyle bir ibare yoktu.

Sokağımızda bulunan bazı 3 4 binadada bu "Kat" ibaresi eklenmiş. Sadece bize ait bir sorun değil. Anlaşılan ya muhtarlık, ya belediye ya da devlet batch şeklinde adreslerin içinden geçmişler. Muhtarlığı aradım, adreslerle artık Nüfus müdürlüğü ilgileniyor dedi.

Öncelikle adresteki değişimin ne zaman gerçekleştiğini ve kimin tarafından gerçekleştirildiğini nasıl bulabilirim?

Adresi Kat 5 ibaresiz hale nasıl getirebilirim? Nüfüs müdürlüğüne gidip değiştirsemde binada bulunan diğer insanların adresi halen dahi yanlış kalacak. Devlette bulunan bina adresi değişmediği sürece benim menfi değiştirmem bir şey ifade eder mi?

Yıllardır "Kat 5" ibaresiz adresi kullanırım her şey için. Daireye sigortayı da aklımdaki adresle yaptım. Yeni banka hesabı da açtım yakında. Adresler uyuşmadığında için sorun çıkar mı?
0
Mehmet Ersoz
(05.07.25)
Abi kat önemsiz dediğin işler için. Boş yere endişelenme.
0
Shepard
(05.07.25)
Inanmayacaksın ama eve fiber bağlatamıyorum türk telekomdan, sistemdeki adres ile şu anki adres farklı diye. Git telekom müdürlüğüne değiştir diyorlar önce.

Kıçı kırık telekom bundan sorun çıkartıyorsa kim bilir daha neler olur bu anlamsız adres problemi nedeniyle.
0
🌸Mehmet Ersoz
(05.07.25)
Düzeltilmesi lazım. Bu durum belediyeyi daha çok ilgilendiriyor ve tanımlamaları onlar yapıyor bildiğim kadarıyla.
0
diyecevaplandı
(05.07.25)
Belediye imar birimindeki birileri muhtemelen "sehven" bir şeyleri birbirine karıştırmış ve nüfusa göndermiştir onlar da buna çevirmiştir.

İkisinden birine ya da ikisine birden dilekçe vermeniz gerekiyor gibi duruyor.

Bireysel giderseniz adresi kapı no daire no ya da varsa apartman adı kapı no daire no şeklinde yazdırın. Kat zaten geçmesi şart değil herhalde ki.adreste bende yazmıyor mesela. Adresini bildiğim yakınlarımin da yok kaçıncı kat olduğu bilgisi.

Diğerlerine de citlatin gidip degistirsinler, bakın ben telekomda epey uğraştım falan deyin işte.
0
encokbenisevinnolur
(05.07.25)
(10)

Kendinizle ilgili en olumsuz düşünceniz?

sekizdokuzon
En depresif zamanlarınızın en kuvvetli düşüncesi ne oluyor?Benimki: Hayatının sonuna kadar kendini eksik ve yetersiz hissedeceksin.Biraz da melankoli. Sizinki nedir? Olumsuzu da konuşalım.Teşekkürler.
En depresif zamanlarınızın en kuvvetli düşüncesi ne oluyor?

Benimki: Hayatının sonuna kadar kendini eksik ve yetersiz hissedeceksin.

Biraz da melankoli. Sizinki nedir? Olumsuzu da konuşalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
Bir insan ufak dahi bir hata yapsa tartışsak inanılmaz soğuyorum, kısa süreli de olsa bir nefret hissediyorum atlatmam zaman alıyor.
0
ekimoloji
(04.07.25)
majör depresyon.

hayatımı kendim kontrol edemiyorum gibi geliyor. şimdi iyi olabilirim ama altı ay sonra tamamen raydan çıkmayacağımın garantisi yok. 31 yaşındayım ve şimdiden çok yorulduğumu söyleyebilirim. 3-5 senede bir "aha da kendimi asacam11!!1!" sürecine girmek, sürekli tetikte olmak, normal bir hayat yaşamak için x3 efor sarf etmek filan beni acayip boğuyor. şansıma iyi bir ailem oldu, onlar olmasa çoktan intihar ederdim muhtemelen. yaşam amacım da öyle ani olmayan, 60-70 yaşında gelecek bir ölümle gitmek yani bu kadar. bu süreçte başıma herhangi bir güzel şey gelirse kendimi şanslı sayacağım, o noktadayım. terapist de dediydi en ufak fırsatını bulunca kendini gösterir diye. yani ne gerek var anlamıyorum, keyifli keyifli yaşa işte ya zaten ölcen niye depresyona giriyosun acayip sinir bozucu bi şey. sürekli kendimle mücadele vermem gerekiyor ve hala nasıl yapacağımı tam olarak bilmiyorum. terapi iyi hoş da bi yere kadar yardımcı oluyo yani para karşılığı oturup seni 45 dakika dinleyen bi insan mevzuyu bence çözemiyo açıkçası.
0
der meister
(04.07.25)
cok tahammulsuzum ve insanlardan cok fazla beklentim var. bu beklentiler karsilanamayinca da cok ters ve sert biri oluyorum.

hayati chill modunda yasayamadim hic. hep bir mucadele, hirs oldu. bu beni hayatin icinde tuttu ve basarili olmami da sagladi. ama yipratici da oluyor.

muhtemelen kokenleri de yasadigim zor hayattan geliyor. nihayetinde ciktim o kosullardan ama kurt gecirdigi ayazi unutmuyor. formative yillarda uzun uzun yasanmis hayat tecrubeleri insani cok belirliyor. yani 20 yasina kadar nasil yasadigi cok onemli bir insanin.
0
antikadimag
(04.07.25)
@der meister: benim de majör depresyon geçirmişliğim var. Buradan sonra akıl vericem gibi geliyor ama vermiycem :p Hala hayattayim demek için yazıyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(04.07.25)
Kendime karşı hiç özşefkatim yok. Bunu geç fark ettim üzerine çalışıyorum ama yine de başka insanlara karşı gösterdiğim hoşgörüyü kendime göstermiyorum. Kendi içimde kendime karşı acımasızım.

Yardım isterken çok utanıyorum. Mümkün mertebe de istemiyorum zaten. Kendi başıma hallediyorum. Çevremde o zaten halleder tarzı bir algı oluşturdum istemeden. O yüzden teklif eden de olmuyor gerçekten gerekli zamanlarda ki bazen çok ihtiyacım oluyor buna. Bunu dile getiremediğim için kendime kızıyorum. Her şeyi etrafına yıkan bazı insanları içten içe küçük görüyorum ayrıca.
0
kullanicadi
(04.07.25)
Karı kız ilişkilerim zayıf. Bir kız ne kadar sinyal verirse versin ben anlamıyorum. En olumsuz düşüncem bu olabilir
0
messina123
(04.07.25)
Kararsızlık.
0
Amaranta ursula
(04.07.25)
hedonist yasam, tutkularin kolesi olduk. bundan memnundum ama rahaizlik vermeye basladi. zaman disiplin zamani.
0
gule gule
(04.07.25)
Duygu kontrolüm hiç yok. Bir öfkelenme dalgası geldiğinde inatlaşıp olayın üstüne gitmeye çalışıyorum. Aklımdakileri düşünceye dökemediğimden (bazı harflere dilim dönememesinden dolayı dezavantıjım var) haklı olsam bile karşı taraf lehine kullanıyor bunu.

Bununla birlikte ve bundan ayrı, oluşturduğum rutinin biraz sekteye uğruyor. Yapmaktan hoşlandığım hobilerim bir süre çok anlamsız oluyor.

Biraz umursamaz oldum ama eskisi kadar değil.
0
put it in your appropriate place
(04.07.25)
Kendime karşı acımasız olduğum kadar çoğu insana anlayisliyim. Müthiş bir dengesizlik diyemem ama ipin ucu bazen çok kaçıyor.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
(9)

Silip sonra tekrar hayatıma girmeye çalışan insanlar.

alice in potatoland
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cada
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cadaloz, biz en son 10 sene önce çocukken gördük birbirimizi. Onda da ben sana hiçbir şey yapmamış olmama rağmen bana aşırı gıcık oluyordun.
Şimdi ne konuşalım?

Hadi bunu geçelim... Ikinci derece bir kuzenim var. Aileler samimi, çok görüşürdük. Durduk yere beni Facebook ve Instagram'dan silmişti. Sebebini hiç bilmiyorum. Kardeşimi silmemişti, ama beni silmişti. Cinsiyetlerimiz aynı. Ben de kardeşim kadar sosyal medya kullanırım, yani dört aydan dört aya girerim en fazla. Herhalde yanlışlık olmuştur diye düşündüm, tekrar ekledim, kabul etmedi. Ben de bıraktım.
Bu yaklaşık 4-5 yıl önceydi.
Şimdi soyadım evlenince değişti; hop, beni tekrar eklemiş. Bir sürü fotoğrafımı beğenmiş (nikah fotoğraflarım falan değil, zaten onları koymam).

Bu şekilde, bana sadece ben olduğum için gıcık olan insanlar çıkıyor. Ben bu durumla ok'im, herkes beni sevmek zorunda değil.
Ama sonra, hayatımda bir şeyler değişince bazıları tekrar hayatıma girmeye çalışıyor.
Manyak mı abi bu insanlar? Niye sildiniz, niye tekrar ekliyorsunuz, niye tekrar konuşmak istiyorsunuz?
Bu durum sadece bana mı garip geliyor?
0
alice in potatoland
(04.07.25)
Düsününce garip, önemsiz bir aciklamasi mutlaka vardir :)

Ben de birkac sene öncesine kadar insanlari cok önemsiyor, onlari da kendim gibi rasyonel saniyordum.
Su an diger insanlar benim umrumda bile degil. Hayatim „benimle“ o kadar dolu ki su an ilgilenmiyorum hic.
Bir de kendi yaptigim malliklari da fark ediyorum ve ne malmisim yhaa diyorum.

Önemsememek, affetmek, üzerinde durmamak lazim.
Üzerine düşünmek, anlamaya calismak ve hatta kin tutmak cok ama coook gereksiz.
0
sonsuz
(04.07.25)
Dedikodu malzemesi arayan tipler oluyor bunlar genelde
0
kullanicadi
(04.07.25)
Yalnız kalıp kendilerine eğlence aradıklarını ya da hala kıskançlıklarının sürdüğünü, özel yaşamımıza burun sokmak istediklerini düşünüyorum.
Kapı kapanmıştır artık. Asla iletişim kurmam.
İşim dolayısıyla yıllar sonra karşılaştıklarım oluyor. Ben istemediğim halde telefonlarını veriyorlar. Eklemiyorum.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Çocuklukta hepimiz bir sürü hata yapmışızdır. Adı üstünde çocuktuk çünkü. Ama çocuklukta yaptığı hatadan hala sorumlu tutulan insanlar olduğunu görmek ilginç geldi bana. Biraz abartmıyor musun?

Ekle insanı. Böyle böyleydi, şimdi, hayırdır? de. Belki bir şey söyler. Belki özür diler. Hak verirsin falan. Güzel olur. Bahar gelir, çiçekler açar.

Tuttuğumuz kinle mi ölüp gidelim. Mezara kadar mı diyelim. Sünger çekmeyelim mi hiç, affetmeyelim mi?
0
Mirket
(04.07.25)
Çocukluk denmiş de, iş yaşamında da böyle tipler oluyor. Nöbette gürültü yapıp son ses radyo açmış bir personeli yöneticisi olarak uyardığım için sabaha kadar beni rahatsız eden kişi yıllar sonra Instagram'dan istek gönderiyor. Böyle basit intikamlar peşinde olan bir kişiyle ne arkadaşlığı yapacağım ki.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Kendine yeni av ariyordur. Predator stalker tipler gibi geldi bana verdiğin örnekler.
Ama onların dışında öyle aklına gelmiş, önerilerde görmüş vs de olabilir pekala sorunun cevabı.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
@Mirket, kin tutmuyorum ki. Yani benim için 6. sınıfta beraber okuduğum, beni de sevmeyen, bullylemeye çalışan birisiydi. Ben de onu sevmezdim ve birbirimizle hiçbir iletişim kurmazdık. Yani 6. sınıfta toplasan 10 kere anca konuşmuşuzdur. Bu sebeple ısrarla eklemek istemesi garip geliyor. Ben kin tuttuğum için değil bu durumu yadırgamam. Yani biz canciğer değildik o zaman. E birbirimizi tanımıyoruz da, hem yetişkin olduk tanımıyoruz hem de çocukken de tanımıyorduk çünkü arkadaş değildik, niye ekleşiyoruz? sorgulaması daha çok yaşadıgım.

Mesela kuzene daha çok takıldım, çünkü silip sonra eklemeyince üzülmüştüm. Ne yaptım ki ya ben? dedim. Aileler hâlâ görüşüyor gelip gidiyor, ben başka bir ülkedeysem bile... Ne bileyim, çocukluğumuz beraber geçmiş, öyle feed de spamlemiyorum, bunlara mesaj atıp darlamıyorum, arada foto paylaşırlarsa beğeniyorumdum o kadar. Hani bin kişi içinden tutup sadece beni silmesi kırmıştı ama sonra üçüncü günün şafağında onu da aştım elbette. Beş yıl geçmiş, şimdi beni ekliyor. Ahsjdk
0
🌸alice in potatoland
(04.07.25)
hayatları o kadar sıkıcı ki eski şeylere dönüyorlar, başka açıklaması yok.
0
deartheodosia
(04.07.25)
salt merak bence. sen ne durumdasin onu tartmak istiyorlar.
boyle tipler herkesin hayatinda var.
0
cooperr
(04.07.25)
(7)

baby shower’a çağırmayıp hastaneye çağıran arkadaş

illiyet dağı
selamlar! minik bir şeyi biraz dertlendim. sizin görüşünüze başvurmak istedim. liseden bir arkadaşım bir ay önce baby shower yaptı. liseden başka arkadaşları çağırdı. beni ve benim sık görüştüğüm bir arkadaşımı çağırmadı. şimdi doğum yapacağı hastaneyi ve tarihi söyleyerek doğuma çağırıyor. bu durum
selamlar! minik bir şeyi biraz dertlendim. sizin görüşünüze başvurmak istedim. liseden bir arkadaşım bir ay önce baby shower yaptı. liseden başka arkadaşları çağırdı. beni ve benim sık görüştüğüm bir arkadaşımı çağırmadı. şimdi doğum yapacağı hastaneyi ve tarihi söyleyerek doğuma çağırıyor. bu durumu yorumlayıp gidip gitmeme yönünde fikir verir misiniz?
0
illiyet dağı
(04.07.25)
Hastaneye gelip tebrik edin, eve gelmenize gerek yok demis iste.
0
brkylmz
(04.07.25)
Babyshower sürpriz olur aslinda. Belki sürpriz partiyi hazirlayanlar sizi davet etmemistir?
0
sonsuz
(04.07.25)
Beni böyle şeylere çağırmasalar sevincimden kına yakarım. Baby shower, cinsiyet partisi, diş buğdayı, çocuk doğum günü vs en sevmediğim ortamlar. Hastaneye git 5 dk tebrik et çık en temizi

Ayrıca gerçekten o baby shower ı da o düzenlememiş olabilir
0
kullanicadi
(04.07.25)
Kasıtlı bir tavır olduğundan emin değilsen git bence. Zaman içinde belli eder kendini kasitliysa. Kasıtlı değilse de bir kaybın olmamış olur.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
Cikarci biri ise arkadasin altin takman icin cagirmis olabilir hastaneye var bole tipler
0
eja
(04.07.25)
Aranızdaki samimiyete iletişime bağlı. Bir daha görüşmesem de olur diyorsanız gitmeyin ama arayı bozup tamamen ipleri koparmak istemiyorsanız 10 dk uğrayıp hediyesini verirsiniz. Öyle altın almaya falan gerek yok bebek tulumu vs alınır geçilir. Belki babyshowerı arkadaşları ayarlamıştır.
0
ekimoloji
(04.07.25)
bana da altin istiyor gibi geldi.
valla ben ya hep ya hic kafasinda oldugum icin salla derim.
0
cooperr
(04.07.25)
(5)

Eve hırsızlık vs için güvenlik sistemi kurmalı mıyız sizce?

psmstc
Öyle aşırı iyi durumumuz yok ama binamız bölgedeki tek yeni bina. Etrafımızda varoşlar olarak tabir edebileceğimiz mahalleler var. Daire girişine kamera taksak evde birşeyler saklıyoruz gibi mi olur? Evin içine güvenlik kamerası mı yoksak en iyisi? En mantıklı güvenlik önlemleri ne olur? Çelik kapı
Öyle aşırı iyi durumumuz yok ama binamız bölgedeki tek yeni bina. Etrafımızda varoşlar olarak tabir edebileceğimiz mahalleler var. Daire girişine kamera taksak evde birşeyler saklıyoruz gibi mi olur?

Evin içine güvenlik kamerası mı yoksak en iyisi?

En mantıklı güvenlik önlemleri ne olur?

Çelik kapı kilidi güçlendirme, demir korkuluk kamera vb?

Aynı şekilde annem de yalnız yaşıyor 67 yaşında. Apartmanı eski ama Onun için de bir güvenlik önlemi almak istiyorum ne yapabilirim?
0
psmstc
(04.07.25)
En iyisi mümkün oldukça evde değerli eşya tutmamak.
İlla önlem diyorsan alarm taktır. Kamera görüntü alsa nolcak ki? Yakalayıp bırakıyorlar ertesi gün.
0
merhum
(04.07.25)
ev zemin birinci katta vs değilse iyi çelik kapı + kapıyı düzgünce kilitlemek, her çalana kapıyı açmamak + apartmanının kapısının şifresinin düzenli değişmesi ve apartman sakinlerinin geleni bilmeden kapıyı açmaması yeter. kamerayı da apartman girişine takın
0
kisa
(04.07.25)
kamera bazı hırsızları caydırabiliyor. bina dışına kamera takın ve "bu bina izlenmektedir" gibi bir uyarı koyun. giriş kattaysanız parmaklık şart. bina içindeki kapı kilidi akıllı kilit yapabilirsiniz.
0
duyuruuser
(04.07.25)
Girmeye niyetli olanı kamera durdurmaz. Bence siz etraftaki varoşlara karşı fazla onyargilisiniz. Her varos mahallede "dur şurada yeni bina varmış kesin zengindirler soyalım" diyen insanlar yaşamıyor.

@orientblue'nun dedikleri yeter de artar tedbirler. Germeyin kendinizi.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
Kamera falan caydırmaz hırsızları 1 yıl hapis cezasının 15 gün yatarı var. Kaliteli bir çelik kapı, tuzaklı kilit göbeği, birde kilitlerin ağzına emniyet aynası takın.
0
komando kani var bende
(04.07.25)
(4)

instagramda karşıma sürekli çıkan cinsiyet çekişmeleri videoları sorunu

nahtoderfahrung
instagramda belli bir süredir karşıma sürekli erkeklerin kadınlarla olan derdi kadınların erkeklerle olan derdi, golddigger konseptli videolar bi yandan, kadınlara para yedirmeyiz erkekleri bi yandan vs hiç bitmiyor, her seferinde bununla ilgilenmiyorum seçeneğiyle yok etmeye çalışıyorum 2-3 kedi kö
instagramda belli bir süredir karşıma sürekli erkeklerin kadınlarla olan derdi kadınların erkeklerle olan derdi, golddigger konseptli videolar bi yandan, kadınlara para yedirmeyiz erkekleri bi yandan vs hiç bitmiyor, her seferinde bununla ilgilenmiyorum seçeneğiyle yok etmeye çalışıyorum 2-3 kedi köpek veya komik videodan sonra yine karşıma bunlar çıkıyor, hayır hiç birini de 2-3 saniyeden fazla izlemedim niye instagram hala ısrar ediyor, nasıl kurtuluruz bunlardan taktiği önerisi olan var mı? kadınından da erkeğinden de istemsiz tiksinmeye başladım çünkü
0
nahtoderfahrung
(04.07.25)
ilgilenmiyorum demek hemen sonuc vermez. instagram'in senin icin yarattigi persona'nin algoritmasini degistirmesi haftalar yada aylar surebilir. eger cok rahatsiz olduysan ayarlardan onerilen icerigi sifirlayabilirsin.
0
buenosdias
(04.07.25)
algoritmayı artık sıfırlayabiliyorsun. help.instagram.com
0
shadex
(04.07.25)
İlgilenmiyorum yerine engelleyebilirsin de. Bende bir ara aynı sorundan muzdariptim engelleme yapınca gidiyor.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
nereye kadar engellicez ki yabancı videolar paso değişik hesaplardan geliyo
0
🌸nahtoderfahrung
(04.07.25)
(7)

komünistler müslüman olabiliyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa türkiye'de allah, kitap gibi şeylere kötü gözle mi bakılıyor?
yoksa türkiye'de allah, kitap gibi şeylere kötü gözle mi bakılıyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.07.25)
Yok, yasak. Das Kapital in girişinde yazar.
0
sekizdokuzon
(03.07.25)
Müslüman ve sosyalist pek tabii olunabilir. Hatta İslam sosyalizme çok uygun bir din.

Komünizm ise zaten dinleri kabul etmez. Diyalektik Materyalizmin babası Marks amcamızdır.
0
yadigar
(03.07.25)
muhafazakar ailede büyümüş bir komünist olarak şahsi fikrimi paylaşayım: esasında kol kola gitmeleri belli bir ölçüde mümkündür. özellikle türkiye'deki "solcu = kitapsız" algısı tamamen abd ekseninde bir ülke olmamızdan kaynaklı.

komünizmi zaten bir kenara koy, onu mevcut şartlarda "hardcore" sayabiliriz. sosyalist devletler vardı. bunların içinde yugoslavya gibi din konusunda esnek örnekler mevcut. kısacası sosyalist/solcu bir ülkede allah'a inanabilir, namaz kılabilir, dinini yaşayabilirsin. teoride sorun yok. bunun işleyişi engellememesi, cemaatleşme-örgütleşme faaliyetinin olmaması yeterli.

yalnız islam'da ticaret övülür mesela, temelde islam'ın değerleriyle komünizmin değerlerinin uyuşmadığını düşünüyorum. adalet, eşitlik gibi kavramlarda bazı yerlerden yakalayabilirsin ama islam'daki eşitlik anlayışı komünizmdekiyle aynı değil - islam'da mesela "fakir" vardır, zekat vardır, toplumsal dengeyi sağlamak "zenginin fakire vermesi ve onu gözetmesi" yoluyla olur. komünizmde ise zekat verebileceğin bir fakirin olmaması lazım. ya da islam'da kadere iman vardır, fakirin susup oturması vardır vs... bunlar komünizmin temel ilkelerine çok ters.

temelde örtüşüyor mu? hayır. ama genel olarak baktığında komünistlerin müslümanlarla iyi anlaşabilmesi aslında belli bir noktaya kadar mümkün. abd ve israil'in ortadoğu'nun içinden geçmesinin sebeplerinden biri bu zaten, müdahale ettikleri hemen her ülkede çok kısıtlı da olsa sosyalizm uygulamalarını/örneklerini görebilirsin.

***

kısacası bir komünistin müslüman ya da bir müslümanın komünist olması kendi içinde bana çok mantıklı gelmiyor ama BÜYÜK ORANDA birlikte hareket edebileceklerine inanıyorum. dediğim gibi bu coğrafyada komünizmin öcü olmasının bir numaralı sebebi türkiye'nin abd kuçusu bir ülke olması, başka bir şey değil.
0
der meister
(03.07.25)
Komünizm tarihine ve ülkelerdeki uygulamalara, yine komünist silahlı örgütlere bakılırsa hiçte İslam'ı benimseyen bir ideoloji değildir.
O sistemde yaratıcının varlığı asla kabul edilmezken, yaratılan insanın o rejimde halini düşünmek ayrı problem.

Tarihi eskilere dayansa da kabaca sanırım son 100 yıla aşan sürede yahudilerden destek görmesi üzerinde düşülmesi gereken bir husus.
Çin'de Mao nun yakınında bile yer alanlar söz konusu.
Ariel Şaron'un da che Guevaranın akrabası oldulu söylenir.

sosylizmle de İslam uyuşmaz.
Çünkü İslam'ın kendisi tamamen
hayat nizamıdır.

Dini yapılara ağır baskılar yapan sovyetlerden sonra şimdiki Rusya bile Ortodoks Hristiyanlığa bağlandı.

Ne de olsa yönetim mekanizmalarının halkı yönetecek ve onları bir arada tutmayı sağlayacak unsurlara ihtiyacı vardır.
0
diyecevaplandı
(03.07.25)
müslüman komünist olmaz, komünist de müslüman. ama 7 milyarlık dünyada her çeşidi var. yani dolayısı ile kılıfına uyduran da vardır.

muhtemelen 2 mahallede de bu tipler çok hoş karşılanmaz.
0
gurur
(03.07.25)
Zekat verince komünist olunmuş olunmuyor mu zaten?
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
komünistin namaz kılanı da makbul.
0
mikahakkinen
(04.07.25)
(2)

abonelik sonlandırma süreçleri (elektrik, su, doğalgaz vs.)

der meister
iyi akşamlar dostlar,önümüzdeki hafta evden çıkacağım. her şey benim üstüme, ilk kez böyle. yol uzun, gidince bir daha gelmek zorunda kalmak istemiyorum. o yüzden her şeyi halledip, kapatıp, arkama bakmadan çıkmak niyetindeyim. sorularım,1) bu süreç uzun sürüyor mu? ankara özelinde soracak olursam e
iyi akşamlar dostlar,

önümüzdeki hafta evden çıkacağım. her şey benim üstüme, ilk kez böyle. yol uzun, gidince bir daha gelmek zorunda kalmak istemiyorum. o yüzden her şeyi halledip, kapatıp, arkama bakmadan çıkmak niyetindeyim. sorularım,

1) bu süreç uzun sürüyor mu? ankara özelinde soracak olursam elektrik, doğalgaz ve suyu internetten kapatma şansım var mı? açtırırken sadece su için ASKİ'yle bayağı boğuşmam gerekmişti, diğerlerini netten yaptıydım.

2) girerken bissürü "güvence bedeli" diye para verdik. bunlar abonelik kapandıktan ne kadar sonra geri ödeniyor? şimdi aklıma geldi, yoksa ödenmiyo mu acaba? ödeseler iyi olurdu yav, bi senede elektrik faturamız kadar BEDEL ÖDEDİK.

3) diyelim ki 10 temmuz'da çıkacağım. bu durumda operasyona ne zaman başlamak makul olur sizce? yani bi yandan gözüm arkada kalmasın istiyorum ama diğer taraftan daha gitmeden elektriksiz-susuz kalmak da istemem açıkçası, online çalışıyorum çünkü, elektrik lazım oluyor.

teşekkür ederim.
0
der meister
(03.07.25)
e devletten yaparsın hepsini. ödeniyor güvence bedeli geri. gittiğin gün başlat bence
0
jelly bear
(03.07.25)
1- İnterneti bilmiyorum. Bu dönem taşınma dönemi direkt su işlerine gidersen 1 saat kadar sıra beklemen muhtemel.

2- ödeniyor, faiziyle.

3- 1-2 gün sonrasına da bırakabilirsin.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
(8)

Eşim aldatıyor.

manchester valisi
Eşimle 10yıldır evliyiz ,5 yaşında çocuğumuz var.Son 2 aydır beni aldattığı whatsapp konuşmalarını buldum. Sizlere sorum şu.Bu olayları yargıda kanıtlamak için neler yapabilirim? Veya onun telefonunu takip edebileceğim bir uygulama var mıdır?
Eşimle 10yıldır evliyiz ,5 yaşında çocuğumuz var.Son 2 aydır beni aldattığı whatsapp konuşmalarını buldum. Sizlere sorum şu.Bu olayları yargıda kanıtlamak için neler yapabilirim? Veya onun telefonunu takip edebileceğim bir uygulama var mıdır?
0
manchester valisi
(03.07.25)
Boşanma kesinse şimdiden bir avukatla görüşün. Haklıyken haksız duruma düşmeyin sonra.

Birinin telefonuna gizlice takip uygulaması yüklemek suç teşkil ediyor diye biliyorum. Haklıyken haksız duruma düşmek derken, bunu farketti diyelim, aleyhinize delil olmasın sonra, "evliligimiz boyunca hep böyle yapıyordu" da diyebilir yani is o hadde gelirse.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Avukat şart
kanıt toplarken dikkat edin, aldattığını öğrendikten sonra 6 ay beklersen aldattığını bile bile ayrolmadigin için o delikleri kullanamaz hake geliyordun
0
kisa
(03.07.25)
Gördüğün görüntülerin fotoğraf ve videosunu çek kendi telefonunla ayrıca.
0
kisa
(03.07.25)
Görüntülerin fotoğrafı ne yazıkki delil yerine geçmiyor, o telefonla polis karakolundan suç duyurusunda bulunmanız ve görüntüleri polisin çekmesi gerekiyor.
0
🌸manchester valisi
(03.07.25)
karşısına çıksan inkar mı edecek abi, görüntü bile delil değilse o zaman delil ne olacak?
0
fyodor fyodorovic
(03.07.25)
" Görüntülerin fotoğrafı ne yazıkki delil yerine geçmiyor " hatalı bilgi, bir donenin nasıl hukuki bir delile dönüştürüleceği konusunda bir meslektaşımdan avukatlık hizmeti almanızı tavsiye ederim. İhanete uğruyorsunuz avukattan kısacağınız her kuruş size çok ağır bedeller olarak geri döner bu süreçlerde insan ciddi hatalar yapabilir karşıda belli ki çoktan hisler bitmiş o yüzden sizin de hislerinizden sıyrılıp profesyonel olarak hareket etmeniz gerekir.
0
apocalipy
(04.07.25)
Herkese teşekkür ederim.
0
🌸manchester valisi
(04.07.25)
Karşısına çıkınca inkar edecek çünkü çocuğun velayeti ve arkadaşları ailesi önünde küçük düşmesi gibi bir durum söz konusu.Yaşadığımız yer doğuda kalan bir şehir tanıdığımız herkes kolay bir şekilde öğrenir.
0
🌸manchester valisi
(04.07.25)
(8)

Çocuğumla ilgili ciddi bir sorun

bugisme
Başta söyleyeyim. Kendim eğitimciyim. Uzun yıllar her kademede öğrencim oldu. Ancak kendi çocuğumdaki bu durumun üstesinden gelemiyorum. 4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olmasına rağmen asla kendi oyun oynamıyor. Bu durum o kadar ileri seviye sinir bozucu ki, doğum gününde alınan birbirind
Başta söyleyeyim. Kendim eğitimciyim. Uzun yıllar her kademede öğrencim oldu. Ancak kendi çocuğumdaki bu durumun üstesinden gelemiyorum.

4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olmasına rağmen asla kendi oyun oynamıyor. Bu durum o kadar ileri seviye sinir bozucu ki, doğum gününde alınan birbirinden güzel oyuncakları bile bir sonraki sabah biz söylemesek ilgilenmiyor, elini sürmüyor. Biz yokken kendi odasına asla girmez, lakin Birlikte oynarsak gayet güzel oynar(bıraktığımız an oynamayı o da bırakır).biriyle oynarken aktiftir Role bürünür, oyuncakları seslendirir. Ancak ne zaman bir işimiz olsa o an her şeyi bırakır. Oynarken Odasındaki oyuncak sepetlerini bizim açmamızı, kule yapılacaksa bizim yapmamızı dikte eder. Sanki ben çocuk o babammış gibi sürekli "sen yap" der. Bu durum yaklaşık 1 yıldır iyice belirginleşmekte ve sabrımızı sınamakta. Bir yıldır okula gitti buna benzer bir şikayet duymadık. Arkadaşları ile buluştuğumuzda gayet saatlerce onlarla oynar. Bu açıdan bir problem yok. Oyun arkadaşı olarak bizi içselleştirmiş durumda. Kardeşi yok. Ama şu noktada mütevazı olamam, günde bazen 3 kez dışarı çıkarız, her türlü etkinliği yaparız. Yani asla mahrum kalmadı insandan. Oldukça sosyal yetiştirdik. İnsanlarla sohbet eder, konuşur, neşeli bir çocuktur. Ekran bağımlılığı yoktur vs. Ama bizi inanılmaz darlıyor. Sürekli bir görev versem "baba....baba....babaaaa... bak....bak.... bana bak..... nasıl oluyor?..... gel.... şunu al... yap... konuşmalarından evde ne kendi işimizi yapabiliyoruz, ne boş zaman yaratabiliyoruz kendimize. Annesi ile resmen vardiyalı bakıyoruz çocuğa. 2 saat o oynuyor, sonra o dinlenirken ben alıyorum.

Hatta şimdi yanıma geldi ve " baba şimdi ne yapscağım? Dedi. Ben de " bak tüm oyuncaklar burada ister lego yap ister resim çiz" dedim. Hiç bir şey demeden annesinin yanına gitti. Biz görev vermediğimiz zaman asla kendi yaratıcı bir uğraş yapmıyor. Sıkılınca ağlıyor.Bu ve benzeri durumlar canımızı sıkıyor. Anne babayız çocuğumuzu çok seviyoruz acaba diyorum bu durumun temel sebebi nedir? Hatamız nedir? En önemlisi de kesin çözümü nasıl sağlanabilir?
Görüş ve önerilerinizi dinlemek isterim.
0
bugisme
(03.07.25)
Maalesef klasik yeni türk aile yetiştiriciliğine bürünmüşsünüz olarak yorumladım.

Aşırı birlikte etkinlik yapılmış, her şeye eşlik edilmiş. Çocuk sürekli başkası bana yapılacak şeyleri bulur demiş. Bu sebepten de siz bişey yaptırmadığınızda vs sıkkınlık başlıyor. Çünkü kendisi hiç bişey yapmıyor. Sürekli başında duran ne yapması gerektiğini söyleyen bir ailesi var. Yapmayın bunu.

Salın kendi başına oyun oynasın, sıkılmasına izin verin, rolünüzü azaltın. “Buna canım sıkılıyor” dediğinde “valla kral istersen oyuncakla oyna” de geç. Onun yaptığı şeyleri ise bozmayın, eleştirmeyin düzeltmeyin. Salın gitsin yahu.

Sıkıntılı bir durum yok. Herkes çocuğunu son dönemlerde böyle yetiştiriyor. Ama böyle devam ederse yarın öbürgün kendi başına karar almayı, yalnız kaldığında kendine çözümler üretmeyi başaramadığında ne üniversite okuyabilir ne iş hayatına atılabilir
0
avatar is back
(03.07.25)
herkes cocugu icin en iyisini düsünür ama...

"4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olması" cocugunuz bence her seye doymus ve simdiden sikilmis. yani hangimizin her cesit oyuncagi vardi. bana da biraz fazla üstüne düsmüssünüz ve her istedigini yapmissiniz gibi geldi.

bir de dezavantaj olarak sizinle oynamak eglenceli geliyor olabilir cocuga. ben de annemle falan oynamak cok baydigi icin tek basima oynardim kücükken.
0
sonsuz
(03.07.25)
hocam şimdi burdan herkes her şeyi yazar. çok da takılmayın. ilgili ebeveynseniz çocuğunuzu en iyi siz tahlil eder ve çözümlersiniz. çok oyuncağı varsa dönem dönem bazı oyuncakları kaldırın. bi süre o oyuncakla oynamasın. sonra tekrar çıkarın. adeta yeni alınmış gibi seviniyorlar.

bu yaşlarda genel olarak dediğiniz var. çocuk rehberlik bekliyor. sorunu hep siz çözün istiyor. yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye çalışın. her çocuk farklı karakterle doğar sizde bilirsiniz ki. belki sizin oğlan desteklenmesi gereken bir birey olacak bilemeyiz. kendi kendine oyun zamanı yapın mesela. şimdi biz kendi işlerimizi yapıcaz seninde kendi kendine oynama zamanın gibi gibi. gözünüzün önünde olsun kademe kademe uzaklaşın. zamanla alışacaktır.
0
dedim ben sana
(03.07.25)
- 1 kere birlikte oynayalım 1 kere de kendi başına oynamayı dene, (diyelim lego oynayacaksa) legolarla yapacağın şeyi bitirdiğin zaman da ben gelip bakayım.

sonra bunu 1 kere birlikte 2 kere kendi başına... şeklinde devam ettirin.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Akraba ve özellikle de büyük ebeveynler tarafından kucaktan indirilmemiş, ilgi manyağı yapılmış sevimli yenidoğan, dana kadar olunca, kucaklar da yorulunca her ailede bir sorun başlar. Anne baba yorgundur ama çocuk da kucak istiyordur.

Eskiler çocuğu pek kucağa almadan severmiş. Çocuklu eve misafirliğe gidenler daha baştan çocuğa yüz vermezlermiş ki çocuk arsızlaşıp tepelerine çıkmasın.

Günümüzün çekirdek aile yapısında mümkün olduğunca da az çocuk yapınca o çocuk kıymetli oluyor. Daha ilk günden hayatın merkezinde tutuluyor. Çocuk sanıyor ki dünya onun etrafında dönüyor, herkes onun hizmetinde onu mutlu etmek için var. Küçük modeli sizinki gibi oluyor. Büyüdükçe de prens ve prenses oluyorlar.

Çocuk parkına falan gidildiğinde akranlara karışmayı becerebiliyorsa bence sorun yok.

Ben olsam, yavaş yavaş mesafelenir, ağlamalarına falan bir plan dahilinde gittikçe daha geç angaje olurdum. Abartmadan da ve yavaş yavaş mesafe koymak, geç tepki vermek olayı çözer gibi.
0
Mirket
(03.07.25)
Biz yeni nesil ebeveynleriz, sürekli iyi anne baba olma baskısıyla ebeveynlik yapıyoruz. Doğru mu yaptık büyüdüklerinde anlayacağız. Çocuğu doğduğundan beri oyalıyor, oyun kuruyoruz. Çocuklar sıkılmayı bilmiyor. Her şeyi onların adına düşündük, biraz salmamız lazım. Bu işin eğitimcilikle alakası yok. Ben de psikoloğum ama çözüm bulamadığım çok zaman oluyor. Bu alanın uzmanı çocuk gelişimciler. Ayrıca burada çocuğu olmayıp size öneri verenleri ciddiye almayan. Zaten bizi bu bunalıma sokan durum daha iyi ebeveyn görünme çabası. Bence en iyisi salmak. Biraz gevşetmek. Sıkılmasına izin vermek önemli.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
Yukarida yazilanlara katilmakla birlikte, her cocuk kendi karakteriyle geliyor, onu da egitimci olarak biliyorsunuzdur. Dereceli olarak yukaridaki tavsiyeleri takip edebilirsiniz ama ayni zamanda uzmeyin caninizi da demek istedim, cocugunuzun karakteri de bu olabilir.
0
kassiopeia
(04.07.25)
Oğlumun ciddi bir oyuncak bütçesi var, youtube vs'deki pazarlamalara kurban gidebiliyoruz bazen. Sizdeki durumu sezdiğimde oyuncak almayı kesiyorum.

Ayrıca toyz shop vs'ye girdiğimizde gözlerindeki ifade çok önemli, almış olmak için mi alıyor, gerçekten çok mu beğendi bunu kontrol ediyoruz. 1 senedir de istediği oyuncağı hemen almıyoruz, para yok, bir dahaki sefere diye erteliyoruz. Dilinden düşürmüyorsa gerçekten istediğini biliyoruz.

Toyzshop'taki lisanslı Jurassic World dinozor'larının serisi var, hatta bazı mağazalardakinden çok çeşit bizde vardır, artık oynamıyor. İlk alındığında aylarca elinden düşürmüyordu, hatta bazılarını evde unuttuğumuzda geri dönüp almak zorunda kalıyordu.

Son olarak oyuncaklarını arkadaşlarına hediye edecek gibi yapın, nasıl kıymete biniyor gözleyin :)
0
kimlanbu
(04.07.25)
(22)

kız arkadaşla ev almak

parcaliham
yurtdışında ev alma durumum var. uzun süredir birlikte olduğum (evli değiliz ama önemli değil) kız arkadaşım da maddi olarak katkı yapmak, mortgage'ı da beraber ödemek istiyor. ancak 70 birim olan eve 10 birim katkı yapabiliyor.benim evi kendi gücümle alabilecek ve sonra mortgage'ı kendi gücümle öde
yurtdışında ev alma durumum var. uzun süredir birlikte olduğum (evli değiliz ama önemli değil) kız arkadaşım da maddi olarak katkı yapmak, mortgage'ı da beraber ödemek istiyor. ancak 70 birim olan eve 10 birim katkı yapabiliyor.

benim evi kendi gücümle alabilecek ve sonra mortgage'ı kendi gücümle ödeyebilecek durumum var.

ancak partnerimin önerisi ise katkısını hesaplayıp, katkı yapabildiği oranda tapuda pay sahibi olması ve sonrasında mortgage ödemeye devam etmesi. (böylelikle mortgage ödeyerek para biriktirebileceğini de düşünüyor)

ben ise evi kendim almayı ve sonrasında onunla aynı evde yaşarken ondan herhangi bir maddi bir şey talep etmemeyi düşünüyordum.

siz olsanız ne yapardınız?
0
parcaliham
(03.07.25)
Abi senin bu romantik konularda kafan biraz karışık

Düşüncen doğru, evi sen al, sevgilinle birlikte yaşarsınız. Evlilik dışında böyle bir ortaklığa girmeniz gereksiz
0
grimavi
(03.07.25)
Kendi gücümle alırdım onun da yatırımını başka bir şeye yönlendirirdim
0
olaylar olaylar
(03.07.25)
sakın böyle bir delilik yapma
0
kaptan maydanoz
(03.07.25)
ben olsam evlenirdim coktan. böyle konularda kafa rahatligi sagliyor.
yoksa senin payin benim pastam vs adil olan kosulu bulmak zorlasiyor.

sevgili olarak devam edecekseniz de ben olsam bu evi kendim alirdim. sana da yatirimlik ev alalim kiraya ver derdim.

edit: olayi türk kizina getirmek nasil bir kafa cözemiyorum cidden. hem türk kizlarinin pesinde kirk takla atiyorlar hem de türk kiziysa olmaz falan diyorlar :D
0
sonsuz
(03.07.25)
aklın yolu bir. evi kendin al. bu tip knular daha evlenmeden kendi aranızda saçma sapan düşüncelere ve ufaktan güven/güvensizlik konularına yol açabilir. ölüm var kalım var. hiç gerek yok.
0
ground
(03.07.25)
kendin al. 1/7 ne alaka bi oran bu bir ikincisi partnerle böyle işlere girilmez. tek yatırım bu değil ya, başka şeye yatırsın
0
ala09
(03.07.25)
kendin al. illa para biriktirmek istiyorsa bes vb. çözümlere bakın.
0
merhum
(03.07.25)
İlişkiye zarar vermeyecekse, hiç bulaştırma. Kendin al.


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.07.25)
evlen kızla bra. bazı şeyleri uzatmamak lazım. sonra evi alırsınız
0
messina123
(03.07.25)
sen araba al de. evi de evlenmeden önce al.

boşanınca hak iddaa edemesin =)

kadınlara güvenme.
0
kveldulv
(03.07.25)
Evliyken "ha onun ha benim, ne fark eder ki" derdim ve ona göre hareket ederdim. Şimdi boşanma aşamasındayım, insanların nasıl 180 derece dönüştüğünü gördüğüm için bundan sonra öpseler de öyle bir şey yapmam diyorum.
0
anatomik
(03.07.25)
kendin alabiliyorsan kendin al. %10'luk katkısı için niye ortak oluyor ki o kadar pay da olsa? bana acayip saçma geldi.

kendisi bu kadar meraklıysa kira ödeyebilir sana veya faturalara katkı verebilir.
kız arkadaşınız nereli bilmiyorum ama avrupalı ise zaten bunu söylediğinde anlayışla karşılar.
0
elektr10
(03.07.25)
Parayı sana elden versin şeklinde bir teklif yap, bakalım rengini belli eder?

Sen bana güvenmiyor musun? Derse sen de asıl sen bana güvenmiyor musun dersin?

Cark ederse anlaşılır zaten.

Ya da madem imkan var direkt kendi elindekiyle girmek makul olan.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
@encokbenisevinnolur ne alaka? bu teklif kötü niyetli. kaydi olmayan para alisverisini kanitlayamazsin.
kiz arkadas eve ortak olayim derken 8'de 1ini istiyor, yarisini istemiyor ki.
0
sonsuz
(03.07.25)
hocam evlenmek istemiyorsaniz evlenmeyin, hic ayrilmayabilirsiniz de, ancak 1/7 katki yapacagi ev icin tapuda pay sahibi olacak, bir sey olsa, ayrilik bile degil, vefat etse mesela, ya da siz vefat etseniz, kucuk bir miktar icin sacma sapan ugrasacaksiniz. bence gereksiz.

mortgage odeyerek para biriktirmek mantigini anlamadim? bi noktada evi satmayacaksaniz mortgage'a odedigi paranin ona ne katkisi olacak? eve gomulen bir para oluyor, yani hisse senedi almak gibi bir sey degil ki bu ihtiyacim oldugunda bozdurayim, ihtiyaci oldugunda ne yapacaksiniz mesela (para biriktirmek dedigi icin diyorum) evi mi satacaksiniz? ya da biriktirdigi parayi siz mi ona vereceksiniz faiziyle? ya da baska bir eve tasinip o evi kiraya verseniz kiranin 1/7'sini mi alacak? para biriktirmekle baskasinin mortgage'ina girmenin pek bir alakasi yok bence.
0
kassiopeia
(03.07.25)
@sonsuz: kötü niyetli olma ihtimaline karşı bir deneme bu. Değilse ortaya çıkar.


Şu yüzden. Benim dediğimi çıkaralım. @parcaliham teklife hayir derse zaten direkt bir şeyler olacak. O da belli eder.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
@encokbenisevinnolur
dediğinizi anlıyorum ama bu şekilde istersem, zaten soru bile sormaz, elden nakit verir kendisi. ama teknik olarak böyle bir karmaşaya 8'de 1'ine dahil etmeye gerek var mı, bilemediğim için sormuştum soruyu. ama teşekkürler geri dönüş için.
0
🌸parcaliham
(03.07.25)
Evlenip alma da ne yaparsan yap
0
lapaz
(03.07.25)
ortak etmezdim.

o 10 birim, sonra %50 gibi kafaya dırdır olur, tahammül etmesi zor olur.

siz ödeyin, ona da hiç lafını etmeyin tabii.
0
gurur
(03.07.25)
Evi kendiniz alın, kız arkadaşınızın parasını farklı bir yatırıma çevirin +1
Gerekirse; ödemeyecek olursam o yatırımından, senden yardım alırım, hepsini tek kaynağa bağlamayalım diyebilirsiniz.

Türk/yabancı, kadın/erkek Farketmez. Canı kötülük yapmak isteyen, sinsi olan her zaman her koşulda olabilir.
0
strawberry first
(04.07.25)
Kadına güvenme, zaten parası da yokmuş. Sorun yaşarsın.
0
Shepard
(04.07.25)
Türkü yabancısı fark etmez.

Rule number 1: Never trust a woman.
0
baldan kaymak
(04.07.25)
(7)

turkiye'de mahkum yada mahkum yakini olmak (gecim problemi)

buenosdias
bu konuyla ilgili beyin firtinasi yapmak, bilgi ve goruslerinizi almak istiyorum. hapisaneler dolup tasiyor bildigimiz kadariyla bir suru adam iceride. bunlari 2 gruba ayiralim. 1: bile isteye bu yolu secen kriminal tipler dolandirici, torbaci, katil, mafyatik tipler vs.. bunlar cepte2: kriminal olm
bu konuyla ilgili beyin firtinasi yapmak, bilgi ve goruslerinizi almak istiyorum.

hapisaneler dolup tasiyor bildigimiz kadariyla bir suru adam iceride. bunlari 2 gruba ayiralim.

1: bile isteye bu yolu secen kriminal tipler
dolandirici, torbaci, katil, mafyatik tipler vs.. bunlar cepte

2: kriminal olmayan tiper (rte'ye hakaret, gazeteci, sanssiz olumlu trafik kazasi faili vs..)

simdi bu 1. gruptakilerin icerideki, disaridaki yasantilari ve ailelerin yaklasimini merak ediyorum.

mesela
bunlar cikip tekrar iceri girmede problem gormuyor. iceride yediklerini odemek zorunda olduklari icin aileye de yuk/bela bu tipler. sonucta disaridaki ailenin de bir gecim derdi var. ozetle: elimizde bir aile ve bu aileye hicbir maddi/manevi destek vermeyen surekli iceri girip cikan bir asalak var ve bu enflasyonist ortamda aileye safi zarar.

soru: bu geminin dumeni nasil donuyor?
0
buenosdias
(03.07.25)
Geneline yönelik bir cevabım yok.

Tanidigim biri üzerinden (kız kardeşini taniyorum) anlatabileceğim bir olay var, örnek cevap olabilir belki: adam birkac kere torbaciliktan hapse girdi, babasının sanayide dükkanı var. Evli bir de. Tefeciye borç takip takip babasının ev ve dükkan adresini veriyor, silahla falan geldikleri için baba mecbur ödüyor. Kız kardeş de sürekli "ailesini kurtarma" modunda, evlilik hazırlığında olduğu ilişkisi bitti bu yüzden çünkü bu durumlardan birinde bütün birikmisini babasına verdi.

Disaridayken eve gelip bıçakla olay çıkarmış diye anlatmıştı, uzaklaştırma kararı aldırinca tefecilere adres vermeye başladı.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
bununla ilgili cok iyi bir podcast vardi, bulunca sizinle paylasicam.

konusan kisinin her dedigine katilmasam da benim icin aydinlatici bir podcast olmustu: open.spotify.com
özellikle bu duyuru ile ilgili olan kisim (gecim) ortalarina dogru basliyor konusulmaya, ama ben ilk kismini da muhakkak tavsiye ederim. hem bütünlügü de bozulmaz podcast'in.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
cezaevine giren ve sirküle olan kesim zaten sürekli girip çıkan bir kesim. burada değişkenler var.
içeride yediğinin parasını ödeme durumu hayatında büyük bir engel olmuyor. borç maliyeye borç olarak düşüyor, yasal bir işlem yapmazsa önüne pek bir engel çıkarmıyor.

zaten alt kültürün çoğu suçlunun durumunu kabullenmiş durumunda. yani uyuşturucu parasını vurup ailesini zengin edecek olması, ailesi tarafından dışlanma sebebi değil ki. ailelerin çoğu zaten geçim sıkıntısı yaşamakta, aileden biraz para geliyorsa bile ailesine minnet duyuyor. şu anda en büyük suç grubu dolandırıcılık ve uyuşturucu. yani ekonomisi kötü olan ülkelerdeki suçlarla benzer.

dönen bir durum yok insanlar zor durumda.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
1. grupta haddinden fazla tanıdığım var. (meslekten dolayı)
bunlara hiç bir şey olmaz. sadece içeri giren değil dışarıda kalanlar da kriminal tipler. bir de inanılmaz bir dayanışma var aralarında. o içeri girip çıkana asalak demeyelim. dışarıdayken güzel ortamlar sunuyor, güzel paralar getiriyor eve. bedeli arada bir içeri girmek. diğerlerinin ödevi de içerdeyken ona bakmak. sürekli de ziyarete giderler. hatta sosyal medyalarını dışarıdakiler devam ettirir ki çıktığında da namı yürüsün. asıl asalak olanlar aslında dışarıdakilerdir. bu bir döngü yaratıyor. ayrıca böyle birini yüz üstü de bırakamazlar çıkar çıkmaz cezalarını (!) verir çünkü. daha çok detay var da kalsın.
0
ground
(03.07.25)
ground +1 . Dışarıda en aşağı seviyede suç işleyen en ahlaksız, at hırsızı tip bile cezaevine girdiğinde bütün aile hatta akrabaları işi gücü bırakıp belki günlerdir evine uğramamış mahkumun peşinde divane oluyorlar.

Bir keresinde cadde kenarından boş arsaya çekildim yağma niyetiyle, direnmem üzerine yarım saate yakın eziyet gördüm.

Sivil asayiş polisleriyle tipleri bulduk , biri aldıkları parayı cebime sokmaya çalışırken yere saçıldı paraya el koyup yakaladılar.

Bir gün sonra belediye başkanı babamı aradı.At hırsızının uzaktan akrabaları kapıya doluştular .Para teklif etmeler, ağlaşmalar, biz cezasını vereceğz diye söz vermeler.. Önceden de dosyası olduğu için kabul etmedik

Yine başka olayda evime giren bir çocuk yakalanmış tutuklanmak üzereyken bir memur beni aradı sana ulaşmak istiyorlar diye. Gittim çocuğun kolu sargıda, babası hapisteymiş, annesi ağlıyor gece yanlış gördüm gibi dilekçe yazıp dosyaya koyduk kurtuldu. Eli yüzü düzgün bir de küçük diye bağışladım.
0
hebanon
(03.07.25)
karısı kızı kendini satanlar tanıyorum böyle. varoşlarda çok var. şuan varoşta yaşıyorum o yüzden biliyorum. karıları kızları 500 liradan seks makinası gibi günde 20 adamla ilişkiye giriyor
0
runaway
(03.07.25)
tecrübelemedim,şahit olmadım ama kendi fikrim bunlar dışarıda suçla kazanıyorlar içerideki süreçte bu parayı yiyor sonra tekrar dışarı aynı döngü. Bunlarda etik ahlak yok düşünmeye gerek yok.
0
biravekahve
(03.07.25)
(3)

Bagkur borcu

Kittie
Bagkur sorusunu gorunce sormak istedim ayrica.Biriken borclari odemedik diyelim ve sonra sskli bir ise girdik.Emeklilik durumu ne olur bu durumda?Hic odemesem bagkuru yani ne gelir basima?Bir de bu bagkur borcu iptal edilebilir bi sey diye duymustum o ne derece dogru?
Bagkur sorusunu gorunce sormak istedim ayrica.
Biriken borclari odemedik diyelim ve sonra sskli bir ise girdik.
Emeklilik durumu ne olur bu durumda?
Hic odemesem bagkuru yani ne gelir basima?
Bir de bu bagkur borcu iptal edilebilir bi sey diye duymustum o ne derece dogru?
0
Kittie
(02.07.25)
Duyuruyu acan bendim, birisi 3-5 bin lira gibi bir ucret odeyip borcu sildirebiliyorsun dedi,yarin muhasebeciyi arayip bir soracam guncellerim burayi.
0
eksimeksi
(02.07.25)
Birkaç senede bir af (bürokratik ismini bilmiyorum) çıkarıyorlar diyordu çalıştığım mali müşavir. Ama düzenli bir şey değil galiba, ara sıra esnafın gönlünü almak için yapılan bir şey.

Onu sildirince de o çalışma günlerin de silinmiş oluyor.

Odersen ve emeklilik şartını sağlarsa da diyelim ssk da sağlıyor, nihayetinde iki emekli maaşın oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
Seçime yakın yapılandırma çıkarsa sabitlenip 36 veya 48 ay gibi taksitlerle ödeyebiliyorsun.

Enflasyon karşısında zaten erimiş olduğundan peşin ödersen faizler de epeyce siliniyor.

Yani ne yaparsan seçimlerden sonra yap. Ödemezsen birşey olmuyor.
0
hebanon
(03.07.25)
(2)

bağkur prim borcu

eksimeksi
kurmuş olduğum bir şirketten dolayı 250 bin civarı bağkur prim borcum birikmiş, bu prim borcu ödenmezse noluyor? icra gibi bir durumla karşı karşıya kalır mıyım? yoksa sadece sağlık hizmetlerinden yararlanamam ve borç öylece durur mu?teşekkürler şimdiden
kurmuş olduğum bir şirketten dolayı 250 bin civarı bağkur prim borcum birikmiş, bu prim borcu ödenmezse noluyor? icra gibi bir durumla karşı karşıya kalır mıyım? yoksa sadece sağlık hizmetlerinden yararlanamam ve borç öylece durur mu?
teşekkürler şimdiden
0
eksimeksi
(02.07.25)
Borç duruyor öyle ve üzerine ceza/faiz biniyor ödemediğin sürece. İcra falan yok.

Sağlık hizmetine etkisini bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
Borç faizlenir. SSK'lı olursanız sağlık hizmetlerinden faydalanabilirsiniz. Ama BAĞKUR'lu olarak devam ederseniz faydalanamazsınız. Daha doğrusu yazdırdığınız reçete vs. devlet ödemez.
0
anatomik
(02.07.25)
(7)

para kazanmak isteyenlere parti tavsiyesi

dirilis 1209
türkiye'nin girişinde yazan "neyi ne kadar bildiğinin hiçbir önemi yok, kimi ne kadar tanıdığın önemli" yazısı ile ortaya çıkan tavsiyeler bütünü.bugün çok dürüst çok çalışkan birisi şöyle bir şey söyledi:"çabalıyorum, öğreniyorum, çalışıyorum, götümü yırtıyorum olmuyor. istediğim seviyede para kaza
türkiye'nin girişinde yazan "neyi ne kadar bildiğinin hiçbir önemi yok, kimi ne kadar tanıdığın önemli" yazısı ile ortaya çıkan tavsiyeler bütünü.

bugün çok dürüst çok çalışkan birisi şöyle bir şey söyledi:

"çabalıyorum, öğreniyorum, çalışıyorum, götümü yırtıyorum olmuyor. istediğim seviyede para kazanamıyorum. sanırım türkiye'de para kazanmak için siyasete girmek lazım. sağdan sola, sekülerden muhafazakara kendimi bir partinin kapısından içeri atarsam belki istediğim düzeyde para kazanabilirim."

gerçekten çabalayıp çalışan, bir türlü olduramayan insanlara x, y, z, q, w partilerinden birine üye ol, orada çevre edin işini yaparsınız mı dersiniz, yoksa o işlerde de para yok hiç bulaşma mı dersiniz. yani partinin büyüğü küçüğü fark etmez, siyasete atıl (bunu soran kişi her türlü siyasi terminolojiyi çok iyi bilir, sağı da savunabilir solu da).

(bunu sözlükte başlık olarak açacaktım da burada sormak daha mantıklı geldi).

not: şahsi siyasi görüşlerinizi bir kenara bırakıp dürüstçe cevap veriniz lütfen.
0
dirilis 1209
(02.07.25)
(bkz: iyi parti)

aynı anda 8 farklı partiye yanlayabiliyorsun.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
Onun da garantisi yok, sonra kendini kullandirdigi ile got gibi de kalabilir :)
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
AKP tabiki de. Benim tanıdığım 2 kişi kamuda işe girdi ve ense yapıyor. Millet de özel sektörde para kazanmak için kendini yırtıp duruyor
0
runaway
(02.07.25)
herkes akp üyesi. oraya girsen bir şey eldeme edemezsin bu saatten sonra. iyip olur, akp yancıları veya potansiyel yancıları görece küçük partiler bbp, yrp falan olabilir taşradaysan oranın nabzına göre seçmek lazım.
0
koxy
(02.07.25)
yani bu iş için biraz da çevre lazım. şu an akpye girip çok rahat ruhsat, ihale vb. yolları rahatça aşarsın.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
meclise milletvekili sokan herhangi bir parti size pekçok kapı açabilir. hepsi dışardan kanlı bıçaklı, başbaşa kalınca canciğer kuzu sarması
0
yemrem
(03.07.25)
para olmadan siyasete giremezsin ki, girsen de fazla yükselemezsin.
siyasetle zengin olanların çoğu zaten parasına para katanlar.

"işim yok ama belediyede ya da kamuda memurluk olsun, iş bulayım." kadar bir çevre yapılır anca.

ülkenin çoğu yerinde paran yokken muhtar bile olamıyorsun.

---
emeğimizin karşılığını alamadığımız ve bir yerlerimizi yırtsak da iyi seviyelere gelemediğimiz malum. asla buna itirazım yok. ancak bu da bir savunma mekanizması haline gelmemeli. 30-35 yaş altı bir çok insanda ne kadar kıçımı yırtsam da bir şey olmadı düşüncesi var ama sarfettiği hiç bir emek yok. ülkedeki adaletsizlik ve torpil düzeni bir de bu açıdan etkiliyor bizi.
0
biseysorcaktim
(03.07.25)
(17)

Canım çok tatlı istiyor bee

dedeminhirkasi
Kilo verme sürecindeyim. 179, 77 kilo.Ekmek, makarna vs yemesem de lanet olası tatlı isteği gitmiyor. Hurma filan yiyorum ama zevksiz bir sevisme gibi oluyor o da. Tatsız tuzsuz. Alip götürmüyor o isteği.Var mı tavsiyeniz ?
Kilo verme sürecindeyim. 179, 77 kilo.
Ekmek, makarna vs yemesem de lanet olası tatlı isteği gitmiyor. Hurma filan yiyorum ama zevksiz bir sevisme gibi oluyor o da. Tatsız tuzsuz. Alip götürmüyor o isteği.
Var mı tavsiyeniz ?
0
dedeminhirkasi
(02.07.25)
bowl yap. rafine seker yerine bal falan kullanirsin. tarifim yogurt, rasberry, damla cikolata ve kinoa. cikolatayi istege gore artirabilirsin meyve de sekerli zaten. muzlu da olabilkr
0
ala09
(02.07.25)
Muz ustu tarcin veya muz, fistik ezmesi, bi gidin damla cikolata (istege bagli), kakao ve yumurtayi cirpip firinla, saglikli brownie oluyor.
0
mor oje
(02.07.25)
Ketojenik diyette değilsen akşam altıdan önce meyve yiyebilin
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Tatlı yememek için tüm alternatifleri denedikten sonra muhtemelen yine tatlı yiyeceksin, onun yerine kestirmeden küçük bi porsiyon tatlı yersen sadece tatlının kalorisini alırsın diğer türlü tüm alternatif ürünler+tatlının kalorisini alacaksın, doğru çözüm tatlıyı yiyip sonra diyete kaldığın devam etmek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.07.25)
Bir de tatlıdan uzak kaldıkça ilk denemende aslında ne kadar manasız bir yiyecek olduğunu fark ediyorsun. Sabır.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
kaleci+1

diyetini yine yap ama tatli da ye ama adam gibi yemek lazim her seyde oldugu gibi.
0
gule gule
(02.07.25)
Ne kadar oldu başlayalı. Aylar yıllar olmadıysa biraz daha sabret geçecek o istek.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
Ceviz hurma ve yumurta.
Cevizi un haline getirip yumurta ile yoğurun. Daha sonra dilimlediğiniz hurmaları ekleyip istediğiniz boyutta kurabiye şekli verin. Fırında yağlı kağıt üzerinde 13 15 dk 180 derecede pişirin.
Afiyet olsun.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.07.25)
daha fazla protein alin, gercekten TOK oldugunuzdan emin olun. sonra bi de su icin ustune.

bu esnada da illa yiyecekseniz bari caninizin cektigi seyi, az porsiyon olarak yiyin. 10 farkli alternatif + caninizin cektigi sey olacak yoksa, o daha kotu.
0
taurina
(02.07.25)
ye gitsin. kilon abartı değil.
0
runaway
(03.07.25)
Gece uykusunu doğru ve kaliteli uyumaya çalış. Göreceksin ne tatlı krizi kalacak ne iştah dengesizliği. Kesin ve net bilgi, her yere de yayabilirsin.

Hatta d vitamini, magnezyum ve omega 3 takviyeleri konusunu da aile hekiminle konuş derim. Magnezyumu olmayan vücut gevşeyemez, sürekli stresli kalır ve sürekli kana şeker yükler, şeker azaldıkça açım ya da enerjim yok sinyali verir, şeker ister. Bu önemli.

Geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
Diyetisyeler bu durumdaki kişilere çubuk tarçınlı su tavsiye ederler. Sürahinin içine 2-3 adet çubuk tarçını koyup o şekilde içtiğinde kan şekerini dengeliyor ve tatlı isteğini azaltıyor imiş.

Yine diyetisyen işi eczanelerde satılan gummy ürünleri var. Bunu bir süre eşim kullanmıştı, tatlı isteğini bastırdığını söylüyordu. Jelibon gibi canın tatlı çektikçe 2-3 tane ağzına atıyorsun. Lezzeti fena değil ben de yemiştim.
www.pttavm.com

Ayrıca tavsiye edebileceğim %80 bitter olacak şekilde çikolata. Yoğun kakao olduğundan çikolata/tatlı isteğini bastırır. 2-3 diş yemek yeterli oluyor. Bitter oran daha düşük olmamalı. Tatlı isteğin geldikçe bunu yapabilirsin.

Bir de tatlı isteği olması normal yani sıfır şekere kendini şartlama derim. Bu şekilde insan bir yerde patlar. Ben paketli gofretleri, pastayı, ekleri ve yazın dondurmayı çoook tüketirdim, günde 2 paket magnum yiyordum. Şimdi dondurmayı ortalama 2 haftada 1 tüketiyordumdur. Paketli gofret, pasta vs. almıyorum. Meyve tüketiyorum en azından doğal şeker. Vücudu aşırı şekerle yormamak lazım.
0
Lethe
(03.07.25)
kilon gayet normal görünüyor. kadınsan ve estetk kaygılarla yapıyorsan bilemem
0
ground
(03.07.25)
En çok işime yarayan çıkarmak yerine eklemek oldu.

www.youtube.com
0
peki madem
(03.07.25)
yeme yeme zararli, su ic bol bol. bi sure sonra geciyor o istek.
0
bay b
(03.07.25)
cok fena :(

bitter cikolata falan ye bari. zaten cok tatli yemeyen biriysen sütlü cikilotlar cok yapay ve asiri sekerli geliyor. bitter bir parca ye. evet büyük parcalarindan alma. tek tük paketli olanlardan al. ben öyle yapiyorum yani :)
türk kahvesiyle sadece ve bi de tatli krizi gelince :(
0
sonsuz
(03.07.25)
yogurt tarcin cig kuruyemis ve orman meyvesi karisimi benim tatli istegimi fazlasiyla kesiyor.
kendi kendinize cikolata yapabilirsiniz, hindistancevizi yagi, kakao ve eritrit,

ya da banana bread; 3 muz (mumkun oldugunca eski), 2 yumurta, 2 yemek kasigi badem unu ve bi paket kabartma tozu 45dk firinda. gibi gibi.

ayrica tahinli tum tatli tarifleri (seker icermeyen) cupcake filan,

bir kasik yerfistigi ezmesi ve yogurt karisimi buzlukta sonra dondurma gibi yemek

bir suru alternatif var aslinda abartiya kacmadiginiz surece. mesela muzlu ekmegi yapip dilim dilim dondurup caniniz istedikce bir dilim yiyebilirsiniz, mesela uzerine biraz fistik ezmesi (sekersiz) ya da tahin.
0
kassiopeia
(03.07.25)
(23)

Maaş almadan yaptığınız işler

sekizdokuzon
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?Teşekkürler.
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.

Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Maaş almadan gönüllü olarak da yapabileceğim işi söyleyebilirim tabii ki mesleğim. Aşığım mesleğime, yorulmadan gece gündüz aşkla yapabilirim.
0
rock n roll
(02.07.25)
Benim iki oğlana ücretsiz şoförlük hizmeti sunuyorum. Okuldan al kursa götür, kurstan al doğum gününe bırak vs
0
kullanicadi
(02.07.25)
barinakta "sarilici" olarak calisiyorum. kedilere sariliyorum, haftada bir gidiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.07.25)
@konusma: <3
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
Veteriner arkadaşın ameliyatlarına(var ulan diplomam) yardım amaçlı giriyorum, ultrasonlarına yardım ediyorum. Karga, güvercin(yaralı, yavru) denk gelirse büyütüp uçuruyorum. Sana psikolojik destek veriyorum xd.
0
Shepard
(02.07.25)
Ben de sana nasıl socially awkward olunmaz dersleri veriyorum
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sofor ve psikolog. soforluk neyse de psikologculuk hic bana gore degilmis parayla da yapmam
0
ala09
(02.07.25)
@sekizdokuzon başarılı değilsin anlaşılan xd
0
Shepard
(02.07.25)
Şoförlük, organizatörlük, hamallık, marangozluk, ara buluculuk, kariyer danışmanlığı, head hunterlık ve finansal danışmanlık.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Baştan aşağı bir ev içerisindeki hemen her türlü tadilat onarım
Excel, ufak tefek programlar yazmak.
0
kisa
(02.07.25)
bi vakıfta gönüllü hizmet
en yakın iki arkadaşa ilişki koçluğu
kardeşime terzilik
0
juliette
(02.07.25)
@shepard: enkaz devraldık, zaman istiyor diyelim
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
@sekizdokuzon ahahaahahhaah
0
Shepard
(02.07.25)
arkadaşlarımın sosyal medyada piyasa yapacak fotoğraflarını çekiyorum, problem çözüyorum, perde takıyorum, insanları güldürüyorum.
0
fyodor fyodorovic
(02.07.25)
her zaman değil ama izinliyken yeğenlere şöförlük yapıyorum. evden al, kursa götür, vs.
0
inheritance
(03.07.25)
arkadaşlarıma mekan ayarlıyorum, mesela sohbette bir arkadaşlarıyla yada date muhabbeti geçerken sizin için şu mekan çok iyi olur diyorum, mekanı anlatıyorum, mekanı arıyorum rezervasyonlarını yaptırıyorum, tamam yeriniz hazır diyorum ve onlar eğlenirken ben denize karşı tek başıma biramı içiyorum, mekanda kazanıyor, arkadaşlarımında gecesi güzel geçiyor, ben ne alaka.
0
IcedFlames
(03.07.25)
seyahat acentaligi.

seyahati belirleme, biletleri alma, plani yapma vs vs
0
sonsuz
(03.07.25)
internet sitesi editörlüğü

özel ingilizce ve matematik dersi hocalığı
0
yemrem
(03.07.25)
Duyuruculuk :)
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Duyuruda milletin derdine derman olmaya çalışıyoruz.
0
duyuruuser
(03.07.25)
düğün fotoğrafçılığı, aile içi IT hizmetleri
0
ananiyimioguz
(03.07.25)
Babalık
Bekar anneyim, oğlum babasını bilmiyor haliyle babalık görevleri de bende.
İşsizim.
Öğrenciyim.
Mobilya montajından derz dolgu çekmeye, zeytin hasadından passiflora terbiyesine onlarca şey yaptım ücretsiz.
Bungalov ev inşaatında bile çalıştım. Hatta beraber çalıştığım ustamla geçen gün yemek yedik, sana da yevmiye vermedim dedi. İstemedim ki, dedim. Gerçekten de öyle.
0
strawberry first
(04.07.25)
diğerleri ha'mallık o ayrı da
bir tanesi için helali hoş olsun

Galatasaray için sosyal medya paylaşımları, reels ler, Galatasaray halı saha organizasyonları, bu akşam da Galatasaray lılar yemeği var ilk olanı.

Yine olsa yine yaparım ve yine helali hoş olsun derdim. İyi ki Galatasaray
0
baldan kaymak
(04.07.25)
(4)

kum#r çetesinin eline düşeyim mi (:

anon1m
LinkedIn'de dolaşanlar görmüştür bir çok Türkçe konuşan game presenter arayan ilan var Bulgaristan Romanya vs. Bunlar online c@s!n0 işleri için sunucu arıyor. Hiç çevresinde deneyen oldu mu?
LinkedIn'de dolaşanlar görmüştür bir çok Türkçe konuşan game presenter arayan ilan var Bulgaristan Romanya vs. Bunlar online c@s!n0 işleri için sunucu arıyor. Hiç çevresinde deneyen oldu mu?
0
anon1m
(02.07.25)
Valla ben son zamanlarda türeyen "telefon ile yatırım danışmanlığı" adı altındaki call center işlerine bile bulaşmıyorum. Şu kadar maaşınız, piriminiz var, telefonlarla insanları arayıp yatırıma teşvik edeceksiniz" falan diyorlar. Direkt dolandırıcı ol diyorlar yani. Hayır bir de her şey online, evden çalışma. Bir ofis adresi var ama bi şey olsa kapı duvar olmayacağını kimse garanti edemez. Sakat bu işler.
0
d max
(02.07.25)
hay'dan gelen hu'ya gider demişler.
o taraflarda bir tanıdığım bildiğim yok ama ben meyletmezdim.
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
O işler sonuçta müşterisine zararı olan işler.
Müşterisine böyle yaklaşan çalışanına neler yapmaz diye düşünüyorum ben.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
var, keyifleri çok yerinde. gidenlar arasından vatandaşlık alabilen oldu, sponsorsuz oturuma geçebilenler oldu vs. kumarhanelerde şartların iyi olduğunu, kaldıkları yerlerin buradaki evlerine göre gayet iyi olduğunu söylüyorlar. görünen de o. en büyük eksisi her halükarda gittiğin ülkeye göre de az kazanıyorsun, bu yüzden eu içinde kendi başına kalabilecek yasal düzene girebilene kadar dişini sıkmak mevzusu. ona da dayansınlar artık. :)
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
(3)

Kaleciler neden ayakla top cikarmaz

dogredsector
96 yilindan futbol izlerim bazi istisnalar disinda bu kaleciler neden diplerinden gececek topu bile yere yatarak cikarmaya calisir? yani ayagin 1cm uzatsa cikaracagi topa yere yatarak cikarmaya calistiklari icin binlerce gol yendigini dusunuyorum ve goruyorum. bazen nadiren bir kaleci ayagiyla top c
96 yilindan futbol izlerim bazi istisnalar disinda bu kaleciler neden diplerinden gececek topu bile yere yatarak cikarmaya calisir? yani ayagin 1cm uzatsa cikaracagi topa yere yatarak cikarmaya calistiklari icin binlerce gol yendigini dusunuyorum ve goruyorum. bazen nadiren bir kaleci ayagiyla top cikarir ow mow ozel kaleci olur. madem ayakla cikarmak bir basari ise neden herkes yapmiyor cok daha kolay degil mi? halisahada sirayla kaleye gecerken boyle yuzlerce top cikardim yere yatmaya kalksam yetisemem. bunun mantigini cozemedim
0
dogredsector
(02.07.25)
Muhtemelen ayağından seken topun rakibe gidip gol atma şansı ve olasılığı
0
les yeux blanches
(02.07.25)
Kalecinin asli işi topu kucağına alıp güvenliği sağlamak gibi geliyor bana. Dışarı çelmesi de ikincil.

Bir de ona odaklı eğitim görüp antrenman yapıyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
ayak ikincil plandadır, kaleciler genelde ayağı destek olarak alıp elle topu tutma eğiliminde antrenman yaparlar. ayakla şuta vs. çıkılmaz. ayak uzatmak ancak karşı karşıya açı kapatma durumunda açılan bir uzuvdur ki o durumlarda bacakla kurtarılan toplarda bile kaleci ayağıyla tutmak için açmaz bacağını. şansına herif ayağına nişanlarsa ne ala... buna en buyuk örnek emiliano martinez'in dunya kupası finalindeki kurtarışıdır mesela. örumcek gibi açılabildiği kadar açar butun uzuvlarını ama ayağımla tutayım şunu diye bir planı yoktur. top ayağına çarpar ayağıyla tuttu olur. kalecilik zor meslek. zira biraz ezbere, biraz tecrubeye, biraz da şansa bağlıdır. ama teknik de önemlidir. şut çekildiğinde topu gören kalecinin 2 adım hakkı vardır mesela. 2 adımı geçerse eğer 3. adımı attıktan sonra zıplaması pek bir halta yaramaz. golu yer genelde. halısaha çok yanlış örnek. gerçek kaleye geçince anlarsın. 7 metre kale ve şut çekildikten sonra topu köşeye gittiğini görduğunde o köşe gözunde 1 km uzaktaymış gibi gözukuyor. uçmadığın muddetçe tutman imkansız. halısahada ayak tabii ki iş göruyor. ama normalde o işler öyle değil.
0
fyodor fyodorovic
(02.07.25)
(18)

Fazla maaş yazan idare ve ne yapacağını bilememek

ya ben lan neyse
ben öğretmenim.okulun son haftası hiçbir öğrenci gelmedi.bunların ek ders paralarının bize ödenmemesi lazım.ben son hafta öğrenci gelmediği için ders defterine "kimse gelmedi." yazıyordum.müdür bana ücretli bir öğretmen için "yazık değil mi her gün geliyor, sen böyle yazarsan o para alamayacak." ded
ben öğretmenim.

okulun son haftası hiçbir öğrenci gelmedi.

bunların ek ders paralarının bize ödenmemesi lazım.

ben son hafta öğrenci gelmediği için ders defterine "kimse gelmedi." yazıyordum.

müdür bana ücretli bir öğretmen için "yazık değil mi her gün geliyor, sen böyle yazarsan o para alamayacak." dedi.

ben de ondan sonra bir daha deftere yoklama falan almadım. zaten alsak da müdür yoklamaları bilgisayara işlemediğini söylüyordu. (burayı sonradan hatırladım. müdür herkese "yoklama almayın." dediydi)

ben tahmin etmiştim bu ...kkafalının son hafta herkese ek ders yazacağını. 30 haziran günü aklıma geldi. mesaj attım kendisine "artık ilçe milli eğitim'e yolladık ek ders puantajlarını. sen o aldığın fazla parayı okula versen (elden bağış yap diyor) olmaz mı?" dedi.

ya tüm öğretmenlere derse girmişler gibi ek ders yazmışlar.

fazladan aldığım para 1000 lira bir şey.

ulan 1000 lira için beni attığı riske bak. devlet anlasa kan alacak bir yerimizden.

ben o fazlalığı her halükarda, bir şekilde devlete geri öderim de işin bir de yasal boyutu var. ödemeyi dilekçe verip yapmam lazım.

şimdi ben dilekçe vererek "bana fazla ek ders yattı." dersem bu sefer dilekçeyi alanlar diyecek ki "o zaman herkese yatmıştır. biz bu konuyu araştıralım..." muhtemelen müdürün başı yanacak. böyle bir şeyi de istemiyorum. adam arkadaşım ve öyle devleti soyan biri falan da değil aslında. ama teamülen böyle yapmış.

ben ne yapacağım şimdi arkadaşlar? parayı devlete geti ödemem lazım. ödersem müdürün başı yanacak. onun niyetinin devleti soymak olmadığını sadece gerizekalı, özensiz bir dik-head olduğunu biliyorum. o yüzden onun da başı yanmasın istiyorum.

bir de hiçbir öğretmen ses etmiyor, ben edince adım "zaten takıntılı bir manyaktı." ya çıkacak bundan yüzde 100 eminim. iş karışacak. 15 hocadan da dilekçe isteyecekler, belki idareyi "neden böyle bir şey yaptınız." diye soruşturma altına alacaklar.... devlet bazı şeyleri cımbızla değil çekiçle düzeltiyor.

dediğim gibi ben bu fazlalığı her halükarda devlete geri ödeyeceğim. dilekçeyle ödemezsem meb'e, hazineye, ilçenin mal müdürlüğüne bir şekilde ulaştıracağım. ama yasal olsun, sonradan karşıma çıkmasın da istiyorum...

lütfen bir yardım, bir akıl...
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
kendinizle çelişiyorsunuz. teamülen böyle yapıyor diyorsanız memurun devleti soymasını normalleştirmişsiniz zaten, boş verin. ha yok illa bi şey yapacaksanız dilekçeyle şikayet edeceksiniz, o da öbür memur da işini düzgün yapmayacağı için bu haltı yiyenin siz olduğunu bilecek ve burada bir direniş göstereceksiniz.

karar sizin, içinizin sesi mi işinizin sesi mi?
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
@ahmet oturum: hocam şöyle açıklayayım.

mesela o ders 1 öğrenci geliyor, bahçede geziyor. onu derse girmiş gibi yazıyorlar.

bir de bazı sendikaların eylemleri var. yargıtay'ın "öğrenci gelmese de öğretmene parasını vereceksin." diye bir kararı var. bunlara dayanıyorlar ama meb hala "öğrenci yoksa para da yok." diyor..

kime ne kadar ek ders yazmış ben onun takibinden sorumlu değilim. ben bana fazla yatan ek dersten rahatsızım. "x hocaya neden fazla ek ders yazdın?" desem "sen görmedin ama o ders 1 öğrenci geldi." ya da "onunla bahçede ders yaptılar." diyebilir.

teamülden kastım bu.

bir de birini şikayet etmek kolay bir şey değil hocam. iş ilanihaye "bir o.ç biz miyiz lan? takıntılı manyak!" noktasına geliyor. bu devlet işlerinde ben gerçekten de biraz takıntılıyım. iş arkadaşlarım da bunu biliyor. "zaten manyaktı bak bizi de yaktı." diyecekler. adım çıkacak.

daha para hesabımıza yatmadı. henüz bir şeyler yapmak için çok geç değil.
0
🌸ya ben lan neyse
(01.07.25)
MEB senin gibi takıntılı manyaklar sayesinde kurtulacak.
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
kendine özel yazdırma ya da okul için 1000 liralık harcama yap ya da bağış yap
öğrenci gelmiyor öğretmen gelmek zorundaysa sorun sistemsel
0
mantık
(01.07.25)
hocam, takıntılı manyak olmuyorsanız diğerlerinden oluyorsunuz. aradaki farkın ne olduğunu siz biliyorsunuz. benim ailemde üç öğretmen var, sizi çok iyi anlıyorum.

siz bir kere zaten yoklama almayı bırakarak düzene uyum göstermişsiniz ama içiniz bunu kabul etmiyor. böyle durumlarda içinizden ne geliyorsa onu yapmak en iyisi, gece yastığa başını koyunca rahat eder insan. o çocuklar derse gelmedi ama herkes tam ek ders aldı, velev ki 1tl olsun. o 1tl kimsenin hakkı değilken alan yirmi öğretmen hak yer. böyle devlet olmaz, böyle devlet memuru olmaz, olmamalı. ben özel sektör çalışanıyım, lisansım öğretmenlik ama bu haltlar yüzünden öğretmenlik yapmıyorum. yaşım 35 oldu daha da yapmam. ama bak, bu haltlar beni öğretmen yaptırmayan da.

ya böyle ego mastürbasyonu vicdan yapmaktan vazgeçip uyum sağlayacaksınız ya da işin etiğini yerine getireceksiniz. aslında çok basit, dışarıdan onay aramaktdan da vazgeçmelisiniz. siz bir şey yaptıktan sonra başınıza bir iş gelirse biz de yanınızda olamayabiliriz.

risklerinizi siz hesap edin. ülkeyi ben mi kurtaracağım da güzel bir soru çünkü.
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
arkadaşlar para hesabıma yatar yatmaz dilekçeyi veriyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(01.07.25)
Ver ver, haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
ya napıyosun, bağışla okula geç. Önceki soruda da yeşil pasaportu bilmiyorsun sen öğretmenliğe adapte olduğuna emin misin bkz. sen yenisin galiba??
0
ala09
(01.07.25)
@ala: birader yeşil pasaportun ne b.ka yaradığını bilmek mi öğretmenlik?
0
🌸ya ben lan neyse
(01.07.25)
biraz da hayat bilmek evet
0
ala09
(01.07.25)
O kadar ince düşünme,galileo olma bence.
0
designer
(02.07.25)
İnsanlar çevrelerinde gördükleri haksızlıklara ses çıkarmanın bayağı devrimci, aptalca bir eylem olduğunu sanıp sonra kendilerini orada burada devrimci adlediyorlar. Korkunç. Yaşamaya, doğru olanı yapmaya cesaretiniz olsun.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Halkın parası ise halka faydalı bir şeye harca veya ilgili bir yere ver.

Aslında dikkatli bakıldığında çevremiz ciddi manada iki ayaklı liyakatsiz yiyicilerle dolu.
"Arkadaşım" dediğimiz kişiyi bile hayali olarak kurduğumuz ütopik bir devlette bile bir kurumun başına getirdiğimizde ertesi yıla kalmaz iflas bayrağı çektirir .
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
@diyecevaplandı: arkadaşım biraz abartı aslında. zaruri olarak aramızı iyi tutuyoruz. yoksa aynı sofraya oturmuşluğumuz, araba-futbol muhabbeti yapmışlığımız yok. öyle devleti soyayım kafasında bir insan da değil. çok kere okul için cebinden harcadığını gördüm. sadece umursamaz bir embesil.
0
🌸ya ben lan neyse
(02.07.25)
Hem ahlaklı olmak istiyorsunuz hem de bunu açıkça davranışa donusturdugunuzde başınıza gelebilecekler, alınacak tavırdan korkuyorsunuz. Birini seçmeniz lazım.

Ya da parayı çöpe atın.
0
encokbenisevinnolur
(02.07.25)
Hahah, sözlükteki ögretmenler seni görmesin, parçalarlar valla (:

Herifler daha "senede 5 ay yatiyorlar" gerçegini sindiremedi.
0
feastofthedamned
(02.07.25)
öğrenci gelse de gelmese de, sen ders saatinde okuldaysan ve derse hazırsan bu parayı almak normal değil mi? öğrencinin gelip gelmemesi senin suçun değil.

doğrusu ya da etik olan nedir bilmiyorum ama öğretmenler arasında normal ya da benimsenen davranış bu paranın zaten hesaba yatması.
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
yıllardır ek ders iş ve işlemlerinden sorumlu müdür yardımcılığı yapan biri olarak yasal prosedürü söyleyeyim;

ilçe milli eğitim müdürlüğünün muhasebe birimine gidip, bana şu kadar ek ders haziran ayı içinde fazla yattı diyorsunuz, sonra bu durum teyit ediliyor. size kişi borcu diye bir şey söyleyecekler, gerekli hesaplamayı okul idaresine yaptıracaklar, size bir hesap numarası iletecekler, ilgili tutarı o hesaba yatıracaksınız. süreç tamamlanacak.

devlet sizden veya okul idaresinden kan man almaz. bu durumlar (yani fazla ödeme, eksik ödeme vs) rastlanan durumlar.
0
wilhelmwasmuss
(02.07.25)
(2)

mali müşavirimi değiştirmeli miyim? başka şehirden biriyle çalışma

hobolo
selamlar. şu duyurumun devamı olarak açıyorum: (git: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1597320)orada 2400 üzerine yüzde 30-40 zam beklerken yüzde 100 üzerinde yiyip 5000 liraya çıktık :) çalışansız, ayda bir gelir 3-4 gider faturası kesen, bilanço olarak e-defter tutan bir şahıs şirketiyim. fiyata a
selamlar. şu duyurumun devamı olarak açıyorum: (git: www.eksiduyuru.com)

orada 2400 üzerine yüzde 30-40 zam beklerken yüzde 100 üzerinde yiyip 5000 liraya çıktık :) çalışansız, ayda bir gelir 3-4 gider faturası kesen, bilanço olarak e-defter tutan bir şahıs şirketiyim. fiyata alışmaya çalışıyorum ama son 1.5 yılda aşağıda bahsedeceğim durumları da yaşadım. sizce mali müşavir değiştirmeli miyim?

1. bir önceki yıllık gelir vergisi beyannamesinde e-arşiv'den kestiğim 5 faturanın birini işlememişlerdi. ben beyannamedeki eksik geliri farkettim ve ek beyanname ile düzelttiler.

2. bugün itibariyle e-faturaya geçmem gerekiyormuş ciro limitini geçtiğim için. bunu ben geçen Perşembe internette okuduktan sonra arayıp sordum. önce hayır dendi ama yarım saat sonra evet geçeceksiniz dediler. son günlerde telaşla geçebildim neyse ki ceza yemeden.

3. ben sadece mühendislik(yazılım) hizmeti faturası kesiyorum yurtdışına ancak benim mükellefiyetimi serbest meslek olarak başlatmamışız. benim de bilgisizliğime gelmiş ilk zamanlar ve bunu talep etmemiştim. bu sebepten daha çok bürokrasiye maruz kalıyorum ama bu net olarak bir müşavir hatası değil sanırım.

küçük bir yerde yaşadığım için alternatif mali müşavirler de daha iyi ve bilgili gibi gelmiyor bana. ben elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum ama bu arada bana tam tarife uygulaması da canımı sıkıyor artık.

son soru: büyük şehirlerde olan bir mali müşavirle uzaktan anlaştığımda sorun yaşama ihtimalim var mıdır? şimdiye kadar aynı şehirde olmamızı net şekilde gerektiren bir durum yaşamadık ama bu soru kafamı kurcalıyor.

çok uzun oldu kusura bakmayın. cevap verenlere şimdiden teşekkürler.
0
hobolo
(01.07.25)
Aynı şehirde yaşamak gerekmiyor, bunu gerektiren bir durum da olmaz diye biliyorum.

5000 lira da çok fazla olmuş. Değiştirin bence bir an önce.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
Yarın o defter incelemeye alınırsa, mali müşavir nasıl gidecek? yarin sgk ile işiniz olursa, nasıl halledecek?

aynı şehire alın derim.
0
babilfish
(01.07.25)
(7)

Fakirlikten delirmiş olabilir miyim?

sekizdokuzon
Az önce maaş yattı, bankaya kredi ödemesi için çıktım. Sıra beklerken bir sürü başka fatura ödedim, bakiyem sıfırlandı. Derken dönüş yolunda rüzgarla birlikte ceketimin koluna abartmıyorum tarantula benzeri bir şey kondu. Hemen ceketi çıkardım, örümceğin konduğu ceket kolu ters döndü, örümcek içerid
Az önce maaş yattı, bankaya kredi ödemesi için çıktım. Sıra beklerken bir sürü başka fatura ödedim, bakiyem sıfırlandı. Derken dönüş yolunda rüzgarla birlikte ceketimin koluna abartmıyorum tarantula benzeri bir şey kondu. Hemen ceketi çıkardım, örümceğin konduğu ceket kolu ters döndü, örümcek içeride kaldı. Silkeledim bir iki düşmedi. Ben de ceketi yere atıp olay mahallinden uzaklaştım.

Levent'te bu elciliklerin olduğu sokaklardan birinde yaşandı olay. Bayağı yeşil yerler. Gördüğüm gercekten koca bir örümcek miydi yoksa "Bütün ay nasıl gecinecegim" stresiyle halüsinasyon mu gördüm ben? Anlık bir delirme hali miydi?

Tabii siz nereden bileceksiniz örümcek gerçek miydi değil miydi ama paylaşıp biraz olsun rahatlamak istedim.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
örümcek için bir şey diyemem de, kredi ve fatura ödemek için neden şubeye gidiyorsunuz ki? internetten veya mobilden olmuyor mu?
0
inheritance
(01.07.25)
Halusinasyon görseydin bu soruyu sormaya gerek duymazdin.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
Bence halüsinasyon değil. Sıcaklardan kaynaklı bir çok canlı ortalıkta fink atıyor. İzmir'de Bayraklı adliyesinin orada her zaman geçtiğim yaya geçidinde abartısız 25-30 tane her biri birer karıştan büyük fareler fink atıyordu. 10 yıldır aynı yerden geçerim, daha önce hiç böyle bir şey görmedim.
0
loch ness
(01.07.25)
Duyuruya harcadigin zamani kendine ayirip, ikinci bir iste çalismalisin.
0
feastofthedamned
(01.07.25)
@feast: Ben burayı günlük olarak kullanıyorum. İstediğim kadar duyuru açarım, paşa gönlüm bilir. Sandığın kadar zamanımı da almıyor. Ha dersen ki bak matematikçisin, şu tarz bir ek iş yapabilirsin, minnettar olurum. Bu kadar sevimsiz, aksi olmana gerek yok tatlısı.
0
🌸sekizdokuzon
(01.07.25)
Pire için yorgan yakmak deyimini canlı yaşamışsın.

Fakir de ölüyor, zengin de. Elinden geleni yaptıktan sonrası kendine hayatı zehir etme, umudunu kaybetme.
0
gabe h coud
(01.07.25)
Olabilirsin. Bana öyle geldi. Ceketi atıp kaçman tam bir delilik. Aklına mukayet ol. Gerekirse örümceklerle dost ol ama öyle atıp atıp kaçma elindekileri. Aman diyim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.07.25)
(8)

kişi kendisine lakap verebilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa bu başkalarının yapması gereken bir şey mi?
yoksa bu başkalarının yapması gereken bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.07.25)
"my name is giovanni giorgio but everybody calls me giorgio"
Başkalarının yapması gereken bir şey
0
onheil
(01.07.25)
zaten kişi lakap için asisti yapıyor ahaliye isim koymak kalıyor
0
mantık
(01.07.25)
Bana lordum diyebilirsiniz.
0
anon1m
(01.07.25)
Bana Shepard diyorlar, başkaları bu ismi koydu. Demek ki ben çobanım. Koyunları güden, kitlelere yön veren ahahahahah.
0
Shepard
(01.07.25)
başkası derse olur. tanımadığın insanların arasında ilk defa katılıyosan bana bunu diyebilirsiniz diyebilirsin.
0
koela
(01.07.25)
Verebilir, veriyor. Kendisini o lakap ile tanıyor. Almanya'da ismi yerine lakabı ya da isminin versiyonu ile tanıtan çok. Rusya'da da yaygın bu. Tabii millette karşılık bulmazsa insanlar eskisini kullanmaya devam eder. Negro, Boğaz(içi) Köprüsü, Kızılay, İnönü Stadyumu gibi.
0
nawar
(01.07.25)
Komik olur verirse.
Bir de "bana x derler" demek başka, ben kendime lakap verdim demek başka.

Şarkısı bile var "they call me cuban pete" diye.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
Lakap, adınız dışında insanların size seslenmek için kullandığı bir ad, resmi geçerliliği yok. Haliyle lakabın var olabilmesi için çevrenizde size o lakapla seslenecek kişilerin bunu benimsemesi gerek. Eğer insanların size seslenmek için kullanmadığı bir lakabınız varsa, bu öyle bir lakabın aslında olmadığı anlamına geliyor. Tersine, eğer insanlar size adınız dışında bir lakapla sesleniyorsa bu lakabın nereden çıktığının önemi sıfır (0). Konu tamamen teknik.
0
akhenaten
(01.07.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.