Giriş
(6)

Annem!!!

camlicagazoz
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten gelecektik ama bu şekilde yazınca üzüldüm" yazdım. Sonra annem seni denedim ama masallah dilin de pabuc gibi dedi.

Şimdi benim hatam ne?
-2
camlicagazoz
(21.06.26)
Her şeyi böyle mesele haline getirmen
+6
artıküyeolmakistiyorum
(21.06.26)
evli insanların haftada rutin olarak en az 3-4 gün anne baba ile beraber olması, hiç sağlıklı bir durum değil bana göre. senin hatan evli olduğunu ve eşin, çocuğun ve senden oluşan bağımsız başka bir aile olduğunuzu ebeveynlerine benimsetememen bu örnekte.

eşinin yerinde olsam epey bir rahatsız olurum.
+7
wilhelmwasmuss
(21.06.26)
Senin hatan var mı bilmiyorum ama bu anneyle sen daha çok kafayı yersin bunu biliyorum.
+2
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
bi bakayım dedim, hatırladım sizin duyuruları. kendi ailenize sınır çizmezseniz daha çok sorun yaşarsınız.
0
elorelia
(22.06.26)
hocam kusura bakmayin ama kabus gibi bir annenin kabus gibi bir evladisiniz. ailenize sinir koymadiginiz surece, elalem ne der diye yasadiginiz surece bunun gibi yuzlerce olay yasarsiniz. esinize sabirlar diliyorum.
0
kassiopeia
(22.06.26)
söylüyorum hatanızı: ailenize fazla yüz vermeniz. eşiniz olsam uyuz olurdum.
0
rayde
(22.06.26)
(15)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(2)

Sim karti bir kac saatligine bir baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda sorun yaratir mi?

Mehmet Ersoz
Gecen tarife degisikligi yaptim HSBC nasil bilgi sahibi olduysa bankacilik uygulamasina girmeme izin vermedi musteri hizmetlerini arayip cozdumSimdi sim karti baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda tekrar sikinti cikar mi?
Gecen tarife degisikligi yaptim HSBC nasil bilgi sahibi olduysa bankacilik uygulamasina girmeme izin vermedi musteri hizmetlerini arayip cozdum

Simdi sim karti baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda tekrar sikinti cikar mi?
0
Mehmet Ersoz
(17.06.26)
Bazısı (belki de hepsi) cihazın değiştiğini anlıyor. Sorun olabilir. Uygulama telefonun kendisi ile eşleşiyor.
+2
orient blue
(17.06.26)
Geçen gün eski iphoneuma taktım hattımı, sonra değiştirdim. Bir sorun olmadı banka uygulamalarında.
0
elorelia
(18.06.26)
(4)

Kişilik Testi çözen var mı?

rapon
Mbti Enneagram Big5 ayrı ayrı kulvarda testler var. Nasıl değerlendiyorsunuz bu testleri ? mesela (git: kisiliktipi.com) bu üç testi birleştirmiş buna göre profil çıkartıyor. chatgpt'ye sonucu yazdığımda şaşırtıcı derecede beni yansıttığını gördüm. Yoksa sizce de astroloji gibi bir şey mi?
Mbti Enneagram Big5 ayrı ayrı kulvarda testler var. Nasıl değerlendiyorsunuz bu testleri ?

mesela (git: kisiliktipi.com) bu üç testi birleştirmiş buna göre profil çıkartıyor. chatgpt'ye sonucu yazdığımda şaşırtıcı derecede beni yansıttığını gördüm. Yoksa sizce de astroloji gibi bir şey mi?
0
rapon
(16.06.26)
kızımızın kreşinde de yaptılar bu testi. sonuçlar evet kızımın kişiliğini yansıtıyor ama zaten sonuçları sizin cevaplarınız veriyor.

astroloji ile alakası yok (inanmam) hatta biz velilere de eğitim vermişlerdi, orada da direkt bu soru sorulmuştu.

yani sevdiğiniz 5 malzeme çeşidini sayıyorsunuz, size en sevdiğiniz yemeği söylüyor gibi bi şey olarak algıladım ben bu testleri. ha ne işe yarar derseniz çocuğa yaklaşım açısından öneri sunuyor. kişilik testi sonucuna göre tip bilmemne çıktı ve mutsuzken şöyle yapın, şöyle motive olur gibi gibi yönlendirmeleri var. ama yetişkinlikte ne işe yarar bilemedim.
0
elorelia
(16.06.26)
iş için disc envanter testi doldurdum. zırva olduğuna inanıyorum.
0
inheritance
(16.06.26)
şimdi doldurdum, daha önce robotik olduğumu söylemişti psikolog arkadaşım onu bildi mesela
0
eja
(16.06.26)
saçmalık.
-1
gabe h coud
(16.06.26)
(4)

ithal marka içecek ve yiyecekleri alabileceğim yerler hk.

drako
Yurtdışındaki markalara ait yiyecek veyahut içecekleri alabileceğim yerler nereleridir? Nerede bulabilirim?
Yurtdışındaki markalara ait yiyecek veyahut içecekleri alabileceğim yerler nereleridir? Nerede bulabilirim?
0
drako
(16.06.26)
makro marketlerde farklı ürünler var yurtdışı ürünleri dahil
0
eja
(16.06.26)
Carrefour gurmelerde de bulunuyor. Özellikle içecek ve atıştırmalıklar
0
onceuponatimeonmars
(16.06.26)
elorelia
(16.06.26)
Makro market bulunduğum şehirde yok ama kargo ile geliyor mu deneyeyim.

Carrefour gurme de ilk defa duydum. Online satışında kuvvetle muhtemel eve teslimat yoktur.

Ankaraya da uzağım maalesef.

Online olarak alabileceğim bir yer yok mudur? Kısmet şarküteri hariç.
0
🌸drako
(18.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(18)

Eşim sürekli benden memnuniyetsiz, sitemli- iletişim ve heyecan azaldı, ne yapalım (5 yıl + evlilere soru)

mahmuttt
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yan
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yanda boş banka oturdum. Bu sefer eşim diyor ki neden oraya geçtin şimdi. Yani sürekli ama sürekli birşeylere sinirleniyor kızıyor.

3.5 yaşında çocuğumuz bile artık kodladı anne kızar vs diyor birşey yaparken. Bir de çocuk buna bağırınca itiyor. Hafif vuruyor vs çocuk şaşırıyor ağlıyor. Babamdan çok şiddet gördüğüm için sert tepki gösteriyorum değişen birşey yok.

ilişki desen iki yabancı gibiyiz. İletişimimiz son 2-3 senedir iyice seyreldi azaldı.

Çocuk da elbette etkiledi ama çocuk doğumuna az kala benim bir hapis sürecim oldu onda sanki kopardı tüm bağlarını gibi hissettim düşündüm. Kayınpeder öldü gibi düşün vs gibi saçma gerizekalıca teselliler yapmış. Normalde de damatlarını biraz hor gören narsist katı bir eski idareci tipi. Kendisi inkar etse de.

Bu soğukluk sevgi saygı heyecan azalması iletişim seyrelmesi 5+ yıl evlilikle mi yoksa yaşam durumları ilişkinin bir nevi depresyona girmesi mi?

İçimi dökmek ve danışnak istedim şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(14.06.26)
1. Neden insanlar size gel otur desin? Boşsa oturursunuz, neden davetiye bekliyorsunuz?

2. Yandaki banka oturmanız pasif agresif bir davranış, eşiniz kızmakta haklı.

3. Neden hapse girdiğinizi bilmiyoruz. Belki de o nedenden ötürü eşiniz gerçekten bir kopuş yaşamıştır.

4. Eşinizin çocuğu hırpalaması çok yanlış. Öfke kontrolü için tedavi görmeli.

5. 5 senede bu noktaya gelmeniz normal değil. İlişki terapisi almalısınız.
0
dasnichtsinmir
(14.06.26)
Benzer şeyler vardı çocuk yoktu. Boşanmaktan başka çözüm yok hocam o zamanlar ben istememiştim boşanmak ama şimdi dünya varmış dedim.
0
Take it away honey
(14.06.26)
take it away +1 boşanmak sizi değil ama çocuğu kurtarır.
0
sucvecezve
(14.06.26)
hocam sen belirli aralıklarla benzer duyurular açıyorsun. senin duyurularını okuduğumda abimin evliliğine benzetiyorum her seferinde. yani sevgi, saygı bağı kalmamış, olay bitmiş, o da belirli periyotlarla kriz anları yaşıyor, isyan ediyor filan ama sanki bu duruma alışmış gibi herhangi bir aksiyon almıyor. bence çözüm boşanma ama tabi bunlar büyük ve özel kararlar dışarıdan kişilerin şöyle yap böyle yap demesi ile olmaz elbette.
+5
wilhelmwasmuss
(14.06.26)
otur, acikca konus. seni mutsuz eden bu davranislarini ona soyle. sadece hayalkirikligi ve kizginlik yasayan onun olmadigini, senin de ondan memnun olmadigini goster. sikayet et durumdan. tek madur onun olmadigini anlasin, onun da sana karsi sorumluluklari oldugunu hatirlasin. hicbisey soylemeyince o kafasinda senin ne kadar vurdumduymaz, rahat, prenses gibi yasadigini falan dusunuyodur. ilk adim konusmak, saygili olmasini istedigini hatirlatmak vs. sonra bi bak nasil gidiyo, durumu degistirmek icin caba gosteriyo mu vs.
+3
sttc
(14.06.26)
Aile/ilişki terapisi gibi profesyonel bir yardım almak gerekli belki de.

Banka oturmak için niye davet beklediniz, o kısmı anlamadım. Boş yer varken gidip uzaktaki bi banka oturmanızın tepki çekmesi normal geldi
+1
elorelia
(14.06.26)
evlilik kurumu ve 5+ yıl, "biz ne alaka?" diyor şu an.
bahsettiğiniz sorunların bunlarla ilgisi yok. meseleyi genelleyerek basitleştirmeyin ve size özel sorunlarınıza odaklanın derim.
+1
lil siztah
(14.06.26)
Terapiste gitmelisiniz. Gitmek istemeyen bir taraf varsa da boşanın, evli kalıp hem çocuğa hem kendinize zulmetmeye gerek yok.
Konu özelinde, illa davet etmeleri gerekmiyor birlikte bir yere gidilmiş oturun boş yere işte, hepinizden nefret ediyorum der gibi gidip başka yere oturmaya gerek yok. Ayrıca eşiniz sinir hastası falan mı? Çocuğa neden kötü davranıyor, size olan sinirini çocuktan çıkarıyor sanırım, her iki tarafa da tedavi şart.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Ya evlilik deneyimim 0. Fakat meraktan soruyorum hic uzun bir tatile gittiniz mi yakin zamanda? Belki is hayat stresi senden cikariyordur.
0
inte17
(14.06.26)
o kucumsediginiz hapis durumu bence onemli bir.
bir insanin bir kadini en hassas oldugu an hamilelik lohusalik zamanlari. o gunlerde ne yaptiysa omur boyu ya cefasini ya vefasini cekersiniz.
ben olsam once kendi hatalarimi bir kabullenir bir de bunun icin cok ciddi ozur dilerim.
neden ve nasil oldugu onemli degil, siz bir cocuktan mesulken otadan kayboldunuz.
yine size hep kiziliyorsa bir sebebi vardir.
evlilik hakkinda veya cocuk bakimi hakkinda ne kadar bligili ne kadar ilgilisiniz. ne kadar kitap okudunuz.
3,5 yas cocuk demek ortada 3,5 senedir cok siki calisan bir kadin var demek oluyor. bunu ne kadar takdir ediyorsunuz
fakat butun bunlarda en onemlisi tabii esinizin hatasi ne olursa olsun bir yetiskin hele hele bir anne asla cocuguna siddet uygulamamali. muhtemelen bu cok sikintili donem onu tuketti eger bilincli bir anne de degilse cok zor saglikli olarak asilabilen donemler.
sizin cocugunuzun sagligi icin esinizle aranize acilen duzeltmeniz gerekiyor.
ve bunun icin biraz alttan almalisiniz.
+3
mavicorap
(15.06.26)
@sucvecezve boşanmak bu durumda çocuğu nasıl kurtarıyor onu anlamadım. kadın çocuğa da kötü davranıyormuş, adam evden gidince başbaşa kalıp kötü davranmaya devam edince iyice yalnız kalmaz mı çocuk?

ama kendiniz için boşanabilirsiniz evet. seviyorsanız öncesinde çift terapisi mutlaka tavsiye ederim, baktınız kurtarılacak bi şey kalmamış boşanırsınız.

çocuk çok fazla etkileyebiliyor, özellikle bakım yükü dengesizliği varsa başka alanlara da yayılan bir memnuniyetsizlik olarak ortaya çıkıyor, çünkü kendini sürekli haksızlığa uğramış ve yorgun hissediyor. ama hapis süreci daha fazla etkilemiş de olabilir tabi öyle hissediyorsanız. saygısı azalmış olabilir ya da utandığı veya üzüldüğü için size öfkeli olabilir. her durumda terapi iyi bi ilk seçenek bence. boşanma da ikinci bir iyi seçenek. kendi haline bıraktığınızda düzelmesi imkansız gibi bi şey
0
mezzosprite
(15.06.26)
Her şey tamam da keşke eşiniz de yazsa yaşadıklarını o tarafı çok merak ediyorum siz her seferinde duyuru açtığınızda
0
Hallegadola
(15.06.26)
10 seneyi devirmiş birisi olarak dünyayı ayaklarının altına serseniz "az öteye serseydin keşke" derler diyorum naçizane.

Evdeki gereksiz gerilimleri yok etmek ve kaynağına inmek bence erkeğin elinde, hiçbir adım atmayıp bir şeylerin düzelmesini bekleyemezsiniz.
+1
kimlanbu
(15.06.26)
bir noktada bağını koparmış eşiniz sizinle ve siz farkına varıp düzeltememişsiniz diye anladım. şimdi de o kopan bağın farkındalığı sizin canınızı acıtıyor, halbuki eşinizin canı daha önce acımış gibi.
hapis sürecinizin sebebi nedir bilmiyorum ama terk edilmişlik ve kızgınlık yaratmış ve bunu iyileştirememiş olabilirsiniz. hamilelik, lohusalık, çocuk bakımı duygusal olarak yalnız bırakılmış biri için çok zor. bazen kadınlar eşlerine olan öfkesini farkında olmadan çocuklardan çıkarıyorlar çünkü full time çocuk bakımı da ekstra bir yük ve altında ezilebiliyor. mesela onun yükünü ne kadar alabiliyorsunuz? çocuğu tek başına alıp parka çıkarıyor musunuz? hiç altını değiştirdiniz mi, yemeğini yedirdiniz mi, banyosunu yaptırdınız mı. ya da ev işleriyle ne kadar ilgilisiniz?
kısaca biri sizi övecek olsa hangi konuda överdi? ev içi sorumluluk paylaşımınız nasıl?
yukarda dedikleri gibi terapi bir seçenek. ama konuşmaya yanaşan bir eşiniz varsa terapisiz de çözebilirsiniz gibi geldi bana.
her boşan diyeni dinlemeyin. çözemezseniz değerlendirin boşanmayı.
+1
rayde
(15.06.26)
Bir tarafin surekli gunluk iletisimde memniniyetsiz, mutsuz ve sitemli olup da duzeldigini pek gormedim.Sizi uzmek istemem ama bunlar bence insanlarin kisiliklerinin bir parcasi.Degistirmeye calismak sinirli birine artik sinirli olma demek gibi bir sey.Esiniz size saygi duymuyor.

Sizin yerinizde olsam oturur rahatsizliklarimi konusurdum.En sonunda bosanmaya karar verirseniz muhtemelen kisa vadede bol aci cekersiniz ama 15-20 sene sonra iyi ki bosanmisim dersiniz.Bosanmazsaniz da kisa vadede aliskanliklar ve duzen kaynakli biraz stabilite yasarsiniz ama yillar sonra geriye baktiginizda mutsuzlukla gecen yillar gorursunuz.

Karar sizin.
+1
turkuaz
(15.06.26)
hocam sen kafanda karar vermişsin bizden teyit bekliyorsun.
0
duyuruuser
(15.06.26)
Ben evliyim ve birine boşan diye tavsiye vermek bana çok büyük bir şey gibi geliyor. Boşanmak öyle duyurudan tavsiye alarak karar verilecek kadar basit bir şey değil bence çok büyük bir olay. Bence iki insan arasındaki sevgi bağı azaldığı zaman tahammülsüzlük çok artıyor. Yani birini sevdiğin zaman onun yaptıklarına gıcık olmuyorsun bazı davranışları hoşuna gitmese bile. O sevgi bağı da bence şöyle zedeleniyor zaman zaman, bir taraf evin yükünü fazla üstlendiğinde gerçekten kendini çok yalnız hissetmeye başlıyor. Belki de eşin gerçekten evin yükünü çocuğun yükünü fazlasıyla üstleniyordur Bu da onun tahammül seviyesini azaltmaya başlamıştır ve sana olan sevgisini azaltmıştır. Eğer ikiniz de Birbirinizle iyi geçinmeye ve evliliği devam ettirmeye gönüllü iseniz Bence profesyonel yardım almalısınız. İlla ilişki terapisti değil Siz de bireysel olarak bir Psikolog yardımı alabilirsiniz. Belki de insanlar size normal davranıyordur da siz fazla Alıngan davranıyor olabilirsiniz Biz Bunu bilemeyiz Veya siz fazla Alıngan davranıyorsanız da Bunun mutlaka bir açıklaması vardır biz bunları bilemeyiz sizin yaşantınızı bilmiyoruz sonuçta. Eşinizin çocuğa sınır koymak için fiziksel müdahalesi olması şiddet içermediği sürece normal ama olay şiddet boyutuna varıyorsa Bence o kadının yine tahammül seviyesinin düşmesiyle açıklanır bu durum. Belki siz yeterince destek olamıyorsunuzdur O yüzden o da artık ne yapacağını şaşırıp bu tür yollara başvurmak zorunda kalıyordur. Dediğim gibi biz bunları bilemeyiz o yüzden Siz bu işi bir bilene sorun danışın derim.
+3
Sadece soruyorum
(15.06.26)
almanya'da adin hans olsaydi coktan bavulunu alip gitmistin. ama turkiye'deki mahmut oldugun icin kadin dul kalir, cocukla napicam, millet ne der gibi korkularin oluyor. tamamen seninle alakali bir durum kanki. ya bu deveyi gudecen yada get the hell out here diyip yol alcan.
+1
buenosdias
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-4
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+7
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(10)

Turkiyede maaslar nasil?

inte17
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sor
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.

Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sorunca "inanma insanlarin cok kucuk bir yuzdesi 70+ kazaniyor" gibi bir seyler demisti.

Simdi iki kisilik bir ciftin evine aylik 100-120k giriyorsa refahi iyidir diyebilir misin? Tekrardan soyluyorum Istanbul disi icin konusuyorum cunku Istanbulda giderlerin ekstra fazla oldugunu tahmin edebiliyorum.
0
inte17
(12.06.26)
Mavi Yaka 35 40 ortalama bence.
İlla daha yüksek alan da vardır da düşük alanlar ortalamayı aşağıya çekiyor.
Beyaz yaka da özellikle başlangıç bu civarlardadır.
0
denizciman
(12.06.26)
beyaz yaka maaşlarını yazabilirim, hangisini merak ediyorsun?

mesela mali işler departmanı için başlangıç maaşı 50k TL. uzman yardımcısı. daha azına personel bulamazsın ki biz bulamıyoruz. yönetmen maaşı 80k TL, yine onun altına bulamıyoruz. müdür maaşı 120k TL. bunlar asgari tutarlar, gerçekten de daha altına mümkün değil bulamıyoruz. kurumsal parası bol şirketlerde mali işler uzmanı 80k-120k arası, müdür 180-200k normal. direktör, grup müdürü asgari 220 ister, 250 üzeri yine normal rakamlar. mavi yakanın maaşı bir tık düşük gibi gözükse de fazla mesai ile çift maaşa yaklaşırlar.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
3-5 bin dolar maaşlar ne güzel de telaffuz ediliyor. bu elemanlar ne yapıyor ki bu kadar maaş veriliyor. şirkete katkıları ne kadar acaba. kıskanç Almanya'da ile bosch da çalışan mühendis 3000euro maaş alıyor. burda işçi 2000-2500 euro maaş alırken eylem yapmaya kalkıyor iş bırakıyor. kurlar bu kadar düşük kalmaya devam ederse yakında maaş alınacak bir iş kalmayacak herhalde.
-3
gercekdunya
(12.06.26)
şu rakam iyi midir meselesi tamamen yaşam standardınızla alakalı.
ev kira mı, okuyan çocuk var mı, tatil alışkanlığınız, dışarıda yeme içme... yani bunların hepsi etken. istanbul dışı da olsa etken. kendim için konuşursam eğer yeterli değil mesela o rakam.

www.instagram.com
-2
elorelia
(12.06.26)
yarı kurumsal diyelim 3k çalışanlı şirkette muhasebe uzmanına 50-70 bandında, sorumlu 80 -100 bandında senede 1 yarım maaş var, mesai veriliyor.
0
eja
(12.06.26)
2026 ocak ile beraber ort. beyaz yaka maasi net 50-100k arasinda, 60k'larda yogunlasmis sekilde. istanbul'da klasik levent sisli civari calisan beyaz yaka insanlardan bahsediyorum. kidem arttikca ya da yoneticilik titresi geldikce 150'lere dogru yaylaniyor.

mavi yakayi hic bilmiyorum.

tip doktoru arkadaslarimdan pratisyenler 100, asistan 140-150, uzman arkadaslarim 180+ civarinda aliyor.

memur maaslari zaten internette net yayinlaniyor. ornegin arastirma gorevlileri 100k civari, polisler 70-100k arasi vs.

yeni mezun yazilim muhendislerinde maaslar cok karisik ama 5+ yil deneyimlilerde de 120-240 arasi dalgalaniyor.
0
gitdaddy
(12.06.26)
türkiyede 60 80k maaş alan insan yüzdesi en fazla yüzde 5 olarak açıklandı. bilfen hatta özeldeki öğretmenler istanbul ankara izmirde değilse asgari ücretin biraz üstünü alıyor. özel okullarda o maaşlar yok.
kendimden örnek veriyorum. egede büyük bir ilçedeyim eşim ve ben memuruz. evimiz arabamız var. 1 çocuk var özel okula gidiyor. araç kredisi ödüyoruz. belki ayda 1 kere dışarda yemek yiyebiliriz. evden çıkmayıp mal gibi yaşarsak para birikir ki o paraylada o birikimle de bir şey olmuyor. istanbulda giderler daha pahalı tabii ki.
anadolu için konuşursak kiralar 15 40 arası değişir. araç varsa giderleri ayrıca çocuk özel okula gidiyorsa bir maaş gidelere gider. anadoluda kredin yoksa rahat yaşanır ama kalitesiz yaşanır. sonuç olarak kalitesiz bir hayatı çok pahalı yaşıyoruz. büyükşehirde de küçük şehirde de.
+2
mikahakkinen
(12.06.26)
maaşlı çalışan kesim içinde 100-120 binin ortalamanın üzerinde olduğu net. o konuda herkes hemfikirdir sanıyorum.

refah konusunda net bir fikir vermek için veriler çok yetersiz.
ailede araba var mı? çocuk var mı? aylık bu miktarı kazanan kişilerin ''refah'' kriteri nedir?
bunlar sonucu çok değiştiriyor.

çiftin kredi borcu vs si yoksa, çocuğu yoksa, 2.bir ev sahibi olma, birikim yapma gibi bir hedefi yoksa, tatil harcamaları vs pek yoksa gayet refah içindedir denilebilir.

yukarıdaki çiftten farklı olarak 2.bir ev sahibi olma fikri varsa, (afedersiniz dandik bir semtte sıçan deliğinden hallice metrekarelerde 1+1 dışında ise hedeflenen ev, o hedefe ulaştıramaz.)

çocuk varsa ve çocuğun tüm sağlık işlemleri devlet hastanesinde yapılıyorsa, çocuk herhangi bir ücret karşılığı spor, sanat, hobi, eğitim vs vs kursuna gitmiyorsa, devlet okulunda okuyorsa, farklı bir şehirde üniversite öğrencisi değilse veya özel kreşe giden okul öncesi çocuğu değilse bu çift geçinir.

çocuk varsa, çocuğun veya ailenin geleceğini garanti altına almak için yatırım/birikim yapılmak isteniyorsa, çocuğun eğitim masrafı varsa, söz gelimi özel kreşe gidiyorsa, liselere veya üniversiye giriş sınavına hazırlık amacıyla özel ders alıyorsa veya özel okula gönderilmek isteniyorsa, araba varsa, ayda 1 kez olsun, dışarda paralı bir etkinlik yapılıyorsa en basitinden tavuk dönerci harici normal ortalama, makul kalitede bir restoranda yemek yemek gibi, dengeli ve sağlıklı beslenmek için gerekli ortalama gıda tüketimi yapılmak isteniyorsa vs vs. bu çift hayatta kalamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
kimse de dememiş ki ben bu kadar maaş alırken niye geçinemiyorum diye. sadece eksiye basıp geçmişler. tr şartlarında şu anda ne kadar maaş alırsan al yetmiyor. bulgaristan da ki şirketimizde 1000 dolar maaş verdiğimiz adam öyle mutlu yaşıyor ki. her gün etini yiyor. akşam oldu mu şıkır şıkır giyinip mekana gidiyor. istediği gibi yiyip içiyor. hatta geçen hafta bir çalışan işe gidip gelmek için 600euroya pejo 206 araba almış, gayet de yetiyor.

herkes sistemin kölesi olmuş. aldığı araba, ev ile prestij sahibi olabileceğini düşünüyor. cebinin kalınlığı değilde beyninin derinliğinin önemli olduğunu bilmiyor. her neyse siz yine yanıtımı eksiye basıp, 150-200bin maaş alarak o beş para etmez güvenlikli beton evinizde oturup çakma suvlara binmeye devam edin. bunlara ulaşmak içinde borç ödeyip, ne konser, ne tiyatro, ne bir etkinlik yapıp ot gibi yaşamaya devam edin. elin yabancısı da işten çıkışta bir pub a uğrayıp bir kadeh içsin. sonra ev halkını alıp güzel bir yerde güzel bir yemek yesin. peşine de iyi bir yerde müzik dinlesin. ve bunların hepsini en azından haftada bir yapabilsin. en basiti kapı komşumuz Yunanistan'a giderseniz nasıl yaşadıklarını görürsünüz. adamlar dededen kalma evde hatta onda kalma eşyalar ile yaşıyor ama akşam oldu mu herkes dışarıda keyifte ve eğlencede. en önemlisi de insanlar gülümsüyor ve mutlu.

bunların soruyla ne alakası var diyebilirsiniz. evet bir alakası yok. sadece insanların bu kadar kanıksamış olması canımı sıkıyor.
-2
gercekdunya
(12.06.26)
satış sonrası kıdemli teknik destek mühendisine 75 - 90 bin arası vermeyi düşünen distribütör duydum.

romanya'da it support turkish speaker'a home office'te çalışırken 7000, giriş seviyesi yazılım satış turkish speaker'a 9000 lei fiyat çekiyorlar.

romanya daha çok tercih edilesi.

o yüzden bir türlü dönemedim ben de.

hiç ayrılmayacaktım belki.
0
rain when i die
(12.06.26)
(8)

Ben ev alabilir miyim? Detaylar asagida

benaslinda
Selamlar,Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kena
Selamlar,

Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kenarda bir birikmisim de yok, ne kadarlik bi ev alabilirim, ne kadar kredi cikar aylik 100k odeme yapabilirim gibi.

Yakin zamanda benzer deneyimi olan varsa duymak isterim.
Tesekkurler simdiden.
0
benaslinda
(11.06.26)
Bana 4 milyon kredi çıktı 120 ay aylık ödemesi 120.000 lira gibi bir şeydi.
Ben tercihimi 60 ay 3.5 milyondan yana kullandım, aylık ödemesi 120 civarı. 120 ay 3.5 milyonun da aylık ödemesi 90.000 lira civarı genel olarak.
Evin tamamına kredi çıkmaz. 7 milyona kadar evin %80'ine kadar kredi çıkıyor ama burada biraz da iş evi olması gerektiği tutardan gösterip göstermedikleri.
5 milyona kadar evlerde de %90'a yakın bir şey çıkabiliyor bankaya git öğren ne çıkar bana diye.
+1
denizgonen
(11.06.26)
Pesinatin yoksa olmaz. Araba satmayacaksan ayda odemek istedigin kredi tutari kadar miktari erimeyen bir varlikta pesinat olarak biriktir. Daha sonra bir iki seneye ortalama bir evi krediyle alabilirsin.
+1
osssy
(11.06.26)
Banka konut kredisiyle ev almak için iki sene kadar peşinat biriktirmeniz uygun olur.

Ya da konut finansman şirketlerine yönelin. Onların işleyiş tarzını araştırın.
+1
Mirket
(11.06.26)
finansman şirketlerinde de peşinatınız yoksa kuraya gitmek zorunda kalıyorsunuz. peşinata ihtiyacınız var :(
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(12.06.26)
İş sektör nedir acaba,iş garanti mi.
Bugün çıksanız 100 k yı ödeme durumunuz ya da 200 k maaşlı iş hılma durumunuz ne olur?
Şahsen krediyle ev aldıktan birkaç ay sonra işsiz kaldım,ve hatta iş de bulamadım.kör topal gidiyorum şu an mesela yine de. Benzer bir duruma ne gibi bir önleminiz olabilir,hesap kitap iyi yapmalısınız
+1
denizciman
(12.06.26)
arabayı satmak istemiyorsunuz ve kenarda birikmişiniz yoksa ev alamazsınız ki zaten.
0
elorelia
(12.06.26)
bir şekilde birimkim yapıp harcamaları azaltıp 70k kenara koysan her ay 2 senede 2m toplasan üzerine kredi çekip ev alırsın, krediye girmeden birşey sahibi olunmuyor 1+1 ile başla ilerde satarsın, yine üzerine ekleyip oda sayısı arttırırsın böyle üzerine koymadıkça olmuyor. kiradan kurtul ev al kesinlikle alamıyorum diye salma
+1
eja
(12.06.26)
Hocam yanlış bilmiyorsam 5 milyon'a kadar ekspertiz değeri olan evlerde %90'a kadar kredi çıkabiliyor diye bir yazı okumuştum. Ama bunu bir bankaya danışın.
0
anten
(12.06.26)
(6)

5 yaş üzeri çocuğa online veya offline oyun önerisi?

mikahakkinen
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)roblox, minecraft ..vb.
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)
roblox, minecraft ..vb.
0
mikahakkinen
(11.06.26)
linc is coming ama 5 yasindaki cocuk bilgisayar oyunu oynamamali bence
+8
pasaklıpepee
(11.06.26)
şekilli sudoku, puzzle, lego önerebilirim.
yükselen zeka setleri var.
onun dışında yazdıklarınız bilgisayar oyunları olmaz bence kesinlikle. bağımlısı oluyolar zaten sonra. ha zeka geliştirici başka bir bilgisayar oyunu vardır bilemem onu.
ekran karşıtı değilim bu arada.
+1
elorelia
(11.06.26)
"lego city undercover" lego'nun çokça esprili açık dünya oyunu. tek ekran çift kontrol şeklinde birlikte oynanabiliyor.
0
engelbert humperdinck
(11.06.26)
Çocuğa 3 yaşına kadar ekran vermedim. Arada ben bir bakıcam diyor. Açtığım çizgi filmi bile yarım saate sıkılıp kapatıyor. Ben de ekrana karşıyım ama teknoloji çağına doğan çocuklar. Beni linçleyecek adam 1 dk bile ekran göstermemeli ki gelip bana laf etmeli. Ebeveyn olupta beni anlamayacak insanda bu platformda yoktur. Ayrıca ben psikoloğum, ama mükemmel bir ebeveyn değilim. Burda bu konuda beni linçleyecek adam varsa alnını karışlarım.
0
🌸mikahakkinen
(11.06.26)
Mentalup
+1
kullanicadi
(11.06.26)
kardeşim 4 yaşındayken klavyeye bakmadan pes 4 oynuyordu. bence abartıyoruz bazı şeyleri. zekasından da bir şey kaybetmedi ilkokula başlamadan okumayı sökmüştü.

kendisini yormayacak güzel macera ya da fc vs oynayabilirsiniz birlikte bence
0
Hallegadola
(12.06.26)
(13)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(12.06.26)
(10)

Anneme kizmakta haksiz miyim?

another satisfied lover
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin co
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin cok yukseldigi icin(altin bozup verecekti) ev alma hayallerine giristi. Ben defalarca onceligim araba, hem araba hem ev borcu odeyemem daha erken ev icin oyle bir gucum yok dedim ama olmadi dinletemedim. Neyse yavastan ikna oldu ondan sonra da bayramdan sonra bak bence(bayramdan sonra vereyim demek istiyor) piyasa duser falan ki alacak araba buldugumu bilmesine ragmen tanidiktan. Bayram tam oncesi de "altin cok dustu simdi bozduramam cok zarar olur" dedi ki ben zaten altin alip altin verecegimi soylememe ragmen. Bi de araci satan tanidigini biraz oyala falan diyor sanki cok net bilgi almis gibi hemen yukselecegini. Insan akliyla alay edilmis gibi hissediyor.

100bin lira kazaniyorum ayda ve istedigim borc hepi topu 500bin liraydi.

Simdi altin bu seviyelerdeyken de ben istemem cunku asil zarar simdi olur alirsam diye dusunuyorum.

Gunlerdir kafami yiyip duruyor bu dusunce. Universite 3. Siniftan beri calisiyorum. Anneme yuk olmayayim diye gelirim dusukken gittim en ucuz bolgelerde yasayip para biriktirdim bi duzgun ev kurayim diye. Bedelli paramin cogunu kendim odedim(gerisini de babam)

Ha bi de, altin bozma borc verme konusulirken onune gelene borc verdigini anlatti iyice delirdim. Ona verdim gec odedi cok ufak parca parca odedi vs vs dertlenip durdu. Bu da bende su dusunceye sebep oldu, herkese gelince veriyor bana gelince zarar olur bozamamlar, kulagin ustune yatmalar.
0
another satisfied lover
(11.06.26)
ya ben annemden kırk yıllık sırı kalkmış çinko tabağı istedim, çok güzelmiş diye. veremem dedi kadın ya la. el istese hamuduyla verir, evladına koklatmaz bi şey. boşver bana kalırsa. ya biriktir, ya kredi çek, annenden alma.
+5
antihero
(11.06.26)
100k geliri olan biri rahatça 500k kredi çeker. çekin kredinizi, annenize bile minnet etmeyin bu saatten sonra.
+4
shadowfollower
(11.06.26)
Alınmakta haklısınız.
İnsanlar yaşlandıkça paraya düşüp böyle mantıksız tavırlar sergileyebiliyorlar. Ben olsam, keşke baştan hiç oyalamasaydın diye ufaktan çemkirir, parayı başka temin yollarına yönelirdim. Zira bu saatten sonra verse bile lafını yapacak gibi duruyor; gitti düşükten bozdurdu bilemem ne diye konuşsa, iyice tepeniz atacak.. Kısacası anneden para alma konusunu kapatıp önünüze bakın derim.
+5
lil siztah
(11.06.26)
Geçen sene akrabadan alıp bana altın borç verdi benimki. Birkaç kere darladı ne zaman ödeyeceksin diye. Topladım, iade edeceğim. Benimdi o altınlar, geri istemiyorum demez mi. Sevinsem mi, kızsam mı bilemedim. Akıl sır erdirmek mümkün değil gerçekten. Verirse alın, vermezse kafaya takmayın.
+1
auroraaurora
(11.06.26)
haklısın bence. benim annem böyle yapsa bozulurdum. hele ki imkanı varken, sağa sola altın borç verirken. imkan varsa geri bile istememeli aslında ama 500bin tl büyük rakam, anlaşılabilir. ama insan çocuğuna böyle yardım ederken altın düşer yükselir vs bu hesaplara girmemeli.
0
elorelia
(11.06.26)
annenize kızmayın. kendince "ev mi araba mı?" demiş ve mantıklı olan ev için uğraşmış.
bir de yok kazasıydı, yok değer kaybıydı, yok hız-it-serserilik diye düşünüp motor ve arabadan korkuyorlar.
imkan varsa ev almayı düşünün. gönül koymayın.
-1
MtKrt
(11.06.26)
Zamanında kararınızın arkasında durup "çok uygun bu araba kaçmaz" gibi daha kararlı davransaydınız veya gidip kredi/eminevim şeklinde ilk düşündüğünüz gibi çözseydiniz şimdi bu kadar kızgın olmazdınız.
Sonuçta anneniz sebep olmuş da olsa araba hayali suya düşen sizsiniz. Daha çok sahip çıkmanız gerekirdi ihtiyacınıza.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(11.06.26)
kimden olursa olsun dolarla, altınla para kazanmıyosanız bu şekilde borç almayın.

diğer taraftan çekin kredi basın geçin. kızmakta haklısınız ama yaş ilerleyince böyle özellik açıyor büyükler, dert etmeyin.
+4
gurur
(11.06.26)
arabanın masrafı çok, 100 bin gelirle araba alırsanız asla ev alamazsınız demeye geldim.

şirket arabası kraldır.
-2
kveldulv
(11.06.26)
icten ice haklisiniz ama bence rasyonellik beklemeyin boyle durumlarda annenizden. verirse ne ala, ama vermeyecemis gibi planlamaniz hem sizin akil sagliginiz hem de annenizle olan iliskiniz icin daha iyi.

kredi cekin, hayallerinizdeki araba standardini dusurun, daha uygun biseyler bakin, ama kendiniz halledin.
0
taurina
(12.06.26)
(5)

vatanım sensin dizi ile alakalı bir soru

elorelia
spoiler var uyarayım. şu an 6. bölümdeyim. ali kemalin ailesini bulmak için gemi ile kaçtığı dönem.dizide ailenin üvey oğlu ile öz kızları arasındaki aşk durumunu bir ben mi kafamda oturtamadım. ali kemal küçükken üvey olduğunu öğreniyor ve zamanla üvey kız kardeşine aşık oluyor. iğrenç bir durum ta
spoiler var uyarayım.

şu an 6. bölümdeyim. ali kemalin ailesini bulmak için gemi ile kaçtığı dönem.

dizide ailenin üvey oğlu ile öz kızları arasındaki aşk durumunu bir ben mi kafamda oturtamadım.

ali kemal küçükken üvey olduğunu öğreniyor ve zamanla üvey kız kardeşine aşık oluyor. iğrenç bir durum tabi ama buraya kadar anladım. ama üvey kız kardeş de öz bildiği abisine aşık gibi davranıyor, yunan komutanla onu kıskandırıyor. ama onun üveylik durumundan haberi yok. kızlar bilmiyolar abilerinin üvey olduğunu. yoksa biliyorlar da ben mi kaçırdım?
-1
elorelia
(10.06.26)
kızlar ve çocuk büyükken evlat edinmiyorlar mı zaten? ilk bölümlerde gösteriyordu. eve geldiğinde eşek kadar çocukmuş 9-10 yaşlarında gibiydi.

yine de iğrenç tabi ama kızlar biliyordu öz olmadığını.
0
yenibirgüzelnick
(10.06.26)
En başından itibaren herkes Ali Kemal'in üvey olduğunu biliyor. Kendisi de dahil.
0
evrim halkasi
(10.06.26)
Ben Cevdet komutan Ali Kemal'i bebekken buldu ve evlat edindi diye biliyorum.
O yüzden Yıldız'la aşkları bana da iğrenç geliyor.
Düpedüz ensest bu. Kan bağı olmaması bir şeyi değiştirmez.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
FİNAL SPOILER'I !!!

Ayrıca Leo'nun yaptığı da iğrençti. Kendi kuzenini öldürdü ve halkına ihanet etti. Cevdet ne olursa olsun onun babasının katiliydi.

Leo, savaşta haksız taraf olduklarının bilincindeydi, vicdanı rahatsızdı.
Ama kendi halkına ihanet etmek yerine uzaklara gidebilirdi. Savaşa katılmayıp İzmir'i terketmeliydi.

Türklerin kazanmasına çok büyük katkısı olsa da ailesine ve halkına ihanet etti.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
ilk bölüme baktım tekrar. ali kemal bulunduğunda bebekmiş. abi dediklerine göre kızlar sonradan doğmuş. ali kemal üvey olduğunu da 6-7 yaş civarı öğreniyor. kızların ne zaman öğrendiği net değil ama onlar da sonradan öğrenmiştir. yani böyle bir dizide bu ensest hikayeye ne gerek vardı anlayamadım. üvey müvey kardeş kardeştir ya. neyse bıraktım izlemeyi zaten, aşırı dramatik ve uzun bir diziydi.
+1
🌸elorelia
(11.06.26)
(6)

robot / dikey / normal süpürge

bay b
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.karar vermekte güçlük çektiğim için sizler
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.

karar vermekte güçlük çektiğim için sizlerin fikrini almak istiyorum hangi tür bir süpürge alayım? ya da robot + ucuz bir dikey / normal vs gibi mi? normalde titizimdir ama bozuk süpürge 1.5 aydır seyahat vs derken ev tatsız bir duruma geldi artık bu işi çözmem lazım. teşekkürler.
0
bay b
(09.06.26)
bana kalırsa, titiz ve kabloluya alışık bir insan için, robot+ucuz dikey işi çözmez.
bizde dyson dikeyin en son modellerinden biri var ama, kablolu süpürgeyi çıkarmaya üşendiğimiz günleri kurtarıyor ancak. kafası her yere girmiyor; istemediği taneleri almıyor; zemine göre sürekli başlık değiştirmek gerekiyor vs.. ucuzu bu kadarını da beceremeyecektir.
bu sebeple o kombinasyon titizi tatmin etmez diyorum. kablolu miele öneriliyor, bir bakın derim.
0
lil siztah
(09.06.26)
eve normal süpürge şart, robotta insani yönden şart. robot yuzelsel alsada halının içindeki en dipteki kumu çekmiyor.
6000 pa robot var üzerine normal süpürge ile geçince alttaki esas kurum/mayt/dpteki toz geliyor. ayda 1 temizlikçi kullanıyor normal süpürgeyi, ben uzun süredir normal süpürge kullanmadım.
robotta kendi mopunu temizleyen alırdım şimdiki kafam olsa, ucuz ama çekişi iyi normal süpürge şart.
iyi robot +ucuz normal süpürge.
0
eja
(09.06.26)
robot, dikey ve normal var hepsinin de amacı farklı.

Robot kaba tozu alsın diye, dikey şarjlı hızlıca bölgesel temizlik için ve standart olan da kapsamlı temizlik için.

Şarjlılarla ev büyükse kapsamlı düzgün temizlik zor. Şarjı da bela çekim gücü de normal bir makinayla kıyaslanamaz.
+1
kimlanbu
(09.06.26)
tek başına robot ev temizlemek için yeterli bi ürün değil. dolayısı ile iyi bi dikey süpürge + robot diyorum. dyson bakılabilir. v10 var memnunum. yani bütçe durumunu bilmiyorum ama sıra ile alınacaksa önce dikey sonra robot.
0
elorelia
(10.06.26)
dyson falan hikaye bir süre sonra bataryaları eski gücünü kaybediyor.

dysona vereceğin parayla robot artı uygun fiyatlı kablolu dik süpürge al.
robotu paspaslı yapanlardan seçme. gereksiz pazarlama özelliği.
+2
duyuruuser
(10.06.26)
robot + karcher wd serisi.

robot süpürge rutin temizliği yapar. Olağan dışı bir durum olursa, karcher ile dalarsınız.
+1
babilfish
(11.06.26)
(20)

26 yas kadin 37 yas erkek iliskisi

Purple life
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.olur mu sizce?
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?

bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.

olur mu sizce?
-7
Purple life
(08.06.26)
adam kadını taze bir ten olarak görüyordu..
+2
birdirbir
(08.06.26)
Gayet normal yaşlar.
-1
benaslindayohum
(09.06.26)
Babamla annem arasinda 11 yas var. Kendi kendilerine tanisip beraber olmuslar zamaninda. Demek ki oluyor.
+2
synesthesia
(09.06.26)
@synth, bu konu özelinde adamin baska bir cocugu da var. Konu sadece yaş degil bu durumda.
-2
🌸Purple life
(09.06.26)
cocuk meselesi artik kadinin bilecegi is ne diyelim. sayfalarca entry var sozlukte bununla ilgili zaten.
0
synesthesia
(09.06.26)
kadın buna nasıl okey oluyo ki? adam açısından şahane. kadın açısından olmaz, olmamalı. yazık olur
+3
jelly bear
(09.06.26)
Seks bile olmaz.
-5
Cezcez
(09.06.26)
16 yaşındaki çocuk erkekse ,olmaz. Ortalık fena karışır malesef
+2
denizciman
(09.06.26)
olmaz diyoruz gelip eksi atıyorlar olur diyoruz mal mal tepki veriyorlar. valla artık 3 yaş bile fazla.
-1
mikahakkinen
(09.06.26)
Çocuklar olmasa yaş farkında sıkıntı yok derdim ama hem yaş farkı hem çocuk detayı olmaz bence.
Çok ciddiye almasın, takılsın derim.
-2
mutekebbir
(09.06.26)
çocuktan dolayı olmaz
-2
yenibirgüzelnick
(09.06.26)
Ben denemiştim olmamıştı. Ne isteyip, ne beklediğine bağlı değişebilir. Olduran vardır.
0
Kediyi üzdün
(09.06.26)
Bence zaten seks olur, temeli seks olur bu iliskinin. Ayrica cocuk da buyuk sayilir, uni muni vesilesiyle 2 seneye baska eve cikarsa cocuk da bir faktor sayilmaz bence.

Olabilirligi var.
+1
baldur2
(09.06.26)
olur bişe olmaz.
+2
kveldulv
(09.06.26)
Adam zenginse olur. Olmuşu var, hala devam ediyorlar.
0
duhan
(09.06.26)
olmasa iyi olur.
0
lil siztah
(09.06.26)
başka erkek mi bulamadın derdim. yaş farkından dolayı değil çocuklu olmasından dolayı.
0
false pretension
(09.06.26)
oğlanın çocuk olmasa çok süper olurdu.
benim de hayalim açıkçası 10 yaş farkı.
0
rain when i die
(09.06.26)
Sormak bile saçmalık.

Adamın belli ki çok parası var. O yüzden olmak isterse olur.
0
lazor
(09.06.26)
olmaz bence.
çok sığ düşünürsem hatta adam çok zenginse belki olabilir.
0
elorelia
(10.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
0
elorelia
(10.06.26)
(2)

Yaşlı birey için yatak güvenliği

egerbiryolcu
Geçen gün çok kötü bir şey oldu. İki yıldır bizimle kalan anneannem gece nasıl olduğunu anlamadigimiz bir şekilde yere düştü göz kapağı yanağı kanlar içinde kaldı. Sadede geleyim çok şükür daha beter bir şey olmadı da göz kapağına dikiş yaptılar. Yaşı da riskli olduğu için ameliyat olcak dediler. (L
Geçen gün çok kötü bir şey oldu. İki yıldır bizimle kalan anneannem gece nasıl olduğunu anlamadigimiz bir şekilde yere düştü göz kapağı yanağı kanlar içinde kaldı. Sadede geleyim çok şükür daha beter bir şey olmadı da göz kapağına dikiş yaptılar. Yaşı da riskli olduğu için ameliyat olcak dediler. (Lokal anestezi değil yani) Çok şükür sağ salim yarım saat içinde her şey oldu bitti yoğun bakıma da gerek kalmadı durumu çok iyi şimdi.

Ama...

Bizde artık bir korku oluştu. Aslında yattığı yatak yüksek değil. Köşe koltuk yani alçakça bir yer. Zeminimiz parke üstünde de kalın halı var. Önünde carpacagi hiç bir cisim yok. Tahminimizce uykusunda atak geçirdi kendini kaldırdı ve öyle yere attı. Çünkü bazı zamanlar deliryum atağı geçiriyor halüsinasyonlar görüyor ama öncesinde hep belirti veriyordu ve biz göz hapsine alıyorduk yanından asla ayrılıyordu bir kişi. koltuğun önüne yastıklar koyuyorduk beş altı defa kendini uykusundan attı ve biz hep tuttuk. Ama bu defa atak belirtisi vermemişti ve bu yuzden gözetimimizde değildi.

Bundan sonra demek ki her an her şey olabilir daha beteri olmasın diye biz bu güvenliği nasıl sağlayabiliriz? Yer yatağı olmuyor çünkü kamburu var yerden kalkması büyük problem. Yatak bariyerlerini araştırdım bizimki koltuk ve mindersiz olduğu için aparat takılacak bir yer yok. Büyük koltuk yastıklarımiz var çok güzel büyük ve yumusaklar ama bu defa biz odada yokken tuvalete gidecek olsa onlara ayağı takılıp düşer daha beter şekilde. Yani onlar uykuda düşerse çok iyi korur ama uyanık olup ayağa kalkacak olursa daha büyük problem çıkarır.

Geçici olarak yere evden bir minik bebek yorganı serdik. Başka nasıl bir ürün bakabilirim. Fotoğrafta yok ama üstüne bir de küçük bir yumuşak battaniye serdik. Bunlar korumaya yeter mi?

Yine fotoğrafta belki net belli değil ama yatak ve yer arası mesafe gerçekten baya kısa aslında. Yine kullanacağımız ürünün ayağına takilmamasi için yüksek olmaması gerekiyor.


hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
öncelikle geçmiş olsun. yattığı yer ortak yaşam alanı sanırım ama yine de önermek istedim. montessori yatak tarzı bi şey alınabilir mi?
www.dkcahsap.com.tr

yok yattığı yatak değiştirilemiyor ise ben olsam bi mobilya ustası vs çağırır sabit bir bariyer yaptırırdım. zor olacağını düşünmüyorum.
-1
elorelia
(05.06.26)
Yapabiliyorsanız battaniyeyi koltuk altına alın. Aradaki boşluğa da ayağı takılabilir. Saçma ama bazen olabiliyor böyle şeyler maalesef...
0
strawberry first
(09.06.26)
(10)

Camlı kedi çantaları rahat mı?

anaphylacticshock
Merhaba, 13. Katta oturuyoruz. İki kedim var. Hayvanlar bütün gün sadece gökyüzüne bakıyor. Evde sıkıldılar. Arada bir şu bombeli camlı kedi çantalarıyla dışarı çıkarmak istiyorum. Bu çantalar rahat mı? Kullanışlı mı? Kedilerden biri minyon ama diğeri iricene. Büyük olan sığar mı?
Merhaba,

13. Katta oturuyoruz. İki kedim var. Hayvanlar bütün gün sadece gökyüzüne bakıyor. Evde sıkıldılar. Arada bir şu bombeli camlı kedi çantalarıyla dışarı çıkarmak istiyorum.

Bu çantalar rahat mı? Kullanışlı mı?

Kedilerden biri minyon ama diğeri iricene. Büyük olan sığar mı?
0
anaphylacticshock
(05.06.26)
bunu en iyi bir kedi cevaplayabilir :)
ama bana kalırsa o kadar naylon bir şeyin içinde hele ki sıcak havalarda rahat olmaları mümkün değil. gökyüzüne kuş vs için bakıyorlar, çünkü avcı güdüleri tetikleniyor. çantadan baktırmanın, camdan baktırmaktan öte bir tatmin sağlayacağından şüpheliyim. dışarıda olduğunda daha fazla uyaran fark edecek ama koşup atlama-zıplama işine girişemedikçe belki daha da can sıkıcı olacak onun için. yine çok farklı değil ama daha konforlu olması bakımından tasmayla gezdirmeyi düşünebilirsiniz (gerçi onda da sokaktan virüs, kene vs toplama ihtimali var).
eyyorlamam bu kadar. iyi gezmeler!
+2
lil siztah
(05.06.26)
O çantalar çok zararlı. Özellikle yaz ayları için daha da sıkıntılı. Camlardan güneş öyle bir etki ediyor ki direkt sauna etkisi.

Bu arada hiçbir veteriner hekim önermiyor hatta özellikle o tip çanta kullananlara kullanmamalarını söylüyorlar.
+2
rock n roll
(05.06.26)
2 kedim var. ikisi de nefret ediyor. çok sıkışık, dar.

sıcak havalarda o çantalar çok tehlikeli. veterinerler uyarıyor. havasız kalıyorlar ve köpek gibi dili dışarıda solumaya başlıyorlar.
0
art cat chocolate
(05.06.26)
evde sıkıldıklarını nasıl anladınız onu merak ettim :D kedi ya hani bu.
evde durmakla o çanta içinde gezmek açısından bi fark olacağını sanmıyorum.
0
elorelia
(05.06.26)
Kedi tasması ile çıkarsanız? Hem kaçamaz hem de dışarının tadını çıkarır
0
mor oje
(05.06.26)
Bende cam yerine şeffaf plastikli var. Yarım saat gezince sırılsıklam oluyor kedi. Camda daha sıcak olur sanırım.
0
herzan
(05.06.26)
Merhaba, bendede plastik olanı var. Boxlara göre az delikli olduğu için kisin veterinere goturup getirirken benim acımdan iyi oluyor.

Kedim bir kac gun önce ameliyat oldu, antibiyotik iğneleri olduğu için veterinere gotururp getiriyorum ama kedi için işkence oluyor, hızlı nefes alıp vermesinden çanta sallanıyor, dili köpekler gibi sürekli dışarıda. Bendeki çantanın arka kismi açılıyor, filesi var. Filesini açıp hava aldirdigim halde bu şekilde. Zorunlu durumlar haricinde keyfi olarak yazın kullanmamanızı öneririm.

Bazen bende cantayla çıkartıyorum kedimi dışarı ama onlar için keyifli değil bence aksine çok rahatsız edici bir durum. Artık veteriner dışında ve çok zorunlu olmadikca çıkarmamaya karar verdim. Evde oldukça rahatlar. Çantayı görünce bile kacisiyor benimki. O kadar sevmiyorlar yani.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.06.26)
iki katlı kedi pusetleri var. fileli hem de püfür püfür. bizde var, çok memnunuz. plastik olanları önermiyor kimse genel olarak. sera etkisi yapar zaten mantıken.
0
inawen
(06.06.26)
Bende bundan var

www.trendyol.com

Fileden de izleyebilir dışarıyı. Benimki top halinde saklanmayı tercih ediyor ama :')
0
peki madem
(06.06.26)
Camlı ya da camsız, kediler alıştıkları ortamdan alınıp götürülmekten genellikle nefret ediyor. Kedi tasmasından da aşırı rahatsız oluyorlar, ben tasmayı denedim evin bahçesinde bile yere yapışık durdu hayvan.

Kediye bu şekilde müdahil olduğunuz sürece dışarı çıkmasının bir anlamı yok, strese giriyor. Ya bu sevdadan vazgeçin ya da riski alıp kediyi dışarı bırakın kendi keşfetsin. Ama ikinci seçeneğe benim cesaretim yok valla.
0
selamun aleykum kitty
(07.06.26)
(11)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
önce bi bisikleti zorla, onu bi çöz sonra motora yönel
0
edakkk19
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(6)

sağlık ocakları antibiotik yazamıyor mu?

eja
sorum başlıkta aslında, özel hastanenin yazdığı 3 adet bitti ama iyileşme yerine kötüleşme var, sağlık ocaına gitsem yazamıyor mu artık?(ps. kontrole git özele tekrardan diyecekler hastane 40 km uzakta)
sorum başlıkta aslında, özel hastanenin yazdığı 3 adet bitti ama iyileşme yerine kötüleşme var, sağlık ocaına gitsem yazamıyor mu artık?
(ps. kontrole git özele tekrardan diyecekler hastane 40 km uzakta)
0
eja
(03.06.26)
Yazabiliyor da sanırım doktorun gelirinden düşüyor.
0
izmitcan
(03.06.26)
rahatsızlığınız nedir? 3 kutu antibiyotik içtiniz ve düzelmediyseniz belki çare antibiyotikte değildir.
+2
elorelia
(04.06.26)
ilaç aile hekiminin yazabileceği bir ilaçsa reçete edebilir. ama iyileşmek yerine kötüleşme varsa sadece ilacı uzatmak yerine seni tekrar değerlendirmeleri daha doğru olur.
0
edakkk19
(04.06.26)
3kutu değil 1 kutu içinde 3 adet antibiotik, çare doktor yönlendirmesinde zaten doktorum iyileşme olmazsa antibiotiği arttırırız demişti konunun hastalıkla ilgisi yok
0
🌸eja
(04.06.26)
acile git orda yazarlar.
0
kveldulv
(04.06.26)
Bir kutuda 3 tane varsa muhtemelen azitromisindir. Eğer 3 doza rağmen hiç gerileme yoksa enfeksiyonda, başka grup antibiyotiğe geçmek gerekebilir. Doktora gidin.
+2
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
(7)

2-3 yaş oyun grubundaki çocuklara hediye ne alınır?

fistikthecat
doğum gününde biz hediye alıyormuşuz. 12 kişiler. ne alınabilir?
doğum gününde biz hediye alıyormuşuz. 12 kişiler. ne alınabilir?
0
fistikthecat
(01.06.26)
çıkartmalı dergiler
0
pide
(01.06.26)
ne alırsanız alın, hepsine aynı şeyi alın. sonra hediye paylaşıcaz derken birbirlerini yerler :D
+3
lil siztah
(01.06.26)
bütçe belirtmemişsiniz.
hepsi aynı yerde açacaksa hepsine aynı şey +1
herkes oyuncak düşüneceği için herkese birer tişört ya da bütçeye göre şort tişört takım olabilir.
-1
elorelia
(01.06.26)
Baloncuk yapan oyuncak, yapıştırma vs
+4
kaiserr76
(01.06.26)
Baloncuk yapan oyuncak, bayılıyorlar.

Sticker kitapları, oyun hamuru da severler.

Hepsine mümkünse aynı renk, tip alın ki problem olmasın.

Nice güzel senelere bu arada :)
+1
purplee
(01.06.26)
hepsine oyuncak müzik aleti alın aileleri çok sevinecektir.
şaka bi yana sticker kitaplarını çok seviyorlar,
alternatif olarak erkeklere araba
kızlara barbie türü bebek de olabilir.
hareketli oyuncakları çok seviyorlar.
-2
duyuruuser
(01.06.26)
baloncuk oyuncağı olmaz.

içinde hangi kimyasalların olduğu belli olmayan, nerdeyse yarım bardağa denk gelen bir sıvıyı barındıran, kapağı açıldığında hepsi birden dökülebilen bir tüp.

2-3 yaş çocuğunun sağı solu belli olmaz, kaşla göz arasında fondip bile yapabilir o plastik şişeyi.

bunun haricindeki bütün tavsiyeler +, değişik kutu oyunları 2-3 yaş için mesela; www.cimri.com grup halindelerse toplu halde bir şeyler yapmak için de eğitici oluyor bu tarz oyunlar
0
makbur
(02.06.26)
(4)

Schengen Vizesi Ilk Basvuru

optimistbakunin
Merhaba. (Genc bekar erkek)Temmuzda Fransaya gitmek istiyorum. Turistik. Daha once hic vizeye basvurmadim. Balkanlar muhru var oncesinde de kimlikli gurcistan gir cik vardi. Duzenli isim ve gelirim var. Banka hesabimi da rahatlikla sunabilirim. Dedigim gibi belki cok vaktim yok. Hangi belgeleri topl
Merhaba. (Genc bekar erkek)
Temmuzda Fransaya gitmek istiyorum. Turistik. Daha once hic vizeye basvurmadim. Balkanlar muhru var oncesinde de kimlikli gurcistan gir cik vardi. Duzenli isim ve gelirim var. Banka hesabimi da rahatlikla sunabilirim. Dedigim gibi belki cok vaktim yok. Hangi belgeleri toplayacagim ne yapacagim bilmiyorum ama herkes oncesinde hele bir randevu bul dediler. Vfs sitesinden yakin tarihlere bakmam gerekiyor sanirim. Yani tecrubelilere sorularim benim adim adim ne yapmam gerekiyor listeler misiniz? Sunu yap sunu yapma gibi taktikleriniz var mi, dikkatli ol vs gibi.
Biliyorum cok olumsuz haber var schengenle ilgili, benim gibilerin reddedildigini de duydum ama maalesef almam gerekiyor vizeyi.
0
optimistbakunin
(31.05.26)
VFS'den randevu bak. Fransa için Temmuz'a kadar alabileceğini sanmıyorum
0
stefano
(31.05.26)
- Hangi belgeleri toplayacagim ne yapacagim bilmiyorum ama herkes oncesinde hele bir randevu bul dediler.
+ İlk randevu. Belgelerin randevuyu yakın tarihli olması gerekmektedir. Diyelim tüm belgeleri 01 Haziran 2026 tarihli olarak aldınız ama randevuyu 30 Haziran 2026 gününe ayarladınız. Problem çıkartırlar.

- Hangi belgeleri toplayacagim ne yapacagim bilmiyorum.
+ VFS'de var evrak listesi.

- Sunu yap sunu yapma gibi taktikleriniz var mi, dikkatli ol vs gibi.
+ Randevuyu aldıktan sonra yardımcı oluruz.

- Yani tecrubelilere sorularim benim adim adim ne yapmam gerekiyor listeler misiniz?
+ İlk randevu
+1
put it in your appropriate place
(31.05.26)
önce randevu ama randevu bulmak çok zor. danışmanlık firmaları bile tarih veremiyor. biz de çok denedik randevuları açıldığı anda siteye girmemize rağmen denk getiremedik. zaten ya donuyor ya hata veriyor ya hiç giriş yapamıyorsunuz. yani çok fazla teknik engel var.

vfsden randevu alırken aynı zamanda fransa resmi sitesinden bi form dolduruyorsunuz ve bu formda da gitmek istediğiniz tarihleri ve kalacağınız yeri belirtiyorsunuz. bu açıdan önce tarihleri belirlemeniz lazım. daha sonra evrakları hazırlarken bu forma uygun bilet ve otel bilgilerini paylaşıyorsunuz çünkü. yani bi randevu alayım, rastgele tarih yazayım gibi bi durum yok. sadece o tarih aralığını da verebilirler çünkü.

herkes gerek yok diyor ama ben olsam masrafına katlanır ve bi danışmanlık firması ile çalışırdım.
-1
elorelia
(01.06.26)
randevu bulmadan bunların cevabını aramanın bir mantığı yok doğru. önce randevu. şuan en kolay danimarka randevusu bulunuyor ama o da daha önce schengini olmayanlar için tavsiye edilmiyor. zaten sonuçlanması da 40 günü buluyor, bugüne alsanız randevuyu temmuzun ortalarını bulur. benim tavsiyem de bir danışmanlık firmasıyla çalışmak. şansınız varsa yunanistan randevusu bulunabilir, düşük bir ihtimal. o da tek giriş verecektir, ama olsun önce yunanistana girip ordan fransaya geçersiniz.
0
zozjotejmnk
(01.06.26)
(3)

Sizce arabayı satsam mı?

tahirkemalbozoglu
12 bin dolar borç varArabayı 1 milyon 650 bine satip 1 milyon veya 1.200 milyon civarı bir araba alıp borcun büyük bölümünü kapatabilirim Ya da Ağustos ayinda 400 bin kredi çekip dolar alıp yine büyük bolumunu kapatmış olabilirim. 400 binin geri ödemesi 550 bin tlBu iki seçenekten hangisini yapmak m
12 bin dolar borç var

Arabayı 1 milyon 650 bine satip 1 milyon veya 1.200 milyon civarı bir araba alıp borcun büyük bölümünü kapatabilirim
Ya da Ağustos ayinda 400 bin kredi çekip dolar alıp yine büyük bolumunu kapatmış olabilirim. 400 binin geri ödemesi 550 bin tl

Bu iki seçenekten hangisini yapmak mantıklı sizce
0
tahirkemalbozoglu
(31.05.26)
Arabayı yükseltiyotsanız olabilir ama düşük modele geçişte, TL kredi alıp borcu kapatmak daha mantıklı.

Bilmediğiniz 2. El bir araç üzebilir, sorun çıkartabilir. Kasko, trafik derken 50 civarı ek gideriniz olur satış sonrası.
0
rhan
(01.06.26)
borcu borçla kapatıp üstüne borç miktarını artırıyorsunuz. kredi çekince borcunuz kapanmış olmuyor ki. mantığı anlamadım. ben olsam ilk seçenekten giderdim.
0
elorelia
(01.06.26)
benzer durumu yaşadım geçen sene arabamı sattım 1 milyon 300 bin tl ye yaklaşık 500 bin tl borç ödedim şimdi diyorum ki keşke arabamı satmasaydım çünkü yerine koyamadım
-1
atcapar
(01.06.26)
(5)

Ankara (Eryaman) Musluk Suyunda Koku

delicevat
Eryaman'da oturuyorum. Bayram tatili dönüşü musluk suyunda küf veya çamur kokusu benzeri bir koku farkettim. Ankara'da bunu farkeden/yaşayan veya konu hakkında bilgisi olan var mı?
Eryaman'da oturuyorum. Bayram tatili dönüşü musluk suyunda küf veya çamur kokusu benzeri bir koku farkettim. Ankara'da bunu farkeden/yaşayan veya konu hakkında bilgisi olan var mı?
0
delicevat
(31.05.26)
Aski'ye bu konuda yaptığım başvuru cevabı aşağıdadır.
basvurunuz ASKI SU ARITMA TESISLERI SB. MD. tarafindan cevaplanmistir: (Su kesintisi yasanmamasi icin sehirdeki muhtelif depolarda su depolanmaktadir. Bayram tatili dolayisiyla su tuketiminde azalma yasanmistir. Bu azalma nedeni ile depolarda biriken suda tat ve koku degisimleri olabilmektedir. Yapilan incelemelerde ve olcumlerde insani tuketim amacli sular hakkinda yonetmelik cercevesinde herhangi bir sorun tespit edilememis olmakla birlikte, tat ve koku sikayetlerine iliskin gerekli teknik calismalar devam. Etmektedir.).
+2
🌸delicevat
(31.05.26)
'Su depolarının periyodik temizlik ve bakımlarını usulünce yapmıyoruz' demek istemiş sanki.
Tesisat eskiliği de etkiler.
Apartmanınız yaşlıysa, tesisatı eskiyse ve veya hidroforluysa sizin deponun bakımı da etkiler.
0
Mirket
(31.05.26)
Yaşamkent de farkettik, baya baya küf kokuyor malesef.
0
sinematikcrop
(31.05.26)
dairenin su girisine 3 lü su filtresi takilabilir,
tabi ne kadar faydasi olur emin degilim.
0
designer
(31.05.26)
aaa aynı konuyu konuştuk dün. bir hafta yoktuk, cumartesi geldik ve sular kokuyor kesinlikle. ankara-batıkent.
0
elorelia
(01.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
İkisi de öksüz ve yetimse olabilir. İki taraftan birinin en ufak bir ailesel bağı varsa o işin bozulma ihtimali yüksek gibi
0
kendimefotograflarim
(06.09.26)
(5)

Folik asit gebelik

dfn4
Selamlar. Gebelik planladığımız için jinekolog folik asite başlamam gerektiğini söyledi. Ben de biliyordum zaten. Ancak internette düz folik asit değil de mutlaka metil folat formu kullanılmalı gibi şeyler görüyorum. Öyle bir şey söylemedi. Genel bi kontrol olduğu için kullanmaya başla deyip geçti.
Selamlar. Gebelik planladığımız için jinekolog folik asite başlamam gerektiğini söyledi. Ben de biliyordum zaten. Ancak internette düz folik asit değil de mutlaka metil folat formu kullanılmalı gibi şeyler görüyorum. Öyle bir şey söylemedi. Genel bi kontrol olduğu için kullanmaya başla deyip geçti. Detaya girmedik. Bir markanın broşürünü verdi ama onunla ilgili de pek bir bilgi bulamadım. Hangisini kullanmak lazım?
0
dfn4
(22.05.26)
metil folat biyoyararlanımı yüksek formu. elenatal'a bakabilirsiniz, bayağı popüler. Tek başına metil folat da Ocean'ın var.
0
nefertarii
(22.05.26)
kan değerlerinize bakıldı mı? şu anki folik asit düzeyiniz nasıl? ona göre de değişebilir. başka eksiklik fazlalık var mı onlara da bakılıp doğrudan prenatal vitamin de başlanabilir onlarda da folik asit bi miktar oluyor
0
mezzosprite
(23.05.26)
Gebelik öncesi folicus sonrasında da elenetal kullandım. Ama sorsalar farkını bilmiyorum:)
0
wild honey suckle
(23.05.26)
Eczacı daha iyi bilir bnce bu konuyu
0
turuncu tonlarda
(23.05.26)
Bana kadın doğum doktorum günlük dozu karşılayan herhangi birini kullanabilirsin, marka farketmez demişti. Folidoce kullanmıştım
0
elorelia
(24.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(12)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(7)

Bagajda kedi maması koku yapar mı

dolantindr
Merhabalar. Sokak kedilerine mama vermek için mama almıştım, bagajda uzun süredir duruyor. Bu mama paketi kapalı olsa da koku yapar mı. Biraz öyle bir koku aldim da. Teşekkürler.
Merhabalar. Sokak kedilerine mama vermek için mama almıştım, bagajda uzun süredir duruyor. Bu mama paketi kapalı olsa da koku yapar mı. Biraz öyle bir koku aldim da. Teşekkürler.
0
dolantindr
(12.05.26)
yapar. benimkiler mutfak dolabımda duruyorlar ve dolap kokuyor haliyle. zipli paket olmasına rağmen bunu yaşıyorum.

belki iki kat poşete koyabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.05.26)
yapar ama 2 kat poşet minimuma indirir.
0
surprise
(12.05.26)
Ben plastik erzak kabinda sakliyorum. Arabada hep olur. Koku şikayetim hic olmadi
0
narod
(12.05.26)
Yapar. Bir süre sonra burnunuz alışır, duymaz olur, kokmadığını bile iddia edebilirsiniz.
0
Mirket
(12.05.26)
Yapar. Fermuarlı/kilitli paket yahut paket mandalı kullandığınız poşeti bir kilitli saklama kutusuna koyacaksınız. O zaman yapmıyor. Biz öyle yapıyoruz.

Yani önce kilitli/fermuarlı paketinde. O paket de kilitli saklama kabında.
0
yadigar
(12.05.26)
Turşu bidonu en iyisi. 15 kiloluk bir tane var bende. İçine de minicik bir kepçe gibi bir şey koydum. Ağzını iyice kapatırsanız koku falan olmuyor. Poşetin yırtılması etrafa saçılması vs de yok.
Tertemiz.
Diğerlerini de denedim ama en iyisi bence bu.
0
asue
(13.05.26)
parça parça çift fermuarlı poşete koyup onu da büyük plastik kaplara koyarsanız iyi olur. mama dışarı koku veriyorsa zaten hava alıyodur, bayatlıyodur. bu da iyi bi şey değil.
-1
elorelia
(13.05.26)
(8)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(7)

Bu trençkotlar çok mu muhafazakar?

pembe nohut
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.1
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.

1- cdn.dsmcdn.com
2- cdn.dsmcdn.com
3- cdn.dsmcdn.com
4- cdn.dsmcdn.com
0
pembe nohut
(06.05.26)
Bence de 3 en guzeli ama muhafazakar gorunme endisesi yersiz bir endise bence.
0
baldur2
(06.05.26)
muhafazakar demezdim de, tarz olarak kötü derdim.
+4
mor oje
(06.05.26)
3'ün çok benzeri üniversite yıllarımda bende vardı(marks and spencer marka). benimkinde bele oturtan dikişler vardı; kemerini de arkadan bağlıyordum. eteklerle, palazzo pantolonlarla falan gayet güzel duruyordu.
yalnız boy uzun ve beden ince olmalı. ben genişleyince, üzülerek elden çıkarmıştım.
0
lil siztah
(06.05.26)
muhafazakar durmaz bence ama çok kötü. bir de muhtemelen trendyol vıttırıvızdık butik ürünleri olduğu için dikişleri, duruşu vs kalitesiz.
+1
elorelia
(06.05.26)
Kıyafette muhafazakar duruş biraz kombinle alakalı sadece bir ürün belirlemez ama bu görsellerin hepsi birbirinden kötü, şık değiller, bence hiçbir kombin bunu kurtarmaz.
0
mutekebbir
(06.05.26)
:D
daha güzel kumaş kalitesi olan ve daha iyi dikilmiş ürünleri satan "tesettür", "muhafazakâr" markaları var onlara bakabilirsiniz
0
black holes in the sky
(06.05.26)
Bornoza mı benziyorlar, fabrika işçi elbisesine mi?
+1
Mirket
(06.05.26)
(17)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(17)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
-1
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(1)

Petek bal hangi zincirden alınmalı?

dizicolleague
Perek bal gurmesi değilim, arada kahvaltıda yemek hoşuma gitti. Peynirci baba, Onur vb marketlerde buldum ama buradan bir öneri almak istedim.
Perek bal gurmesi değilim, arada kahvaltıda yemek hoşuma gitti. Peynirci baba, Onur vb marketlerde buldum ama buradan bir öneri almak istedim.
0
dizicolleague
(01.05.26)
Umay karakovan
Marketlerde yoktur ama online alabilirsiniz
-1
elorelia
(02.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(3)

bebek arabasina alistirma konusu

la mort heureuse
selamlar, tam 3 aylik bir bebegimiz var. ilk ay bebek arabasinda pusette kaldirima cikar cikmaz uyuyordu, yolda sarsintida ya da arabada pusetinde hep uyuyabiliyordu. 2. Ayla beraber etrafi fark etmeye basladi ve uyumaz oldu. Su an komple gitti, her yolu denedik asla uyumuyor. Uyumasin diyip ciksak
selamlar, tam 3 aylik bir bebegimiz var. ilk ay bebek arabasinda pusette kaldirima cikar cikmaz uyuyordu, yolda sarsintida ya da arabada pusetinde hep uyuyabiliyordu. 2. Ayla beraber etrafi fark etmeye basladi ve uyumaz oldu. Su an komple gitti, her yolu denedik asla uyumuyor. Uyumasin diyip ciksak bi sure sonra kucaga gelmek istiyor uzun sure durmuyor. Bu aylarda olan ve gecici bir durum mu yoksa bebegin mizaciyla mi ilgili, siz naptiniz alistirmak icin tavsiyeniz var midir?
0
la mort heureuse
(28.04.26)
Birkaç kez benzer bir durumda koltuktan kaldırmadan sarıldık ve sakinleştirdik.
bir yerden sonra alışıyorlar. Bazıları alışmıyor.
0
burfak
(28.04.26)
uyku aralıklarına dikkat ediyor musunuz? ilk ay kadar sık uyumaz ikinci ayında. bir-bir buçuk saat kadar uyanık kalabilirler. zamanla uyku aralıkları artar. uykusu geldiğinde çıkmayı deneyin.
benim bebeğim pusette katiyen durmazdı pusete koyup bir kere bile gezmeye çıkamadım eve kapandım resmen, altıncı aydan sonra puseti atıp normal bebek arabası + oto koltuğuna geçince hiç ses etmeden oturur ve uyur oldu. dönem dönem değişebiliyor huylar.
0
rayde
(28.04.26)
www.trendyol.com

şu şekil oyuncaklar asmayı deneyebilirsiniz.
bir de puset görüşü tamamen kapatıyorsa ondan da rahatsız oluyor olabilir. belki etrafı görmek istiyordur.
biraz bebekle de alakalı bir durum. bazı bebekler asla araba vs sevmiyor. ama ben olsam sonuna kadar alıştırmayı denerdim, kucakta gezmeye çok alışmasa iyi olur.
0
elorelia
(29.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
0
elorelia
(26.04.26)
(14)

bir arkadaşım ekolü

Rondak
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?atış serbest..
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)

bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?

atış serbest...
0
Rondak
(24.04.26)
Parayla bunu yaptırabileceği üniversite öğrencisi akrabası mutlaka vardır bence sizi de tatilde istiyor.
-4
enteg
(24.04.26)
Sende hanım ve çocukla gideceksen okey. Onun haricinde makam şoförü istiyor.
-2
etna
(24.04.26)
Bu ara ülkede neden gavatlık deyyusluk arttı acaba ya?
-16
Hallegadola
(24.04.26)
Bana neden o kadar saçma gelmedi acaba.
+7
benim bir gizli bildiğim var
(24.04.26)
size tatil ısmarlıyorsa düşünülebilir bi teklif. yok ısmarlamıyorsa saçma.
+1
elorelia
(24.04.26)
benim de bi arkadaşım uçak korkusu olduğu için tek başına uçamıyor ve bazen arkadaşlarından kendisiyle bi yerlere gitmesini rica ediyor, uçak biletlerini almayı teklif ediyor vs o yüzden bana da saçma gelmedi.
ama eşinin araba kullanmıyor oluşu saçma geldi, hangi devirde yaşıyoruz
0
mezzosprite
(24.04.26)
bu arada ben kötü niyetli bir şey kast etmedim, eşiyle tatile gidenlerde arkadaş ihtiyacı hep var eş çocukla uğraşırken mutlaka yalnız kalınıyor.
-1
enteg
(24.04.26)
bu bana teklif edilse; benim boş-beleş, vaktiyle ne yapacağını bilmeyen, kim çekerse oraya gidebilecek, tatil için hiçbir kriteri olmayan vs vs bi tip olduğumun ima edildiğini düşünür ve acayip uyuz olurum. arkadaşım ise, boşluktan 24 saat tavana bakarak yatıyor da olsa, aile tatiline şöförlük yapmasını teklif etmem. başka ulaşım aracı mı kalmadı?
nerden baksanız saçmalık..
-1
lil siztah
(24.04.26)
Samimiyet dereceniz önemli burda bence. Size saçma geldiğine göre o kadar yakın hissetmiyorsunuz. Ha bu arada ben de düşündüğümde bunu teklif edeceğim bir arkadaşım yok mesela, hanımla beraber tatil yapmak varken sırf araba kullansın diye arkadaşımı niye dahil edeyim?
0
kumandanim
(24.04.26)
Eksik veri ile değerlendirmek mümkün değil.
Samimiyet seviyesine, şoförlük teklif edilen kişinin mevcut durumunuza göre değişir.

Örneğin kişi evli mi bekar mı?
bir işle meşgul mü? Evetse, izin alması gereken bir işi mi?
aile bireyleriyle ne derece samimiyet seviyesi var? vs.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.04.26)
www.youtube.com

ben de çocuklu aileyim, valla çocuklu aileyle sadece çocuklu aileler anlaşır. bana gel deseler gitmem. burada önemli olan arkadaşının eşi. tripcan mı değil mi?
0
mikahakkinen
(24.04.26)
Karısı kafasının etini yemiş. Başka çare bulamıyor. Sizin kibarlık yapıp ben götürüp uçakla dönerim sonra da gelir alırım demenizi bekliyor bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.04.26)
nikini vermek istemeyen üye +1

senin gelmeni değil sadece soforluk yapmanı istiyordur.
0
kuzey li
(24.04.26)
tüm masrafını üstlense bile çekilmez. hem yancı olacaksın hem de sürekli onların keyfine göre oraya sür - buraya sür yapman lazım. bi de kafan attı bırakıp basıp gidemezsin.
0
orpheus
(24.04.26)
(11)

spot buzdolabı, çamaşır makinesi vs alıp sorun yaşadınız mı?

OgutucuRecep
arçelik markam mesela sitesinde 60.000 tl olan ürün spot yerde 25-30 bin tl.aşırı ucuz değil mi?sıfır diyor, kutusnda diyor 2 yıl garanti diyor?
arçelik markam mesela sitesinde 60.000 tl olan ürün spot yerde 25-30 bin tl.
aşırı ucuz değil mi?
sıfır diyor, kutusnda diyor 2 yıl garanti diyor?
0
OgutucuRecep
(23.04.26)
(Bkz:nasıl dolandırıldım)
+3
duptıs
(23.04.26)
Ben değil de yeni eve çıkan kuzenim birkaç eşyasında spotçu tercih etmişti ve çok kısa bir süre sonra gidip sıfır almak zorunda kaldı daha fazla para gitmiş oldu.
+1
mutekebbir
(23.04.26)
spot ürün demek, kolisi hasarlı veya taşımada hasar almış ama kullanım açısından bir sorunu olmayan ürün demekti. o yüzden eskiden uygun fiyatlı olurlardı.
şimdi spot diye sattıkları ürünlerin tamamı ikinci el.
o dükkanlara spotçu deniyor ama aslında ikinci elciler.

arçelik pahalı geliyorsa altus bakabilirsin. aynı fabrika yanı üretim aynı servis.
+1
my fault
(23.04.26)
Güvenilir yerden alırsanız sorun olmaz bence. Ablam da eşimin annesi sadece kozmetik açıdan kusurlu spot buzdolabı aldı. Senelerdir kullanıyorlar.
0
elorelia
(23.04.26)
Güvenilir yer,hmm.
Banka kartı kampanyaları ile biraz daha uyguna getirip 0 almanızı tavsiye ederim. Buzdolabı alacaktım geçen aynı meseleyi araştırdık baya spotu boşverip mahalleden arçelikten aldık en son.
0
denizciman
(23.04.26)
Şu an beyaz eşyaya 9 taksit olayı var. Ben olsam trendyoldan falan Altus alırdım her şeyi.
0
jackyr
(23.04.26)
arçelik aldım 54bin tl ye bayiden.
o da 7 taksit yaptı.
spotçular bana güvenli gelmedi aynen dediğiniz gibi.
0
🌸OgutucuRecep
(24.04.26)
eskiden bir sey farketmiyordu.
normal yetkili servisini çağırıp kurduruyordun.
ama yarı yarıya gibi fiyat farkı da olmuyordu.
şimdi değişti mi bilmem.
0
parka
(24.04.26)
Çoğu tamir edilmiş ürün satıyor. Öyle yok sadece kapısında ufak bi çizik vardı, yok efendim taşırken üzerinde toz görmüşler kalite kontrolden geçememiş vb. söylemlere hiç güvenmiyorum. Kolisinde dedikleri de sana kolisiz gelecek emin ol, neden kolisi olmadığıyla ilgili de mutlaka önceden üzerinde çalışılmış bir sebep beyan edecekler.
+1
dawsonscreek
(24.04.26)
Spotla 2 eli karıştırmayın. Spot beyaz eşyalar da sıfırdır. Sistem şöyle işliyor; ana bayi üreticiye aylık ödemesi var 200 bin açığı var diyelim. Spotçuları arayıp geliş fiyatının da altında hızlı bir şekilde satıp nakite çeviriyor. Vaya yıllık kotası var, 175 buzdolabı eksiği var. Bu siparişi veriyor ama spotçular için yapıyor bu işlemi. Çoğu zaman spotçu malı teslim bile almıyor. Spotçu Satışını yapıyor, bayiye teslimat adresini veriyor. Bayi son tüketiciye malı teslim edip kurulumu yapıp garantiyi başlatıyor. Spot budur.
0
ground
(24.04.26)
Asla spot a girmeyin

Sıfır büro tipi alın 6k falan

Güzel Dua nızı sonra edersiniz
+1
baldan kaymak
(24.04.26)
(8)

Yurtdışı gezisinde gün içerisinde terleme ve önlemleri

put it in your appropriate place
Gün sonunda banyo ile idare eder tabii de gün içinde terlemenin önlemlerini nasıl alıyorsunuz? Mayıs sonu 1 haftalık geziye gideceğim. Zaten terleyen biriyim, leşten beter olmayım.Merak ettiğim, hadi koltuk altı için roll-on aldım ama terleyen kısım sadece koltuk altı değil ki. Gezerken kokudan insa
Gün sonunda banyo ile idare eder tabii de gün içinde terlemenin önlemlerini nasıl alıyorsunuz? Mayıs sonu 1 haftalık geziye gideceğim. Zaten terleyen biriyim, leşten beter olmayım.

Merak ettiğim, hadi koltuk altı için roll-on aldım ama terleyen kısım sadece koltuk altı değil ki. Gezerken kokudan insanlıktan çıkmayım. Ne yapayım, nedir tavsiyeleriniz?
0
put it in your appropriate place
(22.04.26)
koltuk altını ve özel bölgeyi temiz tutmak
siveno roll on'un tavsiye edebilirim temiz içerikli ve iyi tutuyor
keten ya da pamuklu kıyafetler giymek
açık renk kıyafetler tercih etmek
0
black holes in the sky
(22.04.26)
Koltuk altı için deostick alırsanız bu mumsu olanlardan, onlar eriyerek koku da yayıyor.
0
Unde bach canim
(22.04.26)
Yiyecek ve içecekler kokuyu etkiler. Soğan baharatlar gibi. Buna dikkat edebilirsiniz. Seyahat boyu deodorant tavsiye ederim.
0
pembediken
(22.04.26)
Rexona clinical roll on. Kadın ve erkek için ayrı ürünleri var. Kullanıcı yorumları puanları çok olumlu.
Gideceğiniz yer çok sıcak çok rutubetli bir ülke ise, koltuklalti Botoksu yaptırabilirsiniz, terleme olmayınca koku da olmuyor, kesin çözüm.
0
deepness
(22.04.26)
Sabah duş alıp deo parfüm olayına girdikten sonra gün içinde terlemeniz o kadar kötü koku yapmaz, dışarı çıkmadan önce duş ve genel temizlik + deo ve parfüm.
0
kumandanim
(23.04.26)
Terleyecek bölgelere Bebek pudrası dökebilirsiniz. Onun dışında yedek kıyafet gerekli. Ama zaten sırtınızın teri koltukaltı teri gibi koku yapmaz bence.
0
elorelia
(23.04.26)
yetişkin bezi kullan.
-1
plastic_angel
(24.04.26)
yurt disinda gezerken su, tisort vb. ufak esyalarini koyacagin bir bez sirt cantasi al.Terledikce tisortu degistir.Ustte yazilmis.Gunluk dus alan biri gun icinde terlese de kokmaz zaten. Yeter ki terli tisortleri degistir
+1
turkuaz
(24.04.26)
(6)

waffle makinesi önerisi

cabuk kalkan boy stepsi
kullanıp da memnun kaldığınız makine marka önerileriniz bekliyorum
kullanıp da memnun kaldığınız makine marka önerileriniz bekliyorum
0
cabuk kalkan boy stepsi
(20.04.26)
tost makinesi varsa almanıza gerçekten gerek yok. ben aldım pişman oldum. tost makinesinde daha geniş waffle altlığı yapılabiliyor.
0
archmeister8
(20.04.26)
bendeki tost makinesi waffle yapabilecek gibi değil maalesef. aslında waffle kalıbı takılabilen iyi bir tost makinesi de işimi görür dediğiniz gibi. çiçekli böcekli kalıpları sevmiyorum düz geniş en iyisi.
0
🌸cabuk kalkan boy stepsi
(20.04.26)
Bende bu var (Turkiyede var mı bilemiyorum) ufak waffleları epey iyi yapıyor, yer de harcamıyor, fiyatı da süper. Dash Mini Maker Waffle
0
compumaster
(21.04.26)
ya benim komşum şundan almış: www.trendyol.com

geçenlerde bizim de canımız waffle çekti komşudan bu makineyi isteyip yaptık 5 dakkada oluyor ve çok güzel yapıyor. eğer uzun ömürlü olsun vs zaten sürekli yaparız diyorsan bütçen varsa bunu al. garantisi benim :)
0
Sadece soruyorum
(21.04.26)
Bende de Korkmaz A309 var. Hem tost hem waffle ızgaralı, kırmızı renkli olan. Internette sadece A309-03 görebiliyorum, o da sadece waffle yapıyor sanırım. Benimki çok basit, ısı ayarı falan olmayan dümdüz bir makine ama kullanışlı. Bulabilirseniz tavsiye ediyorum.
0
beetlejuice
(21.04.26)
www.hepsiburada.com

şunu aldım. gayet iş görüyor. erken alırsanız yumuşak, biraz daha geç alırsanız çıtır oluyor hamuru.
komşumda kiwi marka var. bendeki makinanın ızgaraları daha derin mesela kalın oluyor, kiwinin daha ince. artık zevkinize kalmış.
0
elorelia
(21.04.26)
(12)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(6)

İki Yaş Doğum Günü Hediyesi

rock n roll
Selamİki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
Selam

İki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?

Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
0
rock n roll
(14.04.26)
shadowfollower
(14.04.26)
Bütçeniz varsa magly manyetik bloklarla oynaması baya keyifli oluyor.
Çeşitli şekillerde olanları veya daha az parçalıları da mevcut. magly.com.tr
+2
rayde
(14.04.26)
www.amazon.com.tr tam ayrı ev çadır vs oyunu kurdukları dönemler o yüzden bunu da seviyorlar bu yaşlarda.
+1
pide
(14.04.26)
manyetik blok +1
+2
black holes in the sky
(14.04.26)
Manyetik blok +1

Bir de suyla oynamaya bayıldıkları için:
ty.gl
+2
ekimoloji
(14.04.26)
öneri verenler ya çocuksuz ya da 5+2 bahçeli villada yaşayanlar için öneri vermişler. bir eve hediye alırken boyutuna dikkat etmek lazım. biri çocuk için deva boyutta bi hediye getirse elden çıkarmak zorunda kalırım ya da depoda bekler. aynı şey aşırı sesli oyuncaklar için de geçerli.

www.trendyol.com
şunu önerebilirim ben de.
-2
elorelia
(15.04.26)
(7)

Zeytin Marka Önerisi

eisberg
İnternetten satış yapan hangi markayı önerirsiniz arkadaşlar? kavlak diye bir marka buldum ama kilosu 1000 tl falan, o kadar da çok olmasın :)
İnternetten satış yapan hangi markayı önerirsiniz arkadaşlar? kavlak diye bir marka buldum ama kilosu 1000 tl falan, o kadar da çok olmasın :)
0
eisberg
(14.04.26)
gemlik belediyesinin sitesinden alıyorum ben. www.gemtar.com.tr 2 kglık satıyolar 800 lira.
0
pide
(14.04.26)
kavlak denedim çok iyi ama çok pahalı cidden. indirimle 700e almıştım o bile pahalı.
0
jelly bear
(14.04.26)
kavlak kesinlikle. hepsiburada'da ve kendi sitesinde kampanya oluyor
0
mor oje
(14.04.26)
ferhatoğlu, nermin hanım
0
inheritance
(14.04.26)
Gemlikliyim ve tabi ki gemlik zeytini önereceğim. Kavlak alternatifi arıyorsanız solive yazıp aratın sitesi var köklü bir ailenin işletmesidir. Köylü Kooperatif ürünü isterseniz de katırlı koop. Zeytinlerinin online pazar yerlerinde satışı vardır.
0
rockinside
(14.04.26)
Buradan en iyisi kavlak mı anlamalıyız :)?
0
🌸eisberg
(14.04.26)
katırlı köyü olabilir siyah zeytinde.
0
elorelia
(15.04.26)
(55)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.