Giriş
(11)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(9)

parfum yeniliyor musunuz?

nibba
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
📊 parfum yeniliyor musunuz?
evet %10 (5)
hayir %90 (45)
-1
nibba
(26.02.26)
Abi kalıcılığı en dandik parfüm bile tüm gün kalıyor vücutta ama koku körlüğü oluştuğu için insanlar 2 saatte bir pıs pıs sıkıyor, çok gereksiz hareketler bunlar o parfümün kuruduktan sonra açığa çıkan notaları da çok güzel, çoğu kişi fark edemiyor onu.
+2
kizil karga
(26.02.26)
devamlı parfüm sıkıp kapalı mekanda duran insanlar gerçekten çok ağır duruyor. bence parfüm dışarı çıkmadan önce sıkılıp biraz dağılması beklenmeli. yoksa gerçekten koku çok yoğun. özellikle erkek parfümleri daha da yoğun.

tabi kaliteli parfüm ise. dandik parfümler hemen uçup gider zaten.
+3
nuevo
(26.02.26)
genelde kadınlar yapıyor, ben yakıştırıyorum açıkcası.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.02.26)
uzun zamandır aynı parfümü sıkıyordum. bi süre sonra asla kokusunu almamaya başladım. bilinen de bi parfüm ama bu ne tırt mı filan diye kendimi sorgularken bir gün farklı bi parfüm sıktım. ertesi gün saçımda kokuyordu hala. arkadaşın koku körlüğü diye bahsettiği olay muhtemelen. değiştire değiştire kullanmak lazım.

eşim (e) sabah sıkıp akşam işten geliyor. hala parfüm kokusunu alıyorum onun mesela.
-1
elorelia
(26.02.26)
Orijinal parfüm kullanıyorum yenileme ihtiyacım olmuyor çünkü;
1- parfümde kokunun oturması için uçarak 5-10 dk tam yerleşmesi gerekiyor zaten. Sürekli yenileme ile gerçek kokunun yerleşmesi de bozuluyor aslında.

2- burun zaten alıştığı için kişinin sürekli buram buram kokusunu almaması gerekiyor kalıcı olan parfümler akşama kadar kalıyor.

Hatta bir keresinde kıyafetle çok kapalı olacak bir yere parfüm sıkılmaması gerektiğini bu uçarak tam kokunun yerleşmesine engel olduğunu okumuştum hep boynumun yan tarafına sıkarım bu nedenle. Bu açılış kısmı parfümden parfüme değişiyor çok ağır başlangıcı olan parfümler var mesela sonradan koku yumuşuyor. Ben sevmiyorum ama 5 dk sonra tam koku değişmiş oluyor aslında.
+2
titanic kemancısı
(26.02.26)
K.

Yapmiyorum öyle bir sey.
0
Purple life
(26.02.26)
bir kere sıkılıp çıkılır evden cebimizde parfüm mü taşıyacağız. Kadınlara özgür bir durum o bile nadir.
ha benim arabada var parfüm unutursam evden çıkarken sıkıyorum.
0
jamswety
(26.02.26)
Misal sabah işe gittim, iş çıkışı da bir yere gidilecek ==> evet.
Yoksa gün içinde hayır.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
yanımda taşımam ama eve uğramışsam bi fıs daha sıkarım
0
paintov
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(8)

Dyson hava temizleyicileri kullananlar

selamun aleykum kitty
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
0
selamun aleykum kitty
(26.02.26)
Tam yanıt olmasa da bacasız aspiratör takıp karbon filtre kullanırsanız (yani havayı filtreden geçirip yine mutfağa verecek) bu da işe yarayabilir ve muhtemelen daha ucuza gelir.

edit: biraz fiyatlara baktım da Dyson muhakkak iyidir fakat o fiyatlar ne öyle? sharkninja fiyat/performans açısından iyi görünüyor ama ben olsam dediğim gibi 2000 liraya ucuz bir aspiratör alır karbon filtre takarım. pahalı cihazların da yaptığı temelde aynı şey; havayı bir filtre içinden geçiren basit bir motor düzeneği. yazık günah.
0
orient blue
(26.02.26)
Philips'inki var bende. Yemek kokusunu yok etmek için de kullanıyorum. Hızlı sonuç vermiyor ve aspiratörün yerini tutmuyor, ama nihayetinde ferahlatıyor evi.
0
auroraaurora
(26.02.26)
www.sharkninja.com.tr
mutfağınız çok büyük değilse bu gayet iyi. büyükse bunun üst modelleri bakılabilir.

yapay zeka çok detaylı yanıt veriyor. biz de dyson araştırıyorduk ama buna yönlendirdi. odalarda kullanıyoruz ama şimdi sordum, mutfak kokusunu temizlemek için uygun dedi. üstelik filtre ömrü açısından piyasadaki en mantıklı marka buymuş. içinde koku adaptörü de var.
-2
elorelia
(26.02.26)
karbon filtreli tüm temizleyiciler kokuyu alacaktır. markadan bağımsız.
+2
kisa
(26.02.26)
pandemide dyson'ın hava temizleyicisinden aldım. bize arkadaşımın köpeği geldiğinde bile ağız kokusunu algılayıp hızlıca çalıştırıyordu kendini ve gerçekten de havayı temizliyordu. yemek kokusu duyduğunda da direkt algılıyor. cep telefonun uygulamasından da evin hava kalitesini ölçümleyebiliyorsun.

ama maalesef 2 kere ürünü geri göndermek zorunda kaldım. birincisinde dönen başlığı dönmemeye başladı. ikincisinde de kumandası çalışmadı. aslında hep yenisini almak istedim memnundum çünkü ama pandemiden dolayı ellerinde stok kalmamıştı ve alamamıştım.

kısacası ben çok memnundum aslında. ama dreame, shark ninja ve philips övenler de var. kullanıcı yorumlarına bir bakın onların da isterseniz.
0
elektr10
(26.02.26)
yav her şeyi yapay zekaya sormaktan vazgeçin biraz okuyun izleyin araştırın. yapay zeka bunu dedi diye ürün alınmaz. shark hava temizleyiciler hakkında olumlu yorumdan cok olumsuz yorum var. kimse shark'ın hava temizleyicilerini önermiyor. shark'ta bluetooth yok. Dijital fonksiyon yok. Sessiz mode, uyku modu, genel mod gibi opsiyon seçenekleri yok. havasız ortamda filtreleri açıyor ve aşırı ses cıkarıyor. shark'larda en büyük sorun zaten ses sorunu.

xioami alabilirsin. fiyat permormans ürünü. arkadaşlarımda var. ve hepsi memnun. evde olmasan bile uzaktan kontrol edebiliyorsun. çok sessiz çalısıyor ve hafif.
-1
Başka
(26.02.26)
@başka

bundan sonra bi şey almadan önce sana soracağım o zaman.

hava temizleyen cihazda bluetooth aramıyorum zaten. hava temizleyici telefondan kontrol etmek gibi bir amacım yok. sence alırken bu özellik var mı yok mu, kontrol etmemiş olabilir miyim? sence biri 4 bin (ben alırken o fiyattı) biri 30 küsür bin tl olan iki cihaz arasında kullanım kolaylığı açısından bir fark olduğunu tahmin etmemiş olabilir miyim? sence cihazdaki mod ayarları neler, benim ihtiyacımı karşılıyor mu, çocuk uyutmaya çalıştığım odada hayvan gibi ses çıkarıyor mu diye bakmamış olabilir miyim?

uyumadan önce yüksek modda açıp yeterli hava kalitesini sağladıktan sonra mod 2ye düşürdükten sonra cihaz ses filan yapmıyor ayrıca. yüksek modda tabi ki ses çıkarıyor. evet cihazın ayarını değiştirmek, kapatmak için ayağa kalkmak gerekiyor. ve evet tabi ki bu durumu almadan önce biliyordum. kaynak; yapay zeka. eskiden google'dan araştırmıyor muyduk yahu. yani ben bu cihaz dyson'ın sağladığı her şeyi sağlıyor demiş miyim? hayır. mutfak kokusu için uygun mu demiş. yapay zekaya sormuşum. kaldı ki bu cihazdan evimde iki tane var. kullanım tecrübem de var. ama yanıltmamak için yine de teyit etmişim. kalanı zaten kişi araştırıp öğrenir.
0
elorelia
(26.02.26)
karcher öneriyorum. harika bir şey.
+2
klassno
(26.02.26)
(3)

dizlikler hakkında fikriniz nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
diz ağrısına bağlı olarak merdiven iniş çıkışlarda zorluk çeken yaşlı şehir hastanesine gidiyor. fizyoterapiste gönderiyorlar, x-ray çekiyorlar, mr çekmek istiyorlar, mr'ye iki defa gireceğini söylüyorlar. yaşlı, sgk dolandırıcılığı yapıldığını düşünerek mr'ye girmiyor. gelinen noktada merdiven çıkm
diz ağrısına bağlı olarak merdiven iniş çıkışlarda zorluk çeken yaşlı şehir hastanesine gidiyor. fizyoterapiste gönderiyorlar, x-ray çekiyorlar, mr çekmek istiyorlar, mr'ye iki defa gireceğini söylüyorlar. yaşlı, sgk dolandırıcılığı yapıldığını düşünerek mr'ye girmiyor. gelinen noktada merdiven çıkmak bir yana dursun inemeyen bir yaşlımız var. x-ray'den bir şey anlayamadıklarına göre dizlik gibi şeylerde şifa aranmalı mı?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.02.26)
başka bi doktor veya hastaneden şifa aramalı mantıken.
0
elorelia
(26.02.26)
kendi kafanıza göre dizlik kullanmanızı önermiyorum, bazı özellikli vakalarda dizdeki kireçlenme (osteoartrit) sürecini hızlandırabiliyor maalesef. başka bir doktor muayenesi öneririm.
+2
suicmeyenadam
(26.02.26)
sorun bizce kas kaynaklı.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(1)

Kiwi Pet su çeşmesi

strawberry first
İçin filtreleri nereden alıyoruz?Aradım, bulamadım ya da beceremedim. Bilemedim?Teşekkürler.
İçin filtreleri nereden alıyoruz?
Aradım, bulamadım ya da beceremedim. Bilemedim?
Teşekkürler.
0
strawberry first
(23.02.26)
ürünümüz bu
www.trendyol.com

amazondan almıştık, şu an mevcut değil ama hbde buldum.
www.hepsiburada.com
0
elorelia
(23.02.26)
(4)

Havalimanı sorusu

huladancer
Dalaman havalimanından Fethiye merkeze ulaşım nasıl oluyor?Ailem Fethiye'ye taşındı, ilk kez ziyaret ediyorum ve geleceğimden haberleri yok. Beni direk merkeze götürecek otobüs var mıdır yoksa taksiye mi kaldık?
Dalaman havalimanından Fethiye merkeze ulaşım nasıl oluyor?
Ailem Fethiye'ye taşındı, ilk kez ziyaret ediyorum ve geleceğimden haberleri yok. Beni direk merkeze götürecek otobüs var mıdır yoksa taksiye mi kaldık?
0
huladancer
(23.02.26)
kibritsuyu
(23.02.26)
@kibritsuyu Yanıklar'a gitmek için bu otobüsü kullansam nerede inmek en iyi olur?
0
🌸huladancer
(23.02.26)
ulasim.muttas.com.tr

şurda güzergah var.
yanıklar ilkokulu diye bi durak var.
0
elorelia
(23.02.26)
Aah tamam güzergah bende eklenti ayarımdan ötürü açılmamış. Başka browserda deneyince açıldı. Teşekkür ederim.
0
🌸huladancer
(23.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(6)

Kedinize hangi aşıları yaptırdınız?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinize hangi aşıları yaptırdınız? Kedim 7 aylik. Ben kuduz ve iki doz karma asi yaptırdım. Veterinerimiz başka asi yaptırmama gerek olmadığını söyledi. Ama için rahat etmedi. Bunlar dışında özellikle yaptırmak gereken bir asi var mı mutlaka yaptır dediginiz. Adini hatırlayamadığım bir asi
Merhaba, kedinize hangi aşıları yaptırdınız?

Kedim 7 aylik. Ben kuduz ve iki doz karma asi yaptırdım. Veterinerimiz başka asi yaptırmama gerek olmadığını söyledi. Ama için rahat etmedi. Bunlar dışında özellikle yaptırmak gereken bir asi var mı mutlaka yaptır dediginiz.

Adini hatırlayamadığım bir asi söyledi veterinerimiz başka kedilerle teması olacaksa, dışarı çıkacaksa, eve ikinci bir kediyi alacaksam vs. yapilmasi gerekiyormus. Kedimin başka kedilerle teması yok, dışarıyada evinde kedi olmayan yakınlarıma götürüyorum. Bunu söylediğimde veterinerimiz o zaman yapmamıza gerek yok dedi.

Kedim daire kapısını açtığımızda kapıdan kaçıp apartmanı gezebiliyor. Apartmanımıza sokak kedileri girebiliyor ve geceleri kalabiliyorlar. Geçen gün bir tanesi kapımızın önünde yatıyordu. Bu durumda veterinerin bahsettiği asiyi yaptirsam ıyi olur değil mi? Bu asi hangi asi olabilir?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.02.26)
parazit asisidir. yaptirin.
0
65 derece
(17.02.26)
iç dış parazitleri 2-3 ayda bir yaptırabilirsiniz
0
art cat chocolate
(17.02.26)
2 ayda bir iç-dış parazit. Yaz aylarında ayda bir dış parazit.
Senede bir kez kuduz ve karma aşısı.
Kuduz ve karmayı peş peşe yaptırmayın, arada bir haftalık bir süre olsun, ağır aşılardır. Kediye yazık.

Lösemi yaptırmanıza gerek yok, bazı veterinerler yapmak istiyor ama tamamen kazanç odaklı.
0
aynabugusu
(17.02.26)
Yazmayı unutmuşum, parazit asilarini düzenli olarak yaptırıyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(17.02.26)
lösemi aşısı olabilir. ama biz yaptırmadık.
0
elorelia
(17.02.26)
sizin bahsettiğiniz lösemi aşısı. bizim kedinin de normalde başka hiçbir kedi ile teması yok bizimki apartman kapısının önüne dahi çıkmıyor ama yine de yaptırdık. bizim vet ilginç bir şekilde aşırı derecede ısrarcı aşılar konusunda. psikolojik baskı yapıyor, ilerde hasta olursa 2 b,n liralık aşıyı yaptırmayıp 50 bin liralık olursunuz diyor. kediye yazık mazık bissürü şey anlatıyor. bir arkadaşımın da kedisi var onun veterineri de aynı sizinkinin dediğini demiş, başka kedi ile temas yoksa yaptırmayın demiş ama ben birkaç vete daha sordum durumunz varsa yaptırın dediler. çünkü ayakkabılardan vs de bir şekilde eve girebilirmiş hastalıklar. isterseniz yaptırn. biz 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz lösemi 1 kuduz yaptırdık, 1 yaşından sonra 1 doz kuduz 1 doz lösemi 1 doz karma yaptırdık. her sene böyle hatırlatma dozları yapılıyormuş. parazit ayrı zaten onu 4-5 ayda bir yaptırıyoruz. vet 2-3 ayda 1 yaptırın diyo da o kadar götürmeye gerek duymuyorum aşırı korunaklı yaşadığı için.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
(8)

Fransa vizesi

Dormicumm
Merhaba arkadaşlar.Mayıs ayı için ilk yurtdışı seyahatim olacak şekilde Fransa vizesine firma ile başvurmak istiyorum. Tecrübeli arkadaşlara sorum ; 10 yıllık devlet memuruyum .Üzerime araba mevcut ancak bekarım,cinsiyet erkek. Çıkma potansiyeli nedir ? Farklı ülkeye yönelmek mi mantıklı olur? Diğer
Merhaba arkadaşlar.Mayıs ayı için ilk yurtdışı seyahatim olacak şekilde Fransa vizesine firma ile başvurmak istiyorum.
Tecrübeli arkadaşlara sorum ; 10 yıllık devlet memuruyum .Üzerime araba mevcut ancak bekarım,cinsiyet erkek. Çıkma potansiyeli nedir ? Farklı ülkeye yönelmek mi mantıklı olur?
Diğer sorum seyahati 10 günlük planlıyorum ama aracı firma seyahat planınızı biz 5-6 günlük gösteriyoruz onlar zaten en az 30 günlük veriyorlar şeklinde ifade etti. Gerçekten 5-6 günlük çıkar mı maduriyet yaşamak istemiyorum.
0
Dormicumm
(16.02.26)
fransa nispeten kolay vize veren yerlerden biri. evraklar tam olduğu, şüphelenecek ciddi bir şey olmadığı sürece genellikle vize verir. ytd.
+1
matilda
(16.02.26)
başı ve sonu belli (konaklama ve ulaşım rezervasyonları ile kanıtlanabilir) seyahatiniz için yeterli uzunlukta vize alınamadığı takdirde zararınızı tazmin edeceklerine dair aracı firmayla yazılı bir anlaşmanız olsun. bunu garanti edemiyorlarsa başka aracı kullanın.

edit: siz 10 gün planladığınız seyahat için vize istiyorsunuz ama biz 5 günlük başvuruyoruz, zaten nasılsa 30 gün çıkıyor söylemi için anlaşma tavsiye etmiştim.
0
tnz
(16.02.26)
fransa verir. aracı firmaya gerek yok.
-1
jelly bear
(16.02.26)
Bu anlaşamaya aracı firmalar yanaşıyor mu acaba
0
🌸Dormicumm
(16.02.26)
eğer dikkatli biriyseniz (form doldurma işlerinden anlıyorsanız; rezervasyon tarihleri, izin yazısındaki tarihler ve formdaki tarihlerin uyumu vs.) ve evrak hazırlama işlerinde iyiyseniz kendiniz de başvurabilirsiniz.

ilk başvurunuzsa fransa, italya iyidir.

tnz'nin bahsettiği formu ancak konsolosluk imzalar sanırım :D
zira aracı kurum böyle bir garanti verebilse aracı kurum değil bizzat konsolosluk olur zaten.
-1
brkylmz
(16.02.26)
Cevaplar için teşekkür ederim
Peki 10 günlük bir seyahat planı için 5-6 günlük bir plan mı sunmak gerekiyor? Aracı firma o kadar süre gösteremeyiz nasılsa uzun süre verirler diye iletti.
0
🌸Dormicumm
(16.02.26)
Aracı firma bizden daha iyi biliyordur bu işleri ama genelde bu vize işlerinde sorun yaşayanların ufak uyanıklıklar ve minik yalanlar söyleyenler olduğunu sanıyorum ben. Bir de tabi kaçak çalışma riski olduğuna inandıklarına vermiyorlar ama 10 yıllık memurluğu yakacağınızı kimse düşünmez.

Mecbur değilseniz aracı firma kullanmayın. 10 yıldır memur olduğunuza göre basit birkaç formu doldurmak, doğru belgeleri toplayıp göndermek sizin için pek zor olmayacaktır.
0
michael_knight
(16.02.26)
geçen sene başvurduk aynı dönemde. arkadaşlara 1,5 ay, bize 6 ay çıktı. biz de danışman firma ile çalışmıştık. eğer evraklarınız tam ve yeterli paranız varsa fransa'nın red vermediğini söylemişlerdi. ama tem seyahat süresi kadar vize verilenleri de duydum. fransa özelinde mi bilmiyorum. direkt 30 gün veriyor diye bir şey yok bence. başka bir firmaya daha danışabilirsiniz.
0
elorelia
(17.02.26)
(11)

bağışıklık güçlendirici takviye tavsiyesi

kaptan maydanoz
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek. böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek.
böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
0
kaptan maydanoz
(16.02.26)
beslenmeleriniz nasıl? soğan-sarımsaklı beslenin evdeyken.
+2
art cat chocolate
(16.02.26)
zencefil shot olabilir mi? kendiniz de yapabilirsiniz. marketten zencefil alin ve kaynatip suyunu icin. onun disinda sarimsak da kuvvetlidir.
+2
Sour
(16.02.26)
@sour +1

zencefil shot beni inanılmaz toparlıyor.
0
summerjam0306
(16.02.26)
www.bionorica.com.tr
doktor önermişti.

eczacı arkadaş var. içinde çinko, c, beta glukan olan bir şey kullanın diyor.
başka bir eczacı da d vitamini iç, hasta masta olmazsın dedi.
0
elorelia
(16.02.26)
zencefil içersen uçuşa geçersin diyim
0
koela
(16.02.26)
Zencefil ama sık içince işe yaramıyor bende. 3 ayda bir falan 1 çay bardağı ve sade seyreltmeden
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
gingseng
0
jülsezar
(16.02.26)
hapla-otla çok sınırlı fayda elde edersiniz. öncelikle d vitamini, demir vs eksiklik varsa bir tahlil yaptırıp bunları kapatmak lazım. ardından kaliteli uyku, spor, beslenme ve yeterli su almak gerek.
+1
orpheus
(16.02.26)
İnternette bulduğumuz ve güvenilir olduğuna inanç geliştirmemizi sağlayabilen bir hesaptan çok çeşitli otlar kökler tohumlar vs alıyoruz, bir tanesi de hastalanacağını anladığında içilen bir şurup, şekersiz bir şey aslında. Onu ve yanında da 2 tane 1000'lik C vitamini çakıyoruz, biraz da sarımsak soğan çinko kullanıyoruz epey destekliyor.
0
yaren
(16.02.26)
oncelikle dahiliyeye gidip kan tahlili yaptirmalisiniz. bunlarda sorun yok ise ya da buradaki eksikliklere gore ek takviye almalisiniz.
0
oscar
(17.02.26)
umca!
0
eurhka
(17.02.26)
(8)

Hediye sorusu

egerbiryolcu
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda. Genelde temizlik yapıp durduğunu söylüyor. Bir defa da gardrop ile ilgili bir sıkıntı olmuştu küçük bir şey temin edebildi.. Nasıl sigcam bilmiyorum diyordu. Kendi ihtiyacindan bağımsız da olabilir tabii ki seçecegim şey. Mutlu etsin yeterli. Ama durum buyken de süs niyetine bir şey de almak olmaz gibi.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Bence ilk tatlı ya da saksı çiçeği ile gidip bi etrafı gözlemleyin. Arkasından ihtiyacını kargo ile gönderirsiniz.
+3
lil siztah
(16.02.26)
saksı çiçeğiyle gitmeyin. kedisi var dediniz. kedilere çoğu bitki zehirli, toksik.

tatlı falan alıp gidin.
+1
art cat chocolate
(16.02.26)
güzel bir iran halısı hediye edebilirsin
-1
koela
(16.02.26)
Kirli çamaşır sepeti, iki bölmeli olanlardan. Acil ihtiyaç değildir ama varlığı fark yaratır.
+4
tiredofwaiting
(16.02.26)
su ısıtıcı / kettle ı yoksa, veya turk kahvesi seviyorsa tekli kahve makinası, bütçe yeterse uygun fiyatlı otomatik kedi mama cihazları, temizlik seviyorsa dikey süpürge.
+3
eja
(16.02.26)
eğer yoksa kettle olabilir. çay içmeyi seviyorsa çaycılı kettle olabilir. türk kahvesi seviyorsa makinesi olabilir.
+1
elorelia
(16.02.26)
Madame Coco gibi bir yerden nevresim seti. Mutfak/banyo ürünü ihtiyacı varsa kolayca değiştirebilir.
Elektronik magaza zincirlerinden smoothy blender alabilirsiniz. Arzum shaken take fiyatı digerlerine göre uygundu mesela. Değişim kartı ile gidip evdeki başka bir ihtiyacını alabilir.
0
?
(16.02.26)
Ocağı yoksa ocak çok makbule geçerdi. evdeki en gerekli eşyalarda ilk üçe girer herhalde.
-1
dawsonscreek
(16.02.26)
(7)

Mantarı kumpire mi pizzaya mı

egerbiryolcu
Tepside kumpir tarifini denemek istedim. Elimde kültür mantarı var o da değerlensin diye koysam olur mu ve ne şekilde? Önden pişirip mi fırına koyayım yoksa çiğden mi koymalı miyim? (Sucuk, zeytin, turşu falan var ek olarak)Ya da pizza mi yapsam daha iyi?Pratiklik olarak hamurdan dolayı pizza daha u
Tepside kumpir tarifini denemek istedim. Elimde kültür mantarı var o da değerlensin diye koysam olur mu ve ne şekilde? Önden pişirip mi fırına koyayım yoksa çiğden mi koymalı miyim? (Sucuk, zeytin, turşu falan var ek olarak)

Ya da pizza mi yapsam daha iyi?

Pratiklik olarak hamurdan dolayı pizza daha uğraştırıcı sanki?

Edit: mantarı kavurup kumpire koydum fırında suyunu salmadi. Fena da değildi verdiği lezzet
0
egerbiryolcu
(12.02.26)
patatese mantar yakışmaz. pizza yap.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
geçen yaptık evde kumpir.
ama fırın müsait değildi, patatesleri haşladık. malzemeleri sonra üstüne ekledik.
mantarı çok seven bi insan olarak kumpirde mantar düşünemedim, sanki olmaz gibi. ama illa koyacağım derseniz ben olsam tavada ayrıca kavurur, sonradan eklerdim.
+1
elorelia
(12.02.26)
Mantar pişerken çok su veriyor. İlla ekleyecekseniz önce ayrıca kavurun +1
+4
kobuzchu kiz
(12.02.26)
ikisine de yap.
pizza daha pratik.
+1
duyuruuser
(12.02.26)
kumpir için önceden pişirmek gerekir.
0
inheritance
(12.02.26)
youtu.be
Soteleyip kumpir yancısı olabilir isteyen üzerine de koyar :)
0
grimavi
(12.02.26)
pizza ama öyle bitmez mantar. çorba veya tavuk sote falan yapılabilir ya da direkt mantar sote
0
jelly bear
(12.02.26)
(3)

bilmece gibi acayip bir soru

mavicorap
turk ave amerikan vatandasligi olan 2 kucuk cocuk turkiye'den hollanda'ya amerikan pasaportuyla gidecek. bu cocuklarin anne babasi evli. anne turk baba amerikali. turkiye de yasiyorlar. cocuklari sadece anne goturuyor hollanda'ya akraba ziyareti icin. bu cocuklarin yurtdisi cikisinda veya hollanda g
turk ave amerikan vatandasligi olan 2 kucuk cocuk turkiye'den hollanda'ya amerikan pasaportuyla gidecek. bu cocuklarin anne babasi evli. anne turk baba amerikali. turkiye de yasiyorlar. cocuklari sadece anne goturuyor hollanda'ya akraba ziyareti icin.
bu cocuklarin yurtdisi cikisinda veya hollanda girisinde bir sorun olur mu? babanin noter onayli muvafakkatnamesi gibi bir belge istenir mi?
bir de bu sorunun cevabi kimdedir?
turk makamlarinda mi hollanda da mi?
ben bir meslek grubuna mi yoksa bir kuruma mi bunu sormaliyim?
0
mavicorap
(11.02.26)
Mantık yürütüyorum, yanlış olabilir.
Bu belge, çocukların diğer ebeveynden kaçırılma ihtimaline tedbir diye var ise ki bildiğim kadarıyla öyle.
Türkiyeden çıkışta (ikamet Türkiye olduğu için) pasaport kontrolü esnasında sorulacaktır.
düşüncesindeyim.
+1
Mirket
(11.02.26)
Daha önce kuzenimi muvafakatname ile çıkardım, trden sınırdan çıkarken baktılar, giriş yapılan ülkede bakmadılar ama bakadabilirlerdi. Bence garanti olması açısından ve mantıken alırdım muvafakatname.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
muvafakatname gerekir bence. tek ebeveyn çocukla vizeye başvururken bile istiyorlar. kim bilir derseniz havalimanı yer hizmetleri olabilir.
0
elorelia
(12.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(14)

ev ve bir takım kararlar hk

tuborg yesili
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi o
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.
5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi olan ama pek gelişmemiş ( altayapısı yok) bir yerden ev aldık. alırken de şimdi de motivasyonumuz kiralamak değildi zaten kiralamaya da uygun bir konum değil, gittikçe geldikçe bize kapı olsun, başımız sıkışınça gidelim, yazın gidelim tatilimizi de orada geçirelim kafasıydı. Yazlık gibi ama değil. - başka evimiz falan yok- Hali hazırda da kira ödüyoruz tabiki, bulunduğumuz yerden ev almak ise hem süreçlerin çok uzun sürmesi, hem kalıcı oturum beklememiz, hem de ancak 30 yıl borçlanarak vs nedenlerle mantıklı gelmedi. Bu bilgiler cepte olsun.

Bu konuda çevremizden sürekli salaklık, kiraya verin kiraya vermeyecekseniz niye aldınız, boşa para verdiniz, hımmm köy mü :/ vs eleştirileri geldi, gelmeye devam ettikçe de bu konuya ben de üzülür oldum. Etkilendim.

Evet aldığımız paraya bir şehirden 1+1 de alabilirdik, kiraya da verebilirdik ama biz bahçesi olsun biraz insandan uzak olsun istedik. Ve her türlü geri döneceğiz zaten tamamen, şimdiden evimiz olsun mantığı vardı.

Kredinin kaldı 2,5 yılı, şu an kira + kredi ödemek bizi zorlamıyor ama ikimiz de özel sektördeyiz her an işsiz de kalabiliriz tabiki. Hatta benim işim biraz sallantıda bu yüzden de belki de ben kafamda elli tane senaryo kuruyorum. Acaba cidden kira geliri getirecek hale mi döndürsek diye ama bir yanım da hiç istemiyor.

Mevcut durumu yorumlayıp, siz olsanız ne yapardınız fikri verebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
tuborg yesili
(10.02.26)
Valla tek kriter maddi fayda değil psikolojik fayda da kriter.
odeyebiliyirsaniz gönlüne göre hareket et derim.
+1
kisa
(10.02.26)
Böyle mantıklı ve güzel bişey yaptığım için çok mutlu olurdum.
+2
gobekliraki
(10.02.26)
İnsanlar kendi yatırımlarıyla ilgili yorum yapsın ya bir zahmet, buna da karışmasınlar.
Bitmesine az zaman kalmış, sizi ekstra bir zorluğa sokmuyor, bence bunlardan etkilenmenize hiç gerek yok.
Bahçeli, şehirden uzak, sakin yerdeki ev şehirdeki 1+1 eve tercih edilir her türlü.

Bu konuşmaların altyapısında hep bi haset olur, boş verin takılmayın bunlara.
+3
mutekebbir
(10.02.26)
Paraya sıkışmadıkça kiraya vermeyin. Kiracı çıkan evler gerçekten genellikle savaş görmüş gibi oluyor. Benim ailem de yılın yarısını bir şehirde diğerini de başka bir şehirde geçiyorlar. Yaklaşık 5 sene boyunca insanlar bari kiraya verin diye minnoş anamın canını sıktılar. Kiralık olmamasına rağmen insanlar aradı. Milletin ağzı torba değilki büzesin gerçekten.

Ev sizin, keyif sizin, para sizin. İsterseniz tek başınıza dubleks evde oturursunuz, isterseniz köyde ev alırsınız. Bence etrafınızdaki sesleri susturacak "biz öyle istedik" gibi kesin bir cevap hazırlayın. Herkes yerini bilsin.
+1
tiredofwaiting
(10.02.26)
hava serinleyince mont almışsınız, insanlar niye mont aldın, hırka alsaydınız ya demiş gibi bir durum. yani siz kendi ihtiyacınıza göre bir alışveriş yapmışsınız. insanların ihtiyaç ve beklentisine göre alışveriş yapmadığınız için eleştirilmişsiniz ki çok saçma.
ödenebildiği sürece ben bi problem göremiyorum.
ayrıca kiracı ile uğraşmak başlı başına bir problem olabiliyor şu dönemde.
+3
elorelia
(10.02.26)
Boş kalması bana mantıklı gelmiyor.
Eğer kiradan edineceğiniz gelirle Türkiye’de 3 hafta ultra her şey dahil beş yıldızlı tatil yapacak parayı alacaksanız kiraya verin derim.

Çünkü zaten Türkiye’ye mesela toplamda 4 hafta gelseniz bile bunun ancak 2 haftası orada kalırsınız. 52 haftanın 50 haftası boş kalacak bir ev bana çok mantıksız geliyor. Bu arada oturulmadığı için ekstra masraflar da açabilir ev size.

Ama psikolojik etkisi sizi rahatlatıyorsa onu parayla ölçemeyiz. Boş kalmaya devam etsin.

Çok emin olduğunuz zaman kiraya verirsiniz.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Yurtdışında olsam, mutlaka senin yaptığını yapardım. Gitmesem de kalmasam da istediğim an gidebileceğim bir evimin olmasının bana vereceği psikolojik desteğe paha biçilemez bence.

Çok iyi yapmışsın.
+2
Mirket
(10.02.26)
Yorum yapanlar aile ve yakın arkadaş çevresi kötü niyet yok aslında.

Sadece 2 hafta değil, 2-3 ayda bir min 1 hafta ve kesintisiz her yıl 1,5 ay gibi sıklığı belirleyebiliriz. Yani kafadadan yılda 10 hafta 2,5 ay diyelim.

Şansımıza da komşularımız çok tatlı insanlar, anahtar bıraktım mesela arada girip bakıyorlar bizim uzakta olduğumuzu bildiklerinden.
+4
🌸tuborg yesili
(10.02.26)
yilda 10 hafta kaliyorsaniz bence gayet mantikli bir yatirim. kiraya vermeye gerek yok. insanlar yazlik alip ayni sure kullaniyor, hatta daha az kullananlar vardir.
+2
lemmiwinks
(10.02.26)
@tuborg yeşili, yılda 10 hafta kalıyorsanız kiraya vermeyi hiç düşünme. Hem evi kullanıyorsunuz hem de seni psikolojik olarak rahatlatıyor. Fikir veren akrabalara teşekkür et, sebep söyleme. Sen sebep söyledikçe karşıt nedenler geliştirirler.
Bu süreçte anahtarı hiçbir akrabaya kaptırmamaya dikkat et.
Hayırlı olsun.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Altyapısı aşırı kötü değilse bana kiralayın? :)
www.eksiduyuru.com
+2
sekizdokuzon
(10.02.26)
normalde kiraya vermek icin ev almazdim,
oturmayacagim eve para vermezdim,
ama yurtdışında olsam ,
burada bir ikametim olmasini isterim.
cok borca girmediysen kira ile uğraşma,

illa kiraya vereceksen
muhtemel bir kisi buldun @8910

hem buradanda aklina geldikce sorarsin evin durumunu.
+1
designer
(10.02.26)
Şuan trde yaşayanlar olarak maddi laygılarımız çok yüksek. Bunun sonucu olarak da boşa akan bi kaynak gibi görüyor insanlar.
Sizin durumunuzda kredi ve kiranızı ödemek zorlamıyor. İşiniz de var. Hiç kötü bi karar değil. Keyfini sürün evinizin.
İşsiz kalırsanız da o zaman düşünürsünüz.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.02.26)
bence çok güzel yapmışsınız hayırlı olsun
+1
Hallegadola
(11.02.26)
(3)

Vize başvuru niyet mektubu nasıl olmuş

Sadece soruyorum
Eniştem, teyzemle birlikte fransaya başvuru yapacak aile ziyareti. Teyzemin niyet mektubunu vize danışmanlığı yazdı. Eniştemde sıkıntı oldu evrakları veremedi. Baştan başvuru yapıyoruz. Şöyle bi niyet mektubu sunsak nasıl olur? İng çeviriyim mi?Fransa Konsolosluğu’na,Ben, ...............r, Türkiye C
Eniştem, teyzemle birlikte fransaya başvuru yapacak aile ziyareti. Teyzemin niyet mektubunu vize danışmanlığı yazdı. Eniştemde sıkıntı oldu evrakları veremedi. Baştan başvuru yapıyoruz. Şöyle bi niyet mektubu sunsak nasıl olur? İng çeviriyim mi?

Fransa Konsolosluğu’na,
Ben, ...............r, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve emekliyim. Bu mektubu, Schengen vizesi başvurumu desteklemek amacıyla sunmaktayım. Eşim ...... ile birlikte 2 Şubat 2026 tarihinde başvuru evraklarımızı teslim etmeyi planlamıştık; ancak randevu günü yaşanan teknik bir aksaklık nedeniyle başvurularımızı aynı anda gerçekleştiremedik. Eşim başvuru belgelerini belirtilen tarihte teslim etmiştir. Planlanan seyahatimizi eşimle birlikte gerçekleştirecek olmamız nedeniyle, başvurumun eşimin başvurusu ile birlikte değerlendirilmesini saygılarımla arz ederim.
Seyahatimin amacı, Fransa’da yasal olarak ikamet eden eşimin kız kardeşi ........’ı ziyaret etmektir. Planlanan seyahat tarihleri 1 Mart 2026 – 14 Mart 2026 arasındadır. Ziyaret süresince aile ziyareti kapsamında sınırlı süreli bir konaklama gerçekleştirilecektir. ve ailesiyle uzun yıllardır düzenli olarak görüşmekteyiz; kendileriyle geçmiş yıllarda Türkiye’de de bir araya geldik. Geçen yaz beraber yaz tatilimizi Muğla'da geçirdik. Şimdi ise onlar bizi misafir etmek istediklerinden nazik bir davette bulundular.

Eşim ve ben uzun yıllardır ....... ilinin ........... ilçesinde ikamet etmekteyiz. .............’da eşim adına kayıtlı olan kendi evimizde yaşamaktayız ve adımıza kayıtlı bir aracımız bulunmaktadır. Bu taşınır ve taşınmazlara ilişkin resmi belgeler başvuru dosyam içerisinde sunulmuştur. Türkiye’de güçlü aile bağlarımız, sosyal çevremiz ve yerleşik bir yaşam düzenimiz mevcuttur. Ayrıca ............’da, annem ve eşimin annesi (kayınvalidem) ile çok yakın mesafede ikamet etmekteyiz. Annelerimiz eşlerini kaybetmiş olduklarından yalnız yaşamaktalar ve yaşlarının ileri olması nedeniyle düzenli doktor kontrolleri ve günlük ihtiyaçlarının takibi konusunda yanlarında bulunmamız gerekmektedir. Bu durum bizim için sürekli ve zorunlu bir sosyal sorumluluk teşkil etmektedir.
Çocuklarımız yetişkin olup, maddi anlamda bakmakla yükümlü olduğumuz başka bir kişi bulunmamaktadır. Düzenli emekli maaşı gelirimiz mevcuttur. Bu çerçevede, Türkiye’de sosyal ve maddi açıdan yerleşik ve oturmuş bir yaşam düzenimiz bulunmaktadır.
Bu nedenlerle planlanan seyahatimiz yalnızca iki hafta ile sınırlı olup, seyahat süresinin sonunda Türkiye’ye geri dönüş sağlanacaktır. Seyahatimiz tamamen geçici niteliktedir ve Schengen vizesi kapsamında belirlenen tüm kurallara ve süre sınırlamalarına eksiksiz şekilde uyacağımızı taahhüt ederim.
Seyahat masraflarımızın tamamı eşim tarafından karşılanacaktır. Bu durumu gösterir mali belgeler ile birlikte gidiş ve dönüş uçak bileti rezervasyonlarım başvuru dosyam içerisinde sunulmuştur.
Yukarıda arz edilen hususlar doğrultusunda, başvurumun olumlu değerlendirilmesini saygılarımla arz ederim.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
hocam güzel olmuş ama bunu konsoloslukta okuyacak biri yok :(

siz yine de yazın tabi eksik olmasın evrağınız ama durum bu :D
+1
brkylmz
(10.02.26)
deneyimlerime dayanarak söylüyorum (10 yıllık tercüme ofisi çalışanı) bu mektupla ret alınması büyük ihtimal. genellikle yurt dışındaki bir akrabasını ziyaret etmek isteyenleri reddediyorlar. gidip kalacağı yer var geri dönmez bu diyerek. bu şekilde çevirisini yaptığımız 10 niyet mektubundan 8'i ret yedi ama tabii bilemiyorum. memura da bağlı biraz bu işler. iyi günündeyse sorun olmaz.
0
matilda
(10.02.26)
ingilizceye çevirin. biz dilekçeleri ingilizce verdik. ama ben de kısaltmanızı tavsiye ederim.
0
elorelia
(10.02.26)
(10)

E-ticareti bıraksam/azaltsam mı?

hayalhayal
SelamlarTrendyol'da 4 yıllık bir mağazamız var, aktif olarak ben üç yıldır devraldım tüm süreci ve ürün satın alımından panel yönetimine müşteri sorularından siparişleri kargolamaya muhasebe süreçlerini yönetmeye kadar her şeyi ben yapıyorum. Başlarda kardeşim başlamıştı, ben ona yardımcı olacaktım
Selamlar
Trendyol'da 4 yıllık bir mağazamız var, aktif olarak ben üç yıldır devraldım tüm süreci ve ürün satın alımından panel yönetimine müşteri sorularından siparişleri kargolamaya muhasebe süreçlerini yönetmeye kadar her şeyi ben yapıyorum. Başlarda kardeşim başlamıştı, ben ona yardımcı olacaktım ama geldiğimiz noktada her şey ama her şey benim sorumluluğuma geçti. Ben devam ettirmeye istekliydim çok keyif alarak çalışıyordum aslında. Hatta uzunca bir süre işimi bırakıp sadece e-ticarete odaklanmak istedim ama o süreçte bazı olumsuzluklardan dolayı hepten bırakmak zorunda kaldım çünkü şehir değiştirmek zorundaydım.
Neyse günün sonunda ben asıl mesleğim olan memurluğa geri döndüm, ikisini bir arada yürütürüm diye düşünüyordum (ki yürüyor) ama beni çok yormaya başladı. Bir yanım sürekli "daha ne kadar bu şekilde gidecek" diye sorguluyor. Bir yanım ise zaten hep ek iş istiyordun, düzeni kurdun vazgeçme diyor. Yardımcı alacak kadar büyük boyutlu değil, zaten evimde yapıyorum her şeyi ama özellikle şu iki üç haftadır sevgililer günü etkisinden dolayı neredeyse nefes almadan çalışıyorum akşamları. Sabah erken uyanıyorum, hafta sonu deseniz zaten yok vs.

Elimde çok fazla ürün var, bunlar yavaş yavaş erir, onlardan yana pek bir endişem yok. Asıl aklıma takılan şey çok satan bir ürün grubum var, onların stokları bu hafta içinde tükenecek muhtemelen. Tekrardan onlardan alsam mı diye tereddütteyim. Bu ürün grubunu şöyle ifade edeyim, bugün gelen 100 siparişin 97 tanesi bu grupta. (Sevgililer günü etkisi ama normal zamanda yine en az siparişlerin %50'si bu gruptan) Ve açıkçası en karlı gruplardan birisi ürünlerim içinde.

Sizce bunca zamanın bilgisi, emeğini ve platformlardaki algoritmasını görmezden gelerek daha fazla nefes alabileceğim bir çalışma şekli oluşturmak için bu işi azaltmalı mıyım?
0
hayalhayal
(09.02.26)
Pasif gelire dönüşme imkanı varsa dönüştür, bu güvenilir birini işiyönetmesi içinalmak ve ona kar payı vermek. Kar payı ciro artarsa artabilir öyle bir modelde olabilir
0
fistikthecat
(09.02.26)
Hanım ya da çocuk varsa yapamaz mı? Ya da yeğen filan?
0
etna
(09.02.26)
Ben bekarım, kadınım. Yaşadığım şehirde yardım alabileceğim ya da devredebileceğim bir akrabam yok maalesef
0
🌸hayalhayal
(09.02.26)
8 yildir eticaret yapan biri olarak bir urun tutturmanin ne kadar zor oldugunu biliyprum. Su an elinizde boyle bir urun var ise kesinlikle birakmayin. Cok guzel ek gelir yaratmissiniz, part time bulundugumuz sehirdem ogrenci ya da ev hanimi fln bulun yukunuzu hafifletsin.
+2
oscar
(09.02.26)
hazır alt yapıyı kurmuşsun farklı ürünler de dene, üzerine git. e-ticaret otomasyonlarını araştır sana sadece rutin kontroller ve kargolama işleri kalsın.
+1
duyuruuser
(10.02.26)
Panel kısmı zaten genel olarak oturdu. Akşamları çayımı içerken bir saat civarı bakmak yeterli oluyor ve o kısmı yorucu olmuyor, hatta keyifli bile.
Sorun paketleme, kargoya iletme ve bunu 8-5 çalışırken yapma kısmı.

Evden yürüttüğüm için ben olmadığım zamanlarda evde biri olsun istemiyorum.
Uzun vadede sürdürülebilir mi ondan emin değilim.

İçinden çıkamadığım bir denkleme dönüştü. Çok seviyorum çok yıpratıyor
0
🌸hayalhayal
(10.02.26)
belki 1 yıl sonra eleman çalıştırıp üstüne kar edecek duruma geleceksiniz. ben olsam devam ederdim.
+1
elorelia
(10.02.26)
pazaryerinde bir mağazayı tutturmanın ne kadar zor olduğunu işe kenarından köşesinden bulaşmış herkes bilir. bence de bırakmayın.

kargolama için alternatif yöntemler arayın. (mahalledeki, apartmandaki birisi gelip akşam sizden teslim alabilir paketleri, ertesi sabah da gidip kargoya bırakır. öğrenci vs. varsa memnuniyetle yapar bu işi.) kapıcı, komşu vs. varsa onlara meramınızı anlatın, illa ki birilerini yönlendirirler.

eğer ürünü yapmak zor geliyorsa (sanırım el işi bir ürün), yine dışardan hizmet alabilirsiniz. ev hanımlarına nikah şekeri, karton kutu, pizza kutusu yaptıran bir çok küçük işletme var.

en çok nerede tıkanıyorsanız karınızdan biraz feragat edip orayı rahatlatmaya çalışın ilk etapta. mağazayı kapatmak son çareniz olsun.
+1
brkylmz
(10.02.26)
elinizde sadece en çok satan ürünü bırakıp diğerlerini yavaş yavaş satmayı bırakabilirsiniz.

mağazayı devretmeyi düşünürseniz müşteri bulmaya yardımcı olabilirim.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(10.02.26)
@duyulmasi gerektiği kadar

En çok satandan vazgeçmeyi istemiştim artık nasıl yorulmuşsam. Ama mantıksız bir hamle olur, yeni idrak ediyorum.

Mağazayı devretmeyi hiç düşünmedim. Markayı vs tescil ettirdim ileride marka işe güzel şeyler yapmak istiyorum, sağolun öneriniz için
0
🌸hayalhayal
(10.02.26)
(3)

Parafpara halkbank nerelerde geciyor

optimistbakunin
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
0
optimistbakunin
(07.02.26)
Üç harfli marketlerde, pos'u bulunan akaryakıt istasyonlarında,
0
Mirket
(07.02.26)
Online olarak neredeyse yalnızca N11’de geçiyordu yakın zamana kadar; bir kontrol edin.
Fiziksel pos olarak A101, Şok ve Migros’ta geçiyor; ilk ikisinde çok sorun çıkıyor ama, her mağaza çekemiyor vs.
-1
lil siztah
(07.02.26)
Online olarak kullanılamıyormuş maalesef.

Parafmobil uygulamasını indirin. Profil kısmında program ortakları var. Oradan filtreleyerek hangi mağazalarda geçerli görebilirsiniz.
0
elorelia
(08.02.26)
(4)

Çocuk hasta olma sıklığında normal olan nedir?

mikahakkinen
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.doktorlara sor
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.
ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.
ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.
bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.
doktorlara sorduğumda ve bir kaç takip ettiğimde 9'a kadar normal deniyor.
aynı okula giden arkadaşları bu kadar hasta olmuyor gibi geliyor bana. aynı yaşta başka şehirde arkadaşımın çocuğu var o bu sene 2 kere ateşlenmedi.
neredeyse 3 yaşına kadar antibiyotik vermedik, kesinlikle hazır yiyecek yemiyor. çikolata, paketli gıdaları önüne koyduğumuzda bile elini uzatmıyor. haftada en az 3 gün protein içerikli yemek yiyor, ayrıca omega 3 takviye veriyorum.
tek sorunu çok az yiyor, en sevdiği yemeği bile zorlamazsan neredeyse 2 çatalla bırakıyor. beslenmesinin düşük olması bağışıklığını düşürür mü?
anaokulu arazi üzerine kurulu sürekli açık alandalar, ancak çocuğu az hasta olan arkadaşımın çocuğu sürekli sınıfta. ayrıca çocuk her türlü paketli gıdaları yiyor.

biz hata mı yapıyoruz? yoksa bu kadar sık hastalık geçirmesi anormal mi?

çocuk doktorumuz anormal bir durum olmadığını iletse de buradaki tecrübeli ebeveynlere sormak istedim

teşekkür ederim
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Oğlum kreşe 2.5 yaşında başladı. Hastalanma sıklığımız bir aya kadar indiğinde çok doktor gezdik fpapa üzerinde çok duruldu bizde. Sonunda 5 yaşında bademcikleri alındı kurtulduk. İştahsızlık bizde de vardı ama hasta olduğu için kapanıyordu iştahı hep. Ameliyattan sonra kürdan gibi çocuğum tosun gibi oldu. Bademcikler şişiyorsa bir de kbb uzmanına görünmek aklınızın kenarında bulunsun.
+1
cilekli pasta
(07.02.26)
normal, yavas yavas azaldigi surece sikinti yok.
+1
cooperr
(08.02.26)
bizimki 6 aylikti basladiginda ama her hafta hastaydi. yani iyi oludugu 3-4 gun vardi. 2-3 yil boyle gecti. sonra azaldi. simdi 5.5 yasinda. sanirim bu kis 4. veya 5. kez ateslendi. bizimle karsilastirirsan cok normal. ama arkadaslarin cocuklarina bakiyorum sanki onlar daha az hasta oluyor ama daha uzun suruyor. hic daha antibiyotik kullanmadik. hatta bir kere o atlatti, biz atlatamadik bakteriyel cikti.
aynen bizimki de cok az yiyor. surekli yemeklerle ilgili, bunda kalsiyum var kemikleri guclendirir, bunda demir var daha guclu olursun, vs anlatiyoruz neden onlari yedigimizi ama nefret ediyor yemekten. varsa yoksa tatli seyler.
+1
bir varmis bir yokmus
(08.02.26)
Bağışıklık düşük olabilir. Bunun için kan değerlerine bakılması gerekmez mi? Ben olsam talep ederdim. Belki normal çıkacak ama en azından elersiniz. Takviye kullanabilirsini. Ben bir işe yaradığını düşünmüyorum ama doktor ve eczacı tavsiye ediyor, kullanıyorum. En azından denemiş oluyorum. Grip aşısı da düşünebilirsiniz.
+1
elorelia
(08.02.26)
(9)

Turkiyede kadinlar ve erkekler maasinin yuzde kacini harciyor?

lapaz
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
0
lapaz
(06.02.26)
Ben yüzde 50, erkeğim. Kadınların birikim yaptığını görmedim. Yüzde 100 ve eksiye düşme.
-6
arbre
(06.02.26)
29 erkek,

son 2 senedir %90-150 arası. önümüzdeki ay artıya geçecem bu ay sondu.
0
messina123
(06.02.26)
Yüzde kaçını mı harcıyor? Maaşından artırabilen varsa diye belirtmeliydin bence.
+1
muhayyer divan
(06.02.26)
40 yaş nasıl son nesil sdakh. 41 erkek, normal bir ayda %20-30. Tatillerin masrafını da koyarsan %30-40.

son nesil olarak tanıdıklarımdan bahsedeyim. sıfıra sıfır yaşıyorlar.
0
gabe h coud
(06.02.26)
yüzde 0. hepsi bana kalıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
nasıl bi ortalama bulmayı umuyorsunuz ki bu soru ile. çok değişken şartlar var.
istanbul mu konya mı
kira mı kendi evi mi
aile yanı mı şehir dışı mı
asgari ücret mi 50.000 ve üzeri mi
evli bekar mı
çocuk var mı yok mu

soru çok saçma.
+2
elorelia
(06.02.26)
%100+eksi bakiye+kredi karti
+1
ala09
(06.02.26)
gecen sene istanbuldan tasindim, tasinmadan once hic biriktiremiyordum.

su an maasimin yuzde otuzunu biriktirebiliyorum ama sosyal hayatim neredeyse yok. dogru duzgun kiyafet, kometik vs alisverisi yapmiyorum, fuzuli buldugum hicbir harcamaya girmiyorum. yaptigim buyuk masraflari 4-5 takside boluyorum, biri bitmeden yeni masrafa girmiyorum.

cok fazla disari cikmiyorum, haftada 1 defa belki disardan yiyip iciyorum, sigara kullanmiyorum ama alkol tuketiyorum onun masrafi var. platform abonelikleri, kitap, dergi, el isi vs gibi hobisel isler, kedilerimin masraflari ve kucuk seyahatler derken bile durdugum yerde bir suru para harciyor oluyorum malesef.

yani biraz harcamalarimi arttirirsam bu sefer dogru duzgun para birikmiyor. biriken parayla da bi bk yapilmiyor ya gerci, ama param birikmezse kendimi guvende hissedemedigim icin vazgecemiyorum biriktirmekten.

yas 32.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
bebek sonrası nefes alma ve yurtdışı planları sayesinde %100 e yakın gidiyoruz
0
kondansator
(07.02.26)
(4)

Fransa vizesi hk.

die fetten jahre sind vorbei
Selamlar. Hic bilgim yok, birkac sorum olacak.1- online vize basvuru oncesi otel rezervasyonu yapmak sart mi2- turk telekom hattim var, internet icin en basit yol nedir oraya varinca3- vize randevu botu olan firmalardan hizmet almak sart mi, manuel randevu bulabilir miyim4- master ve visa cartlar i
Selamlar. Hic bilgim yok, birkac sorum olacak.

1- online vize basvuru oncesi otel rezervasyonu yapmak sart mi
2- turk telekom hattim var, internet icin en basit yol nedir oraya varinca
3- vize randevu botu olan firmalardan hizmet almak sart mi, manuel randevu bulabilir miyim
4- master ve visa cartlar ile sorunsuzca odeme yapabilir miyim her yerde
5- pariste aileye uygun guvenlik sorunu olmayan fiyat performans otel tavsiyeniz var mi
6- genel olarak vereceginiz bilgiler neler olur
0
die fetten jahre sind vorbei
(06.02.26)
Randevu bulmak çok zor. Firma şart değil ama çok uğraşırsın ve değmez.
0
michael harddd
(06.02.26)
2. Gitmeden önce telefonunuz e-sim'i destekliyor mu onu öğrenin. destekliyorsa kesinlikle en kolay ve en uygun yol e-sim.
4. Evet.
5. Müze biletlerini öncesinde online alın.
0
alice in potatoland
(06.02.26)
1. başvuru formunda zaten kalacağınız otelin adresini belirtmek zorundasınız. sonrasında da otel rezervasyon evrakını dosyaya koyuyorsunuz. dolayısı ile rezervasyon şart evet. evrakta da konaklayacak herkesin ismi yazmalı. çocuk varsa o da dahil.

3. hizmet şart değil ama randevu bulmak çok zor. 2025te kendimiz bulmuştuk randevuyu ve evraklar için danışmanlık firması ile çalışmıştık. aynı firma ile görüştüm geçenlerde. biz de botlarla çalışıyoruz artık, randevu bulmak çok zor diyorlar. randevulu, randevusuz fiyat farkı var zaten hizmet ücretinde. ama mart nisan gibi randevuların açılmasını bekliyoruz, önce kendiniz deneyin dedi. isterseniz özelden yazarım firmayı.

4. kredi kartınızın ekstresi tl değil döviz cinsinden olsun. bankadan bunu talep edebilirsiniz. daha karlı oluyor. ama kişisel tecrübeme göre konuşursam eğer euro biriktirip o şekilde gitmek ve euro ile harcama yapmak daha mantıklı. çünkü kafadan her şeyi 50 ile çarpınca insan kısıtlayabiliyor kendini.

5. biz airbnb'de kalmıştık. oteller biraz daha pahalıydı. bir de bizde 3 yaşında çocuk vardı ve oteller çocuğa da yetişkin gibi fiyat veriyordu. o sebeple airbnb tercih ettik. kaldığımız bölge güvenliydi ama 3. kattaydı, eski bi evdi. bebek arabasıyla eziyet olmuştu biraz. ama eyfel merkeze yaklaştıkça güvenlik sorunu ve fiyatlar artıyor.
yine de değerlendirmek isterseniz;
www.airbnb.com.tr

aynı dönemde arkadaşlarımız şu otelde kaldı
maps.app.goo.gl

döndüğümüzde şöyle bi entry yazmıştım.
eksisozluk.com
eksisozluk.com

şu an ikinci schengen için başvuru planlıyoruz. daha uzun verirler diye yine fransa'dan başvuracağız ama öyle bi durum olmasaydı bile tekrar paris'e gitmek isterdim. gerçekten çok güzel bir şehir.
özellikle nehirde tekne turunu tavsiye ederim.
bir de çok sıkıştırılmış bi gezi planı yapmamak lazım. her yeri 4-5 günde gezmek imkansız. o sebeple bazı yerleri eleyip gerçekten gitmek istediğiniz yerlerde doya doya vakit geçirmek gerek.

vize konusunda da bize söylenen evraklarınız tamsa ve yeterli paranız varsa fransa'nın sorun çıkarmadığı yönündeydi.
0
elorelia
(06.02.26)
arkadaşlar ben fransa vizesi kovalamıyorum ama teyzemin işi için telegram grubunda takılıyorum, millet istanbuldan randevu bulamadığı için izmir vfs den alıp oraya gidiyormuş bilginize. mesela bu sabah izmir vfs martın ilk haftasnın randevularını açtı ve aldım diye yazanlar oldu. ama istanbul imkansız çünkü az açıyormuş olanı da vize şirketleri botlarla hemen alıp kapatıyorlarmış bilginize. (istanbuldakiler izmirden de başvuru yapabiliyormuş)
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
(9)

Anne vefatından sonra babaya maaş kalması

lasttrain
SelamlarAnnem ve babam sgk emeklisiAnnem vefat etti yakın zamanda.Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
Selamlar
Annem ve babam sgk emeklisi
Annem vefat etti yakın zamanda.
Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?
Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
0
lasttrain
(05.02.26)
bağlanır. başınız sağolsun.
0
summerjam0306
(05.02.26)
vefat eden annenin emekli maaşının yarısı babaya bağlanır.

başınız sağ olsun.
0
kibritsuyu
(05.02.26)
benim bildiğim ve etrafımda olan erkek ancak farklı kurumsa alabiliyor demişlerdi, dedem bağkurlu, ananem sgk, dedem ananemden maaş alabiliyor. ikiside ssk olsaydı alamazdı demişlerdi?
0
eja
(05.02.26)
Başınız sağolsun, bir değişiklik olmadıysa bendeki bilgi de @eja gibi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(05.02.26)
ben de farklı kurum olmalı diye biliyordum ama
maliyepostasi.com
sgk'yı arayıp sormak en mantıklısı gibi.
0
elorelia
(06.02.26)
başınız sağolsun, mekanı cennet olsun annemizin.

%50 miktar bağlanır. ancak bunun için 'SGK Ölüm Aylığı Talep Belgesini' SGK' dan ya da E-Devlet üzerinden doldurması gerekiyor. burada bir takım evraklar istenecek. onları da vereceksiniz. 1-2 ay sonra bağlanacak. bu 1-2 aylık zamanda geçen farkta babanıza yatacak.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
galahad +1
Başınız sağolsun.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
başınız sağ olsun. evet bağlanıyor, eniştem almıştı teyzemden sonra. detaylarını arkadaşlar yazmışlar. başınız sağ olsun demeye geldim.
0
matilda
(06.02.26)
Çok teşekkürler herkese.
0
🌸lasttrain
(06.02.26)
(7)

11 şubat başvuru - 1 Mart seyahat vize yetişir mi?

Sadece soruyorum
Arkadaşlar, teyzem ve eniştem aile ziyareti (davet mektubu ile) için fransaya gitmek istiyorlardı. bi danışmanlık şirketinden yardım almışlar. şirket ilk başvuruda teyzemin randevusunu aile ziyareti olarak alacağına turistik olarak almış. bi de eniştemin pasaport nosunu yanlış girmişler. teyzemlerin
Arkadaşlar, teyzem ve eniştem aile ziyareti (davet mektubu ile) için fransaya gitmek istiyorlardı. bi danışmanlık şirketinden yardım almışlar. şirket ilk başvuruda teyzemin randevusunu aile ziyareti olarak alacağına turistik olarak almış. bi de eniştemin pasaport nosunu yanlış girmişler. teyzemlerin davetiyesinin süresi geçmiş falan.

teyzemler ikinci kez davetiye almışlar. vize şirketi bu sefer teyzemin başvurusunu doğru yapmış, eniştemin pasaport no yine yanlış girilmiş. ikinci gittiklerinde eniştemin başvurusunu almamışlar.

bana anlattılar şimdi ben de girdim randevu baktım en erken 11 şubat vardı, aldım ama davet mektubunun tarihi 1-14 mart olduğu için o zamana kadar yetişir mi sizce. 2 hafta falan zaman var. ben aldım ama umutsuzum yetişmez gibime geliyo.
0
Sadece soruyorum
(05.02.26)
yetişir aslında sınır 15 gün. 15 günden az kalsaydı başvuru direkt reddedilirdi.
neyse ki fransa başvuruları 1 haftada falan sonuçlandırıyor.

vize şirketine para kaptırmamışlardır umarım bu saçma salak hatalara rağmen
0
jelly bear
(05.02.26)
@jelly bear
telegramda millet 21 ocakta başvurdum daha sonuçlanmadı falan yazmış :(
vize şirketine ödenen parayı iade almaya çalışacağız bir şekilde. kişi başı 15 bin vermişler.
0
🌸Sadece soruyorum
(05.02.26)
yazık bu paralara ya. 15 bin nedir. avrupa bu işten o kadar kazanmıyor.

turistik vize hemen sonuçlanıyordu aile arkadaş ziyaretinden emin olamadım.
0
jelly bear
(05.02.26)
Sorudan bağımsız;

2 Şubat günü Malta'ya başvurdum. Tarihi 9 Mart olarak gösterdim ama devam eden vizem var. 16 Şubata kadar pasaportun gelmesi lazım. 1 haftam kaldı ://
0
put it in your appropriate place
(05.02.26)
@put it in your

Mail atsanız belki hızlandırırlar
0
🌸Sadece soruyorum
(05.02.26)
fransa için geçen sene 28 nisanda evrakları vermişiz. 12 mayısta pazaportlar kargoya verilmiş. biraz zor gibi.
sadece randevuyu nasıl aldınız onu anlamadım. randevu bulunamıyor ya şu an.
0
elorelia
(06.02.26)
@elorelia

aile ziyareti kategorisinden aldım. o kategori ayrı ve randevu bulması daha kolay. ama o kategoriden alınınca da vize çıkmıyormuş genelde. yani ben her şeyi eksiksiz versem de muhtemelen vize çıkmayacak. gidip geri dönmez nasılsa kalacak yeri de var gözüyle bakıyolarmış.
0
🌸Sadece soruyorum
(06.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(4)

2026 için doğum paketleri Ankara içi

Hallegadola
merhaba arkadaşlar, soru başlıkta aslında. bu yıl için doğum paketi fiyatı bileniniz duyanınız var mı ankara'da? şimdiden teşekkürler
merhaba arkadaşlar, soru başlıkta aslında. bu yıl için doğum paketi fiyatı bileniniz duyanınız var mı ankara'da? şimdiden teşekkürler
0
Hallegadola
(04.02.26)
Ortalama 100
0
üğpoıuy
(04.02.26)
İstanbul a+ hastane en düşük 155 basit paketi 9-10 muayene haftalık kontroller için hamilelik öğrenildiğinde alınan paket
0
eja
(04.02.26)
medicalpark batıkent
uzman 85bin
prof 95bin
0
elorelia
(04.02.26)
ankara ortalama 100 diye duydum
0
Sadece soruyorum
(04.02.26)
(4)

Numara Değiştirmek Hakkında

don fabrizio salina
Merhaba, numara değiştireceğim başvuru da yaptım fakat bir konu var ki tam çözemedim. Reklam girdisi sanılmasın diye x ve y kullanacağım. X ile taahhüt bitiyor 9 şubat'ta. Y ile yeni hat başvurusu yaptım eve gönderecekler sim kartı onayladım. X iptal oldu mu şimdi yani? Y kendi mi iptal edecek X ope
Merhaba, numara değiştireceğim başvuru da yaptım fakat bir konu var ki tam çözemedim. Reklam girdisi sanılmasın diye x ve y kullanacağım.
X ile taahhüt bitiyor 9 şubat'ta. Y ile yeni hat başvurusu yaptım eve gönderecekler sim kartı onayladım. X iptal oldu mu şimdi yani? Y kendi mi iptal edecek X operatörünü yoksa ben X'in şubesine mi gideceğim?
0
don fabrizio salina
(04.02.26)
Y'nin sim kart eve gelecek. sonra Y'den size mesaj gelecek, şu gün şu saatte simkartınızı değiştirin diye. o arada siz X'le muhatap olmayacaksınız. sadece varsa faturanızı ödeyeceksiniz.
0
co2s2
(04.02.26)
Siz numara taşımıyorsunuz ki. Yeni bir hat almışsınız, ikisi birbirinden bağımsız. Taahhüt bitince X’i kendiniz iptal etmelisiniz yoksa taahhütsüz olarak açık kalmaya devam eder. Co2’nin dediği numara taşıma için geçerli.
+2
orient blue
(04.02.26)
yeni numara/hat aldıysanız x kendiliğinden iptal olmaz. tahhütsüz fiyatıyla devam eder. onu kapattırmanız lazım.
0
elorelia
(04.02.26)
İşaretlediğin cevap senin durumun için doğru cevap değil. Diğer iki cevap doğru.

Sen Y’den yeni hat al veya alma X’teki hattını etkilemez. Y de eski hattınla ilgilenmez. X’i kendin ayrıca kapattırman gerek.
+1
lazor
(04.02.26)
(12)

vize başvurusunda finans belgeleri

semaforo de medianoche
paramın küçük bir kısmı nakitte. az bir kısmı da vadelide. çoğu fonda. iyi bir finansal durum avantaj oluyormuş da o yüzden emin olmak istediğim fondaki ve vadedeki yatırımım da gözüküyor değil mi bankadan alınacak belgelerde? vadeli de gözükür o hesabı da istersen de esas fon kısmı için merak ettim
paramın küçük bir kısmı nakitte. az bir kısmı da vadelide. çoğu fonda. iyi bir finansal durum avantaj oluyormuş da o yüzden emin olmak istediğim fondaki ve vadedeki yatırımım da gözüküyor değil mi bankadan alınacak belgelerde? vadeli de gözükür o hesabı da istersen de esas fon kısmı için merak ettim durumu. bozdurup hesaba almak da riskliymiş sanırım toplu para girişi sıkıntı yaratabiliyormuş.
0
semaforo de medianoche
(03.02.26)
vadeli olur da fonu kabul etmeyebilirler
0
jelly bear
(03.02.26)
Vadeli ve fon olmuyor. Ama atıyorum vadelidekini, vadesize çevirdiniz. Bu işlemi gösteren ing döküman alın. Ben sırf paranın nereden geldiğini göstermediğimden bir anda yüklü para girişi diye red almıştım.
0
Kahvedesu
(03.02.26)
Ülkesine göre değişir ama ispanya fon ve vadeli hesap dökümü kabul etmiyordu en son. Tl veya döviz cinsi vadesiz mevduat dökümü istiyordu sadece.
0
ezkaza
(03.02.26)
vadeli oluyor ben 4 farklı ülkeye verdim daha önce. bu enflasyonda kim parasını vadesizde tutar ki aylarca?
0
jelly bear
(03.02.26)
kabul olmuyor diye bir şey olmaması lazım schengen'de standart bir format kalıbı var mı bilmiyorum ama uk vizede mesela yok. finansal belgeler kısmına istediğini yükleyebilirsin finansal olarak ne sunmak istiyorsan diye gördüm ben yani uploadı engelleyen bir sistem yok. yüklersin ama bunu inceleyenin gözünde ne anlamı olur sadece vadesiz hesapları ve tapu, ruhsat, maaş bordrosu gibi şeyleri mi dikkate alıyorlar finansal duruma bakmak için. yani bende yok ama bir sürü kişide altın, hisse vs var onları gösteremiyor mu kimse? gerekirse aktarırım belge almadan önce diycem de son anda toplu para girişi de sıkıntı çıkarıyormuş.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.02.26)
benim altın vardı bankada. kabul edilmiyordu. fransa schengene başvururken tamamını bozup euro aldım. 1000 euro filandı sanırım. bu işlemi gösteren hesap dökümünü de koymuştum toplu para girişi olarak algılanmasın diye. danışman firma öyle söylemişti. sorun olmadı.
0
elorelia
(04.02.26)
ekstre alacağın gün vadesize alıp sonra tekrar fona dönebilirsin. problem solved.
0
gabe h coud
(04.02.26)
Ben vadeli, altın, fon, döviz hepsini çıkarttırmıştım ve teslim etmiştim. Oluyor yani. Siz de ne var ne yok dökümünü çıkarttırın ingilizce olarak. bankam iş bankası.

Almanya schengen vizesi idi ve 3 yıllık multi giriş verdiler (daha önceki iki vizem de Almanya idi)
0
elektr10
(04.02.26)
öncelikli olarak vadesiz tl ve dövizleriniz önemli. fon ve vadeli hesap dökümlerini de verin bunların yardımı olur uzun vize almada. ama vadesiz hesaplarınızda yeterli miktar yoksa fonda ve ve vadeli olması bir işine yaramaz.
0
zozjotejmnk
(04.02.26)
@gabe h coud: dedim ya hesap dökümü almadan hemen önce toplu para girişi önerilmiyor diye yoksa basit zaten dediğin gibi.

bu arada genel bir bilgilendirme zaten 1 haftalık seyahat için olması beklenecek para fazlasıyla olur vadesiz hesabımda da benim derdim şu an borcum harcım yokken elimde nakit yüksekken bunun avantajını yaşayabilmek vize başvurusunda.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.02.26)
e gereğinden fazla para göstermek de red sebebi olabiliyor diye biliyorum ben. her şeyi satıp kaçıyor gibi algılanabilirmişiz :D bence yeterli paranız varsa vadesizde çok kurcalamayın.
0
elorelia
(06.02.26)
@elorelia: finansal durumun iyiliği de avantajmış. üzerime ev araba vs. yok sadece maaş bordrom ve hesap dökümüm olacak hesapta finansal durumumu gösreten. hesap olarak da sadece vadesiz bakılacaksa oradan gol yer miyim diye düşündüm. son ana yakın toplu para girişi sıkıntı oluyor diye duydum ama son anda girmeyen fazla nakit para da mı kötü duruyormuş o konuda bi bilgim yoktu açıkçası bi araştırayım.
0
🌸semaforo de medianoche
(06.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(3)

Crocs terlik numarası

kizil karga
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
0
kizil karga
(29.01.26)
benim ayağım 40; spor ayakkabıda 40.5 giyiyorum. crocs'un 39-40 olanı tam oluyor bana. yani tam numara diyebiliriz.
0
lil siztah
(29.01.26)
36 giyiyorum normalde spor ayakkabılarda 36-37 aldım. ama 2. parmağım baş parmağımdan uzun olduğu için rahatsız ediyor bir süre sonra :D açıkçası çok aşırı rahat bi terlik olduğunu düşünmüyorum.
0
elorelia
(30.01.26)
hatırlatma; güneşe koyma. 41 numara terliğim 37 oldu hanım kullanıyor şimdi.
+1
ground
(30.01.26)
(6)

a101, bim, şok gibi marketlerde çalışanların maaşı ne kadar?

OgutucuRecep
asgari ücret olan 26 değildir herhalde? 40 var mıdır? biriyle inatlaştık ben 37-38 ve üstü diyorumburada çalışan tanıdığı olan ya da bir dönem çalışmış olan var mı?
asgari ücret olan 26 değildir herhalde? 40 var mıdır? biriyle inatlaştık ben 37-38 ve üstü diyorum
burada çalışan tanıdığı olan ya da bir dönem çalışmış olan var mı?
0
OgutucuRecep
(29.01.26)
asgaridir yav işverenler zannetmiyorum daha yüksek versin
-1
jülsezar
(29.01.26)
asgari ücrettir. ekstra olarak market kartı belki veriyorlardır veya belli bir oranda satılan ürünler için personel indirimi.

ama satış bonusları da vardır her şubenin. mesela her şubenin aylık belli bir ciro hedefi vardır onun üzerine çıkarsanız bonus kazanıyorsunuzdur. bu da personele bölüştürülüyordur.
-1
elektr10
(29.01.26)
elorelia
(29.01.26)
bazısı asgari bazısı asgarinin bir tık üstü. belki müdür seviyesindekiler 35-40 alıyodur.
0
jelly bear
(29.01.26)
asgariye yakın bir rakam diye biliyorum. teyzem part time şok'ta çalışıyo sanırım günde 6 saat. akşam 4te gidip mağaza kapanınca çıkıyor, galiba 9.30 gibi falan. haftada 1 gün izni var.

yol +yemek + maaş 24 bin tl falan alıyorum demişti. (asgari 22 binken)

ekleme: yukarıda yanlış söyledim galiba günde 5 saat haftada 30 saat çalışıp yol yemek dahil 24 alıyodu. tahminen ham maaşı 18k olsa, ful çalışanlar 27 bin falan alıyodur.
0
Sadece soruyorum
(29.01.26)
kreşteki öğretmen a101 daha falza veriyor diye çıkmıştı. galiba asgari ücretten fazla.
0
mikahakkinen
(29.01.26)
(6)

banka şubesinden tek seferde usd çekme limiti

in vino veritas
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
0
in vino veritas
(28.01.26)
çok dağ başı şube değilse bir kaç bin usd ödeyebilirler. ama siz yine de riske etmemek için önceden haber verin şubeye. 300-500 falan verirler muhtemelen ama 100 bin milyor usd falansa önceden haber vermek allahın emri...
0
exlibris
(28.01.26)
Belli bir limiti yok. O an hiç olmayabilir bile. 2-3 kere başıma geldi. Şubede hiç yokmuş. Dolar hiç yoktu, 500 euro zor bulup vermişlerdi.

Arayıp söyleyin. İstediğiniz kadar getirirler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(28.01.26)
eğer acil gerekiyorsa birkaç şube dolaşın hatta mümkünse daha zengin (veya ticaret dönen) mahallelere gidin.

Garanti Bankasının Maltepe'deki şubesi 2000 dolar veremezken Sarıyer'den çok daha fazlasını çektim. (habersiz gittim öyle)
0
nhk ni youkosu
(28.01.26)
limit her şubede aynıdır. önceden haber vererek giderseniz daha iyi olur. etrafında ithalat ihracat yapan firmaların olduğu şubelerde daha fazla döviz bulursunuz.
0
co2s2
(28.01.26)
Kendi şubenden çekmen için belli bir üst sınır yok. Ama alt sınır da yok. O yüzden önden haber vermek gerekiyor. Tüm paranı aynı gün alabilirsin.

“Hazır şu kadar paranı trink diye veririm sana” diye bir taahhütte bulunan bir banka bilmiyorum.
0
lazor
(28.01.26)
şubeye göre değişmez ama bankaya göre değişir. bir de evet kendi şubenizden çekmeniz lazım, başka şubeden çekerseniz inanılmaz masraf alıyorlar. halkbankta durum bu şekilde. önceden haber verin. ben olsam bin dolar için bile olsa arardım. olmayabiliyor çünkü anlık olarak.
0
elorelia
(29.01.26)
(6)

Ev almalı mı ??

Coma
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.
Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.

Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine de eve çıkıldığında temel eşyalar eksik onları almam gerekecek.

Kardeşimin evini hiç beğenmiyorum (ev çok eski, komşular kötü), burada 1 yıl daha oturabiliriz en fazla, kira yerine ev alayım dedim. kredi hesaplama sitelerinden bakıyorum 3 milyon çeksem maaş gidiyor gibi zaten o paraya da en azından içi düzgün ev var mı bilmiyorum.

Benim için ev almak imkansız eb almayı unutup, kiralık güzel bir ev mi bakayım? Siz ne yapardınız?

Konum Ankara, çalıştığım yer kahramankazan’a yakın.
Aile desteği yok.
0
Coma
(28.01.26)
Ayrı eve çık. Birikim de yap. Birikmiş parası olanlar daha kolay ev alıyor. Kalan kısım için kredi kullanırsın.
-2
arbre
(28.01.26)
Kahramakazan’a taşınmak istemiyorum ama taşınada bilirim neden olmasın.
Kardeşimde burslu okuyor yani tek gelir bu gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸Coma
(28.01.26)
Ev değiştirsen de, değiştirmesen de sizin iki kardeş beraber kalmanız gerekli diye düşünüyorum.
Seçeneklerden biri, kardeşin kendi parasını kazanmaya başlayana kadar bu evde kalıp, sonra beraber bir ev alıp oraya taşınmak olabilir.

Muhtemelen bir süre daha birbirinizden ayrı ev almak çok fazla zorlayıcı olacaktır. Beraber hareket etmeniz faydalı.
0
burfak
(28.01.26)
Evden çıkıp masraf yapma, 1 yıl para biriktir sonra 60-80 bin krediyle alabileceğin evi al.
+3
durgunfoton
(28.01.26)
hiç birikimin yoksa o 3 milyon kredinin altına girme. tüm maaşını verme.
hiç birikimin yoksa katılımevim, eminevim gibi şeylere girmek daha mantıklı kredi çekmek yerine.
ben olsam biraz para biriktirip sonra o topa girerim, 1 sene falan en azından köşeye para atarım.
ben aile desteğiyle aldım, yoksa almak çok zor.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
birikmiş paranız yok anladığım kadarı ile. cepte biraz para olmadan zaten ev alamazsınız. bi süre birikim yapmayı deneyin.
0
elorelia
(29.01.26)
(12)

Çok borcum var be dostlar

tahirkemalbozoglu
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da ka
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da kar edip çıkabilirim ama eziyetini çektim durmak istiyorum fakat görünüş pek iç acici değil gibi
-8
tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
borçlar vadesiz mi? vadesiz olsa bile maaş vs yok mu? maaş varsa elinde para olmaması çok dert değil gibi.
0
jelly bear
(27.01.26)
E ekside değilsin ki. Satsan kârdasın, borcu kapasan eksiye düşmüyorsun? Çok borcu olan bir insan için tablo gayet pozitif aslında.
+2
gobekliraki
(27.01.26)
Duzenli geliriniz yok mu? Acil durumlar icin para olmamasi kotu ama acikcasi cok da panik yapacak bir durum yok gibi duruyor. Sizin durumunuzdan neredeyse tek farkim Ankara'nin en degerli yerinde arsam olmamasi.
0
mbond
(27.01.26)
10 bin tl neyine yetmiyor. her şeyi ödemişsin üstüne bir de paran kalmış. allah başka dert vermesin kardeş.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Düzenli maaş ile çevirmeye çalışıyorum zaten. Fakat artık uçurumun kenarındayım yani en ufak bir büyük masrafta her şey boka sarar
0
🌸tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
yatırım yapıp kaybetmedin? yatırımın duruyor satsan zengin olacaksın ama uçurumun kenarındayım diyorsan neden yatıırm yaptın, fazla karamsarsın, eksinin eksisinde yaşıyor çoğu insan.
kred kartının asgarisini yatırıp borca faiz işleten 10 kişinin 9undan iyisin.
+4
eja
(27.01.26)
hocam nereden aldınız? eğer daha fazla borçlanma kabiliyetiniz yoksa satın. çünkü arsa da hemen satılabilen bir şey değil. 10.000 tl yle yaşayamazsınız eğer banka veya eş dost varsa borçlanabilecek biraz daha devam edebilirsiniz.
0
visenfoni
(27.01.26)
yaşamak için on bin tl kalıyor deseniz anlarım da zaten günlük masraflarınızdan sonra kalan tutarmış bu. yani on bin tl daha birikim yapabilirsiniz hatta :d karamsarlığı anlayamadım.
+3
elorelia
(27.01.26)
eee bütün harcamaları çıkınca kalan 10 bin zaten neden dert ediyorsun ki? napacaksın 10 binle zaten her şeyi ödemiş oluyorsun bu dışarıda kahve sinema parası filan muhtemelen. onları da minimum ölçüde yine yapabilirsin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(27.01.26)
Hoca bi dur gözünü seveyim.

Yatırım denilen şey böyle bişey zaten, kimse hem yatırım yapıp hem de konfor alanı daralmadan hayatına devam etmiyor. Yatırım yapan herkes belli bir süre konfor alanından feragat ederek yaşıyor. O nedenle olağan dışı bir durum söz konusu değil. 1,5 sene bu arada çok kısa bir süre, hem yatırım yapayım hem de harcamamı kısmayayım gibi bir durum yok maalesef.
0
ebeş
(27.01.26)
ekside değilsin sonuçta neden satmayı düşünüyorsun ki? 10 binle geçinmek zor geliyorsa ihtiyaç kredisi çekip durumunu biraz hafifletebilirsin sonuçta bu geçici ve sadece 1,5 senelik bir mevzuymuş ben sabret derim
-1
ihsanlı
(27.01.26)
Bi kredi daha çek ve bi arsa daha al. Bakarsın bu tutar.
0
gabe h coud
(27.01.26)
(2)

Yataş Somni & Deep baza-başlığını kullanan var mı?

santimantal
Görüntü olarak hoşuma gitti.Almak istiyorum.Ancak bazı kullanıcı yorumlarından dolayı emin olamadım.Kullanan ya da bire bir gören varsa yorumlarını rica ediyorum.https://www.yatasbedding.com.tr/tr/somni-deep-2-li-set-p-13735019
Görüntü olarak hoşuma gitti.
Almak istiyorum.
Ancak bazı kullanıcı yorumlarından dolayı emin olamadım.

Kullanan ya da bire bir gören varsa yorumlarını rica ediyorum.
www.yatasbedding.com.tr
0
santimantal
(26.01.26)
geçen hafta dolaştık yataş mağazalarını. bu modeli görmedim.

kadife temizlik açısından zor olabilir. kılı tüyü daha kolay tutar. bir de kumaşın silindiği açıya göre kumaş alalı beleli olabilir, tam anlatamadım bu kısmı ama neyse.

fikir olarak soruyorsanız bence çirkin bu arada. hem model olarak hem de kumaştan kaybediyor. ben olsam keten seçerdim.

bir diğer sorun ayak yüksekliği 7,5 cm. robot süpürge girmeyebilir. normal süpürge ile de temizlenemeyebilir altı.
0
elorelia
(26.01.26)
ben bu kumaştan karton renginden var farklı firmanın silmesi sorun yapmadı iz bırakmıyor, sağlam, sırtını yaslıyorsun kaymıyor.
çirkin olarak adlandırılması üzdü, ben bir falsosunu görmedim.

robot kullanıyorsanız kesinlikle ayaklarını değiştirin, sanırım bu ayaklar standard geliyor hepsinde. değiştirilebilir bir ayak olduğundan emin olur. benim baza ayaklarım değişmiyor mesela:/

birde 90 değilde 100 cm tercih edin kesinlikle konfor arttırıyor. hatta yer varsa 2 kişilik yatak al
0
eja
(26.01.26)
(4)

Hangi marka kolajen almalı?

michael harddd
Diz ağrısı için almak istiyorum. Çok fazla marka var ve fiyatlar da çok değişiyor. En güvenilir markalar hangileri?
Diz ağrısı için almak istiyorum. Çok fazla marka var ve fiyatlar da çok değişiyor. En güvenilir markalar hangileri?
0
michael harddd
(26.01.26)
aynı sıkıntılar için araştırma yapmıştım. asıl videoyu bulamadım ama kolojen takviyeli ilaçların tamamen ticari bir sahtekarlık olduğu söyleniyordu.
www.youtube.com
0
ground
(26.01.26)
diz için annemde kullandı doktor önerisi ile kolojen (ismini bulamadım uzun zaman oldu) açıkçası hiç bir etki etmedi 3 ay kadar kullandık, ağrıyı dize enjekte edilen ilaç geçirdi, onuda 2-3 ayda bir düzenli oluyor falan %100 geçmedi
0
eja
(26.01.26)
kolajende tipler var. I-II-III-IV-V diye. bunlardan her tip kolajen iskelet yapisina katilmiyor. önce hangi tip kolajen kullanmaniz gerektigini bulacaksiniz.
ikinci olarak hayvansal olmasi önemli. ilk tercih balik kolajen, ikinci tercih sigir kolajen.
ücüncü olarak en az 6 ay süreyle kullanacaksiniz (bunu doktor demisti). 6 ayin sonunda anca ilk etkiyi yavas yavas görmeye basliyorsunuz.
dördüncü olarak kolajen c vitamini ile emilimi artan bir madde. c vitamini ile birlikte alacaksiniz.

eja'nin bahsettigi muhtemelen hyaluronic acid ignesi? horoz ibigi ignesi diye de geciyor. kireclenmenin ilk asamalarinda yardim ediyor ama hem tedavi etmiyor hem de bir süre sonra maalesef o da yetersiz kaliyor. uygulanirken sayet tam dogru yere uygulanmazsa da acidan gün boyu duvarlara tirmandiriyor.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.01.26)
dr can çiftçi'nin kolajen videosunu izlemenizi öneririm
+1
elorelia
(26.01.26)
(2)

Maaş promosyonunda devlet kurumu ve banka arasında danışıklı dövüş şüphesi varsa bu olay nasıl engellenebilir?

santimantal
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Ş
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.

Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Şimdi anlaşmanın 3 yılı dolmak üzere. Şikeyi ihtimalini engellemek için nasıl tedbirler alınabilir.
+1
santimantal
(23.01.26)
Sendikalar alakadar oluyor o konuyla. Eğer yetkili sendika yaygara koparmıyorsa, o zaman kim olsa şüphelenir.

Toplu halde sendikaya gidip, eğer bu promosyonlar bu şekilde sendikadan istifa edileceği söylenebilir, bir alt limit belirtilebilir. Sendikanın yetkisini kaybedeceği bir sayı bulmak çok iyi olur.

Diğer bir sendikayla da görüşülebilir bu konuda. Onlar yetkili olabilmek için kaç kişiye ihtiyaç duyduklarını biliyorlardır. En büyük 2. sendika şimdi hevesle bekliyor promosyon işinde çuvallamalarını.

EDİT: Bahsedilen yerin özel bir şirket değil bir kamu kurumu olduğu anlaşılıyor. Zaten yasal bir seçenekten değil, bir sahtekarlık şüphesinden bahsediliyor.

Şüphelenilen durum özetle şu; bir kurumun yöneticisi ya da yöneticilerinin bankaya “siz toplamda 100 lira yerine 90 lira ödemiş olun. 40 lirayı bize verin, 50 lirayı personele bölüştürün” demesi.
Yöneticilerin, personelin parasını iç etmesinden şüpheleniyor.
0
lazor
(23.01.26)
promosyonun işçiye ödenmesi için yasal bi zorunluluk yok diye biliyorum ben.
0
elorelia
(23.01.26)
(7)

hemşire şiddeti olayı

WithWorth
https://eksisozluk.com/5-gunluk-bebege-hemsirenin-siddet-uygulamasi--8066924bu olayı nasıl yorumluyorsunuz...hastahanelerde ailenin tek bir milisaniye bile bebeği yalnız bırakmama gibi bir hakkı vs var mı ? çıkarılacak ders bu mu ? (yenidoğan skandalı ile birlikte de düşününce)bir de hastahanenin ol
eksisozluk.com

bu olayı nasıl yorumluyorsunuz...

hastahanelerde ailenin tek bir milisaniye bile bebeği yalnız bırakmama gibi bir hakkı vs var mı ? çıkarılacak ders bu mu ? (yenidoğan skandalı ile birlikte de düşününce)

bir de hastahanenin olayı örtbas etme refleksi nedir ?
aileye haber vermeyen, "tadımız kaçmasın" deyip kamera kayıtlarını da silse silerdi.
0
WithWorth
(22.01.26)
Tutuklanma riskim olmadan yorum yapamıyorum..
0
suicides underground
(22.01.26)
ek yapabilir miyim?

videoyu izleyemedim ilk bir iki sn izledim kapattım. bebeği nasıl engelli bırakıyor? kafsasına darbe sonucu mu yoksa başka bir engel mi?

insanlığımızdan utanalım, nasıl bir döneme denk geldik!!
0
exlibris
(22.01.26)
insan yavrusu
diger canlilara göre
çok uzun zaman
bakim,koruma gerektiren
en akilli ve muhteşem bir canli,

fakat bu muhtesem canli
saglikli yetistirilmezse,
cevresindeki herseye
bir o kadar büyük zarar verebiliyor,

sağliksiz beslenme ile
sadece yeme icme olarak degil,

yazili,görsel,isitsel ;
tv-radyo ,netflix ,dizi,-film ,basin-yayin vs..
sahte egitim ile,
sahte ehliyet ile
sahte gida ile
sahte siyaset ile...

çözüm aşagidan yukari olmaz,
en baştan aşagi doğru olmali.
acı çekerek öğreneceğiz.
-4
designer
(22.01.26)
benim anlamadığım böyle şeylere tahammülün yok sabrın yok niye bu işi yapıyorsun. aynısı hasta bakıcılar, ana sınıfı öğretmenleri, bebek bakıcıları vbleri içinde geçerli.
bende çocuk sevmem içinde çocukların olduğu hiç bir işi yapmam.
madem o zaman git genel cerrahi hemşiresi ol yeni doğanda ne işin var.
iki hafif vurmayla, ittirmeyle nasıl engelli kalıyor onu anlayamadım.
0
my fault
(22.01.26)
doğum yaptıktan sonra bebeğimi alıp götürmüşlerdi hemşireler, nedense yanımda uyumuyordu hemşirelerin yanında duruyordu diğer bebeklerle (yani neden bunu yapıyorlar biri açıklayabilir mi?). mırın kırın etmiştim o sırada çocuğunu görmeye gelen eski eş de beni huysuzlukla suçlayıp defolup gitmişti. sinirlendim gece gece. gayet de haklıymışım işte kaçıncı örneğini görüyoruz.
0
deartheodosia
(22.01.26)
Birkaç ay öncenin haberi aslında bu. Olay üniversite hastanesinde oluyor. Bebek sağlıklı doğuyor. Bir hemşire bebeği hareketsiz buluyor. Sonra bacağında morluklar görüyor. Hastane
aileye bebeğin engelli doğduğunu söylüyor. Hastane yönetimi o arada olayı araştırmış, soruşturma başlatılmış. Aileye haber vermemişler. Aradan 3 yıl geçmiş, aileye tebligat gelmiş. Davadan ve bebeklerinin şiddet sonucu engelli kaldığından bu şekilde haberleri olmuş.

Bir özel hastaneden beklenen hareketler bunlar. Üniversite hastanesi bunu yapıyorsa...
Çocuk sahibi olmama kararım perçinlendi.
+1
gnosis
(22.01.26)
yoğun bakıma istediğiniz gibi girip çıkamıyorsunuz anne baba olarak. hatta emziremiyorsunuz bile. süt sağıp götürüyorsunuz vs. bebek toparlanınca belli saatlerde girip temas edebiliyorsunuz. yani bebeğim yoğun bakımda, 24 saat yanında durayım diyemiyorsunuz. zaten benim de başıma gelse bu hemşireler bebeğimi döver mi düşünmezdim ki. insanın aklına gelmez.
0
elorelia
(23.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(2)

bankaya gidip bana ne kadar konut kredisi verebilirsiniz diye öğrenebilir miyim?

ilgeru
evin durumundan bağımsız bunu öğrenebilir miyim? "eve ne kadar kredi çıkacağı" şu an 2. önceliğim çünkü bana maksimum kredi çıkıyorsa ona uygun evler bakmaya başlayacağım vermeyeceklerse hiç bakmayacağım. bunu öğrenmek istiyorum aslında. yoksa illa ev üzerinden mi gidilmeli? ev üzerinden nasıl gidil
evin durumundan bağımsız bunu öğrenebilir miyim? "eve ne kadar kredi çıkacağı" şu an 2. önceliğim çünkü bana maksimum kredi çıkıyorsa ona uygun evler bakmaya başlayacağım vermeyeceklerse hiç bakmayacağım. bunu öğrenmek istiyorum aslında.

yoksa illa ev üzerinden mi gidilmeli? ev üzerinden nasıl gidiliyor onu da bilmiyorum. daha önce hiç konut kredisi vs işlerine girmemiştim.
0
ilgeru
(21.01.26)
bankaya gidip görüşebilirsiniz. 2 sene önce o şekilde başvurduk biz iş bankasına, tapu vs vermeden. eşimin maaş bankasıydı. çekmek istediğimiz tutar aşağı yukarı belliydi. eşim gidip başvuru yaptı, bana şu kadar tl, vade şu olacak şekilde konut kredisi verir misiniz diye. maaş bordrosu vs verdi. genel merkezden onay geldik. sonrasında evi bulup tapu ile tekrar başvuru yaptık.
+1
elorelia
(21.01.26)
Maalesef “eve bağlı olmadan ne kadar kredi çıkar?” sorusunun net cevabı yok, çünkü bankalar kredi verirken gelir, kredi notu, borçluluk gibi kriterlere bakıyor. Yani önce senin finansal profilin değerlendirilir, ev fiyatı sonra devreye girer.

Yine de konut kredisi faiz oranlarına (git: teklifimgelsin.com ) bakarak gelirine göre yaklaşık bir hesap yapabilirsin. En doğru ve net sonuç için ise bankadan kredi ön onayı almak gerekiyor; o zaman sana maksimum ne kadar kredi çıkacağını görürsün ve ona göre ev aramaya başlayabilirsin.
0
Ala123
(21.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.