Giriş
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-3
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(19)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-26
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-6
🌸arbre
(15.01.26)
alköl sağlığa zararlıdır.

alkol tad olarak buruk ve acıdır, votka, cin, tekila viski konyak bunlar baskın tadı olan ve alkol sevmeyenlerin içmesini engelleyecek tada sahipler. o yüzden genelde kokteyl vs yapılır ve baskın alkol tadının kırılması amaçlanır, meyve suyu, tonik, şuruplar vs eklenir.

ama şarap (ortalama bir şarap) yukarıda saydığım spirit olan içkilerden daha smooth içime sahiptir bence. ama sevilmeyince en iyi şarap da olsa keyif almazsınız.

yemekle birlikte içmek istiyorsanız köpüklü şarap tercih edebilirsiniz. bunun da tadını sevmeyebilirsiniz ama gazlı köpüklü oluşu içimini biraz daha kolaylaştırır.

rakı, ouzo, pernod tarzı anason içeren içkiler tad olarak da daha baskındır ki bunları hiç sevmezsiniz.

sizin sevebileceğiniz içkiler, safari, malibu, baileys, pisang ambon, gibi meyve tadı olan spiritler ve bunlarla hazırlanan kokteyller olabilir.

konyak viski vs bunlar daha rafine içkilerdir ve yemekle birlikte değil de sonrasında daha iyi içilebilir.

size önerim yemekle birlikte köpüklü şarap ve şampanya ya da mimosa ya da le kir, kir royal tarzı görece daha hafif kokteyller.

alköl sağlığa zararlıdır.
0
exlibris
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
alkol cok overrated birsey. insanlar gercekten abartiyor. icmezsem yargilanirim ya da sosyal ortamlardan dislanirim diye icen cok insan var bence. bu soyledigim amerika icin de gecerli bu arada.

hasil-i kelam, zaten zararli, begenmediyseniz icmeyin.
+1
banach
(16.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(3)

Korona mı grip mi?

yurtsuz john
Dünden beri yorgan döşek yatıyorum. Boğazımın içi kaşınıyor. Devamlı öksürüyorum. Ateşim var, titriyorum. Burnumun içi yanıyor. Müthiş halsizlik var.Kara vebaya mı yakalandık ne bu ya :(
Dünden beri yorgan döşek yatıyorum.

Boğazımın içi kaşınıyor. Devamlı öksürüyorum. Ateşim var, titriyorum. Burnumun içi yanıyor. Müthiş halsizlik var.

Kara vebaya mı yakalandık ne bu ya :(
0
yurtsuz john
(14.01.26)
Influenza A turkiye geneli yaygin su ara. Ilk 2 gunde gidip ilac alirsan gecebilir. Yoksa min 1 hafta.

Ins duyuruda aktif dr yoktur tum bilgilerimi sattim
0
üğpoıuy
(14.01.26)
ofiste arkadaşlar sırayla pozitif çıktı ama hepsine infuenza a ve b testleri yapıldı. farkını bilmiyorum. yani bu aralar çok yaygın, çocuğu olan arkadaşlarımın da çocukları pozitif çıktı hep.

gidip bir test mi yaptırsanız ya, çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(14.01.26)
influenza a oldum. belirtiler birebir benziyor. ilacı da var bu hastalığın. reçetesiz alınabiliyor. ama influenza a değilseniz boşa kullanmış olursunuz. özelde pcr testiyle öğrendik biz. devlette yapmıyolar sanırım test filan.
0
elorelia
(15.01.26)
(9)

Lazımlık seçimi kriterleri

michael_knight
Selamlar,2,5 yaş oğlum için lazımlık alacağım. Henüz eğitime başlamıyoruz ama artık yavaş yavaş lazımlığa oturmaya başlasın diye düşündüm. Acele edip onu strese sokmak istemiyorum, acelemiz yok. Şu ürünü seçtim. Bunda bir yanlış görüyor musunuz?Önermek isteyeceğiniz bir ürün veya dikkat etmem gereke
Selamlar,
2,5 yaş oğlum için lazımlık alacağım.
Henüz eğitime başlamıyoruz ama artık yavaş yavaş lazımlığa oturmaya başlasın diye düşündüm. Acele edip onu strese sokmak istemiyorum, acelemiz yok.

Şu ürünü seçtim. Bunda bir yanlış görüyor musunuz?
Önermek isteyeceğiniz bir ürün veya dikkat etmem gereken bir detay var mı?

i5.walmartimages.com
0
michael_knight
(14.01.26)
benzeri bir lazımlığı oğlum kullanıyor, sifon sesini seviyor. ama biz lazımlık almaya birlikte gitmiştik heveslensin diye. bir bebek mağazasında otur bakalım çiş yapıyor gibi yap iyi oldu mu diye denetmiştik tek tek. belki böyle bir şey yapmayı düşünebilirsiniz.
+1
ansya
(14.01.26)
hem lazımlıktan klozete geçiş zor oluyor hem de hijyenik sebeplerden dolayı lazımlık yerine klozet adaptörü daha çok öneriliyor
+1
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
@ansya bir yere oturup çiş kaka yapıldığını bilmiyor olabilir. Henüz 10-15 kelime dışında pek konuşmuyor da. O yüzden birlikte seçemeyiz gibi geldi bana. Bir de çocuk bu. Oyuncak seç dediğimizde seçmiyor ki. Hepsini istiyor :)

@yenibirgüzelnick biz tuvaletteyken heveslenip o da oturur ve alışır diye düşünmüştüm. İşin o kısmını da biliyor musun?
0
🌸michael_knight
(14.01.26)
tuvalet kitapları okumaya başlamak da faydalı olabilir o zaman ama tabii siz bilirsiniz. kendi tecrübemizden öneride bulunmak istemiştim. seçtiğiniz lazımlık güzel, güle güle kullanın.
0
ansya
(14.01.26)
Yalnız bu küçük gibi. Bizde de var. Belkide bizdeki küçüktür, başka boyları var mı bilmiyorum. Pipi dışarıda kalıyor gibi oluyor. Çiş dışarı çıkacakmış gibi. Şüpheli konuşuyorum çünkü bizde şu anda sadece oturtmaya alistiriyoruz.
+1
etna
(14.01.26)
İkea lazımlığına ve adaptörüne bakın. Montesorri tuvalet eğitimde önerilenler onlar.
+3
kullanıcıadımbuolsun
(14.01.26)
@etna dolu markasının xl versiyonu var
0
iustitia omnibus
(14.01.26)
ben de ikea yı öneriyorum. Lockig ve tossig iki tane ürünleri var. bir süre sonra lockigi bırakıp tossige geçiliyor. Ayrıca lazımlık haricinde buna yönelik çocuk kitapları var.

Biz şu ikisini okumuştuk. Gerçekten çok fayda sağlıyorlar.
Leyla Koş Tuvalete
Teo'nun Kaka Kitabı
+2
nuevo
(14.01.26)
kesinlikle klozet adaptörü öneririm. ben de lazımlık almıştım. ama bu sefer baktım sürekli yine çiş kaka temizliyorum, ne anladım bu işten. hemen kaldırdım, klozette kakalara bay bay demeye başladık. bazı çocuklar lazımlıktan klozete geçmekte sorun yaşıyor uzun süre kullanırsa. ya da lazımlıkla peşinde dolanmanızı, yine olduğu yerde yapmayı filan isteyebilir. o yüzden direkt adaptör bence.
+1
elorelia
(15.01.26)
(10)

Kedi aşıları

hunharca ben
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
0
hunharca ben
(12.01.26)
Veterinerin önerisi tüm aşıları yaptırıyorum. Karma yapıldı. Parazit ve kuduz aşıları evde olsa da düzenli yapılıyor. Lösemi ya da başka bir şeye gerek duymadı.
+1
strawberry first
(12.01.26)
evet yaptırıyoruz, yıllar önce dışardan içeriye taşınan virüsler sebebiyle bir kedimi kaybetmiştim malesef, veteriner bu aşılara gerek yok dediği için ve buna inanıp başka bir araştırma yapmadığım için.
0
amelie poulain
(12.01.26)
zorunlu giderlerimden sonra maaşımdan geriye bir şey kalmadığı için yaptıramıyorum. :') anca iç-dış parazitlerine yetişebilmeye çalışıyorum
0
art cat chocolate
(12.01.26)
ilk gittiğim veteriner losemi için yapalım demişti, bilinçlenince bulduğum veteriner çok çok düşük bir risk bulaşması demişti kedi dışarıya çıkmıyorsa.(dışardaki kedilerle haşır neşir olmuyorsan, gelince kıyafetlerini çıkartıyorsan) bende yaptırmadım.
karma yaptırıyorum, parazitlerini 3-4 ayda 1 yaptırıyorum kuduz zaten zorunlu.

ben karmaya bile hale şüpheliyimde işte bişi olursa diye onu yaptırıyorum.
0
eja
(12.01.26)
10 yaşını geçen kedimize sadece iç-dış parazit (ense damlası) ve kuduz aşısı yaptırıyoruz. 9-10 yaşına kadar rutin aşıları eksiksiz, sonra veteriner de diğerlerine gerek yok dedi. Kedi yaşlandıkça aşılar sorun çıkarmaya başlayabiliyor, bir arkadaşımızın kedisi aşı yerlerinde oluşan kötü huylu tümörler yüzünden ameliyat oldu, kemoterapi gördü. Böyle şeyler de tedirgin ediyor biraz.
luckypet.com.tr
www.sirinvet.com

5 yaşındaki kedimize bir yıldan fazladır aşı falan yaptıramıyoruz çünkü kedi değil panter beslediğimizden veterinere götüremiyoruz, evden çıkmadığı ve diğer kedinin aşıları eksiksiz olduğu için çok sallamıyoruz. Bir tek ense damlasını evde kendimiz yapıyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(12.01.26)
Zorunlu aşılar haricinde yıllardır yaptırmıyorum. Tahılsız, %98 hayvansal proteinli mama ile besleniyor ( alerjisi olduğu için), dışarıyla herhangi bir teması yok. Parası falan hiç dert değil ancak birkaç farklı veteriner arkadaşımdan da aldığım görüş sonucunda düzneli aşıya gerek görmüyorum.

Elbette bu kediden kediye değişir. Benimki sokak kedisi, dolayısıyla zaten genetik olarak büyük bir doğal seçilimden geliyor ve oldukça güçlü. Ancak özellikle cins kediler çok daha hassas ve kırılgan olabiliyor. Onlar durumu farklı değerlendirebilir.
0
thracia
(12.01.26)
yasadigim ülkedeki asi takvimindeki tüm asilari günü gününe yaptiriyorum.
türkce isimleri baska olabilir ama kedi vebasi (fpv), kedi nezlesi gibi asilari oluyor. 5'li karma FVRCP+FelV diye geciyor. ic parazit oluyor.

dis parazit (ev kedisi oldugu icin) ve kuduz yaptirtmiyoruz (standart asi takviminde yok ve seyahat etmiyorsa önerilmiyor).
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.01.26)
Bizimki 2 yaşında, kuduz zorunlu zaten yılda 1 defa oluyor. 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz da lösemi olmuştu. 2 yaşında 1 doz karma aşı oldu hatırlatma dozu. İç dış parazit için de ense damlası yapılıyor ama bayadır yaptıramadım işten güçten. Bu hafta yapıtıracağım. Löseminin de hatırlatma dozu yapılması gerekiyormuş sanırım onu da yaptırıcaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
lösemi hiç yaptırmadık. kuduz ve karma vaktinde yaptırıyoruz. bence kuduz yaptırmak da saçma çünkü evden çıkmayan bir kedi bizimki. iç dış ise 3 ayı geçiyor aralığı.
+1
elorelia
(12.01.26)
Kediniz 2 yaşından büyükse hiçbir şeye gerek yok.

Kuduz ne la? Vaka yok Anadolu'da

2 den küçükse gençlik aşısı

İç dış parazite de gerek yok

Yılda bir defa enseden iç dış olanı damlatın bitti gitti ona da gerek yok ya neyse
-4
topkapiaksaray
(12.01.26)
(10)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
biz cilgin gibi fallout izliyoruz.
oyununu da oynuyorduk zaten, dizisi su an bizim icin ultra güzel.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(5)

ihmal etme doktora git, acile git

kibritsuyu
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.

durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.

aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama şu anda herhangi bir şikayeti olmayan ve toksik şok şüphesi yaşayan bir arkadaşa denmiş ki "derhal doktora git, toksik şok öldürür, elin kolun düşer".

şu anda hiçbir şikayetimiz olmadan ama olma ihtimali de olan durumda acile gidip ne diyoruz ve ne yapıyorlar? bir şey yapmaları için ne demek gerekiyor? hastaneye gidin emin olun denmiş. gitsin emin olsun elbet ama hastanede bundan emin olmak için ne yapıyorlar? ben ne zaman ihmal etmeyeyim, emin olayım diye gitsem bir şey yapmıyorlar çünkü, salıyorlar geri, bir şey olursa gel diyorlar. siz ne yapıyorsunuz da emin olmak için müdahale edip emin oluyorlar?

cumartesi günü 190/130 tansiyonla acile gittim, devlet üniversitesi hastanesi. triyajda tansiyonumu ölçtüler, 190/130 çıktı. sonra elime numara verip bekleme salonunda oturttular. 2-3 saat sıra gelmeyince eeh diyip özel üniversite hastanesine gittim. gittim. orada da tekrar ölçüp beklettiler, 15 dakikada bir gelip ölçtüler. düşmeyince bir dil altı hapı verdiler (ki evde kendim de içmiştim onu), 150/100'e düşünce de taburcu ettiler.

bana "yüksek tansiyon çok tehlikelidir, öldürür, mutlaka acile git" denildiği için gittim. 6 saat vakit kaybettim, 2-3 saati acil sıralarında beklemekle geçti. en sonunda da evde kendi yatağımda yatıp dinlenip, kendi içebileceğim ilaçtan öte tedavi de uygulanmadı. 1500 lira da para ödedim. e ben şimdi bu hastaneye niye gittim? neyi eksik yaptım? böyle mi emin olunuyor? yani emin olmak için bana ne yapıldı şimdi? oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?

kafamı dolaba vurdum ölür müyüm diyorsun, gelen cavap: "beyin kanaması olabilir acile git". acile gidiyorsun. soruyor baş ağrısı, baş dönmesi, kusma var mı, yok. kalk bi yürü, tamam. parmağımı gözünle takip et, tamam. iyi şimdi git, baş dönmesi olursa, kusarsan gel. e ulan bunları ben evde kendim de yaparım. baş dönmesi kusma olunca da gelirim. şimdi biz hastaneye niye gelmiş olduk?

sorunun kısası: başımıza bir iş geldikten sonra, hiçbir şikayetimiz yokken emin olmak için hastaneye gidip emin olabiliyor muyuz? emin olmak için ne yapmamız gerekiyor?
+1
kibritsuyu
(09.01.26)
tansiyon yuksekse günde 4-5 kere ölçüp saatleri ile not edip(en az 1 hafta) kardiyologa gitmek lazım, benzetmek gibi olmasın tansiyonu yuksek giden 45-50 yaş arası iş yeri arkadaşımız takipli olmasına ragmen kalp krizi geçirdi allahtan yakındı hastaneye 2 ana damar tıkalıymış acil angioya aldılar..

acil sevk etmeliydi kardiyolojiye eğer tansiyon sık sık yuksek seyir ediyorsa, sanal angio angio yapılmalı. doktor değilim etrafımda çok kalp sıkıntısı olanlar bu şekilde yaptı.

senelik check up yaptırmak lazım özel hastanelerden içeriğine bakıp fiyat karşılaştırması yapacaksınız içinde ekg kardiyoloji kons. olan tercih edeceksiniz.

bende kendi acil maceramı özetliyeyim, annem kendini kötü hissediyordu dur acile gidelim baksınlar kan falan dedim, bi gittik tansiyon 21 ,dil alti verdiler (ben acil doktoruna söyledim kardiyoloji görmesi gerekse randevu alalım ne gerekirse yapalım dedim) hemen aynı gün ilk randevusunu bekledik kardiyoloji gördü ekg çekildi eko yapıldı angio yapılcak şimdi.. özel hastane ve parasını verince herşeyle ilgileniyorlar.
+1
eja
(09.01.26)
yani doktorlara lafım yok da sistem doktorun sizi görmesi üzerine kurulmuş, tedavi üzerine değil.
11 ayda 1 milyarın üzerinde muayene gerçekleştirilmiş mesela. doktor görmüş müyüz? görmüşüz.

sizin durumda konuşursak mesela üniversite hastanesi yapması gerekeni yapmış gibi. sonuçta tansiyonu düşürmüşler. yatarak tedavi edecek halleri yok ki. ya da her kafasını dolaba vuranı tomografiye yönlendiremezler. kafayı dolaba vurdu diye acile gitmek saçma ( çocuk ya da çok yaşlı filan değilse) yani bahsettiğiniz iki örnekte bence yapılması gerekenler açısından bi sıkıntı yok. ama tabi ki sağlık çalışanı değilim, fikrimi söylüyorum.

2-3 saat sıra gelmemesi filan zaten asıl mesele aslında. geçen bizim kızın ateşi çok yüksekti. özele götürdük. 7 hastalık için pcr testi yaptırdık (2000 tl) influenza a pozitif çıktı. doktoru aradık, ilaçları yazdı vs vs. komşunun çocuğu aynı ateş şikayeti ile devlet hastanesine gitti, 80 kişi varmış önlerinde. sonra bi daha denemişler şanslarını calpol ile eve yollanmışlar. yine düşmeyince doktor antibiyotik yazmış. 2 gün bekleyin düzelmezse kullanın demiş. pcr filan yok. belki aynı hastalık ve bu hastalığa antibiyotik işe yaramıyor. yani bu örnekte mesela sorun sistemde mi, doktorda mı bilemiyorum.

özet olarak gerçekten evde takip edilebilecek ya da poliklinik muayenesi gerektirecek durumlar için acile gitmenin manası yok. sonra 80 kişi sıra bekleniyor ya da düzgün muayene olunamıyor işte.
+2
elorelia
(09.01.26)
'oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?' sözün kulağa çok mantıklı geliyor.

Ayrıca sen bilinçli bir hastasın. Başka hangi belirtilerin anlamlı olduğunu biliyorsun. Ama orada tansiyonunu ölçüp bekle diyen şahıs bu konunun uzmanı. Mutlaka tansiyon ölçme dışında da bir şeylerine bakmış ve sormuştur.

Ve yine de başına bir şey gelirse sen elinden geleni yapmış olmanın huzurunu hissedebilirsin. Günah benden gitti diyebilirsin.

Ayrıca tansiyonu yüksek olan kardiyoloğa değil Dahiliye uzmanına görünmeli. Kardiyolojik sorunlar yüksek tansiyon sebeplerinden çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Acilde bunu da söylerler son olarak.
0
Mirket
(09.01.26)
1. İsteyen istediğini yazar, sorumlusu kendidir.
2. Borsa, coin vb başlıklarında millet tavsiye bile olmayıp kendi yaptığını anlatırken risklerden korunmak için "ytd' diyor; burada ise can söz konusu.
3. Bi şikayeti yok diyorsun ama duyuruda 'şiddetli bulantı ve kusma' olduğunu söylüyor, yani çarpıtıyorsun.
4. Toksik şok öldürür.
-3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.01.26)
Bir de o sorular disinda da ozellikle tecrubeli doktorlar bi terslik olup olmadigina dair cok fazla kontrolu sadece bakarak yapiyor aslinda. Doktor olmayan farketmeyecegi detaylardan nokta atisi teshis koyduklarina cok sahit oldum. Yapilan cogu tetkit emin olma/dogrulama amacli. Hepsi bunu yapmayi haiz degil ama o dogru.
+1
ghilleinthemist
(09.01.26)
(7)

taşınma- nakliyecilerin paketlemesi

gobekliraki
böyle firmalar var değil mi? ben evde hiçbişeye dokunmayayım, gelsinler ne var ne yok paketlesinler istiyorum.
böyle firmalar var değil mi? ben evde hiçbişeye dokunmayayım, gelsinler ne var ne yok paketlesinler istiyorum.
0
gobekliraki
(09.01.26)
var tabii ki. parası da o yönde.
+1
jelly bear
(09.01.26)
@jelly baya baya her şey ama dimi? kıyafet vs. dahil?
0
🌸gobekliraki
(09.01.26)
evet
+1
jelly bear
(09.01.26)
Benim ve arkadaşlarımın hepsini defalarca taşıyan bir nakliye firması var . dediğiniz gibi bir şeye ellemiyoruz kendileri büyük kutularla ve askılarla geliyorlar . dolapta askıdaki kıyafetler buruşmuyor bile . tekerlekli askılı bir düzenekleri var ona asıp fermuarını çekiyorlar . temiz temiz yeni evdeki dolabı montaj yaptıktan sonra içine geri asıyorlar hatta .
mutfak ve banyo dolapları da aynı , sadece mutfak eşyalarını biz yerleştirmiştik taşınırken
piyasaya göre çok pahallı değiller

görüşmek isterseniz Hakan bey : Reisoğlu Evden Eve
+90 532 054 04 45
+1
devilone
(09.01.26)
sadece özel eşyalarınızı, parayı falan yanınıza alıyorsunuz. geri kalan her şeyi, buzdolabındaki ağzı açık yiyeceklere kadar paketleyip getiriyorlar.
+2
kibritsuyu
(09.01.26)
takı, altın, para gibi kıymetli eşyalarınız hariç.
avizeleriniz vs varsa sökerler, ancak yeni evde takmazlar.
mobilyalarınız demonte edilir, yeni evde yeniden montajlanır,
perdeleriniz sökülür, ama yeni evde takılmaz.
eşyalarınız yeni evde ilgili odalara bırakılır ancak kolileri almayacaklarsa açmazlar.
kıyafetlerinizin dolapta askıda taşınacağını söylerler ama bizde kolileyip geçtiler.

ama genel olarak evet her şey dahil. üç sene önce protrans ile taşındık.
eksisozluk.com
+1
elorelia
(09.01.26)
parasını verirsen her şeyi yaparlar. dünyada para karşılığı her türlü hizmet vardır.
+3
jelly bear
(09.01.26)
(7)

cocuklara hediye

solenkol
7 ve 12 yasında kuzenimin kız cocukları icin hediye bakıyoruz ama aklımıza bir sey gelmiyor. Nelerden hoslanırlar bu yas grupları? bize gelcekler 1-2günlüğüne ufak bir hediye alalım mutlu olurlar.
7 ve 12 yasında kuzenimin kız cocukları icin hediye bakıyoruz ama aklımıza bir sey gelmiyor. Nelerden hoslanırlar bu yas grupları? bize gelcekler 1-2günlüğüne ufak bir hediye alalım mutlu olurlar.
0
solenkol
(08.01.26)
lego olabilir
0
elorelia
(08.01.26)
yaşlarına uygun bir kutu oyunu alabilirsiniz. hep beraber de oynayabilirsiniz.

edit: monopoly'den çok carcassonne ve ticket to ride öneririm. da vinci veya goblinden (online veya dükkandan) güvenerek alabilirsiniz.
0
eileengray
(08.01.26)
çocuklar ve aileleri nasıl?

muhafazakar bir aile mi?
seküler bir aile mi?
eğitime önem verilen bir aile mi?
çocuklar baya çocuk gibi mi, yoksa ergen gibi mi tavırları giyimleri?
ilgilendikleri bir sanat/spor var mı?

---
ben 7 yaşımdayken barbielere takıktım. 12 iken o tarz şeyleri bebek işi görüyordum. daha böyle cool olsun istiyordum her şeyim. giyimim tamamen değişmişti.

her yaşta monopoly oynamayı severdim, hala seviyorum (29 oldum)

uzaktan kumandalı arabaları da seviyordum.

yürüyen kedim vardı 7 iken.

LEGO çok iyi olur aslında. orada hep beraber yaparsınız.
lego.tr
lego.tr
lego.tr
lego.tr
lego.tr

www.toyzzshop.com

şu oyuncağı baya çocukluğumdan beri istiyorum, hiç nasip olmadı :d ve uzaktan kumanalı arabam da hiç olmadı. erkek kardeşime aldılar o da bana oynatmadı :')

hala kendime ucuz yollu peluşlar alırım yılda 1-2
0
art cat chocolate
(08.01.26)
Puzzle olabilir
0
üğpoıuy
(08.01.26)
sevdikleri karakterlerin anime vs. peluş oyuncağı
0
gabe h coud
(08.01.26)
Hocam oyuncakcilara gidince oyuncaklarin üzerinde cok net yaş araliklari oldugunu goreceksiniz.
Tavsiyem o yas araliklarina uyun. Secimizini uygun yas araligi kumesinden yapin.
0
WithWorth
(08.01.26)
bütçeniz ne?
0
efx
(08.01.26)
(5)

Bu ne hastalığı ve ne zaman geçer?

Bartebly
Merhaba Yaklaşık 4 gün önce belimde ve bacaklarımda halsizlik ve sizi ile başladı. Zaten regl donemim yaklaşıyor diye her zamanki agridir diye düşündüm. Ancak ağrı reglin bel ve sırt ağrısından farklı olup hani agir soğuk algınlığı geçirdikten sonra vucudumunuz her zerresi ağırır ya oyle bir ağrıydı
Merhaba
Yaklaşık 4 gün önce belimde ve bacaklarımda halsizlik ve sizi ile başladı. Zaten regl donemim yaklaşıyor diye her zamanki agridir diye düşündüm. Ancak ağrı reglin bel ve sırt ağrısından farklı olup hani agir soğuk algınlığı geçirdikten sonra vucudumunuz her zerresi ağırır ya oyle bir ağrıydı. Dün artık bu agri göz bebeklerime parmak uçlarıma ayak tabanlarıma kadar ulaştı. Üzerine regl de olunca katmerlendi. Agri kesiciler regl kanamalarını azalttigi ve süreyi kısalttiğı için almak istemiyorum. İbucold alıyorum Ancak ne burun akıntısı ne öksürük nezle vs yok bende. Sadece burun tıkanıklığı var ama onu da alerjime verdim. Dolayısıyla bu yaşadığım tüm vücudumu mahveden şiddetli ağrı ne diye düşünüyorum? Yaklaşık 10 gün önce bir yürüyüşte fena soğuk yemiştim ama şimdi mi baş gösterir bu? Son 1 haftadir da çalıştığım kütüphane biraz soğuktu ama bunlari yaşatacak kadar değildi sanki?

Bu ne ağrısı neyden kaynaklı sizce? Ilac harici neyle geçer sizce?
-1
Bartebly
(08.01.26)
her üşüttüğümüzde çocukluktan beri böyle olur bu.

kombiyi fulle ev sıcak olsun. aferin iç ve ardından 2 battaniye artı yorgan ile hemen uyu. uyandığında düzelir.

geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(08.01.26)
ateş var mı? influenza a olabilir. o da şiddetli vücut ağrısı yapabiliyor.
0
elorelia
(08.01.26)
Ben dahil etrafımda 2 kişide benzer şikayet var. Önce belimin sağında başladı, sonra sol omuz/göğüs gölgesine vurdu. Şimdi de sol arkam ağrıyor sırtım ama yok böyle bişey. Yürürken bile sızlıyor, öksürünce canım çıkacak gibi oluyor. Ama sıfır ateş sıfır halsizlik.
0
gobekliraki
(08.01.26)
@elorelia ateş yok.
0
🌸Bartebly
(08.01.26)
covid olmasın? o da böyle bel ağrısı ile başlayıp tüm vücuda yayılıyordu. şiddetli ağrı vardı ama grip gibi burnun da akmıyodu. tat koku var mı peki sizde?
0
Sadece soruyorum
(08.01.26)
(8)

Anne - Baba 0-6 yaş çocuğa hiç birsurette bağırmamalı mı sizce? (Çocuk sahibi anne babalara önemli soru)

psmstc
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı. şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı.

şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de 1 saat sinir krizleri yaşadı yerlere yattı. Bu arada o sinir krizinin sebebi de eşim çok istediği çikolatayı bilerek evde var dedi ve almadı.

Bana göre ise ; Benim o tepkim dolayısıyla mı bu sinir krizleri başladı bu durum diye içim içimi yiyor. :( ve çok üzgünüm.

Dün sabah biz işe giderken annesine el sallıyor. Ben el sallıyorum bay bay yapıyorum ve beni görmezden geliyor :((((

Eşim de diyorki bu 2-3 yaş sinir krizleri normal diyor. Ama ben tepkime yoruyorum bu durumu.

Ne dersiniz? Lütfen tecrübe ve deneyimlerinizle bana bir kılavuz olursanız çok sevinirim...


Şimdiden çok teşekkürler..............

Dipnot: Ben babayım bu arada.
+1
psmstc
(06.01.26)
Abi yapmayın gözünüzü seveyim. Bizim anamız babamız gavur tohumu diyerek döverdi bizi, maksimum 10 dakka sonra gider kucağına çıkardık yine. Tamam illa bilinçaltın bir şeyler bırakmıştır bizde de bunlar ama bu kadar da hassas değil bu dengeler. Doğru olan tabi ki bağırmamaktır ama bi bağırdık diye hiçbir çocuk da arıza moduna geçmez.
0
anatomik
(06.01.26)
bu yaşlarda sinir krizleri olur. Fazla büyütmenize gerek olduğunu düşünmüyorum.

Öncelikle bağırmamak en iyisi. Ama tabiki hepimiz insanız bazen insanın sabrı taşıyor. Ama durumları telafi etmek lazım. Yani bir daha böyle bir durum olursa sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşun gerekirse özür dileyin.

2 yaşından sonra çocuklar hayır kavramını yeni öğreniyorlar. yani sizin birşeye dediğiniz hayırın ne anlama geldiğini bile yeni keşfediyor çocuk. o yüzden daha sabırlı olmaya çalışın. bakmayın böyle dediğime benim de 3 yaşında kızım var benim de dayanamayıp bağırdıklarım oluyor. ama telafi etmesini bilmeniz gerekir.

yaşadığınız durumu çok da kafaya takmayın bunlar ufak şeyler.
+1
nuevo
(06.01.26)
5 yaşına girecek kızım var ben de babayım. elimizden geldiğince eşimde ben de bağırmamaya çalışıyoruz. ancak hayatın sıkışmışlığı, kendi tahammülsüzlüğümüz, sorunlarla başa çıkamamız sebebiyle bağırdığımız oluyor. okumadığımız kitap kalmadı ama reelde kitaptaki gibi olmuyor. işin doğrusu bağırmadan çözmek ama biz başaramadık. daha çocuk 27 aylık, büyüdükçe ben merkezcil oldukça daha da sizi sinirlendirecek siz de bağıracaksınız. önemli olan bunu rutinleştirip normalleştirmemek. 2 3 yaş krizi zor bir dönem.
0
mikahakkinen
(06.01.26)
benim çocuğum yok ama ilerde istediğim için instagramda çocuk gelişimi ile ilgili bilgi videoları yapan psikologları takip ediyorum. anladığım kadarıyla hatasız ebeveynlik diye bir şey yoktur ama hatasını telafi etmeyen ebeveyn vardır. mesela bağırdıktan bir süre sonra herkes sakinleşince gidip sarılıp gözlerinin içine bakıp onun duygusunu anladığınızı, çikolatayı ne kadar istediğini bildiğinizi, ama almamızın mümkün olmadığını basit birkaç kelime ile anlatıp daha sonra "bazen babalar da sinirli olabilir bağırabilir" ama yaptığım doğru değildi sana bağırmamalıydım diye hata yaptığınızı kabul etmeniz gerekiyormuş.

sinir krizleri aslında onun kendini fark ettirme çabası. sinir krizi anında konuşmaya çalışmak yanlışmış çünkü beyni tamamen kapanıyormuş. kriz esnasında size ya da birine vuruyorsa elini tutup bana vuramazsn ama istersen yastığa vurabilirsin diye yönlendirmek gerekiyormuş. bazı çocuklar temas seviyor sarılarak sakinleşiyor bazı çoçuklar ise temasa aşırı duyarlı oluyormuş krizi büyütmemek için sizin çocuğunuz hangi şekilde sakınleşiyor onu gözlemlemeniz lazımmış. kriz bitti diyelim sarıldınız o zaman gözlerine bakıp duygusunu ona yansıtmanız gerekmiş çünkü kendisi duygularını anlamlandıramıyormuş, mesela "çok üzgün olduğunun farkındayım, sinirlisin görüyorum, çikolata yemek istediğini anlıyorum" gibi. sonra da onun seçim yapmasına imkan tanıyacak şeyler söylemeniz lazımmış mesela; "yemekten sonra önçe çikolatanı mı yemek istersin oyun oynamak mı?" gibi. yani çocğun o anki sinir krizini ağlama bağırma yerde sürünme diyerek durdurabileceğinizi sanmıyorum, dursa bile o an korktuğu için durur sizi dinlediği için değil, ve bu da aranızın daa kötü bozulmasına neden olur.

bir de geçen bir video izledim. 2-3 yaşlarında çocuğun önünde havuç ve salatalık koyuyolar. hangisi havuç dediğinde havucu seçiyor, hangisi salatalık dediğinde salatalığı seçiyor, sonra hangisi havuç değil dediğinde niye havucu seçiyor. çünkü olumsuz cümleleri henüz algılayamıyor. mesela o an sizin telefonunuzu yere fırlatıyor, siz de fırlatma diyorsunuz o sizi anlamıyor muhtemelen. olumlu cümle yapısı ile "telefonu bana ver kızım" "getir kızım" vs derseniz daha iyi olabilir.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
Annemin fi tarihinde abime uyguladığı yöntemi anlatayım (nesil farkı falan dikkate alırsınız)
Abim bir mağazanın ortasında ağlayarak bir şey aldırmaya çalışıyor avazı çıktığı kadar bağırarak ve annem kesinlikle red ediyor ve onu orada bırakıp ayrılıyor (onu uzaktan görebileceği abimin onu göremeyeceği bir reyonun kenarına geçiyor) abim 5 dakika sonra annemin onu bıraktığını sanıp onu aramaya başlıyor ve hayatı boyunca bir daha bu davranışı tekrarlamıyor (terk edilme travması falan tetiklenir falan bilemem o size kalmış).
Bana küçükken arada "işe gidiyoruz gelirken almamızı istediğin bir şey var mı?" diye sorduklarında bile "uygunsa...." diye başlayarak cevap verirdim.
Ebeveynlerim dünyanın en iyisi değillermiştir muhtemelen ama hayatımda hiç benim veya abimin herkesin içinde bizim onlara ya da onların bize bağırdığını hatırlamam.
+1
bartholomew87
(06.01.26)
ay hayır tabi ki. bir kere bağırma ile çocuğun huyu değişmez. çocuğun huyunun değişeceği vardır. 2. yaş doğum gününü kutlarsınız ve ertesi gün bambaşka bi çocuk gelir karşınıza mesela. tüm anneler bunu bilir. gerçekten sanki gizli bi tuşuna basılmış gibi huyu değişiverir çocuğun. üzerinize alınmayın.

maalesef bağırmadan ebeveynlik yapmak benim açımdan imkansız. isteyen istediği kadar taşlayabilir. olmuyor yani. şimdi ben ona bağırıyorum, o bana bağırıyor. bizimki kronik mesela. benim tepkime karşı tepki geliştirdi çocuk diye düşünüyorum.

yani kendinizi suçlamayın. bir kereden bir şey olmaz. zaten bağırdıktan sonrası önemli. gidip kendinizi anlatmaya çalışacaksınız. (muhtemelen anlamayacak)
+1
elorelia
(06.01.26)
Hocam benim de sizle yaşıt kızım var. ben de bazen kendisine kızınca bağırıyorum. cam fanusda büyümedik hiç birimiz neticede. evlatlarımız da hayatta her tepkiye aşina olmalılar belli ölçülerde.

onun dışında geçenlerde gördüğüm bir anektod çok hoşuma gitti size de bahsedeyim.
"çocukları etkileyen ve üzen şeyin onlara bağırıp kızmak değil sonrasında onları tekrar kucaklamamak olduğuna yönelik bir bilgiydi. yani kızıp kendisine tepki gösterdikten sonra küçük bir ara verip kendisine sarılıp yaptığı şeyin yanlış olduğunu bahsetmek gerekiyormuş. kızıp bağırıp sonra dönüp arkamızı gidersek olmuyormuş.
+2
bigcaptain
(06.01.26)
Sınır koymak için bağırmak zarardan çok fayda sağlayacağı kanaatindeyim.
zaten çocukların/bebeklerin ağlayarak bişeyler istemesinin sebebi ebeveynin bir süre sonra sussun diye istediklerini yaptıklarını öğrendikleri içindir.
-1
duyuruuser
(06.01.26)
(10)

Borcamda iyi kek yapmanın sırları neler?

Amaranta ursula
Arkadaşlar selamlar, Çok özenerek hazırladığım havuçlu, tarçınlı, cevizli keki önceden isittigim firinda, alt ust yanarken orta rafta 40dk kadar 180° pişirmeme rağmen üstü gayet iyi pişerken alti pişmedi. Üstelik fırında şiş olmasina rağmen çıkarınca söndü 5dkda. Nerede hata yaptım? Normalde metal t
Arkadaşlar selamlar,
Çok özenerek hazırladığım havuçlu, tarçınlı, cevizli keki önceden isittigim firinda, alt ust yanarken orta rafta 40dk kadar 180° pişirmeme rağmen üstü gayet iyi pişerken alti pişmedi. Üstelik fırında şiş olmasina rağmen çıkarınca söndü 5dkda. Nerede hata yaptım? Normalde metal tepside yaparım ama elimde borcam var şu an.

Hazırladığım harca üzüldüm,. Kek hamurunu kaşıklayıp yesem daha mutlu olurdum altını hamur görmektense.

Var mı öneriniz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(05.01.26)
Havuçlu keki borcamda hiç yapmadım, kelepçeli kalıp veya ters çevirilen çicek kalıplarda yaptım ama genel olarak dikkatimi çeken şey çok yavaş geç piştiği olmuştu. Bir de borcamda börek yaptığımda böreğin hamur kalmıştı. Ama ıslak keki hep borcamda yaparım onda sknti yaşamam.

Fırında şişmişse kek pişince fırından hemen çıkarmayin. Kapağını hafif açıp biraz beklettikten sonra çıkarmayı deneyin. Sıcak kek direkt soğuk ortama çıkınca sonebiliyor.
+1
egerbiryolcu
(05.01.26)
airfryer'da kek yapıyorum ve şahane oluyor. yeteri kadar kalırsa hiç içinin pişmemesi gibi bir durum olmuyor. airfryer'a bir çeşit fanlı fırın dersek, eğer fırını fan ayarı açıkken pişirirseniz iyi sonuç alırsınız diye düşünüyorum. ben de pişirme konularında tecrübesizim ama bu yöntemle ne kadar kek yaptıysam hepsi güzel oldu.
0
mungojerry
(06.01.26)
zamana veya üstüne bakarak çıkarmamak, periyodik olarak keke bıçak saplayıp bıçağın kuru çıkıp çıkmadığına bakmak... çıkarmadan önce bıçak sokup baksaydınız muhtemelen içinin yaş olduğunu anlardınız. bıçak kupkuru çıkana kadar pişecek.
0
robokot
(06.01.26)
@mungojerry,
ben de fırını fanlıda çalıştırmıştım.

@robokot çatal batırıp baktım nedense kuru geldi 2 seferde de. Ama çıkardıktan sonra alt kısmı az pişmiş hamur gibiydi böyle yoğun ama tam sıvı da değil.
0
🌸Amaranta ursula
(06.01.26)
ben hep borcamda yapıyorum, keki şeker yumurta iyi çırpıp önce beyaz sonra sarısı ve ununu ekledikten sonra katlama hareketi ile az karıştırmak fırınıda önceden ısıtmak lazım. borcam sağlıklı ya diğer hedeleri kullanmıyorum
0
eja
(06.01.26)
Bir dahakine havuçların suyunu da iyice sıkmak gerekebilir. ıslak kalıyor pişerken.
0
eileengray
(06.01.26)
bildiğim kadarı ile kek fansız ayarda pişirilmeli. daha parçalı yiyecekler fanlı pişiriliyor diye biliyorum. bi komşum var mesela. bi keresine bizim evde kek yapareken pişirmeye 150 dereceden başladığını, bi süre sonra artırdığını söylemişti. ha bizimki borcam değil ama kalıptı, farkeder mi bilmem.
0
elorelia
(06.01.26)
genelde fırının en alt tepsisine koymak çözüm olabiliyor.

bir de dakika tutup çıkartmak daha iyi olur.
tariflerde örneğin 200 derece 20 dakika der ama sizin fırın 210 derece 25 dakikada pişirebilir.
0
duyuruuser
(06.01.26)
Camın ısı iletkenliği zayıf, o yüzden borcam, kek gibi hızlı ısınması gereken şeyleri pişirirken çok iyi olmuyor.

İlla borcam kullanacaksanız önce sadece alttan ısıtın, 10-12 dakika sonra alt üst açın. Fanlı ayar kullanıyorsanız da fırın sıcaklığını normalden 20 derece kadar aşağıda ayarlayın.
+1
kobuzchu kiz
(06.01.26)
Fırınınız ne marka bilmiyorum benzer sorunu farklı kalıplarda yaşadığım için yazıyorum.
Bi kek güzel olacaksa herhangi bi kalıpta yapsanız bile güzel olur.
Benim simens ankastre fırınım var bundan önce arçelik midi fırında harikalar yaratırken simens fırında yaptığım kek, börek, poğaça hepsinin üstü dediğiniz gibi yanıyordu.
Servis çağırdım fırın yeni ama yaptığım hiçbir şey istediğim gibi pişmiyor dedim.
Resmen utandım, adam kullanım kılavuzunu okumadınız mı? diye sordu, hayır dedim.
Kekin pişme sıralaması fırının içinde yazıyormuş alttan 2. Sıra, orta rafta değil.
Önceden ısıtılmış olması için örnek 200 derecede yapacaksanız 100 derecede ıstılmalıymış.
Alt üst ısıtmayı fan olana çevirirdim meğer iki tepsi ayarıymış o yüzden üstü yanıyormuş sadece üst alt çizgi olan kısımda ayarlamalıymışım. 30 yıllık kek yapan biri olarak naçizane tavsiyem keki 170 dereceden yüksekte pişirmeyin.
Çelik, granit, teflon, borcam, fırın tepsisi çeşit çeşit kaplarda kek yapıyorum o zamandan beri sorun yaşamadım.
Sorununuz fırın ayarıyla ilgili olabilir.
0
sana mi kaldim
(06.01.26)
(5)

12 aylık taahhüdün son ayında cep telefonu numaramızı taşırsak cayma bedeli alınıyor mu?

santimantal
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.Vodafone'da güzel bir kampanya var.Ama kampanyanın son günü bugün.Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.
12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.
Vodafone'da güzel bir kampanya var.
Ama kampanyanın son günü bugün.
Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
0
santimantal
(05.01.26)
Bitmesine kaç gün kalırsa onun bedelini alırlar.
0
kizil karga
(05.01.26)
Hayır son ay cayma bedeli ödemezsin. Başka türlü nasıl geçiş yapacağız zaten?
+3
lazor
(05.01.26)
Benim 31 ocakta bitiyordu taahhüdüm. Tam tersi şekilde Vodafone’dan Türk Telekom’a geçtim 2 ocakta. Taahhüt bozma bedeli 0 tl olarak görünüyor. Turk Telekom uygulamasinda var mı bilmiyorum ama Vodafone’da taahhüt bozma bedelini gösteriyor. 31 aralıkta bir aylık tutar görünürken 1 Ocak itibariyle o tutari göstermemeye başladı.
0
Murtazaaylak
(06.01.26)
hayır ödemezsin. son ay geçiş yapabilirsin.
0
gercekdunya
(06.01.26)
aynı şekilde son ay, taahhüt bitmesine iki hafta kala filan ttden vodafonea taşıdım cayma bedeli ödemedim. sadece paketinizdeki hakların tamamını kullandıysanız bişey ödüyormuşsunuz. yani atıyorum pakette 1000 dk 10 gb 250 sms var. hattı taşırken 10 gb tamamını kullanmış iseniz bi ücret çıkar demişlerdi müşteri hizmetlerinden.
0
elorelia
(06.01.26)
(12)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
ben cok sevmem ama celil oker kitaplarini deneyebilirsiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+3
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
Çağatay Yaşmut'un Komiser Galip serisi. Bir tanesini elime alınca genelde hızlıca bitiriyorum. Mekan da İstanbul, Kadıköy falan. Hoşuma gidiyor.
0
lamaga
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(7)

Anneler bir bakabilir mi?

ekimoloji
Bebeğinizi nasıl emzirmekten kestiniz? Travmatik olmasın diye yavaş yavaş bıraktırın diyorlar ama olacak gibi değil emerek uyumaya çok alıştı napıcaz?
Bebeğinizi nasıl emzirmekten kestiniz? Travmatik olmasın diye yavaş yavaş bıraktırın diyorlar ama olacak gibi değil emerek uyumaya çok alıştı napıcaz?
+1
ekimoloji
(04.01.26)
Meme başına kahve sürerek
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.01.26)
2 yaşındayken emzirmeyi tamamen bıraktım. ilk olarak sabah uyanır uyanmaz emziriyodum bunu biraz öteleyip önce oda değiştirip salonda emzirdim, buna alışınca da önce kahvaltısını verip sonra emzirdim. gün içinde sabah akşam emzirip öğlen emzirmemeye başladım. gece zaten sırf alışkanlıktan emiyordu, sütüm de pek gelmiyordu artık. memeden tamamen kesmeden 2 gün önce de dedim ki sen artık büyüdün bugün ve yarın meme var sonra artık yok. ertesi gün tekrar bugün son meme sen artık büyüdün dedim. anlamaz demeyin anlıyorlar :) gece yatırırken rutini meme emip öyle uyuması olduğundan da memeyi kesince eşim yatırdı bir süre iyice alışana kadar. böyle sancısız atlattık.
+2
pide
(04.01.26)
@pide ne güzel kolay atlatmışsınız bizimki kıyameti koparıyor istediği olmayınca. 2 yaşa yaklaşıyor o yüzden son zamanlarda iyice bunaltmaya başladı kesmek istiyorum bir an önce ama kahve, sirke, salça gibi annelerimizin yöntemleri zararlı diye uygulamak istemiyorum.
+1
🌸ekimoloji
(04.01.26)
Ablam ikizlerine silikon emziği bıraktırırken ucuna baticon sürüp “kan olmuş, öğkk” diyerek bıraktırmıştı, bütün itirazlarımıza rağmen :/ çocuklarda travmanın t’si olmadı, halen çok şaşkınım..
-2
lil siztah
(05.01.26)
Travma böyle bir şey mi ki? Belki arka planda farklı şekilde etkilenmiştir :/ annem de kardeşime bıraktırırken oje sürmüş, etkilenmiş olabilir çok normal psikolojide değil gibi… bilemiyorum Altan.
0
🌸ekimoloji
(05.01.26)
eksisozluk.com

daha önce deneyip pes ettiğim için ememeyeceği bi durum yaratmak gerekiyordu benim açımdan. onu da yara bandında buldum. ama bıraktırma sürecinde gece hep eşimdeydi. başka türlüsü çok zor. gece ve gündüzü birlikte bıraktırdım ben yani birden kesmiş oldum. zaten gündüz çalıştığım için çok emzirmiyordum. gece alışkanlığı vardı.
0
elorelia
(05.01.26)
Dün entrynizi okuyup bandı mantıklı bulmuştum :) ben şu ara hep evde olduğum için daha zorlanıyorum aslında çalışan bir arkadaşım çok kolay bıraktırdı. Umarım bant bizde de işe yarar.
0
🌸ekimoloji
(05.01.26)
(4)

“Sizin evde kimse sikilmaz” ne demek?

maydanoz sararır nane kararır
Gecen gun ilk okuldaki cocugumun sinif arkadaslari eve geldi. Hepsi “bu evde asla canin sikilmiyordur” gibi seyler soylemisler.Gelen cocuklarin hepsinin aileleri zengin. Yani konunun maddi imkanlar, bilgisayar, telefon, oyuncak, oda vb. oldugunu sanmiyorum. Evde sira disi bir sey de yok. Neden boyle
Gecen gun ilk okuldaki cocugumun sinif arkadaslari eve geldi. Hepsi “bu evde asla canin sikilmiyordur” gibi seyler soylemisler.

Gelen cocuklarin hepsinin aileleri zengin. Yani konunun maddi imkanlar, bilgisayar, telefon, oyuncak, oda vb. oldugunu sanmiyorum. Evde sira disi bir sey de yok. Neden boyle demis olabilirler?
+3
maydanoz sararır nane kararır
(03.01.26)
Çocukların evde yaramazlık yapılmasına çok izin verilmez. Top oynamak, fazla ses çıkarmık vb gibi, siz laf etmeyip her şeye izin verdiydeniz ondan olabilir
+1
Rondak
(03.01.26)
Her şeye mudehale edilen evleri vardır. Kurallar, talimatlar vardır. Bu çocuklar gelen arkadaşlarına da mesela biz onu öyle yapmıyoruz, annem bunu istemiyor filan demek zorunda kaliyordur (belki). Ama sizin çocuğunuz arkadaşlarını uyarmamistir mesela. Çocuklara özgür ve güvenli hissettirmistir.
Ya da sizde çocuğunuza karşı öyle bir davranış gozlemlemedilerse iyi hissettirmistir. Eviniz aydınlıktır, eşyalar samimidir, renkler sıcaktır. Böyle şeyler olabilir. Bir şeyin pahalli olması, ender bulunmasi, tasarım olması vesaire sıkıcı olmasının önüne gecemiyor bence de.

Canım çocuklar.
+1
a perfect lie
(03.01.26)
ben dekorasyon ile alakalı olduğunu düşünüyorum. zevkli bir eviniz var demek ki.
0
Hallegadola
(05.01.26)
olayın sizin evinizle alakalı olduğunu düşünmüyorum. çocuklar başkalarının evinde olmayı çok seviyorlar. binada 4 daire çocuklu ve arkadaş. her çocuk bi başkasının evinde oyun oynamak istiyor. hatta onlara kalsa bi evden çıkıp başka bi eve gireceğiz ama kendi evimize girmeyeceğiz :D bizim eve geldiklerinde aaa annneee güneşin oyuncaklara baaakk, çok güzel diyorlar ve ki oyuncaklar genellikle ablamın eskileri filan.
0
elorelia
(05.01.26)
(4)

Doğum Paketi Ankara

teknik_er
Merhabalar, çok uzatmak vaktinizi almak istemiyorum. Öğrendik ki 6 haftalık bir bebeğimiz var mercimek büyüklüğünde :)Ankara'da özel hastaneden doğum paketi alalım dedik. Nasıldır nedir bilen , bu süreçten yakın zamanda geçenlerden bilgi alabilir miyim? Her türlü işime yarayacak bilgiye muhtacım. H
Merhabalar,
çok uzatmak vaktinizi almak istemiyorum. Öğrendik ki 6 haftalık bir bebeğimiz var mercimek büyüklüğünde :)

Ankara'da özel hastaneden doğum paketi alalım dedik. Nasıldır nedir bilen , bu süreçten yakın zamanda geçenlerden bilgi alabilir miyim? Her türlü işime yarayacak bilgiye muhtacım. Hastane tavsiyesi/ doktor tavsiyesi/genel tavsiyeler.

Evimiz Bağlıca tarafında, hastane olarak Lösante çok mu uzak kaçar?

Çok teşekkürler şimdiden
+1
teknik_er
(25.12.25)
Eşim muhtemelen gelip detaylı bilgi verir size ama ben o gelene kadar önden yazayım.
Bizim doğum MedicalPark Batıkent'te oldu Burcu Kara doktorumuzdu. Hala orada kendisi güncel paketin fiyatı 95Bin Tl imiş.

Bağlıca lokasyonu için Lösante ve Medical Park Batıkent eş uzaklıkta KM olarak fark etse de süre anlamında büyük bir kazancınız olmaz iki hastane arasında. Lösante'yi kızımızın kontrolleri için kullanıyoruz. Temiz ve güzel bir hastane. Medical Parktaki doktoru ben bir er kişisi olarak tavsiye ederim ama burada geçerli görüş yine eşime aittir tabii.

TSS üzerinden paket almakta süreç biraz daha karmaşıklaşıyor. Sizin için geç kalınmış olabilir zaten TSS konusu. Paket bence bu süreçte daha mantıklı.
0
kablelvuku
(25.12.25)
lösante uzak bağlıcaya biraz.

geçen bir arkadaşımla konuştuk güvende 110 bine anlaşmış.

başkenti bi araştırın derim
0
Hallegadola
(26.12.25)
Medical park yorumlarını okudum sizin cevabınızdan sonra, sorun yaşayanlar olmuş ama tabi yorumlara bakarak karar vermek ne derece doğrudur bilemedik.

TSS konusu sorun değil bütçemiz dahilinde paketlerin hepsi.
Lösante uzak ama trafik olmuyor çevre yolundan, belki de yanlış düşünüyorumdur.
Güven çayyolu olan mıdır?
0
🌸teknik_er
(26.12.25)
Bence hastane değil doktor araştırın. Ben doktoruma (burcu kısa) tavsiye üzerine gittim, eve de yakın diye medicalde kaldık. Ama kalabalık vs açısından Medicali sevmesem bile ikinci
bi doğum olayı olsa yine burcu hocam var diye Medicale giderdim. O sebeple en başta söylediğim bence önce doktoru bulun.

Doğum yapacağınız hastanede yenidoğan yoğun bakım ünitesi olup olmadığına bakın.

Gebelik olduktan sonra tssye doğum paketi ekletemiyorsunuz. Hepsinin bi bekleme süresi var. O konuyu umarım araştırmışsınızdır.

Sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim.
0
elorelia
(27.12.25)
(6)

Temizlik alışkanlıkları

egerbiryolcu
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanıKendi alışkanlıklariniz: haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm. Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?Her
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanı

Kendi alışkanlıklariniz:
haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm.
Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?

Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?
Her gün yastık kılıfı değişmek gereksiz.
Bulaşıklarda çamasir suyu kullanmak abartı, gereksiz, aşırı titizlik...

Gibi gibi.

Sorma nedenim de: kendi aliskanliklarimiz bize doğru geliyordur fakat dışardan belki eksik bir rutinimiz vardır veya başkasında gördüğümüz gereksiz alışkanlıklar belki genel herkes için doğrudur, gereklidir.
0
egerbiryolcu
(24.12.25)
haftada iki gün süpürme (yetmiyor)
haftada bir nevresim değiştirme. nadiren yastık kılıfını hafta içi bir kere daha.
haftada bir toz alma ve yerleri silme. yerleri atlıyoruz bile bazen
pencereleri eve taşınırken silerim, bir daha silmem.
bulaşıkları makineye atarım. tahta kaşıklar ve iyi bıçaklarım hariç her şeyi makineye atarım. çok yapışmış kiri yoksa öncesinde temizlemeye uğraşmam, sudan geçirmem. yıkadığı kadar yıkar.
mutfak lavabosunun içini çamaşır suyu ile temizlerim çünkü sadece o görüntü olarak tertemiz yapıyor. normal deterjan görüntüyü kurtarsa orda da çamaşır suyu kullanmam. çamaşır suyunu sadece tuvalet temizliğinde kullanıyorum.
arada koltuk üstleri, yatakları süpürüyorum mesela. özellikle yataklardan minik minik tozlar çıkıyor.

yapmak isteyip yapamadıklarım;
imkanım olsa ayda bir perde yıkardım mesela. ama senede 2-3 defa ancak heralde şu an. perdelerin inanılmaz toz tuttuğuna ve pis olduğuna inanıyorum. ama çıkarıp yıkayıp geri takmak vs aşırı zahmetli ve zor bi iş.
nevresimi ve özellikle yastık kılıflarını daha sık değiştirmek,
mutfak dolaplarını iç dış daha sık temizleyebilmek.
evi haftada 3. defa süpürebilmek iyi olurdu. evin bi cephesi özellikle çok çabuk tozlanıyor ve kedi var. ama süpürmeye fırsat olmuyor. robot da var aslında ama öncesinde toplamak vs gerektiği için uğraşamıyorum.

aşırı bulduklarım;
aşırı deterjan, çamaşır suyu vs kullanımı mesela. şifonyerin üstünü deterjanlı su ile silmek nedir? ya da tuz ruhu filan gibi şeyleri karıştırarak insanın canına kast etmesini mantıklı bulmuyorum.
camların dışını silmek. ayda bir silenler var, deli misiniz?
foşur foşur sürekli açık balkon yıkamak
koruyucu kıyafet giyip tuvalet ile içli dışı olanlar, kolunu gidere kadar soka soka fırçamak... zemine s.çmış gibi her yeri köpürtmek
bulaşıkları makineye koymadan önce neredeyse tamamen yıkamak

genel olarak mesela bizim ev çok temiz olmuyor diye düşünüyorum. özellikle tüy ve toz açısından. kedi ve çocuk varken ve çalışırken daha fazlası olmuyor çünkü. olur da kendimi yıpratmış olurum. ya da mesela yemek yapıyoruz, ocak kirleniyor. o akşam mutfağı temizlesek bile ocağı temizleyemiyoruz. ertesi gün kirli ocağın üstünde yeniden yemek yapıyoruz. ama mesela tezgahı ve lavaboyu kirli bırakmamaya çalışıyorum çünkü o görüntüyü sevmiyorum. lavabo içine bulaşık biriktirmekten hoşlanmıyorum.

çamaşır konusuna girmemişiz ama iç çamaşırlarını vs ayrı yıkayanlar var. onlara anlam veremiyorum. iç çamaşırlarını da normal kıyafetlerle birlikte yıkıyorum. ha havlularla birlikte yıkamıyorum tabi ki.

temizlik için köle olanları anlamıyorum. var öyle komşularım mesela, gece ona kadar temizlik yaptım diyor. iki gün sonra bir daha yapıyor. yani belki sürekli dip köşe temizlik yapmak o kadar sürüyordur ama gereksiz geliyor. çalışsın ya da çalışmasın, kişinin sürekli evi temizlemesi mantıksız bence. bazıları cidden çok abartıyor.
+5
elorelia
(24.12.25)
robot süpürgeye haftada iki üç kere süpürüp sildirmek.
nevresimleri iki haftada bir, yastık kılıflarını haftada bir değiştirmek.
arada bir (kafama estiğinde) toz almak.
haftada bir çamaşır. ütü yapıyordum ama artık yapamıyorum. hiçbir zaman öyle çorabı, havluyu bile ütüleyen manyaklardan olmadım. yumuşatıcı kullanmıyorum.
iyi bıçaklar hariç herşeyi bulaşık makinesi yıkıyor. koymadan önce sudan geçirmiyorum. sadece üzerinde artık varsa çöpe sıyırıyorum.
kirlendikçe lavabo ve tuvalet temizliği.
+2
inheritance
(24.12.25)
bence herkesin evinin tozlanma kirlenme seviyesi aynı değil. temizlik rutinleri bu nedenle değişebilir. ben cadde üstü bi evde oturduğum için tozlanma oranı aşırı yüksek oluyor. camların çok sık silinmesi gerek ama cam silmek çok zahmetli olduğu için yılda 2 defa falan siliyorum.
evi süpürme haftada 2 bazen 3
silme haftada 1 bazen 2 haftada 1
toz alma 2 haftada 1
çarşaf değiştirme 2 haftada bir (kılıfları ayrıca değiştirmiyorum)
ütü - gerektikçe
çamaşır yıkama işinde hiçbir şeyi ayırmıyorum açık renkleri 60 derece, koyuları 40 derecede yıkıyorum haftada 1'er defa.
tuvalet banyo yıkama 2 haftada 1.
mutfak tezgahını hep temiz tutma +1
ocak silme haftada1 bazen 2
kedi olduğu için halılar 6 ayda 1 yıkamaya gidiyor bi de.

ama çalışan biri olmasam mutlaka 2 günde 1 ev süpürürdüm. tuvalet banyonu mutlaka haftada 1 yıkardım. el yıkama lavobosunu belki 2 defa yıkardım. ocağı her gün silerdim. tozları haftada ayrıntılı silerdim. mutfak dolaplarının içini 2 ayda 1 silerdim, perdeleri 2-3 ayda 1 yıkardım. evimi kesinlikle daha temiz tutmaya çalışırdım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
evde çocuk yok pet yok
evden çalışıyorum
ev küçük
rutin bir temizlik günüm saatim hiç yok. işe ara verdikçe elim boş kaldıkça evi de çekip çeviriyorum. gece uyku tutmayıp ya da akşama kadar yağmur yağıp sıkıntıdan mutfak dolabı sildiğim olmuştur ama düzenli olarak silmem.

sürekli olarak ev yemeği yiyorum.
yemek yaparken mutfaktaki balkon kapısı filan açık duruyor. evde sigara içen yok. banyo harici yerde saç/makyaj yapma deodorant vb. kullanımı yok. yatak odasına yiyecek içecek girmez. tütsü mütsü de yakmam. bunları yapsam daha sık süpürür ve perde yıkardım. perdeleri büyük temizliklerde yıkıyorum 4-5 ayda bir anca. pencerelerin camlarını ayna gibi yapma merakım yok -zaten olmaz çift çam ve önceden kalan bir sürü leke vs. var- daha çok doğramalardaki tozu siliyorum bunu herhalde ayda bir siliyorumdur.

genelde toplu yemek/yemek hazırlığı yaparım, toplu ayıklar yıkar eder pişirir porsiyonlar buzluğa filan da koyarım, diğer günler birazını ısıtır, yanına salata ya da çorba yaparım anca. yemek yaptığım gün mutfakta ufak bir kaos olur, bitince mutfağı süpürür, tüm dolapları filan yerleştirir, yerleri silerim. günlük olarak gece yatarken mutfak kesinlikte toplanmış, ocak silinmiş, bulaşık kaldırılmış olarak yatarım -en rutin alışkanlığım budur.

bunun ışındaki süpürme silme rutinim kullanıma göre. yazın kapı pencere açıkken toz çok oluyor gün aşırı süpürüyorum. halıları filan yazın kaldırıyorum zaten. kışınsa sadece yemek yenince yemek masasının etrafını süpürdüğüm olur, hep evdeysem 4-5 günde bir tüm evi ama mobilyaları/halıları kaldırmadan, 15-20 günde bir de mobilyaları çekerek, tüm halıları (hepsi kilim gibi zaten) kaldırır, silkeler öyle siler süpürürüm. ev robot süpürgeye uygun değil.

çamaşır suyu sadece klozete haftada bir ve de mutfak lavabosuna 2-3 haftada bir.
evi silerken 1 sefer sirkeyle filan 1 sefer yüzey temizleyiciyle, gibi.
ahşap mobilyam çok, toz gördükçe arap sabunuyla filan siliyorum.

en çok nevresim değiştirmeye üşeniyorum yastık kılıflarını daha sık değiştirmeye çalışıyorum bu yüzden.

banyom çok sıkıntı. duşakabini berbat. gideri ters, meyili yok. ona da sinir oluyorum. banyo düzgün olmadığı için foşur foşur yıkamayla ancak temizleniyor.
çamaşır makinesinin yıkayıp o suyu boşalttıktan sonra durulama suyunu banyoya akıtıyorum ben de tazyikle ve bol suyla anca...

ev eski olmasa da temizlik gösterse değişir miydi bilmiyorum. ben genelde fazla dağıtmam çok temizlik yapmaktan ziyade temiz düzenli tutarım, evde başka kimse yokken temiz kalıyor zaten.
+1
subcomponent
(24.12.25)
haftada 2 robot süpürge, 1 kere de ben süpürüyorum daha detaylı giriyorum makinenin farklı uçlarıyla.
haftada 2 yastık kılıfları, 1 nevresim.
2 ayda 1 falan battaniyeleri yıkarım. Yılda 2-3 kez yastıkları yorganları yıkarım.
ayda 1 camlar, çünkü cam silme robotu aldım hehe
kullanmak isteyip zaman bulamadığım koltuk süpürme şeysi var mite süpürgesi diye geçiyor, cidden çok iyi toz çıkarıyor koltuktan yataktan ama elim gitmiyor üşeniyorum.
bir de buharlı temizlik makinesi var, onu da keşke ayda 2 kullansam, tamamen buhara dönüp deterjan işlerini azaltmak isterim ev temizliğinde.
ıslak mendilleri çok kullanıyorum, bence asrın icadı. ayakkabı da siliyorum, duşakabin de. bir sürü farklı çeşidi var artık, yağ çözenler, kireç çözenler filan çok pratik.
0
turk kizi
(25.12.25)
Temizlik yapmayı sevmem. Yanımda yapılmasını bile sevmem. Annem çok titiz bir kadındı; elektrik süpürgesi sesinden iğrendirdi beni. Rahmetli babaannemin bipolar bozukluğu vardı. Çalı süpürgesi ile sokakları süpürürdü mani döneminde. Bu ikisi travmatize etti beni.
Kendim dahil bir şeyleri yıkamayı çok severim. İmkan olsa tüm evi tazyikli suyla yıkarım. Makinede çamaşır yıkamak bile arınma hissi yaşatıyor bana. Ama süpürmekmiş, toz almakmış. Zül geliyor. Yazın camlar açıkken lazım aslında.
Haftada bir ben evde yokken kadın gelip temizliyor evi. Kediler de var, ama ayrıca süpürge açmıyorum. Camlar senede 2-3 defa siliniyor sanırım.
Tek hassasiyetim yatak zımbırtılarının haftada bir değişmesi. Kedilerden dolayı.
0
auroraaurora
(25.12.25)
(3)

Çoçukta ateşli hastalıktan sonra oluşan kulak ağrısı?

mikahakkinen
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.genetik o
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.
genetik olma ihtimali yüksek çünkü çocukken ben de de olurdu.

bu tecrübeyi yaşayan ebeveynler var ise bilgi verebilir mi?

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
size özelden bir duyurucu adi iletiyorum. ona bir yazin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
bu sebeple kulak tüpü ameliyatı olan çocuklar duyuyorum.
0
elorelia
(23.12.25)
çocuk ağrıdan duramayınca kbbye gittim, sol kulak tamamen dolmuş. doktor birazını temizledi.
0
🌸mikahakkinen
(23.12.25)
(8)

Arkadaşıma iş/meslek/kariyer önerisi

candide
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lis
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.

Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lisans mı yapsam, yeni bir bölüm mü okusam diye soruyor aylardır. Ne diyeceğimi bilemiyorum, onun için hangisi en iyisi olur sizin de fikirlerinizi almak istedim.

Bu arada kpss'ye de girdi ve yüksek bir puan aldı. Ancak bölümünden alım yapmıyor devlet, anca düz memurluklar oluyor. Kendisi de düz memurluk istemiyor çünkü bir gelecek göremiyor ki haklı bence. 10 sene sonra bir şey olsa, istifa etsem nerede iş bulacağım bulursam da asgari teklif ederler diyor. Haklı çünkü vasıfsız ofis işleri yapacak memurlukta.

Yüksek yapsa hangi alanda yapsa iyi olur bilmiyorum. Yeni bölüm de çok vaktini çalar gibime geliyor. Yani özetle benim de fikrim yok ama memurluğa başlayıp bir yandan da dil, lisans, yüksek vs. yapabilir diye düşünüyorum en iyi seçenek olarak. Sizce bu kişi için en iyi seçenek nedir?
0
candide
(23.12.25)
En temel bilgi eksik: lisans mezuniyeti.
+2
merhum
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun. bahsettiği çekinceleri saçma. 29 yaşında bir de.
+1
elorelia
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
düz memur olsun, yüksek lisans asla diyorum.
0
liberal
(23.12.25)
şu an kpss den düz memur olacak puanı alsam mesleğimi anında bırakırdım :) çünkü çok fazla mezunu olan bir bölümden mezunsan özel sektörde hiçbir zaman devletin düz memuru kadar bile maaş alamazsın (dilin olması vs hariç).
benimle aynı bölümden mezun bi arkadaşım bu sene kpssden atandı düz memur olarak. gayet memnun. izin alması vs çok kolay, sorumluluğu çok az.
0
Sadece soruyorum
(23.12.25)
Memurlukta bişey olsa istifa etsem naparım gibi bir durum yok. Yaş 30’a dayanmış basit bi memurluk işine girer gündüz takılır akşam da dertsiz tasasız keyfine bakar. Memurlukta gelecek göremiyor demesini anlamadım. 20 yaşında olsa anlarım da bu yaşta onları düşünmek için pek doğru değil. Yüksek lisans yaparsa bire bir aynı başlığı 32 yaşında da açmış olur başka bir şey değişmez.
+1
avatar is back
(23.12.25)
Kendini dert etmeyeni siz niye dert ediyorsunuz? Memur olabilme şansı var ve yapmıyorsa bunu seçmeme lüksü var demektir.
İş tecrübesi olmayan 30 yaşında birine özel sektörde kapılar açılacak mı sanıyor ki devlet imkanlarını beğenmiyor Yüksek lisans yüzde 95 hiç bir işe yaramaz..
Yeni ön lisans ya da 3 yıla düşmesi planlanan lisans diyelim çok talep olduğu düşünülen sağlık bölümlerinden çıkanlar bile boşta...
Yeni dil öğrenmek kolay mı ne seviyeye ne kadar sürede gelecek de onun üzerinden para kazanacak hayal bile değil bunlar zevzeklik...

Koca bulsun otursun.
+2
anon1m
(23.12.25)
lisans bölümünü bilmeden bir şey söylemek zor. dili varsa dış ticaret, lojistik, gümrük vs gibi bir alanda eğitim alarak özel sektörde iş kovalayabilir. sektörde biraz açık var.

ingilizce de yoksa acı gerçeklerle yüzleşmeli. iyi bir bölüm değilse, akademisyenlik kasamıyorsan memuriyet iyi bir seçenek.
0
awlmi
(23.12.25)
(3)

Disney plus reklamlı ne derece reklam içeriyor?

Mehmet Ersoz
Reklamlı paketi dizi izlerken çok gösteriyor mu?Bir de en uygun nereden alınabilir disney plus? Bazı uygulamalar cashback veriyor. Var mı cashback veren uygulama?
Reklamlı paketi dizi izlerken çok gösteriyor mu?

Bir de en uygun nereden alınabilir disney plus? Bazı uygulamalar cashback veriyor. Var mı cashback veren uygulama?
0
Mehmet Ersoz
(23.12.25)
www.uption.com.tr

reklamlar biraz can sıkıcı. bi filmde 2-3 tane oluyor en az
0
jelly bear
(23.12.25)
dizilerde bölüm balında 30 sn'lik 1-2 reklam. bölüm içinde girmedi.
filmleri hatırlamıyorum.
0
unalub
(23.12.25)
her başlangıçta net 1 tane oluyor. onun dışında 40 dklık dizilerde bölüm içinde genelde 2 tane oluyor.
0
elorelia
(23.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(10)

2000'lerdeki polisiye dizileri (Cold Case, Bones, The Mentalist, Csi)

put it in your appropriate place
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
the wire
forbrydelsen
slow horses
broen
0
mikahakkinen
(22.12.25)
bunlar arasındaki en eğlencelisi mentalist diyebilirim. çerezlik gibi başlayıp birkaç bölümde kendine bağlıyor.

bunlar dışında bosch da güzel bence (legacy sarmamıştı beni, izleyemedim onu ama ana seri iyi). dizi eski (2000'ler dizisi) değil ama o zamana da uygun bence.

wire (zaten yukarıda yazılmış) ve shiled var ama bunlar biraz daha ağır konular. herkesi sarmıyor.
0
shadowfollower
(22.12.25)
Rizzoli & Isles, karanlık başlayıp ilerleyen sezonlarda biraz yumuşuyor.
The mentalist +1
Castle
Bones
Daha yeni ama aynı ekolden: The Rookie
0
kobuzchu kiz
(22.12.25)
24
0
ground
(23.12.25)
body of proof
0
elorelia
(23.12.25)
Luther
0
auroraaurora
(23.12.25)
eski dizileri izleyemiyorum.
insanların dudak yapıları, saçları, kıyafetleri, konuşmaları bi garip geliyor, bakışları bile melül.
lie to me benim favorimdi. başrol çok başarılıydı.
0
plastic_angel
(23.12.25)
izlemişsindir ama sherlock.
bi de Lilyhammer.
0
lalu
(23.12.25)
Ben The X Files izlemeye başladım öneririm.
Edit: 2000'ler demişsin benim önerim 90'larınmış. Neyse ben de The Wire diyorum.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
24 +1
su gibi akıyor.
0
nothing in my way
(23.12.25)
(25)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli hep kurulur, ev kırmızı aksesuarlarla süslenir, bahçe ışıklandırılır. hatta çocukken 24u gecesi salona kurabiye ve süt de bırakırdım. anneannemler ve teyzemlerde de ağaç kurulur. ailemde süslenmeyen ev bilmiyorum.
0
eileengray
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
agaca yazik la, niye kesip eve aliyorsunuz. mantigi ne ola ki?
0
banach
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(1)

Ortalama diyetisyen ücretleri ne kadar?

duyuruuser
Ortalama diyetisyen ücretleri ne kadardır?yada Günlük rutinimi ve kan testi yaptırıp gbt ye atsam bana önereceği programa ne kadar güvenebilirim, deneyen var mı?
Ortalama diyetisyen ücretleri ne kadardır?
yada
Günlük rutinimi ve kan testi yaptırıp gbt ye atsam bana önereceği programa ne kadar güvenebilirim, deneyen var mı?
0
duyuruuser
(18.12.25)
sanıyorum 3000 civarıdır ortalama. daha üstü zaten saçma olur. chat gpt ya da gemini bence nokta atışı plan yapabilir. güvenilir de olur.
diyetisyenin tek artısı insan olması işte. foto atıyorsun, gaz veriyor, motivasyon konuşması vs.

önce yapay zeka ile deneyip olmazsa diyetisyene başvurabilirsiniz.
0
elorelia
(18.12.25)
(14)

2026 senesinde 1 milyon suriyeli ülkesine dönecek bilgisi doğru mu sizce?

messina123
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
0
messina123
(18.12.25)
türkiye'de kiralar düşmez ya. kayıt dışı suriyeliler kaç milyondur acaba zaten.
0
elorelia
(18.12.25)
1) Bu kadar kişi evlerde ikamet etmiyor dükkanda yaşayan 20-30 kişilik gruplar var.
2) Evlerde ikamet eden ailelerinde ortalama 6 kişi olduğunu da var sayarsak yine ortalama 200 bin ev olduğunu varsayalım.
3) 1 milyonun da kesin dönüş yapacağı garanti değil. Bir çoğu halinden memnundur.

Böyle bir şey gerçekleşirse ki pek zannetmiyorum ama 100 bin evde hareket olabilir, o da çok fazla piyasayı etkilemez diye düşünüyorum.
0
c0sh_kun
(18.12.25)
kira dusmez, artis yavaslar. suriyeliler konusundaysa sunu diyebilirim depo olarak kiraya verdigimiz yerde 30 suriyelinin kaldigini polisin basmasiyla ogrendik :)
-1
gule gule
(18.12.25)
Savaşmadan denize kıyısı olan, dayalı döşeli ülke işgal etmişler. neden dönsünler?

İzmir'de muhtar adayı çıkarsalar seçim kazanacakları mahalleler var. bak Mersin, G.antep demiyorum. İZMİR diyorum.

Kadıköy'de, Bebek'te, Bostanlıda, Alsancak'ta yaşayanlar durumun farkında değiller.

Nüfusları 20 milyondan fazla
0
HellKeePer
(18.12.25)
niye dönsün hepsi vatandaşlık aldı. çocuğu burada okuyor, bedava sağlık hizmeti alıyor.
ancak avrupaya, daha iyi bir ülkeye geçiş fırsatı olursa gider.
0
orpheus
(18.12.25)
kiraya verilmeyen gırla ev var.
yüzde 25 olayından sonra kimisi tövbe etti vermem kiraya diye, öyle boş tutuyor "fırsat çıkarsa satarım, kiracılı ev zor satılıyor" diyor.

neden geri dönsün suriyeliler ben de merak ediyorum.
hayatından memnun olmayanlar zaten döndü gitti.
5-6 yıldır burada olanlar iyi kötü bir düzen kurdular burada.
gidenler muhakkak olacaktır ama kira fiyatlarına etki edecek kadar yoğun gideceklerini düşünmüyorum.

kira fiyatlarının düşmesi için sebep yok.
belki artış azalır sadece. şimdi maaşının yarısı kira ise 3te biri kira olur en iyi ihtimalle.
+2
biseysorcaktim
(18.12.25)
Gitmeyecekler.
+1
parka
(18.12.25)
Şu anda konut arzı sorunu yok. Stok fazla. Kiralar da yüksek değil. Tek sorun ücretli çalışan kesimin gelirinin düşük olması.

Konut yapıp kiraları düşürme söylemi niye? Çünkü hazinede inanılmaz para toplanıyor. Bunu iç etmenin üç yolundan birisi de inşaat işleri.

Suriyeliler de buraya getirilirken verilen sözler tutulursa giderler ya da gönderilirler. Çünkü kendiliğinden gelmediler. Biz komuta ettik.
0
hebanon
(18.12.25)
@hebanon
Stok fazlası olduğunun kaynağı var mı?
0
parka
(18.12.25)
bedava egitim, bedava saglik hizmeti aliyorlar. coguna kendi dandik pasaportlarindan daha iyi pasaport verildi yasal olmamasina ragmen. hemen hepsi sosyal yardimin damina koyuyor. dönüp ne yapacaklar? daha iyi firsat gelmedikce bunlari türkiye'den mümkün degil istekleriyle gönderemezsiniz.
hatay depremi olmusken, tas üstünde tas kalmamisken surinin tekine mikrofon uzatmislardi. kadin diyordu ki: "simdilik hatay güvenli degil, suriye'ye gidiyorum ama geri gelicem. suriye'ye temelli gitmektense ölmeyi tercih ederim. türkiye'den sadece avrupa'ya giderim" :D
ayrica su an istanbul'da ihtiyacin üstünde konut var zaten. konut sorununun sebebi bunlarin türkiye'de olmasi degil ki. anti-akpli kesimin cok dar alanlara sikistirilmis olmasi. bunlarin oturdugu yerde sen zaten oturmak istemezsin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
donecegine inanmiyorum. donmeleri icin danimarka gibi para vermek gerekiyor. 10-15 bin euro para veriyorlardi hatirladigim kadariyla. bunu turk siyasetcilerden iki kisi dillendirdi. biri ali babacan, digeri de cem uzan. umit ozdag da zorla gondermek istiyor. yani bir zorlama veya tesvik olmadan kendi hallerine birakilirlarsa donmezler diye dusunuyorum.
+1
Sour
(18.12.25)
Dönmeleri için bir sebep yok. Suriye sittin sene iflah olacak bir durumda değil. İkincisi Suriyeli istilası başladığında doğan Suriyeliler yetişkin oldu. Türkiye'nin en bitik hali Suriye'nin halinden kat be kat iyidir. 1 milyon Suriyelinin gitmesi gerçekleşse bile çok bir anlam ifade etmez, o 1 milyon gidene kadar içer dekiler 3 milyon olur. Suriyelilerin kitleler halinde gelişi başlangıç noktası alınsa, o tarihten bugüne onların nüfus artış hızı ile bizim halkımızın nüfus artış hızı arasında uçurum vardır. Hiç yoksa kurulu düzenimiz var yeğenim yoksa Suriye cennat cennat klişesine döner bu işin sonu. Zaten çok uzak olmayan bir gelecekte siyasiler de medya da Suriye kökenli vatandaş kimliğini yok sayamayız türküleri çağırılır. Siyasi parti de kurarlar, Suriye kökenli örnek vatandaşlarımızın haberleri de pompalanır. Gelecekte ekşi hala var olursa, Suriyeli oyları olmadan seçimi kazanmanın imkansız olması gerçeği türünden başlıkları şimdiden görür gibiyim:) zaten siyasiler belli bir seçmen yoğunluğunu görünce sağcısı, solcusu, islamcısı oy için her şeyi yaparlar.
0
wilhelmwasmuss
(18.12.25)
Geri dönmez onlar. Millet sanıyor sadece Suriyeli var.. Antalya Rus dolu, İzmir İranlı dolu.
0
runaway
(18.12.25)
Net bilgi dönmeyecekler
0
basond
(18.12.25)
(2)

Burnumun içi çok kuruyor

Rondak
öyle olunca sanki nefes alamıyor gibi oluyorum. şöyle otrivine gibi bir sprey var mı? nemlendirici gibi zararsız olanından
öyle olunca sanki nefes alamıyor gibi oluyorum. şöyle otrivine gibi bir sprey var mı? nemlendirici gibi zararsız olanından
0
Rondak
(17.12.25)
aradığın şey: (bkz: nazalnem)
+2
kibritsuyu
(17.12.25)
gece oluyorsa uyuduğunuz odanın nemine bi bakın derim.
0
elorelia
(18.12.25)
(19)

Kedi bakımına giriş diyelim

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri
Merhabalar,

Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri devam ettiği için ekstra olarak veterinere gitmedik ve aşılarını vs. yaptırmadık. Sadece iç ve dış parazitlerini yaptirmistik.

Veterinerimiz yeni yıldan sonra aşılarına baslayabilecegimizi söyledi.

Aşıları dışında veterinere hangi zamanlarda götürüyorsunuz kedinizi?
Mesela bir kere denk geldim diş bakımı için getirmişti birisi. Böyle rutinleriniz var mı? 2 ayda bir götürürüm değerlerine batırırım, genel kontrolünü yaptırırım vs. gibi.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.12.25)
12.5 yasinda bir tekirimiz var. 5 ayliktan beri bizimle. ilk kontroller, asilar, cipleme, kisirlastirma falan bitene kadar sik sik gidiyorsunuz ama daha sonra saglikli bir kediniz varsa senelik veteriner kontrolleri yetiyor.
kontrolde eger ekstra yapilmasi gereken bir islem olursa söylüyorlar. mesela her 3-4 yilda bir distasi temizligi yapiliyor bizimkine. kontrolde dislerine de bakiyorlar ve agiz temizligi icin vakit geldiyse söylüyorlar, birkac gün sonra distasi temizligi icin bir defa ekstra götürüyoruz.
gecen seneye kadar bir sorunu olmadi tombilimin. ilk defa gecen sene üc disi cekildi. bu esnada hemen distasi temizligini de yaptirttik ve iki tane et beni cikmisti, onlar alindi.
bu sene kanser sebebiyle bir gözünü kaybetti, bu dönemde daha sik götürmemiz gerekti tabii, kan testleri, röntgenler vs.
ama dedigim gibi, saglikli bir kediniz varsa senelik düzenli kontroller genclikte yetiyor.
biz ocak ayindan ocak ayina götürüyoruz. hic aksatmadik.

kediyi takip etmek de önemli. yanlis bir seyler oldugunu seziyorsaniz tabii ki alip götürürsünüz hemen. keyifsizlik, ishal, kanama, asiri kusma vs durumunda hic beklemem.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
bir tavsiye; özellikle kısırlaştıktan sonra ucuz mamaya kaçmayın hatta mümkünse rc, hills, proplan gibi mamalar verseiz iyi olur, çünkü kediniz özellikle sarmansa, (hatta diğerlerinde de oluyor) ucuz mamalardaki kalitesiz eklentiler, böbreklerini bozuo böbrek taşına, idrar yolları enfeksiyonuna sebep olabiliyor. güzel kediniz çişini yapamayınca sık sık miyavlıyor öyle olunca, serum takılıyor sonda bağlanıyor filan, yıllık pahalı mamadan daha pahalı bir veteriner süreci olabiliyor. inşallah sizde olmaz. bana böyle detaylı açıklansaydı mutlaka dikkat ederdim. ben etmedim biraz sıkıntılı 1,2 ay geçirmiştik.

ödül maması pek vermeyin. bir yerde okumuştum. birisi kedisine neredeyse hiç yaşmama ve ödül maması vermemiş, 17-18 yıl sağlıklı bir şekilde yaşamış kedicik. bunlar pek masum değiller.

otomatik su kabı çok ama çok tavsiye ederim (tamamen metal olanlardan) hiç ses yapmıyor ve koku da yapmıyor.
0
love and trust
(17.12.25)
@love and trust, yas mama, kuru mamadan bin kat daha saglikli.
türkiye'de veterinerler kendilerine is ciksin diye kuru mama önerip duruyorlar. kedi dedigin hayvan ihtiyactan az su icen canli cünkü avlandiginda avini kaniyla falan yiyor. evde avlanamayan hayvan, evrimsel olarak az su icmeye adapte oldugundan kuru mama yemekten 6-7 yasinda böbrekleri eline aliyor. annemlerin bu subat ayindan bu yana kedi sahiplenme sürecinde koca kadiköy'de ahlakli bir veterinere denk gelmemeleriyle gördüm ki türkiye'de bu is tamamen hayvanin iyiligi yerine maddiyata dökülmüs. bir örnek olarak bakin: www.eksiduyuru.com
adama diyorum ki, böyle bir parazit ilaci var ben biliyorum. bana, hayir yok yanlis biliyorsun, diyor. ee sktr git, ben 12 senedir ne yaptiriyorum ya kendi kedime? ne yaziyor asi karnesinde, pasaportunda?
alip pasaportu gözüne soktum, parazit hapini da dönünce burada satin alip aileme postaladim.
kedimize sadece yas mama veriyoruz. yasadigim ülkede de veterinerler bütceniz uygunsa yas mamayi sonuna kadar destekliyorlar. yas mama pahalidir ama zararli degildir. bütceniz müsaitse, kedinize uygun, kaliteli bir yas mamayi güvenerek sonuna kadar verebilirseniz.
bir de seye hastayim, anneme veteriner kuru mama verin yas mamaya alismasin distasi olur dedi :D
böbrek > distasi veteriner bey.
kedimin dislerini haftada 4 gün fircaliyorum. 4 senede bir de distasi temizligi yaptiriyorum. en azindan böbrekleri saglam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
yaş mamayı evde kendiniz yapıyorsanız okey, ama yine paket alacaksanız onun yerine
bol su içmesini sağlamak ve pahalı mama, böbrekler için daha uygulanabilir bir beslenme şekli.
yaş mama / kuru mama kıyaslaması değil,
ucuz mama / pahalı mama kıyaslasması yaptım ben.
yaş mamanın kurudan daha sağlıklı olduğunu biliyorum.yaş mama ama hangi yaş mama. en sonunda evde kendimiz yapmamız gerektiği gibi bir durumla karşılaşınca, alması gereken mineralleri de ev yapımı yaş mamada toparlayamacağım için ucuz mamadansa pahalı mama ile beslemeye başladım.
0
love and trust
(18.12.25)
@konuşma, cok gecmis olsun, sağlıklı uzun ömrü olsun kedinizin.

Benim kediminde tek gözü alındı ne yazık ki. Bu süreçte bizde sık sık gidiyoruz veterinere. Yeni yilda aşılara başladığımızda sanırım veterinerimiz yönlendirir ne yapmam gerektiğini ve ne zamanlar gelmem gerektiğini söyler diye düşünüyorum. Daha önce kedi bakmadığım için derdini anlar miyim, anlamazsam geç kalır miyim bunun tedirginliğini yaşıyorum.

@love, teşekkür ederim. Mümkün oldukça ıyi mama ile beslemeye çalıyorum. Su an royal canın kitten kullanıyoruz. Kisirlastiktan sonra sanırım cinsiyete göre kısır mamaları varmış benim kedim erkek. Erkek kısır kedi mamasi alırım diye düşünüyorum. Kedim komple siyah bir kedi.

Ödül maması, yaş mama vs. veriyorum. Çok seviyor benim maymun. Umarım bir zararı olmaz ve sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yaşar bizimle.

Su pınarı almayı düşünüyordum, veterinerim onermedi ozelliklede kisirlastirdiktan sonrası için. Sadece bir kaç yere su koy dedi.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@love, yaş mama olarak whiskas bebek için olanı alıyorum, ödül maması olarak wanpy, gimcat'in sert formlu ödül maması var ondan veriyorum birde dreamies'in ödül mamalarından veriyorum arada.

Bazen evde tavuk ve tavuk ciğeri haşlayıp püre gibi yapıp veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bana sorarsanız evet bayılıyorlar ama özellikle whiskas yaş mama vermeyin ya da ayda 1-2 gibi maksimum. evde yaptığınız et ve balıkların kemikli kısmından asla koymayın önüne. petlebi sitesinin forumunda oldukça çok şey öğrendim, arada oraya göz gezdiririm mutlaka. sosyal.petlebi.com
burası da çok aktif ve her türden hastalık ve bakım konusunda şeyler öğrenebilirsin.
+1
love and trust
(18.12.25)
Peki yaş mama için önereceğiniz bir marka var mı?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bütçenize uygun olanını alabilirsiniz, ama su içmesini sağlamak, sağlığı için daha önemli. ben arada bir şımartmak istiyorum derseniz de royal canin, hills filan verebilrisniz ama marketten alınanları sık sık tükettirmeyin.
0
love and trust
(18.12.25)
Çok teşekkür ederim, kemikli veya kilcikli kisimlari kesinlikle vermem. O konuda bilgiliyim 😊 akliniza gelen her türlü bilgiye ve fikire ihtiyacım var bu süreçte.

Mesela, @konuşma, dişlerini fircaliyorum demiş. Bunun gibi düzenli yapmam gereken şeyler var mı peki?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bol sevgi dolu oynaşmalı bir arkadaşlığınız, sağlıklı güzel günleriniz olsun =)
0
love and trust
(18.12.25)
- dis fircaliyoruz.
- tüylerini tarayin. yapabiliyorsaniz günlük olarak yapin, yoksa yapabildiginiz kadar :)
- tirnaklarini kesiyorum düzenli araliklarla. kedilerde tirnak icinden damar gectigi icin nasil kesilecegini ögrenmeden siz kesmeyin. tirnak kanarsa muhakkak veterinere yetistirin.
- bir de kulaklarini temizliyorum kulak cöpüyle.
cok derine sokmadan.

iyi bir veteriner aslinda bunlari ögretir ama türkiye'de sahiden umudumu kestim ben bundan. cesaret edemezseniz veteriner kontrolünden veteriner kontrolüne yaptirtin.

dislerini ben insan bebekleri icin kullanilan parmak fircalariyla ve kedi dis macunuyla fircaliyorum. www.amazon.de
haftada 5 gün, günde 2 cm malt macunu veriyorum.

düzenli yaptigim aklima gelen baska bir sey yok simdilik.

kedinizi takip edeceksiniz. kediler hasta olduklarini cok iyi saklayabiliyor ama bir süre sonra kedinizi iyi taniyacaksiniz. miyavindaki degisikligi bile hissedeceksiniz. gözünüz üstünde olsun (ki anladigim kadariyla öyle) yeter. cok panik olmayin. güzel bir ömrünüz olsun umarim beraber.

bu da bizimkinin 3.5 sene önceki fotosu: i.imgur.com
kedi fotosuz kedi sorusu olmazmis duyuruda :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
@love, çok ama çok teşekkür ederim. Sevgi dolu ve bol isirilmasi bir arkadaşlığımız var kendisiyle 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, sahiplenmeye yeni karar verdik şimdi temel ihtiyaç malzemelerini alacağım. Nasıl bir tarak önerirsiniz?

Tırnaklarını kesiyorum ama az az cesaret edemiyorum içinden sinirler geçtiği için. En azından biraz bile kısalsa canımızı daha az acitiyor😃

Kulakları su an için temiz görünüyor ama kulak çubuğuyla temizlemeye cesaret edebilir miyim emin değilim 😊

Ben internette silikon parmak fırçası gördüm kediler için onlardan almayı düşünüyorum.

Malt'a başlamıştık. Ameliyat olduğu için yakalık kullanıyoruz kendini temizleyemeyecegi için malta ara vermiştim. Veterinere sordum aynı anda hem malt hem kedi cimi verebilir miyim dedim. Verebilirsin ama malta erken başlamışsın bir yaştan önce tüy kusmaz dedi.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, çok tatlıymış maşallah. Fındık burnundan öperim onu 😊
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
tarak söyle ki bir tane furminator var, kisa tüylü kediler icin: www.furminator.net
bir de ayakkabi fircasi var. cok yumusak killi.
ikisine de bayiliyor.
bu biraz huy meselesi. bazi kediler asla sevmiyor.

tirnaklari en uctan birer milim kessen bile yeter. daha sik yaparsin ama en azindan icin rahat olur.
veterinerin dedigi de dogru, malta bir yastan sonra basla.

dis tasina karsi matatabi alabilirsin: www.google.com
petshoplarda var. günde 3-5 dk verirsin, cigner. sonra önünden al ki cok parcalamasin hemen :) manyak oluyorlar ona.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Matatabiyi az once arkadasin yolladigi sitedeki paylasimlarda gordum ve alacagim. Uzeri hasir iple sarili olan ve normal agac dali gibi olan var. Hangisini almaliyim? Benim kedimde kısa tuylu bildiğimiz siyah sokak kedisi😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bi sorun gözlemlemezsek ekstra rutin kontrol için götürmüyoruz. zaten aşılara gittiğimizde hekim muayene ediyor. bazı veteriner hekimler sadece aşıyı yapıp yolluyor mesela. siz de aşıya geldikçe muayene eden hekim bulursanız iyi olur.

kediler için balık yağı varmış, ona başladık.
www.hepsiburada.com
malt veriyoruz.
evde su pınarı ve iki farklı yerde su kabı var.
arada tarıyoruz. arada dediğim nadiren. çok zor taraması ve aşırı tüylü bi kedi. o yüzden saldık biraz.
tırnak uzadıkça kesiyoruz zaten hemen belli ediyor sağolsun. iki farklı yerde de tırmalama tahtası var.
0
elorelia
(18.12.25)
Şuan 3 yaşında, ilk 2 sene neredeyse 2 ayda 1 iç dış parazit için götürdm ama sonra o süreyi kendim 4 aya çektim. iç dış parazitleri bir zehir, dışardan geldiğimizde dikkat ediyoruz, ayakkabıları zaten kapalı yerde tutuyoruz giremiyor( bu bir risk ve ben bu riski göze aldım). evde kalıyor böcek bulup yemiyorsa parazitlerin süresini biraz uzatabilirsiniz, onun haricinde karma ve kuduz için senede 1 gidiyorum. henüz bizde diş için bir sorun olmadı, burda denilen gibi iyi bir hekim ulursanız zaten karma için gittiinizde muayenesini yapar, kulaklarına dişlerine iç organlarını muayene ederek bakar.

tırnaklarını uyuduunda kesiyorum ışıklı ortamda hiçte eğitim almadım video izledim resimlere baktım nasıl kesmem gerek diye her hafta ucundan biraz alıyorum kırmızı damarlara asla yaklaşmıyorum, kolay bişey yaparsın. elini kaçırıp ısırmaya başlayınca biraz daha uyutuyorum sonra yine uykusunda dalıp bir kaç parmak daha kesiyorum böyle ble 4-5 seferde tüm tırnakları kesiyorum.

her ödül mama krema ve yaş mamasına baya su koyuyorum su içsin diye, yalnız bunu iyi ayarlamak lazım su içinde yüzmeden tabağın altını kaplayacak kadar koyuyorum

yaş mamayı 3-4 seferde veriyorum çünkü bitirmiyor ve dışarda yaş mama beklesin istemiyorum. dolaba koyuyorum vereceğim zaman sıcak su ile ılıtıp veriyorum vermeden önce sıcaklığı parmağım ile kontrol ediyorum.

miamor malt veriyorum haftada 2-3 tüy dökme zamanları maltı her gün veriyorum, ayrıca çimide var çim yemeyi seviyor sürekli hazırda çim var evde. internette arat kedi çimi diye kendi toprağı ile gelen çok pratik oluyor

taramaya bebekken alıştır yoksa sonra zor alıştırıyorsun, sevmeye kucağada alıştır, el ile oynatma sopa ve top ile oynat(hem furminator gibi hemde normal telli tarak al ikiside ayrı tarıyor)
matatabi +1
diş fırçalama arada yapıyorum yine uyuduğunda mahmurken itiraz etmesin diye, kulakta aynı şekilde dışardan görünen kir varsa arada kontrol ediyorum kulak çöpü ile yavaşça alıyorum
oynatmaya alıştır miskin kilolu olmasın, kilo hastalıkların baş sebebi oluyor sonrasında.

EN ÖNEMLİSİNİ ATLAMIŞIM Hem dikey hem yatay tırmalama hedesi. bebekken sürekli götür tırmalama tahtasına patilerini tut ve buna sürt tırmalamayı sadece burada yapacağını anlasın. başka yerimi tırmalıyor hemen kap kediyi tahtaya götür ki evde eşyaya zarar vermesin
0
eja
(18.12.25)
(9)

beyaz eşya guruları

benibulmanlazim
özellikle yakın zamanda araştırma yapmış olanlardan tavsiye alayım. ev diziyorum. pahalı mı alsam. ucuz mu alsam. özellikle ne alsam. özellikle ne almasam. toplu alımlarda indirim kampanyaları ne zamanlar olur.( çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı, TV)
özellikle yakın zamanda araştırma yapmış olanlardan tavsiye alayım. ev diziyorum. pahalı mı alsam. ucuz mu alsam. özellikle ne alsam. özellikle ne almasam. toplu alımlarda indirim kampanyaları ne zamanlar olur.

( çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı, TV)
+1
benibulmanlazim
(17.12.25)
televizyon istediğiniz boyutta sunny marka webos işletim sistemli. bir arkadaşım evine almıştı beğendim ben de aldım. fiyat performans olarak cidden etkileyici


bulaşık makinası seg aldım. arkadaşın anası 10 senedir kullanıyor. yazlığındaki makina da regal. 3 programlı yetiyomuş.

koltuk takımını enza home dan aldım. çok değişik fiyatlara bilinmedik markalar var. bi tane 3lü 1 tane tekli aldım. yatak ve bazayı da enzadan aldım tek kişilik. enza zaten yataşın markasıymış. sehpa masa ıvır zıvır aşırı derece pahalı enza da.

mutfak masası ve sandalyelerini ikeadan beğendim. masif ahşap seçtim ama henüz sipariş vermedim.
0
Fodera
(17.12.25)
Arçelik aldım, 4 yıldır kullanıyorum bi sorun çıkarmadılar
0
fildirfildir
(17.12.25)
tv tlc. beyaz eşyada çok özelliklinin hiç bir anlamı yok. beko al geç.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
daha 2 gün önce buzdolabı, bulaşık makinesi, ocak, airfryer aldım. hepsini de arçelikten aldım. arçelikte yıl sonu indirimi var sanırım. fiyatları altus ürünlerin %10-15 üzerinde.

bu arada altus ile arçelik aynı ürünler aslında. aynı fabrikadan, aynı banttan çıkıyor ikisi de. yalnız markaları farklı.

arçelik, grunding, beko, altus. aynı malzeme ile yapılan ürünler. hangisini ucuz bulursanız alabilirsiniz.
0
yemrem
(17.12.25)
Çogu insan bilmez. Eger Vestel grubu ürün alacaksanız bu siteye bakmanızı öneririm

www.vsoutlet.com.tr

Kendisi Vestel in sitesi. Birebir Vestel'in sitesindeki ürünlerle aynı kalitede bir tek marka etiketi farklı. Fiyat olarak net %50 daha ucuz. Malzeme kalitesi garanti v.s hepsi aynı
+1
limonlu eksi
(17.12.25)
Tv, kurutma, camasir mak beko 7 senedir sifir sorun. Eski camasir samsung'du anam ağladı.
0
duster
(17.12.25)
Firin, bulasik makinesi gibi urunlerde cok detayli ve programli olanlardan kacinin, gunun sonunda 3-4 programla kullaniliyor. Ne kadar teferruat o kadar cok bozulma riski.
Kucuk ev aletlerinde her seyi yapan aletlerdense temel ozellikli ucuz urunlerden gidiyorum ben. Altus kettle, grundig filtre kahve makinesi (latte vs yapmiyor), sinbo tost makinesi gibi. Yillardir bozulmadilar.
Bir de fiyattan bagimsiz buzdolabinda buzluk altta olan modeller daha cok kullanim rahatligi sagliyor.
0
lallala
(18.12.25)
arçelik/beko eğer fiyat olarak uygunsa alın geçin. 6 senedir arçelik çamaşır, bulaşık ve buzdolabı kullanıyorum. sadece bir kere bulaşık makinesine servis çağırdım.

ama geçen sene ankastre ocak-fırın-davlumbaz alırken arçelik ile siemens aynı fiyattı mesela. siemens aldım.

tv piyasasını hiç bilmiyorum. yine evlenirken samsung almıştık, hiç sorun yaşamadık.

benim de tavsiyem çok fonksiyonlu modellerden kaçınmanız yönünde. zaten bulaşık makinesinde iki ayar filan kullanıyorsunuz. otomatik kapak açma şu bu gibi ekstra özellikler gerçekten gereksiz. çamaşır makinesinde de ihtiyacın üstünde kiloda almaya gerek yok mesela. sadece keşke büyük bi buzdolabı alsaymışım diyorum ben şu an.
0
elorelia
(18.12.25)
ekonominiz müsaitse siemens iq500-700 serisi. müsait değilse alt segment siemens bosch yerine, üst segment arçelik/beko.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
(10)

Yürüme bandıyla kilo vermek

yenibirgüzelnick
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum. Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :( Hiç çevreni
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum.

Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :(

Hiç çevrenizde var mı böyle kilo veren? Motivasyon olun bana lütfen.
0
yenibirgüzelnick
(17.12.25)
Eğimli yürürseniz etkili olacaktır. Ben yaptım oldu
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Mutfakta kilo verir, sporla sıkılaşırsınız.
Kalori sayın.

Bir kilo verebilmek için 7700 kalori yakmanız gerekir. Bir saat yürürseniz 200-300 kalori yakarsınız. Yani 30 saat yürürseniz 1 (bir) kilo verirsiniz.
+1
Mirket
(17.12.25)
diet yapmadan kilo vermek ya sizi çok yorar ya da imkansızdır. evet yürüme bandınız hayırlı olsun. size çok faydalı da olacaktır. yalnız bu yürüme bandına küçük bir diyet eklemeniz lazım. diyet yapmak ölümüne aç kalmak da değil. bir sürü diyet var.

if yapın akşam saatlerinde bişey yemeyin. üç gün zorlanacaksınız ondan sonra alışacaksınız.

yağ ve karbonhidratı aşırı derece kısarsanız vücudunuz savunmaya geçer ve kilo vermekte zorlanırsınız bunu zamanla farkedeceksiniz. bebeğinizi Allah analı babalı büyütsün. nazar değmesin efenim.
+3
Fodera
(17.12.25)
Şimdi l carnitin diye bi enzim var, yağ yakan. Dışardan ekstra takviyesini de alabilirsin, vücudunda da var aynı zamanda. Ama bu enzim belli bi kalp atışı üstünde yağ yakıyor. Yani yürüyerek değil de bi tık koşarak verebilirsin kilo
-9
izmitcan
(17.12.25)
- eğimli yürü +1
- keşke kondisyon bisikleti alsaydınız ama. yürüme bandı dizlere çok iyi değil.
- 2 öğün beslenin. kahvaltıyı geç yapın 11-12 gibi. sonra 17-18 gibi akşam yemeği ile bitirin günü.
-300 400 kaloriden fazla kalori açığı vermeyin bu çok önemli.
0
archmeister8
(17.12.25)
Yüzde 10 eğim, 4 km/saat hız, 30 dakika her gün yürü. Eğimsizde kilo vermen zor.
-1
arbre
(17.12.25)
verirsin. nabzı 140 civarında tutabildiğin her aktivitede kilo verirsin.
ama söylendiği gibi, 70kg'lik %35-36 civarı yağlılığa sahip bedende, 6km hızla 1 saat yürürsen 250 kalor civarı anca yakarsın. bu da 30 saatlik yürüyüşte 1 kilo yapar. diyetten de 400-500 kalori açık verirsen 2 kilo da o yapar. ayda 3 kilo verrisin.
+1
tchuck
(17.12.25)
Ben de diyorum gym'de herkes niye dağ keçisi gibi yokuş tırmanıyor. cevapları görünce dank etti, meğerse son model işe yaramaz gym efsanesi buymuş.

Doğum sonrası kilonun farklı bir dinamiği vardır bu arada, ona bir şerh düşmek lazım ama temel mantık kalori açığı +1
Bu da diyetini ona göre ayarlamakla ilgili ama sütünü vs de düşünmen lazım muhtemelen. O yüzden bir diyetisyen lazım gibi.

Bu demek değil ki yürümek işe yaramaz, yürü ama sadece yürüyerek pek bişi olmaz.
+3
Bruce
(17.12.25)
Ya başkalarının laflarına bakma lütfen. İstediğin her şeyi yapmaya kudretin var, ister çamaşır askısı yaparsın ister çamaşırları üstünden alır çıkar yürürsün. Üstelik yürüyüşle kilo verilmez ama kalbe ve metabolizma hızına muhteşem destek olunur. Yürüyüş harika bir spordur, çok çok iyi etmişsin, en iyisini yapmışsın 🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻🌷🐞🎀
+1
muhayyer divan
(18.12.25)
ay bayılıyorum ezberden konuşanlara ya. doğum sonrası diye belirtilmesine rağmen üstelik... yani belki bebek sabah 6da ayağa dikiyor, öğlen 12ye kadar ne yapacak bu kadın aç aç mı takılacak evde? ya da eşi işten 19.00da geliyorsa o zaman hiç beraber akşam yemeği yiyemeyecekler ya da belki eşi gelene kadar bebekle ilgilenmekten yemek bile yapamıyor olabilir. hepsi yaşandı çünkü...

neyse.

yürüyüş bandı ne kadar işe yarar bilmiyorum. ama bildiğim kadarı ile yapılan yürüyüşün kalori yaktırabilmesi için nabzının yükselmesi lazım. yani aheste aheste yapılan bi yürüyüş işe yaramaz. bant üzerinde koşmanın da dizler için iyi olmadığını duymuştum ben de. chat gpt ile filan bi muhabbet edilip maksimum fayda nasıl alınır bi öğrenmek lazım.

doğum kilolarını vermiş ama doğum öncesi kilosunun biraz üstünde kalmış bi kadın olarak bende işe yarayan formül aç kalmadan kalori açığı yaratmak şeklinde oldu. diyetisyenle de çalıştım. büyük faydasını gördüm. ama sürdürülebilir bir beslenme düzeni yaratamıyorsanız diyet de işe yaramaz. verirsiniz, geri alırsınız. evet bu da yaşandı...

yediklerinizle kalori açığı yaratmaya çalışın derim.
-1
elorelia
(18.12.25)
(11)

Çocuğa eşin ismini vermek

sacrilegious
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.

Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.

bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.

bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.

Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.

Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(1)

masif çam masayı boyamak

la mort heureuse
selamlar, ikeadan ufak bir masa aldık masif çam. bunu boyamak istiyoruz mutfak tezgahımızla benzer renk olacak şekilde. bauhaustan, koçtaştan gidip neler alalım?
selamlar, ikeadan ufak bir masa aldık masif çam. bunu boyamak istiyoruz mutfak tezgahımızla benzer renk olacak şekilde. bauhaustan, koçtaştan gidip neler alalım?
0
la mort heureuse
(17.12.25)
gideceğiniz koçtaş büyük koçtaş ise orada boya ile ilgilenen bi görevli oluyor. o yardımcı olur mutlaka. karışım vs yapıyor ya da malzeme cinsine göre kartelaları oluyor.
0
elorelia
(17.12.25)
(4)

Uçak altı bagaj

lrdrylgh
Merhabalar annem ara tatilde beni ziyarete gelecek. Aramızdaki mesafe oldukça fazla. Otobüsle 20 saat kadar sürüyor. Uçak bileti alayım dedim ama sana turşu yaptım illa getireceğim diye tutturdu. Turşu kalsın o kadar süre yol yapmaya değmez diyorum ama dinletemedim. Acaba uçakla gelse uçak altı baga
Merhabalar annem ara tatilde beni ziyarete gelecek. Aramızdaki mesafe oldukça fazla. Otobüsle 20 saat kadar sürüyor. Uçak bileti alayım dedim ama sana turşu yaptım illa getireceğim diye tutturdu. Turşu kalsın o kadar süre yol yapmaya değmez diyorum ama dinletemedim. Acaba uçakla gelse uçak altı bagajına iyice kapatılmış ve sarılmış turşu bidonu alırlar mı?
0
lrdrylgh
(16.12.25)
uçak altına verilir de ya patlarsa? o bagajlara hiç iyi davranmıyorlar.
+1
jelly bear
(16.12.25)
ben arkadaşıma turşu götürdüm ama az su koydurdum ve vakumlattım. bagajımda götürdüm sorun olmadı ama benimki çok büyük bir şey değildi. patlama veya herhangi bişi olmadı. iyice sardım torbalara.
0
elektr10
(17.12.25)
alırlar. ama çok iyi paketleyin derim. alkol çok taşıdım o şekilde, hiç sıkıntı yaşamadım.
streç film
poşet
bebek alt değiştirme pedi veya bebek bezi

bu şekilde paketleyebilirsiniz.
0
elorelia
(17.12.25)
bebek bezi veya yetişkkin bezine 2 kat sarın bu şekilde epey bir kavanoz turşu yurtdışına götürdüm hiçbir şey olmadı. bir tanesi biraz sızdırmış ama bebek bezi emmişti koku bile olmadı bavulda
0
wendyangelamoiradarling
(17.12.25)
(9)

ilk kez schengen başvurusu yaptığınızda...

tabudeviren
kaç gün verdiler?hangi ülkeydi?
kaç gün verdiler?
hangi ülkeydi?
0
tabudeviren
(16.12.25)
Sene 2010, yanlis hatirlamiyorsam 3-4 ay icinde gecerli 20-30 gun tek giris verdiler. Hollanda.
0
mbond
(16.12.25)
fransa, 6 ay.
0
elorelia
(16.12.25)
Macaristan, 21 gün, multi.
0
duster
(16.12.25)
2023te 6 ay multi, Almanya
0
arenas
(16.12.25)
almanya, 4 yıl
-1
deartheodosia
(16.12.25)
2001, fransa, 6 ay (yaş 12)
0
elektr10
(16.12.25)
ispanya 3 ay multi.
0
ezkaza
(16.12.25)
Fransa 3 ay 2010 idi sanırım
0
basond
(16.12.25)
- Sene 2018
- Fransa
- 3 Ay Multi

ama sehayat acentasından tur satın almış, otobüsle Romanya'ya gidip dönmüştüm. Fransa'ya gidemedim öyle kaldı. Fakat diğer schengen başvurlarında problem olmadı.
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(2)

Vize başvurusu için bordronun ingilizce çevirisi yapılmalı mı?

michael harddd
3 aylık bordro ve iş veren mektubu gibi belgeleri Türkçe yüklesek sorun olur mu?
3 aylık bordro ve iş veren mektubu gibi belgeleri Türkçe yüklesek sorun olur mu?
0
michael harddd
(15.12.25)
türkçe ok. bugün verdim.
0
awlmi
(15.12.25)
VFS için bordro türkçe, dilekçe/mektup ingilizce.
0
elorelia
(16.12.25)
(2)

ankara'da kampanyalı (5'li kova tarzı) bira içme mekanı?

beatbox yapan metalci
uzun aradan sonra biralı sosyalleşmelere geri döndüm. bundan 3-5 yıl önce indirimli kampanyası olan mekanlar vardı. kızılay tunalı bahçeli civarlarında var mı böyle bildiğiniz mekan?
uzun aradan sonra biralı sosyalleşmelere geri döndüm. bundan 3-5 yıl önce indirimli kampanyası olan mekanlar vardı. kızılay tunalı bahçeli civarlarında var mı böyle bildiğiniz mekan?
0
beatbox yapan metalci
(11.12.25)
el paso
-1
elorelia
(11.12.25)
newcastle'da 5 al 4 öde oluyor genelde 50'lik biralarda
0
sweetoffice
(11.12.25)
(4)

peşinatsız taksitle ev araba almak

princess eugenie
var mı böyle bir şey varsa nerede?
var mı böyle bir şey varsa nerede?
0
princess eugenie
(10.12.25)
1+1 daire için; 500 peşinat, 2.77 oranla 460 konut kredisi, gerisinin tamamı 3-3.45 faizle 36 aylık 24 aylık ihtiyaç kredilerini toplayıp 2.3 milyon liraya daire aldım 2 hafta önce. Bir miktar peşinatınız ve kredibiliteniz olmadan mümkün değil. Araç varsa araç takası ile düşünün.
0
onepointzero
(10.12.25)
yani sinpaş yts, eminevim vs gibi yollarla peşinatsız araç mümkün bi noktada. ama ev çok zor.
0
elorelia
(11.12.25)
Tüzel kişiliğiniz varsa (bireysel vergi mükellefi, esnaf, şahıs şirketi, şirket sahibi gibi) bankalar %100 kredi verebiliyor bu ihtiyaçlara.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.12.25)
islamcıların o tarz şeyleri var. ama önermem.
0
mikahakkinen
(11.12.25)
(15)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
bej
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(22)

Eski Partner İle Fotoğraflar

Aydan Dustum
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok te
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok temizlerim şahsen. Ya sizler?
-1
Aydan Dustum
(09.12.25)
Unuttuğu işin hala fotolar duruyorsa sorun yapmam biraz dalga geçip silerim.
Bilinçli şekilde tutuyorsa benimle olan fotolarını silerim. sonraki kadına sorun olmasın shflsjsj.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Kskdkd geçen sene eski fotolarimda bir tane gördüm kalmış ki uzaktan tarihi bir yerin fotosunda yani, direkt profil falan değil. Tabiki saklamıyorum, gereksiz yer kaplamasina gerek yok fotolarin zaten eğer kişinin dönüp baktığı yoksa ki o zaman daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
saklarım. onlar benim kendi fotoğraflarım. benim eşimin benden önce sevgilisi olamaz ama oldu diyelim, o zaman bir şey diyemem. hatta birlikte bakarım.
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
Biri hayatımıza girince geçmişi öyle yokmuş gibi silinmiyor elbette ama kalmasına da ne gerek var?
+1
Amaranta ursula
(09.12.25)
Yıllar önce bir flörtum olmuştu. Bana sevgili olduğu kızların tüm fotolgraflarını sırayla göstermişti. İlk defa böyle bir şeye şahit olunca çok gatipsemistim. Ama sonra düşününce geçmişe takıntılı biri değildi belki sadece yasadigi her şey bir hatıra olarak görüp öyle saklama gereği duyuyordu diye düşündüm. En çok merak ettiğim evlendikten sonra sildi mi acaba:)
+1
egerbiryolcu
(09.12.25)
Fotoğraflar Google photosda duruyor, ne saklayayım diye çabam oldu ne de sileyim diye.
Mutfak robotu değil ki tezgahta yer kaplasın da bana engel olsun.
+1
kisa
(09.12.25)
Saklamam.
Sakladığını görürsem hiçbir şey söylemeden ilişkiyi bitiririm.
0
rock n roll
(09.12.25)
kisa +1

tek tek bir de onu mu ayıklayacağız google photosdan ?
0
jülsezar
(09.12.25)
Telefona kızarım. Onun da sürekli bakmayacağı bir yerde kalabilir.
-1
arbre
(09.12.25)
Saklıyorum, şu an hayatımda biri yok; varken eskilerinki hdd’de duruyordu. Geçen gün niyeyse aklıma düştü; saklamanın çok anlamsız olduğuna karar verdim. Elimin boş olduğu bir zaman sileceğim.
Eşim varsa, tozunu bile bırakmam şahsen.
0
lil siztah
(09.12.25)
silmem ama samimi fotoğrafları, videoları gizlerim ve sonradan dönüp bakmam.
+1
gabe h coud
(09.12.25)
ben bir süre saklıyorum, ara sıra fotoğraf denk geldiğinde eski partnere ne kadar da hissizleştiğimi görüp seviniyorum. bu bana unutabilme, ilerleyebilme kabiliyetimi kanıtlıyor.
0
loch ness
(09.12.25)
Gecmisteki bi iliskinin izlerinden bu kadar korkmak garip. Silmem, yeni partnerim de bunu sorun ederse garip bulurum. Sonucta o seyler fotograf silinse de silinmese de yasandi, gecmiste o iliski yasanmamis gibi yapmiyoruz. Fotograflari tutmakla o doneme ozlem duymayi insanlar belki ayni saniyor ya da o iliskiyi unutulmasi gereken bir hata/pismanlik olarak goruyorlar ama dogru degil bence bu bakis.
+1
ghilleinthemist
(09.12.25)
telefonda saklanmaz ya da durup durup bakılmaz. arşiv yapacaksa yapılır ama o fotoğraflarla hayat devam etmemeli.
0
Başka
(09.12.25)
Yedek arşivlerde kalan unutulmuş fotoğrafları sorun etmem. Elinin altında galeride duran fotoğrafları sorun ederim.

Eşimle tanışma, flört, nişanlılık vs. derken hala nasıl galerisinde durabiliyor zaten o da ayrı konu swh.
0
akhenaten
(09.12.25)
Silerim, geçmişe dair hiçbir şey tutmam
+1
kestane gürgen palamut
(09.12.25)
20 li yaşlarımın başında sorun ederdim bunu. Azıcık kıskançtım. Düşündüm de şimdi umrumda olmaz böyle bir şey. Sürekli açıp açıp özlemle bakmıyorsa, benimle olan ilişkisi hakkında kafamda soru işareti yoksa gerisi önemli değil. Kaç yaşında insanlarız elbette herkesin yaşanmışlıkları olacak
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Saklamam. Bitmiş bitmiştir ne yapacağım benim için artık elin herifi olmuş adamların fotoğrafını.
0
suicides underground
(09.12.25)
muhtemelen galerimde 10000 fotosu falan duruyordur silmeye üşenirim ama benim huylandigim şey numarasını silmemek olur foto çok uzun iş.
+1
ala09
(10.12.25)
evlenene kadar arkadas kontenjanindan sakladigim basilmis fotolar vardi, evlenince hepsini yokettim.
0
cooperr
(10.12.25)
2020'den öncesindeki flört veya sevgililerin fotoğrafları yok. diğerlerinin var. ciddi bir ilişkide bulunmadıkça silmem.
0
rain when i die
(10.12.25)
silerim, silinmesini beklerim. insan eski sevgilisi ile olan fotoğrafları niye saklar ki? anlamsız.
+1
elorelia
(10.12.25)
(6)

Bilgisayarda çalışırken gözlük takıyor musunuz

arbre
Yakını görebiliyorum ama UV koruması için takmayı düşünüyorum. Haftada 6 gün günde 8 saat bilgisayara bakıyorum. Korur, etkisi olmaz mı?
Yakını görebiliyorum ama UV koruması için takmayı düşünüyorum. Haftada 6 gün günde 8 saat bilgisayara bakıyorum. Korur, etkisi olmaz mı?
0
arbre
(08.12.25)
numarasız mavi ışık korumalı gözlük kullandım. bilgisayar başındayken gözlüğü çıkarınca gözüm yanıyor gibi geldi. plasebo olabilir. bir süre sonra kullanmayı bıraktım, kullandığım zamana göre bir fark görmedim.

şimdi numaralı gözlük kullanıyorum, ona da mavi ışık koruması eklettirdim.
+1
inheritance
(08.12.25)
Aldım, ama kullanamadım. Başımı ağrıttı. Uzun zaman önce lasik yaptırmıştım; onunla alakalı olabilir.
0
auroraaurora
(08.12.25)
ben batma yanma şikayeti ile gittiğimde göz doktoru mavi filtreli gözlük takmamı tavsiye etmişti. doktor söylediğine göre vardır bi bildiği. ben gözlüğü aldım ama takmadım :/
0
elorelia
(08.12.25)
uv korumalı gozluk takıyorum ve işimi goruyor
0
Başka
(08.12.25)
Tabii ki hayır. Öncelikle bilgisayar monitörleri uv ışık yaymaz. Eski tüplü monitörler az miktarda uv yayıyordu, ondan kalma bu efsane. Göz sağlığı açısından benim tecrübeme göre ekran parlaklığı ve çevre aydınlatmasına dikkat etmek gerekir. Mavi ışıktan bahsediyorsanız, bu konu göz sağlığı değil, uyku sağlığı ile ilgili ve tüm güncel işletim sistemlerinde, Android, Windows vs gece saatlerinde mavi ışığı azaltan gece ışığı modu var. Uzun uzun yazmayacağım teknik nedenlerle, bu yöntemin etkisi gözlükle yapılabilen filtrelemeden kat kat daha fazla. Mavi ışık azaltan gözlükler hiçbir faydası olmayan bir pazarlama tuzağından başka bir şey değil. Ama cool görünüyorum diyorsanız başka tabi.
+1
mikro patlama
(08.12.25)
Takma gereksimini duydum az önce. Ara ara taktığım oluyor.
0
put it in your appropriate place
(08.12.25)
(6)

bebekle yurtdışı

kondansator
günaydın, nisan-mayıs aylarında yunan adaları planımız var. başta pasaportu olmadığı için bebeğimizi plana dahil etmemiştik. şimdi ona da pasaport çıkartıp vize başvurusunda bulunacağız. adalara ulaşım feribot ile olacağı için sorun yaşamayız gibi geliyor. 1 yaşında bebekle yurtdışı-uzun yol seyahat
günaydın, nisan-mayıs aylarında yunan adaları planımız var. başta pasaportu olmadığı için bebeğimizi plana dahil etmemiştik. şimdi ona da pasaport çıkartıp vize başvurusunda bulunacağız. adalara ulaşım feribot ile olacağı için sorun yaşamayız gibi geliyor. 1 yaşında bebekle yurtdışı-uzun yol seyahati yapan arkadaşlar problem yaşamışmıydınız? ya da uçak yolculuğunda basınç sorunu yaşamamak adına neler yapmak gerekir acaba
0
kondansator
(08.12.25)
uçak için en iyi çözüm beslemek. iniş ve kalkıştaki basınç farkını dengelemesi için yutkunması çok rahatlatır.
+1
kisa
(08.12.25)
iniş ve kalkışta emzirin ya da kullanıyorsa emzik verin. onun dışında bence sorun yaşamazsınız. henüz kucak bebeği olduğu için oyalamak daha kolay olur.
www.hepsiburada.com
şu oyuncaklardan alabilirsiniz.
bi de bol bol atıştırmalık.
+1
elorelia
(08.12.25)
bizim bebo 8 aylıktan beri yurtdışı gezileri yapıyoruz hem araba/feribot hem uçak ile.
Uçakta emziriyorsanız iniş ve kalkışlarda emzirin/emzik varsa emzik verin. Mümkünse uyku saatlerini uçak saatlerine getirmeye çalışın çok rahat ederseniz. bol bol atıştırmalık, termosu ile yemek vs (eğer çatal bıçağı paslanmaz çelik ise güvenlikte sorun çıkartabiliyorlar, sabiha gökçende fena kavga etmişliğimiz var). bol bol kitap oyuncak onun ilgisini çeken her bişey yanınızda olsun.
Feribot en rahatı gezsin tozsun (rüzgar olabilme ihtimaline karşı dikkat edin)
araba uzun yol yapacaksınız biraz zorlayabilir, ilk kalışını uyku saatine getirebilirseniz rahat olur. 2 saatte bir mola verin hareket etsin yollarda benzinliklerde parklar falan oluyor orada biraz zaman geçirsin enerjisini atsın. yine arabaya atıştırmalıklar, oyuncak kitap sevdiği şarkılar playlisti. bazı çocuklar arabada midesi bulanıp kusabiliyorlar, o yüzden yedek kıyafet örtü vs. elinizin altında olursa rahat olun.
en önemlisi siz ne kadar rahat olur ve eğlenirseniz çocuğunuz o kadar rahat olur ve eğlenir. iyi tatiller size.
+2
wendyangelamoiradarling
(08.12.25)
Bu yaş seyahat etmenin daha kolay olduğu bir yaş.
Anne sütü veya mama gibi beslenme ihtiyacını düzgünce çözdüğünüzde gerisi kolay.

18. ay civarlarından sonra daha zor olacak seyahat etmek, şimdi kolayken yapın istediğinizi.


Uçak basıncı için emzik veya meme öneriliyor onu yazmışlar zaten.
2 saatten uzun süre araç çocuk koltuğunda sabit durmaması gibi detaylara da dikkat ederseniz pek sorun yok.

Bebek arabanızı zaten alırsınız yanınıza, o olmadan bir maceraya girişmeyin.

Yüzemeyeceğiniz bir mevsimde Yunan adalarına gitmek bana pek mantıklı gelmedi. Şehir gezeceğiniz Avrupa rotalarını tercih ederdim ben ama elbette keyfiniz bilir. Mayısta deniz soğukken siz kendinizi zorlayıp suya girseniz bile onu sokamayacaksınız ama asıl keyif zaten onu suya sokmak deniz tatilinde.

Bir de karı-koca bebekli deniz tatiline gidince hep tek başınıza yüzeceksiniz, pek keyifli olmayacağını hatırlatayım.
+1
michael_knight
(08.12.25)
2 yaşında rodosa gittik, feribot sallandığı için midesi bulandı. bir de taşlı rodos sokaklarında bebek arabası eziyet oldu. 3 yaşında almanyaya gittik, bir basınç sorunu olmadı. emzik önerisi var genelde. yunan adalarında pek sıkıntı olmaz sakin yerler. 1 yaşında bebekle uzun yolculuk kolay 5 yaşındaki ile 1 saat bile zor.
0
mikahakkinen
(08.12.25)
Sorun yaşamazsınız gezmeye alışsın bizde bebekliğinden beri gezdiririz
0
basond
(09.12.25)
(4)

Mobilyaya yeni yılda zam gelir mi?

paintit
İllaki gelir de yani hani ocak ayına girer girmez fiyatlar çat diye mi yükselir? Birtakım mobilya ihtiyacımı gidermek için doğru zamanı kolluyorum.
İllaki gelir de yani hani ocak ayına girer girmez fiyatlar çat diye mi yükselir? Birtakım mobilya ihtiyacımı gidermek için doğru zamanı kolluyorum.
0
paintit
(07.12.25)
bir eşya almak için hep doğru zaman şu an.
0
f02561
(07.12.25)
@f02561 yok bee o eskidendi. Mart ayında doğtaştan 175 bin tl lik eşya aldım zam gelir diye. O zamanda çoook büyük -sözde indirim- vardı. Aynı ürünleri almak için siteye şu an giriyorum sadece 500 tl artmış.

Bu sene aynı şekilde kombi aldım, klima aldım, kurutma makinesi aldım hiç birisi deli gibi artmadı. Hatta 1 ay önce airpods aldım o bile 1500 tl civarı düşmüş.
+1
al basmadan donu var
(07.12.25)
asgari ücret zammı açıklanınca diğer zamlar peş peşe gelir diye düşünüyorum.
0
elorelia
(08.12.25)
kasım aralık ocak subat zam aylarıdır muhtemel gelir. çünkü vergi zamları gelecek
0
koela
(08.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(6)

Operatörlerin kaliteli çekim alanı

webbrowser
Selamlar, şu an Türk telekom kullanıyorum ve çoğu zaman internet ve görüşmelerde sorun yaşıyorum, Türkcell’e hattımı taşımayı düşünüyorum. Gerçekten bir fark hisseder miyim?Özellikle internet ve telefon görüşmesinde.
Selamlar, şu an Türk telekom kullanıyorum ve çoğu zaman internet ve görüşmelerde sorun yaşıyorum, Türkcell’e hattımı taşımayı düşünüyorum. Gerçekten bir fark hisseder miyim?
Özellikle internet ve telefon görüşmesinde.
0
webbrowser
(07.12.25)
Vodadone daha iyi çekiyor gibi. Türk Telekom’dayım berbat. Bir de 5G’ye hazırız yazıp duruyorlar. İş yerinde şebekem yok.
-1
cemallamec
(07.12.25)
Daha geçen hafta aynı sebepten Telekom'dan Turkcell'e geçtim. İstanbul'daki evimde de Turkcell çekmediği için Telekom'a geçmiştim. Hangisinin iyi olduğu mahalleden mahalleye değişir. Her yerde şu iyidir demek yanlış.
Komşularla konuşun bence, hangi operatörü kullandıklarını.
+1
Mirket
(07.12.25)
hepsini kullandım. dağın başından kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde bile sadece turkcell çekiyor. 3 ay vodafone geçtim, illalah edip tekrar turkcelli oldum.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
Turkcell kullanıyordum, bir bakiyim diğer operatörler nasıl diye, 1 ay Vodafone, 1 ay da Telekom kullandım, koşa koşa tekrar Turkcell 'e geçtim.
0
etna
(07.12.25)
bu tamamen yaşadığınız bölge ile alakalı. bizim evde 3 operatörde de sorun yaşıyorduk. son zamanlarda düzeldi biraz. konuşmak için balkona çıkıyorduk yani. ama bu eve taşınana kadar hep türk telekom kullanıyordum, sorun yaşamadım. eşimin iş yerinde turkcell hariç çekmiyor mesela. kullananlara sorun bence evde ve işte.
0
elorelia
(08.12.25)
yaşanılan yere bağlı evet ama ben fatih altaylı’nın yancı turkcell üzerine yaptığı yayın üstüne vodafone’a geçtim. açıkçası oldukça memnunum, faturam da daha az geliyor.
0
eileengray
(09.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(14)

Eşiniz oturacağınız ev için annenize borç verdi. Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Konu açıldığında size "Paramı ver" demesi "ben o parayı borç olarak verdim" vs. demesi üslup açısından rahatsız eder mi? Normal mi?

psmstc
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz. Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki: "Paramı ver" "ben o parayı borç olarak ve
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz.

Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki:

"Paramı ver" "ben o parayı borç olarak verdim" "mirasa kalacak ben onu mirasta bölüşülsün diye vermedim" tarzı kendince hakkını isteyen cümleler kullanıyor.

Sizce bu eşler arası iletişimde normal sözler mi? Şundan dolayı soruyorum.

Karşıdaki eş (koca) dolandırıcı hırsız değilse eşine borcunu elbette ödeyecek. (annesinin finansını da o yöneten o) Fakat neticede hayat arkadaşısınız bunu bu şekilde dile getirilmesi karşı tarafa baştan güvensizlik ve yanlış bir üslup değil mi?

Yani kendi anne babası ya da kardeşi olsa asla "paramı ver" demeyecek bir insan. Kocasına karşı böyle konuşuyor. Bir de yeni evin alınmasında ısrar eden o ve kök ailesi.

Düşüncelerinizi merak ediyorum da.

Teşekkürler.
-2
psmstc
(06.12.25)
Siz oturacaksanız eşiniz düğünde takılan altınları nasıl size borç olarak veriyor orayı hiç anlamadım kendi de oturmayacak mı o evde?
+6
sadakatsiz
(06.12.25)
Eşler arasındaki iletişime ve o zamanki gerginlik seviyesine bağlı bence. Atıyorum benim sizinle aram bu aralar iyi değildir, söylerken acı acı konuşmuş olabilirim. Veya aramız çok iyidir, zaten iletişimimiz biraz kabadır, böyle şeyler hep söyleniyordur, şakayla karışık paramı ver dolandırcı gibi gülerek birşeyler söyleyebilirim.

İdeal koşullar altında böyle söylerse birşeye bozulmuş veya gerilmiş diye düşünür ama yine de içten içe incinirdim. Asıl mesele "paramı ver" meselesi, düğünde toplanan hediyeler ortak değil mi, hayıydıy kaydeş? Eğer paranın bir şekilde kadına kalacağı kısmında taraflar uzlaşmış ise, borç verilirken borcun şu tarihte, şu şu yollarla geri verileceği ile ilgili bir ödeme planı olmalıydı. O yüzden yakına borç vermek, almak sakat işler.
0
tiredofwaiting
(06.12.25)
10 yıllık evliyim, karı koca arasında borç olmaz. Kolye,bileklik, set, yüzük gibi ziynet eşyası bozulduysa uygun bir zamanda tekrar yapılır. Bunun için diretilmez.
+6
rodeocu
(06.12.25)
Olayın öncesi sonrası belirsiz. Tartışma anında mı söylendi yoksa durup dururken sürekli paramı ver diye darlıyor mu?

Ev annenin üstüne mi alındı? Eğer öyleyse parasını istemekte zaten haklı. Söyleyiş tarzı yanlış ama olaylar nasıl gelişti bilemediğimiz için doğru yorum yapmak zor.
+3
elorelia
(06.12.25)
Gerek yaşadığım evlilikte ve gerekse kafamdaki evlilik düzeninde, şaka olarak söylenenler dışında bu tip diyaloglar olmaz. Senin malın, benim param kafa yapısı aşılmamış evlilik ilişkisi benim aklıma yatmıyor.

Ciddi şekilde böyle bir söz söylendiyse, siz de annenizin finansını yönetiyorsanız, oturduğunuz evden anneniz adına kira isteyin, herkes parasını alsın, olay tatlıya bağlansın.
0
Mirket
(06.12.25)
Ev annenin üzerine yapılıyorsa iş değişir tabii orayı kaçırmışım. Kadın haklı bu durumda.
0
sadakatsiz
(06.12.25)
Üslup tamamen yanlış. Eşe karşı güvensizlikte duyduğunu da anlıyoruz. Düğünde takılanların yönetimi çiftin ortak kararıyla yapılması lazım. Sadece gelin tarafının olmaz. Ev alınmadan önce çiftin, damadın annesine verdiği borcun geri dönüşünün nasıl yapılacağına karar verilmesi gerekirdi. Damadın annesiyle konuşup çözmesi lazım. Ama üslup çok irrite edici.
-1
onyx
(06.12.25)
burada kritik nokta düğün altınları. zaten en büyük saçmalıkta bu düğün altınları kadınındırdan çıkıyor. düğünde takılan altınlar o yeni kurulan aile için takılıyor. o altınların tasarrufunda erkeğinde söz hakkı olmalı. o zaman kadın tek başına evlensin.
insanların kişiliğini en iyi işin içine para girince anlarsınız.
şimdiden geçmiş olsun. ilerde bu tavırlar evlilikte başına çok işler açacak.
olaya baktığımızda anladığım kadarıyla o evde siz eşinizle oturacaksınız. zaten büyük kısmını anne vermiş sizde eşinizle birlikte 6da 1ini tamamlamışsınız. işte burada insanların kişilikleri ortaya çıkıyor. zaten kendi oturacağı ev bunun bile farkına varamıyor. ama belli ki ev annenin üstüne asıl sorunların biride bu. eğer kardeşte varsa miras bölünüp bize ev kalmayacak o yüzden ben verdiğim parayı kurtarayım derdide var. böyle düşüncelerin olduğu evlilik sağlıklı sürmez.

yukarıda bahsedildiği gibi o zaman annede kira istesin. çevre dairelere göre güncel kira belirleyin 6da 1ini düşüp gerisini anneye ödeyin.
0
my fault
(06.12.25)
öncelikle kadınlar her zaman haklıdır. der abi. sen erkek olarak aynı cümleyi kursan kan çıkar.
-1
mikahakkinen
(06.12.25)
Başta geri ödemek üzere anlaşıldıysa, eşinizin gazını alacak bir ödeme planı sunmakta ve ufak da olsa geri ödemeye başlanmasında fayda var. Diğer yandan evi uzun vadede siz kullanacaksanız ve diğer mirasçılara benzer başka bir mülkün kullanım hakkı falan verilmiyorsa, sizin de annenize kira ödemeniz gerekir diye düşünüyorum.

Sizin başka bir sorunuz da, “böyle dediği için haklı mı/normal mi?” tarzındaydı. Şimdi burada anket yaparak anormal diye bi sonuca ulaşsanız bile, eşinizin normali o olduğu için, önemli olan o olmalı. Dolayısıyla sorunu tespit edip, çözüme odaklanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(06.12.25)
1. Miras paylaşma lafı nerden çıktı? Niye böyle bir söz etme gereği duyuldu, böyle bir gündem mi var?

2. Düğünden altınları borç vermeye kadar ne kadar süre geçti, borç verildikten sonra bu konuşmaya kadar ne kadar süre geçti? Borç ödenmediği sürece güvensizlik yaratır kusura bakma.

3. Bizim evde her türlü verilen alınan harcanan edilen şey muhakkak yazıldığı ve kişiler birbirine asla borç takmadığı için benim yaklaşımım "iş başka aşk başka" şeklinde olur. Özellikle de gelin gibi damat gibi kişilere karşı çok daha titiz ve özenli olmak gerektiğine inanıyorum. Güven tesis etmek istiyorsanız kişilere verdiğiniz sözleri vaktinde tutmanız, borcunuzu vaktinde ödemeniz, bunu da erkeklik gururu kocalık gibi egolara hiiiçç bulaşmadan, samimiyetle yapmanız gerekir. Yapın ki eşiniz size güvensin.

4. Allah aşkına başka nasıl bir üslupla söylesin, içini kemirme noktasına gelmiş belli ki, daha önce söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama yumuşaklıkla söylemiş olduğunu düşünüyorum, işe yarasaydı bu duyuru açılmazdı bence.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
@onyx

Bildiğim kadarıyla hukukta "düğünde/nikahta geline takılan takılar gelinindir" bilgisi var. Ortak değerlendirmeye ancak gelinin kendi hür iradesiyle ve baskı görmemiş rızasıyla alınabilir.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
evde eşiniz ve siz oturuyorsunuz, ikinizin düğününde takılan altınlar ikinizin oturacağı ev alınırken harcandığında bu nasıl borç oluyor anlayamadım orasını.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
@muhayyer divan

Eskiden boşanma durumunda takılar geline kalır şeklinde karar çıkıyordu. Son dönemde takılar kime takıldıysa onundur gibi çıkan Yargıtay kararları var.
0
onyx
(08.12.25)
(5)

Senelik taahhüt çilesi

akhenaten
Bu vodafone'un tüm tarifelerini bir liste halinde görüp seçebileceğim bir şey yok mu gerçekten yahu? Bu 10gb, bu 50gb, bu 100gb al seç gibi bir şey yok mu?Geçen sene sürekli wifi elimin altında diye bin dereden su getirip tarifemi 20gb'a düşürmüştüm. Bu sene wifi olmayan bir ortamda sıkça vakit geçi
Bu vodafone'un tüm tarifelerini bir liste halinde görüp seçebileceğim bir şey yok mu gerçekten yahu? Bu 10gb, bu 50gb, bu 100gb al seç gibi bir şey yok mu?

Geçen sene sürekli wifi elimin altında diye bin dereden su getirip tarifemi 20gb'a düşürmüştüm. Bu sene wifi olmayan bir ortamda sıkça vakit geçireceğim diye tarifemi yükseltmeyi düşünüyordum ama bana sunulan seçenekler sırasıyla 18gb > 13gb > 10gb > 6gb ve Sınırsız.

Yani baya ya sınırsız al ya da "defol" git denmiş. Müşteri hizmetlerini arıyorum bana söylenen şey "sizin kullanım alışkanlıklarınıza en uygun tarifeleri önerdik..." Annesiyle tartışan ergen psikolojisine girdim yemin ederim. Resmen telefonu elinden alınan çocuğa döndüm.

Hayır internet sitesini açıyorum, oradan tarife seçince sadece hattımı taşı ve yeni numara al diye seçenekler çıkıyor. Başka operatöre geçsem bu sefer de yok yerden tahsis ücreti, ruhsat ücreti falan çıkacak başıma.

Bıktım yemin ediyorum her sene yeni bir dert.
0
akhenaten
(05.12.25)
Vodafone'un online işlemleri çöptür. Ne bilgi verir, ne seçenek sunar. Başka operatöre geçmenin masrafı yok, o masraflar yeni numara almak için. Taahhüt falan yoksa geçin başka operatördeki beğendiğiniz bir kampanyaya.
0
mikro patlama
(05.12.25)
taahütünüz bitmek üzereyse bence hattınızı taşıyın. operatörler yeni gelenlere daha avantajlı paketler sunuyorlar. ben geçen ay vodafone - telekom geçiş yaptım memnunum.

siz büyük internet paketi istemişsiniz, linkte güzel paketler var. turkcell'e de bakın ama turkcell biraz daha pahalı oluyor sanırım.

bireysel.turktelekom.com.tr
0
exlibris
(05.12.25)
Ekimde hat taşıdım. Ekstra bir ücret ödemedim. Her zaman hattı taşıma daha karlı oluyor

E devlette tarife karşılaştırma seçeneği var diyorlar. Oraya bi bakın.
0
elorelia
(06.12.25)
buradan tarifeleri karşılaştırabilirsiniz: www.turkiye.gov.tr
0
inawen
(06.12.25)
Değiştirdim gitti, bugün yine sinir ettiler. Komple numaramı değiştirip yeni hat aldım. Teşekkürler herkese.
0
🌸akhenaten
(06.12.25)
(3)

Benzinlikler neden

Rondak
Kendi aralarında değişip duruyor?Bizim burada bir opet var 3 5 yıl opet oluyor sonra bp oluyor. Böyle değişip duruyorlar. Shell po ile değişiyor falan amaç ne? Hava değişimi mi :)
Kendi aralarında değişip duruyor?

Bizim burada bir opet var 3 5 yıl opet oluyor sonra bp oluyor. Böyle değişip duruyorlar. Shell po ile değişiyor falan amaç ne? Hava değişimi mi :)
0
Rondak
(05.12.25)
her firma aylık ve yıllık kazanca göre pay işletenlere veriyor. bu değişiyor olabilir.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
çalıştığım şirketin istasyonları var. bizde durum şu. örneğim 3 senelik sözleşme imzalanıyor. imzalanınca bi para alıyorsun petrol firmasından. sözleşme süresi biterken de hangi firma ne kadar para veriyor diye yeniden piyasa araştırması yapıyorsun. banka promosyonu gibi düşünebiliriz bu süreci.

ama mesela şu var. atıyorum şu an opetsin. dizaynını ona göre yapman lazım. tuvaletler, raflar, tabelalar vs... shell diyor ki sana 20 milyon ama dizaynı değiştirmek zorundasın ve bu zaten 10 milyon tutuyor olabilir. gidip x firmasında yaptıramazsın bu değişimi, onların belirlediği firmalardan yaptırmak zorundasın. hani kurtarıyorsa değiştirirsin, yoksa opet 15 verir onda kalırsın. gibi gibi.
0
elorelia
(05.12.25)
bp’ler toptan po oldu yakın zamanda. onun dışında benim çevremde çok sık bir değişiklik gözlemlemedim.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(05.12.25)
(6)

eyt sizi de çıldırtmıyor mu?

0zlem
yanımda çalışan 46 yaşındaki kişi çift maaş alıyor ve benden daha az iş yapıyor. bu zoruma gidiyor. bu yüzden iş bırakılır mı?
yanımda çalışan 46 yaşındaki kişi çift maaş alıyor ve benden daha az iş yapıyor. bu zoruma gidiyor. bu yüzden iş bırakılır mı?
+1
0zlem
(05.12.25)
bırakılmaz. onun aldığı emekli maaşı seninle ilgisi yok ki, primini doldurmuş hak kazanmış almış emekli maaşı farklı bişey, eyt olayı bambaşka saçmalık.
zoruna gitmesinde haklısın benimde yanımda herşeyi bana soran bi bebe benle aynı maaşı alıyor, cv'si bomboş mesela ön lisans mezunu saysam bitmez. şirketlerde bu gibi durumlar oluyor ama yanındakinin devletten aldığı ek maaş senin sinirini bozmamalı, belki senden düşük maaş veriyordur şirket ?
+1
eja
(05.12.25)
aynı unvandaysanız, aynı görev ve yükümlülüklere sahipseniz sizden daha fazla maaş alması anormal. işverenle konuşacaksanız. ama farklı görevlerde iseniz çok çalışan çok kazanır diye bi kural yok ki iş hayatında. bunun için iş bırakılmaz.

çift maaş alıyor olması da sizinle alakalı bi durum değil.

gereksiz şeyleri kafaya takıyorsunuz. işinizden memnun değilseniz değiştirmeye bakarsınız. yanınızdaki insanın geliri sizi bu şekilde etkilemiyor olmalı. aldığı emekli maaşı da yüksek değildir zaten.
0
elorelia
(05.12.25)
Çift maaş almasının, erken bir yaşta seçim rüşvetiyle rant elde etmesinin birey bazında değil toplumsal açıdan size (ve hepimize) etkisi var. Bu seçim rüşvetinin maliyetini -diğer bir çok saçma şeyle beraber- ülkece fakirleşerek ödüyoruz. Paramızın değeri düşerek ödüyoruz. Enflasyonla ödüyoruz. Emeği geçen ve bundan çıkar sağlayan hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum.
0
mesuta
(05.12.25)
ben de alıyorum çatır çatır yiyorum valla.

başkalarının aldığı maaşa hasetle bakmayıp bu enerjinizi kendi maaşınızı ve gelirinizi arttırmaya yöneltirseniz şirinleri görebiliyorsunuz.
+5
galahad reloaded
(05.12.25)
'Niye bu çukurdayız' demeyip, 'yanımdaki niye benden bir tık yukarıda' konusuna takıldığımız sürece o çukur her geçen gün derinleşecektir.
+5
Mirket
(05.12.25)
Özelde bu şekilde değil ama genel olarak düşündüğümde eyt oldukça gereksiz ve tam anlamıyla devletimize yük olan bir durum. Maalesef buna siyasi çekişmeler neden oldu.

Böyle şey olacağına hazırdaki emeklilere anlamlı bir zam olsaydı daha güzeldi.

İş bırakma sebebi de birilerinin faydalandığı bir durum üstünden değil, daha farklı ve anlamlı sebeplerle olmalı .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.