Giriş
(7)

Üç harfli marketlerin hangisinde hazır supangle var?

egerbiryolcu
Krizin tuttu nerede bulabilirim?
Krizin tuttu nerede bulabilirim?
-1
egerbiryolcu
(07.08.26)
Dönemsel olarak stok bitmediyse a101de de BİM’de de oluyor.

Dönercilerde filan da oluyor bu arada Ankara’da
0
elorelia
(07.08.26)
Bulunduğum yerde ucunde de yoktu. Evet dimi ben de hatırlıyorum birinden daha önce aldığımı. Yani satiliyordu. :/
0
🌸egerbiryolcu
(07.08.26)
En basit pastane bile satar, ya da marketten hazir supangle alin, toz karisim, nefis köreltmelik ya daaa usenmeyip kendiniz yapin evde, kolay bi sey zaten
0
narod
(07.08.26)
Narod
Bir ara tarifine bakmıştım çok zor gelmişti o tarif mi fazla asamaloydi bilmiyorum hatta şaşırmıştım.
0
🌸egerbiryolcu
(07.08.26)
narod
(07.08.26)
En iyi hazir supangle eker
0
ırene adler
(07.08.26)
şok
0
ground
(17 saat)
(4)

Ev taşırken elektrik internet vs

toucheamore
Ne zaman açılıp kapanıyor? yani yeni eve taşınmadan önce eski evi kapatıp yeni kira sözleşmesi yapılan adresi mi açıyoruz? Eski kapanmadan yenisi açılıyor mu ikametgah vs nasıl oluyor
Ne zaman açılıp kapanıyor? yani yeni eve taşınmadan önce eski evi kapatıp yeni kira sözleşmesi yapılan adresi mi açıyoruz? Eski kapanmadan yenisi açılıyor mu ikametgah vs nasıl oluyor
0
toucheamore
(06.08.26)
elektrik, su, doğalgaz için yeni adrese ayrı başvuru eski adrese ayrı başvuru yapıyorsunuz. kapatacağınız tesisatlar için kapanış tarihini soruyor zaten iptal başvurusunda. internet vs nakil olacaksa oralar biraz karışık, iss ile görüşüp taşınma tarihinize göre yönlendirme talep edersiniz. yeni adres boşsa ikameti de direkt e devletten taşıyabilirsiniz ama dolu görünüyorsa önce elektrik, su, doğalgaz tesisatlarını açtırıp onlardan birinin faturası ya da sözleşmesi ile nüfus müdürlüğüne gitmeniz lazım.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(06.08.26)
büyükşehirlerde genel olarak edevletten hallediliyor işlemler(hem kapama hem de yeni açılış). ankara'da hiçbir şirketin yerine gitmeden hallettik bir kaç ay önce.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.08.26)
eskisini kapatma şartı yok. sıralaması size kalmış. online deneyin.
0
elorelia
(06.08.26)
ankara'da her şeyi online yapmıştım son 2 taşınmamda da
0
sweetoffice
(07.08.26)
(30)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
canini sikmak istemem ama herkes olmasa da %1‘den cok daha fazla zengin var evet.

anadoluda bir sehirde yasayan, kira ödemeyen, oradaki pazardan alisverisini batidaki büyük sehirlere göre cok daha ucuza yapan, sosyal aktivitesi olmayan ve para da harcamayan milyonlarca insan var. en düsük memur maasi 70.000 diyorlardi en son. bu tarz bir sehirde kari koca memur olarak calisip eve ayda 200.000‘den fazla para sokan bir ton cift var. doktor, hemsire, polis vs olup cok daha fazlasini kazanabilirsin.

bugün bir boyaci 3 günlük dümdüz ev boyama isini malzeme fiyatini düsünce semtine göre 30.000 - 50.000 gibi fiyatlara yapiyor. tesisatcisi, elektrikcisi isini yapip havale de kabul etmeden elden parasini alip gidiyor. disarida esnaftan en dandik bir ürünü alsan dahi kartla ödemeye kalktin mi ürünün fiyatini artiriyor.

hava sicak, bir cafede disarida oturup da soguk bir sey iceyim veya cay iceyim dersen disaridaki masalarda sigara tiryakilerinin dumanini, kokusunu soluya soluya, astim olarak ve ömründen ömür götürerek ictigin caya 50 lira ödedigin yetmiyor gibi millet de kapisinda sira, oturacak yer bulamiyorsun.

anasinin babasinin ya da akrabasinin, kayinpederinin evinde oturan ve senin aksine kira falan ödemeyen bir sürü insan var.

hazine arazisine ev dikip sonrasinda aftan yararlanarak 10 daire sahibi olan milyonlari saymadim.

agzinda dis yok dedigin adamlarin kadinlarin kapalicarsida altin kuyrugunda saatlerce beklemesini ve paradan para kazanmasini saymadim.

memleketinde bagi bahcesi olup bunu isleten, yazin izin alip okullar kapaninca hasata gidenleri saymadim.

bir evde 5-10 kisi tepeleme yasayip, aksam yalnizca tv izleyip cay icen, o gün tencerede ne pisiyorsa onu yiyip fazlasini da arzulamayan, fazla bir hayali olmayan, haliyle cok da bir gideri bulunmayan milyonlari saymadim.

zamaninda düsük orandan krediyle ev bark alip, aradaki maaliyeti tüm halka ödetmis olanlari saymadim ki o insanlarin bir sucu yok, firsati degerlendirenler olarak okumak lazim bu durumu.

iyi kazanan avukat, yazilimci, mühendis, finans uzmani, yönetici takimi, satisci vs. beyaz yakalari saymadim. en fakiri bunlar ama bonusla, hedef tutturmayla bilmem ne ile 200.000den fazla kazanan cok fazla beyaz yaka var.

kendi isini yapan insanlar var. gecen gün bir video vardi youtube‘da; reklam yönetmenleri bir reklam cekiminde 500.000 liradan fazla kazaniyormus. düsün bu tarz islerde calisan, senin tanimadigin, ünlü olmayan ama cok kazanan insanlar var.

müteahhit, emlakci vs gibi aliciyla satici veya evini yaptiranla usta arasinda araci fonksiyonu üstlenmis meslekler var.

daha bunun gurbetcisi var, helal yoldan kazanmayanlari var, miras kalmisi var. var da var… kimse de arabayi 2.5 milyon cikarip almiyor. bir sey satiyor, onun üstüne para ekliyor genelde.

senin sorunun su: is güc icin mecburen muhtemelen büyüksehirde yasiyorsun. ancak aldigin maas büyüksehirde cektigin cileye degmiyor haliyle. bu sorun londra‘da da var, new york‘ta da var. bir de üstüne büyük kiralar ödüyorsun. e bir destegin de yok. aileden kalan bir sey yok. beyaz yakalik disinda bildigin zanaat olmayinca böyle günü kurtarmaya calisiyorsun ama herkes böyle degil ve olmayanlarin orani da bir hayli fazla. o sebeple zenginle fakir arasinda cok fark var.
+3
edmond honda
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-2
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
0
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
-1
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
0
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(4)

Regl geciktirici

cccbehzatccc
Selam kızlar, reglim yakın 2-3 gün gecikmesine ihtiyacım var. Geciktirici kullanmayı bırakınca hemen regl olur muyum? Hemen regl olmalıyım çünkü 1 hafta sonra başka tatile gideceğim, asıl orda olmamam lazım. En son 6 yıl önce kullandım, nasıl oluyordu unuttum. Teşekkürler.
Selam kızlar, reglim yakın 2-3 gün gecikmesine ihtiyacım var. Geciktirici kullanmayı bırakınca hemen regl olur muyum? Hemen regl olmalıyım çünkü 1 hafta sonra başka tatile gideceğim, asıl orda olmamam lazım.
En son 6 yıl önce kullandım, nasıl oluyordu unuttum. Teşekkürler.
0
cccbehzatccc
(04.08.26)
ben bikaç defa kullandım. bıraktıktan sonra bir iki gün içinde hemen regl olduğumu hatırlıyorum. ama bu bi ilaç sonuçta. herkeste etkileri/yan etkileri farklıdır.
risk alıp almamak size kalmış gibi duruyor.
bu arada tampon da bir seçenek eğer farklı bir plan yoksa.
0
elorelia
(04.08.26)
ay sen kadın mıydın bilmiyordum

bence hiç hormonlarını bozma, tampondan şaşma
0
Hallegadola
(04.08.26)
Saçmalamayın. 2-3 gün bekle sen de.
-8
gobekliraki
(04.08.26)
benim 1 hafta içinde olmuştu ama karaciğer enzimlerimi yükseltmiş her yerim kaşındı kabardı falan çok kötüydü. bence hiç kullanmayın ya eziyet olabilir. tampon ya da cuplar falan var şimdi onlara bi bakın
+1
matilda
(04.08.26)
(3)

KPSS Lisans konusunda deneyimli olanlar

korkunc yalnizligimiz
Bir ay sonra kpss lisansa gireceğim. Mezun olalı bayağı oldu ama daha önce hiç girmedim. Matematiğim 0mış gibi düşünebilirsiniz, çalışsam da yapmam çok güç, sayısalcı değilim. 80 puan almam gerekiyor. Beynimde üniversite sınavından kalma bilgiler var şu anlık sadece.Sizce bu kısa sürede çalışıp 80 a
Bir ay sonra kpss lisansa gireceğim. Mezun olalı bayağı oldu ama daha önce hiç girmedim. Matematiğim 0mış gibi düşünebilirsiniz, çalışsam da yapmam çok güç, sayısalcı değilim. 80 puan almam gerekiyor. Beynimde üniversite sınavından kalma bilgiler var şu anlık sadece.

Sizce bu kısa sürede çalışıp 80 alabilir miyim, çok zor mu? Alınabiliyorsa bu sayılı kritik günlerde ne yapmalıyım yol gösterecek olan var mı? +80 alanlar kendi yolunu anlatırsa da olur daha düşük aldıysanız da yine de merak ediyorum.
+1
korkunc yalnizligimiz
(03.08.26)
Keşke ben de 80 ile atanabilsem çok şanslısınız.
Bu sürede tarih coğrafya paragraf kasın, 80 puan matematiksiz rahat alınır.
Saat sınırlaması gelmeden önce sınava geç kalmış, yetiştiremediğim için hiç matematik yapmadan 81 almıştım.
0
ekimoloji
(04.08.26)
Kişiye göre çok değişir, bir deneme çözüp nerede ne eksiğiniz var hangi alanda temeliniz güçlü, ne kadar Türkçe yapabiliyorsunuz görün.

Tarih çalışmanız gerekecek ve kpss tarih çok uzun. Vatandaşlık konuları, eğer çalışma alanınızın parçası değilse liseden hatırlayacağınız şeyler değil. Oturup sıfırdan öğrenmelisiniz. Bu iki ders baştan aşağıya ezber soruyor kpss'de. Coğrafya diğerlerine göre nispeten daha fazla yoruma dayalı soru içeriyor.

Bu açıdan Türkçe sınavındaki performansınız ne kadar şansınız olduğunu size doğrudan söyleyecek. 28/30 civarında Türkçe yapabiliyorsanız bu bir ayda kesintisiz tarih, vatandaşlık ve coğrafya bakabilirsiniz. Ancak Türkçe'de sıkıntı yaşıyorsanız olumlu konuşmak zorlaşıyor. Diğer dersler ezberleyerek öğreniliyor, adı üstünde genel kültür testinin parçası bunlar. Ancak Türkçe ve matematik gibi genel yetenek konularını geliştirmek daha fazla pratik istiyor ki bu sınava bir ay kala olumlu bir durum değil.

Velhasıl deneme çözün ki durum somutlaşsın.
0
akhenaten
(04.08.26)
düz memurluk için olan puan türünden mi bahsediyorsunuz? bu zamana kadar sıfır çalışma ve son bir ay varsa ben çok zor diyorum. temeliniz olsa neyse. şu anki soru tiplerini anlamanız bile bir ay sürer.
0
elorelia
(04.08.26)
(49)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-4
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bugüne kadar bütçeleri ayrı mıymış?
+2
hacirotti
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+3
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+4
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-5
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(16)

yatılı misafiri geri çevirme

yenibirgüzelnick
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız bu
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı?
müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız buna?
-1
yenibirgüzelnick
(29.07.26)
Bu soruya bir kayınvalide ile empati kurup cevap verebilecek biri var mı burada bilmiyorum genelde belli bir yaşa gelen insanlarda ekstra alınganlık olabiliyor.
Birine yatılı bir misafir için o dönem müsait olmadığını söylemek ve daha sonrası için davet etmek ayıp bir şey değil, müsait olmadığın halde çağırıp layığıyla ağırlamamak daha ayıp olurdu herhalde.
Ben böyle bir şeye darılmazdım ama yaşlanınca darılır mıyım bunu bilemem...
+1
mutekebbir
(29.07.26)
Aile büyüklerine saygı konusundaki düşüncelerim, bu site sakinlerinin geneliyle çok ayrı noktalarda.

Benim asla yapmayacağım bir şey. Bence o misafir değil baş tacıdır. Ne zaman isterse gelir.
-12
Mirket
(29.07.26)
Ben darılmam. Ben zaten yatılı kalmayı istemezdim, evimde her zaman daha rahat olurum.

Kabul etmemen için zaten gerekçen var kaldı ki gerekçe bazen gerçekten istememek de olabilir bu da çok normal. İnsanın bazen kafası kaldırmayabilir. Yorgun olabilirsin, canın sıkkın olabilir kendi içinde zor bir dönemde olabilirsin. Evde sadece eşini ve çocuğunu görmek isteyebilirsin.
0
rock n roll
(29.07.26)
Abi şehir dışında olacaksaniz zaten ne yapacaksiniz yani; ya anahtari vereceksiniz kendisi gelecek ya da gelemeyecek.
Sanırsın çok yorgunum diye reddettin. Evde insan olmayacaksa nasıl olacak yani kayınvalide gelecek diye de bütün hayat değiştirilmez.
+1
logisticsmanager
(29.07.26)
yani sehir disinda olacaksaniz zaten nasil bir cozum bekleniyor ki, anahtari verin o zaman? O da ok bence. ama yani burada sizden beklenen planinizi degistirip kayinvalideyi agirlamak mi?

ben kendi aileme de 'musait degilim su zaman gelin' diyebildigim icin bir sorun gormuyorum acikcasi. onceden haber vermenin amaci da bu degilmidir zaten? boyle durumlarda genellikle sorun, ciftler arasinda, kendi ailemize yapmadigimiz/yapamadigimiz seyi baskasina yapinca cikiyor.
+1
kassiopeia
(29.07.26)
Bence ayıp , 1.5 ay çok uzun bir süre. 1 hafta , 2 hafta falan da değil.
0
drako
(29.07.26)
1,5 ay boyunca şehir dışında mı olacaksınız?
0
elorelia
(29.07.26)
bir iki hafta arayla 3 farklı şehire gitmemiz gerekiyor sürekli bavul topla yerleştir filan misafir ağırlamak mümkün olmayacak
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.07.26)
anne sen gel otur değişiklik olsun sana ama bizim program var de sıyrıl .
0
jamswety
(29.07.26)
müsait değilsen değilsindir de 1.5 aylık ara nedir? vandan istanbula mı gelecekler?
0
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu durumda ayıp olacak bir şey göremedim. Kafaya takmaya değmez
0
elorelia
(29.07.26)
yatılı misafir başka bir şey, kayınvalide başka bir şey. evliyken, kayınvalidem geleceğini söylediğinde hiç geri çevirmedim.
+1
co2s2
(29.07.26)
Net ayıp
+1
Cezcez
(29.07.26)
vicdan yaptıysanız bu size yanlış geliyor demektir. ancak cevaplarda verdiğiniz açıklama ile bunda üzülecek bir durum yok. yarım yamalak ağırlamak kadına daha ayıp olurdu. açıklama yaptıktan sonra sıkıntı olmamalı. artık büyükler de değişti. kendisi hakkında bilgimiz yok. vereceği tepkiyi siz biliyorsunuz. ezilmeden açıklamanızı yaparsanız bu duygulara gerek kalmaz.
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
Buzdan yapamacagin bir durum yok ki. Gerçek manada müsait değilsin.
Ama sanıyorum ki agirlayabilecekken yok dedin.. ama böyle bir hakkimiz da olabilmeli hayatta
0
hacirotti
(30.07.26)
@ hacirotti
Aslında evet tatilimi erteleme şansım vardı ama ertelemek istemedim. Ya tatil erteleyecektim ya da çok kalmadan 1 hafta sonra gitmesini isteyecektim ikincisi ayıp geldi.
Gelince 15-20 gün kalır çünkü.
0
🌸yenibirgüzelnick
(30.07.26)
(13)

arkadaşıma para yönetimi tavsiyesi

adwokat
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.öncelikle ön bilgiyaş: 30 - bekarşehir: istanbulaylık 50.000 TL kira ödüyormaaş: 200.000malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araçşimdi sorum
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.

öncelikle ön bilgi
yaş: 30 - bekar
şehir: istanbul
aylık 50.000 TL kira ödüyor
maaş: 200.000
malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araç

şimdi sorumuza gelelim;
elemanın elinde 8 milyon var (yarısı altın yarısı döviz)

A ŞIKKI
bu parayla 2 tane 1+1 alıp 25'er binden kiraya vermek mi? (daireler istanbul dışında ve seçilmiş vaziyette hazır kiracılı)

B ŞIKKI
bu parayla istanbulda güzel bir konumda site içinden 1+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

C ŞIKKI
Ortalama bir konumdan 2+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

D ŞIKKI
Altını tutmaya devam edip 2.5 milyona çocukluğundan beri hayalinde olan motosikleti almak mı?

E ŞIKKI
25 bin lira getirili 1 adet 1+1 alıp, kalanla da hayalindeki motosikleti almak mı?
📊 cevapları alalım

Bu anket sona erdi. 25 oy kullanıldı.

0
adwokat
(28.07.26)
Bu arkadaş kendisi kirada otururken neden ev alıp kiraya vermeye takılmış?
+2
malheiros
(28.07.26)
yakın zamanda evlenmeyi planlamıyorsa, kendine ev alsın.
0
co2s2
(28.07.26)
kiradaki evine kendi geçsin veya o evi satıp kendine ev alsın öncelikle. madem parayı betona gömecek kendine gömmüş olur en azından.

8 milyonun yarısını dövizde cayır cayır eritmiş zaten. anladığım kadarıyla risk toleransı 0 olan bir insan. dövizi de altına çevirsin hiç olmazsa. ama yine de para erimeye devam edecek bu şekilde.

motor konusu mevzubahis bile olmamalı.
-4
televole0
(28.07.26)
kendisinin şu an kirada oturduğu yere sıfırdan girse kiralar 70-80 bin, satılık fiyatına bütçesi yetmiyor. satılık fiyatına bütçesinin yettiği yerlerde de oturmak istemiyor....
-1
🌸adwokat
(28.07.26)
bu kişinin ölmeden önce 500 milyon lirasını tskya bağışlayan amcalarla bi akrabalığı var sanıyorum.

ben olsam motoru alır keyfime bakarım ne kiracısı ya.
-2
elorelia
(28.07.26)
halihazirda 1 tane evim var ve kendime ev alamayacak durumda isem, ev almazdim. aldigi diger ev de oturabilecegi bir sey olmayacak cunku.
dovizdeki paranin yarisini bozar, TL yatirim fonuna yatirirdim. dovizden daha cok getirme olasiligi yuksek. boylelikle oradaki para kirayi oder, ben de biraz daha fazla biriktirebilirim diye dusunurdum. (memur kafasindayim ben)

motoru da gercekten cok istiyorsam alirdim.
0
65 derece
(28.07.26)
arkadaşın ev alarak kiracılarla uğraşmak istiyor sanırım, ev fiyatları son 1 senede reel olarak %6-7 oranında düşüşte, kira getirisi de çok düşük kalıyor. bugün 8 milyonu aptal bir yatırımcı gibi faize yatırsa aylık 250bin tl civarı faiz alır. 4 ayda kiradan gelecek olan getiriyi 1 ayda faizden alıyor.

2.5 milyona da motor almazdım, türkiye'de artık yatırım araçları değişmeye başladı. eve, arabaya(motorlu araçlara) para gömme devri bitiyor. enflasyonist ortam kiracıların da ahlakını bozdu. uzun zamandır problem yaşamadığımız kiracı ile bu sene problem yaşıyoruz artık.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.07.26)
Size çok basit bir finansal veri sunayım. Bu sevdadan vazgeçin.

2016'da Bostancı gibi bir bölgede ortalama bir 2+1 ev fiyatı 550.000 TL, gram altın fiyatı ortalama 120 TL. Yani bir evin altın bazında ederi 4.583 gram altın kadarmış.

Şu an ise ortalama bir 2+1 ev yaklaşık 15.000.000 TL civarında ve gram altın an itibariyle 6.171 TL. Yani bu evin altın bazında ederi 2.430 gram altın.

Özetle 10 yıl önce gidip bostancıdan bir ev alsaydı bu arkadaş mesela, 2.153 gram altını çöpe atmış olacaktı. Üstelik altın iyi bir yatırım aracı bile değil.

Betona para gömme işi asla yatırım olarak düşünülecek bir şey değil. Nedense bizim ülkede ev almak akıllı bir yatırımmış gibi her orta sınıf bireyin hayalini süslüyor. O kadar parayı bir depremde yerle bir olabilecek bir şeye gömmek mantıklı değil.

İkinci olarak, ekşi duyuru gibi bir yerden yatırım tavsiyesi beklemek de mantıklı değil. O yüzden "paranızı şurada değerlendirin" gibi bir tavsiye vermeyeceğim. O kadar parası var adamın, bir tane finansal danışmana 3 kuruş vermiyor olması komik.

Son olarak, motor sevdasından da vazgeçin. 2,5 milyona motor nedir?

edit: 2016'da alınan evin kira gelirini de hesaba katalım da akıllarda soru işareti kalmasın.
Bir evin aylık kira bedelini [Ev Fiyatı]/250 olarak hesaplarsak 2016'da aylık kira 2.200 TL, yıllık kirası da 26.400 TL yapar. Bu tutarı gerçekçi olmayan bir şekilde her yıl evin fiyatının 1/250'si olacak şekilde artırsak bile toplam kira geliri 3.7 milyon yapar. Bu olabilecek en iyi senaryo kira ile ilgili. Buna rağmen kira geliriyle birlikte evin şu anki fiyatı 3 bin gram altın ediyor. Hala 1.583 gram içerdeyiz.

Bir de gerçekçi kira senaryosuna bakalım: 2016'da 2.200 TL olan aylık kirayı her yıl TEFE/TÜFE ve (ve 2019 itibariyle TÜFE 12 aylık ortalaması) oranlarına göre hesaplarsak toplam kira geliri 10 yılda 920.000 TL yapıyor. Bu da 10 yıl boyunca kiracının değişmediği ve yasal maksimum orana göre zam yapıldığı kötümser senaryo. Covid dönemindeki %25'lik üst limiti hesaba katmıyorum bile. Onu da katarsak iyice felaket.

Sonuç olarak kira geliriyle birlikte bu evin güncel ederi 16M ila 19M arası değişiyor. Altın hesabına göre yine büyük zarar var.
0
himmet dayi
(28.07.26)
Yaş 50 deseydiniz motor diyebilirdim ama yaşı daha genç motoru her zaman alır. Ben a şıkkını işaretledim.

Ev kirası da yaptığınız açıklamaya göre makul, o evde kirada oturmaya devam, kira gelirlerini arttırmaya devam, finansal emekliliğe yaklaştıkça motor her zaman alınır düşüncesindeyim.
0
kumandanim
(28.07.26)
Eğer yaptığı işi seviyorsa, ben emekli olana kadar seve seve çalışırım diyorsa motoru alsın direkt. Maaşı falan iyi, yaşlandıkça artacaktır da zaten. Nispeten rahat bir hayat var önünde, gençliğinde binsin bari motora ileride 60 yaşında bineceğine.

Tersi durumda, bir an önce finansal olarak emekli olmak istiyorsa, motoru siktir etsin.

Ayrıca 30 yaşında, burada akıl vereceklerin %95inden fazla birikim yapmıştır muhtemelen, buradan akıl alacağına yatırım konusunda bildiğini yapsın :)
-1
bobinhoo
(28.07.26)
parayı eve vermek bence yapılacak en büyük hata. %42-44 faiz varken parayı betona gömüp 50 bin kira almak enayilik. 3 kuruş kira için kiracıyla uğraşmaya değmez.
evin varken kirada oturmakta ayrıca saçma.
eğer 2,5 milyona alacağı motor goldwingse değer bence alsın.
0
my fault
(28.07.26)
En başta 50.000 TL kira vermeyi bıraksın.
Çocukluğundan beri 2,5 milyona motor alma hayalıni bıraksın .
Onunla bir Köy yoluna girdği an doğan veya şahin seviyesinde ilerleyecek.
Arkadaş grubum/çevrem bunları yapıyor ben de yapmalıyım türünden hırsları bıraksın .
Duyuruda durumu zayıf bir kaç üye
kimse vardır muhakkak. onlara da
yardım etmeyi düşünsün .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
2.5 milyon yerine 250 bine motor alıp hevesini alsın
0
mirty
(28.07.26)
(4)

Adidas,Nike,Puma hangisi daha önde?

mikahakkinen
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
📊 Hangisi daha kaliteli?

Bu anket sona erdi. 31 oy kullanıldı.

-1
mikahakkinen
(26.07.26)
Şu markanın şu ürününün şu modeli şu bakımdan çok iyi diyebiliriz de, şu marka her bakımdan diğerlerini döver demek bence mümkün değil.
+2
Mirket
(26.07.26)
Adidas bence.
0
baldur2
(26.07.26)
Adidas ve Nike arasında tercih yapamıyorum. Biraz modele ve kullanıma bağlı aslında. Ama Puma en kötüsü bence. Çok çabuk yıpranıyor.
0
elorelia
(26.07.26)
baslangicta adidas'ti. sonra piyasaya nike girip uzakdogunda fason uretim yaptirip dunyaya itelemeye baslayinca onlarla rekabet edebilmek adina onlar da kaliteyi dusurdu. su anda maalesef ucu de cok kaliteli degil.
0
antikadimag
(27.07.26)
(4)

kpss

hknty
kpss lisansa başvurucam da biraz uzağım aslında. gkgy dışında alan bilgisinde iibf için 3 tane oturum var. genel olarak insanlar sadece kendi alanlarına mı giriyorlar diğer oturumlara da giriyorlar mı? iktisat okuyorum. iktisat 2. oturum ama 1 ve 3. oturuma da girmemin faydası olur mu? belki bazı ye
kpss lisansa başvurucam da biraz uzağım aslında. gkgy dışında alan bilgisinde iibf için 3 tane oturum var. genel olarak insanlar sadece kendi alanlarına mı giriyorlar diğer oturumlara da giriyorlar mı? iktisat okuyorum. iktisat 2. oturum ama 1 ve 3. oturuma da girmemin faydası olur mu? belki bazı yerler sadece oraların puanlarını ister. genelde nasıl yapıyor insanlar? çevremde çok giren yok. uluslararası okumadım mesela ama bazı dersleri biliyorum.
0
hknty
(23.07.26)
Farklı puan türlerinin hesaplanabilmesi için hepsine girmeniz lazım
0
elorelia
(23.07.26)
dersler şu şekildeymiş. diğer oturumlardaki dersleri pek bilmiyorum. yani girsem de örneğin çeko derslerini yapamam ortak dersler dışında. haliyle düşük puan gelir. buna rağmen girmek mantıklı mı? insanlar genel olarak giriyor mu hepsine yoksa hedef puana mı giriyorlar sadece?

1. Oturum - (Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri)

2. Oturum - (Hukuk, İktisat, Maliye)

3. Oturum - (İşletme, Muhasebe, İstatistik)
-1
🌸hknty
(23.07.26)
gkgy için başvururken sınav merkezi olarak izmir için 2 bölge vardı. biri yakın biri uzak. alan bilgisinde sadece uzak olan 2. bölge çıkıyor. alan bilgisi daha mı az yerde yapılıyor yoksa bende mi bir sorun var? 2. bölge baya uzak bir yer çünkü.

2. tercih için de başka şehir mi seçmem gerekiyor? yakın şehir bile yok.
0
🌸hknty
(23.07.26)
Ben derece yaptım sınavda sana yardımcı olabilirim başka sorularında. İlk olarak hepsine girebilirsin ama temel puan p48dir. Hiç temelin yoksa dershaneye gitmeni tavsiye eserim. Girmen gerekeni oturumlar hukuk iktisat maliye muhasebe. İktisatçı olduğun için avantajlısın ama hukuk için iyi çalışma gerek. Gky de kasman gerek

Amaaa her şeyden önceee referansın var mı? Uzman yardımcılığı için en önemli şart bu maalesef
0
Hallegadola
(23.07.26)
(5)

Güneş kremi lekesine ne yapayım?

mor oje
Çok sevdiğim bir tişört güneş kremi lekesi oldu. Domol’un leke çıkarıcısı çıkaramadı, var mı başka öneriniz veya deneyip sonuç aldığınız bir yöntem?:(
Çok sevdiğim bir tişört güneş kremi lekesi oldu. Domol’un leke çıkarıcısı çıkaramadı, var mı başka öneriniz veya deneyip sonuç aldığınız bir yöntem?
:(
0
mor oje
(23.07.26)
Karbonat ve beyaz sirke denenebilir
0
elorelia
(23.07.26)
Asperox sarı güç.
0
auroraaurora
(23.07.26)
@aurora o cok guclu bi kimyasal degil mi? Iyice mahvetmez mi tisortu emin misin?
0
🌸mor oje
(23.07.26)
Ben giysilerde kullanıyorum, ama başına bir şey gelirse sorumluluk kabul etmem. :)
0
auroraaurora
(23.07.26)
beyaz sabunla çitileyince geçer.
0
theseachange
(23.07.26)
(16)

Bunun karşılığında sizce ücret istemeli miyim?

seni tanıdığım güne lanet olsun
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını ge
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını geri çevirmiyorum.

Arkadaşımın sosyal medyada ciddi bir takipçi kitlesi ve yüksek etkileşimi var. Paylaşımlarında benden bir arkadaşım şeklinde sık sık övgüyle bahsediyor, zaten benim doğrudan bu iş için kullandığım bir sosyal medya hesabım yok. Son zamanlarda onun arkadaşları ve takipçileri de benden aynı işleri ücretsiz yapmamı onun aracılığıyla talep etmeye başladı "Bize de yapar mı?" şeklinde. Bu benim inanılmaz vaktimi alan ya da beni yoran bir şey değil. Ama hiç tanımadığım insanlar için de normalde ücret aldığım bir şeyi yapmak istemiyorum.

Şimdi bu insanlardan ücret talep etsem arkadaşıma veya diğerlerine karşı yanlış anlaşılır mıyım emin değilim. Ufak bir iş için 100-150 TL gibi sembolik bir ücret mi istesem ona da değmez gibi geliyor. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim? Hiç bu topa girmeyip senin dışında kimseye yapmak istemiyorum mu desem?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
tabii ki ücret talep etmelisiniz. diğer insanlar tanıdığınız değil, bir şey değil. sonuçta zaman harcıyorsunuz. belki tanıdık aracılığıyla gelenlere indirim kodu tanımlayabilirsiniz.

ücretsiz yaparak aslında bu işi yapan diğer insanlara zarar veriyorsunuz, piyasayı düşürüyorsunuz bir bakıma. emekçi açısından hoş bir durum değil.
+9
eileengray
(22.07.26)
Ücret istememek mantıksız, kesinlikle isteyin:)
+6
kendimefotograflarim
(22.07.26)
tam olarak (bkz: yapılan iyiliğin görev haline gelmesi) durumu. sizi tanıtmış olması güzel karşılıklı kazan kazan olmuş siz bu işi hobi olarak mı yapıyorsunuz gelir elde etme maksadınız yok mu bilmiyorum ama en değerli şey vaktiniz.

Cüzi de olsa bir karşılık talep etmeniz sınırınızı çizmeniz iyi olacaktır.
+5
anon1m
(22.07.26)
"Yanlış anlaşılır mıyım?" Demişsiniz. Sorunuzun kökü burada aslında. Bence ücret almazsanız yanlış anlaşılmış olursunuz, siz hayır kurumu musunuz? Siz bu işi yapan birisiniz ve tam olarak böyle anlaşılmanız gerekiyor.
+4
akhenaten
(22.07.26)
Ortağım var, bu işleri onunla beraber yapıyoruz, ben ücret almasam bile ortağım profesyonel olarak yapıyor bu işi ve ondan ücretsiz bir şey yapmasını isteyemem
Dersin, hem sen sıyrılmış olursun hem de yaptığın işin karşılığını almış olursun.
+1
etna
(22.07.26)
Ortağım olmadığını biliyor açıkçası :) zaten işten ziyade uzun zamandır hobi olarak kendi çok yakın çevreme nadiren yaptığım bir şey bu, 4-5 yıl önce bunun üzerinden para kazanmayı bırakmıştım.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
Bağış karşılığı yapabilirsiniz para kazanma amacınız yoksa. Ama bedava yapmayın derim.
+1
elorelia
(22.07.26)
arkadaşınıza bu işi para ile yapacağınızı, kendisi tanıtım yaptığı için de ona komisyon verebileceğinizi, hatta bazı takipçilere etkinlik, kura vs. adı altında bedava ürün verebielceğinizi söyleyin. iki taraf için de kazançlı olur gibi. lafa giriş olarak da "bunlar az da olsa vakit alan işler, açıkçası ücretiz ürün vererek emeğimin küçümsenmesini/yok sayılmasını istemem. ben bu işler için x miktar para almayı düşünüyorum, hatta senin aracılığınla geldikleri için sana da komisyon verebilirim. sen ne düşünüyorsun?" diye sorabilirsiniz bence.
0
shadowfollower
(22.07.26)
Fakir bir kaç aile belirle onlara versinler ücreti. sonrasında işi yap .
Böyle şeyler suistimal edilmeye de açıktır

Onlardan hiç para istememek olmaz .
0
diyecevaplandı
(22.07.26)
Senden baskasina yapmiyorum de. 100 tl ucret istemek sana iyi hissettirmicek
0
üğpoıuy
(22.07.26)
barter yap, ücretsiz yaptığın işler kaşılığı senin reklamını yapsın-sana iş getirsin.
böylece ondan 2000tl tahsil etmeyerek 20.000 tl değerinde reklam yaptırabilirsin.
0
orpheus
(23.07.26)
Rondak
(23.07.26)
para istemen beklenen ve normal bir hareket.
+2
duyuruuser
(23.07.26)
if you are good at something never do it for free.
0
kumandanim
(23.07.26)
emek ve ayırdığınız zaman için ücret talep etmelisiniz. emeğinizi ücretlendirmediğiniz takdirde karşı taraf işinizi küçümseyecektir ve bu da istenmeyen sonuçlar doğurur. sembolik de olsa bir fiyat verin.
0
kurmalifare
(24.07.26)
takipçisi var diyorsun. bu işi resmiyete döküp para kazanmaya baksana? site şirket neyse kur işte yap.
0
avatar is back
(24.07.26)
(6)

Haftasonu antalya merkez araç kiralama kararsızlığı

mess
yaşıyorum. Sahibindende kiralanılan yerel yerlere başvurmak hakkında ne düşünürsünüz? Normalde hep havalimanının oradan kirlılıyorum ama şu an havaalanına gitmek kiralamak sonra tekrar oraya gidip bırakmak çok makul gelmiyor sadece havalimanına taksiyle gitgel yapmak bile zaten bir maliyet araç fiya
yaşıyorum. Sahibindende kiralanılan yerel yerlere başvurmak hakkında ne düşünürsünüz? Normalde hep havalimanının oradan kirlılıyorum ama şu an havaalanına gitmek kiralamak sonra tekrar oraya gidip bırakmak çok makul gelmiyor sadece havalimanına taksiyle gitgel yapmak bile zaten bir maliyet araç fiyatları 3000 TL’den başlıyor günlük benim kullanımıma kıyasla değmeyecek bir bedel KM yapmayacağım sadece ters lokasyonlar. Özetle sahibinden’de benim olduğum mahallede(fener) 1700e günlük egea tarzı araçlar var. denemeye değer mi?
0
mess
(22.07.26)
kurumsal firmaların merkez ofisleri de var onlara bak. butik firmalara bulaşma asla.
+1
jelly bear
(22.07.26)
yazdiklarindan hicbir sey anlasilamiyor.
+2
Purple life
(22.07.26)
cümlelerin anlaşılmıyor; nerede yaşıyorsun, ne yapacaksın filan hepsi havada.
+2
sweetoffice
(22.07.26)
Zeplin ve garentanın Antalya’da şehir içi şubeleri var. Oraları bakın. Belki diğerlerinde de vardır
0
elorelia
(22.07.26)
Neredeyse hepsinin merkez ofisleri (hatta farkli ilce/mahalle ofisleri) var. Bi de speşil oneri adana'da cizgi firmasini kullanmistim memnun kalmistim
0
üğpoıuy
(22.07.26)
Kurumsal olmayan firmalardan uzak durun. Allah korusun ama olası bir kaza vs durumunda çok başınız ağrır. Muhtemelen kiralarken senet imzalatırlar, senedi geri alana kadar göbeğiniz çatlayabilir vs vs. Şehiriçi ofisi olan kurumsal firmalar en sağlamı.
0
faberkastelli
(23.07.26)
(3)

Hava temizleyici metrekare

peki madem
Merhaba, 2+1 aşağı yukarı 65 m2 olan evime bir hava temizleyici almak istiyorum. Xiaomi ürünler hakkında iyi yorumlar okudum ve duydum oradan devam ederim diye düşündüm ama kapasitesini nasıl seçmeliyim bilemedim. Evde kedi var ve mahallede çok inşaat var o nedenle güçlü olsa iyi olur ama ev de küçü
Merhaba, 2+1 aşağı yukarı 65 m2 olan evime bir hava temizleyici almak istiyorum. Xiaomi ürünler hakkında iyi yorumlar okudum ve duydum oradan devam ederim diye düşündüm ama kapasitesini nasıl seçmeliyim bilemedim. Evde kedi var ve mahallede çok inşaat var o nedenle güçlü olsa iyi olur ama ev de küçük o nedenle pro model sanki fazla. Salon ile yatak odasında taşıyıp kullanırım diye compact modeli alayım diye düşündüm o da ya yeterli olmazsa diye aklıma takıldı. Aradaki fiyat farkı da epey fazla, boşuna para vermek de istemiyorum doğal olarak. Hava temizleyici kullananlar modeli/markayı nasıl seçtiniz, önerileriniz nedir?
+1
peki madem
(22.07.26)
Salonda 40m2 civarı Xiaomi 4 pro var, yatak odası için de küçük smart olandan aldım, kedi ve tozlar için alerjime bir nebze iyi geldi, yetip yetmediğini anlamak pek mümkün değil cihazların sensörleri temiz gösteriyor havayı dışarıdan duman girmediği veya evde bir şeyler pişmediği sürece, seviye yükseldiğinde güçlü çalışıp 3-5 dk sonra en düşük seviyeye dönüyor. filtreleri ayda bir elektrik süpürgesi ile temizliyorum epey bir şeylerin biriktiği görülüyor. Ama Xiaomi'nin orijinal filtreleri piyasada yok, yan sanayileri de almak istemedim o yüzden çok da memnun değilim.
0
creepy
(22.07.26)
Evin değil odanın kaç m2 olduğu önemli. Koyduğunuz odanın içine etki ediyor sonuçta. Bizde ninjanın küçük modeli var. 20 m2 için yeterliydi sanıyorum. Kullanacağınız en büyük oda boyutuna göre karar verin
0
elorelia
(22.07.26)
shark harika iş çıkartıyor
0
jamswety
(24.07.26)
(13)

10 saat oda sıcaklığında kalan pilav yenir mi

havadakarada
Sabah yapılan pilavı sıcak diye buzdolabına koymadım 10 saat olmuş 30 derece oda sıcaklığında bakteri üretmiş mıdır yenir mi
Sabah yapılan pilavı sıcak diye buzdolabına koymadım 10 saat olmuş 30 derece oda sıcaklığında bakteri üretmiş mıdır yenir mi
0
havadakarada
(20.07.26)
Yenmez tabi ki
+3
elorelia
(20.07.26)
Sokak sıcaklığında bekleyenini satıyorlar da, oda sıcaklığını bilemedim.

www.tiktok.com
0
Mirket
(20.07.26)
Kesinlikle yenmez. Hatta 3 gun buzdolabinda kalan pilav da yenmez.
+3
compumaster
(20.07.26)
Kesinlikle tavsiye değildir ama 30-32C de 7-8 saat arası beklemiş olanı birkaç defa yemiştim, neyseki bir sıkıntı olmadı :)
-4
truf
(20.07.26)
@mirket ben de şüphelendim şimdi, restoranlarda bile sabah yapılanı bütün gün satan yerler vardır herhalde. İdeal koşullarda bekletmiyorlarsa risk oluşturuyor düz mantıkla.

@truf ben ünideyken günlerce bekleyeni de yiyordum ama şans işi biraz anladığım kadarıyla, bugün olmazsa yarın olabilir bakteri durumuna göre. Risk almayıp atacağım
0
🌸havadakarada
(20.07.26)
Yenir. Varsa üstten kuruyan kısmını alın
Her tarafı yağlı olacağından azda olsa koruyucu etki yapar.
-5
diyecevaplandı
(20.07.26)
AI ya zamanında yaptirdigim arastirmanin özeti:

Risk: Bacillus cereus, Toksinler ve Soğuk Zinciri
Konu: Pişmiş pirinçte Bacillus cereus bakterisinin çoğalma mekanizması, emetik toksin (cereulide) oluşumu ve buzdolabı sıcaklığının bakteriyel süreçlere etkisi.
Görsel bozulmaları ve küf oluşumunu tamamen göz ardı edip yalnızca bakteriyolojik açıdan incelediğimizde, konu tamamen Bacillus cereus bakterisinin termal toleransına ve soğuk ortamdaki davranışına dayanmaktadır.
1. Bacillus cereus ve Toksin Üretim Mekanizması
Pirinçte temel bakteriyel risk, toprak kaynaklı Bacillus cereus sporlarıdır. Bu bakterinin davranışı iki aşamalıdır:
* Çimlenme ve Çoğalma: Pirinç pişirildiğinde canlı bakteri hücreleri ölür, ancak ısıya dayanıklı sporlar hayatta kalır. Pirinç soğumaya başladığında bu sporlar çimlenir ve canlı bakterilere dönüşerek çoğalmaya başlar.
* Toksin Oluşumu (Cereulide): Bakterinin kendisinden ziyade asıl tehlike, çoğalırken salgıladığı emetik toksindir (cereulide). Bu toksin 121C sıcaklığa kadar dayanıklıdır; yani bir kez oluştuktan sonra pilavı tavada veya mikrodalgada ne kadar ısıtırsanız ısıtın toksin yok edilemez.
2. Klinik ve Mikrobiyolojik Gerçeklik: Sıcaklık Eşiği
Mikrobiyolojik açıdan bakterinin çoğalması doğrudan sıcaklığa bağlıdır:
* Minimal Çoğalma Sıcaklığı: Standart (mesofilik) Bacillus cereus suşlarının çimlenip toksin üretebilmesi için ortam sıcaklığının en az 11.8C olması gerekir.
* Sıcaklık Altındaki Durum: Pirinç pişirildikten hemen sonra hızla soğutulup, sıcaklığı stabil olarak -4C tutulan bir buzdolabına konulursa, bu bakterinin metabolik faaliyeti tamamen durur. Sıcaklık bu eşiğin altında kaldığı sürece bakteri çoğalamaz ve cereulide toksini üretemez.
Klinik/patolojik bakış açısının dayandığı temel nokta budur: Termal ortam sağlanmazsa bakteriyel toksin oluşamaz.
3. Kamu Sağlığı Kurumlarının Tedbir Gerekçeleri
Eğer 4C altında bakteri çoğalamıyorsa, gıda güvenliği kurumları (USDA, FDA, BfR vb.) neden 1-4 gün gibi sınırlar koymaktadır?
* Yavaş Soğuma ve Çekirdek Sıcaklığı: Büyük veya yoğun bir kap pilav buzdolabına konduğunda, kabın iç/orta kısmının 11.8C eşiğinin altına düşmesi saatler alabilir. Bu süre boyunca bakteri tam da ihtiyaç duyduğu ideal üreme ortamında kalır.
* Ev Bitişik Şartları ve Evaporasyon: Ev tipi buzdolapları kapak açıldıkça veya yoğun kullanımlarda sık sık 6C - 8C seviyelerine çıkar.
* Psikrotrophic (Soğuğa Dayanıklı) Suşlar: Literatürde nadir de olsa 4C - 6C gibi düşük sıcaklıklarda da çok yavaş bir şekilde çoğalabilen soğuğa adapte olmuş B. cereus suşları tanımlanmıştır.
Özet
Bakteriyel açıdan bakıldığında:
* Eğer soğuk zincir mükemmelse (hızlı soğutma yapılmış ve dolap ısısı kesin olarak -4C tutuluyorsa), bakterinin toksin üretme şansı yoktur.
* Ancak ev ortamında yavaş soğuma ve dolap içi sıcaklık dalgalanmaları nedeniyle bakterinin 11.8C üstünde zaman geçirme riski oluştuğundan, gıda güvenliği otoriteleri riski sıfırlamak adına tüketim süresini birkaç günle sınırlar.
+1
compumaster
(20.07.26)
1921 Japon Pirinç Yasası; Japonya, 1921 yılında kalp hastalığı (beriberi) salgınıyla mücadele etmek için pişirilmiş pirincin taze tüketilmesini zorunlu kılan bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu.
www.hawaiiansouthshore.com
0
ground
(21.07.26)
catir cutur yenir. ama internette fda'nin basini cektigi teror orgutu 2 saat disarida kalmis seyleri cope attiriyor. engelleyemiyoruz.
-3
antikadimag
(21.07.26)
at gitsin. yenmez.
+2
mikahakkinen
(21.07.26)
pilav yeni yapıldıysa ve 10 saat beklediyse mis gibi yenir.
daha önce buzdolabındaysa ve ayrıca 10 saat dışarıda kaldıysa kesinlikle yenmez.
-2
duyuruuser
(21.07.26)
tek bir hayatın var bunu riske atmak istiyorsan ye istemiyorsan yeme
+2
alester
(21.07.26)
yenir tabii ki neden yenmesin? ne çok pembe popolu varmış ya.
-6
televole0
(21.07.26)
(9)

sakaldaki seboreik dermatit

sorucu
bu yaşıma kadar bin tane ürün denemişimdir herhalde seboreik dermatit konusunda. doktorlardan, internette yazılıp çizilenlerden. kel olduğum için saçım için bir şey aramıyorum artık. ama sakalım için arıyorum. bir top sakal bırakıyorum onda da başlıyor kırmızılık, dökülme falan. faydasını gördüğünüz
bu yaşıma kadar bin tane ürün denemişimdir herhalde seboreik dermatit konusunda. doktorlardan, internette yazılıp çizilenlerden. kel olduğum için saçım için bir şey aramıyorum artık. ama sakalım için arıyorum. bir top sakal bırakıyorum onda da başlıyor kırmızılık, dökülme falan. faydasını gördüğünüz bir ürün var mı? tavsiye edebilir misiniz? yani elidel önerildi bir yerde.
0
sorucu
(17.07.26)
yeşil vichy derkos kullanmışsınızdır sanırım, o bana çok iyi geliyordu.

kesin çözümü beslenme şeklimi değiştirerek aldım, şeker ve karbonhidratı sıfıra yakın bir yere çektiğinizde siz de fark edebilirsiniz. geçmiş olsun.
0
benaslinda
(17.07.26)
Zalain %2 30ml çözelti
Psovate 25 ml losyon

Benim saçlı deride vardı ve kaşıyarak artık kanatmaya başladığım bir dönemde doktora gidip teşhis aldığımda bu ilaçları yazmıştı. Bir iki hafta sanıyorum, kullandım ve geçti.

Ama doktor bunun kesin tedavi olmadığını söylemişti. Stres, uykusuzluk, kötü beslenme vs sebep olur dedi ama bu ilaçlar da yine aşırı tetiklenme dönemleri için elinin altında bulunaun deyip kontrol muayenesinde yeniden reçete etmişti.
0
elorelia
(17.07.26)
Ben izmirde eski bir dermatolog abiye Majistral ilaç yaptırarak bu illetti ciddi şekilde yatıştırdım özel bir nemlendirici karışım hazırlıyordu ama bu kişi geçen ay vefat etti 50 ml lik şişe halinde yaptırmıştım 15 ml kadar kaldı bitince ne bok yicem bilemiyorum. Şimdi yardımcısı yapıyormuş ama abinin 4 katı fiyat çekiyor fırsatçı ibneler.
-1
apocalipy
(17.07.26)
Abi sakalda çözümü yok.
Bu iş için milyonlarca farklı fikir var ama yok yani çözen bir şey yok. Şekeri birak, alkol alma falan da bazı insanlarda işe yarıyor bazılarında yaramıyor.

Ben misal 2 günde bir tras olursam sorun yok. 3-4 gün sonrasında başlıyor dermatit. Maalesef sakallar ter vs yaptıkça orada mantar yapıyor (seboreik dermatit).
0
logisticsmanager
(17.07.26)
Elidel'i iyi iken, atak arasında atağı geciktirmek için kullanacaksın. Kızarma, pullanma aşamasında pek bir işe yarayacağını sanmıyorum.
Haftada iki kez yukarda söylenen şampuanla yıka. Daha sık kullanma, zarar verir. Kullanırken köpürt, 5 dakika köpüklü bekle sonra durula.
Kola kahve, baharat, basit karbonhidrattan uzak dur.
En önemli konu bence temizlik ve kuruluk. Yüzünü falan yıkadığında mutlaka çok iyi kurula, mümkünse saç kurutma makinesiyle falan, terleme, terlersen hemen yıka ve kurula.
Kortizonlu ilaçlar iyi geliyor ama 5 günden fazla kullanırsan cildi zayıflatıp daha kötü yapıyor.
Doktorun söyledikleri ve tecrübelerim böyle.
+1
Mirket
(17.07.26)
bioderma atoderm duş jeli.
0
Murat1407
(17.07.26)
Sakala çözüm var. O da şu: Ectopix S Çözelti
i.ibb.co

Not: Seboreik dermatitin tedavisi yok. Önerilen ilaçlar (benim önerdiğim dahil) sadece baskılamak için işe yarıyor. Ectopix S ise sakal bıyık bölgesine kesin çözüm. Saç için ise kesin çözüm Head & Shoulders Clinical Strength (sadece internetten bulabilirsin). Yüz için kortizonsuz ilaçlardan Elidel en işe yarayanı. Ancak sabah akşam ya da günde bir kez de olsa her gün kullanmak gerekiyor. Kortizonlulardan m-furo merhem var 2-3 haftada bir kullanınca bile baskılıyor.

Bu bahsettiğim ilaçlar sayesinde bir 10 yıldır hiç sorun yaşamıyorum (unutup merhem kullanmadığım zamanlar hariç).
+1
himmet dayi
(17.07.26)
Dışarıdan değil, içeriden çözmeye çalış. Şekeri, paketli gıdaları bir müddet bırak mesela.
+1
Caletti
(18.07.26)
bende de yoğun seboreik dermatit var, aynı zamanda demodex de var. birini tedavi etmek öbürünü harlıyor. iyi bir doktorun bakması lazım, egzama tanımı çok geniş. her bir kırmızılık başka birşeyi ifade ediyor olabilir
0
monicapp
(18.07.26)
(5)

Balkondaki çekirgeyi nasıl uzaklastirabilirim?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Balkondaki ciceklerimi sulayayım dedim, saksıda bir hareket farkettim. Kocaman bir çekirge bana bakıyordu. Bir şey yapamadım eve girer diye balkonun kapısını kapattım. Öylece saksıda duruyor. Kendisi gider mı acaba? Bitkilerimi yer mi? Cogalir mi balkonda? Ben dokunamam çünkü. Son yıllard
Merhabalar,

Balkondaki ciceklerimi sulayayım dedim, saksıda bir hareket farkettim. Kocaman bir çekirge bana bakıyordu. Bir şey yapamadım eve girer diye balkonun kapısını kapattım. Öylece saksıda duruyor. Kendisi gider mı acaba? Bitkilerimi yer mi? Cogalir mi balkonda? Ben dokunamam çünkü.

Son yıllarda böcek türleri gördüğümde ensemden omuzlarımin aşağısına kadar bir uyuşukluk garip bir his oluşuyor ve dakikalarca sürüyor bu durum normal mi acaba? Genelde akrep gördüğümde oluyordu şimdi çekirgeyi görüncede oldu.


ibb.co
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.07.26)
bıdı bıdı bıdı bıdı çekirge :))

anneannemin bahçesinde de çekirge, kertenkele falan vardı. bir zararını duymadım.

balkon açıksa kendi kendine zıplar gider bence. açık değilse de açın. çok uzun süre saksıların yanında kalmadığı sürece ciddi bir zararı olacağını sanmam. en fazla yaprakları ısırır.

demek ki böyle antin kuntin kollu bacaklı böceğimsi hayvanlara fobiniz var. eğer günlük hayatınızı etkileyecek düzeye gelirse bir psikolog ile görüşebilirsiniz. psikiyatrist değil he hemen ilaç yazmasın. psikolog terapiyle halleder. benim karanlık korkumu psikologla çözmüştük. ben evdeki tüm odaların ışıkları açık olmadan uyuyamıyordum ve evde biri varsa ve odamdaki ışığı kapatırsa aniden sıçrayarak uyanıyordum. o derece bir korkuydu ama geçti. şimdi ışık açık uyuyamıyorum :)
0
art cat chocolate
(17.07.26)
Entomofobiniz var. Yaşam kalitenizi bozmadığı sürece bir problem yok ama gerekirse bir psikiatriste görünürsünüz. Örümcek gördüğü için kendini merdivenlerden aşağı atıp bacağını kıran bir kadın görmüştüm. Öyle böyle değil, ölümüne atmıştı kendini.

İnsana karşı zararsızdır. Çıkabileceği yer varsa zaten gitmenin yollarını arıyordur. Bitki ile beslenir ama seçicidir. Sizin bitkilere zarar vereceğini sanmıyorum. Arkadan yaklaşıp arka ayaklarından tutulursa hareketsiz kalır, ya da üzerine bir kavanoz kapatıp dışarı atılabilir. Bir ev sakininden yardım alın.

Bir de şu an için gereksiz bilgi: Birinci dünya savaşında Medine müdafaası esnasında kuşatılan Osmanlı askerleri için iyi bir protein kaynağı olmuştur. Minnettarız çekirgelere.
+1
Mirket
(17.07.26)
çekirgeler yerleşimci değildir. sabit durmaz sürekli yer değiştirler. hatta sürülerle kıta bile değiştirirler.
0
ground
(17.07.26)
Uzun zaman önce bir gece karanlıkta farketmedigim için karafatma'nin üzerine basmıştım cat diye bir ses gelmişti, ışığı yakana kadar ortadan kaybolmuştu böcek. O günden sonra böyle bir şey oldu sanırım. Günlük yaşamımı etkilemiyor çok sukur sadece gördüğümde uyuşma yaşıyorum neyse ki çok sıkta gördüğüm şeyler değil 😃

Balkona ne zaman geldi bilgim yok, açık balkon ama yüz kusur bitkim var ben gittiğini düşünürüm ama aradan bir yerlerden yine çıkabilir. O yüzden gittiğinden emin olabileceğim bir yöntem lazım (öldürmek disinda) içimin rahat etmesi için.

Zıplamayan bir böcek olsa bir kağıt üzerine alıp başka bir yere bırakabilirim ama hem kocaman hemde zıplıyor. Cicekleri sulamam lazım balkona bile çıkamıyorum 😃 arada camdan bakıyorum orada mı diye hala kaktüsün üzerinde duruyor 😢
Umarım bir an önce gider
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(17.07.26)
Aynı şey başıma geldi geçen gün. Kocaman çekirgeydi. Çekçek sapını uzattım, ona tutundu, attım aşağı.
0
elorelia
(17.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(7)

Yeni doğan bebeğe hediye

cometome
Merhaba. Bir arkadaşım doğum yapacak, bebeğe zıbın atlet tarzı bir şeyler almayı düşünüyorum ama anne organiklik doğallık konusunda biraz takıntılı. Çevremde hiç bebek olmadığı için bir tek chakrayı biliyorum. Bebiş için doğal içerikli kıyafet için hangi markaları önerirsiniz?Bir de anneye de bir he
Merhaba. Bir arkadaşım doğum yapacak, bebeğe zıbın atlet tarzı bir şeyler almayı düşünüyorum ama anne organiklik doğallık konusunda biraz takıntılı. Çevremde hiç bebek olmadığı için bir tek chakrayı biliyorum.
Bebiş için doğal içerikli kıyafet için hangi markaları önerirsiniz?
Bir de anneye de bir hediye almak istiyorum. Hem annelikle alakalı olsun ama aynı zamanda ona ait bir hediye gibi de olsun istiyorum. Aklıma bebek bakım çantası geldi ama pek içime sinmedi. Ona çok abartı olmadan hayatını kolaylaştıracak nasıl bir hediye alabilirim? Samimiyim ama çok yakın değilim, fazla kişisel alanına girecek hediyeler alamam o yüzden.
0
cometome
(11.07.26)
%100 pamuk olduktan sonra her markadan alınabilir bence. Cigit marka bakabilirsiniz organik pamuk, müslin kumaş ürünleri var. Ben kızım için alışveriş yapıyorum. Ama yenidoğan dönemi kısa olur. O sebeple ileri ay/yaş için kıyafet alsanız daha iyi olur bence.

Anneye hediye aklıma gelmedi pek. Emzirme döneminde rahatlık açısından önden düğmeli pijama takımı olabilir ama çok mu kişisel bilemedim.
0
elorelia
(11.07.26)
Yani cok ozel birsey degil ama zibin setleri olabilir. Kesin lazim herkese.

natuline.com.tr
0
mbond
(11.07.26)
Kitikate
0
üğpoıuy
(11.07.26)
beyaz gürültü pışpış sesi çıkaran hoparlör görüyorum yenidoğan bebeği olan arkadaşlarda. bence bütçenize uygun olan birini seçip hediye edebilirsiniz. bebekler çok çabuk büyüdüğü için kıyafete alternatif hediye olsun dedim.
0
dedim ben sana
(11.07.26)
Carters ın özellikle yaz bebekleri için çok çok ince süper yumuşak bir serisi var. İsmen bilmiyorum ama sorarsanız gösterirler.
0
wild honey suckle
(11.07.26)
Bebekler çok hızlı büyüyor. Alınan kıyafet 1 ay olmadan kullanılamaz hale geliyor. Bence en güzeli Zara Home'dan pamuklu battaniye/bornoz ve uyku arkadaşı. Anneye de yine Zara Home'dan tatlı bir pijama yahut fresh bir mum ve krem.
+1
mavipenguen
(11.07.26)
İkisine aynı desenli tshirt alabilirsiniz, instagramda falan kişiye özel yapanlar da vardır kesin. Kendiniz de bebeğe Carter's'tan anneye herhangi bi yerden düz beyaz tshirt alıp baskı yaptırabilirsiniz.
Ya da isme özel kitap basan sayfalar var yine instagramda falan, bu da tatlı bi hediye oluyor. Doğuma çok az kaldıysa ihtiyaçlar tamamlanmıştır diye düşünüyorum, bu tarz şeyler daha iyi bence
0
mezzosprite
(12.07.26)
(6)

Kreş öncesi ve süreci tavsiyeleri

wild honey suckle
Selamlar.O gün geldi çattı ve ben işe kızım okula başlıyor. Kendisi hemmmmmen evin dibindeki kreşe gidecek. Grup 2-2,5 yaş grubu. Kahvaltısını uykusunu öğlen yemeğini orada yapacak akşam 4:30 gibi alacağım. Sabahları maalesef ben bırakamıyorum. İlk günler için hayat kurtarıcı bir tavsiyeniz var mıdı
Selamlar.
O gün geldi çattı ve ben işe kızım okula başlıyor. Kendisi hemmmmmen evin dibindeki kreşe gidecek. Grup 2-2,5 yaş grubu. Kahvaltısını uykusunu öğlen yemeğini orada yapacak akşam 4:30 gibi alacağım. Sabahları maalesef ben bırakamıyorum. İlk günler için hayat kurtarıcı bir tavsiyeniz var mıdır? Bir hafta iyi gitti sonra bozulur der misiniz mesela? Ya da baktın ağlamadı bundan sonrası miss der misiniz?
Bizimki gün sayıyor şu an çok hevesli ama sonrasını kestiremiyoruz.
Sadece uyku kafamda soru işareti evde karanlık odada beyaz gürültüyle uyuyan çocuk okulda 10 kişi yan yana nasıl uyuyacak acaba?
0
wild honey suckle
(08.07.26)
Benim kiz da oyleydi, krese birakilma konusunda hic bir zaman sikinti yapmadi. Ama mesela orada daha once gormedigi birine denk gelince bir anda aglamaya baslamis baya siddetli, anlasilan diger tanidik yuzlere az cok guvenmis ama yeni bir yetiskin gorunce korkmus olmali. Birkac kez daha gun icinde aglamalar oldu, onun disinda bir problem yasanmadi. Bir sure sonra birakmak isteyip tamamen birakti ama cok zorluk oldugundan degil.
0
mbond
(08.07.26)
ilk günler kademeli olarak bırakmanız iyi olabilir. önce bir saat sonra yarım gün, birkaç gün sonra tam gün gibi. zamanla alışıyorlar ilk zamanlar daha zorlu geçer. genelde bir ay süre veriyorlar tamamen alışmasına. uyku konusunda da kendiliğinden uykuya dalıyorsa çok dert değil zamanla alışır ona da. diğer arkadaşları uyuyunca çok bir şansı yok. kalkmaları yasak çünkü mecbur uyuyacak bir noktada
0
pide
(08.07.26)
çocuklar hızlı alışır. 1 haftada alıştı bizim kızımız.
Ama ilk günler biraz zor oldu. Size önerim direk tüm gün vermeyin. ilk gün 2 saat ikinci gün 3 saat böyle böyle 1 haftada alıştırdık biz. bizde faydalı olmuştu.

uyur onlar merak etmeyin. Arkadaşlarının uyuduğunu görünce o da uyuycak. Sürü psikolojisi.

söyleyebileceğim tek problem kış aylarında biraz daha fazla hastalık yaşayacaksınız. ki gerçi bu da iyi bişey bağışıklık sistemi için
0
nuevo
(08.07.26)
Öncesinde oryantason süreci olmadı mı?

Biz önce iki üç saat, sonra yarım gün, sonra ilk öğle uykusunu orada uyuyacak şekilde bir hafta bi süreç yürütmüştük. Çocuğun durumuna göre iki haftaya da sarkabilir demişlerdi. Bizimki hevesli olduğu için kısa sürdü. Direkt tam günden başlatırsanız çocuk için yıpratıcı olabilir.

Onun dışında genelde hevesli çocuklarda iki hafta ya da belki bir ay sorun yaşayamayıp ilk heves geçtikten sonra kreşe gitmek istememe durumu olabiliyor demişlerdi. Bizde de öyle oldu. Ama bu inkar süreci de kısa sürdü.

Ben de benim kız nasıl uyuyacak diyordum. Babasında bile uyumazdı çünkü. Ama ilk uykusunda dahi asla sorun yaşamamış ve hemen uyumuştu. Çok şaşırmıştım. Ama kreşten görüştüğüm her yetkili zaten bunu söylüyordu yani kreşi ev gibi düşünmeyin, burada düzene çabuk alışıyorlar demişlerdi. Gerçekten de öyle oluyor, hiç korkmayın.

Kreşe başladıktan bir süre sonra bi hasta olacak ve bu eski hastalıklarından biraz farklı olacak. Bir de ilk kış dönemi hastalıkları sizi zorlar. Onun dışında korkacak bir şey yok.


Çocuk ağlıyor gelin alın tarzı bir kreş değilse ve oryantasyon da yaptılarsa süreci onlara bırakın. Pek sizlik bi durum olmuyor aslında.
-1
elorelia
(08.07.26)
bir kaç hafta kendinizi bir yere bağlayacak bir şey yapmayın. evden çok uzaklaşmayın. akşamları alırken geç gitmeyin. kendini orada bırakılmış hissetmesin. akşam diğer arkadaşlarından daha geç alındığı için kendini istenmiyor gibi hisseden çocuklar oluyor(muş)
0
co2s2
(08.07.26)
Bizim kızda o yaşta başladı. Başlamadan 2 hafta önce alıştırma süreci vardı. İlk önce öğleye kadar anneden ayrı kaldı, sonraki hafta öğle uykusunu kreşte yaparak devam etti. Her çocuk farklıdır, 3 yaşına kadar her gün bırakırken ağladı duygusallaştı.
Eğer çocuk ilk başladığında ağlamıyorsa belki 2. Veya 5. Ayda farklı tepki verebilir. Bu normal bir şey ayrılık o yaş için zor. İlla ki tepki vericek.
0
mikahakkinen
(08.07.26)
(2)

adet geciktirmek ya da erkene almak için doktora gittim

gizemli dede
doktor doğum kontrol hapı verdi. 2 ay sonra bugün bir sınavdan ötürü adet olmamam lazım. vücuduma zarar vermeden nasıl bu işi çözebilirim
doktor doğum kontrol hapı verdi. 2 ay sonra bugün bir sınavdan ötürü adet olmamam lazım. vücuduma zarar vermeden nasıl bu işi çözebilirim
0
gizemli dede
(08.07.26)
Başka doktora da gidin böyle konularda tek doktora bağlı kalmamak lazım gerçekten bazen akıllarına ilk geleni yazıp gönderiyorlar, birkaç kez deneyimledim ve iyi ki başka doktora da gittim dedim.

Gün sabitse yaklaştığında erkene alabileceğiniz haplar var ama biraz ağır ilaçlar bunlar dikkatli kullanmak lazım.
Geciktirici de yine aynı şekilde gün yaklaşınca kaydırmak için kullanılabilir.

Bence vücudun var olan düzenini bozmaya yönelik yapılan her adım zarar verir ama bunları sık sık yapan biri değilseniz tek seferden bir şey olacağını sanmam.

Bir doktora daha gidin vakit varmış önünüzde en uygun seçeneği bulursunuz.
0
mutekebbir
(08.07.26)
Regl geciktirici kullanabilirsiniz. Ben kullanmıştım birkaç sefer. Yan etkileri herkese göre farklı oluyor ama denenebilir. Doğum kontrol hapı hiç kullanmadığım için yorum yapamayacağım.
-1
elorelia
(08.07.26)
(3)

Tek seansta kanal tedavisi olur mu?

runaway
Kanal tedavisi tek seansta biter mi?
Kanal tedavisi tek seansta biter mi?
0
runaway
(06.07.26)
Diş canlıysa evet
0
topkapiaksaray
(06.07.26)
Bazı doktorlar geçici dolgu vs koyup iki seansta hallediyormuş ama ben iki kere kanal yaptırdım farklı doktorlara, ikisi de tek seansta halletmişti. Biri özel biri devlet.
0
elorelia
(06.07.26)
Tek seans yapılan dişim de oldu dört seans olanda önemli olan erken yakalamak.
+2
mirty
(07.07.26)
(31)

Eşimin yaptığı çocukça şımarıklık mı yoksa bende mi sıkıntı var.

hakyememyemekyerim
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı bi
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı birbirimize hediyeleşiyorduk, evlendikten sonra borcumuz var demeye başladı, halbuki daha düğün falan da yapmadık kuru bi nikah yaptık ve ben onun bekar evine hiçbir eşya dahi almadan yerleştim, neyse sorun bu değil, bana bi kaç ay önceden sakın bana doğum günümde bi şey alma, gerçekten her şeyim var paranı harcama vs vs gibi şeyler söyledi kafamda alacağım şeyler listeliydi ama o kadar çok beni bastırdı ki ben de iyi madem sonra bi şeyler düşünürüz o halde dedim,

bu sabah kalktım, işte başka bi muhite gittim işte bi hediye alayım en azından böyle kuru kuru da olmaz dedim ve tatlış bi oyuncak beğendim karı koca figürlü böyle komik de buldum onu aldım sonra bizim mahallede satılan pekala da fiyatları fahiş ama oldukça da hakeden bi yerden pasta aldım daha önce rastgele aldığımda beğenmişti o nedenle orada işimi şansa bırakmak istemedim ve güzel de bi çiçek aldım, bi de akşam ona yemek hazırlarım diye söylemesi ayıp et aldım, neyse eve gittim ve hediyelerimi falan verdim ama yüzü düştü suratı asıldı. neden diye sordum senle ilgili değil dün geceden kalmayım vs dedi.. sonra öğle yemeği için dışarı çıktık ama suratı gerçekten de sirke satıyordu sonrasında zorladım ve şey dedi "evet hayal kırıklığına uğradım, bana bi doğum günü kartı bile yazmamışsın, üstelik ben peluş oyuncakları sevmem neden benle bağlantısı olmayan bi şey aldın anlamadım 5 poundluk lego alsaydın daha iyiydi" dedi ben de bu oyuncağı gördüğümde bizi hatırladım oldukça da sevimli buldum ondan aldım beni gülümsetmişti böyle düşünceğini bilmiyordum daha önceden çok lego aldığım için almadım dedim. sonra bastırmaya devam etti, aylar önce haftalar önce düşünmüş olman gerekirdi, son dakika koşturup alman hoşuma gitmedi dedi.. ben de benim bi şeyler almamam için bana çok baskı yaptın ben de o nedenle basit tutmak istedim, çiçek ve pastayı da 1 hafta önceden alamam dedim. açıkça bana aldığım hediyeyi beğenmediğini söyledi, sonrasında lafı dolandırıp hızlıca düşünülüp alınmış bi şey dedi, ben de 1 hafta önceden de alsaydım bi şey değişmeyecekti olay bi kaç zaman önce almam değil hediyeyi basbayağı beğenmedin ve bahane uyduruyorsun daha önce de sana kart falan yazmadım ama hediyelerden başın dönmüş olsa gerek hiç kart bahanesiyle gelmedin dedim.. bugün gerçekten hediye aldığıma ve alacağıma pişman oldum, ilk defa ağladım hediyeyi aldığıma da pişman oldum.. siz olsanız naparsınız? bugün doğum günü ama kütüphaneye geldim ve gerçekten onunla vakit geçirmek istemiyorum.


www.ebay.co.uk
-1
hakyememyemekyerim
(06.07.26)
bu arada ben kadın 31, eşim 35 erkek
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
ayriyetten şey dedi ablam da bana geçmişte aynısının farklı bi versiyonunu son dakika almıştı ve kendimi kötü hissetmiştim bla bla dedi ama anlamadığım şey benim birincisi bundan haberim yoktu ikincisi güzel tatlı bi şey bulmak için gerçekten epey dolandım, üçüncüsü de temsili bi şey aldım tamamen o alma diye baskıladığı için.. ama asıl iki yüzlülük şurada sonradan hatırladım kendisi de aynı serinin siyahını kendi yeğeni için almıştı...
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
oha. ben sizi erkek sanmıştım.
eleman baya şımarıkmış. cidden kötü. hediyeye kötü denir mi? ayrıca kendisi ısrar etmiş. resmen dengesiz tripli olgunlaşamamış bi erkek.
+2
jelly bear
(06.07.26)
Gerçekten düşüncesizmiş. Önemli olan düşünüp emek vermiş olmanız. 5 yaşında çocuk gibi hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmak çok immatür bir davranış.
+4
tekdir ile uslanmayan kiz
(06.07.26)
Eskiden böyle düşünmezdim. Bana ne oldu bilmiyorum ama erkekleri bu kadar şımartmamak gerekiyor bence. Ayrıca eşin biraz ılık mı desem ne desem bilemedim. Erkeğin aşırı duygusal olmayanı makbuldür brnce ya. Okurken o kadar çok daraldım ki. Sana gelecek hayatında başarılar diliyorum, zor biriyle berabersin.

Hediye alma diye ısrar ettin diye bastırır üste çıkar daha da uğraşmazdım heralde ben. Zaten çiçek filan ne alaka valla anlam veremedim.
+5
elorelia
(06.07.26)
baya kötü. ben de hediye alma dedigi halde hediye almana bozuldum. kocan gözünü boyamis flört döneminde su anda gercek yüzünü görüyorsun.

sen haklisin.
+1
Purple life
(06.07.26)
Duyurunun sonuna kadar ben de sizi erkek sanmıştım.
Olgunlaşamamış.
"Sakın bana doğum günümde bi şey alma" sözüne güvenip almasaydınız, ona da tavır yapacaktı bence.
Henüz çocuğunuz yoksa, biraz daha izleyin bence. Teyze tavsiyesi.
+4
pro9it9is9
(06.07.26)
Ben de cinsiyetler farklı sanmıştım…
Son dk hediyeleri beni de önemsenmemiş hissettirir yalan yok ancak kendisi alma alma diye darlamış, ee daha ne? Siz yine de hazırlık yapmışsınız kutlamışsınız, karta takılmak tartışmak günü berbat etmek için bahane gibi geldi. Niyet o olmasa da dışarıdan öyle görünüyor.
+3
ekimoloji
(06.07.26)
pahalı bir şey alsaydın da bu sefer ben sana alma demedim mi diyecekti. başka bir şey var. oturup konuşmanız lazım. mesele hediye falan değil (onun için). ha itiraf eder etmez bilemem.
+2
brkylmz
(06.07.26)
Ben okurken rahatsız oldum, hediyede maksat düşünmektir. Hediyeyi beğenmeyebilirsin, sorulursa usulünce çok bayılmadığını da söyleyebilirsin ama yine de sevinirsin. Ama surat asılıp trip atılması çok itici geldi bana. Biri bana böyle davransa ciddi ciddi kestirip atar, saçmalamamasını söyler, bir şey diyecek olursa da "ben böyle saçma sapan bir şey duymadım" deyip babaanne tribi atarak kendine gelmesi için yalnız bırakır ve bu konuyu asla tartışmazdım.
+1
akhenaten
(06.07.26)
kalbim çok kırıldı, tartışmadan sonra eve gidip laptop'u alıp çıktım, kütüphanede çalışıyorum ve eve hiç gidesim yok ama bu sefer de beni doğum günümde yalnız bıraktın da diyebilir..
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
Seni erkek eşimi kadın sandım ahahaha

Benimki de yalvarıyor nolur hediye alma paramız gitmesin diye.

Bu kadar narin erkek de görmedim sorun sende değil.
-1
Hallegadola
(06.07.26)
bosver eve gitme hatta mumkunse gunu bitir oyle git, bir dogum gununu yalniz gecirsin belki biraz olgunlasir.
0
korkut
(06.07.26)
Anlattıklarınıza bakılırsa burada meselenin hediye ya da doğum günüyle pek alakası yok. Bence Oturup konuşmamız gereken şeyler var. Kocanız sizden boşanmak istiyor olabilir
+1
Rondak
(06.07.26)
altında yatan başka bi konu var gibi geldi bana da, ya da gerçekten dengesiz biri hem hediye istememek hem de hediyeyi beğenmemek biraz tuhaf. fazla harcamanızdan rahatsız olduysa rahatsız olmakta haklı bence ama bunu normal bi şekilde ifade etmediği için yine haksız sonuçta.
cinsiyetle ilgili yorumlara katılmıyorum, toksikliğin cinsiyeti mi var?
kendinizi üzmeyin evlilik insanları değiştirebiliyor bunu yaşamışsınız siz de. dünyanın sonu değil. konuşulabilecek makul biriyse sakin bi zamanda konuşur çözersiniz. değilse de çok güzel bi söz gördüm geçen: yanlış trende ne kadar uzun süre kalırsanız eve dönmek o kadar pahalıya patlar. sevgiler
0
mezzosprite
(06.07.26)
Eşşek kadar herife peluş ve çiçek almak ne ya adam haklı.
+5
kullaniciadimvar
(06.07.26)
Ayrıl da gel
0
gabe h coud
(07.07.26)
Nerd tiplerle sevgililik zamanı güzel geçer fakat konu evlilik sorumluluk ve gerçek insani bağlar olunca ergenlikte takılı kalmış oluyorlar
+2
grimavi
(07.07.26)
Valla ben de sizi erkek sandım. Ben de er kişiyim. Erkek tarafının nazlısı, küseni çekilmez. Ben bir erkek olarak hiç bir zaman doğum günün kutlansın hediye falan alınsın istemedim.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
ben de cinsiyetleri tam tersi anladim. Karakterler tersine dönmüş gibi bu nasıl bir nazdir anlayamadım. Çok simarikca. Nasıl olup da hediyeyi beğenmeyip trip atmak. Kadin yapsa hadi bir nebze anlasilir belki ama bir erkeğin bunu yapması çok irite edici cidden.Taviz vermeyin, siz düşünüp ne guzel pastasına kadar almissiniz. Çok ayıp etmiş.
-1
acelaacedebela
(07.07.26)
Kadın sandım prenses erkek çıktı. Niye çiçek aldın ki erkekleri bu kadar şımartmayın. Bunu kötülük için söylemiyorum erkeklerin beklentisi de içgüdüleri de buna uygun değil. Doğada her zaman maddi şeyleri erkek verir kadın alır. siz terse kürek çekip durmuşsunuz. Bırak kocan alsın hediyeyi çiçeği sen de bi öpücükle kutla geç. Emin ol çok daha mutlu olacaksınız.
Ya da bundan boşanıp alfa bir erkekle evlen o da bir seçenek.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Kusura bakma da prenses kocanız tam bir minik kuş. Burada değerli olan şey zaten heves etmiş olmanız, bundan daha fazla değer gösterdiğinizi belli edecek ne var zaten? 35 yaşına gelmiş adam kadın denilen varlığın hevesini kırmamak gerektiğini öğrenemediyse işiniz zor.

Ayrıca bu hediyeleşme işlerinde aklıma hep O. Henry nin Noel Hediyesi isimli hikayesi gelir karşılıklı heves ve aşkın en güzel tasvirlerinden.
+2
apocalipy
(07.07.26)
yengeç burcu erkeği olarak dönem dönem doğumgünlerimde inanılmaz saçma sapan bir alınganlık bir kırılganlık bir mutsuzluk çöküyor bana da. Sizinle alakası olmaksızın bu burç zımbırtısal dönemsel şeylerden olabilir. Yengeç burcunun doğumgünü kutsaldır herkes yanında olsun herkes onu sevsin sürekli kutlansın hiç bir arkadaşı unutmasın ister. Bulunduğunuz yerde pek arkadaşınız yoksa biraz fazla kendiyle kaldıysa bu sebeplerden olabilir. Prenseslik mi ? evet ancak anlaşılacak bir yanı da yok. Yengeç kendini demoralize etmeye mutsuz etmeye ve oradan cıkarttığı kaos ile takılıp tüm dünyanın onun mutsuzluğunu istediğini düşecek kadar da yeri gelince saçmalayabilir.. kendi haline bırakın o kendini toplar. en güzelini yapmışsınız alan tanıyarak.
-2
denizmaniaherif
(07.07.26)
35 yaşında bir erkeğin böyle tepki vermesi. Çok acayip.

Baya prenses gibi büyümüş diyorum ben de. Bildiğin yaptığı da hödüklük.

Beğenmesen bile hediye gelen şeye beğenilmezlik yapılmaz ve surat da asılmaz. Valla bazı insanlar bu yaşa nasıl gelmiş ben anlamıyorum böyle terbiye ile.
0
drako
(07.07.26)
bu ilişkinin sonunda sen ilişkinin erkek tarafı olacaksın o kadın tarafı.
0
rayde
(07.07.26)
eşiniz büyüyememiş maalesef. 35 yaşında hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmaz insan, karşıdakinin düşünüp, emek harcaması mutlu olmak için yeterli bir sebeptir. Beğeneceği bir hediye de almış olsanız ona da muhtemelen başka bir kulp takacaktı. Burada problem hediye de değil bence, başka bir şeye kızıp/kafasına takıp hıncını hediye meselesinden çıkarmış gibi.
0
ciagra
(07.07.26)
@denizmaniaherif evet kendisi de yengeç burcu..
0
🌸hakyememyemekyerim
(07.07.26)
hocam olayı şımarıklık veya prenses erkek olarak görmeyin bence. bir yengeç erkeği olarak eşinizi ben çok rahat anlayabiliyorum: adama kendini değersiz hissettirmişsiniz sadece. bilerek yapmadınız bunu ama adam kendini değersiz hissetmiş sonuç olarak. şöyle detaylandırayım, "maddi durumumuz yok, hediye alma" demesi "pahalı bir şey alma" anlamına gelir. adamın bakış açısından bakınca siz ona son anda, hem de hiç sevmeyeceği türden bir hediye almış oldunuz. hediyenin son anda alınması ona önem vermediğinizi, sevmediği türden bir şey almanız da onu tanımadığınızı gösterir karşı taraf için.

ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim, kadınlar olarak hem erkeklere duygularını göstermedikleri için kızıyorsunuz, hem de bu şekilde duygu gösterdiğinde aşağılayıp zorbalıyorsunuz (doğum gününde yalnız bırakma önerileri için diyorum bunu, duyuruyu açan kişi için spesifik değil yani). burç olaylarına pek inanmasam da gerçekten yengeç erkekleri duygusal oluyoruz. ama bu duygusallığın da partnerimiz için şöyle bir riski var, eğer duygularımıza aynı yoğunlukta karşılık alamazsak bu sefer duygusal açıdan en yıkıcı tipler olabiliyoruz. bu yüzden eşinizin bu yaşananlara üzülmesine, moralinin bozulmasına açıkça tepki gösterir ve kendisini anlamaya çalışmazsanız psikolojik olarak sizi mahvedecek bir canavar yaratabilirsiniz kendisinden. bunların olmaması için hazır karşısında açık iletişim kurabileceğiniz biri varken birbirinizi doğru anlamaya çalışın.

neyse, burçdaşımın da geçmiş doğum günü kutlu olsun. umarım birbirinizle doğru iletişim kurarak mutlu bir ömür geçirirsiniz birlikte.
+1
shadowfollower
(07.07.26)
ister yengec olsun ister akrep olsun ister lamba olsun; 35 yasinda biri icin boyle davranis mi olur? biri, "bisey yapmayalim gerek yok" denmesine ragmen dusunmus planlamis yolunu degistirmis oyuncagi pastasi yemegi vs hepsini ayarlamis gelmis bana hediye begenmiyor. YUH. hadi hediyeyi begenmedi, pastayi, cicegi, eti; onun icin harcanmis bu emegi de mi begenmedi? istememis bi de guya. istemedigi halde biseyi "aylar haftalar oncesinden dusunecektin" ne demek, boyle ayarsizlik mi olur? cok mu zor yani "tesekkur ederim karicim bu kadar ugrasmissin, ellerine saglik" demek? tutarli olsa sonrasinda "hediyeye de hic gerek yoktu istememistim zaten bisey, cok da begenmedim zaten ama canin sag olsun dusunmen yeter" diyebilir; aylar oncesinden planlasaydin demez.

rica ediyorum koca koca yetiskinler olarak eksik kalmis insanliginizi "ben zencefil burcuyum yeaa ondan hep" diye sahiplenmeyin. adam %100 haksiz. hediyeyi gercekten begenmemis olabilir, ama bu kendisi icin yapilmis tum diger seyleri gormezden gelmeyi, cocuk gibi saatlerce trip atmayi gerektirmez.

imza: dun 35 yasina girmis birisi.
-1
taurina
(07.07.26)
Erkekler prensesliği geçti kezbanlığa kadar ilerledi demek. Siz para kazanmıyor musunuz sadece onun geliriyle mi geçiniyorsunuz? Eğer öyleyse, yaptığı bunca baskının ardından düşük bütçeli hediye alınmasına bozulmaması lazım. Kendi paranızı kazanıyorsanız da yine önceki baskılaması yüzünden böyle bir hediye seçmeniz gayet mantıklı, hiçbir şey demeye hakkı yok. Oyuncak gayet sevimli. Yemek de şık olmuş. Sanırım regl gününe denk gelmiş, özür diler muhtemelen.
0
megalomaniac
(07.07.26)
"ben bu hediyeleri beğendim de aldım, beğenmediysen git kendi hediyeni kendin al"

çok da uzatmayın, yıllar sonra gülüp geçeceğiniz anılar oluyorlar.
0
co2s2
(08.07.26)
(4)

Bacaklarında varis olan kadınlara bir soru

64654942
Mini bir şeyler giyerken kendinizi rahatsız hissediyor musunuz? Ben son birkaç yıldır bunu çok kafaya takıyorum açıkçası. Epey beyaz tenliyim. Üzerine bir de orta seviye varis ve bolca kılcal damar çatlamalarına sahibim. Hem beyaz ten hem ince deri birleşince bunlar iyice görünür oluyor haliyle. Kıl
Mini bir şeyler giyerken kendinizi rahatsız hissediyor musunuz? Ben son birkaç yıldır bunu çok kafaya takıyorum açıkçası.

Epey beyaz tenliyim. Üzerine bir de orta seviye varis ve bolca kılcal damar çatlamalarına sahibim. Hem beyaz ten hem ince deri birleşince bunlar iyice görünür oluyor haliyle. Kılcallar için lazer yaptırsam da yenileri çıkıyor. Benzer şekilde varisler için köpük tedavisi sonucunda hem tedavinin ufak tefek izi kalıyor hem de tedavi sonrası hiç çıkmamış gibi olmuyor. Zaten yenileri oluştuğu için de kesin çözüm değil.

Siz de bunu problem ediyor musunuz, yoksa aştınız mı? Deneyimlerimizi paylaşalım.
0
64654942
(06.07.26)
Böyle bir problemim yok ama çilek bacak dedikleri görünüm mevcut. Rahatsız da oluyorum. Ama yine de canım istediğinde kısa giyiyorum. Bendeki durumun da çözümü vardır mutlaka ama zaman ve para dökmek gerek ama bu bana saçma geliyor şu an için. Uğraşamam valla. Çevremde çoğu kadının kozmetik kusurları (!) var zaten. Gayet normal şeyler bunlar.
-1
elorelia
(06.07.26)
Varis filan yok ama sürekli bacaklarım morarıyor yer yer tuhaf mor kırmızı renkli. pürüzsüz olmadığı için bazen etek giymeye de çekiniyorum bazen de fondöten kullanıyorum.
-1
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Ben de boyle bir sorun yok ama ben guneslenemedigim icin ve birazda bronz gorunmek icin bir bronzlastirici kremler arastirmistim. Bu tarz kremlerde suruldugunde bacaklari puruzsuz gosteriyor. Yani kilcal damar gibi seyleri kapatabiliyor, fonduten gibi ama tabi suya dayanikli. Gecici cozum olarak dusunebilirsiniz
0
acelaacedebela
(07.07.26)
kıllı bacaklarımla dolaşıyorum senelerdir. kurumsalda iken de yaptım bunu. hatta ankara'dan koç holding nakkaştepe'ye uçakla toplantıya gittim kıllı bacaklarımla. tuncay durak arabadan iniyordu, selam vermişti. günler sonra adamın kim olduğunu öğrendim.

bunu neden yazdım çünkü sen dert etmeyince kimse etmiyor. aklım orada olsaydı o adam araçtan inerken gözleri benim bacaklarımda kalırdı. sal gitsin.
0
janderzel zartanyan
(08.07.26)
(2)

sürücü kursu soruları

der meister
merhaba, imkan bulmuşken ehliyeti aradan çıkarayım diyorum. görece küçük bir yerdeyim zaten 2-3 tane kurs var. 1) telefonda fiyat bilgisi almak sağlıklı olur mu? yüz yüze görüşmek daha mı iyidir veya "yapın bi güzellik" dersek olumlu bakma ihtimalleri vs artar mı? 2) taksit yapanlar varmış galiba am
merhaba, imkan bulmuşken ehliyeti aradan çıkarayım diyorum. görece küçük bir yerdeyim zaten 2-3 tane kurs var.

1) telefonda fiyat bilgisi almak sağlıklı olur mu? yüz yüze görüşmek daha mı iyidir veya "yapın bi güzellik" dersek olumlu bakma ihtimalleri vs artar mı?

2) taksit yapanlar varmış galiba ama kurs bitmeden tamamlanmasını istiyorlarmış. tüm süreç zaten taş çatlasa bir ay sürmüyor mu, taksitli olmasının manası ne ki o zaman, ben mi bi şeyi kaçırıyorum?

3) b için şu ara toplam ne kadar çıkar cepten aşağı yukarı, yakın zamanda almış olan var mı? hem karşılaştırma açısından hem de planlama için soruyorum. gördüğüm fiyatlara anlam veremedim çünkü 10 deseler de 40 deseler de fikrim olmayacak. devlete ödenecek kısımdan bahsetmiyorum bu arada sadece sürücü kursuna harcanacak para.
+1
der meister
(05.07.26)
ben 4 mayıs'ta kaydoldum. kadıköy'deki en ünlü, iyi bir kurs.

önce sağlık belgelerimi falan toplayıp ilettim.

kursun yeni sezona geçişi 10-13 mayıs arası oldu. teorik sınav için çalışma ve ödeme linklerini o hafta ilettiler. hazırım dediğinizde de meb'den randevu almak gerekiyor. günü ve saati onlar belirliyor. 1 hafta sonraya alabilmiştim.

bir de sadece hafta sonları katılabildiğim için ve diş çekimlerim vs. sebebiyle her hafta sonu da katılamadığım için biraz uzadı. zaten önce teorik sınavı geçmek gerekiyor. sürüş dersleri de en az 14 ders. blok blok yaptırılıyor. 7 gün gittim yani.

ben telefonla birkaç yeri aramıştım nisan ayının son haftası. birkaç yer 19/20/21 bin dedi. bu gittiğim de 21 bin demişti. mayıs'ta da kaydolmak için aradım 14 dediler çok sevindim. :D pazarlık yapmadım.

yani kursa 14 bin tl verdim.

teorik sınava 1250 tl verdim.

sürüş sınavı da 6 bin falan olması lazım. daha ona girmedim. sanırım ücretli ek ders de alacağım. o da 2 bin tl.
+1
art cat chocolate
(05.07.26)
Zaten kurs ücreti devlet tarafından belirlenmiyor mu? Taban fiyat uygulaması var. Daha altına inen vardır belki sormak lazım. Önce taban fiyatı öğrenin sonra bir iki yerden fiyat alın.

Bazı kurslar çok aktif olmuyor süreci uzatıyor, takip etmiyor vs. Ama iyi bir yere denk gelir hızlı ilerlerseniz ve sınavlardan tekte geçerseniz teorik olarak bir ay civarında sonuçlanabilir ama bi miktar sarkabilir de. 15 gün teorik ders, sonra sınav, sonra 14 saat pratik ders, sonra yine sınav. Bazı kursların dersleri ikişer saatten 7 gün sürüyor bazıları blok yapıp birkaç günde bitiriyor vs vs bu etkileyebiliyor ama tekte geçerseniz çok uzamaz.
0
elorelia
(06.07.26)
(8)

Hangi dizi çifti ideal ilişki anlayışınızı yansıtıyor

sekizdokuzon
Breaking Bad ikinci sezon Jesse Pinkman - ev sahibi (sanırım) Jane in yasaklı madde batağına batmamış ve Walter White kanserine maruz kalmamış hali dünyanın en tatlı ilişki türü bana göre.Siz hangi dizi ikilisi gibi bir ilişkiye sahip olmak isterdiniz?Teşekkürler
Breaking Bad ikinci sezon Jesse Pinkman - ev sahibi (sanırım) Jane in yasaklı madde batağına batmamış ve Walter White kanserine maruz kalmamış hali dünyanın en tatlı ilişki türü bana göre.

Siz hangi dizi ikilisi gibi bir ilişkiye sahip olmak isterdiniz?

Teşekkürler
-3
sekizdokuzon
(05.07.26)
Larry Paul - Ally Mcbeal olabilir.
+1
yadigar
(06.07.26)
Parks & Rec Leslie - Ben
0
black holes in the sky
(06.07.26)
spike - buffy
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.07.26)
Jesse-Celine (Before Sunrise, .…..)
+1
mutekebbir
(06.07.26)
chandler - monica

lily - marshall
-1
matilda
(06.07.26)
Brooklyn 99 amy-jake
+1
elorelia
(06.07.26)
adnan - bihter
+2
plastic_angel
(06.07.26)
7 numara vahit ile zeliha
0
bartholomew87
(08.07.26)
(1)

Ankara'da kahvaltısı ve atmosferi güzel, at sevilebilecek mekan önerisi

we will make heaven a place on earth
Merhaba,Kahvaltısı gerçekten güzel, atmosferi keyifli ve mümkünse atları sevip vakit geçirebileceğimiz bir mekan arıyoruz. Ankara çevresinde olabilir; biraz yol yapmak da sorun değil.Ayone'yi biliyoruz, onun dışında benzer konseptte ya da daha güzel olduğunu düşündüğünüz yerler varsa çok sevinirim.
Merhaba,

Kahvaltısı gerçekten güzel, atmosferi keyifli ve mümkünse atları sevip vakit geçirebileceğimiz bir mekan arıyoruz. Ankara çevresinde olabilir; biraz yol yapmak da sorun değil.

Ayone'yi biliyoruz, onun dışında benzer konseptte ya da daha güzel olduğunu düşündüğünüz yerler varsa çok sevinirim. Kahvaltı kalitesi ve ortam bizim için öncelikli.

Şimdiden teşekkürler. 🙂
0
we will make heaven a place on earth
(05.07.26)
angora binicilik Yuvaköy

kahvaltı başarılı kişi başı 600 dü

üç tur 400, 6 tur altı yüzdü

Ben gitmedim ama dahil olduğum bir grupta bu hafta önerilmiş
0
elorelia
(06.07.26)
(5)

Crocs alinir mi

Kittie
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?
Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
📊 Crocs nasil?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

+1
Kittie
(03.07.26)
Ben kullanamıyorum ayrı ama arkadaşım crocs hayranı. yazın ayakkabı giydiği yok ve çakmalarını da denedi, çok fark ediyor dedi (onun yalancısıyım)
0
kisa
(03.07.26)
şu anda da ayağımda var. yıllardır giyerim. mayıs ayında sezonu açarım, eylülde kaparım. ayrıca işyerinde de ayakkabılarımı çıkartır giyerim. sağlamlık açısından da iyidir.

şortun altına gider, capri pantalon altına gider, araba kullanırken on numara, sahil kenarı yürüyeceksen istediğin gibi suya gir. tek parça ve tabansız olduğundan tabanı çıktı, dikişi attı, yırtıldı derdi yok.

alacaksanız orjinal alın.
0
galahad reloaded
(03.07.26)
bende lite-ride modeli var. bence tabanının rahatlığı iyi ancak nihayetinde naylon bir terlik ve ayağı terletiyor. arada çorapla giyiyorum; çok bayılıyorum diyemem. bence biraz ağır ve ayağı yoruyor bu model. mesela deniz tatiline, gezer'in sandalet tarzı bir terliği var, genelde onu götürüyorum; bence o daha konforlu.
ama kışlık bir botu var, onun hastasıyım. çünkü hem tipi çok tatlı, hem de diğer kışlık ayakkabılarıma göre çok hafif kalıyor. terletme sorunu aynen devam ediyor ama.
edit: bence ankette ara bir şık olmalı: "gideri var" gibi.
+1
lil siztah
(03.07.26)
yııılllar evvel satılan yumuşak modelleri artık üretilmiyor. istediğin parayı ver üretmiyorlar o yumuşak plastik ne idiyse yok şu an. inanılmaz rahat ve terletmiyor onlar, bizim evde hala var mükü bişi. bir de yenilerden var restoranda ayağıma yağ mağ gelir diye her tarafı kapalı bişi aldım çok pişmanım. asla da kullanmıyorum.
0
neira
(03.07.26)
Satıcı flo ise orijinaldir ama brnce 2500 tl edecek bir terlik değil. Terletiyor ve uzun süre kullanımda rahat değil. Mantar tabanlı terlikler daha rahat bence.
-1
elorelia
(03.07.26)
(13)

cocugunun fotograflarini sosyal medyada acik olarak paylasmak

birkibirkibirkibirkiuc
merhabalar,su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs. hatta yan bilgi olarak söyle bir se
merhabalar,

su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs.

hatta yan bilgi olarak söyle bir sey vereyim. gecenlerde bana o gün bulundugu yerde cekildigi fotograflari begenmedigini ve bana özel attigi bir selfie'yi instagram'da paylasip paylasamayacagini sordu. ben bazi seylerin aramizda özel kalmasini tercih edecegimi, ama gercekten "paylasmasi gerekiyorsa" paylasabilecegini söyledim ve paylasti. garipsedigim bir durumdu.

acikcasi genel olarak acik bir profile sahip olmanin, orada bu tarz selfie'ler paylasmanin biraz ilgi budalaligi oldugunu düsünsem de, en bastan beri böyle bir hesabi oldugu icin bu konuda fikir belirtme hakkimin olmadigini düsünüyorum. benim kendi hesabim kapali ve sadece tanidiklarimin görebilecegi sekilde paylasim yapiyorum.

her neyse, gecen günkü bir konusmada ileride cocugu(muz) olursa onun videolarini ve fotograflarini acik hesapta paylasacagini bunun normal bir sey oldugunu söyledi. ben de siddetli bir sekilde buna karsi oldugumu, cocuguma ait icerigin herkesin önüne atilmasindan rahatsizlik duyacagimi söyledim. kendisi hakkinda ne isterse paylasabilecegini, ama cocuk üzerinden prim yapmasinin bana ters oldugunu dile getirdim. "anlasamadigimiz bir konu" diye bitirdik konusmayi. muhtemelen "ben böyle bir sey olursa her türlü ikna ederim nasilsa" deyip uzatmadi konuyu.

bu konu hakkinda ne düsünüyorsunuz?
+1
birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
grimavi
(03.07.26)
Tartisacak konu mu kalmadi?
Sizin cocugunuz bile yok. Tamamen hayal ürünü bir seyden bahsediyorsunuz.

Beni ikna edecegini düsündü falan demen? Aman siz cocuk falan yapmayin
-7
Purple life
(03.07.26)
@grimavi: cok güzel bir icerik, cuk oturmus. cok tesekkürler.

@Purple life: sizin aksinize bu konulari konusma ve tartismanin diger tarafin hayata karsi nasil baktigiyla ilgili güzel ipuclari verdigi kanaatindeyim. belki de bircok ailedeki sorunun kaynagi sizin gibi bu hassas konulara "kervan yolda düzülür" seklindeki yaklasanlardir, ne dersiniz?
+9
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
Doğmamış çocuğa don biçmişsiniz ancak sizin de dediğiniz gibi ilgi budalası biri. Böyle biriyle tek derdiniz çocuk fotoğrafı paylaşması mı olur? Belli bir yaştaki insanların sosyal medyada beğeni kovalaması gülünç geliyor.
+2
ekimoloji
(03.07.26)
5k takipçi ve açık profil. iş baştan ofsayt zaten. böyle bir insanla evlilik hatta çocuk planı yapmak çılgınlık.
-4
televole0
(03.07.26)
kesinlikle baştan konuşmanın gerekli olduğu konular, zaten evlilikleri cehenneme çeviren şey biraz bu "kervan yolda düzülür" mantığı. ilişkinin başında duyulan heyecan bazı şeyleri göz ardı etmemize sebep olabiliyor, "yaa hallederiz", "yaa önemli değil", "bunun için ilişki mi bitirilir" gibi şeyler söylüyoruz ama sular durulunca bunlar gerçekten sorun haline geliyor. ve o heyecan geçmiş olsa da ya da aşk bitmiş olsa da bu kez ilişkiye verilmiş olan emek devreye giriyor, bitirmek giderek daha da zorlaşıyor (bkz. rusbult'ın yatırım modeli)
+5
mezzosprite
(03.07.26)
hocam hayata bakış açılarınız farklı. sakın evlenmek gibi bir hata yapmayın. karşınızdaki ya çok ciddi düşünmüyor, ya da sizin dediğiniz gibi nasıl olsa ikna ederim kafasında. siz bu şekilde açık paylaşım sevmeyen bir insansanız, ilişkiniz ciddileştiğinde karşı tarafın şahsi hesabı bile sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. bu yüzden de "geleceği olmayan ilişki" gözüyle bakıp, gelecek için endişe etmeden bugün mutlu olmaya çalışın.
+3
shadowfollower
(03.07.26)
Çocuk olursa ayrılması daha zor olur. Dünya görüşünün uymadığı biriyle evlenip çocuk yapmak evliliği ızdıraba çevirir.
+4
mikahakkinen
(03.07.26)
eğer bu paylaşımlardan iyi bir gelir elde edip bu yine çocuk için kullanılacaksa ben okeyim, ama sırf beğeni toplamak için yapılacaksa koşarak kaçarım.
iyi gelirden kastım gerçekten iyi bi gelir.
-8
duyuruuser
(03.07.26)
Her türlü ikna eder de. Siz de haklı öfkenizle hayata devam edersiniz gibi geldi bana
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.07.26)
Çocuğunun yüzünü apaçık gösteren profilleri asla anlamıyorum bu çocuklar büyüyünce neler yaşıyor bu düpedüz istismardır

Gizli hesabımdan bile yüzünü gösterecek şekilde paylaşmayı düşünmüyorum şu an
0
Hallegadola
(03.07.26)
boyle birkac okul arkadasim var, alayi problemli tiplerdi o yuzden sosyal medyadaki halleri sasirtmiyor.

bence ciddi red flag, buz daginin gorunen kismi.
+1
cooperr
(04.07.26)
Profilim kapalı, çocuğumu paylaşıyorum. Açık profilden paylaşılmasını anormal bulmuyorum. Ama sürekli çocuk üzerinden paylaşım yapılmasını garip buluyorum. Yani nasıl anlatsam… kadın kendi hayatını paylaşıyordur çocuk da bunun bir parçası olduğu için paylaşımlarda yer alıyordur. Bu tamam. Ama profilin sadece çocuğa yönelik olması saçma geliyor. Aklıma Fatih selimmmm diye carlayan youtuber geldi evlerden ırak. Yemeğe gidiyor çocuğu çekiyor, tatile gidiyor çocuğu çekiyor, yetmiyor sürekli konuşuyor vs yani eşime bu kadınla evli olduğunu düşünsene demiştim hatta bir keresinde. Çünkü sürekli çocuğu videoya çekip kendisi aralıksız konuşuyor. Korkunç bir durum yani.

Ama sonuç olarak herkesin sınırları farklı. Bana normal gelen size anormal gelmiş. E aynı noktaya değilseniz ileride de sorun yaşarsınız.

Çocuk konusu harici de sosyal medya ile aşırı haşır neşir olan biriyle birlikte olmak istemezdim sanırım. Sonuçta sizi de paylaşmak isteyecek bence bir noktada.
-2
elorelia
(06.07.26)
(8)

duyurunun calisan anneleri

Purple life
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?
aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
-1
Purple life
(02.07.26)
anne değilim, babayım ama eşimin düşüncesini belirtebilirim. Öncelikle bu tamamen imkanlarla ilgili bir durum.

eşim hem ücretli, hem ücretsiz tüm izinlerini kullandı. Ardından da bir süre kısmi çalışma şeklinde başladı. (bunun saatlerini vs. iş veren, İK ile görüşüyorsun)
Artık maddiyat bel bükmeye başlayınca da tam zamana geçti.

Dediğim gibi her şey imkanlarla ilgili. İmkan olsa tabii ki hiç çalışmak istemez 2-3 yaşına kadar çocuğu kendi büyütmek isterdi.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
4 ay ücretli 6 ay ücretsiz tüm izinlerimi kullandım. O günler geri gelmiyor mecburiyet yoksa izinlerin son damlasına kadar kullanılmasından yanayım.
0
cilekli pasta
(02.07.26)
benim arkadaşım da cilekli pasta gibi yaptı. imkan olduğu kadar dinlenilmesi faydalı olur bence. tabii çalışılan şirketin anlayışı da bu kararı etkiler.
0
art cat chocolate
(02.07.26)
Anne değilim babayım. Eşim memur yasal hakkı olan 2 senelik ücretsiz izni kullandı. Daha olsa daha da kullanırdı, rapor alıp süreyi uzatanlar oldu ancak devleti kandırmak bize yakışmaz dedi çocuk 2.5 yaşındayken işe başladı. Eşimin düşüncesi şuydu, eğer doğurduysam bana ihtiyacı olduğu süreçte yanında olmak isterimdi. Memuriyete zor girdiği içinde dönmesi gerektiği süreçte görevine döndü.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
5.5 aylıkken işe başladım. En fazla bir ay daha uzatabilirdim ama uzatmadım. İlk günler bi zor oldu ama sonra alıştım. Evde kafayı yemek üzereydim. İşe başlayınca yeniden nefes almaya başladım. Ücretsiz izin gibi imkanım yoktu ama olsa da kullanmazdım. Ama benim şöyle bir imkanım vardı. Eşimin ailesi bakacaktı. Ev iş arası mesafe de çok yok yakındı. Nispeten de işten erken çıkıyordum. Doğal olarak hiç aklımda kalmadı, çok rahat bi geçiş süreci oldu.
-1
elorelia
(03.07.26)
2 yaşında başladım, ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandım ben de ama yarım çalışmayı kullanmadım çünkü zaten saatlerim esnek ve genelde evden çalıştım döndüğüm sene. ben daha erken başlamak isterdim aslında bu esneklikten dolayı ama babasının yanında kalabilmemiz için kullandım izinleri (farklı şehirlerde yaşıyoruz)
0
mezzosprite
(03.07.26)
16 hafta ücretli izinden sonra başladım. Çok iyi gelmişti bana. Ama ben evden çalışıyordum ve çocuk 9-10 aylık olana kadar yani yürüyene kadar ben zaten aynı oda içinde bir yandan oyuncak oynatıp bir yandan kod yazarak çalışıyordum. Ev işlerini de bakıcı yapıyordu.
1 yaş sonrası haftada 2 gün ofise gitmeye başladım o da iyi geldi. Başlarda üzüldüm filan ama alıştık.

Evden çalışma imkanım olmasa ara verirdim.
-1
yenibirgüzelnick
(03.07.26)
Yasal hak 22 haftadan sonra işe başlayacağım şu an hamileyim. Evdeyken orman cadısına dönüşmem muhtemel. Benim dışarıya çıkıp işime dönüp süslenip güzel güzel giyinip insan içine çıkmam gerek yoksa delilirim
0
Hallegadola
(03.07.26)
(7)

kule tipi vantilatör

duyuru
kullanan var mı? varsa memnun musunuz, önerdiğiniz bir marka model var mı? aşağıdakini gözüme kestirdim mesela nasıldır?https://www.trendyol.com/philips/5000-serisi-cx5535-11-siyah-kule-tipi-fanli-vantilator-p-808188774
kullanan var mı? varsa memnun musunuz, önerdiğiniz bir marka model var mı? aşağıdakini gözüme kestirdim mesela nasıldır?

www.trendyol.com
0
duyuru
(30.06.26)
Ben kullanıyorum ama benimkinde ek olarak su haznesi de var en altta (Şu, www.amazon.de Soğuk su ve buz atıp bi tık daha etkisini arttırabiliyorsun. 40+ derecelerde ancak karşısına geçip oturunca etki ediyor. İş görüyor ama hiçbiri klima ferahlı vermiyor tabii :)
0
truf
(30.06.26)
www.hepsiburada.com bende şundan var. Oda küçükse gayet işe yarıyor. En f/p ürünü olan bu.
0
nothing in my way
(30.06.26)
sizin linkte olandan aldım geçen sene. yer kaplamıyo, çok sesi yok. bize gayet yetiyo. altına buz koyulanlara bakmıştım ama onlarda da tahliye borusu falan gerekiyo.
0
chanandler bong
(30.06.26)
prime indiriminden levoit aldım (fiyatı yükselmiş tekrar) daha gelmedi. dreo için de iyi diyorlardı.
0
inheritance
(30.06.26)
Aynı model kumtel almıştık. İdare ediyor. Vantilatörün makyajlısı işte. Ama onun kadar vurmuyor. Brnce tavan vantilatörü bakın imkan varsa. Klimadan sonra en mantıklısı o
0
elorelia
(30.06.26)
Alma derim. Vantilatörle aynı işi yapmaya çalışıyor ama yapamıyor ,imkanları kısıtlı.

Tavan vantilatörü ya da normal vantilatör al kalitelisinden. Metal pervaneli olanlar daha iyidir.
0
hebanon
(01.07.26)
izmir 36 derece sıcaktan bildiriyorum; memnunum. salonda klima da var ama bunu oda oda taşıyorum salonda olmadığım zamanlar. gece de baya rahatlatıyor uyurken daha doğal bir serinlik veriyor. philips marka almıştım amazon'dan. sesi de pek yok düşük ayarda.
0
oldtimer
(01.07.26)
(4)

Kargoya verildi ama numara yok

egerbiryolcu
Bir işletmeden bir şey sipariş ettim. Bir süre sonra Kargoya verildi yazısı aktiflesti hepsi jet yazısı da çikti fakat kargom neredeye tıklayınca gönderi numarası bulunamadı yazıyor.Bir umut kargoda olabilir mi gerçekten yoksa yanıltma mi o yazılar?
Bir işletmeden bir şey sipariş ettim. Bir süre sonra Kargoya verildi yazısı aktiflesti hepsi jet yazısı da çikti fakat kargom neredeye tıklayınca gönderi numarası bulunamadı yazıyor.

Bir umut kargoda olabilir mi gerçekten yoksa yanıltma mi o yazılar?
-1
egerbiryolcu
(25.06.26)
hemen işlenmiyor sisteme. akşama tekrar dene. verildi diyosa verilmiştir
-1
jelly bear
(25.06.26)
dhl de sorgularmısın benim son 2 gönderim hepsijet diyor ama dhl den sorgulayınca çıkıyor, mesajı gönderen dhl bende ama mesaj içeriği hepsijet diyor.. hepsijette no çıkmıyor dhl de çıkıyor
0
eja
(25.06.26)
hepsijete teslim edilmiş ama kargocu tarafından sisteme henüz işlenmemiş olabilir. gün içinde tekrar deneyin.
0
elorelia
(25.06.26)
WhatsApp üzerinden iletişime geçtim. Aras kargonun bilgisi verdiler. Kontrol ettiğimde teslimat subesindeydi.
0
🌸egerbiryolcu
(25.06.26)
(5)

Islak mama kargoda bozulur mu?

anaphylacticshock
Merhaba, Amazon'da indirim var diye 7 kutu schesir marka ıslak mama aldım. Kargoya verdiler. Eve gelince banyo serin diye banyo dolabına koyucam. Ama yollarda kargoda bozulur mu? Ankara çok sıcak.
Merhaba,

Amazon'da indirim var diye 7 kutu schesir marka ıslak mama aldım. Kargoya verdiler.

Eve gelince banyo serin diye banyo dolabına koyucam.

Ama yollarda kargoda bozulur mu? Ankara çok sıcak.
0
anaphylacticshock
(24.06.26)
bişey olmaz. senelerdir bu şekilde alıyorum kargo değilde belki gümrukte bunlar günlerce bekliyor olabilir, konserve ve koruyucular bunun önüne geçiyor.. yinede her konserveyi açtığımda koklarım dokusuna bakarım.

wanpy ödül kremalarıda al bayılıyorlar
+1
eja
(24.06.26)
yaş mamalar markette de dolapta olmuyor ki zaten.
+1
elorelia
(24.06.26)
veteriner kinikte de buzdolabına koymuyorlar. konserveler. konserve ton balıkları gibi düşünebilirsiniz.
0
art cat chocolate
(24.06.26)
yok be bir şey olmaz
0
halideyıldız
(24.06.26)
konserve onlar dolapta saklanmıyor zaten bozulmaz. evde de istediğin yere koyabilirsin.
0
robokot
(25.06.26)
(1)

3.5 aylık bebekle yolculuk

sacrilegious
Merhaba, 3.5 aylık bebeğimizle ve arabayla ilk kez ankara-ist yolculğu yapmamız gerekiyor. Normalde uyanıkken arabada pusetinde 45 dklık yolculukta bile çok ağlıyor. Pusetinden çıkarmak zorunda kalıyoruz. Buna rağmen susmuyor. Ayakta gezdirilmek istiyor hep, öyle bir bebek. Bu yolculuğu en az hasarl
Merhaba, 3.5 aylık bebeğimizle ve arabayla ilk kez ankara-ist yolculğu yapmamız gerekiyor. Normalde uyanıkken arabada pusetinde 45 dklık yolculukta bile çok ağlıyor. Pusetinden çıkarmak zorunda kalıyoruz. Buna rağmen susmuyor. Ayakta gezdirilmek istiyor hep, öyle bir bebek. Bu yolculuğu en az hasarla nasıl atlatabiliriz? Bir de bu güzergahta nerelerde mola verebiliriz?

(Otele check-in saat 2’deymiş o yüzden yola gece çıkmak bir opsiyon olmayacak sanırım :()

Teşekkürler şimdiden.
0
sacrilegious
(23.06.26)
zaten en fazla iki saat uyanık kalabilir gündüz diye düşünüyorum 4 aylık bi bebek.
pusette de1-2 saatten fazla yatması sağlıksız. yani max 2 saatte bir yarım saat mola verip kucağa ya da sert zemine yatırmak gerekli.

yola çıkarken uyku anına denk getireceksiniz. uyuyacak. uyanınca mola vereceksiniz. tekrar arabaya binince emzireceksiniz.

3,5 aylık bebek de anne kucağı hariç başka bi şekilde oyalanamaz zaten.
0
elorelia
(23.06.26)
(4)

Buğunlerde nişan masraflarını kizın snne babası mi karşilıyor?

sonhakan
Yoksa çiftler kendileri mi? Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
Yoksa çiftler kendileri mi?
Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
0
sonhakan
(21.06.26)
Kim karşılıyor bilmiyorum ama benden bunu okuyanlara bir ağabey tavsiyesi, bu tip masrafların ailelerden herhangi bir tarafa ihale edilmesi gerektiğine inanan kişilerle bu yola girmeyin. X tarafı y tarafı farketmez.

Ha bence bu işi aileye yıkacaksanız hiç bulaşmayın, ekonomik gücü olan, ailesinin ağzının içine bakmayan bireyler olamadan evlilik şu bu neyinize? Hadi ama hadi elzem bir durum var diyelim o zaman her kalem, her masraf eşit derecede karşılanmalı kardeşim. Bu işin o tarafı bu tarafı olur mu ya, gelenek görenek adı altında et pazarlama bunun adı. Kaba etimin geleneği, bir de bizim orda adet bu derler ya, sanki masai-mara kabilesi aw, tüm hayatı ritüeller çerçevesinde ilerliyor da bunu da geleneksiz yapamıyor.

Hayat müşterekse en başından müşterek olmalı. Anadolu orklarının mabadından uydurduğu saçma salak dayatmalar yüzünden evlilikler daha başlamadan feci derecede yıpranıyor. Sonra boşanmalar neden arttı, neden arttı acaba?
+8
fatihdr
(21.06.26)
Son durumlara uzağım. Eskiden kızın evinde yakın akrabalarla sade, mütevazı bir tören olurdu. Çok özel bir hazırlık olmazdı. Sade ve güzel giyinilir, sohbet edilir, bir aile büyüğü yüzükleri takar, pasta yenir, belki biraz hafif müzik çalınırdı.
Son yıllardaki abartılı, gereksiz aktivitelere üzüldüğüm için yazdım.
Nostaljik bir duygu ile.
Damattan şu kadar gram altın, şu kadar mehir lafları dönüyor, hayretle bakıyorum.
Nasıl dönüşmüş bu toplum, akıl almıyor.
+1
pro9it9is9
(22.06.26)
nisani kizin ailesi yapti, bir yere gittik yemek yedik vs.
dugunu biz yaptik.
0
cooperr
(22.06.26)
nişanı kız tarafı yapar evet. geleneksel olarak böyle. ama anne baba durumu yoksa büyük nişan yapılmak zorunda değil. evde de yapılabilir.
0
elorelia
(22.06.26)
(6)

Annem!!!

camlicagazoz
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten gelecektik ama bu şekilde yazınca üzüldüm" yazdım. Sonra annem seni denedim ama masallah dilin de pabuc gibi dedi.

Şimdi benim hatam ne?
-2
camlicagazoz
(21.06.26)
Her şeyi böyle mesele haline getirmen
+6
artıküyeolmakistiyorum
(21.06.26)
evli insanların haftada rutin olarak en az 3-4 gün anne baba ile beraber olması, hiç sağlıklı bir durum değil bana göre. senin hatan evli olduğunu ve eşin, çocuğun ve senden oluşan bağımsız başka bir aile olduğunuzu ebeveynlerine benimsetememen bu örnekte.

eşinin yerinde olsam epey bir rahatsız olurum.
+7
wilhelmwasmuss
(21.06.26)
Senin hatan var mı bilmiyorum ama bu anneyle sen daha çok kafayı yersin bunu biliyorum.
+2
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
bi bakayım dedim, hatırladım sizin duyuruları. kendi ailenize sınır çizmezseniz daha çok sorun yaşarsınız.
0
elorelia
(22.06.26)
hocam kusura bakmayin ama kabus gibi bir annenin kabus gibi bir evladisiniz. ailenize sinir koymadiginiz surece, elalem ne der diye yasadiginiz surece bunun gibi yuzlerce olay yasarsiniz. esinize sabirlar diliyorum.
0
kassiopeia
(22.06.26)
söylüyorum hatanızı: ailenize fazla yüz vermeniz. eşiniz olsam uyuz olurdum.
0
rayde
(22.06.26)
(15)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(2)

Sim karti bir kac saatligine bir baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda sorun yaratir mi?

Mehmet Ersoz
Gecen tarife degisikligi yaptim HSBC nasil bilgi sahibi olduysa bankacilik uygulamasina girmeme izin vermedi musteri hizmetlerini arayip cozdumSimdi sim karti baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda tekrar sikinti cikar mi?
Gecen tarife degisikligi yaptim HSBC nasil bilgi sahibi olduysa bankacilik uygulamasina girmeme izin vermedi musteri hizmetlerini arayip cozdum

Simdi sim karti baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda tekrar sikinti cikar mi?
0
Mehmet Ersoz
(17.06.26)
Bazısı (belki de hepsi) cihazın değiştiğini anlıyor. Sorun olabilir. Uygulama telefonun kendisi ile eşleşiyor.
+2
orient blue
(17.06.26)
Geçen gün eski iphoneuma taktım hattımı, sonra değiştirdim. Bir sorun olmadı banka uygulamalarında.
0
elorelia
(18.06.26)
(4)

Kişilik Testi çözen var mı?

rapon
Mbti Enneagram Big5 ayrı ayrı kulvarda testler var. Nasıl değerlendiyorsunuz bu testleri ? mesela (git: kisiliktipi.com) bu üç testi birleştirmiş buna göre profil çıkartıyor. chatgpt'ye sonucu yazdığımda şaşırtıcı derecede beni yansıttığını gördüm. Yoksa sizce de astroloji gibi bir şey mi?
Mbti Enneagram Big5 ayrı ayrı kulvarda testler var. Nasıl değerlendiyorsunuz bu testleri ?

mesela (git: kisiliktipi.com) bu üç testi birleştirmiş buna göre profil çıkartıyor. chatgpt'ye sonucu yazdığımda şaşırtıcı derecede beni yansıttığını gördüm. Yoksa sizce de astroloji gibi bir şey mi?
0
rapon
(16.06.26)
kızımızın kreşinde de yaptılar bu testi. sonuçlar evet kızımın kişiliğini yansıtıyor ama zaten sonuçları sizin cevaplarınız veriyor.

astroloji ile alakası yok (inanmam) hatta biz velilere de eğitim vermişlerdi, orada da direkt bu soru sorulmuştu.

yani sevdiğiniz 5 malzeme çeşidini sayıyorsunuz, size en sevdiğiniz yemeği söylüyor gibi bi şey olarak algıladım ben bu testleri. ha ne işe yarar derseniz çocuğa yaklaşım açısından öneri sunuyor. kişilik testi sonucuna göre tip bilmemne çıktı ve mutsuzken şöyle yapın, şöyle motive olur gibi gibi yönlendirmeleri var. ama yetişkinlikte ne işe yarar bilemedim.
0
elorelia
(16.06.26)
iş için disc envanter testi doldurdum. zırva olduğuna inanıyorum.
0
inheritance
(16.06.26)
şimdi doldurdum, daha önce robotik olduğumu söylemişti psikolog arkadaşım onu bildi mesela
0
eja
(16.06.26)
saçmalık.
-1
gabe h coud
(16.06.26)
(4)

ithal marka içecek ve yiyecekleri alabileceğim yerler hk.

drako
Yurtdışındaki markalara ait yiyecek veyahut içecekleri alabileceğim yerler nereleridir? Nerede bulabilirim?
Yurtdışındaki markalara ait yiyecek veyahut içecekleri alabileceğim yerler nereleridir? Nerede bulabilirim?
0
drako
(16.06.26)
makro marketlerde farklı ürünler var yurtdışı ürünleri dahil
0
eja
(16.06.26)
Carrefour gurmelerde de bulunuyor. Özellikle içecek ve atıştırmalıklar
0
onceuponatimeonmars
(16.06.26)
elorelia
(16.06.26)
Makro market bulunduğum şehirde yok ama kargo ile geliyor mu deneyeyim.

Carrefour gurme de ilk defa duydum. Online satışında kuvvetle muhtemel eve teslimat yoktur.

Ankaraya da uzağım maalesef.

Online olarak alabileceğim bir yer yok mudur? Kısmet şarküteri hariç.
0
🌸drako
(18.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(18)

Eşim sürekli benden memnuniyetsiz, sitemli- iletişim ve heyecan azaldı, ne yapalım (5 yıl + evlilere soru)

mahmuttt
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yan
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yanda boş banka oturdum. Bu sefer eşim diyor ki neden oraya geçtin şimdi. Yani sürekli ama sürekli birşeylere sinirleniyor kızıyor.

3.5 yaşında çocuğumuz bile artık kodladı anne kızar vs diyor birşey yaparken. Bir de çocuk buna bağırınca itiyor. Hafif vuruyor vs çocuk şaşırıyor ağlıyor. Babamdan çok şiddet gördüğüm için sert tepki gösteriyorum değişen birşey yok.

ilişki desen iki yabancı gibiyiz. İletişimimiz son 2-3 senedir iyice seyreldi azaldı.

Çocuk da elbette etkiledi ama çocuk doğumuna az kala benim bir hapis sürecim oldu onda sanki kopardı tüm bağlarını gibi hissettim düşündüm. Kayınpeder öldü gibi düşün vs gibi saçma gerizekalıca teselliler yapmış. Normalde de damatlarını biraz hor gören narsist katı bir eski idareci tipi. Kendisi inkar etse de.

Bu soğukluk sevgi saygı heyecan azalması iletişim seyrelmesi 5+ yıl evlilikle mi yoksa yaşam durumları ilişkinin bir nevi depresyona girmesi mi?

İçimi dökmek ve danışnak istedim şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(14.06.26)
1. Neden insanlar size gel otur desin? Boşsa oturursunuz, neden davetiye bekliyorsunuz?

2. Yandaki banka oturmanız pasif agresif bir davranış, eşiniz kızmakta haklı.

3. Neden hapse girdiğinizi bilmiyoruz. Belki de o nedenden ötürü eşiniz gerçekten bir kopuş yaşamıştır.

4. Eşinizin çocuğu hırpalaması çok yanlış. Öfke kontrolü için tedavi görmeli.

5. 5 senede bu noktaya gelmeniz normal değil. İlişki terapisi almalısınız.
0
dasnichtsinmir
(14.06.26)
Benzer şeyler vardı çocuk yoktu. Boşanmaktan başka çözüm yok hocam o zamanlar ben istememiştim boşanmak ama şimdi dünya varmış dedim.
0
Take it away honey
(14.06.26)
take it away +1 boşanmak sizi değil ama çocuğu kurtarır.
0
sucvecezve
(14.06.26)
hocam sen belirli aralıklarla benzer duyurular açıyorsun. senin duyurularını okuduğumda abimin evliliğine benzetiyorum her seferinde. yani sevgi, saygı bağı kalmamış, olay bitmiş, o da belirli periyotlarla kriz anları yaşıyor, isyan ediyor filan ama sanki bu duruma alışmış gibi herhangi bir aksiyon almıyor. bence çözüm boşanma ama tabi bunlar büyük ve özel kararlar dışarıdan kişilerin şöyle yap böyle yap demesi ile olmaz elbette.
+5
wilhelmwasmuss
(14.06.26)
otur, acikca konus. seni mutsuz eden bu davranislarini ona soyle. sadece hayalkirikligi ve kizginlik yasayan onun olmadigini, senin de ondan memnun olmadigini goster. sikayet et durumdan. tek madur onun olmadigini anlasin, onun da sana karsi sorumluluklari oldugunu hatirlasin. hicbisey soylemeyince o kafasinda senin ne kadar vurdumduymaz, rahat, prenses gibi yasadigini falan dusunuyodur. ilk adim konusmak, saygili olmasini istedigini hatirlatmak vs. sonra bi bak nasil gidiyo, durumu degistirmek icin caba gosteriyo mu vs.
+3
sttc
(14.06.26)
Aile/ilişki terapisi gibi profesyonel bir yardım almak gerekli belki de.

Banka oturmak için niye davet beklediniz, o kısmı anlamadım. Boş yer varken gidip uzaktaki bi banka oturmanızın tepki çekmesi normal geldi
+1
elorelia
(14.06.26)
evlilik kurumu ve 5+ yıl, "biz ne alaka?" diyor şu an.
bahsettiğiniz sorunların bunlarla ilgisi yok. meseleyi genelleyerek basitleştirmeyin ve size özel sorunlarınıza odaklanın derim.
+1
lil siztah
(14.06.26)
Terapiste gitmelisiniz. Gitmek istemeyen bir taraf varsa da boşanın, evli kalıp hem çocuğa hem kendinize zulmetmeye gerek yok.
Konu özelinde, illa davet etmeleri gerekmiyor birlikte bir yere gidilmiş oturun boş yere işte, hepinizden nefret ediyorum der gibi gidip başka yere oturmaya gerek yok. Ayrıca eşiniz sinir hastası falan mı? Çocuğa neden kötü davranıyor, size olan sinirini çocuktan çıkarıyor sanırım, her iki tarafa da tedavi şart.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Ya evlilik deneyimim 0. Fakat meraktan soruyorum hic uzun bir tatile gittiniz mi yakin zamanda? Belki is hayat stresi senden cikariyordur.
0
inte17
(14.06.26)
o kucumsediginiz hapis durumu bence onemli bir.
bir insanin bir kadini en hassas oldugu an hamilelik lohusalik zamanlari. o gunlerde ne yaptiysa omur boyu ya cefasini ya vefasini cekersiniz.
ben olsam once kendi hatalarimi bir kabullenir bir de bunun icin cok ciddi ozur dilerim.
neden ve nasil oldugu onemli degil, siz bir cocuktan mesulken otadan kayboldunuz.
yine size hep kiziliyorsa bir sebebi vardir.
evlilik hakkinda veya cocuk bakimi hakkinda ne kadar bligili ne kadar ilgilisiniz. ne kadar kitap okudunuz.
3,5 yas cocuk demek ortada 3,5 senedir cok siki calisan bir kadin var demek oluyor. bunu ne kadar takdir ediyorsunuz
fakat butun bunlarda en onemlisi tabii esinizin hatasi ne olursa olsun bir yetiskin hele hele bir anne asla cocuguna siddet uygulamamali. muhtemelen bu cok sikintili donem onu tuketti eger bilincli bir anne de degilse cok zor saglikli olarak asilabilen donemler.
sizin cocugunuzun sagligi icin esinizle aranize acilen duzeltmeniz gerekiyor.
ve bunun icin biraz alttan almalisiniz.
+3
mavicorap
(15.06.26)
@sucvecezve boşanmak bu durumda çocuğu nasıl kurtarıyor onu anlamadım. kadın çocuğa da kötü davranıyormuş, adam evden gidince başbaşa kalıp kötü davranmaya devam edince iyice yalnız kalmaz mı çocuk?

ama kendiniz için boşanabilirsiniz evet. seviyorsanız öncesinde çift terapisi mutlaka tavsiye ederim, baktınız kurtarılacak bi şey kalmamış boşanırsınız.

çocuk çok fazla etkileyebiliyor, özellikle bakım yükü dengesizliği varsa başka alanlara da yayılan bir memnuniyetsizlik olarak ortaya çıkıyor, çünkü kendini sürekli haksızlığa uğramış ve yorgun hissediyor. ama hapis süreci daha fazla etkilemiş de olabilir tabi öyle hissediyorsanız. saygısı azalmış olabilir ya da utandığı veya üzüldüğü için size öfkeli olabilir. her durumda terapi iyi bi ilk seçenek bence. boşanma da ikinci bir iyi seçenek. kendi haline bıraktığınızda düzelmesi imkansız gibi bi şey
0
mezzosprite
(15.06.26)
Her şey tamam da keşke eşiniz de yazsa yaşadıklarını o tarafı çok merak ediyorum siz her seferinde duyuru açtığınızda
0
Hallegadola
(15.06.26)
10 seneyi devirmiş birisi olarak dünyayı ayaklarının altına serseniz "az öteye serseydin keşke" derler diyorum naçizane.

Evdeki gereksiz gerilimleri yok etmek ve kaynağına inmek bence erkeğin elinde, hiçbir adım atmayıp bir şeylerin düzelmesini bekleyemezsiniz.
+1
kimlanbu
(15.06.26)
bir noktada bağını koparmış eşiniz sizinle ve siz farkına varıp düzeltememişsiniz diye anladım. şimdi de o kopan bağın farkındalığı sizin canınızı acıtıyor, halbuki eşinizin canı daha önce acımış gibi.
hapis sürecinizin sebebi nedir bilmiyorum ama terk edilmişlik ve kızgınlık yaratmış ve bunu iyileştirememiş olabilirsiniz. hamilelik, lohusalık, çocuk bakımı duygusal olarak yalnız bırakılmış biri için çok zor. bazen kadınlar eşlerine olan öfkesini farkında olmadan çocuklardan çıkarıyorlar çünkü full time çocuk bakımı da ekstra bir yük ve altında ezilebiliyor. mesela onun yükünü ne kadar alabiliyorsunuz? çocuğu tek başına alıp parka çıkarıyor musunuz? hiç altını değiştirdiniz mi, yemeğini yedirdiniz mi, banyosunu yaptırdınız mı. ya da ev işleriyle ne kadar ilgilisiniz?
kısaca biri sizi övecek olsa hangi konuda överdi? ev içi sorumluluk paylaşımınız nasıl?
yukarda dedikleri gibi terapi bir seçenek. ama konuşmaya yanaşan bir eşiniz varsa terapisiz de çözebilirsiniz gibi geldi bana.
her boşan diyeni dinlemeyin. çözemezseniz değerlendirin boşanmayı.
+1
rayde
(15.06.26)
Bir tarafin surekli gunluk iletisimde memniniyetsiz, mutsuz ve sitemli olup da duzeldigini pek gormedim.Sizi uzmek istemem ama bunlar bence insanlarin kisiliklerinin bir parcasi.Degistirmeye calismak sinirli birine artik sinirli olma demek gibi bir sey.Esiniz size saygi duymuyor.

Sizin yerinizde olsam oturur rahatsizliklarimi konusurdum.En sonunda bosanmaya karar verirseniz muhtemelen kisa vadede bol aci cekersiniz ama 15-20 sene sonra iyi ki bosanmisim dersiniz.Bosanmazsaniz da kisa vadede aliskanliklar ve duzen kaynakli biraz stabilite yasarsiniz ama yillar sonra geriye baktiginizda mutsuzlukla gecen yillar gorursunuz.

Karar sizin.
+1
turkuaz
(15.06.26)
hocam sen kafanda karar vermişsin bizden teyit bekliyorsun.
0
duyuruuser
(15.06.26)
Ben evliyim ve birine boşan diye tavsiye vermek bana çok büyük bir şey gibi geliyor. Boşanmak öyle duyurudan tavsiye alarak karar verilecek kadar basit bir şey değil bence çok büyük bir olay. Bence iki insan arasındaki sevgi bağı azaldığı zaman tahammülsüzlük çok artıyor. Yani birini sevdiğin zaman onun yaptıklarına gıcık olmuyorsun bazı davranışları hoşuna gitmese bile. O sevgi bağı da bence şöyle zedeleniyor zaman zaman, bir taraf evin yükünü fazla üstlendiğinde gerçekten kendini çok yalnız hissetmeye başlıyor. Belki de eşin gerçekten evin yükünü çocuğun yükünü fazlasıyla üstleniyordur Bu da onun tahammül seviyesini azaltmaya başlamıştır ve sana olan sevgisini azaltmıştır. Eğer ikiniz de Birbirinizle iyi geçinmeye ve evliliği devam ettirmeye gönüllü iseniz Bence profesyonel yardım almalısınız. İlla ilişki terapisti değil Siz de bireysel olarak bir Psikolog yardımı alabilirsiniz. Belki de insanlar size normal davranıyordur da siz fazla Alıngan davranıyor olabilirsiniz Biz Bunu bilemeyiz Veya siz fazla Alıngan davranıyorsanız da Bunun mutlaka bir açıklaması vardır biz bunları bilemeyiz sizin yaşantınızı bilmiyoruz sonuçta. Eşinizin çocuğa sınır koymak için fiziksel müdahalesi olması şiddet içermediği sürece normal ama olay şiddet boyutuna varıyorsa Bence o kadının yine tahammül seviyesinin düşmesiyle açıklanır bu durum. Belki siz yeterince destek olamıyorsunuzdur O yüzden o da artık ne yapacağını şaşırıp bu tür yollara başvurmak zorunda kalıyordur. Dediğim gibi biz bunları bilemeyiz o yüzden Siz bu işi bir bilene sorun danışın derim.
+3
Sadece soruyorum
(15.06.26)
almanya'da adin hans olsaydi coktan bavulunu alip gitmistin. ama turkiye'deki mahmut oldugun icin kadin dul kalir, cocukla napicam, millet ne der gibi korkularin oluyor. tamamen seninle alakali bir durum kanki. ya bu deveyi gudecen yada get the hell out here diyip yol alcan.
+1
buenosdias
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-2
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(10)

Turkiyede maaslar nasil?

inte17
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sor
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.

Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sorunca "inanma insanlarin cok kucuk bir yuzdesi 70+ kazaniyor" gibi bir seyler demisti.

Simdi iki kisilik bir ciftin evine aylik 100-120k giriyorsa refahi iyidir diyebilir misin? Tekrardan soyluyorum Istanbul disi icin konusuyorum cunku Istanbulda giderlerin ekstra fazla oldugunu tahmin edebiliyorum.
0
inte17
(12.06.26)
Mavi Yaka 35 40 ortalama bence.
İlla daha yüksek alan da vardır da düşük alanlar ortalamayı aşağıya çekiyor.
Beyaz yaka da özellikle başlangıç bu civarlardadır.
0
denizciman
(12.06.26)
beyaz yaka maaşlarını yazabilirim, hangisini merak ediyorsun?

mesela mali işler departmanı için başlangıç maaşı 50k TL. uzman yardımcısı. daha azına personel bulamazsın ki biz bulamıyoruz. yönetmen maaşı 80k TL, yine onun altına bulamıyoruz. müdür maaşı 120k TL. bunlar asgari tutarlar, gerçekten de daha altına mümkün değil bulamıyoruz. kurumsal parası bol şirketlerde mali işler uzmanı 80k-120k arası, müdür 180-200k normal. direktör, grup müdürü asgari 220 ister, 250 üzeri yine normal rakamlar. mavi yakanın maaşı bir tık düşük gibi gözükse de fazla mesai ile çift maaşa yaklaşırlar.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
3-5 bin dolar maaşlar ne güzel de telaffuz ediliyor. bu elemanlar ne yapıyor ki bu kadar maaş veriliyor. şirkete katkıları ne kadar acaba. kıskanç Almanya'da ile bosch da çalışan mühendis 3000euro maaş alıyor. burda işçi 2000-2500 euro maaş alırken eylem yapmaya kalkıyor iş bırakıyor. kurlar bu kadar düşük kalmaya devam ederse yakında maaş alınacak bir iş kalmayacak herhalde.
-3
gercekdunya
(12.06.26)
şu rakam iyi midir meselesi tamamen yaşam standardınızla alakalı.
ev kira mı, okuyan çocuk var mı, tatil alışkanlığınız, dışarıda yeme içme... yani bunların hepsi etken. istanbul dışı da olsa etken. kendim için konuşursam eğer yeterli değil mesela o rakam.

www.instagram.com
-2
elorelia
(12.06.26)
yarı kurumsal diyelim 3k çalışanlı şirkette muhasebe uzmanına 50-70 bandında, sorumlu 80 -100 bandında senede 1 yarım maaş var, mesai veriliyor.
0
eja
(12.06.26)
2026 ocak ile beraber ort. beyaz yaka maasi net 50-100k arasinda, 60k'larda yogunlasmis sekilde. istanbul'da klasik levent sisli civari calisan beyaz yaka insanlardan bahsediyorum. kidem arttikca ya da yoneticilik titresi geldikce 150'lere dogru yaylaniyor.

mavi yakayi hic bilmiyorum.

tip doktoru arkadaslarimdan pratisyenler 100, asistan 140-150, uzman arkadaslarim 180+ civarinda aliyor.

memur maaslari zaten internette net yayinlaniyor. ornegin arastirma gorevlileri 100k civari, polisler 70-100k arasi vs.

yeni mezun yazilim muhendislerinde maaslar cok karisik ama 5+ yil deneyimlilerde de 120-240 arasi dalgalaniyor.
0
gitdaddy
(12.06.26)
türkiyede 60 80k maaş alan insan yüzdesi en fazla yüzde 5 olarak açıklandı. bilfen hatta özeldeki öğretmenler istanbul ankara izmirde değilse asgari ücretin biraz üstünü alıyor. özel okullarda o maaşlar yok.
kendimden örnek veriyorum. egede büyük bir ilçedeyim eşim ve ben memuruz. evimiz arabamız var. 1 çocuk var özel okula gidiyor. araç kredisi ödüyoruz. belki ayda 1 kere dışarda yemek yiyebiliriz. evden çıkmayıp mal gibi yaşarsak para birikir ki o paraylada o birikimle de bir şey olmuyor. istanbulda giderler daha pahalı tabii ki.
anadolu için konuşursak kiralar 15 40 arası değişir. araç varsa giderleri ayrıca çocuk özel okula gidiyorsa bir maaş gidelere gider. anadoluda kredin yoksa rahat yaşanır ama kalitesiz yaşanır. sonuç olarak kalitesiz bir hayatı çok pahalı yaşıyoruz. büyükşehirde de küçük şehirde de.
+2
mikahakkinen
(12.06.26)
maaşlı çalışan kesim içinde 100-120 binin ortalamanın üzerinde olduğu net. o konuda herkes hemfikirdir sanıyorum.

refah konusunda net bir fikir vermek için veriler çok yetersiz.
ailede araba var mı? çocuk var mı? aylık bu miktarı kazanan kişilerin ''refah'' kriteri nedir?
bunlar sonucu çok değiştiriyor.

çiftin kredi borcu vs si yoksa, çocuğu yoksa, 2.bir ev sahibi olma, birikim yapma gibi bir hedefi yoksa, tatil harcamaları vs pek yoksa gayet refah içindedir denilebilir.

yukarıdaki çiftten farklı olarak 2.bir ev sahibi olma fikri varsa, (afedersiniz dandik bir semtte sıçan deliğinden hallice metrekarelerde 1+1 dışında ise hedeflenen ev, o hedefe ulaştıramaz.)

çocuk varsa ve çocuğun tüm sağlık işlemleri devlet hastanesinde yapılıyorsa, çocuk herhangi bir ücret karşılığı spor, sanat, hobi, eğitim vs vs kursuna gitmiyorsa, devlet okulunda okuyorsa, farklı bir şehirde üniversite öğrencisi değilse veya özel kreşe giden okul öncesi çocuğu değilse bu çift geçinir.

çocuk varsa, çocuğun veya ailenin geleceğini garanti altına almak için yatırım/birikim yapılmak isteniyorsa, çocuğun eğitim masrafı varsa, söz gelimi özel kreşe gidiyorsa, liselere veya üniversiye giriş sınavına hazırlık amacıyla özel ders alıyorsa veya özel okula gönderilmek isteniyorsa, araba varsa, ayda 1 kez olsun, dışarda paralı bir etkinlik yapılıyorsa en basitinden tavuk dönerci harici normal ortalama, makul kalitede bir restoranda yemek yemek gibi, dengeli ve sağlıklı beslenmek için gerekli ortalama gıda tüketimi yapılmak isteniyorsa vs vs. bu çift hayatta kalamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
kimse de dememiş ki ben bu kadar maaş alırken niye geçinemiyorum diye. sadece eksiye basıp geçmişler. tr şartlarında şu anda ne kadar maaş alırsan al yetmiyor. bulgaristan da ki şirketimizde 1000 dolar maaş verdiğimiz adam öyle mutlu yaşıyor ki. her gün etini yiyor. akşam oldu mu şıkır şıkır giyinip mekana gidiyor. istediği gibi yiyip içiyor. hatta geçen hafta bir çalışan işe gidip gelmek için 600euroya pejo 206 araba almış, gayet de yetiyor.

herkes sistemin kölesi olmuş. aldığı araba, ev ile prestij sahibi olabileceğini düşünüyor. cebinin kalınlığı değilde beyninin derinliğinin önemli olduğunu bilmiyor. her neyse siz yine yanıtımı eksiye basıp, 150-200bin maaş alarak o beş para etmez güvenlikli beton evinizde oturup çakma suvlara binmeye devam edin. bunlara ulaşmak içinde borç ödeyip, ne konser, ne tiyatro, ne bir etkinlik yapıp ot gibi yaşamaya devam edin. elin yabancısı da işten çıkışta bir pub a uğrayıp bir kadeh içsin. sonra ev halkını alıp güzel bir yerde güzel bir yemek yesin. peşine de iyi bir yerde müzik dinlesin. ve bunların hepsini en azından haftada bir yapabilsin. en basiti kapı komşumuz Yunanistan'a giderseniz nasıl yaşadıklarını görürsünüz. adamlar dededen kalma evde hatta onda kalma eşyalar ile yaşıyor ama akşam oldu mu herkes dışarıda keyifte ve eğlencede. en önemlisi de insanlar gülümsüyor ve mutlu.

bunların soruyla ne alakası var diyebilirsiniz. evet bir alakası yok. sadece insanların bu kadar kanıksamış olması canımı sıkıyor.
-2
gercekdunya
(12.06.26)
satış sonrası kıdemli teknik destek mühendisine 75 - 90 bin arası vermeyi düşünen distribütör duydum.

romanya'da it support turkish speaker'a home office'te çalışırken 7000, giriş seviyesi yazılım satış turkish speaker'a 9000 lei fiyat çekiyorlar.

romanya daha çok tercih edilesi.

o yüzden bir türlü dönemedim ben de.

hiç ayrılmayacaktım belki.
0
rain when i die
(12.06.26)
(8)

Ben ev alabilir miyim? Detaylar asagida

benaslinda
Selamlar,Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kena
Selamlar,

Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kenarda bir birikmisim de yok, ne kadarlik bi ev alabilirim, ne kadar kredi cikar aylik 100k odeme yapabilirim gibi.

Yakin zamanda benzer deneyimi olan varsa duymak isterim.
Tesekkurler simdiden.
0
benaslinda
(11.06.26)
Bana 4 milyon kredi çıktı 120 ay aylık ödemesi 120.000 lira gibi bir şeydi.
Ben tercihimi 60 ay 3.5 milyondan yana kullandım, aylık ödemesi 120 civarı. 120 ay 3.5 milyonun da aylık ödemesi 90.000 lira civarı genel olarak.
Evin tamamına kredi çıkmaz. 7 milyona kadar evin %80'ine kadar kredi çıkıyor ama burada biraz da iş evi olması gerektiği tutardan gösterip göstermedikleri.
5 milyona kadar evlerde de %90'a yakın bir şey çıkabiliyor bankaya git öğren ne çıkar bana diye.
+1
denizgonen
(11.06.26)
Pesinatin yoksa olmaz. Araba satmayacaksan ayda odemek istedigin kredi tutari kadar miktari erimeyen bir varlikta pesinat olarak biriktir. Daha sonra bir iki seneye ortalama bir evi krediyle alabilirsin.
+1
osssy
(11.06.26)
Banka konut kredisiyle ev almak için iki sene kadar peşinat biriktirmeniz uygun olur.

Ya da konut finansman şirketlerine yönelin. Onların işleyiş tarzını araştırın.
+1
Mirket
(11.06.26)
finansman şirketlerinde de peşinatınız yoksa kuraya gitmek zorunda kalıyorsunuz. peşinata ihtiyacınız var :(
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(12.06.26)
İş sektör nedir acaba,iş garanti mi.
Bugün çıksanız 100 k yı ödeme durumunuz ya da 200 k maaşlı iş hılma durumunuz ne olur?
Şahsen krediyle ev aldıktan birkaç ay sonra işsiz kaldım,ve hatta iş de bulamadım.kör topal gidiyorum şu an mesela yine de. Benzer bir duruma ne gibi bir önleminiz olabilir,hesap kitap iyi yapmalısınız
+1
denizciman
(12.06.26)
arabayı satmak istemiyorsunuz ve kenarda birikmişiniz yoksa ev alamazsınız ki zaten.
0
elorelia
(12.06.26)
bir şekilde birimkim yapıp harcamaları azaltıp 70k kenara koysan her ay 2 senede 2m toplasan üzerine kredi çekip ev alırsın, krediye girmeden birşey sahibi olunmuyor 1+1 ile başla ilerde satarsın, yine üzerine ekleyip oda sayısı arttırırsın böyle üzerine koymadıkça olmuyor. kiradan kurtul ev al kesinlikle alamıyorum diye salma
+1
eja
(12.06.26)
Hocam yanlış bilmiyorsam 5 milyon'a kadar ekspertiz değeri olan evlerde %90'a kadar kredi çıkabiliyor diye bir yazı okumuştum. Ama bunu bir bankaya danışın.
0
anten
(12.06.26)
(6)

5 yaş üzeri çocuğa online veya offline oyun önerisi?

mikahakkinen
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)roblox, minecraft ..vb.
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)
roblox, minecraft ..vb.
0
mikahakkinen
(11.06.26)
linc is coming ama 5 yasindaki cocuk bilgisayar oyunu oynamamali bence
+8
pasaklıpepee
(11.06.26)
şekilli sudoku, puzzle, lego önerebilirim.
yükselen zeka setleri var.
onun dışında yazdıklarınız bilgisayar oyunları olmaz bence kesinlikle. bağımlısı oluyolar zaten sonra. ha zeka geliştirici başka bir bilgisayar oyunu vardır bilemem onu.
ekran karşıtı değilim bu arada.
+1
elorelia
(11.06.26)
"lego city undercover" lego'nun çokça esprili açık dünya oyunu. tek ekran çift kontrol şeklinde birlikte oynanabiliyor.
0
engelbert humperdinck
(11.06.26)
Çocuğa 3 yaşına kadar ekran vermedim. Arada ben bir bakıcam diyor. Açtığım çizgi filmi bile yarım saate sıkılıp kapatıyor. Ben de ekrana karşıyım ama teknoloji çağına doğan çocuklar. Beni linçleyecek adam 1 dk bile ekran göstermemeli ki gelip bana laf etmeli. Ebeveyn olupta beni anlamayacak insanda bu platformda yoktur. Ayrıca ben psikoloğum, ama mükemmel bir ebeveyn değilim. Burda bu konuda beni linçleyecek adam varsa alnını karışlarım.
0
🌸mikahakkinen
(11.06.26)
Mentalup
+1
kullanicadi
(11.06.26)
kardeşim 4 yaşındayken klavyeye bakmadan pes 4 oynuyordu. bence abartıyoruz bazı şeyleri. zekasından da bir şey kaybetmedi ilkokula başlamadan okumayı sökmüştü.

kendisini yormayacak güzel macera ya da fc vs oynayabilirsiniz birlikte bence
0
Hallegadola
(12.06.26)
(14)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Vallahi büyük konuşmayayım da iş yerinde yöneticiye ya da bir başkasına böyle osuruktan veya herhangi başka bir nedenle hediye almak benim nazarımda karaktersizliktir. Ha en az 5 yıldır iş dışında da iyi görüştüğüm iş arkadaşımdır ona hediye alırım ama onu da ofiste organize etmem bireysel alır geçerim. onun dışında şuna hediye alıyoruz afrikada kuyu kazıyoruz şunu yalıyoruz bunu emiyoruz gibi herhangi bir organziasyona da borcum var kusura bakmayın ben katılmayacağım derim. böyle yöneticiye jest gibi hareketler yapan tipten her bayağılığı beklerim mecburiyet dışında muhatap da olmam.


Herifin notu bende zaten sıfır ama senin yöneticiyle arandaki gıcık konusunu yöneticisiyle arasındaki diyaloğa yansıtıp yansıtmamak konusu apayrı. Sen adamın babasının oğlu değilsin. Senin için yöneticiye tavır alması beklentisine girmen de ayrı bir sineklerin tanrısı hikayesi.
-2
Batuhanolabilir
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(12.06.26)
(10)

Anneme kizmakta haksiz miyim?

another satisfied lover
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin co
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin cok yukseldigi icin(altin bozup verecekti) ev alma hayallerine giristi. Ben defalarca onceligim araba, hem araba hem ev borcu odeyemem daha erken ev icin oyle bir gucum yok dedim ama olmadi dinletemedim. Neyse yavastan ikna oldu ondan sonra da bayramdan sonra bak bence(bayramdan sonra vereyim demek istiyor) piyasa duser falan ki alacak araba buldugumu bilmesine ragmen tanidiktan. Bayram tam oncesi de "altin cok dustu simdi bozduramam cok zarar olur" dedi ki ben zaten altin alip altin verecegimi soylememe ragmen. Bi de araci satan tanidigini biraz oyala falan diyor sanki cok net bilgi almis gibi hemen yukselecegini. Insan akliyla alay edilmis gibi hissediyor.

100bin lira kazaniyorum ayda ve istedigim borc hepi topu 500bin liraydi.

Simdi altin bu seviyelerdeyken de ben istemem cunku asil zarar simdi olur alirsam diye dusunuyorum.

Gunlerdir kafami yiyip duruyor bu dusunce. Universite 3. Siniftan beri calisiyorum. Anneme yuk olmayayim diye gelirim dusukken gittim en ucuz bolgelerde yasayip para biriktirdim bi duzgun ev kurayim diye. Bedelli paramin cogunu kendim odedim(gerisini de babam)

Ha bi de, altin bozma borc verme konusulirken onune gelene borc verdigini anlatti iyice delirdim. Ona verdim gec odedi cok ufak parca parca odedi vs vs dertlenip durdu. Bu da bende su dusunceye sebep oldu, herkese gelince veriyor bana gelince zarar olur bozamamlar, kulagin ustune yatmalar.
0
another satisfied lover
(11.06.26)
ya ben annemden kırk yıllık sırı kalkmış çinko tabağı istedim, çok güzelmiş diye. veremem dedi kadın ya la. el istese hamuduyla verir, evladına koklatmaz bi şey. boşver bana kalırsa. ya biriktir, ya kredi çek, annenden alma.
+5
antihero
(11.06.26)
100k geliri olan biri rahatça 500k kredi çeker. çekin kredinizi, annenize bile minnet etmeyin bu saatten sonra.
+4
shadowfollower
(11.06.26)
Alınmakta haklısınız.
İnsanlar yaşlandıkça paraya düşüp böyle mantıksız tavırlar sergileyebiliyorlar. Ben olsam, keşke baştan hiç oyalamasaydın diye ufaktan çemkirir, parayı başka temin yollarına yönelirdim. Zira bu saatten sonra verse bile lafını yapacak gibi duruyor; gitti düşükten bozdurdu bilemem ne diye konuşsa, iyice tepeniz atacak.. Kısacası anneden para alma konusunu kapatıp önünüze bakın derim.
+5
lil siztah
(11.06.26)
Geçen sene akrabadan alıp bana altın borç verdi benimki. Birkaç kere darladı ne zaman ödeyeceksin diye. Topladım, iade edeceğim. Benimdi o altınlar, geri istemiyorum demez mi. Sevinsem mi, kızsam mı bilemedim. Akıl sır erdirmek mümkün değil gerçekten. Verirse alın, vermezse kafaya takmayın.
+1
auroraaurora
(11.06.26)
haklısın bence. benim annem böyle yapsa bozulurdum. hele ki imkanı varken, sağa sola altın borç verirken. imkan varsa geri bile istememeli aslında ama 500bin tl büyük rakam, anlaşılabilir. ama insan çocuğuna böyle yardım ederken altın düşer yükselir vs bu hesaplara girmemeli.
0
elorelia
(11.06.26)
annenize kızmayın. kendince "ev mi araba mı?" demiş ve mantıklı olan ev için uğraşmış.
bir de yok kazasıydı, yok değer kaybıydı, yok hız-it-serserilik diye düşünüp motor ve arabadan korkuyorlar.
imkan varsa ev almayı düşünün. gönül koymayın.
-1
MtKrt
(11.06.26)
Zamanında kararınızın arkasında durup "çok uygun bu araba kaçmaz" gibi daha kararlı davransaydınız veya gidip kredi/eminevim şeklinde ilk düşündüğünüz gibi çözseydiniz şimdi bu kadar kızgın olmazdınız.
Sonuçta anneniz sebep olmuş da olsa araba hayali suya düşen sizsiniz. Daha çok sahip çıkmanız gerekirdi ihtiyacınıza.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(11.06.26)
kimden olursa olsun dolarla, altınla para kazanmıyosanız bu şekilde borç almayın.

diğer taraftan çekin kredi basın geçin. kızmakta haklısınız ama yaş ilerleyince böyle özellik açıyor büyükler, dert etmeyin.
+4
gurur
(11.06.26)
arabanın masrafı çok, 100 bin gelirle araba alırsanız asla ev alamazsınız demeye geldim.

şirket arabası kraldır.
-2
kveldulv
(11.06.26)
icten ice haklisiniz ama bence rasyonellik beklemeyin boyle durumlarda annenizden. verirse ne ala, ama vermeyecemis gibi planlamaniz hem sizin akil sagliginiz hem de annenizle olan iliskiniz icin daha iyi.

kredi cekin, hayallerinizdeki araba standardini dusurun, daha uygun biseyler bakin, ama kendiniz halledin.
0
taurina
(12.06.26)
(5)

vatanım sensin dizi ile alakalı bir soru

elorelia
spoiler var uyarayım. şu an 6. bölümdeyim. ali kemalin ailesini bulmak için gemi ile kaçtığı dönem.dizide ailenin üvey oğlu ile öz kızları arasındaki aşk durumunu bir ben mi kafamda oturtamadım. ali kemal küçükken üvey olduğunu öğreniyor ve zamanla üvey kız kardeşine aşık oluyor. iğrenç bir durum ta
spoiler var uyarayım.

şu an 6. bölümdeyim. ali kemalin ailesini bulmak için gemi ile kaçtığı dönem.

dizide ailenin üvey oğlu ile öz kızları arasındaki aşk durumunu bir ben mi kafamda oturtamadım.

ali kemal küçükken üvey olduğunu öğreniyor ve zamanla üvey kız kardeşine aşık oluyor. iğrenç bir durum tabi ama buraya kadar anladım. ama üvey kız kardeş de öz bildiği abisine aşık gibi davranıyor, yunan komutanla onu kıskandırıyor. ama onun üveylik durumundan haberi yok. kızlar bilmiyolar abilerinin üvey olduğunu. yoksa biliyorlar da ben mi kaçırdım?
-1
elorelia
(10.06.26)
kızlar ve çocuk büyükken evlat edinmiyorlar mı zaten? ilk bölümlerde gösteriyordu. eve geldiğinde eşek kadar çocukmuş 9-10 yaşlarında gibiydi.

yine de iğrenç tabi ama kızlar biliyordu öz olmadığını.
0
yenibirgüzelnick
(10.06.26)
En başından itibaren herkes Ali Kemal'in üvey olduğunu biliyor. Kendisi de dahil.
0
evrim halkasi
(10.06.26)
Ben Cevdet komutan Ali Kemal'i bebekken buldu ve evlat edindi diye biliyorum.
O yüzden Yıldız'la aşkları bana da iğrenç geliyor.
Düpedüz ensest bu. Kan bağı olmaması bir şeyi değiştirmez.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
FİNAL SPOILER'I !!!

Ayrıca Leo'nun yaptığı da iğrençti. Kendi kuzenini öldürdü ve halkına ihanet etti. Cevdet ne olursa olsun onun babasının katiliydi.

Leo, savaşta haksız taraf olduklarının bilincindeydi, vicdanı rahatsızdı.
Ama kendi halkına ihanet etmek yerine uzaklara gidebilirdi. Savaşa katılmayıp İzmir'i terketmeliydi.

Türklerin kazanmasına çok büyük katkısı olsa da ailesine ve halkına ihanet etti.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
ilk bölüme baktım tekrar. ali kemal bulunduğunda bebekmiş. abi dediklerine göre kızlar sonradan doğmuş. ali kemal üvey olduğunu da 6-7 yaş civarı öğreniyor. kızların ne zaman öğrendiği net değil ama onlar da sonradan öğrenmiştir. yani böyle bir dizide bu ensest hikayeye ne gerek vardı anlayamadım. üvey müvey kardeş kardeştir ya. neyse bıraktım izlemeyi zaten, aşırı dramatik ve uzun bir diziydi.
+1
🌸elorelia
(11.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.