Giriş
(1)

Kapi Vizesi

rotario
selamlar,ayvalik - midilli yolculugu icin kapi vizesine basvurmak istiyorum. verilen bilgide (jalem tur), ucretin (80 EUR) evraklarla birlikte postayla nakit olarak gonderilmesi gerektigi gerekiyor.kargo paketinin icine 80 eur nakit sikistirmak bi' garip geldigi icin size de sormak istedim - buna be
selamlar,

ayvalik - midilli yolculugu icin kapi vizesine basvurmak istiyorum. verilen bilgide (jalem tur), ucretin (80 EUR) evraklarla birlikte postayla nakit olarak gonderilmesi gerektigi gerekiyor.

kargo paketinin icine 80 eur nakit sikistirmak bi' garip geldigi icin size de sormak istedim - buna benzer bir deneyim yasayan var mi?

tesekkurler.
0
rotario
(05.06.24)
jalem turu arayıp sorun, belki EFT yapma imkanı vardır.
0
co2s2
(05.06.24)
(4)

PC'de açmak için İPTV uygulaması

deadwampir
önerisi olan var mı kasmayan. not: yönetim, trt falan izliyorum yanlış anlaşılma olmasın.
önerisi olan var mı kasmayan.

not: yönetim, trt falan izliyorum yanlış anlaşılma olmasın.
0
deadwampir
(05.06.24)
kodi var ama kastırır diye düşünüyorum.
0
kimlanbu
(05.06.24)
Qm player kullanıyorum ben. Güzel
0
etna
(05.06.24)
VLC
0
Murat1407
(05.06.24)
Smarters
GSE
0
co2s2
(05.06.24)
(6)

Skt'si dolan hazır yemekler

nundu
10 gün kadar önce bir hafta yetecek kadar bu hazır ve mikrodalgada ısıtılıp yenen yemeklerden almıştım gurmepack marka, ızgara tavuk ve bulgur pilavı gibi olanlardan ama geçen hafta bi işim çıkıp il dışına gittiğim için yiyemeden kaldı, şimdi de sktleri bazılarının dündü bazılarının da bu çarşamba.Ş
10 gün kadar önce bir hafta yetecek kadar bu hazır ve mikrodalgada ısıtılıp yenen yemeklerden almıştım gurmepack marka, ızgara tavuk ve bulgur pilavı gibi olanlardan ama geçen hafta bi işim çıkıp il dışına gittiğim için yiyemeden kaldı, şimdi de sktleri bazılarının dündü bazılarının da bu çarşamba.

Şimdi tavuk riskli bir gıda ama 7-8 paket yemeği de çöpe atmak da üzücü geliyor. Dün skt'si 3 haziran olanlardan yedim bi tane sorun olmadı. Bugün de yesem mi yoksa tavukla şaka olmaz diyip totalde 1000 liraya yakın hazır yemeği atayım mı :(

www.migros.com.tr

şundan ürünler
0
nundu
(04.06.24)
tavukla şaka olmaz aman aman aman. hatta başımızdan geçen bir olay da anlatayım. eşimin işyeri yemekhanesinde kadınbudu köfteye tavuk katmışlar ve tavuk da bozukmuş. herkesin hastanelik olması bir yana, içlerinden alerjisi olan biri öldü.
0
pide
(04.06.24)
Skt bi gecede tarih değişince bozulmaz, onların toleransları var

Buzdolabında sakladıysan, açtığında kokusu ve tadı daha öncekilerle aynı ise, kötü koku, kokuda ağırlaşma yoksa yenir
0
grimavi
(04.06.24)
cok emin olmamakla birlikte son kullanma tarihinin gecmis oldugu urunlerin satildigi ozel dukkanlar var avrupa'nin bazi ulkelerinde. ya ucuza satiyorlar ya da bedavaya veriyorlar. fakat saglik riskini nasil tespit ediyorlar bilmiyorum. bazi teoriler skt'nin bir iluzyon oldugunu, yani sizi tekrar urun almaya tesvik etmek, tuketim yapmaya itmek icin oldugunu soyluyor.
0
Sour
(04.06.24)
@Sour : bahsettiğiniz dükkanlarda skt'si geçmiş ürünler mi satılıyor, emin misiniz? Türkiye'de de bazı marketler benzer şeyler yapıyor ama skt'si yaklaşmış ürünler satılıyor sadece, geçmiş olanlar değil.
0
co2s2
(04.06.24)
Sktsi geçmiş yoğurt yiyorum çok takılmam sktye ama tavuk gerçekten riske atılacak bişey değil. Gerek yok bence bu riske.
0
tuborg yesili
(04.06.24)
evet, gecmis urunler, skt'si yakin urunler, defolu urunler (mesela yanlis basim, paketleme vs.) hepsini yuksek indirimle satiyorlar. bedava verenler de var. ama dedigim gibi saglik konusunu nasil hallediyorlar bilmiyorum. belki kendi icinde ekipmanlari vardir ve kontrol edebiliyorlardir veya bir laboratuvarla calisiyorlardir, danismanlik aliyorlardir.

suradaki linklerden bakabilirsiniz bir ornegine: www.weforum.org

sirplus.de
0
Sour
(04.06.24)
(6)

Cristiano Ronaldo Manchester'a ilk transfer olduğunda sağ bek miydi?

gezegen olan pluton
Öyle hatırlıyorum ilk geldiğinde sağ bek oynuyordu, şimdi hiç kaynak bulamadım bu konu ile ilgili, öyle değil miydi?
Öyle hatırlıyorum ilk geldiğinde sağ bek oynuyordu, şimdi hiç kaynak bulamadım bu konu ile ilgili, öyle değil miydi?
0
gezegen olan pluton
(04.06.24)
Sağ açık oynuyordu, hücumcuydu her zaman. Real Madrid'e gittiğinde Messi'yi en azından gol istatistiğinde alt edebilmek için tamamen skor odaklı oynamaya başladı bence. Ferguson onu hep kanatlarda kullandı diye hatırlıyorum. Maç esnasında bazen sola alıyordu duruma göre.
0
fobfilm
(04.06.24)
sağ bek değildi. sağ kanattı. zaten beckham'dan boşalan pozisyon için oynuyordu.
oynadığı ilk maçı hatırlıyorum, ilk maçından itibaren çok istekli ve etkiliydi.
bir dönem bir kanatta ronaldo diğer kanatta nani oynadılar.
sıklıkla sol kanata da geliyordu.
real madride gidince forvet gibi oynamaya başladı. ondan önce hep sağ ve sol kanat oynuyordu manu ve portekiz milli takımında.
forvet oynamaya başlamasının tek sebebi messi ile rekabet değildi bana göre. yaşı ilerlediği için kanat oynamasının zor olacağını düşündü, uzun yıllar futbol oynama planı vardı, bu yüzden forvet oynamaya başladı.
0
abelardo
(04.06.24)
Gareth Bale Tottenham'da ilk başladığında sol bekti mesela ama Ronaldo hep sağ açık oynuyodu.
0
nundu
(04.06.24)
ronaldo'nun bek oynadığını hiç hatırlamıyorum. hep kanat/forvetti.
0
co2s2
(04.06.24)
sağ açıktı diye hatırlıyorum. forvet olmasının messi ile bir alakası yok. bu yetenekte bir adam açıkta ziyan olmasın diye düşündüler bence. çok da iyi oldu zaten
0
paintov
(04.06.24)
Ronaldo hiçbir zaman bek oynamadı.
0
pispinti
(04.06.24)
(4)

iplik ve bunu alan şirketler listesi elimde var ama stratejim ne olmalı?

charlotte blanc
elimde yurtdışından ithal getirdiğim bir iplik çeşidi var. çeşitleri diyeyim daha doğrusu.benim elime bu ipliği ithal eden şirketlerin listesi geçti. toplamda 77 tane şirket. 27 tanesi faal değil diyelim 50 tane şirket var. bu şirketlere nasıl yaklaşmalıyım? strajim ne olmalı? kar olarak arabamın be
elimde yurtdışından ithal getirdiğim bir iplik çeşidi var. çeşitleri diyeyim daha doğrusu.

benim elime bu ipliği ithal eden şirketlerin listesi geçti. toplamda 77 tane şirket. 27 tanesi faal değil diyelim 50 tane şirket var.

bu şirketlere nasıl yaklaşmalıyım? strajim ne olmalı? kar olarak arabamın benzin masrafını karşılasın şimdilik yeter. ben sektöre girmek istiyorum.

işin kötü tarafı sattığım mal ile alaklı çok birşey bilmiyorum. dediğim gibi sektöre yeni girdim. şimdilik adamların adres telefon ve maillerini toplıyorum internetten o kadar. daha kimseyi aramadım.
0
charlotte blanc
(03.06.24)
ürün kendini satan ürünse yani teknik özellikleri vs ile pazarlama aşamasında senin anlatman ya da ürünün alıcıya göre revizesi gerekmiyorsa elinde ürün olduğundan ve onlar için avantajlı olduğunu söyleyerek işe başlayabilirsin. tek tek dolaşmak elbette büyük avantaj ancak alıcıların bir arada olduğunu varsaymıyorum. çok gezmeli az ticaretli olur senin için. örneğin bu ürün birim fiyatı adamlar alırken 5 tl sen satarken 4 tl ise senden almayı deneyeceklerdir. %20 karlı alışverişi kimse reddetmez. Ancak ürünün piyasasına da hakim olmalısın. bu ürün tek başına tüketilen bir ürün mü yoksa başka ürünleri alırken bunu da mı alıyor kullanıcılar. eğer bu şekilde ise senin fiyatta uygun olman elinde diğer ürün olmadığından bir anlam ifade etmeyecektir.
Ticaretin her bir ürün ve hizmet için ayrı kuralları ve marketi var. ama şuan en kıymetli şey her biri için para. bu sebeple tek tek arayıp kendini tanıtım bu ürünün ithalatçısıyım elimde şu model marka ürünlerden var sizinle çalışmak istiyorum diyerek işe girişebilirsin. dürüstlük bu tip tedarik işinde en kıymetli şeylerden biridir. Ayrıca malın ucuz olmasından ve elinde olmasından çok bir daha eline gelip gelemeyeceğine ve devamlılığına bakar alıcılar. Sen bu işe devam edeceksek onların seni yönlendirmesi, istedikleri farklı tip model marka ürünler olup olmadığını da sorman gerekebilir. Sonuçta onlara hammadde sağlayacaksan müşterinin seni yönlendirmesi doğru. Onları dinle, onların bir ferdi, bir çalışanı gibi yaklaş, yapacağınız ticaretten onların maddiyat, zaman, prestij ya da farklı bir konuda avantaj sağlayacağına ikna et. gerisi kolay satış gerçekleşir, asıl zor kısım şimdi başlıyor, bu yaptığını devam ettirmek. fire vermeden, hata yapmadan ve bahane sunmadan. O zaman sektöre sağlam bir giriş yapmış olursun.
Hepsinden önce ne sattığını öğren. Kimsenin senin malını senden iyi tanımasına izin verme. Müşterin çoğu zaman bilgiye bakmayacaktır ama senin kendine ve elindeki ürüne saygın olsun. her şeyi bil. Her şeyini mi? EVET, her şeyini. Neden böyle dediğimi yaşayarak anlayabilirsin.
Bol şans.
0
erty_ksk
(03.06.24)
zaten kendilerinin de ithal ettiği ürünleri neden sizden alsınlar?

aklıma gelen tek şey fiyat avantajı. ithal edenlerin iki çeşit olduğunu varsayalım:

1- kendileri kullananlar
2- iç piyasada satanlar

iç piyasada satanlar için bir fiyat avantajı yaratmanız çok zor görünüyor. tahminen aynı fabrikalardan ve benzer fiyatlardan alıyorsunuz. ve anladığım kadarıyla siz bu firmaların listesini topluyorsunuz. ama toplamanız gereken ilk kategoridekiler, yani kendileri kullananlar. burada bir fiyat avantajı yaratmanız daha olası görünüyor.
0
co2s2
(03.06.24)
Co2s2 +1

Ben de kendi ithal eden adamin sizden neden alacagini anlamadim.
Daha ucuz mu? Daha kısa lojistik mi? Daha uzun ödeme süresi mi? Daha iyi kalite mi?

Bunlardan birine giriyor mu bulunduğunuz konum?
0
logisticsmanager
(03.06.24)
ufak sirketlerden basla, buyuk sirketler piyasaya yeni girmis bir oyuncu ile risk alip mevcut iliskilerini zedelemek istemez. ufak sirketlerden bi de ne kadara ithal ediyorlar, teslimat suresi nasil, kalitesi neler falan ogrenebilirsen daha uyguna teklif verirsin. kabul ederlerse teslimat yaparsin. her sey yolunda giderse orayi referans gosterip diger sirketlere yaklasirsin. o surecte de isin detaylarini ogrenirsin.
0
icim urperiyor
(03.06.24)
(6)

Mesai başlangıç tespiti

Euxinos
Kafama takıldı da mesai başlangıç saati için iş yerinin giriş turnikesi mi esas alınır yoksa masaya geçtiğiniz saat mi ? Binada turnikeden geçmemle masama varmam arasında 5 dk zaman geçiyor örneğin.
Kafama takıldı da mesai başlangıç saati için iş yerinin giriş turnikesi mi esas alınır yoksa masaya geçtiğiniz saat mi ? Binada turnikeden geçmemle masama varmam arasında 5 dk zaman geçiyor örneğin.
0
Euxinos
(03.06.24)
Turnike.
0
prole
(03.06.24)
tabi ki turnike
0
sizofren06
(03.06.24)
Turnike. Çünkü siz iş yerine girmiş oluyorsunuz turnikeden sonra.
Masası kapıya uzak birinin kapıya yakın birinden fazla çalışması saçma olurdu. İkisi de eşit süre çalışmalı.
0
michael_knight
(03.06.24)
Masaya oturma saatinizi belirleyen bir ölçme aleti yok. Cevap giriş turnikesi.
0
SiyamkedisiZorro
(03.06.24)
masaya oturduğunuzu nasıl kanıtlayacaksınız?

turnike geçişinizin log'u tutuluyordur bir yerde.
0
co2s2
(03.06.24)
Peki bende bu soruya ek bir soru sorayim. Sirkete giris turnikesinden sonra 20 dakika yürüyorum sonra bir sürü bina olan bir yerde çalışıyorum ve kendi binamın kapısında da kart basıyorum ve mesai başlatma iç kapıda baslıyor. Bunun yasal bir düzenlemesi var mı? Her gün mesaimizden 40 dakika çalıyorlar.
0
zor azizim zor
(03.06.24)
(2)

Miras hukuku yardım

fatihreis
Ananemin yeğeni tek başına yaşıyordu ve tek akrabası teyzesi olan ananem, bir tane kardeşi varmış ama resmiyette başkasının üzerine, dna testi yaptırıp mirasa konmaya çalısıyor, bu durumda ne yapılmalı?
Ananemin yeğeni tek başına yaşıyordu ve tek akrabası teyzesi olan ananem, bir tane kardeşi varmış ama resmiyette başkasının üzerine, dna testi yaptırıp mirasa konmaya çalısıyor, bu durumda ne yapılmalı?
0
fatihreis
(03.06.24)
hiç vakit kaybetmeden bu konuyu bir avukata danışın.
0
co2s2
(03.06.24)
Fikri olan var midır
0
🌸fatihreis
(03.06.24)
(2)

Fotoğraf arka plan temizleyici iOS tavsiyesi

dunyatuhaf
Merhaba , Ücretsiz uygulama var mı kullanıp memnun kaldığınız ,Photoshop room ücretsiz de kalite düşürüyor mu ?Sadece arka planı objenin arka planını beyaz veya siyah yapmak için pratik bişey arıyorum .Teşekkürler .
Merhaba , Ücretsiz uygulama var mı kullanıp memnun kaldığınız ,
Photoshop room ücretsiz de kalite düşürüyor mu ?
Sadece arka planı objenin arka planını beyaz veya siyah yapmak için pratik bişey arıyorum .
Teşekkürler .
0
dunyatuhaf
(03.06.24)
arka plandaki objeleri google photos da temizliyor, ai filan kullaniyormus. snapseed'de de manuel olarak editlenebiliyor
0
fakyoras
(03.06.24)
adobe express
0
co2s2
(03.06.24)
(3)

booking, kalacak yer rezervasyonu vs.

duyuru
türkiye'den booking'e giriş yapıp rezervasyon için kırk takla atıyoruz. ben yıllardır hep burayı kullanıyorum ama bunun dışında neresi var alternatif güvenli ve çeşitliliğin fazla olduğu. hem yurt dışı hem yurtiçi için soruyorum.ayrıca booking'e vpn'siz girip arama yaptım ve türkiye'den hiçbir yer ç
türkiye'den booking'e giriş yapıp rezervasyon için kırk takla atıyoruz. ben yıllardır hep burayı kullanıyorum ama bunun dışında neresi var alternatif güvenli ve çeşitliliğin fazla olduğu. hem yurt dışı hem yurtiçi için soruyorum.

ayrıca booking'e vpn'siz girip arama yaptım ve türkiye'den hiçbir yer çıkmıyor, eskiden böyle değildi sanki artık bu şekilde mi, türkiye'de bir yer aramak için bile vpn mi gerekiyor?
0
duyuru
(03.06.24)
Evet vpn gerekiyor aramak için de.

Ama opera tarayıcı da dahili vpn var. Çok kolay vpn açmak booking için.
0
jülsezar
(03.06.24)
alternatifi hotels.com

Booking den fiyat bakmak dışında bir şey yapmasanız iyi olur, lüks otellerden yabancı pasaport vs soranların haberleri çıktı yakın zamanda, niyetiniz sadece Türk pasaportu varken ucuza tatil rezervasyonu yapmaksa oteller sıkıntı çıkarıyor.
0
kimlanbu
(03.06.24)
otelci bir arkadaşım inatla trivago diyor.
0
co2s2
(03.06.24)
(5)

Açık denizde yüzme

peki madem
Merhaba, açık denizde yüzecek kişi için acil bir durum oluşması halinde yardımcı olacak GPS, haberleşme imkanı vs içeren mesela akıllı saat gibi dayanıklı bir cihaz var mıdır?
Merhaba, açık denizde yüzecek kişi için acil bir durum oluşması halinde yardımcı olacak GPS, haberleşme imkanı vs içeren mesela akıllı saat gibi dayanıklı bir cihaz var mıdır?
0
peki madem
(03.06.24)
Su geçirmez çantalar var, swim buoy ya da tow float deniyor

Bunun içine güvenlik için gps cihazı ya da telefon koyabiliyorsun, uzun bir yüzüş olacaksa enerji verici yiyecekler koyabiliyorsun, ayağına kramp girerse ya da dinlenmek istersen sarılıp su üstünde kalabiliyorsun, fosforlu rengi olduğu için denizde güvenlik açısından farkediliyorsun

youtu.be
www.instagram.com

Karanlık saatlerde yüzeceksen içine bir led ışık da koyabilirsin :)
www.instagram.com
0
grimavi
(03.06.24)
biraz tuzlu ama aradığınız ürün tam olarak bu.
www.garmin.com
0
qxgviper
(03.06.24)
Açık denizde iki şansınız var

1) Iridium uydu haberleşme cihazı. Farklı üreticilerden farklı seçenekler var.

www.iridium.com

2) SART (Search and Rescue Radar Transponder)

Bu cihazı aktif ederseniz 15km'ye kadar olan gemilerin radarlarında acil durum sinyaliniz görünür, bu gemiler ya yardıma gelir ya da yetkililere haber verir.
0
kimlanbu
(03.06.24)
açık denizden kastınız nedir?

cep telefonu çeken bir yerse, sim kartılı Apple Watch sizi idare eder.

cep telefonu çekmeyecekse, uydu ile yapmanız lazım. son apple watch'un uydu bağlantısı ile sos özelliği var ama Türkiye'de galiba çalışmıyor. böyle bir durumda garmin'in inreach mini2 'si işinizi çözecektir. aylık 15 dolar gibi bir abonelik almanız gerekiyor. benzer bir iki ürün daha var. ama hepsi yaklaşık aynı fiyata satılıyor ve aylık aynı parayı istiyor.
0
co2s2
(03.06.24)
garmin denizde acil kullanımı biraz zor olabilir. devan spot olsa gerek.

www.findmespot.com

denizle şaka olmaz bu arada:)
0
unabomber
(04.06.24)
(1)

Volvo özel servis tavsiyesi

sonhakan
Maltepe kartal pendik Tuzla..
Maltepe kartal pendik Tuzla..
0
sonhakan
(02.06.24)
bende de volvo vardı ve Kartal'da oturuyorum. uzun uzun araştırdım, maslak'taki kardeşler otomotiv'de karar kılmıştım. diğerleri güvenilmez gelmişti.
0
co2s2
(03.06.24)
(4)

alacağını alamamak

yetkili birine benzeyen abi
bir yıldır freelance çalışıyorum.yeni şirket kurmuş eski bir iş arkadaşım benimle bir projede çalışmak istedi.iş olursa bu kadar alırım, olmazsa şu kadar alırım diye whatsapp üzerinden pazarlık yaptık. ve kendisi iş olmazsa eğer ödemeyi 1 ay içinde yapabileceğini söyledi, ben de kabul ettim.aradan 3
bir yıldır freelance çalışıyorum.
yeni şirket kurmuş eski bir iş arkadaşım benimle bir projede çalışmak istedi.
iş olursa bu kadar alırım, olmazsa şu kadar alırım diye whatsapp üzerinden pazarlık yaptık. ve kendisi iş olmazsa eğer ödemeyi 1 ay içinde yapabileceğini söyledi, ben de kabul ettim.

aradan 3 ay geçti. ödeme yok. bir yerden ödeme bekliyorum bahaneleriyle beni oyalıyor. bu onun sorunu ve isterse bu ödemeyi çok rahat yapabilir, onun için çok büyük bir meblağ değil.

neyse kendisine 1 hafta içinde ödeme yapmazsan yasal yollara başvuracağım diye mesaj attım.

1-icraya başvurursam ne kadar sürede sonuçlanır? (whatsapp yazışmaları delil olarak kabul ediliyormuş)
2-bu işi icra ve mahkemeye başvurmadan çözebilir miyim? (eski iş arkadaşım ama samimiyetim yok)
0
yetkili birine benzeyen abi
(02.06.24)
eğer kesin olarak yasal yollara başvuracaksan en kolayı avukata vermen. senin yerine uğraşır. icra takibine itiraz ederse çok uzar süreç
0
paintov
(02.06.24)
icraya vermekle avukata vermenin farkı ne?
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(03.06.24)
avukat sizden para isteyecektir. kazanılacak paranın yüzde bilmemkaçını ister mesela.
0
co2s2
(03.06.24)
avukat size hizmet vereceği için para alacaktır. ama avukatsız yaparsanız alacağınıza kavuşamayabilirsiniz veya çok uzun sürelerde kavuşabilirsiniz. bütün işlemleri şahsen yapmanızda bir engel yok.
0
paintov
(04.06.24)
(3)

NBA play-off maçları tekrarı

prole
Nerede? Saat kaçta? Canlı yayın gece 3.30-5.30 arası. Sonrasında tekrarını nasıl izlerim?
Nerede? Saat kaçta? Canlı yayın gece 3.30-5.30 arası. Sonrasında tekrarını nasıl izlerim?
0
prole
(27.05.24)
Gün içerisinde S sport ve sport 2’de tekrarları oluyor.
0
kaptan memo
(27.05.24)
ssport'un app'inde oynanmış maçları istediğiniz zaman tekrar izleme özelliği vardı (video on demand) şimdi durum nedir bilemiyorum ama google watch nba full games falan gibi bir arama yaparak, maçları İngilizce de olsa izleyebileceğiniz bir site bulabilirsiniz.
0
co2s2
(27.05.24)
tam ozeti degil de genisletilmis ozeti izlemek isterseniz ben freedawkins adli youtube kanalindan izliyorum.
0
turkuaz
(27.05.24)
(4)

Bu fotodaki meyhane neresi?

co2s2
(git: https://imgur.com/a/WPJ8bw1)https://imgur.com/a/WPJ8bw1elimizde başka bilgi yok. hangi YouTube videosu olduğunu da bilmiyorum. bir arkadaş sordu. ona da misafirleri sormuş. var mıdır bilen?
(git: imgur.com)

imgur.com

elimizde başka bilgi yok. hangi YouTube videosu olduğunu da bilmiyorum. bir arkadaş sordu. ona da misafirleri sormuş. var mıdır bilen?
0
co2s2
(24.05.24)
Cumhuriyet meyhanesi, kesin bilgi.
0
Bruce
(24.05.24)
Cumhuriyet Meyhanesi.
Bruce benden hızlı davranmış, ben de kanıt göndereyim bari :)

maps.app.goo.gl
0
michael_knight
(24.05.24)
sağ altta bahar yazıyor. bahar dizisinden bir görüntü.
0
jülsezar
(24.05.24)
biz sürekli olarak cumhuriyet meyhanesinin diğer sokaktaki girişine odaklanmışız. cumhuriyet meyhanesi doğru bilgi.
0
🌸co2s2
(27.05.24)
(3)

en ağır saçmalayan spor programı hangisi?

duyurukullanıcısı
maçı izlemedim ama sırf geyik olsun diye bir spor programı izleyesim var
maçı izlemedim ama sırf geyik olsun diye bir spor programı izleyesim var
0
duyurukullanıcısı
(19.05.24)
Beyaz futbol, b tv, Batuhan Karadeniz’in programı var
0
olaylar olaylar
(19.05.24)
dün tamamen yanlışlıkla Batuhan Karadeniz'le ümit karan'ın olduğu programı 15 dk falan izledim. sanırım hayattan bir daha keyif alamayacağım.
0
co2s2
(20.05.24)
beyaz futbol ve batuhan karadenizin olduğu. en sevdiklerim :d gece uyurken falan bile açıyorum, onlar bağıra çağıra ben uykuya dalıyorum :)
0
numlock
(20.05.24)
(11)

Lig manipule ediliyor mu sizce?

lapaz
Gs'nin 10 kisi rakipten gol yemesi beni cok sasirtti da. Acaba son hafta da reyting yuksek olsun diye mi boyle planlandi?
Gs'nin 10 kisi rakipten gol yemesi beni cok sasirtti da. Acaba son hafta da reyting yuksek olsun diye mi boyle planlandi?
0
lapaz
(19.05.24)
Yooo. Galatasarayliyim, Fenerbahçe maça çok iyi calismis bir kere. Sonrasında okan buruk klasik olarak "gol yemeden değişiklik kurana aykiri" olayini yapti. Gol geliyorum diyordu.
70 dakika on kişi olan ekibe baktı sadece. Sonra klâsik gol yiyen önemli Maç okan buruk modunu açtı, kenarda tuttugunu sahaya attı herhangi bir taktık olmadan.
Hocayı sevsem de olay budur. Fenerbahçe çok çok daha üstün oynadi.

Dediğiniz bana Fenerbahçelilerin lig manipule ediliyor demesi gibi geldi. Futbolda böyle olaylar cok, olur yani.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
hayır.

5-6 yaşımdan beri futbol izliyorum.

profesyonel olarak da işin içinde yer aldım farklı kademelerde.

taraftarların önemli bir kısmı akıl hastası. daha doğrusu konu futbol olunca deliriyorlar.

"lig temiz" diyemem ama öyle şampiyonluğu şundan alalım buna verelim filan öyle bir şey yok asla.
0
mark greg sputnik
(19.05.24)
Beşiktaş 10 kişiyken defalarca Fenerbahçe'yi yendi.
Bahsettiğiniz senaryo ütopya.
0
HellKeePer
(19.05.24)
Gs'liler bütün hafta 3 atacaz 5 atacaz diyordu. Derbilerde kim 3-5 atacaz diyorsa yenilip dersini alır. Bunlar kurgu değil murphy kanunları biraz. Neredeyse her sene görürüz bu tarz şeylerden.
0
ilgeru
(19.05.24)
Reyting olayını düşünüyordum ben de ama farkı biraz fazla açtılar o yüzden vazgeçtim. Evet, manipüle ediliyor o kesin ama 10 kişi kalan rakibine şut çekemeden kaybetmesi ile son haftaya heyecan bırakmaya yönelik bir manipülasyon yok. Konya maçına mı heyecan bırakacaklar? Bizim Fenerbahçe grubunda "acaba?" diyen 1 kişi bile yok mesela.

Bu arada sadece süper lig değil, alt liglerde de durum rezalet. Çok pis bahis dönüyor sanırım. 2. ligden falan videolar düşüyor bazen. Skandal.
0
nawar
(19.05.24)
ligde var avrupada var ama bu maç özelinde yok
0
paintov
(19.05.24)
hemde gözümüze soka soka var. bir takımın federasyonundan hakemine haftalardır nasıl ittirildiğini, nasıl kollandığını bütün dünya görüyor.

reyting işine gelince lig tamamen yayıncı kuruluşun istediği gibi oynanıyor. hiç ligin ilk haftası veya ikinci üçüncü haftası oynanan fb-gs maçı gördünüz mü? hep son haftalara konuyor bu maçlar. neredeyse tüm avrupa ligleri bütün maçlarını aynı gün aynı saate alıyor bizde buna bile zor izin veriyor yayıncı.
0
my fault
(19.05.24)
Gsnin oyunu bazı şeyleri gösterdi zaten, ts nin fb karşısındaki oyununa bak gs ye karşı oyununa bak. Hakemlere girmeye gerek yok
0
olaylar olaylar
(19.05.24)
Bu lig onlarca yildir GS lehine manipule ediliyor zaten. GS Anadolu'dan puanlari toplayip sampiyon oluyor. 90lardaki derin devletten tut, Fetullah'a, son olarak AKP'ye surekli guc odaklarina biat eden, kedi gibi yanasip kendini sevdiren, yanak oksattiran kuluptur gs. GS'in Anadolu takimlariyla maclarini uyuklamadan izlemek imkansiz, rakiplerde ne bir hirs var ne bir mucadele. Play-off lafini duyunca zaten o yuzden cildiriyor GSlilar, play-off ve yabanci hakem laflarini duyunca duvarlari yumruklarlar sinirden. CUnku rakibini birebirde yenemeyecegini biliyorlar. Tum Anadolu'yu arkasina alarak, her zamanki gibi onun bunun ittirmesiyle kupa alabilirler ancak. CUnku bu ligde ayni topu oynamiyor ANadolu takimlari GS'ya karsi. En basitinden bu seneki SUmudica'nin, Ibrahim Uzulmez'i, Trabzon maclarini hatirlarsiniz. FB macinda taca itiraz ederken sinir krizi gecirip agizlarindan kopukler sacan adamlar GS maclarinda kulubede yatip uyukluyor mesela:)
0
freedonia
(20.05.24)
kim kimi manipüle etti? yazmak istediğinizi anlamak mümkün değil.

diyorsunuz ki, son hafta çok reyting olsun diye, gs'nin fb'ye yenilmesini istediler. yayıncı kuruluş ve federasyon bunu istedi. peki bunun için ne yaptılar? Fenerbahçe'nin yenmesi için Fenerbahçe'ye kırmızı kart gösterdiler. gs'li topçular da, hayır bize böyle bir talimat geldi, hakem fb lehine karar vermesi gerekirken bizim lehimize kararlar verip duruyor dediler ve bilerek atak yapmadılar. doğru mu anlıyorum?
0
co2s2
(20.05.24)
gs kendi evinde şampiyonluk kutlamak varken fbye yenilip bu sıkıntıya girmek istemez.
lig temiz değil dünya için böyle zaten.
0
mikahakkinen
(20.05.24)
(5)

Beyaz tişörtten çay lekesi çıkarmak

dilili
Yeni aldığım beyaz tişörtüme ikinci giyişimde çay damlattım. 2 kere yıkadım, internette gördüğüm karbonatı macun haline getirip sürme işlemini de denedim ama bana mısın demiyor. Böyle kaldırıp bakıyorum tişörtü, tam orta yerinde silik bir çay damlası... Ne yapsam çıkar? Çamaşır suyuna mı batırsam si
Yeni aldığım beyaz tişörtüme ikinci giyişimde çay damlattım. 2 kere yıkadım, internette gördüğüm karbonatı macun haline getirip sürme işlemini de denedim ama bana mısın demiyor. Böyle kaldırıp bakıyorum tişörtü, tam orta yerinde silik bir çay damlası... Ne yapsam çıkar? Çamaşır suyuna mı batırsam sizce? Daha mı fena olur?
0
dilili
(17.05.24)
doğrudan kuru temizleciye verin. bazen lekeyi çıkartmak için yapmaya çalıştığınız şeyler daha beter sonuçlar doğuruyor.
0
co2s2
(17.05.24)
beyazlar için olan leke çıkarıcılardan dene.
0
elorelia
(17.05.24)
asperox ve çamaşır suyu iş görür.
0
jelly bear
(17.05.24)
rossmana git leke çıkarıcı bölümüne git oradan çay leke çıkarıcı al talimatları olduğu gibi takip et
0
EXXE01
(18.05.24)
jepa
(18.05.24)
(3)

bacakta aniden oluşan yaramsı şey

tabudeviren
https://prnt.sc/a9T7fG38zuOSbu nedir? bazen oluyor böyle.bir şey ısırdı kaşıdım desem, o da yok.kaşımadım..
prnt.sc

bu nedir? bazen oluyor böyle.
bir şey ısırdı kaşıdım desem, o da yok.
kaşımadım..
0
tabudeviren
(17.05.24)
Bazen bende de aynı bölgede oluyor. Farkında olmadan uykuda kaşınmış olabilir, pantolon/çorap sürtünmeden ufak ufak tahriş etmiş de olabilir.
0
orient blue
(17.05.24)
çorap ile ilgili olabilir. lastiği sıkı bir çorabı uzun giydiyseniz olabilir. bu arada şekerinize baktırın bence.
0
co2s2
(17.05.24)
hep ayni yerde oluyorsa psoriasis başlangıcı olabilir. stres de olabilir.

edit: sanırım kuruluk vs. problemi var. resimde çorabın üst kısmında kepeklenme veya döküntü var. kullandığınız duş jeli, sabun, deterjan, yumuşatıcı, saç kremi, jöle vs..dan olabilir mi?
0
buenosdias
(17.05.24)
(6)

biri istanbul'da biri ankara'da olan iki -çocuklu- aile nerede buluşabilir?

elorelia
önemli nokta iki ailede de 2 yaşında bir çocuk var. iki ailede de araba var ancak çocuklarla uzun yol yapmak istemiyoruz. yani orta noktada buluşmak, bi hafta sonu kaçamağı yapıp evlere dağılmak istiyoruz diyelim. bolu abant dediler ama orada otel var mıdır, ne yapılır, çocukla nasıl vakit geçirilir
önemli nokta iki ailede de 2 yaşında bir çocuk var. iki ailede de araba var ancak çocuklarla uzun yol yapmak istemiyoruz. yani orta noktada buluşmak, bi hafta sonu kaçamağı yapıp evlere dağılmak istiyoruz diyelim.

bolu abant dediler ama orada otel var mıdır, ne yapılır, çocukla nasıl vakit geçirilir kimse bunu bilmiyor.

var mıdır önerisi olan?
0
elorelia
(17.05.24)
öncelikle istanbul ailesi, istanbulun neresinde oturuyor? avcılar, beylikdüzü, büyükçekmece falansa onların istanbuldan çıkması zaten 1.5-2 saat sürer :)

öte taraftan bolu mantıklı, oteller de var yemeği de güzel, yedigöller falan.
0
numlock
(17.05.24)
abant'ta bildiğim kadarıyla çok güzel bungalovlar var. çocuklar da doğayla haşır neşir olur mis gibi ama onun dışında bir şey yok. belki eskişehir eğlenceli olabilir ama ankara ekibi torpilli olmuş olur:)
0
wild honey suckle
(17.05.24)
Eskişehir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.05.24)
Binin hızlı trene Eskişehir'de buluşun. Çocuklar için de değişiklik olur tren yolculuğu. Ben o yaşta trenle seyahati çok severdim ki düz mavi trendi.

Eskişehir'de de Sazova parkına gidersiniz çocuklar için iyi baya
0
nundu
(17.05.24)
nokta atışı bir yer öneriyorum: bolu'da gazelle otel. hem otel iyi, her şey dahil hizmet veriyor hem de çocuklar için birçok oyun alanı, hayvanlar, park vs mevcut.

zaten genelde çocuklular tercih ediyor burayı.
0
noxie
(17.05.24)
mantık olarak en orta yer bolu
0
co2s2
(17.05.24)
(4)

metal profillerden anlayan var mı?

istististist
https://soz.lk/i/aydz15dnilk defa böyle bir profil gördüm. malzeme: alüminyumnormal profillerden farklı olarak, iç-orta kısmında, bir blok daha var. bu profillerin özel bir adı var mı?
soz.lk

ilk defa böyle bir profil gördüm.

malzeme: alüminyum

normal profillerden farklı olarak, iç-orta kısmında, bir blok daha var.

bu profillerin özel bir adı var mı?
0
istististist
(17.05.24)
@dissendium;

Yanıt için teşekkür ederim hocam.

Ortaya desteğin ne şekilde atıldığını biliyor musunuz? Kaynak mı yapıyorlar acaba destek parçasını?
0
🌸istististist
(17.05.24)
makineden* direkt o şekilde çıkıyordur büyük ihtimalle.
0
inheritance
(17.05.24)
Anladım, çok teşekkür ederim.

Peki bu "destekli kutu profilin" bir tarafı düz iken, diğer tarafının neden tırtıklı olduğu konusunda bir fikriniz var mı? (tırtıklı kısım fotoda görünüyor)
0
🌸istististist
(17.05.24)
tırtıklı kısım için 2 tahminim var -> hem mukavemet sağlıyor olması, hem de estetik olarak bu tarafın kullanılabilecek olması.
0
co2s2
(17.05.24)
(5)

Gitar calmayi ogrenmek icin yazilim

KidLazer
SelamlarCok sacma ama bi kitap okuyorum ve uzun yillardir gitar ogrenme konusundaki niyetimi tetikledi:)Aslinda 10 yasimda bir muddet klasik gitar kursuna gittim. Sonra aldigim elektro gitarlarla ufak ufak kendimi gelistirdim. Seviye olarak amiyane tabirle cokca bilinen thrash metal turundeki parcal
Selamlar
Cok sacma ama bi kitap okuyorum ve uzun yillardir gitar ogrenme konusundaki niyetimi tetikledi:)
Aslinda 10 yasimda bir muddet klasik gitar kursuna gittim. Sonra aldigim elektro gitarlarla ufak ufak kendimi gelistirdim. Seviye olarak amiyane tabirle cokca bilinen thrash metal turundeki parcalari calabiliyorum ve riffleri dinleyerek bulabiliyorum, orta seviye sololari halledebiliyorum. Ornek verecek olursam ornegin MoP solosu gorece agir olsa da kusursuza yakin calabilirim. Bir ara kafayi kirip tornado of souls solosunun bir kismini da cikarmistim ama bi friedman ya da broderick olmadigimdan gerisi cikmadi:)

Elde cillop gibi bir schecter mevcut ancak is dolayisiyla ozel ders alacak zamanim yok
Bu sebeple bana dogru pratik yaptiracak antremanlari duzenli takip ettirecek bir pc programi ariyorum
Butce sikintim yok o yuzden ne varsa uzerime atabilirsiniz. Nota okumakla kafayi dolduramam sarko yazmicam neticesinde o yuzden tab kafasindayim

Bir de bu isle ilgilenenler bana kulaklikla nasil setup yapabilecegimi aciklasa cok sevinirim. Amfi blackstar core10

Tesekkur ettim
0
KidLazer
(17.05.24)
Rocksmith+ olur mu acaba bilemedim
0
aguen
(17.05.24)
bende yeni elektro gitara başladım, yousician güzel bir uygulama tavsiye ederim. pratik için oldukça işe yarıyor. sana tabları gösteriyor ve seni dinleyerek hangi tablara notalara doğru bastın gösteriyor, hızı yavaşlatıp arttırabiliyorsun.
0
amour fou
(17.05.24)
"Nota okumakla kafayi dolduramam"

ilerlemenizi engelleyecek en büyük önyargınız bu.

Ben de benzer durumdayım, gitara 20 sene önce başladım, aktif olarak çaldığım bir kaç sene, bilindik metal guruplarının sweep picking içermeyen sololarına kadar çalabiliyordum ama nota bilgim olmadığı için tıkanıp kaldım, doğaçlama yapamam, soliste göre transpoze yapamam, bir akorun farklı varyasyonlarını çalamam, bulamam çünkü teorik bilgim sıfır.

Eğer gerçekten hakkını verecekseniz nota bilgisi şart, ben sadece arada tablara bakarak bir şeyler çalayım derseniz de ben online songster kullanıyorum, aylık üyeliği 15-20tl civarı.

Alıştırmalar için hangi teknik için alıştırma lazımsa youtube'da milyon tane var, legato mu, sweep picking mi, hızlanma mı, temiz çalma mı, akor geçişleri mi vs..

Sadece amfi ile, daha doğrusu elinizdeki amfi ile istediğiniz tonu almanız zor. Harici ses kartı + guitar rig ile kulaklıkla istediğiniz gibi oynarsınız. (ben şu saçma masraflarım bitince BOSS GX100, GX1000 arasında seçim yapacağım, ses kartı bana gelmez).
0
kimlanbu
(17.05.24)
yazılım ilk kez duyuyorum .. YouTube 'da trilyon tane eğitim videosu vardır. öyle takip edin bence.
0
co2s2
(17.05.24)
yazılımdan kastım chapter'lar halinde pratik yaptırsın vs şeklinde. youtube'taki videolarda parmak konumlarını anlamak güç olabiliyor
0
🌸KidLazer
(20.05.24)
(2)

Konsantre Meyve Suyu

rock n roll
Meyve sularının içeriğinde elma suyu konsantresi, üzüm suyu konsantresi gibi yazılar oluyor. Bu sağlıklı bir şey mi? Konsantre olması faydalı mı?
Meyve sularının içeriğinde elma suyu konsantresi, üzüm suyu konsantresi gibi yazılar oluyor. Bu sağlıklı bir şey mi? Konsantre olması faydalı mı?
0
rock n roll
(13.05.24)
değil
0
jelly bear
(13.05.24)
benim anladığım, konsantre demek meyve suyunun içinden düz suyun buharlaştırılması sonrasında kalan şey. yani teorik olarak çok da kötü bir şey değil gibi duruyor. sonradan içine su koyup tekrar meyve suyu yapıyorlar. neden önce konsantre haline getirip sonradan meyve suyu yapıyorlar tekrar bilmiyorum.
0
co2s2
(13.05.24)
(8)

Macbook Pro mu yoksa Macbook Air mi almalı?

MaNOfTheYear
Windows'dan bıktım. Windows işletim sistemi kullanan laptoplar vasat. Mavi ekran ya da donanımsal sorunlar oluyor ki ben en iyi ve en pahalı laptopu almıştım zamanında. verilen paranın hakkını karşılamıyorlar.Outlook, Teams, arada bir film izlemece ama uzun süre kullanım için Macbook pro mu almalıyı
Windows'dan bıktım.

Windows işletim sistemi kullanan laptoplar vasat. Mavi ekran ya da donanımsal sorunlar oluyor ki ben en iyi ve en pahalı laptopu almıştım zamanında. verilen paranın hakkını karşılamıyorlar.

Outlook, Teams, arada bir film izlemece ama uzun süre kullanım için Macbook pro mu almalıyım yoksa macbook air mi? Macbook air'de Fan yok biliyorsunuz değil mi?
0
MaNOfTheYear
(08.05.24)
hocam ikisinin arasındaki temel fark şu; biri daha çok sabit yerlerde kullanılmak için, diğeri sürekli taşımak için. ben olsam pro alırdım ama laptopu sürekli bi yere götürecekseniz air al. ha pro da taşınıyor gayet ama air kadar konforlu değil tabi.
0
numlock
(08.05.24)
film deyince, 14" mbp'lerde olan mini-led ekran gerçekten iyi. Hoparlörleri de harika. Geçenlerde düz m3'lü olanını çıkarmışlardı aslında ucuzlatmış oldular.

Fakat 13 veya 15" macbook air de her işini görür. Ekran ve hoparlör o kadar müthiş olmasın dersen(giriş çıkışlar da farklı tabii usb-c sayısı, hdmi, sd kart okuyucu, magsafe vs.) veya daha ucuz diye Air de tercih edilebilir. Air de kötü değil sadece MBP'ler daha iyi.

M1 macbook air favori laptopumdu, evde de masaüstü PCm vardı, komple mobil bi cihaza geçmek istediğim için birkaç yıl önce hepsini satıp 14" Macbook Pro (m1 pro) aldım ve çok memnunum.
0
nhk ni youkosu
(08.05.24)
sorunuza cevap olmasa da ipad pro 13" ve ipad air 13" çıktı bu arada.
mail yazması zor gelmezse ya da keyboard da alınacaksa düşünülebilir ...
0
panamera
(08.05.24)
Aynı soruyu 3-4 yıl önce sormuştum. Ben pro eşim de air aldı aynı zamanlarda. Şimdiki aklım olsa kesinlikle air alırdım.
0
but that was just a dream
(08.05.24)
bu kullanım senaryosunun cevabı air hocam. hatta ikinci el temiz kullanılmış, garantili bir air. bu bahsettiğim tarzda bir ürünü sıfırından 10-12k daha uyguna bulabilirsin. bütçe 'hiç' problem değil diyorsan en iyisini al tabii
0
kel aynak kusu
(08.05.24)
Güç lazım olacaksa air üzebilir cpu ısınınca throttle yapıyor başka yolu yok zira.

pro ve air arasında da yandım allah bi boyut ağırlık farkı yok artık pro aldım taşırken öldüm gibi bi vaziyet yok m2 sonrası için.

Ben genelde audio/video/motion/3d iş yaptığım için fansızlık ölüm gibi geliyor bana, tamam yine çok güzel makineler yine iş yaptırıyorlar da bütçe varsa pro alınır geçilir rahat edilir gözüyle bakıyorum.
0
hedep
(09.05.24)
ikisi de var. air hafifliğiyle pro kapasitesi ekranıyla daha iyi. anlattığınız şekliyle size de pro daha iyi gider bence.
0
nic cage
(09.05.24)
eskiden air güçsüz ve sadece sürekli seyahat edenler için bir çözüm gibi duruyordu. ofis için anlamlı değildi. ama 2-3 senedir artık air'ler daha güçlü ve kullanışlı. ofis işleri için fazla fazla yeterli. pro'ya kesinlikle gerek yok. daha önce iki kere pro almıştım, şimdi air kullanıyorum.
0
co2s2
(09.05.24)
(4)

Kuru Et Nereden Alınır?

eisberg
Atıştırmalık niyetiyle kuru et almak istiyorum. Sanırım Boşnaklar bu işi iyi yapıyormuş. Bir iki defa şarküteri markalarının ürünlerini aldım ama beğenmedim, üstelik içersinde çok fazla katkı maddesi var. Ankara’da elden alabileceğim ya da kargo ile satan bir yerler var mı bildiğiniz?Danke
Atıştırmalık niyetiyle kuru et almak istiyorum. Sanırım Boşnaklar bu işi iyi yapıyormuş. Bir iki defa şarküteri markalarının ürünlerini aldım ama beğenmedim, üstelik içersinde çok fazla katkı maddesi var. Ankara’da elden alabileceğim ya da kargo ile satan bir yerler var mı bildiğiniz?

Danke
0
eisberg
(08.05.24)
Fiyatları bilmiyorum ama şef Sidar Budak 'ın sitesi. Güvenilir ve kalitelidir
www.etineniyisi.com
0
etna
(08.05.24)
beef jerky istanbul diye aratinca soyle bisey cikiyor:
www.instagram.com

aradiginiz sey "jerky", baya lezzetli doyurucudur, severim..
0
cooperr
(09.05.24)
kendinizde yapabilirsiniz yazın yapımı cok basit.
www.youtube.com
0
sizofren06
(09.05.24)
beef jerky ile kuru et kesinlikle aynı şey değil. Istanbul'da olsanız pendik sapanbağları'nda her bakkaldan alabilirsiniz mesela. Ankara'da balkan göçmenlerinin sıklıkla oturduğu bir mahalle varsa, oraya gidin.
0
co2s2
(09.05.24)
(10)

Futbol

el conquerador
Artık kaleciler topu dikmek yerine, ceza sahasından paslaşarak çıkıyorlar. Bu taktik kimin icadı?
Artık kaleciler topu dikmek yerine, ceza sahasından paslaşarak çıkıyorlar. Bu taktik kimin icadı?
0
el conquerador
(02.05.24)
Hep yok muydu zaten?
0
Mirket
(02.05.24)
daha öncesini bilmiyorum ama yaklaşık 20 yıl önce as roma'da doni adında bir kaleci vardı, eliyle oyun kuran ilk onda görmüştüm.
0
g7mor
(02.05.24)
Çünkü artık top, topu ileri şisirip %50 şansla ona sahip olmaya kıyasla çok daha değerli.
0
makbur
(02.05.24)
Guardiolalı Barcelona’da çok sık görüyordum ama öncesinde de vardı tabi
0
olaylar olaylar
(03.05.24)
"Top çok değerli" +1

Ayağı iyi ve presten çıkabilecek stoper varsa hem rakip takımı öne çekip pasla hızlı şekilde rakip sahaya yüklenilebiliyor hem de hava topu mücadelesinden daha garanti. Gerekirse yine dikersin topu defanstan ileri ama en azından rakip takım senin sahana yüklendiği için daha şanslı bir durum.

Tabii her zaman, her takıma karşı ve her savunma ekibi ile yapılabilecek bir şey değil. O yüzden bizim ligde birkaç senedir görüyoruz.
0
nawar
(03.05.24)
guardiolanın işi. geriden oyun kurmada onun işi. son 4-5 yıldaki neredeyse çoğu radikal değişiklik pepin kel başının altından çıkıyor
0
avatar is back
(03.05.24)
sadece bir kişinin icadı değil, yıllardır olan bir şey. geride pas yapabilen bir topçun varsa, topu dikip de alırsan ne ala, yoksa kazanmaya çalış, bu arada it gibi koş mantığından uzaklaşıyorsun. bunun sebebi de, artık takımların geride daha fazla oyuncuyla oynamaları, bu yüzden de topu diktiğinde ileride topu kazanma ihtimalinin azalması. ama paslaşarak çıktığında bol topçuyla geride bekleyen karşı takımın geriye yaslanma olayını çözebiliyorsun, rakip ufak ufak ileri çıkmak zorunda kalıyor.
0
co2s2
(03.05.24)
bu olay barcelona ve guardiola ile yayılsa da guardiolanın bielsadan etkilendiği söylenir.
0
mikahakkinen
(03.05.24)
eskiden daha bodoslamaydı bu işler. kaleci hedef gözetmeksizin topu havaya dikerdi. hatta eskiden (80'ler) bizim kalecilerin degajı orta sahayı zor geçerdi. kornerler de keza ortaya doğru vur gitsin şeklinde yapılıyordu. artık çok daha verimli kullanılmaya çalışılıyor toplar.
0
lazpalle
(03.05.24)
hava topu ile fiziksel mücadeleyi arttırarak forvetin yıpranması yerine forveti yormadan topu 3. bölgeye paslaşarak götürmek amacı yatar bu oyun sebebinde. Mucidi değil ama geliştiricisi guardioladır. topu beklere fazla taşımamak gerekir pres yersen ve kaptırırsan baskıya gelen rakip golle burun buruna gelir. Stoperleri arasına becerikli bir 6 numara atmak gerekir. bu 6 numara topu hem saklar gerekirse faul alır kaptırmaz ve topu nereye yönlendireceğini iyi bilir. eğer ki takım ileri çıkarken top kaptırılırsa tekrar baskıyı presi iyi başlatır. 6 numaran yoksa oyun kuramazsın topu şişirirsin modern futbolda adım attırmaz rakip sana bu şekilde. vs.vs.
0
iiiiiiiiiiii
(03.05.24)
(1)

Ses yapmayan karyola tipi

afordismansalihinis
Hangi tür karyolalar ses yapmaz?
Hangi tür karyolalar ses yapmaz?
0
afordismansalihinis
(02.05.24)
kalitesiz olanlar.
0
co2s2
(03.05.24)
(6)

Powerbank oneri

invictae
Powerbankten hic anlamam. Yardimci olur musunuz? Direkt link de atabilirsiniz. Neye dikkat etmeli? Neye bakmali? Markalari falan da bilmiyorum hic. iphone 13 kullaniyorum. Amacim;* prizden sarj ettigim gibi hizlica doldursun. * kablosuza gerek yok. * telefonumu en az 2 kere doldursa yeterli. Yardım
Powerbankten hic anlamam.
Yardimci olur musunuz? Direkt link de atabilirsiniz.
Neye dikkat etmeli? Neye bakmali? Markalari falan da bilmiyorum hic.

iphone 13 kullaniyorum.
Amacim;
* prizden sarj ettigim gibi hizlica doldursun.
* kablosuza gerek yok.
* telefonumu en az 2 kere doldursa yeterli.

Yardımcı olursaniz cok mutlu olurum, tesekkurler.
0
invictae
(02.05.24)
en az 2 kere doldurması için min 10.000mA bakmalısın, hızlı şarj için bu desteği sağlayan modellerden seçmelisin.

örn: www.mi.com
0
orpheus
(02.05.24)
anker powercore slim 10000 mAh kullanıyorum, gayet memnunum.
0
sir gawain
(02.05.24)
0
gabe h coud
(02.05.24)
www.varta-ag.com

ilaveten telefonunuz max 20w hızlı şarj destekliyor, alacağınız powerbankin hızlı şarj desteği de bu civarda olmalı.
0
kesmekes laleler
(03.05.24)
10bin ma kapasiteli bir şey lazım size. marka olarak da anker, mi, Philips, samsung... bunlardan birisi olabilir.
0
co2s2
(03.05.24)
Powerbank'lerin reel kapasitesini üzerinde yazan mAh değerinin 2/3'ü gibi düşünmek lazım, 1/3 civarında kayıp oluyor.

10.000 mAh'lik bir powerbank alırsanız telefonu 2 kere ucu ucuna şarj eder ya da etmez. En az 2 kere doldursa yeterli demişsiniz, yani en az 2 kere mi doldursun yoksa 2 kere doldurması yeterli mi? En az 2 kere doldursun derseniz ilerleyen sürede powerbankin kapasite düşümü de dikkate alındığında bence 10.000 mAh üzeri bir ürün almanız daha iyi olacaktır. 2 kere doldursun yeterli derseniz 10.000 mAh bir ürün yeterli olacaktır.

Powerbank'te çok özellikli cihazlarla bence gerek yok, bilinen bir markanın giriş modeli gayet güzel iş görür. Anker, Samsung, Xiaomi (Xiaomi'nin Redmi gibi alt markalarında daha uygun fiyatlı alternatifler de çıkacaktır.), Baseus vs bakabilirsiniz.

Bence seçtiğiniz powerbankin Type C'den giriş ve çıkışının olmasına dikkat edin. Mevcut elektronik ürünleriniz neler bilmiyorum ama bundan sonra ne ürün alırsanız alın, Type C'den şarj olacağı için ileride de kullanabileceğiniz bir powerbankiniz olmuş olur.
0
10551037
(03.05.24)
(12)

İzlediğiniz/takip ettiğiniz en uzun süreli dizi

put it in your appropriate place
- South Park 24.sezonunu izledim. Sonrası malum ortamlardan edinmeye üşendim. Öyle kaldı.- Family Guy'da en son 18. sezonunu izledim. Şimdilik ara verdim.- Csi'yi izliyordum bir ara 12 sezon civarı izledim galiba. Tam nerede kaldı, bıraktım bilmiyorum.- Batman The Animated Series'i bitirdim. Spider-
- South Park 24.sezonunu izledim. Sonrası malum ortamlardan edinmeye üşendim. Öyle kaldı.

- Family Guy'da en son 18. sezonunu izledim. Şimdilik ara verdim.

- Csi'yi izliyordum bir ara 12 sezon civarı izledim galiba. Tam nerede kaldı, bıraktım bilmiyorum.

- Batman The Animated Series'i bitirdim. Spider-Man The Animated Serise'de son sezon kalmıştı. Ne Türkçe Ne İngilizce altyazısını bulabildim. Öyle kaldı.

- Evet, friends var. 10 Sezon.

Şimdi X-Men The Animated Series'e başladım. Bakayım 5 sezonunu izler miyim, göreceğim.


Edit:

- South Park'i 2002-2003'de izledim ilk. Düzenli izlemeye sanırım 2008 olması lazım.

- Family Guy; Haziran 2022'de başladım.

- Batman The Animated Series, pandemi dönemi.

- Spider-Men The Animated Series, hatırlamıyorum.

- Csi, hatırlamıyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.05.24)
the100
0
iiiiiiiiiiii
(02.05.24)
Supernatural
2008'de başladım tnt'de ilk yayınlandığında, 2020 son sezona kadar.
Önemli olan kaç sezon değil ne kadar uzun süre izlediğin. Öyle 24 sezon izledim demekle olmaz, sene kaçtı başladığında??
0
Bruce
(02.05.24)
Sezon olarak friends
0
anon1m
(02.05.24)
Avrupa yakasi
big bang theory
0
wishmaythşngs
(02.05.24)
sezon olarak friends.
saat açısından bakılırsa yaprak dökümü olabilir, malum türk dizileri 3 kat uzun oluyor...
0
candide
(02.05.24)
sezon hesabından gidersek

modern family (11 sezon)
friends (10 sezon)
the office (9 sezon)
0
sir gawain
(02.05.24)
kurtlar vadisi olabilir, bastan asagi.
0
gule gule
(02.05.24)
Bosch. (Polisiye)
0
dolantindr
(02.05.24)
blacklist sezon sayısı ve sezondaki bölüm sayısı olarak gayet uzun gelmişti bana.
0
co2s2
(03.05.24)
Shameless abd versiyonu 11 sezon-134 bölüm
0
iwasbornonamountainside
(03.05.24)
sezon sayısı olarak sanırım en uzun the big bang theory'yi izledim 12 sezon. Lisedeyken güncel takip ediyodum ama 8 ya da 9. sezonda bırakmıştım. Pandemi döneminde tus çalışırken başladım aralarda 20 dakikalık molalarda izlerim diye. Üç ayda 12 sezon bitirerek pek molalarda izlerim hedefime ulaşamadım ama çok da sıkıntı olmadı neyse ki :D

Onun dışında 8-9 sezonluk diziler çok izlemişimdir. Game of Thrones'u ilk sezondan son sezona kadar güncel takip ettim mesela. En uzun güncel takip ettiğim dizi oydu, hiç sonradan yetişme durumum olmadı
0
nundu
(03.05.24)
One Piece - 12 yıldır güncel olarak takip ediyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.05.24)
(5)

işveren personele şube değişikliği yaptırabilir mi?

oldz
şehir içinde farklı bir mağazaya yollamak istiyorlar, bunu reddedersek nasıl bir yol izlemeliyiz?
şehir içinde farklı bir mağazaya yollamak istiyorlar, bunu reddedersek nasıl bir yol izlemeliyiz?
0
oldz
(02.05.24)
İmzalanan İş sözleşmesindeki maddelerde geçiyor olması lazım bu husus.
0
diyecevaplandı
(02.05.24)
Görev tanımınızda yoksa, çalışma koşullarınızda köklü değişikliğe giriyor.
Haklı feshedebilirsiniz sözleşmenizi. Seneniz doldu ise kıdem alırsınız. İhbar alamazsınız. Dolmadıysa helalleşip ayrılırsınız.
0
artci sarsinti
(02.05.24)
İlk bakışta 4857 No'lu İş Kanunu'ndaki Madde 22 gibi gözüküyor ama şubeler arası ve eviniz ile yeni iş yeri arasındaki mesafe farkı gibi şeylere bakmak lazım. Atıyorum. Kartal'da oturup Maltepe'de çalışıyorken, Beylikdüzü'ne rıza olmadan gönderemez fakat Bostancı'da ya da Pendik'te görevlendirebilir. "Görevlendirme hakkı var" ya da "Görevlendirirse hiç sorun olmaz" demiyorum, "görevlendirebilir" diyorum. Konu mahkemeye intikal edince genelde sözleşmedeki görev tanımı ve ev-şube-yeni yer gibi mesafe konularına bakıyorlar.
0
nawar
(03.05.24)
kötü niyet varsa ve bunu belgeyebiliyorsanız, iş hukuku bilen bir avukatla konuşun. sözleşmenizi de iyice okuyun. yoksa şehir içinde her yere gönderebiliyorlar şeklinde biliyorum.
0
co2s2
(03.05.24)
şurada detaylı anlatılmış:
mihci.av.tr

büyük bir değişiklik olduğunu ispatlayabilirseniz (örneğin mesafe veya çalışma koşulları vs), yazılı olarak bildirim isteyip sonrasında da gerekçeli itirazınızı yaparsınız yazılı olarak. akabinde de iş akdinin feshi yada mahkeme yollarını değerlendirebilirsiniz.
0
vampir akrep
(03.05.24)
(24)

Yurtdisinda hayal kirikligina ugradiginiz sehir/ulkeler?

durgunfoton
Sahsen Seul'u hic begenmedim. yemekleri guzeldi o haric. Kan uyusmazligi mi oldu bilmiyorum. Cok rahatsiz oldum ama neden rahatsiz oldugumu bile tam ifade edemiyorum. Is icin gitmistim. bitse de gitsem diye gunleri saydim.Selanik, bu kadar kotu apartmanlasma Turkiye'de bile yok. Ataturk'un memleketi
Sahsen Seul'u hic begenmedim. yemekleri guzeldi o haric. Kan uyusmazligi mi oldu bilmiyorum. Cok rahatsiz oldum ama neden rahatsiz oldugumu bile tam ifade edemiyorum. Is icin gitmistim. bitse de gitsem diye gunleri saydim.

Selanik, bu kadar kotu apartmanlasma Turkiye'de bile yok. Ataturk'un memleketine yazik etmisler.

Insanlari olarak italya. Bunlar kendini hep sempatik italyan olarak dunyaya pazarliyorlar ama benim tecrubelerime gore hic oyle degiller.
0
durgunfoton
(02.05.24)
"hadi be ne kadar kötü bir ülke/şehir" dediğim, beklentilerimi karşılayamayan bir ülke/şehir olmadı. ama yeterince gezemediğim için hayal kırıklığına uğradığım ülkeler oldu. (sektör nedeniyle doğrudan operasyon merkezine gidip, sağa sola bulaşmadan gittiğim geldiğim çok gezi oldu)

örneğin danimarka, İsveç, norveç, fas, yemen, Arabistan.
0
co2s2
(02.05.24)
amerika'ya ilk gidisimden bu yana 20 sene gecmis. gittigim butun amerikan sehirleri cok buyuk hayal kirikligiydi ilk 5-6 sene. artik degil cunku beklentilerim dusuk. yine de bir iki istisna haricinde hicbiri turist olarak gidilecek yerler degil.

onun disinda oslo/norvec bana isvec ve finlandiya'nin tadini vermedi.
0
hot potato
(02.05.24)
Selanik için ben de aynısını düşündüm, çok güzel bir şehir mahvetmişler.
Seattle; doğasi çok güzel ama şehir pislik içinde.
0
wishmaythşngs
(02.05.24)
NewYork'a ilk gidisim buyuk hayal kirikligiydi, Agustos'da gittik inanilmaz kalabalikti, heryer cop yiginiydi, her yerde sira vardi. Ustune bir de neredeyse kafamiza biri dustu, bir sokak ilerde birisi 10. kattan atladi, ona da sahit olduk. 5 gece kalacaktik, 3 gece sonunda kacarak ayrildik. Sonra ilkbaharda gittim bir arkadasin dugunu icin inanilmaz guzeldi..

Bir yere ne zaman gidecegini bilmek lazim, cok farkediyor.
0
cooperr
(02.05.24)
Singapur. Aslında çok da beklentim yoktu zaten ama inanılmaz yapay ve bomboş bir şehir gibi geldi bana. Biraz da mental olarak çok kötü bir dönemde gitmiş olmam etkilemiş olabilir ama başka bir şehirle/ülkeyle birleştirip gezmedikçe buradan kalkıp Singapur’a gitmek çok anlamlı değil bence.

Kuzey Avrupa’da ilk kez Stockholm’e gitmiştim ve ne arıyordum bilmiyorum ama şehri beğenmeme rağmen biraz beklediğimi bulamamıştım. Nordik ülkeleri Avrupa’nın genelinden çok farklı hayal ediyordum ama çok da bir farkı yoktu. Sonra Kopenhag’a daha beklentisiz gidip orayı daha çok beğendim mesela.

Marsilya ise şok etkisi yaratmıştı bende. Avrupa’da onlarca yere gitmişimdir ama insanları bu kadar tuhaf ve sokakta yürürken bu kadar güvensiz hissettiren başka bir yer görmedim.
0
ms brownstone
(02.05.24)
Aksine selaniğin ruhuna bayıldım ben. Geceleri hareketli, insanları gülen yüzlü. Yapı stoğu eski ama balkonlar harikulade.

Benim beğenemediğim yer sanırım malmö oldu. Bu ne ya diyip geri döndüm.
0
wild honey suckle
(02.05.24)
berlin, oslo, brüksel
0
duyurukullanıcısı
(02.05.24)
Milona çok sıradan bir Avrupa şehriydi.
0
HellKeePer
(02.05.24)
Üsküp.

İlk defa yanımda biriyle gittim. Tek gitmiş olsaydım bayardı cidden.
0
put it in your appropriate place
(02.05.24)
Belgrad
0
Amaranta ursula
(02.05.24)
Bahamalar ve Küba tam bir sefalet içindeler videolardaki gibi asla değil. Rabat ve Marakeş hatta genel olarak Fas tam bir turist trap ülke. İzlanda da bence çok abartılıyor araba kiralayıp 3 günde koca ülkeyi gezmiştik ama doğası hariç hiçbir özelliği yok o kadar yola ve masrafa değmez.
0
iwasbornonamountainside
(02.05.24)
Amerika'nın iç bölgelerinde downtownlar evsiz doludur ve ortam çok salaştır. O an Türkiye zenginmiş falan diye düşünüyor insan
0
ferenc
(02.05.24)
beklentinle alakalı biraz. yani üsküp'ü pek beğenmedim. tam tersi olarak batum'u berbat bekliyordum ama iyiydi. mesela milano'dan beklentin yüksekse hayal kırıklığı yaşarsın
0
paintov
(02.05.24)
Viyana.
Millet nesini övüyor anlamış değilim, herhangi bir Avrupa başkentinde olmayıp burada olan hiçbişi yok. Şehrin bi özelliği yok yani.
Avrupa'nın Ankarası.
0
Bruce
(02.05.24)
Ben her yeri olduğu gibi kabul ederim fakat beni rahatsız eden bazıları için

Paris: Kötü kokular fareler evsizler yerlerin pis olması

Bakü: Yeme içme imkanları sınırlı normal yemek yenebilecek yerler fahiş fiyatlı ucuz yerler ise çok pis hiçbir standardı yok bazı bölgeler hariç otellerde dolandırıcılık var.

ABD'nin çeşitli şehirleri: Uyuşturucu bağımlıları, evsizler, güvenlik sorunu, pislik

Napoli: Seyyar satıcılar, sigara isteyenler, tacizciler, hırsızlık, güvenlik sorunu
0
doharkoman
(02.05.24)
çok büyük beklentiyle gitmedim zaten ama brüksel aşırı tırt gelmişti ilk gittiğimde. sonraları iş için vs defalarca gittim ama hala benim için berbat bir şehir.
0
scudman1
(02.05.24)
dallas. dumduz banliyo sehir.
paris, bruksel. paris'i ben anlamamis da olabilirim icine giremedigim yonleri olabilir. yine de londra ve berlin'e kiyasla hayal kirikligiydi.
0
antikadimag
(02.05.24)
Londra tabii ki, 3. dunyadan ne kadar gereksiz varsa gelmis.

Ek olarak baslik sahibine katiliyorum, en hazetmedigim millet Avrupa'nin kekolari Italyanlar. Bagira bagira konusmalar, edep adap bilmemeleri, erkeklerinin macolugu uzar gider. Adamlarin profesoru ders anlatirken cumlesini yarida birakip mendiline var gucuyle sesli sumkuruyordu, hicbir sey olmamis gibi devam ediyordu
0
freedonia
(02.05.24)
Yunanistan, severim aslında sadece hayal kırıklığımın sebebi, 90larda it dalaşı falan olurdu ben de Türkiye gibi bir ülke imajı vardı. Çirkin, kötü değil ama fakir, düzensiz.

Paris’te havaalanından merkeze giden otobüs bir mahalleden geçti, bildigin açık kasap vardı, keçiyi de asmışlar sarkmış falan. Dolap dışında. Şok geçirmiştim.
0
spherical
(02.05.24)
Avrupada gezdiğim şehirlerde hiç beklentimi karşılamayan olmadı sanırım. Çünkü şehre gitmeden önce hepsiyle ilgili iyi kötü bilgim vardı ve ne bulacağımı biliyordum. Görece az beğendiklerim veya bayıldığım şehirler tabii ki var ama beklentim altında kalan şehir yok. Beklentimin üstüne çıkan Budapeşte vardı mesela, güzel şehir bekliyodum ama büyülenmiştim ilk görünce.

Burda yazılanların da çoğu bana tuhaf geldi. Bir İzmirli olarak, Selanik İzmir'in daha iyi yapılanmış, ufak ve sevimli hâli gibiydi mesela. İtalya halkından tanıştığım herkes çok tatlıydı, Brüksel genel olarak çok sövülen bir şehir ama abartıldığı kadar kötü değil diye düşünüyorum, Paris klasik lümpen Paris halkını saymazsak olağanüstü bir şehir. Yani biraz beğenmemek için beğenilmemiş gibi geldi bazı yerler burada yazılan :)

Beklentimi karşılasa da pek beğenmediklerim;

Oslo, yani yaşamak için müthiş de turist olarak mehh

Minsk, beklentim yoktu ama insanları biraz sinir bozucuydu, bi de bomboştu şehir kocaman caddelerde insan yoktu

Göteborg, bak bu gerçekten en beğenmediğim şehir olabilir ama buraya dair de beklentim yoktu. Yol üstünde geçerken 2-3 saatliğine uğramıştık. Sadece hayatımda gördüğüm en çirkin Poseidon heykelini hatırlıyorum :D bi de sokak başı nargile kafe vardı

Sofya, buraya da kısa süreliğine uğramıştık ve çok beklentim yoktu ama pek keyif vermemişti

Avrupa dışındaki kıtalara gitmedim o yüzden bilmiyorum ama Avrupa'daki klasik şehir yapılanmasını seven biri için hayal kırıklığına uğramak zor yani. Tüm şehirler üç aşağı beş yukarı benziyo işte birini seven hepsini sever :d
0
nundu
(03.05.24)
new york ve singapur. para verip gitmeye degmez.
0
The_Lollok
(03.05.24)
Bu konuda yabancilarin agiz birligi edip de yazdigi sehir Paris'dir. Adamlar nasil pazarliyorsa herkesde oyle bir beklenti oluyor ki karsilamalari mumkun olmuyor.
0
turkuaz
(03.05.24)
Sofya. Terkedilmis gibiydi zaten, karanlik cokunce hepten bosaldi, sehir multeci ve cingenelere kalmis.

Cenova da cok garipti, ara sokaklarda bolca Afrikali multeci, g.amerikali fahiseler, u.saticilari falan. Polis icin cantada keklik iste. Sokaktan topla gorut hepsini temizle, meden musaade ediyorsun? 10 sene once de boyleydi. hala ayni old town'daki ara sokaklar.

Italyanlar+1. Istisnasiz her tren yolculugumda bagira bagira tum vagonu inleten biri cikiyor.
0
speedy
(03.05.24)
cok yer gördügümü düsünmüyorum ama gördüklerim arasindan: danimarka

yemekleri, baliklar haric, cok kötü. ekmegin üzerine bir seyler koyup yiyorlar. öyle yemek mi olur kgjhf
herkes sahane görüyor. ince, uzun, sarisin, iskandinav tarzi giyim vücutlarina cok yakisiyor. gel gelelim ki cok da cimriler ama. icki disinda bir seye para harcamak istemiyorlar. bir tane adam yanimda firinciyla 3-5 kron icin kavga etmisti ve saygisiz da davranmisti.
0
robert bosch
(03.05.24)
(9)

Kadıköy'deki en güzel park hangisi

kahver
Selamlar. Kadıköy'deki parklardan, en güvenlikli, en temiz, en nezih, hello cello tiplerin çok olmadığı park hangisidir? Yani insan kız arkadaşı veya ailesi ile hangisine gitse daha huzurlu olur.Teşekkürler.
Selamlar. Kadıköy'deki parklardan, en güvenlikli, en temiz, en nezih, hello cello tiplerin çok olmadığı park hangisidir? Yani insan kız arkadaşı veya ailesi ile hangisine gitse daha huzurlu olur.
Teşekkürler.
0
kahver
(02.05.24)
Çok fazla var ama ilk aklıma gelen Profesör Dr. Kriton Curi Parkı.
0
michael_knight
(02.05.24)
diğerlerini pek bilmem ama kriton curi gayet nezih
0
jülsezar
(02.05.24)
benim en sediklerim evime de yakın olması sebebiyle özgürlük parkı ve göztepe 100. yıl parkı. göztepe parkında kahve içmeyi tercih ediyorum , hafta sonları çok kalabalık olabiliyor. özgürlük parkında ise sandalyeni, şarabını, biranı alıp arkadaşlarında oturup eğlenebiliyorsun. tatil günleri yine çocuklar sebebiyle kalabalık olabilir ancak diğer zamanlarda keyifli bir park.
0
hypathia
(02.05.24)
özgürlük parkı ve Göztepe parklarında problem yaşamazsınız.
0
co2s2
(02.05.24)
kalamış marina demeye geldim. hem yeşillik hem deniz manzarası, kitle nezih, haftasonu bile sakin.
0
patlamis misir
(02.05.24)
benim gördüklerimin arasında, günün her saati en nezih göztepe özgürlük parkı, kalamış da güzel ama hep çok fazla ıssız gelmiştir. özgürlük parkı da çok büyük olsa da , haftasonu hava güneşliyse çok çocuklu aile oluyor
0
gadlemler
(02.05.24)
Fenerbahçe parkı ve özgürlük parkı koskoca ilçede fazla seçenek yok zaten
0
doharkoman
(02.05.24)
sahil kenarı istiyorsan kalamış parkı ve dalyan parkında bahsettiğin tipler pek olmaz.
0
orpheus
(02.05.24)
kesinlikle Fenerbahce parki
0
oscar
(03.05.24)
(3)

levent civarı ev bulmak

duyurukullanıcısı
sarı site dahil bir çok yere bakıyorum ama sanki eskiden daha çok ilan olurduinsanlar başka bir yere mi ilan veriyor? yoksa camlara bakıp orasını aramak mı lazım?
sarı site dahil bir çok yere bakıyorum ama sanki eskiden daha çok ilan olurdu

insanlar başka bir yere mi ilan veriyor? yoksa camlara bakıp orasını aramak mı lazım?
0
duyurukullanıcısı
(02.05.24)
kiralar çok yükseldiği için insanlar mevcut evlerinden eskisi gibi çıkamıyorlar. bu yüzden de boş ev daha az, daha az ilan var.
0
co2s2
(02.05.24)
Emlakçı Çekmeköy'deki evimize 24 saat sonra kiracı buldu. Hem de sahibinden'deki ilanlardan %15-%20 civarında daha fazla talep etmiştik. Siteye ilanı akşam girdi, öğlen kiracıyı buldu.

Levent hem popüler hem de bütçe sorunu olmayan insanların tercih ettiği bir bölge. Evlerin önemli bir kısmı ilana hiç çıkmadan emlakçının ve mal sahibinin tanıdıklarına, sürekli müşterilerine kiraya veriliyor olabilir.

Bunlar bilgi değil, akıl yürütme. Konuyla ilgili bilgi sahibi olan varsa onun dediklerini dikkate alın.
0
michael_knight
(02.05.24)
Genel olarak arz düştü. Takip ettiğim iki mahalle var, ilan sayılarında ciddi düşüşler gözlemliyorum.

%25 olayından sonra ev sahibi "evimi boş tutarım daha iyi" mantığında. Mevcut kiracı çıkmak istemiyor, mahkemeler doldu taştı. Kiracılı evler satılmıyor. Bu nedenlerden ilan sayılarında düşme var.

Bazı satışlar/kiralamalar el altından yapılıyor ve ilana çıkmaya gerek bile kalmıyor. Bölge emlakçıları ile birebir iletişimde olman fayda sağlar.
0
Lethe
(02.05.24)
(5)

Sattığım arabayı sahibindende gördüm

inheritance
Yeni arabamı alırken eski arabamı takasa vermiştim İstanbulda bir bayiye. Arada sahinindene bakıyorum satışa koydular mı diye. Bugün baktığımda Çorumda bir satıcıda gördüm. Sattığımda yaklaşık 55000 kmdeydi, 53500 km yazmışlar. Çorum'a çekici ile gitti ise en az 55000 km olması gerek. çekici ile git
Yeni arabamı alırken eski arabamı takasa vermiştim İstanbulda bir bayiye. Arada sahinindene bakıyorum satışa koydular mı diye. Bugün baktığımda Çorumda bir satıcıda gördüm.

Sattığımda yaklaşık 55000 kmdeydi, 53500 km yazmışlar. Çorum'a çekici ile gitti ise en az 55000 km olması gerek. çekici ile gitmedi ise (sürerek yani) 55500 km. yanlış yazılmıştır herhalde, kilometresi ile oynamazlar diye düşünüyorum.

hatasız boyasız yazmışlar, iki tane kazası, sürtmesi vs. var. en altta tramer var, farlar değişti diye yazmışlar gerçi. fotoğraflarda da dikkatli bakınca sürtmeli yerleri belli oluyor.

faturası servis kayıtları mevcuttur yazmışlar, ben bunları vermedim. sattıktan sonra servis bunları verebilir mi? verdi ise benim ismim, adresim belli olur mu?

bu ilanı gördükten sonra ikinci eldeki hiçbir ilana güvenmemek gerektiğini anladım.
0
inheritance
(02.05.24)
servis vermez muhtemelen. dolandırıcı işte. alan zaten ekspertize götürecek.
0
jelly bear
(02.05.24)
kilometre meselesine bir şey diyemiyorum, biraz terbiyesizlik olmuş. birisi geldiğinde "ilanı verdikten sonra biraz daha yol gitti, ondan böyle" diyecekler herhalde.

ağır hasar kaydı yoksa, galeriler istisnasız "hatasız boyasız" yazıyor. yıllar önce "hatasız boyasız" denen bir arabaya gittim bir galeriye. araba galeride değildi, görmek için kaportacıya gittik, kaportacıda boya yapılıyordu.

faturalı servis kayıtları yalan da olabilir ya da aracın servislerinden birinde bir tanıdıkları vardır, o kayıtları çıkarmıştır.

ve evet. özellikle galericilerin yazdığı hiç bir şeye güvenmeyin. baştan sona yalan.
0
co2s2
(02.05.24)
Arabayı ikinci el aldığımzda garantisi devam ediyordu.Servise bakım için gittiğimde,servis geçmişini excel dosyası halinde mail attılar.Ancak orda hangi tarihte ne yapıldığı bilgisi vardı.Sahibine dair herhangi kişisel bir bilgi yoktu.
0
arenas
(02.05.24)
Galericiden bu sebeplerle araç alınmaz
0
mirty
(02.05.24)
3. cümledeki Çorum'da bir satıcıda gördüm cümlesinden sonrasını çok okumadım. Tecrübelerime dayanarak size tek bir şey söylemek istiyorum. Çorum'a araba satılmaz, Çorum'dan araba alınmaz.

Kendim bizzat araba almaya gidince hepsinin birer simsar olduğunu gördüm. Fotoğrafları muhtemelen hep aynı kişi çekiyor ki arabalar jilet gibi ama bi gidiyorsunuz araba turşu.

Çoğunlukla uzak şehirlerden insanlar geldikleri için araba almaya, bi şekilde abi şöyle abi böyle diyip satıp yolluyorlar. E tabi o insanlar da araçsız dönmeyelim buraya kadar geldik oluyorlar.

Özet: Araba ticaretinde Çorum'dan uzak durun. Hele bi de BMW ise.
0
life is not fair
(03.05.24)
(3)

Online toplantı linki göndermek yerine sabit bir web sitesine yönlendirmek?

dejame
Amacım şu: müşterilerimle Google Meet veya Zoom üzerinden görüşüyorum. Fakat mail veya WhatsApp üzerinden link paylaşıp bilgisayarlarından girebilmeleri bazıları, özellikle yaşça büyük olanlar için zor olabiliyor.Bana ait bir domain var. Müşteriye toplantı saatinde sadece web siteme girmesini söyley
Amacım şu: müşterilerimle Google Meet veya Zoom üzerinden görüşüyorum. Fakat mail veya WhatsApp üzerinden link paylaşıp bilgisayarlarından girebilmeleri bazıları, özellikle yaşça büyük olanlar için zor olabiliyor.

Bana ait bir domain var. Müşteriye toplantı saatinde sadece web siteme girmesini söyleyeceğim, girdiklerinde ana sayfada link de olabilir, daha profesyonel olarak başka hiçbir pencere açmadan direkt olarak Google Meet ekranı embedded bir şekilde gözükebilir mi?

Teşekkür ederim
0
dejame
(02.05.24)
baktım, meet ve zoomda mümkün değilmiş. outlook'un teams'ini kullanabilirsiniz, onda mümkün gibi görünüyor.

answers.microsoft.com
answers.microsoft.com
0
veritaslibertas
(02.05.24)
domain dns ayarlarindan url redirect record acip toplanti linkini yonlendirebilirsin.

orn. toplanti1.dejame.com >>> meet.google.com
orn. toplanti2.dejame.com >>> zoom.us
0
arakaali
(02.05.24)
zoom, meet ya da teams ile bu mümkün değil bildiğim kadarıyla. Google'da "embed video conferencing to website" şeklinde bir arama yaparsanız, bunun mümkün olduğu bazı uygulamalar bulursunuz. ama tahminimce paralıdır.
0
co2s2
(02.05.24)
(8)

diyet sonucu tartıda aynı durmak

mantarliborekk
1 haftadır karatay diyeti yapıyorum. arada kaçamaklar oluyor evet ama normalde 2 dilim kek yiyorken yarım dilim yiyorum , gibi küçük kaçamaklar. bunlar zayıflamama engel mi gerçekten?tamamen yasaklı listesine uymam mı gerekir. çünkü öylesi imkansız gibi benim için.porsiyonlarım azaldı kahvaltı öğle
1 haftadır karatay diyeti yapıyorum.

arada kaçamaklar oluyor evet ama normalde 2 dilim kek yiyorken yarım dilim yiyorum , gibi küçük kaçamaklar.

bunlar zayıflamama engel mi gerçekten?
tamamen yasaklı listesine uymam mı gerekir. çünkü öylesi imkansız gibi benim için.
porsiyonlarım azaldı kahvaltı öğle aksam hepsi sağlıklı protein ağırlıklı.
anladım neden böyle oluyor?
sonradan tartıda düşer mi yoksa olsa olur muydu şimdiye kadar?
0
mantarliborekk
(02.05.24)
Karatay diyetinin içeriği nedir bilmiyorum ancak bir hafta genel olarak kilo değişimi görmek için kısa bir zaman. Eğer çok sağlıksız şok diyetlerden birini uygulamıyorsanız 2 ileri 1 geri ancak 1 ayda gözle görülür bir fark ortaya çıkar.

Bunun sebebi gerek tartının hassasiyeti gerekse sizin tartı alışkanlıklarınızla alakalı. Tartıların yanılma payları ve tartıldığınızdaki kıyafetler, boşaltım durumunuz, sırf o günlük yediğiniz yemek, içecekler vs gibi etmenler küçük ölçüde göstergeyi değiştiriyor.

Doğru sonucu görmek için kilonuzu kaydedip genel gidişin aşağı mı yukarı mı yoksa sabit mi olduğunu takip edin.

Bir de hafif de olsa egzersiz programı uygulamayı ihmal etmeyin. Tek başına diyetle özellikle hareketsiz bir yaşama sahipseniz kaslarınız da erir ve çırpı kollu bir hal alabilirsiniz.
0
akhenaten
(02.05.24)
Karatay diyeti ne yapıyor bilemem de kalori takibi olmadan yapılan diyetlerin çoğu özellikle diyet bilincisi, beslenme bilgisi olmayan kişilerde patliyor. Sebebi de yediginizin ne kadar kalorili olduğunu kestirememek.

1 hafta kısa süre evet ama benim dediklerinizden anladığım ise yaramamasi olasi.
Diyeti yapacaksaniz tdee'den hareketsiz kalori hesaplaması yapın. Sonra yediginiz her şeyi tartin ve kaç kalori çıkıyor hesaplayin.
0
logisticsmanager
(02.05.24)
Her gün aynı saatte tartilmaniz gerekiyor öncelikle, boşaltım durumu vb çok etkliyor dendiği gibi. Ayrica çok kısa bir süre.
0
sanguine
(02.05.24)
aralıklı oruc yap bence işe yarıyor.
0
sizofren06
(02.05.24)
Spora gidip agirlik kaldirip kas kazaniyorsan sabitleniyor cunku kasinda agirligi var.

1 hafta vucudun adapte olmaya calismasi vs cok bisi bekleme bence
0
Zetnikov
(02.05.24)
Kilodan değil de ölçülerden(bel, kalça vs) kontrolden yapmak daha sağlıklı bence. Egzersiz yoksa ani etki görmen de çok zor ayrıca.
0
hasmetizm 2046
(02.05.24)
İnsülin direncini kırmak yaklaşık iki hafta sürüyor o yarım dilim keklerle diyeti başa alıyorsunuz bu diyet değil atıştırmalık olarak ham kuruyemişlerden tüketebilirsiniz günde tek öğün beslenirseniz iştahınız kapanır ve süreciniz hızlanır tatlı krizi çekmezsiniz atıştırmalık yemeye ihtiyac duymazsınız.
0
doharkoman
(02.05.24)
başlangıç kilonuz kaç? aşırı kilolu olunca ilk günden beri çok fark ederken, daha normal bir kilodaysanız az az fark eder. azdan az, çoktan çok...

bir de vücudu şaşırtmanız lazım. mesela hiç karbonhidrat yemeyin. hiç kek yemeyin. kaçamağı bırakın.
0
co2s2
(02.05.24)
(7)

Yürüyüş bandı? Tavsiye?

la traviata
Merhaba.İstanbul'da yürüyüşe çok müsait olmayan bir ilçedeyim. Ama her güne yürüyüş koymak da istiyorum yaş 40ları geçmişken.Ev tipi yürüyüş bantları, spor salonundakiler kadar efektif midir?Alt kata ses gidiyor mu?Şunu aldım amazondan, direk al dediğiniz bir marka model var mı?Ev tipi olanlarda da
Merhaba.

İstanbul'da yürüyüşe çok müsait olmayan bir ilçedeyim. Ama her güne yürüyüş koymak da istiyorum yaş 40ları geçmişken.

Ev tipi yürüyüş bantları, spor salonundakiler kadar efektif midir?
Alt kata ses gidiyor mu?
Şunu aldım amazondan, direk al dediğiniz bir marka model var mı?
Ev tipi olanlarda da ayakkabı giyiliyor mu yoksa çorapla vs. mi kullanıyorsunuz?

Para çok sorun değil ama uçmayalım da elbette.

Gibi sorularım var.
Teşekkür ederim.
0
la traviata
(01.05.24)
- ev/spor salonu aynı işlevi görür.
- alt kata ses gider. önlemek için altına yanılmıyorsam kauçuk bir zemin seriyorduk. ama ne derece keser sesi tabi emin değilim.
- marka konusunda bilgim yok.
- ev dahi olsa ayakkabıyla kullanın. çorapla bir süre sonra çorabın altı aşınır ve/veya sakatlanabilirsiniz.
0
zen1th
(01.05.24)
Komşulara ses gitmemesi mümkün değil. Tahammül edilebilir derecede olup olmadığını bilmiyorum.

Ayakkabısız kullanılması ayak ve bacak sağlığı için uygun değil.
0
Mirket
(02.05.24)
Koşu/yürüyüş bandı ayakkabı ile bile dizlere zararlı. Bu yüzden eliptik bisiklet kullanıyor insanlar. Komşuya ses gider, matlar var gitmemesi için ama illa ses gider, gece kullanılmaz. Koltuğun altına koyayım, çekip çıkarayım diyorsan, hem kalın hem de çok ağır olduğunu hatırlatırım. Birçoğunun maksimum hızı 6km/saat, yani tempolu bir yürüyüş hızı. Terletecek bir hız olmaz, dambılla falan kullanırsan terleyebilirsin.
0
kanepeee
(02.05.24)
eliptik tavsiye ederim, hem sessiz hem de daha etkili.
0
entropik
(02.05.24)
walkingpad'in çok sessiz olan versiyonları var.
0
gabe h coud
(02.05.24)
yürürken komşuya ses gitmez ama koşarken illa ki gider.
ayakkabı illa ki giyin.
ben böyle durumlarda hepsiburada'ya girip, en çok satanlara göre sıralayıp en çok satılanı alıyorum. ya da bu durum için, decathlon'dan alırım herhalde.
0
co2s2
(02.05.24)
bir tavsiye:

kendinize çok izlemek istediğiniz bir dizi belirleyin. o diziyi sadece koşu bandında izleyin.
0
co2s2
(02.05.24)
(4)

Beyaz ayakkabı giyenler! Nasıl temiz tutuyorsunuz bunları?

winston insani
MerhabalarBeyaz ayakkabı giyenleri görüyorum, hepsinin ayakkabıları tertemiz, benim de var beyaz ayakkabılarım ama yastık çarşafı içinde makinede yıkama dışında bir temizlik yöntemi bilmiyorum.Var mı beyaz ayakkabıların özel bir temizlik yöntemi? Nasıl bu insanlar bu kadar temiz tutabiliyorlar beyaz
Merhabalar

Beyaz ayakkabı giyenleri görüyorum, hepsinin ayakkabıları tertemiz, benim de var beyaz ayakkabılarım ama yastık çarşafı içinde makinede yıkama dışında bir temizlik yöntemi bilmiyorum.

Var mı beyaz ayakkabıların özel bir temizlik yöntemi? Nasıl bu insanlar bu kadar temiz tutabiliyorlar beyaz ayakkabılarını?
0
winston insani
(01.05.24)
Ayakkabıyı her kullanımdan sonra sleepy tarzı tek kullanımlık temizlik mendiliyle silince hep temiz kalıyor. Çıkmayan leke oldumu birazcık cifle silince tertemiz oluyor
0
limonlu eksi
(01.05.24)
Stil’in bir ürünü var beyaz ayakkabılar için.
0
gabe h coud
(01.05.24)
Şunu çok övüyorlar. youtube'da videoları var

www.rossmann.com.tr

www.facebook.com
0
Mirket
(02.05.24)
sürekli temizliyor olmanız lazım. her giydikten sonra, hatta giyerken bile ince ince bakın pislendi mi diye
bir süre sonra inatçı lekeler illa olacak.. onlara da cif ile müdahale edin bir süre.
en sonda da gidin ayakkabıcı beyaza boyasın tekrar : )
0
co2s2
(02.05.24)
(2)

İstanbul: Tek Kare Fotoğraftan Yer Bulmaca

nevarki
Aşağıda fotoğrafını paylaştığım mekanın neresi olduğunu bilebilir misiniz? En önemli bilgi görünen viyadük sanırım. https://ibb.co/SsnJCCpŞimdiden teşekkür ederim…(Tik’ler hemen)
Aşağıda fotoğrafını paylaştığım mekanın neresi olduğunu bilebilir misiniz? En önemli bilgi görünen viyadük sanırım.

ibb.co

Şimdiden teşekkür ederim…

(Tik’ler hemen)
0
nevarki
(30.04.24)
kemerburgaz kent ormanı diye sallıyorum
0
exlibris
(30.04.24)
Çayağzı deresinin üzerinden geçen viyadük bu. cumhuriyet köy tarafı
0
co2s2
(30.04.24)
(9)

Bir plaza çalışanının bir günü nasıl geçiyor?

nundu
Şimdi bu sorunun benzerini bir iki yıl önce yine sormuştum ama yeterli detay vermediğim için yanlış anlaşılıp biraz tepki almıştım. O yüzden elimden geldiğince açıklayıp soracağım;Ben, ailem, akrabalarım, arkadaş çevrem ve hatta yakın arkadaşlarımın ailelerini kapsayan geniş küme çevremde herkes ya
Şimdi bu sorunun benzerini bir iki yıl önce yine sormuştum ama yeterli detay vermediğim için yanlış anlaşılıp biraz tepki almıştım. O yüzden elimden geldiğince açıklayıp soracağım;

Ben, ailem, akrabalarım, arkadaş çevrem ve hatta yakın arkadaşlarımın ailelerini kapsayan geniş küme çevremde herkes ya memur ya da söylendiği zaman ne yaptığı az çok kafada canlanan işlerde çalışıyor. Ben doktorum, arkadaş çevremin zaten %90'ı doktor, doktor olmayanlardan bi iki avukat, birkaç tane mühendis var ama mühendisler de akademide şu an; annem hemşire babam öğretmen, arkadaşlarımın aileleri yine doktor, öğretmen, asker vs diye gidiyor.

Kısacası hayatımda hiç satın almacı, pazarlamacı, ne bileyim satış müdürü tarzı görevlerde çalışan beyaz yakalı kimseyle tanışmadım. Bu ve bu tarz diğer titre'a sahip insanların işte bir günü nasıl geçer diyince aklıma

Excel
Mail
Toplantı

üçlüsü dışında bir şey gelmiyor ama mesela excel'de ne yapıyorlar ya da gün boyu kiminle ne mailleşiyorlar konusunda da bilgim yok.

Bunları küçümsemek için kesinlikle söylemiyorum yanlış anlamayın, gerçekten saf bir merakla soruyorum. Misalen, bir satın almacının ortalama bir günü nasıl geçiyor? Yarın bir gün bu tarz pozisyonda çalışan biriyle tanışırsam saf saf sorular sormamak için buraya yazıyorum.

Cevaplar için şimdiden teşekkürler
0
nundu
(30.04.24)
Misal ben tedarik zincirindeyim (satin alma yaptım önceden, simdi yoneticiyim);
- satin almacilarin portfolyosuna bakip garip bir şey var mi diye göz gezdiriyorum.
- siparis gecikmesi sebebiyle ay sonunda fatura edilemeyecek siparis var mi ona bakıyorum (ki hep var), varsa satın almaci ile konuşuyorum.
- ay basiysa geçen ayın on time to request/promise, stock fill rate, non stock on time to request/promise, tedarikçi on time to request gibi kpilari hesaplayip corporate sistemine giriyorum.
- musteriler tarafindan escalate (Türkçesi yok bunun :/ edilmis seylere bakiyorum.
- ay sonunda ayın stock, intransit, days on hand gibi stok verilerini corporate sistemine giriyorum. Ay başında o ayin tahmini verilerini veriyorum.

Satin almaciyken yaptiklarim;
- sabah mrp tarafından yaratılan siparişleri tedarikcilere yollamak (edi denilen sistem varsa direkt sap üstünden yoksa pdf)
- onaylanmamis po'lara bakip tedarikcilerden yola cikarma günü onayini istemek
- gec onaylananlarda erkene almaya calismak, mrp'nin istemediklerini ertelemeye calismak.
- sistemde takılı kalan tedarikçi faturalarina bakmak
- idoc denilen sap sistemindeki mesajlarin sikintilarina bakmak
- tedarikçi ile aylık talep tahmini performansi ve tedarikçi performansi görüşmesi yapmak
- tedarikciyr 24 aylık talep tahmini yollamak
- gün içinde tedarikçilerden, musterilerden gelen maillera cevap vermek.
- hazir olan mallarin yola çıkması. Misal benim organizasyonun aylık x anda 70 konteyneri var. Haftada 4 kamyon, ufak tefek de hava kargo.

Toplanti deme ya çok var lanet olasilar. Misal bugünkü toplantilarimi yaziyorum;
Yeni çıkacak ürün grubu için cin'deki fabrika ile üretim kapasitesi, malzeme yeterliliği vs görüşüyoruz çünkü proje kötü geçti fabrika yetisemiyor siparislere.

Sonra başka bir ürün grubunun müdürü ile konusup benchmarking yapacağım.

Sonra emea bölgesinde aylık konteyner ihtiyacı tahmini toplantisi

Bir satin almaci ile 1to1

Amerika'daki ic tedarikci ile onlarin asya'daki tedarikcilerinden drop ship nasıl yapariz konusmasi

Bir adet lanet olasi musterinin escalation toplantisi
0
logisticsmanager
(30.04.24)
plaza çalışanı değilim ama ucundan sayılabilirim belki. sizi anlayabiliyorum :) benim arkadaş çevremde de mühendis ve doktor çok var, onlar da aynı şeyi merak ediyor :)

bir doktor, mühendis, marangoz gibi meslek sahibi olmayan çalışanlar hem yaptıkları iş açısından hem de hiyerarşik açıdan çok çeşitli malum. yani bunun satın almacısı olduğu gibi satın alma müdürü de var. o yüzden yaptıkları iş elbette aynı değil ama çok genel hatlarıyla birkaç şey karalayayım.

satın almacı dediğiniz için onun üstünden gideyim. adı üstünde zaten; işletmenin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarını yapar basitçe. bunu yaparken gün boyu tedarikçilerle görüşür/konuşur/yazışır, alternatifler arar, fiyat alır, bu verileri saklar, karşılaştırır, yetkisi dahilinde karar verir ya da amirine danışır ve nihayetinde satın alımı gerçekleştirir.

her işletmenin günlük bir rutini vardır. örneğin her gün üretim birimiyle görüşüp ihtiyaç kontrolü yapılabilir ya da önceden her bir malzeme için alım takvimi oluşturulmuştur, o takip edilir, aksaklıklara müdahale edilir, vesaire.

excel, mail ve toplantı demişsiniz ya, aslında doğru bir özet olmuş. yukarıda saydıklarım ve benzeri ve işler temelde kayıt altına alma (excel vb.), haber verme/alma (mail) ve istişare (toplantı) ile yürütülüyor. yani böyle bir çalışanın günü ağırlıklı olarak monitör karşısında veri girip o verileri analiz ederek, sürekli telefonla ya da mail ile haberleşerek geçiyor.

örnekler çok çeşitli ama bence hangi işkolunu merak ediyorsanız önce kafanızda o işin tanımını canlandırın, sonra nasıl yapılabileceğini az çok çıkarırsınız. oradan hareketle de o kişinin günü nasıl geçiyor tahmin edebilirsiniz.
0
orient blue
(30.04.24)
Ofise gittiğim dönemlerde ve pandemi öncesi şu şekilde, alan yazılım:

Ekibin %90'ı sigara içiyor. Yemek öncesi sigara, yemek sonrası sigara, toplantı sonrası sigara. Saatlik sigara molası 10-15 dk civarı. Yemek 1 saat yaklaşık. Yani 8 saatlik mesainin 5 saatinde çalışılıyor. Burda da günlük 1 saat minimum toplantı var kaçamadığın. Dün mesela 3 saat toplantıydı benim.

Mail çok kullanılmıyor, slack gibi araçlar yaygınlaşmaya başladı şirket içi işlerde. Bizde şu şekilde:

Kodlama/Tasarım
Toplantı
Sigara -içmiyorum ama ekip içince sen de içmiş sayılıyorsun :D
0
sarahkerrigan
(30.04.24)
Bir tanıdığım raporlamada çalışıyor

Şirketlerin söz konusu dönemlerde ve yıl içinde yaptığı bütün datayı okunur hale getirip bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu gibi şeyleri üretiyorlar. Bunların da belli detaylı ulusal ve uluslararası standartları var tabi, ayrıca vergilendirme ve muhasebeyle alakalı belli bir takım ek faktörler oluyor. Aynı zamanda bu süreçte irili ufaklı birçok problem ortaya çıkıyor. Örneğin günümüzde enflasyon düzeltmeleri gibi sorunları oluyor, gibi.

Ama ne iş yapıldığıyla ilgili bir konuda "beyaz yaka" çok geniş bir çerçeve olmuş. Bu yüzden çeşitli alanlardaki insanlar ne diyebileceğini şaşırıp soğuk yanıtlar vermiş olabilir. Sonuçta farmakoloji uzmanları, halk sağlığı uzmanları ve genel cerrahlar temelde doktor olsalar da çok farklı çalışma hayatlarına sahipler değil mi? Birisi size bir doktor ne iş yapıyor diye sorsa buna genel kullanılan anlamda doktoru tanımlamanın ötesinde, sağlık sektöründe çalışan bir eleman olarak mesleğin her yönünü kapsayıcı bir cevap vermeye çalıştığınızda çok yüzeysel kalır. Sizin sorunuzdan anladığım kadarıyla, sizin merakınızı giderecek cevaplar aslında baya detay istiyor. Bu yüzden beyaz yaka diye genellediğinizde çok tatmin edici yanıtlar almanız zor olsa gerek. Önceki soruda öyle bir problem yaşamanızın sebebi bu olsa gerek.
0
akhenaten
(30.04.24)
meseleye plaza çalışanı olarak değil de, büyük şirket çalışanı olarak bakmak lazım. (büyük derken ciro olarak değil, organizasyon olarak) çünkü excel-mail-toplantı şeklinde özetlediğimiz şey, kişilerin/departmanların yaptığı işlerin üstlere ve şirketin geri kalanına raporlanması amacıyla oluyo çoğunlukla. yani şöyle ki, normalde bir kişi 100 birim iş yapabilecekken, 2 kişi toplamda 190 birim iş yapıyor çünkü zamanlarının belli bir bölümünü de, birbirlerinin ne iş yaptığını konuşmakla harcıyorlar.
0
co2s2
(30.04.24)
@edmond honda

İlk sorduğumda küçümsüyormuşum gibi anlaşılmıştı, "Siz de excel mail dışında bir şey yapmıyorsunuz" demişim gibi tepkiler gelmişti. Ben de öyle bir anlaşılmaya neden olmamak için belirteyim dedim ama yine böyle anlaşılmaktan kurtulamadım gördüğüm üzere :)

Diğer bölümler tıp fakültesine uzak konumlandığı için pek diger bölümlerle sosyalleşme imkanı olmuyor. Ayrıca bence asıl sizin doktorlara karşı önyargınız var ama gereksiz sert bir üslupla yazmışsınız o yüzden konuyu uzatmak istemiyorum.

"Öğrenmek isteyen öğrenirdi" öğrenmek istiyorum işte buraya sordum, bu sitenin amaçlarından biri de insanların merak ettiklerini öğrenebileceği bir platform olması değil mi?
0
🌸nundu
(30.04.24)
10 senelik beyaz yaka bilgisayar mühendisiyim.
sabah gidip masama otururum çay kahve yan masadakilerle sohbet filan. sonra ufaktan işlere başlarım. işlerim zaten jirada task olarak bellidir. sırayla çözerim. yapabildiğim kadarını yaparım, acilse zorlarım acil değilse yaya yaya yaparım. öğlen çevrede arkadaşlarla yemek yemeye gideriz. o da ayrı bir sosyallik oluyor her gün yeni yer seçiyorsun filan. sonra kahve alırız bir kahveciden, ofise döneriz.
benim işim yazılım yani genel olarak. iş analisti bana ne iş verirse o işi yaparım. ama genelde ne kadar sürede, ne tempoda çalışacağıma kendim karar veriyorum. 3 gün evden 2 gün ofisten çalışıyorum.

merakını da anlıyorum, abim de doktor/cerrah o da hep ofiste napıyorsunuz ki yani bilgisayar başında tüm gün napılır diye sorup durur.
0
yenibirgüzelnick
(30.04.24)
E-ticaret alanında çalışan, ekip yöneten bir beyaz yakalı olarak ortalama bir günümü yazayım. Haftanın 1 günü sadece ofise gidiyorum. Evde olduğum günlerden örnek vericem.

-Sabah mesaiden 10 dk önce kalkıyorum, teams'te ekibe ve ekip gruplarına bir göz atıyorum.
-Ardından mailleri kontrol ediyorum.
-Günün toplantılarına göz atıp varsa hazırlık, onları yapıyorum.
-Ekipten beklediğim konular varsa, deadline gelmişse onları yokluyorum.
-Kendi iş planımda yapacaklarım var mıydı takvime bakıp onları ilerletiyorum.
-Saat 9-10 itibariyle toplantılar başlıyor onlara giriyorum.
-Toplantılar sonrası/esnası ordan burdan bir şey geldiyse o konulara bakıyorum. Gerekliyse devreye gidiyorum, değilse eskale ediyorum ekibe.
-Aylık ve haftalık sunum datalarını değiştiriyorum bu aralar. Formatta oynamalar yapıyorum.
-Bizim işte operasyon da çok olduğu için operasyonel konulara bakıyorum, satıcıların aksiyonlarını takip ediyorum.
-Kullandığımız tool'u ve ortaktaki dokümanları bol bol inceliyorum.
-It geliştirme yapmış olabiliyor veya ongoing bir proje olabiliyor aynı esnada, UAT testleri yapıyoruz development ortamında.
-Kendi yöneticim veya yönettiğim ekiple kısa catch up'lar yapıyorum uzaktan çalıştığımız için anca öyle bir araya gelebiliyoruz.
0
mor oje
(30.04.24)
Yazılım danışmanlığı yapıyorum.

Mevcutta yaptığım işte uluslararası bir şirketin merkezinin ve tüm ülkelerdeki şubelerinin kullandığı bir yazılım sistemleri bütününün içerisinde çalışıyorum.

Bu tüm sistemler bütünü bir ürün ama arkadasında birçok teknoloji ve ekip var. 2,5 ayda 1 herkes bir araya gelip 3 gün boyunca sonraki 10 haftada neler yapılacak, neler öncelikli, kimin yapacağı şey kiminkinin ön şartı şu bu gibi şeyler konuşuluyor ve her ekip kendi 2,5 ayını elindeki kaynaklar (insanlar, onların bu ekip için çalışacakları zaman vs) gözetilirek planlar. Ayrıca son 10 haftalık dönemde neler yapıldı, ne eksikti, ne iyiydi, ne sorunlar vardı vs konuşulur.

Sonra da bu 10 haftayı 2 haftalara bölerek, her 2 haftanın başında o 2 hafta ayrıntılı planlanır. Ne yapılacak, kim kimden ne bekliyor. Kim test edecek. Testin kapsamı ne olacak. vs vs.

Buraya kadarki işlerin olduğu ekibe proje ekibi deniyor. Bir de destek ekibi var. Orada da 3 iş yapılıyor:

1-Artık belirli bi şablona bağladığımız, çok uzun uzun tartışmadan mevcut yapıya eklemleyerek devreye alabileceğimiz projeler oluyor. Mesela X ülkesindeki şube de bu ürüne dahil olmak istiyor. Onlarla ön toplantılar organize edip ürünü, onlardan ne beklediğimizi, projenin nasıl olacağını vs anlatıyoruz. Sonra onlara doldurmaları gereken şablonları veriyoruz. Onlar doldurunca bi toplantı daha yapıp üzerinden geçiyoruz. Anlamadıkları veya onların ülkesine özel farklı yönetilen şeyler vs varsa onları konuşuyoruz. Onlarla ilgili kararları veriyoruz. Her şey netleştiğinde çalışmaya başlıyoruz. Çalışma bitince testçiler test ediyor. Hatalar düzeltilince test sonuçları ürünü kullanacak ilgili kişilere sunuluyor ve ok devreye alalım denirse devreye alma planlanıyor ve yapılıyor.

2-Üründe çeşitli hatalar, bazı ek talepler, ufak projecikler, bazı bilgilerin güncellenmesi vs gibi rutin destek işleri oluyor. Kimisi doğrudan kullanıcıdan geliyor kimisine biz kendimiz karar veriyoruz.

3-Ürünün amacına göre yapılması gereken bazı şeyler var. Mesela bizim üründe müşteriler tırların ve otobüslerin üzerinde bulunan çeşitli donanım ve yazılımlarla farklı hizmetler alıyorlar. Bu hizmetlerin aboneliği, faturalanması şu bu yapılmalı. Müşteri app'ten kendi abone oluyor. Faturalama vs'yi merkezden tüm ülkeler için biz yapıyoruz. Bu süreçte çıkan hatalar olabiliyor. Ay başlarında ay sonlarında yapılması gereken işler oluyor. Yapılan işlerin takibi, sistemler arası senkronizasyon, mutabakat vs için de bir şeyler yapılması gerekiyor. O tip şeyleri yapıyoruz.

Böyle uzun uzun anlattım ki temelde ne yaptığımız biraz kafanızda canlansın.

Sıradan bir günde ne yapıyorum:
-proje sorumluluklarımdan planlanmış bir işim varsa onu yapıyorum. Gerekirse ilgili takım arkadaşlarımla veya diğer takımlardan insanlarla iletişime geçiyorum.

-destekte yaptığımız projelerle ilgili bir işim varsa onları yapıyorum. Bazen 2 veya 3 kişi beraber çalışabiliyoruz.

-Acil hata varsa onlarla ilgileniyorum. Çözmek için bir sürü değişik ekiple görüşmem gerekebiliyor.

-Rutin işler varsa onlar önceden planlanmış oluyor. Mesela tüm ülkelerin ön ödemeli aboneliklerin faturalanması, fatura pdflerinin ilgili sistemlere yüklenmesi ve müşterilere gönderilmesi, e-fatura süreci olan ülkelerde devlet portaline e-faturaların yüklenmesi, faturaların ve ertelenmiş gelir kayıtlarının muhasebeleştirilmesi, holding merkezi ile şubeler arası masraf kayıtlarının muhasebeleştirilmesi gibi şeyleri cuma günleri yapıyoruz. Cuma sabahı önce faturalanacak her şeyi kontrol ediyorum. Hata, eksik gedik var mı diye bakıyorum sonra gerekli işleri yapıyorum.

Tüm bu işleri yönetmek için ara ara ekip içi toplantılar yapıyoruz. Mesela X projeler grubu için 2 günde bi 15-20 dk, Y projeler grubu için haftada 1 holdingdeki bir ekibin de dahil olduğu bir toplantı, genel rutin destek işleri için her gün 15 dk napıyoruz ne ediyoruz problem birinden bi ihtiyaç var mı toplantıları vs vs.

Toplantılar dışında aramızdaki iletişim için mail, teams kullanıyoruz.

Yaptığımız işleri dokümante etmek için sharepoint, confluence vs gibi şeyleri kullanıp güncelliyoruz.

İş takibi, planlar, kimde ne iş var vs vs için Microsoft Azure DevOps'u kullanıyoruz.

Tabi bir de yaptığımız iş gereği şirket içi veya ürünler teknolojilerle ilgili okuma araştırma yapmamız gerekiyor.

Excel'i de bi şeyi analiz ederken filan kullanıyoruz. Ya da mesela ülkelere şablon verirken excel olarak veriyoruz filan filan.
0
perferil
(30.04.24)
(3)

Çanta Fermuar Tamiri

eisberg
Merhaba. Bira alırken verilen termos çantalardan var bende, ama üç tanesinin fermuar başlığı yok. Yani fermuar var ama o elimizle tutup açığ kapadığımız yer yok. Bundan nasıl temin edebilirim? Ya da götürüp tamir ettirsem harcı borcunu aşar mı?
Merhaba. Bira alırken verilen termos çantalardan var bende, ama üç tanesinin fermuar başlığı yok. Yani fermuar var ama o elimizle tutup açığ kapadığımız yer yok. Bundan nasıl temin edebilirim? Ya da götürüp tamir ettirsem harcı borcunu aşar mı?
0
eisberg
(30.04.24)
Fermuar başlığı yok.
0
🌸eisberg
(30.04.24)
anahtarlıklardaki yuvarlak şeyler oluyor ya, anahtarları geçirdiğimiz. onları deneyin, işe yarayabilir.
0
co2s2
(30.04.24)
Aşağıdaki linkteki abi çok uygun fiyata halleder.

maps.app.goo.gl
0
hasansabbah
(30.04.24)
(1)

İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Otopark

wanderernotlost
Fındıklı'daki SGK İl Müdürlüğü çevresinde araç koymak için yer var mı? Hiç araçla gitmedim daha önce
Fındıklı'daki SGK İl Müdürlüğü çevresinde araç koymak için yer var mı? Hiç araçla gitmedim daha önce
0
wanderernotlost
(30.04.24)
karşı çaprazda Galataport var, otoparkına koyup yürümeniz mümkün. ya da yanlış hatırlamıyorsam kazancı yokuşunda otopark vardı, oraya koyabilirsiniz. ama benim önerim, geleceğiniz yöne göre, Üsküdar'dan Kabataş'a motorla geçebilirsiniz, ya da tramvayla gidebilirsiniz. aracı başka bir yerde bırakmış olursun.
0
co2s2
(30.04.24)
(1)

bilirkişi nasıl darlanır

bir soru sorcam
2 aylık süresi vardı 2 ay daha istedi hala mahkemeye rapor sunmadıyaptığı baya sorumsuzluk da ben ne yapabilirimsosyal medyada bi kaç hesap çıkıyor en fazla
2 aylık süresi vardı 2 ay daha istedi hala mahkemeye rapor sunmadı
yaptığı baya sorumsuzluk da ben ne yapabilirim

sosyal medyada bi kaç hesap çıkıyor en fazla
0
bir soru sorcam
(26.04.24)
bilirkişi darlamak aslında çok önerilecek bir şey değil. işini çok iyi bilen bir avukatın, ürkütmeden darlamasında fayda var. bilirkişiyle iletişime geçtiğinizde, raporu eklemeye çalışıyor görünmeniz kötü sonuç verir.
0
co2s2
(26.04.24)
(6)

Bes mantıklı mı yapan var mı

meraklitursucu
Bes için ne düşünüyorsunuz? Devlet katkısı ve fonları düşününce mantıklı geldi ama bilemedim.
Bes için ne düşünüyorsunuz? Devlet katkısı ve fonları düşününce mantıklı geldi ama bilemedim.
0
meraklitursucu
(26.04.24)
maaştan otomatik kesildiği için ben çıkmadım, hiç yoktan birikim oluyor , bana öyle bir faydası var, fonu da en riskli fonu seçtim getirisi yüksek şuan için.
0
jülsezar
(26.04.24)
BES yaptırmak mantıklı. Çünkü o para otomatik kesiliyor, bozdurması zor, 56 yaşımı veya biraz daha devlet katkısı hak etmeyi bekleyeyim diye insan bekliyor ve böylece para birikiyor. Unutuluyor.

BES finansal olarak mantıklı değil. Kendiniz her ay o kadar parayı alıp bir yatırım aracında değerlendirseniz daha fazla kazanırsınız ve istediğiniz anda bozup başka bir yatırıma geçebilirsiniz.

BES yaptırın. Ama fonları olduğu gibi bırakmayın, kendiniz seçin.
Önemsemediğim ve neredeyse varlığını unuttuğum BES sayesinde zamanında ev aldım.
0
michael_knight
(26.04.24)
fonlar riskli, yüksek getiri istiyorsanız riskli fonlar seçeceksiniz ben seçtiğimde kaybım çok oldu, dengeli fonlar ise aşırı az kazandırıyor dolara yatırsam daha çok kazanırdım o para ile. 10. senem seneye dolunca çıkıcam devlet para veriyor diye getirisi düşük yatırım aracında kalmak istemiyorum açıkçası.
0
eja
(26.04.24)
kenara para atılmış oluyor. biriken parayı da doğru fonlara koyarsanız, mevduat faizlerinin ya da döviz artışlarının çok üzerinden bir gelir elde etmeniz mümkün olur.
0
co2s2
(26.04.24)
15 yıl boyunca düzenli olarak artan miktarlarda bes birikimi yaparsan (hisse senedi fonlarında) multi milyoner olursun emekli olunca. bu kadar net.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.04.24)
Eğer siz yatırım araçlarına hakimseniz ve aktif olarak kullanabiliyorsanız; yaptığınız yatırımlar denk gelen risk kategorilerine göre BES fonlarının üzerinde değerleniyorsa BES mantıksız olur.

Ama yatırım anlamında derinlemesine bilginiz yoksa ya da bilginiz olsa bile gerekli dikkati veremeyecek bir iş hayatına sahipseniz BES mantıklı olur. En azından hayatınız boyunca yapacağınız yatırımların bir bölümünü de BES'in oluşturması işinize gelir.

Hiçbir yatırım aracı tek başına saf doğru olan değil. Eğer öyle olsa herkes ona yönelirdi. Her türlü yatırımın pozitif ne negatif yönleri var. Örneğin BES çok kafa yormanız gerekmeyen dertsiz bir yatırım, ayrıca devlet desteği alan bir yatırım. Sonuçta idare etmesi kolay, bozması zor. Diğer taraftan tam olarak kontrolünüzün olmadığı bir yatırım. Size birikim sağlar, ancak BES'le çok sıra dışı yüksek bir birikim elde etme olasılığınız yok, BES fonlarını bu derece iyi yönetiyor olsanız zaten kendinizi BES fonlarıyla yetineceğiniz bir alana kısıtlamazsınız, yani neden yapasınız ki bunu? BES'te aktif bir yönetime sahip değilsiniz. Paranız sadece BES fonlarında kalır. Fon getirileri düştüğünde alıp tek tek seçeceğiniz hisselere, emtialara, kripto varlıklara vs. dağıtamazsınız.
0
akhenaten
(26.04.24)
(7)

olimpik/milli sporcuların gerçek mesleği bu mu?

kibritsuyu
yani geçimlerini yaptıkları spordan mı sağlıyorlar, parayı yaptıkları spor ile mi kazanıyorlar?sorum futbolcular falan değil. artistik buz patencisi mesela. anca kış olimpiyatları oluyor, belirli bir turnuva oluyor, ona gidip yarışıp dönüyor. bu adamın mesleği bu mu, yoksa normal herkes gibi işe gid
yani geçimlerini yaptıkları spordan mı sağlıyorlar, parayı yaptıkları spor ile mi kazanıyorlar?

sorum futbolcular falan değil. artistik buz patencisi mesela. anca kış olimpiyatları oluyor, belirli bir turnuva oluyor, ona gidip yarışıp dönüyor. bu adamın mesleği bu mu, yoksa normal herkes gibi işe gidip, mesleğinden parasını kazanıp müsabaka olunca da ona mı gidiyor? gerçek işi mühendis ama artistik buz pateni müsabakası olunca kalkıp ona mı gidiyor?

mete gazoz mesela. işi gücü mesleği okçuluk mu, yoksa normal üniversitesini okuyup, mesleğini eline alıp çalışıyor da okçuluk ile ilgili müsabaka olunca mı kalkıp gidiyor?

hadi mete gazoz rekortmen, popüler bir kişi, sponsorla reklamla falan kazanıyordur da sıradan bir okçu için durum ne? mete'nin rakipleri için mesela?
0
kibritsuyu
(26.04.24)
Olimpik sporcu olmak için amatör olmak, bu sporu profesyonelce yapmıyor olmak şartı var.

Ancak geçimi için bir işte çalışmak zorunda olanların bu denli başarılı sporcu olamayacağı herkesçe malum.

Bu kural şu şekilde deliniyor. Büyük holdinler kendi adlarıyla spor klüpleri kuruyor. Örneğin atletizm takımı için bir sporcuyu transfer ediyor. Sporcu holdingin bir atölyesinde işçi olarak çalışırken (!) antrenmanlarına da devam edip holdingin takımında koşuyor.

Şu an çok gündemde olan 'ATM memurluğu' konusunun spora uyarlanmış hali. Ve bütün dünyada da bu şekilde.
0
Mirket
(26.04.24)
diploması vardır yoktur bilmiyorum ama yaptıkları spor kendi işleri. zaten aksi durumda olimpik sporcu olabileceği gerçekçi gelmiyor.

özellikle sponsor bulunma şansı az sporlarda ya meslek ya spor oluyor, örneğin satrançta türkiye'nin bir numarası oyuncu ki bizim ülkenin olimpiyatlarda 6. olmasını sağlayan sporcumuz satranç ekonomik olarak zorluyor diye profesyonelliği bırakıp amerika'da üniversite okumaya gitti.
0
gule gule
(26.04.24)
çok rekabetçi olmayan bir branş değilse evet gerçek mesleği sporculuk oluyor. aksi taktirde başarılı olamaz zaten
0
abelardo
(26.04.24)
amatörlük meselesini tam anlamıyorum. basketbol, futbol ya da voleybol gibi branşlarda katılan sporcular gayet takımlarından maaş alıyorlar, yani profesyoneller.
0
co2s2
(26.04.24)
@co2s2 olimpiyatların sloganı önemli olan kazanmak değil katılmaktı ilk başladığı zamanlar.

1936'da tek olimpiyatta 4 madalya alan ilk kadın yüzücü olimpiyatlardan sonra yüzme hocalığına başladığından amatörlükten çıkıp diğer olimpiyatlara katılamadı mesela.

ya da hatırlamadığım bir branşta bir sporcu madalya kazanıyor fakat daha önceleri spordan maaş aldığı ortaya çıktığından madalyasını geri iade ediyor..örnekler var.

tabii günümüzde(1984 sonrası) sponsorlar turnuvayı finanse ettiğinden dedikleri oluyor, bunun yanında profesyonelliğin olimpiyatlara girmesi daha ikinci dünya savaşından önce siyasi şekilde başlıyor. kızıştıkça kızışıyor..
0
gule gule
(26.04.24)
@mirket; bu kuralın olduğundan emin değilim. Senin bahsettiğin eski kurallar olması lazım.
www.rulesofsport.com

1980lerde degismeye basladi, haliyle cogu bugun profesyonel atlet.
0
logisticsmanager
(26.04.24)
yurtdışındaki sistemi bilmiyorum ancak örneğin hollandalı artistik cimnastikçi epke zonderland esasında doktordur mesela. fakat günde 6-8 saat antrenman yaptığını düşünürsek ne derece mesleğini icra ediyordu bilemiyorum.

türkiye'de ise şöyle... profesyonel branşlar, amatör branşlar ve olimpik branşlar var (olimpik branşlar tüm dünyada olimpik tabii). profesyonel dallarda mücadele eden (futbol, basketbol, voleybol vs.) profesyonel lisansa sahip sporcular zaten kulüplerinden yeterince maddi destek alıyor. amatör branşlarda ise eğer kulüple bir anlaşman yoksa ücret söz konusu değil ya da cuzi bir miktar alabilirsin. amatör branşlardan aynı zamanda olimpik olanlar da var. mesela yine cimnastikten örnek verelim. hem amatör branş, hem olimpik. buradaki sistem de şu. sporcular türkiye olimpiyat hazırlık merkezi (tohm, gençlik ve spor bakanlığı'na bağlı) kotasını alırlarsa tamamen bu amaçla donatılmış tesislerde ücretsiz konaklıyor, antrenman yapıyor ve belirli bir maaş alıyor. buradaki sporcular ekseriyetle milli sporcu oldukları için ekstradan millilik maaşları da var. birçoğu üniversite'de besyo okuyor. okul bitince direkt millilik atamasından öğretmen, antrenör veya spor yöneticisi oluyorlar. eğer atandıktan sonra hala sporculuk yaşamları devam ediyorsa resmi izinli sayılıp antrenmanlarına/yarışmalarına katılıyorlar. bazı sporcular ilgili federasyonlardan da maaş alabilir.

kısacası eğer milli ve olimpik sporcuysan geçimini sağlayacak kadar para kazanırsın. hele ki dünya/avrupa/olimpiyat derecesi alırsan devlet ödülleri, yarışmaların kendi ödülleri, çeşitli sponsporluklar falan derken iyi para gelir. ama falanca kulübe gidip birkaç yarışma gördüysen nanay. :)
0
motosiklet burclu adam
(27.04.24)
(2)

İş takibini nasıl yapıyorsunuz?

Shepard
500 müşteriniz var diyelim. Ama 30 tane ana müşterinin altında 500 tane. Yani 1 ana müşterinin altındaki alt müşterilerin 10 tanesinden şikayet gelirse bağlı oldukları ana müşteriye o şikayeti giriyoruz. E bu ana müşteri sayısı artıyor. Şikayetlerin çözülüp çözülmediği, takibi ne excel ile ne de goo
500 müşteriniz var diyelim. Ama 30 tane ana müşterinin altında 500 tane. Yani 1 ana müşterinin altındaki alt müşterilerin 10 tanesinden şikayet gelirse bağlı oldukları ana müşteriye o şikayeti giriyoruz.

E bu ana müşteri sayısı artıyor. Şikayetlerin çözülüp çözülmediği, takibi ne excel ile ne de google takvim ile güzel ilerlemiyor. Siz ne yapıyorsunuz veya ben ne yapayım? Akıl verene güzel dileklerimi müjdeliyorum!
0
Shepard
(26.04.24)
kullandığımız crm'de iş takibi modülü var. sorunlar için kayıt açılıyor, ilgili birime yönlendiriliyor, ilgili birim müşteri ile şikayet için görüşüp çözüme kavuşturuyor veya yönetimle görüşüp adım atılmasını sağlıyor. modül bize çözülmüş, çözülmemiş, beklemede olan veya hiç açılmamış şikayetleri rapor olarak sunuyor ve eski şikayetlerin kapanması için ilgili birime düzenli olarak bildirim gönderiyor.

yani benim nezdimde sorunun çözümü ücretli yazılımlar ile oluyor.
0
bravoteam
(26.04.24)
illa excel diyorsanız, bir anasayfa yapın, yan tarafta başka bir sayfada (ya da sayfalarda) şikayetleri alt alta yazın. aklınıza gelebilecek, gerekli gereksiz tüm detayları yazın aynı satırda. ama örneğin AŞAMA başlığı ile bir sütun olsun. bu sütunda şikayetin çözümü ile ilgili aşamayı özetleyin. mesela şöyle değerler olsun.

1- HENÜZ İLGİLENİLMEDİ
2- İLGİLİ DEPARTMANA İLETİLDİ
3- İLGİLİ DEPARTMAN BİR ŞEYLER YAPMAYA BAŞLADI
4- MÜŞTERİYE ÇÖZÜM İLE DÖNÜŞ YAPILDI
5- ÇÖZÜLDÜ

bunları sektöre göre, kafanıza göre değiştirin. ama 20-30 tane olmasın. hepi topu 4-5 tane olsun. ana sayfada, ÇÖZÜLDÜ şeklinde olmayanları, lookup'la ya da başka bir formülle listeletin (illa vardır çok kolay yolları).. anasayfayı açtığınızda çözülmemiş olanları bir kerede kabak gibi görün. detaylarını görmek için de, diğer sayfalara gidip tek tek incelersiniz, ne yapmanız gerekiyorsa yaparsınız. tabii bu primitif bir çözüm. çünkü excel bir veritabanı değil.

web'de bu tarz işler için özelleşmiş trilyon tane paket var. help desk ticketing ya da support ticketing yazıp aratırsanız bir dolu çıkar. genel olarak bunlar paralı tabii ki. ama bir iki tanesi kısıtlı özelliklerle ücretsiz kullanılıyor(dur) özelliklerinden ya da ücretlerinden bağımsız olarak aklıma gelenler, zendesk, zoho desk, hubspot'un ilgili bölümü, odoo'nun ilgili bölümü gibi...

ben ne yapardım?

söylediğiniz şeyi airtable'da yapardım. excel'le veritabanı kırması bir şey düşünün. kullanımı kolay ve kod yazmanıza gerek kalmadan "yeterince kullanışlı" arabirimler oluşturma şansınız var. kısaca şöyle bir akış olacak:

müşteriler olacak.
müşterilere bağlı şikayetler olacak
bu şikayetleri çözülecekleri departmanlara / kişilere atayacaksınız
bu şikayetlerin çözüm aşamalarını yazacaksınız

Airtable 'a girince, çözülmemişleri ve ne durumda olduğunuzu kabak gibi göreceksiniz. hatta şunlar da mümkün:

- bir form oluşturup, linkini müşterilere verirsiniz, müşteriler şikayetlerini buraya girer.
- bu şikayet birinin (ya da sizin) önüne düşer. şikayetin nasıl çözüleceği, kimin çözeceğine karar verilir. şikayet bu kişinin önüne düşer.
- bu kişi şikayeti çözdükçe, adımlar sizin önünüze gelir.
- her gün sabah ya da akşam, yeni gelen problemler, o gün neler yapıldı vs gibi şeyler size ya da herkese rapor olarak gider.
- şikayet çözülünce ofiste çiçekler açar.
0
co2s2
(26.04.24)
(1)

Kartal civari çocuk doktoru

passive aggressive
Yenidoğan bebeğimizin takibini yapacak cocuk doktoru öneriniz olur mu? İlgili, bilgili ve detaycı olmasi ve Kartalda olmasi onemli ama maltepe ya da pendik de olabilir. Tesekkurler.
Yenidoğan bebeğimizin takibini yapacak cocuk doktoru öneriniz olur mu? İlgili, bilgili ve detaycı olmasi ve Kartalda olmasi onemli ama maltepe ya da pendik de olabilir.

Tesekkurler.
0
passive aggressive
(24.04.24)
avicenna'da ismini şimdi hatırlamadığım bir doktorumuz vardı. Nurettin diyesim geliyor. gayet iyiydi.
0
co2s2
(24.04.24)
(10)

patiswiss ablanın istifası

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
malum çikolata olayındaki ceo abla istifa etmiş ama bu marka zaten ona ait bir kuruluş değil mi? markaya topyekün bir tepki olsa (ki sosyal medya dışında kimsenin haberi yoktur diye düşünüyorum) marka sahibi yine kendisi olduğu için tepki devam ederdi. azıcık geri çekilse iki gün sonra unutulur gide
malum çikolata olayındaki ceo abla istifa etmiş ama bu marka zaten ona ait bir kuruluş değil mi? markaya topyekün bir tepki olsa (ki sosyal medya dışında kimsenin haberi yoktur diye düşünüyorum) marka sahibi yine kendisi olduğu için tepki devam ederdi. azıcık geri çekilse iki gün sonra unutulur giderdi zaten bu olay ama şimdi bile istifa etmesi neyi değiştirdi anlayamadım.

benim göremediğim bir anlamı var mı gerçekten bu istifanın yoksa olayı soğutmak için yapılan bir hamle mi?
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(23.04.24)
hiçbir anlamı yok. isim değiştirip ürünleri yeni ambalajda pazarlarlar bence yakında.
0
deartheodosia
(23.04.24)
yönetim kurulu başkanlığından istifa etti sadece. yerine geçeni kukla gibi kullanır olur biter.
0
numlock
(23.04.24)
e madem bir işe yaramayacak pratikte niye böyle bir hamle yaptılar ?
0
jülsezar
(23.04.24)
Gördüğüm kadarıyla Migros çikolata ürünlerine kampanya düzenlediği halde bu ürünü raftan geri çekti.
İnternetten izlediğim kadarıyla diğer zincir marketler de bu ürünü geri çekmiş.(teyitsiz bilgi)
Bunlar doğruysa ve bu tesis bu zincir marketlere malı konsinye veriyorsa ki büyük bir ihtimalle öyledir. Bu firma zaten battı demektir.

İstifa, belki kurtarırım çırpınışıdır bana göre.

Diplomasıda mı sahteymiş?

twitter.com
0
Mirket
(23.04.24)
süreci gerçekten kötü yönettiler.
Önce şirket yönetim kurulu başkanının arkasında duran bir açıklama yaptı. Sonra da kendisi istifa etti zaten. Yani ilgiyi üzerlerine çekmek için ellerinden geleni yapmış gibi oldular. Halbuki ölüye yatsalar zamanla olay unutulacaktı. Hep böyle oluyor böyle şeyler.

Yurt dışına satış yapıyorlar asıl bunlar. Devlet eliyle ürünlere bir kontrol gelmezse ve yaptırım uygulanmazsa bunlara birşey olmaz.
0
nuevo
(23.04.24)
Sureci basindan beri siritarak izliyorum, istifanin bir anlami yok..

Bu hatun gibi normalde bakkal isletemeyecek ama ailevi zenginlik sayesinde sirket yoneticiligine yukselen bazi tipler taniyorum, bunlar tipik secilerek degil atanarak koltuk isgal eden, ici kof pseudo yonetici takimi, bence parazit.

Bu abla role kendini fazla kaptirinca ifsa oldu, o kadar.
0
cooperr
(23.04.24)
anlamsız sadece piyasa gazı alınmak için yapılmış olay
0
basond
(23.04.24)
Yaptığı çirkeflik için bence yönetim kurulundan istifa etmek durumunda kalması yeterli. Ne bekleniyor ki zaten? Ömür boyu zincire vurulup utanç içinde sokaklarda yürütülürken acıkınca da taş mı yesin? Yeterince rezillik yaşadı bence, akıl parası olmuştur.

Ama ama şimdi esas problemli kısım ortaya çıktı, marka adı mevzusu daha büyük sıkıntı. Bakalım ne olacak :D
0
akhenaten
(24.04.24)
anlamsız bir firma anlamsız bir yönetim şeması. kendisi ceo ablası genel müdür amcası sahadan sorumlu ceo falan filan. tüm akrabalar bir görevde 5 kişilik ancak holding gibi takılan bir firma. ceoluktan istifa eder, yönetim kurulu başkanı olur.
0
mikahakkinen
(24.04.24)
şirketin sahibi olmakla yönetim kurulundan istifa etmek çok ayrı şeyler. şirketin boyutuna göre yönetim kurulunun oluşturulma sebebi bambaşka olabilir. küçük şirketlerde, gerçekten iş yapan ve genellikle şirket ortakları ile çalışanlardan oluşan bir yönetim kurulu olur. daha büyük şirketlerde, şirket ortaklarının yanında dışarıdan danışmanların yer aldığı, şirketi yönetmeyen, sadece yön veren bir kurul olur.
0
co2s2
(24.04.24)
(3)

Çocukken 23 nisanda makam koltuğuna geçtiniz mi?

nundu
Ben yaşadığım ilçenin kaymakamı olmuştum ilkokuldayken 23 nisanda. Hoş bir anıydı o açıdan bu uygulamanın iyi kötü devam etmesini seviyorum.
Ben yaşadığım ilçenin kaymakamı olmuştum ilkokuldayken 23 nisanda. Hoş bir anıydı o açıdan bu uygulamanın iyi kötü devam etmesini seviyorum.
0
nundu
(23.04.24)
ben de mutlu oluyorum çocukları o koltuklarda görünce. kendim hiç oturmadım :(
0
suyin
(23.04.24)
ben de ilçe kaymakamı olmuştum.
ama bana bu söylenmemişti. iki satır cümle ezberletilmişti ve çiçek taktim etmem gerekiyordu. ben çiçeği verdikten sonra kaymakam beni koltuğuna oturttu. anlamadım ne olduğunu. öğretmenlerimin yüzüne baktım ne yapayım diye, onlar da işaret ederek onay verdiler.

oturdum koltuğa ve sessizlik oldu, bir şey söylemem beklendi sanırım. etraf kalabalıktı ve herkes bana bakıyordu.

siyasi partilerin temsilcileri de vardı. espriyle karışık "x mahallesine giden yok ne olacak, şu durum ne olacak" şeklinde belediye başkanı ya da kaymakama yöneltilecek sorular bana yöneltildi şakayla karışık. başka birisi "o soruyu bana değil belediye başkanına sormanız gerekiyor" şeklinde sufle verdi bana.

sanırım o gün o koltuğa oturacak çocuk ben değildim. sanırım ben sadece çiçek verecek, başkası oturacaktı. bilmiyorum. belki benmişimdir. ama bana koltuğa oturana kadar bilgi verilmedi ve böyle 23 nisanda makam koltuğuna çocuk oturtmak şeklinde bir gelenek olduğunu da ben sonradan öğrendim.

o yüzden bu anı bende hoş değil. o günkü gerginliğimi hatırlıyorum.

bize neler yapıldıysa artık o yaşlarda, ben hala 23 nisan'lardan nefret ederim. sabah erkenden tüm okul tek bir otobüse tam anlamıyla balık istifi olarak sığdırılıp ilçe stadında saatlerce güneş altında yorgunlukla beklerdik. bir iki saat bekledikten sonra ilçenin yetkili amirleri gelir (sanırım kaymakam oluyor) ve bize günaydın derdi. biz de sağol derdik. hepsi askeri düzende olurdu.
sırada önde duranlar kıpırdayamazlardı. iki saat boyunca heyken gibi durmaları beklenirdi. öğretmenlerimiz bize acırdı da, yorulanları sıranın arkasına alır, arkada oturun dinlenin derdi. sadece ilk bir kaç sıra için dikkatli durmalarını söylerdi.
bu bir kez değil, bir çok kez böyle oldu.

---
tüm bunların yanında, kız arkadaşım bir öğretmen ve yıllardır 23 nisanlarda hem kendisi hem çocukların çok mutlu olduğunu anlatıyor. genelde güzel etkinlikler/müsamereler yapıyorlarmmış ve çocuklar da bu günü tabiri caizse iple çekiyormuş.

koltuk verme işinin de benim yaşadığım gibi olaylar yaşanmadan ve güncel siyasete olabildiğinde alet edilmeden devam etmesini isterim.
0
biseysorcaktim
(24.04.24)
koltuğa oturmadım ama koltuğa oturanın yanında gittiğime göre, vali yardımcısı oldum sanırım : )
0
co2s2
(24.04.24)
(10)

Arabanızda akü şarj cihazı bulunduruyor musunuz?

sasailic
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
0
sasailic
(19.04.24)
takviye kablosu var sadece. şarj cihazı olsa iyi olur da onun şarjını sürekli takip etmek lazım. lazım olduğunda şarjı bitik olursa bir işe yaramaz.
0
inheritance
(19.04.24)
Ortalama akü ömrü 5 yıl ve bitmeye yakın marş sesinden anlaşılıyor. Biterse de etraftan kablo bulunur gibi geliyor bana. Bunun için şarj cihazı taşımak manasız bence.
0
Piukh
(19.04.24)
Hayır. Kimse bulundurmuyor. Sadece oto elektrikçilerde, araba tamircilerinde var. Normal kullanıcı için gereksiz.
Çok az insan takviye kablosu taşıyor. Bir tahminde bulunsam arabaların %5'inde vardır takviye kablosu. Bence onu da taşımak gereksiz.
Akü bitmeden anlaşılıyor veya bitince bir çözüm bulunuyor. Çok düşünmeyin.
0
michael_knight
(19.04.24)
bizde var, bir sabah araba calismayip etrafta yardim edebilecek kimseyi de bulamayinca almistik. daha sonra bir benzinlikte yine araba calismayinca kullandik ve cok isimize yaradi. pahali bir sey degildi, ydisindayiz 90 euro'ya almistik. bence gayet gerekli bir sey.

yani tam olarak sarj cihazi mi bilmiyorum ama arabayi calistirmak icin aküye baglanan batarya gibi bir sey, ikinci bir arabaya gerek kalmadan arabayi calistiriyorsunuz yani.
0
mamu
(19.04.24)
Bende de yok ama olsa fena olmazdı. Ne olur ne olmaz.
0
prole
(19.04.24)
5 yılda 1 başınıza gelecek iş için cihaz alınmaz. Sonuçta Alaska'nın kırsalında ormanda kulübede yaşamıyorsunuz. Yaşıyor musunuz yoksa?
0
Huan8
(19.04.24)
bulundurmuyorum, yol ortasında 220 volt priz denk gelmeyeceğine göre akü şarj pek işime yaramaz. araç takviye ile çalıştıktan sona elektrik sisteminde-aküde bir arıza yoksa zaten aküyü şarj edecektir.

çekme halatı, akü takviye kablosu ve elektrikli kompresör var.
0
orpheus
(19.04.24)
bir kaç sene önce akü bitince takviye kablosu almıştım yakındaki bir benzinlikten. hala o duruyor, yeter bence.
0
co2s2
(19.04.24)
Takviye kablosu bulunduruyorum, bence yeterli
0
mirty
(19.04.24)
kaç sene evvel BIM in verdiği Polo Smart akü takviye aletini almıştım. 2 kere lazım oldu ikisinde de kurtarmıştı beni.
onun haricinde ışık kaynağı ve powerbank olarakta kullanıyorum.

tavsiye ederim bu tip şeyler öyle bir yerde kalıp bir kere lazım olur onda da işinize yarar.
0
gibicibicis
(19.04.24)
(8)

uzun uçuşlu yurtdışı seyahati öncesi tavsiyeler?

titanic kemancısı
12 saatlik uçuş ile 8 günlük bir seyahat planım var. Hiç bu kadar uzun süre ve uzun uçuşlu gitmemiştim ve şu an biraz araştırma için de dar zamanım var ama halledeceğim, belki burada da tecrübeli olanlar varsa diye sormak istedim. Nokta atışı hayat kurtaran tavsiyeleriniz varsa çok iyi olur. Aklıma
12 saatlik uçuş ile 8 günlük bir seyahat planım var. Hiç bu kadar uzun süre ve uzun uçuşlu gitmemiştim ve şu an biraz araştırma için de dar zamanım var ama halledeceğim, belki burada da tecrübeli olanlar varsa diye sormak istedim. Nokta atışı hayat kurtaran tavsiyeleriniz varsa çok iyi olur. Aklıma ilk gelen uçuş yastığı ve seyahat dikey ütüsü oluyor, otellerde filan oluyormuş ama orada belki bulamam diye fikrinizi almak istedim.
Bavul güvenliğim için ne tavsiye edersiniz ?

Gidilecek ülke: Güney Kore.

Priz dönüştürücü götürmem gerekiyor mu F tipi yazıyor aynı sanırım yine de emin olmak istedim?
0
titanic kemancısı
(19.04.24)
voltaj ve priz tipi bizdekiyle aynı, herhangi bir adaptör gerekmiyor. temiz bir ülke fazla yabancı marka göremezsin ama starbucks ve pizza hut yaygın. yeme-içme fiyatları pahalı. pizza kola 30-40usd tutar.
0
orpheus
(19.04.24)
havalimanina gitmeden bir bakkala, markete ugrayip su, biskuvit, meyve abur cubur alisverisi yap.
0
buenosdias
(19.04.24)
uyurum diyorsanız uçakta, göz bandı kulak tıkacı iyi olabilir.

bavul güvenliğini hangi aşama için soruyorsunuz, bavulla birlikte trenle gidecekseniz bavulu gören bir yerde oturun, kilit takmak da havaalanı görevlilerin açıp alacağı varsa onu engeller. onun dışında otobüste vs yapacak bir şey yok.

ayırt edici büyük bir şey yapıştırabilirsiniz (sticker) ya da ip kuşak bağlayabilirsiniz başkasının benzetip almaması için

geçen sene video vardı, fransada harekt halindeki flixbus otobüsünden bavulları alıyorlardı, yanında koşup
0
jülsezar
(19.04.24)
Ağrı kesici,
Uçağın sesi rahatsız ediyor, kulaklık veya kulak tıkacı.
Korede hava çok değişkendi, ona göre hazırlıklı gidersin.
Bel çantası, omuzdan çapraz as, ben heryeri böyle gezdim.
Kore bana pahalı gelmişti.
1 yıl Kozmetik alışverişi yapmamıştım koreden alırım diye, bir sürü şey aldım hoşuma giden 3-4 tanesi. Çocuk oyuncağı gibi ürünleri, çok bişey bekleme.
Seulde metro yerine minibüsler var, bence metrodan daha kolay-kullanışlı. Kentkart lazım, havaalanında var mı bilmiyorum otobüs için, büfelerden de alabilirsin.
Ben seul’ü google mapsle gezdim, ama belki kendi uygulamaları daha faydalı olur başka yerlere gideceksen.
Ütüyü otelden istersin.
Airtag atabilirsin valize.
0
durgunfoton
(19.04.24)
THY uzun uçuşlarda seyahat seti veriyor uçak içinde. terlik, göz bandı, kulak tıkacı ve yastık.
Uçuştan önce biraz uykusuz kalırsanız daha rahat uyursunuz. Zaten uçuş başlayınca bütün güneşlikleri ve ışıkları kapatıp uçağı karartıyorlar, ben çok zorlanmamıştım uyumakta. Telefonunuza, tabletinize offline izleyebileceğiniz film, dizi vs yükleyin, uyumadığınız saatlerde izlersiniz. olmadı uçağın eğlence sisteminde de filmler falan oluyor ama zevkinize uyar mı bilemem tabi.
telefon için kulaklık unutmayın. uçuş için aklıma gelenler bunlar.
0
mustafakesekci
(19.04.24)
g.kore'ye ineceğiniz yerel saate göre bir uyku planlayın uçakta. silikon tıkaçlar yardımcı olur. uçakta dağıtılacağına güvenmeyin, yanınızda olsun bir iki çift. ucuz bir şey.

ütü ben olsam almam, gereksiz yük. uçuş yastığı, şişenlerden değilse, yine gereksiz yük (hacim)

bavul güvenliğinden ne kastettiğinizi anlamadım ama şöyle diyeyim. bavulun fermuarlarına takacağınız kilitler 1-2 sn içinde kırılıyor ya da kilitle uğraşmayıp bavulu yarıyorlar bir bıçakla. bavulun ceplerine herhangi bir şey koymayın, en kolay ulaşılan yer. bavula illa değerli bir şey koyacaksanız, fermuar açıldığında hemen görünen bir yere değilde, en dibe bir yere koyun. mümkünse bir şeye sarın, ne olduğu hemen anlaşılmasın.

en önemlisi de, çantanızı bavulunuzu gözünüzün önünden ayırmayın.
0
co2s2
(19.04.24)
uzakdoğu seyahatlerinde en önemlisi kabin bagajı güvenliği. bunun için özel hırsızlık çeteleri var.
bizim bir genel müdür, koleksiyon saatlerini ve yüklüce parasını çaldırmıştı. hatta 1 dolarları ayırmışlar onları almamışlardı. düşünün öyle bir rahatlık. o yüzden çok değerli eşyaları sırt çantasına ve koltuğun altına koyabilirsiniz, ya da boşsa yan koltuğunuza vs.
0
artci sarsinti
(19.04.24)
Bu tip uçuşlarda yapılabilecek en güzel şey uyumak. Geçen ay Osaka'ya 9 saat uçtum, uyuyamadığımdan yolculuk bitmek bilmemişti. Tokyo'dan dönüşüm 12 saat sürdü ama uyuduğumdan daha çabuk geçmişti. Uçakta alkollü bişeyler içersen rahat edersin.

Uyumak için uçakta koltukta başımızı yasladığımız yerde baş sabitlemek için bir aparat var sağdan ve soldan onu katlayınca başın düşmeden uyuyabliyorsun (umarım anlatabildim). Bineceğin uçakta bu yoksa yolculuk yastığı iyi olur. Boynun düşmemesi lazım yoksa uyunmuyor. Katar Havayolu uçaklarında bu dediğimden oluyor. THY'yi bilmiyorum.

Telefonuna dizi indirebilirsin, o da zaman geçmesine faydalı oluyor.

Arada bir yürü, uçakta tur at. Bacaklar uyuşuyor. Koridor tarafında oturmanı tavsiye ederim, oturup kalkması kolay olur.

Konfor için göz bandı, kulak tıkacı, battaniye, uçuş çorabı gibi şeyler uçakta verilir.

Bavul güvenliği noktasında yanından ayırmadığın sürece birşey olacağını sanmıyorum.

Ütü konusuna birşey diyemeyeceğim ben ütü gerektiren bir giyecek götürmüyorum. Senin için çok önemliyse yanında götürmen iyi olur.
0
Lethe
(19.04.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.