[]

Film dizi incelemeleri yapan youtube kanalları ?

Enver kahvecioğlu takip ediyordum bir aralar ama yıllardır video atmıyor. (git:www.youtube.com),

Bu tarz kanal var mı bildiğiniz, filmleri ve dizileri teknik açıdan inceleyen ?


 
fikri firar


  • freebird5406_2  (27.11.22 14:36:47) 
@freebird

bu tarz kanal değil aradığım. teknik açıdan incelemesi önemli, detay vermesi, "yönetmen şunu şu sebepten gösteriyor" tarzında konuşması. Özellikle takip ettiğim kanalın linkini koydum ki istediğim tarz anlaşılsın.
  • sassot  (27.11.22 15:09:42) 
Bobin kafa bu konuda çok iyi, takip etmediyseniz tavsiye ederim. Aradığınız tarzda, teknik olarak inceleyen, muhabbeti keyifli, donanımlı biri


  • bir fincan kahve ile film izlemek  (27.11.22 15:54:10) 
Hocam sonradan anladım dediğini

Thomas flight
Lessons from the screenplay
The royal ocean film society

Kanalları takip ettiklerim yabancı içerik maalesef
  • freebird5406_2  (27.11.22 16:10:30) 
[]

Epub vs fiziki kitap ?

Epub maddi açıdan daha iyi gibi ama fiziki kitap okuyunca konsantrasyonumun arttığını farkettim siz ne diyorsunuz ?




 
aynen katiliyorum


  • hewit  (27.11.22 02:16:53) 
Epub da etkili ama fiziki kitap en etkili en iyisi ve zaten en sağlıklısı


  • muhayyer divan  (27.11.22 03:18:30) 
Kindle aldım. Son 3-4 senedir körelen kitap okuma alışkanlığım geri geldi. Çok büyük kolaylık.


  • nawar  (27.11.22 03:40:30 ~ 03:41:05) 
Epub'i PC veya telefonda okuyorsanız konsantrasyon sağlamak zor olur. Okuma kalitesi de düşük olur. E-reader ise mevzu değişir.


  • opethian  (27.11.22 04:22:05) 
Grafik içeriği yoğun kitaplar hariç e-kitap bence her halukarda daha iyi, tabi bir e kitap okuyucu kullandığınızı varsayıyorum. Fiziki kitap tam tersi benim konsantrasyonumu bozuyor çünkü kitabın boyutlarına göre tutması vb. daha zor, üztelik ışığa göre konum almak lazım. Arkadan aydınlatmalı bir e-kitap okuyucu tam bir nimet.


  • salihdt  (27.11.22 06:00:49) 
Ön kapaktan başlayıp arka kapağa kadar okunacak kitaplar için ekitap okuyucuyla okumak bence daha rahat. Okurken şu sayfaya atlayayım, indekse bakayım filan diyorsanız fiziksel kitap daha rahat.


  • cosmicstring  (27.11.22 08:47:24) 
Kitap okuma alışkanlığını tam edinememiş insanlarda fiziki kitap daha iyi. Nerede kaldığını, ne kadarını okuduğunu, bir oturuşta ne kadar ilerlediğini görmek, kütüphane oluşturmak, okuduklarım, okuyacaklarım bölmeleri yapmak onları motive ediyor.

Ama kitap okuma alışkanlığı zaten olan insanlar için büyük kolaylık. metroda iki durak arasında, ayaktayken bile, tek elle, cepten çıkarıp iki sayfa okuyor olabilmek büyük bir imkan.Fiziki kitapla yapamazsın onu.
  • Mirket  (27.11.22 11:40:03) 
her iki şekilde de kitap okuyan birisi olarak gönlüm her zaman fiziki kitaptan yana olmuştur. evet, e-kitap okuyucu büyük rahatlık; çantanda onlarca kitap taşıyorsun, canının istediği an telefonda vakit geçirmek yerine e-kitap okuyucunu çıkarıp okuyorsun, fiziksel ağırlığı yok vs. ama ben şu ana kadar dikkat ettim de e-kitap olarak okuduğum kitaplardan hiçbir zaman tam verimi alamadım kitap okuma tatmini açısından. sanki öylesine, geçiştirmek için okumuş gibiyim o eserleri. fiziki olunca canlı kanlı elimde tuttuğum, hissettiğim ve o an sadece o dünyaya sahip olduğum için daha zevkli ve verimli geliyor bana. hatta biraz saçma olacak belki ama zamanında e-kitap olarak okuduğum kitapların basılı halini alıp rafıma yerleştiriyorum.


  • m e b  (27.11.22 14:24:32) 
Kitap okumak için spesifik bir cihaz varsa e ink bir e reader konsantrasyon problemi olmuyor. Bilgisayardan olacak iş değil kitap/çizgiroman okumak mutlaka elde tutmak istiyor insan.


  • hedep  (27.11.22 14:48:01) 
ben ekran dışı bir aktivite yapmak istediğim için fiziki kitap alıyorum. ayrıca kitaplığımın dolup taşması bana haz veriyor.


  • roket adam  (27.11.22 17:01:20) 
[]

Erkekler arasında kıskanma var mı sizce ?

Ben bugüne kadar kimseyi kıskanmadım ama az önce bir yazı okudum eleman yakışıklı diye arkadaşları buna kinlenmiş, bana garip geldi.

Fiziki özellikleri kıskanmaktan bahsediyorum. Para, mevki, araba falan değil.yani bir erkek mesela başka birini sırf uzun boylu yakışıklı diye ya da güçlü kalıplı diye kıskanır mı sizce ?


 
Ne gördüm ne duydum


  • birmilyonunvarmi  (26.11.22 23:58:58) 
Hiç kıskanmadım


  • grabbing hands  (27.11.22 00:09:04) 
cinsiyetle ne alakasi var. cok gordum yerli yersiz elestirilerle arkasindan salladiklarini lakap takarak falan yermeye calismak:/ fiziki ozellikse soz konusu diger olumsuz yonleri belirterek "allah boy vermis gerisini koyvermis" minvali. yav dusununce ne kadar berbat ortamlarda kotu seylere maruz kalmisim he bi ton sey canlandi gozumde

belki bunu erkekler arasinda yapmiyor olabilirler orayi bilmiyorhm
  • ala09  (27.11.22 00:18:26) 
bende yok. etrafımdakilerde de yok. söz konusu arkadaş farklı kusurlarına yönelik eleştirileri (yavşağa bak vs.) buna bağlamaya çalışıyor olabilir.


  • zgrydn  (27.11.22 00:22:57 ~ 00:25:25) 
hiç sanmıyorum.sevdiği kızla beraber olan erkeği bile yakışıklı diye kıskanan erkek görmedim.sanırım ülkede erkeklerin para , şan , şöhret sebebiyle tercih edilmesinden ötürü tipten çok diğer hususlar kıskanılıyor.


  • kendicoplugundeotenhoroz  (27.11.22 00:28:27) 
Sanırım erkekler üzerinde bu konuda kadınlar üzerindeki gibi bir baskı yok, haliyle biraz daha rahatız. Ortalama erkekİ alanı oldukça geniş, haliyle çok büyük çoğunluk bunun içinde dolayısıyla da bu ortalamanın altında kalmadığımız sürece çevredeki başka bir ortalama erkeğe bakıp "Ulan ne adamlar var bea" demek aklımıza gelmiyor.


  • salihdt  (27.11.22 06:15:28) 
Var var. Burada bir erkek duyurucuya beğendiğim kişiyi attım. Adamı yerden yere vurdu.

Sen de bi yakışıklı fotosu ve gör yorumları.
  • Kahvedesu  (27.11.22 08:30:24) 
Sayısız kere şahit oldum. Bir ortama eli yüzü bariz düzgün bir tip girdiyse çoğu erkek ya artistliğinden, ya kendini bir şey sanmasından, ya bakışındaki bir şeyden falan bahsediyor hemen.

Genelde ortalama altı tipler öyle olmasalar da çok efendi, çok harika, müthiş insan diye yüceltiliyor. Ama ciddi anlamda yakışıklı birinin çok efendi, çok harika bir insan falan diye yüceltildiğini nadiren görürsünüz.
  • akhenaten  (27.11.22 09:12:06) 
Ne duydum ne şahit oldum. Olsa olsa max 5dk'dır. Genel olarak umursanmaz.


  • optimistbakunin  (27.11.22 09:50:05) 
Vücut geliştirmiş erkeği kıskanıyorlar.
İş arkadaşları, iş başarısını kıskanıyorlar.

Onun dışında ne gördüm, ne de duydum.

Vücut geliştirmiş kişi arkadaş çevresindense onunla gurur duyuyorlar. Yabancıysa bir kıskanma durumu var.
Bir de erkeklerin sahiplendikleri bir ortam oluyor. O ortam sakinlerinde bir sorun yok ama dışarıdan o ortama katılan kişi yakışıklıysa ortam üyesi olana kadar geçen zamanda bir kıskanma oluyor. Ortam üyesi olunca yine sorun yok.
  • Mirket  (27.11.22 12:56:30 ~ 13:18:36) 
kesinlikle var. hatta rekabet erkeklerin doğasında doğmuş bir şey. alfa kişilikli erkeklerin çok olduğu bir ortamda bunu daha rahat gözlemlersin, gibi’deki ekip gibi herkesin loser olduğu ortamlarda bu çok belli olmaz.


  • roket adam  (27.11.22 17:03:02) 
Bizim grupta epey yakışıklı biri var. Bir tane de kaslı var. Ben de uzun boylu olanım. Üçümüzü toplasan taş gibi erkek yapıyor yani aşlsfkaşlskf neyse. Bu ve diğer özellikler de dahil olmak üzere fiziksel özelliği kıskanıp sorun çıkaran hiç olmadı. Arkadaş grubunda bu şekilde kıskanmayı hatta ilk defa duyuyorum.

@roket adam 'a şu noktada katılmıyorum, grubun loser ya da komple winner olmasına gerek yok. Arkadaş ortamında pek olmaz öyle şeyler. Öte yandan arkadaş ortamı dışında olup da başka erkeği kıskanan vardır ama tabii.

@Kahvedesu 'nun verdiği örnek için şöyle bir detay var. Arada kadınlar gerçekten çirkin erkeklerle ilgili yakışıklı diye methiyeler düzüyorlar. Onları gömdüğümüzde bunu zevksizlikler üzerinden eleştirerek yapıyoruz, kıskanma değil. Gerçi bahsettiği olayda fotoğrafını gönderdiği kişi ünlü değil yakışıklı biridir gerçekten, karşıdaki de kıskanmıştır. Bilemem.
  • nawar  (27.11.22 17:12:20 ~ 17:15:07) 
[]

Nesquik faydalı olur mu?

Kilo vermek için ve genel olarak nesquik faydalı olur mu ?

www.hepsiburada.com

Normalde sabahları kahvaltı yapmıyorum öğle yemeği ve akşam yemeği yiyorum ama sabah 1 kase bundan yesem süt ile birlikte bana faydası olur mu okuduğum çoğu yerde sabah kahvaltısı önemli metabolizma hızlanır yazıyor.

 
Olmaz.
Okuduğunuz şeylerin çoğu bilim desteksiz.

  • logisticsmanager  (26.11.22 18:38:20) 
hayir nesquik pek faydali bisey degil. besin degerleri kotu. cok seker var ve cok un kullanilmis mesela en basitinden. icindeki vitaminler ve mineraller bir nebze faydali olabilir ama genel anlamda kotu bir yiyecek.


  • ermanen  (26.11.22 18:43:46 ~ 18:45:18) 
1 porsiyonda 3 küp kadar şeker varmış. Kilo vermek isteyen biri için daha makul şeylere bakılabilir.
Benim diyetisyenim de öğün atlatmıyor ama böyle şeyleri de çok önermiyor yeşillik peynir ve yumurta yiyiyorum kahvaltıda hızlıca.

  • cilekli pasta  (26.11.22 18:47:31) 
Isle mi s gidalar zaten kötü hele nestle olmasi ekstra kötü.


  • buenosdias  (26.11.22 18:50:33) 
Tam tersi kilo aldirir.


  • ahm1  (26.11.22 18:51:00) 
Nesquik yerine yulaflı tarifler bakın bence.

Ben sabahları kefir, yulaf, lor, fındık, ceviz, pekmez vb blender'da çevirip içiyorum mesela.

Saatlerce tok tutma garantim var.
  • msb  (26.11.22 19:02:50) 
abi nerden okuyorsunuz bunları ya :D Kahvaltı öyle elzem bir öğün değil. yıllarca en önemli öğün diye itelediler insanlara.

neskuyik ise kilo vermeyi bırak kilo almak için bile yenmez.
  • synesthesia  (26.11.22 19:21:57 ~ 27.11.22 03:35:57) 
Yulaf, kuruyemiş ve meyve kurularından kendiniz granola hazırlayın içine bitter çikolata parçaları atın daha lezzetli ve faydalı olur. Kilo verdirir mi bilemiyorum.


  • jazzabel  (26.11.22 21:02:04) 
Dünyada kilo verdiren bir besin yok. Adı üstünde besin, yiyince kilo verilecek bir şey olsa insanlar ölürdü çünkü kalorisiz vücuda kalori yaktirirdi.

Kilo vermede dünyada kanitlanmis tek yöntem; alinan kalori<yakilan kalori

Daha bu yöntem dışında farkli bir yöntem çıkmadı.

O yüzden neskuik falan filan değil myfitnesspal takilin, yediklerinizi tartıp her gün yazın. Bazen insan bir iki bir şey atistirirken ciddi kalori alıyor haberi olmuyor.
  • logisticsmanager  (26.11.22 23:16:57) 
[]

18 günde 5 kilo vermişim iyi mi ?

110 kiloydum, 105 olmuşum. Hedefim 15 kilo daha vermek. intermittent fasting (16/8) yapıyorum ama sanki biraz yavaş gidiyor gibi yani 7-8 kilo vermişimdir diye tahmin ederken 5 kilo olması sıktı biraz.

Unlu mamül, şeker, ekmek, paketli gıda tüketmiyorum.

Tavsiyelere açığım.

 
O verdiğin ödem ama güzel tabi. Yavaşlamasi normal çünkü kilo vermek zor bir iş. Ödem hizki atılır o ayrı.
Kilo vermek=yağ kaybı diye bakmak lazım. Yoksa kastan kaybedip ağırlığın azalması iyi bir şey değil.
Ayda 4 kg gibi düşün. Hatta hiç düşünme pes etmeden devam et.
  • kisa  (26.11.22 11:45:55) 
Hatta biraz fazla vermişsin.
Aldığın gıdada makro sayımı yapmıyorsan eğer, kırmızı ete biraz aban ki kan değerlerinde bir bozulma olmasın da ayağa kalkınca neden başım dönüyor diye başlık açmayasın.

  • Mirket  (26.11.22 11:48:55) 
Bence iyi vermişsiniz . sürdürülebilir bir beslenme biçimi aralıklı oruç.ama herşeyden mahrum etmeyin kendinizi o zaman diyet uzun ömürlü olmaz.kalori sayımı yapabilirsiniz çok iyi olur.25 kilo vermiştim ben de aralıklı oruçla.


  • skylerblack  (26.11.22 12:25:07) 
@kahve

Hayır 16 saat açlık 8 saat tokluk demek
  • sassot  (26.11.22 12:47:42) 
Fazla vermişsin. Sürdürülebilir değil yaptığın şey. En azından bir çok insan bu istikrarı sağlayamıyor. Şu anda kilon fazla olduğu için kilo vermen daha kolay. İleride daha da yavaşlayacak kilo verme hızın. Moralini bozma. Sprint değil maraton koşuyorsun şu anda. Kalori saymaya çalış ve günlük yürüyüş yap.


  • glamdr1ng  (26.11.22 13:54:05) 
mantık şu sen 105 kilo bir insan olarak günde 2500-3000 kalori harcıyor olsan günde oluşturduğun kalori açığı kadar kilo kaybedersin.

örneğin günde 500 kalori açık oluşturdun. 14 günde 1 kg kaybedersin. yani gerçek yağ yakımı çok yavaş ilerleyen bir süreç.

günde 1000 kalori açık oluştursan ki bu oldukça zor yarı aç yaşaman lazım. ayda 3000 kalori / 7000 = 4.5 kilo gibi yağ kaybedersin.

gerçek hesap bu.
  • orpheus  (26.11.22 15:58:20) 
[]

Penisin yıllar geçtikçe küçülmesi?

En uzun olctugum hali 18 cm idi 2 sene önce. Şu anda 12-13 cm arasında değişiyor. Yaş 24 öyle yaşlı da değilim. 18 cm iken 80-90 kilo civarında idim. Şu an 105. Kilo verince eski haline geleceğini sanmıyorum çünkü 15 kilo o kadar etki etmez bence.

İnsan ister istemez kendini kötü hissediyor. Kilo vermek dışında bu işin çözümü var mıdır egzersizleri varmış ama deneyen var mı mesela, zarar vermesin?


 
Obezite ile alakalı


  • beemaker  (26.11.22 01:48:14) 
abi en doğru cevabı sana üroloji doktoru verir ama bence de kiloyla alakası yok, 15 kilo ne ki ? 90 dan 105 bi de .standart.

bu arada yeni fobi hayırlı olsun bünyeme..

not : boyunun 180 üzeri olduğunu varsayıyorum. 170 civarı boyda 15 kilo ciddi fark yaratabilir.
  • hayati cozemeyen adam  (26.11.22 03:20:58 ~ 03:21:27) 
Boy 1.80.

Ama 2 sene önce de bu kadar kilolu değildim bilmiyorum bir yandan kilo etki etmez diyorum bir yandan da geçmişte böyle bir veri var diye düşünüyorum.

Kilo verip tekrar duruma bakarım olmazsa doktora giderim.
  • sassot  (26.11.22 03:51:08) 
kilodan dolayı o bölgede yağlanma oluyor penis biraz içeride kalıyor.


  • durbidakka  (26.11.22 09:23:51) 
yuzde yuz kilodan. 50 kilo verdim boynuma dolayip geziyorum desem yeridir.


  • tezek  (26.11.22 10:26:40) 
@tezek

Helal olsun valla nasıl verdiniz hocam o kadar kiloyu
  • sassot  (26.11.22 11:37:33) 
zamanında ben de sormuştum bunu, o kadar dramatik olmasa da küçülme görmüştüm:(
kilo, sigara vs etki ediyor bildiğim ve kafaya takıp epey araştırdığım kadarıyla.
ayrıca şöyle mutlu olabilirsin; en küçük haliyle bile türk ortalamasındasın hala, boşver :D
  • m e b  (26.11.22 12:39:12) 
ketojenik beslenme


  • tezek  (26.11.22 13:12:35) 
kilodan kaynaklı penis üst kısmındaki bölgenin yağlanması sebebiyle kısalmış gibi görünüyordur.
hatta penis büyütme ameliyatlarında o bölgeden yağ alıp 2cm civarı uzatma sağlıyorlar.

  • astronom bey  (26.11.22 15:18:30) 
[]

İnsanlarla 10 dakika konuşacak kadar enerjim var

Genel olarak soğuk, konuşmayı sevmeyen biriyim. Yalnızlığı tercih ediyorum ama mecbur kalır da biriyle konuşursam ya da canım o kişiyle konuşmak isterse efsane muhabbet çevirebilirim. Zaten konuştuğum kişilerde bana dışardan çok soğuk görünüyorsun ama konuşunca güler yüzlü samimi birisin diyorlar.

Hepsi de tekrar konuşmak istiyor tabi ama ben 2.konuşmada o kişilerle konuşacak benim ilgimi çeken bir şey bulamıyorum. O yüzden geçiştiriyorum hep.

Bu kızlarla da böyle mesela mesajla tavlayamacağım kız çok azdır. Çünkü mesajda en azından bir bekleme süresi oluyor düşünme zamanı oluyor farklı konuları tekrar gündeme getirebiliyorsun ya da istediğin zaman işim çıktı diyip gidebiliyorsun ama reelde kızlarla maksimum 10-15 dakika muhabbet ediyorum sonradan anlattığı şeyler beni sarmıyor.

Maalesef pragmatist biriyim aslında sorunun bundan kaynaklandığını düşünüyorum, bana fayda sağlamayacak ortamlar, kişiler gram umrumda olmuyor. Sürekli kendimi geliştirme isteği var içimde ve vaktimi insanların boş muhabbetiyle harcamak istemiyorum.

Bunun çözümü ne olabilir sizce ? Bazı şeyler üstüne giderek çözülür bunun da böyle çözüleceğini düşünüyorum ama ne şekilde çözeceğimi bilmiyorum.

 
Bu bence bir savunma mekanizması. Kanka dediğim ama pek kankalığını görmediğim (tamamen benim yanlışım bu, kendi kendime gelin güvey olmuşum, onda bana karşı kankalık hukuku yokmuş) kişi de böyle. Çok çabuk sıkılıyor, anlamsız buluyor, onda ayrıca bir de sürekli insanları yetersiz ve değersiz bulma var. Bunlar hep savunma mekanizması. Çünkü bak kendin söyledin, sürekli kendimi geliştirme isteği var içimde diyorsun, bu aynı zamanda yetersizlik saplantısı olabilir. Yetersizlik inancı kişiye kendini özellikle yetersiz hissettiği alanda savunmaya geçme, kendini koruma, bazen saldırganlaşma içgüdüsü verir. Sen korumaya geçmiş durumdasın ve biraz da içe kapanıklaşarak oluyor bu. Konuşmaktan uzaklaşmak, sıkılmak, ilgisizleşmek hep içine kapanma halleri.

Önce yetersizlik mi yoksa değersizlik mi, içerideki o en büyük dikeni bulup çıkarıp iltihabını akıtıp pansumanını yapmak gerek. Bunu ise mutlaka bir klinik psikologla yapabilirsin, yapmalısın. Çok yüksek ihtimalle iletişim konusunda ciddi derecede üzülmüştün, fena kazık yemiştin ve o zamandan beri kendini böyle savunuyorsun. Aslında muhabbetsiz adam değilsin ama zihnin şak diye mesafe koymaya kodlanmış ve alışmış. Bilmiyorum belki öğrenilmiş bir davranış bile olabilir ama bir uzmanla çalışmak en doğrusu.
  • muhayyer divan  (25.11.22 01:49:42) 
"Sürekli kendimi geliştirme isteği var içimde ve vaktimi insanların boş muhabbetiyle harcamak istemiyorum."

Bu zamana kadar sürekli kendinizi geliştirerek ve boş muhabbetlerle muhattap olmayarak üstün insan olmayı, ya da en azından herkesin gıptayla bakacağı başarılara sahip bir insan olmayı başardınız mı? Başardınızsa ne güzel. Tavsiyeye çok da ihtiyacınız yok o halde. Bu kadar bilgiyi/tecrübeyi etrafınızdakileri beklemeden herkesle paylaşırsanız hepimiz sizden yararlanmış oluruz. Başaramadınızsa kendimi geliştireceğim diye harcadığınız eforun geri dönüşü pek olmamış demek ki. Bu soruyu sorabilirsiniz bence önce kendinize.

Kendi görüşümdür ama bu boş muhabbet hikayesini saçma buluyorum ben. İnsanın kendini farklı görmeye çalışma çabasından başka bir şey değil. Her girdiğiniz ortamda oturur oturmaz epistemoloji konuşmaya başlayacak haliniz yok. İnsanlarla diyalog böyle bir şey değil. Bazen saatlerce saçma şeyler konuşursun; bazen bilimden, sanattan, ilgin her neyse ondan konuşursun. Önemli olan bu dengeyi yakalayabileceğin insanlarla birlikte olabilmek. Her dakika kendimi geliştirmem gerekiyor düşüncesi sağlıklı bir şey değil. Öyle bir şey de yok zaten.
  • synesthesia  (25.11.22 05:05:18 ~ 05:16:46) 
synesthesia +10000

gardaşım sen her gün "bu kız beni sevmiyor" mu filan gibi duyurular açan arkadaş değil misin? mesajla tavlayamayacağım biri yok, boş muhabbet midem kaldırmıyor vs. kusura bakma ama bunlar tam olarak insan ilişkileri bozuk, özgüvensiz kişi geyiğidir. insan ilişkilerin kötü olabilir veya özgüvensiz olabilirsin; bu çok normal. yalnız bunu zırh gibi giyinmeye çalışıp sorunu görmezden gelirsen hep üzülürsün.

her gün benzer duyurular açıyorsun. bence imkanın varsa profesyonel yardım al, bir terapistle görüş. bu işlere kafanı fazla takıyorsun belli ki. dediğim gibi bu herkesin başına gelebilir, gayet doğal. kendini sıkmaya, üzmeye gerek yok. biz ne desek boş.
  • mark greg sputnik  (25.11.22 09:29:01) 
@mark +1

Bu insan ilişkileri bozuk, özgüvensiz insan zırhı.
  • ruhen hastayim ben  (25.11.22 09:33:18) 
Çok masum bir soru bu. Dışarıdan soğuksun muhabbeti anca üniversitede yapılır. İş hayatında arkandan ya da yüzüne konuşurlar. Kimse seni sempatik bulmaz. Hatta bu davranışların yabani olarak yorumlanır ve açıkçası mıy mıy insanlar pek başarılı olmaz. Kendini geliştirmek istiyorsan etkili iletişim, stres yönetimi öğren.


  • dissendium  (25.11.22 10:16:02) 
sizin açtığınız bütün duyurular ve bu duyurunuza istinaden içten tavsiyem bir an önce uzman desteği almaya başlayın. ilerleyen yaşlarınız cehennem gibi geçer böyle şeyleri sürekli kafanızda kurmaya/kurgulamaya devam ederseniz.

zihinsel ruminasyon konusunu da araştırın.

ayrıca üsttekiler+1
  • Phoebe  (25.11.22 15:06:07) 
[]

Düşük maliyetle diş bakımı nasıl yapılır?

Dişlerimde tortu var. Tartar da deniyor galiba. Günde 2 kez fırçalıyorum ama sarılık gitmiyor bir türlü.

Düşük maliyetle dişlerime nasıl bakım yaparım çok fazla param yok dişçiye gitsem bir dünya masraf çıkarıcak.


 
devlete git, diş temizliği çok standart bir işlem.


  • gabe h coud  (24.11.22 17:11:50) 
Devlette diş randevusu bulamazsın. Diş hekimliği fakültelerinden 4 veya 5. sınıf öğrencisi bulup onlara yaptıracaksın. Bağdat Caddesi'nde Yeditepe Üniversitesi Diş Hastanesi'nde yaptırıyordum ben zamanında, 90 lira mı ne vermiştim.


  • vedatchilipeppers  (24.11.22 17:15:07) 
İlla ki bir kez diş taşı temizliği yaptıracaksınız. Sonrasında günde iki kez (doğru şekilde) fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı alışkanlık haline getireceksiniz.


  • Mirket  (24.11.22 17:30:29) 
discilik bir durum varsa onu evde halledemezsin. senede 1 disci kontrolu, tercihen senede 2 dis temizligi, her gun dis ipi. hepsi ayni anda gerekli. baska seylerden kisip disciye gitmelisin zira eninde sounda illa ki daha buyuk sorun cikacak ve daha pahaliya malolacak.


  • hot potato  (24.11.22 18:05:52 ~ 18:06:44) 
Dişçi şart. Tanıdık dişçiye 500tl vermiştim diş taşı temizliği için. Devlette randevu kovalayın. Özel sigortanız varsa yılda bir kere ücretsiz diş muayenesi dahil olabiliyor.


  • inheritance  (24.11.22 19:34:02) 
@gabe @inheritance

Diş randevularına baktım da erken tarihlerde var ama bildiğimiz hastanede diş hekimligine randevu alıyorum degil mi ? Hiç gitmedim o yüzden soruyorum ve oraya gidince doktora dişlerimi temizletmek mi istiyorum diyeceğim yani neden geldin diye soracak ya ?
  • sassot  (24.11.22 20:18:20) 
Bence temizlik yaptırdıktan sonra elektrikli diş fırçalarından alın. Bir daha tartar olmayacaktır. Ha fırça alırken de pahalılarına bakmaya da gerek yok. En uygun fiyatlı elektrikli diş fırçasından alın yeterli. Pilliler değil ama şarjlıları tavsiye ederim. İndirim kovalayıp diş fırçası kafalarını da ucuza alabilirsiniz. Geçmiş olsun.

Ha tabi ne yaparsanız yapın dişler beyazlamıyor. Ona çare henüz yok. Yurt dışında diş beyazlatan bantlar var ama bizim ülkemizde satışları yasak.
  • kurbanlik koyun  (24.11.22 21:52:39) 
Devlette ücretsiz ve randevu bulursunuz mmuhakkak.


  • beemaker  (25.11.22 00:05:59) 
[]

Hayatın amacı nedir ? Sizin hayat amacınız ne ?

Hayatın amacı ya da sizin hayattaki amacınız nedir ?




 
Sayginlik ve otorite sahibi olmak. Guclu olmak. Basarili olmak. Beni mutlu eden seyler.


  • sekerler diyarinda bir ruya  (24.11.22 02:03:29) 
hedefler ve planlar güzel şeyler ama "hayat amacı" mefhumunu her zaman saçma bulmuşumdur. benim hayatımın bir amacı yok. kalbinin sadece tek bir yanlış hareketiyle 10 saniye içinde yok olabilecek veya sokakta yürürken durduk yere gtüne sustalıyı yiyebilecek bir canlıyım. o kadar önemli olduğumu düşünmüyorum. kafam rahat, mutlu, insanlara zarar vermeden yaşamak benim için yeterli eğer amaç sayılacaksa.


  • mark greg sputnik  (24.11.22 02:07:11 ~ 02:07:40) 
I like to have a good time
Any of my friends will tell you
So if you confront me with stupidity
I'm doubly angry at you

demiş şair.

Budur, bu olmalıdır.
  • habarbey  (24.11.22 02:11:55) 
Hayatın amacının kesinlikle başarı olduğunu fark ettim. ne yaparsanız yapın, başarıyla yaparsanız saygı görüyorsunuz. küçükken en uzağa tükürmeyi başarmaktan, iyi bir masa tasarlayan marangoz olmaya kadar, her başarınız insanların gözünde sizi yüceltiyor. dostluklarınız daha kalıcı oluyor. herhangi biri olmamak, benim şu hayatta en önemsediğim şey. o yüzden başarılı insanların önünü kesmeye çalışanlar kötülerdir. o kişi hayattaki amacını gerçekleştiremesin isterler.

mutlu bir birliktelik de bence kişiyi tamamlıyor. bahsettiğimiz saygınlık, bu açıdan da önemli. yoksa her yer berkecan dolu, her yer instagramda öpücük pozu veren kız dolu..
  • lovemyself  (24.11.22 03:34:06) 
Ya herro ya merro.
Benim de siradanliga, rutine, dumduz hayata tahammulum azaliyor artik.

dolar milyoneri olup geri kalan hayatimi dopdolu bir sekilde yasayacagim, hedef bu. Paranin getirdigi guc ve sayginlik paha bicilemez.
  • baldur2  (24.11.22 04:16:44) 
basari denmis, katilmakla birlikte su serhi dusmek istiyorum:

"Basari nedir?

Sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki 'en iyiyi bulabilmek'; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. Işte 'başarmış olmak' budur." Ralph Waldo Emerson
  • banach  (24.11.22 04:24:54) 
Amaç ya da hedef ulaşılabilir, ulaşıldığında yenisi olmadığında da hayalkırıklığı yaratabilir şeyler. O yüzden hayatı bir veya birkaç amaç / hedefe bağlamamayı öğrendim ben. Aslolan "anlam". Eğer kişi hayatının anlamını bulabilirse (ki tek değil, birkaç tane de olabilir) her ne yaparsa yapsın o anlamı gerçekleştirebilir. Bence...


  • charbiel  (24.11.22 08:35:00) 
Kendini gerçekçi şekilde tanımak, tanıdığın kişiyi sevmek, sevecegin eylemleri keşfetmek, sonuçtan değil süreçten keyif almayı öğrenmek.

Bkz. Şimdiki Zaman
  • hasmetizm 2046  (24.11.22 08:51:00) 
Bu konuda coğrafya bir faktör bence. Dolayısıyla bulunduğumuz coğrafyada amaç HUZUR olmalı. Eğer yeterli huzuru yakalayabilirsen sonrasında onun etrafına istersen ekstra heyecan, istersen ekstra huzur sosu serpebilirsin, şekillendirebilirsin. Ama huzur temeli olmadan başka amaçlara yönelirsen hep biraz eksik kalırsın, yıpranırsın. Atıyorum bir Norveç'te doğsan huzur default olarak gelir zaten, orada gidip en riskli spor ne kardeşim? yamaç paraşütü mü? tamam getir bana oradan eğitimi, yamaç paraşütçüsü olucam diye gezinebilirsin, birisi de ne yapıyor bu demez. Ama burada adama gülerler.

www.hizliresim.com
  • onemoremile  (24.11.22 08:57:05) 
  • orient blue  (24.11.22 09:04:36) 
mutlu olmak, sevdiklerimi mutlu etmek. öldükten sonra beni hatırlasınlar gibi bir derdim yok. mutlu mesut yaşayayım, insanlar beni gördüklerinde içten gülümsesinler, mutlu olsunlar, bol para kazanayım ve bunu güzel harcayayım, tatiller yapayım, en son da datça'ya küllerimi savursunlar. snorkelle dalan uzun sarışın bir elf güzelinin kulağından içeriye girsin bir parça külüm. iskelede tek ayak üzerinde sekerek çıkarmaya çalışsın, avucuna düşeyim, beni üzerine silsin.


  • gabe h coud  (24.11.22 09:09:10) 
@sekerler diyarinda bir ruya, arkadaş homelander herhalde.
başarı diyen herkes bana özgüvensiz ve övgüye aç gibi geliyor.

ben yaşanan zorlukların ardından gelen ferahlık ve mutluluk hissini seviyorum beni ruhen diri tutuyor.

masallardaki gibi sevdiğimle upuzun bir ömürle sağlıkla mutlu olmak..

sakinlik ve huzur.
  • Hallegadola  (24.11.22 09:29:37) 
haz. yani dopamin. her şey buna çıkar.


  • bugisme  (24.11.22 09:43:35) 
Yaşlılıkta dönüp baktığımda yaşadığım hayattan tatmin olayım, mutlu olayım. "Ulan bunca yılı bomboş, teneke gibi yaşamışım" demeyeyim. Bu kimi için title, kimi için gezmek, eğlenmek olabilir; bende birkaçı birden. Yani dengeli olsun hayatım; işkolik de olmayayım, gezicem diye kendimi de paralamayayım. Little little right into the middle hesabı.

Giderken "e tamam olduğu hali güzel. Yaşadık, bitti." diyebileyim.
  • mor oje  (24.11.22 09:45:48) 
hayatın amacı mutlu olmaktır. herkesi bambaşka şeyler mutlu eder. dolayısı ile herkesin cevabı farklıdır.


  • duyurukullanıcısı  (24.11.22 09:46:36) 
kişiye göre değişir. kimine göre mal sahibi olmak, kimine göre otorite sahibi olmak, kimine göre ünlü olmak vb. herkes mutlu olmak der. ancak çok sağlam bir para, mutlu bir aile ve her şeyi yapabilecek gücün bile olsa amacına ulaşmamış sayabilirsin kendini.
@onemoremile +1 coğrafya kaderdir bu da önemli bir etken.
benim için saygınlık, otorite, başarı falan amaç değil.
  • mikahakkinen  (24.11.22 09:52:39) 
insan oldugumu unutturmayacak kadar az stresle yasamak.


  • c1b2k3  (24.11.22 09:53:42) 
kendini gerçekleştirme becerisi. mal, mülk, parasal olaraktan ziyade insanlık olarak.


  • evimin paspasi  (24.11.22 10:52:10) 
Bilmiyorum. Henüz "amacım şu" dediğim bir şey yok.
30 yaşındayım, bu saatten sonra bulabilirmiyim bilemiyorum. Zor gibi.

  • hayalhayal  (24.11.22 18:43:09) 
2017 senesinde 35 yaşıma geldiğimde(89 doğumluyum) yaptığım tek aktivitenin kitap okumak olmayacak demiştim. O günden bugüne kadar yemesi, içmesi, yurt içi/dışı gezmesi gerçekleşti.

Şimdi ise 40 yaşıma geldiğimde pişman olmayacağım bir hayata sahip olmak istiyorum.
  • put it in your appropriate place  (24.11.22 18:52:14) 
Hayatin amaci yok.

Hayatimin da bir amaci yok. Olmasini da istemiyorum. Yarin icin bir amacim var, bu gün icin koydugum bir hedef de var ama öyle tüm hayatimi anlamlandiracak yüce bir amacin pesinden kosmuyorum. Kosmayi da sacma buluyorum.
  • buf-e kür  (24.11.22 19:35:14 ~ 19:35:39) 
1) yok.
2) yok.

  • sparkle kiddle  (24.11.22 21:44:08) 
Amacım yok. Olması gerektiğine inanmıyorum.


  • jazzabel  (24.11.22 22:25:47) 
Allah'a kulluk etmek


  • beemaker  (25.11.22 00:07:44) 
[]

Kendisine muhtaç olunduğunu anlayınca bilerek işi uzatmak eyleminin adı ?

Birinden bir şey istiyorsunuz tek yapabilecek kişi o. Kendisi de bunun farkında ve uzattıkça uzatıyor sizi süründürüyor, bu eylemin adı ne. Ne deniyor yani buna.

Tam tersi davranışın adı minnet etmek ama karşısındaki kişi böyle davranınca belli bir kelime var mı tanımlamak için ?


 
Süründürmek.


  • pispinti  (23.11.22 18:58:57) 
Ağırdan satmak???


  • hayalhayal  (23.11.22 19:04:17) 
Doğrudan bu tavrın karşılığı değil ama "naza çekmek" denilebilir belki. "Kendini nimetten saymak"ı da çağrıştırıyor bir paça.


  • huçi kuçi  (23.11.22 19:42:19) 
Bir takım çevrelerde buna yokuş yapmak da deniyor.


  • IncredibleMau  (23.11.22 19:45:28) 
Bizim 14+bodrum= 15 katlı apartmanın asansörleri ikide bir bozukuyor ve asansörleri takan şirket sürekli aranıyor, sürekli tamir ediliyor ve hemen üstüne sürekli bozuluyor. Böyle bir döngü var.

Çok tabii olarak şirketten işkilleniyoruz, sırf daha fazla para kazanmak için tamir etmediği halde etmiş gibi veya tamir edip başka yerini bozup gitme gibi bir kancıklık yapıyor olabilir.

Bahsettiğin şey bu tarz bir şeyse bana göre bu kancıklık. Ama daha hafif ya da daha duygusal ifadeler de kullanılabilecek davranışlar olabilir. Olayı tam tarif edersen belki daha kolay buluruz. Kişilerin arasındaki hukuk nasıl mesela. Gibi.
  • muhayyer divan  (23.11.22 20:04:43) 
Aradığınız kelime "istismar".


  • mikro patlama  (24.11.22 16:57:54) 
[]

Kimliğimi kaybettim ne yapmam gerek ?

Yeni kimlik için randevu almak ve ücretini yatırmak dışında yapmam gereken bişey var mı?




 
Yok.
Ben de geçen ay kaybedip yeni kimlik çıkardım.
Randevu aldım harç yatırdım birde yanınızda biyometrik fotoğraf götürün 1 tane
  • kirmizipilotkalem  (23.11.22 00:57:41) 
[]

Haluk Tatar ingilizce öğrenme serisi ?

Bu seri faydalı olur mu ? YouTube da videoları var.

youtube.com


 
Tanımadan etmeden atıp tutmak istemiyorum ama her konuda boş beleş video çeken adam değil mi bu? Bunun sanki kendine hayrı yok gibi geliyor bana.


  • IncredibleMau  (22.11.22 02:50:46) 
@ıncrediblemau +1

Bence işi bu olan birinin ya da en azından iyi yapan birinin videolarını izleyin.
  • armagan abanuz  (22.11.22 03:40:51) 
Tavsiye etmem. Kitaptan öğren. Sıfırdan öğreneceksen yanlış öğrenebilirsin.


  • dissendium  (22.11.22 08:35:45) 
Bu videolarda bazı yanlışlar olduğunu hatırlıyorum sanki. Başkaları da değinmişti. Udemy'de iyi eğitmenler var. Hem soru cevap kısmından takıldığınızı da sorabilirsiniz.


  • jepa  (22.11.22 12:51:42) 
ingilizce seviyen ne derece bilmiyorum ama Haluk Tatar'dan öğrenceksen yanlış yoldasın.

ne kadar düşük olursa olsun seviyen çok güzel ingilizce siteler var.

bbc içinde kaybolurum diyorsan bu adres sana yardımcı olur siteye günde bir kaç tane içerik yıllardır yüklendiği için içerik dolu

www.bbc.co.uk

ikinci olarak britishcouncil.org var. burada da temelden ileriye taşıyacak içerikler var.

özellikle dizilerden ingilizce öğreten şeylere de bak

genelde çok tavsiyeler içinde görülmeyen bir seri var. (bkz: effortless english)

mutlaka bakmanı tavsiye ederim
  • hoot  (22.11.22 21:30:46) 
özkan çelen in ücretsiz sitesi var adam așiri basit anlatiyor memnun kalmazsan gel burda bana sövebilirsin. sol koseden secebilirsin

www.ozkancelen.com
  • Slynmaster  (24.11.22 11:10:39) 
[]

Saç traşına ne kadar veriyorsunuz?

Az önce saç + yıkamaya 100 TL verdim içim acıdı. Konum İzmir.




 
Erkeğim. Sadece saç 80. İstanbul


  • fakat  (19.11.22 14:05:35) 
eşim 150 verdi geçen ay :') istanbul - silivri


  • pide  (19.11.22 14:10:56) 
Saç kesime 120 TL ödedim. İstanbul.


  • nawar  (19.11.22 14:12:16) 
İstanbul, 50.


  • seaman  (19.11.22 14:13:26) 
izmir küçük bir ilçe,sakal 25,saç 40
4,5 senedir saç tıraşı olmadım

  • phonex  (19.11.22 14:15:12) 
70-80 aydın


  • ananiyimioguz  (19.11.22 14:16:22) 
İzmir Balçovada saç+sakal 80 lira verdim geçen hafta. Yıllardır gittiğim, çok mahalle arası da olmayan lüks de sayılmayan bi berber. Yıkama yapmadım o zaman fiyat kaç olur bilmiyorum


  • nundu  (19.11.22 14:22:28) 
250 ist
Zam yakındır

  • gabe h coud  (19.11.22 14:25:57) 
Saça en son avm berberinde 100 verdim kötü kesti. Mahalle berberinde devam edicem 50-60 falan. İstanbul.


  • adam olmayacak çocuk  (19.11.22 14:31:17) 
saç + sakal 120 istanbul


  • astronom bey  (19.11.22 14:44:27) 
bugün sadece saç traşına 40tl verdim. yıkama 30. toplam 70tl

yıllardır gittiğim daha iyi bir berber var. her şey dahil 110-120 alıyor
saç sakal yıkama maske yüz bakım ıvır zıvır ne istersen yaptır
  • abelardo  (19.11.22 15:18:20) 
60 İstanbul
Ev çok yakın yıkatmıyorum

Sakalları da makineyle alıyorum
  • bass solo take one  (19.11.22 15:18:47 ~ 15:19:13) 
120+30tip

memnun da değilim.

hips.hearstapps.com

şunu kesebilecek berber tanıyan yeşillendirsin pls

normalde kesemiyor kimse
  • duyurukullanıcısı  (19.11.22 15:24:24) 
istanbul'a taşınalı 2 seneden fazla oldu. 80-100 arası veriyordum ve bunu artık normal kabul etmiştim fakat geçen gün rastgele bir yere girip 40 liraya tıraş oldum. üsküdar belediyesinin olduğu caddede. bundan sonra ordayım.


  • vaveylababa  (19.11.22 20:01:27) 
[]

Şu an neye yatırım yapılır ?

Elinizde 20-30 ya da 50 bin lira civarında para olsa neye yatırım yapardınız şu an ? Ben de yokta maksat muhabbet olsun diye soruyorum :)




 
%30 bist 100 dışı hisse senedi yoğun fona, %70'ini son 1 senede bist100 endeksini ve mümkünse enflasyonu aşabilmiş hisse senedi fonlarına yatırırım.


  • anlatamıyorum  (19.11.22 00:08:25) 
maksat muhabbet olacaksa neden 50 bin konuşuyoruz :) 1 milyon olsun bari :) 50 binle 1 telefon alınır işte.

yatırım görüşüm:

altın euro %30 dolar %70.

%20 yabancı olan borsaya %500 verse de girmem.

fed faiz artıracağı için tüm dünyadaki para abd'ye dönüyor. illa borsa diyorsanız amerikan borsasından alınabilir.
  • gurur  (19.11.22 00:13:23 ~ 00:22:23) 
@gurur

Sayı büyük olunca yüksekten atmak kolay geliyor. Düşük olunca daha mantıklı fikirler çıkıyor çünkü miktar düşük :))
  • sassot  (19.11.22 00:23:13) 
Ben bugün 40bin liralık toaso hissesi aldım, 2 tane de çeyrek altın aldım.


  • adam olmayacak çocuk  (19.11.22 00:34:11) 
Bunu yatırım tavsiyesi olarak vermiyorm tabi kendim böyle bi şey yaptım :)


  • adam olmayacak çocuk  (19.11.22 00:34:34) 
öncelikle yatırım tavsiyesi değildir diyorum.

yatırım fonları var. "GOH" ve "ZDZ" kodlu yatırım fonlarını tavsiye ederim. paranı sen fona yatırıyorsun ve profesyoneller senin paranı kendi stratejileriyle yönetiyorlar. ben içim çok rahat bir şekilde yatırıyorum çünkü mesleği borsa olan insanların, özellikle de garanti ve ziraat gibi bankaların paramı yönetmesi bana güven veriyor. aşağıya link bırakıyorum; geçtiğimiz bir ayda %25 civarında kar getirdiler. inanılmaz bir rakam yani. altın, döviz bunları geçmek lazım. döviz ne kadar bir yatırım aracıdır onu bile sorgulamak lazım.

www.tefas.gov.tr
www.tefas.gov.tr
  • bir kum tanesindeki atom alti parcacik  (19.11.22 00:54:48) 
Mepet


  • gabe h coud  (19.11.22 01:03:02) 
[]

Kız benimle dalga mı geçti?

Üniversitede hoşlandığım bir kız vardı birkaç ay önce. Birkaç kere gördüm biraz da muhabbetimiz oldu okul dersler hakkında vs. Sonra bu kız gelmemeye başladı, ben de bekledim birkaç hafta gelmedi en son arkadaşı vardı ona gittim, numaramı verip bir bahane ile kızın bana ulaşmasını söyledim. Bahane : okulda ders seçimi ile ilgili bir mevzu.

Tabi geri dönen olmadı. Sonra esas kızı gördüm bir kere okulda , yanında da o arkadaşı vardı. Arkadaşı, kıza beni gösterip güldü. Ben umursamadım kızla da konuşmadım. Sonra kız beni başka yerde gördü bir kere selam verdi, konuştuk biraz o bahaneyi söyledim "arkadaşına numaramı verdim ama geri dönmedin" dedim. "Numaranı kaydetmeyi unutmuş" dedi.

Benim kızdan hoşlandığımı anladılar falan orası tamam. Arkadaşının gülmesinin sebebi ikisinin benimle dalga geçmesi mi yoksa "ooo bak senden hoşlanıyor seninki geldi" muhabbeti mi. Ve kız benden hoşlansa okula da gelirdi diye düşünüyorum, numara kaydetme unutma olayının da kolpa olduğunu düşünüyorum ama bir yandan da istemiyorsa da neden selam verip konuşmayı çalışsın diyorum. Sizce next diyip önüme mi bakayım?

 
Next. Kız sizden hoşlansa numaranızı bulurdu. Siz vermişken hele kaybetti vs gibi bir durum mümkün olmazdı.


  • drako  (18.11.22 09:54:25) 
Bu nasıl bir öz güven. Dalga geçmişler.


  • dissendium  (18.11.22 10:16:13) 
bir ihtimal o kiz bozmus bu isi.


  • spherical  (18.11.22 11:30:59) 
Next. ne saçma insanlar var, gayet düzgün bi şekilde iletişim kurmaya çalışmışsınız, gülme kısmı, dediğiniz gibiyse, aşırı saçma


  • euteamo  (18.11.22 11:51:24) 
Next. Ciddiye alınmamışsın, bunlara hakettiği gibi davranmak gerekiyor.


  • uvcray  (19.11.22 04:48:35) 
[]

Doğru kişiyi nasıl anlarız? Anladınız ?

Birinin doğru kişi olduğunu nasıl anlarız ve siz eğer o kişiyi bulduysanız nasıl anladınız?




 
Böyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Belli zamanda ve belli bir yerde yaşanan ilizyon vardır.


  • olaylar olaylar  (18.11.22 01:05:39) 
Doğru kişiyi bilemezsin. Doğru dediğin bir yerde bir farklı yollara sapabiliyor. Güzel zaman geçirmek yeterli olmaz, ortak çıkarlar da tam karşılamıyor.
Of çok karışık.

  • neymis  (18.11.22 01:29:41) 
en saygılı kişi kimse en doğru kişide o'dur.

doğru kişiyi seçme kuralı vardı ekşi şeylerde, istatistik çıkartıp falan matematiksel olarak en doğrusu bu diyebiliyorsun. benim için en saygılı olan en doğru kişidir.
  • selam  (18.11.22 06:09:24) 
kapi testi:

youtu.be
  • cooperr  (18.11.22 07:39:08) 
valla ben "AHA BULDUM VALLA" olmuştum. Seneler geçti fikrim de değişmedi


  • alaimisema  (18.11.22 09:19:05) 
Çiftler arasındaki çekimden bence. Bu çekimi mutlaka hissedersiniz. Hissetmediyseniz o kişi sizin için doğru kişi değildir.


  • drako  (18.11.22 09:55:19) 
doğru kişi olayına inanmıyorum ama çekim diye bir şey var bence +1.


  • Hallegadola  (18.11.22 10:10:33) 
Eşimle karşılaşana kadar doğru insan olayına inanmıyordum. Ama tanıştığım ilk haftadan ailemden biri gibi hissediyordum. Sen doğru insansın demiştim hatta ikinci buluşmada:)
Hiç yabancılık çekmedim. ilk kez böyle hissetmiştim ve o an aydınlanma yaşamıştım “haaa demek sevgi böyle bir şeymiş :o” diye. Normalde anksiyeteli olduğum için her sevgilimde içimde bin tane şüphe olurdu, doğru insanda zerre şüpheye düşmedim ve kafamda soru işareti yoktu.

  • Gradient_tabanlı_mor  (18.11.22 11:09:44) 
bu kadar taktiksel ve mekanik düşünerek doğru kişiyle karşılaşamazsınız, karşılaşsanızda bu taktikleri düşünmekten aradaki enerjiyi fark edecek haliniz olmaz. akışta kalın, her şey kendi olağan akışı içinde ilerler zaten. o kadar çok yol, yöntem, taktik, deneyim soruyorsunuz ki zaten karışık olan kafanızı iyice karıştırıyorsunuz.

hayat lineer bir çizgi değil, insanların duyguları da lineer bir çizgi değil. x kişisi y şeklinde/duygusuyla hissetmiştir, y belki de sizde hiç bir duygu uyandırmaz. bu arada mutlak doğru kişi falan da yoktur. o anın koşulları, sizin ve karşı tarafın içinde bulunduğu süreç/ruh haliniz, kontrol edebileceğiniz ve edemeyeceğiniz çevresel faktörler vesaire vesaire yığınla parametre olan değişken bir durumla ilgili bu kadar kurmayın zihninizde.

bence siz önce kendi içsel sürecinize odaklanın. iç huzuru olmayan kişiye tillahı da gelse temas edemez.
  • Phoebe  (18.11.22 13:52:56) 
"Doğru kişi" aynı mutluluk, panik atak, narsisizm gibi bir pazar ürünü. Bu kavramların hepsi bir takım insanlar tarafından ana akım haline getirilip pazara sunuluyor, bizler de afiyetle yiyoruz. Örneğin narsisizm kavramı yüzbin yıldır mevcut ama son 1 yıldır herkes tanı / teşhis peşinde. Neden? Pazar payı yüksek çünkü... Neyse bu eyorlamamı bitirdim diğerine geçiyorum.

Doğru kişi, o gün / o an / o zaman / o sırada olan birisi; başka bir gün, başka bir an, başka bir sırada da bir başkası doğru kişi. Yani kısaca herkes doğru insan, hiç kimse doğru insan.

Örneğin; ben 2010 yılında iplerini koparmış, fazlaca dışarıya çıkan, eğlenen, uyumayıp ertesi gün yine dışarı çıkıp eğlenen bir insandım. O zamanlarımda evde oturan, az dışarıya çıkan, huzurlu insanlar benim için bırak doğruyu, bakılacak bile insanlar değildi. 2021 yılında ise sakinleşmiş, evinin ve huzurunun değerini bilen, yine dışarı çıkan ama güvenli ortamında daha çok keyif alan birine dönüştüm. Şimdi de sürekli olarak dışarı çıkan, zıp orada zıp burada insanlar benim için bakılacak insanlar değiller.

O yüzden de doğru kişi, sizin şu an olduğunuz kişiye en yakın, beraber zevk aldığınız şeylerin görece daha fazla olduğu, neye önem veriyorsanız ona önem veren ya da saygı duyan kişi. Yarın? Kim bilir...
  • charbiel  (19.11.22 11:18:43) 
[]

Kedi bahçeden nasıl kovulur?

Bahçede beslediğimiz yavru kediler var. Mama falan bırakıyoruz bahçeye. Son günlerde başka bir kedi dadanmış baya erişkin gelişmiş bir tane hem yavruları rahatsız ediyor hem de yemeklerini yiyor. Kediler yavru olduğu için de bir şey yapamıyor onlara saldırıyor birde.

Üstüne de çok yüzsüz ne zaman gelsek dibimize giriyor biraz sert davrandım daha da çok yanaşmaya çalıştı. Bunu nasıl kovarız bahçeden ?


 
çok zor, en fazla yavrulara ilişimesin diye onu da besleyebilirsiniz. ya da yavruları mutlaka gözetim altında beslemeniz lazım.


  • orpheus  (18.11.22 01:48:20) 
Vursan olmaz, en iyisi su spreyi ile kovalamak gördükçe. Camsiller var ya ona su koyup geldiğinde göndermek. Ona da mamayı başka yere koyun ki aklı bebelerin mamada olmasın.


  • gurur  (18.11.22 02:57:36) 
Mamayı ortaya bırakma, hergün belli saatte ver yavrulara bitince de kaldır günde bir kere versen yeter zaten.


  • spherical  (18.11.22 05:16:46) 
Aynısını yaşadım. Çılgınlık yapıp kediyi aracın yan koltuğuma oturtup öbür yakaya bırakıp gelmiştim. Arada deniz oldugu için geri gelemez diye düşündüm :)


  • limonlu eksi  (18.11.22 07:50:29) 
Erkek erişkin kedilerin yavrular ile ilişkisi şu şekildedir:
1) yavruların annesiyle çiftleşmek için yavrulara saldırır, enseden ısırarak ya direkt öldürür ya da enfeksiyona sebep olarak öldürür. Böylece yavrularla ilgilenen annenin yavrularla ilgilenmemesini sağlar.
2) 2 aylıktan itibaren dişilerin üzerine çöker ve 3-4 aylık yavrular hamile kalır. Çoğu da doğururken ölür.

Kediyi kovamazsınız. 2 yöntem var:
1) yavrular büyüyen kadar (3 aylık olana kadar) evde bakacaksınız.
2) erkek kediyi kısırlaştıracaksınız.
  • prole  (18.11.22 09:07:42) 
[]

Her şeyi kafaya takmaktan kurtulmak?

Geceleri bu yüzden uyuyamıyorum. Gün içinde yaşadığım çoğu şey kafama takılıyor biri ters bir cevap veriyor mesela ben de karşılık veriyorum sonra gidiyor. Gece benim aklıma geliyor bu mevzu. Yani cevabını da verdiğim halde takılıyor, bir şey diyemesem neyse.

Ya da gelecek kaygısı var. 1 sene sonra ne olacak, ya iş bulamazsam, nasıl evlenicem, para nasıl bulucam korkusu.

Salmam akışına bırakmam gerekli ama yapamıyorum.

 
En güzeli psikolojik danışmanlık almak fakat sana hatrı sayılır yöntemler söyleyeceğim.

1- Kan testi ver. Bazı vitamin ve minerallerin eksikliği vücudun sağlıklı işleyişini bozar. Bunu tespit etmek lazım önce. Fakat ben sana kan testi vermeden de kullanabileceğin, duygu ve düşüncelerin düzene girmesinde oldukça etkili olan birkaç vitamin ve mineral söyleyeyim. 1- D vitamini. 2-Magnezyum, 3-Omega 3. Özellikle magnezyumun yalnızca birkaç hafta düzenli kullanımı bile depresyonu önlemeye yardımcı. Bilimsel bir makalede okumuştum. Yatmadan önce kullanmak lazım. En az 200-250 mg olmalı. Ve fazlalığı vücuttan atılıyor zaten. Bir zararı yok. D vitamini de hormon taklidi yapan bir vitamin. :) olmazsa olmaz. Dünyada en çok eksikliği görülen vitamin. Fazlalığı toksik etki yapar ama o toksititeye ulaşmak hiiiiç kolay değil. Desiferol 2000 al eczaneden, her gün çak bir tane gitsin. Omega 3 de magnezyum ile aynı etkiye sahip.

2- Düzenli egzersiz. Fiziğin olduğu kadar zihnin de 1 numaralı ilacı. Endorfin, serotonon ne var ne yok salgılatır, o çöp duygu ve düşünceler şelale olur akar. Tercihen yüksek yoğunluklu egzersiz. Tabii bir anda olacak iş değil ve bir sağlık sorunun yoksa... Kişisel antrenör ile çalışmalısın.

3- Düzenli ve dengeli beslenme.

4- Gece uyumadan 1 saat önce 1 mg melatonin takviyesi... Bu söylediklerimle birlikte bu son vurucu darbeyi de yaparsan mışıl mışıl uyursun. :)

Yazdıklarım zor görünüyor belki ama her gece o kafandakileri dinlemek daha zor. Öyle "sal, akışına bırak, siktir et kanka" falan boş laf. Dediklerimi yapmaya başla. Hemen yarın!! :)
  • motosiklet burclu adam  (16.11.22 03:40:41) 
Kan testi verden sonrasini okumadim. Gelecek kaygini çözersen gün içindekileri dert etsen de yatıp uyuyorsun. Çok da umrunda olmuyor. Gece uyutmayan mesele gün içinde sana kimin ne dediği değil, çocuklarını yurt dışında okutabilecek misin, villanda havuz olacak mı, bakkala lokantaya gittiğinde her istediğini alabilecek misin, gibi evrimsel gelişim basamakları.


  • baba553  (16.11.22 08:10:42) 
Tv ve sosyal medya çok izliyorsam uzak dur, amaçların
Negatifize emek zaten, kaygı yaratmak.

+1 fiziksel hareketliliğin az ise arttır mümkünse doğaya yaklaş

kendi sesinden amaçlarını, yapacakları , hayallerini kaydet , blrazda olumlama ekleyip yatmadan önce ve sabah ilk kalktığında dinle
  • mrctrk  (16.11.22 09:24:22) 
Valla ben de senle aynı durumdayım. Hatta benle aynı durumda olan var mı diye bakmaya geldim buraya. Bence bu sıkıntıların en temelinde ekonomi yatıyor. En azından benim için öyle. Dediğiniz gibi; nasıl para biriktiricem, nasıl evlenicem, ev araba nasıl alırım.. Bunları düşünüyorum sürekli ve çevreme de bunu yansıtıyorum. Bazen arkadaşlarımı kırıyorum hatta bazen ailemi. Ama elimde değil. Yansıtıyorum mutlaka. O yüzden bu sorunların hepsine genel bakmak yerine tekil olarak ekonomik refaha erişmek gerektiği göz önünde bulundurularak bakılmalı. Eğer ekonominiz düzelir ve yine sorunlar devam ederse o zaman bir uzman desteği almanız gerekebilir. Bu benim için de geçerli.


  • dakota  (16.11.22 11:15:24) 
@motorsiklet gayet bilimsel bir açıklama yapmış ama beğenmemişsin. O zaman takma kafana kardeşim diyeceğiz.


  • vizivozo  (16.11.22 11:29:17) 
birkaç önerim olacak;
* kan tahlili, düzenli spor, sağlıklı beslenme + 1
* sosyal medya kullanımını sınırlamak, minimize etmek
* çevrenizde varsa toksik insanlardan kademe kademe kurtulmak
* toksik, yüksek perdeden konuşan, durum tespiti yerine sürekli felaket tellallığı yapan, kronik muhalif yayınlar, içerikler takip etmemek, gündemi sağduyulu, makul bir noktadan takip etmek
* akış-mutluluk bilimi kitabını okumak
* duygusal esneklik/duygusal direnç kazanmaya çalışmak
  • Phoebe  (16.11.22 11:29:19) 
@vizivozo

7/24 bu sitede takılacak halim yok gece açtım duyuruyu uyudum sonra ?

Diğer herkese teşekkür ederim tavsiyeleri için.
  • sassot  (16.11.22 12:11:28) 
Yıllardır araştırıp kendimde denediğim öğreti eğitim yoga meditasyon ne varsa Hepsinin temelinde ilk olarak nefes egzersizi var.
Nefese odaklanıp kalp atışlarını yavaşlatmak mümkün. Böylece kontrolsüz düşünce akışını durdurmak ve veya yavaşlatmak da mümkün oluyor.
3 hafta önce burun ameliyatına girdim. Narkoz yemeden önce korku geldi sedyede beklerken. Gözlerimi kapatıp nefesime odaklandım. Her şey sakinleşti. Doktor nabzimin 50 ye düştüğünü söyledi. Beni konuşturunca 80e çıktı geri. Sonra uyudum zaten.
  • hasmetizm 2046  (16.11.22 13:02:19) 
bence herşeyi kafaya takma hailni kabullen, çünkü herkes böyle. ben çok küçük yaşlarımdan beri aynı durumdayım, artık duruma alıştım. yani genel olarak uyuyamıyorum geceleri düşünmekten. bişeyleri çözsem ertesi gün başkasını takıyorum. ama artık takıyor olmamı takmıyorum :) anlatamadım sanırım. he bide arada bir mola ver hayata imkan varsa. ne biliym partile bişey yap. konudan uzaklaş. sonrasında birkaç gün rahat ediyorum ben.


  • entropik  (16.11.22 16:03:43) 
[]

Sevgililik adımları neler ?

Bugüne kadar 1 tane sevgilim oldu onda da kendisi geldi her şeyi o yaptı. Şu anda hoşlandığım kişilere karşı nasıl davranacağımı bilmiyorum, yine ilgi gösterenler oluyor ama bende hoşlanınca nasıl davranacağımı bilmiyorum.

Bu işin adabı nedir aklı kıt birine anlatır gibi anlatabilir misiniz.

Ben mesela okulda birini birkaç defa görüyorum örnek veriyorum kütüphanede. hoşlandım diyelim kızdan, gidip kalem kağıt vs şeyler istiyorum. O arada muhabbet etmeye falan çalışıyorum. Yaptığım bu. Instagram numara falan istemek bana karşı tarafı baskı altına almak gibi geldiği için onları istemiyorum.
Anca bir bahane olursa istiyorum.

 
E tamam işte muhabbet ederken baktınız sohbeti bitirmeye çalışmıyor, oturup konuşmaya devam ediyor; "Şurdaki kafe fena değil, acıktıysan gidip bir şeyler yiyelim mi" diyorsunuz. Eğer açsa geliyor yiyorsunuz, eğer toksa aç değilim ama ben de tatlı falan alırım gibi bir şey der. Cafeden ayrılırken de artık numarasını isteyebilirsiniz. Bir aşamada bunu yapmanız gerekiyor zaten. Eğer gerçekten kütüphanede kalması gerekiyorsa ve cafeye gelmediyse de kendisi daha sonrası için plan önerir. Cafe bir örnek, önemli olan birlikte bir mekandan başka mekana geçmek.

Bu temadaki şeylerin hiçbiri olmazsa olmamıştır zaten.
  • akhenaten  (16.11.22 09:55:32 ~ 09:58:47) 
Adım 1 - Flört etmek
Adım 2 - Cinsellik
Adım 3 - Flört etmek - Cinsellik
Adım 4 - Flört etmek - Cinsellik
Adım 5 - Flört etmek - Cinsellik

Flört etmeyi bıraktığınız anda ilişkilerde çatırdama başlar. Flört nedir, nasıl edilir diye soruların varsa bununla ilgili çok fazla kaynak var.

Bir şey istemek bir baskı hissettirmez, gidip kağıt kalem istiyorsun bu baskı yaratmıyor da instagram istediğin için mi baskı oluşturmuş oluyorsun? ikisinin arasında bir fark yok ki? her ikiside karşı tarafın insiyatifinde şeyler, sen niye buna bu kadar önem atfediyorsun? emin ol karşı taraf senin için önemsemiyor bunu, en fazla engeller olur biter. zaten her gün kaç kişi instadan ekleme isteği falann gönderiyordur abuk subuk mesaj atıyordur. sen insan gibi istiyorsun, verir yada vermez ona kalmış bir şey.

sana instagram verdi diye gece seni rüyasında mı görecek ertesi gün koşa koşa boynuna mı sarılacak? sen henüz o kişi için o kadar önemli biri değilsin, henüz o kişi olmadın. sakin ol.

Flört dediğin şey bol bol goygoy yapmaktan geçiyor, kadınları güzel, genç vs. olduğu için değil, yaptıkları becerileri üzerinden değer verirsen kafan rahat olur, flört etmen de kolay olur.

Edit: istemek baskı değildir demişim, ısrar baskı yaratır ısrar etmezsen baskı olmaz. sen iste, red ederse bir daha sorma, ısrar etme, vermedi diye muhabbeti kesme.
  • selam  (16.11.22 11:21:26 ~ 11:34:44) 
[]

Sivrisineklerin öldükçe çoğalması ?

Kış geldi bunlar hâlâ defolup gitmedi arkadaş öldürdükçe arkasından yenisi geliyor. Odamı havalandırdım, dışardan geldi desem 2 gündür oda da cam kapı kapalı. Birini öldürüyorum arkasından yenisi geliyor ve gelen de yeni doğmuş gibi incecik bir şey. Yani bu zamana kadar o kadar sivrisinek öldürdüm hangisi gelişmiş hangi yeni göreve başlamış anlıyorum. Yeni doğanlar hızlı uçamıyor daha ince oluyorlar.

Bıktım yıldım bunlardan yeter artık.


 
İlaç diye bir şey var. Sıkıyorsun, tek tek öldürmene gerek kalmıyor. Detan sinekkıran al, kokusuzları da var. Ya da fişe takılan tabletleri var , her akşam bir tane tak sabaha kadar iş görüyor.


  • el conquerador  (15.11.22 02:34:45) 
Onların çoğu dışardan gelmiyor. Sivrisineklerin yumurtaları 8 aya kadar mevsimden bağımsız dayanabiliyor. Evde yumurta varsa müsait ortam oluştuğu anda ortaya çıkıyorlar.

Evi temizlerken temizlik suyuna sabun ya da bulaşık deterjanı ekleyin. Duvarları da silin. Dikey yüzeylere de iyi tutunabiliyorlar.
  • diyanet takvimi  (15.11.22 05:33:17) 
Bu sene gitmediler gerçekten. Bu soğukta olmazlardı normalde ama Bill gates abi sineklerle ilgili bi şey deniyordu ondan sanırım :)


  • msb  (15.11.22 09:26:21) 
  • nuisance  (15.11.22 09:34:30) 
[]

Nasıl ingilizce öğrendiniz?

Yönteminiz ya da yaptıklarınız nelerdi ?




 
ben oturup köpek gibi çalıştım 6 ay. motivasyon olsun diye de yds kursu aldım, sınava hazırlandım. hem konuşma hem yurtdışı deneyimi olsun diye de yüksek lisansa başlayıp erasmus'a gittim. ingilizceyi öğrenince hemen konuşulmuyor o yüzden konuşma pratiği de önemli. cambly ve meet2talk cafe, tandem vs gibi imkanlar da kullanılabilir türkiye içinde. ama tabii ingilizce çalışıp bi ilerleme kaydettikten sonra. özet olarak benim böyle.


  • vaveylababa  (15.11.22 07:52:58) 
anadolu lisesi'nde okuduğum halde (eski sistemde 7 senelik olanlardan) ingilizce derslerim hep bir geliyordu. 1998 senesinde irc ve icq'ya giriş yaptım. hatta hiç unutmam kocası kamyon şoförü olan texaslı bi teyze ile uzuuun uzuuun konuşuyordum. yabancı çok arkadaşım vardı, saatlerce chat yapıyorduk. ama aksi gibi okuldaki ingilizce derslerim yine zayıf, yine zayıf.

sonra üniversiteye gittim, ingilizce muafiyet sınavına girdim ve geçtim. bölümüm ingilizceydi ve sözel bir bölümdü. hiç zorlanmadan bitirdim. çok kez yurt dışına çıktım, dilden sorun hiç yaşamadım.

şöyle bir edip yapayım, anadolu lisesinden ingilizcesi hep 5 olan sınıf arkadaşım benimle girdiği muafiyet sınavında kalmıştı.
  • duster  (15.11.22 08:24:05 ~ 09:05:18) 
Üniversite hazırlıkta öğrendim. Ama kendim daha çok çalıştım. Haber okumanın çok faydasını gördüm. Her gün BBC ve CNN okurum. Almanca için de Bild okuyorum. Bir de dizi ve film.


  • dissendium  (15.11.22 09:00:51) 
MMORPG bağımlısıydım ve oynanabilecek Türk serveri yoktu oynadığım dönemde. Açıkça oyunu oynarken öğrendim ama tabii sokak İngilizcesi öğrendim (asap, brb, fyi hep oradan öğrendiğim şeyler). Okulda İngilizce derslerim 1 2 olmasına rağmen de bir temel edinmişim belli ki oradan devam ettim. Cambridge yayınlarının kitaplarını edindim ve gramer kısmını da öyle hallettim. Gerisi dizi / film / şarkı derken gelişti.


  • charbiel  (15.11.22 09:10:38) 
dil öğrenme konusunda her zaman sürücü eğitimini örnek veririm.
kursa gidersiniz, sınavları geçersiniz ehliyeti alırsınız ama hala araba sürebilirim diyemezsini. yeterli seviyede şoför olmak için trafiğe çıkıp tecrübe kazanmanız gerekli.

dili ne kadar çok kullanırsanız o kadar iyi olursunuz. tabi imkanlar ölçüsünde. kimi anında 6 aylık amerika planı yapabilir kimi cambly üyeliği alabilir vs. hiç maddi gücünüz yoksa en temiz yöntem sesli özet çıkarmak. ingilizce okuyacak ingilizce anlatacaksınız. listening internet çağında zaten kolay.
  • lazpalle  (15.11.22 09:16:52) 
lisede hazırlık okudum. üniversitede hiç yüzüne bakmadım (büyük pişmanlığımdır)

sonra iş hayatında karşıma çıktıkça ve zorlandıkça internetten metinler okumaya başladım. dinlemeler yaptım.
  • tabudeviren  (15.11.22 09:45:16) 
Temeli atari oyunlarıyla attığımı çok rahatlıkla söyleyebilirim. Sonrasında altyazılı filmler, lyricler, RPG türündeki bilgisayar oyunları -özellikle Gothic 1, koca sözlükle oynardım :V-; beni ortaokuldaki İngilizce derslerine bir hayli donanımlı başlattı.


  • lüzumsuz adam  (15.11.22 11:10:31 ~ 11:11:32) 
Uni hazirlik ve yabanci hoca ikilisiyle seve seve diyelim. Sonra bolum dersleri ingilizceydi seve seve gelistirdik. Ise basladim yurtdisi ile calistim sevme kat sayisi artti. Simdi yurt disindayim zaruri kullanim var.


  • kuzey li  (15.11.22 11:14:07) 
Üniversite hazırlık. Bir de hem eğitim, hem yaptığım iş yabancı dil olmadan olmuyor.

Öğrenmek için sürekli kullanmanız gerekiyor, iş, ortam, TV vs... Yoksa, hadi şu dili öğreneyim, hocadan ders alayım dediğiniz öğrenme, dil sınavını geçmek için işe yarar sonra unutursunuz.
  • franz kafka  (15.11.22 13:15:18) 
> lise sondayken tum seneyi notlarimdan ozeti calistim 1 hafta sadece
> ingilizce kursuna yazdildim intermediate seviyesine kadar aldim amac ogrenmek degildi nasil ogretiyorlar onu ogrenmekti
> birisiyle flort etmeye basladim yabanci ve surekli kamera acip hede hodo gotum catlayarak konustum

> sevgili olmusuz ulkesine davet etti orada da dil okulu ile egitim gordum 3 sene

> sonuc canavar olmusum iste konusuyorum akici suan toplam ingiliCe seruvenim 10 yil toplamda ama.
  • Slynmaster  (24.11.22 15:26:48) 
anadolu lisesi 7 yıl. hazırlık sınıfında yabancı hocalardan günde 8 saat ingilizce çok yeterli oldu. sonra da hiç kopmadım, hep üstüne koydum. üniversitede de hazırlık okudum. ihtiyacım yoktu ama biraz rahat takılmak istedim. ingilizcem daha da güzelleşti, tereyağlı ballı börek. bir de üniversite son sınıfta 2 tane seçmeli ders aldım. biri toefl dersi, biri de ingilizce advanced konuşma dersi. onların da konuşmamda etkisi büyüktür. daha sonrası, iş hayatında sürekli kullandım. + gilmore girls :) mitralyoz gibi konuşan anne kızlardan çok şey öğrendim. daha ne olsun. şimdi çok rahat konuşuyorum, kendimi türkçe'den daha iyi ifade ediyorum. eşim kolejlerde okumuş, ingiltere'de senelerce yazın dil kursuna gitmiş, sonra da altı yıl amerika'da mühendislik masterı yapmış ve orada global firmada çalışmış. ingilizcem ondan iyi :) hehe. onun aksanı daha iyi ama kelime dağarcığı ve okuduğunu, duyduğunu anlama benim çok daha iyi. çok şaşırıyor.

ben bir tek "I mean, come ooon" diyemiyorum, diyince doğal durmuyor, o çok rahat, "it's like, you know, i mean just" serpiştiriyor ve bildiğin florida woman. ona bunu dediğimde gururlanıyor ama nedense "florida man" deyişini bilmiyor. sdkjasdas

en.wikipedia.org
  • gabe h coud  (24.11.22 15:49:04 ~ 15:53:47) 
ortaokul ve liseyi özel okulda okumuştum burslu. Böyle aşırı yabancı dil eğitimiyle bilinen bi okul değil ama devlet okullarına göre daha fazlaydı ders saati. Bi de çocukluktan beri oynadığım oyunlarda her şeye sözlükten bakardım. Özellikle pokemon oyunları çok etkili olmuştu çok fazla kelime içeriyorlardı. Lise bittiğinde kelime dağarcığı ve okuma konusunda B2'den yukardaydım muhtemelen.

Üniversiteyi türkçe tıp okudum istediğim üniversitede ingilizce yoktu maalesef. Hazırlık falan da okumadım ama internetten baktığım her şeye ingilizce bakma alışkanlığım olduğu için kendi kendime bi şeyler araştırırken çok pratik yaptım. Özellikle İngilizce wikipedia ya da reddit, 9gag gibi siteler. Ya da işte youtube'da takip ettiğim kanalların çoğu ingilizce vb. Hayatın merkezine alması kolay bir dil ingilizce, o yüzden öğrenmesi de kolay. En son iki ay önce sıfır çalışmayla ielts'e girip reading 9 tam puan, ortalamada da 7,5 gibi bi skor yaptım. Biraz uğraşsam 8'i de geçerdi herhalde ortalama.

Mesela Almanca da öğrenmiştim lisede biraz ama üstüne hiç koymadığım gibi tamamen unuttum diyebilirim. Şimdi tekrar öğrenmek istesem hayatımın merkezine koyma konusunda da daha zor olur çünkü hiçbir dil İngilizce kadar içerik sağlamıyor maalesef.
  • nundu  (24.11.22 16:01:05) 
[]

Balık yedikten sonra yumurta yenir mi ?

Az önce balık yedim, balıklar 2-3 saat önce pişmişti. Şimdi yumurta yesem bir şey olur mu ?




 
Annem balıkları yumurtaya bulayıp pişiriyodu. Aynı anda yemiş oluyorduk :)
Demek ki bir şey olmuyor.

  • kirmizipilotkalem  (14.11.22 00:40:20) 
Yedim bakalım kötü olursam editlerim.


  • sassot  (14.11.22 01:20:07 ~ 01:20:56) 
yoo olmaz. dünyada ikisinin birlikte piştiği ve yendiği sürüyle yemek var. en basitinden ramen.


  • bohr atom modeli  (14.11.22 13:57:06) 
[]

Ne yaparsam yapayım sabahları uyanamıyorum

En erken 12 de kalkıyorum. Gece yattığım saat 2-3-4.

Denemediğim program, taktik vs kalmadı. Yarım saat kademeli olarak düşüreyim dedim ilk 12.30'da ikinci gün 12 de kalktım. Üçüncü gün kalktığımda saat 13.30 falandı.

Tavsiyesi olan var mı?

 
Erken yatman lazım. Ben 6.30da kalkıyorum. 21.30’da yatıyorum. Evet sosyal hayatı ve kendime ayırdığım zamanı kısıtlıyor ama ekmek parası işte.


  • duma duma dum  (13.11.22 14:10:29) 
Bir gün erken uyanırsan aynı gün erken yatarsın. Erken uyanma sebebin de zorunluluk olmalı. İş, iş görüşmesi, ders gibi.


  • dissendium  (13.11.22 14:25:01) 
muhtemelen uyku kaliteniz düşük. fazla kilo varsa vermeye çalışın. işlenmiş gıda (özellikle şeker) tüketiyorsanız onu azaltmayı deneyin. sigara içiyorsanız bıraksanız en iyisi tabii ama o olmuyorsa azaltmak da iş görebilir.

paketlenmiş gıdaları ve sigarayı gerçekten ağzıma sürmediğim bir aylık periyot olmuştu hayatımda. yataktan spatulayla kazınan, mecburiyeti yoksa KESİNLİKLE uyanmayan, gece uykusu sık sık bölünen birisi olarak adeta rampadan fırlayan roket gibiydim o süreçte. pis yemeye başlayınca yine muşmulaya döndüm.

kısacası muhtemelen uyku kalitenizin artması gerekecek. onun da en temiz yolu hayat tarzını değiştirmekten geçiyor. çok sıkıcı ama maalesef birinci yol bu.

"erken uyanırsan erken yatarsın" durumu da herkes için geçerli değil bu arada. anksiyete, kaygı vs. varsa bütün gün uykulu gezersin ama gece 9-10'da yastığa başını koyduğunda sabah 5'e kadar dönersin.
  • mark greg sputnik  (13.11.22 14:33:23) 
12 kalkınca hayatınla işinle ilgili sorun olmuyorsa devam et bence. Hepimizin hayalini yaşıyorsun. Tavsiye: erken yat. On buçuk iyidir.


  • baba553  (13.11.22 14:51:35) 
Horoz al


  • hebanon  (13.11.22 15:14:50) 
Ben böyle uyku düzenim bozulduğunda bi gece uyumuyorum. Ertesi gün akşam 10-11 gibi ağırlık çöktüğü an oyalanmadan yatağa giriyorum. Sonra her zamanki gibi sabah 7'de uyanıp devam ediyorum normal düzene.


  • plutongezegendegilmi  (13.11.22 18:31:19) 
[]

Paralı hangi platformları kullanıyorsunuz?

Dizi film izlemek için ya da müzik dinlemek için ya da başka aktivite de olur para vermek şart sadece.

Ben YouTube premium kullanıyorum öğrenci hesabı aylık 5 liraya denk geliyor. Onun dışında bir şey yok. İş bulursam cambly almayı düşünüyorum.


 
-Spotify
-Amazon Prime video
-Storytel
-Udemy
  • sam martin  (11.11.22 01:00:00) 
Amazon Prime
Spotify
Netflix
  • pavlis  (11.11.22 01:03:38) 
Amazon Prime
Netflix
Disney+
Youtube Premium
Spotify
IPTV
Xvideos Red
Pornhub Premium
Beş Altı Tane Onlyfans Hesabı
MUBI
  • coldegezenkutupayisi  (11.11.22 01:11:03) 
Amazon prime,blu,netflix


  • yazdonumu  (11.11.22 03:51:33) 
Spotify, netflix, youtube, amazon prime, disney+, gain, arada bir storytel.

Gain dışında hepsini aktif kullanıyorum.
  • akhenaten  (11.11.22 06:30:19) 
amazon prime
youtube
spotify
netflix
  • cooperr  (11.11.22 06:34:45) 
Bende bir tek YouTube öğrenci kullanıyorum başka yok ama o da 19,5 olmuş nerede 9 lira?


  • etna  (11.11.22 07:31:43) 
Hiç birini kullanmıyorum. Subscription ekonomisinden nefret ediyorum. Reklamları da pihole ile hallediyorum.

Onun haricinde en çok para harcadığım platform steam'dir muhtemelen. 369 tane oyun almışım şimdiye kadar.
  • plutongezegendegilmi  (11.11.22 08:21:11) 
Spotify
Netflix
Amazon prime
Gain alicam bi de.
  • mor oje  (11.11.22 08:42:54) 
Mobilde editleyemedim; mubi ve blutv baskasinin hesabi seklinde kullaniyorum ayrica. Olmasa mubi’yr de para verirdim


  • mor oje  (11.11.22 08:43:39) 
netflix
amazon
ssport
beinconnect
youtube
spotify
amazon
dsmartgo
blutv
  • mikahakkinen  (11.11.22 09:27:11) 
spotify
netflix
amazon prime
disney+
s sport
blutv
mubi
youtube premium
storytel
  • unalub  (11.11.22 09:47:33) 
içerik platformu olarak youtube premium ve spotify var (bir de ücretsiz gelen bi blutv hesabımız var, artı olarak netflix ortaklığı var onu unutmuşum). eskiden daha çoktu da artık gerisini torrentten hallediyorum, 50 tane platform oldu hepsine abone olmakla uğraşamam.


  • roket adam  (11.11.22 10:36:16 ~ 11:01:09) 
netflix
spotify
amazon prime
disney+
hbo max
nordvpn
turkcell tv+
blutv (esimin sirketi veriyor)
lingoda (sirket karsiliyor)
  • lemmiwinks  (11.11.22 10:59:19) 
hiç biri
çok şükür bunlara para harcayacak kadar fakir değilim.

birde son dönemde statü göstergesi oldu. birine dizi öneriyorsun ay nekfilikste yokmu, ay bende mubi var sabah akşam festival filmi izliyoruz.

paralı olan birçok içeriğe ücretsiz ulaşılabilecek durumdayken bunlara para vermek enayilikten başka bir şey değildir.
içlerinden belki amazon prime mantıklı olabilir oda sadece hızlı kargo imkanı için
  • astronom bey  (11.11.22 11:02:38) 
youtube,
spotify,
prime video,
netflix,
disney+
  • tchuck  (11.11.22 11:57:48) 
-youtube premium
-storytel
-mubi
  • visnebahcesi  (11.11.22 12:10:56) 
Netflix
Spotify
YouTube Premium
Amazon Prime
Disney+
Blu tv
Exxen
Xbox Gamepass (Bunun içinde EA oyunları da var)
Curiosity Stream + Nebula
SkillShare
Pokemon GO'yu hileli oynamak için PGSharp Premium üyeliği xd
Backstory Youtube kanalı katıl üyeliği
Kaspersky VPN Premium
iPad için 50 gb icloud yeri

Şimdi aklıma gelenler ve telefondan kontrol ettiğim bunlar var.

Exxen ve Youtube Premium'u annem ödüyor, kalanları ben ödüyorum.

Exxen'de ben sadece Gibi izliyorum. Babam bi şeyler izliyo sanırım ordan.

BluTv'ye aylardır girmemiş olabilirim. The Big Bang Theory izlemek için almıştım kaldı öyle.

SkillShare'ı buradan sanırım bi kampanya görmüştüm yıllığı 2 dolar mı neydi, öyle aldım ama hiçbir şey izlemedim henüz.

Curiosity Stream ve Nebula pakedini sevdiğim youtuberların ekstra içeriklerine ulaşayım ve farklı belgeselimsi videolar izleyeyim diye aldım.

PGSharp Premium'a aylık 5 dolar veriyorum en pahalısı olabilir aralarındaki. Hesabım banlanana kadar oynarım. Başka oynayan varsa yazsın ekleyeyim sdhsh

Diğerleri zaten standart herkeste olan şeyler. Netflix'i benden çok annemler izliyor yine.

Backstory de sevdiğim bi kanal, destek olmak için katıldan üye oldum.

son ikisi en son aklıma geldi. VPN için yıllar önce kampanya görmüştüm, uzun süredir aynı fiyatla kullanıyorum. Kaspersky yerine Nord VPN falan olsa daha iyi olurdu ama onun kampanyalarını kaçırdım hep.

Edit: Aha kesin bi şeyi unutmuşumdur diyodum hatırladım. Socrates dergi online aboneliğim var bi de. Basılı versiyon değil sadece dijitalde tüm içeriklere ulaşmak için. Başka da vardır kesin hatırladıkça yazarım, kendim için de iyi bir database oldu :)
  • nundu  (11.11.22 12:18:21 ~ 12:23:46) 
Spotify
Netflix
Linkedin premium (learning app için)
Neoskala (bunu yeni aldım)
Udemy
  • titanic kemancısı  (11.11.22 12:32:35) 
youtube premium
netflix
amazon prime

kız arkadaşımda disney+ var,
onu ortak kullanıyoruz. netflix ve youtube aktif kullanıyorum, amazon prime ayda yılda bir açıp ne var diye bakıyorum, prime orjinal'de güzel dizi veya film olunca anca bakıyorum, oda popüler olmuş olması bir yerlerde görüyorsam falan aklıma geliyor
  • selam  (11.11.22 13:47:22) 
-Netflix
-Matrix

  • Mirket  (11.11.22 14:03:58 ~ 14:04:27) 
Spotify
Patreon sayılıyorsa orada desteklediklerim var
Bir de sesli kitap dinlemek için telefonumda Smart AudioBook Player diye bir uygulama indirmiştim onun paralı versiyonunu kullanıyorum.
  • peki madem  (11.11.22 14:39:01) 
- YouTube
- Spotify
- Amazon Prime
- Netflix
- Disney+
- Exxen
- Microsoft Office
  • BuddyGuy  (11.11.22 14:43:21) 
youtube premium
udemy
steam
  • nickini degistiren yazar  (11.11.22 15:03:45 ~ 15:06:46) 
[]

Yeni alışkanlık tavsiyeleri?

Gün içinde ingilizce öğrenmeye çalışıyorum. Zeka oyunları oynuyorum, kitap okuyorum, kodlama çalışıyorum. Yaptıklarım bunlar. Boş vaktim çok mu var aslında, vaktimi boş şeylerle geçirdiğim için günde 3-4 saatim çöpe gidiyor. O boş vakti yeni alışkanlıklarla değerlendirmek istiyorum.

Tavsiyeleriniz olur mu ? Özellikle telefondan ya da bilgisayardan yapılabilen şeyler olsa çok iyi olur.


 
state of survival oynayabilirsiniz. güzel oyun.


  • coldegezenkutupayisi  (10.11.22 17:13:37) 
bilgisayar oyunları


  • birmilyonunvarmi  (10.11.22 17:15:04) 
Excel öğrenebilirsin. Mesleki kurslar olabilir.


  • dissendium  (10.11.22 17:24:41) 
biraz da bedene yatırım yapın. yoga, egzersiz, bisiklet vs.


  • lazpalle  (10.11.22 17:36:12 ~ 17:36:23) 
Spor. Hangi yaşta olursanız olur düzenli spor yapan insan hep önde oluyor.


  • ruhen hastayim ben  (10.11.22 17:47:37) 
[]

Kurtlar Vadisi - Gerçek şu ki sen sahnesinin devamı ?

www.youtube.com

Malum sahnede karahanlı polat'a gerçek şu ki sen diyecekken polat 3 kere hapşırıyor ve karahanlı polat'ı öldürmekten vazgeçiyor. sizce polat hapşırmasaydı karahanlı ne diyecekti ?

56.bölümde sen testere necmiyi öldürdün diyor da onu polat hapşırdığı için söylüyor. Ben alternatif bir senaryoda ne diyeceğini merak ettim, yani 55.bölüm final olacak olsaydı ve polat hapşırmasaydı karahanlı ne diyecekti ?

-Gerçek şu ki sen ... ?

 
bu soruya benzer başka sorular da sorulmuşt ama bulamadım onları.

üç kere hapşurmasaydı kalemini kırıyordu işte, infaz edilecekti.

ancak kalem kurşun kalem değil pilot kalem gibi bir şey bu da değişik bi plot twist bence.
  • Hallegadola  (10.11.22 15:00:25) 
Her şey olabilir oradaki replikte;

-Gerçek şu ki sen bize yalan söylüyorsun

-Gerçek şu ki sen bizim çok kıymetli bir adamımızı öldürdün

-Gerçek şu ki sen bir ajansın

-Gerçek şu ki sen geçmişi belirsiz ve şüpheli bir adamsın

Zaten Karahanlı'nın kıllanma sebebi geçmişi, yaşadığına tanık olan kimse yok. Hikayesi tam da bir istihbaratcının mafyaya sızması için uygun bir hikaye.

Ama 3 kere hapşırınca Aslan'ın ölmeden önce söyledikleri akıllarına geliyor, o an bu benim oğlum olabilir diye düşünüyor. Kılıç da.
  • John Bloor  (10.11.22 15:28:15) 
@hallegadola

Sorduğum bu değildi ama yine de teşekkürler. Kalemini kiracagini bende biliyorum sadece sözün devamında ne olabileceğini merak ettim.
  • sassot  (10.11.22 17:02:16) 
harahanlı kafasını karıştıran şeyleri hayatımdam çıkartırım demişyi
çıkartamadığı oğlu hayatına mal oldu

  • bir soru sorcam  (10.11.22 17:15:28) 
[]

Kredi çekip altın almak ?

Sizce mantıklı olur mu ve altının cinsi farkeder mi çeyrek, yarım,tam vs.?




 
Altın bir süredir artmıyor. Uzun bir süredir artmıyor. Neden böyle bir şey yapmak istiyorsun onu anlamadım. Ayrıca cinsi farketmez.


  • prole  (10.11.22 00:33:19) 
Para en azından değerini korusun diye, çünkü doların bile enflasyonu var. Başka mantıklı yatırım gelmiyor aklıma


  • sassot  (10.11.22 00:36:45) 
altinin odeyecegin kredi faizinden daha cok yukselecegine yonelik savin nedir? ortada sahici bir analiz ve tahmin yoksa kumardir.


  • hot potato  (10.11.22 00:43:27) 
tam almak yerine üç çeyrek almak daha mantıklı. yarım az gelir tam çok gelir, üç çeyrek ideal.


  • coldegezenkutupayisi  (10.11.22 00:44:47) 
Şunu alabilirsin.

www.nadirgold.com

Seçimden sonraya kadar bekleyemezsen muhtemelen zarar edersin.
  • Mirket  (10.11.22 00:47:19) 
Mantıksız!


  • halitkin  (10.11.22 00:47:35) 
Açıkçası bana da mantıklı geliyor.
Dövizi altını baskılıyorlar, eninde sonunda patlayacak gibime geliyor.

  • vizivozo  (10.11.22 01:30:27) 
eğer altının değer kazanmadığı dönemde o krediyi cebinden ödeyebileceksen mantıklı.


  • orpheus  (10.11.22 01:34:45) 
Altının bir süredir atmaması artmayacağı anlamına gelmiyor. Mala yükselmemişken girilir zaten.

orpheus+1
  • synesthesia  (10.11.22 03:16:45) 
mevcut enflasyon ortami ve ona gorece cok dusuk faiz oranlarinda uzun vade TL borclanip varlik almak mantikli. ama burda ne alacagin cok onemli, yine kredi cekip komple altin almak yerine farkli varliklara pay etmeyi dusunebilirsin.


  • bay b  (10.11.22 08:48:30) 
Bütün dünya merkez bankaları harıl harıl altın topluyor. eyyorlamam bu kadar. ytd.


  • solo  (10.11.22 09:09:11) 
Krediler uygun, hatta bedava. Kredi alabiliyorsanız, mantıklı.

Ayrıca son zamanlarda kredi alırken, bankalar genelde sözleşme imzalatıyorlar. Altın, döviz vs. almayacağım diye. Geçerliliği yok ama başınızı ağrıtabilir.



.
  • kartallar yuksek ucar  (10.11.22 10:01:54) 
[]

İş bulmak için siyasi parti üyeliği?

Üniversite diplomam var. Aylardır iş bulamıyorum. Yaşadığım şehrin partisine üye olmak mantıklı mı belki belediye de falan iş bulurum duyan bilen var mı ?




 
Bu şekilde bulan çok var. Mesela belediyelerde iş tamamen böyle yürüyor.


  • seaman  (09.11.22 13:30:07) 
bu soruyu burada soruyorsanız size bir faydası olmaz. sizi zaten işe alacaklardır, "git partiye kaydol gel" derler o zaman gider kaydolursunuz. fakat durup dururken partili oldunuz diye "aa bak yeni biri kaydolmuş hadi hemen işe yerleştirelim" demez kimse. tüm partilerin teşkilatları bütün angarya işleri üstlenmelerine rağmen hala boşta olan bir sürü gençle dolu.


  • kanatlı kontun müşfik öpücüğü  (09.11.22 13:39:32) 
Direkt uyelikle olmaz. Amca dayi olursa ancak olur. Bosuna sicili bozmayin derim ben.


  • kuzey li  (09.11.22 14:08:14) 
umarım bu düzen değişir bu devran döner,


  • mertk  (09.11.22 14:26:36) 
[]

Karşılaşmak istemediğiniz kişiler var mı ?

Reelde, gerçek hayatta görmek istemediğiniz kişiler var mı ? Neden görmek istemiyorsunuz?

Benim oturduğum evin yakınlarında yaşayan, 10 senedir tanıdığım bir grup var. Tek işleri kafede oturmak, ne bir iş bulayım çalışayım ne okula gideyim düşünceleri yok. Birkaç kere görünce soğuk yaptım ama o kadar yüzsüzler ki bana senin canın sıkkın herhalde diyorlar, kendilerine konduramıyorlar. Ve her seferinde benim modumu düşürüyorlar konuşma şekilleri ile. Hayatımda bunlar kadar negatif insanlar görmedim. Toksik insanlar kısaca. Eve gittiğim yolu bile sırf bunları görmemek için değiştirdim, yok arkadaş illaki bir yerden çıkıyorlar.


 
Olmaz mı? Kim olduklarını açıklasam donup kalacaklar bile var aralarında. İnsanlara dürüst davranınca en kötü kişi sen oluyorsun.

Sadece gerçekten realist biriyle karşılaşmak çok zor. Paketlerin, içeriklerden daha önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
  • baldan kaymak  (08.11.22 23:46:40) 
Var istemedigim. 20 yildir gormedigim de var, daha kisa sure olan da. Evlensem dugunume cagirmayacagim akrabalarim da var. Hicbiriyle husumet yok aramda ama yolda gorsem selam vermeyecegim davranislari/yaklasimlari var


  • mor oje  (09.11.22 00:16:20) 
abi yanlış anlama ama neden bu kadar takıldığını ben anlamadım. bu kişilerden bu kadar nefret etmenin nedeni cidden sadece kafede otururlarken görmek mi? olay bundan ibaret mi yani, hep orada oturuyor olmaları? neden bu kadar önemsiyorsun ki yol değiştirecek kadar? negatif veya toksik oldukları sonucuna nereden vardın üstelik? aranızda başka bir hikaye/geçmiş yoksa bence fazla tepki veriyorsun. her insana bu kadar takacak olsak sinirden ölürdük yahu.

soruya cevaben hayır, benim için böyle birisi yok. görüşmek istemeyeceğim kimse bana selam vermez zaten.
  • mark greg sputnik  (09.11.22 01:37:43) 
bazı eski sevgililerim.


  • ahm1  (09.11.22 01:40:24) 
@mark

10 senedir tanıyorum defalarca oturup sohbet ettik. Adamların hiçbir şeye karşı umudu yok, çabası yok. Baba parası yemekle meşguller. Her şeyden şikayet halindeler ve üstüne de bir şeyleri değiştirmek için çaba harcamıyorlar. Tesadüfen hayatlarında iyi bir şey olsa bile hemen kötüyü düşünme eğilimindeler, kendilerine değil başkalarına da bunu yapıyorlar. Örnek veriyorum biri yeni bir işe başlasa hemen çalışma şartlarını eleştirme peşindeler. Etraflarındaki insanların da moralini bozuyorlar böyle. Ve en kötüsü de bu davranışları bilerek yapmıyorlar, farkında değiller nasıl davrandıklarının. Bir araya geldiklerinde bir şeylerden şikayet etmek dışında yaptıkları tek muhabbet kız,araba,motor.

Şimdi soruyorum sana, sen böyle bir grupla değil oturmak gruba 100 metreden fazla yaklaşır mısın ?
  • sassot  (09.11.22 01:59:17) 
iş arkadaşım. hayatta hiçbirşeyden memnun olduğuna şahit olmadım. mecburen yanyana geldiğimizde devamlı maaş hükümet zam bu olaylar karmaşasında beni boğuyor. ben sanki marketten sütü peyniri çayı onun aldığının yarı fiyatına alıyorum. 50 sene görmesem aklıma gelmeyecek tip ile devamlı birlikte olmak çok zor


  • yirmibesonbes  (09.11.22 02:13:24) 
Tabii ki eski sevgililerim ve bazı iş arkadaşlarım


  • mirty  (09.11.22 14:49:41) 
[]

Saygınlık kazanmak için ticaret mi okul/meslek mi ?

Saygınlıktan kastım ; çalıştığım insanların ve işyerindeki muhattap olduğum insanların saygı duyması, seviyeli insanlar olması.

Soruyu da sorma amacım; hayatıma ne şekilde yön vereceğim konusunda kararsız kalmam. Ya diplomamın üstüne yazılımla alakalı beceriler ekleyeceğim, belki yıllar sonra Almanya ya da Amerika da güzel bir şirkette çalışacağım. Ya da okul/meslek kazanmak kafa yormak (en azından karmaşık konulara) bana göre değil diyeceğim ve ticaret yapacağım.

Etrafımda gördüğüm 2 örnek var ;

Örnek 1: bir aile dostumuz tekel bayi sahibi. Muhattap olduğu insanlar şarapçı, içkici boş insanlar. Günde 1000 çeşit insanla diyalog halinde ama altında arabaları evleri var, geçen gün kendisine bir araba daha aldı mesela parası var yani.

Örnek 2 : bir akrabamız bilgisayar mühendisliği bitirdi, şimdi büyük herkesin bildiği bir şirkette yazılım sorumlusu olarak çalışıyor. Yukarda bahsettiğim aile dostumuza göre çok daha az kazanıyor ama etrafındaki insanlar saygı duyuyor, övüyor

1.örnek iyi para kazanıyor, yaptığı iş çoğunlukla fiziksel iş ama muhattap olduğu insanlardan dolayı bana cazip gelmiyor. 2.örnek kafasını deli gibi zorlamak zorunda, zeka gerektiriyor. 1.örneğe göre daha az kazansa da kendisine saygılı davranan insanlarla çalışıyor. Tekel bayi olarak örnek verdim ama ticaretin neredeyse bütün her şeyi insanlarla diyalog kurma üzerine kurulu. Olaya sadece o iş yönünden bakmıyorum yani.

Ben etrafımdaki insanlar bana saygılı davransın istiyorum, boş beleş saygısız terbiyesiz insanlarla muhattap olmak istemiyorum.

Sizden fikir almak için soruyorum, fikirlerinizi düşüncelerinizi merak ediyorum.

 
Hayatinizdaki temel amac insanlarin saygi duymasi olmamali. Neden buna ihtiyac duydugunuzu sorgulayin bence.

Psikoloji kitaplarinda bunun derinlerde bir sebebi oldugu yaziyor.
  • ahm1  (08.11.22 02:32:43) 
örnek 2'de ister istemez kötü çevreye düşme durumu olabilir. en basitinden iyi bir mahallede yaşama durumu olmaz. para bir şekilde iyi ortama sokuyor, saygı getiriyor.

Doktorların uğraştığı tipler tekelciden daha berbat olabilir. Doğu görevinde ağır dayak yiyen doktor tanıyorum.
  • seaman  (08.11.22 02:43:48 ~ 02:50:45) 
@ahm1

Aslında amaç herkes bana ekstra saygılı davransın değil, saygısızlık yapmasın
Büyüdüğüm çevre cahil, saygısız, kaba insanlarla doluydu. Böyle ortamları gördüğüm için artık içinde olmak istemiyorum.

Öte yandan herkes kendisine saygı duyulmasını ister.
  • sassot  (08.11.22 02:48:27) 
örnek 1. insanlar kendine saygılı davransın diye milyon dolar para kazanan şirkete tekel bayinin kazandığı para kadar bile maaş alamamasına rağmen sabah akşam kafa patlatmak kerizlik.

kayseri ile alakalı bir şehir efsanesi var. kayseri'de kafası çalışan çocukları ticarete, kafası çalışmayan çocukları okula yönlendirirlermiş.
  • coldegezenkutupayisi  (08.11.22 04:18:45) 
aradığın şey medeniyet. ne iş yaptığından bağımsız olarak medeni insanlarla muhatap olmak çok önemli. genel olarak eğitim seviyesi ve refah seviyesi yükseldikçe daha medeni insanlarla muhatap olma ihtimalin artıyor. tabii bunun da bir kesinliği yok. kurumsal bir ortamda da zorbalığa maruz kalabilirsin. ama fiziksel şiddete uğrama ihtimalin çok çok düşük.

bu durumda ticaretten ziyade eğitimi seçmen daha doğru. ancak yaptığın işi nerede yaptığın da yine önemli. örneğin şantiyede, bir kobide çalışan mühendisle plazada p&g'de çalışan mühendisin durumu çok farklıdır. yine aynı şekilde daha kötü semtte işletme sahibi olmakla daha lüks bir semtte işletme sahibi olmak da farklı.

ben bir noktaya kadar 2-3 iş birlikte gider. seçim yapmak zorunda değilsin. ikisini de devam ettirebilirsin. ama bazı örnekler çok klay ulaşılabilir gibi gelmedi. yani 2 gün sonra bir işletme kurup ticaret yapabilecek imkanın varsa zaten rahat bir durumdasındır.

kısacası aradığın şey medeniyet. ve bu tamamen çevrendeki insanlar görgüsüyle alakalı. eğitim ve refah seviyesi arttıkça da bu artıyor.
  • nick bulamadim  (08.11.22 05:38:43) 
Bu nasıl bir yol ayrımı yav. 2. seçeneği olan biri bira satmayı anca espri olarak düşünür. Ticareti çok yanlış anlamışsın. Ticaret böyle bir şey değil. Saygınlık da böyle bir şey değil. Bence önce kafanı böyle şeylerden temizle. Biraz iş, hayat tecrübesi kazanman gerekiyor ve temel düşünce konusunda eksiğin var. Bunun için derin romanlar oku. Dostoyevski romanları gibi.


  • dissendium  (08.11.22 07:23:35) 
yurtdisinda okuduktan sonra saglam bir sirkete giren, sonra da biktim modern kolelikten diyip turkiye'ye doner donmez tarlabasinda tekel bayi acan bir tanidigim var. dolar firlamadan once ayda ortalama 25bin tl yapiyorum, keyfim yerinde diyordu.

al sana mis gibi paradoks :)
  • cooperr  (08.11.22 08:04:57) 
insanlar davranışları, sözleri ve bu ikisinin ne kadar tutarlı olduğuna göre saygı görür, meslekleri nedeni ile değil.

karşısındaki kişinin karakterini tanımayan insanlar ancak diğer verilere bakarlar, kılık kıyafet, okul, bölüm, meslek.
  • selam  (08.11.22 09:38:39) 
Bahsettigin sayginlik icin okumak ve beyaz yakali kole olman lazim. Mantikli mi asla degil zaten bir sure sistem carkinda cakit geciren ve imkani olan insanlar kendi islerini kuruyorlar koye tasiniyorlar. Yapamayanlar imkani olmayanlar carklarda ezilmeye devam ediyorlar.


  • kuzey li  (08.11.22 12:32:07) 
@dissendium

Örnek diye yazdım defalarca, mesele tekel bayi açmak ya da yazılımcı olmak değil bunlar sadece uç örneklerdi. Olay ticaret ve okulla ilgili.
  • sassot  (08.11.22 14:02:21) 
[]

Gece nasıl erken yatılır?

Bugün saat 1 de kalktım muhtemelen gece de 3-4 olmadan uyuyamam ama benim yarın sabah en geç 9 da kalkmam gerek bunun için de 1 gibi falan yatmış olmam lazım.

Bu gece nasıl erken yatarım kendimi nasıl yorarım ?


 
Koşuya çıkın.
Papatya çayı.
Deniz kenarına çıkın mümkünse yaşadığınız yerde.
  • encokbenisevinnolur  (07.11.22 15:07:09) 
sizde boyle bir sorun var mi bilmiyorum ama cep telefonu tablet mablet gece ayni odadaysa o uykunun p*c olma ihtimali %90 artiyor. telefonu baska bir odaya koyun.

gene boyle bir sorun var mi bilmiyorum ama: kahve icmeyin.
  • hot potato  (07.11.22 16:20:49) 
Erken yemek ye. Günü kafanda bitir.


  • seaman  (07.11.22 16:42:55) 
ılık bir duş


  • bahçedekisandal  (07.11.22 16:52:33) 
Erken yemek +1


  • 038576  (07.11.22 22:10:02) 
[]

Cambly mi ingilizce kursu mu?

Speaking geliştirmek için hangisini önerirsiniz. Kelime bilgim var gibi ben kendimi a2-b1 arasında bir seviye arasına koyuyorum ama speaking olarak a0 falan olabilirim.

Cambly alırsam konuşabileceğimi düşünmüyorum ingilizce kursu daha faydalı olur sanki.


 
Onun yerine nitelikli bir şekilde dinleme pratiği yapmanı tavsiye ederim. Ciddi anlamda konuşma becerini geliştirebiliyor.

Etkilipratingilizce diye bir site var. Oradaki Burak diye bir arkadaşın tavsiyelerini dikkate alabilirsin dinleme pratiği için.
  • Dartagnan  (06.11.22 02:36:57) 
Speaking club, GS üniversitesi dil kursu ve Cambly arasında en çok işime yarayan Cambly oldu. Bunun yanında mutlaka günde min 1 saat podcast (lex fridman, joe rogan vs. Daha beginner seviye için www.eslpod.com) dinlemen iyi olur. Ayrıca kısa hikayelerin çıktısını alıp yaza yaza bilmediklerini not al çalış. bu becerilerin hepsini tamamlayıcı düşün. Konuşma hocanla kendi okuduğun bir öyküyü ya da dinlediğin bir podcasti anlatmaya çalıştığın bir saat daha önce hiç görmediğin bir slayt üzerinden sorulara cevap vermekten 3-4 kat daha kuvvetli bir öğrenme yapısı kurmana yardımcı olur.


  • abi bi dizi buldum on numara  (06.11.22 08:22:37) 
@abi bi dizi buldum on numara, konuşma konularını nasıl belirliyorsunuz?


  • Kahvedesu  (06.11.22 08:34:17) 
@Kahvedesu cambly içerisinde kolaydan zora çeşitli konuların slaytları var öncede hazırlanmış. örneğin ielts, business speaking vs. Bazen o gün ilgilendiğin konu hakkında ya da konuşmak istediğim şeyleri söylüyorum hoca bana eşlik ediyor. Çok fazla hoca denedik eşimle beraber ve Öz British hocalar çok samimi ve eğlenceli oluyolar. Amerikalılar biraz mesafeli oluyor ve saatleri ters. İngilizler bize en yakın olan gibi bir yorum yapabilirim.


  • abi bi dizi buldum on numara  (06.11.22 08:42:21) 
Preply ucuz ve guzel


  • bonjourrr  (06.11.22 11:56:22) 
preply önerisine katılıyorum uzun zamandır kullanıyorum gayet memnunum. cambly'e göre ders süreleri ve saatlik ücret açısından daha tercih edilebilir.


  • kornisch  (06.11.22 12:22:06) 
[]

Vasıflı iş Türkiye vs Vasıfsız iş Amerika , hangisi ?

Hangisini tercih edersiniz. Bir tarafta saygın duyulacak bir mesleğiniz var ama çalışma şartları kötü maaş kötü zor geçiniyorsunuz. Diğer tarafta vasıf gerektirmeyen fiziki güç harcadığınız bir iş ama iyi hayat şartları.

Açıkçası bu soruyu sormamın amacı ; etrafımda Türkiye'de tutunamayan, beceriksiz, tembel ne kadar adam varsa yurtdışına özellikle Amerika'ya gitmek istiyor. Ben kendime vasıfsız işleri yakıştıramıyorum, kendimi geliştirip mesleğimle ilgili bir iş bulursam giderim anca.


 
ABD deki iş ve imkanları ile ilgili veriler bilgiye mi dayalı yoksa varsayım mı? Yani oradaki şartları kesin olarak biliyor musunuz. Dil bariyeriniz var mı?
Bence de eğitiminizin ve deneyiminizin gerisinde bir işe girmek olacak iş değil zorluk yaşarsınız.

  • anon1m  (05.11.22 21:53:35) 
türkiye'de vasıflı iş.


  • Erestor  (06.11.22 00:46:58) 
Vasıflı işçi Avrupa'nın en çok aradığı insan. Bir işçinin vasfı burada ortaya çıkmaz mı? Biri mesleğini yurt dışında, özellikle Avrupa canhıraş ararken yapamıyorsa ve Türkiye'de it gibi çalıştırılıyorsa o adam vasıflı mıdır, vasıfsız mıdır?

Tıp doktorları ve savunma sanayiinde çalışan mühendisler dışındaki işçilerin (özellikle mühendislerin) vasıflı iş yaptigini sanmıyorum. Çoğu iş takibi yapıyor veya satış mühendisliği adı altında tacirlik. Mühendislik sektöründe şunu çok rahat söyleyebilirim, lise diplomasının yeterli olduğu işleri yapıyoruz.

Bence vasıflı bir iş yapmıyorsun. ABD'ye git.
  • kullanilamayan ruhumuzlar  (06.11.22 01:37:37) 
Vasıfsız işten kasıt garsonluk, kuryecilik gibi işlerse bunlara her yerde hayır. Fiziksel güce dayalı işleri yapan zaten Türkiye'de de iyi kazanır. Sanayideki araba tamircisi mühendisten fazla kazanıyor. Kaç kişi sanayiye girmek ister..


  • seaman  (06.11.22 02:31:24) 
Turkiye'de dunya ile rekabet edebilecek seviyede urun ya da hizmet ureten buyuk ve kurumsal firmalarda calisan vasifli kisiler Amerika'da da sorunsuz is bulabilir, kisa surede iyi bir yasam standardi yakalayabilirler. Bu grup icin Amerika'nin kapilari her zaman acik zaten.

Yukarida yazdigim gruba dahil olmayan, Turkiye'de kendini vasifli sanan, saygin(tr'de) meslege sahip olan buyuk bir cogunlugun Amerika'da vasifli is bulmasi cok zor. Tasra universitesi mezunu muhendisler, mimarlar, ekonomistler bu gruba dahil. Hatta bu grubun vasifsiz is bulmasi bile zordur.

Amerika'da vasifsiz iste calisan insanin hayati kolay degil. Kirasi, bir suru vergisi, faturalari falan derken belini dogrultacak zaman dahi bulamaz. Ne uzar ne kisalir. Yerinde sayar, buna ragmen elinde Iphone 14 olabilir. Amerika'da vasifsiz isi goze alanlar genellikle yukarida yazdigim ikinci gruba dahil olurlar.

3. grup; bazi kisilerin icin sadece ozel durumlarindan dolayi Amerika'daki bu tur vasifiz isleri yapmalari, Turkiye'deki saygin bir meslege sahip olmalarindan daha iyi olabilir. Bu tabi diger ikisine gore cok daha kucuk bir grup.
  • thetruenorthstrongandfree  (06.11.22 07:34:45 ~ 07:41:48) 
vasıfsız abd 1 yıl, vasıflı olan işini orada yapmanın yolunu bulma


  • abi bi dizi buldum on numara  (06.11.22 08:25:00) 
Yurtdışında sıfırdan başlamak, hele de düzgün bir işiniz yoksa kolay değil. O etrafınızdaki insanlar muhtemelen hiçbir zaman ABD'ye gitmeyecekler, sadece öyle bir alternatifleri varmış gibi yapıp kendilerini rahatlatıyorlar. Vasıfsız bir işte çalışmak, eğer orta vadede bir şekilde vasıflı işe dönmeyecekse bir anlamı yok bence, özellikle de ABD gibi sosyal devletin de olmadığı bir yerde.


  • salihdt  (06.11.22 13:43:24) 
[]

Kendim konuşmayı kestiğim kızla tekrar nasıl konuşmayı başlatırım ?

Geçen dönem üniversite kütüphanesinde tanıştık sohbet muhabbet ediyorduk birbirimizi gördükçe. Sonradan benden hoşlandığını anladım hâl ve hareketlerinden ve arkadaşlarının hareketlerinden, ben yapı gereği bir şey hissetmediğim biri benden hoşlanıyorsa onunla konuşmak isteyen biri değilim. Ben biraz uzak durdum o sırada ondan çünkü bir şey hissetmiyordum daha doğrusu hiç o gözle bakmadım normal konuşuyoruz işte herkesle konuştuğum gibi.

Geçen dönemden sonra üniversite tatile girdi ama benim aklımdan çıkmadı ben de hoşlandığımı farkettim tabi çıldırıyorum okulun açılmasına daha haftalar var falan neyse bu dönem başladı. Ben her yerde onu arıyorum, nereye baktıysam yok. Sonra yine gelmeye başladı ama ben nasıl konuşacağımı bilmiyorum şu an.

Onunla konuşmayı kesen bendim, durduk yere gidip ya naber nasılsın diyemem. Bana neden kötü davranıyorsun falan diyip "ben sana öyle davranmıyorum, sen benimle konuşmuyorsun" demesini bekleyip "bende sen benimle konuşmak istemediğini düşündüğüm için konuşmuyordum" desem nasıl olur. Aklıma tek mantıklı yol bu geldi, başka bir şey düşünemedim. Numarası instası yok ne ben istemiştim ne de o.

 
Belki de artık o seninle konuşmak istemiyordur :)


  • freebird5406_2  (03.11.22 21:34:29) 
burada konuyu paylaştın kötü enerji etkilemiştir. Olmaz o iş artık.


  • kuzey li  (03.11.22 21:39:53) 
@freebird

Olabilir ama hâlâ hoşlandığını tahmin ediyorum ama öyle olmasa bile en azından denemiş olurum.
  • sassot  (03.11.22 21:40:26) 
@kuzey li

Yani burada önceden paylaştığımız her içeriği alakasız sorularla ilişkilendireceksek işimiz var gerçekten. Kinci misiniz?
  • sassot  (03.11.22 21:41:22) 
gerçekleri söyleyerek


  • bir soru sorcam  (03.11.22 21:43:56) 
Ya yumul işte biraz atak ol. Söyle işte vakit geçir kızla bi yemeğe kahveye çıkar.


  • Hallegadola  (03.11.22 21:54:05) 
@Hallegadola

Ya hocam uzun zamandır iki kişinin konuşmadığı bir süreç var açıkçası direkt muhabbete girmek saçma olur. Zaten genel olarak girişken biriyim onla konuşmayı başlatan da ona samimi yaklaşan da benim, ama tekrar hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya çalışmak samimiyetsiz olur ve kız "ne oluyoruz öyle kolay mı zannediyorsun" diye düşünüp tribe girer.
  • sassot  (03.11.22 22:00:08) 
Ya kız hoşlanıyorsa o triplere girmez. Girerse de artık hoşlanmıyordur.


  • Hallegadola  (03.11.22 22:02:09) 
gidin konusun yahu onceden nasil kousuyorduysaniz, bu kadar buyutmeyin. karsilastiginiz yerlerde gordukce selam verip ayak ustu sohbet edin 1-2 kez, 3.de de kahve icmeye filan davet edin iste. ya da sohbet ilkinde akiyorsa ilkinde davet edin artik onu siz daha iyi anlarsiniz. bu kadar hesap kitap yapmayin.


  • taurina  (03.11.22 23:44:15) 
Dümdüz "merhaba nasılsın?" diyerek. Bir selamlaşmayı bu kadar büyütmenin bir alemi yok. Zaten iki seçenek var sadece:
- aa iyiyim ya sen nasılsın?
- hmm evet iyi sen? (göz devirme)
  • charbiel  (04.11.22 09:51:34) 
Sonu gelmiyor. Yeniden seninle konuşur, ama ileri gitmesini bekleme. Benzerini yaşadım, bir defa aktif olarak, bir defa da araya iş girmesi sebebiyle...ve maalesef iki olayda da ebediyen kaybettim.


  • d max  (04.11.22 12:04:25) 
Bana niye kötü davranıyorsun demeyin. Kızla konuşmak istememişsiniz kız da konuşmayı bırakmış burada onun yaptığı bir hata yok. Ayrıca sürekli hiç aramıyorsun diyen uzak akraba havası var.


  • peki madem  (04.11.22 14:10:20) 
[]

Birine bahsettiğim işin/durumun bozulması?

Bunun sebebi nedir ? Örnek 1: birine derslerim çok iyi, vizeler çok iyi geçti diyorum bir anda hocalarla sorun yaşıyorum vizelerden beklediğimden çok daha düşük not alıyorum.

Örnek 2: birine iş fikrinden bahsediyorum kredi cekicem diyorum. 1 hafta önce kredi vermek için sıraya giren bankalar aynı miktarda kredi başvurusuna sırayla red red red veriyorlar.

Örnek 3: birine yeni girdiğim iş çok iyi çok mutluyum diyorum abi bunu söyledikten birkaç saat sonra sabah durduk yere iş yerinde yöneticiyle takışıyorum durduk yere oluyor yahu.

Örnek 4: birine gittiğim iş gorusmelerini anlatıyorum, bir tane firmanın evraklarını topla haftaya pazartesi başlayabilirsin dediğini söylüyorum. Ertesi gün firma işe alımı durdurduk diye arıyor.

Örnek 5: birine bir kız mevzusunu anlatıyorum. Kızla her şey çok iyi gidiyor vs. Kız birkaç saat sonra kavga çıkarmaya çalışıyor. Akabinde birbirimize güle güle diyoruz.

Ya böyle 30-40 tane örnek sayabilirim. Anlattığım kişiler hep farklı farklı insanlar. Gusül abdestim var. O kişilere bahsettikten sonra o durumla ya da o işte herhangi bir havalanma / egoistlik yapma / daha önceki davranışlarımdan farklı davranma gibi şeylere girmiyorum başında ortasında sonunda hep aynıyım.

Ben bunların sebebini kötü enerjiye / insanların kıskançlığına bağlıyorum. Düşüncelerinizi merak ediyorum.

 
Algıda seçicilik, tesadüf.


  • jazzabel  (02.11.22 00:40:43) 
Kendinizi çok önemsiyorsunuz.


  • ruhen hastayim ben  (02.11.22 00:43:35) 
@ruhen hastayim ben

Ne alakası var bana 1 tane alakasını açıklar mısınız. Ben hayatımda olan şeyleri anlatıyorum, adam bana kendini çok önemsiyorsun diyor. La benim hayatım tabi önemsicem, senin hayatını mı önemsiyim.

Şey mi diyim ya da "bence bu kadar abartmıyım başıma gelen olayların sebebi benim kendimi çok önemsemem".

Verdiğiniz cevabın olayla hiç bir alakası yok. Yukarıdaki arkadaşlarda tesadüf demiş, benim görüşümün tersini savunmuşlar ama en azından bir mantığı var insanı düşündürüyor ama sizin verdiğiniz cevabın düşünecek bir tarafı yok.
  • sassot  (02.11.22 00:57:13) 
Evet kendinizi çok önemsiyorsunuz. Dünya sizin etrafınızda dönmüyor. Benmerkezcilikten biraz uzaklaşabilirseniz şu anlattıklarınız size de gülünç gelecek.


  • ruhen hastayim ben  (02.11.22 01:16:05) 
buyu yapmis olmasinlar size? :)

saka bi yana, kotu enerji tamam var ama boyle seyler normalde de hep olan seyler ki. hangimizin kizla arasi bozulmadi, hangimize hoca takmadi? sizinkisi biraz algida secicilik gibi.

ben de eskiden ota boka 'aman allahim ne kadar da sansissizm dunyada nerde bi sanssizlik varsa gelir beni bulur' derdim, savunacak orneklerim de var (40 yilin basi erken uyudugum bi gun deprem olmasi, 4. sinif olayim da isverenler begensin diye aldigim bokan bir dersin finalinin ertelenmesi ve yeni tarihin vize randevumla cakismasi, ne kadar onemli sey varsa, is gorusmesi erasmus gorusmesi vs, hepsinin ayni gune denk gelmesi filan akliam gelen bikaci) .

ama o kafadan uzaklasinca bu tur sanssizliklarin cok da bana ozel olmadigini fark ettim, herkesin her an basina gelen seyler aslinda. kafayi takinca daha cok dikkat etmeye basliyorsunuz sadece bu olaylara, sonra butun hayatinizi bundan ibaret zannediyorsunuz.
  • taurina  (02.11.22 01:44:22) 
bkz: kendini gerceklestiren kehanet (self-fulfilling prophecy)


  • banach  (02.11.22 02:21:18) 
Bu durumun insanlarin kiskancligiyla, enerji ile alakasi olmadigini sen de biliyorsun ama kendini kandirma egilimindesin. Nesnel gercekligi kendi oznel gercekliginle ortusturmeye calistigin icin bu sekilde dusunuyorsun.


  • thetruenorthstrongandfree  (02.11.22 02:30:51) 
banach+1


  • ala09  (02.11.22 07:08:18) 
kimi durumlar için kimi sebebler var.

gelecek ile igili planlardan bahsedildiğinde o iş sanki kafanda yapılmış, bitmiş yada daha kolaymış gibi geliyor, bu nedenle savsaklama başlıyor.

iş fikrinden bahsedeceğine gidip başvursaydın kredin çıkmış olacaktı ama sen bundan bahsettin, arkadaşın parayı nereden bulucan dedi, kredi çekerim ne var dedin, oysa ekonomideki pek çok gösterge durumun iyiye gitmediğini gösteriyor (hiç bir zaman iyiye gitmez sadece yavaşlar) bunları göz ardı ettin çünkü beynin için bu iş nerede ise bitmişti. savsakladın.

mevcut durumunla ilgili şeyler söylediğinde karşı tarafın söylediği şeylerin ardında seni etkileyen şeyler oluyor, yaa çok sevindim demesine rağmen aslında sevinmemiş aslında kıskanmış olduğunu anlaman gibi beynin bunları algılıyor ve davranışlarında, seçtiğin kelimelerde küçük değişimler oluyor, bu küçük değişimler başkalarının da sana karşı olan tavırlarını etkiliyor.

bu arada davranışlarım değişmiyor diyorsun ama bu davranışlar senin genel anlamdaki davranışların değil, mimiklerin, göz bebeklerin, kelimelerin ve hatta bunları nasıl telaffuz ettiğin vs. gibi küçük şeyler, bunları yakalamakla ilgili beyin oldukça yetenekli ancak kontrol etmekte o kadar yetenekli değil.

geri kalanı algıda seçiçilik oluyor biraz.
  • selam  (02.11.22 07:25:43 ~ 07:29:54) 
Kendini dunyanin merkezi olarak goruyorsun. Burada actigin duyurular en azindan boyle gosteriyor. Insanlar derdi sen degilsin bazen olumsuzluklar olur.

Kabul et ve hayatina devam et. Fesatlarr diye insanlara icten ice kin besleme.
  • kuzey li  (02.11.22 09:20:25) 
shit happens


  • lüzumsuz adam  (02.11.22 09:51:27) 
@kuzey li

Benim hayatımda merkez benim. Eğer sen kendi hayatında kendini merkezde görmüyorsan aşağılık psikolojisine girmişsindir psikoloğa gitmeni tavsiye ederim.

Kendini çok önemsiyorsun diyenler, kendini dünyanın merkezi görüyorsun diyenler ne yaşıyor gerçekten. Herkesin hayatında kendisi önemlidir, kendin için yaşamıyorsan kimin için yaşıyorsun. Başkalarının hikayesinde figüran olursunuz anca. Ben en azından kendimi, etrafımdaki herkesten daha çok önemsiyorum ve bunu başkalarını incitmeden kırmadan onların hayatlarına saygı duyarak yapıyorum.

Cevap veren herkese çok teşekkür ederim.
  • sassot  (02.11.22 10:09:36) 
adı kötü enerji/nazar ne ise artık kesinkes var. sabahtan akşama kadar yok deseler de var işte mis gibi örnekler vermişsin. bunca şey tesadüf yeaaa basitliğinde olamaz.

anlatma kardeşim hiç kimseye güzel bir şeyini anlatma çok mutlu olacaksın. mutluluğunu paylaşma kimseyle. insanlar can atıyorlar senin düştüğünü görmek için çünkü.
  • yazar yazmaz yazan yazar  (02.11.22 10:11:04) 
@sassot

Herkes kendi hayatinin merkezinde olmasi gereken bu ben de kendime onem veriyorum kendi yararima kararlar veriyorum merak etme. Ama senin durumun patolojik bir sorun senin yazdiklarindan sen herkesin hayatinin merkezi herkes senin kotuluhunu istiyor sen guzel bir sey anlatinca kotu enerji gonderip isini bozuyor. Herkes seninle kavga etmek istiyor. Neden baskasi icin bu kadar onemli goruyorsun kendini bence bu sorunu cozmen lazim. Baskasi icin dis kapinin mandalisin bunu anla.
  • kuzey li  (02.11.22 10:29:54) 
Hepinize de aşk olsun, madem nazar edebiliyorsunuz madem kötü enerji var. Kurtarsanıza hepimizi şu halden. Anca iş yerindeki Ahmet’in date’ine nazar edin. Yazık be.


  • ruhen hastayim ben  (02.11.22 10:46:21) 
adam ya da kadın, -bana özel bu!, dememiş
sen kalkıp -kendini özel hissetme, deyince onu yalanlamış, gözlemini boşa çıkarmış olmuyorsun.
okuma yazma, tutarlı olma, saldırganlaşmadan konuşma kursuna gitmeleri lazım acil

2 nesnel asgharfarhadidds gerçekliğin: "bahsetme" ve "kötüye gitme", neden farkedebildiği pek çok örnekte peşisıra geldiğini soruyor.

gerçi hata sende @sassot
nazar diyen çıkacak, inanmayıp tesadüf diyen çıkacak, bu anket, bu 2sini de yapamayacakları üşüştürecek buraya
  • comp  (02.11.22 10:57:48 ~ 11:01:41) 
ha bir de
sözlükteki anlamıyla bile nazarı bilmeyenler var
nazar iyiye ya da kötüye çevirebildiğin, avatar airbender gibi bükebildiğin bir şey değil hahahah :ddd
  • comp  (02.11.22 11:00:47 ~ 11:06:10) 
insanlara fikirlerinizi merak ediyorum deyip fikir belirten iki kişiye saldırmışsın.

anlatınca işin bozuluyorsa anlatma dayı. madem farklı bir bakış açısı öğrenmek istemiyorsun sorunu tespit etmişsin çözümü de kimseye anlatmamak işte. ne soruyorsun o zaman? herkes seni pışpışlayacak mı senin söylediğin şeyleri onaylayarak? yazmışsın soruyu insanlar da kendini fikrini söylemiş.

kendim için cevap vereyim. hiç böyle bir şey gelmiyor başıma. kime ne anlattıysan anlattığım şeylerde öncesine göre çok daha olumlu gelişmeler oluyor. sen gusül yenile.
  • coldegezenkutupayisi  (02.11.22 11:15:33) 
+1 çöldegezenkutupayısı

Efendim, heykeliniz için fabrikada beton bitti, bazı bölgeleri dolduramıyoruz...
  • Gebeş kaplumbağası  (02.11.22 11:21:22) 
algıda seçicilik ve tesadüf. kötü enerji diye bir şey yok, insanların kıskançlığı senin hayatını etkileyemez, duşta her yerini yıkaman da hayatının gidişatını etkilemez.

örnekleri cevaplayayım

örnek 1: sorunun bir sebebi vardır, bu da "kötü enerji" değildir
örnek 2: bankalar sürekli kredi için mesaj atar ama kredi almaya gidince genelde o kredileri vermiyorlar
örnek 3: durduk yere tartışmazsın, yine bir sebebi vardır
örnek 4: tamamen tesadüf
örnek 5: tamamen tesadüf
  • roket adam  (02.11.22 14:14:14) 
bahtsız devenin çölde kutup ayısı ile macerası tamamen espri sanıyordum böyle şeyler gerçekten olabiliyor demek ki. tamamen metafizik bi olay olabilir.


  • izole  (02.11.22 15:04:52) 
[]

Mesajlarımı silmeyen forum sitesini şikayet etmeli miyim ?

Bir forum sitesinde 3-4 tane mesajım var , telefonumla alakalı sorular sormuştum destek talep etmiştim. Sonra sorunlarıma çözüm oldu falan. Ben desteğe hesabımın ve mesajlarımın silinmesini talep ediyorum yazdım. Ertesi gün girdim hesabıma erişemiyorum ama mesajlar duruyor sonra baktım ki banlanan, kendi isteğiyle sildiren herkese aynı şeyi yapıyorlarmış yani mesajları silmiyorlar.

Burayı nasıl şikayet edebilirim ya da ne yaparsam silerler ?


 
Türk sitesiyse kvkk kapsamında hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım konulu eposta atın.

Yine işe yaramazsa buyrun.

sikayet.kvkk.gov.tr
  • chicha_v2  (01.11.22 21:54:45) 
[]

Telefonun kapatılmasını önleyen program ?

Alarm kuruyorum ama alarm çalınca telefonu kapatıyorum. Bütün programları denedim. Alarm programındaki telefonun kapatılmasını engelle özelliği de çalışmıyor.

Bana telefonu kapatmayı önleyen bir program lazım


 
alarm çalınca matematik işlemi soran ya da tuvalletteki bi ürünün seri nosunu okutan programlar var. onları kullanabilirsiniz bence. arkadaşım kullanıyodur batarya çıkarmadan çözülmüyordu :d


  • jelly bear  (01.11.22 13:46:53) 
@jelly bear

Alarmy ismi denedim yine telefon kapatılabiliyor.
  • sassot  (01.11.22 13:47:38) 
öyle bi ayarı vardı kapatma engelleme diye


  • jelly bear  (01.11.22 13:51:42) 
@jelly bear

Denedim olmuyor
  • sassot  (01.11.22 13:59:03) 
sleep cycle diye bi uygulama var. telefonu ters çevirip yatağınıza koyuyorsunuz, uygulama sizin hareketlerinizden ve nefes alış verişinizden uyku evreleri arasında sizi uyandırıyo. bu sebeple uyanmanız daha kolay oluyo. ve hatta önce alçak sesle başlayıp sonra ortalığı yaran ses düzeyine çıkıyo siz alarmı kapattıkça. bi deneyin derim, bende işe yarıyo. ücretsiz versiyonu bana yetiyo.


  • sirkelimon  (01.11.22 14:04:57) 
[]

Github klasör nasıl oluşturulur ?

repository içinde nasıl project oluşturulur yapamadım. soz.lk bu şekilde yapmak istiyorum ama ben project oluşturup repository içine attığımda klasör olarak gözüküyor, ben böyle büyük yazılarla gözüksün ve içine girince proje beni karşılasın istiyorum. programı kullanmaya yeni başladım , öğrenmeye çalışıyorum.




 
dosya ismi verdiğiniz satırda "/" yazarsanız klasör oluşturmuş olursunuz.


  • sttc  (01.11.22 00:05:57 ~ 00:06:06) 
[]

Filmler faydalı mı?

Sizce filmlerin insana faydası oluyor mu 3 günde 1 kere 2 saatlik bir film izlemenin yararı ve zararı ne olur ?




 
ne gibi bi zararı olabilir? ya da ne gibi bi fayda bekliyorsunuz? ben sadece bu yıl 200'e yakın film izlemişim, bi 50 tane daha izlerim heralde sene bitene dek. gerçek hayattan uzaklaşıyorum işte mis gibi. 2 saat de olsa başka hayatlara/olaylara tanık oluyorum ha kurgu ha değil, beni müthiş resetliyor valla. ama siz filmleri bir şey 'edinmek' için izliyorsanız bilemiyorum, belgesel film izleyin madem, 'faydalı' olabilir onlar.


  • summer timetable  (31.10.22 11:09:12) 
nirvana'nın şarkısında dediği gibi "monkey see monkey do". Gördüğünüz şeyler algılarınızı oluşturmak, ön yargılarımızı belirlemek, beklentilerinizi oluşturmak anlamında önemli.


  • elvan abeyiylegezse  (31.10.22 11:44:52) 
@summer timetable

Nick'li arkadaşın sıkıntısı ne anlamadım neden böyle sinirlendi alt tarafı bir soru sordum. Kendisi film yapımcısı galiba 30 senedir bu anı beklemiş :D
  • sassot  (31.10.22 11:49:22) 
sinirlenmedim yahu, normal cevap verdim niye sinirleneyim :) sorularım gerçek sorulardı, yardımcı olabilmek adına.

edit: okuyan kişi sinirli ise agresif bi cevap olabilirmiş gibi geldi, ama öyle yazılmadı yani. en sevdiğim şey filmler hakkında konuşmak valla niye aksi konuşayım :D
  • summer timetable  (31.10.22 11:50:54 ~ 11:56:32) 
dile faydası kesin var. zararı, düzgün film seçilmezse yarım yamalak öğrenileblir.

gilmore girls tavsiye ederim. 1 bölümde 10 bölümlük konuşma geçer :) hem de günlük konuşma, edebi konuşma, business, her şey var. Ubiquitous kelimesini mesela Lorelai'cığım öğretmiştir bana, anvil ile anlatmıştır. Bir ara her yerde olan, hatta road runner'da bile kullanılan anvil'lere ne oldu? ubiquitous, yani her yerde olan, yaygın olan. Çok tatlı yahu. Daha neler neler. Bak tekrar sıfırdan başlayasım geldi :)
  • gabe h coud  (31.10.22 13:21:21) 
[]

Tuşlu telefon önerisi WhatsApp açan ?

Sadece WhatsApp açması önemli birde wifi olursa iyi olur ama şart değil.




 
  • dr doofenshmirtz  (30.10.22 17:57:25) 
Annemin Nokia 206'sı vardı whatsapp yüklü gelmişti. Bilmiyorum ama belki whatsapp artık destek vermiyor olabilir


  • hoot  (30.10.22 23:08:03) 
askerde kullanmak için soruyorsan kamera, internet bağlantısı olan telefonlar tuşlu olsa da yasak. normal tuşlu götür, kendi telefonunu da gizleyip götür. 2-3 hafta ortamı tartmadan da çıkarma. o zamana kadar emanetteki valizinde sakla.


  • zgrydn  (31.10.22 07:57:04) 
ikinci el blackberry'ler.

not: android olması lazım. whatsapp eski bb'lerde desteğini kaldırdı ama yine de arka kaplardan yükleme yöntemleri yok değil.
  • onemoremile  (31.10.22 08:36:46) 
[]

Mentor filmleri ya da ezik adamın yükselişini anlatan filmler veya diziler

Dizilerden ziyade filmleri tercih ederim tabi. Bir mentorun yardımıyla bir sorununu çözen ya da beceriler kazanan karakterlerin olduğu filmler arıyorum.

Ya da sıkıntılı sorunlu ezik asosyal ya da sosyal fobili olan birinin kendini geliştirdiği filmler.

Crazy stupid love gibi , breaking bad gibi, karate kid gibi.

 
Whiplash olur mu?


  • AlsterWasser  (29.10.22 00:59:19 ~ 00:59:52) 
Ölü Ozanlar Derneği
Can Dostum (Good Will Hunting idi galiba)
Açlık Oyunları
Matrix
  • pek iyi degilim bugunlerde  (29.10.22 01:17:52) 
King’s speech


  • marla is in my head  (29.10.22 18:43:15) 
[]

Sevmediğim insanlar benim hayatımı bilsin istemiyorum

Ben mi çok abartiyorum sizce. Anneme bile bir şey söylerken 1000 kez tembihliyorum başka kimseye söyleme diye. Kötü enerji olayına inanıyorum çünkü.

Mesela bir yerde otururken , mekana bir arkadaş geliyor ama kötü düşünceli biri. Yani ben sokaklarda yatsam açlıktan ölmek üzere olsam çok hoşuna gider sözde "arkadaş" yani. Ben bu kişiye hayatımla ilgili herhangi bir şey anlatmak istemiyorum geçiştiriyorum ve o mekana geldi diye 3-5 dk sonra ben kalkıp gidiyorum. Çünkü benim hakkımda bir şey bilsin görsün istemiyorum.


 
"iki kişinin bildiği sır değildir." aslan akbey

şaka bir yana. annene bile konuşmayacaksın başka çaresi yok.
  • phonex  (28.10.22 23:33:57) 
Sen de çevren de ruh emici tiplersiniz belli.


  • anon1m  (28.10.22 23:57:07) 
Kendinizi ve çevrenizdeki insanları çok ciddiye alıyorsunuz bence. Önceki duyurularınız da bana bunu düşündürttü.


  • mysticriver  (29.10.22 00:30:00 ~ 00:32:18) 
siz kendinizi çok önemsiyorsunuz +1


  • candide  (29.10.22 01:39:04) 
kötü enerji olayı traş. sevmediğin zengin ve şanslı bir insanı düşün. ona bir sürü kötü enerji gönder bakalım işleri bozulacak mı?


  • ekinuzbay  (29.10.22 03:41:52) 
kendinizle ilgili ozel seyleri baskalarinin (sevmediklerinizin) bilmesini istememeniz cok normal. kendinizi onemsiyorsunuz demisler de e tabii ki onemseyeceksiniz? bu tartismaya acik bir konu mu ki? her neyse. yani sevdiginiz kisilerle olan iliskilerinizi olumsuz etkilemedigi surece bence abartmiyorsunuz. sevdiklerinizle olan iliskilerinizi olumsuz etkilemeye baslarsa o zaman degerlendirin bu konuyu derim.


  • in vino veritas  (29.10.22 08:17:36) 
Çok normal. Özellikle de yapacağınız şeyleri, paranızı, özel hayatınızı elbette anlatmayın. Anneye de anlatmasanız olur, olmuş bitmişleri anlatırsınız ama mesela cüzdan hesabı vermeyin.


  • muhayyer divan  (29.10.22 08:21:39) 
Kendinizi fazla önemsiyorsunuz. +1000000


  • Esinsin  (29.10.22 09:13:26) 
Adamın hayatı nasıl yaşamak istediği ve neyi tercih ettiği “kendini çok önemseme” değildir bana göre. Kendi hayatı konusunda sınır çizmesi ve önemsemesi en normal olanı zaten? Sizin hayatınızda bireysel çizmek istediğiniz sınırlar var ve buna herkesin saygı göstermesi gerekiyor. Bu konuda yapabileceğiniz tek şey ise ayrı eve çıkmak.


  • titanic kemancısı  (29.10.22 12:39:28 ~ 12:40:11) 
[]

Hedefler söylenmeli mi gizlenmeli mi ?

Hayattaki hedeflerimizi başkalarına söylemeli miyiz yoksa gizlemeli miyiz ? Hangisi ve neden?




 
Ben söylemeyince daha iyi hissettiğimi anladım. Söylediğim zaman üzerimde kendi kendime oluşturduğum bir baskı oluyor, sanki başarısız olursam onlara karşı utanacakmışım gibi hissediyorum.
Ayrıca bazen duraksamalar olabiliyor, burnout olunan zamanlar, artık çalışmak istenilmeyen zamanlar... işte o zaman birisi o konu ile ilgili bir şey sorduğu zaman inanılmaz demotive oluyorum. O yüzden kimse ile (çok çok yakın tek bir arkadaşım dışında-o da artık beni benden iyi tanıdığı, ne zaman ne soracağını bildiğim için) kimse ile paylaşmıyorum-ailemle bile.
Benim nedenim kimseye açıklama yapmak istemememden ve durumumun sorgulanmasını istemememden kaynaklanıyor.
  • hayalhayal  (28.10.22 07:45:05) 
  • onemoremile  (28.10.22 07:59:45) 
Gizlenmeli
Çünkü
1. Nazar değmez
2. Hedefler gerçekleşmezse alay konusu olmaz
  • etna  (28.10.22 08:08:33) 
dindar değilim nazar demek istemiyorum ama insan zihninde dönen derin düşünceler (kıskançlık gibi) bize kötü emerji olarak döndüğü için işlerimizin ters gittiğine inanıyorum. o yüzden söyleme.


  • buenosdias  (28.10.22 08:46:14) 
Psikolojik açıdan bakarsak. Okuduğum bir kitapta şu şekilde bahsediyordu;
Hedefleri başkasına söylediğinizde beyninizde ufakta olsa o hedefle alakalı bir tatmin oluşuyor. Bu bedenle artık o hedefe koşmak için olan motivasyonunuzun bir kısmını kaybedebiliyorsunuz. Çünkü zaten çoktan. O tatmini hissettiniz. Bu nedenle söylememek daha makul olabilir.

  • zimbirik  (28.10.22 09:03:25) 
Ben söylüyorum, söylediğim için mutlu oluyorum ve daha motive oluyorum. Sadece bana kalsa o işi yapmam ama herkese söyleyince mecburen yapmak zoruna kalıyorum gibi. Nazara inanmıyorum, başkalarının kötü enerjisinden de etkilenmiyorum bu arada ona da inanmıyorum. Ben yeterince kararlıysam tüm dünya yok dese de yapabilirim.


  • roket adam  (28.10.22 10:03:01 ~ 10:31:00) 
Bir tek annenize söyleyebilirsiniz. Geri kalan kimseye söylememe taraftarıyım.

Çünkü anneniz size baskı yapmaz, yapamadığınızda ya da duraksadığınızda utandırmaz, nazar değdirmez, sizin başarısızlığınızdan zevk almaz, kötü enerji vermez.

Tabi annenizin de sır tutabilmesi gerekli. Ertesi gün tüm komş teyzeler annenden duyduk ne oldu senin iş diye eve doluşursa bir anlama kalmaz.
  • ekinuzbay  (28.10.22 10:22:45) 
söyleyince berbat oluyor bende. ya da çok dillendirince diyelim


  • paintov  (28.10.22 11:39:20) 
  • naksidil  (28.10.22 12:00:11) 
söylerim ve daha motive olurum.

bir de elaleme rezil olmamak için insan zorla yapıyor. farkettim ki, mecbur olduğum bir şeyi yapıyorum. yok ben bunu yapamıyorum diye kenara çekilmiyorum. kendimi böyle bir duruma özellikle sokup başarmak zorunda kalıyorum. normal insanlar böyle şeyler yapmıyordur kesin.
  • gabe h coud  (28.10.22 12:10:48) 
[]

Neden benimle kavga etmeye çalışıyorlar?

Çocukluğumdan beri böyle. İlkokulda bile durduk yere kavga etmeye çalışırlardı benimle sırf güç gösterisi yapmak için. Bugün hangi işe girsem işyerindeki ortamın sözde alfası olmuş tipler durduk yere ayar oluyor bana. Kendi kendilerine benimle rekabete giriyorlar. Ben gülüp geçiyorum tabi ezik oldukları için ama çok canımı sıkmaya başladı bu durum.

İlkokulda ortaokulda lisede hep bir anda kendimi kavganın içinde buluyordum, benimle kavga etmek isteyen kişilerle diyaloğum bile yoktu. Anlam veremeden karşılık veriyordum.

Şimdi yaş 24 oldu, bir işe giriyorum mesela böyle baskın tipler olur ya herkesle arası iyidir, ortamın ağır abisidir. Böyleleri bana durduk yere tavır alıyor. Adama günaydın diyorum iyi akşamlar diyorum tek muhabbetim bu.

Şu duyuruda kalıplı olduğumdan bahsetmiştim.
www.eksiduyuru.com

 
bende de ayni durum oldu seneler boyunca. sonra arastirdim insanlarla konsutum, dediler ki kendini begenmis gozukuyorsun (yakin olmadigim insanlara mesafeliyimdir) biraz da tipin iyiyse kiskanclikla beraber boyle durumlar olabilir..


  • monicapp  (26.10.22 09:34:00) 
Ben de 190 boy 104 kiloyum geçen birisi 27 yaşında olmama rağmen 88li misin demişti 34-35 falan gösteriyormuşum öh yani.

Hiç kavgaya bulaşmadım nasıl olduysa o duruma evriltmiyorum durumları ama uğraşmak isteyen olabilir. Ben aksine biraz daha sosyalim her ekiple iletişimde olmaya çalışıyorum ve özellikle de hanımlarla muhabbet artında ortamdaki bazı dediğiniz gibi ezik beyler taraf almaya başlıyor. Ulu orta bi eksiğini hatanı bağıra bağıra söylemeye çalışıyorlar vs..

Kıskançlık olabilir. Herkesin beni sevmesi gerektiği gibi bir düşüncem vardı. Melek gibi insanım neden nefret etsinler ki? Diye düşünürdüm ama zamanla bundan uzaklaştım. Sen bildiğin yoldan şaşma onlar uğraşsın dursun.

Bu arada öyle kürekle vurulacak cinsten bir artistliğim, kendini beğenmişliğim yoktur ama biraz fazla özgüvenli olmak da kimisine antipatik gelebiliyor. Kendisi öyle olmadığı için.

Ağır başlı, sessiz, işlerden başımı kaldıramıyorum gibi takıldığımda kimse bulaşmıyor. Ama ooh bee bakıyorum doğdu güneşim hayat bana güzel gibi takılınca sorunlar başlıyor.
  • ananiyimioguz  (26.10.22 10:26:47 ~ 10:29:08) 
Seni anliyor ve çözümü söylüyorum. Samimi gorunup mesafeli duracaksin. Aynisini hanzo komsularimla yasiyorum. Onlarla selamlasmak disinda paylasacagim bisey yok ama ilgi istiyorlar. Nasilsin iyi misin bi guleryuz gosteriyorum. Sonra acelem var diyip kaçıyorum.


  • halk  (26.10.22 11:47:39) 
Kibirli gorunuyor veya konusuyor olabilirsin. Eger yeryerde ayni sey oluyorsa biraz kendine bakmakta fayda var.


  • kuzey li  (26.10.22 12:00:00) 
anti kişilikleriniz ile karşılaşıyorsunuz. her şeye evet,tamam, olur diyen biriyseniz normal veya bir şeyleri değiştirmenin zamanı geldiği gözüküyor.


  • evimin paspasi  (26.10.22 12:28:20) 
Biraz aurayla alakalı ben de öyleyim ve buradaki arkadaşların dediği gibi olsam bu sefer başka kulp bulunuyor yani "sen de şöyle ol sana da iyi davranalım" gibi duruyor ama o zaman da başka bir şey oluyor.
Bunlardan bağımsız olarak arkadaşların dediğine benzer bir örnek vereyim, Kral George'du sanırım ortaokulda askeri okulda diğer çocuklar bunu birazcık hırpalıyor, hocaları da bunları hırpalıyor ve soruşturuyor da ve çocukların bunu yapmasının sebebi yıllar sonra "ben zamanında kralı dövmüştüm" demek, başka hiçbir sebebi yokmuş.

  • ckisc  (26.10.22 13:36:55) 
@evimin paspası

Aksine biraz sorgulayan biriyim, ama bahsettiğim kişilerle iş yerinde dahi bir diyaloğum yok yani onlarla işim yokken durduk yere bana karşı tavır alıyorlar.

Ben bunun sebebini fiziksel görünüşüme ve kişiliğime bağlıyorum. Her çalıştığım iş yerinde ekip şefleri beni çok severdi çünkü işimi düzgün yapıyordum en iyi çalışanlardan biri bendim. Ne hikmetse bu tip sıkıntı yaşadığım kişilerde uzun zamandır orda çalışan yönetici/amir/şef olmak isteyen ya da uzun zamandır çalıştığı için pozitif ayrımcılık görmek isteyen kişilerdi.
  • sassot  (26.10.22 13:40:07) 
bir çok sebebi olabilir. ilginç bir sebep olarak:

alfa karakterler kendinden fiziksel olarak güçlü biri ortama girince bilinçaltlarında pozisyonunu korumak istediği için böyle davranıyor olabilir. buna cüret edebilmeleri de muhtemelen senin kibarlığından kaynaklanıyordur. biraz höt bir tip olsan abi çekerler muhtemelen.

not: bbc'nin alfa erkeklerle ilgili yaptığı bir belgesel'den referans alarak bu tespiti yaptım.
  • buenosdias  (26.10.22 13:43:12) 
[]

Saygısızca davranan çalışanlara karşı nasıl davranıyorsunuz ?

Bir mağazada, ya da örnek veriyorum bir restoranda ya da burger king'de mcdonalds'da size saygısızca davranıldı diyelim. Yani direkt hakaret değil de , yüzünüze bakmadan konuştular ya da sinirli bir şekilde cevap verildi ya da kısa kısa cevaplar verildiğinde nasıl davranıyorsunuz.

Açıkçası ben bu tip durumlarda hiç umursamayıp, bir daha da o mağazaya gitmiyorum çünkü karşılık versem o seviyeye düşeceğim. Boşu boşuna kendimi yormanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Çünkü karşıdaki kişi eğitimsiz ve eğitilemez biri olarak geliyor bana.


 
hizmet sektörü o paraya o yorgunluğa anca o kadar hizmet, bunu kişisel algılama
youtu.be

  • freebird5406_2  (25.10.22 22:56:50 ~ 26.10.22 15:58:29) 
Kişisel algılamıyorum. Hizmet sektöründeki insanlara saygı duyuyorum. Onlar güler yüz göstermezse ben gösteriyorum. En azından insanlara bir moral olur.


  • ruhen hastayim ben  (25.10.22 23:04:46) 
Patron cebini parayla dolduruyorken iki kişi yerine bir kişiyi sömürerek senin düzgün hizmet almanı engelliyorsa kişisel olarak algılamalısın.


  • kullanilamayan ruhumuzlar  (25.10.22 23:06:46) 
yakın zamanda yaşadığım olayda önce kibarca uyarıp özür bekledim. Özür gelmeyince genel merkezine şikayet ettim. üşenmeden şikayet ediyorum böyle durumlarda. herkes insan olacak hepimiz çalışanız ve kötü iş koşullarımızdan müşteriler sorumlu değil. herkes tribini patronuna yapsın yiyorsa.


  • alaimisema  (25.10.22 23:21:46) 
Kısa cevaplar almak ve yüzünüze bakmadan konuşulması tolere edilebilir ama saygısızlık dediğiniz şey başka bir nokta. Kişisel bir tahrik durumu söz konusu değilse kimse kimseye saygısızlık yapamaz. Böyle bir şey yaşarsam suçu önce kendimde ararım öncelikle. Nazik bir şekilde uyarımı yaparım ve bir daha muhattap olmam ve işletme yöneticisine durumu bildiririm.


  • Jazz  (26.10.22 00:45:05) 
kimlerle muattap oluyorlar, normal buluyorum. isimi alip geciyorum ama direkt kabalik varsa uyaririm.


  • durgunfoton  (26.10.22 02:59:18) 
Umursamaz davranmalari sorun diil, yuzme bakmamalari fln.. Kimse bana geluryuz gostermek zorunda diil. Ama ters cevap vs verirse ben de tonu sakin tutmak kaydiyla karsilik veririm :) bi gun bi yerde de bicaklaniriz bakalim

Gecenbi kumasciya gittik 3 hamfendiyiz. Bi tane dede var tezgahta. Ölüme yaklaştigi icin mutsuz muhtemelen, sorun diildi bu. Sonra 4 m kumasa ihtiyacimiz oldgu icin arkadas"olcebilir misiniz" Dedi, dede de "alacak misin, almicaksan beni ugrastirma" tarzinda yazdigimdan daha ters bir cevap veeedi. Sonra ben de her firsatta "adami ugrastirmayin belli ki sadece oturmaya gelmiş dükkana" tarzi pasif agresif seyler soyledim. O kumasa muhtac olmasaydim (kucuk yer baska kumasci yok) topu acilmis sekilde almaaz birakirdim.
  • abuzer  (26.10.22 05:25:40) 
Henüz ürün/hizmet almamışsam saygısızlığın boyutuna göre hiçbir şey demeden çıkıp giderim tek kuruş kazandırmam.

Ürün/hizmet alındıysa da yeme içme gibi müdürüne veya genel merkeze, en kötü mekanın google yorumlarına ne yaşadıysam uzun uzun yazarım görsün millet ona göre gelsin veya gelmesin.
  • chicha_v2  (26.10.22 09:51:09) 
Hizmet / ürün fiyatına göre değişir tepkim, fast food restoranında umursamam, genel olarak yorgunluk aldıkları parayı düşününce iyi bile hizmet veriyor çoğu çalışan bnece,

Ortalama bir restoran veya mağazada başka bir garson / çalışandan hizmet almaya çalışırdım sanırım, pahalı bir restoranda şefi çağırırdım.

Fakat mevzu şu ki ben şahsen kolay kolay büyütmezdim, bir çalışan sürekli kötü davarnışlar sergiliyor olsa zaten orada çalışamaz, bu durumda yapılan saygısızlığı o anlık bir hata olarak görürüm, hepimizin zor zamanları oluyor, belki ben bunu bir müşteriye yansıtamam ama benim çalışma ortamım ve maaşım sürekli insanlarla muhattap olan mesleklere göre daha profesyonel olmamı gerektiriyor.
  • atom karincanin torunu  (26.10.22 10:00:36) 
enerjime göre, vaktime göre, yanımdaki insanlara göre değişiyor. ama ne yapmıyorum, mağazaya küsmüyorum. ne alaka, böyle bir olay benim hayatımda bir eksikliğe neden olacak. sonuç odaklıyım her zaman. yanı başımda güzel bir mekan, bir mağazayı neden kaybedeyim. gider konuşurum, olmadı müdürüyle konuşurum. tatlı dille karışık ciddiyet her zaman iyidir.


  • gabe h coud  (26.10.22 10:07:17) 
Mudurune sikayet ederim, genel merkezi ararim veya twitterden sikayet yazarim.

Eger sonrasinda ozur gelmezse magazaya gitmem. Herseyin alternatifi var eger uslupsuzlarsa para kazandirmam.
  • kuzey li  (26.10.22 10:45:48) 
eskiden uzatıyordum bu konuyu ama artık saldım. insanlar mutsuz be, sabahları metroda bakıyorum bir kişi mutlu değil gerçekten. herkes yüzü sirke satıyor. günde yüzlerce kişiyle muhatap olan sektördeki çalışanların da bazı kusurlarını görmezden geliyorum artık, sonra da google haritalarda verip veriştiriyorum yorumda. çok işe yaradığını düşünüyorum, ben google yorumlarına bakıp mekan seçiyorum senelerdir.


  • duster  (26.10.22 11:02:55) 
bu konuda tecrübeliyim. eskiden tepki verirdim. ama bu tepkiler beni de aşağı çektiği için artık önemsemiyorum. istanbul ve türkiye gibi sinir, stres, hayat kalitesi düşüklüğü gibi şeyler olan bir ortamda bir satıcı yüzüme bakmadıysa, ilgisiz konuştuysa falan bir sebebi vardır diyip geçiyorum.

tabi iş haddini aşıp fiziksel, psikolojik saldırıya gelirse tepki veririm.
  • buenosdias  (26.10.22 13:47:54) 
[]

Turkcell mi Vodafone mu ?

Hattımı türk telekomdan bu iki operatörden birine taşıyacağım. Karar veremedim. Benim için önemli olan internetin çekmesi. Türk telekomda ne hikmetse internetim bir anda bitiyor çözemedim sebebini. Birkaç kişiye daha denk geldim bu konuda şikayet eden. Vodafone hakkında da son zamanlarda baya şikayet var. Turkcell biraz daha pahalı karar veremedim.




 
internetin çekmesiyse çok yazık ki turkcell.


  • erty_ksk  (24.10.22 18:33:43) 
vodafone kesinlikle çekmiyor. ben kullanıyorum ve nefret ediyorum.


  • roket adam  (24.10.22 18:45:46) 
Turkcell Van'da interneti çok yavaş, senelik paket olmasa telekoma geçerdim


  • Topalordek  (24.10.22 20:01:57) 
İnternetin ya da telefonun herhangi bir şekilde çeksin istiyorsan tartışmasız Turkcell. Turk Telekom, Vodafone ve Turkcell'i hem şahsi numara hem iş telefonu sayesinde çeşitli yerlerde kullandım. Turkcell kesinlikle.


  • nawar  (24.10.22 20:28:13) 
20 küsur yıldır Vodafone kullanıyorum. Bu seneki kadar rezil olmadi hiç. Türkcell mi bilmem ama kesinlikle Vodafone değil..


  • primetime  (24.10.22 21:09:11) 
Ben Türk telekom kullanıyorum, fiyattan tarifeden dolayı arada geçiş yaptığım da oldu turkcell'e, bimcell bile kullandım ama vodafone'a hiç geçmedim. Çevremde "telefon çekmiyor" diye şikayet eden biri varsa vodafone musun diyorum evet diyor. En olmadık yerlerde bile çekmiyor. Vodafone'a geçme de nereye geçersen geç gibi bi durum.


  • vaveylababa  (25.10.22 09:15:46 ~ 09:16:17) 
[]

Lise grubum toksik mi ?

Lisedeki arkadas grubuyla hâlâ görüşürüz arada sırada bir whatsapp grubumuz var. 2-3 ayda bir görüşürüz. Bazen rutine bağlarız her hafta görüşürüz.

Olay her lise grubunda olduğu gibi birbirimizle dalga geçme, espriler, komiklikler üzerine kurulu onda sıkıntı yok ama;

Herhangi birimiz hayatında iyi giden bir şeyden bahsedince eleştirmeler, yapamazsınlar, ezmeye çalışmalar başlıyor. Şimdi kendimi övmüyorum burada çünkü hicbirinizi tanımıyorum sadece ben o kişiyi destekliyorum. Sen yaparsın, halledersin kolay diyorum.

Biri maaşını söylüyor mesela ötekisi hemen ezmeye çalışıyor. Ortamda o gün kim yoksa onun hakkında dedikodu yapılıyor.

Hayatlarındaki tek eğlence pavyona gitmek.

 
toksikligini bilmem de. hepsi egolarini tatmin etmek icin kullaniyor o grubu. eger sen onlardan degilsen boyle asalaklarin ve ortamlarin sana hicbir faydasi olmaz. ya birakican yada ciddiye almiycan.


  • buenosdias  (24.10.22 15:46:14) 
bizim lise grubumuzda da her türlü şey olur. bazen destek çıkarız, bazen laf sayarız. ama bazı şeyler şakaya gelmez. geçen bir arkadaş, bir türlü işe giremeyen, çalışmayan arkadaşımız 2 bin lira maaşla bir işe girdi. yarım gün çalışacak, sigortasız. hep beraber tebrik ettik. evde oturmaktan çok daha iyi. yorulmayacağı bir iş. arada soruyoruz, alıştın mı, ne yaptın diye. birimiz eğer ki maaşı küçümseseydi, atardık onu gruptan, konuşmazdık.

en belirgin olan şey ise arkadan konuşmak. sıkı arkadaş grubunda arkadan sadece alarm durumu varsa, o da çözüm için konuşulur. iki günlük tanıdığın insan değil sonuçta. dersin ki, bilmem kim dertli gibi duruyor, ne yapalım, ya da bu ilişkisi sıkıntılı gibi, nasıl yardımcı olalım... dedikodu samimi arkadaş grubunda olmaz. olur, ama başkası gömülür. başkasının dedikodusunu yapan, senin haydi haydi yapıyordur. arkandan konuştuğunu bildiğin biriyle ne kadar dost olabilirsin ki?

tavsiyem, gruptan ayrılmayın elbette. ama hayatınıza baktığınızda "güzel dostlar biriktirdim" diyeceğiniz başka gruplarınız da olsun. zamanla bu grubun önüne geçecektir o arkadaşlarınız. işyerinize, farklı kurslara, etkinliklere gittiğinizde arkadaşlığa açık olun. oturup da bu insanları düzeltecek haliniz yok. çok çok güvenmeyin, yeterli.
  • lovemyself  (24.10.22 15:46:47) 
Kişisel olarak benzer grupların içinde yer almamaya çalışıyorum ben artık. Yaşım ilerledikçe, yok yere benim modumu düşürebilecek sohbetlere-insanlara tahammülüm azalıyor gibi geliyor. Teklifsiz konuşabildiğim, söylediği her şeyde samimi olduğuna inandığım insanlarla görüşmeye gayret ediyorum. Geri kalanlarını uzağımda tutuyorum.


  • arpaci kumrusu  (24.10.22 16:52:32) 
sessize al, bildirimleri de kapat. yavaş yavaş uzaklaş oradan. arada bir hatırlatırsın kendini. bir sürü mesaj birikirince bir kısmını görmezsin zaten.

anlattığınız şeyler toksiklik ibareleri. ama belki samimiyetinize binaen toksik etki etmiyordur, ancak belli ki sizin modunuzu düşürüyor. iyi değil, doğru değil. çıkmayın ama fazla vakit de ayırmayın.
  • biseysorcaktim  (24.10.22 17:29:27) 
başlığı bir an kuzenim açtı sandım. o da iki senedir tr'ye gelince arkadaşlarından bu şekilde yakınıyor. şimdiki yaşlarınız nedir bilmiyorum ama bu bahsedilen muhabbetler "kendini gerçekleştirmemis insan" muhabbetleri veya söylemleri. oldum olası boş gelmiştir bu sohbetler.


  • evimin paspasi  (24.10.22 18:28:15) 
profilinize baktım, daha önce de bu grupla alakalı bir soru sormuşsunuz. belli ki hal ve tavırları sizin hoşunuza gitmiyor, sessize alın arada bir görünün yeter. buluşmalara da bir iki gitmezseniz bir daha çağırmayabilirler böylece kurtulmuş olursunuz.


  • black holes in the sky  (24.10.22 18:52:47) 
Abi tipik bir arkadaş grubu bu. Genelde kendi başarısızlıkları üstünden başka insanları da aşağı çekme çabası.

Başta sorun yok gibi durur. Ama zamanla farkında olmadan o negatif bakış açısı seni de etkiler.

Atıyorum iş kuracağım dersin, daha arkadaşıların duymadan zaten kendi kendine onların ağzından konuşup kendi planını bozarsın.

Bu tarz ortamlardan sessizce uzaklaşmak lazım.
  • anten  (25.10.22 12:21:44) 
"Biri bir şey söylüyor mesela, ötekisi hemen ezmeye çalışıyor. "

Bu durum gruplarda biraz çifte standart şeklinde olur. Muhtemelen grupta herkese eşit derecede yapılmıyordur, saygınlık hiyerarşisi vardır.

Biraz dikkat edersen aynı konu hakkında A kişisi konuşurken grupta daha saygılı davranıldığını, ama B kişisi konuşurken daha alaycı ve ezici davranıldığını göreceksin.

.
  • ekinuzbay  (25.10.22 12:40:14) 
[]

Udemy'de kurs vermek mantıklı mı ?

Bir arkadaşım bilgisayar mühendisi. C# hakkında kurs vermeyi planlıyor para kazanabilir mi bilgisi olan var mı?




 
Daha önce hiç ders vermediyse veya yayıncılık yapmadıysa, C#'ın spesifik bir bölümünü veya onunla alakalı olabilecek bir konuyu hazırlasın ve koysun. Kısa olsun yani ve sonra ona göre devamı getirilmi bakar... Bir konuyu bilmek ayrı, o konuyu bilmeyen insanlara öğretebilmek apayrı bir iş. Bu yüzden udemy'deki derslerin %90'ı çöp. Ama ucuz. Bunu tam zamanlı iş olarak yapacaksa kazanabilir, ama ek gelir olarak istiyorsa yani bilemiyorum verdiği emeğe değmeyebilir.


  • malheiros  (24.10.22 15:39:55) 
Bilgi tek başına kurs vermeye yetmiyor maalesef.

İyi içerik üretmek zor.

Benim naçizane tavsiyem anlatacaklarından çok anlatma biçimine odaklanması lazım.
Özellikle yazılım alanında kurslarda şöyle bir dert var, aslında her sektörde var da bu, insanlar yaptıkları işleri çoook komplike anlatmayı seviyorlar. Bir de konşuma becerisi vs zayıfsa, geçmiş olsun akmıyor:)

Şöyle diyeyim, iyi bir içerik editörü, eğer az bucuk yazılımdan anlıyorsa, bak biliyor değil anlıyorsa, temel konseptleri internetten derleyerek, basit örnekler toplayarak, 40 yıllık yazılımcıdan çoooook daha akıcı ve yüksek satışlı bir giriş seviyesi c# kursu hazırlayabilir. Epey de para kazanır.

Benim udemy'de gördüğüm en başarılı kurslardan birisinde adam şöyle bir şey yapmış. Profesyonel bir dublajcıyla anlaşmış. Profesyonel bir motion designer ve video editöre para vermiş. Kurs yağ gibi akıyor. Anlatıcı dublajcı olduğu için yağ gibi akıyor konular. Kurs 60.000'in üzerinde satmış mesela. Ama baya yatırım yapmış.

Bilgi artık her yerde çünkü. Kurs dediğin şey bir kürasyon yani derleme. Buna odaklansın, içeriğe özen göstersin hatta biraz bütçesine göre yatırım yapsın. Gerisi gelir.

Yoksa 1 saatlik video boyunca ekranda sadece kod editörünü açıp, bayık bayık ıııı-ıııııı diye döngü çeşitleri nelerdir diye konuşan bir sürü adam var udemy'de. bir tanesine daha ihtiyaç var mıdır bakmak lazım.
  • anten  (25.10.22 12:26:35 ~ 12:32:26) 
[]

İnternet bizim psikolojimizi bozmuyor mu sizce de ?

Faydası çok fazla evet ama sizce de internet, Instagram, Twitter yüzünden insanlar tek tip olmaya başlamadı mı. Herkes aynı tip giyinip, aynı tip espriler yapıyor, aynı şeylere gülüyor. Kimse özgün değil.

Birde işin psikolojik yönü var. Herkeste dikkat eksikliği baş göstermeye başladı. Sabah kalkar kalkmaz ilk iş telefona sarılıyoruz. Günümüzün çoğunu Instagram'da Twitter'da geçiriyoruz. Hiçbir şeyden tatmin olamıyoruz, her şeyden çabuk sıkılıyoruz. Hiçbir şeye doğru düzgün emek vermiyoruz hemen sonuç istiyoruz.

Herkes için geçerli değil bu söylediklerim tabi.

Sırf bu sebeplerden dolayı telefonumu satıp tuşlu telefona geçmeyi düşünüyorum ama aynı zamanda telefondan dil öğreniyorum bu yüzden de satamiyorum dediğim gibi internet hayatımızı çok kolaylaştırdı ama bence psikolojik yönden hepimizi hasta yaptı.

 
Doğru. Sosyal medyanın, ekran bağımlılığının depresyonu ve anksiyeteyi arttırdığına yönelik ilişkisel bazı çalışmalar var.

iş sahibi, boş zamanını, daha sağlıklı aktivitelerle, sosyal ilişkilerle dolduranlar için bence bu etki yok veya daha az.

Dolayısıyla internetin herkesi psikolojik açıdan hasta yaptığı biraz iddialı olur sanki.

Daha çok meşgalesiz, sosyal medyayı savruk, amaçsız biçimde kullanan risk gruplarını böyle yaptı diyebiliriz.

Tuşlu telefona geçişle bağlantılı dijital minimalizm kavramına da göz atabilirsiniz bu arada.
  • psmstc  (23.10.22 09:31:27) 
Facebook’un olumsuz etkisi nedensel olarak da gösterildi yakın zamanda: twitter.com

Kesinlikle katılıyorum.
  • but that was just a dream  (23.10.22 09:45:42) 
%100. Baya sigaranın otobüslerde içildiği, evlerde ikram edildiği gibi bir dönemdeyiz şu an. Yaşanan zararı anladığımızda iş işten geçmiş olacak. Gerci baya bir insan uyandı teknolojinin etkilerine. Zaten teknolojinin olayı da bilgi yaymak. Çok hızlı uyanabiliriz de.

Dijital minimalizm +1. Cal Newport'un kitabı var aynı isimli kesinlikle öneririm.

telefonu minimal hale getiren arayüz uygulamaları var android için. Ben onlardan kullanıyorum, bütün teknoloji alışkanlığım değişti bir arayüz değişikliği ile. Minimal phone gibi bir şeydi sanki ismi. Ya da param olsa lightphone alırdım ama onda da uygulama yok tabii. tuşlu gibi bir şey oluyor.
  • stanhiver  (23.10.22 11:53:27) 
instagram bozuyor bence. tamamen sosyal kıyaslamaya dayalı bir ortam.


  • seaman  (23.10.22 12:24:07) 
Kesinlikle katılıyorum. Kadın olduğum için kadınları gözlemledim, özellikle Türkiye'de instagram fenomenleri tek tip, mağazalar zaten sayılı, herkes trendyoldan belli ürünleri öneriyor. Sokağa çıkıyorsun herkeste aynı kıyafet, aynı saç aynı makyaj. Tarzlar farklı olsa da, herkes kendi tarzında bir örnek olarak dolaşıyor. Herkes tek tip.
Psikolojik açıdan da en güzeli hesapları kapatmak ve uygulamaları silmek. İlk başta zor olsa da bir süre sonra boş vakitler daha faydalı işlerle dolduruluyor.

  • cometome  (23.10.22 14:05:25) 
@stanhiver

Uygulama ismi nedir hocam
  • sassot  (23.10.22 14:48:07) 
[]

İlahi adalete inanıyor musunuz?

Size karşı kötülük yapan birini Allah'a mı havale ediyorsunuz (ya da evrene, ya da karma'ya) yoksa intikamınızı kendiniz mi alıyorsunuz.

Bir olay anlatayım etkisi bende çok büyük oldu. Eskiden çalıştığım bir iş yerinde, güvendiğim sırlarımı anlattığım biri vardı. Onun insanlara yayması yüzünden işyerindeki herkese bir kız mevzusundan dolayı rezil oldum. O güvendiğim kişiye karşı hiçbir şey yapmadım, hiçbir şey demedim o da bir şey demedi. 1-2 sene kadar sonra onu zor bir durumdan kurtardım, eğer bir şey yapmasaydım hayatı kararacaktı, sıkıntılı tehlikeli biri vardı onu tercih edecekken benim sayemde öteki yolu başka birini tercih etti.

Sonra ben işten ayrıldım ve aradan biraz zaman geçti öğrendim ki o seçtiği tarafta aynı benim rezil olmam gibi tıpatıp bir olay yaşamış rezil rüsva olmuş, aylarca evden çıkmamış. Duyunca şok oldum. Ve bu olaydan sonra ilahi adalete inanmaya başladım.

 
hayır. keşke olsaydı.


  • anon1m  (23.10.22 06:09:45) 
Kesinlikle inanıyorum. Hatta insanın dar ve sınırlı ufkunun çok ötesinde bir tutarlılık ve şiirsellikle gerçekleştiğine de defaatle şahit oldum.

İlahi adalet kısa vadede “Sırlar Dünyası”varî oldubittilerle işlemez. Haksızlığı yapan o haksızlığın kaymağını bir güzel yiyebilir pekâla; ama görünüşte. O yaptığı haksızlığa eşdeğer bir puanı yüklenir. O bedeli maddi, manevi, ailesel, hayatla ilgili farklı bir kulvarda mutlaka öder.

Çok kitlesel bir kul hakkı yiyen varlıklı birini tanımıştım. Başka insanların hakkını yerken takındığı kayıtsızlık ve pervasızlık inanılmazdı. Ama birkaç sene içinde hem Türkiye’nin bir bölgesinin tamamında faal olan şirketi iflas etti. Hem 3 yıllık evliliğe giden ilişkisinde aldatıldığını çok trajik bir şekilde öğrendi. 3 defa çok ciddi trafik kazası geçirdi çok kısa süre içerisinde. Birinde kafatası kırıldı. O haksızlıkla elde ettiği kazancı da kendini mağlup ve gülünç duruma düşürerek kaybetti.

Tabii ilahi adalete inanan biri olarak bu konunun gerçek anlamda nihayete kavuşacağı yerin ahiret olduğuna da inanıyorum. Bu dünya herkesin kendi iradesiyle seçimlerini yapmakta özgür olduğu bir sahne. Dileyen dilediğini yapar. Ama bedelini er ya da geç ödeyecektir.
  • levent bilgen  (23.10.22 07:04:52) 
ilahi adalete inanmiyorum.

inandigim sey "kotu" insanlarin uyumsuz ve aptal olduklari icin aslinda uzun vadede kendi kuyularini kazip icine dustukleri. bu tiplerden uzak durursunuz ve kendi baslarina bela acarlar. bir nevi dogal secilim.
  • idexo  (23.10.22 08:25:11) 
inanmiyorum. baya herkesin her sey yanina kar kaliyor.


  • Kittie  (23.10.22 08:34:12) 
kittie+1 keske olsaydi ama ben gormedim.


  • in vino veritas  (23.10.22 08:42:04) 
İnanmıyorum


  • euteamo  (23.10.22 08:45:27) 
Kendin intikam almaktan sanki çok kolay bir şeymiş gibi bahsetmişsin. İlahi adalete ister inan ister inanma, keyfin bilir, ama kendin intikam almaya kalktığın anda yüksek ihtimal cezaevine girersin. En basitinden bırak intikam almayı sinirlenip hakaret etsen bile tck'da hakaret suç, nereye kendin alıyorsun intikamını?


  • ekinuzbay  (23.10.22 09:01:14 ~ 10:42:44) 
İlahi adalete inanmıyorum. "İlahi adalet" öyküleri de aslında genelde "Su testisi su yolunda kırılır" öyküleri oluyor. Saçma sapan davranan, birilerine kötülük eden, vb. insanlar bir noktada ya karşılarında kendileri gibi birini buluyorlar ya da aynı riski tekrar tekrar aldıkları için eşyanın tabiatı gereği kaybediyorlar.


  • salihdt  (23.10.22 10:08:09) 
ben intikamciyim, firsatini bulursam alirim.
ama birsey yapamayacagim durumlarda bana kötülük yapanin ayagina dolandigini vs. gördüm.
bunun yaninda ac gözlü tipler vs, uyaniklik yaptiklarini saniyorlar ama kendilerinden daha fenasi da var, su testisi +1
  • durgunfoton  (23.10.22 12:10:36) 
Kesinlikle inanmıyorum hatta buna inanildigi için dünyada bir sürü kötü, dandik insanın rahatça dolaştığını düşünüyorum.


  • logisticsmanager  (23.10.22 12:19:38) 
ilahi adalete inanmıyorum. ama abuk subuk işlere bulaşan kişilerin bir zaman sonra bir şekilde başlarını belaya sokacaklarına inanıyorum. bunu çok güzel anlatan atasözlerimiz var ama aklıma gelmiyor şu an.

yazarken bir üstteki salihin yazdıklarını okudum ve demek istediklerimi ve hatırlayamadıgım atasözünü yazmış. +1 diyorum
  • abelardo  (23.10.22 12:20:24) 
İlahi adalet diye bir şey yok.

İntikama falan da hiç gerek yok.

Olaya süngerini çeker, yeni güne salim kafayla uyanırsın. Doğrusu bu.
  • Mirket  (23.10.22 12:26:17) 
muslumanim, inanmiyorum


  • nibba  (23.10.22 15:32:35) 
dünyada kötü insanlar dolaşıyorsa sebebi insani adaletin beceriksizliği
insanların büyük çoğunluğu, -dur burada kesmeyelim bunun cezasını, demiyor, burada kesilmeyince ilahi adalete havale ediyor

dün burada, ölüm tehditleri saçan ev sahibi duyurusunda kabahatli olan, olaya umursamaz yaklaşacağına inanılan savcı mı, devlet mi? yoksa adliyeden eli boş dönecek ve belki ilahi adalete havale edecek olan kiracı mı

sapla samanı karıştırmadan konuşmak lazım
hırsızın hiç mi suçu yok, derler
  • comp  (23.10.22 15:58:07 ~ 16:01:03) 
İnaniyorum ama gec gelen adalet tam bir adalet olmuyor acikcasi.birisi canimi yakarsa onun canini yakarim.


  • bugunolmadiamayarinkesinolacak  (24.10.22 18:18:27) 
12  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.