[]

Aktarmalı Amerika Uçuşu

Merhaba,

Covid19 sebebiyle aktarmalı uçuşla Amerika'ya girişlerde sorun yaşanıyor mu bilginiz var mıdır?

Teşekkürler

 
Dün arkadaşım Katar aktarmalı abdye gitti. Sorun yaşamadı.


  • westblack  (06.08.21 19:59:12) 
gc li degilseniz ya da amerikan vatandasi, avrupa uzerinden amerikaya giremezsiniz.

katar konusunda emin degilim, ucan kisi bu sartlari sagliyor olabilir
  • oscar  (06.08.21 22:33:25) 
Niye Avrupa üzerinden giremiyorum ve bu konuda herhangi bir bilgi kaynağı paylaşabilir misiniz rica etsem


  • vedatchilipeppers  (07.08.21 11:01:36) 
  • oscar  (07.08.21 13:44:03) 
[]

MHP - Vesayet Rejimleri - ABD/CIA Ortaklığı

Sevgili duyuru sakinleri, az önce şöyle bir entry okudum: eksisozluk.com

İlgili entryde geçen "...mhp devletin sünni-türk eksenli çizgiden çıkmaması için direksiyonda bulunmaya çalışan bir "vesayetin" adıdır. oysa bu vesayetin derdi türk-sünni devlet gibi görünse de arka planında demokrasi, hukuk ve insan hakları gibi kavramların devlette ve toplumda karşılık bulmasını istemeyen bir tür ittihat ve terakki refleksi vardır."

ve

"o zaman türkiye'nin muktedirleri abd-cia eliyle olacak daha büyük bir şeye hazırlandıklarından..."

Kısımlarıyla alakalı olarak neler düşünüyorsunuz? Türkiye'nin vesayet rejimlerinden çektiği nedir tam olarak? Söz konusu ABD/CIA eliyle olacak büyük şeyden kasıt nedir? (12 Eylül olduğunu düşünüyorum fakat nasıl)

Ayrıca bu konuyla ilgili ileri okuma önerileriniz olursa paylaşırsanız çok sevinirim.

 
Zamanım yok yorumlayamıyorum ama okuma önerisi vereyim.

Devlet Ocak Dergah - Kemal Can, Tanil Bora

Antikomunizm Ülkücü Hareket Türkeş - Fatih Yașlı
  • temasettin  (07.05.21 18:35:00) 
Mobildeyim editleyemiyorum. Elbette mhpyi anlamak için faşizm kavramı detaylıca incelenmeli. Sendika.org'de yaşar ayașlı nin çok iyi bir faşizm serisi yayınlandı gecenlerde. Onu tavsiye ederim kesinlikle.


  • temasettin  (07.05.21 18:40:40) 
İlk alıntı aşağı yukarı doğru, ikincisi saçmalık. Tahmin ettiğiniz gibi 12 Eylül'ü kastediyor (bunun sebebi olarak da 24 Ocak kararlarını gösterecektir muhtemelen) ama ülkedeki her pisliğin ucunu ya ABD'ye ya da Yahudilere bağlama hastalığından kurtulamadığı için 1977 darbesinin gerçekleşmeme nedeni olarak bu iktidar hastası üniformalı ve kravatlı mafyanın içindeki iktidar mücadelesini değil de ABD'yi görüyor.

Kemal Can ile Tanıl Bora'nın MHP terör örgütü üzerine yaptığı çalışmaları ben de tavsiye ederim.
  • bruce mclaren  (07.05.21 19:28:26) 
"ittihat ve terakki (itk) refleksi" dediği şey ile mhp'nin yapmaya çalıştığı şeyi yan yana koymak oldukça abes. itk'nın derdi insanları aptallaştırmak ve cehaletin gölgesinde bırakmak değildi. itk bir seçkinler hareketiydi ve o dönemde fransız ihtilali'nin getirdiklerini anlayacak kapasite halkta yoktu ama o halkı aydınlat mak için de birçok adım attılar. mhp'nin yapmaya çalıştığı şey ise bambaşka. zaten herkesi malumu diye düşünüyorum..

öte yanda, "mhp devletin sünni-türk eksenli çizgiden çıkmaması için direksiyonda bulunmaya çalışan bir "vesayetin" adıdır" demesi çok bilinmedik bir şey mi ki? bu adamların ideolojisi zaten bunu öngörüyor; yani bunu çok gizemli bir olaymış gibi sunmaya gerek yok bence.

bir metinde CIA geçince ben direkt okumayı bırakıyorum açıkçası. buna burada on sayfa komplo teorisi yazabilirim, herkes de yazar. abd'nin dış politikası (bugün biden'ın da gönderme yaptığı üzere) kendi liberal 'first world' ideolojisini inşa etmek. sırf bunun için savaş çıkarmışlıkları var.. tabi ki abd türkiye'yi de bunun bir parçası yapmak ister. çok doğal değil mi? üstelik burada sağı solu belli olmayan bir ülkeden bahsediyorsak.. hani gerçekten "abd türkiye'yi mahvetmek, yıkmak istiyor, cia da işin içinde" gibi şeyler okuyunca kusasım geliyor benim. neredeyse yüz sene geçmiş hala arap harflerini isteyen ciddi manada bir insan kitlesiyle yaşıyoruz.. dünyanın ilerlediği yönün tersine gitmekte ısrar eden bir türkiye var yıllardır. liberalizme gerçek anlamda ilk yaklaşmamız bile 80'lerin ortalarını buluyor. sonra daha da yaklaşayacağımıza abuk subuk politikalarla tam yol geriye gidiyoruz ve sonra "abd türkiye'yi mahvedecek, cia bizi gözetliyor" yapıyorlar. akp’nin ilk yıllarında ab’nin türkiye’ye ne kadar (maddi dahil) yardım ettiğinin farkında mı acaba bunu yapanlar? türkiye’nin bedava reklamlarını yaptılar o kadar. bu ülkenin çocuklarına burs verdiler avrupa'da düzgün eğitim alıp türkiye'ye döndüklerinde akademsiyen olsunlar da düzgün eğitim versinler diye. neyse.. sonuçta istesek de istemesek de kazanan ideoloji abd öncülüğünde liberalizm oldu. buna uyanlar güçlendi ve zenginleşti. biz de uymaya devam etsek biz de benzer bir yol alırdık. cia’nin derdi türkiye’yi yok etmek olsaydı ab’nin böyle bir işe girişeceğini hiç mi hiç zannetmiyorum. bence artık abd’nin planının “türkiye’yi gericiliğin kollarına atıp yakıp yıkmak” olduğu gibi zanları bırakma vaktimiz geçeli bi 10 seneden fazla oluyor.
  • bir kum tanesindeki atom alti parcacik  (07.05.21 19:32:08 ~ 19:36:10) 
şu haberi de gözden kaçırmamak gerekir; (git: t24.com.tr)


  • ada meltemi  (07.05.21 19:53:44) 
[]

Son zamanlarda gördüğünüz en komik videolar

Paylaşır mısınız?

Ben az önce şuna çok güldüm: www.youtube.com


 
  • j r r tolkien hayrani  (01.05.21 21:08:05) 
www.youtube.com
geçenlerde art arda izleyip durdum.

  • sevilen progressive türkücü  (01.05.21 21:40:36) 
Moaning şakası. Rahatsız edici olabilir.

youtu.be
  • IncredibleMau  (01.05.21 22:24:45) 
  • huçi kuçi  (01.05.21 22:34:28) 
  • chezidek  (02.05.21 10:01:09) 
[]

Kimseyi tanımadığım bir şehirde ne yapabilirim?

Haziran'ın 15'inde askerden dönüyorum, 1 ay içinde de İstanbul'dan NYC'ye taşınıyorum. Maceraya atladım biraz. Kalacak yer, vize, çalışma izni vesair şeyler tamamlandı. Ortalama aylık 3-4k $ gibi bir gelirim olacak. Bazen 6-7k $ falan olacak. Remote çalışma şeklinde yürüyebilir. Neye dikkat etmem gerekli New York'ta? Ulaşım konusu dert diyorlar, ben İstanbul'da toplu taşıma kullanmayı seven bir insanım (gerçekten) ama 5-6k $ dolara arabalar falan var; almaya gerek var mı sizce yoksa toplu taşımayla çözer miyim vın vın?




 
öncelikle hayırlı olsun. araba almak için acele etmeye gerek yok bence. kalacağınız yerin lokasyonuna göre, sonradan da alırsınız nasıl olsa.

tam da pandemi dönemi olduğu için insanlarla yüz yüze tanışmak çok kolay olmayacaktır ama internetten bir dolu kişilerle tanışırsınız gibime geliyor.
  • co2s2  (27.04.21 17:35:02) 
Nyc icin arabaya pek gerek yok. Araba parasi kadar park parasi verilir cogu yerde. Sehir icinde metro ile her yere gidilebiliyor zaten. Kaldigin yerin otoparki varsa bu sorun ortadan kalkar tabi ama merkezde hep trafik oluyor.

Oralardaki arkadaslarimdan ogrendigime gore yavas yavas aciliyor her yer, temmuzda filan ortada pek bir sey kalmamis olur.

Hem iyi teskereler, hem de Hayirli olsun
  • fakyoras  (27.04.21 17:46:54 ~ 17:48:42) 
Hayırlı olsun :) NYC'de ulaşımda metrodan ve trenden başka bir şeye hobi olarak bakmak lazım. İkinci el araba alacaksanız bu işi iyi bilmeniz lazım. ABD'de taksicilik yapan biriyle konuştuğumda benzinin ucuz ama kalitesiz olduğunu, bu sebeple kullanılmış araba almanın iyi bir tercih olmadığını söylemişti.

Metro sistemini çalışın. Bazen bazı hatları kapatırlar. Nereden nereye aktarma yaparak istediğiniz yere gidebileceğinizi bilmeniz lazım.

Birileriyle tanışmak için dünyanın en uygun şehirlerinden birine gidiyorsunuz :) Müzik aleti çalıyorsanız (ya da çalmak istiyorsanız) gidin Guitar Center'a, aletlerle takılırken gelen gidenle konuşun. Strand'de kitap karıştırırken konuşun. Size uygun insanların toplaştığı bir aktivite illa ki vardır.

Gelirinizin kiraya yeteceğinden filan eminsiniz değil mi? Şehir pahalı.

Kuytu, insansız sokaklarda pek gezmeyin. Başıma gelmedi ama sizi soyan kişiye verebilecek on dolarınız filan zulada olsun derlerdi :)
  • cosmicstring  (27.04.21 18:12:16 ~ 18:21:26) 
Ek: Çalışacağınız yer size sağlık sigortası yaptı mı? Doktora, hastaneye işiniz düşerse en ufak bir işlem için çılgın paralar isterler.


  • cosmicstring  (27.04.21 18:21:33) 
Kalacak yer ayarlandiysa gerisi cok mesele degil. Zaten sehrin her seyini gezip ogrenmeniz aylarinizi alacagi icin sikilma sorununuz olmaz bence. Merak ettim nerede kalacaksiniz ve ne kadar? Zira asiri pahali bir sehir ve 3-4 bin gelirle cok zor.


  • hot potato  (27.04.21 18:22:08) 
Bronx'ta odada kalacağım paylaşımlı bir evde. Sağlık sigortam yok; çalışacağım yer öyle bir şey demedi. Zaten maaşlı çalışıyor olmayacağım, parça başına iş yapıp para alacağım. Avukatım, New York'ta Türk bir hukuk firmasıyla çalışacağız danışmanlık gibi düşünün.


  • vedatchilipeppers  (27.04.21 19:43:15) 
Ben mi yanılıyorum bilmiyorum ama ortalama 5 bin dolar aylık para girecek cebime. Türkiye'ye de iş yapıyor olacağım remote. Bu denklemde yine yetmez diyorsanız neden yetmeyeceğini biraz açıklayabilirseniz çok sevinirim arkadaşlar ben sanki kafada yeter diye düşündüm ama çok da detaylı düşünmedim yani. Gideriz bakarız durumlara modundayım


  • vedatchilipeppers  (27.04.21 19:47:55) 
yetip yetmeyecegi vereceginiz kiraya gore degisir. daire paylasimliysa ve siz de tutumluysaniz yeter buyuk ihtimalle.

Saglik sigortasini sorun isvereninize.
  • hot potato  (27.04.21 19:53:24 ~ 19:54:12) 
@hot potato

İşveren yok hocam. Ortak iş yapacağız yani. Kendi kendime sigorta yaptıramıyor muyum? Ben İstanbul'da da kendi sigorta primimi kendim ödüyorum o hesap devam etmek istiyorum
  • vedatchilipeppers  (27.04.21 20:01:22) 
[]

Psikiyatrist önerisi (online)

Merhaba,

Agorafobi, panik bozukluk, ayrılma anksiyetesi konularıyla ilgili olarak online görüşme sağlayan önerebileceğiniz psikiyatrist var mıdır? Gerçekten bu hususlarda güvendiğiniz biri olursa memnun olurum, kız arkadaşımın bu konuda ivedi bir tıbbi danışmanlığa ihtiyacı var. Kendisi için doktor arayışındayız. Haftalık yahut aylık düzenli görüşme gerekebilir. Cevaplarınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler.


 
psikiyatrist değil de psikoloğa danışmalısınız. diğer bir önerim de bence online terapi çok etkili bir terapi stili değil. bunu bir psikolog olarak söylüyorum. uzman klinik psikoloğa danışmalısınız ve bunu kız arkadaşınız istemeli, siz değil.


  • mikahakkinen  (24.04.21 10:12:38) 
mikahakkinen +1

duruma göre ilaç gerekiyorsa zaten psikiyatra yönlendirilirsiniz.
önce ilaç değil, önce terapi.
ilaç gerekiyorsa ilaçla birlikte terapi.
bu işler terapisiz çözülmüyor.
  • blatta hiberna  (24.04.21 10:20:36) 
Arkadaşlar zaten halihazırda 5 yıldır görüştüğü bir terapisti var kız arkadaşımın. 8 ay önce de Lustral'a başladı bir psikiyatrist reçete ettiği için ama ben o psikiyatriste pek de güvenmiyorum zira hiç kontrole çağırmadan 10 dk içinde edilen bir teşhis sonucu Lustral reçete etmek ve "seneye yazın bırakırsın" dedikten sonra bir daha kontrole çağırmamak bana meslek etiğine aykırı geldi. Fikri olan varsa bu konuda da ayrıca konuşmak isterim.

5 yıldır devam eden terapi sürecinde halihazırda terapistimiz ilaçlık bir durumun olmadığını ifade ediyor ancak benim endişelerim olduğu için kız arkadaşımın işinde iyi bir psikiyatriste görünmesini, kullandığı ilaçları bildirmesini ve bu yönde bir konsültasyon almasını istiyorum.

Online terapi görüşmelerinin neden etkili olmadığını da açıklarsanız çok müteşekkir olurum; gerçekten etkisizse fiziki bir görüşme olmasını sağlayacağım bir şekilde ama halihazırda evden çıkamamak, çıkmaktan korkmak ve kaygılanmak; bu sebeplerden meydana geldiğini düşündüğüm psikosomatik etkiler var şu anda. Çıkmayı düşününce midesi bulanıyor aşırı stres oluyor gibi düşünün.
  • vedatchilipeppers  (24.04.21 11:26:18) 
madem beş yıldır görüştüğü bir terapist var, zaten o terapistin önerdiği veya o terapistle birlikte süreci götürecek bir psikiyatra gidilmesi gerekiyor ki birbirleriyle irtibat halinde olup işbirliği yapabilsinler.

fakat terapist ilaçlık durum olmadığını söylediği halde neden kafanıza göre bir psikiyatriste gidip ilaca başladınız onu anlamadım.
illa ilaç kullanılacak diye bir şey yok.

eğer terapiden verim alamadığınızı düşünüyorsanız da bunu terapistle görüşüp süreci değerlendirin ve duruma göre gerekirse terapist değiştirin.
bu arada terapi yapan ve hemen ilaca sarılmayan psikiyatristler de var ama onu arayıp bulmak gerekiyor.
geneli sizin deneyimlediğiniz gibi.

bunun dışında, hali hazırda beş yıldır terapisi devam ediyorsa online terapi "bence" çok farklı değil.
yeni tanışılan biriyle belki daha değişik gelebilir ama sonuçta yine de online terapi de terapisizlikten kat kat iyidir.
elbette karşılıklı oturmak ve aynı ortamda bulunmak daha fazla etkileşime neden oluyor, yani ekranda birini görmekle, yanında olmak aynı değil ama terapiye devam etmemeye neden olacak bir durum da yok yani.

özellikle sizinki gibi bir durumda elbette online terapi de olsa terapiye devam edilmeli zaten.
  • blatta hiberna  (24.04.21 13:00:35 ~ 13:02:14) 
@blatta hiberna,

Kız arkadaşım 8 ay önce yaşadığı musibet sebebiyle, düzenli gittiği terapistine içinde bulunduğu durumdan acil şekilde kurtulmak maksadıyla kendisine bir psikiyatrist önermesini ve ona gidip ilaca başlamak istediğini belirtmiş. Bu vesileyle de terapisti kendine bir psikiyatrist önermiş; söz konusu psikiyatriste 8 ay önce şunu söylemiş: "ben ilaca başlamak istiyorum, bu acıları çekmek istemiyorum, lütfen benim problemimi çözün bir şekilde". Bu psikiyatrist de tamam demiş ve zart diye Lustral reçete etmiş. Ardından demiş ki; 50 mg Lustral zaten antidepresan kullanan kişilere antidepresanı bıraktırmak için kullandığımız bir ilaç, bu seni rahatlatır, bunu uzun kullanmana gerek yok demiş. Yazın bırakırsın. Bir daha da ne kontrole çağırmış ne de kız arkadaşım kontrole gitmiş. Ben bu durumda problem olduğunu düşündüğüm için olaya el atıp çözümlemek istiyorum acilen çünkü endişeleniyorum. Kendisi de iyi hissetmiyor.

Ben ilacın etkisiz kaldığını veya yanlış ilacın kullanılmış olduğunu düşünüyorum; doğru ilaç kullanılmış olsa bile kontrole çağırmadan bu ilacı öyle al 8 ay kullan demenin doğru olmadığını düşünüyorum. Yanlışsam lütfen belirtin.

Bir yol arıyorum ama bulamıyorum. Yardımlarınızı bekliyorum.

Edit: Uzun süredir görüştüğü terapistin de terapinin iyi gittiğini düşünmesine rağmen kız arkadaşımın "acil çözüm arayışı" sebebiyle olan ilaç talebini hemen kabul etmesini de anlamadım. Kabul edilen ilaç talebiyle gönderilen psikiyatristin de böyle hemen ilaç dayamasını da anlamadım. Anlamadım genel olarak yani. Siz anladınız mı?
  • vedatchilipeppers  (24.04.21 14:12:05 ~ 14:16:26) 
psikiyatristlerin çoğu böyle maalesef, yani o yüzden anlayacak bir şey yok.

peki psikiyatristin verdiği ilacı, bu ilaç kullanılırkenki süreci terapist takip etmiyor mu?
tavsiye ettiği psikiyatristle kendisi görüşmedi mi?

yani şimdi şöyle bir durum var.
kız arkadaşınız acı çekmeden iyileşemeyeceğini kabullenmeli.
teşhisli ve ilaç tedavisi gerektiren bir hastalık olması dışında, travmaya bağlı şeylerde tabii ki gerektiğinde de ilaç veriliyor ama sonuç olarak terapiye devam ederek sorunla ya da travmayla (veya problem her neyse, onunla) yüzleşmek gerekiyor.

psikologlar bu konuda farklı davranabiliyor.
baskıya boyun eğenler var, eğmeyenler var.
terapiste gidip "bana illa birini önerin" diye baskı yaparsanız bir noktada illa birini önerecektir ama kendi onaylamadığı bir süreçse ne kadar verimli olabilir bilmiyorum, ki olmamış zaten.

terapistin işine karışmadan, sürece müdahale etmeden devam edilmesi lazım.
yani karşınızdaki "ilaca gerek yok" diyorken, "ben illa ki ilaç istiyorum" diye psikiyatriste gidilince bu oluyor.
psikiyatrist de "illa ilaç isteyen" insana zaten 3-5 seçenekten birini yazıp gönderir.

burada terapisti gereken duruşu sergilememekle suçlayamayacağım çünkü muhtemelen o birini önermese siz illa ki birini bulacaktınız ya da sözü dinlenmediği için terapiyi kesecekti, ki bunu belli ki doğru bulmamış.

hızlı süreç diye bir şey yok.
bir şeye başladıysanız onun gereklerini yerine getireceksiniz.
kimsenin sihirli değneği yok ve insanlar sorunlarını kendileri çözebilirler.
bu tip bir durumda "ilacı aldım, sokağa çıktım" diye bir şey yok.
evet bir şeyler hafifleyebilir ama o çözülmesi gereken bir sorununuz kalmadığı anlamına gelmez.

yani "ilacı al, sekiz ay kullan" demek doğru değil ama psikiyatriste gidip "bana ilaç yazın" demek de doğru değil.
belli ki ilaç kullanmasını gerektirecek bir şey yok ortada, sadece gönlü olsun diye yazmışlar.
terapist zaten gerek görmemiş.
psikiyatrist de takip edilecek bir şey olduğunu düşünmemiş.
o yüzden yani ortada anlaşılacak bir durum da yok.

bir de yanlış anlamayın ama bu sürece siz çözüm bulamazsınız.
kız arkadaşınız kendi çözümünü kendi bulacak.
ihtiyacı olursa yanında olacağınızın mesajını vermek ve böyle bir duruş sergilemek başka, tedavi sürecine karışmak başka.
terapisine düzenli olarak devam etsin.

terapi zaten mutlu olunan bir süreç değildir, yani sorunlarınızla yüzleşirken daha çok dibe battığınız bile olur.
(intihara meyilli olunmadığı sürece, ki zaten bunu terapist de psikiyatrist de anlar ve ona göre müdahale eder, ben normal bir süreçten bahsediyorum.)
terapistin iyi gittiğini söyleme nedeni de bu.
bu süreçte kendini iyi hissetmemesi beklenen ve olması gereken bir şey zaten.
bunu kabullenerek istikrarlı şekilde devam etmesi lazım.
yardımcı olmak istiyorsanız, "kendimi kötü hissetmemeliyim" düşüncesinden sıyrılması gerektiğini anlamasına yardımcı olmaya çalışın.
terapi böyle bir şey.

ama tabii ki bu lustral kullanımının ve genel olarak sürecin terapistle konuşulması lazım.
bu konuda elbet söylediği bir şey vardır.
gerekirse başka bir tavsiye daha isteyin ya da tavsiye ettiği kişiyle yaşadığınız deneyimi aktarın, ki şimdiye kadar bunu zaten konuşmuş olmanız gerekirdi.
ona göre tekrar bir şey planlanır belki.
  • blatta hiberna  (24.04.21 14:56:33 ~ 15:06:10) 
Ankara'da Cumhur Boratav var psikiyatrist. ailemin doktoru çok çok memnunlar. bu süreçte eski hastalarıyla online görüşme yapıyor ama yeni hastalara yapıyor mu bilmiyorum. bi iletişime geçin isterseniz


  • cometome  (24.04.21 15:01:11) 
[]

10.000-TL demo yatırım

Selamlar,

Farz edelim yatırım hesabınızda 10.000,00-TL var; 1 hafta boyunca hisse senedi, bitcoin ve altcoinler, varant vb alım satımı yapacaksınız. Deneme amaçlı olacak, anaparayı 5.000,00-TL'nin altına düşürmemek kaydıyla her türlü yatırım riski alınabilir.

Ne yapardınız? Verilecek cevapların hiçbiri tarafımca yatırım tavsiyesi olarak değerlendilmeyecektir peşinen söyleyeyim sizi uğraştırmamak adına :)

 
coin alırdım tamamıyla, hepsini altcoinlere bölerdim.


  • reanarchy  (20.04.21 15:25:10) 
9.000,00-TL'yi üç farklı fona bölüp 1.000,00-TL ile BTC aldım. Sermaye piyasaları ve yatırım araçlarıyla ilgili her türlü bilgi belge önerisine açığım.


  • vedatchilipeppers  (20.04.21 15:37:22) 
biraz meşakkatli bir iş ama bazı hisselerin önceki günü yeşil mi kırmızı mı kapadığına göre ertesi gün için değişik tepkileri oluyor. üstüne bir de kırmızı - yeşil olma patternları oluyor. mesela, petkim diyelim, o ara genelde kırmızıdan sonra yeşil olmuş. güzel. hisse kırmızıdan sonraki gün açılışta da (genelde 11 civarı) en yükseğe çıkıyor iyi bir fiyata. o zaman petkim'i kırmızıda günün en düşük olduğu vakitlerde yakalayıp (2 ve biraz sonrası) ertesi sabah açılıştan biraz sonra iyi bir yükseliş yaptığı gibi de satış yapmak denenebilir. böyle böyle %1-2 arası bir şeyler gelir. baktın pattern tutmadı, iki gün kırmızı yaptı, mutlaka bir şekilde sana %1-2 yaptıracak yükseğe gelir bir ara. her hafta bir tane bu oranı yakalasan mis gibi.

ama şu an borsa rezalet bir siyasi krizin etkisinde olduğu için hangi ne olacağı belli olmuyor. işler düzelir, borsa da normal alışkanlıklarına dönerse bakılabilir. ama zaten demo hesabıymış, yine de denenebilir.
  • bir kum tanesindeki atom alti parcacik  (20.04.21 15:42:20 ~ 15:43:28) 
shitcoin'ler bir günde yarıya düşebiliyor. herhalde 3'e bölüp

euro
altın
btc

alırdım.
  • co2s2  (20.04.21 17:46:36) 
[]

Altı adımda kompleks bir Covid19 sorusu

1- Hanede üç kişi yaşıyor.
2- Üçü de çok net semptomlar olduğu için ekipleri çağırdı ve ekiplerce yapılan PCR testi sonucunda hanedeki iki kişi pozitif bir kişi negatif çıktı. Negatif çıkan 60 yaş üstü ve yan hastalıkları da olduğu için negatif olmasına rağmen yine de kendisine ilaç başlandı.
3- İzolasyon süreleri olan 10 gün tamamlandı, herkes ilaçlarını kullandı ve kendini iyi hissetti neticeten.
4- Bu üç kişinin izolasyon süreleri sona erdikten sonra hastalığa dair hiçbir semptom kalmadı; devlet test yaptırın dememesine karşın yine de ne olur ne olmaz her ihtimale binaen dikkat edelim diyerek PCR testi yaptırdılar.
5- Yapılan PCR testi neticesinde hanedeki şahıslardan birinde pozitif (daha önce negatif çıkıp ilaç kullanan ve 60+ olan kişi) diğer ikisinde negatif çıktı. Önceden negatif çıkan ve yaşından dolayı ilaç kullanan yeni pozitif kişi kendini gayet iyi hissediyor. Diğer iki kişi de (eski pozitif yeni negatifler) kendini gayet iyi hissediyor. Yeni pozitif olan şahısın HES uygulamasında yine 10 günlük karantina suresi başladı ve pozitif olduğuna ekiplerin geleceğine dair mesaj geldi.
6- Ekipler geldiği zaman, hanedeki diğer negatif iki kişi temaslı olarak sayılacak ve onlar da tekrar karantinaya girecek mi yoksa covid geçirdikleri için 3 ay temaslı sayılmama kuralı mı geçerli olacak onlar için?

 
3 ay temaslı sayılmama kuralı geçerli olacak bir kez pozitif vermesi yeterli.


  • sting  (03.04.21 01:12:12) 
Kesin bilgi mıdır hocam? İnternette bu konuda hiçbir detay bulamadım. Yok yere tekrar karantinaya girmek istemiyorum iş güç var.


  • vedatchilipeppers  (03.04.21 01:25:59) 
bu isi yapanlara sordum ; o iki kişi tasiyici olma riskine karsi 10 gun daha temasli sayilir yaniti veren fazla cikti. Ancak kimse net cevap veremedi.


  • tunaktunaktun  (03.04.21 07:11:55) 
[]

twist ending filmler

mrb arkadaşlar,

böyle incendies gibi, prisoners gibi filmler arıyoruz. illa twist ending olmasına da gerek yok aslında ama jagten'i izledik mesela onu da çok sevdik. bu üç filme yakın kafalarda bir şey önerebilir misiniz?

danke schön

 
A perfect murder
Best offer
Eastern promises
Arlington road
Hodejegerne
Usual suspects
Ve bence bu türün en iyisi; the game
  • deer hunter  (28.03.21 14:12:24) 
Prestige


  • Anjelik  (28.03.21 14:19:06) 
tangerines
oslo, august 31st
close up
two days, one night
takva
filth
  • ala09  (28.03.21 14:23:59) 
oriol paulo filmleri


  • aynose  (28.03.21 14:25:21) 
[]

Garibana single malt önerileri

Huzurlu geceler duyurucular,

Viski pek sevmiyorum normalde ama iyi sardım bu aralar; Jameson, Ballantines, Red Label, Sivas Regal bunların hepsinden içiyorum peyderpey ama sıkıldım yav. Cemiyet Kanyak'a dönüyorum sıkıldıkça ama o da sıktı dönecek yer kalmadı.

He bir de baktım ki benim içtiklerim blended imiş, bir de single malt olayları varmış oralar farklı dünyalarmış... olur mu bir öneriniz uçuk kaçık fiyatları olmamak kaydıyla?

 
Glenfiddich


  • himmet dayi  (29.12.20 00:33:39) 
şu aralar tr piyasasında bulabileceğin en ucuz single malt viskiler glenlivet founders reserve ve singleton 12. glenfiddich 12 avrupa'da bunlardan 3-5 euro daha ucuz ama burada marka algısından ötürü olsa gerek, daha pahalıya satılıyor gördüğüm kadarıyla.

bence bunlardan biriyle başla, single malt-blend farkını hissedersen üst segmente çıkarsın. zaten biri zehir öbürü bal olmayacak, denedikçe anlarsın farkı, ilk bulduğunu al.
  • Jux  (29.12.20 01:04:58 ~ 01:06:45) 
Jagermeister?


  • İscisinseniscikal  (29.12.20 03:34:49) 
Bu arada Blend deyince aklınıza lokantada dünden kalan yemeklerle çorba yapılması da gelmesin. Gayet güzel blendler de var.
İskoç viskileri ise genelde içimi daha rahat gelir, çok da sevmiyorum dediniz ya, bir de böyle bakabilirsiniz

  • kisa  (29.12.20 07:39:42) 
glenmorangie 10 yeni başlayanlar için uygun fiyatıyla ideal bir single malt.


  • kibritsuyu  (29.12.20 10:05:49) 
[]

Intermittent Fasting rutinim

Selam duyuru ahalisi,

Ben şimdi dört gündür IF yapıyorum. İlk gün sabah kalktığımda (daha doğrusu kalkamadığımda) yaşadığım baş ağrısı haricinde herhangi bir problem yaşamadım; son üç gündür orucun bana çok uygun bir beslenme rutini olduğunu keşfettim. 16 saat oruç 8 saat yeme şeklinde yapıyorum ancak bunu çok rahat 18 saat hatta 20 saat oruca çıkarabilirim diye düşünüyorum. Şimdilik her şey tıkırında.

Kafama takılan birkaç şey var:

1- Düzenli kullandığım bir ilaç var. Bu ilacı ben sabahları alıyorum ve almaya devam ediyorum aç karnına, biraz mide ağrısı yapıyor aç karnına alınca ama sorun değil. İlaç orucu bozar mı hocam? Bir de D vitamini ve Omega 3 hapı kullanıyorum düzenli, bunları da sabah aç karnına içebilir miyim yoksa orucu açınca mı almam lazım, omega 3 içinde balık yağı olduğu için mantıken oruçla birlikte almak daha akla uygun geliyor sanki ama bilemedim yine de, IF uzmanları ne der bu konuda?

2- Oruç saatleri önemli mi? Ben bana en uygunu olması sebebiyle 16.00-00.00 arası yiyorum, geri kalan saatler açlık. Bu saatlerin bir önemi var mı? 01.00 gibi yatıp uyuyorum, bazen 02.00 de olabiliyor. İlk gün 09.00-17.00 arası yaptım benim düzenime hiç uymuyor, akşamları yiyen içen insanım ben. Üstüne de bir uyuyorum ki sormayın...

Ne diyosunuz, bir sıkıntı var mı bu rutinde? Çok sevdim tam benlik olaymış. Şimdiden daha dinç hissediyorum.

 
1)kalori alımı orucu bozuyor. bu kısım yoruma göre değişiyor. 10 kalori altı diyen var, 50 kalori altı diyen var vb. ilaçta kalori yoktur tahminimce.

2) değil aslında. ama genel olarak 4 saat önce yemeyi bırakın diye öneriyorlar. sen direkt yiyip yatıyormuşsun biraz öne çek bence.
  • kenarortay  (27.12.20 22:27:05 ~ 22:27:15) 
ben de 2 aydır kahvaltı atlayanlardanım. yeme aralığım 12.00-16.00 ya da 12.00-18.00 gibi oluyor. takviye vitamin kullanıyorum, onu o aralıkta alıyorum bir saati olmadığı için. bunu sürdürebiliyor olmam da, akşamları arkadaşla eşle dostla buluşma yeme içmenin imkânı olmamasından. yoksa nasıl olur kestiremiyorum.

bence vitamin bozmaz ama yine de kafan rahat olsun, ilk öğününü yerken alırsan kolay olur alışınca. aldığın ilaçla de ilgili mutlaka danış derim. orta-uzun vadede midenin canına okuyacaksa değmez o riske.

saatleri de bildiğim gördüğüm kadarıyla fark etmiyor.
  • harfitarif  (28.12.20 00:15:36) 
Sizin biyoritminiz ve alışkanlıklarınız için en uygunu : 13-21 arası gözüküyor.

Gece vardiyasında filan çalışmayacaksanız gece 21-22'den sonra yemek metabolizmanız ve biyoritminiz için iyi değil.

Arada alınacak omega-3'ün bir zararı yok, önemli olan insülin salınımını tetiklememek.
  • qaram  (28.12.20 01:08:57 ~ 01:11:25) 
[]

Bedelli askerlik

Selam ahali,

Askerlik şubeye gitmedim direkt E-Devlet (Askerlik Hizmet Tercih İşlemleri) aracılığıyla başvuru yaptım. Birkaç hafta önce de bankaya parayı yatırdım, şu an sınıflandırmanız bekleniyor diyor ekte görüldüğü gibi. Eksik bir şey var mı başvuru süreciyle ilgili? Bahsedilen sınıflandırma nedir? Hangi ay gideceğim sizce ne zaman belli olur?


 
Sınıflandırma gönderileceğiniz birlik.


  • dissendium  (22.12.20 17:50:22) 
8. Ayda yatırdım ücreti. Aynı şekilde yazıyor bende de
2021 Ocak ayı içerisinde açıklanacak nezaman nereye gideceğimiz.

  • birbilsem  (23.12.20 10:05:45) 
[]

Konuşurken konuşmanın kayması + istemsiz el kol hareketleri

İyi akşamlar,

Son zamanlarda telaffuzumda bir bozukluk var, sanki harfleri yuta yuta konuşuyorum. Bugün de konuşurken bir iki kere kekeliyor gibi oldum. Neden olabilir bu acaba? Yorgunluk var üzerimde ama bu durum ilk kez başıma geliyor.

Bir de bu durumun üstüne yemek yerken istemsizce elim kolum iki üç kere titredi. Kaslar istemsiz hareket ediyor gibi oldu; yorulunca göz kapağı atar/titrer hani, onun el ve kolu titrettiğini düşünün.

Neyle ilgili olabilir bu sizce, endişe etmeli miyim? İlaç kullanıyorum bir süredir ama böyle bir yan etki gözükmüyor kullandığım ilacın prospektüsünde.

 
iyi bir doktorun anca karar verebileceği, testler önerebileceği bir şey tabii bu.

mesela MS'te de kas kaybı, konuşma bozuklukları, istemsiz hareketler vs. var. Ama bu siz MS'siniz anlamına gelmez. Kimse de bilemez.

Bu olan şeylerin devamlılığı varsa mutlaka bir hastaneye danışın. Artık iç hastalıkları mı bakar buna, yoksa nöroloğa mı yönlendirilirsiniz bilinmez.
  • la traviata  (16.12.20 23:54:36) 
Doktor görmeden, tahlil vs. yaptırmadan anlaşılmaz. Bahsettiğiniz semptomlar yorgunluk sonucu ortaya çıkan geçici rahatsızlıklar olabileceği gibi MS gibi ciddi hastalıkların belirtisi de olabilir.
Maalesef doktora gitmeden olmayacak.

  • SiyamkedisiZorro  (17.12.20 09:27:26) 
İlk etapta güzel bir istirahat ve uyku düzeni. 1 hafta gibi geçmezse doğru doktora.


  • dougsampson  (17.12.20 10:00:35) 
[]

Bu kart şu anda doğrulanamıyor hatası

Debit kartımla alışveriş yapacağım sırada her defasında kart bilgilerimi manuel olarak girmek zorunda kalıyorum çünkü şöyle bir hata (bu kart şu anda doğrulanamıyor) veriyor sürekli: hizliresim.com

Bunu nasıl halledebilirim?


 
Sanal kart oluşturma yeri vardır. Sanal kart oluştur. Eğer yoksa da ininal, tosla vb. Birşeyden kart oluşturursan sorun olmaz.


  • mak  (13.11.20 20:14:57) 
Sanal kart oluşturmak istemiyorum ama. Kredi kartını bu şekilde CVC kodu yazarak rahatlıkla kullanabilirken banka kartımı kullanamıyorum.


  • vedatchilipeppers  (13.11.20 20:22:26) 
Banka kartın internete kapalı olabilir mi ya da banka kartına birden fazla vadesiz hesap tanımlanmış olabilir müşteri hizmetleri ayarlar.


  • mak  (13.11.20 20:50:05) 
[]

Yurt dışından ödeme nasıl alabiliriz

Müşterilerden ödeme almak için Paypal hesabı gerekiyor ama bizim paypal hesabımız yok; olan bir kişi bulsak ödeme onun hesabına geçse o da bizim Türkiye'deki bankalardan birine parayı yollayabiliyor mu? Bu mümkünse bir kesinti falan olur mu? Biz Paypal açamıyoruz diye biliyorum 2016'da yasaklandığı için.




 
payoneer var ikna edebilirseniz karşı tarafı, kullanışlı.


  • anarsika  (07.11.20 14:39:36) 
Tutturuyorlar Paypal diye hocam, sağ olun öneri için yine de.


  • vedatchilipeppers  (07.11.20 14:41:13) 
ben moneygram ile alıyorum.


  • rose parks  (07.11.20 14:45:00) 
direkt banka havalaesi yapsin.


  • duygusuzromantik  (07.11.20 15:01:49) 
ciddi kesinti oluyor banka ile yollayınca. seneler önce bana almanya'dan 100 euro gelmişti, 15 euro'sunu kesmişlerdi.


  • hlot  (07.11.20 15:04:52 ~ 15:05:29) 
Bir tanıdığım kendi yurt dışı Paypal hesabından benim Türkiye'deki banka hesabına para gönderebilir mi?


  • vedatchilipeppers  (07.11.20 15:06:28) 
"Bir tanıdığım kendi yurt dışı Paypal hesabından benim Türkiye'deki banka hesabına para gönderebilir mi?"

Elbette.

Hatta kendisine küçük de olsa bir komisyon verebilirsiniz.
  • Avoiding The Puddle  (07.11.20 15:27:19) 
[]

Diyarbakır'da gece vakti ne yemeli

Az sonra Diyarbakır'a gidiyorum, Diyarbakır Adliyesi'nin orada bir otelde kalacağım. Hiç bilmediğim bir şehir ilk kez gidiyorum. Adliye civarında ne yiyebilirim gece 11 civarı?




 
Ciğer. Güzel olur. Afiyet olsun


  • eylul  (08.10.20 22:29:55) 
ciğer ye diyecektim ama sabah oldu


  • basond  (09.10.20 12:36:30) 
[]

Askerlik Erteleme Sanatı

Benim tecilim Şubat 2021'de bitiyor normalde ama şimdi bir tezsiz yüksek lisans programına kayıt hakkı kazandım; kaydolduğum takdirde 1,5 yıl daha (Ağustos 2022) tecilli sayılacağım onu biliyorum.

Bir de askerlik tehiri diye bir mevzu var, 35 yaşını aşmadıysak yüksek lisans sonrası 1 yıl daha tehir oluyormuş; dolayısıyla benim askerlik toplamda 2,5 yıl mı ertelenmiş sayılacak? Yani ben Ağustos 2023'e kadar erteleyebiliyor muyum?


 
selamlar, şu anda bu sanatı icra etmeye çalışan biri olarak ben şöyle biliyorum.

tezsiz yl yaparsak 1.5 yıl, tezli yaparsak 3 yıl 4 ay tecil hakkı kazanıyoruz. bu süreler bitince başka bir tehir vs. gibi bir şey yok.

ancak şu var, master yaparken tecilinizin bitiş tarihine yakın kayıt sildirip başka bir master programına kaydolursanız böyle böyle 32 yaşına kadar yolu var bu işin.

yanlışsam arkadaşlar beni düzeltsin.
  • makarnavodka  (11.09.20 14:37:05) 
Ben de zamanında bu sanatı icraat edip 15 bin tl ile kurtulan birisi olarak yaptığım şeyi söyleyim. Okuldan 2013 yılında mezun oldum 2015 yılında tezli yl'a başladım. 2017 yılında kaydımı sildirip başka bir okulda yl'a başladım. Tez aşamasına geçmeden tekrar tl kazanırsan tecikin sıfırlanıyor. Böyle böyle 5 6 sene kaçtım askerlikten. Şu an hala yl öğrencisiyim. Sorun olursa cevaplarım.


  • Take it away honey  (11.09.20 15:41:17) 
"Yüksek lisans eğitimini bitirip mezun olan kişiler istemeleri ve başvuru yapmaları halinde askerliklerini 1 yıl süre ile tecil ettirebilirler."

Arkadaşlar böyle bir şey var mıdır? Bitirdikten sonra +1 sene erteleme konusunda bilgisi olan yazabilir mi
  • vedatchilipeppers  (11.09.20 15:49:30) 
var. bitince 1 yil daha erteleniyor.


  • gonzo opera  (11.09.20 23:02:24) 
[]

Pandemi ve sanal ofise geçiş

Helöü,

Ben bir garib avukatım. Hem pandemi sürecinin getirdiği (umarım getirmiştir) yeni çalışma anlayışıyla uyum içinde olmak hem de stopaj, kira, gıda vesair giderlerden kurtulmak maksadıyla sanal ofis sistemine geçmeyi düşünüyorum. Birkaç şirketten teklif aldım, gayet uygun oluyor finansal açıdan.

Ayda iki üç müvekkil toplantısından fazlası olmayan biri açısından uygun gözüküyor. Tabii ruhsatımı, tabelamı falan asamıyorum ancak zaten müvekkil gelip nerde la senin ruhsatın da demiyor, efendi gibi çayını kahvesini içip gidiyor. E ben de dışarlardayım zaten genelde. Niye hamallık yapayım ki?

Benim sorum, sanal ofisi deneyimleyen duyurucular var mı aramızda? Ben şahsi araştırmamı yaptım ama bir de sizden dinlemek isterim; sizin açınızdan artıları eksileri neler oluyor?

Ek soru: Mesela avukata işiniz düştü diyelim, ilk görüşmeye gideceksiniz. Kusturucu kurumsallıkta bir plazanın 17. katındaki ofise giderken mi yoksa normal apartman dairesindeki bir ofise giderken mi daha rahat hissedersiniz kendinizi? İlk görüşme açısından soruyorum.

 
sanal değil ama hazır ofisi kullandım bir süre. normal bir ofise göre pahalı ama sekreterya, eşya taşıma, elektrik, internet vs derdi olmaması ve faturalı olması çok avantajlı. ama pahalı. toplantılar içinde genelde aylık belli bir süre için ücretsiz izin veriliyordu sonrası ekstra ücretli oluyordu.

sanal ofis tamamen yasal adres gösterme ve sekreterya için. burada zaten bir ofisiniz olmuyor. bazı yerlerde yine aylık bir kaç saat ücretsiz toplantı odası kullanımı oluyordu. tek kişiysen avantajlı. ama yine pahalı :)
  • scudman1  (15.06.20 13:15:42) 
Bence olmaz.ben avukata gittiysem derdim var demektir.derdim varkende plazaya gireyim kontrolden geceyimlerle uğraşamam.birde lüks bir yere girilirlken baba burda bize geçirirler düşüncesi oluşur kafada.
Benim avukat emekli hakim,apartman dairesi,gideceksem bunu akşama ayarlıyor,gittiğimde şarap açıp puroları yakıyoruz.ne yapıp ne edeceğimizi konuşuyoruz.sonra sohbet,vatan kurtarma,istiklal marşı ve kapanış şeklinde gerçekleşiyor.
Kısaca apartman dairesi derim.
  • duptıs  (15.06.20 13:47:37) 
yakın bir arkadaşım avukat bu şekilde sanal ofis kullanıyor, hem daha az masraflı olduğunu hem de tebligatların kendisine düzenli geldiğinden memnun olduğunu belirtti. ancak bizim türk milleti (özellikle belli yaşın üstündekiler) ofisi olmayan avukatı pek kabullenemiyorlar. illa gelip ofisini denetleme ihtiyacı hissediyorlar. yani bu kişiler için önemli olan senin ofisinin olması, çat kapı gelip avkat bey noldu bizim dava demek istiyorlar. Gençler bu konuda daha rahat. Arkadaşım durumunu düzelttikten sonra masraf ortağı da olsa bir ofise geçeceğini söylemişti, gerçi son konuştuğumda şu pandemi döneminde durumların kötü olması sebebiyle ofis açmayı epey erteledim dedi.


  • wendyangelamoiradarling  (15.06.20 14:30:55) 
İnsan gibi muamele yapan avukata giderdim, onlarda genelde sizin gibi mütevazı yerleri olanlar olur. Çok zengin olsaydım, plazadakine giderdim belki.

Ek olarak, blog sayfası falan açamaz mısınız? Tanınırlığınız artardı.
  • gelmeistemem  (15.06.20 14:39:35 ~ 14:40:08) 
[]

Elektronik imza ve engellenmiş klasör erişimi

Elektronik imza satın aldım bir firmadan ve bugün firmadan biri gelip kurulumu yaptı. Bilgisayarıma SafeNet Authentication Client diye bir program ve Java'nın bir sürümünü yükledikten sonra bana içinde elektronik sertifikasyon olan USB'yi bana teslim etti. Ben şu an işimi görebiliyorum ama ekranımın sağ alt köşesinde bildirimlere tıkladım az önce ve yetkisiz klasör erişimi uyarısı gördüm iki tane. Bir tanesini kurulumdan hemen sonra, bir tanesi de biraz önce almışım zaman olarak. Ekran görüntülerini aşağıda paylaşıyorum:

1- hizliresim.com
2- hizliresim.com

Neyse ne olduklarını da anlamadım, birkaç yabancı forumda arattım HarddiskVolumeShadowCopy falan diye ama anlayamadım mevzuyu.

Ya şimdi ben bir miktar şüpheye düştüm. Çünkü firmadan gelen (geldiğini iddia eden) eleman beni bir gün önceden şahsi cep numarasından arayarak şu şu saatlerde geleceğim uygun musunuz dedi. Ne bir kendini tanıtma ne bir şey, zorla ağzından aldım adını. Tipinde de firmayı temsil ettiğine dair bir ipucu kestiremedim, sadece bir form doldurup bilgilerimi aldı. Şimdi böyle anlatınca daha bir güvensizlik oluştu. Sanki bilgisayarımdan bir şeyler kopyalanıyormuş gibi hissediyorum :D

Sakıncalı bir durum var mı sizce?

 
Hangi firma hocam? Firmanın çağrı merkezini arayıp teyit edebilirsiniz bence. Sıkıntılı bir durum yok gibi geldi bana, gelen kişinin hödük olması gibi bir durum var sanırım.


  • bayc  (10.06.20 18:18:35) 
Hocam çağrı merkezi telefonlara asla yanıt vermiyor, 5 iş gününde teslim edeceklerdi güya etmedikleri için defalarca aradım ne bir açan var ne geri dönüş yapan. Acelem olmadığı için çok umursamadım ben. Bugün bilgisayardaki bildirimleri gördükten sonra da firmayı aradım 6 dakika telefonda bekledim yine açan yok. Çocuğun şahsi telefonundan da aramak istemedim.

Firma adı ismiyle müsemma (!) E-Güven.

Edit: Kurulum yapılırken firmadan PIN kodu geldi telefonuma, yani veri kopyalama yoluyla nitelikli dolandırıcılık tarzı bir durum olabilir mi diye düşündüm başta (güven duygum yalama oldu; mesleki deformasyon), sonra firmadan kod geldiğini hatırlayınca o ihtimali sildim kafamdan ama şu bilgisayarıma gelen bildirimlerin anlamını çözemedim işte. Keşke yetkili bir abi gelip anlatsa.
  • vedatchilipeppers  (10.06.20 18:26:47 ~ 18:31:52) 
[]

Kesme İşaretinin Doğru Kullanımı Hakkında

"Dün gece şiirlerimi Varlık Dergisine yolladım." cümlesinde kesme işareti kullanılmaması doğru bir kullanım mıdır?

TDK'nın tdk.gov.tr linkini açtığımda özel adlara gelen durum ekleri kesme işaretiyle ayrılır yazıyor. Altındaki örnekte de "Resmî Gazete’de" örneği mevcut. Biraz aşağılara indiğimde kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılmayacağı yazıyor. Buna misal olarak da "Türk Dil Kurumundan" deniyor.

Şimdi Varlık Dergisi bir özel ad. Öte yandan bir kurumu da ifade etmiyor mu? Kurumu ifade etmesi ve kesme işareti kullanılmaması için "Varlık Dergisi Anonim Şirketine" mi demek gerekiyor yoksa? Kafam karıştı.

 
Burada özel isim olan Varlık Dergisi değil ki, Varlık. Yani Varlık'a gönderdim dese kesmeyle ayrılır ama diğer türlü kesmeyle ayrılmasına gerek yok. Varlık Dergisi deyince michael jackson şarkıcısı gibi oluyor biraz.


  • angelus  (02.06.20 15:11:02) 
Aa doğru ya. O halde "Varlık Dergisi" değil "Varlık dergisi" şeklinde yazmak gerekiyor.

tdk.gov.tr C maddesi 21'inci bendin ilk uyarısına göre.
  • vedatchilipeppers  (02.06.20 15:30:15 ~ 15:32:41) 
Tabii küçük harfle başlamak gerekiyor:

"UYARI: Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlar tab­losu vb"
  • angelus  (02.06.20 15:43:05) 
angelus +1

Resmi Gazete derken büyük harf ve kesme işareti kullanıyoruz çünkü ''Resmi Gazete'' bir bütün olarak özel ad.
  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (02.06.20 15:58:58) 
Kullanım yerine göre değişir:

tdk.gov.tr
  • Sellim  (03.06.20 01:39:16) 
[]

Google Drive ve korkular

Bu sisteme daha yeni geçiş yaptım (evet teknolojiyi bir hayli geriden takip ediyorum) ve harici hard diskimi boşaltıp olan biten tüm dijital varlığımı buluta koydum. Ancak, hani olmaz da, bir dünya krizi meydana gelir bir virüs peydah olur da koskoca Google çöküverir. O zaman bizim bu dosyalarımıza ne oluverir acaba? Akşam akşam aklıma karpuz kabuğu düştü, tüm hayatımı bağladım oraya resmen ve çok ciddi emek verdiğim dosyalar var içinde. Aralarından en önemli olanları harici yedeklemeye devam mı etsem acaba? O dosyalara bir şey olursa kafama sıkarım çünkü.




 
tüm verini sadece Google'a teslim etme tabii ki. Harddiskinin bozulma ihtimaline karşı Google veya başka bir clouda DA yedekle. Ek olarak. Bu servisler çeşitli şekillerde yedekleme yapıyorlar çok bir şey olacağını sanmam ama sonuçta verilerin Amerika'da çeşitli serverlarda duruyor. Bilemeyiz.


  • nhk ni youkosu  (29.05.20 23:44:27 ~ 23:45:13) 
Hiç bir şeyin güvencesi yok. Geçen gün birinin başına gelmişti burdan. Artık hangi hesabı google hesabıyla ilişkilendirdiyse. Google şüpheli hesap diye kapatmış hesabını. İçinden hiç birşeye erişememiş


  • efruz  (29.05.20 23:45:34) 
Bu sorun sadece Google ile ilgili değil, bulut sistemine depolama yapan hepsi için geçerli. Depoladığın veriler Google'ın diskinde bulunuyor, bu disk yok olursa dosyalara erişimin de artık mümkün olmaz.


  • ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates  (29.05.20 23:46:18) 
Her zaman kisisel harddiskinde yedegin olsun. Google'in batmasindan ziyade hesabini ele geciren kotu niyetli biri de tum dosyalarini silebilir.


  • brkylmz  (29.05.20 23:53:40) 
burak yilmaz arti 1.

kisisel guvenligin yok zaten merak etme, google, apple, microsoft falan giydigin donun rengini biliyor. onemli olan onlari harici harddiskte yedeklemen. kendi erisimin acisindan onemli.
google drive'a koy. bilgisayarinin windows olmayan diskinde bulundur ayriyetten 1 ya da 2 tane harici bellekte/harici diskte tut, tamamdir.
  • baldur2  (29.05.20 23:56:50) 
O halde başka bir buluta gitmek de çok mantıklı değil gibi; Google bulutlarını dağıtan her bulutu dağıtır gibi geliyor. Harici hard diskin de bir kesinliği yok tabii, hatta en sakatı o gibi geliyor, bir şey dökerim üstüne falan cozurdar gider.

Bilgisayarın dahili depolama sistemine de depolarsam üç katlı depolama yapmış olurum sağlam olur sanırım? Üçü birden aynı anda iptal olursa da artık salla gitsin zaten ilahi planlar devreye girmiştir.
  • vedatchilipeppers  (30.05.20 00:00:34) 
pratikte boyle bir ihtimal yok. Google'daki verilerin tek bir diskte durmuyor tabiki. dunyanin farkli yerindeki yuzlerce diskte birebir kopyalari mevcut. ayrica duzenli backuplarda aliniyor. amerika'ya meteor dusse, avrupa'da 10 tane nukleer bomba patlasa hala asya avusturalya ve baska antartikadaki datacenterlarda verilerinin yedegi olur, yine verilerine erisirsin


  • crucio  (30.05.20 00:05:04) 
En garanti yedek her zaman 2 ve üstü yedektir, öyle yapın. Yine bir şey olursa bahtiniz karaymış demek ki.


  • encokbenisevinnolur  (30.05.20 00:17:55) 
İnternette Bedava olan her hizmete çok güvenme. Ayrıca yedeğin olsun .
Sistemi kuran ve sistemi kullanan bir noktada aynı düşünmezler.

  • Erva  (30.05.20 00:20:20) 
bu işin sonu yok. evine hırsız girer fiziksel yedeğini çalar. bunun başına gelme ihtimali google'ın çökmesi ihtimalinden daha fazla mesela.

2 farklı bulut(güvenilir olmalı), evde fiziksel yedek, 3. bir mekanda fiziksel yedek. bunları yaptıktan sonrası "eşeğimi sağlam kazığa bağladım, artık hepsi de gidiyorsa lanetlenmişim herhalde derim" olmalı.

not: fiziksel yedeklerde de disklerin hasar görme ihtimaline karşı gerekli raid kurulumu ile riski azaltmak mümkün.
  • Bruce  (30.05.20 00:22:04 ~ 00:23:10) 
yedek 3 farklı yere yapılır. bu işin raconu bu.


  • alperz  (30.05.20 00:49:26) 
@alperz +1

3-2-1 kurali diye gecer. 3 kopya 2 farkli lokasyonda, 1 tanesi de bulutta
Olmak uzere bu sekilde yapilmakta genelde.
  • kaiserr76  (30.05.20 04:50:50) 
başka bir diskte daha tut, çok önemli ise uzun ömürlü dvd içine de yedekle derim.
google bir servis ve anlaşma şartları değişebilir. 3 ay ödemedin diye silebilirler vs.

  • orpheus  (30.05.20 15:16:12) 
[]

istanbul içi psikolog öneri

merhaba

intihar, hayata karşı aşırı ilgisizlik, özyıkım konuları üzerine çalışan/uzman bir psikolog yahut psikiyatrist önerir misiniz? gerçekten güvenilir yargılamayacak biri olması tek kriterim

anadolu yakası olursa daha iyi olur benim için; olmasa da olur

sevgiler

 
Yine daha önceden buradan tanıştığım Mahir Efe Falay hocam iyiydi, tavsiye ederim.


  • nahtoderfahrung  (22.07.19 22:11:33) 
  • red g  (22.07.19 22:12:53) 
Hakan emanetoğlu bakırköyde . Çok umutsuz vakalarda iyi geldiğini gordum


  • seyyar satıcı  (22.07.19 22:39:44) 
güzel.


  • tabirimekruh  (08.06.19 23:34:37) 
Ku klux klan


  • adwokat  (08.06.19 23:34:51) 
Sarhoşken güzelsin herkes gibi :)


  • bokmuhendisi  (08.06.19 23:49:59) 
fena degil bence de gerek sac gerek sakal devamli olarak kontrol altinda tutman lazim. 2 haftada bir berber.


  • hot potato  (09.06.19 00:02:54) 
Kırlarda koşan al yanaklı Heidi gibisin! (*-*)/


  • velvetmorning  (09.06.19 00:06:27) 
komutanım hüsamettin!


  • natallica  (09.06.19 00:22:30) 
bu beyazlı abilerden uzak duraydın, pek iyi bi niyetleriyok gibi sanki.


  • Fodera  (09.06.19 00:25:28) 
=)=)=) =))))


  • lilyb  (09.06.19 00:35:30) 
İyisin iyi


  • cemallamec  (09.06.19 00:43:02) 
Tek düzgün ifşa


  • damla sakızlı dondurma  (09.06.19 01:06:54) 
baya hoşsun. yüce tanrı sahibine bağışlasın sevgili duyurucu


  • yuvarlanantencereninkapagi  (09.06.19 01:28:19) 
Lan kime benzetiyorum diyodum hatırladım. Daredevil reyizi anımsattın.


  • adwokat  (09.06.19 08:53:04) 
[]

Hukuk İktidarın Köpeğidir sözü üzerine düşünceler

*Öncelikle, herkese tik atacağım birkaç saat içinde, lütfen yazdıklarınızı silmeyin.*

Başlıktaki sözü kolektivist anarşist düşünür Bakunin demiş. Kaynağını bulamadım bu sözün gerçi ama böyle biliniyor ortamlarda.

Doğal olarak, üzerine çalıştığın şeyin güçlünün fahişesi veyahut köpeği olarak nitelendirilmesi hem toplum nazarında çalışılan mevzunun değerini düşürüyor hem de kişisel olarak tatminsizliğe gebe sonuçları mümkün kılıyor. Bakunin'in olduğu iddia edilen sözle alakalı değil ama spesifik olarak Türkiye için hukukun ve hukukçuların itibarsızlatırılmasıyla alakalı son derece sistematik birtakım çalışmaların yapıldığını düşünüyorum. Hepimiz lisede vatandaşlık dersinde şöyle öğrenmiştik; devleti üç sac ayağı oluşturur: yasama, yürütme ve yargı. Ancak artık yeni devlet teorisi makalelerine bakıldığı zaman bu üç sac ayağın tam ortasında medya adı verilen hayalet bir ayak olduğu ve artık devletlerin dört ayaklı bir yapıya sahip olduğu, yeni medyanın yasama yürütme yargı üçlüsünün hepsini etkisi altında bırakabilen bir kurum olduğuna dair görüşler var. Bunu da şerh düşmek isterim, bu konuyla alakalı yorumlarınızı da merak ediyorum.

Konuya dönersek, bir hukukçu olarak verdiğim emeklerin düşünsel dünyamda çöpe gitmesini istemediğim için karşı argüman üretmeye çalışıyorum başlıktaki söze karşı. Objektif çerçevede yanlışlamaya çalışıyorum bu sözü, en kötüsü böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorum. Türkiye örneğine bakıldığı zaman hep "hukuk yok ya görüyorsun ülkenin halini" diyen grupla "hukuk yoksa al şu senetin/sözleşmenin/kaydın altını imzala bakalım var mı yok mu görelim" diyen grup çarpışıyor. İki tarafın da haklı olduğu haksız olduğu taraflar var; mesela ülkenin halini işaret edip hukuk yok diyen tayfa sadece kamu hukukunu ilgilendiren ve sadece basına yansıyan davalarla alakalı yorum yapıyor. Diğer grup ise hukukun toplumsal boyutunu gözardı ederek direkt olarak hukukun prosedürel tarafıyla ilgili yorum yapıyor.

Ben iki tarafın da haklı olduğu ve haksız olduğu noktalar olduğunu düşünüyorum zira mutlak adalet diye bir şey dünya üzerinde yok, hiçbir yerde hiçbir zaman gerçekleşmedi ve gerçekleşmeyecek, e o zaman önemli olan mutlak adalete ulaşmak değil, ulaşmaya çalışırken yürüdüğümüz yol, gösterdiğimiz özveri ve mücadele. Hukuku değerli kılan şey de mücadeledir o zaman. Diğer yandan adalet, bir sonuca ulaşmayacaksa veya ulaşılan sonuç beklenen sonuçtan daha farklı, daha haksız olacaksa; daha doğrusu adalet gerçekleşmeyecekse, mücadelenin ne anlamı kalır?

Gerekçeli yorumlarınızı/fikirlerinizi/beyanlarınızı bekliyorum.
Sevgiler.

 
Detaylı anlatım olmayabilir, belki sonrasında detaylıca da tartışabiliriz konuyu ama düşüncelerimi kabaca ifade edeyim:

Fahişeyi kendisini kiralayan kişinin arzularını yerine getiren ve onun istediği şekilde hareket eden kişi olarak tanımlıyorum. bu aşamada hukuk var olduğu devlet düzeninin içerisinde onun koyduğu kurallar üzerinden kendisini var eder. verilen her hukuki karar ise sistemin yeniden üretilmesini sağlar.

Bu aşama, verilen kararın evrensel hukuk normlarıyla uyumlu olup olmadığından bağımsızdır. Dolayısıyla evrensel hukuk kurallarına uyumlu olup olmaması üzerinden bu kavramı irdelemek meseleyi mekanikleştirmektir, karikatürize etmektir. Hukuk normlarına uygun olsa da hukuk fahişedir yani.

Sonuca ulaşmak konusunu düşünürsek Bakuninin düşünce yapısında buna yer yoktur ve böyle bir derdi de yoktur diyebiliriz. Adaletin sağlanması tüm insanların eşit olması ile mümkündür ve geri kalan tüm çözümler tali ve geçici çözümlerdir.....

çalışma arasında bütünlüklü yazamamış olabilirim, yazındaki karmaşa için şimdiden kusura bakma.

edit: "köpeği" kelimesini direk görmezden gelmişim. "fahişe" olmasın o sözün doğrusu :)
  • re noreno  (08.03.18 16:25:27 ~ 17:02:49) 
şahsen bu konu üzerine oturup uzun uzun yazacak motivasyonum şu an yok, türkiyede yaşayan herkes gibi. ama iki çekince koymak isterim: birincisi medya 4. sacayak mıdır sorusu çok tartışmalı. özellikle bizim ülkemizde, sermaye sahiplerinin kontrolündeki medyanın durumu ortada. bu medyanın iktidarı, yargıyı ve yasamayı denetleme ve dengeleme gibi bir olanağı teorik olarak da pratik olarak da olanaklı değil. devletin üç sacayağı derken devlet kavramını nereye koyduğumuz da önemli elbette ancak anladığımız bu liberal demokrasi ve "yeni sömürgecilik" eksenindeki perspektiften başkaca bir sonuç beklemek anlamsız.

hukuk iktidarın köpeğidir ya da fahişesidir sözü de aslen çok büyük bir teorisyen olmayı gerektirmeyen basit, çok hayata dair gözlemlerle anlaşılabilir. hukuksal bir terim olarak, parlamenter sistemdeki iktidarı karşılığı olan yürütmeden daha geniş düşünmeli. hukuk, devletin sacayağı olarak saydığınız 4 kurumun birbirini denetlediği öngörülebilir bir sistemi ifade etmekteyken bugün ihtiyaca göre değişen yasaların, insanların "görünüşte" dahi olsa adalet duygusuna artık bir karşılık veremediğini görüyoruz. sokağa çıkıp adalet var mı diye sorulsa bir kişi bile olumlu cevap vermiyorsa burada artık hukukun toplumsal boyutunu hukuksal terimlere sıkışıp kalarak tartışmanın çok da anlamlı olmadığı ortaya çıkıyor. bence siz bunun aksi yönde, hukukilik çerçevesinde tartışmak istemekle amaçladığınız şeyle çatışıyorsunuz. hukuk elbette sadece mevcut sistemin işleyebilmesini meşru kılan kodifikasyonlardan ibaret değil. ama bu yönü, bizim mikro yaşam alanımızdan çıktığımız ve geniş açıdan baktığımız her çerçevede bulacağımız tek yanıt. hukuk ama nasıl bir hukuk. demokrasi ama nasıl bir demokrasi. adalet ama nasıl bir adalet. sorularını sormadan tartışmanın ilerlemesi olanaklı değil. hukukun böyle kötü işlemesi de elbette toplumsal adalet, denkleştirici adalet gibi kavramların tartışmasına engel değil...
  • her giriste sifresini unutan adam  (08.03.18 16:27:02) 
sen biraz kibar yazmışsın, köpeği değil orospusudur diyor. ülkede son yıllarda alınan kararlara bakman yeterli fazla bir şeye gerek yok.


  • hosein  (08.03.18 16:53:39) 
yorumlamaya başlamadan önce devlet - iktidar ayrımlarının yapılıp, etraflıca yorumlanması gerektiğini düşünüyorum bu cümlenin.


  • baharat  (08.03.18 16:58:56) 
Kibar olmak adına fahişesidir yerine köpeğidir yazmadım. Ne Türkçe kaynaklarda ne yabancı kaynaklarda bu sözün kaynağı yok, dolayısıyla söz Bakunin'e ait olmayabilir, dolayısıyla sözün orijinali diye bir şey de olmayabilir, dolayısıyla fahişe yerine köpek kelimesinin kullanımı da doğru sayılabilir yahut köpek yerine fahişe kullanılırsa yanlış denebilir... Neyse, bu çok önemli değil :)

Bir de, mantıki temelleri olan gerekçeli yorumlar yapmadıktan sonra bir anlamı yok bu arada bu konuşmanın.

Yasayı meclis yapar, meclis halkın iradesini yansıtması gerekir, en temel sorun burada. İkinci temel sorun ise fren-denge mekanizmalarının doğru düzgün çalışmıyor oluşu. Yürütme, yargı ve yasama arasında güç ayrımı ve dağılımı vardır; bu üç organın birbirini denetleyip(biri diğerini frenler, diğeri ötekini dengeler) herhangi birinin diğerinden daha güçlü olmasının engellenmesi gerekir. Burada amaç dikta rejimine yönelim ihtimalini sıfıra indirmektir zira ne kadar süper insanlar iktidara gelirse gelsin, güç zehirlenmesi yaşanabileceği ihtimal dahilinde olduğu için bu mekanizmaların düzgün çalışması çok hayati.

Bununla birlikte, hukuk var olduğu devlet düzeninin içerisinde onun koyduğu kurallar üzerinden kendisini var eder denmiş. Ancak hukukun başlangıç noktası özel mülkiyettir, özel mülkiyet ise devlet denilen şey varlık kazanmadan önce vardı. İnsanoğlu üzerinde yürüdüğü arazinin bir kısmına çit çekip burası benim dediği andan itibaren hukuk zaten vardı. Bu anlamda hukukun var olması devlet tüzel kişiliğine değil, gerçek kişilere bağlı kanımca.

"ülkede son yıllarda alınan kararlara bakman yeterli fazla bir şeye gerek yok." denmiş, bu çok yüzeysel bir bakış. Fazla bir şeye bakmayınca halihazırdaki hukuk sistemine önayak olunuyor. İğneyi biraz kendimize batıralım.

Devam edesim var ama şimdi çıkmam gerekiyor. Siz yazın yine özelden veya buradan nasıl isterseniz.
  • vedatchilipeppers  (08.03.18 19:00:34) 
hukuk iki kişi bir hususta aralarında anlaşamayıp dışsal ve sözüne itibar ettikleri birine/bir şeye başvurduklarında ortaya çıkıyor. tabii tüm iki kişinin arasında anlaşamadığı durumlar pekala hukukun ilgi alanına girmiyor.

somutlamaya çalışayım,
ahmet, komşusu mehmet'in eşyasını çalmış. mehmet de bunu farketmiş ve ahmet'e söylüyor, çaldığı malını geri istiyor. ama mehmet de vermemekte diretiyor.

mecburen dışsal bir karar mekanizmasına başvuracaklar. pekala bu güç ortaya koymak da olabilir mehmet için. ahmet'i öldürür ya da döver ve eşyasını geri alır.

ihtiyar bir büyükleri olan ali'nin kararına başvururlarsa, bu bildiğimiz anlamda hukuki bir süreç olmasa da; bunun basit bir hali olur.

ama sırf çalmak için basit diyebileceğimiz bir suç için bile, hele ki eşyaların ne kadar çeşitlendiğini düşünürsek, tahminim bin türlü içtihat, emsal karar, yasa vs. vardır.

ancak bunların bir temele, belki de merkezi bir kaide üzerine oturmuş olması lazım.

peki bu kaide ne olacak?
ahlak mı? din mi? dinin vaazettiği ahlak mı? yoksa seküler bir ahlak mı? yoksa insan hakları mı? ya da bunların ötesinde bir şey mi?

o söz bakunin'e atfediliyor ama, ben de bir ara aramış ve teyit edememiştim bir türlü. ancak ne kastedildiğinden öte; hukukun neliğine ilişkin üç beş cümle akıl yürütemiyecek tiplerin ağzına sakız, sofralarına meze olduğu için üzerine konuşmadan önce; daha temelde ve derinde şeylerin ele alınması daha iyi olur diye düşünüyorum. yalnız türkiye'de bunun konuşulabileceği bir ortam olduğu bana pek inandırıcı gelmiyor.
  • dafaisss  (09.03.18 02:52:50) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.