Giriş
(3)

Kyk Geri Ödeme - Askerlik

hicunutmam
Bu sene mezun oldum ve Kasım'da ( 15 gün sonra ) kısmetse askere gidiyorum.Kyk bana olan borcu ve ödeme planını 2016'dan başlayarak çıkartmış, internet sitesinde şu an görebiliyorum.Benim bu borcu erteletmek vs gibi lehime yapabileceğim bir işlem var mı? Askerlikle alakalı. Sonra geç olmasın.
Bu sene mezun oldum ve Kasım'da ( 15 gün sonra ) kısmetse askere gidiyorum.
Kyk bana olan borcu ve ödeme planını 2016'dan başlayarak çıkartmış, internet sitesinde şu an görebiliyorum.

Benim bu borcu erteletmek vs gibi lehime yapabileceğim bir işlem var mı? Askerlikle alakalı. Sonra geç olmasın.
0
hicunutmam
(21.10.14)
@ want2die Ödemem 2016'da benim yalnız. Şu an başlamadı. Başlaması şart mı ödemelerin erteletmek için?
0
🌸hicunutmam
(21.10.14)
eyurtkur.kyk.gov.tr
Bunu erteleten var mı bu arada. Ben bu dilekçeleri yazdım ilgili yere iadeli taahütlü olarak gönderdim. Ellerine ulaştığına dair bilgi de aldım fakat borç ertelemesi yapmamışlar henüz. İnternetten öyle görünüyor en azından. Var mı bunu bu şekilde erteletmeyi başaran.
0
maxhoper
(21.10.14)
Ben erteleme işlemini gerçekleştirmiştim. Ancak askere başladıktan sonra yapabildim o işi. "Askerlik görevine başlayış ve bitiş tarihlerini gösteren belge" yi ancak askere başladıktan sonra veriliyormuş.

@hicunutmam zannetmiyorum ki askerlikten dolayı borucunu ertelesinler. iligi borcun daha ödeme zamanı gelmemiş.

@want2die dilekçe vergi dairesine verilmiyor. Sitede yollanacak adres yazıyor zaten. Ayrıcı silüsü kabul etmiyorlar.
0
opium
(21.10.14)
(2)

Passolig kartsiz mac izleme !acil!

bonaparte
Merhaba kusura bakmayin acil yazdigim icin, cumartesi günü almanya dan istanbula geliyorum, Pazar aksami Basaksehir-Galatasaray macini izlemek istiyorum. Passolig kartim felan yok, bu maci izleme imkanim var mi? tesekkurler?
Merhaba kusura bakmayin acil yazdigim icin, cumartesi günü almanya dan istanbula geliyorum, Pazar aksami Basaksehir-Galatasaray macini izlemek istiyorum. Passolig kartim felan yok, bu maci izleme imkanim var mi? tesekkurler?
0
bonaparte
(21.10.14)
peki bu karti temin edebilir miyim? günübirlik, mesela cumartesi günü ve ya mac günü stadyumdan? tesekkurler!
0
🌸bonaparte
(21.10.14)
passolig başvurusu yap, paranı öde, geçici kartını çıkart

git maçını izle........
0
2 tostos turan
(21.10.14)
(6)

Kitap okumak

bh.
Boş geçirdiğim bunca yılın ardından artık durmaksızın kitap okuyabilmek istiyorum. Şu anda yaşadığımız dünyaya ve ondan çıkardığım anlamlara göre az sayıda yapılabilecek, yapılması gereken şeylerden biri olarak görüyorum, fazla anlam mı yüklüyorum bilmiyorum ama bir şekilde hayatımı buna adamak isti
Boş geçirdiğim bunca yılın ardından artık durmaksızın kitap okuyabilmek istiyorum. Şu anda yaşadığımız dünyaya ve ondan çıkardığım anlamlara göre az sayıda yapılabilecek, yapılması gereken şeylerden biri olarak görüyorum, fazla anlam mı yüklüyorum bilmiyorum ama bir şekilde hayatımı buna adamak istiyorum. Benim için bir ibadet gibi olmasını istiyorum ama bir türlü alışkanlık haline getiremiyorum. Lütfen bana yardım edin. Teşekkürler.
0
bh.
(20.10.14)
başına silah dayayıp zorla kitap mı okutalım anlamadım? nasıl yardım edeceğiz?
0
sen git ben geliyorum
(21.10.14)
Bestsellerlardan başla. Akıcı ve dandik hikayeler olduğu için çabucak okur bitirirsin. Yavaş yavaş daha anlamlı kitaplara geçersin.
0
suicides underground
(21.10.14)
Eğer böyle bir düşüncen varsa, iş-güç gibi dertlerinin olmadığını düşünüyorum. Sanırım ya çalışmıyorsun, ya da kitap okumaya bol bol zaman ayırabilecek kadar rahat bir işte çalışıyorsun. Yani benim gibi birçok kişinin kitap okuyamamaktaki en büyük derdi sende mevcut değil gibi.

Kendini 'bizim' yerimize koy, kitap okumak isteyipte okuyamayanların halini anlamaya çalış, sanırım biraz etkili olacaktır.
0
korsan dilenci
(21.10.14)
yeraltı!
0
crenshaw
(21.10.14)
Bu 1 mecburiyet değil. Okuyamıyorsan isremiyorsun demekkim istemiyorsan da okuma.
0
materyalist imam
(21.10.14)
fazla anlam yüklüyorsun böyle yüklediğin sürece de okuyamayacaksın. daha yeni aynılarını yaşadım önem vermeyi bıraktım okulda otobüste falan da kitap okumaya başladım şimdi okuyom ben yua.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.10.14)
(8)

Tapuyu alırken evin fiyatını az göstermek

long live rock n roll
Sahibinden ev satın alacağız. Bir kısmını elden nakitle ödeyip, biraz da kredi çekeceğiz. Emlakçının önerisi satış sırasında tapu masrafını azaltmak için (20 bin kadar fark ediyor sanırım) fiyatı kredi çekilecek miktar olarak göstermek. İyi güzel de yarın bir deprem vs olsa, sigortadan alınacak para
Sahibinden ev satın alacağız. Bir kısmını elden nakitle ödeyip, biraz da kredi çekeceğiz. Emlakçının önerisi satış sırasında tapu masrafını azaltmak için (20 bin kadar fark ediyor sanırım) fiyatı kredi çekilecek miktar olarak göstermek. İyi güzel de yarın bir deprem vs olsa, sigortadan alınacak para da bu sefer kredi miktarı gibi cücük bir miktar olmaz mı? Ya da benim aklıma gelmeyen başka ne gibi bir sakıncası olur? Değer mi böyle yapmaya yoksa tam miktarı mı gösterelim?
0
long live rock n roll
(20.10.14)
kendi kafana göre yapamiyorsun artik, belediyenin belirledigi bir rayiç var. o rayicin altinda gösterirsen maliyeden ceza geliyor.
0
atmaca.ged
(20.10.14)
Deprem sigortası zaten sadece konutun yeniden yapım maliyetini öder, istersen en tepeden göster bir şey fark etmez.
0
maxim gorki
(20.10.14)
bu konuda vergi dairesiyle bizatihi yaptığım görüşmede vergi daireleri bunun peşine düşmüş şu an. geriye dönük 5 yılı da inceliyorlarmış. yani bırak yapmayı son 5 yılda yapanlar da ceza yiyecek. bulaşmayın derim.
0
kakao
(21.10.14)
Emlakci tam kredi miktari kadar satis rakami oneriyorsa durust davranmiyor.soyle bir durum var.kredi evin rayicinin %75 ine cikti kabul edilir.yani 75000 kredi kullaniyorsan ev 100000 kabul edilir.maliye aradaki farkin zararini hesaplayip size 5. Yil dolmadan ceza olarak gonderir.keza atmacanin soyledigi belediye rayicinin altinda satis yapamazsin.rayic genelde dusuk oldugu icin siz kullandiginiz krediyi %75 kabul edip hesabini yapin ve o rayicin altinda gostermeyin degeri.
0
cizgilipijama
(21.10.14)
@cizgilipijama tam kredi miktarı kadar değil sanırım. Zaten kullanacağımız kredi esas satış miktarının çok altında ki. Satışın %25'i kadar kredi çekeceğiz. Bu durumda evin rayici de asıl fiyatının %33'ü mü olacak? Atıyorum 75000 kredi çekilecek ama evin fiyatı 300000. Evin rayici 100000 görünecek. Tamam o zaman satışı kredi miktarı değil de 100000 olarak gösterirsek resmi olarak bir sıkıntı çıkmaz mı diyorsun?
0
🌸long live rock n roll
(21.10.14)
ayrica evi 5 sene icinde satmayi planliyorsaniz biraz daha yuksek gostermeniz sizin faydaniza olur.
cunku 5 yil icerisinde satilmasi durumunda satis bedeli - aldiginiz bedel miktari kadar gelir vergisi oduyorsunuz.
yalniz bu durum sattiginiz kisinin evin bedelini sizin aldiginiz bedelden yuksek gostermek istemesi durumunda olusuyor.
biraz karisik oldu sanki.
0
wishmaster
(21.10.14)
Long live gece uyumusum simdi gordum.aynen dusundugun gibi.kredi rakamin/3 * 4 . Ama bu deger belediye rayicinin altinda olmamali.bu sefer o kotaya takiliyorsun. Rayicin veya bu rakamin bir kac bin lira ustunde islem tamamdir.butun evraklari ve belediye rayic kagidini saklayin.cunku maliye 5 yil dolmadan 1 ay kala cezayi gonderiyor faiziyle.durumunuzu kanitlarsiniz.

Birde soyle bir durum var,ozellikle yeni yapilan sitelerde emsal oranlari var.butun evlerin 500 e satildigi yerde sen 100 e satis yaparsanda ayni durum var.eger site gibi bir yerse yonetiminden bilgi alin.
0
cizgilipijama
(21.10.14)
bi de şöyle bir uç durum olabilir diye duydum
diyelim ki evi aldınız, tapuda da düşük gösterdiğiniz. Karşı taraf ben satmaktan vazgeçtim diyip tapu iptal davası açıp kazanırsa, size sadece tapudaki bedeli ödüyormuş. ne kadar doğrudur bilemem
0
spankenstein
(21.10.14)
(1)

Fısıldayarak uyku yapan videolar vardı

youshookmeallnightlong
Neydi onların genel adı. İngilizce bir adı vardı. Bir kadın veya adam fısıldayarak konuşuyordu uykumuz geliyordu bi nevi hipnoz gibi bir şeydi.
Neydi onların genel adı. İngilizce bir adı vardı. Bir kadın veya adam fısıldayarak konuşuyordu uykumuz geliyordu bi nevi hipnoz gibi bir şeydi.
0
youshookmeallnightlong
(20.10.14)
merhaba. asmr.
0
libertine
(20.10.14)
(1)

çakma İphone'da Whatsapp Profil Resmi

delibas_alyon
Merhabalar,Elimde çakma iphone 5s var whatsapı kurdum ancak, profil resmi koyamıyorum. Bilen, çözen, duyan var mıdır?
Merhabalar,
Elimde çakma iphone 5s var whatsapı kurdum ancak, profil resmi koyamıyorum. Bilen, çözen, duyan var mıdır?
0
delibas_alyon
(20.10.14)
android vardir onun icinde. "android whatsapp profil resmi degistirme" diye arat
0
hjarteblod
(20.10.14)
(4)

akrilik boya ile cam boyanir mi ?

şeyda5
Sb
Sb
0
şeyda5
(20.10.14)
Yani, boyanır da çok zor, saçma biraz da. Ayrıca su bazlı olduğu için çıkar kolaylıkla.
0
buff
(20.10.14)
Günlük kullanmak icin degil de mumluk gibi ufak birsey boyasam verniklesem ? Surekli yikanmayacak ya..
0
🌸şeyda5
(20.10.14)
Bak şurda biri yapmış dediğin gibi bir şey.baliketliamaguzelhatun.blogspot.com.tr Verniklersen korur biraz daha evet. Ama önce kat kat boya, sonra vernikle uğraşacağına küçük bir şeyse ve cam boyası almakla uğraşmak istemiyorsan ojeyle boya, daha kolay. Akriliği cama tek kat sürersen tam kapatmaz çünkü, mecburen bir kaç kat geçmen lazım.
0
buff
(20.10.14)
boyanır. üzerine akrilik "glaze" varsa ondan sür.
0
tirt star
(20.10.14)
(1)

Online alışveriş?

urnganic
Ön ödemeli banka kartıyla hepsiburada.com'dan alışveriş yapabiliyor muyuz? Prepaid, Debit kartın modeli işte. Ödeme bölümünde isim soruyor, halbuki prepaid olduğu için kartın üstünde herhangi bir isim mevcut değil, kayıtta mevcut büyük bir ihtimal.. :S Olası yanıt, yanıtlar için şimdiden teşekkürler
Ön ödemeli banka kartıyla hepsiburada.com'dan alışveriş yapabiliyor muyuz? Prepaid, Debit kartın modeli işte. Ödeme bölümünde isim soruyor, halbuki prepaid olduğu için kartın üstünde herhangi bir isim mevcut değil, kayıtta mevcut büyük bir ihtimal.. :S Olası yanıt, yanıtlar için şimdiden teşekkürler.
0
urnganic
(20.10.14)
kart sahibinin adını yazarak deneyin işte
0
baal
(20.10.14)
(13)

hak ettiği değeri görmeyen çok güzel şehirler?

pescador
ya hani nereye gitmek istersin dediklerinde herkes londra, new york, budapeşte, floransa, amsterdam vs. der ya... sizin görmeyi çok istediğiniz, bu tip sorularda zinhar cevap olarak söylenmeyen hangi şehirler var?benim aklıma ilk olarak sibiu geldi mesela. tam bir ortaçağ şöleni. ormanı dağı tepesi
ya hani nereye gitmek istersin dediklerinde herkes londra, new york, budapeşte, floransa, amsterdam vs. der ya... sizin görmeyi çok istediğiniz, bu tip sorularda zinhar cevap olarak söylenmeyen hangi şehirler var?

benim aklıma ilk olarak sibiu geldi mesela. tam bir ortaçağ şöleni. ormanı dağı tepesi transilvanya havası ölürüm romanyam. sizin var mı böyle özel canısılarınız?
0
pescador
(20.10.14)
reykjavik'i çok merak ediyorum, volkanik molkanik olaylar, buz gibi, kutbun dibinde bi şehir. ilginç olsa gerek.

sonra pripyat'ı görmeden ölürsem valla küserim. o atmosfere tanıklık etmek olağanüstü olmalı.

gezmiş olduklarımın içinde de çok underrated olan cenevre, vilnius ve hamburg diyorum. vilnius'un brugge'den geri kalır yanı yok mesela ortaçağ şehri olmakta, artısı var hatta gece hayatı falan da harikadır ama filmi var diye brugge daha çok ilgi çeker. hamburg ve cenevre zaten akıl almaz şehirler. bir şehirde bir tane çirkin sokak, estetik olmayan bina olmaz mı arkadaş? ciddiyim yok. sanat eseri gibi şehirler ikisi de.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.10.14)
yozgat
0
fuel oil
(20.10.14)
sanki sibiu'ya gitti pezevenk
0
hjarteblod
(20.10.14)
"nereye gitmek istersin dediklerinde" yazdım başta itovlit, gitmiş olsam sibiu'ya gitmek istiyorum mu derim
0
🌸pescador
(20.10.14)
mardin, gaziantep
0
siradisi00
(21.10.14)
Katmandu'ya deli gibi gitmek istiyorum. Ara sira nepal ucak bilet fiyatlarina bakar ordan gezi rotami falan cikaririm. Insallah bir gun gidecegim.
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(21.10.14)
Amalfi kıyılarını komple gezmek istiyorum.
Tanca'ya gitmek istiyorum.
Kutup ışıklarını görmek istiyorum.
Transilvanya, İzlanda +1
0
Lim5
(21.10.14)
glasgow
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(21.10.14)
Mekke
0
fiber
(21.10.14)
delft, konstanz.
0
ben de
(21.10.14)
Granada. gerçekten çok güzel bir şehir.
0
zvonimir
(21.10.14)
berlin ve hamburg.
evet ünlüler ama mesela paris kadar amsterdam kadar ünlü değiller. Fakat gerek eğlence hayatı, gerek içinde yaşayanlar, gerek şehirlerin dinamikleri, gerekse fiziki yapıları olarak parise de amsterdama da budapeşteye de on milyon basar. avrupanın güneyinden kuzeyine bir sürü ülke/şehir gördüm, hiçbirini bu iki şehri sevdiğim kadar sevemedim.
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(21.10.14)
Karlovy Vary ve bir de Brugge.
Aah ah, en yakın zamanda imkan olsa da bi daha gitsem ikisine de.
0
afush
(21.10.14)
(6)

Kendi meyveli cikolatami yapmak (anlayan gelsin)

grimer
mantigim soyle kibol sutlu cikolatayi eritip, icine kuruyemisti, kuru meyve idi boca edip, donmasini bekleyip, yesem. normal cikolata gibi olur mu ?
mantigim soyle ki

bol sutlu cikolatayi eritip, icine kuruyemisti, kuru meyve idi boca edip, donmasini bekleyip, yesem. normal cikolata gibi olur mu ?
0
grimer
(20.10.14)
olur tabide küvertür al ucuza gelsin. birde dogrudan erıtmey kalma cıkolatayı yakarsın benmari ya da sık sık kontrol etmek sartıyla mıkrodalga kullan.
0
hayvan gibi yazar
(20.10.14)
Benmari eritilmiş çikolatayı tepsiye yayıp hemen kuruyemiş/meyveyi eklerseniz çok da güzel olur. Şunlar ilham verebilir: www.marthastewart.com
0
fotrsapka
(20.10.14)
benmariyle eritirsen pek tabii olur.
0
gerard
(20.10.14)
tadını sevdiğiniz iyi bir çikolatayı benmari usulü eritirseniz en kısa yoldan olur istediğiniz şey. çikolata kalıplarını da kullanabilirsiniz. kuvertür çikolata kullanmayın ama sizin isteğiniz için tat olarak pek uygun değil.
0
kırmızıkaşekaban
(20.10.14)
Icine taze meyve koymadigin surece tabi ki olur. Cikolatayi benmari usulu eriyip içine istediklerini karıştır.

Düz bir yüzeye yağlı kağıt ser ve çikolatayı dök, spatula veya kaşıkla yayıp şekil ver ama direkt dolaba alma. Oda ısısına gelsin en azından dolaba koyacaksan.

Küvertürler tekrar katılsşınca yeterınce sertlrşmiyor. Bir de sütlü çikolatayı benmari de olsa çok fazla sıcakta bekletmeyin, yapısı bozulur.
0
april12th
(20.10.14)
Bir de beyaz çikolata kullanmayın, çok fena ayrışıyor. Kakao oranı ne kadar yüksekse o kadar iyi sonuç alırsınız.
0
whoosie
(21.10.14)
(5)

Dil ile ilgili meslek

neil manke
sayısal bölüm okuyan ama nefret eden, şu an geleceği mühendis olarak görünen ama hayatını matematik, fizik ve bilumum sayısal şeylerle geçirmek istemeyen,ingilizcesi advanced, dile (avrupa dilleri tabii, özellikle iskandinav dillerine) yıllardır inanılmaz merağı olan bir lise öğrencisi var.bu öğrenc
sayısal bölüm okuyan ama nefret eden, şu an geleceği mühendis olarak görünen ama hayatını matematik, fizik ve bilumum sayısal şeylerle geçirmek istemeyen,
ingilizcesi advanced, dile (avrupa dilleri tabii, özellikle iskandinav dillerine) yıllardır inanılmaz merağı olan bir lise öğrencisi var.

bu öğrencinin hayat amacı avrupa/amerika'da yaşayıp çalışabilmek. Dil ile ilgili ne yapıp avrupa/amerika'da yaşayabilir? ne seçim yapmalı öss'de? yardımlarınızı bekliyor bir arkadaş, duyuru sakinleri.
0
neil manke
(20.10.14)
muhakkak akademik olarak devam etsin. linguistics alanında iyi işler çıkarabilir. ama bana soracak olursan kesinlikle türkiye'de kalmasın, bu alanda akademik olarak çalışma olanağı çok sınırlı ne yazık ki.

edit: işin sayısal boyutu da olduğu için computational linguistics bölümü güzel bir tercih olur. en.wikipedia.org

bilgisayar mühendisliği okursa bir yandan da bir şekilde dilbilim eğitimi alırsa muazzam olur diye düşünüyorum.
0
razvan rat
(20.10.14)
İyi bir mühendisin yurtdışında iş bulma olasılığı çok daha yüksek. O bakımdan mühendislikte ilerlemeni öneririm. Dile kabiliyetin varsa daha da iyi, diğer mühendislerin bir adım önüne geçersin. Öteki türlü ancak akademisyen olursan yurtdışı imkanın olur.
0
maxim gorki
(20.10.14)
hayır linguistics ayrı bir dal.
türkiye'de bölüm olarak nerede var bilmiyorum, mesela boğaziçi'nde yan dal olarak var, öyle bir şey yapıp sonra dilbilim master'ı için yurtdışı düşünebilir.
0
lily briscoe
(20.10.14)
mühendislik okuyan bir sürü adam tanıyorum rusya'da, almanya'da, avrupa'nın çeşitli ülkelerinde çalışan. ben dahil, yabancı dil okuyan hiçbir arkadaş o taraflara gidip yerleşemedi.

ben de aynen senin gibiydim. babam sayısal seçeceksin falan dedi 10. sınıfta, hayırdır oğlum sen şekil falan diye tuttum kolunu dedim skerim yabancı dil okuycam ben. iyi ki de yapmışım. dile yatkınım, kolay anlarım, yabancı dili seçtiğimden beri resmen yata yata okuyorum çünkü dili ders çalışarak değil yaşayarak öğreniyorum resmen.

ama gel gör ki yurtdışına çıkamıyorum işte. olmuyor. çıkabileceğimi de sanmıyorum. düşük ihtimal. yani derdin illa yurtdışıysa, mühendislik daha rahat olur. iskandinav dilleri bi boka yaramaz. heves edip bayağı bayağı norveççe öğrenmiştim ben. unuttuk sonra. kullanmıyorsun çünkü hiçbir şey için. açıp emekli amca gibi norveç gazetesi okuyoduk netten.

gerçek dünya çok acımasız aq. bildiğim kadarıyla 17-18 yaşındasın sen. ben de abilik taslamıcam hiç 20 yaşındayım. ama 9 yaşında yağmur yağdığında "şimdi norveçmiş burası öyle düşüniyim" diye hayal kurarak sevinen bi çocuktum. şimdi diyom ki norveç nereee, bura nere. beşinci sınıf ülkenin vatandaşıyız amk, tüm iskandinav dillerini bilsek kimin skinde olur norveç'te?
0
pescador
(20.10.14)
selam

gsü'de fransız dili ve edb diye bir bölüm var ama bölümde dilbilim, semiyoloji, edebiyat, toplumdilbilim, çeviri gibi çok çeşitli dersler var. öğrenmek isteyene hayvani kredilik ispanyolca var, b1'e kadar gelir çalışan adam. felsefe'den latince de alınabiliyor. bir sürü dille mezun olunabilir. 6-7 senelik ve öğretim kadrosu çok geniş olmayan bir bölüm olduğu söylenebilir ama çalışana öğrenmek isteyene hedefi olana yeter de artar. buraya giren adam önce fransızcayı bir güzel öğrenecek, sonra ikinci hazırlık senesinde hafiften derslere giriş yapacak, ardından da 4 sene fakülte okuyacak. iyi notlarla mezun olursa, cebinde ingilizcesi de var diye farz edelim, dilbilim alanında master için gidemeyeceği yer yok. jüri mülakatıyla fransız elçiliği ayda 900 euro burs veriyor örneğin fransaya gidenlere. değişik bursları kendi araştırabilir. buradan sonrasını ayarlamak, uzmanlaşacağı alanı seçip o yönde ilerlemek ve okulu seçmek kendisine kalmış. abd, ingiltere, kanada, fransa, isviçre. bence her yere gidilebilir ama tekrarlıyorum lisans notu çok önemli.
0
mistreated
(20.10.14)
(3)

2 3 gün bi yerlere kaçmak

greatviolinist
çok bunaldım son zamanlarda. 29 ekimle haftasonunu bağlıycam. 2 3 gün ne önerirsiniz.. biraz kafa dinleme olur başka bişe olur. bu mevsimde nereler çekilir..Konum farketmez bu arada
çok bunaldım son zamanlarda. 29 ekimle haftasonunu bağlıycam. 2 3 gün ne önerirsiniz.. biraz kafa dinleme olur başka bişe olur. bu mevsimde nereler çekilir..Konum farketmez bu arada
0
greatviolinist
(20.10.14)
rusya öneririm. gidiş geliş baktım 400 tlye geliyor ucak bileti pegasusla
0
fallthepieces
(20.10.14)
Datça'dan geçen gelen bi arkadaş havanın hala çok güzel olduğunu söyledi, denize girmiş. Orası olabilir.

Ama ben sonbahar tatillerinde hüzünlü yerlere gitmeyi isterim hep. O yüzden eski Ayvalık, Cunda da olabilir.
0
buff
(20.10.14)
budapeşte
0
seyduna6687
(20.10.14)
(1)

küme sorusu

safepassage
30 kişilik turist grubundan 19 u ingilizce, 14 ü fransızca, 13 ü ise almanca biliyor. üç dili de bilen 3 kişi varsa en az iki dil bilen kaç kişi vardır?
30 kişilik turist grubundan 19 u ingilizce, 14 ü fransızca, 13 ü ise almanca biliyor. üç dili de bilen 3 kişi varsa en az iki dil bilen kaç kişi vardır?
0
safepassage
(20.10.14)
ikili dil ciftlerini bilenlerin sayisinin toplami = 19 + 14 + 13 + 3 - 30 = 19

bu toplamda uc dil bilenler uc kez sayildigi icin ikisini cikar 19 - (2*3) = 13.
0
f_d
(20.10.14)
(22)

istediğiniz mesleği mi yapıyorsunuz? eğitim sistemine toslamasanız...

pescador
... ne olmak isterdiniz? eğitim sistemimizin rezalet olduğuna inanıyorum ama bu duyurudaki amacım sisteme çamur atmak değil öncelikli olarak. gençliğinizde veya çocukluğunuzda istediğiniz yolda mı ilerliyorsunuz? eğer ilerlemiyorsanız, neden? ne istiyordunuz, ne oldu? sizin hikayeniz nedir? kendimin
... ne olmak isterdiniz? eğitim sistemimizin rezalet olduğuna inanıyorum ama bu duyurudaki amacım sisteme çamur atmak değil öncelikli olarak. gençliğinizde veya çocukluğunuzda istediğiniz yolda mı ilerliyorsunuz? eğer ilerlemiyorsanız, neden? ne istiyordunuz, ne oldu?

sizin hikayeniz nedir? kendiminkini yaziyim mesela,

ben pilot ve doktor olmayı acayip istedim. pilotluk zaten hep tutkum, öyle ki imkansızlıktan kendi kendine uçak olup, fütütütü yaparak koşan ve aklınca uçan gerzek bi çocuktum. ama gtüm sayısal okumaya yemedi 6-7 sene boyunca. temel matematiğin üzerine pilotluk eğitimi alacak olsaydım, benden ala pilot olmazdı eminim.

doktorluğu da benzer sebeplerden dolayı hiç düşünmedim bile. tıp fakültesine giden yolda 6-7 sene boyunca denklem çözmek istemediğim için doktor olma şansım yoktu hiç, hastalara sokcaktık herhalde x'leri y'leri. o kadar ilgiliyim ki, şu an mecburiyet durumu olursa birkaç tane ameliyatı yapıp en az 8-10 hastalığı doğru teşhis edebilirim diye düşünüyom.

şimdiki rotamdan memnun değil miyim? gayet memnunum. isteyerek yabancı dil okudum, şimdiki bölümümü de seviyorum. ama pilot olcaktım ben yav.
0
pescador
(20.10.14)
istediğim mesleği yapıyorum.

ama daha çok istediğim meslek(ler)de var. onlar biraz daha hayali. hayatımı 180 derece değiştirmem lazım.

mesela belgesel fotoğrafçısı olabilirdi.
veya Elasmobrankolog.
veya volkanolog...
0
ermanen
(20.10.14)
zamanında hiçbir bilgim yokken şu an yaptığım işe başladım ve diyebilirim ki başka bir iş yapmam gerçekten zormuş. ballıyım bence.
0
bruceandwayne
(20.10.14)
benim sorunum şu ki hiç istemediğim bir bölümde okudum ama okurken gayet keyif aldım. ama mezun olduktan sonra keşke başka bir bölümde okusaymışım diyorum yine de. şu anda mesleğimi yapmıyorum ve tamamen alakasız bir bölümde y. lisans yapıyorum ve halen ne yapmak istediğimin tam olarak bilincinde değilim. halen aklım çok karışık ve yıllar geçiyor. ölsem mi acaba :s

ayrıca 25 yaşındayım ve şimdiye kadar 3 farklı meslekle iştigal ettim. hiçbiri beni tatmin etmedi. önümdeki diğer alternatifleri de değerlendirince galiba hayatım boyunca profesyonel açıdan hiçbir zaman mutlu olamayacağım. bu bakımdan kendimi tam bir tutunamayan olarak görüyorum
0
razvan rat
(20.10.14)
Ben de pilot olmak isterdim. Bu makul olani.
turkiye sartlarinda imkansiz olani ise astronot olmak ki ah nerde...
ne ki okuyorum? Isletme :/
Bankaci ev hanimi olurum yakinda.
0
rayde
(20.10.14)
Ben eğitim sistemine toslamazsam istedigim mesleği yapıyor olacağım. Bugünkü sınavdan sonra o kadar umutlu konuşamıyorum.

Bir de Türkiye'de olmasaydım astronot olmak isterdim, robotikle yapay zekayla uğraşmak isterdim.
0
Lim5
(20.10.14)
İstediğim mesleği yapmıyorum, istediğim bölümü de okumadım. Bu hem eğitim sistemi ile hem de benimle alakalı.

Öncelikle 17-18 yaşın meslek seçimi için çok erken olduğunu düşünüyorum. O dönemin bilinçsizliği ile kendime uygun olmayan alanlarda tercih yapmıştım, şimdi de cezasını çekiyorum. İkinci olarak da sistemle ilgili sıkıntılar büyük elbette, insanları sevdikleri, yeteneklerine göre olan meslek gruplarına yönlendirmek yerine puanı nereye yetiyorsa oraya sokan ya da en yüksek puanlarla belli başlı bölümlere/okullara yönlendiren bir sistem (sadece eğitim ve sınav sistemi değil bu, genel olarak toplumsal bir sistem) var.

Şimdiki aklım olsaydı peyzaj mimarlığı ya da restorasyon okurdum. Felsefe mezunuyum.
0
buff
(20.10.14)
ben damacana bayisi olmak isterdim
0
divit
(20.10.14)
hep hayalimdeki meslegi yapıyorum. sürekli de gelişiyorum.
0
fallthepieces
(20.10.14)
istemediğim bir işi yapıyorum.
rutin olmayan bir iş yapmak isterdim.
0
seyduna6687
(20.10.14)
istemediğim bir bölümde okuyordum. son sınıfta bıraktım :D tekrar sınava girdim ve hayalimdeki bölümdeyim... bu sene mezun oluyorum istediğim mesleği yapacağım.
0
tirt star
(20.10.14)
istediğim mesleğe sahibim ama bu yetmez, o mesleği yapabilmek de gerekli. ne yazık ki işsizim.
0
devilred
(20.10.14)
Bilinçsizce ve isteyip istemediğimi bilmediğim bir bölümle başladım Üniversiteye. 2 yıl sonra bölüm değiştim ama onun da pek sağlıklı nir karar olduğunu söyleyemem, eskisinden kurtulmak içindi. Şu an istediğim şeyi yapıyorum denilebilir, kısaca 3. Seferde artık ne istediğimi bildiğim için geç de olsa sevdiğim şeye yöneldim
0
april12th
(20.10.14)
f1 pilotu olmak istiyordum, hem de mantıklı olabileceğim yaşlarda da. sonra makul olsun diye arkeolog olayım dedim ama onda da geçim sıkıntısı yaşarım dedim. meslek düşünmeden sınava girdim, istediğim bölümü ve okulu kazandım. şimdilerde ise geçen yıla kadar pek sıcak bakmadığım bir mesleği yapıyorum. normalde yapmazdım da tanıdıklar falan gelecekte iyi bir konuma gelebileceğim bir meslek, o yüzden kabul ettim.

isteklerini önündeki mantıklı seçeneklere göre şekillendiren biri olarak çok sıkıntı yaşadığımı söyleyemem bu konuda. gelgelelim, f1 pilotu olamamak içimde hep uktedir, öyle de kalacaktır.
0
baba jo
(20.10.14)
ben çizgifilm yapımı animasyon falan o tarz bir şeyler okumak isterdim. benim zamanımda öyle bir bölüm yoktu zaten ama en azından grafik falan okuyabilirmişim. öyle böyle ucundan tutardım yine. lisede ne olduğunu bilmeden stop motion tekniğiyle videolar yapardım mesela. 28 yaşına geldim hala animasyonları çizgifilmleri ağzım açık izliyorum nasıl hoşuma gidiyor, kendi kendime videolar birleştiriyorum falan.

ben ne okudum? tercih yaparken kimse bana sormadı zaten de sayısal bölümündeydim, matematik ve fiziğim iyi notlarım yüksek diye makine okudum :/
0
yue
(21.10.14)
1) arkeolog
2) meslek olarak extreme sporlardan birini veya motor sporlarından birini yapmak isterdim.

tıp okuyorum ama bu memnun olmadığım anlamına gelmesin. eğitim sistemine rağmen diğer seçeneklerime göre çok çok daha iyi olduğu için bunu tercih ettim.

*baba jo ile benzer hayalleri paylaşıyormuşuz.
0
bass solo take one
(21.10.14)
istediğim mesleği yapabilmek için istemediğim ve alakam olmayan dersleri vermeye çalışıyorum.
0
icim urperiyor
(21.10.14)
Hiçbiri. Hippi olmak istiyordum, hala da istiyorum.
0
materyalist imam
(21.10.14)
istediğim mesleği yapmıyorum ama mesleğimi seviyorum.
0
kakao
(21.10.14)
Bilgisayar mühendisliği okudum. Yazılımcıyım. Okula uğramadan mezun oldum diyebilirim. İşimi sevmem ama iyi yaparım. İşe ilk başladığımda 6 ayda maaşım 2,5 katına çıkmıştı. Ama oturup da üzerine 2 dakika kafa yormam paraya dönmeyecekse.

Ek iş olarak yaptığım personal training'den çok daha az kazanıyorum ama benim için tamamen zevk. Oturup saatlerce makalelere daldığım oluyor. Gittiğim salondaki personal trainer tayfası gelip benden akıl alır. Özel ders alan pro basketçiler benimle antrenman yapmak için önceden sözleşiyorlar vs. Ama gerçek bir PT eğitimi hiç almadım.

Velhasılı eğitim bir yere kadar. Asıl olay merak ve emek.
0
arnold schwarzeneger
(21.10.14)
yazılımcı olmak istiyordum ben de eskiden. hatta bundan on sene önce, lise hazırlıktayken web sitesi işlerine girmiştim. baştan yazamasam da asp editlemeyi falan beceriyordum bayağı. hatta o yaşta kurduğum mp3 sitesi günlük 1500 tekil hit falan alıyordu. o döneme göre iyiydi ya bayağı. sonra derslerimi kötü etkiliyor diye evden bilgisayara yassah geldi. şimdi düşünüyorum da, engellemeyip destekleseler on yılda alıp yürümüştüm ben.

o iş engellenince, sonrasında avukat olmak istedim. ezilenlerin sesi olacaktım. ondan da arkadaşlarım yüzünden caydım. "avukat olamazsan bölüm mü var eşit ağırlıkta" diye diye girdiler kafama. sayısala geçince o hayal de suya düştü tabii. şimdi sorsalar hala isterim hukuk mezunu olup siyasi davalara girmeyi. neyse sayısalı seçince yine bilgisayara yöneldim ben o dönem ama bilgisayar mühendisliğine puanım yetmedi ilk sene. babam da bekleme bi sene diyince başka bi mühendisliğe girdim.

şu an direkt okuduğum bölümde çalışmıyorum ama istemiyorum da zaten. otomotiv sektörü iyi. buradan bi şekilde otomotiv mühendisliğinde mastera falan bağlarsam, sonunda istediği işe kavuşmuş biri olabilirim.
0
john lee hooker
(21.10.14)
arkeoloji idi hayalim ufakken. sonra tarih ve psikolojiye dondu. yatkinligim ve ilgim de vardi bunlara aslinda. ama fakir zihniyeti iste hep insanin kafasinda bir "ac kalirsin oglum" mesaji yanip sonuyor. bu yuzden kafamiz basmamasina ragmen lisede fen sectik mal gibi. sonra da bogazici psikoloji, koc hukuk (ozel okula gitmezdim de ornek olarak) puaniyla ortalama bir yere girdik iste. ha ne oldu en nihayetinde yine ac kaldik, bari gonlumuzun sesini dinleyip ac kalsaymisiz. hem ac kalmak da koymuyor insana. motivasyonsuzluk, hedefsizlik filan koyuyor asil. belki ilgimiz olan bir sey okusaydik daha farkli bir yol cizerdik, hayata karsi motivasyonumuz da bundan farkli olurdu. gerci buradan konusmak kolay. bu ruhsuzlukla cok bir degisiklik olur muydu simdi bundan da emin olamadim.

su an yapmak istedigim sey gavuristanda tuvalet temizleme isi filan. hem kefaret hem de ulkeden kurtulma adina. islere karsi hirsim yoktu zaten, artik pek hevesim de kalmadi. ruya meslegim de yaban hayvanlariyla ilgilenebilecegim her gunun bir oncekiyle ayni oldugu bir meslek. makinistlik-kompartiman gorevlisi olmak filan da guzel isler gibi geliyor da buradaki trenler hayalimdeki yerden gecmiyor. butun bunlar olmayacak dualar ama hayal iste.

ulan insanin isteyip de yapamadigi sey astronotluk filan olur. bizimkine bak. tam lugzirim.
0
John Finn
(21.10.14)
ben istediğim sevdiğim işi yapıyorum,
gemici olmak istemiştim ama uçakçı oldum iyi ki böyle olmuş.
0
basond
(21.10.14)
(5)

verilik 3-4 koca hurç dolusu kıyafet

vital
verilik 3-4 koca hurç dolusu kıyafet var elimde, ayrılmış ve düzenlenmiş değiller. bir an önce bir yere vererek kurtulmak istiyorum. hem de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza bir hayrımız ucundan da olsa dokunur belki.ben bunları istanbul'da nereye verebilirim. o kadar çok ki düzenlemekle uğraşamayacağ
verilik 3-4 koca hurç dolusu kıyafet var elimde, ayrılmış ve düzenlenmiş değiller. bir an önce bir yere vererek kurtulmak istiyorum. hem de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza bir hayrımız ucundan da olsa dokunur belki.

ben bunları istanbul'da nereye verebilirim. o kadar çok ki düzenlemekle uğraşamayacağım, bu şekilde alabilecek bir kurum varsa bir an önce vermek istiyorum.

teşekkürler.
0
vital
(20.10.14)
belediye araç yollayıp adresinizden aldırıyor diye biliyorum. beyaz masa'yı arayıp danışabilirsiniz.
0
emfuzi
(21.10.14)
ayakkabı harici tüm kıyafetlerini h&m'e götürebilirsin.poşet başı 5 lira hediye çeki alıyorsun ve kıyafetler geri dönüşüme gidiyor. hem doğaya hem de cüzdanına katkı da bulunmak için güzel bir yöntem.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(21.10.14)
h&m gibi firmalar bunları bazen piyasada 2. el kalmasın diye de yaparlar. emin olmadıkça vermeyin derim ben.
0
utanan ayi
(21.10.14)
ben geçen bir torba dolusu kıyafetimi, montlarımı filan çöp konteynırının kenarına koydum, markete gittim, geldiğimde alınmıştı. çöpten geri dönüşüm malzemesi ayıklayan kişiler almıştır muhtemelen. ama sendeki miktar çok fazla sanırım. İTÜ Vakfı'nın "Giysi Odası" var. sizin kıyafetlerinizi 3-5 liraya satacaklar, geliriyle de öğrencilere burs veriliyor. hem durumu olmayan öğrenciler ucuza güzel kıyafetler alabiliyor, hem de geliri kimsenin cebine gitmiyor. 3 lira 5 lira etiket konulmasını da yerinde bir hareket olarak görüyorum çünkü bedava olunca hayır işi gibi duruyor, çok eskiden ücretsizmiş mesela, utanıyormuş insanlar, gitmiyorlarmış. şimdi baya rağbet görüyor.
www.facebook.com
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(21.10.14)
www.aipvakfi.org biz dönem dönem ailecek toplaşıp buraya götürüyoruz yıllardır.
0
sappho
(21.10.14)
(11)

ikinci el urunlerdeki gereksiz pahalilik

lorenzen
ikinci el urunlere bicilen fiyatlar size de son derece yuksek gelmiyor mu?yoksa boyle dusunen tek kisi ben miyim?ornek vermek gerekirse kitaplar.not: turkiye icin.
ikinci el urunlere bicilen fiyatlar size de son derece yuksek gelmiyor mu?
yoksa boyle dusunen tek kisi ben miyim?

ornek vermek gerekirse kitaplar.


not: turkiye icin.
0
lorenzen
(20.10.14)
ben sahibinden com'da bizim mahallede satılan ikinci el eşyaları her gün takip ediyorum.
Çoğu insan (ezici bir kısmı kadın) malını çok kıymetli görüyor. Mesela 200 liraya sıfırı satılan bir şeyi 150 TL'ye satmak istiyor. Benim gözümde 200 TL'lik bir şeyi sen alıp evine getirip ambalajını açtığın anda 100'e düşer.
Her gün bu gibi ilanları okuyup sinirim bozuluyor. Yalnız değilsin.
0
michael_knight
(20.10.14)
evet, bence de.

elden ya da facebook gruplarında satanlar üzerine bir de pazarlık payını koyuyorlar. zira almak isteyenler de %20 gibi bi oranda şu kadara bırak alayım moduna giriyorlar.
0
dahinnotha
(20.10.14)
Bazıları da ederlerini bilmiyor bence. Bitpazarinda 3 liralik plaklara adam 50 tl dedi. Plak ya para etmesi lazim. Kitap konusu zaten anlasilmaz bir sey olmus. Gecen sahafta 20 tllik kitabin ikinci elini 18 liraya buldum.
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(20.10.14)
çünkü herkes bi kendini akıllı zannediyor.
''ben bunu zamanında 3x aldım şimdi 2,5xden aşağı nasıl satarım'' zihniyeti hakim.
almasaydın bana mı sordun alırken ikinci el fiyatı ilk başta otomatiktan yarıya düşer +1
ki hasarlıysa filan daha da düşer.
0
neferkitty
(20.10.14)
hocam ben ikinci el kitabi, sifirindan daha pahali satan sahaf gordum. kitabin baskisi da mevcut.
0
🌸lorenzen
(20.10.14)
sahaflarda bu pahalı kitap olayına iyice sinirliydim ki yine sıfırından, tertemizinden daha pahalıya satan bir sahaf görünce dayanamayıp sordum nedenini.
"Sahaf demek kullanılmış ucuz kitap değil, nadir bulunan kıymetli kitap satan dükkandır" dedi. E dedim "kitabın aynısı bir sokak aşağıda tertemiz bembeyaz kağıda basılı daha ucuz" "ama bu bilmemkaçıncı baskısı bendeki" dedi. (hasiktirsin oradan)
0
michael_knight
(20.10.14)
şöyle de bir durum var, ikinci el ürünlere çöp muamelesi yapılıyor, bu da çok saçma. ikinci el ürün çöp demek değildir illa. sıfırı 1000 lira olan bir ürünün 500 liraya satılması bekleniyor hep, illa yarı fiyatı olacak, ya da çok çok daha ucuz olması isteniyor. ama adam temiz kullanıyor mesela, hasar yok sorun yok, kondisyonu iyi durumda. e çöp değil ki bu, temiz ürün yani, niye adam yarı fiyatına satsın.
işte bunlara da ölücü deniyor. "Benim gözümde 200 TL'lik bir şeyi sen alıp evine getirip ambalajını açtığın anda 100'e düşer." diyen arkadaş ölücüdür.
bir de lütfen 2. el ürün satın, gözünüz gibi baktığınız eşyaları yarı fiyatından satabiliyor musunuz, ondan sonra bu konuyu düşünün.
0
anil
(20.10.14)
Yabancılarda daha çok oturmuş bir durum. 100 liralık malın ikinci eli 25 lira eder abicim, 80 lira etmez. 80 vereceğime yenisini alırım, dana. Amortisman diye bişey var.
0
[silinmiş]
(20.10.14)
herkesin malı kıymetlidir. normal karşılamak gerekli. hoşuna gitmiyorsa almazsın! kızmaya veya dert etmeye çok gerek yok bence.
0
puc
(20.10.14)
paketi açılınca fiyatı yarıya düşer diye düşünüyorsan yanlış yapıyorsun bence.

mesela kitabın değeri neden düşsün abi? adam sana ucuza satmak zorunda mı? git sıfırını al?
ben 2 euro eksiğine 2. el ders kitabı alıyordum. kitabın neyi eskiyecek ki?

ömrü azalan, eskiyen, miadı olan ürünler için pahalı fiyatlar tabi ki kabul edilemez. ama paketi açtın düş yarıya diyorsan bence ortada mantıksal bir sıkıntı var. tüketim yaklaşımının getirisi olsa gerek bunlar.

tabi her şeyden önemlisi de arz/talep dengesi. bazen bazı ürünlerin 2. eli sıfırdan pahalıdır. örneğin ötv öncesi alınan araç ötv sonrası sıfır araçtan daha uyguna satılabiliyor.
0
siradisi00
(20.10.14)
bir ürünü ikinci el almanın birçok riski var.
örneğin:
garantisi yok ya da azalmıştır.
bir sorun çıkarsa satıcıyı bulamayabilirsin.
ürününün (varsa) taşıma veya kurma masrafları sana patlar.
satıcıyla haberleşme/buluşma/ ürünün söylendiği gibi olup olmadığını kontrol etme vb bunların hepsi dert.
taksit ihtimali genelde olmaz.

bu kadar sıkıntıya da %30-40 gibi bir indireme ben şahsen katlanmam.
0
titiraprap
(21.10.14)
(7)

Okumalık Tiyatro.

mutlusismankedi2015
Evet okumalık. Mutlaka okumalısın dediğiniz, çok etkilendiğiniz, çok sevdiğiniz oyunlar var mı?
Evet okumalık. Mutlaka okumalısın dediğiniz, çok etkilendiğiniz, çok sevdiğiniz oyunlar var mı?
0
mutlusismankedi2015
(20.10.14)
oscar wilde oyunlarini seviyorum ben. ama ingilizce okudum, ceviri nasildir bilemem.
0
gerard
(20.10.14)
glengarry glen ross
en.wikipedia.org

www.dailyscript.com

sonra da filmi izleyiver.
0
m e l t e m
(20.10.14)
tragedyalardan başla. sophokles'in yazıklarını beğenirsin. örneğin (bkz: oedipus). bu tragedyalar inanılmaz dolular. tanrısallık, külli irade, hakikat'ın ağırlığı, insan olmanın ve ahlakın değerleri gibi konuları ihtiva ediyor.

shakespear'ın romeo ve juliet'ini de çok beğenmiştim. tavsiye ederim.
0
dahinnotha
(20.10.14)
godot'yu beklerken
tüm shakespear kitapları
0
mesgul ve huzursuz
(20.10.14)
tom stoppard - arcadia, the coast of utopia
ibsen - yapi ustasi solness, nora bir bebek evi, brand
strindberg - ruya oyunu
leonid andreyev - he who gets slapped
edmond rostand - cyrano de bergerac
samuel beckett - godot'yu beklerken

the coast of utopia ve andreyev'inki turkcede yoklar bildigim kadariyla.
0
John Finn
(20.10.14)
a streetcar named desire
fefu and her friends
zoo story
dumb waiter
hairy ape
angels in america
vagina monologues
death of a salesman
true west
0
wild honey suckle
(20.10.14)
geyikler lanetler - murathan mungan
0
whoosie
(21.10.14)
(11)

İnterneti hızlı yapan ne?

ermanen
kuşbeyinliye anlatır gibi...ya latency ve bandwith olayları var da tam çözemedim. daha doğrusu ayrıntılı da araştırmadım. bilen var mı?evet yine teknolojinin ebesine atlayan bir soru: ben kendi internetimi hekle mekle hızlandırabilir miyim? (internette biraz hızlandırma yöntemleri var ama ben baya h
kuşbeyinliye anlatır gibi...

ya latency ve bandwith olayları var da tam çözemedim. daha doğrusu ayrıntılı da araştırmadım. bilen var mı?

evet yine teknolojinin ebesine atlayan bir soru: ben kendi internetimi hekle mekle hızlandırabilir miyim? (internette biraz hızlandırma yöntemleri var ama ben baya hızlandırmaktan bahsediyorum)
0
ermanen
(20.10.14)
yapamazsın telekom altyapısı nekadar izin verirse o bulunduğun yerde fiber varsa ve fiber paket alırsan hızın yinede yavaşsa tabiki altyapıyı modemi değiştirerek performans artırabişlirsin
0
bluebey
(20.10.14)
uyduneti hackleyebilirsen son hızına kadar çıkabiliyorsun, ama adsl'de böyle bir imkan yok. uydunet'de zamanında önlem aldı bu olaya.
0
divit
(20.10.14)
kabloya takılan bir aparat var. normalde veriler zigzag çizerek giderken bu aparat sayesinde düz gittiği için internet çok daha hızlı oluyor.
www.e101.gen.tr linkdeki aparat.
0
rhan
(20.10.14)
@rhan: ne kadar artıyor mesela? kanıtı var mı?
0
🌸ermanen
(20.10.14)
Bu işler seni aşar mayk. Türkiye yeterli altyapıya sahip değil. Olsaydı belki, lakin değil.
0
cetoxim
(20.10.14)
@comprol:

açsana biraz. ne kadar hızlanmaktan bahsediyoruz? ne kadar yakın? niye hızlanıyor? fiberse ışık hızı değil mi?
0
🌸ermanen
(20.10.14)
@ermanen
alanlar hızlandığını söylüyor. yalnız, bu sitedeki parçanın modem& internet için olanları türkiyeye gelmedi henüz.





not: yok la öyle birşey, odtü imzalı kağıt gösterse inanacaksın sanki.
(bkz: sazan.avi)
0
rhan
(20.10.14)
gençler kusura bakmayın ama çok güzel sallamışsınız. ufkumu genişlettiniz.

direkt olarak benim mesleğim bu olabildiğince basit anlatmaya çalışacağım.

latency yani gecikme, farklı iki noktanın iletişim süresidir. evimdeki bilgisayarla cep telefonum arasında da latency vardır. evimdeki bilgisayarla amerikadaki google'ın serverı arasında da. latency yi düşürmek için ev kullanıcısı ne yapabilir? bilgisayarla telefon arasındakini düşürmek istersen daha kaliteli modem alabilirsin. çok bişi değişmez. google a (ya da oyun serverına) olan latency yi düşürmek için yapabileceğin hiçbir şey yok. bu tamamen mahallendeki altyapıya ve isp nin altyapısına bağlı. kabloya takacağın aparat vs bi boka yaramaz.

bandwith i yol gibi düşünebilirsin. tek şeritli yoldan akan araç sayısı çok şerite göre azdır. internet hızının 50 mbit olması geniş bi yolda ilerlediğini gösterir. ama o yol toprak yolsa çok araç geçer ama yavaş gitmek zorundadırlar. (bu kısım latency oluyor işte, fiber ve bakır kablo farkı)

forumlarda anlatılan şeylerin hepsi fasa fiso. yaptım hızlandı diyenlerdeki sadece placebo etkisi.

"fiberse ışık hızı değil mi?" bu soru çok garip. fiber kablo ile teorik olarak yanlış hatırlamıyorsam 155 gbit/sn veri taşınabiliyor. fiberden geçen her veri ışık hızıyla gidiyor. senin evine fiber gelse ama servis sağlayıcın sana 8 mbit internet verse sen sadece servis sağlayındaki router lara veriyi daha hızlı göndereceksin. yani pingin latency in düşecek. yurt dışı çıkışı pertse sen yine youtube dan yavaş video izleyeceksin. adsl 8mbit kullansan yine aynısı. ping in daha yüksek olacak. verilerin toprak yoldan gidecek. bilmiyorum açıklayıcı oldu mu.
0
washe
(20.10.14)
(bkz: viagra )
0
Solem
(21.10.14)
Comptrol, sen beni hiç anlamamışsın. Servis sağlayıcın sana Hız tanımı yapar. Sen santrale ne kadar yaklaşırsan yaklaş o Hızın üstüne geçemezsin. Kapak demişken; sen 2008 de kalmışsın. Alttaki linke bi bak hele. Bahsi geçen şirkette çalışıyorum ben. :) biraz daha ufkunu genişletmek istersen Google da 7950 xrs-40 diye bi arama yapabilirsin.

www.alcatel-lucent.com

Bakır tel üzerinden 10 gbit. Gayet başarılı.
0
washe
(21.10.14)
çare google fiber.
0
rhan
(21.10.14)
(3)

kargosu ücretsiz makul fiyatlı yerli alışveriş siteleri

bluebey
var mı bildiğniiz nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?
var mı bildiğniiz nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?
0
bluebey
(20.10.14)
ben n11'de ücretsiz kargoları filtreleyip alıyorum ne alacaksam.
0
yvandal
(20.10.14)
genelde mesela özellikle kitap alırken kargoyu ücretsize denk getirecek şekilde kitapları biriktiriyorum. aklımdaki bi kitabı ekliyorum sepete sonraki hafta başka bi tane ekliyorum falan ücretsize denk gelince alıyorum, acelesi yok nasılsa.
diğer şeyler için de mesela gittigidiyor'da kargo bedava diye filtreliyorum. geçen çorap aldım mesela aldığım çorap 10 lira adam 7 lira kargo yazmış. gidip de onu vermem yani.
giyim için de çoğu markanın ilk siparişinde kargo ücretsiz oluyor. zaten öyle aman aman giyim alışverişi yapmıyorum.
0
kaffle
(21.10.14)
www.bulabilirim.com da ne kadar ürün alırsan al kargo sabit 5.90 TL alıyorlar ancak kargoyu da sorun etmiyorum hemen hemen tüm ürünlerinin fiyatları çok uygun...
0
white35
(27.10.14)
(8)

11 Yaşindaki Erkek Kardeşim İçin Ne Yapabilirim?

extraterres3al
Derslere ilgisi olmayan, ama okul derslerinde basarisiOldukça yuksek olan, bir o kadar da dersane sinavlarinin genelinde Basarisiz olan (il bazinda 400 kişilik bir sinavda 150. Olmak gibi)Kardeşim için ne yapabilirim bilmiyorum.Sosyal çevresi ya da hobisi olmayan, bu konulardaUsengec, okulda ya da m
Derslere ilgisi olmayan, ama okul
derslerinde basarisi
Oldukça yuksek olan, bir o kadar da dersane
sinavlarinin genelinde Basarisiz olan
(il bazinda 400 kişilik bir sinavda
150. Olmak gibi)
Kardeşim için ne yapabilirim bilmiyorum.

Sosyal çevresi ya da hobisi olmayan, bu konularda
Usengec, okulda ya da mahallede Arkadasi olmayan ve
İstese de arkadaş edinebileceği bir çevresi olmayan,
Benim de evlenmemle beraber, evde kendini yalniz
Hisseden bir erkek kardeş için tavsiyelerinizi
Bekliyorum.

Bu yaştaki çocuklar hep mi boyle oluyorlar
Onu da bilmiyorum.
Defalarca konusmamiza, onun için oyun ve ders
Programı yapmamiza rağmen, düzenli olarak uymayan
Ve çözdüğü kitapları da ustun körü olarak, anlamadan
Geliştirdiğini görüyoruz.

Üzerine gittikce üzülen mutsuz olan ve ergenligin
De etkisiyle hircinlasan kardeşim için
hakikaten üzülüyorum.

Lütfen deneyimlerinizi, gozlemlerinizi ya da
Fikirlerinizi paylasin...
0
extraterres3al
(20.10.14)
11 yaşındaki çocuğu sosyal çevresi olması biraz zor. Ailesinin yönlendirmesi ile olur bu yaşlarda.

Kardeşinizi spora, hobi için kurslara gönderseniz, müzik dersi aldırsanız iyi olur. Arada siz de ona zaman ayırıp sinema, kitapçı, müze gibi yerlere götürseniz. Anneniz arkadaşlarını evine çağırsa, yine arkadaşları ile beraber gidebilecekleri sinema, tiyatro, konser gibi etkinlikler, kurslar bulsanız. Doğumgünü vs yapsanız yavaş yavaş kardeşiniz açılacaktır.

Özellikle sporun bu yaşlardaki çocuklar için çok faydası oluyor. Enerjilerini atıyorlar. Neşeleniyorlar, arkadaş ediniyorlar.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
öncelikle evde kendini yalnız hissetmesine üzüldüm. kendisi bunu dile getirdi mi?

ağabeyim de dersleri zayıf olan benim için ders programları hazırlardı, hazırladığında çok güzel gözükürdü fakat aslında bunun ne işe yarayacağını tam olarak bilmezdim ve o programlara hiç uymazdım. dolayısıyla ders durumum uzun süre neredeyse hiç iyi olmadı... bu konuda uzman değilim ama konunun üşengeçlikten ziyade; insanın hayattaki kazanımlarla ne yapacağı/hissedeceği konusunda fikri olmaması kendisi için bir hedef oluşturma dürtüsünü tetiklemez diye düşünüyorum. dolayısıyla örnek teşkil edecek ve ilham verecek kişiler veya gerçek hayat hikayeleri arkadaşın hayatına sokularak kendi yeteneklerini yahut ilgi alanlarını ortaya çıkarması sağlanabilir.

müzik aleti çalan bir arkadaşın varsa tanıştır, aynı şekilde diğer sanat dailarını icra eden insanlarla da tanıştırabilirsin. şahsen üretmek konusu benim için hep ilgi çekici olmuştur.


p.s: bu arada şu yaşlarda cinselliği keşfediyor olmalı, o yaşlarda tercihim yalnız kalmaktı.
0
groovettyn
(20.10.14)
arkadaşlar 11 yaş diyor. 5. sınıf. yapmayın etmeyin, cinsellik filan demeyin. daha bunun için 2-3 senesi var.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
11 yaşında çocugun nasıl sosyal çevresi olması zor ya?

ben 11 yaşındayken gece 1'de eve giriyordum arakdaşlarla oynamaktan. o yaşta arkadaş edinmeyen biri ömrü boyunca arkadaş edinemez.

spor yapmasını falan sağlayın. futbol takımı vs. böyle şeylere yönlendriin.
0
kamera motor
(20.10.14)
11 yaş cinsellik için bence de çok erken. Ben 11 yaşındayken ders falan çalışmazdım paso ansiklopedi okurdum manyak gibi. Ailem yönlendirmedi beni buna tabii. Hatta beni pek yönlendirmediler. Canım ne isterse onu yaptım. Gerçi kredim vardı çünkü çok sessiz sakin bir çocuktum. Koy önüme ansiklopediyi, yemek vakti yemeğimi ver başka ses çıkarmam günlerce.

Arkadaşım çok olmadı, olanlar da ilkokuldan arkadaşlarımdı. Futbol dışında bir şey yaptığımı hatırlamıyorum o yaşlarda dışarıda. Habire futbol. Akşam hava kararana kadar. Akşam hava kararınca da süper baba izlerdim ya da ansiklopedi.

Ders çalışacak bir durum yoktu gözümde. Annemlere de sordum neden bana kalk ders çalış, test çöz demediniz hiç diye (biz ilkokul 5'in sonunda giriyorduk anadolu lisesi sınavına) "11 yaşındaki çocuğun ders kitabından çok oyuna ihtiyacı olur gelişmesi için" dediler. Bana da mantıklı geldi.

He evde 2-3 oyuncağım vardı. Onlarla futbol falan oynardım, başka oyun da bilmiyorum pek. Sonra 1-2 yıl sonra bilgisayarım oldu. Bilgisayar hayatım oldu bir müddet. Sonra yine ansiklopedi, kitap.

Ama benim ilgimi çeken şeyler vardı. Ailem bunları bildiği için bırak onları demedi. Misal yıldızlar, galaksiler, depremler vs.

Gece gündüz ansiklopediden ezberler anneme anlatırdım. 100 defa da anlatsam sus artık biliyoruz demezdi. Hatta daha da soru sorarlardı. Bilemeyince gider okurdum. Evde bir sohbet sırasında bir şeyi bilemezlerdi kalk godsparticle ansiklopediden bul bakalım neymiş derlerdi. Ben de öyle öyle alışmıştım okumaya zaten.

Neyse ansiklopedi belki saçma salak bir şey. Otistik miyim neyim bilmiyoru ama çocuğun ilgisi olmayan bir şey illa ki bulursunuz. Belki vardır bilmiyorsunuzdur. Belki henüz kendisi de bilmiyordur.

Bence şöyle yapın. Ders konusunda sıkıştırmayın da (okulda başarılı madem korkacak bir şey yok) misal mısır piramitlerini kim yapmış falan gibi bir iki sorun. Ya da basketbolu seviyordur basketbolla ilgili sorun, ya da ne bileyim ilg bilgisayarı kim yapmış, ilk bilgisayar kaç kiloymuş vs. Ama bu tabii ödev havasında olursa ilgisini çekmeyebilir. Bu soruların biri ilgisini çekmeyebilir ama soruları çeşitlendirerek siz belki doğru noktayı yakalarsınız. Bir de siz kendi ilgi alanınızdan bir şeyler anlatın. Arabalara mı ilginiz var, gidin audi'nin hikayesini anlatın. Fransız otomobillerini anlatın. Ya da ne bileyim nasa'nın uzay görevlerini, uzay görevlerinde yaşanan maceraları anlatın. Everest'e tırmanan dağcıların maceralarını anlatın. Dinazorları falan anlatın. Yaşamın başlangıcını anlatın. İlgisini çeken bir nokta yakalarsanız onunla ilgili çok ağır olmayan bir kitap verin.

Çocuk bu işte. Kafa sünger gibi. Her şeye bir anlam yüklemeye çalışıyorlar şu anda kafalarında. Daha dünya şekillenmemiş kafalarında. Ders çalış ders çalış baskısı çok doğru değil. İlla seveceği bir şeyler çıkacak. Bunları arkadaşlarına anlatacak. Bunlar bir arkadaşının da illa ilgisini çekecek daha çok kamçılanacak vs.
0
godsparticle
(20.10.14)
arkadaş deneyimlerinizi paylaşın dediyse kendi çocukluk deneyimleriniz pek olmuyor bence. 15-20 sene öncenin imkanları ile şimdiki imkanlar çok farklı.

internet, oyun, cep telefonu, türlü türlü sosyal medya olanakları var. şehirlerde artık çocukların dışarı çıkması, oyun oynaması, arkadaş edinmesi imkansıza yakın. anne babalar çok çalışıyorlar. çocuklara çok az vakit ayırabiliyorlar.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
İlham alabileceği kişilerle yakinen tanisiyor, onun sözlerine kulak verse de, bir müddet sonra motivasyonu düşüyor ve eski haline donuyor.

Biz konuştuktan sonra, hedeflerine yönelmesi için üzerine gittikce bunaliyor. Keşke Ölsem diye odasında agladigini duyuyoruz.

Ve bu yasta cinselliği tanimaya yönelik laflari yahut fiziksel değişimleri ergenliğe girdiğini gösteriyor.

Uzuntumuz su ki, hakikaten akilli
Ve kapasitesi olan bir çocukken,
Lise sinavlarina 2 yil varken boyle kendini harcamasini , mutsuz olmasini istemiyoruz.

Vaktini ayirip uzun uzun yazan herkese Cok tesekkur edemiyorum.
0
🌸extraterres3al
(20.10.14)
odasında ağlaması filan varsa lütfen profesyonel yardım alın. okulundaki rehberlik danışmanı ile görüşün.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
(2)

duyuru kategorisine dahil duyurular (soru olmayanlar) bir süre sonra

varoluscusanri
siliniyor mu?eski bir duyurumu göremedim de, ben mi sildim de hatırlamıyorum acaba?
siliniyor mu?

eski bir duyurumu göremedim de, ben mi sildim de hatırlamıyorum acaba?
0
varoluscusanri
(20.10.14)
siliniyor. yeniler geldikçe en alttakiler gidiyor.

mesaj kutusu dolunca eskiler otomatikman siliniyormuş gibi.
0
m e l t e m
(20.10.14)
yeniler geldikçe değil. sanırım üç ay süresi var (süreden emin değilim). o süre dolunca siliniyor.
0
kibritsuyu
(21.10.14)
(1)

avrupada araba kiralama

facebook
doğu avrupada araç kiralayacağız, 8 günlük fiyat 200 dolar çıktıbu normal midir? başka yerden geçiriliyor olmayalım sakın !
doğu avrupada araç kiralayacağız, 8 günlük fiyat 200 dolar çıktı
bu normal midir? başka yerden geçiriliyor olmayalım sakın !
0
facebook
(20.10.14)
200 dolar normal bence 8 gün için. Gideceğiniz ülkede uluslararası ehliyet zorunluluğu var mı yok mu araştırın. eksisozluk.com
0
Ruprect
(21.10.14)
(15)

Türkiye'nin en yaşanılır şehri niye İzmir?

ermanen
bilen var mı?not: izmirli değilim.
bilen var mı?

not: izmirli değilim.
0
ermanen
(20.10.14)
bana göre çanakkale
0
halitkin
(20.10.14)
çanakkale +1
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
kışları ılık, yazları sıcak, yerli insanı çoğunlukla yardımsever ve sıcakkanlı, bildik ve çok güzel tatil yerlerine yakın ( günübirlik çeşme, foça, urla vs), işe gitmek istanbul ve ankara'ya göre daha kısa sürebilir,kapsamlı kışlık kılık kıyafete ihtiyaç yok, vapura binilebiliyor.Meyve sebze envai çeşit ot ucuz.gibi nedenlerden dolayı not:bende izmirli değilim.
0
delicevat
(20.10.14)
ben de çanakkale düşünürdüm de izmir de daha çok imkan var.
0
🌸ermanen
(20.10.14)
kime göre neye göre? diyarbakırdaki bir nineye göre en yaşanılır şehir izmir değildir muhtemelen. veya rizedeki bir köylü için.
0
sckxyss
(20.10.14)
artık değil.
0
icemint
(20.10.14)
Değil ki.

Edit: Kokmuyor yüzeceğiz diyorlar kokuyor. Bostanlı'da Tansaş'ın ötesine gittin mi uff. Alsancak-Konak zaten acayip. Dedemlerin dediğine göre eskiden çok daha feciymiş.

İnsanı iyi değil. Göçlerin de etkisi var bunda. Öyle terasta rakı içen babacan insanlarla hiç karşılaşmadım henüz. Böyle çıkarcı, paragöz, acayip insanlar var. Aydın geçinen inkılap tarihi hocamız okulun ilk ayında türbanlı arkadaşlara tıpı bırakın siz erkek hastaları ellemek istemezsiniz deyip kendi kendine yazıp oynamıştı. Aynı şekilde BAL'ın arkasında takılıp içki içen öğrencilere ahlaksızlar, namussuzlar falan diyen bir hocamız da var. Ha bunlar istisna, arada birkaç densiz dışında kimse kimseye karışmaz. Herkes özgür takılır.

En yakın yükleme noktası 2-3 km uzaktayken ve çok acelem varken Kentkart'ta bakiyem yetmediğinde koşarak otobüste bana kart basmayı teklif eden centilmen çocuğu unutmayayım. Rastladığım iyi insanlardandı.

Kentleşme diye bir şey yok. Bazı yerler var gerçekten düzenli. Alsancak, Bostanlı, Mavişehir, Evka 3, Gaziemir, Narlıdere yapılaşmanın düzgün olduğu yerler. Geri kalan Buca, Kemer, Bayraklı, Hilal, Karabağlar, Tepecik, Limontepe vs. berbat yerler.

Trafik facia. Sıkışık olmasa da hangi yol nereden ayrılıyor, tabela nerde, ışık var mı belli değil.

Her gün İzban ve sonrasında metroda gittiğim pozisyonu göstermek istiyorum. Tanımadığımız insanlarla sarılarak gidiyoruz.

photos1.blogger.com

Kendim çekerdim ama o kadar kalabalık ki elimi kaldırmam mümkün değil. Mumya gibi şu pozisyonda gidiyorum. Beyaz kalem olduğumu düşünün. Etrafımda 6 kişi vardı tüm vücuduyla bana temas eden.

images2.fanpop.com


Yılda 2-3 kere yağmurdan sel olma huyu var ama ona girsek çıkamayız. Böyle bir yer yani.
0
Lim5
(20.10.14)
canakkale diyenleri şöyle alayim ben

eksisozluk.com
0
atmaca.ged
(20.10.14)
@atmaca.ged: O kadar mı kötü ya? sonradan mı bozuldu?
0
🌸ermanen
(20.10.14)
atmaca.ged treasure.diylol.com

bu bahsettiklerini çok çok biliyorum. ama bir şehrin güzelliğini yaşanılabilirliğini bunlar hiç mi hiç etkilemez emin ol. sen sadece şehrin kötü yönlerini yazmışsın. sen bana bir şehir söyle ben sana sadece ekonomisi ve sonradan görme yerlisi dışında bir sürü şey daha yazıp gömerim o şehri. zaten çanakkale'de yaşayan insanlar da ikiye ayrılıyor. halinden memnun şehrini sevenler bir de sürekli çanakkale'ye bok atanlar olmak üzere. arkadaşım biliyoruz sonradan görme ve ekonomik olarak her alanda kötü bir şehir her seferinde esnafına lanet ederim ama skmde bile değil. şehir eğlenceli mi eğlenceli, güvenli ve huzurlu mu evet, o ufacık şehirde yapacak her gün ayrı bir şey bulunuyor mu evet. ee daha ne ? sana ne ki halkının sonradan görmeliğinden ya da kira ve tarlalardan gelen parayla boş beleş yaşayan insanlarından veya adamın yüzüne bakmayan esnafından vs.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
bence de bursa.
0
kakao
(20.10.14)
Bu kadar pis, bu kadar kirik dokuk bir sehir, insani iyi yeaa diyerek, ki kime gore iyi alayinin kici kalkik, sanarsin 5 cayini elizabetle iciyor hepsi, 10 yil once bagi bostani satip gocup gelen dejenerelerle doluyken, deniz guzel behh diyerek izmir yasanilasi sehir diyene ilber ortayli gibi bakarim.

Tutupda su sehir guzel de diyemem isin asli, gordugum bir cok sehir icinde.

cunku sehirlesme mantigina haiz degiliz. Bina var yolu yok, 5 serit yol var isik yok, göt gibi her yer.

Insani iyi beaa diyenler icin ise, turk insani her yerde ayni bokun laciverti. Hic iyiydi kotuydu rahatti muhabbeti yapmayalim, dedemiz rodostan gelmis diyenleri su koseye aliyorum onlar rodos sovalyesi cok onemli, optum onlari.

Yasanilasi deyince turkiye icin kir , el degmemis deniz, gol, dag temiz hava gelmeli akillara. Egenin otelsiz koyleri pansiyonsuz koyleri deyin yasanacak yer diye canimi yiyin.


Ama is imkani aradigini bulma zirttiri birt. Hepimiz biliyoruz ki bu ulkenin gsmh ni istanbul uretiyor.

ha bi de, simdi izmir gavur izmir dedi diye gurur duyuyor ya kendiyle, chp yi deviren, deyaz devrim olarak anilan, tek parti diktasini deviren ve demokrat parriyi yani menderesi iktidar yapan secimde oyunu demokrat partiden yana kullanmistir.
Biz bu duruma siyaset sosyolojisinde topraklarin sahip oldugu muhalif damardan soz ederiz, yani izmir aydin demek götelek bir tespittir, izmir muhaliftir.
0
cecilia
(21.10.14)
İzmir son zamanlarda çok konuşulur oldu, korkuyorum, nazar değecek. İki saat kadar önce iyi sallandık, nazar değmesin deyin. Şaka bir yana gerçekten de spot altında gibiyiz.

İzmir'de başka şehirlerde olmayan ne var dersek, burada bir insanın bulabildiği güzel/ iyi unsurlar üç aşağı beş yukarı bir çok şehirde vardır. İzmir sadece diğerlerinden biraz daha en iyiye yakın konumda, diğerlerine göre daha çok iyi unsuru bir arada barındırıyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.10.14)
İzmir'de büyüdüm, sonradan İstanbul'a taşındım. "En yaşanabilir" diyebilir miyim bilmiyorum ama yaşanılabilir bir şehir.

İlk olarak sakinlik ve rahatlık geliyor. Dün duyuru vardı, "İnsanlar neden yavaş yürüyor" diye; İstanbul'da bundan çok rahatsız oluyorum ama İzmir'de hiç rahatsız etmiyor. Çünkü geç kalmamışsam, bir yerlere acilen yetişmek gibi bir derdim olmuyor hiç bir zaman. Hayatın, aldığım nefesin tadını çıkara çıkara yürüyebiliyorum. Çünkü herkes öyle yürüyor. İzmir'de olmak demek, tasasız olmak demekle aynı bana.

Sonra İstanbul'a göre ucuz. Burada merkezden alabileceğim dandik bir evin fiyatı ailemin İzmir merkez ve Seferihisar yazlık fiyatlarının toplamından fazla. Dolasyısıyla güzel ve geniş evlerle birlikte daha yüksek bir yaşam kalitesi sunuyor. Ev demişken balkon demeden olmaz, tüm yazlarımı balkonda geçirir ve yatmadan yatmaya odamı görürdüm. Burada kendime göre balkonlu evi Beylikdüzü'nde ancak bulabildim, balkon çok önemli bir kavram benim için. Evlerin araları da geniş olduğundan ferah hissedersin kendini.

Denizlere yakınlık da çok önemli. Lisede okuldan kaçıp Çeşme'ye yüzmeye gider, okul çıkışı saatlerinde servise yetişirdik yeniden. Tatil yapamamak diye bir şey vardı ama tatil yapamıyorsan günübirlik giderdin, denize girmek lüks sayılmazdı.

Meyve-sebze İstanbul'un yarı fiyatı, bol bol güzel meyve-sebze yakın yakın bulunabiliyor.

Ayrıca büyükşehirdesin yine insan içindesin, sanat, vb. İstanbul kadar olmasa da etkinlikler oluyor.

Gerçi Priştina'dan sonra İzmir'in yaşanılırlığı da oldukça azaldı. Tasalar arttı. Ulaşım karmaşıklaştı, ortalık bakımsızlıktan köhneleşti. İstanbul'dan gelince o köhnelik göze batıyor ilk an, sonra göz alışıyor ama içindeyken.

İzmir defterini kafamda apattığım için oraya geri dönmek istemiyorum ama Antalya'da yaşamak isterdim.
0
aychovsky
(21.10.14)
Az önce Ankara için "burnumuz düştü be karşim" duyurusunu okuyunca senin sorunu anımsadım.
Bu günümü özetleyeyim:
Bu güne kadar olduğu gibi bu gün de bizim evin pencereleri balkon kapıları akşama kadar açıktı. Akşam 8-9 gibi kapattık.
Sabah 8:20 gibi dışarı çıktım, vergi dairesine gittim. Yürüme mesafesinde gezinti yürüyüşüyle 5 dakikalık yol. İşim olan masada çalışan memur henüz gelmemişti. Bahçede bi sigara içtim. İçeri girdiğimde memur gelmiş iki de mükellef vardı. biri süper tatlı sarışın harika gözleri olan bir genç kız, diğeri de kevin kostner'in gemç hali gibi efendi temiz giyimli/traşlı bir delikanlı. işlemleri iki-üç dakika sürdü. İşimi 1-2 dakikada halledip eve geldim. Öğleden sonra tekrar çıktım. Bu kez biraz daha uzak bir yerdeydi işim. araç kullanmadım, binbir çeşit çiçek ve ağaçlı bahçeleri olan, kaldırımları ağaçlı yollardan yürüyüp işimi görüp geldim. Yine resmi bir kurumdu, oldukça kalabalıktı ve hiç sinir stres olmadım, huzursuzluk yaşamadım/gözlemlemedim. Personelin davranışı, bekleyenler arası iletişimler hepsi olması gerektiği gibiydi.
İki çıkışımda da yanıma aldığım keten ceketimi giyme ihtiyacı hissetmedim. (Sabah ilk çıkış hariç)
Şu anda da kısa kollu tişörtle oturuyorum. Daha yorganları çıkarmadım, kışlık yün battaniyeleri bile kullanmıyoruz.
Gelirken taze toplanmış ebegümeci turp otu falan aldım.
Dün de devlet hastanesinde işim vardı. Randevu saatinde gittik. Makinelerin bir kısmı arıza yapmış, biraz gecikmeli alacağız dediler. Herkes edebiyle bekledi, sohbet edenler oldu. İki saat gecikmeyle endoskopimiz yapıldı, raporumuzu reçetemizi anında alıp eve geldik. Yine ilişkiler olması gereken gibiydi. Beklediğimiz sürede aynı kattaki değişik servislere gelen hastalardan (100 kişi diyelim) bir genç kız doktora söylene söylene dışarı çıktı. babası kızının yanında ssssiz kalmak mı istemedi nedir, geri gelip o da doktora bağırdı. doktor konuyu uzatmadı, olay kapandı. uzatmayayım olayda hasta ve yakını hatalıydı. yanlış yere gelmişler, doktor da gitmeleri gereken yere yönlendirmiş. doktora biz orada otururken o doktor kaç kez servise çıkıp geldi, adam çalışıyor görüyoruz. zaten öle biri değildir, tanıyorum doktoru da. yani demem o ki, o bir kişi gibi arada can sıkanlar olsa da çoğunluk nasıl davranması gerektiğini biliyor.en azından karşıyaka için böyle. göç alan bölgelerde de bulunuyorum sıkça, uyum sorunları oluyor elbette. ancak belediye/ stk ları boş durmuyorlar, uyum için çaba gösteriliyor. uyum derken, her iki tarafın da uyumundan söz ediyorum, gelenlerin yerleşiklere uyumundan söz etmiyorum.
şimdi saat 23:09, ben bir bayan olarak salt canım çukulata çekti veya gezmek istedi diye dışarı çıkıp sahil yürüyüşü yapıp can sıkıcı bir olay yaşamadan geri dönebilirim. Bir cafeye oturup çay içebilirim, açık bakkal/bayi bulurum.

İşte İzmir'de yaşam aşağı yukarı böyle.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.10.14)
(1)

Quora Hk.

silent storm
Aradım fakat bulamadım, daha önceden cevaplandıysa link verseniz de olur.Sorum şu, bu Quora'da her homepage dönüşümde yeni sorular karşıma çıkıyor ama bir çoğu eski tarihli, yeni sorular için bir düzenli takip sistemi oturtamadım. Bu konuda ne yapabilirim?İkincisi de, bakıyorum, birisinin sorduğu so
Aradım fakat bulamadım, daha önceden cevaplandıysa link verseniz de olur.

Sorum şu, bu Quora'da her homepage dönüşümde yeni sorular karşıma çıkıyor ama bir çoğu eski tarihli, yeni sorular için bir düzenli takip sistemi oturtamadım. Bu konuda ne yapabilirim?

İkincisi de, bakıyorum, birisinin sorduğu soruda daha cevap yok ise, soruya comment, detail falan mı ekleyebiliyorum, bu nasıl oluyor? Başkasının sorusuna müdahale etmiş mi oluyorum?
0
silent storm
(20.10.14)
1. uzun zamandır girmiyordum, eskiden most recent ve top stories olayı vardı facebook'taki gibi. most recent olayını yeni tasarımda kaldırmışlar.

2. evet, soruları düzenleyebiliyor ve wiki ekleyebiliyorsunuz. ama onay mekanizması var mı ya da nasıl çalışıyor bilmiyorum.
0
yvandal
(20.10.14)
(4)

Who ile whom arasında ne fark var?

bi sey dicem
İkisi de insanları anlatmak için kullanılıyor ama hangisi ne zaman kullanılıyor bilemedim. "A person who ..." mu olmalı "a person whom ..." mu? Ne zaman hangisi olmalı?
İkisi de insanları anlatmak için kullanılıyor ama hangisi ne zaman kullanılıyor bilemedim. "A person who ..." mu olmalı "a person whom ..." mu? Ne zaman hangisi olmalı?
0
bi sey dicem
(20.10.14)
Cevap "him" veya "her" ise soru "whom" olmalı. Cevap "he " veya "she" ise "who" olmalı.

Örnekler:

The person whom I love. (sevdiğim kişi)
I love her. (soru olmayan hali "her")

The person who loves me (beni seven kişi)
She loves me (soru olmayan hali "she")
0
harzem
(20.10.14)
ermanen
(20.10.14)
@harzem ve ermanen +1

ayrıca bilhassa abd'de günlük konuşma dilinde whom'un kullanımı yavaş yavaş kayboluyor. her iki durum için de who kullanılıyor çoğunlukla.
0
razvan rat
(20.10.14)
üsttekilere ek olarak, konuşma dilini geçtim, yazı dilinden bile kaybolmakta olduğu söylenebilir.
0
mistreated
(21.10.14)
(2)

Wadjda filmine göre Suudi Arabistan

wild honey suckle
Wadjda isimli filmde suud kadınlar alışveriş merkezine gittiğinde elbiseleri denemek için satış sorumlusuna deneyip deneyemeyeceklerini soruyorlar var ileriki lavaboda üstlerini değiştirebilecekleri cevabını alıyorlar. Suudi Arabistan avmlerindeki dükkanlarda deneme kabini yok mu? Yoksa neden?
Wadjda isimli filmde suud kadınlar alışveriş merkezine gittiğinde elbiseleri denemek için satış sorumlusuna deneyip deneyemeyeceklerini soruyorlar var ileriki lavaboda üstlerini değiştirebilecekleri cevabını alıyorlar. Suudi Arabistan avmlerindeki dükkanlarda deneme kabini yok mu? Yoksa neden?
0
wild honey suckle
(20.10.14)
böyle bir haber okumuştum, kadınların deneme kabinlerinde kıyafet denemesi ahlaka aykırı olduğu için, zenginler mağazaya gidip beğendiklerini seçip evlerine yollatıyor, orda deniyorlardı.
0
alice practice
(20.10.14)
evet filmi izlerken ben de buna dikkat etmiştim ama nedenini merak etmemiştim. gugıl'da çıkan ilk sonuçta şöyle bir paragraf var.

By the way to my surprise there are no changing rooms for women. Women cannot undress in public place even if they are behind a curtain. They choose clothes without trying them on. But they can exchange these clothes within three days without any problems. Or I saw how women gathered in the toilet and try on clothes. There is even a room with big mirror and baby changing table. They try their clothes. But in some shopping malls there is a separate floor for women. Near the entrance there is a security guard controlling who comes inside. There are changing rooms.

kamusal alanda önünde perde bile olsa kıyafetlerini değiştiremezlermiş. denemeden alıyorlarmış ama beğenmezlerse 3 gün içinde iade edebiliyorlarmış. filmde olduğu gibi bazı kadınların tuvalette denediklerini görmüş yazan kişi.

ahlak ayağına krallığın bir uygulamasıdır herhalde.
0
efreet sultan
(20.10.14)
(3)

Depreme Dayanıksız Bina

quaker
Merhaba sevgili Galya'nın villa uzmanları;Birkaç duyuru aşağıda Levent'te alacağı dairenin deprem yönetmeliğini sorgulayan bir arkadaşı görünce aklıma geldi. (Sağolsun)Yakın bir arkadaşın ailesi yeni bir eve taşındı. Mecidiyeköy'de oturdukları kendi evlerini boşalttılar. Evi kiraya da vermiyorlar.Ta
Merhaba sevgili Galya'nın villa uzmanları;

Birkaç duyuru aşağıda Levent'te alacağı dairenin deprem yönetmeliğini sorgulayan bir arkadaşı görünce aklıma geldi. (Sağolsun)
Yakın bir arkadaşın ailesi yeni bir eve taşındı. Mecidiyeköy'de oturdukları kendi evlerini boşalttılar. Evi kiraya da vermiyorlar.
Taşınma sebepleriyse, bundan 1.5 yıl evvel yönetim toplantısında "Ya deprem falan deniyor binayı bir kontrol edelim" lafı sonrası bir devlet üniversitesinden ekip getirtip binaya baktırmaları.
Sonuç: bina depreme dayanıksız, büyük bir depremde direk yıkılır. (Duvarlarda çatlaklar falan oluyor her depremde, ben de o eve çok girip çıktım)

Bu insanlar binada ortak karar alıp, yeniden binayı yaptıramadıkları için oradan ayrıldılar. Peki ne olacak buranın hali? Yıkılabileceği, tehlikeli olduğu raporu her komşuda var. Ama adamlar yanaşmıyor müteahhitlere binayı tekrar yapmaya..

Aklıma takılıyor, biri gidip, "Bu bina raporlu, tehlikesi var" diye şikayet etse belediyeye ne olacak? (Şikayet meselesi çok olası, çünkü hala binadaki boş daireler kiracılara veriliyor. Onlardan birinin kulağına giderse olay çıkar gibi)
0
quaker
(20.10.14)
Belediye Teknik Universite'den alinan hasar/guvenlilik testi sonucuna gore "Bu evde oturamazsiniz" diyor. Sonra da bina bosaltilmak zorunda kaliniyor. Ama bunun olmasi icin resmi rapor ve belediyeye basvuru gerekiyor.

Biz ortak karar ile oturdugumuz apartmani yiktirdik bu sekilde, muteahhite vermistik, yeniden yapiliyor su anda.
0
federer
(21.10.14)
@federer: Aynen bu bina oturanları da teknik üniversiteden aldı raporu..
Anca nkendi aldıkları rapora uymuyorlar..
Peki anlamadığım şey, üniversite böyle oturulmaz raporu verdikten sonra bu insanlar nasıl orada yaşamaya devam ediyor? Bir engel yok mu?
0
🌸quaker
(21.10.14)
o raporla belediyeye basvurmalisiniz. eger yikim kosullari saglaniyorsa belediye diyor ki cikin buradan, oturmaniz yasak. universitenin rapor vermesi yeterli degil yani.

uymamalari da ayrica ilginc, ben olsam korkardim acikcasi... ki korkuyordum, tasindim.
0
federer
(21.10.14)
(7)

Sürekli ve severek takip ettiğiniz internet siteleri (ingilizce)

laf salatasi
arkadaşlar gazeteler dışında hiç bir şeye bakmıyorum.bıktım artık bana eğlenceli bilgi veren, güncel olarak takip ettiğiniz ama İNGİLİZCE olan sayfa tavsiye eder misiniz lütfen.
arkadaşlar gazeteler dışında hiç bir şeye bakmıyorum.

bıktım artık bana eğlenceli bilgi veren, güncel olarak takip ettiğiniz ama İNGİLİZCE olan sayfa tavsiye eder misiniz lütfen.
0
laf salatasi
(20.10.14)
www.popsugar.com

magazin için değil sekmelerinde eğlenceli yazılar oluyor genelde.

bir de bu :

www.newscientist.com
0
neferkitty
(20.10.14)
io9.com
0
an engineer
(20.10.14)
m e l t e m
(20.10.14)
mirty
(20.10.14)
www.ted.com ted'i duymuşsundur zaten.
www.coursera.org internetten dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerdeki derslere girmece.
www.stumbleupon.com ilgi alanlarına göre sayfa bulan site.
www.brainpickings.org güzel yazılar var burda, okunur.
www.informationisbeautiful.net ilginç rakamların falan görsel sunumları var burda.
www.space.com uzayla ilgili süper bir site.
www.howstuffworks.com bu baya iyi, karıştırıp içinde kaybolmalık. anlatmıyım sne karıştır.
lizardpoint.com burda coğrafya quizleri falan var, faydalı baya.
unplugthetv.com sana izlemelik öğretici videolar öneriyor.
www.reddit.com ekşinin çok daha kapsamlı hali, çok çok iyi site. geyik de dönüyor bilimsel tartışmalar da.
www.paradoxes.co.uk meşhur paradoksları anlatan bir sayfa.

2-3 tane de faydalı süper ötesi youtube kanalı koyayım

www.youtube.com bence youtube'daki en iyi kanal bu. iki serisi var sevdiğim. birinde bi zenci abi, gangsta şivesiyle önemli edebi eserlerin özetlerini anlatıp sonra analizlerini yapıyor, tek kelimeyle dört dörtlük. diğer serilerinde de 8-bit atari mantığıyla filozofların felsefelerini açıklıyor. o da süper.

www.youtube.com bilimsel konuları falan basitçe anlatan güzel bir kanal.

www.youtube.com bu da felsefi konularda kafa açan bi abi, çok seviyorum dinlemeyi.

www.youtube.com bu eleman da bedavaya piyano dersi veren bir piyano hocası. ilgini çekiyorsa buyur.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.10.14)
otonom
(20.10.14)
baba jo
(20.10.14)
(9)

35 mi 37 mi?

gzg
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
gzg
(20.10.14)
37
0
otonom
(20.10.14)
37 bence
0
an engineer
(20.10.14)
35
0
neferkitty
(20.10.14)
35
0
anil
(20.10.14)
bence 35. 37 çok cezbedici ama 35 daha garanti.
0
biyik
(20.10.14)
31
0
Sskywalkeremre
(20.10.14)
37
0
shotgunwoman
(20.10.14)
37 daha iyi sen de biliyorsun. 35'e guven olmaz.
0
gerard
(20.10.14)
37 asal sayıların en tipsizi. Yuvarlak sayılara özel ilgim olmasa da 35 diyorum.
0
aguilas negras
(20.10.14)
(1)

istanbul'da çin telefonları satan yer

dieselsingle2
değişik çin markalarından telefonları bulabileceğim neresi vardır? one plus, thl, jiyagu, meizu falan
değişik çin markalarından telefonları bulabileceğim neresi vardır? one plus, thl, jiyagu, meizu falan
0
dieselsingle2
(20.10.14)
dogubank
0
cokponcik
(20.10.14)
(1)

Medieval 2: Total War - Hotseat

hayley williams ile evlenecek genc
Geçen yıldan beri EkşiDuyuru'dan ufak bir grupla beraber Mtw 2 oynuyoruz. Hotseat dediğim ise aynı kampanya içerisinde farklı ülkeleri kontrol etmemizi sağlayan bir tip multiplayer. Bu grubumuza birkaç yeni kişiyi katmak istiyoruz. Tek gerekli özellik her gün online olmak. İlgilenenler varsa aklınız
Geçen yıldan beri EkşiDuyuru'dan ufak bir grupla beraber Mtw 2 oynuyoruz. Hotseat dediğim ise aynı kampanya içerisinde farklı ülkeleri kontrol etmemizi sağlayan bir tip multiplayer. Bu grubumuza birkaç yeni kişiyi katmak istiyoruz. Tek gerekli özellik her gün online olmak. İlgilenenler varsa aklınıza takılan her türlü soruya cevap verebilirim. Her gün online olmak derken yanlış anlamayın. Günde 5 dakika online olmanız bile yeterli.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(20.10.14)
oyunu oynarım da günde 5 dk online olunarak nasıl idare edilecek bir şey anlamadım. biraz daha açıklayıcı olsan, ben iştirak edebilriim hacı.
0
baal
(20.10.14)
(5)

banyo temizliği(duyuru anneleri, kadınları)

hede hodo
bugun vardiya ile çalıştığım için annemin banyo temizliğine şahit oldum. çok afedersiniz bi daha oraya ne tuvaletimi yapasım, ne de saçlarımı tarayasım geldi. her yerden bir kıl çıkıyor vs vs. ben annemin bu emeğini kolaylaştırmak adına; banyo için ne alabilirim? daha sağlıklı bir hale nasıl büründü
bugun vardiya ile çalıştığım için annemin banyo temizliğine şahit oldum. çok afedersiniz bi daha oraya ne tuvaletimi yapasım, ne de saçlarımı tarayasım geldi. her yerden bir kıl çıkıyor vs vs.
ben annemin bu emeğini kolaylaştırmak adına; banyo için ne alabilirim? daha sağlıklı bir hale nasıl büründürürüm.
gözünüzde öğrenci evi canlanmasın. normal bir ev. normal banyo.
sanırım anlatabildim..
0
hede hodo
(20.10.14)
arada sen de ev temizliğine annene yardım et bence.

annene de arada çiçek al.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
saclarını odanda kurut orayı sen temizle
0
murtazaaaaaa
(20.10.14)
murtazaaaaaa + 1
Saçları odada bir havlunun üzerine doğru oturarak kurutunca, döküntü en aza iniyor.

Ek olarak, dağıtmamaya özen göstersen yeter. Biz insanız, o da tuvalet. İlla ki deri ve kıl dökülecek, sadece saçmamaya özen göstermek yeterli.
0
aychovsky
(20.10.14)
odalarda halı olduğundan temizlemek daha zor oluyor bence. ama her saç kuruttuktan sonra banyodaki saçları toplayabilirsin. duşakabinin içine doğru kurutursan sadece oraya dökülebilir.
0
inthechaos
(20.10.14)
dökülen saçları banyoda bırakmayıp, alıp çöpe atmak nasıl fikir? :)

tuvaleti kullandıktan sonra da içine çamaşır suyu katkılı sprey bir temizleyiciden püskürtüp fırçayla temizlemek tvaletin temiz kalmasını sağlar.

giderlerde de saç, kıl, deri vb. oluyorsa tchibo'da filan satılan silikon gider filtrelerinden kullanabilirsiniz. suyun gidere akışını yavaşlatır biraz tabi.
0
m e l t e m
(20.10.14)
(10)

fazla sorumluluk sahibi olmanın getirdiği sürekli gerginlik

proletarier aller lander vereinigt euch
gitgide de artıyor bu durum bende. eskiden fazlasıyla rahat bir insandım her konuda ama ne olduysa bir anda bende acayip bir sorumluluk bilinci gelişti her konuda ve bu beni çok gergin huzursuz yapmaya başladı. bir örnek vermek gerekirse -ki en büyük örneğini okul yaşantımda görmeye başladım- bugünk
gitgide de artıyor bu durum bende. eskiden fazlasıyla rahat bir insandım her konuda ama ne olduysa bir anda bende acayip bir sorumluluk bilinci gelişti her konuda ve bu beni çok gergin huzursuz yapmaya başladı. bir örnek vermek gerekirse -ki en büyük örneğini okul yaşantımda görmeye başladım- bugünkü ders iptal olacak demişti hoca işte telafi dersi için ders sayfasına yazarım falan demişti bugün baktım hiçbir şey yazmıyor sanarsın dünyanın sonu ama ben acayip huzursuz oldum bu durumdan ya ders olduysa bugün ya ben yanlış anladıysam falan diye içim içimi yedi bütün gün. tabii bu bir örnek sadece onun dışında ev konusunda da çok pimpirikli oldum daha bir ton şey. nolacak böyle fikriniz var mı ya da buna benzer bir şeyler yaşayan var mı nasıl başa çıkıyorsunuz ?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
anksiyete bozukluğu olabilir. gün içinde durduk yere huzursuzluk filan da yaşıyosan bi psikiyatra danış. ilaç veriyolar, bi senede şeker gibi oluyosun. gibi ama.
0
snape i başından beri tanırım
(20.10.14)
aramıza hoşgeldin :D uçarı kaçarı yok bunun illaki gerileceksin, bununla yaşamayı da öğreneceksin. dayanamayacağın anlarda terapiste falan git. kolay gelsin.
0
Solem
(20.10.14)
bu sonradan olur mu ya ben son zamanlarda böyle oldum.

şöyle azıcık baktım internetten anksiyeteye de yok ya sanmıyorum durduk yere olmuyor bir şey oluyor ama bu beni sadece çok huzursuz ediyor, gereğinden fazla yani.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
ayni durumu yasiyorum, surekli her seyi kontrol etmeye calisiyorum. bunun sebebini simdiye kadar 0 sorumlulukla yasayip (okul haricinde) birden cok fazla sorumluluk yuklenmesi yasamama bagliyorum. ev isleri, okul, aile, sevgili, maddi sorumluluklar derken iyice sapsala dondum. her seye yetismeye calismak bir sure sonra yoruyor zaten insani. bir sure sonra bosvermeye baslarim diye dusunuyorum sanirim sende de boyle olacaktir.
0
fraise
(20.10.14)
control freak olayına biraz bakındım da evet sanırım.

fraise gerçekten felaket bir durum ve iyi açıklamışsın. gerçekten saydığın bütün şeyler en çok beni yıpratan şeyler hem de tamı tamına ne eksik ne fazla. ne yapılır bilmiyorum valla.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
Napak toplasip seans falan mi duzenlesek
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(21.10.14)
çalışmaya başlayınca geçer bence, çok takma.
0
john lee hooker
(21.10.14)
simetrik takıntı. herşey düzenli olsun. bi süre sonra eşyalara takıntı başlar. destek almalısın.. ya ilaç ya psikolog.
0
iiiiiiiiiiii
(21.10.14)
Iiiiiiiiiiiiii yok ya oyle bi sey degil bu nasil anlatsam ben de bilmiyorum ama oyle degil.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(21.10.14)
5 yıl sonraki halini düşünüp güzel günlerin hayalini kurarak motive et kendini belki iyi gelir.
0
iiiiiiiiiiii
(22.10.14)
(2)

Isten eve gelince uyumak, kendini gucsuz hissetmek yardim lutfen

intimate
Bir arkadasim adina soruyorum bu soruyu,Kendis gercekten bu durumdan sikayetci ve degismek istiyor.Isten eve geldiginde 2 saat uyuyor. Sonra kalktigindada kendini cok gucsuz, halsiz, tembel hissediyor. Hergunu boyle geciyormus. Haftasonlari bile vucut alistigindanmidir nedir yataktan cikasi gelmiyor
Bir arkadasim adina soruyorum bu soruyu,

Kendis gercekten bu durumdan sikayetci ve degismek istiyor.

Isten eve geldiginde 2 saat uyuyor. Sonra kalktigindada kendini cok gucsuz, halsiz, tembel hissediyor. Hergunu boyle geciyormus. Haftasonlari bile vucut alistigindanmidir nedir yataktan cikasi gelmiyormus. Yalniz yasiyor, bazen yalnizliga vuruyor bu durumu.

Doktora gitti degerleri normal cikti ve gene gitmeyi dusunuyor. Spora baslicak. Tabi kalkip yazilabilirse.

Bunlar disinda onerilerinizi paylasirsaniz cok cok sevinirim.
0
intimate
(20.10.14)
depresyonda değilse sporsuzluk ve uygun olmayan beslenme düzeni kesinlikle.

Depresyonda olsa bile sporun faydasını görür ama depresyondaki insan genelde hiçbir şey yapmak istemez bu durumda psikiyatriste gitmesi de gerekebilir.
0
neferkitty
(20.10.14)
Eğer kanları normalse, yeme düzenini değiştirmeyi denemesi faydalı olabilir.

Kolayı, beyaz ekmeği ve şekeri mümkünse hayatından çıkarsın, değilse azaltsın.

Hemen her gün bir çeşit kuru yemiş tüketsin. Fındık,ceviz, badem, kabak çekirdeği, fıstık gibi. Mümkünse de bunların kavrulmuş ve tuzlanmışlarını değil, çiğlerini tercih etsin.

Her gün meyve yesin. Elma armut nar. Artık Allah ne verdiyse. Ama mümkünse karıştırmasın. Bugün elma, yarın nar, sonraki gün armut gibi.

İçtiği su miktarını artırsın. Sabah kalkınca ilk iş ve akşam yatarken birer bardak su içsin.

Telefon, bilgisayara bakarak değil, doğal yollarla, olmadı kitap okuyarak uykuya dalmaya çalışsın.

Bunlar etkili olacaktır Allah'ın izniyle.

Bir de, eğer inançlı biriyse, dua etsin, sık sık abdest alsın.
0
kullanıcı adı
(20.10.14)
(5)

Yılbaşında Bizden vize istemeyen bi ülkeye gidicem akıl verin

darkknight
Yılbaşında Bizden vize istemeyen ülkelerden birine gitme gibi bi fikrim var , özellikle kamboçya vietnam tibet vb gibi ülkeler yılbaşı zamanı pahalı mı olur biraz akıl verebilirmsiniz ? (pahalı derken 3-4 bin tlyi gözden cıkardım uçak için fikirlerinizi beklıyorum )
Yılbaşında Bizden vize istemeyen ülkelerden birine gitme gibi bi fikrim var , özellikle kamboçya vietnam tibet vb gibi ülkeler yılbaşı zamanı pahalı mı olur biraz akıl verebilirmsiniz ? (pahalı derken 3-4 bin tlyi gözden cıkardım uçak için fikirlerinizi beklıyorum )
0
darkknight
(20.10.14)
Kamboçya bedava sayılır ama vize istiyor mu bilmiyorum. O tarafta tayland'ı düşünebilirsin. Eğlence garanti.
0
kaptan memo
(20.10.14)
Japonya vize istemiyor sanırım. Ben gitmek isterdim.
0
innerbliss
(20.10.14)
illa asya demiyorsan karadağ derim
0
ack3000
(20.10.14)
Balkan ülkeleri. Rusya'da olabilir.
0
maxim gorki
(20.10.14)
Brezilya ya da Arjantin'e giderdim ben olsam.
Edit: Isin gucun varsa Amerika vizesi alabilirsin, hemencecik veriyorlar on yillik turist vizesini.
0
federer
(21.10.14)
(3)

internet bitti mi?

snape i başından beri tanırım
son zamanlarda interneti eskisi kadar ve eski amaçlarımla kullanmadığımı fark ettim. bilgi edinme, bi şey öğrenme amaçlı siteleri ise zamanım olmadığı için kullanmıyorum o kadar. daha çok çevremdeki insanlarla iletişim kurmak için giriyo gibi bi şeyim, konuşmak istemediğimde ise çok bi şey yapmıyoru
son zamanlarda interneti eskisi kadar ve eski amaçlarımla kullanmadığımı fark ettim. bilgi edinme, bi şey öğrenme amaçlı siteleri ise zamanım olmadığı için kullanmıyorum o kadar. daha çok çevremdeki insanlarla iletişim kurmak için giriyo gibi bi şeyim, konuşmak istemediğimde ise çok bi şey yapmıyorum. sosyal medyada da gözlemlediğim bi durum bu, insanlar daha çok kendi ürettiği verileri paylaşabileceği facebook, twitter, sözlük gibi ağları kullanmayı tercih ediyo. internet aktiviteleri artık daha çok bunlardan oluşuyo yani. interneti tüketmiş olabilir miyiz? mesela akıllı telefondan da artık o kadar bir şeyleri takip edeyim, dışarıdayken de bakayım gibi tatlar alamıyorum. hatta internet paketimi iptal etmeyi düşündüm. haberleri zaten belli birkaç platformdan ve sosyal medyadan takip ediyodum. artık çok önemli bi şey olmamışsa onun için de girip bakmıyorum.

sizin internet kullanma alışkanlığınız ne durumda? bana bitti, tükendi de sonuna gelmiş bakıyomuşuz gibi geliyo. reddit falan bile kendini tekrar ediyomuş gibi gelmeye başladı artık. yeni hiçbi şey bulamıyorum.
0
snape i başından beri tanırım
(20.10.14)
ilacın bu. üye ol. ilgi alanlarını seç sonra tökezlemeye başka.

www.stumbleupon.com
0
washe
(20.10.14)
daha yeni basliyor.
0
f_d
(20.10.14)
sosyal medyayı takip etmiyorum, facebook harici hesabım yok, facebooku da sadece kelimelik oynamak için kullanıyorum.

maillerime bakıyorum, buraya bakıyorum, nadiren sözlüğe bakıyorum, film-dizi izliyorum, gerektiğinde makale arayıp iş ilanlarına bakıyorum. tüm yaptıklarım bundan ibaret internette. benim için özellikle bu sene tükendi kendisi.
0
devilred
(20.10.14)
(12)

Yas ilerledikce

letheavendangered
Aileye daha mi cok baglaniyoruz?
Aileye daha mi cok baglaniyoruz?
0
letheavendangered
(20.10.14)
tam tersi

açıklama yapma editi:

zamanla birlikte ailelerimizi anlıyorsak bağlanıyoruz ama yok onların olumsuz yönlerini birer yetişkin gözüyle görüp aslında sokakta görsek hiç de anlaşamayacağımız insanlar olduğunu ya da tasvip etmediğimiz davranışlar görüp algılıyorsak çocukluktaki ''anne- baba bağlılığı'' kalmıyor elbet.

yaş ilerledikçe farkındalık artıyor dolasıyla herkesin ailesine göre değişir bu durum.
0
neferkitty
(20.10.14)
evet. baglanıyoruz(m)
0
pinkket
(20.10.14)
kendimi bildim bileli çok bağlıyım aileme, tek gerçek ailedir bence. herzaman yanında olan onlar. yaş ilerledikçe, olgunlaştıkça bunu daha iyi anlıyor herhalde insan.
0
rock n roll
(20.10.14)
tam tersi
0
secilmis uye
(20.10.14)
Ben 22-23'ten sonra öyle oldum.
Yani hiçbir zaman çok bağlı değildim de nispeten diyeyim.
0
loralynn
(20.10.14)
hayır.
0
sen git ben geliyorum
(20.10.14)
Bağlılık olmuyor ama akıl başa geldikçe kıymetleri daha çok anlaşılıyor.
0
ay nov kung fu
(20.10.14)
yaşım 22.

18de suni duygular sayesinde belki de, ailemden kopmuştum. o günleri ergenlik olarak görürsek, olgunlaştıkça bağlanmaya başladım.

keza arkadaşlarımda da ailelerine bağlılığın emarelerini görüyorum. ancak yaş ilerledikçe mevzusu dönemlere göre değişiyor olsa gerek.
0
dahinnotha
(20.10.14)
önce uzaklaşıyorsun. sonra dank ediyor. tekrar bağlanıyorsun. sımsıkı olmuyor, yeterli şekilde olması gerektiği gibi oluyor ve o uzaklaştığın dönemler için ne kadar da ergenmişim diyorsun.
0
washe
(20.10.14)
Bence evet yani bende öyle oldu.
0
strangerinhere
(20.10.14)
evet.onları daha iyi anlamaya,daha fazla saygı duymaya başlıyorsun.yaş ilerledikçe hayatın ne kadar zor olduğunu,insanın sırtına binen yüklerin arttığını gördükçe,bu kaosta senin için ayakta durmaya çalışmalarına minnettar kalıyorsun.
0
rabitelli
(20.10.14)
hayır ama bazen dedikleri daha mantıklı gelmeye başlıyor
0
argent dawn
(20.10.14)
(10)

avukat davayı bırakırsa

hayvan gibi yazar
merhaba açtığımız bir ipotek fekki davasında avukatımız anlaştığımız süreden evvel(bu ay sonunda bütün ücretini ödememizi istiyor) avukatlık ücretini ödemezsek davayı bırakacağını ve hak ettiği parayı her şartta alacağından bahsediyor. durum sıkışık kasım ortasına kadar vakit verin diyoruz hayır ben
merhaba açtığımız bir ipotek fekki davasında avukatımız anlaştığımız süreden evvel(bu ay sonunda bütün ücretini ödememizi istiyor) avukatlık ücretini ödemezsek davayı bırakacağını ve hak ettiği parayı her şartta alacağından bahsediyor. durum sıkışık kasım ortasına kadar vakit verin diyoruz hayır ben ay sonunda istiyorum paramı diyor. bu arada ilk mahkemeden sonra tanıkların dinlenmesi için ikinci mahkeme 5 kasıma ertelendi. kadın paramı ay sonunda almazsam bırakıyorum davayı dedi eğer bırakırsa ne olur? mahkemeye gidip durumu anlatsak bir celse daha yapılır mı? yoksa tanıkları dinleyip avukat olmadan da karar çıkar mı? 5 kasıma kadar avukatın davayı bırakması ne şekilde etkiler durumu?
0
hayvan gibi yazar
(20.10.14)
Aranızda vekalet dışında bir avukatlık sözleşmesi var mı? Yoksa, azil edin gitsin. Yerine başkasını atayın. Anladığım kadarıyla zaten dava sonuçlanmamış dolayısıyla hak edilmiş bir ücret de yok. Sizden ancak masrafları alır.
0
maxim gorki
(20.10.14)
vekalet ücretine vekaleten üstlenilen iş tamamlandıktan sonra hak kazanılır.

şimidilik bir şeye hak kazanmış değil. azledin ama bırakın duruşmaya gelmesin, ondan sonra azledin ki elnizde azil için haklı gerekçe olsun. haksız yere azlederseniz ücrete hak kazanır.

davayı bırakırsa da bir şey olmaz. duruşma yapılır yine ama tabi avukatınız olmadan yapılır.
0
m e l t e m
(20.10.14)
hayır sözleşme yok. bizim tutmak istediğimiz avukat karaburuna taşınmıştı bu kadın onun nişanlısı adam ben ilgileneceğim davayla(kendisi eski banka avukatı diye verdi davayı) dediği halde kadınla uğraşıyoruz. vekalet falan kadının üstüne zaten. masraf olarak bankanın avukatıyla cevap yazıları cevaba cevap yazısı vs var başka nedir bilemiyorum sanırım hepsini faturalandırmak zorunda. zaten bütün kanıtları vs yi biz verdik eksik olanlarıda dava mayıs ayında açıldı ilk mahkeme eylülde oldu. ve kasıma attı. dava zaten annem tarafından babama ve bankaya açıldı şimdi şahitleri dinlemek istedi hakime. geri alan evraklarıda masrafı mahkemeye yatırdığımız paradan karşılanmak üzere aile mahkemesi tedarik ediyor zaten. kadın bir kere celseye katyıldı birde karşılıklı yazışmöalar var. bütün bunlara karşılık ben hak ettiğim paranın tamamını iszden alırım diyor ve ağır ağır konuşuyor profesyonel iş yapıyoruz sizin zor durumda olmanız benim sorunum değil paramı verin duygusal mısınız(en çok şaşırdığım laf bu oldu kadına parasını ne zaman verebileceğimizi anlatıyorum yalan söylememek için başımdan savmamak için cevap bu oldu duygusallaşmayın vs) verdiğimiz bütün kanıt belgeleride avukatta yani orjinal belgeleride almadık kadın başımıza bela açıp davayı bankaya satar diyede çekiniyoruz o yüzden başladığımız kişiyle bitsin düşüncemiz vardı. ama 20 25 gün sabredemiyor.
0
🌸hayvan gibi yazar
(20.10.14)
Eğer aranızda bir avukatlık ücret sözleşmesi yoksa dava bitmeden hiçbir şeye hak kazanamaz. Ona da ancak dava sizin lehinize sonuçlanırsa hak kazanır. Bence avukatınızın bu davayı pek talip edesi yok. Sizden dava bitmeden para talep ettiğini bir şekilde yazılı beyan ederse veya bir yukarıdaki kullanıcının dediği gibi davaya girmezse haklı azil edebilirsiniz. Hatta Baroya ve Savcılığa da bildirirseniz, meslek suçundan ağır cezada yargılanır. İş hapse ve meslekten ihraca kadar gider. Bence bir şekilde verdiğiniz belgeleri geri alıp yeni avukat atamaya çalışın.
0
maxim gorki
(20.10.14)
işin gerçeği davayı kazanır ya da kazanmaz uğraşması bile yeterli uğraşsın ve kazanamasın gene verelim parasını. fakat konuşma şekli çok garip geliyor profesyonel iş yapıyoruz diyor madem neden sizlerde dahil başka bir yerde sorduğum bu soruya herkes aynı cevabı verirken paramda param diye tutturuyor? evrakların orjinali kendisinde fakat dava dosyasında hepsi mevcut, evraklarınızı vermiyorum diyemez diye düşünüyorum. yarın yeni bir avukatla görüşüp ne yapabileceğimize bakalım o zaman. karşı bankayla iş birliğinde bulunmaya cesaret edemez sanırım?
0
🌸hayvan gibi yazar
(20.10.14)
şöyle bir cevap geldi ;

katılıyor musunuz?


---------------------------------
size ay sonuna kadar süre verdiyse, ay sonunda çekilse bile, size bunun tebliğinden itibaren 15 gün boyunca dava ile ilgili işleri yürütme zorunluluğu vardır avukatlık kanunu m.41 gereği. o sizi parayla tehdit ediyorsa siz de onu bununla tehdit edin. tabi sürenin sonunda..

ayrıca tanık dinlenecekse o celsede karar çıkmaz çok çok yüksek ihtimalle. 2. celsede karar çıkması imkansız gibi bişeydir zaten. avukatınızın celsede söyleyeceği şey de şu: "tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz, yazılı beyanda bulunmak için süre istiyoruz." bunun dışında tanıklara bikaç soru sorabilir belki. bunlar sizin de yapabileceğiniz şeyler. korkmayın yani. avukat duruşmaya girmezse tanıklar dinlensin, siz de süre isteyin mahkemeden. yeni bi avukat tuttuğunuzda o avukat süre tutum dilekçesi vererek hazırlığını yapar, dilekçesini verir.
0
🌸hayvan gibi yazar
(20.10.14)
karşı bankayla iş birliğinde bulunmaya cesaret edemez tabi ki çünkü yasak. :) meslekten men edilir.

"size ay sonuna kadar süre verdiyse, ay sonunda çekilse bile, size bunun tebliğinden itibaren 15 gün boyunca dava ile ilgili işleri yürütme zorunluluğu vardır avukatlık kanunu m.41 gereği. o sizi parayla tehdit ediyorsa siz de onu bununla tehdit edin. tabi sürenin sonunda.."

size ücret talebini yazılı olarak mı bildirdi ki tebliğden bahsediliyor? öyle bildirmiş olamaz kendi iyiliği açısından.

"ayrıca tanık dinlenecekse o celsede karar çıkmaz çok çok yüksek ihtimalle. 2. celsede karar çıkması imkansız gibi bişeydir zaten. avukatınızın celsede söyleyeceği şey de şu: "tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz, yazılı beyanda bulunmak için süre istiyoruz." bunun dışında tanıklara bikaç soru sorabilir belki. bunlar sizin de yapabileceğiniz şeyler. korkmayın yani. avukat duruşmaya girmezse tanıklar dinlensin, siz de süre isteyin mahkemeden. yeni bi avukat tuttuğunuzda o avukat süre tutum dilekçesi vererek hazırlığını yapar, dilekçesini verir."

bu kısma katılıyorum eğer ki dava basit bir davaysa. çetrefilli bir savunma gerektirmiyorsa.
0
m e l t e m
(20.10.14)
davanın konusu medeni kanun 194. annem babama ve bankaya kendisinden habersiz evi ipotek ettiği için dava açtı. hayır teblgat falan olmadı para konusu sözlü konuşuldu. zaten ödemesinide yapalım diyoruz ama gerçekçi olmak yerine işi yokuşa sürüp olmayan parayı yaratmamızı istiyor avukat hanım. yalan söylemeyelim diye uğraşıyoruz zorla bu hale koyuyorlar insanı.
0
🌸hayvan gibi yazar
(20.10.14)
dava bitmeden para filan vermeyin bu avukata. ücret için de yazılı olarak bir sözleşme yapın eğer onunla devam edecekseniz. davanın kaybı halinde masraflar dışında bir talebi olmayacağını da yazın sözleşmeye. zaten parasını alabilmek için davaya girecektir. girmezse de dediğim gibi yapın. davaya girmediği, vekillik görevini yerine getirmediği gerekçesiyle azledin.

sizin bilgisizliğinizden faydalanmaya çalışan kötü niyetli bir avukat gibi geldi bana bu hanım. parayı aldıktan sonra davayı takip etmemeyi amaçlıyor olabilir.

olur da sözleşme yapmadan parasını verirseniz elden vermeyin, kendi hesabınızdan onun hesabına yatırın ve vekalet ücretinin önceden talep edildiğine dair de muhakkak yazılı ve imzalı belge talep edin. ortada sadece sözlü talep varken elden de bankadan da ödeme yapmayın.

ben de avukatım ama ne art niyetli avukatlar var... vekalet ücretini hak kazanmadan ve elden aldıktan sonra, dava bitince tekrar vekalet ücreti talep etmeyi düşünüyor dahi olabilir. güvenmeyin.
0
m e l t e m
(20.10.14)
daha önce de belirtildiği gibi, avukatlık kanunu'na göre, "belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder." yani, 5 kasım'a kadar bu süreç zaten tamamlanamayacağı için avukatın sorumluluğu söz konusu olur. kendisine bunu hatırlatabilirsiniz.

yine avukatlık kanunu'na göre "avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder." yani davayı kazanmanın değil, sarf edilen emeğin karşılığıdır. eğer avukat ile aranızda ödeme yapacağınız tarihleri belirten bir sözleşme olsaydı ve belirlenen tarihlerde ödeme yapılmasaydı, avukatın sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı olurdu ama aranızda böyle bir yazılı sözleşme de olmadığını, hatta anlaştığınız süreden evvel avukatın ücreti talep ettiğini söylüyorsunuz.

şimdilik endişe edecek bir durum yok. tanıkların dinlendiği celse, büyük ihtimalle karar verilmez. "tanık ifadelerine karşı yazılı beyanda bulunmak üzere süre istiyorum" dersiniz. avukat muhtemelen sizi sıkıştırmak için davayı bırakacağını söylemiştir. sorumluluğu gereği 5 kasım'daki duruşmaya girmesi gerekir. bu konuda kendisine bir hatırlatma yapın yine de.
0
miranda
(21.10.14)
(4)

İstanbul'da deprem yönetmeliğine uymayan ev

long live rock n roll
1. Levent'te ev almayı düşünüyoruz. 25-30 yıllık bir apartmanda daire. Muhit düzgün, ev biraz eski olsa da iyi. Fiyat pazarlığı yapıyoruz da aklımıza bir şey takıldı: Bu apartmanlar eski olduğu için muhtemelen deprem yönetmeliğine uygun değildir, değil mi? Peki olası bir depremde evin yıkılma ihtima
1. Levent'te ev almayı düşünüyoruz. 25-30 yıllık bir apartmanda daire. Muhit düzgün, ev biraz eski olsa da iyi. Fiyat pazarlığı yapıyoruz da aklımıza bir şey takıldı: Bu apartmanlar eski olduğu için muhtemelen deprem yönetmeliğine uygun değildir, değil mi? Peki olası bir depremde evin yıkılma ihtimalini bir yana bırakırsak, bu durumun bize bir zararı olur mu hukuki açıdan? Mesela yarın bir gün biri çıkıp "bu apartman deprem yönetmeliğine uygun değil" diye ihbar ederse ne olur? O apartmana tadilat yahut yıkıp tekrar yapılması mı gerekir? Öyle olursa apartmanın tüm sakinlerinin yeni inşaat masraflarını cebinden mi karşılaması gerekir? Fikri olan var mı?

Bu eski bölgelerde yüzlerce ev alınıp satıldığına göre ciddi bir şey yoktur diye tahmin ediyorum ama işin aslını bilen biri beni aydınlatsın.
0
long live rock n roll
(20.10.14)
Tahmin ediyorum sikayet halinde hicbir sey olmaz. Sikayet bile olmaz.
Kulaktan dolma olarak soyluyorum, hukuksal olarak sadece soyle bir durum var: ev depreme karsi dayaniksizsa (testi var) evi guclendirmeden aslinda tadilat yapamiyorsunuz. Pratikte pek fark etmiyor tabii.

Ek: evet yonetmelige uygun degil, cunku yonetmelik depremden sonra cikti. Ama bu durum evin depreme dayaniksiz olmasini gerektirmiyor. Sadece yuksek ihtimal dayaniksiz oldugunu tahmin edebilir ya da test yaptirabilirsiniz.
0
f_d
(20.10.14)
apartmandan biri çıkar da belediyeye kontrol için başvurursa ve bina çürük çıkarsa 3 ay içinde binanın boşaltılması lazım. eğer mütahit bulunamazsa toki olaya dahil oluyormuş.
0
sutlu nescafe
(20.10.14)
bu arada curuk olmasinin da dereceleri var yanilmiyorsam. hani "bina curuk burada yasanmaz" denmesi icin binanin durumunun baya agir olmasi gerekiyor.
0
f_d
(20.10.14)
30 yıllık bir bina kesin çürüktür kardeşim.

betonarme yapıların sağlıklı kullanım ömrü 50 yıldır zaten, zamanında en süper şekilde sağlam yapılsaydı bile ömrünün yarısını tamamlamış zaten.

30 yıl önceki beton ve demir tekniğimizde kalitemizde çok kötü idi ülke olarak, büyük ihtimal ile de hazır beton değil inşaatın önünde karılan harç ile yapılmıştır inşaat.

yani özetle oturmak için alıyorsanız büyük risk altındasınız haberiniz olsun.

sorularına gelince;

ancak maliklerden biri dilekçe ve 3-4 bin tl ödeme ile yetkili bir firmaya test yaptırır ve sonuç çürük çıkarsa, (ki %90 öyle çıkar) tapuya riskli yapı şerhi konulur ve sanırım 6 aya kadar binanın boşaltılması lazım.

bu güne kadar hep riskli yapı şerhi koyulsunda bir an önce binayı yıkalım diye dört gözle beklediğimiz için sonraki adımları pek bilmiyorum. fakat yapı riskli diye kimsenin gelip zorla çıkaracağını sanmam.

yıkılıp tekrar yapılması konusu ise şöyle olur;

eğer arsanın imarı şu anki daire sayısından daha fazla daire üretmeye imkan verirse bir müteahhitle anlaşırsınız (mesela ben ;), fazladan üretilecek dairelerin satış fiyatı müteahhitin maliyet ve karını karşılar ise elinizi cebinize atmazsınız.

ha yok fazladan üretilecek daire sayısı azdır, müteahhit için karlı bir iş değildir. o zaman her malik belli bir para öder müteahhite.

üçüncü ihtimal ise eski ve yeni binada daire sayısı değişmeyecekse her malik binanın maliyetini kendi karşılar.

ve korkmayın, çok maliyetli bir şey değildir. o 400-500-600 bin tl fiyatlara aldığınız dairelerin m2 maliyeti 750 tl, süper lüks yapacam dersen 1000 tl yi aşmaz.
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(22.10.14)
(1)

Reiki hakkında bilgisi olan arkadaşlar

reptillia
var mı aramızda?Şimdi ben bunu öğrenmek için para vermeyeyim, bilen birisinden yardım alayım dedim. Zumbara diye bir oluşum var bilen bilir, ordan reiki öğreten birini buldum. Tesadüf bu ya, tavsiye edilen bir hocanın da semineri varmış tam da bu haftasonu.Sizce bilen herhangi biri yardımcı olabilir
var mı aramızda?
Şimdi ben bunu öğrenmek için para vermeyeyim, bilen birisinden yardım alayım dedim. Zumbara diye bir oluşum var bilen bilir, ordan reiki öğreten birini buldum. Tesadüf bu ya, tavsiye edilen bir hocanın da semineri varmış tam da bu haftasonu.
Sizce bilen herhangi biri yardımcı olabilir mi, yoksa bu işi uzmanından mı öğrenmeliyim?
0
reptillia
(20.10.14)
Reiki öğretmekle değil inisiasyonla başlayan bir şey. yani yüksek seviyede olan, yıllaırnı vermiş bir kişi senin o enerji/chi/nedersenartık yollarını açmalı. Bunu da herkes yapamaz tabi. E illa hoca diye bilinen, seminer veren birisi olmak zorunda değil ama o seviyeye gelmiş olmalı.
0
r_u_h
(20.10.14)
(2)

Reiki hakkında bilgisi olan arkadaşlar

reptillia
var mı aramızda?Şimdi ben bunu öğrenmek için para vermeyeyim, bilen birisinden yardım alayım dedim. Zumbara diye bir oluşum var bilen bilir, ordan reiki öğreten birini buldum. Tesadüf bu ya, tavsiye edilen bir hocanın da semineri varmış tam da bu haftasonu.Sizce bilen herhangi biri yardımcı olabilir
var mı aramızda?
Şimdi ben bunu öğrenmek için para vermeyeyim, bilen birisinden yardım alayım dedim. Zumbara diye bir oluşum var bilen bilir, ordan reiki öğreten birini buldum. Tesadüf bu ya, tavsiye edilen bir hocanın da semineri varmış tam da bu haftasonu.
Sizce bilen herhangi biri yardımcı olabilir mi, yoksa bu işi uzmanından mı öğrenmeliyim?
0
reptillia
(20.10.14)
uzak doğuda filan bu işi öğrenmediyse işin uzmanı diye kendisini tanıtanların hepsinin bu tarz seminerlerde bu işi öğrendiğini düşünüyorum dolasıyla seminerden öğren derim.
0
neferkitty
(20.10.14)
peki seminerden diil de öyle herhangi birinden öğrenmeye çalışmanın bir zararı, tehlikesi falan var mı?
0
🌸reptillia
(20.10.14)
(1)

15 metrekare odam var

balpolen
9 dilim, 2000 watt, tekzenin kendi markasi home marka yagli radyator alayim mi, evimi odami isitir mi? Verim alabilir miyim?
9 dilim, 2000 watt, tekzenin kendi markasi home marka yagli radyator alayim mi, evimi odami isitir mi? Verim alabilir miyim?
0
balpolen
(20.10.14)
9 dilim yetmeyebilir.birde soyle bir durum var.bende bayagi eski bir yagli radyator vardi.uzun yillar kullandim onu.hem cok iyi isitiyordu hemde kapattigimda kendi sicakligini koruyordu.gecen sene buyuk ihtimal senin dedigin aletten aldim ama ayni verimi alamadim.tekzende bir suru marka birarada oluyor.inceleyip iyi olanini secsen daha iyi olabilir,
0
cizgilipijama
(20.10.14)
(6)

Alisverise cikicam, saglikli beslenme uzerine liste lazim

duyurumvar
Tek tuk seylerde yazabilirsiniz. Neler alayim ben simdi :)
Tek tuk seylerde yazabilirsiniz.

Neler alayim ben simdi :)
0
duyurumvar
(20.10.14)
- brokoli (1 havuç + 1 patates ile püresi çok güzel oluyor)

-her türlü yeşillik--> yeşil soğan, dereotu, maydonoz, marul, dereotu, nane

bunları cherry domates ve salatalık + ceviz ile süsler salata yaparsın bir güzel

- soda ve varsa chado marka yeşil çay alabilirsin hatta vanilyalı çayı muhteşem ondan da alabilirsin.

-köy yumurtası varsa ondan al.

- taze balık al varsa

aklıma bunlar geldi ilk
0
neferkitty
(20.10.14)
bazı (spesifik) ürünleri yazayım, sağlıklı olup olmadığı tartışmalı olanlar da olabilir içinde, dozajını ayarlamak da sana kalmış.

lor peyniri, kefir, ceviz-fındık-yer fıstığı-yaban mersini, yumurta, keçiboynuzu, yulaf kepeği/ezmesi, kırmızı et, tavuk/hindi eti, balık, esmer pirinç, kepekli makarna, baklagiller, hindi füme, pastırma, kavurma,turşu, sarımsak, keten tohumu... yeşillik, mevsim sebzelerini falan da es geçme derim.

bir ayrıntı da paketlenmiş ürünlerden olabildiğince uzak durman, mesela benim listemde hindi füme bu anlamda biraz sıkıntılı.
0
candanag
(20.10.14)
gün kurusu da alabilirsin ama kayısı kurusu değil bak gün kurusu.
çünkü gün kurusu direkt güneşte kurutulan kayısıdır normal kayısı kurusu ise kükürtlü bir şeyler yapıyorlar tam net hatırlamıyorum.
ben 2-3 gün kurusunu salataya koyuyorum çok güzel tat veriyor.
0
neferkitty
(20.10.14)
ayran, yoğurt, kefir, peynir, yumurta, tavuk, hindi, kırmızı et, ton balığı, marul, ıspanak, roka, limon, badem, ceviz.
0
icemint
(20.10.14)
100'er gram ceviz, çiğ fındık, çiğ badem, çiğ kaju, tuzsuz fıstık.

karıştırıp günde 50 gr. = 10 gün.
0
loser blueser
(20.10.14)
Marketten alacaksan et, yeşillik ve yumurta al sadece.
0
arnold schwarzeneger
(21.10.14)
(4)

Stackexchange sitelerinde takıldınız mı hiç?

ermanen
http://stackexchange.com/en ünlülerinden biri stackoverflow mesela. programcılar oraya takılıyor genelde.ama her türlü konuda da farklı farklı stackexchange siteleri var.takıldınız mı? takılıyor musunuz?kurallar sıkı genelde orda ve puan sistemiyle yetki alabiliyorsun (gamification). insanların yetk
stackexchange.com

en ünlülerinden biri stackoverflow mesela. programcılar oraya takılıyor genelde.

ama her türlü konuda da farklı farklı stackexchange siteleri var.

takıldınız mı? takılıyor musunuz?

kurallar sıkı genelde orda ve puan sistemiyle yetki alabiliyorsun (gamification). insanların yetkisi olunca baya kasıntı tipler çıkabiliyor. ama bir yandan da iyi, baya düzgün bir ortam oluşturmuşlar.
0
ermanen
(20.10.14)
2 gün önce stackoverflowdaydım.

hadi bilgililer eyvallahta cidden kasım kasım herifler.
0
anonymice
(20.10.14)
internetin hayırlı olsun. :)

şaka bir yana, stackoverflow yazılımcılar için kutsal tapınak gibi bişi. ilk bakınılan yer.
superuser : genel sistem sorunları
ask different : apple'la ilgili sorular.

kasıntı tipler var. ve genelde de haklılar.
genel olarak mükemmel bi ortam. kusursuz.
0
widee
(20.10.14)
elbette.
0
f_d
(20.10.14)
abi sen watchtower of turkey videosunu da 3 hafta sonra falan gormustun, harbiden yeni mi baglattin interneti :p

stackoverflow'da takiliyorum ben kod mod isleri icin. ingiliz literaturune kadar alt-siteler var, epey faydali
0
hjarteblod
(20.10.14)
(10)

Kalorifer

mattiadestro
yakmaya başladınız mı? bu akşam soğuk sanki açacağız biz birazdan. lokasyon istanbul.
yakmaya başladınız mı? bu akşam soğuk sanki açacağız biz birazdan. lokasyon istanbul.
0
mattiadestro
(20.10.14)
Hayir. Evde gunduz kimse yok zaten. Aksamlari da kediyle idare ediyorum. Direnebildigim kadar direnicem.
0
rayde
(20.10.14)
çoktaaaan
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
Yok kadro daha yakmayız yav
0
Bostan
(20.10.14)
biz bir haftadır falan aralıklı olarak yakıyoruz. erkek arkadaşım da ben de şifayı kaptık ama ondan fazlaca üşüyo olabiliriz.
0
kaffle
(20.10.14)
1 aydır yakıyoz..
0
inanmazsan inanma
(20.10.14)
istanbul. hayır yakmayacağız.
0
sutlu nescafe
(20.10.14)
Biz cok soguk olunca klima aciyoruz biraz, henüz kombiyi yakmadik.
0
fraise
(20.10.14)
sadece odamda küçük ısıtıcı fanı açtım ilk kez. serinliği kırdı, kapattım.
0
inawen
(20.10.14)
3 - 4 Haftadır yanıyor, merkezi sistem. Ankara.

Dışarısı şuan 3 derece.
0
yatagants
(20.10.14)
dışarısı 13 derece. zinhar kat'a yakmam diyenler üşümüyor mu merak ettim gerçekten.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
(1)

youtube'dan video indirmek

geze
nerede ares,nerede kaldı limewire,özledim kazaa'yı. ama gelin görün ki, kanun ferman dinlemiyor.benim cd yapmak için şarkı yapmam, onun için youtube'dan video indirmem gerek. bunun en efektif ve kolay yolu nedir ey yardımsever insanlar?teşekkürler.
nerede ares,nerede kaldı limewire,özledim kazaa'yı. ama gelin görün ki, kanun ferman dinlemiyor.

benim cd yapmak için şarkı yapmam, onun için youtube'dan video indirmem gerek. bunun en efektif ve kolay yolu nedir ey yardımsever insanlar?

teşekkürler.
0
geze
(20.10.14)
Offliberty.com
0
rayde
(20.10.14)
(5)

Cezeryenin ingilizcesi karonut imiş

ermanen
kim uydurmuş bunu?------------------------------------wikipedia ingilizce makalesi "cezerye" demiş mesela. karonut'dan bahsetmemiş. cezer arapça'da havuç demekmiş.
kim uydurmuş bunu?

------------------------------------

wikipedia ingilizce makalesi "cezerye" demiş mesela. karonut'dan bahsetmemiş. cezer arapça'da havuç demekmiş.
0
ermanen
(20.10.14)
carrot-nut gibi muhtemelen, mantikli bence. cezeryeyi mi kim uydurmus diyorsun?
0
fortisvita
(20.10.14)
Havuçtan yapıldığı için carrot'tan geliyordur.
0
hiko seijuro
(20.10.14)
carrot ile nutın bileşimi olmasın o?
zaten havuçlu değil mi cezerye ben öyle hatırlıyorum sevmeyipy ıllar boyunca yemedim bi daha o yüzden emin olamadım.

eğer öyle ise mantıklı yani.

edet: hepimiz einstein terkiz
0
neferkitty
(20.10.14)
karonut'ı kim uydurmuş yani

mesela niye caronut değil

ya da carronut değil

veya carrotnut değil
0
🌸ermanen
(20.10.14)
wikipedia ingilizce makalesi "cezerye" demiş mesela. karonut'dan bahsetmemiş. cezer arapça'da havuç demekmiş.
0
🌸ermanen
(20.10.14)
(2)

Gürültülü motorlu apaçi kabilesi

draconas
Arkadaşlar merhaba,Oturduğum yer cadde üstü bir yer ve yakınında bir kız meslek lisesi var. Dolayısıyla apaçilerin cirit attığı bir mekan oluyor. Okul çıkışı zamanlarında daha da bir artış oluyor. Envai çeşit dandik gürültülü motorlarıyla bu cadde üzerinde bir o yana bir bu yana turluyorlar. Haliyle
Arkadaşlar merhaba,

Oturduğum yer cadde üstü bir yer ve yakınında bir kız meslek lisesi var. Dolayısıyla apaçilerin cirit attığı bir mekan oluyor. Okul çıkışı zamanlarında daha da bir artış oluyor. Envai çeşit dandik gürültülü motorlarıyla bu cadde üzerinde bir o yana bir bu yana turluyorlar. Haliyle kafa ütülüyorlar. Bunlar 1 olsa neyse 2 olsa neyse çık dışarı kır ağzını ver motoru eline yolla ama o işin sonu yok. Bir arada aklıma lan bi kuş tüfeği alayım. Geçeni şişleyim dedim. Sonra kendi kendimi frenledim. Malı vurcam düşecek arkasan gelen araba otobüs çiğnicek bunu sonra al başına bela. Ondan da vazgeçtim yani.

Sonra dedim lan bu işi yasal yollarla halletmek mümkün mü acaba? Yani trafik bölge denetlemeye mail falan anlatsam. Burda bunlar ne kask ne bişey 3 kişi 1 motorun üzerinde son sürat bir oraya bir buraya gidip geliyolar desem. Bu iş çözülür mü sizce? Var mı yolu yordamı bu işin. Hayvan gibi geçiyolar arkadaş. Çeşit çeşit. Ard arda. Eksoz patlatan mı istersin, ara gaz çekip duran mı?
0
draconas
(20.10.14)
Valla boğaz köprüsü girişinde polis kasksızları sinek gibi avlıyor. Arayıp derdinizi anlatırsanız o saatte bir trafik polisi yollarlar belki, hem işin içinde ceza parası da var.
0
whoosie
(20.10.14)
Ben de aynı şeyden rahatsız oluyorum. Bunların kaldırıma çıkanları da var.

Geçen sene öyle oturan bi ekip otosuna gittim camı tıklattım. Dedim ki, iki blok ötede dursanız olur mu? Kaldırımdan kuryeler motor sürüyor, deli gibi gürültü yapanlar falan var, bir ilgilenin bir zahmet. Ekip tabi ki dedi. Şikayet olmadan bir şey yapmaları pek mümkün olmuyormuş (aslında mümkün ama neyse). Bunu cuma günü başka şehre giderken dedim. Pazar geldiğimde normalde kurye motoruyla dolu olan kaldırımda değil yolda parkedilmişti mesela hepsi de. İki haftada eskiye döndü ama olsun.

Sonra akşam 10'dan 12'ye egzos patlatan birkaç apaçi arabasını şikayet ettim. Dedim her gece buradalar, gelseniz zaten görmeme olasılığınız yok. O zaman bana "biz böyle her yere durup bekleyemiyoruz, siz plakasını alın onların biz işlemi yapalım" dediler. Ama aşağı inip plaka için beklemem garip birşeydi. Kaynadı öyle.

Galiba polisine göre değişiyor. Gördüğünüz bir ekipten rica edin güzel dille, canları sıkılıyorsa el atıyorlar gibi geldi bana.
0
taqster
(20.10.14)
(2)

D-Smart internet faturasını geç ödersem ne olur?

sivil admin
arkadaşlar bazı sorunlardan dolayı faturamı bu hafta sonu ödeyeceğim. bugün son ödeme tarihiydi hemen interneti keserler mi? yoksa geciktirme cezası mı uygularlar?
arkadaşlar bazı sorunlardan dolayı faturamı bu hafta sonu ödeyeceğim. bugün son ödeme tarihiydi hemen interneti keserler mi? yoksa geciktirme cezası mı uygularlar?
0
sivil admin
(20.10.14)
ben bi keresinde unutmuşum bi dahaki ay fark ettim gelen faturada ödedim sonra otomatik ödemeye aldım yani bişey olmuyor.
0
ergenpezeveng
(20.10.14)
kesmezler çok cuzi bi gecikme faizi eklenir, rahat ol
0
delicevat
(20.10.14)
(1)

ALES için dershane

newyorkais
Ankara'da ALES'e hazırlık amacıyla tavsiye olunabilecek bildiğiniz dershaneler var mı? Bilgilendirirseniz müteşekkir olacağım...
Ankara'da ALES'e hazırlık amacıyla tavsiye olunabilecek bildiğiniz dershaneler var mı? Bilgilendirirseniz müteşekkir olacağım...
0
newyorkais
(20.10.14)
ales'in dershanesi de mi var? o sınav için dershaneye gidecek adam girmese de olur bence.
0
bobinhoo
(20.10.14)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.