Giriş
(6)

Kuruma yazılan yarı-resmi e-mail girişi

samfisher
Merhaba,Yabancı bir internet sitesinin müşteri hizmetleri'ne mail atarken nasıl giriş yapacağımı bilemiyorum. Hey, ... gibi bir giriş çok gayriresmi duruyor. Dear customer service, ... gibi bir şey mi demeliyim? Ne demeliyim?
Merhaba,

Yabancı bir internet sitesinin müşteri hizmetleri'ne mail atarken nasıl giriş yapacağımı bilemiyorum. Hey, ... gibi bir giriş çok gayriresmi duruyor. Dear customer service, ... gibi bir şey mi demeliyim? Ne demeliyim?
0
samfisher
(21.01.13)
tdl
(21.01.13)
To Amazon Customer Service,
0
ermanen
(21.01.13)
hello diyebilirsin .
0
mecazimursel01
(21.01.13)
yazacagin departmanın tam adını biliyorsan, ermanen in onerisi bence en makulu.
to ..
to the attention of ..
dear customer service bile olur

yok bilmiyorsan:
Dear Sir / Madam, ...
0
parol
(21.01.13)
tik atmamışsın ama amazon müşteri servisi benimle hello diye konuşuyor.
nasıl başlarsa öyle gider olduğundan ben de hello diyorum.

sonuçta burada federal mahkemeye dilekçe yazmıyorsun.
üstelik sir madam ayaklarına girmeye hiç ama hiç gerek yok.
tik atmayışının nedenini açıklarsan sevinirim.
0
mecazimursel01
(22.01.13)
Sorun zaten hello, hi gibi resmi olmayan girişlerdi. hello tam olarak aklıma yatmadı. Açıklaman için teşekkürler.
0
🌸samfisher
(22.01.13)
(9)

'kendine gelmek' ingilizce?

musluksuyu
en azından sen kolayca kendine gelebiliyorsun. diyeceğim.ne karşılar 'kendine gelmek'i?
en azından sen kolayca kendine gelebiliyorsun. diyeceğim.
ne karşılar 'kendine gelmek'i?
0
musluksuyu
(21.01.13)
at least you can recover yourself easly de gitsin işte
0
cancan
(21.01.13)
yuu ken de pull yourself together easily de
0
hophophoba
(21.01.13)
hophophoba +1
0
pillowlust
(21.01.13)
hacı together'ın orada kattıığ anlam ne
bir de recover yourself yanlışmı
0
🌸musluksuyu
(21.01.13)
o şekilde bi kalıp gibi bir şey var ingilizcede. kendini bir araya toparla, kendini toparla gibi bir anlam işte direk çeviri yaparsan. ben de hophophoba'nınkine katılıyorum. "easily", "you can"den sonra gelebilir ama bana göre.
0
dasher
(21.01.13)
www.usingenglish.com

dediğine göre pull yourself together uygun
0
gudumlu anne terligi
(21.01.13)
snap out of it
0
strawberry_fields_just_once
(21.01.13)
get better sooner da diyebilirsin, neyden kendine geldiğine göre değişen şeyler olaiblir tureng.com:kendine gelmek
0
kediebesi
(21.01.13)
pull yourself together
0
atmacaged
(21.01.13)
(5)

ing - tr kısa ceviri

dalessandro
https://twitter.com/wynny933/status/293133777130123264. Eleman ne diyor? Sanırım Türkiye yi elestiriyor.
twitter.com

Eleman ne diyor? Sanırım Türkiye yi elestiriyor.
0
dalessandro
(21.01.13)
bir şey çıkmadı? link doğru mu?
0
yalnux
(21.01.13)
@yalnux
adresin sondaki noktayı silince..
0
kargn
(21.01.13)
önceki tweetiyle başlamış: insan niye premier lig dururken türkiye gibi dandik bir lige gider. türkiye bok çukuru, tek sebebi aç gözlülük ve para diyor.
0
pofudukayi
(21.01.13)
bu nası ingilizce bize öğrettiklerine benzemiyor :)

why wud ye wana go an play in turkey over the premier lge tho prem is the best in the world
0
bihaber
(21.01.13)
türkler kötü kokuyora bile çekmiş seviyeyi, bırak, faşistin teki.
bo: body odor.
0
yalnux
(21.01.13)
(2)

meslek yüksekokulunun ingilizcesi

taha1907
tam karşılıgı nedir ?
tam karşılıgı nedir ?
0
taha1907
(21.01.13)
vocational college

ama amerikan sistemi ile avrupa sistemi farkli oldugu icin college, university, school, institute falan bunlar birbirine karisiyor. onu bilerek kullanalim college kelimesinii.
0
atmacaged
(21.01.13)
ingilizce konuşulan ülkelerde birebir karşılığı olmadığı için yakın anlamlılar şunlar:
higher education instution
University of Applied Sciences

almanca olarak birebir karşılığı mevcut ama: Fachhochschule (türkçe çevirisi de birebir meslek yüksek okulu oluyor)
0
kriker
(21.01.13)
(2)

türkçeden-ingilizceye çeviri

taha1907
çok acil lütfen yardım edin :( 1 paragraf sadece
çok acil lütfen yardım edin :( 1 paragraf sadece
0
taha1907
(20.01.13)
very urgent, please help :( it's only 1 paragraph.
0
dogs
(20.01.13)
"1 paragraf sadece" karşı tarafa yazmak istedeiğiniz bir şey değilse "it's only 1 paragraph." kısmını yazmayın.
0
bihaber
(20.01.13)
(2)

Ufak bir çeviri

slymene
süpermarkette sırası çabuk bitecek kasayı bulmak?tenks in edvıns.
süpermarkette sırası çabuk bitecek kasayı bulmak
?
tenks in edvıns.
0
slymene
(20.01.13)
en: finding a way of doing (your) checkout go faster in supermarket?
0
barfbag
(20.01.13)
mot-a-mot ama iş gören çeviri:

finding the cashier whose queue will end quickly in the supermarket


anlamı yakın ama daha halk dilinde çeviri:

choosing the cashier line that is moving faster...
0
ermanen
(20.01.13)
(5)

Text Adventure oyunları

kogan
Selamlar,Ben eliem ilk PC 95'te geçti diye övünürken millet ondan yıllar yıllar evvel bu oyunlarla tanışmış.Çok ezik hissettim kendimi.Sorularım şunlar: Dil öğrenmeye katkısı var mıdır gerçekten?Varsa şayet: Dil öğrenmek için en çok katkı yapan text adventure oyunu hangisidir?
Selamlar,

Ben eliem ilk PC 95'te geçti diye övünürken millet ondan yıllar yıllar evvel bu oyunlarla tanışmış.
Çok ezik hissettim kendimi.

Sorularım şunlar:
Dil öğrenmeye katkısı var mıdır gerçekten?
Varsa şayet:
Dil öğrenmek için en çok katkı yapan text adventure oyunu hangisidir?
0
kogan
(20.01.13)
hugo vardı eskiden, şuraya git yazıyordun oraya gidiyordu, ipi bağla zıpla , kutunun içine bak gibi basit komutlarla oynuyordun. tabi ingilizce. o zamanlar go yu bildiğimden anca go yazardım.o da kırmaz giderdi. o kadar. bu tür oyunlardan mı bahsediyorsun.

farm3.static.flickr.com
0
orhan tv
(20.01.13)
evet, dediğin gibi, yazı komutuyla ilerleyen oyunlar lazım. browserdan oynanırsa daha güzel olur. tek tıkla ulaşırım vs.
teşekkürler :)
0
🌸kogan
(20.01.13)
www.classicdosgames.com oyunun online hali
0
hitsumo
(20.01.13)
text adventure'da grafik olmaz. orhan tv'nin bahsettiği oyun text adventure değil.

text adventure interaktif roman gibi olur, sadece yazı vardır yani.
0
gotham
(20.01.13)
@gotham
doğru söylüyorsun. zork var mesela onu buldum online olarak. fakat bazı görseli olan oyunlarda da çokça dyialog olduğu için her ikisine de kapım açık aslında.

@hitsumo
çok teşekkürler hocam.
0
🌸kogan
(20.01.13)
(2)

top 10

mrenton
en sevdiğiniz/ şu aralar sardığınız rock şarkılardan top 10'unuzda neler var? yabancı şarkılarda dilin ingilizce olması tercihim. şimdi dinleyeceğim.
en sevdiğiniz/ şu aralar sardığınız rock şarkılardan top 10'unuzda neler var? yabancı şarkılarda dilin ingilizce olması tercihim. şimdi dinleyeceğim.
0
mrenton
(20.01.13)
indie'ye kaçıyor biraz ama yine de bak:

www.youtube.com
0
mattiadestro
(20.01.13)
steven wilson'ın yeni albümünü günlerdir dinliyorum, şu şarkıya hala doyamadım. albüm nete yeni düştüğünden albüm kaydının linkini de bulamadım ama şurada enfes bir konser performansı var. mutlaka göz at buna.

www.youtube.com
0
Kaczynski
(20.01.13)
(5)

i said to you "white"

amortisman
Bu cümlenin neresi yanlış? Yanlış dediler. "Sana white dedim." demek istemiştim ama bi yeri yanlış mı gerçekten?
Bu cümlenin neresi yanlış? Yanlış dediler. "Sana white dedim." demek istemiştim ama bi yeri yanlış mı gerçekten?
0
amortisman
(20.01.13)
white ismi vermek anlamında dediysen ''i called you as white'' da diyebilirdin galiba.
gerçi tercüman değilim onlar da acılasa güzel olur.
0
pofudus
(20.01.13)
tell'de to kullanılır gibi hatırlıyorum. i said you white da kulağa daha hoş geliyor. bilmiyorum, ben belki de yamuluyorum.
0
avkatbey
(20.01.13)
"white"ı öne çekmen gerekir. "i said white to you."

@avkatbey: "i told white to you", "i told you white". bu ikisine bakılırsa "to" tell için değil yönelme olarak kullanılır. tell genelde "to" almaz.
0
lesmiserables
(20.01.13)
bence de white'ı öne çekmen gerek. "i said white" diyebilirsin hatta, bence to you gereksiz.

"i told you white" diyeceksen "to" kullanılmaz.

isim vermek anlamında kullanacaksan "i called you white" diyebilirsin, "as" kullanılmaz.
0
slackerbitch
(20.01.13)
what I said was white denilebilir ama muhabbetin tamami aktarilsa daha mantikli olur ben cunku bir yere oturtamadim bu cumleyi yani ne denmek istenmis olabilecegini?
0
mavicorap
(20.01.13)
(2)

nice senelere'nin çevirisi

adam
tam olarak nedir? Hatta sevdiklerinle beraber güzel yılların olsun cümlesi nasıl ifade edilebilir? İngilizce tabi teşekkürler
tam olarak nedir? Hatta sevdiklerinle beraber güzel yılların olsun cümlesi nasıl ifade edilebilir? İngilizce tabi teşekkürler
0
adam
(20.01.13)
ermanen
(20.01.13)
nice years. 'nice' kelimesi ingilizce olarak da anlamlı ya, 'iyi,güzel' olarak. nice years desen de araya kaynar bence.
0
icim urperiyor
(20.01.13)
(2)

Yeni başlayacaklar için İngiltere'de dil okulu

efegs1905
Gelecek yaz gidecek olduğum dil okulu için London school of business and finansmanı düşünüyorum fikri olan olmayan herkesi dinlemeye hazırım
Gelecek yaz gidecek olduğum dil okulu için London school of business and finansmanı düşünüyorum fikri olan olmayan herkesi dinlemeye hazırım
0
efegs1905
(20.01.13)
iyi bence.
0
baldur
(20.01.13)
Farklı alternatiflere açığım arkadaşlar,teşekkürler
0
🌸efegs1905
(20.01.13)
(4)

çeviri yardım :) kısa bir söz

nasilya
Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirebilende...ingilizceye çevirebilir misiniz
Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirebilende...

ingilizceye çevirebilir misiniz
0
nasilya
(19.01.13)
of çok kezbanish... :) ingilizcesi aynı duyguyu veremez ama deneyelim;

heart already beats but the point is the one who can change its rhythm.
0
esmer
(19.01.13)
the heart is already beating, the point is to change its rhythm.
not:marifet için point yerine daha güzel birşey gelebilir de bulamadım şimdi.
Hehe.
0
slymene
(19.01.13)
the point yerine öneriler:
the challenge
the difficulty
the merit
0
parol
(19.01.13)
but yerine öneri:
however
nevertheless
0
diskbudur
(20.01.13)
(3)

bir cümle çevirisi

vasiyet
To bid farewell to the glimmers of the morning, to let the cold currents purify my thoughts, petrify my flesh, so I can find sleep at the very bottom of the ocean.arkadaşlar bunu türkçe'ye nasıl çeviririz?
To bid farewell to the glimmers of the morning, to let the cold currents purify my thoughts, petrify my flesh, so I can find sleep at the very bottom of the ocean.

arkadaşlar bunu türkçe'ye nasıl çeviririz?
0
vasiyet
(19.01.13)
yaklaşık olarak:

sabahın ışıltılarına elveda demek, soğuk rüzgarların düşüncelerimi saflaştırmasına izin vermek, bedenimi dondurmak ki okyanusun en dibinde uykuya dalabileyim.
0
midesiz
(19.01.13)
sabahın ilk ışıklarına elveda diyerek, soğuk esintilerin düşüncelerimi arındırmasına izin vererek, tenimi dondurarak, okyanusun en dibinde uykuyu bulabilirim.
0
sweet child o mine
(19.01.13)
sağolun, katetmem gereken epey daha yol var :)
0
🌸vasiyet
(19.01.13)
(3)

Bir kelime konusunda yardım

djarwi
"Pek çok ebeveyn, çocuklarına başarısız olduklarında kızar." diyeceğim. Buradaki "kızmak" kelimesini en güzel karşılayabilecek İngilizce kelime nedir? Akademik bir makalede geçecek bu cümle. O nedenle kelime ne kadar advanced olursa, o kadar iyi olur.
"Pek çok ebeveyn, çocuklarına başarısız olduklarında kızar." diyeceğim. Buradaki "kızmak" kelimesini en güzel karşılayabilecek İngilizce kelime nedir?

Akademik bir makalede geçecek bu cümle. O nedenle kelime ne kadar advanced olursa, o kadar iyi olur.
0
djarwi
(19.01.13)
scold

daha çok "azarlamak" anlamında
0
ermanen
(19.01.13)
Negative reinforcement diyebilirsin.

psychology.about.com

en.m.wikipedia.org

"Many parents provide negative reinforcement to their children in cases of failure."
0
[silinmiş]
(19.01.13)
Frustrated?
0
sttc
(19.01.13)
(1)

Essay Topics

djarwi
Güzel essay topic'leri içeren bir site var mı? Google'a yazıp arattığımda çok sığ konular çıkıyor ve bu şekilde bulduğum sitelerde genellikle hep aynı içerik oluyor.
Güzel essay topic'leri içeren bir site var mı?
Google'a yazıp arattığımda çok sığ konular çıkıyor ve bu şekilde bulduğum sitelerde genellikle hep aynı içerik oluyor.
0
djarwi
(19.01.13)
ne icin aradigini bilemedim ama toefl writing topicler var burada: kazuo.fc2web.com

yine toefl writing topics olarak aratirsan bi suru bulabilirsin bunlardan..
0
buzzlightyear
(19.01.13)
(2)

bu çeviri yanlış değil mi?

jellyfishjam
Vladimir Nabokov'un, Ada ya da Arzu kitabının giriş cümlesi(İletişim yayınlarından, Fatih Özgüven çevirmiş.:Büyük bir Rus yazarı ünlü bir romanının başında (Anna Karenina...)... "Bütün mutlu aileler az çok birbirinden farklıdır; bütün mutsuz aileler de az çok birbirine benzer," der...Wikipedia'ya gö
Vladimir Nabokov'un, Ada ya da Arzu kitabının giriş cümlesi(İletişim yayınlarından, Fatih Özgüven çevirmiş.:

Büyük bir Rus yazarı ünlü bir romanının başında (Anna Karenina...)... "Bütün mutlu aileler az çok birbirinden farklıdır; bütün mutsuz aileler de az çok birbirine benzer," der...

Wikipedia'ya göre o söz şöyle (Benim de aklımda Hedgehog filminden aynı şekilde kalmış.): Happy families are all alike; every unhappy family is unhappy in its own way.

Yani çevirinin tam tersi bir anlam çıkmıyor mu?
Nabokov mu değiştirerek kullanmış diye baktım ama aynı şekilde gözüküyor alıntı. Valla yanlışsa bütün kitabı okuma hevesim kaçtı.

edit: evet nabokov böyle kullanmış. çeviri yanlış değilmiş.

www.ada.auckland.ac.nz
0
jellyfishjam
(19.01.13)
cümle oysa, ceviri buysa, o ceviri yanlis. serbest ceviri de degil ki, fatih özgüven seviyor, acele ile cevrilmis. dönüp tekrar okumamis belki.
0
atmacaged
(19.01.13)
“Все счастливые семьи довольно-таки не похожи, все несчастливые довольно-таки одинаковы”, – так говорит великий русский писатель в начале своего прославленного романа (”Anna Arkadievitch Karenina”), orjinal rusçası

jellyfishjam'ın çevirisi birebir doğru,

Nabokov'un alıntıladığı Anna Karenina'nın başı ise şöyle

Все счастливые семьи похожи друг на друга, каждая несчастливая семья несчастлива по-своему.

Tüm mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir demiş.

Nabokov'un yazdığının tam tersini anlatmış, Nabokov açıkça Tolstoy'un sözlerini çarpıtmış. Senin Hedgehog filminden hatırladığın Tolstoy'un sözleri
0
slavophilia
(19.01.13)
(8)

İngilizcemi geliştirmem lazım

tchuck
son 2 aydır, game of thrones'un kitaplarını okuyorum ingilizce olarak.ilk başlarda zorlanıyordum, 1 sayfayı oldukça uzun sürede okuyordum. artık neredeyse türkçe kitap okur gibi hızla okuyorum bir sayfayı. bilmediğim kelimeleri sözlükten bakmakla vakit kaybetmiyorum. konu hakimiyetiyle devam ediyoru
son 2 aydır, game of thrones'un kitaplarını okuyorum ingilizce olarak.
ilk başlarda zorlanıyordum, 1 sayfayı oldukça uzun sürede okuyordum. artık neredeyse türkçe kitap okur gibi hızla okuyorum bir sayfayı.

bilmediğim kelimeleri sözlükten bakmakla vakit kaybetmiyorum. konu hakimiyetiyle devam ediyorum, hiç ara vermeden. soru 1: bu doğru mu? çok fazla yeni kelime öğrenmiyorum gibi sanki, yani kitap başı 20-30 yeni kelime öğreniyorumdur en fazla.

soru 2: gramerimin gayet iyi olduğunu düşünüyorum açıkçası. yine de arada bir pratik yapabileceğim bir öneriniz var mı?

soru 3: listening için ne yapayım?

en önemli soru 4: skype'da falan speaking grupları olduğu söyleniyor. benim bir skype'ım bile yok. bu skype'dan speaking işi faydalı mıdır? nerden bulurum bu grupları? speaking ile verebileceğiniz başka tavsiye var mı? (gönül ister ki cebimizde vizemiz, cüzdanımızda paramız olsun yurtdışında konuşalım ama yok işte)
0
tchuck
(18.01.13)
1- yanlış bence. Cümle içerisinden anlam çıkartamıyorsan kelimelerin anlamlarına bak.
2- pas.
3- Yabancı dizileri ingilizce altyazı ile izle, ama altyazıya bakma, söylenenleri takip et, anlamadığında altyazıya bak. Beynin metin ile sesi eşleştirecek, böylece listening konusunda iyileşeceksin.
4- Hiç görmedim, duymadım. Speaking olayı çok zor bir şey değil aslında, biz abartıyoruz. Günlük hayatta yaptığım şeyleri bazen kendime yabancı dilde anlatıyorum, bazen mesela kendimi iş görüşmesinde hayal ederken ingilizce diyalog kurmaya kasıyorum falan, çok faydalı oluyor.
0
roket adam
(18.01.13)
1- ben de aynı kitapla aynısını yapıyorum. Çok sorun değil bence.
2-3-4 Couchsurfing'de mütemadiyen konuşma grupları toplantılarının ilanları var. Haftada 2-3 kere pek çok yerde var. Bir göz at istersen.
0
whoosie
(18.01.13)
3 gidin ingilizce forumlarda takılın, herhangi bir konu üzerinde. bildiğiniz bir konu üzerine olması daha iyi olur. sorulan sorulara paragraflarca cevap verebilince (tabi 10 saat düşünüp değil, onbeş dakikada) olmuşşun demek.
0
zgn
(18.01.13)
duyurunun ingilizce versiyonları var orda takılırsan fayda görebilirsin.

yahoo answer gibi.
0
al basmadan donu var
(18.01.13)
1-doğru. yabancı dilde metin öyle okunur zaten. sürekli karşılaşırsan bazı kelimelerle ya da çok ilgini çeker merak edersen, not eder sonradan bakarsın.
0
nobetciokur
(19.01.13)
3- voscreen.com bu siteye gir. buradaki videolarda söylenen şeyleri 15 saniyede anlayıp doğru olan türkçe seçeneği seç :) her türlü filmden, klipten, videodan kesitler olduğu için değişik aksanları da duymuş olursun. ben öyle yapıyorum yani.
0
nathanieltroy
(19.01.13)
1- aynen dediğin yöntemi öven uzunca bir entry vardı sözlükte. bulursam eklerim.
anafikri de sözlüğü asla kullanma. konunun içeriğinden sözcüğü tahmin edersin, 5-6 defa daha aynı kelimeyi tahmin edince, oturtunca, o kelime senin kendi öğrendiğin, beyninin çaba harcadığı birşey olduğu için unutulmaz olur. bilgisayar oyunlarındaki kelimeleri hızlıca öğrenmemiz gibi.

3- Ted videolarını ileyebilirsin.
- BBC'nin six minutes english ses kayıtları var. gayet anlaşılır. değişik konular mevcut. her gün 6 dakikanı yaırabilirsin. www.bbc.co.uk
- voscreen.com edit:söylemişler zaten.

edit: 1- budur: beta.eksisozluk.com
bu entry mutlaka okuyun. hem yöntemleri öğretiyor, heminsanı motive ediyor ingilizceyi geliştirmek konusunda. ingilizce radyo dinlemek ile ilgili tavsiyeleri de var.
0
unalub
(19.01.13)
4 için konuşuyorum yabancı sitelerde profil yap. ordan beğendiğin kafa dengin insanları ekle skype a sohbet et. çok ama çok faydalı oluyor. yurtdışına bi kaç hafta gitmekle de öğrenilmez zaten üzülme.
0
irsh92
(19.01.13)
(1)

ingilizce-türkçe çeviri

mrenton
"i was always really distressed by the fact that school, which is supposed to be this institution that makes you really think about life, was for me always a place where if you really thought or you were outspoken, you were instantly a trouble maker. and i always felt that school taught people not t
"i was always really distressed by the fact that school, which is supposed to be this institution that makes you really think about life, was for me always a place where if you really thought or you were outspoken, you were instantly a trouble maker. and i always felt that school taught people not the think about things and to be very regimented and to be very accepting. so i always found it really quite destructive. but i can only speak from my experience, which was a poverty-stricken, horrendous, penniless school. and, uh, it was very bad. there was a complete sense of hopelessness impressed upon the pupils by the teachers, which was always a terrible nightmare ..."


çok teşekkürler.
0
mrenton
(18.01.13)
okulun aslında sizi hayat hakkında düşünmeye yönlendirmesi gerekirken, okulda konuştuğunuzda veya düşündüğünüzde sizin "sıkıntılı öğrenci" olmanız bana her zaman rahatsız edici gelmiştir. okulun insanlara her zaman olaylar hakkında düşünmemeyi, herşeyin olduğu gibi kabul edilmesi gerektiğini öğrettiğini düşünürüm. bunu da her zaman çok yıkıcı buluyorum. bunu tabi kendi kısıtlı tecrübelerimle söylüyorum. öğretmenlerin yönettiği kuklalarda (öğrencilerde) her zaman bir umutsuzluk var ve bu gerçek bir kabus.
0
aradaki uzaklik
(18.01.13)
(4)

bir işletme terimi

eksi sozluk e bir daha geldim
yahu hani bizim gidip onların işlemlerini incelediğimiz, onların da gelip bizim işlemlerimizi incelediği şeyin adı neydi yahu?bi bulduruverin.
yahu hani bizim gidip onların işlemlerini incelediğimiz, onların da gelip bizim işlemlerimizi incelediği şeyin adı neydi yahu?

bi bulduruverin.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(17.01.13)
audit tarzı bişeyden bi bahsediyorsun?
0
hypervaskulerdondurucu
(17.01.13)
hayır, bir adı vardı bunun.
0
🌸eksi sozluk e bir daha geldim
(17.01.13)
benchmarking olabilir mi?
0
i'm a dreamer
(17.01.13)
hah, ağzına sağlık.
0
🌸eksi sozluk e bir daha geldim
(17.01.13)
(2)

bu metinde "recession" ile kastedilen tam olarak ne? (CRM)

9kuyruklukedi
Customer Retention in a RecessionWith a recession in full swing, cutbacks are being made. The latest Bellwether report from the IPA revealed the biggest fall in marketing budgets for nine years. However, in an economic downturn it is even more important to spend and use marketing budgets wisely. In
Customer Retention in a Recession

With a recession in full swing, cutbacks are being made. The latest Bellwether report from the IPA revealed the biggest fall in marketing budgets for nine years. However, in an economic downturn it is even more important to spend and use marketing budgets wisely. In the current climate it is easy to think the worst but marketing departments will still have money to spend.

durgunluk?
duraklama?
düşüş?
gerileme?
yavaşlama?
küçülme?
daralma?
0
9kuyruklukedi
(17.01.13)
ekonomik durgunluk manasında.
0
nobetciokur
(17.01.13)
durgunluk
0
silver apple
(17.01.13)
(3)

Basit bir Almanca cümle çevirisi.

gyroscope
Berlin nasıl bir şehirdir?Was für eine Stadt ist Berlin?Bu doğru mudur? "was für ein" kalıbını şaşkınlık ifadeleri için kullanıldığını gördüm. Bu kullanım doğru mudur?Teşekkürler.
Berlin nasıl bir şehirdir?
Was für eine Stadt ist Berlin?

Bu doğru mudur? "was für ein" kalıbını şaşkınlık ifadeleri için kullanıldığını gördüm. Bu kullanım doğru mudur?

Teşekkürler.
0
gyroscope
(17.01.13)
nasıl bir şehir Berlin böyle? gibi oluyor was für ein dersen.
0
niye ama
(17.01.13)
Öyle demek istemezsem, bildiğimiz "nasıl bir şehirdir?" demek istersem ne kullanmalıyım peki?
0
🌸gyroscope
(17.01.13)
Wie ist die Stadt Berlin?
Wie ist Berlin, als eine Stadt?
bunlar olabilir sanki. Bu arada ben almancacı değilim sadece kulak dolgunluğu.
0
niye ama
(17.01.13)
(2)

ingilizce küçük bir çeviri

omonia
selam arkadaşalr control log u nasıl çeviririz? tam cümle şu : how to facilitate the control logeach section of the log facilitates an examination of an important element of battering...tesekkurler
selam arkadaşalr
control log u nasıl çeviririz?
tam cümle şu : how to facilitate the control log

each section of the log facilitates an examination of an important element of battering...

tesekkurler
0
omonia
(17.01.13)
"kontrol günlüğü" diye çevirilebilir "control log"
0
muhatara icermeyen tefekkur mit
(17.01.13)
"kontrol günlüğü" log bazen çevrilmiyor çevrilirse kayıt veya günlük diye çevriliyor
0
niye ama
(17.01.13)
(1)

almanca çeviri

sanal uyku
tek tek google translate kullanmak baya zor olurdu burada. :)"friends" ve "how i met your mother" spoiler'ı içerebilir.http://de.webfail.com/43716b48518şimdiden çok teşekkürler.
tek tek google translate kullanmak baya zor olurdu burada. :)
"friends" ve "how i met your mother" spoiler'ı içerebilir.
de.webfail.com
şimdiden çok teşekkürler.
0
sanal uyku
(16.01.13)
Çok uzun ama yapayım, başkası yapmıyordur inşallah.
Edit olarak gelcek buraya

Geldi! Resim resim takip edebil diye grameri parçalamak zorunda kaldım.

New York'ta bir grup çok iyi arkadaş

Birlikte sürekli aynı mekanda takılıp içiyorlar ve işe çok az gidiyorlar

Grupta romantik şıpsevdi(ler) var. Lakin ilişkileri uzun sürmüyor

Bir sonraki basamakta bir araya geliyorlar

ve bir yıl sonra ayrılıyorlar

Sonraki yıllarda sürekli bir araya gelip ayrılıyorlar

Romantik erkeğin sıkıcı bir işi var

ve ardından profesör oluyorlar.

kadın avcısı

evli bir çift

kadın avcısı tarafından evlendirilen(evli çift)

Temiz kalpli ve tek eşli iyi çocuk diğerlerinin ilişkileriyle meşgul olmasına(onlara yol göstermesine)
0
dampire
(16.01.13)
(1)

arapça çeviri

utkugunce12
ekteki resimdeki dövmede yazan yazının anlamı nedir?
ekteki resimdeki dövmede yazan yazının anlamı nedir?
0
utkugunce12
(16.01.13)
ebî batlâ

batlâ'nın babası demek. tabii o kelime özel isim burada ama kim kastedilmiş bilmiyorum.
0
hayir anlatamadim ki sana
(16.01.13)
(25)

İngilizce kursları neden türk aksanı ile ingilizce öğretir?

barix
Merhaba arkadaşlar, tüm ingilizce kurslarını bilmiyorum ama gittiğim (justenglish) kursta böyle mesela. Kelimelerin okunuşunu falan neden ingilizlerin ya da amerikalıların okuduğu gibi öğretmiyorlar? paper kelimesi örneğin, pipır falan diye okuyorlar sonra ses kayıtlarına bi bakıyorsun ki peypa fala
Merhaba arkadaşlar, tüm ingilizce kurslarını bilmiyorum ama gittiğim (justenglish) kursta böyle mesela. Kelimelerin okunuşunu falan neden ingilizlerin ya da amerikalıların okuduğu gibi öğretmiyorlar? paper kelimesi örneğin, pipır falan diye okuyorlar sonra ses kayıtlarına bi bakıyorsun ki peypa falan gibi bir şey diyor adam aynı kelime için.
Madem öğretiyorlar neden adam gibi öğretmiyorlar şu işi? Ya da böyle adam gibi öğrenebileceğim bir kurs biliyor musunuz?
0
barix
(15.01.13)
ucuz etin yahnisi misali. kursa milyarlar verip memlekette kalan adamları anlamıyorum. birazcık daha kat anavatanında öğren.
0
dokunmakalbime
(15.01.13)
çünkü kendini geliştirememiş yurtdışına çıkmamış burada 4 sene okul okudu diye mükemmel konuştuğu sanılan ucuza çalıştırabilecekleri türk hocaları topluyolar.. çok iyi anadolu liselerinde bile durum bu olabiliyor benimki öyleydi..
ingiliz ya da amerikan hocaların ders verdiği bir okul bul.. ingiliz kültür.. amerikan kültür.. bu tarz yerlerde olabilir ama sallıyorum hiç emin değilim..
0
babamasoliimbananickaldirsin
(15.01.13)
amerikan kültür olabilir
0
interview with the vampire
(15.01.13)
Dünyadaki her ülke, İngilizce'yi kendi aksanıyla konuşur.

Fransız, Fransız gibi (aksanıyla)
İtalyan, İtalyan gibi (aksanıyla)
İspanyol, İspanyol gibi (aksanıyla)
Koreli, Koreli gibi konuşur.

Bir tek Türk milleti Amerikan gibi, İngiliz gibi konuşmaya çalışır. Senin dil yapın ne ise onu öğren. Ezikliğin bu denliliğidir. Sen hiç aksanına kasan Alman, İtalyan gördün mü? Göremezsin.

Bir ingilize ''uyuyamıyorum'' derdirt bakalım. Diyebilir mi senin gibi? Sittin sene diyemez, sen de onun gibi ''earth'' sittin sene diyemezsin.

Bu nedenle bu saçma sapan konunun üzerinde bu kadar durmayın diyorum ben. İngilizce öğrenin adam gibi, aksan değil.
0
humancentipad
(15.01.13)
ingiliz neden amerikan aksanıyla konuşmaz, ya da amerikan niçin ingiliz aksanıyla? avustralyalı, yeni zelandalı, afrikalı hepsi kendi aksanıyla konuşur ingilizceyi.

önce bunu bir düşünün. ne yapacaksınız aynı onlar gibi konuşup? kanal kanal gezip çakma amerikan aksanınızla elizabet mi diyeceksiniz? :)
0
historien
(15.01.13)
humancentiped haklı. Düzgün konuşmayı öğren, aksanın zaten mükemmel olamayacak, önemli olan kısım o değil yani. Şakır şakır ingilizce konuşan hintliler tanıyorum, aksanlarından bi bok anlaşılmıyor, ama zamanla düzeltiyor gittiği yerde. Hintliler, Çinliler, Tayvanlıların ingilizcesi anlaşılıyorsa türklerinki kat be kat anlaşılıyor, ingiliz triplerine girmenize gerek yok.

Yeter ki grameri, cümle kurmayı, yazmayı, kelimeleri vesaireyi öğrenin. Aksan basit bir şey.
0
roket adam
(15.01.13)
tamam arkadaşlar texas lı rolü ya da liverpool dan kopup gelmiş gibi yapmasına gerek yok ama.. ben.. şahsen bok gibi aksanı olduğu için anlaşılmasına rağmen saygı görmeyen çok insan gördüm. tabi bi almanca fransızca bunlarda ingilizceden çok daha önemli ama.. ağır aksan yapmasa da düzgün konuşması önemli. pipır pepır falan derse düzelmez.. kaldı ki ufak ses değişiklikleriyle bambaşka anlamlar kazanabilen bi dil.. vay herkes kendi aksanında konuşuyomuş problem değilmiş.. nasıl değil o hintlilerden hangisi yönetim kadrosuna çıkıyo hangisi marketing okuyo.. mühendis oluyolar o yüzden kimse siklemiyo aksanı adam kontak halinde değil bilgisayar başında tüm gün..
ingilizce altyazıyla sonra altyazısız bol bol film izle ! aksan önemli.. rol yapmaya çalışmadığın ya da abartmadığın sürece problem olmaz.. ama dedikleri gibi gramer, cümle yapısı, kelime haznen bunlar iyi olmadan olmaz
0
babamasoliimbananickaldirsin
(15.01.13)
tabii ki de gramer ve dili iyi kavramak önemli ama düzgün konuşmak da çok önemsiz değil gibi geliyor bana. Amerikalılar, İngilizler falan farklı konuşabilirler bu normaldir. İngilizlerin bile içinde farklı aksanlar olabilir. Türkçe'de de var sonuçta şehirden şehire göre bile değişiyor aksan. Hintlileri ana dili ingilizce olanlar anlar ama aynı cümleyi bir ingiliz bir de hintliden dinlediğimde ingilizin konuşması daha anlaşılır geliyor. Bizi de ana dili ingilizce olmayan biri dinlediği zaman neden anlamakta zorlansın ki? Bir ingiliz gibi konuşmayız belki ama en götümüzden aksan üretip biz de böyle konuşuyoruz demek yerine ana dili ingilizce olanlar nasıl konuşuyorsa ona yakın konuşmakta fayda var.
0
🌸barix
(15.01.13)
humancentipad ve roket adam'a katiliyorum.

onemli olan takir takir konusmak. gerekiyorsa karsindakini anlamadigi kelimeyi sorsun ama genel olarak cumlenin geneli anlasiliyor, kelime kelime anlamaya gerek kalmiyor her zaman.

ancak takir takir konusamayinca karsindakinin ilgisini kaybediyorsun.
0
co2s2
(15.01.13)
adam gibi aksaniyla ogrenmek varken salak milliyetci triplerine girip turk aksaniyla telaffuz et :( diye oneri verenlere aldanma.
sen adam gibi aksaniyla ogren. think kelimesini tink diye okuma.
ulan en basitinden three ile tree arasindaki o telaffuz farkini bile aksan vermeden belli edemezsin. ne salak bir dusuncedir bu 'turk aksaniyla konusmalisin' olayi.

ben anadolu lisesinde ogrenim gordum. ingilizce ogretmenimiz yaklasik on yil incirlik ussunde tercumanlik yapmis biriydi. onun disinda yurtdisi tecrubeleri de vardi. bunun icin tam bir amerikali aksani vardi ve iste ogretmen bu diyordunuz. sansliydik biz. sanirim simdi amerikan kultur'de calisiyor.
boyle hocalardan egitim almaya calisin.
0
bohr atom modeli
(15.01.13)
''think kelimesini tink'' diye okuma diyen adamla buluş, allah aşkına bir ''think'' dedirt.

O böyle ağzını yüzünü Amerikanlaştırma çabası ile yamulta yamulta think derse aç bir tarafını gül. Zaten diyemeyecektir emin ol.

20 yıldır İngilizce konuşuyorum, ben 'think' derken ''ya bi dakika o arada ne dediğini anlamadım ne dedin think mi dedin sen'' diyenini duymadım. Bu konunun üzerinde duranını da duymadım. think deyişime gülenini de duymadım. anlaşılmadığımı da duymadım. istediğim şeyi gayet de güzel ifade ettim. ağzımı burnumu yamultmadım think diyeceğim diye.

anca bunlar gibi Türkler güler sana. sen rahat ol. bilimini, oku, anla, anlat; ondan sonra nasıl istersen öyle konuş.

think'i tink diye okumaymış. bi çay koyun allah aşkına.
0
humancentipad
(15.01.13)
tink diyeceksen hic ingilizce ogrenme. karsimda ingilizce biliyorum deyip de think'e tink diyen adam gorursem gulmekten sandalyeden dusuyorum ben.

aslfhaslkdh adama bak, agzini da mi yamultacakmismis, ulan bunun nesi ayip? adam gibi dili ogrenmeye calisiyorsun. turk aksaniyla verince turkun gucunu dunyaya mi duyuruyorsun?

boyle beyinden muaf insanlar da yorum yapiyor ya, uzuluyorum ya.
0
bohr atom modeli
(15.01.13)
..karşıdakinden saygı görmek istiyosan dili düzgün konuşucaksın bu kadar basit.. tree three farkı da önemli thing think farkı da önemli.. thought thanks i düzgün diyebilmek de önemli. birinin bisiklete sürekli pisiklet demesinden kağıda kağat demesinden hiç bi farkı yok.. karşındaki gülmez düzeltmez belki yabancısın diye ama entegre olmak lazım.. almanya da 40 sene kalıp düzgün almanca konuşamayan insanlar gibi olma.. niye doğrusu varken türk ingilizcesi öğrenesin ki nasıl bi mantıktır.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(15.01.13)
''saygı görmek istiyorsan dili düzgün konuş'' bir tek 3. dünya ülkelerinde geçerlidir dostum. hiç merak etme kimse sana Amerikan ya da İngiliz aksanı ile konuşamıyorsun diye saygısızlık etmez. Bir tek burada o saygısızlığı görebilirsin, insanlar sıraya girmişler saygısızlık tespit etsem de bir şekilde ifade etsem diye. Kanadalı müdürlerimiz hiç bir zaman bir Hintli'ye gülmediler, bir Mısırlıya gülmediler, bir Türk'e de gülmediler. Gülmezler. Bu arkadaşlar nerede yaşıyorlar, kimlerle çalışıyorlar ya da karşılaştılar ben anlayamadım.

Aç bak Hint bloglarına, hiç bu konu tartışılmış mı? Bir tek bu memlekette dert bu çünkü.

Beni Türk milliyetçiliği ile falan sınamışlar, birisi de çıkıp dememiş ki yahu adam bütün sorunun bizim millette olduğunu söylüyor, adam bizleri (böyle düşünenleri) yeriyor.
0
humancentipad
(15.01.13)
hintlilerin anadili öncelikle artık ingilizce.. isviçre almancası gibi düşünebilirsiniz yazılış aynı tabi ama bi dialekt..
kanadalılar çok insancıl çok anlayışlı olabilir ama..
almanya 3. dünya ülkesi değil diye düşünüyorum.. ama almanlar amına koyuyo kötü konuşunca.. ingilizlerin de farkı yok.. fransızları herkes biliyo zaten heralde..bunlar da mı 3. dünya ülkesi
0
babamasoliimbananickaldirsin
(15.01.13)
hintliler için 'bak hiç bi bok olamadılar anca mühendis' demek de inanılmaz bir cahillik örneği gerçekten. kardeş sen olayı çözmüşsün, daha bişi yazmaya gerek yok.

hayır anlamadığım özellikle mi tersten anlıyorsunuz, okuduğunuzu anlama sıkıntınız mı var? biz aksanlı konuşma demiyoruz ki. adam gibi konuşman, aksandan daha önemli diyoruz. yoksa muhteşem ingiliz aksanı yapabiliyorsan elbette yap. ama bakıyorum, ülkede ingilizce bilen insan oranı %99, adam gibi konuşan yok, öyle adamlar geliyor ki advanced yazmış, sertifikası falan var, gak guk ediyor. e sen orada gak guk takılırsan iki kelimeyi bir araya getiremezsen istersen ingiliz aksanı yap, ister amerikan aksanı yap, hiç bir önemi kalmaz yani.

önce içerik, sonra şekil. özeti bu. orjinal aksan hiç yapma demiyor kimse. ki istediğin kadar yırtın, yine aksanın olacak, yine yabancı olduğun anlaşılacak, orası da ayrı konu.

hayatında yurtdışında yaşamadıysan, çok kültürlü bir ortamda bulunmadıysan böyle ufkun dar kalır işte.
0
roket adam
(15.01.13)
.. yurtdışında tanışılan edilen hintlilerin yüzde 90ının mühendis olduğu gerçeği cahillik örneği midir.. yalan mı yani hintlilerin çoğu mühendis olmuyo mu ? yanlış mı biliyorum?
nasıl aksanlı konuşma demiyosunuz ben mi türkçe bilmiyorum heralde ben de yanlış okuyorum think e tink de bişey olmaz diyo adam açık açık ..

merak etmeyin şu an da yurtdışında yaşıyorum..
neyse sıktı abi.. ben yardımcı olmaya çalışıyodum.. hayat senin hayatın istediğin gibi konuşursun.. dil öğreniminde başarılar diliyorum
0
babamasoliimbananickaldirsin
(15.01.13)
Bir bok olamamış hintlilerin listesine bakalım mesela: en.wikipedia.org ne bileyim bunun gibi bir sürü makale var adamların 'mucizesine' istinaden yazılmış: articles.timesofindia.indiatimes.com

Biraz araştırsan öğreniyorsun böyle şeyleri, adamlar efsane işlere imza atıyorlar.
0
roket adam
(15.01.13)
''think'e tink de'' nerede yazıyor yukarıda, birisi bana bunu söylesin.

tamam sen th sesi için dudaklarını bük, dişini de işin içine katarah fpthhh diye bir ses al öyle söyle. ben 5 saniyede 21 İngilizce kelime söyleyebiliyorum, hızım bu. hadi için rahat edecekse think'e tink diyorum. mayıs ayında bir kongrede küçük bir de sunumum var ingilizce, orada da tink diyeceğim senin için.
0
humancentipad
(15.01.13)
ben nerde hintlilerin HEPSİ başarısız dedim.. nerde HEPSİ mühendis dedim..ki başarısızlıkla ne alakası varsa mühendisliğin.. demek istediğim sözlü değil teknik işlerde dilin çok önemli olmadığı işlerde daha öndeler..nerde HİÇ BİRİ bi yere gelememiş dedim.. bi dil konuşulurken doğrusunun söylenmesi gerektiğini aksi takdirde hoş olmadığını belirtmeye çalıştım.. ama belirtemedim heralde ki yurdumun insanı saldırmaya başladı

th sesi için böyle komplike şeyler yapıldığını da hiç görmedim söylemeden geçemicem.. senelerdir ingilizce dizi film izlerim.. dilini dişlerinin arasında sıkıştıracaksın bitecek, doğrusu varken..
5 saniyede 21 kelime vuuuuuuf.. hemen bi rap albümü çıkarmak lazım.. hızlı konuşmak meziyet olsaydı rapçilerle irlandalılar dünyayı yönetiyor olurdu :) bi de kokainmanlar :)

neyse valla çok uzadı..saygısızlık yaptıysam affola, herkes kendi istediğini yapmakta özgür.. iyi akşamlar
0
babamasoliimbananickaldirsin
(15.01.13)
bizim ingilizce hocası anlattıydı, türklerde aksan çok fark edilmiyormuş. doğru-yanlış bilemem. ama ruslar, araplar gibi değişik harfler-telaffuzlar yok. yani normal konuşunca rahat anlaşılıyor ve ses rengi sırıtmıyor. ayrıca think ve tink'in farkı aksan değil, telaffuz.
0
vizdilva
(15.01.13)
amerikan kültür olamaz.
0
lionel andres
(16.01.13)
arkadaşlar olayın bu kadar holiganvari bir şekilde tartışılmasını istememiştim.
hintliler de yarım yamalak konuşuyor ama sorun olmuyor konusunda ise adamlar kendi içlerinde de ingilizce ile hintçeyi karıştırıp konuşuyorlar artık neredeyse. henglish diyorlarmış buna da. Bu arada hepsi mühendis ya da değil ama microsoft'un birçok sunumunda hintli bir arkadaş o garip ingilizcesi ile saatlerce konuşur ve bunu milyonlar dinler.
Konuşulanlardan çıkardığım birinci not: akıcı ve hızlı konuşmak daha öncelikli, eğer sesi doğru çıkarıcam diye akıcılığı kaybediyorsam o sesi doğru çıkarmayı öğrendikten sonra kullanmak daha mantıklı.
Yorum yapan herkese teşekkürler
0
🌸barix
(16.01.13)
dil kodlamasını atlıyoruz sanki burada. üniversitede dört yıl yabancı hocalarım think'i düzgün telafuz ederlerken, türk hocalarımın telaffuzunda mutlaka bir gariplik oluyordu ki bu adamlar masterını amerika'da yapmış kişiler. diyeceğim o ki kurslara native speaker olan hocaları var mı diye sor, sana faydası olacaktır. yurt dşında da kal ama yüzde yüz native gibi konuşacağını sanma. bu farklılığa hem ergenlikten önce dile maruz kalmaman neden olacaktır (çocukken amerikada yaşasaydın o aksanla konuşurdun) hem de yıllar boyu konuştuumuz dilin bilinç altımızda yer etmiş fonetiği neden olacaktır.
0
sane ego
(19.01.13)
(3)

That's it that's all ne anlama gelir?

barix
bu isimde bir snowboard filmi vardı. neyse filmi anlatmayayım. bu ne anlama geliyor? "bu o, hepsi bu" gibi çevirebiliyorum ve çok anlamsız geliyor bana.
bu isimde bir snowboard filmi vardı. neyse filmi anlatmayayım. bu ne anlama geliyor? "bu o, hepsi bu" gibi çevirebiliyorum ve çok anlamsız geliyor bana.
0
barix
(15.01.13)
İşte bu! Bu kadar!
0
sadegazoz
(15.01.13)
"işte bu, hepsi bu". gibi duruyor.
0
Godless
(15.01.13)
kullanıldığı yere göre değişir.

'işte bu. hepsi bu kadar.' da olabilir.
0
mahsunkul
(15.01.13)
(6)

tek cümlelik çeviri yardımı

zimbirik
cümlemiz bu :He got twice as much for burying the cat as for a whole week's work.cümlenin anlamını az çok anladım fakat grammer açısından baktığımda anlayamıyorum. evet as .. as kalıbı var ama bu cümleyi bana daha sade bir sırayla dizip verebilecek olan var mı?
cümlemiz bu :


He got twice as much for burying the cat as for a whole week's work.

cümlenin anlamını az çok anladım fakat grammer açısından baktığımda anlayamıyorum. evet as .. as kalıbı var ama bu cümleyi bana daha sade bir sırayla dizip verebilecek olan var mı?
0
zimbirik
(14.01.13)
tüm hafta kazandığının iki katını kediyi gömmekten kazandı.
0
vizdilva
(15.01.13)
yanlis. "twice as much" iki kat degil iki kat fazla demektir, yani bu cumle tum hafta kazandiginin uc katini ya da iki kat fazlasini kediyi gommekten kazandi seklinde cevrilir.
0
sakura
(15.01.13)
'more' eklenmemiş, twice as much iki katı demek. double yani. genelde 'iki kat fazla' kalıbı türkçede hatalı olarak 'iki katı' yerine kullanılır. asıl anlamını yalnızca ösym soruları ve itirazlarında bulur.
0
vizdilva
(15.01.13)
evet oyleymis. ingilizcede iki kat fazla demek istesek three fold yerine kullanabilecegimiz bir kalip var mi peki?
0
sakura
(15.01.13)
he got two times more for burying cat than a whole week's work.
0
vizdilva
(15.01.13)
önce as...as in arasını kapat cümleye bak. Daha basit ve anlaşılır. Sonra as....as in arasına bak. Yine aynı şekilde basit bir. cümle en son da cümleleri kaynaştır.
0
orhan tv
(15.01.13)
(2)

ingilizce

fakir nightboy
I'm not good at maths, so I can't help you with your homework.bu cümleyi (if) ile yapıyor olsaydık,if ı was good at maths, ı could help to you with your homework. '' olmazmıydı?if ı '' were '' good at maths, mi doğru ? öyleyse niye?
I'm not good at maths, so I can't help you with your homework.

bu cümleyi (if) ile yapıyor olsaydık,

if ı was good at maths, ı could help to you with your homework. '' olmazmıydı?

if ı '' were '' good at maths, mi doğru ? öyleyse niye?
0
fakir nightboy
(14.01.13)
If i were.
0
uyku semesi
(14.01.13)
günümüz ingilizleri artık was ile yapıyor. fakat türkiye de were olmalı :)
0
inanmazsan inanma
(14.01.13)
(19)

ingilazca

Adrammeleck
"It is about time we move" mu yoksa "It is about time we moved" mu?
"It is about time we move" mu yoksa "It is about time we moved" mu?
0
Adrammeleck
(14.01.13)
ne demek istiyosun?

edit: "gitme zamanımız gelmiş" demek istiyorsan "it's time to move" olur.
0
infernal majesty
(14.01.13)
gitme zamanımız gelmiş gibi bişey demeye çalışıyor kardeş.

1.si
0
[silinmiş]
(14.01.13)
taşınmanın zamanı geldi mi diyorsun ne diyorsun
0
secilmis uye
(14.01.13)
bence daha anlamlısı:

it is time to move (harekete geçme zamanı)
0
dereotu
(14.01.13)
O dediğinizi elbette biliyorum. Hiçbiriniz mi bu şeklini duymadı arkadaş? Sanırım 2. söylediğim doğru, öyle gibi geliyor.
0
🌸Adrammeleck
(14.01.13)
hacı duyduk tabi, 1. doğru.
0
[silinmiş]
(14.01.13)
bilmiyorsan bir kalıp doğru mu yanlış mı, google a yaz.
0
[silinmiş]
(14.01.13)
katil dogru söylemiş.
0
eranicus
(14.01.13)
birinci doğru. it was about time we moved olması gerekir.
0
inanmazsan inanma
(14.01.13)
katil uşak haklı. move yanlış.
0
kediebesi
(14.01.13)
bu kullanımda v2 hali doğru.

"it's about time we moved"

ayrıca 1. doğru diyip de "move" yazanları anlamıyorum, kafanız mı güzel olum? 1'de move, 2'de moved var.
0
infernal majesty
(14.01.13)
1 doğru arkadaşlar. güzel kardeşim, yapma, etme.
0
[silinmiş]
(14.01.13)
www.britishcouncil.org

bakın bakalım move mu moved mu. hala 1 diyosun douchebag, sen yapma etme =)
0
infernal majesty
(14.01.13)
güzel kardeşim anlamı farklı bunların. neyse yahu.
0
[silinmiş]
(14.01.13)
Abi nasıl farklı aynı işte.

Ben aramayı bilmiyorum demek ki. Benim arayışımla çıkmadı böyle şeyler :(
0
🌸Adrammeleck
(14.01.13)
anlamı mı farklı?

aynı anlamda kullanılmış ancak bu yapıda "move" hatalı bence. move olanın anlamı nedir peki?
0
infernal majesty
(14.01.13)
Yok ki anlamı, yanlış o anladığım kadarıyla.
0
🌸Adrammeleck
(14.01.13)
simrug zaten present bir kullanım yok ki? cevabında sanki öyle bir ihtimal varmış gibi olmuş da.
0
kediebesi
(15.01.13)
bu akademik araştırmayı bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
0
secilmis uye
(15.01.13)
(4)

İngilizce tek cümle

ernecati
There was always a trade off of time versus memory.Ne demektir bu?
There was always a trade off of time versus memory.

Ne demektir bu?
0
ernecati
(14.01.13)
"daima bir alışveriş vardı anıya karşılık." aslında tam olarak nasıl bir cümle içinde geçtiğini söylersen daha net bir çeviri olabilirdi.
0
haydeviya
(14.01.13)
Cümlenin tamamı bu aslında. Bir belgeselde "yeni bir mühendisin işe alındığını" söyledikten sonra bunu diyo amca. konuyla alakasız yada bi özdeyiş ,aforizma yada vecize gibin bişey heralde.
0
🌸ernecati
(14.01.13)
"trade off"un türkçe kelime karşılığını bilmiyorum. iki şeyin aynı anda iyi veya kullanılabilir olamayacağını, birine yüklenirsen ötekinden vazgeçmen gerektiğini anlatan bir terim.

Mesela, bilgisayarda çok kastıran ve uzun süren bir işlem yapılacak diyelim. Zaman kısa olsun hemen bitsin istiyorsan, bilgisayarın hafızasının çok olması gerekir. Eğer o kadar RAM alcak paran yoksa, az ram ile idare edeceksin ama bu sefer de işlem uzun sürecek. Yani birinden birini seçmen gerekiyor, hem iş çabuk bitsin hem de az ram harcasın diyemezsin. Ya ram çok olacak, ya da zaman çok olacak.

Bu cümle de "her zaman zaman ile hafıza arasında bir denge (seçim yapmak) gerekiyordu" gibi bir cümle yani.
0
harzem
(14.01.13)
trade off, takas demek.
"her zaman, zaman veya bellekten birini seçmek gerekir" denebilir.
yeni mühendisin işe alınmasıyla ilgili düşünürsek, zamanı olan yeni mühendis veya belleğe sahip olan ama fazla zamanı kalmayan yaşlı bir mühendisten birini seçmek gibi düşünülebilir.
0
yalnux
(14.01.13)
(4)

ingilizce ufak bir soru ?

focke wulf
şimdi gençler az önce bizim kata iki tane ecnebi geldi. ilk başta fluent ingilizcemle yanlış yere geldiklerini falan söyledim. sonra önümüzdeki binaya gitmelerini söylerken : "it is at the front" dedim.aq yanlış oldu heralde. doğrusu ne olmalıydı lan öğreneyim. ingilizce nasıl deriz bilmemne binası
şimdi gençler az önce bizim kata iki tane ecnebi geldi. ilk başta fluent ingilizcemle yanlış yere geldiklerini falan söyledim. sonra önümüzdeki binaya gitmelerini söylerken : "it is at the front" dedim.

aq yanlış oldu heralde. doğrusu ne olmalıydı lan öğreneyim. ingilizce nasıl deriz bilmemne binası önde/ön tarafta diye ?
0
focke wulf
(14.01.13)
Across the street/building diyebilirsin. Ama at the front'u muhtemelen anlamışlardır yorma kafanı :)
0
cepeuc
(14.01.13)
peki abicim doğru mudur at the front kalıbı :) ?
0
🌸focke wulf
(14.01.13)
yok :) in front of the building olabilirdi. ama dediğim gibi, hem anlamışlardır, hem de o kadar da önemli değil. Aç şurada birkaç tane duyuru oku ne hatalar yapıyor insan anadilinde bile. Olur öyle.
0
cepeuc
(14.01.13)
benim zırt pırt başıma geliyor.
next one at the front/back diyorum. (arada yol falan yok)
0
lazpalle
(14.01.13)
(3)

ingilizcesi iyi olan biri bu reklamı türkçeye çevirir mi?

berayrahat
ingilizcesi iyi olan biri bu reklamı türkçeye çevirir mi?arkadaşlar zaten çok kısa bir video 1 dakika 3 saniye ve adam çok kısa konuşuyor yıllar önce bu reklamı türk televizyonlarında türkçe olarak izlemiş ve çok etkilenmiştim yıllar sonra reklamın videosunu buldum ama ingilizce olarak buldum ingili
ingilizcesi iyi olan biri bu reklamı türkçeye çevirir mi?

arkadaşlar zaten çok kısa bir video 1 dakika 3 saniye ve adam çok kısa konuşuyor yıllar önce bu reklamı türk televizyonlarında türkçe olarak izlemiş ve çok etkilenmiştim yıllar sonra reklamın videosunu buldum ama ingilizce olarak buldum ingilizcesi iyi olan biri reklamdaki çok kısa ingilizce konuşmayı türkçeye çevirirse çok sevinirim

www.youtube.com
0
berayrahat
(14.01.13)
"Bu belki de hayatımın en iyi gecesiydi. Uyanık olan tek kişi bendim. Kulaklar çınlıyor, sesler artıyordu. Havasız bir araçta eve doğru gidiyorduk. Uyumalarını seyrettim ve biliyordum, bir daha asla böyle olmayacaklardı. Beş yıldır onların telefon numaralarını dahi bilmiyordum. Gideceğimiz yere vardığımızda, her ne kadar bunu yapmaktan hoşlanmadıysam da herkesi uyandırdım."

NOT: "İngilizcesi iyi olanlar" demişsiniz ya hani, "corazon valiente" rumuzlu arkadaş yetişmiş ve çok daha iyi çevirmiş. Lütfen onun yazdığını dikkate alın.
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(14.01.13)
hayatımın belki de en iyi gecesiydi. uyanık olan tek kişi bendim. kulaklar çınlıyor, sesler bağırıyordu. eve içerisinde oksijen olmayan bir arabayla gittik. onları uyurken izledim ve biliyordum, bir daha asla böyle olmayacaklardı. beş yıl içerisinde telefon numaralarını dahi bilmeyecektim. ineceğimiz durağa geldiğimizde, -bunu yapmaktan nefret etsem de- herkesi uyandırdım.
0
strangerinhere
(14.01.13)
sevgili cok sey hakkinda az sey bilen adam, sevgili corazon valiente, sevgili strangerinhere üçünüze de çok teşekkürler çok kibarsınız çok iyi niyetlisiniz çok yardımseversiniz emek verip vakit ayırıp çeviriyi yaptığınız çok çok teşekkürler.
0
🌸berayrahat
(15.01.13)
(6)

baylar,

şimdinin dört ay sonrası
"dear sirs" kalıbı bay ve bayan için kullanılıyormuş anladığım kadarıyla resmi mektuplarda. nasıl çevrilmeli sizce ?
"dear sirs" kalıbı bay ve bayan için kullanılıyormuş anladığım kadarıyla resmi mektuplarda. nasıl çevrilmeli sizce ?
0
şimdinin dört ay sonrası
(14.01.13)
efendiler
0
goldentitan
(14.01.13)
ponçiklerim
0
golgem var iyi ki golgem var
(14.01.13)
bebeyimler
0
hope ender
(14.01.13)
efendiler ? karşılar gibi ama olmaz da gibi sanki ?
0
🌸şimdinin dört ay sonrası
(14.01.13)
ahali
insanlar

sevgili ahali sevgili insanlar. tam olmuyor amk cok garip duruyor. millet diyecegim resmiyeti kacacak. guys olaydi ne guzel otururdu. tek kelime olmak zorunda degil dersen beyefendiler ve hanimefendiler olabilir. olmaya da bilir.

ceviri zor is.
0
lorenzen
(14.01.13)
beyefendiler ve hanimefendiler olur aslında ya ellam. işte, biraz kısa olaydı daha iyiydi. baylar, bayanlar olmaz bu da.

çevirinin amk ben zaten. pis ama tatlı birşey.
0
🌸şimdinin dört ay sonrası
(14.01.13)
(1)

Effect Essay

djarwi
Bir essay göndersem, üşenmeden okuyup, kabaca yorum yapabilecek olan var mı?Okurum derseniz, mesajla göndereceğim essay'i.
Bir essay göndersem, üşenmeden okuyup, kabaca yorum yapabilecek olan var mı?

Okurum derseniz, mesajla göndereceğim essay'i.
0
djarwi
(14.01.13)
yolla
0
legolas_21
(17.01.13)
(1)

Bir Fransızca Şarkı

balekmek
Güzel akşamlara,Bir şarkımız var da, onu Fransızca'dan Türkçe'ye çevirmek ve telaffuz etmek istiyoruz. Yardımcı olabilecek gönüllü varsa, ne mutlu bize... Sağlıcakla, mutlu kalalım.
Güzel akşamlara,

Bir şarkımız var da, onu Fransızca'dan Türkçe'ye çevirmek ve telaffuz etmek istiyoruz. Yardımcı olabilecek gönüllü varsa, ne mutlu bize...

Sağlıcakla, mutlu kalalım.
0
balekmek
(14.01.13)
Oho, böyle çok daha iyi oldu. Çok teşekkürler..
0
🌸balekmek
(14.01.13)
(5)

as much as I would prefer to keep chatting

sidd79
ne demek?
ne demek?
0
sidd79
(13.01.13)
seninle geyik yapmayı tercih ederim demiş. sonra da sevişiriz kısmetse.
0
bir kac yazar once
(13.01.13)
"seninle sohbeti olabildiğince uzatmak isterdim."

ek: alttaki arkadaşlar doğru diyor, ben sadece verilen kısmı çevirdim. yoksa tamamı "negzel de sohbet ediyorduk ama benim gitmem lazım" gibi bir şey olacak.
0
devilred
(13.01.13)
hayır bu cümlede bir eksik var. çünkü cümlenin gelişi üstteki arkadaşın dediği gibi değil pek bence.

"seninle sohbet etmeye devam etmek istediğim kadar"... ama bu cümlenin başında veya sonunda, atıyorum "gitmem gerekecek, dersim var" tarzı bir şey olmalı.

"as much as i would prefer" => "ne kadar ... istiyor olsam da" şeklinde yani.
0
only alcoholica
(13.01.13)
bu cumlenin onundeki arkasindaki cumle onemli cunku burada, her ne kadar seninle konusmaya devam etmek istesem de diyor, yani tek basina anlamsiz.
0
mavicorap
(13.01.13)
kibarca müsade istemiş. "sohbetine doyum olmaz ama ..." gibi.
0
samanliktaki zuhtu
(13.01.13)
(1)

ing-tr teknik çeviri (motor + elektronik)

kül
sevgili dostlar,yüzlerce sayfa kullanım kılavuzu çevirdim, ama aşağıdaki iki cümleyi olduramadım bir türlü. konumuz otomatik kapılar. ilk cümle, motorun monte edileceği yerden bahsediyor. tahrik kayışıyla ilgili olan "lift-proof" olayını kafamda bir yere oturtamadım:"On the motor bracket, there is a
sevgili dostlar,

yüzlerce sayfa kullanım kılavuzu çevirdim, ama aşağıdaki iki cümleyi olduramadım bir türlü. konumuz otomatik kapılar.

ilk cümle, motorun monte edileceği yerden bahsediyor. tahrik kayışıyla ilgili olan "lift-proof" olayını kafamda bir yere oturtamadım:

"On the motor bracket, there is a gauge with a belt lift-proof function."

ikinci cümlemiz daha dehşetli. kapıdan geçenlerin yönünü algılayan bir sensörün özelliklerinden bahsediyor:

"This accessory device enables you to detect the position of the infrared field curtains for spot so exactly that you can adjust both the command-pulse area and the safety area on the passage width of our XMA 1 active infrared sensors in a precise manner."

fikir belirteceklere şimdiden teşekkürler.
0
kül
(13.01.13)
"lift proof" dediği kayışın yerinden kolayca çıkmasını engelleyecek kenardaki çıkıntılar bence.

gauge kısmını ben de anlamadım. normalde dairesel gösterge veya çapla ilgili manalara gelir.

2ci cümle için:

XMA 1 aktif sensör cihazı ile hassas bir şekilde (kesinlikle vs) inrared ışın yönünü komut bölgesi ( cihazı aktive eden kapıyı açan kısım herhalde) ve güvenli bölgeyi ( burda biri varsa aldırma yada bu bölgeleri görmezden gel ) ayarlayabilirsiniz.
0
orpheus
(13.01.13)
(1)

Bir reading sorusunun cevabı

djarwi
Soru:Why do some people not change their speech rhythms during the second phase of the Programmed Diagnostic Interview?Cevabın geçtiği cümle:And then there are the fortunate unaffected individuals who are quite unaware that anything is happening, so for them no alteration of their speech pattern is
Soru:
Why do some people not change their speech rhythms during the second phase of the Programmed Diagnostic Interview?

Cevabın geçtiği cümle:
And then there are the fortunate unaffected individuals who are quite unaware that anything is happening, so for them no alteration of their speech pattern is the case.

Cevap anahtarındaki cevap:
Because they are quite unaware that anything is happening.

Cevap olarak şunu yazsam:
Because there are the fortunate unaffected individuals who are quite unaware that anything is happening.
doğru olur mu?
0
djarwi
(11.01.13)
ÖĞRETMENLER'in çoğu bu cevaba kızar. kendinden bir şeyler katmalısın.
They aren't aware of what is happening gibi bir cümle kurmak artı puandır.
0
inanmazsan inanma
(11.01.13)
(5)

IELTS

djarwi
Daha önce IELTS'e girmiş olanlar biraz bilgi verebilir mi sınav hakkında? Herhangi bir yorum, herhangi bir açıklama olabilir. Reading kısmı şöyle, writing kısmı şöyle... gibi bir bilgilendirme bile olur. 6,5 IELTS için nasıl bir puandır?Hem TOEFL'a hem IELTS'e girenler varsa ikisinin karşılaştırması
Daha önce IELTS'e girmiş olanlar biraz bilgi verebilir mi sınav hakkında? Herhangi bir yorum, herhangi bir açıklama olabilir. Reading kısmı şöyle, writing kısmı şöyle... gibi bir bilgilendirme bile olur.
6,5 IELTS için nasıl bir puandır?

Hem TOEFL'a hem IELTS'e girenler varsa ikisinin karşılaştırmasını da yapabilirler.
0
djarwi
(11.01.13)
ben ilk girişimde 6,5 aldım her modulden ayrı ayrı. zaten genelde okullar her birinden en az 6 ortalama 6,5 istiyorlar, tabi master seviyesi için konuşuyorum. daha ayrıntılı ve faydalı bilgileri sözlükten bulabilirsin. yine de kişisel bir sorunuz olursa yardımcı olabilirim.
0
benjaminlinus
(11.01.13)
sinav bildigimiz sinav. oyle spesifik aciklamalari kimse yapamayacaktir muhtemelen cunku her sinavda farkli olabilir. simdi ben reading cok kolaydi haci desem, baskasi da zordu diyebilir.

6.5 ideal bir pu an bana kalirsa, yani avrupa'da egitim alinmak isteniyorsa siniri bu bile olabilir. onun disinda, kesinlikle IELTS'i tavsiye ederim secme sansiniz varsa. en onemli sebebi ise 'speaking' kismi. bilgisayara degil, insana konusuyorsunuz ielts'te, mis.
0
ortada pisuvar yandan gec
(11.01.13)
Speaking kısmında ortada pisuvar yandan gec arkadaşın söylediği çok doğru bir nokta. Bence de bu sınavın Toefl'a göre en büyük avantajı bu.

6,5 yüksek bir puan değil. İngilizce seviyeni bilmiyorum ama düzenli bir çalışmayla rahat alınabilecek bir puan.

Başıma geldiği için söylüyorum, writing bölümünde kullandığın kelime sayısına dikkat etmelisin. Ben ilk kısımda 250 kelimeden az yazdım, dikkatimden kaçmış. Bundan dolayı puanım beklediğimden düşük geldi.

Başarılar
0
soap
(11.01.13)
düzenli kullanırsan başka bir şeye ihtiyacın yok ielts-simon.com
0
jimjim
(11.01.13)
Lise son sinifta toefl ibt den 85, universite sonda ielts ten 7.5 aldim. (toefl'da 100 e tekabul ediyor). Bu dort senede ne degisti dersen ingilizce ogrenim gordum, oyun oynadim, film izledim, kitap okudum. Onun haricinde iki sinava da ozel olarak oturup calismadim. Kendi deneyimlerinden yoka cikarak tavsiye verecek olursam, sansin varsa gozu kapali ielts tercih et derim. Birinci sebebi bariz olarak daha kolay olmasi, ikincisi hep bahsedilen speaking mevzusu. Bir de bunlarin haricinde ielts konu ve kapsam bakimindan daha dar bir sinav gibi geldi. Calismak icin onunde bir sure varsa bu da mutlaka avantajina olacaktir.
0
sAINT
(11.01.13)
(2)

5 kelimelik bir tanım çevirisi

minguinho
"bir doğrunun kuzeyle yaptığı açıdır."diyemedim..
"bir doğrunun kuzeyle yaptığı açıdır."

diyemedim..
0
minguinho
(11.01.13)
is the angle of a line to the north.
0
harzem
(11.01.13)
baska deyisle: is the angle between a line and the north direction.
0
parol
(11.01.13)
(1)

İngilizce cv'de "principal subjects" kısmına ne yazmalı

benjaminlinus
okuduğum bölüm işletme ben şöyle bir şey yazdım. yardımcı olur musunuz?The department mainly covers business management courses, accounting and financial issues such as stock market operations.
okuduğum bölüm işletme ben şöyle bir şey yazdım. yardımcı olur musunuz?

The department mainly covers business management courses, accounting and financial issues such as stock market operations.
0
benjaminlinus
(11.01.13)
such as den sonra daha fazla çeşit koymalısın ki neden bahsettiğini bildiğini anlasınlar.
0
interview with the vampire
(11.01.13)
(2)

i have never seen so many men wasted so badly

ssyumusakg
il buono il brutto il cattivo'da geçiyor, ne demek bu?
il buono il brutto il cattivo'da geçiyor, ne demek bu?
0
ssyumusakg
(11.01.13)
Yazının genel bütünlüğüne göre anlamı değişebilir..
1) 17-18 yaşında amerikalı gençler içki içerken bir tanesi diyosa, "bu kadar herifin, bu kadar kötü sarhoş olduğunu hiç görmemiştim" deniyor olabilir.
2) "il buono il brutto il cattivo" da ise büyük olasılıkla, "bu kadar çok adamın, bu kadar kötü harcandığını, mahvolduğunu görmemiştim" şeklinde daha dramatik bir anlamı olabilir..
0
quaker
(11.01.13)
savasa gonderme yaparak diyordu sanki.
0
mr lucky
(11.01.13)
(5)

Osmanlıca da şu kelime

kulustur
bir kelime ariyorum osmanlıca da "tartışmak, konuşmak, anlaşarak uzlaşmaya varmak" manalarında olsun. ayrı ayrı olabilir yada hepsinin manasini kapsayan da...telatti etmek mi teatti edelim mi bir sozcuk vardi "uzerinde dusunelim" manasinda neydi o ?gunaydinlar.
bir kelime ariyorum osmanlıca da "tartışmak, konuşmak, anlaşarak uzlaşmaya varmak" manalarında olsun. ayrı ayrı olabilir yada hepsinin manasini kapsayan da...

telatti etmek mi teatti edelim mi bir sozcuk vardi "uzerinde dusunelim" manasinda neydi o ?

gunaydinlar.
0
kulustur
(11.01.13)
müzakere? münazara haa sonunu okumadım
fikir teatisi (alışveriş demek teati)
0
kediebesi
(11.01.13)
fikir teatisinde bulunmak?
istişare?
0
interview with the vampire
(11.01.13)
istişare etmek ?
0
ground
(11.01.13)
Münazara mülahaza
0
efrasiyab87
(11.01.13)
münakasa var bir de.
0
shi aila
(11.01.13)
(1)

tek cümlelik çeviri

siyah gece
arkadaşlar,bu cümlenin tek cümle olarak çevirinde takıldım, bir yardım? people have forgotten Valentin Fieldmanthe young philosopher shot in forty-three
arkadaşlar,bu cümlenin tek cümle olarak çevirinde takıldım, bir yardım?

people have forgotten Valentin Fieldman
the young philosopher shot
in forty-three
0
siyah gece
(11.01.13)
İnsanlar 43'unde vurulan genc filozof Valentin Fieldman'i unuttu.
0
marceline
(11.01.13)
(3)

Past tense mi present perfect mi?

marceline
Birine not birakip acilen cikmamiz gerekiyor. "Bilmem kim aradi, cikmam gerekti sonra gorusuruz". Derken aradi cumlesini he has called mi deriz yoksa he called mu dememiz gerekir? Bir yerlerde eger gun daha bitmediyse gun icinde yaptigimiz butun eylemleri anlatirken present perfect kullaniriz diye b
Birine not birakip acilen cikmamiz gerekiyor. "Bilmem kim aradi, cikmam gerekti sonra gorusuruz". Derken aradi cumlesini he has called mi deriz yoksa he called mu dememiz gerekir? Bir yerlerde eger gun daha bitmediyse gun icinde yaptigimiz butun eylemleri anlatirken present perfect kullaniriz diye birsey okumustum. Gramer kurallarina gore hangisi daha dogru olur?
0
marceline
(11.01.13)
Gün bitmediyse perfect tense, bittiyse past tense. Eğer net saat vereceksen yine past tense.
0
megafon
(11.01.13)
teknik açıdan doğru cevap present perfect tabii ki. ama gündelik kullanımda (bilhassa amerika doğu yakası ağızlarında) bu tür "henüz" perfect'leri yerini past tense'e bırakmaya başlayalı çok oldu.
0
dehri
(11.01.13)
Past Tense + Had to
Present Perfect + Have had to

Bana göre ilk cümle past, ikincisi (zorunluluk bildiren) present perfect olmalı.
0
Struttin
(11.01.13)
(2)

I keep saying that to you.

sidd79
ne demek?
ne demek?
0
sidd79
(11.01.13)
Sürekli söylüyorum sana demek.
0
buff
(11.01.13)
ben kime söylüyorum demek.
0
zivanadan cikmis balik
(11.01.13)
(1)

speaking sorusu

sarızeybek
yarın sözlü sınavım var. şu ifadede ne diyor?what do you usually do when you don't get your way?
yarın sözlü sınavım var. şu ifadede ne diyor?

what do you usually do when you don't get your way?
0
sarızeybek
(10.01.13)
İşlerin istediğiniz gibi gitmediği durumlarda genellikle ne yaparsınız?

En mantıklı tercüme bu olur sanırım.
0
cakabo
(10.01.13)
(5)

Üniversitelerdeki bölümler

djarwi
"Bazı bölümler erkekler için daha uygundur, bazı bölümler de kızlar için daha uygundur." demek istiyorum. Buradaki üniversite bölümlerini İngilizce'de hangi kelimeler karşılar? Nasıl ifade etmeliyim?
"Bazı bölümler erkekler için daha uygundur, bazı bölümler de kızlar için daha uygundur." demek istiyorum. Buradaki üniversite bölümlerini İngilizce'de hangi kelimeler karşılar? Nasıl ifade etmeliyim?
0
djarwi
(10.01.13)
some departments in some faculties diyebilirsin.
0
interview with the vampire
(10.01.13)
department, programme, gibi kelimeler kullanabilirsin.
0
goldentitan
(10.01.13)
department tam aradığının karşlığı,macera arama.
0
jpsartre
(10.01.13)
oyle deme onlar uygun degil bence depatment daha farkli birsey.

most popular degrees for women are nursing and education gibi
0
mazungu
(10.01.13)
degree bachelors veya masters gibi durumlarda kullanılır ama bölümlerde değil.
0
interview with the vampire
(10.01.13)
(5)

1 kelimelik çeviri sorusu

bipolar
doğru kelimeyi bi türlü bulamadım.şimdi bi proje yaptık(uzaktan algılama), bu projede kendimize bir paper seçip, ordaki metodolojiyi aynen kendi alanımıza uyguladık. şimdi de rapor yazıyoruz.örnek aldığımız paperı nasıl tanımlarız? "in the original paper" manasında, böyle "instance" gibi bi kelime a
doğru kelimeyi bi türlü bulamadım.

şimdi bi proje yaptık(uzaktan algılama), bu projede kendimize bir paper seçip, ordaki metodolojiyi aynen kendi alanımıza uyguladık. şimdi de rapor yazıyoruz.

örnek aldığımız paperı nasıl tanımlarız? "in the original paper" manasında, böyle "instance" gibi bi kelime arıyorum?

sahi "instance paper" diye bi kullanım var mı?

saygılar efem.
0
bipolar
(10.01.13)
reference paper?
0
alicia_dominica
(10.01.13)
instance paper diye bir kullanım yok.

sample kullanabilirsin
0
interview with the vampire
(10.01.13)
reference daha mantıklı sample kullanılacaksa da "the sample paper which is used as a source" olabilir.
0
benjaminlinus
(10.01.13)
reference +1
0
kül
(10.01.13)
'adopted' sikca kullanilir baskasinin modelini alip kendi paper inda kullaniyorsan.
the method described in [ref], method X, is adopted in this study..

burdan sonra metoda ismiyle hitap edersin:
X method, Y method...
0
parol
(10.01.13)
(2)

bir cümle Türkçe- İngilizce çeviri acil

bulamıyorum
Merhaba tezimin ingilizcesini yanlış çevirdiğimi söyledi hocam acilen düzeltmem lazım cümlem aşağıda." Bilgisayar programı yardımıyla bir dişli kutusunun boyutlandırılması "
Merhaba tezimin ingilizcesini yanlış çevirdiğimi söyledi hocam acilen düzeltmem lazım cümlem aşağıda.

" Bilgisayar programı yardımıyla bir dişli kutusunun boyutlandırılması "
0
bulamıyorum
(10.01.13)
re-sizing (veya re-scaling) a gearbox by using a computer software.
0
uyku semesi
(10.01.13)
rescaling pek dogru olmaz gibime geliyor cunku yeniden boyutlandirmaktan bahsetmiyor, soyle olur mu

Computer aided scaling (sizing ?) of a gear box
0
parol
(10.01.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.