Giriş
(6)

Konusu ilgi çekici bilim-kurgu filmleri

mentuhotep
Kolay izlenen, çok kafa yormayan, çok kahramanlık içermeyen, aksiyona dayalı olmayan, günlük hayata yönelik, konusuyla öne çıkan bilim kurgu filmleri var mı bildiğiniz?birkaç örnek vereyim bağlantı kurmanız için;downsizingin timegattacasex mission (seksmisja)the man from eartharrivalinterstellarlost
Kolay izlenen, çok kafa yormayan, çok kahramanlık içermeyen, aksiyona dayalı olmayan, günlük hayata yönelik, konusuyla öne çıkan bilim kurgu filmleri var mı bildiğiniz?

birkaç örnek vereyim bağlantı kurmanız için;

downsizing
in time
gattaca
sex mission (seksmisja)
the man from earth
arrival
interstellar
lost in space
0
mentuhotep
(18.04.19)
2001 Odyssey
Ex. Machina
A.I.
Prometheus (Bilimkurgu & Gerilim)
Moon
Gravity
Alien Serisi (Bilimkurgu & Gerilim)
Back to the Future
Blade Runner
0
solo
(18.04.19)
minority report
children of men
0
nothing in my way
(18.04.19)
Sphere
0
kreatin
(18.04.19)
contact, contact, bi de contact.
:P
0
viva paulista
(18.04.19)
Ben de bi coherence bırakayım şuraya.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.04.19)
Ready player one
Her
The martian
0
iwasbornonamountainside
(19.04.19)
(11)

Türk Filmi

lorne malvo
En sevdiklerinizi ve bana ne tavsiye edeceğinizi sormak istiyorum.ben genel olarak nbc filmlerini seviyorum hepsini izledim, çağan'ın sadece babam ve oğlum'u sevdim. şöyle tamamen dram olmayan biraz tatlı biraz tuzlu bi türk filmi arıyorum, ama kaliteli de olsun. semih kaplanoğlu olmasın :)
En sevdiklerinizi ve bana ne tavsiye edeceğinizi sormak istiyorum.

ben genel olarak nbc filmlerini seviyorum hepsini izledim, çağan'ın sadece babam ve oğlum'u sevdim. şöyle tamamen dram olmayan biraz tatlı biraz tuzlu bi türk filmi arıyorum, ama kaliteli de olsun. semih kaplanoğlu olmasın :)
0
lorne malvo
(18.04.19)
Limonata
0
angelus
(18.04.19)
Iftarlik gazoz
0
brkylmz
(18.04.19)
Pardon
Her Şey Çok Güzel Olacak (bu ve üstteki aradığın tatta filmler)
Gemide
Barda
Ölümlü Dünya

Filmleri bu sırayla tavsiye ediyorum :)
0
reavelyn
(18.04.19)
sarmaşık
masumiyet
uzak ihtimal
büyük adam küçük aşk
bahoz
press
muhsin bey
benim çocuğum
0
Amaranta ursula
(18.04.19)
Bir küçük Eylül meselesi
Aile arasında
0
gurur
(18.04.19)
fasulye
abuk sabuk 1 film
arkadaşım şeytan
0
sutlu nescafe
(18.04.19)
aradığın tarz için fasulye+1
0
tepedeki psychedelic adam
(18.04.19)
Yukarıdakilere ek olarak itirazım var ve aile arasında olabilir.
0
Topalordek
(18.04.19)
istedigin tarz sanki gora serisi disindaki cem yilmaz filmleri gibi. onun yaninda ben ferzan ozpetek'in filmlerini de seviyorum. mine vaganti mesela favorilerimden. tabi buna ne kadar turk filmi denir tartisilir ama iste :) im juli de ayni sekilde :)
0
in vino veritas
(18.04.19)
eskiden yeniye

-vesikalı yarim
-alın yazısı (en beğendiğim film)
-mavi boncuk
-selvi boylum al yazmalım
-katırcılar
-düttürü dünya
-polizei
-fotoğraftaki kadın
-her şey çok güzel olacak
-bir zamanlar anadolu'da
0
heidi'nin dedesi
(18.04.19)
usttekilere ek:

- tepenin ardi,
- kader & masumiyet,
- cogunluk,
- agir roman,
- yol.
0
viva paulista
(18.04.19)
(3)

Turgay Güler olayı nedir?

malheiros
Nasıl AKP'nin aleyhine iş yaptı, özet geçebilecek olan var mı?
Nasıl AKP'nin aleyhine iş yaptı, özet geçebilecek olan var mı?
0
malheiros
(01.04.19)
imamoğlu'nu canlı yayına çıkardı. troll troll sorular sordu ama imamoğlu güzel cevaplar verdi. akp'li seçmenin sempatisini kazandı.
0
spirit crusher
(01.04.19)
belediye başkanı adayına alakasız biçimde hdp ve pkk içerikli videolar göstererek siz bunları mı destekliyorsunuz demeye getirdi. adamın onlarla alakası yok. yan yana bile gelmemiş. turgay güler belediye başkanına projelerini sorması gerekirken belaltı vurdu, imamoğlu da sakinliğini bozmadan, ağzının payını verdi.

www.youtube.com ister 2 saatlik videoyu izle, istersen 2-3 dk'lık videoları izle. ne olduğunu anlayacaksın.
0
false pretension
(01.04.19)
@spirit crusher
@false pretension

tesekkurler, beni de aydinlattiniz, takip edememistim uzaktan bunlari.
0
viva paulista
(01.04.19)
(7)

eski belediye çalışanlarına ne oluyor?

diffarentiationation
başkan veya parti yeni kadrosunu kurunca, eski çalışanlar, başkanlar nereye gidiyor? % kaçlık personel değişimi gerçekleşir?
başkan veya parti yeni kadrosunu kurunca, eski çalışanlar, başkanlar nereye gidiyor? % kaçlık personel değişimi gerçekleşir?
0
diffarentiationation
(01.04.19)
Bildiğim kadarıyla uzak ilçelere şutluyorlar görevlendirme vererek
0
helena
(01.04.19)
Memurlara bir şey olmaz da o partili ve son kullanma tarihi geçmiş işçiler, taşeronlar var ya onlar çok büyük bir şeye oturuyor işte ;)
0
kaledekiyalnizlik
(01.04.19)
Çoğuna bişey olmuyor. Ama parti torpiliyle girenler şutlanıyor
0
avatar is back
(01.04.19)
daire başkanları vs. kadroları 657 ile korunuyor. daha düşük bir kadroya atanamıyorlar.

bu yüzden çok sivri olmadıkları sürece "zaten bu adamları kenara çeksek yine daire başkanı maaşı verilecek, yerine birini atasak ona da daire başkanı maaşı vericez, kalsın bari" deniliyor.
0
akatreil
(01.04.19)
mesela ağa gökçek'i kovup yerine bu vasıfsızı atadığında, tüm daire başkanlarının istifasını istedi, hepsini kovdu.

aynı parti içinde bile hepsi şutlanır, parti değişiminde kesin şutlanır. şutlanmayan olursa da nallıhan'a denizcilik araştırma daire başkanı yapılır, her türlü bezdirilip gönderilir.
0
babilbaligi
(01.04.19)
soyle izah etmeye calisayim.

90'larda i.b.b.'yi ilk aldiklarinda, bu boyutta bir carki cevirecek gucleri yoktu.
kadro actilar, karinca surusu gibi adam aldilar. ama bunlarin cogu iscidir, sofordur, operatordur, vs.
yetismis muhendisleri yoktu. birkac muhendis, gerisi ezher'den filan gelmis ulema. aldilar, ulkucu kadrolari yonetici yaptilar. baska desteklerle, carki devirmeden cevirdiler. (bu son yazdigimi manasini iyi dusunun)

2000'lerin ikinci yarisina gelindiginde birtakim elemeler, ayiklamalar yapmis, calisanlarin fislerini duzenli tutmuslardi. sonra, yetisen genc muhendislere tekke tekke kadro vererek neredeyse eldeki tum kadroyu surduler, yiprattilar, kovaladilar.

bu arada, kadrolarin cogu bahcivandir, iscidir, operatordur. ama adam mudur yardimcisi, yahut tekniker, yahut muhendis.

simdi ne olur? ani ve keskin bir deyisime ihtimal vermiyorum. sozen de basa geldiginde ulkucu kadroyla devam etmisti, hatta taltif etmisti cok birimde. devletlulerde devamlilik esastir.
0
viva paulista
(01.04.19)
Mezuniyetten sonra kadrolu muhendis olarak belediyede memuriyetlik yapmistim 1 senede gorduklerimle istifayi bastim.Bu kisilere ne olduklarini cok iyi biliyorum. Daire baskani ve mudur degilse aktif goreve verilmezler hatta yok muamelesi yapilir bunlara.O derece yok muamelesi yapilir ki adami isten atsa daha iyi diye dusunebilirsin bazen.Bir kismi da cogunlukla alakasiz yerlere surulurler.Tum daire baskanlari ve ust seviye yoneticiler degistirilir.Rutbeleri dusurulur
0
turkuaz
(01.04.19)
(8)

araba / ayna / kör nokta

9kuyruklukedi
1 yıldan daha azdır trafikteyim. sağ sol ve dikiz aynasını en iyi şekilde ayarladığımı düşünüyorum ama bazen arkadan gelen (yanımdan geçmekte olan) aracı hiçbir aynada görmüyorum. hangi kısa an olduğunu anlamışsınızdır. bunu yaşamamanın bir püf noktası var mı? ne yapabilirim?
1 yıldan daha azdır trafikteyim. sağ sol ve dikiz aynasını en iyi şekilde ayarladığımı düşünüyorum ama bazen arkadan gelen (yanımdan geçmekte olan) aracı hiçbir aynada görmüyorum. hangi kısa an olduğunu anlamışsınızdır. bunu yaşamamanın bir püf noktası var mı? ne yapabilirim?
0
9kuyruklukedi
(28.03.19)
urun.n11.com

bunlardan alabilirsiniz.

başlarda ben de aynı dertten muzdariptim. zamanla daha sık ayna kontrolü yapmaya başlıyorsunuz çok sıkıntı olmuyor.
0
kablelvuku
(28.03.19)
bu sorunu dikiz aynasını kullanarak aşabilirsin.
0
xdenizx
(28.03.19)
ayık olcan dikizle herşeyi görürsün her arabada o boşluk oluyor.
0
mikahakkinen
(28.03.19)
Özellikle sollama yaparken ve tali yoldan anayola çıkarken omuz kontrolü yapmayı refleks edinmelisin. Örneğin ayna kontrolünü yaptın. Sinyali verdin ve sollama yapmadan önce sol omzunun üzerinden kafayı döndürüp geri çeviriyorsun. Sağ tarafa da gerek olduğunda yapmalısın.
0
mekaniker
(28.03.19)
mekaniker +1

omuz ustunden bakis atacaksiniz, aliskanlik olacak. look over your shoulder derler ecnebiler.
0
viva paulista
(28.03.19)
Yapılabileceklerin hepsini yazmışlar, ben de bir ek yapayım. Lüks segmentteki araçlarda kör nokta uyarı sistemi vardır, bazen bi mersonun yanından geçerken aynasında kırmızı bir ünlem çıktığını görürsün.

Maliyeti biraz fazla olsa da sonradan araca taktırılabiliyor. aliexpress'ten bakabilirsin. Bu sayede şerit değiştireceğinde aynaya doğru bakarsan kör noktada araç varsa ışıklı uyarı alırsın.

Ucuz olanı dışbükey ayna.

Maliyetsiz olanı sağ arka veya sol arkaya doğru bakmak. Nazar değmesin kör nokta yüzünden çok kaza atlattım ama şimdi trafiği dikizden kontrol altında tutmadıysam ve kör noktada birisinin olmadığından emin değilsem bakış atarım.

Çoğu malın yaptığı ise yavaş yavaş şerit değiştirip korna geliyor mu kontrol etmektir. Bi gün birisini arabadan indirip ağzını burnunu kıracağım.
0
kimlanbu
(28.03.19)
Her arabada bir nebze bu sorun var, onun icin kor nokta uyari sistemi diye bir sey cikardilar.
Serit falan değiştirirken dikize bi bakis atacaksin.
0
stavro
(28.03.19)
serit degistirirken kafayi hafif cevirip o kor noktayi kendin kontrol ediceksin, yada hafif one dogru egilirsen aynalardan o kor noktalari da gorebilirsin.
0
crucio
(28.03.19)
(3)

Avrupa, Kanada, Avustralya... gocmenlik isleri nasil oluyor?

howfaristhesky
Yasim 30, Ingilizce ogretmenliginde lisans, Yabanci Dil Olarak Turkce Ogretimi alaninda yuksek lisans yaptim. Daha once ABD'de bir universitede ve Turkiye'de birkac universitede Ingilizce okutmanlik yaptim ama bircok insan gibi ben de artik gelismis bir ulkede is bakiyorum. Romanya, Polonya da olur.
Yasim 30, Ingilizce ogretmenliginde lisans, Yabanci Dil Olarak Turkce Ogretimi alaninda yuksek lisans yaptim. Daha once ABD'de bir universitede ve Turkiye'de birkac universitede Ingilizce okutmanlik yaptim ama bircok insan gibi ben de artik gelismis bir ulkede is bakiyorum. Romanya, Polonya da olur. Ogretmenlik de sart degil ama baska alanda bilgim ve deneyimim yok. Kriterlerim bu kadar dusuk, ne yapsam, nereden baslasam?
0
howfaristhesky
(20.03.19)
ilgili ulkelerin resmi gocmenlik sayfalarina bakarsin. kanada ve avustralya'nin sitelerinde her sey acik ve net.
0
baldur2
(20.03.19)
nitelikli göçmen olarak avustralya ve kanadaya gidebilirsiniz. onların sayfalarına bakabilirsiniz arkadaşın dediği gibi.

onun dışında avrupada iş bulmadan gitmeniz ancak mülteci olarak olabilir. onun dışında avrupada iş bulmak istiyorsanız, indeed, linkedin gibi sitelere bakın, lakin ab çalışma izniniz olmadığından, şirketler de olanlara öncelik verdiğinden, ya çok iyi bir cv nizin olması gerek, ya da sizin gibisini bulamıyor olmaları gerek.

Amerika için de greencard çekilişine katılabilirsiniz.

ya da doktora yolunu seçebilirsiniz saydığınız ülkelerden birinde.
0
interview with the vampire
(20.03.19)
mesleginize iliskin denklik kosullariniza bakmaniz uygun olur.
tr'den gelen bir ing. ogretmenini kabul etmeleri bazi sartlara bagli olabilir. bazi tanidiklar sertifika programlari bitirip, uluslararasi okullarda ing. ogretmenligi yapmaya hak kazandilardi.
bu yolla is olanaklarina, ilanlara vs. bakabilirsiniz. au'da, kanada'da, asya'da (tayland, cin, vs.), dogu avrupa'da boyle calisan tanislar oldu.
denklik yoluyla gocmenlik kanallarina da bakinabilirsiniz. ingiliz milletler toplulugu ulkeleri (au, nz, kanada, vs.) puanlama sistemiyle calisirlar. ne puan alacaginizi tartarak yol yordam belirleyebilirsiniz.
0
viva paulista
(20.03.19)
(17)

Türk insanı gezme tozma olayını neden bu kadar abartıyor v2

captainobvious
fake fakeoğlu duyurusunda yurtdışı gezilerinden bahsediyor, ama ben haftasonu gezmeleri ve akşam tozmalarını gündeme getirmek istedim.arkadaş bu ne delilik? her gün bir şey mi yapılmak zorunda her haftasonu kahvaltıcılarda kuyruğa girilmek her yeni açılan kafede cheesecake tatmak ve brasserie'lerde
fake fakeoğlu duyurusunda yurtdışı gezilerinden bahsediyor, ama ben haftasonu gezmeleri ve akşam tozmalarını gündeme getirmek istedim.

arkadaş bu ne delilik? her gün bir şey mi yapılmak zorunda her haftasonu kahvaltıcılarda kuyruğa girilmek her yeni açılan kafede cheesecake tatmak ve brasserie'lerde ithal bira mı içilmek zorunda?

istanbul için konuşuyorum diğer şehirleri bilmiyorum ama yani dizimizi kırıp iki oturamıyoruz kiminle görüşsek hemen "ee şimdi nereye önce tuzla balıkçısı'nda sıra bekleyip saçma sapan karışık balıklar yiyelim sonra da yenibosna'da çok güzel magnolia yapan bir yer varmış oranın tadına bakar ardından bomontiada populist'te 33'lük biraya 45 lira veririz ne dersiniz? sabah da polonezköy'deki allahın unuttuğu kahvaltı evi'ne herkesten önce gidersek belki dandik kahvaltılıklarla kendimizi şımartırız biraz" moduna giriyor.

geçenlerde çok sevdiğim eski bir arkadaşımla görüştüm, sıradan bir kafede çay içip biraz yürüyüş yaptık, sonra da karşımıza çıkan bir dükkanda köfte ekmek yedik mesela. ama bunu başkalarıyla (kusura bakmayın ama özellikle kadınlarla) yapamıyoruz. sürekli özelliği olan şeyler arıyoruz.

sizin çevreniz de böyle mi bana mı özgü?

gereksiz uzattıysam özür dilerim

edit: instagram'da hepsini paylaşmayan insanlar da yapıyor ya bunu. son yıllarda haftasonu istanbul'da olan çılgın trafiğin en büyük nedeni de bu gezmek merakı bence bu arada.
0
captainobvious
(12.03.19)
bunların en büyük sebebi instagram. çevremde var ama maruz kalmıyorum pek.
0
aquarium
(12.03.19)
instagramı olan (aktif kullanan) insan mutlu olamaz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.03.19)
Valla yemek için bir yerde sıra bekleyebilmem için etrafta bir alternatifin olmaması gerek ya da über övülmüş bir yer olmalı onun dışında sira bekleyemem. Denildiği gibi instagram esas sebep. Ben kullanmadığım için bende öyle bir durum gelişmedi. En yakin çevremde de instagram kullanan ve bu kafada olan yok. Birde sırf adı için bir yere para dökme olayını çok saçma buluyorum.
0
Amaranta ursula
(12.03.19)
Benim çevrem böyle değil; ben de hiç öyle değilim. Anca 2 ayda bir falan böyle meraktan bir yere gidip bir şeyler yer içerim, çok övüldüyse. Onlar da sıra bekleyeceğim şeyler değil.

Onun dışında "hadi gezmek olsun" diye evden çıktığımı hatırlamıyorum, hafta sonunu dinlenmek için bekliyoruz zaten insan kalabalığında daha da yoramam kendimi.
0
piremses
(12.03.19)
Benim çevrem kadın ya da erkek olmasından bağımsız olarak böyle. Özellikle iş arkadaşlarım. Hatta erkekler daha çok bu tavırları sergiliyor.

Ben bunu instagrama değil insanların hobisizliğine bağlıyorum. İstanbul insanının hobisizliği nedeni ile vakit geçirdikleri tek aktivite mekan gezmek.

İstanbula ilk taşındığımda farkettim bu durumu, ankarada bu kadar çok mekan alternatifi olmadığı için insanların büyük çoğunluğu vaktini kaliteli değerlendiriyordu, mekan gezmek için değil, muhabbet etmek için arkadaşlarla buluşuyordu, aktivite yapıyordu, hobileri ile ilgileniyordu.
İstanbulda insanların büyük çoğunluğu ya mekan geziyor ya da Haftasonu kaliteli vakit geçirmek için çok meşgul, meşguliyeti ise alışveriş yapmak.
0
zimbirik
(12.03.19)
Ben dışarıda harcanan paranın karşılığının alınmadığını düşünüyorum. Buna rağmen o paylaşım yapılacak mantığı çok üzücü. Her şeye yaptığımız gibi yeni açılan mekanı bile 15 günde eskitip yenisinin açılmasını bekliyorlar. Yenisi, yenisi, yenisi açılsın. ilk ben bulayım. Daha açılmamışken içeri gireyim. İlk paylaşımı ben yapayım. Ben buldum burası harika.
0
kafadanbacakli
(12.03.19)
yıllardır beklediğim konu nihayet insanların gündemine girmeye başladı, çok mutluyum.

haftasonu kazıklanarak ve şehir trafiği çekerek değerlendiriliyor.

zimbirik insanların hobisizliğinden bahsetmiş, çok haklı.

dostlar alışverişte görsün misali abuk subuk yerlerde abuk subuk şeylere para harcanıyor.

en saçma buldugum ise tarz görünümlü bir kafeye gidip kocaman pasta yiyip kahve içerek bu sağlıksızlığı instagramdan paylaşma görgüsüzlüğü. yenilen kazık da cabası

ayrıca insanlar başkalarına hava atmayı çok seviyor. gezince hayatı yaşadığını zannediyor, halbuki hobisizlik ve zevksizliğini cümle aleme göstermiş oluyor, çok varoşça.
0
dafuq
(12.03.19)
Size şöyle bir örnek vereyim. Samimi üç arkadaştık. Hepimiz evlendik. Çift olarak 6 kişi görüşmeye başladık. Ancak bizim dışımızdaki iki çift aynı sokakta oturuyor, biz çok daha uzak bir yerde.

Öyle zırt pırt görüşemiyorduk biz. Herneyse, bunlar daha da samimi oldular. Beraber tatiller, market alışverişi bile beraber.

Neyse, instagramı bir açıyorum, aynı pozu ilk çiftin kocası, sonra karısı, sonra diğer çiftin kocası, sonra onun karısı paylaşıyor. Timeline'da aynı fotoğrafı 4 kere görüyorduk.

İşi öyle bir noktaya getirdiler ki, biri birine hadi haftasonu edirnede ciğer yiyelim dediğinde bunu yapamayan, bunu yapabilecek maddi durumu olmayan kişi konumuna düşmemek için varlarını yoklarını harcadılar. Mesela beraber tatile gittiler, diğeri senede iki kez tatili karizmatik bir şey olarak düşündüğünden teklif etti, diğerinin parası bile yoktu, eski cep telefonlarını sattığını, kredi çektiğini falan biliyorum o ikinci tatile gitmek için.

Hepsi, "ben ne kadar iyi standartlara sahibim, özgürce yiyip içecek param da var, biz çok elitiz" diyebilme ezikliğinden.

O kişilerle tüm diyaloğu kestik. Hızlarına yetişemezdik :)
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(12.03.19)
Dışarı çıkmak ve sosyalleşmek çok olağan, sıradan şeyler.

Bunun abartılı olarak yapılması, göze sokulmasının nedeni Türkiye’de insanların hafta içi inanılmaz mutsuz olmaları ve o gerçekliklerden kaçmak istemeleri.

Kaçamazlar, kesin bilgi. Dersten çıkıp spora giderken öyle bir geriliyordum ki lanet ediyordum sokağa çıktığıma. Kaldırıma atlayan insanlıktan çıkmış scooter sürücüleri; tacize her dakika hazır erkekler; nefes aldırmayan kaos... (Yer: Kadıköy)

Kaçamazsınız ama yine de o mekanda o birayı için ya hu. Zevk almak için o steril sokaklardaki mekanda bir smoothie bowl ısmarlayın. Bu insanları da eleştirmeyin, nefes almaya; normal yaşamaya çalışıyorlar işte...
0
buf-e kür
(12.03.19)
herkes ezik, sebebi bu
o instagramdakilerin hepsinin dedesi köyden gelme adamlar.
herkes "ben sınıf atladım"'ı göstermeye çalışıyor
çocukluğunda 1 kere yurtdışına çıkmamış adam, şimdi ucuz biletle lviv'e gidip, abi ortam süperdi diye story atıyor.
0
Corc
(12.03.19)
Insanlar nefes almaya calisiyor bence de ama ben de etrafimdaki erkeklerde daha cok goruyorum bunu. Insanlar nefes alsin ok de bence herkesin kusmak istemesinin nedeni instagramda yapilan paylasimlar ve herkesin bir mutluluktan oluyoruz havasi. Kimsenin mutsuzlugu bir duygu olarak kabul etmeye tahammulu kalmadi.
0
kassiopeia
(12.03.19)
hobisizlik ve kaliteli zaman geçirmeyi bilmemek, öğrenmek için çaba harcamamak+1500.

sosyal medya kullanımı, hatta artık bunun için yaşanıyor olması. bir yere gidince aaa güzelmiş arkadaşlarımla paylaşayım onlarda gelir diye değil, paylaşayımda görsünler ne kadar cool yerlere takıldığımı, daha çok hep daha çok like alayım diye bir yere gidilmesi.

kıyas, rekabet, kıskançlık v.b. duygular.

kadın kişisiyim, 4 yıldır prensip olarak avm'ye gitmiyorm. oldum olası sevmezdim ama işte planlar öyle yapılınca falan giderdim bende uyum sağlamak adına. ilk başlarda bizim phoebe iyice kafayı yedi valla diye davranılsada, şu an benim ara sokaklarda bulduğum esnaftan, esnaf lokantalarından ve küçük cafelerden çok mutlu arkadaş çevrem. ha bu durumdan dolayı elenen arkadaşlarımda oldu, zaten sosyal çevre arkadaşlığıydı, takmadım hiç. bir de siz kadınlarla yapamıyoruz demişsiniz ama bu yüzden beni varoş bulan, ya da instagram kullanmıyorum diye kesin bir şey gizliyorsun diyen erkek oldu mesela birkaç defa.

edit: aşağıda birisi nefret falan demişte, nefret ettiğim bir durum yok, kim nasıl mutluysa öyle yaşamalı. bir konu hakkında kendi gözlem veya fikirlerimizi paylaşınca birinden nefret etmiş olmuyoruz.
0
Phoebe
(12.03.19)
Cevapları okumadım. Ben gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi, farklı yiyecekler yemeyi seviyorum. Her hafta böyle bir atraksiyonum oluyor. Ancak Instagram’da hiç fotoğraf paylaşmıyorum bunlarla ilgili. Yani Instagram’a atmak için değil, sevdiğim için geziyorum.
0
i m cool with that
(12.03.19)
bunlara görüntü alıp paylaşım yapmayı yasakla, en az üçte ikisi hiçbir yere gitmez. ayrıca istanbul'da şu nüfus yoğunluğunda kitlelerin tersine değil, kitlelerle beraber hareket eden bariz ameledir. o trafiği çekerken, sikindirik bir masaya oturmak için sıra beklerken, dip dibe yiyip içerken rahatsız hissetmemenin başka bir açıklaması olamaz.
0
sir gawain
(12.03.19)
Diger duyuruya yazdigim sebeoler bunun için de gecerli, ayni sebepten diyorum. Yazmaya usendim tekrar.
Yine ornek verecrk olursam hayat standardi dusuk ulkelerin kizlariyla date'e çıktığın zaman ozellikle sasali restoranlara ve cafelere gitmek istemeleri de bu soylediklerimi dogruluyor. Deneyimleyenler vardir aranızda da. Genel yasam standardi ne kadar dusukse boyle seylere o kadar hevesli meraklo oluyor insanlar.
Fakir ulkelerin baskentlerinde sehir merkezlerinde ulke ortalamasina fark atan pahalilikta restoran cafeler olmasi da bu egilimin bir sonucu. Genel standart dusukse, onun ustune ciktigini kendine hissettirmek icin surekli zorluyorsun.
0
stavro
(12.03.19)
Abi kafayı yediniz herhalde. İnsanlardan bu kadar nefret etmeyin ya. Kendi hayatınız mutsuz geçiyor diye mi yapıyorsunuz bunu anlamıyorum. Yıllar önce cep telefonu kullananlara bu tepki veriliyordu. Şimdi instagram kullananlara gelmiş sıra :D

Dalganıza baksanıza, bu kadar nefretle vallahi hasta olursunuz, saçlarınız dökülür la. başka duyuruda instagram'a tepki, burada gezmeye tepki. Adam çıkmasın mı dışarı, insan bi daralıyor bira içesi geliyor, farklı insan göresi geliyor. Sürekli evde oturup dışarı çıkanlara nefret mi kussun napsın? Çıkınca da adet oldu bu artık abi işte, hikaye atılıyor. 5 saniyelik hikaye lan, basıp geçiyorsun işte. nefretlik bi durum yok. Kimisi gezmeyi tozmayı seviyor, hikaye atsın atmasın farketmez.

lviv e gitmek bile suç olmuş :D Ucuzaq niye gitmesin adam? Avrupalılara beni ülkenize alın diye yalvarıp, üzerine bir de bilmemkaç euro vize parası verene kadar gitmesi kolay, gelmesi kolay kasmayan ülkeye gidiyor işte. Adam orada iyi para harcıyor, avrupa'ya gidip parası yetmedi diye 30 kişinin koğuş mantığıyla kaldığı hostellerde sürüneceğine o paraya krallar gibi ev tutup takılıyor işte.
0
eazy
(12.03.19)
instagram, feysbuk vs. yalnizca aractir, aygittir.

sizin gozleminiz, bu durumu yakin zamanda kitlesel bir vaziyet olarak, kalabaliklarla duymsamanizla meydana geliyor. kalabaliklarin golgeli suretli taklitli karikaturlu, komiklesen, taklit edileni unutturan kuru gurultusunden rahatsiz oluyorsunuz.

malumunuz (bkz: yuppie )diye bir kavram var. 80'lerden sonra neo-liberal donusumlerle ve yozlasmayla birlikte neredeyse ussel (eksponensiyal) olarak kitlede yayilan davranislar, dusunceler bunlar.

bugun universiteden mezun olanlar kendini beyaz yakali dedigimiz (yuppi'lige iliskin diger bir tabir) siniflandirmanin, yasam bicimin icine dahil olmak uzere hazirliyor. bu kitlenin kendi icinde makbul, takdir edilen, kucumsenen, azimsanan, hakir gorulen dusunus kaliplari, davranis kaliplari, akimlari var. hayatlarinin ozunde bu gordugunuz "geziyorum imajlari", "leziz yemek yiyorum imajlari", "kaliteli(?) yasiyorum imajlari", "kaliteli(?) bir beserim imajlari" kok saliyor. kendilerini bunlarla oyaliyorlar.

farkli bir bakis acisina da suradan ulasabilirsiniz:
politikaakademisi.org
not: zamaninda emrah goker de iliskili kavramlari, tipolojiyi eksisozluk'te vesair sosyal medya mecrasinda epeyce irdelemisti, ama silmis galiba onlari.
0
viva paulista
(12.03.19)
(4)

Ünlü bir söz vardı ozgurluk uzerine hatirlayan var mı tamamini ya da sahibi

deryack
söyleyeni de sözü de tam hatirlayamiyorum fakat özü şöyleydi;" hiç papuayenigineye gitmedim, Hayatım boyunca da gitmek gibi bir planim yok. Fakat bana bundan böyle siz papuayenigineye gidemezsiniz yasak deseler uykularim kaçar.Papuayenigineyi salladım orda başka bir yerin adıni söylüyordu. Arıyoru
söyleyeni de sözü de tam hatirlayamiyorum fakat özü şöyleydi;
" hiç papuayenigineye gitmedim, Hayatım boyunca da gitmek gibi bir planim yok. Fakat bana bundan böyle siz papuayenigineye gidemezsiniz yasak deseler uykularim kaçar.

Papuayenigineyi salladım orda başka bir yerin adıni söylüyordu. Arıyorum googleda bi turlu bulamıyorum :(
0
deryack
(05.03.19)
“Fikirlerinizin hiçbirine katılmıyorum ancak onları söyleme hakkınızı ölüm pahasına savunacağım”?
0
her giriste sifresini unutan adam
(05.03.19)
stefan zweig olabilir mi? onun anlayışını cagristirdi
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.03.19)
Bana da dostoyevski yeraltından notlar gibi geldi
0
buiret
(05.03.19)
soz, turkce kaynaklarda montaigne'e atfediliyor ve soyle yaziyorlar:

"ozgurluge oylesine duskunum ki koca Hindistan’in bir kosesini bana yasaklasalar neredeyse dunyanın tadi kacar. Hicbir yerde gizli, eli kolu bagli yasamak da istemem. Orada bos bos oturmaktansa alir basimi havasi, topragi bana acik bir yere giderim. Niceleri, yasalarimiza uymadilar diye kentlere, meydanlara, herkesin gidip geldigi yollara ugrayamadan yasayabiliyorlar. Benim hizmet ettigim yasalar, kucuk parmagimi bile kole etmeye kalksalar, baska yasalar aramak icin nereye olsa giderim."

yabanci kaynaklarda izine rastlayamadim. o takdirde, tirt da olabilir.
ama tr'de ikiyuzlu liberallerin basucu sozlerinden, amentulerinden sayilir.
0
viva paulista
(05.03.19)
(2)

Roman/öykü/hikaye: Mağara, kovuk, ağaçtan elmas çıkan çocuklar

metal revolution
Holy `Terra`lılar,Çocukluğumda okuduğuma emin olduğum bir kitap arıyorum. Muhtemelen sistem ve kapitalizm eleştirisi olsa gerek. Kitabın başında 6-7 tane çocuk (5 ya da 10 da olabilir) bir mağara, kovuk, ağaç gibi bir şeye sürünerek girip oradan ellerinde kristal benzeri taşlarla çıkıyorlar; bu taşl
Holy Terralılar,

Çocukluğumda okuduğuma emin olduğum bir kitap arıyorum. Muhtemelen sistem ve kapitalizm eleştirisi olsa gerek. Kitabın başında 6-7 tane çocuk (5 ya da 10 da olabilir) bir mağara, kovuk, ağaç gibi bir şeye sürünerek girip oradan ellerinde kristal benzeri taşlarla çıkıyorlar; bu taşları birleştirip çok zengin oluyorlar ve sanki devlet/krallık tarzı bir şey kuruyorlardı. O mağaraya belli bir kişi sayısında girip taş çıkarmak bir pazara dönüşüyordu diye hatırlıyorum. Sanki bi' de kendileri çok güzel giyinirken kölelerine çuval giydiriyorlardı.

Yaşar Kemal ya da Aziz Nesin romanı değil sanırım; onların bibliyografyasından çıkaramadım. Hiç umudum yok ama böyle bir yerli eser hatırlayan var mı?

Teşekkür ederim!
0
metal revolution
(13.02.19)
vasif ongoren'den "masalin asli" olabilir.
0
viva paulista
(14.02.19)
@viva paulista

Bu! Çok ciddiyim, 40 yıl arasam bulamazdım, çok teşekkür ederim! :-)
0
🌸metal revolution
(14.02.19)
(25)

en fazla kaç gün banyo yapmadan-duş almadan durdunuz?

Techsavvy
Askerde bi temiz 2 ayım falan var mesela benim. artık kokuyodum. ciddi ciddi kendim de fark ediyodum bunu.sizin bu konuda rekorunuz nedir?
Askerde bi temiz 2 ayım falan var mesela benim. artık kokuyodum. ciddi ciddi kendim de fark ediyodum bunu.

sizin bu konuda rekorunuz nedir?
0
Techsavvy
(08.02.19)
askerde kaç gündü hatırlamıyorum. 45 gün olmuştur belki. kendi kişisel rekorum.
0
kelepir
(08.02.19)
2 haftayi geçmedi. Hava çok soğuktu ve terlemek mümkün değildi. En uzun bu.

7-8 günde bir olan donemler oldu ara. Yine hep kıstı. Hiç birinde kötü bir hal almadım. Saçlarım bile duzgundu bir ölçüde.
0
biseysorcaktim
(08.02.19)
acemideyken 10 gün filan sanırım. zaten 15. gün acemilik bitmişti.
0
spirit crusher
(08.02.19)
Liseye başladığımdan beri max 3 gün.
Siz nasıl yaşadınız böyle 2 ay, 45 gün falan :D haha
0
zimbirik
(08.02.19)
@maydonoz

inanmıcaksın ama bir süre sonra hoş gelmeye baslıyor o koku.
0
🌸Techsavvy
(08.02.19)
14 gün acemilikte yıkanamadım, sıra gelmedi zaten.
0
bos gezenin bos ustasi
(08.02.19)
Askerdeyken neden yıkanmıyorsunuz ki?

Yani benim en fazla 7 olmuştur
0
cemallamec
(08.02.19)
@cemal
askere gittin mi ? 19 günlük olan değil ama.
0
kelepir
(08.02.19)
askerde 1 aya yakın almamıştık ilk gittiğimizde.

not: soranlar olmuş, ben kendi nedenimi söyleyeyim. kışın askere gittim. binada doğalgaz yoktu, kazan vardı. o da suyu doğru düzgün ısıtmıyordu. zaten banyo da yoktu, sadece tuvaletler ve lavabolar vardı. haftalar sonra hamam gibi bir yere götürdüler, topluca 5 dakikada yarım yamalak yıkanıp çıktık. psikolojini sikmek için de yapıyorlar.
0
sir gawain
(08.02.19)
40 gun (askerde) 40, gunun sonunda 5 dakikalik hamam-dus arasi yikanma sadece. kendmden igrenmistim
0
exlibris
(08.02.19)
Askerde banyo yapamiyor musunuz yahu? Nedeni ne ben de annamadim.

1 ay galiba.
0
dont eat me
(08.02.19)
Askerde 3-4 haftayı bulmuştur.

Tuvalete kantinden su satın alarak girilen dönemler oldu.
0
sekerse tehlike
(08.02.19)
Askerde benim rekorda iki hafta falan
0
all girls dream
(08.02.19)
Askerdeyken ve sanirim iki-üç hafta falan.. Hava soğuk, duş alınan yerler pis vs derken uzamıştı iş...
0
dikensiztel
(08.02.19)
Soranlar olmuş. Büyük birliklerde alaylarda duş öyle her binada yok. Hamam var direkt koca bina şeklinde. Buranın da bir kazancı birliği var rdm deli kaşar askerlerden oluşan.

Sen acemi olarak boksun askerde. Kaydın kuydun üniforman aşın intibakın bitene kadar duş falan aldırmıyorlar sana. Öyle kafana göre gidip ben yıkanacam da diyemezsin.

İşte 15-20 gün sonra herkes leş gibi kokmaya başlayınca topluca götürüyorlar hamama. 5 dakikan var yıkanıp çıkıyorsun bu kadar. Acemilik genelde 21 gün zaten bir daha acemilikte o eziyeti çekmiyorsun.

Sonrasında usta er olunca boş vaktinde gidip yıkanabilirsin. Ama sıcak su her zaman olmaz. Kazancı olacak gevşek rdm'ye rüşvet vereceksin ki sıcak su bassın.
0
bos gezenin bos ustasi
(08.02.19)
10 gun olmustur. Askerde degildim.
0
stavro
(08.02.19)
deprem, kasirga, savas gibi sicak suyun luks oldugu acil durumlar yasayanlar daha iyi anlayabilir.

savas zamani o telasin, kosusturmanin, baskinin, acligin, uykusuzlugun ortasinda sekiz gun banyo yapamamistim. yurduma donunceye dek. gogsumun ortasinda mantarli, akintili sivilceler bas gostermis, kasintidan canimi yakiyordu artik. sakallarim yapis yapis olmus, kokusmusum. kotu hissediyordum kendimi.
0
viva paulista
(09.02.19)
maks 3 gun. lisede yurtdaydim, sicak sular bozuktu. 3.gun sonunda hala sicak su gelmeyince ilk once yurdun icinde bi 10dk kostum, iyice terleyip vucudumu isindirttiktan sonra buz gibi su ile 3dk'da yikanip ciktim.
0
crucio
(09.02.19)
askerde acemilikte 1 aya yakındı maalesef, hayatımın en berbat dönemiydi :/

kısa dönem olduğumuz için çoğu yerin kontrolü uzun dönem çocuklardaydı onlar da hırs almak için her türlü eziyeti ediyorlardı.
0
livaneli kadir
(09.02.19)
3-4 gün maksimum. askerlik yapmadım henüz.
0
biravekahve
(09.02.19)
3 gün. çocukken de haftada birdi zaten banyo
0
ground
(09.02.19)
Askerde, 15-16 gün.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(09.02.19)
1 ay sanirim. lanet olasi depresyondaydim:))
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.02.19)
5gun.
0
fever
(09.02.19)
ulan biz de askerlik yaptık. kısa dönem yaptım. acemilikte koğuştan duşa ulaşmak için karda 10 dakika yürümemiz gerekiyordu. üstelik banyo bizim bölüğe haftada bir gündü. o halde bile sabahın 4 buçuğunda kalkıp duş alıp geliyordum. adamlar iki hafta duş almamış askerdeyiz diye.

leş gibi adamlarsınız bi de bahane arıyorsunuz. soğuk suyla olsa yine yaparım üç dört günden fazla duş almadan durmam.
0
bohr atom modeli
(09.02.19)
(10)

Geleneksel peynir övme şenliklerine hoşgeldiniz.

rumeli beylerbeyi
Öncelikle milletçe klasiğimiz olan ==> https://eksiup.com/de04be252162 peynir meselesi üzerine görüşlerinizi merak ettiğimi belirteyim. Yorumlarınızı aşağıdaki soruları cevaplar gibi bekliyorum.Peynir dediğimiz nasıl olmalı?Hangi yöre, ülke?En iyisi, en kötüsü?Hangi marka?Nerede nasıl yenmeli?
Öncelikle milletçe klasiğimiz olan ==> eksiup.com peynir meselesi üzerine görüşlerinizi merak ettiğimi belirteyim. Yorumlarınızı aşağıdaki soruları cevaplar gibi bekliyorum.

Peynir dediğimiz nasıl olmalı?

Hangi yöre, ülke?

En iyisi, en kötüsü?

Hangi marka?

Nerede nasıl yenmeli?
0
rumeli beylerbeyi
(26.01.19)
edirne tam yağlı inek eskitilmiş beyaz
0
killerbee
(26.01.19)
Kars gravyeri. Kars'ta anacaddesinden almıştım, neydi bee...
İncecik kesip kızarmış ekmeğin üzerine koyacaksın. Çıtırrtt
0
windows95
(27.01.19)
İzmir tulumun daha yağlısı olan Akhisar tulum. Yok böyle lezzet!
0
mekaniker
(27.01.19)
peynir konusunda çok gerideyiz bence. trdeki en iyi peynir kars gravyeri. bana göre en iyi peynirler italyan peynirleri. fransız peynirleri çok ağır ancak peynirin piri franszılardır. son dönemde ingilizler de peynir işinde çok iyiler. bu işte damak zevki çok önemli. fransa da büyümüş olan kuzenim ezineyi hiç beğenmez bana göre en iyi peynirdir.
0
mikahakkinen
(27.01.19)
Gönen-Manyas bölgesinin mihaliç peyniri.Bizim orada kelle peyniri de denir,sulu,tuzlu,delikli olanı makbuldur.
0
arenas
(27.01.19)
Akhisar’in tulumu +1 (cekirdekten akhisarspor)
Balikesir kelle peyniri (bu onun da iyisi ama eskitilmisi asiri pahali)
0
alperz
(27.01.19)
peynir konusunda çok gerideyiz diyenlerin bir kibrit kutusu beyaz peynir için yoksunluk krizi çektiğini çok gördü bu gözler ecnebi diyarlarda.
0
killerbee
(27.01.19)
pitta's taze anari (k. rum kesimi),
president yahut frico chevrette keci peyniri (fransiz / hollanda),
emborg yahut frico edam (dan / hollanda),
castello camembert (dan).
mil lel parmesan (aussie),
tasmanian heritage st claire (aussie).

not: hepsi market peyniri.
0
viva paulista
(27.01.19)
mümkünse şırdan mayalı, yerel üreticiden. ezine peyniri.

kars gravyer.

kaçılması gerekenler ise iki ton sütten on ton peynir çıkaran büyük market markaları.
0
kullanıcı adı
(27.01.19)
(24)

10 yıl önceki hayatınızla şimdiki arasında nasıl bir fark var?

respect
tip olarak sormuyorum. işinizde yükseldiniz mi? ev mi, araba mı aldınız, evlendiniz mi? vs vs.
tip olarak sormuyorum. işinizde yükseldiniz mi? ev mi, araba mı aldınız, evlendiniz mi? vs vs.
0
respect
(20.01.19)
2009 da 5 kuruşsuz bir öğrenciydim.Şimdi 34 ülke gezmiş evi ve arabası olan orta segmentte iş kurmus çok olmasa da kendi yağımda kavrulacak kadar kazanan birisi oldum .Allahım bana verdiğin nimetler için çok şükür ha buna rağmen kendimi bazen bunalmış hissediyorum.Sanırım az şükrediyorum.
0
avukat34
(20.01.19)
10 yıl önce öğrenciydim üniversitede şimdi çalışıyorum, bekardım hala bekarım. evim yok arabam yok. kilo olarak da aynıyım.
0
nahtoderfahrung
(20.01.19)
Ocak 2009'da 8. sınıf öğrencisiydim, iyi bir lise kazanmak için SBS çalışıyodum ve dershaneye gidiyodum.
Ocak 2019'da Tıp 5. sınıf öğrencisiyim. Seneye TUS'ta iyi bi uzmanlık kazanabilmek için şimdiden ders çalışıp dershaneye gidiyorum.
0
nundu
(20.01.19)
Ogrenciydim.
Simdi ev araba is guc.

Eskisi daha iyiydi.
0
acemi
(20.01.19)
Liseden yeni mezun olup uni icin yurtdisina gitmistim, calisma iznim vs yoktu. Simdi o ulkenin vatandasiyim, cok sevdigim bir isim var.

O zaman da yalnizdim, simdi de yalnizim ama.
0
kuehles blondes
(20.01.19)
2009 doktora yapıyordum yurtdışındaydım
2019 ankaradayım, yazın muğladayım. freelance çalışıyorum. Ev aldım, arabayı hala inatla almıyorum...

araba almam lazım benim yavvv.
bekarım. edit: 2029'da da bekar olmam olası.
0
niye ama
(20.01.19)
10 yıl önce hayalleri olan bir üniversite öğrencisiydim.
Şimdi gün geçirmek en büyük amacı olan, eğitim aldığı alan dışında emek veren bir çalışan...
Ev yok, araba yok, evlilik yok.
0
livaneli kadir
(20.01.19)
2500 km fark var arada. Üniversitemden memnun değildim on yıl önce. Şimdi iyi bir ALman üniversitesinde MA bitirdim, işe başladım.

Öğrenci evinden müstakil bahçeli eve bir geçiş oldu.

Araba yok. On yıl önce vardı. Gerek yok yaşadığım yerde arabaya.
0
buf-e kür
(20.01.19)
Evlendim, çocuk sahibi oldum, kendi işimi kurdum, mesleğimi yapmama izin veren sınava girdim, geçtim, kendi alanımda dünyanın en iyi kurumlarından eğitimler aldım, kurduğum işte Türkiye'nin en büyük kurumlarına hizmet veriyorum. ev aldım, iki araba aldım, iki çocuğum olursa diye iki arsa aldım, ileride üstüne ev yaparsam diye bir villa arsası aldım, hayatımı sadeleştirdim, spora başladım, bir dil daha öğrendim,enstrüman çalmaya başladım, çevremi çok daha nezih hale getirdim, ülkeden gitmemek için direniyorum.
0
babilbaligi
(20.01.19)
istanbul'a yeni gelmiştim, nerede ne yenir bilmiyordum; şimdi biliyorum. 10 yıldır en dramatik fark bu.
0
Bruce
(20.01.19)
10 seneki halim şimdiki halimi görse "ezik misin lan ne bu böyle ne sıkıcı yaşıyorsun moruq xdxd" der. öyle bi hayat oldu işte. yoksa gram yol kat edemedim daha.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.01.19)
Okuldan işe geçmiş olmak dışında hiçbir şey değişmedi.
0
desdenova34
(20.01.19)
10 yıl önce aile zoruyla istemediğim bir lisede arkadaşsız depresif bir hayat geçiriyordum.

şu an ailemden kurtuldum başka bir ilde istediğim alanda okuyorum, mezuniyet sonrası aile zorlaması devam ettiği için üniversiteye hemen başlayamadım, cesaretimi toplamam zaman aldı vs.

yani hala öğrenciyim ama daha mutlu bir öğrenci, ve daha yaşlı.
0
nolmus yani
(20.01.19)
hayalleri susleyen bir kentte bulmustum ilk dogru durust isimi. guzel, keyifli projelerde baslamistik. kendimi azicik gosterebilmistim. on yil once oralarda hem keyifle hem buyume sancilariyla isliyordum. ama kriz oldu. cikardilar. (bir sure sonra koca firma battiydi zaten). disimle tirnagimla cattigim, koltuklarini trene yukleyip sirtimda tasidigim yuvam sarsildi, goctu. hayaloglu'nun "yuregim kaniyor"u gibi hissediyordum o siralar.
yirtilmis bir tul gibi savrulup durdum. k. afrika'ya gittim o yil yine. orada da bir suru kavga, mucadele. toplama kampi gibi ortamlarda yasadim. arkadaslarim, guluslerim oldu. gerisi omur torpusu.

on yilda kitalardan collerden astim savruldum. simdi daha iyiyiz cok sukur. yarinimiz ne olur bilemem. dikili agacim yok, malim mulkum yok. calisiyorum ama bir kosede. agzimin tadi var cok sukur. iki de sipam ellerinizden oper. bir tek gidenlere yetisemiyoruz iste. ezilip durur icim dustukce aklima yuzleri.
0
viva paulista
(20.01.19)
aynı ruh haline sahibim. yani değişen bir şey yok.
0
koela
(20.01.19)
Maldim. O kadar mal degilim simdi.
0
stavro
(20.01.19)
Herşeyim var ama mutsuzum. Tünelin ucu bombok biyere çıktı.
0
japon askeri
(20.01.19)
Bok gibi sürünüyorum.
0
Neyazayım
(20.01.19)
Ogrnciydim-akademisyenim
Bekardim-evliyim cocugum var
Borcsuzdum-borcluyum
Sakallarim yoktu - ayi gibi sakallarim var
Sigara icmezdim-sigara iciyorum
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(20.01.19)
Liseliydim dolayısıyla çok şey değişti o halim şuanki ben değil.
Meslek edindim ve bir parça yükseldim ama sevmedim geri düştüm yakın zamanda yine yükselicem :D
Araba aldım. Ev alamam yakın bir gelecekte. Bekarım daha. Aslında bu on yılım tam da öngördüğüm gibi geçti ben asıl bundan sonraki 10 yılda ne durumda olucam onu merak ediyorum.
0
pastörizesüt
(20.01.19)
kız arkadaşımla evlendim. ev araba sıkıntısını aştım. yaşadığım şehir değişti. hayattan beklentim hep aynı on yıl öncekinin aynısı. okuduğum öğrenci olduğum veya gençken gittiğim yerlere gidip gene aynı kafayla takılıyorum. ruhen değişmedim aynen devam.
0
mikahakkinen
(21.01.19)
14 yaşındaydım, parlak bir öğrenciydim. 24 yaşındayım ve yine en azından hocalarının parlak gördüğü bir öğrenciyim ama takdir edersin ki 24 yaşında lisansa yeni başlamış olunca istediğin kadar "parlak" ol, öyle fizik-mühendislik falan da okumuyorsan pek bir numaran olmuyor.

gerizekalı gibi davranarak 5 senemi çöp etmiş olmasaydım aslında şu an muazzam bir yerde olabilirdim ama genel olarak yine de kötü veya pişman değilim. sadece fiziksel olarak ciddi anlamda geriledim (aşırı kilo aldım) ama şu an onu da toparlamaya çalışıyorum. şu an gerçek sorun olarak değerlendirebileceğim tek şey parasızlık, kriz nedeniyle uğraştığım öğrenci işinin dahi hiç para getirmez olması ve de sağlık sorunlarım. biraz da "93 yaşında mezun olcam amk o saatten sonra kim iş vercek bana" kaygısı var ama onu şimdilik çok düşünmüyorum. onun dışında iyiyim yani. hele ki 18 yaşında intihar etmeye kalktığım düşünülürse ben kendimle gerçekten gurur duyuyorum, benim gibi bir WEAK ASS için inanılmaz bir performans. üzerine koyarak ilerleyeceğiz, sibiryalara motorlar süreceğiz inş. ölmezsem keyfim yerinde. ölürsem de siz üzülün bana ne.
0
der meister
(21.01.19)
orta halli gidiyoruz bakalım. borçlar var .evlenemedik tabi ki
0
hebanon
(21.01.19)
Güzelim saçlarım. Son 1 kaç yılda gitti. Hala da gidiyor. Umarım Bi 10 yıl sonra şu saça Bi çözüm bulurlar.
0
valarmurgulis
(21.01.19)
(4)

Kocakari ilaclari

phanax
Bildiginiz kocakari ilaclari nelerdir? Isvec surubu, kantaron yagi vs.
Bildiginiz kocakari ilaclari nelerdir? Isvec surubu, kantaron yagi vs.
0
phanax
(12.01.19)
- kedi otu cayi
- yaban mersini surubu
- karin agrisi suyu (gripe water, bebeler icun)
- sinameki cayi
- istiridye
- portakal kabugu iligi (plith)
0
viva paulista
(12.01.19)
Kolda bacakta burkulma, cikik vs. olan bolgeye yumurta kirmak. Evet var bu.
Yanik olan bolgeye isemek.
0
stavro
(12.01.19)
Kalkan balığının sırtındaki pullar
0
Delay Fuze
(12.01.19)
yanık uzva yumurta akı sürmek ya da un kabına yanık yeri sokmak.

ısıtılmış tahta kaşık sapını uçuk çıkmak üzere olan dudağa basmak ya da sarımsak sürmek:)

boğaz ağrısı için adaçayı.

he bi de taşa oturmayın, uşağınız olmaz:))
0
j lithium
(12.01.19)
(7)

9 aylik bebek ile 10 saat ucmak

cedex
benzer bir deneyim yasayan var mi? ucagi birbirine katar mi?istanbul-bangkok arasi.
benzer bir deneyim yasayan var mi? ucagi birbirine katar mi?

istanbul-bangkok arasi.
0
cedex
(03.01.19)
zaten zor olan bir uçuşu daha da zor yapar.
0
sizofren06
(03.01.19)
Bebekten bebeğe değişir, mamayı yiyip uyuyan, uyanınca sakin sakin etrafı seyreden bir bebekle sıkıntı olmaz.

Ama zaten normalde de zor bir bebekse uçaktan atlamak isteyebilirsiniz.
0
John Bloor
(03.01.19)
sidney'den (daha uzun) bir ucusu 2 aylik bebe ile bizim bi arkadas yapmisti. yaninda da 3 yasinda diger veledi vardi ustelik.
danisabilirsiniz arzu ederseniz:
(bkz: mathillda)
0
viva paulista
(03.01.19)
doğru beslenme ve uyku planlamasıyla bir sorun olmaz. birkaç gün önceden uygulamaya başlarsanız , ucuş saatlerine uyku saati denk getirecek ve ucuş başlangıcında beslenecek şekilde gayet kolay geçer.
0
bordeaux
(03.01.19)
Bebekten bebeğe değişir +1

6 aylık bebek ile 13 saat uçtuk iki kere.
Gidiş gündüz vakti olunca uykusu gelene kadar oynadı durdu.
Dönüş akşam vakti olunca uyuyup 6-7 saat sonra uyandı.
0
cakabo
(03.01.19)
cekilin bangkokdan yeni geldim, yanim da iki bebe vardi valla yol boyu uyudular, gece ucusu idi bizimki. arada bir iki ikir mikir ettiler ama hic rahatsiz edici bi durum olmadi.
0
cairo
(03.01.19)
9 aylık bebek hareketsiz demektir. onun için uçak ile başka bir yer fark etmez. normal bir günü nasıl geçiriyorsa uçuş gününü de öyle geçirir.

güzel ve kompakt oyuncaklar ile olmayacak iş değil.
0
babilbaligi
(03.01.19)
(2)

Sizin Seyyarede Ask Var mi?

orhangutan
Şöyle bir geçmişe gidiyorum...Lise'de bir kızı çok severdim. Kız beni yakın çevresinde tutardı. Ama "umutlanma" derdi. Sırlarını verirdi, sohbet ederdik, gezerdik. Evime gelirdi, odamda birlikte vakit gecirirdik. Herhalde bu yüzden çok zaman efsunlu gibi etkisinde, kuyruğunda dolaştım. Çok sonra, ün
Şöyle bir geçmişe gidiyorum...

Lise'de bir kızı çok severdim. Kız beni yakın çevresinde tutardı. Ama "umutlanma" derdi. Sırlarını verirdi, sohbet ederdik, gezerdik. Evime gelirdi, odamda birlikte vakit gecirirdik. Herhalde bu yüzden çok zaman efsunlu gibi etkisinde, kuyruğunda dolaştım. Çok sonra, üniversite yıllarında çıkabildim tesirinden.
Ama daha bebeyken bile anımsıyorum o halimi. Bu kızcağızı sevmek icin kendime adeta telkinde bulundum. Güzel kız, tatlı konuşuyor, şiirden anlıyor, kafa dengidir, vesaire.

Üniversite'de bir kızla aynı ortama girip çıkıyorduk. Sanırım aynı şeyi yaptım orada da. Yalnızdım, öbür kızın tesirinden kurtulmak istiyordum. Bu kız için de kendime telkinde bulundum. Şirin kız, müzik zevkimiz uyuşuyor, sanattan anlıyor, vesaire. Sonra kapıldım biraz. Kısa bir süre kız arkadaşım oldu. Ama çok çocuktum. Yürümedi. Ayrılık o vakitler beni duvara çarpmış gibi sarsmıştı. (Şimdi bakınca gülüp geçiyorum, sallamıyorum)

Sonraki yıllarda kızlarla münasebetim, daha ziyade kızların isteği üzerine gelişti. Kendimi pek kasmadım. Ama duygu yoğunlugu, kalp çarpıntısı hissedemedim.
Şimdi uzun süreli bir ilişkim var. İyi gidiyor.
Ama arada aklıma takılıyor, insanın kalbinin çarpmaması normal midir?

Öyle ise ben hiç sevmemiş sevilmemiş miyim ey gönül?
Geçen günlere yazık mı etmişim ey gönül?
0
orhangutan
(26.12.18)
kişiye göre değişir. bence normal. ilkler her zaman başkadır. büyüyoruz hormonlarımız değil de mantığımız baskın çıkıyor.
0
denizgonen
(27.12.18)
yazdiklarin samimi, icten geldi.
ama bil ki, herkes ayni degil birader. gok yuzundeki yildizlar kadar algi var, ihtimal var, secenek ver, vaziyet var.

yine de kanimca, yazilan hikayelerin, paylasilan foto'larin, anlatilarin cogunda -gercekte- o kalp carpintisi yoktur. zamanim geciyor diye, herkes birseyler bulmus ben de bulmaliyim diye, mecburiyetten, konfordan, falan filan.
cok az insan yasayabiliyordur o yogun duygulari.

yalniz oldugunu sanmiyorum.
ama yazik, evet.
0
viva paulista
(27.12.18)
(11)

bu zamana kadar izlediğiniz en güzel film hangisiydi?

hocam
dün akşam açılan soru silinmiş. çok güzel cevaplar vardı. hem göremeyenler için hem de tekrar cevap vermek isteyenler için yeni bir duyuru açmak istedim. tek bir film söyleseniz bu hangisi olurdu?
dün akşam açılan soru silinmiş. çok güzel cevaplar vardı. hem göremeyenler için hem de tekrar cevap vermek isteyenler için yeni bir duyuru açmak istedim. tek bir film söyleseniz bu hangisi olurdu?
0
hocam
(24.12.18)
kelebek.
0
candide
(24.12.18)
bu kadar keskin bir soru olmamalı ama oyunculuk açısından en çok beğendiğim film The Dark Knight herhalde. Allah rahmet eylesin Heath Ledger reyiz..
0
silah taciri
(24.12.18)
En guzeli cok zor bir soru.
Ama son zamanlarda hangisiydi dersen Sicario 2. Filmi.
0
stavro
(24.12.18)
The 400 blows
0
olaylar olaylar
(24.12.18)
en iyi birkaçını sayabilirim ama en iyisi hangisi bilmiyorum.

amadeus
the big lebowski
lost highway
a clockwork orange
salinui chueok
the fountain
0
sir gawain
(24.12.18)
bu sorunun akrabası bir soru var, tam olarak aynı şey değil: "dünyada tek bir film kalacak, hangisi kalsın?"
Cevap elbette Tarkovski'nin Stalker'idir.
En "güzel" midir, bilemiyorum, güzel herhalde.
0
ebabil curnatasi
(24.12.18)
The Godfather
0
levent bilgen
(24.12.18)
tek filme indirgemek guc. bu yuzden listeler yapiliyor, tur tur, farkli acilardan, farkli zamanlardan.

bunca guzel film icinde beni en etkilemis hangisiydi?
sanirsam "cidade de deus"tur.
ozge kisisel sureclerin, filmin parladigi gunlerde o topraklarda olma kismetimin, halkin uzerindeki etkisine, bir sanat olayinin dalga dalga buyuyusune dumduz tanik olmamin filan da esbabiyle.
0
viva paulista
(24.12.18)
The fall
0
baal
(24.12.18)
Fight club

Plase forrest gump
0
Delay Fuze
(24.12.18)
the fountain
0
disfori
(26.12.18)
(4)

beşiktaşa ne oldu öyle ya?

baldan kaymak
diagne yoluna devam ediyor ondan mı böyle oldu yoksa güneş'ten mi?
diagne yoluna devam ediyor ondan mı böyle oldu yoksa güneş'ten mi?
0
baldan kaymak
(22.12.18)
BJK yönetim, teknik ekip ve topçular tümü çuvalladı. Takım da yaşlandı. Yaratıcı futbolcu eksikliği var. Bir iki yıl önce 10 milyon avro bonservis biçilen Tolgay Arslan kadro dışı bırakıldı mesela. Oğuzhan çıtkırıldım birisi ve taraftarla arası bozuldu. Kaleci süpriz goller yiyerek takımı zor durumda bırakıyor. Forvette looser olan Pektemek'e kaldık. Daha ne olsun aq ?
Muhtemelen Şenol devre arasında ayrılır. Keşke daha uzun yıllar kalabilseydi, ama hoca da yıprandı. Yönetimle arası da bozuk.
0
alicandan
(22.12.18)
fikret orman ünal aysal sendromuna tutuldu.
0
asilsiz suclama
(22.12.18)
Oğuzhan, Olcay, Sosa, Atiba, Tolgay, Marcelo gibi şampiyonlukta önemli payı olan futbolcular ya bedavaya ya çok ucuza alınmıştı. Yönetimde kim geldi kim gitti bilmiyorum ama son iki yılda transfer "aklı" çok şaştı. Hem gereksiz para dökülüyor hem verim alınamıyor. Bir de zamanla takım yaşlanıyor. Şu anki kadro yaşlı ve yetersiz. Bir de kiralık transfer kolaycılığına çok güvendi Beşiktaş. Bonservis vermediğin için tatlı geliyor ama adam seneye yok ve haydi bakalım tekrar takımı baştan kur. Yâni yönetim hataları etkili.

Hoca da eleştiriliyor haklı olarak. 15/16'daki oyunu oynatan kendisi olduğuna göre kalite problemi yok hocada. Ama son iki yılda tutarlı ve istikrarlı bir oyunu yok takımın. Bâzen "Quaresma'ya ver 234387 orta yapsın"a dönüyor iş. Tabiî eldeki kadroya göre bir taktik kurabilirsin ama eldeki malzemeyi de iyi değerlendirebiliyor mu emin değilim.
0
istambul
(22.12.18)
besiktas'in kadrosu rakiplerine gore daha az secenekli, daha az yildizli idi epeydir.
fb'yle yarisip sampiyon olduklari ilk sene fb'nin kadrosuna bir bakiniz, van persie'ler diego'lar, nani'ler. markovic'ler (o zaman ciddi yildiz adayi idi), kjaer'ler. yalniz forvette van persie'nin arkasinda sow bekliyordu, onun da arkasinda evvelki yilin gol krali fernandao. daha da doymayip bir onceki sene sahane top oynayan bursa'dan iki yildiz oyuncuya dunya para verdilerdi.

bjk'nin o surecte elle tutulur yedek forveti, yedek savunma orta sahasi yoktu.

ilerleyen surecte gs'nin, hatta basaksehir'in kadro derinligi cok daha iyi oldu hep.

bjk ne yapmisti. taraftar baskisini azaltmak icin "feda" sloganini yukseltmis, buna uygun hoca (aybaba) ve transferler yapmisti. ucuzu transferler. bunlarin hepsi tutmadi. biz simdi tutanlari (oguzhan, tolgay, atiba, cenk, marcelo, fabri) animsiyoruz. ama, genc, potansiyelli bir kadro oldu. kadro surekliligi ile, yakalanan bir hava ile (bilic'in katkisi inanilmazdi orada, dunya kupasi finalisti hirvatistan'in sistemini benimsedi takim, ve o zayif kadrolarla arsenal'e, totthenham'a kok sokturdu) basarili olabildi.

bu noktada ihmal edilen seyler vardi.

1- takimin kadro derinligi hala cok kuvvetli degildi. onemli defolari vardi. bu nedenle kolay kirilma yasayabiliyorlardi. (benfica macinin ilk yarisi bir isarettir misal, ama cogunluk ikinci yarinin sarhoslugunu yasamayi tercih etti)

2- yukaridaki zaaflar, kirilganliklar kadro dengesi ile bertaraf edilebiliyordu. fabri, her mac yuzde yuzluk goller cikariyor, karsi karsiya toplar cikariyordu. bu seviyedeki bir takim icin bunlar alarm demek. ama hersey normalmis gibi yaklasildi.

3- en buyuk mesele borc. sampiyonluk ardindan da yazmis idim. besiktas'in yuzunde koca bir yara var, ciban yarasi gibi. bugun sarhoslukla sevinip unutuyorlar. ama yarin sabah yine aynada olacak. (burada salakca laflar oldu, sampiyonlar ligi'nden, oyuncu satislarindan bir suru para gelmis, bunlar neredeymis? falan filan. bunlari soranlarin durumun ciddiyetini idrak edemedigi anlasiliyor) borcu cevirebilmek icin baska bir yola saptilar. yildizi parlayan oyuncuyu, yuksek bedel teklif gelirse satalim dediler. bu, takim iskeletine, devamliligina onemli sekte vurdu. (g.birligi, gaziantep, sakarya vs. gibi turkiye'de boyle oyuncu yetistirip satma uzerine cark kuranlarin hangisi basarili olmus?) takimin kadro derinligi zaten iyi degil, yildizlar (rakiplere gore) eksik. ama uyum var, parcalar birbirine denk dusmus, bir arada oynayarak esgudum kazanmis vs. bu oyuncular birer birer ucup gidince, kadronun eksikligi, zayifligi daha da belirginlesti.

4- taraftar (istanbul'un diger iki buyuk takiminin taraftari gibi) gerceklikle baglarini kopardi. hayal aleminde, simulark'larda yasiyor. tuketici-taraftar olmus. golleri, basarilari, guzel hareketleri, akitilan teri, emegi yiyip bitiriyor tuketiyor doymuyor. sabir yok, oyunun ozune saygi yok, oyunculara saygi yok,basariyla guzel oyunla bile doymuyor. ucuz transfere sovuyor, pahali transfere camur atiyor, hamal oyunculara kufrediyor, surekli yeni model oyuncu, takim (aslinda oyuncak) istiyor. bu, uc buyuk takimin da dibe vurusunda onemli bir etkendir. basaksehir'de topu iskalayinca, formsuz haftalar gecirince soven, takip edip tehdit eden taraftar yok.

5- futbol ortami, turkiye'deki baska pek cok sey gibi kokustu. sizdirilan belgeleri takip ederseniz, cikar ve menfaat ortamini daha net secebilirsiniz. yukarida sayilan nedenlerle yonetimlerin isi cok zor, cikisi olmayan yerler var. ama, yonetimlerin yaptiklarina bakarsaniz, sizdirilan belgelere bakarsaniz, pek oyle bir dert yok gibi zaten.
0
viva paulista
(23.12.18)
(14)

bitirdiginiz ilk ingilizce kitap neydi?

Leonardo~Da~Vinci
ve kac yasinda idiniz?
ve kac yasinda idiniz?
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.12.18)
13 yaşımda birçok ingilizce kitap okudum ama aklımda tek kalan kitap "the elephant man"
0
false pretension
(21.12.18)
Alice in wonderland :)
0
Dylan Murphy
(21.12.18)
The Murders in the Rue Morgue - lise hazırlıktaydım sanırım 15 yaş oluyor.
0
tantunizade murat efendi
(21.12.18)
Hazırlıkta okuduğum basitleştirilmişleri saymıyorum çok vardı.
Normal kitap seviyesinde Where the red fern grows u okumuştum çok güzeldi :(
Orta iki kaç oluyor, hımm 13 sanırım.
0
birsürüsorumvar
(21.12.18)
14 - voodo island (oxford)
0
tabudeviren
(21.12.18)
cok basitlestirilmisler sayilirsa "david copperfield". cocuktum.
0
e haliyle
(21.12.18)
basitleştirilmiş kitapları saymazsak hiç bitirmedim. ana dilimde okuyabilecekken neden ingilizce okuyayım diye düşündüm. bi kere gaza gelip iki şehrin hikayesini aldım ingilizce tabii ki okuyamadım ve kaldı öyle. zaten sadece böyle ağır anlatımlı kitaplar çeviri sırasında biraz özünü yitirebiliyor, daha basit olanları da ha türkçe okumuşum ha ingilizce bir şey fark etmiyor anlatımı çok sade olduğu için, mesela george orwell gibi.

soruya cevab hariç her şeyi yazdım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.12.18)
cin alileri dahil ediyorsak simon isimli renk değiştiremeyen bir bukalemununun üzücü hikayesini anlatan bir çocuk kitabı vardı, onu bitirmiştim. illüstrasyonlu, naif anlatımlı güzel bir kitaptı. kitaplarımın arasında bir yerde ama şimdi üşendim bulmaya. 5 ya da 6. sınıfta olmam lazım. sözlükle neredeyse her kelimeye bakıp kitabı "kirletmiş", sonra da yazdıklarımı silmeye çalışırken içine sıçmıştım.

basitleştirilmişleri dahil ediyorsak piano diye bir kitaptı, dışını çok net hatırlıyorum ama ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrim yok; sanırım 8. sınıftaydım. gerçi basitleştirilmiş mi ondan da emin değilim, ince bişeydi, belki de kısa öykü gibi bişeydir.

bildiğimiz okumalık kitaplardan ise the old man and the sea, lise 2 ya da 3 olması lazım.
0
Bruce
(21.12.18)
window on the world
images-na.ssl-images-amazon.com

;-)
0
viva paulista
(21.12.18)
Of mice and man
0
smellofsoul
(25.12.18)
12 little prince.
0
canercuxy
(28.12.18)
The Snow Goose - 15-16
0
farabi
(02.01.19)
Edmondo De Amicis - Heart
5 ya da 6. sınıftaydım. 11-12 yaşa denk geliyor sanırım.
0
battal gemalmaz
(02.01.19)
Propeller Aerodynamics - Frank E. Hitchens
0
stavro
(02.01.19)
(9)

avcilardan nefret ediyoduk dimi?

dokunmakalbime
allahin izniyle bilincli yasama adim attim. eti kestim, dusman markalari belledim ve greenpeace'e uye oldum. ama avci olayina emin degilim. avcilari sevmemem gerekiyor dimi?
allahin izniyle bilincli yasama adim attim.

eti kestim, dusman markalari belledim ve greenpeace'e uye oldum. ama avci olayina emin degilim. avcilari sevmemem gerekiyor dimi?
0
dokunmakalbime
(21.12.18)
Denizin doldurulmasıyla olmuş, depremden çok etkilenmesi ondanmış. Her sene denize doğru 20-35 cm kayıyormuş diyorlar.
0
insomnia
(21.12.18)
İstanbul universitesi’nin oradaki kampusunden dumandan duman hatunlarla birlikte olmustum zamaninda hey gidi hey neden nefret edelim hocam.
0
Deathrow
(21.12.18)
Ahaha cevaplari kiesss.

Avcilara metrobus gidiyor, onlari sev.
0
brkylmz
(21.12.18)
Aklıma sürekli Metrobüs geliyor
0
tolgame
(21.12.18)
Kimlerden nefret etmen "gerektiğine" başkalarına danışarak karar veriyorsan bilinçli yaşamla zaten hiçbir alakan kalmamış demektir.
0
mikro patlama
(21.12.18)
@brkylmz :D sesli güldüm

@dokunmakalbime bence sevme garanti olsun
0
görünmezkaza
(21.12.18)
tebrikler populer kulturun degil ama marjinal kulturun kolesi olmussun. mikro patlama +1. neyi ne icin yaptigini bile bilmiyorsun, birseyler soylenmis sen de "oooo ne kadar cool" diye uygulamaya baslamissin.
0
crucio
(21.12.18)
Bunların hepsinden önce avcılıktan nefret etmeniz gerekmez miydi? Tamaaaamen keyfi hayvan öldürüyorlar çünkü.
0
birsürüsorumvar
(21.12.18)
cocuklugum oralarda gecti.
simdi cok bozmus diyolar, ama kendi halinde, eskilerin gezinti / yazlik yeri memlekettir.
mahalle kavrami 90'larin sonuna kadar filan da yasamisti.
deprem cok seyi aldi goturdu.

niye nefret edelim yha.
:P
0
viva paulista
(21.12.18)
(10)

Hitler'in yahudi nefreti

neil manke
nedendir? evet, isa katilleri falan filan diyecekler durun. sebebinin bu olmadığını biliyoruz.
nedendir? evet, isa katilleri falan filan diyecekler durun. sebebinin bu olmadığını biliyoruz.
0
neil manke
(21.12.18)
O dönemde yahudilerin avrupada bulundukları ülkelerin yaşamlarına entegre olmaları, endüstri ve finansın yöneticileri haline gelmeleri, sosyal ve entelektüel yaşamda öne çıkmaları halkta nefret öğesi oluşturdu. Nasıl biz şimdi herşeyden suriyelileri sorumlu tutuyorsak o dönemki ekonomik depresyondan, dünya savaşı yenilgisinden vs. yahudileri sorumlu tuttular. Hitler sahiden buna inanıyor muydu yoksa halkta karşılığını bulan bir nefreti mi körüklüyordu bilemiyorum.

Ancak biraz "eugenics" bakıldığında o dönem bilim yayımlarının ırksal üstünlük ve ayrılıklar üzerine yaptığı çalışmaların da bu görüşleri körüklediğini söyleyebiliriz. Gerçekten alman ırkının üstünlüğüne inanıyor olması makul. Bu durumda yahudilerin alt, kirleten ırk olduğu konusunda da samimi olabileceği kanısındayım.

Atatürk in the Nazi Imagination kitabında Hitler'in milli mücadeleden esinlenimlerinden bahsedilir. Bir ulus devlet kurma aşamasında tıpkı bizdeki varlık vergileri, ermeni sürgünleri vs. gibi servetin, mülkün ve entelijansiyanın millileştirilmesinden de bahsedebiliriz. Yani gereklilik olarak da bakılabilir.
0
Herkesefendi
(21.12.18)
Ekonomi yanudilerin elinde idi. Cokca seyi yahudilere cingenelere vb yuklemek politik olarak kolay oldu. Irkciligin gucu birlestirici ve tek amac etrafinda toplayici etkisini kullanmak istemesinin yaninda acaba yahudilerden gercekten nefret ediyor muydu bilmiyorum acikcasi. (Kavgam’i okumadim bu arada)
0
twelfth
(21.12.18)
Ben yazarken Herkesefendi yazmis. Sonradan gordum.
0
twelfth
(21.12.18)
Kavgam'ı ta ortaokuldayken okumuştum. Orada gençken (yanlış hatırlamıyorsam Viyana'da) gördüğü bir manzaradan bahsediyordu: Bir Alman, zengin bir Yahudi'nin dükkanının önünde dileniyordu. Bu görüntüden çok büyük üzüntü ve nefret duyduğunu itiraf ediyordu. Almanlar kendi ülkelerinde onursuz bir yaşam sürerken, o ülkenin nimetlerinden yabancıların faydalandığını düşünmüş olmalı. Kendisi de Viyana yıllarında ufacık bir evde 15-20 tane insanla sıkış tepiş kalıyordu.

Hitler'in nevişahsına münhasır bir Yahudi düşmanlığı elbette vardı. Onların toplumu yozlaştırdığına, bulundukları farklı ülkelerin ekonomisini kemirdiklerine ve o ülkelerin insanlarını sömürdüklerine canı gönülden inanıyor olabilir. Anti-Semitizm'in uzun süredir her coğrafyada varlığını sürdürdüğü de malum. Ancak Yahudi düşmanlığının Alman toplumunu birleştirici özelliğini fark edip bunu pompaladığı propagandanın, siyasi olarak elde ettiği yarar, kişisel nefretinden daha üstündür diye düşünüyorum. Aryan ırkı teorisi (bir anlamda diğer ırkların aşağı oldukları) ve saf ırk yaratma (bir anlamda ülkedeki diğer ırkları ortadan kaldırma) projesini ise bir dünya savaşından yenik olarak çıkmış, Versailles Andlaşması'nın ağır şartları altında ezilen mağrur Alman halkına gururunu tekrar kazanma umudunu vermek için ustalıkla kullandı. Ve en önemlisi, propaganda yapılacak reel malzemesi biten otoriter yönetimlerin popülist siyasetlerini sürdürmek ve halkla bağlarını koparmamak için suni bir düşman yarattıkları bir gerçek. Nazi Almanyasının da en uçta örneklerinden birini teşkil ettiği totaliter yönetimler söz konusu olduğunda ise bu "suni düşman yaratma" eğilimi daha radikal bir hal alıyor.
0
habes papaz
(21.12.18)
Türklerin Ermeni nefreti ile yaklaşık aynı.

Ticareti, sanatı, üretimi elinde tutan gruptan herkes nefret ediyor. Şimdi nasıl Türkiye'nin büyük çoğunluğu okumuş "beyaz Türk" denen grubu "Gezici" falan diye ezmeye çalışıyor, aynı mantık.

Güncel örnekler gözünde daha iyi canlansın diye, yoksa çok umrumda değil.
0
babilbaligi
(21.12.18)
Arkadaşlara ek olarak bir de o dönemde Yahudi aleyhtarlığı veya antisemitizm Hitler veya Naziler ile başlamış bir fenomen değildi. Var olanın üzerine inşa ettiler.

(bkz: dreyfus olayı)
0
nrn
(21.12.18)
herkes çok güzel yazmış. ek olarak, sanat okuluna kabul edilmeyişinin de hayatında ciddi bir kırılma anı olduğu söylenir. bundan yahudi hocaları sorumlu tutmuş olması kişisel bir husumet de yaratıyor. sanat eserlerine yönelik sonraki tavrı da bu olayın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
0
görünmezkaza
(21.12.18)
almanlar zaten yahudilerden nefret ediyordu, Hitler de bunu kullanarak gucunu pekistirdi. almanlarin neden yahudileri sevmedigini herkesefendi yazmis. su anda avrupalilar turkleri/faslilari neden sevmiyorsa, turkler suriyelileri neden sevmiyorsa benzer sebepler. topluma adapte olmama, toplum icinde ayri toplum olusturma. almanlarin islerini elinden alma. vs vs. bunlarin ustune yahudiler toplumun en zengin ve varlikli tabakasini olusturuyordu.
0
crucio
(21.12.18)
Çok bilgilendirici bir duyuru olmuş, açan ve katkıda bulunan herkese teşekkürler.

Onun dışında minnacık bir örnekle ben de ekleme yapmak isterim. Arkadaşların anlattığı gibi yahudi nefreti yeni değilmiş. Kafka'nın hayatını okurken, babasının yahudi olduğundan evlenebilmek için özel izin alıp öyle evlenebildiğini okumuştum. Köyündeki birçok yahudi bu yüzden evlenemiyormuş mesela. Ancak zengin ve nüfuzlu isen serbestmişsin. O yıllarda zengin yahudilerin böyle gariban olanları kollamamaması da ilginç gelir hep bana.
0
birsürüsorumvar
(21.12.18)
soyle alintilar vereyim, umarim aciklayici olur:

"(...) Birileri soğuktan it gibi titrerken içinde şöminesi, saunası eksik olmayan villaların tanıtımını izlemek,
Açlıktan kırılırken lokantalardan yükselen kebap kokularına yemek buğularına katlanmak,
Sevdiğin, yakının ağrılar içinde kıvranıp doktor, ilaç yüzü göremezken magazin programlarındaki sefahata katlanmak oldukça güç.

Tarihsel süreç içinde tam da bu güç noktada birtakım cin fikirliler devreye girer.
Düzenin korunumu için, ezilen kitlelerin tümlüğünü bozmak için, yahut gerekli görülen bazı dönüşümler için paçavralıların ateş gibi yakıcı öfkesinden yararlanırlar.
Bu öfke uygun görülen kanallara aktarılır.

Böylelikle, gözümüzü açıp kapayıncaya kadarlık bir sürede gördüklerimiz, duyduklarımız, algılarımız değişiverir.
Kötücül olan zenginin yoksulu ezmesi değilmiş gibi görünür örneğin. Tüccarların, sermayedarların çalışanları sömürmesinde değildir aslında yanlışlık.
Kötü olan, yanlış olan, içimizde beslenen kimi gizli düşmanlar, hainler, pisliklerdir. Milletimizin sırtından malı götüren soyu bozuklardır.
(Dönemin özelliklerine göre yahudi, ermeni, kızılbaş, sönme, sabetaycı vb. olabilirler)
Onlar ki vatanımızın, milletimizin gövdesine sancı gibi saplanmış, bütünlüğünü tehlikeye sokmuş urlu hücrelerdir.
Onları kesip atsak, sırtımızdaki bu kenelerden kurtulsak, kanımızı emen bu sülükleri kurutsak her şey düzelebilir.

Dinsel bağnazlık kaynaklı bazı düşmanlıkların, barbarlıkların dışında çağımızda “öteki” düşmanlığına uzanan en kalabalık cadde budur.

Geçtiğimiz yüzyılın başından ortalarına kadar hem yurdumuzda, hem Avrupa’a Asya’da yaygın söylem, medya perdesinde yazılan çizilenler, karikatürler, fıkralar, haberler, kitaplar, dergiler hep bu duyguyu beslerdi.

(...)

Bugünün popüler kültüründe bile bu yaklaşımlar yaygındır.
Örneğin yurdumuzda kitlelere en yoğun propaganda aşılayan kanallardan “Kurtlar Vadisi”ndeki yahudi karakterlerden İplikçi Nedim (banker), yahudiler arasında yokluk çeken bulunmadığı yönündeki düşmanca kanıları körükleyen şakasını pis bir sırıtışla kapatıyor:
“(...) İplikçi:«Benim 1500 burslu öğrencim var», Polat:«Nerede? İsrail'de mi?» İplikçi:«Aman kuzuum. İsrail'de nerede bulacaksın okutacak fakiri!» (...)”

Yahut, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında yoksul halkın kanını emenlere ilişkin bir menkıbe şöyle akıp gidiyor:
“(...) «Bu villa kimin?» «Kirkor Efendi'nin Paşam!» «Şu köşk?» «Dimitri Efendi’nin Paşa Hazretleri!» «Ya şu ilerideki konak?» «Salamon Efendi'nin!»
Atatürk bu kez, az ötedeki toprak damlı, virane bir evin sahibini öğrenmek için sorunca, Adanalı gazi cevap verdi: «Recep Çavuş'un Paşam!»
(...) Recep Çavuş gelince bir asker selamından sonra, «Emredin Paşam» demişti. Ata, bu kez
Recep Çavuş'a sormaya başladı: «Bu villa Kirkor Efendi’nin, bu köşk Dimitri Efendi’nin, şu konak Salamon Efendi’nin, o virane de senin! Bu ermeniler, rumlar, yahudiler şu binaları dikerken sen neredeydin?»
Recep Çavuş yılllarca savaş meydanlarında koşturmanın verdiği gönül yorgunluğuyla cevap verdi: «Sizinle beraberdim Paşam! Trablusgarp'ta, Çanakkale'de, Sakarya'da!..» (...)"

Düşman yaratmanın, savaş kazanmanın en etkili yollarından biri, hedef kitleyi karşılarındakilerin onlar gibi olmadığına inandırmaktan geçer.
Duygudaşlık ortadan kalkınca, karşınızdakinin yerine kendinizi koyamayınca, karşınızdakini insan gibi göremeyince her şey olur.
Tecavüzcü bir canavara, Allah düşmanı bir kâfire, milletin kanını emen bir soysuza, küçük çocukların kanını ekmeğine katan bir çıfıta, kuyruklu ve kotu kokan bir hanzoya her şey mübahtır.
Dövülür de, sövülür de, sürülür de, katledilir de, yakılır da.
(...) "
0
viva paulista
(21.12.18)
(7)

Nazım Hikmet'in "İnsanların İçindeyim" şiiri hangi eserinde yer alıyor?

gijilti
Bu şiir Grup Yorum tarafından şarkı olarak söylenmiş. Fakat şarkıda kullanılan sözlerin tamamı Nazım'a mı ait anlayamadım. İnternette yer alan şiirde şarkıdaki sözlerin bazı bölümleri yer almıyor.Bu şiirin tam ve doğru sözlerine ulaşmam gerekiyor. Yayınlandığı bir kitap var mı, bakayım. Grup Yorum'u
Bu şiir Grup Yorum tarafından şarkı olarak söylenmiş. Fakat şarkıda kullanılan sözlerin tamamı Nazım'a mı ait anlayamadım. İnternette yer alan şiirde şarkıdaki sözlerin bazı bölümleri yer almıyor.

Bu şiirin tam ve doğru sözlerine ulaşmam gerekiyor. Yayınlandığı bir kitap var mı, bakayım. Grup Yorum'un söylediği şarkıda sözlerde eklemeler var mı?
0
gijilti
(13.12.18)
Birkaç gün sonra bütün şiirlerinin bulunduğu kitabı satın alacağım, kullanıcı adını not ettim rast gelince mesaj atarım
0
zxcd
(13.12.18)
Birkaç ay sürebilir tabii. Hayat
0
zxcd
(13.12.18)
goo.gl

Evet şarkı sözleri düzenlenmiş halidir.
0
kablelvuku
(13.12.18)
gece 9-10 siirleri (bazi kaynaklarda piraye icin gece 21-22 siirleri diye geciyor)
surada da var (sarkiya refere olmadan) guneydergisi.org
0
viva paulista
(13.12.18)
Bendeki "Nazım ile Piraye" kitabında var insanların içindeyim şiiri. Fakat eski bir kitap olduğundan yeni basımı var mı bilmiyorum. Grup yorum versiyonu kısaltılmış ve sadeleştirilmiş hali.
0
biravekahve
(13.12.18)
eksiup.com
eksiup.com

saat 21-22 şiirleri’nde değil, yatar bursa kalesinde’nin 1937-1951 ayrımında bulunuyor.
0
meyal
(13.12.18)
Bende tüm şiirlerinin olduğu kitap var ama bu isimde şiir yok dizinde. İsmini iletirseniz şiiri sizinle paylaşabilirim.
0
livaneli kadir
(14.12.18)
(1)

Yazara ulaşma

simderun
Merhaba sevgili kullanıcılar. "bilgiyiyenkiz" nickli yazara mesaj atar mısınız lütfen? https://eksisozluk.com/eksi-ingilizce-pratik-whatsapp-grubu--5704647 entrysi için. Çok teşekkür ederim.
Merhaba sevgili kullanıcılar. "bilgiyiyenkiz" nickli yazara mesaj atar mısınız lütfen?
eksisozluk.com entrysi için. Çok teşekkür ederim.
0
simderun
(11.12.18)
ilettim cagrinizi, duyuruyu silmeyin lutfen.
0
viva paulista
(12.12.18)
(4)

aziz yıldırım

toua tokuchi
sözlüğe bakıyorum takımın şu an bu durumda olmasının(ligdeki sıralama) en büyük sorumlusu aziz yıldırım tarzı yorumlar yapılmış. bu arkadaşlar troll mü yoksa ciddi ciddi böyle mi düşünüyorlar?bildiğim kadarıyla aziz yıldırım şu an başkan değil geçen sezon başkanken takımı 2. olmuştu.
sözlüğe bakıyorum takımın şu an bu durumda olmasının(ligdeki sıralama) en büyük sorumlusu aziz yıldırım tarzı yorumlar yapılmış. bu arkadaşlar troll mü yoksa ciddi ciddi böyle mi düşünüyorlar?

bildiğim kadarıyla aziz yıldırım şu an başkan değil geçen sezon başkanken takımı 2. olmuştu.
0
toua tokuchi
(10.12.18)
Siyaset boyle bisey iste.

Onu yazan adam Ali koc'a oy verdi ya da destekledi ya, o kararini kesinlikle dogru buluyor.
Tabi o kararin dogru olmasi icin baskalarinin yanlis olmasi lazim.
Secimin ilk gunu bu adam yapamaz yazinca 3 sayfa kufur ediyorlardi mesajla.
Simdi yaziyorum hic kufur gelmiyor.

Bazilari daha lig baslayali 2 ay oldu sans verin falan yaziyor :) lig baslayali 5 ay oldu.

insanlar yakisikli cerrahlara daha cok guveniyorlarmis. Onla da alakali sanirim.
0
acemi
(10.12.18)
bir nebze haklı.
takımın maddi durumunun canına okumuş adam, seneler sonrasının bile gelirleri temlikli durumda ve mevcut yönetim transfer yapamıyor borçlardan dolayı. Ali Koç kendi şirketleri ile finansman yaratmaya çalışıyor.

Ama Ali Koç da sütten çıkmış ak kaşık değil. evet yeni bir heyecan, yeni bir nefes, herkesi heyecanlandırdı (biz cimbomluları bile) ama çok başarısız şu anda. comolli denen adam çok fazla güvenmiş ve bütün yetkileri vermiş ama adamın getirdiği topçular mevcut zararı katlayarak büyütmüş durumda.

e öte yandan, beşiktaş ve galatasaraya bakınca, onlar da maddi yönden pek iyi sayılmaz ama kör topal bir şekilde yukarıda tutunuyorlar.

herkes suçlu fenerbahçede, biri birinden daha masum diyemiyorum.
0
teritori
(10.12.18)
aziz yildirim'in koltugunu yitirmesi nasil oldu, hala tam anlayamadim. heralde koc'un gucuyle, baglantilariyla filan.

sorunuza yanit aramak icin soyle bir benzesim kuralim:
farzimuhal -olmaz a- degisik bir gerceklikte gecmiste secimi reyiz deyil, ince kazanmis olsun.
bugunki gercegimizde kavriyoruz ki ekonomi patlamis. abd dolari nereden nereye cikti. faiz nerelere geldi. medya perdesine cok dusmuyorsa da, anlasiliyor, herkes konusuyor bunu.
simdi, reyizimiz ince olaydi, bu patlayan ekonominin, diger arizalarin, hastane siralarinin, borclarin, temliklerin, hudut disindaki darbogazlarin haberi semerinden bosanmis aygir gibi yapilacakti.
o vakit ne diyecektik?
"reyiz su an baskan degil, gecen sezon baskanken amerikan dolari su kadardi" mi diyecektik?
"memleketin su an bu durumda olmasinin en buyuk sorumlusu reyiz gibi yorumlar yapiyorlar. bu arkadaslar troll mu yoksa ciddi ciddi boyle mi zirvaliyorlar?" filan diye mi retorik sorular soracaktik?

oyle diyecektiysek, ben de "iyi uykular" der gecerdim.
0
viva paulista
(10.12.18)
kendini avutmaktan başka bir şey değil. taraftar ali koç enkaz devraldı diye kendini avutuyor. halbuki aziz gitmeden borcu takmıştır.
0
nothing in my way
(10.12.18)
(4)

eski dolar/yeni dolar

mathillda
selamlar. bir arkadasimin eltisinin amcasinin kizi icin soruyorum.kendisi yakin zamanda turkiye'ye gelecekmis. elinde de eski 100 dolarlik banknotlardan varmis.doviz burolari/bankalar kabul ediyor mu parayi? *eski dolardan kastim, soluk renkli banknot. tesekkurler.
selamlar. bir arkadasimin eltisinin amcasinin kizi icin soruyorum.
kendisi yakin zamanda turkiye'ye gelecekmis. elinde de eski 100 dolarlik banknotlardan varmis.

doviz burolari/bankalar kabul ediyor mu parayi?

*eski dolardan kastim, soluk renkli banknot.

tesekkurler.
0
mathillda
(29.11.18)
ben de merak ediyorum.

up'dullah :D

bi de, eski dolarlar icinde 1 dolar varsa, aman diyim, tr'ye goturmeden yaksin direkt kizcagiz. yoktan yere bela almasin basina :D
0
viva paulista
(29.11.18)
Evet kabul ediyorlar. Dolar için eski yeni vs. durumu yok.
0
synthetic a priori
(29.11.18)
isterse eskiyi verip yeni de alabilir. trde sıkıntı yok.
0
elorelia
(29.11.18)
Eski yeni pek farketmiyor ama söyle F serisi olmasın başı ağrıyabilir Türkiye'de
0
solo
(29.11.18)
(4)

El değirmenleri hakkında

hold short of the runway
MerhabaAraştırdığım kadarıyla Hario markası çok öneriliyor. Daha uygun fiyata hangi markayı önerirsiniz? Sizin kullandığınız ve memnun kaldığınız bir ürün var mı? Bildiğim kadarıyla uygun fiyatlı öğütücüler gerçek anlamda öğütme işlemini yapmıyor. Yine de böyle bir öneriniz varsa da öğrenmek isterim
Merhaba
Araştırdığım kadarıyla Hario markası çok öneriliyor. Daha uygun fiyata hangi markayı önerirsiniz? Sizin kullandığınız ve memnun kaldığınız bir ürün var mı? Bildiğim kadarıyla uygun fiyatlı öğütücüler gerçek anlamda öğütme işlemini yapmıyor. Yine de böyle bir öneriniz varsa da öğrenmek isterim.
Teşekkürler
0
hold short of the runway
(28.11.18)
hario +1

aslinda tchibo'da satılanda güzel ama o sadece dönemsel olarak geliyor ve bitiyor. fiyatıda hario'ya göre uygun.
0
helenart
(28.11.18)
eminönünden SÖZEN marka alın. efsanedir.
0
füt
(29.11.18)
hario el degirmenini bir yila yakin kullandik ama ogutucu sistemi ne yazik ki bozuldu. tamir de olmuyor bu gibi malzemeler. yine de oguttugu kahveyi keyifli bir sekilde ictik, hakkini verelim :)
0
mathillda
(29.11.18)
araya kaynak yapiyorum.
ben Hario kullandim (el degirmeni). memnundum ama bir - bir bucuk sene sonra cat diye bozuldu. bosa donuyor.

yeni alicaz. bulamadim Hario yasadigim yerde. ist'e gidince alicaz diye dusunduk.
simdi sozen marka'ya bakiniyoduk ama icinde metal tozlari var, kokusu siniyor filan demisler?
onerisi olan?
0
viva paulista
(29.11.18)
(4)

tablo önerilerinizi alırım

bir ileti paylastim
180-200 cm uzun kenarı olacak şekilde kanvas baskı tablo yaptıracağım. mümkün olduğunca renkli, soyut da olabilir, tablo önerilerinizi alabilirim.beğendiğiniz bir ressamın eseri de olabilir. yeter ki yüksek çözünürlük bulabileyim. teşekkür.
180-200 cm uzun kenarı olacak şekilde kanvas baskı tablo yaptıracağım.

mümkün olduğunca renkli, soyut da olabilir, tablo önerilerinizi alabilirim.

beğendiğiniz bir ressamın eseri de olabilir.

yeter ki yüksek çözünürlük bulabileyim.

teşekkür.
0
bir ileti paylastim
(28.11.18)
Yakınlarda birçok ünlü tabloyu yüksek çözünürlükte internete aktardılar. Google’dan ararsan çıkacaktır sanıyorum, ben de bakarim pcye gecince bulursam atarim buraya
0
her giriste sifresini unutan adam
(28.11.18)
Aklıma bu tarife uygun direkt kandinsky geldi. Yellow-Red-Blue olabilir, diğer pek çok eseri olabilir.

www.google.com.tr

Burda eserlerine bakabilirsin
0
nundu
(28.11.18)
marc chagall-paris through my window
goo.gl

kandinsky, sky blue
goo.gl

tarifine pek uymasa da ivan shiskin'in şu eseri,
goo.gl
0
vacigok
(29.11.18)
chagall ve shiskin eserleri de iyi.
biraz da nerede kullanacaginiz, nasil bir ortam olacak, duvarlar, mobilyalar, ne vermek istiyorsunuz. bununla alakali.

ben dali'nin su tablosunu etkileyici bulurum, masallardan alinmis gibi gelir:
www.fine-arts-museum.be
0
viva paulista
(29.11.18)
(2)

Düzgün cevirisi Nedir?

yavuzsyildiz
Merhaba, asagidaki yazinin duzgun çevirisi nedir acaba? 2018 tarihli bir çalışma, 2015 de kabul edilemez mantiken, o yüzden kendi cevirimde hata var bariz.On 1 January 2016, the 17 Sustainable Development Goals (SDGs) of the 2030 Agenda for Sustainable Development — adopted by world leaders in Septe
Merhaba, asagidaki yazinin duzgun çevirisi nedir acaba? 2018 tarihli bir çalışma, 2015 de kabul edilemez mantiken, o yüzden kendi cevirimde hata var bariz.

On 1 January 2016, the 17 Sustainable Development Goals (SDGs) of the 2030 Agenda for Sustainable Development — adopted by world leaders in September 2015 at an historic UN Summit — officially came into force.
0
yavuzsyildiz
(28.11.18)
1 ocak 2016'da, 2030 surdurulebilir gelisme gundeminin on yedi (not: bu on yedinci de olabilir belki, ama 17th demiyor orijinal metin, bir bakin isterseniz) surdurulebilir gelisme hedefi (sdh) -dunya onderleri tarafindan eylul 2015'teki tarihi bir birlemis milletler zirvesinde benimsenmisti- resmi olarak yururluge girdi.
0
viva paulista
(28.11.18)
Teşekkürler.
0
🌸yavuzsyildiz
(28.11.18)
(5)

Şantiye Şefi İngilizcesi

stanley weber
selamŞantiye Şefi İngilizce karşılığı nedir acaba? İnşaat mühendisi için.Site Chief, Construction Supervisor vs vs hangi kullanım uygun?
selam
Şantiye Şefi İngilizce karşılığı nedir acaba? İnşaat mühendisi için.
Site Chief, Construction Supervisor vs vs hangi kullanım uygun?
0
stanley weber
(28.11.18)
Site manager diyolla buralarda
0
icim urperiyor
(28.11.18)
Superintendent.
0
s man chen
(28.11.18)
Şantiye şefi "site manager" ama birden fazla firmanın içinde bulunduğu şantiyelerde her birinin şantiye şefinin olduğu düşünülürse yazışmalarda "Construction site manager" veya "site manager of construction" daha uygun olur.
0
SiyamkedisiZorro
(28.11.18)
site chief, turkiye disinda pek isitmedim.
construction supervisor pek olmaz, supervisor aslinda ustabasilikla, dogrudan imalatla alakali gibi.

site manager uygun olur. (bunlarda genelde trade background olabilir, sahadan, ustabasiliktan gelebilir, muhendis de olabilir. uretim odaklidir)
daha buyuk islerde construction manager olur. (bizdeki kullanima denk dusen aslinda budur)
0
viva paulista
(28.11.18)
Chief of chantie
0
insomnia
(28.11.18)
(7)

Söndürmek ingilizcesi

adwokat
Ateşi söndürmek mesela. Gugıl translate put out diyor ama aklıma yatmadı?
Ateşi söndürmek mesela. Gugıl translate put out diyor ama aklıma yatmadı?
0
adwokat
(28.11.18)
put out doğru. extinguish de olabilir. (bkz: fire extinguisher)
0
meyal
(28.11.18)
Extinguish
0
amabunuyapmayacaktin
(28.11.18)
Üstteki yazarın yanıtını görmemiştim pardon
0
amabunuyapmayacaktin
(28.11.18)
Fiil olarak kimse öyle extinguish falan kullanmaz. Adwokat kill the fire, we are leaving der geçerler.
0
bos gezenin bos ustasi
(28.11.18)
quench de olabilir:

The targeted use of extinguishing agents locally forms part of comprehensive fire protection, in order to quench fires in the development phase and to prevent further spreading
0
puc
(28.11.18)
yangindan soz edildiginde yaygin bir kullanim "extinguish"tir. sozlu kullanimda "kill the fire" da denir.
kontrol altina almak icin ise "contain" kullanilir.
0
viva paulista
(28.11.18)
"Douse" Bu kelimeyi ben de yakın zamanda BBC Learning English youtube kanalında öğrenmiştim. BBC haberlerinde kullanıyor, yangını söndürme için
0
freedonia
(29.11.18)
(9)

Yurtdışına yerleşip pişman olmak

monogram
Selamlar,Merak ediyorum. Hiç yurtdışına yerleşip pişman oldunuz mu? "Hiç beklediğim gibi değilmiş." diye düşünüp buraya geri döndünüz mü/dönmek istediniz mi? Yoksa pişman olsanız bile bunu dillendirmediniz mi? Ya da her şey gayet yolunda mı? Yurtdışında yaşamış/yaşayan kişilerin görüşlerini merak ed
Selamlar,

Merak ediyorum. Hiç yurtdışına yerleşip pişman oldunuz mu? "Hiç beklediğim gibi değilmiş." diye düşünüp buraya geri döndünüz mü/dönmek istediniz mi? Yoksa pişman olsanız bile bunu dillendirmediniz mi? Ya da her şey gayet yolunda mı?

Yurtdışında yaşamış/yaşayan kişilerin görüşlerini merak ediyorum. Sorunun açık uçlu ve belirsiz olduğunun farkındayım. O nedenle atış serbest.

Çok teşekkürler.
0
monogram
(27.11.18)
her şey gayet yolunda bende.

taşındıktan sonra ilk sene içerisindeki alışma döneminde o pişmanlığı çok ağır yaşayıp vazgeçmediğin takdirde uzun vadede memnun oluyorsun bence.
0
isvicre rakisi
(27.11.18)
isvicre'ye geldigim icin pismanim biraz. amsterdam daha iyiydi.
0
crucio
(27.11.18)
pismanlik kadar yogun olmuyor ama bircok kiside gordugum turkiyedeki aliskanliklar, yemekler, turkce konusmak ozleniyor. bu duygu bazen 1 sene surebiliyor. ozellikle internet ve mobil internet erisiminin zor oldugu zamanlar cok daha problemli bir surecdi bu. ama 1 yildan sonra insan bulundugu yere ve kulture adapte oluyor.

Berlinde yasayan bir turkten duymustum, "berlinde hava limanina indigimde evime gelimis gibi hissettigimde artik kafa ve ruh olarak da gocmen oldum" demisti. ben de ayni sekilde, daha onceden istanbulda ataturk havalimanina indigimde evimdeymis gibi hissederdim, simdi ayni duyguyu berlinde hissediyorum.
0
emrahday
(27.11.18)
Ben hep geri donme mantigiyla geldigim icin pismanlik hissetmedim ama yerlesmeye gelip de donmek isteyen cok fazla kisi tanidim. "Turkiye'den siktir olup gitmek" guzellemesi aslinda pek de oyle degil.
0
evrim halkasi
(27.11.18)
Bu adam ve dedikleri fikrimin büyük bir oranını içeriyor, Buyrun www.youtube.com
0
neynep
(27.11.18)
gocmenlik uyum sureci icin soyle bir egri paylasmis idim:
eksiup.com

pisman olanlar elbette vardir. hem de cok.
ama bunu yuksek sesle dile getirene cok rastlamazsiniz.
soyle ifade etmeye calisayim. ilk goc ettigim gunlerde, denizli'li emekli bir teyzenin evinde kalmistim o tr'de tatildeyken.
tatili bitince dondu, beni de postaladi.
neyse, tr'den gelir gelmez eve misafirler dolustu. akrabalar, tanislar filan. sohbet ediyorlar. tr'yi soruyorlar.
teyze tr'deki durumu, akrabalari filan anlatiyor.
ama uc lafin birinde "ama, kim olsa tr'de buraya gelmek ister" diyor. o zaman tuhafima gitmisti.
sonra sonra anladim galiba, teyze au'da oluslarina gerekcelemeye, hakli cikarmaya gudulenmisti. pek cok gocmen de boyledir.
zaten insanlar cogunlukla, bir yola girdikten sonra, bir secim yaptiktan sonra, bir yere ilistikten sonra, orayi cok cok zor terk etmezler mi? haksizlik, yenilgi, yanlislik gibi seyleri bile cesitli ruhsal mekanizmalarla atlatmaya cabalamazlar mi?
0
viva paulista
(27.11.18)
Eski erkek arkadaşımla iki üç sene kadar önce ayrılma sebebimiz onun başka bir ülkeye yerleşmeye karar vermesiydi. İki sene oldu, orayı sevmedi mesela. Sosyalleşme tarzını sevmedi, göçmenlik etiketini sevmedi, insanları ve kültürü sevmedi, iş bulma süreçlerini, yemekleri, yaşam tarzını sevmedi vs. Şimdi de yine başka bir ülkeye taşınıyor. Ve benzincide, pizzacıda çalışmaktan bahsetmiyorum göçmenlik diyerek, bildiğiniz iş adamını kastediyorum.
0
sopiro
(27.11.18)
Ben yurt dışında 3 ay yaşadım daha önce. Aileden uzak kalmak dışından hiç bir şey önemli değildi benim için.Almanyadan gelip daha havalimanına indiğimde insanların konuşma tarzları,davranışları aşırı gereksiz, laubali geliyordu.Daha havalimanından çıkmadan ne işim var burada diyordum.Kişiden kişiye değişir bu hiz.
0
turkuaz
(27.11.18)
eşimle 3,5 ay önce her şeyi bırakıp amerikaya taşındık. zorlukları var tabi amerika malum uzak ve saat farkı çok fazla. avrupayla kıyaslanmaz derecede farklı. bir yete boyunuzu yazacaksınız benim boyun kaç diye düşünüyorsunuz çünkü hiç inch feet kullanmamışsınız :) daha yeni sayılırız ama şu an çok memnunuz. uzun vadede ama türkiyeden kesinlikle kopmak istemem ki ben 0 milliyetçi biriyimdir.
0
oscar
(27.11.18)
(24)

Bugün benim doğum günüm :)

pati
İyi dilekleriniz beni mutlu eder. Şarkı da olur.https://i.hizliresim.com/V9yoVy.jpg
İyi dilekleriniz beni mutlu eder. Şarkı da olur.

i.hizliresim.com
0
pati
(27.11.18)
binder dandet
(27.11.18)
viva paulista
(27.11.18)
kablelvuku
(27.11.18)
iyi ki doğdun! :)
0
evde liyakat kalmamis
(27.11.18)
acemi
(27.11.18)
Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz nice mutlu, sağlıklı ve başarılı yıllara. Doğum gününüz kutlu olsun. Bu da hediyeniz:
www.youtube.com
0
simderun
(27.11.18)
nice mutlu yıllar dilerim. tüh ya haberimiz de olmadı ki hiç hazırlanamadık, artık bununla idare et bu sene.

www.youtube.com

buyur bu da şarkın.

www.youtube.com
0
killerbee
(27.11.18)
Mutlu yıllar :)

www.youtube.com
0
monogram
(27.11.18)
Mutlu yıllar!

www.youtube.com
0
fotrsapka
(27.11.18)
Mutlu yıllar :)
0
brnbrs
(27.11.18)
Huuu huuuuu nicee güzel seneeeleeer
0
photo85
(27.11.18)
mehmed resad
(27.11.18)
Sevdiklerin ile bir ömür boyu yaşaman dileklerimle dgko.
0
liberal
(27.11.18)
dgko.
0
datnet
(27.11.18)
doğum günün kutlu olsun pati
0
red hot chili
(27.11.18)
doğum günün kutlu olsun, nice güzel yaşlaraa :)

www.youtube.com
0
fragile lady
(27.11.18)
Nice senelereeeeeeee
0
baldan kaymak
(27.11.18)
iyi ki doğdun. mutlu yıllar dilerim
0
dafuq
(27.11.18)
neverlose
(27.11.18)
nice mutlu yıllara.
bu yağmurlu günde eskilerden gelsin:

www.youtube.com
0
titiraprap
(27.11.18)
Bugün en kötü günün olsun. Doğum günün kutlu olsun. P;)
0
opitseri
(27.11.18)
nice yıllara! herşey gönlünce olsun
0
ipmus90
(27.11.18)
nice mutlu ve bol pati'li yıllara :)
0
rakicandir
(30.11.18)
Mutlu ve sağlıklı yıllar! :)
0
saridendigindekirmizidiyebagiranadam
(30.11.18)
(10)

kiralama sözleşmesi ing.

aydonno
renting of real estate contractcontract of real estate renting vs vs ne denir buna dogrusu ne
renting of real estate contract

contract of real estate renting vs vs ne denir buna dogrusu ne
0
aydonno
(21.11.18)
Lease Agremeent
Lease Contract
Rental Agreement
0
sulidin
(21.11.18)
"lease agreement" olur, yaygindir.
0
viva paulista
(21.11.18)
lease agreement kesinlikle.
0
lesmiserables
(21.11.18)
soruya kaynak yapayım: lease ile rent arasındaki fark nedir?
0
sekerse tehlike
(21.11.18)
araba vs kiraliyorsaniz lease agreement
ev kiraliyorsaniz rental agreement dogrudur
0
jessie mccoy
(21.11.18)
ulkeden ulkeye degisebilir. ev icin benim gordugum rental agreement kullanilir. lease arabalarda yaygin, faizli uzun donem kiralama diyebiliriz. lease sonunda satin alma opsiyonu olur genelde, ya da araci geri verir yeni bir arac ile devam edersin. km siniri falan da olur, sene 15000km'yi gecemezsin gibi. kuzey amerika'da araclarin hatiri sayilir bir kismi lease'dir, araclar bir asset sayilmadigindan kimse bavul dolusu para verip almak istemez.
0
cooperr
(21.11.18)
Rent genelde kısa süreli kiralamalar için kullanılır. Rent a car gibi. Ama sözleşmesi yapılan, genellikle ticari olan mesken ve birkaç aydan fazla devam eden kiralamalar lease olur. Araç, mesken farketmez.
0
lesmiserables
(21.11.18)
mevcut 6 aylik ev sozlesmemin ilk sayfasinda kapi gibi "lease agreement" yaziyor.
araba deyil, ev.
faizli deyil (haram zaten), satin alma opsiyonu da yok (nerdeee).
0
viva paulista
(21.11.18)
@ sekerse tehlike

"rental agreement" kisa sureli (genellikle 30 gun civari) mulk kullanim hakki icindir. onceden yazili sonlandirma / fesih bildirimi ile biter, aksi takdirde otomatik olarak uzar. mulk sahibi ihbar suresine riayet etmek kaydiyla sartlari degistirebilir (kirayi arttirabilir).

"lease agreement" ise genellikle uzun sureli (alti ay, bir yil) kiralanan mulkler icindir. mulk sahibi, kira sartlarini (ucret da dahil olmak uzere) sozlesme suresince (kiraci sartlara riayet ediyor olmak kaydiyla) degistiremez, ancak kiracinin onayi olursa degistirir. lease agreement bitisinde otomatik olarak uzamaz, ancak mevcut sartlarin aylik olarak devam etmesi yonunde mulk sahibinin mutabakatiyla kiraciligin devami yonunde temayul vardir.

daha ayrintili bilgi icin:
www.quora.com
0
viva paulista
(21.11.18)
dedigim gibi ulkeye gore degisir..dolayisiyla hadisenin nerede olduguna gore kontratin basina yazilacak sey degisiyor.
0
cooperr
(21.11.18)
(5)

İstanbul havadan o kadar da plansız görünmüyor

deveyi diken adamin ta kendisi
https://www.youtube.com/watch?v=5olxy_EqI8wVideonun son kısımlarını, AHL civarını kastediyorum.Videonun başlarında da yapılaşma konusunu değil de, şehrin güzelliğini konuşacak olursak; çok güzel değil mi ya?
www.youtube.com

Videonun son kısımlarını, AHL civarını kastediyorum.

Videonun başlarında da yapılaşma konusunu değil de, şehrin güzelliğini konuşacak olursak; çok güzel değil mi ya?
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(20.11.18)
abi paso beton, betonun nesi güzel olabilir ki. hadi betona şekil verirsin, bi estetik bi sanatsal bi mimari öge katarsın ama bunlar da yok ki? estetik tek olay boğaz ve belirli ve azıcık olan tarihi noktalar. onun haricinde istanbul'u güzel yapacak son şey olabilir tepeden görüntüsü.
0
Bruce
(20.11.18)
plansız görünmüyor? bir daha bak genel olarak hakim bir bina dokusu bile yok. 4-5 katlı binaların arasından sivrilmiş alakasız yüksek binalar var, hadi tamam yaptın da şehrin dokusuna etrafında olana bir ilişki kur bir şey yap. istanbul güzel şehir özünde. bütün bu saçmasapan projelere rağmen hala ilgi çekici evet ama yakın cumhuriyet döneminde şehir dokusu nedir, binanın önce yakın cevresi sonra uzak çevresi sonra şehir ile ilişkisi nedir vs hiç öğretilmemiş gibi ne inşaat mühendislerine ne mimarlara.
hepsinde bir ego, kendisine verilen parselde en değişik en göz alıcı binayı ben dikmeliyim kafasındalar. sanırsın ki adam gehry.. neyse plan yok ama istanbulu bok çukuruna da çevirmiş olsalar da benim için istanbul. kusura bakılmasın ama türkler genel anlamda artık geçmişlerinden dolayı mı genetik kodlardan dolayı mı nedir estetik algısı gelişmemiş bir ırk. iş görsün yeter zihniyeti sanat mimarı vs konularında önünü tıkamış. istanbulda şu an değeri olan bir çok yapının mimarı turk değil..

edit, şehir planlama hep parsel başına yürütülmüş halbuki ada blok hatta hatta bölge bazında yürütülmeli
0
nwnd
(20.11.18)
Kendisine denk avrupa şehirleri gibi estetik binalara ve sokaklara sahip olsaydı bu coğrafyayla tartışmasız dünyanın en güzel şehri olurdu. Ancak binaların çirkinliği ortada. Havadan güzel gözüküyor orası ayrı. Akşam vakti Atatürk Havalimanı 23 pisti yaklaşmasını kokpitten görüp de hayran olmayacak insan yoktur.
0
catch the arrow
(20.11.18)
İstanbul çok çirkin bir şehir. Şehrin tek sayilabilecek artısi boğaz o da öyle tek başına şehri kafadan güzelleştirebilecek bi olay değil. İstanbul'da güzel denebilecek tek noktalar Beşiktaş civari ve kadiköy civarı. Tarihi yapılar bile korunamamişken hangi güzellikten bahsediyorsunuz?
0
nundu
(20.11.18)
+ gorunuyor. altyapidan once ust yapi geliyor. imar plani, cevre duzenlemesi, koruma yasalari islemiyor. tipik hint-ortadogu algisi. bunun varacagi yerler suraya dogrudur:
mediad.publicbroadcasting.net

+ gorecelidir guzellik. nacizane kanimca eskiden sahaneymis. gumussuyu'ndan tepebasi'ndan denize bakanlarin felekleri sasarmis. denizin rengini goren, yesilligi koklayan meftun olurmus. frenk gezginler, boylesini dillere destan italya koylarinda gormedik dermis. plansizlik, bilincsizlik, "benden sonrasi tufan"cilik yakmis, yikmis, kurutmus. bugun, yurduma dogdugum buyudugum kente yillar sonra izne dondugumde cin'e, hindistan'a inmis gibi tuhafsiyorum.
0
viva paulista
(20.11.18)
(1)

Kısacık çeviri sorusu

adwokat
https://ibb.co/kjAHkLMavi noktadan sonra ne demek istiyor?
ibb.co

Mavi noktadan sonra ne demek istiyor?
0
adwokat
(19.11.18)
bu bir berber dukkani simulasyonu (benzetimi)'dir, sizden rastgele numara uretecini kullanarak musteri zaman dilimlerini ve her bir musteriye gecirilen sureyi doldurmaniz bekleniyor.
0
viva paulista
(19.11.18)
(5)

okulda/işte saklama kabından çıkarıp yemelik gıda

tejeve
Merhabalar, öğlenleri ya da akşama doğru çantamdan çıkarıp afiyetle yiyebileceğim, buzdolabından çıktıktan sonra öğlen yemeği için 3-4, akşam yemeği için 6-8 saat arası bozulmayacak yemek çeşidi arıyorum. Daha az dayanacak olanı öğlen, daha fazla dayanacak olanı akşam önerisi diye ayırabiliriz.Birka
Merhabalar, öğlenleri ya da akşama doğru çantamdan çıkarıp afiyetle yiyebileceğim, buzdolabından çıktıktan sonra öğlen yemeği için 3-4, akşam yemeği için 6-8 saat arası bozulmayacak yemek çeşidi arıyorum.

Daha az dayanacak olanı öğlen, daha fazla dayanacak olanı akşam önerisi diye ayırabiliriz.

Birkaç gün önceden yahut bir önceki gün hazırlayabilirim bu yemekleri, haftalık hazırlayabileceğim bir seçenek aklınıza geliyorsa o da harika, fakat şart değil.

Öğün atlatmasından ziyade besleyici ve doyurucu olması benim için öncelikli, spor yapıyorum.

Şimdiden teşekkür ederim, tiklerim en yakın zamanda gelecek ^^
0
tejeve
(18.11.18)
Haşlanmış tavuk göğüs ve yeşil mercimekli bulgur pilavı.
0
fırt
(18.11.18)
okulda/iste sefer tasi ile tasimalik yemekler icin, isitici yoksa, salata uygun olabilir. yanina tercihe gore ekmek, kruton vs. ustune yine tercihe gore peynir, ceviz, belki tofu, yahut tavuk, balik hatta et parcalari filan. (saklama kosullari onemli)
bu ogun beni fasilali orucun 12:00 yahut 1:00 gibi ilk ogununde doyuruyor. yanina da meyve atiyorum bazan, muz, elma, vs.

isitici varsa evden artan ogunleri goturup isitip yiyebilirsiniz. tencere yemegi. sebze, beyaz yahut kirmizi et, bakliyat, vs. tokluk icin bulgurla, kuskusla, kisirla, eristeyle, esmer ekmekle filan gomulebilir.

afiyet olsun.
0
viva paulista
(19.11.18)
yaprak sarma, kısır, makarna salatası
0
barankovan
(19.11.18)
zeytinyağlı tüm yemekleri soğukta yiyebilirsin bence. minicik 3-4 katlı sefer tasları var yanda taşımaya müsait onlardan alabilirsin. onu da bir bez çantanın içine yerleştir hiç anlaşılmaz. kahvaltılık her şey olabilir. zeytin, peynir çeşitleri, kuruyemişler, meyve... ben bazen kahvaltılık koyarım, geçenlerde koymadım kahvaltıya gereğinden fazla para verdim.
0
for day to break
(19.11.18)
termoslu sefer tasları var. onlardan öneririm.
0
bordeaux
(19.11.18)
(13)

Aile ve yolculuk temalı güzel film önerisi

modesttiago
Little miss sunshine tadında eğlenceli önerisi olan varsa memnun olurum
Little miss sunshine tadında eğlenceli önerisi olan varsa memnun olurum
0
modesttiago
(17.11.18)
Daha aile olmayan bir çiftin aile olmak icin yolculuğu olur mu?

Uzaklara Gidelim g.co
Müzikleri çok güzeldi.
0
Amaranta ursula
(17.11.18)
everything is illuminated
0
freebird5406_2
(17.11.18)
The Straight Story. David Lynch'in filmografisi'nin diğer filmlerinden ayrılan güzel bir yol filmi.
0
austra
(17.11.18)
Fundamentals of Caring
0
sopiro
(18.11.18)
home alone
0
exlibris
(18.11.18)
The Darjeeling Limited
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(18.11.18)
Captain fantastic
0
elorelia
(18.11.18)
The way
0
japon askeri
(18.11.18)
Nebraska
Almost Famous
Thelma & Louise
Interstate 60
0
nothing in my way
(18.11.18)
Johnson Family Vacation
National Lampoon's Vacation
National Lampoon's European Vacation
National Lampoon's Christmas Vacation
Vacation
Crazy in Alabama
0
iwasbornonamountainside
(20.11.18)
I'm Juli dememişler demeye geldim.
0
kablelvuku
(20.11.18)
kayıp şeylerin bakım kılavuzu.

ortalama ama eğlenceli olabilecek bir film.
0
captainobvious
(20.11.18)
(4)

Yazilim alaninda 'muteahhitlik' yapmak?

icim urperiyor
Boyle bi konsept var mi? Yani santiyelerde bakiyorsunuz proje mudurleri veya muteahhitler her isi detayli bilmez, ne bileyim temeli birine kazdirir, kalibi baskasina caktirir, inceyi birine yaptirir ortaya Bina cikar. Yazilimda da front endi birine yaptiran, back endi bilmem neyi baskasina yaptiran
Boyle bi konsept var mi? Yani santiyelerde bakiyorsunuz proje mudurleri veya muteahhitler her isi detayli bilmez, ne bileyim temeli birine kazdirir, kalibi baskasina caktirir, inceyi birine yaptirir ortaya Bina cikar. Yazilimda da front endi birine yaptiran, back endi bilmem neyi baskasina yaptiran ve bu parcalari birlestiren kisiler var mi?

Buyuk projeler zaten boyledir de ben biraz daha kucuk projelerden bahsediyorum.
0
icim urperiyor
(15.11.18)
bittabii; uzmanlik gerektiren islerde taseron tuzel & ozel kisiler kullaniliyor.

misal;
www.indeed.com
oaksys.net
www.authorstream.com
0
viva paulista
(15.11.18)
eğer müteahhit işi bilmiyorsa nasıl ki kullandığınız evin sorunları oluyorsa yapacağınız yazılımda buglardan başınızı kaldıramazsınız. bu da size ekstra zaman ve para olarak geri dönecektir. yazılımcılarla sadece proje bazlı çalışabilirsiniz burada önemli olan sizin bu ekibi kuracak ve yönetecek kabiliyette olup olmadığınız. frontend-backend diye ayırıyorsak da süreçler birbirinden bağımsız değil.

bizim ülkede kurumsal web sitesi yapıyoruz diyen çoğu firma hazır templateleri alıp editliyorlar ve admin paneli yapıp veriyorlar(ben de çok yapıyorum bunu :D). bu tam bir müteahhitlik örneği işte.
0
undertaker
(15.11.18)
Eşimin yazılım firması var. Zaten yaptıkları projeleri bu şekilde yapıyorlar. Sadece "her işi detaylı bilmez" kısmına takıldım. Eleman takıldığı zaman yol gösterecek biri olmalı.
0
SiyamkedisiZorro
(15.11.18)
dedigin gibi buyuk firmalar belli konuda isleri yazilim danismanlik firmalari ile yapiyor. ornegin yazilim guvenligi konusunda bir uzmana ihtiyac vardir ve bu konu uzman bir yazilim danismanlik firmasi ile cozuluyor. zaten bir yazilim firmasi her konuda uzman bulunduramaz, her firmanin konsantre oldugu bir alan vardir ve o alana gore hizmet verir.

kucuk firmalar icin de bu bu sekilde olmasi gerekiyor ama bizim kulturel ve eknomik gerceklerimiz yuzunden herkes her isini kendi halletmek istiyor. oncelikle her iste uzman olmadigimizi kabul etmemiz gerekiyor, daha sonra da bir isi kaliteli yapmak istiyorsk maliyetini iyi hesaplayip ona gore planlama yapmamiz gerekiyor. daha az elemanla, daha az uzmanlikla, daha az danismanlikla, gerektiginde universitelere danismadan, hem ic sureclerde, hem de urunde ar-ge yapmadan ancak gunu kurtaririz, ve buyuk bir yazilim sirketi ortaya cikaramayiz. bizim ulkecek problemimiz herkesin gunu kurtarmaya calismaktan gelecegi dusunmeye vakti ve enerjisi kalmiyor.

ayrim da genelde back-end front-end seklinde olmuyor, cunku cogu zaman arada api olsa bile ikisi birbirine cok bagli. ama genelde guvenlik, deployment, performans, database katmani, cloud sistemler gibi alanlarda uzmana ihtiyac duyuluyor.
0
emrahday
(15.11.18)
(2)

Avustralyada ysayan var mi?

tar minastir
Avustralyada saglik sistemini merak ediyorum. Tibbi teknoloji, saglik sigortasi, hastanelerde bekleme suresi ve.s bilen varsa
Avustralyada saglik sistemini merak ediyorum. Tibbi teknoloji, saglik sigortasi, hastanelerde bekleme suresi ve.s bilen varsa
0
tar minastir
(14.11.18)
Kötü. İnanmayacaksınız ama Türkiye’de sağlık sistemi - tabi ki tüm eksikliklerine rağmen - İngiltere’den ve Avustralya’dan iyi. Uzman doktora direkt gidemiyorsun, ameliyatlar çok öteleniyor, özelde olmak istersen de çok pahalı. Kanamalı bir yaralanma ve kalp krizi dışında ambulans da gelmiyor. Özel sigortaya ihtiyaç var o da görece pahalı ve birçok kısıt oluyor.
0
dougsampson
(14.11.18)
sehre, bolgeye, ihtiyaca gore degisiklik gosterebiliyor.
ama kotuye gidiyor.
kadinlar icin, cocuklar icin, daha az nufuslu (ama cok da sapa olmayan) yorelerde cok iyi isleyebiliyor sistem.
buyuk kentlerde yogunluk, sikinti olabiliyor yer yer.
yine de ihtiyaclari karsiliyor asagi yukari.

devlet, ikamet izni olanlara ve yurttaslara "medicare" ile hizmet sagliyor. ozel muayenehanelerin de kimi "bulk billing" yapiyor, cepten para cikmiyor. ama cogunda fark oduyorsunuz.
ozel sigorta olunca, kapsami dahilinde bu farklari azaltabiliyorsunuz. ozel sigorta hastanede yatmayi (ozel) da karsiliyor, ama cerrahin bicak parasini (management fee, consultation fee, vs) yine oduyorsunuz.
odemeler yillik belli limitleri astiginda "safety net"e takiliyorsunuz, gelir durumunuza gore, buradan sonrasini devlet karsiliyor (tam kapsamini bilmiyorum, ama bizi kurtardi bir sene).

genel olarak doktorlara, hemsirelere guvenebiliyoruz. insanca muamele goruyoruz. yine de arastiriyoruz, koru korune gitmemeye gayret ediyoruz.
0
viva paulista
(14.11.18)
(2)

Üzerime piyano atar mısınız?

babilbaligi
Selamlar.Ben bu piyano işlerinden hiç anlamıyorum. Hediye olacak, bütçe 4.000 civarı. 3+1 evin salonunda kullanılacak. Anlayan arkadaşlar seçmeme yardımcı olurlarsa çok makbule geçer.Duvar piyanosu için yer var, ikinci el bir piyano alsam bana çok sorun/masraf çıkarma ihtimali olur mu?Elektronik piy
Selamlar.

Ben bu piyano işlerinden hiç anlamıyorum. Hediye olacak, bütçe 4.000 civarı. 3+1 evin salonunda kullanılacak. Anlayan arkadaşlar seçmeme yardımcı olurlarsa çok makbule geçer.

Duvar piyanosu için yer var, ikinci el bir piyano alsam bana çok sorun/masraf çıkarma ihtimali olur mu?

Elektronik piyanolar içinde önereceğiniz var mı? Bu bütçe ile güzel bir sıfır piyano alabilir miyim?

Bi buldurun be.

Teşekkürler.

P.s. lokasyon Ankara
0
babilbaligi
(14.11.18)
Yamaha clavinova clp serisine bakabilirsin. Turkiye fiyatlarini bilmiyorum ben en son 2. elini 3200'e satmistim diye hatirliyorum.
0
try again fail again fail better
(14.11.18)
buyrunuz:
goo.gl

(-:
0
viva paulista
(14.11.18)
(1)

iş bedelli

docrivers
riyad'da iş buldum gitmeye kasıyorum, ama parasını da yatırdık bedellinin, orada çalışırken celp çıkınca abi ben 20 gün yokum desen nolur acaba
riyad'da iş buldum gitmeye kasıyorum, ama parasını da yatırdık bedellinin, orada çalışırken celp çıkınca abi ben 20 gün yokum desen nolur acaba
0
docrivers
(06.11.18)
askerlik durumu is gorusmesinde, ise alimda filan sorgulaniyor zaten?
verdiginiz bilgilerle celismeyecekse, izin gibi dusunulebilir. ama ilk 6 ay izin olur mu? idare edilir mi? bunlar ayri.

ayrica suudi'ye gittikten sonra isveren'le dik gitmek kolay olmaz. ulkeden cikmak icin cikis vizesi gerek, bunu isveren ayarlayacak. bilmem anlatabildim mi? ;P
0
viva paulista
(06.11.18)
(3)

gmail'de ileriye dönük mail gönderme

amortisman
Merhaba,Ben genelde gece çalışıyorum. Ama gecenin bir saatinde müşteriye mail atmamak için yazdığım mail'in sabah 10'da gitmesini istiyorum. Bunu gmail'de yapamıyor muyuz? Bir eklenti vs. ile mümkün değil mi? Ayarları biraz kurcaladım ama bulamadım.Yandex'te var mesela. Maili yazdıktan sonra tarih v
Merhaba,

Ben genelde gece çalışıyorum. Ama gecenin bir saatinde müşteriye mail atmamak için yazdığım mail'in sabah 10'da gitmesini istiyorum. Bunu gmail'de yapamıyor muyuz? Bir eklenti vs. ile mümkün değil mi? Ayarları biraz kurcaladım ama bulamadım.

Yandex'te var mesela. Maili yazdıktan sonra tarih ve saat seçiyorsun, o saatte gidiyor mail.
0
amortisman
(06.11.18)
binder dandet
(06.11.18)
outlook kullanirsaniz "options" sekmesinden "delay delivery" ayarlari ile yapabilirsiniz.
0
viva paulista
(06.11.18)
gmail için Delay send var, kurup kullanabilirsiniz.

boomerang güvenli olmadığı için safari tarafından engelleniyor, muhtemelen birçok sebebi olabilir.
0
babilbaligi
(06.11.18)
(6)

Yaz için yurtdışı tatili

gmzo
önümüzdeki yaz temmuz veya ağustos ayında nereye gitsek diye düşünüyoruz. deniz olursa hoş olur ama şart değil, tüm gün sahilde yatmayı sevmiyoruz. şöyle gezerken sıcağı aşırı yakmayacak, farklı bir kültür ve belki doğasını deneyimleyebileceğimiz neresi olabilir? izlanda müthiş olurdu mesela ama ço
önümüzdeki yaz temmuz veya ağustos ayında nereye gitsek diye düşünüyoruz. deniz olursa hoş olur ama şart değil, tüm gün sahilde yatmayı sevmiyoruz. şöyle gezerken sıcağı aşırı yakmayacak, farklı bir kültür ve belki doğasını deneyimleyebileceğimiz neresi olabilir? izlanda müthiş olurdu mesela ama çok pahalı.. ispanya, almanya, isviçre, avusturya ve küba dışında öneriler bekliyorum.
0
gmzo
(05.11.18)
rusya tabisi
0
prasinos
(05.11.18)
iskocya
irlanda
isvec/norvec
0
parcxerox
(05.11.18)
yazın avrupa çok kalabalık oluyor. deniz olsun dersen hırvatistan italya yunanistan.
0
mikahakkinen
(06.11.18)
Bulgaristan sunny beach. Denizi çok aman aman değil ama geri kalan herşey iyi. Ayrıca çok ucuz
0
insomnia
(06.11.18)
butceyi dusuk tutmak istiyorsaniz asya'ya yonelmenizi oneririm.
ucuz ucak bileti yakalayabilirseniz asagidaki bolgeleri deneyebilirsiniz:
- sri lanka (epeyce ucuza deniz, dag, gol, cay tarlalari, maymunlar & filler, taze tropik yemisler & kacak caylar)
- filipinler (cennet gibi adalari var, ucuz - pahali - tehlikeli bolgeler varmis)
- nepal (yemyesil daglar goller guzelmis, ama hijyen takintisi olan aramasin :P )
- vietnam (turizmi gelisiyormus, ama bakir uygun yerler cogunlukmus)
- kambocya (gelisme asamasindaymis, turistler icin deyil gezginler icin uygun)
0
viva paulista
(06.11.18)
Sicilya ve Malta yaptık geçen yaz, plajlar kalabalıktı ama güzeldi. Sicilya Avrupa ortalamasına göre ucuzdu, Malta bir tık daha pahalıydı.
0
peggy
(06.11.18)
(9)

Bana film önerir misiniz?

[GODDARD]
Hareketli aksiyonlu sürükleyici olsun. Öyle uyuz uyuz ilerlemesin, içine çeksin. Sürpriz sonlu, gizemli zamanda yokculuklu da olur.
Hareketli aksiyonlu sürükleyici olsun. Öyle uyuz uyuz ilerlemesin, içine çeksin. Sürpriz sonlu, gizemli zamanda yokculuklu da olur.
0
[GODDARD]
(07.10.18)
Hodejegerne.
0
a summer day
(07.10.18)
A summer, izledim onu.
İzlediğim bütün filmleri yazsam uzun olur çok zamanımı alır, bir tanesini unutsam birisi onu söylese başladığım yere dönerim o yüzden yazmadım.
0
🌸[GODDARD]
(07.10.18)
upgrade'i izleyebilirsin.
0
mrjones
(07.10.18)
Arlington road
U turn
0
a summer day
(07.10.18)
the contact

akici, ritmi icine cekici (checked)
surprizli son (checked)
gizemli, zamanda yolculuk var (checked)
0
viva paulista
(07.10.18)
@viva
İzlendi (checked)
0
🌸[GODDARD]
(07.10.18)
exlibris
(07.10.18)
Scorsese - After Hours
0
lüzumsuz adam
(07.10.18)
İspanyol sinemasindan
Contriempo
El cuerpo
Celda 211

Üçüde iyidir
0
basond
(07.10.18)
(20)

yurtdışında meyve niye çok pahalı

slhmlr
ulan 3 portakal 1.5 öyro öeeh ya. elektronikte, otomobilde falan bu kadar gelişip meyvelerin hâlâ taneyle satılıyor olması nasıl açıklanabilir? meyve üretiminde mi sıkntı var? et mesela çok ucuz, hani tarım ve hayvancılık zayıf desen değil.
ulan 3 portakal 1.5 öyro öeeh ya. elektronikte, otomobilde falan bu kadar gelişip meyvelerin hâlâ taneyle satılıyor olması nasıl açıklanabilir? meyve üretiminde mi sıkntı var? et mesela çok ucuz, hani tarım ve hayvancılık zayıf desen değil.
0
slhmlr
(03.10.18)
Çoğu ülke yurtdışından alıyor. Fas ispanya vs hangi ülkeden bahsediyosun?
0
Boris
(03.10.18)
abd ve ab. bizde ucuz olmasının sebebi yerli üretim olması mı?
0
🌸slhmlr
(03.10.18)
İtalya'da pazarda portakalın 3 kilosunu 1 euroya alıyorum, siz İzlanda'dan falan bahsediyorsunuz heralde? Kuzey'de daha pahalı tabi, üretim ya da ihraçla alakalı olduğunu sanmıyorum, yaşam standartları daha yüksek olduğu için, insanlar o kadar portakala o parayı verebildiği için o paradır diye düşünüyorum.
0
mirafiori
(03.10.18)
ülkeye göre değişir, yerli üretim yoksa pahalıdır, finlandiyada patlıcan'ın tanesinin 1-1.5 euro olduğunu hatırlarım :)
0
gezegen olan pluton
(03.10.18)
hayvancılık yapıyorlar ama portakal yetiştiremiyorlar doğal olarak. türkiye'de de 3 portakal için 1.5 lira veriyoruz. belki daha fazla. asıl pahalı olan türkiye
0
burya
(03.10.18)
Belçika da 4 kilosunu 3-4 euro ya alıyorum. İsviçrede tavuğun kilosu da 20 frank ülkeye göre değişir.
0
Boris
(03.10.18)
portakalin tanesi 0.5 euro ise kanada'ya gore ucuz. ulkenin iklimine ve meyve/sebzenin geldigi yere olan uzakligina ve mevsime gore durum degisiyor. ters bir mevsimde binlerce km uzaktan gelen kirmizi dolmalik biberin tanesine $5 fiyat cektiklerini gordum.

turkiye'nin topraklari verimli, iklimi super ama icine ettik, yazik oldu, oluyor.
0
cooperr
(03.10.18)
Ucuzmuş 3 portakal 1,5 euro. Burda 1 kilo 28-36 kron falan. Ortalama 3 euro yani kilosu.

Neden pahalı? Evvela AB içinde maaşlar ve giderler yüksek. Sen 10 kuruşa mal edebilirsin bir malın kilosunu onlar aynısını 10 euro cent'e mal eder.

Ayrıca kalitesiz mal yok gibi burada. Ülkede yetişmiyor hiçbir şey ama hayatımda yemediğim lezzette meyveler tattım burda(İsveç).

Eu dışından gelirken de belli kurallar dahilinde geliyor. Ekstra vergisi var, testleri var, standartları var.

İncir'in buruş buruş eskimiş olanı Türk Malı burada tam 10 kron. Düşün 1 adet incir. Biz ağaca tırmanıp toplar yerdik Adana'da. Para vermedim ömrümce.

Bir de pazar yok market var. Marketin de gideri yüksek haliyle. Kasiyer dediğin insan ayda en az 1400 euro kazanıyor. Doktorlarımız öyle kazanıyor bizim.
0
bos gezenin bos ustasi
(03.10.18)
3 portakal yarım kilo gelse kilosu 3 euro yapar. türkiye'den ucuz.

sanalmarkette stok yokmuş. link atamadım. carrefour'da 7,95 imiş.

www.carrefoursa.com
0
spirit crusher
(03.10.18)
Neee?! A;manya'da cogu zaman indirim yapiyolar ozellikle kisin 2kg i 99 cent flndi yani.
0
superfluid
(03.10.18)
Pahali falan degil ki. Hatta Avrupa'da bazi meyveler sasirtici derecede ucuz geldi bana. Geri kalanlari da normal. Avrupa'da pahali meyve sebze gormedim ben.
0
stavro
(03.10.18)
Onların alım gücüne göre bakınca ucuz. TL'ye çevirince pahalı.
0
orient blue
(03.10.18)
Çünkü insana değer veriyorlar. Gelişmiş ülkelerde iş gücü gerektiren herşey gelişmemiş ülkelere göre daha pahalı oluyor. Meyve yetiştirilmesinden markette satışına kadar çok fazla insan emeği gerektirdiği için daha değerli haliyle.
0
talasas
(04.10.18)
Avusturya'da pazarlarda sebze meyve gayet ucuz, ayrica avokado, yaban mersini turevleri vs gibi seyler de turkiye'ye gore ucuz, organik tavuk da cok ucuz. Euro kazanip euro harcayan adam icin satin alim gucune bakacaksin, tl'ye cevirmek hele hele simdi gayet sacma
0
themeningrey
(04.10.18)
çünkü çiftçi de kazanıyor.
0
sttc
(04.10.18)
Mevsim, tarım alanlarına uzaklıkla alakalı fiyat farkları normal, ama sanırım hatayı euro/tl oranlayarak yapıyorsunuz.

3 portakal 1.5 para birimi, Türkiye'de 3 portakalı 1,5 para birimine alabilir miyiz?

Domatesin kilosu 2,5 para birimi, e bizde daha pahalı şu an?

Maaş oranları aşağı yukarı aynı olduğu için para birimi olarak karşılaştırabiliriz, alım gücü açısından.
0
John Bloor
(04.10.18)
Geçen biri paylaştı Hollanda’da markette muzun kilosu 0,98 € idi.
0
kumulatifvergimatrahi
(04.10.18)
Bir de şöyle bir durum var, yurtdışındaki çoğu ülkede bizim gibi bir meyve yeme alışkanlığı yok (Tüm karpuz almak, akşam dev meyve tabağı yapmak, vb.).
0
marla is in my head
(04.10.18)
yurt disi derken, hindistan'da sri lanka'da tayland'da filan baya ucuz oluyor cogu meyve.

avrupa'da, abd'de, au'da filan maliyetler yuksek. adam saat ucretleri yuksek. emek isteyen hersey pahalidir.
misal, batili ulkelerde tavuk eti kirmizi etinden daha pahalidir. nicin? sebeplerden biri de, tavuk kucuk oldugundan kesim & hazirlanma vs. prosesin daha cok adam saat gerektirmesi.
bizdeyse saatlik ucretleri ihmal edebiliyoruz galiba, keza hindistan, tayland gibi muasir memleketlerde :P
0
viva paulista
(04.10.18)
Bir başka göz önünde bulundurmamız gereken faktör de, en güzel malların ayrılıp oralara gönderildiği gerçeği.

Yani o ürünler 1. kalite ve o fiyata, kalanlar 2. kalite bizim marketlerde, bu fiyata.
0
captainobvious
(04.10.18)
(10)

yurtdışındaki şehirlerin en merkezi yerleri

tabudeviren
ankara -> kızılayistanbul -> kadıköy, taksim gibi..londra, milan vb. hangisini biliyorsanız...
ankara -> kızılay
istanbul -> kadıköy, taksim gibi..

londra, milan vb. hangisini biliyorsanız...
0
tabudeviren
(16.09.18)
istanbul'un en merkezi yeri neresi? istanbul bi istisna. normalde merkez diyince merkez gelir akla. sydney, cape town icin oyle en azindan. merkezde is agirlikli kurumsal binalar olur. cbd olarak da gecer. istanbulun her yeri merkez, hicbir yeri merkez degil.
0
icim urperiyor
(16.09.18)
lviv > rynok meydanı
kiev > khreschatyk/maidan (hreşatik de diyebiliriz)
0
der meister
(16.09.18)
Venedik san marco
0
stavro
(16.09.18)
Amsterdam - dam sqaure
0
perkele
(16.09.18)
Barcelona - La Rambla (Las Ramblas)
New York - Times Square
Valencia - Plaza de Toros (istasyon çıkışı olarak), Plaza de la Reina (insanların birbirlerine şurada buluşalım dediği yer olarak)
0
aychovsky
(17.09.18)
Sözlükte başlığı var
0
kleider
(17.09.18)
Milano- Navigli
0
suicides underground
(17.09.18)
@kleider yazar mısın?
0
🌸tabudeviren
(17.09.18)
londra - trafalgar square.
0
zgrydn
(17.09.18)
(bkz: cbd) (bkz: central business district)

sidney icin, central istasyonu'ndan circular quay'e kadar olan bolge (enine de george st. ile macquarie st. arasi),

melbourne icin, flinders st.'den flagstaff istasyonu'na, qvb'ye kadar olan sokaklar,

brisbane icin, central istasyonu'ndan "go between" bridge ve "story bridge"e kadar olan yarim-ada'msi bolge.

dubai icin burj khalifa - dubai mall - danseden fiskiyeler mintikasi,

doha icin kimine gore sabit carsi (souq waqif), kimine gore city centre avm & west bay.


bingazi icin jamal abdal nassar st. ve paralelindeki iki uc sokak (adlarini zirt pirt degistiriyorlar, biz oralardayken en parlak cadde dubai caddesi idi)

not: yukaridakiler kisisel gorusumdur. gtd (gezme tavsiyesi degildir) :P
0
viva paulista
(11.11.18)
(4)

İngilizcede abi abla olayı

septula
Kendinizden büyük size yakın ama kan bağı olmayan birine nasıl hitap edilir? Var mı böyle bir şey?
Kendinizden büyük size yakın ama kan bağı olmayan birine nasıl hitap edilir? Var mı böyle bir şey?
0
septula
(16.09.18)
İnsanların isimleri var. İsimlerini kullanıyorlar, yetiyor.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.09.18)
İçinde saygı da olsun istiyorsan Sir diyebilirsin
0
gezegen olan pluton
(16.09.18)
kulture gore deyisir.
au'da binin uzerinde calisani olan sirketin sahibi sahaya geldiginde, genel formen ilk adiya "n'aber cef, nasi gidiyo?" filan diyo mesela.

g. afrika'daki siyahlarin kulturunde "amca, hala" gibi hitaplar var, yasca buyuk ama kan bagi olmayan kimselere.

sir, madame, mr., mrs. vs. genelde resmi, mesafeli durumlarda kullanilir. yakin hissettiginiz birine "how are you sir" demek biraz afaki.
0
viva paulista
(16.09.18)
Konuşurken bu ihtiyacı hissediyorsanız doğrudan abi/abla diyin.

Örn; Hi Margaret Abla, those cookies were delicious!
0
idonthaveatvset
(16.09.18)
(2)

havaalanı gümrük kontrolü sorusu

diffarentiationation
yurtdışından istanbul aktarmalı antep'e indiğimde gümrük kontrolü yapılıyor 1-2 kişi için olsa bile. içkiler fazlaydı ve neredeyse almayacaklardı.yine aynı şekilde maraş'a inince ise gümrük kontrolü yapılmıyor. 2 kere denedim. iç hat yolcularıyla aynı yerden alıyorum çantayı.maraş'ta önceden kontrol
yurtdışından istanbul aktarmalı antep'e indiğimde gümrük kontrolü yapılıyor 1-2 kişi için olsa bile. içkiler fazlaydı ve neredeyse almayacaklardı.
yine aynı şekilde maraş'a inince ise gümrük kontrolü yapılmıyor. 2 kere denedim. iç hat yolcularıyla aynı yerden alıyorum çantayı.

maraş'ta önceden kontrol ediyor olabilirler mi? xray ile falan bakıyorlar mıdır yurtdışı çantalara? cavap hayırsa istediğimizi gümrüksüz sokabilir miyiz?
0
diffarentiationation
(08.09.18)
şans işi kimisi dikkat ediyor kimisi dikkat etmiyor.
0
basond
(08.09.18)
valizlerin tek tek rontgenli tarayicidan gecmesi gibi bir uygulama pek olmaz (havalimani, teslim edilmis valiz icin).
sectikleri kisilerin valizlerini (kisilerle birlikte) gecirirler. bazi durumlarda (antep'teki guvenlik riskleri gibi) 100% kapasite rontgen tarayici ile denetim gerekebilir. maras'ta, samsun'da vs. ise risk durumu antep'le ayni seviyede olmadigi icin, 100% kapasite tarama yerine orneklem alma (genelde %20) yeterli gelebilir.

kisacasi: sansliysaniz icki dolu cantayla yurda girebilirsiniz.
0
viva paulista
(08.09.18)
(8)

Deprem hk

hayati cozemeyen adam
17 Ağustos belgesellerini izlerken farkettim, bazı evler hiçbirşey olmamış gibi sapasağlam ayakta ( 4-5 katlı ) bunlar çok iyi malzeme kullanımı ve müteahhitlik sonucu mu böyle? Yoksa şans mı? Yani ben 7-8 büyüklüğünde deprem olsa ayakta bina kalmaz diye düşünüyordum hep çok bilgisizim bu konuda o s
17 Ağustos belgesellerini izlerken farkettim, bazı evler hiçbirşey olmamış gibi sapasağlam ayakta ( 4-5 katlı ) bunlar çok iyi malzeme kullanımı ve müteahhitlik sonucu mu böyle? Yoksa şans mı? Yani ben 7-8 büyüklüğünde deprem olsa ayakta bina kalmaz diye düşünüyordum hep çok bilgisizim bu konuda o sapasağlam evleri görünce şaşırdım.
0
hayati cozemeyen adam
(18.08.18)
bizim mahalledeki (golcuk, degirmendere) evlerin yanlis hatirlamiyorsam hepsi saglamdi. cogunu arazi sahibi kendi evi olarak kullanmak uzere, maksimum uc katli yaptirmisti ki deprem oldugu donemde anneannemlerin evi yurudugunde sallanirdi, o kadar eskimisti. hala bir cesit mucize olarak degerlendiriyorum o sokakta tek bir eve dahi zarar gelmemis olmasini.

kendi gozlemime gore baslica nedeni evlerin o donemin sartlarinda saglam yapilmasi ve az katli olmasi. iki sokak asagimizdaki apartmanlar dumduz olmustu.
0
der meister
(18.08.18)
aa 4-5 katli dedigin kismi gormemisim. o binalar nasil yikilmadi ben de bilmiyorum. sahsi olarak hem deprem oncesinde hem de sonrasinda ayakta durduguna sahit oldugum tek uzun binalar erguder sitesi'ndekiler. anneme sordum simdi, onlar da bayagi hasar gormus aslinda, depremden sonra bakim yapmislar.

o donemde isini ciddiye alip insaatina onem veren adamlar saglam apartman dikmistir diye dusunuyorum, yoksa depremin bir sokaga dokunmayip bir alttakini darmadagin etme gibi bir secenegi yoktur sanirim. 7,4 buyuk ama saglam yapilan binaya da bir sey olmaz.
0
der meister
(18.08.18)
valla helal olsun o evi yapanlara, o depremden sonra akıllandı mı acaba evleri yapanlar, denetimler arttı mı önlemler alındı mı şimdi yaşadığımız evler nasıl kim bilir. allah bir daha yaşatmasın.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(18.08.18)
denetimler ve önlemler arttı tabii ki, özellikle deprem bölgesindeki yeni evlerin bayağı güvenli olduğunu düşünüyorum (aldığım duyumlara, bu alanda çalışan insanların söylediklerine dayanarak) ama türkiye genelinde maalesef çok da bir şey değiştiğini zannetmiyorum. ha şöyle bir şey olmuştur: aradan geçen 20 yılda teknoloji gelişip daha kaliteli mallar ucuzlamıştır, artık daha kaliteli malların kullanımı norm olmuştur... o şekilde daha sağlam evlerde oturuyor olabiliriz. onun haricinde ali ağaoğlu kendisi söylemişti depremde istanbul'daki evlerin çoğu tuzla buz olacak diye.

ülke olarak bu konuda inanılmaz bilinçsiziz maalesef. aynı trajedinin çok daha büyüğünü yaşamamızdan korkuyorum. ben gölcüklü sayılırım. istanbul'dan ayrılma nedenlerimden biri deprem olacak olmasıydı. hala bunu paylaştığımda gülenler, dalga geçenler oluyor. şu an avcılar, küçükçekmece, kadıköy gibi yerlerdeki eski evlerde yaşamak inanılmaz riskli. ben niye 1960 yılında, denizin dibine inşa edilmiş binada yaşamak isteyeyim? kendi yaşadığım yerdeki binalara ne olduğunu gördüm. bundan daha geçerli bir bahane, korku olabilir mi yaşanılan yeri terk etmek için?

maalesef bence 17 ağustos'tan sonra yine bir arpa boyu yol alınmadı... adapazarı'nda, bursa'da, kocaeli'de insanlar çok daha dikkatli ama orası daha büyük deprem görmez zaten. asıl dikkatli olması gereken şehirler (en başta istanbul) hala pek umursamıyor, umursanmıyor. gerçi istanbul'da kentsel dönüşümü tamamlamaya kalksan zaten 500 yıl sürer, zamanında nasıl yerleşilmişse artık saçmasapan bir yere dönüşmüş.
0
der meister
(18.08.18)
sili'de turkiye'de olacak buyuk depremin 100 kati siddetinde depremler olabiliyor, kimseye bir sey olmuyor, sili bir guney amerika ulkesi ve oyle atla deve gelismis bir ulke degil, tamamen isin duzgun yapilmasiyla alakali bir durum, yoksa imkansizlik veya yuksek kat yapmakla alakasi yok... ispanya italya gibi hic deprem olmayan ulkelerde ufacik deprem olunca koylerde 5 10 kisinin oldugunu goruyoruz mesela, bu milletler deprem ne bilmedigi icin evleri de o kadar guclu degil dogal olarak...
0
hewit
(18.08.18)
@hewit

italya avrupa'da en çok deprem olan ülkelerden. kuzey avrupada az olur deprem, güneyde fazla olur
0
nundu
(18.08.18)
17 agustos'ta kalfalarin, cavuslarin diktigi yapilarda cok kisi oldu.
hesapsiz kitapsiz, kurdan gibi kolonlarda, cekme demirle, elle karilmis sulu betonlarla.
o kadar tuhaf yanlislar, kusurlar vardi ki, deprem muhendisligi literaturu gelisti bu depremden sonra.
japon uzmanalr, abd'li uzmanlar gelip "ha, demek etriyeleri 1 metrede bir koymak gibi bir geri zekalilik yaparsak kirisimiz bu hale geliyomus" diye fotograflar cektiler.

hasarin bazi bolgelerde bazi yapi kategorilerinde (3-4 kat saglam kaldi, 5-6 katlar goctu, 8 kat ustune bisey olmadi, vs vs) zemin titresim frekanslari ile de alakalidir.

genelleme yapmak dogru degil. muhendislik hizmeti gormus yapilardan da hasar alan, belki yikilan olmustur. nedenler muhtelif.

7 buyuklugunde bir depremde ayakta bina kalmaz diyemeyiz. istanbul civari icin konusuyorsak, yapilarin kalitesinde eskiye gore duzelme var. ama cok plansiz, yag lekesi gibi bir yer.
binalarin bir kismi ayakta kalsa, ama cok kritik hastane yikilsa, ana yol viyadukleri cokse ne olacak? nasil yardim gidecek. yaralilar nasil tedavi olup olmemeleri saglanacak? bulasici hastaliklar nasil onlenecek? gida nasil dagitilacak? vs vs.
cok soru ve cok sorun var.
afet ve kriz yonetimi icin de onemli calismalar yapildi 2000'lerin basinda. ama bunun ne kadari krizleri onlemek ve yonetmek icin, ne kadari statukoyu korumak icindir?
uzun mevzular.
0
viva paulista
(18.08.18)
Bizim civarda -Bahçelievler- hiç.yıkılan ev olmadı. 3 kat 5 kat fark etmiyor. Bağcılardan amcamları alırken yarı yıkık, perdeleri camdan dışarı sarkmış bi ev görmüştüm çok ilginç gelmişti ondan başka da enkaz görmedim. Ondan sonra güçlendirme çalışması falan da görmedim yıkılmayan binalarda. Artık yerin sağlam olması mıdır nedir bilemiyorum.

Ama senin dediğin gibi bir sokakta bi ev yıkılmış yanındaki ayakta, burda bence evi dikenin mahareti. Çünkü zemin aynı zemin.
0
olutaklidi
(18.08.18)
(1)

Bir ekşi yazarına mesaj atabilir misiniz?

kitap arasında kalmış silgi tozu
Nick: 4liTesekkurler simdiden!
Nick: 4li

Tesekkurler simdiden!
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.07.18)
mesaj attim, silmeyin duyuruyu.
0
viva paulista
(17.07.18)
(6)

Bize Notebook Secelim

viva paulista
sevgili yurttaslarim,Bilgisayar almamiz gerekiyor. ilk etapta yazismalar, internet (youtube dahil), Ms Office (Ms Project dahil), belki AutoCad filan icin kullanilacak.Eldeki secenekler soyle (fotograflari da ilistirmeye calisicam) :1- ASUS Notebook X541-DM031TIntel Ci-5 7200U / 4GB RAM / 500 GB HDD
sevgili yurttaslarim,

Bilgisayar almamiz gerekiyor. ilk etapta yazismalar, internet (youtube dahil), Ms Office (Ms Project dahil), belki AutoCad filan icin kullanilacak.

Eldeki secenekler soyle (fotograflari da ilistirmeye calisicam) :

1- ASUS Notebook X541-DM031T
Intel Ci-5 7200U / 4GB RAM / 500 GB HDD / 2GB Graphics / 15.6’’ HD Display / Windows 10
1,799 GAYME
ibb.co
ibb.co


2- HP Notebook 15-BS122NE
Intel Ci-5 8550U / 4GB RAM / 1TB HDD / 15,6’’ HD Display / Windows 10
1,899 GAYME
ibb.co
ibb.co

3- Acer Notebook
Intel CI-5 (okunmuyo) / 4GB RAM / 500 GB HDD / 15,6’’ HD Display / Windows 10
1,899 GAYME
ibb.co
ibb.co

4- Lenovo Ideapad 320
Intel I-5 8250U / 6GB RAM / 1000 GB HDD / Intel UHD Graphics 620 4GB Dedicate AMD Radeon 530 / Windows 10
2,299 GAYME
Yahut; yukaridakinin ayni ama 4 GB RAM / 2 GB Graphics
2,099 GAYME (2,149 GAYME 2TB HDD ile)
ibb.co

bana ASUS uygun gibi gorundu. ne dersiniz?
0
viva paulista
(05.07.18)
elde gerçekten çok az bilgi var, bari model numaraları falan olsa da tam olarak araştırılabilse. eğer seçenekler sadece bunlarsa işlemcisi 8. nesil olanlar biraz daha iyi.
ben olsam ssd'siz ve 8gb altında ram ile bilgisayar almazdım artık.
0
gkhncnzdgn
(05.07.18)
oncelille kesinlike 8. nesil intel islemci almalisin. 7. nesil ile arasinda ciddi fark var(hem performans and enerji tuketimi acisindan). 8XXX olan islemciler 8. nesil demek. verdiklerin arasindan 8. nesil olanlar 4gb ram. eger bunlara ram takviyesi yapilabiliniyorsa en kotu ihtimal 8GB'a imkan varsa 16gb'a cikarmakta fayda var. 4gb ile birsey yapilmaz bu devirde. Autocad kullanacaksan ciddi RAM ihtiyacin olacak. ayrica ekran kartinin da iyi olmasi lazim. maalesef bu seceneklerden hicbiri seni tatmin edecek gibi durmuyor.
0
crucio
(05.07.18)
verdigin seceneklere gore butceni asiyor olabilir muhtemelen ama su bilgisayar fena durmuyor.
www.vatanbilgisayar.com

tek eksi yani 8gb RAM, ki RAM eklenmesi en kolay donanim. ssd olmasi da sistemin performansina ciddi katki saglar. ozellikle buyuk boyutlu autoCAD projelerinin ilk acilis sureleri baya kisalir
0
crucio
(05.07.18)
fotolara tekrar baktim da. tr'den almiyorsun sanirim? bu gayme dedigin sey eger $ ile bu gaymeleri bu cop bilgisayarlara verme. o fiyata canavar bulurum ben sana.
0
crucio
(05.07.18)
tekrar başlık açmayayım dedim. 1000-1200 usd seviyesinde gerçekten iyi denebilecek ne öerirsiniz? toshiba'nın orta segmentini kullandım bu vakte kadar ve çok memnundum.
0
o kadar da degil aga
(06.07.18)
dun aksam crucio sagolsun, oturmus ugrasmis butceye gore daha uygun bi cihaz bulmus.
bugun gittim onu aldim:
ibb.co

tekrar tesekkur ediyorum.
0
🌸viva paulista
(06.07.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.