Giriş
(7)

Flac ve iOS

ninaurora
iphone kullanıcaz diye flac dosyalarımızdan vazgecmemenin tek yolu flac player mıitunes dan yuklemeye calıstıgımda almıyor flac, napmak lazım?müziksever teknik insan yardımına ihtiyacım var:(
iphone kullanıcaz diye flac dosyalarımızdan vazgecmemenin tek yolu flac player mı

itunes dan yuklemeye calıstıgımda almıyor flac, napmak lazım?

müziksever teknik insan yardımına ihtiyacım var:(
0
ninaurora
(17.11.12)
flac'tan wav'a çeviren bir program bul, itunes'dan wav formatında dinle, ben öyle yapıyorum. mac için güzel bir program biliyorum bu iş için ama windows için bilemiyorum.
0
soso
(17.11.12)
apple'ın loseless formatına convert edeceksin. dpoweramp programıyla.
0
dokunmakalbime
(17.11.12)
convert etmeden dinlemek ancak flac player uygulamasıyla mumkun bu durumda?
0
🌸ninaurora
(17.11.12)
bi galaxy s3'ün olsaydı böyle rezillik çekmezdin

hadi ben kaçar
0
Fakin idiyıts
(17.11.12)
25PP programını kuruyorsun bilgisayara. Sonra cihazı bağlıyorsun, 25PP üzerinden FLAC Player'ı indirip kuruyorsun. Böylece çevirmene gerek kalmadan, jailbreak ile bilmem neyle uğraşmadan FLAC'larını çalıyorsun. 25PP ile 130 bin küsür uygulamayı jailbreak olmadan, iki tıkla, ücretsiz olarak kurabilirsin ayfonuna. Bildiğim kadarıyla 18 lira bu FLAC çalan uygulama. Ehehe.
0
ahmetcan44
(17.11.12)
sorum iphone'da nasıl yapılırdı o yüzden galaxy ittiricem diye laf sokmak biraz gereksiz olmus :)
0
🌸ninaurora
(17.11.12)
25PP deneyeceğim tesekkurler
0
🌸ninaurora
(17.11.12)
(10)

Sabahları ağzın çöp gibi kokması

homo sapiens gotgobekus
Sigara kullandığımdan dolayı sabahları uyandığımda ağzım çöp gibi kokuyor. Yatmadan önce sırf bunun için tekrar uzun uzun fırçalıyorum ama nafile. Dişlerde en ufak çürük yok, mideden de değil fakat oldukça irrite etmeye başladı. Sigarayı bırakmak dışında önerilere açığım.Camel içiyorum, acaba kullan
Sigara kullandığımdan dolayı sabahları uyandığımda ağzım çöp gibi kokuyor. Yatmadan önce sırf bunun için tekrar uzun uzun fırçalıyorum ama nafile. Dişlerde en ufak çürük yok, mideden de değil fakat oldukça irrite etmeye başladı. Sigarayı bırakmak dışında önerilere açığım.

Camel içiyorum, acaba kullandığım sigarayı değiştirsem işe yarar mı? Bu bağlamda başka sigara önerileri de alabilirim.
0
homo sapiens gotgobekus
(14.11.12)
bence paket sigaraların hepsinde o koku ve hissiyat devam edecektir. bence golden virginia, sarı old holborn ya da drum'dan bir tütünü kullanmaya başlamak fark ettirecektir. en azından ben yıllardır golden virginia kullanan biri olarak, tütün bittiğinde, normal paket sigara içmiyorum bile hiç, o derece fark hissediyorum arasında. kokuya da muhakkak etki edecektir.
0
soso
(14.11.12)
sigarayı bırak önerisine kapalısın,ama başka sigara önerisine açıksın :)öncelikle şunu söyliyim,sigarayı bırakmazsan istersen sabaha kadar dişlerini fırçala o koku gitmez.ben sigarayı bırakmanı öneririm.şöyle düşün,hayatın boyunca sevgiline sarılıp uyuma şansın yok.ha şöyle düşün o da sigara içiyo olsun,onun ağız kokusu seni yine rahatsız edicek.demem o ki şu pis şeyi bırak,tertemiz,mis gibi yaşa.inan temiz koktuğun zaman kendini daha çok sevip,daha çok mutlu olucaksın,ve tabii daha da sağlıklı.
0
rock n roll
(14.11.12)
yalnız sigaradan olmayabilir. bi 3 gün falan kullanmasan belki anlarsın.
0
mlky lvn
(14.11.12)
@mlky lvn: Sigaradan olduğuna eminim zira ara verdiğimde kesiliyor o koku.
@rock n roll: Sigarayı bırakmayacağım, onun için gerek yok sigarayı bırakma önerisine. Kendimi şu an da seviyorum zaten. İyi niyetiniz için teşekkürler yine de.
0
🌸homo sapiens gotgobekus
(14.11.12)
iyi,bırakma o zaman.rica ederim.
0
rock n roll
(14.11.12)
diş ipi ve ağız çalkalama suyu kullanın.
bilhassa dişipi çok önemli.
bir de böyle deneyin bakalım.

zaten herkesin dişipi kullanması lazım.
bu konuda yardımcı olmazsa da yine de kullanın.
0
sanal hayvan
(14.11.12)
uyuduğun odada sigara içiyor musun? pöfür pöfür tüttürüp dumanaltı yapmadığın bir mekanda uyumayı denemeni tavsiye ederim..
0
ruhibirbanyo
(14.11.12)
@ruhibirbanyo: yok sadece balkonda içiyorum.
0
🌸homo sapiens gotgobekus
(14.11.12)
uyurken burundan nefes almada zorluk çekiyor musun? ben de öyle bir sorun var ve günlerce sigara içmesem bile uyandığımda ağzım çamur tadında olabiliyor ama reflüm de var onun da etkisi olabilir. benim ki sigarayla pek alakalı değil anlayacağın. yine de camel çok ağır bi sigara, daha hafif şeylere geçmeyi dene ve bi dişçiye görün, belki farkında olmadığın sorunlar olabilir.
0
r_u_h
(14.11.12)
ya geçen bi sigara gördüm. d ile başlıyodu. karanfil kokulu. ben normalde sigara içmiyorum. yılda 2-3 kez içiyorum. işte geçen o sigarayı içtim. hoş bi kokusu var. bilmiyorum belki işe yarayabilir.
0
mlky lvn
(15.11.12)
(1)

istanbulda mekan

aeroflot
house çalsın, trance çalsın. var mı böyle bi mekan yaw?
house çalsın, trance çalsın. var mı böyle bi mekan yaw?
0
aeroflot
(14.11.12)
hem house diyorsun hem de trance. iki zıt müzik. ben bilmiyorum, varsa da gitme zaten. ama sadece house ve tekno yeterli dersen, küçük otto'da salı günleri iyi müzik çalar.
0
soso
(14.11.12)
(34)

Mallık, kerizlik, enayilik, çok sevmenin getirmiş olduğu körlük hakkında

raif_efendi
Mallık, kerizlik, enayilik, çok sevmenin getirmiş olduğu körlük sonucu oluşan durum hakkındaBirazdan anlatacaklarım %100 yaşanmış olup, sizlerin önerilerini bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.Şu an 28 yaşındayım. Üniversite okumak için gelmiştim ve tam 10 senedir İstanbul'dayım. Bu süre zarfının büyü
Mallık, kerizlik, enayilik, çok sevmenin getirmiş olduğu körlük sonucu oluşan durum hakkında

Birazdan anlatacaklarım %100 yaşanmış olup, sizlerin önerilerini bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.

Şu an 28 yaşındayım. Üniversite okumak için gelmiştim ve tam 10 senedir İstanbul'dayım. Bu süre zarfının büyük çoğunluğu kendi ayaklarımın üzerine durmakla geçti. Yaklaşık 6-7 senedir süreli-süresiz işlerde de çalıştım. Bunun son 3 senesi sevdiğim iş, iyi bir maaş ve sosyal olanakları da güzel olabilecek şekilde gelişti.

Bahsetmiş olduğum işe başlayana kadar hiç kız arkadaşım olmadı. Bu meselenin ise benim açımdan çok fazla detayı vardı. Neden olmamasını ise şöyle özet geçebilirim.
- Yüreğimi kıpırdatmayan bir kişi ile deneyimim olsun diye çıkmanın doğru olmadığını düşünüyorum.
- Bir ilişkinin maddi ve manevi onlarca sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı da sevdiğim insanla yola çıkarken tek hayalimin huzurlu bir yuva kurmak olduğunun altına çizerim.(Salt olarak vakit geçirmek, gençliğimi yaşamak bana maalesef çok uzak) Özetle bunun için de maddi olarak hazır olmam gerekiyordu.

Yaklaşık 2,5 sene önce bir kız tanıdım. Yüzünü dahi görmeden yazdıklarından dolayı aşık olmuştum. Günlerce, aylarca fotoğrafını paylaşmasını bekledim. Bir gün İstanbul'a geleceğini söyledi. Ben bir şans olur mu diye yüz yüze buluşma teklifi ettim. Kabul etti. Ben onunla buluşmadan önce 1 günlük bir İstanbul planı yaptım. O gelmeden gideceğimiz mekanları tek tek yerinde tespit ettim. O güne özel kıyafetler, hazırlıklar vs... Ve buluştuk. Onu kaldığı adresten aldım. Önce Emirgan Korusu'nda kahvaltı, sonra Otağtepe'de kahve-sohbet keyfi... Her şey mükemmel. Konuştukça konuşuyoruz. İkindi vakti Üsküdar iskeleden ve karaköy'e geçiyoruz. Tünel'den sonrada İstiklal caddesindeyiz. Yemekler, tatlılar, sohbetler derken gece 11 oluyor. Normalde akrabasından akşam 7 için izin alan ve benimle maksimum 1 saat görüşmeye planlayan kız ile çok zor ayrılıyoruz. Ardından İstanbul'da kaldığı sürece 2 kez daha buluşuyoruz. O buluşmalar da en az ilki kadar keyifli geçiyor.

Ben kıza aşık olmuş, çok sevmiştim. Sonra yaşadığı şehre döndü. Uzak mesafe ilişkisi başladı. Bazen o geliyor, bazen ben gidiyordum. Ancak ilişkide problem yoktu. Onun okulu bitirmesi için bir kaç dersi vardı. Ben maddi manevi her anında yanında olmak için çabalıyordum. Ve bunları yaparken de zerre bir beklentiye girmiyordum. Bir gün , artık çalışmak istediğini söyledi. Tek bir işte çalışma hayali vardı. Ve bu iş için ben bağlantılarımı kullanarak bir ihtimal yardımcı olabilirdim. Yöneticilerime durumu açtım. Tek tek kapıları çaldım ve sonunda mülakat için bir gün aldım. Başvurdu. 1 ay sonra çağırdılar ve hayalini dahi zor kurduğu iş için kabul edildi. Bu süreç içerisinde ilk tartışmalar ufaktan yaşanmaya başladı ve çağrıldı günden (bundan benim haberim yoktu) bir gün önce buluştuk(Aniden çağırdı). Halbuki o beni o buluşmaya çağırırken ben onun için 25 farklı doğum günü hediyesi(onunla olamadığım her sene için bir hediye gibi düşünüp) hazırlamak için dükkan dükkan dolaşıyordum. Elimde bir kaç hediye ile yanına gittim ve ayrılmak istiyoruz dedi... Çok çok çok kötü oldum. Herkesin içinde hüngür hüngür ağladım. Çekti gitti. Ben öylece kaldım. Tek başıma bir evde kalıyordum. Kendimi eve atmam ile saatlerce ağladım. Gecenin bir vakti 12. kattan saatlerce baktım. Atlamak ile atlamamak arasında defalarca gidip, geldim.

Birkaç ay böyle geçti. Saçlarımı üçe vurdum. Evimdeki eşyaları yok parasına sattım ve geride her şeyi bırakmak için kendime söz verdim. Arkadaşların yanına çıktım. Bu süreç içerisinde de bir ay geçtikten sonra tekrar konuşmaya başladık. Dişleri ağrıyordu. Kendi cebimden tüm tedavisini karşıladım. Telefona ihtiyacı vardı, gittim iphone aldım. Bu tarz harcamaları ayrılmamızdan önce de yapıyordum. Ancak ayrılık sonra bir daha onu kaybetme adına kendimden daha fazla fedakarlık yapıyordum. Doğumgünlerimiz iki gün araylaydı. Benim doğumgünümde o bana hediyeleri verirken, ben sürpriz yapıp bir hediye verdim. (nikon d7000) Mutlu oldu. İşi için ihtiyacı olacağı, hem de harika bir dslr makinesi olmuştu. İki gün sonra doğum gününde de kendisini özel hissettin diye kolye, kıyafet gibi daha önceden alamadığım bazı şeyleri hediye etmiştim. Ancak bunlara rağmen garip bir mutsuzluk vardı...

Yaklaşık bir 6 ay zaman zaman iyi, zaman zaman da mutsuz bir şekilde bir ilişki yürüdü. Bunların sebepleri arasında benim biriken 17 bin tl borcum oldu. Ancak bu borcun en büyük sebebi, onu biraz daha mutlu edebilirim mi diye, elimden geleni değil de, elimden gelenin fazlasını yapmak yüzünden oldu. Cebime 2 lira giriyorsa, ben 4 lira harcama yapıyordum. Sadece doğum gününde 5 bin tl nin üzerinde harcama yapmışım. Biliyorum bunları okurken beni mallık, kerizlik, enayilik ile suçlayacaksınız... Ama ben de böyleyim işte...

Bu mart ayında bir mesaj attım. Benimle olmaktan mutsuz musun diye.. Cevap olarak evet minvalinde laflar edip, ayrıldık. Aradan 1 ay geçti ve bana mail olarak evleneceğim diye mail attı. Ben de Allah mutlu mesut etsin dedim. Sonra da bende bazı emanetleri olduğunu söyleyip, son bir kez görüşelim dedim. Tamam dedi. Bana hediye ettiği hediyelerin büyük kısmını ona teslim ettim ve arkama bakmadan gittim. Mayıs ayı gibi evine hırsız girdi. Neyse ki kendine bir zarar verilmemişti ve maddi olarak kaybı yoktu. Ben bir şekilde bunu öğrendim ve geçmiş olsun demek için aradım. Şaşırdı. O dönem tekrar konuşmalar başladı. Aynı evde birden fazla kişiyle kalınmadığını, muhitin in kötülüğünden bahsedip duruyordu. Özetle tek başına eve çıkma niyetindeydi ve ben de saf gibi yine koşturmaya başlamıştım. Kendisi evi buldu. Ben o borçlu halimle evinin depozitosunu ayarladım. Tam 1 günde evinde yaşayabilecek şekilde bütün eşya işlerini hallettim vs. Bu dönem içerisinde dönem dönem sadece iletişim halindeydik. Evlilik meselesinin yalan olduğunu anlamıştım. Ancak üstelemiyordum. Kendisi ara ara gündeme getiriyor, ben de üzerinde durmuyordum. Bu arada evin kirası konusunda da ona destek oluyordum. Yaklaşık bu mesele de 3 ay sürdü. Ve artık bu süreçte de soğumaya başladım. Artık kira konusunda benden bir beklentisi olmamasını dile getirdim. Zaten bunca zaman borçları kapatacağım diye uğraşmaktan aylardır maaşımın tamamını bankaya yatırmaktan bıkmıştım.

Bu olaylar yaşanır yaşanmaz, çok kısa sürede evlilik meselesi bu sefer ciddi bir biçimde gündeme geldi. Bir anda bunu istediler. Ben evleneceği kişiyi öğrendim. Aynı iş yerinden bir çocukmuş. Normalde diyelim x semtinden aşağısı olmaz diye talep eden kız gitmiş, bir anda hiç istemediği semtte bile yaşayabilecek kız gelmiş. Belki aklınıza gelir diye şu detayı da paylaşmak istiyorum. Çocuk zengin değil. Yahut daha iyi bir mevkide filan da hiç değil. Hatta ona bunu öğrendikten sonra bir soru sormuştum. Seni taşıyabilecek biri değil diye. O da bana evet deyip, umarım ikimizi de yanıltır diye cevap verdi...

Biliyorum çok uzattım. Bu meseleyi kısmen ailem ile birlikte 3-5 arkadaşım biliyor. Düne bu kadar detaylı olarak kimseye anlatmamıştım. Ancak bir arkadaşıma yine hepsini olmasa da bir kısmını anlattım ve çocuk beyninden vurulmuşa dönüp, bana bir sürü laf söyledi. Özellikle benim kıza verdiğim tüm hediyeleri tek tek istememi söyledi. Eğer vermeye yanaşmazsa, git eşi olacak kişiden bunu talep et filan dedi. tamam %100 malın, enayinin, kerizin önde gideniyim ama bunu yapabilecek bir yapım yok. bana çektirdiği onca acıdan sonra benim de böyle davranmam bana gereksiz geliyor. Ama bir yandan da onca borcu kapatmak için eşek gibi çalışmak ve başka bir adamın çıkıp, ellerinle büyüttüğün bir çiçeği alıp koparması, koklaması insanın zoruna gidiyor.

Kimle evlenirse evlensin. Zerre umrumda değil artık. Ancak benim bunca sıkıntımın bir karşılığı olmalı... Biz en başından evleneceğiz diye yola çıktık ve ben ne yaptıysam sevgilim değil de, hanımımmış gibi mücadele ettim. Ben ne yapayım aaa dostlar?
0
raif_efendi
(14.11.12)
Siz çiçeği ellerinizle falan büyütmemişsiniz, bir yığın para harcayarak sadece kendinizi böyle bir yanılgı içerisine sokmuşsunuz. Daha baştan itibaren kızın pek umrunda olmadığınız anlaşılıyor. İlk büyük aşkınızı tamamen kendi kendinize yaşamışsınız.

Psikolojik destek alın. Bilhassa şu saçları üçe vurdurma hikayesi falan kendinizi gereksiz yere derbeder aşık yerine koymaya meyiliniz olduğunu gösteriyor. Ama boşuna yapıyorsunuz. Kız şimdi evlenmeyeceğim, tekrar beraber olalım canım dese atlayarak gidersiniz, hiç de umrumda değil falan demeyin. Acaip kerizmişsiniz evet.
0
sanal hayvan
(14.11.12)
harbi kerizmissin raif efendi, maria icin bile yapilmaz bunlar.

hediyelerini geri al, burdan ucuza satarsin bize.
0
nawres
(14.11.12)
Seninle görüşüp, sonra tam istediği işi alınca ayrılalım demesi,

HEdiyelerinin enteresan bir şekilde çalınması,

daha çıkmıyorken senin aşırı yüce gönüllü olup kızın evinin parasını ödemen veya yardımcı olman,

üzerine 6 ay daha çıkıp çıkmadığın belirsizken kıza para yağman 17bin borca girmen filan,

ya hayatının sonuna kadar bu eziklikle yaşa, ya da git erkek gibi eşi olacak adamla buluşup kibarca bütün bu olanları anlatıp hediyeleri vb geri iste.
0
efrasiyab87
(14.11.12)
öncelikle dediğin gibi malmışsın ve enayinin önde gideniymişsin. Kızı parayla satın almaya kalkmışsın ama o önce davranıp seni satın almış. Ben de kız olsam ve böyle bi mal bulsam iliğine kadar sömürürüm. Ayranı yok içmeye tahtaravanla gider sıçmaya hesabıyla davranmışsın. Cebinde paran yokken kirasına kadar vermişsin.

Benim öyle bi yapım yok demişsin, kusura bakma ama senin yapın filan kalmamış arkadaşım. Yüzsüzlüğün en son sınırına dayanıp kıza olmayacak şeylerle yanaşmaya kalkmışsın. Şimdi yapacağın şey arkadaşının dediği gibi "artık buraya kadar , ver bakalım eşyaları ve hediyeleri" diyip söke söke almak. Eğer vermiyorsa her türlü pisliği yapmak.(Kocası , ailesine söylemek) İcabında kirasına kadar ödediğini kocasına söylemek.
0
aspoo
(14.11.12)
çirkin bi adammısın_? nedir yani senin olayın_?
0
clever
(14.11.12)
Boş ver dostum hayatına bak. Çalışır ödersin borçları bundan sonra da kız arkadaşın olursa emin olmadan işini gaantiye almadan fedakarlık yapma.

aslında nickini okuyunca insan anlıyor nasıl bi acı çektiğini. benzer olaylar benim de başıma geldi evleniyor şimdi. bana bi beşiktaş forması almıştı bakamıyorum formaya bi arkadaşa verdim sende dursun dedim forma geçince sıkıntım alırım dedim. evleneceği kişi de beşiktaş'lı.

ona kürt mantolu madonnayı okutmuştum sen biraz raif efendiye benziyorsun demişti. boş ver hediye isteme görüşmeyi de kes. hatıralarını sil.

ve inan ki bana bu dünya seni sevmeyen biri için ağlamaya değmez. sevse yanında olurdu. bunca sıkıntının karşılığı tecrübe ve mutlu bi hayat. bundan sonra ilişkin olursa sen mutlu olabilirsin ama o ilk mutsuzluğunda seni hatırlayacak. sen mutlu bi ilişkiye başlarsan onu tamamen unutacaksın. acı çekeceksin doğru. ben evlilik haberini alınca hastaneye düştüm 4 serum verdiler kalbim çok hızlı atıyormuş. hemşire ambulansta bana baktı "gülüyor musun ağlıyor musun" dedi. monaliza oldum yani :)
0
meksi
(14.11.12)
hayatımda bu kadar keriz bir adam görmedim. ilyas salman'ın canlandırdığı karakterler senin yanında kurnaz kalır.
0
baldur
(14.11.12)
öncelikle şunu belirteyim. birlikte çok özel şeyler yaşadık. birlikteyken çok bir sorun yoktu. yani inek gibi süzme durumu yok. ben yaptım. o istemese de ben yaptım.

bu kadar açık açık yazdıysam, siz de benim samimiyetime inanın lütfen. hırsızlık olayı da %100 doğru. çirkinlik konusuna gelecek olursak. çirkin filan değilim. süper yakışıklı bir adam da değilim. 1,83 boy. 73 kilo. Eli ayağı düzgün, kendini bir çok konuda geliştirmiş, sosyal ortamda sevilen, sayılan birisiyim. sigara, alkol, kumar alışkanlığım yok.
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
Ayrıca özel mesejdan gelene de cevap olarak, ekleme ihtiyacı hissediyorum.

beni param için sevmedi. sonuçta zengin bir adam da değilim. ortalama bir hayatım var. ben onu sevdiğim için mücadele ettim diyorum. mesele sadece hediyeler değil ki. ona iş bulmam da mı paraya boğmak oluyor? yahut her sıkıntısında yanında olmakda mı paraya boğmak?
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
bir ekleme ihtiyacı daha.

ben onunla birlikteyken hep şunun söyledim. benim bir çift ayakkabım olsun, senin 10 çift.. ben sana 11. sini almaya hazırım. Akşam eve geldiğimde taşın suyunu kaynatsan ve yemek bu desen, ben oturur, onu içer, elini sağlık derim, demişimdir...

ben sevdim arkadaşlar. hepsi bu. mesele sadece para meselesi değil. lütfen biraz daha beni anlamaya çalışın.
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
sevmeyi bilmiyorsun raif efendi.
0
nawres
(14.11.12)
birader tam salak asikmissin kusura bakma. kimsenin sevgisinden emin olmadan yatirim yapma. hem maddi hem manevi. kiz hic bir zaman sana asik olmamis. sadece onun icin olen biten birisini yayinda istemis. ha yaslariniz 35 civari olsaydi ya da kiz biraz erken evlilik guven telasina dusseydi evlenirdiniz bile. kizlar sevdiklerinde asik olduklarinda direk belli ederler. gozlerinden, davranislarindan herseylerinden anlarsin. sana asik olmayan birisine bu kadar baglanman kotu olmus. zamanla normale donersin fakat tahribat hep seninle birlikte olacaktir. gecmis olsun.
0
roadrunnerr
(14.11.12)
uzuldum haline.
kiza karsi asiri duygu beslemis fakat ayni karsiligi gorememis gibisin. genelde turk insani iliskilerinde, bu bi standarttir. hep bi taraf verirken, diger taraf almaya o kadar cok alisir ki, vermeyi aklindan bile gecirmez.. burda veren taraf sen olmussun.
kiz seni finansal anlamda kullanmis gibi gorunuyor. ne zamanki finansal anlamda birazcik destege ihtiyaci varmis, o zaman seni tekrar hayatina almis gibi yapmis gorunuyor.
bence bu verdiklerini kendine dert etme, verdin gitti. bak burasi cok onemli: insan hayatinda her donem hata yapar.. ama kimse bile bile hata yapmak istemez. sen o anki hislerinin verdigi inancla, dogru oldugunu dusundugun seyleri yaptin, geriye donup bakinca her ne kadar cogu yanlismis gibi gorunse de. hangimizin hayatinda geriye donup baktiginda, hersey %100 dogru ki? sen de buna takilma bence. hayatina devam et. kendine eziyet etmeden.
ve herseyden ote sunu aklindan cikarma raif efendi: 'bu hayati sen yasiyorsun, bu hayat senin hayatin, kimse seni mutsuz edecek kadar degerli degil, en degerlisi sensin.'
0
uyku semesi
(14.11.12)
www.yenicarsim.com

bi nikon d7000 2.500 falan ediyor raif kardaş ne yaptın sen ?
0
charlotte blanc
(14.11.12)
Kız resmen senin aşkını harcamış, sana borç olarak geri dönmüş bunlar. Yaşadıkların tecrübe olsun sana abi, bu kadar enayi olmasaydın demeyeceğim, ol enayi ol ama daha önemlisi sevmeyi öğren..

Seni malınla sevmeyecek birini sev..
0
solo
(14.11.12)
Seven insan enayi olamaz olsa olsa şaşkın olur. Olan olmuş bunu dert yapma. Hayat sana daha uygun olanını mutlaka çıkarıcaktır
0
essoist
(14.11.12)
seninkine benzer şeyler yaşayan bir arkadaşım vardı. kız çocuğa altın seti bile aldırmıştı kendine hediye olarak.

bu olayda kız başta sevmiş olsa da, zamanla maddi konular çok ortaya çıktığı için bir noktadan sonra senden yararlanma yoluna gitmiş. başlarken böyle bir niyetle başladığını sanmıyorum ama sen abartmışsın panpa.
0
tantunisultansüleyman
(14.11.12)
vay babam vay.
sen neler yapmışsın.
bence artık çirkinleşmen lazım.
bunun için kıza verdiğin tüm hediyeleri geri iste hemen.
sende nasıl bir kafa var anlamadım ben.
nasıl bir aşk ki bu kıza her seferinde gözün kapalı inanıyorsun.
0
pukay de souza
(14.11.12)
Ne yazsam, nerden başlasam diye çok düşündüm. En iyisi kısa ve net yazayim dedim:

Hayatinda görüp görebilecegin en bencil insana denk gelmistir. Ahlaki acidan dünyada iki cesit insan vardir: iyi ve kötü insan. Sen kötü insana denk gelmissin. Cünkü bütün kötülüklerin nedeni, bencilliktir demisti bir felsefe hocam.

Gelelim bu durumun duygusal iliskiyle baglantisina.

Sana cok net bir cevap: seversen sikilirsin, sikersen sevilirsin.

28 yasindasin. Hayat yeni baslarken, hatta ve hatta oturmuşken, böyle bir sey yasamak, seni diplere sürükler. sürüklesin, bosver. hayatinin tecrübesini yasadin, sonradan anlayacaksin... Yasin da bunu cabuk anlamaya müsait. Aklini basina topla, cik disina, pencelere, apartmanina disardan bak!

Herkesin ilginc bir hikayesi var buna inan. Seninki de bunlardan bir tanesi. koy bur çekmeceye, sakla. zamani gelince, cikar cikar, bak. ders al. duyurunu da silme ya da kopyasini al. 6 ay sonra falan bir bak. neler göreceksin, neler...

Sevmissindir, dogrudur. Zaten gönül sevince önünde hicbir sey duramaz. Sevmek, vermektir, fedakarliktir. Sen hediyelerle, üstelik düsünceli hediyelerle sevgini göstermek istemissin. ancak karsiligini alamamissin. alacagimizin garantisi yoktur her zaman. bu durumu kabullen. ama bir gün bunlarin karsiligini alacaksin, merak etme.

sen kalkip onun icin, o fizanda diye, fizana da gitsen, onun önüne dünyalari da sersen, benligini dahi teslim etsen, o insan seni sevmiyorsa, sevmez arkadaş. aci ama gercek; seni hiç de sevmeyecek. sen ona güzel seyler vererek, askini besledin. pisman olma, ders al. pismanlik faydasizdir. yaşam ise pragmatik ilerler...

" Yüreğimi kıpırdatmayan bir kişi ile deneyimim olsun diye çıkmanın doğru olmadığını düşünüyorum."

Demissin. Ah be güzel kardesim. O yürek tir tir titrer. Agzina gelir. Yanarsin, donarsin. Ama aşk da bu değil midir zaten? Üstelik gözleri kör eden!!!

İyi ki kisa yazdim he?! :) Hediyeleri isteme. Sakin yapma böyle bir sey... birak o karakteri ve hayatla basbasa kalsin. Böyle bir cirkinligin karsisinda asaletini kaybedersen, sen de ondan farksiz olursun. "Bu yapabilecek bir yapim yok" demissin zaten. Evet, yapma. Seni cok iyi anliyorum bu konuda... Sakin sakin yapma.

Ha bir de son bir elestiri: aslinda belki ondan degil senden kaynakli bu durum. Daha önce de degindigim gibi, sen fazla vericisin. Bu yüzden, yineliyorum, durumu kabullen. Aşk gözü kör eder. Sen de kör olmussun, ama gecti. "Ucuz" atlattin. Bir de evlenseydin böyle bir insanla neler olurdu düsün! Bazen kötüde iyi vardir. Unutma...

Bir yakinim dügünün olacagi günün ögleni ayrildi. ayni senin gibiydi. hediyeler, istedigi her seyi yerine getirmeler falan... sonuc: yeni evdeki buzdolabinda yumurta yok diye her sey iptal. yumurta lan bu. yumurta. bakkalda tanesi 15 kurustu o zamanlar... ama olmayacagi varmis iste. simdi evli, tatli mi tatli bir kizlari var. gecen ablasindan yine dinledim. ölüyorum geberiyorum diye anirmis onu severken. sonra aldi yumurtayi...

Özet: bencil insana denk gelmis ve severken sikilmissin. Kurtuldun diye sevin.

P.s. Maria Puder, Raif Efendi'yi hic sevmedi. Raif Efendi de bunu hic göremedi...
0
hiçbirşeyyok
(14.11.12)
arkadaşlar okuyup, beni dinlediğiniz için teşekkürler. büyük çoğunluk isteme taraftarı. annemle de durumu paylaştım. o da benim böyle yapmamın, doğru olacağını söyledi.

asıl mesele. ben, web sitesi yaparak para kazanan adamım ve müşterinin işini %100 yapsam bile para isterken yüzüm kızarır. O yüzden ayrıldıktan sonra aklımın ucundan dahi geçmeyen bu meseleler, arkadaşımın ağır konuşması sonucunda beni bu noktaya sürükledi.

Kız beni sömürdü veya değil. Ancak şunu anlamanızı isterim. Kendimi kabullendirmek için bu hediyeler alınmadı. Ezik olduğum için değil. Ondan başka bir seçeneğim olmadı için de değil. Arkadaşlar ben sevdim. Aşık oldum. Tamam ilk kez bir kızla çıktım. Ama size yemin ediyorum, ben bu zamana kadar beklettiğim için böyle oldu. Bu zamana kadar onlarca kızla da çıkabilirdim. Bu noktada kendimi anlatıp, böbürlenir gibi gözükmek ve anlaşılmak da istemiyorum.

Ben karşımdaki kişiye, paramla görgüsüzlük de yapmadım. Sadece inandım, güvendim ve onun mutluluğu için koşturdum. Teşekkür için yapmadım. Beklemedim de. Ki mesele onun yüzünü güldürmek için para ile yapılan meseleler de değildi. Duygusallık, romantizm, ince düşünme, sevgi, saygı, samimiyet vs vs... Ben bunların hepsini ona yaşattım. Bunu kendi de defalarca söyledi, hissettirdi.

Tekrar herkese teşekkürler.
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
millet eleştiriyor ama film olsa bayıla bayıla izleyip haklı çocuk dersiniz bence.

yaşayarak öğrenilecek şeyler listesinde top sıralarda yer alır senin durumun.
0
fukka
(14.11.12)
komedi diyorum. hiç görmediğin birine sadece yazdıklarından mütevellit 1 günlük istanbul turu ha? o yea baby. sonrasında maddiyata dayalı sözde bir ilişki. Suyundan da koy. hayır, ne zaman bu derece sevdin, ne zaman aşık oldun, ne zaman o aklının gizli köşelerinde saklı kalmış ilişkiyi yaşamaya başladın? Senin özgüven kayış sıyırmış, hatunda bunun emarelerini toplamış. Hediyelerin geri istenmesi konusu ise ayrı bir tiyatro. Bırak yapma. Cezanı çek.
0
dokuzeylul
(14.11.12)
@dokuzeylul

bu kadar şey anlattım. ilk tanışmada istanbul turu konusundan neden yalan söyleyeyim. tamam inanmayabilirsin ama inanman için ne yapayım?
0
🌸raif_efendi
(14.11.12)
sana inanmadım mı demiş ?

yaptıklarının saçmalğından bahsetmiş.

badaksın gördüğüm kadarıyla, üstüne üstlük beta-erkeksin. bunlar birleşince sen de sonunda seni kabul eden birini bulunca yardırmışsın, kız da kullanmış. olay bundan ibaret. hayatına devam etmeye bak ve yaşananları unut.
0
turk kelekom
(14.11.12)
öncelikle aranızdaki ilişki belki başlarda iki sevgili olarak yürüyordu muhakkak. ancak zamanla bu biraz baba-kız ilişkisine dönmüş gibi gözüktü, ya da abi-kardeş. cinsel ilişkinizin içeriğinden bağımsız olarak, sadece anlattıklarından, o tarz bir ilişkinin varlığını hissettim. yani kızcağızımızın belki de aradığı şey böyle bir ilgidir hayatı boyunca, neden olmasın. ve bunu sende gördüğünde, önce aşk duygusu hissetti, daha sonra ise, zamanla bu aşk, yerini sadece sevgiye bırakmıştır. insanoğlu böyledir, bir insana her istediğini yaptığın takdirde, hatta karşısındaki insana bahsetmemesine rağmen, içten içe birşeyi arzu ettiğinde ve bu arzu ettiği şeyler bir bir gerçekleşirse, bunu gerçekleştiren kişiye karşı kendisini borçlu hisseder, bu borçlu hissetmenin devamında ise, o kişiyi sevgiyi paylaştığı bir insan olarak değil, daha çok hayatını sürdürebilmesi için hem zevk hem de ihtiyaç için istediği herşeyi aldırabileceği insan olarak görmeye başlamıştır. dolayısıyla, bir zaman sonra böyle bir ayrılığın olması gayet doğal. ayrılığın sonrasında dahi, senin destekte bulunman zaten yeni bir ilişkinin başlamasına dahi gerek kalmadan, senden destek alabileceğini görmesini sağlamıştır.

hediyeler almışsın zamanında, bu harcamalar sana yüklü bir borç olarak geri dönmüş. fakat ne yazık ki, hediyeleri gidip de geri istemek yakışık almayacaktır. anlıyorum borcun var fakat her insan yaptığı hatanın cezasını hafif ya da ağır çekmelidir. senin hayatında yaptığın bu hataların cezası da o borçlar. dolayısıyla hediyeleri geri istemek yerine, bir şekilde borcunu ödemek için çözümler aramaya koyul.

onun dışında, hediyeleri geri istediğin takdirde, unutman gereken bir insana, ilişki esnasında aldığın tüm hediyeleri görerek, tekrar o günlerin geri gelmesini istemen mümkün olacaktır. bu da sadece sana zarar verir. maddi olarak rahatlatır, ancak manevi olarak uzun vadede zarar vereceği aşikar. dolayısıyla hediyeleri geri istemeyip, kesinlikle bu kişiyle irtibatı bir an önce kesmelisin. telefon, mail, ona ait ne varsa hayatından çıkarıp, atmalısın. mümkünse kendi telefon numaranı dahi değiştirebilirsin. hem 28 yaşındasın, yaşayacak daha farklı anların olacak, çok daha iyi ya da kötü deneyimlerin olacak. bunu da hayatın boyunca yaşayabileceğin kötü deneyimlerden biri. bu yaşadıklarının sonucunda, hayata, insanlara, aşka, vefaya ve duygulara karşı bakış açının değişmesi gerekiyor, ki ister istemez değişmiştir bile.

özetle, şu saatten sonra, senin onunla alakalı ne varsa kafandan silip, ne hediye geri alıp ne de başka birşey yapmaman gerekiyor. kendi hayatına odaklan, kendine odaklan, işine odaklan, başka insanlar tanı, ki şüphesiz tanıyacaksın da. önemli olan, kendine olan saygını ve inancını kaybetme. onunla yaşadıkların senin için sadece bir anı olarak kalsın, geçsin gitsin.
0
soso
(14.11.12)
Mallık, kerizlik, enayilik degil, bunun adi "delusion". Kendi kendine bir ruya tasarliyor ve kendini o ruyaya inandiriyorsun. Bu ruya, aklinin ve mantiginin onune geciyor. Deyim yerindeyse, "kendi kendine beyin yikama" da diyebiliriz buna. Tabii o ruyadan nemalanan taraf da, seni kullaniyor bu arada.

Olaya iyi tarafindan bakalim: Bi daha boyle bir sey yapmazsin. Tecrubelisin artik. Eh, tecrube de bedava elde edilen bir sey degil. Kimi daha az bedel oduyor, kimi daha cok. Su veya bu konuda tecrubeliyim diyen birisi, o tecrubeyi kazanmak icin maddi ve manevi bedeller odemistir. Bedel odemeden tecrube sahibi olunmaz. Kim ki, "Bedel odemeden tecrube sahibi oldum" diyosa, bil ki yalan soyluyordur. "Ancak benim bunca sıkıntımın bir karşılığı olmalı..." demissin ya, iste karsiligi, bu tecruben. Yoksa, hakime gidip "Evlenme vaadiyle beni kandirdi ve elimden su kadar liralik hediye aldi" dersen, ne cevap alirsin bilmiyorum. Hediyeleri geri iste. Isterken, "Cocuklar Gulsun Diye dernegine bagislayacagim" dersin.

"Elinle cicek buyutmek" ifadesi, hala romantizm pesinde oldugunu gosteriyor. Artik aramiza donmelisin.
0
compadrito
(14.11.12)
cevaplar arasında gerçekten çok güzel yazanlar var. okuyucu olarak bana bile çok çok faydalı düşünceler. kendi adıma onlara teşekkür ederim.

*******

yaşadıkların yakından tanıdığım (kadın) birinin yaşadıklarına çok benziyor.
kendinin olmadığı halde sevdiğinin olması için çabalamaların, koşturmaların,vs..
o yüzden seni o kadar iyi anlıyorum ki..

sevmişsin..
tam da raif efendi gibi sevmişsin hatta..
ve sahip olduğun her şeyi vermek istemişsin..
"ben"den önce "sen" demişsin..

bundan sonra her karşına çıkana şüpheyle yaklaşacaksın, güvenemeyeceksin ve bahsettiğin kadar çoğu geçtim, normal bir ilişki yürütecek kadar bile sevemeyeceksin. ama, hayatının tecrübesini kazanmış oldun..

maddi olarak kaybettiklerini unut. verilen şeyler geri istenmez. ama ayrılmalarda çok ciddi büyük pahada hediyeler varsa geri verilmemesi de o kişinin ayıbıdır bence (bana sorsan, her şeyi geri veririm).

gerçekten çok düşük seviyeli bir yapıya sahipmiş karşındaki. ve ne yazık ki bu yaptıkları da (kendi çıkarı için senin borçlara girmene göz yumması) onun yanına kalmaz, çıkar aheste aheste.

onu ve onunla ilgili her şeyi hayatından çıkar. temiz bir sayfa aç ve hayatına öyle devam et.

umarım gerçek maria puder'ini bulursun..


çünkü piyasada o kadar çok sahte raif efendi'ler ve maria'lar var ki...



***
bir de söylemeden duramayacağım (ama kimseye karşı kişisel tavrım yok, lütfen yanlış anlaşılmasın); kişinin kendisine bir takım sıfatlar yakıştırmasıyla üçüncü kişilerin de aynı şeyi yapması aynı şey değildir. ayıptır. o kişinin kendisiyle olan bağı/ilişkisi/samimiyeti(ne derseniz artık) ile üçüncü kişiler arasındaki ilişkisi bir mi de o cüreti kendinizde buluyorsunuz anlayamadım. yakışmıyor diyeceğim ama herkes kendisine yakışan şekilde ifade ediyor düşüncelerini tabi..
0
holy diver
(14.11.12)
öncelikle büyük geçmiş olsun. bu kız, sen hediyelerini geri istesen de sana iade edecek gibi gözükmüyor. bir daha ki ilişkilerinde de böyle pahalı hediyeler almaman ve büyük harcamalar yapmaman senin yararına olacaktır. Ama sen bir sonraki sevgiline ya da bu kız sana geri dönse yine bu kıza aynı harcamaları yapacaksın o ayrı... hayırlı başarılar.
0
pascaldiscoda
(14.11.12)
böbreğinin gitmediğine şükret, kız insaflıymış.
0
kirkbir
(14.11.12)
@dirildimde geldim

Bek gözel didin abim de, 17 bin lira borcla, AVM'ye gidip nasil "Tanrim beni bastan yarat!" denebiliyor?
0
compadrito
(14.11.12)
vay anasını neler var ya. biz de gerçek değildir bu adamlar idare eder durumdakileri kaçırmayalım bari filan diyoruz.

hediyeleri isteme. neye malolmuş olursa olsun sen onları içtenlikle ve mutlu etmiş olmak için aldınsa ki öyle diyorsun, şimdi iş borç ödemeye gelince, kız terkedince dur geri alayım bunları kurtarayım olmaz. seven için, sevilenin sefası da cefası da boynunun borcu. alırken düşünecektin bu iş olmazsa ayrılırsak bana koyar mı bu fotoğraf makinesini almış olmak diyecektin. geçmiş gitmiş artık.

değişme, piç olma. herkes gibi olmak, devrin adamı olmak zorunda değilsin. sadece bir daha ki sefere şunu bil, seni seven kadın, seni öyle bir maddi sıkıntıya sokacak hediyeleri asla kabul etmez. yok ne gerek vardı hayatta olmaz filan diyip de neyse madem bu seferlik alayım vs değil bak, kesinlikle kabul etmez. kendimden biliyorum. sonunda onu mutsuz edecek hiç bir şey beni mutlu etmez çünkü.

bence güzel bi insansın. acı çekmek istemiyorum dersen anlarım ama yine de değişme bence.
0
yassa leyn
(15.11.12)
böyle bir şeyi kendi senden istemedikçe neden yaptın sana minnet duymasını falan mı istiyosun ya da o bana bakar diyip senden vazgeçmez gibi bi fikirle mi yaptın bunları sevdim yaptım dersin biliyorum ama biraz başka şeyler var gibi hediyelerini geri istemen parasal olarak sana yararsa iste yoksa napıcan daha para harcama yeter kıza kendi borcunu harcını bitir yarın öbürsügün ailen olcak senin de onlara biriktir
0
nunishuris
(15.11.12)
raif kardeş, enayiliği filan geçtim boşver onu da, ne yap ne et o hediyelerin hepsini çatır çutur al kızdan, senin öyle bir yapın yoksa ben senin için yaparım ama d7000'i ucuza vereceksin bana :d kız vermezse kocasına söyleyeceğini söyle her şeyi odü patlar garanti, belki sen istemiyorsun ama o hediyeleri geri aldığında kendini keriz hissetme katsayın çok düşecek, ayrıca al yani ıphone ne amk ?
0
gates
(15.11.12)
Özür dileyerek yazıyorum ama ona iş buldum, şu hediyeleri aldım (modeline kadar), şöyle para verdim, tedavisini yaptırdım falan diyorsun da,bunları zaten dediğine göre isteyerek, severek yapmışsın, ne gerek var burada çarşaf çarşaf yazmaya, listeleyip göze sokmaya? Sadece para gücüyle yapılabilecek şeylerden bahsetmiş olman tuhaf bence. Tamam insan çok sevince her şeyi yapar, helal olsun ama dememişsin ki bana öyle bir bakardı ki nefesim kesilirdi ya da saçlarını okşarken sonsuza kadar sürsün isterdim o an. Ne mübarek, ne müthiş adamsın densin mi istiyorsun sana? Bazen bir minik öpücük o nikon d7000 midir nedir ondan daha değerlidir.
0
zuppa
(17.11.12)
(4)

yarın istanbul avrupa yakasında 16..00'dan sonra ne yapabilirim ?

xc
tek başına öğlen 4'ten 11'e kadar dışarda olmam gerekiyor nasıl vakit geçirebilirim ? sinema'da git izle diyebileceğiniz film var mı ? ya da tiyatro, opera filan.. basket maçı da olabilir. ama avrupa yakası beşiktaş,levent,taksim,şişli civarları..
tek başına öğlen 4'ten 11'e kadar dışarda olmam gerekiyor nasıl vakit geçirebilirim ? sinema'da git izle diyebileceğiniz film var mı ? ya da tiyatro, opera filan.. basket maçı da olabilir. ama avrupa yakası beşiktaş,levent,taksim,şişli civarları..
0
xc
(09.11.12)
alışveriş merkezine git.
mağazalar gir bak ne var ne yok.
sonra çık yemek ye.
bir de sinema.
aha saat olmuş 11
0
pukay de souza
(09.11.12)
şu sıralar istanbul modern'de tasarım bienali var, tavsiye ederim.
0
soso
(09.11.12)
atlas pasajında tiyatro'ya gidebilirsin, öğrenci 6 tam 10 TL sanırım, oyun 20:30'da olsa gerek,
beşiktaş iskeledeki bahçeşehir ünv. kütüphanesinde takılabilirsin...
0
9kuyruklukedi
(09.11.12)
Paul Thomas Anderson filmi The Master vizyona giriyor git bir sinemaya izle.
0
jarmil
(09.11.12)
(13)

boğazda kuzguncukta yalıda oturmak

titoslavija
http://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-kiralik-atacan-dan-bogazda-kuzguncuk-ta-yali-dairesi-ozel-dusunenlere-104503205/detaysizce bu ev nasıl?piyasadaki diğer evlerle kıyaslayınca sanki bana çok uygun geldi. dandik evler 1,500 lirayken bu ev bu paraya boğaza sıfır yaşam vaadediyor.not: zengin de
www.sahibinden.com

sizce bu ev nasıl?
piyasadaki diğer evlerle kıyaslayınca sanki bana çok uygun geldi. dandik evler 1,500 lirayken bu ev bu paraya boğaza sıfır yaşam vaadediyor.

not: zengin değilim ama kıyaslayınca ortalama bir işi olan 2 arkadaş tutabilir bu evi o aaçıdan da uygun.
0
titoslavija
(08.11.12)
ev berbat olsa bile, her gün o denizin kenarında o boğazın güzelliği ile, o tarihe uyanmak, o bile insanı gençleştirir :) kendine gelirsin.

ama şu var o fiyata vermelerinin garip bir sebebi olabilir. ancak içeri girince anlaşılabilecek bir sebep olabilir. o yüzden dikkat etmek lazım. örneğin belki de kışın orada hiç oturulacak gibi değildir. soğuk, rutubet, gürültü, vs,vs, bir çok şey olabilir dezavantaj olarak.
0
fasxwall
(08.11.12)
Valla bana da çok uygun geldi. Gidip bir görmek lazım bir bit yeniği var mı.
0
king lizard
(08.11.12)
Manzaraya ne kadar para vermek istedigine kara ver bence :) bi de baska yerde olsa bu ev ne kadar ederdi diye dusunup ona gore hareket edebilirsin. Bi de pek yali gibi gelmedi bana :)
0
she was my baby
(08.11.12)
hafız 2 kişi zor be. çıkılır da zor yani. mesela ben sevgilimle yaşamak isterdim bu evde, ama şimdiki maaşlarımızla imkansız gibi bir şey. belki zaman içinde.

bir de, yaşama masraflarımı çıkarttıktan sonra kenarıya 3-5 koyabilmeyi isterim hep. birikim yapmak iyidir, zor zamanda yolda kalmazsın. o açıdan sadece konaklama için 3000+ lira vermek(faturalarla birlikte), bu güzel manzaraya rağmen zor geliyor.
0
saygilarefendim
(08.11.12)
Ev fena degil gideri var. Hele o kiraya baya bir gideri var. 1000 liraya baska yerlerde hicbir ozelliksiz evler var..
0
hiçbirşeyyok
(09.11.12)
@she was my baby fotoğraflarda rıhtım var yahu denize sıfır daha ne olsun.


@king lizard tutarsan bir haftasonu gelirim :p

@fasxwall fiyat bana ucuz geldi, 3 kişi tutsa 2500e bağlasalar öyle bir evde kuzguncuk ki merkezi sayılır bir yerde oturmak inanılmaz ucuza gelir.

var mıdır acep bir sıkıntısı, diğer daireler dolu gözüküyor.

enteresan.
0
🌸titoslavija
(09.11.12)
@saygilarefendim öyle zor ama 2-3 bekar adam için ideal, 2 couple bir evde yaşayabilir mi onu bilemem, çok uyumlu arkadaşlar olmaları gerekir ama zor yni.
0
🌸titoslavija
(09.11.12)
ben bakardım, bir bit yeniği yoksa tutardım. (maddi durumum olduğunu varsayıyorum.) süpermiş yaa.
0
sen git ben geliyorum
(09.11.12)
büyük bir deprem olduğunda, deniz, tüm o deniz kenarında diye övüle övüle bitirilemeyen evleri yutacak, dezavantajı bu olabilir.

not: diğerlerinin de yıkılacağının farkındayım.
0
devilred
(09.11.12)
bildiğin apartman dairesi. bodrum katı. ayrıca ben korkardım olası bi depremde direkt denizin içine göçmek istemem
0
iki arada bir derede
(09.11.12)
açıkçası ben beğenmedim.
ışık almıyor ve basık tavanlı gibi görünüyor.
1500 lira olan dandik evlerden pek farkı yok gibi.
mutfağı falan küçücük.
2.700 lira kira verebileceksen, içi bundan daha güzel olan doğru düzgün bir ev tutabilirsin.
0
blatta hiberna
(09.11.12)
fiyat pek normal değil istanbul piyasasına göre ama gidip görmek gerek tabi, kiracı çıkmak istemiştir, ev sahibi de acil yeni kiracı bulmak istiyordur belki, kim bilir. ama denize bu kadar yakın olması, en ufak fırtınada bile yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. bir de deprem konusu da var, ben olsam biraz huzursuz olurdum orada. ayrıca gördüğüm kadarıyla, bu eve bir hırsızın girmesi çocuk oyuncağı ama bunun da çözümü bulunur tabi.

ama herşeyden öte bence gidip eve bak derim ben hazır kiracı da oturuyorken. hem kendisine de sorarsın, neden çıkmak istiyormuş, daire nasıldır...vs. en iyi o şekilde anlayabilirsin.
0
soso
(09.11.12)
aman diyim rutubet varsa isterse saray olsun oturulmaz.
0
chavezding
(09.11.12)
(16)

duygusal birliktelik kurulabilecek mini dizi

dieselsingle2
uzun uzun film ya da fringe gibi dizi izleyemiyorum.1-2 sezon, kahvaltı yaparken izlenebilecek, bittiği zaman "ulan ne güzel diziydi, keşke daha uzun olaymış" diyebileceğim, bölüm başına düşen süresi kısa, konusu hiç farketmeyen dizi arıyor, ellerinizden gözlerinizden öpüyorum
uzun uzun film ya da fringe gibi dizi izleyemiyorum.

1-2 sezon, kahvaltı yaparken izlenebilecek, bittiği zaman "ulan ne güzel diziydi, keşke daha uzun olaymış" diyebileceğim, bölüm başına düşen süresi kısa, konusu hiç farketmeyen dizi arıyor, ellerinizden gözlerinizden öpüyorum
0
dieselsingle2
(01.11.12)
lost room 6 bölüm kendisi 45 dk her bölüm gayet güzel.
0
basond
(01.11.12)
coupling
it crowd
0
ayiadam
(01.11.12)
extras
black books
0
soso
(01.11.12)
carnivale

yarım kalmış bir dizi. ama izle, pişman olmazsın.
0
sir gawain
(01.11.12)
black books +1
0
goldentitan
(01.11.12)
seinfeld i diyosun sen.
0
am
(01.11.12)
lost room +1.
freaks and geeks var güzeldi, kısa.
arrested development 3 sezon muhteşem.
bir de firefly var ki bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.
0
sleth
(01.11.12)
suits
epey keyifli ve akıcı bir dizi. bölüm başı 1saat civarıydı diye hatırlıyorum. toplamda 3 sezon, 30 bölüm civarı gösterildi.
0
d e j i n
(01.11.12)
lie to me ve shit my dad says

shit my dad says bitince sinir olabilirsin ve keşke daha uzun çekselermiş diyerek küfredeceğini tahmin ediyorum.
0
in vino veritas
(01.11.12)
anime olur mu? kahvaltı yaparken izlediğim, bittiğinde ah be ne güzeldi dediğim şeyler var ama anime.
lovely complex mesela.
0
dahinnotha
(01.11.12)
how not to live your life tabi ki.
0
uepuey
(01.11.12)
avatar: the last airbender
0
merena
(01.11.12)
friends.

10 sezon ama hepsini izleyeceksin diye bir kaide yok. herhangi bir sezon finalinde bırakıp 3 sene sonra devam edebilirsin. belki de etmezsin. sen bilirsin.

bölüm başı 20 dk.
0
periphery
(01.11.12)
sherlock
0
noluyo yaa
(01.11.12)
Two and a half men
(20 dk) 9 sezon ama ilk sezondan başlayın, pişman olmazsınız..

bir de 40 dk lıklara geçmeye karar verirseniz:
Mad Men
0
lambada
(01.11.12)
new girl
0
beynim infilak edicek
(01.11.12)
(12)

Herkesin bir yeteneği var mıdır?

Savina
Bir gün iç geçirmiştim "Keşke benim de bir yeteneğim olsaydı, çok imreniyorum yetenekli insanlara." diye. Arkadaşım da "Senin de vardır ama henüz keşfetmemişsindir, keşfetmek için uygun bir zeminin olmamıştır." demişti. (Avutmuş lan bildiğin.)Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?"Herhangi bir konu
Bir gün iç geçirmiştim "Keşke benim de bir yeteneğim olsaydı, çok imreniyorum yetenekli insanlara." diye. Arkadaşım da "Senin de vardır ama henüz keşfetmemişsindir, keşfetmek için uygun bir zeminin olmamıştır." demişti. (Avutmuş lan bildiğin.)

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
"Herhangi bir konuda yetenek doğuştan her insanın içinde vardır, kimi keşfeder kimi keşfedemez." tezi doğru mudur?
0
Savina
(22.10.12)
Hayır. Neden öyle bir şey olsun ki? Anlamsız yani sebep yok. Avuntudan başka bir şey değil.
0
no way
(22.10.12)
yok ya ne doğrusu. bence avutmuş.
0
aeroflot
(22.10.12)
içini karartmak gibi olmasın ama ben öyle düşünmüyorum,bence herkesin bi' yeteneği olmak zorunda değil. ben de yeteneksizin biriyim,o kadar uğraştım bi' yeteneğimi keşfedemedim.
0
illuminatinin basindaki adam
(22.10.12)
bence de olmak zorunda değil.
benim yok mesela, çok üzülürüm buna:/
0
pinkket
(22.10.12)
bence bu tez doğru değil.bazı insanların hiç yeteneği yok.misal ben,ne müziğe ne spora ne resme yeteneğim olmadığını düşünüyorum.keşke olsaydı.ben de çok imreniyorum :)
0
rock n roll
(22.10.12)
Değil mi ya? Ben de aynı şeyi düşünüyorum, varsa vardır yoksa yoktur.
Arkadaşım da değildi zaten bunu diyen, şefimdi. Pis herif.
0
🌸Savina
(22.10.12)
kulak oynatmayı da yetenekten sayıyorlarsa benim de bi yeteneğim var diyebilirim. aksi halde yeteneksiz olduğumuzu kabul edelim artık. gel kardeşim, elini ver bana.
0
dento
(22.10.12)
@leman lemon: Hislerimi aktarabilmek yetenekten sayılıyorsa, düzyazı anlamında küçük çaplı bir arşivim var zaten :)
0
🌸Savina
(22.10.12)
öncelikle, yetenek denilen şeyin karşılığını allah vergisi olarak tanımlar çoğu insan. bense allahın varlığına ne inanan ne de inanmayan, arada kalmış bir insan olarak bu kavramı çok da önemsemem. önemli olan düşünce zenginliği ve insan algısıdır.

konunun özüne de girersem, sizin yetenek olarak tanımladığınız durumun, -eğer varsa- çok geniş olduğunu düşünüyorum. mesela "rock n roll" müziğe, spora ya da resme yeteneğinin olmadığını söylemiş. onlara tabi yeteneğin bulunmayabilir, her insanda da o yetenekler olacak değil ya sonuçta, yoksa herkes sporcu, herkes müzisyen, ressam olsun, olacak iş mi?

şimdi yetenek geniş demiştim ya, misal sen insanlarla anlaşmada yeteneklisindir belki. bu bir yetenektir, insanlarla doğru anlaşabilmek ciddi bir yetenektir bana sorarsan. konuşmak, kendi başına bir yetenektir. bunun güzel konuşması var, kötü konuşması var. her insan iyi cümle kuramaz, her insan iyi yazamaz, her insan aynı şekilde konuşamaz (eğitimden bağımsız konuşuyorum, yanlış anlaşılmasın). dil öğrenmek de ayrı bir yetenektir mesela. bazı insanlar dil öğrenmeye gerçekten yatkındır, hemen öğrenebilir, bazısıysa daha fazla zorlanır. daha birçok şey var günlük hayatta, belki de senin hiç farkedemediğin ama etrafındaki insanlarca görülen basit fakat önemli özelliklerin elbette ki vardır.

yani bence oturup da, sanatın herhangi dalıyla alakalı bir yeteneğin yok diye, yeteneksizim deyip kendini hor görme..
0
soso
(22.10.12)
ha ayrıca, hislerini aktarmak da yetenek tabi. onun dışında cümle kurmak derken bunu kastettim mesela. herkes aynı eğitimi alabilir ama hangisi bu aldığı eğitimi etkili olarak kullanabilir sorun orada. mesela sen devrik cümle kurmada da yeteneklisin bence. ben de çok sık devrik cümle kullanırım.

tabi şimdi yazdıkça da anlıyorum; yetenek dediğin şey, öğrendiğin bir konu, branş...vs karşısındaki tepkinin süresi ve içeriğiyle alakalı olsa gerek. birşeyi öğrenmeden, ona yeteneğin olup olmadığını bilemezsin yani. an itibariyle anladım ben de bunu.

sonuç olarak; herkes yeteneklidir, yeter ki çalışıp öğrenmeye kassın, sonrasında anlar zaten o kişi, o öğrendiği şeye yeteneği var mı yok mu diye.
0
soso
(22.10.12)
olayı insanı ünlü edecek ya da hava attıracak spor ve sanatlar çerçevesinde görüyosan tabi yetenek epey kısıtlanıyor. yine de herkese uygun beden becerileri vardır elbet. ama kapsamı genişletirsen çok acaip yeteneklerin olduğunu keşfedebilirsin. mesela bi arkadaşım insanlardaki yeteneği görmekte yetenekli olduğunu fark etmişti bi zaman :)
0
kediebesi
(22.10.12)
@kediebesi: O arkadaşınıza ihtiyacım var benim demek ki :)

Bu arada cevaplar için herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸Savina
(23.10.12)
(8)

Obama'ya 1.40'tan bahis oynanır mı?

wertyu
İki-üç gündür 2500 tl gibi bir bahis yatırmayı düşünüyorum. Gazetelere, yorumlara, anketlere bakıyorum da herkes Obama'nın az farkla da olsa kazanacağına kesin bakıyor. Sizce Romney'in hiç şansı var mı? Bu ay bahiste kaybettiğimi başkanlık seçimleriyle geri almayı umuyorum:)
İki-üç gündür 2500 tl gibi bir bahis yatırmayı düşünüyorum. Gazetelere, yorumlara, anketlere bakıyorum da herkes Obama'nın az farkla da olsa kazanacağına kesin bakıyor. Sizce Romney'in hiç şansı var mı? Bu ay bahiste kaybettiğimi başkanlık seçimleriyle geri almayı umuyorum:)
0
wertyu
(21.10.12)
son münazara da obama götü biraz toparladı. ayrıca romney zengin piçi olarak görülüyor. obama'ya basardım.
0
henrychinaski
(21.10.12)
bence bu bahse girme. herkes obamaya bas der ama milletin kafasinda acaba var. bellisi olmaz. bence bahse girme.
0
charlotte blanc
(21.10.12)
Bas obamaya, romney piçinin kazanma ihtimali yok gibi. Adam bi kere mormon, müslümanlardan sonra en çok tiksinilen grup.
0
lpgli tosbaga
(21.10.12)
bence alır obama. 2500 lira benim için çok büyük para, o yüzden o miktardan riske girer miydim bilmiyorum. ama obama kazanacak gibime geliyor.
0
der meister
(21.10.12)
obamaya basacağına haftaya fenere bas haco.
0
solskjaer
(21.10.12)
Nerede bahsi oynuyosun? ben de obama'ya basıcam!
0
pardonan
(21.10.12)
@pardonan: tempobet'ten oynuyorum ben.
Betsson'da oran 1.28'di. 1.37'ye çıkartıldı. Tempobet'teki 1.40'lık oran hiç değişmedi .
0
🌸wertyu
(21.10.12)
obama tabi ki bir tık önde. romney, bush'a benzetiliyor. kaldı ki ekibinde, bush'tan kalan birçok insan var. tabi bush'tan sonra, amerika halkı, onun gibi birisini tekrar istemez diye düşünüyorum. ama bu işler özellikle amerika'da pek belli olmuyor.

şimdi şöyle, amerika'da anketler, onlar bunlar çok da ölçü değil. seçim süreci bizim ülkedeki gibi gelişmiyor. amerika insanı, bizim gibi takım tutar gibi parti tutma geleneğine sahip değil. dolayısıyla seçime yakın bir zamanda yapılabilecek reklamdır, bir demeçtir, bu tip şeyler o insanların kafasını hemen değiştiriverir ve anında fikir değiştirebilirler, hiç belli olmaz.

onun dışında yahudi lobisi diye bir gerçek var. onların açık ve net adayı romney, bunu da gözardı etmemek gerekir.

özetle, tutar ya da tutmaz ama ben olsam girmem hiç bu tip bir yatırıma. bu ülkede bush bile başkan olduysa, az bir ihtimal bile olsa, romney de neden olmasın.
0
soso
(21.10.12)
(2)

internet üzerinden oyun oynamak

srdr
merhaba galyalılar,birkaç ay önce internette bir siteye denk gelmiştim. arasında crysis 3'ün de olduğu birkaç oyunu 1,5 saat internet üzerinden oynama imkanı sunuyordu. adamların serverı üzerinden oyun oynanabiliyor yani. tüm kontrolleri size veriyordu falan. şöyle de söyleyeyim oyunu siz bilgisayar
merhaba galyalılar,

birkaç ay önce internette bir siteye denk gelmiştim. arasında crysis 3'ün de olduğu birkaç oyunu 1,5 saat internet üzerinden oynama imkanı sunuyordu. adamların serverı üzerinden oyun oynanabiliyor yani. tüm kontrolleri size veriyordu falan. şöyle de söyleyeyim oyunu siz bilgisayara yüklemiyorsunuz. herşey onlardan siz single player oynayabiliyorsunuz. çok hoştu ama siteyi unuttum. hatırlayabilen beri gelsin.
0
srdr
(21.10.12)
site değildi aslında bir program indiriyordun önce, onu açtıktan sonra istediğin oyunun deneme süresinde oynuyordun. bunu diyorsan eğer;

www.onlive.com
0
soso
(21.10.12)
bu da güzelmiş. site bu değil ama mantık aynıydı. yalnızca o sitede program indirmeye de gerek kalmıyordu.
0
🌸srdr
(21.10.12)
(7)

Ikea dolabini yapamamak! (Malm 3-drawer chest)

işteböyle
Gencler,Sinirden kendimi sikmek uzereyim.Su dolabi aldim, almaz olaydim. Beceremedim, verdikleri kitapciktaki 23 etabin daha 3.sunde takildim zira eldeki malzemeler ile kitapciktakilerin uyusmadigini farkettim. Daha dogrusu o kucuk malzemeler (vida, vs.) uyusuyor fakat tahtalardaki delikler bir degi
Gencler,

Sinirden kendimi sikmek uzereyim.

Su dolabi aldim, almaz olaydim. Beceremedim, verdikleri kitapciktaki 23 etabin daha 3.sunde takildim zira eldeki malzemeler ile kitapciktakilerin uyusmadigini farkettim. Daha dogrusu o kucuk malzemeler (vida, vs.) uyusuyor fakat tahtalardaki delikler bir degil.

Mesela tahtanin sol kosesinde iki delik var, kitapciga gore bu deliklerden sag taraftakine belirtilen vidayi sokmam gerekiyor, oysa o resimde belirtilen vida benim elimdeki tahtada saga girmiyor, sola giriyor. Yani tam anlayamadim ya garip bi acidan cizmisler o tahtalari kitapciga, ya da ciddi bi uyusmazlik var eldekilerle kitapciktaki resim arasinda.

Cikamadim isin icinden. Internette arattim fakat yapilis videosunu bulamadim. Bu aletin icine koyulan tahtalarin yanlis ayarlanmis olmasi ve/ya verilen parcalarin bi kisminin alakasiz parcalar olmasi ihtimali var mi? Yoksa bu is tamamen benim okuzlugum mu? Zira adam gibi konsantre olup neyi nasil yapmam gerektigine bakiyorum fakat yok, bi turlu anlayamiyorum.

Yurtdisinda tek basima yasiyorum. Oyle cagirip yardim isteyebilecegim biri de yok etrafta.

Ne yapabilirim sizce?
0
işteböyle
(20.10.12)
yani ikea'nın pek öyle yanlış parça verdiğine rastlamadım. bence otur bir dinlen, kendine kahve koy, soluklan. daha sonra sakin kafayla yine bir göz gezdir
0
soso
(20.10.12)
vida yerleri bazen daha ufak olur ki siz sıktıkça yeri sağlamlaşsın ve rahat tutsun.
0
hosein
(20.10.12)
once sakin ol. sen sinir oldukca o dolabin yapilma ihtimali o kadar azalacak.

git biraz nefes al dolas gel.

sonra rakamlar varsa dolaplarda onlarin yanlis yapistirilmis olabilecegini goz onunde bulundur. ayrica bu tur seylerde alt ust sag sol cok onemlidir. elinle soyle bir tum parcalari gozden gecir.
hangisi nereye gelebilir duzgunce ayir. siralama yapmaya calis. ozellikle 2'li parcalari bir araya getirip bak. delikleri birbirine denk geliyor mu, vidalari sokunca nasil duruyor.

arkasindan bunlari parca parca birlestirmeye basla.

eminim yaparsin. once sakin ol.
0
entrapmen
(20.10.12)
genelde parçaları ters oturmaya çalışmaktan oluyor. oturmayan parçayı bütün olası yönleriyle tekrar deneyin. bir de ilk başta santimlik bir hata da yapmış olabilirsin.
0
silver apple
(20.10.12)
Panpa aynısını yaptım. Öncelikle o çekmecenin montajı acayip uyuz. Yaparken aynen çok uğraştım, hatta sonlara doğru yanlış monte ettiğimi farkedip söküp bir daha yaptım. En son herşey tamam diyip koyunca sağ tarafta monte etmediğim vida olduğunu farkettim ama eeh zkerim bu da böyle olsun diyerek öyle bıraktım. Ara sıra çıkıyor kaldırıp oturtuyorum ama oluyor.

Şimdi bunları niye anlattım? Çünkü seni çok iyi anlıyorum, evin neredeyse bütün eşyasını ikeadan aldım ve kendim kurdum, istisnasız en zoru buydu.

Eğer bir parça diğerine uymuyorsa çok büyük ihtimalle bir yerlerde yanlış yapmış olmalısın. Demin internetten kitapçığa baktım. Büyük ihtimalle sağ ile solu ters takmışsın. Yani çekmecenin sağ duvarı ile sol duvarını değiştirmen gerekiyor galiba. Biraz sakinleş sonra otur tekrar bir incele bak bakalım. Yaparken bol bol ikeanın kulaklarını çınlatıyorsun ama sonunda oluyor.

@ender: alttan açıyorsun, bir parça boşluk var.
0
espandon
(20.10.12)
Bu dolap ve benzerlerinde birbirinin simetrigi olan bir suru parca var (dogal olarak). Yani "resimde belirtilen vida benim elimdeki tahtada saga girmiyor, sola giriyor" dedigin zaman bil ki ayni tahtanin bir de vida saga gireni senin onunde bir yerde duruyor. Ise baslamadan once butun parcalari inceleyip onlari gruplara ayirirsan montaja basladiginda rahat edersin.
0
wpi
(20.10.12)
arkadaslar, dediginiz gibi once bi sakinlestim. kahve icip ustune tottenham - chelsea macini izledim:)

ogleden sonra tekrar ise koyuldum. hakliymissiniz, ben yanlis yerlestirmisim o 3. etaptaki vidalari, neticede bastan basladim ve isin acemesi oldugumdan fazladan zamanimi almis olsa da hallettim. tum parcalari da kullanmis oldum, eksiksiz yaptim sanirim.

tesekkur ederim cevaplar icin.
0
🌸işteböyle
(20.10.12)
(1)

Gayrimenkul Yatırımı

dave87
İstanbul özelinde bu işe giren insanlara nerelerden ev alıp beklemeye geçiyorlar? Bu konut projeleri vs mi yoksa belli bölgelerde yeni inşa edilen evler mi?Var mı hiç bilgisi olan?
İstanbul özelinde bu işe giren insanlara nerelerden ev alıp beklemeye geçiyorlar? Bu konut projeleri vs mi yoksa belli bölgelerde yeni inşa edilen evler mi?

Var mı hiç bilgisi olan?
0
dave87
(20.10.12)
yatırımcı değilim, pek bir ilgim de yok. ancak gözlemlediğim kadarıyla, genelde kentsel dönüşümün gündemde olduğu mekanlara yatırım yapan çok. o çevrenin kalkınacak bir takım durumlara maruz kalacağını da önceden tespit edebiliyorlar, çevresine yapılan üniversite, stadyum...vs gibi yerler semtin değerlenmesine yol açıyor. misal 10 sene önce cihangir taraflarında ev alan insanlar şu an, zamanında aldıkları fiyatın katbekat daha yükseğine satabiliyor. balat ve çevresi de yatırımcıların gözdesi olmuştu, ancak daha sonra devlet işlemlerini durdurunca ne yaptılar bilemiyorum. gerçi bence yine orası da kalkınacak, değerlenecek bir şekilde.

onun dışında, sütlüce var mesela. önce santralistanbul oldu, daha sonraysa hilton o çevreye otel yaptı ve şu an yatırım için gayet mantıklı bir seçim gibi gözükmekte.
0
soso
(20.10.12)
(8)

çok çok fazla sinirlenmek

hope ender
selams.bugün tekrar yaşadım, sorayım dedim.cevap alamadığım, aldığım cevaba kani olmadığım, çözülememeye itilmiş olaylar karşısında, özellikle bazı insanların da etkisiyle, çok fazla sinirleniyorum. kendime azcık daha değer vermeseydim, onlarca kez katil olmuştum şimdiye dek.bunu bitirmek istiyorum
selams.

bugün tekrar yaşadım, sorayım dedim.

cevap alamadığım, aldığım cevaba kani olmadığım, çözülememeye itilmiş olaylar karşısında, özellikle bazı insanların da etkisiyle, çok fazla sinirleniyorum. kendime azcık daha değer vermeseydim, onlarca kez katil olmuştum şimdiye dek.

bunu bitirmek istiyorum artık. sinirlendiğimde çenem uyuşuyo, beynim ısınıyo, yüzümün rengi değişiyor. 10'a kadar saymak, sigara içmek, temiz hava almak vb hiçbir şekilde fayda etmiyor. kahkahalar halindeyken 30 saniye sonra bu durumda olabiliyorum. içten içe utanıyorum da bundan. çaresi nedir? doktor mu?
0
hope ender
(29.09.12)
Psikolog.(Psikiyatrist değil)
0
grgn
(29.09.12)
spor işe yarar mesela. dövüş sporları da iyi bu konuda.

yine olmuyorsa psikoloji uzmanına danışabilirsin belki.
0
ermanen
(29.09.12)
önceden çok bilinmesede sinirli ruh hali ve hatta küfür etme gibi durumlar genetik olabiliyo ailede falanda varsa kaçmak pek mümkün değil misal bende aynı durumdayım ve sinirlenince mide ağrıyışı bile babama çekmiş yapacak bişey yok biraz kendinizi telkin etmeyi öğrenmek amaçlı belki psikolog işe yarar.
0
bunumu demek istedin
(29.09.12)
dövüş sporları kesinlikle. ben ergenliğimde, tipik ergen triplerinin çok daha ötesinde sinirli bir insandım. ona buna kızar, baş ağrısıyla cebelleşirdim. sonra birden aklıma nerden estiyse, thai box kursuna yazıldım. öyle kavgacı bir tip de değildim hani, niyeyse giriştim öyle bir olaya, 6 ay gittim, sonra lisans çıkarma muhabbetleri dönünce, bıraktım direkt. ama bana o kadarı yetti de arttı bile. pamuk gibi oldum, ne sinir kaldı, ne birşey. tavsiye ederim.

ha şimdi çok saçma geliyor, ne işim vardı dövüş sporlarıyla diye düşünüyorum ama faydası olmuş demek ki zamanında.
0
soso
(29.09.12)
Psikiyatr.(Psikolog değil)

-depresif yönün ağır olduğu manik depresif bozukluğunuz olabilir.
0
a different dimension
(29.09.12)
aynı sizin gibiyim.daha dün biriyle kavga ettim.nerdeyse dövücektim.ama sonra düşününce çok gereksiz çıkışlar yaptığımı farkettim.olan bana oluyo çünkü.siz sinirleniyosunuz karşı taraf çok rahat.ben istiyorum ki o da bana bağırsın çağırsın ama yok.insanlar çok rahatlar,siz de öyle olun.ne yaparsanız kendinize yaparsınız.haklıyken haksız duruma bile düşürebilir sizi bu siniriniz.ben kendimce bi karar verdim.hiç sinirlenmicem artık hiçbişeye.dünyanın en geniş insanı olucam.kendinizi böyle telkin edin sizde.
0
rock n roll
(29.09.12)
öfke terapisi. öfkeni dövüş, bağırma vb bir şeyden çıkartmak değil, öfkeni kontrol etmeyi öğrenmek. işin sırrı bu.
0
r_u_h
(29.09.12)
bahsettiğiniz tecrübelerin sıhhatli olmadığının farkında olmanız, iyi ve çözüme dönük. "beni öfkelendiriyorlar, baksana ne kadar salaklar" dememeniz de öyle. şahsen, a different dimension gibi düşünüyorum. öfke nöbetleri ciddiyetle ele alınmalıdır... bekleyince düzelmek yerine, yaş aldıkça daha fena olabilirler de... kahveyi, kolayı, çayı, şekeri azaltmak kısa vadede kısmen rahatlatabilir sizi. yine de, hekime danışmanızı tavsiye ederim. konu üzerine okumak da size içgörü kazandırabilir.
0
firuz
(29.09.12)
(3)

Hastayım

lawist
Öksürüyorum,burnum akıyor,oksururken ağzımdan iğrenç şeylerde çıkıyor ?Ne oluyorum ben :/ ne içsem iyi gelir ?
Öksürüyorum,burnum akıyor,oksururken ağzımdan iğrenç şeylerde çıkıyor ?Ne oluyorum ben :/ ne içsem iyi gelir ?
0
lawist
(22.09.12)
Hasta çorbası + aktardan alınmış okaliptüsle aktardan alınmış yeşil çay karışımı + Vicks ile buhu yapın başınızı koyun onu koklayın solunum yollarınız açılsın + akşamları da aktardan alınmış bir ada çayı

Çok ağır vaka olmadığı sürece bitkisel yollardan gribal enfeksiyonlar bu formülle geçirilebilir. :)

Edit: Ada çayını günde 2'den fazla içmeyin, kafa yapar

Böylemesine de kocakarı ilaçları müdürü gibiyim.
0
tostoy
(22.09.12)
TYLOLHOT adamı kısır ediyor, söyleyeyim de.
0
tostoy
(22.09.12)
tostoy hasta çorbası demişken, şöyle bol sulu, soğanlı, patatesli, havuçlu, karabiberli güzel bir incik haşlama yapmanı şiddetle öneririm. feci rahatlatır insanı. her hasta olduğumda yaparım. incik biraz pahalı olabiliyor kasaplarda ama her kuruşuna değer.

bir de durum tam olarak nedir tam kestiremeden ilaç tavsiyesi veremeyeceğim.

bu arada tylol hot da iyi güzel ama insanı ciddi anlamda bitiriyor. yani ben bir kere içtim, işim gücüm vardı ama o gün iptaldim, daha da içmedim o şeyi, benlik değil pek.
0
soso
(22.09.12)
(2)

Bir radyo sinema ve televizyon bölümü mezununun dramı.

the patient
Gün geçmiyor ki bir radyo, sinema, tv mezunu daha harıl harıl iş aramasın. Ben de onlardan biriyim tabi. Mezun olalı 4 ay oldu ve yaptığım onlarca iş başvurusuna geri dönen kimse olmadı.. İş alanında tecrübesizim kabul ediyorum, ama (her ne kadar maddi durumum hiç elvermese de) bedavaya sırf tecrübe
Gün geçmiyor ki bir radyo, sinema, tv mezunu daha harıl harıl iş aramasın. Ben de onlardan biriyim tabi. Mezun olalı 4 ay oldu ve yaptığım onlarca iş başvurusuna geri dönen kimse olmadı.. İş alanında tecrübesizim kabul ediyorum, ama (her ne kadar maddi durumum hiç elvermese de) bedavaya sırf tecrübe edinmek için çalışmak istiyorum dediklerim bile geri dönmüyor. Yakın zamanda bölümle alakasız bir işe girip çalışmak zorunda kalacağım sanırım (onur air'da kabin görevlisi, carrefour'da kasa görevlisi, mavi jeans'ta tezgahtarlık vs gibi). Belki bu konuda tecrübeli olanlar bilirler, ne yapmalı? sabredip biraz daha beklemeli ve evde gün geçtikçe daha da çürümeli mi yoksa yeter lan yemişim bölümünü mesleğini 4 yıl kıçımı yırtıp aldığım diplomayı diyip herhangi bir işte çalışmalı mı?

He bu arada git şu işi yap ya da gel şu işi yap tekliflerinize de açık olduğumu belirtmek ister saygılarımı sunarım.
0
the patient
(22.09.12)
Bu bölümden mezun olanlar genelde iş ilanlarıyla işe girmiyorlar zaten,bu sektörün apayrı bi durumu var,genelde birbirlerini tanıyorlar.O yüzden mezun olan diğer arkadaşların nerlerde çalışıyo öğren, irtibatı kesme. Gidip markette kasiyerlik yapacağına bir dizde görüntü yönetmeni asistanlığı yap,tecrübe kazan. Gerekirse sette kablo taşı. Keşke okurken yarı zamanlı olarak setlerde filan çalışsaydı hem piyasayı öğrenmiş olur çevreni yapardın.Geç değil hala.
0
old possum
(22.09.12)
bu ülkede, özellikle bu tip sektörlerde, önemli olan çevre ne yazık ki. sırf çevresi geniş diye, kaç sene okuduğuna, nereden mezun olduğuna bakılmaksızın iş imkanı bulabilen insanlar var. bu yüzden çevre edinmen şart. başka işlerle vakit kaybetmeden, eski bölüm hocalarınla konuşabilirsin, onların elbette ki sektörden tanıdığı insanlar vardır, yönlendirebilirler seni.
0
soso
(22.09.12)
(6)

Bugünkü garip ses hakkında

winston insani
Merhabalar. Bu sesin aslı nedir belli mi? O kadar entry'i okuyamadım da :-)
Merhabalar. Bu sesin aslı nedir belli mi? O kadar entry'i okuyamadım da :-)
0
winston insani
(21.09.12)
1. ortalıkta 1 ses var. değişik 1 ses. büyük. duyanlar var.

2. dalga geçenler var.

3. ortak şeyden bahseden youtube videoları var. farklı ülkelerde farklı zamanlarda.

4. (bkz: haarp) a bağlayan var.
0
4ekim
(21.09.12)
entry'lerin %95'i daşşak geçiyor hiç boşa okuma zaten.

istanbul'u bilmem, ne nereye denk geliyor onu da bilmemen mantıklı açıklama marmaray tüneli içinde yapılan inşaat çalışmalarından geliyor olduğu.
0
kibritsuyu
(21.09.12)
marmaray'dan cikan sesin yayildigi alani bilmek lazim. o kadar genis alana nasil yayilir ya. sabahtan beri okuyorum bi tirstim amerika'da olacak mi diye bekliyorum gece gece
0
necipnba
(21.09.12)
istanbul'da duyulan ses, bazı zamanlar almanya'da, finlandiya'da, orada burada da duyulmuş. bence en mantıklı açıklama, elektromanyetik dalgaların oluşturduğu ses olduğudur. yani doğal bir olaydan bahsediyoruz, tırsmanın alemi yok, kendim canlı duymadım ama internetten dinlediğim sesleri çok sevdim ben. keşke duysaydım da adam gibi ekipmanlarla kayıt alabilseydim.
0
soso
(21.09.12)
yaklaşık 1 yıldır güneşteki manyetik etkinliğin artması ve güneş patlamaları sebebiyle atmosferin üst tabakalarında akustik dalgalar oluştuğunu söylüyorlar.
0
r_u_h
(21.09.12)
(10)

"Para" nasıl para kazanır?

quaker
Merhaba Galya'nın külyutmaz brokerları;Duyuruda da, çevremde de hep aynı sohbeti görüyorum."Elimde x kadar para var, ne yapsam da artsa?"Ben bu soruya biraz daha geniş bakmak istedim.Öncelikle, ortalama bir insanın elinde ne kadar para olmalı ki yatırım yapabilsin?Ve bu para ne kadar süre yatırımda
Merhaba Galya'nın külyutmaz brokerları;
Duyuruda da, çevremde de hep aynı sohbeti görüyorum.
"Elimde x kadar para var, ne yapsam da artsa?"
Ben bu soruya biraz daha geniş bakmak istedim.
Öncelikle, ortalama bir insanın elinde ne kadar para olmalı ki yatırım yapabilsin?
Ve bu para ne kadar süre yatırımda dursun ki birşeye benzesin?

Ben ufak tefek freelance işler yapıyorum, elime bazen 200 lira geliyor, 150 lira geliyor.. Bunu bankaların fonlarına koysam, yılda 3-5 lira bile getirmiyor..
Eee nasıl olacak bu iş? Maaşı da kenara koyamıyoruz eriyip gidiyor zaten..
Mutlaka bir yerlerde 1 milyon TL bulup onunla emlak mı almalıyız?
0
quaker
(18.09.12)
(bkz: borsa)
0
saiko
(18.09.12)
(bkz: iddaa)
0
doktor sagbirakmayan
(18.09.12)
@saiko : Bana göre, bilmeyen insan için gerçekten ıslak kum dolu havuz gibi borsa.. Ayrıca tam zamanlı çalışan biri nasıl takip edecek sürekli olarak?
@doktor sagbirakmayan : Bunu da bir nevi "bilmeyen insan" açısından değerlendirebilirim ama, işi kumara, spora bırakmak mantıklı gelmiyor.
0
🌸quaker
(18.09.12)
iddaa diyenler için bir hikaye anlatacağım.
bir iş yaptım ve 300 lira aldım.
oh mis gibi geldi lan para dedik.
sonra baktım 2-3 gün sonra barça-real maçı verdim.
ulan dedim bırak real kendi evinde yenmeyi berabere bile kalamıyor golü bile zor atıyor. ayrıca barça yenmek zorunda. zaten adamın oynadığı top belli.
her türlü koyar boru mu lan şampiyonluk maçı dedik.
gittik 300 lirayı barçaya bastık.
neden ? götü boklu 100 lira para için.
ne oldu? real kazandı.
peki ben hangi takımı tutuyorum avrupa'da ? fanatik real madrid.
nefret ettiğim takım? barcelona idi.
ne oldu? göte giren şemsiye açılmadı.
0
QwertyKlavye
(18.09.12)
Ya babadan gelen bir şeyler olacak yada çalacaksın aga başka yolu yok.

Not: uç noktalardaki örneklerle gelmeyin.
0
sifirin altinda
(18.09.12)
borsa oynamadım ama oynayanlardan duyuyorum, bu tür küçük paralar için bazı risksiz hisseler var takip etmek gerekmeyen, parana göre bir miktar alıp, 5-8 yıl unutup, sonra tekrar sattığında kar ettiğin. zaten takip gerektirenlerin kar payıda riskide ona göre büyük oluyor. oynayan birinden yardım alırsan o küçük paraları iyi bir şekilde değerlendirebilirsin bence.

ben de hemen hemen seninle aynı durumdayım. 100 lira koyabilirsem bir kenara şanslı hissediyorum kendimi. bu aralar babaanne usulü altın almayı düşünüyorum. çeyrek, yarım, o ay ne alabilirsem alıp bir köşeye atıcam, yükselince satıcam. altını takip etmek daha kolay.
0
yue
(18.09.12)
bir işte düzgün para ve sürekli kazanabilmek için o işte uzmanlaşmak gerektiğine inanıyorum.
kolay para cidden zor, fırsatlar mutlaka vardır ama şu an piyasada köşeler tutulmuş gibi.

freelance iş yapıyorum diyorsunuz, kendinize yatırım yapmayı denediniz mi?

grafik ya da web tasarımı yapıyorsanız, belki bir konuda eğitime ihtiyacınız vardır, belki daha iyi bir bilgisayara, belki bir ücretli programa, belki daha iyi reklama?
0
sli
(18.09.12)
insanoğlunun ortak sorunu da bu işte, kolay yoldan, oturduğu yerden para kazanma hırsı. eline geçen parayı düşünecek olursak, bahismiş, borsaymış bunları bir geçelim. altın..vs yatırımları zaten çok uzun vadeli, onu da geçelim. sli'nin yazdıklarına aynen katılıyorum. neden bu kadar az para kazanıyorsun, ona bir bakmak gerek. iş olarak ne yapıyorsun bilemiyorum, fakat para biriktirip, yaptığın işte nasıl daha fazla yükselebilirsin, hangi yollara başvurabilirsin düşünmek gerekiyor. fazla sağa sola sapmadan, kendi bildiğin işin üzerine neler ekleyebilirsin, bunun yolunu bulmalısın. en basitinden, kendini gösterebilecek, reklamını yapabilecek bir site yapımı için para ayırabilirsin mesela. ya da yaptığın işin içeriği açısından ekipman zorluğu çekiyorsan, ekipman alımına ayırabilirsin. kendi şahıs şirketini kurabilirsin, bunun için bir para ayırabilirsin. şirket olduktan sonra ise, mesela grupanya gibi fırsat sitelerine başvurup, yaptığın işle ilgili olarak ilan verdirtme şansın olabilir, dolayısıyla reklamın olur, iş gelir...vs. ancak bu tip şeyleri kovalayarak, adam gibi para kazanabilirsin.
0
soso
(18.09.12)
Elinde hazır para varsa öncelikle arsa vs. şeylere rahatça yatırım yapabilirsin. Farklı lokasyonlarda alıcağın 3-5 arsadan sadece 1'i tutsa ve değerlense, oraya evler yapılmaya başlansa ordan gelicek para diğer 4 arsanın giden parasını çıkartır üzerine sana rahat 1-2 daire parası kar getirir. Benzer şekilde tanıdığın 3-5 emlakçı varsa darda birini gördüklerinde hemen sana gelirler. Batmak üzere olduğu için 300-350k değerinde villasını 250k'ya satan adam biliyorum. Benim 250k param olsa alır 1-2 ayda 300k'ya rahatça satardım. 1-2 ayda sırf param olduğu için 50k para kazanırdım.

Bunların özeti para sağladığı işlem hacminden dolayı para kazandırır. Karşına fırsat çıktığı zaman adım atabilme güveni verir insana.
0
onexey
(18.09.12)
bizim gibi babadan milyonlar kalmayanlar icin tek secenek var ya cok buyuk hirsizlik edeceksin ki onu edersen devletten habersiz edemezsin hapise koyarlar geriye kaliyor bir icad yapmak bir facebook veya twitter gibi bir sey patlatmak bunun icin de yine uzmanlik gerek.

onu da zaten burda yapsan akillinin biri mahkemeye verir sacma sapan bir sebepten kapatir atarlar iflas edersin kisacasi ilk yapacagin is bu ulkeden kurtulmak olmali.
0
iplikci
(18.09.12)
(4)

ebay.com dan şunu sipariş etsem türkiyeye yollarlar mı?

neysene
http://www.ebay.com/itm/Alfa-AWUS036NH-802-11n-WIRELESS-N-USB-for-RP-SMA-use-2w-/110603462012?forcev4exp=true#ht_5825wt_906fre shipping diyor. türkiyeye gelirmi? ya da yollayacak adamı nasıl buluruz? türkiyeye yollayan satıcılar var mı?
www.ebay.com

fre shipping diyor. türkiyeye gelirmi? ya da yollayacak adamı nasıl buluruz? türkiyeye yollayan satıcılar var mı?
0
neysene
(27.08.12)
Yollar. Worldwide demiş. Excludes listesinde Türkiye yok.
0
gyroscope
(27.08.12)
yalnız bence amerika yerine, aynı ürün varsa eğer, ingiltere'ye ya da almanya'ya bakmak daha mantıklı bir hareket olur.
0
soso
(27.08.12)
gönderir. ama takipli göndermez büyük ihtimal. takipli için express ile yollatman lazım o zaman da pahalı kaçar.
0
mr.goodcat
(27.08.12)
sıradan bir çin malı ürün. aynı kalitede ürünü gittigidiyor.com'da falan da bulabilirsin aynı fiyata.

eğer istanbul^daysan sirkeciye git, tahtakale de 15-20 usd civarı.
0
ftdmr
(27.08.12)
(12)

4-5 yillik sigara icilir mi.

serkanserkan
selamlar.az once koltugun icine bir sey dusurdum. actim koltugu, soktum vidalarini parcaladim falan. icinden 5 tane sigara cikti 4 marlboro, 1 winston. bu koltuk 2 yildir bizde. yani onceki sahibinin dusurdugu sigaralar bunlar. en basitinden 5 yillik falan vardir. sizce icilir mi bu sigaralar.
selamlar.
az once koltugun icine bir sey dusurdum. actim koltugu, soktum vidalarini parcaladim falan. icinden 5 tane sigara cikti 4 marlboro, 1 winston. bu koltuk 2 yildir bizde. yani onceki sahibinin dusurdugu sigaralar bunlar. en basitinden 5 yillik falan vardir. sizce icilir mi bu sigaralar.
0
serkanserkan
(26.08.12)
bozulmuştur belki tütün.
0
Agnahie
(26.08.12)
içilmez isterden dene bir fırt, ben bazen bir iki haftalık sigaranın içilmez hale geldiğini görüyorum, mide bulandırır.
0
rodeocu
(26.08.12)
"valla bir firt deneyim, tadi garipse atarim amk" diye ben de dusundum.
oldurmez heralde bi firt, veya hasta etmez.
etmez di mi.
0
🌸serkanserkan
(26.08.12)
içilmez, feci kurumuştur o tütün artık. at gitsin.
0
soso
(26.08.12)
Tarihi geçmemiş de olsa zarar veriyor zaten.
0
grgn
(26.08.12)
sigaralar sana ait olsa iç derdim ama koltuğun eski sahibinden kalmışsa kesinlikle içme.
0
muratchelik
(26.08.12)
@muratchelik
niye abi ya, icine "ricin" falan mi koymuslardir. (breaking bad durumlari yani)

edit - www.eksisozluk.com
0
🌸serkanserkan
(26.08.12)
bilemem. ama ilkokuldayken bizim okulda piçin beri fazla gelen yemeği tatlıyı falan içine tükürüp şişmanlara verirdi. o zamandan beri insanlara olan güvenimi kaybettim.
siklerine taşaklarına bile sürmüş olabilirler.
0
muratchelik
(26.08.12)
yanınca bütün mikroplar ölür bence.
0
njtbcrn
(27.08.12)
valla ictim 2 tanesini yarim saat once, hic bise olmadi, gayet guzel sigaralardi.
demek kii bir sey olmuyormus. burada kalsin bu, google aramasi sonucu ulasanlara bilgi olsun.
0
🌸serkanserkan
(27.08.12)
@njtbcrn

bu arada mikroorganizma baglamasi degil sorun, yillar gectikce bozunmus tutunu icmek tehlike yaratir mi yaratmaz mi, mesele bu.

mikroorganizmalar elbet olur ancak geride biraktiklari bozunmus tutun bir sey yapmiyormus, bunun deneyini yapmis olduk, sadece bir denek ile, burasi onemli nokta. sadece bir denek, kesin bir bilgi degildir.
0
🌸serkanserkan
(27.08.12)
yok yahu tütüne bişey olmuyo. filtresi olmayan camel içiyorum hala ben.
orasına burasına sürülmüştür fikrine antifikirdi benimkisi sadece :)
0
njtbcrn
(27.08.12)
(7)

Sigara sorusu

fuerteventura
Normalde uzun lmyi çok severek içerdim. 3-4 haftadır bir tiksinti geldi ve artık nefret ediyorum. Artık uzun lm almayı düşünmüyorum.Eskiden mavi lark içiyordum ama sonradan uzun lmye geçmiştim.tatillerde haftada 1, iş günlerinde 3-4 günde 1 paket tüketiyorum. Bana 5-6 lira aralığında önereceğiniz si
Normalde uzun lmyi çok severek içerdim. 3-4 haftadır bir tiksinti geldi ve artık nefret ediyorum. Artık uzun lm almayı düşünmüyorum.

Eskiden mavi lark içiyordum ama sonradan uzun lmye geçmiştim.

tatillerde haftada 1, iş günlerinde 3-4 günde 1 paket tüketiyorum. Bana 5-6 lira aralığında önereceğiniz sigaralar var mı. nedenleriyle yazarsanız sevinirim.
0
fuerteventura
(23.08.12)
@cigerdelen normalde seviyordum aslında ama 1 aydır dediğim gibi bir tiksinti geldi. 2 kere kusacak gibi oldum. normalde hiç olmazdı böyle. şu sıralar bıraka da bilirim.
0
🌸fuerteventura
(23.08.12)
O kadar az tüketiyorsan 5-6 lira aralığından biraz yukarı çıksanız daha iyi. Camel soft iyidir. Ama illa o aralıkta olsun derseniz, askerde kullandığımdan anadolu olabilir. İçimi fiyatına göre iyiydi oldukça.

Sarma tütün opsiyonunu da düşünün derim.
0
homo sapiens gotgobekus
(23.08.12)
uzun pall mall kırmızı. senin gibi uzun lm içerdim eskiden. pall mall la tanışmam 2 seneyi geçti hala vazgeçmedim. lm kadar uzun olmaması ve daha doyurucu olması, üstelik fiyatının da gayet uygun olması yeterlidir bence.
0
olkol
(23.08.12)
eh hazır tiksinti gelmiş bıraksana hakkaten. yok bırakamıyorum diyorsan da tütüne geç zaten. ben ne zaman paket içsem yarıda söndürüyorum sigarayı zaten. malum adam gibi tütünle, paket sigara arasında dağlar kadar fark var.
0
soso
(23.08.12)
lucky strike ın iy olduğunu düşünüyorum mavi olanın ama paran varsa camel softtan şaşma.
0
mimi
(23.08.12)
winston light
0
neidüğübelirsiz.
(23.08.12)
bence zaten az içiyormuşsun 1-2 lira daha fazla ver parliament night blue'ya geç.
0
barky
(23.08.12)
(2)

blog yazısı

hasanli
Bloguma bişeyler yazıcamda ne hakkında yazacağımı düşünüyorum.Ne yazayım sizce?
Bloguma bişeyler yazıcamda ne hakkında yazacağımı düşünüyorum.Ne yazayım sizce?
0
hasanli
(16.08.12)
yazıyı da biz yazalım istersen?
0
soso
(16.08.12)
alkislarlayasiyorum.com

Bunun gibi bişeler yaz bence.
0
cakabo
(16.08.12)
(14)

Sakallarımı Kessem mi?

yatagants
Yaklaşık 3 aylık , 4-5 cm uzunluğunda geçi sakalım var.Elim ister istemez sürekli sakalıma gidiyor , Sıkıldığımda düşündüğümde sürekli yoluyorum ki bu da düzensiz göstermeye başladı.Ancak çok alıştım hem görünüm olarak hemde oynamak açısından, sanki kesersem yüzüm bomboş kalıcak gibi geliyor bide el
Yaklaşık 3 aylık , 4-5 cm uzunluğunda geçi sakalım var.

Elim ister istemez sürekli sakalıma gidiyor , Sıkıldığımda düşündüğümde sürekli yoluyorum ki bu da düzensiz göstermeye başladı.

Ancak çok alıştım hem görünüm olarak hemde oynamak açısından, sanki kesersem yüzüm bomboş kalıcak gibi geliyor bide elimi götürücek bir şey bulamıcam ne yapmalı?
0
yatagants
(14.08.12)
Kes hacı insana benze biraz.
0
ifıdieyoung
(14.08.12)
elini götürecek başka şeyler bul, sonra da sakalları kes
0
soso
(14.08.12)
Ya keçi sakalı nedir, kaldı mı allahaşkına keçi sakalı? Kes gitsin, bi daha da bırakma. Bir erkeğin bırakabileceği en itici sakal türlerinden biri.
Bırakıcaksan şöyle adam gibi sakal bırak. Ne diyolla ona çember sakal mı hacı sakalı mı?
0
buff
(14.08.12)
hocam kes gitsin.ona fön çekiyondur şimdi sen falan.zahmet.uğraşmaya değmez.


edit:@buff rockerlar bırakıyo hacı..

edit2:@hayaletimsi fırça işte aklıma gelmedi :)
0
Belchior-Cesario
(14.08.12)
Biride çıksında kesme desin be:)

@Belchior-Cesario yok fön çekmiyorum fırça ile yapıyorum yapcağımı:D
0
🌸yatagants
(14.08.12)
bende de var kıyamıyorum kesmeye. ara sıra kısaltıyorum ucundan. aynı şekilde yoluyorum falan bazen. ama beni ben yapıyor o sakal işte. aktif arkadaş çevremin büyük bir çoğunluğu beni sakalsız şekilde hiç görmedi, varsın görmesin de.
0
ne buyurdugunu unutan zerdust
(14.08.12)
Sakallara kıymayın efendiler!
Kesme bence
0
uepuey
(14.08.12)
foto yok bi sey yok, kes, kesme nerden bilelim yahu.
0
google da bulamadim
(14.08.12)
3 yil 2 ay once ben de kesmistim, yaklasik 15cm uzunlugundaydi, degisik renklere bile boyuyordum. simdi cok ozluyorum ama imkani yok uzatamam heralde o kadar.. universite yillari iste.. =/ umarim ozlemezsin, ya da ozlersen de uzatabilirsin..
0
she was my baby
(14.08.12)
tarak diye bişi var dimi. bence kesme erkeğe sakal çok yakışıyor.
imza(zamane kızları).
0
expressive
(14.08.12)
zamane kizlari icin not: sakalin yapisina gore tarak yeterli olmayabiliyor. her sabah kalktigimda 10 dk ugrastigimi bilirim.
0
she was my baby
(14.08.12)
makasla kısalttırabilirsiniz berbere.
0
firuz
(14.08.12)
elin hep orada olması kötü bir görüntüdür.
sakal istediği kadar iyi durumda olsun...
bir arkadaşın dediği gibi elini götürecek başka şey veya şeyler bul ve kurtul şu alışkanlığından...
0
vaktiyle iyi biriydi
(14.08.12)
o sakalları kısaltma uzasınlar en aşağı 7-8 cm olsunlar sonra üçgen yap. tabi tek basına olmasın sik gibi. kirli sakalla olsun 10 numara olur.

keçi sakalına bok atanlara bakma sen dediğimi yap pişman olmazsın.
0
halitkin
(14.08.12)
(13)

Güzel kızlar sizinle nerede tanışsınlar ?

ermanen
sitemizin bıçkın delikanlılarına soralım bu sorumuzu ama herkes cevaplayabilir...tanışamamaktan şikayetçi kadınlarımız.... hatta geçenlerde bi araştırmada bahsi geçti gençlerin tanışamaması.. erkekler bakmakla, kızlar da beklemekle meşguller... aslında şurada tanışılabilir, biz orada bekliyoruz ama
sitemizin bıçkın delikanlılarına soralım bu sorumuzu ama herkes cevaplayabilir...

tanışamamaktan şikayetçi kadınlarımız.... hatta geçenlerde bi araştırmada bahsi geçti gençlerin tanışamaması.. erkekler bakmakla, kızlar da beklemekle meşguller...

aslında şurada tanışılabilir, biz orada bekliyoruz ama kadınlar farkında değil diyebileceğiniz mekanlar/aktiviteler/organizasyonlar nereler? sizi nerede bulabilir bu gençler? ya da güzel kızlarla tanıştığınız yerler ?

ya da "şöyle şöyle" bir yerde tanıştığımız kadınlarla görüşmeye devam etmeyi düşünmem diyeceğiniz kara listenizde bulunan ortamlardan biraz bahseder misiniz acaba?
0
ermanen
(13.08.12)
bence duyurunun yakışıklı erkekleri diye bi kategori olsun ve orada herkes capsini yayınlasın biz de içlerinden aramızda oylama yapar şeyettiririz.
0
neira
(13.08.12)
neira'ya katılmıyorum. gençlerin birbirine yaklaşamamasının, gidip iki kelime edememesinin en büyük sebeplerinden biri zaten internet. duyuruda 20 kez görmüşümdür, şurada bir kız görmüştüm de feysten mesaj atıcam/ya da bulabilir miyim tarzı yazılar. insanlar dışarıda bir ortamda gördüğü kişiyi bile feysten aratıp ordan tanışabilme derdinde.
hani önceden arkadaşlık siteleri vardı oradan yeni insanlar bulunuyordu, şimdi durum ondan da beter, gerçek hayatta gördüğü, belki aynı okulda okuduğu kişiyi bile internette arayıp mesaj atmaya çalışıyor insanlar.
0
royal
(13.08.12)
Bizim villa da buluşak panpalar. Villa da boş,ohhh. cemaat yapar namaz kılarız. İftardan sonra da havuz ohhh mis.
0
ifıdieyoung
(13.08.12)
geçen sene internette bi haber okumuştum, -tam adını hatırlamıyorum- amerikada "internet bağımlılığından kurtulma merkezi" diye bi yer kurulmuş. gelen hastalara "sarılmak" "tokalaşmak" üzerine sunumlar yapılıyordu. haberin içeriğini hatırlamıyorum ama sanırım espiriyi anladınız
0
cokta cokoprens
(13.08.12)
benim evime gelebilirler. pek dışarı çıkmıyorum çünkü.
0
vakumlu
(13.08.12)
neira -1
royal +1

o ne öyle ajansa mı kayıt oluyoruz, ne fotoğrafı öyle sırasını bekler gibi. insan olun biraz, yakınlaşın biraz. gerçek yakınlaşmadan bahsediyorum. bıkmadınız mı hala facebook cart curt saçmalıklarından anlamıyorum. internetteki sözde sosyalliğin, sahtelikten, gerçekliğe doğru ilerlemesi hem doğru, hem de bir o kadar yanlış. neden yanlış? yabancılaştık, insanoğlu yabancılaştı. misal, geçenlerde bir süpermarketten çıkarken, elinde torbalar olan bir kadın da arkamdan geliyordu, kapıyı tutup, geçmesine müsade edeyim dedim, hani insanlık olsun diye, yok arkadaş küfür edercesine bir baktı ki sormayın gitsin.

yani gereksiz ayrıntılara girdim belki de ama tanışmanın özel yeri, zamanı olmaz kanımca. ve bu tanışma geyiği ile birlikte ortaya çıkacak olan tanışıklık da ne kadar doğru olur bilemeyeceğim. farkında olmadan internetin, bizi dışarıdaki asıl gerçek insanlara karşı ne kadar yabani bir hale soktuğunu anlamak o kadar da zor değil. herkes soğuk, herkes herkesin suratına bir öfkeyle bakıyor. şu vaziyette ne tanışmasından bahsediyoruz?

ya da hadi fotoğrafımı upload edeyim de, kaç puan alıyorum bakalım ne olacak, ne diyeyim ki ben şimdi..

edit: ha hani kızlarımız falan tanışma çabasındaysa, buyursunlar, terasımızda rakı mangal yaparız. yok bak bu uygun kaçmadı, envai çeşit peynir var dolapta, şaraba da hayran olduğumdan hoş şaraplarım vardır. peynir-şarap yaparız. yok bu da olmadı hava çok sıcak onun için.. o zaman haydi fotoğraf koyalım
0
soso
(13.08.12)
connected m2 var yaaa. capsini koyuyosun. beğenen sana tıklıyor. ergenler bizden önce keşfetmiş demedi demeyin.
0
expressive
(13.08.12)
havuz kenarında tanışsınlar abi mümkünse. ben böyle havuz veya deniz kenarında şemsiyenin altında içkimi yudumlayıp gölgede kaslarımı dinlendirirken seksi bikinisiyle yaklaşsın.

- lim eklersen daha güzel olur.
- efendim ?
- mojito'ya diyorum. limon yerine yeşil lim eklersen daha güzel olur.
- teşekkürler. aklımda bulundururum.
- ben melis bu arada :)
- güzel isimmiş. bagdf ben.

böyle bir diyalogla falan tanışsın bir de mümkünse.

hee.

bu ne lan? her şey tamam bir kızların bizle tanışması mı eksik kaldı hacı. dünyada bir tane doğru düzgün ne istediğini bilen, 24 saat kafası karışık olmayan, azcık dürüst, bir de bir erkeğe ihtiyacı olmadığını da yalnızca karşısındakini sevdiğini hissettirebilen bir hatun olsa da tanışma kısmı bize kalsa da olur.

ama havuz başı iyidir. mevsim de yaz hazır. havuz başı güzeldir.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(14.08.12)
ya benimkisi şakayla karışık sadri alışık idi.
0
neira
(14.08.12)
bisiklete binin ben sizi bulurum.
0
groovettyn
(14.08.12)
soso.. deux points. komşu kayırmaca olmasın?
0
soso
(14.08.12)
yeter artık insanlar birbirlerine yaklaşsınlar.
güzel insanlar daha sıkı yaklaşsınlar.

soruya detaylı cevap verilmeli.
0
fauxhumanitas
(14.08.12)
1- şu "güzellik" kriteri bir detaylandırılsın bakalım.

"güzel" derken kime göre neye göre?


2 - hadi hadi diyelim ki birinci soruya cevap bulundu. kritere uygun "güzel" kız da bulundu. bu "güzellik" mantığından yola çıkarsak; o "güzel" kızın da, tanışmak istediği kişilere karşı bir "güzellik" talebiyle gelmesi gayet makul olur.

de mi?
0
holy diver
(14.08.12)
(7)

Gümrük Sorunu

soso
Fedex ile Almanya'dan bir ürün getirttim. Ürünün maliyeti kargo dahil 120 euro. Ben sınırın 150 euro olduğunu zannediyordum. Buna rağmen ürün gümrükte kaldı. Herhangi bir aykırı durumu olmamasına rağmen nasıl gümrükte takılabiliyor acaba, biri nedenini söyleyebilir mi? Ayrıca en az zararla çıkmak iç
Fedex ile Almanya'dan bir ürün getirttim. Ürünün maliyeti kargo dahil 120 euro. Ben sınırın 150 euro olduğunu zannediyordum. Buna rağmen ürün gümrükte kaldı. Herhangi bir aykırı durumu olmamasına rağmen nasıl gümrükte takılabiliyor acaba, biri nedenini söyleyebilir mi? Ayrıca en az zararla çıkmak için ne yapmam gerekir?
0
soso
(18.05.11)
yani öyle iphone ya da fiyatı bilinen başka bir cihaz olsa, ürünün fiyatını düşük gösterttiğimi düşünüp bir şekilde gümrükte bırakabilirler, tamam. ancak küçük bir elektronik müzik aletinin bu şekilde kalması şaşırtıcı. fedex'in ne kadar koparırsam kardır mantığıyla hareket ettiğinin kanıtı resmen.
0
🌸soso
(18.05.11)
sağlam bir ordino ücreti ödeyeceksiniz ne yazık ki.. sanırım 70 euro..
0
isyanim var ulaan
(18.05.11)
terminal hizmet bedeli olarak 150 lira yazıyor. bu mudur ordino ücreti? başka bir ücret daha ödeme gibi ihtimal var mıdır? ayrıca ithalat izni olan bir firmayla konuşsam, bir şekilde durumdan sıyrılabilir miyim?
0
🌸soso
(18.05.11)
DHL bu konularda Çok iyi! ayrıca Tüketici haklarını sonuna kadar koruyor.
0
voyage
(18.05.11)
(bkz: e-alışverişe yeni düzenleme)

19 nisan'dan beri böyle bir uygulama var. belki bu uygulamaya takıldınız.
0
bellbane
(18.05.11)
evet o 150 lira ordino ücreti. hayır kurtulamazsınız. ödeyeceksiniz o parayı.

150 euro altı her şey durdurulmayacak diye bir şey yok. hele ki elektronikse..

ben olsam 120 euroluk elektronik eşya getirtmezdim:( geçmiş olsun.
0
isyanim var ulaan
(18.05.11)
Ürün alırken ''Gift'' Yazdırmak için uğrasın! Ticari oldugu tespit edilen her ürün çevriliyor artık !
0
voyage
(18.05.11)
(8)

uyku problemi

bebek terlik
belki çoğunuzun yaşadığı bir olay bu ama cidden problem olmaya başladı bende. uyuyamıyorum ya da uyanamıyorum. şöyleki gece uykusu denen şeyi unuttum gibi. sabaha karşı uyuyabiliyorum anca o zaman akşama kadar uyuyorum. 16-18 saati bulduğu oluyor ve yerimden kalkamıyorum. yada tam tersi 2-3 gün uyum
belki çoğunuzun yaşadığı bir olay bu ama cidden problem olmaya başladı bende. uyuyamıyorum ya da uyanamıyorum. şöyleki gece uykusu denen şeyi unuttum gibi. sabaha karşı uyuyabiliyorum anca o zaman akşama kadar uyuyorum. 16-18 saati bulduğu oluyor ve yerimden kalkamıyorum. yada tam tersi 2-3 gün uyumayıp anca 3-4 saat bir şey uyuyabiliyorum. sonra uyanıyorum mal gibi dolaşıyorum etrafta. doktora bahsettiğimde durumdan fiziksel aktiviteleri arttırmamı, yoğurt yememi, ılık duş almamı söyledi ve unisom diye bir ilaç verdi gerekli gördüğünde alırsın dedi. bunları da yaptım ama bir faydasını görmedim. unisom da bi gün etki ediyor bi gün etmiyor. bağımlılık yapmaması için fazla içmemeye çalışıyorum.

zombiden normal bir yaşam formuna geçebilmek için tavsiyesi/bildiği olan varmıdır:/
0
bebek terlik
(01.10.10)
unisom'u kullanma..
ben de uyku problemi yaşıyorum.. yaklaşık 2 yıldır.. 3 gün uyumadığımı bilirim.. sırf biraz uyuyabilmek adına kullandım bir kaç hap. hayatımın en büyük hatası olarak bakıyorum şimdi. çok büyük yan etkileri oldu.. bazılarını hala atlatamadım ki ben düzenli haftada 4gün spor yapan birisiyim.. sana en büyük tavsiyem hap kullanma olur..
0
sonea
(01.10.10)
ya 1 kutuyu bitirmem 3-4 ayı buldu pek içmiorm hapı da nasıl düzene koycam ben bu uykuyu
0
🌸bebek terlik
(01.10.10)
çok yorulmaya çalış.. pestilin çıksın aynı gün 1-2 litfe süt iç.. şanslıysan uyursun :)
0
sonea
(01.10.10)
hehe denedim ama saol genede:)
0
🌸bebek terlik
(01.10.10)
her akşam 1 saat koş. eve gelir gelmez yat. deneyenlerden öğrendiğim kadarıyla tek çözüm. hem sağlıklı.
0
dasher
(02.10.10)
uykunun kendisi antreman gerektiren bir şey. çocuklukta öğreniliyor (ha sonradan öğrenilmez diye bir şey yok).

yaş ve cinsiyete göre dönem dönem sekteye uğraması da anormal bir şey değil.

spor işe yarar ama fiziksel yorgunluktan dolayı değil. çok ağır antremanlar sonrası bile iki saatlik uyku yetebilir ama uyanıklık süresinin artması insanı çıldırtabilir (bazı insanların işine geliyor 3 saat uyku ve mutlular).

sporun uykuya yönelik en güzel etkisi kafayı boşaltmasıdır. bunu yapamıyorsan yaptığın sporu değiştir. uzakdoğu sporları çok iyidir bu konuda. 2 saat antreman nasıl geçti anlamazsın bile.

gece lcd ekran uyku kaçırıyor, zaten güneş görmüyorsun, bünyeni yalancı güneşle alt üst ediyorsun.
0
unbeknown the black
(02.10.10)
ben de aynı sorunu yaşıyordum. çeşitli ilaçlar önerildi bana da, fakat hiç birini kullanmadım, sana da kullanmanı önermiyorum. bitkisel çayları araştırmalısın. bence en etkili çözüm, yatmadan yarım saat önce melisa çayı içmen. hatta daha da ileriye gidip çayı içmeden önce, şöyle sıcak bir duş alıp, sonra melisa çayını içebilirsin. yarım saat sonrasında da yastığa başını koyduğun anda uykuya dalacaksındır. ilk içtiğim gecenin ardından, sabah gerçekten şaşırmıştım. nasıl uykuya daldığımı hatırlamıyordum bile. tavsiye ederim. bir dene en azından.
0
soso
(02.10.10)
deniycem en kısa zamanda çok saolun tavsiyeler için
0
🌸bebek terlik
(02.10.10)
(6)

mavi ocb yapışmıyor

cedric tweedledee
yahu hep kullandığım mavi ocb lerden aldım. lan hiç biri çalışmıyor aşırı uyuz oldum. neden böyle ki? ne yapabilirim. yani neden yapışmıyor yahu kafayı yiyeceğim. hayır bir de bakıyorum o yapışkanlı kısım var, yalıyorum tat da geliyor ama yok yapışmıyor. 109283 defa yaptığım şey yapamıyorum amk?1
yahu hep kullandığım mavi ocb lerden aldım. lan hiç biri çalışmıyor aşırı uyuz oldum. neden böyle ki? ne yapabilirim. yani neden yapışmıyor yahu kafayı yiyeceğim. hayır bir de bakıyorum o yapışkanlı kısım var, yalıyorum tat da geliyor ama yok yapışmıyor. 109283 defa yaptığım şey yapamıyorum amk?1
0
cedric tweedledee
(19.09.10)
ters sarıyor olma?
0
i ve been mistreated
(19.09.10)
öbür taraftan sar
0
jameskeenan
(19.09.10)
ha bi de tavsiye

arap kağıdı ocb'nin eline veriyo fiyat performans bakımından. yapışkanı olmadığından iki kere yalıyosun falan ama denemeye değer.
0
i ve been mistreated
(19.09.10)
yok ya ters değil. denedim her türlü sinirden gülüyorum ya şu an : ))

of ya. çöp oldu koskoca ocb
0
🌸cedric tweedledee
(19.09.10)
son 3-4 aydır mavi ocb'ler yapışmıyor. bir saçmalık var. ziyan etmek istemiyorum diyorsan, yapışkanını yırtıp, sarabilirsin. ama en sağlamı arap kağıdıdır tabii ki. bence de arap kağıdı kullanmaya başlamalısın.
0
soso
(19.09.10)
heh iyi tek yaşayan ben değilmişim. artık nabalım araba dönüces.
0
🌸cedric tweedledee
(19.09.10)
(9)

Uyku

money money money
Selam ahali,Yaklaşık bir haftadır günde 4-5 saat arası ancak uyuyabiliyorum. Ve bu uyku da deliksiz değil mesela, yatıyorum, yarım saat kıvrandıktan sonra belki dalıyorum, max 2 saat sonra uyanıyorum. bir dahaki 2 saatlik uykum 12 saat sonra oluyor. ilk bir kaç gün çok problem olmadı ama artık inanı
Selam ahali,

Yaklaşık bir haftadır günde 4-5 saat arası ancak uyuyabiliyorum. Ve bu uyku da deliksiz değil mesela, yatıyorum, yarım saat kıvrandıktan sonra belki dalıyorum, max 2 saat sonra uyanıyorum. bir dahaki 2 saatlik uykum 12 saat sonra oluyor. ilk bir kaç gün çok problem olmadı ama artık inanılmaz yorgun hissediyorum.

ilginç şekilde zihin fonksiyonlarımda bir yavaşlama yok lakin dediğim tarif edemeyeceğim bir yorgunluk var. bir umut kendimi yatağa attığımda biraz rahatlama oluyor ama uykuya bir türlü dalamıyorum... film kopmuyor.

neden oluştuğunu aşağı yukarı tahmin edebiliyorum, sorum şu: insan vücudu böyle bir uyku düzeni ile idare edebilir mi? bir zararı olur mu? yoksa bir doktora görüneyim mi?
0
money money money
(11.09.10)
sık kullanmamak şartıyla xanax tavsiye ederim
0
kararsız komutan
(11.09.10)
vücut yorgun düşerse kolay hastalanma olasılığın var. fakat biraz sabredersen bi yerden sonra vücut alışıyor her duruma alıştığı gibi.
0
kararsız komutan
(11.09.10)
xanax gibi ilaçlar kullanma kesinlikle. seni uyutur evet ama uykudan sonraki zamanını da mahvedebilir. bence bir doktora görünmlisin...
0
redtikleep
(11.09.10)
normalde 3 saatlik uyku her insanoğluna yeter (zihinsel bakımdan). vücudun fazla hamsa, bu kadar uyku yorgunluğunu almaya yetmez ne yazık ki.
0
kamera motor
(11.09.10)
4-5 saat yeterlidir. yorgunluğun da başka bi sebepten ya da uyumadığını ve buyüzden yorgun olman gerektiğini düşündüğün için olabilir.
0
entropik
(11.09.10)
iyi uyuyabilmen için, bazı bitki çayları da içebilirsin yatmadan önce. misal, melisa çayı. ben çok faydasını görmüştüm zamanında.

ancak asıl soruna gelecek olursak, kaliteli bir uyku, vücudun tüm çalışma prensibini pozitif etkiler. senin sorunun da kaç saat uyuduğun ile ilgili değil, kaliteli, yani deliksiz bir uyku uyuyamaman ile ilgili. yoksa deliksiz olarak 4-5 saat uyumak gayet yeterli olabilir.
0
soso
(11.09.10)
aynı sorunla ben de mücadele ediyorum 4-5 aydır. çay kahve tüketimini sıfırla ve uyku saatine yakın süt, ayran, yoğurt hangisini tercih edersen. biraz faydası oluyor. ilaç almadım. almam da. ah bir de kolalı içeceklerde çok fazla kafein var. onlardan da uzak durmak lazım.
0
synick
(11.09.10)
genel olarak stres depresyon vs şeylerle başa geçmek için spor+sağlıklı beslenme(enginar muz falan ehe) gibi şeyler yapılabilir. Düzenli yaşamaya çalışın, kajve çay içmeyin dedikleri gibi.
0
hophophoba
(11.09.10)
Teşekkürler cevaplar için.
0
🌸money money money
(12.09.10)
(8)

Referandum da oy kullanmamak.!

uctumdageldim
Merhabalar sayın evet-hayırcılarGazete de yazdığına göre referandum da oy kullanmayanlar tespit edilip 22 tl ceza kesilecek deniliyor. oy kullanmamak da kişisel tercih meselesi değil midir. devletin insanları sandığa gitmeye zorlaması ne kadar yasaldır.?
Merhabalar sayın evet-hayırcılar
Gazete de yazdığına göre referandum da oy kullanmayanlar tespit edilip 22 tl ceza kesilecek deniliyor. oy kullanmamak da kişisel tercih meselesi değil midir. devletin insanları sandığa gitmeye zorlaması ne kadar yasaldır.?
0
uctumdageldim
(11.09.10)
vatandaslik görevi
0
muscle museum
(11.09.10)
yani zorunlu bişe mi bu? görevse de red yok mu bu görevi arkadaş. açar mısınız biraz görev meselesini...
0
🌸uctumdageldim
(11.09.10)
seçme ve seçilme hem hak hem de zorunlu bir görevdir. vergi vermek, askere gitmek, kanunlara uymak gibi bir zorunluluktur. bu zorunluluğu devlet koyar, sana mantıklı ya da mantıksız gelmesi malesef her hangi bir şeyi değiştirmez.. ancak 23423 senedir oy kullanmayan kişiye ceza geldiği görülmemiştir
0
ack3000
(11.09.10)
bir hükümet oy kullanmayanlara ceza verirse, bir sonraki seçimde o oy kullanmayanların kendilerine gıcık olduğundan başka partilere oy vereceğini düşünür, o yüzden hiç oy kullanmamaları onlar için daha hayırlıdır. o yüzden ceza filan kesmezler, sebep olarak da maliye'nin belirli bir miktar altındaki cezaları tahsil etmemesi filan diye gösteriliyor bildiğim kadarıyla.
0
ocanal
(11.09.10)
ben geçen yerel seçimlerde oy kullanmadım. türkiye de değildim. hatta bir referandum daha olmuş cumhurbaşkanlığı için heralde onda da yoktum kullanmadım. dediğin gibi ceza fln da görmedim ama hadi askerlik saçma da oy kullanma zorunluluğu kadar deil. özgürlük diosak kullanmak kadar kullanmamak da olmalı. bildiğim kadarıyla gelişmiş ülkelerde sandığa giden halk nüfusun yarısı kadar felan.
0
🌸uctumdageldim
(11.09.10)
bu ceza meselesi yeni bişey değil. yıllardır var fakat bi ara kaldırıldı diye duymuştum çünkü ceza postayla gönderiliyor ve posta masrafları cezadan fazla tutuyordu. anannem son bi kaç seçime katılmadı. sözde ceza gelmesi gerekiyodu fakat tık yok. bu konuyu çok dert etme katılmak istemiyosan katılmazsın ben de öyle yapıcam.
0
kararsız komutan
(11.09.10)
anladım tamam. teşekkürler. sanırım bu ceza olayı insanları korkutup sandığa yollamak için. ilerde kalkaması ümidiyle.
0
🌸uctumdageldim
(11.09.10)
hayır, ceza kesilmiyor diye biliyorum ben.
0
soso
(11.09.10)
(12)

doyurabilitesi en yüksek burgerking menusu

barış manço
iki whooper menu anca doyuruyor beni ama pahalıya geliyor. alternatif doyurucu bir menu lazim ne olabilir ve fiyati nedir?
iki whooper menu anca doyuruyor beni ama pahalıya geliyor. alternatif doyurucu bir menu lazim ne olabilir ve fiyati nedir?
0
barış manço
(08.09.10)
stackhouse ile big king xxl ?
0
jameskeenan
(08.09.10)
glikoz surubu sunu da oku madem.
0
bryan fury
(08.09.10)
Bol pideyle çorba+1,5 iskender+künefe diyorum :)
0
sourlemonade
(08.09.10)
yaa güzel arkadaşım niye mesajımı siliyorsun..burası wikipedia mı? illa cevap vermek zorunda mıyım? cevap da eriyoruz; ama bazen kafa dağıtmak için şaka mahiyetinde takılmak da gerek bunun kime zararı var? ha?
0
hereisnopeace
(08.09.10)
fiyat performans oranı en iyi hangisi daha çok bunu öğrenmek istiyorum. yani daha az paraya daha çok doymak.
0
🌸barış manço
(08.09.10)
big king xxl saniyorum 12.5 lira. onun yerine 5 tane kucuk hamburger alsan hayvan hem gibi doyarsin, hem de maliyet 10 lira altinda kalir. hamburger 1.85 idi yanlis hatirlamiyorsam.
0
osuruklu
(08.09.10)
az paraya çok doymak, burger king ile olmaz, hatta bence başlı başına fast-food ile olmaz.
0
soso
(08.09.10)
osuruklu tam aradığım cevap buydu. eyw.
0
🌸barış manço
(08.09.10)
steakhouse doyurur, buyuk secim alirsin patatese abanirsin arada. yok ben bunla doymuyorum diyorsan ve illaki de pahaliya kacmasin diyorsan dun yururken aksarayda tavuk doner 1,5 lira diyordu git catlayana kadar ye dicem de olmicak.
0
dengesiz pamuk
(08.09.10)
buyukbaba moduna girmeyeyim ama vucudunu niye zehirliyorsun ki o fast foodla???
0
hilhan
(08.09.10)
bırak fast foodu, tavuk döner+ayran ye... çatlayana kadar ye...
0
mortar
(08.09.10)
evde yemek ve para kalmayınca tavuk burger yiyoruz biz oradan buradan bozuklukları toplayıp. tavukburger çok ekonomik ve ben bir kadın olarak 2 tavuk burgerle hayvan gibi doymuş oluyorum. büyük seçim tavuk burger menü alıp yanına ekstra tavuk burgerler alabilirsin. önce patatesi yediğinde zaten doyman çok da zor olmayacak.
0
kayranin kedisi
(08.09.10)
(10)

internet bağımlılığı

cagdassalur
uzun zamandır bunu yazmayı planlıyordum ama gerçekten bu sorunu çözmek istediğim için kafamda iyice herşeyi toparlamak istedim. öncelikle belirteyim kafamda binlerce şey var şu anda kafam çok karışık içimden özet geçmek geliyor ama kısaca yazarsam derdimi tam anlatamam gibi geliyor. bu sorum uzun ol
uzun zamandır bunu yazmayı planlıyordum ama gerçekten bu sorunu çözmek istediğim için kafamda iyice herşeyi toparlamak istedim. öncelikle belirteyim kafamda binlerce şey var şu anda kafam çok karışık içimden özet geçmek geliyor ama kısaca yazarsam derdimi tam anlatamam gibi geliyor. bu sorum uzun olabilir zaman ayırıp okursanız şimdien teşekkür ediyorum. elimden geldiğince düzenli ve açık yazamaya çalışacağım.

önce durumu açıklayayım;

günün 7-8 saatini internet basşında geçiriyorum. liseli ergenim. geçen gün annem odamı toplarken bilgisayarı bozduğunda(ki bozulmamış zaten) burnundan getirdim kadının. birkaç hafta önce kuzenime(benimle yaşıt) yanlışlıkla elektriği söküp de bilgisayar tekrar açılınca internetin koptuğunu görünce ona da bağırdım filan. çok üzülüyorum şimdi düşününce. geçen sene babam okulu aksattığımdan dolayı bilgisayarı kaldırınca tam anlamıyla deliye döndüm. evden kaçtım günlerce arkadaşlarımda kaldım. düşünün eve bi geliyorsunuz ve masanız bomboş. hala aklıma geldikçe ağız dolusu küfür ediyorum içimden.(adam haklı filan demeyin olabilir bende o sinirden kurtulsam öyle düşünürüm belki ama konumuz bu değil).

1) Bu duruma ne neden olmuş olabilir;


I) çok mal bir hayatım var ve yapacak daha iyi birşeyim yok o yüzden internette zaman geçiriyorum sürekli

II)(bkz: #19991053) şu entryde bahsettiğim nedenden dolayı.

III) çok küçük yaşta(daha okuma yazma bilmiyorken) dayımın eski bilgisayarını vermesi ve bilgisayar bilimum aptal çizgi filmlerden daha iyi olduğu için yıllardır bilgisayara bağlanmak ve alışkanlık olması.

yada başka bir neden, bilmiyorum..


2) Bundan nasıl kurtulabilirim;

işte burda ekşi duyuru devreye giriyor. çok düşündüm ama bi çözüm bulamadım. şimdiye kadar aklıma gelenler;

I) bilgisayarı kaldırmak. bu çözüm olabilir bilgisayar o kadar önemli değil zaten internet oldukça telefon ve ipod touch ile idare ederim gibi duruyor. ancak yeni topladığım bir kasa daha da önemlisi harçlığımı biriktirip aldığım cıvır bir lcd monitörüm var. o kadar para biriltirip almışken kenarda durmasını yediremem gibi duruyor kendime. tekrar satabilirim 2.el zaten seneye üniversite ama son zamanlarda eşyalarımı satma olayını abarttığım için ailemin bunu onaylayascağını sanmam. belki biraz kasıp ikna ederim. akıl oyunları filan.

II) bilgisayarı kullanma saatlerini kısıtlamak. bu benim için bir çözüm değil. normalde iradesi sağlam bi insan olarak görürüm kendimi ama konu bilgisayar/internet olunca hiçbirşekilde kendimi kısıtlayabileceğimi sanmıyorum. ya hep ya hiç yani.

III) modemi kaldırmak/interneti iptal etmek. takdir edersiniz ki bu da çözüm değil insanım bende.

IV) başka bir hobi bulmak. hobi zaten var ama ne kadar hobi edinirsem edineyim akşam yatmadan önce bi sözlüğe bakayım diyerek oturduğum zaman yine sabah olucak farketmeden.


böyle. yazmaya başlamadan önce aklımda daha çok şey vardı ama unuttum çoğunu. genel olarak durum bu. okul başlayana kadar bu soruna bi çare bulmak istiyorum bu benim için çok büyük bir adım başkalasının zoruyla değilde kendim bir çözüm aradığım için. teşekkürler.
0
cagdassalur
(08.09.10)
işletim sistemindeki kullanıcıya ailenizden biri şifre koysun ve günlük zaman limiti belirleyin, o kadar süre açık tutsun bilgisayarı. ağlasanız da, yalvarsanız da kılını kıpırdatmasın. anne olmaz, baba & erkek kardeş uygun.
0
turkish tekila
(08.09.10)
1.internet'i kapattır
2.hobi bul(ücretsiz kurslara git, ekşipedal'a üye ol, futbol'a merak salıp maçlara git, doğayla ilgilen, foto makinesi alıp otu boku çek.
0
madagaskar
(08.09.10)
@madagaskar 2>III&IV

@turkish tekila illaki işim düşücek ve birşekilde açıcam o bilgisayarı internetteki programlarla. hiç denedemedim ama denk geliyordum sürekli.
0
🌸cagdassalur
(08.09.10)
bu durumdan kurtulmak için gereken en önemli şeyi zaten halletmişsin. bunun, senin için bir problem olduğunun farkındasın. çözüm ise, kesinlikle herhangi bir kısıtlama, yasak olmamalı. aklında internete girme fikri hep varsa, yine gireceksindir. tabii internette ne yaptığını da bilemiyorum. malum interneti herhangi bir araştırma yapmak için kullanabildiğin gibi, daha boş faaliyetler içerisinde de bulunabilirsin. zamanını boşa harcadığını düşünüyorsun, o halde internetin yararlı nimetlerinden faydalanamıyorsun. bu noktada, öncelikle interneti farklı şekilde kullanmayı da deneyebilirsin. zaten bu sayede, kendini internet dışı farklı aktivitelerde de bulacaksındır diye düşünüyorum.

ha "yok, ben dayanamam" diyorsan da, interneti aklına getirmeyecek daha başka şeylerle uğraşmalısın. bu film izlemek olur, bir enstrüman öğrenmeye başlamak olur, yeni bir dil öğrenmek olur, kağıt kalemle yazı yazmak olur, bir fotoğraf makinesi edinip, dışarıda fotoğraf çekmek olur, anlayacağın herşey olabilir. önemli olan, düşünüp yeni birşeyler yapmaya karar vermektir. sana yarar sağlayacabilecek, seni geliştirebilecek şeyler yapmalısın.
0
soso
(08.09.10)
kız bulman lazım hacı
0
hophophoba
(08.09.10)
@soso haklısın bilgisayarı kaldırınca olmaz. en iyisi bu dürtüyü başka yerlere yönlendirmek. dil öğrenmeye çalışıyorum zaten internet bunun için müthiş bir kaynak vaktimi böyle geçirebilirim. çoğunlukla sözlükte zaman geçiriyorum. yazmam da pek okuyorum sadece.
0
🌸cagdassalur
(08.09.10)
herşeyi çok güzel açıklamışsınız ama sadece siz birşey yapmıyorsunuz. alışkanlıkları değiştirmek lazım demek ki. interneti kararında ve yararına kullan biraz da. birşeyi değiştirmekle olmaz yani kendi düşünceni değiştireceksin.
0
ermanen
(08.09.10)
bence de kız lazım sana
0
slymene
(08.09.10)
olm arkadaşın yok senin. git halı saha maçlarına takıl. köpek gibi yorulup eve gel. zıbar yat. bilgisayarın yüzüne bakmazsın. arkadaş bul. kız da olur.
0
0dy
(08.09.10)
@sivrisinek arkadaş konusunda verdiğim bkz daki gibi bi problem var. sorun biraz da orda başlıyor aslında.

ciddiye alıp cevap verenlere teşekür ederim özelden bi arkadaş bi nebze çözdük olayı. burdan tekrar teşekkür ediyorum kendisine.
0
🌸cagdassalur
(08.09.10)
(17)

enstrüman-müzik ilişkisi?

şaman
herhangi bir enstrüman çalmadan müzik icra edilebileceğini düşünüyor musunuz?veya emek harcamadan müzik yapılabilir mi?elektronik müzik bir müzik türü müdür veya sanatın bir dalı mıdır?elektronik müziğin içinde duygu var mıdır?ne çok soru sordum lan kafanıza göre cevaplayın işte.edit: olm elektronik
herhangi bir enstrüman çalmadan müzik icra edilebileceğini düşünüyor musunuz?
veya emek harcamadan müzik yapılabilir mi?
elektronik müzik bir müzik türü müdür veya sanatın bir dalı mıdır?
elektronik müziğin içinde duygu var mıdır?
ne çok soru sordum lan kafanıza göre cevaplayın işte.

edit: olm elektronik müzik karşıtı değilim.aksine çok da severim.amacım fikir almak,münakaşa yaratmak değil.
0
şaman
(22.08.10)
evet, herhangi bir sesten müzik yapılabilir.

emek harcanıyor ki hepsinde. vuvuzela çalınırken bile emek harcanıyor mesela.

elektronik müzik, bir müzik türüdür ve dolayısıyla sanattır..
0
dambil
(22.08.10)
bana göre, emek harcamadan asla 'müzik' yapılamaz. ama elektronik müzik de hiçbir emek yok ki ben zaten onu müzikten saymıyorum.

edit: canlarım benim ben de benim sevdiğim müzik tarzına eleştiri gelse sevinmem ama farklı düşüncelere de açık olmak lazım değil mi? yukarıda yazdıklarımın tamamen arkasındayım, bu konuyu tartışmayı isterim ama ne yeri, ne de zamanı. bu asabilikle bir yere varılmaz. hadi öptüm bb.
0
devils trill
(22.08.10)
ben ıslıkla dokuzuncu senfoniye kadar geldim.
0
cro magnon
(22.08.10)
elektronik müzikte duygu soruna bazı parçalarla yanıt vereceğim;

missing (todd terry remix) - everything but the girl
remind me (someone else's remix) - röyksopp

bunları dinle, sonra gel bakalım emek var mıymış, duygu var mıymış.

teyallahım ne insanlar var ya...
0
esenboga
(22.08.10)
elektronik müziğin sanat olup olmadığını anlamak için bir konçerto, bir arya dinleyin de 'gerçek' sanatın ne olduğunu anlayın. kimsenin müzik zevkine karışacak değilim ama neyin sanat olup neyin olmadığını bilmek lazım.
0
devils trill
(22.08.10)
elektronik müzik olarak neyi ele alıyoruz, zira dinlediğimiz herşeyde zaten elektronik birşeyler var,
triphop taki elektronik davullardan dolayı emeksiz mi sayacağız

yada en basitinden midi klavye ile bas gitar samplesi çalınca emek oluyorda bir sawlead çalınca emeksizmi oluyor.

elektronik müzik içinde deli gibi müzik bilgisi lazımdır, elbette emek vardır
ama her müzikte olduğu gibi iyi müzik ve kötü müziği ayırt etmek lazımdır.
0
kopek
(22.08.10)
elektronik bir müzik türü müdür ?

- evet elektronik bir müzik türüdür. ve elektronik müzik çok geniş dallara ayrılan bir müzik türüdür. dubstep'den tutun chillout'a kadar gider bu yol.

elektronik müzikte duygu var mı?

- bana göre en fazla duygu içeren müzik türü elektronik müziktir.

"elektronik müzikte emek yok"

bunu söyleyebilen birisi "müzikten anlamıyordur". bu kadar basit. 2 kere 2 = 4. sen elektronik müzigi hayatında sadece clublarda duydugu müzik zanneden zihniyetin bunu söylemesi çok basit ve anlanabilir.

howard shore ile yapılan bir roportajda bu konu üzerinde durdular. howard shore elektronik müzigin şu an icra edilen en kaliteli müzik türü oldugunu üstüne basa basa söylüyordu. (2005-2006 arası bir roportajdı) Ayrıca hangi sanatçıları takip ettigi sorulunca, bir Trance efsanesi olan Airbase'i göstermişti.

www.youtube.com

Gidin, Trance dinleyin, Chillout Ambient Lounge Downtempo dinleyin. Commercial House'ı elektronik müzik sayanlar, sizler bu konularda fazla yorum yapmayın. Benimle aynı ortamda bu konuyu açmayın. Fena ezerim.

Çok uzun bir yazı yazacaktım ancak bu kadarı yeterli.
0
Transa
(22.08.10)
elektronik müzigi dinlemeyi bilmek lazım önce. evet.

bir de rock müzik icra edip hastası olan bir arkadaşım elektronik müzigin rock müzikten etkiendigini söylüyordu. odasında ise elektro gitar asılıydı. hala her müzik türünün digerlerinden az da olsa etkilendigini, hiç bir müzik türünün digerinin "alt kümesi" olamayacagını anlamayanlar var.

burada "bizim pink floyd, deep purple gibi, rolling stones gibi efsanelerimiz var diyip" elektronik müzigi küçümseyen kişilerin kesinlikle bir kaç tane elektronik müzik "efsanesi" dinlemesi gerekiyor. araştırınız.
0
wonder why
(22.08.10)
elektronik müzik dinleyen bir insan değilim, ama devils trill bir işin sanat olup olmayacağını sizin kıstaslarınız belirlemiyor. kaldı ki elektronik müzik ileri seviyede müzik bilgisi gerektiren ve emek harcanan bi müziktir.
0
madyb
(22.08.10)
Müzik entrumansız yapılmaz. Bilgisayarda yapıyorsanız enstrumanınız bilgisayardır.
Emek harcamadan müzik yapılabilir ama başkalarının emeklerini harcamak gerekir bunun için.

Bir de elektronik müzik dediğiniz çok geniş bir genre. Şu dj lerin çaldığı sürekli kendini tekrarlayan ritimler de bu genreın içinde Mike Oldfield'da. Çok saçma örnekleri de var ama başyapıt diyebileceğimiz örnekler de var.

Bir de elektronik enstumanları entruman olarak kabul etmemek o kadar saçma ki. Acaba Moog'dan çıkan sesi ne gibi bir akustik entrumandan çıkarabilirsiniz. Çıkaramazsanız bu gibi seslerden feragat mı edeceksiniz.

Bir de konçerto, arya dinle falan denilmiş. bir konçertoyu tamamen elektronik enstrumanlarla çalabilirsiniz. Hatta elektronik bir enstruman için (mesela hammond orgiçin) bir konçerto bile besteleyebilirsiniz. Kubrick'in A Clockwork Orange filminin müziklerini dinlerseniz klasik eserlerin elektronik enstrumanlarla nasıl icra edildiğini görürsünüz.
0
johan sebastian
(22.08.10)
elektronik müzik 19. yy sonundan itibaren başlamıştır. ancak günümüzdeki şeklini daha çok 1950'lerden itibaren aldı desek hiç de yanlış olmaz. özellikle pierre schaeffer'in "concrete musique"i ile karlheinz stockhausen'ın "electronische musik"i öne atıp geliştirmesiyle, ses örneklemesi ve sesin işlenmesi, müzik içerisindeki yerini en sağlam haliyle aldı.

öncelikle elektronik müziğin aslında hiç de yeni olmayan, aksine önemli geçmişe sahip bir müzik yapma çeşidi olduğunu belirtmek istedim. malum yanlış bir anlaşılma var gibime geldi. şöyle ki, elektronik müzik sadece chill-out, drum n bass ya da trance'den ibaret değildir.

matematik, geometri ve mimarinin özelliklerinden yararlanarak bu müziği üreten çok fazla elektronik müzik sanatçısı vardır. kimisi tam bir programcı edasıyla dijital ortamda kodlamalar yaparak müziğini üretir, kimisi ise, analog modüler sistemler kurarak ya da analog olarak üretilmiş sesi, dijital ortamda process'e uğratarak bize sunar. ve tüm bu olanlar sandığınız kadar basit bir süreç değildir.

buradaki önemli nokta, elektronik müziği nasıl ve ne olarak algıladığınızdır.
0
soso
(22.08.10)
amma aşıkmışsınız elektronik müziğe yaa. tamam her şey emek olduğu gibi elektronik müzikte de emek vardır. ama ve lakin benim uğraştığım müziğin yanında elektronik müzikteki emek hafif kalıyor.
bilgisayarla falan programlamak farklı, tuşe de elin yara olana kadar kreutzer çalmak farklı.
bir paganini eseri çalabilmek için değil yıllarını, tüm hayatını ona veriyorsun. parmakların yara, sırtın, belin, boynun ağrıdan geçilmez duruma geliyor. sadece bir notaya bile günlerce uğraşıyorsun. haftalarca kreutzer, han sitt vs. kasıyorsun. çalışıyorsun, çalışıyorsun ama hoca beğenmiyor. sayfalarca süren en can sıkıcı, en zor etütlere çalışıyorsun. enstrümanını çalmadığın zaman bile parmakların sanki çalarmış gibi hareket ediyor, çünkü ondan başka bir şey düşünemez hale geliyorsun. bir nevi çıldırmak yani. sizin 5 dakika dinleyip geçtiğiniz eser üzerinde o kadar çok emek var ki bunu, o enstrümanı çalandan başkası anlayamaz.

biri için ömrünü veriyorsun, diğerini ise dijital ortamlarda yaratıyorsun. aradaki o kadar çok emek farkı var ki yazacağım hiçbir şey ifade edemez bunu. ayrıca kendimi övme meraklısı değilim ama, 'müzikten anlamıyor' denilecek son kişilerden biriyim emin olun.

herkes kendi sevdiği müziği dinlesin. hiç yoktan yere düşmanlık yaratmaya gerek yok.
0
devils trill
(22.08.10)
susucam diyorum olmuyor.

devil trill, güzel arkadaşım. sen elektronik müzigin bilgisayarda çat diye yapıldıgını mı sanıyorsun? benim ugrastıgım müzigin yanında hafif kalıyor ne demek? elektronik müzik tüm müzik dalların arasında "yapım sonrası" en fazla emek harcanan müzik türüdür. senin çaldıgın, bahsettigin isimler zaten müzige yön veren isimler. sen gelmiş klasik müzikle günümüz müzigini kıyaslıyorsun ve çaldıgın şeydeki emegin fazla oldugunu söylüyorsun. sen 1700 1800lerde yapılan müzigin yapım şartlarıyla günümüzün şartlarını bir tuttugundan böyle konuşuyor olabilir misin?

kısacası her müzik türünün kendine has bir havası dogası vardır. ben transa'nın söylediklerine katılıyorum ama biraz sert çıkışmış kendisi. onun verdigi link'e bir ekleme de ben yapayım :

www.youtube.com

1.45'den sonrasını dinleyiniz, klasik müzik etkilerini yaşayınız. bu başlıkta elektronik müzik fazla savunulmuş ama umarım türkiye'de hak ettigi ilgiyi görür.
0
green eyed penguin
(22.08.10)
elektronik müzik çok emek isteyen, çok müzik bilgisi isteyen, nota bilgisi isteyen bir sanat dalıdır. sanattır. duygu vardır.

devills trill ise elektronik müziği beğenenleri kendi cevabına karşı gelinmiş gibi değerlendiren bir bireydir. ya cevap verip durma adamın sorusunun içine etmişsin. kimse seninle tartışmamış ki. kime cevap veriyorsun?
0
shell
(22.08.10)
elektronik müzik yapmak için bile bence bi enstrüman çalmak şart çünkü ritim duygusunu geliştirmen lazım
0
chwn
(22.08.10)
elektronik müzik de bir müzik türüdür. sevenlerine de saygı duymak lazım. elbette kişisel zevkler tartışılmaz fakat genel manada müzik dünyası da gitgide bu yönde bir müziğe doğru evrilmektedir. Bunun en önemli getirilerinden biri de eski sistemlere göre çok daha az bir maliyete oturduğunuz yerden bir orkestra kurabilmek olmalı.
0
psmstc
(22.08.10)
öncelikle herkesin bir başka müzik türü müzisyenine, bestecisine ve dinleyicisine saygı duyması gerekir.
genelleme yapılırken de dikkat etmesi gerekir.
en duygusal müzik elektronik müziktir demiş bir türk düşünürü az önce yukarılarda bir yerde...
hayatınızda kaç kere klasik müzik dinlediniz? ne dinlediniz?
neye göre kime göre karar veriyorsunuz?
mozart, verdi requiemdeki duygu yoğunluğunu, adnan saygun yunus emre oratoryosundaki duygu yoğunluğunu algılayabilecek kadar derin bir algınız var mıdır?
elektronik müzik dum tıstan ibaret değil elbette, bunun farkındayım. ama lütfen bu müzik türü için en yüksek duygu yoğunluğuna sahip gibi saçma sapan sıfatlar koymayın, gülerler...
farkında mısınız bilmiyorum ama ben de herhangi bir müzik için bunu koymuyorum...
bu biraz kişisel bir olgudur zira.
her ne kadar bir müzik parçası 10 saatte (attım) diğeri ise 7-8 ayda besteleniyor; bir müzik parçası tek kişi ile 1-2 saatlik bir prova ile diğeri ise 100lerce kişi ile 20-30 saatlik bir prova ile anca sahnelenebiliyor ise de ikisine verilen değer, tamamen kişinin algısı ve dolayısıyla algılayabildiği ve sonrasında hoşuna gidebildiği doğrultuda yüklediği değerdir...
bugün müzik gibi sanatın önemli bir konusunda bile "pr" "reklam" türevi ticari konular konuşuluyorsa o zaten müzikliğinden çıkmaya, ticari bir olgu olmaya yüz tutmaya çalışan birşey olmuştur zanımca...
konuya gelince.
eskiden, özellikle kompozsiyon bölümünde okur, saatlerce kontrpuan ve armoni kasarken elektronik müzik türünü ciddiye almaz, müzik olmadığını düşünürdüm.zira dj olup eline turntable alan -ki teknoloji sayesinde gerçek pikaplarda kullanılmıyor artık- kendini müzisyen ilan ediyor... öte yandan 3-5 akor bilen gitarı kendi kendine öğrenmiş kişiler de müzisyenim diye geçiniyor... kim müzisyen peki? ben mi o mu? konservatuvarda resmi sınav saati 12-24-48 saat gibi hayvan uzun sürelerde olan, odada günlerce çalışarak ortaya bir şey çıkartmaya çalışan, kağıdını jüriye teslim ederken bile kafanda acaba orasını öyle yapmasaydım daha iyi olurdu türevi düşünen bizle mi gerçek müzisyendik, yoksa orda burda çeşitli kayıtları sample edip stüdyosunda çok büyük emek harcayarak ortaya şarkı çıkartan gubikler mi?
enstruman, kelime itibariyle araçtır zaten. kim hangi araçla müzik yaparsa o müziktir. ama müzik, baside indirgendiğinde duygu ve düşüncenin notalara aktarılması ise, bir tarafta sıfırdan yaratılan bir duygu hüzmesi, tamamen size ait, daha önce kimse tarafından yapılmamış, edilmemiş bir duygu bulutu varken öte yandan birilerinin birşey çalmasına muhtaç olan, başkalarının duygularını kendi duygusuymuş gibi özümseyen kişiler var...

bestecilik orkestra şefliği haricinde esasen kemancıyım bir fiil 10 yıldır önemli bir orkestrada çalan. birçok tv, reklam, albüm, dvd kayıtlarına giriyorum 100lerce kez. her seferinde de önem arzedip sorarım, nasıl olsun diye... çünkü notaların içindeki duyguyu bir tek müzisyenler anlar. aranjörler veya prodüktörler değil. ama para kazanmak için onların istediğini hatta onların hayal bile edemeyeceğini en kısa sürede en kolay şekilde ortaya koyman gerekir. sorarsın nasıl olsun usta diye, şöyle olsun böyle olsun diye söyler kendi dağarcığındaki müzik bilgisiyle. çok kötü ise durum, çalarsın yok olmadı şurayı gııy gıy burayı gıy gıy gııy yap der bu mu dersin... yine olmazsa zaten hiç oraya gitmemeliydin...

şöyle birşey var, mutlaka alakalıdır...
bir takım tesbitler yazıyorum, belki hoşunuza gidiyor, belki gitmiyor bilemem. ama emeğe saygı ise söz konusu olan, laf edememelisiniz...
zira bir elektronik müzik müzisyeninin (yazar bu lafı yazarken çok güldü kendi kendine...) eğitimi kaç senedir? pardon, sene midir? aletleri çözdüğünde zaten içindeki duygusunu enstrumanları olan o aletlerle halka sunamaz mı?

ben size yazayım okuyunuz. klasik müzik kemancısının minimum eğitim süresi 10 yıldır. 3 yıl ortaokul, 3 yıl lise, 4 yıl üniversite. konservatuvarda geçer bu yıllar ve sizin anca üniversite karşılaştığınız finaller, vizeler ortaokul bebesinin karşısındadır.
eğitim sistemi çoğu avrupa ülkesinden daha köklüdür.kendisini daha da geliştirmek isteyen müzisyen, mezun olduktan sonra yurtdışında okul araştırır. birebir eğitim sisteminden ötürü iyi bir hoca bulur, gideceği ülke ile ilgili maddi manevi herşeyi hazırlayabilirse çeker gider... 1-2 sene yüksek lisan sonasında ülkesine 3-5 senelik kazanımla döner...

diğerinde ise belki arada bir setupı için birkaç bin dolar ödüyordur...

başka bir türk düşünürünün sarfettiği youtube linkine de üşenmedim tıkladım.
söz konusu elektronik müziğin en efsane grubunun muhteşemötesi muazzamissimo eserini de dinledim.
dayanabildiğim kısmına kadar olan form analizini yazıyorum.

8 ölçü elektor kick girer.
2. 8 ölçüde hihatler girer.
16 ölçü sonrasında 3. 8 ölçüde o ünlü efsanevi melodi girer.
do minördür, daha dün annemizin melodisinden biraz daha komplikedir.(söz konusu daha dün annemizin melodisi mozart tarafından bestelenmiştir.helal, ne güzel kompğlike birşey yapmış mozarttan bile komplike... ama o beste esnasında mozart 4 yaşındaydı...) neyse,
bu parçanın o muhteşem melodisi 3 kez tekrar ettiğinde takribi 4. tekrar girerken bir crash sesi gelir. reverse edilmiştir ve 4. tekrarın başındaki ölçüye kadar uzatılmıştır...
bu böyle sürer gider.merka ettim gerçekten böyle mi sürüyor diye, yok sürmüyormuş. usta müzisyenler bundan sıkılıp parçanın 2.30 ları civarlarında bu melodiyi es geçip başka bir melodi bulmuşlar.bu melodi inici yapıda bir melodi o da sürüyor hayli...
yapılan en enteresan gelişme, bu mzikte herşeyin üstüste bindirilmesi.ama bunu 8 ölçü 8 ölçü yapıyorlar ki dinleyici iyice algılasın. yoksa basmıyor sanırım...
oysa senfonik olaylara bakıldığında aynı anda zaten 15-20 ayrı track var.(yazar burada algıda seçicilik için elektronik müzik ağzıyla konuşur) her track, kendini asla tekrar etmediği gibi, diğer tracklerin de pek tekrarı değil... üstüste eklemek bahsinde zaten üstüste gelirken, ayrıca yatay biçimde de ciddi bir form oluşiturmakta. 8 ölçü olan bir tema, tekrarıyla total 16, hadi bir tekrar daha yapalım desek 32 ölçüğ sonrasında gider. yerine bir başka tema gelir. bazen temasız, geliştirme bölümleri, köprüler ve diğer parçalı yapıdaki formlarla gelerek dinleyiciyi monotonluktan çıkartır.sürprizli bir yapıda bambaşka şeyler doğurur...
duygu ön plandadır. kimi senfonik eserler, senfonik şiir tadında konusu olan, birşeyler anlatılan şeylerdir... bunu en iyi anlamanın yolu (esasen çocuklar için yazılmış olsa bile) prokofiev'in peter ve kurt'tudur.


...bu mudur sizin duygu dediğiniz şey?
eğer buysa çok duygusuz bir nesil yetişiyor azizim !

eğer buysa sizin top noktanızdaki elektronik müzik, bir mozart requiemi alıp oturtursanız bilgisayar ortamına, her 16 ölçüsünden bir elektronik parça çıkar. tek requiem ile de muhtemelen hayatınız boyunca dinleyeceğiniz binlerce elektronik parçayı dinlersiniz. daha da ihtiyacınız kalmaz...

yazıktır beyinlerinize, kulaklarınıza...

son sözü şöyle söylemek istedim...
nota bilmeden müzisyen olunmaz.
budur.
2x2=4...



saygılar.
0
jeanluc
(23.08.10)
(2)

Elektronik Devre Simulasyon Yazılımı

rexnebular
Elektro gitar için bir iki devre tasarlamaya çalışıyoruz. Analog sinyalleri vs görebileceğimiz düzgün bir yazılım arıyoruz. Platform önemli değil.Bi buldurun be.
Elektro gitar için bir iki devre tasarlamaya çalışıyoruz.

Analog sinyalleri vs görebileceğimiz düzgün bir yazılım arıyoruz.

Platform önemli değil.

Bi buldurun be.
0
rexnebular
(18.08.10)
National Instruments'dan Multism var, ya da LTspice sanırım işinizi görebilir. Bir araştır derim.
0
soso
(18.08.10)
NI Multisim
CDS PSpice
Labcenter Proteus-Isis
0
cruor
(18.08.10)
(10)

istanbul anadolu yakasında nerede kirada oturmalı?

barış manço
böyle merdivenköy gibi fiyatların en fazla 800 olduğu eh işte idare eder daireler olan ve merdivenköy gibi merkeze çok uzak olmayan semt varmı tavsiye ettiğiniz?
böyle merdivenköy gibi fiyatların en fazla 800 olduğu eh işte idare eder daireler olan ve merdivenköy gibi merkeze çok uzak olmayan semt varmı tavsiye ettiğiniz?
0
barış manço
(13.08.10)
ama nereye uzak?

acıbadem, erenköy, göztepe, gözcübaba, sahrayicedid, libadiye, üst bostancı
0
raki masasinin degismez adami
(13.08.10)
kadıköye çok uzak olmamalı. acıbadem erenköy vb dediğin yerlerde kiradan haberin yok galiba:)))
0
🌸barış manço
(13.08.10)
camlica bulgurlu bak bi oralara. sessizdir. mahalle havasi vardir hala.
0
gunlerin kopegi
(13.08.10)
valla acıbademi de biliyorum:D göztepeyi de..800 liraya malasef saydım yerlerden bulrusun:) erenköyü bilmem ama..
0
raki masasinin degismez adami
(13.08.10)
istersen libadiyede bizim sitede bizim derken bizim değil yani..750 lria var 3+1 hem de gayet güzel.sahibinden....

evin önünden taksim geçer.

üsküdara 15 dakika kadıköye 15 dakika. bostancıya 15 dakika..

yani sen bilrisin :D
0
raki masasinin degismez adami
(13.08.10)
en güzeli kızıltoprak, kuyubaşı ve marmara üniversitesinin oraları. geçen kuyubaşında 700 liraya bir ev gördüm müze gibi. sakin ve daha nezih semt, fiyatlar uygun, metrobüse tren istasyonuna yakın. kadıköye de otobüsle 7 dakika. daha ne olsun. cennet.
0
bir sebep bir bahane
(13.08.10)
800e kadıköy merkezden de tutarsın, eh işte dairelerden.
yeldeğirmeni, bahariye, kuşdili falan, oralara bak.
0
de jure
(13.08.10)
Üsküdar-Zeynep Kamil taraflarına da bakmanı tavsiye ederim. Ulaşımı çok rahat ve evler o kadar da pahalı değil.
0
Nevropat
(13.08.10)
merdivenköyün hemen üstü sahrayıcedit'te toyota plazanın etrafında biyer tutabilirsin fakat kadıköyde tutmak daha mantıklı bence de yeldeğirmeni+rep
0
yuto
(13.08.10)
kozyatağı, tüccarbaşı gibi yerlerde de bulursun rahat o fiyatlara. daha yeni bir tanıdığım kozyatağı'na taşındı, 750 lira kira veriyor.
0
soso
(17.08.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.