Giriş
(9)

Kadıköy'deki en güzel park hangisi

kahver
Selamlar. Kadıköy'deki parklardan, en güvenlikli, en temiz, en nezih, hello cello tiplerin çok olmadığı park hangisidir? Yani insan kız arkadaşı veya ailesi ile hangisine gitse daha huzurlu olur.Teşekkürler.
Selamlar. Kadıköy'deki parklardan, en güvenlikli, en temiz, en nezih, hello cello tiplerin çok olmadığı park hangisidir? Yani insan kız arkadaşı veya ailesi ile hangisine gitse daha huzurlu olur.
Teşekkürler.
0
kahver
(02.05.24)
Çok fazla var ama ilk aklıma gelen Profesör Dr. Kriton Curi Parkı.
0
michael_knight
(02.05.24)
diğerlerini pek bilmem ama kriton curi gayet nezih
0
jülsezar
(02.05.24)
benim en sediklerim evime de yakın olması sebebiyle özgürlük parkı ve göztepe 100. yıl parkı. göztepe parkında kahve içmeyi tercih ediyorum , hafta sonları çok kalabalık olabiliyor. özgürlük parkında ise sandalyeni, şarabını, biranı alıp arkadaşlarında oturup eğlenebiliyorsun. tatil günleri yine çocuklar sebebiyle kalabalık olabilir ancak diğer zamanlarda keyifli bir park.
0
hypathia
(02.05.24)
özgürlük parkı ve Göztepe parklarında problem yaşamazsınız.
0
co2s2
(02.05.24)
kalamış marina demeye geldim. hem yeşillik hem deniz manzarası, kitle nezih, haftasonu bile sakin.
0
patlamis misir
(02.05.24)
benim gördüklerimin arasında, günün her saati en nezih göztepe özgürlük parkı, kalamış da güzel ama hep çok fazla ıssız gelmiştir. özgürlük parkı da çok büyük olsa da , haftasonu hava güneşliyse çok çocuklu aile oluyor
0
gadlemler
(02.05.24)
Fenerbahçe parkı ve özgürlük parkı koskoca ilçede fazla seçenek yok zaten
0
doharkoman
(02.05.24)
sahil kenarı istiyorsan kalamış parkı ve dalyan parkında bahsettiğin tipler pek olmaz.
0
orpheus
(02.05.24)
kesinlikle Fenerbahce parki
0
oscar
(03.05.24)
(6)

Yeni Otomobillerde Gaz Tepkisinin Gecikme Süresi Normal mi?

halitkin
2020 model otomatik ve turbolu Citroen C3 kullanıcısıyım ve ilk arabam. İlk günden beri fark ettiğim bir şey var, sanki araba gaza bastıktan yarım saniye sonra hareket ediyor. Oyun oynarken yaşanan lag gibi adeta. Başta bunun kullandığım arabaya has olduğunu düşünmüştüm ancak şu videoyu izleyince me
2020 model otomatik ve turbolu Citroen C3 kullanıcısıyım ve ilk arabam. İlk günden beri fark ettiğim bir şey var, sanki araba gaza bastıktan yarım saniye sonra hareket ediyor. Oyun oynarken yaşanan lag gibi adeta. Başta bunun kullandığım arabaya has olduğunu düşünmüştüm ancak şu videoyu izleyince merak ettim: www.youtube.com

Buradaki arkadaş eski arabaları överken gaz tepkisinin hızlı olduğundan bahsetmiş. Yeni arabaların hepsinde var mı bu gecikme? Eğer öyleyse nedeni nedir? Güvenlik amacıyla bilinçli olarak mı yapılan bir şey yoksa yeni motor teknolojileri hızlı gaz tepkisine müsaade etmiyor mu?
0
halitkin
(01.05.24)
Devir ayarlarina bagli sanirim ama muhtemelen (bkz: turbo lag) sebebiyle oluyor.

Yeni arabalarin hepsinde yok ama Turkiye'de motor hacmine bagli vergilendirme sebebiyle kucuk motorlu araclar da normal arabalar gibi guc uretebilsin diye turbo uyguluyorlar.
0
sertac akin
(01.05.24)
Gazi yedirerek harcatiyor. Akilli gaz pedali gibi düşün. Çiğ gaz atmiyor motor. Gaz bosa gitmiyor.
0
halk
(01.05.24)
o da vardır ama turbo lag başka bişey. bunu konforu arttırmak ve yakıt ekonomisini arttırmak için bilinçli yapıyorlar. hatta bunu azaltmak için pedal commander gibi ürünler çıktı.

spor araçlarda bu tepki süresi çok daha kısadır.
0
orpheus
(01.05.24)
dediğini bende farkettim.

2013 model f30'um var. bastın mı zıplıyor. hadi daha yakın tarihe gelelim annemin 2021 model 1.1 polo'su var, araba ha keza basar basmaz zıplıyor.

2023'ün sonunda 1.6 tiguan aldım basıyorum araba kalkmıyor. dediğin gibi lag oluyor sanki, böyle geriden toplayıp geliyor araba. aynı şekilde bak dikkat et, geri vitese taktığında da hemen gitmiyor.

kasti bir durum kesin ama 2020'den sonra üretilen her araba aynı değil ve motor hacmiyle kuvvetiyle de alakalı değil ama nedeni nedir bilmiyorum.
0
air
(01.05.24)
Yokuş kalkış destek sistemleri de etkiliyor gaz tepkimesini. Onu kapatıp denediniz mi?
0
kaptan memo
(01.05.24)
1 - videodaki adamin bindigi arac atmosferik, yani turbo lag yok.

2 - eski araclarda gaz teli vardi, artik modern araclarda tel falan yok, sensorle hallediliyor. Telli araclarin tepkimesi daha hizliydi.

modern araclarda tepkime araca software atilarak bir miktar duzeltilebilir, ama bu da aracin garantisini sonlandirir o yuzden c3 gibi bir araca degmez.
0
cooperr
(01.05.24)
(10)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait ve neydi?

tabudeviren
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
0
tabudeviren
(30.04.24)
4 yas, 99 depremini hatirliyorum ve sonrasinda ev saglam olmasina ragmen cadirda kaldigimiz gunler.
0
gule gule
(30.04.24)
3 veya 4 yaş. Giriş kattaki evimizin pencere korkulugunda ağladığımi hatırlıyorum. sokakta ayı oynatiyorlardi.
0
cukur
(30.04.24)
3-4 yas, video olarak degil ama cogunlukla fotograf olarak.
video 5-6 yasindan sonra basliyor.
0
cooperr
(30.04.24)
2 yaş. Babam ve bir arkadaşı pinpon oynuyorlardı. Düşen topun peşinden koşuyordum.
0
Bluesque
(30.04.24)
13-14 aylık evdeyken dışarı bakıp su akıyo demiştim. aaa çocuk konuştu diye evdekiler sevinmişti bunlar neye seviniyor diye bakmıştım.

daha net olan bir anı da 2.5 yaşındayken kardeşimin doğumu, bir süre annanemlerde kalmamız ve eve dönerken kardeşimin metal beşiğini söküp arabanın bagajına yüklememiz. ama asıl net olan kısım uzun süre sonra ilk defa eve girince hissedilen yabancılık ve bunu daha önce tecrübe etmediğimi fark etmem. sonra büyük bir kahverengi örgü sepet içinden oyuncaklarımı çıkarıp bir radyo ile oynuyorum.

bunlar gibi çok var ama bir süre sonra çoğu anının kendisi değil de hatırlaya-hatırlaya oluşan kopyaları gibi.
0
orpheus
(01.05.24)
Yaşı bilmiyorum ama annemin beni ayağında salladığını hatırlıyorum, bir de ablamın bana karyoladan nasıl çıkılacağını öğrettiğini hatırlıyorum.
0
mirty
(01.05.24)
dört yaş, babamı evin penceresinden bekliyordum, yağmur yağıyordu , nasıl eve gelecek diye ağladığımı hatırlıyorum.
0
peri harfler narla
(01.05.24)
3-4 yas. Bana yeni bir ayakkabi almislar ancak yagmur yaginca alti camur oluyor, merdiven basamaklarinin girisinde yere ters bir bicimde bir kurek demiri sabitlenmis, bizimkiler bana ayakkabimi orda nasil temizlemem gerektiginiz anlatiyorlar.

Bir de, otobuse biniyoruz, yan koltukta oturan kadin cocuguna muz veriyor, ben de ona bakiyorum, kadin dayanamayip bana da veriyor. Babam ona tesekkur ediyor.
0
va
(01.05.24)
2 yasimi hatirliyorum. dedemle birlikte uyurken kalp krizi gecirmis. uzerine beyaz carsaf serdiklerini ve bicak koyduklarini hatirliyorum

bi allahin kuluda bu cocuk burada ne yapiyor deyip uzaklastirmamis
0
foster
(01.05.24)
4 yaşımı hatırlıyorum. meşhur 87 istanbul kışını hatırlıyorum. çatı tamamen kar dolmuştu
0
abelardo
(01.05.24)
(1)

danimarka vizesi hk.

theseachange
selamlar herkese. yakın zamanda danimarka’dan vize başvurusu yapan var mı acaba? ortalama kaç günde çıkıyor? :))
selamlar herkese. yakın zamanda danimarka’dan vize başvurusu yapan var mı acaba? ortalama kaç günde çıkıyor? :))
0
theseachange
(30.04.24)
yaklaşık 1 ayda sonuçlandı.
0
orpheus
(30.04.24)
(9)

Yaşlı, bilge insanlar?

justhuman
Gerçek hayatta bilge ruhlu, anlamlı konuşmalar yapan insanlarla hiç karşılaştınız mı? Ben hayatım boyunca hiç karşılaşmadım. Sanki herkes aynı şeyleri konuşuyormuş gibi geliyor. Bu durum canımı çok sıkıyor. Bu arada ben de öyle biriyim. Hayatla ilgili anlamlı şeylerden bahseden instagram, youtube, t
Gerçek hayatta bilge ruhlu, anlamlı konuşmalar yapan insanlarla hiç karşılaştınız mı? Ben hayatım boyunca hiç karşılaşmadım. Sanki herkes aynı şeyleri konuşuyormuş gibi geliyor. Bu durum canımı çok sıkıyor. Bu arada ben de öyle biriyim. Hayatla ilgili anlamlı şeylerden bahseden instagram, youtube, twitter hesapları vs. varsa önerirseniz çok mutlu olurum.
0
justhuman
(29.04.24)
buenosdias
(29.04.24)
Yalın Alpay'ı duydunuz mu?

Kendisi yasli degil ama bence tam aradiginiz kisi. Ben cok seviyorum, size de cok iyi gelebilir.
0
ahm1
(29.04.24)
Benim böyle "Hiç söylenmeyeni söylemek" amaçlı konuşan insanlara önyargım var. Tabii ki herkes hep aynı şeyleri söylemesin ama toplumda "farklı" konuşanların çoğu uzaktan bakınca vay be denecek ama üzerine düşününce zırva olduğu fark edilecek şeyler söylüyor. O yüzden yaştan bağımsız, "bilge" konuşan kişileri büyük bir önyargıyla direkt sessize alıyorum beynimde. 100 kişiden biri gerçekten bilgeyse de 99 tane zırva dinlememiş oluyorum.
0
nundu
(29.04.24)
var tabi ama öyle insanlara instagram reelsde denk gelemezsin.

arkadaşımın patronları var mesela. ikisi de 80 yaşını geçmiş enteresan hayat hikayesine sahip, uzun yıllar yurtdışında üst düzey devlet görevlerinde bulunmuş şimdi türkiyede çok büyük bir kurumsal firmanın sahipleri.

engin geçtan pskiyatr, gündüz vassaf var. engin geçtanın kitaplarını okuyabilirsin ayrıca bir yerlerde açık radyoda geçmişte yaptığı program kayıtları vardı. gündüz vassaf'ın da kitapları ayrıca youtube kayıtları var.
0
orpheus
(29.04.24)
barış özcan tarzından mı bahsediyorsun yoksa geekyapar tarzı konuşmalı muhabbetin bilgece versiyonu mu?
evrim ağacı
kafa tv de ilber ve metin akpınarın konuşmaları oluyor
pınar sabancının zorlu perf. söyleşileri güzel
0
eja
(29.04.24)
Önereceğim sosyal medya hesabı yok ama sorunuza istinaden: evet karşılaştım. Ve yaşlı da değillerdi 40 yaş üstüydüler ama. Ortak özellikleri entelektüel olarak çok besleniyorlar ve sorgulayan insanlardı ve diğer bir özellikleri psikiyatrist ve psikolog olmalarıydı.

İnsan psikolojisine ciddi anlamda hakim ve çok ama çok hasta gördüler. Şimdilerde 50li yaşlardalar. Hal böyle olunca; entelektüel olarak da ekonomi, siyaset, teknoloji, doğa, uzay, edebiyat, müzik ve sanatın birçok dalının üzerine konuşup; insan psikolojisindeki yerini de tatlı bir şekilde açıklayınca 'vauw!' oluyodum. Çok birikimli olup, bunu da küstahlık yapmadan paylaşınca birisi, hele bir de dşnlemeyi ve irite etmeden anlatmayı da seviyorsa acayip şanslı hissediyorsunuz kendinizi.
0
gadlemler
(29.04.24)
Ben varım ama yaşlı değilim.
0
prole
(29.04.24)
Spora ilginiz varsa dan john kesinlikle böyle birisi. Ben hayatımda strength coach olup böyle olan birini görmedim (normalde ortam toksiktir). Sürekli podcastini dinliyorum, kitaplarini da aldım.
0
logisticsmanager
(29.04.24)
serdar iyidir:

youtu.be

orhan'i da severim:

youtu.be
0
cooperr
(29.04.24)
(3)

Casio saatlerdeki radyo dalgasıyla senkronizasyon

prole
Saati radyo dalgalarıyla ayarlama özelliği istanbul'da çalışıyor mu?
Saati radyo dalgalarıyla ayarlama özelliği istanbul'da çalışıyor mu?
0
prole
(24.04.24)
bu saatler dcf77 denen bir alman vericisine senkron çalışıyor. istanbul tam sınırda kalıyor. atmosferik şartlar iyiyse sinyal alabilir.

www.ptb.de
0
orpheus
(24.04.24)
Multiband özelliği Türkiye'de çalışmıyor diye biliyorum.
0
ferenc
(24.04.24)
(bkz: atomik saat) Maalesef Türkiye'de çalışmıyor.
0
thracia
(25.04.24)
(3)

Böyle bir yatırım mümkün mü?

dejame
Hiç çalışmaya gerek kalmayan bir yatırım türü.Yatırım fonları gibi birtakım enstrümanları kullanarak uzun vadeli yatırım yapılacak. Kripto, futures gibi fazla volatil işlere girmeden geliri kümülatif artırıp her ay içinden yaşam maliyetim kadar (gıda, faturalar, eğlence) içinden harcayıp, gerekirse
Hiç çalışmaya gerek kalmayan bir yatırım türü.
Yatırım fonları gibi birtakım enstrümanları kullanarak uzun vadeli yatırım yapılacak. Kripto, futures gibi fazla volatil işlere girmeden geliri kümülatif artırıp her ay içinden yaşam maliyetim kadar (gıda, faturalar, eğlence) içinden harcayıp, gerekirse kredili borçlanarak git gide büyüyen bir şekilde hiç çalışmaya gerek kalmadan uzun vadeli yatırım yapılabilir mi?
0
dejame
(24.04.24)
bu dediğinize en yakın sistem aslında temettü yatırımcılığı gibi duruyor.
0
anten
(24.04.24)
Eurobond ile bu yapılabiliyor.
Bir zamanlar ne kadarlık bir yatırım gerektiğini hesaplamıştım.
İhtiyaç duyarsan oturur gene hesaplarım. Anaparan hep Dolar olarak duruyor ve sen bunun dolar bazındaki faiziyle geçiniyorsun.
Tabi o anaparayı yakalayana kadar her ay ilave yapman, alacağın kupon ödemelerine de hiç dokunmadan anaparaya ilave etmen gerekiyor.

Bunu S&P 500 de temettü hisselerine yatırım yaparak da yapman mümkün. Borsa İstanbul'da da temettü emekliliğinin mümkün olduğu iddia ediliyor ama ben katılmıyorum bu görüşe.
0
Mirket
(24.04.24)
yatırdığın rakama ve yıllık harcamana bağlı. 5 milyon usd yatırıp yılda 50.000 usd ile yaşayabiliyorsan tabi mümkün. ama o kadar kapitalin varken uslu durabilmek asıl beceri.
0
orpheus
(24.04.24)
(2)

Philips 55pus 8057 , Toshiba 55UA2263DT 55

dunyatuhaf
Biri 13 biri 25 bin . Bu kadar ne farkı olabilir arkadaşlar .Yakın zamanda alan varsa, 55 inç tv tavsiyesi verebilir mi ?
Biri 13 biri 25 bin .
Bu kadar ne farkı olabilir arkadaşlar .
Yakın zamanda alan varsa,
55 inç tv tavsiyesi verebilir mi ?
0
dunyatuhaf
(19.04.24)
ekran teknolojisinde fark olabilir, olmayabilir de ikisine de led diyor yani oled, crystal vs. özel bir teknolojik fark belirtmemiş. tv gibi cihazları görerek almak lazım.
0
orpheus
(19.04.24)
Toshiba vestel üretimi bir cihaz bende vetsel üretimi jvc var malzeme kalitesi yerlerde sürünüyor. Philips sin son zamanlarda nasıl bilmiyorum ama bende 13 yaş üzeri olanın kalitesi gayet yerinde. Philips üzerinde ışık sensörü var ekran parlaklığını az ışıkta düşürerek enerji tasarufu sağlıyor. Ambilight özelliği alışırsanız bırakmak istemeyeceğiniz bir özellik oluyor ama philipsten başka markada yok.
0
Sir Anthony Hopkins
(19.04.24)
(10)

Arabanızda akü şarj cihazı bulunduruyor musunuz?

sasailic
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
0
sasailic
(19.04.24)
takviye kablosu var sadece. şarj cihazı olsa iyi olur da onun şarjını sürekli takip etmek lazım. lazım olduğunda şarjı bitik olursa bir işe yaramaz.
0
inheritance
(19.04.24)
Ortalama akü ömrü 5 yıl ve bitmeye yakın marş sesinden anlaşılıyor. Biterse de etraftan kablo bulunur gibi geliyor bana. Bunun için şarj cihazı taşımak manasız bence.
0
Piukh
(19.04.24)
Hayır. Kimse bulundurmuyor. Sadece oto elektrikçilerde, araba tamircilerinde var. Normal kullanıcı için gereksiz.
Çok az insan takviye kablosu taşıyor. Bir tahminde bulunsam arabaların %5'inde vardır takviye kablosu. Bence onu da taşımak gereksiz.
Akü bitmeden anlaşılıyor veya bitince bir çözüm bulunuyor. Çok düşünmeyin.
0
michael_knight
(19.04.24)
bizde var, bir sabah araba calismayip etrafta yardim edebilecek kimseyi de bulamayinca almistik. daha sonra bir benzinlikte yine araba calismayinca kullandik ve cok isimize yaradi. pahali bir sey degildi, ydisindayiz 90 euro'ya almistik. bence gayet gerekli bir sey.

yani tam olarak sarj cihazi mi bilmiyorum ama arabayi calistirmak icin aküye baglanan batarya gibi bir sey, ikinci bir arabaya gerek kalmadan arabayi calistiriyorsunuz yani.
0
mamu
(19.04.24)
Bende de yok ama olsa fena olmazdı. Ne olur ne olmaz.
0
prole
(19.04.24)
5 yılda 1 başınıza gelecek iş için cihaz alınmaz. Sonuçta Alaska'nın kırsalında ormanda kulübede yaşamıyorsunuz. Yaşıyor musunuz yoksa?
0
Huan8
(19.04.24)
bulundurmuyorum, yol ortasında 220 volt priz denk gelmeyeceğine göre akü şarj pek işime yaramaz. araç takviye ile çalıştıktan sona elektrik sisteminde-aküde bir arıza yoksa zaten aküyü şarj edecektir.

çekme halatı, akü takviye kablosu ve elektrikli kompresör var.
0
orpheus
(19.04.24)
bir kaç sene önce akü bitince takviye kablosu almıştım yakındaki bir benzinlikten. hala o duruyor, yeter bence.
0
co2s2
(19.04.24)
Takviye kablosu bulunduruyorum, bence yeterli
0
mirty
(19.04.24)
kaç sene evvel BIM in verdiği Polo Smart akü takviye aletini almıştım. 2 kere lazım oldu ikisinde de kurtarmıştı beni.
onun haricinde ışık kaynağı ve powerbank olarakta kullanıyorum.

tavsiye ederim bu tip şeyler öyle bir yerde kalıp bir kere lazım olur onda da işinize yarar.
0
gibicibicis
(19.04.24)
(8)

uzun uçuşlu yurtdışı seyahati öncesi tavsiyeler?

titanic kemancısı
12 saatlik uçuş ile 8 günlük bir seyahat planım var. Hiç bu kadar uzun süre ve uzun uçuşlu gitmemiştim ve şu an biraz araştırma için de dar zamanım var ama halledeceğim, belki burada da tecrübeli olanlar varsa diye sormak istedim. Nokta atışı hayat kurtaran tavsiyeleriniz varsa çok iyi olur. Aklıma
12 saatlik uçuş ile 8 günlük bir seyahat planım var. Hiç bu kadar uzun süre ve uzun uçuşlu gitmemiştim ve şu an biraz araştırma için de dar zamanım var ama halledeceğim, belki burada da tecrübeli olanlar varsa diye sormak istedim. Nokta atışı hayat kurtaran tavsiyeleriniz varsa çok iyi olur. Aklıma ilk gelen uçuş yastığı ve seyahat dikey ütüsü oluyor, otellerde filan oluyormuş ama orada belki bulamam diye fikrinizi almak istedim.
Bavul güvenliğim için ne tavsiye edersiniz ?

Gidilecek ülke: Güney Kore.

Priz dönüştürücü götürmem gerekiyor mu F tipi yazıyor aynı sanırım yine de emin olmak istedim?
0
titanic kemancısı
(19.04.24)
voltaj ve priz tipi bizdekiyle aynı, herhangi bir adaptör gerekmiyor. temiz bir ülke fazla yabancı marka göremezsin ama starbucks ve pizza hut yaygın. yeme-içme fiyatları pahalı. pizza kola 30-40usd tutar.
0
orpheus
(19.04.24)
havalimanina gitmeden bir bakkala, markete ugrayip su, biskuvit, meyve abur cubur alisverisi yap.
0
buenosdias
(19.04.24)
uyurum diyorsanız uçakta, göz bandı kulak tıkacı iyi olabilir.

bavul güvenliğini hangi aşama için soruyorsunuz, bavulla birlikte trenle gidecekseniz bavulu gören bir yerde oturun, kilit takmak da havaalanı görevlilerin açıp alacağı varsa onu engeller. onun dışında otobüste vs yapacak bir şey yok.

ayırt edici büyük bir şey yapıştırabilirsiniz (sticker) ya da ip kuşak bağlayabilirsiniz başkasının benzetip almaması için

geçen sene video vardı, fransada harekt halindeki flixbus otobüsünden bavulları alıyorlardı, yanında koşup
0
jülsezar
(19.04.24)
Ağrı kesici,
Uçağın sesi rahatsız ediyor, kulaklık veya kulak tıkacı.
Korede hava çok değişkendi, ona göre hazırlıklı gidersin.
Bel çantası, omuzdan çapraz as, ben heryeri böyle gezdim.
Kore bana pahalı gelmişti.
1 yıl Kozmetik alışverişi yapmamıştım koreden alırım diye, bir sürü şey aldım hoşuma giden 3-4 tanesi. Çocuk oyuncağı gibi ürünleri, çok bişey bekleme.
Seulde metro yerine minibüsler var, bence metrodan daha kolay-kullanışlı. Kentkart lazım, havaalanında var mı bilmiyorum otobüs için, büfelerden de alabilirsin.
Ben seul’ü google mapsle gezdim, ama belki kendi uygulamaları daha faydalı olur başka yerlere gideceksen.
Ütüyü otelden istersin.
Airtag atabilirsin valize.
0
durgunfoton
(19.04.24)
THY uzun uçuşlarda seyahat seti veriyor uçak içinde. terlik, göz bandı, kulak tıkacı ve yastık.
Uçuştan önce biraz uykusuz kalırsanız daha rahat uyursunuz. Zaten uçuş başlayınca bütün güneşlikleri ve ışıkları kapatıp uçağı karartıyorlar, ben çok zorlanmamıştım uyumakta. Telefonunuza, tabletinize offline izleyebileceğiniz film, dizi vs yükleyin, uyumadığınız saatlerde izlersiniz. olmadı uçağın eğlence sisteminde de filmler falan oluyor ama zevkinize uyar mı bilemem tabi.
telefon için kulaklık unutmayın. uçuş için aklıma gelenler bunlar.
0
mustafakesekci
(19.04.24)
g.kore'ye ineceğiniz yerel saate göre bir uyku planlayın uçakta. silikon tıkaçlar yardımcı olur. uçakta dağıtılacağına güvenmeyin, yanınızda olsun bir iki çift. ucuz bir şey.

ütü ben olsam almam, gereksiz yük. uçuş yastığı, şişenlerden değilse, yine gereksiz yük (hacim)

bavul güvenliğinden ne kastettiğinizi anlamadım ama şöyle diyeyim. bavulun fermuarlarına takacağınız kilitler 1-2 sn içinde kırılıyor ya da kilitle uğraşmayıp bavulu yarıyorlar bir bıçakla. bavulun ceplerine herhangi bir şey koymayın, en kolay ulaşılan yer. bavula illa değerli bir şey koyacaksanız, fermuar açıldığında hemen görünen bir yere değilde, en dibe bir yere koyun. mümkünse bir şeye sarın, ne olduğu hemen anlaşılmasın.

en önemlisi de, çantanızı bavulunuzu gözünüzün önünden ayırmayın.
0
co2s2
(19.04.24)
uzakdoğu seyahatlerinde en önemlisi kabin bagajı güvenliği. bunun için özel hırsızlık çeteleri var.
bizim bir genel müdür, koleksiyon saatlerini ve yüklüce parasını çaldırmıştı. hatta 1 dolarları ayırmışlar onları almamışlardı. düşünün öyle bir rahatlık. o yüzden çok değerli eşyaları sırt çantasına ve koltuğun altına koyabilirsiniz, ya da boşsa yan koltuğunuza vs.
0
artci sarsinti
(19.04.24)
Bu tip uçuşlarda yapılabilecek en güzel şey uyumak. Geçen ay Osaka'ya 9 saat uçtum, uyuyamadığımdan yolculuk bitmek bilmemişti. Tokyo'dan dönüşüm 12 saat sürdü ama uyuduğumdan daha çabuk geçmişti. Uçakta alkollü bişeyler içersen rahat edersin.

Uyumak için uçakta koltukta başımızı yasladığımız yerde baş sabitlemek için bir aparat var sağdan ve soldan onu katlayınca başın düşmeden uyuyabliyorsun (umarım anlatabildim). Bineceğin uçakta bu yoksa yolculuk yastığı iyi olur. Boynun düşmemesi lazım yoksa uyunmuyor. Katar Havayolu uçaklarında bu dediğimden oluyor. THY'yi bilmiyorum.

Telefonuna dizi indirebilirsin, o da zaman geçmesine faydalı oluyor.

Arada bir yürü, uçakta tur at. Bacaklar uyuşuyor. Koridor tarafında oturmanı tavsiye ederim, oturup kalkması kolay olur.

Konfor için göz bandı, kulak tıkacı, battaniye, uçuş çorabı gibi şeyler uçakta verilir.

Bavul güvenliği noktasında yanından ayırmadığın sürece birşey olacağını sanmıyorum.

Ütü konusuna birşey diyemeyeceğim ben ütü gerektiren bir giyecek götürmüyorum. Senin için çok önemliyse yanında götürmen iyi olur.
0
Lethe
(19.04.24)
(7)

Chopper motorlar daha mı güvenli?

veritaslibertas
Aşağıda motor sorusunu görünce aklıma geldi. Motosiklet almaktan hep çekindim ama araba alamayacağım bari bir motor mu alsam diyorum. Chopper'lar diğer modellere göre daha mı güvenli? Kaza olaylarından korktuğum için hiç bulaşmadım şimdiye kadar.
Aşağıda motor sorusunu görünce aklıma geldi. Motosiklet almaktan hep çekindim ama araba alamayacağım bari bir motor mu alsam diyorum.
Chopper'lar diğer modellere göre daha mı güvenli? Kaza olaylarından korktuğum için hiç bulaşmadım şimdiye kadar.
0
veritaslibertas
(16.04.24)
bu konuda akademik bir çalışma var mı bilmiyorum ama varsa da muhtemelen motosikletin tasarımından ziyade kullanıcı profiline göre bir çıkarım yapmıştır diye tahmin ediyorum.

neticede bu da 2 teker, bir asfalt motoruyla ya da enduro ile temel seviyede benzeşiyor fakat ağırlığı, ağırlık merkezi, manevra kabiliyeti, çevikliği, motorunun gücü diğer tiplere nazaran farklı aktarması (güç, tork, devir farklılıkları) gibi birçok faktör ve bu faktörler sebebiyle de kullanım tarzınızı zorunlu olarak etkilemesi sebebiyle “daha güvenli” denebilir bence.

örneğin 100 beygirlik 650cc bir asfalt motoru ile uçup kaçabilirsiniz belki ama 60 beygir fakat 1000cc bir chopper ile aynı çabuklukta hareket edemezsiniz, üretim maksadı aynı değil çünkü. motor sizi amiyane tabirle “apaçilik” yapmaktan alıkoyacağı için daha güvenli sürüşler yapabilirsiniz. işin özü sürücüde bitiyor.

yalnız şu da var; chopper ile tabii ki a noktasından b noktasına gidersiniz fakat şehir içi ulaşım için bir scooter ya da çıplak motor rahatlığında gidemezsiniz. oturuş pozisyonu, hantal oluşu gibi bazı hususlar sebebiyle ben olsam araba alternatifi olarak düşünmezdim. kaliteli bir scooter, doğru ekipman ve eğitim ile chopper’dan daha ucuz, konforlu, çabuk ve muhtemelen güvenli gidersiniz.
0
orient blue
(16.04.24)
motorcu bir arkadaşım chopper kullananların çok daha az kaza yaptığını söylemişti, amaçları hız vb olmadığından olsa gerek.
0
ravenudon
(16.04.24)
motor türünün güvenliğe bir artısı yok. güvenliği etkileyen faktör hız ve sürüş stili. yani bir super sport alıp bunu makul hızlarda sürer ve kontrollü gidersen bence chopperdan daha güvenlidir. çok daha atiktir ve daha kısa mesafede frenleyebilir. ama pratikte bunlara ihtiyaç olmayacak stratejide sürüş yapmak hedef.

yeni başlayacaklar için scooter-maxi scooter göreceli olarak daha güvenli. kafa karıştıracak vites-fren kombinasyonları olmadığı için sürüşe odaklanabilirsin. düşme anında bir chopper vs gibi bacağının altta kalma riski de yok.
0
orpheus
(16.04.24)
Kullanan ile ilgili, cruiser(chopper) motorların çatalın öne açısı geniş olduğundan fren ve viraj kabiliyeti düşüktür. Çatal ne kadar dik inerse viraj, fren kabiliyeti artar spor motorlarda olduğu gibi.
0
mirty
(16.04.24)
yeni başlayacaksanız scooter ile başlamanızı tavsiye ederim. sürüşü kolay, otomatik vites, manevra kabiliyeti iyi. chopperlarda otomatik vites var mı bilmiyorum ama vitesli motor yeni başlayan birini zorlayabilir belki. ben scooterdan sonra vitesli racing motora geçtim, pişmanım. ilk fırsatta satıp dönüş yapacağım.
0
mustafakesekci
(16.04.24)
Kaza yapmaktan korkuyorsan ve İstanbul gibi büyük bir şehrin içinde motor kullanmayı düşünüyorsan, tipten bağımsız olarak hiçbir motora binme bence. Trafikte chopper da scooter da büyük risk altında. Yok bu işe baş koydum, her türlü emniyet ekipmanını kullanırım, bütün eğitimleri de alırım diyorsan, bence endurolar sürüş pozisyonu açısından daha güvenli olabilirler. Polislerin ve motorlu acil durum ekiplerinin çoğu da enduro kullanıyor zaten.
0
kaptan memo
(16.04.24)
chopper motorlar ile aralardan girmek, ani hızlanmak, kayakçılar gibi slalom yapmak gibi şeyler biraz daha zor, manevra kabileyetleri diğer motorlardan daha düşük, boyutu daha uzun, dolayısı ile biraz daha araba gibi kullanılıyor. virajları araba gibi alıyorsunuz, (2.5 metre boy var, daha ufak arabalar var )

orien blue'nun dediği gibi yapısı gereği size o kadar izin vermiyor.

bende sizin gibi düşündüğüm için baya bir bakınmıştım, 35 yaşımda ilk aracımı chopper motorda karar kıldım (hiç araç kullanmamış biri olarak, reflekslerim 20 yaşındaki gibi değil sonuçta), zevkime de uygun oldu, 10 dakika geç gideyim ama manzaranın tadını çıkartayım bunu seviyorum.

araç alternatifi olarak da uygun bence. evet bir scooter gibi aralara giremiyorsunuz, sağın sağı, solun solu gibi yerlere girip gidemiyorsunuz ama çok da problem değil, araba ile 2.5 saatte gidilen yere 1.15 dakika gidiyorum, diğer arkadaşlar 10 dakika/15 dakika önce varıyorlar. onlar daha çok kaza yaparken bende bişi yok.

90 bin km yaptım çoğu şehir içi, (10/15 yıllık motorlarda bile o kadar km yapan pek yok) her gün işe gidip gel şeklinde günlük 68km. bir kazam var, o da karşı taraftan kaynaklı kurtarmaya çalıştım ama olmadı.

kazalar genellikle iki tarafında hatalı davranması nedeni ile oluyor. siz dikkatli (üstüruplu) olursanız karşı tarafın hatasını tolere edebilirsiniz.

ilk bir kaç ay bütün herkes hata yapıyor gibi geliyor herkes hatalı bir tek sen doğrusun gibi ama öyle değil, biraz acemilikten biraz heyecandan öyle geliyor zamanla alışılıyor.

güvenli sürüş teknikleri var, güvenlik balonu diye tabir edilen şeyler var, biraz paranızı bu tür şeylere de ayırırsanız kafanız daha rahat oluyor. ben eğitim almadım ama alan arkadaşlardan öğrendiğim şeyleri kullanıyorum.

o sıkıntılarda genelde araç kullanan apaçiler nedeni ile oluyor. size nerede ise dokunacak kadar yakından sollamak vs gibi.

bu arada yine güvenli bir chopper almak isterseniz iyi paralar. çin malı çok güzel görünen ama yolu tutmayan dur desen duramayan, bas desen basamayan, yokuşa 90 la girip ortasında 70'e düştüğünüz bir motor alırsanız riskiniz çok artıyor, hangi tür motor olursa olsun. zira arkadan gelen araç sizin motorun çekmediğini hesaplayamıyor bi bakıyorsun 150 metre gerideki araç dibinize kadar gelmiş, adamında bir suçu yok.

mealen iyi bir chopper alın alacaksınız.

genelde yüksek cc başlanmaz ama ben 150cc regal raptor'dan (1 sene sonrasında) 1300cc yamaha midnight star'a geçtim, hep şehir içi işe git gel için kullandığımdan dolayı da zorlanmadım sonuçta şehir içi trafiği belli gidebileceğin hız belli o kurallara uyulduğunda pek problem yok, emniyet şeridinden gidiyorsun diye 150 km ile gitmek zorunda değilsin, tabelada ne yazıyorsa o hızla git hatta daha yavaş git, tüm araçlar solda 2 km hızla giderken sen 15km hızla gittiğinde zaten herkesi sollamış oluyorsun, o araçlarda bekleyenlerden daha çabuk varacaksın.

birde şu var, şehir içinde çok hızlı kullanmak ile normal kullanmak arasında zamansal olarak elde edilen kar alınan riske göre çok düşük.

örn: 60 km limitli yerde 120 ile gidince zaman yarıya düşmüyor en fazla 15 dakika fark ediyor zira yol dümdüz değil, virajlar var, ışıklar var, tümsekler var var oğlu var. ancak alınan risk 2 katına çıkıyor, hiç mantıklı gelmiyor bana bu. o hıza çıkmak için daha fazla benzin yakıyorsun, durmak için daha fazla balata ve diskinden yiyorsun sonra yine ışıkta 30 saniye bekliyorsun ee iki ışık arasını 1 dakikada gitsen ne olur 35 saniyede gitsen ne olur yine bekliyorsun yine bekliyorsun.
0
selam
(16.04.24)
(3)

Hangi Motor?

skbn
ne istediğine bağlı biraz evet.peki başka? kai-zen(git: https://musattimotor.com/arac-detay/kai-zen/2)milanio s400(git: https://musattimotor.com/arac-detay/milanio-s/6)
ne istediğine bağlı biraz evet.
peki başka?

kai-zen

(git: musattimotor.com)

milanio s400

(git: musattimotor.com)
0
skbn
(16.04.24)
Sıvı soğutma nedir? yağ mı su mu?

kullanım amacı nedir?

kaç kişi binilecek?

binecek olanın beklentisi ne?

parça ve teknik servis var mı?

vs vs vs uzar. ben bu paraya musatti almam. pilder bile iyi bir seçenek ama yamahacıyım.
0
baldan kaymak
(16.04.24)
chooper satan bir yerden motor almazdım.
0
orpheus
(16.04.24)
15 yıllık motosiklet binicisi olarak japondan şaşmamanı öneririm.
0
mirty
(16.04.24)
(7)

Cok düşük yağ oranı fakat göbekli bir vücut

sabor
36 yas 178 - 70kgyim. Averaj kilom 77 cikiyor kas kutlesi ile almak icin spora basladim fakat kafami kurcalayan bir sorunum var. Ölçüm yaptirdigimda yag oranim kritik seviyenin altinda cikiyor. Vucudumda %8 yag 5kilograma tekabul ediyor ve averajima gore 14 ve alti dusuk sayiliyor. Uzun yillardir al
36 yas 178 - 70kgyim. Averaj kilom 77 cikiyor kas kutlesi ile almak icin spora basladim fakat kafami kurcalayan bir sorunum var. Ölçüm yaptirdigimda yag oranim kritik seviyenin altinda cikiyor. Vucudumda %8 yag 5kilograma tekabul ediyor ve averajima gore 14 ve alti dusuk sayiliyor. Uzun yillardir alkol aliyorum buna bagli olabilecegini dusunuyorum fakat spora baslayip alkolu biraktim simdi kafami kurcalayan kisim ise beslenme tarafi. Gobegimi eritmek icin yag yakmaya calissam zaten yag oranim cok dusuk ote yandan kilom olmasi gerekenden epey asagida. Diger yandan kilo alayim kas kutlesi kazanayim desem bu sefer proteine mi yuklenmek mantikli yoksa karbonhidrata mi? Acmaz bi durumda kaldim, gorustugum bir diyetisyen de dogru duzgun birsey diyemedi malesef. Bu durumda tecrubesi olan var mi?
0
sabor
(07.04.24)
anahtar kelime (bkz: skinny fat)
0
orpheus
(07.04.24)
öncelikle, ölçümü bir biyoelektrik empedans ile yaptırdıysanız yüzde yüz doğru sonucu alamazsınız. bu aletler, çalışma mantığından ötürü birkaç gün sonra bile farklı sonuçlar verebilir. ancak sorunu anladım, ince sayılabilecek bir vücut olmasına rağmen göbeğiniz var. karın bölgenizdeki şişlik tam olarak göbek de olmayabilir. alkol tüketiminden ötürü karaciğer fonksiyon bozuklukları da karın bölgesinde şişlik yapar. önce bir kan testi vermenizi ve doktorunuzun önerilerini dinlemenizi tavsiye ederim.

onun dışında genel kabul görmüş bilgiler ışığında alkolü tamamen bırakarak düzenli egzersiz yapmanızın şart olduğunu hatırlatırım. ödem yapan basit şekerli gıdalar yemeyin, fast food tüketmemeye çalışın. karbonhidratı abartmayın, bol yeşilik yeyin ve protein içerikli gıdalara yönelin. karaciğer sağlığı için enginar suyu tavsiye ederim, sabah aç karnına tükeyin. ayrıca günde 2 kupa karahindiba çayı öneririm. en önemlisi rutininizi asla bozmayın. taşı delen şiddeti değil, sürekliliğidir.
0
motosiklet burclu adam
(07.04.24)
%8 diye ölçüm yapan makineyi, bunu ölçen kişinin kafasına atarak işe başlayabilirsin.
Yanlış ölçüm diyeceğim de 'Yanlış' kelimesi bu konuyu açıklayabilmek için cüce kalır.

Makineyle falan uğraşma. Otur evde kendin hesapla.
vucut-yag-orani.hesaplama.net

İkinci olarak, söylenmiş zaten, Skinny fat konusunu araştır. Beslenme alışkanlığını değiştir. Fast foodu bırak. Çok fazla kalori alımın yok ama makroların düzensiz.
0
Mirket
(07.04.24)
makine bozuk. zaten o makineler genelde doğru ölçmez. sizinki hepten dandikmiş. yüzde 8 olması imkansız. yüzde 8 atletlerin müsabaka öncesi en fit halleri falan. senin yüzde 20den az oldugunu sanmıyorum. yeni spora başlamış, uzun süre alkol alan göbekli birisi yüzden 20den az değildir. sporunu yap geç, makineyi ciddiye alma.
0
benarrivo
(07.04.24)
Makine hatalı. 178'e 70 kilo çok düşük, şöyle bir 2 yıl clean bulk lazım...
0
duguit
(07.04.24)
Tesekkur ederim. Seker hic tuketmiyorum sifir diyebilirim, tek zaafim alkol onu da hallediyorum. Kan tahlillerimi yaptirdim trigliserid biraz yuksek cikti ama diyetisyenim egzersiz, bol su ve sebze ile dusecegini cok asiri yuksek olmadigini belirtti. Geriye tek ihtimalim kaliyor alkole bagli olarak ya karacigerimde yaglanma ya da cihazin normal degerinden oldukca dusuk gostermesi.
0
🌸sabor
(07.04.24)
ölçüm hatalı kesinlikle. aynı vücut tipinde 13-14 oranla benim göbeğim yoktu. tabi spor yapıyordum ben de.
0
paintov
(07.04.24)
(1)

Fotoğraf makinesi

sumuklurakun
İkinci el fotoğraf makinesi alacağım ve ilk kez fotoğraf makinesi alacağım/kullanacağım. Almaya gittiğimde sensörde/lenste toz/sorun var mı nasıl kontrol edeceğim?Başka neyi kontrol etmem gerekir?
İkinci el fotoğraf makinesi alacağım ve ilk kez fotoğraf makinesi alacağım/kullanacağım. Almaya gittiğimde sensörde/lenste toz/sorun var mı nasıl kontrol edeceğim?
Başka neyi kontrol etmem gerekir?
0
sumuklurakun
(06.04.24)
değişik shutter hızları ve diyafram açıklıkları ile test fotoğrafları çek. varsa video modunda deneme yap. vakit varsa video modunda en yüksek çözünürülükte 4-5 dakika aralıksız çekim yap. bazı makinalarda sensor çok ısınıyor kapanıyor vs.

objektif kapalıyken kısık diyafram 4-5 saniyelik bir çekim yap sensörde ölü pixel var mı bak. varsa parlak kırmızı ya da yeşik-mavi nokta olur.

pilinin ne kadar gittiğini pek ölçme şansın yok gerekirse yenilersin. marka modeline göre shutter sayısına nereden bakılacağını gitmeden öğren. makinanın altında vidalarda tornavida izi var mı içi açılmış mı bakabilirsin.
0
orpheus
(07.04.24)
(2)

3 boyutlu yazici ve uretim Hk

va
Arkadaslar bir dostum bu ise girmek istiyormus.Ben cok bakmadim ancak arkadas iyice arastirdim, makineleri aliyorum dedi. Sanayiye yonelik de uretim yapiliyor ve cizimler konususunda senden destek alabilirim dedi. Ancak benim kafama sanki cok yatmadi, yani bu imalatlari cok hizli yapan mukemmel tezg
Arkadaslar bir dostum bu ise girmek istiyormus.

Ben cok bakmadim ancak arkadas iyice arastirdim, makineleri aliyorum dedi. Sanayiye yonelik de uretim yapiliyor ve cizimler konususunda senden destek alabilirim dedi. Ancak benim kafama sanki cok yatmadi, yani bu imalatlari cok hizli yapan mukemmel tezgahlar makineler var neticede?

Goruslerinizi merak ediyorum, sevdigim bir arkadasim, yol yakinken dondurelim ya da yardirsin.
0
va
(06.04.24)
itü magnet tridi oluşumunu az çok biliyorum. kendi ellerinden de üretim yapabiliyorlar, farklı çözüm olanakları sunarak şirketlere de yapabiliyorlar. olay sadece hizmet ve çözüm bulunacak fikir, sektörleri bulabilmek.
0
evimin paspasi
(06.04.24)
çok büyük rekabet olan bir pazar. iyi mjf makinalar 200-300 bin euro civarı. kime ne basmayı ne şekilde pazarlamayı ve sipariş almayı hedefliyor bunu iyi düşünsün. 2-3 tane fdm makina alıp masaya koyunca iş bitmiyor.
0
orpheus
(06.04.24)
(5)

ağırlık/tekrar farkı

kibritsuyu
google'da aratınca upuzun yazılar çıkıyor. ben basitçe mantığını öğrenmek istiyorum.10 kiloluk dambılı 20 kere kaldırmakla, 20 kiloluk dambılı 10 kere kaldırmak arasındaki farkı bana kısaca açıklayabilir misiniz? ilkinde şunu yakarsın bunu kazanırsın, ikincide bunu yakarsın şuran gelişir, ya da ikis
google'da aratınca upuzun yazılar çıkıyor. ben basitçe mantığını öğrenmek istiyorum.

10 kiloluk dambılı 20 kere kaldırmakla, 20 kiloluk dambılı 10 kere kaldırmak arasındaki farkı bana kısaca açıklayabilir misiniz? ilkinde şunu yakarsın bunu kazanırsın, ikincide bunu yakarsın şuran gelişir, ya da ikisi de aynı, hiç farkı yok gibi basit bir açıklama bekliyorum.

ya da bir yüzücü olarak kendime uyarlayayım. tempolu şekilde 1600 metre yüzmek ile, hayvan gibi depar ata ata 400 metre yüzmek arasındaki fark bana ne olur?
0
kibritsuyu
(05.04.24)
temelde kuvvet ve hacim antremanı gibi yazdıklarını göreceksin ama yapılan çalışmalara göre kas gelişimi açısından pratikte arada devasa bir fark yok.

asıl farklar bence şunlar:

- tekrar sayısı çok arttığında erken yoruluyorsun ve sıkıcı hale geliyor.
- tekrar sayısı az olunca ağırlık miktarı çok artıyorsa bu sakatlık riski ve eklemlerine gerekesiz yük oluşturuyor.

bunun dışında da aslında bir sürü şey var. mesela 20 kilo dambılı formu bozmadan yapabiliyor musun yoksa fark etmeden belden destek alarak savuruyor musun ?

temelde hepsindeki amaç kasları tükenişe kadar götürüp kalan enerji ile bir miktar daha devam edebilmek. yoksa 1 kg ile 200 tekrar yapmanın bir esprisi yok. ama inan o bile sıfır etki değil, 1kgx200 tekrarla bile bir miktar kas kazanabilirsin.
0
orpheus
(05.04.24)
1-6 kuvvet
8-12 buyume
15+ dayaniklilik olarak gecer her yerde eger teorik bilgiyi soruyorsan.

ilk ikisini yapmis biri olarak asagi yukari dogru diyebilirim ama hic yuksek tekrar yapmadim.
0
bay b
(05.04.24)
Çok kabaca ve çok özetle Kas kütlesi kazanmak için kaslardaki mikroliflerde yırtılma ve yeniden onarım süreçlerinin görülmesi gerekiyor.

1- Çok ağırlıkla az tekrar yaparak kaslar üzerindeki şok miktarını artırıp yırtılma oranını sağlıklı ve yoğun bir seviyede tutuyorsunuz. Haliyle kaslardaki yeni mikrolif oluşumu daha yoğun oluyor.

2- Az ağırlıkla çok tekrar yaparak yırtılma oranını düşük tutup kas gelişimi sürecini yavaşlatıyorsunuz. Düşük yoğunlukta yapım-yıkım süreçleri kaslarınızın artıp azalmadığı bir denge noktasında kalıyor, formunuzu koruyorsunuz.
0
akhenaten
(05.04.24)
Yüzücüysen zaten konuya vakıf olman lazım.

Ben atletizmden örnek vereyim. 100 merte koşucusuna maraton ya da maraton koşucusuna 100 merte koşturamazsın. Birinde kaslar, patlayıcı güce diğerinde zamana yayılmış güce göre gelişmiştir.

Kısa mesafe yüzücüsüysen çok ağırlık ile az tekrar, NYAD gibi Küba'dan Amerika'ya yüzecek isen az ağırlıkla çok tekrar yapman uygun olur.

Bu arada NYAD filmini şiddetle tavsiye ederim.
0
Mirket
(05.04.24)
bence bunu en iyi açıklayan örnek arabalardaki turbo modu. nasıl fazla hızlı gidersen turbo devreye giriyor ve fazla yakıt harcıyor. bunun gibi. fazla agırlık olmayınca bu yakma moduna girmiyor.

ama senin vucudun için 10 kilo da o eşiği geçiyorsa çok farkı yoktur diye düşünüyorum.

buna benzer örnek te deli gibi koşmaları, oksijen yakma kapasitesi var, bu da ne kadar koşarsan koş daha fazlasının bir faydası olmayacak.

biz meslektaşız kendi spor deneyimime istinaden yazıyorum.
0
liberal
(05.04.24)
(4)

döviz bürosuna iban ile tl atıp döviz alabiliyor muyuz?

ilgeru
muhtemelen yapabiliyoruzdur ama güvenli mi yasal bir dayanağı var mı bunun onu merak ediyorum. teşekkürler.
muhtemelen yapabiliyoruzdur ama güvenli mi yasal bir dayanağı var mı bunun onu merak ediyorum. teşekkürler.
0
ilgeru
(05.04.24)
bunu istemiyorlar, yapan vardır belki ama çogu kabul etmiyor.
0
liberal
(05.04.24)
büro için gereksiz bir risk, tanıdık değilsen veya miktar büyük değilse uğraşmazlar.
0
orpheus
(05.04.24)
yasal bir sıkıntı olmaz. parayı atarken açıklamasını düzgün yazarsanız problem olmaz
0
paintov
(05.04.24)
Hakan döviz yapıyor.
0
Mcfly
(05.04.24)
(12)

Arkadaşlarınızı Arabanızla Eve Bırakıyor Musunuz?

french lover
Diyelim ki sizin aracınızla birlikte topluca bir etkinliğe gittiniz. Etkinlik sonlandığında arkadaşlarınızı tek tek eve bırakıyor musunuz?
Diyelim ki sizin aracınızla birlikte topluca bir etkinliğe gittiniz. Etkinlik sonlandığında arkadaşlarınızı tek tek eve bırakıyor musunuz?
0
french lover
(02.04.24)
Ben bırakırım evlerine. Hatta evlerine girdiklerine de emin olmadan oradan ayrılmam.
0
rock n roll
(02.04.24)
Beni bırakıyorlardı ama yol üstünde.
0
Kahvedesu
(02.04.24)
kendi aracımla milleti toplayıp gittiysek, dönüşte bırakırım. onun haricinde de buluştuğumuzda güzergah üstü-civarı arkadaşlarımı da yol üstü atar giderim. çok alakasız ters yöndeki arkadaşlara da metroya kadar vs teklif ederim. ama çok zıt-ters yöndekileri götürmedim pek gece yarısı değilse acil bişey yoksa, kendileri de istemez öyle bir çevrem de yok zaten.
0
avatar is back
(02.04.24)
Arabam yokken cok birakildim, ben de birakirim mutlaka.
0
hrskrs
(02.04.24)
bırakırdım. şimdi hiç biri yok. hayat.
0
false pretension
(02.04.24)
yol üstündekileri ve yakındakileri bırakırım ama aşırı yol değiştirmem hele trafikse falan girmem ana arterde bırakabilmek iyidir ist için bence seçici olunabilir.
0
ala09
(02.04.24)
bırakıyorum çoook uzak değilse.
0
jelly bear
(02.04.24)
Bırakıyorlar beni sağ olsunlar :)
0
sevilen progressive türkücü
(02.04.24)
Bırakılıyorum / bırakıyorum. Bazen evin önüne kadar bazen ~5dk yürüme mesafesinde, devamında gidilecek yola bağlı.
0
akhenaten
(03.04.24)
kız arkadaşlarımı beylikdüzünde otururken karşıya geçip bırakıyorum.
0
eja
(03.04.24)
ne kadar yakın olduğuma bağlı. sevdiğim insansa bırakırım. değilse metrobus-marmaray vs. en pratik ulaşıma bırakırım.
0
orpheus
(03.04.24)
yol üzeri herkesi bırakırım. sevdiğim arkadaşlarım için kendi yolumdan da saparım : )
0
co2s2
(03.04.24)
(6)

hiç kediye köpeğe insana motora çarptınız mı?

alt4y
araç sürücülerini merak ediyorum. bilerek bilmeyerek;kedi, kuş ya da köpek ezdiniz mi?ya da bir insana ve ya motorcuya çarpıp düşürdünüz mü?
araç sürücülerini merak ediyorum. bilerek bilmeyerek;

kedi, kuş ya da köpek ezdiniz mi?ya da bir insana ve ya motorcuya çarpıp düşürdünüz mü?
0
alt4y
(02.04.24)
Çarpmadım. Ama mahallede kedi katledip duruyorlar. Ara sokaklardan yavaş geçin!
0
prole
(02.04.24)
Ben bir kere 50km/s hızla sol önden köpeğe çarpmıştım gece gece köy yolunda.

Sağ çaprazdan koşa koşa geliyordu. Geç fark ettim zaten gece olduğu için. Dedim ki bana ulaşınca yanımda koşmaya ve havlamaya devam eder herhalde. Yine sağımda kalır yani. Genelde öyle yapıyorlar.

Fakat bu arkadaş önümden soluma atlamaya çalıştı birden. Sol ön tampona çarptı. Tarlaya uçtu. Frenledim baktım kalktı geri geliyor koştur koştur. Dedim tamam bişey olmamış herhalde şimdi insem ısıracak, bastım gittim.

Sağda biri tarlaya ev yapmıştı. Baya ıssızdı oralar. Onun köpeğiydi büyük ihtimalle. Neden bağlamamışlarsa.. Kırık çıkık varsa da ilgilenmişlerdir herhalde.

Bir daha da köpek görünce direkt yavaşlıyorum ne yapacakları belli olmuyor demek ki.
0
ananiyimioguz
(02.04.24)
Canlıya çarpmadım. Yan aynaları çöp kutularına sık sürterim yalnız.
0
gece abisi
(02.04.24)
birbirini kovalayan kedilerden biri aracın altından çıkıp motorun ön tekerine çarpmıştı ama üstünden geçmedim. bir defa da ara sokakta gene arabanın altından fırladı ucu ucuna çok sert frenle durabildim. ikisinde de hızım düşüktü.

motorla giderken minibüs caddesinde önüme dengesini kaybedip kaldırımdan bir kız düştü çarpmadım.
0
orpheus
(02.04.24)
çok yavaş bir şekilde geri geri giderken , birden çıkan birine çarptım. yere bile düşmedi. sadece sendeledi. adam gerçek anlamda körmüş, elinde bastonu falan da vardı. indim, "özür diledim, görmedim" dedim, "ben de görmedim" dedi, güldük birlikte.
0
co2s2
(02.04.24)
Bir kere dag yolunda kopege arabanın köşesiyle çarptım, hayvan ormana kaçtığı için bulamadım.

Motosikletle giderken güvercine çarptım, öldü.

Bir seferinde de yavaş akan trafikte araçların arasından geçen yayanın topuğuna lastikle basmak suretiyle ayakkabısını ayağından çıkartmıştım, adamın ayakkabısı cikinca o da anlamamıştı ne olduğunu.
0
mirty
(02.04.24)
(3)

cnc router kullanımı hakkında bilgi sahibi olan var mı?

istististist
hobi tipi bir cnc router almayı düşünüyorum. cnc router kullanımıyla ilgili biraz gözümü korkuttular. bilgisayar ile çizim dosyası doğrultusunda kesim işlemi yapmak dışında sanırım tecrübeli operatörlük gerektiren durumlar varmış. bıçak kesimi, bıçak ayarı, bıçak seçimi vs gibi şeylerden bahsediyorl
hobi tipi bir cnc router almayı düşünüyorum.

cnc router kullanımıyla ilgili biraz gözümü korkuttular.

bilgisayar ile çizim dosyası doğrultusunda kesim işlemi yapmak dışında sanırım tecrübeli operatörlük gerektiren durumlar varmış.

bıçak kesimi, bıçak ayarı, bıçak seçimi vs gibi şeylerden bahsediyorlar.

göz korkutacak kadar zorlu bir durum söz konusu mu?
0
istististist
(30.03.24)
3d printer gibi çiz bas bir alet değil. z ekseni sıfırlaması, materyale göre işleme hızı ve freze seçimi gibi önemli detaylar var. yoksa anında ucu kırar, malzemeyi söker atar hatta spindle bozabilir vs. ama öğrenilmeyecek bir iş de değil. sadece adım adım temkinli gitmek ve başlangıçta biraz destek almak lazım.

ilk adımda z ekseninde yüksekliği olmayan pleksiglas gibi malzeme ile yüzey kazıma-işleme yapın. sonra ahşap gibi yumuşak malzeme ile deneme yaparsınız.

aluminyum veya çelik işlemek için zaten hobi router yetersiz kalır.
0
orpheus
(31.03.24)
+1 orpheus her dediğine.

"adım adım temkinli gitmek" en önemli tarafı. mesela 5 mm derinliğinde bir A harfini, nasıl bir bıçak, kaç seferde üzerinden geçerek kazıyacak gibi.
mesela; meşe ağacına bir anda 5 mm gir 3 sn de hızlıca a harfi yap dersen büyük ihtimal kaza olur. hobicisin -ki ben de- güvenli denemeler yap. en güvenli olandan daha güvenlisi ile iş yap. (5 dakika normalse 8 dakika, 3 tur yerine 5 tur gibi)
0
dorian greyfurt
(31.03.24)
değil tabi ki. tekrar yaptıkça alışırsınız. zaten ahşap işleyeceksiniz muhtemelen kesici uç metal olduğundan hiçbir koşulda riskli durum oluşmaz :)
0
enteg
(31.03.24)
(12)

diş fırçayı nerde saklamalı

ShadowOfMoon
klozetten dolayı banyoda saklamyın deniliyor. kapak kapalı sifon çekilse belki azalıyor ama lavabodan dolayı yine mikroplar bulaşabilir deniyor.ıslaklık varsa sudan geçer vs diyen var.eve birisi gelince onun tükürüğüvs gerginliği olur diye poşet vs kapatanlar da var ayrıca.Yatak odasında saklayan va
klozetten dolayı banyoda saklamyın deniliyor. kapak kapalı sifon çekilse belki azalıyor ama lavabodan dolayı yine mikroplar bulaşabilir deniyor.

ıslaklık varsa sudan geçer vs diyen var.

eve birisi gelince onun tükürüğüvs gerginliği olur diye poşet vs kapatanlar da var ayrıca.

Yatak odasında saklayan var mı mesela?

elektrikli mi nortmal mi

banyo dolabım yok
0
ShadowOfMoon
(29.03.24)
youtu.be

hocam kullandıktan sonra odamda güneş vuran bir yere koyuyorum ıslak kalmasın diye, plastik kabı var kuruyunca çekmeceye atıyorum
0
grimavi
(29.03.24)
Bu kadar obsesyona gerek var mı?

Benimki banyo evyesi üzerindeki bardakta duruyor. Açıkta.
0
Mirket
(29.03.24)
35 yildir acikta duruyor henuz dis fircasindan mikrop kapip hasta olmadim dolayisiyla devam
0
instant crush
(29.03.24)
gayet basit, diş fırçası kutusunda tutuyorum. insan o kadar hassas bir canlı olsa bu yaşa gelemezdik
0
orpheus
(29.03.24)
kutusu var alın bi tane
0
baldan kaymak
(29.03.24)
bu kadar ince düşünmeye gerek yok bence. yıllardır banyoda duruyor. ama fırçanın ucunu kapatan plastik kap kullanıyorum.
0
exlibris
(29.03.24)
Hocam ben daha bu yuzden hastalik vs yasayan gormedim de duymadim da. Abarti. Lavabo kenarinda dursun bi sey olmaz.
0
nic cage
(29.03.24)
Böyle aşırı düşüncelere gerek yok.
Yeter derecede mikropta lazım "sağlık için"
0
diyecevaplandı
(29.03.24)
Burada gayet güzel test ediliyor
www.youtube.com

Ama iş buna gelene kadar sifonu çektiğinizde soluduğunuz hava daha çok bakteri almanıza sebep olabilir ya da banyo yaparken kafanızdan aşağı akan su, burun ve ağzınıza girmesi.

merdiven parmaklıkları, size sipariş getiren kuryenin en son eliyle ne yaptığı gibi bir çok spesifik senaryo da var :D

o yüzden çok takılmayın. o bakterilere de vücudun ihtiyacı var
0
janavarorion
(29.03.24)
bi milyoncuda kapaklı diş fırçası kapları var onlardan al
0
nahtoderfahrung
(29.03.24)
Yatak odamda benim. Hem elektrikli olan hem de normal. Bir kere koydum ve yatak odasından bir daha başka yere koymadım. Aşırı hijyen düşündüğümden değil.
0
sevilen progressive türkücü
(29.03.24)
Diş fırçası kapağı kutusu falan sakıncalı. Fırçanın kurumasını engeller onlar. Fırça hep ıslak kalırsa bakteri ürer fırçada.
0
Tina
(30.03.24)
(4)

French Press mi Moka pot mu?

remixtherobot
Gerçekten aralarındaki farkı bilmediğim için soruyorum hangisi daha iyidir?
Gerçekten aralarındaki farkı bilmediğim için soruyorum hangisi daha iyidir?
0
remixtherobot
(29.03.24)
espresso shot seversen (veya americano vs.) -> moka pot

bol bol filtre kahve içeyim dersen hiiç french press alma, v60 veya chemex al. (bkz: pour over) demleme yöntemi.

french press herkesin ilk tercihi oluyor (en bilinen nedense o) ama hem düzgün tat vermiyor, hem boyutunu uygun çektirmezsen kahve taneciklerini de içiyorsun, hem kağıt filtre kadar duru bir kahve olmuyor.
0
nhk ni youkosu
(29.03.24)
youkosu +1

Ayrıca moka potu alüminyum almayın, suya zararlı madde salıyor. En iyisi döküm, olmadı çelik.
0
inawen
(29.03.24)
pratiklik olarak french press, sıcak su bulduğun her yerde kullanabilirsin.
0
orpheus
(29.03.24)
Moka potu celik olandan al derim.
0
chezsoi
(30.03.24)
(7)

Soba Zehirlenmesi - Karbonmonoksit dedektörü

michael_knight
Sobalı bir evde birkaç gece kalmamız ihtimali var. 1 yaşın altında bebeğimiz var.Eşim de ben de soba zehirlenmesinden korkuyoruz, sobalı evde hiç yaşamadık.Karbonmonoksit dedektörü alırsam soba zehirlenmesinden %100 korunmuş oluyor muyuz?Linkteki 600 TL'lik ürün bu iş için yeterli mi?https://www.hep
Sobalı bir evde birkaç gece kalmamız ihtimali var. 1 yaşın altında bebeğimiz var.
Eşim de ben de soba zehirlenmesinden korkuyoruz, sobalı evde hiç yaşamadık.

Karbonmonoksit dedektörü alırsam soba zehirlenmesinden %100 korunmuş oluyor muyuz?
Linkteki 600 TL'lik ürün bu iş için yeterli mi?
www.hepsiburada.com

Önerebileceğiniz başka bir çözüm olur mu?
0
michael_knight
(29.03.24)
50 sene öncesine kadar her evde soba vardı ve karbonmonoksit zehirlenmesi binde, onbinde bir olan bir şey.
Zaten bunun olması için de ya lodos olacak ya da biri gelip bacayı tıkayacak.
Gece soba yakmalık hava mı kaldı abi, akşamdan sonra yeni kömür yüklemesi yapmazsın olur biter.
0
Mirket
(29.03.24)
@mirket bayram tatilinde bir kamp alanındaki "oba çadırı" veya ahşap karavan gibi bir konaklama seçeneğine bakıyoruz.
O yüzden hem soba tesisatının düzgünlüğüne güvenemedim hem de yakmazsak çok üşürüz diye düşündüm.
0
🌸michael_knight
(29.03.24)
Karbonmonoksit yarı yanma ürünü. Bacadan geri beslenme, havasız ortam, tam söndürülmemiş yakacak, kurum ile vs. tıkalı boru olmadığı sürece düşük ihtimal +1

Hepsiburada'daki random bir satıcının sattığı random bir ürüne güvenmezdim. +1

Uygun ve bakımı yapılmış bir dedektör elbette işinizi görebilir. Bireysel olarak hiç almadığım için marka fikrim yok. Başka çözüm de yok pek. Havalandırma sistemi de kuramayacaksınız çünkü. Eskiden madenlerde küçük kuşları bulunduruyorlarmış yanlarında, gazdan zehirlenmede onlar bayılınca tahliye yoluna geçiyorlarmış tabii bu da uyanık olmayı gerektiriyor :)
0
nawar
(29.03.24)
Abi ben kendi evime aldım iki kata da sebebi de şömine olması.
O dönem çok araştırdım ve çok fazla çin işi, hiçbir testi olmayan ve sadece amazonda bulunan firmalar var.

Bu sebepten araştırıp merkezi hollanda'da olan smartwares ürünü aldım.

O yüzden Türkiye'de alacaksan en azından nerede üretildiği belli olan, testi olan, firmasının yeri belli olan bir şey al.

Misal baktim ve ben alsam hepsiburadada olanlardan;
Fireangel
Eds
Itek
3mk

Bunlar arkasında firma olan ürünler. Senin attığın bildiğin Aliexpress ürünü.
0
logisticsmanager
(29.03.24)
gece uyumadan önce sobayı güzelce söndürün yeterli.
0
orpheus
(29.03.24)
Yanarken kömür ilave etmeyin derler ,
sadece odun yakmak da olabilir .
0
dunyatuhaf
(31.03.24)
Çok teşekkürler cevaplarınız için.
Bebeği yanımıza almamaya karar verdik.
Öyle olunca da bungalow'da kalmak gereksiz pahalı göründü gözümüze zaten sobadan korkuyorduk. Çadırda kalmaya karar verdik.
0
🌸michael_knight
(01.04.24)
(9)

dolar ne olur?

zalbarath
yerel seçimlerden sonra gidişatı nolur? hemen yükselmeye başlar mı?
yerel seçimlerden sonra gidişatı nolur? hemen yükselmeye başlar mı?
0
zalbarath
(29.03.24)
Ani yükselişler beklenmiyor. Seçim öncesi yapılan yüksek faiz artışı USD'ye talebi kesti şu an bankalar mevduata %60 faiz veriyor usd'nin cazibesi yok
0
doharkoman
(29.03.24)
Seçimlerden sonra ilk hafta düşeceğini düşünüyorum.

Ben hiç ekonomi bilmeyen halimle diyorum ki; "Seçimlere kadar yapacağımız işi bekletelim, dolar alalım, para kenarda dursun" diye düşünen milyonlarca dolar sahibi seçimler bitince o dolarları bozdurup ne iş yapacaksa o işi yapmaya başlayacak.
Normalde parasını faize, borsaya yatıran ama "seçime kadar dolarda duralım, garanti olsun" diyenleri de ekleyince bahsettiğim hacim çok büyük.
Bu sebeple de dolar seçimden sonraki 8-10 gün düşecek diye düşünüyorum.
0
michael_knight
(29.03.24)
yükselir.
0
gabe h coud
(29.03.24)
Bu tamamen yabancı yatırımcının gelmesine , ihracat ve turizme bağlı bana göre. evet seçim öncesi faizlerin yükseltilmesi USD talebini kesme amaçlı yapılan bir hamle olsada, merkez bankasının rezeverleri bildiğimiz gibi ekside.

Sadece faiz yükseltmek taleb azaltılabilir ancak. Mevcut kurdan ihraçatcının şikayetçı olduğu hatta üretim yapan bazı firmaların kurdan dolayı fabrikalarını yurdişına taşıdığını biliyoruz.

Şimdi normal şartlarda ekonomi yönetimi yüksek faiz istemiyor, bunu biliyoruz ancak buna mevbur kalındı

Bana göre kkm denen ayak bağı olmasaydı , seçim sonrası için hem yabancı yatırımcının önünü açmak , hemde ihracatın artması için kesinlikle kur serbest bırakılırdı.

Şu an kurun kaderini belirleyek esas konu kkm bana göre, kkm ye kitili kalanlar bıkıp , kendiliğinden tl ye geçene kadar mümkün olduğu yere kadar kontrüllü kur rejimine devam edecekler.

Hatta seçim sonrası daha fazla rezerv satıp, kur döşüyor dahada düşecek algısı oluşturarak ,seçim öncesi pozisyon almış küçük yatırımcı ve kkm'cilere karşı küçük bir hamlede gelebilir.

Özetle , doların kaderini önce psikoloji ve algı yönetimi sonrada gerçekler belirleyecek.

Güncelleme : Bu arada haber akışları da çok önemli ,bugün Dünya Bankası'ndan 1.5 milyar dolarlık kaynak aldık haberi servis edildi. Bu gibi haberleri sadece haber olarak değil , algı yönetimi açısındanda değerlendirmek gerek. Son olarak fed faiz indirimide kurun artış tarihi ile ilgili çok önemli. mevcut durumda yönetimin fed faiz indirimene kadar bir süresi var gibi , zaten bu sebeple rasyoneliz mesajları veriliyor. Ancak fed fazi indirimi ile birlikte potansiyel yatırım o tarihlerdeki kurdan muhtemelen gelmececek ve işte o tarhte kura gerçek değeri teslim edilmek zorunda kalınacak.
0
Rao
(29.03.24)
hemen yükselir mi bilemem ama doların bu kadar düşük kalması bence mümkün değil, faizler yüksek olsa bile, adetten ytd
0
ted
(29.03.24)
Önceden herkes yükseleceğini öngörüyor, kesin düşer diyordum. Şimdi herkes düşeceğini öngörüyor, kesin yükselir diyorum. Gerçekten o kadar çok bilinmez ve enstrüman var ki öngörmek mümkün değil. Bir haftada 40 olsa da şaşırmam, 30'a inse de şaşırmam.
0
halitkin
(29.03.24)
bir kişinin keyfine ve ne planladığına bakıyor. gerisi boş.
ülkede normal piyasa koşulları geçerli değil.
0
parka
(29.03.24)
seçimler bitti, düşük tutmaları için bir sebep var mı ? yükselir, sadece yükseliş hızını bilemiyoruz.
0
orpheus
(29.03.24)
"Seçimlerden sonra ilk hafta düşeceğini düşünüyorum." demiştim.
Ben bildim.
0
michael_knight
(04.04.24)
(8)

Bütün motorlara binmek istiyorum

ananiyimioguz
Ülke sınırları içerisinde bunu nasıl gerçekleştirebilirim?Yani gideyim bir yere ve naked, advanture, racing, touring, chopper.. Sıradan hepsine bineyim.Hangisini daha çok seveceğime karar vermek istiyorum.Kiralanıyorsa saatlik kiralayım bir yerden ama bu çeşitliliğe tek seferde nasıl ulaşabilirim?Ed
Ülke sınırları içerisinde bunu nasıl gerçekleştirebilirim?

Yani gideyim bir yere ve naked, advanture, racing, touring, chopper..

Sıradan hepsine bineyim.

Hangisini daha çok seveceğime karar vermek istiyorum.

Kiralanıyorsa saatlik kiralayım bir yerden ama bu çeşitliliğe tek seferde nasıl ulaşabilirim?

Edit: Bazen fuarlar oluyor, oralarda binebiliyorsunuz ama süremiyorsunuz.
0
ananiyimioguz
(20.03.24)
öyle 10-20 dakikalık sürüşle buna karar veremezsin. hepsinin sürüş stilinin ayrı keyfi, amacı ve uzmanlığı var. chopper sürer gibi cross süremezsin mesela. crossun keyfini alacak tecrübeye ulaşman da aylar sürer. ya da bir enduroya boş yolda bindin iki tur attın, şehir içine girip o dar trafikte at gibi motorla güreşmeye başlayınca işin rengi değişir. çok fazla faktör var.
0
orpheus
(20.03.24)
farkındayım ancak bir yerden başlamak lazım değil mi
0
🌸ananiyimioguz
(20.03.24)
bu kadar uzun birşey değil bu.

öncelikle hepsine fuarda oturun. hangisinin üstünde oturuş rahatsa 1, hangisinin üstünde kendinizi beğendiyseniz 2. - foto çektirin her bindiğinize 2.yi ancak böyle bulursunuz.

sonra 1 ve 2 arasında seçim yapacaksınız.

ben mt9 cb hornet da mutluyum ama tracer twin serisine hayranım mesela. böyle birşey çıkacak sizde de.
0
baldan kaymak
(20.03.24)
o da hiç yoktan iyidir fakat durduğu yerden hissiyatı anlayamam kaldı ki orpheus un dediği gibi başka dinamiklerde var.

o yüzden mümkün olduğunca binip sürebilirsem iyi olacak.

teker teker ilanlara yazıp test sürüşü için binmek istesem gibi bir fikir geldi aklıma ama herkes vermeyebilir. bir de çok yorar farklı yerlere git gel.
0
🌸ananiyimioguz
(20.03.24)
Tanımadığım kişiye denemesi için arabamı/motorumu vermezdim, ilan sahiplerine mesaj atma işinin hüsranla sonuçlanması kuvvetle muhtemel.

Kiralık seçenekleri değerlendirmek iyi olur ama orada da motor tipi ve güç seçenekleri büyük olasılıkla sınırlı olacaktır. Yurtdışında çok çeşitli kiralama alternatifleri mevcut ama Türkiye'de zor.

Bu durumda bence çalışacak tek alternatif, motosiklet sürücülerinin topluluklarına dahil olup arkadaşlık ilişkisi geliştirdikten sonra motosikletlerini denemek. Ama burada da şöyle bir sorun görüyorum. Bu soruyu soruyorsanız, muhtemelen ilk motosikletiniz olacak zira biraz tecrübeli bir motosiklet kullanıcısı böyle bir soru sormayacaktır.

Eğer ilk motosikletiniz olacaksa motosikletin türünden ziyade başlangıç için uygun olan modellere öncelik vermenizi öneririm. İlk mesajınızdan anladığım kadarıyla scooter düşünmüyorsunuz. Başlangıç için genelde 125 cc'lik motorlar tavsiye edilir, 250 cc'nin üzerine çıkılması pek önerilmez. Bu aralıkta model çeşitliliği üst hacimlerdeki kadar fazla olmadığından, racing ya da cruiser gibi skalanın uçlarında yer alan motosikletler yerine daha ortada olan naked modellere yönelirdim ben olsam.
0
10551037
(21.03.24)
devam ediyor mu bilmiyorum ama hondanın güvenli sürüş akademisi vardı. orada önce 125cc commuter ile başlatıp en son 600cc kadar kullandırıyorlar. hem eğitim hem de farklı segment motorları yeterince test etmek için kullanılabilir.
0
orpheus
(21.03.24)
sukuter düşünmüyorum çünkü zaten 125 ve 300 lük kullandım aslında seviyorum, memnunum ama diğerlerini merak ediyorum.

daha önce honda cbf 150 ve suzuki inazuma 250 denedim fakat bunlar dışında hiç tecrübem yok.

tecrübeli sayılmam ama bu deneyimi herkes yaşamak ister neden x kategoriyi bilen birisi diğerlerini denemek istemesin ki anlamadım
0
🌸ananiyimioguz
(21.03.24)
Belli bir motosiklet tecrübesi olan sürücünün etrafında da genelde çok sayıda motosikletçi olduğundan arkadaşlarının da motosikletlerini tecrübe etme fırsatı bulacaktır, en azından benim çevremdeki motosiklet sürücülerinin deneyimi bu yönde.

Mevcut durumu bilmiyorum ama 7-8 yıl önce cruiser için tek alternatif görece düşük kaliteli Çin malı motosikletlerdi, bu nedenle başlangıç için kimse cruiser önermiyordu. Yine 300 cc'ye kadar touring motor var mı bilmiyorum, aklıma gelmiyor. Adventure için sanırım KTM'de model var ama başlangıç için pahalı olabilir. Naked ve racing alternatifler daha bol, hem daha uygun fiyatlı Japon hem de daha pahalı Avrupa markalarında bu modellere ulaşmak mümkün.

Madem ilk motosikletiniz olacak, zaten bu motosikleti yıllarca kullanmayacağınız için tipten ziyade başlangıç için daha makul modele yönelmek bence daha mantıklı. 125'lik bir motosikleti 1 yıl kullandıktan sonra zaten büyütmek için kaşınmaya başlayacaksınız. Bu süre zarfında etrafınızda motosikletçilerden oluşan bir çevreniz oluşur, siz de her türden motosikleti kullananların tecrübelerini ilk elden öğrenir, bu sırada bazı motosikletleri dener, ona göre karar verirsiniz.
0
10551037
(21.03.24)
(2)

Araba neden çok yakmaya başlar

sckxyss
Kuzenin 1.3 multijet linea'sı var. Yıllardır şehir içi 5-6 litre arası yakıyormuş. 6 aydır 8-10 litre arasına çıkmış. Yağ filtresini değiştirmiş. Ustaya götürmüş usta bir sorun yok demiş neye baktı bilmiyor arkadaş. Sebep ne olabilir? Durduk yere bu kadar artış olması normal değil.
Kuzenin 1.3 multijet linea'sı var. Yıllardır şehir içi 5-6 litre arası yakıyormuş. 6 aydır 8-10 litre arasına çıkmış. Yağ filtresini değiştirmiş. Ustaya götürmüş usta bir sorun yok demiş neye baktı bilmiyor arkadaş.

Sebep ne olabilir? Durduk yere bu kadar artış olması normal değil.
0
sckxyss
(16.03.24)
Maf sensörünün temizlenmesi gerekiyor olabilir. Hava filtresi de olabilir.
0
prole
(16.03.24)
enjektörlere baktırın, hava akış ve oksijen sensörü de kontrol edilmeli.
0
orpheus
(17.03.24)
(7)

Ev sahibinin yaptığı yasal mı?

dejame
Apartman sahibi her kata bir modem koymuş, internet kiraya dahil. Ama maalesef internet hiç çalışmıyor, sadece sabahları mesai saatlerinde girebiliyorum. Duyduğum kadarıyla bireysel internet bağlatmamıza da izin vermiyormuş. Modeme fiziksel müdahale de edemiyorum, her kata kamera koymuş. Tek modeme
Apartman sahibi her kata bir modem koymuş, internet kiraya dahil. Ama maalesef internet hiç çalışmıyor, sadece sabahları mesai saatlerinde girebiliyorum. Duyduğum kadarıyla bireysel internet bağlatmamıza da izin vermiyormuş. Modeme fiziksel müdahale de edemiyorum, her kata kamera koymuş. Tek modeme 20 kişi bağlanıyor herhalde, apartman inanılmaz kalabalık. Ne yapabilirim? Superonline'e bildirsem, belki iyileştirmek için bir şeyler yapılabilir mi?
0
dejame
(08.03.24)
ortak kullanım yasal olarak ciddi sorunlar yaratıyor, bu nedenle yönettiğimiz sitelerde ortak alanlarda kullanılan internet aboneliklerini iptal ettiriyoruz. kat maliklerine kendi abonelerini almalarını önerdik. siz de durumu yetkili kişiye iletin. anlamazsa şikayet edin. bireysel internet bağlatmanıza nasıl izin vermiyor? böyle bir kuralı neye dayanarak koymuş?
0
MtKrt
(08.03.24)
yaptıgı yasal olması olası değil cunku ip ler bireysel olmak zorunda. Bir suc işlendiğinde hepiniz sorumlu olursunuz bu mantıkla. Sahibindende birisi dolandırıcılık yapsa ip kimin üzerine sitenin ortak internetinin mi denecek. Ornek vererek bu işin iptaline gidin. Basınız cok agrır bu sekılde ileriki zamanlarda
0
Aşk Adamı
(08.03.24)
Bireysel internet bağlatmaya izin vermeme gibi bir durum olamaz ya. Yani olmaması lazım. Seneler önce taşındığım apartman öğrenci apartmanıydı ve internet ortaktı. Ama hızından şikayetçi olduğum için ve diğer yasal sebeplerden gidip başvurup kendi internetimi bağlatmıştım. Siz de başvurursanız engel olmak için yapabileceği bir şey olamaz. Modeminiz evinizde olacak sonuçta.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(09.03.24)
5651 sayılı kanuna göre yapılan suç. böyle bir hizmet veriyor ise ev sahibiniz, bunun koşullarını da sağlamak zorunda izin almasını falan geçtim, firewall, loglama, vs. bir sürü hikayesi var işin. ayrıca kvkk boyutu ise bambaşka bir konu. içeriden birisi cb'na küfür etse, onu içeri atacaklar haberi yok :)

direkt başvurun. bağlattırın. kimsenin böyle bir hakkı yok. üstüne servis sağlayıcı kim ise ona bir güzel şikayet edin toplu kullanım var diye.
0
delidir yakalayin
(09.03.24)
"Duyduğum kadarıyla bireysel internet bağlatmamıza da izin vermiyormuş" trust but verify. kendisini arayıp konuşun derim
0
rallied
(09.03.24)
Konuşma şansın varsa internetten memnun olmadığını ve iş için kullanmak zorunda olduğunu ve acil ihtiyacın olduğunu söyle, bak bakalım çözülüyor mu.
1 haftaya çözülmezse veya adamın tavrını sevmezsen ya da adamla en baştan hiç dialog kurmak istemiyorsan direkt Turkcell Superbox satın al bence. Taşınırsan da götürürsün istediğin yere, kim ne diyecek…
0
megalomaniac
(09.03.24)
btk ve cimere durumu yazıyorsun ve çözülüyor.
0
orpheus
(09.03.24)
(7)

b sınıfı araç modelleri

sir gawain
ikinci el b sınıfı otomatik vites bir araç almak istiyorum.vw polocitroen c3hyundai i20opel corsarenault cliotoyota yarishonda jazzilk üçü sıralayacak olsanız nasıl sıralardınız?
ikinci el b sınıfı otomatik vites bir araç almak istiyorum.

vw polo
citroen c3
hyundai i20
opel corsa
renault clio
toyota yaris
honda jazz

ilk üçü sıralayacak olsanız nasıl sıralardınız?
0
sir gawain
(28.02.24)
Yaris -> Clio -> Polo
0
chicha_v2
(28.02.24)
"Otomatik" dediğiniz için;

Honda Jazz > Toyota Yaris > Hyundai i20
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(28.02.24)
polo, clio, yaris
0
lemmiwinks
(28.02.24)
bana kalsa C3 seçerim. yakıtı düşük, parçası uygun fiyatlı.
0
orpheus
(28.02.24)
bana göre kesinlikle citroen değil. psa grubundan araba almam bir daha.

japon > uzak doğu > yaya > kalanlar

kalite arıyorsanız golf - pahalı
0
baldan kaymak
(28.02.24)
Yaris, jazz, i20 alinir.

Özet geceyim... uzak dogu arabalari evlenilecek kizdir, alman eglenilecek kiz. Fransiz kullanirken ekonomik olsun da gerisi hic onemli degil arabalari.

Japon al kafani dinle. Gerisi laf.
0
halk
(29.02.24)
f/p olarak bunlar arasinda en mantiklisi clio. 2020 model sorun olmaz derseniz 1.3 tce motorlar hothatch hissi verir. f1 vites, guclu motor, yakit tasarrufu, bakim masrafinin azligi, piyasasi olmasi, uygun fiyat ve ozellik bakimindan icon pakette dolu dolu gelir. ekonomik ve guzel arac isteyenlere bunu oneriyorum artik. alternatif olarak para varsa polo belki ama gerek yok bence.
0
nasil olur iste boyle
(29.02.24)
(9)

Neden araba, ucak yapamiyoruz

congratulationsyouwon
mühendislik alanında diğer gelişmiş ülkelerden ne eksiğimiz var? Tip alanında pek çok bati ülkesinden daha iyi durumdayız. dünyada ilkleri gerçekleştiren, nobel alan hekimlerimiz var. dünyanın en iyi üniversitelerinde, bilimsel merkezlerinde calisan fizikçilerimiz, mühendislerimiz var. yani bilimsel
mühendislik alanında diğer gelişmiş ülkelerden ne eksiğimiz var? Tip alanında pek çok bati ülkesinden daha iyi durumdayız. dünyada ilkleri gerçekleştiren, nobel alan hekimlerimiz var. dünyanın en iyi üniversitelerinde, bilimsel merkezlerinde calisan fizikçilerimiz, mühendislerimiz var. yani bilimsel açıdan mühendislerimizin Amerikalı, alman ya da japon bir mühendislerden eksiği yok. belli ki para konusunda da sikintimiz yok. Sarayın bir aylık masrafı ile NASA uzaya roket gönderiyor. bir ucagin, arabanın motorunun nasıl calistigi da belli. dizaynına kadar neden her parçayı ithal edip, monte ediyoruz da kendimiz yapamıyoruz? yapamadigimiz kısmi neresi? tek sorun ucagi yapacak malzemeyi üretememek mi?
0
congratulationsyouwon
(26.02.24)
Arabayla ilgili söylenen; araba yapmakta sıkıntı yok, arabayı düzgün pazara ulaştırıp kâr etmek asıl sıkıntı. Ha ben kâr etmiycem sadece gövde gösterisi olsun, icabında halkıma ucuz araba sağlayayım dersen yaparsın. Şimdiki togg da bu yolla çıktı sanırım da ucuz kısmı geçerli olmayacak gibi
0
nundu
(26.02.24)
araba degil de yongayi dusunelim mantik ayni.

m.youtube.com

videoyu 6.15'den bu yana izlerseniz gayet net aslinda her sey.
0
gule gule
(26.02.24)
Türkiye'nin en genel sorunu--> tutarlı olmamak. 50 yıl boyunca aynı şey üzerine çalışabilecek bir kurum kurabilecek miyiz? yoksa bir dönem başlayan şey öbür dönem siyasete alet edilip mahvedilecek mi?

Celal Şengör'ün söylediği doğru şeylerden biri şuydu, Türkiye'de bireysel olarak başarılı bir sürü insan var ama "sistem" yok, "kurumlar" yok. Bunların hepsinin sebebi de çok kısa vadeli düşünmek.
0
nhk ni youkosu
(27.02.24)
Bu mevzular konusunda baya dusundum bir aralar kendi yasadiklarimi da goz onune alarak. sonunda ulastigim sonuc, bizim ana problemimiz "hayal kurmaya izin verilmemesi". Ulkede ortam buna musait degil. Herkes bir yere kosusturuyor, toplum "bizim cocuk doktor/muhendis olmazsa olecek" hastaligina yakalanmis.

80lerin sonu, ilkokuldayim. Mahalledeki devlet okulu. Doverek matematik ogretmek diye birsey gelistirmisler. Resim, muzik, spor hicbir egitim yok, bunlarin zaten hocalari falan da yok, paso matematik yapiyoruz. Sinif 60 kisi, herkesi ayni tornadan gecirmeye calisiyor.

Yaw arkadas, bu cocuklar arasinda belki de gelecegin muzisyeni var ressami var, ama kimsenin umrunda degil. Her hafta birinin kafasinda bir cetvel kiriliyor, yan siniftan kemik sesleri geliyor vs.

Bu egitim tarzinda bir degisiklik oldugunu hic sanmiyorum, tersine geri gidis olduguna bile eminim.

Boyle bir egitim goren milletten, inovasyon falan cikmaz, cikamaz. Uygulayici oluruz, onu da olmasi gerektigi gibi yapamayiz zaten ortaya boyle dandik bir toplum cikar.

Bizim universite mezunlarinin cogu bence en iyi ihtimalle teknik lise mezunu kivaminda..hocalarda zaten is yok ki oncelikle..
0
cooperr
(27.02.24)
Sorun tamamen sistem sorunu:
- Adalet bittiği için,
- her şey bir kişinin 2 dudağı arasında olduğu için,
- Torpil alıp başını gittiği için,
- 15 milyon kaçak, sığınmacı size ne zaman saldıracak, tecavüz edecek belli olmadığı için,

vs. vs. insanlar burada gerçek değerini gösteremiyor veya göstermiyor. Aklı başında herkes yurt dışına kaçma peşinde.


Sebep tamamen siyasal. Yoksa Türkiye şu an uçak ta yapıyor, araba da... Hem de isterse en iyilerini yapıyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.02.24)
Olay mühendis ya da şirketlerin kalitesi değil. Çünkü türkiyede iyi bir şirketteki mühendis kalitesi avrupalı bir bir araç şirketindeki mühendis kalitesinden daha bile iyi sayılır.
Aslında doğru adımlar atılda türkiyedeki şirketten çok daha iyi sonuçlar çıkar mı çıkar. Ama iyi mühendise sahip olmak demek iyi çıktı üretmek demek değil.

Öncelikle odak noktayı belirlemek gerekiyor. Çok kaliteli bir şey mi üretilecek, orta ayar bütce dostu bir şey mi çıkacak oraya. Buna göre pazarda ne kadar pay bekleniyor, kaç sene boyunca full yatırım yaparak devam edilecek.

Eğer ülkeden bir araç, bir uçak çıkmasını isteseydi gücü elinde tutan güruh zateh çıkardı rahat rahat, bunların teknolojisini üretecek mühendis bizde çok. Ama devletin büyük çapta bir teknoloji ürünü ile pazardan pay alması için önce buna göre alım satım anlaşması yapması gerekiyor. Politikalarını ona göre belirlemesi lazım. Bu şirkete yatırım yapması lazım. Bu şirket tökezlediğinde elinden tutması lazım.
Bu şirketle alakalı alınan kararların tamamının akılcı alınmadı lazım. Ki akıllı insan herçekten türkiyede var. Ama akılcı karar almak gibi bir niyet yok üst yönetimlerde.

Bak bankacılık sektörleri tıkır tıkır işliyor. Avrupadan çok daha ileride. Çünkü gerçekten hükümet eliyle desteklenen bir sektör. Batmasına izin verilmliyor. Kararların akılcı alınması engellenmiyor.

Bizim bit boengimizin olmamasının nedeni tamamen hükümetin bununla uğraşmak istemememesi. Araplara arsa satmak, vatandaşlık satmak, avrupadan mülteci desteği almak varken gidipte akılcı bir şekilde desteklenmesi gereken bir sektöre para koymak istemiyor.
0
zimbirik
(27.02.24)
ülkemizdeki sermaye sahiplerinin vizyonsuzluğu.

devletin el attığı şey de verimsiz oluyor.
0
kveldulv
(27.02.24)
almanya'da makine muhendisi olarak calisiyorum. bana her imkan saglaniyor. laboratuvar var. icindeki malzemenin sertligini mukavemetini olcen aletler bizim turkiye'deki koca universitedekinden daha iyi. onun disinda uretimini yaptigimiz urunler icin farkli deney aletleri var. ar-ge'de calisiyorum yillik hayvan gibi butce veriliyor sadece uretimi ya da urunleri verimlilestirmeye yonelik.

turkiye'de de muhendis olarak calistim. bana yaptirilan isi yanimdaki lise mezunu kiz da yapiyordu. her sey ezbereydi. hesap kitap asla yoktu. gercekten muhendis oldugumu burada ise baslayinca hissettim.
imkan verildiginde cok iyi seyler yapabilecek muhendisler var ama yazik ediliyor onlara turkiye'de. patronlarin cogu bilgisiz ve yenilige kapali. ar-ge departmanlari ismen var cogunlukla.

almanya'da hic duymadiginiz urunlerin dunyada lideri olan cok firma var. herkesin aklina mercedesi audisi geliyor ama gecen sene is gorusmesi yaptigim bir sirket mars'a yollanan aracin cok alakasiz bir parcasini yapmisti mesela ve kucuk olcekli denebilecek bir sirketti ama o konuda cok uzmanlasmis.

su anda calistigim yer de buna benzer bir yer. ille de otomobil uretmeye gerek yok. ufak sirketler de dunya capinda bilinen iyi ara urunler uretebilir. bu bizde yok pek. biraz mentalite ve gelenek meselesi.
0
bohr atom modeli
(27.02.24)
ülkece fırsatçılık psikolojisi içinde kısılıp kalmışız. şunu kabul etmek lazım. bir japon ya da alman gibi çalışkan bir toplum değiliz. çalışmadan da olmuyor bu işler.
0
orpheus
(27.02.24)
(13)

uykuya dalmak için takviye, ilaç, yol, yordam, yöntem?

mr.goodcat
melatonin denendimagnezyum denendipapatya çayı ve türevleri denendirahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendibir işe yaramıyor. yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılık
melatonin denendi
magnezyum denendi
papatya çayı ve türevleri denendi
rahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendi

bir işe yaramıyor.

yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılıklar, o gün yaşadıklarım, yarın yaşayacaklarım vs. vs.

tek çözüm alkol ancak o da kötü yöne doğru gider. başka bir yolu olmalı.

var mı tavsiye?
0
mr.goodcat
(26.02.24)
Ben de aynı durumdayım. Uyumak istediğimde genelde kombo yapıyorum her şeyi. Bade marka( diğer markalarınki kötü) lavanta yağından 4-5 damla bir kağıt havluya damlatarak yastığımın üstüne koyuyorum kokusu mayıştırıyor. Uyku müziği olarak bende iş yarayan tek müzik; m.youtube.com
0
blonde redhead
(26.02.24)
Bir dakikada uyutan teknik diye Google la. Henüz 1 dakikayı tamamlayamadım. Yani 1 dk dolmadan uykuya dalıyorum ben o teknikle. Ama sadece mecbur kalınca kullanıyorum.
0
gece abisi
(26.02.24)
redepra 15mg
0
arakaali
(26.02.24)
Doktora gittiniz mi? Tam olarak sizinle aynı sebepten uyuyamama sorunu yaşıyordum gittim, ilaç yazdı aynı gece mışıl mışıl uyudum bitti.

Bence siz kolayı varken zoru seçmişsiniz sanki.
0
akhenaten
(26.02.24)
4-7-8 nefes tekniği diye bir yöntem var gevşemek için. uykuya dalmak için de stresli bir ortamda gevşemek için de çok işe yarıyor. Google'da nasıl yapıldığına dair birçok anlatım var. İwatch'da da benzeri bir nefes uygulaması var.

@gece abisi +1 diyorum. Defalarca uygulamışımdır.
0
Mirket
(26.02.24)
doktora gitmeni tavsiye ederim. 1 senedir aynı sorunu yaşıyorum. bir çok ilaç kullandım.
şu anda magnezyum, melatonin, keday xr 50 mg ve imovane kullanıyorum.
0
gabe h coud
(26.02.24)
redepra falan bunlar antidepresan ilaçlar. doktor tavsiyesi olmadığı sürece kullanmayın.

bu yöntemler işe yaramadı çünkü listede düzenli egzersizi göremedim. :P o yüzden benzerlerini önermeyeceğim ama şu bir gerçek ki uyku olmadan yatağa girersen uyuman iyice zorlaşıyor. benim de uyku sorunum var daha doğrusu uyku düzenim bozuk. geç yatıp geç kalkıyorum. şöyle ki normalde 2-3 gibi uyku böyle inceden bir yoklar ama yatağa girersem uyuyamam, sağa sola döner uykumu kaçırırım. o yüzden kendimi anında yatağa atacak duruma hazırlarım. yani uyku öncesi diş fırçalama, magnezyum içme vb. hazırlıkları tamamlarım. sonra sevdiğim, kafamı dağıtacak bir şeyler açıp izlerim karanlık salonda. o ara bir melatonin atarım ağzıma (venatura 3 mg) onu emdikten bir süre sonra gözlerim kapanırken hemen tv'yi kapatıp yatağa geçer ve uyurum.

ama sizde aşırı düşünme durumu olduğu için bir psikolog ile görüşseniz iyi olabilir.
0
motosiklet burclu adam
(27.02.24)
Beyin aslında bu konuları unutmamak için senin önüne getirip duruyor.
Zihnini yarın bu konularla ilgileneceğine ikna etmen gerekiyor. Bu konularla ilgileneceksin ama şuan değil, yataktayken gece değil.

Bunu bir kaç şekilde öneriyorlar.
Evindeki spesifik bir yerde detaylarıyla bir kutu hayal et, kitaplıktaki mavi bir kutu. Tüm detaylarıyla hayal et kutuyu, büyüklüğü, rengi dokusu, hangi rafta duruyor vs. Bu kutu senin yarın değerlendirilecekler kutun. Eğer gece bi konuyu kafanda kapatamıyorsan o zaman bu kutuyu tüm detaylarıyla hayal edip, o kutuya gittiğini ve aklındaki o konuyu o kutuya bırakıp kapağını kapattığını hayal et.
Bu şekilde bir hayal kurduğunda beyin bu konuyu yarın bakmak üzere kapattığına ikna olabiliyormuş.
20 sene önce olan rezil olma anını bile kapat kutuya gitsin.

Eğer beynin böyle hayali bir şeyle ikna olmuyorsa o zaman bir defter kalem alıp gece beyninde döndüğü için seni uyutmayan bir düşünce varsa o düşünceyi not alıp, bu konuyu not aldım, yarın bu konuyu düşünmeye devam edeceğim falan gibi telkinler vermen gerekiyormuş kendine.

Yani amaç beyninin unutmak istemediği konuyu not almak ve ertelemek.

Ben de aynı sorunlarla muzdaripken okumuştum bi yerlerde. Raftaki kutu olayı çoğunlukla bende işe yarıyor.
0
zimbirik
(27.02.24)
Uyku hijyeni diye bir şey var, bir bakın isterseniz ama en önemlisi süreklilik:

www.cdc.gov
sleepeducation.org
0
biryazgünü
(27.02.24)
Sağlıklı beslenme, spor, uyku hijyeni +1

Deprem sonrası çok kaygılı dönemler geçirdim, tam olarak bu şekilde atlattım. Gün içinde fiziksel olarak kendimi o kadar yordum ki gece uykuya adeta "düşer" hale geldim.

18 sonrası hiçbir şekilde kahve içilmemeli.
Yatmadan bir yarım saat önce birkaç kaşık yoğurt...
0
silverleaf
(27.02.24)
Benim de uykuya dalma güçlüğüm var. Normalde uyku için kullanılan bir ilaç olmamasına rağmen kaygı ve depresyon için prozac kullandığımdan beri uykuya kolay dalıyorum. Yani en azından yarım saat 1 saat içinde uykuya geçmiş oluyorum. Prozacı kesince en az 2 saat yatakta dönüp duruyorum.
Prozacı gece değil, gündüz alıyorum ama bir şekilde bendeki bazı mekanizmaları düzenlediği için uykuma da olumlu etkisi oluyor bence.
0
curukturpkokusu
(27.02.24)
bir adet terapist kedi, inanmıyorsanız araştırın.
0
Rao
(27.02.24)
bir süre için kahve ve çayı sıfıra indir.
0
orpheus
(27.02.24)
(6)

İş Yeri Kiralamanın Vergi Avantajı

transleta
Dilden dile dolaşan bir efsane var: iş yeri tutup kirasını gider göstermek. Burada bahsedilen avantajın tam olarak ne olduğunu merak ediyorum.Diyelim ki düz hesap yılda brüt 1 milyon TL kazanıyorsunuz. Hesaplama kolaylığı için kira dışında masrafınız da yok diyelim.Gelir verginiz 292.000 TL oluyor.2
Dilden dile dolaşan bir efsane var: iş yeri tutup kirasını gider göstermek. Burada bahsedilen avantajın tam olarak ne olduğunu merak ediyorum.

Diyelim ki düz hesap yılda brüt 1 milyon TL kazanıyorsunuz. Hesaplama kolaylığı için kira dışında masrafınız da yok diyelim.

Gelir verginiz 292.000 TL oluyor.

25 bin lira net kirası olan bir ofis tuttunuz diyelim.

Brüt kiranız 31.250 TL oluyor. Yıllık 375.000 TL.

Bu bizim gelir vergimizi 160.750 TL'ye düşürüyor. Yani 131.000 TL vergi avantajı. Ayda yaklaşık 11.000 TL.

31.250 - 11.000 = 20.000 TL. Yani 25.000 TL net kira tutarından 5000 liralık bir avantaj için mi bu kadar övülüyor? Benim kaçırdığım bir şey mi var? Muhasebe cahili bu arkadaşınıza bir yardım edin :)
0
transleta
(23.02.24)
iş yerinin kirasını direkt vergiden düşemezsin. kazançtan düşülür ve diğer masraflar da çıktıktan sonra kalan üzerinden vergi uygulanır.

home office çalışıyorsan, sağdan soldan fatura alıp müşteriye vermek zorunda kalıyorsan. zaten kira ödediğin evini işyeri olarak gösterip masraf yazarak kazançtan düşmek avantajlı olabilir.
0
orpheus
(23.02.24)
Ben de kazançtan düştüm. Home office olayını biliyorum ama normal ofis tutmanın çok daha avantajlı olduğunu söyledikleri için sormak istedim. Bence öyle çok bir avantajı yok.
0
🌸transleta
(23.02.24)
bir mali müşavir olarak dilden dile öyle bir efsane dolaştığını, övüldüğünü falan duymadım. tam aksine, işyeri şahsına ait olup, ortak olduğu şirkete (yani kendi kendine) kiraya verenler için mümkün olduğunca düşük göstermeye çalışırız. neredeyse hiçbir avantajı yok çünkü. nasıl efsaneymiş anlamadım.

şahıs işletmesi gibi düşünüp gelir vergisi hesaplamışsınız, onu da yanlış tarifeden (ücretlilerin tarifesi) hesaplamışsınız ama ben size daha da basitleştireyim. şirketlerde vergi oranı sabit, gelir vergisi gibi dilimli değil.

şirket 1 milyon kazandı. başka gideri yok. kurumlar vergisi oranı %25
250 bin vergi çıktı.

25 bin lira net kira, 31.250 lira brüt kira. yani bu da demektir ki her ay 6250 lira stopaj ödenecek. yılda gider yazılabilecek kira 31.250x12 = 375.000, yılda ödenen stopaj 75.000

1 milyon kazandık, 375 bin kira gideri, 625 bin kar. %25 kurumlar vergisi 156.250 lira vergi çıktı. 75.000 lira da stopaj ödedik kiradan dolayı, cepten çıkan vergi 231.250 lira.

250.000 - 231.250 = 18.750 lira kiranın faydası oldu bize yıllık. aylık 1.562 lira.
0
kibritsuyu
(23.02.24)
@kibritsuyu

şirket 1 milyon kazandı. başka gideri yok. kurumlar vergisi oranı %25
250 bin vergi çıktı.

-CEBİMDE KALAN PARA 750.000TL

25 bin lira net kira, 31.250 lira brüt kira. yani bu da demektir ki her ay 6250 lira stopaj ödenecek. yılda gider yazılabilecek kira 31.250x12 = 375.000, yılda ödenen stopaj 75.000

1 milyon kazandık, 375 bin kira gideri, 625 bin kar. %25 kurumlar vergisi 156.250 lira vergi çıktı. 75.000 lira da stopaj ödedik kiradan dolayı, cepten çıkan vergi 231.250 lira.

- CEBİMDE KALAN PARA 393.750TL

250.000 - 231.250 = 18.750 lira kiranın faydası oldu bize yıllık. aylık 1.562 lira.

Bu sistemde nasıl fayda sağlamış oluyor, günün sonunda cebimde kalan para yarı yarıya düşmüyor mu?
0
nwnd
(23.02.24)
hocam şu "fayda sağlamış olma" muhabbetini anlayamadım bir türlü. neredeyse yarı yarıya düşüyor elbette.

ilk durumda cepte 750 bin lira kalırken bir işyeriniz yok, çalışacak dükkan yok, üretecek fabrika yok. bildiğin g.tünüz açıkta. o şekilde 1 milyon kazanabiliyorsanız zaten kazanın, işyeri kiralayıp ne olmasını bekliyorsunuz? işyeri kiralayınca o 1 milyon 2 milyona çıkıyorsa kiralayın, çıkmıyorsa kiralamayın.

bunun yanına 2 tane de asgari ücretli personel eklerseniz ve hala 1 milyon kazanıyorsanız zarar edersiniz mesela, bu şaşırılacak bir şey değil ki. siz gider yaptıkça geliriniz artmıyorsa yapmayın, 1 milyonu kazanın, vergisini verin.
0
kibritsuyu
(23.02.24)
kibritsuyu özetlemiş, bir de şu var, siz şirketsiniz ve kârı dagıtacagınız zaman ayrıca vergisi var. Bunu bildiğinizi varsayıyorum. Bu cepte dururken bazı firmalar ben kar dagıtım falan ugraşmayayım şahıs firması kurayım diye düşünüyor. Şahıs firması kurduğunda senin ödeyeceğin vergi %25'ten daha çok olacağı için işyeri kiralayıp stopaj ödemen senin için daha da karlı oluyor.

Bu durumda bile 1.562 TL ayda kar elde ederken şahıs firması olduğunda çok daha fazla kar elde edersin.
0
liberal
(23.02.24)
(2)

Kedinin ayakları uyusur mu?

sanguine
Kedimin son zamanlarda dikkat ediyorum böyle yeni uyandığı zaman aynı bizdeki gibi bir üç beş saniye ayaklarınin üzerinde sekiyor arka ayakları, sanki uyuşmuş gibi sonra normal her şey. Onlarda da bizdeki gibi mi benimkk 6 yaşını gecti ilk defa görüyorum veya daha önce dikkatimi çekmedi hiç bilmiyor
Kedimin son zamanlarda dikkat ediyorum böyle yeni uyandığı zaman aynı bizdeki gibi bir üç beş saniye ayaklarınin üzerinde sekiyor arka ayakları, sanki uyuşmuş gibi sonra normal her şey. Onlarda da bizdeki gibi mi benimkk 6 yaşını gecti ilk defa görüyorum veya daha önce dikkatimi çekmedi hiç bilmiyorum. Dediğim gibi birkaç saniye sürüyor.
0
sanguine
(22.02.24)
uyuşur neden uyuşmasın. sonuçta bizden farksız bi canlı. kasları aynı, kan dolaşımı aynı. yatış pozisyonu gereği kan dolaşımı azalıyorsa uyuşur.
0
orpheus
(23.02.24)
eklem hastalığı olan Scottish Fold gibi bir türse veterinerine danışmakta fayda var, yoksa hepsi geriniyor veya uyuşuyor bir yerleri
0
eja
(23.02.24)
(1)

Araba paspası kendisi toz yapar mı?

dolantindr
Beş yıllık bir plastik araba paspası toz yapar mı? Son zamanda arabada çok fazla toz oluyor gibi ve bunu artıracak pek ekstra bir durum da yok. Aklıma gelen yerdeki plastik paspaslar. Eskidiler ve eskimiş plastiğin kendisi dış ortama salınım, tozma yapabilir mi merak ettim. Yabancı sitelerde paspası
Beş yıllık bir plastik araba paspası toz yapar mı? Son zamanda arabada çok fazla toz oluyor gibi ve bunu artıracak pek ekstra bir durum da yok. Aklıma gelen yerdeki plastik paspaslar. Eskidiler ve eskimiş plastiğin kendisi dış ortama salınım, tozma yapabilir mi merak ettim. Yabancı sitelerde paspasın ortalama değişim süresi beş yıl diyor çünkü.
0
dolantindr
(22.02.24)
plastik paspas toz yapmaz ama aracın yer döşemeleri tozu içine hapsediyor. youtubeda yer döşemesine titreşimli bir araç uygulayarak toz kaldıran videolar var. çıkan tozun miktarına inanamazsın.
0
orpheus
(23.02.24)
(5)

Çin'den laptop tavsiyesi

iskencecorbasi
Hayatımda ilk kez Çin'e gidiyorum. Yeni bir laptopa ihtiyacım var, oradan alıp getirmek mantıklı olur mu? Fiyat performans oranı yüksek marka ve model tavsiyeleriniz var mı?
Hayatımda ilk kez Çin'e gidiyorum. Yeni bir laptopa ihtiyacım var, oradan alıp getirmek mantıklı olur mu? Fiyat performans oranı yüksek marka ve model tavsiyeleriniz var mı?
0
iskencecorbasi
(22.02.24)
vergi kısmında avantajın olur. ama türkçe klavye bulman imkansız en iyi ihtimalle ingilizce klavye bulabilirsin. macbook veya lenovo bakabilirsin ancak mağaza fiyatları çok uygun olmayabilir. online siparişte teslimatı ve vergi iadesini nasıl yaparsın ona emin olamadım.
0
orpheus
(22.02.24)
madem ülkesine gidiyorsun, Huawei bak. Macbook benzeri "matebook" ürünü var ve bazı modelleri gerçekten kaliteli. Fakat international versiyonları var mı sor, İngilizce klavyeliler öyledir tahminen, içinde Çin devletine veri gönderen çip olan aleti alıp gelme sonra :D

Bu arada Çin'de birçok ürünün çok ikna edici kopyaları var. İnternetten (reddit vs.) düzgün mağaza nereler var öğren, oralara git. Ben 2011'de gitmiştim, bir forumdan Shanghai'daki fotoğrafçılar çarşısını öğrenip gidip DSLR almıştım. Taksiciye çince hiç okuyamadığım bi metni göstermiştim götürmüştü :D
0
nhk ni youkosu
(22.02.24)
çin markalarının problemi hiçbir desteğinin olmaması. firmware, driver falan bunların tamamı sağdan soldan aşırma ve bazıları yarı uyumlu şeyler. mail atarsın 1 ay sonra yarım yamalak cevaplar gelir. anlamaz tekrar atarsın 3 ay sonra anca bir sürücü yollar falan. ha zaten çin markası değil de bilinen markalaradn alacaksan, buradan alırsın garantisi olur.
0
malheiros
(22.02.24)
alacaksanız global marka garantisini sormayı unutmayın. garanti çeşidine göre fiyat değişiyor çin'de.
0
lapetite
(22.02.24)
bir arkadaşım çinden bilgisayar aldı gelirken. özelliklerinin resmini attı hatta al dedim. buraya geldi bilgisayar ksamı kasım kasılıyor. attık formatı, adamlar yazılımla celeron işlemciyi i7 göstermişler, 4 gb ram'i 32, 256 ssd'yi 1tb. :) yani dikkatli olun.
0
delidir yakalayin
(22.02.24)
(4)

Kedilerin kuyruklari neden kesik? Cevremde cok görüyorum

Zetnikov
Mevzu nedir
Mevzu nedir
0
Zetnikov
(21.02.24)
kavga, kaza vs. olmuştur muhtemelen. kendi kendine yarası kapanan da oluyor birileri tarafından veterinere götürülüp tedavi ettirilen de.
0
orient blue
(21.02.24)
@orient blue
Birisi zevkine kedilerin kuyruklarini kesiyor gibi
0
🌸Zetnikov
(21.02.24)
kuyruk uçları nasıl, yani temiz bir kesik ve dikişli mi bir kaza olmuş gibi yaralı mı ? istatistik olarak bakarsak ben bizim muhitte 100 kediden belki 2-3 tanesinde kesik kuyruk görüyorum. daha fazla ise şüpheli bir durum olabilir.
0
orpheus
(21.02.24)
Zetnikov + 1

Hiç normal değil.

Kuyruk, omuriliğin devamıdır. Yani kuyruğu kesik bir kedinin hayatı zordur. Canı da yanar, ama acı eşikleri bizden yüksektir ve ses çıkartmazlar. Ani manevra için gerekli çeviklik de kuyruk sayesindedir. Kediler kaza geçirip, ameliyat olup, sağlığına kavuşursa vs. ancak o zaman kesik kuyrukla yaşamaya devam eder.
0
alfired
(21.02.24)
(4)

sorunlu kiracıyla konuşmam gerekiyor - düşündükçe içim sıkışıyor

aloneinthedark
arkadaşlar git aşağı atla deseniz heycanlanmam ama bu düşünce beni çok geriyor.piyasanın altında verdiğim bir daire için kiracı geçen sene çıkacağını söyledi ve saçma bir fiyata yıllık ödeme yaptı.geçenlerde aradı. kiraya 2 ay var şimdiden ödeme yapim diyor. ama yine piyasanın yarı fiyatına ödeme ya
arkadaşlar git aşağı atla deseniz heycanlanmam ama bu düşünce beni çok geriyor.
piyasanın altında verdiğim bir daire için kiracı geçen sene çıkacağını söyledi ve saçma bir fiyata yıllık ödeme yaptı.
geçenlerde aradı. kiraya 2 ay var şimdiden ödeme yapim diyor. ama yine piyasanın yarı fiyatına ödeme yapmak istiyor yıllık.

çıkmasını istiyorum çünkü sıkıntılı biri. hep şikayet ediyor. aidatlarda zorluk çıkarıyor. çok talepkar. ayrıca 2 senelik diye anlaştık şimdi yokuşa sürüyor. bir diğer neden: paraya ihtiyacım var. 2 sene önce ilk kez kiraya veriyorum diye uygun fiyata verdim. sonra deprem oldu diye zam yapmadık ama yıllıjk 25k liraya kira olur mu arkadaş?

adamla konuşacağım ama ne diyeceğim bilmiyorum ve gerilip heycanlanıyorum. yardımcı olabilir misiniz?
0
aloneinthedark
(20.02.24)
sen konuşma. bu işi altta kalmayıp halledecek birine devret.
0
orpheus
(20.02.24)
yarım saat önce dideral at bir tane. sonra konuş. az konuş, çok dinle. net ol. doğru yerde sessizlik çoğu anlaşmazlığı çözer.
0
gabe h coud
(20.02.24)
Bu konuşmayı başkasına yaptırın, siz karışmayın.

"Şikayet ediyor" demişsiniz. Neyden şikayet ediyorsa etsin, düzeltmekle uğraşmayın.
"Aidatlarda zorluk çıkarıyor" demişsiniz. Aidatları keşke ödemese de evden çıkarmak için dava açabilseniz.
0
michael_knight
(20.02.24)
bir profesyonel yardım al. mesela avukat
0
paintov
(20.02.24)
(9)

Asansör kontrol panelleri ne kadar radyasyon yayıyor? Zararlı mı? EMR boya?

ermanen
Panelin fotosu:https://ibb.co/NC8HBfnEv en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum? Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç
Panelin fotosu:
ibb.co

Ev en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum?

Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç metre radyasyon alanı var gibi.

Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boyalar varmış. Bunu yapan biri asansör panelleri çok tehlikeli demiş ve bütün apartmana da radyasyon yayabilir demiş. Biraz abartmış sanırım satıcı olarak. Duvara bu boya gerekli mi sizce?

Ev aletlerinden ve telefonlardan da elektromanyetik radyasyon yayılıyor sonuçta. Başka şeylerden de maruz kalıyoruz. Asansör paneli daha mı tehlikeli? Radyasyon etki alanı daha mı fazla?

İngilizce kaynaklara da baktım ve pek bir şey bulamadım. Ama genel olarak düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun insan sağlığına zararlı olduğu kanıtlanmamış.
www.who.int
0
ermanen
(20.02.24)
size iş çıkartmak için sallamışlar. asansör kontrol panelinin veya herhangi bir kontrol panelinin insan sağlığına zarar verecek kadar radyasyon üretmesi mümkün değil. ayrıca boya ile herhangi bir izolasyon falan da mümkün değil, tamamı pazarlama hilesi.
0
malheiros
(20.02.24)
Oturup bilimsel makale aramadım bununla ilgili ama hiç sanmıyorum. Çok tehlikeli diyen kişinin referansı neymiş? Basit bir elektrik düzeneği var fotoda. Herhalde asansörler anlık olarak yüksek akım çektiği için böyle bir düşünce oluşmuş ama bunlar sınırlar içindedir. Aksi halde böyle kontrolsüz satılmasına müsaade edilmezdi. Dediğiniz gibi evlerimizde yüksek frekansta çalışan birçok elektromanyetik radyasyon yayan cihaz var. Hepsi belirli limitler dahilinde çalışıyor. Ha bir de iyonize edici olmadıktan sonra bu cihazlardan kaynaklı radyasyonun tek bilinen etkisi herhalde göz ardı edilebilir seviyede ‘ısınmamız’ olur.

Özel boya mutlaka bir ölçüde faydalıdır ama diğer taraftan mevcut cihazların (cep telefonu, modem gibi) çalışma performansını kötü yönde etkiler mi bakmak lazım.

Uzmanı değilim ama okuduğum kaynaklara göre böyle yani. Aksini öğrenirseniz yazın lütfen, ben de öğreneyim.

Edit: böyle özel boyalar var, baya sertifikalı, test edilmiş falan.
0
orient blue
(20.02.24)
@malheiros

karbon allotrop bazlı boyalar varmış ve EMF kalkanı oluşturabiliyormuş.
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov

daha endüstriyel alanlar da kullanılıyor sanırım. firmalara da güvenilebilir mi, gerçekten işe yarayan boyayı mı kullanıyorlar mı tartışılır ama.
0
🌸ermanen
(20.02.24)
o panonun içinde buna sebep olabilecek bir ekipman mevcut değil. Motoru kontrol eden sürücü(inverter, frekans ile motor kontrolü sağlar) elektronik cihazlarda parazite neden olabilir deseler bu kadar küçük bir sürücünün çok da bir etkisi olmaz derdim.

Attığınız fotoğrafta güç kaynağı, trafo, inverter, sigorta&koruma grubu, asansör kontrol ve haberleşme kartları mevcut, standart bir kontrol panosu, muhtemelen sürücü ve frekans olayıyla alakalı kulaktan dolma bilgilerle birşeyler sallamışlar.

www.normsis.com
www.arkel.com.tr
0
sealth
(20.02.24)
bahsettiğiniz düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun zararı ancak buna düzenli ve sürekli olarak maruz kalırsanız olur. oradaki emr maruz kalmak için panoya 1 cm uzaklıkta yaşamanız gerekir.
0
durbidakka
(20.02.24)
yanınızdan hiç ayırmadıgınız cep telefonunuzun sar degerleri bu asansörün zararından yüzlerce kat fazla. bilginize
0
limonlu eksi
(20.02.24)
Avrupa'da 12 Gauss'dan fazla manyetik alan ölçülen yerlerde insan yaşaması yasaktı. Şimdi de aynıdır sanırım. Elektromanyetik değer ölçen cihazla ölçebilirsiniz (avometrenin benzeri uyduruk bir alet).

Örneğin cep telefonunuz varsa, veya 380 kiloVolt enerji nakil hattı (boynuzlu direkler) altında yürümek bu limiti aşar. Ülkemizde serbesttir.

limonlu eksi + 1
0
alfired
(20.02.24)
sıfır

iyonize olan radyasyon ile iyonize olmayan radyasyonu karıştırıyorsun.
0
orpheus
(20.02.24)
"Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boya" - bunu kim salladi ise onunla iliskiyi kes yaw.

Bisey olmaz oynat devam +1
0
cooperr
(20.02.24)
(6)

Öleceğini hissetmek

ananiyimioguz
İnsan bunu nasıl hissediyor bilimsel bir açıklaması var mı? Genelde inanç olarak malum oldu, melek gördü gibi şeyler duyuyorum ama bir insan öleceğini nasıl hissedebilir?Çoğu ölüm hikayesinde, ölümden bir gün önce veya birkaç saat önce hissettikleri yönünde şeyler duyuyorum.Ne oluyor olabilir? Zaten
İnsan bunu nasıl hissediyor bilimsel bir açıklaması var mı? Genelde inanç olarak malum oldu, melek gördü gibi şeyler duyuyorum ama bir insan öleceğini nasıl hissedebilir?

Çoğu ölüm hikayesinde, ölümden bir gün önce veya birkaç saat önce hissettikleri yönünde şeyler duyuyorum.

Ne oluyor olabilir? Zaten kalp rahatsızlığı var diyelim. Kalbi sıkışıyor diyelim. E hep aynı sıkıntıdan daha önce yatmış bir insan, nasıl sonuncuyu ayırt edebiliyor?

Nasıl sevdikleri ile vedalaşabiliyor? Hormonel olarak bir şeyler değişiyor da o his, şimdiye kadar yaşadıklarının dışında oluyor da, onun artık yolun sonu olduğunu mu anlıyor?
0
ananiyimioguz
(20.02.24)
Aman üstüme geliyorlar +1

Anneannem en az 20 kere böyle öleceğini görmüştür.
Dedem de misal hiç bir şey yokken kalp krizinden gitti.
Babannemi gittik gördük hastanede çok iyiydi, yarın cikar dediler. Eve döndük ertesi sabah haberi geldi.

Bilimsel bir açıklaması yok çünkü ortada olan bir şey de yok. Nefes almasi agirlasan, yorgun olan, bitkin olan insan zaten ölü gibi hisseder yani.

Ben hayatimda ne hissedene denk geldim ne duydum. Gördüğümüz üzere sizin çevrenizde daha çok böyle inaniliyor demekki, yoksa genel geçer bir şey olsa kesin denk gelirdi.
0
logisticsmanager
(20.02.24)
Ben böyle dini inançlılardan melek gördü gibi bir tabir de hiç duymadım. Hatta insanın öleceği anı yalnız Allah bilir inanışı yok mu İslam'da?

Bilimsel bi olayı da yok zaten arkadaşların dediği gibi. Çünkü böyle bi olay yok. Sonucu bilinen olaydan çıkarım yapma durumu var bence de ki hiç böyle "Ölümünü bildi" durumuna denk gelmedim
0
nundu
(20.02.24)
Bendeki doneler şöyle;

1- "Normalde baba hiç sevgisini göstermezdi, ölmeden bir gün önce hissettirmeye çalıştı" diyen var.

2- Annemin babası için "normalde yemekten sonra hep salona geçip haber izlerdi ve gece 11 gibi yatağına girerdi, hasta da olsa salonda yatardı ama öleceği gün saat daha 6 olmasına rağmen yatağına gitmişti" dediler ve uyuyarak ölmüş.

3- Büyük teyzemin her yeri kanserdi çok savaştı en sonunda beyin kanseri oldu konuşamıyor yemek yiyemiyordu. Su bile diyemiyordu Hareket bile zor ediyordu. Ne hikmetse ölmeden bir kaç saat önce anne diye sayıkladı. Anneannem yanına gitti elini tuttu. Dakikalar içinde nefes verdi ve öldü. Ben de oradaydım. Tüm aile evinde yanındaydık çünkü doktor artık yapacak bir şey yok evde yanında durun demişti. Ama biz odasında durmuyorduk. 1 haftadır su bile diyemeyin kadın "anne" dediği için hepimiz başına toplanmıştık.

4- Bababamın babası rutin rahatsızlanmış köyden hastaneye yetiştiriyormuş babam. Son zamanlarında sık sık rahatsızlanıyordu. Öleceği gün ilk defa yolun ortasında "oğlum neyse geri dön" demiş. Babam da ne dönmesi baba iyi değilsin yine yeiştireyim demiş. Dedem gerek yok dön sen dön demiş. Babam da şaşırmış durmuş yol kenarında. Bi an anlamamış çünkü ne oldu iyileşti mi birden demiş. Kemerini çıkarmış kapısını açmış adam oracıkta ölmüş.

Ben de diyorum ki farklı bir şey hissediyorlar herhalde?

Edit: bir de kedilerim hastalanınca yine yanımda duruyorlardı ama hepsi ölecekleri zaman hep bir kuytu aradılar. Onlar da hissediyor derler sanki öyle bir bilgi kalmış kafamda.
0
🌸ananiyimioguz
(20.02.24)
ben de hissediyorum ama bir türlü ölmedim.
0
deartheodosia
(20.02.24)
Bence bilinçdışı da olsa insan vücudu kendinde olan şeyleri hissediyor. Daha geçen ay bir tanıdığım vefat etti, vefat etmeden önce de “ben bu yıl kışı geçiremem o yüzden hiç hazırlık yapmayacağım sonraki seneye” dedi. Gidip insanlarla vedalaştı. Hastalığı filan da yoktu sağlamdı ve öldü.

Diğeri de benim başıma gelmiş bir olay. Ben anne karnındayken ikiz kardeşim benim iç organlarıma yapışık olarak kalmış ve ve karnımda bir kist ile kaplanmış. Bunu 27 yaşında öğrendim. O güne kadar da neredeyse iki üç ayda bir rüyamda kendi kendimi doğurduğumu, karnımdan kendimin çıktığını görüyordum. En sonunda doktora gitmeyi akıl edip ameliyat oldum ve bir daha bu rüyayı görmedim.

Yani vücut biliyor bence her şeyi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(20.02.24)
insanlar hep bir anlam arayışı içinde. haliyle en ufak anlam çıkarabileceği olayı hatırlayıp büyütürken. kendince ruhani anlam bulamadıkları olayları görmezden geliyorlar.
0
orpheus
(20.02.24)
(6)

700 Bine kadar araç tavsiyesi hk.

KukLa
Merhaba arkadaşlar,Günde 32KM araç kullanacağım.500 700 arası bir araç almayı hedefliyorum. Manuel, otomatik fark etmez. Az yakan, sorunsuz, para kaybettirmeyecek, konforlu geniş bir araç arıyorum.Araçlardan ve piyasadan anlayan bu işi yapan arkadaşlar hangi marka model paket almamı önerirsiniz teşe
Merhaba arkadaşlar,

Günde 32KM araç kullanacağım.

500 700 arası bir araç almayı hedefliyorum. Manuel, otomatik fark etmez. Az yakan, sorunsuz, para kaybettirmeyecek, konforlu geniş bir araç arıyorum.

Araçlardan ve piyasadan anlayan bu işi yapan arkadaşlar hangi marka model paket almamı önerirsiniz teşekkürler.

Dikkatimi çeken araçlar:

Renault Grand Scenic III

Renault Latidute

Skoda Superb ve superb combi

Insignia ve Insignia sw

Seat Exeo

Audi A4 Sedan

Honda Civic 1.6i DTEC
0
KukLa
(19.02.24)
bu grup içinde en konforlu optimum araç superb olur.

ancak karşılaştırmada şöyle bir hata var. seçilen araçların o fiyat bandındaki km ve yaşları çok geniş bir aralıkta gibi.

700 bandında alınacak superb - a4 - civic en az 10 yaşında ve 150k km üzeri olacaktır yani yıpranmış riskli araçlar olacaklar.

scenic ve latitude biraz daha yi durumda araçlar bulunabilir. 10 yaşk 150k ve üzeri km olunca aracın markası modelinden çok o araca nasıl bakıldığı önemli.
0
orpheus
(19.02.24)
clio 1.5 dci touch
0
jelly bear
(19.02.24)
toyota.

az yakar, az sorun çıkartır
0
paintov
(19.02.24)
Citröen C4

Çok az yakar, yakıt derdin olmaz. Hatchback'lere göre içi ve bagajı geniş. Muadillerinde olmayan özellikler var. Otomatik el freni, otomatik silecek, viraj aydınlatma, aynaları katlama. Diğer markalarda bunlar olunca fiyat uçuyor. Tavsiye ediyorum.

Dezavantajı, otomatiklerde vites geçişlerinde 1-2 arasında hissettiriyor ama çok da sorun edilecek bir şey değil.
0
birşeylersoracağım
(19.02.24)
dikkatini çeken araçlar civic dışında pek de temizini bulmak zor olur. sorunsuz araç arıyorsan japon kore grbuna bakınız.
0
mikahakkinen
(19.02.24)
az yakıncada bu sefer gereksiz gezinti de geliyor insanın aklına. bunu da katar mısınız hesaba bilemedim.
0
hunharca ben
(19.02.24)
(6)

Enflasyon düşerse maaşlar

rukayka
Ekonomiden anlamam.. Çocukça gibi görünecek bir sorum var. Türkiye’deki enflasyondan dolayı maaşlar 30,40, 50 binler oluyor ya… Diyelim ki gelecekte enflasyon normal seviyelere düştü… Maaşlarda nasıl bir düzenleme olur? Normal oranda bir enflasyonun olduğu ülkelerde maaşlar 3-5 bin dolaylarındadır s
Ekonomiden anlamam.. Çocukça gibi görünecek bir sorum var. Türkiye’deki enflasyondan dolayı maaşlar 30,40, 50 binler oluyor ya… Diyelim ki gelecekte enflasyon normal seviyelere düştü… Maaşlarda nasıl bir düzenleme olur? Normal oranda bir enflasyonun olduğu ülkelerde maaşlar 3-5 bin dolaylarındadır sanırım..
0
rukayka
(18.02.24)
Herhangi bir düzenleme olmaz. Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmez çünkü. Söz gelimi şu an yıllık enflasyon 50 diyelim, maaşlara da buna yakın 40 gibi zam yapıldığını varsayalım. Bir sonraki sene olmaz ya enflasyon 2’ye düşsün. Maaşlara da 1 zam gelir. Bu örnekte ekmek 10 lira olsun başlangıçta, maaş da 100 lira olsun, ilk yıl ekmek 15 liraya yükselir, maaş da 140 olur. ikinci yıl ekmek 15,3 lira olur, maaş da 141,4 olur. En başta maaşıyla 10 ekmek alabilen kişi artık 9,24 ekmek alabilir.

siz eksi enflasyon yani fiyatların düşmesi senaryosunu soruyorsunuz sanırım. Karmaşık bir konu, şak diye olacak şey değil ama oldu diyelim, işte o zaman alım gücü artar,yukarıdaki örnekteki kişi bir anda 20 ekmek alabilir hale gelir örneğin. Bu sefer de talep enflasyonu oluşur, fiyatlar yine fırlar.

Kısacası fiyatlar düşmez, artış hızı yavaşlar ama artar.
0
orient blue
(18.02.24)
sorudan anladığım kadarıyla enflasyon ile maaşlar arasında tam doğru ortantı olduğunu düşünüyorsunuz. öyle değil. enflasyon düşse de mevcut maaşınıza göre enflasyona göre artış olacaktır.

bugün yüzde 40 zamla maaşın 40bin tl oldu diyelim.

enflasyon yüzde 10 olduğunda 10bin tl olmayacak.

neden çünkü enflasyon genel fiyatlar seviyesindeki artışı ifade eder.

hee günün sonunda ne yapıyoruz?

sıfırları silip kafa rahatlatıyoruz.
0
Lubb
(18.02.24)
enflasyonun düşmesi demek fiyatların geriye gitmesi demek değil. fiyatların artış oranının azalması demek. her yıl ikiye katlanacağına yılda %30 artacak.
0
orpheus
(18.02.24)
tr.wikipedia.org
www.csgb.gov.tr

fikir oluşması açısından iki sayfayı birbiriyle bağlayabilirsiniz.
0
gule gule
(18.02.24)
Maaş düşürülmesi gibi bir durum söz konusu değil. Enflasyon olmasa, deflasyon olsa dahi maaşlar düşmez.

Bunun sebebi, işçilerin asla maaş düşürülmesini kabul etmemesi. Bu yüzden hiçbir firma maaş düşürme gibi bir yolu seçmez.

Devlet bunun önüne geçmek için enflasyon yaratıyor. Normal olması gereken enflasyon %2 falan. Bu yolla paranın değeri bilerek düşürülüyor ki işçinin maaşını nominal olarak düşürmeden düşürelim.

O yüzden ekonomik politikalar gereği devülasyondan kaçnılmaya çalışılıyor. Eğer devülasyon varsa, merkez bankası para basıp enflasyonu artırır.

Dolardaki yıllık enflasyon %2
0
substituent
(18.02.24)
Bugün asgari ücret 17.000 lira değil mi? Aslında hem evet hem de hayır.

Esasen asgari ücret 17.000.000.000 (17 milyar lira)

Sıfırları silmek büyük oranda formaliteden ibaret. Piyasadaki bütün fiyatlardan aynı anda bir ya da birkaç sıfır silerseniz hiçbir ürünün maaşınıza oranı değişmez. Sadece okuma kolaylığı sağlanır.

Eğer enflasyon ortamında enflasyondan daha düşük maaş artışı aldıysanız bu fakirleştiğiniz anlamına gelir. Enflasyon düştüğünde ise eğer enflasyon oranından daha fazla zam almıyorsanız düştüğünüz yerde kalmışsınız demektir.

Haliyle normal oranda enflasyonun olduğu ülkelerde maaşlar 3-5 bin dolaylarındadır cümlesi kesinlikle hiçbir anlam ifade etmiyor. 3-5 bin ne? Dolar mı? Euro mu? Won mu? Yen mi? Tl mi?

Örneğin Japonya en büyük ekonomilerden biri ve ortalama aylık ücret 340.000 yen dolaylarında ve bu ~2.200 dolar ediyor.

Onun için 3-5 binin hangi para cinsinden olduğu önemli.
0
akhenaten
(18.02.24)
(1)

ekrana her an reklam gelen telefon problemi (xiaomi)

avatar is back
pederin telefonuna bir misafir çocuğu dadanmış ne yapmışsa bilmiyorum, peder "galeri wsp neye girsem reklam çıkıyor sürekli uygulama indi kalktı yazıyor" demişti hatta konuşurken de ekranda şu an reklam var seni aradığım konuştuğumuzu göremiyorum sadece sesin geliyor demişti. ayrıca 3-4 uygulamayı g
pederin telefonuna bir misafir çocuğu dadanmış ne yapmışsa bilmiyorum, peder "galeri wsp neye girsem reklam çıkıyor sürekli uygulama indi kalktı yazıyor" demişti hatta konuşurken de ekranda şu an reklam var seni aradığım konuştuğumuzu göremiyorum sadece sesin geliyor demişti. ayrıca 3-4 uygulamayı görüntülü ararlarken gösterdiler, oyun merkezi, oyun gibi şeyler var silme seçeneği yok, silinmiyorlar.

bu virüs mü nedir bu? çözümü ne bunun? uzaktan müdahale edebilir miyim ayrıca?
0
avatar is back
(17.02.24)
reklamdan daha tehlikelisi bu iş çözülene kadar bankacılık-edevlet vs girmesin. telefonu formatlayın ve mümkünde ücretli bitdefender mobil security yükleyerek kullanın.
0
orpheus
(18.02.24)
(1)

freelance çalışanın vergi ödemesi

yetkili birine benzeyen abi
freelance olarak 3 ay bir yerle çalışıcam. ruul sistemi üstünden fatura kesebileceğimi söyledim. +KDV olarak ödeme yapacaklar bu durumda diye düşünüyorum. ben kdv'yi devlete nasıl ödeyeceğim? ruul sistemi devlete ödenen vergileri çalışanın sorumluluğuna bırakıyor. aydan aya mı vergi öderim yoksa yıl
freelance olarak 3 ay bir yerle çalışıcam. ruul sistemi üstünden fatura kesebileceğimi söyledim. +KDV olarak ödeme yapacaklar bu durumda diye düşünüyorum. ben kdv'yi devlete nasıl ödeyeceğim? ruul sistemi devlete ödenen vergileri çalışanın sorumluluğuna bırakıyor. aydan aya mı vergi öderim yoksa yıllık belli zamanları var mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(15.02.24)
ruul kdv'li fatura kesiyor ve sana içinden kdv+komisyon düşerek fatura ediyor. yani sen devlete bir kdv ödemeyeceksin.

aslında yazıımcılar gibi emek üzerinden çalışanlar için bir vergi istisnası var yıllık bedel bunu aşmıyorsa ödemen gerekmeyebilir.
0
orpheus
(16.02.24)
(4)

macfit mi, mahalle arası spor salonu mu, private club mu?

mr.goodcat
standart beyaz yakayım. akşam 5-6 civarı evde oluyorum. akşamları boş yani. spora gideyim diyorum. sizce seçenek hangisi olmalı? private club tarzı bazı yerler falan da var ufak. amaç vucüda şekil kazandırmak. kilo 70 boy 172
standart beyaz yakayım. akşam 5-6 civarı evde oluyorum. akşamları boş yani. spora gideyim diyorum. sizce seçenek hangisi olmalı? private club tarzı bazı yerler falan da var ufak.

amaç vucüda şekil kazandırmak. kilo 70 boy 172
0
mr.goodcat
(15.02.24)
Herbirine bir gün ayırarak, çalışacağın saatte, gideceğin yoldan giderek hepsini git gez.

Yolun sana külfeti, salonun o anki kalabalığı, içerdeki ortam, çalışan popülasyonu, aletlerin başındaki bekleme süreleri vs konularını bir değenlendir ve ona göre karar ver.
0
Mirket
(15.02.24)
En iyi spor salonu evine yakın ulaşımı kolay olan spor salonudur bence.
0
les yeux blanches
(15.02.24)
çok yoğun bir saate denk geleceksin, bahsettiğin kulupleri 6-7 arası bir ziyaret et yoğunluğa bak. her makinada 20 dakika sıra beklersen o iş yürümez.

klubun işletmecisi ve yaklaşımı çok önemli. macfitden bir hizmet-destek alamazsın kendi bilgin ile ilerlemelisin. bazen ufak salonları işleten kendisi de sporcu kişiler oluyor. çok daha verimli olabilir.
0
orpheus
(16.02.24)
1- evine en yakin olan
2- senin gidecegin saatlerde en sakin olan
0
bay b
(16.02.24)
(1)

Elektrikten anlayanlara ups sorusu

Rao
Selamlar Herkese, Elimde tek akülü bilgisayar ups mevcut 12. v tek akülü. Bu cihazı gerekli durumlarda araç aküsü için takviye cihazı aynı zamanda laptopu araç aküsü desteği ile şarj etmek maksadı ile kullanmak istiyorum. -ups içeresinde , ups içi aküye parelel bağlantı verilerek ,kablonun diğ
Selamlar Herkese,

Elimde tek akülü bilgisayar ups mevcut 12. v tek akülü. Bu cihazı gerekli durumlarda araç aküsü için takviye cihazı aynı zamanda laptopu araç aküsü desteği ile şarj etmek maksadı ile kullanmak istiyorum.

-ups içeresinde , ups içi aküye parelel bağlantı verilerek ,kablonun diğer ucuz dışarı alınıp timsah ucu yapılacak.
-gerekli olduğunda timsah ucu ile direk olarak araç aküsünden ups ye bağlantı yapılarak kullanılacak.


Bu şekilde bağlantı ile sorunsuz olarak kullanabilir miyim?
Birinci önceliğim laptop şarjı etmek, araç akü takviye özelliği olmasada olur.

Teşekkürler.
0
Rao
(15.02.24)
teoride dediğin tamam ama ups kaç watt bunu bilmiyoruz. en basitinden 600w olsa 12 volt üzerinden peak güçlerde 50-60A akım çekecek. bu akımı taşıyabilmesi için çok sağlam ek kablolar yapman lazım. 100-200w gibi ufak bir ups olsa bile 10-20A gibi akımlar geçer en az 3-4mm silikon kablo ve akü kutup başı lazım. krokodil o güçleri taşıyamaz.

şarj konusunda da o ufak upslerin şarj akımı çok düşüktür yani boş bir araba aküsünü belki 3-4 günde tam doldurabilir. başka bir risk de akünün uçları şebekeden izole olmayabilir. buna dikkat etmen gerek.

ben araçta laptop şarj etmek için 300w mexxsun simnus inverter kullanıyorum. boştaki akımı da çok düşük. 5-6 watt kadar çekiyor. laptop adaptörleri switch mode olduğu için aslında sinüs invertere ihtiyaç yok. ama kare dalga olan cihazların hepsi aşırı dandik. ihtiyaç anında yolda bırakacak riskli bir ürün istemedim.
0
orpheus
(16.02.24)
(2)

Aloş Satış farkından dolayı yüksek miktarda döviz alıp bankaya yatırma..

sonhakan
En güvenli yer neresi? Bankalarda makas çok fazla (İstanbul)
En güvenli yer neresi? Bankalarda makas çok fazla (İstanbul)
0
sonhakan
(12.02.24)
bulunduğun ile göre değişir istanbulda kapalıçarsı veya kadıköyde bir yer var. serbest piyasa kurundan 5-6 kuruş farkla bozduruyorum. miktar da önemli tabi.

fiyatı şurdan takip ediyorum:
www.nadirdoviz.com
0
orpheus
(12.02.24)
Ben birkac ay once kapali carsida atlas doviz diye bir yerde bozdum. Alis satis farki 1 kuruştu.
0
prole
(12.02.24)
(4)

Karalisteyim blokeli kredi kartı almak

Aşk Adamı
efenim bankalara olan tum borclarımı 2 sene evvel bitirmiş birisiyim fakat karalistedeyim uzun süredir debit kart kullanıyorumŞimdi blokeli kredi kartı alma ihtiyaci hissediyorum kredi puanımın ufak ufak toparlanması acısından amma velakin hangi banka verir her bankanın bu kredi kartını blokeli sekı
efenim bankalara olan tum borclarımı 2 sene evvel bitirmiş birisiyim fakat karalistedeyim uzun süredir debit kart kullanıyorum

Şimdi blokeli kredi kartı alma ihtiyaci hissediyorum kredi puanımın ufak ufak toparlanması acısından amma velakin hangi banka verir her bankanın bu kredi kartını blokeli sekılde verme zorunlulugu var mıdır bilmiyorum. Sıra numarası alıp bekleyip daha sonra reddedilmek istemedigimden once buraya yazmak istedim. bilenler tecrube edenler proseduru anlatırsa sevınrıım tskler
0
Aşk Adamı
(12.02.24)
Çıkma süresi 5 yıl diye biliyorum.
0
hayirsiz
(12.02.24)
Bana TEB verdi mesela mevduat blokeli kartı. Çalıştığınız bankaya telefonla değil de şubeye giderek öğrenebilirsiniz.

Çıkmak istediğimde (varsa) borcu ödeyip kartı komple kapatmam gerekiyor sonra bloke kalkıyor.
0
anon1m
(12.02.24)
e-devletden açık olan icra dosyalarına bir bak. bazen sen borcunu ödemiş olsan dahi bir harç var onu yatırmadıkları için üzerinde devam eden icralar kalıyor. açık dosya varsa avukatıyla görüşür kapatırsın.
0
orpheus
(12.02.24)
Hocam selamlar. Sen bu soruyu geçen gün de sormuştun. Kara listeden çıkma diye birşey yok.

Kart vermek isteyen verir. Kara liste kaydın daima kalacak.
0
neden beni sevmedin
(12.02.24)
(25)

Siz bir insanı uyarır mısınız? Yoksa fişini çeker misiniz?

tchuck
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamaz
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;

eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.
sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.

ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamazsın, yarım gün anlaştıysak en az 4 saat durman gerekir. buralarda tozlar duruyor, şurayı silmemişsin, burayı bilmem napmamışsın" gibi uyarılarda bulunmadım.

direkt yol verdim.

bu ilk kişi de değil, tüm herkese bunu yapıyorum.

iş veya günlük hayatımda da aynıyım. birinden bir şey istemem, bir şeyi düzeltmesini istemem, uyarmam etmem. direkt o kişiyle çalışmyı vs. bırakırım.

çünkü bana "uyarılmadığı sürece" işini hakkıyla yapmayan insanlar "ahlaksız" geliyor. yani bn bu kadını uyarıp ne yapacağım? bütün gün başınad durup onu mu denetleyeceğim? avizeyi silmesi gerektiğini her sferinde ben mi söyleyeceğim? yani bu kadına supervisorluk falan mı yapacağım gerçekten?

veya işyerimde altımdaki kişiye "bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" demeliyim? yani bunu benim söylemem gerekiyor mu gerçekten?

ben bu insanları uyardığım için düzeldikleri sürece, yarın bir gün uyaramayacağım bir pozisyonda kalırsam, işlerini doğru yapmayacaklar öyleyse?

veya yanlış mı düşünüyorum?
sizin tavrınız noluyor genelde?
0
tchuck
(12.02.24)
ben de genelde uyarmam. çünkü nasıl teoki vereceğini bilmiyorum uğraşamam. kimse vazgeçilmez değil. ha değer verdiğin biridir. ya da uyarınca değişeceğine inancın varsa uyarırsın.
0
jelly bear
(12.02.24)
sizin bizim ne yaptigimiz onemli degil. dogrusu ve yanlisi ne ona bakmak lazim. hayatta binbir turlu olay, durum, istisna vs dinamik var. herkese ibmde calisiyormus gibi davranamazsiniz. davranirsaniz cevrenizde pek hos bir intiba birakmazsiniz.
0
buenosdias
(12.02.24)
insanlara onlardan ne beklediğimi söylerim

eve temizlikçi hizmeti alırken, iş yerinde task dağıtırken

daha esnek davranıyorum, insan yönetmek ve verim almak böyle bir şey bence
0
grimavi
(12.02.24)
buenosdias+1

Size göre doğruyla olması gereken şey her zaman genel geçer doğru olmayabileceği gibi, insanların hata ve davranışlarının çeşitli geçerli sebepleri olabilir. O yüzden insanlarla konuşup onları anlamaya çalışmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
salihdt
(12.02.24)
Ben önce uyarırım ona rağmen olmuyorsa çalışmam o kişiyle. Ama bu arada kendime de bakarım, acaba yaptığımız anlaşmaya ben de tam anlamıyla uydum mu? Ya da karşımdaki insandan kapasitesinin üzerinde beklentide bulunuyor muyum? Mesela az para verip çok iş mi bekliyorum? Sigorta yaptım mı? Çünkü bazen insanlar çok zor durumda kaldığında mecburen bazı şeyleri kabul ediyorlar ama nihayetinde insan. Ego devreye giriyor vs. Her zaman önce uyarıdan yanayım.
0
rock n roll
(12.02.24)
uyarırsın pişman olursun, bozulur,
uyarmazsın pişman olursun, düzelmeye meyilli birisidir, toparlar kendini, sebepleri varmıştır vs.

arkadaşların dediği gibi durumu iyi analiz etmek ve ona uygun davranmak olabilir.
0
WithWorth
(12.02.24)
Sıkıntı yaşadığı bir çalışanı uyarmak, düzeltmek, verimli hale getirmek yerine her seferinde göndermeyi seçen kişi pek başarılı bir yönetici değildir.
Çok aşırı örnekleri dışında tutarsak gönderdiğiniz kişi ile yerine gelecek kişi arasında dağlar kadar fark olmayacaktır. Sürekli işe birilerini alıp gönderip yenisini almak uzun vadede baktığımızda çok zararlı olabilir.

Kendi evinizin temizliği konusunda bu şekilde davranınca eviniz temizlenmemiş oluyor ve bununla baş edebiliyorsunuz ama çalıştığınız şirkette işler bu kadar sık aksadığı zaman suçlu o verimsiz çalışan değil o departmanı yönetemeyen, o çalışanlardan verim alamayan yönetici olacaktır.
0
michael_knight
(12.02.24)
en iyisini yapmışsınız. bu saatten sonra millete yol yordam mı öğreteceksin.
ahlaki kurallar, etik davranışlar her yerde aynıdır.

4 saat kalmaması ayrı bir sorun işini yapmaması daha büyük sorun.
eli çabuk olsa tamam dersin o da yok.

bu insanlar insanların iyi niyetlerini sömüren tipler.
0
OgutucuRecep
(12.02.24)
Uyarı işin doğasında olan bir şey. En iyi çalışan bile işi savsaklayabilir. Bence hiç uyarı yapmadan her şeyi harfiyen kitabına uygun yapan ve bu motivasyonunu sürekli devam ettiren birini bulma olasılığına sarılmak sadece sizi yorar. İşleri kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Bu kişi ideal bir çalışan olurdu, ancak gerçek hayatta ideal tanımlar çoğunlukla hayal ürünü olarak kalır.

İş bağlamında düşününce işi savsaklayan çalışan = kötü çalışan demek değil. Eğer normal şartlarda işini düzgün yapan biriyse ve sonradan işin bozulduğunu görüyorsanız uyarı yaparsınız ve eğer iş düzelirse bundan hem kendisi hem de düzgün iş yapan birini elinde tutan kişi olarak siz fayda sağlarsınız.

Uyarıyı dikkate almak da bir meziyet ve iyi bir çalışanın bir göstergesi. Bana sorarsanız sizin tavrınız uzun vadede size kaybettirir.
0
akhenaten
(12.02.24)
ben daha cok zor konusmalardan kacan ve kendine de zaman zaman kirilgan ve zayif olma izni vermedigi icin karsi tarafla da bunu iletesemeyen ve buna izin vermeyen bir insan goruyorum acikcasi. sizi bilemem ama insanlar makine degil, herkesin iyi gunu, kotu gunu, zor gunu var, bu bazen bir gun degil belli bir zaman suruyor. bunu benle konusmadan bana yol veren bir liderim olsa, dusunecegim son sey 'bana soylemeden benim yapmam gerekirdi' olurdu herhalde. kimin ne yasadigi, neden ne yaptigi konusunda hicbir fikriniz yok, fikrimiz yok aslinda, yasamin ozu bu. kendi varsayimlarinizla yasiyorsunuz anladigim kadariyla. mutevazi olmak onemli. hayat sizin dogrularinizdan, ne nasil olmali'larinizdan ibaret degil.
0
kassiopeia
(12.02.24)
Uyarmadan yol vermek bana yanlış geliyor. Kimse benim zihnimi okumak veya benimle birebir aynı önceliklere sahip değil. Elbette iş etiği ve sorumluluk denen kavramlar çok önemli (yani uyarmadan işini düzgün yapan kişi tabi ki uyarı aldıktan sonra düzgün yapandan daha önde bu anlamda), ama herkesin geçmiş deneyimleri, çalıştıkları ortamlar ve kişiler de farklı. İki kişinin aynı noktada buluşması için konuşmak gerekir. Ha, konuşma üzerine hala bildiğini okuyordur, o zaman elbette yollarımızı ayırırız.
0
fotrsapka
(12.02.24)
Bu gibi hizmet alimlarinda tutumunuz ise yarayabilir ancak is yasaminda da bu sekilde davranirsaniz yoneticlilik kariyerinizde hayal ettiginiz yere gelmeniz zor olur.
0
turkuaz
(12.02.24)
Bu tarz durumlarda herseyi en bastan konusup firsat vermemek lazim
0
Zetnikov
(12.02.24)
Iste sure veriyorum, o surede bitmezse maille uyari, art niyetli birsey varsa uyarmakla yorulmam.
Bir de 100% hakli olup en kibar sekilde uyardiginda bile insanlar tavir aliyor, triplere giriyor. o yuzden hic ugrasamam.
0
spherical
(12.02.24)
Birde her insan herseyi dusunebilecek kapasitede olmayabiliyor.
0
Zetnikov
(12.02.24)
uyarmam, uyarmakla insan değiştiğini hiç görmedin. temizlik gibi basit bir konuda yol vermek en doğrusu.
0
orpheus
(12.02.24)
Belirli başlı durumlar için elbette ki öncelikle uyarmak gerekiyor. Onun dışında yazdığın her şeyde haklısın. Yani çalışma stili değişikliği ile çalışmama farklı şeyler. Çalışmayanı uyarmaya gerek yok. Uyardıkça çalışıyorsa, uyaran olmayınca kaytarıyordur. Beyaz yakalı işçilerin ve memurların %80'i de böyle.
0
nawar
(12.02.24)
fişi çekmek deniyor muydu bu duruma? bir çırpıda silmek diye biliyordum ben.

cevap: bence uyarmak denenmeli. hepimiz insanız. hata yapabiliriz. hayatımızda sağlığımızda vs. kötü giden durumlar olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
uyarmam. hatalarını düşünemeyecek insanla önce muhabbeti indirger, sonra da keserim.
0
tolgan
(12.02.24)
Değişkenlere tavırlara bağlı
Sizi haksız bulmadım
0
basond
(12.02.24)
kötü niyetli insanları silmek daha mantıklı
düzeltmeye çalışmak yıpratıcı olur

herkes hata yapar kimse mükemmel değildir
bu gibi durumlarda ben hata yaptığımda silseler nasıl olur empatisi yaparım

parasını az verebilirdiniz temizlikçinin ya da ne derdi varmış diye sormak
bir de hiç kimse başkasının evine özenmek ne kadar iş ahlakı deseniz de
ev temizliği için başkasını çağırmak güvenmek evi emanet etmek büyük risk

"bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?"
iş zamanında yetişmez ise sizin üstünüz sizden hesap sorar
ve projeler genelde zamanında yetişmez, iyi bir yönetici en başta bundan daha dramatik durumlar için hata payı bırakır, zamanından önce işi bitirerek prim yapar

haksızsınız demiyorum ama sildiğiniz insan yerine daha iyisini bulmaya çalışmak da yorucu
0
mantık
(12.02.24)
"Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; ...." bir de bu ayet gelir aklıma
0
mantık
(12.02.24)
bir çeşit pasif agresyon. iletişim eksikliği. tabii türkiye gibi eleştiriye kapalı insanların olduğu bir ülkede bunun olması normal ama doğru değil. düzgün bir üslupla rahatsızlığını dile getirmeyi öğrenmelisin. belki olumsuz bir geri dönüşten de kaçabiliyor olabilirsin bununla yüzleşmeyi de öğrenmelisin belki. en başta sana zararı olur.

burada kilit nokta da şu aslında. bir durumdan rahatsız olabilirsin. bu çok normal ve en doğal hakkın. bunu karşıdakini de kırmadan, kırılmadan dile getirmelisin. karşıdaki de kırılmamalı. ama türkiye'de insanlar eleştiriye açık olmadığı için hatta görevleri hatırlatıldığı zaman düşmanlaştığı için böyle bir pasif agresyon gelişiyor. ben de yumjuşak bir şekilde söyleyemem rahatsızlığımı. ya hiç bir şey demem senin gibi ilişiğimi keserim ya da kavga ederim. o yüzden aslında doğru iletişim kurmayı öğrenip rahatsız olduğumuz konuyu kavga da etmeden dile getirmemiz lazım. kimisi de laf cambazıdır, kendini çok iyi ifade eder o kadına rahatsızlığını söyler ama ipleri de koparmaz, bir gerginlik yaşamaz. bu önemli bir yetenek ve geliştirmek gerek.
0
blackkmamba
(12.02.24)
insandan insana değişir. böyle yapınca çevrende insan kalmaz. iş yaptıracak insan bulamazsın. sonuç odaklı olmak lazım. en baştan konuş, beklentilerini anlat. olmuyorsa ok ama kendi kendine çözsün, ben demezsem işini yapmıyor bakış açısı doğru değil. ülkede çalışan beyaz yakalının çoğunluğu gizli işsiz. internette takılmak üzerine, mail döndürmek üzerine maaş alıyor. hepsini kovalım o zaman.
0
gabe h coud
(12.02.24)
Zaten uyarmanızla, kendini düzeltecek karakterde biri, baştan bunu yapmaz. En güzelini yapmışsınız.

Uyarsaydınız, ya "bana iş mi yok" diye gidecekti, ya da kalıp baştan savma iş yapacaktı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.24)
(3)

Araba koltukları neden sürekli küflenir?

psmstc
Aktif kullanmadığımız bir arabamız var. Arabanın içini her defasında temizletiyoruz fakat yine koltuklar nemli ve küfleniyor. Camlar da sabah hep buğulu. Sokaktaki diğer araçlarda böyle bir durum yok. Bu durum olur ve nasıl önüne geçeriz? Şimdiden teşekkürler…Ek not: konum İstanbul
Aktif kullanmadığımız bir arabamız var. Arabanın içini her defasında temizletiyoruz fakat yine koltuklar nemli ve küfleniyor. Camlar da sabah hep buğulu. Sokaktaki diğer araçlarda böyle bir durum yok. Bu durum olur ve nasıl önüne geçeriz? Şimdiden teşekkürler…

Ek not: konum İstanbul
0
psmstc
(11.02.24)
aracınızın içi temizleniyorken su basılıyor mu? bazen yıkamacılar kapı içinden tazzikli su basabilir. yağmur suyu giriyor olabilir mi? araçta izolasyon kötü mü? aracın içine su giriyor mu? kontrol ettirdiniz mi?
rutubet nem giderici tabletler var. onlardan aracınıza koyun ve tekrar küf ve nemlenmeyi gözlemleyin.
0
false pretension
(11.02.24)
İş bilmeyen yıkamacılar koltukları makinede yıkarken koltukların içine döşemenin altına su kaçırıyorlar onlar da küf yapıyor. Sizin saglıgınıza da kötü etkisi olur. Aracı temizlettiginiz yeri değiştirin. Güvenilir bir yere çekip tüm kapıları açıp en azından yarım gün havalansın araba
0
limonlu eksi
(11.02.24)
aracın kapı altları, ön cam yanları varsa sunroof ve klima bölgesi dahil tüm tahliyelerinin açık olduğuna emin olun. tıkalı bir tahliye varsa iç mekan sürekli nem yapar.
0
orpheus
(11.02.24)
(5)

Hangi araba ?

sirius
Fiyat marka model donanim ve ozellikleri birebir ayni olan asagidaki araclardan hangisini tercih edersiniz. Arac Volkswagen up! 1.0 ASG sanzuman.A) 2016 model 82 bin kmB) 2013 model 47 bin km
Fiyat marka model donanim ve ozellikleri birebir ayni olan asagidaki araclardan hangisini tercih edersiniz. Arac Volkswagen up! 1.0 ASG sanzuman.

A) 2016 model 82 bin km
B) 2013 model 47 bin km
0
sirius
(09.02.24)
2016
0
silver apple
(09.02.24)
çok faktör var. araçlardan biri uzun yolda çok km yapmıştır diğeri şehir içi hep kısa mesafe gitmiştir. sadece km bakmak yanıltıcı olur. ancak benzinli bir motor için 40 ile 80k km arasında anlanmlı bir fark aslında yok. kazası-boyası-koltukları vs temiz ise 2016
modeli tercih ederim.
0
orpheus
(09.02.24)
diğer şartlar eşit ise 2016
0
paintov
(09.02.24)
2016
0
prole
(09.02.24)
Kilometreyi nerede yaptığına bağlı. Güzel soru. Avrupa'da ise 2013 derim. Türkiye'de 2016.
0
mada
(09.02.24)
(5)

Adile Sultan Ev Yemekleri Restoranı çalışma şeklini biliyor musunuz?

michael_knight
İstanbul'da pek çok yerde şubesi olan bu restoran yemekleri fabrikasında mı yoksa şubelerinde mi hazırlıyor?Çok uzun olmayan bir sürede çok yaygın hale geldiler, başarılı bir iş modeli olsa gerek.
İstanbul'da pek çok yerde şubesi olan bu restoran yemekleri fabrikasında mı yoksa şubelerinde mi hazırlıyor?
Çok uzun olmayan bir sürede çok yaygın hale geldiler, başarılı bir iş modeli olsa gerek.
0
michael_knight
(08.02.24)
Ya kesin cevap değil ama yazacağım. Bizim buraya açtılar, ufacık dükkan. Sadece logo ve tezgah var. İçeride yemek falan da yok. Hiç aşçı, kadın falan da görmedim (adı Adile Sultan olunca bir teyze bekliyor insan). Küçücük dükkanın arka kısmında bir oda var gibi. Bence oradan yemeği alıp motorla götürüyorlar. Eğer yemekler menü şeklindeyse mikrodalgada ısıtıp tabldot yolluyorlar diye sallayabilirim. Benim için de tam bir muamma.
0
prole
(09.02.24)
bizim orada bir şubesi var maks 10 m2 dükkan. arkasında restoran olma ihtimali yok bina o kadar geniş değil zaten. bence hazır geliyor dağıtılıyor subelere, ısıtılıp gönderiliyor müşteriye.
0
wild honey suckle
(09.02.24)
bizim şirket yakınlarındaki tek ev yemeği tarzı adile sultan olduğu için şirkete adile sultandan çok sipariş geliyor. şubede herhangi bir şey hazırlanmıyor, hepsi standart bir yerde hazırlanıyor, sipariş üzerine ısıtılıp gönderiliyor.
0
wendyangelamoiradarling
(09.02.24)
Esenyurt merkezli Catering şirketi, paketinin üstünde asıl şirketin adı yazıyor, esenyurtta fabrikası vardı diye hatrlıyorum.
0
atom karincanin torunu
(09.02.24)
bizim burada bir şubesini gördüm. üst üste koyulmuş bir sürü mikrodalga fırın vardı. dükkan ufacık o kadar çeşit orada pişemez zaten. kesin fabrikada yapılıyor dükkandı ısıtılıyor sadece.

bu arada nasıl oluyorsa lezzet olarak gayet iyi bir çizgideler.
0
orpheus
(09.02.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.