Giriş
(7)

Karda arabayi avm otoparkina birakmak

narod
Malum Istanbul a kar gelecek diyorlar. Otopark yok, normalde sokaga park ediyoruz. Yakinimda bi avm var. Acaba arabayi oraya mi biraksam kar yaginca. Sokakta kalsa kayan arabalar falan surterse carparsa diye endiseleniyorum
Malum Istanbul a kar gelecek diyorlar. Otopark yok, normalde sokaga park ediyoruz. Yakinimda bi avm var. Acaba arabayi oraya mi biraksam kar yaginca. Sokakta kalsa kayan arabalar falan surterse carparsa diye endiseleniyorum
0
narod
(04.02.25)
Avm’yi arayıp sormak lazım izin veriyorlar mı diye.
0
orient blue
(04.02.25)
bazı avmlerin belli saatten sonra ücreti oluyor. Ya da harcama fişi göstermek gerekiyor. Öyle ise sorun olmaz bırakır öderseniz.
0
a perfect lie
(04.02.25)
Otopark 3 saatten sonra ucretli zaten, bana yakin kapali otopark bilmiyorum. O sebeple oraya birakacagim
0
🌸narod
(04.02.25)
yokuş değilse kolay kolay öyle bir kaza olmaz.
0
orpheus
(04.02.25)
Evet, biliyorum da benim icin rahat etsin
0
🌸narod
(04.02.25)
Kaza olması için yokuşa gerek yok, kış lastiği olmadan ya da çok eski bir kış lastiğiyle trafiğe çıkan bir arabanın sizin sokağınıza girmesi yeterli.

Hava durumundan gördüğüm kadarıyla çoğu yerde tutacak bir kar yağmayacak gibi görünüyor (umarım yanılırım) ama böyle bir endişeniz varsa arabayı birkaç gün kapalı otoparkta tutmakta elbette yarar var.
0
10551037
(04.02.25)
Evet iyi fikir. Bırakabiliyorsanız güvenli bir yere bırakın
0
kaptan memo
(05.02.25)
(3)

aralıklı oruç sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar aralıklı orucun açlık kısmında şekersiz çay kahve gibi içeceklere izin veriliyor ya hani. peki yemek bile sayılmayacak belli bir miktar gıdayı yemeye izin var mı? amaç bir şeyler yemek veya sistemi hack'lemek değil. mesela sabah açlık kısmında çocuğun beslenmesini hazırlarken yoğurt koyd
arkadaşlar aralıklı orucun açlık kısmında şekersiz çay kahve gibi içeceklere izin veriliyor ya hani. peki yemek bile sayılmayacak belli bir miktar gıdayı yemeye izin var mı?

amaç bir şeyler yemek veya sistemi hack'lemek değil. mesela sabah açlık kısmında çocuğun beslenmesini hazırlarken yoğurt koyduğum kaşığı bulaşığa atmadan önce yalasam oruç bozuluyor mu? yoksa ağzımıza zerre kadar gıdalı kalorili bir şey sürmemek mi lazım? oruç bozulacak diye kaşığı yoğurtlu yoğurtlu bulaşığa atıyorum. yazık oluyor kaşıkta kalan yoğurda. o kadardan bir şey olmaz ise yalayıp atacağım.

ya da mesela çorbanın tuzuna bakayım diye bir hüp tatsam aralıklı oruca zeval geliyor mu?

var mı bunun bir "o kadardan bir şey olmaz" eşiği? vallahi amacım orucu delmek, kendimi kandırmak değil.
0
kibritsuyu
(04.02.25)
şekersiz çay, kahve gibi kalorisiz içecekler içilebilir. maksat otofajiyi aktif tutmak olduğu için ufak gıdalar bile önerilmiyor. hatta şekersiz bile olsa sakız çiğnemek insülin tepkisini tetikleyebilir deniyor.
0
orpheus
(04.02.25)
Zeval gelir. Temeln mantık hiç bir spike a izin vermemek.

Ancak önemli nokta: IF'in bir zaman aralığında her hangi bir kalori restrict diyetten her hangi fazla bir faydası yada getirisi yok. Tek ihtiyaç Termodinamik bilgisi.

IF e karşı değilim, eğer kişi bu şekilde beslenmekten keyif alıyor ve yedikleri üzerinde sürdürelebilir bir kontrol, mindfullness sağlayabiliyorsa mümkünse hep IF yapsın. Ancak Sırf IF yapmak için IF yapmak, bunda zorlanırken yapmanın bir anlamı yok. Ayrıca bir yararı yok.
0
wallcan
(04.02.25)
Abi aralıklı oruç yapanlar kalorisiz çay vs tüketip insülin salgılatmayarak sürekli yağ harcadıklarını düşünüyorlar ama aslında sen bir şey yesen de yemesen de günün 24 saati belirli aralıklarla karaciğerinden kana şeker verip kan şekerini yükseltiyorsun ve dokulara insülin aracılığıyla şeker gönderiyorsun, yani pratikte açlık durumunda insülin salgılamama gibi bir durum yok sistem sürekli katabolik-anabolik haldedir ama Intermittent Fasting'in asıl amacı senin insülin salgılatmadığın sürece sürekli yağ harcadığına inandırıp seni bir şey yemekten uzak tutarak "gereksiz" kalori alımını engelleyip günün sonunda kalori açığı verdirerek belirli bir sürecin sonunda da yağ kaybederek kilo vermeni sağlamaktır, prosedürün uygulanış şekline bu açıdan bakarsak o bir miktar yoğurdu emcüklemenle emcüklememen arasında sistemsel olarak bir fark olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.02.25)
(11)

dusuk kalp atis hizi

lemmiwinks
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.sporcu degilim, oyl
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.

resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.

sporcu degilim, oyle bir gecmisim de yok. son 2 senedir haftada 2 pilatese gidiyorum, o da birkac ayda bir 1 ay ara vererek.

bu kalp atis hizi dusuk degil mi? doktora gorunmeli miyim?

40e 188cm 75kg
0
lemmiwinks
(04.02.25)
Bu değerler tek başına çok anlamlı değil. Başka semptom yoksa normal olarak kabul edilebilir.

Baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı gibi şikayetler de varsa o zaman doktora görünmelisin.
0
himmet dayi
(04.02.25)
soruya cevabim yok ama hastalik hastasi birinin apple watch alip surekli kontrol yapmasi gunde 2 paket sigara icmesi kadar zararli bir durum.
0
buenosdias
(04.02.25)
benzer bir durum bende de var. yillardir nabzım düsük. doktorlara da gittim zamanında, uzun boylularda nabiz düsüklügü normal, spor yapanlarda nabiz düsüklügü normal dediler. öylelikle üstüne düsmedim ama düzenli spor yapmayali yillar oldu hala nabiz düsük. benim dinlenme kalp atımı ortalamam 50 civari oluyor, ara sira 40'in altina da düsüyor. yakin zamanda bir kardiyologa gidecegim, sana da aynisini tavsiye eederim. seker, kolesterol, tansiyon sikayetin varsa, ailede kalp rahatsizligi hikayesi varsa risk daha da büyüyor.
0
deckard
(04.02.25)
dusuk nabizli ve dusuk tansiyonluyum, duzenli spor yapmam. her yil genel check-up yaptiririm. bu seneki ekg'mi inceleyen doktor sakin kalplisiniz severiz dedi. ama siz gene de bir kontrol ettirin.
0
65 derece
(04.02.25)
aritmi olabilir. kalp büyümesi olabilir.

ben sağlam sporcuyum. gece değil, gün içinde bile 37 oluyor :) eskiden 27 görmüştüm holter ile hem de :P kötü bir şey olarak yorumlamamak lazım.

baş dönmesi oluyor mu?
0
gabe h coud
(04.02.25)
baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı vs. yok.

babamda abdominal aort anevrizmasina greft uygulandigi ve baska bir lokasyonda stent oldugu, dedem de aort diseksiyonundan vefat ettigi (anevrizmadan ameliyat olmus, sonrasinda 10 yil yasamis) icin 40 yasina gelince bu konularda biraz pimpirikli olmaya basladim.
0
🌸lemmiwinks
(04.02.25)
kalp ritminde bahsettiğin gibi bir sorun olsa sadece dinlenirken değil masabaşında oturuken de aniden nabzın düşer bayılacak gibi olursun.
0
orpheus
(04.02.25)
60'ın altı bradikardi demektir ve ciddi bir sorunun belirtisi olabilir.
Bilinç kaybını beklemeden bir kardiyologa başvurun.
0
pro9it9is9
(04.02.25)
bahsettiğin rhr, uyurken ölçtüğüdür, masa otururken, ayakta dururken falan mümkün değil. alkol kullanmadığını veya kullanmadığın günler o rakamları gördüğünü farz ediyorum, gayet normal ve sağlıklı. ben de spor yaptığım günler, özellikle de yaz aylarında uyurken 38'e kadar düştüğü oluyor. içtiğim günler 50'ye dayanır.
0
malheiros
(04.02.25)
daha ne istiyorsun. dusuk kalp atisi iyidir. yaslandikca da azalir zaten.

butun memelilerin kalp atis sayisi 1 milyar civarinda. kalp dedigin mekanizmanin kaldirabilecegi kasilma sayisi belli. bu sikayet edilecek bir sey degil, aksine iyi bir sey.
0
antikadimag
(05.02.25)
Benim de nabzım düşüktür, 44 gördüğüm bile oldu, genelde 54-55 civarında, bunun için özellikle doktora gitmedim ama benim mantığım şu, majör bir problemim olsa muhakkak kendini başka türlü de belli ederdi. Ben de sporcu değilim bu arada.
0
Gı
(05.02.25)
(4)

Depresyon sizce bir bir sığınma, bir kaçınma hali mi?

psmstc
Depresyonda olanlar niçin depresyonda, olmayanlar da niçin değil? Depresyona neden girmiyorlar?
Depresyonda olanlar niçin depresyonda, olmayanlar da niçin değil? Depresyona neden girmiyorlar?
0
psmstc
(04.02.25)
Bildiğim kadarıyla stres durumunda vücut durumu dengelemek, bünyeyi korumak adına hormon üretiyor. Sürekli olarak strese, mutsuzluğa maruz kalmak üretilen hormonun dengesini haliyle de vücut/beyin kimyasını bozuyor bir süre sonra. Bu durum da depresyon olarak kendisini gösteriyor. Kimileri eski denge haline yaşam ve düşünce tarzında değişiklik yaparak dönebilirken kimileri için süreç daha zorlu olabiliyor. Bu yüzden ilaç desteğine ihtiyaç duyuluyor.

Stres yönetimi güçlü, uyum gücü yüksek ve kendini koruma becerisi olanlar haliyle depresyona daha uzak oluyor.
0
strawberry first
(04.02.25)
Depresyon sadece sıradan psikolojik bir olay değildir, psikiyatrik vaka haline gelebilen bir şeydir. Psikiyatrik vaka haline gelebilenlerde özellikle kan değerlerinde eksiklikler ve bozukluklar görülür. Bu da beynin ve/veya bağırsakların bazı dengelerinin bozulduğunu gösterir.

Depresyonda olmayanların önemli bir kısmı biyolojik olarak bu bozuklukları yaşamamalarıdır. Bir kısmı da bunları yönetebilmekte olduğu için depresyonda değildir.

Fakat ülkemizde depresyon yaşamayan çok az insan var. Ben en az 5,5 sene önce prozac kullanmayı doktor gözetiminde bıraktım, 11 ay sürdü ama şu anda gayet gülümseyen depresyon denen şeyi yaşıyorum, çünkü bunu sağlayan hem ailevi, hem sosyal, hem ekonomik hem de toplumsal sorunlar var. Elimin erişemediği, düzeltemediğim, düzeltmemin mümkün olmadığı ve asla kayıtsız kalamadığım pek çok şey var, bütün toplum için geçerli bu. Onun için de ciddi bir çoğunluk depresyonda.

Bu işin beslenme tarafı var, güneş ışığı göremeyişimiz var, bunun hava kirliliği var, gürültü kirliliği var medya kirliliği var, ekonomik darboğazlar var, özel hayat sorunları var, daha bunun kendine bilir bilmez teşhis koyması var, abartma meselesi var...

Depresyonu herkesin iyi öğrenmesi ve birbirine saygı ve şefkat göstermesi gerekir. Yoksa toplum birbirini yiyip kendini yok edecek.
0
muhayyer divan
(04.02.25)
sığınan vardır ancak nevrotik bir insanın ne yaşadığını anlamak zordur. yani psikiyatrik hastalığı olan kişilerin beyinlerindeki algısal bozuklukları sağlıklı bir insan hayal edemeyebilir.
ben bir ruh sağlığı çalışanı olarak nevrotik olanların bunu net olarak kaçınma olarak kullanabileceklerini düşünüyorum. psikoz olanlarda da vardır illa ki.

depresyona girmeyen çok azdır. burada önemli olan baş edebilmektir. yani depresyona girip girdiğini bilmeyen çok insan var.
0
mikahakkinen
(04.02.25)
genetik, çocuklukta yaşananlar, ebeveynlerinin karakteri, senin karakterin ve en etkilisi şu an içinde olduğun durumu algılama biçimin.
0
orpheus
(04.02.25)
(14)

4.2 mlik metal korniş evden nasıl çıkarılır?

a perfect lie
soru başlıkta. Ev 9. katta. Kornişi inceledim bağlantı noktası yok. Yekpare. Eğilip bükülecek gibi de değil. malzeme eve getirilip burada dökülmediğine göre getirildiği gibi bir çıkış yolu var. Asansöre sığamaz. Bu evden hangi yollarla çıkarılabilir? Benim aklıma bir tane yöntem geliyor ama emin değ
soru başlıkta. Ev 9. katta.

Kornişi inceledim bağlantı noktası yok. Yekpare. Eğilip bükülecek gibi de değil. malzeme eve getirilip burada dökülmediğine göre getirildiği gibi bir çıkış yolu var. Asansöre sığamaz.

Bu evden hangi yollarla çıkarılabilir? Benim aklıma bir tane yöntem geliyor ama emin değilim. Fikirleriniz lazım.
Kaç kişi gerekir? Ne gerekir? Çıkarınca bu çöpe nasıl atılır?

Plastik kornişin üzerine düzenekli müzenekli saçma sapan gereksiz bir şey yapmışlar. Söktük. Şimdi salonun ortasında duruyor.

Şimdiden teşekkür ediyorum.
0
a perfect lie
(03.02.25)
belli aralıklarla belirli sayıda ip bağlayıp camdan aşağı yavaş yavaş salacaksınız. salma işini uçlardan iki kişi yapmalı yavaşça. yere inince de birisi ipleri çözüp götürecek.
0
candide
(03.02.25)
en fazla alüminyumdur, ortadan ikiye kolayca bükülür.
0
kimlanbu
(03.02.25)
@candide, çok zor bi yöntemmiş bu ya,

@kimlanbu sanki değil ya daha sağlam bir şey biraz denedim kırılır diye ama olmaz gibi geldi. ağır da bayağı.
0
🌸a perfect lie
(03.02.25)
2.4m aşırı uzun değil koridorlar çok dar değil ise merdivenlerden elde iner. bir ucu tavana diğer ucu yere değecek kadar dikleyip indirebilirsiniz.
0
orpheus
(04.02.25)
Ya cok haklisiniz 2.4 uzun degil ki, cunku kornis 4.2 m
Yanlis yazmisim basliga ;(
0
🌸a perfect lie
(04.02.25)
çöpe atılacaksa bi testere ile 3-4 parçaya ayırıp asansöre koyulabilir.
0
orpheus
(04.02.25)
Bu bilgiler ışığında bir pimapenci çağırıp, ellerindeki profil kesen daire testere ile bir kaç parçaya bölüp öyle elde taşınabilir hale getirmek en uygun çözüm gibi görünüyor.
0
strawberry first
(04.02.25)
pimapenciyi çağırıp ödeyeceğiniz parayla, bir adet kılıç testere alın, kaça bölmek istiyorsanız bölün geçin. Testere de size kalır, lazım olunca kullanırsınız. Ha, manuel testere de iş görür, en fazla 1 dk değil de 15 dakika sürer...

yok testere falan para veremem diyorsanız, tavsiye etmediğim, etik olmayan ama işe yöntem de şudur: 1 adet kılıç testere ve 1 adet harici metal testeresi (ucu) satın alınır. ambalajdaki uçlara dokunmadan, satın aldığınız uç ile kesim işi yapılır. Uç sizde kalır, testereyi olduğu gibi iade edersiniz. Tekrar edelim bu tavsiye etmediğim ama iş görecek yöntemdir...
0
it was a bright cold day in april
(04.02.25)
Bizim balkonu kapatacaklari zaman pimapen çerçeveleri bina kapısından geçmemişti.

Üst kattan ip sarkittilar sarkitilan ipi pimapen in bir ucuna bağladılar. Yerdekiler de başka bir ipi pimapen in öbür ucuna bağladılar.

Yukardakiler çektikce aşağıdakiler de diğer iple gergin tuttular. Aşağıdakiler binadan 4-5 metre açıkta durdular ki pimapen cerceve alt katlara carpmasin.

Teleferik gibi yani.

Ha kornis için bu çabaya değer mi:) kes gitsin.
0
makbur
(04.02.25)
Testere fikri çok işe yarar. Böyle bir alet olduğunu bilmiyordum. Çok Çok teşekkürler. 2500 tl ye filan var.
0
🌸a perfect lie
(04.02.25)
basitlerinden bir demir testeresi al, kes geç.
ben olsam ilk önce bükmeyi, kırmayı denerdim, alüminyum'dur çok zor olmaz.
0
sealth
(04.02.25)
1740 TL'ye de mevcut kılıç testere. www.amazon.com.tr
0
it was a bright cold day in april
(04.02.25)
2500 çok nalburdan en ucuz metal testeresini al (kıl testere değil) 200-300 liradır.

www.bauhaus.com.tr

bir de tam anlamadım oluklu korniş nasıl o kadar sağlam olur. yere 2 tane 3-4 kitaplık yükseklik yap kornişi ortaya koy ayağınla yüklen kıvrıldığı yerden ikiye katla tamadır.

olmazsa yakın bi nalbura sor mutlaka eve gelen elemanı vardır 100-200 bişey verirsin. hatta metalse hurdasını da alır götürür.
0
orpheus
(04.02.25)
@ orpheus evdeki kornişin üstüne ayrıca metal korniş montelemişler. Böyle bir sürü ipleri ve farklı tül takma halkaları var. o ipleri çekince tül sağa sola çekilebilir oluyor. Mekanizmalı bir şey. Gereksiz, Baya ağır kalın ve sağlam. Nalbura sorma fikri de mantıklı. Çok teşekkürler.
0
🌸a perfect lie
(04.02.25)
(4)

modem elektrik iliskisi

supergirl
merhaba. internetim gun icinde 2 kere filan gidiyor. modemin isiklari tek tek yeniden yukleniyor ve hepsi gelince internet geliyor. bu arada modeme baglantim hic kopmuyor. ISS ile kontrol ettigimde bir problem gorunmedi. apartmandaki baglantilara cok guvenmiyorum. elektrik tesisatina da guvenmiyorum
merhaba. internetim gun icinde 2 kere filan gidiyor. modemin isiklari tek tek yeniden yukleniyor ve hepsi gelince internet geliyor. bu arada modeme baglantim hic kopmuyor. ISS ile kontrol ettigimde bir problem gorunmedi. apartmandaki baglantilara cok guvenmiyorum. elektrik tesisatina da guvenmiyorum. 78 yapimi bir bina.

bu durumu elektrik dalgalanmasindan olabilir mi?

evet ise, prize ne gibi bir sey takayim ki hic olmasin bu durum? yani 3-5 dakika suruyor ama bazen toplantida konusurken cat diye gitmesi kotu oluyor.

baska uyumlu adaptor vardi onu taktim, simdi onu deniyorum ama hani olmazsa voltaj regulatoru vb gibi bir sey ise yarar mi?

tesekkurler.
0
supergirl
(01.02.25)
elektrik dalgalanması olsa evdeki diğer cihazlardan fark edersin örneğin lambalar anlık gider gelir, açık tv varsa kapanır vs.

bu durum gerçekleştiğinde modemin arayüzüne girip uptime süresine bakabilirsin, buradan en son ne zaman reset yemiş bir fikir verir. ama modemle olan bağlantı kopmuyor, iss tarafından bakınca da bağlantı stabil diyorsun o biraz garip.
0
orpheus
(01.02.25)
Adaptör bozulmaya başlamış olabilir.

Çok benzer bir problemi 2-3 ay önce yaşadım. Sık sık kopma oluyordu. (Ki hiç olmaz kablonet)

Sonra kablonet ten servis çağırdık. Geldi baktı modem bozuk abi dedi gitti.

İçime bir kurt düştü, farklı adaptör taktım hiçbir sıkıntı olmadan çalıştı.

Bozuk çalıştıran adaptörü söktüğümde en büyük kapasitör un altından hafif sistigini gördüm.

Ihtimaller dahilinde yani.
0
makbur
(01.02.25)
modem resetlenmiyor. uptime'a da bakmistim, 29 gun filandi. yani haklisin, elektrik gidiyor gibi olsa modem resetlenirdi, ama dedigim gibi modem baglantisi hic kesilmiyor cihazlardan, sadece internet gidiyor. yani elektrik degil de, sanki tel kablosu cekilmis gibi aslinda.

yani o zaman bosuna para harcamaya gerek yok. muhtemelen sorun apartmanda ya da mahallede... fiber altyapisi gelince duzelir umarim.

tesekkurler orpheus
0
🌸supergirl
(01.02.25)
@makbur; deniyoruz bakalim. deneyebilecegim tek sey o vardi. tesekkurler!
0
🌸supergirl
(01.02.25)
(4)

Düşük bütçeyle alınabilecek en iyi araba

marsli gocmen
150-250 bin lira bütçesi olan birinin 2. el piyasasında tercih edebileceği en iyi araba nedir?
150-250 bin lira bütçesi olan birinin 2. el piyasasında tercih edebileceği en iyi araba nedir?
0
marsli gocmen
(31.01.25)
japon arabalarına bakacaksınız.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(31.01.25)
Hocam butce bu seviyedeyse sizin icin ne onemli ne onemsiz karar verip, onemsiz gordugunuz konulardaki kotu araclardan bakabilirsiniz. Mesela cok asiri sorun cikarmasin, konfor, donanim, kalite, guvnelik vs onemsiz diyorsunuz diyelim, Suzuki Alto(ve benzerleri), 2000 oncesi, ilk kasa diye bilinen Micra, Broadway, Renault 19. Atiyorum az yol gideceksinizdir ortalama olarak, yaksin ne yakarsa diyorsunuzdur. O fiyatlara var mi bilmiyorum ama 2.0 motor Mondeo, deli gibi yakar. Bunlar ornek tabii, begendiginiz arabalar olursa motor kodlarini falan bulup cesitli forumlarda kronik sorun aratabilirsiniz.
0
mbond
(31.01.25)
bu sorunun tek bir cevabı yok ama genel olarak benzinli, turbosuz ve düz vites olmalı. sunroof vs gibi dert çıkaracak şeyler de olmasa iyi olur.

japon grubu en mantıklı seçim fakat 200-250 deyince japonda çok eski araçlara gitmek gerekiyor. o yüzden fiat punto ve ford fiesta gibi araçlar da listeye eklenebilir.
0
orpheus
(01.02.25)
doğan-şahin-kartal üçlüsüdür.
0
babilfish
(01.02.25)
(2)

Bisikletim kötü durumda mı?

hadi ya la
2013'te Decathlon'dan bir katlanır bisiklet almıştım. Her yaz sadece bisiklet yolunda kullanıyorum. Sadece lastiklerini şişirip zincirini yağlıyorum, başka hiçbir şey yapmadım bu güne kadar.Tek vites olduğu için arıza da vermedi ama en son jantlar, fren ve sanırım zincir gibi parçalarla katlanan mek
2013'te Decathlon'dan bir katlanır bisiklet almıştım. Her yaz sadece bisiklet yolunda kullanıyorum. Sadece lastiklerini şişirip zincirini yağlıyorum, başka hiçbir şey yapmadım bu güne kadar.

Tek vites olduğu için arıza da vermedi ama en son jantlar, fren ve sanırım zincir gibi parçalarla katlanan mekanizmasındaki kısımlar pas tutmaya başlamış. Kadro bildiğim kadarıyla demir, birazcık ağır bisiklet.

Artık güvenlik tehlikesi oluşturabileceğinden şüpheleniyorum. Bakımlarını yapıp kullanmaya devam edebilir miyim, yoksa yerine basit elektrikli scooter gibi bir şey mi alsam? Sahil boyunca çok yavaş (10-15 km) hızda dolaşmak istiyorum yazlık yerde.

Siz olsanız ne yapardınız?

Temsili ilan:
Model aynı.

www.sahibinden.com
0
hadi ya la
(30.01.25)
frenler tutuyorsa güvenlik açısından bir tehlikesi olmaz. decathlona götürüp bakımını yaptırabilirsin. nemli bir bodrum ya da balkonda durmuyorsa paslanmaması lazımdı.
0
orpheus
(30.01.25)
guvenlik tehlikesi mi :)

tour de france'a katilmak gibi bir planin yoksa bisey olmaz coco.
0
cooperr
(31.01.25)
(8)

haftalik gercek calisma saatiniz?

xportant
sozlesmede yer alandan ziyade sizin gercekte, ivir zivir ile ugrasmadan, isinizin basinda olup calistiginiz haftalik sure ne kadar? yillik izin alirken yaptiginiz is sebebiyle istediginiz tarihleri secememe sorununuz oluyor mu?
sozlesmede yer alandan ziyade sizin gercekte, ivir zivir ile ugrasmadan, isinizin basinda olup calistiginiz haftalik sure ne kadar?

yillik izin alirken yaptiginiz is sebebiyle istediginiz tarihleri secememe sorununuz oluyor mu?
0
xportant
(28.01.25)
Haftada 10-15 saattir, toplantılar hariç tuttum.
0
mirty
(28.01.25)
Eskiden 45 saatin 42 sini calisiyordum. Hatta fazlasini da calismak zorunda oluyordum. Ve işim fabrikaya bagli oldugu icin fabrika bakima girdiği tarihlerde izin kullanabiliyorduk.

Birim degistirdim. Suan 35 40 saat calisiyorumdur. O da bazi seyleri artik tecrubeden kendim hizla ilerlettigim icin boyle. Ve evet yine istedigim tarihleri secemiyorum maalesef.
0
a perfect lie
(28.01.25)
80

Kendi işim.
0
hayirsiz
(28.01.25)
15 saat falandir tahminim, maalesef.

Yillik izini etkileyen durumlar olabiliyor, genelde onceden az cok belli, ama illa cikman gerekiyorsa o 1 saatlik isini uzaktan halledip devam edebiliyorsun.
0
mbond
(28.01.25)
Kendi işim, günde en az 10 saat. İzin yok.
0
Shepard
(28.01.25)
İş yorgunluğuna göre değişiyor. Haftalık 2 saat olduğu da oluyor, 35 saat olduğu da. Ama bu yoğunluk yılın %10’una tekabül ediyor.
0
himmet dayi
(28.01.25)
full focus günde 4-5 saat ortalama olabiliyor. zorlu durumlarda 6-7 saate çıkabiliyor.
aktif ofis işlerinde öğle yemeğiydi, telefondu, toplantıydı derken bu süre 3-4 saati kolay kolay geçemez.
0
orpheus
(28.01.25)
mesai saatleri içinde haftada 10 falan. ekstra mesailerle 15 oluyor.

he tabii 5 tane mühendis koysunlar yarım kadar iş yapamıyorlar. geçen sene hazırlanan çılgın yıllık hedeflerini tutturan tek kişi benim tüm bunlara rağmen. o yüzden sorun olmuyor.

yıllık izin konusunda da, ekibimizde ben dışında yeni olmayan bir kişi var. aynı zaman dilimlerinde izin alamıyoruz. geçenlerde bir yurtdışı tatili yapalım dedik beraber, yönetimin elleri ayakları titremeye başladı. uçak düşerse nolur diye bile düşünmüşler.
0
aguen
(29.01.25)
(3)

Metalik gri mi yoksa duz gri mi

lapaz
Genel olarak hangisi arabada favoriniz
Genel olarak hangisi arabada favoriniz
0
lapaz
(28.01.25)
metalik.

ama kaza vs olursa metalik boyada aynı rengi tutturmak çok zordur.
0
orpheus
(28.01.25)
Metalik gri kullandim daha once, yeni duz grileri de cok begeniyorum. Ikisi de gider, arabanin modeline gore bakmak lazim
0
mor oje
(28.01.25)
Metalik. Düz griler bana astar atıp bırakmışlar gibi geliyor hele bir de mat ise.
0
inheritance
(29.01.25)
(10)

Domuz Gribi oldum tavsiyeleriniz neler?

slm ben yalnız komando yasin
Test pozitif çıktı. enfluvir verdi doktor. Daha başka neler yapılır? ne yenir ne içilir?
Test pozitif çıktı. enfluvir verdi doktor. Daha başka neler yapılır? ne yenir ne içilir?
0
slm ben yalnız komando yasin
(28.01.25)
taze zencefil tüketmelisin. ve zencefilden maksimum verimi alabilmen icin de sicaklik, zeytinyagi ve karabiber üclüsünün de bulunmasi lazim.

en kolay limon, karabiber taze zencefil üzerine sicak su cay yapman.
ya da bol sarimsakli ve zencefilli mercimek corbasi.
0
sonsuz
(28.01.25)
T hücrelerine direkt etki eden iki şey var biri protein diğeri dinlenme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
Bol dinlen.
Bol ılık sıvı al (çay, çorba)
Terledikçe üşümeden çamaşır değiştir, terin üstünde kurumasın.
Üşümeden becerebiliyorsan arada ılık duşlar al.
Bol dinlen.

Geçmiş olsun.

Kimseye de bulaştırmamaya gayret et.
0
Mirket
(28.01.25)
ben de geçirdim sanırım 4 hafta önce. ama ben test olmadım.

doktor c vitamini ve çinko verdi. c vitaminini günde 2 kere içiyordum. bir de nurofen vermişti günde 2 kere. bol bol su içtim.

1 haftada atlattım. 2. haftada öksürük azaldı. 3. haftada tamamiyle öksürük gitti.
0
false pretension
(28.01.25)
beyran çorbası
0
orpheus
(28.01.25)
Bol sıvı, yeşil biber, yogurt, kuzu eti
0
primetime
(28.01.25)
C vitaimini hakkında küçük bir bilgi vermek isterim. C vitamini güzel bir antioksidandır ama hastalığın iyileşme sürecinde hiçbir işe yaramaz c vitamini hastalık öncesinde kullanıldığında çalışan bir vitamindir ama aynı zamanda suda çözünen bir vitamin olduğu için vücutta depolanmaz günlük olarak alınması gerekir ve maksimum faydalı dozu 1 gramdır, 1 gramı aştığınızda fazlası idrarla dışarı atılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
İstirahat, iyi beslenme, zaman
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.01.25)
İstirahat.

İnfluenza A oldum. 10-15 gün baya halsizdim. 16. Gün kendimi iyi hissedince çok hafif spor yaptim. Baktım iyiyim, 2 gün sonra bir tık ağır girdim; gecesinde uyuyamadim ve vücudum toparlanamadi.

3 gün sanki ateşim varmış hissi, ama ateşim yok. Hastanede kan testi ve bingo: crp 49,5 olmuş.

İstirahat çok önemli. Bence en az 1 ay ağır ve yorucu işlerden kaçının.
0
makbur
(29.01.25)
gecmis olsun
bu linki atmasam olmaz :)

youtu.be
0
cooperr
(29.01.25)
(4)

çinko/magnezyum takviyesi

patronaj1
kullanıp beğendiği markası olan var mı? eczanede ya da supplementler.com'da falan bulabileceğim bir şey olursa iyi olurdu.
kullanıp beğendiği markası olan var mı? eczanede ya da supplementler.com'da falan bulabileceğim bir şey olursa iyi olurdu.
0
patronaj1
(28.01.25)
Ne amacla kullanmak istiyorsunuz? Kan kalsiyum degeri düsükse baska magnezyum, kan-beyin bariyerini gecsin istiyorsaniz baska magnezyum, kas agrilari ve yorgunluk icin baska magnezyum önerilir.
Cinko da zira öyle.

Yok, ben öylesine istiyorum diyorsaniz Magnimore plus alin. Cinko'yu da picolinat kullanin.
0
alice in potatoland
(28.01.25)
hardline marka kullandım uzun bir süre, ucuz ve etkili.
0
a darkness coming
(28.01.25)
SudaVitamin Calcium-Magnesium-Zinc Plus Vitamin D3/K2 100 Tablet ... kullanıyorum. İnanılmaz etkili.

Ama her gün alırsanız çarpıntı, tansiyon, uykusuzluk yapabilir. Tavsiyem 1 gün alın, 2 gün ara verin.
0
alfired
(28.01.25)
markası önemsiz.

çinko pikolinat, magnezyum sitrat+magnezyum biglisinat.
0
orpheus
(28.01.25)
(5)

nasıl bir notebook önerirsiniz?

alisamadim
internette dolaşmak, makale okumak, tez yazmak ve çok nadir video editleme için hafif, kolay taşınabilir 13 veya 14 inç boyutunda notebook almak istiyorum.macbook air baktım ama macbook daha hiç kullanmadım daha önce alışabilir miyim bilmiyorum. ayrıca macbook air'ler huawei, asus vs. bu tarz markal
internette dolaşmak, makale okumak, tez yazmak ve çok nadir video editleme için hafif, kolay taşınabilir 13 veya 14 inç boyutunda notebook almak istiyorum.

macbook air baktım ama macbook daha hiç kullanmadım daha önce alışabilir miyim bilmiyorum. ayrıca macbook air'ler huawei, asus vs. bu tarz markalara göre bir miktar daha pahalı. aradaki farka değecek şekilde daha iyiyse düşünebilirim.
0
alisamadim
(26.01.25)
Zen book
0
Zetnikov
(26.01.25)
macbook alma imkanı varsa bence alınmalı. batarya süresi çok çok iyi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.01.25)
huawei matebook serisi
0
orpheus
(27.01.25)
smokee
(27.01.25)
Lenovo ultrabooklara bak derim, Yoga' nın güncellerini bilmiyorum ama bende eski modeli var, dokunmatik ekran,360 derece dönen ekran fln gayet güzel, hafif de, mobil bi' makine yani.
0
kumandanim
(27.01.25)
(5)

Arabam ikidir yolda kalıyor

biseysorcaktim
2005 model, Renault clio, dizel. Yolda giderken birden motor stop etti. Hızım iyiydi de boşa alıp hiç trafik tehlikesi oluşturmadan kenara çekebildim. Beş on dk sonra aynısı oldu. Yavaşlamışken, daha durmadan kontağı çevirdiğim gibi çalıştı. Bugün babamda da olmuş, çekmiş kenara iki dk bekleyip kont
2005 model, Renault clio, dizel. Yolda giderken birden motor stop etti. Hızım iyiydi de boşa alıp hiç trafik tehlikesi oluşturmadan kenara çekebildim. Beş on dk sonra aynısı oldu. Yavaşlamışken, daha durmadan kontağı çevirdiğim gibi çalıştı. Bugün babamda da olmuş, çekmiş kenara iki dk bekleyip kontağı çevirmiş hemen çalışmış. Beklemeden marşa basınca çalışmıyor.

Eski bir araç ve muhtelif bakıma ihtiyacı var ancak bu bahsettiğim durumla ilgili değil ve sorunun kaynağının ne olduğunu bulamadık.

Bir iki ustaya sorduk da baktılar bir şeyi yok sağlam dediler ama iki üç kez sürüş anında sorun çıkardı.

Egr valfi temizlemek lazım dedi birileri. Bu olay nedir nasıl olur? Var mı fikri olan?
0
biseysorcaktim
(25.01.25)
Arıza ışık lambası vs yandı mj
0
help im alive
(25.01.25)
Enjektör.
0
thugster
(25.01.25)
motor sıcakken ve devir düşünce mi yapıyor, örneğin vites değiştirirken debriyaja basınca devir düştüğünde ? eğer öyle ise krank sensörüne baktırın. pratikte 10 yıl ömrü var muhtemelen hiç değişmemiştir. ayrıca araç mutlaka arıza kodu atmıştır, o koda bir baktırın.
0
orpheus
(26.01.25)
Egr'yle alakası yok. Krank sensörü yapabilir bir de eski araba beyin üzerindeki soketlerin pimleri bozuk olabiliyor onların iyi sabitlendiğinden emin ol.Sarsıntıda stop ettirebilir.

Kutup başlarını ve motor sigorta kutusundaki sigorta-röleleri temizleyebilirsin ince zımparayla.
0
hebanon
(26.01.25)
Arabanın subap ayarı bozulmuş. Subap ayarı yapılması lazım.
0
komando kani var bende
(26.01.25)
(2)

Megane 3 Aracın iç ölçüleri

teletabi
Merhaba. IKEA'dan bir kitaplık beğendik. Edirne'de olmadığı için İstanbul'a kendi aracımla gelip alıp döneceğim ama kitaplığın bazı parçaları 202 cm. Acaba aracın içine sığar mı? Ölçüleri direkt nette bulamadım. Aracı girip metre ile ölçmek de şu an için mümkün değil. DEstek olacak bir sözlük suseri
Merhaba. IKEA'dan bir kitaplık beğendik. Edirne'de olmadığı için İstanbul'a kendi aracımla gelip alıp döneceğim ama kitaplığın bazı parçaları 202 cm. Acaba aracın içine sığar mı? Ölçüleri direkt nette bulamadım. Aracı girip metre ile ölçmek de şu an için mümkün değil. DEstek olacak bir sözlük suseri var mıdır?
0
teletabi
(25.01.25)
Station degilse ve bu parcalarin tek parca olduguna eminseniz bence zor. 2004 Renault Scenic ile masa tasidim, 140 cm falandir, anca sigdi, tam yatay pozisyonda bile degil, sofor mahalindeki koltuklarin kafa dayama kisimlarina dayandi, diger ucu da bagajin en gerisindeydi. Tabii bu en uzun parcalar inceyse orta konsola kadar gitmesine engel yoksa olabilir.
0
mbond
(25.01.25)
tek kişiysen olabilir. arka koltukları yatırıp ön sağ koltuğun da kafalığını söküp yatırabildiğin kadar geriye yatırırsan. bagajın sol arka köşesinden aracın sağ önüne doğru sığabilir. uzun yol geleceksin çok güzel bağlaman lazım. tabi kitaplığın genişliği de önemli.

benzer bir ikea yatak bazasını tek kapı fiat bravo ile taşımıştım. uzunluğu 200cm'den aşağı olamaz.
0
orpheus
(26.01.25)
(6)

Kulak zonklamalı grip

muhayyer divan
Selam, iyi gecelerBana kızacaksınız ama kızmayın, gerçekten hiç halim yok evden çıkmaya, çok zor yürüyorum. 2 gün mazeret izni aldım doktora gidemediğim için. Bu kulak zonklamalarının ve ağrısının geçmesi lazım pazartesiye kadar. Ne kullanayım, ne yapayım fikriniz var mı? Bitkisel olur ezbere tecrüb
Selam, iyi geceler

Bana kızacaksınız ama kızmayın, gerçekten hiç halim yok evden çıkmaya, çok zor yürüyorum. 2 gün mazeret izni aldım doktora gidemediğim için.

Bu kulak zonklamalarının ve ağrısının geçmesi lazım pazartesiye kadar. Ne kullanayım, ne yapayım fikriniz var mı? Bitkisel olur ezbere tecrübeler olur... Ne bileyim babam bana aferin için falan diyor, bişey daha vardı unuttum.

İlaç içmeyi hiç sevmiyorum, vitamin mineral takviyelerini de sevmiyorum esasında, mecbur olmasam içmem. Şimdi de evden çıkamıyorum doktora götürecek kimse yok, bana bir öneriniz olur mu, pazartesiye sağ salim çıkar mıyım?

Belirtiler:

Üç akşamdır geceleri gelip yoklayan ateş, en fazla 38.5 oluyordur.
Dehşetli halsizlik
Göz sulanmalı hapşırık burun akıntısı
Öksürük ama fazla değil, yine de arada bir hırıltı oluyor
Kulaklarımım içi hem ağrıyor hem ciddi bir basınç var
Baş ağrısı sinüzit ciddi boğaz ağrısı, bademcikler şiş.

Ya telefon etsem beni hastaneye götürecek araç gönderen olur mu devletten? Böyle olmayacak. Cidden hiç iyi değilim.
0
muhayyer divan
(25.01.25)
üst solunum yollarında enfeksiyon ve akıntı varsa. şu son gripte bunu etkili ve uygun bir antibiyotik kullanmadan geçirmek imkansız, denedim oradan biliyorum. neredeyse 15 yıldır tek bir antibiyotik almamış biri olarak mecbur kaldım.

öksürürken ve burnunu silerken kulaklarında fazla basınç oluşturmamaya çalış.
0
orpheus
(25.01.25)
çevremde herkes bu şekilde hasta, ofiste bir arkadaşımız 1 haftadır işe gelemiyor, yataktan kalkamıyor.

domuz gribi+influenza vb şeyler söylendi hastaneye gidenlere çevremde. salgın varmış.

ambulans çağırmayı deneyin ama gelirler mi emin olamadım. en kötü ihtimal bir taksi çağırıp kendiniz gitmeyi deneyemez misiniz? tekrar tekrar deneyeceksiniz ambulansı bu durumda.

çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(25.01.25)
ateş de var, tehlikeli. mutlaka doktora gitmelisiniz. acile gidini bir serum yiyin ve verilen antibiyotiği kullanın. bronşit veya zaatüre riski bile oluyor bu son virüsün. ihmal etmeyin.
0
awlmi
(25.01.25)
Son virüsü ağır geçirdim aldığım tek ilaç parol 500mg, o da gece titreme dolayısı ile, iyileşene kadar çok zor geçti, çok terledim vs ancak 5. Gün kendime gelebildim. İyileştikten sonra ise kulağımda sizinkine benzer nabız atışı gibi bir zonklama ve öksürük kaldı,Öksürük için göğüs hastalıklarına gittim,etkisi kolay geçmiyor dedi, öksürük şurubu ve antibiyotik reçete etti doktor. Ama antibiyotik kullanmak istemiyorum neredeyse iyileştim zaten.Kbb randevu aldım ama 2 gündür kulak ağrım da durdu. Yani geçti gibi ama tekrar ederse doktora gideceğim.
0
oggiethebrewbuddy
(25.01.25)
Ateş 38 üzeri çıkıyorsa evde kendi kendine geçirmeye çalışmak anlamsız.

Yüksek ateş her türlü kalbe etki ediyor. Zorlamayı hiç gerek yok.

(Özel sağlık sigortaniz varsa 38 üzeri ateşte sigorta karşılıyor anlaşmalı kurumlarda, bankoda geçersiz derlerse sigortacinizla konuşun bir şekilde o masrafı geçiyorlar hesabınıza sonra)
0
makbur
(25.01.25)
+

Bir kac tavsiye verecegim;

Bende çok ani başladı, yılbaşından iki gün önce; hatta o gün hiçbir şeyim yoktu gayet iyiydim ağır spor da yaptım. Gecesinde sanki boğazimda bir kasinti var da öyle öksürük başladı. Reflü sandım gaviscon içtim yattım.

Ertesi gün bir kalktım mide bulantısı + ateş. Parrol vs içtim ama hem ateşim düşmüyor hem bulantim geçmiyor (hiçbir şey yiyemiyorum) ertesi gün ölü gibiydim, sağolsun ablam geldi birlikte hastaneye gittik. Serum vs verildi kendime geldim ama kan tahlilinde CRP 55 çıktı (yuksek) influenza a olmuşum, ilacını verdi. (2. Günden sonra vermiyorlar o ilacı çünkü ise yaramiyormus)

Doktor antibiyotik vermedi. Eve gelince 1-2 gün hafif ateşim çıktı parrol ile düştü. Fakat çok ağır bir iyileşme süreci başladı, yorgun ve halsiz geçti 15 gün. 16. Gün kendimi iyi hissedince çok hafif spor yaptim. Sonraki günlerde de iyi hissedince 2 gün sonra bir tık daha ağır spor yaptim ve gümm.. vücudum toparlanamadi. O gece uyuyamadim. Ertesi gün başım ağrıdı ve aynı ateşim varmış gibi bir hal ama ateşim yok. 3 gün böyle sürdü.

Neyse 4. Günde daha önceden aldigim bir check-up randevusu vardı. Orada CRP'yi de dahil ettim tahlile. Ve CRP 49 çıktı :( doktor panik halde ağır bi antibiyotik yazdı 10 günlük. Akciğer filmim de çekildi. Bu süreçte tutulum da (zatürre) olmuş. Şu an antibiyotiğin 5. Günündeyim.

Yani ozetle hastaneye gidin. Eğer antibiyotik almqzsaniz 10 gün sonra CRP'nize bir daha baktırin. En az 1 ay fiziksel yoğun bir aktivite yapmayın. Çok iyi dinlenin. Bol multivitamin takviyesi alın (C, D, B12 vs)

İhmal etmeyin ki başka sıkıntılar doğmasın. Çok geçmiş olsun.
0
makbur
(25.01.25)
(4)

site aidat bedeli

WithWorth
Aralıkta kiraya çıktım, 2000 aidatım vardı.1 ay geçti, ocak asgari ücret zammı vs. aidata zam gelmiş 3000 olmuş.Benim durumum şanssızlık mı ?Yoksa aramam gereken bir hak var mı ?Kira sözleşmesini okudum, açık bir şey yazmıyor.
Aralıkta kiraya çıktım, 2000 aidatım vardı.
1 ay geçti, ocak asgari ücret zammı vs. aidata zam gelmiş 3000 olmuş.

Benim durumum şanssızlık mı ?
Yoksa aramam gereken bir hak var mı ?

Kira sözleşmesini okudum, açık bir şey yazmıyor.
0
WithWorth
(24.01.25)
Şanssızlık da değil de aklına gelmemiş diyelim. Ocak'ta aidatlara zam gelir. Bilinen bir şey bu. Asgari ücrete ara zam yapılırsa bir zam daha gelir. Bari ona hazırlıklı ol.
0
Mirket
(24.01.25)
%200 zam geldi bizim aidatada, anca site yönetimle görüşürsün
0
eja
(24.01.25)
sizin bu durumunuz acemilik.
sanırım daha önce hiç aidatli bir sitede oturmamışsınız.

sorunuza gelirsek herhangi bir hakkınız yok hatta aidati ödememek aynı kira ödememek gibi tahliye sebebidir.
0
nuisance2
(24.01.25)
3000 olduğuna göre site ya da apartman görevlisi var. asgari ücrete zam geldi haliyle aidata yansıyor. asgari ücretten apartman görevlisinin aylık maliyeti 32500tl oldu.
0
orpheus
(25.01.25)
(10)

Alınganlık/hassasiyet çok mu yaygın?

pantepember
Alınganlık, diken üstünde olmak bu aralar çok mu yaygın, yoksa sadece bana mı öyle geliyor, ben mi paranoya yapıyorum? (Bazen paranoya yaptığımı sonradan anlıyorum.)Şakacı biriyimdir. Bazen, ben de farkında olmadan, alaycı da olabiliyorum. Ama neredeyse her şeyle ilgili, öncesini-sonrasını düşünmede
Alınganlık, diken üstünde olmak bu aralar çok mu yaygın, yoksa sadece bana mı öyle geliyor, ben mi paranoya yapıyorum? (Bazen paranoya yaptığımı sonradan anlıyorum.)

Şakacı biriyimdir. Bazen, ben de farkında olmadan, alaycı da olabiliyorum. Ama neredeyse her şeyle ilgili, öncesini-sonrasını düşünmeden şaka yapabilen biriyim (belki de hayatın acı yanına karşı savunma mekanizmam bu).

Şunu fark ediyorum ya da sanıyorum: insanlar çok alıngan. Her şeyden (kendi varoluşlarına karşı) başka bir şey çıkarma potansiyelleri var gibi. =)

Detay veya örnek vermeyeceğim. Sadece bu tür bir gözleme sahip başkaları da var mı diye merak ediyorum. Kendimi haklı çıkarma gayretim de olmayacak. Anlamaya çalışıyorum sadece.
0
pantepember
(24.01.25)
Kişisel alma ama benim de gördüğüm " benim de hayata karşı savunma mekanizmam bu " diyenler bunu densizlikle karıştırıyor
0
grimavi
(24.01.25)
@grimavi Yorum yazmak istemiyordum ama yazdığını anlayamadım. Densizliği ise hiç anlayamadım.
0
🌸pantepember
(24.01.25)
saka baska bullylemek baska.

cok yakinlarinla degilsen sakayi sadece kendi üzerinden yapabilirsin.
0
sonsuz
(24.01.25)
Genelde kendini bu şekilde açıklayan, şakacı veya alaycı olduğunu iddia edenlerin büyük bir kısmı açık söylemek gerekirse zorba. Kimse şaka adı altında rahatsız olduğu veya hadsizlik olduğuna inandığı şeylere katlanmak zorunda değil. Benzer şekilde geçenlerde biri de çok dobra olduğunu anlatıp insanların neden dediklerimi bu kadar önemseyip bana tepki gösterdiğini anlamıyorum diye bir soru sormuştu.

İnsanlar günlük hayatta ve özellikle böyle bir ülkede zaten sayısız istenmeyen duruma maruz kalıyor. Bir tanesine daha katlanmak istemediğinde de alaycı, kırılgan veya hassas olarak etiket yiyor. Bunu varoluşa falan bağlamak gereksiz bence.

Mümkünse alaycı yanınıza sadece en yakınınıza, sizi iyi tanıyan ve kırılmayacağına inandıklarınıza gösterin. Kişisel algılamayın çünkü sizin üzerinizden genel konuşuyorum ama sizin komik ve zeka parıltılı saydığınız/sandığınız, kimsenin umurunda olmayan savunma mekanizmanızın ürünlerine kimsenin tahammül edip anlayış gösterme zorunluluğu yok. Bir de öncesini sonrasını düşünmemek ve bunu bir gerekçe olarak sunmak bana açıkçası ergen kafası gibi geliyor. Yetişkin olduğunuzu varsayarak konuşuyorum. Artık söylediklerinizin sorumluluk ve bilincinde olmanız, gerektiğinde sonuçlarına katlanmanız gerekmez mi?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(24.01.25)
hayat pahalılığı, geçim derdi toplumsal mutluluğu düşürüyor. senin böyle bir derdin olmasa bile gün içinde temas ettiğin herkeste var ve onların gerginliği yansıyor.

gergin insan alıngan-sinirli fevri olur.
0
orpheus
(24.01.25)
Bence alınganlık değil öküzlük yaygın. Bu kadar öküz olunca kimse kimseye tahammül etmiyor çünkü niye etsin.
0
peki madem
(24.01.25)
@pantepember bana sorduğun şeyi @seni tanıdığım güne lanet olsun uzun uzun açıklamış
0
grimavi
(24.01.25)
Pot kırmak ya da çizgiyi aşmak konularını potun tuzla buz olana kadar anasını ağlatıp çizgiyi delik deşik etmek şeklinde yapanları ayrı bir yere koyuyorum. Kara mizahı, şaka yaparken sınır tanımamayı severim ama amacı hakaret olup da bunu az önce yazdığım gibi işledikten sonra mizah kalkanına sığınmaya çalışanları sevmem. Yani biri kişilik özelliklerinden söz ederken "dobra" olduğunu söylüyorsa onunla zaman kaybetmeye gerek yok. Dürüst değil, patavatsız o kesin.

Bunları elediysek kalan kısımda, evet. Son 5 sene tamamen hassas kar taneleri yetiştirmek ya da insanları ona çevirmekle uğraşan bir akım bela oldu başımıza. Bu alınganlıklar ya da altında anlam aramalar sadece mizah konusunda değil, her alanda yayıldı ve çok saçma hal aldı. Çok basit ve yakın örnek için otel yangınında kaplama ile vakit kaybetmeden soğuk kasa tırını morg vazifesi görmesi için gönderene Beypiliç'i "yanarak ölenlerin cesetleri için kızarmış tavuk resimli kamyon gönderiyorsunz" diye linç etme çabası tamamen aptallık seviyesinde alınganlık. "Sizin ayarlayamadığınızı yapıp kamyon getirdiler bir şekilde üstünü örtemediniz mi?" diye otele serzenişte bulunsalar anlarım ama... Orada aile üyeleri yanan ya da yangından son anda kurtulan kişilerin aklına o anda o tavuk yakıştırmasının gelmediğine %99 eminim. Bak mizah konusu da değil hatta bu örnek. Boş alınganlık ve işgüzarlık.
0
nawar
(24.01.25)
Özgüvenli ya da samimi görünmek için nezaket sınırlarını aşan hareketlerde bulunmamak lazım. Herkesin hayatı zor, her zaman şaka kaldıracak durumda olamayabiliyoruz. Her düşündüğünü söylememek, haddini hududunu bilmek lazım.
0
sekizdokuzon
(24.01.25)
Yazdiklarindan dolayi bana sıkıntili bir tipmissin izlenimi verdin karsindaki insanlardan ziyade
0
Zetnikov
(25.01.25)
(7)

THY ile seyahatte kilo fazlası

kitap arasında kalmış silgi tozu
Amsterdam'a gideceğim. Öğrenci bileti kullandığım için 40 kg bagaj hakkım var ancak 3 kilo aşıyorum. THY'de önceden online olarak ek bagaj almam ile check-in kontuarında almam arasında fiyat farkı var mı acaba? Yok ise, belki tolerans gösterirler ve ek bagaj ücreti almazlar diye şansımı denesem mi?
Amsterdam'a gideceğim. Öğrenci bileti kullandığım için 40 kg bagaj hakkım var ancak 3 kilo aşıyorum. THY'de önceden online olarak ek bagaj almam ile check-in kontuarında almam arasında fiyat farkı var mı acaba? Yok ise, belki tolerans gösterirler ve ek bagaj ücreti almazlar diye şansımı denesem mi?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.25)
önceden bagaj hakkı almak gişeden almaktan çoğu zaman daha avantajlı oluyor.
0
inheritance
(24.01.25)
evet var. havalimanında ha pahalı alırsınız. ama farkı bilmiyorum. iki fiyatı da öğrenip şansa bırakmayı sonra değerlendirin bence.
0
elorelia
(24.01.25)
TYH genelde bu esnekliği sağlıyor.
0
orpheus
(24.01.25)
Değişmediyse arada ciddi fark var. Görmezden gelebilirler evet ama o riske gerek var mı bilemedim.
0
asteriks
(24.01.25)
Tek valiz mi yoksa daha fazla mı?

Sorma sebebim şu İş güvenliği gereği 40tan fazla alamıyor olabilirler.En son 40tı ama değişmiş de oalbilir. Yani çantayı kaldıran insanın sağlığı açısından. Misal 23kg da 25kg ya esneklik gösteriyorlar ama tek bagajda 40 hiç aşamıyorlar gibi düşünün. Bu söylediğim halde parayla da 43 yapamıyorsunuz bu arada.
0
wallcan
(24.01.25)
bende esneklik 1kg ya bile saglamadilar.
0
buenosdias
(24.01.25)
yanıtlar için teşekkürler ben de önceden alayım kafam rahat etse diye düşünüyorum.

@wallcan evet tekte en fazla 40 kiloymuş. ama benim 22-21 şeklinde iki ayrı valiz
0
🌸kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.25)
(9)

Hayat bir simülasyonsa, bu kadar saçma bir tasarımı kim yaptı?

ermanen
İnsan doğasının çelişkileri, evrenin soğuk kayıtsızlığı ve zamanın tek yönlü akışı... Bunlar estetik bir tercih mi, yoksa başka bir amaç mı güdüldü? Belki de bu tasarım, kaosu düzenle birleştirerek sorgulamaya zorlamak için yapıldı. Peki, bu tasarımın arkasındaki niyet neydi? Bir mesaj mı, yoksa sad
İnsan doğasının çelişkileri, evrenin soğuk kayıtsızlığı ve zamanın tek yönlü akışı... Bunlar estetik bir tercih mi, yoksa başka bir amaç mı güdüldü? Belki de bu tasarım, kaosu düzenle birleştirerek sorgulamaya zorlamak için yapıldı. Peki, bu tasarımın arkasındaki niyet neydi? Bir mesaj mı, yoksa sadece bir test ortamı mı?

Belki de her şey rastgele...
0
ermanen
(23.01.25)
Bu dünya imtihan dünyası. Ben bunu bilir bunu söylerim.
0
sekizdokuzon
(23.01.25)
Hayat bir simülasyon değilse?
0
etna
(23.01.25)
tüm tasarımı bilmeden çok sınırlı bir bakış açısıyla saçma diye yorum yapamayız. insanı boşver fizik yasalarına, atomaltı parçacıklara, evrenin büyüklüğüne baktığında aslında akılalmaz bir tasarım. niyetini bu perspektiften asla bilemezsin.
0
orpheus
(23.01.25)
Kafa güzel veya bozuk galiba :) daha iyisini yapabileceksen bir de senin simülasyonu deneriz
0
kimlanbu
(23.01.25)
Simülasyonu hazırlayana sormak lazım... Gerçi onlar da evren simülasyonunun arka planındaki kozmik radyasyonun milyar yıl içindeki dalgalanmasını falan inceliyor olabilirler, konunun ne estetikle, ne de bizimle alakası yoktur belki.
0
salihdt
(24.01.25)
tek ana kural var butun varolus icin. varolan her sey kendi etkinligini, gucunu arttirmak icin hareket ediyor. spinoza conatus, schopenhauer wille diyerek tanimlamis bu gucu. nietzsche will to power demis. ayni muhabbet, ciddi paralellikler var.

bu minvalde insanoglu parasini, fiziki gucunu, statusunu, cazibesini arttirmaya calisiyor. ulkeler yine ayni sekilde kendi etki alanlarini, zenginliklerini, guclerini arttirmaya calisiyor. bu gucle daha gucsuz olanlari somuruyorlar. madde de bu kurala tabi. gaz icinde bulundugu odaya yayiliyor. kursun duvara carptiginda ikisi de kendi fiziki butunluklerini korumaya calisiyor. kursun gucluyse duvari deliyor, duvar gucluyse kursunu durduruyor.

yazilimdaki tek kural bu ayrismalarin - principium individuationis - geregi varolusta kendilerine yer kapmaya calismasi. bu mucadele sonucunda entropi olusuyor ve butun objeler zamanla digerleri tarafindan yipratilarak yok oluyor. yerlerine yenileri geliyor. dogada surekli bir olusum ve bu olusan seylerin guc mucadelesi var. hayvanlarda cok belirgin bu. butun hayvanat bir birini yiyor. hayatta kalanlarla yola devam ediliyor.

bir bu, bir de fraktallar cok temel iki oge varolusta.
0
antikadimag
(24.01.25)
anlamsiz bir kaos tasarlamak, herseyin düzen icinde oldugu bir sistemi tasarlamaktan daha zor. eger tanrı varsa, kaosun tanrısı oldugu icin tanrı olabilir, düzenli yaratan tanrı o kadar da tanrı degildir.
0
deckard
(24.01.25)
Tasarımda saçmalık yok. Rahat ol. Evet tesadüf ve rastgelelik de yok. Nasıl olabilir ki?
Her şey tesadüfen mi oluştu?
0
luluki
(24.01.25)
Her şey rastgele.
0
peki madem
(24.01.25)
(13)

iş yerinde böyle aptallıklarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

m e b
selamlar.böyle durumlarda ne yapıyorsunuz, nasıl yatıştırıyorsunuz kendinizi?-bilgisayarımda whatsapp web açık, tüm ciddiyetimle gelen mesaja cevap yazıyorum. yanımdaki arkadaş sandalyesini yanıma çekerek MESAJ YAZDIĞIMI GÖRMESİNE RAĞMEN çok alakasız ve yeryüzünün en boş bir yorumunu yapıyor.-telefo
selamlar.

böyle durumlarda ne yapıyorsunuz, nasıl yatıştırıyorsunuz kendinizi?

-bilgisayarımda whatsapp web açık, tüm ciddiyetimle gelen mesaja cevap yazıyorum. yanımdaki arkadaş sandalyesini yanıma çekerek MESAJ YAZDIĞIMI GÖRMESİNE RAĞMEN çok alakasız ve yeryüzünün en boş bir yorumunu yapıyor.

-telefondayım, işle alakalı hararetli bir şekilde bir konuyu izah ediyorum, zamanla yarışıyorum, o sırada çalışanlardan biri TELEFONLA KONUŞTUĞUMU GÖRMESİNE RAĞMEN dibime kadar gelip hiç ama hiç aciliyeti olmayan bir şey için bana el kol işareti yapıp "abi, geçen hafta ürünle alakalı istediğin bir broşür vardı ya, onu masana bırakıyorum, haberin olsun" diyor.

-yöneticimle önemli bir şeyi konuşuyorum, bir karar vermemiz gerekiyor, iki yol var ve ikisinin de artı ve eksilerini izah ediyorum, açık ofis olduğu için ne konuştuğumuz zaten duyuluyor, yan masadaki çalışan TÜM BUNLARI DUYMASINA RAĞMEN dan diye lafımı bölüyor ve "x bey, geçen hafta müşteri geldi ve bana hangi ürünleri istediğine dair listeyi iletti. size mail olarak ileteyim mi, masanıza bırakayım mı?" diyerek konuyu çok alakasız sebeple dağıtıp gidiyor.

-bir üründen ilk defa getireceğiz, malzemelerin tüm özelliklerini yazılı ve sözlü izah etmeme, daha önceden getirdiğimiz ürünün daha gelişmiş ve farklı prensipte çalışan hali olduğunu DEFALARCA SÖYLEMEME RAĞMEN gümrükçü gidiyor, daha önceden getirdiğimiz o ürünmüş gibi farklı beyan ediyor ve ben defalarca bu hatanın düzeltilmesi adına ek belgelerle uğraşmak, o istenilenleri zamana karşı yarışarak temin etmekle, yurt dışına günlerce izahat yapmakla uğraşıyorum.

buna benzer tonlarca örnek verebilirim herhalde. ya ben çok yumuşağım ve insanların salaklıklarını ben çekmek zorunda kalıyorum ya da bunlar olağan şeyler herhalde. siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?
0
m e b
(23.01.25)
profesyonellik, dogru iletisim ve birazcik da empati ile cozulebilecek seyler. sanki gecmiste travmatik biseyler yasamissin o yuzden herseyi kisisel tehdit, saygisizlik olarak goruyorsun gibi. (bkz: If you are always the victim, maybe you are the problem)
0
buenosdias
(23.01.25)
@buenosdias +1 konu kilit.

Abi çok alınıyorsun gibi görünüyor. İnsanlar hata yapabilir, kim bilir sen neleri doğru sanıp başkalarına yanlış gelen şeyler yapmışsındır.
0
Shepard
(23.01.25)
Buna aptallık denemez bence. Herkesin önünde yığınla iş var, seni görünce birini aradan çıkarıyor işte insanlar. Seni beklesin, onu beklesin, ötekini beklesin dersen işleri bitmez. Veya gayri ihtiyarı aklına gelen bir şeyi söyleyebilir insan. Konuşacağımız şeyleri sürekli düşünerek akşamı yapamayız iş yerinde. Böyle şeylere hoşgörülü olmak gerekli.

Sanemk biraz sert ifade etse de haklılık payı var. Kendinize acımasız davrandığınız ve çıtayı çok yukarı koyduğunuz gibi diğer insanlara da bunu yapıyorsunuz.
0
playing star again
(23.01.25)
1. Şikayet: O arkadaşa o davranışı yapabilme hakkını sen vermişsin, eğer sergilediği hareket sonrasında bir tepki vermiyorsan geçmiş olsun.
2. Şikayet: Sana haber veriyor, koyayım mı diye soru cümlesi yöneltip senden cevap beklemiyor.
3. Şikayet : O kadar önemli toplantılar açık ofiste yapılmaz, açık ofiste yapılıyorsa o sadece bir toplantı değildir, araya daldığında sen veya yöneticin 'Bi dakka kardeş bak burada başla iş yapıyoruz' minvalinde dönüş yapmıyorsanız geçmiş olsun.
4. Şikayet: E iş dünyası böyle bi yer zaten, birileri işini yapmayacak birileri o işler için daha fazla zaman harcayacak, teorik olarak haklısın ama teoriğin iş dünyasında hiçbir önemi yok.

Ben böyle durumlarda ne yapıyorum,
1- Hocam görmüyor musun özel bişey yazıyorum ayıp ama az geriye gider misin diyorum.
2-Eyvallah kanka sağol anlamına gelecek bir onaylama hareketi ya da mimiği yapıyorum.
3- Hocam şu an bir toplantı yapıyoruz şu işi bir çözelim x bey eminim sana da zaman ayıracaktır diyorum.
4- Sorun kimden kaynaklandıysa sorun kaynaklandığı andan itibaren sorunu yaratan kişiyi ve ilgili kişileri cc ye alıp anında mail çakıyorum.

İnsanlar kesinlikle salak değil, sen yumuşak değilsin sadece iş dünyasının kurallarını bilmiyorsun
0
ebeş
(23.01.25)
@sanemkk: bu ağır oldu ya :( normalde kibir ve hırsızlık en çok korktuğum iki şey. tam tersine kendimi öyle ahım şahım görmem hiç, etrafımdakiler de kendi potansiyelimi hafife aldığımı ve kendime hep haksızlık ettiğimi söyler. ama burada verdiğim izlenim böyleyse dikkat etmem lazım demek ki. etrafımdakilere rahatsızlık vermeyecek şekilde yaşamak için elimden geleni yapıyorum, saygısızlık da yapmıyorum. aynı şekilde saygı görmek istemiştim hep...

@playing star again: sorun salt iş değil ki. evrensel davranışları yok saymaları. birisi telefonda konuşurken veya iki kişi konuşurken araya pat diye girmek işten bağımsız bir saygısızlık değil mi?
0
🌸m e b
(23.01.25)
konu sanki sende bitiyor.

emeğinin ve çabanın karşılığını alamıyor olma hissi ile tüm insanlara karşı bilenmişsin. klasik bir beni anlamıyorlar - her şey beni buluyor durumu oluşmuş.

muhtemelen haklısındır da ama değiştiremeyeceğin konularda içinde biriktirmek de boşuna.
bir tatil ya da kafa dinlemek iyi gelebilir.
0
orpheus
(23.01.25)
diğerleri neyse de buna da kızılmaz ki. alt tarafı masana bir şey bırakıp gidecek. ne zaman biteceği belli olmayan bir telefon konusmasını beklemesi saçma olurdu. adam yapılması gerekeni yapmış. buna bile sinirlenmişsin.

-telefondayım, işle alakalı hararetli bir şekilde bir konuyu izah ediyorum, zamanla yarışıyorum, o sırada çalışanlardan biri TELEFONLA KONUŞTUĞUMU GÖRMESİNE RAĞMEN dibime kadar gelip hiç ama hiç aciliyeti olmayan bir şey için bana el kol işareti yapıp "abi, geçen hafta ürünle alakalı istediğin bir broşür vardı ya, onu masana bırakıyorum, haberin olsun" diyor.
0
abelardo
(23.01.25)
2. ve 3. maddede bir hata göremedim. İki kişi konuşurken kutsal bir koruma çemberi devreye girip dünyadaki diğer tüm insanları sessize almıyor. Çok kısa cevapla hallolabilecek şeyler anlattıklarınız. Günlük hayatta da, işte de iki kişi konuşurken üçüncüsünün kısa bir iş için sohbetin bitmesini beklemesi saçma yani.

İlk maddede, kişisel gizlilik söz konusu. Kibarca uyarabilir ya da aşşşırı acil değilse sekme değiştirebilirsiniz belki ama uyarmak daha mantıklı bu biraz izansızlık.

Son madde pek hakim olmadığım bir mevzu ama sehven bir hata da olabilir yani, bir uyarı maili falan atılabilir.
0
nundu
(23.01.25)
sana kötü bir haberim var bu tip insanlar sadece işyerinde değil her yerdeler. günümüz insan profili böyle. başkalarının kişisel alanına saygı duymak kimsenin aklına gelmiyor. yapacak fazla bişey yok belki sus işareti yapan hemşire gibi parmak göstermek faydalı olabilir. ben böyle tipleri bir süreliğine görmezden gelerek işin içinden çıkıyorum. başka yolu var mı onu da bilmiyorum. iş hayatında başarılar (biraz da sabır) dilerim.
0
izole
(23.01.25)
Dünya sizin etrafınızda dönüyor gibi hissettim.
0
kimlanbu
(23.01.25)
gümrükçü ile alakalı olarak, önden taslak beyanname isteyin.
0
lazpalle
(24.01.25)
kendimi yatıştırmak için ben bunu kimlere, nerede yapıyorum diye sorarım.

birazcık agresif bir tavrın varsa törpülemen için bunlar geliyor olabilir. buna bakarım. insanlarla iletişimime.

ha hiçbiri yok, yanlış işteyim derim.
0
mathilda.may
(24.01.25)
Bence buradaki maddelerde sorunlar birbirinden farklı. Temel sorunlar:

1. İnsanlar multitasking yapıyorlar, siz daha odaklanarak çalışmayı seviyorsunuz, aynı anda iki işi idare etmek dikkatinizi dağıtıyor.
2. İnsanların kişisel alanınıza girdiğinizi düşünüyor veya hissediyorsunuz. İnsanlar sınırlarınızı ihlal ediyor olabilir. Burada ifade etmeye çalıştığınız şey o olabilir: İnsanların sıklıkla bireysel alanınızı ihlal etmesi ve bunun dikkatinizi dağıtarak işlerinize de engel olması.
3. Sonuncu madde ise çok farklı. Burada işini doğru yapmayan bir insan var gibi duruyor ve sorun siz değilsiniz. Sizin kızmanız da gayet normal.
0
silverleaf
(24.01.25)
(4)

yangında sağ kalmak üzerine

biseysorcaktim
bir kaç gündür gündemimiz olan ve neredeyse hepimizi üzen yangınla ilgili olarak aklıma geldi. yangın sonrası bazı görüntüler gördüm de dikkatimi çekiyor, böylesi bir durumda, eğer kaçış imkanı da yoksa, ne yapmak gerekir?yangında ölümlerin çoğunlukla nefes alamamaktan ya da zehirlenmekten kaynaklan
bir kaç gündür gündemimiz olan ve neredeyse hepimizi üzen yangınla ilgili olarak aklıma geldi. yangın sonrası bazı görüntüler gördüm de dikkatimi çekiyor, böylesi bir durumda, eğer kaçış imkanı da yoksa, ne yapmak gerekir?

yangında ölümlerin çoğunlukla nefes alamamaktan ya da zehirlenmekten kaynaklandığını biliyorum. yanmış insanlar varsa da, çoğunlukla zehirlendikten sonra olmuştur sanırım bu.

mesela şu görseldeki odanın her yeri kapkara ama yataklar, çarşaflar yanmamış.

prnt.sc
ya da elbise dolabı yanmamış.
muhtemelen banyo da yanmamıştır. böylesi bir durumda içerideki sıcaklık ne kadar olur? yan taraflar ve koridorlar yanıyorken, içerisi fırın gibi mi olur? fırın gibi olsaydı yataklar çarşaflar yanardı, demek ki olmamış diyebilir miyiz?

mesela, bu odadaki kişiler, banyoya girip kendilerini kapatsalar, banyo içindeki hava onlara 8-10 saat yetmez mi?

yangın esnasında içerisi bin dereceye ulaşıyormuş. ama her yerde yangına katkı sağlayacak malzeme yok. bu durumda oluşan yine de bu denli yüksek olur mu?

böyle şeyler tabi ki olmasın, üstelik bu çağda bu olaylar çok acı. ama yine de, vatandaş olarak böyle durumlarda yaşam şansını yüksek tutmak için yapılması gereken bir şey var mı merak ediyorum.

yine bu örnek için; yangın başka odadan başladı ve yayıldı. farkettim ve kaçış ya da tahliye imkanı olmadığını anladım. ben odamın kapısını kapatır, kapı deliklerinden ya da altından duman gelmesini engellemeye çalışırsam yaşam şansım artmaz mı? her taraf yanarken odanın yanmasını engellemek mümkün müdür? görüntülerde bazı odaların yanmadığı görünüyor çünkü.

bu durumda can kayıpları dumandan zehirlenmekten oluyor.
eğer yere yatar ve alçakta kalırsak temiz havaya ulaşma şansı da artar (zehirli gaz yukarıdan aşağı birikir).
0
biseysorcaktim
(23.01.25)
Kaçış yoluna, yani kapıya, merdivene ulaşım olanağı yoksa, mümkün olduğu kadar fazla çarşaf, nevresim vs alıp balkona, yoksa pencereye ulaşmak , eldeki malzemeyi ucuca bağlayıp aşağı süzülmek.

Yapılacak en doğru hareket bu. Yoksa her türlü zehirlenirsin. Karbonmonoksit havadan ağır bir gazdır. Çok çabuk havayı iterek zemine yukarı doğru ortama yerleşir. Banyolarda asma tavan üzerinde emiş bacaları vardır. Temiz hava o bacadan anında sirküle olacak, kapı altı ve yanlarından, CO ortama dolacak içeridekileri zehirleyecektir.
0
Mirket
(23.01.25)
dış kapı altına ıslak havlu sererek biraz zaman kazanabilirsin. örtülerin yanmamış olması ortamın ısınmadığı anlamına gelmez. o örtüleri 65-70 derece sıcak suda yıkıyorsun birşey olmuyor. o odadaki ısı 60-70 derecelere kadar rahatlıkla çıkabilir. bu sıcaklık insanı öldürmeye yeter ama içeride alev başlatmaya yetmez.
0
orpheus
(23.01.25)
çıkışa nefesimizi tutarak kaçamayacağımız bir mesafedeysek hemen odanın kapısı kapatılıp altına ıslak havlu yerleştirilmeli. odada ne kadar musluk varsa açılmalı, lavabo giderleri kapatılmalı, gerekirse odayı su bassın. bütün çarşaf, nevresim, yorgan, halı ne varsa ıslatılmalı. yangında alevlerden çok karbonmonoksite dikkat etmek gerekir ki ciğerlere yapışıp oradaki oksijeni dahi yok eden bir gaz bu. yoksa anında bayılıp ne olduğunu anlamadan ölmüş oluruz.

çarşafları bağlarken sadece uç kısımlarına değil bir de ortasına düğüm atılmalı, inerken kayma ihtimali var çünkü ve iyice gerdirilmeli.

edit: bir de aklıma düşeceğimiz yere yatak atma fikri geldi ama ne kadar başarılı oluruz bilemedim. pencereden sığar mı sığmaz mı bilinmez, gerekirse kırarız falan. ayrıca odaya ilk yerleştiğimizde gerek olsun olmasın yedek çarşaf ve havlu istemeliyiz.
0
Improbable
(23.01.25)
ısının yayılma prensipleri var.
konveksiyon, kondüksiyon, radyasyon. alev olmasa da orada o ısı yayılır ve yangın dörtgeninden eksiltme olmadığı sürece devam eder. yangın üçgenine zincirleme reaksiyon eklerseniz dörtgeni olur.

odanın kapısını, her türlü açıklığı kapatmak özellikle ıslak havlu vb ile yaşam süresini uzatmak mümkün ama nereye kadar? banyoya kapansalar soluyacakları sıcak hava solunum yollarına ve sistemine zarar verebilir burunlarını, yüzlerini nemli havlu ile kapatsalar bile. o yüzden 8-10 saat bir odada veya banyoda hayatta kalmak mümkün görünmüyor. ıslak battaniyeye sarılıp beklense bile 8 saat uzun bir süre yangın için.

çarşafla aşağı inebilenlere helal olsun. öyle bir durum olursa vakit de varsa aradaki düğümleri artırarak belki iniş daha da kontrollü sağlanabilirdi ama yangında ne vakti...

kocaman bir otelde zor ancak müstakil 3 odalı bir evde belki o da müdahale edenlerin müdahale süresi ve yetkinlikleri ile orantılı.

dolayısı ile insana ve insan üzerine kurulmuş sisteme bağlı durumlarda çoklu değişkeni olan bir denklemde zor.

zaten bildiğiniz üzere emekleyerek kaçmak gerekiyor.

yangına müdahalelerde en sıkıntılı durum backflash denilen ani hava (oskijen) girişi ile "harlama" diyebileceğimiz alev atmasıdır.

nihayetinde en önemlisi sakin ve kararlı olmak.

ama pan-ik dediğimiz şey zaten şeytandan (pan) türemiş. kal kalabilirsen :/
0
mathilda.may
(23.01.25)
(16)

kizartma tabagi, sosis tabagi hakkindaki dusunceleriniz?

buenosdias
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
0
buenosdias
(23.01.25)
Bazen çok aç oluyorsun ve alkole "altlık" yapmak gerekiyor, barda yiyecek başka bir şey de olmayınca el mahkum.
0
kimlanbu
(23.01.25)
Tadını sevmem nedeniyle rahatlıkla yiyorum.
0
peki madem
(23.01.25)
Cok dandik olmadigini dusundugum bir yerde yarim metre sosis aliyorduk bazen. Tabii sosis piyasa mali sosis ayarindaysa igrenc bir durum ama oyle degilse bir sikinti goremiyorum. Tabii pisirilme sekli vs sagliksiz muhtemelen. Bira iceceksem bunu takmam acikcasi.
0
mbond
(23.01.25)
bu mantıkla tüm fast food dükkanlarının kapanması lazım
0
sizofren06
(23.01.25)
her gün yemedigin sürece okay bence.
0
sonsuz
(23.01.25)
sağlıksız yemek yemeyelim mi hiç ya öyle dünya mı geçer. Çok sık gitmiyorum öyle mekanlara artık ama gidince bi bira tabağı söylerim yani sosisini de patatesini de gömerim. hiç öyle takıntılarım yok yağını sosisini ne yapmışlardır diye.
0
nundu
(23.01.25)
Biranın yanında yağlı yağlı üf çok güzel gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(23.01.25)
yani biranın yanında şunu yeneyi sorgulayan da ne bileyim gitsin şekersiz gazoz içsin sorry
0
KidLazer
(23.01.25)
sosis yemem hayatta. ama diğerlerine okeyim. tavuk patates kroket falan.
0
jelly bear
(23.01.25)
Gittiğin yer bar. Sınırlı yiyecek var ve genelde en makul menu Kızartma tabağı vs gibi şeyler oluyor. Sosis de bu tabağın içinde oluyor çoğunlukla.

Bira iciyorsan bira aciktirir. Mecburen alıp yiyorsun olay bu yani.

Yoksa normal zamanda bırak sosisi Kızartma bile yemem ben.
0
makbur
(23.01.25)
"merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim."

aynısını bira için de değiştirerek yazabiliriz. siz nasıl bira içmede herhangi bir sıkıntı görmüyorsanız veya önemsemiyorsanız başkaları da bu ürünler konusunda sıkıntı görmüyor veya önemsemiyorlardır. yoksa içmezdiniz, yoksa yemezlerdi.
0
yemrem
(23.01.25)
ayda yılda bir yenebilir. her akşam yeniyorsa orada bir sorun var. ayrıca bazı barlarda çok kaliteli sosislerden düzgünce pişirilerek hazırlanan tabaklar var.
0
orpheus
(23.01.25)
hayatta yemem. biranın yanında fıstık ve patates yerim. sosismiş kroketmiş hayatta ağzıma sürmem. leş.
0
abelardo
(23.01.25)
Menülerde "Bira Tabağı" olarak adlandırılan ve benim "Zehir Tabağı" olarak nitelendirdiğim, gerçekten de zararlı olan gıdalardan müteşekkil olmasına karşın ayda yılda bir yemekte büyük sakınca görmüyorum.

Benim asıl derdim, kaliteli bir zehir tabağı bulabilmek. Gittiğim pubların çoğunda zehir tabağındaki ürünlerin hepsi en kalitesiz ürünlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanıyor. Sık gittiğim bir pub, zehir tabağında en dandik market sosisini kullanıyor ancak porsiyon sosis ve hotdog'ta Kozmaoğlu'ndan aldıkları sosisi kullanıyorlar. Kroket, soğan halkası vs en dandiğinden dondurulmuş ürünler.

Kaliteli ürünlerden hazırlanmış zehir tabağı satan bir yer bilen varsa önerilere açığım.
0
10551037
(23.01.25)
Patates dışında tabakta olan her şey genelde aşırı kötü. Ya çok açken ya da 3. şişe biradan sonra söyleniyor genelde o yüzden. Yıllardır söylememişimdir hatta bizim masada söylenmemiştir. Patlamış mısır veya patates kızartması devam ediyor ama tabii ki. Yani anlayacağın üzere tercih sebebi sağlık değil lezzet. Zaten bir yandan içki içip bir yandan sağlık konusu açmak biraz... :)
0
nawar
(23.01.25)
Eve sosis, kroket vb almam. Patates kızartmaya bile oğlum 4 yaşına geldikten sonra başladım. Ama o tabağı çok seviyorum. Biranın yanında güzel gidiyor. Eskiden 3-5 ayda bir dışarı çıkıyor, haliyle ancak o zaman tüketiyordum. Yıllardır hiç çıkmadım, son zamanların tabaklarına ait artık fikrim yok.
0
strawberry first
(23.01.25)
(4)

Elektrikli termosifon nasıl boşaltılır?

kibritsuyu
Duvara asılı, tesisata bağlı ve içi 60 litre suyla dolu olan termosifonun içindeki su nasıl boşaltılır?Duvardan indirilip başka yere taşınacak.
Duvara asılı, tesisata bağlı ve içi 60 litre suyla dolu olan termosifonun içindeki su nasıl boşaltılır?

Duvardan indirilip başka yere taşınacak.
0
kibritsuyu
(22.01.25)
Altına kova koyup tahliye vanasını/vidasını açman lazım. Tahliye vanası yoksa sıcak su çıkışını açıp boşaltabilirsin. Her iki durumda da termosifona gelen suyu kesmek gerekiyor tabii.
0
himmet dayi
(22.01.25)
tüm vanaları kapat giriş çıkış sıcak soğuk

Termosifonun alt kısmında bulunan boşaltma vanasını açın. Bir kova veya hortum kullanarak boşalan suyu topla
0
jamswety
(22.01.25)
Tahliye vanası göremedim. Sıcak su çıkışını açınca içeri yeni su girmediği için akmıyor. Hava girsin diye soğuk su girişini de mi sökeyim?
0
🌸kibritsuyu
(22.01.25)
sıcak su çıkışından boşaltamazsın çünkü onun borusu içeride termosifonun en üstüne kadar çıkıyor. altta iki adet giriş ve çıkış boruları ve ters akış valfi olacak. su girişindeki valfi sökerek boşaltabilirsin tabi bu arada içeri hava girmesi için sıcak suyu da açman lazım.

bu baya yavaş olur ama bir olasılık da emniyet valfini bir tel vs ile bağlı tutarak açık bırakmak. tabi bunu yaparken sıcak su musluğu açık ve daireye giren su kapalı olmalı.
0
orpheus
(22.01.25)
(3)

Kredi kartı ile araba alma sorusu

HellKeePer
1 milyon nakitim var ayrıca 300 bin tl limitli borçsuz bir kredi kartım var. Bayilerin ve galericilerin bazı ilanlarına bakıyorum, 300 bin tl'ye kadar kredi kartı kullanma imkanı vardır yazmışlar.1) Şimdi 1.3k'ya bir araç beğendim diyelim kalan 300'ü o bayide kredi kartı ile ödeyebilir miyim? 2) Vad
1 milyon nakitim var ayrıca 300 bin tl limitli borçsuz bir kredi kartım var. Bayilerin ve galericilerin bazı ilanlarına bakıyorum, 300 bin tl'ye kadar kredi kartı kullanma imkanı vardır yazmışlar.

1) Şimdi 1.3k'ya bir araç beğendim diyelim kalan 300'ü o bayide kredi kartı ile ödeyebilir miyim?

2) Vade günlerini geciktirmeden ödersem kredi kartına faiz biniyor mu? faiz binse de ihtiyaç kredisinden daha mı uyguna gelir?
0
HellKeePer
(22.01.25)
hiçbir galeri vade farksız 300k taksitli çekim yapmaz. vade farkını ve alacağı paradan KK komisyonunu düşerek hesaba sayacaktır. yani karttan 300k çekilir ama ödeme bakiyesine yansıyan 280k olur mesela.

ardından ilk ay bu 300'ün %40 ödenmesi gerekir. kalan kısma faiz işlemeye başlar ve her ay kalan bakiyeden %40 ödenerek devam edilmesi gerekir.
0
orpheus
(22.01.25)
Birkaç ay önce ben de sizinle aynı şeyleri düşündüm. Limitiniz 300k ise 200k gibi düşünün. 12 taksit yapıyorlar ama hem karttan çekmek için komisyon hem de 12 taksit için vade farkı alıyorlar. Togg’un aralık kredi kampanyası cazip idi ben onu değerlendirdim. Her ay bir kredi kampanyası oluyor değerlendirebilirsiniz.
0
cilekli pasta
(22.01.25)
Merhaba. Ben geçem ay bu şekilde araç satın aldım. 500k çektirdim geri ödeme 12 taksit toplam 660k. Komisyon yok %32 yıllık vade farkı var. Kartınızda vade farkı dahil o kadar limit olmalı. Avantajlı Taşıt kredisine benzer bir oran var, dosya masrafı ve hayat sigortası gibi kalemler yok. Bir de asgari ödeme yapma gibi bir durum var krediye göre.
0
eisberg
(22.01.25)
(20)

Güncel borç durumunuz nedir?

messina123
Benim hazirana kadar 300k. Muhtemelen ot gibi bir hayatım olacak bir süre.
Benim hazirana kadar 300k. Muhtemelen ot gibi bir hayatım olacak bir süre.
0
messina123
(22.01.25)
80k. Yaza kadar bitirmeyi umut ediyorum.
0
sekizdokuzon
(22.01.25)
1.3 m TL
1m kredi 300k kredi kartı
0
gabe h coud
(22.01.25)
60-70k arası
0
matilda
(22.01.25)
borcum yok. ama evim arabam da yok.
iyi borc ise sevinmelisin borcun olduguna.
0
sonsuz
(22.01.25)
200k civarı
0
inheritance
(22.01.25)
80k
0
fevz-i
(22.01.25)
80 bin civarında temmuz da bitecek diyorum ama her ay hesapta olmayan bir masraf çıkıyor.
0
mirty
(22.01.25)
Borçtan korkanları hiç anlamıyorum. Ödeyecekseniz borcunuz olmasının zararı olmaz, yararı olur. Normalde almak için bekleyeceğin şeyleri şak diye alır yavaş yavaş ödersin.

Bankalara 0, oraya buraya 1m borçspor.
0
Shepard
(22.01.25)
Konut kredisi var 1,2 milyon lira kalmış. 5,5 senesi var bitmesine.

Onun dışında kyk kredisi var da aylık ufak miktarlar olduğu için çok saymıyorum onu.

Kredi kartında kalan borç yok şu an. Ekstre kesilince bakarız
0
nundu
(22.01.25)
Kredi kartını sayarsak 25bin.
0
put it in your appropriate place
(22.01.25)
0.
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
310k gibi,

ama alacaklarıma kıyasla ufak bir miktar ve kredi limitimin %10'u bile değil. yani aslında borç miktarı önemsiz. kişiye ve duruma göre yorumlamak lazım.
0
orpheus
(22.01.25)
70-80 bin civarı.

Araba değiştiresim var şu ara o zaman da biraz kredi çekerim herhalde.
0
chicha_v2
(22.01.25)
Kredi kartı 70 e geldi
Borçlar ise 330k

Varlık 100k (cep telefonu + scooter minik)

Tüm sürecin tek iyi yanı dişçiye 7k borcum kalmış olması
0
baldan kaymak
(22.01.25)
Sifir. Cunku hic sevmem.
0
Zetnikov
(22.01.25)
taksitli 50bin tl kredi kartı borcu var. kasko, trafik, konut sigortası gibi harcamalar hep. uzun zamandır gereksiz harcama yapmıyorum. 3-4 aya da bunlar biter.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.01.25)
300k.
0
mikahakkinen
(23.01.25)
1.2 Milyon ev kredisi.
100K TL akraba için akrabalardan altın borcu.
Kredi kartı falan da var ama daha düşük tutarda :)
0
bigcaptain
(23.01.25)
Kredi borcunu yazanlar borçlarını faizli toplam borç olarak mı alınan anapara olarak mı yazdı acaba?
0
osssy
(23.01.25)
150k kredi kartı.

yatırım yapmasam kapatabilirim aslında.
0
false pretension
(23.01.25)
(20)

Karavanda yaşamak

beyfendi
Her sene belli dönem karavan alıp birkaç sene geze geze yaşayayım diye hayal kuruyorum. Bu sene bu fikir iyice oturdu aklıma baya karavan bakıp nasıl olur nasıl yaparım diye düşünmeye başladım.Çevrenizde var mı bunu yapan, pişman olan ya da tam tersi uzun vadeli böyle yaşamaya başlayan? Ya da siz dü
Her sene belli dönem karavan alıp birkaç sene geze geze yaşayayım diye hayal kuruyorum. Bu sene bu fikir iyice oturdu aklıma baya karavan bakıp nasıl olur nasıl yaparım diye düşünmeye başladım.

Çevrenizde var mı bunu yapan, pişman olan ya da tam tersi uzun vadeli böyle yaşamaya başlayan? Ya da siz düşündünüz mü hiç bunu denemeyi? Artıları eksileri neler olur sizce, ne geliyor aklınıza?
0
beyfendi
(22.01.25)
Ben evimin tuvaletinden uzaklaşmaya başladığımda anksiyetem artıyor o nedenle böyle karavandır kamptır doğadır böyle şeylere çok uzağım ama bunun müptezeli arkadaşlarım var onlar çok mutlu ama bana göre sefil gibi takılıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Ben de doğa aşığı sayılmam ama şehirden midem bulandı artık. 2 sene sonra istanbul'a geldim, ilk bir hafta özlemişim dedim şimdi kaçacak delik arıyorum. bi delilik yapayım sonra yine illa ki koyun gibi sürtüne sürtüne yaşamaya dönerim diyorum.
0
🌸beyfendi
(22.01.25)
Bir ara bu sitede birisi benzer bir soruya
'Karavan insanı iki gün mutlu eder. Birincisi aldığı gün, ikincisi satabildiği gün.' demişti.
Bir ara, o zaman beraber yaşadığım kız arkadaşın da katkısıyla karavan işine merak sardım. Birkaç kez alma arefesinden döndüm ve şu an iyi ki dönmüşüm diyorum.
Pandemi zamanı ve ekonomik kriz insanları karavan tatilciliğine yönlendirdi. Her yer karavan doldu. Çok ciddi park yeri sıkıntısı ortaya çıktı. Tatil yöreleri karavancı istilasına uğradı ve belediyeler yavaş yavaş kısıtlamalar getirmeye başladılar.

Tatil yörelerinde karavan tatili neredeyse otel tatili fiyatına yükselir oldu.

Bu işe gönül vermiş göçebe ruhlu insanlar tanıyorum. İnanılmaz zevk alıyorlar ve gezmedikleri yer kalmadı. Bunların toprağa basmakla özel bir bağı oluyor. Mangal başını 5 yıldızlı otel tatiline yeğleyen insan bunlar. Ama ezici çoğunluk da aşırı pişmanlar.
0
Mirket
(22.01.25)
Hocam dediğim gibi benim bu konuda bi deneyimim yok ama bahsettiğim şekilde yaşayan çok insan tanıyorum hepsi de sanki doğuştan böyle gibiler içgüdüsel olarak böyle arayışları vardı hepsi de kendine uygun olanı buldu vakitlerini öyle geçiriyorlar, sen bence direkt karavan alma da bi kirala bi bak senlik bir olay mı yoksa bi gelip geçici bir heves mi, baktın hoşuna gidiyor ondan sonra devam edersin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Youtubeda bir sürü video var

En büyük sorun karavanı park edeceğin yer oluyor, teoride istediğim yere çekerim diyorsun fakat pratikte istediğin yerde konaklayamıyorsun

Karavanlara hizmet veren işletmeler de sayıca çok az, her yerde yok
0
grimavi
(22.01.25)
Dönemsel olarak olabilir bence. Temizlik, ısıtma ve yemek sorun
0
wd40
(22.01.25)
park sorun, her yere park edilmiyor diye biliyorum. elektriği suyu olan bir kampa park ettin diyelim. kiralar yükselmiş olabilir.

ısınma/soğutma, elektrik, tuvalet, su, banyo hepsi sorun.

2 hafta amcamın karavanında kalmıştık tatil mi yaptık eziyet mi çektik belli değil yani.

bu işleri seviyorsan çekilebilir, yoksa çekilir dert değil.

Edit: bu sorunlar aşırı lüks karavanlarda çözülebilir ama çok zengin olmak lazım bence. o kadar sistemi kendine yetecek kadar veya bir süre idare edecek kadar kurdun diyelim. onun bakımı da pahalı olacak.

En güzeli kiralayın, hevesinizi alın. Çok düşük bir ihtimal, baktınız çok sevdiniz.. -ki bence kısa sürede karar vermek çok doğru olmayabilir- satın alırsınız.
0
ananiyimioguz
(22.01.25)
bir kirala dene kolay bir şey değil. elektrik, su, internet, depolama alanı herşey sınırlı. minimalist bir yaşamın ve düzenli bir gelirin olmalı.

karavanın en güzel alternatifi 36-40 feet arası bir yelkenlidir ama o da başlangıçta ucuz birşey değil. fakat artıları ve keyfi çok daha fazla.
0
orpheus
(22.01.25)
tek basina mi cift olarak mi?

cift olanlar ayrilabiliyor. cünkü arabanin sorunlari var, kücücük alan, yemek pisirme, sosyal cevrenden cok izolesin derken birbirlerine giriyorlar.
0
sonsuz
(22.01.25)
Yılın bazı zamanları benimde hayalim,karavan hayatı. Çocukluğumdan beri hep istiyorum bakalım ne zaman kısmet olacak.

Etrafımda kimse yok ama Bursa da bir çift çoğu zamanlarını karavanda geçiriyor,kadın Dr bu arada, işini aksatmadan çalışıyor.
Kelingiller diye bakabilirsiniz Instagram dan.
0
brnbrs
(22.01.25)
bu sorunun yanıtı aslında tamamen öznel.
ben hayatta yapmam mesela.
o yüzden nacizane tavsiyem bir tatilinizde kiralayın bir karavan ve deneyimleyin.
en tatmin edici yanıtı size deneyiminiz verecektir.

onun dışında karavanda yaşayan bir arkadaşım var, hatta türkiyede bu işi ilk yapanlardan.
ama pandemi zamanı millet abanınca karavana istanbul sahilde özellikle isparklar karavanlarla doldu. daha sonra belediye ceza kesip kaldırdı çoğunu bulunduğu yerden.
büyük sıkıntılar çıktı.

dünyanın en büyük karavanı da olsa bir evin konforunu asla vermeyeceği için ben hayatta tercih etmem.
0
rentts
(22.01.25)
evini kapatmayacaksın ya, yap gitsin en kötü 2 hafta sonra bu ne bok gibi bi hayatmış der evine dönersin.
minimal hayat ve ihtiyaçların belirlenmesi için çok kıymetli bir deneyim olacağını düşünüyorum.
0
erty_ksk
(22.01.25)
3 senedir İstanbul'da karavanda yaşayan bir iş arkadaşımız var. İstersen vereyim numarasını ara sor sorularını.
0
kaptan memo
(22.01.25)
gordugum kadariyla turkiye'de karavan'da iki tip insan kaliyor.

1. kriterleri cok dusuk olan evsiz, muptezel, sezonluk amele, hippie tarzi insanlar.
2. karavani ve karavan disi imkanlari her turlu senaryoya uygun olan zenginler.

anladigim kadariyla sen iki kategoriye de girmiyorsun. turkiye altyapi anlaminda oyle hem gezeyim, hem yasayayim tarzi 3. kategoriye uygun bir yer degil bence. max. 2 hafta yapabilirsin.
0
buenosdias
(22.01.25)
İlk karavanım çekme karavandı Üstelik şase üzerine erkek arkadaşımla beraber tamamen kendimiz imal ettik. Tuvalet ve duş yoktu, 1.60*2.30 mt ebatlarındaydı.mutfak vardı. O zaman oğlum 3 yaşındaydı.
O zamana kadar pikniğe bile bir kaç kere gitmiştim. Konfor alan mdan çıkmak, hele tuvaleti olmayan bir yere gideceğim fikri asla kabul edilemedi benim için. Ama kendi el emeğimle sağa sola gitmek çok keyifliydi. Off-road karavan yaptık, lada cip arkasına takıp yaylaya, dağa taşa gidiyor en fazla 2 gün kalıyorduk. Ama kar tatili bile yaptık yanımıza çocukla.
Sonra moto karavan yapmak için sprinter aldık. Koltukları söktük, bir süre 2 yıl kadar imalata geçemeyip derme çatma kullandık. Onunla uzun yol yaptık ve kaldık. Bir gece istediğimiz yerde konakladıysak bir gece de karavan kampında kalıp duş alıyorduk.zaten yaz mevsimi olup denize de girince pek duş aradığımız da söylenmez. Bu arada moto karavanın bizim isteğimiz olmadığına karar verip sattık ve yerine 750kg altı çekme karavan aldık. Bu sefer duş wc içinde vardı. Aldıktan sonra yaz tatilinde 3 Ay kamp alanında yaşadık. Komik olan evim karavan parkına 10 km mesafede. Ama eve sadece 10-15 günde bir çamaşır yıkamaya gittim bir kaç saatliğine. Kamp alanındaki duşu ve tuvaleti kullandım. Karavandakini hiç kullanmadım. Hatta erkek arkadaşım gaza geldi, tam 1 yıl karavanda yaşadı.biz de oğlumla genellikle perşembeden yanına gidip hafta sonu orada kalıyorduk. Ya da Sonra kalma ücretlerine fahiş bir zam geldi. Karavan eve döndü. Ama erkek arkadaşım dönmedi. Kendi evini kiraya verdi bu 3.yılı apartmanın altında karavanda yaşamaya devam ediyor.
Biz ayrılsak da arkadaşlığımız sürüyor bazen hafta sonraları bizi de alır karavanla sağa sola gideriz. Çamaşırlarını bazen bana bazen abisine götürür. Halinden memnun. Evi boş kaldığı zaman bile yukarıya çıkıp evinde kalmadı, karavanda devam etti.

Ben 3-4 Ay karavanda yaşasam da kışı evde geçirmeyi tercih ettiğim için uzun soluklu karavanda yaşamam.
İhtiyacınıza uygun karavanı seçmek önemli. (moto mu çekme mi olacak)
Karavan hayatı bence çok eğlenceli. Üstelik küçük çocuğum olmasına rağmen ben hem çok sevdim hem de çok eğlendim. İmkanınız varsa kiralayıp kendinizi bir deneyin. Bazı yerlerde ücretsiz karavan parkları olsa da genel olarak fiyatlar çok yükseldi.
0
strawberry first
(22.01.25)
Mobil edit: @ buenos
Karavan ve çadır tatili yapanlar düşündüğünüz gibi ne hippi ne de çok zenginler...
Genellikle işi müsait olan (öğretmen, home ofdice çalışan vb) ya da emekli olanlar tercih ediyor. Bildiğiniz normal yurdum teyze ve amcaları karavanda tatil yaparken en sık karşılaşabileceğiniz kitle.

Ben de zengin değilim, hatta işsizim. Biz karavan için gerekli olan parayı 3 yıl çilek ekip çiftçilik yaparak kazandık. Birini satıp diğerini alınca da üste vermememiz gereken miktar azaldı. Bizim kaldığımız dönemde karavan kampında kalmak çok uyguna geliyordu. Aylık 3500-4000 liraya elektrik ve su 7/24 ücretsiz. Yani kışın kalıyorsak 24saat UFO yazın 24 saat klima kullanabiliyor, hatta aşırı sıcaklarda karavanın dışında yanımızda vantilatörle oturuyorduk. her türlü elektrikli aleti kullanabiliyorduk. (karavanda kalınca elektrikli tencere kesinlikle şart, enfes ve kısa sürede pişiriyor, koku olmuyor) kahve makinası, çay makinası... Bu şartlarla evde elektrik tükerip kira versem 9-10 binden az ödemem. Çünkü yazlık bir yerde yaşıyoruz kışın ısınmak, yazın da soğumak için klima kullanıyoruz.
0
strawberry first
(22.01.25)
Mobil edit 2 karavan parkı ya da kamp alanlarında bulaşık yıkamak için de Bulaşıkhaneler olur. Minicik karavanda bulaşık yıkamaya uğraşmazsınız.karavandaki mutfak, tuvalet duş; bunların bulunmadığı yol üzerindeki konaklamalar vb yerlerde işe yarar.
0
strawberry first
(22.01.25)
önce bir kaç günlüğüne karavan kiralayıp, artı ve eksilerine bakıp karar vermek gerekiyor. biz 3 gün kiraladık ve bize uygun olmadığına karar verdik.
0
scudman1
(22.01.25)
tatil için karavan almak pişmanlık, ama yaşamak için alanlardan pişman olan görmedim.
0
entropik
(22.01.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Birkaç detay daha vereyim, önceki sorulara cevap olarak. Evi kapatacağım bir kere bu kesin. Karavan konusunun her sene aklıma gelmesinin sebebi de zaten her sene ev kapatıp yeni ev bakmam, her sene kiraların saçma sapan uçup gitmesi. Yalnız yaşayacağım. Park sorunu vs. gibi konularda haklısınız ama niyetim zaten türkiye'de değil avrupa'da olurum çoğu zaman.
0
🌸beyfendi
(22.01.25)
(2)

istanbul'dan günübirlik

patronaj1
selamlar.belgrad ormanı gibi istanbul'un çeperlerinde bu havada nerelere gidip gelinebilir ya? öyle doğa moğa olmasına gerek yok, sallıyorum kilyosta restoran vs önerisi de olurlu.
selamlar.
belgrad ormanı gibi istanbul'un çeperlerinde bu havada nerelere gidip gelinebilir ya? öyle doğa moğa olmasına gerek yok, sallıyorum kilyosta restoran vs önerisi de olurlu.
0
patronaj1
(21.01.25)
polonezköy
0
orpheus
(21.01.25)
Adalar, Anadolu Kavağı, Durusu,Karaburun, Çilingöz, Şile,Ağva vs
0
Gı
(22.01.25)
(9)

Antidepresan almanın mantığı nedir?

chillbabe
Eğer ilacı bıraktığımızda önceki bütün korkular ve kaygılar geri gelecekse antidepresan almanın mantığı nedir?
Eğer ilacı bıraktığımızda önceki bütün korkular ve kaygılar geri gelecekse antidepresan almanın mantığı nedir?
0
chillbabe
(20.01.25)
Ilaci biraktiginizda onceki korkular ve kaygilarin geri gelecegini kim soyluyor?

Psikolojik rahatsizliklar gunluk yasam kalitesini etkiliyorsa, tedavinin bir ayagi olarak bu kaliteyi yukseltmek icin antidepresan yazabiliyor doktorlar. Bu ilaclar tedavinin bir ayagini olusturmakla beraber, diger bir ayagi ise terapi surecidir. Terapi olmadan yalnizca ilaclar ile eger kosullarinizda uygunsa, bu tarz duygulardan uzak kalarak, belli bir sure sonunda ilacsiz da benzer sekilde hayatinizi surdurebilirsiniz.

Her seyden once bu tarz konulari doktorunuza danismaniz elbetteki en sagliklisi olacaktir.
0
bosver nicki
(20.01.25)
Antidepresanların çoğu SSRI denilen ilaç grubundandır. Yani selective serotonin reuptake inhibitor. Depresyon ve birçok kaygı bozukluğunun temelindeki sebeplerden birisi olarak serotonin yetersiliği görülüyor. Antidepresanlar da serotoninin geri alımını (reuptake) inhibe ederek beyninizdeki serotonin miktarının artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla daha rahat daha iyi hissetmeniz bekleniyor antidepresan alımı ile. Kaygılar ve korkularla başa çıkabilmek için başa çıkma becerilerinizin artması gerekiyor. Kendinizi kötü hissedersek ya da kaygılıyken temel sebepleri bulup davranış değişikliğine gitmeniz zor olduğu için antidepresanlar size görece olarak daha iyi hissettiğiniz bir dönemi fırsat olarak sunuyor.
Evet, tedavi edici değiller. Ancak işe yaramaları halinde tedaviyi kolaylaştıracak önemli bir zaman verirler.
0
but that was just a dream
(21.01.25)
diyelim ki bir sokaktan gececeksin ama sokakta bir köpek sana dogru havliyor ve sen korkundan yürüyemiyorsun. ben sana diyorum ki dur ben köpegi tuttum hadi yürü gec, ben köpegi tuttugum sürece köpek sana bir sey yapmaz.

burada köpek korkular ve kaygilarin, köpegi tutan ben antidepresan oluyorum, ben köpegi tutarken yürüyüp gecmesi gereken sen oluyorsun. ben köpegi tuttugum halde sen yürüyüp gitmiyorsan, köpegi biraktigimda aaa ben niye gidemedim burada kaldim, hicbir faydasi olmmadi ilaclarin diyemiyorsun.
0
deckard
(21.01.25)
dalgalı denizde hayatta kalmanı sağlayıp seni kıyıya ulaştıracak. oradan sonra kıyıya çıkıp yoluna devam etmek senin görevin. antibiyotik gibi kendi kendine tedavi etmesini bekleyemezsin.
0
orpheus
(21.01.25)
Daniel Amen. Arastir.
0
tezek
(21.01.25)
ben sebepsiz agri tedavisinde kullaniyorum, agri kesici ise yaramiyor cunku.

doktor bana soyle dedi:

hardware problemin yoksa eger agriya yol acan bir software problemin var demektir. sen farkinda olmaya bilirsin ama bardak tasmis. o yuzden onunde iki secenek var:

1 - hayatini 180 derece degistireceksin. mesela, oturarak calisiyorsan oturma, ya da surekli hareket etmen gerekiyorsa etmeyecegin bir pozisyona gec, stresi azalt, vs..

2- bunlar mumkun degilse, ki nufusun %99.9u icin degil, bu hapi yut ve devam et.
0
cooperr
(21.01.25)
hayatta kalmak.
0
deartheodosia
(21.01.25)
anti-depresanlar içeriğine bağlı olmak üzere size çevrenizi daha objektif algılamanızı sağlar. diyelim ki bir kişinin uçak korkusu var. anti-depresan aldığında süpermen'e dönüşmez sadece güvenli ve stabil bir yolculuğun mümkün olduğunu ve aslında endişendiği gibi her uçuşunn bir tehlike olmadığının fark etmesine olanak tanır.

bunu fark etmek için elbette kişinin korkusunun üzerine gitmesi gerekir. 2 hap attıktan sonra kimse hanım benim paraşütüm nerede demez.

anti-depresanlar birer ağrı kesici veya antibiyotik değildir. kesin sonuç vermezler.
uzman değilim, şahsi görüşümdür.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.01.25)
ben hayat kalitemin artması için kullanıyorum, işim gereği, yaşam tarzım, kaygılı ebeveyn ile büyümek benim olaylar karşısında kontrolü kaybetmeme ve aşırı öfke nöbetleri yaşamama neden oluyor. Düşük dozda bir ilacım var onu kullandığım dönemden beri insan ilişkilerim epey düzeldi, yaşam kalitem arttı. ama bir noktada bırakmak durumunda kalacağım tabi ki, o zaman ne yapacağımı o zaman geldiğinde düşünürüm.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
(6)

sizi çok seven kedinizle başa çıkma yöntemleri

semaforo de medianoche
ben de onu çok seviyorum. kardeş gibi, evlat gibi sevmekten bahsediyorum hem de. ama beni o kadar bunaltıyor ki kafayı yeme noktasına geliyorum bazen bu sebeple. haftanın 2 günü ofisten çalışıyorum diğer günler evdeyim. ben evdeyken sürekli üstümde. oturup bacaklarımı uzatıp bir şey yiycem alıyorum
ben de onu çok seviyorum. kardeş gibi, evlat gibi sevmekten bahsediyorum hem de. ama beni o kadar bunaltıyor ki kafayı yeme noktasına geliyorum bazen bu sebeple. haftanın 2 günü ofisten çalışıyorum diğer günler evdeyim. ben evdeyken sürekli üstümde. oturup bacaklarımı uzatıp bir şey yiycem alıyorum kucağıma yiyecekleri hemen geliyor üstümde araya bi yere yer bulmaya çalışıyor kendine. kendinin de ilgisini çeken bir şey yemek istersem (cips, bisküvi vs.) zaten hayatta rahat bırakmıyor. masama geçiyorum çalışmaya klavyenin önünde volta atıyor sürekli arada inip kucağıma yatıyor biraz sonra geri kalkıyor. yani durduğu yerde dursa gene okey ama göğsümde tur atıyor sonra yatağın tepesine zıplıyor ordan geri üstüme zıplıyor sürekli bi hareket halinde. gece de üstümde yatıyor. biraz da iç dökmek istedim esasında ama nasıl başa çıkabilirim bu sevgiyle? 12 yaşında dişi tekir ve 12 yıldır beraberiz kendisiyle.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Valla biz çok kudurduğunda dışarı atıp kapıyı kapatıyoruz. Daha 1 yıl bile olmadı bizim kedi geleli ama sıkılıyo insan bazen. Bizimki çok kuduruk köpek gibi.
0
turuncu tonlarda
(20.01.25)
@turuncu tonlarda: işte böyle davranmak da içimden gelmiyor maalesef. anlık sinirle bağırınca bile üzülüyorum sonra. galiba bu yüzden tepeme çıktı iyice.
0
🌸semaforo de medianoche
(20.01.25)
Ay çok eğlendim. Aynısından 9 aylık nazlı bir kız da bende var. Sürekli eleleyiz. İlla elime temas edecek, ve elimi yalayacak. köpek gibi evde nereye gidersem yanımda. Tuvalete gidersem kapının önünde ağlıyor. Ders çalışacaksan monitör, klavye mouse kullanamıyorum. Ama ben bir kaç kere alıp yere ya da yan sandalyeye bırakınca zaten rahatı bozulduğu için bir daha yaklaşmıyor. Bıraktığım yere kamp kuruyor. Geçen gün telefonla konuşurken patpatpat elime vurdu. Yeter, bitir artık beni sev diye. Çok eğlendim.
Ben bağırmıyorum ama kesin bir dille, bir tık yüksek perdeden ve sert bir tonda hayır diyorum. Öğrendi. Bir kaç hayırdan sonra ısrarcı olmuyor.
Ama sizinki epıy büyük, bu saatten sonra öğrenmek işine de gelmez.
0
strawberry first
(20.01.25)
sosyal bir kedi ise arkadaş alın, evde başka kimse var mı ? o hayvan da yalnız kalmak istemiyor. şöyle düşünün nasıl insan 7/24 evde kalsa ve hiçkimseyi görmese delirir ilk gördüğü insana atlar kedi de öyle. hayatına bir uyaran, yakınlık lazım.
0
orpheus
(21.01.25)
Arkadas sahiplenin sizi salsin
0
rentts
(21.01.25)
@strawberry first: ben de yapıyorum aynısnı ama çok ısrarcı. 4-5 kere tekrarlamak gerekiyor bazen alıp uzağa koyma olayını vazgeçmesi için. hem de birkaç saat sonra gene aynı işi yapabiliyor gene aynı mücadeleye baştan girmek gerekiyor.

evde bir kedi daha var bu arada o da aynı zamanlarda geldi 12 yaşında erkek. onunla araları iyi değil ama o biraz daha yabani hem yemeğini yer gider sonra izole bir yere uyur orda. bu insan canlısı. bana da ayrı bir düşkün.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.01.25)
(24)

Sizce en iyi bisküvi nedir?

silverleaf
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
0
silverleaf
(20.01.25)
www.godiva.com.tr


Budur. Çünkü inanılmaz lezzetli
0
ırene adler
(20.01.25)
sizde neler çıktı merak ettim

Seçenek çok açıkçası. Çok standardı bu işin hoşbeş.

Şu içi çikolata dolgulu biskolatalar da çok güzel. Haylayf gibi boş düz bisküvü soruyorsak da petibör
0
baldan kaymak
(20.01.25)
Çikolatalı, kaymaklı vesaireli olanlar hariç, sade bisküvi soruyorsanız, Ülker Pötibör derim ben.
0
Mirket
(20.01.25)
Mulina bianco.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
Herkesin ağız tadı farklı ben mesela içi dolgulu bisküvi sevmem

Sevenler için hanımellerin tarçın ve zencefillisini önerebilirim
encrypted-tbn0.gstatic.com

Hem çayla hem sıcak şarapla iyi gidiyor :)
0
grimavi
(20.01.25)
eti kakaolu bisküvi. inanılmaz iyi bence. ülker'inki mesela keyif vermiyor ama eti'ninki harika.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Walker’s
St. Michel
Asolo Dolce
Lotus
Leibniz Minis
0
gabe h coud
(20.01.25)
Klasik Çizi
Nero
Klasik Burçak

"En iyi" gibi bir iddiada bulunamam ama bu üçü karşıma çıkınca çok mutlu olurum.

Pötibörde de çifte kavrulmuş favorimdir.
0
mutekebbir
(20.01.25)
gofredo
0
neira
(20.01.25)
Eti kakaolu, tadı değişmediyse eti finger, nero.
0
asteriks
(20.01.25)
eti ne(g)ro
0
sonsuz
(20.01.25)
tabii ki cicibebe
0
co2s2
(20.01.25)
nussknacker kırmızı almancı çikolatası. işte vizyon işte feraset.
0
biravekahve
(20.01.25)
@baldan kaymak Ya bizim kişisel tercihler çok farklı, kardeşim ısrarla kırmızı İkram diyor, o mu bu mu yaptığımız bütün bisküvilerde İkram'a tutundu. Ben Le Petit Ecolier gibi bir bisküvi vardı Fransa'da, onun kakaolu kapmalı olanı diyorum. :)
0
🌸silverleaf
(20.01.25)
Bu aralar kakaolu eti kurabi benim için.
0
peki madem
(20.01.25)
Çizinin dolgulu olanları bence.
0
yenibirgüzelnick
(20.01.25)
bakın abartmıyorum. bazen marketten çaya bandırmalık bisküvi alırım ama bunu yeni keşfettim. galaksimizdeki en lezzetli en iyi bisküvi olabilir.
eti sultani sütlü çikolata kaplı bisküvi.
www.etietieti.com
0
exlibris
(21.01.25)
@co2o2

Eti cicibebelerin artık çok şekerli bir tadı var insanın ağzını yakıyor şekerden
0
grimavi
(21.01.25)
On sene kadar önce ikram çok iyi bisküviydi. Hele kırmızı paketteki açık ara fark atardı diğerlerine. Her gün severek yerdim. Artık öyle değil. On değil, yirmi yıldır belki çok kötü.

İyisi hangisi bilmiyorum. Takipteyim. Ama kesinlikle ikram değil, Ülker değil.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
Tam çaya banmalık fındıklı hanımeller diyorum
0
respect
(21.01.25)
wasa'nın tüm krakerleri güzel. tercihim wasa mild cheese.
0
orpheus
(21.01.25)
2 saattir konuşuyoruz bi' Biskrem demedik.
0
kumandanim
(21.01.25)
Turkiye'de Eti Yulafli bence. Ama o da bozdu tabii. Arada bir yiyesim geliyor. 3'lu pakette her paketin tadi ayni olmayabiliyor bi de. Yillar once biskuviler daha iyiydi.

Yurtdisinda da yine daha iyiler var tabii. Proteinli sekersiz glutensiz vs. Guzel seyler yiyorum bazen. Markalarini unuttum.
0
ermanen
(21.01.25)
şekerli -> eti sultani (kuru üzümlü olan)
tuzlu -> taç kraker
0
inheritance
(21.01.25)
(13)

350 bin tl'ye alınabilecek en iyi araba

zenci biskuvi
Arabadan anlayan arkadaşlar yardımcı olabilir mi acaba?Ya 150 bin tl'ye Broadway alacağım ve para biriktirip ileride yükselteceğim ya da 350 bin tl civarında bir araç alıp biraz daha uzun süre kullanacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
Arabadan anlayan arkadaşlar yardımcı olabilir mi acaba?

Ya 150 bin tl'ye Broadway alacağım ve para biriktirip ileride yükselteceğim ya da 350 bin tl civarında bir araç alıp biraz daha uzun süre kullanacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
0
zenci biskuvi
(20.01.25)
Manuel, ford fiesta aldık.

fiat palio vardı önceden de.
0
baldan kaymak
(20.01.25)
ben de çok anlamam ama Toyota Corolla bu konuda efsane diye biliyorum. Bi bak derim.
0
nhk ni youkosu
(20.01.25)
broadway alırsanız dert sahibi olursunuz gibime geliyor. ben olsam yaris bakarım.
0
co2s2
(20.01.25)
araç markası öneremem fakat kriter önerebilirim.

bu fiyatta kaporta olarak çok iç açıcı bir araç bulmak zor burada en önemli nokta motorun sağlam olması eksperde buna dikkat edin.
0
biravekahve
(20.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Önerilere dikkat ederek biraz bakındım ama arabadan hiç ama hiç anlamadığım için bilen biriyle bakmak en mantıklısı görünüyor. Sıfır arabalarda bile rezalet başlığı açılıyorsa benim aradığım fiyatlarda neler vardır. :)
0
🌸zenci biskuvi
(20.01.25)
Renault clio 2005 model araç var bende. Benzer araçlar 300 civarında. Parça sorunu yok, usta sorunu yok. Bir bakarak olun, araştırma listenize ekleyin.
0
biseysorcaktim
(20.01.25)
Temiz bir VW Transporter.
0
alfired
(20.01.25)
100 daha koy 2016 model ford fiesta 1.5 Tdci titanyum vereyim.
185.000 km de.
Ağır hasar kaydı var ama sigorta şişirmesi(alttan bi darbe almış airbag açılımı şaselerde herhangi bir işlem yok.
2017 yılında 9.000 kmde iken aldım o zamandan beri bende. Ağır hasar var diye sarı sitede yerin dibine gömecekler bunu istemiyorum ama sonuç ortada.
0
bu yolun yolcusu
(20.01.25)
Öncelikle sigorta şirketleri hasarı sisirmez bu tip ilanlardan uzak durun; eksiseyler.com

İkinci olarak alınacak araç yaşlı olacağından mümkün mertebe elektroniği az ve parçası bol arac modellerine bakmanız lazım. Megane, accent, palio, punto, corolla gibi her üç adımda bir karşılaştığınız modellerin bütçenize uygun olanları olabilir.
0
mirty
(20.01.25)
c2 c3 falan 400k ya bulunur
0
ala09
(21.01.25)
Broadway, clio 2005, sigorta şişirmesi(yalan), c2 ve c3 gibi tırt arabaları önerenleri dinleme.

Motoru, mekaniği önemli, arabanın dışını önemsememeye çalış. Çevren bunu anlamaz, laf sokar ama işte hayat.

Ben olsam o paraya hep önerdiğim gibi renault fluence otomatik alırım. 2012 modeli ağır hasarlısı o civarda. Düşük km'li vs diye aldanma, motoru iyi çıkar elektroniği üzer, kliması veya sensörleri üzer. Direksiyon kutusu veya yakıt pompası veya enjeksiyonu üzer. Ohaaa motoru iyi, düşük kmli garaj arabası buldum göz alıcı da dışı diyeceğin araba da bile masraf çıkacak. Benim önerdiğim arabada da masraf çıkacak. Bunları en azından göz önünde bulundur derim.
0
Shepard
(21.01.25)
düşük bütçe ile alınacak en iyi araba ya eski japon ya da fiat grubudur. ford fiesta da bu gruba dahil edilebilir.

az paraya iş görecek araba B sınıfı, benzinli, atmosferik ve düz vites olmalı. paketi olabildiğinde giriş veya orta seviye olmalı. yani sunroof, katlanır ayna vs. gibi hem sorun çıkaracak hem de fiyat arttıracak şeylerden uzak durmak lazım.

bu tip bir arabayı alırken klasik kaporta ekspertizi yerine. o aracın spesifik motor mekanik ustasına giderek baktırmakta fayda var.

ayrıca aracın kendisi kadar satıcısı da önemli. çok şanslı değilsen galeriden, esnaftan böyle eski ama derli toplu bir araba alamazsın. genelde ucuza denk getirilmiş. görseli çok güzel makyajlanmış ama mekaniği sıkıntılı araçlar denk gelir. aldatmaca olarak da aracın birkaç ufak eksiğini bilerek yaptırmazlar. işte bilmemne hortumu değişecek 4000tl masrafı var. bak biz söylemesek bilemezdin ama ucuz zaten ayağı yapılır. bu esnaflardan uzak dur.

yaşlı emekli memur, avukat, mühendis amcadan, mümkünse en az 2-3 senedir ruhsat sahibi olandan bak. 6 ay gibi süreler şüpheli araçta bir sorun vardır elinden çıkarmaya çalışıyor olabilir. biraz muhabbet edip anlaman lazım.
0
orpheus
(21.01.25)
ben olsam 106 alirim bir tane, quicksilver falan. otoban faresi.
gti da bulabilirsin belki ama buyuk ihtimal yikik olur..
0
cooperr
(21.01.25)
(3)

Citroen C3 AirCross alınır mı?

namandigurai
Merhaba,2020 model 1.2 Puretech Shine modelini almayı düşünüyorum, aracı buldum. Ancak internette araştırdığımda kronik sorun olarak hararetten bahsetmişler. Rampada hararet yapıp çekişi düşüyormuş. Her araçta olacak bir sorun mu bu?Bir de sağa çekme sorunundan bahsetmişler.Kullananlar, bilgi sahibi
Merhaba,

2020 model 1.2 Puretech Shine modelini almayı düşünüyorum, aracı buldum. Ancak internette araştırdığımda kronik sorun olarak hararetten bahsetmişler. Rampada hararet yapıp çekişi düşüyormuş. Her araçta olacak bir sorun mu bu?
Bir de sağa çekme sorunundan bahsetmişler.

Kullananlar, bilgi sahibi olanlar varsa yardımcı olabilir misiniz? Alınır mı?
Teşekkürler.
0
namandigurai
(19.01.25)
yanılmıyorsam o motorun triggeri yağ içinde çalışıyor. serviste uygun yağ kullanılırsa sorun yok ancak yanlış bir yağ kullanılırsa çok büyük dertler açabiliyor.

eksisozluk.com
0
orpheus
(20.01.25)
Evet, hararet falan cok onemli degil. Asil sizi uzen trigger kayisinin yag icinde calismasi olur. Ortalama 60-70 binde degistirilmesi gerek diyorlar. Bunu bir arastirin. Kilometresi dusuk bir araba almaya calisin, yuksek kilometrede ise degisip degismedigini sorun. Onun disinda guzel araba. Ben kullandim. Keyifliydi
0
narod
(20.01.25)
Eylül ayında 2023 model shine paketi 7000 km’de aldım. Şuan 12000km’de. Önce sorunuza cevap vereyim; ben de fb gruplarında hararet sorununu gördüm ama benim aracımda olmadı. Sağa çekişi ilk defa duydum. Onun dışında motoru, vites geçişleri bence gayet iyi. Uzun yolda klima açık 180leri zorlamadan görüyor. Cam tavanı sınıfındaki araçlara göre büyük, içerisi ferah. C3den sonra kullanınca yakıt tüketimi biraz fazla geldi bana ama boyutuna göre çok fazl değildir diye düşünüyorum.

Yukarıda da bahsettikleri gibi triger sıkıntılı. 70-80bin kmleri görmeden değiştirmek gerekiyormuş. Bir de benim gözlemlediğim klima çok gürültülü çalışıyor. Motor sesinden fazla klima sesi var arabada
0
housedaki topal doktor
(20.01.25)
(20)

Okuduğunuz Kitapları Ne Kadar Hatırlıyorsunuz?

akhenaten
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı. Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmu
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı.

Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmuşum. Okumadığımı sandığım hatta ilk kez duyduğumu düşündüğüm bir kitabı aslında okumuş olduğumu fark ettim. Okuduğumu bildiğim ve sevdiğimi hatırladığım kitaplardan bir kısmının içeriğiyle ilgili iki cümle edecek kadar bile şey hatırlamadığımı gördüm.

Normalde bunu garipsemem belki ama bu kişi sanki okuduğu her şeyi hatırlıyor gibiydi. Acaba benim durumum mu garip dedim :D
0
akhenaten
(19.01.25)
O kitabı okuduğumu hatta ana temayi olaylari hatırlıyorum daha doğrusu hatırladığımı sanıyordum. Iki gün önce nickimin ilham aldigi yüz yıllık yalnızlık'ın dizisini izlerken hiçbir şeyi hatırlamadığım fark ettim. Sadece karakter isimlerini anımsıyorum başka daha bir şey yokmuş belleğimde. Bu farkındalık biraz üzdü açıkçası
0
Amaranta ursula
(19.01.25)
Severek okuduğum kitapları çok net hatırlarım da mesela lisede sanırım Acımak okutmuşlardı Reşat Nuri'den. Aşırı sıkılarak okuduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum kitaptan. Baba kız ilişkisi mi vardı neydi yani o kadar. Ama mesela aynı sene okuduğum Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u hatırlıyorum. Karakter isimleri pek kalmamış aklımda ama olay örgüsü falan duruyor.

Benim hafızam bu tarz şeylerde iyi ama baya. Kitap, film, yaşadığım olay, öğrendiğim bilgiler vs kolay kolay unutmam. Ama mesela yüz hafızam rezalet. Bugün konuştuğum kişiyi yarın görsem hatırlamam.
0
nundu
(19.01.25)
ne filmi ne kitabı hatırlamıyorum. olasılıksızı okumuştum adam zamanda mı yolculuk yapıyordu, telekinezi gücü mü vardı hatırlamıyorum. olağanüstü bir şeyi vardı.
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
Ben bu soruyu bir adım öteye taşımak istiyorum:

Hani kitap okuma kültürü artırır ortamlarda satılacak bilgiler sağlar ve konuşma yetini geliştirir derler ya,

Çoğumuz kitabın yüzde 98 unutırken bunlar nasıl gelişiyor
0
fistikthecat
(19.01.25)
hatırlama oranım kitaptan kitaba değişiyor. bir romansa bana ne kadar hitap ettiği, okumamın üzerinden ne kadar zaman geçtiği, ne kadar zihnimde canlandırabildiğim vb değişkenler var. kahramanların isimlerini pek hatırlamam kült bir eser değilse. araştırma kitaplarında da not çıkardıysam, ana fikir-yan fikirler gibi şemalara döktüysem, edindiğim bilgiyi kullanabildiysem yine hatırlama oranım epey artıyor. onun dışında genel kültür düzeyinde kalıyor.
0
Mossy
(19.01.25)
Genel olarak beklediğimden az hatırlıyorum diyebilirim. Ama bunu çok normal karşılıyorum. Çünkü baya kitap okuyorum. O kadar ayrıntıyı olayı büyük oranda hatırlamam çok zor.

Şöyle diyorum 20 30 yaş arası kaç bin gün yaşadım bir sürü güzel şey yaptım, kendi yaptığım ve yaşadığım şeylerin ne kadarını hatırlıyorum ki? yaşadığım ve hatırlamadığım yüzlerce gün var. Kendi yaptıklarımı hatırlayamıyorken okuduklarımı hatırlayamamam çok normal.

Ama bazı sevmediğim kitapları niye sevmediğimi, gıcık olduğum karakterin nasıl olduğunu hatırlıyorum. Ya da çok etkilendiğim kitapların bazı kısımlarını ayrıntılı hatırlıyorum.

okuduklarını unutmak bu okumadan hiç bir şey kalmadığı, bir katkısı olmadığı anlamına da gelmiyor. nasıl ki 20 30 yaş arasını yaşamamış sayılmıyorsam, diğ mi?
0
a perfect lie
(19.01.25)
izlediğim filmleri dizileri hatırlamıyorum ama okuduğum her kitabı hatırlıyorum, ilkokulda okudumlarım dahil.
0
deartheodosia
(20.01.25)
ilgi duymadığım kitabı hatırlamam ilgi duyduğum kitabın %95 detayını seneler sonra hatırlarım.
0
orpheus
(20.01.25)
%3
0
abuzer
(20.01.25)
Kitaba aşık da olsam %3
0
abuzer
(20.01.25)
t24.com.tr

Keyif için okuduğum kitapları şahane unutuyorum, çok güzel unutuyorum. Ama iş için okuduğum kitaplarda, mesela bir serinin dördüncü kitabına gelmişken 4 sene önce okuduğum ilk kitabın detaylarını hatırlayıp arada mantıksızlık var mı diye dönüp bakabiliyorum.
0
kobuzchu kiz
(20.01.25)
Pek çok şeyi unutuyorum, en çok hatırladığım okurken hissettiklerim oluyor, tortusu kalıyor diyebilirim, bazen de tüm hikayeyi unutmuş, çok küçük bir bölümü net hatırlıyor oluyorum, bir kaç kitap var ki okuduğumu bile unutmuşum. Bazı sevdiğim kitapları unutmamak için üstünde düşünüyorum aklıma geldikçe.
0
Gı
(20.01.25)
ben de hatırlamıyorum. bunun için not alıp deftere not alanlar var ama bu benim için zor bir şey. unutmak doğal bir durum ama okuyupta hiç okumamış gibi olması gerçekten üzücü.
0
mikahakkinen
(20.01.25)
o kitabı ne zaman okuduğuma bağlı olmakla beraber galiba zihnimin/belleğimin işleyişi şu yönde oluyor:

-çocukluk/lise zamanında okuduğum ilk eserlerdeki kahramanları ve genel olayları hatırlıyorum. o kitabı çok sevip sevmediğimi de hatırlıyorum. okuduğum ilk klasiklerden olması sebebiyle suç ve ceza ile birlikte sefiller'deki kahramanları hatırlıyorum, olayın genel gidişatını ve kilit olaylarını da hatırlıyorum. ama biri bana biri "tam olarak ne olmuş?" diye sorsa cevap veremem.

-üniversite zamanında okuduğum eserlerde hafızam eskiye kıyasla daha taze ve olay örgüsüne, temel ve yan kahramanları da hatırlıyorum.

-yakın zamanda okuduğum eserlerin içeriğine daha hakimim ama yine de ezber mahiyetinde "şu şuydu, bu buydu" diyemem yine de.

ben bu duruma ilişkin üzülüyordum epey, neden tam anlamıyla eserleri hatırlayamıyorum diye. ama bir gün, hatırlamıyorum, bir yerde bir yazı okumuştum; kitaplar da yemekler gibidir, bittiğinde onu sevip sevmediğinizi bilirsiniz, size faydasını da bilirsiniz ama nasıl ki yemek aracılığıyla vücudunuza aldığınız vitaminleri vs göremiyor ve fark edemiyorsanız ama arka planda vücudunuza katkı sağlıyorsa kitaplar da öyledir, minvalinde bir şeydi. yani, ruhen/manen o kitaptan alacağımızı zaten almışız, unuttuk diye dert edilecek bir durum yok(muş) ortada.
0
m e b
(20.01.25)
Yalnız olmadığıma sevindim, kendimi kötü hissediyordum bu durum yüzünden.

Kitap/film/dizi birkaç sene sonra uçuyor gidiyor aklımdan :D
0
chicha_v2
(20.01.25)
Bine yakın okumuşumdur çok azını hatırlarım. Filmlerde olay daha beter, çok izleyip okumak mı bilemedim sebep
0
topkapiaksaray
(20.01.25)
Çok fazla kitap okumuş, dizi, film izlemişimdir.
Büyük bir kısmını hatırladığım 10-15 tane vardır, kalanları genel hatları ile aklımda; şunlar olmuştu, konusu buydu şeklinde.
Yüzde verecek olsam %5'i geçmez.
0
sealth
(20.01.25)
Bitirdiğim ya da üzerine detaylı bir şeyler incelediğim/konuştuğum zamanın üzerinden 3-10 yıl geçtiyse en fazla yarısı, 10+ ise en fazla çeyreğini hatırlıyorum. Bazı isimler ve olaylar kayboluyor. Saçma detaylar kalabiliyor. Ana fikirde/hikayede sorun yok. Üzerine konuşmaya başlayınca o eksik olan yarı sanki bir kıza hava atmak için kitaptan söz etmişim de buluşma gününe kadar okuyamadığım için YouTube'da özetini izlemişim gibi hissettirebiliyor.
0
nawar
(20.01.25)
liste yapiyordur o. arada ben de bakarim önceden okuduklarima.
böyle bir kitap vardi ya dogru diye sasiriyorum.

goodreads o acidan güzel. tavsiye ederim. bir grup amazon tarafindan satin alininca goodreadsini kapatti ama güzel bir olusum yine de.
0
sonsuz
(20.01.25)
kitaplari hatirlamak icin okumuyoruz, bir an icin kendimizi bulmak ve sonra kaybetmek ve sonra tekrar bulmak icin bir yola cikiyoruz. ara ara kitaplardan bölümleri hatirlayip aaa so it goes diyoruz.

“The most important thing I learned on Tralfamadore was that when a person dies he
only appears to die. He is still very much alive in the past, so it is very silly for people to
cry at his funeral. All moments, past, present and future, always have existed, always will
exist. The Tralfamadorians can look at all the different moments just that way we can
look at a stretch of the Rocky Mountains, for instance. They can see how permanent all
the moments are, and they can look at any moment that interests them. It is just an
illusion we have here on Earth that one moment follows another one, like beads on a
string, and that once a moment is gone it is gone forever.
'When a Tralfamadorian sees a corpse, all he thinks is that the dead person is in a bad
condition in that particular moment, but that the same person is just fine in plenty of other
moments. Now, when I myself hear that somebody is dead, I simply shrug and say what
the Tralfamadorians say about dead people, which is "so it goes.”
0
deckard
(20.01.25)
(4)

İstanbul'daki iyi adana kebap yapan yer

abelardo
Satır kıyması kullanan,Çok acı olmayan,Kaliteli, lezzetli, orijinal, iyi yancılı adana kebap yapan yer var mıBakırköy, Fatih, Kadıköy, belki BeyoğluBuralarda mümkünse
Satır kıyması kullanan,
Çok acı olmayan,
Kaliteli, lezzetli, orijinal, iyi yancılı adana kebap yapan yer var mı
Bakırköy, Fatih, Kadıköy, belki Beyoğlu
Buralarda mümkünse
0
abelardo
(18.01.25)
Remzi Kebap, Eyüp’te.
bir buraya bakın.
0
hain kostokk
(18.01.25)
adanalı ümit usta - kozyatağı.
0
orpheus
(18.01.25)
anadolu yakası: f/p önemliyse kozyatağı kuzu lahmacun, değilse ataşehir sembol.

avrupa yakası: f/p baran lahmacun, adana ocakbaşı (alkollü)
0
sir spankalot
(18.01.25)
Ümit Usta +1
Gerçekten çok iyi.
0
himmet dayi
(18.01.25)
(1)

Aliexpressten alışverişte ekstra vergi çıkıyor mu?

my fault
ödeme adımında vergi ürün fiyatına etleniyor öyle ödüyoruz tamam ama ürün ülkeye girdikten sonra kapıya geldiğinde ekstra vergi ödemesi çıkıyor mu?(ürün 30 euro altı onda bir sorun yok)son durum nedir ?
ödeme adımında vergi ürün fiyatına etleniyor öyle ödüyoruz tamam ama ürün ülkeye girdikten sonra kapıya geldiğinde ekstra vergi ödemesi çıkıyor mu?(ürün 30 euro altı onda bir sorun yok)
son durum nedir ?
0
my fault
(18.01.25)
vergiyi peşin ödediysen (ddp) kapıda vergi çıkmaz.
0
orpheus
(18.01.25)
(7)

Pideye serilen naylon zararlı olmuyor mu?

ya ben lan neyse
Yüksek puanlı bir yerden yıllar sonra kavurmalı pide söyledim pidenin direkt üzerine naylon sermişler. nasıl bir iş bu? bu naylonlar bu iş için özel mi üretiliyor? kanserojen olmayan/erimeyen naylon mu? böyle buzlu cam desenli hafif kalın bir naylon.
Yüksek puanlı bir yerden yıllar sonra kavurmalı pide söyledim pidenin direkt üzerine naylon sermişler. nasıl bir iş bu? bu naylonlar bu iş için özel mi üretiliyor? kanserojen olmayan/erimeyen naylon mu? böyle buzlu cam desenli hafif kalın bir naylon.
0
ya ben lan neyse
(17.01.25)
Normalde pek yapılmaz o. Kağıda sarılır. Erirse zararlı tabi ki
0
wd40
(17.01.25)
sıcak ve plastik tabiki iyi bir kombinasyon değil.
0
orpheus
(17.01.25)
Gıdaya uykun bişi olabilir. sonuçta fırın poşeti diye bir şey de var. çokça gördüm pidecilerde. bence düz, özelliği olmayan naylon ama neyse :D
0
glamdr1ng
(17.01.25)
Kanserojen naylon yok ama bu kadar abartmana da gerek yok hocam ye geç işte.
0
sir william jones
(17.01.25)
Naylon değil de yağlı kağıt olabilir mi? Bazı mekanlar kartona yapışmaması için yağlı kağıt kullanıyor
0
kaptan memo
(17.01.25)
Kuşkaş söylediğimde birbirine feci derecede yapışmasını önlemek içn İzmir'deki neredeyse tüm pideciler bahsettiğiniz naylonu seriyor. Pek düşünmedim sıcakla birlikte bunlar birbirine geçiyor diye. Doğru diyorsunuz aslında, ama o kaşarlı pideyi üst üste koyup yapıştırmayacak bi formül de nasıl olur bilmiyorum.
0
hedep
(18.01.25)
arkadaşlar dünyada "plastik", "naylon" diye böyle tek çeşit ürünler yok. bunların bir sürü kategorisi var. zararlısı da var, zararsızı da var.

pidenin üstüne yapışmasın diye koydukları naylon, muhtemelen hdpe olarak tabir edilen yüksek yoğunluklu polietilen. buzdolabı poşetlerinde kullanılan da o. yüksek sıcaklığa dayanıklı, kırılma yapmayan bir plastik türü (çakmakla yakarsan erir tabii ama sıcak pideden bir şey olmaz). yani pidenin sıcaklığıyla eriyip gıdaya geçecek bir ürün değil.

pideyi içine koydukları köpük kaplar da naylon mesela sizin tabirinizle. polistren... ısıya da oldukça dayanıksız. sizin pide belki bununla gelmemiştir de paket servis gıdaların çoğu o köpük kapla geliyor ve sanırım kimse onun da plastik olduğunun farkında değil. endişe edecekseniz ondan edin.
0
kibritsuyu
(18.01.25)
(2)

Dolap ve benzeri sitelerde Satış yapan var mı ? Vergi olayı nasıl oluyor

dunyatuhaf
Merhaba ,Dolap vb sitelerde sayılacak ikinci el ürünlerim var , Acaba vergiden dolayı sıkıntı olur mu ?Arızi kazanç gibi değerlendirilmesi gerekmiyor mu ?
Merhaba ,
Dolap vb sitelerde sayılacak ikinci el ürünlerim var ,
Acaba vergiden dolayı sıkıntı olur mu ?
Arızi kazanç gibi değerlendirilmesi gerekmiyor mu ?
0
dunyatuhaf
(17.01.25)
ikince el ürün, bu işi ticarete dökmediğiniz sürece (al-sat) vergi ödemeniz gerekmiyor.
0
orpheus
(17.01.25)
evinizdeki 3-5 ürünü satıyorsanız problem yok. ama oturup uzun uzun ticaret yapıyorsanız bir şey diyemem.
0
co2s2
(17.01.25)
(7)

Apartmana hırsız girdi, sizce nasıl olmuş olabilir?

summerof69
Apartmanın zemin katındaki dairesine hırsız girdi. Bulgular:- Uzaktaki bir dükkanın kamererasından, girenlerin 2 kişi (2 kadın gibi) oldukları ve dış kapıda 10sn'e bekleyip girdikleri görülüyor. (yani ya maymuncuk gibi bir anahtarla, ya da kapı otomatiği şifresini bilmeleri sayesinde girmişler)- Evi
Apartmanın zemin katındaki dairesine hırsız girdi.

Bulgular:

- Uzaktaki bir dükkanın kamererasından, girenlerin 2 kişi (2 kadın gibi) oldukları ve dış kapıda 10sn'e bekleyip girdikleri görülüyor. (yani ya maymuncuk gibi bir anahtarla, ya da kapı otomatiği şifresini bilmeleri sayesinde girmişler)

- Evine hırsızların girmesinden 10dk a önce zemin kattaki komşu yukarı komşuya çıkmış ve komşu ziyaretlerinde kapıyı kilitleme huyu da pek olmadığından, bu sefer de kilitlememiş.

- Hırsızlar evdeki ziynet eşyalarını çalıp, 5dk içinde apartmandan çıkıyorlar ve pek de acele etmeden aheste aheste yürüyorlar.


- Komşunun kumar, sigara, içki vs gibi alışkanlıkları yok. Kendileri ziynet eşyalarını çalıp, hırsızlık suçu vermiş olamazlar.

- Evde pek bir şeyi karıştırmamışlar, doğruca gidip çekmeceyi açıp ziynet eşyalarını almışlar. Komşu, evine pek ziyaretçi gelmediği için hırsızların tanıdık birileri olma ihtimalini görmüyor.

Benim anlamadığım ise hırsızlar evde kimsenin olmadığı yönünde, evi dışarıdan gözetleyerek bir tahmin mi yürütüyorlar (ki çok düşük ihtimal evin her odası gözükmüyor sadece mutfaktaki hareketler görülebilir). Yoksa, evde birilerinin olma riskini göze alıp mı hırsızlık yapıyorlar?


Teşekkürler.
0
summerof69
(17.01.25)
bilen birileri bilgi vermiş olmalı ki, şıp diye ziynetlerin yeri belli, giriş kolayca.

bizim apartmanda da olmuştu. hırsız üst kattaki komşu çıkmıştı.

bir de bizim evde de büyük ihtimalle eski uzun boylu sevgilim annemin dolap üstündeki altınları almış. parası yokken koltuk, tv falan almıştı aniden. günahı boynuna ama para harcamayı da sevmezdi.
0
mathilda.may
(17.01.25)
kritik soru komşu üst komşuya kendi mi gitmiş yoksa üst komşu mu çağırmış? 10sn bekleyip girmeleri de şüpheli, birisi kapının şifresini de vermiş olabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.01.25)
Gündüzleri çok sık yapılan bir hırsızlık türü. Kapıyı çalar, eğer açarsa ya dilenir, ya da yanlış geldim der. Açan olmazsa, zorlar. Bence arkasında bir plan falan aramayın. Öyle denk gelmiş.
0
malheiros
(17.01.25)
Yaptiginiz cikarimlarin hepsi sonuctan geliyor; biraz occam's razor gozuyle bakalim:

- Hirsizlar kapilari 10 snde acabilirler. Cilingir de saniyede aciyor.

- Zemin katta ilk dairenin kapisini elle yoklayip acik gorunce dalmis olabilirler. Yani komsu belki ust katta olarak hayatini kurtardi. Misal 3. katin 4. dairesine direkt gitselerdi o zaman suphelenme konusunda hak verirdim.

-bir hirsiz icin 5 dakika uzun bir sure, cogumuz esyalari benzer yerlerde sakliyoruz yani bir komidin cekmecesinde ziynet esyasi olma ihtimali cok yuksek. Ganimeti buldu direkt cikti. Baska yerlere bakmasina gerek yok, ev sahibinin gelme ihtimali var. Hirsiz giren evler her zaman amerikan filmlerindeki gibi oyle darmadagin olmayabiliyor, o kadar vakit yok.

Tabii ki saydiginizin hepsi de dogru olabilir. Ama sonuctan variyorsunuz bu cikarimlara, gelisme dediginiz sekilde olmayabilir.
0
wallcan
(17.01.25)
altın gibi değerli madenleri ayırabilen metal dedektörü kullanıyorlar. yani altınlar gizli bir yerde değil de çekmecedeyse tek atışta bulmaları çok zor değil.

başka zillere basınca rastgele biri kapıyı açmış olabilir, ya da posta, kargo, su idaresi vs anahtar kelimeleri ile de kapıyı açtırmış olabilirler.

biri kapıda beklemiş diğeri içeri girip temizliği yapmıştır.
0
orpheus
(17.01.25)
Kapıyı çalmışlar, açan olmayınca girmişler gibi. Ama evde altın olduğunu bilmeleri gözlem ihtimalini artırıyor. Ben geçenlerde, emekli maaşı günü atm'leri izleyip amcaları takip ettiklerini duymuştum. Evin karşısında bekleyip çıktıklarında da eve giriyorlardı ama ev müstakildi. Burada evde altın olduğunu nasıl anlamışlar o belli değil. Kimlere bahsedilmiş altınlardan?

Ama temizlikçi değildir. Temizlikçi olsa direkt çalar. Bi tanıdığa gelen sürekli çalıyordu. Hatta evdeki altın kolyeyi vs. takıp geziyordu. X'ten çaldığını takıp Y'ye gidiyordu falan.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.01.25)
benim üstün zekalı bir arkadaşım,yaşlı teyzenin biri zili çaldı, yanlışlıkla bastı heralde diye düşünüp bilmeden apartmanın dış kapısını hırsıza kapı açmıştı. yaşlı olduğundan mıdır nedir hırsız teyze yakalanmış apartmanda.

aklıma gelir gelir gülerim. arkadaşım da diyor ki bak benim sayemde hırsız yakalandı açmasaydım yakalanmazdı.

çok saçma bir sebeple de girmiş olabilir içeri.
0
Hallegadola
(17.01.25)
(7)

Muz Ne Zaman Olgunlaşır?

rock n roll
Marketten yeşil muz aldım nasıl olsa olgunlaşır diye. Bir keresinde iki günde olgunlaşıp sarı hale gelmişti. Şimdiki 1 hafta oldu hala yeşil ve yenebilecek gibi değil. Bu muz ne zaman yenecek hale gelir?
Marketten yeşil muz aldım nasıl olsa olgunlaşır diye. Bir keresinde iki günde olgunlaşıp sarı hale gelmişti. Şimdiki 1 hafta oldu hala yeşil ve yenebilecek gibi değil. Bu muz ne zaman yenecek hale gelir?
0
rock n roll
(16.01.25)
Dolap yerine dışarıda bekletmek. Varsa poşete bir elma ekleyip etilen salgilamasina destek olunca da hızlanıyor.
0
Amaranta ursula
(16.01.25)
Fazla hamken almış olmalısınız. Oda sıcaklığında muhafaza ettiğinizi düşünürsek 3-4 güne yumuşamaya ve sararmaya başlaması lazım.
0
lüzumsuz adam
(16.01.25)
@Amaranta Ursula

Dışarıda duruyor. Elmayı da deneyeyim.

@lüzumsuz adam

Oda sıcaklığında bekletiyorum ama bir haftadır böyle. Çok sert şu an. Umudu kesmek üzereyim.
0
🌸rock n roll
(16.01.25)
1 ay oldu hala sapsarı olmadı. soluk benizli hali ile yiyorum sert ama lezzetli.

alanya'dan adana'ya giderken muz olgunlaştırma tesisleri vardır. bu maliyeti aradan çıkarıp yeşil muzu ucuzdan piyasaya saldılar. işlemde kimyasal kullanılıyor olabilir diye benim tercihim yeşil olmuştu.

belki de doğal hali o olgunlaştırılmış çikita muz değildir. o sert halidir.


edit:
www.atlassogutma.com

benimki 3 numara.

etilen kullanılıyormuş olgunlaştırmada evet.
0
mathilda.may
(16.01.25)
hafif güneş alan bir yere koyarsan hızlanır.
0
orpheus
(16.01.25)
Karanlık bir yerde bir poşetin içine muzları koy içine de yarım elma koy kısa zamanda sararır.
0
etna
(17.01.25)
@mathilda muzun başkentinden bildiriyorum. Kesilen muzlar direkt sarartmaya gider orada bekletilerek alıcının istediği olgunluk seviyesine uygun etlenle işlem görür. Bu ek bir maliyet gibiö görünse de süreci kısaltması ve istenen olgunluk seviyesini sağlaması gibi sebeplerle ürünün piyasa fiyatını yükseltir. Direkt gelen muzlar komisyoncu (sarartma) görmeden satılmış olma ihtimali var ki - bu da bir nevi kaçak olduğunu gösterir. Çünkü komisyoncuya giren muz kayıt altına alınan ürün demektir. Kaçak satış pek yaygın olmasa da arada yapılır.
Etilen uygun kullanımda insan sağlığına zararlı değildir. Başta kavun olmak üzere, üzümsü meyveler ve pek çok sebze/meyve hasattan sonra etilen gazı üretir. Bu olgunlaşmanın sonucudur.
Yeşil muzu saklarken kuru ve serin bir yerde her yerini gazete kağıdı ile kapatarak ve içine bir kaç elma koyarak saklarsanız olgunlaşma süresini kısaltırsınız. Avakado için de bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Miktarın çok olduğu hallerde azar azar alıp elma ile gazete kağıdına sararak sarartmak israfın önüne geçecektir.
0
strawberry first
(18.01.25)
(13)

Ben ne yapayım? Toplaşın dedikodulu mevzu var.

naksidil
Fabrikanın müdürü ile depocu kızın ilişkisi olduğunu öğrendim. Müdür kızı 1 yıl önce gönderdi ve o zamandan beri benimle uğraşıyor. Minik minik sinir uçlarıma dokunup ortada olmayan sebeplerden canımı sıkıyordu. En son bi durum gelişti ben de patladım istifa ettim. Sorum şu şimdi ben bu adamı ifşa e
Fabrikanın müdürü ile depocu kızın ilişkisi olduğunu öğrendim. Müdür kızı 1 yıl önce gönderdi ve o zamandan beri benimle uğraşıyor. Minik minik sinir uçlarıma dokunup ortada olmayan sebeplerden canımı sıkıyordu. En son bi durum gelişti ben de patladım istifa ettim.

Sorum şu şimdi ben bu adamı ifşa etmek istiyorum. İfşa etmeli miyim? Öfkeyle kalkıp zararla oturmak istemiyorum. Referans konusunda bi fonksiyonu yok o konuda rahatım. Ben bana veda pastası kesilirken herkesin içinde bunu ifşalıyayım diyorum.

Sizin fikrinizi de merak ettim sizce ne yapayım. Pısırık pısırık sessizce gideyim mi ortalığı karıştırayım mı? Yapılanlar çok içine oturdu. Üstelik istifamın üstünden 2 gün geçtikten sonra kız fabrikayı güya ziyarete geldi. Ve müdür kişinin odası üretimin içinde. Benim istifamı herkesin görmesi için camın önüne yazılı kısmı üste gelecek şekilde koymuştu. Bunlar hem üzdü hem de bilendim adama.

Ne yapayım?
0
naksidil
(15.01.25)
Hicbir sey yapma. Niye istifa ediyorsun ki biraksaydin o seni kovsaydi.
Ekmegine yag sürdün. Bedavaya göndermis oldu seni.

Iyi bir sekilde ayril. Gariplikler yapma. Iki insanin iliskisinden de sanane ayrica.
0
sonsuz
(15.01.25)
Eski calisanla mudur iliskisinden kime ne ki?
0
brkylmz
(15.01.25)
İfşalık bir mevzu değil ki. İki insanın ilişkisi. Ayıp değil, yasak değil. Hem size ne? Söyleyince sadece çirkef olursunuz. Cevabınızı başka şekilde verecektiniz çok vermek istiyorsanız, belden aşağı vurarak ancak kendi değerinizi düşürürsünüz.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.01.25)
Keskin sirke küpüne zarar. Öfkeyle kalkan zararla oturur.
0
gabe h coud
(15.01.25)
İki taraf da evli ve adamın karısının kuzeni bizim şirkette çalışıyor. Bence ahlaksızlık var. Bu kadına çalıştığı süre zarfında müdürün sağladığı toleransları diğer çalışanlar hangi sebeple sağladığını bilmeli.
0
🌸naksidil
(15.01.25)
Gelişine çakacak bir orta açmazsa durduk yere ifşa etmek pek işe yaramaz.
0
kimlanbu
(15.01.25)
bir oku istersen aşağıda tırnak içindekileri, ona göre karar ver. sen yetişkin birisin ve ne yapacağını bence biliyorsun.

"Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol."

yargıladığımız şeyi yaşamadan ölmüyoruz. onlar zaten zinayı yapmışlar. günahları da onların boynuna. varsa bunun diyetini onlar zaten ödeyecek. kendine zarar vermekten başka bir şey olmaz sonuç.
0
mathilda.may
(15.01.25)
o benim istifami herkes gorsun diye koyduysa ben de aynisini yapardim, kisasa kisas.
0
Ley
(15.01.25)
bu bir bel altı vurma yöntemidir ve gün gelir birisi de sizin için aynı yöntemi kullanır. ayrıca siz sütten çıkma ak kaşıkmısınız acaba, o da sizinle ilgili bir şey biliyor ve açıklarsa ne duruma düşersiniz. bu tarz şeyler insanı sadece küçük düşürür ve ayrıca her zaman gidenin arkasından konuşulur.

ben olsam insanlık bende kalsın diyip edebimle giderdim. hakeden hakketiğini elbet bulur.
0
gercekdunya
(16.01.25)
sana ahlakla ilgili nutuk çekerse veya çektiyse daha önceden gelişine yapıştır ifşayı. evli oldukları için ahlaksızlık var. bekar olsalardı seni ilgilendirmezdi.
0
archmeister8
(16.01.25)
ifşa bir şey kazandırmaz, aksine sen işten ayrıldığın için kıskanıp iftira atıyor durumuna düşebilirsn
0
kondansator
(16.01.25)
işi hiç bilmiyorsunuz depocu kıza duyacağı kıza müdürün eşi hamileymiş diye duyuracaksın kız senden değil ama başkalarından duyacak. müdüre paylayacak.

müdüre de depocu kız hakkında bu kız işlerini kolaylamak için patronlara müdürlere kıvırıyormış dedikodusu gidecek.

birisinden birisi patlatır zaten olayı o zaman
0
Hallegadola
(16.01.25)
bu durumdan sana faydası olacak bir avantaj elde edemezsin, o yüzden unutup önümüzdeki maçlara bakıyoruz.
0
orpheus
(16.01.25)
(6)

d vitamini eksikliği - vitamin kullanma dozu

kibritsuyu
d vitamini eksikliğim var (alt sınır 25 iken benim 19 çıktı).doktor ocean d3k2 damla önerdi, aldım. ürün şu: https://cdn.akakce.com/ocean/ocean-d3k2-20-ml-damla-z.jpgşimdi kullanımında yetişkinler için günde 1 damla yazıyor. 2 haftadır kullanıyorum, şişe daha hiç azalmadı bile. bu böyle 10 yıl yetec
d vitamini eksikliğim var (alt sınır 25 iken benim 19 çıktı).

doktor ocean d3k2 damla önerdi, aldım. ürün şu: cdn.akakce.com

şimdi kullanımında yetişkinler için günde 1 damla yazıyor. 2 haftadır kullanıyorum, şişe daha hiç azalmadı bile. bu böyle 10 yıl yetecekmiş gibime geliyor. ya da "10 kilogram başına 1 damla gibi farklı bir ölçüsü mü var, kendi vücut ağırlığımıza göre mi alacağız? günde 1 damla çok az sanki, bir yanlışlık yok değil mi?

1 damla derken gerçekten 1 damla mı damlatıyoruz, yoksa içindeki damlalığı dibine kadar çekip onu mu içiyoruz? yani damla dediği bildiğimiz tıp tıp tıp şeklinde damlayan damla mı?
0
kibritsuyu
(15.01.25)
dozajı doktorunuza sorun.
benim doktor haftada 5 gün günde 7 damla önerdi. muhtemelen her güne çıkaracak yakında.
0
zakk
(15.01.25)
her 10 kilo için 1 damla şeklinde. 50 kilo biri için 5 damla. (1000iu (25 mcg) olan ürünler için geçerli)
eksiklik durumlarında bu sayı 2-3 katına kadar çıkartılabilir.
0
my fault
(15.01.25)
1 damla ile 19'dan 20'ye bile yükselmez :(
0
adivar
(15.01.25)
Kaç damla kullanılacağı ilacın içeriğine, yoğunluğuna göre değişebilir. Önerilen veya doktorun söylediği dozun dışına çıkmayın. Toplam 400 damla dediğine göre 1 yıldan biraz fazla sürecek bitmesi. Tahminimce doktorunuz, eksiklik seviyesini kritik görmedi ve hızlı bir şekilde vitamin seviyesini yükseltip bırakmak yerine, uzun bir süreçte azar azar takviye etmeyi uygun buldu.
1 damla bildiğimiz şıp diye damlayan bir damladır, damlalığın aldığı kadar değil yani.
0
mikro patlama
(15.01.25)
Benim de alt sinira yakin cikmisti, ben de yazdigi gibi gunde 1 damla olarak kullaniyorum ama ciddi bir yukselme olmadi. Gunde 2-3 damlaya cikardim. Arttirabilirsin gibi dusunuyorum yasadigima gore
0
mor oje
(15.01.25)
burada aradığın tüm yanıtlar var:

www.youtube.com
0
orpheus
(15.01.25)
(2)

Soğuk buhar makinesi

agreas
Herkese merhaba, bu hava nemlendiricilerin çok pahalısı da var çok ucuzu da ben neye göre alacağım? Önerisi olan var mı?
Herkese merhaba, bu hava nemlendiricilerin çok pahalısı da var çok ucuzu da ben neye göre alacağım? Önerisi olan var mı?
0
agreas
(15.01.25)
pahalı olanların haznesi daha büyük ama bir o kadar da yer kaplıyor evde. suyu bir koyuyorsun atıyorum 60 saat su koymana gerek yok.

bir de bazılarında nem ve sıcaklık göstergesi oluyor. bununla ilgili de çok şikayet okudum nem oranı hiç değişmiyor gösterge hep aynı diye.

çalışırken çıkardığı ses faktörü de var. bariz fark olmasa da ses farkı olabiliyor.

sonuç olarak 200 liralık olanın da 5000 liralık olanın da asıl olayı buhar üflemek.

ben orta karar bir şey almıştım. 2-3 hafta hevesle kullandım hatta koku falan da damlatıyordum içine. hayatıma hiçbir katkısı olmadığını fark edince kullanmamaya başladım ve sonuç olarak kenarda atıl vaziyette duruyor.

bebeklerde işe yarıyormuş. yakında bebek olacak bakalım deneyip göreceğiz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.01.25)
pahalı olanın buharlaştırma kapasitesi yüksek yani 500ml/saat gibi ayrıca zamanlayıcısı vs. oluyor.

ama soğuk buhar çok da sağlıklı birşey değil. hatta suyunda veya haznesinde bakteri oluşursa çok tehlikeli. çünkü sıcak buhar gibi dezenfekte değil ve mikro damlacıklar halinde o bakteriler ciğerlere ulaşabiliyor.

kullanacaksanız her 2 günde bir hazneyi çok iyi dezenfekte etmelisiniz ve kullanılan su içme suyu tercihen kaynamış soğutulmuş su olmalı.
0
orpheus
(15.01.25)
(7)

Kredi kartıyla araba almak

thewhitewolf
Yasal bir durum mu? Sıfır için bazı bayiler bunu yaparken birkaç bayi yasal değil dedi. İkinci elde yasal mı?
Yasal bir durum mu? Sıfır için bazı bayiler bunu yaparken birkaç bayi yasal değil dedi. İkinci elde yasal mı?
0
thewhitewolf
(14.01.25)
Süreç nasıl oldu anlatabilir misiniz? Noterde satış fiyatı olarak ne yazılıyor
0
🌸thewhitewolf
(14.01.25)
niye yasal olmasın tek çekim olduktan sonra. parasını geç alacağı için bayinin işine gelmiyordur. bazı bayilerin bankayla anlaşması farklı olabiliyor.
0
orpheus
(14.01.25)
2018'de almıştım.
0
mathilda.may
(14.01.25)
Geçen sene sorduğumda komisyon alınıyor demişlerdi.
0
inheritance
(14.01.25)
2 ay önce abime aldık komisyonuyla taksitli veriyorlar ama her bayi vermek istemiyor gibiydi o zaman da biraz gezinmeniz gerebilir. Bildiğim kadarıyla yasal bir düzenlemesi yok.
0
atom karincanin torunu
(14.01.25)
İkinci elde ortada yasa dışı bir durum yok. Kredi kartı da bir kredilendirme işlemi olduğundan taksit sınırı olabilir. Ayrıca komisyon ödenecektir. Bunu yapmayı ben de düşünmüştüm bir galeride bireysel krediye göre daha uyguna geliyordu ancak araç almaya karar verdiğim galerinin kredi kartıyla satışı yoktu. Özetle yasal.
0
Lethe
(15.01.25)
Tabi tek çekim olmayacak, taksitli olacak. 12 ay sınırı vsr gibi. Ruhsat sahibi kim olacaksa kredi kartı da onun olmalı diyorlar.
0
🌸thewhitewolf
(15.01.25)
(8)

Asma kilit kırma

kitap arasında kalmış silgi tozu
Fotoğraftaki asma kilidi kırmamın bir yolu var mı acaba?Anahtar paslandığı için kilidi açmıyor. Pası çıkarmak için çok yöntem denedim ama olmadı https://imgur.com/a/sYQf6Dv
Fotoğraftaki asma kilidi kırmamın bir yolu var mı acaba?

Anahtar paslandığı için kilidi açmıyor. Pası çıkarmak için çok yöntem denedim ama olmadı

imgur.com
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.01.25)
tel makası ile kesilir.
0
neira
(12.01.25)
Kaynak makinesi
Purmuz şeklinde olan kamp malzemesi var, onunla olur
İki tane yaprak anahtarı sirtsirta koyup manevela şeklinde kırıkları videolar var
Çekicle kirsaniz kapı zarar görür. Demir kapı olsa öyle de olur
0
kisa
(12.01.25)
su sekilde: www.youtube.com
0
fakyoras
(12.01.25)
taşı koydun mu kırılır yahu, ahı gitmiş vahı kalmış zaten. açtıktan sonra geri kullanmayacaksan 5 saniyelik iş.

ya da varsa levyeyi sok halkadan içeri, 180 derece çevir.
kapıya denk gelir diye endişen varsa levyeyi yukarıdan mekanizmaya yasla, levyenin tepesine taşı kodun muydu ayrılır zaten.
0
kibritsuyu
(12.01.25)
Sağlam bi tornavida koyup çekiçle vursan yine kırılır.
0
etna
(12.01.25)
Tornavida +taş /çekiç/İngiliz anahtarı vb

Tık diye açılır. Tornavidayı kilidin açılacak ucuna doğru bastırın(yukarıdan) ve taşı/çekici vurun.
0
strawberry first
(12.01.25)
İki İngiliz anahtarı ters yönde kuvvet hemen acılir
0
topkapiaksaray
(12.01.25)
kırmadan önce o iki vidayı sökerek tahtadan ayırırsan, tahtaya zarar verme ihtimali olmaz. diğer türlü çekiç veya güç uyguladığında vidaların olduğu noktadan kopabilir.
0
orpheus
(12.01.25)
(3)

Bu saatte kirmizi kalem nereden bulabilirim?

narod
Istanbul Anadolu Yakasi
Istanbul Anadolu Yakasi
0
narod
(12.01.25)
kazaskerdeki shell benzincisi içinde mini dnr var orada olabilir.
ataşehirde gene bir benzinlik içinde 24 saat açık migros vardı.
0
orpheus
(12.01.25)
Hic umudum yoktu, cok tesekkur ederim
0
🌸narod
(12.01.25)
Çocukları okula giden komşu.
0
diyecevaplandı
(12.01.25)
(2)

İzmir hoparlör tamiri

tchuck
elimde Presonus çift stüdyo monitörü var.bir süredir cızırtı yapıyor fişe tkaıldığı an. kullanamıyorum o yüzdne.bu arkadaşı tamir ettirmek istiyorum ama izmride nerde tamir ettiririm?çankaya falan gidesim yok aslında. karşıyaka bornova falan çevresinde yer biliyor musunuz?bilmyiorsanız mecburen çank
elimde Presonus çift stüdyo monitörü var.

bir süredir cızırtı yapıyor fişe tkaıldığı an. kullanamıyorum o yüzdne.

bu arkadaşı tamir ettirmek istiyorum ama izmride nerde tamir ettiririm?

çankaya falan gidesim yok aslında. karşıyaka bornova falan çevresinde yer biliyor musunuz?

bilmyiorsanız mecburen çankaya falan da önerebilirsiniz tabi ki.
0
tchuck
(11.01.25)
power kablosunu değiştirmeyi denedin mi, kablo giriş soketi bir defa temassızlık yaparsa içinde oksit tabakası oluşuyor ve gene temassızlık yapmaya meyilli oluyor. bir de eğer analog giriş ise tos fişler gevşemiş olabilir. onları tamamen çıkarıp girişler boştayken enerji verince gene bu cızırtıyı yapıyor mu.
0
orpheus
(11.01.25)
İkisi birden mi cizirdiyor?

@Orpheus önerilerinden sonra,

Elin yatkinsa içini açıp Kapasitörlere üstün körü bakabilirsin. Kapasitörlerden biri şişmişse onu degistirdiginde duzelebilir.
0
makbur
(11.01.25)
(12)

Trafikte makas atan....

erdoyil
Başlığın devamına ne yazacağımı bilemedim. Bu konuda da tekliflere açığım.Şöyle arzedeyim: Bir insan kalabalığının ortasında birisi silah çekip sıksa bu durum polisiye bir hal kazanır ve ilgili süreç başlar. Silah sıkanın hemen orada derdest edilmesi, kaçtıysa takip edilip yakalanması v.s. v.s. Niçi
Başlığın devamına ne yazacağımı bilemedim. Bu konuda da tekliflere açığım.
Şöyle arzedeyim: Bir insan kalabalığının ortasında birisi silah çekip sıksa bu durum polisiye bir hal kazanır ve ilgili süreç başlar. Silah sıkanın hemen orada derdest edilmesi, kaçtıysa takip edilip yakalanması v.s. v.s. Niçin? Çünkü o sıkılan merminin birini öldürmesi ihtimali vardır. Burada bir masumiyet aranmaz. Bilemiyorum bu basit kurgumda hatalar da olabilir. Hukukçu değilim. Dün gece TEM otoyolunda, akan trafikte, sağımdan ve solumdan yaklaşık 200 KM hızla geçen iki araç oldu. Hem yarışıyor hem makas atıyorlardı. İnsanların canına kıymalarının yüksek ihtimalli olduğu bir eylem içindeydiler yani. Ama burada süreç o mermi sıkıldığı gibi işlemiyor nedense. Yolların belirli noktalarına bu makas atma, yarışma durumlarını tespit etme kabiliyeti olan kameraların dizaynının teknolojik olarak mümkün olduğunu düşünüyorum...Veya birçoğumuzun araçlarında kameralar var artık. İhbar mekanizması ciddi işletilerek bu pisliklere gereken cezalar verilsin... Siz ne düşüyorsunuz bu konuda merak ediyorum.
Edit:İşte geldi bir makasçı…@kimlanbu.. Tem otoyolu, yaklaşık 200 km sürat diyorum.. Sağ ve solumdan geçen 2 araç diyorum. Adam gelmiş sağ şeritten gitmem gerektiğini ve bende de hata olduğunu yazıyor. Trafikte de, okul amfisinde de, kütüphanede de, internette bir forumda da bu insanların yanıbaşınızda olduğu gerçeğini farketmek de korkunç bir durum…
0
erdoyil
(11.01.25)
bazı sokaklarda o kameralardan var ancak kim takip ediyor gerçekten?

ben bu konuda eskiden çivili sopalı terbiye ekipleri olması gerektiğini düşünüyordum. çekip kenara döveceksin diyordum.

sonra yaşlanınca sanırım bir insaniyet, anlayış geliyor. onları umursamamaya ve aslında anlamaya başlıyorsun ve ileri aşamada o tür insanlara denk gelmiyorsun.

#empati diyerek gidiyorum.
0
mathilda.may
(11.01.25)
demek ki sağ şeritten gitmeniz gerekiyor, bu sürat yapanları haklı çıkarmıyor ama sizde de hata var.
0
kimlanbu
(11.01.25)
malesef bu evrimi yarıda kalmış primat o. çocukları her yerde var. geçenler sahil yolu trafik tıkalı ve araçlar duruyor bir tanesi sağımdaki emniyet şeridi bile olmayan dar aralıktan en az 90-100 gibi bir hızla geçti. az ileride sağda çıkış var oraya doğru hamle yapsam bana arkadan patlayacaktı. cezaların caydırıcı seviyede artması lazım. mesela bu tip aşırı riskli hareket tespit edildiğinde ciddi bir para cezası artı sürücünin ehliyeti 6 aylık men edilmeli.
0
orpheus
(11.01.25)
Gittikçe çoğalıyor bunlar.

Kamerayla takip sistemi kurulup, makasçılar ve sağdaki şeridinin boş olduğunu umursamayan sürücüler cezalandırılmalı diye düşünüyorum.

@ kimlanbu'ya hak veriyorum. Sağ şeridi boşken soldan gitmekte ısrar edenler bitirilse bu makasçı şerefsizler işsiz kalır.
0
Mirket
(11.01.25)
%100 haklı değilsiniz, herkesin iğneyi kendine batırması gerekli. Kimlanbu ++
0
mirty
(11.01.25)
Duyuru sahibinin de hatasi var mi bilmiyorum ama pesin hukum vermemek lazim. Birincisi bazi 3 seritli yollarda en sag serit cok kaoslu oluyor. Zaten herhangi bir araci sollamasi yakinsa, veya sagdan katilim varsa ortada kalmasi normal. Arti bahsi gecen 2 primat sen saga gecmek istesen de makul zaman birakacak tipler degil. Yeri geliyor bir saga gecmek istesen de gecemiyorsun, cunku bu itler hiz yaparak bir is becerdikleri ve cok seri ve iyi kullandiklari icin hemen sagindan geciveriyorlar.
0
mbond
(11.01.25)
Arkadaşlar sağ şerit konusuna nerden geldik??? Ne alaka? Makas atmak deyimini ben mi yanlış biliyorum? Duyuruda bahsettiğim olayda ben orta şeritteydim... Trafiğin seyri ortalama 90-100 km hızlardaydı. En sol şeritten bir araç ve sağımdaki şeritten bir araç olmak üzere iki araç 150 km hızın üzerinde olarak yarış halindeydiler... Ve şeritleri hızla değiştirerek ilerliyorlardı. Herbir araç 30 saniye içerisinde tüm şeritleri dolaşarak yol alıyordu. Bunun neresi normal??? Apaçık yazdığım lanet bir durumu niçin masum veya haklı gösterecek şeyler yazıyorsunuz?
0
🌸erdoyil
(11.01.25)
Serit konusuna gelinme sebebi su; normalde 3 seritli otobanda ilerlerken, eger saginizdaki seritteki araclari sollamiyorsaniz, bir sag seride gecmeniz gerekir. Az once olasi sag gecmek istememe ihtimallerinizi de yazdim.

Sorunuza da cevap vereyim; bence de bir kaza olmasa bile hapis cezalarina varan yaptirimlar uygulanmali. Ancak cezalarin da bir siniri ve olcusu var, her devlet bunu farkli sekilde uyguluyor. Turkiye devleti de boyle munasip gormus, maddi cezasi yuksek, ehliyeti de 2 ay aliyorlar.
0
mbond
(11.01.25)
Arkadaşlar siz makas atma motivasyonunun herhangi bir şeridin tıkanmasıyla ilgili olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Ben öyle düşünmüyorum. Hayat memat meselesi değilse yapılan doğru değil. Hatta bu tarz hareketleri yapanlar toplumun belli sosyokültürel sınıfına ait zaten, çakal, it köpek uğursuz.

Acelen varsa açarsın dörtlüleri olabilecek en güvenli şekilde hızlanır yavaşlar sollarsın. Gerisi hikaye.

Evet önyargılıyım ve önyargı hayat kurtarır.
0
thesomberlain
(12.01.25)
Selamlar, istanbul trafiğinde ve dünyanın 20+ ülkesinde araç kullanıyorum.

Makasçı olarak etiketlenmek ağrıma gitmez, trafikte olması gerekeni eğer gelişmiş bir avrupa ülkesinde araç kullanırsanız görürsünüz.

Hollanda'da misal 5 şeritli yolda en sol 3 şerit boş gördüğüm anlar oldu, kimse de demiyor ki yahu orta şeritten gideyim, geçecek olan solumdan geçsin.

İstanbul trafiğinde örneğin sizin gibi sürücüler izin verilen yasal hızın 20-30km/s altında en sol şeritte veya orta şeritte gidip trafik oluşmasına sebep oluyor. Trafiğin akış hızını düşüyorsunuz. Bir çoğu da ne aynasını kontrol ediyor, ne de yol veriyor. Eskiden selektör yapar, tampon yapar taciz ederdim ama hem kendimi hem karşı tarafı riske atıp üstüne sinirlerimi bozardım, şimdi taciz etmeden tek selektör atarım, çekilmezse ilk fırsatta kimseyi tehlikeye atmadan bir kaç araçlık mesafe oluşunca makası atar geçerim. Eğitilemezsiniz.
0
kimlanbu
(14.01.25)
TEM'de hız sınırı 130 km/sa, 143 değil. %10'luk pay zorlanması için değil. Araç, radar vs. kaynaklı kalibrasyon hatası, sollama için gerekli hızlanma vs. amaçlar için ayrılan pay. Yani 143'e dayayıp gitmek de ihlal ama cezası yok. Otoyollarımız, şehirler arası bölünmüş yollarımız vs. hep komik hız limitlerine sahipler. Sanki 90'ların teknolojisine sahip araçları 80'lerin yollarında sürüyormuşuz gibi konulan limitler saçma. Burada hemfikiriz ama konu bu değil. Kanun öyle olmasa da uygulama gereği en sol şeritte, önü boş olduğu halde 140'ın altında gidenler yığılma yaratıyor. Bu doğru. Ben o yüzden (trafiğin akışına göre) 130 ile gidiyorsam orta şeritte giderim.

Tüm bu bilgiler konusunda aşağı yukarı hepimiz hemfikirsek "..." yere en ağır küfürler ile katılıyorum ben. Sanki hastaneye yaralı taşıyormuş gibi, 1 dakika erken gitmek için sıkışık trafikte öndekini sıkıştıranlar, makas atanlar vs. en hafif tabir ile magandalar. Şerit ihlali yapan ya da birleşim/ayrılma yerlerinde boş şeritten gidip kaynak yapmaya çalışanlar ile aynı ailedenler. "Arkadaşlar siz makas atma motivasyonunun herhangi bir şeridin tıkanmasıyla ilgili olduğunu mu düşünüyorsunuz?" +0,75 (0,25 kırdım çünkü bu motivasyonla yapan ve tabakhaneye acil bok yetiştirmesi gerekenler de var)
0
nawar
(14.01.25)
ulan su konuda bile duyuru sahibini haksiz cikarmaya calisan tipler cikmis saka gibi memleket. bu makas atip oc gibi araba kullananlarin tek motivasyonu gercekten bir seridi esir alan araclar mi saniyorsunuz siz.
0
bay b
(14.01.25)
(31)

+30 yaşında birinin araba kullanmayı bilmemesi garip mi?

morca
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum. Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyke
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum.

Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyken de adamlar kendi arabalarını kendileri kullanıyor, benim kullanmama gerek kalmıyor veya bu yönde bir talepleri olmuyor. Ehliyet almak için açıkçası bir sebep göremiyorum.

Buna rağmen ne zaman konusu geçse bir şaşkınlık oluyor, sanki araba kullanmak kişisel gelişimin büyük bir parçası gibi karşılanıyor. İlginç buluyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
morca
(10.01.25)
kişisel gelişimin büyük bir parçası, evet.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Aydınlanma yolunda aşılması gereken bir köşe taşıdır.

Benim de ehliyetim yok, 38 yaşındayım.
0
sekizdokuzon
(10.01.25)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım. Benim de ailede araba yok, durum da yok. Araba olmayınca insanın aklına gelmiyor ki. O şaşıranların arabası vardır.
0
nothing in my way
(10.01.25)
bence ögren. hep istanbul'da yasamayabilirsin.
ehliyet dursun. sana sonra sürmek istedigin direkt sürersin, bürokrasi ile ugrasmazsin.

yaslandikca ögrenmek zorlasir.
0
sonsuz
(10.01.25)
değil bu bir tercih meselesi
0
duyurukullanıcısı
(10.01.25)
Ailesinde araba sahipleri mevcut, maddi açıdan da iyi durumda olanlar şaşırıyordur buna. İnsan belli bir ücretle geçinmeye çalışırken, bazılarının normali onun için lüksken "Arabam yok, almayı da düşünmüyorum, zaten istesem de alamam ama ben yine de öğreneyim." diye düşünmüyor çünkü öncelikleri farklı.

Kişisel gelişimle alakası olduğunu da düşünmüyorum. Müge Anlı'da kayıp olarak aranan yengesine beş kişiyle tecavüz edip bu sırada görüntüleri çekmiş, o görüntüleri de kızın aile bireylerine izletmiş olduğu ortaya çıkan köy adamı da araba sürebiliyor çünkü ihtiyacı varmış ve öğrenmiş.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Ben 18 yaşındayken aldım ehliyet ama korkudan kullanmıyorum. Metro da yetiyor bana. Ama gün gelecek belki çocuk olacak, partnerinin, arkadaşının hastaneye gitmesi gerekecek ambulans olmayacak vs ihtiyaç olabiliyor. Eşinin, sevgilinin arabası olsa bile senin sürmen gerekebilir.

Mesela bu gerekçelerle erkek arkadaşım sürekli pratik yaptırıyor ve araba kullanmamı haklı olarak bekliyor.
0
jazzabel
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı. genç erkeklerde ortam yapma aracı, genç kadınlarda bak özgürüm kimseye muhtaç değilim göstergesi. bundan araban yoksa hele ki ehliyetin dahi yoksa kendilerince seni hor görüyorlar.
amerikada, kanadada olsak anlarım buralarda arabasız hiç birşey yapamazsın. ama türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu ülkelerde araba gereksiz bir israf.
bende ehliyet var kullanabileceğim arabada var ama kullanmıyorum. çünkü tüm işlerimi toplu taşıma ile çok rahat hallediyorum. zaten araba kullanmaktanda hiç haz etmiyorum.
0
my fault
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı.+5

36 yaşında erkek kişiyim. Bir türlü öncelik verip araba kullanmayı öğrenmedim. Biraz da inatlık yüzünden öğrenmedim. Arana kullanmayı öğrense dediklerinde zorunda mıyım diyorum her seferinde.
0
put it in your appropriate place
(10.01.25)
Çevrendekilerinin aklı, fikirleri beklentileri,yaşam tarzları havada.
Onların renkli renkli yaşayan, alış veriş sitelerinden bir türlü çıkamayan konformist kişiler olma ihtimali çok yüksek.

Kişisel gelişimin büyük bir parçası yetenekli olmak, 27 diploma ve kurs bir de ehliyet sahibi sahibi olmak demek değil,
(sadece onlar için değil genelde herkes için) haddini bilmek olduğunu onlara uygun şekilde anlatınız.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
ne arabam vardı ne de araba alacak bir imkanım ama yine de üniversite 3. sınıfta ehliyet aldım, araba kullanmayı da öğrendim. üstelik baya baya yıllar önce yaptım bunu yani. sonra ilk fırsatta da araba aldım döküntü de olsa, zamanla yeniledim. artık ona da ihtiyacım yok çünkü güzel bir şirket arabası var benim kullanımımda. o kadar genç yaşta ehliyet almış ve araba kullanabiliyor olmam iş görüşmelerinde bile beni daha girişken, daha çalışkan olarak görmelerine neden oldu.

okul bittikten sonra iş hayatı yoğunluğu içinde ehliyet almaya bir türlü fırsat bulamayan arkadaşlarımdan çok iyi iş fırsatlarını sırf ehliyet nedeniyle kaçıranlar da oldu, sevgilisi arabayla alıp bırakan kadın arkadaşımı ezikleyen erkeklerde oldu. bu tür örnekleri çoğaltabilirim.

herkes için ama özellikle de bir kadın için ehliyetinin olması ve araba kullanabilmek evet çok önemli bir kişisel gelişim meselesi. garip demem ama anlam da veremem. hem inanılmaz bir güvenlik ve özgürlük sağlıyor, hem de kimseye muhtaç olmuyorsun. o sizi alıp bırakan sevgilileriniz emin olun kendi içinde bunun hesabını yapıyorlar (sosyal medyada, ekşide vesaire de bunu hem yapıp hem de bir aşağılama olarak kullanan çok erkek var). illa arabanız olması da gerekmiyor, bir hafta sonu araç kiralayıp birkaç kişi bir yerlere gidebileceğini bilme hissi bile insana çok iyi geliyor bence özgüven açısından.
0
Phoebe
(10.01.25)
37 yaşında ne ehliyetim var ne de kullanmayı biliyorum.
trafikten hoşlanmıyorum. dikkatimi de yola veremem diye düşünüyorum :D
0
neira
(10.01.25)
Bizim ülkeye has deli saçması bir durum.
25 yaşında motosiklet ehliyetimi aldım otomobillerle zerre alakam yoktu uğraşmadım.
daha sonra 35 sonrası otomobil ehliyet almam gerekti. AMAN TANRIM gittiği her kurs araba kullanma bilmememe şoklara giriyor, garip tepkiler :D Arkadaş siz öğretmeyecek misiniz bunu bana :D

Dünyanın en normal şeyidir, isteğe bağlı bir durumdur ama türkiyede hele son 10 15 senedir kıraathane kültürünün her yere sızmasından dolayı, "delikanlılık, adamlık, vs " komik kavramlardan dolayı çok garip yerlere kadar gidebiliyor bu muhabbet.

hanımları da garipserler ona da şaşırmam.
0
hedep
(10.01.25)
Ankara gibi mansurun beceriksiz ulasim altyapisinda bu ni must
0
lapaz
(10.01.25)
arabası olmayan ve almayı da planlamayan birinin bilmemesi bana normal geliyor.
0
orpheus
(10.01.25)
Yanındaki kişi hastalandı. Araba var ama gidemiyorsunuz. Bu yüzyılda. Garip tabii.
0
Mirket
(10.01.25)
araba kisinin ulasim ozgurlugunu eline almasidir. kendi kendini a noktasindan b noktasina goturebilmek de onemli bir mevzu.

ama para yoksa, araba yoksa nereden denk gelip ogreneceksin. ben de ehliyeti gec aldim, 21 gibiydim ve duzenli araba kullanmaya 28 gibi basladim. ama bunlar hep fakirliktendi. araba olunca harita aciliyor. kesinlikle yucelestirilmemesi lazim arabasizligin ve ehliyetsizligin.
0
antikadimag
(10.01.25)
araba kullanmayı 35 yaşında öğrendim, o da iş gereği zorunluluktan çıktı ortaya. Muhtemel işle alakalı bir şey olmasaydı hala arabayı kullanmayı bilmeyen biri olucaktım.
0
clones
(10.01.25)
biraz garip biraz garip değil.
zaten ehliyeti olan kadınların da %90 araba sürmeyi bilmiyor sadece hareket ettiriyor.

bisiklet sürmek gibi bir şey araba sürmek.

eğer sürme imkanın olmadıysa garip değil
ama paran pulun ve imkanın varken öğrenmediysen kötü.
ama öğrenmesi inan 1-2 günlük iş yani öyle atla deve değil.
mesela ben yüzme bilmiyordum yeni öğrendim yaşım da 37
yüzememek çok garip geliyordu
0
OgutucuRecep
(10.01.25)
kadin erkek farketmez, bence gunumuzde garip artik. yuzme bilmemek gibi bisey.
ogrenin kardesim, o kadar zor bir mevzu da degil zaten.
annemin ehliyeti vardi ama asiri endiseli bir tip oldugu icin bir turlu tek basina kullanamadi, eziyetini hep kendi hemde biz cektik.
0
cooperr
(10.01.25)
Garip değil. Otistik olmam etkiliyor durumu araba kullanamıyorum. Bu toplumun zihniyeti sıkıntılı maalesef kendi gibi olmayanı tuhaf karşılayor yada dışlıyorlar.
0
pembediken
(11.01.25)
araç sürebilmek bir gereklilik.

bir sağlık sorunu olmadığı halde keyfi olarak bunu reddetmek, zaten gereksiz deyip liseyi terketmeye benziyor bence.

çok iyi sürmek gerekmiyor, lazım olduğunda a noktasında b noktası ağır aksak da olsa götürecek kadar bilmek gerek.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Bisiklet suruyorum de geç
0
Zetnikov
(11.01.25)
bana aksine ehliyeti olmayanlar “zengin” geliyo. bu ne rahatlıktır, umursamazlıktır ya, kesin zenginsin sen
0
deartheodosia
(11.01.25)
@ogutucurecep, çok iyi kullanıyoruz kadınlar olarak. s.ktir git bak yine kadınlara, zekalarına laf çarpan biri çıkmış
0
deartheodosia
(11.01.25)
Ehliyetimi 36 yaşımda aldım, çünkü o zaman ihtiyaç hissettim. Kişisel gelişimle de bir alakası yok; hele de modern arabalar kullanımı basit elektronik aletler. Eveki kahve makinesini kullanıp lattenin kıvamını tutturmak daha zor geliyor bazen.
0
salihdt
(11.01.25)
Garip diil ama yine de bı an önce öğren bnc. Çok güzel bir özgürlük
0
abuzer
(11.01.25)
Aynı koşullardayız, bu verilerden dolayı ben de araba kullanmayı bilmiyorum.
Ehliyet aldım ama. Şimdi ehliyet alma şartlarına bakınca (hem sınav detayları hem kurs ücretleri, masrafları vs.) iyi ki almışım diyorum.

Tamam araba alma ihtimalim ülkenin şu koşullarında imkansıza yakın ama en azından ihtiyaç anında bir araç kiralayıp işimi görebilirim bu sayede, ehliyeti bu yüzden önemli buluyorum.
Araba kullanmayı da çok beceriksizsen 10-12 ders alırsın özel bir hocadan halledersin zaten.

Ehliyet almamış olsaydım eğer mevcut şartlarda eğer araç alma imkanım yoksa bu paraları verip alır mıydım bilmiyorum. Sanırım almazdım, kurs ücretleri de sınav ücretleri de vergileri de uçmuş çünkü, delilik gerçekten.
Ben 500 liraya almıştım ehliyeti her şey dahil :D
0
mutekebbir
(11.01.25)
hayır
0
edaddy
(11.01.25)
30+ yasinda olup, buyuksehirde yasayan biri olarak bugune kadar gerekli gelmedi. Genelde "esin/cocugun hasta olursa ne yapacaksin?" gibi bir argumanla geliniyor; ama evlenmeyecegim icin boyle bir derdim yok. Calistigim yerde de bugune kadar servis imkanindan yararlandim. Ogrenmek icin hicbir sebebim olmadi kisacasi. Is disinda bir yere gitmem gerekirse de toplu tasima veya en kotu taksiye binip giderim. Bu arada ehliyetimi 15 yil once aldim; ama direksiyon sinavindan sonra sadece 1 defa kullanip bir daha elimi surmedim; yani araba kullanmayi bilmiyorum.
0
chickentown
(11.01.25)
Acil durumlar için öğrenilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.01.25)
(1)

yabancının türkiyede araba kullanması

kojonotsuki
şirkette iranlı bir arkadaşım var. çalışma izni var. araba kullanmak istiyor türkiye'de. internetten bakınca, türkiye'ye girişinden itibaren 6 ay geçtikten sonra türkiye'den ehliyet almalı diyor.azerbaycanlı bir başka arkadaş ise şunu söyledi: çevirmeye girdiğimde polis soruyor ne zaman geldin türki
şirkette iranlı bir arkadaşım var. çalışma izni var. araba kullanmak istiyor türkiye'de. internetten bakınca, türkiye'ye girişinden itibaren 6 ay geçtikten sonra türkiye'den ehliyet almalı diyor.

azerbaycanlı bir başka arkadaş ise şunu söyledi: çevirmeye girdiğimde polis soruyor ne zaman geldin türkiye'ye, 1 ay diyorum, sorun olmuyor kullanmaya devam ediyorum AZ ehliyetini.

Uygulamayı bilen, fikri yorumu olan var mı?

bir de bu iranlı arkadaşın uluslararası sürücü belgesi var. linkteki konu: internationaldrivingpermit.org
o konuda bilgisi olan var mı?
0
kojonotsuki
(09.01.25)
o azerbaycanlı arkadaşa sorar mısın, maddi hasarlı-yaralamalı kazaya karışırsa ne olacakmış.
0
orpheus
(09.01.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.