Giriş
(2)

Megane 3 Aracın iç ölçüleri

teletabi
Merhaba. IKEA'dan bir kitaplık beğendik. Edirne'de olmadığı için İstanbul'a kendi aracımla gelip alıp döneceğim ama kitaplığın bazı parçaları 202 cm. Acaba aracın içine sığar mı? Ölçüleri direkt nette bulamadım. Aracı girip metre ile ölçmek de şu an için mümkün değil. DEstek olacak bir sözlük suseri
Merhaba. IKEA'dan bir kitaplık beğendik. Edirne'de olmadığı için İstanbul'a kendi aracımla gelip alıp döneceğim ama kitaplığın bazı parçaları 202 cm. Acaba aracın içine sığar mı? Ölçüleri direkt nette bulamadım. Aracı girip metre ile ölçmek de şu an için mümkün değil. DEstek olacak bir sözlük suseri var mıdır?
0
teletabi
(25.01.25)
Station degilse ve bu parcalarin tek parca olduguna eminseniz bence zor. 2004 Renault Scenic ile masa tasidim, 140 cm falandir, anca sigdi, tam yatay pozisyonda bile degil, sofor mahalindeki koltuklarin kafa dayama kisimlarina dayandi, diger ucu da bagajin en gerisindeydi. Tabii bu en uzun parcalar inceyse orta konsola kadar gitmesine engel yoksa olabilir.
0
mbond
(25.01.25)
tek kişiysen olabilir. arka koltukları yatırıp ön sağ koltuğun da kafalığını söküp yatırabildiğin kadar geriye yatırırsan. bagajın sol arka köşesinden aracın sağ önüne doğru sığabilir. uzun yol geleceksin çok güzel bağlaman lazım. tabi kitaplığın genişliği de önemli.

benzer bir ikea yatak bazasını tek kapı fiat bravo ile taşımıştım. uzunluğu 200cm'den aşağı olamaz.
0
orpheus
(26.01.25)
(6)

Kulak zonklamalı grip

muhayyer divan
Selam, iyi gecelerBana kızacaksınız ama kızmayın, gerçekten hiç halim yok evden çıkmaya, çok zor yürüyorum. 2 gün mazeret izni aldım doktora gidemediğim için. Bu kulak zonklamalarının ve ağrısının geçmesi lazım pazartesiye kadar. Ne kullanayım, ne yapayım fikriniz var mı? Bitkisel olur ezbere tecrüb
Selam, iyi geceler

Bana kızacaksınız ama kızmayın, gerçekten hiç halim yok evden çıkmaya, çok zor yürüyorum. 2 gün mazeret izni aldım doktora gidemediğim için.

Bu kulak zonklamalarının ve ağrısının geçmesi lazım pazartesiye kadar. Ne kullanayım, ne yapayım fikriniz var mı? Bitkisel olur ezbere tecrübeler olur... Ne bileyim babam bana aferin için falan diyor, bişey daha vardı unuttum.

İlaç içmeyi hiç sevmiyorum, vitamin mineral takviyelerini de sevmiyorum esasında, mecbur olmasam içmem. Şimdi de evden çıkamıyorum doktora götürecek kimse yok, bana bir öneriniz olur mu, pazartesiye sağ salim çıkar mıyım?

Belirtiler:

Üç akşamdır geceleri gelip yoklayan ateş, en fazla 38.5 oluyordur.
Dehşetli halsizlik
Göz sulanmalı hapşırık burun akıntısı
Öksürük ama fazla değil, yine de arada bir hırıltı oluyor
Kulaklarımım içi hem ağrıyor hem ciddi bir basınç var
Baş ağrısı sinüzit ciddi boğaz ağrısı, bademcikler şiş.

Ya telefon etsem beni hastaneye götürecek araç gönderen olur mu devletten? Böyle olmayacak. Cidden hiç iyi değilim.
0
muhayyer divan
(25.01.25)
üst solunum yollarında enfeksiyon ve akıntı varsa. şu son gripte bunu etkili ve uygun bir antibiyotik kullanmadan geçirmek imkansız, denedim oradan biliyorum. neredeyse 15 yıldır tek bir antibiyotik almamış biri olarak mecbur kaldım.

öksürürken ve burnunu silerken kulaklarında fazla basınç oluşturmamaya çalış.
0
orpheus
(25.01.25)
çevremde herkes bu şekilde hasta, ofiste bir arkadaşımız 1 haftadır işe gelemiyor, yataktan kalkamıyor.

domuz gribi+influenza vb şeyler söylendi hastaneye gidenlere çevremde. salgın varmış.

ambulans çağırmayı deneyin ama gelirler mi emin olamadım. en kötü ihtimal bir taksi çağırıp kendiniz gitmeyi deneyemez misiniz? tekrar tekrar deneyeceksiniz ambulansı bu durumda.

çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(25.01.25)
ateş de var, tehlikeli. mutlaka doktora gitmelisiniz. acile gidini bir serum yiyin ve verilen antibiyotiği kullanın. bronşit veya zaatüre riski bile oluyor bu son virüsün. ihmal etmeyin.
0
awlmi
(25.01.25)
Son virüsü ağır geçirdim aldığım tek ilaç parol 500mg, o da gece titreme dolayısı ile, iyileşene kadar çok zor geçti, çok terledim vs ancak 5. Gün kendime gelebildim. İyileştikten sonra ise kulağımda sizinkine benzer nabız atışı gibi bir zonklama ve öksürük kaldı,Öksürük için göğüs hastalıklarına gittim,etkisi kolay geçmiyor dedi, öksürük şurubu ve antibiyotik reçete etti doktor. Ama antibiyotik kullanmak istemiyorum neredeyse iyileştim zaten.Kbb randevu aldım ama 2 gündür kulak ağrım da durdu. Yani geçti gibi ama tekrar ederse doktora gideceğim.
0
oggiethebrewbuddy
(25.01.25)
Ateş 38 üzeri çıkıyorsa evde kendi kendine geçirmeye çalışmak anlamsız.

Yüksek ateş her türlü kalbe etki ediyor. Zorlamayı hiç gerek yok.

(Özel sağlık sigortaniz varsa 38 üzeri ateşte sigorta karşılıyor anlaşmalı kurumlarda, bankoda geçersiz derlerse sigortacinizla konuşun bir şekilde o masrafı geçiyorlar hesabınıza sonra)
0
makbur
(25.01.25)
+

Bir kac tavsiye verecegim;

Bende çok ani başladı, yılbaşından iki gün önce; hatta o gün hiçbir şeyim yoktu gayet iyiydim ağır spor da yaptım. Gecesinde sanki boğazimda bir kasinti var da öyle öksürük başladı. Reflü sandım gaviscon içtim yattım.

Ertesi gün bir kalktım mide bulantısı + ateş. Parrol vs içtim ama hem ateşim düşmüyor hem bulantim geçmiyor (hiçbir şey yiyemiyorum) ertesi gün ölü gibiydim, sağolsun ablam geldi birlikte hastaneye gittik. Serum vs verildi kendime geldim ama kan tahlilinde CRP 55 çıktı (yuksek) influenza a olmuşum, ilacını verdi. (2. Günden sonra vermiyorlar o ilacı çünkü ise yaramiyormus)

Doktor antibiyotik vermedi. Eve gelince 1-2 gün hafif ateşim çıktı parrol ile düştü. Fakat çok ağır bir iyileşme süreci başladı, yorgun ve halsiz geçti 15 gün. 16. Gün kendimi iyi hissedince çok hafif spor yaptim. Sonraki günlerde de iyi hissedince 2 gün sonra bir tık daha ağır spor yaptim ve gümm.. vücudum toparlanamadi. O gece uyuyamadim. Ertesi gün başım ağrıdı ve aynı ateşim varmış gibi bir hal ama ateşim yok. 3 gün böyle sürdü.

Neyse 4. Günde daha önceden aldigim bir check-up randevusu vardı. Orada CRP'yi de dahil ettim tahlile. Ve CRP 49 çıktı :( doktor panik halde ağır bi antibiyotik yazdı 10 günlük. Akciğer filmim de çekildi. Bu süreçte tutulum da (zatürre) olmuş. Şu an antibiyotiğin 5. Günündeyim.

Yani ozetle hastaneye gidin. Eğer antibiyotik almqzsaniz 10 gün sonra CRP'nize bir daha baktırin. En az 1 ay fiziksel yoğun bir aktivite yapmayın. Çok iyi dinlenin. Bol multivitamin takviyesi alın (C, D, B12 vs)

İhmal etmeyin ki başka sıkıntılar doğmasın. Çok geçmiş olsun.
0
makbur
(25.01.25)
(4)

site aidat bedeli

WithWorth
Aralıkta kiraya çıktım, 2000 aidatım vardı.1 ay geçti, ocak asgari ücret zammı vs. aidata zam gelmiş 3000 olmuş.Benim durumum şanssızlık mı ?Yoksa aramam gereken bir hak var mı ?Kira sözleşmesini okudum, açık bir şey yazmıyor.
Aralıkta kiraya çıktım, 2000 aidatım vardı.
1 ay geçti, ocak asgari ücret zammı vs. aidata zam gelmiş 3000 olmuş.

Benim durumum şanssızlık mı ?
Yoksa aramam gereken bir hak var mı ?

Kira sözleşmesini okudum, açık bir şey yazmıyor.
0
WithWorth
(24.01.25)
Şanssızlık da değil de aklına gelmemiş diyelim. Ocak'ta aidatlara zam gelir. Bilinen bir şey bu. Asgari ücrete ara zam yapılırsa bir zam daha gelir. Bari ona hazırlıklı ol.
0
Mirket
(24.01.25)
%200 zam geldi bizim aidatada, anca site yönetimle görüşürsün
0
eja
(24.01.25)
sizin bu durumunuz acemilik.
sanırım daha önce hiç aidatli bir sitede oturmamışsınız.

sorunuza gelirsek herhangi bir hakkınız yok hatta aidati ödememek aynı kira ödememek gibi tahliye sebebidir.
0
nuisance2
(24.01.25)
3000 olduğuna göre site ya da apartman görevlisi var. asgari ücrete zam geldi haliyle aidata yansıyor. asgari ücretten apartman görevlisinin aylık maliyeti 32500tl oldu.
0
orpheus
(25.01.25)
(10)

Alınganlık/hassasiyet çok mu yaygın?

pantepember
Alınganlık, diken üstünde olmak bu aralar çok mu yaygın, yoksa sadece bana mı öyle geliyor, ben mi paranoya yapıyorum? (Bazen paranoya yaptığımı sonradan anlıyorum.)Şakacı biriyimdir. Bazen, ben de farkında olmadan, alaycı da olabiliyorum. Ama neredeyse her şeyle ilgili, öncesini-sonrasını düşünmede
Alınganlık, diken üstünde olmak bu aralar çok mu yaygın, yoksa sadece bana mı öyle geliyor, ben mi paranoya yapıyorum? (Bazen paranoya yaptığımı sonradan anlıyorum.)

Şakacı biriyimdir. Bazen, ben de farkında olmadan, alaycı da olabiliyorum. Ama neredeyse her şeyle ilgili, öncesini-sonrasını düşünmeden şaka yapabilen biriyim (belki de hayatın acı yanına karşı savunma mekanizmam bu).

Şunu fark ediyorum ya da sanıyorum: insanlar çok alıngan. Her şeyden (kendi varoluşlarına karşı) başka bir şey çıkarma potansiyelleri var gibi. =)

Detay veya örnek vermeyeceğim. Sadece bu tür bir gözleme sahip başkaları da var mı diye merak ediyorum. Kendimi haklı çıkarma gayretim de olmayacak. Anlamaya çalışıyorum sadece.
0
pantepember
(24.01.25)
Kişisel alma ama benim de gördüğüm " benim de hayata karşı savunma mekanizmam bu " diyenler bunu densizlikle karıştırıyor
0
grimavi
(24.01.25)
@grimavi Yorum yazmak istemiyordum ama yazdığını anlayamadım. Densizliği ise hiç anlayamadım.
0
🌸pantepember
(24.01.25)
saka baska bullylemek baska.

cok yakinlarinla degilsen sakayi sadece kendi üzerinden yapabilirsin.
0
sonsuz
(24.01.25)
Genelde kendini bu şekilde açıklayan, şakacı veya alaycı olduğunu iddia edenlerin büyük bir kısmı açık söylemek gerekirse zorba. Kimse şaka adı altında rahatsız olduğu veya hadsizlik olduğuna inandığı şeylere katlanmak zorunda değil. Benzer şekilde geçenlerde biri de çok dobra olduğunu anlatıp insanların neden dediklerimi bu kadar önemseyip bana tepki gösterdiğini anlamıyorum diye bir soru sormuştu.

İnsanlar günlük hayatta ve özellikle böyle bir ülkede zaten sayısız istenmeyen duruma maruz kalıyor. Bir tanesine daha katlanmak istemediğinde de alaycı, kırılgan veya hassas olarak etiket yiyor. Bunu varoluşa falan bağlamak gereksiz bence.

Mümkünse alaycı yanınıza sadece en yakınınıza, sizi iyi tanıyan ve kırılmayacağına inandıklarınıza gösterin. Kişisel algılamayın çünkü sizin üzerinizden genel konuşuyorum ama sizin komik ve zeka parıltılı saydığınız/sandığınız, kimsenin umurunda olmayan savunma mekanizmanızın ürünlerine kimsenin tahammül edip anlayış gösterme zorunluluğu yok. Bir de öncesini sonrasını düşünmemek ve bunu bir gerekçe olarak sunmak bana açıkçası ergen kafası gibi geliyor. Yetişkin olduğunuzu varsayarak konuşuyorum. Artık söylediklerinizin sorumluluk ve bilincinde olmanız, gerektiğinde sonuçlarına katlanmanız gerekmez mi?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(24.01.25)
hayat pahalılığı, geçim derdi toplumsal mutluluğu düşürüyor. senin böyle bir derdin olmasa bile gün içinde temas ettiğin herkeste var ve onların gerginliği yansıyor.

gergin insan alıngan-sinirli fevri olur.
0
orpheus
(24.01.25)
Bence alınganlık değil öküzlük yaygın. Bu kadar öküz olunca kimse kimseye tahammül etmiyor çünkü niye etsin.
0
peki madem
(24.01.25)
@pantepember bana sorduğun şeyi @seni tanıdığım güne lanet olsun uzun uzun açıklamış
0
grimavi
(24.01.25)
Pot kırmak ya da çizgiyi aşmak konularını potun tuzla buz olana kadar anasını ağlatıp çizgiyi delik deşik etmek şeklinde yapanları ayrı bir yere koyuyorum. Kara mizahı, şaka yaparken sınır tanımamayı severim ama amacı hakaret olup da bunu az önce yazdığım gibi işledikten sonra mizah kalkanına sığınmaya çalışanları sevmem. Yani biri kişilik özelliklerinden söz ederken "dobra" olduğunu söylüyorsa onunla zaman kaybetmeye gerek yok. Dürüst değil, patavatsız o kesin.

Bunları elediysek kalan kısımda, evet. Son 5 sene tamamen hassas kar taneleri yetiştirmek ya da insanları ona çevirmekle uğraşan bir akım bela oldu başımıza. Bu alınganlıklar ya da altında anlam aramalar sadece mizah konusunda değil, her alanda yayıldı ve çok saçma hal aldı. Çok basit ve yakın örnek için otel yangınında kaplama ile vakit kaybetmeden soğuk kasa tırını morg vazifesi görmesi için gönderene Beypiliç'i "yanarak ölenlerin cesetleri için kızarmış tavuk resimli kamyon gönderiyorsunz" diye linç etme çabası tamamen aptallık seviyesinde alınganlık. "Sizin ayarlayamadığınızı yapıp kamyon getirdiler bir şekilde üstünü örtemediniz mi?" diye otele serzenişte bulunsalar anlarım ama... Orada aile üyeleri yanan ya da yangından son anda kurtulan kişilerin aklına o anda o tavuk yakıştırmasının gelmediğine %99 eminim. Bak mizah konusu da değil hatta bu örnek. Boş alınganlık ve işgüzarlık.
0
nawar
(24.01.25)
Özgüvenli ya da samimi görünmek için nezaket sınırlarını aşan hareketlerde bulunmamak lazım. Herkesin hayatı zor, her zaman şaka kaldıracak durumda olamayabiliyoruz. Her düşündüğünü söylememek, haddini hududunu bilmek lazım.
0
sekizdokuzon
(24.01.25)
Yazdiklarindan dolayi bana sıkıntili bir tipmissin izlenimi verdin karsindaki insanlardan ziyade
0
Zetnikov
(25.01.25)
(7)

THY ile seyahatte kilo fazlası

kitap arasında kalmış silgi tozu
Amsterdam'a gideceğim. Öğrenci bileti kullandığım için 40 kg bagaj hakkım var ancak 3 kilo aşıyorum. THY'de önceden online olarak ek bagaj almam ile check-in kontuarında almam arasında fiyat farkı var mı acaba? Yok ise, belki tolerans gösterirler ve ek bagaj ücreti almazlar diye şansımı denesem mi?
Amsterdam'a gideceğim. Öğrenci bileti kullandığım için 40 kg bagaj hakkım var ancak 3 kilo aşıyorum. THY'de önceden online olarak ek bagaj almam ile check-in kontuarında almam arasında fiyat farkı var mı acaba? Yok ise, belki tolerans gösterirler ve ek bagaj ücreti almazlar diye şansımı denesem mi?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.25)
önceden bagaj hakkı almak gişeden almaktan çoğu zaman daha avantajlı oluyor.
0
inheritance
(24.01.25)
evet var. havalimanında ha pahalı alırsınız. ama farkı bilmiyorum. iki fiyatı da öğrenip şansa bırakmayı sonra değerlendirin bence.
0
elorelia
(24.01.25)
TYH genelde bu esnekliği sağlıyor.
0
orpheus
(24.01.25)
Değişmediyse arada ciddi fark var. Görmezden gelebilirler evet ama o riske gerek var mı bilemedim.
0
asteriks
(24.01.25)
Tek valiz mi yoksa daha fazla mı?

Sorma sebebim şu İş güvenliği gereği 40tan fazla alamıyor olabilirler.En son 40tı ama değişmiş de oalbilir. Yani çantayı kaldıran insanın sağlığı açısından. Misal 23kg da 25kg ya esneklik gösteriyorlar ama tek bagajda 40 hiç aşamıyorlar gibi düşünün. Bu söylediğim halde parayla da 43 yapamıyorsunuz bu arada.
0
wallcan
(24.01.25)
bende esneklik 1kg ya bile saglamadilar.
0
buenosdias
(24.01.25)
yanıtlar için teşekkürler ben de önceden alayım kafam rahat etse diye düşünüyorum.

@wallcan evet tekte en fazla 40 kiloymuş. ama benim 22-21 şeklinde iki ayrı valiz
0
🌸kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.25)
(9)

Hayat bir simülasyonsa, bu kadar saçma bir tasarımı kim yaptı?

ermanen
İnsan doğasının çelişkileri, evrenin soğuk kayıtsızlığı ve zamanın tek yönlü akışı... Bunlar estetik bir tercih mi, yoksa başka bir amaç mı güdüldü? Belki de bu tasarım, kaosu düzenle birleştirerek sorgulamaya zorlamak için yapıldı. Peki, bu tasarımın arkasındaki niyet neydi? Bir mesaj mı, yoksa sad
İnsan doğasının çelişkileri, evrenin soğuk kayıtsızlığı ve zamanın tek yönlü akışı... Bunlar estetik bir tercih mi, yoksa başka bir amaç mı güdüldü? Belki de bu tasarım, kaosu düzenle birleştirerek sorgulamaya zorlamak için yapıldı. Peki, bu tasarımın arkasındaki niyet neydi? Bir mesaj mı, yoksa sadece bir test ortamı mı?

Belki de her şey rastgele...
0
ermanen
(23.01.25)
Bu dünya imtihan dünyası. Ben bunu bilir bunu söylerim.
0
sekizdokuzon
(23.01.25)
Hayat bir simülasyon değilse?
0
etna
(23.01.25)
tüm tasarımı bilmeden çok sınırlı bir bakış açısıyla saçma diye yorum yapamayız. insanı boşver fizik yasalarına, atomaltı parçacıklara, evrenin büyüklüğüne baktığında aslında akılalmaz bir tasarım. niyetini bu perspektiften asla bilemezsin.
0
orpheus
(23.01.25)
Kafa güzel veya bozuk galiba :) daha iyisini yapabileceksen bir de senin simülasyonu deneriz
0
kimlanbu
(23.01.25)
Simülasyonu hazırlayana sormak lazım... Gerçi onlar da evren simülasyonunun arka planındaki kozmik radyasyonun milyar yıl içindeki dalgalanmasını falan inceliyor olabilirler, konunun ne estetikle, ne de bizimle alakası yoktur belki.
0
salihdt
(24.01.25)
tek ana kural var butun varolus icin. varolan her sey kendi etkinligini, gucunu arttirmak icin hareket ediyor. spinoza conatus, schopenhauer wille diyerek tanimlamis bu gucu. nietzsche will to power demis. ayni muhabbet, ciddi paralellikler var.

bu minvalde insanoglu parasini, fiziki gucunu, statusunu, cazibesini arttirmaya calisiyor. ulkeler yine ayni sekilde kendi etki alanlarini, zenginliklerini, guclerini arttirmaya calisiyor. bu gucle daha gucsuz olanlari somuruyorlar. madde de bu kurala tabi. gaz icinde bulundugu odaya yayiliyor. kursun duvara carptiginda ikisi de kendi fiziki butunluklerini korumaya calisiyor. kursun gucluyse duvari deliyor, duvar gucluyse kursunu durduruyor.

yazilimdaki tek kural bu ayrismalarin - principium individuationis - geregi varolusta kendilerine yer kapmaya calismasi. bu mucadele sonucunda entropi olusuyor ve butun objeler zamanla digerleri tarafindan yipratilarak yok oluyor. yerlerine yenileri geliyor. dogada surekli bir olusum ve bu olusan seylerin guc mucadelesi var. hayvanlarda cok belirgin bu. butun hayvanat bir birini yiyor. hayatta kalanlarla yola devam ediliyor.

bir bu, bir de fraktallar cok temel iki oge varolusta.
0
antikadimag
(24.01.25)
anlamsiz bir kaos tasarlamak, herseyin düzen icinde oldugu bir sistemi tasarlamaktan daha zor. eger tanrı varsa, kaosun tanrısı oldugu icin tanrı olabilir, düzenli yaratan tanrı o kadar da tanrı degildir.
0
deckard
(24.01.25)
Tasarımda saçmalık yok. Rahat ol. Evet tesadüf ve rastgelelik de yok. Nasıl olabilir ki?
Her şey tesadüfen mi oluştu?
0
luluki
(24.01.25)
Her şey rastgele.
0
peki madem
(24.01.25)
(13)

iş yerinde böyle aptallıklarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

m e b
selamlar.böyle durumlarda ne yapıyorsunuz, nasıl yatıştırıyorsunuz kendinizi?-bilgisayarımda whatsapp web açık, tüm ciddiyetimle gelen mesaja cevap yazıyorum. yanımdaki arkadaş sandalyesini yanıma çekerek MESAJ YAZDIĞIMI GÖRMESİNE RAĞMEN çok alakasız ve yeryüzünün en boş bir yorumunu yapıyor.-telefo
selamlar.

böyle durumlarda ne yapıyorsunuz, nasıl yatıştırıyorsunuz kendinizi?

-bilgisayarımda whatsapp web açık, tüm ciddiyetimle gelen mesaja cevap yazıyorum. yanımdaki arkadaş sandalyesini yanıma çekerek MESAJ YAZDIĞIMI GÖRMESİNE RAĞMEN çok alakasız ve yeryüzünün en boş bir yorumunu yapıyor.

-telefondayım, işle alakalı hararetli bir şekilde bir konuyu izah ediyorum, zamanla yarışıyorum, o sırada çalışanlardan biri TELEFONLA KONUŞTUĞUMU GÖRMESİNE RAĞMEN dibime kadar gelip hiç ama hiç aciliyeti olmayan bir şey için bana el kol işareti yapıp "abi, geçen hafta ürünle alakalı istediğin bir broşür vardı ya, onu masana bırakıyorum, haberin olsun" diyor.

-yöneticimle önemli bir şeyi konuşuyorum, bir karar vermemiz gerekiyor, iki yol var ve ikisinin de artı ve eksilerini izah ediyorum, açık ofis olduğu için ne konuştuğumuz zaten duyuluyor, yan masadaki çalışan TÜM BUNLARI DUYMASINA RAĞMEN dan diye lafımı bölüyor ve "x bey, geçen hafta müşteri geldi ve bana hangi ürünleri istediğine dair listeyi iletti. size mail olarak ileteyim mi, masanıza bırakayım mı?" diyerek konuyu çok alakasız sebeple dağıtıp gidiyor.

-bir üründen ilk defa getireceğiz, malzemelerin tüm özelliklerini yazılı ve sözlü izah etmeme, daha önceden getirdiğimiz ürünün daha gelişmiş ve farklı prensipte çalışan hali olduğunu DEFALARCA SÖYLEMEME RAĞMEN gümrükçü gidiyor, daha önceden getirdiğimiz o ürünmüş gibi farklı beyan ediyor ve ben defalarca bu hatanın düzeltilmesi adına ek belgelerle uğraşmak, o istenilenleri zamana karşı yarışarak temin etmekle, yurt dışına günlerce izahat yapmakla uğraşıyorum.

buna benzer tonlarca örnek verebilirim herhalde. ya ben çok yumuşağım ve insanların salaklıklarını ben çekmek zorunda kalıyorum ya da bunlar olağan şeyler herhalde. siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?
0
m e b
(23.01.25)
profesyonellik, dogru iletisim ve birazcik da empati ile cozulebilecek seyler. sanki gecmiste travmatik biseyler yasamissin o yuzden herseyi kisisel tehdit, saygisizlik olarak goruyorsun gibi. (bkz: If you are always the victim, maybe you are the problem)
0
buenosdias
(23.01.25)
@buenosdias +1 konu kilit.

Abi çok alınıyorsun gibi görünüyor. İnsanlar hata yapabilir, kim bilir sen neleri doğru sanıp başkalarına yanlış gelen şeyler yapmışsındır.
0
Shepard
(23.01.25)
Buna aptallık denemez bence. Herkesin önünde yığınla iş var, seni görünce birini aradan çıkarıyor işte insanlar. Seni beklesin, onu beklesin, ötekini beklesin dersen işleri bitmez. Veya gayri ihtiyarı aklına gelen bir şeyi söyleyebilir insan. Konuşacağımız şeyleri sürekli düşünerek akşamı yapamayız iş yerinde. Böyle şeylere hoşgörülü olmak gerekli.

Sanemk biraz sert ifade etse de haklılık payı var. Kendinize acımasız davrandığınız ve çıtayı çok yukarı koyduğunuz gibi diğer insanlara da bunu yapıyorsunuz.
0
playing star again
(23.01.25)
1. Şikayet: O arkadaşa o davranışı yapabilme hakkını sen vermişsin, eğer sergilediği hareket sonrasında bir tepki vermiyorsan geçmiş olsun.
2. Şikayet: Sana haber veriyor, koyayım mı diye soru cümlesi yöneltip senden cevap beklemiyor.
3. Şikayet : O kadar önemli toplantılar açık ofiste yapılmaz, açık ofiste yapılıyorsa o sadece bir toplantı değildir, araya daldığında sen veya yöneticin 'Bi dakka kardeş bak burada başla iş yapıyoruz' minvalinde dönüş yapmıyorsanız geçmiş olsun.
4. Şikayet: E iş dünyası böyle bi yer zaten, birileri işini yapmayacak birileri o işler için daha fazla zaman harcayacak, teorik olarak haklısın ama teoriğin iş dünyasında hiçbir önemi yok.

Ben böyle durumlarda ne yapıyorum,
1- Hocam görmüyor musun özel bişey yazıyorum ayıp ama az geriye gider misin diyorum.
2-Eyvallah kanka sağol anlamına gelecek bir onaylama hareketi ya da mimiği yapıyorum.
3- Hocam şu an bir toplantı yapıyoruz şu işi bir çözelim x bey eminim sana da zaman ayıracaktır diyorum.
4- Sorun kimden kaynaklandıysa sorun kaynaklandığı andan itibaren sorunu yaratan kişiyi ve ilgili kişileri cc ye alıp anında mail çakıyorum.

İnsanlar kesinlikle salak değil, sen yumuşak değilsin sadece iş dünyasının kurallarını bilmiyorsun
0
ebeş
(23.01.25)
@sanemkk: bu ağır oldu ya :( normalde kibir ve hırsızlık en çok korktuğum iki şey. tam tersine kendimi öyle ahım şahım görmem hiç, etrafımdakiler de kendi potansiyelimi hafife aldığımı ve kendime hep haksızlık ettiğimi söyler. ama burada verdiğim izlenim böyleyse dikkat etmem lazım demek ki. etrafımdakilere rahatsızlık vermeyecek şekilde yaşamak için elimden geleni yapıyorum, saygısızlık da yapmıyorum. aynı şekilde saygı görmek istemiştim hep...

@playing star again: sorun salt iş değil ki. evrensel davranışları yok saymaları. birisi telefonda konuşurken veya iki kişi konuşurken araya pat diye girmek işten bağımsız bir saygısızlık değil mi?
0
🌸m e b
(23.01.25)
konu sanki sende bitiyor.

emeğinin ve çabanın karşılığını alamıyor olma hissi ile tüm insanlara karşı bilenmişsin. klasik bir beni anlamıyorlar - her şey beni buluyor durumu oluşmuş.

muhtemelen haklısındır da ama değiştiremeyeceğin konularda içinde biriktirmek de boşuna.
bir tatil ya da kafa dinlemek iyi gelebilir.
0
orpheus
(23.01.25)
diğerleri neyse de buna da kızılmaz ki. alt tarafı masana bir şey bırakıp gidecek. ne zaman biteceği belli olmayan bir telefon konusmasını beklemesi saçma olurdu. adam yapılması gerekeni yapmış. buna bile sinirlenmişsin.

-telefondayım, işle alakalı hararetli bir şekilde bir konuyu izah ediyorum, zamanla yarışıyorum, o sırada çalışanlardan biri TELEFONLA KONUŞTUĞUMU GÖRMESİNE RAĞMEN dibime kadar gelip hiç ama hiç aciliyeti olmayan bir şey için bana el kol işareti yapıp "abi, geçen hafta ürünle alakalı istediğin bir broşür vardı ya, onu masana bırakıyorum, haberin olsun" diyor.
0
abelardo
(23.01.25)
2. ve 3. maddede bir hata göremedim. İki kişi konuşurken kutsal bir koruma çemberi devreye girip dünyadaki diğer tüm insanları sessize almıyor. Çok kısa cevapla hallolabilecek şeyler anlattıklarınız. Günlük hayatta da, işte de iki kişi konuşurken üçüncüsünün kısa bir iş için sohbetin bitmesini beklemesi saçma yani.

İlk maddede, kişisel gizlilik söz konusu. Kibarca uyarabilir ya da aşşşırı acil değilse sekme değiştirebilirsiniz belki ama uyarmak daha mantıklı bu biraz izansızlık.

Son madde pek hakim olmadığım bir mevzu ama sehven bir hata da olabilir yani, bir uyarı maili falan atılabilir.
0
nundu
(23.01.25)
sana kötü bir haberim var bu tip insanlar sadece işyerinde değil her yerdeler. günümüz insan profili böyle. başkalarının kişisel alanına saygı duymak kimsenin aklına gelmiyor. yapacak fazla bişey yok belki sus işareti yapan hemşire gibi parmak göstermek faydalı olabilir. ben böyle tipleri bir süreliğine görmezden gelerek işin içinden çıkıyorum. başka yolu var mı onu da bilmiyorum. iş hayatında başarılar (biraz da sabır) dilerim.
0
izole
(23.01.25)
Dünya sizin etrafınızda dönüyor gibi hissettim.
0
kimlanbu
(23.01.25)
gümrükçü ile alakalı olarak, önden taslak beyanname isteyin.
0
lazpalle
(24.01.25)
kendimi yatıştırmak için ben bunu kimlere, nerede yapıyorum diye sorarım.

birazcık agresif bir tavrın varsa törpülemen için bunlar geliyor olabilir. buna bakarım. insanlarla iletişimime.

ha hiçbiri yok, yanlış işteyim derim.
0
mathilda.may
(24.01.25)
Bence buradaki maddelerde sorunlar birbirinden farklı. Temel sorunlar:

1. İnsanlar multitasking yapıyorlar, siz daha odaklanarak çalışmayı seviyorsunuz, aynı anda iki işi idare etmek dikkatinizi dağıtıyor.
2. İnsanların kişisel alanınıza girdiğinizi düşünüyor veya hissediyorsunuz. İnsanlar sınırlarınızı ihlal ediyor olabilir. Burada ifade etmeye çalıştığınız şey o olabilir: İnsanların sıklıkla bireysel alanınızı ihlal etmesi ve bunun dikkatinizi dağıtarak işlerinize de engel olması.
3. Sonuncu madde ise çok farklı. Burada işini doğru yapmayan bir insan var gibi duruyor ve sorun siz değilsiniz. Sizin kızmanız da gayet normal.
0
silverleaf
(24.01.25)
(4)

yangında sağ kalmak üzerine

biseysorcaktim
bir kaç gündür gündemimiz olan ve neredeyse hepimizi üzen yangınla ilgili olarak aklıma geldi. yangın sonrası bazı görüntüler gördüm de dikkatimi çekiyor, böylesi bir durumda, eğer kaçış imkanı da yoksa, ne yapmak gerekir?yangında ölümlerin çoğunlukla nefes alamamaktan ya da zehirlenmekten kaynaklan
bir kaç gündür gündemimiz olan ve neredeyse hepimizi üzen yangınla ilgili olarak aklıma geldi. yangın sonrası bazı görüntüler gördüm de dikkatimi çekiyor, böylesi bir durumda, eğer kaçış imkanı da yoksa, ne yapmak gerekir?

yangında ölümlerin çoğunlukla nefes alamamaktan ya da zehirlenmekten kaynaklandığını biliyorum. yanmış insanlar varsa da, çoğunlukla zehirlendikten sonra olmuştur sanırım bu.

mesela şu görseldeki odanın her yeri kapkara ama yataklar, çarşaflar yanmamış.

prnt.sc
ya da elbise dolabı yanmamış.
muhtemelen banyo da yanmamıştır. böylesi bir durumda içerideki sıcaklık ne kadar olur? yan taraflar ve koridorlar yanıyorken, içerisi fırın gibi mi olur? fırın gibi olsaydı yataklar çarşaflar yanardı, demek ki olmamış diyebilir miyiz?

mesela, bu odadaki kişiler, banyoya girip kendilerini kapatsalar, banyo içindeki hava onlara 8-10 saat yetmez mi?

yangın esnasında içerisi bin dereceye ulaşıyormuş. ama her yerde yangına katkı sağlayacak malzeme yok. bu durumda oluşan yine de bu denli yüksek olur mu?

böyle şeyler tabi ki olmasın, üstelik bu çağda bu olaylar çok acı. ama yine de, vatandaş olarak böyle durumlarda yaşam şansını yüksek tutmak için yapılması gereken bir şey var mı merak ediyorum.

yine bu örnek için; yangın başka odadan başladı ve yayıldı. farkettim ve kaçış ya da tahliye imkanı olmadığını anladım. ben odamın kapısını kapatır, kapı deliklerinden ya da altından duman gelmesini engellemeye çalışırsam yaşam şansım artmaz mı? her taraf yanarken odanın yanmasını engellemek mümkün müdür? görüntülerde bazı odaların yanmadığı görünüyor çünkü.

bu durumda can kayıpları dumandan zehirlenmekten oluyor.
eğer yere yatar ve alçakta kalırsak temiz havaya ulaşma şansı da artar (zehirli gaz yukarıdan aşağı birikir).
0
biseysorcaktim
(23.01.25)
Kaçış yoluna, yani kapıya, merdivene ulaşım olanağı yoksa, mümkün olduğu kadar fazla çarşaf, nevresim vs alıp balkona, yoksa pencereye ulaşmak , eldeki malzemeyi ucuca bağlayıp aşağı süzülmek.

Yapılacak en doğru hareket bu. Yoksa her türlü zehirlenirsin. Karbonmonoksit havadan ağır bir gazdır. Çok çabuk havayı iterek zemine yukarı doğru ortama yerleşir. Banyolarda asma tavan üzerinde emiş bacaları vardır. Temiz hava o bacadan anında sirküle olacak, kapı altı ve yanlarından, CO ortama dolacak içeridekileri zehirleyecektir.
0
Mirket
(23.01.25)
dış kapı altına ıslak havlu sererek biraz zaman kazanabilirsin. örtülerin yanmamış olması ortamın ısınmadığı anlamına gelmez. o örtüleri 65-70 derece sıcak suda yıkıyorsun birşey olmuyor. o odadaki ısı 60-70 derecelere kadar rahatlıkla çıkabilir. bu sıcaklık insanı öldürmeye yeter ama içeride alev başlatmaya yetmez.
0
orpheus
(23.01.25)
çıkışa nefesimizi tutarak kaçamayacağımız bir mesafedeysek hemen odanın kapısı kapatılıp altına ıslak havlu yerleştirilmeli. odada ne kadar musluk varsa açılmalı, lavabo giderleri kapatılmalı, gerekirse odayı su bassın. bütün çarşaf, nevresim, yorgan, halı ne varsa ıslatılmalı. yangında alevlerden çok karbonmonoksite dikkat etmek gerekir ki ciğerlere yapışıp oradaki oksijeni dahi yok eden bir gaz bu. yoksa anında bayılıp ne olduğunu anlamadan ölmüş oluruz.

çarşafları bağlarken sadece uç kısımlarına değil bir de ortasına düğüm atılmalı, inerken kayma ihtimali var çünkü ve iyice gerdirilmeli.

edit: bir de aklıma düşeceğimiz yere yatak atma fikri geldi ama ne kadar başarılı oluruz bilemedim. pencereden sığar mı sığmaz mı bilinmez, gerekirse kırarız falan. ayrıca odaya ilk yerleştiğimizde gerek olsun olmasın yedek çarşaf ve havlu istemeliyiz.
0
Improbable
(23.01.25)
ısının yayılma prensipleri var.
konveksiyon, kondüksiyon, radyasyon. alev olmasa da orada o ısı yayılır ve yangın dörtgeninden eksiltme olmadığı sürece devam eder. yangın üçgenine zincirleme reaksiyon eklerseniz dörtgeni olur.

odanın kapısını, her türlü açıklığı kapatmak özellikle ıslak havlu vb ile yaşam süresini uzatmak mümkün ama nereye kadar? banyoya kapansalar soluyacakları sıcak hava solunum yollarına ve sistemine zarar verebilir burunlarını, yüzlerini nemli havlu ile kapatsalar bile. o yüzden 8-10 saat bir odada veya banyoda hayatta kalmak mümkün görünmüyor. ıslak battaniyeye sarılıp beklense bile 8 saat uzun bir süre yangın için.

çarşafla aşağı inebilenlere helal olsun. öyle bir durum olursa vakit de varsa aradaki düğümleri artırarak belki iniş daha da kontrollü sağlanabilirdi ama yangında ne vakti...

kocaman bir otelde zor ancak müstakil 3 odalı bir evde belki o da müdahale edenlerin müdahale süresi ve yetkinlikleri ile orantılı.

dolayısı ile insana ve insan üzerine kurulmuş sisteme bağlı durumlarda çoklu değişkeni olan bir denklemde zor.

zaten bildiğiniz üzere emekleyerek kaçmak gerekiyor.

yangına müdahalelerde en sıkıntılı durum backflash denilen ani hava (oskijen) girişi ile "harlama" diyebileceğimiz alev atmasıdır.

nihayetinde en önemlisi sakin ve kararlı olmak.

ama pan-ik dediğimiz şey zaten şeytandan (pan) türemiş. kal kalabilirsen :/
0
mathilda.may
(23.01.25)
(16)

kizartma tabagi, sosis tabagi hakkindaki dusunceleriniz?

buenosdias
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
0
buenosdias
(23.01.25)
Bazen çok aç oluyorsun ve alkole "altlık" yapmak gerekiyor, barda yiyecek başka bir şey de olmayınca el mahkum.
0
kimlanbu
(23.01.25)
Tadını sevmem nedeniyle rahatlıkla yiyorum.
0
peki madem
(23.01.25)
Cok dandik olmadigini dusundugum bir yerde yarim metre sosis aliyorduk bazen. Tabii sosis piyasa mali sosis ayarindaysa igrenc bir durum ama oyle degilse bir sikinti goremiyorum. Tabii pisirilme sekli vs sagliksiz muhtemelen. Bira iceceksem bunu takmam acikcasi.
0
mbond
(23.01.25)
bu mantıkla tüm fast food dükkanlarının kapanması lazım
0
sizofren06
(23.01.25)
her gün yemedigin sürece okay bence.
0
sonsuz
(23.01.25)
sağlıksız yemek yemeyelim mi hiç ya öyle dünya mı geçer. Çok sık gitmiyorum öyle mekanlara artık ama gidince bi bira tabağı söylerim yani sosisini de patatesini de gömerim. hiç öyle takıntılarım yok yağını sosisini ne yapmışlardır diye.
0
nundu
(23.01.25)
Biranın yanında yağlı yağlı üf çok güzel gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(23.01.25)
yani biranın yanında şunu yeneyi sorgulayan da ne bileyim gitsin şekersiz gazoz içsin sorry
0
KidLazer
(23.01.25)
sosis yemem hayatta. ama diğerlerine okeyim. tavuk patates kroket falan.
0
jelly bear
(23.01.25)
Gittiğin yer bar. Sınırlı yiyecek var ve genelde en makul menu Kızartma tabağı vs gibi şeyler oluyor. Sosis de bu tabağın içinde oluyor çoğunlukla.

Bira iciyorsan bira aciktirir. Mecburen alıp yiyorsun olay bu yani.

Yoksa normal zamanda bırak sosisi Kızartma bile yemem ben.
0
makbur
(23.01.25)
"merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim."

aynısını bira için de değiştirerek yazabiliriz. siz nasıl bira içmede herhangi bir sıkıntı görmüyorsanız veya önemsemiyorsanız başkaları da bu ürünler konusunda sıkıntı görmüyor veya önemsemiyorlardır. yoksa içmezdiniz, yoksa yemezlerdi.
0
yemrem
(23.01.25)
ayda yılda bir yenebilir. her akşam yeniyorsa orada bir sorun var. ayrıca bazı barlarda çok kaliteli sosislerden düzgünce pişirilerek hazırlanan tabaklar var.
0
orpheus
(23.01.25)
hayatta yemem. biranın yanında fıstık ve patates yerim. sosismiş kroketmiş hayatta ağzıma sürmem. leş.
0
abelardo
(23.01.25)
Menülerde "Bira Tabağı" olarak adlandırılan ve benim "Zehir Tabağı" olarak nitelendirdiğim, gerçekten de zararlı olan gıdalardan müteşekkil olmasına karşın ayda yılda bir yemekte büyük sakınca görmüyorum.

Benim asıl derdim, kaliteli bir zehir tabağı bulabilmek. Gittiğim pubların çoğunda zehir tabağındaki ürünlerin hepsi en kalitesiz ürünlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanıyor. Sık gittiğim bir pub, zehir tabağında en dandik market sosisini kullanıyor ancak porsiyon sosis ve hotdog'ta Kozmaoğlu'ndan aldıkları sosisi kullanıyorlar. Kroket, soğan halkası vs en dandiğinden dondurulmuş ürünler.

Kaliteli ürünlerden hazırlanmış zehir tabağı satan bir yer bilen varsa önerilere açığım.
0
10551037
(23.01.25)
Patates dışında tabakta olan her şey genelde aşırı kötü. Ya çok açken ya da 3. şişe biradan sonra söyleniyor genelde o yüzden. Yıllardır söylememişimdir hatta bizim masada söylenmemiştir. Patlamış mısır veya patates kızartması devam ediyor ama tabii ki. Yani anlayacağın üzere tercih sebebi sağlık değil lezzet. Zaten bir yandan içki içip bir yandan sağlık konusu açmak biraz... :)
0
nawar
(23.01.25)
Eve sosis, kroket vb almam. Patates kızartmaya bile oğlum 4 yaşına geldikten sonra başladım. Ama o tabağı çok seviyorum. Biranın yanında güzel gidiyor. Eskiden 3-5 ayda bir dışarı çıkıyor, haliyle ancak o zaman tüketiyordum. Yıllardır hiç çıkmadım, son zamanların tabaklarına ait artık fikrim yok.
0
strawberry first
(23.01.25)
(4)

Elektrikli termosifon nasıl boşaltılır?

kibritsuyu
Duvara asılı, tesisata bağlı ve içi 60 litre suyla dolu olan termosifonun içindeki su nasıl boşaltılır?Duvardan indirilip başka yere taşınacak.
Duvara asılı, tesisata bağlı ve içi 60 litre suyla dolu olan termosifonun içindeki su nasıl boşaltılır?

Duvardan indirilip başka yere taşınacak.
0
kibritsuyu
(22.01.25)
Altına kova koyup tahliye vanasını/vidasını açman lazım. Tahliye vanası yoksa sıcak su çıkışını açıp boşaltabilirsin. Her iki durumda da termosifona gelen suyu kesmek gerekiyor tabii.
0
himmet dayi
(22.01.25)
tüm vanaları kapat giriş çıkış sıcak soğuk

Termosifonun alt kısmında bulunan boşaltma vanasını açın. Bir kova veya hortum kullanarak boşalan suyu topla
0
jamswety
(22.01.25)
Tahliye vanası göremedim. Sıcak su çıkışını açınca içeri yeni su girmediği için akmıyor. Hava girsin diye soğuk su girişini de mi sökeyim?
0
🌸kibritsuyu
(22.01.25)
sıcak su çıkışından boşaltamazsın çünkü onun borusu içeride termosifonun en üstüne kadar çıkıyor. altta iki adet giriş ve çıkış boruları ve ters akış valfi olacak. su girişindeki valfi sökerek boşaltabilirsin tabi bu arada içeri hava girmesi için sıcak suyu da açman lazım.

bu baya yavaş olur ama bir olasılık da emniyet valfini bir tel vs ile bağlı tutarak açık bırakmak. tabi bunu yaparken sıcak su musluğu açık ve daireye giren su kapalı olmalı.
0
orpheus
(22.01.25)
(3)

Kredi kartı ile araba alma sorusu

HellKeePer
1 milyon nakitim var ayrıca 300 bin tl limitli borçsuz bir kredi kartım var. Bayilerin ve galericilerin bazı ilanlarına bakıyorum, 300 bin tl'ye kadar kredi kartı kullanma imkanı vardır yazmışlar.1) Şimdi 1.3k'ya bir araç beğendim diyelim kalan 300'ü o bayide kredi kartı ile ödeyebilir miyim? 2) Vad
1 milyon nakitim var ayrıca 300 bin tl limitli borçsuz bir kredi kartım var. Bayilerin ve galericilerin bazı ilanlarına bakıyorum, 300 bin tl'ye kadar kredi kartı kullanma imkanı vardır yazmışlar.

1) Şimdi 1.3k'ya bir araç beğendim diyelim kalan 300'ü o bayide kredi kartı ile ödeyebilir miyim?

2) Vade günlerini geciktirmeden ödersem kredi kartına faiz biniyor mu? faiz binse de ihtiyaç kredisinden daha mı uyguna gelir?
0
HellKeePer
(22.01.25)
hiçbir galeri vade farksız 300k taksitli çekim yapmaz. vade farkını ve alacağı paradan KK komisyonunu düşerek hesaba sayacaktır. yani karttan 300k çekilir ama ödeme bakiyesine yansıyan 280k olur mesela.

ardından ilk ay bu 300'ün %40 ödenmesi gerekir. kalan kısma faiz işlemeye başlar ve her ay kalan bakiyeden %40 ödenerek devam edilmesi gerekir.
0
orpheus
(22.01.25)
Birkaç ay önce ben de sizinle aynı şeyleri düşündüm. Limitiniz 300k ise 200k gibi düşünün. 12 taksit yapıyorlar ama hem karttan çekmek için komisyon hem de 12 taksit için vade farkı alıyorlar. Togg’un aralık kredi kampanyası cazip idi ben onu değerlendirdim. Her ay bir kredi kampanyası oluyor değerlendirebilirsiniz.
0
cilekli pasta
(22.01.25)
Merhaba. Ben geçem ay bu şekilde araç satın aldım. 500k çektirdim geri ödeme 12 taksit toplam 660k. Komisyon yok %32 yıllık vade farkı var. Kartınızda vade farkı dahil o kadar limit olmalı. Avantajlı Taşıt kredisine benzer bir oran var, dosya masrafı ve hayat sigortası gibi kalemler yok. Bir de asgari ödeme yapma gibi bir durum var krediye göre.
0
eisberg
(22.01.25)
(21)

Güncel borç durumunuz nedir?

messina123
Benim hazirana kadar 300k. Muhtemelen ot gibi bir hayatım olacak bir süre.
Benim hazirana kadar 300k. Muhtemelen ot gibi bir hayatım olacak bir süre.
0
messina123
(22.01.25)
80k. Yaza kadar bitirmeyi umut ediyorum.
0
sekizdokuzon
(22.01.25)
1.3 m TL
1m kredi 300k kredi kartı
0
gabe h coud
(22.01.25)
60-70k arası
0
matilda
(22.01.25)
borcum yok. ama evim arabam da yok.
iyi borc ise sevinmelisin borcun olduguna.
0
sonsuz
(22.01.25)
200k civarı
0
inheritance
(22.01.25)
80k
0
fevz-i
(22.01.25)
Kabaca yuvarlarsam 400k kredi borcum var
0
kullanicadi
(22.01.25)
80 bin civarında temmuz da bitecek diyorum ama her ay hesapta olmayan bir masraf çıkıyor.
0
mirty
(22.01.25)
Borçtan korkanları hiç anlamıyorum. Ödeyecekseniz borcunuz olmasının zararı olmaz, yararı olur. Normalde almak için bekleyeceğin şeyleri şak diye alır yavaş yavaş ödersin.

Bankalara 0, oraya buraya 1m borçspor.
0
Shepard
(22.01.25)
Konut kredisi var 1,2 milyon lira kalmış. 5,5 senesi var bitmesine.

Onun dışında kyk kredisi var da aylık ufak miktarlar olduğu için çok saymıyorum onu.

Kredi kartında kalan borç yok şu an. Ekstre kesilince bakarız
0
nundu
(22.01.25)
Kredi kartını sayarsak 25bin.
0
put it in your appropriate place
(22.01.25)
0.
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
310k gibi,

ama alacaklarıma kıyasla ufak bir miktar ve kredi limitimin %10'u bile değil. yani aslında borç miktarı önemsiz. kişiye ve duruma göre yorumlamak lazım.
0
orpheus
(22.01.25)
70-80 bin civarı.

Araba değiştiresim var şu ara o zaman da biraz kredi çekerim herhalde.
0
chicha_v2
(22.01.25)
Kredi kartı 70 e geldi
Borçlar ise 330k

Varlık 100k (cep telefonu + scooter minik)

Tüm sürecin tek iyi yanı dişçiye 7k borcum kalmış olması
0
baldan kaymak
(22.01.25)
Sifir. Cunku hic sevmem.
0
Zetnikov
(22.01.25)
taksitli 50bin tl kredi kartı borcu var. kasko, trafik, konut sigortası gibi harcamalar hep. uzun zamandır gereksiz harcama yapmıyorum. 3-4 aya da bunlar biter.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.01.25)
300k.
0
mikahakkinen
(23.01.25)
1.2 Milyon ev kredisi.
100K TL akraba için akrabalardan altın borcu.
Kredi kartı falan da var ama daha düşük tutarda :)
0
bigcaptain
(23.01.25)
Kredi borcunu yazanlar borçlarını faizli toplam borç olarak mı alınan anapara olarak mı yazdı acaba?
0
osssy
(23.01.25)
150k kredi kartı.

yatırım yapmasam kapatabilirim aslında.
0
false pretension
(23.01.25)
(20)

Karavanda yaşamak

beyfendi
Her sene belli dönem karavan alıp birkaç sene geze geze yaşayayım diye hayal kuruyorum. Bu sene bu fikir iyice oturdu aklıma baya karavan bakıp nasıl olur nasıl yaparım diye düşünmeye başladım.Çevrenizde var mı bunu yapan, pişman olan ya da tam tersi uzun vadeli böyle yaşamaya başlayan? Ya da siz dü
Her sene belli dönem karavan alıp birkaç sene geze geze yaşayayım diye hayal kuruyorum. Bu sene bu fikir iyice oturdu aklıma baya karavan bakıp nasıl olur nasıl yaparım diye düşünmeye başladım.

Çevrenizde var mı bunu yapan, pişman olan ya da tam tersi uzun vadeli böyle yaşamaya başlayan? Ya da siz düşündünüz mü hiç bunu denemeyi? Artıları eksileri neler olur sizce, ne geliyor aklınıza?
0
beyfendi
(22.01.25)
Ben evimin tuvaletinden uzaklaşmaya başladığımda anksiyetem artıyor o nedenle böyle karavandır kamptır doğadır böyle şeylere çok uzağım ama bunun müptezeli arkadaşlarım var onlar çok mutlu ama bana göre sefil gibi takılıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Ben de doğa aşığı sayılmam ama şehirden midem bulandı artık. 2 sene sonra istanbul'a geldim, ilk bir hafta özlemişim dedim şimdi kaçacak delik arıyorum. bi delilik yapayım sonra yine illa ki koyun gibi sürtüne sürtüne yaşamaya dönerim diyorum.
0
🌸beyfendi
(22.01.25)
Bir ara bu sitede birisi benzer bir soruya
'Karavan insanı iki gün mutlu eder. Birincisi aldığı gün, ikincisi satabildiği gün.' demişti.
Bir ara, o zaman beraber yaşadığım kız arkadaşın da katkısıyla karavan işine merak sardım. Birkaç kez alma arefesinden döndüm ve şu an iyi ki dönmüşüm diyorum.
Pandemi zamanı ve ekonomik kriz insanları karavan tatilciliğine yönlendirdi. Her yer karavan doldu. Çok ciddi park yeri sıkıntısı ortaya çıktı. Tatil yöreleri karavancı istilasına uğradı ve belediyeler yavaş yavaş kısıtlamalar getirmeye başladılar.

Tatil yörelerinde karavan tatili neredeyse otel tatili fiyatına yükselir oldu.

Bu işe gönül vermiş göçebe ruhlu insanlar tanıyorum. İnanılmaz zevk alıyorlar ve gezmedikleri yer kalmadı. Bunların toprağa basmakla özel bir bağı oluyor. Mangal başını 5 yıldızlı otel tatiline yeğleyen insan bunlar. Ama ezici çoğunluk da aşırı pişmanlar.
0
Mirket
(22.01.25)
Hocam dediğim gibi benim bu konuda bi deneyimim yok ama bahsettiğim şekilde yaşayan çok insan tanıyorum hepsi de sanki doğuştan böyle gibiler içgüdüsel olarak böyle arayışları vardı hepsi de kendine uygun olanı buldu vakitlerini öyle geçiriyorlar, sen bence direkt karavan alma da bi kirala bi bak senlik bir olay mı yoksa bi gelip geçici bir heves mi, baktın hoşuna gidiyor ondan sonra devam edersin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Youtubeda bir sürü video var

En büyük sorun karavanı park edeceğin yer oluyor, teoride istediğim yere çekerim diyorsun fakat pratikte istediğin yerde konaklayamıyorsun

Karavanlara hizmet veren işletmeler de sayıca çok az, her yerde yok
0
grimavi
(22.01.25)
Dönemsel olarak olabilir bence. Temizlik, ısıtma ve yemek sorun
0
wd40
(22.01.25)
park sorun, her yere park edilmiyor diye biliyorum. elektriği suyu olan bir kampa park ettin diyelim. kiralar yükselmiş olabilir.

ısınma/soğutma, elektrik, tuvalet, su, banyo hepsi sorun.

2 hafta amcamın karavanında kalmıştık tatil mi yaptık eziyet mi çektik belli değil yani.

bu işleri seviyorsan çekilebilir, yoksa çekilir dert değil.

Edit: bu sorunlar aşırı lüks karavanlarda çözülebilir ama çok zengin olmak lazım bence. o kadar sistemi kendine yetecek kadar veya bir süre idare edecek kadar kurdun diyelim. onun bakımı da pahalı olacak.

En güzeli kiralayın, hevesinizi alın. Çok düşük bir ihtimal, baktınız çok sevdiniz.. -ki bence kısa sürede karar vermek çok doğru olmayabilir- satın alırsınız.
0
ananiyimioguz
(22.01.25)
bir kirala dene kolay bir şey değil. elektrik, su, internet, depolama alanı herşey sınırlı. minimalist bir yaşamın ve düzenli bir gelirin olmalı.

karavanın en güzel alternatifi 36-40 feet arası bir yelkenlidir ama o da başlangıçta ucuz birşey değil. fakat artıları ve keyfi çok daha fazla.
0
orpheus
(22.01.25)
tek basina mi cift olarak mi?

cift olanlar ayrilabiliyor. cünkü arabanin sorunlari var, kücücük alan, yemek pisirme, sosyal cevrenden cok izolesin derken birbirlerine giriyorlar.
0
sonsuz
(22.01.25)
Yılın bazı zamanları benimde hayalim,karavan hayatı. Çocukluğumdan beri hep istiyorum bakalım ne zaman kısmet olacak.

Etrafımda kimse yok ama Bursa da bir çift çoğu zamanlarını karavanda geçiriyor,kadın Dr bu arada, işini aksatmadan çalışıyor.
Kelingiller diye bakabilirsiniz Instagram dan.
0
brnbrs
(22.01.25)
bu sorunun yanıtı aslında tamamen öznel.
ben hayatta yapmam mesela.
o yüzden nacizane tavsiyem bir tatilinizde kiralayın bir karavan ve deneyimleyin.
en tatmin edici yanıtı size deneyiminiz verecektir.

onun dışında karavanda yaşayan bir arkadaşım var, hatta türkiyede bu işi ilk yapanlardan.
ama pandemi zamanı millet abanınca karavana istanbul sahilde özellikle isparklar karavanlarla doldu. daha sonra belediye ceza kesip kaldırdı çoğunu bulunduğu yerden.
büyük sıkıntılar çıktı.

dünyanın en büyük karavanı da olsa bir evin konforunu asla vermeyeceği için ben hayatta tercih etmem.
0
rentts
(22.01.25)
evini kapatmayacaksın ya, yap gitsin en kötü 2 hafta sonra bu ne bok gibi bi hayatmış der evine dönersin.
minimal hayat ve ihtiyaçların belirlenmesi için çok kıymetli bir deneyim olacağını düşünüyorum.
0
erty_ksk
(22.01.25)
3 senedir İstanbul'da karavanda yaşayan bir iş arkadaşımız var. İstersen vereyim numarasını ara sor sorularını.
0
kaptan memo
(22.01.25)
gordugum kadariyla turkiye'de karavan'da iki tip insan kaliyor.

1. kriterleri cok dusuk olan evsiz, muptezel, sezonluk amele, hippie tarzi insanlar.
2. karavani ve karavan disi imkanlari her turlu senaryoya uygun olan zenginler.

anladigim kadariyla sen iki kategoriye de girmiyorsun. turkiye altyapi anlaminda oyle hem gezeyim, hem yasayayim tarzi 3. kategoriye uygun bir yer degil bence. max. 2 hafta yapabilirsin.
0
buenosdias
(22.01.25)
İlk karavanım çekme karavandı Üstelik şase üzerine erkek arkadaşımla beraber tamamen kendimiz imal ettik. Tuvalet ve duş yoktu, 1.60*2.30 mt ebatlarındaydı.mutfak vardı. O zaman oğlum 3 yaşındaydı.
O zamana kadar pikniğe bile bir kaç kere gitmiştim. Konfor alan mdan çıkmak, hele tuvaleti olmayan bir yere gideceğim fikri asla kabul edilemedi benim için. Ama kendi el emeğimle sağa sola gitmek çok keyifliydi. Off-road karavan yaptık, lada cip arkasına takıp yaylaya, dağa taşa gidiyor en fazla 2 gün kalıyorduk. Ama kar tatili bile yaptık yanımıza çocukla.
Sonra moto karavan yapmak için sprinter aldık. Koltukları söktük, bir süre 2 yıl kadar imalata geçemeyip derme çatma kullandık. Onunla uzun yol yaptık ve kaldık. Bir gece istediğimiz yerde konakladıysak bir gece de karavan kampında kalıp duş alıyorduk.zaten yaz mevsimi olup denize de girince pek duş aradığımız da söylenmez. Bu arada moto karavanın bizim isteğimiz olmadığına karar verip sattık ve yerine 750kg altı çekme karavan aldık. Bu sefer duş wc içinde vardı. Aldıktan sonra yaz tatilinde 3 Ay kamp alanında yaşadık. Komik olan evim karavan parkına 10 km mesafede. Ama eve sadece 10-15 günde bir çamaşır yıkamaya gittim bir kaç saatliğine. Kamp alanındaki duşu ve tuvaleti kullandım. Karavandakini hiç kullanmadım. Hatta erkek arkadaşım gaza geldi, tam 1 yıl karavanda yaşadı.biz de oğlumla genellikle perşembeden yanına gidip hafta sonu orada kalıyorduk. Ya da Sonra kalma ücretlerine fahiş bir zam geldi. Karavan eve döndü. Ama erkek arkadaşım dönmedi. Kendi evini kiraya verdi bu 3.yılı apartmanın altında karavanda yaşamaya devam ediyor.
Biz ayrılsak da arkadaşlığımız sürüyor bazen hafta sonraları bizi de alır karavanla sağa sola gideriz. Çamaşırlarını bazen bana bazen abisine götürür. Halinden memnun. Evi boş kaldığı zaman bile yukarıya çıkıp evinde kalmadı, karavanda devam etti.

Ben 3-4 Ay karavanda yaşasam da kışı evde geçirmeyi tercih ettiğim için uzun soluklu karavanda yaşamam.
İhtiyacınıza uygun karavanı seçmek önemli. (moto mu çekme mi olacak)
Karavan hayatı bence çok eğlenceli. Üstelik küçük çocuğum olmasına rağmen ben hem çok sevdim hem de çok eğlendim. İmkanınız varsa kiralayıp kendinizi bir deneyin. Bazı yerlerde ücretsiz karavan parkları olsa da genel olarak fiyatlar çok yükseldi.
0
strawberry first
(22.01.25)
Mobil edit: @ buenos
Karavan ve çadır tatili yapanlar düşündüğünüz gibi ne hippi ne de çok zenginler...
Genellikle işi müsait olan (öğretmen, home ofdice çalışan vb) ya da emekli olanlar tercih ediyor. Bildiğiniz normal yurdum teyze ve amcaları karavanda tatil yaparken en sık karşılaşabileceğiniz kitle.

Ben de zengin değilim, hatta işsizim. Biz karavan için gerekli olan parayı 3 yıl çilek ekip çiftçilik yaparak kazandık. Birini satıp diğerini alınca da üste vermememiz gereken miktar azaldı. Bizim kaldığımız dönemde karavan kampında kalmak çok uyguna geliyordu. Aylık 3500-4000 liraya elektrik ve su 7/24 ücretsiz. Yani kışın kalıyorsak 24saat UFO yazın 24 saat klima kullanabiliyor, hatta aşırı sıcaklarda karavanın dışında yanımızda vantilatörle oturuyorduk. her türlü elektrikli aleti kullanabiliyorduk. (karavanda kalınca elektrikli tencere kesinlikle şart, enfes ve kısa sürede pişiriyor, koku olmuyor) kahve makinası, çay makinası... Bu şartlarla evde elektrik tükerip kira versem 9-10 binden az ödemem. Çünkü yazlık bir yerde yaşıyoruz kışın ısınmak, yazın da soğumak için klima kullanıyoruz.
0
strawberry first
(22.01.25)
Mobil edit 2 karavan parkı ya da kamp alanlarında bulaşık yıkamak için de Bulaşıkhaneler olur. Minicik karavanda bulaşık yıkamaya uğraşmazsınız.karavandaki mutfak, tuvalet duş; bunların bulunmadığı yol üzerindeki konaklamalar vb yerlerde işe yarar.
0
strawberry first
(22.01.25)
önce bir kaç günlüğüne karavan kiralayıp, artı ve eksilerine bakıp karar vermek gerekiyor. biz 3 gün kiraladık ve bize uygun olmadığına karar verdik.
0
scudman1
(22.01.25)
tatil için karavan almak pişmanlık, ama yaşamak için alanlardan pişman olan görmedim.
0
entropik
(22.01.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Birkaç detay daha vereyim, önceki sorulara cevap olarak. Evi kapatacağım bir kere bu kesin. Karavan konusunun her sene aklıma gelmesinin sebebi de zaten her sene ev kapatıp yeni ev bakmam, her sene kiraların saçma sapan uçup gitmesi. Yalnız yaşayacağım. Park sorunu vs. gibi konularda haklısınız ama niyetim zaten türkiye'de değil avrupa'da olurum çoğu zaman.
0
🌸beyfendi
(22.01.25)
(2)

istanbul'dan günübirlik

patronaj1
selamlar.belgrad ormanı gibi istanbul'un çeperlerinde bu havada nerelere gidip gelinebilir ya? öyle doğa moğa olmasına gerek yok, sallıyorum kilyosta restoran vs önerisi de olurlu.
selamlar.
belgrad ormanı gibi istanbul'un çeperlerinde bu havada nerelere gidip gelinebilir ya? öyle doğa moğa olmasına gerek yok, sallıyorum kilyosta restoran vs önerisi de olurlu.
0
patronaj1
(21.01.25)
polonezköy
0
orpheus
(21.01.25)
Adalar, Anadolu Kavağı, Durusu,Karaburun, Çilingöz, Şile,Ağva vs
0
(22.01.25)
(9)

Antidepresan almanın mantığı nedir?

chillbabe
Eğer ilacı bıraktığımızda önceki bütün korkular ve kaygılar geri gelecekse antidepresan almanın mantığı nedir?
Eğer ilacı bıraktığımızda önceki bütün korkular ve kaygılar geri gelecekse antidepresan almanın mantığı nedir?
0
chillbabe
(20.01.25)
Ilaci biraktiginizda onceki korkular ve kaygilarin geri gelecegini kim soyluyor?

Psikolojik rahatsizliklar gunluk yasam kalitesini etkiliyorsa, tedavinin bir ayagi olarak bu kaliteyi yukseltmek icin antidepresan yazabiliyor doktorlar. Bu ilaclar tedavinin bir ayagini olusturmakla beraber, diger bir ayagi ise terapi surecidir. Terapi olmadan yalnizca ilaclar ile eger kosullarinizda uygunsa, bu tarz duygulardan uzak kalarak, belli bir sure sonunda ilacsiz da benzer sekilde hayatinizi surdurebilirsiniz.

Her seyden once bu tarz konulari doktorunuza danismaniz elbetteki en sagliklisi olacaktir.
0
bosver nicki
(20.01.25)
Antidepresanların çoğu SSRI denilen ilaç grubundandır. Yani selective serotonin reuptake inhibitor. Depresyon ve birçok kaygı bozukluğunun temelindeki sebeplerden birisi olarak serotonin yetersiliği görülüyor. Antidepresanlar da serotoninin geri alımını (reuptake) inhibe ederek beyninizdeki serotonin miktarının artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla daha rahat daha iyi hissetmeniz bekleniyor antidepresan alımı ile. Kaygılar ve korkularla başa çıkabilmek için başa çıkma becerilerinizin artması gerekiyor. Kendinizi kötü hissedersek ya da kaygılıyken temel sebepleri bulup davranış değişikliğine gitmeniz zor olduğu için antidepresanlar size görece olarak daha iyi hissettiğiniz bir dönemi fırsat olarak sunuyor.
Evet, tedavi edici değiller. Ancak işe yaramaları halinde tedaviyi kolaylaştıracak önemli bir zaman verirler.
0
but that was just a dream
(21.01.25)
diyelim ki bir sokaktan gececeksin ama sokakta bir köpek sana dogru havliyor ve sen korkundan yürüyemiyorsun. ben sana diyorum ki dur ben köpegi tuttum hadi yürü gec, ben köpegi tuttugum sürece köpek sana bir sey yapmaz.

burada köpek korkular ve kaygilarin, köpegi tutan ben antidepresan oluyorum, ben köpegi tutarken yürüyüp gecmesi gereken sen oluyorsun. ben köpegi tuttugum halde sen yürüyüp gitmiyorsan, köpegi biraktigimda aaa ben niye gidemedim burada kaldim, hicbir faydasi olmmadi ilaclarin diyemiyorsun.
0
deckard
(21.01.25)
dalgalı denizde hayatta kalmanı sağlayıp seni kıyıya ulaştıracak. oradan sonra kıyıya çıkıp yoluna devam etmek senin görevin. antibiyotik gibi kendi kendine tedavi etmesini bekleyemezsin.
0
orpheus
(21.01.25)
Daniel Amen. Arastir.
0
tezek
(21.01.25)
ben sebepsiz agri tedavisinde kullaniyorum, agri kesici ise yaramiyor cunku.

doktor bana soyle dedi:

hardware problemin yoksa eger agriya yol acan bir software problemin var demektir. sen farkinda olmaya bilirsin ama bardak tasmis. o yuzden onunde iki secenek var:

1 - hayatini 180 derece degistireceksin. mesela, oturarak calisiyorsan oturma, ya da surekli hareket etmen gerekiyorsa etmeyecegin bir pozisyona gec, stresi azalt, vs..

2- bunlar mumkun degilse, ki nufusun %99.9u icin degil, bu hapi yut ve devam et.
0
cooperr
(21.01.25)
hayatta kalmak.
0
deartheodosia
(21.01.25)
anti-depresanlar içeriğine bağlı olmak üzere size çevrenizi daha objektif algılamanızı sağlar. diyelim ki bir kişinin uçak korkusu var. anti-depresan aldığında süpermen'e dönüşmez sadece güvenli ve stabil bir yolculuğun mümkün olduğunu ve aslında endişendiği gibi her uçuşunn bir tehlike olmadığının fark etmesine olanak tanır.

bunu fark etmek için elbette kişinin korkusunun üzerine gitmesi gerekir. 2 hap attıktan sonra kimse hanım benim paraşütüm nerede demez.

anti-depresanlar birer ağrı kesici veya antibiyotik değildir. kesin sonuç vermezler.
uzman değilim, şahsi görüşümdür.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.01.25)
ben hayat kalitemin artması için kullanıyorum, işim gereği, yaşam tarzım, kaygılı ebeveyn ile büyümek benim olaylar karşısında kontrolü kaybetmeme ve aşırı öfke nöbetleri yaşamama neden oluyor. Düşük dozda bir ilacım var onu kullandığım dönemden beri insan ilişkilerim epey düzeldi, yaşam kalitem arttı. ama bir noktada bırakmak durumunda kalacağım tabi ki, o zaman ne yapacağımı o zaman geldiğinde düşünürüm.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
(6)

sizi çok seven kedinizle başa çıkma yöntemleri

semaforo de medianoche
ben de onu çok seviyorum. kardeş gibi, evlat gibi sevmekten bahsediyorum hem de. ama beni o kadar bunaltıyor ki kafayı yeme noktasına geliyorum bazen bu sebeple. haftanın 2 günü ofisten çalışıyorum diğer günler evdeyim. ben evdeyken sürekli üstümde. oturup bacaklarımı uzatıp bir şey yiycem alıyorum
ben de onu çok seviyorum. kardeş gibi, evlat gibi sevmekten bahsediyorum hem de. ama beni o kadar bunaltıyor ki kafayı yeme noktasına geliyorum bazen bu sebeple. haftanın 2 günü ofisten çalışıyorum diğer günler evdeyim. ben evdeyken sürekli üstümde. oturup bacaklarımı uzatıp bir şey yiycem alıyorum kucağıma yiyecekleri hemen geliyor üstümde araya bi yere yer bulmaya çalışıyor kendine. kendinin de ilgisini çeken bir şey yemek istersem (cips, bisküvi vs.) zaten hayatta rahat bırakmıyor. masama geçiyorum çalışmaya klavyenin önünde volta atıyor sürekli arada inip kucağıma yatıyor biraz sonra geri kalkıyor. yani durduğu yerde dursa gene okey ama göğsümde tur atıyor sonra yatağın tepesine zıplıyor ordan geri üstüme zıplıyor sürekli bi hareket halinde. gece de üstümde yatıyor. biraz da iç dökmek istedim esasında ama nasıl başa çıkabilirim bu sevgiyle? 12 yaşında dişi tekir ve 12 yıldır beraberiz kendisiyle.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Valla biz çok kudurduğunda dışarı atıp kapıyı kapatıyoruz. Daha 1 yıl bile olmadı bizim kedi geleli ama sıkılıyo insan bazen. Bizimki çok kuduruk köpek gibi.
0
turuncu tonlarda
(20.01.25)
@turuncu tonlarda: işte böyle davranmak da içimden gelmiyor maalesef. anlık sinirle bağırınca bile üzülüyorum sonra. galiba bu yüzden tepeme çıktı iyice.
0
🌸semaforo de medianoche
(20.01.25)
Ay çok eğlendim. Aynısından 9 aylık nazlı bir kız da bende var. Sürekli eleleyiz. İlla elime temas edecek, ve elimi yalayacak. köpek gibi evde nereye gidersem yanımda. Tuvalete gidersem kapının önünde ağlıyor. Ders çalışacaksan monitör, klavye mouse kullanamıyorum. Ama ben bir kaç kere alıp yere ya da yan sandalyeye bırakınca zaten rahatı bozulduğu için bir daha yaklaşmıyor. Bıraktığım yere kamp kuruyor. Geçen gün telefonla konuşurken patpatpat elime vurdu. Yeter, bitir artık beni sev diye. Çok eğlendim.
Ben bağırmıyorum ama kesin bir dille, bir tık yüksek perdeden ve sert bir tonda hayır diyorum. Öğrendi. Bir kaç hayırdan sonra ısrarcı olmuyor.
Ama sizinki epıy büyük, bu saatten sonra öğrenmek işine de gelmez.
0
strawberry first
(20.01.25)
sosyal bir kedi ise arkadaş alın, evde başka kimse var mı ? o hayvan da yalnız kalmak istemiyor. şöyle düşünün nasıl insan 7/24 evde kalsa ve hiçkimseyi görmese delirir ilk gördüğü insana atlar kedi de öyle. hayatına bir uyaran, yakınlık lazım.
0
orpheus
(21.01.25)
Arkadas sahiplenin sizi salsin
0
rentts
(21.01.25)
@strawberry first: ben de yapıyorum aynısnı ama çok ısrarcı. 4-5 kere tekrarlamak gerekiyor bazen alıp uzağa koyma olayını vazgeçmesi için. hem de birkaç saat sonra gene aynı işi yapabiliyor gene aynı mücadeleye baştan girmek gerekiyor.

evde bir kedi daha var bu arada o da aynı zamanlarda geldi 12 yaşında erkek. onunla araları iyi değil ama o biraz daha yabani hem yemeğini yer gider sonra izole bir yere uyur orda. bu insan canlısı. bana da ayrı bir düşkün.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.01.25)
(24)

Sizce en iyi bisküvi nedir?

silverleaf
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
0
silverleaf
(20.01.25)
www.godiva.com.tr


Budur. Çünkü inanılmaz lezzetli
0
ırene adler
(20.01.25)
sizde neler çıktı merak ettim

Seçenek çok açıkçası. Çok standardı bu işin hoşbeş.

Şu içi çikolata dolgulu biskolatalar da çok güzel. Haylayf gibi boş düz bisküvü soruyorsak da petibör
0
baldan kaymak
(20.01.25)
Çikolatalı, kaymaklı vesaireli olanlar hariç, sade bisküvi soruyorsanız, Ülker Pötibör derim ben.
0
Mirket
(20.01.25)
Mulina bianco.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
Herkesin ağız tadı farklı ben mesela içi dolgulu bisküvi sevmem

Sevenler için hanımellerin tarçın ve zencefillisini önerebilirim
encrypted-tbn0.gstatic.com

Hem çayla hem sıcak şarapla iyi gidiyor :)
0
grimavi
(20.01.25)
eti kakaolu bisküvi. inanılmaz iyi bence. ülker'inki mesela keyif vermiyor ama eti'ninki harika.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Walker’s
St. Michel
Asolo Dolce
Lotus
Leibniz Minis
0
gabe h coud
(20.01.25)
Klasik Çizi
Nero
Klasik Burçak

"En iyi" gibi bir iddiada bulunamam ama bu üçü karşıma çıkınca çok mutlu olurum.

Pötibörde de çifte kavrulmuş favorimdir.
0
mutekebbir
(20.01.25)
gofredo
0
neira
(20.01.25)
Eti kakaolu, tadı değişmediyse eti finger, nero.
0
asteriks
(20.01.25)
eti ne(g)ro
0
sonsuz
(20.01.25)
tabii ki cicibebe
0
co2s2
(20.01.25)
nussknacker kırmızı almancı çikolatası. işte vizyon işte feraset.
0
biravekahve
(20.01.25)
@baldan kaymak Ya bizim kişisel tercihler çok farklı, kardeşim ısrarla kırmızı İkram diyor, o mu bu mu yaptığımız bütün bisküvilerde İkram'a tutundu. Ben Le Petit Ecolier gibi bir bisküvi vardı Fransa'da, onun kakaolu kapmalı olanı diyorum. :)
0
🌸silverleaf
(20.01.25)
Bu aralar kakaolu eti kurabi benim için.
0
peki madem
(20.01.25)
Çizinin dolgulu olanları bence.
0
yenibirgüzelnick
(20.01.25)
bakın abartmıyorum. bazen marketten çaya bandırmalık bisküvi alırım ama bunu yeni keşfettim. galaksimizdeki en lezzetli en iyi bisküvi olabilir.
eti sultani sütlü çikolata kaplı bisküvi.
www.etietieti.com
0
exlibris
(21.01.25)
@co2o2

Eti cicibebelerin artık çok şekerli bir tadı var insanın ağzını yakıyor şekerden
0
grimavi
(21.01.25)
On sene kadar önce ikram çok iyi bisküviydi. Hele kırmızı paketteki açık ara fark atardı diğerlerine. Her gün severek yerdim. Artık öyle değil. On değil, yirmi yıldır belki çok kötü.

İyisi hangisi bilmiyorum. Takipteyim. Ama kesinlikle ikram değil, Ülker değil.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
Tam çaya banmalık fındıklı hanımeller diyorum
0
respect
(21.01.25)
wasa'nın tüm krakerleri güzel. tercihim wasa mild cheese.
0
orpheus
(21.01.25)
2 saattir konuşuyoruz bi' Biskrem demedik.
0
kumandanim
(21.01.25)
Turkiye'de Eti Yulafli bence. Ama o da bozdu tabii. Arada bir yiyesim geliyor. 3'lu pakette her paketin tadi ayni olmayabiliyor bi de. Yillar once biskuviler daha iyiydi.

Yurtdisinda da yine daha iyiler var tabii. Proteinli sekersiz glutensiz vs. Guzel seyler yiyorum bazen. Markalarini unuttum.
0
ermanen
(21.01.25)
şekerli -> eti sultani (kuru üzümlü olan)
tuzlu -> taç kraker
0
inheritance
(21.01.25)
(13)

350 bin tl'ye alınabilecek en iyi araba

zenci biskuvi
Arabadan anlayan arkadaşlar yardımcı olabilir mi acaba?Ya 150 bin tl'ye Broadway alacağım ve para biriktirip ileride yükselteceğim ya da 350 bin tl civarında bir araç alıp biraz daha uzun süre kullanacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
Arabadan anlayan arkadaşlar yardımcı olabilir mi acaba?

Ya 150 bin tl'ye Broadway alacağım ve para biriktirip ileride yükselteceğim ya da 350 bin tl civarında bir araç alıp biraz daha uzun süre kullanacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
0
zenci biskuvi
(20.01.25)
Manuel, ford fiesta aldık.

fiat palio vardı önceden de.
0
baldan kaymak
(20.01.25)
ben de çok anlamam ama Toyota Corolla bu konuda efsane diye biliyorum. Bi bak derim.
0
nhk ni youkosu
(20.01.25)
broadway alırsanız dert sahibi olursunuz gibime geliyor. ben olsam yaris bakarım.
0
co2s2
(20.01.25)
araç markası öneremem fakat kriter önerebilirim.

bu fiyatta kaporta olarak çok iç açıcı bir araç bulmak zor burada en önemli nokta motorun sağlam olması eksperde buna dikkat edin.
0
biravekahve
(20.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Önerilere dikkat ederek biraz bakındım ama arabadan hiç ama hiç anlamadığım için bilen biriyle bakmak en mantıklısı görünüyor. Sıfır arabalarda bile rezalet başlığı açılıyorsa benim aradığım fiyatlarda neler vardır. :)
0
🌸zenci biskuvi
(20.01.25)
Renault clio 2005 model araç var bende. Benzer araçlar 300 civarında. Parça sorunu yok, usta sorunu yok. Bir bakarak olun, araştırma listenize ekleyin.
0
biseysorcaktim
(20.01.25)
Temiz bir VW Transporter.
0
alfired
(20.01.25)
100 daha koy 2016 model ford fiesta 1.5 Tdci titanyum vereyim.
185.000 km de.
Ağır hasar kaydı var ama sigorta şişirmesi(alttan bi darbe almış airbag açılımı şaselerde herhangi bir işlem yok.
2017 yılında 9.000 kmde iken aldım o zamandan beri bende. Ağır hasar var diye sarı sitede yerin dibine gömecekler bunu istemiyorum ama sonuç ortada.
0
bu yolun yolcusu
(20.01.25)
Öncelikle sigorta şirketleri hasarı sisirmez bu tip ilanlardan uzak durun; eksiseyler.com

İkinci olarak alınacak araç yaşlı olacağından mümkün mertebe elektroniği az ve parçası bol arac modellerine bakmanız lazım. Megane, accent, palio, punto, corolla gibi her üç adımda bir karşılaştığınız modellerin bütçenize uygun olanları olabilir.
0
mirty
(20.01.25)
c2 c3 falan 400k ya bulunur
0
ala09
(21.01.25)
Broadway, clio 2005, sigorta şişirmesi(yalan), c2 ve c3 gibi tırt arabaları önerenleri dinleme.

Motoru, mekaniği önemli, arabanın dışını önemsememeye çalış. Çevren bunu anlamaz, laf sokar ama işte hayat.

Ben olsam o paraya hep önerdiğim gibi renault fluence otomatik alırım. 2012 modeli ağır hasarlısı o civarda. Düşük km'li vs diye aldanma, motoru iyi çıkar elektroniği üzer, kliması veya sensörleri üzer. Direksiyon kutusu veya yakıt pompası veya enjeksiyonu üzer. Ohaaa motoru iyi, düşük kmli garaj arabası buldum göz alıcı da dışı diyeceğin araba da bile masraf çıkacak. Benim önerdiğim arabada da masraf çıkacak. Bunları en azından göz önünde bulundur derim.
0
Shepard
(21.01.25)
düşük bütçe ile alınacak en iyi araba ya eski japon ya da fiat grubudur. ford fiesta da bu gruba dahil edilebilir.

az paraya iş görecek araba B sınıfı, benzinli, atmosferik ve düz vites olmalı. paketi olabildiğinde giriş veya orta seviye olmalı. yani sunroof, katlanır ayna vs. gibi hem sorun çıkaracak hem de fiyat arttıracak şeylerden uzak durmak lazım.

bu tip bir arabayı alırken klasik kaporta ekspertizi yerine. o aracın spesifik motor mekanik ustasına giderek baktırmakta fayda var.

ayrıca aracın kendisi kadar satıcısı da önemli. çok şanslı değilsen galeriden, esnaftan böyle eski ama derli toplu bir araba alamazsın. genelde ucuza denk getirilmiş. görseli çok güzel makyajlanmış ama mekaniği sıkıntılı araçlar denk gelir. aldatmaca olarak da aracın birkaç ufak eksiğini bilerek yaptırmazlar. işte bilmemne hortumu değişecek 4000tl masrafı var. bak biz söylemesek bilemezdin ama ucuz zaten ayağı yapılır. bu esnaflardan uzak dur.

yaşlı emekli memur, avukat, mühendis amcadan, mümkünse en az 2-3 senedir ruhsat sahibi olandan bak. 6 ay gibi süreler şüpheli araçta bir sorun vardır elinden çıkarmaya çalışıyor olabilir. biraz muhabbet edip anlaman lazım.
0
orpheus
(21.01.25)
ben olsam 106 alirim bir tane, quicksilver falan. otoban faresi.
gti da bulabilirsin belki ama buyuk ihtimal yikik olur..
0
cooperr
(21.01.25)
(3)

Citroen C3 AirCross alınır mı?

namandigurai
Merhaba,2020 model 1.2 Puretech Shine modelini almayı düşünüyorum, aracı buldum. Ancak internette araştırdığımda kronik sorun olarak hararetten bahsetmişler. Rampada hararet yapıp çekişi düşüyormuş. Her araçta olacak bir sorun mu bu?Bir de sağa çekme sorunundan bahsetmişler.Kullananlar, bilgi sahibi
Merhaba,

2020 model 1.2 Puretech Shine modelini almayı düşünüyorum, aracı buldum. Ancak internette araştırdığımda kronik sorun olarak hararetten bahsetmişler. Rampada hararet yapıp çekişi düşüyormuş. Her araçta olacak bir sorun mu bu?
Bir de sağa çekme sorunundan bahsetmişler.

Kullananlar, bilgi sahibi olanlar varsa yardımcı olabilir misiniz? Alınır mı?
Teşekkürler.
0
namandigurai
(19.01.25)
yanılmıyorsam o motorun triggeri yağ içinde çalışıyor. serviste uygun yağ kullanılırsa sorun yok ancak yanlış bir yağ kullanılırsa çok büyük dertler açabiliyor.

eksisozluk.com
0
orpheus
(20.01.25)
Evet, hararet falan cok onemli degil. Asil sizi uzen trigger kayisinin yag icinde calismasi olur. Ortalama 60-70 binde degistirilmesi gerek diyorlar. Bunu bir arastirin. Kilometresi dusuk bir araba almaya calisin, yuksek kilometrede ise degisip degismedigini sorun. Onun disinda guzel araba. Ben kullandim. Keyifliydi
0
narod
(20.01.25)
Eylül ayında 2023 model shine paketi 7000 km’de aldım. Şuan 12000km’de. Önce sorunuza cevap vereyim; ben de fb gruplarında hararet sorununu gördüm ama benim aracımda olmadı. Sağa çekişi ilk defa duydum. Onun dışında motoru, vites geçişleri bence gayet iyi. Uzun yolda klima açık 180leri zorlamadan görüyor. Cam tavanı sınıfındaki araçlara göre büyük, içerisi ferah. C3den sonra kullanınca yakıt tüketimi biraz fazla geldi bana ama boyutuna göre çok fazl değildir diye düşünüyorum.

Yukarıda da bahsettikleri gibi triger sıkıntılı. 70-80bin kmleri görmeden değiştirmek gerekiyormuş. Bir de benim gözlemlediğim klima çok gürültülü çalışıyor. Motor sesinden fazla klima sesi var arabada
0
housedaki topal doktor
(20.01.25)
(22)

Okuduğunuz Kitapları Ne Kadar Hatırlıyorsunuz?

akhenaten
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı. Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmu
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı.

Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmuşum. Okumadığımı sandığım hatta ilk kez duyduğumu düşündüğüm bir kitabı aslında okumuş olduğumu fark ettim. Okuduğumu bildiğim ve sevdiğimi hatırladığım kitaplardan bir kısmının içeriğiyle ilgili iki cümle edecek kadar bile şey hatırlamadığımı gördüm.

Normalde bunu garipsemem belki ama bu kişi sanki okuduğu her şeyi hatırlıyor gibiydi. Acaba benim durumum mu garip dedim :D
0
akhenaten
(19.01.25)
O kitabı okuduğumu hatta ana temayi olaylari hatırlıyorum daha doğrusu hatırladığımı sanıyordum. Iki gün önce nickimin ilham aldigi yüz yıllık yalnızlık'ın dizisini izlerken hiçbir şeyi hatırlamadığım fark ettim. Sadece karakter isimlerini anımsıyorum başka daha bir şey yokmuş belleğimde. Bu farkındalık biraz üzdü açıkçası
0
Amaranta ursula
(19.01.25)
Severek okuduğum kitapları çok net hatırlarım da mesela lisede sanırım Acımak okutmuşlardı Reşat Nuri'den. Aşırı sıkılarak okuduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum kitaptan. Baba kız ilişkisi mi vardı neydi yani o kadar. Ama mesela aynı sene okuduğum Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u hatırlıyorum. Karakter isimleri pek kalmamış aklımda ama olay örgüsü falan duruyor.

Benim hafızam bu tarz şeylerde iyi ama baya. Kitap, film, yaşadığım olay, öğrendiğim bilgiler vs kolay kolay unutmam. Ama mesela yüz hafızam rezalet. Bugün konuştuğum kişiyi yarın görsem hatırlamam.
0
nundu
(19.01.25)
Yazmaya utanıyorum aslında ama 100 temel eser olsun, Rus klasikler falan bunları çok az hatırlıyorum, genel hatlarıyla sadece. Devlet Ana'yı anlat desen iki cümle zor kurarım. İçlerinden bazıları daha çok aklımda kalmış mesela Çalıkuşu.

Ama zevkle okuduklarım yani Stephen King, Dean Koontz, Jean Christophe Grange, H. P. Lovecraft, Edgar Allan Poe, Tess Gerritsen vs bu yazarların kitapları epey aklımda. Cthulhu üzerine yarım saat konuşurum mesela :))

Harry Potter, LOTR, Twilight falan da baya aklımda ama filmlerin etkisi de olabilir bir miktar. "Patrick süskind - Koku" full hatırlıyorum. V. C Andrews çatı serisini komple hatırlıyorum. My sweet Audrina var yine VC Andrews yazarı ve herhangi bir seriye ait olmayan tek bir kitaptı. İngilizceden okumuştum ne isimle çevrildi bilmiyorum ama deli bir kurguydu. Dev plot twist yüzünden unutmam imkansız
0
kullanicadi
(19.01.25)
ne filmi ne kitabı hatırlamıyorum. olasılıksızı okumuştum adam zamanda mı yolculuk yapıyordu, telekinezi gücü mü vardı hatırlamıyorum. olağanüstü bir şeyi vardı.
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
Ben bu soruyu bir adım öteye taşımak istiyorum:

Hani kitap okuma kültürü artırır ortamlarda satılacak bilgiler sağlar ve konuşma yetini geliştirir derler ya,

Çoğumuz kitabın yüzde 98 unutırken bunlar nasıl gelişiyor
0
fistikthecat
(19.01.25)
Bence zoraki okuduğumuz kitapları unutma eğilimimiz var. Kendi zevkimize uygun metinleri hatırlamaya meyilliyiz. Bir de zaman faktörü var, kitabı okudun bir hafta içinde kritiğini yapmakla 1 sene sonra hakkında konuşmak arasında fark var. İlla ki yan karakterlerin ismini falan unutabilirsin. Ben mesela betimleme seven biri değilim, bana kurgu ver bana olay örgüsü ver. Çok değişik bir kurgu asla aklımdan çıkmaz. Curious case of the dog in the night time diye bir kitap okumuştum yazarı Mark Haddon. Süper iyi günler olarak tercüme edildi sonradan. Asperger sendromlu Christopher adında bir çocuğun ağzından onun bakış açısıyla yazılmış bir kitaptı ve unique bulmuştum o açıdan. Komşusunun köpeğini öldürülmüş olarak buluyorlar ve dedektif gibi bu olayın izini sürmeye başlıyordu. Çok tatlı bir anlatımı vardı.
0
kullanicadi
(19.01.25)
hatırlama oranım kitaptan kitaba değişiyor. bir romansa bana ne kadar hitap ettiği, okumamın üzerinden ne kadar zaman geçtiği, ne kadar zihnimde canlandırabildiğim vb değişkenler var. kahramanların isimlerini pek hatırlamam kült bir eser değilse. araştırma kitaplarında da not çıkardıysam, ana fikir-yan fikirler gibi şemalara döktüysem, edindiğim bilgiyi kullanabildiysem yine hatırlama oranım epey artıyor. onun dışında genel kültür düzeyinde kalıyor.
0
Mossy
(19.01.25)
Genel olarak beklediğimden az hatırlıyorum diyebilirim. Ama bunu çok normal karşılıyorum. Çünkü baya kitap okuyorum. O kadar ayrıntıyı olayı büyük oranda hatırlamam çok zor.

Şöyle diyorum 20 30 yaş arası kaç bin gün yaşadım bir sürü güzel şey yaptım, kendi yaptığım ve yaşadığım şeylerin ne kadarını hatırlıyorum ki? yaşadığım ve hatırlamadığım yüzlerce gün var. Kendi yaptıklarımı hatırlayamıyorken okuduklarımı hatırlayamamam çok normal.

Ama bazı sevmediğim kitapları niye sevmediğimi, gıcık olduğum karakterin nasıl olduğunu hatırlıyorum. Ya da çok etkilendiğim kitapların bazı kısımlarını ayrıntılı hatırlıyorum.

okuduklarını unutmak bu okumadan hiç bir şey kalmadığı, bir katkısı olmadığı anlamına da gelmiyor. nasıl ki 20 30 yaş arasını yaşamamış sayılmıyorsam, diğ mi?
0
a perfect lie
(19.01.25)
izlediğim filmleri dizileri hatırlamıyorum ama okuduğum her kitabı hatırlıyorum, ilkokulda okudumlarım dahil.
0
deartheodosia
(20.01.25)
ilgi duymadığım kitabı hatırlamam ilgi duyduğum kitabın %95 detayını seneler sonra hatırlarım.
0
orpheus
(20.01.25)
%3
0
abuzer
(20.01.25)
Kitaba aşık da olsam %3
0
abuzer
(20.01.25)
t24.com.tr

Keyif için okuduğum kitapları şahane unutuyorum, çok güzel unutuyorum. Ama iş için okuduğum kitaplarda, mesela bir serinin dördüncü kitabına gelmişken 4 sene önce okuduğum ilk kitabın detaylarını hatırlayıp arada mantıksızlık var mı diye dönüp bakabiliyorum.
0
kobuzchu kiz
(20.01.25)
Pek çok şeyi unutuyorum, en çok hatırladığım okurken hissettiklerim oluyor, tortusu kalıyor diyebilirim, bazen de tüm hikayeyi unutmuş, çok küçük bir bölümü net hatırlıyor oluyorum, bir kaç kitap var ki okuduğumu bile unutmuşum. Bazı sevdiğim kitapları unutmamak için üstünde düşünüyorum aklıma geldikçe.
0
(20.01.25)
ben de hatırlamıyorum. bunun için not alıp deftere not alanlar var ama bu benim için zor bir şey. unutmak doğal bir durum ama okuyupta hiç okumamış gibi olması gerçekten üzücü.
0
mikahakkinen
(20.01.25)
o kitabı ne zaman okuduğuma bağlı olmakla beraber galiba zihnimin/belleğimin işleyişi şu yönde oluyor:

-çocukluk/lise zamanında okuduğum ilk eserlerdeki kahramanları ve genel olayları hatırlıyorum. o kitabı çok sevip sevmediğimi de hatırlıyorum. okuduğum ilk klasiklerden olması sebebiyle suç ve ceza ile birlikte sefiller'deki kahramanları hatırlıyorum, olayın genel gidişatını ve kilit olaylarını da hatırlıyorum. ama biri bana biri "tam olarak ne olmuş?" diye sorsa cevap veremem.

-üniversite zamanında okuduğum eserlerde hafızam eskiye kıyasla daha taze ve olay örgüsüne, temel ve yan kahramanları da hatırlıyorum.

-yakın zamanda okuduğum eserlerin içeriğine daha hakimim ama yine de ezber mahiyetinde "şu şuydu, bu buydu" diyemem yine de.

ben bu duruma ilişkin üzülüyordum epey, neden tam anlamıyla eserleri hatırlayamıyorum diye. ama bir gün, hatırlamıyorum, bir yerde bir yazı okumuştum; kitaplar da yemekler gibidir, bittiğinde onu sevip sevmediğinizi bilirsiniz, size faydasını da bilirsiniz ama nasıl ki yemek aracılığıyla vücudunuza aldığınız vitaminleri vs göremiyor ve fark edemiyorsanız ama arka planda vücudunuza katkı sağlıyorsa kitaplar da öyledir, minvalinde bir şeydi. yani, ruhen/manen o kitaptan alacağımızı zaten almışız, unuttuk diye dert edilecek bir durum yok(muş) ortada.
0
m e b
(20.01.25)
Yalnız olmadığıma sevindim, kendimi kötü hissediyordum bu durum yüzünden.

Kitap/film/dizi birkaç sene sonra uçuyor gidiyor aklımdan :D
0
chicha_v2
(20.01.25)
Bine yakın okumuşumdur çok azını hatırlarım. Filmlerde olay daha beter, çok izleyip okumak mı bilemedim sebep
0
topkapiaksaray
(20.01.25)
Çok fazla kitap okumuş, dizi, film izlemişimdir.
Büyük bir kısmını hatırladığım 10-15 tane vardır, kalanları genel hatları ile aklımda; şunlar olmuştu, konusu buydu şeklinde.
Yüzde verecek olsam %5'i geçmez.
0
sealth
(20.01.25)
Bitirdiğim ya da üzerine detaylı bir şeyler incelediğim/konuştuğum zamanın üzerinden 3-10 yıl geçtiyse en fazla yarısı, 10+ ise en fazla çeyreğini hatırlıyorum. Bazı isimler ve olaylar kayboluyor. Saçma detaylar kalabiliyor. Ana fikirde/hikayede sorun yok. Üzerine konuşmaya başlayınca o eksik olan yarı sanki bir kıza hava atmak için kitaptan söz etmişim de buluşma gününe kadar okuyamadığım için YouTube'da özetini izlemişim gibi hissettirebiliyor.
0
nawar
(20.01.25)
liste yapiyordur o. arada ben de bakarim önceden okuduklarima.
böyle bir kitap vardi ya dogru diye sasiriyorum.

goodreads o acidan güzel. tavsiye ederim. bir grup amazon tarafindan satin alininca goodreadsini kapatti ama güzel bir olusum yine de.
0
sonsuz
(20.01.25)
kitaplari hatirlamak icin okumuyoruz, bir an icin kendimizi bulmak ve sonra kaybetmek ve sonra tekrar bulmak icin bir yola cikiyoruz. ara ara kitaplardan bölümleri hatirlayip aaa so it goes diyoruz.

“The most important thing I learned on Tralfamadore was that when a person dies he
only appears to die. He is still very much alive in the past, so it is very silly for people to
cry at his funeral. All moments, past, present and future, always have existed, always will
exist. The Tralfamadorians can look at all the different moments just that way we can
look at a stretch of the Rocky Mountains, for instance. They can see how permanent all
the moments are, and they can look at any moment that interests them. It is just an
illusion we have here on Earth that one moment follows another one, like beads on a
string, and that once a moment is gone it is gone forever.
'When a Tralfamadorian sees a corpse, all he thinks is that the dead person is in a bad
condition in that particular moment, but that the same person is just fine in plenty of other
moments. Now, when I myself hear that somebody is dead, I simply shrug and say what
the Tralfamadorians say about dead people, which is "so it goes.”
0
deckard
(20.01.25)
(4)

İstanbul'daki iyi adana kebap yapan yer

abelardo
Satır kıyması kullanan,Çok acı olmayan,Kaliteli, lezzetli, orijinal, iyi yancılı adana kebap yapan yer var mıBakırköy, Fatih, Kadıköy, belki BeyoğluBuralarda mümkünse
Satır kıyması kullanan,
Çok acı olmayan,
Kaliteli, lezzetli, orijinal, iyi yancılı adana kebap yapan yer var mı
Bakırköy, Fatih, Kadıköy, belki Beyoğlu
Buralarda mümkünse
0
abelardo
(18.01.25)
Remzi Kebap, Eyüp’te.
bir buraya bakın.
0
hain kostokk
(18.01.25)
adanalı ümit usta - kozyatağı.
0
orpheus
(18.01.25)
anadolu yakası: f/p önemliyse kozyatağı kuzu lahmacun, değilse ataşehir sembol.

avrupa yakası: f/p baran lahmacun, adana ocakbaşı (alkollü)
0
sir spankalot
(18.01.25)
Ümit Usta +1
Gerçekten çok iyi.
0
himmet dayi
(18.01.25)
(1)

Aliexpressten alışverişte ekstra vergi çıkıyor mu?

my fault
ödeme adımında vergi ürün fiyatına etleniyor öyle ödüyoruz tamam ama ürün ülkeye girdikten sonra kapıya geldiğinde ekstra vergi ödemesi çıkıyor mu?(ürün 30 euro altı onda bir sorun yok)son durum nedir ?
ödeme adımında vergi ürün fiyatına etleniyor öyle ödüyoruz tamam ama ürün ülkeye girdikten sonra kapıya geldiğinde ekstra vergi ödemesi çıkıyor mu?(ürün 30 euro altı onda bir sorun yok)
son durum nedir ?
0
my fault
(18.01.25)
vergiyi peşin ödediysen (ddp) kapıda vergi çıkmaz.
0
orpheus
(18.01.25)
(7)

Pideye serilen naylon zararlı olmuyor mu?

ya ben lan neyse
Yüksek puanlı bir yerden yıllar sonra kavurmalı pide söyledim pidenin direkt üzerine naylon sermişler. nasıl bir iş bu? bu naylonlar bu iş için özel mi üretiliyor? kanserojen olmayan/erimeyen naylon mu? böyle buzlu cam desenli hafif kalın bir naylon.
Yüksek puanlı bir yerden yıllar sonra kavurmalı pide söyledim pidenin direkt üzerine naylon sermişler. nasıl bir iş bu? bu naylonlar bu iş için özel mi üretiliyor? kanserojen olmayan/erimeyen naylon mu? böyle buzlu cam desenli hafif kalın bir naylon.
0
ya ben lan neyse
(17.01.25)
Normalde pek yapılmaz o. Kağıda sarılır. Erirse zararlı tabi ki
0
wd40
(17.01.25)
sıcak ve plastik tabiki iyi bir kombinasyon değil.
0
orpheus
(17.01.25)
Gıdaya uykun bişi olabilir. sonuçta fırın poşeti diye bir şey de var. çokça gördüm pidecilerde. bence düz, özelliği olmayan naylon ama neyse :D
0
glamdr1ng
(17.01.25)
Kanserojen naylon yok ama bu kadar abartmana da gerek yok hocam ye geç işte.
0
sir william jones
(17.01.25)
Naylon değil de yağlı kağıt olabilir mi? Bazı mekanlar kartona yapışmaması için yağlı kağıt kullanıyor
0
kaptan memo
(17.01.25)
Kuşkaş söylediğimde birbirine feci derecede yapışmasını önlemek içn İzmir'deki neredeyse tüm pideciler bahsettiğiniz naylonu seriyor. Pek düşünmedim sıcakla birlikte bunlar birbirine geçiyor diye. Doğru diyorsunuz aslında, ama o kaşarlı pideyi üst üste koyup yapıştırmayacak bi formül de nasıl olur bilmiyorum.
0
hedep
(18.01.25)
arkadaşlar dünyada "plastik", "naylon" diye böyle tek çeşit ürünler yok. bunların bir sürü kategorisi var. zararlısı da var, zararsızı da var.

pidenin üstüne yapışmasın diye koydukları naylon, muhtemelen hdpe olarak tabir edilen yüksek yoğunluklu polietilen. buzdolabı poşetlerinde kullanılan da o. yüksek sıcaklığa dayanıklı, kırılma yapmayan bir plastik türü (çakmakla yakarsan erir tabii ama sıcak pideden bir şey olmaz). yani pidenin sıcaklığıyla eriyip gıdaya geçecek bir ürün değil.

pideyi içine koydukları köpük kaplar da naylon mesela sizin tabirinizle. polistren... ısıya da oldukça dayanıksız. sizin pide belki bununla gelmemiştir de paket servis gıdaların çoğu o köpük kapla geliyor ve sanırım kimse onun da plastik olduğunun farkında değil. endişe edecekseniz ondan edin.
0
kibritsuyu
(18.01.25)
(2)

Dolap ve benzeri sitelerde Satış yapan var mı ? Vergi olayı nasıl oluyor

dunyatuhaf
Merhaba ,Dolap vb sitelerde sayılacak ikinci el ürünlerim var , Acaba vergiden dolayı sıkıntı olur mu ?Arızi kazanç gibi değerlendirilmesi gerekmiyor mu ?
Merhaba ,
Dolap vb sitelerde sayılacak ikinci el ürünlerim var ,
Acaba vergiden dolayı sıkıntı olur mu ?
Arızi kazanç gibi değerlendirilmesi gerekmiyor mu ?
0
dunyatuhaf
(17.01.25)
ikince el ürün, bu işi ticarete dökmediğiniz sürece (al-sat) vergi ödemeniz gerekmiyor.
0
orpheus
(17.01.25)
evinizdeki 3-5 ürünü satıyorsanız problem yok. ama oturup uzun uzun ticaret yapıyorsanız bir şey diyemem.
0
co2s2
(17.01.25)
(7)

Apartmana hırsız girdi, sizce nasıl olmuş olabilir?

summerof69
Apartmanın zemin katındaki dairesine hırsız girdi. Bulgular:- Uzaktaki bir dükkanın kamererasından, girenlerin 2 kişi (2 kadın gibi) oldukları ve dış kapıda 10sn'e bekleyip girdikleri görülüyor. (yani ya maymuncuk gibi bir anahtarla, ya da kapı otomatiği şifresini bilmeleri sayesinde girmişler)- Evi
Apartmanın zemin katındaki dairesine hırsız girdi.

Bulgular:

- Uzaktaki bir dükkanın kamererasından, girenlerin 2 kişi (2 kadın gibi) oldukları ve dış kapıda 10sn'e bekleyip girdikleri görülüyor. (yani ya maymuncuk gibi bir anahtarla, ya da kapı otomatiği şifresini bilmeleri sayesinde girmişler)

- Evine hırsızların girmesinden 10dk a önce zemin kattaki komşu yukarı komşuya çıkmış ve komşu ziyaretlerinde kapıyı kilitleme huyu da pek olmadığından, bu sefer de kilitlememiş.

- Hırsızlar evdeki ziynet eşyalarını çalıp, 5dk içinde apartmandan çıkıyorlar ve pek de acele etmeden aheste aheste yürüyorlar.


- Komşunun kumar, sigara, içki vs gibi alışkanlıkları yok. Kendileri ziynet eşyalarını çalıp, hırsızlık suçu vermiş olamazlar.

- Evde pek bir şeyi karıştırmamışlar, doğruca gidip çekmeceyi açıp ziynet eşyalarını almışlar. Komşu, evine pek ziyaretçi gelmediği için hırsızların tanıdık birileri olma ihtimalini görmüyor.

Benim anlamadığım ise hırsızlar evde kimsenin olmadığı yönünde, evi dışarıdan gözetleyerek bir tahmin mi yürütüyorlar (ki çok düşük ihtimal evin her odası gözükmüyor sadece mutfaktaki hareketler görülebilir). Yoksa, evde birilerinin olma riskini göze alıp mı hırsızlık yapıyorlar?


Teşekkürler.
0
summerof69
(17.01.25)
bilen birileri bilgi vermiş olmalı ki, şıp diye ziynetlerin yeri belli, giriş kolayca.

bizim apartmanda da olmuştu. hırsız üst kattaki komşu çıkmıştı.

bir de bizim evde de büyük ihtimalle eski uzun boylu sevgilim annemin dolap üstündeki altınları almış. parası yokken koltuk, tv falan almıştı aniden. günahı boynuna ama para harcamayı da sevmezdi.
0
mathilda.may
(17.01.25)
kritik soru komşu üst komşuya kendi mi gitmiş yoksa üst komşu mu çağırmış? 10sn bekleyip girmeleri de şüpheli, birisi kapının şifresini de vermiş olabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.01.25)
Gündüzleri çok sık yapılan bir hırsızlık türü. Kapıyı çalar, eğer açarsa ya dilenir, ya da yanlış geldim der. Açan olmazsa, zorlar. Bence arkasında bir plan falan aramayın. Öyle denk gelmiş.
0
malheiros
(17.01.25)
Yaptiginiz cikarimlarin hepsi sonuctan geliyor; biraz occam's razor gozuyle bakalim:

- Hirsizlar kapilari 10 snde acabilirler. Cilingir de saniyede aciyor.

- Zemin katta ilk dairenin kapisini elle yoklayip acik gorunce dalmis olabilirler. Yani komsu belki ust katta olarak hayatini kurtardi. Misal 3. katin 4. dairesine direkt gitselerdi o zaman suphelenme konusunda hak verirdim.

-bir hirsiz icin 5 dakika uzun bir sure, cogumuz esyalari benzer yerlerde sakliyoruz yani bir komidin cekmecesinde ziynet esyasi olma ihtimali cok yuksek. Ganimeti buldu direkt cikti. Baska yerlere bakmasina gerek yok, ev sahibinin gelme ihtimali var. Hirsiz giren evler her zaman amerikan filmlerindeki gibi oyle darmadagin olmayabiliyor, o kadar vakit yok.

Tabii ki saydiginizin hepsi de dogru olabilir. Ama sonuctan variyorsunuz bu cikarimlara, gelisme dediginiz sekilde olmayabilir.
0
wallcan
(17.01.25)
altın gibi değerli madenleri ayırabilen metal dedektörü kullanıyorlar. yani altınlar gizli bir yerde değil de çekmecedeyse tek atışta bulmaları çok zor değil.

başka zillere basınca rastgele biri kapıyı açmış olabilir, ya da posta, kargo, su idaresi vs anahtar kelimeleri ile de kapıyı açtırmış olabilirler.

biri kapıda beklemiş diğeri içeri girip temizliği yapmıştır.
0
orpheus
(17.01.25)
Kapıyı çalmışlar, açan olmayınca girmişler gibi. Ama evde altın olduğunu bilmeleri gözlem ihtimalini artırıyor. Ben geçenlerde, emekli maaşı günü atm'leri izleyip amcaları takip ettiklerini duymuştum. Evin karşısında bekleyip çıktıklarında da eve giriyorlardı ama ev müstakildi. Burada evde altın olduğunu nasıl anlamışlar o belli değil. Kimlere bahsedilmiş altınlardan?

Ama temizlikçi değildir. Temizlikçi olsa direkt çalar. Bi tanıdığa gelen sürekli çalıyordu. Hatta evdeki altın kolyeyi vs. takıp geziyordu. X'ten çaldığını takıp Y'ye gidiyordu falan.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.01.25)
benim üstün zekalı bir arkadaşım,yaşlı teyzenin biri zili çaldı, yanlışlıkla bastı heralde diye düşünüp bilmeden apartmanın dış kapısını hırsıza kapı açmıştı. yaşlı olduğundan mıdır nedir hırsız teyze yakalanmış apartmanda.

aklıma gelir gelir gülerim. arkadaşım da diyor ki bak benim sayemde hırsız yakalandı açmasaydım yakalanmazdı.

çok saçma bir sebeple de girmiş olabilir içeri.
0
Hallegadola
(17.01.25)
(7)

Muz Ne Zaman Olgunlaşır?

rock n roll
Marketten yeşil muz aldım nasıl olsa olgunlaşır diye. Bir keresinde iki günde olgunlaşıp sarı hale gelmişti. Şimdiki 1 hafta oldu hala yeşil ve yenebilecek gibi değil. Bu muz ne zaman yenecek hale gelir?
Marketten yeşil muz aldım nasıl olsa olgunlaşır diye. Bir keresinde iki günde olgunlaşıp sarı hale gelmişti. Şimdiki 1 hafta oldu hala yeşil ve yenebilecek gibi değil. Bu muz ne zaman yenecek hale gelir?
0
rock n roll
(16.01.25)
Dolap yerine dışarıda bekletmek. Varsa poşete bir elma ekleyip etilen salgilamasina destek olunca da hızlanıyor.
0
Amaranta ursula
(16.01.25)
Fazla hamken almış olmalısınız. Oda sıcaklığında muhafaza ettiğinizi düşünürsek 3-4 güne yumuşamaya ve sararmaya başlaması lazım.
0
lüzumsuz adam
(16.01.25)
@Amaranta Ursula

Dışarıda duruyor. Elmayı da deneyeyim.

@lüzumsuz adam

Oda sıcaklığında bekletiyorum ama bir haftadır böyle. Çok sert şu an. Umudu kesmek üzereyim.
0
🌸rock n roll
(16.01.25)
1 ay oldu hala sapsarı olmadı. soluk benizli hali ile yiyorum sert ama lezzetli.

alanya'dan adana'ya giderken muz olgunlaştırma tesisleri vardır. bu maliyeti aradan çıkarıp yeşil muzu ucuzdan piyasaya saldılar. işlemde kimyasal kullanılıyor olabilir diye benim tercihim yeşil olmuştu.

belki de doğal hali o olgunlaştırılmış çikita muz değildir. o sert halidir.


edit:
www.atlassogutma.com

benimki 3 numara.

etilen kullanılıyormuş olgunlaştırmada evet.
0
mathilda.may
(16.01.25)
hafif güneş alan bir yere koyarsan hızlanır.
0
orpheus
(16.01.25)
Karanlık bir yerde bir poşetin içine muzları koy içine de yarım elma koy kısa zamanda sararır.
0
etna
(17.01.25)
@mathilda muzun başkentinden bildiriyorum. Kesilen muzlar direkt sarartmaya gider orada bekletilerek alıcının istediği olgunluk seviyesine uygun etlenle işlem görür. Bu ek bir maliyet gibiö görünse de süreci kısaltması ve istenen olgunluk seviyesini sağlaması gibi sebeplerle ürünün piyasa fiyatını yükseltir. Direkt gelen muzlar komisyoncu (sarartma) görmeden satılmış olma ihtimali var ki - bu da bir nevi kaçak olduğunu gösterir. Çünkü komisyoncuya giren muz kayıt altına alınan ürün demektir. Kaçak satış pek yaygın olmasa da arada yapılır.
Etilen uygun kullanımda insan sağlığına zararlı değildir. Başta kavun olmak üzere, üzümsü meyveler ve pek çok sebze/meyve hasattan sonra etilen gazı üretir. Bu olgunlaşmanın sonucudur.
Yeşil muzu saklarken kuru ve serin bir yerde her yerini gazete kağıdı ile kapatarak ve içine bir kaç elma koyarak saklarsanız olgunlaşma süresini kısaltırsınız. Avakado için de bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Miktarın çok olduğu hallerde azar azar alıp elma ile gazete kağıdına sararak sarartmak israfın önüne geçecektir.
0
strawberry first
(18.01.25)
(13)

Ben ne yapayım? Toplaşın dedikodulu mevzu var.

naksidil
Fabrikanın müdürü ile depocu kızın ilişkisi olduğunu öğrendim. Müdür kızı 1 yıl önce gönderdi ve o zamandan beri benimle uğraşıyor. Minik minik sinir uçlarıma dokunup ortada olmayan sebeplerden canımı sıkıyordu. En son bi durum gelişti ben de patladım istifa ettim. Sorum şu şimdi ben bu adamı ifşa e
Fabrikanın müdürü ile depocu kızın ilişkisi olduğunu öğrendim. Müdür kızı 1 yıl önce gönderdi ve o zamandan beri benimle uğraşıyor. Minik minik sinir uçlarıma dokunup ortada olmayan sebeplerden canımı sıkıyordu. En son bi durum gelişti ben de patladım istifa ettim.

Sorum şu şimdi ben bu adamı ifşa etmek istiyorum. İfşa etmeli miyim? Öfkeyle kalkıp zararla oturmak istemiyorum. Referans konusunda bi fonksiyonu yok o konuda rahatım. Ben bana veda pastası kesilirken herkesin içinde bunu ifşalıyayım diyorum.

Sizin fikrinizi de merak ettim sizce ne yapayım. Pısırık pısırık sessizce gideyim mi ortalığı karıştırayım mı? Yapılanlar çok içine oturdu. Üstelik istifamın üstünden 2 gün geçtikten sonra kız fabrikayı güya ziyarete geldi. Ve müdür kişinin odası üretimin içinde. Benim istifamı herkesin görmesi için camın önüne yazılı kısmı üste gelecek şekilde koymuştu. Bunlar hem üzdü hem de bilendim adama.

Ne yapayım?
0
naksidil
(15.01.25)
Hicbir sey yapma. Niye istifa ediyorsun ki biraksaydin o seni kovsaydi.
Ekmegine yag sürdün. Bedavaya göndermis oldu seni.

Iyi bir sekilde ayril. Gariplikler yapma. Iki insanin iliskisinden de sanane ayrica.
0
sonsuz
(15.01.25)
Eski calisanla mudur iliskisinden kime ne ki?
0
brkylmz
(15.01.25)
İfşalık bir mevzu değil ki. İki insanın ilişkisi. Ayıp değil, yasak değil. Hem size ne? Söyleyince sadece çirkef olursunuz. Cevabınızı başka şekilde verecektiniz çok vermek istiyorsanız, belden aşağı vurarak ancak kendi değerinizi düşürürsünüz.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.01.25)
Keskin sirke küpüne zarar. Öfkeyle kalkan zararla oturur.
0
gabe h coud
(15.01.25)
İki taraf da evli ve adamın karısının kuzeni bizim şirkette çalışıyor. Bence ahlaksızlık var. Bu kadına çalıştığı süre zarfında müdürün sağladığı toleransları diğer çalışanlar hangi sebeple sağladığını bilmeli.
0
🌸naksidil
(15.01.25)
Gelişine çakacak bir orta açmazsa durduk yere ifşa etmek pek işe yaramaz.
0
kimlanbu
(15.01.25)
bir oku istersen aşağıda tırnak içindekileri, ona göre karar ver. sen yetişkin birisin ve ne yapacağını bence biliyorsun.

"Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol."

yargıladığımız şeyi yaşamadan ölmüyoruz. onlar zaten zinayı yapmışlar. günahları da onların boynuna. varsa bunun diyetini onlar zaten ödeyecek. kendine zarar vermekten başka bir şey olmaz sonuç.
0
mathilda.may
(15.01.25)
o benim istifami herkes gorsun diye koyduysa ben de aynisini yapardim, kisasa kisas.
0
Ley
(15.01.25)
bu bir bel altı vurma yöntemidir ve gün gelir birisi de sizin için aynı yöntemi kullanır. ayrıca siz sütten çıkma ak kaşıkmısınız acaba, o da sizinle ilgili bir şey biliyor ve açıklarsa ne duruma düşersiniz. bu tarz şeyler insanı sadece küçük düşürür ve ayrıca her zaman gidenin arkasından konuşulur.

ben olsam insanlık bende kalsın diyip edebimle giderdim. hakeden hakketiğini elbet bulur.
0
gercekdunya
(16.01.25)
sana ahlakla ilgili nutuk çekerse veya çektiyse daha önceden gelişine yapıştır ifşayı. evli oldukları için ahlaksızlık var. bekar olsalardı seni ilgilendirmezdi.
0
archmeister8
(16.01.25)
ifşa bir şey kazandırmaz, aksine sen işten ayrıldığın için kıskanıp iftira atıyor durumuna düşebilirsn
0
kondansator
(16.01.25)
işi hiç bilmiyorsunuz depocu kıza duyacağı kıza müdürün eşi hamileymiş diye duyuracaksın kız senden değil ama başkalarından duyacak. müdüre paylayacak.

müdüre de depocu kız hakkında bu kız işlerini kolaylamak için patronlara müdürlere kıvırıyormış dedikodusu gidecek.

birisinden birisi patlatır zaten olayı o zaman
0
Hallegadola
(16.01.25)
bu durumdan sana faydası olacak bir avantaj elde edemezsin, o yüzden unutup önümüzdeki maçlara bakıyoruz.
0
orpheus
(16.01.25)
(6)

d vitamini eksikliği - vitamin kullanma dozu

kibritsuyu
d vitamini eksikliğim var (alt sınır 25 iken benim 19 çıktı).doktor ocean d3k2 damla önerdi, aldım. ürün şu: https://cdn.akakce.com/ocean/ocean-d3k2-20-ml-damla-z.jpgşimdi kullanımında yetişkinler için günde 1 damla yazıyor. 2 haftadır kullanıyorum, şişe daha hiç azalmadı bile. bu böyle 10 yıl yetec
d vitamini eksikliğim var (alt sınır 25 iken benim 19 çıktı).

doktor ocean d3k2 damla önerdi, aldım. ürün şu: cdn.akakce.com

şimdi kullanımında yetişkinler için günde 1 damla yazıyor. 2 haftadır kullanıyorum, şişe daha hiç azalmadı bile. bu böyle 10 yıl yetecekmiş gibime geliyor. ya da "10 kilogram başına 1 damla gibi farklı bir ölçüsü mü var, kendi vücut ağırlığımıza göre mi alacağız? günde 1 damla çok az sanki, bir yanlışlık yok değil mi?

1 damla derken gerçekten 1 damla mı damlatıyoruz, yoksa içindeki damlalığı dibine kadar çekip onu mu içiyoruz? yani damla dediği bildiğimiz tıp tıp tıp şeklinde damlayan damla mı?
0
kibritsuyu
(15.01.25)
dozajı doktorunuza sorun.
benim doktor haftada 5 gün günde 7 damla önerdi. muhtemelen her güne çıkaracak yakında.
0
zakk
(15.01.25)
her 10 kilo için 1 damla şeklinde. 50 kilo biri için 5 damla. (1000iu (25 mcg) olan ürünler için geçerli)
eksiklik durumlarında bu sayı 2-3 katına kadar çıkartılabilir.
0
my fault
(15.01.25)
1 damla ile 19'dan 20'ye bile yükselmez :(
0
adivar
(15.01.25)
Kaç damla kullanılacağı ilacın içeriğine, yoğunluğuna göre değişebilir. Önerilen veya doktorun söylediği dozun dışına çıkmayın. Toplam 400 damla dediğine göre 1 yıldan biraz fazla sürecek bitmesi. Tahminimce doktorunuz, eksiklik seviyesini kritik görmedi ve hızlı bir şekilde vitamin seviyesini yükseltip bırakmak yerine, uzun bir süreçte azar azar takviye etmeyi uygun buldu.
1 damla bildiğimiz şıp diye damlayan bir damladır, damlalığın aldığı kadar değil yani.
0
mikro patlama
(15.01.25)
Benim de alt sinira yakin cikmisti, ben de yazdigi gibi gunde 1 damla olarak kullaniyorum ama ciddi bir yukselme olmadi. Gunde 2-3 damlaya cikardim. Arttirabilirsin gibi dusunuyorum yasadigima gore
0
mor oje
(15.01.25)
burada aradığın tüm yanıtlar var:

www.youtube.com
0
orpheus
(15.01.25)
(2)

Soğuk buhar makinesi

agreas
Herkese merhaba, bu hava nemlendiricilerin çok pahalısı da var çok ucuzu da ben neye göre alacağım? Önerisi olan var mı?
Herkese merhaba, bu hava nemlendiricilerin çok pahalısı da var çok ucuzu da ben neye göre alacağım? Önerisi olan var mı?
0
agreas
(15.01.25)
pahalı olanların haznesi daha büyük ama bir o kadar da yer kaplıyor evde. suyu bir koyuyorsun atıyorum 60 saat su koymana gerek yok.

bir de bazılarında nem ve sıcaklık göstergesi oluyor. bununla ilgili de çok şikayet okudum nem oranı hiç değişmiyor gösterge hep aynı diye.

çalışırken çıkardığı ses faktörü de var. bariz fark olmasa da ses farkı olabiliyor.

sonuç olarak 200 liralık olanın da 5000 liralık olanın da asıl olayı buhar üflemek.

ben orta karar bir şey almıştım. 2-3 hafta hevesle kullandım hatta koku falan da damlatıyordum içine. hayatıma hiçbir katkısı olmadığını fark edince kullanmamaya başladım ve sonuç olarak kenarda atıl vaziyette duruyor.

bebeklerde işe yarıyormuş. yakında bebek olacak bakalım deneyip göreceğiz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.01.25)
pahalı olanın buharlaştırma kapasitesi yüksek yani 500ml/saat gibi ayrıca zamanlayıcısı vs. oluyor.

ama soğuk buhar çok da sağlıklı birşey değil. hatta suyunda veya haznesinde bakteri oluşursa çok tehlikeli. çünkü sıcak buhar gibi dezenfekte değil ve mikro damlacıklar halinde o bakteriler ciğerlere ulaşabiliyor.

kullanacaksanız her 2 günde bir hazneyi çok iyi dezenfekte etmelisiniz ve kullanılan su içme suyu tercihen kaynamış soğutulmuş su olmalı.
0
orpheus
(15.01.25)
(7)

Kredi kartıyla araba almak

thewhitewolf
Yasal bir durum mu? Sıfır için bazı bayiler bunu yaparken birkaç bayi yasal değil dedi. İkinci elde yasal mı?
Yasal bir durum mu? Sıfır için bazı bayiler bunu yaparken birkaç bayi yasal değil dedi. İkinci elde yasal mı?
0
thewhitewolf
(14.01.25)
Süreç nasıl oldu anlatabilir misiniz? Noterde satış fiyatı olarak ne yazılıyor
0
🌸thewhitewolf
(14.01.25)
niye yasal olmasın tek çekim olduktan sonra. parasını geç alacağı için bayinin işine gelmiyordur. bazı bayilerin bankayla anlaşması farklı olabiliyor.
0
orpheus
(14.01.25)
2018'de almıştım.
0
mathilda.may
(14.01.25)
Geçen sene sorduğumda komisyon alınıyor demişlerdi.
0
inheritance
(14.01.25)
2 ay önce abime aldık komisyonuyla taksitli veriyorlar ama her bayi vermek istemiyor gibiydi o zaman da biraz gezinmeniz gerebilir. Bildiğim kadarıyla yasal bir düzenlemesi yok.
0
atom karincanin torunu
(14.01.25)
İkinci elde ortada yasa dışı bir durum yok. Kredi kartı da bir kredilendirme işlemi olduğundan taksit sınırı olabilir. Ayrıca komisyon ödenecektir. Bunu yapmayı ben de düşünmüştüm bir galeride bireysel krediye göre daha uyguna geliyordu ancak araç almaya karar verdiğim galerinin kredi kartıyla satışı yoktu. Özetle yasal.
0
Lethe
(15.01.25)
Tabi tek çekim olmayacak, taksitli olacak. 12 ay sınırı vsr gibi. Ruhsat sahibi kim olacaksa kredi kartı da onun olmalı diyorlar.
0
🌸thewhitewolf
(15.01.25)
(8)

Asma kilit kırma

kitap arasında kalmış silgi tozu
Fotoğraftaki asma kilidi kırmamın bir yolu var mı acaba?Anahtar paslandığı için kilidi açmıyor. Pası çıkarmak için çok yöntem denedim ama olmadı https://imgur.com/a/sYQf6Dv
Fotoğraftaki asma kilidi kırmamın bir yolu var mı acaba?

Anahtar paslandığı için kilidi açmıyor. Pası çıkarmak için çok yöntem denedim ama olmadı

imgur.com
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.01.25)
tel makası ile kesilir.
0
neira
(12.01.25)
Kaynak makinesi
Purmuz şeklinde olan kamp malzemesi var, onunla olur
İki tane yaprak anahtarı sirtsirta koyup manevela şeklinde kırıkları videolar var
Çekicle kirsaniz kapı zarar görür. Demir kapı olsa öyle de olur
0
kisa
(12.01.25)
su sekilde: www.youtube.com
0
fakyoras
(12.01.25)
taşı koydun mu kırılır yahu, ahı gitmiş vahı kalmış zaten. açtıktan sonra geri kullanmayacaksan 5 saniyelik iş.

ya da varsa levyeyi sok halkadan içeri, 180 derece çevir.
kapıya denk gelir diye endişen varsa levyeyi yukarıdan mekanizmaya yasla, levyenin tepesine taşı kodun muydu ayrılır zaten.
0
kibritsuyu
(12.01.25)
Sağlam bi tornavida koyup çekiçle vursan yine kırılır.
0
etna
(12.01.25)
Tornavida +taş /çekiç/İngiliz anahtarı vb

Tık diye açılır. Tornavidayı kilidin açılacak ucuna doğru bastırın(yukarıdan) ve taşı/çekici vurun.
0
strawberry first
(12.01.25)
İki İngiliz anahtarı ters yönde kuvvet hemen acılir
0
topkapiaksaray
(12.01.25)
kırmadan önce o iki vidayı sökerek tahtadan ayırırsan, tahtaya zarar verme ihtimali olmaz. diğer türlü çekiç veya güç uyguladığında vidaların olduğu noktadan kopabilir.
0
orpheus
(12.01.25)
(3)

Bu saatte kirmizi kalem nereden bulabilirim?

narod
Istanbul Anadolu Yakasi
Istanbul Anadolu Yakasi
0
narod
(12.01.25)
kazaskerdeki shell benzincisi içinde mini dnr var orada olabilir.
ataşehirde gene bir benzinlik içinde 24 saat açık migros vardı.
0
orpheus
(12.01.25)
Hic umudum yoktu, cok tesekkur ederim
0
🌸narod
(12.01.25)
Çocukları okula giden komşu.
0
diyecevaplandı
(12.01.25)
(2)

İzmir hoparlör tamiri

tchuck
elimde Presonus çift stüdyo monitörü var.bir süredir cızırtı yapıyor fişe tkaıldığı an. kullanamıyorum o yüzdne.bu arkadaşı tamir ettirmek istiyorum ama izmride nerde tamir ettiririm?çankaya falan gidesim yok aslında. karşıyaka bornova falan çevresinde yer biliyor musunuz?bilmyiorsanız mecburen çank
elimde Presonus çift stüdyo monitörü var.

bir süredir cızırtı yapıyor fişe tkaıldığı an. kullanamıyorum o yüzdne.

bu arkadaşı tamir ettirmek istiyorum ama izmride nerde tamir ettiririm?

çankaya falan gidesim yok aslında. karşıyaka bornova falan çevresinde yer biliyor musunuz?

bilmyiorsanız mecburen çankaya falan da önerebilirsiniz tabi ki.
0
tchuck
(11.01.25)
power kablosunu değiştirmeyi denedin mi, kablo giriş soketi bir defa temassızlık yaparsa içinde oksit tabakası oluşuyor ve gene temassızlık yapmaya meyilli oluyor. bir de eğer analog giriş ise tos fişler gevşemiş olabilir. onları tamamen çıkarıp girişler boştayken enerji verince gene bu cızırtıyı yapıyor mu.
0
orpheus
(11.01.25)
İkisi birden mi cizirdiyor?

@Orpheus önerilerinden sonra,

Elin yatkinsa içini açıp Kapasitörlere üstün körü bakabilirsin. Kapasitörlerden biri şişmişse onu degistirdiginde duzelebilir.
0
makbur
(11.01.25)
(12)

Trafikte makas atan....

erdoyil
Başlığın devamına ne yazacağımı bilemedim. Bu konuda da tekliflere açığım.Şöyle arzedeyim: Bir insan kalabalığının ortasında birisi silah çekip sıksa bu durum polisiye bir hal kazanır ve ilgili süreç başlar. Silah sıkanın hemen orada derdest edilmesi, kaçtıysa takip edilip yakalanması v.s. v.s. Niçi
Başlığın devamına ne yazacağımı bilemedim. Bu konuda da tekliflere açığım.
Şöyle arzedeyim: Bir insan kalabalığının ortasında birisi silah çekip sıksa bu durum polisiye bir hal kazanır ve ilgili süreç başlar. Silah sıkanın hemen orada derdest edilmesi, kaçtıysa takip edilip yakalanması v.s. v.s. Niçin? Çünkü o sıkılan merminin birini öldürmesi ihtimali vardır. Burada bir masumiyet aranmaz. Bilemiyorum bu basit kurgumda hatalar da olabilir. Hukukçu değilim. Dün gece TEM otoyolunda, akan trafikte, sağımdan ve solumdan yaklaşık 200 KM hızla geçen iki araç oldu. Hem yarışıyor hem makas atıyorlardı. İnsanların canına kıymalarının yüksek ihtimalli olduğu bir eylem içindeydiler yani. Ama burada süreç o mermi sıkıldığı gibi işlemiyor nedense. Yolların belirli noktalarına bu makas atma, yarışma durumlarını tespit etme kabiliyeti olan kameraların dizaynının teknolojik olarak mümkün olduğunu düşünüyorum...Veya birçoğumuzun araçlarında kameralar var artık. İhbar mekanizması ciddi işletilerek bu pisliklere gereken cezalar verilsin... Siz ne düşüyorsunuz bu konuda merak ediyorum.
Edit:İşte geldi bir makasçı…@kimlanbu.. Tem otoyolu, yaklaşık 200 km sürat diyorum.. Sağ ve solumdan geçen 2 araç diyorum. Adam gelmiş sağ şeritten gitmem gerektiğini ve bende de hata olduğunu yazıyor. Trafikte de, okul amfisinde de, kütüphanede de, internette bir forumda da bu insanların yanıbaşınızda olduğu gerçeğini farketmek de korkunç bir durum…
0
erdoyil
(11.01.25)
bazı sokaklarda o kameralardan var ancak kim takip ediyor gerçekten?

ben bu konuda eskiden çivili sopalı terbiye ekipleri olması gerektiğini düşünüyordum. çekip kenara döveceksin diyordum.

sonra yaşlanınca sanırım bir insaniyet, anlayış geliyor. onları umursamamaya ve aslında anlamaya başlıyorsun ve ileri aşamada o tür insanlara denk gelmiyorsun.

#empati diyerek gidiyorum.
0
mathilda.may
(11.01.25)
demek ki sağ şeritten gitmeniz gerekiyor, bu sürat yapanları haklı çıkarmıyor ama sizde de hata var.
0
kimlanbu
(11.01.25)
malesef bu evrimi yarıda kalmış primat o. çocukları her yerde var. geçenler sahil yolu trafik tıkalı ve araçlar duruyor bir tanesi sağımdaki emniyet şeridi bile olmayan dar aralıktan en az 90-100 gibi bir hızla geçti. az ileride sağda çıkış var oraya doğru hamle yapsam bana arkadan patlayacaktı. cezaların caydırıcı seviyede artması lazım. mesela bu tip aşırı riskli hareket tespit edildiğinde ciddi bir para cezası artı sürücünin ehliyeti 6 aylık men edilmeli.
0
orpheus
(11.01.25)
Gittikçe çoğalıyor bunlar.

Kamerayla takip sistemi kurulup, makasçılar ve sağdaki şeridinin boş olduğunu umursamayan sürücüler cezalandırılmalı diye düşünüyorum.

@ kimlanbu'ya hak veriyorum. Sağ şeridi boşken soldan gitmekte ısrar edenler bitirilse bu makasçı şerefsizler işsiz kalır.
0
Mirket
(11.01.25)
%100 haklı değilsiniz, herkesin iğneyi kendine batırması gerekli. Kimlanbu ++
0
mirty
(11.01.25)
Duyuru sahibinin de hatasi var mi bilmiyorum ama pesin hukum vermemek lazim. Birincisi bazi 3 seritli yollarda en sag serit cok kaoslu oluyor. Zaten herhangi bir araci sollamasi yakinsa, veya sagdan katilim varsa ortada kalmasi normal. Arti bahsi gecen 2 primat sen saga gecmek istesen de makul zaman birakacak tipler degil. Yeri geliyor bir saga gecmek istesen de gecemiyorsun, cunku bu itler hiz yaparak bir is becerdikleri ve cok seri ve iyi kullandiklari icin hemen sagindan geciveriyorlar.
0
mbond
(11.01.25)
Arkadaşlar sağ şerit konusuna nerden geldik??? Ne alaka? Makas atmak deyimini ben mi yanlış biliyorum? Duyuruda bahsettiğim olayda ben orta şeritteydim... Trafiğin seyri ortalama 90-100 km hızlardaydı. En sol şeritten bir araç ve sağımdaki şeritten bir araç olmak üzere iki araç 150 km hızın üzerinde olarak yarış halindeydiler... Ve şeritleri hızla değiştirerek ilerliyorlardı. Herbir araç 30 saniye içerisinde tüm şeritleri dolaşarak yol alıyordu. Bunun neresi normal??? Apaçık yazdığım lanet bir durumu niçin masum veya haklı gösterecek şeyler yazıyorsunuz?
0
🌸erdoyil
(11.01.25)
Serit konusuna gelinme sebebi su; normalde 3 seritli otobanda ilerlerken, eger saginizdaki seritteki araclari sollamiyorsaniz, bir sag seride gecmeniz gerekir. Az once olasi sag gecmek istememe ihtimallerinizi de yazdim.

Sorunuza da cevap vereyim; bence de bir kaza olmasa bile hapis cezalarina varan yaptirimlar uygulanmali. Ancak cezalarin da bir siniri ve olcusu var, her devlet bunu farkli sekilde uyguluyor. Turkiye devleti de boyle munasip gormus, maddi cezasi yuksek, ehliyeti de 2 ay aliyorlar.
0
mbond
(11.01.25)
Arkadaşlar siz makas atma motivasyonunun herhangi bir şeridin tıkanmasıyla ilgili olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Ben öyle düşünmüyorum. Hayat memat meselesi değilse yapılan doğru değil. Hatta bu tarz hareketleri yapanlar toplumun belli sosyokültürel sınıfına ait zaten, çakal, it köpek uğursuz.

Acelen varsa açarsın dörtlüleri olabilecek en güvenli şekilde hızlanır yavaşlar sollarsın. Gerisi hikaye.

Evet önyargılıyım ve önyargı hayat kurtarır.
0
thesomberlain
(12.01.25)
Selamlar, istanbul trafiğinde ve dünyanın 20+ ülkesinde araç kullanıyorum.

Makasçı olarak etiketlenmek ağrıma gitmez, trafikte olması gerekeni eğer gelişmiş bir avrupa ülkesinde araç kullanırsanız görürsünüz.

Hollanda'da misal 5 şeritli yolda en sol 3 şerit boş gördüğüm anlar oldu, kimse de demiyor ki yahu orta şeritten gideyim, geçecek olan solumdan geçsin.

İstanbul trafiğinde örneğin sizin gibi sürücüler izin verilen yasal hızın 20-30km/s altında en sol şeritte veya orta şeritte gidip trafik oluşmasına sebep oluyor. Trafiğin akış hızını düşüyorsunuz. Bir çoğu da ne aynasını kontrol ediyor, ne de yol veriyor. Eskiden selektör yapar, tampon yapar taciz ederdim ama hem kendimi hem karşı tarafı riske atıp üstüne sinirlerimi bozardım, şimdi taciz etmeden tek selektör atarım, çekilmezse ilk fırsatta kimseyi tehlikeye atmadan bir kaç araçlık mesafe oluşunca makası atar geçerim. Eğitilemezsiniz.
0
kimlanbu
(14.01.25)
TEM'de hız sınırı 130 km/sa, 143 değil. %10'luk pay zorlanması için değil. Araç, radar vs. kaynaklı kalibrasyon hatası, sollama için gerekli hızlanma vs. amaçlar için ayrılan pay. Yani 143'e dayayıp gitmek de ihlal ama cezası yok. Otoyollarımız, şehirler arası bölünmüş yollarımız vs. hep komik hız limitlerine sahipler. Sanki 90'ların teknolojisine sahip araçları 80'lerin yollarında sürüyormuşuz gibi konulan limitler saçma. Burada hemfikiriz ama konu bu değil. Kanun öyle olmasa da uygulama gereği en sol şeritte, önü boş olduğu halde 140'ın altında gidenler yığılma yaratıyor. Bu doğru. Ben o yüzden (trafiğin akışına göre) 130 ile gidiyorsam orta şeritte giderim.

Tüm bu bilgiler konusunda aşağı yukarı hepimiz hemfikirsek "..." yere en ağır küfürler ile katılıyorum ben. Sanki hastaneye yaralı taşıyormuş gibi, 1 dakika erken gitmek için sıkışık trafikte öndekini sıkıştıranlar, makas atanlar vs. en hafif tabir ile magandalar. Şerit ihlali yapan ya da birleşim/ayrılma yerlerinde boş şeritten gidip kaynak yapmaya çalışanlar ile aynı ailedenler. "Arkadaşlar siz makas atma motivasyonunun herhangi bir şeridin tıkanmasıyla ilgili olduğunu mu düşünüyorsunuz?" +0,75 (0,25 kırdım çünkü bu motivasyonla yapan ve tabakhaneye acil bok yetiştirmesi gerekenler de var)
0
nawar
(14.01.25)
ulan su konuda bile duyuru sahibini haksiz cikarmaya calisan tipler cikmis saka gibi memleket. bu makas atip oc gibi araba kullananlarin tek motivasyonu gercekten bir seridi esir alan araclar mi saniyorsunuz siz.
0
bay b
(14.01.25)
(31)

+30 yaşında birinin araba kullanmayı bilmemesi garip mi?

morca
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum. Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyke
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum.

Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyken de adamlar kendi arabalarını kendileri kullanıyor, benim kullanmama gerek kalmıyor veya bu yönde bir talepleri olmuyor. Ehliyet almak için açıkçası bir sebep göremiyorum.

Buna rağmen ne zaman konusu geçse bir şaşkınlık oluyor, sanki araba kullanmak kişisel gelişimin büyük bir parçası gibi karşılanıyor. İlginç buluyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
morca
(10.01.25)
kişisel gelişimin büyük bir parçası, evet.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Aydınlanma yolunda aşılması gereken bir köşe taşıdır.

Benim de ehliyetim yok, 38 yaşındayım.
0
sekizdokuzon
(10.01.25)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım. Benim de ailede araba yok, durum da yok. Araba olmayınca insanın aklına gelmiyor ki. O şaşıranların arabası vardır.
0
nothing in my way
(10.01.25)
bence ögren. hep istanbul'da yasamayabilirsin.
ehliyet dursun. sana sonra sürmek istedigin direkt sürersin, bürokrasi ile ugrasmazsin.

yaslandikca ögrenmek zorlasir.
0
sonsuz
(10.01.25)
değil bu bir tercih meselesi
0
duyurukullanıcısı
(10.01.25)
Ailesinde araba sahipleri mevcut, maddi açıdan da iyi durumda olanlar şaşırıyordur buna. İnsan belli bir ücretle geçinmeye çalışırken, bazılarının normali onun için lüksken "Arabam yok, almayı da düşünmüyorum, zaten istesem de alamam ama ben yine de öğreneyim." diye düşünmüyor çünkü öncelikleri farklı.

Kişisel gelişimle alakası olduğunu da düşünmüyorum. Müge Anlı'da kayıp olarak aranan yengesine beş kişiyle tecavüz edip bu sırada görüntüleri çekmiş, o görüntüleri de kızın aile bireylerine izletmiş olduğu ortaya çıkan köy adamı da araba sürebiliyor çünkü ihtiyacı varmış ve öğrenmiş.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Ben 18 yaşındayken aldım ehliyet ama korkudan kullanmıyorum. Metro da yetiyor bana. Ama gün gelecek belki çocuk olacak, partnerinin, arkadaşının hastaneye gitmesi gerekecek ambulans olmayacak vs ihtiyaç olabiliyor. Eşinin, sevgilinin arabası olsa bile senin sürmen gerekebilir.

Mesela bu gerekçelerle erkek arkadaşım sürekli pratik yaptırıyor ve araba kullanmamı haklı olarak bekliyor.
0
jazzabel
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı. genç erkeklerde ortam yapma aracı, genç kadınlarda bak özgürüm kimseye muhtaç değilim göstergesi. bundan araban yoksa hele ki ehliyetin dahi yoksa kendilerince seni hor görüyorlar.
amerikada, kanadada olsak anlarım buralarda arabasız hiç birşey yapamazsın. ama türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu ülkelerde araba gereksiz bir israf.
bende ehliyet var kullanabileceğim arabada var ama kullanmıyorum. çünkü tüm işlerimi toplu taşıma ile çok rahat hallediyorum. zaten araba kullanmaktanda hiç haz etmiyorum.
0
my fault
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı.+5

36 yaşında erkek kişiyim. Bir türlü öncelik verip araba kullanmayı öğrenmedim. Biraz da inatlık yüzünden öğrenmedim. Arana kullanmayı öğrense dediklerinde zorunda mıyım diyorum her seferinde.
0
put it in your appropriate place
(10.01.25)
Çevrendekilerinin aklı, fikirleri beklentileri,yaşam tarzları havada.
Onların renkli renkli yaşayan, alış veriş sitelerinden bir türlü çıkamayan konformist kişiler olma ihtimali çok yüksek.

Kişisel gelişimin büyük bir parçası yetenekli olmak, 27 diploma ve kurs bir de ehliyet sahibi sahibi olmak demek değil,
(sadece onlar için değil genelde herkes için) haddini bilmek olduğunu onlara uygun şekilde anlatınız.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
ne arabam vardı ne de araba alacak bir imkanım ama yine de üniversite 3. sınıfta ehliyet aldım, araba kullanmayı da öğrendim. üstelik baya baya yıllar önce yaptım bunu yani. sonra ilk fırsatta da araba aldım döküntü de olsa, zamanla yeniledim. artık ona da ihtiyacım yok çünkü güzel bir şirket arabası var benim kullanımımda. o kadar genç yaşta ehliyet almış ve araba kullanabiliyor olmam iş görüşmelerinde bile beni daha girişken, daha çalışkan olarak görmelerine neden oldu.

okul bittikten sonra iş hayatı yoğunluğu içinde ehliyet almaya bir türlü fırsat bulamayan arkadaşlarımdan çok iyi iş fırsatlarını sırf ehliyet nedeniyle kaçıranlar da oldu, sevgilisi arabayla alıp bırakan kadın arkadaşımı ezikleyen erkeklerde oldu. bu tür örnekleri çoğaltabilirim.

herkes için ama özellikle de bir kadın için ehliyetinin olması ve araba kullanabilmek evet çok önemli bir kişisel gelişim meselesi. garip demem ama anlam da veremem. hem inanılmaz bir güvenlik ve özgürlük sağlıyor, hem de kimseye muhtaç olmuyorsun. o sizi alıp bırakan sevgilileriniz emin olun kendi içinde bunun hesabını yapıyorlar (sosyal medyada, ekşide vesaire de bunu hem yapıp hem de bir aşağılama olarak kullanan çok erkek var). illa arabanız olması da gerekmiyor, bir hafta sonu araç kiralayıp birkaç kişi bir yerlere gidebileceğini bilme hissi bile insana çok iyi geliyor bence özgüven açısından.
0
Phoebe
(10.01.25)
37 yaşında ne ehliyetim var ne de kullanmayı biliyorum.
trafikten hoşlanmıyorum. dikkatimi de yola veremem diye düşünüyorum :D
0
neira
(10.01.25)
Bizim ülkeye has deli saçması bir durum.
25 yaşında motosiklet ehliyetimi aldım otomobillerle zerre alakam yoktu uğraşmadım.
daha sonra 35 sonrası otomobil ehliyet almam gerekti. AMAN TANRIM gittiği her kurs araba kullanma bilmememe şoklara giriyor, garip tepkiler :D Arkadaş siz öğretmeyecek misiniz bunu bana :D

Dünyanın en normal şeyidir, isteğe bağlı bir durumdur ama türkiyede hele son 10 15 senedir kıraathane kültürünün her yere sızmasından dolayı, "delikanlılık, adamlık, vs " komik kavramlardan dolayı çok garip yerlere kadar gidebiliyor bu muhabbet.

hanımları da garipserler ona da şaşırmam.
0
hedep
(10.01.25)
Ankara gibi mansurun beceriksiz ulasim altyapisinda bu ni must
0
lapaz
(10.01.25)
arabası olmayan ve almayı da planlamayan birinin bilmemesi bana normal geliyor.
0
orpheus
(10.01.25)
Yanındaki kişi hastalandı. Araba var ama gidemiyorsunuz. Bu yüzyılda. Garip tabii.
0
Mirket
(10.01.25)
araba kisinin ulasim ozgurlugunu eline almasidir. kendi kendini a noktasindan b noktasina goturebilmek de onemli bir mevzu.

ama para yoksa, araba yoksa nereden denk gelip ogreneceksin. ben de ehliyeti gec aldim, 21 gibiydim ve duzenli araba kullanmaya 28 gibi basladim. ama bunlar hep fakirliktendi. araba olunca harita aciliyor. kesinlikle yucelestirilmemesi lazim arabasizligin ve ehliyetsizligin.
0
antikadimag
(10.01.25)
araba kullanmayı 35 yaşında öğrendim, o da iş gereği zorunluluktan çıktı ortaya. Muhtemel işle alakalı bir şey olmasaydı hala arabayı kullanmayı bilmeyen biri olucaktım.
0
clones
(10.01.25)
biraz garip biraz garip değil.
zaten ehliyeti olan kadınların da %90 araba sürmeyi bilmiyor sadece hareket ettiriyor.

bisiklet sürmek gibi bir şey araba sürmek.

eğer sürme imkanın olmadıysa garip değil
ama paran pulun ve imkanın varken öğrenmediysen kötü.
ama öğrenmesi inan 1-2 günlük iş yani öyle atla deve değil.
mesela ben yüzme bilmiyordum yeni öğrendim yaşım da 37
yüzememek çok garip geliyordu
0
OgutucuRecep
(10.01.25)
kadin erkek farketmez, bence gunumuzde garip artik. yuzme bilmemek gibi bisey.
ogrenin kardesim, o kadar zor bir mevzu da degil zaten.
annemin ehliyeti vardi ama asiri endiseli bir tip oldugu icin bir turlu tek basina kullanamadi, eziyetini hep kendi hemde biz cektik.
0
cooperr
(10.01.25)
Garip değil. Otistik olmam etkiliyor durumu araba kullanamıyorum. Bu toplumun zihniyeti sıkıntılı maalesef kendi gibi olmayanı tuhaf karşılayor yada dışlıyorlar.
0
pembediken
(11.01.25)
araç sürebilmek bir gereklilik.

bir sağlık sorunu olmadığı halde keyfi olarak bunu reddetmek, zaten gereksiz deyip liseyi terketmeye benziyor bence.

çok iyi sürmek gerekmiyor, lazım olduğunda a noktasında b noktası ağır aksak da olsa götürecek kadar bilmek gerek.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Bisiklet suruyorum de geç
0
Zetnikov
(11.01.25)
bana aksine ehliyeti olmayanlar “zengin” geliyo. bu ne rahatlıktır, umursamazlıktır ya, kesin zenginsin sen
0
deartheodosia
(11.01.25)
@ogutucurecep, çok iyi kullanıyoruz kadınlar olarak. s.ktir git bak yine kadınlara, zekalarına laf çarpan biri çıkmış
0
deartheodosia
(11.01.25)
Ehliyetimi 36 yaşımda aldım, çünkü o zaman ihtiyaç hissettim. Kişisel gelişimle de bir alakası yok; hele de modern arabalar kullanımı basit elektronik aletler. Eveki kahve makinesini kullanıp lattenin kıvamını tutturmak daha zor geliyor bazen.
0
salihdt
(11.01.25)
Garip diil ama yine de bı an önce öğren bnc. Çok güzel bir özgürlük
0
abuzer
(11.01.25)
Aynı koşullardayız, bu verilerden dolayı ben de araba kullanmayı bilmiyorum.
Ehliyet aldım ama. Şimdi ehliyet alma şartlarına bakınca (hem sınav detayları hem kurs ücretleri, masrafları vs.) iyi ki almışım diyorum.

Tamam araba alma ihtimalim ülkenin şu koşullarında imkansıza yakın ama en azından ihtiyaç anında bir araç kiralayıp işimi görebilirim bu sayede, ehliyeti bu yüzden önemli buluyorum.
Araba kullanmayı da çok beceriksizsen 10-12 ders alırsın özel bir hocadan halledersin zaten.

Ehliyet almamış olsaydım eğer mevcut şartlarda eğer araç alma imkanım yoksa bu paraları verip alır mıydım bilmiyorum. Sanırım almazdım, kurs ücretleri de sınav ücretleri de vergileri de uçmuş çünkü, delilik gerçekten.
Ben 500 liraya almıştım ehliyeti her şey dahil :D
0
mutekebbir
(11.01.25)
hayır
0
edaddy
(11.01.25)
30+ yasinda olup, buyuksehirde yasayan biri olarak bugune kadar gerekli gelmedi. Genelde "esin/cocugun hasta olursa ne yapacaksin?" gibi bir argumanla geliniyor; ama evlenmeyecegim icin boyle bir derdim yok. Calistigim yerde de bugune kadar servis imkanindan yararlandim. Ogrenmek icin hicbir sebebim olmadi kisacasi. Is disinda bir yere gitmem gerekirse de toplu tasima veya en kotu taksiye binip giderim. Bu arada ehliyetimi 15 yil once aldim; ama direksiyon sinavindan sonra sadece 1 defa kullanip bir daha elimi surmedim; yani araba kullanmayi bilmiyorum.
0
chickentown
(11.01.25)
Acil durumlar için öğrenilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.01.25)
(1)

yabancının türkiyede araba kullanması

kojonotsuki
şirkette iranlı bir arkadaşım var. çalışma izni var. araba kullanmak istiyor türkiye'de. internetten bakınca, türkiye'ye girişinden itibaren 6 ay geçtikten sonra türkiye'den ehliyet almalı diyor.azerbaycanlı bir başka arkadaş ise şunu söyledi: çevirmeye girdiğimde polis soruyor ne zaman geldin türki
şirkette iranlı bir arkadaşım var. çalışma izni var. araba kullanmak istiyor türkiye'de. internetten bakınca, türkiye'ye girişinden itibaren 6 ay geçtikten sonra türkiye'den ehliyet almalı diyor.

azerbaycanlı bir başka arkadaş ise şunu söyledi: çevirmeye girdiğimde polis soruyor ne zaman geldin türkiye'ye, 1 ay diyorum, sorun olmuyor kullanmaya devam ediyorum AZ ehliyetini.

Uygulamayı bilen, fikri yorumu olan var mı?

bir de bu iranlı arkadaşın uluslararası sürücü belgesi var. linkteki konu: internationaldrivingpermit.org
o konuda bilgisi olan var mı?
0
kojonotsuki
(09.01.25)
o azerbaycanlı arkadaşa sorar mısın, maddi hasarlı-yaralamalı kazaya karışırsa ne olacakmış.
0
orpheus
(09.01.25)
(2)

Daha önce hiçbir telefonla eşleşmemiş airpods nasıl bulunur?

Opaug
Herkese merhaba,Arkadaşım airpods almış ama beğenmemiş rafa kaldırmış. Kutusu duruyor. Kendisi yok. Nereye koyduğunu da hatırlamıyor. Ne bir ios veya android telefonla ne de başka bir cihazla eşleştirmemiş. Herhangi bir şekilde bulma ihtimalimiz var mı? Bul uygulamasını biraz karışırdım ama bir şey
Herkese merhaba,
Arkadaşım airpods almış ama beğenmemiş rafa kaldırmış. Kutusu duruyor. Kendisi yok. Nereye koyduğunu da hatırlamıyor. Ne bir ios veya android telefonla ne de başka bir cihazla eşleştirmemiş. Herhangi bir şekilde bulma ihtimalimiz var mı? Bul uygulamasını biraz karışırdım ama bir şey bulamadım. Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
0
Opaug
(09.01.25)
pili bitmiştir zaten.
0
orpheus
(09.01.25)
imkani yok. aramalarinizi unutulan sey nasil hatirlanir, bulunur'a yoneltin:)
0
dokunmakalbime
(09.01.25)
(12)

en az bir pull up, en az bir push up yapabiliyor musunuz?

lemmiwinks
kac yasindasiniz ve cinsiyetiniz?pull up: https://hips.hearstapps.com/hmg-prod/images/workouts/2016/03/pullup-1456956490.gifpush up: https://hips.hearstapps.com/hmg-prod/images/pushup-1462808858.gifben: hayir (cok bozuk bir formla evet), yas 40, erkek
kac yasindasiniz ve cinsiyetiniz?

pull up: hips.hearstapps.com
push up: hips.hearstapps.com

ben: hayir (cok bozuk bir formla evet), yas 40, erkek
0
lemmiwinks
(08.01.25)
40/erkek
duzenli spor yapiyorum min 10-12 pull up 25-30 push up yaparim push up hic max denemedim salliyorum tamamen.
0
bay b
(08.01.25)
pull up - hayır
push up - evet (formdan emin değilim)

37e
0
inheritance
(08.01.25)
@buenosdias: ben yapamiyorum iste, ondan sordum zaten :D anormal bir durum mu diye anket yapmak icin bu soru zaten.

buenosdias bunlardan bir tane bile yapamadan varsa anormal bir durum vardir demisti, ona cevapti. ama silmis.
0
🌸lemmiwinks
(08.01.25)
@lemmiwinks: mesajini eksik okumusum o yuzden sildim. pull up ben de yapamiyorum:)
0
buenosdias
(08.01.25)
32, erkek
evet-evet
0
eurhka
(08.01.25)
50-60 push up 20 pull up en hasta, zayıf halimle yaparım.
28 yaşımda askerde 100 push up, 50 pull up yaptım. o da maxdır herhalde.

40 e
0
gabe h coud
(08.01.25)
46/erkek

hiç spor yapmadığım halimle 3-4 pull-up, 6-7 push up
iyi halimle 15-16 pull up, 25-30 push up.

düzgün formda 6-8 tekrar yapabileceğin reverse grip lat. pull down çalış.

www.youtube.com
0
orpheus
(08.01.25)
50e

uzun zamandir düzenli spor yapmiyordum. yakin zamanda evde yavastan egzersize başladim. su anki durum 15 push up 10 pull up. 20'li yaşlarda düzenli spor yapiyordum, o zamanlar ortalamam 40 push up 30 pull up idi.
0
deckard
(08.01.25)
1 yıldır düzenli spor yapıyorum.

ortalama 6-7 pull up, 20-25 push up

30e
0
makarnavodka
(08.01.25)
33k

sporla aram meh.

push up yaparim 3 tane fln.
pull up i insanlar nasil yapiyor aklim almiyor.
0
taurina
(08.01.25)
Sorudaki pull up ve push up videolarını da seyredip ne olduğunu öğrendikten :) sonra,

Hayatında, yorulurum diye otobüsün peşinden bile koşmamış, oturduğu yerden kalkmamış, günde iki paket sigara ile her akşam bir 35 lik içen bir dayının çocuk parkındaki barfikse tırmanıp 10 taneyi çok rahat çekişini izlemişliğim var. Yani insan anatomisi değişik bir şey. İlginç istisnaları olabiliyor.

Ancak gerek push up ve gerekse pull upta kullanılan kaslar günlük hayatta pek kullanmadığımız kas grubu. Onun için 'Ben hiç pull up yapamıyorum erkeği' bence günümüz şartlarında normal bir erkek.

Ama bunu dert ediyorsan, bunlar için çalışma programı youtube'da bol miktarda var. Bir tane bile yapamayanlar için yarım taneleri var. Azimle, programlı bir çalışmayla parktaki dayıyı sollayacağınızdan eminim.

Antrenman sonrası Aaa şurda biraz enerji kalmış zamanları onar onbeşer çektiğimiz çok oldu ama kaç tanedir limit olayını hiç denemedim. Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü omzu sakatlayalıberi kumda oynuyorum. Aman omzunuza dikkat edin.

Yaş:İleri E.
0
Mirket
(08.01.25)
1 ay uğraşsan 10'un üzerine çıkarsın ikisinde de.

50 şınav

20 barfiks çekiyorum şu an.
0
archmeister8
(09.01.25)
(9)

gucsuzluk

lemmiwinks
bu konuyla ilgili benzer bir sorum vardi zaten: (git: 1591549)ama simdi biraz daha farklisini soracagim. ben 1 push up bile yapamiyordum tum hayatim boyunca. bu ara cok duzgun olmasa da duzgune yakin 1 push up yapabiliyorum, o da her zaman olmuyor, spora azcik ara verince onu da yapamiyorum. dumbell
bu konuyla ilgili benzer bir sorum vardi zaten: (git: 1591549)

ama simdi biraz daha farklisini soracagim. ben 1 push up bile yapamiyordum tum hayatim boyunca. bu ara cok duzgun olmasa da duzgune yakin 1 push up yapabiliyorum, o da her zaman olmuyor, spora azcik ara verince onu da yapamiyorum. dumbell ile 10 kg biceps curl bayagi zorluyor, shoulder press yapamiyorum, ya da cok az tekrar yapabiliyorum. yine eskiden bu kadarini da yapamazdim, bu gelismis halim. duzgun bir pull up hala yapamiyorum, yarim yamalak sacma bir seyler oluyor. chin up 2 tane falan yapabiliyorum. ki bunlari da hayatim boyunca hic yapamadim, cocukken bile. ayrica cok cabuk yoruluyorum, spor yapmak iskence gibi geliyor.

cinsiyet erkek, yas 40, kilo 74 civari (cok eski bir donem 102'ye kadar cikmisti, hayat tarzi degisiklikleriyle kendi dustu cok caba harcamadan), boy 188. yag orani %16, kas 58kg civari akilli tartiya gore.

erkeklerin ne kadari bu kadar gucsuzdur? siz de bu kadar gucsuz musunuz/muydunuz, yoksa en az 1 push up, pull up falan hep yapabiliyor muydunuz? cok mu anormal bir durumdayim? calisarak gelisiyorum evet ama bu kadar az ve yavas gelisme olmasi motivasyonumu dusuruyor, biraz bosa kurek cekiyormusum gibi hissediyorum.

sporla alakali olmayanlar da yanitlarsa sevinirim.

ekstra not: haftaya kreatine baslayacagim (bir ara kullandim, kapasitemi biraz arttirmisti, tekrar baslayacagim) bir de normal yaptigim spor ustune en azindan 1 gun de push up, pull up falan calisacagim. tabi yapabilirsem.
0
lemmiwinks
(08.01.25)
Öncelikle bir check up yaptırmanı öneririm. Sorununun temelinde bir sağlık problemi var mı onu görmek gerek. Çok güçsüz, çabuk yorulan biri, örneğin anemisi varsa buna sporun yapabileceği bir şey yok.

Sonra düzgün bir beslenme programı gerekiyor. Makroları düzgün, dengeli bir beslenme yapın var mı. Ona bakılmalı.Şimdilik kreatin falan gereksiz.

Sonra düzgün bir antrenman programı gerekir. Tam push up yapamaya bilirsin. Yarım ile başlarız.

Öncelikle bir doktor kontrolünden geçersen kalanı için buradaki arkadaşlar yardımcı olacaktır. Ama check up şart gibi görünüyor.
0
Mirket
(08.01.25)
Söylediğin konularda bir sorun yok aslında, zira güç ve hareket modellerine uyum sağlamak "öğrenilebilir" bir kavramdır, sen bir ya da birden fazla konu üzerinde sürekllik kazanarak pratik yaparsan o konudaki yeteneğin gelişim gösterir, ben güçlü bir insanım en berbat halimde bile 200 kilonun üstünde squat ve deadlift yaparım ama bana 10 pull-up yap dersen yapamam çünkü hiç sevmediğim bir hareket olduğu için hiç yapmadım ve kas-beyin/motor hafızam üstünde böyle pratiklik kazanmadım, yani öğrenmedim, öğrenmediğim için de yapamıyorum ama bu beni güçsüz yapmaz dediğim gibi. Onun dışında, 10 kilo ile 8-10 tekrar doğru formda curl yapıyorsan ortalama erkek nüfusunun yarısından daha güçlüsün demektir ben 20 senedir antrenman yapıyorum 17 kiloyla curl yapıyorum, dumbbell curl ağırlığı çok zor artar ya da artmaz. Bununla birlikte ara verildiğinde ağırlıklar her zaman düşer ama kas hafızası (muscle memory) ile ağırlıklar kısa zamanda eski haline gelir. Buraya kadar hep olumlu konuştum ama bir de hayatın gerçekleri var tabii. 40 yaşında bir erkek olarak 25 yaşındaki bir erkek gibi performans göstermezsin zira 30 sonrası ufak ufak testosteron düşüşü yaşanmaya başladığı için güç kaybı da belirli bir oranda görülebilir ama bu tabii ki çok dramatik seviyelerde olmaz ama sıfır etkisi olur da diyemeyiz, o nedenle bu antrenman işlerine ne kadar erken başlanırsa bu kayıplar ileri yaşlarda o kadar az olur. Durum böyleyken böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.01.25)
bir dahiliye hekimine gidip detaylı kan testi isteyebilirsiniz.

ama bu kadar zorlamaması lazım, merdiven çıkarken nefes nefese kalma gibi durumlar oluyor mu ?

gerekli tıbbi testlerden sonra Stronglifts 5x5 programın deneyebilirsiniz. uygulaması çok basit 5 adet temel compund hareketten oluşuyor ve mantığı progressive overload. yani her hafta belli bir oranda ağırlıklar arttırılıyor. benim çok işime yaramıştı.

eksisozluk.com
0
orpheus
(08.01.25)
checkup'ta neye bakarlar ki? cok checkuplik bir durumum var mi emin degilim, sanki daha belirli seylere bakmalari lazim checkup'tan cok. testosteronum alt sinira daha yakindi son olcturdugumde, ve zaten kisiligimden falan da yuksek olmadigi belli bence. onun disinda cok gunes gormuyorum, dolayisiyla d vitaminim de dusuk. zaman zaman b vitaminlerim de dusuyor.

genc birinin performansini beklemiyorum artik ama neden bu kadar kotu oldugumu anlamak, mumkunse cozmek istiyorum. ya da normalsem psikolojik olarak mucadele etmek.

beslenmem de fena degil bence. birkac ayda bir birkac hafta cok bozuyorum, ama rutinim saglikli beslenme diyebiliriz. fena protein almiyorum, islenmis gida tuketmiyorum falan.

merdiven cikarken sorun yok, o konuda da kotuydum eskiden ama bayagi gelistim, artik sikintim yok. bisiklet, yurume, merdiven cok zorlamiyor. yokus olsa bisiklet zorlar belki biraz ama her yer duz.
0
🌸lemmiwinks
(08.01.25)
Testosteronun alt sınıra yakınsa böyle hissetmen normal, normalde bu yaşta pek yapılmaz ama gerçekten dediğin gibi çok düşükse TRT (Testosteron Replasman Terapisi) uygulanabilir ama bu noktada sadece "güçsüz" hissetmen değil de cinsel isteksizlik vs. varsa bu tedavinin uygulanması bu belirtilere göre yapılıyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.01.25)
40 yaş kas geliştirmek ve güçlenmek için geç bir yaş değil öyle bir önyargı oluşmasın.
ben 40 yaşımda 8-9 ayda epey güçlenebilmiştim deadlift 40kg başlangıçtan 120-130 kg, overhad press 15 kg başlangıçtan 45 kg çıkmıştım mesela. tabi bu her hareket için geçerli değil msela barbell curl 12.5 kg başlangıç 25 kg çıkmıştı. yani vucut toparlıyor.

fakat push up 1 tane bile çıkmaması garip. düşük kiloda benchde veya makinada chest press çalışmak durumu toparlayabilir. mesela 10-15 kg 3x8 ile başlayıp hafif geldikçe arttırabilirsiniz.
0
orpheus
(08.01.25)
aktar ablanız geldi.

kara halile alıyorsun. bir 250gr al en az denemek için.
her sabah akşam 2şer tane yutuyorsun. fişek gibi oluyorsun. detaylarını araştırırsın.

bir de bedende core ne kadar sağlamsa hayattaki duruşun da o kadar sağlam oluyor.
0
mathilda.may
(08.01.25)
Kas erimesi...
0
feastofthedamned
(08.01.25)
@feastofthedamned: hep boyleydim ama, hep mi kas erimesi vardi?
0
🌸lemmiwinks
(08.01.25)
(5)

Hepsiburada telefon iade yapan var mi?

uşak tezgahlarının halı dokuyanları
Merhaba, kuzenim nakit parayla telefon alacaktı bende dedim ki parayı bana ver benim kredi kartından sipariş vereyim. Verdik de. Telefon 3 gün önce geldi şimdi de beğenmedim iade edeceğim paramı ver diyor. Telefon 52.500 TL. Satıcı hepsiburada. Talep oluşturmuş yarın alacaklar. Daha önce hepsiburada
Merhaba, kuzenim nakit parayla telefon alacaktı bende dedim ki parayı bana ver benim kredi kartından sipariş vereyim. Verdik de. Telefon 3 gün önce geldi şimdi de beğenmedim iade edeceğim paramı ver diyor.
Telefon 52.500 TL. Satıcı hepsiburada. Talep oluşturmuş yarın alacaklar.

Daha önce hepsiburadaya telefon iade eden var mi sorun çıkarıyorlar mi?
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(05.01.25)
kutusu açıldı mı, sim kart takıldı mı ?
0
orpheus
(05.01.25)
Kutu açıldı Wi-Fi bağlandı sim takmadı. Telefon markası honor
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(05.01.25)
Kartına Para iadesi aldığında sen de çeker verirsin, acelesi neymiş.
0
rodeocu
(05.01.25)
sorun çıkarırlarsa da senin problemin değil. para sana yatmadan geri verme.
0
jelly bear
(06.01.25)
İnternette hep arama yaptım ama sonuç çıkmadı. Telefon kargoda 5 gün kaldı İstanbul içi olmasına rağmen fakat iade 30 dakikada onaylandı. Bilgi vermek için yazdım
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(10.01.25)
(4)

ikinci kedi

yalnizligin muthis saltanati
merhaba, yaklaşık 4 yaşında bi kedimiz var. dişi kısır. parktan sahiplendik. 2 yıldır bizimle. tekir. şu sıralar ikinci kedi gibi bir niyetimiz var ama bazı çekincelerimiz bizi korkutuyor. şimdi öncelikle bizim kedimiz hiç kedi sevmiyor diye düşünüyoruz. parkta yaşarken onu hiçbir kediyle yan yana d
merhaba, yaklaşık 4 yaşında bi kedimiz var. dişi kısır. parktan sahiplendik. 2 yıldır bizimle. tekir. şu sıralar ikinci kedi gibi bir niyetimiz var ama bazı çekincelerimiz bizi korkutuyor.

şimdi öncelikle bizim kedimiz hiç kedi sevmiyor diye düşünüyoruz. parkta yaşarken onu hiçbir kediyle yan yana dururken, oynarken, otururken görmedik. parkta bizim kucağımızdayken başka kedi, değil bizim kucağımıza sadece yanımıza yaklaşırken bile değişik sesler çıkartan, başaramazsa ortamı terk eden bir kediydi. şehir dışına çıktığımızda bakması için bıraktığımız evde başka kedi, olduğu odaya gelince dolabın üstüne çıkıp orda yaşamaya başlamış. apartmana bazen kedi giriyor, kapıya gelince bağırıyor bir yandan da çok tırsak kaçıyor. bütün bunlar ekstra bir şey ifade ediyor mu yoksa dümdüz normal kedi mi tecrübeli insanlara sormak istiyorum.

bir de kendisi diyet yapıyor. sonuna geldi sayılır. ama bir yıldır otomatik mama makinasından saatli yiyor. çok iştahlı ve geri kilo almaması için hep porsiyonlu yemeliymiş. bir kedi daha gelirse bu mama işini nasıl ayarlarız, ona ayrı ona ayrı nasıl olur.

kısacası fikri, söyleyecekleri, tecrübesi olanlar düşüncelerini yazarsa sevinirim. şimdiden teşekkürler.

not: bu arada almayı düşündüğümüz kedi erkek, bizimkinden muhtemelen daha büyük. kısırlaştıracağız.
0
yalnizligin muthis saltanati
(05.01.25)
Kedi mastırıyım, okudum ve bilgeliğimi paylaşacağım. Yazdıkların evindeki kedinin yeni bir kediye alışıp alınmayacağını bilmemize yönelik net bir şey sunmuyor. Alışabilir de alışamayabilir de. Ama evdeki kedinin kendince bir düzeni var. Ben olsam onu bozmazdım. İki yaşındaki kedime kardeş getirdikten sonra alışması 2 sene sürdü. İki sene boyunca hep sinir stres içinde yaşadı kendi evinde kızcağız. İkinci kedi bu koşullarda hem risk hem de dert. Ayrıca önce kısırlaştır, sonra al alacaksan da. Eyyorlamam bu kadar.
0
prole
(05.01.25)
alıştırma operasyonu yapabilirsiniz. ilk adım iki kediyi de aynı ortama bir anda salmıyoruz. böyle yaparsak ortamı sahiplenen kedş yeni gelen kediye üstünlük kuruyor ve bunu düzeltmek zor.

ben şöyle yaptım, önce ikinci kediyi ayrı bir odada tuttum. evdeki kedi tabi kokusunu alıyor rahatsız oluyor ve belli ediyordu ama birkaç gün içinde bu durum meraka dönüştü.
ufak ufak kapı altından bakmaya başladı.bundan sonra günde 5 dakika falan kontrollu şekilde yanyana getirdim gene tabi ufak kavgalar çıktı ve kediyi odaya geri koydum. bi 4-5 gün içinde kavgadan biraz oyuna döndü bu 5 dakikalık görüşmeler. toplam 10 gün içinde de artık salonda 15-20 dakika bırakmaya başladım. oyunlar gene bi yerde saldırganlığa dönüşünce ayırdım. böyle böyle herhald 20 gün sürmüştür kavga etmemeye, herkes kendi işine bakmaya başladı.
0
orpheus
(05.01.25)
hayir diyorum sadece
0
ala09
(05.01.25)
tanıştırma sürecinden bahsetmişler, aynen öyle ilerliyor. tek fark sizin tutumunuz. bu hayvanlar kendilerini evcilleştirecek akılda, o yüzden "ay benim kedim sinirliymiş" diyip ipleri bırakmaktansa "sinirini yerim senin" diyip ipleri elinize alın. anlasın o da patronun kim olduğunu.
0
ahmet oturum cerezi
(06.01.25)
(5)

1.5 yılda akünün bitmesi.

slm ben yalnız komando yasin
Merhaba;20012 Opel astra var 1.5 yıl önce aldığımız akü bitti. 2 ay önce de şarj dinamosu bozulmuştu değiştirdik çıkma parça bulup. Geçen araba çalışmadı takviye yaparak çalıştırdık benim anlamadığım akü bu kadar çabuk bitmez.Acaba şarj dinamosunda bir sıkıntı var tekrardan aküyü değiştirisek ilerid
Merhaba;

20012 Opel astra var 1.5 yıl önce aldığımız akü bitti. 2 ay önce de şarj dinamosu bozulmuştu değiştirdik çıkma parça bulup. Geçen araba çalışmadı takviye yaparak çalıştırdık benim anlamadığım akü bu kadar çabuk bitmez.

Acaba şarj dinamosunda bir sıkıntı var tekrardan aküyü değiştirisek ileride yine biterse diyede düşünüyorum.

Sorun ne olabilir sizce?
0
slm ben yalnız komando yasin
(04.01.25)
şarj dinamosu bozuksa şarjsız kalan akü hasar görebilir. yani şarj dinamosunun ilk arızası döneminde akü zarar görmüştür, soğuklarla beraber de kapasitesini iyice yitirebilir. şarjı sistemini bir ölçtürüp sağlamsa aküyü yenilemek iyi olur.
0
orpheus
(04.01.25)
Bugün 1,5 yıllık varta aküyü aldığım yere goturdum. Garantiden değiştirdiler. 2 yıl geçmediyse goturun.
Ondan önceki corollanin orijinali aküsü de 1,5 yıl gitmişti. Bundan önceki aracim auristi. 5 yıl hiç değiştirmedim.
0
unalub
(04.01.25)
Şu an ben de akü değişimi için dükkan sahibini bekliyorum.
Geçen günler ben de biraz araştırdım akü konularını. Türleri, kullanımı,şarjı, dayanıklılığı vs bir sürü konu ve bilgi var.

Kış zamanı araç için akü ve lastik hava basıncı kendini en çok gösteren hususlardan.
1,5 yılda da normalde akü bitmez . garantileri 2 yıllıktır ve ayrıca marka modele göre değişen raf ömürleri vardır.
Siz almadan önce de akü bir yıl kadar beklemiş olabilir.
İzlediğim bir videoda kullanıcılar ve satıcılar için en çok gözardı edilen hususlardan biri de uzun ömürlü kullanım açısından yaklaşık olarak bir akünün 6 ayda bir şarj edilmeleri gerektiği.
0
diyecevaplandı
(04.01.25)
derin bir çukura girdiyseniz vb bir durumda maalesef bunların hücreleri kırılıyor. akü bitmiş gibi davranıyor o zaman.

çıkan aküyü kontrol ettirin.
0
mathilda.may
(04.01.25)
dinamo arızası nedeniyle şarjsız kalmış. şarjsız kalan akü bozulur biter.
0
co2s2
(04.01.25)
(7)

Araba kaldırılırken debriyajdan çekmeden önce gaza basıyor musunuz?

ya ben lan neyse
ayağı debriyajdan hiç kaldırmadan gaza biraz basıyor musunuz?
ayağı debriyajdan hiç kaldırmadan gaza biraz basıyor musunuz?
0
ya ben lan neyse
(03.01.25)
Hocam debriyaj tam basılıyken gaza bastığında araç boş vitesteyken gaza basmış oluyorsun bir anlamı yok ve saçma bir hareket olur bu, normalde kavrama noktasında gaza basmaya başlarsın araba hareket eder hatta dizelde gaza basmadan da kavramada hareket etmeye başlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
O kadar hafif dokunurum ki pedala, debriyajdam ayağımı çeksem stop edecek kadar hafif. Dokunmak sayılırsa bu da.
0
Cesario
(03.01.25)
yeni arabalarda nasil bilmiyorum ama benim kullandigim manuellerde debriyajdan ayagini cekmeden once gaza basmazsan araba istop eder.

kavrama noktasina kadar gaza basilmaz. kavrama basladiktan sonra ufaktan gaz verilir. bu da zamanla oturur.
0
antikadimag
(04.01.25)
Cesario+1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.01.25)
Dizel araba ise gaz vermene gerek yok ayağını debriyajdan çektikçe araba hareket eder zaten. Benzinli araba ise evet hafif gaz vermen gerekir.
0
etna
(04.01.25)
Minik minik dokunuşlarla basmaya başlıyorum.
Benzinli.
0
norek
(04.01.25)
ilk adım kavrama noktasını tanımak, bunu da düz ve boş bir yolda hiç gaz vermeden sol ayağımızı debriyajdan çekip, araç çok hafif devirden düşecek şekilde pratik yaparak kazanıyoruz. epey bir denemeden sonra kas hafızası oluşacak ve hiç zorlanmadan bu noktayı yakalıyor olacağız.

sonra aracı kaldırırken ister düz yol, isterse de hafif yokuş olsun. ilk adım bu kavrama noktasını yakalamak, son sağ ayak freni bırakıp hafifçe gaz verirken debriyajı kontrollü şekilde bırakmak.
0
orpheus
(04.01.25)
(7)

Kredi Kartını Kapattırmak İçin Çalındı Desem İşe Yarar mı?

halitkin
Vakıf ve Yapıkredi kartlarımı kapattırmak istiyorum ancak ne zaman müşteri hizmetlerini arasam kampanyaydı, aidat iadesiydi derken kapatmıyorlar. İkna etmekle uğraşmak istemediğim için direkt kayıp/çalıntı desem kapanır mı? Bir de bu şekilde yaparsam otomatikman yeni kart basılıp adresime gönderilir
Vakıf ve Yapıkredi kartlarımı kapattırmak istiyorum ancak ne zaman müşteri hizmetlerini arasam kampanyaydı, aidat iadesiydi derken kapatmıyorlar. İkna etmekle uğraşmak istemediğim için direkt kayıp/çalıntı desem kapanır mı? Bir de bu şekilde yaparsam otomatikman yeni kart basılıp adresime gönderilir mi? Diyelim ki gönderildi, kartı hiç kullanmadan kırıp atsam aidat vs. çıkar mı?
0
halitkin
(03.01.25)
kaybettim dedikten sonra yenisini gönderelim dediklerinde yeni kart istemiyorum dersiniz.
0
inheritance
(03.01.25)
de
0
jamswety
(03.01.25)
İkna etmekle uğraşmanız gerekmiyor ki? Hayır, lütfen başka bir şeyden bahsetmeden kartı kapatın deseniz yeter. Neden macera arıyorsunuz ki :D Tamam kart kapatmanın önüne geçmeye çalışabilirler ama hayır vaktim yok kapatalım lütfen dediğinizde illa ki dinle bak diyecek biri çıksın sanmıyorum.
0
akhenaten
(03.01.25)
kayıp-çalıntı ihbarında kapanan kartın hesabı değil kart numarası olur.
banka nezdinde hala kişiye ait kredi durur, hatta online işlemlere girince anında
yeni sanal kart numarası oluşturup alışveriş bile yapılabilir. yani kayıp-çalıntı ihbarı ile kart kapanmaz.
0
orpheus
(03.01.25)
ben gayet kolay kapatıyorum o kadar zor değil kart kapamak.
0
jelly bear
(03.01.25)
kusura bakma ama bu bana biraz komik geldi.

sorun bankanın kartını kapatmaması değil, seni kolay kandırabilmesi.

bu durumun bir benzeri de işinden istifa etmek isteyen ama müdürüm bırakmıyor kaç kere istifa ettim kabul etmediler diyen insanlar. vereceksin dilekçeyi alacaklar işleme, yokuş yapamazlar da hadi diyelim yaptılar, noterden göndereceksin istifanı sonra sabaha kadar gitme sana muhtacız desinler.

bankayı arıyorsun, kredi kartımı iptal edin diyorsun. efendim sebep ne diye soruyorlar, keyfimden ötürü diyorsun hiçbir teklifinizi dinlemek istemiyorum diyorsun ve kartın kapanıyor.
0
emfuzi
(03.01.25)
kartı atsan kırsan aidat çıkar.

net bir şekilde hayır demeyi öğrenmen gerekiyor bunu da bir müşteri temsilcisi ile yapacaksın. ya sevgilin olsaydı?

garanti kartlarda var öyle bir manyak kız. o kadar ısrarcı ki, ben bile sinirleniyorum. o yüzden seninle dalga geçmiyorum.

bu finansal kararımdır diyeceksin.
çok ısrar ederse işinize saygım var ancak bu benim kararım. istemiyorum. lütfen kartımı kapatın! istemiyorum diye çığlık da atabilirsin. senin kulvarın. garantidekine yapiim bak iyi fikir alerhkser


aksilik çıkarsa cimer'e git.
işbankası bana aidat kazığı attı kapatın dediğim karttan. sonra iade ettiler. şimdi tüm banka hesaplarımı kapattım işbenkte. eksikliğini de hissetmiyorum.
0
mathilda.may
(03.01.25)
(7)

Aynı kilo başka bir yerde daha hafif

Bir ben var benden şurada
Dün farklı bir spor salonuna gittim, istasyon makinelerinde çalışırken normalde kullandığım ağırlıklar çok hafif geldi bayağı ağırlık arttırdım, birkaç günde bu kadar güçlenmiş olamam neden böyle olmuş olabilir?
Dün farklı bir spor salonuna gittim, istasyon makinelerinde çalışırken normalde kullandığım ağırlıklar çok hafif geldi bayağı ağırlık arttırdım, birkaç günde bu kadar güçlenmiş olamam neden böyle olmuş olabilir?
0
Bir ben var benden şurada
(03.01.25)
Makara sistemi nedeniyle öyle oluyor. İstasyonların kablo-makara sistemini kontrol et eğer kablo direkt plakaya bağlıysa ve yukarıdaki tek bir makarayla yükü çekiyorsan ağırlık miktarı birebir aynıdır, yani 40 kilo çekiyorsan 40 kilo çekiyorsundur; yok eğer yukarıda bir tane sabit aşağıda da plakaların üstünde hareketli ekstra bir makara varsa ve kablo buna bağlıysa o zaman çektiğin yükün yarısını çekiyorsundur, yani plakada 80 kilo varsa aslında 40 kilo çekiyorsundur. Yani sen nicelik olarak plaka sayısını/ağırlık miktarını artırmış olsan bile nitelik olarak aslında diğer salondakiyle aynı ağırlığı çekiyorsun. Bunu salonlarda "tek makara-çift makara farkı" derler ama aslında ortaokul fen dersinde gösterilen "sabit makara-hareketli makara farkı" nedeniyle oluyor.

Hazır salona gelmişken örnekle göstereyim; ilk makine sabit makara, diğeri çift makara.

ibb.co
ibb.co
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
@forvet valla guzel bilgiymis. bizim salona da yeni bir kablolu istasyon geldi eskinin 10 kilosu bunda 15 sanki demek ki o sebebpten, neyse ki eski makine de duruyor sadece yeri degisti :)
0
bay b
(03.01.25)
Bir de hareketli makara+az plakalı istasyonlar var onlar daha kötü, son plakaya girip 30 tekrar yapmak zorunda kalıyorsun :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
kg-lbs farkı da olabilir. bazı istasyonlarda ağırlık kg olarak değil de lbs olarak yazar.
1 lbs = 0.45 kg.
0
orpheus
(03.01.25)
Kaleci bize spor salonu ifsasi yapti soru sayesinde.

Bu sorunun daha fenası iki plaka arasında kg farkı olması misal...
0
logisticsmanager
(03.01.25)
Abi Türkiye'de salonların çoğu başlangıç seviyesiyle birkaç senelik kullanıcılar için iyi, yani farklı plaka ağırlığı ya da makara sistemi bu seviyedeki kullanıcılar için çok etki eden faktörler değil ama açıkçası merdivenaltı salonlardaki plaka sistemi de hiçbir yerde yok. Mesela bu makine tek makara ama plakası acayip yetersiz; en altın bir üstüyle ısındım son sıradaki plakayla da tükenişe gittim ama 13-14 tekrar yaptım, normalde benim tükeniş aralığım 8-10 tekrar, merdiven altı salonlarda bile istasyonda 150 kilo plaka olur burası 98 kiloda bırakmış, çoğu salon da böyle. Macfit'e gidiyorum bütün istasyonlar hareketli makara kullanıyor adama bakıyorum "100 kilo basıyorum aga" diyor bana, olm orada 50 kilo var diyorum nasıl 50 kilo var abi baksana 100'e taktım diyor bana, sırf bu yüzden çekiş için Hammer Strength tipi makine kullanan yerlere gitmeye çalışıyorum ama o da çok yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.01.25)
Daha yeni basima geldi

Evet bazi salonlarda ayni agirligi secsende daha agir yada hafif olabiliyor
0
Zetnikov
(04.01.25)
(13)

Her kadını, her yerde elde edebilen bir erkek tanıdınız mı hiç ?

feastofthedamned
İster flört olsun ister tek gecelik, isterse de takılmalık; girdiği ortamlarda her çeşit kadını kısa sürede tavlayıp, elde edebilen, tam womanizer bir erkek arkadaşınız veya tanıdığınız oldu mu ?
İster flört olsun ister tek gecelik, isterse de takılmalık; girdiği ortamlarda her çeşit kadını kısa sürede tavlayıp, elde edebilen, tam womanizer bir erkek arkadaşınız veya tanıdığınız oldu mu ?
0
feastofthedamned
(02.01.25)
Olmadı.
0
Bruce
(02.01.25)
bazi ortamlar acmayabilir ama iz birakan arkadasim oldu. yuzeysel oldugu icin flortten oteye gidemedi
0
ala09
(03.01.25)
olamaz çünkü her kadın çok geniş bir küme imkansız yani.

ama ortalamadan başarılı insanlar tanıdım.
0
orpheus
(03.01.25)
Oldu, üniversiteden arkadaşım mankendi, eleman uzun boylu, renkli gözlü vs...

Mekana gittik, mekanda hatun yoktu, herif gitti barmade i kaldırdı.
0
kimlanbu
(03.01.25)
THY'nin Londra Istanbul ucusumda sarisin bir Ingilizin yaninda oturmustum bir sefer. Altin sarisi sacli, Kivanc gibi bir abimizdi. Bizim hostesler adami yiyeceklerdi nerdeyse, gidip gelip basinda dikilip duruyorlardi butun ucus boyunca, diger yolcular bile rahatsiz oldu. Cok cooldu, Martin Eden'in bir kitabini okuyordu, kafasini dahi kaldirmiyordu bizimki. Ingiliz aksani, beyefendiligi, kibarligi ve ustune o yakisiklilikla Turkiye'de elde edemeyecegi kadin cok azdir o arkadasin tahminimce, yardirmistir o Turkiye seyahatinde.
0
freedonia
(03.01.25)
evet oldu, üniversitede ev arkadaşım kıvanç tatlıtuğ gibi biriydi. ben kadınların bir erkeği bu kadar şiddetle arzulayabildiğini ilk kez onda gördüm.
0
tabudeviren
(03.01.25)
Kadın dediğiniz şey zaten bir avuç pasif, elde edilmeyi bekleyen, iradesiz bir canlı topluluğu olduğu için tabii ki var böyle adamlar.

Parlak cisim gördüğünde akvaryumdaki balıkların hepsinin bakması gibi kadınlar da "womanizer" gördüğünde garanti düşüyorlar. Düşmeyip ne yapsınlar zaten? Milyarlarca iradesiz, ilgi gösterince dibi düşen pasif canlıdan bahsediyoruz.

Kesinlikle milyarlarca canlıdan bahsederken bireysel farklılıklardan, cinsel yönelimden, kişisel zevklerden, isteklerden, beklentilerden bahsetmeye gerek yok. Erkek "womenizer"sa kadın düşer. Kadının erkeği reddetmek ne haddine?
0
bu ne bilimsizlik
(03.01.25)
Evet, yakın bir arkadaşım var aynen böyle. Öğleden önce başkası akşamına başkasıyla takılır. Ben adamı izlerken yoruluyorum sürekli elinde telefon ve bir kadınla konuşma içinde. 20lerde 30 ların başındayken vay be falan diye konusuyoduk ama yaş 40 oldu çok zor. Adam sadece kadınları elde etmeyi seviyor, cinsel ilişki falan ilgisini çekmiyor artık, alışkanlık haline getirdi. Ben ilişki adamı olduğum için durumuna üzülüyorum çünkü ciddi manada kimse yok etrafında.
0
mirty
(03.01.25)
her kadını değil de boşanmış, yaşı kendine göre büyük, flörtöz olanları etkileyen arkadaşım var.
bu bir yetenek bence mesela dün teomanı izliyordum; ağzında sürekli akşam şu mekanda şöyle takılırdım veya şöyle kadın isterim böyle kadın vb. bu tarz etkileyici adamlar galiba kadınları etkiliyor. bunu kadınlara sormak lazım onlar etkileniyor mu etkileniyormuş gibi mi yapıyor?
0
mikahakkinen
(03.01.25)
Evet, var. Şu an evli.
0
nawar
(03.01.25)
var. hem de çok alakasız özelliklere haip. liseyi zar zor bitirdi. at suratlı ve epey çirkindi. sıska cılız bir şeydi. parasız ve fakirdi. sık sık sigara otlanarak gezerdi. lisenin en güzel kızı (isviçreydi galiba oradan bir aile istedi söz ve nişan yaptılar kıza) ama o kız son gece bu arkadaşıma kaçtı herşeyi bırakıp. tek özelliği tatlı diliydi. sürekli kız tavlama üzerine iddiaya girer ve her seferinde kazanırdı. aramızda bir tek onun arabası yoktu ama bizim arabalardan istediğini alır gezer yakıt da koymadan geri verirdi. buna benzer birkaç tanıdığım daha var ama herbirinin bir özelliği vardı birisi yakışıklı, biri zengin bir diğeri kavgacı tiplerden. ama bu adam alfaydı sebebini hala arada bir düşünürüm. pezeveng arkadaşları arasında da popülerdi.
0
ground
(03.01.25)
Bi arkadasim vardi karakterini gizleyen bes para etmez birisiydi evet cogu kisiyi tavliyordu oyle yakisikli da degildi

Simdi soracaksiniz nasil tavliyordu diye evi ve arabasi vardi meslegi cok populer bir meslekti doktor pilot tarzi bu sekilde cok hatun dusuruyordu

Ozet geciyorum biraz konusmasini biliyordu maddiyati cok iyiydi
0
Zetnikov
(03.01.25)
Böyle iki farklı arkadaşım oldu.

Biri acayip yakışıklı/kaslı manken gibi bi elemandı.

Diğeri bir o kadar tipsiz/ucube biriydi.

İkisinin de ortak noktası yer mekan fark etmeksizin gördükleri kadınlarla ilgilenip muhabbet açmalarıydı. Yani yolda kendi halinde yürüyen bir kadınla muhabbeti kurup numarasını alıyorlardı.

Tabii bu anlattıklarım 20 sene öncenin adamları.

Şu zamanda kafaya çanta da yiyebilirler :)
0
msb
(03.01.25)
(16)

Kabızlığa ne iyi gelir

darkwizard
Arkadaşlar sık sık kabız oluyorum 10-14 günde bir. Nedeni nedir nasıl kurtulurum artık bıktım.
Arkadaşlar sık sık kabız oluyorum 10-14 günde bir. Nedeni nedir nasıl kurtulurum artık bıktım.
0
darkwizard
(02.01.25)
Bir süre günde iki avuç sarı leblebi ve 1 adet elma ye
0
grimavi
(02.01.25)
Leblebi yeme o ishali aliyor sadece.

Az biraz muz ye günlük ve aksamlari bir kasik zeytinyagli süt iç.
0
feastofthedamned
(02.01.25)
Probiyotik
Kuru kayisi
Kefir
Karniyarik otu tozu
0
mor oje
(02.01.25)
Her gün bir saat yürü.
Posalı yiyecekler tüketmeye gayret et.
Günde en az iki litre su iç.
Her gün ve hep aynı saatte, ihtiyaç olmasa bile klozette 15 dakika otur ve bu sürede fazla ıkınmadan yapmayı dene. Olmuyorsa da zorlama ama usanmadan devam edersen biyolojik saatini kurmuş olursun.
Bu eylemden 15 dakika önce kahve içmen iyi olur.
Klozetin önüne basamak al. Ayakların yukarda olsun. Dizlerinin göğüslerine değmesi uygun olur.
Kimyasal, fiziksel, bitkisel vs. bilumum bu işe yaradığı söylenen şeylerden uzak dur. Kısa vadede işe yarıyorsa uzun vadede daha fazlasını almadan işe yaramayacak ve onsuz olmaz hale gelecektir.

www.ciceksepeti.com
0
Mirket
(02.01.25)
Mirket+1

Gün kurusu
Hurma
Su
Kefir
Yoğurt
Kahve

Probiyotik
3tip ilaç var
1.si bağırsak kaslarını düzenliyor du…..
2.si hem kasları hem gazı çözüyor me….
3.sü katı atığın su çekmesini sağlıyor ma…
Eczaneye ve doktoruna danış zaten isimleri söylerler
0
kararsızataletfilozofu
(02.01.25)
Kabızlığın kökten çözümü günlük olarak büyük tuvalete çıkma alışkanlığını kazanmaktır. Eskilerin bir lafı vardı "suyu geldimi beklemeyeceksin" derler. Yoldaysan arabayı benzinliğe çekeceksin, misafirdeysen işini görüp hayatına devam edeceksin. Anal fissür operasyonu geçiren biri olarak yazıyorum bunları. Hiç bir ilaç, besin kökten çözüm sağlamaz. Yukarıdaki besinleri kullanırsan bu kez ishal problemi yaşarsın, bölgede hassasiyet oluşur.
0
HellKeePer
(02.01.25)
Geçmiş olsun. Barsakların motilite (hareket) kabiliyeti azalıyor. Tekrar canlandırmak için her gün düzenli kuru kayısı tüketin. Ara vermezsem bana (85kg) günde 6-8 kadarı çok iyi geliyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.01.25)
Ne zaman lor yesem çok sancılı kabız olurdum sonra annem sağolsun çok basit bir çözüm buldum;

2-3 tane kuru kayısı geceden çok kaynar olmayan yarım bardak suya atılır. (Bardağın da üstünü çay tabağı gibidir şeyle kapatıp )

Uyaninca direkt aç karna bu suyu için ve kayisilarini yiyin.

Valla beni mucize gibi duzeltmisti .
0
makbur
(02.01.25)
Ben düzensiz tuvalet ve kabızlık döngüsüne girince sabahları yulaf ezmesi-süt + filtre kahve ile kahvaltı yapıyorum. İçine tatlandırıcı bal, keçiboynuzu özü falan bir şeyler karıştırırsınız. Gün içinde de en az yarım litre su içmeye çalışıyorum. Kahveyi de özellikle sadece kahvaltıya saklıyorum.

Diğer yazılanlara hak vermekle birlikte, gün içinde mümkün mertebe aynı saatte tuvalet alışkanlığı bunun için önemli. Mesela öğleden sonra ofiste kayısı kuru yediniz ettiniz, sonra akşama doğru tuvalet ihtiyacınız geldi ama yolda olduğunuz için, arkadaşlarınıza gittiğiniz için çıkamadınız, tuttunuz falan, bunlar hep yaptıklarınızı boşa götüren şeyler...
0
malheiros
(02.01.25)
senelerdir çekiyorum, annemde de vardı, kronik. haftada iki gün pilatese gidince geçti :( ama hep gitmem gerekiyor.
0
damba
(02.01.25)
düzenli olarak kaliteli bir probiyotik destek almalısın ve bunu en az 3 ay sürdürmelisin.
hareket etmek ve bol su içmek iyi gelir. ama zorda kalınca kullanılabilecek en güvenli yöntem magnezyum oksit hapıdır.
0
orpheus
(03.01.25)
Olayın psikolojik bir tarafı olabilir, onu da irdele derim. Bırakamadığın, bırakmak istemediğin, sana acı veren ya da zararını bilsen de bilmesen de aşırı tutunduğun bir şey veya bir şeyler var mı, ona bak.

Diyelim ki bazı korkuların var, bunların sana ne kadar zarar verdiğini bazen hissediyorsun bazen hiç aklına gelmiyor ama o korkuları bırakmak sana kendini çok tehlike altında hissettirecek. Bunun gibi.

Anneannem ömrünün son 40 yılını kabızlıkla geçirdi. Sabit fikir halinde bazı düşünceleri vardı asla gevşetemezdi onları, çok katıydı. Öyle öğretilmiş öyle inanmış, sorgulamak bile çok aşağılık bir hareketti ona göre. Ama o düşünceler bu çağda gelinen noktaya taban tabana zıddiyet oluşturuyordu. O değerleri sorgularsa içinin inancı paramparça olacak sanıyordu. Ben anneanneme benzer konularla ilgili fikirlerini anlattığım zaman o yeşil gözlerini kocaman açıp "oooo senden korkulur" derdi :)

Korkuları da çoktu rahmetlinin. İçinde saklardı ama korkardı işte.

Her insanın bırakamadıkları olur, bunlar gereğinden fazlaysa ve gerçekten çok lüzumsuz şeylerse beden bu yolla isyan ediyor işte. Sana zararlı şeyler girmiş bünyene, izin ver de dışlayalım onları diyor, gevşe, rahatla diyor.

Lütfen magnezyum takviyesi al. Pahalı mahalı deme en iyilerinden al, ki marka ismi verebilirim özelden sorarsan. Magnezyum, Omega 3 muhakkak her gün kullan. Özellikle de uykularında veya kaslarında problem varsa mutlaka mutlaka kullan. Gevşeyememek magnezyum eksikliğini de gösterir.
0
muhayyer divan
(03.01.25)
kefir.
0
mikahakkinen
(03.01.25)
Filtre kahve içmeyi deneyebilirsin metabolizma motor ise yağı filtre kahvedir :d
0
oggiethebrewbuddy
(03.01.25)
kefir, yurumek, meyva yemek, yogur yemek.
0
turkuaz
(03.01.25)
tuvalette telefona bakma. uzun vakitler geçirme.

sağ bacağını solun üzerine at ve dirseklerinle dizinin üzerine bastır. hatta sol ayağını da parmak ucuna getir.


bol bol su iç
karnıyarık otu +1
0
mathilda.may
(03.01.25)
(4)

ne tür takviye gıdalar alıyorsunuz?

duyurukullanıcısı
benim liste ;d vitaminimagnezyummultivitaminBromelainbir düzenim yok aklıma geldikçe. aman aman bir faydasını görmedim.
benim liste ;

d vitamini
magnezyum
multivitamin
Bromelain

bir düzenim yok aklıma geldikçe. aman aman bir faydasını görmedim.
0
duyurukullanıcısı
(01.01.25)
Magnezyum
Mineral
B12
D3k2
Omega 3
Bromelain (donemsel)
Biotin (donemsel)
Probiyotik (donemsel)
0
mor oje
(01.01.25)
magnezyum sitrat+biglisinat
demir biglisinat
çinko pikolinat
omega3 (efa-s 1200)
D vitamini (2500 unite gün)
probiyotik (nt)
B12 (metilkobalamin + Adenozilkobalamin)

açıklamalı yazdım çünkü takviyelerin formu da çok önemli, örneğin magnezyum oksit ile magnezyum değeri yükselmiyor ya da en yaygın B12 formu siyanokobalamin'in biyoyararlanımı çok az. ya da sıradan bir probiyotik fark yaratmıyor.

ama malesef bu takviyelerin faydalı formları ciddi derecede pahalı. kullandığım dönemde ben fayda görüyorum. uykudan dinç uyanıyorum, yorgunluk bitkinlik ve dikkat sorunlarım azalıyor.
0
orpheus
(01.01.25)
Sadece D vitaminim düşük, dolayısıyla sadece D vitamini alıyorum. Faydasını görüyorum, çünkü D vitaminim eksik, almayınca yetmiyor. :D
0
akhenaten
(01.01.25)
Vitamin d sadece kiş mevsimi hergun

Multivitamin haftanin 3 gunu. Biterse siselerim birakacagim para bayilamicam artik

Omega 3 balij yagi olmazsa olmazim hergun pompaliyorum

Uyumadan once magnezyum biglisinsnat midir ne zikkimsa

Sonuç sporla beraber mukemmel hissediyorum kendimi harikayim zirveyim owwnyeah
0
Zetnikov
(01.01.25)
(3)

Uydu prizindeki tuhaf durum hk.

biravekahve
Aynı apartman içinde taşınma gerçekleştirdik. televizyonu uydu kablosuyla evdeki uydu prizine bağladım fakat sinyal yok. Uydu prizindeki saçma durum dikkatimi çekti acaba bununla alakalı olabilir mi? fotoğrafını ekliyorum. Bu ne amaçla yapılmıştır ve nasıl çözülebilir.https://hizliresim.com/gqh73bgh
Aynı apartman içinde taşınma gerçekleştirdik. televizyonu uydu kablosuyla evdeki uydu prizine bağladım fakat sinyal yok. Uydu prizindeki saçma durum dikkatimi çekti acaba bununla alakalı olabilir mi? fotoğrafını ekliyorum. Bu ne amaçla yapılmıştır ve nasıl çözülebilir.

hizliresim.com

ibb.co
0
biravekahve
(01.01.25)
2 olasılık var prizin içi boş ve kablo çıkardılar F-F ara ile bağlayacaksınız ya da daireye iki adet uydu kablosu geliyor ve biri prizden diğeri kablodan geliyor.

uydu prizinin takar takmaz çalışmaması için birçok sebep var mesela diseqc ayarları yanlış olabilir, prizde turksat değil sadece digiturk yayını olabilir.
0
orpheus
(01.01.25)
@cosmicstring +1

kabloyu deneyin bence .. hatta mümkünse evde sizden önce oturana / ev sahibine sorun.
0
co2s2
(01.01.25)
@orpheus ve diğer cevap veren arkadaşlara teşekkürler. F-F ara ile çözdüm konuyu.
0
🌸biravekahve
(01.01.25)
(9)

Evde spor yapmak ve üzerine düşünceler

seni tanıdığım güne lanet olsun
Biraz detaylı yazacağım.- Maddi olarak ''yaşamıyor ama ölmüyor da'' seviyesindeyim, uzunca bir müddet daha muhtemelen böyle olacak. Dolayısıyla ne spor salonuna gitmek için ne de özel bir beslenme programı ve takviye besinler için ayıracak bütçem yok. Elimden geldiğince çeşitli beslenmeye gayret gös
Biraz detaylı yazacağım.

- Maddi olarak ''yaşamıyor ama ölmüyor da'' seviyesindeyim, uzunca bir müddet daha muhtemelen böyle olacak. Dolayısıyla ne spor salonuna gitmek için ne de özel bir beslenme programı ve takviye besinler için ayıracak bütçem yok.

Elimden geldiğince çeşitli beslenmeye gayret gösteriyorum ama genelde karnımı doyurmak üzere tükettiklerim. Bu her gün hamburgerle beslenip günde dört öğün kola içiyorum veya sadece makarna tüketiyorum demek değil fakat durumumu az çok anladınız sanıyorum.

- Profesyonel olarak 5 yıl yoga yaptım, gerçi üzerinden 7-8 yıl geçti ama vücudum esnektir. Kilo fazlam yok, hatta normale göre zayıf sayılırım. Göbeğim yok, sarkmam yok. Kas yapmak da istemiyorum.

Esas olarak vücudum sıkılaşsın, karnım kaslı olmasa da daha gergin olsun, bacaklar daha fit görünsün, selülit oluşumu mümkün olduğunca engellensin istiyorum.

Başlangıç seviyesinde skolyozum var ve bazen ağrı yapıyor, biraz sırt çalışıp o bölgeyi rahatlatmak da iyi olur benim için. Ağırlık pek kullanamıyorum, genetik olarak varis sahibiyim ve bacaklarım çabuk etkileniyor.

- Evde haftada 4 veya 5 gün, 2-3 saat, kendi ağırlığımla spor yapmak istiyorum. Dediğim gibi özel bir beslenme ve takviye programım olamayacak, ağırlık da kullanamam.

Karar verirsem epey zaman düzenli olarak bunu sürdürebilirim fakat Ekşi'de ve forumlarda konuşulanlara bakınca biraz umutsuzluğa kapıldım açıkçası. Boşuna zaman harcamış olursunuz, asla faydası olmaz, boşuna bu işe girişip hayal kırıklığına uğramayın, hiç yapmayın daha iyi bile diyen çok.

Bu şekilde yapılan spor gerçekten hiç işe yaramaz mı? Daha fazlasına gücüm yetmiyor en azından bu dönemde ama bir şeyler yapayım istiyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
dostum az yoktan iyidir. eksi sözlüktekilere ne bakiyorsun. üfürmek bedava...

tüm gün evde oturana 1 saat yürüyüs bile cok iyidir. kendi agirliginla calis tabii ki. saglikli ve fit olmak icin 3 unsur var. esneklik, kardiyo ve kas. evde yapacaklarinla esneklik ve kas gelisimi yapabilirsin. kardiyoyu da yürüyüs, bisiklet, kosu bir sekilde halledersen daha ne olsun zaten.
0
sonsuz
(01.01.25)
Buraya bir dan john müridi olarak yazıyorum;
What is better than nothing? Anything!

Şu kısmı izlerseniz bu saçma düşüncelere doğru bakış açısını anlarsınız;
youtu.be

Dünyada böyle saçma sapan adamlar var; onu yapma ise yaramaz, bunu yapma calismaz. Misal kaleci bana derse bunu olur çünkü ben zaten spor yapıyorum, onu daha iyileştirmek için olur. Koltukta oturan birine günde 5 dakika spor ne işe yarayacak dersek salak oluruz.

Ama sunda hem fikir olmak lazim; kötü besleniyorum. Ağırlık kullanmam. Kas yapmak istemiyorum. Sıkılaşma nasıl olacak? Yağ yerine kas koyacaksiniz yani. Kötü beslenme de spor ile çözülebilen bir şey değil.
Haftada 5 gün, günde 1 saat. 30 dakika resistance training, 30 dakika yürümek. Bitti gitti.

Benim tavsiyem kendinize bir adet kettlebell almanız olurdu. Tavsiye edeceğim de şu olurdu;
www.independent.co.uk

Basit, tek kettlebell, totalde iki üç set yapsaniz 20 dakika falan sürer. Sonra çıkın yürüyün, mis gibi.

Kendi agirliniz ile çalışmak çok kolay bir şey değil. Yani rep sayısı çok artar, çünkü ağırlık daha az. Bir de hareketler yeteri olmuyor 0 equipment ile. Olur da misal jim wendler yapıyor ama yüzlerce binlerce rep yapıyor günde. Bunu yapmak kolay değil.

Neyse yani, bu saçma salak "x yapmiyorsan başka şey ise yaramaz" düşünceleri ile hareketsiz bir toplum var.

Bu arada bir adet kettlebell alacak bile param yok diyorsaniz o zaman bir adet hesap acarak deneme olarak dan john workout generator kullanıp hiçbir ekipman olmadığını söyleyerek bir program yaratabilirsiniz;
danjohnuniversity.com
0
logisticsmanager
(01.01.25)
@logisticsmanager, teşekkür ederim uzun cevabınız için. :) Ağırlık kullanmam demiyorum aslında, ameliyat olduğum için marketten aldığım birkaç kiloluk poşeti bile taşıyamıyorum çünkü damarlarım anında çatlıyor. Zorunluluk benim için bir nevi, günlük hayatımda da bu konudan ötürü birkaç yıldır büyük sıkıntı yaşıyorum. Öte yandan kötü veya sağlıksız beslendiğimi düşünmüyorum ama protein alımı yapamam, bunu kastetmiştim. Dediklerinizi göz önüne alacağım, tekrar teşekkürler.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Protein alımını artirmaniz (supplement ile ya da değil) sizin genel sağlık için de iyi olur.

Onun dışında eğer bu kadar hassas ise zaten bodyweight de yapamazsiniz çünkü bodyweight hareketler de vücuda bir yük bindiriyor, stres yaratıyor belli bölgelerde. Bunu doktora falan sormak iyi olur çünkü bir pushup yapsaniz da squat yapsaniz da aynı sorun ortaya çıkar.
0
logisticsmanager
(01.01.25)
1>0... hareket etmek her zaman bana iyi gelmiştir. YouTubeda vücut ağırlığı ile yapılan şahane antrenmanlar var. Bir yerden sonra bunları araştırmak bile çok zevk veriyor insana. Ben haftanın iki günü salona gidiyorsam iki gün de evde çalışıyorum. Kulaklarını tıka ve başla
0
Sakinolmamlazim
(01.01.25)
@logisticsmanager, doktor tavsiyesiyle başlamak istiyorum zaten. :) Birlikte listeden işaretledik, set sayısına kadar belirledik. Split squat, plank vb. haricinde birçok hareketi yapabiliyorum. Özellikle sırt bölgesi için daha çok seçeneğim var tabii ki, belki öncelikli olarak oraya yoğunlaşsam daha iyi olur.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Çok güzel, peki yürüyüş sorun mu?
Çünkü ben olsam doktorla belirlenen program + her gün 30 dk max 1saat yürüyüş yaparim bitti gitti. Yani tabiki ideal değil ama sizin durumunuzda olacağı budur yani. Gün gelir ağırlık olur ya da spor salonu fırsatı olur o zaman misal serbest ağırlık gene varislerde sorun yaratirsa en azından makineler ile yapılır.
0
logisticsmanager
(01.01.25)
en ucuz başlangıç seti kapıya takılan barfiks çubuğu ve 5-10-15 kg direnç bantları. bu set ile birçok üst vucut hareketini yapabilirsin.
0
orpheus
(01.01.25)
"Ameliyat olduğum için bir kaç kg lık poşette be damarlarim catliyor"

Kesinlikle doktor kontrolü ve bilgisi dahilinde çalışmanız lazım, yani kas yaparken göz çıkarayim olmasın olay.

(Arkadaşların dediği gibi bir çok bodyweight hareket aslında yoğun efor - güç - kas yapısı gerektiriyor)
0
makbur
(01.01.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.