Giriş
(4)

magnezyum takviyesi - uyku icin

baldur2
ne onerirsiniz?
ne onerirsiniz?
0
baldur2
(30.04.26)
Bisglisinat ve sitrat. Bu iki formun beraber satıldığı bir ürün var. Mesaj attım.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
magnimore plus şase - toz olduğu için içimi biraz daha zahmetli ama hızlı etki ediyor.
0
orpheus
(30.04.26)
Bir zamanlar yapay zekalardan birine, takviye olarak magnezyum ya da bir formunu almanın (kan değerlerinde bir eksiklik bulunmaması kaydıyla) uyku üzerinde kaydadeğer olumlulukta bir etkisinin olduğuna dair genel kabul görmüş bilimsel bir araştırma raporu bulmasını söyledim.
Bulamadı.
-2
Mirket
(20 saat)
Faydasını gördüğüm ve çok sevdiğim magnezyum NBT Life.
Bir aydır doktorun yazdığı Magnezic isimli takviyeyi kullanıyorum kısa bir süre öncesine kadar hiçbir etkisi olmadı ne zamanki aynı anda melatonin de kullanmaya başladım uyku kalitem arşa çıktı, mükemmel rüyalar, sabah dinç kalkmak, her şey harika.
İkisini farklı zamanlarda yalnız içtiğimde hiç böyle olmamıştı müthiş ikili oldular.
(Tavsiye etmiş gibi olmayayım da sonuçta herkesin bünyesi farklıdır. Mesela yazılan Magnimore bana iyi gelmemişti...)
0
mutekebbir
(20 saat)
(11)

Kerebiç seven var mi?

üğpoıuy
S.b
S.b
0
üğpoıuy
(24.04.26)
Yanında servis edilen köpük gibi şey güzel ama o da yalnızken çok ağır, kerebicin o saçma tadı için güzel bir eşlikçi, birlikte olurları var ama yalnızlarken ikisi de kötü.
-1
mutekebbir
(24.04.26)
Sevmek ne kelime memleket hasreti çektik yine akşam akşam :((
-1
messina123
(24.04.26)
Bir tatlının değeri çıktığı coğrafyanın dışında da başka kültürlerde de tüketilmesidir. 53 yaşında adanalıyım. Kerebiçi duyalı 5-10 sene olmuştur. Mersine gittiğimde en iyi yer diye bilinen yerde yedim. Yedim derken tattım. Bu ne Allahaşkına??
+1
ground
(24.04.26)
bayılırııııımmmmm
0
alibilir
(24.04.26)
@ground, cidden bana kesme seker versen "sonucta sekerdir🤷‍♀️" der kıtlar yerim ama hayatimda bu kadar ikinci çatalı istemedigim bir tat olmamişti. Bunu kim neden ünlü etmis cok merak ediyorum
+1
🌸üğpoıuy
(24.04.26)
Çok severim ama ikiden sonrası bayıyor ayrıca köpüğü acımsı olmayacak. Kerebiççi Oğuz ve Hayri favorimdir.
0
ekimoloji
(24.04.26)
sadece yoklukta yerim, antep fıstığı bu şekilde araya verilmemeli.
0
fatihdr
(24.04.26)
Hediye gelmişti mersinden. Güzeldi.
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Hiç denemediğimi fark ettim.
0
eileengray
(25.04.26)
Valla görürsem yerim ama özellikle para verip yemeye gitmem. Biraz fazla ağır bir yiyecek, zira çok tatlı da diyemiyorum ortada birşey.
+1
vampir akrep
(25.04.26)
Mersin'de yaşıyorum. Sevmedim.
0
strawberry first
(25.04.26)
(4)

Bu iştah kilo alacağimin işareti mi?

egerbiryolcu
Bugün mesela saat bir buçukta yemek yedim. Yarım saat sonra bir adet fast food bir ürün yedim. Şimdi hala onları yememisim gibi gayet yemek yiyebilecek durumda hissediyorum. Hatta yiyeceğim de sanırım. Normalde -bana gore- bu kısa araliklarda yiyebilen biri değilim ama son birkaç gündür doymak bilmi
Bugün mesela saat bir buçukta yemek yedim. Yarım saat sonra bir adet fast food bir ürün yedim. Şimdi hala onları yememisim gibi gayet yemek yiyebilecek durumda hissediyorum. Hatta yiyeceğim de sanırım. Normalde -bana gore- bu kısa araliklarda yiyebilen biri değilim ama son birkaç gündür doymak bilmiyor gibiyim. Havaların ısınmasının günlerin uzamasinin etkisi olabilir mi
0
egerbiryolcu
(24.04.26)
Yoğun kafa çalıştırınca, dikkatini saatlerce toplamak zorunda kalınca filan olabiliyor. Böyle değilse değerlere baktırılabilir.
0
cosmicstring
(24.04.26)
Kan değerlerinize baktırın mutlaka bir eksiklik vardır bu şekilde gösteriyordur kendini.
Ben baktırıp yazılan vitaminleri kullanmaya başladığımdan beri ataklarım bitti.
Stresten de olabilir bu arada.
0
mutekebbir
(24.04.26)
Çözümünü ve nedenini bilmiyorum ama evet ciddi kilo alımına açılıyor vücut bu tip yeme düzeninde. Hamur işi yemeyin. Protein, bakliyat, meyve, salata gibi şeylerle tok kalmaya çalışın eğer kilo takıntınız varsa
0
Unde bach canim
(25.04.26)
Kilo alıp almamak bünyenize bağlı. Bazen insanın iştahı açık olur normal bir şey
0
pembediken
(25.04.26)
(6)

Yeşilçam gırgır, absürt film önerisi

shadra
Futboliye gibi eski de olabilir, Zampara Seyfettin gibi nispeten yeni de olabilir ya da günümüzde de olabilir. Güzel vakit geçirtecek, makara filmler var mı bildiğiniz?
Futboliye gibi eski de olabilir, Zampara Seyfettin gibi nispeten yeni de olabilir ya da günümüzde de olabilir. Güzel vakit geçirtecek, makara filmler var mı bildiğiniz?
0
shadra
(24.04.26)
Tatil Belası (1996)

90'lı yılların Kuşadasında çekilmiş bir yaz filmi. Tam aradığın film.

www.dailymotion.com
0
yurtsuz john
(24.04.26)
Hüdaverdi
0
mutekebbir
(24.04.26)
absürt diyince 'ah belinda' geldi aklıma.
+1
lil siztah
(24.04.26)
Merakli kofteci
0
duster
(24.04.26)
Arabesk
+2
egerbiryolcu
(24.04.26)
ya ya ya şa şa şa
0
nothing in my way
(24.04.26)
(11)

spot buzdolabı, çamaşır makinesi vs alıp sorun yaşadınız mı?

OgutucuRecep
arçelik markam mesela sitesinde 60.000 tl olan ürün spot yerde 25-30 bin tl.aşırı ucuz değil mi?sıfır diyor, kutusnda diyor 2 yıl garanti diyor?
arçelik markam mesela sitesinde 60.000 tl olan ürün spot yerde 25-30 bin tl.
aşırı ucuz değil mi?
sıfır diyor, kutusnda diyor 2 yıl garanti diyor?
0
OgutucuRecep
(23.04.26)
(Bkz:nasıl dolandırıldım)
+3
duptıs
(23.04.26)
Ben değil de yeni eve çıkan kuzenim birkaç eşyasında spotçu tercih etmişti ve çok kısa bir süre sonra gidip sıfır almak zorunda kaldı daha fazla para gitmiş oldu.
+1
mutekebbir
(23.04.26)
spot ürün demek, kolisi hasarlı veya taşımada hasar almış ama kullanım açısından bir sorunu olmayan ürün demekti. o yüzden eskiden uygun fiyatlı olurlardı.
şimdi spot diye sattıkları ürünlerin tamamı ikinci el.
o dükkanlara spotçu deniyor ama aslında ikinci elciler.

arçelik pahalı geliyorsa altus bakabilirsin. aynı fabrika yanı üretim aynı servis.
+1
my fault
(23.04.26)
Güvenilir yerden alırsanız sorun olmaz bence. Ablam da eşimin annesi sadece kozmetik açıdan kusurlu spot buzdolabı aldı. Senelerdir kullanıyorlar.
0
elorelia
(23.04.26)
Güvenilir yer,hmm.
Banka kartı kampanyaları ile biraz daha uyguna getirip 0 almanızı tavsiye ederim. Buzdolabı alacaktım geçen aynı meseleyi araştırdık baya spotu boşverip mahalleden arçelikten aldık en son.
0
denizciman
(23.04.26)
Şu an beyaz eşyaya 9 taksit olayı var. Ben olsam trendyoldan falan Altus alırdım her şeyi.
0
jackyr
(23.04.26)
arçelik aldım 54bin tl ye bayiden.
o da 7 taksit yaptı.
spotçular bana güvenli gelmedi aynen dediğiniz gibi.
0
🌸OgutucuRecep
(24.04.26)
eskiden bir sey farketmiyordu.
normal yetkili servisini çağırıp kurduruyordun.
ama yarı yarıya gibi fiyat farkı da olmuyordu.
şimdi değişti mi bilmem.
0
parka
(24.04.26)
Çoğu tamir edilmiş ürün satıyor. Öyle yok sadece kapısında ufak bi çizik vardı, yok efendim taşırken üzerinde toz görmüşler kalite kontrolden geçememiş vb. söylemlere hiç güvenmiyorum. Kolisinde dedikleri de sana kolisiz gelecek emin ol, neden kolisi olmadığıyla ilgili de mutlaka önceden üzerinde çalışılmış bir sebep beyan edecekler.
+1
dawsonscreek
(24.04.26)
Spotla 2 eli karıştırmayın. Spot beyaz eşyalar da sıfırdır. Sistem şöyle işliyor; ana bayi üreticiye aylık ödemesi var 200 bin açığı var diyelim. Spotçuları arayıp geliş fiyatının da altında hızlı bir şekilde satıp nakite çeviriyor. Vaya yıllık kotası var, 175 buzdolabı eksiği var. Bu siparişi veriyor ama spotçular için yapıyor bu işlemi. Çoğu zaman spotçu malı teslim bile almıyor. Spotçu Satışını yapıyor, bayiye teslimat adresini veriyor. Bayi son tüketiciye malı teslim edip kurulumu yapıp garantiyi başlatıyor. Spot budur.
0
ground
(24.04.26)
Asla spot a girmeyin

Sıfır büro tipi alın 6k falan

Güzel Dua nızı sonra edersiniz
+1
baldan kaymak
(24.04.26)
(8)

Insanlara yaptığı yanlışları söylüyor musunuz?

pembediken
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
0
pembediken
(23.04.26)
Hayir. Haddim degil gibi geliyor.
-2
Purple life
(23.04.26)
cok samimiysem soylerim, soyledigim oldu.
+2
cooperr
(23.04.26)
Yanlışı bana ise söylerim genelde ya o zaman ya da zamanı gelince. Yanlışı başkasına yapmışsa da genelde kendimi tutamayıp o an diyorum ama samimiyet derecesine göre söylemediğim/ ya da sonradan söylediğim de oluyor.
0
Amaranta ursula
(23.04.26)
Gelişime açık ve nasihat götürür bir insansa, samimiyet derecem fark etmeksizin söylüyorum. Nasihat götürmez biriyse, en yakınımsa bile söylemiyorum. Davranışsal değil de bilgisel bir hataysa, bir kez mutlaka doğrusunu belirtirim. Yabancıya bile… Örneğin “o düğme o işe değil şu işe yarıyor” demek…
0
yadigar
(23.04.26)
Yakınlarıma direkt söylerim.
Yakın olmadıklarıma sorarlarsa söylerim.
0
mutekebbir
(23.04.26)
İş ortamında "Senin cehaletin benim hayatımı etkiliyor" gibi bir durum yoksa söylemiyorum. Varsa yeri geldiğinde bu konuyu da içeren bir şeyden bahsediyorsa o sırada söylüyorum. Eğer dikkate almazsa ve benim hayatımı etkileyecek konu devreye girerse bu olayla alakalı kendisiyle konuştuğumu da söylerim ilgilisine. İş arkadaşlarıyla ilişki tuhaf olabiliyor, çoğu zaman yakın çevremdeki insanların bana yapmadığı şeyler için nazını çekmemi bekleyen 1-2 tip oluyor, olmaz. Kendim yanlış olduğunu bildiğim için yapmadığım şeyi başkası bile isteye yaparsa onun adına bunun sonucuna ben katlanamam.

Yakın çevremde söylerim, birbirimize böyle şeyleri söyleriz, hep böyleydi. Kimi sorun eder, her ilişki farklı.
0
akhenaten
(23.04.26)
öncelikle yanlışın türüne bağlı.
iş hayatında, profesyonel çalışmaları etkileyecek bişeyse, genel müdürden amelesine mevki ayırmadan doğru bildiğimi söylerim; hiç affetmem.
toplumsal etki yaratan bir yanlışı, sokaktan geçen adam dahi olsa direkt söyler ve üstelerim (kardeşim bu sebeple bir gün çok kötü dayak yiyeceğimi söylüyor).
ancak arkadaş arasında olan konularda, sevip-sevildiğim ve benim fikirlerime değer verdiğini bildiğim bir insansa ve çok gerekiyorsa söylerim; diğer türlü pek karışmam.
+1
lil siztah
(23.04.26)
eskiden söylüyordum artık söylemiyorum alınıyolar sonra ben kendimi çok kötü bir insanmışım gibi hissediyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
(8)

istanbul'da stand up etkinlikleri?

biravekahve
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
0
biravekahve
(22.04.26)
Birkaç farklı komedi kulübünü deneyimledim hemen hemen hepsi hüsrandı.
Bir kez tuz biber beşlisinde beşi de iyi çıkmıştı, o gün keyifliydi ama tamamen şansa işte bilemiyorsun.
Yanımda bu etkinlikleri sevip gitmek isteyen arkadaşım yoksa ben direkt sevdiğim kişinin tek gösterisini izlemeyi tercih ediyorum.
Sevdiklerim;
Pınar Fidan
Seda Yüz
Deniz Göktaş

Sette izleyip sevdiklerim fırsat olursa teke de gitmeyi düşündüklerim;
Çağla Alkan
Fırat Aksel
Hidayet Tılı
Belki Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.04.26)
Serdar Nalçakar'a çok gülüyorum.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
Birinin çok sevdiği, çok güldüğü, başkasına anlam ifade etmeyebiliyor, hatta itici bile gelebiliyor. Bence uygun olduğunuz tarihleri belirleyin, bilet alma sitelerinden o tarihlerde kimlerin gösterisi olduğuna bakın, Youtube ve Instagram'dan gösterisi olanların gösterilerine, kesitlerine bakın, beğendiğinize gidin.
+2
cosmicstring
(22.04.26)
özgür turhan trnin aktif en komik insanı.
ek olarak
salih tıraş, nevzat can ünsal, deniz göktaş öneririm.
0
jelly bear
(22.04.26)
hiçbiri, aç evde yurtdışı komedyenler izle.

esprileri türkiyeye uyarla kafandan, paran cebinde kalsın.

sinir de olmazsın.
-2
kveldulv
(22.04.26)
cosmicstring e katılıyorum. komedi anlayışına göre değişir bence de.

eğer ortalama bi anadolu insanıysan Yunus Yılmaz öneririm. ben çok gülmüştüm. bilet 1000 tl civarında.
mayıs ayında da kaltın sunumuna bilet aldım bakalım nasıl çıkacak. bu adamların mizah anlayışı biraz daha entelektüel bir ekibe hitap ediyor olabilir. çok izlemesem de öneri üzerine bilet aldım. bir bak istersen.
0
Sadece soruyorum
(22.04.26)
20 ye yakın sahne izledim. Tamamı şaklabandı. Yetim berk var. Çok iyi çocuk. Gözün kapalı git izle. Youtube ta var eski gösterileri.
0
halk
(22.04.26)
özgür turhan, deniz göktaş, ali congun, ilker gümüşoluk : bunlar izleyip sevdiğim gösterilerdi. internette gördüğümüz gösterilerden çok farklı değillerse de, yine giderim.

pınar fidan ve seda yüz'ün hem beraber hem yalnız yaptıkları bir kaç gösteri izledim. komikti ama eh işte. tekrar gitmem.

henüz bu kadar ünlü bile değilken, haliyle linç edilmeden yıllar önce, gökhan ünver'i de izlemiştim. beğenmedim.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
(14)

gercek ask i anlattigini düsündügünüz dizi/roman/filmler

Purple life
sizce hangileri? su karakterin aski gercek ask dediginiz neler var?
sizce hangileri? su karakterin aski gercek ask dediginiz neler var?
-4
Purple life
(21.04.26)
Pretty Woman bence samimi bir film. Bir insanın hayatına sızması yavaş yavaş.
0
ırene adler
(21.04.26)
Blue Valentine
+1
mutekebbir
(21.04.26)
Anna Karenina. Kuraldışı, yıkan yok eden bir şey.
-1
sekizdokuzon
(21.04.26)
Ağır Roman
-4
arbre
(21.04.26)
Ruby Sparks
0
put it in your appropriate place
(21.04.26)
Titanik

Jack en büyük fedakarlığı yaptı. Rose da Jack'e verdiği sözü tuttu.

Murathan Mungan'ın Yalnız Bir Opera şiiri de aşkı yaşamış birinin kaleminden dökülmüş bir eser bence.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Gerçek aşkın tek bir tanımı yok. Herkesin beklentisi farklı.

Bana göre before sunrise
0
kullanicadi
(22.04.26)
Snow and The Tiger
0
rakicandir
(22.04.26)
star wars.

bence baba-oğul kavuşamaması hikayesinin yanı sıra gerçek bir aşk filmidir.
0
Hallegadola
(22.04.26)
Kolera Günlerinde Aşk
0
auroraaurora
(22.04.26)
Requiem for a dream
0
baldur2
(22.04.26)
better call saul dizisinde kim ve saul arasındaki ilişki bence gerçek aşktı
bir de six feet under dizisinde polis memuru Keith Charles ve David Fisher arasındaki aşk çok gerçekti .
bak şimdi aklıma geldi diziyi baştan izleyeceğim . çok güzeldi .
0
devilone
(22.04.26)
big fish
+1
duster
(22.04.26)
(bkz: the fountain)
+1
love and trust
(23.04.26)
(12)

Arkadaşlığı sonlandırmak için yeterli bir sebep mi bu?

egerbiryolcu
Yeni bir ortamda bir haftadır bir arkadasla tanıştım. Ortama okul diyeyim. Geçen gün bu kişi bana dedi ki gel programı öğrenelim mi? Olur dedim eşlik ettim. Gittik koordinatörün odasına. Yetkili kişi programı paylaştığını iddia etti ama sonra gerçekten bize ulaştırılmadigini anladı. O sırada ekranda
Yeni bir ortamda bir haftadır bir arkadasla tanıştım. Ortama okul diyeyim. Geçen gün bu kişi bana dedi ki gel programı öğrenelim mi? Olur dedim eşlik ettim. Gittik koordinatörün odasına. Yetkili kişi programı paylaştığını iddia etti ama sonra gerçekten bize ulaştırılmadigini anladı. O sırada ekrandan fotoğrafını cekebilirsiniz dedi ve arkadaşım çekti. Zaten kadının yanında o vardı. Kadın da bir yandan ekrana bakıyor telefona bakıyor ve birşeyleri çözmeye çalışıyor böyleyken bir şey mırıldandı ben tam anlamadım. Bir telefon numarası istediğini anladım sadece. Arkadaşım ışık hızıyla geriye çekilip el kol gel gel yaptı gulumseyerek bana ve o boşluğa geçmek zorunda bırakıldım. Sonra sadece programı iletecek diye bir numara vericem diye düşündüm. Kadın numaramı aldı bir de gruba ekledi. Meğer temsilcilik içinmiş ve yıl boyunca arada köprü olunacak takipte kalınacak vs

Çıkarken kıza beni yaktın diye söyledim. O da dedi ki ben sorumluluk almak istemedim bir şey kaçırırım falan. Ben de dedim ki e ben de istemiyordum. Deseydin istemiyorum diye akıl verdi. Kendisi kadına karşı ben bu görevi istemiyorum demedi. Ayrıca bana da sen istiyor musun diye sormadı. Eminim benim o an olayı anlamadigimi bile anlamıştır.

Kıza çok kuruldum ve artık sadece mecbur kalırsam görüşmek isterim (ben bir yerde otururken beni görüp yanıma gelirse gibi)

Çunku tek bir olay anlattım ama kız bence manipülatif biri ve beni saf yonlendirilebilen biri olarak gördü. Geçen gün de mesela dedi ki kuaföre bakmaya gidelim mi. Ben zannettim sadece merak etti gezme amaçlı. Gittik iki saat kadınla saçının boyanması hakkında fiyat vs konuştu. Ben de dikilmekle kaldım orada. Ama giderken ben fiyat soracağım gelir misin deseydi sen git gelmiycem derdim gayet. Ben hep masum bir şekilde arkadaşıma eşlik etme amaçlı hareket ediyorum ama belli ki gerçekten yonetiliyorum.

En azından erken fark ettiğime avundum ve mesafe koymaya özellikle normal şeylere bile hayır demeye karar verdim umarim da aklıma gelir ve uygularım.

Kiza çok kurulmamin sebebi başıma açtığı iş cidden büyük bir vakit isteyen ek iş gibi bir şey ki benim hayat tempoma hiç uymuyor o an kadına da çok itiraz edememiş oldum. (Ama bugün gidip o koordinatöre de hayır diyeceğim)
-2
egerbiryolcu
(21.04.26)
Mesafe koyabilirsiniz, düzgünce konuyu anlatıp nelerden rahatsız olduğunuzu, neden böyle davrandığına karşı tavrınızı net bir şekilde ortaya koyarsanız zaten ortada çok da bir 'arkadaşlık' kalmayacak gibi. Bu şahıs yalnız kalmaktan, sorumluluk almaktan çekinen ve yanındakine emirvaki yapmaktan geri durmayan biri belli ki. Zaten arkadaşlık söz konusu değil gibi pek.
+3
amelie poulain
(21.04.26)
ya ortada pek bir arkadaşlık durumu yok gibi +1
sorun sende değil, senin iyi niyetini kullanan kişide. o yüzden mesafe koymakta fayda var diyorum ben de. bencil biri gibi geldi bana. hiç sevmem ben öyle insan.
+2
Sadece soruyorum
(21.04.26)
Arkadaşlık başlatmamak için yeterli bir sebep.
+5
mutekebbir
(21.04.26)
bence siz saf ve yonlendirilebilen birisiniz

sizin gibi insanlar az baya istatiksel olarak. neden? bilmiyorum.
+3
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
bence de saf birisin :) kuaföre gezmeye gidildiği nerde görülmüş. kız seni manipüle etmiyor sadece tahmin ettiğini düşünüyor bence. kuaföre gidelim mi dediğim arkadaşıma ne soracağımı açıklamam çünkü o tahmin eder belli ki uzun sürecek bir iş var.
+3
yenibirgüzelnick
(21.04.26)
@yenibirgüzelnick
Yine de safligimi anlayıp özellikle açıklamıyor gibi geldi. Normal bir arkadaş demez mi ya ben bı fiyat sorucam sen de gelir misin gibi.

Ama evet çok safim:/
0
🌸egerbiryolcu
(21.04.26)
Temel mesele ne biliyor musun, hayır diyememek. Bence önemli sorunlarından biri bu.
Yoksa insan anlar, kendi o an aymasa bile kafasının içinde ne alaka kuaföre bakmak der ve sonuca varır siz bu sonuca varmak istemiyorsunuz çünkü hayır demek, ısrar karşısında düzgün mazeret bulamama gibi çekinceleriniz var.
Ben hayır demeye 5-6 sene önce başladım o zamana kadar çok sıkıntı çektim bu yüzden, çok şükür ısrar karşısında dikilmeyi de öğrendim.
Bunlar zamanla oluyor önce kendinizi zorlaya zorlaya yapın, sonra alışırsınız:)
+3
mutekebbir
(21.04.26)
@mutekkebir benim en büyük sorunum bir de anlık durum/söz/ olay karşısında ölçüp tartamiyorum şu olayları iki dakka önceden bilsem bunlar başıma gelmez mesela veya hayır demek için vakit kazanırım. Benim galiba herkese bir müddet hayır demem, bir çay içme bile teklif ediliyorsa neden niye falan diye sorma pratikliği kazanmam lazim. Değiştiğini zannedip yerimde saydığımız fark ettiğim için de canımı sıktı bu mesele.
+1
🌸egerbiryolcu
(21.04.26)
Ikinci vaka cok normal degil mi? Yani kuafore bakmaya gidelim denince gezmek anlamazdim ben de. Demek ki bir isi var kuaforle diye dusunurdum. Ayirmak istedigim vakte gore de ne isi oldugunu sorardim belki.

Ilkinde de sizin durumu anlamamis oldugunuza bu kadar hakim olmayabilir. Ki anladiktan sonra sonucta bu bir zorunluluk degil, sonradan da hayir diyebilirdiniz.
+4
ghilleinthemist
(21.04.26)
Senin kocanin evi yok ki…
Arkadasin değil tanidik o. Birak öyle kalsin.

Sen de alman gereken büyük dersi gör ve al bence. Yarim yamalak anladiginla kimseye güvenip is yapma. Gecen bir is adami vardi bu sekilde bir evraki okumayip bir sirketini satmis haberi bile yok.
0
Purple life
(21.04.26)
ablacım bu kızı acilen salla ve saflık seviyeni seyrelt lütfen
+2
rajkoothrapali
(21.04.26)
bazı insanlar yalnız bir yere gidemez, arkadaş dediğiniz kişide böyle biri. kullanacak başka birini bulsun. siz arkadaşça davranırken o yalnız olmama çabasında. zihinsel geviş getirme yapacağınıza mesafeye koymadan rahatsızlıklarınızı direk yüzüne söyleyin.
0
mikahakkinen
(21.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(4)

iphone - batarya mı şişti

biseysorcaktim
bir süre önce kenarda ufak bir boşluk açılmıştı. arka tarafta belli belirsiz bir eğrilik vardı. arka cebime koyup üstüne oturdum da büküldü sanmıştım başta. ancak bugün itibariyle o boşluk inkar edilemeyecek kadar büyüdü. sabah da telefonum kendi kendine kapandı, 20'lerin altına inince şarjı var mı
bir süre önce kenarda ufak bir boşluk açılmıştı. arka tarafta belli belirsiz bir eğrilik vardı. arka cebime koyup üstüne oturdum da büküldü sanmıştım başta.

ancak bugün itibariyle o boşluk inkar edilemeyecek kadar büyüdü. sabah da telefonum kendi kendine kapandı, 20'lerin altına inince şarjı var mı yok mu anlaşılmıyor.

batarya şişiyor ve değiştirilmesi mi gerekiyor?
aciliyeti nedir? tehlike arzetmediği sürece bu şekilde kullanmaya bir süre devam edebilirim ama zehirli gaz yayılımı ya da yanma gibi durumlar olma ihtimali varsa ertelemeyeceğim.

edit: iphone 13. kronikmiş sanırım bu.

hizliresim.com
hizliresim.com
0
biseysorcaktim
(20.04.26)
Ertelemeyin, tehlikeli.
0
orient blue
(20.04.26)
evet şişmiş değiştirin hemen. ekranı da kırar bu.
+1
jelly bear
(20.04.26)
Ben de bir ek soru sormak istiyorum aynı konuyla ilgili;
Bataryası şişmeye başlayan iphone'u kenara ayırdım kullanmayı bıraktım zaten eski bir modeldi yaptırmaya değmez diye, geçen kitaplıkta gözüme çarptı aşırı şişmiş ön kapak 6-7 cm yukarı kalkmış batarya balon gibi olmuş. Bunu evde tutmanın bir zararı olur mu?
0
mutekebbir
(20.04.26)
@mutekebbir

şişen bataryalar yangın çıkarabiliyor. acilen bulunduğu yerden alın onu.

her şişen batarya yangın çıkarır mı emin değilim, ama ateşsiz patlarsa bile zararlı gaz yayabilir.
+2
🌸biseysorcaktim
(20.04.26)
(8)

Bi dunya seker yedim

dedim dedim de kime dedim
Stressli bir haftaydi koli koli cikolata halley falan ne bulduysam yedimsimdi canim full tatli cekiyor yerimde duramiyomNe yapayim? Ki agzim bogazim dursun?
Stressli bir haftaydi koli koli cikolata halley falan ne bulduysam yedim

simdi canim full tatli cekiyor yerimde duramiyom

Ne yapayim? Ki agzim bogazim dursun?
0
dedim dedim de kime dedim
(19.04.26)
Yoğurt ye
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.04.26)
fitness model değilsen bıkana kadar ye
0
yurtsuz john
(19.04.26)
Geçmiş olsun, zaman zaman kendisini kusacak seviyeye gelene kadar tatlı yemeye zorlayan biri olarak zor bir süreçten geçtiğinizi tahmin ediyorum.
Bu çok anlık bir şey birden zihin olarak kendimizi durduruyoruz ve normale dönüyoruz.
Benim terapiye verecek param olmadığı için kendi kendine çözülmesini bekledim.
Bir noktada çözülecek bir yerde artık duracaksınız şimdi size gelebilecek önerilere bir anda uyabilecek iradeniz olsa zaten bunları yaşamazdınız diye düşünüyorum.
0
mutekebbir
(19.04.26)
Sakız çiğne. Yürüyüş yap. Araba kullan. Oyun oyna.

Spor yap.
0
gabe h coud
(19.04.26)
Bugün,

1 tüp çikolata
1 coco star
1 tane algida classics dondurma yedim.

Vicdan azabı çekiyordum sizin yazdığınızı görene kadar.

Yoğurt ye +1
0
anaphylacticshock
(19.04.26)
regular show tecrübelerime dayanarak tam buğday çöreği yemelisiniz :)
0
Rondak
(19.04.26)
yadigar
(19.04.26)
et yumurta yoğurt peynir hangisini seviyorsanız bunları yiyin. eritritol ya da stevia tozu özütü ya da monk fruit (adının bu şekilde yazıldığından emin değilim) sipariş edin şeker yerine bundan koyacağınız sağlıklı tatlılar yapın.
0
iwillsee
(19.04.26)
(6)

Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Lubb
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih m
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?

Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih memnun etmiyor da.
📊 Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

0
Lubb
(18.04.26)
açıkçası öyle temiz, planlı birisi değilim ama benim için ideal aralık cumartesi günü 12-15 arasıdır. biraz öne gelebilir, ileriye gidebilir. çünkü erken değildir, geç değildir, o saatlerde genelde kaçırılacak pek bir şey yoktur (en azından benim için) ve cumartesi günü saat 15-16 gibi boşa çıkınca günü kaybetmiş hissetmem, hâlâ yeterince zaman vardır.

pazar günleri hiçbir şey yapmak istemiyorum. gerçi ben herhangi bir gün de hiçbir şey yapmak istemiyorum ama ne bileyim pazar gerçekten tam anlamıyla vitesi boşa aldığım bir gün olmalı gibi hissediyorum özel durumlar haricinde. ya sevdiğim şeyleri planlayayım ya da plansız, boş boş geçireyim. pazar günü benim olsun.

bi de sorumlulukları cumartesi aradan çıkarınca pazar günü daha tatlı geliyor insana. hem ev temiz hem bütün haftanın işini bitirmişsin. nefis.
+2
der meister
(18.04.26)
Tek yaşadığım için genel olarak canım istediği günde yapıyorum ama asla pazar günü yapmam. Ya cumartesi ya da hafta içi bir akşam, cumartesi erken saatlerde bitirmeye çalışırım eğer yapacaksam.
0
öylesinebiri
(18.04.26)
Hafta içi akşamlara yayıyorum temizlik işini.
Balkonum ve odamı düzenli tutup sık sık temizlemeye çalışıyorum kütüphanemi çok ihmal ettim bir ara kendimi boşa çıkarıp tüm gün onunla ilgileneceğim.
İzin günümü temizliğe ayırmak istemediğim için akşamları parça parça yapmak bana daha mantıklı geliyor. Bir de evde olacaksam bile temiz ortamda keyif yapmayı severim ben bu yüzden temizliği akşamdan bitirmeye çalışırım.
+1
mutekebbir
(18.04.26)
haftaici yapamiyorsam cmtsi. alisveris da ayni sekilde.

pazar günleri tamamen bosum. sadece hobilerim ve ben.
0
Purple life
(18.04.26)
Cumartesi sosyal hayat, Pazar temizlik ve dinlenme günü. Temizlik bende biriktirilip yapılan bir şey değil, sürekli faaliyet olduğu için, Pazar gününü doldurmuyor. Bir, birbuçuk saatlik dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(18.04.26)
ben kocam ne zaman evde yoksa o zaman temizlik yapıyorum. kedi alerjisi olduğu için o evdeyken temizlik yaptığımda burnu filan tıkanıyor. o ne zaman işi varsa veya arkadaşlarıyla buluşacaksa ben o zaman temizlik yapıyorum. evin hizmetçi kölesi gibi bir şeyim.
0
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(11)

Suçu üstlenmek

yurtsuz john
Bir insan cinayeti neden üstlenir?Size yaşanmış bir olayı anlatıyorum kim olduklarını sormayın. Cinayet gecesi 30'lu yaşlarda üç ''arkadaş'' kalabalık denebilecek bir mekanda içiyorlar. Aralarında nedeni belli olmayan bir kavga başlıyor. Üçü de üzerlerinde silah taşıyan insanlar. Maktül sırtına üç d
Bir insan cinayeti neden üstlenir?

Size yaşanmış bir olayı anlatıyorum kim olduklarını sormayın.

Cinayet gecesi 30'lu yaşlarda üç ''arkadaş'' kalabalık denebilecek bir mekanda içiyorlar. Aralarında nedeni belli olmayan bir kavga başlıyor. Üçü de üzerlerinde silah taşıyan insanlar. Maktül sırtına üç dört el ateş edilerek orada öldürülüyor. Kendisi karanlık bir tip ne iş yaptığı bilinmiyor. Olaya şahit olan bir esnaf var.

Mahkeme günü geliyor yapılan otopsi sonucuna göre faillerden birinin (cezaevine girecek kişinin) ateş etmediği öğreniliyor fakat bu fail ısrarla ben vurdum diyor.
Hakim; ''Oğlum bak kafan güzelken hatırlamıyor olabilirsin ama senin vurduğuna dair bir işaret yok'' diyor. (mahkeme tutanağı aynen böyle) Hayır hakim bey ben vurdum diyor. Hakim; ''Allah senin cezanı versin hadi git yat şimdi 10 sene'' diyerek hükmü veriyor. Diğer şüpheli serbest kalıyor ve o günden sonra izine rastlanmıyor.

Katil zanlısı 10 yıl sonra tahliye oluyor ve olayın aslını eşine bile anlatmıyor. Üzerinden bir kaç yıl sonra intihar ederek sırrıyla birlikte toprağa gömülüyor.

Olay kabaca böyle. Soru açık. Fikirlerinizi bekliyorum.
0
yurtsuz john
(18.04.26)
Para teklif edilmiştir.
0
Kahvedesu
(18.04.26)
@kahve

hayır ortada hiç para yok
0
🌸yurtsuz john
(18.04.26)
İntihar ettiğine göre para olduğunu sanmam sonuçta çıktığında parayı harcıyor olması gerekirdi.
Başka bir sıkışıklığı vardır, zor bir durumdadır, ailesinden birine belki bir yardımda bulunulmuştur.
0
mutekebbir
(18.04.26)
Tehdit edilmiştir.
0
huladancer
(18.04.26)
@hula

olabilir mümkün ama iki şüpheli olayın sabahına yakalanıyor. o kısa zaman aralığında kim tehdit edecek? telefon yok bir şey yok yıl 1970'ler...

edit: ekleme yapayım hükmün ardından sanığın oğlu babası hapse girince diğer şüphelinin peşine düşüyor (konuşturmak için). adam yer yarılıp içine girmiş sanki izini bulan yok.
0
🌸yurtsuz john
(18.04.26)
Dolaylı tehdit.
0
topkapiaksaray
(18.04.26)
@topkapı

teknik olarak mümkün değil
0
🌸yurtsuz john
(18.04.26)
Aşk olabilir mi?
0
elorelia
(18.04.26)
@elorelia

uzaktan yakından hiç ilgisi yok
0
🌸yurtsuz john
(18.04.26)
Sağ kalan 2 kişinin çok gizli bir sırrı vardır. Bu sır suçu üstlenenle ilgilidir. Olay günü ölen şahıs bu durumu ya bir şekilde öğrendi ya da diğer şahıslar alkollüyken ağzından kaçırdı. Öğrenen kişi bunu yaymakla tehdit etti ve kavga başladı. Asıl fail içeri girerse bu sırrın duyulması ihtimali var. Diğeri susturmak için suçu üstlendi. Bu sır ya başka bir cinayet ya da ortada eşsinsellik konusu var. (30 yıllık hukukçu ve ağır ceza avukatı olarak tahminimdir.
0
ground
(19.04.26)
İntihar süsü verilmiş cinayettir
0
basond
(19.04.26)
(8)

Yeni gelen iş arkadaşına nasıl davranmalı

Kahvedesu
İş yurt dışına kargo oluşturmak ve takibini yapmak. Departman yeni, kimsenin de Türkiye'deki gümrük ile ilgili bilgisi yoktu. Kargoların hepsi takılmış, bir sürü şikayet geliyordu. Ben belgeleri öğrendim, şimdi sıkıntısız gidiyor hepsi. Şirketi de gümrük masrafından kurtardım.Bu arkadaş işe başladı,
İş yurt dışına kargo oluşturmak ve takibini yapmak. Departman yeni, kimsenin de Türkiye'deki gümrük ile ilgili bilgisi yoktu. Kargoların hepsi takılmış, bir sürü şikayet geliyordu. Ben belgeleri öğrendim, şimdi sıkıntısız gidiyor hepsi. Şirketi de gümrük masrafından kurtardım.

Bu arkadaş işe başladı, beni sinir eden olaylar:
1- İşi ben öğretiyorum. İşle bilgisi olmadan, senin kargolara bakalım, Excel'i temizleyelim falan diyor daha ilk günden. Temizleyelim dedikleri belge eksikliğinden geçmeyen büyük kargolar. Ne eksik bilmiyor, neye göre yardım edip temizleyecek? Çok sinir oldum.
2- Arkadaşlar, Türkiye'nin kargo taleplerini sana verelim, sen de aranızda paylaştır, dedi. O bunu muhtemelen duydu ve ben kadın olduğumdan ve iş yolladığımdan rahatsız oldu. Çünkü kendi son derece dindar, karısı evde otursun, kapansın kafasında (ikimizde bir Avrupa ülkesindeyiz). Domuz yiyor olmam, tek başıma yaşıyor olmam ona ters geliyor. Yargılayıcı bakıyor fark ediyorum. Çünkü bazı kadınlarla konuşmuyor bile. Açıkçası en nefret ettiğim kafa yapısı.
3-Kendi kargo taleplerini almış 3 tane bana da 1 tane bırakmış. 4-Bir ihracat kargo talebi vardı. Dedim ki, şu belgeler eksik. Onu sona bırakalım, şefe de demeyelim dedi. Kendi benden önce yapmış.
Sürekli bir ön plana çıkma isteği var gibi geliyor. Ben halledicem, ben yapıcam diyor ama yapamıyor:) Yapılabilse ben yapardım zaten. Bazı şeyler firmaların gümrük beyannamesi hazırlayamamasından kaynaklı sorunlar ve buna yurtdışından müdahale edilemiyor. Bu adama nasıl davranmalyım?
0
Kahvedesu
(18.04.26)
Tedavi olmalısın
Sonra bu arkadaşla da olayları akışına bırakmalısın, bırak ne yapacağım diyorsa yapamasın
-2
artıküyeolmakistiyorum
(18.04.26)
Yazdıklarına bakılırsa o ve onun gibilerine karşı ön yargılı olduğunuzu açıkça belirtiyorsunuz. Şikayet ettiğin işle ilgili hususlar burada sadece bir bahane olmuş oluyor.
İleriki günlerde bir aranızda bir patlama yaşamadan ondan uzak şekilde çalışmayı değerlendirin.

Eve kapattığını düşündüğünüz hanımı da :
- imdat , tecrid edildim , işkence altındayım.. demediği sürece zaten
sorun yoktur .

Hayata bakış açısı tamamen farklı olanlar birbirlerine tamamen güvensiz kalarak iş yapmaya çalışırlar. Her alanda böyledir.
Bazı istisnalar nadiren olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(18.04.26)
Dindar olan arkadaşlarım var, o tesettürüyle ben de istediğim kıyafetle gezerim. Kimse kimseye karışmaz. Bence o ve onun gibi ''domuz yedi'' müslüman değil, ''ailen sana bir şey demiyor mu'' diyenler tedavi olmalı.
+4
🌸Kahvedesu
(18.04.26)
böyle osuruk tipler cok vardir, kendini ispat etmek icin senin isine göz diker. daha kendi isini ögrenmeden sana is ögretmeye calisir, senin isini yapmaya calisir ve senden iyi yapabilecegine de inanir.
cok kafaya takma ama eger haddini asarsa sefini uyar, hirsli olabilir ama bu bir takim isi de. sen muhatap olma.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
Her insan yeni bir işe başladığında kendini göstermek ister tabii ki ama halihazırda orada olan kişinin üstüne basmaya çalışmak çok yanlış.
Abartırsa üst mercilere iletilebilir bence de.
+2
mutekebbir
(18.04.26)
Ya daha ilk gün, orada çalışan biri sana işi öğretiyor, sen de gidip, senin şu işleri halledelim önce diyorsun. Benim işleri de almaya çalışınca, dedim beni mi çıkarıyorlar.
0
🌸Kahvedesu
(18.04.26)
bu sorunlar arkadaşlarınla (var mı bilmiyorum) kahve içerken yapacağın muhabbetler.
çalışma arkadaşının yaptıkları iş süreçlerini ve performansını engelliyorsa elindeki düzgün bir şekilde belgeleyip yöneticine sun.
biz ne yapalım yani?
-5
plastic_angel
(18.04.26)
@plastic_angel, burası soru cevap platformu. Beğenmiyorsan s.ktir olup gidebilirsin başka başlıklara.
+6
🌸Kahvedesu
(18.04.26)
(9)

Her Şey Çok Güzel Olacak ve Limonata gibi filmler?

lazor
Merhaba,Bir önceki şarap film gecemde dayanamayıp ikisini de elden geçirdim. Ondan önce de Güle Güle izlemiştim.Bu gece için aklıma bir şey gelmiyor. Benzer tatlar verebilecek yeni/eski, tercihen yerli film önerileriniz çok makbule geçer.Teşekkürler
Merhaba,

Bir önceki şarap film gecemde dayanamayıp ikisini de elden geçirdim. Ondan önce de Güle Güle izlemiştim.

Bu gece için aklıma bir şey gelmiyor. Benzer tatlar verebilecek yeni/eski, tercihen yerli film önerileriniz çok makbule geçer.

Teşekkürler
0
lazor
(17.04.26)
temmuzda - im juli
+2
gurur
(17.04.26)
the straight story
0
inveniam viam
(17.04.26)
Hokkabaz
0
yurtsuz john
(17.04.26)
Sen aydınlatırsın geceyi
+1
egerbiryolcu
(17.04.26)
Anlat İstanbul
0
mutekebbir
(17.04.26)
Hokkabaz www.imdb.com

aynı tarz değil ama diğer iki güzel film:
Pazar: Bir Ticaret Masalı www.imdb.com
11'e 10 kala www.imdb.com
0
late viper
(17.04.26)
Güneşin oğlu
0
Hallegadola
(17.04.26)
DellaMorte DellAmore yani Cemetery Man
0
tadartatmaztadantatar
(18.04.26)
hokkabaz
muhsin bey
www.youtube.com
www.youtube.com daha kaliteli ama maalesef bazı sahneleri kısaltılmış
0
exlibris
(18.04.26)
(7)

Oturduğunuz bina asansòründe karşılaştıgıniz kişilere selam veriyor musun7z?

sonhakan
Veriyorsaniz. Apartmanda genel durum nasıl?
Veriyorsaniz. Apartmanda genel durum nasıl?
0
sonhakan
(17.04.26)
Veriyorum
Genelde herkes selam veriyor.

Ofis asansorinde 40 a 60 vermeme lehine.
0
kisa
(17.04.26)
ailemin oturdugu binadan bagimsiz, bir asansöre bindigimde, bir mekana girdigimde, kasada, eczanede, restoranda, bir doktorun bekleme odasina girip cikarken vs herkese selam veririm.
kendim apartmanda oturmuyorum ama komsularimi her gördügümde selam veririm. bazisi cok kitliyor ama onu da ögreniyorsun savusturmayi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Binerken baş selamı, inerken “iyi akşamlar” ya da “iyi günler”, kuryeyse “kolay gelsin”.
+5
mutekebbir
(17.04.26)
giriş kattayım asansör kullanmıyorum ama bina içinde veya dışında karşılaştığım komşum olduğunu bildiğim kişilere selam veriyorum evet. ama tüm komşuları görünce tanımam herhalde :D
0
konetsu
(17.04.26)
Apartmanda yasamiyorum ama ofisteki asansore bindigimde eger 1-2 kisi varsa selam veririm (Daha kalabaliksa sadece tanidigim kisiye selam veririm).

Onun disinda ofiste barista ya da temizlik gorevlilerine de selam veririm.
0
sertac akin
(17.04.26)
small talk beceremediğim için başımla ve elimle selam vermeyi tercih ediyorum. beni gören herkes selam veriyor mahallenin delisi bile. ayıp olmasın diye kaçamıyorum da.
+1
yurtsuz john
(17.04.26)
İyi akşamlar, iyi günler, günaydın vs diyorum bina içinde karşılaştığım kişilere, selam vermeden geçmem eğer karşılaşmışsak.
+1
umutt
(17.04.26)
(12)

neden herşeyi yasaklama eğilimindeyiz?

inheritance
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok. aileler çocuklarını
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.

fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.

aileler çocuklarının internet kullanımını kontrol etmediği için, çocuklarını eğitmediği için neden kurunun yanında yaş da yanıyor? bir güvenli internet muhabbeti vardı o ne oldu?
+6
inheritance
(17.04.26)
halk karşısında birşey yapıyor gibi görünmenin en kolay yolu bu. ayrıca bu yasakların ardına işine gelmeyen konuları da ekleyerek. tek başına yasaklansa halkın ses çıkaracağı durumlardan da kaçınabilirsin.
+10
orpheus
(17.04.26)
Sadece biz değil dünyadaki genel durum böyle. Çocuklar,gençler anne baba öğretmen söz ve nasihatleriyle değil piksellerin karşısında özel şirketlere bağlı algoritmalarla eğitiliyorlar.
Önceden çocuklar sokakta dışarıda çok kalmasın denirdi ama şimdi odasında dijital dünya ile birlikte fazla kalan çocuklar sorun olmaya başladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen' nin sosyal medya yasaklarına dair yeni açıklamalarına bakın .

Mantıklı çözüm veya yasaklarla kurunun yanında yaş yanmaz tam aksine o ateşten korunmuş olur .
-6
diyecevaplandı
(17.04.26)
anlamak yerine yasaklayan bir coğrafya burası.
+2
plastic_angel
(17.04.26)
cahillik. kolay cözüm arayisi. anti demokratik kisilik bozuklugu.
0
Purple life
(17.04.26)
@orpheus'a ilave olarak,

Yasak koymanın halkta karşılığı var. Öneri onlardan geliyor. Neden yasaklama eğilimindeyiz diye sorup, 'mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.' deyip yeni bir yasak önermiyor musun mesela?
+3
Mirket
(17.04.26)
Katliamı yapan çocuk kendi VPN ini kuracak donanımdaymış. İnternetin içine doğan çocuğa internet yasağı kar etmez. Sorun çok katmanlı, çözümü de öyle. İnterneti kısıtlamak, oyun, anime yasaklamakla olacak iş değil.
+7
sekizdokuzon
(17.04.26)
Halkımız aslında kendinden korkuyor. Yasakçı politikacı da bu halkın içinden geliyor.
Bize sınır çizen her kural aslında kendi korkusunun haritasını çıkarıyor.

Özgürlük ürkütür; çünkü artık suçlayacak kimse kalmaz.
0
yurtsuz john
(17.04.26)
En kolayı o çünkü. Bir şey yapmış oluyorlar kendilerince, insanlar da kendilerini bununla avutuyorlar, hiçbir şey yapılmasa ve sessiz kalmaya devam etseler kendileri de rahatsız olacaklar, dünyanın en faydasız adımı, ve bu adımlar iki tarafında içini rahatlatıyor yeni bir olaya kadar.
0
mutekebbir
(17.04.26)
en kolayi o cunku arti 1. yuzeysel cozum iste.
0
baldur2
(17.04.26)
Haberlere/davalara yayin yasagi, web sitelerine kapama, elestrilere aninda dava, film, dizi ve muzikleri yasaklama... Bunlarin hicbiri varolan problemi cozmuyor...

Bir sey sizin dezavantajiniza olana kadar anlamiyorsunuz...
0
thetruenorthstrongandfree2
(17.04.26)
gerçeklerin konuşulmaması için bütün sosyal medya, yandaş medya vs teyakkuzda..

gündüz eve babamı getirdim, annem atv mi ahaber mi öyle bir yeri açık unutmuş. bütün haberler "bilgisayar oyunları çocukları bozuyor". akşam tekrar yanlarına uğradım bu sefer show tv haberleri vardı, onda da uzun uzun verdiler..

sosyal medyada troller "sosyal medya yasaklanmalı, bakın yurtdışında da yapıyorlar, yasaklayalımi kapatalım hüloo" vs belli bir merkezden çıktığı çok çok bariz olan söylemler..

halbuki çarşamba günü yaşanan olayda sorgulanması gereken esas mevzuları "kendi iğrenç çıkarları" için çarpıtıyorlar, çarpıtmaktalar ve çarpıatacaklar da. durmayacaklar..

1- bir devlet memurunun evinde neden 2 av tüfeği 5 tane tabanca olur?

2- 1. sınıf emniyet müdürü bu işlerin hiç mi eğitimini almamış? bu adam o makama "nasıl" getirilmiş? çocuk olan evde o silahlar güvenli bir yere konulmaz mı? (ifadesinde silahları ve mermileri "kilitli maraş sandığı" diye üç düğmeyle açılan bir şeyin içine koyduğunu belirtiyor. insnalar silahlar ve mermilerin bile ayrı ayrı saklanması gerektiğini konuşurken, bu herif çeyiz saklar gibi..)

3- bu çocuk okulda başka şiddet eylemleri de gerçekleştirmiş, arkadaşları ve diğer veliler rahatsız olmuşlar. hatta 1 tane müdür yardımcısı insanlar müsterih olsun diye okula geldiğinde her gün bu çocuğun çantasını kontrol ediyormuş. bilin bakalım nolmuş? müdür yardımcısı 1-2 ay önce başka okula atanmış. (acaba sürüldü mü?)

4- okuldan defalarca uyarı gelmiş, çocuğun psikolojik sorunları olduğuna dair. psikiyatriste götürülmüş ama ne ilaçlarını almış ne de götürmeye devam etmişler.

5- çocuk özel bir çocuk. farklı cinsel yönelimleri olabilecğeine dair kuvvetli veriler var. çocuğun babası %99.9 akp/mhp tadansından gelme. belli ki çocuğu mantak etmişler -yazdıklarından çizdiklerinden nalaşılıyor-

6- okullarda psikolog eksikliği. anası babası sıkıntılı dahi olsa okulda düzgün bir psikolog olsaydı yine de bu çocuk (ve tabii diğer çocuklar) bir şekilde kurtarılabilirdi. okullarda neden psikolog yok?

7- anne babaların cehaleti. o eleştirdikleri bilgisayar oyunlarının hepsinde uzman psikologlar tarafından değerlendirilip belirlenen "yaş sınırı" var. silahlı şiddet içeren oyun sorunu değil; çocuğunun ne yaptığını ne oynadığını denetlemeden saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde büyüten anne babalar sorunu var. 5 yaşındaki çocuğunun bilgisayar başında counter strike oynamasına müsade eden ana baba ile doğuda çocuğunu pkk eylemine gönderen ana baba arasındaki fark 0.

bu saydıklarım konuşulmasın diye yasaklar konuşuluyor. yasaklar konuşuluyor ki başımızdakiler vitesi gazı daha da arttırıp bastırsınlar bizi. satılık trolleri de bu yüzden bu işler peşinde koşuyorlar. bunlar saydıklarım konuşulmasın tartışılmasın diye..
+1
makbur
(17.04.26)
Otoriteleri güçlü kılmak için Cahil halkı uyutmak gerekiyor. Bunun için kolayca yenebilecek dandik düşmanlar lazım. Millet oh iyi oldu oyunlar yasaklandı diyecek.
Suç otoritede değil. Hep başkasında.
Suçlu hep cia mossad dış güçler yahudiler falan.
Bunlara inananlara laf anlatılmaz.
+1
luluki
(17.04.26)
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(10)

Zamanı geçiremiyorum

mete kudur
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.

Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.

Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.

Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.

ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.

çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.

Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur
(16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
+1
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-2
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir.
-Bir müzik aleti çalmayı öğren.
-Seni sosyalleştirecek bir hobi edin.
-Bir yabancı dil öğren, geliştir.
-Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir.
-Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır.
-Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım.
Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki.
Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum.
Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;

Sergileri takip edebilirsiniz.

Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.

Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.

Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.

Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.

Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.

Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.

Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok.
Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D

Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.

Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D

Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.

Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
0
truf
(16.04.26)
(bkz: anhedonia)
0
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
Kendine yakın gördüğün bir siyasi partiye üye olarak çalışmalara katıl. İşe yarar manada sosyalleşirsin. Genç yaşlı her telden insan tanırsın.
0
yurtsuz john
(16.04.26)
(8)

Eski bir arkadaşınız size haset beslediğini hissederseniz ne yapardınız?

santimantal
20 yıllık arkadaşınız olsun.Birlikte hayatı paylaşmışsınız.Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı el
20 yıllık arkadaşınız olsun.
Birlikte hayatı paylaşmışsınız.
Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.
Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.
Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.
Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı eleştiriyor, öyle bir sertlikle söylüyor ki bunu korkuyorsunuz.
Oturma odasında evin aşırı düzgün olduğunu, eşyaların aşırı düzgün konduğunu söylüyor falan.
Günlerce aklınızdan çıkmıyor bunlar ve sizi geriyor.
İletişimi kesmek istiyorsunuz ama geçmişin hatrına -bir borcunuz da olmamasına rağmen- kesemiyorsunuz da.
Ama insanların genel de böyle olduğunu ve sizi yıprattığını fark ettiğiniz de en iyisinin bu insanlardan uzak durup yalnızlığa katlanmak olduğuna karar veriyorsunuz.

İletişimi sonlandırırsam ilerde pişman olur muyum?

Not: Birkaç yılda bir görüşmeme rağmen görüştükten sonra günlerce huzurum gidiyor ve sürekli kafamda ona yanlış olduğunu anlatıp onu ikna etmeye çalışıyorum.
0
santimantal
(16.04.26)
Tamamen kesmek degil ama ara vermek iyi gelebilir.

O da zor zamanlardan geciyordur belki. Insan basina gelen kötü durumlarla iyi mücadele edemiyor bazen.

Kesip atmazdim. Gecmesini beklerdim. Ondan sonra sonlandirmayi düsünürdüm.
-1
Purple life
(16.04.26)
birkaç yılda bir görüşüyormuşsunuz . o görüşmelerde eve çağırma dışarıda buluşun. çok da takmayın " bu da böyle biri " diye kabul edin .
zaten eve gelmediğinde sizi çok rahatsız edemez
+1
devilone
(16.04.26)
Ara vermek iyi olur bence de zaten çok sık görüşmüyormuşsunuz, birden koparmaya gerek yok.
Ama çok rahatsız ediciymiş evinize sizi huzursuz eden insanları sokmayın bahane bulup dışarıda görüşün.

20 yıllık ve sürekli de görüştüğüm iki arkadaşım var hepimizin farklı farklı şekillerde diğerinden iyi ya da kötü olduğu konular var, her konuyla ilgili konuşuruz birbirimizle ama bir kez bile birine hasetlenmedim bir başarısını, durumunu, aldığı bir şeyi kıskanmadım onlardan da bir kez bile bu tür bir tepki görmedim.
Bende böyle bir duygu olsa ya da onlardan benzer bir duygu sezsem görüşmeye devam edemezdim.
0
mutekebbir
(16.04.26)
birkaç rahatsız eden şey daha ekleyeyim:
- bana ne kadar maaş aldığımı sordu birçok kez :) Hep bir mukayese...
- edindiğim havalı bir yabancı arkadaşımdan bahsederken yüzünü ekşitip olumsuz şeyler söyledi.
- kardeş gibi olmamıza ve olmamız gerekmesine rağmen buluşunca çektiğimiz samimi fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. insanlar da altına "ooo, bu kim" gibi şeyler yazdılar. (cinsiyetlerimiz: ben: erkek, o: kadın)
karşı cinsten biriyle uzun süreli arkadaşlıklarda farklı hesaplar peşine düşmek bana çok itici geliyor. aşık olma gibi bir şey olursa samimice konuşulabilir. ama başka türlüsü hoş değil bence. sizce?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
ben arkadasligimi sonlandirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
sonlandırdığınızda ne kadar huzur dolduğunuza şaşıracaksınız, hafiflemiş hissedeceksiniz. tavsiye ederim.
+1
amelie poulain
(16.04.26)
bu 20 sene olan şey 2 kişinin kendine dönmeden devam ettirdiği bir arkadaşlık. samimi değilmiş ki devam etmiş. arkadaşından ayrıldıktan sonra zihinsel geviş getirmen varsa bu toksik bir arkadaşlık.
arkadaşlıkta en önemli şey 2 tarafın birbirini kabullenmesidir. ben arkadaşımı deli gibi eleştirsemde bana alınmaz, o beni eleştirse de ben alınmam. zaten bunlar sizi kırıyorsa devam etmenize gerek yok. ama onu kafaya tak bunu kafaya tak çevremizde insan kalmadı o da ayrı bir konu.
+3
mikahakkinen
(16.04.26)
Eklediklerinden sonra arkadaşlığını bitirmenin çok daha sağlıklı olacağını düşünüyorum ya, bir iki örnek değilmiş ki bu hep süren bir durummuş.
0
mutekebbir
(16.04.26)
(7)

Milliyetçi damarınız en son ne zaman suistimal edildi

sekizdokuzon
Boran Kuzum'un oynadığı, başrolde dendiği ama başrolü bile olmadığı berbat diziyi sekiz bölüm izledim en son. Süper bir promosyon tekniği, Netflix ekibini tebrik ediyorum.Sizin milliyetçilik demeyelim "Türkçe konuşuyorlar, Türk var" diyerek sorgusuz içine daldığınız neler var son zamanlarda?Teşekkür
Boran Kuzum'un oynadığı, başrolde dendiği ama başrolü bile olmadığı berbat diziyi sekiz bölüm izledim en son. Süper bir promosyon tekniği, Netflix ekibini tebrik ediyorum.

Sizin milliyetçilik demeyelim "Türkçe konuşuyorlar, Türk var" diyerek sorgusuz içine daldığınız neler var son zamanlarda?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(15.04.26)
İyi denk geldi. Daha yeni başladım ama High Potential'da Türk bir karakter varmış, suistimal mı değil mi biraz zaman gösterecek.
Boran'ın rolü çok azsa izlemeyeceğim o diziyi, duyurunuz bir düşündürttü şu an.
0
black holes in the sky
(15.04.26)
Ben de en son bu diziyi merak etmiştim, Boran Kuzum'a karşı duygularım çok karmaşık bir dizide çok seviyordum ama sonra...
Bu haberlerden etkilendim aslında, ilgimi çekmişti bakacaktım ama yorumlarınız beni düşürdü.

Bundan önce neyden etkilendim bilmiyorum ama en son olmasa da şu an aklıma gelen Aftersun'da Candan Erçetin duyunca etkilenmiştim :)
(Suistimal kısmı tamamen benim filme çok yükselmememle ilgili, o büyük aftersun hype'ı beni yakalayamadı maalesef)
0
mutekebbir
(15.04.26)
Ölümüne milliyetçi ölümüne Atatürkçüyüm. Ticaretle uğraştığım için çok sık seyehat ederim, geçen berbere gittim, bana "kurmançi?" Dedi. Niyeti iyi biliyorum ama damarım tuttu nedense. Atar yapar gibi türküm de demedim, Atatürk dedim ajdkkakka
-3
gobekliraki
(15.04.26)
Kimi dizi ve senaryoların yapımı İngiltere'ye dayandığı için, içinde Orta Asya'dan Avrupa'ya doğru göç eden Türklerin olduğu yapımlar da olsa izlemiyorum.

Türk kelimesi dışarının kullandığı ve sosladığı bir kelime olmamalı. Bu toprakların gerçekleri gelenekleri farklı .
Batıdan soslanmış ve senaryolu Türk kelimesi bize göre değil . Tarihi gerçeklerimiz çok farklı .
Dili Türkçe ama aklı tamamen batıyla senkronizasyon halinde bir Türklük veya aydın monşer kişilikler de bize göre değil .

Bir kaç sene önce bir videoda tarih konulu bir dizi hakkında konuşuluyordu. Çalışanlara cuma namazına gitme izni bile verilmiyormuş. Ne yapalım böyle Türklüğü şimdi ?
-2
diyecevaplandı
(15.04.26)
Boran Kuzum kim bilmiyorum da yabanci bir diziyi icinde bir tane anadili turkce oyuncu var diye izlemem, bu tarz seyler benim damari tetiklemiyor.

Bu tarz castlerin "lan turkleri kafalayalim, 3-5 milyon oradan izlensek.." hesabiyla yapildigini da sanmiyorum yaw.

en son milliyetci damarim iran savasini arkadaslarla konusurken tetiklendi, konu baska bir ulke bize dalsa, seferberlik ilan edilse doner misiniz yoksa bazi iranlilar gibi darbuka calip oynar misiniz idi..
+2
cooperr
(15.04.26)
2012-2013 gibi, Nevyork'ta özgürlük heykeli feribotu için sıra beklerken trinidad tobago'lu bi amca Türk olduğumuzu duyunca yerel enstrümanıyla (bkz: steelpan) İstiklal Marşı çalmıştı. O gazla 10 dolar bahşiş vermiştim.
+2
yadigar
(15.04.26)
bir ara sık sık batuma gidiyorduk. orada zamanla Kemal adında bir taksiciyle tanıştık. otelde kalmayı da bıraktık tüm gün onun aracı ile gezip, kiraladığı evinde kalıyorduk. zamanla evdeki ikonalar, hristiyan figürleri vs dikkatimi çekti. sonra bir ara beraber bira çiroz yumurta yaparken ağzından kaçırarak türkiyede avlanıp getirilen yaban domuzu etlerininin çok lezzetli olduğunu, bizim ağzımızın tadını bilmediğimizi söyledi. neyse işkillenip gümrük çıkışında diğer taksicilerin birine sorunca gerçeği öğrendik. türkiyeden gelenlere kendini kemal ve türk asıllı olarak tanıtıp hem taksiden hem de evini kiralamaktan iyi para kazanıyormuş. hala arada bir arar ama açmıyorum.
+2
ground
(16.04.26)
(7)

ayakkabi icine ne giyiyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina.
yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.

ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D
www.keenfootwear.com.tr

edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller.
Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum.
Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak).
Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce.
Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum.
Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi?
babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.

Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
siyah külotlu çorap dışında tül çorap kullanmıyorum. aslında külotlu çoraplarımı da 100den’e yakın seçiyorum. babetlerimi çorapsız (ya da kışın külotlu çorapla) giyiyorum. sneakerları bilekte pamuklu çorapla ya da uzun pamuklu çorapla seviyorum. birkenleri de kışın kalın çorapla giyiyorum hatta. hayatımda hiç ten rengi tül çorap giymedim sanırım; gıcır gıcır hoşuma gitmiyor. babet çorabından nefret ederim +1
0
eileengray
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
0
truf
(15.04.26)
(11)

İnstagram hesabı almalı mıyım

gobekliraki
Son zamanlarda çok gündem oluyor sosyal hayatımda. Eş dost akraba, uzaktan tanıdıklar, yakından tanıdıklar herkes birbirine ekliymiş instagramda. Ben kullanmıyorum desem de sürekli şu enerjiyi alıyorum= "beni eklememek için yalan söylüyor" Direkt bu enerjiyi alıyorum yani. Açayım mı bi hesap öyle s
Son zamanlarda çok gündem oluyor sosyal hayatımda. Eş dost akraba, uzaktan tanıdıklar, yakından tanıdıklar herkes birbirine ekliymiş instagramda. Ben kullanmıyorum desem de sürekli şu enerjiyi alıyorum= "beni eklememek için yalan söylüyor"
Direkt bu enerjiyi alıyorum yani. Açayım mı bi hesap öyle sırf eklesinler diye, ortamlarda garip kaçmasın diye.
0
gobekliraki
(15.04.26)
Aynı şeyi yaşıyorum, açma.
+2
antihero
(15.04.26)
Arklar bikac yila kadar ben de instagram kullanmiodum, kimse de garipseyip rol kesiyo falan demiyodu. Nasil insanlar var etrafinizda anlamiyorum. Bi de boyle dusunenleri neden onemseyip hayatima dair bi degisiklik yapayim ki?
0
üğpoıuy
(15.04.26)
şimdiye kadar açmadıysanız hiç açmayın, sosyal medya kullanmıyorum deyin geçin.
+1
black holes in the sky
(15.04.26)
Gerçekten kullanmıyorum, sadece şirketin hesapları var linkedin ve instagramda. Ama bazen bişey oluyor "aa evet gördüm instagramda" diyorum, galiba o zaman patlıyor mesele.
0
🌸gobekliraki
(15.04.26)
kafanıza takılacak kadar düşünüyorsanız bu konuyu, açın gitsin. ben de kullanmıyorum, yakın çevremden hiç eleştiri almadım mesela.
ancak vatsap konusunda benzer tepkiyi görüyorum; çünkü yurtdışına çıktığımda falan açıyorum gerektiğinde, o sırada denk gelen "hani kullanmıyordun?!" diye laf ediyor. sabırla açıklıyor ve tavrımı koruyorum.
0
lil siztah
(15.04.26)
@lil işim whatsapp konusuna girmiyorum bile. Şirket olmasa onu bile kullanmıyorum.
0
🌸gobekliraki
(15.04.26)
Açıyorum be o zaman :))
0
🌸gobekliraki
(15.04.26)
Bu sebepten dolayı açmaya gerek yok bence. İnanıp inanmamak onlara kalmış.
Patlamamak için de özelde kullandığım hesabım yok şirket hesabı açık sadece denebilir kimse kurcalamaz diye düşünüyorum.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
ben var olanı kapatayım mı diye düşünüyorum.
+1
erty_ksk
(15.04.26)
içinden açmak geliyor belli ki
0
deartheodosia
(16.04.26)
Aç.
Hem kendin de bir şeylere bakarsın.
Mesela bir otele, bir restorana gitmeden önce instagramdan bi bakıveriyorum iyi oluyor.

Yalnız instagram hesabı açtığında kim kime nerden ne bilgi veriyor bilmiyorum ama geçen sene klima için gelen tamirci de, hiç tanımadığın alt kat komşusu da, adını zor hatırladığın liseden arkadaşın da bir anda ekleyebilir. Çok şaşırma.
-3
michael_knight
(16.04.26)
(14)

Kaliteli zeytin yagi

b w n s p
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
0
b w n s p
(14.04.26)
Aydın'dan getirtiyor annem, markası yok pet şişede geliyor ama yediğim en iyi zeytinyağı diyebilirim.
Getirtme imkanınız varsa detayını sorarım, bildiğim kadarıyla kendileri göndermiyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
yok maalesef internetten siparis verebilirim.
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
ben boztepe alıyorum beğeniyorum ama gıda mühendisi bir tanıdığım fiyatı o kadar abartmana gerek yok markette satılan komili kristal gibi markalar da gayet fiyat performans ve kaliteli dedi onları denemeyi düşünüyorum
0
tabii lan manyak mısın
(14.04.26)
eğer güvenilir köyden getirtemeyecek gibiyseniz market zeytinyağı olarak kriistal ya da tariş markasını öneririm.

www.kristalyaglari.com
www.tariszeytin.com.tr

marketlerde belki daha ucuz olarak satılıyor olabilir
0
exlibris
(14.04.26)
evet ben de o yuzden kuskuda kaldim. markette satilanlarla arada cok fark yoksa cok gerek de yok uzun uzun arayip bulmaya.
simdi gemlik belediyesi satiyormus onu buldum cok mantikli geldi
www.gemtar.com.tr
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
Bizim kendi üretimimiz. Kargo satış vs işleriyle uğraşabilsem gönderirdim. Ailem topluyor. Fabrikaya götürüp yağ olarak geri alıyoruz.

Zeytinyağı işinde hile hurda çok fazla. Dikkat edin.
0
jackyr
(14.04.26)
aydında yaşıyorum pazardan pet şişede zeytinyağı aldım ve şüphelendim. il tarımda çalışan kuzenime test ettirdim. zeytinyağında başka yağlarda aldığım yağın içinden çıktı.
dünyada sıralamaya giren markalarımız var. hermus, nova vera, oleamea, palamidas.
ben palamidas soğuk sıkım alıyorum.
+2
mikahakkinen
(14.04.26)
Çooook kaliteliyse novavera, yok ağam abartma dersen özgün alınabilir bence
+2
wild honey suckle
(14.04.26)
Özem, Kocamaar ve Avilo'yu beğeniyorum, web sitelerine bakabilirsiniz.
+1
fotrsapka
(14.04.26)
Zeytinyağı asidik bir üründür. Su için bile sağlıklılığı tartışmalı olan ped şişelere konmuş zeytinyağından uzak durun bence.
Zaten gün ışığından etkilenen bir ürün şeffaf kapta olmaz.
+2
Mirket
(14.04.26)
Yıllardır Özgün'den alırız, gayet memnunuz.
0
10551037
(15.04.26)
Ben Tariş alıyorum. Fiyatı biraz kol gibi ama en azından Tariş. Alsancak mağazasından alıyorum genelde. Güney ege ve Kuzey ege yağları var. Zeytin aroması almayı seviyorsanız yağdan güney sevmiyorsanız kuzey. Yani böyle ekmek banayım yiyeyim domatesin üzerine döküp yiyeyim diyen bir zeytinyağı seviciyseniz Güney ege. Bu ikisi dışında özel serileri var onların fiyatı iyice kol gibi ben Bi kere ilk el diye Bi yağını aldım bambaşka bir şey gerçekten. Sonra almadım zaten. Zengin işi onlar.
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
pet şişede ise dünyanın en iyi yağı da olsa almayın, açık renkli cam şişeler de bile sıkıntı oluyor zeytinyağında; mümkünse koyu renk cam şişe en sağlıklı olanı, kampanyada ne yakalarsam onu alıyorum bu şartlara uyan :)
+1
sweetoffice
(15.04.26)
Tariş alıyorum ben. Bazen süpermarkette indirim oluyor bazen internette. Biraz takip etmek gerekiyor.
0
peki madem
(15.04.26)
(3)

trendyol

sweetoffice
bir şey alacaktım kargo parası yerine 10'lu paket aldım, ucuz fiyatlı ve işe yarar aldığınız neler var mesela ? kargolar boşa gitmesin bende alayım :) (not: tikler muhtemelen sabaha kalır) teşekkürler
bir şey alacaktım kargo parası yerine 10'lu paket aldım, ucuz fiyatlı ve işe yarar aldığınız neler var mesela ? kargolar boşa gitmesin bende alayım :) (not: tikler muhtemelen sabaha kalır) teşekkürler
+1
sweetoffice
(14.04.26)
Bir kere aynı mağazadan bebek zıbını almıştım sırf kargo parası vermemek için sonra birine verdim işe yaradı.
Önceden aldığım şeyden fazla almak yerine mağaza ürünlerini ucuzdan pahalıya sıralayıp ihtiyaç durumuna göre sepeti doldurmaya çalışıyordum.
Gereksiz harcamayı bıraktığımdan beri bunu yapmıyorum almak istediğim ürünleri biriktirip toplu alıyorum o zaman birden fazla ürünün sepet tutarı kargo için yeterli değilse bile tek kargo ücreti ekliyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
Cinsiyetiniz ne bilmiyorum ama ben toka gibi ıvır zıvır şeyleri bile ordan alıyorum çünkü zaten piyasadan ucuz. İhtiyacınıza göre günlük kullandığınız ufak tefek şeyleri alabilirsiniz.
0
ekimoloji
(14.04.26)
Market alışverişinizin bir kısmını sipariş edebilirsiniz, tuvalet kağıdı, sabun vs gibi.
0
(14.04.26)
(10)

Turk Sanat Muzigine ne oldu?

thetruenorthstrongandfree2
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?

Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
0
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
bizim nesille tarihin tozlu sayfalarına karışacak gibi. yeni sanatçılar varsa da bilmiyorum ama bir önceki jenerasyona bile ısınamamıştım. zeki müren, nesrin sipahi ve emel sayın dinliyorum daha çok.
not: 53 yaşındayım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
müzik yeni sanatçılar tarafından yorumlandığı zaman gelişir, bugün dinlediğin mozart aslında 2026 sanatçıları tarafından 2026 dinleyicisi için update edilen mozart. biz mozartı kaydedip şu an dinleseydik muhtemelen sevmeyecektik.

dolayısı ile sanat müziği hep eski kayıt kalitesi ve ton ile söyleniyor. kimse update etmiyor çünkü dinleyicisi çok katı ve asla değişmek istemeyen bir kitle.

mevzu budur.
0
duyurukullanıcısı
(12.04.26)
Türk sanat müziği, klasik Türk müziğidir. Klasik olan bir şeyin her devirde alıcısı, tüketicisi vardır. Zaman zaman popülerleşebilir. O dönemlerde popüler sanatçılar da çıkabilir. Ancak herhangi bir dönemde popülerliğini kaybetmesi onun değersizleşiyor siliniyor olduğu anlamına gelmez.
-1
Mirket
(12.04.26)
youtu.be

Zeki Müren
Emel Sayın
Seçil Heper

Hep dinlerim. Hani her sene Spotify istatistikleri yayınlanıyor ya benimkinde 1 numara hep Zeki Müren çıkıyor.
0
yurtsuz john
(12.04.26)
pek dinlenmiyor evet. eskiden gazinolar yasatiyormus ama simdi insanlarin canli icra ettigi neresi kaldi bilmiyorum. orkestra isteyen kompleks bir muzik turu. hic olmeyecektir, hep seviyede var olacaktir muhtemelen devlet destegi ile vs. bu arada biz bilmesek de bu kultur konservatuvarlarda ve ilgilileri tarafindan yasatiliyor.

en son 60'larda falan ana muzik turuydu galiba. sonradan rock, pop gibi akimlarla klasik turk musikisi ciddi darbe aldi.
0
antikadimag
(12.04.26)
Günümüzde kimi sanatçı denen kimseler gibi uyuşturucu operasyonları , cinsellik içeren her tür skandal, yasak aşklar , aldatmalar, sene içinde adeta çorap gibi 4-5 sevgili değiştirme , frikik verme (şimdiki yeni nesil bu kavramı belki pek bilmez 90lar da izleyicini aklını belden aşağı konularla yıkamaya adeta yemin etmiş bazı basın veya medya bu kavramı çok kullanırdı)
gibi konular ile t.s.m'yle uğraşanlar öyle çok yanyana gelmediği için t.s.m de abandone halde kaldı.

Bir sanatçı için gündemde kalmak, skandallarla , uyuşturucu operasyonları, yine kendisi gibi aynı alanda uğraş verenlerle her an çatışmak olmamalı.

Diğer yandan bize ait bazı çeşitli husus ve sanat dallarını tanımadan dışarıdan ithal veya çok satan , çok tanınmış adıyla sinsice empoze edilen kültürel veya sanatsal her şeyde kendi zenginliklerimizi öğrenmeye engel. Bazı odaklar algıları değiştirmede sanatı silah gibi kullanır.
Gençlerinnde değişmesi için daha bass lı , tempolu , ithal tınılı soslu şeyleri sunmak yeterli . Ardından yerli taklitlerin çıkması çok gecikmiyor.

Düşünün , bir yerde t.s.m konseri veriliyor mesela sonrasında izlemeye gelenler türlü taşkınlıklar sağda solda görülen belki birilerinin eliyle dağıtılan prezervatifler, içkiler...
Aklınız alıyor mu bunu ?
Tabi ki hayır
-2
diyecevaplandı
(13.04.26)
kötüydü, başta internet olmak üzere birçok etkenle globalleşme artınca batı ve uzakdoğu müziğinin etkisi de arttı. doğal seleksiyona uğradı diyebiliriz, müziğin evrimsel sürecinde başarısızdı ve siliniyor.
+1
konetsu
(13.04.26)
divan edebiyatının müzik alanında icrası ile başladı. divan edebiyatı bitti zamanla bu da azalarak bitecek.
0
ground
(13.04.26)
Bence müzik türlerinin dinlenme biçimleri aynı değil.
Kulağıma kulaklığımı takıp türk sanat müziği dinlemem ama bir yemek masasında arkada çalsa hoşuma gider, bir canlı performansa denk gelsem çok hoşuma gider.
Herhangi bir müzik türünün biteceğini düşünmüyorum, hepsinin alıcısı vardır.
0
mutekebbir
(13.04.26)
Öfff, cok ic sisiriyor ya. %99'u giy giy iskence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(6)

güzel kızlar nerede bulunurlar ?

dedim dedim de kime dedim
uzun zamandır güzel kız görmedim, evlerinden mi çıkmıyorlar nedir yani ? güzel kızları nerede bulabilirim?
uzun zamandır güzel kız görmedim, evlerinden mi çıkmıyorlar nedir yani ?

güzel kızları nerede bulabilirim?
-6
dedim dedim de kime dedim
(10.04.26)
Şurada: ibb.co
+2
kizil karga
(10.04.26)
Macrocenter 😊
Acarkent
Nişantaşı sokakları
0
gabe h coud
(10.04.26)
beşiktaş-kadıköy vapuru.
0
orpheus
(10.04.26)
izmir?
0
cooperr
(11.04.26)
arkadaşlar lütfen biraz ciddiyet, herşey ile şaka yapılmaz, hahaha hihihi herşeye.

elinde güzel kızlar sıralı tam liste olan paylaşsın, bir barajda falan tutuluyorsa güzel kızlar kapakları falan da açalım.

bu nedir ya ? haftada 1-2 görsem şükrediyorum.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(11.04.26)
Bazen iş arasında cihangir tarafına çıkıp kahve içip etrafı izlerim gözüm gönlüm açılır, maşallah çok güzel kızlarımız var.
0
mutekebbir
(11.04.26)
(6)

Kahve gazıyla nasıl başediyorsunuz

covered
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müd
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müdahale etmiyorum, zaten o sütler de bir yaraya merhem olmuyor. ne verirlerse onu içiyorum. Bu gaz sorunu ile boğuşanlar ne yapıyor merak ediyorum.
-1
covered
(10.04.26)
1. Laktozsuz süt isteyin normal hiçbir zihniyetten şu cümle çıkmaz “osuruyorsan içme dalyarak”, merak etmeyin.
2. Sade kahveye geçiş, en temizi bu bence.
+2
mutekebbir
(10.04.26)
Bende de inanılmaz gaz yapıyordu. Filtre kahve içiyordum, Americano ya geçince gaz sıkıntım geçti,. pişirme tekniğiyle alakalı sanırım. Detayını bilemiyorum.
+1
sekizdokuzon
(10.04.26)
Bir süredir sabahları 4 shot espresso içiyorum. Kahveyle işim 10 sn içinde bitmiş oluyor. Zınk diye uyanıyorum. Tertemiz.
0
gabe h coud
(10.04.26)
Ben de rahatsız olurdum, asıl sütten olduğunu anladım.
Sade kahve baya daha rahat bir şey.
+1
burfak
(10.04.26)
kahve gaz mı yapıyormuş? sütle alakalı olmasın o. bende kahve hiç gaz yapmaz. süt tüketmem. süt giren kahveyide içmem.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Laktozsuz sütle içince olmuyor o
0
Hallegadola
(11.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-2
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(2)

Midpoint yemekleri nasıl

arbre
Tavsiye edeceğiniz yemekler var mı? Özellikle makarna ve pizza. Big Chefs için de soruyorum. Teşekkür.
Tavsiye edeceğiniz yemekler var mı? Özellikle makarna ve pizza. Big Chefs için de soruyorum. Teşekkür.
-10
arbre
(08.04.26)
Yemekleriyle aram pek iyi değil ama ıspanaklı peynirli kıtır krebi çok güzel.
0
mutekebbir
(08.04.26)
leş
+3
jelly bear
(08.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(7)

Son zamanlarda ertelediginiz

Purple life
Neler var?
Neler var?
-2
Purple life
(05.04.26)
Özellikle söyleyebileceğim bir şey yok. Ertelemek benim huyum gibi bir şey maalesef.
0
rock n roll
(05.04.26)
Fotoğraf makinesi almayı erteliyorum hep
-3
arbre
(05.04.26)
Tezim ve ödevlerim. Adeta yokmuş gibi davranıyorum.
+1
Amaranta ursula
(05.04.26)
Kilo vermek
+1
gadlemler
(05.04.26)
araca yapmam/yaptırmam gereken şeyleri çok erteledim havalar düzelsin soğukta uğraşmayayım diye. çok da acil değiller şimdilik ama yapmam lazım bi noktada :D

-teyp ve teyp çerçevesini değiştirmek.(gümrük olayı yüzünden ileride alamayacağımdan alıp kenara koydum çerçeveyi, türkiyede bulunmuyordu teyp çerçevesi. birkaç aydır bekliyor. gümrük yasağı gündeme gelmese acelem yoktu...)
-geri görüş kamerasını bağlamak.
-kör nokta aynalarını takmak.
-yan camlardaki filmleri sökmek.
-kısa ve gündüz farlarını değiştirmek.
-kaçak kontrolü yapıp park halindeki akü tüketiminin kaynağını bulmak.(gündelik kullanınca sıkıntı olmadığından erteleyebiliyorum da birkaç gün yatsa boşalır akü)
-dashcam'e hardwire kiti aldım onu bağlamak(şuan teypteki usb çıkışına bağlı)
-dashcamin arka kamerasını bağlamak.

bunlar kendi yapacaklarım bir de yaptırmam gerekenler var :D bunları burada bildiğim usta olmadığından şehir dışına gidip yaptıracağımdan bekliyor, muayeneye az kaldı zaten öncesinde illaki gidilecek ustaya...
-z rotları ve viraj demir lastikleri değişecek
-şase kablolarına güçlendirme yapılacak
-şanzıman yağı değişecek
-fren ve direksiyon hidroliği değişecek
-klimaya bakılacak gaz dolumu mu başka bişey mi ne gerekiyorsa artık...
-kalorifer de az ısıtıyor ona bakılacak, gerekiyorsa petek temizliği filan yapılır.
-genel muayene öncesi bakımı ve bilmediğim başka bi sıkıntı varsa onlar filan kontrol edilip yapılacak
0
konetsu
(05.04.26)
Tekrar diyete başlamak
Erken kalkmak
Kitaplığımı temizlemek
0
mutekebbir
(06.04.26)
Dişçiye gitmek
0
peki madem
(06.04.26)
(13)

ChatGPT'ye sinirlendiginiz oluyor mu?

sekizdokuzon
Bu verdiğin cevap ortalama insanı tatmin eder, o kadar zamandır konuşuyoruz IQ seviyemi anlamadın da mi boyle ortalama cevaplar veriyorsun diye kızdığınız oluyor mu? İyi insan olduğumuz için kızdığımızı ona da belli etmiyoruz tabii.
Bu verdiğin cevap ortalama insanı tatmin eder, o kadar zamandır konuşuyoruz IQ seviyemi anlamadın da mi boyle ortalama cevaplar veriyorsun diye kızdığınız oluyor mu? İyi insan olduğumuz için kızdığımızı ona da belli etmiyoruz tabii.
0
sekizdokuzon
(05.04.26)
evet oluyor hahaha.

ben kizdigimi belli ediyorum. direkt konusuyorum hayir ben sana söyle yap dedim diyorum ve hemen özür diliyor garibim.
-1
Purple life
(05.04.26)
kızıyorum ve söylüyorum kızdığımı da. ama gemini daha çok kızdırır oldu son zamanlarda. hatta gemini söylediğimi öyle yanlış yerlerden tutup öyle anlamış rolü kesiyor. 'beni bir sen anladın sen de yanlış anladın' diye sataşmalık bir alıklığı var :D

örn: en lezzetli armut cinsi nedir?
el-cevap: harika, anladım! senin bir elmasever olduğunu biliyorum! leblebi yemek için çorum'a bir haftasonu planı yapmamı ister misin? ✨
+1
suicmeyenadam
(05.04.26)
Chatgpt yi çok yönlendirmedikçe sanki artık iş yapmıyor. Konuşmaya pdf dosyası ekliyorum, bu deneyin/prosedürün aşamalarını özetle, diyorum. Bana deneyi söylersen yardımcı olabilirim diyor. İlla pdf dosyasındaki diye belirtmem gerekiyor.

Eskiden böyle yapmıyordu. Şu sıralar bunu çok yapıyor. İlk dosyada değil de, yüklediğim diğer dosyalara söylemediğim sürece bakmıyor.
+2
substituent
(05.04.26)
evet. çünkü bazen sohbetin tonunu değiştirip saçmalıyor.

bazen de aşırı saçma hatalar yapıyor:
eksisozluk.com
eksisozluk.com
+1
tabudeviren
(05.04.26)
Ondan doğru cevap beklerken diğer yandan da test ediliyoruz.
0
diyecevaplandı
(05.04.26)
Gemini'ya artık güvenemiyorum
0
baldan kaymak
(05.04.26)
Bazen delirtiyor beni sinirden bir kere o kadar sinirlendim ki paralı üyeliğimi bitirdim :):)
Ama sonra döndük yine paşa paşa :/
0
mutekebbir
(05.04.26)
Sohbet konusunda hepsi mal hepsi salak. Ana avrat sovmeye basladim 1 saat önce söylediğimi 1 saat sonra bambaşka olarak söylüyor. Claude dahil. Gemini hepsinden beter, yalan söylüyor. Yalan deyince de evet bilerek yaptım diyor.
Yapay zekaya spesifik soru sorulur uzun konuşunca olmuyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Bir de eskiden beni desteklerdi, şimdi "Şu tip bir insan kötü diyebilir miyiz?" diyorum, "Kötü değil, farklk dinamikleri var" diyor. Bir de objektif pis.
+1
🌸sekizdokuzon
(05.04.26)
ben bir egitim verecektim resim halindeki sorulao worde cevirsin diye verdim 20 soruyu duzgun cevaplamis kalan 40 soruyu da kendisi benzer sorularla sallamis,

ben de ilk sorulari kontrol edince tamam diye dusundum

sonra anlayinca dedim neden boyle yaptin ya bir yerden sonra beceremedim ben de salladim dedi. o an elime gecse cok pis bogazina sarilirdim

ama sonunda barstik her ne kadar arada calude a mi gecsem desem de
0
aloneinthedark
(05.04.26)
Bazı konularda aynı anda birkaç tane yapay zekay kullanıyorum.
Gemini bir ara çok telaslandiriyordu. Copilot daha iyiydi. Gemini'ye resmen sakin ol lan demek zorunda kalıyordum (köpeğimde gastrit var. Copilot ve mistral sakin davranirken gemini çabuk veterineri ara diye takiliyordu).
Bir de bazen bir şey atıyorum, kafasından sallıyor. Kafasından salladigini ya da yalan olduğunu söyleyince heeee evet ya pardon yapıyor.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
yapay zekalar çok kaynak tüketiyor malumunuz.
bu yapay zeka şirketleri de arada bir, gelen talebin yoğunluğuna göre oluşturulan cevapların kalitesini düşürebiliyor ki kaynaklar optimal kullanılsın.

o yüzden aynı modeli kullanarak farklı zamanlarda farklı yanıtlar vermesi olası.

bir de yapay zekalar bizi tanımaya başladığı için artık prompt kalitemiz düşmeye başladı ister istemez. ama onun hafızası da aslında önceden yazılmış (konuşmalardan çıkarıp kendi yazdığı) cümlelerden ibaret.

bir şey daha var; her yeni modelde ve neredeyse her ay yapay zekaların performansı arttı şimdiye dek ama bir süredir radikal iyileştirmeler yapamıyorlar. donanım ve kaynak noktasında darboğaza girdiler şuan.

hepsi birleşince arada bir saçmalıyorlar tabiatları gereği.
0
biseysorcaktim
(06.04.26)
Chatgpt ücretli versiyon kullanıyorum, çok nadir kızarım çünkü bana acayip uyum sağlamış durumda, üslubu, espri oranı, samimiyet oranı tam kıvamında.

Çok nadiren de olsa 3.5 versiyonu gibi iq yoksunu cevaplar verip bunda ısrarcı olabiliyor, yakalayınca git güncel bilgiyi araştır diyorum, hatasını fark edip toparlıyor.
0
kimlanbu
(06.04.26)
(10)

Muadil ilaç

egerbiryolcu
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Me
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Merak ettiğim bu muadil ilaçlarda hassas (riskli bir hastalık, çok yaşlı olması vb durumlar) hastalar için sıkıntı olabilecek bir durum olabilir mi?
0
egerbiryolcu
(04.04.26)
Sorduğumda hep "birebir aynısı" dediler, içeriğinde farklı bi şey varsa sormadan söylemeleri lazım aslında
0
mezzosprite
(04.04.26)
Söylemeleri gerekir, tamamen aynı olmayabiliyorlar. Üniversite 1deyken bir ara glucophage kullanmıştım, bir süre sonra muadil olarak glifor vermeye başladı eczane. Bu arada gerçekten muadil olarak gözüküyor üstteki linkte ancak glifor benim sindirim sistemimi mahvetti. glucophageda yaşamadığım diareyi gliforla her gün yaşadım ve bünyem alışamadı. Sonra bıraktım ben de.
+2
eileengray
(04.04.26)
etken maddesinin ayni olmasi demek yan maddelerinin ayni oldugu anlamina gelmiyor. muadil ilac kullanmistim bir defasinda, basdönmesinden hastanelik olmustum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Herkes icin farkli etkisi olur. Denemeden belli olmaz. Ben bir ara Nexium diye bir ilac kullanmistim. Ilac $390'di. Muadili $15. Ilaclarin etken maddelsi ayni olmasina ragmen muadilin yan maddeleri alerjiye ya da sindirim problemlerine sebep olmustu.Muadili denersin olmuyorsa, orjinalini alirsin...
0
thetruenorthstrongandfree2
(04.04.26)
Evet, muadil ilaç hasta için sıkıntılar yaratabiliyor.
Epilepsi hastaları mesela, SSK'nın kendi ürettiği ilaçlara geçince nöbet geçiriyorlardı. İki yıl nöbetleri kontrol altına almışsın, belki doz azalacak ya da kesilecek. Pat, başa dönmüşsün.
O da magnezyum bu da magnezyum diye eczane bir ilaç verdi. Sindirim sistemim mahvoldu. Karşılaştırdım içeriklerini. Diğerlerinin hiçbirinde olmayan sodyum siklamat var. Görünüşte "muadil".
Birer ticarethane olan eczaneler, belli firmalarla anlaşıp muadil ilaç veriyorlardı. Israr ederseniz orijinalini veriyorlardı.
Ama artık o dönemi de geçtik. Özellikle ucuz olan ilaçlar piyasadan çekiliyor. Hayati ilaçlar olsa bile. O yüzden, aman bulunsun da muadili olsun diye razı oluyoruz.
+1
pro9it9is9
(04.04.26)
Ekşide bu konular çok tartışıldı. 3-4 farklı başlığı var. Eczacılar değişik sebepler sunuyor ama bilemiyorum. Mesela: eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(04.04.26)
Bi keresinde diş iltihabı nedeniyle antibiyotik yazıyordu doktor, emzirmeye uygun mu dedim, uygun olanını yazayım ama eczane verir mi bilmem dedi. Nasıl yani dedim, muadil verebilirler dedi. Yani içeriği farklı mı dedim, yok aynı ama sadece birinin prospektüsünde emzirmeye uygun olduğu yazıyor dedi 🤷‍♀️ böyle de değişik boyutları olan bi konu demek ki
+1
mezzosprite
(04.04.26)
benim kullandığım ilaçta bir fark olmadı muadil kullandım diye
boşuna yıllarca katkı payı ödemişim esas ilaca
0
mantık
(04.04.26)
Söylemeleri gerek, artık reçete bile yok, içeriğini görebildiğin bir yer elbet vardır ama barkodla yolluyor eczaneye ilacı alıp çıkıyorsun, doktor ne yazdı, acaba eczaneden o ilaç mı verildi bunları da takip etmek mi gerekiyor.
Bizim eczacımız yıllardır sabit güvendiğimiz biri diye fazla kurcalamıyorum muadil vermesi gerektiğinde söylüyor ve kullanıyoruz şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadık ama insanlar bunları nasıl takip ediyor ya çok zor.
0
mutekebbir
(04.04.26)
@mutekkebir
Aynen öyle bir de takibiyle uğraşmak gerekiyor. E nabız üzerinden hangi ilaçların reçete edildiğine bakıyoruz bir de yine yanlış hatırlamıyorsam SMS ile ilaç isimleri de belirtiliyordu bu da mı kaldırıldı acaba. Ve evet sanırım eczaneye özellikle aynı ilaç mi var yoksa muadil mi gondereceksiniz diye bunu da sormak gerekiyor artık.
0
🌸egerbiryolcu
(04.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(10)

Eminonu/Galata/Istiklal esnaf lokantalari

mirafiori
Haci abdullah, Yanyali fehmi, Nato lokantasi (bunlari zaten onerecegim fakat ben de yillardir gitmedim hicbirine) tarzi giriste yemeklerin sergilendigi, hem et hem vejetaryan yemeklerin bol oldugu kaliteli restoran onerileriniz var midir? Eminonu tarzi olmasi tercih edilebilir ama beyoglu da uygun.
Haci abdullah, Yanyali fehmi, Nato lokantasi (bunlari zaten onerecegim fakat ben de yillardir gitmedim hicbirine) tarzi giriste yemeklerin sergilendigi, hem et hem vejetaryan yemeklerin bol oldugu kaliteli restoran onerileriniz var midir? Eminonu tarzi olmasi tercih edilebilir ama beyoglu da uygun.

Esnaf lokantasi dogru terim mi bu arada?
0
mirafiori
(31.03.26)
mayko lokanta, çukurcuma

girişte yemeklerin sergilenmesi hariç istediklerinizi karşılıyor
0
yurtsuz john
(31.03.26)
guzelmis, eskiden cukurcuma koftecisi vardi orda, haftada en az 1 giderdim
0
🌸mirafiori
(31.03.26)
Asmalı'da Helvetia ve Karaköy'de Çorba Evi hoşunuza gidebilir.

maps.app.goo.gl

maps.app.goo.gl
0
fotrsapka
(31.03.26)
helvetia’yi seviyorum ben. tam aradiginiz mi emin degilim.
0
eileengray
(31.03.26)
Her ne kadar tam olarak karşılamasa da Pandelli' ye de bakın derim.
-1
kumandanim
(31.03.26)
Halvetia’nın lezzetine de temizliğine de kefil olurum. İmkanınız olursa yoğurtlu pazısını mutlaka deneyin.

Esnaf lokantası deyince kafamda daha böyle Balkan lokantası, pehlivan türü yerler canlanıyor ama oraları çok beğenemiyorum ben.
0
mutekebbir
(31.03.26)
karakoy'de gittigim tek balikci budur, beyoglu finukuler cikisina yakin:

www.tripadvisor.com

satafatli bir yer degil, manzara falan yok, ama lezzet 10/10
balik corbasi harikadir.
0
cooperr
(31.03.26)
Yanyalı Fehmi Kadıköy’de.

Nato Lokantası lüks bir yer değildir, öğlen yemek yer çıkarsınız. Hacı Abdullah ve Yanyalı Fehmi ise daha saray mutfağı denebilecek türde ve fiyatları Nato’ya göre daha yüksek.

Pandeli pahalıdır. Kadıköy’de Çiya var, o da Pandeli, Yanyalı Fehmi ve Hacı Abdullah ayarında.

Siz nasıl bir şey istiyorsunuz? Öğlen hızlıca lezzetli yemek yiyeceğiniz bir lokanta mı yoksa görece lüks, iyi hizmet alacağınız bir restoran mı?

Taksim’de esnaf lokantası formatında, görece uygun fiyatlı öğlen yemeği için Beyoğlu (eskiden Şahin) Lokantası ile Armada Lokantası’nı öneririm. Sultanahmet/Nuruosmaniye civarında Sefa vardır, severim. Üsküdar’da Mengen Lokantası vardır, az gittim ama hep memnun ayrıldım.

Daha lüks olsun ama yine Türk/Osmanlı saray mutfağı isterseniz Nişantaşı Hünkar’ı düşünebilirsiniz. Üsküdar'da Kanaat var, birkaç kere gittim ve fiyatını hak etmediğini düşünüyorum ancak eski mekandır.
+1
10551037
(31.03.26)
Nuruosmaniye' ye çıkıyorsanız Aslan' ı da listeye ekleyin derim :)
0
kumandanim
(01.04.26)
@10551037 biliyorum Fehmi'yi referans olarak vermistim. Biraz daha oturakli da olur, daha salas da olur. Luks olmayacak ama. Hizmet hurmet beklentisi yok. Demokratik fiyatlara kaliteli yemek yenebilecek, cesidi bol ve herkesin tatmin olacagi yemekler bulabilecegi, yabancilarin degisik Turk yemeklerini tadacaklari bir restoran arayisi.
Dolayisiyla pandeli de, yanyali da, nato lokantasi da gecerli oneriler. Semt olarak da tarihi yarimada ve karakoy/taksim, ama kadikoy'deki onerilere de acigiz tabi

Guzel oneriler geldi yazanlara tesekkurler.
0
🌸mirafiori
(01.04.26)
(7)

Spotify Playlistlerinizi nasıl düzenleniyorsunuz?

AlsterWasser
sb.her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum. ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin al
sb.

her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?

benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum.

ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin alt-türleri gibi olanları tek bir şemsiye türde birleştiriyorum ama yeni keşifler oldukça playlistin bazen karakteri değişmeye başlıyor can sıkıyor.

gurme playlistçilerden öneriler lazım.
0
AlsterWasser
(30.03.26)
Ayrı ayrı
0
duster
(30.03.26)
genelde mod/tempo ya gore. 1 tane arsiv/copluk playlistim var. digerleri iste spor playlisti, sabah kahvesi playlisti, aksam yemegi playlisti filan, tempo ve tarz ayrisiyor. playlist yapmayi da biraktim son zamanlarda; benimkilere benzer biseyler yapan illa ki o,ustur diyip aratip onume cikani aciyorum. insanlarin yaptigi playlistere tiklamaya ozen gosteriyorum, spotify'in bana onerdikleri fazla kisisel oluyor.
+1
taurina
(30.03.26)
Benim genelde tür-tempo şeklinde oluyor. Aynı parçayı farklı iki listeye eklediğim de olabiliyor.
+1
truf
(30.03.26)
Enstrumanlara gore duzenledigim var. Ayrica annas archive metadasina gore popularity e gore de duzenledim. Popularitysi 49-100 arasinda olan 250k sarki var playlistimde
+1
lapaz
(30.03.26)
Baktim simdi benimkiler, ruh(ikindi vakti muzikleri, geceler), durum (kosu, yol muzikleri), dil( kürtçe, Arapça, vs), tür, sanatçı/grup şeklinde.
+1
Amaranta ursula
(31.03.26)
Ayırmıyorum. Winamp zamanından beri böyle geldi, böyle gidiyor. Iron Maiden'dan sonra Arif Sağ çalar. :) Kötü bir şey değil bence.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Çok karışık düzenlemek için bir günümü ona ayırmam gerek ve çok üşeniyorum.
Yerli ve yabancı olarak iki ana grup var içinde türden bağımsız sevdiğim şarkılar var.
Spor, soundtrack, govend, yerli, yabancı diye kendim oluşturduğum listeler dışında başkalarının listelerini de indirip dinliyorum, sevdiğim sanatçılara özel hazırlanmış “this is ….” listelerini seviyorum zamanla oradan kendi listelerime uygun yere geçiriyorum sevdiğim şarkıları.
Düzenli takip ettiğim podcastleri otomatik indirmeye alıyorum yalnız yemek yerken çok iyi oluyor hemen birini açıyorum.

Düzenlemek istediğimde de yapabildiğim tek şey artık dinlemediklerimi silmek.
Neye göre nasıl düzenleyeceğimi pek bilmiyorum, çok karmaşık.
+1
mutekebbir
(31.03.26)
(3)

Başkasıyla aynı kıyafeti giymek neden insanları rahatsız ediyor?

bakur basur rojava rojhilat
Yıllardır anlam veremediğim şeylerden biri de bu. İnsanlar biriyle pişti olunca neden rahatsız olur. Neden aynı kıyafeti satın almaz, satın almışsa aynı gün giymemeye dikkat eder. Ben çevremde güzel kıyafetli birini görünce kıyafetin aynısını almak istiyorum.
Yıllardır anlam veremediğim şeylerden biri de bu. İnsanlar biriyle pişti olunca neden rahatsız olur. Neden aynı kıyafeti satın almaz, satın almışsa aynı gün giymemeye dikkat eder. Ben çevremde güzel kıyafetli birini görünce kıyafetin aynısını almak istiyorum.
0
bakur basur rojava rojhilat
(28.03.26)
Çok küçükken vardı bende böyle tripler, severek aldığım bir kazağın aynısını birinin üstünde görmüştüm ve bir daha o kazağı giymek istememiştim. Büyük ihtimalle hoşlanmadığım (beğenmediğim) biriydi ve o kişiyle aynı zevke sahip olmaktan rahatsız olmuştum.
Beğendiğim/özendiğim birinde gördüğüm güzel giysiyi almak isterdim mesela, bu etken olabilir.

Bu kadar hassassak gidip mağazadan alışveriş yapmayacağız, böyle şımarıklıklar için özel tasarım giysiler giymek, kendi terzin olması gerekiyor, buna gücün yoksa herkesle her an pişti olmayı göze alacaksın.

Aynı mekanda aynı giysi bilemedim belki o kişi daha iyi kombinlemişse, ona daha çok yakışmışsa rahatsız olabilirim :)
+1
mutekebbir
(28.03.26)
Sıradan olduğumuzu hissettiriyor. Yeterince özenli ve orijinal olamamışız. Kendimize özgü bir stilimiz yokmuş. Herkes bize bakıp ne kadar basit olduğumuzu düşünecekmiş... Modern dünya insanının sanrıları özünde.
0
salihdt
(28.03.26)
Pişti olanin rahatsızlığı, etraftan gülünç görunme durumu, bu olmasa insanlar aynı kiyafetli kişiye gülüp selam verip geçecek. Bizler aldığımız şeylerle kimseyi memnun edemeyiz. Şöyle ki, spor araba al, etraftan “gariban porsche’si almış, parası yetmemiş derler. Gider 2012 modele kadar porsche alirsin ki gercek porsche o tarihte biter, yeniye parası yetmemiş eskisini almış derler. Yeni 911 alırsın, gt3 alamamuş giriş porsche’si almış derler. Bitmez yani.
0
covered
(28.03.26)
(3)

Beyaz ayakkabı sorunsalı

arbre
Beyaz ayakkabı almak istiyorum ama zamanla siyah oluyor. Bu hevesimi kaçırıyor. Siz beyaz ayakkabı alıyor musunuz? Alınca nasıl temizliyorsunuz? Gri, siyah alsam daha mı iyi?
Beyaz ayakkabı almak istiyorum ama zamanla siyah oluyor. Bu hevesimi kaçırıyor. Siz beyaz ayakkabı alıyor musunuz? Alınca nasıl temizliyorsunuz? Gri, siyah alsam daha mı iyi?
-7
arbre
(27.03.26)
çok severim. elbet çabuk kirleniyo. yıkayabiliyosam hatır hutur makineye atıp yıkıyorum. yok olmuyosa lostra
0
chanandler bong
(27.03.26)
her gün silersen kullanırsın yoksa alma
0
mantık
(27.03.26)
İlk zamanlar bir hevesle her kullanmadan sonra güzelce temizlerdim ayakkabıyı alırken köpükle sünger falan satıyorlar ya onunla temizliyorum gayet iş görüyor. Zamanla artık seyrekleşiyor bu temizlik işi makineye atmaya kadar varıyor. Çok nadir beyaz ayakkabı alırım ama uğraşmak çok zor bunlarla.
Benim gibi çok kötü ayakkabı kullanıyorsan koyu renk her zaman daha iyidir bence.
0
mutekebbir
(27.03.26)
(12)

Çektiğim fotoğraflar nasıl? vol.2

yurtsuz john
Dijital makineyle çektiklerimden bazıları. Şimdi analog makine aldım. Tekrar bu hobiye dönesim var. Beğendiniz mi?https://ibb.co/RpWB2gyDhttps://ibb.co/40XK4mchttps://ibb.co/9kkSJvCmhttps://ibb.co/8DdSH8pMhttps://ibb.co/bRr4z3Kghttps://ibb.co/TB0RFxy9https://ibb.co/fGLPSPJ8https://ibb.co/SLdHqWShttp
Dijital makineyle çektiklerimden bazıları. Şimdi analog makine aldım. Tekrar bu hobiye dönesim var. Beğendiniz mi?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
yurtsuz john
(26.03.26)
4, 7, 9'u beğendim, 10'da ışık ve renkler hoş duruyor ama kompozisyon daha farklı olabilirmiş belki. 2'nin hoş bir havası var aslında ama kadraj daha farklı bir açıyla konumlansa çok daha güzel olabilirmiş gibi.

3 ve 8 açılmıyor.

Eyyorlamam bu kadar
+1
akhenaten
(26.03.26)
üstünde ekstra filtre yoksa renkler cansız. odak net değil yada yanlış odak seçilmiş.
0
gercekdunya
(26.03.26)
Pozlamayı ve renkleri photoshopta ben kısıyorum. Raw sevmiyorum.
Odak da aynı şekilde.

Buraya yüklerken teknik nedenlerle fotoğrafların boyutunu düşürdüm. Çözünürlüğü etkiledi.
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
Ben böyle solgun fotoğrafları çok severim, o karamsar hava hoşuma gidiyor. Beğendim ellerinize sağlık.
0
mutekebbir
(26.03.26)
@mutekebbir

benim fotolara eleni karaindrou dinlemeden bakılmaz
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
fotoğraflarında nesneler çok üst üste binmiş. bu yığılma biraz rahatsız ediyor. daha yalın kadrajlar olabilirdi. tabi bunun temel sebebi zoom lens kullanman. konuya biraz daha yaklaşıp daha geniş kareler alabilirsin.
hepsi dik kadyaj olmuş. özellikle 4 numara yatayda daha güzel olurdu.
ilk fotoğafı çok anlamlandıramadım. öndeki direk tüm odağı üstüne çekiyor. arkada sırtı dönük yürüyen kişi bir duygu vermiyor. böyle nesneleri kenarlara konumlandırarak çerçeveleme yapabilirsin.
6cı fotoğrafta babalarında arasında olta atan balıkçı, el ele tutuşan çift veya martı olsa çok güzel kare olurdu.
fotoğraflardaki tonlamalarda çok olmamış. fotoğraflar üstünde çok oynamalar yapma.
kompozisyon ve içerik olarak kendini geliştirmen lazım. anlık gördüğünü çekmek yerine fotoğraflarında bir anlatının olmasına çalış.

analog fotoğraf konusuna gelirsek çok güzel bir şey ama kendi filmini kendin yıkayıp kendin bastığın sürece. ben hem kendi filmimi sarıyorum kendim banyo ediyorum kendim basıyorum buna rağmen zorlanıyorum. özellikle film ve banyo maliyetleri çok yüksek. fakat en iyi yanı insanı çekerken düşünmeye itiyor. tek karenin maliyetini hesaplıyorsun. bu çekeceğim kare buna değer mi deyip elin deklanşöre gitmiyor.

kendini fotoğraf konusunda geliştirdiğini düşündüğün zaman analoga geçmeni tavsiye ederim.
+1
my fault
(26.03.26)
fotoğraflarınız çok güzel, elinize sağlık. nu fotoğrafları çektiğiniz makineyi söyler misiniz, birisine hediye etmek istiyorum. benzerleri de olabilir.
0
anladespina
(26.03.26)
Fotoğraflarınız, kompozisyon ve renklendirme olarak çok güzel. Ellerinize sağlık. Zevkler ve renkler meselesi tabiki beğenmeyenler olabilir ama sizin seviyor olmanız yeterli.
0
sinematikcrop
(26.03.26)
@anladespina

canon eos250d

lensler: canon 50mm 1.8/f ve tamron 18-400mm 3.5/f

iş makinede değil lenste bitiyor.
+1
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
late viper
(26.03.26)
@late

zıpçıktılık yapmayalım hocam.

10 küsur senedir dünya genelinde 9:16 boyutlu ekrana alıştık. ben de o yüzden vertical çekiyorum.
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
film bayat mı? değilse yıkattığınız yeri değiştirmeyi düşünebilirsiniz. ayrıca fotoğraf incelemek de çok büyük katkı sağlıyor görmeye. onun için de (büyük ihtimalle biliyorsunuzdur ama) lomography kullanabilirsiniz.
0
another satisfied lover
(27.03.26)
(4)

melatonin

baldur2
hangi markayi kullaniyorsunuz?
hangi markayi kullaniyorsunuz?
0
baldur2
(25.03.26)
Olly kullanıyoruz.
0
a perfect lie
(25.03.26)
Tetesept melatonin intens.
0
mutekebbir
(25.03.26)
sürekli melatonin kullanırsan vucudun üretmeyi bırakıyormuş haberın olsun
-1
kurcalamabozarsin
(25.03.26)
Almanya'da DM markette satılan, ağza spreyle sıkılan markayı kullanıyor ve ille de o marka, sadece o uykumu getiriyor diyor.
Kişiden kişiye değişiyor olabilir, psikolojik olabilir etkisi ama ben bildiğimi yazayım dedim.
30ml sprey 5 euro'ymuş. Eğer doğruysa 115 gece diyor.

www.dm.de
0
michael_knight
(25.03.26)
(5)

Doğum günü hediyesi

kisa
Merhaba arkadaşlar33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.7-8 bin TL olabilir.Ne dersiniz?
Merhaba arkadaşlar
33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.
kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.
7-8 bin TL olabilir.
Ne dersiniz?
0
kisa
(25.03.26)
bu arkadaş özel bir arkadaş ise parfüm hediyesi alma. parfüm ayrılığı simgeler.

bütçe 7-8 bin ise bence deneyimleyebileceği bir şey alabilirsin. atıyorum spa olur, masaj olur, güzel bir restoran olur.
0
elektr10
(25.03.26)
Birine ancak kullandığı parfüm hediye alınmalı. Parfüm çok bireysel, kişinin kendisinin seçmesi gereken bir ürün bence.
Kitap da aynı şekilde.

Ben olsam şöyle Pandora, Swarovski, So chic tarzı bir yerden bütçeye uygun şık bir aksesuar hediye ederdim.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
kadınlar parfüme bayılır ancak ne sevdiğini bilmiyorsan riske girme asla. @mutekebbir'in dediği gibi bir şey daha uygun olur
0
sweetoffice
(25.03.26)
www.beymen.com

ben arkadaşıma bundan almıştım çok sevmişti. ben de çok sevdim kendime de aldım. yaşlarımız 29.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Kadınlar erkekler kadar saat düşkünü olmuyor genelde mekanizmaya değil şıklığına bakıyor. Eğer öyle ise sade şık bir aksesuar olarak saat güzel olabilir.
Mesela: www.saatvesaat.com.tr

33 yaştan selamlar :)
+1
cilekli pasta
(25.03.26)
(10)

Ne zamanlar okursunuz?

AlsterWasser
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olm
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olmuyor tabii..çok da aç hissetmediğim için oldu biraz da ama güzel oldu.

açsam okuyamam/çalışamam kabul ediyorum :)

yatmadan önce rutini olanlar, sabah herkesten önce kalkıp iş öncesi okuyanlar...yürüyerek kitap okuyan insanlar da gördüm...

sizde durumlar nedir? hatta burdan çok isteyip okuyamayan insanlara tavsiyelerde de bulunabiliriz.
+2
AlsterWasser
(24.03.26)
İşe giderken ve gece uyumadan önce okuyorum. Gidene kadar bir 20-25 sayfa civarında bitmiş oluyor. Yatmadan önce de sızana kadar okumaya çalışıyorum.
Son bir aydır rutine alabildim gibi görünüyor.
+1
rakicandir
(24.03.26)
gün içinde yaptığım okumadan hiç verim alamıyorum maalesef, aklım sürekli başka yerde oluyor. saat önemli değil ama kafa olarak kendimi vermem, "şimdi oturup bir saat kitap okuyacağım" diyebilmem lazım benim. toplu taşımada, boşlukta vakit geçirmek için en fazla broşür veya 3-4 sayfalık kısa metinler okuyabilirim herhalde.

genelde yatmadan önce okuyorum. hem beyni dinlenme moduna alıyor hem de telefonla uğraşmamış oluyorum. onun dışında hafta sonu öğleden sonra mesela güzel oluyor vakit varsa şöyle 1-2 gibi bi köşeye oturup okumak. kritik nokta beynimi belli bir süre kitap okuyacağıma, şu an başka bir şey düşünmemize gerek olmadığına ikna edebilmem.
+2
der meister
(24.03.26)
Benim öyle belirli bir zaman dilimim yok. Ben, oturup örneğin 1 saat kesintisiz okuyamıyorum. Kendime göre bir sistem oluşturdum.

Her saat başı iki ya da üç sayfa okuyorum. Saat 7' de kalktım diyelim, iki ya da üç sayfa, saat 8' de iki ya da üç sayfa. Bu şekilde akşama kadar epey okumuş oluyorum. Bu doğru bir sistem değildir belki ama dikkatimi ancak bu şekilde verebiliyorum.

Bir de tekrar söylemek istiyorum bu grup gerçekten çok güzel oldu. İhtiyaçmış resmen 😀
+2
rock n roll
(24.03.26)
Sabahları epey erken uyanıyorum, okumak için en güzel saatler de sabah saatleri oluyor. Onun dışında sesli kitap ile yürüyüşü birleştiriyorum. Bazen sırf kitap dinlemek için yürüyüşe çıkıyorum.
+3
thracia
(24.03.26)
E Kitabın özelliği ve güzelliği sayesinde her an ve her yerde okuyabiliyorum.
Çorba karıştırırken bile.
+1
Mirket
(25.03.26)
Şu sıralar kızımı uyutunca okuyabiliyorum sadece. Çalışırken de öğle aralarında ya da boş derslerimde okuyorum.
+1
sadakatsiz
(25.03.26)
Yolda çok iyi okuyorum, toplu taşımada kitap okumak ortamdan soyutlanma anlamında çok iyi geliyor.
Kafede kahve içerken okumayı severim, açık alanda okumak iyi hissettiriyor, bazen deniz kenarında bir yerde oturup okurum.
Evde okumaktan hoşlanmıyorum ama zorluyorum kendimi umarım alışırım.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Toplu taşımada okurum hep. Onun dışında belli bir saatim yok. Genelde sabah rutinini müteakip oluyor. Dışarıda bir şey beklerken de okurum. Sürükleyici bir şeyse, bitirene kadar sürekli okuduğum (günde 18 saat) da olur. Araç kullanırken, iş yaparken ve uykuya dalarken sesli kitap...
+1
yadigar
(25.03.26)
istanbul'dayken toplu tasimada okurdum. simdilerde toplu tasimam 5-6 dk suruyor, oy uzden kitap okumaya degmiyor. uyumadan once yarim saat okuyorum, reels kaydirmaktansa daha faydali oluyor.
+1
fakyoras
(26.03.26)
toplu taşımada, yolculukta ve sabahları ortam sakinken kitap okuyabiliyorum genellikle.
+1
a7x
(30.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(16)

Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

lapetitemort
Sizi böyle görmek istiyor.
Sizi böyle görmek istiyor.
📊 Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(24.03.26)
Müslümanlığa geçmek öyle sevdiğin kişi için yapılacak şey değil. Önce inanmak lazım. Allah'a, Peygamberlerine, kitaplarına, meleklere, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine...
Sırf birisi istiyor diye müslümanlığa geçtim, bak ibadetleri de yapıyorum diyen kişi iman etmedikçe müslüman değil, münafık olur.
+5
faberkastelli
(24.03.26)
Bu öyle bir şey değil ki. Kişi ateist olmuşsa yıllardır süren bir sorgulamanın sonucunda olmuştur zaten. O saatten sonra biri için tekrar dönemez. En fazla yalandan döndüm der ama bu durumda da yalan bir hayat yaşayacaktır, o da imkansız yani.
+4
sadakatsiz
(24.03.26)
iyi de müslümanlık böyle bir şey değil.

yani soru yanlış. soru şöyle olmalıydı ;

sevdiğiniz kişi için müslümanlık ile alakalı olumsuz bir yorum yapmayı (ateist olduğunu gösteren olumsuz yorumlar) bırakır mısınız? yani hiç karışmadan ''sen bilirsin, nasıl istersen'' der misin gibi bir şey olmalı.

inancın kalpten değilse zaten müslüman değilsindir ya da hangi inanç ise.
0
OgutucuRecep
(24.03.26)
ateist olan birinin bir daha bir şeye inanması mümkün değildir. keşke o boşluğu doldurabiliyor olsam ama imkansız.

müslüman gibi davranmam gerekiyorsa davranırım. evlenirken imam nikahı kıymıştım örneğin. bayram namazına git deseler ona da giderim, pullarım dökülmez.
0
tchuck
(24.03.26)
Hayır

"Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi."
+3
anon1m
(24.03.26)
Hayır, öncelikle böyle bir şeyi kendime yediremem biri için bir şeylerden vazgeçme fikri hiç bana göre değil hele ki böyle çok kişisel bir konuda.
“Sizi öyle görmek istiyor” dediğiniz kişi sizi sevmiyordur zaten.
0
mutekebbir
(24.03.26)
hayır.
"Sizi böyle görmek istiyor." bunu çok büyük bir saygısızlık ve bencillik olarak algılarım.
karşımdaki kişi sınırını bilmeli. farklı davranırsam da kendime saygımı kaybederim.
0
MtKrt
(24.03.26)
Şarta bağlı sevgi mi olur?

Seni müslüman olarak görmek istiyorum, eğer benim için bu fedakarlığı bile yapamıyorsan o zaman birlikte olmamızın ne anlamı var diyen birine verilecek cevap şu; tamam, senin için müslüman olurum ama ben de seni budist olarak görmek istiyorum. Benim için bu fedakarlığı yapamayacak biriyle birlikte olmanın ne anlamı var?
0
thracia
(24.03.26)
Hayır.
0
logisticsmanager
(24.03.26)
benden bunu isteyecek biriyle zaten birlikte olmam.
+1
my fault
(24.03.26)
İnanmıyorsam inanmıyorumdur. Dolaysıyla hayır müslüman ya da başka bir din inananı olamam, istesem de olamam. Böyle bi şey istemesi de dünyanın en saçma şeyi olur. İçi öyle rahat edecekse dini ritüel ve ibadetlerine eşlik ederim ama inanmadığımı bilir yani inanıyormuş gibi yapmam
0
mezzosprite
(24.03.26)
Ben ateist olsaydım, durum İslam kültürüne nasıl baktığıma göre değişirdi. Eğer evrende bir yaratıcı ve yönetici olmadığına inanıyorsam, İslam Peygamberini de zamanın kötü uygulamalarını ve insanlarını ıslah etmeye çalışan bir aktivist/devrimci lider gözüyle görüyorsam, İslam dininin temel prensipleri ve pratiklerini zararlı görmüyorsam; böyle bir durumda kültürel müslüman görünürdüm. Toplu ibadetlere ucundan/asgari ölçüde iştirak ederdim. Hâlâ ateist olsam da, sevdiğim kişinin inancına adapte olur, "müslümanım" derdim. Ramazanda orucumu tutar, susayınca gizlice içerdim mesela.

Eğer ateist olup, İslamı zararlı ve kötü bir din olarak görseydim, yalandan da olsa müslüman görünmez, kendi prensiplerim ile çelişmezdim. Aynı şekilde, ateizmi sadece inanç ve düşünce olarak değil de, bir dünya görüşü ve beni ben yapan değerlerden biri olarak görseydim, yine müslüman olmazdım, görünmezdim.

Bir de şöyle bir ihtimal var: Eğer, gerçek anlamda sırılsıklam aşık olsaydım o kişiye, zaten kalbimde ondan başkasına yer kalmazdı. O "namaz kıl" dese namaz kılar, "öl" dese ölür, "öldür" dese öldürürdüm. Böyle bir durumda pratikte tam müslüman olurdum. Ama hakikatte dinim İslam değil de o kişi olmuş olurdu. Tabii bu ilelebet sürmezdi. Kavuştuktan sonra en geç 3-5 yıl içinde ayaklarım yere basar, kendi fikir ve düşüncelerime yeniden kavuşurdum...
-3
yadigar
(24.03.26)
İnsanlar kendini ne sanıyor, ne bu özgüven anlamadım gitti. Biri istedi diye inanmadığın şeye mış gibi yapınca başı göğe mi erecek sevgilinizin? Ego tatmininden başka bir şey değil.
+1
ekimoloji
(24.03.26)
istemekle olacak bir şey değil bu konu.

bunu talep eden sevgili itikat kavramından bihaber belli ki. nitekim öyle biriyle ilişki yaşamam. aklıma şu haber geldi:

topraksergen.tv
0
yurtsuz john
(24.03.26)
Ateist degilim.
Müslüman ol diyen biriyle cay bile icmem.
0
Purple life
(24.03.26)
Anket bana hitap etmediği için katılmadım ama bazı şeylere açıklık getirmek lazım.
Sevilen kişi için değil Allah (celle celaluhu) rızası için müslüman olunur. sevilen kişi de buna vesile olmuş olur .
Öyle ki ayrılık vaki olsa bile kişi imanını , sevdiği kişiden ayrılsa bile korumalıdır.

Sadece dil ile kelime-i şehadetin söylenmesi yeterli olmaz, kalben de şüphesiz olarak inanmak gerekir.

Ankette hayır şıkkının çokluğu gösteriyor ki İslamdaki bir çok şey nefse ağır gelmektedir. Oysa nefse ağır gelen şeylerde çok "hayırlar" vardır .
-2
diyecevaplandı
(24.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.