Giriş
(16)

Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

lapetitemort
Sizi böyle görmek istiyor.
Sizi böyle görmek istiyor.
📊 Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(24.03.26)
Müslümanlığa geçmek öyle sevdiğin kişi için yapılacak şey değil. Önce inanmak lazım. Allah'a, Peygamberlerine, kitaplarına, meleklere, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine...
Sırf birisi istiyor diye müslümanlığa geçtim, bak ibadetleri de yapıyorum diyen kişi iman etmedikçe müslüman değil, münafık olur.
+5
faberkastelli
(24.03.26)
Bu öyle bir şey değil ki. Kişi ateist olmuşsa yıllardır süren bir sorgulamanın sonucunda olmuştur zaten. O saatten sonra biri için tekrar dönemez. En fazla yalandan döndüm der ama bu durumda da yalan bir hayat yaşayacaktır, o da imkansız yani.
+4
sadakatsiz
(24.03.26)
iyi de müslümanlık böyle bir şey değil.

yani soru yanlış. soru şöyle olmalıydı ;

sevdiğiniz kişi için müslümanlık ile alakalı olumsuz bir yorum yapmayı (ateist olduğunu gösteren olumsuz yorumlar) bırakır mısınız? yani hiç karışmadan ''sen bilirsin, nasıl istersen'' der misin gibi bir şey olmalı.

inancın kalpten değilse zaten müslüman değilsindir ya da hangi inanç ise.
0
OgutucuRecep
(24.03.26)
ateist olan birinin bir daha bir şeye inanması mümkün değildir. keşke o boşluğu doldurabiliyor olsam ama imkansız.

müslüman gibi davranmam gerekiyorsa davranırım. evlenirken imam nikahı kıymıştım örneğin. bayram namazına git deseler ona da giderim, pullarım dökülmez.
0
tchuck
(24.03.26)
Hayır

"Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi."
+3
anon1m
(24.03.26)
Hayır, öncelikle böyle bir şeyi kendime yediremem biri için bir şeylerden vazgeçme fikri hiç bana göre değil hele ki böyle çok kişisel bir konuda.
“Sizi öyle görmek istiyor” dediğiniz kişi sizi sevmiyordur zaten.
0
mutekebbir
(24.03.26)
hayır.
"Sizi böyle görmek istiyor." bunu çok büyük bir saygısızlık ve bencillik olarak algılarım.
karşımdaki kişi sınırını bilmeli. farklı davranırsam da kendime saygımı kaybederim.
0
MtKrt
(24.03.26)
Şarta bağlı sevgi mi olur?

Seni müslüman olarak görmek istiyorum, eğer benim için bu fedakarlığı bile yapamıyorsan o zaman birlikte olmamızın ne anlamı var diyen birine verilecek cevap şu; tamam, senin için müslüman olurum ama ben de seni budist olarak görmek istiyorum. Benim için bu fedakarlığı yapamayacak biriyle birlikte olmanın ne anlamı var?
0
thracia
(24.03.26)
Hayır.
0
logisticsmanager
(24.03.26)
benden bunu isteyecek biriyle zaten birlikte olmam.
+1
my fault
(24.03.26)
İnanmıyorsam inanmıyorumdur. Dolaysıyla hayır müslüman ya da başka bir din inananı olamam, istesem de olamam. Böyle bi şey istemesi de dünyanın en saçma şeyi olur. İçi öyle rahat edecekse dini ritüel ve ibadetlerine eşlik ederim ama inanmadığımı bilir yani inanıyormuş gibi yapmam
0
mezzosprite
(24.03.26)
Ben ateist olsaydım, durum İslam kültürüne nasıl baktığıma göre değişirdi. Eğer evrende bir yaratıcı ve yönetici olmadığına inanıyorsam, İslam Peygamberini de zamanın kötü uygulamalarını ve insanlarını ıslah etmeye çalışan bir aktivist/devrimci lider gözüyle görüyorsam, İslam dininin temel prensipleri ve pratiklerini zararlı görmüyorsam; böyle bir durumda kültürel müslüman görünürdüm. Toplu ibadetlere ucundan/asgari ölçüde iştirak ederdim. Hâlâ ateist olsam da, sevdiğim kişinin inancına adapte olur, "müslümanım" derdim. Ramazanda orucumu tutar, susayınca gizlice içerdim mesela.

Eğer ateist olup, İslamı zararlı ve kötü bir din olarak görseydim, yalandan da olsa müslüman görünmez, kendi prensiplerim ile çelişmezdim. Aynı şekilde, ateizmi sadece inanç ve düşünce olarak değil de, bir dünya görüşü ve beni ben yapan değerlerden biri olarak görseydim, yine müslüman olmazdım, görünmezdim.

Bir de şöyle bir ihtimal var: Eğer, gerçek anlamda sırılsıklam aşık olsaydım o kişiye, zaten kalbimde ondan başkasına yer kalmazdı. O "namaz kıl" dese namaz kılar, "öl" dese ölür, "öldür" dese öldürürdüm. Böyle bir durumda pratikte tam müslüman olurdum. Ama hakikatte dinim İslam değil de o kişi olmuş olurdu. Tabii bu ilelebet sürmezdi. Kavuştuktan sonra en geç 3-5 yıl içinde ayaklarım yere basar, kendi fikir ve düşüncelerime yeniden kavuşurdum...
-3
yadigar
(24.03.26)
İnsanlar kendini ne sanıyor, ne bu özgüven anlamadım gitti. Biri istedi diye inanmadığın şeye mış gibi yapınca başı göğe mi erecek sevgilinizin? Ego tatmininden başka bir şey değil.
+1
ekimoloji
(24.03.26)
istemekle olacak bir şey değil bu konu.

bunu talep eden sevgili itikat kavramından bihaber belli ki. nitekim öyle biriyle ilişki yaşamam. aklıma şu haber geldi:

topraksergen.tv
0
yurtsuz john
(24.03.26)
Ateist degilim.
Müslüman ol diyen biriyle cay bile icmem.
0
Purple life
(24.03.26)
Anket bana hitap etmediği için katılmadım ama bazı şeylere açıklık getirmek lazım.
Sevilen kişi için değil Allah (celle celaluhu) rızası için müslüman olunur. sevilen kişi de buna vesile olmuş olur .
Öyle ki ayrılık vaki olsa bile kişi imanını , sevdiği kişiden ayrılsa bile korumalıdır.

Sadece dil ile kelime-i şehadetin söylenmesi yeterli olmaz, kalben de şüphesiz olarak inanmak gerekir.

Ankette hayır şıkkının çokluğu gösteriyor ki İslamdaki bir çok şey nefse ağır gelmektedir. Oysa nefse ağır gelen şeylerde çok "hayırlar" vardır .
-2
diyecevaplandı
(24.03.26)
(7)

Yazar maratonu yapmak

AlsterWasser
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz? maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.-----ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz?
maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.


-----
ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre geçtikten sonra o yazarın diğer bir kitabını okumayı tercih ediyorum.

böylelikle sanki hem o merak duygum devam ediyor hem de bazen ne okuyacağımı bilemediğimde hep girebileceğim güvenli bir yol hazır oluyor gibi hissediyorum.

ancak araya giren o zaman ve başka kitaplar sebebiyle de o yazarın tarzı veya gelişimi hakkında tümüyle bir analiz yapmakta zorlandığım oluyor.
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
ben bunu peşpeşe olarak değil de şöyle yapıyorum. okumayı tercih ettiğim belli konular var çocuk gelişimi, iş vs gibi. araya da bir tane kurgu atıyorum. o kurgu da tarzını sevdiğim bir yazarın kitabı oluyor o yazarın tüm kitaplarını bitirene kadar.
+1
pide
(22.03.26)
bunu yaptim. kurt vonnegut ile ilk tanistigimda bulabildigim tüm kitaplarini siparis edip siradan okudum. aradan birkac sene gecince araya baska kitaplar koyarak tüm o kitaplari tekrar okudum cünkü kitaplar kafamda cok karismisti. mesela cat's cradle kitabinda olan bir seyi mother night'ta olmus gibi hatirliyordum, vs.
kendi tecrübeme göre pek tavsiye etmem. en azindan, sayet bir seri degilse, ayni yazarin her kitabi arasina baska yazardan 1-2 baska kitap girmeli.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
Paul Auster kitaplarını üst üste okudum.
Bazı romanları aynı formüllerle kurgulanmış hissi veriyor. Aralıklı okusaydım da fark ederdim gerçi.
Roman dışı otobiyografik eserlerinden çok keyif aldım. Edebi derinliğini kurgudan daha iyi yansıtmış o eserlerinde. Zaten romanlarında kendi hayatından bolca iz var.
+1
auroraaurora
(23.03.26)
Ben de araya başka yazarlar alırım her zaman. Dediğiniz gibi güvenli bir liman oluyor artık o. Tabii sevdiğim yazarın külliyatını da bitirmek istemem açıkçası o yüzden pek yanaşmıyorum.
0
sadakatsiz
(23.03.26)
Düzenli yaptığım bir şey değil ama sanırım iki sene önce Annie Ernaux ile tanışma fırsatım oldu ve onun çevrilen tüm kitaplarını birkaç gün içinde bitirdim. Yeni kitapları da çevrildikçe hemen alıyorum, güzel bir deneyimdi.
Özellikle bu yazar için bu tür okuma yapmak çok iyi oldu çünkü hepsi birbiriyle bağlantılıydı.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Birçok kere yaptım. En son geçen sene (2025) şule gürbüz e ait bütün kitapları okudum.
Bir yandan çok güzel. Çok hızlı bir şekilde yazara imtizaç ediyorsunuz, sanki çok yakın bir arkadaşınız gbi oluyor. Zihninin dehlizlerinde dolaşıyorsunuz çünkü.
Bir yandan “tüketmiş” olduğunuz için kötü. Yazarım yeni kitaplarını bekliyorsunuz vs.
Çok yazarla yaptım bu peşpeşe okumayı. En son şule gürbüzle yapmıştım ondan örnek verdim.
+1
love and trust
(26.03.26)
kitap okuduğum dönemde çok yaptım. marquez mesela. müzikte ve filmde de öyle yapıyorum ve bundan çok keyif alıyorum. son olarak john fowles - büyücü, thomas mann - büyülü dağ ve oliver sacks - hareket'i okuduktan sonra bu yazarların diğer kitaplarını aldım ama sonra keyfi kitap okumaya ayıracak zihin kalmayınca, onlar da beklemede kaldılar. bunlardan devam ederim sanıyorum.
+1
lil siztah
(27.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(14)

Çamaşırda tek tür deterjan kullanan var mı?

substituent
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,

Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.

Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)

Teşekkürler!
0
substituent
(20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm.
Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum
migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı.
Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
+1
mutekebbir
(21.03.26)
(4)

whatsapp ta uzun uzun yazma huyunuz var mı

iwillsee
kendimde fark ettiğim ve hiç hazetmediğim bir özellik. gruplarda ya da birebir yazışmalarda uzun uzun yazdığımı,gereksiz ayrıntılar verdiğimi ya da her şey bazen atladığımı farkettim. düzeltmeye de çalışıyorum biraz yol aldım. ama yine de cool duran, az cevap yazan, uzun uzun açıklama yapmayanlara ö
kendimde fark ettiğim ve hiç hazetmediğim bir özellik. gruplarda ya da birebir yazışmalarda uzun uzun yazdığımı,gereksiz ayrıntılar verdiğimi ya da her şey bazen atladığımı farkettim. düzeltmeye de çalışıyorum biraz yol aldım. ama yine de cool duran, az cevap yazan, uzun uzun açıklama yapmayanlara özeniyorum. geçmişte bu sebepten tatsız olaylar da yaşadığım oldu. sizler hangi gruptasınız ve kendinizde böyle bi özellik olduğunu farkedip yazdıktan ve iş işten geçtikten sonra pişman hisettiğiniz zamanlar oldu mu..nasıl aştınız
0
iwillsee
(20.03.26)
Aşamadım maalesef, “ya kelimeleri tek tek gönderen biri olsaydım” diyerek avutuyorum kendimi.

Göndermeden önce okuma alışkanlığım vardı bir dönem o sayede kısaltıyordum, gereksiz yerleri kırpıyordum ama yorucu ve başımı ağrıtıyor diye bunu yapmamaya çalışıyorum artık belki siz bir süre denemek istersiniz.
+2
mutekebbir
(20.03.26)
Eskiden çok yazışırdım ama sesli, görüntülü konuşmaya alıştığımdan beri sıfıra indi. Ama yazışmanın da ayrı keyfi var.
-3
arbre
(20.03.26)
Konuşma olarak az konuşurum ama WhatsApp yazışmalarında çok uzattığımı fark etmiştim. Bunun sebebi de bir olay anlatınca karşı taraf net doğru anlasın eksik bir detay atlamiyim bağlam degismesin gibi sebepler. Fark edip kafa sisirmis gibi hissetmemek adına ya dalgaya vuruyorum " roman yazmışım " vs deyip ya da özellikle özet geçmeye çalışıyorum.

Cool durma durumu ise yazdiklarimda haddini aşan insanlar varsa oylelerine artık çok açıklama yapmıyorum ki hadsizlik yapmaya yeltenilmemesi adına. Çünkü iyi niyetimizle bazen açıklama yapıyoruz karşı taraf bunu yanlış anlıyor. O açıklamalara göre senin hayatına karışmaya hak görüyor. Halbuki amaç o değil. Böylelerine artık yüzeysel gizemli ve kısa konuşuyorum.
+2
egerbiryolcu
(20.03.26)
Kısa yazıp zırt bırt bildirim atanlardanım

Veya

Roman gibi oluyor
0
baldan kaymak
(21.03.26)
(11)

Renkli Oje Sürenler

AlsterWasser
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.

ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
0
AlsterWasser
(20.03.26)
Hayır.

İyice kuruyunca bulaşmaz. Tam kuruyana kadar dokunmuyorum hiçbir yere :)
0
rock n roll
(20.03.26)
Çiziliyor ve sinir bozucu. Mutfak dolaplarım artık nasıl bir boya mıdır kaplama mıdır bilmiyorum, çıkma da çıkmıyor. Eve artık kırmızı ojeli kadın sokmayacağım neredeyse.
+1
Bruce
(20.03.26)
Hayır, ojenin üstüne kurutucu katman da sürerim ben belki etkisi oluyordur öneririm.
0
mutekebbir
(20.03.26)
Maalesef, top coat bile sursem oluyor :(
Yasanmislik katiyorum diyerek avuntuluyorum kendimi💅
0
tuborg yesili
(20.03.26)
Evet lol
Evin kapisinda falan aralarda kirmizi cizgiler var. Kan gibi duruyor. Oje kuru olsa bile bir yere sürtünce iz kaliyor.

Kitap sayfalarinin arasinda bile var.
-1
Purple life
(20.03.26)
tam tersi oluyor sadece. eşyalar tırnağımı çizip ojeyi kaldırıyor.
0
eileengray
(20.03.26)
Evet özellikle kırmızı ojede kaçınılmaz oluyor. Kitap, duvar, kapı her yerde iz oluyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
kalıcı ojeye geçtiğimden beri böyle bir sorun yaşamıyorum. önceden oluyordu evet.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
@eileengray+1
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
Arabamın kapı kolu rengarenk çiziklerle dolu
0
kaptan maydanoz
(21.03.26)
Oluyor fakat aseton ile kolayca temizleyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.26)
(5)

Vakumlu hurç

muhayyer divan
Selam milletÖncelikle inananlar, benimseyenler ve sevenler için Ramazan Bayramınız kutlu olsun, dilerim gittikçe daha tatlı, daha mutlu, daha güven ve huzur içinde ve coşkusu artan nice güzel bayramlar görelim hep birlikte. İnanmayanlar benimsemeyenler ve sevmeyenler için merhaba, nasılsınız, nasıl
Selam millet

Öncelikle inananlar, benimseyenler ve sevenler için Ramazan Bayramınız kutlu olsun, dilerim gittikçe daha tatlı, daha mutlu, daha güven ve huzur içinde ve coşkusu artan nice güzel bayramlar görelim hep birlikte.

İnanmayanlar benimsemeyenler ve sevmeyenler için merhaba, nasılsınız, nasıl gidiyor hayat? Umarım çok şahane güzel şeyler olsun.

Soru: şu piyasada sağda solda satılan, elektrikli süpürgelerle kullanılması öğütlenen şeffaf vakumlu hurçlar var ya, onlardan kullanıyor musunuz? Memnun musunuz? Bana nedense çok dandik şeylermiş gibi geliyor ama kullanışlı olmasa bu kadar üretilmez diye düşünüyorum, bana denk gelenler çok kötüydü, sizin tavsiye edebileceğiniz marka model vs var mı?
-4
muhayyer divan
(19.03.26)
Anneme şundan aldım çok memnun kaldı ablası için de istedi sonra eve bir tur daha aldırdı çok sevdi bir tanesi bir kere hava aldı ama aparatı var onunla kapatınca çok sağlam kapanıyor.
ty.gl
+1
mutekebbir
(19.03.26)
Hurçları bilmem de poşetlerini çok kullandım.
Markasına bakmadan aldım. Tek tük sorunlusuna rastladım. Genel olarak memnunum.
Şu an baktım, evdekinin markası Vindex'miş.
+1
Mirket
(19.03.26)
Beni eksileyenlerin de bayramı kutlu olsun, deliye her gün bayram çünkü. Evet.
-3
🌸muhayyer divan
(19.03.26)
Tchiboda denk gelirsen al ya da rossman onların ki bir tık daha kaliteli ve iş görüyor. Mutlu bayramlar.
+1
tuborg yesili
(20.03.26)
ben aldım baya iş yapıyor, paket halinde kutuda aldım içinden minik fan çıktı süpürgeye gerek kalmadı.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(5)

Bayram için tatlı önerisi (tariflik)

egerbiryolcu
Pratik ve misafirlik ne olabilir?Hiç tatlı yapasim yok bu sene ama illaki gelen giden oluyor ikramlık bulunması için.Şekerpareden bıktım çok sevdiğim halde. Ama hashaslisi olabilir.Hamur açamiyorum.Muhallebili kadayıf eskisi gibi güzel tutturamiyorum. (Hazır kavruk kadayiflardan mi kaynaklı acaba)Çi
Pratik ve misafirlik ne olabilir?
Hiç tatlı yapasim yok bu sene ama illaki gelen giden oluyor ikramlık bulunması için.

Şekerpareden bıktım çok sevdiğim halde. Ama hashaslisi olabilir.
Hamur açamiyorum.
Muhallebili kadayıf eskisi gibi güzel tutturamiyorum. (Hazır kavruk kadayiflardan mi kaynaklı acaba)

Çikolatali bir ürün de olabilir.
0
egerbiryolcu
(19.03.26)
Baklava yufkalarını tepsiye dizip pişirin sade olarak. Fırından çıktıktan sonra şerbet dökün o beklerken çok ağır olmayan bir muhallebi yapıp şerbetli tatlının üstüne dökün. Hem sütlü hem şerbetli hem hafif hem de tatmin edici çok güzel bir tatlı oluyor.
Bunu starbucksta deneyip evde uyarlamıştım gerçekten şahane. üstüne de fıstık serpebilirsiniz.

Ama ben bayramda misafirliğe gelmiş olsam irmikli ya da haşhaşlı şekerpare ikram edilmesini tercih ederdim buna nazaran. Siz sıkılmış olabilirsiniz ama şekerpare her türlü gider ya.
+1
mutekebbir
(19.03.26)
un kurabiyesi

serbetli tatli olarak yapimi kolay olan: revani
0
ermanen
(19.03.26)
Kalburabastı
Kıbrıs tatlısı
0
?
(19.03.26)
Ben sekerpare ve sutlu kadayif yapicam
0
narod
(19.03.26)
Kedi dili kremalı pasta yap güzel olur.
0
kaptan maydanoz
(19.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(12)

Düzenli bağış yaptığınız kurum/dernek

fildirfildir
Lösev dışında bir yer aklıma gelmiyor. Sizlerin güvenilir bularak bağış yaptığınız yerleri sormak istedim.
Lösev dışında bir yer aklıma gelmiyor. Sizlerin güvenilir bularak bağış yaptığınız yerleri sormak istedim.
0
fildirfildir
(18.03.26)
hiç bağış yapmadım ama güveniyorum: yalnız yürümeyeceksin
0
substituent
(18.03.26)
darussafaka
0
deepness
(18.03.26)
Darüşşafaka
Koruncuk
Lösev

Bir süredir düzenli bağışı durdurmuştum, Darüşşafaka'yı tekrar başlattım, diğerlerini de tekrar başlatacak duruma dönerim umarım.
0
mutekebbir
(18.03.26)
Darüşşafaka +1
KEDV
Nesin vakfı
0
kobuzchu kiz
(18.03.26)
darüşşafaka sadece.
0
nathanieltroy
(18.03.26)
Türkiyeden Angel's farm sanctuary

Onun dışında friendsofunwantedrabbits, rabbitresidence, savesomebunny vs. vs. Tavşan sığınaklarına biraz biraz bağışım oluyor.

edit: bazen ogretmen tanidiklar yardima ihtiyaci olan icin bi bagis vs toplayinca ona da katiliyorum
0
aguen
(18.03.26)
Darüşşafaka +4
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
darüşşafaka
0
a7x
(19.03.26)
Encander.
0
auroraaurora
(19.03.26)
İHH
0
faberkastelli
(19.03.26)
Tema.

İnsandan umudu kestim.
+1
tiredofwaiting
(19.03.26)
Memleketimdeki aşevi.
Gerçekten fakirlere yemek dağıtıldığını görüyorum o sebeple güvenip düzenli bağış yapıyorum.
0
kaptan maydanoz
(19.03.26)
(3)

Gülşen'in doksanlarda çıkardığı en iyi şarkı

sekizdokuzon
Hangisi sizce?Teşekkürler.
Hangisi sizce?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(18.03.26)
Slow gel çarem
Hareketli saz mi caz mi

Ama ben küçük yaşlarda be adam'a bayiliyordum.
+4
egerbiryolcu
(18.03.26)
Sadece doksanlar diyemem genel olarak en iyi Gülşen şarkısı bence saz mı caz mı.
0
mutekebbir
(18.03.26)
saz mi caz mi muhtemelen gulsen'in en populer 90'lar sarkisi, ama suraya alternatif olmasi acisindan "be adam" opsiyonunu da birakayim. saz mi caz mi kadar olmasa da "be adam" da cok populer idi.
0
adrianapole
(19.03.26)
(1)

Kadıköy'de İftar ve hafif yemekler

put it in your appropriate place
Gösteriye gideceğiz ama öncesinde oruçlu iki kişi olacak. Güzel güzel hafif yemek yiyeceğimiz hangi seçeneklerimiz vardır, nedir tavsiyeleriniz?
Gösteriye gideceğiz ama öncesinde oruçlu iki kişi olacak. Güzel güzel hafif yemek yiyeceğimiz hangi seçeneklerimiz vardır, nedir tavsiyeleriniz?
0
put it in your appropriate place
(16.03.26)
Ne tarafta düşünüyorsunuz Kadıköy’de yemek olunca aklıma ilk gelen yer Borden oluyor, mesafe olarak uygunsa tavsiye ederim.
0
mutekebbir
(16.03.26)
(6)

Duvar Dekorasyonu Önerileri

mor oje
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)Tenk y
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?
En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.

İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)
Tenk yu
0
mor oje
(16.03.26)
Kitaplığımdaki duvarda Koçtaş'tan aldığım minik ayna, geyik, hamsa gibi sembollerin yanında gidip beğendiğim oyunların afişleri var, bunları çerçevelere koyup astım.
Odamda yanlış hatırlamıyorsam Greenpink'ten aldığım Kieslowski'nin renk üçlemesi var uygun çerçeve alıp astım.
Bir tane Jeanne Dielman posteri var onu da bastırıp uygun çerçeveye yerleştirdim.

Ben genelde sevdiğim görselleri kendim çıktı alıp çerçeveye koymayı seviyorum, hazır olarak sevdiğim tablo yok pek, yani sevdiğim tablolar tabii var ama orijinalini almam mümkün olmadığı için tercih edemiyorum :)

Yukarıda saydığım dekorları çok uzun yıllar önce aldım Koçtaş'ta hala bu tarz şeyler var mı bilmiyorum, İkea'da bazen güzel şeyler görüyorum, eskiden tepe home'da şahane ürünler olurdu ama tepe home hala var mı onu da bilmiyorum, Mudo conceptte istediğiniz tarzda ürünler bulabilirsiniz bence.
0
mutekebbir
(16.03.26)
@mutekebbir, tablo deyince ben de aslında daha çok poster vs alıp üstüne çerçeveliyorum, o yüzden tablo, poster diye detaylandırdım. hazır tablo yerine öbür türlüsü daha pratik ve çeşit anlamında daha iyi geliyor bana da. :)

mudoya baktım ama çok beğenmedim, tepe home'a mobilya bakmıştım, bakayım objeye, mağazaları çok azaldı ama, eskisi gibi değil. belki online'da vardır çeşit bakayım.
0
🌸mor oje
(16.03.26)
www.hipicon.com

Belki?

Bende karışık. Müzeden aldığım poster de var, cizgi roman sayfası da var, çıktı aldıklarım da var, kendi yaptıklarım da var. Bütüncül değil yani.
0
peki madem
(16.03.26)
derin print shop'ta eseri olan bir sanatçıdan gravür aldım en son. çoğunluğu minimalist.
www.derinprintshop.com
0
eileengray
(16.03.26)
@peki madem hipicon'ı severim, detaylı bakmamıştım bakayım
@eileengray hiç duymamıştım bi inceleyeyim teşekkürler
0
🌸mor oje
(17.03.26)
online müzayedelerden orijinal resim alıyorum ben. hem fiyatları çok makul, hem de param sanatçıya gidiyor.
0
babilfish
(17.03.26)
(7)

Her şeye geç kalmış hissediyorum

öylesinebiri
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim. Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum. Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi. Ve gerçekten geç kaldım.
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim.
Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum.
Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi.
Ve gerçekten geç kaldım.
-1
öylesinebiri
(16.03.26)
Neye geç kaldığını düşünüyorsun?

Aslında herkesin hayat yolu başka. Belki böyle de düşünebilirsin.
0
rock n roll
(16.03.26)
Bir süredir sorduğunuz sorular hep bu temalı, fazla düşünüyorsun, evet bazen geç kalmış hissedebiliriz bazen gerçekten geç kalmış da olabiliriz.
Biraz ne istediğimizle, istediğimiz şeyin hayatımızdaki yeriyle de alakalı bu, olmadık bir şey istiyorsak evet geç kalmış olabiliriz.
Ama bize katkısı olabilecek, belki hobi haline getirebileceğimiz, belki ruhsal olarak iyi hissedeceğimiz şeylere heves ediyor olabiliriz ve ne kaybedilir ki yapsak.
Bu kadar derin düşünmeye gerek yok, canın ne istiyorsa yapacak gücün varsa yap gitsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
70 yaşına gelmediysenize geç kalmadınız, hadi hemen başlayın.
0
michael_knight
(16.03.26)
evet geç kaldın. Ne olmuş yani? Ne yapabileceksin? Kime ne yapmış buna karşı da sen farklı bir şey yapacaksın?
neye göre geç kaldın? gezmeye mi? gez.
yaşamanın bir doğrusu yok.
+1
croswell
(16.03.26)
bir arkadaşım, ikinci lisansını 30'lu yaşlarda okuduğundan, okuldan yaptığı çevredeki herkesden 10 yaş kadar büyüktü. o zamanlar, yaşlı olduğu temalı yakınıp dururdu. geçen zamanda yirmi sene kadar arkadaşlığımız devam etti; hem bu süreçte, hem de an itibariyle full yakınmaya devam etmekle birlikte, hayatını daha anlamlı, kaliteli, dolu dolu (artık ne derseniz ekleyin buraya) yaşamak için tek, ufacık bir adım bile atmadı.
mesela tatil alışkanlığı yok, ancak çok ihtiyacı olduğunu hissettiğimden sürekli baskı yapıyorum. binlerce tekli, çiftli, turlu plan-program yapsam da, bir kez bile ikna edemedim kendisini. ama ona sorsanız, benim gezme/tatil anlayışıma hayran; çok özeniyor vs. maddi ve izin olarak benden kat kat avantajlı olmasına rağmen durum bu.. atalet iliklerine işlemiş ne yazık ki. bu sebeple sanırım yaşadığımız müddetçe o yakınacak, biz de dinleyeceğiz.
kısacası değişime ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, o adımı sizden başka kimse atmayacak. hemen bugün başlayabilirsiniz. şu an, 10, 20, 30 sene sonraki sizden çok daha yakınsınız buna.
0
lil siztah
(16.03.26)
" şu an kaç yaşında olursanız olun, başarıya ulaşmak veya istediğinizin peşinden gitmek için asla çok genç veya çok yaşlı değilsiniz. " diye başladığım alıntıya bakabilirsiniz
(git:eksisozluk.com )
0
devilone
(16.03.26)
yalnız değilsin, herkes öyle düşünür, kimse dolu dolu yaşadım demez, hep bir yerlerde eksik bir şeyler kalır.
0
koela
(17.03.26)
(5)

Yurtdışında sağlıklı, hızlı ve ucuz beslenmek?

augustine azuka okocha
Önerisi olan var mı?
Önerisi olan var mı?
0
augustine azuka okocha
(16.03.26)
marketten hazır salata alarak.
0
kveldulv
(16.03.26)
Marketten sandviç malzemeleri alıp paketleyip çantaya atabilirsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
sorunuzdan anlaşılmıyor ama yurtdışı gezisinde bir haftayı geçirmek gibi soruyorsanız @kveldulv +1
bazı büyük marketlerin salata barları ve sıcak ürün satışları oluyor. ben farklı tatlara çok açık olmadığımdan, hele de mutfağı antin kuntin bir ülkeyse, genelde et, tohum, bakliyat vs içeren büyük bir salata + sıcak bölümden tavuk budu vs + elektrolitli içecek alarak hayatta kalıyorum.
0
lil siztah
(16.03.26)
yurtdisi derken, Londra mi, Tswalu Kalahari falan mi? ikisi de yurtdisi sonucta.
+1
icim urperiyor
(16.03.26)
kaldigin otelde ufak bir buzdolabi varsa ekmek peynir domates yesil biber fume tavuk vs her turlu gider. yogurt vs. normal insanlarin alisveris yaptigi marketten besleneceksin yani.
0
hot potato
(16.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(5)

Gece uyanmak istemiyorum

artıküyeolmakistiyorum
Fakat çok içtim, kafamı kaldıramıyorum ama su içmeye devam ediyorum. Sonra da çiş bitsin diye bekleyeceğim. Fakat başka ne, ne yapmak lazım?Uyumadan önce Nexium, arveles, magnezyum, multivitamin de içeceğim.
Fakat çok içtim, kafamı kaldıramıyorum ama su içmeye devam ediyorum. Sonra da çiş bitsin diye bekleyeceğim. Fakat başka ne, ne yapmak lazım?
Uyumadan önce Nexium, arveles, magnezyum, multivitamin de içeceğim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Gece mi uyanmamak istiyorsunuz?
Hiç mi uyanmamak istiyorsunuz?
Sakin, bir melatonin yeterlidir uyku kalitesi için, su içmeyi bitirip tuvalete girin melatonin içip yatın.
0
mutekebbir
(13.03.26)
Keşke hiç uyanmasam o yüzden şimdilik bu gece uyumak ve yarın dinlenmiş olarak uyanmak istiyorum. Melatonin yok
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
İçkiden sonra çok ilaç içmek iyi bir şey değil özellikle ağrı kesici.
Bence ilaç içmeyin, belki magnezyum olabilir odanızı havalandırın, varsa hoş bir mum ya da tütsü yakın, meditasyon açıp uykuya dalın.
İyi geceler.
+1
mutekebbir
(13.03.26)
Bazı vitaminler gündüz alınır. Belki ihtiyacınız da yoktur vitamin takviyesine ona göre hareket etmek lazım. Uyumadan yarım ya da bir saat önce sıvı tüketimi bırakmak iyi olur. Papatya çayı gibi uyku getiren çaylar deneyin.
0
pembediken
(13.03.26)
cbd oil
0
birdirbir
(13.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(3)

İstanbul'daki Özel Tiyatroların Oynadığı Sahneler

put it in your appropriate place
Hangilerine gidiyorsunuz? Anadolu ile Avrupa fark etmez.Baba SahneDasDasZorlu Psm
Hangilerine gidiyorsunuz? Anadolu ile Avrupa fark etmez.

Baba Sahne
DasDas
Zorlu Psm
0
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Moda Sahnesi
Oyun Atölyesi
DasDas
Nadiren CKM ve Zorlu
0
auroraaurora
(13.03.26)
Çok uzun zamandır sahneleri değil oyunları takip edip oynadıkları salonlara göre bilet alıyorum.
Baba sahne ve zorlu boykot, dasdas çok uzak diye nadiren giderim.

Moda sahnesini seviyorum, oyun atölyesi de güzel, sahne pulcherie seviyorum, ara sahne fena değil, Cihangir atölye sahnesi güzel.
İstediğim oyunları bu sahnelerden birinde görünce içim rahat bilet alırım.
0
mutekebbir
(13.03.26)
kumbaracı50
0
anlamlihatalar
(14.03.26)
(14)

delirmiş gibi yemek istediğiniz yiyecekler var mı?

Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(13.03.26)
Yaprak sarma. Oturup bir tencere yiyesim geliyor da kendimi tutuyorum.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Evde baklava varsa (özellikle midye baklava) gece rüyama girer.
0
himmet dayi
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Zeytinyağlı yaprak sarması+1

Patates ve patlıcanla yapılan yemekler, makarna ve çiğ köfte.
+1
rock n roll
(13.03.26)
İçli köfte
Kısır
+1
egerbiryolcu
(13.03.26)
Kısır ve içli köfteye +100
Bir de ıspanaklı börek.
0
orient blue
(13.03.26)
Deniz börülcesi ekşilemesi, gittiğim yerde yapıldıysa artana evsiz gibi yumulurum. Turşusundan bahsetmiyorum ama, haşlanıp ekşili sosla karıştırılan taze tarifi.

Çiğnerken dokusu falan da çok güzel insanın ısırdıkça ısırası geliyor.
0
akhenaten
(13.03.26)
Toksam tüm yemekler aynı olur, açsam da en kolay ulaşabildiğimi seçerim. Bir lokma bir kot ceket felsefesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
tatlılar:
-bisküvili pasta (bir borcam tatlıyı 2 günde yerim)
-çikolatalı pudingli ve dondurmalı irmik
-un kurabiyesi (çay ile)

yemekler:
-patlıcanlı yemekler (etsiz)
-ıspanaklı gül böreği
-lahana sarması (etsiz)
-biber dolması (etsiz) (özellikle büyük biberlerden alır yerim yoğurtla)

diğer:
-lahana turşusu (şişene kadar yiyebilirim)
-çiğ lahana (çerez gibi gider valla)
-tuzlu yerfıstığı (bir oturuşta bir paket yerim ve bitti diye üzülürüm)
0
art cat chocolate
(13.03.26)
Taze ve fıstıklı baklava
Taze fıstıklı tahin helvası
Cevizli yaz helvası
Kiraz

Bunlar bizde öyle biraz yenip dolaba kaldırılacak şeyler değil tükenip bitene kadar uyuyamam.
0
mutekebbir
(13.03.26)
5 aydır acayip bi kabuklu yer fıstığı bağımlılığım var, hergün yemeden duramıyorum. ilk zamanlar nerdeyse yemek yerine yiyordum, şimdi azalttım ama yine de devam. ve bu süreç başlamadan önce sevmediğim bir yiyecekti
0
mezzosprite
(13.03.26)
ara ara çeşitli yiyeceklere bağlanıyorum. çok küçük yaşta ülker metro ile başlamıştı bu.

son zamanlarda ise kuruyemişlere sardım. bir ara kuru üzüm seviyordum, sonra tuzlu fıstık, şu sıralar ceviz.

ama her zaman sevdiğim bir şey var, o da yaprak döner. :)
0
tabudeviren
(13.03.26)
her zaman favorim fıstıklı baklava...
0
darthvader
(13.03.26)
Findik ezmesi
0
acelaacedebela
(14.03.26)
(3)

Spor programınız

arbre
Merhaba. Haftada hangi günlerde, hangi saatlerde spora gidiyorsunuz? Macfit hangi günler, hangi saatler boş olur? İş çıkışı spora gidiyor musunuz? Hafta sonu spora gidiyor musunuz? Sağ olun.
Merhaba. Haftada hangi günlerde, hangi saatlerde spora gidiyorsunuz? Macfit hangi günler, hangi saatler boş olur? İş çıkışı spora gidiyor musunuz? Hafta sonu spora gidiyor musunuz? Sağ olun.
-3
arbre
(13.03.26)
Ben görece daha sakin bir yere gidiyor olmama rağmen iş çıkışları kalabalık olduğu için hafta içi akşam gitmezdim.
Sabah işten önce giderdim (salon açıldığında), hafta sonu da yine sabahları gidebileceğim en erken saatte giderdim.
Sabah sporunu daha verimli buluyorum, hem psikolojik olarak da daha iyi geliyordu.
Muhtemelen macfit de iş çıkışı yoğun olur, ama sonuçta gidiyor herkes hallediliyordur bir şekilde.
0
mutekebbir
(13.03.26)
Belediyenin spor salonu kadın-erkek günlerine bölündüğünden mecburi 3 gün gidiyorum. işe gitmediğim günlerde gündüzleri tercih ediyorum. iş çıkışı gitmek zorunda olduğum günlerde mümkün olduğunca kısa tutuyorum çünkü o insan yoğunluğu sıkıyor.
0
biravekahve
(13.03.26)
Yaklaşık 6 aydır çok yoğun olduğum için 5/3/1'in iki günlük versiyonunu yapıyorum. Cuma ve pazar.
Hafta içi zamanım olursa 1-2 gün armor building complex yapıyorum iki tane 24 kg kettlebell ile.
Geri kalan günlerde ya öğlen yürüyorum ya da bir gün falan 30 dakikalık mobility yapıyorum.
Cuma günü akşam, pazar günü öğlen gidiyorum spora.

Tabiki yoğun olmadığım dönemde 4 gün gidiyordum. Genelde akşamları ya da sabah 7 gibi. O biraz değişiyor.
Iş çıkışı spora bayadir gitmedim. Genelde evden çalıştığım günler yapmayı tercih ediyorum.
0
logisticsmanager
(13.03.26)
(1)

Fırın tenceresi önerisi (kapaklı)

fildirfildir
Ne kullanıyosunuz?
Ne kullanıyosunuz?
0
fildirfildir
(13.03.26)
Schafer döküm tencere çok memnunum.
0
mutekebbir
(13.03.26)
(9)

Her yerden bize pompalanan tavsiyeler

don’t panic
Tavsiyeler tavsiyeler… Ya bana mı öyle geliyor bilmiyorum; ama adeta her yerden üzerime bir tavsiye atılıyormuş gibi hissediyorum ve sıkıldım galiba. Sosyal medya/internette görüyorum, “kahveyi şu saatte içmeyin, uyuduğunuz oda 19-20 derece civarında olsun, bu 5 yiyeceği asla tüketmeyin vs vs…” Örne
Tavsiyeler tavsiyeler… Ya bana mı öyle geliyor bilmiyorum; ama adeta her yerden üzerime bir tavsiye atılıyormuş gibi hissediyorum ve sıkıldım galiba. Sosyal medya/internette görüyorum, “kahveyi şu saatte içmeyin, uyuduğunuz oda 19-20 derece civarında olsun, bu 5 yiyeceği asla tüketmeyin vs vs…” Örnekler çoğaltılabilir. Sosyal medyadan uzaklaşayım diyorsun, işyerinde biriyle konuşuyorsun, sana illa ki bir tavsiye veriyor: “Yemekten sonra hemen çay içince demir emilimini azaltıyormuş abi, içme.”

Bu mevzu bana iyice batmaya başladı :D Eskiden, üniversitede falan yurtta gece 12’de yarım ekmek arası dilim kaşar yapıp, ketçap mayonez sıkıp yerdik. Yanında kolayla… Tavuk nugget ve sosis gömerdik.

Tabi yaş aldıkça dikkat etmeye başladık zaten. Baya uzun zamandır spor yapıyorum, clean besleniyorum; ama her yerde bana hayatımla ilgili ne yapmam gerektiğini söyleyenlerden de bıktım. İyi niyetli olsalar da…

Şimdi okudum da sadece yeme içme ve beslenme odaklı konuşmuşum; ama hayatın içinden tavsiyeleri de katabiliriz işin içine: “Çocuğunuzun özgüvenli olmasını istiyorsanız bu 5 şeyi asla yapmayın!”, “Arabaya bindiğinizde kontak açar açmaz hareket etmeyin…” gibi gibi…

Meramımı anlatabildim galiba :) Sizde durum nedir? Bu şekilde hissettiğiniz oluyor mu, yoksa hiç sallamıyor veya farketmiyor musunuz?

Sağlıcakla efendim.
+2
don’t panic
(12.03.26)
böyle okuduğum şeyleri pek sallamıyorum ya. çünkü zaten genelde etkileşim kasmak için yapılıyor. çok merakımı cezbeden bir konuysa doğrusunu açar öğrenirim de orda burda karşıma çıkıyosa aşırı doğru bilgiyse bile zaten bu kesin tık tuzağı yhaa diyip otomatik sallamıyorum. etrafta duyduysam da söyleyen kişiyi ipleme eğilimime göre tavrım değişiyor.
0
pide
(12.03.26)
Herkes her şeyi biliyor artık herkes. Sorulmadan danışılmadan da boca ediyor herkes duyduğunu bildiğini.
Ben soruyorsam tavsiye istiyorsam tamam ama sorulmadan verilen akıl beni delirtiyor, sallamamaya çalışıyorum ama olmuyor, sinirleniyorum.

Kendim yapmamak için de uğraşıyorum umarım kimseye bunu yapmıyorumdur çok rahatsız edici gerçekten.
+1
mutekebbir
(12.03.26)
Hiç umursamıyorum. Gerçekten merak edip tavsiye istediğim şeyler için ai dan yardım alıp bilimsel makale bulup okuyorum. Başka da kimseden tavsiye kabul etmiyorum.
0
kaptan maydanoz
(12.03.26)
sosyal medyadan önceki yazılı basından kalma alışkanlık. örneğin men's health, kadınca, elele, marie claire dergileri kapağında hep benzer başlıklar vardı.

-göz ardı etmemeniz gereken 5 vücut ağrısı
-bu 3 işaret yaşlandığınızın göstergesi
-cinsel gücü artıran 8 besin

şahsen bir bilginin doğruluğunu farklı kaynaklardan teyit ettirir, sağlamasını yaparım. dergi zamanlarında da öyleydi dijital çağda da öyle.
0
yurtsuz john
(12.03.26)
Bu gibi şeyler insanın içsel huzurunu bozuyor. Bundan daha kötü bir şey de yok bence. Merak ettiğiniz bir şey olursa açar bakarsınız, onun dışında kulak asmayın derim. Bir tane hayatınız var, nasıl istiyorsanız öyle yaşayın. Bu gibi herbokologlar insanlığın her döneminde vardı ve var olmaya da devam edecek.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
Content için. Bir süre sonra başka bir tavsiyeyle geliyorlar. Hatta söylediği ile çelişebilir bile. Yeter ki like alsın.
0
gabe h coud
(12.03.26)
"Sen de dahil insanların %99'u yanlış nefes alıyor. Dünyaca ünlü kalp göğüs doktor Michael Jackson'dan doğru nefes alma tavsiyeleri bu thread'de.."
0
birdirbir
(12.03.26)
öyle bir döneme denk geldik ki herkes her şeyi biliyor.. tabi ki insanın arada gözü takılıyror ve bazen doğru insanların ürettiği doğru içeriklerde var ama nihayetinde kendim araştırmadan ve gerektiğinde uzmana danışmadan hareket etmem
0
darthvader
(12.03.26)
Herkes her boku biliyor artık. Herkesin podcasti var. Oyun oynayıp bağış adı altında çoluk çocuktan para toplayan adamlar iran savaşından tut, ekonomi, siyaset her boka dair fikir belirtiyor.
Masasına bir tane mikrofon takan her vatandaş terapist, ilişki gurusu falan oluyor. Sosyal medya insanların iyice şirazesini kaydırdı.
0
cay koy geliyorum
(13.03.26)
(4)

Booking com iptali sonrası geri ödeme

sekizdokuzon
Yaklaşık kaç gün içinde yapılıyor? Teşekkürler.
Yaklaşık kaç gün içinde yapılıyor? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(12.03.26)
2 günden fazla beklemedim ben hiç.
0
mutekebbir
(12.03.26)
genelde 2-3 gün arası değişiyor
0
darthvader
(13.03.26)
3-4 gün oldu, geri ödemeyi hala alamadım. Endişelenmeye başlamalı mıyım? :)
-1
🌸sekizdokuzon
(14.03.26)
Endişelenmek için erken, genelde bir hafta - on gün gibi bir zaman verirler bunun için.
İstersen ulaş kendilerine daha net bilgi verirler ama bence 3-4 gün normal bir süre, pazartesiye kadar beklenebilir.
+1
mutekebbir
(14.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-6
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(8)

Britney Spears ne düşündürüyor

sekizdokuzon
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?Teşekkürler.
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.

Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.03.26)
onu bu hale getirenler anne ve babası diye biliyorum. küçüklükten beri britney’i bayağı sömürmüşler, kız sonunda delirmiş. ailesiyle bağlarını yasal olarak koparmak için de çok uğraş vermiş. aile önemli diye düşünüyorum.
+2
eileengray
(07.03.26)
Medya gücü.

Kadın nelerin mücadelesini verirken dünyanın bir ucunda küçücük mahallesinde kendisinden nefret eden bir kız çocuğuydum ben.
Sebepsiz sevmiyorum diyordum ama belli ki yayılan haberler zaten ondan nefret edelim diye planlanmış.

Utanıyorum.
Daha o zamanlardan bile “Britfans” olan kardeşlerim size helal olsun.
+1
mutekebbir
(07.03.26)
Hastasiyim ciktigi gunden beri. Tanissak kesinlikle bana deliler gibi asik olurdu. Biz birbirimiz icin yaratilmisiz ve tanışamazsak bu dunyada bazi seyler yarim kalacak.

Yasim > 40, pop muzik ve populer kulturden nefret ederim bu arada.
+1
duster
(07.03.26)
aşırı yetenekli ve işini çok tutkuyla yapan, sahnede olmayı çok seven, dans etmeyi, şarkı söylemeyi çok seven biriydi. babasının onu senelerce vegasta falan çalışmak için zorlaması, istediği hiçbir şeyi yaptırmaması falan meslekten, hayattan soğuttu. justin'in ona yaptıkları, kocasının yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri (amerikada her eyaletin kuralları farklı diye sürekli taşınıyor nafaka almak için bazı eyaletlerde çocukların yaşı bulundukları eyaletten daha büyük olduğunda da nafaka veriliyor o yüzden adam sürekli taşınıyor), basının ona yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri derken geride bir enkaz bıraktı. şu anda instagramda "iyice deli gibi ettin kendini" modunda takılması hem gerçekten kafasının artık biraz gidik halde olmasından hem de senelerce baskı altında kaldığı için "artık istediğimi yapıyorum"u göstermek istemesinden kaynaklanıyor.

ben çok severim britney'i. hep de sevdim. kitabını okumanızı tavsiye ederim.
+2
matilda
(07.03.26)
O İlk kocası umarım kötürüm kalır, bir insanın kaderi hakikaten bu kadar mı kötü olur, kırılganlık insanı cidden böyle predatorlara mi sürükler diye düşündürüyor. Bir de bu kadar popüler olunca kimse iyilesmen için zaman/ alan tanımıyor, korkunç. Dünya çapında ünlü olmanın ne kadar sapkın bir şey olduğunu gösterdi bize.
0
🌸sekizdokuzon
(07.03.26)
Yıldız Tilbe de öyle ama bu kendisinin mükemmel ve imrenilecek bir insan olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Britney’in çöküşü üzücü.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
siz sorana kadar hala kariyerinin zirvesinde falan sanıyordum, meğer çok ciddi bir mental breakdown yaşamış. çok üzüldüm böyle görmeyi beklemiyordum umarım iyidir.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
Harika güzel bir kadındı, gençken nefesimi keserdi, womanizer şarkısını hatırlıyorum. Pek çok erkeğin hayali olacak kadar kusursuz görünüş.

Aile kaderi etkiliyor ve bundan etkilenmiş. Hiç bilmiyordum siz yazana kadar. Hayat neler yaşatıyor insana.. destek alması gerekiyor.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-4
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(12)

7-8k tl bütçelik ne hediye isterdiniz?

The colors of my sea perfect color me
Size hediye alinacak olsaSpesifik marka ürün model vs
Size hediye alinacak olsa
Spesifik marka ürün model vs
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.03.26)
şuan için klasik olacak ama lazım olan şey bana parfüm mesela
kablosuz kulaklık olabilir o fiyat aralığında
+1
eja
(05.03.26)
Cash olarak
0
avatar is back
(05.03.26)
Longosphere de bir gece olabildi
0
kisa
(05.03.26)
Masa tenisi oynadığım için Stiga Cybershape Wood CWT raket isterdim :)
0
kimlanbu
(05.03.26)
Puma koşu ayakakabısı, hangi modeline yetiyorsa.
0
kumandanim
(05.03.26)
Tesla araba yatağı
+1
gabe h coud
(05.03.26)
-Lego
-Kindle
0
mutekebbir
(05.03.26)
4 charles’ta yemeğe götürüleyim. parasından ziyade rezervasyon yaptırabilirse çok şaşırırım.

üstteki gerçek isteğim ancak siz gerçekten fikir olarak soruyorsanız renkli bir salomon xt6 veya birken olabilir. bir deneyim de olabilir (gösteri, konser, uçak bileti, spa).
0
eileengray
(05.03.26)
tissot casio falan güzel bir saat
+1
ground
(05.03.26)
Ipek sal
-1
Purple life
(05.03.26)
İntercom
0
mirty
(05.03.26)
12 Eylül'deki anyma konserine bilet hoş olabilirdi

www.aure.com.tr

Ya da buradan kadeh
0
kullanicadi
(05.03.26)
(14)

Türk edebiyati olmazsa olmazlariniz

Purple life
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
0
Purple life
(04.03.26)
ferit edgü - hakkari’de bir mevsim. yeri çok ayrıdır.
+2
lüzumsuz adam
(04.03.26)
Daha iyileri elbette vardır ama Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları bence vizyonsuzluğun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu çok iyi anlatıyor.

Harcanan potansiyel, ebeveyn ve evlat çatışmasının yarattığı sorunlar, kendi kafesini kuran aileler, o ailelerden kaçmak isteyen çocukların doğurduğu problemler, fakirliğin ve iş bilmezliğin romantize edilmemiş gerçek hali. Bence herkes bir kere okumalı.
+3
akhenaten
(04.03.26)
Sait Faik'in Semaver, Lüzumsuz Adam, Alemdağ'da Var Bir Yılan kitapları.
Orhan Kemal +1
Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur
Kemal Tahir Devlet Ana
Tarık Buğra Osmancık
Yakup Kadri Yaban
Halide Edip'in kurmacalarından çok Türk'ün Ateşle İmtihanı ve Mor Salkımlı Ev
Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar üçlemesi, Fikrimin İnce Gülü
Füruzan Parasız Yatılı
Ferit Edgü'nün kısa hikâyeleri
Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar
Son dönemde belki Murat Gülsoy, Ayfer Tunç'un ilk romanları. Ali Teoman olabilir. Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı
+4
black holes in the sky
(04.03.26)
Orhan Pamuk, Kemal Tahir ve son zamanlarda okumaya başladığım Reşad Ekrem Koçu benim için iyi ki Türkçe biliyorum dedirten başlıca üç yazardır.
-1
sekizdokuzon
(04.03.26)
Peyami safa nın yalnızız ve bir tereddüdün romanı,
Köy romancılığı için, Fakir Baykurt
Barıç Bıçakçı kitapları,
Hasan Ali Toptaş kitapları bence çok güzel ama maalesef boykot, karakteri kötü, ama yazdıkları maalesef çok başarılı, maalesef, maalesef,
Oğuz atay +1 diyorum hem tehlikeli oyunlar hem korkuyu beklerken
Adalet ağaoğlu + 1
ayfer tunc da +1 ama bazen de sevmiyorum biraz kararsız bırakıyor,
hüseyin rahmi gürpınar okunmalı,
Ercan Kesal, çok severim ne yazsa okunur,
Suat Derviş, çağına göre bence iyi yazmış,
İsmail güzelsoyu da severim,
Vedat türkali
+1
a perfect lie
(04.03.26)
Yaşar Kemal denmemiş bir kere bile abov

Edit: Herkesin zevki kendine tabii ama ben Tanpınar'ı 1 numaraya koyarım. Yaşar Kemal 2, İhsan Oktay Anar da 3 bence
+3
vedatchilipeppers
(04.03.26)
Bilge Karasu.
+1
tiredofwaiting
(04.03.26)
İhsan Oktay Anar
+2
anatomik
(04.03.26)
yukarıdakilere ilave olarak Yusuf Atılgan. Aylak Adam ve Anayurt Oteli.
0
awlmi
(04.03.26)
Benim için yerli edebiyattaki en önemli eser Aşk-ı Memnu’dur. Kitaplığımda farklı basımlarda üç Aşk-ı Memnu’m var, kıymetlilerim.

Bunun dışında ilk aklıma gelen olmazsa olmazlarım;
*Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür - Hüseyin Rahmi Gürpınar
*Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali
*İnce Memed - Yaşar Kemal
*Yenişehir’de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal
*Seher - Selahattin Demirtaş
*Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan
0
mutekebbir
(04.03.26)
Puslu kıtalar atlası - İhsan Oktay Anar
+1
ekimoloji
(04.03.26)
Sabahattin Ali :
İçimizdeki Şeytan
Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna

Ahmet Hamdi Tanpınar:
Huzur
Mahur Beste
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Peyami Safa:
Yalnızız
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Orhan Pamuk:
Benim Adım Kırmızı
Kara Kitap
Cevdet Bey ve Oğulları
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Roman: Tanpınar, Yaşar Kemal, Oğuz Atay
Öykü: Mustafa Kutlu
+1
but that was just a dream
(05.03.26)
Vüsat bener, latife tekin, oğuz Atay, feyyaz kayacan kesinlikle okunmalı
0
adivar
(05.03.26)
(6)

Dondurulmuş meyve

egerbiryolcu
Bir pastaya dondurulmuş meyve ekleyeceğim. Meyveler pisirilmeyecek. Dondurucudan ne kadar süre önce çıkarılmalı ve bu şekilde tadı güzel oluyor mu?Hazır market ürünü pek kullanmamıştım. Kek üstüne krema krema üstüne meyve meyve üstüne ganaj olacak.
Bir pastaya dondurulmuş meyve ekleyeceğim. Meyveler pisirilmeyecek. Dondurucudan ne kadar süre önce çıkarılmalı ve bu şekilde tadı güzel oluyor mu?
Hazır market ürünü pek kullanmamıştım. Kek üstüne krema krema üstüne meyve meyve üstüne ganaj olacak.
0
egerbiryolcu
(04.03.26)
Meyve donduktan sonra çözülünce tadı kötü oluyor imkan varsa taze alıp koymak dondurucudakileri hoşaf vb şwklinde değerlendirmek.
İmkan yoksa 2 saatte çözülür bence
+1
basond
(04.03.26)
Tadının kötü olması ayrı bir de su salıyorlar ve görseli bozuyorlar ben de önermiyorum illa kullanacaksanız önceden çözdürüp çözüldükten sonra da süzgeçte ya da peçete yardımıyla tüm suyu çıkana kadar bekletin.
+1
mutekebbir
(04.03.26)
tadı muhteşem olur. krema + meyve + ganaj.. off

ancak bu dondurulmuş meyveler ciddi su salacak. bu meyveleri 30-40 dk önce çıkartıp suyunu iyice salmasını sağla.
+1
co2s2
(04.03.26)
Çok su verir ve çözülünce kıvamları kötü olur. Azıcık şekerle 10 dakika pişirerek kıvam aldıktan sonra krem şanti ya da pastacı kremasıyla beraber çok güzel olur. İstediğiniz şey dondurulmuş meyveyle olmaz maalesef.
0
kobuzchu kiz
(04.03.26)
Ben de pişirmeyi yazmaya gelmiştim. Pişirdikten sonra blenderla çekip marmelat kıvamında eklemek daha iyi olur.
0
ekimoloji
(04.03.26)
Çözdürürken üstte süzgeç (mümkünse metal) altta suyunun akacağı şekilde yaparsanız çözülürken yumuşama olmaz.

Buzluktan direkt oda sıcaklığında çözdürmek gıda güvenliği açısından uygun değil normalde. Buzluktan buzdolabına alıp çözdürülüyor ama çok zaman yoksa dışarı alabilirsiniz, bikaç saate çözülür tabii.

Ennn olmadı akan suyun altına tutup çözdürürsünüz ama biraz tat kaybı olur illa.
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
(15)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+1
arbre
(03.03.26)
Istanbulda metro vagonlarında havalandırmayı çalıştırmıyorlar, kışın içerisi 35 derece falan oluyor. herkes terliyor, en çok bundan nefret ediyorum. bu klimayı çalıştırmama olayı deodoranta alkol olarak bakan bir toplumda yapılmamalı. ayrıca insanlar da soğuk-sıcak-soğuk şoklamasına maruz kalıp hastalanmamalı.

onun dışında yayılarak oturanlara ayar olurum, çantasını da yanına koyar hatta. direkt gidip onları sıkıştıracak şekilde çökerim.

durakta inenlere öncelik vermeden binmeye çalışanlara laf sokarım.
+3
eileengray
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
(2)

Hiç arayıp sormuyorsun diyen insanlar

yakalayamadığın.ışıklar
Bu süre zarfında kendileri de arayıp sormamışlarsa, sadece kendilerinin hatrı sorulmaya değer insanlar olduklarını düşünüyor olmuyorlar mı? Bu bencilce tavır hangi mantıkla yerleşmiş?
Bu süre zarfında kendileri de arayıp sormamışlarsa, sadece kendilerinin hatrı sorulmaya değer insanlar olduklarını düşünüyor olmuyorlar mı? Bu bencilce tavır hangi mantıkla yerleşmiş?
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(02.03.26)
Eskiden “e sen de aramamışsın demek ki” diye uzatırdım ama uğraşılmıyor.
“Yaa evet öyle oldu” deyip geçiyorum artık.
+1
mutekebbir
(03.03.26)
Buna gerçekten değer veren insan bunu problem eder ve benim gibi burun seviyesinden taşmaya başlayınca tak diye çıkarır hayatından. Çünkü şahsen yıllarca aramayıp sormayıp bir gün karşılaşınca bu kadar kopukluk olmamış gibi devam edebilenleri dümdüz samimiyetsiz hatta ikiyüzlü buluyorum. Gerçekten bir kıymetim olsaydı hiç değilse yılda bir kez aklına gelirdim de bir mesaj olsun atardı diye düşünüyorum. Hatta 23 yıllık "kanka"mı, hastalandığını bana söylemediği, aylarca aramalarıma ve mesajlarıma da dönmediği, dönmeme sebebi olarak da çok yoğun ve yorgun olup sesli mesaj dahi atmak istemediği, bu arada hayatı gayet güzel yaşayıp kardeşini falan evlendirdiği ve bana davetiye falan da göndermediği için hayatımdan çıkardım. Aylarca aramalarıma mesajlarıma dönmedi dedim ya, öncesinde de ben aramadıkça ve mesaj atmadıkça böyle biri yok hükmündeydim. Ama aradığımda o kadar güzel konuşurduk, nadirattan görüşebildiğimizde de öyle güzel vakit geçirirdik ki onun bu kadar yabani olduğunu görememişim, bu kadar kıymetsiz bir arkadaşlık anlayışı olduğunu kabul edememişim.

Onun için, bunu gerçekten dert ediyorsa, o sana bunu dediğinde sen onun üstüne var bakalım ne oluyor. Hanyayı konyayı anlarsın, çekinme. Allah aşkına bir menfaat çatışmasına bakar hayatından çıkması.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
(14)

daha tutumlu olmak icin yaptiginiz seyler

Purple life
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?ilham olalim birbirimize :)bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.uzun süre is veya tatil icin evd
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?
ilham olalim birbirimize :)

bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.

uzun süre is veya tatil icin evden uzakta kalacaksam buzdolabindaki taze gidalari komsuma veriyorum. o da ayni sekilde bana. cöpe atmak yerine ikimiz icin de daha iyi.

gibi gibi :)
+2
Purple life
(02.03.26)
ihtiyacımdan fazla kıyafet almıyorum. bir pantolonu yırtana kadar giyiyorum.
0
stefano
(02.03.26)
-Kıyafet alışverişini minimuma indirmek için ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almıyorum, başlarda çok zorlandım ama artık alıştım.
-Bir hevesle başladığım diyetler için toplu alışverişi bıraktım, bir süre günlük alıp devam ediyorsam alışveriş yapıyorum artık, böylece bir sürü şey bozulmamış oluyor.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda kahve içmeyi neredeyse bıraktım.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda içki içmeyi tamamen bıraktım.
-Sürekli kullandığım ürünlerde indirim varsa bozulmayacak şeylerse stok yapıyorum.
-Sadece kendi evimde değil misafir olduğum evlerde bile gereksiz yanan ışığa tahammül edemem kapatırım, elimi sabunlarken suyu kapatırım. Suda çok sıkıntı olmuyor ama ışıkta çevremdekilerden çok eleştiri alıyorum.
-Platform üyeliklerimi kontrol altında tutuyorum kullanmadıklarımı iptal ettim.
-Markette poşet almak zorunda kaldıysam mutlaka değerlendiririm çöp poşeti vs.
-Boykotlar yüzünden çok fazla etkinlikten geri kaldım bu maddi olarak olumlu olsa da ruhsal olarak beni bitirdi bu yüzden tamamen küslüğümü bitirip tekrar yavaştan küçük sahnelerin oyunlarına, küçük salonların film programlarına bakmaya çalışıyorum.
-İstediğim bir kitabı muhakkak sahaftan veya internetten alıyorum, kitapçılar çok pahalı.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, sonradan gelen olursa eklerim.
+2
mutekebbir
(02.03.26)
1 TL'lik şeyle tutumluluk olmaz. En temizi sadece harcama için bir kart çıkart. İçine 15 20 bin at. O zaman onu bitirmeme düşüncesiyle dikkatli olursun.
-8
arbre
(02.03.26)
-Deterjan ve temizlik malzemesi stoğu yapıyorum, toplu alıyorum yığıyorum 3 aylık.
-Kıyafet almıyorum uzun zamandır
-Dışarıda içki içmiyorum
-Buradan kalan parayı direkt altın'a gömüyorum.
-Millette var bende de olsun kafası ile hareket etmiyorum, en temeli bu aslında
+2
ebeş
(02.03.26)
Dışardan yemeği kestik
+3
mirty
(02.03.26)
Suyumu ve kahvemi hep yanımda taşırım, yemeğimi de olabildiğince. Tüketemeyeceğim gıdaları buzluğa küçük porsiyonlarla kaldırırım. Kıyafet ben de yıllardır çok az alırım, eskiden fazla fazla alıp kullanmadıklarımı ya da çocuğumun küçülenlerini ikinci el platformlarında satmaya çalışırım (pek başarılı olamasam da). Market alışverişinde birim fiyat okurum. Sürekli tükettiğim bi şey indirimdeyse stoklarım. Bir platforma tek seferlik üye olacaksam limitsiz sanal kartla olurum ki yanlışlıkla sonraki ay da ödemeyeyim.
+1
mezzosprite
(02.03.26)
beyaz ve kırmızı eti en uygun fiyata satan süpermarket buldum oradan alışveriş yapıyorum. at mı eşek mi bilmiyorum artık umurumda değil.
+1
yurtsuz john
(02.03.26)
son 3 cift ayakkabimi dukkandan degil, kisiden aldim. sifir, kutusunda. hepsi yari fiyatina geldi, fb market sagolsun.
0
cooperr
(02.03.26)
Mağazada beğendiğim ürünü önce ikinci el uygulamalardan aratıyorum bulursam yeni etiketliyse oradan alıyorum. Yoksa da indirim zamanlarını bekliyorum, kolay kolay bir ürünü indirimsiz fiyatıyla almıyorum. Uygulamalarda indirim kuponu kovalamak en büyük hobim :) sürekli kupon tanımlıyorlar zaten.
Bir de indirim kuponu paylaşan Instagram sayfalarını takip ediyorum, bozulmayacak çay, kağıt havlu, kahve gibi ürünleri o şekilde alıp stokluyorum.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
tüm samimiyetimle soruyorum. verdiğin bu yanıtın sorulan soruyla ne ilgisi var.
tam olarak bu yanıt ile ne amaçlıyorsun. gerçekten merak ediyorum.
+3
orpheus
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
bu dediğine inanıyorsan ya bizim aklımızla dalga geçiyorsun ya da kendi zekana hakaret ediyorsun.
+1
orpheus
(03.03.26)
@mutekebbir çok doğru maddeler yazmışsın .
*ben de kıyafet ve ayakkabı alışverişi yapmıyorum. dolapta bekleyen giymeyi unuttuğum ya da ertelediğim şeyleri kullanıyorum.
*dışarıda yemek yememeye çalışıyorum
* taksiye çok binerdim artık metro kullanıyor ya da yürüyorum
*fiyatı normalden indirimli ise bozulmayacak şeyleri çok alıyorum ( havlu kağıt , peçete , ıslak mendil , deterjan vs )
0
devilone
(03.03.26)
Harcamalarımı kayıt altına alıp 3-5 ayda bir inceliyorum; üzerinden bir süre geçtikten sonra gözüme gereksiz gözüken harcamaları, abonelikleri azaltmaya çalışırken "Buna değdi" dediğim şeylere devam ediyorum.
0
salihdt
(03.03.26)
1 tl' lik şeyle de pekala tutumlu olunur. Buradaki olay meblağ değil, bakış açısı.

48 senelik ömr ü hayatımda tutumlulukla cimrilik arasında gidip geldim hep, çoğu durumda istesem de para harcayamıyorum.

Dolapta bir yiyeceğin bozulmasına kolay kolay müsade etmem, bir şekilde bozulmadan günlük menüme dahil ederim.

Fiyatına bakmadan aldığım bi' şey hatırlamıyorum, ne alıyorsam fiyatına bakarım.

Birim fiyat karşılaştırması yaparım, markalar veya marketler arası.

Ne nerde uygunsa ordan alırım, herşeyin ucuzunu değil fiyat/performansı en optimum olanını alırım.
0
kumandanim
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(19)

Sac kesimine kac para veriyosunuz

Kittie
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.Napsam versem mi bi 1500-2000.Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.
Napsam versem mi bi 1500-2000.

Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
📊 Kuafor fiyatlari nasil sizce?

Bu anket sona erdi. 35 oy kullanıldı.

0
Kittie
(02.03.26)
500 erkek
-1
grimavi
(02.03.26)
Erkek 900 uzun saç.
-1
anon1m
(02.03.26)
ben fönle 1600 mü ne vermiştim 1,5 ay önce

çok çok çok çok
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Esentepe'de bir pasajda 800 verdim geçen ay.
0
auroraaurora
(02.03.26)
saç-sakal 700 veriyorum. 30 senelik berberim. başkasına 1000 liradan aşağı kesmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
son 1.5 yıldır evde kendim hallediyorum. parasını geçtim aptal berber muhabbetinden sıkıldım. ayrıca asla istediğim gibi kesemiyorlar saçımı sakalımı.
0
scudman1
(02.03.26)
Fönle beraber 2500 verdim 2 ay önce

Kesim ücreti çok gözüme batmıyor da röfleye gelen zam üzüyor:')
0
kullanicadi
(02.03.26)
Saç sakal kesme yıkama 1200 oldu geçen ay.


eksileyen berberim galiba :))))))
-1
kumandanim
(02.03.26)
saç, sakal, dandik kil maskesi, omuz kütürdetme, parmak kıtlatma, yüze sıcak havlu basma, hepsi 500. ankara kızılay'da normal berber dükkanı.

edit: 400 imiş, yanlış hatırlamışım.
0
kibritsuyu
(02.03.26)
500 kadin Ankara
0
kassiopeia
(02.03.26)
Türkiye’nin en küçük illerinden birindeyim şu an ve burada da mahalle kuaförü diyemeyeceğimiz iyi bir kadın kuaföründe bin tl dediler.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
Fiyatlar aşırı, tamam emektir, her şey pahalıdır ama biraz da gelinen noktayı mazeret gösterip fiyatları uçuruyorlar gibi.

Ben kaş+manikür+pedikür için perpada bir yere gidiyorum hepsine 2.000 veriyorum çok memnunum, yıllardır aynı yere gittiğim için başka yerde fiyatlar nasıl bilmiyorum.

Saç için Levent'te bir yere gidiyorum;
Genel kesim + fön 3.000 bunu çok sık yaptırmıyorum, düzenli olarak kahkül kesimine gidiyorum 1.000.
Burası mesela bana çok fazla geliyor ama memnun olduğum için mecbur.
+1
mutekebbir
(02.03.26)
450 tl kadın/Ümr-Ist/mahalle kuaförü
kestigi saçı da fönlemeden bırakmıyor zaten o da ücrete dahil.
+1
beetlejuice
(02.03.26)
İzmir, geçen yıl fancy kuaföre 1500 lira vermiştim, 1-2 ay önce mahallemdeki kuaförde 600 liraya kestirdim saçımı.
0
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Erkek 800.
Zaten saçım kısa 3e vurduruyorum. Sakalla birlikte bu fiyatı veriyorum.
-1
anatomik
(02.03.26)
Cevaplar asabımı bozdu.
3 gün önce saç sakal yıkama falan derken 1300 verdim. Öyle şekil şükül bir yer falan değil, dümdüz berber. 15-16 senedir gittiğim adam. Sana laflar hazırladım oğuz abi.
Kadıköy.
-1
cay koy geliyorum
(02.03.26)
750 lira saç+ sakal trim + kil maskesi + yıkama. erkek.
0
elektr10
(02.03.26)
saç kesimi kaş bıyık 1000 tl verdim geçen hafta bugün, mahalle kuaförü sayılır
0
mezzosprite
(02.03.26)
Erkek kişisi 1.300 vermiştim Ocak ayında. Saç sakal
0
put it in your appropriate place
(02.03.26)
(11)

Espresso makinesi tavsiyesi

housedaki topal doktor
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
0
housedaki topal doktor
(01.03.26)
Bende philips 2200 var. Süt köpürtmesi manuel. Ben memnunum, 5-6 yıldır kullanıyorum. Kahveyi sütlü tüketen biri değilim, ayda yılda bir misafir gelince anca.

Daha üst modellerde süt köpürtme otomatik onlara da bakabilirsiniz.
+2
kojonotsuki
(01.03.26)
philips 2200'den 3 tane var bizde. babamda da bende de dükkanda da aynı modeli aldık. halam da almayı düşünüyordu aldı mı bilmiyorum :D manual köpürtücü daha iyi bence, sütü köpürtmek otomatik köpürtücünün haznesini temizlemektetn daha zor değil. bunda sütü ne kadar koyacağını ne kadar ısıtacağını ne kadar köpürteceğini kendin ayarlayabiliyorsun. köpürtme işin bitince kahveyi çekerken çubuğu çıkarıp durulamak için de yeterli zamanın oluyor ekstra bi vakit kaybın yok.

en ucuz modeli manual köpürtücülüler, ama bu model otomatik köpürtenlerden pahalı da olsa ekstrasını verir bunu alırdım.
+1
konetsu
(02.03.26)
bende de 2200 var. çok rahat tek tuşla kahve imkanı, fakat şimdiki aklım olsa Baristina alırdım. 2200'ün kahveyi içerde döndürmesi temizlenme ihtiyacın ortaya çıkarıyor. aman küf mü içiyorum yok bu kahvede garip bir tat mı var? gibi soruları soruyorum kendime bazen.
bu yeni çıkan ürün gayet yeterli geldi bana ama araştırmadım.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
@ruhlardan esinlenen karga nasıl yani küf mü içiyorum?

kahve artığı biriktiğinde bazen küflenebiliyor. ama onun mekanizmaya ve yeni kahve demlenmesine etkisi yok. makinenin düzenli olarak kahve yağı vs. temizliğinin yapılmasını mı diyorsunuz?

bir öğreneyim istedim, kuruntu yaptım :D
0
kojonotsuki
(02.03.26)
evet, sonuç olarak makinenin bir temizleme döngüsü var. kahveyi içerde evirip çevirip verdiği için haliyle içerisi pisleniyor. ayrıca bu içerdeki kahve değirmenine biz ulaşamıyoruz acaba o ne durumda? eğer bu temizlik döngülerini (genel bakım kireç ve yağ bakımı vs vs.) kaçırmam derseniz harika alet.

bu önerdiğimde de içerden sadece basınçlı su çıkıyor. siz kahveyi makineye öğüttürüp makinenin ağzına koyuyorsunuz klasik işlem. tabi onun da öğütücüsü ne durumda temizlenebilir mi bilmiyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
ben uzun zamandır sage bambino bakıyorum daha alamadım araştırıyorum :D bir de gaggia bunlar sanırım üst düzey espresso makineleri amacımız pek yer kaplamasın latte americano falan zaten içmiyoruz
0
croswell
(02.03.26)
sage ses450 bambino kullanıyoruz memnunuz. enplus'ta yıl sonu indirimlerinden aşırı ucuza almıştık şuanki fiyatı gereksiz yüksekmiş, yurtdışından da getirilebilir.
0
awlmi
(02.03.26)
@croswell gaggia philips saeco aynı gruptan ve tam otomatik modellerin içindeki demleme üniteleri aynı.

örnek 130k'lık gaggia academia www.youtube.com
10k'lık philips 2200 www.youtube.com

philipsteki üniteyi söküp gaggiaya takabilirsin :D demledikleri kahvenin tadında da bi fark olacağını sanmıyorum asıl işi yapan ünite ortak olduğundan.
0
konetsu
(02.03.26)
Ben 4 yıldır Philips 3300 kullanıyorum.
Halam birkaç ay önce led ekranlı olanı aldı tek farkı daha fazla kahve çeşidi sunması.
Ben makinemden çok çok memnunum, onlar da memnunlar.

İç haznesini de temizleme imkanı olduğu için temizliğinden şüphem yok.
Ekonomik durumlardan dolayı kahve markamda düşme olduğu için bir tık kahve zevkim düştü gibi ama dışarıda içtiğim kahvelerin çoğundan çok daha lezzetli kahve içiyorum.
Süt haznesinin temizliği de basit kullandığın an temizlersen hiçbir sorun çıkmıyor.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Siemens'in bir modeli var. Kendi süt haznesi yok, hortumu var, onu daldırdığınız yerden çekiyor.
Süt konusundan kendi kabını temizlemek zorunda olmadığım için seviyorum bu sistemi.
Hortumu ve köpürtme sistemini temizlemek için basit bir programı var.
Kendi haznesi olanlardansa bu tip olanları tavsiye ederim.
0
burfak
(02.03.26)
Shark aldi gecen arkadas, memnundu baya. Piyasaya yeni girdikleri icin fiyatlari rekabetciydi en son, inceleyebilirsiniz.
0
brkylmz
(02.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(15)

Yerli muz mu ithal muz mu?

michael_knight
Hangisini tercih ediyorsunuz?Neden?
Hangisini tercih ediyorsunuz?
Neden?
📊 Muz tercihiniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

-2
michael_knight
(27.02.26)
Yerlinin tadı çok daha lezzetli aroması daha yüksek ve tatlı geliyor bana.
İthal muz görsel olarak çok diri ve taze görünse de aroması çok düz ve yapay geliyor.
Meyveler içinde en az sevdiklerimden biridir görüşüme güvenmiyorum, bu yüzden oylama sonuçlarını merak ediyorum.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli muz. çünkü küçük boyutlu oluyor. ayrıca biraz daha ucuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
her şeye anket :)) bir sonraki anket; yeşil elma mı kırmızı elma mı?

ithal muz, çünkü para var, huzur var. eskiden zenginlik itemı olan muz, ithal muz. şaka bir yana, yerli muz ithal gibi büyük, rengi ve tadı benzer olsun asla ithal almam.
-8
gabe h coud
(27.02.26)
İthal.

Yerli muzun tadı hiç yok. Güzel olanlar yurtdisina çıkıyor, Antalya ve çevresinde güzeline denk gelmiyorsaniz sıradan marketten yerli muzdan güzel bir lezzet beklememek lazım.
+3
kisa
(27.02.26)
İthal tabii ki. Yerli muza verilen paraya yazık yani, sıfır tat.
+1
sadakatsiz
(27.02.26)
maaşın ilk üç günü ithal sonra yerli
+3
yurtsuz john
(27.02.26)
Bence ikisi değil, salatalık.
İnanmayan fiyatlarını karşılaştırsın.
:)
0
Mirket
(27.02.26)
Hangisinin fiyati düşükse onu
+1
narod
(27.02.26)
Yerlinin tadı hicbirinde yok
0
mirty
(27.02.26)
Bizim ulkemize gelen ithal muzlar çöp. Dünyanın neresinde yerseniz yiyin yabancı muzlar iyidir. Bonita vs gerçekten patatesten hallice. O yüzden yerli muzub tadı iyi geliyor. Bir Pakistan'da İran'da satılan muz burada olsa aydınlanma yasarsiniz
0
topkapiaksaray
(27.02.26)
ithal muz
0
koela
(27.02.26)
Arkadaşlar karar verin lütfen. Bazılarınız yerli muzun bazılarınız da ithal muzun tadının olmadığını söylüyor.
Lütfen ama.
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Ben de çok şaşkınım.
İthal muzu sadece kardeşim seviyor zannediyordum. Onun yerli sevmeme sebebi de görsel olarak beğenmemesi aslında tadıyla bir derdi yok.

Şöyle söyleyeyim muz kabuklarını suda bekletip çiçeklere veririz biz, onda bile fark ediyor yerli muz kabukları çiçeklere ithalden çok daha iyi geliyor.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli fazla yumuşak ve fazla tatlı geliyor. çok az mayhoş ama yine de tatlı ve sert olanını yani çikitayı seviyorum
0
neira
(27.02.26)
yerlinin kotusu saman, iyisi cok iyi. ithal daha standart o saman cikma riskini alamiyorum
+2
ala09
(28.02.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(17)

Saç nasıl uzar?

Kahvedesu
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
0
Kahvedesu
(27.02.26)
Kestirmeyince/kesmeyince kendiliğinden uzuyor, bende öyle oldu en azından, ekstra bir şey yapmadım.
+1
kizil karga
(27.02.26)
Karga -1

2-3 ayda bir kestirmeniz lazım hızlı ve sağlıklı uzaması için.
0
auroraaurora
(27.02.26)
Biberiye suyu falan diyorlar? Yağı var.
+1
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
her gün yıkamak uzatır ama sonra buna alışmasın.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Demir, çinko, B12 ve D vitamini seviyelerine baktırıp eğer bunlar eksikse takviye kullanmak. Protein ağırlıklı beslenmek.

Bakım yağları, biberiye suları falan aman aman fayda sağlamıyor. En azından benim deneyimim o yönde
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Bu da uzatır.

www.narecza.com

erkek versiyonunu kullanıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.26)
İlaç da kullanmam ya:)) Uzamıyorsa, dışa dönmesine çözüm bulalım.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
biotin 5000 mg
çiğ kabak çekirdeği
çiğ kaju
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Bekleyerek uzar,başka yolu yok.1-2 yıl sabredeceksin.saçı beline kadar erkek tarafıyım.
0
duptıs
(27.02.26)
Belime değil, Kulak memesinin altına gelsin ya.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
Tamam arıyorum şimdi en kısa sürede gelsin diye.

Sakın kuaföre gitme,kırık alıyprum diye kuşa çevirirler yine.sal kendi haline.bırak yanları kabarsın ,taç al bir tane maymun jackson donemini onunla atlat.yaz ortasına bu iş tamam olur.
0
duptıs
(27.02.26)
wax diye bi ürün vardı
-1
iwillsee
(27.02.26)
Saç uzaması için ilaç kullanmak değil aslında. Çinko, demir ve birkaç vitamin zımbırtısından sonra tırnaklarımın kırılması vs durup saçlarım daha hızlı daha güzel uzamaya başlamıştı. Değerlerinize de bu bahaneyle baktırmış olursunuz. Özellikle tırnak için neler neler yapmıştım da işe yaramamıştı. İki vitaminle çözülüyormuş meğerse.
Diğer önerim sık ılık suyla yıkamak. Bence su uzatıyor saçı.
Sonuncu önerim de medikal şeyler yaptırmanız. Bunların fiyatı uçuk ama işe yarıyorlar ya. Kök hücresi de yarıyor prpsi de. Hiçbiri saça boğmuyor insanı okey de, eldekini en iyi yapıyor işte.
0
asue
(27.02.26)
Önerilerim;
Şampuana E,D,B vitaminleri eklemek.
Bioxcin Argan Yağı ve Biberiye sütü kullanmak.

Süt ve yağı aynı anda kullanmıyorum ikisini de nemli saça kullandığım için dönüşümlü gidiyorum, saçımı her gün yıkamıyorum bir iki gün kendi yağıyla durmasına da izin veriyorum.
Saçlarım çok hızlı uzar o kadar hızlı uzuyor ki utanmasam kahküllerimi 10 günde bir kısaltacağım, direnip gözümün altına gelene kadar bekliyorum :/
0
mutekebbir
(27.02.26)
Link verdiğim ilaç değil. Şişkotluk yapma al.
0
gabe h coud
(27.02.26)
haftada 1-2 defa susam yağı sür yarım saat bekle sonra şampuanla yıka
saçı besler gürleşir ve uzar . sonra bana teşekkür edersin .

revigen şampuan öneririm internette eczanelerden daha ucuz ben de hep internetten alıyorum .
0
devilone
(27.02.26)
Kafayı öne eğip gece yatmadan masaj yapmak ve saç derisini uyarmak kesinlikle uzamayi hızlandırıyor. Hem gevşetici de oluyor, deneyiniz.
0
buzbebek
(28.02.26)
(32)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri gördük. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(5)

Bugün annem ve babamla İstanbul'da nasıl bir doğum günü etkinliği

sekizdokuzon
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.Teşekkürler.
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(25.02.26)
Doğum günün kutlu olsun. Ailen ve sevdiklerinle mutlu, sağlıklı ve huzurlu yılların olsun ♥️

İstanbul'u bilmediğim için mekan önerisi yapamayacağım.
+1
rock n roll
(25.02.26)
yeşilköy röneparkta güzel bir yürüyüş falan olabilir, orda pasta üflemece yapılabilir
+1
eja
(25.02.26)
Ernest’s bar kapandığından beri benim yeni favori mekanım pera77.
Yemekleri de gayet iyi, tatlı şık bir mekan.

Barnathan’ı öneririm annem bayılmıştı.
Firuzende, manzarası da yemekleri de iyidir.

Nice yıllara.
+1
mutekebbir
(25.02.26)
doğum günün kutlu olsun nice yaşlara.. dışarda çok vakit geçiren biri olmadığım için mekanları da pek bilmiyorum ama inşallah çok güzel geçer <3
+1
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Mutlu yaslar
+1
oscar
(26.02.26)
(4)

Prestij müzik - İbo savaşı

michael_knight
Prestij Müzik Ailesi ile İbrahim Tatlıses arasındaki savaşı hangi taraf kazandı?Siz hangisini tutardınız?
Prestij Müzik Ailesi ile İbrahim Tatlıses arasındaki savaşı hangi taraf kazandı?
Siz hangisini tutardınız?
-2
michael_knight
(25.02.26)
prestij bir dönem ezdi geçti. hatta sektör lideri falan da oldu. sonra bölünmeler ayrılmalar, topaloğlu nedeni ile düşüşe geçtiler. ibonun olduğu her versusta karşıyı seçerim.
+5
ground
(25.02.26)
tabi ki de hilmi topaloğlunu tutuyorum bu versusta. allah gani gani rahmet eylesin.
0
Hallegadola
(25.02.26)
Ground +1
Tatlıses ne taraftaysa tam karşısında olmak boynumuzun borcudur.

Bu konuyla ilgili yapılan bir film var mesela, film çok iyi olmasa da döneme dair birçok konuda aydınlatıyor, Mahsun Kırmızıgül’le ilgili hiç bilmediğim detaylar öğrenmiştim, ona bakabilirsiniz;
(bkz: prestij meselesi)
+2
mutekebbir
(25.02.26)
ondan önce neredesin firuze var. zaten bu filmi izleyip de hilmi topaloğlucu olmamak mümkün mü?
+1
Hallegadola
(25.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-2
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.