Giriş
(13)

Evin konumundan kaynaklanan huzursuzluk, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

denizgonen
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu parkta vakit geçirmeye gelmeye başladılar.

artık yaz kış cam açamaz hale geldik sürekli bir bağrış kavga korna sesi, geçen gün eve geldim birisi apartman kapısına sıfır park etmiş eve giremedik polisi arıyoruz bir şey yapmıyor.

gene evimizin önündeki çift şerit ve çift yön yolun bir şeridine kafalarına göre park ediyorlar ve bir şerit trafiğe kapanıyor. dediğim gibi eskiden de kalabalık olurdu ama kitle de aşırı kalitesizleşti.

özellikle cumartesi pazar günleri sabahın 9'undan itibaren korna kavga kıyamet sesleri başlıyor işitme engelliyim ben bile artık korna kavga seslerinden oturamamaya başladım.

geceleri ise beyaz bmw tayfası gelmeye başlıyor caddede arabayı park edip masa kurup bangır bangır müzik açmaya başlıyor. sabahlara kadar gene patırtı gürültü devam ediyor. evimizde sığınmacı gibi perdeler çekik camlar kapalı bir şekilde yaşıyoruz. gecenin bir saatinde artık uykumuzdan uyanmaya, hafta sonları bile uykumuzu alamamaya başladık. park yeri sorununa değinmiyoruz bile tatile gittiğimiz zaman eve nasıl döneceğiz dönebileceğiz mi bilemiyoruz. maç varsa zaten eve gidemiyoruz. geçen gün eşim işten geldi oturdu ağlamaya başladı.

havanın güzel olduğu bir gün sokakların halini atıyorum:
hizliresim.com

1)ben memurum. ev kadıköyde ben de kadıköydeyim.
2)eşim özelde iş yeri ataşehirde
3)aylardır nakil almaya çalışıyorum fakat herkes istanbul dışına kaçmaya çalışıyor tanıdığım bir şeyim yok normal memurum.
4)direkt gidebileceğim tek yer ankara, orada da eşin iş durumu ne olacak bilmiyoruz anladığım kadarı ile ankara da çok zorlaşmaya başlamış.

yapılabilecekler;
1)ev kira değil, iş yerin 35-40 dk ötede sineye çek
2)aileye ait 500 metre ötede başka bir ev daha var 6. katta gürültü biraz daha azalabilir fakat aile o evi vermeye istekli mi bilmiyoruz, normal şartlarda o evin kirasını karşılayacak bir durumumuz yok.
3)ankaraya taşın
4)nakil almak için uğraşmaya devam et.
5)kafama bir tane sıkayım her şey bitsin rahatlayayım.

siz ne önerirsiniz?
+2
denizgonen
(24.02.26)
halk hucum etti vatandasin huzuru bozuldu.
+1
warrior princess
(24.02.26)
kadıköyde öyle bir belediye var ki evlere şenlik. tabi bunun en büyük sorumlusu yana yakıla oy verenler. diğer tarafta akp beter olsunlar diye bu durumlara ses çıkarmaz. polis gelmez zabıta gelmez. bütün moda, caferağa, kalamış, caddebostan hep aynı durumda.
rantsal dönüşüm de cabası. bütün kadıköyün yerlilerini göç etmeye zorluyorlar.
imkan varsa bostancı, altıntepe, küçükyalı taraflarına taşınılabilir. hala sakin kalan mahalleler. sizin mesafe biraz uzar, belki marmaray alternatif olur. eşinizin ataşehire gidişi daha rahat olur.
+4
my fault
(24.02.26)
5
-14
mutekebbir
(24.02.26)
pandemi döneminde bu spor arabasıyla gelip bangır bangır müzik açan ve içen tayfa çok çoğalmıştı. ben her geldiklerinde taslakta duran şikayet metnimi internet üzerinden form olan emniyet müdürlüğüne yazıyordum. sağ olsunlar ilgili karakol hep geliyordu ve dağıtıyordu gençleri. ama her gün gelmeye devam ettiler ve ben de ısrarla her gün şikayetimi ilettim. en sonunda muhtarla görüştüm ve muhtar bana karakol amirinin telefonunu verdi ve sağ olsun hep ilgilendi.

1-2 yıl böyle sürdü ama sonra azaldılar ve gittiler artık gelmiyorlar. yer ataköy bu arada. siz de bu şekilde çözüm üretebilirsiniz. biraz zahmetli ama çözülüyor.

şimdi emirgan'da oturuyorum. özellikle bahar ayından itibaren gecelere kadar oturanlar müzik açanlar var. onları da karakola şikayet ediyorum ve hemen aksiyon alıyorlar dağıtıyorlar. hala devam ediyor maalesef çünkü gelen profiller her gün değişiyor. mücadeleye devam.

emekli albay gibi ne yazık ki şikayette bulunmanız gerekiyor çözüm bu.
+2
elektr10
(24.02.26)
Bu işin çaresi ulaşımı zor ve populer olmayan bir semte taşınmak.Yani öyle bir yere gideceksin ki oraya insanlar gürültü yapıp desarj olmaya gelmek istemeyecek.

30 yaş sonrası Kadıköy gibi ayakaltı yerler insana eziyetten başka bir şey değil.

Ataşehir tarafında kalmak isterseniz başıbüyük göğüs hastalıkları hastanesi civarı sessiz sakin.
+2
runaway
(24.02.26)
@ elektr10 en azından burası için konuşursam bu pandemiye özel bir uygulamaydı sanki burada zaten sosyal medyada da görüyorsundur bağdat caddesi gerçekten ipini kopardı herkes farkında kontrolden çıktı ve bir şey yapılmıyor. ben de sürekli arıyordum şikayet ediyordum en son telefonda polis memuru ile kavga ettim bana diyo ki ne şikayet ediyorsun ne yapabilirim diyor.
muhtar ile ben de konuştum o da iki şerit arasına konan plastik dubaları tekrar taktırdı ama daha haftasında hem kamyonlar hem de orada park etmeye bayılan kitle o plastik ayraçları yerinden kopardı gene aynı düzene döndük.
gerçekten herkes şikayet ediyor sosyal medya da bununla kaynıyor görüyor herkes haberlere de çıkıyor ama bir şey olduğu yok 800 km öteden bile bir hırt buraya piyasa yapmaya geliyor anlamıyorum ki.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
@warrior princess halk hücüm etsin babamın malı değil sahiller benim bununla da sorunum yok ama bu halk da biraz edebini takınsın gerçekten. apartmanın içine sıçan var bu gerçekten artık yaşanıyor yani, sokaklara tuvaletini yapanları, apartman duvarlarına saçma sapan grafiti yapanlar çöplerini 10 metre ötedeki çöpe atmayanlar say say bitmez
+2
🌸denizgonen
(24.02.26)
@denizgonen polis zorluk çıkarıyorsa onu da cimer'e şikayet edeceksiniz asayişi sağlamak zorunda öyle şey mi olur "ne yapabilirim?" diyemez.

plastik duba yerine gerçek demir duba taktırmaya çalışsın muhtarınız. yine emirgan'da sokak arasında gidiş-geliş olan yollara park edenler çoktu. biz tretuvar yaptırdık belediyeye dilekçe yazarak. artık hiç kimse arabasını park edemiyor. gerekirse belediye'de yer alan meclis üyeleriyle iletişime geçin bu konu için: ibb.istanbul

hocam kısacası bu konuda gerçekten siz de pislik olacaksınız ve her yolu deneyeceksiniz başka yolu yok. haa en kolay yolu söyledikleri gibi daha sakin bir muhite taşınmak ama siz neden düzeninizi bozasınız ki?
0
elektr10
(24.02.26)
Ufak bir cinnet her şeyi çözer ama size de pahalıya patlar. Mesela ben olsam öküzün biri evime giremeyecek kadar sıfır park ettiyse o arabası mutlaka çizilirdi ki aklı başına gelsin. Vandallıksa da vandallık yapacak başka şey yok.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
atasehir'e tasinma imkaniniz varsa degerlendirin bence
0
tahtakafa
(24.02.26)
@elektr10 aslında demir duba takıldı en azından kaldırımlara. Yaklaşık 1 ay içerisinde de hepsini el birliği ile kırdılar söktüler. Kadıköy belediyesi berbat bir belediye.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
hocam ben kadikoy'de bulunmaktan bile rahatsiz oluyorum, sen oturuyorsun. :)) oranin curcunasi bitmez. acibadem, kozyatagi, atasehir, libadiye kiraya cikmak dusunulebilir. zaten nereye tasinsan muhakkak kadikoy'e rahat gidilir. ankara'ya birkac kere gittim arabasiz zor olur gibime geliyor. ama istanbul'dan kacmak icin guzel bir baslangic olabilir.
0
arakaali
(24.02.26)
bahsettiğiniz bölge çok değerlidir. o evi kiraya vererek elde edeceğiniz para ile muhitten çok uzaklaşmadan daha içeriye doğru 500-600 metre uzak bir eve taşınabilirsiniz.
0
orpheus
(24.02.26)
(10)

Sinematografik olarak ilginc filmler

mirafiori
Mesela Safdie kardeşlerin 'candid' kamera kullanımı, doğal hareketlerle çekmeleri, agresif grainli film kullanmaları, Tele lenslerle uzaktan takip sahneleri veya dar alanlarlarda öznenin dibine girmeleri gibi. Good time'daki araba takip sahneleri de ilginçti, GTA gibi.Ya da one battle after another'
Mesela Safdie kardeşlerin 'candid' kamera kullanımı, doğal hareketlerle çekmeleri, agresif grainli film kullanmaları, Tele lenslerle uzaktan takip sahneleri veya dar alanlarlarda öznenin dibine girmeleri gibi. Good time'daki araba takip sahneleri de ilginçti, GTA gibi.
Ya da one battle after another'daki araba takip sahnesi gibi, gereksiz uzun denilebilecek sekanslar kullanılması, yine uzaktan yapılan çekimler.
Ya da Wong Kar Wai gibi süper geniş açı kullanımı
Lanthimos da benzer geniş açıları kullanıyor.

Böyle değişik bulduğunuz, çekim detayları kendisini belli eden filmler aklınıza gelirse yazabilirsiniz.
+3
mirafiori
(23.02.26)
Sinemadan pek anlamam, ilginç sayılır mı onu da bilmiyorum ama Wes Anderson filmleri deyip gidiyorum.
+1
a perfect lie
(23.02.26)
5 dklik bir bölümünde tek kamera cekim akimini costuran ve bu sayede oscar alan "el secreto de sus ojos". Ve onun yolundan giden "1917", Sam Mendes filmi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
tamamı tek plandan oluşan 96 dakikalık russian ark vardı, ermitaj müzesinde geçiyordu ama çekim tekniğine bu kadar saplanıp kalınca filme konsantre olup konuyu anlayamamıştım.
0
phoarbix
(23.02.26)
Tam aradığınıza uyar mı bilmiyorum ama Lars von Trier'in Dogville (2003), kapalı alanda (tiyatro sahnesi gibi) duvarların olmadığı, onun yerine yere çizilen tebeşir çizgileriyle sınırların belirlendiği bir film. Yanlış hatırlamıyorsam okuduğum bir yerde dekorlarla sahnelerin kurulması yerine dünya zaten bir sahne anlayışıyla film çekilmiş.
+1
Amaranta ursula
(23.02.26)
Mommy. Görüntü oranı ana karakterin ruh haline göre daralıp genişliyordu yanlış hatırlamıyorsam.
0
auroraaurora
(23.02.26)
Children of men'deki araba sahnesini çok severim.
Poor Things ve Favorite'taki balıkgözü açıyı severim.
Midsommar'da tepeden çekilen dans sahnesi...
Barry London kapalı alan çekimleri, gerçekten ışıksız, mum ışığında çekildi diye kalmış aklımda çok başarılıydı.
0
mutekebbir
(23.02.26)
The green knight. kullandıkları farklı bir lensten dolayı ölçek farklı algılanıyordu.
0
eileengray
(23.02.26)
climax: kamera rahat durmuyor. dönüyor, yer yer kesilmeden ilerliyor. Olan biteni diyalogdan çok kamerayla hissettiriyor film. spoiler vermeyim ama karakterlerin başlarına gelenler kamera çelimiyle iyi anlatılmış. dans sahnesi çekimleri de ilginç

enter the void filminde de baya saykodelik çekimler var. kamera, tokyo sokaklarında karakterin yanında, üstünde uçuyor vs.

requiem for a dream: kamera ve montaj öyle agresif ki, uyuşturucunun etkisini direk gözlerinin önüne seriyor. hızlı yakın çekimler ve kesmelerle kafayı allak bullak ediyor

buried filmi sadece tabut içinde geçiyor. bu kadar kısıtlı mekan ve açı çekimi ilginç baya. youtube'da "making of" videosu var (2 bölüm):
www.youtube.com

the lighthouse: old-school lens ve kareye yakın dar format çekimi alışılmışın dışında. aynı zamanda modern zamanlarda yapılmış siyah-beyaz bir film

leos carax filmleri olabilir. uzun aradan sonra uzun metrajlı film olarak holy motors ile dönmüştü. sürekli değişen lensler, açılar ve bakış açıları var. fimle ilgili şöyle bir makale var okumak istersen (spoiler içerebilir):
cleojournal.com

bonus:
contact filmindeki ayna sahnesi:
www.youtube.com
+3
ermanen
(23.02.26)
the fall (2006)
0
lonelycowboy
(24.02.26)
True Detective'de de sanırım dizi tarihinin en uzun plan sekans sahnesi vardı. Hangi bölümü hatırlamıyorum.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(10)

Arkadasla iletisimi azaltmak

Kittie
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.Sonra bir kez daha bulustuk. Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yor
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.
Sonra bir kez daha bulustuk.
Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)
Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yorgunum ama dedim. Ama senin icin geldim, yorulma diye dedi. Yine ciktim gittim napiim. 5 dakka yurume mesafesinde cafe.

Yani cok israrci. Evet onla vakit gecirmeyi seviyorum ama cok arada takilmalik biri benim icin. Nasil sinir konur? Veya tamamen hayatimdan cikarmam mi gerekir, arada takilma diye bi sey olmaz mi?
Bir daha semtime gelirse ne desem ki
0
Kittie
(22.02.26)
evde değilim, şu an başka bir arkadaşımlayım malesef gelemem vs.
0
orpheus
(22.02.26)
Baska: arkadas olarak gormuyor degilim ki. Yani senin mesela tum arkadaslarin her dakika gorustugun insanlar mi? Bu kiz direkt beni en yakin arkadasi yapiyor. Yani arada sirada gorustugun insan arkadas olmuyor mu? Illa cok yakinlasmak mi lazim
+1
🌸Kittie
(22.02.26)
Buenosdias: Kendi yorumunu niye katiyorsun ki. Gunluk hayatinizda da boyle misiniz siz ya. Var senin gibilrr burada baya da coksunuz hatta
-1
🌸Kittie
(22.02.26)
@kittie o demek ki senden güç buluyor ve seni her daim yanında istiyor. sana ihtiyacı var. sen ise ay benim bugun seninle gorusme modumda degilsin diyosun.

ben reddedemiyorum. arkadasım isterse yanında olurum.
-2
Başka
(22.02.26)
"Baska" senin bu ellinci nick'inmis. Kim oldugunu ogrendim. Sana cevap yok.
0
🌸Kittie
(22.02.26)
"Müsait olmadığım zamanları kollarsan elbette görüşemeyiz"
"Şu an hiç uygun değilim başka zaman lütfen"
"Bana sormadan plan yapma"

Gibi cümleler kurulabilir.
+1
muhayyer divan
(22.02.26)
Hep başına gelen olayla ilgili mi konuşuyosunuz yani o konuda mı desteğe ihtiyacı var. Ne gelmiş başına?
0
benim bir gizli bildiğim var
(22.02.26)
çürük sebze temas ettiği sağlam sebzeleri de çürütür.

herkese mesafeli olmak, mıçmıç ilişkiler olmaması ya da arada kafayı dinlemeniz güzeldir. konuşmak istemiyorsanız direkt ' bu akşam başkasına sözüm var' cümlesi yeterli gelecektir.
0
galahad reloaded
(23.02.26)
bir daha semtinize gelirse bir kere telefonu acmayin, mesaj atarsa da cevap vermeyin. 3, 4 saat sonra mesaj atin ve sunlardan birini soyleyin: 1) partnerimleydim deyin (eger varsa), 2) ailemleydim, akrabamlaydim (eger varsa), 3) evde degildim, 4) uyuyordum. bazi insanlar musait degilimden anlamiyor ki boyle durumlarda musait degilim demek kaba karsilanabiliyor. o nedenle oncelikle sizin baska bir hayatiniz oldugunu, bu gibi oncelikleriniz oldugunu belirten durumlar sunmaniz gerekiyor. eger gelirse ve bu durum yasanirsa daha iyi olur. orada bekler bekler, sonra gider, bir daha da yapmaz. siz her seferinde giderseniz hep yapacaktir. ama gitmemenin de guzel bir aciklamasi olmali (bu kisi icin).
+1
Sour
(23.02.26)
Sormadan etmeden kalkıp gelmek ne ya bu ne saçmalık.
Senin için geldim diyor bir de. Bunun önünü kesmeniz önemli, birkaç kez orada olmadığını, işin olduğunu söylersin haberleşmeden gelmemeyi öğrenir.
Geç cevap vermek, planları daha seyrek hale getirmek çözüm olabilir.
Programınız yoksa bile varmış gibi davranabilirsiniz, bazı insanlar buna mecbur bırakıyor.
+1
mutekebbir
(23.02.26)
(3)

Masumiyet Müzesi'nden Füsun'un taktığı küpeler

euteamo
Masumiyet Müzesi'nden Füsun'un taktığı küpeler satılıyor mu? nerden alabiliriz?
Masumiyet Müzesi'nden Füsun'un taktığı küpeler satılıyor mu? nerden alabiliriz?
0
euteamo
(22.02.26)
Müzede satılıyor diye kalmış aklımda ama tam da emin değilim çok oldu.
0
mutekebbir
(22.02.26)
www.masumiyetmuzesi.org
şuradakilerden biri mi acaba?
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
tam isabet @kobuzchu kiz harikasın, çok teşekkürler. hemen aldım hahah
0
🌸euteamo
(22.02.26)
(9)

Filtre kahve, latte, capucibo bublar şekerli içilmez mi?

sonhakan
Garson ilk defa görüyorum dedi de
Garson ilk defa görüyorum dedi de
0
sonhakan
(21.02.26)
Gayet icilir. Yerini bilmeyen garsonlara sinir oluyorum.
0
kuehles blondes
(21.02.26)
Garson şu muydu:

www.instagram.com

Şakası bir yana, kahve yoğun tadı olan bir içecektir ve herkes kendi damak zevkine göre süt, süt tozu, şurup, tatlandırıcı ya da şekerle tatlandırabilir. Zevk meselesi kısacası, boş verin.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.02.26)
İçilmez
+2
artıküyeolmakistiyorum
(21.02.26)
bana göre saydıkların arasında filtre kahve hariç diğerleri şekerli içilebilir. filtre kahveye de şeker koyabilirsin ama o zamanda alman gereken tadı ve hazzı alamayabilirsin.
0
false pretension
(21.02.26)
istersen cola fantayı karıştırıp içersin. ona kimse karışamaz. @false pretension +1.
+1
mikahakkinen
(21.02.26)
baristanın hiç duymamış olması tam bir ukalalık olsa da saydığınız içeceklerin defaultu şekersiz aslında. yani siz belirtmediğiniz sürece şekerli verilmez. hatta çoğu yerde şeker şurubunu müşteri barın sonunda kendisi koyar. restoranlarda da belirtmeniz gerekir.
0
eileengray
(21.02.26)
Bu garson arkadaş annemin kendine hazırladığı kahveyi görse herhalde baygınlık geçirir.
Bence içilmez ama kimseye de (annem hariç) bu böyle içilmez demem.

Garson annemin kahve tercihini böyle yadırgasa ona da sinirlenirim.
Herkesin kendi zevkidir ya sana mı kaldı yargılamak, hadisizlik.
0
mutekebbir
(22.02.26)
Kahve dediğin şey dün icat edilmedi. İsteyen istediği gibi içmiştir tarihte.
Bu arada bundan 20 yıl önce günde 10 tane çay içenler bile ne az iki şekerli içerdi.
Kahve filan da şekersiz pek içilmezdi.
Şeker hastaları bile suni tatlandırıcı koyardı. Böyle trip yapan barista muhtemelen portakalda vitamindi o zamanlar.
0
burfak
(23.02.26)
istediginiz gibi icebilirsiniz. ben filtre kahveyi sekerli icmem, iceni yargilamam, bu garsonun hadsizligidir. latte ve kapuciboya seker yakisir gibime geliyor, hic denemedim.
0
Sour
(23.02.26)
(9)

Dizilerde kadinlarin bagirma durumu hk

dedeminhirkasi
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
+4
dedeminhirkasi
(21.02.26)
annem izleyince ben de fark ediyorum. yani korkunç bir hal aldı bence dizilerdeki ajitasyon abartılı haller. duygularını kontrol edebilen karakterler yok, insanlara da bunu tavsiye ediyorlar herhalde. korkunç direkt.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Annemi bu konuda çok uyarıyorum yan odadan bile duyuluyor bazen.
Ben geceleri kısık seste dizi izleyerek uyuyorum yeni dizim masumlar apartmanı ve bazen uykudan uyanıyorum bağırışlara. Hadi bu dizi zaten belli sıkıntıları olan insanlar üzerine neyse de her dizide bu kadar fazla bağırma yırtınma gerçekten yorucu olmalı.
Oynayana da izleyene de çok yorucu.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Erkekler napiyor fkfkfk dünya barisi icin cicek mi dagitiyorlar.
Türk dizileri genel olarak berbat ve abartıli tepkilerin bol oldugu bi yer.
-1
Purple life
(21.02.26)
senin benim rahatsız olmamız kimin umrunda. seyirci 2,5 saatlik şiddet pornosu istiyor. yapım şirketleri de talebi yerine getiriyor. yalnızca diziler değil ki yemek programlarında, sabah kuşağında, yarışma programlarında da bağırış çağırış var.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Dizi izlemiyorum, yerli yabancı hepsi manipülasyon kumkuması. Birkaç yıldır yerli dizilerde aşırı derecede zenginlik, aşırı keyfî harcama, aşırı makyaj hatta aşırı estetik görüyorum. Bunların doğrultusunda çok bol aldatma, insan kullanma, öldürme var. Ben kafamı bunlarla yoramam. Elbette kadınların bağırması haykırması da bunlardan biri. Hiç uğraşamam. Kimse de bakmamalı bunlara bence.
0
yaren
(21.02.26)
müdavimi olup da izleyenler belli ki rahatsızlık duymuyor.
izlemeyenlerin rahatsızlık duyduğu bir çok konudan biri bu konuda.

evet haklısınız. duygu kontrolü yok, öfkeleri bol, saçma sapan tavırlar.
sadece kadınlarda değil erkeklerde de var denmiş. doğrudur. yine de ender de olsa aklı başında erkek karakter çiziyorlar gördüğüm. kadınları ise iyice saçma yapıyorlar.

dizi takip etmiyorum ama arada bir tv'de denk geldiğimde üç-beş dakika bakıyorum. yıllardır izlenecek bir diziye rastlamadım.
0
biseysorcaktim
(21.02.26)
sürekli bağırıp ağlıyorlar ben de bıktım bundan. tv izlemiyorum artık
+2
runaway
(21.02.26)
Sırf bu sebeple senelerdir Kore ve çoğu Türk dizisini izleyemiyorum :)
0
truf
(22.02.26)
Ben Avrupa Yakası'nda fark etmiştim ilk. Bütün karakterler bağırarak konuşuyordu.
Tahammül edip izleyemedim.
O zamandan beri de sürekli bir üst perdeden konuşma sevdası var.
+1
burfak
(23.02.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(5)

Bu hafta gerçekten üzüldüğünüz şeyler

sekizdokuzon
Bu hafta kalpten, yürekten iki şeye çok üzüldüm; ilki üçüncü kocasına kaçan kuzenimin annesinde bıraktığı 3 yaşındaki kızı görüntülü konuşmada bana "Anne" dedi, ikincisi zogukan'in muhabbet kuşu Heisenberg hakka yürümüş. Duygu potporisi gibi bir hafta oldu benim için.Siz bu hafta nelere gerçekten ço
Bu hafta kalpten, yürekten iki şeye çok üzüldüm; ilki üçüncü kocasına kaçan kuzenimin annesinde bıraktığı 3 yaşındaki kızı görüntülü konuşmada bana "Anne" dedi, ikincisi zogukan'in muhabbet kuşu Heisenberg hakka yürümüş. Duygu potporisi gibi bir hafta oldu benim için.

Siz bu hafta nelere gerçekten çok üzüldünüz?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(20.02.26)
+ Tanıdığım biri çocuğu için yaptığı videoyu gösterdi bana. Böyle bir şeyi yaşayamama hissi beni zorladı açıkçası.
+ Meşhur peluş oyuncağa sarılan maymun yavrusu videosu.
+2
rakicandir
(20.02.26)
1989 yapımı bir belgesel, 23 yaşında bir genç kızın AIDS'e yakalandığını kendi ağzından anlatıyordu. kızın o yıllardaki belirsizlk ve çaresizliğe rağmen soğukkanlılığı ve hayata tutunması beni çok etkiledi.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Çok güzel ama salak bi genç kızı kadıköy de soyup kış günü feminist eylemde kullanmışlar. Karton kağıda özgürlük istiyoruz yine yazıp kaldırıyordu.
Nasıl bi çaresizlik...
-1
luluki
(21.02.26)
Aile hekimim sahadaymış diye bana diğer doktorlar bakmadı. Öyleymiş.

Dün de kardeşime onun aile hekimi (benimkiyle aynı) 1 aylık eğitimdeymiş diye ilaç yazmamış doktor, benim vazifem değil demiş. İlçe sağlık müdürlüğü de evet öyle bir mecburiyetleri yok demiş.
0
muhayyer divan
(21.02.26)
İki ünlü ölümü beni çok üzdü bu hafta.
Kanbolat Görkem Arslan ve Eric Dane...

Masumlar Apartmanı'na başladım Safiye'ye çok üzülüyorum.

Dünden beri de şu küçük maymun karşıma çıkıyor sürekli yüreğim paramparça.
0
mutekebbir
(21.02.26)
(11)

Parasını verip yapmak istediğiniz abuk sabuk şeyler

sekizdokuzon
Mekan kapamak bence bana aşırı hitap eden bir yvsklik olurdu. Canım sinemada film izlemek istedi diyelim, çok da yoğun olmayan bir seansta ufak bir salonu kapamak isterim. Yeterince param olursa kesinlikle yapacağım bir şey, kendimi mutlaka birisi gibi hissederim.Sizin böyle "Çok zengin olursam şu s
Mekan kapamak bence bana aşırı hitap eden bir yvsklik olurdu. Canım sinemada film izlemek istedi diyelim, çok da yoğun olmayan bir seansta ufak bir salonu kapamak isterim. Yeterince param olursa kesinlikle yapacağım bir şey, kendimi mutlaka birisi gibi hissederim.

Sizin böyle "Çok zengin olursam şu simarikligi kesin yaparım" dediğiniz ya da halihazırda yaptığınız (aramızda zenginler var) aşırılıklar var mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(20.02.26)
Kendi tren yolum olsun isterdim.
+2
kisa
(20.02.26)
Şu hair asmr videolarındaki gibi saatlerce saçımla oynanmasını istiyorum, aklıma direkt bu geldi fikri bile mayıştırdı :)
+2
ekimoloji
(20.02.26)
Müzayedeye koşarım antika ve sanat eserleri satın alırım hemen, en büyük hayalim bu.
+1
mutekebbir
(20.02.26)
Baştan aşağı simsiyah giyinip kafama da bir vualet takıp müzayedeye gitmek +1
Çok yüksek bir teklif verip sanat eserini alıp gitmek

Beli korseli, eteği kat kat, viktoryen vibes veren bir elbise giyip, elime yelpazemi alıp, kapalı kabini olan şık bir at arabasıyla İstanbul'da tur atmak istiyorum.

Bir de bir dönerciye gidip dönerin tam ortasından yanlamasına ısırıp arkamı dönüp gitmek istiyorum. Abuk sabuk denildiği için aklıma bunlar geldi. Yoksa parası neyse verip gitmek istediğim yerler, denemek istediğim yemekler var. Ama onlar normal istekler
+7
kullanicadi
(20.02.26)
Her sene dünyayı gezmek için bir konsept seçerim, mesela 2026’da F1’in tüm yarışlarını izleme bahanesi ile her yarışa gideriz, hem sağı solu gezeriz, hem en güzel otellerinde kalırız, yarışlarda yeni insanlar ile tanışırız.

2027’de Boston Celtics kombinesi alırım, 1 sene Amerika’da yaşarız.

2028’i kış tatili ilan ederim, 6 ay Courchevel’de yaşarız.

2029’u müze ve kültür sanat yılı olur, sadece müze gezmek için dünya’yı gezeriz.

2030 hiking ve tracking yılı olur, ne kadar görülmesi gereken yol tepe bayır varsa gidip tırmanırız.

2031 yaz tatili olur, 3-4 ay lambok’ta, 3-4 ay Palma’da takılırız.

Yeterince zenginsem, sağa sola dünya barışı diye bağış yapıp Chris’i kafalarım 1 sene coldplay ile turnede gezerim.

Yine benzer olarak, müzik festivali yılı, film festivali yılı yaparım. Festivallerde farklı farklı insanlarla tanışırım, akşam çıkıp ağzımızı yaya yaya abc arthouse hakkında gıybet yaparız fln
+2
archmage mahmut
(20.02.26)
dünyadaki sevdiğim müzelere bağışı basar kendi adıma salon, wing açtırırdım. met’deki koç odası gibi. üstüne biraz daha bağış yapıp o halldaki sergilere de karar verirdim. kendi değerlerimi sergileyen minik propaganda salonum.

Bunun aynısını büyük okullara da yapardım, kürsü satın alıp istediğim kişileri x kürsüsü profesörü diye atardım. phd için öğrenci kotası da açardım, ben seçeceğim derdim. boardum seçerdi.
+3
eileengray
(20.02.26)
Kendime ait döner.
Makinede dönen döneri ısırmak.
+3
michael_knight
(21.02.26)
Parasutle ucaktan atlama = bunu 2 sene icinde yapmayi planliyorum.

Hareketli koltuklu yaris/ucus simulatoru = 10k dolar. Yanda cok bos param olursa yapilabilir. Motor falan alip kendim ucuza yapabilir miyim diye arastiriyorum.

Uzaya gitme = 10 saniye uzay sinirinda dursam bile okayim. En son 30k dolar idi, zamanla ucuzlamasini bekliyorum. Asil gercek yatirimlarim disinda bunun icin bi yatirim fonum var 45 yasinda falan yasiyor olursam param yetecek dlfkgldjfkg.

Issiz ada fantezisi = Ada kiralayan yerler var, ama gercekten cok pahalilar. Bir de sahil seridinden iceri gitmeyin yilanlar var demisler ondan yemedi. Yilansiz veya az yilanli bir ada bulursam 1 ay falan kalmak istiyorum.
0
aguen
(21.02.26)
bütün sevdiklerimi alıp güzel ve büyük bir yat ile dünya turuna çıkardım.
0
tabudeviren
(21.02.26)
Yavru fil almak istiyorum ben.
+3
antihero
(21.02.26)
Rallide yolcu koltuğunda oturmak isterdim.
0
mikro patlama
(22.02.26)
(7)

Boykot sorgulama siteleri

yaren
SelamBoykot sorgulama sitelerinde manipülasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Biri diyor boykotlu diğeri diyor boykot yok falan. Konu İsrail malı kullanmak mesela... neye göre bakıcam ben buna?
Selam

Boykot sorgulama sitelerinde manipülasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Biri diyor boykotlu diğeri diyor boykot yok falan. Konu İsrail malı kullanmak mesela... neye göre bakıcam ben buna?
-1
yaren
(19.02.26)
Böyle bir şey mümkün olmadığı için böyle bir site de olamaz.
Modern USB flash belleğin mucidi Dov Moran, İsrail doğumlu bir Musevir.
Google ve Gmail, iki Musevi girişimci tarafından kuruldu.
Intel’de, hatta muhtemelen şu an bu duyuruyu açtığınız bilgisayarın işlemcisi de Intel’dir, birçok temel işlemci tasarımının arkasında İsrailli Musevi mühendisler var.
IVF teknolojileri arkasında onlar var.
Endoskopi teknolojisi arkasında onlar var.
ATM’lerin güvenlik sistemleri arkasında yine onlar var.
Tarımda kullanılan damla sulamadan, her akşam elinize aldığınız ağız hijyeninin ayrılmaz parçası diş ipine kadar Musevilerce geliştirildi.
Mağaraya dönmediğiniz sürece boykot yapamazsınız. Para direkt İsrail’e gitmiyorsa bile Musevilere gidiyor çünkü akıllılar, çalışkanlar ve başarılılar. Boykotun tek yolu tüm bunları kendiniz üreterek alternatif sunmaktır. Gerisi portakal bıçaklamaktan farksız. Kusura bakmayın.
+1
huladancer
(20.02.26)
Boykot sitelerinde neden boykot olduğu, ortaklık yapısı, terör rejimine destek şekli yazıyor. Tıklayıp okuyorum.Alternatifleri de yazıyor.Kendiniz değerlendirebilirsiniz.

@huladancer Terör rejiminin tek başarısı organizasyon ve hırsızlık. Akıl, zeka falan değil. İşlemcileri ve diğer teknolojileri geliştiren mühendis gruplarını yapay zeka yardımıyla incelerseniz binlerce çalışanın içinde kendilerinden olan mühendis parmakla sayılacak kadar az. Müslümalar çok daha fazla.
0
hebanon
(20.02.26)
Yetenekli ve zeki Müslümanları kendi şirketlerinde çalıştırabilme becerisi ve organizasyon yapısı da akıllı, çalışkan ve başarılı olduklarını göstermiyor mu? Biz neden yapamıyoruz?
Yanlış anlaşılmasın hiçbir şekilde savunmuyorum ama çuvaldızı batırırken iğnenin tadına da bakalım. huladancer'a katılıyorum, İşine geldiğinde 6 milyonluk boykot arabasını alıp binenler 20 liralık coca cola almayarak şov yapıyor çoğu zaman.
+2
creepy
(20.02.26)
@huladancer kimse Musevileri boykot etmiyor zaten. Musevi olmak bir insanı kötü de yapmaz. Ben aktif olarak 2 yıldır boykot ediyorum ve global olarak boykot hareketlerini takip ediyorum. Hayatımda hiç x ürününün geliştirilmesinde musevi bir mühendis çalışmış diye bir firmanın boykot edildiğini görmedim. Boykot aktif olarak soykırım işleyen bir devlete karşı yapılıyor. Ayrıca boykot en nihayetinde ekonomik bir zarar vermeyi hedeflese de esas amaç bireylerin bilinçlerini diri tutmalsrını sağlamaktır. Her tüketim davranışında bu sorgulamanın yapılması hiçbir ekonomik zarar olmasa dahi kendi içinde değerlidir. Meseleden hem bu kadar uzaksınız hem de görüş bildiriyorsunuz. Sanıyorum ve umuyorum ki yaptığınız yüzeysel ve birçok açıdan aşır tutarsız yorum kimse tarafından ciddiye alınmaz.

Soruya gelecek olursak, belli başlı siteler bir firmanın neden boykot olduğunu kriterlere göre belirtiyor. Öncelikle bu boykot işinde her markayı bağımsız olarak boykot etmekten ziyade (bu kişisel olarak yapılabilir) toplu sistematik bir boykot sonuç veriyor. BDS (boycott-divestment-sanction) olarak bilinen oluşum da boykot işini sistematik olarak tüm dünyada yürütmeye çalışıyor. Bu sebeple bds listesi benim için mutlaka ve mutlaka boykot edilemesi gereken markaları içeriyor. Liste burada: bdsmovement.net

Tabii bazı markaları boykot etmek çok zor. Ben amazon, booking vs hayatımdan çıkardım ancak google hem iş hem günlük hayatta vazgeçilmesi çok zor bir evren. Yine de reddit’te degoogle subı önemli ipuçları sağlıyor google boykotu için.

Bds’e ek olarak, boycat ve no thanks appleri gerekçelerle belirtiyorlar bir markanın neden boykot olduğunu. Gaza.nu danimarka temelli ve kategorilere ayırmış boykot kriterlerini.

Bir firmanın mesela israil ordusu IDF’e doğrudan katkısı var ise bu çok katı bir boykot sebebi. Ya da bir CEO açıkça soykırıma destek vermişse.

Ama diyelim nutella’nın şemsiye şirketi ferrero. İtalyan firması ama boykot, neden? Çünkü İsrail’de ticaret yapıyor, dolayısıyla vergi ödüyor, ve terör devletine para kazandırıyor. Şimdi burada bir ayrım yapıyorlar. Eğer BM’nin de kabul ettiği sınırlar dahilinde yapılıyorsa ticaret boykot edilemeyebilir diyen bir grup var ama eğer işgal topraklarındaysa (booking gibi) bu demek oluyor ki bu şirket doğrudan işgalden kar elde ediyor bu sebeple katı şekilde boykot edilmeli.

Yani mesele biraz karışık ancak bahsettiğim siteleri taratırsanız yavaş yavaş anlamaya başlayacaksınız diye düşünüyorum.
+5
but that was just a dream
(20.02.26)
Çok çok teşekkürler dostum @but that was just a dram

@huladancer

Soruma cevap vermemişsin, boykot etme davranışımı eleştirmişsin. Bundan rahatsız oldum. Senin görüşüne göre benim kendi boykot edebilme çapım minicik diye tepkisiz kalmam gerekiyor, fakat tam da büyük yaptırımlar bu tek tek tepkisizlikler üzerine kuruluyor. Bunun farkında olmalısın. Hiçbirimiz 1 iken 1000000'luk etkiye sahip olamıyoruz, iş yapamıyoruz, yer kaplamıyoruz, vs. Üzüntünün tam da bundan kaynaklandığını düşünüyorum, elinden büyük bir şeyin gelmemesi, devasa kötülük şebekelerini yok edememek... ama 1 olmak 0 olmaktan çok daha farklı ve kıymetlidir, o 1'ler olmasa 1000000 olamaz. Herkes üstüne düşeni yapma hassasiyetini ne kadar artırırsa o kadar iyi bence. Ben bu frekansı yaşamaktan yanayım, yoksa insanlık yönümüzü kaybederiz. Tepkisizlik doğru bir şey değil bana göre.
0
🌸yaren
(20.02.26)
Soruya cevap değil ama zamanında benzer zorlukları yaşamış biri olarak kendi deneyimimi paylaşmak isterim;

Yaklaşık iki yıldır sadece marka bazlı boykot değil genel bir tüketim boykotuna geçtim, özel olarak boykotuma devam ettiğim yerler var tabii ki o ayrı...

Genel boykota geçmem şöyle bir kolaylık sağladı;
Liste yapıyorum, ihtiyacım olan şeyleri, düzenli tüketmem gereken şeyleri teker teker listeliyorum...
Böyle olunca listemdeki gerekliliklere göre de markaları araştırıp kendime bir ana marka ve yedek listesi oluşturuyorum.
Zamanla zaten yavaş yavaş oturuyor bu. Şu an elimde bir liste yok ama alışveriş yaparken neyi almamam gerektiğinden çok neyi alacağımı bildiğim için biraz daha içim rahat alışveriş yapabiliyorum.


Bu ticaret dünyası, bambaşka bir dünya tabii o para bir şekilde dönüp dolaşıp belli yerlere aktarılıyorsa bile ben vicdani olarak bakıyorum, görüşlerime ters olan yerlerden alışveriş yapmak istemiyorum bu da benim en doğal hakkım illa mağara düzenine dönmeye gerek yok. Boykot bireysel bir tercihtir nedeni sonucu kimseyi ilgilendirmez.
+3
mutekebbir
(20.02.26)
öncelikle sorunun yanıtını bilmiyorum. ancak, bi boykot sitesi de boykot edilmişti yanılmıyorsam, kafaya göre boykot ekliyor diye.

sistem açıklama ile çalışıyor, yani şu boykot, neden referansı da bu şeklinde. siz açıp gönlünüze yatıyorsa boykot ediyorsunuz, yatmıyorsa tüketmeye devam ediyorsunuz.

diğer taraftan;

boykot yapıyorum, çok da mutluyum, sürekli de yapacağım.

açıyorsun gerekçesini okuyorsun makul geliyorsa almıyorsun oluyor bitiyor.

bu olmaz vs. diyenlerin hepsi kendince bir mantık geliştiriyor yok usb bilmem ne.

olay basit gözümüzün önünde çatır çatır masum bebeleri öldürdüler mi, öldürdüler. buna birileri çıkıp destek verdi mi, verdi.

ha işte o birileri ne üretiyorsa almıyorum.

museviyle yahudiyle işim yok. o soykırımı kim yaptıysa derdim o.

yarın dönüp oradaki babaların yerinde olmak istemiyorum. elimden gelen bu, dibine kadar da yapacağım.

zamanında yahudilere yapıldığında yaşasam almanlara da aynısını yapardım. hala iltisaklıları da almam.

ama burada yok bilmem kim yahudiydi falan bırakın bu işleri.
+1
gurur
(21.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(8)

2026 nasıl gidiyor

yakalayamadığın.ışıklar
Yılbaşına girerken beklediğiniz gibi mi?
Yılbaşına girerken beklediğiniz gibi mi?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(17.02.26)
Ben hala 25teyim, 26da o kadar çok yaşadım ve yaşıyorum ki daha farkında değilim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
Berbat.
Yıla çok iyi başlamıştım iş düzenim istediğim hale gelmişti, bir an her şey çok güzel gidecek sandım fakat kötü giden her şeyi bağladığım sebep meğer bu değilmiş.
Sebep benmişim.

Beklediğim gibi mi dersek evet aslında içten içe beklediğim gibi.
Düzen değişince yaşadığım o motive bir hafta sürdü ve özüme döndüm.
0
mutekebbir
(17.02.26)
kötü.

her gün ayrı bir 'soruşturma açıldı', 'yasaklandı', 'gözaltına alındı', 'tutuklandı' haberi.
0
yurtsuz john
(17.02.26)
45 günde borsada inanılmaz paralar kazandım. 2025 Kasım'da girdiğim işimden pek umutlu değildim ama çok şaşırttı ve alıştım. Tahtaya vurayım.
0
gabe h coud
(17.02.26)
çok bi beklentim yoktu ama olan azıcık beklentim de karşılanmadı.
inşallah kalanında şansımız döner yoksa kötü günler bizi bekliyo.
0
matilda
(17.02.26)
bad-worst-2026
0
duyurukullanıcısı
(17.02.26)
Yilbasina girerken bekledigim gibi.
0
Purple life
(17.02.26)
14 Şubata kadar normaldı. Cumartesi Bilbao'ya gittim 3 gece kaldım, geldim. Senem güzelleşti.
0
put it in your appropriate place
(17.02.26)
(5)

Film türlerine göre en izlemelik filmler neler?

ermanen
ana film türleri şöyle: (kopyala yapıştır yapıp istediğiniz türden film yazabilirsiniz. türler kesişebilir ve filmlerde birden fazla tür olabilir.)aksiyon (felaket, kahraman, casus, dövüş, savaş vs.):macera (yolculuk, keşif, survival, korsan, samurai vs.):bilimkurgu (distopik, ütopik, gelecek, uzay
ana film türleri şöyle: (kopyala yapıştır yapıp istediğiniz türden film yazabilirsiniz. türler kesişebilir ve filmlerde birden fazla tür olabilir.)

aksiyon (felaket, kahraman, casus, dövüş, savaş vs.):
macera (yolculuk, keşif, survival, korsan, samurai vs.):
bilimkurgu (distopik, ütopik, gelecek, uzay, post-apokaliptik vs.):
komedi:
dram:
fantastik:
gerilim:
korku:
romantik:
suç/polisiye:
animasyon:

şunları da ek söylemek isterseniz:
belgesel:
tarihi:
western:
kara film (noir):
melodram:
müzikal:

tr.wikipedia.org

not: erotik/porno hariç tutuyoruz
+1
ermanen
(17.02.26)
Aksiyon: John Wick, Mad Max
Macera: Jumanji
Bilimkurgu: Mr. Nobody, Children of Men, Matrix
Komedi: Crazy, Stupid, Love
Dram: Hachiko
Fantastik: Lord of The Rings, Harry Potter
Gerilim: Misery, Midsommar, The Others
Korku: The Conjuring
Romantik: When Harry Met Sally
Suç/polisiye: Seven, The Silence of the Lambs
Animasyon: Inside Out

Belgesel: No Other Land, Dargeçit
Tarihi (Tarih +Kurgu olarak yazacağım): The Zone of Interest, Jojo Rabbit
Müzikal: The Phontom of the Opera, Hair Sprey, West Side Story (Spielberg değil)

Bu soru bana çok iyi geldi sabah sabah.
Bir sürü filmler eklemek istedim ama olabildiğince sınırlandırmaya çalıştım.
+1
mutekebbir
(17.02.26)
90lar hollywood aksiyon.
yada nobody1-2 tarzı vasatın bi tık üstü gişe filmleri (dijitaldeki filmleri izlemem kesinlikle)
0
plastic_angel
(17.02.26)
İlk aklıma gelenleri yazıyorum:


macera (yolculuk, keşif, survival, korsan, samurai vs.): Karayip Korsanları
bilimkurgu (distopik, ütopik, gelecek, uzay, post-apokaliptik vs.): nolan filmleri hariç Moon, minority report
komedi: hangover
dram: Green mile
fantastik: Pan'ın labirenti
gerilim: shutter island
korku: the conjuring
romantik: about time
suç/polisiye: departed, training day
animasyon: Coco
+1
iustitia omnibus
(17.02.26)
çoklu türler bana kafa karıştırıcı olabilir gibi geldi ben o yüzden biraz ayırdım:

aksiyon/polisiye: midnight run
savaş: apocalypse now
bilimkurgu: interstellar
distopya: blade runner
macera/yol: the secret life of walter mitty
fantastik: the lord of the rings
komedi: the big lebowski
dram: the shawshank redemption
gerilim/polisiye: sicario
gerilim/korku: the thing
romantik/dram: in the mood for love
romantik/komedi: wonder boys
suç: pulp fiction
animasyon/anime: grave of the fireflies
belgesel: koyaanisqatsi
western: butch cassidy and the sundance kid
gangster/mafya: once upon a time in america
film-noir: the big sleep
tarihi: dr.strangelove
mockumentary: this is spinal tap
+2
phoarbix
(18.02.26)
kendi soruma cevap vereyim. faydamiz dokunsun:

aksiyon/kahraman: the dark knight, avengers: infinity war, guardians of the galaxy
aksiyon/dövüş: serbuan maut, ip man
aksiyon/felaket: 2012, contagion, dante's peak, the impossible
macera (yolculuk, keşif, survival, korsan, samurai vs.): the road, jurassic park, life of pi, nowhere, into the wild, 127 hours
bilimkurgu (distopik, ütopik, gelecek, uzay, post-apokaliptik vs.): interstellar, alien serisi, dune serisi, arrival, avatar, mad max, inception, about time, children of men
komedi: shaun of the dead, free guy, 3 idiots
dram: mar adentro, incendies, the pianist, manchester by the sea, dancer in the dark, tang shan da di zhen, hachi: a dog's tale
fantastik: the fall, LOTR serisi, the hobbit serisi, the wizard of oz, what dreams may come
gerilim: no country for old men, black swan, climax, burning bright
korku: a quiet place, the descent, the others, barbarian, get out, us, martyrs, lake mungo, the shining, event horizon
romantik: once, splash, moonlight, the time traveler's wife
suç/polisiye: goodfellas, the godfather, heat, the usual suspects
animasyon/anime: wall-e, grave of the fireflies, up, spirited away, your name, akira, demon slayer

belgesel: planet earth I II III, cosmos, the planets
tarihi: schindler's list, apocalypto, amadeus
müzikal: whiplash (tam müzikal değil, dram ve müzik filmi daha çok)
+2
🌸ermanen
(18.02.26)
(19)

Rüşvet verdiniz mi?

michael_knight
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
+2
michael_knight
(12.02.26)
verdim memur zaten yapması gereken işi yokuşa sürdüğünden işimi yapsın diye
+5
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hafizam beni yaniltmiyorsa hic vermedim. Birkac kez rusvet gerektirebilecek durumlarin icinde bulundum ama cesitli sebeplerden rusvetsiz ilerleyebildim.
0
mbond
(12.02.26)
vermedim. gerekmedi.
dilerim öyle bir durumda zorunda kalmam.

bekara karı boşamak kolay, bazen rüşvetsiz işlerin ilerlemediği durumlarda, yapması gereken işi yapması için verilmesi gereken tutarlar oluyormuş.
+1
biseysorcaktim
(12.02.26)
vermedim. işimi yokuşa sürerlerse patronun kim olduğınu hatırlatırım.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
@karım içeride, vezirköprü ilçe başkanının yeğenisin galiba
+13
🌸michael_knight
(12.02.26)
Hiç 'işini bilen'lerden olamadım. Kafama edeyim.
0
anon1m
(12.02.26)
Rüşvetten sayılır mı bilmiyorum ama ufak şeyler, işi hızlı halletsin zorluk çıkarmasın diye devlet dairesine tatlı ile gitmek, yemek ısmarlamak, sabrını zorladığımız bankacıya rakı hediye etmek gibi şeyler.

Bahşiş bırakırken bile gerilir utanırım ben rüşvet hiç benlik bir şey değil.
+5
mutekebbir
(12.02.26)
O zamanlar çalıştığım şirketin imza yetkilisiyken böyle bir olay oldu ve izin aldım o gün. Sonra da kaçtım o şirketten. Bu arada çok riskli bir duyuru oldu sanki. Modlar siler herhalde :)
0
gabe h coud
(12.02.26)
Üstü kapalı isteyen oldu, vermedim. İşim de çözülmedi.
Kasaba minnet edeceğime oramı keser yerim.
+2
cay koy geliyorum
(12.02.26)
ben vermedim ama babamın işi dolayısı ile babam çok vermiştir. Bir dönem show özel habere bile çıktık :D gizli kamera ile ifşa etmeye çalışmıştık 90'lı yıllar tabii
+1
croswell
(12.02.26)
tam rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama kardeşim ameliyat olacaktı bir şehir hastanesinde hademe bulduk. adam bizi aldı randevusuz direk doçent doktorun odasına soktu, "hocam çok ağrısı varmış ameliyat olması lazımmış" dedi. doktorda asistanına yolladı bizi listeye aldı 2 gün sonra ameliyat oldu. ameliyattan çıktıktan 1 saat sonra hademe odaya geldi. geçmiş olsun bir ihtiyaç var mı falan diyor. bizde o ara adama parayı verdik. bizimkilerde alışık değil az mı verdik çok mu hala bilmiyoruz.
+1
my fault
(12.02.26)
2 sene önce çip krizi midir nedir sıfır araba yoktu piyasada. Galericiye teklif ettim ama yine de vermemişti arabayı. Ahahah.

Başka da vermedim.
+1
kaptan maydanoz
(12.02.26)
Para olarak değil ama iş bulma, tanıştırma, referans olma, network,vs olarak verdim.
+2
iwasbornonamountainside
(12.02.26)
Bi devlet dairesinde alenen rusvet istendi. Hem para vermek istemedim hem de nefret ederim rusvet islerinden.
Bana bi seyin eksik oldugu ve bu eksigi de rusvetle tamamlayabilecegini ima etti memur. Onumdeki kisi ise direkt verdi o ima sonrasi, kucuk bir miktardi 100 lira gibi. Bana sira gelince aynisini iste bana da soyledi memur. Ben aaa ne eksigi, avukatim her sey tam demisti (gercekten evraklari avukatla hazirlamistim) hemen kendisini arayayim da siz ne eksikmis bi ona soyleyin ben hic anlamam dedim safa yatip. Neyse cok onemli degil, bu sekilde de olur dedi ve islemi gerceklestirdi bunun uzerine.
+1
Kittie
(12.02.26)
@maydanoz, o rüşvet olmuyor yahu. Rüşvet için devletle ilgili olması gerekiyor.
Piyasada bulunmayan bir ürün için daha yüksek ücret önermek gayet normal bir durum, valla.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Nikah memuru kalem yazmıyor diye para istedi verdik haliyle. Sanırım bu da rüşvet sayılır :)
+2
nuevo
(12.02.26)
Verdim. Memur ve orospunun bahşişini önceden verirsen iyi hizmet alırsın. Yoksa cebinde paranla bekler durursun
+1
michael harddd
(12.02.26)
Vermedim. Isteyen de olmadi isteseler de anlayamam. Böyle isler yüksek seviye sosyal zeka gerektiriyor bence. :)
0
Purple life
(12.02.26)
Turkiye'de vermedim (aklima dahi gelmedi), su an yasadigim yerde de denesem bir yerlerimden kan alirlar.

AMA,

Turkiye rus ucagini dusurdugunde is icin 3 haftaligina rusya'da idim, biraz mahsur kalmisim gibi oldu.
bilmem hatirlar misiniz ama hemen ertesi gunu rus otoriteleri bir suru turk tutukladi, azeri dovdu, koca koca milyar dolarlik sirketleri bastilar, gelen is adamlarini asagiladilar vb.

zaten rusya normalde de yolsuz bir memleket, kendimi korumak icin ulkeden cikana kadar dugunlerde para yagdiran almanci dayi gibi gezmek zorunda kaldim.
+1
adrianapole
(12.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(29)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Erkenci kuş dizisinde tanımıştım, aaa hoş adam diyip geçmiştim. Yurtdışında kendisine ölüp bitilmesine ve hatta genelgeçer olarak yakışıklı bulunmasına şaşırmıyorum. 1,88 boyunda, yapılı ve eli yüzü düzgün bir adam sonuçta. Bana apayrı nedenlerden itici geliyor, söylemleri hoş değil biraz da "poser" sanki. Ama yakışıklı değil diyemem hakkını verelim adamın
0
kullanicadi
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Aaaaa bak jason momoa gerçekten çok yakışıklı🙈 ama yakışıklılığı iri yarı ve maskülen olmasının yanında çok eğlenceli ve komplekssiz olmasından geliyor. Bence çok kafa dengi ve cool biri kendisi. Sıfır toksik maskülenlik. Kendini kanıtlama çabası sıfır, yeri geliyor pespembe takımları çekip geziyor. Böyle özgüvenli olan birisi her şeyi yakıştırır kendisine
0
kullanicadi
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(14)

ev ve bir takım kararlar hk

tuborg yesili
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi o
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.
5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi olan ama pek gelişmemiş ( altayapısı yok) bir yerden ev aldık. alırken de şimdi de motivasyonumuz kiralamak değildi zaten kiralamaya da uygun bir konum değil, gittikçe geldikçe bize kapı olsun, başımız sıkışınça gidelim, yazın gidelim tatilimizi de orada geçirelim kafasıydı. Yazlık gibi ama değil. - başka evimiz falan yok- Hali hazırda da kira ödüyoruz tabiki, bulunduğumuz yerden ev almak ise hem süreçlerin çok uzun sürmesi, hem kalıcı oturum beklememiz, hem de ancak 30 yıl borçlanarak vs nedenlerle mantıklı gelmedi. Bu bilgiler cepte olsun.

Bu konuda çevremizden sürekli salaklık, kiraya verin kiraya vermeyecekseniz niye aldınız, boşa para verdiniz, hımmm köy mü :/ vs eleştirileri geldi, gelmeye devam ettikçe de bu konuya ben de üzülür oldum. Etkilendim.

Evet aldığımız paraya bir şehirden 1+1 de alabilirdik, kiraya da verebilirdik ama biz bahçesi olsun biraz insandan uzak olsun istedik. Ve her türlü geri döneceğiz zaten tamamen, şimdiden evimiz olsun mantığı vardı.

Kredinin kaldı 2,5 yılı, şu an kira + kredi ödemek bizi zorlamıyor ama ikimiz de özel sektördeyiz her an işsiz de kalabiliriz tabiki. Hatta benim işim biraz sallantıda bu yüzden de belki de ben kafamda elli tane senaryo kuruyorum. Acaba cidden kira geliri getirecek hale mi döndürsek diye ama bir yanım da hiç istemiyor.

Mevcut durumu yorumlayıp, siz olsanız ne yapardınız fikri verebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
tuborg yesili
(10.02.26)
Valla tek kriter maddi fayda değil psikolojik fayda da kriter.
odeyebiliyirsaniz gönlüne göre hareket et derim.
+1
kisa
(10.02.26)
Böyle mantıklı ve güzel bişey yaptığım için çok mutlu olurdum.
+2
gobekliraki
(10.02.26)
İnsanlar kendi yatırımlarıyla ilgili yorum yapsın ya bir zahmet, buna da karışmasınlar.
Bitmesine az zaman kalmış, sizi ekstra bir zorluğa sokmuyor, bence bunlardan etkilenmenize hiç gerek yok.
Bahçeli, şehirden uzak, sakin yerdeki ev şehirdeki 1+1 eve tercih edilir her türlü.

Bu konuşmaların altyapısında hep bi haset olur, boş verin takılmayın bunlara.
+3
mutekebbir
(10.02.26)
Paraya sıkışmadıkça kiraya vermeyin. Kiracı çıkan evler gerçekten genellikle savaş görmüş gibi oluyor. Benim ailem de yılın yarısını bir şehirde diğerini de başka bir şehirde geçiyorlar. Yaklaşık 5 sene boyunca insanlar bari kiraya verin diye minnoş anamın canını sıktılar. Kiralık olmamasına rağmen insanlar aradı. Milletin ağzı torba değilki büzesin gerçekten.

Ev sizin, keyif sizin, para sizin. İsterseniz tek başınıza dubleks evde oturursunuz, isterseniz köyde ev alırsınız. Bence etrafınızdaki sesleri susturacak "biz öyle istedik" gibi kesin bir cevap hazırlayın. Herkes yerini bilsin.
+1
tiredofwaiting
(10.02.26)
hava serinleyince mont almışsınız, insanlar niye mont aldın, hırka alsaydınız ya demiş gibi bir durum. yani siz kendi ihtiyacınıza göre bir alışveriş yapmışsınız. insanların ihtiyaç ve beklentisine göre alışveriş yapmadığınız için eleştirilmişsiniz ki çok saçma.
ödenebildiği sürece ben bi problem göremiyorum.
ayrıca kiracı ile uğraşmak başlı başına bir problem olabiliyor şu dönemde.
+3
elorelia
(10.02.26)
Boş kalması bana mantıklı gelmiyor.
Eğer kiradan edineceğiniz gelirle Türkiye’de 3 hafta ultra her şey dahil beş yıldızlı tatil yapacak parayı alacaksanız kiraya verin derim.

Çünkü zaten Türkiye’ye mesela toplamda 4 hafta gelseniz bile bunun ancak 2 haftası orada kalırsınız. 52 haftanın 50 haftası boş kalacak bir ev bana çok mantıksız geliyor. Bu arada oturulmadığı için ekstra masraflar da açabilir ev size.

Ama psikolojik etkisi sizi rahatlatıyorsa onu parayla ölçemeyiz. Boş kalmaya devam etsin.

Çok emin olduğunuz zaman kiraya verirsiniz.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Yurtdışında olsam, mutlaka senin yaptığını yapardım. Gitmesem de kalmasam da istediğim an gidebileceğim bir evimin olmasının bana vereceği psikolojik desteğe paha biçilemez bence.

Çok iyi yapmışsın.
+2
Mirket
(10.02.26)
Yorum yapanlar aile ve yakın arkadaş çevresi kötü niyet yok aslında.

Sadece 2 hafta değil, 2-3 ayda bir min 1 hafta ve kesintisiz her yıl 1,5 ay gibi sıklığı belirleyebiliriz. Yani kafadadan yılda 10 hafta 2,5 ay diyelim.

Şansımıza da komşularımız çok tatlı insanlar, anahtar bıraktım mesela arada girip bakıyorlar bizim uzakta olduğumuzu bildiklerinden.
+4
🌸tuborg yesili
(10.02.26)
yilda 10 hafta kaliyorsaniz bence gayet mantikli bir yatirim. kiraya vermeye gerek yok. insanlar yazlik alip ayni sure kullaniyor, hatta daha az kullananlar vardir.
+2
lemmiwinks
(10.02.26)
@tuborg yeşili, yılda 10 hafta kalıyorsanız kiraya vermeyi hiç düşünme. Hem evi kullanıyorsunuz hem de seni psikolojik olarak rahatlatıyor. Fikir veren akrabalara teşekkür et, sebep söyleme. Sen sebep söyledikçe karşıt nedenler geliştirirler.
Bu süreçte anahtarı hiçbir akrabaya kaptırmamaya dikkat et.
Hayırlı olsun.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Altyapısı aşırı kötü değilse bana kiralayın? :)
www.eksiduyuru.com
+2
sekizdokuzon
(10.02.26)
normalde kiraya vermek icin ev almazdim,
oturmayacagim eve para vermezdim,
ama yurtdışında olsam ,
burada bir ikametim olmasini isterim.
cok borca girmediysen kira ile uğraşma,

illa kiraya vereceksen
muhtemel bir kisi buldun @8910

hem buradanda aklina geldikce sorarsin evin durumunu.
+1
designer
(10.02.26)
Şuan trde yaşayanlar olarak maddi laygılarımız çok yüksek. Bunun sonucu olarak da boşa akan bi kaynak gibi görüyor insanlar.
Sizin durumunuzda kredi ve kiranızı ödemek zorlamıyor. İşiniz de var. Hiç kötü bi karar değil. Keyfini sürün evinizin.
İşsiz kalırsanız da o zaman düşünürsünüz.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.02.26)
bence çok güzel yapmışsınız hayırlı olsun
+1
Hallegadola
(11.02.26)
(5)

uzum sirkesi vs elma sirkesi

antikadimag
neden?
neden?
0
antikadimag
(10.02.26)
elma sirkesi üzüm sirkesine göre daha yumuşak ve kullanım alanı daha fazla.elma sirkesi marinasyon için daha uygun. üzüm sirkesi çok keskin.
+1
mikahakkinen
(10.02.26)
normalde elma yiyincede sindirimi kolaylastiriyor,
tabi sirkeside +1 daha tercih edilebilir.
0
designer
(10.02.26)
çorbaya yemeğe salataya üzüm, marinasyon gibi işler için elma sirkesi.
0
ground
(10.02.26)
ben de salatalara üzüm sirkesini tercih ediyorum, diğer yemeklerde ise fark etmiyor benim için. ne açıdan sorduğunuzu tam anlamamakla beraber sizin yaşadığınız yeri düşününce beyaz şarap sirkesini öneririm. salatalarda çok iyi oluyor. çok yumuşak.
+1
eileengray
(10.02.26)
Salatada üzüm sirkesi çok güzel oluyor.
Elma sirkesini sadece diyetisyenimin önerdiği dönemde kullanmıştım ve sek tüketmem gerekiyordu hafif diğeri kadar keskin değil, rahatsız etmiyordu ama ilk tercihim üzüm olur, keskinliğini seviyorum ve tek başına tüketmediğim için rahatsız etmiyor.
0
mutekebbir
(10.02.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(4)

Mersin’de tantuni yenecek yer

lacrim
Selam, sehirdisindan geliyoruz. Mersinde araba parkinin kolay oldugu yerde, fiyatlarin ucuk olmadigi bir tantunici ariyoruz. Onerilere acigim.
Selam, sehirdisindan geliyoruz. Mersinde araba parkinin kolay oldugu yerde, fiyatlarin ucuk olmadigi bir tantunici ariyoruz. Onerilere acigim.
0
lacrim
(09.02.26)
Bozmadılarsa Memoş tantuni veya Göksel tantuni.
0
ekimoloji
(09.02.26)
Şişko tantuni diye bir yer var aman allahım hayatımda yediğin en iyi şeydi.
Ekmekli olanı tavsiye ediyorum, ekmeklerini de kendileri yapıyorlarmış inanılmaz iyi.
Hastanelik olacak kadar yemiştim.
0
mutekebbir
(09.02.26)
Erdemli den gececekseniz esenpinar tantuni. Çok iyi
0
etna
(09.02.26)
memoş tantuni tek geçerimmm
0
Kuzeyli54
(09.02.26)
(10)

Ben İstanbul'dan gidiyorum

sekizdokuzon
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım. Teşekkürler.
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.

Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.

O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım.

Teşekkürler.
-8
sekizdokuzon
(07.02.26)
Süper hareket
+3
kisa
(07.02.26)
+14
kizil karga
(07.02.26)
Yeni hayatında sana mutluluklar dilerim. Umarım çok keyifli olur senin için. Şahane arkadaşlar edinirsin ♥️
+1
rock n roll
(07.02.26)
Gel bir gün ağırlayayım beybi
-1
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
istanbulda cogu kisinin ömrü trafikte geciyordur heral.

hayirlisi olsun.
+1
designer
(07.02.26)
Yolun açık olsun.
+1
gobekliraki
(08.02.26)
Bol şanslar, umarım bundan sonraki hayatın beklediğinden daha güzel geçer.
+1
rakicandir
(08.02.26)
hayırlı olsun.
+1
antihero
(08.02.26)
Hemen pes etme, aksilikler olacaktır diren. Bol şans, hayırlı olsun.
+1
mutekebbir
(08.02.26)
Hayırlı olsun sayın sekizdokuzon. Mutlu, huzurlu, sağlıklı olmanı dilerim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.02.26)
(12)

Annenin evlilik baskısı

egerbiryolcu
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?

Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.

Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.

E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.

Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.

Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.

Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu
(07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).

Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Sorunuza cevap değil ama, şu 'gider bir huzurevinde kalırım' lafını çok kullanan arkadaşların
devlet huzurevi sırası,
devlet huzurevlerinde ne zamana kadar kalınabildiği
ve
özel huzurevi fiyatları
konuları hakkında en ufak bir fikirleri var mı acaba diye hep merak etmişimdir.
+1
Mirket
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar.
Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.

Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle.
Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar.
Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."

Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.

ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
+3
iwillsee
(07.02.26)
(14)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
Şu sıralar hep içinde handpan olan müzikler dinliyorum

music.youtube.com

Ya da böyle şeyler:

music.youtube.com
0
kullanicadi
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(16)

Bitkimi şımartmak için premium saksı sorusu

aguen
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.

5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım bayağı büyümüş. Hemen saksısını değiştirdim tabii.

köksal yaşama çok güzel tutunuyor. çabalarım ederim bitkilerimi öldürmemeye çalışırım tabii ama çok badireler atlattı. bu yaşama tutunması beni zamanında bir kere depresyondan bile çıkardı diyebiliriz.

geçenlerde 2 hafta bir tatilden dönünce gitmeden hazırladığım sulama düzeneğinin bozulduğunu, köksal'ın yapraklarının düştüğünü görünce çok üzülmüştüm. hemen acil bakıma aldım ve dün bir baktım bir sürü yaprak açmış tekrardan.

10-15cm çapta eğlenceli olabilir, güzel olabilir saksı önerilerinizi bekliyorum. beymen'den bile baktım köksal en premium saksıyı hak ediyor.

buraya kadar geldiyseniz okuduğunuz için teşekkürler.
+11
aguen
(06.02.26)
Böyle bağ kurduğum bir bitki olsa ona seramik kursuna gidip kendim saksı yapmak isterdim.
Evin dekorunu renk dağılımını vs. bilmediğim için öneride bulunamadım, ikea'da, koçtaş'ta vs. ara ara güzel saksılar denk gelebiliyor biraz gezilebilir.
+2
mutekebbir
(06.02.26)
Köksal böyle birşeyden hoşlanır mı acaba: www.fidanburada.com

ya da bundan: www.pasabahcemagazalari.com

www.pasabahcemagazalari.com

wohha.com
+1
tiredofwaiting
(06.02.26)
Köksal için şurada birtakım premium bonsai saksıları var. Sanırım bir kısmı japonyadan ithal.

www.bonsaiseika.com

Bir de burası var;

www.bonsaimarketi.com
+1
akhenaten
(06.02.26)
Köksal bonsai ise, saksı büyütmek formunu bozacaktır. Mevsiminde de kök ve dal budaması yapmak gerekir ki formu bozulmasın da ağaçlaşmaya başlamasın. Ama sen budama konusundan hiç bahsetmemişsin. Bunca yılda sanırım ağaçlaşmaya başladı.

zaten de sen onu formu için değil de her şeyiyle seviyor ve mutlu olsun istiyorsun.

dekor olsun, göze hoş görünsün derdinde değil de sırf o mutlu olsun düşüncesindeysen, plastikten, seramikten uzak durup sırlı olmayan toprak saksı almalısın ki kökleri de hava alsın ve Ohh, Dünya varmış. desin.
+1
Mirket
(06.02.26)
peki köksal'ın 15 cm çapta saksının kendisine iyi geleceğinden haberi var mı? bitkinin türünün ne olduğunu, köklerinin ne kadar derine inebileceğinin, ne kadar genişliğe yayılabileceğini biz nereden bilelim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
Bitkisine köksal ismin koyan insan, sen Feyyaz Yiğit misin :) şaka bi' yana çok kral hareket, aşırı takdir ettim.

ben extra gübre fln da alırdım.
+1
kumandanim
(06.02.26)
çok tatlısınız , çiçek ve hayvansever insanları ayrıca seviyorum . ben de evdeki çiçeklerimin çoğunu bim ve migros kasa kenarlarından aldım . salonumun bir köşesi amazon ormanlarına dönüyor şimdi , devasa büyüyorlar.
ben de büyük saksılara geçtim ve sarımsak bekletilmiş su , tarçın ve gübreli topraklar ile onları delirtiyorum.
Bonsai bakımı çok başka araştırmak gerek büyük saksıyı sever mi sevmez mi bilemedim .
+1
devilone
(06.02.26)
Madem konumuz Köksal şımartma. Gübre ve suyu verirken bilinçli olmak lazım. Azı kadar çoğu da zararlıdır çünkü.
O konuda da şu sensörü öneririm.

www.alibaba.com
+1
Mirket
(06.02.26)
bi fotoğrafını atsana.
+1
antihero
(06.02.26)
su hayatta koksal kadar degerimiz yok ona yanarim..
+2
cooperr
(06.02.26)
Koksalin fotosunu koy sana saksı atayim
+1
topkapiaksaray
(06.02.26)
sabah atayim foto
+2
🌸aguen
(07.02.26)
gelmedi fotoğraf.
+1
antihero
(08.02.26)
Bize güzel bir hikaye anlattın ve her güzel hikayede olduğu gibi bu hikayenin de galiba gerçek olmayan tarafları da vardı. Köksal vardır yoktur başka, ihtimali de hoştu.

Siz de fotik de fotik diye ne tutturdunuz, yalandı belki ama güzeldi hahaha

(bkz: öğlen rakısı)
+1
tiredofwaiting
(08.02.26)
köksalı çok abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz, bunun için mi bu kadar anlattın diyebilirsiniz ama bende yeri ayrı <3

i.imgur.com

0 yaprak kalmıştı geçenlerde, oradan buraya gelmesi de köksalın iradesini gösterir.
+6
🌸aguen
(08.02.26)
koksal bize bir sey anlatmaya calisiyor gibi
-1
antikadimag
(08.02.26)
(20)

kızlara bir soru

art cat chocolate
kızlar selam.makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?gözlük kullanıyor musunuz numaralı?saçınızı hep yapıyor musunuz?ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan bulu
kızlar selam.

makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?
gözlük kullanıyor musunuz numaralı?
saçınızı hep yapıyor musunuz?

ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan buluşmalarda da makyaj yapmam. ayrıca gözlük takıyorum hep, lens de takmayı sevmiyorum. sadece kırk yılda bir süslenesim gelirse öyle makyaj yaparım ve lens takarım. saçımı neredeyse hiç yapmam, çok yorucu.
0
art cat chocolate
(06.02.26)
Hiç yapmıyorum. Pandemi öncesi yapıyordum genel olarak ama pandemide rahatlığa çok alıştım. Geçenlerde bu böyle olmayacak deyip malzeme aldım ama halen daha kutularını bile açmadım. Halbuki yeni yıl planlarımdan birisi işe her gün makyajlı gelmekti:(
0
umutt
(06.02.26)
ise giderken pek yapmiyorum da genelde ufak da olsa yapmaya calisiyorum disari cikarken. sacimi da fonlerim lens de takarim. bu islere bu kadar usenmeyecek kadar enerji tasarrufu yapmakta fayda var
0
ala09
(06.02.26)
Selam.

Makyaj neredeyse hiç yapmam günlük kullandığım bir iki rutin var o kadar. Özel bir etkinlik varsa ancak, onda bile çok hafiftir belli bile olmaz, sevmiyorum.

Gözlük kullanmıyorum ama gözlük takmayı çok istediğim için her yıl gözüme baktırırım ihtiyaç halinde lens değil gözlük kullanırım.

Saçımı hep yaparım ama hep yapmaktan kastım büyük şeyler değil, derli toplu olsun isterim, ya düzleştiririm ya tepede toplar kahkülleri düzeltirim, ya örerim.
0
mutekebbir
(06.02.26)
işinde yukselmek istiyorsan, böyle bir kapı açıksa prezentabl olmak lazım, makyajına kıyafetine saçına dikkat etmek lazım, kurumsal firmada bu must gibi birşey

düz bi şirkettesindir abi abla söylemleri ile çalışırsın yapmayabilirsin ortam kaldırır.
-5
eja
(06.02.26)
abi-abla yok. zaten abi abla diyecek kimse yok, tüm ekip genç. hanım-bey de yok, patrona dahi. kurumsal denemez bir şirketteyim ama küçük bir yer gibi de değil. yükselmek için görünüşe değil işe bakılıyor.

benim rahatlığımın kaynağı yıllarca reklam ajanslarında çalışmış olmak. :d bazen ajansta uyduğumuz için pijama panduf takıldığımız bile oluyordu. ajanslarda da yükselmek için görünüşe bakmıyorlar.
0
🌸art cat chocolate
(06.02.26)
işe giderken günlük makyaj yapıyorum. elim alıştığı için hızlı yaparım. ama cilt makyajı yapmam sadece güneş kremi sürerim. fondoten kullanmam.

hafta sonu daha renkli makyajlar yaparım. saç konusuna gelince burada kurum kuaförümüz var çok ucuza yapıyor fönü. haftada bir fön çektiriyorum. iki gün kullanıyorum. onun haricinde saçlarımı yıkadıktan sonra örerim. sabahleyin açarım. saç diplerini düzleştiririm sadece.
0
Hallegadola
(06.02.26)
işe gittiğimde mutlaka saç makyaj yaparım. seviyorum hazırlanmayı. normal zamanda her dışarı çıkıp markete yakın bi yere giderken ısrarla makyaj saç yapma alışkanlığım yok. ama bi rimel sürerim. yüzümde kızarıklık vs varsa kapatırım.
evde gözlük, dışarıda lens kullanıyorum. dışarıda gözlük takmaktan hoşlanmıyorum.
0
chanandler bong
(06.02.26)
tabi iyi görünmek bir artı ama ben aşırı üşeniyorum. eskiden beri hiçbir zaman makyajı takıyı falan seven biri olmadım. günlük makyaj yapmıyorum, sadece nemlendirici krem+tonik. saçımı ayda 1-2 kere düzleştiriyorum işe giderken. onun dışında hep yarım toplarım.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
Makyaj yapmiyorum. Gözlük takiyorum.

Yükselmek icin asil cok fazla güzel olmaman, cok seksi olmaman lazim.Bu konuda arastirmalar var. Yüksek pozisyonlu insanlar genelde erkek ve güzel kadinlarla yakin calismaktan adim cikar diye cekiniyorlar. Is cikisi bas basa yemege gitmiyorlar, alinan isi hadi kutlayalim bisiler icelim demiyorlar ve haliyle yakinlik da cok kuramayip calismayi tercih etmiyorlar. Bu tabii abd‘de ama ben hakli buldum.

Ben makyaj yapmiyorum cünkü makyaj yapmamak icin cildime cok iyi bakiyorum. Bir de makyaj yapmak bana cok artificial geliyor.
-3
Purple life
(06.02.26)
Yapıyorum. Makyaj yapmayı süslenmeyi severim, saçımla çok uğraşmıyorum dalgalı zaten köpük sürüyorum genelde ve açık bırakıyorum. Aynada kendimi güzel görmek hoşuma gidiyor. Hiçbir şey yapmasam bi ruj sürerim, renk geliyor insanın yüzüne.
0
ekimoloji
(06.02.26)
patronu süslü giyinip ayartıp yüksel demiyorum, prezentabl olmaktan bahsediyorum ki yazmışımda, iş ilanlarında bahsedilir ya hani? iş yerinde banyodan çıktığım gibi gitmek bana yanlış geliyor benim öğrendiğim kurum kültüründe bu yok. kurumsal/yarı kurumsal yer görüp deneyimlerseniz insanlar bakımlı hafif makyajını yapar temiz kıyafetlerle gelir, mesela eskiden spor ayakkabı giyilmezdi artık bir şekilde yakıştırır olduk buda prezentabl olmanın içine girer oldu..
+1
eja
(06.02.26)
Ağır makyaj değil ama günlük ve hafif makyajım vardır her gün; 5 dakikamı alır. İşe giderken de yapıyorum.

Saçlarım dalgalı/ kıvırcık arası; köpükle 5 dakikada şekilleniyor. Ayda birkaç kez fönlediğim, maşa yaptığım da olur. Toplarsam da şekilli bir şekilde toplarım.

Gözlüğüm de var ama genelde lens kullanıyorum. Gözlüğü evde kullanıyorum.

Her gün 15 dakikamı ayırıp saçımı başımı düzeltmek, hafif makyaj yapmak bana iyi hissettiriyor. O yüzden atlamam. Aynı şekilde cilt bakım rutinimi de hiç es geçmem.
0
fraise
(06.02.26)
her gün yapmıyorum makyaj. bazen yüzüm çok kızarık oluyor o zamanlarda yapıyorum. ya da o gün işten sonra bi yerlere gitme, bi arkadaşımla buluşma planım varsa o da far falan yok. fondöten/bb krem, allık, rimel, ruj.
lens kullanıyorum yüzüm küçük ve yuvarlak olduğu için hiçbir gözlüğü kendime yakıştıramıyorum. sadece evde tv izlerken taktığım bi gözlük var. 13 senedir lens kullanıyorum dışarda gözlük toplasan 10 kere takmamışımdır.
saçımı kışın düzleştiriyorum. yazın topluyorum. saç yapmayı hiç bilmiyorum sadece topluyorum örebilmeyi falan çok isterdim ama o konularda yeteneğim yok hiç.
0
matilda
(06.02.26)
Canım o gün süslü hissetmek istiyorsa yapıyorum. Evden çalışa çalışa doğal halime çok alıştım ve güzel bulmaya başladım kendimi, o yüzden gerek duymuyorum. Eskiden kendimi çirkin bulurdum ve makyaj yapmak zorunda hissederdim. (Biliyorum, yanlış bir düşünceydi, atlattım.) Gözlük de kullanıyorum. Saçımı falan da aynı şekilde o gün süslenmek istiyorsam yapıyorum.

Ama bunlar dışında cildimin ve saçımın "süssüz" hallerinin düzgün görünmesi için çok bakım yapıyorum. Aksatmam, cildime sabah akşam bakım yaparım ama abartı bir rutinle değil. Saçlarımla da her gün ilgilenirim.
0
nolmus yani
(06.02.26)
Gözlüğüm var. Göz makyajını çok seviyorum ama hiçbir şey sürmesem bilr şıp şıp yaşlar süzülüyor.

Üğpoyı ya da abuzer, insanları zorbalamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Neden eksi verelim kıza? Ondan sonra gelip küfrediyorlar diye ağlıyorsun.
-1
Kahvedesu
(06.02.26)
Makyaj yapmıyorum. Hiç yapmadığım için alışık değilim. Kardeşim evlendi o zaman yapmam gerekti palyaço gibi hissetim kendimi.

Gözlük takıyorum zira gözüm bozuk ve lens rahatsız ediyor.

Saçım kısa ve düz o konuda şanslıyım çok uğraştırmıyor.
0
peki madem
(06.02.26)
Hoaydaaa zorba kelimesini yeni ogrendik galiba, cumle icinde kullanmaya calisiyoruz :)

Sen de kadinsin ya, senin lehine bisi soyluyorum aslinda ama israr etmiyim neyse. Bazi insanlar hak ediyor iste
+8
üğpoıuy
(06.02.26)
@üğpo, sana sesli harf yüklemesi gelmeden önce ben "zorba" kelimesini cümle içinde kullanıyordum. Endişelenme!
-9
Kahvedesu
(06.02.26)
Kısa cevap yapmıyorum. Özel günlerde ya da gerçekten bir şeye ya da kendim için özenirsem yapıyorum.
Ne kadar temiz içerikli olarak pazarlansalar da yüzüme tüm gözeneklerimi kapatacak/tıkayacak kimyasalları sürmek sonra onları çıkarmak için uğraşmak zaman harcamak bana pek uymuyor. Bir de makyaj yapmayıncaki görüntüne sen de çevren de yabancılaşıyorsun bir noktada. O da uzun vadede iyi sonuçlanmıyor sanki. Saçımın özenli olmasına dikkat ediyor, yüzümü yıkıyor, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu yetiyor bana şimdilik.

Ha ruju günde 3-5 defa sürüyorum:/
+2
Amaranta ursula
(06.02.26)
Ten makyaji yapmiyorum. Usendigimden degil, sevmiyorum. Gereksiz buluyorum aslinda. Kaslarimin rengi cok silik oldugundan kas maskarasi kullaniyorum. Kahverengi rimel ve ruj. Sadece bu uclu var bende. Bu da 5 dakikami bile almiyor. Biraz makyaj yapayim bugun dersem de ekstra allik surerim sadece. Sacla ugrasamiyorum o yuzden hep at kuyrugu veya topuzdur. Ama topuzla is yeri hic olmuyor ben direkt banka mudiresine donuyorum topuzla jdjd
0
Kittie
(06.02.26)
(5)

Kaygılıyken sosyalleşmenin zor gelmesi

egerbiryolcu
Hayatımda çozemedigim bir sorun var. Bunu aşmadan tam anlamıyla rahat hissedemeyeceğim. Bir yandan da evlilik törenleri, arkadaş davetleri ve benzeri etkinliklerin yoğun olduğu bir donemdeyim. Bazılarına mecburen gitmek zorundayim bazılarını eliyorum bazilarini erteliyorum ama hepsi üstümde bir yük
Hayatımda çozemedigim bir sorun var. Bunu aşmadan tam anlamıyla rahat hissedemeyeceğim. Bir yandan da evlilik törenleri, arkadaş davetleri ve benzeri etkinliklerin yoğun olduğu bir donemdeyim. Bazılarına mecburen gitmek zorundayim bazılarını eliyorum bazilarini erteliyorum ama hepsi üstümde bir yük bir baskı oluşturuyor. Hatta hicbirine de gitmek istemiyorum ama bu defa yargılanacak olmanın baskısını kafaya takarım diye mecbur kalıyorum. Veya arkadaş daveti akraba nişanlarinda herkes kaynaşacak ben gitmezsem dışlanmış hissedicem.

Size de dertliyken oluyor mu bu düşünceler?
+1
egerbiryolcu
(04.02.26)
Arada bir hal geliyor evet. Enerjimi toplayip gidebilirsem güzel oluyor.

En azindan bir görünüp gelmek lazim. Hic gitmemekle arasinda baya fark var.
0
Purple life
(04.02.26)
Ben de şahsen öyle ortamları sevmem,hatta ayrıca gerilirim.ama az görünmekte fayda var gene
0
denizciman
(04.02.26)
Oluyor tabii, hatta dertli olmama gerek yok normal ruh halimde bile bu tür etkinliklerden hiç hoşlanmam ama bazı insanlar var yanlarında olman gereken mecbur gidiyorsun. Genellikle bir şey uydururum kısa kalmama mazeret olarak, onlar da anlar uydurduğumu ama gitmiş olmamın bile onlar için önemli olduğunu biliyorum herkese gitmediğim için bunu anlayabiliyorlar.
+1
mutekebbir
(04.02.26)
Evet. cevap harekete geçmek çünkü öbür türlü kendi olumsuz düşünceni sınanmamış oluyorsun ve kaçınma davranışını besliyorsun. Önce bir kağıt al olabilecek olumsuz şeyleri yaz. Sonra etkinliğe git ve kaygı yaşıyorsan bunu o anda ne hissettiğini iyice anla sonra düşüncelerini değil olguları not al. Mümkünse güvendiğin yakın birine ben böyle hissediyorum sen bunu gözlemledin mi diye sor. Sonra karşılaşır.
+1
anon1m
(04.02.26)
hayatta en güzel şey rahat olmak, hiç bir şeyi takmamak. çok zor bir şey, keşke herkes yapabilse.
0
co2s2
(04.02.26)
(4)

Ayvalık'ta nerede ne yenir?

sekizdokuzon
Mutlaka git dediğiniz neresi var?Teşekkürler.
Mutlaka git dediğiniz neresi var?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.02.26)
Ares kafe’de kahvaltı
Mor salkım’da zeytinyağlı yemekler
Rising Sun’da kahve (kahvesi güzel olan tek yer)
Melin kafede sumaklı limonata
0
mutekebbir
(04.02.26)
Crow Coffee Roastery
Fox Burger & Hotdog
Mahzen Ayvalık Şarap Evi
0
cancoskn
(04.02.26)
Macaron Muhallebicisi.
0
auroraaurora
(04.02.26)
cunda kısmında Pino Cunda diye bir minnacık mekan vardı, taco yapıyolar çooook lezzetli.
0
Sadece soruyorum
(04.02.26)
(2)

Saçı düzlestirdikten sonra saç spreyi sıkılır mı?

egerbiryolcu
Saçlarım ince yapılı kuru kabaran tipte. Rüzgarda hep uçuşuyor. Evde yaptığım şekil dışarı çikinca bozuluyor. Saç spreyi maşaya falan kullaniliyor da düz saça da olur mu. Mesela duzlestirince yağ serum da suruyolar ama en ufak ıslak bir şey sürünce de bozuluyor gibi geliyor bana. İki üç gün önceden
Saçlarım ince yapılı kuru kabaran tipte. Rüzgarda hep uçuşuyor. Evde yaptığım şekil dışarı çikinca bozuluyor. Saç spreyi maşaya falan kullaniliyor da düz saça da olur mu. Mesela duzlestirince yağ serum da suruyolar ama en ufak ıslak bir şey sürünce de bozuluyor gibi geliyor bana. İki üç gün önceden saçimi yıkayıp iyice kurutup iki gün üst üste ince tutamlar ayirip duzlestirirsem ve hava da rüzgarsız tatlı bir havaysa anca o zaman bozulmuyodur.:/
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
Olur neden olmasın? Yağ da sürebilirsiniz öncesinde. Benim de saçlarım düz ve kullanıyorum gayet sprey.
+1
suyin
(02.02.26)
Benimkini sprey de bozuyor ince telli ufacık rüzgarda kabarıp bozuluyordu hep ama şampuanıma vitamin ekleyip keratin etkili saç bakım kremi kullandığımdan beri durum iyi.
Hemen hemen tüm markaları denedim ama bana en iyi gelen pantene keratin bakım kremi. Bir de Bioxcin keratin argan yağı kullanıyorum nemliyken, düzleştirdikten sonra da çok çok az sürüyorum o yağı, bana iyi geldi.
Bunlar kabarmasını önlüyor ve sakinleştiriyor yağmurda ıslanmadığı sürece bozulmuyor artık.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(10)

Ekşisözlük gittikçe salaklaşıyor mu

gobekliraki
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"Ciddi ciddi yorum yazıyorlar. Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"

Ciddi ciddi yorum yazıyorlar.

Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
+3
gobekliraki
(02.02.26)
bir kısım salaklaşma, bir kısım da olayın gerçek olmadığını bile bile farazi bir olay üzerinden kendi düşüncelerini paylaşma amaçlı.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ekşi sözlük beni sildiği gün dedim bu siteden bi halt olmaz diye. silinme sebebim de bana dmden küfür eden adama küfür etmem. ben silindim o silinmedi.
+2
messina123
(02.02.26)
e kontrol mekanizması yok herkesi yazar yapıyorlar. haber sitelerinin altında yorum yazması gereken herif artık buraya yazıyor. 15 senedir falan rezil bir yer.

noktalama işaretlerini yanlış kullandığın için çat diye uçururlardı. sözlüğü sözlük yapan da o dönemin yazarlarıydı. nereden nereye.
0
deranzo1
(02.02.26)
Toplumdaki salaklasma diye okumluyorum
-4
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekiz ama ekşi hep farklıydı ya. Şu an ensonhaber okurları entry giriyor sanki.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Bazı turnusol başlıklar oluyor dönem dönem. O dönemlerde eğer üşenmezsem girip belli başlı mesajları atan kişileri teker teker engelliyorum.
Engellediğim kişi sayısı arttıkça karşıma çıkan yorumlar normale dönüyor "salaklaşmadan" böyle uzak kalmaya çalışıyorum.

Ayrıca ekşisözlük küçük türkiyedir, genel bir "salaklaşma" yorumuna da katılıyorum.
0
mutekebbir
(02.02.26)
radyo,tv, nasil tek elde toplandiysa, forumlarda farkli degil artik.
0
designer
(02.02.26)
2004 gibi ciddi kullanici alimi yapildi sozlukte ve akli basinda bir suru adam terketti.
sonrasinda her ciddi yazar aliminda kalite dustu.
sonra durumcunun eline gecti ve kalite tamamen bitti zaten.
+2
cooperr
(02.02.26)
brainrot olmaya basladigindan beri normal goruyorum artik yani her seyi normal olarak yasiyorlar.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
mesele sözlük değil mesele çağ.

akıllı telefonlardan sonra sosyal medya bu hale geldi. herkes dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor olay bu.

x'e yazacağı yorumu sözlüğe yazıyorlar. mesela bir siyasinin yaptığı açıklamaya, ilgilenmediğim açıklama diyorlar.

umut sarıkaya bunlara bir ayar verdi linkini atayım :

www.instagram.com
+1
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(02.02.26)
(7)

Dedikodu dinlemeyi sevmek

gobekliraki
Aşırı hoşuma gidiyor ya. Ama şöyle, 2 kişi üçüncü bir kişinin dedikodusunu yapınca dinlemek acayip hoşuma gidiyor, resmen zevk alıyorum ajfjkakala tanımasam bile yani o üçüncü kişiyi. Sizde de böyle mi. Soruyu hatta biraz daha açayım, ufak tefek tatlı kaotik ortamlar/gündemler hoşuma gidiyor. Acaba
Aşırı hoşuma gidiyor ya. Ama şöyle, 2 kişi üçüncü bir kişinin dedikodusunu yapınca dinlemek acayip hoşuma gidiyor, resmen zevk alıyorum ajfjkakala tanımasam bile yani o üçüncü kişiyi.
Sizde de böyle mi.

Soruyu hatta biraz daha açayım, ufak tefek tatlı kaotik ortamlar/gündemler hoşuma gidiyor. Acaba o ona cevap verdi mi, acaba bu buna ne dedi. Tam apartman teyzesi moduna giriyorum. Şu meşhur Michael jacksonun patlamış mısır yediği gif gibi oluyorum.
0
gobekliraki
(02.02.26)
Dedikoduyu sevmiyorum. Dedikodu yapanlar senin dedikodunu da yapsınlar ister miydin? :)

Negatif yüklenecek hiçbir şeyi sevmiyorum. Kaos sevmem.
-1
rock n roll
(02.02.26)
Eğer bahsi geçen kişiler tanidiksa benim de hoşuma gidiyor özellikle akraba dedikoduları çok sarıyor beni kuzenlerle yapılan falan:d ya da yaşanılan muhitten birileriyse. Bazen hatta dedikodu var diye aranılan telefonlarda direkt modum yükseliyor normalde telefon konuşması yapmayı sevmem:d
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
@rock n roll aman öyle toksiklik değil be, tatlı tatlı dedikodular :)
+1
🌸gobekliraki
(02.02.26)
tanımadığım biriyse hiç ilgimi çekmez :D hikâye ilgi çekici olsa bile. tanıdıklarımın da sürekli aynı şeyler üzerinden dedikodusu yapılıyorsa o da ilgimi çekmez... bir yerden sonra dinlemeyi bıraktığım oluyor zaten. tanıdık ve ilgi çekiciyse yorum yaparım tabi :D
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Tamam tatlı tatlı dedikodunu yapsınlar :)
+2
rock n roll
(02.02.26)
Tanıdığım biriyse ilgi çekici bir durum varsa dinlerim ama tanımadığım biriyle ilgili olaylar ne kadar sansasyonel olursa olsun merak etmiyorum.
Bireysel olarak direkt beni ilgilendirmeyen konulara merakım yok ama "banane bundan" deyip ortamı bozmamak için dinliyorum.
black holes in the sky +1 Bir noktada kafam çok başka yerlere gidiyor ve boş bakışlarım beni ele veriyor.
0
mutekebbir
(02.02.26)
Bana dokunmayan ama "mısırımı alıp izleyeyim" dramaları için relationship advice, am i the asshole gibi birkaç subreddit takip ediyorum. Dedikodu ve drama açlığımı böyle besliyorum. Tanıdık insan dedikodusundan daha zararsız geliyor böylesi.
0
kobuzchu kiz
(02.02.26)
(16)

yeni işe başlayan kıza tanışma çiçeği

duyurukullanıcısı
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
gül olmaz.
şakayık çok pahalı.
orkide çok klasik.

bence antoryum
0
co2s2
(02.02.26)
illa buket olacaksa sade bir aranjman olabilir.

ama bence kuruyunca çöpe atılacak bir buket yerine canlı çiçek öneririm. nene gibi açelya falan da olmaz. o yüzden çift dallı bir orkidenin her türlü gideri var.
0
kibritsuyu
(02.02.26)
Sevgiliniz degil diye anliyorum. O zaman ofise cicek isi cok iyi fikir gibi gelmedi. Cicek gondermeden davet etseniz olmaz mi? Iki sebepten iyi fikir degil diye dusunuyorum, birincisi cicek gelmesini istemiyor olabilir cesitli sebeplerden ve sevgilisi/esi olmayan birinden, ikinci sebep ise siz daha ortada birsey yokken yatirim yapmis oluyorsunuz.
0
mbond
(02.02.26)
eğer sohbetiniz arkadaşlığınız yoks direkt çiçek göndermek hızlı bir başlangıç olabilir.

yine de önerilerim şunlardan biri:

www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
0
art cat chocolate
(02.02.26)
Kıza 'Ben seninle ilgileniyorum.' mesajı değil de, ofistekilere 'Uzak durun' mesajı gibi algılanacağı için hoş bir fikir gibi gelmedi bana.
+3
Mirket
(02.02.26)
Çiçek bence de olmaz. İlle de alacaksan masasına koyabileceği ufak bir mini kaktüs al.
0
gobekliraki
(02.02.26)
imkanın varsa lokal bir yerden yolla fiyatı bilmesin.
sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir.
her senaryoya hazırlıklı ol.
+1
plastic_angel
(02.02.26)
"sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir."

böyle bir kızsa zaten bu kıza çiçek miçek göndermeyin.

böyle bir şey yapabileceğini düşündüğünüz kişilere farklı taktikle çiçek göndermek yerine ilgilenmeyi keserseniz, "vay efendim benim paramı yedi bu kız paracı" diye 3-5 ay sonra ağlamazsınız.
+1
art cat chocolate
(02.02.26)
Abi hiç sevgilin olmadı mı. Flört bile olmayan kıza ne çiçeği.
-1
arbre
(02.02.26)
tanışma çiçeği derken sen kızı hiç mi tanımıyorsun hocam?

halihazırda flört düzeyinde bile olsa herhangi bir ilişki yokken işe çiçek gönderme işi zaten tartışmalıyken tanımadığın birine göndermek direkt ofsayt. yok zaten diyalog halindeyiz, bir iletişim var diyorsan o zaman orkide iş görür.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.02.26)
Daha date bile olmadıysa çiçek göndermek biraz fazla olabilir. İlla göndermek istiyorsanız da ufak bir şey daha şık olur, abartmaya gerek yok.
Kaktüs +1
0
mutekebbir
(02.02.26)
çiçek gönderme fazla olur+1
+1
Sadece soruyorum
(02.02.26)
çiçeksepetinde şu çiçek şeklinde çikolatalar var ya onlardan gönder. Ekipçe yersiniz dersin. Fazla da olmaz. Tam yeni işini kutlamalık. Olumlu karşılarsa da bu kadar yetmez ayrıca da bi kutlayalım diye bi yere davet edersin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Onu yapma bunu yapma
Nasi tanisicam ben bu kizla?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.02.26)
şimdi bir saniye durumu bir netleştirelim.

1. kız seni hiç tanımıyor, adını bile bilmiyor. sen sadece uzaktan tanıyorsun, gördün ve hoşlandın, tanışmak istiyorsun.
2. kızı tanıyorsun, kız da seni tanıyor, ama sadece biliyor. selamlaşmanız, ufak bir muhabbetiniz var ve sen hoşlanıyorsun, ama kızın bu hoşlantıdan haberi yok.

önce durumu anlayalım da nasıl tanışıacaksın/açılacaksın ondan sonra bakarız. önce aranızdaki tanışıklığın/muhabbetin derecesini bilelim.
+1
kibritsuyu
(03.02.26)
böyle bir şey alırsan olur bu iş.

rosanigrum.com

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com


ben büyükçe bir sepette (orada görüyorsun altındaki sepet. çiçek, böyle bir çikolata, mum ve oda kokusu göndermiştim. gül yapraklarıyla yapılmış lokum da vardı (rosa nigrum) ama ondan kalmamış.

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com
+1
gabe h coud
(03.02.26)
(3)

sosyal ortamlarda dolaşmak yalnız arkadaşsız insanları daha da üzer, depresif yalnız hissettirir değil mi?

mahmuttt
Yoksa bu insanlar zaten altyapıda depresif oldukları için mi daha da kalabalıkları sosyalleşmeleri görünce depresiflikleri üzgünlükleri artar?
Yoksa bu insanlar zaten altyapıda depresif oldukları için mi daha da kalabalıkları sosyalleşmeleri görünce depresiflikleri üzgünlükleri artar?
0
mahmuttt
(01.02.26)
Karşılıklı birbirlerinden besleniyorlar bence.
Yıllar evvel bir yazı okumuştum güneşli güzel havalarda intihar oranı kapalı havalara kıyasla çok yüksekmiş. Bunu da depresif insanların güneşli havalarda mutlu insanlara daha fazla rastlamalarına bağlıyordu.

Bir yere kadar herkesi kendimiz gibi mutsuz/depresif/fakir zannedebiliriz ama bir anda etrafında “Yoo herkes de böyle değilmiş aslında sorun bendeymiş” hissini ortaya çıkaran insanları görmek bir insanın ruhsal durumunu daha da kötüye götürebilir.
+1
mutekebbir
(01.02.26)
Değişir. Eğer sosyal ortamda kimseyle konuşmuyorsa/konuşamıyorsa, keşke hiç gelmeseydim diye yakınır durur. Ama biraz onla ilgilenen konuşan biri varsa gayet rahat hisseder.
0
substituent
(01.02.26)
Yalnızım depresifim diyen kişi kendini aşağı çeker. Sosyal ortamlarda ya yalnızken mutluluk kişiye bağlı biraz da girişken olmaya
0
pembediken
(01.02.26)
(12)

Ne tarz şeyleri asla unutmuyorsunuz?

a perfect lie
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil. Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum. Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler. Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi? Size yapılan
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil.
Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum.
Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler.

Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi?
Size yapılan bir sürpriz mi?
Bir duyguya ait hisler mi?
Kişiler mi?
Size edilen yardım mı?

Ben çok genel örnekler salladım. Ayrıntılı yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
-1
a perfect lie
(30.01.26)
Hiçbir şeyi aklımda tutmam. Çünkü hiç umursamıyorum.
+2
gobekliraki
(30.01.26)
Kötü olan şeyleri gerçekten zamanla unutuyorum ama iyilikleri hiç unutmam. Bana yapılmış iyilikler sayıca az olduğu için kıymetlidir.
0
kullanicadi
(30.01.26)
Bana yapılan kalleşliği yalanı dolanı hiç unutamam.
-1
Kahvedesu
(30.01.26)
bana kazik atani, bilincli kotuluk yapani unutmam.
0
cooperr
(30.01.26)
iyiyi de kötüyü de unutmam. sezar'in hakkini sezar’a, tanrinin hakkini tanriya veririm.
kimseye kasten kötülük asla yapmam; ama, canimi yakmaya calisana kendime zarar vermek pahasina bile karsilik veririm. iyilik borcumu da kötülük borcumu da misliyle öderim. dost oluyorsam da düsman oluyorsam da en iyisi olurum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.26)
duygusal olarak hiç beklemediğim anda ve noktadan gelen şeyleri unutamıyorum. iyi anlamda olanları. zor ve dar günümde yanımda olanları unutmam.
yapılan ayıpları unutuyorum çok zaman... bazen olduğunda bile anlamıyorum. arkadaşlarımın hatırlattığı oluyor. mücadele etmekte zorlanacağım için beyin unutuyor herhalde.
0
black holes in the sky
(30.01.26)
Genel olarak benle ilgili söylenmiş çoğu şey aklımda kalıyor. Özel bir çabam yok ama ne kadar gereksiz de önemsiz de olsa aklımda kalıyor. Hatta o kadar aklımda kalıyor ki insanlar beni psikopat sanmasın diye bazen bilmemezlikten geliyorum.
0
substituent
(30.01.26)
Ateşi ve ihaneti. Asla
+1
artıküyeolmakistiyorum
(30.01.26)
Epizodik hafızam çok güçlü. Kolay kolay belli bir bağlamda yaşanmış hiçbir olayı veya söylenmiş hiçbir sözü unutmam.
0
auroraaurora
(30.01.26)
Kindar biriyim yapılan kötülüğü unutamıyorum. Bunun dışında sanırım her şeyi unutuyorum.
0
mutekebbir
(30.01.26)
saçmasapan şeyleri istemsizce hatırlıyorum. 96'da girdiğim öss sınavındaki ösym numaram veya en son 2003 de gördüğüm arkadaşımın gün-ay-yıl olarak doğum tarihi gibi.
0
orpheus
(30.01.26)
Hiç bir şeyi unutmam. Demans yok şükür. (Henüz) swh
0
gabe h coud
(31.01.26)
(11)

Verdiği borcu faiziyle alan var mı

yakalayamadığın.ışıklar
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Tefeci değilim çok şükür.
0
gobekliraki
(30.01.26)
Faizini düşünecek kadar borç vermiyorum hiç, bir kere aileme vermiştim, o da ailem zaten.

Ama bir şekilde dışarıya yüklü borç verecek olsam enflasyon hesabıyla vereceğimi baştan söylerdim. Ya da belki en azından tl cinsinden vermezdim bilemedim şimdi.

Ama tl cinsinden verdiğimi 1 sene sonra eşit tl olarak alacaksam kusura bakma hocam, o kadar durumum yok der vermem o borcu, yok cidden :D Sıkıntılı bir şey. Ocak 2025'teki 50 bin, Aralık 2025'te 62 bine denk.
+1
akhenaten
(30.01.26)
Kardeşime her zaman faizle borç veririm çocukluğundan beri onu buna alıştırdım artık kendisi direkt bu teklifle geliyor.
Direkt iki katını isterim.
-1
mutekebbir
(30.01.26)
benim de kardeşimden alacağım vardı. 4-5 yıl geçmişti. bana güncelleyip gönder dedim. mesaj atmış; o tarihin parası ile gram, yarım, çeyrek, dolar ve euro olarak. hangisinden göndereyim dedi. ben de en yüksek olan yarım altındı galiba onu seçtim. yaklaşık 33 bin lirayı 290 bin falandı galiba o rakamdan geri aldım. hiç sıkıntı olmadı aramızda.
-1
ground
(30.01.26)
teyzemler araba alırken kaynından borç alacaklardı. gram altın üzerinden hesaplamışlardı. 100 gram altına denk gelen bi borç almışlar iade ederken de 100 gram olarak iade edecekler. ama tl olarak verdiysen ve gram altına göre geri alırım demediysen şimdi borcu iade edecek olan kişi karşı çıkabilir böyle konuşmamıştık diye.
+2
Sadece soruyorum
(30.01.26)
50 bin hiç borç vermedim maks. 10 verdim o da birkaç aylık onu da geri aldım ama çok zaman geçtiyse altın ya da euro değerinde isterim yani.
0
matilda
(30.01.26)
Çevremde, arkadaştan, eşden dosttan borç alma verme adeti yok. İhtiyacı olan bankaya gidiyor.
Ama, oldu da gerekti, alacak da verecek de olsam ödemenin dolar üzerinden mi altın üzerinden mi banka faizinden mi olacağını konuşurum. Bu enflasyonist ortamda konuyu askıda bırakmak, baştan konuşmamak, bir yıl önceki parayla şimdikinin aynı olduğu pişkinliğini yaşamak, yaşatmak arkadaşlığa sığmaz.
Ama oldu da baştan konuşulmadı. Borç veren, para ne şekilde dönerse kabullenmeli, sineye çekmeli ve artık konuşmamalı. Herhangi bir şeyi gerekçe gösterip fark parası isteyememeli. Çok ayıp eder yoksa.
0
Mirket
(30.01.26)
Baştan konuşmak gerekir ki iki taraf da razı olsun sonucuna.
Baştan altın diye konuştuysan altın geri alırsın. Ama TL verip, bunu konuşmayıp, altın bir anda çıkmışken bu kadar "ben altın alacaktım aslında" deyip altın geri istemek ayıptır, etik de değildir.
Altın %50 düşmüş olsaydı da "ben altın alacaktım" deyip düşük mü geri isteyecekti?
Baştan altın konuşmuş olsaydı iki taraf da kaderine razı olurdu.
Hiç konuşulmadıysa dolar/euro ortalaması olabilir ya da altın/dolar ortalaması olabilir.
+1
burfak
(30.01.26)
ben abimle para alışverişimiz oluyor, asla tl vermiyoruz birbirimize. dolar oluor genelde. bazılarına bu durum abes geliyor ama parayı zor durumda kalıp istemiyorken, yatırım için para alışverişi yapılıyorken borç veren kişinin de magdur edilmemesi lazım.

Baştan belli bizimkiler sonradan altına çevirelim yok bitcoine çevirelim işi biraz zorlama. en güzeli bu para işlerini açık açık konuşmak.
0
liberal
(30.01.26)
Genelde insanlar altinla borc verip altinla aliyor bu yuzden.
Kimse tefeci degil ama enflasyonun %40 in uzerinde su an 1-2 sene once %60 di. Bu tarz bir durumda kimse enayi yerine konmamali.
+1
nuevo
(30.01.26)
parayı sevmediğimden tl ile borç verir altına endeksli borç alırım.
0
klassno
(30.01.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(16)

"Ben çok yaşamam" hissi olan var mı

gobekliraki
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak. Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey. Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ö
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak.
Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey.
Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ölürüm, aşağı yukarı 15-20 kalmış şarjın bitmesine" diyorum kendi kendime. Buna da baya inanıyorum yani. 2+2 dört eder misali. Böyle olunca da birçok şeyi sallamıyorum mesela. Vurdumduymaz da değilim tabi de. Ne bileyim evlilik, gelecek kaygısı, acaba ileride ne olacak, nasıl bir hayatım olacak falan bu duygular hiç yok bende.
Böyle veya buna benzer düşünenler var mı? Kadercilikten çok daha mantık ve olasılık çerçevesinde bakan hayata?
0
gobekliraki
(29.01.26)
Bana da çok yaşamam hissi geliyor bazen. Alkol sigara tuketmiyorum ama enerjik hissetmiyorum.
Ailede kanser öyküsü çok fazla. Cinsiyet fark etmeksizin.
Bu saatten sonra belki çok mutlu olacağım ama bir kaç yıl çok yoğun stres yaşadım bunlar belki birkaç yil sonra hastalık olarak patlak verecek.
Çok zayıfım ama iflah olmaz bir şeker tatlı bağımlısıyım. Bu da bence yaşam süremi olumsuz etkileyebilir.
Şeker hastalığı, mide ile ilgili bir hastalık veya tümör ile ilgili bir şey yaşarsam çok şasirmam.
Tek umudum kadınların yasam süresinin uzun olması.:d Sağlıklı beslenmeyen günden güne gezip ful hamur işi tüketen annelerimiz komşularımız maşallah uzun yaşıyorlar ama kocaları daha çabuk vefat ediyor. Çok örnek var. Ama yine de 90li yaşları görmüş anneannelerimiz babaannelerimiz gibi yaş gorecegimi hiç sanmıyorum.
0
egerbiryolcu
(29.01.26)
alkol yok, sigara yok, kilo yok, genlerden kaybediyorum.
evlilik hiç düşünmedim, gelecek planı kurmadım.
10 sene içerisinde kanserin çaresi ya da organ üretimi gibi bir sıçrama olmadığı müddetçe pek şansım olduğunu düşünmüyorum. 10 sene iyimser projeksiyon bu arada.
0
late viper
(29.01.26)
İçki var, sigara yok. Stres ara ara oluyor.

Bundan ziyade gözüm arkada kalırsa endişesi oluyor ara ara. 45'ime kadar mevcut yaşantımı devam edeceğim diye karar almıştım 4-5 ay önce ama çat diye gidersem pişmanlıklarımı, keşkelerimi ve iyikilerimi farkında olacak mıyım diye düşünüyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.01.26)
bana da maks 55e kadar yaşarım gibi geliyor.
evliliktir çocuktur öyle bir düşüncem yok, ailedende annem babam o zamana kadar zaten ölürler geriye kimse kalmaz, bende kaza, kalp krizi veya kanserden falan ölmezsem kendi işimi kendim görürüm artık.
0
my fault
(29.01.26)
Çocukluğumdan beri hep erken öleceğimi düşünürüm, düşündüğüm yaş yaşım ilerledikçe ileri atıyor tabii ki, küçükken bazı yaşları sanki çok yaşlıymış gibi algılıyoruz :)
Erken ölecekmiş hissim zamanla değişti, yaşlanmayacağımı düşünüyorum, çok yaşlı olarak düşünemiyorum kendimi sanki oraları görmezmişim gibi hissediyorum.
0
mutekebbir
(29.01.26)
Türkiyede yasadigim icin her an bi kazaya kurban gitmeyi bekliyorum
0
üğpoıuy
(29.01.26)
genlerim mayın tarlası gibi o yüzden ben de çok yaşamayı beklemiyorum. zaten yaşasam bile demans olma ihtimalim yüksek çünkü evet o da genlerde mevcut :) o yüzden kimseye yük olmadan erken göçmek en güzeli
+1
pide
(29.01.26)
Motosiklet üzerindeyken ölücem muhtemelen
0
mirty
(29.01.26)
Ailedeki kadınlar en aşağı 80 i görüyor. Şansımı çok zorlamazsam yaşlılığı da yaşayacak gibi duruyorum. Vücudum da sağlam genel olarak. Yaşlılığımın sıkıntısız geçmesi için birtakım duzenlemelere gitmem gerekecek çünkü 60'dan sonra Nebahat Çehre olmak istiyorum :p
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
bende var o his. hayal gücüm kuvvetlidir mesela ama kendimi hiç yaşlı göremedim, gerçi belki bu doğaldır ve herkese oluyordur bilmiyorum. dediğin gibi alkol, sigara, düzensiz yaşam, sinir stres vs. gırla. piyango çıkmazsa emekliliğim bile olmaz, olursa aşırı komik bir para olur. ailem dışında sarılabileceğim kuvvetli bir ilişkim, sağlıklı ve sağlam bir sosyal çevrem, yaşama tutunmamı sağlayacak güçlü hedefler de yok. insan 30-35 yaşındayken bunu her türlü idare ediyor, hiçbir şey yoksa akşam iki bira açıp maç izleyeyim diyor ve iyi hissedebiliyorsun mesela ama özellikle 50'den sonra bu tür "görünmez" detayların yaşam kalitesini çok etkilediğini düşünüyorum. mental durumun pek önemli değil, bünye eğer aktif ve dolu dolu yaşıyor değilse yavaştan "bana müsaade" moduna geçiyor.

hem çevresel koşullar hem de kişisel yaşamım dolayısıyla ben kendime pek uzun ömür biçmiyorum, şans eseri ani bir ölüm olmazsa 40-50 arası muhtemelen bir iç organ rahatsızlığı tarzı bir şeyle yavaş yavaş dökülür bir hastane odasında da ölürüm diye düşünüyorum.

ha ben 70 yaşında dağ bayır gezip şarap içen sayko dayıtlardan olmak isterim, orası ayrı. hayat hep aynı çizgide ilerlemiyor. yaşadığı sürece her şeyi bulur insan. ama bir aksiyon filminde de yaşamıyoruz tabii, dinç ve yakışıklı bir ihtiyar olmak kadar bu dediğim senaryo da mümkün geliyor hatta daha olası. belki genç çocuk korkutayım diye biraz abartarak söyledi bilmiyorum ama doktor bana dediydi zaten bu ciğerler seni 50'ye çıkarmaz diye. emin gürses çıldırdıydı ya TÜRKİYE'YE ACİL SOSYALİZM LAZIM. HEM DE İHTİLALCİ SOSYALİZM diye aha aynı o şekilde acil diyet ve değişiklik lazım demişti. bilmiyom. pek motivasyonum da yok açıkçası bokun pisliğin içinde 10 saat eşek gibi çalış ee ay sonunda fatura kira öde bitti gitti. yaş oldu zaten 500 bi yerden kovulsan daha kolay gelsin aç karnını doyuracak işi zor bulursun. biz ölmeyek de kim ölsün.
0
der meister
(29.01.26)
Bende de var o his. Bir de yaşlanacağını düşünüp plan yapan insanlar çok acayip gelir bana. Nerden buluyorsun o kadar yasayacagini
0
euteamo
(30.01.26)
35 yaşıma geldim. Ömrümün son yılını yaşamaktaymışım gibi hissediyorum. İşe, ilişkilere , sorumluluklara tahammülü geçtim , evde oturup sevdiğim bir diziyi izlemeye bile tahammülüm kalmadı. Her şey bende "bunları yeterince gördük" hissiyatı yaratıyor. Emekli olup sadece evde boş boş yatmak ve güzelce giyinip sokaklarda boş boş yürümek istiyorum artık. Daha fazla içerik, belirsizlik, kaos, hesap-kitap çekecek halim kalmadı.
0
loch ness
(30.01.26)
inanılmaz cahil bi buyuk amcalardan biri var ben hep 40 ımda ölecem dermiş nedense kendi mottosu gibi her gördüğüne söylermiş geçen 85 yaşına girdi
0
eja
(30.01.26)
bende alkol yok, sigara hiç yok. tadını falan biliyorum birkaç tane içmişliğim var ama düzenli hiç kullanmadım. kiloluyum diyemem ama biraz fazlam var. düzenli bi diyetle 4-5 ayda ideal kiloma kavuşurum. herhangi bir sağlık sorunum yok. 36 yaşındayım.
ama bizim ailede mide kanseri (bu sanırım meslek hastalığındandı), rahim kanseri, akciğer kanseri, meme kanseri, kalp krizi, beyne pıhtı atması gibi şeyler rutine bağladığından yani b.k gibi genetiğimiz olduğundan bunlardan korkuyorum.
0
matilda
(30.01.26)
alkol sigara yok, başarabildiğim kadarıyla temiz beslenmeye çalışıyorum. ama yine de ben de genlerden ve aşırı olmasa da yediğim şekerli paketli gıdalardan dolayı erken öleceğimi düşünüyorum. erken derken 50 civarı.
0
Sadece soruyorum
(30.01.26)
nedense çocukken ve gençken çok vardı bu his sonradan geçmişti ama yine de ara ar yokluyor ve neden kaynakladığından emin değilim ne yalan söyleyeyim öyle belirtildiği gibi net sebeplerimde yok veya sağlıksız bir yaşam tarzım da yok. belki de insanın ölümle ve gelecekle kurduğu ilişkilerle beklentilerle alakalı, temelde insan olmakla alakalı bir kaygıdır
0
darthvader
(30.01.26)
(9)

Mobilya yenilemeye giriş

sekizdokuzon
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?Teşekkürler.
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
Şarjlı tornavida geldi ilk aklıma.
0
gobekliraki
(29.01.26)
Ilk aklima gelenler.
- Zimpara aleti. Elle de yapilabilir ama cok ugrasilacaksa zor.
- Cesitli boyutlarda iskence, sifirdan birseyler birlestirilecekse cok sayida buyuklerden de lazim ama pahalidir. Kucuk isler icin mandal gibi olanlardan da lazim.
- Testere.
- Keser (su cekic gibi olan sey, civi de sokuyor)
- Kaliteli tutkal.
- Vernik tarzi seyler de lazim da o materyale gore degisir.
- Tornavida seti ve/veya sarjli ufak vidalama aleti.
- Gonye gibi birsey ve/veya duz kesimi saglamak icin bazi aletler var, adini bilmiyorum, mesela 2 cm kesilecek bir yer, oraya isaret cekilebiliyor falan.

Gorundugunden zor bu arada saglam psikolojiyi bile bozabilir ama siz bilirisiniz. Calisanlarin yorumlarina cok guvenmeyin bu arada, adamlar takiyor kafayi birseye, adama dogala yakin geleneksel birsey olsun diyorum, bana tik yagi soyle iyi boyle iyi diyor.
+1
mbond
(29.01.26)
mobilya işine gireceksen ilk önce daire testeren olacak. yerin varsa tezgah tipi alırsın.
0
duyuruuser
(29.01.26)
Şimdilik kapı kolu, menteşe gibi yerleri tamir ederim. Maximum yapacağım şey boyası dökülmüş yüzeyi tinerleyip tekrar verniklemek ve boyamak olur. Ne bileyim belki gardırop kapılarına akrilik boyayla çiçek böcek çizerim. Tüm gün evde olduğum için hareketsizlikten de depresyon katsayim artıyor. Hiçbir şey beceremesem de hareket halinde olmak iyi gelir. İkincisi eşyaların elden dusmeligi sinirimi bozuyor, yenisini alacak durumda değilim. Atıp yenisini almak yerine elimdekini güzelleştirmeye çalışmak da iyi gelir. Bu işi becerebilirsem yaptığım ufak tefek şeyleri satıp ekstra para bile kazanabilirim diye düşündüm.
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
off böyle bir alanın olması muhteşem aşırı kıskandım, çocukken hep marangoz olmak isterdim.
evde yapılabilecek şeylerin bir sınırı olur bu yüzden ilk etapta küçük bir setle başlayıp zamanla ihtiyaç durumuna göre alınabilir bir hevesle alınıp kenarda kalmasından iyidir zamanla oluşması.
İlk aklıma gelenler, matkap seti, çivi vs., tornavida, metre, zımpara, bol bol boya fırçası dursun kenarda mesela ben bir kapı boyamak için bir sürü fırça kullandım sürekli dondurduğum için maalesef. elinin altında olması iyi olur. boya kapları ve süzgeçleri oluyor onlardan alabilirsin.

Ben Gökmen Kasabalı'nın videolarını izlemeyi çok seviyorum, tabii o çok profesyonel ama bazen bir şey yaparken öyle bir ek bilgi veriyor ki bunu biliyor olmak bambaşka bir iş yaparken çok işine yarıyor. Bu tarz videolar izleyebilirsin.
+1
mutekebbir
(29.01.26)
Alan dediğim de 4 m2 yer. Yatağı salona taşıyıp 1+1 deki 1 i atölye yapicam. Şimdilik imkanlarım bu kadar, oturup şartların olgunlaşmasını beklemek istemiyorum artık. Ömrüm bekleyerek geçti yeter
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
1-akülü vidalama
2-bits uç takımı
3- 250 gr çekiç
4- dekopaj testere
5-tornavida takımı
6-muhtelif ağaç vidası
7- tutkal
8- ıskarpela
9- zımpara kağıdı
aklıma gelenler bunlar ama bunları zincir yapı marketlerden değil karaköy perşembe pazarı gibi hırdavat piyasasından 1/3 daha ucuza alıyoruz.
+1
obscure
(29.01.26)
ben denedim o işi. olmadı. o kadar toz çıkıyor ki ahşaptan, kapı altını havluyla kapattığım halde evin her zerresi ahşap tozu oldu. kirası uygun bi yer de bulamadım. hobi atölyesi rafa kalktı yani.
0
antihero
(29.01.26)
boya yapacaksan sadece 80 grit zımpara ve 200 grit zımpara al. hasarlı parçalar ağaçsa ağaç macunu, suntaysa japon yapıştırıcısı doldurursun. iki parçayı birbirine tutturman gerekiyorsa matkaba ihtiyacın olabilir, ahşap ucuna ihtiyacın olabilir ( çatlatmamak için vidaya delik açıyorsun), vidanı duruma özel seçmen gerekebilir (örneğin vidanın dişli kısmı bir parçaya girerken dişsiz kısmının vida kafası tarafındaki parçada boşlukta dönmesini isteyebilirsin), 1-2 cm uzunlukta sunta vidası alabilirsin, demire vidalama yapacaksan sac vidası alabilirsin, üzerine yük binecek bir durum varsa vida yerine çivi alabilirsin (vida kırılır, çivi yamulur), kumaş çakacaksan kabara alabilirsin, şayet böyle bir fikrin varsa çekicinin mıknatıslı olması gerekir vesaire vesaire... Aslında sadece zımpara lazım, bir de matkap lazım, başka bir şey lazım değil. Bence neyi tamir edeceğine karar ver, malzemeeni ve aletini ihtiyaç duydukça al. Ben de istiyorum sprey tabancsmın olmasını, kompresörümün olmasını, mengenem olmasını, gitimsah lehim istasyonumun olmasını, mikroskopumun olmasını, deri dikimine uygun makinem olmasını, boru birleştirme, fayans kesme aletlerimin olmasını ama almıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(6)

Viral tarif favoriniz var mı?

egerbiryolcu
Artık tiktok mu Instagramda mi viral oluyor bilmiyorum ama ben YouTube da görüyorum sürekli bir tarif viral oluyor fenomenler deniyor. Bunlardan gerçekten iyiymiş artık hep yaparım dediğiniz oldu mu?Ben ilk defa şu patates şeklinde pogacayi denemek istedim. Hem basit hem lezzeti risksiz hem de absür
Artık tiktok mu Instagramda mi viral oluyor bilmiyorum ama ben YouTube da görüyorum sürekli bir tarif viral oluyor fenomenler deniyor. Bunlardan gerçekten iyiymiş artık hep yaparım dediğiniz oldu mu?

Ben ilk defa şu patates şeklinde pogacayi denemek istedim. Hem basit hem lezzeti risksiz hem de absürt gözüküyor:d
0
egerbiryolcu
(29.01.26)
karnabaharı robotta toz haline getirip tereyeağında kavurup pilav alternatifi olarak tüketmek.

ben de müsait bir zamanda tiramisu toplarını denemek istiyorum.
-1
mutekebbir
(29.01.26)
Ramen omlet. Hep yapmıyorum ama arada iyi gidiyor. Evde acil durumlar için 1-2 poşet ramen bulunduruyorum.
0
peki madem
(29.01.26)
Ben gigi hadid makarnası dışında güvenip yapmadım ama tiktokta dolaşan basit tiramisuyu da çok beğendim. Bu viral değildi sanırım.
0
ekimoloji
(29.01.26)
viral olan iskender kıymayı merdane ile dumduz edilen versiyon
0
eja
(29.01.26)
ben yağlı kağt arasında döner yaptım, yok daha neler, bu evde mi yapıldı diye bayıldı herkes.

mısır köpeği de yapacağım ama çubuk bulamadım.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
Tiramusu toplari baya iyi.

Robotta cig koftede bence kaliteli malzeme kullanirsan guzel.
0
ırene adler
(29.01.26)
(10)

İntikam alır mısınız

arbre
Biri size saygısızlık yaptı. Fırsat bulunca karşılık verir misiniz? Bu herhangi biri değil. Değer verdiğiniz ya da aranızın iyi olduğu biri.
Biri size saygısızlık yaptı. Fırsat bulunca karşılık verir misiniz? Bu herhangi biri değil. Değer verdiğiniz ya da aranızın iyi olduğu biri.
-7
arbre
(28.01.26)
Ercüment Çözer miyiz abi biz her saygısızlıkta intikam alacak olsaydık işimiz var, hele ki değer verdiğimiz biriyse, alır karşıma konuşurum bak sen böyle böyle yaptın ama bu benim ağırıma gitti diye, verdiği karşılığa göre ben de tavrımı belirlerim ama intikam almak falan büyük konular, birinden intikam alma hissi oluşması için gerçekten buna değecek bir şeyler yaşanması lazım diğer türlü hayatı uçlarda yaşayan bi ruh hastası gibi oluruz.
+2
kizil karga
(28.01.26)
almam ya, elime fırsat geçse dahi kıyamam.
ama şu amcanın öz kardeşine yaptığı muameleyi yapmak isterim:


eksisozluk.com

burda bir ben... diye başlayan bir nick vardı, sürekli sorularıma musallat olur ve kalitesizliğinden dem vururdu alay ederdi. kendisi neydi acaba görmek isterdim. bir tek ona yapmak isterdim bu muameleyi.

şeker portakalındaki zeze gibi olabilseydik keşke:
-Biliyor musun, insanları öldürüyorum Portuga.
-Bunu nasıl yapıyorsun Zeze?
-Onları unutarak.
-3
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Sana bir arkadaşımdan bahsetmiştim sanki ondan intikam almak için çok plan yaptım ama hayat benim intikamımı güzel bir şekilde aldı ve gerek kalmadı ama hala bir şeyler yapsam mı diye düşünüyorum.

''"nehrin kenarında yeterince beklersen düşmanlarının cesetlerinin yüzerek önünden geçtiğini görürsün"''
0
Kahvedesu
(28.01.26)
Alırım, canı yeterince acıdığında da şu zaman sen bunu yaptığında ben de böyle hissetmiştim derim. İçimde dert olup ömrümü yiyeceğime onunkini yesin.
+2
antihero
(28.01.26)
Dizilerdeki gibi öyle entrikalar büyük intikamlar değil de kızdığım bir şey olduysa yeri gelince mutlaka lafımı sokar hatırlatırım.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Yok. Böyle şeylere zamanım yok.
Abi kizdan intikam falan almaya çalışma.
+1
logisticsmanager
(29.01.26)
eskiden çok takar alırdım, son 1-2 senedir o kadar uzatmıyorum kafamda.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Deve gibiyim, içime dert olur, misliyle acısını çıkarmadan rahat edemem.
0
kimlanbu
(29.01.26)
intikam almam benim genelde küsme huyum var
0
Sadece soruyorum
(29.01.26)
Intikam almak ya da sonrasında karşılık vermek değil de yaptığı saygısızlık ya da başka bir şeyin yanlış olduğunu o anda söylemek gerek
0
pembediken
(29.01.26)
(14)

ATM'de hesaptan çıkış yapmadan ayrılanlar

makbur
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a b
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)

dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a ben bastım..

bu olay bu sene bir 5-10 kere falan başıma geldi. bir kere orta yaşlı bir abiyi uyardım "aa sağol" dedi..

yahu bu çok tehlikeli bir şey değil mi? arkasından gelen kötü niyetli biri olsa hesaba girip bir para çekmek vs harici de bir sürü abuk subuk şey yapamaz mı?

yoksa ben mi bu konuda cahilim, yani aslında hiçbir riski yok ondan bu kadar rahatlar (ne bilim atm kamerasında yüzün gözükmeden işleme onay vermiyordur vs gibi bir teknoloji var)

ekleme: yahu her şeyi bilal'e anlatır gibi yazmak gerekiyor heralde, bu çıkış yapmayanlar "kart" ile değil muhtemelen QR kod ile giriş yapıyorlar.
-2
makbur
(28.01.26)
sen haklısın tehlikeli bir şey bu. kameradan tespit edilir vs diye düşünenler yanılır çünkü bankanın böyle bir sorumluluğu yok + birlikte üçkağıt yapmadıkları da bilinmez o yüzden banka karışmaz.
bu tam cep telefonunun ekranını kilitlemeden çantaya koyan yaşlı hareketi gibi (her gün 10 kere de söylesem öğretemedim)
0
neira
(28.01.26)
Kartı aldıktan sonra nasıl çekebilirler ki?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
para cekince cikis yapmak gerekmiyor ki. karti geri veriyor gidiyorsun zaten.
0
lemmiwinks
(28.01.26)
ATM'den çıkış yapmak ne demek bilmiyorum. Kartsız işlemle ilgili bir olay mı? Kartla işlem yapınca kartı aldığın an iş bitiyor zaten. QR kodla falan para çekerken de giriş yapman gerekmiyor. ATM'den onun dışında kartsız işlem yapmadım yıllardır o yüzden çıkış yapmak diye bir şey vardıysa da şu an hatırlamıyorum. Nerede çıkış yapılıyor tam olarak?
+4
nundu
(28.01.26)
Muhtemelen QR ile işlem yaptıklarında olan bir şey, bankaların biraz başını ağrıtsa bankalar düzenler sistemi para çekme para yatırma işlemi sonrası otomatik çıkış yapacak şekilde. Şu anlık baş ağrıtmamış olabilir sizler gibilerin sayesinde, maalesef bu tip olaylar insanların aslında ne kadar dolandırılmaya açık olduğunu da tekrar hatırlatıyor, tabi sistemler güvenlik sağlamalı da biraz daha ne olup bitttiğnii takip etmeliler o ekranda.
0
atom karincanin torunu
(28.01.26)
@kahvedesu
@lemmiwinks

QR kodla giriyorlar, kartla girseler işlem bitince kartı alacaklar hesaptan otomatik olarak çıkılacak zaten :) QR kodla girdikleri için unutuyorlar muhtemelen çıkış yapmayı
-1
🌸makbur
(28.01.26)
Hangi banka bu?
Banka ile ilgili bir şey olabilir mi?
Benim kullandığım bankalarda böyle bir şey yok mesela, ne yapmak için devam ettiysem işim bittiği an hesaptan çıkmış oluyor hatta para çekmede önce kartı verip sonra parayı veriyor çoğu banka.
0
mutekebbir
(28.01.26)
@Makbur, telefonla uzaklaşınca bağlantı kopuyordur. Kopmuyor mu? Bir de mesela 15 tl diyorsun telefondan onu çekiyorsun. Tekrar komut vermeden çekiliyor mu?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
@kahvedesu

işte ben de qr kodla işlem yapmadığım için soruyorum zaten.

bir kere de şöyle bir şey geldi başıma, atm'de hayvan gibi kuyruk var. benim önümdeki yine muhtemelen qr kodla işlem yaptı, gitti. ben de sıra var insanlar beklemesin diye hemen kartı sokmaya çalıştım, bir türlü kabul etmiyor makina. 1-2 dakika geçti, arkada insanlar da cık cuk ediyor, bir baktım yine çıkış yapılmamış, hesap ekranı açık duruyor :)) çıkış'a bastım da öyle başlayabildim işleme.

bankaya yazdım şimdi.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
kullanmıyorum ama her yeni işlemde bir defa daha şifre soruyor olabilir. yani çıkış yapmadığında son adımda şifre girmeden hesaptan tekrar para çekemeyebilirsin.
0
orpheus
(28.01.26)
atmden çıkış yapmak diye bir şey yok. qr kod ile işlemlerde diyelim parayı yatırdın onayladın artık işlem biter başka işlem yapamazsın.

diyelim qrla para çektin parayı verdi, artık başka işlem yapamazsın sistem ana ekrana döner. siz nasıl bi ekranla karşılaşmıştınız?
0
jelly bear
(28.01.26)
Cevaplarda da yazdım, bir önceki kişinin ekranından çıkış yapmadan ben kartı girip işlem yapamıyorum.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
qr ile işlem yapıldığında telefondan komut verip ekranı okuttuktan sonra işleminiz tamamlanınca başka bir işlem yapılamaz zaten. o anki oturum, telefondan verdiğiniz komuta özel. devam edecekseniz yeniden telefondan işlemi girip qr okutmak lazım. o yüzden hesaptan çıkış yapmak diye bir şey yok.

dediğini anladım. garanti bankası atm'sinde iş bittikten sonra ana sayfaya dönmüyor. "işleminiz tamamlandı" yazan bir ekran ve ekranın sağ altında "çıkış" diye düğme var. ona basıyorsun, ana ekrana dönüyor. ama ona basmazsan da hesabına geri dönüp başka bir işlem yapmaya devam edemiyorsun. kimse basmazsa muhtemelen birkaç saniye sonra kendi ana ekrana dönüyordur. senin de görüp bastığın ve "ben çıkış yapıyorum" dediğin bu olsa gerek. iş bittikten sonra işlem yarım kalmış da makine reset atmış gibi küt diye ana sayfa çıkarmayıp "işleminiz tamamlandı" ekranı gösterebilmek için öyle bir şey yapmışlar.
+5
kibritsuyu
(28.01.26)
@kibritrsuyu

işte aradığım cevap buydu. teşekkürler.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
(6)

Telefonda sohbet ederken üçüncü bir kişiden bahsedilmesi

egerbiryolcu
Bir arkadaşım var bazen telefonlasiyoruz dikkatimi çekti kendi kankasının dertlerini anlatıp duruyor. O kişiyi tanıyorum ama benim bir bağim yok merhaba merhaba en fazla. Bir de kendi derdim başımdan aşkın istiyorum ki normal karşılıklı sohbet olsun. Aradım mesela kendim hakkında ne iyi ne kötü habe
Bir arkadaşım var bazen telefonlasiyoruz dikkatimi çekti kendi kankasının dertlerini anlatıp duruyor. O kişiyi tanıyorum ama benim bir bağim yok merhaba merhaba en fazla. Bir de kendi derdim başımdan aşkın istiyorum ki normal karşılıklı sohbet olsun. Aradım mesela kendim hakkında ne iyi ne kötü haberleri verebildim. Biliyor da yaşadığım şeyleri. Kanka benim derdim bana yetiyor başkasını dinlemek istemiyorum diyesim geldi ama durdum. Ben de bazen başkalarından bahsediyorum ama kendimle bağlantılı bir olay durum olmuşsa. Kuru kuru direkt başkasının derdini anlatmiyorum. Bir de şöyle hissettirdi benim sıkıntılarimin üstünde durmadan veya gelişmeleri sormadan kankasınınkini anlatıyor. Demek ki benim paylasimlarimi önemsemiyor veya geçiştiriyor. Konu sadece dert de değil. Güzel paylaşımlarda bulunmak istemiştim ama bu defa o kişinin derdini dinlemekten sıkıldim hevesim kaçtı çok anlatamamış oldum.

Kendisi çok konuşkan biri. Ben ise lafa zor giren biriyim bu durumu da kullandığını düşünmeye başladım. Artık insanlar kötü olmasa da böyle hareketler beni çok soğutuyor. Haksız mıyım ne yapayım normal mi bunlar?
+1
egerbiryolcu
(28.01.26)
Yakın arkadaşlarımıza "Kanka benim derdim bana yetiyor başkasını dinlemek istemiyorum" diyebilmeliyiz bence.
Haklısınız ben olsam ben de dinlemek istemezdim başkasının dertlerini ve soğurdum arkadaşlıktan.
+4
mutekebbir
(28.01.26)
o kişiyle telefonla konusmazsınız olur biter. o da gider bu 3. kişiyi baska kişilere anlatır ki anlatıyordur da.
+1
koela
(28.01.26)
mutekebbir'e katiliyorum ya, sizin bahsettiginiz gibi insanlar cok, hic durmadan konusan ve size alan acamayan. ben artik yakinimsa direk diyorum 'x bir dur ya surada iki dakika bir sey anlatacagim' ya da hic ilgilenmiyorum/bunun icin vaktim ve enerjim yok, bile diyebiliyorum karsidakine bagli olarak. yani derdinizin cok olmasina gerek yok acikcasi bunun icin, ne gerek var boyle uzun uzun 3.kisinin anlatildigi tek tarafli 'sohbetlere'. ve bazi insanlar gercekten sohbet konusunda cok zorluyor, sohbet edilmiyor.
+2
kassiopeia
(28.01.26)
siz lafa girip anlatmayı başarsanız, sizin dertlerinizi de 3. kişilere anlatacak demek ki; bir de böyle düşünün. bence bu arkadaşlığın biraz arasını açmanın vakti gelmiş.

benim çok yakın bir arkadaşım da, mesela iş yeriyle ilgili dertlerini saatlerce anlatıp, -hiç tanımadığım kişiler hakkında- benden yorum alıyordu. e yakın arkadaşım olunca da, ister istemez onun tarafını tutup, gönlünü hoş ediyordum. bir süre sonra iş yerimde çok ciddi sıkıntılar oldu; anlatıp rahatlamak istediğimde, "kusura bakma, şimdi yorum yapsam hiç tanımadığım kişilerin günahına gireceğim, bunu istemiyorum" diyip çıktı. onun aksine, ben onun suratına "kardeş, benim defalarca günahına girdiğim senin iş arkadaşların ne olacak?" diyemedim. bir süre sonra iş yerinde olan büyük bir sorunu anlatmaya kalkınca "hadi ya, kısmet.. hayırlısı" gibi kısa cevaplar verip konuyu değiştirdim. bayaa bozulduğunu hissettim ama anlamış mıdır bilemiyorum.. bu olaylar arkadaşlığımıza bakışımı değiştirdi. önceden bazen günde iki kez konuşurduk (farklı şehirlerdeyiz; telefonla konuşuyoruz), şimdi haftada 2-3 günü geçmemeye çalışıyorum. az konuşunca, detaylı dertlere de sıra gelmiyor zaten.
özetle böyle durumlarda mesafe iyidir. yaş ilerleyip vaktin kıymeti artınca, insan bunu daha iyi anlıyor.
+2
lil siztah
(28.01.26)
Böyle durumlarda ben “amaaan benim derdim bana yetiyor boşver onu” diyip geçiyorum, demek lazım.
+2
ekimoloji
(28.01.26)
tabii ki böyle bir şey normal değil. "ya boşver x'i" diyip konuyu kapatın. bir kaç kere söylediğinizde anlamıyorsa, bu arkadaşınızla da konuşmayın.
+1
co2s2
(28.01.26)
(14)

Karganın balkonumdaki saksıya ceviz gömmesi

titanic kemancısı
Çok uzun süredir günde 1 kez balkona uğrayıp giden bir karga var, yem vs hiç vermedim çünkü kaçıyordu açıkcası münasebetimiz de hiç olmamıştı bakışmak dışında. Dün ilk defa komik bir şey oldu; normalde balkon zeminine hiç inmeyen kargayı zemine yakın saksılardan birisine inmiş gördüm nane vardı onu
Çok uzun süredir günde 1 kez balkona uğrayıp giden bir karga var, yem vs hiç vermedim çünkü kaçıyordu açıkcası münasebetimiz de hiç olmamıştı bakışmak dışında. Dün ilk defa komik bir şey oldu; normalde balkon zeminine hiç inmeyen kargayı zemine yakın saksılardan birisine inmiş gördüm nane vardı onu yiyor sandım, beni uzaktan görünce kaçtı. Sonra ben de dışarı çıkıp bakmadım yemiş mi vs diye. Birkaç saat sonra çıktım nanenin içine kocaman kabuklu ceviz saklamış yarısı açıkta duruyor şehrin göbeğindeyiz ceviz ağacı da yok marketten çaldı galiba :D
İlk defa böyle bir şey geldi başıma çok güldüm cevize de kinlenir diye dokunmuyorum ama gelip geri alacak mı diye de merak ediyorum biraz geyiğine sorayım dedim başına gelen/duyan oldu mu böyle bir şeyi süreç ne olacak acaba şimdi? :D
+6
titanic kemancısı
(28.01.26)
Yaaa harika. Bir karga dostum olsun diye balkona kurmadığım düzenek kalmadı, kumrular ve güvercinler tarafından istila edildi ama bir tane karga gelmedi, hiçbir şey yapmadan karga dost edinmenizi çok kıskandım.
Bu durumu ara ara günceller misiniz lütfen çok merak ediyorum ilişkinin geleceğini.
+4
mutekebbir
(28.01.26)
bana kalırsa hiç ellemeyin. hem rahatsız olmasın hem de kinlenir konusu şaka gibi ama gerçek. bir keresinde çok karga bulunan bir yerde çalışırken -kabahatimi bilmemekle birlikte- birisi bana takmıştı. en sonunda bir gün kafamı öyle bir gagaladı ki, az kalsın delecekti :/ şimdi çok dikkat ediyorum :D
bence ceviz için sağlam bir kaynak bulmuş ve size bıraktığını stoklamak amacıyla oraya saklamışa benziyor. yoksa direkt kırıp yiyorlar malum.
ona küçük sürprizler yapın ve oraya ceviz içi bırakın derim :)
+1
lil siztah
(28.01.26)
kargalarda hediyeleşme vardır. ilk adımı o atmış.

pencere önüne peynir, et parçası gibi seveceği şeyler koy. karşılığında para, altın bile bulup getirebilir. benim bahçede sabit iki karga var. devamlı yiyecek atarım. toka falan bırakıyorlar cam kenarına.
+9
yurtsuz john
(28.01.26)
Hemen bugün gider gitmez balkona hediye koyayım güncelleyeceğim tamamdır çok komik ve mutlu da etti beni çünkü hiç beklemediğim bir yerden çıktı XD
+10
🌸titanic kemancısı
(28.01.26)
karga hırsızdır ya 1 çuval cevizi yok ettiler balkondan fark etmedik birde yuksekten atıp kırılmasını beliyorlar sokaklarda birde benim önüme atıyorlar bilerek.
bunu martılarda yapıyor, balkondan muz çalan martı mı olur ya.
kendi haline bırakın karga akıllıdır malını çaldığınızı anlarsa sizi o balkonda yaşatmaz pike yapa yapa çıkmanızı engeller.

hediye verin +1
+1
eja
(28.01.26)
Ne kadar iyi düşüncelisiniz. Ben olsam bundan "seni bu saksıya gömerim" anlamı çıkarıp kavgaya tutuşurdum.

Şaka bi yana sizi test ediyor olabilir. Geldiğinde cevize hiç dokunmamışsan yeni bir dost edindin demektir
+3
hebanon
(28.01.26)
Şimdi eve geldim cevizi geri almış iyi ki dokunmamışım :D hazır iç ceviz koydum aynı oraya bakalım güncellemeleri yazarım adadfsfs
+2
🌸titanic kemancısı
(28.01.26)
Testi geçmişsiniz, başarılar! Sırada, arkasını dönüp kendini sizin kollarınıza bırakmak var sanırım xD
Soruya cevap: test yapıyordur :p
+1
lil siztah
(28.01.26)
Size hediye değil o, erzak saklıyor. Bizim burda palmiyelerin tepelerine saklarlar. Lazım olunca alırlar.

Bir yaralı kargayı evde iyi etmiştik. Onların hediyeleri genelde tel mel gibi parlak metal parçaları oluyor. Gelip balkona bırakıp gidiyorlar.
+4
antihero
(28.01.26)
Güncelleme:
1. Gün cevizi içi koydum yemedi meğersem iç cevize güvenmeyebiliyormuş kabuklu cevize güveniyormuş.
2. Gün kabuklu ceviz koydum 24 saat dokunmayıp gözlem yaptı ertesi gün kabuklu cevizi aldı XD

Şimdi 1 tane daha kabuklu ceviz koydum aramızda henüz güven ilişkisi yok ama ben yokken mutlaka balkona geliyor. Uzun bir süreç gerekecek gibi dostluk kurmak için gene güncelleme yaparım :D
+7
🌸titanic kemancısı
(31.01.26)
Bütün kabuklu cevizleri alıyor. Bugün 3. Kez kabuklu ceviz koydum karga sonunda ben varken geldi ve bakıştık uzun uzun, en son cevizi alırken bana tekrar 5 saniye bakıp gitti sanırım ilk defa aramızda güven ilişkisi olmaya başladı. Şimdi her gün sadece 1 tane ceviz koyup rutine bağlayacam saat 11:30 gibi geldi muhtemelen ben işteyken geliyormuş hep ondan görmüyorum diye tahmin ediyorum. Ama beni artık tanıyor bayağı bakıp gitti XD
+3
🌸titanic kemancısı
(01.02.26)
leylek yaren'in yuvasını canlı yayınlıyorlardı sen de karga reyizi yayınlayabilirsin :)
+2
yurtsuz john
(01.02.26)
Dünden itibaren 5-6 kere yanıma geldi ilkinde sürekli ceviz motivasyonu ile geldi; bugün 2 defa 10’ar dakika kalmak suretiyle beni izlemeye geldi. Aramızda güven bağı gelişiyor yavaş yavaş, bir tane kamera düzeneği kuracağım galiba çünkü çok tatlı :D bana gelen juvenil denilen genç kargaymış, gençler biraz daha risk alıyormuş sanırım o yüzden tanıştık sgdhdjjd
Henüz bana hediye getirme filan yapmıyor, sabah yemek koymadım işten gelince ceviz ve kuru üzüm koydum yarım saat sonra geldi kondu. Ama bugün yemeği almadı uzun süre izliyor hala. muhtemelen karnı tok, yarın ben yokken alacak XD
+5
🌸titanic kemancısı
(02.02.26)
Arkadaşlar karga ile bayağı dostluk kurmaya başladık gibi; ilk haftalardan sonra eşini de getirdi beraber geliyorlar. Bugün ilk defa dominant büyük olan bana bayağı yaklaştı ve ağzında kaşarla beni inceledi afgshdhd
2 dilim kaşarın birini de arkada bir saksıya gömdü yine takılıyor kafasına göre.
Bu da ilk yakın pozu :D
ibb.co
+5
🌸titanic kemancısı
(25.02.26)
(12)

Hangi terapist?

sekizdokuzon
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anl
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anlatıyorum ve bu kadar derine inmek ve ilk travmalarimla yüzleşmek bana pek iyi gelmiyor, bugünkü hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor. Belki duzenimi oturtmuş, rahat bir dönemimde olsam geriye dönüp hayatımda şimdiye kadar olup bitenler üzerine uzun uzun kafa yorardim, hoşuma gidiyor sondaj işi ama şu an benim hayatında ilk kez tek başına ayrı eve çıkmış, hayatında ilk kez düzenli bir gelir elde etmiş ve borç harç içinde yaşamaya çalışan, yemek yapmayı bile ancak iyi kötü becerebilen biri olarak bugünü atlatmama da yardımcı olabilecek bir terapiste ihtiyacım var, diye düşünmeye başladım.

Bu hafta başka bir terapistle daha ön görüşme yaptık. EMDR ekolundenmis o da. Elbette geçmişte yaşadıklarınız ve bunların bugünkü davranışlarınız üzerine etkisi üzerine de konuşacağız ama bugünü ve bugünün mücadelelerini de es geçmeyeceğiz, dedi.

Özellikle bu işi bilen, uzun yıllar terapi almış ya da terapi veren arkadaşlara soruyorum; sizce hangi terapistle ya da ekolle devam etmem gerekiyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.01.26)
Bu konuda fularsız entellik'in bir kaç podcasti vardı. Ben de terapiste gitmiyorum mesela, eşim de artık ısrar etmiyor. sorunum zaten az para kazanmak, sorunumu biliyorum öyleyse niye bir de ona para harcıyayım diyorum
0
hoot
(28.01.26)
Hayatımın en yanlış kararıydı psikolog ve psikiyatriye gitmek. Hiçbir işe yaramadığı gibi, sanki yangını daha da körüklediler.
0
gobekliraki
(28.01.26)
BDT ile daha hızlı sonuç alınıyor.
EMDR'yi de denedim. Belki terapist iyi değildi bu konuda bilemiyorum, ama bana da geçmişi bu şekilde deşmek hiç iyi hissettirmedi ve devamını getirmek istemedim.
+1
auroraaurora
(28.01.26)
Terapi almak ayrı.bir efor gerektiriyor. Ben daha büyük bir enerji harcayabilecegimi düşünmüştüm bu işe ama sanırım çocukluk travmalarina kadar inip kök problemleri çözecek seviyede değilmiş. Ama bugünümü iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünebilmek için elimden geleni yapmaya hazırım. Dolayısıyla ekol değiştirmek daha mantıklı mı olur yoksa başladığım işi yarım bırakmayayım mı? Sormak istediğim bu. Terapi almayı bırakmayacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
O zaman ekol değiştirme bence, başladığın işi yarım bırakma. Baktın olmadı/olmuyor o zaman değiştirirsin. Efor kısmına sonuna kadar katılıyorum, hiç kolay bişey değil. Terapiler sonrası saatlerce uyumak isterdim sadece.
0
gobekliraki
(28.01.26)
Öncelikle mevcut terapistinle durumunu konuşman lazım. O bunu bir yöntem dahilinde de yapıyor olabilir ama feedback i mutlaka senden almalı ve ona göre süreci netleştirmelisiniz birlikte.
0
mor oje
(28.01.26)
Ben de benzer sebeplerden bırakmıştım, üstünü örtüp unuttuğun şeylerin bir anda ortaya çıkması o travmalarla tekrar yüzleşmek çok zor, ben kaldıramamıştım.

Birkaç denemeden sonra kendinize uygun olan terapisti buluyorsunuz. Bol şans.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Önce şimdiki terapistinle konuş bakalım anlaşılmış hissedecek misin bu konuda. Hissetmezsen diğerine geçersin. Bu konu temelde ekolle ilgili değil anlaşılmış hissetmekle ilgili.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.01.26)
Yüz yüze terapi almayı ben de isterim ama bilin bakalım ne yok?
+1
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
ekoller sorunlara göre belirlenir benim bildiğim. sorununuzu belirtmemişsiniz ama ona en uygun ekol hangisi ise ondan devam etmek faydalı olur sanıyorum. bir de yazdığınız kaygıları önce uzmanla paylaşsanız daha iyi olmaz mı? küt diye ayrılmanın size iyi geleceğini düşünmüyorum açıkçası. önce bir konuşun, baktınız aynı sayfada değilsiniz, yeni arayışa girersiniz.
0
lil siztah
(28.01.26)
Ekleme yapayım cevabıma;
Terapinin belli bir düzen içinde devam etmesi önemlidir, ben de yüz yüze terapiden daha çok verim alan online asla yapamayan biriyim ama mesela haftada bir online yerine ayda bir yüz yüze önerisini en azından başlangıç aşamasında önermiyorum.
Biz ilk konuştuğumuzda haftanın aynı günü ve aynı saatinde olmasının bile gidişat için çok önemli olduğunu konuşmuştuk. Seansların seyrekleşmesi tamamen kişinin ilerlemesiyle alakalı.
Bir de travma tetiklenmelerimi yaşamak istemediğimi ve bu sebepten dolayı bitirmek istediğimi söyleyince bana hak vermiş ve hazır olmadan zaten verim alamayacağımı söyleyerek beni kendisi başka birine yönlendirmişti.
Bu yüzden aniden bırakmadan önce kendisi ile bu konuyu konuşmanın da faydası olacaktır.

Benim şu an kendimi hazır hissedersem başlamak istediğim bir terapist var fiyatı uygunmuş sormadım ama ben online terapiye uygun olmadığım için bekletiyorum.
Doktorunla konuştuktan sonra durumunu netleştirince paylaşabilirim doktoru hakkında çok çok iyi yorumlar var.
0
mutekebbir
(28.01.26)
psikoloji soft bilim ne bekliyorsunuz ki? evet ücretler çok yüksek bir sürü kendini yanlış pazarlayan psikolog/psikiyatrist var. yaranız yok ki psikolog ilaç yazsın.
ayrıca ben bir psikolog olarak online terapinin yararlı olacağına inanmıyorum. terapi bir gözlem sürecidir, danışanın hareketlerini tepkilerini anlamak yüz yüze daha kolay. bilişsel terapi size daha yararlı olacaktır. beklentilerinizi ve geçmiş travmalarınızın deşilmesinin istemediğini terapiste iletebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(12)

Pardon mu dersiniz afedersiniz mi?

Kahvedesu
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
0
Kahvedesu
(27.01.26)
Pardonu
0
pembediken
(27.01.26)
Genelde pardon, geleneksel olmak istiyorum bazen, o zaman afedersiniz.
0
mbond
(27.01.26)
Lisede tarih hocam anlatıyordu; eskiden Paris’te tuvalet olmadığı için tuvaletlerini bi kaba yapıp pencereden aşağı atarlarmış. Atarlarken de pardonnn diye bağırırlarmış.

Doğru mu bilmiyorum ama yürüyen merdivende solda duran, metroda inmemeye çalışırken binmeye çalışanlarla pardon derim. Ya da bu tip davranışda bulunanlara.

Yol vs soracaksam, ya da tekrar etmesini isteyeceksem: afedersiniz.
+1
substituent
(27.01.26)
bulunduğun lokasyona,ortama göre hitabet degisiyor.
+1
designer
(28.01.26)
birine yol soracaksam, dikilen adamın çekilmesini istiyorsam, arkasından sesleneceksem "pardon".

yolda yürürken yandan geçen adamı omuzlayıp hönkürdettiysem "aypardonçoközürdilerimpardon"
+1
kibritsuyu
(28.01.26)
Soru sorma ve yol isteme: afedersiniz
Anlamadım: efendim
Çarptım: özür dilerim
Yanlış anladım: çok pardon
0
yadigar
(28.01.26)
pardon derim. hem kısa hem de diğeri gibi af dilenmiyor durduk yere.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
Pardon, yetkili birine benzeyen abi +1
0
(28.01.26)
pardonun manası da af dilemek içeriyor ama bizim dilde çok da böyle algılanmıyor. o yüzden pardon bir tık daha iyi gibi. bir de lafa "çok özür diliyorum" diye giriş yapanlar var. acayip rahatsız edici gelir.
-1
lazpalle
(28.01.26)
Daha kısa olduğu için pardon +1
0
peki madem
(28.01.26)
Afedersiniz’i kullanırım
0
love and trust
(28.01.26)
Pardon.
Daha kısa daha pratik.
Bir şey soracağım kişiye de pardon derim, yürürken çarpıştığım kişiye de, eşyasını düşürene de.
Her yerde kullanılabiliyor, mükemmel.
0
mutekebbir
(28.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.