Giriş
(9)

giyilmiş çorap külot satan kadınlar vs

OgutucuRecep
ya geçen bir tweet gördüm. yok 2 gün giydiğim bilmem ne yaptığım iç çamaşırımı sattım falan da para kazandım diyordu biri.harbiden böyle para kazanan var mı?
ya geçen bir tweet gördüm. yok 2 gün giydiğim bilmem ne yaptığım iç çamaşırımı sattım falan da para kazandım diyordu biri.

harbiden böyle para kazanan var mı?
0
OgutucuRecep
(03.06.24)
Evet dünyada yaygın bir kink her kıtada alıcısı var
0
grimavi
(03.06.24)
yıllar önce duyunca bunu, googlea yazmıştım :D blog sitesi gibi bir site denk gelmişti, detaylı detaylı anlatıyorlardı dediğiniz gibi

2 gün giyilir 3. gün ekstra ücret
isteğe göre ekstra kirletilir vs sizin istediğiniz çamaşır varsa gönderin giyelim vb :D

grimavi +1
0
jülsezar
(03.06.24)
salak avlama yöntemi. bunlara deli gibi para bayılan mallar var piyasada. bir arkadaşım sıfır ürün kadın çorabı satmaya çalıştı satamadı da sonra bunu duyunca bütün paketleri açıp makinede yıkadı katladı hepsi giyilmiş dedi, toptan okuttu hepsini :)))
hasta bir millet içinde yaşıyoruz. Sağlıksız bir toplumuz. bu arada bu söylediğim en az 9-10 yıl önce olan bir olay. yeni değil. hep var bu sapıklık, sapkınlıklar, hep de olmaya devam edecek.
0
erty_ksk
(03.06.24)
letgo'nun ilk dönemlerinde çok görüyordum. şimdi var mı bilmiyorum.

ekstra kirletilmiş olanlara bile rağbet oluyor, işenmiş vs..
0
tabudeviren
(03.06.24)
buna para harcamadım harcamam öyle bir fantazim yok ama
@erty_ksk sapkınlık da demem. kimseye bir zararı olmayan fantazi duygusunu tatmin etmeye çalışan insanlar.

mallık mı evet mallık olabilir, dediğiniz gibi satışı yapılabilir , giyildiğinden 100% emin olmadan almak mallıktır. ondan da hiç bir zaman emin olamazlar :D

edit: para harcamam ama beleş olursa alırım gibi bir anlam çıkmasın lütfen :D :D
0
jülsezar
(03.06.24)
Japonya'da aşırı yaygın olduğunu okumuştum. Ne derece doğrudur bilemem.
0
Mirket
(03.06.24)
Yaygın mı bilmiyorum ama alan var detay biliyorum alan kişi hakkında değişik garip
0
Cezcez
(03.06.24)
keriz silkeleme.

bazı kız arkadaşlarıma böyle mesajlar geldiğine şahit oldum.
sat gitsin ya para kazanırsın mis gibi diyorum :)
0
yetkili birine benzeyen abi
(03.06.24)
Benim hanım zamanında letgo ya ayakkabılarını koymuştu, oradan bu tip çok mesaj gelmişti.
0
mirty
(03.06.24)
(10)

is değiştirme

the junior jr
mevcut iş: 150k tl brüt aylık, 1.5 maaş bonus, kurum katkılı bes, günlük yemek:250tl, özel sağlık sigortası, şirket aracı. bu şirkette kıdemim 6 seneye yakın. iş çok rahat. stresi az.potansiyel iş: 230k tl brüt aylık, 1,5 - 2 maaş bonus, kurum katkılı bes, özel sigorta, günlük yemek:250 tl, şirket a
mevcut iş: 150k tl brüt aylık, 1.5 maaş bonus, kurum katkılı bes, günlük yemek:250tl, özel sağlık sigortası, şirket aracı. bu şirkette kıdemim 6 seneye yakın. iş çok rahat. stresi az.

potansiyel iş: 230k tl brüt aylık, 1,5 - 2 maaş bonus, kurum katkılı bes, özel sigorta, günlük yemek:250 tl, şirket aracı
bu firma daha yoğun iş anlamında. title olarak bir tık üst.

iki firma da istanbulda ve kurumsal firmalar

değiştirme diyenler?
0
the junior jr
(29.05.24)
tabi ki değiştirin. 6 yıllık tecrübeyle bu şartları nasıl elde ettiniz? kutlarım valla, işiniz zor bir iş olmalı
0
ashleybon
(29.05.24)
emekliliğin yakın değilse ve ikinci iş tamamen hayatını esir almayacaksa değiştir. aynı işte kaldığın sürece şirketin karlı çıkar.
0
elvan abeyiylegezse
(29.05.24)
Brüt maas aylık olarak azalmıyor mu nasıl sabit yaziyorsunuz
0
mirty
(29.05.24)
Degistir
0
mor oje
(29.05.24)
değiştirme abicim. mevcut gelirin orta üzeri. iş çok rahat diyorsun. bu dünyaya bir daha gelmeyeceksin, bir daha bu yaşta olmayacaksın. elindekinin değerini bil. yapmak istediğin şeylere zaman ayır. yeni iş bilinmez olacak. belki üstündeki ile veya yanındakilerle anlaşamayacaksın. belki beklediğinin çok üzeri yoğun/stresli olacak. 3 kuruş için bu riske gerek yok. bence.
0
unabomber
(29.05.24)
Benim 150.000TL maaşlı ve stressiz rahat bir işim olsaydı değiştirmezdim. Ama ben hırslı bir insan değilim. Rahat bir insanım.
0
pispinti
(29.05.24)
Manager - Senior Manager titlelar herhalde. Ben geçerdim.
0
gabe h coud
(29.05.24)
ben bi tek günlük yemek ücretini tutarsız buldum
değiştir
0
mantık
(29.05.24)
temmuz zammı dahil değilse direk değiştir. Dahilse çok da gerek yok bence. aradaki fark yaşam kalitenizi değiştirmez. Çok fazla kredi ödemeniz borcunuz falan yoksa.
0
cassey
(30.05.24)
Yeni geçeceğim iş bana kariyer, gelişim, farklı ufuklar farklı kapılar açmayacaksa asla değiştirmem. Brüt maaş üzerinden tahmin ettiğim maaş artışı önemli değil.
0
Nocturne
(30.05.24)
(2)

Disk kilidi alırken kazıklandım mı

Olric
Merhaba. Geçtiğimiz günlerde motor için disk kilidi aldım. Markası kovixti ancak modeli de oluyor galiba onu hatırlamıyorum. https://www.hepsiburada.com/kovix-kovix-kd6-bm-alarmli-disk-kilit-gri-pm-HB00000CIVPD şu linkteki gibi. 2600 TL idi fiyatı.Ancak trendyolda çok ucuz seçenekler de var. Mesela
Merhaba. Geçtiğimiz günlerde motor için disk kilidi aldım. Markası kovixti ancak modeli de oluyor galiba onu hatırlamıyorum. www.hepsiburada.com şu linkteki gibi. 2600 TL idi fiyatı.

Ancak trendyolda çok ucuz seçenekler de var. Mesela bu linkteki 370 TL. www.trendyol.com

Bu ikisi arasında koruma anlamında büyük farklar var mıdır?
0
Olric
(29.05.24)
kovix fiyat performans ürünüdür, mutlak koruma tabii ki sağlamaz ama iki dakikada açılacak bir şey de değil. elbette sessiz, gözden uzak bir noktada açılabilir ama o ayrı mesele.

trendyol’daki markayı bilmiyorum, karalamayayım bilmeden ama bu kadar fiyat farkı olduğuna göre vardır bir farkı. ucuz kilitler basit aletlerle saniyeler içinde kırılabiliyor. özetle kovix alarak iyi yapmışsınız.
0
orient blue
(29.05.24)
Hocam bunlara para vereceğine bir kere abus al gec.
0
mirty
(29.05.24)
(4)

2024 t-cross style paket ekstra tasarım 1.413.000

charlotte blanc
dogus oto esenyurttan aldıgım fıyat bu. içinde neredeyse herşey var ama koltuk ısıatma için ekstra istediler. 1.413.000 tl para verip küçük bir suv alıp sonra da koltuk ısıtma için ekstra ödetmeleri biraz canımı sıktı.50.000 lira kapora gönderdim bugün. yarın o kaporayı geri göndermelerini istesem m
dogus oto esenyurttan aldıgım fıyat bu. içinde neredeyse herşey var ama koltuk ısıatma için ekstra istediler. 1.413.000 tl para verip küçük bir suv alıp sonra da koltuk ısıtma için ekstra ödetmeleri biraz canımı sıktı.

50.000 lira kapora gönderdim bugün. yarın o kaporayı geri göndermelerini istesem mi? birkaç bayiyi aradım onlar 413 e yakın fiyat vermediler 430 falan verdiler ama yine de koltuk ısıtma kafama takıldı. sizin görüşünüz nedir?
0
charlotte blanc
(27.05.24)
Eğer aldığınız fiyat uygunsa koltuk ısıtma gerekli bir özellik değil. Sıfır araç alınca haklı olarak her şey tastamam olsun istiyorsunuz ama emin olun açıp kullanamazsınız diyorum naçizane.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.05.24)
sorun da bu. sanki indirimler devam edecek ve tcross u bana yüksek fiyattan geçiriorlar gibi hissedihorum. ayrıca nasıl koltuk ısıtma olmaz yahu. en üst paketin üstüne ek tasrım paketi alıorum. orada o kadar bari hediye yapın diye ısrar ettim fiyat budur diye kestirip attılar. sanırım o 7 temmuz olayları gsr falan hepten bahane. sıfır arabada hiçbirşey değişmemiş. bayiler hala burnundan kıl aldırmıyor.
0
🌸charlotte blanc
(27.05.24)
Klasik vag grubu aracı ben olsam o kadar para verip çok istediğim birşey olmazsa almazdım ki koltuk ısıtma ahım şahım bir özellik değil benim 20 yıllık aracımda bile var. Vw neden Türkiye'de bu kadar tutuluyor anlamış değilim.
0
mirty
(28.05.24)
21 mayısta reflex gümüş renk style paket için acarlar 1.391.000 TL, kartal doğuş 1.409.500 fiyat verdi.
koltuk ısıtma benim için olmazsa olmaz değil, ben kartal doğuştan 1.311.000 e life paket ascot gri aldım. style paketteki olan extra donanımı dışarıda yaptırsanız aradaki farktan daha ucuz oluyor bilginize.
0
obscure
(28.05.24)
(11)

ankara'da hangi semt

antikadimag
cayyolu dusunmuyorum. ayranci/cankaya ile anitkabir cevresi arasinda kaldim. cankaya;ayranci/guvenevler (cinnaha yakin olan taraflar)yukari ayranci/guzeltepe/cankaya (atakule civarlari)anitkabir bolgesi;genclik caddesi veya bi arkasindaki turgutreis/suleymanbey caddesi. daha asagilara GMK'ya dogru i
cayyolu dusunmuyorum. ayranci/cankaya ile anitkabir cevresi arasinda kaldim.

cankaya;
ayranci/guvenevler (cinnaha yakin olan taraflar)
yukari ayranci/guzeltepe/cankaya (atakule civarlari)

anitkabir bolgesi;
genclik caddesi veya bi arkasindaki turgutreis/suleymanbey caddesi. daha asagilara GMK'ya dogru inmem.
mebusevleri
yucetepe
bahceli'nin besevler metrosuna yakin taraflari

buralari gezdim ve begendim ama hic yasamadim. buralarda yasayip yasadigi bolge hakkinda tecrubeden gelen olumlu/olumsuz yorum yapabilen olursa sevinirim.

bekar, cocuksuz 30'lu yaslarda biri icin. sosyal ve kulturel hayat onemli. sokaga inince eczane, market, restoran, pub gibi yerlere yuruyerek gidebilmek onemli.
0
antikadimag
(25.05.24)
Bekarim, cocuksuzum 30 yasinda erkegim. Su an bahcelide yasiyorum tasinacak olursam mutlaka ayranciya tasinirim. Ozellikle son zamanlarda cok vakit geciriyorum oralarda gercekten tartisilmaz daha iyi bir alternatif ayranci.
0
floydian
(25.05.24)
Ayrancı muhteşem bir yer. 2 sene guvenlik caddesinde oturdum. Gercekten cok guzel
0
zor azizim zor
(25.05.24)
Bence sizin aradığınız yer tam olarak Beşevler. Bahçeliye yakın, ankaray var, beş on dakikalık yürüyüş ile istediğiniz her türden mekan bulmak mümkün. Merkeze (Kızılay) yakın, diş hekimliğinin karşısından da Söğütözü tarafına geçmek kolay. Daha ne olsun :)
0
ulukayin
(26.05.24)
atakule civarı iyidir de evler çok eski. problem olmaz derseniz oturulur. aziziye mahallesi de iyidir.

simon bolivar'dan yukarı doğru çıkarsanız yıldızevler ve hilal mahalleleri ise atakule civarına göre çok daha ferah ve yeni evlerin de bulunduğu bence iyi bir alternatiftir.

bu civarda yürüyerek gidebileceğiniz pub crossroads ve the cork var sanırım.
0
malheiros
(26.05.24)
Bahçeli'nin beşevler metrosuna yakın tarafı üni civarı olduğu için gürültülü ve hareketlidir. Daha sessiz ve nezih bir yer isterseniz bahçelinin bahçelievler metrosu çıkışına bakın. Emek tarafı, İsrail evleri, ya da beştepeye yakın kısımlar çok daha güzel. Ki dediğim bu son yer atlı spor kulübü karşısı oluyor.
0
Amaranta ursula
(26.05.24)
Çankaya lisesi, veya Kuğulu park merkeziniz olmalı.

Ben olsam Çankaya lisesinin karşısında Reşit Galip sokak civarına bakardım, park sorunu daha az olur. Ferahtır, sessizdir, komşular iyidir filan. Hem de trafik varken alternatif yollardan Eskişehir yolu tarafına kolay çıkarsınız.
0
alfired
(26.05.24)
Ben GOP ve Kolej'de oturdum. ikisinden de memnunum, büklüm sokak olabilir, Bağlar caddesi olabilir. Sakarya caddesinde tkılmak için kolej, Tunus Arjantin için Büklüm ve GOP derim
0
denemeyanilma
(26.05.24)
aracınız var mı? ona göre değişir. anıtkabir bölgesinde otopark ciddi problem olabiliyor. saydığınız tüm semtlerde çoook eski apartmanar olabiliyor. o kadar kira verip biraz daha modern bir evde oturmak da isteyebilirsiniz.
0
iwillsee
(26.05.24)
Aradığın mahalle Remzi Oğuz Arık mahallesi, 4 yıl orada yaşadım şimdi yukarı ayrancı da oturuyorum. Yazdığım mahalle senin için biçilmiş kaftan.
0
mirty
(26.05.24)
diğer arkadaşlarında da dediği gibi ankara araba olup olmaması durumu çok değiştiriyor. ben 100. yılda oturuyorum, 7 dk'da otobüsle söğütözü metro durağına varıyorum. İşyerim de bilkente doğru olduğu için işe gitmek de kolay oluyor. Oturduğum semtten de memnnunum hem bir konser cart curt oldu mu gitmesi dönmesi kolay hem de dediğiniz gibi eczane market vs var. Ama buranın sorunu da evlerin eski olmasına rağmen odtüye yakın olduğu için yüksek fiyattan kiraya verilmesi.
0
sparky
(26.05.24)
oyum cankaya ama 60larda 70lerde yapilmis apartmanlar. urban kismi yani (yukarida verilen mahallelere katiliyorum) - site/rezidans tarzi degil. yıldızevler ve hilal - bunlara hayir. binalar yeni ama bana daha carpik geliyor ve dokusu yok.
0
hot potato
(26.05.24)
(15)

Köpeği varmış demek ki

michael_knight
Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?
Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?
0
michael_knight
(24.05.24)
Sorumluluk sahibi derim. Ayrıca köpek birçok sosyal aktiviteyi direkt veya dolaylı yoldan engeldir, yani kendi kadar hayatındakileri de düşünüyor derim.
0
numlock
(24.05.24)
Bahçedeki bir köpek sorun değil.

Genellemek istemem ama köpek sahibi orta yaşlarda, bekar, maddi durumu iyi olan birinden arkadaşım da olsa biraz uzak dururdum.

Dış dünyaya ve diğer insanlara bakış açılarında olumsuzluk hissediyorum.
0
diyecevaplandı
(24.05.24)
bahçeli bir evde köpek besliyorsa olumlu.

apartman dairesinde besliyorsa olumsuz.
0
benarrivo
(24.05.24)
Sorumluluk sahibi +1
0
grimavi
(24.05.24)
Ya öncekinden daha olumlu düşünmeme sebep olur ya daha olumsuz. Evde nasıl yaşadıklarını görmem lazım.

Hayvan bulunan evin temizliğine dikkat edilmezse kokuyor. Eğer o ev kokmuyorsa harika, demek ki baya disiplinli, temiz biri. Cidden zor çünkü bunu başarmak.
0
akhenaten
(24.05.24)
Petshop ya da köpek üretenlerden para verip almışsa olumsuz düşünürüm. Barınaktan ya da sokaktan sahiplendiyse olumlu düşünürüm. Bir de güzel ilgileniyor mu, bakıyor mu o da düşüncemi etkiler.
0
rock n roll
(24.05.24)
rock n roll+1 kedi kopek cok severim ama oyuncak niyetine alanlardan fenalik geldi
0
ala09
(24.05.24)
Köpekler çok yakın bir geçmişte kurtlardan evrilmisler, ataları kurt. Kurtlar çok benzer özelliklere sahipler aslında.

Bir Kurt günde en az 10 km yürüyen bir canlı. Km'lerce alanı kendisine bölge olarak edinir. Geniş alanlarda sık haraket hayvanın en temel doğası.

Büyük bahçelerde, Bağda tarlada vs doğasına uygun besleyenlere lafım yok ama sırf kendi yalnızlık duygusunu tatmin etmek için hayvanı çok afedersin sik kadar bir apartman dairesine hapsedenlere ben uyuz oluyorum.

Müthiş canlılar, mucizevi bir karsiliksiz sevgileri var ve bu ozellikleri bunu bilen insanlar tarafından somuruluyor.
0
makbur
(24.05.24)
Nötr. Herhangi bir aksesuarı varmış gibi düşünürüm.
0
doharkoman
(24.05.24)
Köpeğin cinsi, diğer bilgilerden daha önemli.
0
nawar
(24.05.24)
Valla ben bir şey düşünmezdim taa ki tüm binanın 1+1 dairelerden oluştuğu apartmanda 2 köpek besleyen komşu mu görene kadar. Hayvanlar için çok üzülmüştüm. Bir çeşit bencillik geliyor. Köpekler kapıdan çıkar çıkmaz farklı bir hayvana dönüşüyor.
0
Amaranta ursula
(24.05.24)
Sahiplenmiş mi yoksa para verip mi almış bu konudaki tek kriterim budur. Köpek sahiplenmis biri olarak para verip cins köpek peşinde koşan insanlarla arama mesafe koyarım.
0
mirty
(25.05.24)
apartman dairesinde besleyen ex gf geldi aklına.

ben ona göre çok daha alt seviyedeyim ama cringe geliyor bana. davul değilseniz, denginiz düğünde figür olmak değil. eksi yi veriyorum orada ben. mantığım böyle çalışıyoe
0
baldan kaymak
(25.05.24)
çelik gibi bir iradesi olduğunu düşünüyorum. köpek bakmak güçlü irade ve disiplin gerektiriyor, saygı duyuyorum.
0
zararsızamip
(25.05.24)
@diyecevaplandı +1

bir de köpeğine oğlum/kızım diyorsa kaçarım.
0
WithWorth
(25.05.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(5)

Kiracı - ev sahibi - komşu

metal69
Kiracısı olduğum Evin duşakabin kısmından alt komşuya su sızmaktadır ve tavanda sarı lekeler oluşturmuş. Bu zarardan oluşacak masrafları kiracıya mı komşuya mı ev sahibine mi kalıyor daha önce başına böyle bir olay gelen yazarların yardımlarına ihtiyaç duyarız teşekkürler. Yani ev sahibine yazayım
Kiracısı olduğum Evin duşakabin kısmından alt komşuya su sızmaktadır ve tavanda sarı lekeler oluşturmuş. Bu zarardan oluşacak masrafları kiracıya mı komşuya mı ev sahibine mi kalıyor daha önce başına böyle bir olay gelen yazarların yardımlarına ihtiyaç duyarız teşekkürler.

Yani ev sahibine yazayım mı böyle bir durum var diye?
0
metal69
(21.05.24)
Masrafı ev sahibi karşılayacak.
Ev sahibine haber vermelisiniz ki masrafı o ödeyeceği için hangi ustaya hangi yöntemle tamir ettireceğine de o karar vermeli.
Ev sahibiyle konuşmadan kendi kendinize yaptırıp sonra ondan para isteyemezsiniz.

Tesisat önemli ve tamiri zor bir sistem olduğu için ev sahibine haber vermeden yaptırmamalısınız da. İyi niyetle ben ödeyeyim diyerek bile yaptırmamalısınız.
0
michael_knight
(21.05.24)
tesisat ev sahibine aittir

iyi niyetle bile yaptırmamalısınız +1

benim tanıdığım vardı şöyleydi böyleydi diyebilir ev sahibi ve haklıdır da.
0
jülsezar
(21.05.24)
aynısı bizim evde oldu ev sahibi kendisi yaptırdı. durumu bildirin ve yaptırmasını isteyin yanaşmazsa yaptırırım ama kiradan düşerim dersiniz.
0
Kediyi üzdün
(21.05.24)
Ev sahibi yaptırır. Bir an önce bildirin. Bildirmezseniz hukuki anlamda sorun yaşayabilirsiniz
0
jackyr
(21.05.24)
Sakın siz yaptırmayın ev sahibine haber verin
0
mirty
(21.05.24)
(7)

Araba sorunsalım

megalomaniac
1 senedir ford fiesta otomatik benzinli araç kullanıyorum. 2013 model ve 2.el olarak aldım. Arabayı çok sevsem de (basınca uçuyor resmen çok atik 1.6 motor 105 hp) arızaları ve masraflarıyla beni kendinden bıktırdı. 1 senede 100bin masraf yaptım, şakasız ve abartısız. -şanzıman yenilendi-beyin yenil
1 senedir ford fiesta otomatik benzinli araç kullanıyorum. 2013 model ve 2.el olarak aldım. Arabayı çok sevsem de (basınca uçuyor resmen çok atik 1.6 motor 105 hp) arızaları ve masraflarıyla beni kendinden bıktırdı. 1 senede 100bin masraf yaptım, şakasız ve abartısız.
-şanzıman yenilendi
-beyin yenilendi
-katalizör yenilendi
-gaz kelebeği yenilendi
-oksijen sensörü yenilendi

Hepsi sıfır olarak yenilendi.
Artık arabada bir arıza çıkamayacağı söylense de inanmıyorum açıkçası, durdukça masraf çıkacak diye satmak istiyorum. Ama gel gör ki piyasa dupdurmuş, arabama 250bin teklif eden bile oldu artık saçmalamada sınır yok.
Ben 550-600’den aşağı satmak istemiyorum.
Şimdi satma diyolar ama 2 ay beklesem fiyatı yükselecek mi ki?
Bu 2 ayda da yeni masraflar çıkarsa da cabası…
Şuan biniyorum arabaya ama arıza yapmasından da çekiniyorum.
Napıyım satıyım mı, bekliyim mi sizce? Ford puma’ları çok beğeniyorum ama artık Ford’a yanaşmamalı mıyım acaba?
800’e kadar hangi arabayı tavsiye edersiniz?
İkinci elden öyle korkuyorum ki artık arabasız kalmaya bile razı olabilirim bi süre…
0
megalomaniac
(20.05.24)
clio 1.3 tce al rahatına bak.
0
jelly bear
(20.05.24)
@jelly
Clio kiralamıştım uzun yola gittim ve benzini resmen içti araba, günlük kiradan fazla benzin parası vermiştim ama motorunu hatırlamıyorum. O zamandan beri biraz çekiniyorum.
0
🌸megalomaniac
(20.05.24)
Arızasız araç istiyorsan Toyota'dan şaşma ancak konfor, lüks veya performans beklentin olmasın. Bende auris vardı 2 sene 0 problem ile bindim ancak sürücü dahil herkesi araba tutuyordu.
0
mirty
(20.05.24)
2013 model için şanzıman yenilenmesi büyük arıza? Kaç km idi? 200.000 i geçtin mi?
0
benaslindayohum
(20.05.24)
Yanlış anlamayın fakat o b sınıfı 11 yaşında arabaya fazla bağlanıyor olabilir misiniz? 2013 model opel astrayı geçen aylarda sattım ve sıfır km almıştım. Araba 10 senelik olsa da sadece oksijen sensörü arızası verdi onu da sıfırlayınca sorun kalmadı.
1.6 motor ve 105 bg basınca uçuyor demeniz bana komik geldi, aracınızdan beklediğiniz fiyat ve yaptığınız masraf daha komik geldi. Ben c sınıfı sizinkine göre üst segment arabayı aynı paraya sattım. Hani focus olsa bir nebze anlayacağım fakat o model yılı ford fiestaları da biliyorum kütük gibi daracık ufacık arabalar 1.3 tce clio ile kıyaslayıp çekinmeniz bana komik geldi üzgünüm.
Parasıyla alınan ve bu kadar masraf çıkaran bir makineye ne olursa olsun böyle bağlanmamanızı öneririm.
Zira sizin kadar olmasa da ben de eski arabamı çok severdim. Fakat şimdi alman olmayan toplum tarafından hor görülen bir başka markaya geçsem de şu an kendime özellikle performans anlamında makatımla gülüyorum.
0
denizgonen
(20.05.24)
otomatik viteste en sorunsuz araçlar japon arabaları. genelde estetik özürlü oluyorlar ama en sorunsuz şanzıman da onlarda oluyor. toyota, nissan, honda, hepsi iyiler.

yine b sınıfı istiyorsan 2017-18 model hibrit yaris bulabilirsin 800'e. ama km'si mümkünse 50k altı olsun. 100k'ya kadar muhtemelen arızasız kullanırsın.

2013 model b sınıfı bir araca gereğinden fazla masraf yapmışsın bence. 1 senede arabayı neredeyse komple yenilemişsin. araba theseus'un gemisine dönmüş. üzgünüm ama baya baya dolandırılmışsın, 1 senede bu kadar büyük arızalar normal değil. bir daha araç almaya gittiğinde bilen biriyle gitmeni ya da öncesinde bir ustaya iyice kontrol ettirmeni öneririm. otomatiğe devam edeceksen ford sevdasından da vazgeçmelisin.
0
sir gawain
(21.05.24)
@benaslındayohum 191.000 km'de şuan

@denizgonen kesinlikle haklısın artık kurtulmak istiyorum ama geçen sene 397.000'ye aldım, şuan nasıl 450-500'e razı olayım hem de bu kadar masraf yapmışken :(

@sir gawain arabayı almadan önce satıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan 3 farklı ustaya gösterdim, tanıdık ve iyi ustalardı ayrıca ekspere götürdüm. Gören herkes "çok iyi tertemiz araba, sen almayacaksan veya vazgeçersen numarasını ver biz alalım" dediler. Aldıktan 2-3 ay sonra (o süreçte sadece şehir içi ve çok kısa mesafeler (günde 10 km etmez) kullandım) motor arıza ışığı yandı, gaz almama vites atmama sorunları yaşamaya başladım. Aslında o vakit satacaktım ama yenisini alacak gücüm olmadığı için ve şanzıman yenilenirse rahatça binebileceğim konusunda ikna edildiğim için devam ettim kullanmaya. Kısmet işte :(

@thetruenorthstrongandfree yeni bir şanzıman takıldı orijinal
0
🌸megalomaniac
(21.05.24)
(3)

Paraya Dönüştürdüğünüz Bir Hobiniz

rock n roll
Var mı? İşin gerçeği benim pek öyle el yeteneğim yok. Sizin varsa neler? Bana bir konuda fikir gerekiyor da. Belki kursa gidip öğrenirim.
Var mı? İşin gerçeği benim pek öyle el yeteneğim yok. Sizin varsa neler? Bana bir konuda fikir gerekiyor da. Belki kursa gidip öğrenirim.
0
rock n roll
(19.05.24)
var, bas gitar ve web tasarım. ikisine de hobi olarak başladım sonra para kazandım.
0
entropik
(20.05.24)
hobilerimin hepsi paraya çevrilebilirdi ama yapmadım. fikir olarak; drone ve fotoğrafçılık konusunda kendinizi iyi geliştirirseniz makine paralarını bir sezonda çıkartır, sonrasında iyi para kazanırsınız.
0
motosiklet burclu adam
(20.05.24)
Ortaokuldan beri bandodan kalma trombon çalıyorum, şimdi zevkine sağda solda nafirde olsa çalıyorum, yemek parası çıkıyor:)
0
mirty
(20.05.24)
(11)

Hayatınızda kazandığınız en kolay para neydi?

sekizdokuzon
Merhabalar. Sene başından beri online eğitim veren bir şirketle çalışıyorum. Bir ay öncesine kadar YouTube kanallarında online dersler veriyordum, sonrasında video edit işlerinde yardımcı olmaya başladım. Branşımla alakalı çekilen videoları alt başlıklarına göre ayırıyorum ve dört videonun editi içi
Merhabalar. Sene başından beri online eğitim veren bir şirketle çalışıyorum. Bir ay öncesine kadar YouTube kanallarında online dersler veriyordum, sonrasında video edit işlerinde yardımcı olmaya başladım. Branşımla alakalı çekilen videoları alt başlıklarına göre ayırıyorum ve dört videonun editi için yaklaşık 1000 TL alıyorum. Bana göre, benim sektörümde bayağı kolay para klasmanında bir uğraş bu. Vicdanım sizlamiyor ama kendimi çok zorlamadan, erken kalkmadan, hoşlanmadığım insanlarla iletişim kurmaya çalışmadan hayatımı idame ettirecek kadar kazanıyorum ve bu beni inanılmaz hafifletiyor.

Siz en son ne zaman, hangi işi yaparken böyle hissettiniz? Ne kadar sürdü?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(18.05.24)
Ekim ortasında şirkete girip ciddi bir miktar yıllık performans primi aldım.
0
gabe h coud
(18.05.24)
zamanında çalıştığım bir şirkette 1-2 saat uğraşarak yaptığım ciddiye almadığım bir iş kategorisini, aynı sektörde freelancer çalışan bir arkadaşım benden müşterisi için istemişti, faturasını kendi adıma keserim parayı sana atarım demişti öyle anlaştık. yine 1-2 saat uğraştım ve o zamanın parasıyla maaşımın yarısından fazlasını almıştım.
0
nahtoderfahrung
(18.05.24)
2021'de epey büyük bir şirketin kurum içi eğitim videolarının metinlerini düzeltip 1-2 saatimi alan her metin paketi için 2000 lira alıyordum. Çok az işe çok iyi paraydı, işi yapan esas arkadaşın şirketle arası bozulunca benim de bozulmuş sayıldı :)
0
kobuzchu kiz
(18.05.24)
Kepçenin çalışmasını izlemek için para aldım. Tek işim buydu, oturup kepçenin kazı yapmasını izledim. Bence bu oyunu ben kazandım :D
0
akhenaten
(18.05.24)
15 senelik çıkamadığım izin paralarını s. s. vermeleri. su gibi geldi.
0
evimin paspasi
(18.05.24)
ortaokuldaydım. ben bu liseye giriş sınavına 2008'de girdim. o yüzden o aralık olmalı.

çok zengin bir arkadaşım vardı. kız ingilizce dönem ödevi tarzı bir şey için benden yardım istemişti, para da veririm demişti. uğraşmak istemediğim için uçuk bir meblağ sallamıştım, çok normal bir miktarmış gibi "tamam" demişti. yaptığım iş bir saat bile sürmemiştir. ingilizceyle arası iyi olmayan bir ortaokul öğrencisi için sıkıcı bir ödevden fazlası değildi. ben ingilizceyi hem seviyordum hem de iyiydi yani, çat çat üzerinde bile durmadan bitirdim.

yanlış hatırlamıyorsam 100 lira vermişti. şimdi baktım 2008'de asgari ücret 608 liraymış ki bu dediğim olayın 2007'de gerçekleşmiş olması daha muhtemel, sınav senesinde kimse öyle ödevle filan uğraşmıyordu çünkü. onu da geçtim yaşım 13 filan.
0
mark greg sputnik
(18.05.24)
1- bir roman çevirimi kitap basıldıktan birkaç sene sonra başka bir yayınevi almak istemişti. böylece bir çeviriyi iki yayınevine satmıştım. ikincinin parası havadan gelmişti.
2- spotify'da popüler olan bir listeme ücretle şarkı kabülü yapıyordum. bir dönem usd üzerinden güzel para kazandım. hala az çok geliyor bir şeyler.
3- pena'da entry'mi video yaparken ekşi sözlük para vermişti :)
0
sir gawain
(18.05.24)
banka promosyonu bence asiri havadan gelen bir para. online seminer izleyince full ek ders yatmasi da hakkindan fazla bi gelir. ama en cok bitcoinden kazanmisimdir o tatli donemde
0
ala09
(18.05.24)
Pandemide bir açıkhava avmsinden aylığı 3 bin TL'ye stand tuttum. 500 TL sini peşin verdim. 4 bin TL'lik de ürün koydum. Açıkhava avmsi olduğu için pandemide ve ardından çok iş yaptı. 350 bin TL ye yüzde 30 hisse vererek yatırımcı aldım. Bir sene sonra bir sene boyunca kazandığı 700-800 bin TL haricinde 1 milyon TL vererek hissesini geri verdim. Şimdi 4.5 sene sonunda 5 milyon TL'ye tamamını satıyorum. Stand zamanla mini dükkana donustu ama yılda 20 milyon ziyaretçinin geldiği bir yerin girisinde olmanın ve pandemide risk alıp tutmanın karşılığını misliyle aldım. 4.5 yıl boyunca kazanıp harcadigim paralardan hiç bahsetmiyorum. Kolay değildi çok yorucuydu ama aşırı karlı bir iş firsatiydi.
0
alimcgraw
(19.05.24)
Altcoinlerin birinden bir gecede araba parası aldım, tamamen şansına oldu.
0
mirty
(19.05.24)
Toplamda bir ya da iki saatimi alan, bazı metinleri birkaç kritere göre değerlendirme işi vardı, yaptığım işler arasında belki de en kolayı ve saat bazında en çok kazandıranıydı. Toplam iş için 3500 tl civarı almıştım iki yıl önce. Bir daha da gelmedi öyle bir iş:((
0
playing star again
(19.05.24)
(15)

Türkiye'de yaşanılacak en ideal yer

havadakarada
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
0
havadakarada
(18.05.24)
vize de çok güzel, balıkesir de.
0
numlock
(18.05.24)
Yazlarin bunaltici olmamasi, hayat pahaliliginin buyuk sehirler gibi uzmemesi, multecinin az olmasi, sosyal kulturel etkinliklerin tatmin edici olmasi, en onemlisi de insanlarin genel olarak cok gergin ve disarida gece vs de cok tedirginlik duyulmayacak bir yer olmasi benim icin onemliler. Bu nedenle eskisehir’deyim ve cok memnunum, burada olmasam sanirim yurtdisinda olurum. Herkese gore de olmayabilir tabi, ornegin deniz yok, kis aylari soguk malum, istanbul’a 2-2.30 saat mesafede hizli trenle, bir de kulturel etkinlikler acisindan istanbul’la kiyaslanmaz tabi. Ama huzur var bence.
0
gibicibicis
(18.05.24)
Mahalle baskısının hiç olmadığı, herkesin gönlünce yaşadığı, önceliğin hoşgörü ve insana saygı olduğu bir yer olmalı.

Onun için de (aldığı göç ile dengeleri bozulmaya başlamış ise de) Karşıyaka diyorum.
0
Mirket
(18.05.24)
balıkesir çanakkale tarafları en güzeli bence. izmir antalya falan hiç çekmiyor beni nedense.
0
nothing in my way
(18.05.24)
Mirket +1
Bostanli, karşıyaka taraflarini izmir'de hep kiskanirdim. Bir kere tepe değil, yuruyebiliyorsun her yere. Gene her şey var ve deniz dibi (yuzemesen de). Göç kısmını bilmiyorum ama izmir'de heralde oralarda yasamak isterdim. Gene insan profili de daha iyiydi genele oranla. Bir de bütün sevgililer o yakada yaşardı:(
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Şu an paran varsa hala Antalya'dan ötesi yalan. Doğal güzellikler dibinde, güzel bir muhitte yaşarsan mis gibi olur.
0
kimlanbu
(18.05.24)
tabiki antalya. hem büyük şehrin imkanları hem kasaba havası. trafik kalabalık derdin yok. tek sorun son bikaç senedir ev fiyatları uçtu ama o da normale dönüyor gibi. ev sorununu çözersen kesinlikle antalya derim.
0
entropik
(18.05.24)
Yazları 40 derecede kavrulmayı seviyorsan Antalya olabilir evet.
0
Mcfly
(18.05.24)
Benim için Ankara
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.05.24)
Mesleğim gereği birden fazla şehirde çalıştım. Memleketim İç Anadolu da o yüzden bu çevrede yaşamak güzel benim için. Ailem arkadaşlarım memleketimde ama hep orda olmak istemiyorum, uzak da olmak istemiyorum. İnsanları biraz yobaz ama Kayseri de hayat ucuz sayılır. Kiralar yüksek değil hem de büyükşehir imkanı fazla. Eskişehir evet güzel 4 sene yaşadım ama trafik resmen çile. Kiralarda yükseldi.Bide bende gürültüye karşı hassasiyet var. Üniversite öğrencilerinin olduğu yerlerde olursanız geçmiş ola. Karadeniz de Samsun u sevdim yaşamak isterdim. Çok soğuk olmasa Erzurum da da yaşanabilir imkanları iyi, konumu rize Artvin'e yakın ama kışları çok soğuk. Sıcak yerlerde asla yaşamak istemiyorum. Ege ve Akdeniz sahili sevmiyorum yazın çok kötü. Karadenizde yazın nemli ama ege ve Akdeniz gibi değil. Trakya ya hiç gitmedim bilmiyorum. Ama imkanım olsa büyükşehire yakın küçük bir şehirde yaşamak işim ve ekonomim için çok iyi olacak. Bolu mesela konumu iyi. Aksaray fena değil. Ankara da 2 sene yaşadım ama trafik çilesi ve mesai başlangıç bitişi heryerin tıka basa dolması gerçekten kötü.
0
Topalordek
(18.05.24)
Ben uşak seviyorum. Uşaklı değilim ama konum, hava, şehir yapısı olarak sevdim. Hem Ege hem ucuz gibi.

Benim memleketim Ege’nin başka bir şehri. Ama o kadar sevmem.
0
yenibirgüzelnick
(18.05.24)
Medeniyetten uzak kaba saba laf anlamaz dinlemez insanlar arıyorsanız Vize doğru seçim.

7 yıl yaşadım. Aksini iddia eden %90 Vizelidir. %10 ihtimallede güzel bir orman köyünde kendine ev yapmıştır insan içine çıkmıyordur.
0
roookie
(18.05.24)
Ankara, semt: Ayrancı
0
mirty
(19.05.24)
Didim, Bodrum
0
gabe h coud
(19.05.24)
Ben Kirklarelinde Igneadaya yakin dag koylerinde yasamak isterdim.Demirkoy vb.
0
turkuaz
(21.05.24)
(19)

sizi en cok kizdiran, cinlerinizi tepenize getiren seyler nelerdir?

buenosdias
sadece ben de mi var bilmiyorum; amadolandiricilik bana cok asagilik bir suc gibi geliyor. taslanarak oldurulmeleri falan hic uzmez beni.sizi en cok kizdiran seyler neler?
sadece ben de mi var bilmiyorum; ama

dolandiricilik bana cok asagilik bir suc gibi geliyor. taslanarak oldurulmeleri falan hic uzmez beni.

sizi en cok kizdiran seyler neler?
0
buenosdias
(16.05.24)
Gecenin bir yarısı umarsızca gürültü yapan aslında magarada yaşaması gerekirken dogal alanında yaşamayıp apartmanda yaşayan komşu. Gecenin bir yarısı bagıra bagıra konuşurken tüm öfkem kabarıyor. Hapishanede yatan insanları anlayıp öfke nöbeti geçiriyorum
0
limonlu eksi
(16.05.24)
1.Emrivaki
2.Birşeyin çalışmaması/işlememesi
3.Haddini aşmak.
4.Köylü kurnazlığı, kendini zeki zannetmek.

Çıldırmam an meselesi hepsinde.
0
orangesandsea
(16.05.24)
şu sıralar en çok cinleri tepeme çıkaran şey yan komşum

bu izansızların köpeği var, bir kere bile dışarı çıkarmadılar hayvanı neredeyse 1 yaşına geldi köpek, kedi besler gibi köpek besliyor şuursuz. nefret ediyorum bunu yapmasından.

her sabah da karşılaşıyoruz benim köpeğimi seviyor, gerizekalı gibi köpek seviyor. tıpkı bir mal gibi köpek seviyor. salak salak sesler çıkarıyor hayvana, tetikliyor hayvanı, hayvan da heyecanlanıyor atlıyor zıplıyor, sonra hayvanıma sesini yükseltiyor hayır diye. sen kimsin lan? sen kimsin deli? allahın delisi

bok gibi de surat sallıyorum anlamıyor eq fakiri. pis bozucam bir gün.
0
ofelia
(16.05.24)
yemeğin çöpe dökülmesine gelemiyorum, kırmızı çizgim, maddi manevi emek harcanmış bi ürünün umarsızca atılması beni bitiriyor.
0
mirty
(16.05.24)
Hayvanlara şiddet.
0
ms brownstone
(16.05.24)
Umarsız insanlar beni deli ediyor. Yemekte ağız şapırdatmaktan tutun, otobüste ineceği durakta otobüs durana kadar bekleyip durduktan sonra milleti yara yara alelacele inmeye çalışanlara kadar hepsi. :D Her geçen sene daha fazla Downton Abbey'deki Violet Crawley'e dönüşüyorum.
0
akhenaten
(16.05.24)
1. Aptal yerine konmak. Çok zekiymiş de geri kalanlar anlamayacakmış gibi birilerini kandırmaya çalışmak.
2. Hayvana şiddet.
3. Önüne konulan hazır yemeğin keyfi sebeplerden beğenilmemesi.
4. Kendi yaşamsal faaliyetlerini yerine getiremeyen yetişkin insanlar. Yemek yapamayan, vs vs...
0
silverleaf
(16.05.24)
Trafikte biz edebimizle beklerken, arkadan gelenlerin araya kaynak yapmasi. Kuduruyorum sinirden, ifrit oluyorum.
0
mor oje
(16.05.24)
Saygisizlik
Dusuncesizlik
Anlayissizlik

Bu ucu beni cildirtan seyler

Ozellikle apartmanda, toplu tasimada, spor salonunda, toplumun bulundugi kalabalik yerlerde cok goruyorum hayattan sogutur
0
Zetnikov
(16.05.24)
E5te yol boş olmasına rağmen 50 km hızla giderek sol şeriti işgal edenlere çok sinir oluyorum. çoğu elinde telefon varken yapıyor bunu.

Bir diğeri de trafikte sıraya geçmiş beklerken sadece sinyal verdiği için kendini haklı sanarak senin önüne atlayan andavallar.

Gerçekten bazen arkadan gidip bir tane geçireyim diyorum benim arabam gider ama onunki de gitsin uğraşsın dursun.
bu kadar sinirli olduğumu bilmiyordum trafiğe çıkınca öğrendim ya da trafikten sonra böyle oldum.
0
Kediyi üzdün
(16.05.24)
markette yeni kasa açıldığında kasiyer "sıradan alayım" der demez arkamdaki uyanıkların fırlayarak kasaya geçmesi. her seferinde uyarıyorum. şöyle bu kadar basit bir toplumsal kuralda bile eşşek kadar insanları uyarmak zorunda olmak baya saçma aslında...
0
oldtimer
(16.05.24)
Her türlü düşüncesizlik. Metroda sesli video dinleyenler, mekanda başkaları yokmuşçasına bağıra bağıra sohbet edenler, apartmanda yaşadığını unutanlar, milletin hakkına girmeyi uyanıklık sananlar vs vs. İnsanlıktan soğutuyor.

Yardımseverlik adı altına gizlenmiş kibir veya hadsizlik
0
juliette
(16.05.24)
Çok çok var da. En önce aklıma gelen seni yönetmeye çalışıp ta manipüle etmeye çalışan ve ardından gayet masum bir tavırla "Ben senin iyiliğin için söylüyorum" diyen tayfa.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.05.24)
Irkçılık
Ayrımcılık
Yabancı düşmanlığı

Eskiden milliyetçilik vardı ama ona mental sorun olarak bakıyorum artık.
0
Amaranta ursula
(16.05.24)
-kişisel alan ihlali

-bekletilmek

-sigara

-uykumun bölünmesi

-yobazlık (politik ve/veya manevi)

-birini ciddi ciddi dinlerken ahkam kesmeye başladığı sırada gelen konu hakkındaki kaçınılmaz fahiş hatalar.
0
AlsterWasser
(16.05.24)
hayvana şiddet.
0
redcat
(16.05.24)
Amaranta ursula+1

Empati yoksunluğu sebepli suçlar
0
hebanon
(17.05.24)
gurura haysiyete dokunan bir şey olmadıkça kolay kolay tepem atmaz.

özünde insan işte, yapabilecekleri belli. ilkeliz hala çoğu yönden.

şaşırmıyorum o yüzden artık bir şeylere.

öldürme, aldatma, yalan, küfür.. hep vardı ve olmaya devam edecek.

bunları normalleştirelim demiyorum. ama şaşırmak veya sinirlenmek bana saçma geliyor.

biri gelip çocuğumu öldürse önce bir tepem atar, sonra bu dünyaya getirmeyecektim diye kendimi suçlarım. malzeme belli yani ne umuyordum ki?

geçen bir anahtarımı düşürmüşüm karakola gittim. benden önce bir teyze vardı birisi bankamatikte yardımcı olucam diyip 30bin tl sini almış kaçmış.

hiç mi haysiyet yok hiç mi utanma yok nasıl alırsın nasıl harcarsın be adam diye ağlıyordu.

yok hiç biri teyzem yok, niye şaşırıyorsun. din bile işe yaramamış bu topraklarda.
0
ananiyimioguz
(17.05.24)
Hadsizlik,yobazlık,liyakatsızlık
0
asteriks
(17.05.24)
(9)

gördüğünüz en yaşlı insan kaç doğumluydu?

tabudeviren
reelde gördüğünüz..benim 1924.
reelde gördüğünüz..
benim 1924.
0
tabudeviren
(15.05.24)
Dedemin annesi ben ortaokuldayken 101 yaşındaydı.
Dedem 1913 müş.
0
Mirket
(15.05.24)
vehbi koç
google'a göre 1901 doğumlu.

babaannem. 1909 doğumlu
0
exlibris
(15.05.24)
1910. Dedem.
0
pispinti
(15.05.24)
Dedem. 1911
0
mirty
(15.05.24)
Annemin anneannesi
Doğum 1899 ölüm 2002.
0
rodeocu
(15.05.24)
Gördüğümü net hatırladığım en yaşlı insan babaannemin babası, edevlete göre 1905 doğumluymuş.
0
kobuzchu kiz
(15.05.24)
bu zamana kadar gördüğüm 1907 doğumlu büyük dedem.
şuan yaşayan bir akrabamız 1927 doğumlu
0
my fault
(15.05.24)
1900
0
monicapp
(16.05.24)
Anneannem 1926 doğumlu.
0
peki madem
(16.05.24)
(7)

Ambulans hastalari neden aynı özel hastaneye götürür?

dedeminhirkasi
Çevremde ne kadar kalp krizi geçiren varsa hatta şöyle söyleyeyim Ankara da kalp krizi geçiren çoğu kişi ambulansla istisnasız bu hastaneye götürülüyor. Bunun olayı nedir? Yani mesela bu hastane kalp açısından iyi mi? Bundan dolayı mı?
Çevremde ne kadar kalp krizi geçiren varsa hatta şöyle söyleyeyim Ankara da kalp krizi geçiren çoğu kişi ambulansla istisnasız bu hastaneye götürülüyor. Bunun olayı nedir? Yani mesela bu hastane kalp açısından iyi mi? Bundan dolayı mı?
0
dedeminhirkasi
(15.05.24)
*Hastane özel
0
🌸dedeminhirkasi
(15.05.24)
Ambulansın olayı en yakın yere götürmesi değil mi? Kalp krizi de ani müdahale isteyen bir durum.
0
orangesandsea
(15.05.24)
Belki her gün her saatte nöbetçi kardiyolog olan bir hastanedir.
Bildiğim kadarıyla Kadıköy'de de Siyami Ersek hastanesi bu şekilde. Devlet hastanesi tabi o.
0
michael_knight
(15.05.24)
Bildiğim kadarıyla 112 komuta merkezi en müsait hastaneye yönlendiriyor
0
obscure
(15.05.24)
En yakına götürür,biz özel bir sebepten dolayı başka bir hastane istedik ancak götürmediler.
0
mirty
(15.05.24)
Hangi hastane olduğunu da yazsanız belki yorum yaparız ooo o hastanenin kalp bölümü bir numaradır falan diye.
0
kibritsuyu
(15.05.24)
kardiyoloji/kvc bölümü olan en yakın hastaneye götürülüyor, özel ya da devlet ayrımı olmuyor hayati konularda.
0
nolmus yani
(16.05.24)
(10)

araba yıkamada su köpük sırası

inheritance
benim bildiğim arabayı yıkarken önce bir tur su ile kaba kiri tozu alırnır, sonra köpüklenir, en son da tekrar su ile durulanır ve kurulanır.geçen bir benzinlikte arabayı yıkamak için iki su, bir köpük aldım. hepsi için bir tek kod barkod verdi. ilk okuttuğumda köpük verecekmiş, daha sonra da su ver
benim bildiğim arabayı yıkarken önce bir tur su ile kaba kiri tozu alırnır, sonra köpüklenir, en son da tekrar su ile durulanır ve kurulanır.

geçen bir benzinlikte arabayı yıkamak için iki su, bir köpük aldım. hepsi için bir tek kod barkod verdi. ilk okuttuğumda köpük verecekmiş, daha sonra da su verecekmiş. öyle olmaz dedim. olur dedi, orada başka bir görevli vardı ona da sordu. neymiş önce kuru kuru köpüklenirmiş, daha sonra durulanırmış. herkes öyle yapıyormuş. bayağı kendilerinden emin konuştular. neyse iade ettim barkodu. gittim başka benzinlikte bildiğim şekilde yıkadım, hem de daha ucuza geldi.

hangisi doğru?
0
inheritance
(15.05.24)
senin yaptığın doğru. kir yumuşatılmadan köpük sıkılmaz. köpüğü de süngerle çitilemek gerekir.
0
jelly bear
(15.05.24)
Ben de sizin gibi iki su bir köpük barkodu alırım hep.
0
norek
(15.05.24)
Ben de sizin yaptığınız gibi yapıyorum.
0
pispinti
(15.05.24)
Ben direk kopuk su daliyorum firca sunger falan yok ama sizin yaptiginiz daha dogru diye biliyorum.
0
mbond
(15.05.24)
Sizin yaptığınız doğru ama maliyet arttığı için millet önce köpük sıkıyor, fırçalıyor ve sonra da su ile duruluyor.
0
Tutkun
(15.05.24)
Sen haklısın, kaba kir boyayi cizer
0
mirty
(15.05.24)
Köpük içindeki sıvı miktarı yeterlidir zaten çoğu yerde sulandırılmış oluyor öncesinde ıslatmaya gerek yok. Hatta kaliteli cilalı köpükler var fırçalamadan bütün kiri çıkarıp parlatıyor ama maliyetli olduğu için çoğu yer kullanmıyor.

Not: Mümkün olduğu kadar araba (ve halı) yıkamayı en aza indirin su kaynaklarını koruyalım.
0
doharkoman
(15.05.24)
@doharkoman, halı zaten yıkamıyorum. arabayı da çok kirlenmedikçe yıka(t)mıyorum.
0
🌸inheritance
(15.05.24)
yılların araba yıkayıcısı olarak şunu söyleyebilirim;

su köpük su :))))
0
false pretension
(15.05.24)
Araba yıkamacıları genelde direkt köpükle başlayıp sonra su sıkıyorlar.
0
burfak
(16.05.24)
(4)

İş Teklifi Süreci

derdi dertsizlik olan adam
Merhaba,4 ay önce iş görüşmesi yaptığım yer benden 1,5 ay önce referans istedi. Referanslarımı da verir vermez aradılar. En son 2 hafta önce insan kaynaklarından sürecin yönetim kurulu aşamasında olduğu sonrasında teklif aşamasına geçileceğini söylediler. Daha önce referans araştırması sonrasında hi
Merhaba,

4 ay önce iş görüşmesi yaptığım yer benden 1,5 ay önce referans istedi. Referanslarımı da verir vermez aradılar. En son 2 hafta önce insan kaynaklarından sürecin yönetim kurulu aşamasında olduğu sonrasında teklif aşamasına geçileceğini söylediler. Daha önce referans araştırması sonrasında hiç bu kadar beklememiştim. Sizce insan kaynaklarını arayıp durum hakkında bilgi almalı mıyım yoksa teklif kesin gelir mi ?
0
derdi dertsizlik olan adam
(15.05.24)
yonetim kurulu onayi buyuk sirketlerde biraz da kirtasiyelik bir is bu tur seyler icin. kurular 3-4 haftada bir toplanir ve imza atilir alim yapilacak roller icin.

4 ay uzun bir sure ama yonetim kurulu onayi birkac hafta daha surer. 3. haftada filan bir durtulebilir belki.
0
fakyoras
(15.05.24)
@fakyoras çevremdekiler de sizinle aynı görüşte haftaya ara dediler
0
🌸derdi dertsizlik olan adam
(15.05.24)
Valla bende benzer bir durum olmuştu, 8 ay sonra teklif yaptılar, o zaman ki konuştuğumuz ücret üzerinden bende revize istedim kabul etmediler bende tekliflerini kabul etmemistim.
0
mirty
(15.05.24)
@mirty umarım o kadar uzamaz ama genel olarak süreç diğer aşamalar da uzun sürdü bu iş yerinde
0
🌸derdi dertsizlik olan adam
(16.05.24)
(7)

Kaş'ta denize girilebiliyor mudur?

tchuck
yav yarın bi gidelim, 2 günlük sonra dönelim diyorduk da. hava soğuk resmen. kaş da soğuk mudur? suya girilir mi?su sıcklığı 22 derce gözüküyor, aslında girmeye uygun ama bilemedim.
yav yarın bi gidelim, 2 günlük sonra dönelim diyorduk da. hava soğuk resmen. kaş da soğuk mudur? suya girilir mi?

su sıcklığı 22 derce gözüküyor, aslında girmeye uygun ama bilemedim.
0
tchuck
(15.05.24)
ramazan bayramının haftasonunda 2 gün girdik, hava oldukça güzeldi, su soğuktu ama sorun yaşatacak bir seviyede değildi.

kaş merkez
0
prezarlatif
(15.05.24)
Su 22 ise soğuktur zevkli olmaz hava da soğuksa
0
jülsezar
(15.05.24)
girersin de üşürsün zevki olmaz.
0
jelly bear
(15.05.24)
geçen hafta fethiye taraflarında inanılmaz rüzgar vardı giremedim ben ama denize girenler vardı. su tabii ki soğuk ama yüzülmez de değil önemli olan rüzgar olmaması o zaman üşütüyor insanı işte.
0
Kediyi üzdün
(15.05.24)
2022'de 19 mayis tatiline denk gelen dönemde girdim.
su sicak degildi. soguk suya girmek faydali bir sey. günes yakiyordu ama kurumada sikinti yasamazsin.
kas genelde kayaliktir ama daha sicak deniz istiyorsan kum sahillere bakmani tavsiye ederim.

ben gayet iyi yüzdüm. 65 yasinda annem de yüzdü. tamamen kisisel bir sey. denizin icinde keyif yapayim diyemezsin ama yüzmen gerek isinmak icin :)
0
robert bosch
(15.05.24)
Valla bizde cumartesi gidicez bir haftalığına su soğuksa haber verir misin :)
0
mirty
(15.05.24)
ciddi soguk olur eger soguk suya ozellikle bir direncin yoksa.
0
hot potato
(15.05.24)
(9)

Akvaryum olayına giriş

mustafakesekci
Herkese merhaba,Çocuklara kıyısından köşesinden hayvan sevgisini aşılayabilmek hem de bir sorumluluk almalarını sağlamak için eve akvaryum kurmaya karar verdim. Çok büyük bir akvaryum değil, 30-35 cm'lik bir akvaryumla başlayacağız.Fakat besleyeceğimiz balık türüne karar veremedim. Çok minik olmayan
Herkese merhaba,

Çocuklara kıyısından köşesinden hayvan sevgisini aşılayabilmek hem de bir sorumluluk almalarını sağlamak için eve akvaryum kurmaya karar verdim. Çok büyük bir akvaryum değil, 30-35 cm'lik bir akvaryumla başlayacağız.
Fakat besleyeceğimiz balık türüne karar veremedim. Çok minik olmayan, şöyle 5-6 cm civarı, renkli, çok hassas olmayan (zira ilk defa balık besleyeceğiz, bizim yüzümüzden ölmelerini istemem tabi ki), birkaç tanesinin birlikte yaşayabileceği balık türü önerir misiniz?
0
mustafakesekci
(13.05.24)
Akvaryum küçük. İstenen balık büyük (!)
Japon, çöpçü ve lepistesle başlayın bence. Japonun altınbaşına bayılır çocuklar. Lepistesin doğum anını seyrederler falan.
0
Mirket
(13.05.24)
30-35 cm akvaryuma 5-6 cm balık büyük mü gelir? Bilmiyordum, teşekkür ederim. Bahsettiğiniz 3 türden birini mi tercih etmeliyim yoksa üçü bir arada yaşar mı? Birbirlerine saldırma, zarar verme durumu olur mu?
0
🌸mustafakesekci
(13.05.24)
lepistes başlangıç için ve o boyuttaki akvaryum için iyidir. yanına yine lepistes gibi canlıdoğranlardan moli çeşitleri ve çöpçü koyabilirsin. japon olmaz lepistesin yavrularını yer. lepistes de kendi yavrularını yer o yüzden bitki ve ufak tefek aksesuarlar da koy ki yavrulara saklanacak yer olsun. filtre ve havayı da unutma.
0
metos
(13.05.24)
Üçü birlikte yaşar. Çöpçü zaten çöpleriyle ilgilenir. Kafasına göre takılır.

Lepistes küçüktür ama erkeğinin kuyruk ve yüzgeç görünümü efsanedir. Şiir gibi yüzer. Bu tür çok sık ve çok fazla doğum yapar. Çok kastetmezsen de ölmezler. Dayanıklıdırlar. Yavruluk almazsan gebeyi ayırıp yavruluğa koymazsan, doğumun güzelliğini de annenin yavrusunu yeme vahşetini de bir arada görebilirsin.

Japon, istediğin gibi büyük, dayanıklı ve değişik renkleri olan bir balıktır. Hava motoru arıza yaparsa en son o ölür.
0
Mirket
(13.05.24)
Hiçbirini önermem. Sınırlı, dar bir alanda hep aynı şekilde dönüp duracak balıklar. Bildiğin hapis. Çocukların sorumluluk almasını istemeni saygıyla karşılıyorum, ama bu balığı akvaryuma koyarak olmaz. Çocuk dediğin zaten çok çabuk sıkılan bir varlık. Dikkatleri çok çabuk dağılıyor yaşları gereği. 1-2 kez yem verip bırakacak. Hem de sınırlı bir alana hapsedilen balıkla hayvan sevgisi aşılayamayız.
0
rock n roll
(13.05.24)
30 cm çok küçük, biraz daha büyük bir akvaryum almaya çalışın derim.

Verilen tavsiyelerin hepsi yerinde, ekleyecek bir şey bulamadım.
0
hayirsiz
(13.05.24)
Lepistes ideal olur aslında, bu tür balıklar doğal yaşam alanlarında da küme halinde dar bir alanda yaşıyor. Sadece akvaryum içi dekorasyonu biraz zengin tutarsanız iyi olur. Hem yavrular saklanacak yer bulur hem de bu balıkların doğal yaşam alanları böyle yeşillikli kuytular.

30cm değil de 30lt akvaryum daha iyi olur. 5 lepistes alırsınız bir de elma salyangozunuz olursa hem çocuklar çok seviyor hem de yosun problemi olmaması için etkili olur.
0
akhenaten
(13.05.24)
10 küsür yıllık akvaryum tecrübesi olan biri olarak yazıyorum.

Akvaryum tamamen biyolojik bir denge kurma hobisidir;

- Sudaki kültürü oturtamazsanız balıkarınız sürekli ölecektir,
- Çok yemleme yaparsanız öleceklerdir,
- Uyumsuz cinsleri bir araya koyarsanız öleceklerdir,
- Işıklandırmayı dogru yapmazsanız akvaryumun dengesi bozulacak öleceklerdir,
- Cinse uygun yemleme yapmazsanız öleceklerdir,
- Akvaryum hacmine uygun sayıda balık koymazsanız birbirlerini öldüreceklerdir,
- Filtreleri yöntemine uygun ve zamanında temizlemezseniz öleceklerdir
- Küçük akvaryumların hacmi küçük olduğundan su dengesi çok daha hassas olacak muhtemelen tutturamayacağınız için yine öleceklerdir.
- Petshop'lar size satış yapmak için farklı tür ve fazla balık vermeye çalışacak kanmayın.

Yazdıklarımı araştırıp forumlardan bilgi edinmenizi öneririm, merak salarsanız çok zevklidir. Şahsen kedi/köpek bakmak çok daha kolay
0
mirty
(13.05.24)
@mirty ne yaptın ya. İnsanı olaydan soğutursun valla.

Bir 4-5 senelik tecrübe de benim oldu. Bir hava motoru arızası ve bir de klorlu su kazası ölümü yaşadım. Onun dışında ve en acemi halimle gül gibi geçinip gittik hepsiyle.

Gözümüzü korkutma Abi.
0
Mirket
(13.05.24)
(2)

duyurunun network uzmanları

duyulmasi gerektigi kadar
internete çıkışı sadece ipv6 üzerinden sağlayan bir proxy sunucumuz var, bu proxy aracılığı ile erişmeye çalıştığımız sunucu ise ipv4 kabul ediyor. o sunucuya giden isteği ipv4 gibi maskeleyemez miyiz ya da ne yapmamız gerekir?
internete çıkışı sadece ipv6 üzerinden sağlayan bir proxy sunucumuz var, bu proxy aracılığı ile erişmeye çalıştığımız sunucu ise ipv4 kabul ediyor. o sunucuya giden isteği ipv4 gibi maskeleyemez miyiz ya da ne yapmamız gerekir?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.05.24)
ipv6 dual stack yapacaksınız şimdilik stabil dualstack işlemi tünelleme ile yapılır
ipv6 to v4 NAT ile yapılabilir mesela bu teknolojiyi destekleyen bir cihazı proxy önüne konumlandıracaksınız genelde ipv6 destekli firewall olabilir veya opensource bir ürün olabilir uzmanlık ister
0
baknedicem
(08.05.24)
Internete çıktığınız L3 cihaz üstünde gitmek istediğiniz sunucuya hangi routing protokolü ile erisiyorsaniz onun altina route map yazarak bu dediğiniz olur.
0
mirty
(08.05.24)
(13)

Erkek mini çanta

abelardo
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
0
abelardo
(07.05.24)
erkek cinsi bu mevsimde ıvır zıvırını koymaya ne kullansa "ıyyy yivreeanç" diyecekler, sözlük'te adına binlerce entry yazılacak, yok bel çantası böyle iğrenç, çapraz çanta böyle kötü.

valla bence bel çantası kadar rahatı da yok. şimdilerde çapraz takılmış sütyen gibi bir şeyle gezen beyler görüyorum. sırf beline takıp yivreanç çok demodeaa demesinler diye adam sütyen gibi memesine takmış.

kahvehane dayısı modeli değil de şık bir model bulursanız güzel bir bel çantası niye olmasın?
0
kibritsuyu
(07.05.24)
elinde sortlari unut git cepli sort al.
yoksa burhan altintop'a donersin.
0
cooperr
(07.05.24)
Ben evde giydiğim şortun bile cepsiz olmasına dayanamıyorum, dışarı şortunun cepsiz olması fikri karşısında ufak çaplı bir kalp krizi geçirdim şu an..

Çantanın demodeliği falan bi yana, cep konforunu sağlamaz asla ya. Kargo pantolon gibi olmasın tabii de şöyle işlevsel iki yan bir arka cebi olan şortlar tüm sorunlarınıza çözüm olur
0
nundu
(07.05.24)
şöyle küçük ve hafif omuz çantalarına bakabilirsiniz belki, çapraz da takabilirsiniz:

www.trendyol.com

www.trendyol.com
0
anna sun
(07.05.24)
Bacak üstü çantalar var, ben kullanıyorum
0
mirty
(07.05.24)
hocam bel çantası veya annasun'un dediği şekilde çantalardan uzak durun. yaşınız kaç bilmiyorum ama bekar bir erkekseniz ve arayışınız varsa bunlar sizi şık göstermeyecektir.

onun yerine koton de-facto tarzı bir yerden 400-500'e küçük bir sırt çantası alın, bir erkeğin takması gereken max çanta sırt çantasıdır.
0
inside story
(07.05.24)
www.google.com

teşekkür edersin
0
HellKeePer
(07.05.24)
HellKeePer
(07.05.24)
www. bershka.com/tr/teknik-çapraz-askılı-çanta-c0p151697765.html?colorId=800

www. pullandbear.com/tr/kare-naylon-bel-cantası-l15023240?cS=040&pelement=593546042

bence bu iki çanta erkekte sırıtmaz. eşim de benzer kullanıyor. deriden kaçmak lazım sadece bence.

linkler sıkıntı çıkardığı için marka isimlerinden önce bir boşluk attım. kopyala yapıştır yaparken düzeltmelisin.
0
elorelia
(08.05.24)
belçantası hiç demode değil, çok erkek de kullanıyor. ben de yıllardır kullanıyorum. çok rahat. yaşınız kaç bilmiyorum, ben 33 yaşındayım, giyim tarzıma göre seçtiğim bel çantası gayet de güzel görünüyor, belime değil de omzuma ya da çapraz takarak kullanıyorum.
0
veritaslibertas
(08.05.24)
Yıllardır bel çantası kullanırım. Son zamanlarda en uzun ayara getirip omza çapraz asıyorum güzel oluyor.
0
thesomberlain
(08.05.24)
Açıkçası uyduruk çantalardansa deri olanlar hem daha şık görünüyor hemde çoğu kıyafetle uyuyor

gettoderi.com

www.guardleather.com
0
Northern Mariner
(08.05.24)
Çözüm tomtoc sling bag. 8L olanı her işinizi görür. Ne çapraz çantalı emekli memur gibi görünürsünüz ne de bel çantalı pazar yeri esnafı gibi. Alta linki bırakıyorum;

www.amazon.com.tr
0
thracia
(08.05.24)
(6)

ABD Vize Görüşmesi

mondayboredom
Merhaba. Onumuzdeki gunlerde Ankara'da ABD vizesi icin gorusmeye gidecegim. Gorusme genel olarak nasil geciyor, gorusmeye girerken sahsi esyalarimi birakabilmem icin bir emanet var mi,vb genel olarak bilgi verebilen olursa cok sevinirim. Tesekkurler.
Merhaba. Onumuzdeki gunlerde Ankara'da ABD vizesi icin gorusmeye gidecegim. Gorusme genel olarak nasil geciyor, gorusmeye girerken sahsi esyalarimi birakabilmem icin bir emanet var mi,vb genel olarak bilgi verebilen olursa cok sevinirim. Tesekkurler.
0
mondayboredom
(07.05.24)
Haftaya da benim var. Başlığı takip edeyim ben de.
0
spacevan
(07.05.24)
Selam,
Emanetçiler otoparkçılar genelde ama tavsiye etmiyorum arabayla gidip arabada bırakabilirsin anahtarı alıyorlar çünkü.
Kapıdan itibaren 272772 kere güvenlik kontrolü var yönergeleri takip edersen kolay zaten.
Yukarı çıkınca tekrar form koduna bakıyorlar ve parmak izi alıyorlar sonra da sıraya geçip müsait bankoya ilerliyorsun. Hepsi ing ve türkçe biliyor. Ne zaman gideceksiniz ne kadar kalacaksınız daha önce hangi ülkelere gittiniz mesleğiniz evli misiniz gibi sorular soruyorlar. Hepsine net be doğru cevaplar vermek önemli. Tıkır tıkır bilgisayara birşeyler yazıyorlar eğer vizeniz onaylandıysa elinize bir kağıt veriyorlar, onaylanmadıysa pasaportunuzu geri verip size bu seferlik vize vermediklerini açıklıyorlar.
0
wild honey suckle
(07.05.24)
Teşekkür ederim. Bu arada araçla olmayacağım, eşyalarımı otelde bırakmak aklıma geldi..
0
🌸mondayboredom
(07.05.24)
ticari için gitmiştim. bana sadece niçin gidiyorsun dedi, iş dedim. ne işi dedi. şöyle bi iş dedim. vizen onaylandı dedi. 20 saniye falan sürdü, hiçbir evrağa da bakmadı.
0
awlmi
(07.05.24)
Konsolosluk çevresi hep emanetçi. Sıkıntı yaşamazsınız.
0
ruhen hastayim ben
(07.05.24)
Iki dakika havadan sudan muhabbet etmiştik. Neden gittiğimi sordu, nereye gideceğimi sormuştu. 5 dakika falan sürmüştür.
0
mirty
(07.05.24)
(7)

dizi taviyesi?

HellKeePer
1-2 sezonluk dizi tavsiyeniz var mıdır?katergori fark etmez.izleyip keyif aldığınız varsa paylaşır mısınız?teşekkürler
1-2 sezonluk dizi tavsiyeniz var mıdır?
katergori fark etmez.
izleyip keyif aldığınız varsa paylaşır mısınız?
teşekkürler
0
HellKeePer
(05.05.24)
(bkz: dead to me) yıllar önce cüneyt özdemir önermişti, sevmem adamı ama izlemiştim güzeldi.
0
sarhos guzelim
(05.05.24)
The serpent
0
Kittie
(05.05.24)
Serpent +1
Mare of easttown
Black Books
Mindhunter
True Detective (ilk sezon)
0
mirty
(05.05.24)
shogun
last of us
house of the dragon
severance
chernobyl
jeff & some aliens
0
beatbox yapan metalci
(06.05.24)
Severance +1 özgün bir şeyler izlemek isterseniz
0
substituent
(06.05.24)
Halo
0
ananiyimioguz
(06.05.24)
the curse. hiç fena değil.
0
summerjam0306
(06.05.24)
(5)

Sattığım arabayı sahibindende gördüm

inheritance
Yeni arabamı alırken eski arabamı takasa vermiştim İstanbulda bir bayiye. Arada sahinindene bakıyorum satışa koydular mı diye. Bugün baktığımda Çorumda bir satıcıda gördüm. Sattığımda yaklaşık 55000 kmdeydi, 53500 km yazmışlar. Çorum'a çekici ile gitti ise en az 55000 km olması gerek. çekici ile git
Yeni arabamı alırken eski arabamı takasa vermiştim İstanbulda bir bayiye. Arada sahinindene bakıyorum satışa koydular mı diye. Bugün baktığımda Çorumda bir satıcıda gördüm.

Sattığımda yaklaşık 55000 kmdeydi, 53500 km yazmışlar. Çorum'a çekici ile gitti ise en az 55000 km olması gerek. çekici ile gitmedi ise (sürerek yani) 55500 km. yanlış yazılmıştır herhalde, kilometresi ile oynamazlar diye düşünüyorum.

hatasız boyasız yazmışlar, iki tane kazası, sürtmesi vs. var. en altta tramer var, farlar değişti diye yazmışlar gerçi. fotoğraflarda da dikkatli bakınca sürtmeli yerleri belli oluyor.

faturası servis kayıtları mevcuttur yazmışlar, ben bunları vermedim. sattıktan sonra servis bunları verebilir mi? verdi ise benim ismim, adresim belli olur mu?

bu ilanı gördükten sonra ikinci eldeki hiçbir ilana güvenmemek gerektiğini anladım.
0
inheritance
(02.05.24)
servis vermez muhtemelen. dolandırıcı işte. alan zaten ekspertize götürecek.
0
jelly bear
(02.05.24)
kilometre meselesine bir şey diyemiyorum, biraz terbiyesizlik olmuş. birisi geldiğinde "ilanı verdikten sonra biraz daha yol gitti, ondan böyle" diyecekler herhalde.

ağır hasar kaydı yoksa, galeriler istisnasız "hatasız boyasız" yazıyor. yıllar önce "hatasız boyasız" denen bir arabaya gittim bir galeriye. araba galeride değildi, görmek için kaportacıya gittik, kaportacıda boya yapılıyordu.

faturalı servis kayıtları yalan da olabilir ya da aracın servislerinden birinde bir tanıdıkları vardır, o kayıtları çıkarmıştır.

ve evet. özellikle galericilerin yazdığı hiç bir şeye güvenmeyin. baştan sona yalan.
0
co2s2
(02.05.24)
Arabayı ikinci el aldığımzda garantisi devam ediyordu.Servise bakım için gittiğimde,servis geçmişini excel dosyası halinde mail attılar.Ancak orda hangi tarihte ne yapıldığı bilgisi vardı.Sahibine dair herhangi kişisel bir bilgi yoktu.
0
arenas
(02.05.24)
Galericiden bu sebeplerle araç alınmaz
0
mirty
(02.05.24)
3. cümledeki Çorum'da bir satıcıda gördüm cümlesinden sonrasını çok okumadım. Tecrübelerime dayanarak size tek bir şey söylemek istiyorum. Çorum'a araba satılmaz, Çorum'dan araba alınmaz.

Kendim bizzat araba almaya gidince hepsinin birer simsar olduğunu gördüm. Fotoğrafları muhtemelen hep aynı kişi çekiyor ki arabalar jilet gibi ama bi gidiyorsunuz araba turşu.

Çoğunlukla uzak şehirlerden insanlar geldikleri için araba almaya, bi şekilde abi şöyle abi böyle diyip satıp yolluyorlar. E tabi o insanlar da araçsız dönmeyelim buraya kadar geldik oluyorlar.

Özet: Araba ticaretinde Çorum'dan uzak durun. Hele bi de BMW ise.
0
life is not fair
(03.05.24)
(10)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait ve neydi?

tabudeviren
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
örneğin: dört yaşındaydım babamla lunapark'a gitmiştik.
0
tabudeviren
(30.04.24)
4 yas, 99 depremini hatirliyorum ve sonrasinda ev saglam olmasina ragmen cadirda kaldigimiz gunler.
0
gule gule
(30.04.24)
3 veya 4 yaş. Giriş kattaki evimizin pencere korkulugunda ağladığımi hatırlıyorum. sokakta ayı oynatiyorlardi.
0
cukur
(30.04.24)
3-4 yas, video olarak degil ama cogunlukla fotograf olarak.
video 5-6 yasindan sonra basliyor.
0
cooperr
(30.04.24)
2 yaş. Babam ve bir arkadaşı pinpon oynuyorlardı. Düşen topun peşinden koşuyordum.
0
Bluesque
(30.04.24)
13-14 aylık evdeyken dışarı bakıp su akıyo demiştim. aaa çocuk konuştu diye evdekiler sevinmişti bunlar neye seviniyor diye bakmıştım.

daha net olan bir anı da 2.5 yaşındayken kardeşimin doğumu, bir süre annanemlerde kalmamız ve eve dönerken kardeşimin metal beşiğini söküp arabanın bagajına yüklememiz. ama asıl net olan kısım uzun süre sonra ilk defa eve girince hissedilen yabancılık ve bunu daha önce tecrübe etmediğimi fark etmem. sonra büyük bir kahverengi örgü sepet içinden oyuncaklarımı çıkarıp bir radyo ile oynuyorum.

bunlar gibi çok var ama bir süre sonra çoğu anının kendisi değil de hatırlaya-hatırlaya oluşan kopyaları gibi.
0
orpheus
(01.05.24)
Yaşı bilmiyorum ama annemin beni ayağında salladığını hatırlıyorum, bir de ablamın bana karyoladan nasıl çıkılacağını öğrettiğini hatırlıyorum.
0
mirty
(01.05.24)
dört yaş, babamı evin penceresinden bekliyordum, yağmur yağıyordu , nasıl eve gelecek diye ağladığımı hatırlıyorum.
0
peri harfler narla
(01.05.24)
3-4 yas. Bana yeni bir ayakkabi almislar ancak yagmur yaginca alti camur oluyor, merdiven basamaklarinin girisinde yere ters bir bicimde bir kurek demiri sabitlenmis, bizimkiler bana ayakkabimi orda nasil temizlemem gerektiginiz anlatiyorlar.

Bir de, otobuse biniyoruz, yan koltukta oturan kadin cocuguna muz veriyor, ben de ona bakiyorum, kadin dayanamayip bana da veriyor. Babam ona tesekkur ediyor.
0
va
(01.05.24)
2 yasimi hatirliyorum. dedemle birlikte uyurken kalp krizi gecirmis. uzerine beyaz carsaf serdiklerini ve bicak koyduklarini hatirliyorum

bi allahin kuluda bu cocuk burada ne yapiyor deyip uzaklastirmamis
0
foster
(01.05.24)
4 yaşımı hatırlıyorum. meşhur 87 istanbul kışını hatırlıyorum. çatı tamamen kar dolmuştu
0
abelardo
(01.05.24)
(5)

Araç fitil hasarı tavsiyesi

hadeoradan
Sportage 2022 aracın tavan kısmındaki fitillerinde yırtılma oluştu. Servis komple değişmesi gerekiyor, tek fitil değişmiyor ve bu da 30.000₺ civarında. Sizce bu görüntüdeki fitil yırtığını nasıl onarabilirim? https://i.imgur.com/1lKHOWg.jpeghttps://i.imgur.com/lmGlRGf.jpeghttps://i.imgur.com/6OKLLQw
Sportage 2022 aracın tavan kısmındaki fitillerinde yırtılma oluştu. Servis komple değişmesi gerekiyor, tek fitil değişmiyor ve bu da 30.000₺ civarında. Sizce bu görüntüdeki fitil yırtığını nasıl onarabilirim?



i.imgur.com

i.imgur.com

i.imgur.com
0
hadeoradan
(29.04.24)
Aracın garantisi yok mu ?, kullanıcı hatası mı dediler ? Kullanıcı hatası olacak bir yer değil ben olsam tüketici hakem heyetine giderim, ayrıca fitil için fiyat çok yüksek
0
mirty
(29.04.24)
fordlarda da fitil sıkıntısı oluyor. garantiden değişiyorlar. kullanıcı ısırıp yemedi ya fitilleri.
kullanıcı hatası ise de en fazla 2-3 bin tlye hallederseniz. sanayiyi bilen bir abi bulun şehrinizde. sırf fitil işi ile uğraşanlar var sanayide.
0
adivar
(29.04.24)
tek fitil değişecekse en fazla 1000 tdir yani.
0
adivar
(29.04.24)
servis uçmuş. 2022 model aracın garantisi olması gerek. garantinin de ücretsiz değişmesi lazım.
0
jelly bear
(29.04.24)
kia'nın 5 yıl garantisi var. sonuç olarak kullanıcının yapacağı bir hata değil bu. garantiden değişim isteyin, servis kabul etmez ise merkez ile görüşün. kia garanti konusunda müşterisini üzmez.
0
delidir yakalayin
(30.04.24)
(2)

Bu park şikayet edilir mi?

dejame
Yolun bir şeridini kapatmış, resmen diklemesine park etmiş. Haftalardır böyle durum.Görsel: https://i.ibb.co/vYKSQ46/IMG-1892-3.jpg
Yolun bir şeridini kapatmış, resmen diklemesine park etmiş. Haftalardır böyle durum.

Görsel: i.ibb.co
0
dejame
(24.04.24)
edilir tabi. 155, arayıp çektirebilirsin.
0
numlock
(25.04.24)
Edilir ama ise yarar mı bilmem, ben 10 senesir duran aracı çektiremedim.
0
mirty
(25.04.24)
(9)

Bahçe ve tamirat işleri seven babaya hediye

abuzer
Bosch'un yeşil makinelerinin çoğu var :(( taşlama aleti, sarjli vidalama, kaynak makinesi???? nE alaka baba???Neyse, cim biçme aletlerine baktım bu yıl icin çim işi halledilmis. O iptal. Başka ne alabilirim bu türde? Meyve toplama aparatı baktım, tam aradigimi bulamadim varsa öneriniz sevinirim
Bosch'un yeşil makinelerinin çoğu var :(( taşlama aleti, sarjli vidalama, kaynak makinesi???? nE alaka baba???

Neyse, cim biçme aletlerine baktım bu yıl icin çim işi halledilmis. O iptal. Başka ne alabilirim bu türde? Meyve toplama aparatı baktım, tam aradigimi bulamadim varsa öneriniz sevinirim
0
abuzer
(21.04.24)
Saksıda çiçeği varsa şuna bayılır.

tr.aliexpress.com
0
Mirket
(21.04.24)
No saksı çiçeği yok. Daha çok agac ve ekili sebzeler. 200 m2 lik alan
0
🌸abuzer
(21.04.24)
Sebzeler için otomatik sulama saatli damla sulama sistemi kurabilirsin.
Bilgi konusunda yardımcı olurum.

akyolbahce.com.tr
0
Mirket
(21.04.24)
Çok tenk yuu ama kendine uğraş edinebilecegi bir şey daha güzel olur. Seviyor bahçede HİC GEREKMEYEN işler yaparak vakit geçirmeyi :)
0
🌸abuzer
(21.04.24)
Hobi serası, kendi fidelerini kışın büyütür ve yağmurlu havada vs olduğunda ıslanmadan üşümeden çalışabilir.

Rastgele bir örnek: amzn.eu
0
alfired
(21.04.24)
Kaliteli bir tork anahtari güzel olur tamirat için
0
mirty
(21.04.24)
Akülü bağ makası ve akülü testere seti
Baban sana duacı olur sen de bana teşekkür edersin
0
etna
(22.04.24)
Farkli bir alandan oneri olarak; ahsap oyma vs islerini sever mi ki? Esimin de benzer ilgileri var, dremel aldim cok mutlu oldu. Cok amacli da bir alet.
0
gibicibicis
(22.04.24)
evinde kaynak makinesi olan adama hediye seçmek zor olur.
www.akakce.com

hava Kompresörü yoksa mutlaka almalısın. bunu gördüğünde havalara uçacaktır. hediyeyi verirken "hem de yağsız kompresör" diye ekleme yap mutluluğu 2 katına çıkar.
0
durbidakka
(22.04.24)
(12)

en sevdiğiniz meze hangisidir?

abelardo
rakı sofrası mezelerinden bahsediyorum
rakı sofrası mezelerinden bahsediyorum
0
abelardo
(20.04.24)
hanımın yaptığı deniz börülcesi
acılı ezme salata
pastırmalı humus
0
etna
(20.04.24)
lakerda.
0
antikadimag
(20.04.24)
köpoğlu

haydari
0
jülsezar
(20.04.24)
çerkez tavuğu
humus
acılı ezme
0
sir gawain
(20.04.24)
deniz börülcesi ve yogurtlu olan her sey.
0
robert bosch
(20.04.24)
Hocam keşke bilgi verseydin nasıl bir şey arıyorsun, en pratik evde kolayca yapılacak olanlardan mı yoksa biraz daha alengirli bir şey mi

Düşününce sevdiklerim basit olanlardan çıktı

Bir yoğurtlu meze olsun

Kuru cacık / haydari / yoğurtlu semizotundan birini seçsem semizotu olur (semizotu mevsimi değilse yoğurtlu kereviz olsun kışın)

Patlicanlı bir meze de olsun, köz patlican salatası

Barbunya pilaki
Havuç tarator
Kavun

Bana yeter
0
grimavi
(20.04.24)
pastırmalı humus ve fava
0
hakmut
(20.04.24)
Rus salatası
0
mirty
(20.04.24)
lakerda
cevizli tarator
$ak$uka
pacanga boregi
0
cooperr
(20.04.24)
Fava
Atom (Yoğurt + acı biber + zeytinyağı)
Şakşuka veya közlenmiş patlıcan
Haydari veya havuç tarator

Bonus :

Karides güveç + kalamar.
0
kimlanbu
(21.04.24)
acili girit ezmesi mi ne yemistim gecen sene superdi tadi. icinde peynir vardi.
0
bohr atom modeli
(21.04.24)
kuru cacik
0
supergirl
(21.04.24)
(6)

ankara'da güzel restaurant önerileri

semaforo de medianoche
paraya kıyıp süper keyif alarak bir şeyler yemek isteyince gittiğim bazı yerler var. mesela luigi's, stüdyo pizza, chef bros gibi yerler. sıralı kebap da kebapçıların bu seviyesi sanırım orası da uğranacaklar listemde henüz gidemedim. belki bestekar'daki çin lokantası (adını unuttum) da girebilir bu
paraya kıyıp süper keyif alarak bir şeyler yemek isteyince gittiğim bazı yerler var. mesela luigi's, stüdyo pizza, chef bros gibi yerler. sıralı kebap da kebapçıların bu seviyesi sanırım orası da uğranacaklar listemde henüz gidemedim. belki bestekar'daki çin lokantası (adını unuttum) da girebilir bunların arasına diğer seçenekler kadar üst düzey gözükmese de yemeklerinin kalitesi olarak öyle denebilir. başka var mı önerebileceğiniz bu seviyede güzel yerler alternatif sayısını biraz arttırmak istiyorum.

not: ben çayyolu, ümitköy taraflarına neredeyse hiç gitmiyorum yazdığım yerlerden de göreceğiniz üzere. çankaya, tunalı civarlarını daha çok tercih ediyorum ama oralarda da illaki özel yerler vardır. belki öyle semt bazlı tavsiye vermek daha kolay olur oraları da düşünebilirsiniz tavsiye verirken diye ekleyeyim dedim bunu.
0
semaforo de medianoche
(20.04.24)
Pizza - unica
Tatli - aciktezgah
Pub - cork
Doner - mutlu döner (bim'in yanindaki)
Restoran - goksu
0
mirty
(20.04.24)
afitap meyhane var, çayyolu ve armadada. mezeleri ve etleri inanılmaz güzel. yolun düşerse yağlı kara, kokoreç ve atom muhakkak sipariş et.
0
sarahkerrigan
(20.04.24)
sıralı çok iyi ama alternatifi için köşebaşına da gidebilirsiniz. panora'nın orada.
pizza: unica ve mozz
döner: etyekassap (altınpark civarlarında)
0
mezarstone
(20.04.24)
Balgat ta Gaziantepli Erkan Usta kebapta favorimdir. Kolej de Uygur lokantasi var orasini da begenirim.
0
The_Lollok
(20.04.24)
Atakule'de Pizzeria Alla Torre.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(20.04.24)
unica severim güzeldir, stüdyo pizza biraz daha özel ama bence. chef bros da afitap'tan daha iyi sanki. göksu'ya da gitmişliğim var iyiydi ama tekrar gidecek kadar da gelmedi bana. diğerlerine denk geldikçe bakıcam teşekkürler.
0
🌸semaforo de medianoche
(21.04.24)
(4)

ankara da nişan pastası yapan kaliteli yerler?

mezarstone
selam duyuru,soru başlıkta, mayıs ayı içerisinde tercihen butik, zarif ve lezzetli pastalar yapan bir yere ihtiyacım var.var mı önerebileceğiniz bir yer?
selam duyuru,

soru başlıkta, mayıs ayı içerisinde tercihen butik, zarif ve lezzetli pastalar yapan bir yere ihtiyacım var.

var mı önerebileceğiniz bir yer?
0
mezarstone
(20.04.24)
Açıktezgah
0
mirty
(20.04.24)
Palet
0
ankarakecisi
(20.04.24)
1- elizinn
2- palet
0
lancelot du lac
(20.04.24)
teşekkürler
0
🌸mezarstone
(20.04.24)
(10)

Arabanızda akü şarj cihazı bulunduruyor musunuz?

sasailic
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
0
sasailic
(19.04.24)
takviye kablosu var sadece. şarj cihazı olsa iyi olur da onun şarjını sürekli takip etmek lazım. lazım olduğunda şarjı bitik olursa bir işe yaramaz.
0
inheritance
(19.04.24)
Ortalama akü ömrü 5 yıl ve bitmeye yakın marş sesinden anlaşılıyor. Biterse de etraftan kablo bulunur gibi geliyor bana. Bunun için şarj cihazı taşımak manasız bence.
0
Piukh
(19.04.24)
Hayır. Kimse bulundurmuyor. Sadece oto elektrikçilerde, araba tamircilerinde var. Normal kullanıcı için gereksiz.
Çok az insan takviye kablosu taşıyor. Bir tahminde bulunsam arabaların %5'inde vardır takviye kablosu. Bence onu da taşımak gereksiz.
Akü bitmeden anlaşılıyor veya bitince bir çözüm bulunuyor. Çok düşünmeyin.
0
michael_knight
(19.04.24)
bizde var, bir sabah araba calismayip etrafta yardim edebilecek kimseyi de bulamayinca almistik. daha sonra bir benzinlikte yine araba calismayinca kullandik ve cok isimize yaradi. pahali bir sey degildi, ydisindayiz 90 euro'ya almistik. bence gayet gerekli bir sey.

yani tam olarak sarj cihazi mi bilmiyorum ama arabayi calistirmak icin aküye baglanan batarya gibi bir sey, ikinci bir arabaya gerek kalmadan arabayi calistiriyorsunuz yani.
0
mamu
(19.04.24)
Bende de yok ama olsa fena olmazdı. Ne olur ne olmaz.
0
prole
(19.04.24)
5 yılda 1 başınıza gelecek iş için cihaz alınmaz. Sonuçta Alaska'nın kırsalında ormanda kulübede yaşamıyorsunuz. Yaşıyor musunuz yoksa?
0
Huan8
(19.04.24)
bulundurmuyorum, yol ortasında 220 volt priz denk gelmeyeceğine göre akü şarj pek işime yaramaz. araç takviye ile çalıştıktan sona elektrik sisteminde-aküde bir arıza yoksa zaten aküyü şarj edecektir.

çekme halatı, akü takviye kablosu ve elektrikli kompresör var.
0
orpheus
(19.04.24)
bir kaç sene önce akü bitince takviye kablosu almıştım yakındaki bir benzinlikten. hala o duruyor, yeter bence.
0
co2s2
(19.04.24)
Takviye kablosu bulunduruyorum, bence yeterli
0
mirty
(19.04.24)
kaç sene evvel BIM in verdiği Polo Smart akü takviye aletini almıştım. 2 kere lazım oldu ikisinde de kurtarmıştı beni.
onun haricinde ışık kaynağı ve powerbank olarakta kullanıyorum.

tavsiye ederim bu tip şeyler öyle bir yerde kalıp bir kere lazım olur onda da işinize yarar.
0
gibicibicis
(19.04.24)
(5)

şarjlı matkap tavsiyesi

istististist
https://www.trendyol.com/sr?q=%C5%9Earjl%C4%B1%20matkap&st=%C5%9Earjl%C4%B1%20matkap&qt=%C5%9Earjl%C4%B1%20matkap&os=1şurdaki matkaplardan 700 liralık olanlardan birini alsam iş görür mü? hangi özelliklerine dikkat etmemi tavsiye edersiniz?
www.trendyol.com

şurdaki matkaplardan 700 liralık olanlardan birini alsam iş görür mü?

hangi özelliklerine dikkat etmemi tavsiye edersiniz?
0
istististist
(18.04.24)
İşe bağlı olarak değişir ama günümüzde 700 liralık bir matkabın iş görmesi bence zor. Ufak tefek işleri görse dahi ilk zorlamada dağılması muhtemel gibi geliyor bana.

Bence adı sanı bilinmeyen markalar yerine bilinen bir markanın en basit ürünlerine bakın eğer fiyat kaygınız varsa. Bosch, Dewalt vs pahalı kaçarsa Einhell bakabilirsiniz.
0
10551037
(18.04.24)
Ben einhell den memnunum
0
mirty
(18.04.24)
arada bir vida sıkarım, belki bir iki yer delerim, şarjı çabuk bitmeye başlarsa problem değil derseniz alabilirsiniz. zira ciddi işlerde kullanılan aletler gerçekten ciddi paralara satılıyor ve ticari amacınız yoksa bence gereksiz.

biz ticari anlamda kullanıyoruz. 7 senedir kullanılan dewalt vardı o kadar kötü kullanıma rağmen anca bozuldu gittik yenisini aldık. (fiyatı ne sen sor ne biz söyleyelim)
0
bravoteam
(19.04.24)
Yılda bir iki defa kullanacaksanız şarjlı almayın. Bir şeyleri delecekseniz (yılda bir ikiden fazla) ucuzunu almayın.
0
sumuklurakun
(19.04.24)
Attığını bilmiyorum ama ben 4-5 ay önce 300 liraya mı 350’ye mi ne alınabilecek en ucuzunu aldım, iş görüyor. Ama bende dewalt dcd ‘de var bence piyasanın en iyisi (başka işlerim için lazım oluyor)

Geçenlerde sehpa sipariş ettim, 300’lükten tak tak takıp geçtim çok kolaydı. Kullanım amacı ayda yılda bir sehpa dolap gelsin tak tak vurayım ise alın geçin
0
avatar is back
(19.04.24)
(4)

Arabayı bırakmanız lazım diyen esnaf

chicha_v2
Kayınpederin toyota verso aracı ac'yi açınca üflüyor ama lo'ya getirsem bile soğutmuyor öyle üflüyor sadece.Gazına birkaç ay önce baktırmış adamlar bizim yapacağımız bir şey yok gazı tam demiş. Başka bir yere yönlendirmişler. Oradaki adam da bırak aracı akşam alırsın demiş, güven vermeyince bırakmam
Kayınpederin toyota verso aracı ac'yi açınca üflüyor ama lo'ya getirsem bile soğutmuyor öyle üflüyor sadece.

Gazına birkaç ay önce baktırmış adamlar bizim yapacağımız bir şey yok gazı tam demiş. Başka bir yere yönlendirmişler. Oradaki adam da bırak aracı akşam alırsın demiş, güven vermeyince bırakmamış kalmış öyle. Araba çok temiz ve orijinal içinden parça vs. alsalar ruhumuz duymaz.

Şimdi yarın yine bir yere götüreceğim arabayı.

Adam bırakman lazım derse başında mı bekleyeyim bütün gün napayım?
0
chicha_v2
(18.04.24)
Sabah erken saatte gidin, bugün uzun yola çıkacağım yaptırıp çıkmam lazım derseniz belki bırakmanızı istemezler.
0
Tutkun
(18.04.24)
Gaz tamsa kompresör arızalı olabilir, kayış sağlamsa kavraması problemli olabilir, sigorta atmış olabilir.

Eğer bırak diyorlarsa güvenme, başında bekle direkt.
0
kimlanbu
(18.04.24)
başında bekle.
0
adivar
(18.04.24)
Şehir ankara ise dörtnal toyota yı tavsiye ederim
0
mirty
(18.04.24)
(2)

evde fizyoterapi fiyatları

eja
Merhaba,Evde fiyoterapi/fizik tedavi hizmeti alan var mı?haftada 4 kere almamız gerek ve inanılmaz yüksek fiyat veriliyor tek bölge için bu hizmeti alan varsa ne kadara alıyor kaç bölge paylaşabilirse sevinirim.Ps. İstanbul - Beylikdüzü
Merhaba,
Evde fiyoterapi/fizik tedavi hizmeti alan var mı?
haftada 4 kere almamız gerek ve inanılmaz yüksek fiyat veriliyor tek bölge için bu hizmeti alan varsa ne kadara alıyor kaç bölge paylaşabilirse sevinirim.
Ps. İstanbul - Beylikdüzü
0
eja
(16.04.24)
Sigortanız vardır diye tahmin ediyorum.

2021 yılında eşimin annesi için bu destek alınmıştı, 12 seans kadar; bize o zaman çok yüksek gelmemişti fiyat.

Beykent tıp merkezi'nden gelmişti fizyoterapist, bir sorun isterseniz.
0
fraise
(16.04.24)
Ankara'da babam alıyor saati bin tl
0
mirty
(16.04.24)
(7)

Chopper motorlar daha mı güvenli?

veritaslibertas
Aşağıda motor sorusunu görünce aklıma geldi. Motosiklet almaktan hep çekindim ama araba alamayacağım bari bir motor mu alsam diyorum. Chopper'lar diğer modellere göre daha mı güvenli? Kaza olaylarından korktuğum için hiç bulaşmadım şimdiye kadar.
Aşağıda motor sorusunu görünce aklıma geldi. Motosiklet almaktan hep çekindim ama araba alamayacağım bari bir motor mu alsam diyorum.
Chopper'lar diğer modellere göre daha mı güvenli? Kaza olaylarından korktuğum için hiç bulaşmadım şimdiye kadar.
0
veritaslibertas
(16.04.24)
bu konuda akademik bir çalışma var mı bilmiyorum ama varsa da muhtemelen motosikletin tasarımından ziyade kullanıcı profiline göre bir çıkarım yapmıştır diye tahmin ediyorum.

neticede bu da 2 teker, bir asfalt motoruyla ya da enduro ile temel seviyede benzeşiyor fakat ağırlığı, ağırlık merkezi, manevra kabiliyeti, çevikliği, motorunun gücü diğer tiplere nazaran farklı aktarması (güç, tork, devir farklılıkları) gibi birçok faktör ve bu faktörler sebebiyle de kullanım tarzınızı zorunlu olarak etkilemesi sebebiyle “daha güvenli” denebilir bence.

örneğin 100 beygirlik 650cc bir asfalt motoru ile uçup kaçabilirsiniz belki ama 60 beygir fakat 1000cc bir chopper ile aynı çabuklukta hareket edemezsiniz, üretim maksadı aynı değil çünkü. motor sizi amiyane tabirle “apaçilik” yapmaktan alıkoyacağı için daha güvenli sürüşler yapabilirsiniz. işin özü sürücüde bitiyor.

yalnız şu da var; chopper ile tabii ki a noktasından b noktasına gidersiniz fakat şehir içi ulaşım için bir scooter ya da çıplak motor rahatlığında gidemezsiniz. oturuş pozisyonu, hantal oluşu gibi bazı hususlar sebebiyle ben olsam araba alternatifi olarak düşünmezdim. kaliteli bir scooter, doğru ekipman ve eğitim ile chopper’dan daha ucuz, konforlu, çabuk ve muhtemelen güvenli gidersiniz.
0
orient blue
(16.04.24)
motorcu bir arkadaşım chopper kullananların çok daha az kaza yaptığını söylemişti, amaçları hız vb olmadığından olsa gerek.
0
ravenudon
(16.04.24)
motor türünün güvenliğe bir artısı yok. güvenliği etkileyen faktör hız ve sürüş stili. yani bir super sport alıp bunu makul hızlarda sürer ve kontrollü gidersen bence chopperdan daha güvenlidir. çok daha atiktir ve daha kısa mesafede frenleyebilir. ama pratikte bunlara ihtiyaç olmayacak stratejide sürüş yapmak hedef.

yeni başlayacaklar için scooter-maxi scooter göreceli olarak daha güvenli. kafa karıştıracak vites-fren kombinasyonları olmadığı için sürüşe odaklanabilirsin. düşme anında bir chopper vs gibi bacağının altta kalma riski de yok.
0
orpheus
(16.04.24)
Kullanan ile ilgili, cruiser(chopper) motorların çatalın öne açısı geniş olduğundan fren ve viraj kabiliyeti düşüktür. Çatal ne kadar dik inerse viraj, fren kabiliyeti artar spor motorlarda olduğu gibi.
0
mirty
(16.04.24)
yeni başlayacaksanız scooter ile başlamanızı tavsiye ederim. sürüşü kolay, otomatik vites, manevra kabiliyeti iyi. chopperlarda otomatik vites var mı bilmiyorum ama vitesli motor yeni başlayan birini zorlayabilir belki. ben scooterdan sonra vitesli racing motora geçtim, pişmanım. ilk fırsatta satıp dönüş yapacağım.
0
mustafakesekci
(16.04.24)
Kaza yapmaktan korkuyorsan ve İstanbul gibi büyük bir şehrin içinde motor kullanmayı düşünüyorsan, tipten bağımsız olarak hiçbir motora binme bence. Trafikte chopper da scooter da büyük risk altında. Yok bu işe baş koydum, her türlü emniyet ekipmanını kullanırım, bütün eğitimleri de alırım diyorsan, bence endurolar sürüş pozisyonu açısından daha güvenli olabilirler. Polislerin ve motorlu acil durum ekiplerinin çoğu da enduro kullanıyor zaten.
0
kaptan memo
(16.04.24)
chopper motorlar ile aralardan girmek, ani hızlanmak, kayakçılar gibi slalom yapmak gibi şeyler biraz daha zor, manevra kabileyetleri diğer motorlardan daha düşük, boyutu daha uzun, dolayısı ile biraz daha araba gibi kullanılıyor. virajları araba gibi alıyorsunuz, (2.5 metre boy var, daha ufak arabalar var )

orien blue'nun dediği gibi yapısı gereği size o kadar izin vermiyor.

bende sizin gibi düşündüğüm için baya bir bakınmıştım, 35 yaşımda ilk aracımı chopper motorda karar kıldım (hiç araç kullanmamış biri olarak, reflekslerim 20 yaşındaki gibi değil sonuçta), zevkime de uygun oldu, 10 dakika geç gideyim ama manzaranın tadını çıkartayım bunu seviyorum.

araç alternatifi olarak da uygun bence. evet bir scooter gibi aralara giremiyorsunuz, sağın sağı, solun solu gibi yerlere girip gidemiyorsunuz ama çok da problem değil, araba ile 2.5 saatte gidilen yere 1.15 dakika gidiyorum, diğer arkadaşlar 10 dakika/15 dakika önce varıyorlar. onlar daha çok kaza yaparken bende bişi yok.

90 bin km yaptım çoğu şehir içi, (10/15 yıllık motorlarda bile o kadar km yapan pek yok) her gün işe gidip gel şeklinde günlük 68km. bir kazam var, o da karşı taraftan kaynaklı kurtarmaya çalıştım ama olmadı.

kazalar genellikle iki tarafında hatalı davranması nedeni ile oluyor. siz dikkatli (üstüruplu) olursanız karşı tarafın hatasını tolere edebilirsiniz.

ilk bir kaç ay bütün herkes hata yapıyor gibi geliyor herkes hatalı bir tek sen doğrusun gibi ama öyle değil, biraz acemilikten biraz heyecandan öyle geliyor zamanla alışılıyor.

güvenli sürüş teknikleri var, güvenlik balonu diye tabir edilen şeyler var, biraz paranızı bu tür şeylere de ayırırsanız kafanız daha rahat oluyor. ben eğitim almadım ama alan arkadaşlardan öğrendiğim şeyleri kullanıyorum.

o sıkıntılarda genelde araç kullanan apaçiler nedeni ile oluyor. size nerede ise dokunacak kadar yakından sollamak vs gibi.

bu arada yine güvenli bir chopper almak isterseniz iyi paralar. çin malı çok güzel görünen ama yolu tutmayan dur desen duramayan, bas desen basamayan, yokuşa 90 la girip ortasında 70'e düştüğünüz bir motor alırsanız riskiniz çok artıyor, hangi tür motor olursa olsun. zira arkadan gelen araç sizin motorun çekmediğini hesaplayamıyor bi bakıyorsun 150 metre gerideki araç dibinize kadar gelmiş, adamında bir suçu yok.

mealen iyi bir chopper alın alacaksınız.

genelde yüksek cc başlanmaz ama ben 150cc regal raptor'dan (1 sene sonrasında) 1300cc yamaha midnight star'a geçtim, hep şehir içi işe git gel için kullandığımdan dolayı da zorlanmadım sonuçta şehir içi trafiği belli gidebileceğin hız belli o kurallara uyulduğunda pek problem yok, emniyet şeridinden gidiyorsun diye 150 km ile gitmek zorunda değilsin, tabelada ne yazıyorsa o hızla git hatta daha yavaş git, tüm araçlar solda 2 km hızla giderken sen 15km hızla gittiğinde zaten herkesi sollamış oluyorsun, o araçlarda bekleyenlerden daha çabuk varacaksın.

birde şu var, şehir içinde çok hızlı kullanmak ile normal kullanmak arasında zamansal olarak elde edilen kar alınan riske göre çok düşük.

örn: 60 km limitli yerde 120 ile gidince zaman yarıya düşmüyor en fazla 15 dakika fark ediyor zira yol dümdüz değil, virajlar var, ışıklar var, tümsekler var var oğlu var. ancak alınan risk 2 katına çıkıyor, hiç mantıklı gelmiyor bana bu. o hıza çıkmak için daha fazla benzin yakıyorsun, durmak için daha fazla balata ve diskinden yiyorsun sonra yine ışıkta 30 saniye bekliyorsun ee iki ışık arasını 1 dakikada gitsen ne olur 35 saniyede gitsen ne olur yine bekliyorsun yine bekliyorsun.
0
selam
(16.04.24)
(3)

Hangi Motor?

skbn
ne istediğine bağlı biraz evet.peki başka? kai-zen(git: https://musattimotor.com/arac-detay/kai-zen/2)milanio s400(git: https://musattimotor.com/arac-detay/milanio-s/6)
ne istediğine bağlı biraz evet.
peki başka?

kai-zen

(git: musattimotor.com)

milanio s400

(git: musattimotor.com)
0
skbn
(16.04.24)
Sıvı soğutma nedir? yağ mı su mu?

kullanım amacı nedir?

kaç kişi binilecek?

binecek olanın beklentisi ne?

parça ve teknik servis var mı?

vs vs vs uzar. ben bu paraya musatti almam. pilder bile iyi bir seçenek ama yamahacıyım.
0
baldan kaymak
(16.04.24)
chooper satan bir yerden motor almazdım.
0
orpheus
(16.04.24)
15 yıllık motosiklet binicisi olarak japondan şaşmamanı öneririm.
0
mirty
(16.04.24)
(6)

Sıfır motor takiilan 10 yillik aracın fiyatı düşer mi yükselir mi?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(13.04.24)
Yükselir
0
andy kaufman
(13.04.24)
motorun takılma nedenine göre değişir. motor değişimini gerektiren husus eğer büyük bir arıza değilse, motorun km ömrü dolmuşsa fiyatı yükselir.
0
anathemamen666
(13.04.24)
Yükselir tabii ki
0
mirty
(13.04.24)
sandık motor niye takıldı önemli olan o.

km si 300k olup takıldıysa bir miktar, hızlı satarsınız sadece.

km düşük ama garanti gibi sebepten ise yükselir tabi.
0
baldan kaymak
(13.04.24)
TR'de düşer.

Faturayı saklayın her şekilde lazım olacak.
0
HellKeePer
(13.04.24)
nasıl yükselir ya? düşer tabi ki. 10 yıllık dediğin 2014 modeldir. tr şartlarında eski model değildir. c sınıfı olanlar 700-800k'dan ucuz değil. premiumlar çok daha pahalı. o fiyattaki ve yaştaki bir araba niye motor değişsin? tek tük nedenler hariç genellikle fiyat düşer
0
paintov
(13.04.24)
(2)

Ankara eskisehir

primetime
Sabah günübirlik Eskişehire gitmem gerekiyor ama sonraki haftaya erteleyebilirim de. Acaba tatil dönüşü sebebiyle çok kalabalık olur mu?? Yoksa gidip geleyim mi emin olamadım.
Sabah günübirlik Eskişehire gitmem gerekiyor ama sonraki haftaya erteleyebilirim de. Acaba tatil dönüşü sebebiyle çok kalabalık olur mu?? Yoksa gidip geleyim mi emin olamadım.
0
primetime
(13.04.24)
Valla d7n günübirlik bolu yaptık, İstanbul'a gidiş tarafı resmen cankurtaran'dan bolu'ya kadar tikaliydi. Ben bu kadar kalabalık görmedim.
0
mirty
(13.04.24)
Tren harici sakın ha.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.04.24)
(5)

Yurtdisi urun değişimi

mirty
Selamlar,Aldığım arac kamerası hatalı çıktı. Firma ile görüştük değişim yapacaklar ancak ürünün iadesini istiyorlar, firma Çin'de. Şimdi gönderirken ne yapmam lazım ki yeni ürünü gönderdiklerinde vergi ödemeyim. Dikkat etmem gereken başka bir husus var mıdır?
Selamlar,

Aldığım arac kamerası hatalı çıktı. Firma ile görüştük değişim yapacaklar ancak ürünün iadesini istiyorlar, firma Çin'de. Şimdi gönderirken ne yapmam lazım ki yeni ürünü gönderdiklerinde vergi ödemeyim. Dikkat etmem gereken başka bir husus var mıdır?
0
mirty
(10.04.24)
Gonderirken bir sey yapmana gerek yok. Onlar karsilayacaktie diye dusunuyorum tum masraflari?

Asil onemli olan, onlardan sunu rica etmen, gonderirken faturaya urun kiymetini 20 dolar yazmalari ve free of charge samples, value for customs only seklinde bi ibare eklemeleri.

Bir de kameranin tipi ne? Yani tam urun tanimi ne diye geciyor?
0
floydian
(10.04.24)
Yani tip olarak bilemedim. Viofo a129 pro kamera. Firma ürünü gonderirken "değişim yapılacak değeri 20 dolar" olarak yazmamı istediler.
0
🌸mirty
(10.04.24)
Tamam sen yazarsin onlarin gumrukleri de ithalatta cok siki. Neyle gondereceksin?
0
floydian
(10.04.24)
Ptt ile gondermeyi düşünüyorum ancak tecrübe/tavsiye alırım.
0
🌸mirty
(10.04.24)
Gonderim yaparken zaten sana fatura yerine gececek bi evrak doldurturlar ama alici odemeli gonderim kabul edip etmediklerini bilmiyorum.
0
floydian
(11.04.24)
(6)

yakın zamanda yurtdışından iş teklifi alıp göçen biri oldu mu?

baldan kaymak
nereye gittinizmemnun kaldınız mıbaşka neler söylemek istersiniz
nereye gittiniz
memnun kaldınız mı
başka neler söylemek istersiniz
0
baldan kaymak
(10.04.24)
son 3 sene icinde once Polonya sonra Ingiltere'ye tasindim. temel olarak 2 sey soyleyecegim;

- kimse dilini bilmedigi veya ogrenmeyi dusunmedigi bir ulkede yasamamali. herkes ingilizce biliyor olabilir ama ana dilde iletisim kurmak daha farkli. ilk yurt disina tasinma deneyimim oldugu icin Polonya once heyecanliydi ama sonra ''ne yapiyorum ben burda ya, bunlarin dillerini bile konusamiyorum'' farkindaligi geldi. neyse ki cok gecmeden Ingiltere'ye tasindim.

- benim gibi tek basiniza goc etmeyin. yalnizligi seven bir insan olarak beni bile cok zorladi, zorluyor. burada da bir cevre kurabilirsiniz ama cok guclu sosyal iletisim kabiliyetiniz varsa. bende yok.
0
juninho77
(10.04.24)
Almanya.

tek gidilecekse tekrar tekrar üzerine düsünülmeli.
motivasyonunuz para ise ne kadar birikim yapabileceginizi Türkiye ile kiyaslayin ilerde hayal kirikligi yasamamak adina.
bürokratik konulari iyice arastirin mümkünse daha önce tecrübe etmis biri ile teyitleyin.
gideceginiz ülkenin dilini bilmiyorsaniz ögrenmeye acik olun.
göcten 2 ay önce ve 2 ay sonra arasindaki zaman dilimi icin maddi durumunuzu iyi ayarlayin.
0
axl
(10.04.24)
3.5 yil once ingiltere'ye tasindim.

turkiye'de keyfim yerindeydi. simdiki aklim olsa birkac kez dusunurdum gelmeyi.

aileden/arkadaslardan uzak yasamak cok zorluyor beni. her gittigimde arkadaslarimdan daha uzaklasmis hissediyorum. ailemdekiler daha fazla yaslaniyor. turkiye'deki gundemden de uzak kalmak mumkun degil. turkiye'deki kotuye gidis hala etkiliyor psikolojik olarak.

bir kere geldigim icin geri donmek de zor. birkac yila vatandaslik aldiktan sonra donmeyi ciddili dusunuyorum eger turkiye'de isler cok kotu degilse.
0
fakyoras
(10.04.24)
Bence herkes denemeli memurlar hariç. Memur olsam gelmezdim herhalde.
0
Kahvedesu
(10.04.24)
Yakın zamanda değil ancak bir arkadaşım 10 yıldır Almanya'da. Yazıldığı gibi tek başına olduğu için çok sıkıldığını söyledi vatandaşlığı alınca döndü, uzaktan çalışıyor. İs, ev spor salonu üçgeninde bir hayatı olduğunu söylüyor.

Ocak ayının başında kardeşim eşiyle İngiltere'ye yerleşti şimdilik mutlular zaman ne getirir bilemeyiz.

Bir arkadaşım 3 sene önce Almanya'ya gitti, sırf oğlunun geleceği için kaldığını söylüyor.
0
mirty
(10.04.24)
2020 sonu almanya'ya gittim. ben memnunum.

ne kadar erken o kadar iyi. para biriktirip, vatandaslik alip dönmek de mümkün. denemeden bilemezsin sana göre mi degil mi.
coluk cocuk falan yoksa kesin git dene. en kötü deneyim olur.
0
robert bosch
(11.04.24)
(1)

setcard ile nereden giyim kıyafet ayakkabı vs alıyorsunuz?

baldan kaymak
sb
sb
0
baldan kaymak
(04.04.24)
Setcard uygulamasında anlaşmalı olduğu mağazalar yazıyor
0
mirty
(05.04.24)
(2)

Motosiklet sezon açılışı

mustafakesekci
Benim motosiklet 6 aydır kapalı otoparkta yatıyor. Dün denedim, tek marşta çalıştı maşallah. Ama haliyle toz içinde motor. İyi bir temizlik yapacağım bu haftasonu ama şunu sormak istiyorum; sezonu kapatmadan kısa süre önce zincir bakımı yapmıştım. temizlik, yağlama vs. zincir yeterince yağlı mıdır y
Benim motosiklet 6 aydır kapalı otoparkta yatıyor. Dün denedim, tek marşta çalıştı maşallah. Ama haliyle toz içinde motor. İyi bir temizlik yapacağım bu haftasonu ama şunu sormak istiyorum; sezonu kapatmadan kısa süre önce zincir bakımı yapmıştım. temizlik, yağlama vs. zincir yeterince yağlı mıdır yoksa uzun süre yatınca şimdi yeniden temizleyip yağlamak gerekir mi? Ona göre haftasonu gelmeden malzeme tedarik edeyim.
0
mustafakesekci
(04.04.24)
Muhtemelen gerek yok yeniden yağlamaya ama motor üstü açık durmuş herhalde, o yüzden bence yıkayıp yeniden yağlasanız daha iyi olur. O-ringlerin arasına girmesin o tozlar.
0
orient blue
(04.04.24)
Gerek yok hocam, olmasi gereken zincir yağı kullandiysan birsey olmaz.
0
mirty
(05.04.24)
(3)

Kış lastiği değişimi

orin
Merhabalar. Hafta sonu ordu tarafından erzuruma bayram için gideceğim. Araçta şu an kış lastiği takılı. Normalde bu hafta lastikleri çıkartacaktım. Sizce lastikleri çıkartmak sorun olur mu?
Merhabalar. Hafta sonu ordu tarafından erzuruma bayram için gideceğim. Araçta şu an kış lastiği takılı. Normalde bu hafta lastikleri çıkartacaktım. Sizce lastikleri çıkartmak sorun olur mu?
0
orin
(04.04.24)
ortalama sıcaklık erzurum’da 6-7 derece gibi görünüyor. yaz lastiği ile gidilir, limitlerde.
0
orient blue
(04.04.24)
Riske getek var mı, yolda ne ile karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Dönünce değiştirin.
0
mirty
(04.04.24)
çıkar bence havalar çok ısındı.
0
jelly bear
(04.04.24)
(4)

çocukken/ergenken kışı çok sevenler - büyüyünce durum değişti mi?

mark greg sputnik
kıştan kastım kar-buz, soğuk ama kapalı hava ve yağmuru da buna dahil edebilirim. özellikle çocukluğunda, ergenliğinde, genç yaşında bu tür havaları güneşli havalara kıyasla çok daha fazla sevenlere soruyorum: belli bir noktadan sonra tercihleriniz değişmeye başladı mı? yoksa hala karı, soğuğu, yağm
kıştan kastım kar-buz, soğuk ama kapalı hava ve yağmuru da buna dahil edebilirim. özellikle çocukluğunda, ergenliğinde, genç yaşında bu tür havaları güneşli havalara kıyasla çok daha fazla sevenlere soruyorum: belli bir noktadan sonra tercihleriniz değişmeye başladı mı? yoksa hala karı, soğuğu, yağmuru güneşe tercih eder misiniz?

neden merak ettim çünkü bende bu değişmeye başladı. azılı bir yağmur-çamur-kar-depresyon sevdalısıydım ama yaş ilerledikçe bunlar bana çok ağır gelmeye başladı. karakter olarak hala aynı insanım esasında. işte depresyona meyilli, yalnız vs... ama doğanın bir çeşit "otomatik reset"i midir bilmiyorum, artık havada güneşi, sıcağı gördüğüm zaman şerefsizim direkt daha iyi hissetmeye başlıyorum. koca hayatımı sibirya'da yaşamayı hayal ederek geçirdim, yeni yeni "lan kanarya adaları'nda şıpıdık terlikle dolaşmak varken ne sibiryası?" demeye başladım.

ki hakikaten çevreme de bakıyorum özellikle 40-50 yaş sonrasında sıcakla, doğayla, cıbıldak gezmeyle çok daha ilgilenir hale geliyor insanlar. neblim ege'de sahil kasabasına yerleşmek isteyeni çok görüyorum ama 3 bin metre rakımda dize kadar karın içinde yaşamayı isteyene hiç rastlamadım.

sizce bu ne kadar kişisel tercih, ne kadar "doğanın bizi yola getirmesi"? sizde herhangi bir değişiklik oldu mu bu açıdan?

bu arada ben hala kar yağınca çocuk gibi heyecanlanan biriyim. onda hiçbi değişiklik yok. ama güneşli, sıcak havalardan eskiden nefret ederdim. şimdi onları da çok seviyorum öyle söyliyim.
0
mark greg sputnik
(02.04.24)
(bkz: aa bu benim lan)

Küçükken Istanbul'da kar yağınca mutlu olurduk her çocuk gibi.
Şimdi; kar yağmasının neredeyse imkansız olduğu bir şehirde yaşıyorum, yazları da çok sıcak. Yazdan hiç şikayetçi değilim, yıllardır kar görmedim bir 13 sene görmesem aramam herhalde.
0
goodz
(02.04.24)
bol miktarda kar yağan bir şehirde yaşıyorum ancak kardan nefret ediyorum. yağmurdan nefret ediyorum. ıslatmasından hiç hoşlanmıyorum. ben serin hava seviyorum. sıcaktan aşırı derecede nefret ediyorum. nemden kaçmak için eşimle kavga ediyorum tayin olmamak için. o nemli bir şehire gidelim diyor ben karasal yerde yaşamak istiyorum.
0
blue eyes white dragon
(02.04.24)
Yas 37 ben hala karı buzu çok severim. Ankara'ya bu sene bir gün kar yağdı oğlanı alıp koşa koşa bahçeye indim. Sıcaktan nefret ederim.
0
mirty
(02.04.24)
kısmen. hala kar ve yağmur çok severim. ama işte küçükken geçim derdi yoktu, mal mülk derdi yoktu. evde otururdun sıcak, dışarı çıkar oynardın bundan ibaretti çocukluk. araba var mesela kar yağınca gidip temizlemek zorundasın. çok dikkatli kullanmak zorundasın o tarz havalarda. işe eve gitmek yine sıkıntı. ama hala çok severim.
0
paintov
(03.04.24)
(16)

İş yerinde arkadaşınız var mı?

skr1292
Var mı yoksa mesafeli mi duruyorsunuz, bunun ayarı nedir?
Var mı yoksa mesafeli mi duruyorsunuz, bunun ayarı nedir?
0
skr1292
(02.04.24)
Bir tane arkadaşım var. Tanışalı çok kısa bir süre oldu ama o kadar sevdik ki birbirimizi artık kardeş olduk.
0
rock n roll
(02.04.24)
Var. Ofiste calisanlarla da müdürlerle de oldukça yakınız(saka, goygoy, genel hayat/aile konusmalari vs). Hiçbir sekilde sorun olmuyor ve çok tatlı bir ofis ortamı var.

Buna ek olarak yakin dediğim iki adet arkadaşım var ama farklı departmanlardalar.
0
logisticsmanager
(02.04.24)
is yerinde "BFF" olmaz, olmamali.
cunku ozel hayat ile is hayatini ayirmak lazim.
0
cooperr
(02.04.24)
Ben hep mesafeliyimdir. Biri işten çıkınca hiç üzülmem onun yerine işe giren kişiyle hemen tanışır işime bakmaya devam ederim, biri işten çıkınca hiç üzülmem hiç duygusal bağ kurmam. Ama belli bir düzeyde muhatap oluyorum tabi ki. Öğle yemeğinde denk gelince hayata dair genel sohbetler ediyorum.
0
turuncu tonlarda
(02.04.24)
3-4 tane var ama işyeri arkadaşı olarak, dışarıda çok çok nadir görüşüyoruz.
0
hrskrs
(02.04.24)
Bir iki kişi hariç herkesle aram iyi. Goygoy sohbet çok eğlenceli geçiyor. 4-5 tanesi ile her hafta mutlaka dışarıya çıkarız.
0
ruhen hastayim ben
(02.04.24)
Arkadaşım yok. İş stresli. Rekabetli, ayak kaydırmalı bir ortam. Söylediğin her eşy aleyhinde delil olarak kullanılıyor. Mesela okuldan beri tanışanlar seni asla aralarına almazlar. Bunun ayarı ellerine koz vermemek.
0
1nisan
(02.04.24)
Dışarıda hicbiriyle görüşmüyorum, benimle yakın olmak istiyorlar ama hep belli bir mesafede tutuyorum. İs arkadasindan, özel hayat arkadaşı olmaz , çok nadir istisnalar hariç.
0
sanguine
(02.04.24)
Eşimle eski işyerimde tanışmıştık, şimdi de arayıp hal hatır sorduğum arkadaşlarım var. Mesafeli olarak arkadaşlıklar kurarım. Bugüne kadar problem yaşamadım.
0
mirty
(02.04.24)
Valla 10 yıldır yeni arkadaşlarımın neredeyse hepi iş yerinden. Çok da güzel arkadaşlıklar edindim. İş yerindekilerden arkadaş olmaz diyenleri hiç anlaymadım o yüzden.
0
synesthesia
(03.04.24)
bir ayarı olması gereken bir şey değil ki bu neden bazı insanlar böyle her olaya satranç gibi stratejist yaklaşıyor merak ediyorum. benim ilk iş yerimde çok yakın arkadaşlarım vardı çünkü birlikte çok güzel bir frekans yakalamıştık. o ekipten bazıları şehir değiştirince koptuk ama kalanları hala en yakın arkadaşlarımdan görüşüyoruz arada. bir sonraki iş yerinde ise hiç arkadaşım yoktu çünkü keyifli bir iletişim kurabileceğim tarzda birisi yoktu. şimdiki iş yerinde de ilk iş yerimdeki gibi çok yakın diyebileceğim seviyede olmasa da iyi arkadaşlarım var dışarda takılıyoruz arada.
0
semaforo de medianoche
(03.04.24)
1 arkadaşım var, mesafeliyim
0
9kuyruklukedi
(03.04.24)
ben 28e, 2 arkadasim var (31k, 35k) hayatimi guzel yapan harika insanlar. her hafta en az 2 gun beraberiz. gecen senelerde haftada 5 gun falan birlikte gecirdigimiz bile oluyordu. raki icmeye de gideriz, konsere de doga yuruyusune de. en son gece 2de aa bu ne sirasiymis diye random bir siraya girdik bilet aldik kendimizi rave'de bulduk.

kiz arkadasimi da hemen kabullendiler ekibimize.

herkes karsi cikmis isyerinden arkadaslara da, gunun 8 saati uzaktan da olsa bu insanlarla calisiyoruz. acikcasi arkadaslarim olmasa bu iste durmazdim ben.
0
aguen
(03.04.24)
Olmasın isterdim ama var. Az sayıda çalışan olunca herkes "arkadaş" olmak zorunda kalıyor. İş çıkışı birlikte yeniyor, içiliyor, planlar yapılıyor. Zorunlu katılıyorum. Keşke mesafeli olsak.
0
gnosis
(03.04.24)
Eski şirketimde çok sağlam arkadaşlarım vardı, hepsiyle hala görüşürüz. Yeni şirketimde hiç yok. Bilinçli olarak uzak duruyorum.
0
gabe h coud
(03.04.24)
en yakın arkadaşlarımdan birisiyle ilk çalıştığım şirkette tanışmıştım. o zamanlar yöneticisiydim. sonradan nikah şahidi bile ben oldum ve hala her gün 1 saat konuşuruz.

sonraki şirketteki arkadaşlarla aramızdaki alt - üst ilişkisi, "arkadaş" olmamızı engelledi ama hala 1-2 ayda bir oturur rakı içeriz.
0
co2s2
(03.04.24)
(5)

DEHB ile yaşamak

yagmurlu bir gun
Merhaba arkadaşlar, aranızda dehb(dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) olup hayatını düzene sokabilenler var mı? Varsa yöntemlerinizi paylaşır mısınız?Not: profesyonel destek alıyorum ancak aynı durumda olanların hayatlarını merak ediyorum.
Merhaba arkadaşlar, aranızda dehb(dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) olup hayatını düzene sokabilenler var mı? Varsa yöntemlerinizi paylaşır mısınız?

Not: profesyonel destek alıyorum ancak aynı durumda olanların hayatlarını merak ediyorum.
0
yagmurlu bir gun
(02.04.24)
ben
ehehe
mesela şu anda işim varken buralarda takılyorum. vekendi işimi yapıyorum, maaşlı çalışan deiğilim yani işten kaytarmak diye ibşiy yok.

farkındalığın artması zaten çok faydalı, yani daha az önce yine dağıldım diye düşünüyodum.

bir de ben bebek emziriyorum biter bitmez ilaca başlamayı bir de onu denemeyi dğşğnğyorum.

pomodoro, kahve, farklı ortamda çalışmak, uyaran sayısını azaltmak veya cafede arkadan gürültü gelirken çalışmak, saallanan koltuk vs gibi vücüdün ibr yerini hareket ettirerek çalışmak.
0
mavicorap
(02.04.24)
DEHB yakını olarak verebilecğim en büyük tavsiye sitanbul gibi hareketli ve stresli bir büyükşehirde yaşıyorsanız hayatın daha yavaş yaşandığı sakin bir yere taşının. Bunun haricinde bir iş bitmeden başka bir işe geçmeyin ve sürekli not alın.
0
doharkoman
(02.04.24)
Yazmazsam hiçbir işi yapmıyorum. İlla yapılacaklar listesi olacak ve ben ona yapınca tik atacam. O zaman her işi yapıyorum. Bi de sosyal hayatı sıfıra indirip film dizi müzik podcast bunları bırakıp "sıkıldıysan kitap oku, enerjin varsa evde spor yoga yap" modunda takılırsam hayatımın düzenine odaklanmak daha kolay oluyor. İnsanlarla görüşünce dengem bozuluyor.
0
1nisan
(02.04.24)
Ben bu konudan cok muzdaribim. Akademik hayatımı olumsuz olarak çok etkiledi. Güya yaş ilerledikçe geçiyor deniliyor ancak 37 yaşındayım bir gram azaldığını görmedim. Profesyonel destek de almaya çalıştım, ilaç tedavisini de denedim ancak kayda değer bir faydası olmadı. Bir yandan çırpınıyorum bir yandan da kabullenmeye başladım artık benden olmuyormuş kafasına giriyorum kabus gibi. Yani yaşamayan bilemez 10 sayfayı 1 haftada okuduğumu biliyorum ancak ilgimi çeken bir konu olduğu zaman yemek yemeyi bile unutuyorum. Biraz içimi döktüm, tedavisini bulsam evimi arabamı satarım :(
0
mirty
(02.04.24)
Teşekkürler arkadaşlar fikirleriniz için.
Dehb olduğumu çok geç fark ettim ve sonrasında gerçekten bir aydınlanma yaşadım, diğer insanlar böyle değil miymiş, bu benim tembelliğim değil miymiş diye.
İş yerinde işlerimi bir şekilde halledebiliyorum genelde, son günde bir haftalık işi yaparak ama hayatın her alanında sorun yaratıyor, yapmak istediğim kişisel projelerin hiçbirini bitiremiyorum, okul hayatım tam bir eziyete döndü, uzun yıllar bitmedi kaldı öyle.
İşlerimi yapamamam depresyona, depresyon da daha fazla iş yapamamama sebep oluyor ve bu çok yorucu olmaya başladı bir yerde artık.

Neyse içimi döktüm biraz da, teşekkürler yeniden düşüncelerinizi paylaştığınız için.
0
🌸yagmurlu bir gun
(08.04.24)
(6)

hiç kediye köpeğe insana motora çarptınız mı?

alt4y
araç sürücülerini merak ediyorum. bilerek bilmeyerek;kedi, kuş ya da köpek ezdiniz mi?ya da bir insana ve ya motorcuya çarpıp düşürdünüz mü?
araç sürücülerini merak ediyorum. bilerek bilmeyerek;

kedi, kuş ya da köpek ezdiniz mi?ya da bir insana ve ya motorcuya çarpıp düşürdünüz mü?
0
alt4y
(02.04.24)
Çarpmadım. Ama mahallede kedi katledip duruyorlar. Ara sokaklardan yavaş geçin!
0
prole
(02.04.24)
Ben bir kere 50km/s hızla sol önden köpeğe çarpmıştım gece gece köy yolunda.

Sağ çaprazdan koşa koşa geliyordu. Geç fark ettim zaten gece olduğu için. Dedim ki bana ulaşınca yanımda koşmaya ve havlamaya devam eder herhalde. Yine sağımda kalır yani. Genelde öyle yapıyorlar.

Fakat bu arkadaş önümden soluma atlamaya çalıştı birden. Sol ön tampona çarptı. Tarlaya uçtu. Frenledim baktım kalktı geri geliyor koştur koştur. Dedim tamam bişey olmamış herhalde şimdi insem ısıracak, bastım gittim.

Sağda biri tarlaya ev yapmıştı. Baya ıssızdı oralar. Onun köpeğiydi büyük ihtimalle. Neden bağlamamışlarsa.. Kırık çıkık varsa da ilgilenmişlerdir herhalde.

Bir daha da köpek görünce direkt yavaşlıyorum ne yapacakları belli olmuyor demek ki.
0
ananiyimioguz
(02.04.24)
Canlıya çarpmadım. Yan aynaları çöp kutularına sık sürterim yalnız.
0
gece abisi
(02.04.24)
birbirini kovalayan kedilerden biri aracın altından çıkıp motorun ön tekerine çarpmıştı ama üstünden geçmedim. bir defa da ara sokakta gene arabanın altından fırladı ucu ucuna çok sert frenle durabildim. ikisinde de hızım düşüktü.

motorla giderken minibüs caddesinde önüme dengesini kaybedip kaldırımdan bir kız düştü çarpmadım.
0
orpheus
(02.04.24)
çok yavaş bir şekilde geri geri giderken , birden çıkan birine çarptım. yere bile düşmedi. sadece sendeledi. adam gerçek anlamda körmüş, elinde bastonu falan da vardı. indim, "özür diledim, görmedim" dedim, "ben de görmedim" dedi, güldük birlikte.
0
co2s2
(02.04.24)
Bir kere dag yolunda kopege arabanın köşesiyle çarptım, hayvan ormana kaçtığı için bulamadım.

Motosikletle giderken güvercine çarptım, öldü.

Bir seferinde de yavaş akan trafikte araçların arasından geçen yayanın topuğuna lastikle basmak suretiyle ayakkabısını ayağından çıkartmıştım, adamın ayakkabısı cikinca o da anlamamıştı ne olduğunu.
0
mirty
(02.04.24)
(11)

Psikoterapi işe yarıyor mu? Kişisel deneyimleriniz nasıl?

qwerty321
Merhabalar, ben uzun süredir mutsuzum. Yapı itibariyle de çok kafaya takıyorum. Işsizim vs. Ve asla saygı görmüyorum. Özgüvenim ve özsaygım çok düşük. Internetten online terapi almayı düşündüm bugün. Bunun bir şeyleri dönüştürmeye faydası olur mu? Ayrıca kaç seans sonrasında verim alabilirim? Sizler
Merhabalar, ben uzun süredir mutsuzum. Yapı itibariyle de çok kafaya takıyorum. Işsizim vs. Ve asla saygı görmüyorum. Özgüvenim ve özsaygım çok düşük. Internetten online terapi almayı düşündüm bugün. Bunun bir şeyleri dönüştürmeye faydası olur mu? Ayrıca kaç seans sonrasında verim alabilirim? Sizlerin kişisel tecrübeleri nelerdir? Gidip de değişeniniz oldu mu? Hepinize güzellikler dilerim, şimdiden teşekkürler.
0
qwerty321
(01.04.24)
merhabalar, daha önceleri de almıştım ama son bir yıldır düzenli sayılabilecek bir şekilde terapiye gidiyorum. benim de özgüvenin ve özsaygım ciddi anlamda düşük. terapinin faydalı olduğunu düşünüyorum ama uzun dönemde bir şeylerin değişmesi için aksiyon almam gerektiğini düşünüyorum kendi adıma. şu zamana kadar bu aksiyon kısmını beceremedim.

imkanınız var ise gitmenizin iyi olacağını düşünüyorum. sizi hiç tanımayan birisine her şeyi anlatabilmek iyi geliyor.

Selamlar...
0
meiyisi
(01.04.24)
O parayi tatile ve gezmeye harcasan daha iyi. Esas meseleyi yine sen cozeceksin. Is ve es bulman gerekiyor. Cik sokaga saatlerce yuru terapiden iyidir.
0
halk
(01.04.24)
Ben de halk kafasındaydım birkaç ay öncesine kadar.
Bir de terapiste açılamayacağımı düşünüyordum. Taşma noktasına gelmişim ki hiç susmadan konuşabilirim terapistle. Sadece içini dökmek, iyileşmek için bir adım atmak bile büyük bir gelişme bence. İşinin ehli birini de buldum sanırım. Bakalım kısfmet.
0
auroraaurora
(01.04.24)
eşim panikatak için 2 yıl psikoloğa gitti. bence 6 ay sonra etkisini gördü ancak süreç 2 yıl sürdü çünkü herkes ekmeğinin peşinde. "sen tamamsın, artık gelme" diyecek doktor sayısı çok az. son son kadın kendi dertlerini anlatmaya başlayınca dedim artık yeter çünkü seansı 1500e dayandı. Bu süre zarfında eve iki tane kedi aldık ve tabii ki psikiyatri sakinleştirici yazdı. bence sorunun %90'ını bu iki etken çözdü ancak tabii bu bir varsayım. terapi kişiden kişiye çok farklı etki gösterebilir. eşime sorsam çok iyi geliyor konuşmak diyor da çok ağır bir vaka değilsen 50dk'sı 1500 tl pahalı bir konuşma:)
0
KidLazer
(01.04.24)
ben yillarca halk'in dedigi gibi kafam estikce tatile gittim simdi de psikologa gidiyorum hala sorunlarim devam ediyor yani bazen olmayinca olmuyor ama cabalamak lazim^.^ tatil ornegi de kesinlikle kiyas edilmeyecek bir durum. ben de "sakin tatile, yuruyuse giderek cozebilecegini sanma" diye duzenleyeyim
0
ala09
(01.04.24)
Bana cok faydasi oluyor. Tavsiye ediyorum
0
robert bosch
(01.04.24)
Tabii ki de yarıyor, ben kendi adıma faydasını çok gördüm keza eşimde bipolar o da yıllardır gidiyor ve bu sayede üstesinden geldi. Psikoterapi bence herkese zorunlu hale getirilmeli yediğin yemek içtiğin su gibi zorunlu olmalı.
0
mirty
(01.04.24)
faydası olur ama herhangi bir işe girmenin daha çok faydası olur
2sini aynı anda yapmana engel bir durum yok

verim almak güvenip açılabilmeyle ilgili
karşı cinse gidersen kendini beğendirmeye ya da acındırmaya çalışmak yerine kendi sorunlarına odaklanman gerekiyor
hem cinse gidersen ister istemez kendini kıyaslıyacaksın, abi-amca konumundaki bir terapist daha ideal olur
0
bir soru sorcam
(01.04.24)
Ben bugün diş hastanesine gittim, röntgen için gönderdi doktor. Röntgenci bir iki kere röntgen aletini ağzıma soktu sonra elinle tut dedi doğru tutamadım sanırım ardından bana salak muamelesi yapmaya başladı. Söylenmeye başladı ve daha sert davrandı hatta damağım incindi. Sonra tamam bırakın dedim ve adeta bana siktir çekip röntgeni çekmeden kaldırdı beni. Dişimi yapamadım eve döndüm. O kadar çok dert ettim ki, hem adama karşı kendimi savunamayışıma hem bu sefilliğime üzüldüm. Kendimi savunmuyorum, işsizim, asla değer görmüyorum, her şeyi kafaya takıyorum, tek bir arkadaşım dahi yok vs. Bu yüzden belki terapi işe yarayabilir diye size sormak istedim.
0
🌸qwerty321
(01.04.24)
Sorun aileyle ilgiliyse işe yarayan psikoterapi bulursanız bana da haber verin.
0
ashleybon
(01.04.24)
Klinik psikolog olarak yazacağım bu cevabı; psikoterapi tabii ki ise yarıyor, yaramasa psikoloji bir dilim dalı olmazdı.

Fakat terapistin elinde sihirli bir değnek yok; tek başına danisani bir anda iyi edemez. Danışanın da efor harcaması gerekir. İnsan ve insan psikolojisi oldukca komplikedir. Kişinin kendisinin yanında çevresi, genetik faktorleri, yaşam tarzı gibi bir çok şey devreye girer bu süreçte. Her danışan her terapi ekolune uygun olmadığı gibi, her terapist ile her danışan da uyum sağlayacak diye bir şey yok. Ayrıca bazı danisanlara sadece terapi yeterli gelmez, yanında ilaç desteği de gerekebilir. Terapötik süreç kişiye özgü ve biriciktir. Genel yorum yapmak doğru değildir fakat çok net cevabı tekrar verebilirim; terapi ise yarar.

3-5 seansla ilerleme kaydetmek güç (bu bir akut fobi değilse), genelde farklı görebilmek için en az 4-5 ay devam etmek gerekir. ekolden ekole de değişiklik gösterir. bu süreç davranışçı terapilerde süreç biraz daha kısadır ama psikanalitik terapilerde daha uzundur gibi gibi. Birçok detay var bu konuda.

Ayrıca terapiye gitmesi gereken kişiye "tatile git, arkadaşına anlat rahatlarsın" vs demek ateşi 40 derece olan çocuğa "şimdilik başına soğuk havlu koyalım, ateş düşürücü vermeye gerek yok" demek gibi bir şey. Sorunu cozmezsiniz, sadece belki biraz otelemis olursunuz.

Sizin durumunuzda ben olabiliyorsa bir uzmandan destek almanızı tavsiye ederim.
0
fraise
(01.04.24)
(15)

Yemek kartınıza ne kadar yatıyor?

ananiyimioguz
İl ve tutar şeklinde yazar mısınız?İstanbul - 5000
İl ve tutar şeklinde yazar mısınız?


İstanbul - 5000
0
ananiyimioguz
(01.04.24)
remote -250 günlük. nakit ödeniyor.
0
jelly bear
(01.04.24)
Yani aylık 5500 mü
0
🌸ananiyimioguz
(01.04.24)
aylık değil günlük hesaplanır, o ayda kaç iş günü varsa onun üzerinden.

genelde 22 gün vardır.
0
benaslinda
(01.04.24)
Tamam işte 22 gün olarak düşünüp söyleyin da. 5500 yapıyor işte yormayın insanları yoruldum vallahi yoruldum. Bize her ay aynı yatıyor, aylık hesaplanıyor.

Diyorsanız ki öyle doğru sonuç çıkmaz, günlük çalışanlar da var, tamam hadi günlük yazalım.

İstanbul - 230
0
🌸ananiyimioguz
(01.04.24)
istanbul-40 tl (evet yazıyla kırk lira)
0
akiskan
(01.04.24)
istanbul - 275 günlük
0
pide
(01.04.24)
istanbul, 6000
0
gabe h coud
(01.04.24)
İstanbul - günlük 225 x remote çalışılan gün sayısı
0
arenas
(01.04.24)
ankara - 6500
0
summerjam0306
(01.04.24)
Aylık 5500 yatıyor, remote.
0
mirty
(01.04.24)
Günlük 220 diye biliyorum. İstanbul.
0
put it in your appropriate place
(01.04.24)
Günlük 215 ama sadece home office çalışılan günler
0
meraklitursucu
(01.04.24)
Ankara - 250 - remote
0
yenibirgüzelnick
(02.04.24)
Ankara - 8800
0
plutongezegendegilmi
(02.04.24)
istanbul aylık 4500
0
nesenbilneben
(02.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.