Giriş
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(18)

Ayakları labvaboya sokup abdest almak normal mi?

Kahvedesu
Ben Türkiye'de iş yerinde bile ayaklarını lavaboya sokup abdest alan görmedim. Avrupa'da bunu yapma inanç özgürlüğü mü? İş arkadaşlarım diyor ki biz niye başkasının ayaklarını görüyoruz. Türkiye'de herkes böyle mi yapıyor diyorlar.
Ben Türkiye'de iş yerinde bile ayaklarını lavaboya sokup abdest alan görmedim. Avrupa'da bunu yapma inanç özgürlüğü mü? İş arkadaşlarım diyor ki biz niye başkasının ayaklarını görüyoruz. Türkiye'de herkes böyle mi yapıyor diyorlar.
0
Kahvedesu
(07.06.26)
türkiyede birçok yerde yasak. bizim kurumda da yasak ama millet yine de alıyor. ayrı saçma bi olay zaten. temizlenmek için abdest alırken milletin balgam, sümük attığı yere ayak değdiriyorlar.
+1
glamdr1ng
(07.06.26)
Hayatımda görmedim ve hayatımda ayak yıkamaya izin verecek bir yerde de çalışmadım.
Sen çok spesifik bir yerde çalışıyorsun gibi sorularına bakınca:/
0
logisticsmanager
(07.06.26)
Türkiye'de ayaklarını lavaboya sokup abdest alan çok gördüm. bazı daha "modern" plazalarda ya da kurumlarda, diğerlerine ayıp olmasın diye, görünen yerlerde böyle abdest almıyorlardır. ama bıraksanız alırlar. bir çeşit takiyye.
0
co2s2
(07.06.26)
Birkaç kişi şikayet etmiş, şef de demiş ki, kültürel bu, onların kültürlerinde var.
-2
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
ayaklar, taharet alınan elin sabunla yıkandığı lavabolardan daha temiz
bence içerisine sokmamak gerekir
havada tutmaya da kasları yetmiyor bazı insanların

abdest ile ilgili ayet, maide/6.
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı ve topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı meshedin
(arapça olarak doğru tercümesi budur, çoğu çeviride ayakları yıkayın şeklinde geçer
el teması olmadan yıkamak meshi kapsar mı bilmiyorum
..وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ
sağdan ilk kelime mesh etmek fiili, diğer iki kelime sırasıyla baş ve ayaklar
... (ayetin sonu)
Allah size herhangi bir güçlük (çıkarmak) istemez fakat sizi tertemiz kılmak ve size (verdiği) nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
www.kuranokuyan.com

---
mesela teyemmümde (su bulunamayan durumlarda, toprakla)
abdestte yıkanan yüz ve el mesh edilir, baş ve ayaklara işlem yapılmaz
---

konuyu bağlarsam elini ıslatıp ayağını lavaboya sokmadan ayağı topuklara kadar mesh ederek de abdest alınabilir
+1
mantık
(07.06.26)
Türkiye’de toplu alanalarda abdesthane olduğu için lavaboda ayak yıkayan göremezsiniz. Otobanda lavabolarda abdest almak yasaktır yazar hatta sebebi abdesthane ve mescid olmasıdır.
Çalışan müslüman inancı gereği namaz kılacağı için mecburen tuvalette abdest alıyordur.
+1
cilekli pasta
(07.06.26)
Bana göre normal değil. Lavabo ayak yıkamak için değil. Abdest için ayrı bir yer yapılır, orada abdest alır insanlar. Ayrı bir yer yoksa yapılmaması lazım.
-1
runaway
(07.06.26)
her tuvaletinde son derece temiz abdest alma yerleri bulunan bir yerde bulunuyorum. burada bile -anlamadığım şekilde- insanların bazıları ayağını lavaboya sokarak abdest almayı tercih ediyor.

hatta bir kadın, temizlikçi kadına, bu sebeple etrafın çok ıslandığından, temizlik işini zorlaştırdığından falan söz ederken temizlikçi kadının hiç yorum yapmaması dikkatimi çekmişti. sonra baktım ki, temizlikçi kadın da öyle abdest alıyor..
valla bilen sebebini yazsa iyi olur, ben de aydınlanırım.
0
lil siztah
(07.06.26)
Adam dininin gereğini yapıyor, ya yer göster ya saygı duy.
Türkiye'de pek göremezsin. Her yerde ya cami var ya mescid.
Kuranda nasıl yazdığı anlatılmış da, birebir uygular fazlasını yapamazsın diyemezsin ki. Sünneti var, mezhebi var.

Ek: Pisuvar arasına perde konmayan, saunaya duşa üryan girilen ülkede ayak görmekten rahatsızlık duyulması da efsanevi bir ironi olmuş :)
-3
Mirket
(07.06.26)
@Mirket, insanlar el yıkarken yanı başında çıplak ayak görmek zorunda mı?
-1
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
İşerken birbirinizinkini görmek normal namaz kılmak için abdest alan adamın ayağını görmek mi abes? Çevir kafanı bakma o zaman. Burası avrupa herkes dinini yaşamakta özgür. Abdest alacak alan sağlanmıyorsa tuvalette alacak mutfakta mı alsın? ayak gördün diye ölmezsin.
0
Aydan Dustum
(07.06.26)
İşenen yere işenir, lavaboda el, yüz yıkanır. O zaman lavaboya da işesin. Burası Avrupa herkes özgür.
0
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
Hayvanlık. O kadar dinine sadıksa abdestini bozmasın. Bozdu mu, gitsin en uygun yerde alsın abdestini.
-5
gobekliraki
(07.06.26)
Turkiye'de de bunu yapan cok. Siz nerede yasiyorsunuz?
-1
baldur2
(07.06.26)
25 yila yakin suredir yurtdisindayim. Hic lavaboda ayak yikandigini gormedim. Is yerinin tuvaletinde ne yapilip ne yapilamayacagi ile ilgili sabit bir fikrim de yok.

Ayak yikayan birini gorsem bir tepki vermem. Isimi halleder cikarim. Bu arada bizim lavabolara ayak kaldirabilmeleri icin yogaci olmalari lazim :)
+1
thetruenorthstrongandfree2
(07.06.26)
Lavabo İngiliz usulü tapalı olanlardan değilse sıkıntı değil bence şahsen.
Abdest almaya oturmalı yer ya da alçak ayrı bir lavabomsu mevcut mu,var da kişi ısrarla normal lavaboya ayağını sokuyorsa bana da tuhaf gelirdi.
Yer olmayınca ben de mecbur lavaboda yapıyorum hoşuma gitmese de
-1
denizciman
(08.06.26)
İğrenç, dini özgürlük diye diye tepemize sicacaklar
-2
mirty
(08.06.26)
değmemesi lazım ama başka yer yoksa nerede abdest alacak insanlar. çok da anormal değil.

değmesi değil abdest alması.
0
gurur
(08.06.26)
(6)

700 bin tl bütçeye otomatik aile için araç ne bulabiliriz?

adivar
Yorulmamış, bizi de üzmeyecek bir şeyler bulabilir miyiz? Konum: izmirNot: bütçeyi pek arttıramıyoruz maalesef.
Yorulmamış, bizi de üzmeyecek bir şeyler bulabilir miyiz?
Konum: izmir
Not: bütçeyi pek arttıramıyoruz maalesef.
0
adivar
(05.06.26)
Bir Alman tutkunu olarak o fiyata otomatik bakacaksanız Japon almanızı öneririm. Düşük bütçe ile Alman markaların otomatik modellerine bulaşmak can sıkıcı olabilir.
+2
himmet dayi
(05.06.26)
Suzuki modellerini öneririm.
+2
dali dili havali korna
(05.06.26)
www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

eski model alırsanız honda, toyota
yeni isterseniz egea, clio olabilir
-2
cisimcik golgi
(05.06.26)
İ20, clio vs bakılabilir. Otomatiğin tek seçenek olması seçenekleri daraltıyor ve 2015 model altına itiyor maalesef.

2012 model 150-160 bin km civarı bi civic sizi mutlu eder ama. 700e alırsınız. Sorunsuz binersiniz uzun süre.
0
jackyr
(05.06.26)
Arkadaş 760 bine seat toledo aldı geçen hafta. Otomatik ve güzel.
0
rodeocu
(05.06.26)
Auris,i20
0
mirty
(05.06.26)
(20)

Kız beni terk etti

deniz kiyisi ve papatyalar
Gerekçesi de şu: Şimdi benim kardeş gibi gördüğüm bir dostum var, Ahmet. Ahmet'in bir süredir Leyla'yla ilişkisi var. Ara ara Ahmet kızın evine gidince beni de çağırıyorlar yemeğe falan. Bizimki burdan bir taktı bu Leyla'ya, ama çok hissetmemiştim.Neyse bu Leyla'nın çok yakın bir arkadaşı var Semra
Gerekçesi de şu:

Şimdi benim kardeş gibi gördüğüm bir dostum var, Ahmet. Ahmet'in bir süredir Leyla'yla ilişkisi var. Ara ara Ahmet kızın evine gidince beni de çağırıyorlar yemeğe falan. Bizimki burdan bir taktı bu Leyla'ya, ama çok hissetmemiştim.

Neyse bu Leyla'nın çok yakın bir arkadaşı var Semra diye. Ben bu Semra'yla bir iki ay önce tanıştım ama çok hazzetmedim kendisinden. Bunu da benim kıza söylemiştim.

Geçen gün gene Leyla'nın evine gittik bizim Ahmet'le. O gün de Leyla dedi ki Semra bizi evine davet ediyordu, hazır gelmişken beraber gidelim. O gün de benim kız yoldaydı, memlekete gidiyordu, öncesinde bana dedi ki yolculukta beni yalnız bırakma, o gün konuşalım yazışalım falan. Hal böyle olunca ben Semra'nın davetini kabul etmedim.

Neyse akşam oldu, bizim kızla zaten aramız limoniydi. Ben de gönlünü alırım diye salak gibi gidip bu Semra'nın davetinden bahsettim. Dedim ki bak insanlar beni çağırıyor ama ben zamanımı sana ayırıyorum, sana sözüm olmasa oraya giderdim.

Bu olayı duyunca benim kızda şalter attı. "Sen böyle bir şeye normal mi bakıyorsun"dan girdi, "ben seni Leyla'yla Semra'nın evinden mi toplayacağım"a kadar geldi.

Sonuçta ilişkiyi bitirdi.
İşlemediğim suçtan ceza yedim, ama ona göre benim içimde böyle bir şey varmış, ben başka kadınların evine gitmeyi normal görüyormuşum, bu da ona tersmiş.

Dışarıdan bakınca nasıl duyuluyor, ben kızı aldatmış mı oluyorum?

(Bu arada: uzak mesafe ilişkisi yaşıyorduk)
-7
deniz kiyisi ve papatyalar
(25.05.26)
Bi de cinsiyetleri değiştirip okumayı deneyebilirsiniz, o zaman biraz daha "ayrılan taraf haklı"ya kayacak bence cevaplar.
+7
mezzosprite
(25.05.26)
Semra’nın evine gitmemişsin ama kıza sözün olmasa gidecekmişsin. Kız arkadaşın hoşlaşmamış işte dörtlü takılmalar hele rahatsız ediyor demek. Niye uzaktan acı çeksin. İkinize de ayrı ayrı mutluluklar diliyorum.
+2
cilekli pasta
(25.05.26)
Biraz bahanesi olmuş gibi geldi bana, ben bunu konu edebilirdim ama ayrılık sebebi olmazdı...Zaten uzak ilişki diyorsun, gözden ırak gönülden ırak. İkiniz için de hayırlısı olsun
+4
gadlemler
(26.05.26)
Kız haklı. Grup yaptığınızı düşünmüş. Yapmıyorsanız da siz de sıkıntı var
-4
benaslindayohum
(26.05.26)
uzak ilişki etkisi sanki biraz, yoksa bu tek başına ayrılık sebebi olmaz kanaatindeyim.

Öte yandan, tek başına bu sebep de olmayabilir. İlişkide huzursuz, güvensiz hissettirdiyseniz bu harekete geçiren olay olmuş olabilir
0
kojonotsuki
(26.05.26)
Kardeşim senden bir yol olmaz, kız haklı
-8
arbre
(26.05.26)
Çoğunluk getiriyor ama baktıklarını görmedim hiç. Şayet bir iş/okul için kabul mektubu vs varsa ona bakabilirler belki onun dışında binde bir ihtimal. Her şey beyan.
0
ezkaza
(26.05.26)
kız arkadaşınız, en yakın arkadaşının sevgilisinin arkadaşı olan Mehmet'in evine gitse ne düşünürsünüz?
+3
co2s2
(26.05.26)
yahu ne aldatması.
sen de bu konulara kız arkadaşın gibi bakmıyorsan, ömür geçmezmiş zaten. manipüle de olma. farklı kafalardasınız. geçmiş olsun.
bence başka bir arkadaşınızın evine gitmeniz normal, ama senin de bunu normal görüyorum diyebilmen için @co2s2'nin yazdığı duruma arıza yapmaman gerekiyor. her sey karsılıklı.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.05.26)
Şimdi genşler şunu belirtmeyi unuttum: bu semra'nın sevgilisi de orda olacaktı, ayrıca evlilik planları yapıyorlar, yani semra bekar falan değil. Şimdi semra bekar olsa tamam diyeceğim, bekar kadının evinde ne işim var falan. Ama durum öyle değil.

Ben onun gitmesine ne derdim? Aynı durum olsaydı bir şey demezdim. İşin doğrusu bu.
-1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(26.05.26)
İşlemediğiniz suç; "semranın evine gitmek"

İşlediğiniz suç "kendi sevgilinize, alakasız, arkadaşınız falan bile olmayan başka bir kadının evine gitmemiş olmayı lütuf olarak sunmak ve başka bir seferde (örneğin sevgilinize sözünüz olmasaydı) oraya gidebileceğinizi söylemek"

Kadın da buyur git ben engel olmayayım demiş haliyle.

Ben çok tutucu bir insan değilim, hatta hiç tutucu bir insan değilim. Ama bir ilişki, ilişkidir. Partnerimin beni bir eş olarak görmesini isterim, "manita" olarak değil. Bu bir tercih meselesi.

Benim anladığım şu, arkadaşınız ve onun sevgilisiyle izole takılmaya başlamışsınız bir demiş. sonra bu gruba arkadaşınızın sevgilisinin arkadaşını eklemişsiniz, iki demiş. En son arkadaşınızın sevgilisinin arkadaşının evine gidebilme ihtimaliniz gündeme gelince "e yeter ama" demiş. Bence çok haksız sayılmaz açıkçası.
+6
akhenaten
(26.05.26)
Hakli yada haksiz orasini bilmem ama siz de cok bosbogaz, nerede ne konusacagini bilmeyen biriymissiniz
+4
turkuaz
(26.05.26)
biraz bahane gibi olmuş.
zaten aramız limoniydi demişsin, niçin limoniydi? zaten uzak mesafe ilişkisi yaşıyorsunuz ve aranız limoni ise bu olay bahane olur.
asıl olay şu. kız senden uzakta. sen ise ahmet-leyla ve semra-sevgilisi 3 çift beraber takılıyorsunuz. kız da dışarda kalıyor. durum gerçekten normal değil.
boşver bu grup zaten sana yeni birisini bulur beraber takılırsınız.
ha bu arada bu kadar sık evlere gitmeler falan bana hiç normal gelmedi. ahmetin seni leylanın evine çağırması bile anormal.
+2
abelardo
(26.05.26)
"Dedim ki bak insanlar beni çağırıyor ama ben zamanımı sana ayırıyorum, sana sözüm olmasa oraya giderdim."
Bu cümle o kadar kötü ki Semra'nın daveti olmasın, akraba daveti olsun yine de söylenmez. Buna sinirlenip bütün öfkesini kusmuş.
Hak verdim kendisine.
+3
mutekebbir
(26.05.26)
Benim Semra'ya gitmeyip bunu lütufmuş gibi dile getirdiğimi söylemişsiniz. Öyle midir, öyledir evet, gayet de lütuftur bu. Anlayış meselesidir bu dostlar, ama ben şöyle bakıyorum: İlişki dediğiniz olay "doğal" bir şey değil, bir doğa olayı değil, iki insan uzlaşırlar ve hayatlarını buna göre şekillendirirler, bu da ilişkilerin bir feragat olduğu anlamına geliyor. Sonuçta başkasına bakmayacağım, başkasına daha fazla değer vermeyeceğim, başkasına daha fazla zaman ayırmayacağım. Dolayısıyla ilişki dediğiniz şey bir feragat etmedir.

Bunu dile getirince tuhaf geliyor biliyorum ama gerçek bu. Benim bunu dile getirmem de belki şık olmadı, ama bunu durup dururken söylemedim. Yaptığı şeyler görülmeyince insan görülsün istiyor doğal olarak. "Sen bana değer vermiyorsun, bana zaman ayırmıyorsun" dediği için ben de bunu dillendirdim.

Burda onu da suçluyor değilim, ortada bir suç yok. Beklentilerimiz, ilişki anlayışımız, hayata bakışımız vs. farklıymış demek ki.
-1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(26.05.26)
Leyla seni Semra'ya ayarlamaya çalışıyordu. Ufak ufak aranızı yapmaya çalışıyordu.

Kız arkadaşın durumu farketmiş.
Rahatsız olması çok normal.

Siz erkekler olaylara fazla düz bakıyorsunuz.

Niyetleri, amaçları, imaları vs anlamıyorsunuz.

Leyla ile de Semra ile de artık görüşme.

Ahmet'le görüşeceksen de dışarıda tek takıl.

Sevgilinin gönlünü al.
0
anaphylacticshock
(26.05.26)
Uzak mesafe için üzülmeye değme bro
0
genki
(26.05.26)
Bahane olmuş, uzak mesafeden ilişki olmaz zaten
+1
mirty
(26.05.26)
çok sık eve gitmeler vs o konuda haksızsın arkadaş grubun okuduğumuz kadarıyla bana itici geldi. ancak ayrılmayı gerektirecek bir durum yok o konuda seni suçlayamam belli ki yenge ayrılmayı kafaya koymuş bahaneyi de bulmuş.
0
ercu cozer
(26.05.26)
sen haksızsın cunku Semra ile Leyla'nın niyetini bilmene rağmen, onlarla görüşmeye gidebilirdin...sadece kız arkadaşının biraz izin vermesine bakardı.

kız arkadaşın haksız, çünkü seni yeterince isteseydi, böyle bir durumdan dolayı ayrıldıktan sonra bile yine de biraz çabalardı.

aslında ne sen ne kız arkadasın birbirinize o kadar bağlı değilsiniz belli ki. semra ile leyla da çakallık yapıyor. en iyisi git semra ile tanış belki daha mutlu olursun arkadasının ortamında oldugu için, ne kaybedeceksin ki
0
monicapp
(27.05.26)
(9)

Beko bulaşık makinesi tavsiye eder misiniz?

UmutSonmez1234
Evime alacağım da.
Evime alacağım da.
+1
UmutSonmez1234
(22.05.26)
6 yıldır kullanıyorum memnunum.
0
ekimoloji
(22.05.26)
14 sene kullandık, sonra bozuldu. bence 14 sene iyi bir süre.
+1
mikahakkinen
(22.05.26)
Aynı fiyatları düşündüğümüzde bosch ve profilo aslında aynı ürün. Sadece Birinin tasarımı daha şık. Evet o ucuz markayı tavsiye ederim beko yerine.
+1
halk
(22.05.26)
Al garantisini 7 yıla uzat keyfine bak
0
adivar
(22.05.26)
Evimde 17 senedir Arçelik kullanıyorum ve gayet memnunum.
0
10551037
(22.05.26)
Profilo alın geçin eşim eski bsh çalışanı hepsi aynı banytan farklı marka ile çıkıyor. Bizim evin tüm eşyaları profilo 10 sene oldu problemsiz kullanıyoruz
0
mirty
(22.05.26)
ben samsung aldım 4 ay önce harika bi makine tavsiye ederim.
0
asap raki
(22.05.26)
Profilo +1
0
jackyr
(23.05.26)
altus aynı fabrika aynı banttan çıkıyor. servis parca aynı. arcelik beko 25 altus 15. model sorarsan 445 nx çok iyi.
0
cptxxx
(23.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(2)

VIOFO A229 Plus mi yoksa 70mai A810 mu?

Uncle Sam
istanbul trafiginde malum yaz sicaklarini dusununce hangisi daha iyidir? Not: 70mai ile iyi tecrubelerim oldu, yazilimsal sorunlar disinda kullandigim eski bir modeli iyiydi ama viofo nasildir bilmiyorum.
istanbul trafiginde malum yaz sicaklarini dusununce hangisi daha iyidir?

Not: 70mai ile iyi tecrubelerim oldu, yazilimsal sorunlar disinda kullandigim eski bir modeli iyiydi ama viofo nasildir bilmiyorum.
+1
Uncle Sam
(12.05.26)
viofo. a229 pro var bende de.
temel sebep görüntü kalitesi şu bu konularından önce lithium batarya olmaması, süper kapasitör kullanıyor viofo. araçta lithium batarya bırakma riskini almam şahsen.

sıcak konusunda problem yaratabilecek temel şey batarya zaten. yangına kadar gidebilir ama yanmasa bile şişip cihazı bozabilir, şişmese bile dashcam gibi araç çalışırken devamlı tam şarjda kalacak bataryanın ömrü kısa olur. en en iyi ihtimalle ciddi sorun yaşamasan bile o dashcamin kullanım ömrünü belirleyecek bozulmasına sebep olacak parça bataryası olur. mecbur kalmadıkça gömülü lithium batarya içeren hiçbir ürün almamak, araçta da lithium batarya bırakmamak lazım.

ek edit: bu arada görüntü kalitesinden önce filan dedim kapasitör olayı için, görüntü kalitesi kötü veya görüntü kalitesi biraz geride ama kapasitörlü olduğu için buna değer gibi bi anlam çıkmasın. çekim kalitesi olarak da fiyat aralığının en iyilerinden. ama sizin sorudaki model farklı olup odak noktanız da yaz sıcağında kullanım olunca iki kameranın ortak noktası ve sizin sorduğunuz konu ile bağlantılı olan kısma odaklandım.
yeni çıkan modellerle kıyasına bakmamakla birlikte(aynı fiyatlara daha iyisi olabilir zaman geçti sonuçta) memnunum ve bu modeli almayı düşünen olursa da önerebilirim. ama alacak olan diğer modellerle kıyaslamasına baksın.
ben başta uygun fiyatlı bişey alıp geçeyim demiştim ama lithium bataryalı bir şeyi araçta bırakma fikrine o kadar takıldım ki bütçeyi katlayıp seçim kriterlerimde ilk sıraya bataryasız olmasını ekledim.

bendeki de duo modeli bu arada ama üşengeçliğimden hala arka kamerayı eklemedim :D
+1
konetsu
(12.05.26)
Viofo a229 pro duo var bende, rahat bi 3 yıldır kullanıyorum. ebayden almıştım wifisinde problem vardı, satıcı kabul etmedi. Markanın kendisine durumu yazdığımda cok ilgilendiler ve yenisini direkt gönderdiler. Halen canavar gibi
+1
mirty
(13.05.26)
(4)

Araç alimi

alibaba06
1.450 civarına alınabilecek mantıklı en az 2022 model olacak sekilde suv tarzi arac ne olabilir? Aslinda chery omoda 5 cezbediyor ama çokta emin olamadım. Teşekkürler.
1.450 civarına alınabilecek mantıklı en az 2022 model olacak sekilde suv tarzi arac ne olabilir? Aslinda chery omoda 5 cezbediyor ama çokta emin olamadım.
Teşekkürler.
0
alibaba06
(10.05.26)
Suzuki vitara olabilir
0
ırene adler
(10.05.26)
togg.

kredi ile.
-7
gurur
(10.05.26)
Bayon
0
mirty
(10.05.26)
Senin ilacın 1.6 dizel Egea cross. Bayiye gidip bi kullanmanı tavsiye ederim.
0
jackyr
(11.05.26)
(6)

Beyaz yaka veya entellektüellere takılan alaycı lakaplar?

mikahakkinen
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
0
mikahakkinen
(09.05.26)
Amcam bana "kültür mantarı" diyor.
+3
mutekebbir
(09.05.26)
Ilık g.t
+3
üğpoıuy
(09.05.26)
İçimizdeki irlandalı,
beşinci kol ajanı,
monşer,
komprador burjuva,
uşak ..
Söylenen kişiden kişiye ağırlığı değişse de gerçeklik payları vardır.
özellikle Türkiye gibi bir yerde.
0
diyecevaplandı
(09.05.26)
plaza ortamına "yetişkin kreşi"
+1
siyah gece
(09.05.26)
Pembe g.tlü
Pembe panter
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.05.26)
Yurtdışına cok gidenlere gezen tavuk diyolla
0
mirty
(10.05.26)
(17)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
-1
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(10)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+2
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-3
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+2
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(6)

Kapsül otel

put it in your appropriate place
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?Valensiya g
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.

Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?

Valensiya gideceğim. Airbnb ile hostel arasında gidip gidip geliyorum. Bakalım.
0
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Sokakta yatarim ama kapsülde kalamam. Git paşalar gibi hostelde kal.
+1
Purple life
(20.04.26)
Ben kaldım, bavulu ayak ucuna koymuştum. Yorgunluktan direkt uyduğum için baska bir tecrübem olmadı. Bir tık klostrofobik.
+1
mirty
(21.04.26)
hiç tavsiye etmem. bazı kapsüllerin havalandırması kötü oluyor, senden önce kalan kişinin kokusu bile hala orada kalmış olabiliyor ve tabut gibi. çok yorgunsan bunları tolere edebilirsin ama ben olsam biraz daha fazla para verip normal 4-6 yataklı bir hostelde kalırdım.
0
elektr10
(21.04.26)
hostelde kalacağıma kapsülde kalırım. daha güvenli ayrıca mahremiyeti var. viyana'da 1 gece kalmıştım.
+1
HellKeePer
(21.04.26)
hiç kalmadım ve sokakta yatarım kapsülde kalmam +1
o gideceğin yere hiç gitme daha iyi.
0
Sadece soruyorum
(21.04.26)
amsterdam da kapsül otelde yakın arkadaşım ile beraber kaldık. baya çift kişilik yatağı olan ve yatağın ayak ucunda bir kişilik giyinme yeri olan bir yerdi. zaten uyumadan uyumaya girecez diye dert etmedik. ama sabah olduğunu anlama işi olmadığı için alarm kurmak gerekiyor kalkmak için :)
0
bigcaptain
(22.04.26)
(6)

askerde zimmetli silahı kaybetmek

put it in your appropriate place
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.Nasıl bir şey?
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.

Nasıl bir şey?
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
ben gece silahçılığı yaptım.
tüm silahlar numara sırasına göre silahlıkta durur. gece nöbetinde sırası gelen silahını alır ve deftere aldım imzasını atar. aynı şekilde nöbet bitiminde silahını teslim eder ve görevli olarak alır rafa koyarsın. silahın kaybolması söz konusu olamaz. hadi diyelim kayboldu ki bu kasıtlı bir davranıştır. uzman çavuştan tut bölük komutanına kadar sağlam bir dayak yer sonra diskoya (disiplin koğuşu) atılırsın. tabi bunu mahkemesi de var.
0
yurtsuz john
(26.03.26)
Bulunana kadar gergin oluyor. 20 yıllık uzman çavuş tutuşmuştu bölükte silah kaybolduğunda.
-2
arbre
(26.03.26)
Bizim alay'da bir kama kaybolmuştu ve tüm alay 3 saat boyunce çöp, atık aklına ne gelirse içine girip aramistik, bulana kadar arama bitmeyecekti. Silah kaybolursa bilmiyorum ne olur...
0
mirty
(27.03.26)
şöyle bir şey; takım komutanından bölük komutanına kadar herkes topun ağzına gelir. 1-2 kelle kopar. ayrıca vazifeyi ihmalden yargılanır.

silahın bedeli sorumlu kişiden alınır.

ama asıl sorun kaybolan silah bir terör eyleminde veya cinayette kullanılırsa, silahın ilk zimmet sahibi ve o dönemdeki sorumlu komutanlar ağır bir soruşturma içine girer. düşünebiliyor musun devletin silahı bir mafya hesaplaşmasında kullanılıyor.
0
galahad reloaded
(27.03.26)
ground
(27.03.26)
Zamanında uzun dönem arkadaşımız askerliğinin bitmesine bir kaç ay kala 2 g3 şarjörü kaybetti, toplam cezası kaybolan kurşun başına yanlış hatırlamıyorsam 12 gündü. 40 kurşun ediyorz hesabı siz yapın.

Arkadaş o kadar panik yaptı ki bir kaç saat aradıktan sonra eşyalarını toplayıp kaçıyordu, kapıda durdurdular bulduk diye.

Hücum yeleğinin cebinde unutmuş, başka askerde nöbete giderken onun kullandığı yeleği almış herif gelince 2 şarjör yerine üstünden 4 şarjör çıkınca durum anlaşıldı.

Özetle hayatın kayar.
+1
kimlanbu
(28.03.26)
(7)

Robot süpürge önerisi?

jackyr
30-35k civarına robot süpürge önerebilir misiniz?Vacuumwars üzerinden inceledim ama kullanıcı yorumlarını da duymak isterim.Roborock qreva ve dreameler genelde ön planda sanırım bu aralar. Halihazırda 5 yıllık Xiaomi en giriş versiyonu var. Robot mop pro p gibi bir şey. Saçlar çok takılıyor fırçasın
30-35k civarına robot süpürge önerebilir misiniz?

Vacuumwars üzerinden inceledim ama kullanıcı yorumlarını da duymak isterim.

Roborock qreva ve dreameler genelde ön planda sanırım bu aralar.



Halihazırda 5 yıllık Xiaomi en giriş versiyonu var. Robot mop pro p gibi bir şey. Saçlar çok takılıyor fırçasına ve Silme olayını kullanmıyoruz bile çünkü aşırı kötü. Bi de iyice eskidi.

Yedek parçasını rahat bulabileceğim bir şey olursa harika olur.
0
jackyr
(24.03.26)
Dreame X40 Ultra

Biz Dreame L10s Ultra aldık, eşe dosta da aldırdık memnunuz.
0
ananiyimioguz
(24.03.26)
xiaomi x10plus kullanıyoruz. eskiden mop 2 mi ne öyle bişi vardı çok rezil dakka başı bi arıza verirdi ama bu öyle değil çok memnunuz.
0
neira
(24.03.26)
dreame L10s Ultra Gen 3

1 aydir kullaniyorum ve inanilmaz memnunum.
0
VIPCH
(24.03.26)
Dreame x40 ultra ae aldım geçen ay, cok memnunum
0
mirty
(24.03.26)
yeni çıkanların hepsi 10 numara. hepsi alınır.
tek sorun 2 sene sonra haritası bozulacak, yerini bulamayacak. yedek parçası bulunmayacak. bunu yaşamayan modeli bulursan onu al.
0
plastic_angel
(24.03.26)
Roborock s8 2 yıldır kullanıyorum; çok memnunum.
+1
nefertarii
(24.03.26)
en son roborock aldım ama kişisel düşüncemi yazayım, malzeme kalitesi çok kötü. Altta fırça üzerindeki kapağı hafif açılan bir sisteme sahip üç aydır kullanıyorum 3 kere kırıldı japonla tamir etmeye çalıştım, hala çok güven vermiyor. Kırık olunca aşırı ses yapıyor. bundan önce neato kullandım iki farklı model, malzemesi taş gibiydi toplamda 8 sene kullandım onları, elektronik arızası oldu, servis olmayınca başka markaya geçtim. Tavsiyem yorumlarda malzeme ile ilgili detaylara dikkat ediniz.
0
ruz
(25.03.26)
(9)

ilamsız icra kağıdı göndermişler itiraz etmeli miyim?

messina123
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler. araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avu
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler.

araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avukat ne koparırsak kardır demiş gibi geliyor. istedikleri para 20 bin lira
0
messina123
(24.03.26)
ya firmalar var.
kaza yaptığın adamın bile haberi yok.
kendileri böyle dava açıp para kazanmanın peşinde.
+2
OgutucuRecep
(24.03.26)
itiraz et tabii ki.
0
gabe h coud
(24.03.26)
Maalesef işsiz avukatların yeni iş kapısı oldu trafik kazaları, firmanın haberi bile olmayabilir yine de itiraz edin derim ben ama konunun uzmanı değilim
+2
mirty
(24.03.26)
mutlaka itiraz edin. bizim başımıza geldiğinde öncelikle ikametimizin olmadığı yerden icra gönderdikleri için yetkisizlik ile ilgili itiraz ettik. sonra gidip ikametimizin olduğu yerden tekrar başvurmuşlar, reddolmuş. bir daha sesleri çıkmadı.
+1
awlmi
(24.03.26)
itiraz etmezsen kabul etmiş sayılırsın itiraz edersen direkt süreç son bulur.
0
jelly bear
(24.03.26)
hemen itiraz etmeniz gerekiyor 7 günü geçirirseniz kabul etmiş gibi oluyorsunuz diye bir şey var hukukçular daha iyi bilir ama. sonra dava vs. uğraşıyorsunuz. itiraz etmenin size ekstra bir yükü yok dilekçe yazıp icra daiersine veriyorsunuz diye biliyorum. hukukçular daha iyi aydınlatır. aslında bu işlamsız icra olayı dolandırma aracına dönüştü. diyelim ki yurtdışındasınız falan bi şekilde o 7 günü kaçırdınız al başına bela. bir de muhtara teslim ediyorlar ve muhtara teslime dilen şey hukuken size tebliğ edilmiş oluyor. devletin buna bir çare bulması lazım.
0
iwillsee
(24.03.26)
kaza tarihinden itibaren 2 yıl evet. itiraz edin. zaten bu rrakamlar biraz şişirme olabiliyor. ancak itirazın iptali davası açıp kazanırlarsa duruma göre değişmekle beraber, davada kabul edilen miktar kadar karşı vekalet ücreti de çıkar. öncesinde arabuluculuk şartı vardı kaldırıldı bu arada.
0
ground
(24.03.26)
şöyle bir bilgi daha vereyim. normalde kazanç kaybını imm ödüyormuş. ancak benim o dönemki kasko şirketim aveon batmış. eğer onlara başvurduysalar 2 yıllık zamanaşımı süresi artıyormuş. benim itirazıma karşı dava açabilme hakları oluyormuş. karşı davayı da kaybedersem 20 binlik icra 50-60 binlere çıkabilirmiş.

ayrıca avukat arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla istanbulun en büyük hukuk bürolarından biriymiş bana dava açan avukat. bunlara toplu şekilde bu kiralama şirketinden dosyalar geliyormuş.
0
🌸messina123
(24.03.26)
Peşin not: Eksi vereceğinize engelleyin.

Bir avukatla görüşün diyeceğim ama buradaki bazı aklıevveller o zaman duyuru diye bir şey olmasın, kimse soru sormasın kimse uzmanı olduğu konu haricinde görüş belirtmesin diye carlıyorlar. Neyse ki bildiğim aklıevvelleri engelledim, bu mesajıma tepki gösterecek olanlar da beni engellerlerse sevinirim, birbirimize tahammül etmek zorunluluğumuz ortadan kalkar.

Cevabım aynı. Bir avukatla görüşün. Arada yapılan bazı işlemlerle zamanaşımı durmuş ya da kesilmiş olabilir. Zamanaşımını durduran ya da kesen bir işlemin varlığına karşın "Zamanaşımı 2 yıl, itiraz et sorun yok." diyen aklıevveller olur da davayı kaybederseniz cebinizden zaten çıkacak anapara haricindeki faiz, dava avukatlık ücreti ve olası bir icra inkar tazminatını ödeyeceklerse, itiraz edin elbette. Yok, itiraz et diyen aklıevveller bu sorumluluğu almıyorlarsa elinizdeki belgeleri toparlayıp icra dosya numarasıyla birlikte bir avukata danışmanızda büyük yarar var.
0
10551037
(24.03.26)
(8)

Memleketçilik? Çevrenizde en çok hangi şehirliler birbirini tutuyor?

mikahakkinen
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
📊 Hangi il?

Bu anket sona erdi. 24 oy kullanıldı.

0
mikahakkinen
(24.03.26)
Siklarda Elazığ olması lazım ben bu kadar birbirini tutan millet görmedim, Türk Telekom u Elazığlilar doldurmuş durumda
0
mirty
(24.03.26)
@mirty aklımdaydı yazmayı unutmuşum katılıyorum.
0
🌸mikahakkinen
(24.03.26)
Hayatımdaki en mikro-milliyetçi insan Eskişehirli.
-2
tiredofwaiting
(24.03.26)
Elazig +1.
paralanmislar, zengin fakir demeden birbirlerini tutuyorlar destekliyorlar. Yahudiler gibi cimri de degiller ve filistini de isgal etmiyorlar.
0
Purple life
(24.03.26)
mardin neden yok? bu konu doğudan batıya geldikçe gittikçe azalıyor. özellkle akdenize kıyısı olan illerde bu durum neredeyse hiç yok. karadeniz doğu ve güneydoğu başı çeker.
+2
ground
(24.03.26)
trabzonlular, aleviler ve kürtler birbirini çok tutuyor
+2
Hallegadola
(24.03.26)
il olarak değil de, en çok karadenizliler ve kürtler birbirini tutuyor.
+2
emfuzi
(24.03.26)
Karadenizliler standart olarak birbirlerini tutmazlar bunlar tutmamış halleridir. kendi aralarında çok çekişirler ve başarılı olmalarının sebepleri kendi aktif iç dinamikleridir.
ha dışarıdan bir yabancı gelir de gak guk yaparsa işin şekli değişir.toprak milliyetçiliği devreye giriyor.
+1
jamswety
(24.03.26)
(2)

Ankara yaratıcı bi pastacı lazım

aguen
Merhaba duyuru, ankarada çılgın bi pasta yaptırmak istiyorum 30. yaş günü için.Burnaway pasta yapabilecek ya da benzer yaratıcılıkta bir şeyler yapabilecek pastacı öneriniz var mıdır?Aklımdaki fikir üstte siyah beyaz 20ler olan bir kağıt olacak, o yanınca altta renkli, 30ları gösteren bir resim bası
Merhaba duyuru, ankarada çılgın bi pasta yaptırmak istiyorum 30. yaş günü için.

Burnaway pasta yapabilecek ya da benzer yaratıcılıkta bir şeyler yapabilecek pastacı öneriniz var mıdır?

Aklımdaki fikir üstte siyah beyaz 20ler olan bir kağıt olacak, o yanınca altta renkli, 30ları gösteren bir resim basılmış olacak.
0
aguen
(20.03.26)
Emek'te Zatibey Fırın var, sorulabilir.
Tunalı tarafında Lets Bake, Un Bakery var.
Bunlardan biri kesin yapar.
+1
anatomik
(20.03.26)
mirty
(21.03.26)
(3)

muhtar

hknty
tebligat gelmiş evde olmadığım için muhtara bırakmış ptt. oradan alıcam. eskiden muhtarlar her iş için para isterdi. tebligatı almak isterken de isteyebilir. sizden istiyorlar mı? vermeyeceğim tabii. isterse nereye şikayet edilir?
tebligat gelmiş evde olmadığım için muhtara bırakmış ptt. oradan alıcam. eskiden muhtarlar her iş için para isterdi. tebligatı almak isterken de isteyebilir. sizden istiyorlar mı? vermeyeceğim tabii. isterse nereye şikayet edilir?
-1
hknty
(09.03.26)
Hayır
0
mirty
(09.03.26)
istemez. sadece bu islemi muhtarda yaptirdiginiz icin yani evrak alimi oldugu icin deftere imza vs ister o kadar.
0
evimin paspasi
(09.03.26)
İstemez, isteyemez. Kimlik ve imza isteyebilir, istemeli.

Hemen e devletten bir uets hesabı açıyoruz, yok evde yoktu da yok muhtara tebliğ de zart zurt derdinden kurtuluyoruz. Tebligat çıkarma yetkisine sahip kurumlar, tebligatı artık bu adresimize elektronik olarak yapıyor. Bize sms ve mail geliyor, açıyor bakıyoruz.

Ne muhtarı
0
lazor
(11.03.26)
(12)

7-8k tl bütçelik ne hediye isterdiniz?

The colors of my sea perfect color me
Size hediye alinacak olsaSpesifik marka ürün model vs
Size hediye alinacak olsa
Spesifik marka ürün model vs
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.03.26)
şuan için klasik olacak ama lazım olan şey bana parfüm mesela
kablosuz kulaklık olabilir o fiyat aralığında
+1
eja
(05.03.26)
Cash olarak
0
avatar is back
(05.03.26)
Longosphere de bir gece olabildi
0
kisa
(05.03.26)
Masa tenisi oynadığım için Stiga Cybershape Wood CWT raket isterdim :)
0
kimlanbu
(05.03.26)
Puma koşu ayakakabısı, hangi modeline yetiyorsa.
0
kumandanim
(05.03.26)
Tesla araba yatağı
+1
gabe h coud
(05.03.26)
-Lego
-Kindle
0
mutekebbir
(05.03.26)
4 charles’ta yemeğe götürüleyim. parasından ziyade rezervasyon yaptırabilirse çok şaşırırım.

üstteki gerçek isteğim ancak siz gerçekten fikir olarak soruyorsanız renkli bir salomon xt6 veya birken olabilir. bir deneyim de olabilir (gösteri, konser, uçak bileti, spa).
0
eileengray
(05.03.26)
tissot casio falan güzel bir saat
+1
ground
(05.03.26)
Ipek sal
-1
Purple life
(05.03.26)
İntercom
0
mirty
(05.03.26)
12 Eylül'deki anyma konserine bilet hoş olabilirdi

www.aure.com.tr

Ya da buradan kadeh
0
kullanicadi
(05.03.26)
(5)

Sıfır araç alma süreci hk.

HellKeePer
-Aracı bağlamak için bayiye kaporayı gönderdim.-Hatasız araç istediğimi söyledim (kaputta fabrikasyon sök-tak olmasın, boya kalınlığı orjinal olsun vs.)-Faturayı kesmek için yarın benden ödeme bekliyorlar.Kendi adıma sürecin sorunsuz işlemesi için daha ne(ler) yapmalıyım? Deneyim sahibi arkadaşların
-Aracı bağlamak için bayiye kaporayı gönderdim.
-Hatasız araç istediğimi söyledim (kaputta fabrikasyon sök-tak olmasın, boya kalınlığı orjinal olsun vs.)
-Faturayı kesmek için yarın benden ödeme bekliyorlar.

Kendi adıma sürecin sorunsuz işlemesi için daha ne(ler) yapmalıyım? Deneyim sahibi arkadaşların yorumlarını rica ederim.
0
HellKeePer
(03.03.26)
Fatura kesildikten sonra arabayı almış sayılıyorsunuz dolayısıyla kesilmeden önce bayiye gidip boya makinasıyla kontrolü rica edebilirsiniz. Bu esnada şasi nosunu not alın ki bayiden çıkarırken başka aracı kitlemesinler.
0
mirty
(03.03.26)
@mirty
faturayı kestikten sonra aracı fabrikadan bayiye çekeceğiz dediler (2-3 gün). bu durumda kontrol yapamıyorum sanırım?
0
🌸HellKeePer
(03.03.26)
gene ford mu alıyorsun? hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
@Mika Aynen bildiğim yoldan devam teşekkürler 🙏
0
🌸HellKeePer
(03.03.26)
Eğer gerçekten öyleyse evet ama her türlü yalan söyledikleri için araç bayide bekliyor bile olabilir
0
mirty
(04.03.26)
(8)

Masseter botoks iyi bir sey mi, kotu mu

Kittie
Dun dislerimi sikmaktan cenem kilitlendi sanki. Artik biktim bu durumdan. Iki adet saglam disim kirildi 3 yil icinde. Dis doktorum once plak demisti, yaptirmadim. Ertesi yil gittigimde plaklik degilsin artik, bi aparat var onu takicaksin demisti. Ben de hic ustunde durmamistim. Doktorum kisacasi bot
Dun dislerimi sikmaktan cenem kilitlendi sanki. Artik biktim bu durumdan. Iki adet saglam disim kirildi 3 yil icinde. Dis doktorum once plak demisti, yaptirmadim. Ertesi yil gittigimde plaklik degilsin artik, bi aparat var onu takicaksin demisti. Ben de hic ustunde durmamistim. Doktorum kisacasi botoks yapmiyor.

Artik cenemin sekli degisti. En son check up'ta doktor, dis sikiyosun, disaridan belli demisti ceneme elleyip :(

O da botoks yaptir dedi.

Simdi sorularim:
Kime yaptirilir bu is? (Plastik cerrah diyen var, dis hekimi diyen var)

Kimi onerirsiniz? Yani isim olarak.

Yanaklarim coker mi (yanaklarim sarkti diyen bir kisi gordum masseter yorumlarinda)
Yuzum degisir mi? (Bu istemedigim bir sonuc olur...) (Ceneden bagimsiz soruyorum. Cunku bu isi estetik amacli yaptiranlar da varmis)
Hatta yuzu yamulan, gulusum degisti diyenler cok var.

Su an yine cenemi istemsiz kasarak yazdim bu soruyu. Yardim plz
📊 Dis sikma sorunu cozumu

Bu anket sona erdi. 9 oy kullanıldı.

0
Kittie
(03.03.26)
yaklaşık 1 sene önce yaptırdım. hatta 6 ay sonraki tekrar dozunu yaptırmadım. hayat kalitem arttı diyebilirim. sıkmam artsa hemen gider yeniden yaptırırım.
0
renegade
(03.03.26)
Bende yaptırdım artık dişlerimi kirmiyorum ve dinlenmiş şekilde uyanıyorum. Benimkini diş hekimim yapmıştı
0
mirty
(03.03.26)
ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanına yaptır. keşke en başta gece plağı kullansaydın çok memnun kalanlar var.
0
my fault
(03.03.26)
istanbul anadolu yakasında ümraniye medicana hastanesi yanında kulak burun boğaz doktorumu öneririm . diş sıkma problemi olan akrabalarıma ve arkadaşlarıma yapıyor ve çok memnunlar .
(git:drrahmiozcelep.com )

Kısıklı, Alemdağ Cd No:101 Kat.1 D.2, 34692 Üsküdar/İstanbul
+90 555 145 44 30
0
devilone
(03.03.26)
istanbul avrupa yakası ise dr. mehmet çopur'u şiddetle tavsiye ederim.
0
matilda
(03.03.26)
Belirtmemisim. Evet istanbul tercihen avr yakasi
0
🌸Kittie
(03.03.26)
Masseter botoksu çok kısa süren ve kolay bir işlem. Eşine dostuna yönlendirenlere çok bakmayın bence.

Semtinizde ilgili düşündüğünüz bir diş kliniği fazlasıyla yeterli olur. İşlemi çene cerrahı yapıyor ve her klinikte vardır. Yanaklarınıza 2-3 kere iğne sokuluyor, toplam işlem 4dk. Yanakları soğutmak için buz tutma işlemiyle 10dk maksimum.

Demek istediğim, el becerisi gerektiren bir şey değil. Pahalı olanağının sebebi, iğnenin pahalı olması.

Masseter botoksunu düzenli yaptırmak gerekiyor. Bana 6 ayda bir yaptırmam söylenmişti. Bir yerden sonra etki etmedi ve tedaviyi bıraktım. Bırakmamın tek sebebi aslında çok pahalı olmasıydı (benim için).

Estetik açıdan bir fark yaşamadım/hissetledim.
0
substituent
(03.03.26)
2 yil belki biraz daha uzun bir sure yaptirdim. (dis sikma nedenli) ilk doz sonrasi biraz zorlandim cunku ekmek bile kesemiyordum dislerimle :) benim sag taraf daha guclu o nedenle sag tarafa daha yuksek doz sola ise daha az yapiliyordu. bir sure mutluydum ama sonra biraktim. evet gulusum sag tarafta azcik yamuk. evet cenede sarkma var.
doktorum meslegi biraktiktan sonra 1 kere daha yaptirdim (ayni yerde eski doktorumun onerdigi kisiyle) aman allahim nasil bir kotu deneyimdi anlatamam. botoxs oturmadi, gulunce igne yapilan yerde yumru cikti, cenem gicirdiyordu :D yeniden yapilmak zorunda kalindi. artik yaptirmiyorum.

ozet olarak, cene botoksu dislerini benim kadar-sizin kadar sikan biri icin guzeldir. plak kesinlikle gereklidir (botokla birlikte plaga da baslanmisti), hayat kalitenizi artirir. en azindan 1-2 doz oneririm ama plak kullanmak sartiyla.
ama kesinlikle iyi bir yerde cene cerrahina yaptirmanizi da tavsiye ederim. (gerci benimki de super bir yer ve super bir cene cerrahiydi ama olsun :D)
0
65 derece
(04.03.26)
(5)

cruise ıle norvec gezısı

deepness
cruıse gemısı ıle uzun seyahat etmıs arkadaslara soruyorum, yol epey uzun elbette. gemı cok sallar mı, uyku bulantı vs baska sorunlar yasadınız mı? cevaplara tesekkur ederım sımdıden
cruıse gemısı ıle uzun seyahat etmıs arkadaslara soruyorum, yol epey uzun elbette. gemı cok sallar mı, uyku bulantı vs baska sorunlar yasadınız mı? cevaplara tesekkur ederım sımdıden
0
deepness
(02.03.26)
Norvec degil ama Karayipler turu yapmistim Cruise ile, gemi o kadar buyuk ki sallamiyor, karada duruyormussun gibi disariya bakmadigin surece.

Ama ozel bir deniz tutmasi hassasiyeti durumlari varsa bilemeyecegim.
0
sertac akin
(02.03.26)
en kucuk gemilerden biriyle 4 gun guney amerika taraflarina gittik, sallama falan soz konusu degil. ama en az sallama riski olan yer geminin ortasi.
ayrica, mutlaka camli bir oda olsun, yoksa sikintili gecer. mumkunse balkonlu oda almak lazim hatta.
0
cooperr
(02.03.26)
Kisin isvec'ten talinn'e gitmistim. Gece geminin buzlari yara yara gitme sesi bi tik urkutucuydu. (Royal carrabian tarzi ultra luks gemi degildi ama buyuktu).
0
brkylmz
(02.03.26)
küçük bir gemiyle Kopenhag’dan Oslo’ya geçtim. inanılmaz salladı ve herkese ilaç dağıttılar. mide bulantısıyla geçmişti o gece. büyük cruiselar sallamıyor böyle.
0
eileengray
(03.03.26)
Cruise ile yunan adaları turu yapmıştık, bir gece hariç hiç sallanmadi. O gece de denizde fırtına vardi hafif hafif sallandı beşik gibi benim cok hoşuma gitti ama 7 katlı cruiseda g.t yüzdürüyodum, küçük gemi olsa aklım çıkardı heralde. Onun haricinde otelden bir farkı yok imkan varsa gidin
0
mirty
(03.03.26)
(8)

2 Milyon 500 Bin Civari Alinacak Mantikli Sifir km Araba

buenas
2500000 2.750000 dolayları alınacak en mantıklı araç hangisidir? SUV sedan farketmez. Elektrikli 2. Tercih.
2500000 2.750000 dolayları alınacak en mantıklı araç hangisidir? SUV sedan farketmez. Elektrikli 2. Tercih.
0
buenas
(02.03.26)
ID4
0
since1907
(02.03.26)
Kia xceed
0
mirty
(02.03.26)
Skoda grubunda ciddi indirimler var, bayiye sormak lazım.
byd
0
rhan
(02.03.26)
2,5 gibi bütçem olsaydı sanırım toyota corolla cross alırdım.
+4
exlibris
(02.03.26)
golf
0
mikahakkinen
(02.03.26)
hybrid corolla veya corolla cross. tüketimi düşük, e-cvt en sorunsuz şanzıman, yine sorunsuz atmosferik motora sahip. başka araç bakmazdım o bütçeyle...
+1
konetsu
(03.03.26)
cupra formentor
kia sportage
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.03.26)
kia sportage
+1
liberal
(03.03.26)
(14)

daha tutumlu olmak icin yaptiginiz seyler

Purple life
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?ilham olalim birbirimize :)bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.uzun süre is veya tatil icin evd
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?
ilham olalim birbirimize :)

bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.

uzun süre is veya tatil icin evden uzakta kalacaksam buzdolabindaki taze gidalari komsuma veriyorum. o da ayni sekilde bana. cöpe atmak yerine ikimiz icin de daha iyi.

gibi gibi :)
+2
Purple life
(02.03.26)
ihtiyacımdan fazla kıyafet almıyorum. bir pantolonu yırtana kadar giyiyorum.
0
stefano
(02.03.26)
-Kıyafet alışverişini minimuma indirmek için ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almıyorum, başlarda çok zorlandım ama artık alıştım.
-Bir hevesle başladığım diyetler için toplu alışverişi bıraktım, bir süre günlük alıp devam ediyorsam alışveriş yapıyorum artık, böylece bir sürü şey bozulmamış oluyor.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda kahve içmeyi neredeyse bıraktım.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda içki içmeyi tamamen bıraktım.
-Sürekli kullandığım ürünlerde indirim varsa bozulmayacak şeylerse stok yapıyorum.
-Sadece kendi evimde değil misafir olduğum evlerde bile gereksiz yanan ışığa tahammül edemem kapatırım, elimi sabunlarken suyu kapatırım. Suda çok sıkıntı olmuyor ama ışıkta çevremdekilerden çok eleştiri alıyorum.
-Platform üyeliklerimi kontrol altında tutuyorum kullanmadıklarımı iptal ettim.
-Markette poşet almak zorunda kaldıysam mutlaka değerlendiririm çöp poşeti vs.
-Boykotlar yüzünden çok fazla etkinlikten geri kaldım bu maddi olarak olumlu olsa da ruhsal olarak beni bitirdi bu yüzden tamamen küslüğümü bitirip tekrar yavaştan küçük sahnelerin oyunlarına, küçük salonların film programlarına bakmaya çalışıyorum.
-İstediğim bir kitabı muhakkak sahaftan veya internetten alıyorum, kitapçılar çok pahalı.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, sonradan gelen olursa eklerim.
+2
mutekebbir
(02.03.26)
1 TL'lik şeyle tutumluluk olmaz. En temizi sadece harcama için bir kart çıkart. İçine 15 20 bin at. O zaman onu bitirmeme düşüncesiyle dikkatli olursun.
-8
arbre
(02.03.26)
-Deterjan ve temizlik malzemesi stoğu yapıyorum, toplu alıyorum yığıyorum 3 aylık.
-Kıyafet almıyorum uzun zamandır
-Dışarıda içki içmiyorum
-Buradan kalan parayı direkt altın'a gömüyorum.
-Millette var bende de olsun kafası ile hareket etmiyorum, en temeli bu aslında
+2
ebeş
(02.03.26)
Dışardan yemeği kestik
+3
mirty
(02.03.26)
Suyumu ve kahvemi hep yanımda taşırım, yemeğimi de olabildiğince. Tüketemeyeceğim gıdaları buzluğa küçük porsiyonlarla kaldırırım. Kıyafet ben de yıllardır çok az alırım, eskiden fazla fazla alıp kullanmadıklarımı ya da çocuğumun küçülenlerini ikinci el platformlarında satmaya çalışırım (pek başarılı olamasam da). Market alışverişinde birim fiyat okurum. Sürekli tükettiğim bi şey indirimdeyse stoklarım. Bir platforma tek seferlik üye olacaksam limitsiz sanal kartla olurum ki yanlışlıkla sonraki ay da ödemeyeyim.
+1
mezzosprite
(02.03.26)
beyaz ve kırmızı eti en uygun fiyata satan süpermarket buldum oradan alışveriş yapıyorum. at mı eşek mi bilmiyorum artık umurumda değil.
+1
yurtsuz john
(02.03.26)
son 3 cift ayakkabimi dukkandan degil, kisiden aldim. sifir, kutusunda. hepsi yari fiyatina geldi, fb market sagolsun.
0
cooperr
(02.03.26)
Mağazada beğendiğim ürünü önce ikinci el uygulamalardan aratıyorum bulursam yeni etiketliyse oradan alıyorum. Yoksa da indirim zamanlarını bekliyorum, kolay kolay bir ürünü indirimsiz fiyatıyla almıyorum. Uygulamalarda indirim kuponu kovalamak en büyük hobim :) sürekli kupon tanımlıyorlar zaten.
Bir de indirim kuponu paylaşan Instagram sayfalarını takip ediyorum, bozulmayacak çay, kağıt havlu, kahve gibi ürünleri o şekilde alıp stokluyorum.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
tüm samimiyetimle soruyorum. verdiğin bu yanıtın sorulan soruyla ne ilgisi var.
tam olarak bu yanıt ile ne amaçlıyorsun. gerçekten merak ediyorum.
+3
orpheus
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
bu dediğine inanıyorsan ya bizim aklımızla dalga geçiyorsun ya da kendi zekana hakaret ediyorsun.
+1
orpheus
(03.03.26)
@mutekebbir çok doğru maddeler yazmışsın .
*ben de kıyafet ve ayakkabı alışverişi yapmıyorum. dolapta bekleyen giymeyi unuttuğum ya da ertelediğim şeyleri kullanıyorum.
*dışarıda yemek yememeye çalışıyorum
* taksiye çok binerdim artık metro kullanıyor ya da yürüyorum
*fiyatı normalden indirimli ise bozulmayacak şeyleri çok alıyorum ( havlu kağıt , peçete , ıslak mendil , deterjan vs )
0
devilone
(03.03.26)
Harcamalarımı kayıt altına alıp 3-5 ayda bir inceliyorum; üzerinden bir süre geçtikten sonra gözüme gereksiz gözüken harcamaları, abonelikleri azaltmaya çalışırken "Buna değdi" dediğim şeylere devam ediyorum.
0
salihdt
(03.03.26)
1 tl' lik şeyle de pekala tutumlu olunur. Buradaki olay meblağ değil, bakış açısı.

48 senelik ömr ü hayatımda tutumlulukla cimrilik arasında gidip geldim hep, çoğu durumda istesem de para harcayamıyorum.

Dolapta bir yiyeceğin bozulmasına kolay kolay müsade etmem, bir şekilde bozulmadan günlük menüme dahil ederim.

Fiyatına bakmadan aldığım bi' şey hatırlamıyorum, ne alıyorsam fiyatına bakarım.

Birim fiyat karşılaştırması yaparım, markalar veya marketler arası.

Ne nerde uygunsa ordan alırım, herşeyin ucuzunu değil fiyat/performansı en optimum olanını alırım.
0
kumandanim
(03.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(15)

Yerli muz mu ithal muz mu?

michael_knight
Hangisini tercih ediyorsunuz?Neden?
Hangisini tercih ediyorsunuz?
Neden?
📊 Muz tercihiniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

-2
michael_knight
(27.02.26)
Yerlinin tadı çok daha lezzetli aroması daha yüksek ve tatlı geliyor bana.
İthal muz görsel olarak çok diri ve taze görünse de aroması çok düz ve yapay geliyor.
Meyveler içinde en az sevdiklerimden biridir görüşüme güvenmiyorum, bu yüzden oylama sonuçlarını merak ediyorum.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli muz. çünkü küçük boyutlu oluyor. ayrıca biraz daha ucuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
her şeye anket :)) bir sonraki anket; yeşil elma mı kırmızı elma mı?

ithal muz, çünkü para var, huzur var. eskiden zenginlik itemı olan muz, ithal muz. şaka bir yana, yerli muz ithal gibi büyük, rengi ve tadı benzer olsun asla ithal almam.
-8
gabe h coud
(27.02.26)
İthal.

Yerli muzun tadı hiç yok. Güzel olanlar yurtdisina çıkıyor, Antalya ve çevresinde güzeline denk gelmiyorsaniz sıradan marketten yerli muzdan güzel bir lezzet beklememek lazım.
+3
kisa
(27.02.26)
İthal tabii ki. Yerli muza verilen paraya yazık yani, sıfır tat.
+1
sadakatsiz
(27.02.26)
maaşın ilk üç günü ithal sonra yerli
+3
yurtsuz john
(27.02.26)
Bence ikisi değil, salatalık.
İnanmayan fiyatlarını karşılaştırsın.
:)
0
Mirket
(27.02.26)
Hangisinin fiyati düşükse onu
+1
narod
(27.02.26)
Yerlinin tadı hicbirinde yok
0
mirty
(27.02.26)
Bizim ulkemize gelen ithal muzlar çöp. Dünyanın neresinde yerseniz yiyin yabancı muzlar iyidir. Bonita vs gerçekten patatesten hallice. O yüzden yerli muzub tadı iyi geliyor. Bir Pakistan'da İran'da satılan muz burada olsa aydınlanma yasarsiniz
0
topkapiaksaray
(27.02.26)
ithal muz
0
koela
(27.02.26)
Arkadaşlar karar verin lütfen. Bazılarınız yerli muzun bazılarınız da ithal muzun tadının olmadığını söylüyor.
Lütfen ama.
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Ben de çok şaşkınım.
İthal muzu sadece kardeşim seviyor zannediyordum. Onun yerli sevmeme sebebi de görsel olarak beğenmemesi aslında tadıyla bir derdi yok.

Şöyle söyleyeyim muz kabuklarını suda bekletip çiçeklere veririz biz, onda bile fark ediyor yerli muz kabukları çiçeklere ithalden çok daha iyi geliyor.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli fazla yumuşak ve fazla tatlı geliyor. çok az mayhoş ama yine de tatlı ve sert olanını yani çikitayı seviyorum
0
neira
(27.02.26)
yerlinin kotusu saman, iyisi cok iyi. ithal daha standart o saman cikma riskini alamiyorum
+2
ala09
(28.02.26)
(4)

febi yedek parça olarak kaliteli midir?

konetsu
işçiliğini beğendiğim şu kanalla tanıdım febi markasını, kanalın sponsoru olduğundan da birçok ürününü kullanıyor ilgili arkadaş. https://www.youtube.com/c/TeknikKariyerama gerçekten iyi midir? daha iyi alternatifler var mıdır bilmediğim?araçtan arada gelen ufak sesler tahmini askı rotundan olabilir
işçiliğini beğendiğim şu kanalla tanıdım febi markasını, kanalın sponsoru olduğundan da birçok ürününü kullanıyor ilgili arkadaş. www.youtube.com
ama gerçekten iyi midir? daha iyi alternatifler var mıdır bilmediğim?

araçtan arada gelen ufak sesler tahmini askı rotundan olabilir diye düşünüyorum.
eski sahibine ses kaydı attım onun tahmini bu parça oldu, örnek videolardaki ses de benziyor.

100tl'ye de var bu parça www.geelyparcam.com
ama araç toyota klonu ve bu parça 2006 öncesi yarislerle aynı olduğundan diğer üreticilerden de bulunuyor değiştirmişken kaliteli parça kullanayım diyorum. direkt toyota üretimi parça bulamadım hep muadil ürünler mevcut piyasada, bari muadilin kalitelisi olsun dedim.

febi'de şu ürün uyumlu partsfinder.bilsteingroup.com
400tl gibi bir fiyatı var, değişmişken de çift değiştireceğim. 4 kat farka değer mi febi sizce? 600tl oynuyor çok büyük bi fark gibi gelmedi.
0
konetsu
(24.02.26)
Patates.
Şunlara bak: fomoco lemforfer(zf), bosch, motocraft, pitssburg
0
HellKeePer
(24.02.26)
@HellKeePer fomoco ve motorcraft ford'un markaları değil mi? toyota parçası üretmemiştir ki bunlar... bosch'ta sadece uyumlu olanı bırak hiç askı rotu görmedim

LEMFÖRDER 3602201 bu uyumlu saydığın markalar arasında.
yine oem markalardan DELPHI TC1768 var.
febi grubunun markaları swag ve blueprint'te uyumlu ürünler var.
teknorot, maher gibi yerli markalarda da var ama onlar da kaliteli değildir sanırım.

burada lemförderin fason üretim yaptırdığı hatta türkiyede bile üretim yapıldığından bahsedilmiş ve türkiyede üretilenlere kalitesiz denmiş www.reddit.com febiye kötü diyen yok...
0
🌸konetsu
(24.02.26)
febi rolanti motoru kullandım, 1 yıl dayanmadı.
0
HellKeePer
(25.02.26)
Benim rot başları febi baska markada bulamadım, 5 yıldır falan problem çıkmadı
0
mirty
(25.02.26)
(5)

Veraset intikal'den sonra banka hesabı

lasttrain
Annemin vefatından sonra veraset intikal başvurusunda bulunup bütün varlıklarına ait vergiyi ödedik. Zaten mirasçı olarak babam ve ben varız.Şimdi annemin bankada ki varlıklarını onun İnternet bankacılığı üzerinden babamın üzerine atarsak bir sorun çıkar mı ilerde cezai işlem gibi?Bankaya gidip o pr
Annemin vefatından sonra veraset intikal başvurusunda bulunup bütün varlıklarına ait vergiyi ödedik. Zaten mirasçı olarak babam ve ben varız.
Şimdi annemin bankada ki varlıklarını onun İnternet bankacılığı üzerinden babamın üzerine atarsak bir sorun çıkar mı ilerde cezai işlem gibi?
Bankaya gidip o prosedürlerle uğraşmak istemiyoruz çünkü biraz uzun sürüyormuş.
Bunu merak ettim.
Şimdiden teşekkürler.
0
lasttrain
(23.02.26)
Ben de burada sormuştum aynısını, sorun olur demişlerdi.
Hesabın olduğu şubeye belgeleri götürünce bir yazı veriyorlar, onunla vergi dairesine gidiyorsun. Hesapta ne varsa onun vergisini ödüyorsun, sana belge veriyorlar onunla bankaya geri gidiyorsun, transferi yapıyorlar.
Bankadaki iş uzun sürmemişti ama hesabın olduğu şubeye gitmen lazım.
0
Bruce
(23.02.26)
başınız sağolsun :(

bankaya sorduğumda sakın yapma demişlerdi. gerçekte tespiti cezası vs nasıl oluyor deneyimim yok ama yapmadım ben de öyle dedikleri için.

bütün varlıklarına ait vergiyi ödediyseniz bankadan mal varlığı yazısını alıp vergi dairesine gittiniz diye anlıyorum. bu aşamada birincisi zaten bloke koymuşlardır, bu işlemi yapamazsınız; ikincisi zor olan kısmı zaten yapmışsınız, sadece vergi dairesinden aldığınız yazıyla gideceksiniz bankada oturduğunuz yerden hesabınıza aktaracaklar. yani evet özellikle farklı şekillerde (altın fon vs) varlık mevcutsa uzun sürebiliyor ama risk almaya değmez bence.
0
mezzosprite
(23.02.26)
Biz yaptığımızda problem olmadı ama tavsiye etmem, bize denk gelmemiş olabilir.
0
mirty
(23.02.26)
başınız sağolsun. veraset intikal işlemlerine başladıysanız zaten internet bankacılığına girip işlem yapamıyor olmanız lazım. benzer işlemleri yakın zamanda yaptım. paraya bloke konmuştu.

kendi e-devletinizden girip annenizin hangi bankalarda hesabı varmış öğrenin. sonra tek tek bu bankalara gidip, mirasçılık belgesi ile birlikte (noterden çıkan yeterli) "bu bankada şu kadar parası vardır" diye yazı alıyorsunuz. beyanname hazırlıyorsunuz. sonra vergi dairesine... sonra tekrar bankaya. onlar nakit verecekler ya da EFT yapacaklar
0
co2s2
(24.02.26)
başınız sağolsun.

uzun sürecek prosedür kısmını zaten halletmişsiniz. asıl prosedür, bankadan, belediyeden evrak alıp, beyanname doldurup veraset intikal vergisi ödeyip borcu yoktur kağıtlarını almak. bunları yaptıysanız uzun sürecek prosedürlük bir şey kalmamış zaten.

vergi dairesi zaten her bankaya/belediyeye/tapuya verilmek üzere ayrı ayrı kağıtlar hazırlayıp vermiştir. o kağıtla bankaya gidip parayı çekeceksiniz, banka da hesabı kapatacak. normal gişeden para çekme işleminden bir farkı yok. çektiğiniz parayı sonra isterseniz tekrar kendi hesabınıza yatırabilir, ya da cebinize koyup gidebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(24.02.26)
(12)

İlişkide Kişisel Zaman Yaratma Durumu

lapetitemort
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.

Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama da gerek yok. Evde çay koyup oyun oynamak istiyorum en basitinden. Sorun şu ki, onun yanında sıkılsam da, bu kişisel zamanı yaratmanın hemen ardından, 2-3 saat sonra bu kararımdan pişman oluyorum. Keşke yanında olsam diyorum. O da aynı şekilde hissediyor ve yine geceyi birlikte geçiriyoruz. Çünkü aksi durumlarda sanki aramızda bir huzursuzluk, ayrılık varmış gibi hissettiriyor.

Öte yandan sürekli onunla olmak, zamanı dolu geçirme ve sürekli bir etkinlik yapma baskısı oluşturuyor.

Nasıl çözeceğiz bunu?
+1
lapetitemort
(23.02.26)
Benim arkadasimda var bu. Psikoterapi sonucunda anksiyete oldugunu düsünmüsler.

Sebebini anlamak, üzerine gitmek bence sorunu cözmeye yardimci olabilir. Onun disinda sana sunu yap demek yine ayni şekilde hissetmene sebep olabilir.

Bizdeki denge haftasonu 2 günden biri birlikte gecirilen digeri tek gecirilen gün.

Ortak arkadaslarla bir sey yapsak da cift olarak yapsak da birlikte gecirilen gün oluyor. Diger gün serbest zaman. Istiyorsan tüm gün oyun oyna istiyorsan Arkadaslarinla ailenle bulus ya da tüm gün uyu.

Rutine bindirip cmtsi birlikte olan gün pazar bos gün diye ayirman sizi rahatlatabilir. Ayni sekilde haftaici aksamlari da bölebilirsiniz.

Tek olarak zaman gecirmek hem insanin kendi kisisel gelisimi hem de iliskiyi dinamik tutmak acisindan önemli bence. Baskasindan duydugunu, kendi izlediğin bir seyi vs de anlatabiliyor olman lazim karsindakine. Yoksa hiç konuşmadan sadece rutin isleri yapan bir cift olabiliyor insan.

Bu benim görüsüm. Dis fircalama dahil her seyi ayni anda yapip ayni anda yataga giren ciftler var. Bana bayginlik gelir.
+1
Purple life
(23.02.26)
biz bunu özellikle şu gün şu saat kişisel zaman olacak diye bölmedik. ben sıkıldığımda kişisel zamanımdayım diyip iletişimi kesiyorum ghfgf eğer ben kişisel zamanımdayken gelip bir şeyler anlatmaya başlarsa ben şu an kişisel zamanımdayım diyorum o da geri gidiyo sghfhg
+1
Sadece soruyorum
(23.02.26)
Sadece soruyorum +1

me time diyoruz. biraz kisisel zaman diyoruz dagiliyoruz. ortak alanlar disinda calisma odam oldugu icin, esime ait spesifik alan olmadigi icin hissedersem ara sira soruyorum me time'a ihtiyacin var mi diye. evet derse calisma odama cekilip oyun oynuyorum.
+1
aguen
(23.02.26)
7 senelik evliyiz eşimle. çok iç içeyiz zaten biz sürekli dip dibeyiz. ama mesela ben haftada birkaç kez ben oyun oynayayım diyorum oyun oynuyorum tek başıma ya da arkadaşlarımla. sonra bazen o da geliyor (çalışma odası tarzı odamız var) o da kendi halinde takılıyor benle muhatap olmadan (internet kafe gibi oluyor :D)
ben çok kitap okurum hadi ben kitap okuyacağım deyince o da yapacak bir şey buluyor ya video açar ya kulaklığıyla tvye bağlanır tv izler ya da o da kitap okur.

ya da arkadaşlarımızla vakit geçireceksek söyleriz ve geçiririz. ama kendi kendimize vakit geçirirken kimse diğerini bölmeye çalışmıyor bazen çenesi düşüyor nadiren "suscan mı" diyorum, susuyor :D
0
matilda
(23.02.26)
yeni evli misiniz?
bir iki seneye oturur bence. ilk zamanlar hep birlikte bir şeyler yapma hevesi oluyor da sonradan herkes kendi alanını buluyor.
tabi kişisel alanı da abartmamak lazım. bir iki saat yeter. daha fazlasına ihtiyacın varsa evlilik zedelenir kişisel kanaatim.
0
kaptan maydanoz
(23.02.26)
birlikte yaşayıp, bütün gün yatıp keyif yapabilen çiftler var, aktivite baskısı yaşadıklarını da sanmıyorum. çok zor bir şey olmasa gerek. ben evliyken rahat rahat takılır , evin içinde isteyen istediğini yapar, isteyen arkadaşlarıyla sözleşir buluşurdu. ama iyi bir fikir değilmiş bugün net olarak anlıyorum. gezilecekse beraber, pineklenecekse beraber takılmak daha sağlıklı geliyor artık.
0
loch ness
(23.02.26)
Konudan bağımsız. Me time nedir ya haha Türkçesi yok mu bunun?
-1
Kahvedesu
(23.02.26)
Benim hanım akşamları yemekten sonra gidiyor oyun oynuyor, ben de genelde film falan izliyorum.
Aksam yemeğinde beraberiz, bir şeyler izliyoruz. Haftasonu da beraber vakit geçiriyoruz ama oldukça serbestiz kendi zamanimizda. Zaten sürekli aynı evdeyiz yani ve bir dakika bile birbirimizden sıkıldığımız olmuyor çünkü herkes istediğini yapıyor (oyun oynamak, spor yapmak, bir şeyler özlemek vs).

Bence bu konuyu salıp biraz canınızın istediğini yaparsanız ve beraber olsanız da kendi zamanınız olursa daha iyi olur.
0
logisticsmanager
(23.02.26)
7 yıllık evli 3 yaş çocuğumuz var, genelde haftada iki gün ben kaçıyorum arkadaşlarla, iki günde hanım. Özel bir anlaşmamız yok ama kabaca böyle, hatta çok evde kalınca karşı taraf diğerini çıkması için motive eder bu konuda ben baya şanslı olduğumu düşünüyorum. Genelde spor günleri sonrasıni uzatıyoruz.
0
mirty
(23.02.26)
ozel bisey yapmak isteyen onu yapmaya karar verip digerine soyluyor iste ben 2-3 saat bununla ugrasicam diye, digeri de basinin caresine bakiyor o arada. kendi arkadaslariyla gorusmek de bu kategoride.

genelde bu ozel seyler gunde 2-3 saati gecmiyor, onun disinda cogunlukla birlikte takiliyoruz (market alis verisi, yemek hazirlamasi, evi temizlemesi, camasiri, gezmesi vs) bizde gerginlige sebep olan sey birinin "ben 2 saat suna bakicam" diyip 5 saat sonra gelmesi oluyordu :D zaman yonetimi onemli, 5 saatse en bastan 5 saat demek lazim.
0
taurina
(24.02.26)
biz ikimiz de beraber evden calisiyoruz dolayısı ile 7 / 24 beraberiz. haftada bir gun solo day yapiyoruz, ikimiz de ayri ayri bir yerlere gidiyoruz.
0
oscar
(24.02.26)
3,5 yıllık evlilik, 4,5 yıllık birliktelik;

biz tanıştığımız andan beri aynı evde yaşıyoruz. çoğu şeyi birlikte yapıyoruz. bu da aşırı didişmelere sebep oluyordu.

zamanla mesela yemek yeniliyor, çay kahve içiliyor, dizi film izleniyor normalde diyelim,

artık yemek faslından veya çay faslıyla birlikte birisi başka bir işe yöneldiyse diğeri de başka sevdiği bişeyi buluyor. kimse kimseyi sıkıştırmıyor.

ben bilgisayara geçiyorum diyorum mesela akşam 9 gibi, kalan işlerimi yapıyorum, video editliyorum, internette takılıyorum, oyunumu oynuyorum. eşim bişeyler getiriyor. ben ona kahve yapıp götürüyorum vs... sadece napıyosun kaç saat sıkılmıyor musun diye beni darlıyor bilgisayarı kurcalıyor sdfjsg ama azalttı baya neyse ki kaç yıl oldu güven artık be kadın :3

neyse zaten bir iki gün böyle takıl diğer gün hadi kalk yürüş yapalım diyosun, sarılıp bişey izlemek istiyorsun. erkenden yatıp uyumak istiyorsun. özlüyorsun yani. özlemeye de zaman açmak lazım.

ben başka bişey ile uğraşırken eşim dizisini izliyor, kitap okuyor, resim yapıyor falan... kimse kimseyi bişeye zorlamıyor. herkesin kendi alanları var. bunun için ek bir çaba sarf etmedik, kendiliğinden oldu.

aslında ilişkinin başında da böyleydi, birisi kendi sevdiği şeylerle uğraşsa, hop kardeşim nereye gidiyorsun demedi kimse ama... yine de ilk tanışıklıktan mı bilmiyorum hep dip dibeydik. bu da didişmeleri artırıyordu.

şuan baya azaldı eşimin aylık döngülerine denk gelmezsem bir şey olmuyor sdjfsdgj
+1
ananiyimioguz
(24.02.26)
(4)

Ankara'da yiyip içilecek mekanlar

sekizdokuzon
Önümüzdeki hafta içi nerelerde ayiplanmadan güzelce yiyip içebilirim. Çankaya civarında olacağım.Teşekkürler.
Önümüzdeki hafta içi nerelerde ayiplanmadan güzelce yiyip içebilirim. Çankaya civarında olacağım.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(22.02.26)
stüdyo pizza
0
eileengray
(22.02.26)
Tatlı için açık tezgah
0
mirty
(22.02.26)
Çankaya'nın hiçbir yerinde ayıplamazlar.
+1
kibritsuyu
(22.02.26)
çankayanın hiçbir yerinde ayıplamazlar. +1
0
kojonotsuki
(23.02.26)
(7)

Şehir Efsaneleri

yurtsuz john
Bu zamana kadar duyduğunuz şehir efsanelerini yazar mısınız. Ne kadar saçma olursa olsun. Örneğin;-Haliç'in altında hazine varmış. Japonlar, biz çıkarırız ama yarısını alırız demiş.-Ahmet Kaya ölmemiş saklanıyormuş.-Deniz suyunu petrole çevirmeyi başaran adamı petrol baronları öldürtmüş. -Bruce Lee
Bu zamana kadar duyduğunuz şehir efsanelerini yazar mısınız. Ne kadar saçma olursa olsun. Örneğin;

-Haliç'in altında hazine varmış. Japonlar, biz çıkarırız ama yarısını alırız demiş.
-Ahmet Kaya ölmemiş saklanıyormuş.
-Deniz suyunu petrole çevirmeyi başaran adamı petrol baronları öldürtmüş.
-Bruce Lee iki sene daha yaşasaymış vücudu kurşun geçirmez olacakmış. Gibi.
0
yurtsuz john
(22.02.26)
Avril Lavigne de ölmüş yerine benzeri devam etmişti.
0
egerbiryolcu
(22.02.26)
eminem annesini yapıyormuş, kaburgalarını aldırmış kendine sakso çekiyormuş.
ozzy ozbourne sahnede civciv eziyormuş.

eskiden bunları çok duyardım:)
+1
nothing in my way
(22.02.26)
Marilyn manson un kaburgalarıni aldırmış olması universal bir efsanedir
+7
mirty
(22.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

japonya kısmı kısmen doğru. bazı kasabalarda sokaktaki su kanallarında balıklar yaşıyor.
0
glamdr1ng
(22.02.26)
- Bahariye’deki logosu M harfi olan büyük hamburgerciden bir çalışan Aids’miş ve hamburgerlere kanından damlatıyormuş (1995-1998 civarları olmalı)
- biraya sigara külü koyarsam daha fazla şarhoşluk verir
0
michael_knight
(22.02.26)
bize kucukken ataturk'u toprak kabul etmedigi icin her sene ustune toprak ekliyorlarmis. diyorlardi. korkunc bir milletiz gercekten
0
buenosdias
(22.02.26)
efsaneler.com diye bir site vardı gençliğimizde.
tam olarak böyle şehir efsaneleri örnekleri vardı. Belki bir yerden arşivini filan bulabilirseniz tam istediğinize ulaşabilirsiniz.
+3
burfak
(23.02.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Harley Davidson? Modeli

onemoremile
Şu shorts videosundaki motorun modelini bilen var mı.https://hizliresim.com/g2yxojm27. saniyeden sonra: https://www.youtube.com/shorts/0AQw5tmKJEE
Şu shorts videosundaki motorun modelini bilen var mı.

hizliresim.com

27. saniyeden sonra: www.youtube.com
0
onemoremile
(19.02.26)
Vrod
0
mirty
(19.02.26)
yok 240 lastik ve artçı ayak peg yeri benziyor ama muscle ailesinde böyle bir arka çamurluk ve stop yok. eski softaill çamurluğuna benziyor ama tam o da değil.
0
🌸onemoremile
(19.02.26)
custom mi acaba.

bastan fat boy gibi geldi, ama degil gibi de:

motorun govdesi suzuki boulevard'i, stop lambasi da yamaha raider'i hatirlatti.
Yamhaha raider'in govdesi daha dar gibi hatirliyorum, suzuki'nin de stop lambasi boyle degildi.
0
adrianapole
(19.02.26)
@adri tamam yamaha raider bu. kayış korumasından, arka maşaya kadar birebir aynı. 1900 cc motorun gövdesi ne kadar dar olabilir ki zaten :)

hizliresim.com

tr'ye giriş yapmamış, yapsaymış tam suzuki intruder serilerine rakip olurmuştu.
0
🌸onemoremile
(20.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(3)

Sinüzit iken boksa gidilir mi?

komando kani var bende
Derdimi sevebilirsiniz sıkıntı yok. Sinüzit oldum doktor antibiyotik verdi. Bu halde siz olsanız boks antrenmanına gider misiniz?
Derdimi sevebilirsiniz sıkıntı yok. Sinüzit oldum doktor antibiyotik verdi. Bu halde siz olsanız boks antrenmanına gider misiniz?
0
komando kani var bende
(17.02.26)
Yani eğer şiddetli bir ağrınız yoksa gidebilirsiniz sonuçta bu grip gibi bir şey değil sürekli sizinle olacak bir hastalık
0
alibilir
(17.02.26)
Ben olsam gitmem. Zaten sinüsler dolu, yumruk gelirse çok ağrır
Ama şu da var, sinüzit iken dalış yaparsan basincla çok güzel açılıyor kanallar, mis gibi oluyorsun.

Bilemedim şimdi.
yok yok gitmem. Şu altında anı bir darbe şeklinde basınç yok, masaj gibi atıyor. Darbe mubtemelen ağrılı ve riskli olur
0
kisa
(17.02.26)
Ağızlık takmayacaksan gidilir zira nefes alamazsin
0
mirty
(17.02.26)
(5)

Karayolunda narkotik denetleme

diabolus79
Merhaba, ilk defa dün e5 karayolu Düzce civarında böyle bir denetlemeye girdim, köpek nedense bende işaret verince aracı kenara aldırıp köpeği araç içine sokup detaylı şekilde arama yaptılar. Bir ara memurlardan biri tükürük testi de alacağız dedi, dedim sorun yok ama sonradan vazgeçip saldılar beni
Merhaba, ilk defa dün e5 karayolu Düzce civarında böyle bir denetlemeye girdim, köpek nedense bende işaret verince aracı kenara aldırıp köpeği araç içine sokup detaylı şekilde arama yaptılar. Bir ara memurlardan biri tükürük testi de alacağız dedi, dedim sorun yok ama sonradan vazgeçip saldılar beni. Hatta ben hatırlattım test diyordunuz falan diye, testler pahalı gerek yok sizin için, iyi yolculuklar deyip gönderdiler beni.

Aklıma takılan nokta, makul şüphe yokken bu testi kabul etmiyorum desem ne olurdu veya köpeğin tepki vermesi makul şüphe olarak mı değerlendiriliyor bu durumda merak ediyorum

Ek yapayım, araçta kurabiye ve ısıtıcı etkisi olan kas ilacı vardı, bilemiyorum köpeği bunlar mi tetikledi.
0
diabolus79
(16.02.26)
makul suphe mi:)

kabul etmesen zorluk cikardi deyip seni nezarete attirir. kagit ustunde her turlu hakkin var; ama is mahkemelere dusunce savcilik polisten yana olur. sen de nezarette kaldigin, burokratik sacmaliklarla ugrastiginla kalirsin.

yani bu duzeni savundugumdan degil. ama zurich'de de yasamiyoruz. torbacilar, mafyalar, baronlar kol geziyor. supheli bir durum varsa senin rizanin bir onemi yok. adamlar ne guzel yaklasmis gerek yok deyip yol vermisler.
+3
buenosdias
(16.02.26)
Mesela bir çevirmeye denk geldiniz. polis geldi bu alkolmetreye üfle dedi siz ise üflemediniz 33.326 TL cezayı direk yersiniz. ayrıca ehliyetinize de 2 yıl el koyulur.
muhtemelen test yaptırmayacagım dediginiz de aynı bir sonuçla karşılaşırdınız.
köpek zaten madde bulmayınca da üzerinizdeki şüphe kalkıp sizi ugurlamışlar
0
limonlu eksi
(16.02.26)
Memurların tavırlarıyla alakalı bir sıkıntım yoktu zaten, dediğim gibi merak ettim sadece.
0
🌸diabolus79
(16.02.26)
Köpek yanılmaz. Hassasiyeti çok yüksek. İlaca tepki vermiş olabilir.
-4
arbre
(16.02.26)
Test için hastaneye gönderilirsiniz ve alkol için belirli bir saat içinde yapılan test kabul ediliyor, narkotik için bilgim yok
0
mirty
(16.02.26)
(3)

ege ve akdeniz kıyı boyu

antihero
yazın temmuz ya da ağustos ayında (buna da karar veremedik) eşimle motor turuna çıkıcaz. edremit'ten başlayıp adıyaman'da sonlandırmayı düşünüyoruz. dönüş yolunda basıp gelicez durmadan. 20 güne kadar izin kullanabiliriz. hepsini harcamakta bi sorun yok. şöyle bi haritayı gözünüzün önüne getirdiğini
yazın temmuz ya da ağustos ayında (buna da karar veremedik) eşimle motor turuna çıkıcaz. edremit'ten başlayıp adıyaman'da sonlandırmayı düşünüyoruz. dönüş yolunda basıp gelicez durmadan. 20 güne kadar izin kullanabiliriz. hepsini harcamakta bi sorun yok. şöyle bi haritayı gözünüzün önüne getirdiğinizde mutlaka şurda denize girin, mutlaka şurda şunu yiyin, mutlaka şuraya gidip şunu görün dediğiniz neler var?

Not: malatyanın doğusununda görülmedik yer kalmadı, şark hizmetindeyken oraları bitirdik. batıya dair hiç anımız yok. çok temel bi yeri nasıl olsa biliyorsunuzdur diye yazmamazlık etmeyin.

adana'da sonlandıracaktık ama adıyamanda hatrını kıramayacağımız birinden davet aldık, bir ya da 2 gece orda kalıcaz.

saat saat kağıda döküp öyle yola çıkıcaz.
0
antihero
(15.02.26)
Akyaka'dan Kemer'e kadar olan yolu viraj yapmak için iki kere gecmek isteyebilirsiniz. Bonus olarak kaş'tan korkuteline çıkan dağ yolu da ıssız ama cok güzeldir, tavsiye ederim.
0
mirty
(15.02.26)
Kıyı boyunca çok içerilere girmeden gezebileceğiniz bir sürü antik kent var, Bergama, Efes, Teos, Knidos. Kıyıda değil ama Aydın'a doğru girerseniz Aphrodisias inanılmaz büyük ve güzel bir yer. Akdeniz'de Patara, Andriake, Phaselis, Antiphellos, Seleukeia, Aspendos, Olimpos. Bilmediğim/unuttuğum yerler de olmalı.

Olimpos'a kadar gitmişken Çıralı ve Yanartaş. Fethiye'den geçerseniz Babadağ'a çıkabilirsiniz, Kayaköy var, Ölüdeniz var. Bodrum kalesi, Alanya kalesi. Kaş'ta Kaputaş plajı.

Bergama'da şurada pizza: maps.app.goo.gl
Urla'da enginar restoranı: maps.app.goo.gl
Urla bağ yolunda bir sürü şarap üreticisi var, bence en güzeli: maps.app.goo.gl (özellikle Bornova misketini öneririm)
0
kobuzchu kiz
(15.02.26)
antalyada perge antik kenti görülmeli, piyaz yenilmeli.
mersin tarsus akın humusta humus, kervan humus ve fındık lahmacunda fındık lahmacun, sıtkı ustada künefe yenilmeli, ashab-ı keyf mağarası görülmeli.
mersin göksel tantunide tantuni, kerebeççi oğuzda kerebiç yenilmeli. cehennet cehennem, kanli divane ve kız kalesi görülmeli.
adana birbiçer kebapta ciğer,şırdancı bedoda şırdan,yeşilkapı kebapta adana kebap, börekçi rızada kıymalı börek yenilmeli, kazım büfede muzlu süt içilmeli.
0
dedim ben sana
(15.02.26)
(4)

Çatı teraslı ev hk

aligunal
Arkadaşlar merhabaİzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var
Arkadaşlar merhaba

İzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.

Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var. Binada asansör yok ama zemin üstü iki kat çıkılıyor, bunun benim için büyük bir sorun olacağını sanmıyorum.

Emsal evlere göre fiyatı daha uygun. Evi beğendim fakat zemin kattaki dairenin de satılık olması beni şüphelendirdi.

Sizce nelere dikkat etmeliyim? Benzer bir evde yaşayan var mı? İleride başım çok ağrır mı?
0
aligunal
(14.02.26)
Isıtma, soğutma ve yalıtım sorunlarından biri ya da bir kaçını yaşama ihtimaliniz yüksek. Genelde bu sebeple tercih edilmez. İmar durumu için, bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğü’nden bilgi alabilirsiniz.
0
lil siztah
(14.02.26)
Ben İzmir'de bir süre çatı katında yaşadım görece sıcak olduğu için evde ısıtma tesisatı yoktu ve kışın donardım. Kışın donar yazın pişersin, o yüzden İzmir'de hep çatı katları el değiştirirken Ankara'da giriş katları el değiştirir.
+1
mirty
(15.02.26)
istanbul'da çatı dubleks evimiz var. bina sizinkine göre daha büyük. teras zaten size ait, fakat "çatının tamamı sizin o bahsettiğiniz odayı kapatacak şekilde ise" çatı da size ait olacak, bunu böyle kabul edeceksiniz. ev böyle ise ve eğer çatı akıtıyorsa, siz cebinizden yaptıracaksınız, bunun öyle kmk'ya, hukuka göre yorumlatırsanız akan yerde oturmaya mahkum olursunuz. biz çatıya kimseyi çıkarmıyoruz anten vb. için, zaten evin içinden çıkılabiliyor ve çatının tamir işleriyle de komşulardan para istemiyoruz, siz de böyle yaparsanız rahat edersiniz.

ikinci şey, nasıl yönetiliyor ve yönetilecek? ben böyle yerlerden usandım, çünkü ne doğru düzgün kapıcısı olur, temizlenir çöpü toplanır, ne komşulara ihtar çekecek bir otorite olur, ne de bir sorun için para toplayabilirsin. ha eğer sen de rahat bir insansan öyle yaşar gidersin, ama titizsen kafayı yedirir. böyle yerler aynen avrupa'da olduğu 3 dairenin bir sahibinin olduğu, birinde oturduğu, diğerlerini kiraya verdiği şekilde olursa düzgün şekilde yaşatır, yoksa uğraş dur.

tapusu kat mülkiyeti ve çatı dubleksi vb. ise içiniz rahat olsun. diğer türlü kaçak olup olmadığını tam olarak ancak belediyeden öğrenebilirsiniz.
+1
malheiros
(15.02.26)
O terasta yazın güneşte çok güzel, betona yumurta kırıp pişirilebilir.
0
Mirket
(15.02.26)
(13)

Bayat eşiğiniz nedir?

yurtsuz john
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
0
yurtsuz john
(14.02.26)
1 normal
2 taze son gün
3 bayat
4 büyük ihtimal çöp.
Yemeğe bağlı
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
3 güne kadar kafam rahat yerim, 5 e kadar da bir şey olmaz diyerek yerim *swh
-1
belkider
(14.02.26)
yapıldıktan sonraki 2. gün yenilmediyse atarım.
bu süre içinde de bir kez ısıtır, artan varsa yine atarım.
pişirme ve yeme konusunda buna göre planlama yaptığımdan neredeyse hiç atmıyorum ama.

eski bir patronum, dolapta bekleyen şeyler için "yiyecekseniz bi bakın, bozulduysa ben yerim" derdi. maşallah donuz gibi adamdı..
0
lil siztah
(14.02.26)
Yemekleri yapıp dolaba koyarız. Ertesi gün yiyeceğimiz kadar ısıtıp isitmadigimizi ertesi güne saklariz. Yani üç güne kadar yolu var.
+1
egerbiryolcu
(14.02.26)
Hanıma kalırsa 2 bana kalirsa 5 den sonra atarım
+2
mirty
(14.02.26)
Yemeğin önce kokusundan sonra tadından anlaşılıyor. Yemeğine ve nasıl sakladığına göre değişir. Zeytinyağlılar dolapta 1 hafta rahat bekliyor
0
grimavi
(14.02.26)
Bozulmadıysa tazedir.
0
auroraaurora
(14.02.26)
Koklarım, kötü kokmuyorsa tadarım, ekşimemişse yerim.

Son kullanma tarihi geçmiş ürüne de aynı tarifeyi uygular, ekşime kokma yoksa gömerim. B.k boğazlı bir adamım.
0
kibritsuyu
(14.02.26)
Bozulmadığı sürece gömerim, bulamayanlarlar var hakka giremem.
0
baldan kaymak
(14.02.26)
genelde 3 günde bitiyo ama bitmemişse 4. gün de yiyorum. hep dolapta duruyo tabii. yiyeceğim kadarını ısıtıyorum.
0
spirit crusher
(15.02.26)
3-4 gun yiyoruz rahat.
mis gibi tencere yemegini 3 gun sonra dokeceksek ona para yetmez.
0
cooperr
(15.02.26)
Psikolojik olarak 3 gün ok dir sonra atarım. Yemeden önce bi koklarım tabi hep.
0
basond
(15.02.26)
Oğluma günlük taze yediririm ısıtılmış yedirmem.
Kendimize de sadece dünden kalanı yeriz daha fazla bekleyeni yemeyiz. Onda da kremalı yiyecekler, balık vs riskli diye yemeyiz. Olabildiğince taze yeriz.
0
yenibirgüzelnick
(15.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(7)

Aküyü Boşuna mı Değiştik?

eisberg
Kardeşimin arabada bir sorun olmuş ve bir şekilde aküye bağlamışlar... o da akücüye gitmiş adam ölçüm yapmış. Kardeşimin ölçüm aletinde gördüğü değerler şöyle:Kapalıyken 13.5VMarşa basılan anda 11V.Adam akü çöp, marşa basılan anda da 13.5-14V göstermesi lazım demiş. öyle diyince bizimkiler hemen değ
Kardeşimin arabada bir sorun olmuş ve bir şekilde aküye bağlamışlar... o da akücüye gitmiş adam ölçüm yapmış. Kardeşimin ölçüm aletinde gördüğü değerler şöyle:
Kapalıyken 13.5V
Marşa basılan anda 11V.

Adam akü çöp, marşa basılan anda da 13.5-14V göstermesi lazım demiş. öyle diyince bizimkiler hemen değişelim demiş. Şimdi bi arkadaşa anlattım o da şarj edilse kurtarırdı hiç gerek yok daha giderdi o akü falan dedi. Kardeşim boşuna mı değişti aküyü?
0
eisberg
(06.02.26)
Evet, marşa basarken 14v gösteren akü varsa gidip alırım hemen
0
mirty
(06.02.26)
aku kac yillikti? ustunde yaziyor yili. akulerin omru var her batarya gibi. sarj etsen de tutmayabilir.

volt degerini sordum chatgpt sorun yok dedi.
0
antikadimag
(06.02.26)
Ne namussuz adamlar var ya. Akü yeni değildi en iyi ihtimalle 5 yıllıktı. Bunu diyip değişse ok ama voltaj değeri falan anlamayan adamı kandırması da düpedüz sahtekarlık.
+1
🌸eisberg
(06.02.26)
Marş kısmında voltajın düşmesi gayet normal. Bunu ben dc motor ile uğraşırken görmüştüm. Motora %0 güç verirken (0 duty) motor uçlarında 5v görüyordum. Bir anda tam güç verince (%100 duty) voltaj 4’lere düşüyordu.

Sınır akım çekince kablolardaki, aktarma yerlerindeki kayıplarda arttığı için voltaj düşmesi gayet normal oluyormuş.
0
substituent
(06.02.26)
akünün marş anındaki voltajı birçok faktöre göre değişir. motor sıcakken mi test ediliyor soğukken mi, soğukken ise hava sıcaklığı ne vs. akü soğukken daha az akım verebilir motor soğukken marş motoru daha fazla akım çeker. soğuk araçta marş basarken 11'e düşüyorsa o akü bayağı iyi durumdadır. ama anladığım ölçümler sıcak araçta yapılmış?

düzgün bir akü testi sadece voltajla yapılmaz. cihazları var kaç amper verebildiğini tam olarak ölçen, ama çok net şekilde ömrünü tamamlamış aküyü sadece voltaj testiyle yine anlarsın.

kapalıyken 13.5v da yine ilk bakışta iyi bir değer ama tek başına yetersiz. birkaç saat yattıktan sonraki yüzey voltajı önemli, kontak kapandığı anda yapılan ölçüm çok bişey ifade etmiyor. veya birkaç amper yük bağlarsın yük altındaki voltajına bakarsın.

ama hiçbir akü marşa basarken 13.5-14v göstermez zaten full dolu voltajı 12.6-12.7 oluyor. dediğim gibi o 13.5 ölçüm araç yeni durduğu anda yapıldığından pek bi fikir veremez.

sorun neydi bilmediğimizden gerçekten aküden mi kaynaklıydı onu da bilemeyiz. sıcak motorda marş basarken 11e düşüyor ok ama soğuk çalıştırırken kaça düşüyor bilmiyoruz. hem akü hem motor soğukken eksi derecelerde 8v'a düşüyor belki?

buradan ne kesin sağlamdı boşa değişmiş denebilir ne kesin bozuktu doğru yapmışlar denebilir. ama gerçekten marş anında 13.5-14v olması lazım gibi yalanlarla satış yapmışlarsa dürüst esnaf değil diyebiliriz

bu dediklerim normal aküler için bu arada. agm ise voltajları biraz daha yüksek oluyordu. kullanmadığımdan tam değerleri detaylı incelemedim hatırlamıyorum internetten bakabilirsin.
0
konetsu
(06.02.26)
"en iyi ihtimalle 5 yillik" olan aku zaten son nefesini vermek uzeredir.
voltaj karsilastirmasina falan gerek yok. aku zaten 5-6 sene gider.

benim en son araci 5 senelik aku ile servise soktum, daha goturur dediler, 2 hafta sonra beni yolda birakti. aku kanli canli iken bir anda son nefesini verebiliyor.
0
cooperr
(06.02.26)
5 yıllık akü zaten sorun çıkarır. net anlamamış olunabilir adam.

ha ustalar da zerre güvenilmez orası da ayrı.
0
gurur
(06.02.26)
(9)

Böyle bir kaygınız var mı?

don’t panic
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam. Babalar ve anneler; bu k
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam.

Babalar ve anneler; bu kaygınız ne durumda? Nasıl aşıyorsunuz bunu?

Teşekkürler…
+1
don’t panic
(02.02.26)
Hem de her zaman yaşıyorum. Gün gelecek evden gidecek, ya başına bişey gelirse, ya trafik kazası olursa vs vs. Babamı da yeni kaybetmiş olmamın etkisi büyük. Alışılacak bir duygu da değil, aşabileceğimi sanmıyorum, kader kısmete bağlıyorum yoksa döngüye girerim.
+3
mirty
(02.02.26)
Bende de durum aynı. Elden bir şey gelmiyor. Aşamıyorum. Abartmadan mümkün olduğunca birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum.

Hayatı olumsuz etkilemeyecek kadar tedbirli olmaya çalışıyorum. Bunu abartmak da ev halkının huzurunu bozabilir. Küçük minik takıntılarım var, mesela kapıyı kitliyorum çıkarken, ama iç kısma da hanımın anahtarını düz şekilde takıyorum. Ev düz ayak olduğu halde ve bütün odalardan dışarı çıkıldığı halde, dış kapıdan çıkılmak zorunda kalınırsa anahtar orada hazır olsun diye.
0
mbond
(02.02.26)
Ebeveynligin şanındandır :)
Türkiyede yaşarken aşılabilecek bir sey degil bence. Cok zor en azindan. Bu dusunceler aklima gelince "bunlari dusunmek bi ise yaramiyo, tadini cikar" deyip uzaklastiriyorum kendimi
0
üğpoıuy
(02.02.26)
düşünmemeye çalışıyorum. düşündükçe daha da kötüsü zihnime geliyor. ebeveynliğin belki de en yorucu kısmı, endişelenmek.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Bu kaygıyı ben de yaşadım. Geceleri uyanıp kızımın geleceği hakkında kaygılanırdım. Bize bir şey olsa ne yaşar diye çok canım sıkılırdı. Çözümü ona bir kardeş yapmakta buldum açıkçası. Şimdi ikisi için de kaygılanıyorum ama artık biliyorum ki bir kapıya ihtiyaç duyduklarında en azından hayatta kızımın kardeşi, oğlumun da ablası var. Ve açıkçası şimdi ailemde bir tamamlanmışlık hissi yaşıyorum. Oğlan daha 18 aylık, küçük. Ama işte genimize kodlanmış ve kızla yaşadığım kaygıyı oğlan sildi süpürdü. Nasıl desem, ben düşsem de evde bir erkek olacağının ferahlığı rahat hissettiyor. Ha keza ikinci çocuğum kız olsa da farklı bir rahatlama hissederdim. Abla kardeş dayanışmasının daha sağlam olacağağı düşüncesi ve kız evladı açıkçası daha fazla tercih ediyor olmamla birlikte oğlanın getirisini öngöremedim. Şimdi tüm gücümü ikisinin birbirine olan bağını güçlendirmek için harcıyorum.
+1
onepointzero
(02.02.26)
Bende de bu kaygı var, bazen çok ileri gidiyor kendimi frenliyorum.
0
duyuruuser
(02.02.26)
Çocuklarım büyümeden ben ölürsem ne olur korkusu daha sık oluyor. Ebeveynliğin şanındandır +1
0
sucvecezve
(02.02.26)
kesinlikle oluyor, bunu yaşamayan ebeveyn yoktur diye düşünüyorum. özellikle de hastalandıklarında yada büyüdüklerini hissettiren bazı anlarda daha fazla yokluyor. hayatınızı olumsuz anlamda etkileyen yada yönetemediğiniz bir kaygıysa mutlaka destek alın elbette ama bu kaygı mevzusu ve hep onlara daha fazlasını verebilirim hissi bence ebeveyn olmanın otonom getirisi ...
0
darthvader
(02.02.26)
Bu kaygım yüzünden her hafta terapiste gidiyorum. Anne olduktan sonra tamamen kafayı yedim. Gece on defa uyanıp oğlum nefes alıyor mu ve üstü açık mı diye bakıyorum. Mesela yarın iş seyahatine gideceğim ya bir daha dönemezsem oğlumu bir daha göremezsem diye günlerdir uyuyamıyorum.

Uzun lafın kısası; yalnız değilsin.
0
suicides underground
(02.02.26)
(7)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
+1
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(8)

ankara berber ücretleri

absel
sadece saç kesim ne verdiniz son aylarda? semt ile belirtebilir misiniz?
sadece saç kesim ne verdiniz son aylarda? semt ile belirtebilir misiniz?
0
absel
(29.01.26)
cevizlidere - sakal - 400
dikmen - saç sakal - 500
balgat - saç sakal - 800
balgat - çocuk tıraşı - 900

hepsi son 2 ayda.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Ayrancı çocuk trasi 600 bu hafta
-1
mirty
(29.01.26)
Kızılay saç 300, saç sakal 400

Mahalle berberi.
0
kibritsuyu
(30.01.26)
bilkent-400-saç sakal
0
jelly bear
(30.01.26)
A.Öveçler saç . 450
0
erty_ksk
(30.01.26)
300 saç+yıkama = Kumrular da
0
smokee
(30.01.26)
berberim yıl içinde zam yapmıyor (lokasyon: yıldız)
2025: 500 tl
2026: 700 tl
0
9kuyruklukedi
(03.02.26)
saç-sakal 700 tl (semt çankaya :) )
0
sweetoffice
(03.02.26)
(11)

Arıza lambası P0131:oksijen sensörü düşük voltaj vol3

konetsu
aracı aldığımdan beri arıza lambası yanıyor, hatta eski sahibi bendeyken de hep yanıyordu diyor 5 yıl kullandı aracı. tek kod var, p0131. obd cihazı alıp söndürmeyi denedim, tekrar yandı. aracı benzinde kullanmayı denedim, yine yandı.oksijen sensörünü değiştirdim, hala aynı...mantıken gerçekten afr
aracı aldığımdan beri arıza lambası yanıyor, hatta eski sahibi bendeyken de hep yanıyordu diyor 5 yıl kullandı aracı. tek kod var, p0131.

obd cihazı alıp söndürmeyi denedim, tekrar yandı.
aracı benzinde kullanmayı denedim, yine yandı.
oksijen sensörünü değiştirdim, hala aynı...

mantıken gerçekten afr ayarında sıkıntı olsa bariz fakir karışım olsa bu kadar zamanda sübap filan yakardı herhalde, çekişi tüketimi vs. de normal. duman atması hararet problemi vs. yok ve bu sensör problemi varken egzoz muayenesinden de geçti araç 2024 yılında.

ucuz obd cihazı düzgün göstermiyor olabilir diyen çıktı, gittim önerilen kaliteli model aldım "vgate icar pro 2s" veriler aynı.

araç, haliyle oksijen sensörü de sıcakken alınan kayıtlar şu şekilde
15-20dk'lık sürüş boyunca oluşan kayıt: i.imgur.com
kısaca anlık sensör tepkisini göstereyim şöyle de: i.imgur.com

ikinci görselde yolum bitmiş park etmişken yine araç sıcakken alınan veriler. durduğum yerde hafifce gaz verdiğimde de 1 saniye gibi anlık veri geliyor ve tekrar 0'a iniyor hemen. gaza basıp çeksem de sabit 2000-2500rpmde tutsam devamlı gaz versem de aynı. 1 saniye sinyal geliyor sonra 0'a iniyor.

motor stabil, rölantide de sürerken de sıkıntı yok. ısınmış halinde 800rpmde rölantisi, sesi vs. normal. öyle anlık karışım zenginleşmiş de sonra tekrar fakirleşmiş gibi bir tepkisi yok asla.

sensör arızası yüzünden araç sensörün verisini yok sayıyor, voltaj düşük diye afr oranını zenginleştirmiyor. ltft stft 0% open loop çalışıyor. arızayı temizlediğinde tekrar lamba yanana kadar 40% trim yapıyor yakıt ekliyor ama bu trimle bile tepkiler aynı, 0v'da çakılı kalıyor.

eski sensörü de dışarıda test ettim, i.imgur.com
akü şarj cihazına bağladım, sensörün ısıtıcı devresi filan çalışıyor, ısındı sinyal vermeye başladı.
sensördeki oksijen oranını azaltmak için çakmak gazı sıktığında voltajı yükseliyor hızlıca tepki veriyor. tabiki bu voltaj düşük ama açık alanda yüksek oksijen içinde küçük miktar gaz sıkarak alınan sonuç. yine de 0.05v seviyelerine çıkıyor araç egzozunda 0v'da kalması mümkün değil.

yine araç sıcakken kontak kapatır açar ama marş basmazsam da devamlı şekilde sinyal geliyor sensörden, yavaşça yükseliyor ve o seviyede kalıyor: i.imgur.com marş bastığımda hemen 0v'a geri düşüyor. bu araç çalışmazken referans voltaj gösterme gibi bir duruma da benzemiyor sinyal kademeli olarak yükseldiği için.

bu durumda ben 99% elektrik tesisatından, kablolamadan vs. olduğuna emin gibiyim ama tesisatın neresindedir problem? nereye bakmalı? sensör kablosunu inceledim bi kopukluk, yalıtımda sıyrılma vs. görmedim. konnektör sağlam korozyon yok. araç çalışmazken sinyal de kesintisiz geliyor kabloda sorun olsa yine aynı şekilde 0'a düşerdi. ben anlayamadım :D

aracın sürüşünde problem yok günlük kullanıyorum performansı vs. iyi, çekindiğim şey gerçekten bi arıza oluşursa farkedememek. arıza lambası devamlı yandığı için başka bir problem oluştuğunda kontrol etmeyip kaçırmama sebep olur. aa arıza ışığı yandı neymiş problem bakayım diyemem anında :D kodları düzenli kontrol etsem bile gerçekten fakir karışıma düşerse onu hiç farkedemem :D yine aynı kodu göreceğim o durumda da...

aklıma gelen tüm detayları verdim, uzun oldu biraz ama daha önce kısıtlı bilgi ve test ile de sormuştum sonuca ulaşamadık.

var mı bi fikri olan?
0
konetsu
(25.01.26)
aracin modeli ,motoru hakkinda bilgi vermeliydiniz ,
aracin subaplari vs kurum bagladiysa ,
oksijen sensörü hatasi verebilir sanirim,

subap karbon temizleme yapan bir yere sorun.
0
designer
(25.01.26)
exhaust sistemde delik olabilir mi acaba? gazlar sensor ve katalitik boyunca devam etmeyip disariya filan kaciyor veya disardan iceriye hava emiliyor olabilir. Exhaust leak testi degerlendirilebilir. Bank 2 sensor verilerine de bakin, olmasi gereken grafikler ile uyusuyor mu, uyusmuyor ise sizinti olma ihtimali daha yuksek. Ayrica koku vs de yapabilir sizinti. (lpg ise sanirim koku yapmaz). Bununla birlikte aracin km si yuksek ise catalytic tikanmis olabilir diyecegim ama o da performansi etkilerdi. Bir diger ihtimal ise ECU mallasmis olabilir, bir yazilim reset istiyor olabilir. Bir diger ihtimal, arac isitmali O2 sensore sahipse isitma sisteminin sigortasi atmis olabilir. Sigortalara da bir bakin tek tek.
0
The_Lollok
(25.01.26)
anlattığın duruma göre ya tesisat ya da ecu gidik.

sensor sinyal uçlarına başka bir kaynaktan 1.0 volt verip ecuden okumayı deneyebilirsin. bir de ölçü aleti ile direnç modunda sensor sinyal ucu ile şase arasını ölçtüğünde tamamen sonsuz empedans ya da sıfıra çok yakın göstermemesi lazım.

bir test de 1 voltluk kaynağa seri bir miliampermetre bağlayacaksın. sensor canlı ve şaseden voltajı verince makul bir akım geçmesi lazım. hiç akım geçmiyorsa ya da kısadevreye yakın akım geçiyorsa tesisatda kopuk-kısadevre var.
0
orpheus
(25.01.26)
@designer geely mk. motor mr479qa, toyota 5a-fe klonu.
ilgili sensörün konumu da şöyle: i.imgur.com görsel internetten alınma temsili.

sübaptaki kurumla oksijen sensörü bağlantısını şahsen kuramadım. sensör kurum bağlamış olsa olabilir de...
yine devamlı bir düşük voltaj durumu olup stabil sinyal gelse emmeden gerekli miktarda hava gelemeyecek veya verimli yanma sağlayamayacak kadar tıkanıklık yaratıyor diyelim, bu durumda zengin karışım yani yüksek voltaj daha mantıklı olurdu sanki? ve hala sensörden gelen anlık sinyalleri açıklamıyor.

@lollok antifriz değişimi sırasında kaput açık ısıttım arabayı dakikalarca kaput açık çalışırken manifoldun oralarda bi duman kaçağı gözüme çarpmadı. özellikle bakmadım hiç olamaz diyemem ama bariz bu derece etki edecek bi kaçak yoktur. sensör 2 de benzer şekilde ama onda voltaj tam 0'a inmeyip 0.06'ya kadar iniyor genelde. aynı sebepten kaynaklanacağı için sensör 1'e odaklandım. bir de sadece sensör 1'i yeniledim, sensör 2 gerçekten arızalı da olabilir onun garantisi yok şuan.
oksijen sensörü tamamen açık alanda çakmakla test ederken bile tepki verebiliyorken egzoz kaçağında tam 0'a inmezdi gibi geliyor hala.

ısıtmalı sensörlerde ısıtıcı devrede sorun varsa ayrı hata kodu oluyor. mesela sensörleri söküp aracı çalıştırırsan p0135 ve p0141 veriyor. ve bu ısıtıcı sensörün daha hızlı devreye girmesi için, ama ısıtıcı devre çalışmasa da sensör egzoz gazı ile ısındığında yine çalışabilliyor diye biliyorum. .

@thetruenorthstrongandfree1 ben almadan önce araç yenilediğinden eski sahibi bunu kullanmadı yattı bir süre. o arada akü boşaldığından araçtan çıkarıp dışarıda saatlerce şarj etmişti. akü ölü olduğundan bende de tamamen boşaldı bir kez, araç kendi kendine resetlemişti arıza lambası sönüktü takviyeyle çalıştırdığımda. 18 gün önce de akü değişimi yapıldı o sırada yine resetlendi.
maf/map sensörlerinde sorun olsa oksijen sensörünü yok sayıp open loop çalışırken problem çıkarırdı şuan sadece o sensörlere göre kendi varsayılan afr haritasıyla çalışıyor sistem ve problem yok aracın çalışmasında. hava filtresi de 1500km önce yenilendi yağ değişimi sırasında.

@orpheus ben kopukluk/kısadevre ihtimalini kontak açık motor çalışmazken sinyal verdiğinden elemiştim yine de ayrıca kontrol ederim.
şuanki durumda sanki tesisattan geçen akım arttığında problem çıkıyor gibi. yani marş basıp alternatör devreye girip aküyü şarj ederken enjektörler bujiler vs. işte bi tüketim yapmaya başladığında. bi şekilde akım artınca sensör sinyallerinde kesinti yaratıyor gibi.

kendim tamamen çözüm bulamasam bile sebebini teşhis etmek, olası sebeplerden benim durumuma tam uymayanları elemek istiyorum ki enazından götürüp gösterdiğimde gereksiz fazladan işlem yapılmasın aracı dağıtmasınlar iyice. nokta atışı şurada problem var diyebilmek hedefim. burada benim elemeyi düşündüğüm sebepler hala geçerliyse de belirtin. örneğin "şu sebeple sübaptaki kurum hala bu problemin kaynağı olabilir" gibisinden.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
bu akım artınca sapıtıyor konusu kesinlikle gevşek şase bağlantısına işaret ediyor. genelde arabaların bazı noktalarında aracı birbirine bağlayan kuvvetli şase kablolar olur bunlardan birinin somunu gevşemiştir zamanla çürümüştür vs. mesela citroenlerde sol ön çamurluğun içinde böyle riskli bir bağlantı var.
0
orpheus
(25.01.26)
zayıf şase problemi olabilir araçta, ona işaret eden bir problem daha var çünkü. hararet göstergesi hatalı şekilde yüksek gösteriyor.
sadece bu araca özel değil birçok araçta bu problem zayıf şase kaynaklıymış
direkt geely mk örneği www.youtube.com
açıklama kısmında şase problemi olduğunu belirtmiş video sahibi.
aynı şekilde kontak kapa aç yaptığımda 90c seviyelerine iniyor. obdden kontrol ettiğimde de 90-95c seviyelerinde takılıyor normal kullanımda, gerçek bi hararet problemi yok. araçtan memnunum ciddi problem yaşatmadı da sadece şu sensör/gösterge problemleri gibi can sıkan şeyler var.

aküden gövdeye ve bloğa giden iki kalın kabloya baktım onlarda gevşeklik veya oksitlenme göremedim. ama gövdeden sonra ecuya iç gösterge paneline vs. giden şaseler nerede bilmiyorum onları kontrol edemedim.

www.drive2.ru şurada gösterilen 2 kabloda görsel olarak bi problem yok

muhtemelen bağlantılıdır diyorsun yani? şase problemi çözüldüğünde oksijen sensörünün de normale dönme ihtimali yüksek?
0
🌸konetsu
(25.01.26)
Aracın elektrik şemasını takip edip oksijen sensörüne baglanan pinin şaseyi alıp almadığına bakın muhtemelen ecu gidik
0
mirty
(25.01.26)
@mirty şema böyle www.scribd.com de bişey anlayamadım çok karışık gibi :D

şimdi diğer muhtemel sebeplerin çoğunu kendimce elemem mümkün oldu mantıklı gelmeyen yanları da olduğundan veya zaten kontrol ettiğimden ama zayıf şase konusu sensör sinyalini etkileyebiliyorsa şuan en mantıklı gelen ihtimal oldu çünkü aynı soruna işaret eden ikinci bir problem de mevcut. direkt ecu gidik demek için erken değil mi bu ihtimali de kontrol ettirmeden? ha ecusu bulunuyor 3-5k gibi fiyatlara çıkma olarak. sıfırı da var 6-7k civarına... şase problemi ihtimalini de eler hala bu sorunu yaşarsak ecu değişimi de düşünülür çok büyük maliyet değil gibi.

delphi mt20u2 model. bosch m7.9.7 de uyumlu.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
ECU gidik olduğunu düşünmüyorum. eculerin voltaj girişlerinde ciddi koruma devreleri olur yani yanlışlıkla 12 volt verilse bile o giriş yanmaz. eculerin genellikle beslemesinde ya da enjektörleri süren vs. yüksek akımlı mosfet devrelerinde sorunlar olur. ecunun konnektörü vibrasyondan gevşemiştir ya da sokete su girmiştir gibi durumlar mümkün ama motor kapalı yani akım çeken birşey yokken değerlerin normal görünmesi bu ihtimali çok azaltıyor.

bu tip araçlarda genelde kronik sorunlar bilinir ve forumlarda paylaşılır. bu sorunları kablo takip ederek vs. bulmak çok güç. ama bir forumda şu çamurluğu aç altında kapak var onu aç ordaki somunu sık gibi çok net nokta atışı çözümler vardır.
0
orpheus
(25.01.26)
@orpheus whatsapp facebook vs. gruplarında da sordum aracı kullanan kimsede bu oksijen sensörü problemi yaşanmamış. rusyada popüler bir araç o kaynaklarda da baktım, bulamadım benzer bi şikayet.

bu benim yaşadığım yaygın bir durum değil gibi ve araçta kronik problem de yok görebildiğim... aylardır gruplarındayım öyle sık karşılaşılan herkesin şikayetçi olduğu bir arızası sıkıntısı yok. neredeyse kullanan herkes memnun araçlarından.
genel problemler eski sahiplerin hor kullanmasından antifrizsiz kullanılmış araçlarda vs. kaloriferi ısıtmayanlar peteği tıkalı olanlar var. suyla kullanan biri geçenlerde blok su tapası patlatmış mesela... alt takımdan ses gelmesiydi gibi yaşına göre normal eskimeden kaynaklı şeyler var ki bu da yaygın değil birkaç kişi gördüm değişim yapan. değiştirirken de toyota parçası kullanıyor çoğu hem daha kaliteli hem daha kolay bulunur olduğundan, corolla yaris vs. parçaları uyuyor. aynı sorunların tekrarlaması gibi bir durum da yok.

kış filan geçsin muayeneye yakın genel kontrolleri sırasında bir elektrikçiye de gösterelim bakalım şaseler kontrol edilsin. o çözüm olmazsa daha detaylı baktırırız yine elektrikçiye.

zayıf şaseden hararetin yüksek göstermesi ile ilgili de bu araçlarda türkiyede hiç şikayet görmedim sadece rusça kaynaklarda birkaç kişi karşılaşmış, yine kronik denecek kadar yaygın değil.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
En kolayı şöyle olur bulunduğunuz şehirde parçacı varsa araçla gidin çıkma ecu takın tabi takılan ecu nun anahtarı kontağa yakın tutarak (immobilzerdan dolayı) düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol edin derim, oksijen sensörünun doğru okuduğunu varsayıyorum. Ecu gidikten kastım oksijen sensörü devresi, yoksa yakıt karışimini ayarsız şekilde kullanabilirsiniz.
0
mirty
(25.01.26)
(11)

Din önemli mi sizin için?

sucvecezve
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?Benim için din önemli d iyen?
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?
Benim için din önemli d iyen?
0
sucvecezve
(25.01.26)
Benim için önemli, uygulama zayıf maalesef.

youtu.be
0
mbond
(25.01.26)
papazin biri sorsa
musluman evladiyiz da,
kendimizide böyle tanimlayip gezmek ,
yok tanimlamayiz..
-1
designer
(25.01.26)
önemli, şu açıdan: dinle kafayı bozmuş kişiler kapsama alanım dışında.
+3
tabudeviren
(25.01.26)
Evet. Müslümanım ve önemli.

Niçin gerekmişti bu bilgi? Anket mi?

EDİT: Rao önemli yerlere temas etmiş. Ben de (mensup olduğu inançtan bağımsız olarak) dini kimliğini ön plana çıkaran ve bunu yaparken doğal olmayan bir izlenim veren insanlara karşı biraz daha mesafeli oluyorum:
0
lazor
(25.01.26)
ben.
ben.
0
deartheodosia
(25.01.26)
Hayatın sınav olduğuna inanıyorum açıkçası.
-1
arbre
(25.01.26)
Yok
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
Malum parti din ile ilgili ülkedeki tüm algıyı maalesef yerle bir etti.
Dini önemli gördüğüm halde, suistimal ve manipülasyona açık bir konu olduğu için
Dindar görünen insanlar ile mümkün olduğunca iletişim kurmuyorum.
İnsanlık, dürüstlük ,ahlak olmadıktan sonra maalesef din temelsiz bir ev olarak havada kalıyor benim için.
+2
Rao
(25.01.26)
din fakirler zenginleri delirip kesmesin diye zenginler tarafindan yaratilmis bir uyusturucu. butun dinler boyle. o yuzden cok da paniklememek lazim.
+2
cooperr
(25.01.26)
dini algılama biçimim farklı. dindar bir bedende kıskançlık, kin, haset, nefret olmamalı. bu açıdan bakınca kaç insan dindar kaçı değil diye tartmak için, evet din önemli. namaza oruca veya kilseye gidip gitmemesine bakmıyorum.
+1
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Fakirler ayaklanmasin diye uydurulan hikayeler
0
mirty
(25.01.26)
(14)

Doğum günü hediyesi olarak ne beklersiniz?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(24.01.26)
1000’e yakın parçalı Lego technic
+1
substituent
(24.01.26)
Piyano
-4
arbre
(24.01.26)
ben subs'u artılıyorum lego technic asla üzmez
+1
milletin efendisi olmaya gelen adam
(24.01.26)
E book reader.
Benimki bozuldu da. :(
0
Mirket
(25.01.26)
Motosiklet montu
0
mirty
(25.01.26)
1 set kış lastiği, ps5
0
datnet
(25.01.26)
Lego'nun LOTR için olan setine bir bilet de benden.
0
rakicandir
(25.01.26)
Drone
+1
ground
(25.01.26)
Lego botanicals kır çiçekleri buketi
Ürün olarak aklıma başka bişi gelmedi. Sacred house'da 2 gece konaklama olabilir, orayı çok merak ediyorum
0
kullanicadi
(25.01.26)
5'li Kodak portra 400
+1
mirafiori
(25.01.26)
ground +1
bir de balance board.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.01.26)
Gel kanka sana iki kadeh viski ısmarlayım. Viski olmadı iki bira oldu, o da olumlu. Maksat güzel vakit geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(25.01.26)
firuze taşından 99'luk tespih
0
yemrem
(25.01.26)
Lego botanics istiyorum hep
-1
suicides underground
(25.01.26)
(6)

AB pasaportu fırsat mıydı yoksa etkisi olmaz mıydı?

alice in potatoland
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
-1
alice in potatoland
(24.01.26)
Ne açıdan sorulduğuna bağlı. Para yoksa gezemezsin, meslek yoksa iş bulamazsın. Avrupa'da para yapmak zor. Türk = müslümandır mantığı ile sosyal ortamlarda kabul görmesi de zor. İyi bir meslek, tam bir asimilasyon, aileden zenginlik olursa o zaman işe yarar.
0
michael harddd
(24.01.26)
elimizde bir numune var evet.
benim peder 70lerde berlin'de okumus liseden sonra, phd yaparken bir yandan calisiyormus.
buna alman hukumeti "gel vatandaslik verelim" diye kagit yolluyor.
bu da "siz kimsiniz lan biz vatansiz miyiz, alin o teklifi bir yerinize sokun diye" nazik bir cevap yazip, sonra da tasi taragi toplayip donuyor.
sonrasi acikli tabii..
+2
cooperr
(24.01.26)
Ben varım, güncel durumda düşününce kızıyorum tabii ki, 79 da dönmüşler. Üstelik Almanya'da muayenehanesi varken. Onlar döndükleri zamanda evlerini arabasını alıp sınıf atlamışlar kendilerine göre. Bazen söyleniyorum. Ama onların zamanına göre düşününce dönmüş olmaları anormal gelmiyor. 2. 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek istememişler. Olmuşla ölmüşe çare yok..
0
mirty
(24.01.26)
Benim yakın arkadaşlar 15 yaşına kadar Almanya'da yaşamış ki orada doğmuş. Babası cocuklar alman olmasın diye geri dönmüş. O konuda bir tık kırıklar. Arkadaş burada ama kız üniversitede almanca okudu, şimdi de gitti 2-3 yıldır Almanya'da çünkü kız burayı hiç sevmemiş haliyle ne kadar yapsan da isteyeni durduramazsin.
Kuzenim de hem kanada hem Amerika'dan vatandaş olabilirdi (liseyi ve üniversiteyi Kanada'da master ve doktora Amerika'da yaptı), o dönemler Türkiye çok iyiydi (2008 yılları) gerek görmediği için almamış hiç. Şimdi tabi keşke alaydim diyor çünkü bir doçent olarak yurtdışı konferans bile gitmek isterken eziyet çekiyor.
0
logisticsmanager
(24.01.26)
Bunların birinin Allah’ın belası torunu iş yerimde herkesin başına bela bir toplum zararlısı.

“Ya aslında Almanya’da böyle bir leşi barındırmazlardı, zaten belli ki bu malın soyundan geldiği malı da barındırmamışlar” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
0
lazor
(25.01.26)
@harddd, Haklısın ilk gidenler arasında tam asılmilasyon sağlayabilecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi.
0
🌸alice in potatoland
(26.01.26)
(6)

Trump'ın İranlılara "Devam edin, yardım geliyor." demesini nasıl değerlendiryorsunuz?

santimantal
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılac
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılacak seviyeye çıkmayabilir miydi? Yoksa Trump bunu bilerek, bir şeyleri ölçmek için mi yaptı?
0
santimantal
(24.01.26)
Her zaman ki Amerika, halkı birbirine düşür istediğini başa getir.
0
mirty
(24.01.26)
Kullanıp attı. Abd'de bedava-karşılıksız hiçbir şey yok. Ya para verirsin ya kendinden verirsin.
0
michael harddd
(24.01.26)
iran'da halk yönetimden memnun değil ama esnafın protestolarının üç bin ölümle sonuçlanacak noktaya gelmesi kesinlikle dış müdahalenin sonucu. starlink sayesinde kabak gibi ortaya çıktı zaten. iran bombalayarak yok edebileceğin bir ülke değil ama sahaya asker sürerek ele geçirebileceğin bir coğrafya da değil. o yüzden abd-israil iç karışıklık kartını oynayıp işi içeriden halletmeye çalışıyor.

abd'nin allah bir dediğine bile inanmaması lazım kimsenin. türkiye'de özellikle insanların korkunç bir akıl tutulması yaşadığını görüyorum ki birkaç sene öncesine kadar ben de aynı fikirdeydim zaten bunu reddetmeyeceğim. mevcut koşullardan dolayı batıyı allah bellemek, onu doğru ve geri kalanı yanlış saymak vs...

gerçekte dünyada israil'den daha dinci, daha yobaz bir devlet yok. abd desen tüm servetini sömürüye ve savaşlara borçlu korkunç bir oluşum. bizim kafayı maddiyatla bozmuş aptallarımız viyana'da kahve içip stori atabilmek için sabah akşam batı yalıyor. bunların nasıl haydutlar olduğunu görmek için çok eskiye gitmeye gerek yok suriye, libya ve hatta iran bile bizim neslimizin gördüğü travmalar. ırak'ı bile katabiliriz 30 yaş üstü için.

daha sonra gazze ve ukrayna zaten tüy dikti. şimdi grönland. ergenliğimi avrupa'da iyi para kazanıp düzgün yaşama umuduyla yaşamıştım. şu an bu soytarılardan ölümüne nefret ediyorum. kendimi kurtarmak için milyonların bombalanmasına göz yumma, her şey doğal akışındaymış gibi davranma fikrini kesinlikle reddediyorum. bunlar insan değil. sadece gücü elde etmiş, tüm dünyayı kendine köle etmiş köpek sürüsü.

biz ülkedeki siyasal islam yüzünden çok savrulduk diye düşünüyorum, yani bizi "batı iyidir" algısına iten biraz buydu. halbuki siyasal islam ve mevcut sistem de tam olarak şu anki batılı ağa babalarının bize enjekte ettiği zehirden fazlası değil. bugün türkiye'deki koşullardan rahatsız olan, siyasal islamdan ve yolsuzluktan şikayet eden bir gencin abd & batı hayranı olması benim gözümde dünyanın en saçma şeyi. filistin'de soykırım yapıp "we stand with israel" diyenler aynı insanlar çünkü. uluslararası hukukmuş, şuymuş buymuş hepsinin dümen olduğunu da defalarca gördük.

kısacası iran konusunda mollalara zerre sempati duymamakla beraber iran'ın "özgürleştirilmesini" isteyenlerden nefret ediyorum. abd'yle israil'in kime huzur sağladığı görülmüş? trump'ı ayrı, abd'yi ayrı, israil'i ayrı, koalisyonu ayrı ayrı seveyim.

bizim aptal sekülerler "aaaağbi teokrasi yaaa demokrasi yaaa" deyip iran'ın parçalanmasını destekleyecek, 90 milyonluk ülke paramparça olunca da "mülteci istemiyoruz" diye kuduracak görürsün. aynı numarayı senelerdir yiyorlar.
+3
der meister
(24.01.26)
Suriye ve Irak'ta devlet kuracağız diye terör örgütünün arkasından gidenlere Trump nasıl bakıyorsa, bunların da arada telef olması için Trump gaza getiriyor.
İran'ın da geçmişten böyle olaylara karşı dayanımı var. İşler saha da büyüse kan daha çok akacaktı.
Ama İran'da esas dengeleri Türklerin ayaklanması değiştirir. değiştirmese de rejimi çok zorlar .
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
Trump, sonuçları her ne olursa olsun herhangi bir sözünden dolayı sorumluluk yüklenmiyor. Halklara, ülkelere, Avrupa ülkeleri dahil liderlere normalde söylenmeyecek laflar ediyor.

İran'la ilgili İsrail lobilerinin büyük baskısı altında onları bir şekilde oyalamaya çalışıyor. Sürekli elinden geleni yaptığını anlatıyor.

Fanatik siyonistler ABD'nin etkisi kırılsa ya da tamamen kaybetse bile kendilerine bir şey olmayacağı gibi bir inanca sahip. Kendisi deli olsa da kendisinden daha deli olanların arasında sınırlı hamlelerle geçiştirmeye çalışıyor.
+1
hebanon
(25.01.26)
Bu arada, Murat Yetkin bu konuyu irdelediği bir video yayımladı YT kanalında.
0
🌸santimantal
(25.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.