Giriş
(19)

kalabalık karşısında konuşma sanatı

kobuzchu kiz
efendim; ben 10 kişilik sınıfımda sunum yaparken bile renkten renge giren ve çok stres yapan bir kişi olarak; tahmini 100 kişilik bir kalabalığın önünde konuşmayı nasıl başarabilirim? öneri? tavsiye?gelen cevaplar sonrası edit:- yukarda duyurusunu yaptığım serginin açılışında konuşmayı ben yapacakmı
efendim; ben 10 kişilik sınıfımda sunum yaparken bile renkten renge giren ve çok stres yapan bir kişi olarak; tahmini 100 kişilik bir kalabalığın önünde konuşmayı nasıl başarabilirim? öneri? tavsiye?

gelen cevaplar sonrası edit:
- yukarda duyurusunu yaptığım serginin açılışında konuşmayı ben yapacakmışım, çünkü yönetimin tek kadın üyesi benmişim. (gelip de "ben duyurudan okudum da geldim" demeyen şöyle böyle olsun) :p
- dolayısıyla kürsü yok, kokteyl olacağı için konuşacağım insanlar da ayakta olacak ve ben kısa bi insanım. pf
- aynı nedenden dolayı, rahat giyinme şansım da yok (hele diğer arkadaşları "şık gelin açılışa haaa!" diye uyardıktan sonra)
0
kobuzchu kiz
(05.03.09)
en basiti kimse yokmuş gibi davranın zaten bir süre sonra sahneye alışıyorsunuz ve keyif alıyorsunuz ,ha birde kalp atışlarınızı normale indirin öyle çıkın.
0
madrigal
(05.03.09)
ben misal öyle bi durumda inadına herkesin gözünün içine bakıyorum. başta biraz zorlanırsın ama biraz sıkarsan alışırsın, karşındakiler de o özgüveni farkeder, daha rahat olursun.
0
rectoa
(05.03.09)
heyecanı atmak işin başı. topluluk karşısına çıkmanın gayet normal olduğunu düşündüğünüzde bence epey yol kat edilmiş oluyor.
zaten üç beş dakika sonra her şey sıradanlaşıyor. sunumunuza odaklanıyorsunuz.
bir de nefes çalışması iyi olur. insan heyecanlandığında nefes almayı unutuyor (ben kendimden biliyom :))
0
hicazkar
(05.03.09)
- konusma yapacagın konu hakkında, önceden bir kagıda kücük ve kısa notlar alıp sıkıstıgın yerlerde burdan yardım alabilirsin. hem anlattıgının konunun dagılmaması, hemde insanların seni anlaması bakımından büyük ölcüde yardımcı olacaktır. önemli olan konusmak degil, kafandakileri insanlara anlatabilmektedir.

- yukarda bahsettigim tabi konusmaya ilgili, bu heyecanını yenemesen bile, konusma sırasında adrenalini kontrol altına almak icin, altını cizerek konusma yapmadan önce sakin davramanı ve bir bardak su icmeni tavsiye ederim...

- konusma sırasında kesinlikle insanlarla özellikle ön tarafa oturan ki, bu kisiler o toplumun önde gelen kisileridir, göz teması kurma. ses tonunu ne cok alcak, nede cok yüksek bir seviyede olsun..

- anlattıgın konu hakkında, kısa ve oz ornekler verebilirsin. ( insanların dikkatini ceker )

- konusurken, el, yüz, gibi mimik ve jeslterle konusmanı tavsiye ederim.

- konusma yapacagın yere cıkmadan önce rahat kıyafetler giymen avantajın olucaktır...

kolay gelsin :)
0
scp
(05.03.09)
sesinizi iyi ayarlamayı unutmayın. en yakınınızdakinin kulagını delmeyecek ama en uzaktakinin de rahatça duyacagı bir tonda konusun. kendinizce onemli saydıgınız cümlelerde sesinizi " burası onemli bakın" dercesine yukseltın.

nefes kontrolu ile heyecanınızı yenebilirsiniz. çıkmadan once derın derın nefes alın. ilk basta bir heyecanla el titremesi, bas donmesi olabilir. nefesiniz sizin vitesiniz olsun.

birde eger yapabiliyorsanız kursuye cıkıp orda bekleyın. yanı atıyorum sınıfta hoca bugun sunum kım yapacaktı dedıgınızde salına salına sınıfta yurumektense en on sırada falan oturun oradan yonelın kursuye.
0
nouma21
(05.03.09)
ben de okulda sık sık sunum yapmak zorunda kalan bir öğrenciyim. harika bir taktikle bu konuda geliştirmiştim kendimi. şimdi sunum yapacağın salona boşken git. bağıra bağıra olmasa da insan varmışçasına tüm konunu anlat. yarıda kesme. hatta bir kaç iyi arkadaşınla git. onları oturttur karşına onlara anlat. utanmazsın onların önünde.

çok işine yarayacak.
0
eyke
(05.03.09)
ben tek kisinin onunde bile dogru durust konusamam, ama bir keresinde okulda bir kapali spor salonu dolusu (evet, yani birkac bin) kisinin onunde konusmak zorunda kalip, akabinde diyeceklerimin yarisini unutmak suretiyle sicip, rektor danismanina donup "ne dedim be ya?" diyerek unutulmaz bir topluluk onunde konusma denemesi yasamistim. lakin benim bu cuvallamamin akabinde salonda acayip bir alkis koptu ve sorumlusu oldugum ogrenci standi rekor sayida ziyaretci cekti. bu deneyim sonucu buyuk olcude yendim topluluk onunde konusma korkumu. hala konusamiyorum, o ayri :)

ya da coupling'deki jeff gibi yapip sizi dinleyen herkesin ic camasirlariyla oldugunu hayal edebilirsiniz, ama jeff'in dustugu hataya dusmeyin, karsinizda ayna olmadigina dikkat edin :)
0
lykos
(05.03.09)
üstüne gideceksin, başka yolu yok.

tiyatrocu birkaç tanıdık bul, boş sahneye çık ve bağır :) işe yarıyor.
0
lovemyself
(05.03.09)
bi arkadaşına, tayfana, evde ailene vb. yap aynı konuşmayı önce. deneme yap, prova yap. zamanla ihtiyacın da kalmaz bence.
0
pusula
(06.03.09)
herşeyde olduğu gibi o konuşmanın da bir sonu olduğunu ve az sonra isteseniz de istemeseniz de sahneden ineceğinizi aklınıza getirin. o vakit heyecanlanmayı bi kenara bırakıp, indiğinizde tüh be şundan bahsetmeyi unuttum dememek için konuya odaklanıyorsunuz. benim yöntemim budur.
0
kose
(06.03.09)
kimse seni dinlemiyormuş gibi düşün(önünde kimse yokmuş değil varmış da dinlemiyormuş)
0
enter saltman benim
(06.03.09)
Bunun cözümü yok, ciddi söylüyorum. 40 yildir sahneye cikiyorum, her cikisimda heyecanlaniyorum, ehehe bunu da hep söylemek istemisimdir.
Ama cidden bir cözümü yok, heyecan oluyor, derin nefes öneririm sadece.
0
zeykur valekov
(06.03.09)
konuşma yapmadan 45 dakika once yarım "xanax" içmek de çok iyi gelir böyle durumlarda..
0
fuck milk get beer2
(06.03.09)
psikyatri doçenti bir hocam yarım dideral önermişti, sunum değil ama benzer kaygılı bir durumda ben denemiştim işe yaramıştı. Ama tabi hekim bir tanıdığınız varsa ona danışmadan kullanmayın bu ilacı.
0
emuncipation
(06.03.09)
prova
0
x daemon
(06.03.09)
bir tiyatro provasi yapar gibi yapin.once konusacaklarinizi ezberleyip,nasil bir tonaj uygulamasi yapacaginizi aklinizda netlestirdikten sonra,oda icerisinde volta atip konusma seklinizi belirleyin.sonra gecin aynanin karsisina ve nefesinizi ayarlayip konusmanizi kendinizi izleyerek yapin.nefes alirken gogsunuzun degil,karninizin sistigini gozlemleyin,diyaframdan nefes almak cok onemli.
sahnede elinizde kagit yoksa ellerinizi ucgen biciminde birlestirebilir,sallanmadan 2 adimlik bir alanda yuruyebilirsiniz.direkt olarak goz temasi yerine insanlarin bas hizalarinda bosluga bakin.

basarilar
0
yurdum insani
(06.03.09)
bir gün ölüp yokolacağını, adını bile kimsenin hatırlamayacağını, konuşmanın falan bunun yanında hiçbir önemi olmadığını düşün. heyecan meyecan kalmıyor.
0
386 dx
(06.03.09)
* Konuşmanızın ilk cümlesini ezberleyin.
* Konuşmanın 10 dk'yı geçmeyeceğini varsayıyorum, yani geri kalan konuşmayı birkaç not kartına sığdırabilirsiniz.
* İki seçenek var, biri insanların hiçbirinin gözlerine bakmadan tam arkalarındaki duvarı hedef alıp oraya konuşmak / ya da en önde kendinize samimi bir arkadaşınızı belleyin, konuşmanızı onun gözünün içine bakarak yapın sadece arada bir arkadaki duvara bakarsınız
* Eğer konu uygunsa bir ufak anektod anlatın, insanların rahatlaması sizi de rahatlatır.
* Kolay gelsin
0
SiyamkedisiZorro
(06.03.09)
Konuşurken ellerini ne yapacağına önceden karar ver. Kürsü yoksa çok sıkıntı verir, fazlalıkmış gibi gelir. Cebine sok mesela ellerini.
0
paddle steamer
(06.03.09)
(3)

avea kontör-acil biraz

sarsakdahi
çok basit biliyorum ama acil oldugu icin soruyorum..aslınan kontor kartları henuz yuklemeden (250lik) en son ne zaman kullanma sansim var? yani kontoru satın aldım kazıdım ama yuklemedim, ne kadar bekleyebilirim..ay anlatadımm
çok basit biliyorum ama acil oldugu icin soruyorum..
aslınan kontor kartları henuz yuklemeden (250lik) en son ne zaman kullanma sansim var? yani kontoru satın aldım kazıdım ama yuklemedim, ne kadar bekleyebilirim..
ay anlatadımm
0
sarsakdahi
(05.03.09)
ee uzerinde yazmasi lazim "su su tarihten once yuklenmelidir" tarzi bir sey ?
0
sourlemonade
(05.03.09)
en azından iki sene. geçenlerde tarihine bakmıştım, ondan diyorum. arkasında yazıyor zaten küçük harflerle.
0
lovemyself
(05.03.09)
telefonu olan küçük kardeşiniz falan varsa ama dikkat sizden önce davranıp yüklemesin. ulaşılması zor yerlerde saklayın. yoksa son kullanma tarihi erken gelebilir. birde kartların kullanım süresi 2 yıl.
0
comf
(05.03.09)
(2)

ayşe

suskunçocuk
akşamları çarkıfelek programında ayşe diye çalınan bir parça var kim onu söylüyor ve şarkını adı
akşamları çarkıfelek programında ayşe diye çalınan bir parça var kim onu söylüyor ve şarkını adı
0
suskunçocuk
(05.03.09)
çarkıfeleği izlemem ama grup laçin in ayşem diye bi parçası var.
0
lovemyself
(05.03.09)
Sözleri "Ayşa Ayşa Duy Sesimi Ayşa Ayşa Gör Halimi Ayşa Ayşa Sebebimsin ..."
ise :
mutaf
0
ground
(05.03.09)
(2)

tvnet i nası bilirsiniz

rentts1
tvnet denen kanalda daha önce çalışmış ya da hakkında bişiler bilen kimseler varsa burdan paylaşırlarsa sevinirim.
tvnet denen kanalda daha önce çalışmış ya da hakkında bişiler bilen kimseler varsa burdan paylaşırlarsa sevinirim.
0
rentts1
(03.03.09)
gayet de iyi bilirim. ama, neyi paylaşcam ki, soruyu anlamadım pek?
0
lovemyself
(03.03.09)
maaşları nasıldır düzenli ödenir mi, sigorta yaparlar mı, servis olayları nasıldır servisleri var mı çalışanlarına tutumları nasıl böyle şeyleri bilmek istiyorum
0
🌸rentts1
(03.03.09)
(2)

ben anadolu

jagielski
Beyler bayanlar Ben Anadolu kaç perdedir ne kadar sürer bilen?
Beyler bayanlar Ben Anadolu kaç perdedir ne kadar sürer bilen?
0
jagielski
(15.02.09)
kimden izleyeceğin de önemli. yanılmıyorsam oyun tek perdelik, bir saat kırk dakika kadar sürüyor. şehir tiyatrolarında böyle. yıldız kenter tek başına olduğu için bir buçuk saati geçmiyordu sanırım.

vs vs

ama şehir tiyatrolarında iyiydi bak. bence orada izleyin. hümeyra bu oyunda fevkaladenin de fevkindedir.
0
lovemyself
(16.02.09)
tek diye biliyorum ben de.
yıldız kenterin var, önümüzdeki haftalardan birinde sadece 2 gün (istanbul için konuşuyorum).
bir günü hafta içi ve ataköyde; diğeri de hafta sonu ve anadolu yakasında.
kaçırmamanızı tavsiye ederim.
0
cedilla
(16.02.09)
(4)

üds ye ilk kez başvuru yapanlar

lovemyself
bankaya para yatırılıyor, randevu alınıyor, gidilip formla teslim ediliyor. bu tamam. lakin iş yerinden izin alacağım teslim için. ne kadar sürer ki? bana iki dakikalık iş gibi geldi de..ps: izmirdeyim, gaziemirden gideceğim başvuruya. hani şu merkeze gidin, şurası yakın diyecek olan varsa da tavsiy
bankaya para yatırılıyor, randevu alınıyor, gidilip formla teslim ediliyor. bu tamam. lakin iş yerinden izin alacağım teslim için. ne kadar sürer ki? bana iki dakikalık iş gibi geldi de..

ps: izmirdeyim, gaziemirden gideceğim başvuruya. hani şu merkeze gidin, şurası yakın diyecek olan varsa da tavsiyeleri seve seve dinlerim.

buraya baktıysanız duyuruyu sonuna kadar okumuşsunuz demek ki. teşekkürler :)
0
lovemyself
(09.02.09)
su ana kadar randevu almadim bu tip sınavlar icin, ki bes kere falan girdim en azindan, duzenli sinav giricisiyim yani:p, rektorlukler basvuru icin idealdir. gaziemir yakininda neresi var bilmiyorum ama adresler osymde var zaten. dokuz eylul rektorlugu alsancakta oldugu icin orayi kullanmak mantikli, gitmisken gezmis olursunuz ayarlayabilirseniz :)

iki dakika surmuyor, cunku siz basvuru belgenizi veriyorsunuz, bir gorevli bu bilgileri sisteme giriyor, resminizi cekiyor, bir de bundan once sira bekliyorsunuz genelde, bir yarim saat ayirin en az. bir de sifre istemeyi unutmayin, bir dahaki basvuruyu netten yapabilirsiniz bu sayede. ben istemedim hic, pismanim.
0
mayalilithowsky
(09.02.09)
hmmm..
ama resmimi çekmeseler, ben versem olmaz mı ya? bence çok gereksiz bi şey bu.
0
🌸lovemyself
(09.02.09)
maalesefki resmi kendileri çekiyor illa daha da kötüsü ilerde gireceğiniz tüm üdslerde de bu resim kullanıyor, yani kayıt için giderken sakal traşı olunuz saçları jöleleyip büyükbir mutluluk ile web came sırıtınız.
0
bir zamanlar cocuktum
(09.02.09)
sakal traşından ziyade, ben saçlarımı tarayım, makyajımı tazeleyip sırıtayım :))

teşekkürler..
0
🌸lovemyself
(09.02.09)
(3)

izmir-teleferik

lovemyself
hâlâ kapalı mı? şehir dışından misafir geldi de, boşuna götürmeyeyim diyorum? var mıdır bugünlerde giden?
hâlâ kapalı mı? şehir dışından misafir geldi de, boşuna götürmeyeyim diyorum? var mıdır bugünlerde giden?
0
lovemyself
(04.02.09)
Calistigim sirketin televizyon vericisini kontrol için tepeye çikiyoruz fakat gezmek için kapali evet.
0
trimpot
(04.02.09)
:(
teşekkürler cevap için. bizim yerimize de çıkın bari :)
0
🌸lovemyself
(04.02.09)
İzmirlilerin teleferik keyfi 2010'a ertelendi
Can güvenliği nedeniyle kapatılan tesisin, yenilenip yeniden devreye sokulması en az 2 yıl sürecek

İzmirlilerin özellikle hafta sonları stres attığı Teleferik Tesisleri'nin can güvenliği gerekçe gösterilerek kapatılmasının ardından, ihalesinde sarkma oldu.
Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nin hazırladığı rapor doğrultusunda can güvenliği olmadığı gerekçesiyle Balçova'daki Teleferik Tesislerini kapatmak zorunda kalan İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihale şartnamesini hazırlamakta sıkıntı yaşayınca, ocak ayında yapılması planlanan yeni teleferik tesislerinin ihalesinde sarkma oldu.
Bugüne kadar Türkiye'nin çeşitli illerinde yerel yönetimlerce kurulmak istenen teleferik tesislerinin ihalelerinin tamamının Kamu İhale Kurumu'nca iptal edilmesi, Büyükşehir Belediyesi'nde de teleferik ihalesinin gecikmesine neden oldu.
Elde örnek bir şartnamenin olmaması nedeniyle Kamu İhale Kurumu'nca iptal edilen ihalelerin iptal gerekçelerini mercek altına alan Büyükşehir Belediyesi ihaleye çıkmadan önce kurulacak tesisle ilgili olarak proje çizimi için hazırlıklara başladı. Projenin en geç 3 ay içinde tamamlanacağı öğrenilirken yaşanan olumsuz gelişmenin adından en iyimser tahminle teleferik tesislerinin yapım ihalesine 2008 yılının ikinci yarısında ancak çıkılabileceği ifade edildi. İhalenin sonuçlandırılıp yapım işine başlanmasının ise 2008 yılı sonunu bulacağı ve en erken 2009 yılı sonlarına doğru tamamlanabileceği öğrenildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Grand Plaza Şirketi tarafından işletilen Balçova'daki teleferik tesisleri, Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nin hazırladığı rapor doğrultusunda, can güvenliği olmadığı gerekçesiyle 5 Kasım 2007 tarihinde ani bir kararla kapatılmıştı.
Can güvenliği açısından bir çok sakıncalı durumun tespit edildiği raporun sonuç bölümünde 'Tesis emniyet sınırlarının altında çalışıyor. Tel halatın, kabini tel halata bağlayan halat tutucular acil olarak değiştirilmeli" denmişti. Tüyler ürperten raporda yolcu kabinlerinin bağlı bulunduğu 29 milimetre kalınlığındaki tel halat çapının aşıntı ve uzamalar nedeniyle bağlantı yerinde 26 milimetre çapa kadar inceldiği ortaya çıkmıştı.
Odanın hazırladığı rapor üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, teleferik tesislerinin kapatılmasını istemişti.

YENİ TESİSTE NELER OLACAK?
Yılda 600 bin kişi taşıyacak
* 4 kişilik yolcu kabinleri yeni sistemde yerini 8 kişilik kabinlere bırakacak.
* Yeni kurulacak sistemle daha önce saatte 400 kişi olan iniş çıkış kapasitesi, saatte 2400 kişiye çıkarılacak. Böylece 300 bin olan yıllık taşıma kapasitesi 500-600 bin kişiye çıkarılabilecek.
* Otomasyon sistemi kurulacak. Halat çıktığında kabinler otomatikman duracak. Anında müdahale söz konusu olabilecek.
* Kabinlerde havalandırma sistemi kurulacak. Pencereler açılmayacağı için atılan sigara izmaritleri ile yaşanan orman yangınları da önlenmiş olacak.
* Tesisin girişindeki bilet holleri yenilenecek.
* Çıkarılan yerli çelik halat yerine Avrupa standartlarına uygun halat takılacak.
* Tesisin çalışması için uluslararası güvenlik belgesi alınacak. Tesisin işletmesinin profesyonelce yapılması sağlanacak.

Yeni Asır
0
arwear
(05.02.09)
(4)

şarkı, türkü, eser...

v4vendetta
(bkz: anket)Aşkı en güzel anlatan Türkçe eser hangisidir sizce? Bir iş için lazım, teşekkürler :)
(bkz: anket)

Aşkı en güzel anlatan Türkçe eser hangisidir sizce? Bir iş için lazım, teşekkürler :)
0
v4vendetta
(30.01.09)
cemal süreya'nın aşkı (bkz: #1298689) ile atilla ilhan'ın ben sana mecburumu ilk beşe oynar.
0
sui
(30.01.09)
(bkz: senede bir gün)??

gerçi hala onun bi aşk mı, takıntı mı olduğunu tartışırım kafamda ama.. aşksa helal olsun :)
0
lovemyself
(30.01.09)
justaddwater
(30.01.09)
(5)

cep numarası ele geçirilmi?

enter saltman benim
akşam özel numaradan bi eleman arayıp(tam call center sesi)merhaba x(adım) bey gençtürksel şifrenizin süresi dolmuş(evet doğru) yenileyelim mi?-yok gözüm saol onlar kontör yükleyince yenileniyo-hmm yok artık böyle yeniliyo-yok ben yenilemicem-sizi bizbizecelle geçirelimburda benim ampul yanar bi bit
akşam özel numaradan bi eleman arayıp(tam call center sesi)merhaba x(adım) bey gençtürksel şifrenizin süresi dolmuş(evet doğru) yenileyelim mi?
-yok gözüm saol onlar kontör yükleyince yenileniyo
-hmm yok artık böyle yeniliyo
-yok ben yenilemicem
-sizi bizbizecelle geçirelim
burda benim ampul yanar bi bit yeniği olduğu anlaşılır ben zaten bizbizecellyimdir o anda tel.i kapatırım.
teknik olarak mümkün olmadığını düşünsemde hattı ele geçirme olasılıkları var mıdır?Tel.i 2 gün önce 2.el aldım acaba içinde bi program falan kurulu olabilir mi? az önce pcnin yanındayken hoparlörler dırıdıt(telefon çalmadan önceki sinyaller)etti. korktum var mıdır böyle bişey. türkseli arayıp beni aradıklarını söledim hatta herhangi bi terslik olmadığını söylediler.
0
enter saltman benim
(29.01.09)
turkcell'de bazı hatlar iptal olduğu için veya kullanıma kapandığı için tekrardan satışa sunuldu. bazı 532'liler ile 534'lüler bildiğim kadarıyla böyle ortaya çıktı..kardeşim 534'lü kullanıyor ilk aldığı zamanlar x bey diye arama geliyordu hep. eğer senden önce biri kullandıysa numarayı sizi arayabilirler..
0
orion ares
(29.01.09)
@orion ares hayır hattı 2005 yazında aldım 0538li
0
🌸enter saltman benim
(29.01.09)
538'li bir hatta olacağını sanmıyorum, ondan değildir. deneme yanılma yapan o. çocukları dolaşıyor etrafta. kişileri arıyorlar veya mesaj çekiyorlar. arayarak kişisel şeyler soruyorlar ve bilgi alıyorlar. veya kuzen diye mesaj atıp muhabbete giriyorlar. kuzen'li mesajlar kız aramak için diğerkileri de kredi kart hesabı ulaşımı için. özellikle de turkcell merkez diye başlıyor bu aramalar. mesajlarsa kuzen diye çünkü en genel terim budur. kuzen diyince kuzeninizin mesaj attığını sanıp cevap verirsiniz birkaç mesaj sonra da anlarsınız ki o değildir. o da pardon sizi kuzenim sandım der ve bari tanıtın kendinizi nesiniz diye mesaj atar.

ne olursa olsun cevap vermeyin tanıdığınız numaralara ve mesajlara.
0
orion ares
(29.01.09)
telefon pc nin yanındayken arada etkileşim olur. sonuçta sürekli alıcı bağlantısı olan bi alet. televizyonun yanına koyarsan da yayını arada etkiliyor, ama çalmıyor. bu normal. ama arayan elemanla konuşmaman mantıklı olmuş. sıpanın tekidir, bi şeyler koparırım bu şekilde diye aramıştır.
0
lovemyself
(29.01.09)
kafadan bir türksel numarası sallamıştır. gençtürksel şifrenizi ele geçirmeye çalışan biridir. kendi türksel hattı yoktur, "eski şifrenizi aliyim, yeni şifrenizi şudur diyip kolpa yapacak, eski şifreniz diye elde ettiği bilgiyle de gidip mekdanlıtta yemek yiyecek, sinemaya gidecek falan. siz numarayı yemeyince callcenter ayağını abartmak için tarife marife yazmıştır.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
(4)

TSM

cold12
Güzel türk sanat müziği parçaları arıyorum.Makamı önemli değil...
Güzel türk sanat müziği parçaları arıyorum.Makamı önemli değil...
0
cold12
(29.01.09)
"o ağacın altı"nı çok severim şahsen. hele zeki müren'de söyleyince tadından yenilmez.
www.youtube.com

ama sen "arıyorum" derken neyi kastediyosun onu anlayamadım?
0
etna
(29.01.09)
"bir bahar akşamı rastladım size" var ilk aklıma gelen tavsiye.

avni anıl besteleri güzeldir, onlara bakınız bence. çok genel bi soru olduğu için şeedemedim tam olarak tabi.
0
lovemyself
(29.01.09)
güzel derken? hareketli mi , yavaş mı?klasik mi fantezi mi?ilk defa mı dinleyeceksiniz, temeliniz var mı? genel önerim piyasadaki çoğu albüm piyasa tarzıdır, ilk defa dinliyosanız sıkılmazsınız. yok iyi bi şey olsun derseniz:melihat gülses ve münip utandı ne söyleseler güzel oluyor, onların albümlerine bakın. yok illa piyasa diyosanız altın şarkılar tadında albümler var darbukalı kemanlı filan.
0
kanuniye
(30.01.09)
kimseye etmem sikayet
bilal oglan
sarkilar seni soyler
bir ihtimal daha var (ozellikle mustafa sagyasar'dan dinleyin bence)

aklıma ilk gelenler bunlar. beğendiginiz bi tanesinin makamını öğrenip, o makama ağırlık verirsiniz.
0
osuruklu
(30.01.09)
(2)

Kemal Sunal - Bir film vardi sorusu

nussschnecke
Kemal Sunal bankada calisan orta halli birisi. Bir gün ikizi ortaya cikiyor; mafya babasi, zengin. Sanirsam zengin olan fakir ikizin yerine geciyordu bankayi dolandirmak icin. Girgir samata devam ediyordu film. Böyle iste, bu kadarini hatirliyorum. Filmografisine baktim, hicbi filmin adi tanidik gel
Kemal Sunal bankada calisan orta halli birisi. Bir gün ikizi ortaya cikiyor; mafya babasi, zengin. Sanirsam zengin olan fakir ikizin yerine geciyordu bankayi dolandirmak icin. Girgir samata devam ediyordu film. Böyle iste, bu kadarini hatirliyorum.

Filmografisine baktim, hicbi filmin adi tanidik gelmedi. Filmin ismini hatirlayan, eden varsa minnettar kalirim.
0
nussschnecke
(12.01.09)
1978 yapımı, "iyi aile çocuğu"
0
lovemyself
(12.01.09)
İyi Aile Çocuğu - www.imdb.com
0
jamesjersey
(12.01.09)
(11)

Film tavsiyesi

axijazz
requiem for a dream ve spun benzeri film(ler) arıyorum. uyuşturucu üzerine olması gerekmiyor. yapı itibariyle karamsar olması kafi. oha dedirtmeli ama... evin yanında DNR var alırım hemen. (:
requiem for a dream ve spun benzeri film(ler) arıyorum. uyuşturucu üzerine olması gerekmiyor. yapı itibariyle karamsar olması kafi. oha dedirtmeli ama... evin yanında DNR var alırım hemen. (:
0
axijazz
(20.12.08)
(bkz: lilja 4 ever)
0
psyche
(20.12.08)
o zaman trainspotting diorm başka da bişi demiorm.
0
rentts
(20.12.08)
bir de 9 geldi aklıma ama. tam aradığın gibi olmayabilir belki.
0
psyche
(20.12.08)
(bkz: irreversible)
0
kimi raikkonen
(20.12.08)
"Dancer in The Dark" (karanlıkta dans) fazla karamsar, müzikal
"One Flew Over the Cuckoo's Nest" (guguk kuşu) kara mizah & sisteme başkaldırı
"Sleepers" (kardeş gibiydiler)
"city of god" (tanrı kent)
0
Zaphod
(20.12.08)
pi
www.imdb.com

#uyari: canin fena sikilabilir izlerken, filmi izlemeyi birakabilirsin ama karamsardir.
0
lejant
(20.12.08)
kesinlikle (bkz: gridlock'd)
0
goodbyecruelworld
(20.12.08)
1984
28 Gün Sonra ve devam filmi 28 Hafta Sonra
Otomatik Portakal
0
punkertifo
(20.12.08)
dancer in the dark ı vurguluyorum ben de :) çekimlerin tarzı garip gelebilir, ama karamsarlıksa karamsarlık. müzikaldir, güzeldir.
0
lovemyself
(20.12.08)
"4 luni 3 saptamani si 2 zile" (4 ay 3 hafta 2 gün)'ü eklemek istedim evet yazılan filmlerin hepsi dram ama requiem for a dream tarzına en yakını bu olsa gerek.
0
Zaphod
(20.12.08)
The Virgin Suicides
About Schmidt
The Life of David Gale*
American Beauty*
Big Fish* (karamsar sayılmaz ama insanda bi sıkıntı yaratıyo bitince)
Philadelphia
21 Grams
Dead Poets Society
Garden State
The Hours*
Little Children
Leaving Las Vegas
Magnolia
Million Dollar Baby
Sling Blade*
In the Bedroom
Sjunde inseglet, Det (Seventh Seal)
Vera Drake
This is England

yıldız olanları özellikle tavsiye ederim.
0
markinzo
(21.12.08)
(3)

ntfs tarafından şifrelenmiş verileri açma?

lovemyself
mümkün müdür?
mümkün müdür?
0
lovemyself
(19.12.08)
asla ve imkansız. benim başıma geldi. çok uğraştım. danışmadığım yer kalmadı. buraya da yazmıştım sanırım. kimse çözüm bulamadı. eğer biri çıkar da teknoloji bir adım daha attı derse ve çözerse bu sorunu, ellerinden ayaklarından öperim.
0
deliktas
(19.12.08)
"imkansızı başaran yok mu" diye açsaydım başlığı keşke :)

dursun soru yine de. başarana ödül var benden :)
0
🌸lovemyself
(19.12.08)
şanslıysanız mümkündür:
www.beginningtoseethelight.org
0
386 dx
(19.12.08)
(5)

digital betacam-pal ??

lovemyself
bir cd yi bu kasete kopyalama lazım. nerde yapılır ki bu? herhangibir "cd den kasete aktarılır" yazısı gördüğüm fotoğrafçı yapar mı bunu?lütfen acil cevap..
bir cd yi bu kasete kopyalama lazım. nerde yapılır ki bu? herhangibir "cd den kasete aktarılır" yazısı gördüğüm fotoğrafçı yapar mı bunu?

lütfen acil cevap..
0
lovemyself
(19.12.08)
hayır fotoğrafçılar yapamaz. film prodüksiyon şirketlerinden birine gitmeniz gerekiyor. şehir hangisi?
0
sijwocaq
(19.12.08)
izmir.
işin kötüsü, acil bi iş. bugün son :)
0
🌸lovemyself
(19.12.08)
www.videoproduksiyon.com

size yardımcı olurlar. yeri alsancak stadının arkasında hürriyetin orda. sahibi osman bey'e tümgörsel'den yönlendirdiler derseniz size ekstra ilgi alaka gösterirler.
0
sijwocaq
(19.12.08)
izmir'de sadece trt de vardır dediler ya :(

çok teşekkürler ilgi için.
0
🌸lovemyself
(19.12.08)
normal betacam'a aktarma olsaydi bizim tv'de vardi, yardimci olurdum.

medyatek'i arayip sorar misin? 4458000
0
trimpot
(19.12.08)
(19)

hangi temayı kullanıyorsunuz?

deckard
öncelikle (bkz: anket bu)bir tema beğeniyorum aylarca onu kullanıyorum. 1,5 sene kadar `painfiller` kullandım, geçen ay sıkıldım `ek$ibox`'a geçtim. şimdi hafiften sıkılmaya başlar gibiyim. yalnız `her zamanki`, `çok pis`, `absolut`, `obsessed with blue` gibi popüler olanları kullananlar cevaplamas
öncelikle (bkz: anket bu)

bir tema beğeniyorum aylarca onu kullanıyorum. 1,5 sene kadar painfiller kullandım, geçen ay sıkıldım ek$ibox'a geçtim. şimdi hafiften sıkılmaya başlar gibiyim. yalnız her zamanki, çok pis, absolut, obsessed with blue gibi popüler olanları kullananlar cevaplamasa da olur. onlara ısınamadım bir türlü :)
0
deckard
(16.12.08)
evet bir de öyle bir olay var. birçok tema sözlükteki yeniliklerden sonra uyumsuz gözüküyor, uyarı yazıları falan kaymış bir halde oluyor. hem beni cezbeden hem de böyle uyumlu bir tema bulursam süper olacak :)
0
🌸deckard
(16.12.08)
sozlugu kullanmaya başlayalı beri gece goru$u temasını kullanıyorum.gri üstüne turuncu ve beyaz gözleri yormuyor, rahat okunuyor.
0
huleyn
(16.12.08)
şindi baktım da. alone sozluk fena dieğil gibi.
0
axijazz
(16.12.08)
adidas
0
reeper redeemer
(16.12.08)
0
rectoa
(16.12.08)
ben kayıtlı okur olduğum dönemden beri ekşi rüyalar otelini kullanıyorum. renkleri dingin. resim filan yok. puntosu fontu düzgün. daha ne isterim.
0
synick
(17.12.08)
(bkz: sozluklovers)
0
paradoxical
(17.12.08)
gece görüşü güzeldir, iyidir. kullanışlıdır, hem de sıkmaz insanı.
0
lovemyself
(17.12.08)
(bkz: kapkaro)
hastasıyız yeminle.
0
common of demons
(17.12.08)
düz bir adam olarak; her zamanki
0
trimpot
(17.12.08)
betty puf puf
(17.12.08)
opetheme kullanıyorum, okunurluk açısından çok süper, hele bir de opeth dinliyorsan (ki dinlemek lazım) extra süper. şöyle gözüküyor kendisi:

img399.imageshack.us

not: ekşi sözlüğün her bi şeyine uygun. hata yok hiçbir yerinde.
0
edge_nabby
(17.12.08)
çoğu temanın en kötü yanı altta çıkan kaydırma çubuğu. bu durum tarayıcıdan tarayıcıya değişiyor da olabilir. ben firefox kullanıyorum. sayfayı maksimum şekilde görmek için altta kaydırma çubuğu çıkmamalı. opetheme o açıdan da güzel.

şu resimden daha rahat anlaşılabilir: img508.imageshack.us
0
edge_nabby
(17.12.08)
divane a$iklar'a da bak derim, sağ üstte bi abla göz kırpıyor arada. sol üstteki ekşi sözlük yazısı parıldıyor falan.

a$k-ı sozluk de fena değil.
0
edge_nabby
(17.12.08)
istanbul'da huzur
martılar filan, mis gibi vallahi.
0
opucuk baligi
(17.12.08)
southpark v3 veya soguk park kullaniyorum ben ama eksi ruyalar oteli vardi baya kullanmistim. o da sade, guzel bir seydi..
0
katafalk
(17.12.08)
suskunlar kullanıyorum. eflatun eflatun seviyorum :)
0
kanuniye
(17.12.08)
madem anket bu üstünden zaman eçmiş olsa da yazılabilir; 1601 snoopy lovers
0
hia
(13.02.09)
"beslenir ki bu" adlı tema. :) daha yok geliyor ;)
0
nihavent uvertur
(17.02.09)
(2)

bir falcı vardı - tanju okan

psyche
bu parçanın girişine çok benzeyen başka bi şarkı vardı sanki hangi şarkıydı o? belki bu şarkıdır yine hatırlayamadığım şarkı ama sanki başka bişey gibiydi. belki de bu da yabancı bi şarkının türkçe versiyonudur. tanju okan da yapardı zaten böyle şeyler.
bu parçanın girişine çok benzeyen başka bi şarkı vardı sanki hangi şarkıydı o? belki bu şarkıdır yine hatırlayamadığım şarkı ama sanki başka bişey gibiydi. belki de bu da yabancı bi şarkının türkçe versiyonudur. tanju okan da yapardı zaten böyle şeyler.
0
psyche
(07.12.08)
lovemyself
(07.12.08)
moustaki'nin ma liberte'sindenmiş bu ama benim aradığm başka şarkıymış. bunların girişleri de birbirine benzemiyor zaten.
0
🌸psyche
(07.12.08)
(7)

Sabretme Gücü

rectoa
Merhaba psikoloji severlerHayatınızda bir şeyin olmasını ama hemen olmasını istiyorsunuz diyelim. Ancak hemen olması mümkün olmayabilir, aylar bile alabilir. Nasıl bir bekleme süreci yaşamalı, beyni nasıl "sabret be olm" sürecine alıştırmalı, kendimizi nasıl telkin etmeli? Özel yöntem, tecrübe vs ne
Merhaba psikoloji severler

Hayatınızda bir şeyin olmasını ama hemen olmasını istiyorsunuz diyelim. Ancak hemen olması mümkün olmayabilir, aylar bile alabilir. Nasıl bir bekleme süreci yaşamalı, beyni nasıl "sabret be olm" sürecine alıştırmalı, kendimizi nasıl telkin etmeli?

Özel yöntem, tecrübe vs ne varsa alabilirim.
0
rectoa
(07.12.08)
hayal et (ciddiyim).
0
samfisher
(07.12.08)
ben olduğuna dair hayaller kuruyorum. 1 sene sonrasının planını dahi yapmışlığım var bu şekilde. ha oldu mu? hayır! ama olacağına inanırsan ve hayal edersen sabrediyorsun.
bir de her şeyin hayırlısı sözüne dha çok inanmaya başladım. ya yaşlanıyorum harbiden, ya da hakikaten söz doğru.. ;)
0
oceano
(07.12.08)
sonunu hiç düşünmüyorum. şimdiye kadar merakla sonucunu beklediğin, sonucu duyup da çok sevindiğin veya üzüldüğün bi olayı düşün. aradan bir iki yıl geçince hatırlamıyorsun bile. "şu yalan dünyada merak etmeye değer mi yaf" şeklinde düşünüp, ruhsuzca başka olaylara yöneliyorum.

ama zamanla hayata karşı isteksizlik yaratabiliyor. kısa vadede iyi ama.
hepimiz zaten bi gün ölücez..
0
lovemyself
(07.12.08)
çaylaklıktan yazarlığa geçme süreci, iyi bir eğitimdir diye düşünüyorum
0
hacktobar
(07.12.08)
olaya farklı bir açıdan yaklaşacağım baştan söylim. (burası sözlük olduğu için belirtme ihtiyacı hissettim) ancak benim yöntemlerimden biri budur.

bir gün birisi hz. muhammed (s.a.v)'e niçin hz. ali'yi çok sevdiğini sorar.hz. muhammed (s.a.v.) de orada bulunanlara şu soruyu yöneltir:
-birisi yaptığınız iyiliğe kötülükle karşılık verse ne yaparsınız?
bulunanlar:
-iyilik yaparız. demişler.hz. muhammed (s.a.v.) tekrar aynı soruyu yöneltmiş.bu sefer çoğu "yine iyilik yaparız." cevabını vermişler.hz. muhammed (s.a.v.) aynı soruyu birkaç kez daha sormuş.her soruşunda "yine iyilik yaparız." cevabını verenlerin sayısı giderek azalmış ve en sonunda kimse "iyilik yaparız." diyememiş.daha sonra hz. muhammed (s.a.v.) hz. ali'yi (a.s.) çağırtmış. ona da aynı soruyu bir çok defa yöneltmiş ve her seferinde "yine iyilik yaparım." cevabını almış.bunun üzerine hz. muhammed (s.a.v.) bu yüzden hz. ali'yi (a.s.) çok sevdiğini söylemiş.

eğer inançlı biriyseniz benim gibi sizde olayı düşünün her seferinde.
sabretmek her babayiğidin harcı değildir. sabretmek peygamberimizin sevgisine mazhar olmaktır.
0
etna
(07.12.08)
umut işkenceyi uzatır derler.umut etmeyin.olmamış sayın.olursa ne âlâ..
0
sarap dumani
(07.12.08)
kanımca gerçek olmayacak birşey yoktur, sorun bizlerin buna nasıl hazırlandığı ve gerçek olduğunda ne kadar olgunlukla karşılayacağımızdır. laf olsun diye demiyorum ama esas olay inanmaktır.

mesela bir isteğimin olması için hem onu düşünür, hem de gerçekleşmesi için çalışırım.
iş bulmak mı istiyorum? gereken malzemeler; yaptıklarımın envanterini çıkarmak, yapabileceklerimi keşfetmek, cv hazırlamak, iş aramak, görüşme koparmak, kendimi en iyi şekilde ifade etmek. sonuçta kalıbım hazır ve işi bulmuş olurum. bulamazsam hazırlıklarımda eksik yanlar vardır demektir, onları kapatır ve devam ederim.

sen sadece inan, inancına göre karar ver, yolunu çiz. zaman sana yardımcı olacaktır. geçsin diye sabretmek yerine, her an olabilir diye hazırlanmaya bak :)

(burda hep ben ben dediğime bakma, maksat peşin savunma. yanlışsın diyene; "hayır, bu benim" demek için :))
0
dreamkeeper
(07.12.08)
(4)

cep telefonu

hicazkar
şöyle konuşmaya, mesaj yazmaya yarayan ve blootoothu olan bir nokia telefon arıyorum. başka hiçbir özellik istemiyorum.mümkün olan en en en asgari fiyata sahip ürün?
şöyle konuşmaya, mesaj yazmaya yarayan ve blootoothu olan bir nokia telefon arıyorum. başka hiçbir özellik istemiyorum.
mümkün olan en en en asgari fiyata sahip ürün?
0
hicazkar
(04.12.08)
(bkz: nokia 6300)
0
teritori
(04.12.08)
nokia dışında alternatif olarak ericsson önereyim.(hem de ucuzdur) (bkz: k700i)
0
schizo
(04.12.08)
sonyericsson kullandım, w700i. çok da memnun kaldım.
kardeşime arıyorum da telefonu. ama sonyericsson'a da bakalım. sony tavsiyelerine de açtım dükkanı :P
6300 güzeldi, 2630 da iyi. teşekkürler :)
0
🌸hicazkar
(04.12.08)
samsung u600 al. nokia dan farklı değil kullanımı. 3.2 mp kamerası ve özelliklerine göre ucuz da. nokia nın modası bitti artık :)
0
lovemyself
(04.12.08)
(20)

Yine bir ilişki sorusu

napcam anlamadimki
Sevgili dostlar, cok pis durumdayim. 3 senelik bir kizarkadasim vardı. 6 ay once tanistigim baska bir kizla iliskimiz gitgide yakinlasti ve bir gece opusmeye vardi. Ve o gece bana mevcut kızarkadaşımdan ayrılmam gerektiğini yoksa kendisi ile ilişkimin yürümeyeceğini söyledi. Şimdi hiç üstüme gelmeyi
Sevgili dostlar, cok pis durumdayim. 3 senelik bir kizarkadasim vardı. 6 ay once tanistigim baska bir kizla iliskimiz gitgide yakinlasti ve bir gece opusmeye vardi. Ve o gece bana mevcut kızarkadaşımdan ayrılmam gerektiğini yoksa kendisi ile ilişkimin yürümeyeceğini söyledi. Şimdi hiç üstüme gelmeyin, zaten son zamanlarda ben ayrılmayı kafaya koymuş, bunu kız arkadaşıma da söylemiştim. En sonunda medenice ayrıldık. Gelin görün ki ayrılma süreci içinde bana her türlü gazı veren, teşviği veren kız, ayrıldığım gece bana "aramızda bişey olmaz, sen kendi kafanda kurmuşsun" diye bombayı patlattı. Be ey kızım, bana Hey allahım nasıl bi hainliktir bu anlamadımki.

Şimdi siz değerli kendi hemcinslerimden ricam, ben bu kıza nasıl hal tavır takınayım? Yıkılmadım ayaktayım, tamam napayım başıma geldi bi dert diyerek yeni maceralara hızla yelken açarım ama bu kızla iş gereği haftada 3-4 kere muhakkak karşılaşıyorum. Büyük ihtimal zafer kazanmış komutan edası ile karşıma çıkıcak ama ben ne yapayımda bana attığı bu kazıktan etkilenmediğimi ona da göstereyim?
0
napcam anlamadimki
(28.11.08)
bir büyüğüm yıllar önce demişti ki "bir hafta kanayıp da ölmeyen birine asla güvenme"
0
dr.ramiz
(28.11.08)
Sürekli bana "interrail ile yurtdışına gidelim", "haftasonu ağva'ya gidelim" falan diyen bi kız. İlk öpüşmemizde bile "Şimdilik daha fazlası olmaz, ayrılman lazım" demişti. Şimdi gelip çıkmam seninle diyince insan şaşırıyor tabii.
0
🌸napcam anlamadimki
(28.11.08)
hatun senin üzerindeki kuvvetini denemiş, başarılı da olmuş gibi gözüküyor. bir iddianın parçası bile olmuş olabilirsin.
0
patricia teyze
(28.11.08)
bu arada nikindeki "ki"yi de ayirman lazim. hani ayrilma konusunda bu aralar ayrilik konusunda bayagi tecrube de edinmissin :P

hocam kiz seni donunda sallamis. hemcinsin olarak seni kiniyorum. bu noktadan sonra kizi hic sallama. guc denemesi bunlar. oyuncak olmayin kizlarin elinde. sonra hepimizi ayni kefeye koymaya kalkiyorlar. (tam tersi okuz de olmayin, bayanlar basimizin tacidir.) 6 ayda yavas yavas ilerlemis iliskin. obur tarafi aldatmis gibi duruyor. ikinci kez kiniyorum.
0
terp
(28.11.08)
seni sevgilinden ayırıp da verdiği sözü tutmayan, emeline ulaşmak için tensel yakınlaşmayı falan göze alan bir kızı asla pişman edemezsin. bi kere bunu kafana koyman gerek. onunla olma çabaların devam ederse, bunu da sezecek ve seni iyice ezmek isteyecektir. kadınlarda böyle bir durum var. kendisi için bir başkasından vazgeçen erkek iyidir, ama onunla çıkılmaz. açıkçası böyle.

eskisine dönüp dönmeme meselesini sen bilirsin ama bu kız asla pişman olmaz, sana bakmaz, baksa da ciddi bi şey olmaz. her durumda sen yenilirsin. boşver yaç hayat ne güzel. kış geldi herkes atkılı-bereli. ciddiyim, hayatını yaşa. kızı görünce de ne alttan al, ne de sinirlen. takılmadığını görmek uzun vadede üzebilir anca.
0
lovemyself
(28.11.08)
kızın sizi donunda salladığı fikrine katılıyorum ve hemcinsi olarak kendisini kutluyorum. neden kız arkadaşınız varken başkasıyla öpüşüyorsunuz? neden kendinizi garantiye aldığınızı düşünene kadar ayrılmıyorsunuz? neden birinin davranışlarını taahhütname kabul edip bozulunca kazık atmış hain ilan ediyorsunuz? neden böylesiniz siz kuzum?
0
leylak sarabi
(28.11.08)
beter ol demek istiyorum,

3 yılını verdi o kız sana bi şırfıntı için terkettin:'( yazıklar olsun, hepiniz aynısınız işte mühüh :'(((
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(28.11.08)
çok yanlış bi insanın ipiyle kuyuya inmişsin başına iş almışsın geçmiş olsun diliyorum.
neyse ben senin yerinde olsam ne yapardım diye düşündüm de... heralde şöyle yapardım: eski kız arkadaşımın peşinde koşup bi şekilde onu elde ettikten sonra sürekli ona gösterişli hediyeler vs. alarak ötekinin kaçırdığı büyük ödülü ona göstermeye çalışırdım. onu bi şekilde peşimde koşturmaya çalışırdım. bunu başarabilirsem tekrar yüz veriyormuş gibi yapıp öpüp koklaşırdım. zamanı geldiğinde yatağa da atardım ve o yataktayken ben seni s*kmem bile diyerek arkamı dönüp gitmeyi isterdim mesela.
(oha hikayeye bak. yok lan beceremezdim ben bunu. güzel senaryo ama.)

dipnot: want2die'a da katıldım evet. aldatıcaksak hep beraber yapalım olm. ben de maymun oldum başka hatuna bakmıcam diye kaç senedir.
0
deadstar
(28.11.08)
sen öteki kızı mızı bırak yani hani şu sevgilin varken 6 ay boyunca git gide yakınlaşmakta mahsur görmediğin kızı diyorum bırak sen onu, kusura bakma da sana müstehak olmuş yazık lan 3 yıllık kıza gerci o da senden yani hani 6 ay güzelce aldatan heriften böylelikle bir hemcinsinin yardımıyla kurtulmuş olmuş uzun vadede ama neyse. buarada bugün bu işi kız arkadaşına yapan adam yarın bunla cıkarsam bana da yapar gibi cok basit bir mantıkla egale edilebilirsiniz cok da karmaşık bi olay deil yani.
0
sleep may be the enemy
(29.11.08)
Valla yapılacak tek şey, ikili oynayıp da kaçan o kıza karşı Saldıray abi moduna girmektir.
0
fedaialkolik
(29.11.08)
Çok şaane bir deyim var: Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak.

Hovardalık bir sanattır arkadaş, herkesin harcı değil. Yapamıyosan bu duruma düşersen. Tasvip ettiğimden de değil hani. Olan sana olmuş, geçmiş olsun. Ya çüküne hakim olacaksın, ya pick-up art üzerine kendini geliştireceksin, sanatı sepeti bileceksin. Yoksa, kusura bakma, "bu işler böyle" (kopirayt gereyn)

Bu arada 3 senedir beraber yiyip içtiğin, gezdiğin tozduğun, öpüştüğün koklaştığın seviştiğin (neyse işte) kızı "bir kız arkadaşım" olarak tanıtman da garibime gitmedi değil. Sahi "sevgili"ye noldu be abi? Kız arkadaş, erkek arkadaş derken ne acayip bi dilimiz oldu be yav. Tanıştırayım boyfirendim. Iyk.

Neyse abi, sen o kızın "eski çıktısı"nı araştır. Ne diyeyim ya.
0
atomic punk
(29.11.08)
olaya farklı açılardan bakma zamanıdır.önce titre ve kendine gel.3 yıllık kız arkadaşından bi öpücük,bir koklaşma,bir güreşme için ayrıldıysan zaten sizin hikayeniz çoktaan bitmiş demektir.eski kız arkadaşını daha fazla oyalamaman isabet olmuş.yapılması gerekenler kısmına gelelim.olaya iyi tarafından bak .sen artık özgür birisin.şimdi git maceradan maceraya yelken aç.seni donunda sallayan kıza da git teşekkür et.de ki "sayende zaten bitmiş bir ilişkiyi farkettim.sevdiğim bir insana daha fazla zarar vermeden ayrıldım.ama şimdi senin sayende ceylan gibi sekebiliyorum.ne kadar teşekkür etsem azdır" .evet sevgili kardeşim.dünyada sadece o iki kız yok.git şimdi kiminle istiyorsan onunla koklaş.tabi yapabilirsen.
0
sarap dumani
(29.11.08)
oh olmuş, zerre kadar sana üzülmediğim gibi, evde kına olsa kıçıma yakarım, o derece. 6 aydır yakınlaştığın kız yuh be abi. yuhh. 3 yıldır sevgilim var ama 6 aydır bi kızla yakınlaştım?!
aynısı sana yapılsa yaralanmış vahşi hayvan gibi gezersin. !getir kına!
0
betty puf puf
(29.11.08)
içimdeki paranoyak diyor ki; 3 yıllık kız arkadaşınla, 6 aylık kız bu işi beraber planlamış..
0
tearif
(29.11.08)
yenilgiyi kabullen. hatuna hakkatende hayatının zaferini tattırmışsın :)
0
blackdog
(29.11.08)
Şuraya size oh olsun falan fistan yazaynların eminim ilişkiler konusunda sizden çok daha büyük günahları olmuştur. Olur böyle şeyler, insan mutluluğu arar veya daha fazlasını ister.

Hala onu seviyorsanız eski kız arkadaşınıza dönün, durumu anlatın. Pek anlatılacak gibi değil ya neyse:)
0
dyna
(29.11.08)
Şimdi arkadaşlar, 3 senelik ilişkim ihaleye fesat karışsa da karışmasa da bitecekti. Hemen taraflardan birisini çakma hovarda, ötekisinide fettan kaşar ilan etmeyin. Zira 6 aylık süre boyunca 3 sene içinde olmadığı kadar mutlu, pozitif vs vs idim.

Kız dün gece aradı, bu gece için yemeğe çıkalım mı, ordan da ıssız adam'a gideriz falan dedi. "Başka planım var canısı" diyerek ektim. Bozuldu, bunu da ima etti. Şimdi olay şu, siz kadınlarda "Benim olmasa da başkasınında olmasın" mantığı var. Allahım ne kadar pis bir düşünce bu?

Kendimi loser değil, bilakis kârda hissediyorum. Hem sıkıntılı bir ilişkiden kurtuldum, hem de fevkalade hoş bir bir kızla 6 ay geçirdim, romantik anlar yaşadım. Hah buyrun burdan yakın.
0
🌸napcam anlamadimki
(29.11.08)
ahah cok fena maymun olmussun.
(bkz: entrika)
0
bryan fury
(29.11.08)
ilişkileri zafer/yenilgi olarak algılayan insanlardan uzaklaş, hepsi birer ibne.
0
gelaek
(29.11.08)
kızla öpüşüyorsun, sevgilin olduğunu bile bile öpüyor hem de seni, sana sevgilinden ayrıl diyor, sevgilinden ayrılıyorsun ve kız da doğal olarak tekmeyi basınca ağlıyorsun?

lütfen bir tutam öngörü, avuç içi kadar da basiret. lütfen.

ha bu arada;

<quote>zaten son zamanlarda ben ayrılmayı kafaya koymuş, bunu kız arkadaşıma da söylemiştim. En sonunda medenice ayrıldık.</quote>

eminim sen eski kız arkadşından ayrılma planları yaparken "en sonunda medenice ayrılma" anına kadar onun ellerinin de armut dallarına uzandığını falan sanıyorsundur. kanımca karşı cinsini daha iyi tanıman gerek.
0
lepidodendron
(29.11.08)
(2)

Elma yerken hep yanak isirmak

ermanen
Arkadaslar elma yerken hep yanagimi isiriyorum. Manyak miyim ben? Tam iyilesmisti yine kart diye isirdim, yanagimda delik acilacak yakinda:( Elma yemeden de duramiyorum..
Arkadaslar elma yerken hep yanagimi isiriyorum. Manyak miyim ben? Tam iyilesmisti yine kart diye isirdim, yanagimda delik acilacak yakinda:( Elma yemeden de duramiyorum..
0
ermanen
(28.11.08)
yardımı olur mu bilmiyorum ama, ben de sakız çiğnerken ısırıyorum hep. elmada bazen oluyor. normal insanlarız biz bence. hatta yanak ısırmadan yaşayanlar anormal. takıl sen..
0
lovemyself
(28.11.08)
küçük bi çakı taşı yanında ya da elmayı evde ye küçük küçük parçalara kes yavaş yavaş ye..
ben elma yemesem de ısırıyorum hatta bir şey yemeden de ısırabiliyorum ama o benim kabiliyetim sanırım..
0
p shadow
(29.11.08)
(7)

Nefesin yetmemesi

eftalit
Merhaba sayın doktorlar, mütehassıslar ve pek muhterem para-medicler. Benim nefesimin bana yetmemesi gibi bir problemim var. Sanki istediğim gibi nefes alamıyormuşum gibi, ciğerlerim çok havasızmış gibi oluyor. Nedir ki bu? Öksürmüyorum, astım filan da değilim. Ve birkaç haftadır olan bir şey.
Merhaba sayın doktorlar, mütehassıslar ve pek muhterem para-medicler. Benim nefesimin bana yetmemesi gibi bir problemim var. Sanki istediğim gibi nefes alamıyormuşum gibi, ciğerlerim çok havasızmış gibi oluyor. Nedir ki bu? Öksürmüyorum, astım filan da değilim. Ve birkaç haftadır olan bir şey.
0
eftalit
(28.11.08)
üşütme, başka bi şey değil. farkına varmadan üşütmüşsün.

sıkı giyin, sıcak iç, bi de takma kafaya.
0
lovemyself
(28.11.08)
stresten de olabilir. ben yaşamıştım bunu stresli olduğum zamanlarda.
0
rectoa
(28.11.08)
aynısı benim başıma geldi, tüm tetkikler yapıldı ve sonucunda depresyon olduğu ortaya çıktı. muhtemelen seninde başına gelen budur.
0
dalamar
(28.11.08)
çok derine inmeden yorum yaparsam nefes darlığıda olabilir bu.sigarayı abarttıysan yada yeni başlıyosan, benim gibi kronik bronşit olupta genede soğukta yaka bağır açık gezdiysen de olabilir.bi süre kendine iyi bak,sağlığına dikkat et düzelmesse bi doktora görün
0
elanesse
(28.11.08)
sorununuzun bu olacağini sanmam ama, yine de bilgilenmekte fayda var. (bkz: koah)
0
flyalone
(28.11.08)
nefes darlığı ciddi bir kalp ya da akciğer hastalığı belirtisi olabilir. onun için mutlaka bir göğüs hastalıkları polikliniğine git derim ben.

ayrıca;
*hiç dinlenmden merdiven/yokuş çıkma kapasiten de eskiye göre belirgin azaldı ise iki kere dikkat!
0
the kene
(06.12.08)
Panik atak belirtisi canim benim
0
tezek
(21.12.08)
(5)

arapça gibi

x factor
iptic cıstak bir parça var son zamanlarda şarkı arapça.. içinde maak, habibi gibi laflar var ama bulunmuyor... ne bu acaba? bir de söyleyen kadın.edit: böyle etnik şeyler hoşuma gidiyor yoksa tabiki the beatles dan başkası yalan:(
iptic cıstak bir parça var son zamanlarda
şarkı arapça.. içinde maak, habibi gibi laflar var ama bulunmuyor... ne bu acaba? bir de söyleyen kadın.

edit: böyle etnik şeyler hoşuma gidiyor yoksa tabiki the beatles dan başkası yalan:(
0
x factor
(21.11.08)
www.youtube.com
bu değildir büyük ihtimal ama bu da ilginç etnik bir şey eheh.
bir de bunla related şu video var çok tuhaf, videonun başlığı x-factor mohammad طــــلو احبابنا
www.youtube.com
(x-factor lübnan'da yayınlanan bir popstar yarışması galiba)
0
midesiz
(21.11.08)
tamally maak? amr diab soyluyor onu gerci.
0
sopiro
(21.11.08)
Elissa- hikayti maak
0
mami
(21.11.08)
elissa - hayami bik (house mix)

www.youtube.com
radyolarda çalan videodakinden daha kısa bir versiyon tabi.
0
simona
(21.11.08)
fairuz bu.
parçanın adı habbaytak.
0
lovemyself
(21.11.08)
(6)

bir film ve bir sarki

palyacopapi
oncelikle selamlarim arkadaslar; ''http://www.dailymotion.com/swf/k3l9pWXrQ0D2ccwKrJ&related=1&canvas=medium'' bu filmin adini, sarkiyi soyleyeni, sarkinin adini bilen eden goren duyan varsa allah rizasi icin yazsin. tesekkurler :)
oncelikle selamlarim arkadaslar; ''www.dailymotion.com&related=1&canvas=medium'' bu filmin adini, sarkiyi soyleyeni, sarkinin adini bilen eden goren duyan varsa allah rizasi icin yazsin. tesekkurler :)
0
palyacopapi
(21.11.08)
arapça şarkı da güzelmiş bilen eden varsa güzel olur hakkaten :))
0
szqnn
(21.11.08)
Starcrossed filmin adı. bundan sonra ayrıntılı bilgi google dan bulunabilir.

ps: parça o kadar hoşuma gitti ki, klipteki insan inimlerinden yola çıkarak gay/lezbiyen film festivallerindeki film afişlerini izleyerek buldum ismi. biri de bu parçayı bulsun, göndersin bana artık :)
0
lovemyself
(21.11.08)
Elissa - Hikayti Maak
0
neronas
(21.11.08)
filmin enteresan bir hikayesi var. sasirtici. hadi sarkiyida buldurun be.
0
🌸palyacopapi
(21.11.08)
demeye kalmadi. harikasiniz arkadaslar cok tesekkür ederim. ben sarkiyi hekayty maak diye buldum yalniz. aramak isteyenler her iki sekilde arayabilir.
0
🌸palyacopapi
(21.11.08)
parçayı aldım, teşekkürler.

ben bu kıvamda başka parçalar da istiyorum yaa :) sadece fairuz falan dinlemiştim şimdiye kadar.
0
lovemyself
(21.11.08)
(9)

kramp!

evegirmekistemiyorum
bacağıma deli gibi kramp giriyor; hatta öyleki bazen gece aniden uyanıp, yataktan fırlıyorum.bazen ayak parmaklarıma sirayet ediyor. stresli dönemlerımde final zamanı filan artıyor gözlemlediğim kadarıyla. yaklaşık orta-okuldan beri olan bi'şey bu bende. doktora sordum (başka bi'şey için gittiğim za
bacağıma deli gibi kramp giriyor; hatta öyleki bazen gece aniden uyanıp, yataktan fırlıyorum.bazen ayak parmaklarıma sirayet ediyor. stresli dönemlerımde final zamanı filan artıyor gözlemlediğim kadarıyla. yaklaşık orta-okuldan beri olan bi'şey bu bende. doktora sordum (başka bi'şey için gittiğim zaman) strestendir filan dedi. ben de o zaman beridir olağan olarak karşıladım bu durumu. deli gibi uyandığımı gören arkadaşım 'ciddi bi'şey olduğu' noktasında beni korkuttu. her zaman uyurken olmuyor, dediğim gibi; ayaktayeken,otururken filan da oluyor. böyle dertten muzdarip olan var mı?? (yaklaşık 8-9 yıldır var bu dert)
teşekkürler..
0
evegirmekistemiyorum
(15.11.08)
bol bol su tüket. insan bazen yoğun zamanlarında sıvı tüketimini ihmal edebiliyor örneğin final zamanlarında.. stres de işin içine girince vücut bu tür tepkiler verebiliyor.

meşrubat, çay, kahve, meyve suyu... hiç biri suyun görevini layıkıyla yerine getiremez o yüzden bol bol su tüket. krampın sebeplerinden başlıcası mineral eksikliğidir. her gün mutlaka en az 1-2 litre su içmelisin.
0
cmysn
(15.11.08)
krampın genel sebepleri arasında yorgunluk, sıvı kaybı ve ani hareketle birlikte (soğuk)kasın kasılı kalması vardır. bu gerekçelerden yola çıkarak cevaplara ulaşılabilir ancak bu kadar uzun süre olması ilginç tabi. bugune dek bunları kimse söylemedi bilmem ama gün içinde daha fazla sıvı alıp vücudunuz hamken ani hareketlerden kaçınmaya bakın.

not: ben yazarken üstteki yazı yoktu :)
0
o ben degilim
(15.11.08)
gecmis olsun birader. soyle bir haber buldum: arsiv.sabah.com.tr
0
comptrol
(15.11.08)
powerade de mineral takviyesi olduğundan işe yarayabilir. ben içiyorum genelde kramp girdiğinde. sıcak su da iyi geliyor.
0
passion rules the game
(15.11.08)
ilginç gelebilir, ama boyu uzun olanlarda olduğu rivayet edilir bu şeyin. bilmemne yetersiz kalıyormuş vücuda.
geceleri aniden uyanma yapan kramp ise üşümeden ileri gelir. ciddi bi şey yoktur gibi geldi bana şahsen.
0
lovemyself
(15.11.08)
efervesan magnezyum tabletleri var. bir bardak suda eritip için günde 1-2 bardak. magnezyum eksikliğinden de girer kramp.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
bir ara bana da çok olurdu, bacağıma kramp gireceğini hissettiğim anda ayağımın ön kısmını yukarı doğru bükerim. garantili yöntem, krampı başlamadan kesiyor. yani tabi içerden engellenmesi lazım bu olayın ama kaçış olmadığı anlarda bu yöntem işe yarıyor.
0
quasiromantic
(15.11.08)
muz ye her gün bir tane
0
arnold schwarzeneger
(15.11.08)
kramp, kaslardaki kalsiyumun azalmasına baglı olarak,kasların uyarılara yüksek afinite göstermesi olarak özetlenebilir.yani ayaga kalkma için bacak kaslarınız çalışır, ancak kalsiyum dengesi bozuldugu zaman kaslar kasılmak için uyarıya ihtiyaç duymaz, kendi kendine kasılmaya başlar. diyeceğim o dur ki kalsiyum alınız. süt içiniz..vs
0
mgdr
(18.11.08)
(7)

Patlayan $eker

the neutron bomb
Bir dönem patlayan $ekerler vardı. Onlar hala üretiliyor mu? Üretiliyorsa İzmir'de nereden bol miktarda(bir insanın bir günde yiyebileceği maksimum miktar kadar) alabiliriz? Her türlü mahalle bakkalı'na kadar gelmeye razıyım. Milka knister q yemek istemiyorum, patlayan $eker istiyorum. Sevgiler. =)
Bir dönem patlayan $ekerler vardı. Onlar hala üretiliyor mu? Üretiliyorsa İzmir'de nereden bol miktarda(bir insanın bir günde yiyebileceği maksimum miktar kadar) alabiliriz? Her türlü mahalle bakkalı'na kadar gelmeye razıyım. Milka knister q yemek istemiyorum, patlayan $eker istiyorum. Sevgiler. =)
0
the neutron bomb
(15.11.08)
üretilio evet ama adını sanını hatırlamıyorum. geçenlerde almıştım ama eskisi kadar patlama yapmıyorlar. izmir de de olmadığımdan yer söyleyemeyecğim.
0
anestezik
(15.11.08)
izmir küçükpark'ta akın waffle mı neydi öyle bir yer var. 525 denen mekandan biraz aşağıda. patlayan şekeri vardı hatırladığım kadarıyla. ayrı satar mı emin değilim yalnız.
0
kimlanbu
(15.11.08)
migroslarda da var.
0
bordeaux
(15.11.08)
ben geçende içinde renkli kolonya olan küçük naylonlardan bile gördüm. patlayan şeker de var tabi.
0
lovemyself
(15.11.08)
bursa kafkas kestane şekercisinde satılıyor.
0
prompter
(15.11.08)
Taksim'de Istiklal Caddesi uzerindeki kuruyemiscide de vardi galiba.
0
vita vinum est
(15.11.08)
ben de geçenlerde carrefour'dan aldım istanbulda. dandik bir markaydı ve eskisi gibi patlamıyor gerçekten ama güzel...
0
kahvegibi
(16.11.08)
(27)

AŞKK

SERKİLL
eğer bir kıza aşıksanve kız sana yüz vermiyorsa ve durum umutsuz bir hal aldı isene yapmalıyızzzz?
eğer bir kıza aşıksan
ve kız sana yüz vermiyorsa ve durum umutsuz bir hal aldı ise
ne yapmalıyızzzz?
0
SERKİLL
(13.11.08)
DAHA KESKİN Bİ CEVABI OLMALI
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
unutmaliyiz ya da sharpness'imizi artirmaliyiz (igrencim ne var)
0
paradoxical
(13.11.08)
Başka kızları bakmalıyız, "bana kız mı yok, boşverim, kız kendi kaybeder, elimi sallasam ellisi" diye gaza gelmeliyiz...
0
crown
(13.11.08)
önümüzdeki maçlara bakmalıyız.
0
robin crusoe
(13.11.08)
@serkill şöyle bir cevap mı bekliyorsun acaba?

bir kamyon gül alıp penceresinin altına dökmelisin, gece vakti kaldırıma mumlarla seni seviyorum yazmalısın, 300 tane üzerinde seni seviyorum yazan pembe balon göndermelisin. böylelikle kız seni sever gibi mi?
0
mea maxima culpa
(13.11.08)
yok ya hep aynı cevaplar ama bunlar ya
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
hep aynı cevaplar olacak tabi, aklın yolu bir. yapacak birşey yok.
0
robin crusoe
(13.11.08)
olurmu beyin fırtınası yapıyoruz neden aynı cevapla olsun
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
"umutsuz bir hal aldı" kısmını açabilir misin? çünkü sorun orada yatıyor gibi geliyor bana!..
0
tranko buskas
(13.11.08)
Özel bir solüsyon var, onu kıza içirirsen sana aşık oluyor onu dene bence işe yarıyor...
0
crown
(13.11.08)
bu iyiydi...
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
ama ben kızı unutmak için diyorum ...
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
Denize bak. Denizi kokla. İmkanın varsa bi' scuba kursuna yazıl. Denize dal...

Ağaca bak. Ağacı kokla. İmkanın varsa bi' tracking organizasyonuna katıl. Ormana dal...
0
fataliyev
(13.11.08)
seks
0
blackdog
(13.11.08)
tek ve etkin çözüm -telkin-
anahtar cümle "aşık değilim" kendini buna inandır
çeşitli yöntemler mevcut, bıkısmını kendin yapabilirsin bi kısmı için destek alman lazım misal beyin yıkama
en.wikipedia.org

slogan: porçöz gibi siler atar
0
magoria
(13.11.08)
KIZI BÜYÜK ABDESTİNİ YAPARKEN HAYAL ETMEK ÇÖZÜM OLABİLR Mİ???
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
Her şeyde olduğu gibi, bu işinde belki ilerde bize problem oluşturacağını; problem derken daha kötü durumlara sürükleyeceğini seni üzeceğini belkide seni gizlice aldatacağını, kızın seni hem etinden hem sütünden faydalanacağını bilemediğimizden, belkide daha kötü sonuçlar doğurmaktansa, böyle olmasının, senin açından birçok yeni belkide senin hak edeceğin daha güzel şeylere vesile olacağını ümit etmeliyiz.
Saygı, sevgi ve muhabbetle kalınız...
0
onyetele
(13.11.08)
kavun.
0
ermanen
(13.11.08)
Aynı ortamdaysan oluruna bırak, kızı korkutma, olacağı varsa olur. aynı ortamda değilseniz ısrar etmeye devam et, en fazla "sittir len beni rahatsız etme artık" der.
0
kimlanbu
(13.11.08)
şu ana kadar diyen olmamış, dayanamayıp diyeceğim o halde;

montla sıç.
0
lovemyself
(13.11.08)
bağcılar'a git, kamil insan ol.
0
coffee and cigarettes
(13.11.08)
Tabi ki "42"...
0
crown
(13.11.08)
bi klasik de benden gelsin madem

"Allah başka dert vermesin"
0
kojiro
(13.11.08)
italyanca öğren..
0
thefalloftekin
(13.11.08)
kız senin farkındaysa ve yüz vermiyorsa başka kızlarla ilgilen ve bunu ona hissettir.her kız beğendiği/beğenmediği her erkeğin ilgisinden hoşlanır ve ilginin hep üzerinde olmasını ister.bu ilgiyi başka hemcinsleriyle paylaşmaktan hoşlanmaz.dolayısıyla ilgiyi üzerinde tutmak için sana yüzvermeye ve seninle ilgilenmeye başlaması kaçınılmazolacaktır derim ben.
bu arada altı defa ilgi kelimesini kullandım.mal mıyım neyim?
0
cukkalambo
(13.11.08)
pazara gideriz,
bir tavuk aliriz.
0
bitterlemon
(13.11.08)
1 parça tahta al, oraya bir çivi çak.
O çiviyi sökmek için ne yapmak lazım?

tahtanın arkasından aynı delige başka çivi çakman lazım
Yani başkasını bul, ona aşık ol.
0
cruseo
(14.11.08)
(25)

dahi anlamındaki de'ler

tranko buskas
yıllardır türkçe konuşuyorum, hatta bu dilde yazıyorum -yanlış anlaşılmasın efenim anadilim olduğundan- şu dahi anlamındaki de bağlacının önceki sözcüğe bitişik yazılmasındaki mantığı anlayamıyorum.hayır nedir bu ısrar? neden? özellikle mi yapılıyor? daha çok yeni (yakın) nesillerde (nesil derken sö
yıllardır türkçe konuşuyorum, hatta bu dilde yazıyorum -yanlış anlaşılmasın efenim anadilim olduğundan- şu dahi anlamındaki de bağlacının önceki sözcüğe bitişik yazılmasındaki mantığı anlayamıyorum.
hayır nedir bu ısrar? neden? özellikle mi yapılıyor? daha çok yeni (yakın) nesillerde (nesil derken sözlüğü kastetmiyorum) gözlemliyorum ama yetişkin, olgun insanlarda da var.
bizim zamanımızda lisede türk dili ve edebiyatı dersi vardı, sanırım şimdi edebiyat ayrı, türk dili ayrı ya da herneyse aynı görevi gören bir ders var sonuçta. ortaokulda da dil bilgisi vardı türkçe dersi içinde.
o dil bilgisi dersinde de sözlükte bu kadar çok takılan "fiillerde çatı" (burda ettirgen ekolünü kastediyorum) kurallarının yanı sıra "de" bağlaçları da görülüyordu, öğretiliyordu ama nedense sözlükte de'lerin doğru kullanımına ayrılığına bu denli özen gösterilmiyor.
hani herkes taşın altına elini soksa, "biraz daha özen göstersek nasıl olur?" diye soracaktım ben.
0
tranko buskas
(12.11.08)
bu dahi anlamındaki -de yazılımına dikkat etmeyi takıntı olarak görenler var. hatta başlığı görünce, yine biri dikkat edenlere laf mı etti ki, diye düşündüm. ama anlam değişiyor kardeşim. "kardeşim de" ile "kardeşimde" arasında dağlar kadar fark var.

yeni nesil diyoruz, sms mantığı diyoruz, ama olmuyor.

elcevap: süper olur, dünya barışına yaklaşırız bence.
0
lovemyself
(12.11.08)
öss'ye odaklı eğitilen ve okuma alışkanlığı olmayan nesillerin çok da şaşırtıcı olmayan bir problemi bu. (sayın agamemnon, sizin durumunuzu ayrı tutuyorum tabii burada)
yani, bana da uyar :)
0
kobuzchu kiz
(12.11.08)
dahi anlamındaki de'ler, bağlaç anlamındaki ki'ler falan hep yanlış yazılıyor sözlükte zati. o benim de gözümü rahatsız ediyor ama sonuçta bu işin de bir temeli var. adam okulda öğrenmediyse bu saatten sonra öğretemeyiz. hadi bir kişiye öğrettik, binlerce kişi var daha.

el alışkanlığı olmuş artık.
0
rectoa
(12.11.08)
bence asıl öss'ye hazırlanan bir nesilin bilmesi şart olan bir kural bu. eşek gibi bilmeleri gerekiyor zira öss'de en az 3 soru çıkardı bu kuraldan. ha benim dediğim sınavların üzerinden yıllar geçti. şimdi bilemem sistemi. ama şu da var ki bu kuralı uymayanlara tekmeyle dalasın geliyor ve evet takıntı düzeyinde bu bende.
0
teritori
(12.11.08)
@agamemnon

şimdi benim yazdığım "n'olucak" biraz farklı bir konumda. o da şöyle. "ne olacak" ifadesinin konuşma dilindeki karşılığı. hatta biraz da karikatür yazımı diyebiliriz. (o da apostrofla ayrılması kısmı tabii, yoksa öyle apostrofla ayrılan sözcük de yok türkçe'de...)

ama temelde türkçe'nin tam da yazıldığı gibi konuşulan bir dil olmadığını (öyle ama %100 değil) gösteren işaretlerden biri.

türkçe'de bazı sözcükleri yazıldığı gibi okuyabilirsin, sorun olmaz ama kulağa hoş gelmez. o yüzden de okunuşu biraz farklılaşabilir. n'olucak da bunlardan biri. "yapmayacağız" demek yerine "yapmiycaz" demek gibi. yoksa tansu çiller ağzıyla türkçe konuşursun. "olacak mı? olucak mı? "olmayacak-olmiycak" yapabilecek miyiz? yapabilicek miyiz?" gibi. örnekler çoğaltılabilir. ha benim yaptığım n'olucak da doğru bir yazım kullanımı değil tabii ki ama ben biraz da karikatürsel olsun istedim :)
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
yazım yanlışları yapılmış metinleri hatta arkadaşlarımdan gelen mesajları okuyamıyorum, sanki karşımda koyun kesiyorlarmış gibi gözümü kaçırıyorum, bakamıyorum bile :)

okulda zorla okutulan birkaç kitap dışında kitap okumamış çocuklar tanıyorum.
insanlar dilbilgisi gibi sıkıcı şeyler üstüne düşünmek bile istemiyor, yazıveriyor öylesine, o insanlar zaten öylesine yaşıyor. el sürçmesi bir yana, yanlış yazdığını bile farketmeden sürekli yazım yanlışı yapanları ciddiye alamıyorum açıkçası. takıntıysa takıntı!

@agamemnon
n'olucak yanlış, n'olacak doğru.
0
zen spider
(12.11.08)
0
zen spider
(12.11.08)
"Her neyse" de ayrı yazılıyor mesela. Lisede dilbilgisi de görmüşsünüz halbuki. Sonra "burda" değil "burada" falan... Oluyor böyle hatalar, fazla takmamak lazım.
0
leylak sarabi
(12.11.08)
"dede de" de; de, ayri yazilmalidir.
0
ermanen
(12.11.08)
"dilbilgisi" de ayrı yazılıyor örneğin. "dil bilgisi" diye, siz de ukalalık yapmışsınız hesapta...
konuşma dilinde "burada" sözcüğünü "burda" diye telaffuz edersin de, dil bilgisi'ni dilbilgisi diye telaffuz edemezsin. o bariz yazım hatasıdır. bir diğeri ise konuşma dili rahatlığıdır. ha yanlıştır o ayrı.

ayrıca herneyse, herhangi bir, hiçbir şey, birkaç gibi sözcüklerin ayrı ya da bitişikliği türk dil kurumu'nun başına geçen yönetimlerin geldiği ideolojilerine göre dönem dönem değişmekte. bilmem 1980 bir şey hatırlatıyor mu, tevellüt yeterse tabii. takıldığın noktayı iyi seçmek lazım...
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
süpersin valla, bence DE biraz daha hassasiyet göstersek harika olur:)
0
think martini
(12.11.08)
bu kadar kolay bir kurala yaygın olarak uyulmamasının sebebinin altında şu vardır:

"dahi anlamındaki" ifadesi günümüz insanı için pek bir şey ifade etmiyor. (yanlışım varsa düzeltin lütfen)

çünkü biz günümüzde "dahi" kelimesini "bile" anlamında kullanıyoruz. ve "bile anlamına gelen de eki" kimseye hiç bir şey ifade etmiyor.

bu hatayı "dahi anlamındaki de" durumuna indirgeyenler durumu nasıl açıklıyor, merak ediyorum.

zira zaten bu kural ayrı yazılacak -de, -da eklerini belirlemeye yeterli bile değil ki...

bakınız dahi anlamındaki de ayrı yazılır başlığına pascha c zamanında ne yazmış:

-----------------------
aslında eksik bir önermedir. doğrusu "bulunma durumu belirtmeyen bütün de'ler ayrı yazılır" olmalıydı.
örneğin,
ortam güzel bir restoran:
+ eh geldik işte! sen ne yiyeceksin?
- ben sadece kola alayım.
+ ama nasıl olur? bu restorana gelinir de iskender yenmez mi?

bu diyalogda gördüğümüz gibi "gelinir de"deki de bağlacı dahi anlamına gelmemektedir. bambaşka bir anlamı vardır. demek ki doğru önerme yukarıda da belirttiğim gibi "bulunma durumu belirtmeyen bütün de'ler ayrı yazılır" olmalıydı. aslında bu eksik önermede türk eğitim sistemin kolaycı, ezberci tutumunu görebiliriz.
--------------------

durum bu iken hala "bile" anlamında kullandığımız "dahi" anlamındaki de ekinin ayrılması gerektiğini insanların kafasına kakarak yol katedebileceğimizi sanımıyorum. En basit örnek:

kurukafa da gelecekmiş.
kurukafa bile gelecekmiş.
kurukafa dahi gelecekmiş.

bu üç cümle kimse için aynı anlama gelmiyor, bu yüzden kimseye hiç bir şey ifade etmiyor. bu yüzden "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye insanların etrafında zıplayan kişilerin ne demek istediklerini anlamlandıramıyorum. ve neden bahsettiklerini bildikleri konusunda şüphelerim var. dahi kelimesinin herkesin bildiği ama benim bilmediğim güncel bir anlamı var ise biri bana açıklayabilir mi?

Ben bu kuralı ilkokulda öğretmenimin söylediği bir yöntem ile öğrendim, insanlara öğretmek istiyorsanız bence kolay ve akılda kalıcı bir yöntemdir:

bir -de -da ekini cümleden çıkarttığımızda cümle gramer açısından hatalı bir cümle haline dönüşmüyorsa ( anlam bozulabilir sorun değil) bu ek ayrı yazılır. bakalım:

kurukafa da gelecekmiş.

eki atıyoruz:

kurukafa gelecekmiş.

iki cümle de anlamları farklı ancak gayet makul cümleler. bitişik bir örnek:

baba ben bu akşam kurukafa'larda kalacağım.

eki atıyoruz:

baba ben bu akşam kurukafa'lar kalacağım.

gördüğümüz gibi ikinci cümlede hatalı bri gramer sözkonusu. bu yüzden eki bitişik yazıyoruz. bunu bir kaç kere yazarken sorgulayan ve kendini düzelten/onaylayan kişi içsel olarak durumu anlaıyor ve daha fazla "dahi anlamındaki de imiş" yok şuymuş buymuş diye düşünmesine gerek kalmıyor. ben bu kurala istisna bir durum olabileceğini düşünüyorum ama aklıma gelmiyor, biliyorsanız söyleyin ama en azından insanları netrafında "dahi anlamındaki de ekini ayrı yazacağını öğrenemedin mi??" diye dolaşmayın, rica edeceğim.

edit: okuduğuma göre söylediğim yöntem her şeyi kapsamasına rağmen gerçek dahi/bile anlamındaki eklerde çuvallıyormuş. o durumlarda ekstra olarak "bile anlamındaki de ayrı yazılır" kuralı da eklenebilir. ama bu "dahi anlamındaki de" durumu, diğer durumlara göre çok nadir gerçekleştiğinden, ek bir bilgi olarak verilmesinde yarar var derim, nacizane.
0
kurukafa
(12.11.08)
nedense türk dil kurumu sizin ısrarla birbirinden ayırmaya çalıştığınız dahi anlamındaki de ile bile anlamındaki de’yi aynı kefeye koyuyor. ikisini de dahi sözcüğünün karşılığı olarak vermiş sözlüğünde. bunun için güncel türkçe sözlüğe “dahi” yazmak yeterli oluyor.

yani dahi anlamındaki de dediğimizde o bile anlamındaki de’yi de kapsıyor. kendimizi zorlamamıza veya durumu başka bir duruma indirgememize gerek kalmıyor böylece.

ayrıca söz konusu ifadenin yaygın kullanımının dahi anlamı olması da “bulundurma anlamında olmayan” demeyişimizin basit bir gerekçesi olabilir pekala. bunu anlamamız da zor olmasa gerek. türk dili uzmanlarına bile sorduğunuzda –ki bu durum için özel olarak sordum- ayrı yazılan de bağlacının “dahi anlamındaki de” olduğu yanıtını alırsınız.

yani kuralı adlandırmanın yanlış olduğu ve bundan dolayı bu kurala uyulmuyor olmasının gerçekçi olması kadar da ironik bir yaklaşım da “bulunma belirtmeyen butun de ler ayri yazilir” başlığı kadar paylaşılır ve taraf bulur. bakmayan için o başlıkta tek entry olduğu görülebilir ama tek başımıza dilin kurallarını ve hatta bunların adlandırılmalarını değiştirmeye çalışıyoruzdur; o zaman başarılar.
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
insanların "biraz daha özen" göstermesini istiyorsun, bunu da o insanların ne anlama geldiğini bilmediği bir kelime "anlamındaki" eki ayrı yazmalarını isteyerek sağlamaya çalışıyorsun. ben de sana başarılar dilerim.

dahi kelimesini herkes "bile" anlamında kullanıyor, ve "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye çırpınan kişilerin yarısından fazlasının dahi kelimesinin bu kuralın ismi türetilirken bilinen anlamından haberdar olmadığından eminim.

özetle "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" isimli kural, doğru anlaşılsa bile, zaten senin ve benim gibilerin rahatsız olduğu eklerin(de, da ekleri) yanlış bir şekilde bitişik veya ayrı yazılması durumunun yarısını dahi kapsayacak bir kural değil. insanlar bu eklerin yanlış yazıldığını gördükleri anda "dahi anlamındaki de ayrı yazılır!" diye milletin kafasına kakıyorlar ama oradaki ek dahi anlamına gelmiyor bile... herkes ezberden okuyor. ve ben "dahi" ve "bile" anlamını ayırmıyorum. sadece günümüzde "dahi" kelimesi artık sadece "bile" anlamında kullanılıyor. o kadar türk dili uzmanı tarafından, ve ilkokuldan beri sınıf geçmek için diğer derslerden ayrı olarak kesinlikle geçilmesi gereken türkçe/türk dili dersinde 11 sene boyunca "dahi anlamındaki de" diye anlatılan ve her kompozisyon sınavı ertesinde tekrar tekrar kafaya kakıla kakıla bu şekilde anlatılan bu basit kural anlaşılmıyorsa, muhtemelen senin gibi "oo kuralın ismini mi değiştiriceksin şimdi" diyenler yüzünden anlaşılmıyordur.

örnek:
"o filme seninlede gitmek istiyorum ama sinemaya giripte beğenmezsin diye korkuyorum."

gibi bir cümle yazan kişiye yaptığı hata olarak sadece "dahi anlamındaki de eklerini ayırmalısın" diyorsan, korkarım boşa kürek çekiyorsundur. zira bahsettiğin kural burada yapılan hatayı kapsamadığı gibi, kapsadığı yerdeki anlamı bile dahi kelimesinin genel olarak bilinen anlamı ile beraber düşünüldüğünde hiçbir şey ifade etmiyor.

o gösterilmesini istediğin "biraz daha özen" içinde kendi tarafında durumu daha anlaşılır kılmak gibi bir kaygın olmadığı sürece ben insanların bu "dahi anlamındaki de ekini ayrı yaz" korosunu acı bir sırıtma ile izlemeye devam edeceğim.

ışık ve sevgiyle
0
kurukafa
(13.11.08)
sen muhtemelen onbinlerce insandan oluşan ve saf olduklarına kendilerini inandırmaya çalıştığın bir insan güruhuna yüzünde acı bir gülümsemeyle bakıyor olarak kalacaksın.

çünkü durumu kendi bakış açınla açıklamaya çalıştığın sırada bile -belki de isteyerek- anlaşılmaz olmaya çabalamışsın sanki.

yazdıklarını tekrar tekrar okudum ama gerçekten de derli toplu bir şey anlamadım. sadece ısrarla bu kuralın adının "dahi anlamına gelen de olmaması" ve öyle adlandıran insanların da sadece kendi pencerelerinden bakan hatta at gözlüğü takmış insanlarmış gibi adlandırılabilecekleri gibi imalar sezinledim.

ısrarla da dahi sözcüğünün ya da bu anlamdaki de'lerin bile anlamına gelmesi de var.
ben de ilave edeyim zarf olarak kullanıldığında üstelik gibi, pekiştirme gibi anlamları da vardır de ekinin ama bunlar bile anlamına da gelen dahi sözcüğünün türev anlamları.

yani bizim o at gözlüğüyle baktığımız ve 80 sonrası eğitim anlayışıyla yorumladığımız 11 yıl boyunca başımıza kakılan, senin ille de kural ismi dediğin "anımsama" şekli çok da değişmiyor.

benim senin yazdığın iki mesajın arasında yazdığım ve açık-anlaşılır olduğunu düşündüğüm mesaj mı anlaşılmıyordu anlayamadım gerçekten de. orda referans da vermiştim üstelik. sadece kendi düşüncelerim de değil ki bunları salt hezeyan olarak değerlendirelim.
tdk dedim, filolog görüşü dedim, "pascha c" adlı arkadaşın görüşünün yalnızlığı ve hatta tikelliği dedim.

ben de aydınlık günler dilerim...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
@galadnikov

oradaki eskimiş nerede yazıyor dikkatini çekerim. dahi'nin yanında yazıyor. de da anlamının karşılığının verildiği satırda değil. ilk anlamının de da olduğu ikinci anlamının bile olduğu yazılı orada.

eskimiş olan "dahi" kullanımı. anlamları değil. nasıl sadece bile anlamına geldiğini anlamak da oldukça güç!..

ben de referans alacağım dilcilere sorduğumu söylemeliyim :) necmiye alpay da elbette iyidir işinde eminim ondan da...

edit: sözlükleri doğru okumakta fayda var sanırım. eskimiş dediği anlamı değil, sözcüğün kendisi. kullanımı eskimiş ve şu anlamlara geliyor diyor. tdk gayet açık ve en sağlam referans.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
tdk sözlüğünde de -de -da anlamlarının karşılıklarında eskimiş ibaresi yok dikkatini çekerim. dahi sözcüğünde var eskimiş ibaresi. hangisinin türk dili açısından daha geçerli bir referans olduğu konusunda tartışmaya ben de gerek duymuyorum.
ayrıca evet ben dahi geleceğim eski bir kullanım elbette. kimse de yeni oldğunu iddia edemez ancak kullanıl(a)mayan olduğunu da kimse iddia edemez. bazı anlar geliyor ben dahi sözcüğünü de kullanıyorum.
cümle içindeki anlamı bile ya da -de -da'nın tam karşılayamadığı durumlar oluyor zira...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
şimdi ordaki tireler karıştırılmaması içindi (bir de ekinden ve bir de de bağlacından sonra yazdığımdan dolayı). yukarıda yazdıklarıma bakarsan karıştırılmayacak olan yerlerde kullanmadığımı görürsün.

gelelim necmiye alpay'ın verdiği örneklere. ben örnekleri çoğaltabilirim de az bile vermiş. o örneklerin hiçbirinde dahi anlamında kullanılmıyor. ama kurukafa'nın da ve sanırım sizin de takıldığınız nokta bu kuralı adlandırma kısmı oluyor.

de bağlacı ayrı bir sözcük olmasına rağmen ilk çıkış noktası o eskimiş ve zamanla başka anlamlar da kazanmış olan dahi sözcüğü olduğundan "dahi anlamındaki de" olarak isimlendiriliyor. neden bu noktaya bu kadar takılındı anlamak güç.

yoksa "hem... hem de...", "ne... ne de", sürerlilik, azımsama, tehdit etme, hayret-şaşırma, inanmama, artma-yükselme, tariz sanatı örneklemesi gibi anlamlara da gelebiliyor...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
bu da ayrdıldığımız bir nokta işte. sözlükte de çok yaygın olmakla birlikte de'nin kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazımı kadar benim gözümü alan ve antipati uyandıran çok az nokta oluyor. tahayyül diyemeyip de taayyül diyeni hatta muğlak yerine muallak diyeni bile anlayabiliyorum ama çok temel bir dil bilgisi kuralını ezen geçen insanı anlamakta güçlük çekiyorum.
kendini ifadesi de, yazdıklarını savunması da o denli güçleşiyor çünkü. kalemi de o denli zayıf kalıyor işte. o yüzden de'yi bitişik yazan adamı benim gibi ayar veren bir adamdan daha saygın bulman onların yararına değil, zararına oluyor.
bir moderatör olarak işiniz madem sözlüğü çok daha güzel bir yer haline getirmek, keşke dil bilgisi kurallarına uyan insanların yazmasını sağlamak da bunun (ağırlıklı) bir parçası olsa.
kolay gelsin ayrıca.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
kısa bir türkçe dersi; eğer bir kelime kullanıyorsanız ve sonunda -de varsa, şöyle yapın;

örnek kelimemiz; "benimde böyle bir şikayetim var" (yazımı yanlış mı hep birlikte bakalım)

"de" gençen yerdeki ekin dahi anlamına geldiğini şu şekilde kontrol edebiliriz, -de yerine "dahi" kullanarak; "benim dahi böyle bir şikayetim var" ( a aa kelime cuk oturdu ) o zaman bu "dahi" anlamına geliyor. yani ne yapmalıyız ayrı yazmalıyız.

kusursuzlaşan örnek; "benim de böyle bir şikayetim var."

konuya ek olarak,

(bkz: yalnisi yanlis yazmak)
(bkz: bağlaç olan ki ayrı yazılır)
0
kendinikertenkelebek
(13.11.08)
anlıyorum. zaten sözlüğün benim anlayamadığım uygulamaları da var (birçoğu da formatın birer parçası olan). neyse, gönüllü yapılan bir iş için zaman gerektirmekte. kolay gelsin tekrar.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
galadnikov, söylemeye çalıştığım şeyi benden daha iyi ifade etmişsin, teşekkür ederim.

tranko buskas, sormuşsun ya en başta "nedir bu ısrar, neden, özellikle mi yapılıyor?" diye. çok basit bir argümanla çıkılmış karşına: çünkü "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" şeklinde yapılan bir başa kakma, veya bir ezber veya başka bir şey, bu ekleri bitişik yazıp seni gıcık eden insanlar için HİÇBİR ŞEY ifade etmiyor. çünkü dahi kelimesinin bu "eskimiş" veya "eskimemiş" anlamını bilmiyorlar. bu yüzden de öğrenemiyorlar. bu kadar basit.

yine de hadi herkes dahi kelimesinin bu artık pek de kullanılmayan anlamını biliyor olsun, böyle aşmış insanlar düşün, bunu bile biliyorlar ama tek sorunları eklerle. sözkonusu kural doğru şekilde anlaşıldığında bile, bu eklerin yerine göre nasıl yazılacağı ile ilgili durumların kısıtlı bir bölümüne açıklama getirebiliyor. yani aslında insanların yanlış yere ayrı veya bitişik yazılmasından şikayetçi oldukları ek "dahi" anlamında olmuyor çoğu zaman, ancak bu eklerin ne zaman nasıl yazılacağını bilen kişilerin büyük bir bölümü bile böyle bir durumla karşılaştıklarında "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye çıkışıyorlar, yanlış yere. oradaki anlamı "dahi" kelimesinin eskimiş anlamına bile karşılık gelmiyor yani, ama herkes kurulmuş saat gibi bu cümleyi tekrarlayıp duruyor!

sen bunu insanlara daha düzgün bir şekilde anlatmaya gönüllü değilsen, bu durumun düzelmesi isteğindeki samimiyetine şüpheyle bakarım, samimiysen de yaptığın şeye anlam veremem. bu ekleri ayırmayı bilmeden bir kelimenin bu kadar nadir kullanılan ve eski bir anlamını bilmelerini beklemeni de gerçekçi bulmam.

...derim ve çekilirim, sana kolay gelsin.
0
kurukafa
(13.11.08)
hala daha aynı şeyi konuşur olup kalmışız kurukafa.

galadnikov'la konuştuğumuz ve ona da ifade ettiğim şey -ki tdk güncel sözlüğünün de söylediği gibi- dahi sözcüğünün "dahi" şeklindeki kullanımının eskimiş olduğu idi. ama sen hala eskimiş anlamı deyip duruyorsun. dahi sözcüğünün "dahi" anlamına gelen eskiyen bir karşılığı yok. o "de" sözcüğü ve o da çok kullanılıyor. hatta yukarıda -eğer baktıysan- necmiye alpay'ın vermediği örneklerle de "de" sözcüğünün hangi anlamlara da hizmet ettiğini anlatmaya çalıştım. ve o anlamların hepsinden daha fazla ve hala en çok kullanılan anlamı da dahi anlamı. bu sayfada yazdıklarımızdaki de da'ları bile saysan en çok dahi anlamına geldiklerini görürsün. deneyebilirsin...
yani senin savunduğunun maalesef aksine çoğu zaman da dahi anlamında kullanılıyor. o eskimiş dediğin anlamda.
sanırım sırf bu yüzden de dahi anlamındaki de diye adlandırılması çok garip değil.
zaten bu sayfaya yazan 10 küsur kişi ile okuyan yüzlerce kişi bunu anlamakta zorluk çekmiyor emin ol.
bir kaç kişinin farklı adlandırması da onları müstesna yapmaktan öteye gitmez kanımca...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
evet aynı şey devam ediyor çünkü aynı bir şey ifade etmeyen karşılığı veriyorsun. o yüzden şöyle bir yöntem düşündüm, tek bir soruya cevap istiyorum:

"o filme seninlede gitmek istiyorum ama sinemaya giripte beğenmezsin diye korkuyorum."

gibi bir cümle yazan kişiyi nasıl uyarırsın? ve bu ekleri nasıl yazacağını bilen insanların nasıl uyardığını/yardımcı olmayaçalıştığını gözlemliyorsun?

iki bölümlü tek soru, 100 puan. gidiş yolundan puan yok.
süre başladı. :)
0
kurukafa
(14.11.08)
ben sana gidiş yolundan da puan alabileceğin bir yol göstermişken senin elindekileri hunharca harcaman pek iyi olmamış. senin zararına... artık sana bir şey öğretebileceğimi hiç sanmıyorum.
ama senin cevabını tahmin edebiliyorum. "de gördüğüm her yere bile koyarım"... :)
sen devam et...
olmadı sayfadakileri tekrar oku. temcit pilavı gibi tekrar açıklamayacağım...
0
🌸tranko buskas
(14.11.08)
(9)

Öğrenim Kredisi Hakkında

calimdor
arkadaşlar bugün kyk sitesinde öğrenim kredisiyle ilgili istenen belgeler açıklanmış. işte tc kimlik yazılıyor ve bakıyorsunuz sizden hangi belgeler isteniyor diye. ancak şöyle bir durum var;- şimdi annem ve babamdan hiçbir belge istenmediği yazıyor.- ancak sayfanın en altında YUKARIDA SİZDEN İSTENİ
arkadaşlar bugün kyk sitesinde öğrenim kredisiyle ilgili istenen belgeler açıklanmış. işte tc kimlik yazılıyor ve bakıyorsunuz sizden hangi belgeler isteniyor diye. ancak şöyle bir durum var;

- şimdi annem ve babamdan hiçbir belge istenmediği yazıyor.
- ancak sayfanın en altında YUKARIDA SİZDEN İSTENİLEN ÖNCELİK VEYA GELİR BELGENİZİ İLGİLİ KURUMLARDAN TEMİN EDEREK, BİR DİLEKÇE EKİNDE ADINIZI SOYADINIZI, TC. KİMLİK NUMARANIZI VE ÖĞRETİM KURUMUNUZU YAZARAK 19.11.2008 TARİHİ ÇARŞAMBA GÜNÜ MESAİ SAATİ BİTİMİNE KADAR, BULUNDUĞUNUZ YERDEKİ KURUMUN BÖLGE VE/VEYA YURT MÜDÜRLÜKLERİNE, BÖLGE VE YURT MÜDÜRLÜĞÜ BULUNMAYAN YERLERDE İSE KURUMUN KREDİ DAİREDİ BAŞKANLIĞI CEMAL GÜRSEL CAD NO:61 06590-CEBECİ ANKARA ADRESİNE POSTA YADA ELDEN TESLİM EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

gibi bir yazı var.

şimdi bu yazıda "gelir belgeniz" diyor. ben annem ve babamın maaş bordrölerini mi götürücem buraya? yoksa hiçbir belge götürmeyecek miyim? yoksa yine ilgili yazıda yer alan şu "ad soyad ve tc kimlik"in yer aldığı dilekçeyi mi götüreceğim? eğer dilekçe götüreceksem bunu nasıl yazmalıyım.

malumunuz devletimiz her şeyi bir sır olarak bırakmaya bayılır. hiçbir şeyi öğrenmeyelim ki 1 ton bokun altında kalalım isterler, yine malum yazıda malesef bu krediyi ilk kez almak isteyenler için hiçbir açıklayıcı yazı bulunmamakta.

önceki senelerden bunu alan varsa bi el atabilir mi yapmam gerekenlere dair?
0
calimdor
(12.11.08)
sizden ne öncelik ne de gelir belgesi istenmiş yani yapacagınız bir işlem yok, aynı belgeler benden de istenmemiş o yuzden sakin sakin beklemeye devam.
0
patricia teyze
(12.11.08)
boilteau

peki ayda veya 3 ayda bir ne kadar geri ödüyorsun? -belki bursu çıkar diye bakıyordum, kredisinde kararsızım aslında-
0
🌸calimdor
(12.11.08)
çok zorda değilseniz lütfen almayın. alırken para havadan geliyor gibi geliyor, okul bittikten sonraysa kabusa dönüşüyor.
0
sare
(12.11.08)
peki bir sorum daha olacak, bu krediyi yalnızca belli bir sürelik alamıyor muyuz? yani ben mesela 2 senelik almak istiyorum, böyle bir anlaşma yapma şansımız yok mu? illa ki tüm öğrenim hayuatımız boyunca mı alıcaz?
0
🌸calimdor
(12.11.08)
3 ayda bir (öğrenim + katkı toplam için) 1000 ytl ödeyeceğimi söylersem bir daha düşünürsün belki.
(1 yıl sonra ödemeye başlayacağım)
0
sare
(12.11.08)
duyduğuma göre 2 senelikte alabilirsin. şÖyleki artık almak istemiyorum dersin. kyk 'ya dilekçe verirsin artık almak istemiyorum.Senetlerimi de geri verin bana dersin almazsın. Ama söylenenlere göre bir sene aldıktan sonra bidaha bırakmak istemiyormuş insan. Doğru sonuçta çalışmadan bir yerlerden para geliyor. Sizin de kafanızda pek fazla sorun olmuyor bazen aklınıza gelse de "Nasıl ödeyecem ben bunu diye" cevap olarak beyniniz siz değil beyniniz "ulan üniversiteden aslanlar gibi mezun olduktan sonra 4000 ytl'lik iş bulurum . O zaman 3 ayda bir 1000 ytl bana vız gelir " der.
0
ocanal
(12.11.08)
tamamdır, son cevap bana yeterli geldi :)

umarım burs versionu çıkar da elime para geçer yahu :)

(sırf katkı kredisi alırsam ne kadarlık ödeme yapacağım -hazırlığı atladığım için 4 seneden hesap edersek)
0
🌸calimdor
(12.11.08)
almayın şunu yahu, resmen devlet tefecilik yapıyor. biz atlamışız bir ödemeyi ama farkında değiliz, ödeme yapmaya bankaya gittiğimizde veznedeki ziraat bankası teyze "ödememişsiniz hepsini ödeyin, icra gelir" filan dedi. harbiden de geldi bir takım kağıtlar, bir aylık maaşı bırakıp ödedik.
0
tannhauser
(12.11.08)
ben üç yıl aldım krediyi. ilk yıl almamıştım. alırken müthiş bir rahatlama oldu tabi. şimdi olsa yine alırım.
sadece şu var. krediyi alıyorsunuz diye aile zaten az para gönderiyor. eğer ki ailen şu an gönderebilecek durumdaysa, bence hiç girişme bu işe.

üç yıllık kredi için üç ayda bir 820 gibi bir şey ödeyeceğim. dört yıl olsa ne kadar yapardı, hesaplamaya üşendim şimdi. mezun olduktan iki yıl sonra başlıyor.

açıkçası, şu an iyi bir işte çalışıyorum ve üç ayda bir 820 ytl bana dokunmuyor. bir buçuk sene ödeyeceğim. toplamda 4buçuk mu ne. ama tabi o zaman krediyi almasaydım, ailem biraz daha fazla para göndereceklerdi ve bu onları sarsmazdı. hani şimdi maaşım kötü olsaydı ya da iş bulamamış olsaydım, zorlanabilirdim misal.

ailenin durumuna göre karar ver alıp almamaya. ama geri ödeme çok kasmıyor. birbuçuk sene boyunca aylık 300 fena miktar değil. ama tek dikkat etmen gereken husus, vakti zamanı gelince asla ödemekten kaçma. faizi fena. devlet o kadar öğrencilikte verdim, iki sene sonra geri ödeyeceksin tabi, diyor. hatta yüksek lisans yaparken sordum ben erteleyebilir miyiz diye, erteleyebilirsiniz ama faizi biner yine dediler. boşverdim.

karışık yazdım epey.
0
lovemyself
(12.11.08)
(5)

pizza muhafaza

enter saltman
halihazırda bir miktar pizzayı tabağa koyup üstüne streç film çekip buzdolabına koydum iyi mi ettim çıkarıp ısıtıp tekrar yiyebilr miyim
halihazırda bir miktar pizzayı tabağa koyup üstüne streç film çekip buzdolabına koydum iyi mi ettim çıkarıp ısıtıp tekrar yiyebilr miyim
0
enter saltman
(08.11.08)
elbette. üstüne mayonezle ımmhh..
0
oceano
(08.11.08)
haha... üç gün bile gider... açlığınla doğru; ve yaşam standartlarınla ters orantılı olarak bekleme süresi artar
0
seyuranto
(08.11.08)
öğrenciysen yenir.
0
lovemyself
(08.11.08)
yazlari babamla evde yalniz kaldigimizda, dominos'tan 2 tane buyuk boyla oldukca uzun sure beslenmemize devam edebiliyoruz..
yemedigini al buzluga at, cikart cozulsun.. at mikrodalgaya, yoksa firina.. enfes..
0
knipeos
(08.11.08)
buzlukta dondurup sonra pişirince daha güzel oluyo... iyi yapmışsın
0
zubundy
(09.11.08)
(5)

depresyon

asivan
ben biraz takıntılı biriyim.yani bi şeye taktım mı takıyorum.son zamanlarda daha da kötü olmaya başladım.çünkü etrafımda benim psikolojimi düzeltecek bana yardımcı olacak kimse yoktu.2 gün önce lustral almaya başladım.süper geldi.beni normalde krize sokacak bi olay karşısında o kadar sakindim ki anl
ben biraz takıntılı biriyim.yani bi şeye taktım mı takıyorum.son zamanlarda daha da kötü olmaya başladım.çünkü etrafımda benim psikolojimi düzeltecek bana yardımcı olacak kimse yoktu.2 gün önce lustral almaya başladım.süper geldi.beni normalde krize sokacak bi olay karşısında o kadar sakindim ki anlatamam.bu şekilde yani sakin olarak daha mantıklı oluyorum.ve sonrasında olayı düşünemedim bile.beynim rahatladı valla.normalde olsa krizlerdeydim şimdi.bi panik bi stres sorma gitsin.şu an süperim.düşünemiyorum çünkü.eğer bu ilacı kullanmamış olsaydım bi çıkmazdaydım çünkü,şu an herhalde kriz geçiriyor olurdum.yalnız bu ilacı dr.tavsiyesiyle değil eczane çalışanının tavsiyesiyle aldım bu şekilde almak doğru değil belki ama iyi geldi işte.yalnız bugün hiç bir şey yiyemedim.midem den ses ler geliyor ama canım istemiyor.bu durum geçer mi acaba.tşk ler
0
asivan
(08.11.08)
doktor bana lustral ile birlikte supradyn (vitamin hapı) yazmıştı. lustral iştahı kapatıyor, supradyn açıyor.
0
insanimsi
(08.11.08)
Malesef yaşadığın etki bir placebo etkisi. Yani aslında ilaç şu anda senin psikolojinde kimyasal bir etki ile iyileştirme yapmaya başlamamış, fakat sen ilaç aldığın için kendini iyi hissetmeye şartlamışsın içten içe. Zira bu tip ilaçların etki göstermeye başlama süresi en iyi ihtimalle 1 haftadır, kimilerinde 3-4 haftayı bulabilir, bunlardan önceki etkiler "placebo" etkilerdir. Tabi depresyon halinde ilaca sığınma refleksi ile yaşadığın şey doğal, fakat seni iyi yapanın şu aşamada ilaç değil iyi olmaya dair düşüncelerin olduğunu unutma. Bu belki içinden bulunduğun durumdan çıkış bileti için sana yol gösterici olabilir. (bkz: plasebo etkisi)

Yeme içme durumu da aynı şekilde, ilacın şu aşamada bir etkisinin olması pek olası değil. Emin değilim ama prospektüsünde etkilerin görülmeye başlaması için gerekli yaklaşık minimum sürenin yazması gerekiyor.

Sen ye, yedikçe açılır iştahın. :)

not: bu arada bu ilaç öyle vitamin gibi kafana göre "günde bir tane alayım iyi olayım beyav!" tadında alınmıyor, rahatsızlığının durumuna göre tedavi aşamasında doz ayarlamaları var, 1 hafta sonra şu kadar arttırılı, veya şu durumda bu kadar azaltılır vs. gibi. Daha sonra da kontrolsüz olarak bırakmak da başına iş alacaktır. Yani ilacın placebo etkisini de görmüşken bence doktor kontrolünde olmadan vücudunun kimyasıyla bilinçsizce ve kontrolsüz olarak oynama derim. Sırf ilaç aldığın fikriyle bile iyi olabiliyorsan, kendine ilaçsız da yardım edebilirsin şu aşamada muhtemelen.

Geçmiş olsun.
0
kurukafa
(08.11.08)
bu tarz ilaçlar (yani uyuşturucular) beyni kullanmayı engelliyor bu yüzden de sinirlenmeyen uysal bi insan olunuyor ama erken yaşta alzheimer yapıyor. doktordan ilaç isterseniz gene öyle birşey vericektir hepsi yan etkisi bol olan ilaçlar.ama doktora gitmekte fayda var tabii.
0
neira
(08.11.08)
yahu bildiğim kadarıyla bu ilaçlar 1 günde falan etki etmiyor bu kadar cabuk sonuc almanız aklıma placebo etkisini getirdi ama :S
0
sleep may be the enemy
(08.11.08)
ilacın etkisi o kadar az ki, yok desek yeridir.
psikolojik bir rahatlama da var aslında. şunu düşünmek lazım, mesela sabah kalkmak için iki tane alarm kurduğunuzu düşünün. birinci alarm çaldığınızda kalkmazsınız, kapatıp beklersiniz. ikincide kalkarsınız. tek alarm kurmuş olsanız, birincide kalkarsınız ama.

beyin böyle işte. nasıl kurduğunuza bağlı. sinirlenmiyorum, diye bir kabulünüz var ya şimdiki yazınızda, o ilacı kullanmanın sevinci ve kurgusu var bence kafanızda. mesela birkaç ay kullansanız, "artık bu ilaç da bana yaramıyor, sinirlenmeye başlıyorum" diyebilirsiniz.

sinirlenmemek, ya da yapmayı istemediğiniz şeyi yapmamak için farklı bahaneler bulun bence. ama bu bir süre oyalar sizi. sonra hoop başka bir bahane. bu bahaneler, söz konusu ilaç gibi fizyolojinize uzun vadede zarar vermeyecek şeyler olsun ama tavsiyem.
0
lovemyself
(09.11.08)
(12)

Vesikalık fotoğrafta ceket olsun mu olmasın mı?

cha
vesikalık fotoğraf çektirecem de. yenileme zamanı geldi diye düşünüyorum. gömlek kravat olsun ama ceket olmalı mı olmamalı mı karar veremedim. daha önceki ceketsizdi. ne dersiniz bu konuda?
vesikalık fotoğraf çektirecem de. yenileme zamanı geldi diye düşünüyorum. gömlek kravat olsun ama ceket olmalı mı olmamalı mı karar veremedim. daha önceki ceketsizdi. ne dersiniz bu konuda?
0
cha
(08.11.08)
bence olmasın. ceket fazla resmiyet kaygısı güder. arkadaşların görünce laf ederler, "vay takım yapmışız" falan gerek yok.
0
lovemyself
(08.11.08)
olmasın.
0
insanimsi
(08.11.08)
gıravat varsa ceket olsun
0
axijazz
(08.11.08)
olmasın. sadece gömlekle daha esnek, her mevsime her duruma uyan dinamik adam izlenimi verirsin. ceket daha bi "şu pozisyondan aşağısı kesmez beni" tavrı içerir. bence.
0
geldiler
(08.11.08)
kesinlikle olsun, şiddetle söylüyorum bunu.
0
cisegu
(08.11.08)
ceket bence de olsun. çünkü ceket çıkarılıp asılabilir ama ceketsizseniz giyecek bir ceket bulamayabilirsiniz. (yani fotoğrafa bakan kişi şöyle düşünür diyorum, resmi gözükürsünüz evet. ama adamın istediği de onu görmektir. rahat giyim istiyorsa, öf aman, uzatmıycam ceket olsun)

--sonra okuyunca gördüm, kravat varmış; kravat varken ceket olmaması çok tuhaf duruyor fotoğraflarda, o yüzden bir kere daha ceketli olsun diyorum--

soru sahibinin izniyle soruyu görüyorum ve bir artırıyorum:

vesikalık fotoğrafta gülünür mü? gülünmeli mi? sırıtmalı mı? dişler gözükmeli mi? gözükmemeli mi? somurtmalı mı? çok mu az mı somurtmalı?
0
oldu görüşürüz
(08.11.08)
ceket olmaz mı? şart.

vesikalıkta gülünür mü?
acayip güzel bir gülüşünüz yoksa gülmeyin.
0
agk
(08.11.08)
bakınız ceketli adama ne kadar karizma
www.hudayim.com
0
agk
(08.11.08)
kıravat varsa ceketsiz olmaz. ama bence kıravat da ceket de olmasın, şık bir göynek edinin, üst düğmeyi açıverin. mis.
0
robin crusoe
(08.11.08)
ceketsiz kravat olmaz.
0
thefirstfbli
(08.11.08)
ceket+gülümseme
0
zen spider
(08.11.08)
bazı vize veya diger turlu resmi belgelerde ozellikle gulmeyen fotograf istenir. somurtmamak da lazım tabii. normal yuz ifadesi en guzeli.
0
sopiro
(09.11.08)
(14)

düşünülen ile söylenen şeyin farklı olması (doktor, psikolog vs)

lovemyself
ilginç bir rahatsızlığım var. konuşurken, misal "şunu masaya koy, üstünü ört" diyeceksem, şunu masaya ört, üstünü sakla" ya da "şuna bak" diyeceksem "buna şak" diyorum :))başlarda bu komik gelmişti, ama gitgide sıklaşmaya başladı. son üç yıldır daha sık oluyor. aynı durum yazarken de söz konusu. bir
ilginç bir rahatsızlığım var. konuşurken, misal "şunu masaya koy, üstünü ört" diyeceksem, şunu masaya ört, üstünü sakla" ya da "şuna bak" diyeceksem "buna şak" diyorum :))

başlarda bu komik gelmişti, ama gitgide sıklaşmaya başladı. son üç yıldır daha sık oluyor. aynı durum yazarken de söz konusu. bir kelimeyi ısrarla başka şekilde yazıyorum. artık sinir olmaya başladım. diyelim ki kelimeyi yazarken "aslında" yerine "aklında" yazdım, kelimeyi siliyorum, bir daha yazıyorum, yine "aklında" yazmışım.

psikoloji eğitimi aldım, freud un dil sürçmeleri hakkındaki fikirlerini falan biliyorum. ama bu bazı konudaki kelimelere yönelik bir tutum değil. on dakikalık bir konuşmada en azından beş tane hata yapıyorum.

yönetici konumum var, yüzlerce kişiye seminer veriyorum. beni nasıl zorluyor, anlatamam. geçenlerde bir hastada böyle bir sorun olduğunu duydum. duyduğu ve anladığı halde yanlış yazıyormuş biri, hastalığının adını hatırlayamadı ama hasta yakını. o zaman aklıma geldi, başkalarında da olabilir bu yahu, dedim ve ahanda yazdım size.

ne dersiniz? ölecek miyim? salak mıyım yoksa?
0
lovemyself
(08.11.08)
ben hala trafik isiginin kirmizi oldugunu kendime bile itiraf edemiyorum hocam.

"siyah yancak lan dur dur dur"

siyah abi benim icin o. kirmizi degil :)
0
osuruklu
(08.11.08)
öyle böyle değil, valla çok zorluyor beni bu durum.

böyle bir hastalık var mı yok mu, onu merak ediyorum. yeni bulunan bi rahatsızlık falan? benim zamanımda yoktu :)
0
🌸lovemyself
(08.11.08)
bir miktar bununla alakalı olsa gerek...
(bkz: spoonerism)
en.wikipedia.org
0
dehri
(08.11.08)
asosyal olup gun icinde az konustugunuzdan , konusma yetinizde bir gerileme soz konusu olabilir mi?
0
comptrol
(08.11.08)
aklında insanın başka şey varsa genelde oluyor bu durum, ben de çok sık yaşıyorum. yani sebebi dalgınlık olabilir mi sizdeki de?

sizin dediğiniz gibi kelimelerdeki harflerin birbirine girmesinin yanı sıra, konuşurken o sıra aklımda olan kelimeyi kouyorum cümlenin içine, o da ilginç olabiliyor ve yeri geldiğinde de zor durumda bırakabiliyor.
0
light beam
(08.11.08)
asosyallik ya da az konuşma söz konusu değil, tam tersi. çalışıyorum, danışmanım, dediğim gibi, yüzlerce kişiyle konuşmam lazım bir gün içinde. çok dolu ve bol konuşmalı geçiyor günlerim.

ama tabi insanın yaşı ilerledikçe daha olgun oluyor, daha az konuşuyor. ya da söylediklerini daha çok kalıptan geçiriyor. eskisi kadar "düşünmeden konuşan" biri değilim. alakalı olabilir mi diye düşününce.. büyümekle de ilerleyen bi şey olabilir, doğru.

@dehri; süpersin. tam dediğin gibi, spoonerism doğru kelime.
ama bu bir hastalık mı, hastalık olduğunu kabul edip tedaviye başlayayım mı, şaşırdım orda. kendime terapi yapsam, uzansam, konuşsam?

kafam karıştı çok. hastaymışım resmen.
0
🌸lovemyself
(08.11.08)
hayatını çok zorluyorsa bu durumla nöroloji ilgilenir sanıyorum. şimdi çok fazla bilgim olmasa da beyninde konuşma fonksiyonlarını yöneten tarafta bir sorunun işaretçisi olabilir mesela, bu sorunu yazarken de yaşıyorsan başka bir yere bakarlar.

çocukluğundan beri varsa da olurunu söylerler.

hayat kaliteni gerçekten etkileyecek boyutta olduğu için profesyonel yardım almanda fayda var.
0
kurukafa
(08.11.08)
madem konu açıldı yazayım şunu da, üniv döneminde bolca yazı yazdım ben. hem okul işleri için, hem de yazı üzerine çalıştım bi yerlerde. neyse efendim, orada yanlış yazıp da sonradan düzelttiğim kelimelere baktım, genelde benzer kelimeler. konuşurken çok alakasız şeyleri karıştırıyorum birbirine, ama yazarken daha sistematik. misal, özel ilişkilerinde bağlılık sorunu olan biriyim. aldatma derecesinde değil asla, karakter sahibiyim çok şükür, ama birine aşık olup da bağlanamam (özel bir konu ama örenk bu yönde, ondan yazdım) ve "bağlanma" "bağlılık" gibi kelimelerin hepsini yanlış yazmışım. gelişim psikoloji dersi sınavı yazılı kağıdında iki soruya iki sayfalık bir cevap yazmışım mesela, toplam sekiz tane "bağlılık" kelimesi var, sekizi de yanlış yazılmış, sonradan okurken düzeltmişim.

yazıda daha mantıklı açıklamalar yapıyorum yani hatayla alakalı. konuşurken her şeyi karıştırıyorum.
alaam sen aklıma mukayyet ol yarabbim :)
0
🌸lovemyself
(08.11.08)
bana da cok oluyor. iş geregi surekli bilgisyaarların kablosuz agların içindeyim.. evde de işte de esasında.
onlardan şüpheleniyorum kesin beynimizi peynir haline getiriyo bu pis teknoloji :(
0
merope
(08.11.08)
düşüncenin, konuşma fiilinin önüne geçmesi durumu da olabilir. yani çok hızlı düşünme esnasında, dilin bunu geriden geç takip etmesiyle ilgili olabilir.
0
fizikopat
(08.11.08)
ciddiyim, şaka yapmıyorum kısmı endişelendirdi beni?
0
🌸lovemyself
(08.11.08)
lovemyself, sen imkanın varsa bri nöroloğa gözük. Bu bsit bir kafa karışması olabileceği gibi, daha ciddi ve erken teşhis edilirse hayati olabilecek bir durumun habercisi de olabilir. Endişelenme ama önlemini al.
0
kurukafa
(08.11.08)
?
ya ben tamamen psikolojik olduğunu düşünmekteydim. psikoloji eğitimi aldım, kendi kendime halletmeye çalışıyordum. bi doktora görüneyim o zaman..
0
🌸lovemyself
(08.11.08)
hayır, solak değilim. bildiğin sağak işte.

gündelik hayatı etkiliyor mu, evet, fena halde.
0
🌸lovemyself
(12.11.08)
(9)

diksiyon sorusu; okuyacağım mı? okuycam mı?

sefapezevengi
merhaba arkadaşlar...sevgilim diksiyon kursuna başladı. şimdi diksiyon hocası demiş ki: "okuyacağım" yerine "okuycam" diyeceksiniz. ayrıca "bir elin nesi var? iki elin sesi var" deyimi de "bir elin nesi var? ikelin sesi var." şeklinde telafuz edilir demiş. bu sevgilime çok saçma gelmiş(ki ben de ayn
merhaba arkadaşlar...
sevgilim diksiyon kursuna başladı. şimdi diksiyon hocası demiş ki: "okuyacağım" yerine "okuycam" diyeceksiniz. ayrıca "bir elin nesi var? iki elin sesi var" deyimi de "bir elin nesi var? ikelin sesi var." şeklinde telafuz edilir demiş. bu sevgilime çok saçma gelmiş(ki ben de aynı düşüncedeyim). ve sevgilim hocanın doğru öğretmediğini düşünerek kursu bırakmak istiyor. ben de ukalaca bir davranış olmasın, başka birilerine de danışalım diye düşündüm ve size soruyorum. sevgilim cevaplarınıza göre kursa devam edecek ya da etmeyecek.
teşekkürler...
0
sefapezevengi
(03.11.08)
şu kadarını söyleyeyim; "okuycam" yazıldığı gibi kısa okunur dediyse yanlış, lakin son hecedeki "a" bir buçuk vuruş uzunluğunda tonlanmalı. yani: "okuycağm" şeklinde. hani bir klişe söz vardır ya dalga geçilir hep, eski trt kdv fişi uyarı filminde bir velet söylemişti: "bakkal amca, bir kalem bir pergel bir de çukulata alacağım"
işte bu sözün akılda kalmasının asıl sebebi, son kelime olan "alacağım"ın aynen yazıldığı gibi okunmuş ve dile getirilmiş olmasıdır. doğrusu ise "alıca(ğ)m" olmalıdır.
yani sizin anlayacağınız, vurgu çok ama çok önemli. bu tip kelimelerde, yani birinci tekil şahıs gelecek zaman fiil çekimlerinde aynı metod uygulanır.
gelelim "ikelin sesi var" olayına. orada öğretmen arkadaşın bahsettiği olay, zamanla Türkçemizde meydana gelen sesli düşmesidir. yani yazarken "iyi akşamlar" yazarız, ve lakin hiç birimiz yazıldığı gibi okumayız. "yakşamlar" deyip geçer gideriz öyle değil mi? işte o da bunun gibi bir sesli düşmesi. yani diksiyonumuzda bazı harf ve kelimelerin yazıldığından farklı telaffuz edilmesi gayet doğaldır.
Lakin yine de size çok absürd geliyor ise kararınıza saygı duymak isterim, ancak bunun gibi şaşıracağınız pek çok örnek var.
yardımcı olabildimse ne mutlu...soracaklarınız olur ise sözlükten de ulaşabilirsiniz bana..
0
trawmatolog
(03.11.08)
türkçe hiçbir zaman yazıldığı gibi okunmaz. fonetik kuralları vardır ve öğretmeni doğru söylemiş. okuyc:am diye okumak doğrudur.
0
trista
(03.11.08)
"o-queue-cuğmm" şeklinde yandan yemiş fransız aksanıyla telaffuz etme de ne yaparsan yap.

"bakmayacaktın" değil "bakmıycaktın" (zeki müren böyle telaffuz ediyor) o zaman
"okumayacaktın" değil "okumıycaktın" olur o da "okuycaktım" ya da "okuycam" a gider.
0
blackdog
(03.11.08)
Diksiyon hocası doğru demiş. Benim okuduğum bazı gramer ve diksiyon kitaplarında da aynı bilgiler yer alıyor. Hatta yabancılara yönelik Türkçe öğreten kitaplarda da ilk derslerden birinde anlatılıyor bu konu.
0
calendil
(03.11.08)
diksiyon yapacaaam diye Turkce'yi degistirdiniz yahu:)
0
ermanen
(03.11.08)
konservatuvarlarda sahne sanatlarina (tiyatro, opera vs.) verilen diksiyon, fonetik gibi derslerde bu ogretilir.

turkce yazildigi gibi okunan bir dil degildir ama bu gercekle henuz tanismamis da binlerce insan var o ayri.
0
la traviata
(03.11.08)
Bu durum sanat dallarinda mi boyle yoksa her zaman mi gecerli? Niye boyle ogretmiyorlar o zaman?
0
ermanen
(03.11.08)
"okuycam" denmez, "okuucam" gibi bi söylenişi var onun. diksiyonda, yazıldığı gibi okunmaz harfler. ama "iki elin" kısmı, bildiğin "iki elin" olarak okunur, o kısımda atmış bence.

kursu veren adamın eğitimini sorun. ayıp değil, günah değil. nerden çıktı, ne mezunusunuz ki bu dersi veriyonuz? diye. "ehm" le başlarsa boşversin, bıraksın. ya atacaktır bi şey, ya da övünecektir.
0
lovemyself
(03.11.08)
trawmatolog çok güzel açıklamış, aynen öyle oluyor.

ek olarak; bu kullanım için genelde ali kırca örnek gösterilir, nasıl kullanıldığını duymak için onu dinleyebilirsiniz.
0
robin crusoe
(03.11.08)
(2)

Supheli Sahisin Haberlerde Gosterilmesi

ermanen
Bir suc olayindaki supheli sahisin resmi neden haberlerde gosteriliyor, belki adam sucsuz, adam bulunsun diye belki ama sucsuz oldugu ispatlanirsa nolacak? Bosu bosuna rezil olmus olmuyor mu?
Bir suc olayindaki supheli sahisin resmi neden haberlerde gosteriliyor, belki adam sucsuz, adam bulunsun diye belki ama sucsuz oldugu ispatlanirsa nolacak? Bosu bosuna rezil olmus olmuyor mu?
0
ermanen
(02.11.08)
Dava açabilir.?? Ben olsam dava ederim zaten suçsuzsam eğer. Yalnız şöyle bir şey var: Hani "haber alma özgürlüğü" vs. Olayla alakalı her şeyi sunmak medyanın görevi. O adam da olayda şüpheli ise olayla ilgilenenler bunu bilmek zorunda.
0
nuage
(02.11.08)
şüpheli diye belirtilmişse dava açılamıyor. benim bildiğim, gördüğüm bu.
0
lovemyself
(02.11.08)
(10)

Güzin Abla/Gülşen Abi Revisited - Bir münasebetsizin dert notları

mishkin
Tevellüt 1986, cins: heteroseksüel erkek, medeni vaziyet: müzmin sap.Sorun şu: Yaptığım parmak hesabına göre 22 yaşındayım ve yapamadığım parmak hesabına göre şu ana değin hiç kız arkadaşım olmamış. Gerçek anlamda münasebetsizin tekiyim yani. :) Şekil şemal açısından bir problemim olduğunu düşünmüyo
Tevellüt 1986, cins: heteroseksüel erkek, medeni vaziyet: müzmin sap.

Sorun şu: Yaptığım parmak hesabına göre 22 yaşındayım ve yapamadığım parmak hesabına göre şu ana değin hiç kız arkadaşım olmamış. Gerçek anlamda münasebetsizin tekiyim yani. :) Şekil şemal açısından bir problemim olduğunu düşünmüyorum, kız cinsi arkadaşlarımdan aldığım çeşitli tepkiler de bunu teyit eder nitelikte, erkek cinsi arkadaşlarımdan aldığım gazlamalardan bahsetmiyorum bile. İlginç, enterasan bir fiziğe sahibim diyeyim. :) Mühendis değilim, pek fazla nerd de sayılmam hani. Senelerdir yalnız yaşıyorum. Ne ortam civeleğiyim, ne de tam olarak asosyal. İkisinin ortası diyelim. Genel itibariyle 'efendi' olarak etiketlenecek bir insan evladıyım. Ota boka ahkam kesecek, anektod aktaracak, ortamı neş'eye gark edecek adam rolünü başarıyla ifa etmişliğim de vakidir. Lakin utangacım da. Nasıl oluyor bu, ben de bilmiyorum. Bir şekilde oluyor işte. İnsanların gözünün içine 6-7 saniyeden (evet saydım) uzun bakamam mesela, huylanırım.

"Beraber birer hamburger yiyek mi, çay içek mi?" kabilinden olmasa da birtakım teşebbüslerim olmadı değil. 2-3 defa aşık oldum ve hatta. Ama olduramadık, kâh eski sevgiliye geri dönüldü, kâh varlığından bile bihaber olduğumuz cari sevgili tarafından tehdit edildik, azarlandık filan. Ender gelişen osasuna atakları hiç bi şekilde netice vermedi işte. Nedir? Melankolikleştiğimde futbol metaforuna bağladım, ağladım, üzüldüm, zırladım, şikayet ettim. Şikayet gördüğünüz üzere sürüyor.

Bu devrin ilişki yamyamı (meşru gerekçeleri de yok değil) alternatif gençliğinin değerleri nezdinde, konvansiyonel teyzelerin 40'ına gelen adamlara reva gördüğü "evde kalmış bu, bundan bi bok olmaz" yaftasının bir benzerine sahip olduğumun farkındayım. Zaten sorun da bu ya: tecrübe, tecrübe, tecrübe.. Don Juan olmayan adamdan sayılmıyor sanki, yaşanılan ilişkiler, eski sevgililer bir gurur madalyası gibi taşınıyor. İş başvurusu gibi düşünün, siz hiç aranılan şartlar arasına "alanında en az 2 yıllık tecrübeye sahip" ibaresini döşemeyen sektöründe öncü firma gördünüz mü? Anlayamadım ben bu kıdem, tecrübe işlerini; sanki Milan'a 'experienced full back' aranıyor, yeni bir Maldini bekleniyor. Hafiften hüzünlendiğimde, evet, futbolla alakalı mecazlara sığınırım, doğru.

Modern/modern sonrası toplum dişilerinin ihtiyaçlarına cevap veremiyorum gibi geliyor bazı bazı, mülakata çağrılmıyorum, biz sizi ararız deniyor. Saflığım, toyluğum kıçımdan başımdan fışkırıyor sanki; bunu saklamak için ve daha fazla hayalkırıklığına uğramamak için hareket etmiyorum artık, hiçbir şeyi de kovalamıyorum. Öylece duruyorum mal gibi. Biliyorum ki, benden başka nice potansiyel veya mevcut ilişkisel adam var etrafta, hepsi de yolu yordamı ezberlemiş, özgüveni çelik gibi tipler. Bunca don juan'ın ve onların ördüğü ilişkisel hengamenin arasında, benim çağdışı sevgimin nası bir şansı olabilir ki? Neden boşa kürek çekeyim ki? Halihazırda zaten kaybedilmiş bir davanın mümessili olduğuma kanaat getirip, öylece duruyorum mal gibi.

Diyeceksiniz sen de geleneksel olana, avam olana bir yanıyla sana benzeyene meylet. Çok zor, imkansız gibi. Kurduğu en komplike cümle "Bu da bizim şarkımız olsun aşkıığm" olan, üniversite sonrası çabucak evlenmek için koca arayan insanlarla ne paylaşabilirim ki? Kafaların, zevklerin uyuşmadığı zaten belli. Neden boşa kürek çekeyim ki?

Çevremdeki insanların hareketli hayatlarını seyretmekten, ilişki grafiklerini gayrıihtiyari takip etmekten de sıkıldım. Oyuna, sisteme, ne derseniz ona da dahil değilken bu durum ne kadar can sıkıcı birşey bilemezsiniz. Feci bir umutsuzluk içindeyim, ki öyle olmamam herhalde anormal olurdu.

"Bunun elini sıkmamak lazım", "Nasır var nasır", "Buna fazla dokunmamak lazım eheh" gibi aşağılamalardan da ikrah geldi. Sistemin dışında olup, bunu dışarıdan takip etmek işte bu yüzden can sıkıcı.

Hayır lütfen, badakizm bkz'ı filan vermeyin sırf cevap yazmak adına. Ben o edebiyatı ezberleyelip unutalı çok oldu, lakin yalnızlık her daim baki kaldı.

Merhamete karnım tok, yardım da dilenmiyorum. Uykum kaçtı, beş paralık keyfim de kaçtı gece gece, içimi dökesim geldi sadece.

Ne bileyim işte. Biraz uyusam toparlanır mıyım?
0
mishkin
(31.10.08)
bismillah daha 22 yaşındasın. gelenekseli falan takma kafaya. hem sana üniversite sonrası nasıl evlenirim gözüyle de bakmaz kimse şimdilik. küçüksün kardeş.

bence tek sorun, insanların gözüne 7 saniyeden fazla bakamaman. ilerde sorun olabilir. işe eleman alacak olsam öyle birini istemem. bir de üniv durumunu ayarla bence. okuyorsan devam et, okumuyorsan oku :)

şu bakış problemini hallet, gerisi fasafiso. çok kişiyle tanışırsın, ortamlara akarsın, çevreni genişletirsin. illaki bir kız bakar sana da. sevgilisi olmayan, ex e dönmeyen bir kız yani.
0
lovemyself
(31.10.08)
live to win, dare to fail demiş james abimiz. biraz da bu pazarda kendini pazarlamayı öğren. yanlış yapa yapa öğreniyor insan. hatta bazen öyle hatalar yapıyor ki ileride her düşündüğünde içi gıcıklanıyor. ama bunları yaşamadan da öğrenemiyorsun birçok şeyi, her alanda olduğu gibi. riskli oynayacaksın biraz, beklerin ileri çıkacak yeri geldiğinde, savunmanın arkasını boş bırakacaksın. en fazla birkaç mağlubiyetin ardından zico'nun fenerbahçesi gibi olup çıkarsın. işin sırrı ilk cümlede yani.
0
uckac
(31.10.08)
evet biraz uyursan toparlanırsın
hiç bir seye gec kalmis degilsin, hic bir sey icin de erken degil
hem ender,nadide olani istiyorsun ki icten ice de onu büyütüyor, hatta sanirim özenle icinde yetistiryor,üzerine titriyor hatta övüyor, yüceltiyorsun sonra hem de ayaginin dibinde her yerde bitsin istiyorsun
sence de celismiyor musun
hem bu modern dünyanın tüm kurallarina karsi bir sövalyesin hem de aslinda toylugundan falan dem vurarak onlara dahil olmak istiyorsun (2. paragraf)
daha fazla yazamk istemiyorum lakin uzun olacak
futbolla alakalı mecazların da güzel
ben daha cok cristiano ronaldo tipi forvet arıyorum
0
gdduman
(31.10.08)
tip duzgun diyorsun, 22 yasinda cok cok az erkek kendini senin kadar iyi ifade edebilir yukaridaki satirlarda gordugum kadariyla, yani kafan da calisiyor. bu sartlar altinda gizli bir kovada kadin kulagi koleksiyonu yapmiyorsan, begenilmemek gibi bir sorununun olmamasi lazim.

yasadigin birkac olumsuz tecrube nedeniyle cesaretini yitirip giriskenligini kaybetmis olabilir misin? yani kir kabugunu bence, reddedilmekten korkma.

bir de kadinlar genelde tecrubeli erkeklerden hoslanir, o kadar cicek koklamis ama bak bende karar kilmis dusuncesini sever, yakin cevrenden seni cok iyi tanimayan kisilere yazarken konusma arasinda inceden elimden bir ucan bir de kacan kurtuldu zamaninda mesaji vermeyi deneyebilirsin belki :P
0
saramara
(31.10.08)
Edebiyatın kuvvetli, akıl yaşta değil baştadır elbette ama yaşından beklenmeyecek ölçüde iyi olduğunu söyleyebilirim. Nickinin de Dosto'nun unutulmaz karakteri Prens Miskin'i andırması belki de hoş bir tesadüf olmuş. Gelelim sadede, modern çağda senin içerisinde olduğun insan tipolojisine pek prim tanınmıyor maalesef evet. Hele de Bu Türkiye coğrafyasında. Piyasa malı değilsen dediğin gibi çözümü olmayan kör kuyularda dolanıp duruyorsun. Tek çözüm var gibi, sosyal çevrene -mecburen- ayak uydurmaya çalışmak. Bunun da ne kadar zor olduğunu kabul ediyorum ama başka da şansın yok gibi. Uyumak geçici bir alternatif olabilir, bir de dün bir arkadaş tek başına yapılabilecek şeyler diye başlık açmıştı ekşi duyuruda ona bir göz at. Uzunca cevap yazan bir arkadaş olmuştu, nickini şuan tam hatırlayamıyorum, onun cevabı reçete gibiydi, İşine yarayabilir. Benden bu kadar :)
0
villeneuve
(31.10.08)
kendimi senin kadar iyi anlatabilseydim coşmuş bir insandım şimdiye kadar. yaşadıklarını aynen yaşıyorum. ama ben bunları farkettiğimden beri daha girişkenim, daha bir özgüvenim yerine geldi. yani şunu anladım; kimse senden üstün değil, herkes aynı hayatı yaşıyor, sadece birileri daha farklı yaşıyor. hiçbir şey için erken ya da geç değil. zamanı gelince yaşarsın. ama mutlaka da denemelisin bir şeyleri.ilk atışta tutturamazsın genelde zaten. tecrübe hanene artı puan eklenir ama.

semih gibi vurduğunu gol yapmaktansa guiza gibi kaçırmak lazım ara sıra yani.
0
rectoa
(31.10.08)
çocuklar,
bir kaleci gibi oyunu izleyip, defansı organize edip, takıma goller attırmaktansa; hagi gibi deneyip, golleri kaydedip, efsane olmak lazımdır. devir, hareket devridir. kaleciler her zaman vardır, dikkat!
0
head
(31.10.08)
Dumunu iki cümle ile özetleyeyim istersen:

Hem ortam kızlarıyla paylaşacak bir şeyin olmadığını, onları beğenmeediği söylüyorsun; hem de uçanı kaçanı kapatayım istiyorsun.

Daha da özeti sen ne istediğini bilmiyorsun bence. Anladığım kadarıyla arkadaşların "hehe oğlan lan bu" (tabirim için özür dilerim) dalgalarından sıkılmışsın. Kendini kanıtlamak için bu yollara başvuruyorsun.

Oysa bırak güzel kardeşim. İlla kendini birilerinin biçtiği rollere uygun mu yaşamak zorunda hissediyorsun? Kim ne derse desin, sen akışına bırak olayları. Elbet senin de bir alıcın çıkar. Neden skor peşinde ömrünü tüketiyorsun ki? O skor yapanlar çok mu mutlular?

Sen enerjini başka yerlere kanalize et. Biraz kulaklarını tıkamayı öğren.

Ben ortamlara akıp 1-2 hatun kaldıracağım. Sana iyi şanslar.

İmza: Kazanova Atatürkiye
0
ataturkiye
(31.10.08)
ya farkında mısın, sen o kadar müthişsin ki kızlar sana yanaşmaya korkuyor aslında. "bu kesin bana bakmaz" diyorlar, eminim. buna inanırsan, göz göze bakamama problemi, kızların istediğini verememe problemi gibi şeyler ortadan kalkacak. gerçekten sadece şöyle düşün :
etrafımdaki bütün kızlar benimle olmak istiyor aslında,ben kiminle olacağımı seçeyim bari.

gördüğün o don juanların hepsi böyleymiş gibi davranıyor, kızlar da gerçekten çevrelerinde pervane oluyorlar. olay bu kadar basit.
ha, ilerleyen zamanlarda böyle oyunlardan sıkılmış, senin özünü görüp istediğin saf sevgiyi sana verebilecek ve senden alabilecek bir kız olsun isteyebilirsin, ama öncesinde yanlış olandan biraz tadarsan doğrunun kıymetini daha iyi anlarsın.
0
ahandanick
(01.11.08)
5 paragraf yazı yazmıştım şimdi, bir süre sonra otomatik olarak log-out ediyormuş sistem. Uçtu gitti. Kısa bir özet geçeyim..

Yaşamak lazım, hayatın içine karışmak lazım, doğru, ama ona da götüm yemiyor. Herkesin kendini mük-kem-mel gibi arz ettiği bir dünyada, bundan gayrı en başından kusur, hata, hayalkırıklığı istemiyorum. Olacak olanları tahmin edebiliyorum ve benzer talihsizliklera, başarısızlıklara yeni baştan tahammül edemeyecekmişim gibi geliyor niyeyse.

Bu işlerin kader/kısfmet/talih gibi parametrelerle yürüdüğüne, işlerin spontane geliştiğine öyle bi inandırılmışız ki, öyle bir keklenmişiz ki; bu kadar geç ayınca toparlamak da zor. Meğerse binbir çeşit teamül, trik, davranış kalıbı varmış da, eksik kalmışız.

Mutsuzum, huzursuzum, siniğim. Vebali de "Ajk tefadüsleri severg" diye palavralar sıkarak kesesini doldurmaya çalışan birtakım orospu çocukları ve teamülü, triği, usulü bilip de ekmeğini garantiye almak için onlara mürid kesilen ya da öyle görünen kimselerin boynuna.

Oyunda yokum gayrı, istesem de katılabileceğime inanmıyorum. İsteyip istememek de ehemmiyet arzetmiyor, elden birşey de gelmiyor ya, neyse. Elimize verenler, elimizden tutanlardan fazla olduğu müddetçe elden ne gelebilir ki hem zaten? : )

Derdime ortak olduğunuz için sağolun. Hadi kalın sağlıcakla.

PS: Evet, Lev Nikolayeviç Mişkin.
0
🌸mishkin
(01.11.08)
(3)

dolmuşçuyu şikayet etmek?

lovemyself
izmirde ikamet ediyorum. sıklıkla karşılaştığım bir problem, dolmuş şöförünün bazen son durağa kadar gitmemesi, yolun yarısında (artık yeni yolcu alamayacağı bir yarıda) yolcuları aynı yöne giden başka bir dolmuşa sevk etmesi. kibarlıkla "abla-abi bi öndeki dolmuşa geçseniz" diyolar, kıramıyor insan
izmirde ikamet ediyorum. sıklıkla karşılaştığım bir problem, dolmuş şöförünün bazen son durağa kadar gitmemesi, yolun yarısında (artık yeni yolcu alamayacağı bir yarıda) yolcuları aynı yöne giden başka bir dolmuşa sevk etmesi. kibarlıkla "abla-abi bi öndeki dolmuşa geçseniz" diyolar, kıramıyor insan. bu akşam ise genç, kendinden fazla emin şöförümüz bir yerde durdu, öndeki dolmuşa, hadi, dedi. ben müzik dinliyordum, kulaklıkları çıkarana kadar anlamadım durumu. derken öndeki şöför kabul etmedi almayı, biz sahipsiz gibi kaldık anlayacağınız, sonra yeniden bindi millet aynı dolmuşa. birkaç dakika sonra bir başka dolmuşa bindirdi eleman bizi. biri kızacak oldu, "fren bozuk karrdeşim" dedi, ki her yemini ederim, yok böyle bi şey. şikayet ederim dedi adam, "git al plakayı, et hadi nereye etceksen" dedi bu sefer de eleman.

şimdi,
ben plakayı aldım ve inanılmaz sinirliyim. kime, nasıl şikayet edebilirim bu gerzeği? internetten şikayet ortamı olursa daha iyi olur tabi ama kaale alınır mı bilmiyorum.

sevgiler.
0
lovemyself
(28.10.08)
zabıta amirliğine diye tahmin ediyorum.
0
hollowlife
(28.10.08)
sinirinde sonuna kadar haklısın. zabıtadan önce bence bağlı bulunduğu durağa ve şoförler odasına şikayet etmelisin. ama şunu da akıldan çıkarmamak gerek "hatalıysam 3535'e mesaj yolla, hatasız kul olmaz melodisi cebine gelsin". pervasız adamlar bunlar. karşı karşıya kalmamak, kalınırsa olayı elemanın tırsacağı mercilere çoktan intikal ettirmiş olmak gerek.
0
tannhauser
(28.10.08)
izmir minibüsçüler odası adresinde iletişimde verdikleri numarayı arayacağım yarın.

işin garibi, ne zaman kral oldu bu adamlar? ben buna inanamıyorum. minibüse binen herkes amele olsa yine de insan gibi davranırsın. kaç defa in-bin yaptık, elemanın umru değil. yemişim polisi, zabıtayı, havalarında.

bizi bindirdiği diğer dolmuşun şöförü de kızdı çok. madem öyle inmeyin, bir tur daha yapacak işte, siz inince böyle oluyo bu adamlar diyor. yahu adam stop etti arabayı, o kadar kızdım ve söylendim ama eğer zorla inmesem evime kadar da takip eder, kıllandırır da insanı. bi istanbul un taksicileri, bi de büyük şehrin minibüsçüleri.. öğretmeni, ressamı, tornacısı pıss oldu resmen ya..
0
🌸lovemyself
(28.10.08)
(3)

rafet el roman ın bir parçası hakkında

24 saat uyuyan adam
rafet el roman ın eski parçalarından biri, klibinde çamurlu bir gölette sıçradığı hoplayıp zıpladığı bir sahne var, kafayı yemeden öğrenebilirsem, bahtiyar olmuş olacağım.
rafet el roman ın eski parçalarından biri, klibinde çamurlu bir gölette sıçradığı hoplayıp zıpladığı bir sahne var, kafayı yemeden öğrenebilirsem, bahtiyar olmuş olacağım.
0
24 saat uyuyan adam
(26.10.08)
gençliğin gözyaşları... sanırım yani.
0
mavie
(26.10.08)
"..en son arzum, şu halinde sana yakın.. olsam yeter.. sorma neden.."
0
lovemyself
(26.10.08)
kesinlikle gençliğin gözyaşları. hatta aynı klipte davul vardır elinde filan.
şarkı harikadır. hatta açıp bakayım varssa nette dinleyeyim tekrar :)
0
kojiro
(26.10.08)
(1)

Anaokulu açmak için okul öncesi eğitimi almak ya da almamak

hickiran karasinek ve uyuyan karinca
Duyurusevergiller ,Ben hukukçu olamayacağına kanaat getirmiş bir hukuk fakültesi mağduru olarak,diplomamı camdan aşağı atıp tekrar üniversite sınavına hazırlanmak , okul öncesi eğitimi almak ve bir anaokulu açmak istiyorum..Aradan bu kadar zaman geçti, sistem değişmiş,bir sürü şey olmuş.Aklımdaki so
Duyurusevergiller ,

Ben hukukçu olamayacağına kanaat getirmiş bir hukuk fakültesi mağduru olarak,diplomamı camdan aşağı atıp tekrar üniversite sınavına hazırlanmak , okul öncesi eğitimi almak ve bir anaokulu açmak istiyorum..

Aradan bu kadar zaman geçti, sistem değişmiş,bir sürü şey olmuş.Aklımdaki soruları googleladım ama net bir cevap bulamadım.Ben eşit ağırlıkçı olarak girmiştim sınava..Bu okul öncesi eğitimi İstanbul'da sadece Boğaziçi Üniversitesi'nde görünüyor , onun dışında bir de açık öğretim fakültesinde varmış böyle bir program.Boğaziçi'ne eşit ağırlıktan giriliyor gibi görünüyor , ama açık öğretim hem sözelden hem eşit ağırlıktan alıyormuş..Ben mi alak salak sitelere baktım , yanlış bilgi mi edindim anlamadım ki , bir tuhaflık yok mu bu işte? Ortak alandan bu bölüme girilebiliyorsa, neden sözelden hazırlanıp Boğaziçi'ne giremiyorum ki?

Bir de , açık öğretimde bu bölümü okumamla , Boğaziçi'nde okumam arasında bir fark var mı ? Her halükarda açabilir miyim anaokulunu ?

Bu arada, "anaokulu açmak için ille de bölümünü okumana gerek yok , mezun birinin diplomasını kiralayabilirsin" diyen olabilir diye peşinen belirteyim , biliyorum o ihtimali ama kimseye diploma kirası ödemek istemiyorum.

Bugüne dek ne sorsam cevabını verdiniz,umarım şu sorumun cevabına da bir el atan olur.. :)

Sevgileer, saygılaar, selamlaar...
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(03.10.08)
bir arkadaşım gitti dört yıllık örgün eğitimde okudu bu bölümü, bir diğer arkadaşım da açıköğretimden okudu. kpss sınavına girdiler ikisi de, ikisi de özel anaokullarıyla falan iş görüşmesi yaptılar. sadece işe girerken açıköğretim olması, eğer çeneniz iş yapamıyorsa bence sorun olur. iş alım kuralları ve neye dikkat ettikleri malum. staj ve işe olan yatkınlık daha önemli.

yeni sınav sistemi saçma da olsa, yürürlükte olan bu işte. o konuda yardımcı olamayacağım pek.
0
lovemyself
(03.10.08)
(10)

Sigarayı bırakma tecrübesi olanlar

goodbyecruelworld
Bugün 3 gün oldu, 8-9 senedir günde 10-15 tane içen birisiydim, artık yeter dedim 3 gün önce ama dayanamıyorum. yüzüm falan uyuştu, kontrol edemiyorum kendimi bir de konsantrasyon eksikliği yarattı bu durum bende ve sanırım 2 gündür sinirli bir insan olup çıktım. evde yalnızım ve üstelik evde sigara
Bugün 3 gün oldu, 8-9 senedir günde 10-15 tane içen birisiydim, artık yeter dedim 3 gün önce ama dayanamıyorum. yüzüm falan uyuştu, kontrol edemiyorum kendimi bir de konsantrasyon eksikliği yarattı bu durum bende ve sanırım 2 gündür sinirli bir insan olup çıktım. evde yalnızım ve üstelik evde sigara da var , ne yapmalıyım? bir tavsiyede bulunun lütfen çünkü acayip birşey bu içimden birşey yak bir tane diyor.....
0
goodbyecruelworld
(24.09.08)
sigara yanındaysa hemen çöpe salla, balkondan aşağı at.
sonra da (bence) bu bırakma kararında seni motive edecek şeyler bul.
0
there is nothing left for me
(24.09.08)
yalniz kalma
durmadan oyalanacak birsey bul
sigara icenlere yaklasma
0
ermanen
(24.09.08)
3. gününse yavaş yavaş ''sıgara da neymiş'' moduna girmen lazım.
tavsiyem pek sağlıklı değil ama çerez falan bir şeyler ye. özellikle şekerli bir şeyler ye. ben günde 3-4 paket eti crax yiyordum.
en olmadı sıgara yaktığın zaman kesinlikle ama kesinlile dumanı içine çekme.
0
insanimsi
(24.09.08)
yüzünün uyuşması, sigaradan başka bir şey düşünememe, konsantrasyon bozukluğu falan hepsi ama hepsi kendine sigara içme "ihtimalini" sunmandan kaynaklanıyor. sigara içmeme konusunda kararlılığını(şayet varsa) tazelersen ve bu imkanını yok edersen(mümkünse evdeki sigaradan kurtulmak), geçecektir.

sigara krizi denilen şey, sigara ihtiyacının kendisi ile değil "ulan bir tane içsem mi" sorusu ile ilişkili bir şeydir, bu soruyu kendine sormazsan böyle krizlere de girmezsin, bu soru kafanda döndüğü sürece, 10 sene geçse de aynı şeyleri hissedeceksin, bu soruyu kendine sormazsan bir kaç gün sonra her şey geçecek, derim nacizane.
0
kurukafa
(24.09.08)
evde yalnızsan ve sigara da varsa, enine sonunda içersin. moral bozmak değil de, önbildirim diyelim. evde yalnız olma bari.
0
lovemyself
(24.09.08)
ilk başlarda sigara içilmeyen ortamlarda bulunmanız iyi olabilir.bir de şu nikotin hapları gibi şeyleri deneyebilirsiniz belki de.çünkü sonuçta gördüğünüz belirtilerin bir kısmı psikolojik bir kısmı da nikotin eksikliğine bağlı belirtiler.ve son olarak bir söz biliyorum maalesef; bir kere bağımlı olduysanız bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.artık hayatınız boyunca sigaraya karşı giderek azalan bir zaafınız olabilir ama bu zaaf hiç yokolmaz.
0
gabbelloto
(25.09.08)
sozluk.sourtimes.org linkteki kitabı bir an önce okumanı tavsiye ederim.
0
flyalone
(25.09.08)
süper yaa yüzüm uyu$uyodu benim de sanıyodum ki bi pislik var. sigara özleminden o zaman. ii. ben de bırakıyorum yani umarım içmem bi daha.


uyumak iyi geliyo. içemiyosun zaten uyurken ya. güzel bi yöntem.
0
ari maya
(25.09.08)
bol su için, nefes egzersizleri yapın, deriiiiin derinn nefes alıp verin, başınız döenecek kadar derin yapın bunu. bir de kollarınızın iç kısmını hızlı hızlı ovalayın. bu üçü çok önemli. su-nefes-kol içine masaj.

bir hafta süreyle, çay,kahve,kola ve alkol almayın kesinlikle. bu da cok önemli.
suyu unutmayın.
0
tcyx
(26.09.08)
tamamen iradeye bağlı olmakla birlikte ben sigarayı bırakırken hiç sıkmadım kendimi. çok bunalırsam bir sigara yaktım ama hiç sonuna kadar içmedim. iki nefes üç nefes içip söndürdüm. 24 saatten uzun süre sigara içmeyip sonra bir nefes çektiğinde bakıyorsun özellikle ağızda bıraktığı tat başta olmak üzere miden bulanır. oh iyi ki bırakmışım dersin.

zaman zaman gelen sigara içme arzusunun önüne, nefsinin önüne geçerek değil bu şekilde bir musibet şeklinde azalttım. bir süre sonra canının sigara çekme frekansı azalıyor.

...fakat ilk başta dediğim gibi irade ile alakalı bu. ilk yaktığın sigarada canın sigarayı bitirmek istese de zorla kendini söndür.

şimdi mi? evet ayda yılda bir canım çekiyor. sigarayı yakıyorumda ama bir nefes bile çekemiyorum. ağzım azıyor. ev-araba leş gibi kokuyor.
0
Kazmapolitan
(03.10.08)
(4)

Öğrenim kredisi geri ödeme ertlemesi

light beam
arkadasım yurtdışında doktora yapıyor, öğrenim kredisi ödemesinin ertlenmesi için onun adına ben dilekçe yazıp göndereceğim ama ne gereklidir değildir öğrenmek için cağaloğlundaki merkezlerini arıyorum bi türlü düşmüyor, yani ya meşgul ya da açan olmuyor. daha önceden öğrenim kredisi geri ödemesini
arkadasım yurtdışında doktora yapıyor, öğrenim kredisi ödemesinin ertlenmesi için onun adına ben dilekçe yazıp göndereceğim ama ne gereklidir değildir öğrenmek için cağaloğlundaki merkezlerini arıyorum bi türlü düşmüyor, yani ya meşgul ya da açan olmuyor.

daha önceden öğrenim kredisi geri ödemesini erteleyen varsa ne yapmak gerektiğini kısaca anlatabilirse süper olur. teşekkürler.
0
light beam
(22.09.08)
Ankara KYK merkezi arıyorsun. Orada kredi ödemeleri birimi var. Tam adını hatırlamıyorum şu anda. Geçen sene yaptım. Orayı arayınca bir faks numarası verecekler. Oraya fakslaman gerekiyor dilekçeyi. Ama iyice bir sor, orada konuştuğun bazı kişiler faks ile yapılan başvuruları kabul etmiyor, bazıları da kabul ediyor. Benim ilk konuştuğum kişi kabul edildiğini söylemişti. Sonra faksın ulaştığını onaylatmak için aradığım zaman kabul edilmiyor dedi bir başkası. Tekrar aradım bu sefer de tamam faksınız ulaştı, işleme kondu dedi. Şu anda bir sene ertelenmiş durumda ödemem.

Karışık bir cevap oldu ama idare et artık.
0
galler prensi
(22.09.08)
www.kyk.gov.tr şu linkte en altta bir numara var onu aradım, çıkan kadın yüksek lisans-doktora yurtdışındaysa ödemenin ertelemesi yapılmıyor dedi. şimdi senin cevaptan sonra şüphelendim ben de acaba başka biri çıksa gönderin siz dilekçeyi der mi ki?
0
🌸light beam
(22.09.08)
fena faiz biniyor ama, ona göre.
yüksek ya da doktora yapıyor olman o faizi engellemiyor. ödemesini de salık verebilirsiniz misal.
0
lovemyself
(22.09.08)
ödeme arkadaş, bak ben 2003 mezunuyum ödemedim, devlet gidip bagkur ssk primlerini 26 bin ytl den 9 bin ytl ye düşürüyor sonra bankadan kredi verip emekli yapıyor, beleşten emeklilik, biz okumak çin kredi almışız faizi bize bindiriyorlar ha normalde kabul ettik o faizi ama devlette öyle herkese cülüs dagıtır gibi borç indiriyor bizim borçlarıda indirsin hatta ana parayı geri ödeyelim "lan" diyesim geliyor içimden ve ödemiyorum.Esasında şükür ödeyceek durumum var ama ödemiyorum , kek miyim "lan" ben ? diyerekten ödemiyorum.

Sora kendine, "kek" miyim ? değil miyim ?

Cevabına göre öde ya da ödeme.
0
amarat
(18.10.08)
(3)

Facebook mesaj problemi

ataturkiye
Arkadaşlar merhaba. Facebook'ta kime mesaj atmaya çalışsam aşağıdaki uyarıyı alıyorum. Sebebi ne olabilir sizce?"your message could not be sent please try again"
Arkadaşlar merhaba. Facebook'ta kime mesaj atmaya çalışsam aşağıdaki uyarıyı alıyorum. Sebebi ne olabilir sizce?

"your message could not be sent please try again"
0
ataturkiye
(29.08.08)
inbox dolmuştur belki diycem. öyle bişey var mı bilmiyorum gerçi ama ilk aklıma bu geldi.

edit: gerçi o zaman "sonra deneyin" demezdi. geçici bir problemdir muhtemelen.
0
deckard
(29.08.08)
İnbox bomboş. Hatta ilk kez kullanıyorum :)
0
🌸ataturkiye
(29.08.08)
arada oluyor öyle. yoğunluk falan.

inbox dolmuyor bu arada. yani kolay kolay. uğraşıp da doldurursun, o ayrı.
0
lovemyself
(29.08.08)
(4)

word çalışmıyo

lovemyself
word normal çalışırken (2003) birden çalışmaz oldu. Tıklayınca, açılmıyor. Bir şey de yapmadım üstelik. Son kullanmamdan sonra sadece bir dvd çalıştırdım. Film izledim, sonra baktım word çalışmıyor. Bazen açmaya çalışınca, "son kapatılması bi şey oldu, güvenli modda açmak ister misiniz" diye soruyor
word normal çalışırken (2003) birden çalışmaz oldu. Tıklayınca, açılmıyor. Bir şey de yapmadım üstelik. Son kullanmamdan sonra sadece bir dvd çalıştırdım. Film izledim, sonra baktım word çalışmıyor. Bazen açmaya çalışınca, "son kapatılması bi şey oldu, güvenli modda açmak ister misiniz" diye soruyor. evet deyince normal açılıyor ama, onu kapatıp tekrar açmak mümkün değil. Yazı dosyaları da açılmıyor haliyle.

Şimdi, yanımda kurulum cd si falan yok. Programı tekrar mı yüklemem lazım? Üstelik laptopla yurtdışına geldim, yardım alacak kadar yabancı dilim de yok. Bilgisayardan anca kapatıp açacak kadar anlarım.
Ne yapayım şimdi?
Saygıyla.
0
lovemyself
(22.07.08)
gecici bir cozum
www.microsoft.com

olabilir.
burdan word viewer i yuklerseniz, word dosyalarini goruntuleyebilir ve print alabilirsiniz. ama editleyemez yazamazsiniz.
0
la traviata
(22.07.08)
cevaplara teşekkürler.
ya ben "bilgisayar ayarına girin, şuna ok deyin, düzelir" gibi bir cevap gelecek ve hayat bayram olacak diye umuyordum :) illaki yükleme gerekiyor yani? durduk yerde neden açılmıyor bu şey ya, dvd de virüs müvardı yoksa, hayır dvd de lost un du, bir iki bölüm izledim, sonra word açılmaz oldu.

şu sıralar da bir alay yazı yazmam gerek. hey allahım
0
🌸lovemyself
(22.07.08)
2 dakikada yeniden kurun?
0
desdinova
(22.07.08)
hazır bir word dosyasını üzerine atın o açılmamış ekranın, bir süre sonra kendine gelir.
0
radikalherif
(23.07.08)
(6)

Tuvalet Adabı Sorusu..

isott
Ben wc ye girince afedersin buyuk tuvaletimi yapmak istedigimde pantolonumu cıkartmadan yapamıyorum.yanı bı cok insan pacaya kadar sıvıyor ve yapıyor ama ben komple cıkartıyorum.yapamıyorum o sekılde..bu sadece bende mi var yoksa genel bir sorun mu? yada bunun nedeni nedir?2. olarak da efendım ben b
Ben wc ye girince afedersin buyuk tuvaletimi yapmak istedigimde pantolonumu cıkartmadan yapamıyorum.yanı bı cok insan pacaya kadar sıvıyor ve yapıyor ama ben komple cıkartıyorum.yapamıyorum o sekılde..bu sadece bende mi var yoksa genel bir sorun mu? yada bunun nedeni nedir?

2. olarak da efendım ben bildigin anam babam usulu tuvalete (klozet olmayan) ters oturuyorum sanırım.yanı bı cok kişi kıçı delige gelecek sekılde oturuyomus ben tam ters sekilde oturuyorum..Dini yada ahlaki acıdan kötü yönü var mıdır bunun?

biraz tiksinc bi soru oldu ama (:

simdiden tesekkurler..
0
isott
(03.07.08)
din dediğin senin tuvalette ne tarafa döndüğüne ne baksın kardeşim. ete oto günah demeyelim.

ama o delik tarafına dönmeyince, yaptığın meret kabak gibi ortada kalıyorsa günahtır tabi.
0
lovemyself
(03.07.08)
1- Birinci olay tamamen sizin titizliğinizle alakalıdır. Benim bildiğim kadarıyla genelde insanlar pantolonunu çıkarmadan işlerini halledebiliyorlar.fakat bu hakarette gerek ahlaki gerek dini yönde herhangi bir yanlış/beis görmüyorum.
(şahsi kanaatimce aşırı derecede hassaslık ve vesveselerin verdiği bir tür huzursuzluk olabilir) (extra extra külfetten başka bir sakıncası yok)

2-İstinca ve İstibra'nın Âdâbında şöyle geçer;

Tuvalette kıbleye karşı oturulmamalı ve kıble tarafına arka da dönülmemelidir. Bunlar mekruhtur. Fakat evlerdeki tuvaletler kıbleye karşı yapılmışsa, artık zarurete binaen bunda bir beis yoktur.

(dilimiz döndüğü kadarıyla & naçizane)
0
thelepermessiah
(03.07.08)
1)sicarken pantolonu cikarmak

yanlis hatirlamiyorsam bunun psikolojik bir de acilimi vardi; yani ya tuvalet aliskanliginiz tam oturmamis, ya da bir davranis bozukluguna sahipsiniz gibi bir seydi.



2) bunun icin ise din zaten her yere burnunu sokuyor, bir sizmaya karismamisti diyorum. kaldi ki din baskalarinin soyledikleriyle ogrenilmez, acacaksin sahih kitaplari tefsirleri vs. vs. yi oradan karistiracaksin hepsini karsilastiracaksin kendine mantikli geleni de kabul edeceksin. bo.tan yani.
0
egotm
(03.07.08)
pantolonu çıkarmak gayet normal geliyor bana kendini garip hissetme diyerek kapatıyorum :)) (evet ben de çıkarıyorum çok da rahat tavsiye ederim)
0
prodeq
(03.07.08)
dinin tuvalette olmadığı söylenemez kıçını hangi elle yıkayacağını gösteren hadisler mevcut olduğu söylenir
0
taylor durden
(03.07.08)
Küçükken ben de öyleydim. Sonra din'i bıraktım, tamamen düzeldi (samimiyim).

Çünkü:
- Uygulanan, öteden beri var olan, insanların bir şekilde kabul ettiği ya da en azından saygı duyduğu mu -bana göre- aşağıdaki martavallar bana daha başka bir sürü palavra gibi uymadı:

a. sıçarken ıslık çalınmaz
b. sıçarken sakız çiğnenmez
c. sıçtıktan sonra göt sol elle yıkanır
d. sıçtıktan sonra ibadet için abdest şarttır, ama bu amel eylenirken göt ya da taşakların yıkanması gibi bir durum literatürlerinde yoktur.
e. ayakta işenmez, çünkü ayakta işerken şeytan karşında süpürge ile tüm işediğini üzerine süpürmeye çalışır, buna göre,
f. üzerine idrar sıçratanlar kabir azabı çekecektir. kabir azabı esnasında yanlış hatırlamıyorsam zebaniler sırtına tokmakla öyle bir vururlar ki 70.000 alem senin feryadını duyar.
g. işedikten sonra sikini, taşağını 3 kere yıkaman gerekir; 2 ya da 4 diye ben hiç duymadım.
h. temizlik imandandır, başka bir şeyden değildir.
ı. sen insan değilsin, anan baban insan değil, bunları -hijyeni, temizliği- kendi kendine beceremezsin bu yüzden bu kuralları uygulamak zorundasın.
i. utanmadan dünya üzerinde sana sunduğumuz nimetleri yediğin yetmiyormuş gibi bir de onları müthiş kötü kokulara sahib olmuş vaziyette sıçıyorsun. hayvan mısın, insan evladı sıçar mı?!

sonra ne yaptım?

her şey lisedeyken arkadaşlarımı toplayıp bayırda kıç kıça verip birbirimizin bokunu açık havada taze taze koklayarak başladı. bir kaç ay sonra sıçtığımız yere baktım, orada açan çiçekler, nebat daha güzel büyümüşler ve yetişmişlerdi. parmağımı ıslatıp havaya kaldırdım ve dedim, tamam, ben bu yoldan gitmeliyim.

o gün bu gündür bir rahatım ki sormayın. şu an evliliğin arefesinde olduğum kız arkadaşıma ilk gösterdiğim fotoğraflarım kareli bir pijamayı sıyırmış vaziyette klozetin üzerinde harbi harbi sıçarken çekilen fotoğraflarımdan isteyene yollayabilirim.

not: yukarıda yazılanların ilk cümle ve son cümle dışındakilerinin hepsi götten uydurmadır. son cümlede bahsi geçen fotoğraflarımı çeken güzel fotoğraf sanatçısı arkadaşıma buradan sevgi ve saygılarımı iletmeyi borç bilirim, o kokuya katlanabilecek kim var başka.
not2: bu konuda çekilen sıkıntıyı anlıyorum, küçükken anneme ve babama sırası ile sormadan tuvalete gidemezdim. kurtulduğunuzu öğrendiğiniz vakit şunu yapıyor olacaksınız: 1 fincan kahve lavabonun kenarında, sigara bir elinizde, java oyunlarından birini çalıştıran cep telefonu öteki elinizde ve kapı açık, çünki tv'ye ara sıra göz atmak istiyorsunuz.

sıçmak güzel şey, sonrasında sabun ve sifonu kullanmayı bildikten sonra nasıl isterseniz öyle sıçın.
0
laughtear
(03.07.08)
(4)

elektrik sayacı

kibritsuyu
lan tam rahata erdik diyoruz, olmadık bi masraf çıkıyor yine. posta kutularına kağıt atmışlar. "elektrik sayacınız eskimiştir, adam gibi ölçememektedir. elektronik sayaç alıp bu yazıyla gelin de götünüze bi miktar para sokalım" diye.kaç paradır bu sayaçlar, pahalı mıdır? değiştirmesek ne olur? keser
lan tam rahata erdik diyoruz, olmadık bi masraf çıkıyor yine. posta kutularına kağıt atmışlar. "elektrik sayacınız eskimiştir, adam gibi ölçememektedir. elektronik sayaç alıp bu yazıyla gelin de götünüze bi miktar para sokalım" diye.

kaç paradır bu sayaçlar, pahalı mıdır? değiştirmesek ne olur? keseriz meseriz diyolar da aslı var mıdır, keserler mi harbiden? nasıl sayaç alacam, nereden alacam, kime taktıracam nedir ne değildir?
0
kibritsuyu
(01.07.08)
Yazı kimden? Tek filan mı? Resmi kurumdansa değiştirmeyi erteleyebilirsin aslında. Özelse zaten hiç alma :)

Sayaçların fiyatları değişebiliyor. 30 liraya da var 300 liraya da. Ama hepsi aynı işlevi görüyor nasılsa. Elektrik kurumuna o yazıyla gidersen taktırabilirsin. Elektrikçiye taktırmayı filan deneme mührüdür, önceki sayaçtır vs bi sürü iş çıkarırlar başına. Para alacaklarını sanmıyorum ama en fazla malzeme kadar işçilik alırlar.
0
ataturkiye
(01.07.08)
benimkini kendileri gelip degistirmisti hic sormadan, hatta apatmandaki hepsini degistirmisler. ucret de faturaya yansimisti sanirim 30 ytl falandi.
0
no christ requiress
(01.07.08)
bir de, yeni sayaç alırken akıllı sayaç kakalıyorlar. ona dikkat et derim ben.
akıllı sayaç güzel bi şi. ben kullanıyorum ve kara geçiyorum her ay ama belirli saatlerde makineleri çalıştırıyorsun, en çok kullanman gereken zamanlarda kullanamıyorsun. aklında olsun yani, normal sayaç al.
0
lovemyself
(01.07.08)
sorunun cevabı değil ama yinede yazayım dedim
kiracıysan sorun yok o kağıdı git ev sahibine ver..
0
zubundy
(01.07.08)
(9)

Yüksek Lisans Mülakatı: Ne Giyilir?

boshi
Takım elbise mi giyilir? Kot & t-shirt gidilir mi? Gidilmezse nasil gidilir? Acil yanıt.
Takım elbise mi giyilir? Kot & t-shirt gidilir mi? Gidilmezse nasil gidilir? Acil yanıt.
0
boshi
(30.06.08)
İş yerinde her gün takım giydiğim için master mülakatına çok şık bir şekilde kot+kısa kollu gömlek+kravatla gittim, baktım bi de insanlar zevksiz zevksiz iğrenç takımlarla gitmiş. Mülakat öncesinde en önde olmama rağmen, mülakattan sıfırı yedim üstüne de 21.'liğe düştüm. Tahmin edersiniz ki 20 kişi alıyorlardı.
0
desdinova
(30.06.08)
t-shirt , kot, kirli sakal ve uzun saç kombinasyonuyla siyaset bilimi mülakatına girmiştim.benden başka herkes cillop gibiydi.erkekler takım elbise,bayanlar etek tayyörlü.hepsinin saçı yeni yapılmış vsvs.
les-mezuniyet-üds ortalamasıyla sıralıyorlardı mülakata girecekleri.
ortalamada 1. olmama rağmen mülakattan 10 almıştım.
sonuç:hocaları tanıyorsanız şortla bile gidebilirsiniz,hocaları tanımıyorsanız ne giydiğinizin bir önemi yok.
0
marcelorios
(30.06.08)
lisans eğitimini yaptığın yerde y.lisans'a başvurmuşsa çok da önemli değil aslında zaten senin ne olduğunu biliyorlardır. aksi bir durum ise de neresi olduğuna göre yine değişir.
0
kafa radyo
(30.06.08)
bölüme ve üniversiteye göre çok değişir. iü hukuk fakültesinde mülaata takım elbise giymezsen isterse allame-i cihan ol adam muamelesi görmezsin. boğaziçinde ise adama gülerler.
0
calendil
(30.06.08)
bir kaç üniversite görmüş birisi olarak takım giy derim. mülakatın bir amacı da öğrenciyi / katılanı gözlemektir.
0
fempusay
(01.07.08)
aman mutlaka takım giy.. ben gomlek kot giymiştim bilkent mba için kötü olmuştu.. :)
0
kokomichu
(01.07.08)
kot giyince kötü oluyor ama takım elbise-kravat giymiş insanlar da kötü duruyor.
kötü bir şey olduğunun farkındayım ama takım elbise ile tiril tiril gelmiş gençlerle biz dalga geçerdik. kötü şeydi yaptığımız.

gerçekçi olmak lazım. kot giyecek kadar da değil ama keten falan takıl. öyle bir tişört giyersin ki çok spor da durmaz, güzel olur. yeni alınınca izi oluyor ya hani kollarda, ona dikkat et sadece.
0
lovemyself
(01.07.08)
boğaziçi üniv. ing. dili ve edebiyatı master mülakatında kimse takım elbise giymemişti. herkes spor ayakkabı ve rahat kıyafetler giyiyordu. gideceğiniz üniv.nin hocalarının kıyafet tarzına bakıp bence mülakata öyle gidin.
0
aptallarin pin kodu
(01.07.08)
takım. yazın ceket çok zorluyorsa en azından kumaş pantolon-gömlek-kravat. öyle ağır bir takım değil, yaza uygun, keten, açık renk bir pantolon ceket takım gayet $ukela olur. düzgün, ütülü bir kıyafet mülakatı ciddiye aldığınızı gösterir, iyi bir izlenim yaratır hocalar üzerinde. alışık değilseniz bile katlanıverin, ne olacak ki, 1 saat bile sürmez nasılsa. bir de ne bileyim, yazın terli terli hocaların karşısına çıkmamakta fayda var. t-shirtle gidilip mülakat öncesi yakınlarda uygun bir yerde gömlek giyilebilir.
0
zen spider
(02.07.08)
(6)

fazla çay icmek zararli midir?

fdegir
Benden önce birileri sormus fazla su icmek zararli midir diye. Ben de cay sorayim dedim. Cok cay iciyorum, su son 1 ayda omrumun gecmis 25 yilinda icmedigim cayi ictim. (halbuki nefret eden biriyimdir caydan, yatili okulda kazan cayi icerek buyudum ben)Ortalamaya vuruldugunda kabaca gunde 1-2 litre
Benden önce birileri sormus fazla su icmek zararli midir diye. Ben de cay sorayim dedim.

Cok cay iciyorum, su son 1 ayda omrumun gecmis 25 yilinda icmedigim cayi ictim. (halbuki nefret eden biriyimdir caydan, yatili okulda kazan cayi icerek buyudum ben)

Ortalamaya vuruldugunda kabaca gunde 1-2 litre cay iciyorumdur. (cok mu oldu az mi oldu bilemedim ama bu kadardir herhalde) Ölmem di mi? (Ya da yuzum kahverengi olmaz, ya da baska birsey)

Tesekkurler.
0
fdegir
(23.06.08)
şekerli içiyorsanız problem olur. ben 3-4 yıldır günde 1 litreden fazla şekersiz çay içiyorum bir zararını görmedim :)
0
orome
(23.06.08)
ben çayın yanında yenilenlerin vitaminlerinden faydalanılmadığını duymuştum ama ne doktorum ne bi şey. cahil cahil konuşuyor da olabilirim.
0
desdinova
(23.06.08)
ermanen
(23.06.08)
demir eksikliği için verilen hapların çayla beraber içilmesi yasak. doktorumun dediğine göre, çay, yemekteki bütün demiri emip, idrarla atılmasına neden oluyormuş. sürekli çay ya da süt içmek vücuduna demir girmemesi demek. o da kötü. yemekten iki saat önce ve sonra içmemek gerek diyorlar. reçetede öyle yazıyor yani, baktım da.
0
lovemyself
(23.06.08)
ben de gunde en az 5 bardak icerim.. en az dedim bak =)
bence sekerini abartmamaya, yanında su da icmeye ozen gösterin cunku cay insanı susatmıyor ve normalden az su içiyo insan. cayın zararı var mı bilemicem ama su içmemenin zararı var diye biliyorum ve su tüketmeyi ihmal etmeyin diyorum
0
merope
(24.06.08)
çay içenlerde olan çok karakteristik bir ağız kokusu var,
özellikle çay sigara ekürisinin kokusu galiba..

en kötüsü bu, sırf bu yüzden çaydan nefret ediyor ve hiçmiyorum
Kötü
0
demlikposet
(24.06.08)
(9)

20 Haziran 2008 Hırvatistan Türkiye Maçı ve Sorular

ermanen
1. Bu maç rekorlara girer mi?2. Maçın hakemi dövüldü mü, maçtan sonra dövülen hakem sorun çıkartır mı?3. Kalp krizi geçiren var mı, benim kalp sorunum olmamasına rağmen kalbim ağırdı, her an kalp krizi geçirecek gibi hissettim de , herkes de olabilir mi bu?Türkiye!!!!
1. Bu maç rekorlara girer mi?
2. Maçın hakemi dövüldü mü, maçtan sonra dövülen hakem sorun çıkartır mı?
3. Kalp krizi geçiren var mı, benim kalp sorunum olmamasına rağmen kalbim ağırdı, her an kalp krizi geçirecek gibi hissettim de , herkes de olabilir mi bu?

Türkiye!!!!
0
ermanen
(21.06.08)
ben de bir soru sorayım bari grup maçlarında görülen sarı kartlar siliniyor demişlerdi ama tuncay bu maçta sarı kart görüp cezalı duruma düştü yalan mıydı kartların silinmesi?
0
zeox
(21.06.08)
@zeox

çeyrek finalden sonra silinecek

www.ntvmsnbc.com
0
🌸ermanen
(21.06.08)
zeox,

sanirim onu acikladilar gecen gun. arka arkaya iki macta alinca sari kartlarin cezasi silinmiyor dedi bir yorumcu. ne kadar dogrudur bilmiyorum ama mantigi bu olmali.

ceyrekten sonra silincek olayi kafami karistirdi , edit.
0
la traviata
(21.06.08)
saçma bir şey olmuş orda, yarı finalde oynatacak adamımız kalmadı bu arada
0
zeox
(21.06.08)
kartlar siliniyor ama cezalar silinmiyor. tuncay, arda hala cezalı.
0
tom riddle
(21.06.08)
1- ne açıdan rekorlara? bildiğim iki tane rekor var bu maçla ilgili, türkiye'nin avrupa şampiyonalarındaki en büyük derecesini yapmasını sağladı. diğeri de semih'in avrupa şampiyonaları tarihinin en geç golünü attı.
2- evet dövüldüyse cezasız kalmaz.
0
baldur
(21.06.08)
maçın hakemi dövüldü mü? o nası ya? haberlerde yok öyle bir şey?

bir de, evet, iki kişi kalp krizinden vefat etmiş türkiye de.
0
lovemyself
(21.06.08)
sakatlıklar da silinse keşke.
0
nihilanth
(21.06.08)
rekor derken sanirim semih avrupa kupalarina hatta tum futbol istatistiklerine gore bir macta atilan en gec golu atmistir.
0
hollandabocegiilesevismek
(21.06.08)
(4)

satılık futbolcu olur mu?

lovemyself
futbolla pek ilgilenmem, dünya kupasında anca.. hani ofsaytı tam anlamlandıramamış kızlardanım açıkçası.ama şu var, eski türk filmlerinde ya da doksanlarda muhabbeti olurdu. şu kaleci satılmış falan. güya, maçta mesela a takımının kalecisiyse adam, b ile maçı varsa, b den para alıyor ve bilerek gol
futbolla pek ilgilenmem, dünya kupasında anca.. hani ofsaytı tam anlamlandıramamış kızlardanım açıkçası.
ama şu var, eski türk filmlerinde ya da doksanlarda muhabbeti olurdu. şu kaleci satılmış falan. güya, maçta mesela a takımının kalecisiyse adam, b ile maçı varsa, b den para alıyor ve bilerek gol yiyor falan. aynı şeyi futbolcular için de söylerlerdi.

önceden olmuş mudur? örnekleri var mıdır? şu kadar parayı alıp da bilerek kötü oynayan futbolcu kariyerini tehlikeye atmışsa, ne kadar para alırsa alsın salak değil midir?
0
lovemyself
(20.06.08)
(bkz: 30 mayis 1993 ankaragucu galatasaray maci)

işte size bir örnek:)
0
nickim neyim yok benim
(20.06.08)
şu sıralar adam alıp maç satın almak çok zor. ancak gündemimizde yakın zamanda yer edinen bir konu daha var, o da teşvik primi.

teşvik primi nedir? mesela a takımı b takımı ile şampiyonluk yarışında kapışıyor. b takımı ise o hafta c takımıyla maç yapıyor. c takımının o maçı kazanması için oyunculara gizliden para veyahut para sözü veriyor. oyuncular parayı görünce kaplan-panter kesiliyorlar, b takımını yeniyorlar. a takımı şampiyon oluyor.

şimdi bu hile mi değil mi? kimine göre şike kimine göre ahlaki değil ama kötü de değil. çok tartışıldı zamanında bu durum. ha teşvik primi almadım diyen ne futbolcu gördüm ne de vermedim diyen 3 büyük takım. herkes bu pisliğin içine bulaşmış durumda kısaca.
0
ataturkiye
(20.06.08)
daha kolayı var, direk hakemi satın alıyorsun.
0
kimlanbu
(20.06.08)
yani, nickim yok benim in bahsettiği maçta şaibe olayları bolca konuşulmuş ama bunun dışında bilinen bir "satın alma" olayı yok sanırsam. özellikle hakem istenilen kararları almayınca ya da bazı pozisyonları görmeyince konuşuluyor bu "satılık" meselesi, ama bir oyuncunun karşı takım tarafından tutulması, türk filmi efsanesiymiş. öle mi?
0
🌸lovemyself
(20.06.08)
(4)

tatlandirici

orange coffee
baba seker hastasi anne gizli seker hastasi.. bende bu durumda potansiyel bir seker hastasi oluyorum arti kendime sinir olarak koydugum kiloya ulasmak icin kilo vermem gerekiyor bu yuzden sekeri tam olarak olmasada hayatimdan atmayi dusunuyorum.. cay ve kahve tiryakisiyim 2ser sekerden gunde ciddi b
baba seker hastasi anne gizli seker hastasi.. bende bu durumda potansiyel bir seker hastasi oluyorum arti kendime sinir olarak koydugum kiloya ulasmak icin kilo vermem gerekiyor bu yuzden sekeri tam olarak olmasada hayatimdan atmayi dusunuyorum.. cay ve kahve tiryakisiyim 2ser sekerden gunde ciddi bir seker alimim var.. tatlandirici denedim 1 tabletle ayni tadi yakalayabiliyorum.. sorum su: tatlandiricinin herhangi bir zarari varmi? "aman dostum kullanma sakin" diyen varmi icinizde?
0
orange coffee
(20.06.08)
Genelde yapay tatlandiricilar onerilmiyor. Ilk basta zor oluyor ve herkes karsi cikiyor ama cay ve kahveyi sekersiz icmeye alisabilirsin. Ben de ilk basta cok karsi koydum ama artik rahat olarak sekersiz iciyorum ikisini de.
0
wpi
(20.06.08)
şekeri azaltmak çözüm değil malesef ki..
İnsanın hayatını en çok skip atan şey şekerdir, sanayi devrimiyle hayatımıza 10-15 sene içinde girivermiştir insan vücudu kendini hazırlayamadım bu dış maddeye karşı çok hızlı bir devrim oldu..

eskiden çay kahveyi şekersiz içmezdim, çok değil gerçi 2şeker fln atardım gene..

meyve çayı içiorm sadece hafif tatlı gibi oluyorlar ya buna şekere gerek yokk diyip, hafif kiloda veririm mütiş olurum diyip kahvedeki şekeride kestim..
malesef bu bir günde olmalı..

benim ilk zamanlar kullandığım yöntem kahveye süt katmaktı, taadını çok açıyor şeker aramıyor deli gönül..

birden bırakıcaksınız şu anda açıkçası 1 şekerli bile bal gibi geliyor, ve gerçekten gerçek tadını şimdi alıyorum..
diyette yaptım ve yaklaşık 18kilo zayıfladım

sağlık ve filintalık denklemindeki yerimi siz düşünün

pardon sorun tadlandırıcıymış, o işler birbirinden karşık aslında coca cola ve pepsi nin kullandığı bu fenilanin aspartam gibi ürünler hakkında nette bir sürü yan etki var, unutkanlık lilo aldırımı kanserojen olması ve niceleri ama bir şekilde ispatlanamıyor..
arkasındaki büyük güçleri düşünün..
azcık neti bakın çok detaylı bulucaksınız
0
demlikposet
(20.06.08)
her bardak için ikişer şekerden hesap edersen (ki etmişsin) günlük manyak bir şeker alımı söz konusu. benim, senin aksine kilo alamama sorunum vardı, hala da var. ama çok kahve ve çay tüketince, insanın içi dışı şeker oluyor. bir gün ani bir kararla, sadece sağlık gerekçeli olarak, şekersiz çay içmeye başladım. bir ay çok zorlandım. içemiyor insan. ama ikinci aydan itibaren alışıyorsun. şimdi şeker tozu bile gelse bardağıma içemiyorum. bir de şu var, yanlışlıkla şekerli bir çaydan yudum içsem, midem bulanıyor. resmen şerbet içmişim yaf.

bence şekersizliğe alış. ömür boyu, günde yirmi küp şekeri mideme indirme. tatlandırıcılar için bütün doktorlar ciddi uyarılarda bulunuyor. "şekersiz içmeyen duramayan kişilere, nefsine hakim olacak kadar" tavsiye edebiliyorlarmış. o da uzun süre değil. ben "aman dostum kullanma sakın" diyen taraftayım.
0
lovemyself
(20.06.08)
Tatlandırıcılar genellikle "fenilalanin" içeriyorlar ve fenilalanin de öyle çok normal bir madde değil. Fazla kullanımı zekâ geriliği ve beyinde hasara neden oluyor. Başlıkta yeteri kadar bilgi var zaten. Bu yüzden mesela coca cola zero, diet içeçecekler, light içkiler vs. kullanmayın.
0
nuage
(20.06.08)
(1)

Fransa içi yolculuk

there is nothing left for me
Önümüzdeki ay: Lyon -> MarsilyaMarsilya -> Parisyolculuğu yapacağız bir arkadaşımla. 1) Otobüsle kaç saat sürer yolculuklar?2) Tren ile kaç saat sürer?3) Otobüs, tren hattı fiyatları nasıldır, nerden öğrenebilirim?
Önümüzdeki ay:

Lyon -> Marsilya
Marsilya -> Paris

yolculuğu yapacağız bir arkadaşımla.

1) Otobüsle kaç saat sürer yolculuklar?
2) Tren ile kaç saat sürer?
3) Otobüs, tren hattı fiyatları nasıldır, nerden öğrenebilirim?
0
there is nothing left for me
(17.06.08)
tren otobüsten daha pahalı. en çok tercih edilen vesait çünkü. araba kiralasan daha ucuza olur, o derece. bi de şu var, trenin sınıf tercihine aldanma, en alt sınıftan al bileti. parası daha fazlaysa daha iyidir diye bi şey yok çünkü. fransız dediğin sessiz, gunduk adamlar zaten. gunduk ne demek bilmiyorum.
0
lovemyself
(18.06.08)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.