Giriş
(8)

tavuğun son kullanma tarihi

uykusuz
tavuk, et ürünlerini "son kullanma tarihlerinden önce" alıp buzluğa attıysanızve "son kullanma tarihlerinden sonra" (bu örnekte 5 hafta) cıkartıp yemeyi düşünüyorsanız..siz değil de ben ne yapmalıyım? :)
tavuk, et ürünlerini "son kullanma tarihlerinden önce" alıp buzluğa attıysanız

ve "son kullanma tarihlerinden sonra" (bu örnekte 5 hafta) cıkartıp yemeyi düşünüyorsanız..

siz değil de ben ne yapmalıyım? :)
0
uykusuz
(21.08.09)
ben hep öyle yapıyorum buzluktan çıkarttıktan sonra hemen pişirin dolapta bekletmeyin yeter
0
lilidance
(21.08.09)
tavuk çok ince bir çizgi. bozulunca kendini belli etmeme olasılığı çok yüksek. hele ki yaz sıcağında. temkinli olun derim. zehirlenmesi fena oluyomuş.
-15,20 derece C filan öneririm ben. :)
0
kediebesi
(21.08.09)
gidin bi parça taze tavuk alın koklayın dolaptan çıkardığınızıda koklayın fark yoksa yiyin başka sorusu olan?
0
buffy de vampir sayilir
(21.08.09)
tavuk icin derin dondurucuda bir ay fazla tutmayin derler. ne kadar dogru bilemem ama tavuk zehirlenmesini bildigimden uymaya calisiyorum diyim :)

isterseniz mikrodalgada cozdurup hemen pisirin, fazla ortada dolasmasin....
0
no avalon
(21.08.09)
tam bilemiyorum ancak tavuk zehirlenmesinden korkunuz efendim. kendi başıma geldi ve çok hızlı bir şekilde gelişti herşey
0
tirtsin sen tirt kal buk dedi dudaklari
(22.08.09)
tavuk tam olarak 3 ay kalir derin dondurucuda...
bisi olmaz.
0
kakoy
(22.08.09)
alır almaz buzluğa atıp (buzluk = -18 derece), son kullanma tarihinden çok sonra çıkarıp yediğimiz çoktur. hiç de zehirlenmedik bugüne kadar.
0
kibritsuyu
(22.08.09)
size güvendim dün akşam yedim, bişeycik olmadı :)
0
🌸uykusuz
(22.08.09)
(10)

iğrenç bi yıl geçirmek, uyuz olmak, çıkış yolu aramak

devil.sson
of ya hayatımdaki en iğrenç senemi yaşamaktan bıktım. yrmi yaşındaki biri için belki çok basit, iddialı gelebilir. daha tecrübeli insanlar bunları okuyunca "bunalıma girmiş, sorunlu liseli mal çocuk" diye düşenebilir ama artık bi yerlere duyurmadan da duramıyorum. birisi bana 2009 senin için mükemme
of ya hayatımdaki en iğrenç senemi yaşamaktan bıktım. yrmi yaşındaki biri için belki çok basit, iddialı gelebilir. daha tecrübeli insanlar bunları okuyunca "bunalıma girmiş, sorunlu liseli mal çocuk" diye düşenebilir ama artık bi yerlere duyurmadan da duramıyorum.

birisi bana 2009 senin için mükemmel bi yıl olacak demişti, kendisi burçlara çok inanır. ama bu kadar kötü bi yıl geçirdiğime inanamıyorum. her ne kadar kötü göreceli olsa da, en uçları düşünmediğimiz sürece bu gerçketen berbat bi şey.

şimdi düşünüyorum bu 2009 bana neler getirdi diye. ama gerçekten hiç bi skim getirmedi. okulumu çok sevmedim, ailemle bol bol tartıştım, yine bizimkiler maddi anlamda çok kayıpta bulundu, kardeşimin inanılmaz güzel ilişkisi son buldu, çok üzüldü ve mal gibi hiç bi yardımım olmadı. doğru düzgün teselli bile edemedim. dersler berbat, çok ii arkadaşlarımdan bazılarıyla çok sorunlar yaşadım.

2-3 yıldır çok samimi olduğum kızın bana olan ilgisini, sürekli vakit geçirmek istemesini, başkalarının da gazıyla çook yanlış anladım. aptal gibi arkadaşıma aşık oldum, çok uzun süre geçmesini bekledim ama olmadı. uzun süredir hiç kimseye bu şekilde aşık olmadığımı açıkladığım gibi, bi de onun beni sadece arkadaşı olarak gördüğünü öğrendim. hayatım boyunca hep alay ettiğim aşk acısının, gerçekten olduğunu öğrendim. bi de bu kadar boka batmışken, kızın hala bni arayıp arkadaşlığımızı bitirmek istememesi, sürekli aynı ortamda bulunmamız iyice ağzıma sıçtı. hayır o değil gördükçe, bni aradıkça iyice takıntı yaptım. bi de en kötüsü hala sevgilim olabileceğine inanmam bence. sanki şimdi tekrar anlatsam her şeyi düzelecek gibi geliyor, ama bu hatayı tekrarlamamaya çalışmak çok yoruyo insanı. ciddi anlamda psikolojim bozuldu bence. en mantıklısından en aptalına kadar bi filmde, bi dizide inanılmaz mutlu olan çiftlere özenir oldum. platonik aşk yaşayan kimi görsem hemen onunla aynı masada içmeyi ister oldum:) en kötüsü de bu şekilde düşününce kendi duygularımdan tiksinir oldum.

çünkü hayatım boyunca istediğim her şeyle alay edebildim, sallamadım. ama şimdi yine gayet normal gözüksem de yalnız kalınca bunları düşünmeye başlıyorum. çok ii arkadaşlarım olsa da kimseye anlatasım gelmiyor, sadece şimdi burda anlatmak istedim.

bu arada bugün bi kötü haberin üstüne daha annem gayet normak bi şekilde, bazen insanların tanrı tarafından sınanabildiğini söyledi. zaten dinlere olan inancımı yıllar öncesinden kaybetmişken, artık tanrının varlığını da sorgular oldum. annemim fütursuzca inanmasına sinir oldum.

evet sadece anlatmak istedim. açıkçası yaşıyo olmayı istemezdim. sakın intiharı düşündüğümü snmayın, ,nt,har hala komik geliyo ve kendimi o kadar güçsüz, aci< hissetmiyorum. belki tavsiye vermek isteyen olur. bu arada benim planım ise yeni spora ya da başka bi şeye başlamak gibi şimdilik. en kısa süredei psikolğa fln gitmeden kendim atlatacağıma inanıyorum... not: çok düzensiz bi yazı oldu, ama aklımdaki bunca şeyi bi anda yazmaya çalışınca en fazla bu kadar oldu...
0
devil.sson
(21.08.09)
oglak burcusun sanirim? :)

Bana da "2009 supper gececek senin icin, dunyalari cevirecen boyle parmaginda" falan demislerdi ama hicbiri olmadi. Hayatimin en boktan senesini yasamaktayim. O yuzden sana verebilecegim tavsiyelerim yok maalesef, e kelin merhemi olsa... :)

Fakat spor gercekten iyidir, ben de vakti zamaninda ask acisi yasarken spora vermistim kendimi, birkac hafta icinde aci falan kalmamisti.
0
msb
(21.08.09)
hayır ikizlerim :)

bu arada neden böyle oldu gerçekten bilmiyorum. hayatım boyunca ilk defa böyle oldu ve süresi de 2-3 haftayı çook geçti. ama bilmiyorum da en çok koyan böle aşırı duygusal kız olma yolunda ilerliyorum :) yok ya halledicm..
0
🌸devil.sson
(21.08.09)
heheh arada ben de yanilabiliyormusum demek ki :))

Buna kendini avutmak mi denir bilmiyorum fakat ne zaman depresif moda gecsem, hayatin inisli cikisli bir yol oldugunu, yasadigim surecin de bircok insanin omrunde bir defa da olsa icinden gectigi bir tunel oldugunu dusunup rahatliyorum. Nasil olsa gececek, omur boyu boyle devam etmeyecek diyerek teskin ediyorum kendimi :) Yani umit fakirin ekmegidir diyelim :)
0
msb
(21.08.09)
kızı unut başka kızlara bak spor yap ilgi alanlarını geliştir gelecek planı yap o doğrultuda ilerle vsvs
0
yuto
(21.08.09)
dans etmeyi seviyosan kesinlikle bir dans kursuna yazıl, haftada düzenli olarak devam et spor da olur hem. oh mis ;)
0
miskinim
(21.08.09)
ben de oğlak sanmıştım:)
hayatın kontrolünü eline almak derler ya, bu gerçekten gerekiyor. şu an bir sürü şey olmuş ve sen bu olayların içinde sürüklenmişsin gibi duruyor. spor yapmak, yeni kararlar almak -ve uygulamak-, yani bir şekilde toparlanmak gerekiyor. kardeşinin ilişkisi ile ilgili yapacağın bir şey yok, teselli etsen de işe yaramazdı ama kontrol edebileceklerini etmeye başla bir an önce.
0
yalniz bir opera
(21.08.09)
sevgili genç, aramıza hoşgeldin. bizim de böyle bir hayatımız var. biz kim miyiz :)) kaybedenler klübü. ehehe.

şaka şaka. yok böyle bir klüp ama neylersin ki hepimiz hayatımızda böyle dönemler geçiriyoruz. zaman zaman tek tesellimiz kendimizin ve ailemizi sağlığına birşey olmaması oluyor.

bana sorarsan 2009 senesi rezilin de rezili geçti. hatta sözlükte 2009 senesi için kötü insanları tanıma senesi diye yazdım.

sanırım bu sene senin için hayatının yeni bir dönemine girdiğin, değişim senesi olmuş. böyle zamanlarda sıkıntılar olabilir. herkesin böyle dönemler yaşadığını düşün, ve değişik ortamlara girmeye, değişik şeylerler ilgilenmeye çalış. hayat böyle bir şey ne yaparsın. iniş ve çıkışlar var.
0
mea maxima culpa
(21.08.09)
bunlar hayatta o kadar üzülecek şeyler değil. zaman geçtikçe sen de bunu göreceksin. ben sana bu yılımı anlatsam haline şükredersin. insan ancak zorluklarla gelişebiliyor. buda ne demiş birinci yüce gerçek olarak, hayat acı çekmektir demiş. yiee. :) iyisin iyiii, bugünlerinin keyfini sür.
0
kediebesi
(21.08.09)
abi bana da 2009 da çok süper olacak senin için demişlerdi halbuki oğlak ya da ikizler bile değilim vee tahmin edersin ki hiç de öyle süper geçmedi hatta tam aksine şu anda bile kötü bitmedi yani ama bitecektir biliyorum :) birincisi burçları salla :) kıza gelince en azından arkadaşlığınıza ara vermeliydiniz suların dinginleşmesi için yani halbuki napmışsınız?? kız da arayıp sormuş boş koymamış ki yani onun yaptığı da ne kadar yanlış madem o derece iyi arkadaşın ne yapmaya calışmış "aa bana aşık neyse aman nolacak ya ne güzel işte" modu mu bu? salla sen bu kızı, hem ben sana söyliyim kendisi birini bulunca seninle böyle görüşmeyi falan sallayacaktır mesela emin ol. karşılıklı sevilmek en güzelidir. ha bi de bu tekrar anlatsam cok güzel olacak hissiyatına gelince... büyük ihtimalle bi değişiklik olmayacak, farklı bi cevap alamayacaksın ama kızdan uzak durman için bi kere daha anlatıp red edilmen gerekiyosa yani bunu cok istiyosan içinde kalacaksa tekrar anlatmamak git yap abi? ne kaybedersin? daha önce duymadığın bi cevap almayacaksın en kötü ihtimalle.. belki böylelikle soğursun yav? spor iyidir hem mutluluk hormonu salgılamana yardımcı olur hem de kafanı meşgul edebileceğin bir şey cıkmış olur, fit bi beden de yanına kar kalır fena mı? herşey zamanla düzelir bak tüm bu dediklerin hatta o zaman da başka başka sorunların olacak başka şeyleri takacaksın kafana hayat böyle böyle geçecek işte. sıkma kendini. düşün eski halin gelse şu durumunu görse ne biçim alay ederdi di mi?? sen böyle rahat bi adamdın işte hatırla .
0
velvet revolution
(21.08.09)
herkese çok teşekkürler.

@velvet revolution
dediklerine katılıyorum ama bi tek başka birini bulunca, benimle görüşmeyi keseceğine inanmıyorum. bu kadar süre içinde bulmuş bile olabilr. canım sıkılmasın diye ortak arkadaşlarıma sormuyorum. ama bni şu anda gerçekten arkadaşça sevdiğine eminim. hani hissettiriyo bunu.

arkadaşlığımıza son vermeye gelince de, ben kesin kararlıydım bi daha görüşmeme konusunda ama ortak çevremiz fln derken olmadı işte. bi de beni arkadaşı olarak kaybetmemeye çalışması da fikrmi çok değiştirdi. bilmiyorum ama belki de böyle çok daha büyük bi kötülük yapmış oldu, belki de ilk seferde ciddi bi şekilde sktiri yeseydim unutmam daha kolay olurdu.

bi de en garibi hayatım boyunca öğrendiğim şeylere, deneyimlere, kısaca hiç bi şeye uymuyor bu ilişki. hani nasıl bi tavır sergileyeceğimi bilemiyorum. zaten eskiden olsa da bu kadar kafa yormazdım bile.

eskiden olsa hoşnadığım biri varsa max 1-2 hafta bekleyip, konuşup, anlatırdım. çlaylar güzel geçerdi böyle. ya da bu kadar sürede açılmamışsm zaten sevgim biterdi hemen, aşık olmadığımı anlar, ii ki konuşmamışım zaten derdim. ama şimdi bambaşka bi şey oldu. eskiden mantığımı kullanarak duygularımı daha kolay kontrol edebilirdim. ha tabi duygusuz bi ayı değildim ama her konuda çok rahattım, mutluydum, öyle bi şeyi çok sallamazdım. ama bu olaylardan sonra duygularını kontrol edemeyen, sürekli duygusal gezen denyolara benzedim. yani yanlış anlaşılmasın eskiden de çok duygusaldım ama bu şekilde değildim. en basit örnek olarak, eskidden eternal sunshine of the spotless mind'ı izlemiş olsam çok beğenirdim, giderdim anlatırdım herkese fln. ama bütün bu olaylardan sonra izledim filmi. resmen burunm sızladı. sadece ona sarılıp, saatlerce oturmak istedim. böyle kendimi kontrol edemeyen biri oldum, alay ettiğim klişelerin ortasında buldum kendimi. tam anlamıyla "loser" olarak hissetmeye başladım.

tekrar açılma konusuna gelince de, bana arkadaşı olarak çok değer verdiğini, bni o şekilde çok sevdiğini biliyorum. ama nasıl anlamz, kendimi bu kadar kötü hissettiğimi. ilk defa böyle duygulara sahip olduğum için, bazen kendimden utanıyorum. üstelik bni arkadaşı olarak gören birine karşı. bu aralar sürekli aklımda. bu sefer adam gibi "yüz yüze buluş,anlat her şeyi kurtul" diyorum kendime. ilkine benzemesini istemiyorum. ilk seferki yaşanan olayları hatırlayamayacak dutumdaydım, beynimden silinmiş adeta. tabi bunları düşündükçe hep kendimi tutmaya çalışıyorum. keşke hiç tanımsaydım diyorum...
0
🌸devil.sson
(21.08.09)
(3)

Balık Yağı Hapı ve BBC Human Mind (İnsan Beyni) Belgeseli Hakkında

roadrunner_merlin
Merhabalar,Bilenler bilir BBC'nin Human Mind diye bir belgeseli var. Adındanda anlaşılacağı gibi bu belgeselde(hatta seriydi sanırım) beyin ele alınıyor. Hatırladığım kadarıyla bi bölümde haşarı, yaramaz ve derslerine çalışmayan bir çocuğun şeker diye omega-3 balık yağı konsantresini düzenli bir şek
Merhabalar,

Bilenler bilir BBC'nin Human Mind diye bir belgeseli var. Adındanda anlaşılacağı gibi bu belgeselde(hatta seriydi sanırım) beyin ele alınıyor. Hatırladığım kadarıyla bi bölümde haşarı, yaramaz ve derslerine çalışmayan bir çocuğun şeker diye omega-3 balık yağı konsantresini düzenli bir şekilde almasını sağlıyorlar. Daha sonra da bu çocuk derlerinde başarılı ve kitap okumaya başlayan bir kişi olarak kısa sürede başarı elde ediyor falan filan. Akşam üstüde eczanenin önünden geçerken ne alakaysa belgesel aklıma geldi gittim aldım bu haplardan.


Şimdi hadi o çocuk gelişme çağındaydı ciddi olumları etkileri oldu ona, demem o ki benim gibi 23 yaşında eşşek kadar adam omega-3 haplarını alsa ne gibi olumlu etkileri olur acaba?
0
roadrunner_merlin
(20.08.09)
en azından şu an ki yetilerinizi kaybetmeniz gecikir. ayrıca bol bol bulmaca çözüp beyim jimnastiği yapmanın da faydası çoktur
0
angelofdeath
(20.08.09)
Ben o belgeselde öyle bir şey hatırlamıyorum. Balık yağı yiyip kitap okumaya başlayan çocuk olayı da saçma geldi. Zayıf arkadaşlar kilo aldırsın diye içiyolardı o hapları. Siz direkt balık yiyin, rakı da için zihni açar. :)
0
kenjau
(20.08.09)
ben üniversitede hep ton balıklı sandviç yedim. cin gibiydim.
bi de çocukken malt içerdim sabahları, yarım çay bardağı.
0
kediebesi
(20.08.09)
(13)

Komşu beni çıplak görse..

dambil
şimdi diyelim ki evde çıplak gezmekten çok büyük zevk alıyorum ve çıplak geziyorum. pencere açık perde çekili ama tam o esnada bir rüzgar esiyor ve perde havalanıyor o anda da komşuyla göz göze geliyoruz kadın/erkek şaşırıyor filan. bir 7-8 sene önce komşunun biri bir tanıdığımızı apartman yöneticis
şimdi diyelim ki evde çıplak gezmekten çok büyük zevk alıyorum ve çıplak geziyorum. pencere açık perde çekili ama tam o esnada bir rüzgar esiyor ve perde havalanıyor o anda da komşuyla göz göze geliyoruz kadın/erkek şaşırıyor filan.

bir 7-8 sene önce komşunun biri bir tanıdığımızı apartman yöneticisine mi polise mi ne şikayet etmişti.(apartman yöneticisi olması muhtemel)

beni şikayet etti komşu. bir şey yapmak zorunda mıyım? çok da fifi deyip geçebilirim değil mi? geçemez miyim yoksa?

kafamda florasan yak duyuru. teşekkürler herkese..
0
dambil
(20.08.09)
sizi teshircilikten sikayet etmistir muhtemelen. siz de onu rontgencilikten sikayet edin.
0
nawres
(20.08.09)
yanlışlıkla pipinizi gördü diye(o nasıl oluyorsa) evden mi atacaklar?
0
cro magnon
(20.08.09)
perdeleri açıp etrafa pipi göstermek gibi bir durum olmadığından bir şey olmaz sana, zaten ne olcak en fazla apartman karar alır evden atar ama böyel bir nedenle bunu yapamazlar. olay ilginçmiş ama:) benim yaşadığı memlekette adam camı pencereyi açar bizim binaya doğru çeşitli şekillerde seks hayatını yaşardı alenen ve isteyerek, kimse de şikayet etmezdi, liveporn olayı, öyle bişi olsa demek taşlıcaklar seni şeytan niyetine:)
0
alchemistt
(20.08.09)
Dambil

polis yada bir başkası ne hakla şikayet edebilir ? evimin içine niye bakıyor ? özel mülküm değil mi bura benim ona ne ? peki tokyo depreme hazır mı ?(iğrencim evet)

şundan şikayetçi olabilir misal; (yani sanırım yani kuvvetle muhtemel)
çok yüksek sesle müzik dinliyorsanız, evde (bazı şartları var bunun) diyelim ki tadilat var bunu belli bir saat ten sonra yapamazsınız ama evde ben nası geziyorsam ona laf edemez özel mülktür. ona nedir ?
0
sozluknickmiverulan
(20.08.09)
Polisten bişey çıkmaz da komşunuz fettan bişeyse apartmanı örgütleyip bi pislik yapabilir. Ayrıca polise dert anlatmak da kolay olmaz, "evde niye çıplak geziyosun, ne amacın var" diyip tersine giderler, "keyfim öyle istiyo" dan kolayca anlamazlar gibime geliyor
0
joelskellington
(20.08.09)
ben yazın evde sadece boxer la dolaşırım balkona çıkarım çamaşır asarım balkonda otururum boxerla herkes görür zamanla alışırlar merak etme.ayrıca evinizin içinde isterseniz kombinezon giyip gezin kim ne karışır polisin özel hayata müdahalesi yoktur.
0
buffy de vampir sayilir
(20.08.09)
ay ben güldüm allah da sizi güldürsün işallah
bu arada japonyada nükleer sızıntı var diyolar
çok da fifi bence de
0
kediebesi
(20.08.09)
diyelim apartman yığıldı, polis geldi vss.. olmaz ya

1. inkar (yok artık daha neler? kim görmüş, neyi görmüş, yanlış görmüş.. üstelik bi de evimi mi gözlüyormuş; ŞİKAYETÇİYİM

2. gören kadın ise (bende gözü var galiba, elin adamının evini, penceresini dikizliyor isterik = ŞİKAYETÇİYİM

3. gören erkek ise (ne istiyor benden anlamadım ki? evimi niye gözlüyor? sapık, röntgenci = ŞİKAYETÇİYİM
0
medre
(20.08.09)
hocam sen gösterdiysen başın dertte, yok o gördüyse fifi.
0
trocero
(21.08.09)
Polis çağırsa kanıtı yok %100 inkar ama Türk polisi göz önüne alındığında ona inanacaklar sende o niye benim evimi izliyo diyeceksin o da mı olmadı aç bi daha göster:D
0
Rodin
(21.08.09)
bizim alt komsu adam öle evde cis cıbıldak geziodu karsı apartmandaki komsu kadında bu adamı dikizlerken kocasi fark edip kurtlar vadisi moduna gecip karakolluk olduydu
karsı komsu mafyavari bi tipti ama alt komsu adam bi gece kaldi karakolda sadece
0
all girls dream
(21.08.09)
yavrucum evde çıplak gezdiğini nerden bilecek, dersin ki banyodan çıktım giyiniyordum, sapık evimi gözlüyor, röntgenci ıvır zıvır.
0
ilse
(21.08.09)
perdelerinin alt kısmına av malzemesi satan yerlerde balık oltaları için "kurşun" diye tabir edilen kurşun ağırlıklar var. onlardan al ve dik. rüzgar sorunun olmaz efil efil gezersin.
0
atrin
(21.08.09)
(5)

Arabadaki Kusmuk kokusu

bilgisizbilgili
Sevgili Romalılar;Geçen akşam arabamızda bir kusmuk macerası yaşadık.Arabayı yıkatmama ve havalandırmama ragmen koku hala saflığını ve keskinliğini koruyor.Lütfen önerilerinizi ve tecrubelerinizi benden esirgemeyin.
Sevgili Romalılar;
Geçen akşam arabamızda bir kusmuk macerası yaşadık.Arabayı yıkatmama ve havalandırmama ragmen koku hala saflığını ve keskinliğini koruyor.Lütfen önerilerinizi ve tecrubelerinizi benden esirgemeyin.
0
bilgisizbilgili
(20.08.09)
kavun kokusu var ya hani taksiciler falan kullanıyor genelde o etkili olabilir. glade heralde markası.
0
brkylmz
(20.08.09)
evet ben de kavun kokusunu öneriyorum. hatta biz de aynı şekilde glade-kavun un ev için olanını kullandık arabada. koku fln kalmadı...
0
leans
(20.08.09)
kavun kokusu etkili olmayabilir.döşeme için özel köpük temizleyiciler var.
0
skplgl
(20.08.09)
valla biz en son koltuğu söktük baya banyoda yıkadık :) gölgede kuruttuk misler gibi koktu. çok kusmukluydu elli kere silsem de geçmedi.
0
kediebesi
(20.08.09)
kömür yakılıp mı yakılmadan mı konuyordu, öyle bir şeydi alıp götürmüştü bütün kokuyu.
0
gecetarifesi
(21.08.09)
(7)

anksiyete bozukluğu

gaea
arkadaslar cok yakında 11 saat otobus yolculuğuna maruz kalacağım, bu tur seyahatlerde genelde cok gergin oluyorum, zaten son zamanlarda biraz anksiyete bozukluğu ve klostrofobi gibi durumlar gözlemlemekteyim kendimde.. benzer durumlarda olanlarınız var mı? varsa neler yapıyorsunuz o anda rahatlamak
arkadaslar cok yakında 11 saat otobus yolculuğuna maruz kalacağım, bu tur seyahatlerde genelde cok gergin oluyorum, zaten son zamanlarda biraz anksiyete bozukluğu ve klostrofobi gibi durumlar gözlemlemekteyim kendimde.. benzer durumlarda olanlarınız var mı? varsa neler yapıyorsunuz o anda rahatlamak için? yani aşırı huzursuz olduğunuzda ve içinizde biran önce eve dönme isteği olduğu halde dönememeniz durumları gibi bir şey..
çok teşekkürler..
0
gaea
(20.08.09)
(bkz: xanax)
0
ya ben lan neyse
(20.08.09)
merhaba,

kesinlikle daha önceden kullanmıyorsan, xanax ve türevi anti depresanlardan kullanmamalısın. bu tür ilaçlar uzun vadede etkisini gösterir, kullanımına alışana kadar sendeki sorunları daha da büyütebilir ve de kesinlikle doktor reçeteye yazmadan kullanılmamalıdır.
-Eczaneden passiflora ya da 1-2 milyona satılan uyku ilaçları var , onlardan alabilirsin.
-Yolculuğa çıkmadan önce mümkünse 1 gece önceden az uyuyarak mesela, uykulu bir halde olabilirsin. Uykulu ve dikkati dağılmış bir halde insanlar panik duygusuyla daha rahat başediyor .
- Otobüste okuyabiliyorsan, okuyup dikkatini dağıtacak birşeyler alabilrisin yanına , ya da mp3 çaları kulağına takıp gözlerini kapatabilirsin. Dış etkenler azaldıkça, dikkatini bir yöne odaklarsın ve endişe verici düşünceler uçup gider. Unutmaman gereken şu, insan beyni aynı anda sadece bir düşünceye konsantre olabiliyor. Beynini oyalayacak birşeyler bulabilirsin.
- Otobüse mümkünse kalkmak üzereyken bin ve terminale de fazla beklemeyecek şekilde git. Beklemek sıkıntılarını arttıracaktır.
- Yolculuk öncesi fiziksel olarak kendini rahatsız hissetmeni sağlayacak ağır yemekler kesinlikle yeme. Mümkünse, kafeinli içeceklerden, tatlandırıcılı diet içeceklerden ve şekerli gıdalardan uzak dur, bunlar insanı huzursuz eden ve sinir sistemini etkileyen gıdalar.
Muz, hamurlu yiyecekler, yoğurt ve tuzsuz ayran insanın sinir sissitemini sakinleştiriyor ve adını hatırlaamadığım rahatlatıcı bir hormon salgılıyor.
- Bir de en extreme yol ; sıkıntın her ne ise, panik, kaçma isteği, korku, en yoğun anında kendini ağlamaya yönlendir. Ağlamak insanın hormonal olarak sakinleşmesini, rahatlamasını ve biraz da umursamaz olmasını sağlıyor, seni rahatlatacaktır.
0
sayinseyirciler
(20.08.09)
olayların gerçek olmadığını düşün aileni falan düşün.
beni " aslında bütün bu olanlar sadece beynimdeki kimyasal dengesizlikten kaynaklanıyor" düşüncesi rahatlatmaktadır.
0
phntm
(20.08.09)
Bir miktar keçiboynuzu alıp yolculuğa çıkmadan önce tüketin, yolculuğa çıkmanıza bir kaç gün varsa şimdiden alıp hergün düzenli tüketmeye başlarsanız daha iyi etki eder. Baharatçılardan temin edebilirsiniz, bazı kuruyemişçilerde de olabilir.
0
seniorfaruk
(20.08.09)
Cevaplarınız için çok teşekkür ederim,
@ya ben lan neyse önerin için teşekkürler ama ilaç almadan üstesinden gelmeliyim :)
@sayinseyirciler
passifloranın şurubunu aldım, yazdıklarına harfiyen uymaya çalışacağım, çok teşekkürler.. sadece otobus yolculuğu için değil, normal hayatta da çok lazım olacak şeyler yazmışsın, şimdiden rahatladım, :)
@phntm evet haklısın sanırım beyindeki alfa ve beta dalgaları ile ilgili imiş.. bu konuyu da daha derin araştıracağım..
@seniorfaruk en kısa zamanda keçiboynuzunu da edineceğim ...
0
🌸gaea
(20.08.09)
balık yağı kullan tercihen likit, carlson çok rahat içilebiliyor. omega 3 ün diğer faydalarının yanısıra sakinleştirici, depresyonu azaltıcı etkileri gözlenmiş. Hatta norveçte bir hapishanede balık yağı verilen suçluların agresifliğinde azalma gözlenmiş.
1-2 hafta düzenli kullan faydasını görürsen devam edersin.
0
joepiscopo
(20.08.09)
sarı kantaron da sakinleştiricidir. hap olarak satılıyor st john's wort adıyla.
ben çok trafik kazası atlattığımdan otobüste filan epey endişelenirim. bunun için bir mantram var içimden söylerim korkunca... korkunun ecele faydası yok, korkunun ecele faydası yok :)
böyle..
0
kediebesi
(20.08.09)
(4)

e book icin ayrac var midir?

gunlerin kopegi
soru baslikta.(benim de soru baslikta li bir sorum var artik yasasin.)
soru baslikta.

(benim de soru baslikta li bir sorum var artik yasasin.)
0
gunlerin kopegi
(20.08.09)
notepad'den bir sayfa koparıp koyabilirsin
0
mortifera
(20.08.09)
Kullandigin okuyucuda bookmark ozelligi yok mu? O ayrac iste.
0
wpi
(20.08.09)
pdf de okuyorum kitabi. ama her defasinda kaldigim yeri bulmak zaman aliyor. bazen de tutturamiyorum. ciddi ciddi var midir acaba boyle bir sey? ne bileyim belki acrobat reader a eklenecek bir sey le kalinan sayfaya bir tik atilabilir ya da siraze sey edilebilir. ne bileyim yoksa da cahilligime verin.
0
🌸gunlerin kopegi
(20.08.09)
acrobat reader ın böyle bir özelliği mevcutmuş. view/navigation panels/new bookmark şeklinde çalışıyormuş.
www.ehow.com büle
bi de pluginler varmış
www.aldenta.com gibi.
0
kediebesi
(20.08.09)
(1)

Ömer Hayyam Şiirleri

blackbasat
Ömer Hayyam'ın şu dörtlükleri Türkçe'ye nasıl çevrilmiştir acaba bilen eden? Şiirlerin adını da bilmediğimden bulamadım. (Chicken With Plums adlı kitapta geçmekte)Whoe'er returned of all that went before, To tell of that long road they travel o'er? Leave naught undone of what you have to do, For
Ömer Hayyam'ın şu dörtlükleri Türkçe'ye nasıl çevrilmiştir acaba bilen eden? Şiirlerin adını da bilmediğimden bulamadım. (Chicken With Plums adlı kitapta geçmekte)

Whoe'er returned of all that went before,
To tell of that long road they travel o'er?
Leave naught undone of what you have to do,
For when you go, you will return no more.

...

My coming brought no prophet to the sky,
Nor does my going swell its majesty.
Coming and going put me to a stand,
Ear never heard their wherefore nor their why.
0
blackbasat
(20.08.09)
bunlar rubai olmalı.
tr.wikisource.org
burada bulabilirsiniz. ben biraz taradım ama tam karşılık gelenleri bulamadım. siz de bir incelersiniz.
0
kediebesi
(20.08.09)
(11)

Aklıma Bir Fikir Geldi. Yardım İstiyorum Bu Konuda.

suursuz deve
Bir kız arkadaşıma, hediye yapmak istiyorum. Hediye olarak bildiğimiz peluş ayıcık olacak büyüklerinden. Fakat farklı bişey olacak. Şöyleki; bu ayıcık ısıtmalı olacak. Bahsi geçen kız arkadaş, kansız olduğundan kelli felaket üşüyor. Hem sarılıp ısınsın hem üniversite hediyesi olsun diye. Şimdi;bu ıs
Bir kız arkadaşıma, hediye yapmak istiyorum. Hediye olarak bildiğimiz peluş ayıcık olacak büyüklerinden. Fakat farklı bişey olacak. Şöyleki; bu ayıcık ısıtmalı olacak. Bahsi geçen kız arkadaş, kansız olduğundan kelli felaket üşüyor. Hem sarılıp ısınsın hem üniversite hediyesi olsun diye. Şimdi;bu ısıtmalı ayıcığı nasıl yapabilirim?
Koşullarım şu şekilde:

1-Ayının göbeği ve baş tarafı ısıtmalı olmalı
2-Elektrikle çalışmamalı, pil veya batarya şükela olur.
3-İçinin açılıp söküldüğü belli olmamalı.

Bunlar istediğim koşullar. Malzeme sorunsalı var bir de. Mesela ısıtıcı olarak ne koyabilirim içine? Ayıcığın büyük ve pofidik olduğunu da hesaba katın. Sonra, pil veya batarya olarak ne kullanmalıyım?

Çok saçma bir şeymiş gibi görünebilir, belki de hazır yapılmışı vardır bilemiyorum ama bu ayıcığı yapmak, kızı ısıtmak ve mutlu etmek istiyorum. Git kendin sarıl diyenler için de, ayrı şehirlere düştük üniversitede diyorum.

Bu godik fikrimi okuyup, kıçıyla gülmeyen ve dahi yardım eden ve fikirlerini paylaşan herkese sonsuz teşekkür ederim.
0
suursuz deve
(20.08.09)
bunlardanistiyorum.com tarzı sitelerde ev için ayakkabı (ya daha cok geçen kış moda olan çizmemsi bişey varya ugg)vardı onlarda böyle ısıtmalıydı yanlış hatırlamıyosam:
böyle bi hazne vardı ayakkabının içinde oraya içinde bi jel olan poşet yerleştiriliyodu. öncesinde o jeli mikro dalgaya mı ne koyuyodunuz işte onun sayesinde ısınıyodu.
ayrıca ayı pek şekil itibariyle kurtarmaz yılan falan alırsanız belki bu yöntemde daha faydalı olur.
0
humin zararlisi
(20.08.09)
tek bir $ey söyleyebilirim.Zamanında cep kaloriferleri diye bir hede vardı.cebine koyuyordun bastırdıkça ısınıyordu sanırım.Öyle bir $ey koyabilirsin.
0
Belegg
(20.08.09)
elektrikli yatak battaniyelerini bilirsiniz. naçizane önerim bi tane ondan alıp içindeki devreyi söküp ayının astarının iç kısmına boydanboya döşemenizdir. astar ile devre arasına biraz da içindeki pamuklu malzemeden yerleştirirseniz elektrik de çarpmaz.

ne yazık ki pil fazla ısıtma sağlamaz. şehir elektriğine olmalı kuracağınız devre. pille çok zor. atıyorum 5 tane 9 voltluk pil alıp artı eksi kutuplarını ayıcığı boylu boyunca kaplayacak şekilde birleştirdik(ısıya dönüşmesi için direnç de koyduk) diyelim. piller kaç dakika dayanır?
0
cro magnon
(20.08.09)
hevesinizi kırmak gibi olmasın ama pek iyi bir fikir değil.
- pil veya bataryayı unutun, ısıtmak bolca enerji gerektiren bir şey olduğu için en büyük pil 10dk ya dayanır ya dayanmaz. bir de bunun şarjı var falan zor iş.
- elektrikli olması için ise içine rezistans koymanız gerekir. belirli sıcaklıkta tutmak aşırı ısınmayı önlemek için devreyi otomatik açıp kapatan termostat gerekir. hadi bunları bir şekilde becerdiniz diyelim yine de çok tehlikeli. elyaftan yapılma bir şeyin içine rezistans koymak o ayıcığın bir anda alev topuna dönmesi riskini taşır.
0
coolspot
(20.08.09)
nasıl yapabiliceğini çözemedim ama soyle bir seyi de gözardı etmemen ayıcıkların ıcıne elyaf yada o tatda dolgu malzemeri vardır we yanabilirler yani içine koyacağın ısıtıcının onu yakmaması bi yandanda sıcaklık wermesi gerekir bunu düşünmeni isterim.

bunu yazarken aklıma şöyle bişi geldi sıcak su torbası* icin gerekli gozleri acılır kapanır gözler olabılır istediginde icine biyotlar yerlestirilcek sekilde hazırlanabilir böyleliklede tehlikeli olmaz elektirik vs. gibi.
0
vaevictis
(20.08.09)
yanabileceği ve elektrik çarpabileceği tehlikesini göz önüne aldığımdan elektrikli istemedim zaten. seri bağlı 12 voltluk bir kaç batarya iş görmez mi? notebook bataryası gibi falan?
0
🌸suursuz deve
(20.08.09)
www.hediyedenizi.com

anlatıyor nasıl olduğunu detay kısmında.
0
orion ares
(20.08.09)
seri bağlı 12 voltluk birkaç batarya iş gördü diyelim, bunların şarj edilmesi ne kadar sürer sizce? 1 saat ısıtsın diye 48 saat pil şarj etmek mantıklı mıdır? arkadaşınız bununla uğraşır mı?

ya bence bi mühendise gidin parayı basın size istediğinizi verir bir şekilde. öyle veya böyle.
0
cro magnon
(20.08.09)
mikrodalgada ısıtılabilen bir ped tarzı zımbırtılardan alın. peluş ayı alın. arkasını açın. bu pedin gireceği bir boşluk yaratın ve bir fermuar diktirin.

ısıtacağı zaman çıkartıp ısıtsın sonra koyup fermuarı çekin. bu kadar (koyarken elinizi yakmamayı siz düşüneceksiniz tabii)
0
darknum
(20.08.09)
www.eoco.org.uk
buradaki gibi doğal maddelerle sıcağı tutan pedlerden alıp koysanız daha iyi olur bence. ancak alacağınız ayının çok kalın, ısı geçirmez bir malzemeyle dolu olmaması lazım tabi.
0
kediebesi
(20.08.09)
bu eczanelerde satılan mavi ısıtma soğutma jelleri var. onların küçük boyundan bir kaç taneyi ayının uygun bölgelerine yerleştirirsiniz. sadece ayının içine koymadan ısıtmanız gerekiyor. epey bir koruyorlar sıcaklıklarını. onlar sıcaklığını kaybedene kadar ayı vücut sıcaklığı ile ısınır zaten
0
trocero
(20.08.09)
(8)

budizm nasıl güzel mi?

surtunme kuvveti
türkiye'de budist var mıdır? neden vardır? varsa nerdedir? neden ordadır? teşekkürler
türkiye'de budist var mıdır? neden vardır? varsa nerdedir? neden ordadır? teşekkürler
0
surtunme kuvveti
(20.08.09)
nasıl sorusuna cevap veremem ama;
Türkiye'deki Budistler;
Yakla$ık Budist 500= %0.0007
0
Belegg
(20.08.09)
var. çok yakın bir akrabamın aile dostu bi adam. samsun'da yaşıyor. imam hatip mezunu. araştırmış etmiş, hindistan'a gitmiş falan. budist olmaya karar vermiş. budist olduğundan beri vejeteryan (yaklaşık 13 senedir.) eşinin ve çevresindeki hiç kimsenin inançlarına karışmayan (eşi müslüman, namazında niyazında diyebileceğimiz bir insan), sakin, çevresindeki herkesin sevdiği bi adammış.

böyle yani.
0
aklimdan zorum var
(20.08.09)
ders aldığım bir hatun budist idi. aynı zamanda uzak doğulu idi. o diyarın insanını sevmesem de gayet sempatik, etliye sütlüye karışmayan bir ablaydı.

güzel herhalde.
0
poekmon
(20.08.09)
budizm üç mezhebe ayrılır. uygulama ve felsefelerinde farklılıklar vardır. ismini bile değiştiren budistler filan var ülkemizde, ama herhalde sayıları 3'ü geçmiyor. iyidir, hoştur ayrıca.
0
kediebesi
(20.08.09)
budizm i anlatan pek kaynak yok tr de ama tarihini anlatan guzel kitaplar var. oxford yayınlarına fln bakarsan gayet genıs kitaplar var.

super ferah bi din o var.
0
bryan fury
(20.08.09)
budizm konusunda en bilgili adamlardan biri de uma thurman ın babası robert thurman'dır. hatta kürsü başkanıdır kendisi. zaten uma'da buda'nın annesinin adıdır.
0
kediebesi
(20.08.09)
kediebesi
(22.08.09)
simdi, beyintere ek olarak hinduizmle budizm arsında cok bariz ve ucurumlar olmasına karsın sıg muhafazakar hanefi kaynaklar ikisini birlikte anarlar ve fakat cok cok ayrıdırlar. bi kere bu farkları cok iyi kavraman lazım. guru olsun tanrı anlayısı olsun cok cok farklıdır. dunya algısı toptan hinduizmden ayrılır fln fln.
0
bryan fury
(23.08.09)
(5)

gençliğini heba etmeyen

hayali arkadaş
annem, babam ya da genel olarak o kuşaktan olan insanların çoğu "gençliklerini dolu dolu yaşadıklarını" söylerler. bu aralar bir sürü lise arkadaşımla görüştüm (28 yaşındayım) gezgin olanı da 3 üniversite, 5 yüksek lisans, 8 doktora bitirenin de, bu yaşta deli paralar kazananları da, tüm 20li yaşla
annem, babam ya da genel olarak o kuşaktan olan insanların çoğu "gençliklerini dolu dolu yaşadıklarını" söylerler. bu aralar bir sürü lise arkadaşımla görüştüm (28 yaşındayım) gezgin olanı da 3 üniversite, 5 yüksek lisans, 8 doktora bitirenin de, bu yaşta deli paralar kazananları da, tüm 20li yaşlarını politik mücadeleye vereni de hepimiz "gençliğimizi heba ettiğimiz" kanısındayız.acaba kuşak olarak kendimizden memnun olamama sorunumuz mı var diye düşündüm ve belli bir yaşın üzerindeki duyuruculara soruyorum

gençliğini heba etmediğini düşünen var mı?
0
hayali arkadaş
(03.08.09)
amin maalouf memnuniyetsizliğimize şöyle açıklık getirmiş: "biz kalıcı mutluluk sözü alarak doğduğuna kendini inandırmış o küstah kuşaklardanız." bir de maalouf'tan, annelerimiz ve babalarımızdan bizlere gelene kadar durumun ne kadar ciddileşmiş olabileceğini düşünelim. hepimiz az biraz hastayız işte.

:heba +1
0
zihua
(03.08.09)
bence bahsettiğiniz yaşlara gelince "gençliğimi dolu yaşadım, evet evet dolu yaşadım!" telkinine başvuruluyor olabilir. 30'lar civarında henüz o telkin sürecinin başlamamış olması muhtemeldir (atıyorum, 29 yaşındaki bi adam 5 stages of grief'in 2. ya da 3. aşamasındayken 50'lerindeki bi insan son aşamaya geçmiş olabilir).

bunlar tamamen sallamasyon varsayımlar tabi :P o kuşak, gençliğini gerçekten çok daha dolu yaşamış da olabilir.
0
boshi
(03.08.09)
boyle dusunmelerinin bir nedini de bilgisayar ve internete bagliyorum. basinda oturuyorsun saatlerce ve evet o kisiye gore keyifli oluyor, sadece oyun oynasan da sonucta keyif almis oluyorsun ya da kitap okuyup, arastirma vs bir seyler ogrenip aslinda degerli zamanini heba etmiyorsundur ama bilgisayarsiz buyumus insanlarin gozunden bakinca da o olmadan yapilabilecek degerli seyler var ve kompiter bunun onunu kesebiliyor.

ikisinin arasinda, 70'li kusaktan biri olarak gencligimi heba ettigimi dusunmuyorum, bazi vucutsal fireler disinda 20 yil oncesinden cok farkli degilim sanirim. sizinkiler bizim bir kusak ustumuz. ben universiteyden o kusaktan arkadaslarim bizim neslin onlara oranla daha az politize oldugunu ve fazla kitap okumadigini soylerlerdi ve hakliydilar.

o kusagin su anki nesle olan hislerini az cok tahmin etmek mumkun ve evet herkes kendininkini kendi capinda, sinirlari dahilinde yasiyor ama kisisel sinirlarimiz, gittikce klavyede genis, hissetme, tecrube etme vs babinda kuculuyor ama buna heba etmek denilir mi, o kismindan emin degilim. ben etmedim, etmiyorum.
0
pyro clustic flow
(03.08.09)
gençliğimin geçtiğini düşünmüyorum. sizinle yaşıtım. o yüzden heba ediyorsam şu an ediyorumdur. onu da pek sanmıyorum. ama bahsettiğiniz huzursuzluğu biliyorum ve bunun, bize yapılan bazı dayatmalarla özgür düşüncenin, ne bileyim küreselleşmenin filan arasında deresinde kalmamızdan kaynaklandığına inanıyorum. yani amin maalouf'un demesiyle aslında kendini inandırmış değil, inandırılmış olduğunu düşünüyorum. yani ne yapsak heba etmemiş olacaktık acaba? nüfusun çoğunluğu ortalama zekaya sahip, herkesin de muhteşem olması zorunlu değil.
0
kediebesi
(03.08.09)
çünkü herkes hayatını sıçarcasına doldurmaya çalışıyor. daha çok gezilecek yer, daha çok kariyer, daha çok para, daha çok sevgili, daha çok an ve bu böylece sürüp gidiyor. sonra da yaptıklarını değil yapamadıklarını düşünüp hayatı kendilerine zehir ediyorlar...

bir kişi de demiyor ki be gerizekalı, hayatını değil dünyayı doldurmaya çalışacaksın, çevrene zenginliğini yayacaksın diye.

tuketim kültürüyle anca buraya kadar demek ki...

Not: şahsen gençliğimi heba etmedim, pişman olduğum kısımları elbette var, ancak onlar olmasaydı er geç bir yerde deneyimsizlikte sıçışa geçebilirdi hayatım.
0
enedwaith
(03.08.09)
(2)

açık emar

bipolar
ankara'da açık MR hizmeti olan biryer bilen varsa bana bilgi verebilir mi acaba?
ankara'da açık MR hizmeti olan biryer bilen varsa bana bilgi verebilir mi acaba?
0
bipolar
(03.08.09)
Açık MR
Reşit Galip Cad. Hatır Sok. No:2
Gazi Osman Paşa, Çankaya, Ankara
Tel:
+90 312-4477541

burası var. çankaya hastanesi'nde var. bir de magnet tıp merkezi'nde varmış, gençlik caddesi'nde. adresini verdiğim yer erdoğan'ın mr'ını filan çekti en son, epey tuzlu diye biliyorum.
0
kediebesi
(03.08.09)
annem de cektirmisti, bence cok sacma bisey, para tuzagı. annem de sonradan haklı bulmustu bu fikrimi.
0
hubble
(03.08.09)
(9)

Kırışık elbise giyenleri hor gormek ve utunun anatomisi

ermanen
Kırışık elbise giyenleri hor gorur musunuz? Hor gormek derken yani, icinizden "aa bak kirisk elbise giymis, ne komik, ne garip" vs. dediginiz oluyor mu? Ya da isyerinde kirisik gomlek giysem mesela laf yer miyim, insanlar garip gozle bakar mi? Neden utulemek zorundayiz? Utulemesem olmaz mi?
Kırışık elbise giyenleri hor gorur musunuz? Hor gormek derken yani, icinizden "aa bak kirisk elbise giymis, ne komik, ne garip" vs. dediginiz oluyor mu? Ya da isyerinde kirisik gomlek giysem mesela laf yer miyim, insanlar garip gozle bakar mi? Neden utulemek zorundayiz? Utulemesem olmaz mi?
0
ermanen
(02.08.09)
Bir dişi olarak 2 yıldır ütü kullanmıyorum. Çoook kötü duran bir şey varsa ancak. Ama giyince açılıyo onlar :p. Gerçi bir erkek için ütüsüz gömlek hoş olmaz. Yani genelde kullanılmasa olur düzgünce çırparak asarsanız. Bazı eteklerim var mesela özellikle kırışık giyiyorum öyle hoş duruyo.
0
loralynn
(02.08.09)
iş yerinde garip gözle bakabilirler. kuralları esneten çalışana iyi gözle bakılmaz genellikle. ancak sosyal hayatta çok da garipseneceğini zanetmiyorum. ha ben hiçbir yerde garipsemem o ayrı. :)
0
pragmatist kedi
(02.08.09)
4 seneden beri avrupaya bu utandiginiz elbiseleri ihrac ettimigimi (kendi i$im olarak soyluyorum) biliyormuydunuz ?

bu arada kirisik elbise-- imalat ismi kra$ olarak gecmektedir.

giymekte gec kaldiniz bile diyebilirim.
0
imparatorolmayikolaymisandin
(02.08.09)
artık yavaş yavaş kalkıyor ütüye verilen önem de sanırsam. gittikçe dağınıklaşıyoruz. evdeyken dışarı çıkacak olursam, annem o ne kırış kırış onunla çıkma bir yere ütüleyim diyor ama yurttayken gayet bir sene boyunca ütüsüz yaşayabiliyorum=) öğrenci milleti garipsemiyor, rahatlıkla söyleyebilirim=)
0
dambil
(02.08.09)
gittigin ortama göre degisir be ya. ben garipsemem sahsen ütü kullanmam pek ama garipseyenler cıkar elbet.
0
anconia
(02.08.09)
iş yerinde, özellikle müşteri karşısına çıkıyorsanız olmaz ama normalde kırışık giyinen insana olumsuz yaklaşmam. ben de ütü kullanmıyorum. ama ütü kullanmayanların ütü gerektirmeyen şeyler giymesi daha mantıklı. ben de öyle yaptığım için kırışık şeylerle gezmiyorum.
0
cereal killer
(02.08.09)
olaya kırışıklık değil de hijyen gözüyle bakanlar da var. ben onlara dahil değilim allaha şükür.
0
kediebesi
(02.08.09)
Yillardir utu kullanmam, hic de eksikligini hissetmedim, giydikten 2 saat sonra utuleniyor zaten kendiliginden. Ha kumas pantolon-gomlek diyorsan baska.
0
msb
(02.08.09)
kumas pantolon icin utu olmazsa olmaz benim icin mesela. belki de ayda yilda giydigim icin gerektiginden fazla ozeniyor olabilirim; ama pantolonda o cizgi olmazsa olmazdir be.
0
osuruklu
(02.08.09)
(5)

Yemekten sonra ayağın uyuşması.

karaktersiz
Evet 2 haftadir boyle bir sorun ba$ladi bende. Yemegi yedikten sonra sag ayagim uyu$uyor, karincalaniyor. 20 dakika sonra geciyor. Sebepleri ne olabilir acaba? Feci tirsiyorum.Yemegi hizli yerim.Son 1 aydir egzersiz yapamadim.Genelde makarna ve fazla ekmek yedikten sonra oluyor.Meyva tuketimi, iki g
Evet 2 haftadir boyle bir sorun ba$ladi bende. Yemegi yedikten sonra sag ayagim uyu$uyor, karincalaniyor. 20 dakika sonra geciyor. Sebepleri ne olabilir acaba? Feci tirsiyorum.
Yemegi hizli yerim.
Son 1 aydir egzersiz yapamadim.
Genelde makarna ve fazla ekmek yedikten sonra oluyor.
Meyva tuketimi, iki gunde bir yedigim bir dilim karpuzdur.
Cok kahve icerim, sigara da iciyorum.
son 2 ay icindeki ortalama uyku saatim gunluk 3 saati gecmiyor.

Alakasiz olabilir ama, 3 hafta once House m.d. dizisinin butun bolumlerini arka arkaya izledim, cok etkilenmi$tim. Piskolojik olabilir mi?
0
karaktersiz
(01.08.09)
Yer sofrasında ayağınızın üstüne oturmaktan kaynaklanıyor olabilir mi?
0
44
(01.08.09)
@44: oyle bir durum yok hocam. Doktora gidicem ama, 1-2 fikir almak istedim.
0
🌸karaktersiz
(01.08.09)
bende de çok yağlı yediğim ve çok sigara içtiğim zamanlar sol bacağımda sürekli ağrı ve uyuşma oluyordu. damarlarım ince olduğu için tıkanmadan korktum bir doktora gittim, o bişey bulamadı. yeme-içme alışkanlığımı biraz düzeltince, sigarayı azaltınca tekrarlamadı.
tabi ki doktora gidin, bişey bulamzsa yine de daha zararsız şeylerle beslenmeye çalışın.
0
duch von souch
(01.08.09)
dostum bu yaşam tarzı ile dua et sadece ayağın uyuşuyor. kahve sigara bol, her şeyden önemlisi düzenli uyku yok, yemek hızlı yeniyor ve karbonhidrat, egzersiz yok... e daha ne olsun :(
0
kojiro
(02.08.09)
ya ben burada hastalık sorusu cevaplandıra cevaplandıra hepsini yaşamaya başladım. mideme, başıma ağrılar giriyor, gözümün kenarında bir şeyler uçuşuyor. house da kesin etkilemiştir. ancak beline, siyatiğine baktırabilirsin. şekerine baktırabilirsin ve daha çok uyuyabilirsin mümkünse. bu uyuşma ile birlikte morarma, şişme, ödem yoksa sanırım çok önemli değildir. yine de sordurmak lazım tabi ki. :)
0
kediebesi
(02.08.09)
(6)

Evi uçan böcekler bastı...

paulista
çekirdek aile olarak taşındıkları evde bir koloni kurdular.kahverengi susam şeklindeler ve uçabiliyorlar.bunlardan nasıl kurtulabilirim beyler.
çekirdek aile olarak taşındıkları evde bir koloni kurdular.kahverengi susam şeklindeler ve uçabiliyorlar.

bunlardan nasıl kurtulabilirim beyler.
0
paulista
(01.08.09)
birbirlerine düşür. binlerce yıllık siyasi taktik; böl, parçala ve yok et.
0
zengin mineralli maden suyu
(01.08.09)
buyuk olasilikla meyve sinekleri:
www.wikihow.com
0
ermanen
(01.08.09)
mutfakta patates veya soğan da çürümüş olabilir.
0
marido
(01.08.09)
e kovalayın! Ama üç boyutlu düşünün...
0
rygard
(01.08.09)
süpürge iyi gelir kesin. acımayın!
0
akilsiz basin cezasi
(02.08.09)
işe gidiyosanız sabah giderken evi ilaçlayın. dönünce de havalandırın. ölürler herhalde.
0
kediebesi
(02.08.09)
(8)

tuz ve kilo alımı

nesenbilneben
tuz tüketimi kilo almaya sebep olur mu? Yemeklere daha az tuz atmak ya da yemekleri tuzsuz tüketmek kilo vermeye yardımcı olur mu?
tuz tüketimi kilo almaya sebep olur mu? Yemeklere daha az tuz atmak ya da yemekleri tuzsuz tüketmek kilo vermeye yardımcı olur mu?
0
nesenbilneben
(01.08.09)
fazla tuz alımı kilo aldırır evet. ama ne derece etkisi olur onu bilmiyorum.
0
cro magnon
(01.08.09)
nedense kafamda fazla tuzun vücudun su tutmasına neden olacağı gibi bir bilgi var. ama hiç emin değilim.
edit: araştırdım, evet ödem yapıyormuş. ama kilo aldırması ile ilgili özel bir durum belirtilmemiş.
0
kediebesi
(01.08.09)
@kediebesi
aynen, ben de şimdi onu diyecektim.. kilo alımı da su bazında olur heralde sadece..
0
rednoff
(01.08.09)
dediğiniz şey şekerde geçerli, ama iş tuza gelince o kadar etkileyeceğini düşünmüyorum. vücut fazla tuzu depolamıyor ki? atıyor.
0
cro magnon
(01.08.09)
tuz su tuttuğu için yağ yakımı için gerekli suyu da tutuyor. böylece vucut sindirimi yağdan daha kolay şeylerle yapıyor ve tuz dolaylı olarak da olsa yağ yakımına engel olduğu için de kilo aldırıyor. çok pis sallıyor da olabilirim tabi..

sadece su yüzünden ağırım diye düşünüp rahata ermeyiniz bence :)
0
hayo
(01.08.09)
tuzun yaptığı şey kilo almak değil, vücudun su tutması çeşitli ilaçlar da buna sebep olur mesela ben buscopan içince davul gibi şişiyorum tuz da aynı mantıkla su tutmana sebep oluyor ama bu kalıcı bir şey değil...
tuzu kesersen iki günde o suyu ödemi zaten atıyorsun...
0
ilse
(01.08.09)
Tuzu erikle yersen bağırsak duvarlarını kazıyarak kilo verirsinde dönerle tüketirsen iş başka..
0
Rodin
(01.08.09)
1 birim tuz, 10 birim yağın vucudunda kalması anlamına geliyor.
0
aytaral
(01.08.09)
(2)

bukle bukle saçlarım olsun istiyorum doktor!

denizin kulleri
mizample ile su dalgası aynı şey midir?bu saçları maşayla yapılmış gibi iri dalgalı (riicoys dalgası ;)) yapan bi işlem var mıdır? not: su dalgası yaptırdım, kullanımını filan biliyorum.
mizample ile su dalgası aynı şey midir?

bu saçları maşayla yapılmış gibi iri dalgalı (riicoys dalgası ;)) yapan bi işlem var mıdır?

not: su dalgası yaptırdım, kullanımını filan biliyorum.
0
denizin kulleri
(31.07.09)
mısır püskülü saçlara sahip biri olarak şunu demek istiyorum. hep saçım dalgalı olsun istedim, en kıvırcığından en açığına bir çok kere perma yaptırdım. çok fena da olmadı. hafif koyun modu :) ancak en son saçımı kestirdim, boynumun hizasında filan. daha doğrusu şekil verdiler. ve artık saçlarım dalgalı!! inanılmaz bir şey ama öyle güzel kesti ki abla, saçım dalgalı baya. eskiden hepsi bir yöne bakardı küt kesimde, kat kat bile kesilse. ama karışık karışık kesti. tavsiye ediyorum.
ankara'da. ayrıca da çok tuzlu bir yerde. tanıdık çıktılar biraz indirim yaptılar. tunalının girişinde sağda ikinci katta bir kadın/erkek kuaförü var, oradaki bayan kuaför kesti. adını anımsamıyorum mekanın ama ünlü epey. FJX kuaförmüş dün baktım :)
nasıl kestiğine gelince önce kup çıkardı, yani modeli belirledik düz makasla. önleri uzun küt bir model. (ben bi de yarım kakül gibi bişi kesmiştim, burun hizasında) sonra da ara makasla baya girişti :) kısalı uzunlu. şimdi saçımı yıkayıp çıkıyorum, kurutmasam bile kuaförden çıkmış gibi görünüyor. gerçi çok hoşlaşmıyorum, normal saç gibi dursun isterim ama en azından dalgalı :D artık ben de ara makası aldım, bakalım becerebilecek miyim.
0
kediebesi
(31.07.09)
ben de kediebesiyle aynı durumdayım. ve nerde, nasıl kestirdiğini söylersen çok mutlu olacağım. evet yanıt yerine soru soruyorum affedin. ekleyeyim, maşayla yapılmış gibi yapan bir yer ben bulamadım henüz.
0
kompos
(01.08.09)
(1)

Opera Tarayıcı'nın Hindistan ofisi

kopuklubira
Opera Tarayıcı'nın Hindistan ofisi hakkında bilgisi olan var mı? Ya da genel olarak Opera ofislerini hakkında? Nasıldır? Bir de aylık 300 dolara Çandahar/hindistan da ne derece bir yaşam standardı sağlanır?
Opera Tarayıcı'nın Hindistan ofisi hakkında bilgisi olan var mı? Ya da genel olarak Opera ofislerini hakkında? Nasıldır? Bir de aylık 300 dolara Çandahar/hindistan da ne derece bir yaşam standardı sağlanır?
0
kopuklubira
(31.07.09)
my.opera.com
fikir vermesi açısından...
0
kediebesi
(01.08.09)
(5)

yüz ve saçı eşleştirme programı

muratti36
şimdi durum şu;bizim hanımın yarım akıllı kuaförü bir adet laptop almış, istiyor ki gelen müşteri yüzünü kameraya gösterdiğinde çeşitli saç modellerini kafasına eklenmiş halde görebilsin. bu hikaye dönüp dolaşıp bana nasıl patladı bilmiyorum ama halledersem hatunun 6 aylık fön masrafından kurtulucam
şimdi durum şu;
bizim hanımın yarım akıllı kuaförü bir adet laptop almış, istiyor ki gelen müşteri yüzünü kameraya gösterdiğinde çeşitli saç modellerini kafasına eklenmiş halde görebilsin. bu hikaye dönüp dolaşıp bana nasıl patladı bilmiyorum ama halledersem hatunun 6 aylık fön masrafından kurtulucam. ne önerirsiniz?
0
muratti36
(31.07.09)
3d2f.com

haristyle modeling diye birşeyden başlamak gerekiyor sanırım
0
bordeaux
(31.07.09)
en.infinisys.co.jp
böyle programlar var webcam ile uyumlu çalışan filan..
0
kediebesi
(31.07.09)
www.4hairstyles.com

resmini çekip direkt modelleri uygulayabilir
0
grunge
(31.07.09)
online mahmure.net adresinde de var. makeover.mahmure.com
0
menon
(31.07.09)
bir aralar "cosmopolitian virtual makeover" diye bir program vardı, saç, makyaj vb şeyleri fotoğraf üzerinden düzenleyebilen.
hatta en son geçen yıl teknosa'da gördüm diye hatırlıyorum... bulabilirseniz işinize yarar sanırım.
0
kobuzchu kiz
(31.07.09)
(9)

kendi kedimden tırsıyorum

vejeteryan vampir
Çünkü kendisi bir PİSİkopat. Bebekken aynen böyleydi: (git: 45891) Olgunlaştıkça düzelmesini bekledim- kısırlaştırana kadar her yerimimde kalıcı yara izleri bıraktı. Kısırlaştıktan sonra biraz rahatladı kendisi, ama hala arada heyheyleri geliyor. O zaman gözü kimseyi görmüyor, hiç bir şekilde durdu
Çünkü kendisi bir PİSİkopat. Bebekken aynen böyleydi: (git: 45891) Olgunlaştıkça düzelmesini bekledim- kısırlaştırana kadar her yerimimde kalıcı yara izleri bıraktı. Kısırlaştıktan sonra biraz rahatladı kendisi, ama hala arada heyheyleri geliyor. O zaman gözü kimseyi görmüyor, hiç bir şekilde durdurulamıyor. Burnunu garip biçimde yapıştırıp bırakıyor, saldırı pozisyonuna geçiyor ve "kopartmak" için saldırıya geçiyor. Öyle durumlarda odadan atmaktan ve eğer canımı çok yakmışsa bir odaya 3-5 dakika kapatmaktan başka çarem kalmıyor.

Bitmedi... Geceleri uyurken birden ısırma acısına uyanıyorum. Oysa yanımda sessiz sakin uyuyordu saldırmadan önce??? O an, herhangi bir şey yaptığımdan değil, sadece zarar vermek için saldırıya geçiyor.

Bununla birlikte belirteyim ki, bunu sadece bana yapıyor. Beni annesi olarak görüyor, çok küçükken annesiz kalmıştı, ben büyüttüm yavrucağı. 1 yaşında olmasına rağmen hala arada tşörtümden bir parça bulup cok cok emiyor falan.

Ayak bileklerimde problem var ve durduk yere ayağımı bir ısırması, aylar süren sorunlara sebep olabiliyor. Bu nedenle çok acil yardıma ihtiyacım var.

Bu davranışlar neden olabilir, nasıl vazgeçirebilirim kendisini? Ya da bildiğiniz bir hayvan psikiyatr var mı? :)

Acil yardım lütfen, tişikküler
0
vejeteryan vampir
(31.07.09)
benim eski kedi bu resmen. kısırlaşınca sakinleşiyor kediler ama kısırlaştırma erken dönemde yapılmayınca bu huylar kalabiliyor sanırım, ben öyle gözlemledim. özellikle erkek kedilerde. siz de biraz geç kısırlaştırdıysanız tamamen durulamamış olabilir ve üzülerek söylüyorum kedi söz konusu olduğunda huyunu değiştirebileceğinize inanmıyorum.
0
cereal killer
(31.07.09)
benim kedim sizinkinden daha beter. kollarım şavaştan çıkmış gibi duruyor. henüz 7-8 aylık, ergenliği atlattıktan sonra düzeleceğini tahmin ediyorum.

ben şiddet kullanmak zorunda kalıyorum bir yerden sonra. çünkü tamamen sebepsiz yere hart hart ısırıyor, tırnak geçiriyor. kedinizin cinsi nedir acaba? benimki bildiğin sokak kedisi. sokak kedileri bugünkü cins kedilerden daha vahşi sanırım. öyle olması da normal.
0
cro magnon
(31.07.09)
evet, kendisi erkek. ve evet kendisi sokak kedisi. sanırım genlerinde var yırtıcılık.

8 aylıkken kısırlaştırdım ama sanırım geç kalmıştım. azmıştı kısırlaştırdığımda. hala da ara ara aklına gelip ayağıma yöneldiği oluyor manyağın. acaba tamamen kısırlaşmadı mı ki diye düşünmeden edemiyorum böyle durumlarda. öyle bir ihtimal var mıdır ki? :S
0
🌸vejeteryan vampir
(31.07.09)
yok, kısırlaşmıştır. kısırlaştıktan sonra bi miktar istek kalabiliyor içlerinde hala, mümkün. ama dediğim gibi, genelde erken kısırlaşan kedi uysal, geç kısırlaşansa biraz daha agresif oluyor. yani kısırlaşmadan önce de agresiftiyse tabi. erginliği ve yetişkinliği kısırlaşmadan yaşayınca o davranışlar kaybolmuyor sanırım.
gün içinde bi süre yoğun şekilde kendisiyle oynayıp yormayı deneyebilirsiniz uyurken sizi rahat bırakması için.
0
cereal killer
(31.07.09)
sanki kendisi patron ve o da sizi yola getirmeye çalışıyor. gece ısırması filan kesin onun yerine ayağınızı filan koymuşunuzdur, rahatı bozulmuştur. bazen erkek kediler (alfalar) diğerlerine ne bakıyon lan diye bile girişebiliyor. bilinemiyor :) zor bir şey, kolay gelsin diyorum.
www.kedimveben.com
buradan terapiste danışılabiliniyormuş.
0
kediebesi
(31.07.09)
birkaç yerden duydum bunu kara patili kediler vahşi atalarına daha yakın oldukları için o durduk yere saldırma ısırma huyu hepsinde oluyormuş. benimki de aynı sizin kedi gibiydi, 1 yaşını geçince biraz duruldu ama hala kendini sevdirmez kolay kolay, durduk yere saldırır ayak bileklerini ısırır falan. ben öyle yaptığında odaya kapatıyorum bi 15-20 dakika. işe yarıyor mu derseniz hiçbir işe yaradığı yok zaten bunun bi ceza olduğunu anladığını zannetmiyorum odada takılıyo kendi kendine. belki bunu yapmasam daha çok saldırırdı; şimdi de günde en az bir kere saldırıyor ama en azından odadayken ben emniyette oluyorum.
0
hayali arkadaş
(31.07.09)
reflekslerinizi geliştirin şerefsizin tırnaklarını düzenli olarak ensesinden tutup kesin o saldırdıkça siz de saldırın bi yerden sonra pısırıp kalıyorlar kafamı attırmasın gelir oraya ben alırım aşşağı.

dişi kedimden biliyorum bikaç gündür durduk yere oturan benim bacaklarımı ısırıyodu biraz kapıştıktan sonra tırnaklarını kestik yemiyo artık.
0
yuto
(31.07.09)
O sizi ısırırsa siz de onu ısırın.
0
pichoscosama2
(31.07.09)
aynı odada yatmayın. sizi ısırdığında burnuna 2-3 fiske vurup balkon veya tuvalet gibi bir yerde cezaya bırakın. biraz düzelecektir. bazı huylar bir türlü geçmiyor. benim 1 yaşındaki erkek kedim de ısırarak iletişim kuruyor. can acıtmak değil amacı oynamak ama her dakika da olmuyor ki. o da uyurken gelip ısırabiliyor.

1 yaş daha erken. durulacaktır diyorum.

kısırlaştırma için de tam zamanında yaptırmışsınız. gecikmemişsiniz.
0
mea maxima culpa
(01.08.09)
(9)

basınca klik sesi çıkarmayan mouse!

atrin
Kafayı yiyeceğim işim pc başında olduğu ve çoğunlukla geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğumdan artık bu farenin çıkardığı klik seslerine katlanamaz hale geldim. photoshop ya da başka çizim programları kullanırken makineli tüfek gibi ses çıkarması özellikle gece geç saatlerde acaip rahatsız ede
Kafayı yiyeceğim işim pc başında olduğu ve çoğunlukla geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğumdan artık bu farenin çıkardığı klik seslerine katlanamaz hale geldim. photoshop ya da başka çizim programları kullanırken makineli tüfek gibi ses çıkarması özellikle gece geç saatlerde acaip rahatsız eder hale geldi beni. müzik aç duymazsın demeyin çalışırken sessizliği tercih eden bir bünyeyim.

bildiğiniz, kullandığınız, ses çıkarmayan ve çizim için yeterli (yüksek dpi oranlı) mouse tavsiyelerinizi bekliyorum. büyük boyutlu olursa da çok güzel olur eller büyük biraz.

not: bu soruya tavsiye veren kullanıcılar öteki tarafta harcamak üzere +5 dua puan ve +10 bonus sevap puan kazanacaklardır.
0
atrin
(31.07.09)
kulak tıkacı kullan. fan gürültüsünü falan da duymazsın.
0
386 dx
(31.07.09)
fan sesi falan değil benim problemim çok sık tıklama yapmam gerektiği için rahatsız oluyorum
0
🌸atrin
(31.07.09)
logitech'in bir modeli vardı ama adını bilmiyorum bir bilgisayar mağazasına gidiniz 3-4 mouse'dan biri o şekilde. ben de sizin gibi rahatsız olanlardanım. ben de öyle yaptım
0
istanbul beyefendisi
(31.07.09)
size tablet versek ^^
0
busuta
(31.07.09)
mouse ile çizebilip tablete alışamayanlardanım =) mouse tavsiyesi istiyorum =)
0
🌸atrin
(31.07.09)
0
wpi
(31.07.09)
rahat ulaşabileceğim bir yerde olursa da süper olur.
0
🌸atrin
(31.07.09)
böyle bir şey varmış
www.a4tech.com
internette 9 lira diyolar.
0
kediebesi
(31.07.09)
bir forumda MS wireless optical mouse 2.0 icin klavye klickinden daha sessiz demisler. bilmem yeterli mi
0
gimbal
(31.07.09)
(10)

Beyin

okanlash
Sevgili Galyalılar beyin acıyı hisseder mi? yani beyinin kendisine darbe geldiği zaman veya ameilyat sırasında müdahelede acır mı?
Sevgili Galyalılar beyin acıyı hisseder mi? yani beyinin kendisine darbe geldiği zaman veya ameilyat sırasında müdahelede acır mı?
0
okanlash
(31.07.09)
hissetmez.
0
baskaturlubirsey
(31.07.09)
bu sayede lokal anestezili açık beyin ameliyatları yapılabiliyor.
0
kediebesi
(31.07.09)
hissetmez. istinadı aşağıda;
bir trafik kazası sonucu iğrenç bir devlet hastanesinin (ibni sina - anakara)acil servisinde 4 saat geçirmiş biri olarak kesin olarak söyleyebilirim ki hissetmez.
sıranın bize gelmesini beklerken (beklerken şahsen 1 ünite kan kaybettim) gelen başka bir hasta kavga etmiş, başına balta saplanmıştı.
ve doktorlar baltayla oynarken adam hiç hissetmiyordu.
0
brave n wise guy
(31.07.09)
hissetmez,

kuzuların sessizligini izle.
0
bryan fury
(31.07.09)
(bkz: #14585744)

2. madde
0
osuruklu
(31.07.09)
beyin değil ama beyni kaplayan zarların en üstünde olanı [dura mater denir] hisseder ağrıyı.
0
gonion
(31.07.09)
cevaplarınız için çok teşekkürler. sayenizde aydınlandım*
0
🌸okanlash
(31.07.09)
kuzuların sessizliği'ni değil de hannibal'ı izle.
0
c non
(01.08.09)
hannibalde degildi ki claire ın yanında kesiyordu kafayı. kuzuların sessizligindeydı o da ?
0
bryan fury
(01.08.09)
www.youtube.com
hannibal'de.
0
c non
(15.11.09)
(3)

Ilginc fiziksel calisma prensipleri olan oyuncaklar ariyorum

kurukafa
paralel evrenin sevgili dunya sakinleri,dunyanizin fiziksel prensipleri dahilinde calisan, cogunlukla hareket halinde olan ilginc oyuncaklariniz hakkinda bilgi almak icin gorevlendirildim. bu oyuncaklar manyetizma kullaniyor olabilir (mesela manyetizma ile hareket saglama), dusuk surtunme kuvveti il
paralel evrenin sevgili dunya sakinleri,

dunyanizin fiziksel prensipleri dahilinde calisan, cogunlukla hareket halinde olan ilginc oyuncaklariniz hakkinda bilgi almak icin gorevlendirildim. bu oyuncaklar manyetizma kullaniyor olabilir (mesela manyetizma ile hareket saglama), dusuk surtunme kuvveti ile uzun sureler kendi kendine calisiyor gibi durma, manyetik kuvvet ile havada asili duran kureler, ne bileyim, boyle devirdaim makinesiymis gibi gozuken ama aslinda cevresel kaynaklardan edindigi enerjiyi harekete cevirip sizi "oheleohele" diye gulduren oyuncaklar ariyorum, turkiyede (veya dunyada, paralel evrenden uzayliyiz sonucta ufo var altimizda) hangi sitelerde bulabilecegimi veya bildiginiz ismi falan varsa onu bahsetmenizi rica edecegim.

benim aklima gelen bazi oyuncaklar:
drinking bird -> www.youtube.com
levitating orb -> www.youtube.com
gyrofloater -> www.youtube.com

bunun gibi seyler, kaotik hareket gosteren seyler de olabilir (kaotik cift sarkac vs.)

bizim evrende ve gezegende daha iyileri var ama benimki de gorev iste (ayrica seviyorum lan). tesekkur ettim (diyor siz hani)
0
kurukafa
(31.07.09)
www.thinkgeek.com
her biri ayrı güzel, tek tek yazmayayım dedim :)
0
surtunme kuvveti
(31.07.09)
astrojaxx muhhhhteşem bir oyuncak. belki yoyo'dan iyidir. sitesinde fiziksel kuralları ile ilgili geniş bilgi bulabilirsiniz. bir de bir amca rüzgarla hareket eden dev aletler yapıyor, sayılır mı? bir site biliyorum ben bulup ekleyeceğim. azzzzzz sonraaaa

www.grandillusions.com burada toy shop altında magnetic ve illusion olanlara bakabilirsiniz özellikle :)
0
kediebesi
(31.07.09)
powerball var mesela. (bkz: gyroscope)

(bkz: newton's cradle) var. momentumun korumunu oluyor kendisi.

maglev trenleri var, miknatisin uzerine sivi azot dokulerek o miknatis super conductor haline getiriliyor.

baska da aklima gelmedi.
0
osuruklu
(31.07.09)
(6)

Nörolojik bir hastalık

Elindora
bana çok mantıksız gelsede hem baskı ve stress altında elde titremeye neden olan hemde cildde kırmızı kaşınan kabarcıkların çıkmasına neden olabilen bir nörolojik bi rahatsızlık olabilir mi ? yada herhangi bir hastalık varmıdır bu iki semptomun birlikte görülebidiği varsa bunu tıp literatüründeki ad
bana çok mantıksız gelsede hem baskı ve stress altında elde titremeye neden olan hemde cildde kırmızı kaşınan kabarcıkların çıkmasına neden olabilen bir nörolojik bi rahatsızlık olabilir mi ? yada herhangi bir hastalık varmıdır bu iki semptomun birlikte görülebidiği varsa bunu tıp literatüründeki adı nedir?
0
Elindora
(31.07.09)
kurdeşen olabilir.
0
ermanen
(31.07.09)
zona olabilir.
0
karbasan
(31.07.09)
panik atak olabilir kalp atis hizi yukselir ,nefes alamazsın.
beynini zorladikca motor su kaynatir ve ciltte boyle semptomlar ortaya cikar.

cilt renginiz acik ten sanirim.

hafif bir kisilik bozuklugu olabilir ,tani koymak cok guc dinamik psikiyatri hizli cozumler buluyor ama sizin durumunuz baski ve stresle ortaya cikiyorsa sakinlesmek icin eger durum ciddi ise anti-depresan ki tavsiye etmem , ikincisi gidip rahatlamakla sakinlesmekle ilgili kitaplar okuyun orda yazanlardan kendinize uygun tavır gelistirin, nefes tekniklerini uygulamak da iyi gelir bi de banyo kurleri , uc yoga filan gibi dusunceleri bir noktada toplamak ve beden egzersizi tarzinda bir dogu felsefesi de faydali olabiliyor.

ama muhim olan sonuc degil ,nedeni net olarak tespit etmek.
0
zirveler
(31.07.09)
dediklerin bende var ama titreme nöbet geçirdigim zaman gelio
yüzde kızarıklık ztn var rahatsızlıgım 'beyin iltihabi'
0
all girls dream
(31.07.09)
zona olduğunu pek sanmam. o çok ağrılı bir hastalıktır, kaşınan kırmızı pötürcükler gibi olmuyor.
0
kediebesi
(31.07.09)
cevaplar için teşekkürler fakat beyin iltihabi olamaz çünkü titreme nöbetleri ve benzeri uyku problemleri yok zona olma ihtimali çok düşük zona gerçekten çok agır bi hastalık en nihayetinde hala ekşi duyuruya yazabilecek kadar iyiyim kurdeşen pötürcük yerine daha çok yayılım şeklinde oluyo panik atak olma ihtimalı olası sanırsam ama panik ataksa bile diger semptomlar ortaya çıkmıyor gayet normal bi halde oluyorum gergin olsam bile kalp atışlarım ve soluk alıp verişim normal halde =/
0
🌸Elindora
(01.08.09)
(24)

kitap önerisi

thenis
bana şu yaz günlerinde hergün başına çekerek okutacak bi kitap ismi veya serisi önerebilirmisiniz? örneğin;harry potter ya da lotr serileri gibi olabilirteşekkürler saygılar:)
bana şu yaz günlerinde hergün başına çekerek okutacak bi kitap ismi veya serisi önerebilirmisiniz? örneğin;harry potter ya da lotr serileri gibi olabilir

teşekkürler saygılar:)
0
thenis
(30.07.09)
doğal olarak
(bkz: otostopçunun galaksi rehberi)
(bkz: dan brown)
0
s man chen
(30.07.09)
(bkz: ince memed)

örneğe uymadı ama seri olması açısından değerlendirilebilir.
0
absel
(31.07.09)
spinoza-ethica

şu sıcak yaz günlerinde mayışmayı engelleyecek bi başyapıt çok ciddiyim
0
zombikanı
(31.07.09)
ursula le guin, tüm kitapları :)
0
kediebesi
(31.07.09)
ince memedi okumştum otostopçunnu galaksi rehberine yarın başlıyorum:) illa seri olsun demedim "bi kitap ismi veya serisi" dedim:)

teşekkürler öneriler için:)
0
🌸thenis
(31.07.09)
alacakaranlık serisi olabilir.. vampirler falan..
0
pongiyen
(31.07.09)
@zombikanı ethicayı da alıcam yarın bakalım:)
@kediebesi en sevdiğin bir ve ya 2 kitabını söylersen sevinirim:)
@pongiyen alacakaranlık ı pek sevmedim ya ben ama yine de teşekkürler öneri için:)
0
🌸thenis
(31.07.09)
Adam farwer olasılıksız
0
tatarcan
(31.07.09)
1984 ve hemen arkasına hayvan çiftliği muhteşem olur..
0
feranor
(31.07.09)
son tapınak şövalyesi.
0
Simmons
(31.07.09)
humin zararlisi
(31.07.09)
ben bir de yaşar ne yaşamaz'ı okudum çok keyif aldım. her gece merakla açtım kitabı. bu tür komik kitaplar da yazın iyi gider. zoşçenko var mesela bulabilirseniz bir kitabını.
0
kediebesi
(31.07.09)
panait istrati okuyun nolur, yalvariyorum, ehhe.
yani bir arkadas, bir sokak kizi, bunlar okunmasi gereken kitaplar.
niye kimse panait istrati okumuyor yeaa :(
0
zeykur valekov
(31.07.09)
amin maalouf un kitaplarini tavsiye ederim.
0
Cansu24
(31.07.09)
yerdeniz büyücüsü ile başlayabilirsiniz.
0
kediebesi
(31.07.09)
Buket Uzuner-Kumral Ada Mavi Tuna (Duygusal)
Adam Fawer-Olasılıksız
Jean Christophe Grange-Kurtlar İmparatorluğu
0
ceo07
(31.07.09)
(bkz: erguvaniler)
0
alkolikfedai
(31.07.09)
Dan Brown'un kitapları oldukça sürükleyiciydi ama ben en çok Adam Fawer'ın Olasılıksız kitabını beğendim bir de jean cristoph grange 'in kitapları var fakat birini okuduktan sonra diğerlerinde katili tahmin edebiliyorsunuz...genelde polisiye türü verdim ama benim önerebilceklerim bunlar
0
Ozzy BS
(31.07.09)
ihsan oktay anar'ın tüm kitapları.
0
hadji
(31.07.09)
bitmeyen kavga-steinbeck
ademden önce-jack london
demir ökçe-jack london
0
demre
(31.07.09)
Öncelikle Charles Bukowski tüm kitapları :)
Kumral Ada Mavi Tuna+1
Ayn Rand Hayatın Kaynağı
Uçurtma Avcısı
İtalyanca aşk başkadır
0
charlesbukowskiineksi
(31.07.09)
İhsan Okay Anar, büyücü (bkz: john fowles)
0
mat couthon
(31.07.09)
margaret weis'in dragonvarld üçlemesi olabilir mesela
0
TheRezerve
(31.07.09)
Aydın Boysan - Şerefe :D
0
tatarcan
(31.07.09)
(13)

Yemek yeme isteğini baskılamak ve neticesinde oluşan gerginlik,stres

ceo07
Herkese iyi günler öncelikle,1.85 boy 92 kilo 28 yaşında erkeğim,92 kiloya 100den indim dikkatli beslenerek ve spor yaparak.Aslında 89a inmiştim ne güzel,ama başlıkta bahsettiğim olay gerçekleti artık 2 ay sonra,insanlar gözümün önünde götürüyor pizzaları,pastaları,hamburgerleri,özellikle misafirliğ
Herkese iyi günler öncelikle,1.85 boy 92 kilo 28 yaşında erkeğim,92 kiloya 100den indim dikkatli beslenerek ve spor yaparak.Aslında 89a inmiştim ne güzel,ama başlıkta bahsettiğim olay gerçekleti artık 2 ay sonra,insanlar gözümün önünde götürüyor pizzaları,pastaları,hamburgerleri,özellikle misafirliğe gittiğimizde(evliyim bu arada),sinemaya gittiğimizde vs... ,onlar hapır hupur yerken ben soda içiyorum,eti form yiyorum,misafirlikteysek meyve yiyorum fln,yani işin özü kendimi frenlemekde zorluk çekiyorum arkadaşlar.Doktor tarafından 85e inmem öğütlendi,vücut kitle indeksim yüksekmiş ve karaciğerimde yağlanma oluşmuş.Size yani benim gibi kendini ağır yemekden uzak tutması gerekenler varsa,nasıl şeyler düşünerek yaparak kendinizi yememenin verdiği gerginlikden uzak tutuyorsunuz,ben bi ara onlar da göt göbek varken,ben zayıflayarak fit oluyorum,istediğim kıyafeti giyebiliyorum fln diye gaza getiriyordum,plajda sıfır göbekle gezicem vs... diye ama dediğim gibi son 1 hafta 10 gündür kilomu 89dan 92e çıkmasına neden olan bi ehhh yeter beee yememek bıktım artık hissiyatı mevcut durumda,çarelerinizi okursam sevinirim,herkese sağlıklı günler...
0
ceo07
(30.07.09)
Ben uzun bir süredir -her zaman iyi olmasa da- sağlıklı besleniyorum. Bir süre sonra hamur işlerini çok az istiyorsunuz zaten, keza abur cuburları. Ben genelde hiç istemem ama haftada bir iki defa belki.

Hamur işlerini kahvaltıda bile zor yiyorum.

Ha beyaz ekmek yiyorum o ayrı bak onu unuttum.


Demek istiyorum ki "alışkanlık" değiştiğinde geriye isteseniz de dönemezsiniz. Ben şu anda hamur işi olsun abur cubur olsun bunları seven insanları anlayamıyor ve nasıl yediklerine hayret ediyorum.
0
Karluk
(30.07.09)
bana hep soda öcü gibi gelmiştir bikaç soruya böyle cevap verdim dayak yiycem yakında ama tutamıyorum kendimi soda mide genişletiyo gazlı falan..
0
yuto
(30.07.09)
geçen gün şunu keşfettim. insanlar gençken böyle umarsızca yaşıyor. aslında bunu stres odaklı düşündüm ilk olarak. insanlar ömür boyu bir şeyleri içine atıp duruyor. sonra gün olup devran dönüp mesela torununun düğünü, mezuniyeti geldiğinde bunu göremiyor çünkü hastalanıp ölmüş oluyor. hayatlarındaki en rahat noktaya ulaştıkları sırada ölen öyle çok insan tanıyorum ki. misal anneannem. çok saçma. bu durumu sizin olaya uyarlamak istedim. ha kendim çok mu iyiyim, yoo göt göbek yerinde hala buzdolabındaki pastayı hayal ediyorum, gidiyorum mutfağa su içip geliyorum. gidiyorum ananas yiyorum. bastır bastır en sonunda patlayıp üç dürüm tantuniyi hüpletiyorum. sonra gelsin savaşçı pozisyonu, gitsin pilates topu. yani ben de sütten çıkmış ak kaşık değilim. ama bunları düşünmek lazım. daha çok genciz. ha uzun yaşamak çok mu mükemmel bişi, orası sizin tasarrufunuz artık. ama ben kendimi böyle sevemiyorum. çok ağır ve hantal hissediyorum. hafif ve kuş gibi olmak istiyorum. dizim, belim, bileğim ağrısın istemiyorum. hele kıyafetlerle zorluk çekmekten nefret ediyorum. size pek bir öneri vermeden kendimi anlattım çoğunlukla, nasılsa herkes başka çareler önerir. sinirim patladı bi an :)
0
kediebesi
(30.07.09)
karşınızdakiler pizza yerken saman gibi bisküvileri yemek çok zor ama bunun alternatifi de bir büyük pizzayı tek başınıza yemek değil ki. bir dilim pizza yeseniz mesela canınız çok istediğinde öyle strese girmezsiniz belki. tüm ani geçişler tüm organizmalar için kötü, günde 6000 kalori alırken 1000 kaloriye düşürmek, sonra istenen kiloya ulaşınca yine 6000 kalori almak hiç kilo vermemekten daha kötüdür kanımca.
0
hayali arkadaş
(31.07.09)
benim de buna benzer bir "gece yeme" problemim vardı. hala üstesinden gelip yeterince sağlıklı beslendiğimi söyleyemem. ancak düzenli olarak kendinizi gazlayarak spor yaptığınızda o harcadığınız emekler boşa gitmesin diye yemekleriniz ve yemek düzeniniz birden bire öyle sağlıklı olmaya başlıyor ve bundan rahatsızlık duymamaya başlıyorsunuz ki insan baya bir şaşırıyor bu duruma.

düzenli olarak spor yapın, bol bol meyve ile beraber su tüketin. elma gibi meyvelerle birlikte içilen su uzun süreli bir tokluk hissi yaratıyor özellikle.
0
majik
(31.07.09)
İnsanların yedikleri, sizin sorununuzu onların da çekeceği anlamına geliyor. Belirli bir yaştan sonra sağlıklı beslenmenin dışına çıkınca "ne yesem yarıyor yeaaaa" tribine giriyorsunuz. O insanların yediklerinin onlar için iyi olmayacağını düşünün. çünkü ne kadar pizza götürürseniz o kadar kolesterol ve kalori demek oluyor. karaciğer yağlanması için öncelikle alkolü kesin, yapamıyorsanız azaltın.

Olay beyinde bitiyor. "onlar yapıyorsa ben de yapıcam bana neeee" mantığını kendi çocuğunuzda görürsünüz ancak. onlar yapıyorsa bu o işin iyi/doğru olduğu anlamına gelmez. öncelikle bunu kabullenmelisiniz.

eğer beyninize hükmetmekte zorluk çekiyorsanız, hipnoz deneyebilirsiniz.yakın bir arkadaşım obeziteden hipnoz ile kurtuldu. veya psikolojik destek alabilirsiniz. ama bence psikolojik destek almanız yine sizi kendi beyninizle baş başa bırakacak.

bu arada su içmiyorsanız çok fazla soda tüketmemenizi tavsiye ederim. çünkü bu sefer de mesanenizdeki taşla uğraşırsınız durduk yere.

son olarak: bol su için. öğün atlamayın ama öğünleri az tutun. ve saat 19:00'dan sonra ağzınıza bir şey koymayın.
0
endless dream
(31.07.09)
bir de şu var. canınız bir şey çekiyorsa bu boş yere olmuyor. tabi alışkanlık büyük rol ama vücudunuzun bir şeylere ihtiyacı olduğunun da bir belirtisi. zamanında şöyle bir liste buldum: www.naturopathyworks.com
ingilizceniz yoksa bile liste halinde olduğundan kelime kelime bakabilirsiniz. soldakiler insanın canının çektiği yemekler, sağında vücudun ihtiyacı, en sağda ise bunu ihtiyacı karşılayacak besinler sıralanmış. bakın solda ne az yiyecek sayılmış ama sağda ne çok seçeneğiniz var :) mesela herkes hamburger yerken siz de az pilav üstü döner yiyebilirsiniz.
0
kediebesi
(31.07.09)
@hayali arkadaş
dediğin şeyi denedim,bi büyük boy pizza yerine,bi dilim yemek şeklinde bi olayı denediğimde,o güzel tadı aldığımda,1-2 derken bakmışım götürmüşüm çoğunu,hiç almasam daha iyi geliyor çoğunlukla,ama güzel yöntem kasıcam artık biraz daha kendimi,diğer arkadaşların da dediği gibi biraz daha sabredip güzel sonuçlarını görünce canım hiç istemez olucak inşallah,bi nevi adaptasyon sürecinden geçiyorum,biraz da yeme içmeye düşkün bi aileden geliyorum,çocukken her pazar illa dışarda mangaldır,brunchdır yer içerdik sınırsızca,tabi o döngüyü kırmak biraz zorluyor,yemek bizim için baya ritüel,önemli bişeydi.şahsen ayıp mı olur bilmiyorum dediğim ama,yemek yemek bana cinsel ilişki kadar zevk veriyor çoğu zaman,ohhh be işte bu diyerek acayip bi zevk alarak yemek yerim yavaş yavaş,yemek yerkenki yaptığım davranışlardan da aşırı keyif alırım,sevdiğim şeyi yiyerek dergi kitap gazete okumak,tv,pc ile uğraşmak,arkadaşlarımla muhabbet gibi,kim sevmez ki aslında,böyle işte,içimi döktüm biraz rahatladım,teşekkür ederim hepinize de
0
🌸ceo07
(31.07.09)
@kediebesi
teşekkür ederim,ingilizcem iyi seviyede,baya işime yaradı,gayet hoş bi liste olmuş,sağol,diğer bütün fikirlerini belirten arkadaşlara da teşekkür ederim,sağlıklı,uzun bi ömür diliyorum herkese
0
🌸ceo07
(31.07.09)
hocam en önemlisi kendini oyaliycak bişeyler bul onu söylemeyi unutmuşum film izle ya da bilgisayara playstationa ver kendini zamanın geçtiğini unut falan bi yerden sonra umursamamaya başlayacaksın.
0
yuto
(31.07.09)
kendinizi böyle bir adaptasyon beklentisine sokmayın bence. bağımlılık tedavisinde de böyle incelikler var. siz de anlatmışsınız yemek yemek sizin için büyük bir keyif kaynağı, hayatınızdaki diğer haz kaynakları ile de güçlü bağlantıları olması da normal. bence insanın gün gelip de çok sevdiği yiyecekleri istememesi çok da sık rastlanan birşey değil.
Daha sağlıklı ve daha gerçekçi bir beklenti bunları dengeli ve aşırıya kaçmadan yiyebilecek olmak bence. Bu başarılması daha kolay bişey.
0
hayali arkadaş
(31.07.09)
zaten kilo vermenin yemek mantığını öğrenmisşiniz. buna göre alternatifler yaratın derim kendinize.

rejimdeyken canım pizza çektiğinde kepekli ya da light tost ekmeklerinin üzerine canımın istediği bilumum malzemeyi koyup elektrikli ızgarada birkaç dakika pişiriyordum (2 dilim ekmek için fırın çalıştırmak mantıksız geldi.) pizzacıların "ay layt bu inanın süper leziz" diye gazladıkları tatsız şeylerden (güya vicdanımızı rahatlatmak için yediğimiz) bin kat iyi.

hatta başkalarına fikir verir belki diye örnek vereyim: pizzacıklar: en alta domates rendesi/sosu/püresi, üstüne peynir, onun da üzerine yeşil biber, diyetinize uyuyorsa bir ince dilim salam ya da bir sosis, en sevdiğiniz baharatlar (benim için kekik&kırmızı biber). aynı mantıkla mis gibi hamburger de yapılabilir. benim gibi bir mayonez&acı sos delisi de çözümü kırmızı biberli yoğurtta buldu. alışınca mayonez tuhaf geliyor insana :)

zararın neresinden dönülse kardır. bozmayın moralinizi de ayrıca. aylarca, yıllarca canı çektiği gibi beslenmeye alışmış bünye illa ki arada yolunu şaşıracak. maksat yolu tamamen kaybetmemek.
0
tarantinoesque
(31.07.09)
Öncelikle, diyet esnasında spor yapmaya karşıyım. Vücut direncini düşürmekle kalmıyor, mızmız ve yeterince tahammül edilemez bir hal alıyorsun ister istemez. (Mevzu bahis 3-5 kg değilse tabii).

2 yıl önce gereksiz stress yüzünden 7 kilo almıştım, takribi 2,5 hafta içerisinde reductil sayesinde (sadece sıvıyla beslenerek) 8 kilo verdim şu an 49,4 kiloyum - boyum 1.74. O esnada yüzmeyi bırakmıştım, çok daha fazla uykum geliyordu vesaire.

Ayrıca kilo alıp vermek doğrudan metabolizmayla alakalı. Ilaçsız, salt irade ve otokontrol dahilinde yapılan rejim önerilerini pek makul bulmuyorum açıkçası...
0
Struttin
(31.07.09)
(4)

et, sut, saglik vs

okuryazar
simdi mesela amerika'da hayvansal gida endustrisinin ne halde oldugunu biliyoruz, hayvanlari kucucuk yerlere kapatiyorlar, hayvanalr dogal bir sekilde beslenemiyor, tavuklarin gagalarini kesiyorlar, surekli antibiyotigi dayiyorlar vs.turkiye'de de bu durum boyle mi, genel olarak kosullar nasil?
simdi mesela amerika'da hayvansal gida endustrisinin ne halde oldugunu biliyoruz, hayvanlari kucucuk yerlere kapatiyorlar, hayvanalr dogal bir sekilde beslenemiyor, tavuklarin gagalarini kesiyorlar, surekli antibiyotigi dayiyorlar vs.

turkiye'de de bu durum boyle mi, genel olarak kosullar nasil?
0
okuryazar
(30.07.09)
Daha iyi ama kötüye gidiyor.
0
Karluk
(30.07.09)
türkiye amerika haline gelirken amerika geri adım atıyor ve açık alanda yalnızca otla beslenmiş ineklere destek veriyor ne bileyim, şu an orada low carb low fat no additive no caffeine no haşhaş no vitamin durumları var, herkes organik, permakültür, hidrofonik ve dahi çok natürel.
bizdeyse tavuklara tavuk yediriyorlar.
ama yine de food, inc isimli filmi izleyeceğimdir.
0
kediebesi
(31.07.09)
tavukların gagaları buradada kesiliyor. bir reklam-belgesel gibi bişiyde görmüştüm. bi hastalık mı ne varmış ona karşı yapıyorlardı. yakarak kesme.
0
darknum
(31.07.09)
bir programda düzenli olarak et yiyen biri düzenli olarak antibiyotik de kullanıyordur gibisinden bişiler duymuştum. açıkcası can sıkıcı gerçekten..
0
hayo
(31.07.09)
(21)

maden suyunun zararları

majik
günde rahat 7-8 şişe aromasız maden suyu içiyorum. normal su tüketimim azalmış olmasına rağmen serinletici etkisinden dolayı bu daha çok işime geliyor. adeta gençkan gibi kendimi kontrol edemiyorum. annesi hemşire olan bir arkadaşım alışkanlık haline getirirsen yiyecekleri sindirmek için bi süre son
günde rahat 7-8 şişe aromasız maden suyu içiyorum. normal su tüketimim azalmış olmasına rağmen serinletici etkisinden dolayı bu daha çok işime geliyor. adeta gençkan gibi kendimi kontrol edemiyorum. annesi hemşire olan bir arkadaşım alışkanlık haline getirirsen yiyecekleri sindirmek için bi süre sonra ona ihtiyaç duymaya başlayacaksın dedi. doğru mudur bu? internette araştırdığımda bilinen hiç bir zararı yok diyor çünkü herkes.

saygılar.
0
majik
(30.07.09)
sindirim konusunu bilemem ama aldığın maden suyunda nitrit ve/veya nitrat oranının 0 (yazıyla sıfır) olmasına dikkat etmek gerekir. örnek olarak kızılay maden suyunda sıfırdır bu miktar
0
gochebe
(30.07.09)
karizmaya büyük zararı var bence
0
zombikanı
(30.07.09)
bizdeki maden sularına CO2 basıyorlar. yeraltından o derece asitli çıkmasına imkan yok. asit de sindirime yardımcı olsa da boğazı tahriş edicidir diye düşünüyorum. meret sanki koladan daha asitli.
0
eyke
(30.07.09)
ben de bu kadar olmasa da baya maden suyu tüketiyorum, nil ablamız fena kafaladı bizi vallahi, beynimiz döndü..

o deil de maden suyu+taze sıkılmış limon işbirliği en iyi gazoz kola vesaireden daha iyi bence, şekeri kalorisi az hemide..

ecnebilerin su yerine maden suyu tükettiğini duymuştum bi yerlerde, kaynak popomdur ama..
0
kveldulv
(30.07.09)
böbrek taşı yapıyor diye duymuştum bir de her gazlı içecek gibi mideyi genişleyiyor çok yemeye sebebiyet veriyor.
0
yuto
(30.07.09)
aman tansiyonu olanlar içmesin mümkünse. hele sodyumu yüksek olanlar çok fenaymış. bence o nil abla'nın reklamında bu uyarının da geçmesi lazım.
0
kediebesi
(30.07.09)
polonya ve çek cumh. de normal su pek yok, su ile soda arasında bi tür soda var ve sürekli onu tüketiyorlar. zararı olsaydı onlara olurdu sanıyorum ki.
tabii türkiye'deki sodaların (arkadaşların da dediği gibi) bir şeyleriyle oynanıyor ya da bir şeyleri fazla yüksekse (asit, co2 vs.) bunlar bünyenize zarar verebilir.
0
aithra
(30.07.09)
@ zombikanı: karizmaya niye zararı olsun yahu? :)
0
🌸majik
(30.07.09)
günde 5 öğün kebap yiyen adamları anımsatan bi içki.nerde koli koli soda alan adam görsem ne yedin de sindiremiyosun be adam koş zıpla bi şey yap sindir derim ben.ama sana afiyet olsun.
0
zombikanı
(30.07.09)
aslında sindirim sorunu çektiğim için değil de, terle kaybedilen mineraller, ekstra serinleme gibi sebeplerden içiyorum ama tabi öyle de görünebiliyordur. :)
0
🌸majik
(31.07.09)
maden suyu bobrek tasi yapmak bir yana, eger normal calisan bir bobreginiz varsa onun daha saglikli olmasina yardimci olur. yetiskinlerin su yerine maden suyu icmesi oldukca tavsiye edilen bir harekettir, simdi usendim ama guzel kaynaklar bulabilirim cok istersen.

icinde asit falan yoktur, o dilimize kola gibi aci gelen sey karbondiyoksittir. sindirim tembelligi ile de dolayisiyla alakasi yoktur, sindirime herhangi bir sividan fazla yardimci olmaz, bu sebeple tembellikle falan alakasi yoktur.

mide genislemesi olayi zaten hurafedir.

ancak ictigin maden suyuna dikkat edeceksin, denildigi cok iciyorsan gibi nitriti mumkunse sifir olacak. ayrica maden suyu diye aldigin seyin "soda" olmamasina da dikkat etmek gerek, turkiyede ozellikle soda ve maden suyu ayni anlamda kullaniliyor, fakat ecnebilerde soda malum sekerli gazli icecek, maden suyuyla alakasi yok haliyle.

iciniz iciriniz, saglikli bir insan icin su yerine kullanmakta bir sakinca yoktur, faydasi vardir. ictigi seyle karizma yapmaya calisacak kadar problemli kisileri de gormezden geleceksin haliyle...
0
kurukafa
(31.07.09)
ilerde ciddi mide sorunlari yasarsin o kadar cok icilmez.
bunlarin labaratuvar tetkiklerine de pek tamah etmeyin.
en iyisi beypazaridir.
amma koladan iyidir su ile karistirarak icmen daha iyi olur.
0
zirveler
(31.07.09)
Su tüketiminizi azaltırsanız taş oluşmasına sebebiyet verirsiniz. Soda içtiğinizden daha fazla su tüketmelisiniz ki taş oluşmasın. suyu buz gibi ve içine bir dilim limon atarak içmeyi deneyin. belki işe yarar.
0
endless dream
(31.07.09)
soda içip mide sorunu yasayan bi insan evladı bulun getirin yahu. ne kadar acayip hurafeler var. yok mıdeyı genısletırmıs fln fln. plastık heralde mıdenız ?

kurukafa cok nefis anlatmıs tek tek. tas olayı da gayet yalan. mınerallerin fazlası kemıklerde depolanır o da olmuyorsa direk idrarla atılır. budur baska da bi yerde birikmez. yedigini ictigini temız tuket tas için.
0
bryan fury
(31.07.09)
@kurukafa
@bryan fury

"icinde asit falan yoktur, o dilimize kola gibi aci gelen sey karbondiyoksittir."

demişsin güzel arkadaşım da, CO2 nin yani senin tabirinle karbondiyoksitin asidik özellikte bir gaz olduğunu suda çözündüğünde iyonlaştığını ve PH skalasında suyu asit tarafına doğru kaydırdığını bilmen gerekirdi.

koladaki asit de CO2 dir, maden suyundaki de hatta biradaki de. hepsine sonradan basılır ve boğaz-yemek borusu için tahriş edicidir.
0
eyke
(31.07.09)
eyke, ciklama icin tesekkurler. asit denilince genelde insanlarin "hidroklorik asit" falan gibi hardcore asitleri "her seyi eritip bitiriyor hocam" tadinda gozunde canlandirmasina binaen dedim "asit falan degil" olayini. belli ki isin kimyasal kismini benden iyi biliyorsun yoksa, tesekkur ediyorum.
0
kurukafa
(31.07.09)
dogal maden suyu zararli degil ama su da icsen daha iyi olur, bir de soda adiyla satilmayan yapay maden sulari da var sanirim, ona da dikkat etmek lazim.
0
ermanen
(31.07.09)
bu arada yalan borcu varsa boynuna, istanbul tip fakultesi hidroklimatoloji bolum baskani prof. dr. zeki karagulle'den alintiliyorum:

"Burada büyük bir kavram kargaşası yaşanıyor. Türkiye'ye maden suları ilk geldiğinde yani 80 sene önce, bunlar Amerikan menşei olduğu için soda diye adlandırılmış. Soda yapay bir Amerikan içeceğidir. Çeşme suyuna bikarbonat atılarak yapılan bir çeşit sudur. Türkiye'de de soda var ama maden sularının çoğunu da biz yanlışlıkla soda diye biliyoruz. Maden suyu son derece yararlıdır ama soda bu kadar yararlı değildir. Amerika'daki araştırmalar sonucunda, sodanın kalp hastaları için zararlı olduğu açıklanıyor. Türkçe`ye öyle çevrilip açıklamalar yapılıyor. Maden suları da zararlı damgası yiyor. Halbuki maden suları kalp hastaları için ilaç gibidir, çok yararlıdır. Hipertansiyon hastalarına soda kısıtlaması getiriliyor ama maden suyu tüketimi öneriliyor. Maden suyu, yüksek tansiyona yararlıdır. Benim önerim; her öğün bir şişe maden suyu içmenizdir. Sabah, öğle ve akşam bir şişe maden suyu içme alışkanlığı edinin. Günde 2 litre sıvı tüketeceksek bunun en az bir litresi maden suyundan olmalıdır. Mineralli suyu bu miktarlarda içtiğimizde, sağlıklı bir böbrek fonksiyonunuz varsa bize hiçbir zararı olmaz. Tam tersine yararı vardır. Eğer taş sorununuz varsa, maden suyu bunun çözülmesini sağlar. Sanılanın aksine taş oluşumuna yol açmaz. Maden suyunun içindeki kalsiyum en az süt kadar yararlıdır. Öyle ki; bir gram kalsiyum tabletinden tam 3 kat daha yararlı olduğunu söyleyebiliriz."
0
kurukafa
(31.07.09)
peki dostlar hangi markalar candır, hangi markalar rerörerödür?
0
barbaroj
(31.07.09)
kızılay ve sırma nın tadı guzeldi.
0
bryan fury
(31.07.09)
prof. dr sıddık ülgen ise maden suyu ve hipertansiyon için şöyle söylemiş: www.habervitrini.com
0
kediebesi
(31.07.09)
(16)

doktora alkollü gitmek

zombikanı
dişime kanal tedavisi yapılcak yarın devlet hastanesinde.muhtemelen çok acı çekicem hastalık filan kapıcam öylle hissediyorum .sarhoş gitsem nası olur gerçi uyuşturcaklar ama kendimi rahat hissedemiyorum.aletler ürkünç hijyen sıfır gibi geldi bana.30 kişinin de ağzına aynı aletleri sokuyolar sanki 1
dişime kanal tedavisi yapılcak yarın devlet hastanesinde.muhtemelen çok acı çekicem hastalık filan kapıcam öylle hissediyorum .sarhoş gitsem nası olur gerçi uyuşturcaklar ama kendimi rahat hissedemiyorum.aletler ürkünç hijyen sıfır gibi geldi bana.30 kişinin de ağzına aynı aletleri sokuyolar sanki 1 saniye yetiyo mu bu gereçlerin steril olmasına anlamadım ki aydınlatanlara teşekkür ediyorum.
0
zombikanı
(30.07.09)
alkolun ne gibi ektileri olabilir bilmiyorum ama aşırı alkol alırsan disinden yayılan kokuyla kusman olası...
0
adidastan saatmi olur
(30.07.09)
Dis hekimine alkollu gidilmez :)

Hatta gitmeden onceki gun bile icmek dogru degil. Kanda alkol bulundugu surece dis hekiminin uyusturma islemi zorlasir, kanal tedavisini iliklerinize kadar hissedersiniz.
0
msb
(30.07.09)
alkollü gitmeyin, hekim de insan ve sarhos bir kişiyle ugrasmak zorunda değil acıkcası.devlet hastanesinde günde 50 hasta ya da fazla kişiye bakıyordur üstüne bir de alkollü birinin olması tuz biber eker:)
hastanelerde sterilizasyona dikkat edilir temizdir o aletler, her hastada yeni takım alırlar zaten.siz de dikkat edin, süpheniz varsa sorun.ama dedğim gibi sarhos gitmeyin adamların basına iş cıkarmayın
0
keah
(30.07.09)
jetokain! sıkıntı yapar,
normal bildiğin dişçiler sanki sıfır alet mi kullanıyorlar? bulaşık suyunda yıkayıp etüve atıyorlar, paketleme kısmında çok sıkıntı oluyor asıl mikrop oradan kapılır. ama devlet hastanesi sağlamdır. 1 saniyede steril diye bir şey yok zaten, paketleme sistemleri de iyidir. dişçiden temizdir merak etme.
geçmiş olsun bu arada.
0
radikalherif
(30.07.09)
doktor uyuşturuyor ki zaten. alkol uyuşmanızı engeller bence.
hem o aletleri alkolde falan bekletiyorlar, paniklemeyin.
0
aithra
(30.07.09)
ben paniklemeye çoktan başladım.operasyon esnasındaki acıyı geçtim sonrasını düşünmeye başladım.hepatite geçtim.ayrıca öyle beklettiklerini de sanmam nası bi bekletmeyse 10 sn bekletince her şey mis gibi mi oluyor.nerde bekletiyolar ben görmedim o aletleri o sıvıları yarın sorcam
0
🌸zombikanı
(30.07.09)
sıvıda bekletilmesine gerek yok aletlerin.otoklav denen aletler var sterilizasyonu bunlarda sağlarlar.devlet hastanesi ise zaten bunları görmezsiniz, hemşirelerin oldugu bölmede olur bu aletler, hemşireler mekanik temizlik yapıp aletleri otoklava atarlar.hekim temiz alet alır, sterilizasyona verdiği aletin cıkmasını beklemesine gerek yok yani.alet tek hastaya yetecek kadar yok ki fazla fazla var.
0
keah
(30.07.09)
bi şey gördüm 3 tane herkesin ağzına girdiğinden eminim bi yere bağlıydılar ve ordan çıkartılıp temizlenmesi için zaman gerekli gibi geldi bana ama 3 dkda bir hasta alıyolar nası iş bu.
0
🌸zombikanı
(30.07.09)
aeratördür o.uclarındaki frezleri değiştirilir.evet en sağlıklısı her hastada o aletlerin değiştirilmesi ve sterilizasyona atılması ama devlet hastanesinde o iş hayal ki en iyi diş kliniğinde bile rastlanmaz.
dezenfektan sıkılır hastalar arasında bu da hbv ve hıv i inaktive ediyor zaten
0
keah
(31.07.09)
çok sağol keah içim rahatladı en azından bi şeyler sıkıyor olmaları bile huzur verici:)
0
🌸zombikanı
(31.07.09)
o aeratör denen aletler oldukca hassas aletler, her hastadan snra sterilize etmek hele ki devlet hastanesinde tam hayal:)aeratör kaynaklı olarak hıv ve hbv bulasması ile alakalı olarak bir yayına rastlamadım ben şimdiye kadar, içiniz rahat olsun.dediğim gibi dezenfektan yeterli oluyor.tekrar söylüyorum alkollü gitmeyin:)geçmiş olsun
0
keah
(31.07.09)
bi de dişim sallanıyo (tutup sallayabiliyorum bayaa) ama doktor yaşın genç çekmeyelim 4-5 yıl idare edersin ,sinirlerin açılırsa özele gitmen gerekebilir dedi bana.ne demek şimdi bu sinirlerim nasıl açılıcak açık açık başka doktora mı gidicem anlamadım ki?
0
🌸zombikanı
(31.07.09)
muayene yapacaksak ücret talep ederim:P
saka bir yana doktorun anlatmak istediği dişine dolgu yapayım derken eğer pulpa acılırsa dişinin kanal tedavisine ihtiyac duyabileceğidir. ama kanal tedavisini de devlet hastanesinde yapmaları lazım, doktorun niye böyle birşey dediğini anlamadım acıkcası.
0
keah
(31.07.09)
icip git bence karizmatik olursun baya.
0
kurukafa
(31.07.09)
sarhoş olmadan gidin. çakırkeyf falan. hekime de yazık yani. ben olsam sarhoş adama tedavi uygulamazdım. ama sizi rahatlatacaksa 2 tek atın. yeter ki sarhoş olmayın. yani en azından ben öyle yaptıydım. yoksa o koltuğa oturamayabilirdim. hatta net söylüyorum;oturmazdım. her türlü ameliyatı oldum ama ağız bambaşka bir olay.
0
endless dream
(31.07.09)
acaba alkol kanamayı arttırır mı ki?
0
kediebesi
(31.07.09)
(4)

Yakin zamanda nufus cuzdani kaybeden?

gimbal
Simdi daha onceden duyuru'da sorulmus fakat 2009 yilinda soru yok gordugum kadariyla.Efendiler simdi ben nufus cuzdanimi kaybettim (cuzdanim falan calinmadi, bildiginiz kaybettim), sorularim da su sekilde (lutfen yakin zaman once bu islemi yapanlar cevaplasin)1)Kayboldugunu belgelemek icin ne yapmam
Simdi daha onceden duyuru'da sorulmus fakat 2009 yilinda soru yok gordugum kadariyla.
Efendiler simdi ben nufus cuzdanimi kaybettim (cuzdanim falan calinmadi, bildiginiz kaybettim), sorularim da su sekilde (lutfen yakin zaman once bu islemi yapanlar cevaplasin)

1)Kayboldugunu belgelemek icin ne yapmam gerekli? Yani ele geciren birisinin basima bela acmayacagindan nasil emin olabilirim? Insanlar gazeteye ilan ver falan diyorlar da bu ne kadar ise yarar?

2)Odeyecegim ceza ne kadar?
(bkz: #16574412)
burada 62 ytl diyor fakat internette insanlarin (yakin zamanda) cok az para verdigini de okudum. NEdir simdi ne kadar verecegiz?

3)Kayip nufus cuzdaniyla yapilan denyoluklardan ne kadar korkmaliyiz? Panik olayim mi?
0
gimbal
(30.07.09)
daha 1 ay önce kaybettim.

1) karakola gidip ifade verin. bir form dolduruyorlar. gazeteye ilan vermenize gerek yok.

2) 62 lira evet ama 15 gün içerisinde öderseniz 45 lira gibi birşeydi. (ben ikisini de ödemedim, o ayrı, eve haciz mi gelir artık ne gelir bilmem)

3) valla çok tırstırıcı ama bana bişey yapan çıkmadı daha. bir an önce karakola gidip ifadenizi verinki, başınıza birşey gelirse elinizdeki belgeyi gösterip, valla benim suçum yok, ben kimliği kaybetmiştim aha bak belgesi diyebilesiniz. yoksa işin içinden çıkamazsınız.
0
suursuz deve
(30.07.09)
1- hiçbir şey gerekmiyor. nüfus müdürlüğüne git sadece. ben karakola gittiğimde önündeki izbandutlar içeri almamıştı gerek yok diye. hakkaten de gerek yokmuş.
2- ceza ödemiyorsun. 10 lira 20 lira bir çıkartma işlemi için ücret veriyorsun.
3- gazeteye ilan ver, bugün bu kimlik kayboldu diye. posta gazetesine vermiştim ben. kullanıp ibnelik yapılsa bile resmi belge yerine geçiyor sorumluluğun sende olmadığını ispatlıyor.
0
redlinetheturk
(30.07.09)
arkadaşların da dediği gibi hiç bir sorun olmuyor. ancak yeni kimliğe yazılan verilme nedeni insanın içine oturuyor: KAYIP :) belki yeni kimliklerde bu olmaz.
0
kediebesi
(30.07.09)
direk nüfus müdürlüğünde alabilirsiniz soluğu. başka bir şeye gerek yok.
0
entwine
(31.07.09)
(4)

tükürük bezlerim aşırı mı çalışıyor nedir??

kalim
şimdi iğrenç olacak ama benim ağzım normalden fazla salya üretiyor sanki, ağzımda hemencecik ve sürekli bir ıslaklık oluşuyor yoğun olarak.. bu durum beni öpüşürken çok zorluyor ki 3-5 saniyeden fazla öpüşemiyorum çünkü hakikaten aşırı derecede tükürük salgılamaya başlıyor ağzım o anda.. neyse fazla
şimdi iğrenç olacak ama benim ağzım normalden fazla salya üretiyor sanki, ağzımda hemencecik ve sürekli bir ıslaklık oluşuyor yoğun olarak.. bu durum beni öpüşürken çok zorluyor ki 3-5 saniyeden fazla öpüşemiyorum çünkü hakikaten aşırı derecede tükürük salgılamaya başlıyor ağzım o anda.. neyse fazla mide bulandırmadan sorayım; ben bu durumu nasıl aşarım, ağzımdaki bu yoğun tükürüğü nasıl kuruturum da daha rahat öpüşürüm??
0
kalim
(30.07.09)
kediebesi
(30.07.09)
tukuruk bezleri normal insanda dil uzerinde agirlik olur ise normal zamanda urettiginden daha fazla salya uretmeye baslar. agzin kapali iken dilinin ortasina agirlik verecek bir sey yapiyor musun?

opusurken dilini kullanarak masaj yaptigin sirada tukuruk olustugunu dusundum, (french kiss) oyle ise dilin ucuyla takilmaya bak. eger sen dilini hareket ettirmiyorsan da (!) karsi taraf ortasina surekli baski uyguluyorsa bu da salya uretimini arttirabilir. bu durumda karsi tarafa ayni bolgeye degil, farkli bolgeye (tercihen yine uc ve yan kisimlar) baski uygulamasini soyleyebilirsin.

bir de tabii bir kac durumda asiri salya uretimi, veya yine bazi saglik problemleri nedeniyle uretilen salyanin yutulamamasi durumu da olabilir (hamilelik, bazi ilaclarin kullanimi, dis/agiz hastaliklari, reflu, alerji vb. nedeniyle dogal akinti yollarinin daralmasi, sinir sistemi bozukluklari vb..)
0
bunubenyazdim
(30.07.09)
@bunubenyazdim hayır dilimin ortasına ağırlık verecek bir şey yapmıyorum, ama sorun öpüşürken değil öpüşmeden önce de böyle hep böyle,sürekli yutuyorum ama öpüşürken yutamadığımdan aşırı ıslaklık oluşuyor.. dil kurutucu diye birşey yok mudur acaba veya leblebi falan mı yesem..:)
0
🌸kalim
(30.07.09)
peki normalden fazla olduğunu nereden biliyorsunuz? belki hepimizle aynı durumdasınız?
0
brainfour
(30.07.09)
(12)

Tavuk mu yumurtadan kafayı bulur; Kafa mı tavuk yumurtasında bulunur?

babatema
Neden bütün "kafayı bulduran" şeylerin hepsi fiziksel olarak zarar veriyor? yoksa fiziksel olarak zarar verdiği için mi kafa bulduruyor?
Neden bütün "kafayı bulduran" şeylerin hepsi fiziksel olarak zarar veriyor? yoksa fiziksel olarak zarar verdiği için mi kafa bulduruyor?
0
babatema
(29.07.09)
fiziksel olarak zarar veriyorlar iste, beynin nörotransmitter sistemini etkiliyorlar boylece kafamiz allak bullak oluyor.
0
ermanen
(30.07.09)
eğer o kafa bulduran şeyler zarar vermeseydi sen onları içmezdin..
0
Rodin
(30.07.09)
zarar verdiği tartışılıyor, vermeyenleri de varmışmış.
0
alchemistt
(30.07.09)
sen birazcik asit birazcik tuzsun, baz varsa baz da olur. ictigin teraziye tIkIlIyor. dengen bozuluyor. biri demisti, aslinda biz bu halimizle anormaliz de icince normale donuyoruz. belki de cok genel bi kanI. ne bileyim. ama ic iyidir.
0
gunlerin kopegi
(30.07.09)
derinlik sarhoşluğu var mesela. benim bildiğim kötü bir etkisi yok vücuda ama güzel de kafa yapıyor.
benim "hayat böyle kalsa, sonsuza kadar hiç değişmese" dediğim tek kafa modu.
0
burfak
(30.07.09)
doğada bu yok mesela. hayvanların kafa bulmasına neden olan şeyler onlara zarar vermiyor. catnip'in bir kediye zarar verdiğini duymadım hiç :) hatta şu dev kırkayakları korkutup koku bırakmasını sağlayan, böylece hem parazitlerinden kurtulan hem de kafayı bulan maymunlar çok keyifli oluyor :P belki av olma ihtimalleri artıyodur hehe
0
kediebesi
(30.07.09)
bizim bu ülkede bulabildiğimiz kafayı bulduran şeyler aslında o kadar da zarar vermiyor. meth'i araştır birazda gör bak zararlı olmak neymiş. ama bu kafayı bulduran şeyleri bir süre daha içmek istiyorsan methi çok araştırma.
0
ayiadam
(30.07.09)
meth`i cok arastirma, cunku turkiyede de bulunuyor.

soyliycem hayatimda yasadigim en temiz kafa ameliyat olmaya giderken vurduklari o dalgadan sonra yasadigim kafadir. sen koca adam, uzerindeki gotunu acikta birakan o ince entariyle bile hemsirelere sarkmakta bir beis gormuyorsun. amelyatin ertesi gunu adini sordum soylemediler. gece tuvalete gidiyorum ayagaa gittim gizlice ilaclarin durdugu dolaba baktim tanidik bir siseye denk gelirim diye yok bulamadim. cok guzeldi bee gulucukler el de karincalanma falan.
0
gunlerin kopegi
(30.07.09)
zarar vermediği iddia edilenleri de var kafa bulduran şeylerin. ama bir ortalama olarak bakarsan yasal ilaçlar da yasadışı maddeler kadar çok insanın ölümüne sebep oluyor. Esrar mesela tıbbi açıdan çok değerli ve görece en risksiz maddelerden biri.

iki taraflı birşey bu hem organizmanın homeostasisini bozabiliyorlar (kan tablosu değişimleri vb.) hem de vücudun kendini onların varlığına göre yeniden düzenlemeye çalışıyor. Hepsi belli reseptörlerle etkileşime girerek ruh halinde değişime sebep oluyor. Söz konusu reseptörlere bağlanan endojen maddeler de var. Ama sen sürekli dışardan bir etkiyle o reseptörleri uyarırsan sayılarında azalma oluyor. Bu reseptörlere bağlanan endojen maddeler de var. Sen reseptör sayını azalttığın için bu endojen maddeler de hücrelerine daha az etki etmeye başlıyor. Bunun da reseptör tipine bağlı olarak fiziksel bağımlılıktan duygu durum bozulmasına kadar birçok etkisi olabiliyor. Bazı maddeler için (örneğin eroin) bunun etkisi daha şiddetli ve zararlı, bazıları için (örneğin esrar ya da kafein) daha az şiddetli.
0
hayali arkadaş
(30.07.09)
zararı zaten kafayı buldurması..
0
charliee
(30.07.09)
kafa bulduran maddeleri birer "ilaç" olarak kabul edersek; en nihayetinde her ilacın bir yan etkisi vardır. no pain no gain diyelim biz.
0
blackdog
(30.07.09)
bir de ayrıca vücudumuza aldığımız her madde toksiktir. ama vücut bu toksinleri ayırır, süzer, bize gerekli olanı alır, gerisini atar. atamadığı hastalık yapar vs.
0
kediebesi
(30.07.09)
(7)

dişçilik için tee oralara gideyim mi ne dersiniz?

leoneladrin
Samsun,Isparta ve Kırıkkale ... Diş hekimliği için tercih etmeyi düşünüyorum bu illerdeki üniversiteleri de.Bilgisi, önerisi olan? cevaplar dört >< dört gözle bekleniyor =)
Samsun,Isparta ve Kırıkkale ... Diş hekimliği için tercih etmeyi düşünüyorum bu illerdeki üniversiteleri de.Bilgisi, önerisi olan? cevaplar dört >< dört gözle bekleniyor =)
0
leoneladrin
(29.07.09)
ısparta'da okumayın, okuyacaksanız iyice arastırın.ısparta'nın diş hekimliğinden yatay gecişle gelen bir arkadasım vardı, teorik derslerin abartı ve gereksiz sekilde cok zor oldugunu, sehrin iyi olmadığını,hasta potansiyelinin düşük oldugunu falan söylemişti, cok dert yanmıstı:) samsun'dan geciş yapan kişiler de pek memnun değildi samsun'dan ama ısparta'ya nazaran daha iyi bir alternatif olarak duruyor bence.kırıkkale hakkında bir fikrim yok.
eğer ilk sene notlarınızı yüksek tutarsanız yatay gecişle girin capa'ya gecin bence, en temizi:)
0
keah
(30.07.09)
aralarından en çok ısparta'yı sevdim. inanılmaz güzel ve düzenli bi yer ama çok küçük. yani büyük bi şehirden gidiyosan sıkılırsın. gerçi bi de diş hekimliği okurken gezmeye çok vaktin olmaz heralde :) ısparta'yı seçersen kabapçı kadir'de köfte ve irmik helvası ye mutlaka :)

not: anlaşıldığı gibi tamamen eğlenceye ve yaşanabilirliğe göre değerlendirdim. okullar hakkında hiç bi fikrim yok :)
0
bullet-tooth
(30.07.09)
kırıkkale'de yaşamak çok zor. "küçük anadolu şehri" olmanın tüm sosyal dezavantajlarını yaşattırır size. Kırıkkale üniversitesinde okuyan tüm tanıdıklarım ankara'da yaşıyorlardı. ev tutmak veya yurda geçmek yerine her gün 2 kez şehirlerarası yol tepmeyi tercih ettiler.
0
makineci
(30.07.09)
kırıkkaleli'yi kaldırımla tanıştırıyoruz diye belediye afişi gördüm ben.
0
kediebesi
(30.07.09)
kırıkkale'yi boşver. hem zaten şehrin altı cephanelik, patlar matlar.
0
zgrydn
(30.07.09)
ben şehir olarak samsun derim. ama büyük şehirlere yakınlık dersen ankara ve antalya ; diğerleri daha iyi tabi.
0
likeinme
(30.07.09)
(9)

Çeviri yardımı

coldbound
Merhaba,bir çeviriyle cebelleşiyorum da, çok leş bir durum söz konusu.aynı cümlede hem wideband hem de broadband geçiyor. nasıl çıkarız bu işin içinden? bir buldurun yahu.teşekkürler şimdiden.
Merhaba,

bir çeviriyle cebelleşiyorum da, çok leş bir durum söz konusu.

aynı cümlede hem wideband hem de broadband geçiyor. nasıl çıkarız bu işin içinden? bir buldurun yahu.

teşekkürler şimdiden.
0
coldbound
(29.07.09)
birebir çevirmek durumunda mısın? Yani wideband diye birşey hiç duymadım ama özelliklerine/farklılıklarına göre geniş bandın bu türü falan gibi bir çözüm bulunamaz mı?
0
yurusenai
(29.07.09)
aradaki fark şöyle: broadband refers to the transmission signal, wide band (wide spectrum) concerns the spectrum of frequencies

cümle tam olarak bu:

"Broadband technology could be seen as a natural evolutionary trend from wideband technology"

wideband için bir terim bulmak icap ediyor gibi gözüküyor bana kısacası.
0
🌸coldbound
(29.07.09)
geniş band "sürekli/kesintisiz" banttan evrilmiştir gibi bir ibare kullanılabilir mi acaba zira durum hakkaten saçma iki kere genişbant kullanılamaz gibi duruyor.
0
yurusenai
(29.07.09)
Tanımınızdan yola çıkarak birine geniş bant diğerine geniş spektrum denilebilir belki.

"Geniş bant teknolojisi geniş-spektrum teknolojisinin doğal evriminin yönelimi(eğilimi) olarak görülebilir" gibi ama kulak tırmalayıcı oldu bence. Kolay gelsin..
0
pppedant
(29.07.09)
evet, geniş spektrum denilebilir fakat okuyacak insan ne anlatmaya çalıştığımı anlayacak mı hiç de emin olamıyorum. nitekim, bu işlerle uğraşan insanlar tüm terimleri ingilizce halleriyle kullanıyorlar zaten, terimi türkçeleştireceğim diye anlamayacakları terimler uydurmak da çok anlamsız, olayın özünde bunların türkçeye çevrilmesi de çok dangalakça aslında ama yapacak bir şey yok.

başka çözüm önerisi çıkmazsa wideband olarak bırakmak en akıllıca çözümmüş gibi geliyor.
0
🌸coldbound
(29.07.09)
ben de çok değişik bir cevap bulamadım. ama kitap çevirmenleri'nin google grubuna yazarsanız belki teknik karşılıklar söylerler.
0
kediebesi
(29.07.09)
kitaptan çok bize teknik standardizasyon ve literatür uzmanları lazım =)

bilişum kurumumuz sağolsun dünya standartlarını türkçeleştirmeye sansüre ayrıdığı eforun %30unu ayrısa bu sıkıntıları yaşamayız.

bi de türkçe çok ezik ya =)

ben wideband için bir şey uydurup yanına orjinalini koyalım diyorum, "generatedterm-band (wideband)" gibi
0
hydra headed monkey
(30.07.09)
görüşlerine katılmakla birlikte sözlükteki türkçe aşıkları gelip ağlamasınlar diye sadece konuya odaklanmak istemiştim. fakar durum hakikaten içler acısı. wideband için uydurulabilecek bir şey yok işte. zamanında broadband'e başka bir isim verilip, genişbant wideband için kullanılmak üzere bırakılmalıymış. fakat türkçe'ye bu teknik terimleri tercümanlar soktuğu, ve bu teknik terimleri sokan tercümanların 2tl'ye bile çeviri yapabildiklerini göz önünde bulundurursak durumun bu hale gelmesi hiç de anormal değil aslında. tdk da apostroflar dursun mu kalsın mı onu tartışsın hala.
0
🌸coldbound
(30.07.09)
benim aklıma uydurmaca terimler geliyor. bol bant, zengin bant gibi. :) en olmadı geniş spektrum şeklinde bırakın. yanına parantez içinde ikisini de yazın (wide/broad gibi)
evrimleşme cümlesini de şöyle diyin:
geniş spektrum teknolojisi aslında geniş bant teknolojisinin evrimleşmiş hali olarak düşünülebilir.
0
kediebesi
(30.07.09)
(2)

Diş Apsesi

babatema
Apseli dişimi çektirdim. çektirdikten sonra bir kutu largopen 500 mg kullandım. az bişey apse kaldı, geçmedi. tekrar mı antibiyotiğe başlasam yoksa kendi haline mi bıraksam? bi zararı olur mu bir süre beklese yoksa erkenden gidip drene filan mı ettirmek iyidir? ağrısı, sızısı filan yok.
Apseli dişimi çektirdim. çektirdikten sonra bir kutu largopen 500 mg kullandım. az bişey apse kaldı, geçmedi. tekrar mı antibiyotiğe başlasam yoksa kendi haline mi bıraksam? bi zararı olur mu bir süre beklese yoksa erkenden gidip drene filan mı ettirmek iyidir? ağrısı, sızısı filan yok.
0
babatema
(29.07.09)
antibiyotiğe devam etmek yerine doktora gidip danışın. antibiyotiğin yetersiz kalacağı bir durum varsa müdahalede bulunacaktır zaten. boşuna antibiyotik kullanmayın boşunada ızdırap çekmeyin.
0
cura ut valeas
(29.07.09)
gargara.
0
kediebesi
(29.07.09)
(7)

Ağız içi aft

eyke
genellikle sınav dönemlerinin hemen sonrasında iç dudaklarımda beyaz delikler çıkıyor. stres kaynaklı olmalı diye düşünüyorum. bunların üzerine sürülecek bir merhem filan var mıdır? hani iyileştirmez belki ama üzerini kapatır acıyı dindirir filan..
genellikle sınav dönemlerinin hemen sonrasında iç dudaklarımda beyaz delikler çıkıyor. stres kaynaklı olmalı diye düşünüyorum. bunların üzerine sürülecek bir merhem filan var mıdır?

hani iyileştirmez belki ama üzerini kapatır acıyı dindirir filan..
0
eyke
(28.07.09)
ermanen
(28.07.09)
tuzlu su gargarası bile iyi gelir. ya da medikal gargaralar. bir de c vitaminini eksik etmeyin.
0
kediebesi
(28.07.09)
Kaynamış suya 3ü1arada nescafe hazırlar gibi toz haline getirilmiş bir çay kaşığı kişniş katın. Çay niyetine için. Tamamdır. Maranki dediydi TV de. Oluyor hakikaten. Sabah kalktığında farkı hissediyorsun. Başlama eğilimindeyken iki gün ardarda içiyorum birer bardak hiçbişey hissetmeden atlatıyorum.

Kilosu 10tl. 100gr ı sizi uzun süre idare eder.
0
iustitia omnibus
(28.07.09)
aft varken tuzlu su gargarası yapmamalısın bence. bana çok kötü geliyor o. kenacort denmiş zaten, iyidir o oldukça..
0
stanley weber
(29.07.09)
kenacort aft'ın başlangıcında iyi gelir ilerlemişse pek etkisi olmaz o durumlarda piraldyne daha iyidir biraz yakar ama rahatlatır. Ayrıca doktorum bana aft sırasında tuzlu ve baharatlı şeylerden kaçınmamı söylemişti azdırabilyormuş...

haa bir de eğer oral aft'la beraber eklem ağrılarında varsa bir romatoloji uzmanına görünmende fayda var mazallah romatoid bir hastalığın habercisi olabilir.
0
feranor
(29.07.09)
Kullanılabilecek ilaçları diğer kullanıcılar yazmışlar. Ayrıca ağız içi aft için sigara dumanını ağızda bekletmek oldukça yararlı bir yöntem. Her ne kadar sigaraya karşı biri olsam bile bu yöntemi önerebilirim. Sizi çok rahatsız ediyorsa gümüş kalemi ile aft koterize edilebilir. Geçmiş olsun
0
plastik turambar
(29.07.09)
bu konuda bahtsız biri olarak kenacort ve karadut kesinlikle tek geçilir
0
maresal jedi
(29.07.09)
(10)

mezarlık çiçekleri

hayali arkadaş
mezarlığa bitki ekmeye ilişkin yazılı/yazılı olmayan bir kural var mı? ekilmesi uygun olmayan bitkiler, ekilmesinin sevap olduğuna inanılan çiçekler falan?
mezarlığa bitki ekmeye ilişkin yazılı/yazılı olmayan bir kural var mı? ekilmesi uygun olmayan bitkiler, ekilmesinin sevap olduğuna inanılan çiçekler falan?
0
hayali arkadaş
(28.07.09)
çiçeği, mevta için ekiyorsan onun sevdiği bir çiçek, kendini için ekiyorsan senin sevdiğin bir çeiçek ek derim.

çiçeğin dinen bir artısı veya eksisi yoktur diye biliyorum. aslında kabirlerin çok gösterişli olmaları islamda hoş karşılanmaz.

benim tavsiyem, muz çiçeğidir. hem sarmaşık gibi kabri sarar hemde minik pembe çiçekler açar. feriköy mezarlık müdürlüğü tüm çiçeksiz kabirlere bir çeşit gül dikmiş, küçük pembe çiçekler. hoş duruyor.
0
trocero
(28.07.09)
servi ağaçları geleneksel mezarlık ağaçlarıdır, uzun ömürlü birşey istiyorsanız.
mor süsenler (iris) mezarlık çiçeği diye bilinirler. baharda mor çiçekleri açar diğer zamanda yeşil yaprakları kalır. bakım istemez fazla.
güller oluyor bazen ama onlar mevsimlik budama ve bakım gerektirir.
genel olarak böyledir. ama derseniz ki rahmetli ortanca (misal) severdi, o da olur. mezarlığa dikilmez diye bir bitki yok. sık sık ziyaret edemeyeceğiniz durumlarda az bakım gerektiren bitkiler tercih ediliyor.
0
synick
(28.07.09)
Herhangi bir dini kural yoktur. Ancak su ihtiyacı az olan, fazla bakım gerektirmeyen ve fazla yayılıcı olmayıp az yer kaplayan bitkiler ekip dikebilirsiniz. Genelde mezarlık servisi denilen bir servi türü dikilir. Sütun formlu olması nedeniyle tercih edilir.
0
44
(28.07.09)
çok muhteşem çiçekli sükülent bitkiler var, izmir'de refüjleri onlarla doldurdular. tüm çiçekleri açınca mosmor bir örtü oluyor. çiçekleri olmadığındaysa tatlı bir yeşil örtü kalıyor. bakım gerektirmez, azdıkça fazlalıkları kesseniz yeter. anneannemin mezarını onlar süslüyor ve bence en güzeli. ancak uzun soluklu bir şeyler dikmek istiyorsanız mezara uygun olup olmamasından çok, oranın havası, suyu, toprağı önemli tabi. seçtiğiniz bitkiyi bu yönleriyle de değerlendirirseniz daha sağlam bir iş olur.
0
kediebesi
(28.07.09)
Kural olarak değilde eğer sevdiğiniz ve özlediğiniz birinin mezarı ise kokulu bir şeyler ekin. Daha sonra aynı kokuyu bir yerlerden duymak o kişiye sizi yakın hissettiriyor.
0
ilkdefa
(28.07.09)
boylu ağaçlar, reçinesi olan bitkiler ve meyve veren şeyler ekmemenizi tavsiye ederim. büyüyen ağacın kökü mezar taşına zarar verir, kırıp döker. ağaç kurumuş ya da aşırı eğik değilse kestiremezsiniz de onu, kesmiyorlar yani. öylece kalır. o nedenle servi'ye temkinli yaklaşmanızı öneririm. reçinesi olan şeyler yine aynı şekilde mezar taşına akıp leke yapar. diğeri zaten malum, meyve toplamak için mezara basanlar oluyor... en güzeli (bence tabii) bodur, trocero'nun yukarıda belirttiği gibi kabri saracak bitkiler ekmeniz.
0
captain tsubasa
(28.07.09)
mersin diye bir bitki var. köye gittiğimde fark ettim, mezarlara hep bundan götürüyolardı. adetmiş. bir hikayesi var mı, altında bir inanış yatıyor mu bilmiyorum. bir araştır istersen. çiçeksiz bi bitkiydi.
0
cereal killer
(29.07.09)
Bildiğim kadarı ile;
Her canlı varlık Allah'ı zikrettiği için mezarlıklara da ağaç-çiçek ekilir, o bitki zikrederken, sevabı mevtaya gider. Bundan dolayı dikilecek ağacın kışın yapraklarını dökmeyen modelleri tercih edilir.
0
frown
(29.07.09)
sonradan aklıma geldi. soruyla alakasız ama...
mezarlıklar epey kalabalık olduğundan mezarı uzaktan kolayca seçebileceğiniz bir bitki de olabilir..sizin durumunuzu bilemem tabi.
0
kediebesi
(29.07.09)
evergreen tabir edilen agaclarin mezarliklara dikilmesi cok eski bir pagan inanisidir, agaci olan her kültürde bulunur (noel deki cam agaci, yörüklerde mezar taşlarına selvi figürleri cizilmesi falan).
0
atmacaged
(29.07.09)
(13)

Neden kola iciyorsunuz?

ermanen
Ve diger asitli icecekleri de.. Nasil populer oldular? Alternatifi yok mu kolanin mesela, neden asit, neden mazosizm?
Ve diger asitli icecekleri de.. Nasil populer oldular? Alternatifi yok mu kolanin mesela, neden asit, neden mazosizm?
0
ermanen
(28.07.09)
reklam politikaları iyi hacı çocuk dünyaya geliyor tv de gördüğü ilk içecek cancanlı reklamıyla kola sonra adam ölcek son göreceği cancanlı reklam kola farklı baktım sanki. bi de tarlada çalıştın mı iyi gidiyo şeker ihtiyacını hızlı karşılıyor bu meret.
0
bakteric
(28.07.09)
popüler olmaması imkansızdı. ilk çıktığı zamanlar tamamen yenilikti ve tadı güzeldi. insanlar da aldı ve içti. sonra bıkma gibi bir alternatif olmadı zaten zira bağımlılık yapıyor ipne, kafein yüzünden midir bilmiyorum..

hım ben çok içmiyorum. ama arada çok canım istiyor. sıcak havalarda hem bir serinlik katıyor içime hem de midemi rahatlatıyor (psikolojik de olabilir). mesela son 2 günde 3 litreye yakın kola içtim, canım istiyor feci.

benim alternatifim gazoz. koladan daha az zararlı olduğunu sanıyorum. hem canımın kola isteğini de azaltıyor. böyle kısır bir döngüye girdim. kola-->gazoz-->su, soda sonra tekrar başa=)
0
dambil
(28.07.09)
ben 10 yıldır aralıksız iciyorum. lightını agzıma sürmem, oturdugum sofrada kola yoksa olay cıkartırım. sanırım kan şekeri olayıyla ilgili bir mesele benimkisi. coca-cola'nın üzerinede yapan yok tabi. bagımlılık olarak düsünebilirsin.
0
scp
(28.07.09)
gerçekten yorgun ve gözlerini açamayacak kadar halsizken; soğuk bir litre pet kolayı açıp yarısına kadar nefes almadan fondiplersen, boğazın yandığı halde gözlerinden akan yaşa rağmen durmayıp, yarıladıktan sonra şişeyi aceleyle ağzından çekip geğirirken bulursun cevabını.
0
bore
(28.07.09)
yağlı veya acı yiyceklerin yağı veya biberinin tadı yedikten sonra ağzında kalıyor.yanında kola içince ağzında başka tad kalmıyor.birde ben kahve sevmiyorum.sabahları felan bazen uyanmak için içtiğim oluyor.soğuk duş hesabı iyi geliyor.bore'nin dedikleride var tabi çok güzel anlatmış :)
0
kenevolution
(28.07.09)
ben hiç bi türlüsünü içmiyorum kolanın,aslında biraz da yetiştirilirken ailenizin tutumu önemli bu konuda.bizim eve kola girmez biraz garip bi ama öyle(fanta girer kola girmez)
ama bende ice tea bağımlısıyım bir yerden bişi bağımlısı oluyor insan, hayat bu =)
0
fletch
(28.07.09)
Kola değil ancak, acıyı çok seven bir insan olarak zevk meselesi diyorum. Yoksa insanın zehir gibi acının bir faydası yoktur, zevk işte. Kola ise reklamdan iyi ekmek yiyor diye düşünüyorum. Şahsen çok sevmesem bile arada reklamlarda görünce canım çekiyor alıyorum. Ha bir de aslında meyvesuyunu daha lezzetli bulmama rağmen tatmin edici bulmadığımdan kolayı tercih ediyorum. Yani meyvesuyu bir yudumda gider pek tadını alamazsın. Ancak kola asitli olduğundan, daha yavaş içersin, daha doyurucudur. Yani benim için böyle :)
0
loralynn
(28.07.09)
son 6 ayda toplasan 2 litre kola ve benzeri asitli icecek icmisimdir heralde. alternatifi pek tabiki icetea seftali. su sicak yaz aylarinda gunluk ortalamam 1,5 litre falan heralde. su gibi iciyorum. tevsiye ederim
0
crucio
(28.07.09)
açıkçası içki içmenin verdiği tatmin duygusunu ancak asitli içecekler verebiliyor. sert olduğu için lıklık içip şişemiyorsun hemen o yüzden içtiğin miktarlar susuzluğu kesiyor hatta karnı doyuruyor.
0
blackdog
(28.07.09)
hay bin kunduz. hangi işkenceden, hangi mazoşizmden bahsediyorsun sen @ermanen?

kola dediğin "hayatın gerçek tadı"dır.

bak yazdım da şimdi canım istedi. bir bardak doldurayım. buz gibi. ooooooh.
0
mea maxima culpa
(28.07.09)
keyif verdiğinden kelli bağımlılık yaratıcı kimyasallar, mesela kafein? en basit açıklaması budur herhalde. baloncuk baloncuk boğazda patlamasıyla verdiği yanıltıcı ferahlık da arkadaşların da dediği gibi özellikle yemeklerle iyi gidiyor ve olayın psikolojik yönüne giriyor. adamlar da bunu kullanarak içinde 0 besin maddesi olan dünyanın en "evil" içeceğini bize yutturuyolar.
0
kediebesi
(29.07.09)
bağımlılık işte gerek psikolojik gerek kimyasal. fletch in dediği gibi aile yaklaşımıyla da ilgili biz küçükken eve bırak kolayı sütten başka meşrubatımsı girmezdi ben de günde 1 litre süt dikerim bazen öyle bi şey.
0
yuto
(29.07.09)
ben içmiyorum asitli içecek bazen fast food dışında.

bence ayran, süt ve limonata üçlüsünden uygun olanı, insanoğlunun yapacağı her yemeğin yanına süper gider. yani atıyorum bonfile ile ayran, börek ile limonata, kek ile süt.. gibi.

alternatifi bu üçüdür yani, yerine göre.
0
bushwacker
(29.07.09)
(12)

çok çabuk sinirleniyorum. nasıl üstesinden gelebilirim?

eternal_soul
kavga, itişme, kakışma olaylarından değil bu.evde, aile içinde mesela bir şey oluyor birden bağırıyorum, harlıyorum. neden bilmiyorum. ama çok bağırmaya başladım, çok çabuk sinirleniyorum. kötü etki yaratıyor bende, karşı tarafı üzdüm diye. basit bir örnekle geçiştirdim. sakinleştirici hap map kulla
kavga, itişme, kakışma olaylarından değil bu.

evde, aile içinde mesela bir şey oluyor birden bağırıyorum, harlıyorum. neden bilmiyorum. ama çok bağırmaya başladım, çok çabuk sinirleniyorum. kötü etki yaratıyor bende, karşı tarafı üzdüm diye.

basit bir örnekle geçiştirdim.
sakinleştirici hap map kullanıp ruh gibi gezinmek istemiyorum. denemedim değil yani.

ekleme1 - yaş 20.
ekleme2 - cinsiyet erkek.
0
eternal_soul
(28.07.09)
duzenli spor yapiniz.
0
ermanen
(28.07.09)
kafanızı dağıtacak hobiler bulun. fotoğraf çekmedir, ermanen'in dediği gibi spordur vs vs..
0
dambil
(28.07.09)
biran önce kavga etmelisin biriyle. denedim işe yarıyor.
0
bakteric
(28.07.09)
- sigara kullanıyorsan bırak,
- düzenli spor yap, (günde en az bir saat randımanlı olarak koş )
- yaşınında etkisi var tabi, o yaşlarda bende öyleydim.
- hap falan kullanma, vücüdunu ilaca bagımlama.
- bol su iç,

saydıklarımın faydasını göremezsen ki, görmemen icin bir neden bulamıyorum ben. uzman bir hekime görün derim.
0
scp
(28.07.09)
Enerjiinizi herhangi bir şekilde boşaltın, ben çalışmaya başlayınca melek gibi olmuştum, yoksa gayet çekilmezim :)
Ayrıca bunun sebebi doğru zamanda doğru kişiye sinirlenmemeden ötürü, farklı kişilere yüklenmek olabilir mi? Yani ben de diğer insanlara yeterince tepki gösteremeyip ailemin üzerine fazla gidebiliyorum, belki benzerdir? Aile deyince kendimle özdeşleştirdim de... Bir de ben boks falan yapmak istemişimdir, bu şekilde sanki agresiflik daha iyi atılır. Boks yapmadım ama yumruk atmak rahatlatıcı.
0
loralynn
(28.07.09)
Bir konuda içinde barındırdığınız olduramamışlık, konduramamışlık sizi etkiliyor olabilir. Bu duruma eziklik diyenler çıkabiliyor ama sanırım sizin sinirliliğinizin kaynağı başka. Belki evde nazınız geçtiği için öylesinizdir.

Bir yerlere bir şeyler karalayın. İçinizi bildiğiniz bütün kelimelerle dökün. Bana teşekkür edeceksiniz. Mesela ekşi sözlük benim anı defterim gibidir. Bazı entry'ler aklıma geçmişte yaşadıklarımı getirir.

Mutlu günler geçirmeniz dileğiyle...
0
tubytube
(28.07.09)
en olmadık kişiye bağırıp temiz bir dayak attırın kendinize, farkedeceksiniz ki o dayaktan sonra bir daha kızarken iki kere düşünmeye başlayacaksınız.
0
bore
(28.07.09)
önceden olan bir şey değilse ve ciddi sebeplerden dolayı kızmıyorsan yada başka nedenlerden dolayı gergin değilsen şizofreni başlangıcı olabilir.yok öyle değilse arkadaşlarn dediği gibi oyalancak bişiler bul birde aile içi değilde arkadaşlarına karşı böyle yaparsan sıkıldıkça seni gaza getirip kavga çıkartabilirler.eskiden bende öyleydim.(çabuk gaza gelirdim yani şizofrenik değildim:D )
0
kenevolution
(28.07.09)
duzenli seks.
0
bryan fury
(28.07.09)
çabuk sinirlenme aslında bazı hastalıkların ya da bileşen eksikliklerinin habercisi olabilir. mesela magnezyum eksikliğinin çok çeşitli sinirsel bozuklukları tetikleyebildiğini okumuştum bir yerde.
0
blackdog
(28.07.09)
aileden uzak üniversitedir bu işlerin tek çözümü.
Ailene bagırıp çagırıyorsun birşey demiyor kimse

dışarda çakarlar agzına 2 tane oturursun götünün üstüne
alamadan gidersin

öyle öyle adam olursun.
0
cruseo
(28.07.09)
seks ve sporla ilgili cevaplara katılıyorum ve arttırıyorum empati kurun. karşınızda size öyle delice bağıran birini hayal edin. derin nefes alıp ona kadar sayarken dev bir evrenin içindeki dönüp duran bir kaya parçasının üstünde bulunduğunuzu anımsayın.
buda demiş ki öfke elinde tuttuğun köz gibidir. içi de dışı da seni yakar yani.

ayrıca durum gerçekten yalnızca psikolojik olmayabilir. araştırın derim.
0
kediebesi
(28.07.09)
(10)

sigarayı bırakmak istiyorum

dalgageciyosunheralde
nikotin bandı denedim, ama acaip çarpıntı yaptı, ter bastı resmen. iki gün bile kullanamadım. ek bişey kullanmadan bırakmayı denedim. bu sefer de sağ kolumu kullanamaz, yataktan çıkamaz hale geldim.iştahsızlık da cabası. zaten sigarayı bırakmayı isteme nedenim kilo alamamak. bunu kolaylaştıracak, ke
nikotin bandı denedim, ama acaip çarpıntı yaptı, ter bastı resmen. iki gün bile kullanamadım. ek bişey kullanmadan bırakmayı denedim. bu sefer de sağ kolumu kullanamaz, yataktan çıkamaz hale geldim.iştahsızlık da cabası. zaten sigarayı bırakmayı isteme nedenim kilo alamamak. bunu kolaylaştıracak, kendi başıma deneyebileceğim bi yolu yok mudur?
0
dalgageciyosunheralde
(28.07.09)
Elektronik sigaralar vardi bir ara, n'oldu onlar? Cok etkiliydi.
0
msb
(28.07.09)
bi tanıdığım (30 lu yaşlarında) bıraktı bi gün pat diye.yaklaşık 10 yıldır hiç içmiyor.bu ona 15 kilo olarak döndü,meyve kuruyemişe vurdu kendini.
fikir versin diye yazdım
0
şehnaztango
(28.07.09)
Sadece kilo almak icin mi birakiyorsun?

Yaninda sagligimi da dusunuyorum diyorsan sigara biraktiran Youtube'daki Australian Anti Smoking Ad's videolarini izle. Yanilmiyorsam 3-4 seri halinde ve bayagi etkili. Umarim faydasini gorursun.
0
Zanu
(28.07.09)
@msb: elektronik sigaralar sağlık bakanlığından izin alınamadığı için toplatıldı.
0
metox
(28.07.09)
Allen Carr'ın The Easy Way to Stop Smoking'ini okumayı deneyebilirsin. Çevirisi yurt genelinde var.
0
ohm
(28.07.09)
sakızların işe yaradığı söyleniyor. ama sağlığa zararı da olabilir tabi.
0
kediebesi
(28.07.09)
(bkz: champix)
0
bloody
(28.07.09)
Allen Carr kesin çözüm hocam. Kitabını şiddetle tavsiye ediyorum. Kesin çözüm diyorum bak.
0
charlesbukowskiineksi
(28.07.09)
ciddi anlamda sigara içiyorsanız -günde 1-2 paket arası- sakızlar hiçbişeye yaramıyor. sigaramız bitince çiğniyoruz hiçbi faydası yok.
0
ayiadam
(28.07.09)
ben drum a (sarma sigara) başladığımdan beri çok rahatım. az içiyorum, ağzımın tadını geri kazandım, eskisi gibi sigara krizi hiç olmuyor, hatta bugun daha bu saat oldu hiç içmedim. ama sarma sigaralar için küçük filtrelerden de kullanıyorum...
0
son nefes
(28.07.09)
(4)

cep telefonu onerisi

maersk
merabalar.bu olaylara tamamen uzak kalmisim. anca smartphone lari takip ediyorum da. ablam yeni telefon almak istiyor bi oneri bekliyor. ben de yardimci olamadim siz belki bisiy onerebilirsiniz diye sorayim dedim.mp3 calabilsin, 4-8 gb takilabilen/ya da internal bellegi olsun, ufak olup cebe rahat g
merabalar.
bu olaylara tamamen uzak kalmisim. anca smartphone lari takip ediyorum da. ablam yeni telefon almak istiyor bi oneri bekliyor. ben de yardimci olamadim siz belki bisiy onerebilirsiniz diye sorayim dedim.

mp3 calabilsin, 4-8 gb takilabilen/ya da internal bellegi olsun, ufak olup cebe rahat girebilsin, sarji en az bi hafta gitsin, kamerasi cok onemli degil, fiyati da abarti olmasin.
nokia sony ericsson samsung lg filan olabilir, philips olmasin mumkunse.
oneriler icin simdiden tesekkur ederim.
0
maersk
(28.07.09)
kıyısından köşesinden smartphone'a niyetlenildiyse ne yapılıp edilip iphone alınması lazım.
0
blackdog
(28.07.09)
sony ericsson'un w serisinden herhangi bir telefon alın. tüm dediklerinizi karşılar bu seri.
0
carnicero
(28.07.09)
sanırım arkadaş smartphone'ları takip ettiğini dolayısı ile diğer telefonları pek bilmediğini söylüyor. yani sorduğu telefon smartphone değil, diğer modellerden...
0
brainfour
(28.07.09)
yakın zamanda asus'un telefonunu denedik. beğendik. küçük, şık, kullanışlı, işlevli ve 4 gb hafıza kartı hediyesi. fiyatı da ortalama.
0
kediebesi
(28.07.09)
(6)

şort alınacak yer

leon
şort almak istiyorum, şöyle bişey olsun;- bu sıcaklarda evde giymek için çok ince ve terletmeyen kumaştan- boyu boxerdan uzun olmamalı- böyle salaş rahat bişeynerden alabilirim, mağaza ismi söylerseniz daha makbule geçer. nokta atışı yaparsanız süper olur.ist/anadolu yakası tercihimizdir.
şort almak istiyorum, şöyle bişey olsun;

- bu sıcaklarda evde giymek için çok ince ve terletmeyen kumaştan
- boyu boxerdan uzun olmamalı
- böyle salaş rahat bişey

nerden alabilirim, mağaza ismi söylerseniz daha makbule geçer. nokta atışı yaparsanız süper olur.

ist/anadolu yakası tercihimizdir.
0
leon
(26.07.09)
istanbul anadolu tarafinda alisveris yaptigim tek yer kucukyali-idealtepe de ki outlet tarzi magazalar.
atla haydarpasa-gebze trenine in idealtepe de kediye sorsan gosterirler sana, ben tesadufu bi sekilde bulmustum ve 4 mevsim aradigimi bulabiliyorum..
0
buyerson
(26.07.09)
(bkz: lcw)
0
buffy de vampir sayilir
(26.07.09)
Cadde de ki Boyner e uğrarsan her istediğini bulabilirsin kanımca..
0
zozjotejmnk
(26.07.09)
evde giymek için istiyorsanız bilimum iç çamaşırı dükkanında pijama olarak satılan kısa şortlar mevcut tam dediğiniz gibi boxerdan ince aynı kalınlıkta.
0
geldiler
(26.07.09)
t-box markasının çok rahat şortları var, tamamen pamuktan mamul, dediğinizden biraz uzunca ama üstünüzde olduğunu fark etmezsiniz. bu markaya, anlayışına filan gıcık olsam da mal güzel, yapacak bir şey yok.
0
kediebesi
(26.07.09)
pazartesi selamiçeşme pazarında en pahalısı 10 tlye satılıyor. ince penye evde giymelik şort. nayk logosu bilem var bazıalrında :)
0
zkurmus
(26.07.09)
(8)

faks çekip almam gerek. nasıl olacak bu iş?

emrag
nereden yapabilirim bu işi? kaça patlar?
nereden yapabilirim bu işi? kaça patlar?
0
emrag
(26.07.09)
şöyle bir şey varmış. siz bunları denerken ben başka yollar arayayım=)

www.bildirgec.org
0
dambil
(26.07.09)
baktım sitelere ama alışta sıkıntı var. birisi maille alabilirsiniz demiş onda da türkiye yok listede :/
0
🌸emrag
(26.07.09)
ayrıca illa bilgisayardan olmasına gerek yok :) köşe başı telekom şubeleri oluyor oralardan yapabilir miyim acaba bu işi? ya da ne biliyim fatura ödeme merkezlerinden oluyor mu bu iş? ayrıca maliyette önemli. kalkıp benden 1 faks alıp göndermeye 20 milyon alıcaklarsa 2 lira dolmuş parası verip arkadaşlara giderim.
0
🌸emrag
(26.07.09)
ha ben bugün için sanmıştım=) tabii ki yapılabilir ptt'lerden. şurada var tarifeler: www.ptt.gov.tr
0
dambil
(26.07.09)
kırtasiyelerde de yapılıyor.
0
cnonefb
(26.07.09)
buyuk kentlerden biriyseniz, telefon edilen kucuk dukkanlar var ya, onlarda da vardir boyle bir hizmet. salliyorum 3, 5 lirayi gecmez.
0
pyro clustic flow
(26.07.09)
kırtasiye fax göndermeye 2 lira aldı benden, tabi değişir bu ama fikir olsun diye şettim.
0
alchemistt
(26.07.09)
yev postaneye gidiveriniz. göndermesi parayla 1 lira mı nedir alması bedava. en son ben denediğimde öyleydi en azından.
0
kediebesi
(26.07.09)
(6)

sessizlik, dinlemek ve asosyallik hakkında..

kalim
efendim, ben ağırbağışlı sakin sessiz kendi yağında kavrulan iç güvesiyden hallice bir vatandaşım.. ancak benim en büyük derdim; dinlemek. arkadaş ben herkesi dinliyorum. yani büyük olsun küçük olsun hiç konuşmak aklıma gelmiyor, onlar anlatıyor ben dinliyorum.. haa bundan şikayetçi değilim, ben ins
efendim, ben ağırbağışlı sakin sessiz kendi yağında kavrulan iç güvesiyden hallice bir vatandaşım.. ancak benim en büyük derdim; dinlemek. arkadaş ben herkesi dinliyorum. yani büyük olsun küçük olsun hiç konuşmak aklıma gelmiyor, onlar anlatıyor ben dinliyorum.. haa bundan şikayetçi değilim, ben insanları dinlemeyi severim, ama bu beni asosyalleştiriyor sanki dinlemeye o kadar alışmışım ki konuşamıyorum ilginç bir şekilde.. diyalog kuramıyorum insanlarla, nası girsem lafa ne konuşsam bilemiyorum.. öyle bakıyorum.. insanlar da yüzüme söylemeselerse de "ne kadar soğuk biri odun gibi herif" falan diye düşünüyorlardır benimle ilgili herhalde diye düşünüyorum, çünkü ben bile rahatsız oluyorum.. mesela örnek vereyim; arkadaş grubu olsun 4-5 kişi ben oturur herkesi dinlerim, ve işin asıl kötü ve değiştirmek istediğim tarafı ben bundan hiç de sıkılmam, arada "bence seni haketmiyor" veya "inşallah istediğin yer olur" gibi kalıplaşmış iki cümle atıyorum sonra devam dinlemeye.. hayır atılayım istiyorum ortamın çılgın çocuğu olayım falan ama yok çok alışmışım dinlemeye konuşsam bile ortaya hep soru cümlesi atıp onlara uzun cümleler kurduruyorum.. bu durum arkadaş çevresinde de, dışarıda komşu bakkal çakalla da, aile içinde de aynı.. 1. derece akrabalar tamam ama 2. derece oldu mu "merhaba" diyorum "merhaba yavrum" diyorlar öyle kalıyorum.. hani kimse konuşmasa üç saat hayatta konuşmak aklıma gelmez.. "okul nasıl" "iyi" bu kadar.. hayır istiyorum hoşlarına gidecek birşey yapayım ama yok işte konuşamıyorum yapamıyorum yani.. bilmiyorum ne yapayım çok muzdaripim bu durumdan, yaa antreman yaptığım bile oluyor konuşmak için nasıl girerim ne konuşurum diye, hakikaten çok büyük sorun bu benim için.. en sonunda buraya yazdım, umarım bir çözüm önerisi gelir.. önerilerinizi dinlemeye açığım..:)
0
kalim
(26.07.09)
bence karakterle alakalı

bazı insanlar konuşmaz pek

bence insanların senden rahatsız oldugu konusunda yanılıyorsun. alışmışlardır
0
alokozay
(26.07.09)
@alokozay, işte sorun burada ben o karakterde bir insan değilim zaten öyle olsam böyle bir sorun yaşamam.. kız arkadaşımla veya birlikte çok şey paylaştığım yakın arkadaşlarımla böyle bir sorun yok, gayet eğleniyoruz hatta çok fazla konuşuyorum onların yanında.. ama herhangi bir grupta veya eşdost aile arasında veya arkadaşımın-sevgilimin arkadaşları arasında bu konuşma aktivitesini gerçekleştiremiyorum.. onlarda "yaa çok kafa adamdır süperdir" falan dedikleri adam bir kelime etmeyince öyle kalıyorlar tabii.. sorunumu daha açık ifade etmem gerekirse 2. ve 3. kişiler anlatmaya başladı mı dinlemekten uzaklaşamıyorum, biri konuştuğu zaman dinliyorum ve sonra konuşasım gelmiyor olay bu.. bilmiyorum ne yapayım..
0
🌸kalim
(26.07.09)
aynı durum bende de mevcut. alıştım ben buna. düşünebilen, birşeyler hakkında yargısı/yorumu olan bir insan olduğumu sadece sevgilim/yakın arkadaşım düşünür. onun dışında etkisiz eleman olarak görülürüm genelde. ortamlarda falan pek konuşmam. bunun bir artısı varsa o da analiz yeteneği kazandırması diye düşünüyorum.

bu durumdan rahatsızsanız karakterinizden memnun değilsinizdir. budur yani. karakteriniz bu. değiştirmeye çabalasanız da uzun vadede aynı yere döneceğinizi tahmin ediyorum.

burada düşüncelerinizi gayet güzel dile getirebiliyorsunuz bakın. yazı ile sözün farkı mı demeliyim acaba?
0
cro magnon
(26.07.09)
bence özgüven eksikliğidir. dinlemeyi seviyorum diyerek kaçış yolu yaratıyorsunuz.
0
turkish tekila
(26.07.09)
Simdi bu konuda iki tur insan vardir:

BIRINCI TUR, basindan gecen en ufak ve gereksiz ayrintilari bile karsisindakine anlatma ihtiyaci hisseder. Genellikle kadin cinsine dahildirler.

Bu insanlar da kendi iclerinde ikiye ayrilir: Birinci grup anlattigi en gereksiz konuyu bile baharatlandirarak tatlandirabilen, araya gulumseten espriler serpistiren, anlattigi konuyu allayip pullayabilenlerdir. Bu insanlarin anlattigi seyler her daim keyifle dinlenir, gulunur, eglenilir. Ortamin populer insanlari oluverirler kisa zamanda.

Bir de anlattigi konu ilgi cekici bile olsa sirf anlatim yeteneginden yoksun oldugu icin olayi sikici bir formatta sunan, konuyu uzattikca uzatan, "Bi bitirse de gitsek" dedirten insanlar vardir.

IKINCI TUR insanlar ise anlatim yeteneginden yoksun oldugunu fark edip, yalnizca dinleyici olmayi tercih etmislerdir. Akilli insanlardir bunlar, severim kendilerini. Siz bu gruba dahilsiniz.

O yuzden bu konuyu hic kafaniza takmayin. Yani anlatip anlatip sikinti vereceginize sessiz kalmaniz daha dogru bir tercih.

[isbu yazidaki yamuk yumuk cumleler, yazinin gecenin gec saatlerde yazilmis olmasindan ileri gelmektedir, okuyan insanlara bu durumdan dolayi ozru bir borc bilirim, saygilar...]
0
msb
(26.07.09)
okurken aklıma bir iki soru geldi. mesela gerçekten dinliyor musun karşındakini? yani tam anlamıyla empati kuruyor musun? çünkü böyle yapınca insanın ister istemez aklına söyleyecek bir şey, bir his, bir anı filan geilveriyor. yani bende öyle oluyor. hatta ben de senin belki de tam tersin olmaktan muzdaripim çünkü birinci gruba aitim. biri bir şey anlatmaya başlayınca benim hemen aklıma başka bir şey geliyor ve bazen herkesi unutup anlatmaya başlıyorum. karşımdaki(ler) bana kös kös bakıyor sonra aralarında muhabbete devam ediyorlar :D
bir de dedemin sınıf arkadaşı vardır. hiç konuşmazmış. sorduklarında da "aklıma diyecek bir laf geliyor, sonra düşünüyorum ne gerek var diyip vazgeçiyorum" diyormuş.
ben kendi sorunumun kökenini filan biliyorum az çok. ama sanırım en iyisi kendini olduğu gibi kabul etmek ve seni bu şekilde kabul edip seven insanlarla bir arada olmak. zaten kafanız "konuşamadığınız" düşüncesinden uzaklaşmaya başladığı anda normal halinize dönersiniz.
0
kediebesi
(26.07.09)
(11)

kanatlı karıncaların istilası

saturndeki salyangoz
2-3 saat once beş alti tanesini odamin perdelerinde gordum ve oda spreyi sıkarak etkisiz hale getirdim, şimdi en az 30 tane var perdemde, bunlar nie istila ederler, normal sinek kovucu fişe takilan aletler bunlara etki eder mi? ben napicam :(
2-3 saat once beş alti tanesini odamin perdelerinde gordum ve oda spreyi sıkarak etkisiz hale getirdim, şimdi en az 30 tane var perdemde, bunlar nie istila ederler, normal sinek kovucu fişe takilan aletler bunlara etki eder mi? ben napicam :(
0
saturndeki salyangoz
(25.07.09)
Onlar kraliçe karınca olmaya aday dişi karıncalar. bir-ikisi yeni bir yuva bulacaklar ve kendi kolonilerini kuracaklar. Şansın varsa yuva yapabilecek uygun bir ortam bulamazlar. Bulurlarsa; yeni karınca kolonin hayırlı olsun.
0
ataturkiye
(25.07.09)
nasil kurtulurum bunlardan sinek kovucular bunlari uzak tutar mi?
0
🌸saturndeki salyangoz
(25.07.09)
sprey + çakmak kombinasyonu ile gördüğünüzü ateşe verin. olaya şahit olan diğer karıncalar namınızı duyunca göç edecektir.
0
ztpz
(25.07.09)
elektrikli süpürgeyle çekiverin.
0
emrag
(25.07.09)
süpürgeyle iki kere cektim, ama aninda yeniler, belirdi
0
🌸saturndeki salyangoz
(25.07.09)
hmm. herkes yakarak öldürmeye karşı sanırım.. yalnız şöyle birşey var; haşarat kısmısına ilaç verdiğinizde ( sprey veya bu prize takılanlardan farketmez ) farkettiyseniz eğer birden ölmüyor bu garibanlar. vızıldaya vızıldaya can çekişerek nalları dikiyor. yakma veyahut ilaç arasında pek bi fark yok sonuçta ikiside öldürüyor. yaktığınızda en azından bir saniye içinde ölür rahat eder hayvan/böcek.
0
ztpz
(25.07.09)
bu mahlukat perdelerin yatagin üstünde ikamet edior ama istesemde yakamam zaten
0
🌸saturndeki salyangoz
(25.07.09)
uçanındanda olsa karıncadır ekmek sever diyerekten, ekmeklerden oluşan uzun ince bir yol yapılarak zemine çekilir. zeminde kocaman bir dilim ekmek bırakılır. tüm karıncalar " aa ziyafet var koşun!" diyerek ortama nüfus eder. sprey ve çakmak ele alınır ortalık tarumar edilir. olay ceyran ederken kızaran ekmek dilimleride pencere kenarına bırakılarak güvercinler sevindirilir..
0
ztpz
(25.07.09)
nerden gelmiş bunlar belli değil mi? etrafta delik, yarık neyim yok mu?
0
emrag
(25.07.09)
arı yavrusu da olabilir.
çok pis ısırır. muhtemelen camın pervazına bir yere yuva yapmış karınca ya da arı ve yumurtlamış. onlar da yavruları.
0
aithra
(25.07.09)
sarımsak.
0
kediebesi
(26.07.09)
(7)

Ferhan Şensoy Kitapları

gokriver
Yazdıklarını okumadım, okumalıyım diyorum.. "Bu zamana kadar neden okumadın çok şey kaçırdın!" mı dersiniz yoksa "ne gerek var vakit kaybı" mı? Bir de son olarak hangi kitabından başlayayım eğer olumlu ise görüşünüz. Saygılar.
Yazdıklarını okumadım, okumalıyım diyorum.. "Bu zamana kadar neden okumadın çok şey kaçırdın!" mı dersiniz yoksa "ne gerek var vakit kaybı" mı? Bir de son olarak hangi kitabından başlayayım eğer olumlu ise görüşünüz. Saygılar.
0
gokriver
(23.07.09)
içine böyle bir his nerden geldiyse onu takip et ama oku, Kalemimin Sapını Gülle Donattım
otobiyografik, aslında Karagöz ve Boşverinbeni hariç istediğinle başlayabilirsin
ya da sen bilirsin, yazarlar ve kitapları konusunda başlama kitapları olduğunu düşünmüyorum ama senin böyle bir kriterin varsa önerim yukarıda
ne güzel yazıyor be!
0
gdduman
(23.07.09)
bir kitabını okursan, diğer kitaplarını da okumuş sayılırsın bence. ya da bir-iki oyununu seyret. oyunları için de aynı şey geçerli.
0
lovemyself
(23.07.09)
hem kendisini ufaktan tanımak hem iyi bir başlangıç için ben de kalemimin sapını gülle donattım'ı tavsiye ederim. bunun dışında falınızda rönesans var ve oteller kitabı da iyidir.

ha tabii öncelikle; "bu zamanda kadar neden okumadın çok şey kaçırdın!".
0
kayip ruh
(23.07.09)
valla kazancı yokuşu'nu 5-6 yıldır arıyorum. aramadığım sahaf, kitabevi kalmadı. okumasam da onu tavsiye ediyorum. elinde olan varsa parayla alabilirim.
0
atmosphere
(23.07.09)
elveda ssk diye bir kitabı vardır hayatımda okuduğum en iyi mizah eserlerinden birisi.çok da absürd bir hikayesi vardır.
0
devourthedamned
(23.07.09)
ayna merdiven, kazancı yokuşu, düşbükü, denememeler hangisinden isterseniz başlayabilirsiniz. hepsi ayrı güzel. otobiyografik kitapları arkadaşlar yazmış. bir de ingilizce bilmeden hepinizi ay lav yu var. pankreatit geçirdiği amiral bristol kimdir hikayesi yerlerde yuvarlanmama neden olmuştur bu nedenle kendisine imzalatılmıştır. :D
yazın oteller kitabı gerçekten iyi gider.
0
kediebesi
(23.07.09)
bu zamana kadar neden okumadin cok sey kacirdin.

(git: kalemimin sapini gulle donattim)

(bkz: saheser)
0
gunlerin kopegi
(23.07.09)
(21)

bir dövme olarak Atatürk imzası

emcedeltate
bir arkadaşınız yanınıza geliyor. koluna Atatürk ün imzası kalıcı bir şekilde işlettirmiş. ilk dövmesi. ne düşünürdünüz? dövme onu taşıyan kişi için anlamlıdır evet.kardeşim yaptırma planında. burda yazanları bir bir ona okutacağım. lütfen açıklayıcı yazın. olumlu olumsuz hiç farketmez sadece düşün
bir arkadaşınız yanınıza geliyor. koluna Atatürk ün imzası kalıcı bir şekilde işlettirmiş. ilk dövmesi. ne düşünürdünüz? dövme onu taşıyan kişi için anlamlıdır evet.
kardeşim yaptırma planında. burda yazanları bir bir ona okutacağım. lütfen açıklayıcı yazın. olumlu olumsuz hiç farketmez sadece düşündüklerinizi yazın.

kendisi birkaç sozluk yazarından fikir almak istedi. yoksa dövme nin amacını ve anlamını kendisi de biliyormuş.
0
emcedeltate
(23.07.09)
bu soruya bir türkçü farklı yanıt verir, atıyorum bir komunist farklı yanıt verir. varmaya çalıştığınız noktayı anlayamadım sanırım.

ha, bana soracak olursan, hoşuma gitmez. o adama kıt akıllı muamelesi yaparım.
0
cro magnon
(23.07.09)
Atatürk ve devrimleri konusunda pek fikri olmadığını düşünürüm.
0
kurukafa
(23.07.09)
"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir (yeterlidir)." mustafa kemal atatürk

o dövmeyi yaptırmak bu lafı eden bir liderin hatırasına saygısızlıktır kanımca. isteyen istediği dövmeyi yaptırsın ona lafımız yok tabi ki. ama niyet vücudu süslemek değil; atatürk'e olan saygıyı ifade etmekse bunun yolu yukarıdaki ikinci cümlede bizzat kendisi tarafından belirtilmiştir. okuyun, öğrenin, anlayın, hatırlayın, savunun.
0
blackdog
(23.07.09)
bir arkadaşım var ülkücü onda görmüştüm, bilmiyorum çok karizmatik buluyorum diye yaptırdım demişti. bir de solcu bir kız tanıyorum harbi harbi solcu, en büyük devrimcilerden biri olduğu için demişti ondan yaptırdım demişti.
0
alkolikfedai
(23.07.09)
şekilci derim.
0
quadropol
(23.07.09)
çok kıro bir şey bence. hani mümkün olsa müslümanın birinin koluna hazreti muhammed ile ilgili bi şey yaptırmasından farklı gözükmüyor benim gözüme.
0
bushwacker
(23.07.09)
insanlar ne der kaygısıyla dövme yaptırılmaz zaten. görsek ne düşünürüz, bence bi önemi yok. içinden geliyorsa bırakın yaptırsın. bence dövme, kişinin kendisi görmek için yaptırması gereken bişeydir. kolunda onu görmekten hoşlanacaksa yaptırsın. atatürk görseydi ne düşünürdü, onun da bi önemi yok. yaptıranan kendisine güzel bişey ifade ediyosa doğrudur. onun anladığı önemlidir.
ne biliyim, bi dikenli tel, bi kurukafa dövmesinin benim için bir anlamı varsa, bütün dünya mal mısın desin, yine yaptırırım sonuçta.
ha zaten insanlar görüp şöyle şöyle düşünsün diye yaptıracaksa dövme yaptırması toptan hatadır.
0
cereal killer
(23.07.09)
bazi dovmeciler* bedavaya yapiyorlar bunu.

sirf sekilcilik gibi geliyor bana. obama'ya sinek oldurdugu icin peta'nin verdigi tepki gibi cig, zorlama geliyor. o dovmeyi yaptirana kadar nutuk'u tekrar okumayi tercih ederim sahsen.
0
osuruklu
(23.07.09)
(söylenmiş ama)bedava yaptırdığını düşünürüm.
bir ara haberlere bile çıktı, adam bedava yapıyormuş atatürk imzası şeklindeki dövmeyi.
ha bir de, sürekli metal gruplarının tişörtlerini giyip sokakta gitar çalıyormuş gibi yapıp yürüyen yavuşak metalcilerden farkı olmaz gözümde.
0
aithra
(23.07.09)
galahad
(23.07.09)
bence normal birşey. bana göre atatürk ün imzası ciddi karizma, çok şekilli. bunun illa bir anlam ifade etmesi gerekmiyor. krolukla veya görgüsüzlükle de alakası yok.
0
birak bu isleri
(23.07.09)
ben önceki yazılmış olanların dışında bir şey düşündüm nedense. bir yandan tabii ki "atatürk sevgisi bunu ne kadar kaldırır" meselesi var, yok değil, ama diğer yandan da şu: sen atatürk'ü bu kadar seviyorsun sayıyorsun çok güzel, ama atatürk seni görseydi üstüne imzanı atar mıydı? ya da sen bunu düşünüyorsan kendini ne kadar önemsiyorsun? bir yandan kendini metalaştırma diğer yandan ise yanlış bir yönde aşırı önemseme. ben bunu görürüm atatürk imzası dövmesinde.
0
calendil
(23.07.09)
'cereal killer' düşündüklerimin aynısnı yazmış,bence kardeşinize burada yazanları bile okutmanın anlamı yok,içinden geldigi ve istediği gibi hareket etsin.
0
öseleköselek
(23.07.09)
Selamı sabahı keserim, meraba meraba o kadar.
0
mabl
(23.07.09)
niye bit dovme olarak Ataturk e olan saygini digerlenine gostermek isteyesin ki? eger illa Ataturk u hatirlatacak birseyler takmak istiyorsan imzali kol saatleri var cok guzel. ben oyle yapiyorum.
0
hollandabocegiilesevismek
(23.07.09)
yarın öbür gün karakola düşerseniz 5. kattan atlayıp intihar etti diye gazetelere çıkmanızı önleyebilir. bu açıdan faydalı bence.
0
386 dx
(23.07.09)
kardeş demişsiniz, daha genç olduğunu varsayarak ideolojilerin yaşla beraber değişebileceğini düşünüyorum. çocuk yarın bir gün dinci/liberal/komünist olacak ama kolundaki yüzünden kendisiyle çatışmaya girecek. yapmasın bence. ya da geçici falan yapsın nebleyim.
0
dr cucu
(23.07.09)
manyak derim çok kısa olarak.
0
likeinme
(23.07.09)
atatürk dirilip görse sopayla döver çatçat diye..
mesela neden türk bayrağı değil, atatürk büstü ya da minimalist bir resmi böyle sırf gölgelerden oluşan filan, niye böyle şeyler değil de imza? başka türlü bakış açıları herhalde.
absurd olsa da ben de şu hapishane dövmelerinden dirsekteki örümcek ağları olayını çok beğeniyorum ama yaptıracağımı sanmam :)
0
kediebesi
(23.07.09)
insanın ideolojik yönelimi 40'lı yaşlarında hatta daha sonrasında bile değişebiliyor. eminim kardeşin oldukça gençtir, hiç o kadar emin olmasın hayatının sonuna kadar o dövmeyi gururla taşıyacağına.
lakin dövme de güzel bişey, estetik bulduğu ya da daha kişisel bir anlamı olan bir şekil yaptırsın bence. pişman olma ihtimali azalır.
bir dövme sanatçısının röportajını okumuştum, ideolojik veya dini simgelerin dövmesini kesinlikle yapmadığını söylemişti mantıklı bence de.
0
hayali arkadaş
(24.07.09)
Bu kadar manyak falan demenize gerek yok o kadar garip bir durum değil bence çünkü gidip atıyorum aslan orumcek vs. yaptıracağına Atatürk'ün imzasını yaptırır burdada kımsenın ona manyak deme hakkı yoktur.
0
tatarcan
(25.07.09)
(8)

Hafızamın ve ezber yeteneğimin yetersiz olduğunu düşünüyorum

Rodin
Bu yetileri geliştirmek hakkında neler yapabilirim..
Bu yetileri geliştirmek hakkında neler yapabilirim..
0
Rodin
(23.07.09)
(bkz: melik duyar)
0
henry gale
(23.07.09)
sıklıkla tavsiye ediliyor söylemekte bir beis görmüyorum sudoku vb. oyunları deneyin.
0
akustik cinayet
(23.07.09)
mim kemal öke diyeceğim geliyor, bi adam vardı. yanında öğrencileri oluyor, onlarca oyun kağıtlarını ezberliyolar, sonra 15. sıradaki şuydu falan diye deli deli şeyler yapıyolar. tam olarak yardımcı olamadığımın farkındayım ama tamamen zihin geliştirme yöntemi işte, tam aradığın şey. bi araştır derim.
0
sezercik yavrum benim
(23.07.09)
Yapılan araştırmalara göre(gelişim psikolojisi dersini veren bir hocamız söyledi,ben onun yalancısıyım)havuç suyu hafızayı güçlendiriyormuş.Ayrıca yer fıstığı ve ceviz de aynı etkilere sahipmiş diye duydum.
0
tukaka
(23.07.09)
bolca kırmızı et yiyin, uykunuzu düzene sokun, roman okuyun.
0
blackdog
(23.07.09)
ne konuda olduğuna bağlı bence. birtakım formüller ezberlemek istiyorsan kullandıkça hatırlarsın mesela. (çok basit bir yerinden aldım, bildiğin matematik formülü)

onun dışındaki meseleler için en güzel yöntemim şudur ki, hatırlamak istediğin olayı birşeye benzeterek, başka birşeyle ilişki kurarak anlamalısın. biraz melik duyar gibi, ama daha doğal, çünkü sue eylemini sue diye bir kadın varmış, kocasından boşanmış gibi çok dolaylı yollardan anlamak bence daha zor.

hatırlamak istediklerini bir kağıda yazabilirsin, yazarken odaklanıp kendi cümlelerinle yazabilir ve gece yatmadan önce okuyabilirsin. çünkü gece yatmadan hemen önce düşündüklerimizi daha net hatırlıyormuşuz, bilmem doğru mudur.

görsel olarak hatırlayabilirsin, hatırlamak istediğin konuyu küçük kartlara küçük notlar alıp bunları aklına geldikçe okuyabilirsin.

bunları hep ders çalışmak ya da belli bir şeyi öğrenmek üzerinden anlattım. tam bir açıklama olmadığı için burasından alıyorum.
bir de bunları yaparken üzerinde çalştığın her şey için farklı ve sevdiğin abur-cuburları çalışırken yiyebilirsin, koku ve damak hafızas. burayı salladım ama mesela etik çalışırken haz vs. derken çikolata yemek ironik olmakla birlikte benim hatırlamamı sağlıyor ne okuduğumu.

(yıllar sonra gelen edit: belki biri okur :) oha diyorum kendime şu son söylediğim çikolata yemek falan şeysine bağlam bişeysi deniliyor. yani öğrenirken bulunduğunuz ortamı daha sonra hatırlamanızı gerektirdiğiniz yerle ne kadar benzeşiyorsa (belki aynıysa) hatırlamanız o kadar kolay oluyor. aklın yolu bir. yahu duyuruda yıllar sonra edit şeysini yapan bi ben varım galiba :) çok gülüyorum kendime şu an)
0
will
(23.07.09)
keten tohumu, semiz otu, balık yiyin.
0
joepiscopo
(23.07.09)
will ve joepscopo ya katılıyorum. balık çok iyi geliyor. will'in bahsettiği olaya sinestezi deniyor. etrafındaki herşeyi rakamlara benzetenler, söylenen her tarihteki hava olaylarını, önemli olayları hatırlayanlar, müziği titreşim gibi hissedenler... beynin iki ayrı noktasının uyarılarak bir arada çalışması gibi.
ben mesela halifeleri öyle ezberlemiştim. daltonlarla eşleştirme yaptım. adı en uzun olan avarel, en kısa olan da joe idi. onlar ali ve ebubekir oldu. aradakilerin adı da ömer ve osmandı ancak onların sırasını da alfabenin tersi şeklinde yazdım kafaya. böylece sıralama da yapabildim, ebubekir, ömer, osman, ali diye :)
bir de malt bulabilirsiniz, o da çok iyidir. her sabah böyle dörtte bir çay bardağı içerdim çocukken.
0
kediebesi
(24.07.09)
(9)

giyotin veya benzeri durum.

eyke
ani kafa kopmalarında, kafada bilinçlilik bir süre (saniye bazında) devam eder mi yoksa anlık bir ölüm mü söz konusudur?söylemesi ürpertici ama, mesela zamanında giyotinle idam edilmiş insanların kafası yere düştüğünde sehpadaki vücudunu görebilmiş midir, düşüşü hissedebilmiş midir?
ani kafa kopmalarında, kafada bilinçlilik bir süre (saniye bazında) devam eder mi yoksa anlık bir ölüm mü söz konusudur?

söylemesi ürpertici ama, mesela zamanında giyotinle idam edilmiş insanların kafası yere düştüğünde sehpadaki vücudunu görebilmiş midir, düşüşü hissedebilmiş midir?
0
eyke
(16.04.09)
nuage
(16.04.09)
7-8 saniye falandı yanlış hatırlamıyorsam, kafa olan biteni görebiliyor, bilinç açık kalıyor

hatta kafayı kaldırıp millete gösterirlermiş ki, kafa da son olarak onları bir görsün.

hatta başlığı bile vardı, bir bakayım.

aha da nuage bulmuş, beni zahmetten kurtardı.
0
tahsin sutcuoglu
(16.04.09)
evet devam ediyormuş. hatta kafaya isminle hitap edince gözlerini çevirip bakıyormuş bile. konuşanların hikayesi bile anlatılmış zamanında. (konuşma olamamalı aslında.)
0
🌸eyke
(16.04.09)
bununla ilgili bir deney yapıldığını duymuştum. bir bilimadamı yardımcısıyla arasında bir parola oluşturmuş işte giyotinden sonra yapmış filan. bir filmde de geçiyor olabilir tam anımsayamadım. ama sonuçta bir süre devam ettiği biliniyor.
0
kediebesi
(16.04.09)
ufak spoiler iceriyor olabilir.

---
pek alakali degil ama bunun "en guzel?!" orneklerinden birisi hacivatla karagoz neden olduruldu filminde vardi. izlemediyseniz izleyin derim. la haine filminde de insan uzerinde degil de baska bir canli turu uzerinde etkisini gosteren uzunca bir sekans vardi.
0
entrapmen
(16.04.09)
yamulmuyorsam lagrange yapmıştı o deneyi. lagrange olmasa bile l ile başlayan biri olduğu kesin. bu idam edilmeden önce yardımcısına demiş işte gözün kellemde olsun diye. çat kesmişler adamın kafayı, bu kafa düştüğü yerde yardımcısına göz kırpmış.

kafa bedenden ayrıldıktan sonra konuşma olayı külliyen yalan. ses tellerin yok bi kere, neyi nerede titreştiricen de ses çıkartıcan?
0
deckard
(16.04.09)
antoine lavoisier imis o sakaci goz kirpan amca.
0
fdegir
(16.04.09)
Henri Languille deneyi var bir de. 1905 yilinda giyotin ile idam edilmis. Dr. Beaurieux adinda biri de gozlemlemis ve Languille, 25-30 saniye icinde olmus. ayrintilarini google'da bulabilirsiniz.
0
ermanen
(16.04.09)
www.youtube.com

inanilmaz.

1949'da sovyetlerin yaptigi ve filme alinmis deney. Hayvanlardan alinmis kalp, akciger ve hatta kesik kafaya yapay bir duzenekle kan pompaliyorlar. Organlar yasamayi surduruyor.

Kesik kafa sese, isiga, asite tepki bile veriyor..
0
nochristrequiress
(16.04.09)
(6)

sinemanın aykırı insanları

bcdhms
merhabalar,geçen gün sevdiğim karakterleri düşünürken şöyle bir şey farkettim, böyle aykırı, hazır cevap, smart ass diye de tabir edilen, lakin bunalımlı ve depresifte olabilen kişilerin (özellikle dişilerin)filmlerini çok seviyorum ben,örnek vermek gerekirse ghost world ve american beauty deki Thor
merhabalar,
geçen gün sevdiğim karakterleri düşünürken şöyle bir şey farkettim, böyle aykırı, hazır cevap, smart ass diye de tabir edilen, lakin bunalımlı ve depresifte olabilen kişilerin (özellikle dişilerin)filmlerini çok seviyorum ben,
örnek vermek gerekirse ghost world ve american beauty deki Thora Birch, dead like me'deki esas kız ellan muth, sonra ellen page, winona ryder vs...

bu tarzda(saydıklarım dışında) tavsiye edebileceğiniz şeyler var mıdır??
0
bcdhms
(15.04.09)
woody allen filmleri iyi gelebilir, komedileri tam da bunu örnekleyen filmlerdir. bir de elbette ingiliz mizahını seveceksiniz tahminim. onları deneyin.
0
linuswithnoblankets
(15.04.09)
kore dramalarının kadın karakterleri tam bu kalıba uygun sanırım. misal vermek gerekirse; my sassy girl, two faces of my girlfriend, bir de rüzgargüllü bir şey vardı ismini tam hatırlayamadım.
0
krasotkin
(15.04.09)
"all about eve" adlı filmde aykırı, hazır cevap, smart ass ve bunamlı tanımını 12 den vuran hatun(lar) var. ancak biraz femme fatale.

en sevdiğim filmlerden "brick" te ise tüm bu tanımlara sahip ancak erkek karakter var
0
gunetapar_
(15.04.09)
ben ana pascal'ı beğeniyorum. the secretary'de çok bayıldım, stranger than fiction da cila oldu üstüne.
0
kediebesi
(16.04.09)
gelmiş geçmiş en aykırı isim: (bkz: luis bunuel)
0
eugenick
(16.04.09)
ahanda dün seyrettim, Chungking Express!!!www.imdb.com

Çok öyle smartass sayılmaz ama öyle bişi var ki kadında aldı götürdü filmi...
0
emresorkun
(16.04.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.