Giriş
(4)

okey'in ingilizcesi

sarper361
oyun olanı ne diye geçer?
oyun olanı ne diye geçer?
0
sarper361
(23.10.09)
aslında rummy farklı bir oyun ama turkish rummy deyince kapı okey'e çıkıyor. okey deyince de anlayan anlıyor.
0
tiberius claudius
(23.10.09)
mahjong var ona yakın. :)
0
kediebesi
(23.10.09)
(bkz: Rummikub)
0
ocanal
(23.10.09)
okey deniyor yine ama en benzeri rummikub.
0
ermanen
(23.10.09)
(1)

diyafram geliştirmece

tulkas
ney üflemeye çalışıyorum, şu sıralar 13 -14 sn kadar üfleyebiliyorum. ancak 1 hafta içinde 20 sn ye çıkmam lazım. üfleyerek gelişiyor biliyorum ama bunun daha kısa bir yolu nasıldır.misal ciğerlere değil karın tarafına hava almak lazımmış, o nasıl oluyor falan filan?bi yardım edin, bi oldurun bee
ney üflemeye çalışıyorum, şu sıralar 13 -14 sn kadar üfleyebiliyorum. ancak 1 hafta içinde 20 sn ye çıkmam lazım. üfleyerek gelişiyor biliyorum ama bunun daha kısa bir yolu nasıldır.

misal ciğerlere değil karın tarafına hava almak lazımmış, o nasıl oluyor falan filan?

bi yardım edin, bi oldurun bee
0
tulkas
(22.10.09)
elini kaburgalarının ortasındaki boşluğa koy. derin nefes alırken omuzlarını kaldırmak yerine karnını hafifçe şişirmeye çalış. nefesi eline doğru aldığını hisset. elinin altı inip kalkıyorsa diyaframdan nefes alabiliyorsun demektir. nefesi bu şekilde üstten aşağı doğru veya aşağıdan yukarı doğru alabilirsin.
ayrıca şu egzersizi de deneyebilirsin.
yere otur bacakların bükülü halde önünde dursun. dizlerin yukarı bakacak yani. güzelce nefes al ve dizlerine eğilirken yavaşça tüm nefesini vermeye çalış. kalkarken nefes al, dik hale geri döndüğünde yine ver. tekrar derin bir nefes alıp dizlerine doğru eğilirken ver nefesini. bu nefes kapasiteni artıracaktır. bir de imkan varsa yüzme çok iyi nefes açar.
0
kediebesi
(22.10.09)
(7)

turk filmi ariyorum

turkfilmivarmi
3-4 senedir yurtdisinda yasadigimdan dolayi turk filmlerinden cok uzak kaldim. boyle son 3-5 senede cekilmis, guzel turk filmleri onerileriniz varsa memnun olurum. tesekkur ederim. her turlu turk filmi olur.
3-4 senedir yurtdisinda yasadigimdan dolayi turk filmlerinden cok uzak kaldim. boyle son 3-5 senede cekilmis, guzel turk filmleri onerileriniz varsa memnun olurum. tesekkur ederim. her turlu turk filmi olur.
0
turkfilmivarmi
(22.10.09)
(bkz: usta)
0
ocanal
(22.10.09)
reha erdem, nuri bilge ve zeki demirkubuz diyorum ilk akla geldiği şekilde.
0
kelimeyounu
(22.10.09)
semih kaplanoğlu ndan (bkz: yumurta) ve (bkz: süt)
0
uctumdageldim
(22.10.09)
ya çok insan sevmedi ama ben inşaat isimli filmi beğenmiştim.
0
kediebesi
(22.10.09)
tam olarak senesini hatılamamakla birlikte "karpuz kabugundan gemiler yapmak" ı cok begendim ben onun dısında sonbahar, gitmek benim marlon ve brandom , fırtına, o. cocukları , ulak bunlar benm sevdiklerim ve aklıma gelenler daha da gelirse eklerim
0
spartakus
(22.10.09)
güneşin oğlu'da güzel filmdir.
0
ocanal
(22.10.09)
(bkz: beynelmilel)
(bkz: bes vakit)
(bkz: barda)
(bkz: tosun pasa) (bir daha izleyin bence:))
(bkz: organize isler)
(bkz: anlat istanbul)
(bkz: ademin trenleri)
(bkz: cenneti beklerken) (izlemeyin diye yaziyorum)
(bkz: o simdi mahkum)
(bkz: pardon)
(bkz: türev)
(bkz: yazi tura)
(bkz: gönül yarasi)
(bkz: hayatimin kadinisin)
vs.vs.vs.
0
sankaranarayanan
(23.10.09)
(3)

Son zamanlarda daha cok uyku ve ruya ve daha neler neler

ermanen
Son zamanlarda daha cok uyku istegi var ve daha cok ruya goruyorum ve daha gercekci ruyalar. Sanki vucudum, ruya gormem icin daha cok uyumami emrediyor gibi ama ben istemiyorum. Bir de basimda garip elektriklenmeler oluyor, ayrica yorgun oldugum halde hareket etmezsem sanki beynim duracak gibi oluyo
Son zamanlarda daha cok uyku istegi var ve daha cok ruya goruyorum ve daha gercekci ruyalar. Sanki vucudum, ruya gormem icin daha cok uyumami emrediyor gibi ama ben istemiyorum. Bir de basimda garip elektriklenmeler oluyor, ayrica yorgun oldugum halde hareket etmezsem sanki beynim duracak gibi oluyor. Sanki boyle iki boyut arasinda gidip geliyor gibi hissediyorum. Noluyor bana yahu?
0
ermanen
(22.10.09)
uyku isteği mevsimsel olablir . yemek listenizin değişmesi belkide . onun dışında yer değiştirmek , bi ilden başka ile gitmek ; yerin manyetik özelliğinin değişmesi olablir.
onun dışında aşk
onun dışında 3 harfli .
0
dieselsingle2
(22.10.09)
lucid dreaming diye bir olay var biraz araştır belkim o tarz bir olaydır emin değilim ama.
0
rodrane
(22.10.09)
rem uykularınız sırasında yeterince dinlenemiyormuşsunuz gibi geldi bana.
uyku öncesi rahatlama teknikleri var. bunlardan biri bildiğin sırt üstü yatıp baştan ayağa ya da ayaktan başa tek tek her kası rahatlatmak. ben ayaktan başa doğru gittiğim zaman alnımı ve kafamı rahatlattığım an derin bir uykuya dalarım. baş bölgesi özellikle çok netameli. önce gözler, alın, yanaklar rahatlasın, sonra boyun hatta kafatasını bile rahat bırakabiliyorsunuz. :) hafifçe şekil değiştirebilirsiniz kasları, boynu, sırtı gevşetmek için tam anlamıyla. elleriniz tavana bakarsa daha da iyi.
ellerinizi ve parmaklarınızı gevşetirken de kendinizi tamamen bırakın. o iki arada bir derede hissinden kurtulursunuz böylece. sıkılacak, daralacak, korkacak bir şey yok. salın kendinizi iyice.

uyku öncesi bu tip meditasyonlar daha verimli uyumanızı sağlar. hem vücudunuz dinlenir, yenilenir hem de bu sırada beyniniz rahatça günlük olayları indeksler ki ertesi güne ortada çer çöp kalmasın. :)
0
kediebesi
(22.10.09)
(3)

İsveç şurubu ve aktar amca

whoosie
merhabalar sağlıklı ve sağlıksız bireyler,uzun zamandır planladığım şeyi yani isveç şurubu yapımını, birkaç gün sonra mısır çarşısına gidecek olmanın verdiği gazla gerçekleştirmeye karar verdim. ancak aklıma şöyle bir soru takılıyor, ben gidip aktara "amca, bana 0,5 gr. kakule, 0,1 gr. safran verir
merhabalar sağlıklı ve sağlıksız bireyler,
uzun zamandır planladığım şeyi yani isveç şurubu yapımını, birkaç gün sonra mısır çarşısına gidecek olmanın verdiği gazla gerçekleştirmeye karar verdim. ancak aklıma şöyle bir soru takılıyor, ben gidip aktara "amca, bana 0,5 gr. kakule, 0,1 gr. safran verir misin?" dediğimde beni döver mi? tam ölçü almak istiyorum zira sonrasında kendim ölçemem o kadar küçük miktarları. Aktarlar böyle isteklerle gelen insanları nasıl karşılıyorlar, bunu merak ediyorum kısaca.

not: hayır, pakette hazır olanlarından almak istemiyorum.
0
whoosie
(22.10.09)
Bazı otlar, baharatlar (safran mesela), yemişler gayet pahalı olabildiği için, çoğu aktarın (belki hepsinin) hassas terazileri var. Durumu anlatırsan, başları da çok kalabalık değilse sorun edeceklerini sanmıyorum. Ödemede ne olur, bilemem :) Eğer terazileri yeterince hassas gelmezse sana, çarşıdaki kuyumculardan rica edebilirsin.

İnsanlık ölmemiştir sanırım oralarda.
0
uzumlerin gazabi
(22.10.09)
mısır çarşısında alışveriş yaparken şahit oldum(sanki kaza anını anlatıyorum); kadının bir tanesi deneme amacıyla bir şeyden 100 gr istedi. en az yarım kilo verebilirim, gramla satmıyoruz dedi satıcı.
0
girl in a coma
(22.10.09)
ben olsam dövebilirim :P
şaka bir yana lab da buffer hazırlanır o kadar hassas ölçüyle valla. 5-10 grlık paket verirler bence en az. o da pahalı safrandan filan olur anca.
en basitinden bu denemeyi yaptığınızda kalabalık bir yere gitmeyin bari :)
0
kediebesi
(22.10.09)
(10)

eleştirilme korkusu

hayali arkadaş
eleştirilmekle ilgili ön tıkayıcı bir kaygım olduğunu fark ettim. aslında şöyle değil, karşımda az sayıda insan olduğunda, mail yoluyla düşüncelerimi kolay ifade edip, arkalarında durabiliyorum, bu konuda birçok kişiye göre özgüven sahibi ve cesur olduğumu söyleyebilirim. yalnız iş onları başkaların
eleştirilmekle ilgili ön tıkayıcı bir kaygım olduğunu fark ettim. aslında şöyle değil, karşımda az sayıda insan olduğunda, mail yoluyla düşüncelerimi kolay ifade edip, arkalarında durabiliyorum, bu konuda birçok kişiye göre özgüven sahibi ve cesur olduğumu söyleyebilirim.
yalnız iş onları başkalarının da eleştirisine açacak daha ciddi ya da geniş platformlara taşımaya gelince arkasından gelebilecek eleştirilerden korkuyorum ve görüşlerimi açmıyorum. mesela bazı politik değerlendirme ve önerilerim var, bunları tanıdığım bir sürü insanla paylaşıyorum ama o insanların olduğu bir platformda yayınlamaktan korkuyorum bu yüzden.

fikirlerime ilişkin bir özgüvensizlik olmadığı için fikirlerimi geliştirerek çözebileceğim bir sorun değil sanırım bu. o yüzden başka deneyimleri duymak istedim? beklediğim şey mucize yaratacak bi çözüm önerisi değil hani "bende de vardı ben de şunu farkettim" falan gibi paylaşımlar. ha tabi mucize çözüm önerisi sunana nobel veririm o ayrı.
0
hayali arkadaş
(22.10.09)
osho'nun ego tanımını çok beğeniyorum. ego'nun tamamen dış kaynaklı etkiler ile oluşan bir tür kabuk olduğunu anlatıyor. bize doğduğumuz andan itibaren yapıştırılan yaftaları benlik olarak kabul ediyoruz. sınıflandırmalara göre akıllı, becerikli, dürüst gibi özelliklerimizin derecesini öğreniyoruz en başından. egonun tamamen bu etkilerle oluşmuş bir yapı olduğu düşünülünce bahsettiğiniz hiç mantıksız gelmiyor. tabi ki egomuzu yaratanların onu bozabilme yetisi de var. yakın çevremizin bizim için oluşturduğu kabuğu delmelerini istemiyoruz, bu nedenle savunmasını zayıf bulduğumuz noktaları gizliyoruz.

mesela arkadaşlarla bir bara gidip kadeh tokuşturup biraları kahkalar eşliğinde hüpletiyoruz çoğumuz. ama kimse bunu babaannesiyle yapmıyor değil mi? :) yani örnek acaip olabilir ama mantığı anlaşılmıştır sanırım.
0
kediebesi
(22.10.09)
bu paragrafımda hic bir konu ve kişiyi baz almadan konuşuyorum.

-hangi düşünce, akım, ve felsefeyi savunursan savun, yada hangi işi yaparsan yap, dört dörtlük'de yapsan seni begenmeyen, eleştiri moduna girmiş, seni yaftalayan bireyler ve kurumlar mutlaka olacaktır.

-dogruluğuna inandığın bir objeyi yada düşünceyi sonuna kadar savunabilmeli insan. düşüncelerin yada savundugun şeyler belki yanlıştır lakin, insanların icerisindeki kendini ifade ederek, onlardan gelebilecek tepkilere veya haklı/haksız eleştirilere gögüs gererek bu sorunu aşacagın kanısındayım. bu geliştirebilmen icin, en basiti devamlı konuşan, bencil insanlarla hicbir konu hakkında tartışmaya ortamı yaratma. dinlemeyi bilmezler. dinlemeyi bilmediklerinde mütevellit saglıklı bir tartışma ortamı doğ(a)maz.

- evde savundugun bir konu hakkında, ayna karşışında bu düşüncelerini kendine anlatarak'da kendini geliştirebilirsin. bu saye'de hem kendini her ortam'da konunun özüne inerek, kendini ifade edebilme yönün güçlenir, hem farklı kitleler önünde konuşma yetin, hemde özgüvenin..

- sevgiler :)
0
claimer
(22.10.09)
claimer'a kişisel bir tavrım kesinlikle yok :) sadece yazdıkları şunları düşünmeme sebep oldu. bazı doğrular tartışılmaz ancak insanın belli bir esnekliği olmalı diye düşünüyorum. fikir tartışmalarında bir şeyin doğruluğuna inanıyorsanız tabi ki sonuna kadar savunabilirsiniz buna kimse bir şey diyemez ancak kendinize açık kapı da bırakın derim ben. söylenenleri dinleyin, o an konuşma içinde olmasa da daha sonra değerlendirin ve fikirlerinizi gözden geçirin. sabit fikirli olmayın yani onu demeye çalışıyorum bir ton laf ettim ya. :) insan ancak o şekile gelişir gibi geliyor bana. eleştirilerle, yorumlarla. yoksa olduğumuz yerde sayabiliriz.
0
kediebesi
(22.10.09)
1) Daha yakın çevresi, insanı daha etraflı tanıdığı için ifadelerini daha farklı bir bağlamda, bir bütünlük içinde yorumlayabilir gibime geliyor. Daha az veya yeni tanıyanlar ise, yazanın/konuşanın diğer fikirlerini, kişiliğini, genel altyapısını vb. niteliklerini bilmediği için daha zor ve daha az anlayabilir. Bu nedenle, haklı sayılabilirsiniz. Yani, tam ve doğru anlamayanlardan gelecek ve anlamlı olmayabilecek eleştirilerle uğraşmak zor geliyor olabilir.

2) Bir de, ister sizi tanıyan, ister tanımayan olsun, karşınızdakilerin anlama potansiyeli nihai ölçüdür. Siz daha çok okuyor, araştırıyor ve düşünüyorsanız, onlar bir noktadan sonra tökezleyecekler; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışanlar ise mesnetsiz eleştiriler getirebileceklerdir.

Ben de görüşlerimi çok kişiyle paylaşmam, ama galiba doğru bir tavır değil. "Katılmayanlar da katılmasın, yersiz eleştiriler olursa da yapacak bir şey yok." kıvamına gelmekte fayda var. İnsanlar her ne kadar size katılmasalar veya eleştirseler de, en azından konulara başka açılardan da bakmanın mümkün olduğunu öğrenirler.
0
uyuklayankedi
(22.10.09)
@kediebesi : ben babaannemle'de gayet dogal bir biçimde, bira içebiliyorum. hatta hesabı o ödüyor, nasıl mı? az sonra :) örnegin cok ironi olmuş, gülsem mi aglasam mı bilemedim.

@hayali arkadaş : sen uyma ona, biraz alkollü sanırım :)
0
claimer
(22.10.09)
aynı kişilerin de olduğu bir platform sanal ise durum başka değil ise durum başkadır.

çözümü şu bence- ben ve tanıdığım bir kaç kişide de gözlemlediğim bir şey bu.
bir kaç defa dişini sıkıp kim ne derse desin modunda fikirlerini bahsettiğin platformlarda belirtmen gerekiyor. yahu belirtemiyorum kaygı duyuyorum nasıl yapacağım desen de yap bunu. şu an illaki eleştrileceksin illaki yerin dibine batırılacak bazı dediklerin. ama emin ol söylememekten iyidir.

Fikirlerini bu platformda anlatırken kendinde bir çok eksik fark edeceksin ki en temeli hitap ettiğin insanların hepsinin senin hitap ettiğin arkadaşlarınla aynı dili kullandığı ve senin nasıl bir insan olduğunu bildiği yanılgısıdır. Zamanla bu geçecek ve yavaş yavaş yeneceksin bu kaygıyı.
0
manfool
(22.10.09)
hiç de alkollü değilim bi kere :)
babaanne candır ayrıca.
0
kediebesi
(22.10.09)
@kediebesi-osho'nun tanımı biraz kırılgan bir izlenim verdi bana. evet insanın benlik imgesi büyük ölçüde ilişkileri ve onlardaki algılanan imgelerinden besleniyor ama öz değerlendirme sonucu oluşturulan ve dışardan zarar görmemesi mümkün imgeleri de var insanın kendiyle ilgili. ama benim sorunum için uygun bir tanım yine de.

@claimer-o ayna karşısı işini asla yapamıyorum ben, kendi yüzüme bakınca tüm ciddiyetimi yitiriyorum.

ben babaannemle kadeh tokuşturmak isterim de o istemez herhalde :)

@uyuklayan kedi-iki maddeye de katılıyorum. anlayış farklarının ötesinde tartışma kültüründeki farklar da bazen fikirlerin açıklanmasını engelleyebiliyor, söylediklerine ek yapayım bunu da.

@manfool-yüzmek için suya atlamak lazım tabi, sağol hatırlatma için.
0
🌸hayali arkadaş
(23.10.09)
www.aymavisi.org
bu linki de vereyim de osho benden daha güzel anlatır her zaman. (çeviri bile olsa ki orjinali de nette var, oshonun tüm konuşmaları gibi)
ego kırılgan olmaktan öte öyle güçlüdür ki onu kendimiz zannederiz. :)
0
kediebesi
(23.10.09)
"ego kırılgan olmaktan öte öyle güçlüdür ki onu kendimiz zannederiz. :)"
bu aforizma için teşekkür ederim, başka bir konuda çok işime yaradı :)
0
🌸hayali arkadaş
(24.10.09)
(6)

Kasko hasar ödeme

one man army and the undead quartet
Diyelim araç bedeli 20.000 TL üzerinden kasko yaptırdım, sonra yıl içinde 3000 liralık hasar oluştu ve kaskoya ödettim.Aracım çalınırsa kaskodan araç bedelini mi alırım, yoksa yaptıkları harcamayı düşüp 17.000 lira mı verirler?Bir de kaskoyu bozdurmak ne demek? Neden aracımdaki hasarı kaskoya ödetti
Diyelim araç bedeli 20.000 TL üzerinden kasko yaptırdım, sonra yıl içinde 3000 liralık hasar oluştu ve kaskoya ödettim.

Aracım çalınırsa kaskodan araç bedelini mi alırım, yoksa yaptıkları harcamayı düşüp 17.000 lira mı verirler?

Bir de kaskoyu bozdurmak ne demek? Neden aracımdaki hasarı kaskoya ödettiğimi duyan şaşırıyor? Onu ödemeyecekse ne işe yarar bu?

(yeniyim bu işlerde)
0
one man army and the undead quartet
(22.10.09)
kullanılmayan kasko için ertesi sene çılgın bir indirim yapılıyor. hasarsızlık indirimi deniyor buna. sonraki senelerde de iyice düşüyor. yani atıyorum bu sene yıllık 1000 lira prim ödemişseniz, seneye 600 lira falan ödeyeceksiniz. basit çürük çarık vuruk falan gibi bu indirimden daha az bir hasarı kaskoya ödetirseniz seneye hasarsızlık indiriminden yararlanamayıp yine 1000 lira veya o civarda bir prim ödersiniz. o yüzden kaskoya hasar ödetince şaşırıyor insanlar. ama 3000 lira ödettiyseniz iyi yapmışsınız.
0
kibritsuyu
(22.10.09)
Evet bu sene 1000 lira ödedim, ilk defa yaptırdığım ve hasarsızlık indirimim olmadığı içinmiş. Bu durumda bunun benim model için en üst fiyat olduğunu mu anlıyorum? Yani 3000 ödettim diye seneye yenilerken benden bunun acısını çıkarmasınlar? :)
0
🌸one man army and the undead quartet
(22.10.09)
kasko yıl içindeki 3000 tl lik kazayı öder. sözleşmeniz devam ediyorsa yani kaskonuz için pirim ödemeye devam ediyorsanız ve o sırada da aracınız pert olduysa ya da yandıysa vs. vs. (yine sözleşmeye bağlı) 20.000 tl yi ödemek zorundadır kasko.

kaskoya ödetmeniz iyi olmuş boşverin siz. 3000 tl az değil.şöyle bir durum var, eğer kaza yaptıysanız ve haklı iseniz zaten kaskonuz karşı tarafın sigortasından ya da kaskosundan parayı sizin kaskonuza öder.

böylelikle haklı olduğunuz durumda sizin borcunuzu diğer kasko ödemiş olur ve kaskonuz bozulmaz.

ama hasarda sizin kusurunuz var ise yine kaskonuz ödeyebilir ama seneye yapacağınız kasko poliçenizde indirim yapmayacaktır kasko. (bu indirimler %30 civarında olabiliyor)

örnek veriyorum; aracımın tüm lastikleri bıçaklandı, suç bende değil ama bir terör olayı diye kaskodan 1,200 lirayı bulan 4 lastiğimi aldım, ancak kasko 1 yıl sonraki poliçem de yapması gereken indirimi yapmadı.

şunu tavsiye ederim, sizin kusurlu olduğunuz durumlarda 300-500 liralık hasarları kendiniz halledebilirsiniz ancak 3000 lira gibi bir tuttar için kaskoyu kullanmanız çok yerinde bence.
0
exulan
(22.10.09)
bir kereden çok bir şey olmaz ama habire bir yerlere toslarsanız, yok sana kasko başka şirkete kardeşim bile derler.
0
serseri marti
(22.10.09)
kaskodan atılan biri olarak şunu söylim, indirimi siktir et, istanbul gibi bir yerde normal miktarda trafiğe çıkıyorsanız zaten bir şeyler, ufak tefek kazalar oluyor... ayrıca indirm o kadar çok değil, 100-150 lira falan, değmez yani indirimi almaya kasmak için tamircilerle ugraşmaya..
yarın bir gün kasko seni atarsa yine korkma, bir başkası kollarını açıyor :)
0
alchemistt
(22.10.09)
hasarların bazıları (primin yüzde bişeyi kadarı) hasarsızlık bozulmadan karşılanıyor.
cam kırıldı mesela. kasko yapıyor, indirimi bozmadan.
0
kediebesi
(22.10.09)
(16)

Tango

kurtluelma
Arkadaşar en iyi tango parçaları hangileridir?bilenler ve ilgilenenler varsa yazabilirler mi acaba?? tangoya yeni başlıyorum da :) beni biraz daha heveslendirecek parçalar olsun istiyorum...
Arkadaşar en iyi tango parçaları hangileridir?bilenler ve ilgilenenler varsa yazabilirler mi acaba?? tangoya yeni başlıyorum da :) beni biraz daha heveslendirecek parçalar olsun istiyorum...
0
kurtluelma
(22.10.09)
en güzeli değildir tabi ama benim en sevdiğim julio abinin cumparsitası ile moulin rouge un roxanne'i. ha bir de şu scent of a woman daki ünlü parça. bu derece kısıtlı bir zevkim var ama bu saatte cevap çakabiliyorum naber :)

hatta arttırıyorum aklıma geldikçe
sioux and the banshees - face to face bence çok güzel bir tango aslında.
sonra bir de türkçe tangolar var. seyyan hanım'ın taş plağından. şahane.
dengesiz odluğum için hiç tango yapmayı denemedim ama eminim bu şarkılarda dansetmek güzel olurdu.
0
kediebesi
(22.10.09)
farz olarak, la cumparsita.
mano a mano
el choclo

-- halil darvaş ın unutulmaz tangolar diye bi albümü onda aradıklarını fazlasıyla bulabilrisin . özellikle de gutiarra romano güzeldir.
0
imansiz peynir
(22.10.09)
@ kurtluelma: nasıl öğreniyorsun? kurs mu? bilgi verirsen sevinirim.
0
charlesbukowskiineksi
(22.10.09)
bi ara bende epey tango eylemıs biri olaraktan, sarkıların hemen hepsi super. ne kadar cesit dinlersen o kadar iyi olur. ben turkce sarkıları en son kesfettım. onlar da enfes. hem kulak alıskanlıgı olur hem ritme alısırsın.
0
bryan fury
(22.10.09)
@bukoski, istanbuldaysan, tango jean ve deppo[cihangirde fotorafcının ordan giriyorsun fln] var. oralara bakabilirsin.
0
bryan fury
(22.10.09)
0
solipsist
(22.10.09)
parça değil de albüm önerebilirim fakat bu tarz daha çok liber tango oluyor sanıyorum
gotan project
* 2001 La Revancha del Tango
* 2004 Inspiración Espiración
* 2006 Lunático
* 2006 El Norte
* 2008 Gotan Project Live
ben istanbultango'ya gidiyorum, taksim sıraselviler'de, tavsiye ederim.
0
brc
(22.10.09)
yeni başlayanlara genelde "carlos di sarli" dinlemesi öneriliyor. ben de Bora Erdem'den bir süre ders almıştım ve her yeni öğrencisi gibi ikinci derse bir adet carlos di sarli cd'si getirmişti bana. "bahia blanco" şarkısı benim favorimdir.

ayrıca kurs olarak taksim'de tangoist'i, tangojean'i öneriyorum. her ikisi de google'da aranarak sitelerine ulaşılabilir.

bir de tango mail grupları vardır, mutlaka oraya üye olun ki her türlü kurs, workshop, milonga ve tango maillerinden haberdar olursunuz.. yahoo'da tangoitü en büyük ve ünlüsü bildiğim kadarıyla.
0
holy diver
(22.10.09)
Elektronik Tango önerebilirim.

Şarkı adı değil ama bir grup. Gotan Project !

Kesinlikle dinlemelisin !
0
burka
(22.10.09)
@charlesbukowskiineksi

itu dans kulubu tango ve bircok latin dansi dersleri veriyor. fiyatlar da uygun baya. hatta dun aksam baslangic seviyesi tango dersi vardi.
0
nawres
(22.10.09)
@nawres: hadi ya dün mü başladı tüh. nerde ki dersler? programı nerden edinebilirim? öğrenicem ben kafaya koydum.
0
charlesbukowskiineksi
(22.10.09)
Dostum, tango parçalarına bir alternatiftir bu.. Nadir bilinir..

www.entusbrazos.fr
0
burka
(22.10.09)
@charlesbukowskiineksi Ben bizim okulun kursuna(gazi) veya hacettepeninkine gitmeyi düşünüyorum..İyi olduğunu söylediler ama tabi denemeden bilemeyeceğim :)
0
🌸kurtluelma
(23.10.09)
@kurtluelma: hmm ankaraspor i see :)
0
charlesbukowskiineksi
(23.10.09)
Tango hocanıza danışın bence bu konuda. Müzikle ilgili sizi en iyi o yönlendirir.
Elektronik tangolar önerilmiş genelde buradaki cevaplarda, ama yapılacak en büyük hatadır. Klasik tangoları dinlemeli/bilmelisiniz.

1920-1950 arası yapılmış bütün kayıtlar mübahtır. İnternetten "Carlos Di Sarli", "Juan D'Arienzo" ve "Francisco Canaro" isimlerini aratıp tüm bulduklarınızı indirebilirsiniz.
0
delimine
(08.01.10)
por una cabeza harika bir tango parçası
0
zeyne
(10.05.10)
(5)

İnşaat Mühendisleri, Mimarlar, Yapı Öğretmenleri, İnşaat Teknikerleri, Müteahitler . . Sorum Size!

te cetveli
Efenim, şimdi bu prefabrik ev tanıtımları şu sıra çok çarpıyor gözüme. Ucuz, yapımı kolay ve çok hızlı, son derece estetik ve rahat. E peki neden etrafımızda görmüyoruz bu evlerden. Bu halkımız manyak mı? Çok mu bayılıyor müteahitlere para yedirmekten, ustaların keyfini, belediyenin ruhsatını bekle
Efenim, şimdi bu prefabrik ev tanıtımları şu sıra çok çarpıyor gözüme. Ucuz, yapımı kolay ve çok hızlı, son derece estetik ve rahat. E peki neden etrafımızda görmüyoruz bu evlerden. Bu halkımız manyak mı? Çok mu bayılıyor müteahitlere para yedirmekten, ustaların keyfini, belediyenin ruhsatını beklemekten? Nedir bu işin sırrı? Çabuk mu yıpranıyor bu evler? Rüzgar esse uçuyor mu? Pazara yeni girdi (bence yeni de değil) ondan mı? Nedir bu işin sırrı efendiler?


Not: Bu arada ben de bu yukarıda saydığım mesleklerden birine dahilim, sorduğum için utanıyorum kendimden.. Ama bilmemek değil öğrenmemek ayıpmış derler..
0
te cetveli
(22.10.09)
valla ben maddi durumu yerinde gibi olan her köyde (batıda) gördüm prefabrik evlerden. hatta bilkent'in prefabrik bir bölümünden mezun oldum, bir tek çatı delinmişti bi sefer :)
depreme, yangına dayanıklı, izolasyonu müthiş. amerika yıllardır bu evleri kullanıyor. üstelik fiyatları da uçuk değil. cevapları ben de merakla bekliyorum valla te cetveli.

aklım beni hep geriden takip ediyor. şimdi müstakil ev yaptırabilecek insanların epey parası olması lazım. (ya da işte köyde insanlar bir dam yapıveriyor, müstakil hane olarak) eh o kadar parası olan adam tutup da ucuza ev yaptırıp şanına leke sürdürecek değil ya, konduruyor betondan malikaneyi lök diye.
belki o tip bir psikolojidir?
0
kediebesi
(22.10.09)
şehir içinde genelde arsa fiyatları pahalı.arsayı al,evi yap derken orta gelirli insanları zorlayabilir.merkeze uzak yerleri de pek düşünmez kimse.şahsen ben para bulsam yaptırırım bi tane paşa paşa otururum.
0
karamell
(22.10.09)
ben prefabrik sektöründe calistim bir süre. param olsa yaptırmam prefabrik falan. tek avantajı montajı kısa sürüyor, yapım aşamasını eziyetsiz geçiyorsun, kaynak bile olmadan civatalarla birleştirip geçiyorsun. maliyete gelince gerçekten kaliteli bir ev düşünürsen yine 350 doları bulur m2 fiyatı, kaliteden kıssan da 10 yıl sonra yaşanmaz hale gelir. ucuz olanlar işçi şantiyelerinde kullanılan prefabrikler, yer ve duvar kaplama malzemesi, izolasyonu vs çok değişebilen şeyler.
0
kedish
(22.10.09)
yurtdışındaki (avrupa-amerika) konutlaşma ile türkiye'de konutlaşma mantığı aynı değil. türkiyede şehrin oldukça dışında milyon dolar verip apartman dairesi alanlar mevcut, yadırgamıyor yani adam. etrafınız yani yaşadığınız yer neresi bilmiyorum ama istanbul'da müstakil ev yaptıracak kişinin üzerinde olacağı arsa zaten oldukça değerli. ama ben de bir çok insandan ikea'dan ev alıp egede bi yere dikeceğim hayalini çok duyuyorum..
0
manfool
(22.10.09)
(git: 71694)
0
vulpius
(22.10.09)
(5)

Sabahları Boğaz Ağrısı

3 atli 7 katli
Bir kaç haftadır sabahları inanılmaz bir boğaz ağrısı ve ağız kokusuyla uyanıyorum. Kokuyu geçirmek için yaklaşık 15 dakika dişlerimi fırçalıyorum ve bu sürede bazen kanla karışık olmak üzere sürekli balgam tükürüyorum. Önce gece midem çok boş kaldığından mı diye düşünüp geceleri kalkıp yemek yemeyi
Bir kaç haftadır sabahları inanılmaz bir boğaz ağrısı ve ağız kokusuyla uyanıyorum. Kokuyu geçirmek için yaklaşık 15 dakika dişlerimi fırçalıyorum ve bu sürede bazen kanla karışık olmak üzere sürekli balgam tükürüyorum. Önce gece midem çok boş kaldığından mı diye düşünüp geceleri kalkıp yemek yemeyi denedim ancak sabah ne var ne yoksa yine kusuyorum. Yatış tarzımdan mı diye düşünüp farklı şekillerde de yatmayı denedim yine yok. Sigaram da yok. Nedir sorunum? Gidiyim mi doktora?
0
3 atli 7 katli
(22.10.09)
bence doktora elbetteki gidin de bu arada 15 dk diş fırçalamak nasıl yahu?? diş etleriniz zarar görür dişlerinize bişi mişi olur çok fazla değil mi 15 dk?
0
velvet revolution
(22.10.09)
işin içinde kan varsa bekleyerek geçmez bence. doktor size gelmeden siz gidin bence
0
sttc
(22.10.09)
mide sorunlarına ilaveten reflü gibi sanki. mide asitleri gece ağıza çıkınca boğazı da yakıyor tabi. tahriş ediyordur çok. doktora gidin mutlaka. gece yemek yemeyin, reflü ise azıtır. yüksekçe bir yastık kullanmaya çalışın. dişleriniz sağlamsa ağız kokusu mideden kaynaklanıyordur büyük ihtimalle. dişlere kezzap da dökseniz geçmez.
0
kediebesi
(22.10.09)
20lik dişleriniz çıkıyor olabilir. illa çenede çok ağrı sızı yapacak diye bir kaide yok. kanama olması da bunun göstergelerinden biri. bir diş kliniğine görünseniz iyi edersiniz.
0
jellybonqueen
(22.10.09)
gece yemek yemek hiç sağlıklı değil. reflü filansa zaten azdırır. lifli sebze meyve yersen ve yatmadan 2-3 saat önce yemeyi bırakırsan ve başucunda sürekli su bulundurursan iyi olur. ağız kokusu ve balgam boğaz enfeksiyonu tarzı bir şeyi hatırlatıyor bana ama tabii daha ciddisi de olabilir, 15 dakika diş minesine de zarar verir, 2 dakika bile fazla. doktora git mutlaka.
0
protothyas
(22.10.09)
(6)

çiğ sebze sevip, pişmişten nefret etmek neden

uykusuz
evet soru bu.. var mı tıbbi bişeysi?domates, havuç, biber, her türlü yeşillik, aklınıza gelen her türlü sebze.. yani tabii fasülye filan gibi değil de.. çok seviyorum tazeyken, çiğkenama pişirilmiş katlanamıyorum neredeyse nefret ediyorum o derece.. hep ayıklıyorum tabakta..neden? ve iyi mi bu kötü
evet soru bu.. var mı tıbbi bişeysi?

domates, havuç, biber, her türlü yeşillik, aklınıza gelen her türlü sebze.. yani tabii fasülye filan gibi değil de.. çok seviyorum tazeyken, çiğken

ama pişirilmiş katlanamıyorum neredeyse nefret ediyorum o derece.. hep ayıklıyorum tabakta..

neden? ve iyi mi bu kötü mü?

bi yerde yanlış yapıyor muyum?
0
uykusuz
(21.10.09)
sadece zevk meselesi bence. iyi bi şi ayrıca, pişince bir çok hedesini kaybediyorlar. iyi yıka ama tehlikeli zaten ortalık:/
0
dambil
(21.10.09)
Antighurmetal vejeterianus hastalığı diyoruz buna biz tıb ilminde. Et için olanına da Antighurmetal beefianus denir. Onlar da çiğ eti severler. Nadir görülür.

O bahsettiğiniz sebzelerin pişmişini ben de sevmiyorum. Patatesi çiğ yediniz mi hiç? Mideye çok faydalıdır mesela. Yeşil fasulye piştiği zaman hiç güzel olmaz ama çiğken süperdir. Çiğ de yiyebilirsiniz. Bişey olmaz. Hastalık mastalık değil. Ha iyi bişey mi, değil.
0
pass
(21.10.09)
ironik pass :)
0
🌸uykusuz
(21.10.09)
ben de havucu pişmiş hiç sevmem. havuç dediğin sert olur kütür kütür diye düşünürüm. şimdi bu soruyu görünce aklıma şöyle bir şey geldi.
belki bu durum atalarımızdan kaynaklanıyodur, şöyle ki mesela havuç çürürken yumuşar aynı zamanda. belki böyle yumuşamış şeylerden kaçınıyoruz içgüdüsel olarak çürük sanıyoruz. ama diri diri olunca taze olduğunu düşünüyoruz.
belki açıklaması budur.

kekstra
bu sizin severek yaptığınız olay amerikada büyük trend şimdi. herşeyi çiğ yiyolar (tabi ki vejetaryenler) suyunu sıkıyolar filan. ancak doktorlar bu işe karşı çıkıyor fena halde. bilmiyorum bazı sakıncaları oluyomuş sindirimde sanırım.
0
kediebesi
(22.10.09)
çiğ bezelye ve fasulyeninde yiyeni var (bkz: )isranbul :D:D bayılırım çookk ... sebzeleri pişirmeyin onları öldürmeyin diyenlerdenim :D (görünüş olrkta estetik bulmuyrm pişmişi)
0
isranbul
(22.10.09)
kurukafa
(22.10.09)
(10)

koşarken dinlenecek gaz şarkılar

denizin kulleri
halı sahada deli danalar gibi koşan insancık (bendeniz) için gaza getirecek şarkılar arıyorum. hotel room service, ibiza day&night gibi kop-kop şarkıları tercihimizdir. büyüyünce partici olcam! :Dnot: benzer bir duyuru vardı aradım; lakin artık yok gibi gibi.
halı sahada deli danalar gibi koşan insancık (bendeniz) için gaza getirecek şarkılar arıyorum.

hotel room service, ibiza day&night gibi kop-kop şarkıları tercihimizdir. büyüyünce partici olcam! :D

not: benzer bir duyuru vardı aradım; lakin artık yok gibi gibi.
0
denizin kulleri
(21.10.09)
feeling so real-moby
0
turkuazz
(21.10.09)
eye of the tiger
0
pposeidon1
(21.10.09)
three days grace - animal i have become
lostprophets - wake up
nice disturbed şarkıları
0
wampex
(21.10.09)
london elektricity - just one second (apex remix)
sash - raindrops (kindervater remix)
vinylshakerz - hypnotic tango
the prodigy - first warning (mustang)
0
weeping guitar
(21.10.09)
Ratm - Killing in the name of (Koşarken uçuşa geçirir)
0
HaNeDaN
(21.10.09)
push the tempo
0
cruor
(21.10.09)
50 kere soruldu ellincide de aynını söylüyorum;
hilite tribe- free tibet youtube da videosu da var.
0
kediebesi
(22.10.09)
Iron Maiden - Run to the Hills
0
3 atli 7 katli
(22.10.09)
böyle ajan filmlerinin soundtrack'leri (umarım doğru yazdım) vardır. 007 olsun, görevimiz tehlike olsun. bir de ben şeye hastayım matt damon un ajan filmlerine o filmlerin klişe olmuş bi müziği var. moby - extreme ways bu fena gaza getirir beni, içimde gizli bi ajan mı yatar yoksa çabuk mu gaza gelirim ya da özenti miyim ne..
0
te cetveli
(22.10.09)
www.bodytr.com
bana niye söylemiyonuz
yoksa ben tipsiz miyim ha?
0
Karluk
(22.10.09)
(10)

konulu film (ilaç)

oztokyolu
Sevgili sinemaseverler,bir şekilde herhangi bir ilacı konu alan ya da ilintili filmlerin adlarına ihtiyacım var. mümkünse filmde ilacın rolünü bir satır bile yazsanız yeter. bilmiyorsanız filmin adı da yeter.örnek olarak nuri alçonun gazoza ilaç atması da olabilir, matrix'te neo'ya sunulan haplar da
Sevgili sinemaseverler,

bir şekilde herhangi bir ilacı konu alan ya da ilintili filmlerin adlarına ihtiyacım var. mümkünse filmde ilacın rolünü bir satır bile yazsanız yeter. bilmiyorsanız filmin adı da yeter.

örnek olarak nuri alçonun gazoza ilaç atması da olabilir, matrix'te neo'ya sunulan haplar da olabilir. eternal sunshine'da hafıza silen ilaç, görünmez adam yapan ilaç, lorenzonun yağında ilaç peşinde koşturan anne baba filan. hepsi olur.

nuri alço filmleri için film adı vermenize gerek yok. ilaç konseptinin işlenmesi yeter.
0
oztokyolu
(21.10.09)
a la folie... pas du tout diye bir filmi vardı audrey tautou'nun.

-----spoiler--------------------

o filmde bunu bir akıl hastanesine yatırıyorlardı. ilaçlar filan veriyorlardı. sonra iyileşip çıktığında odayı temizlemek için biri geliyor. bi bakıyorlar ki, kendisine verilen ilaçlarla adamın resmini yapmış

----------------------------------------


bi de house m.d.'de dr. house'un vicodin bağımlılığı var.
0
kahvegibi
(21.10.09)
robert de niro'nun awakenings'i var. yıllar boyu dış uyarıcılara tepki vermeyen kişiler, bir ilaçla(L-Dopa) düzeliyordu falan.
0
marcelorios
(21.10.09)
---spoiler------
requiem for a dream de yaslı kadının kullandıgı ilaclar, constant gardener da insanlar üzerinde ilac deneylerinin kanunsuz yollardan yapılması, die hard serisinde john mcclean ın sürekli aspirin araması bas ağrıları yüzünden
-------spoiler----
0
keah
(21.10.09)
(bkz: prozac nation)
0
chilar
(21.10.09)
leon'da gary oldman'ın oynadığı stansfield karakteri mevzuya girmeden önce (mevzu?) bi hap atıyodu sanırım. böle boynunu falan kıtlatıyodu omuna kodumun çocuu. ben bilmiyom ama merak da ediyom aslında, ne hapıdır o, ne işe yarar?
0
kelimeyounu
(21.10.09)
robinbook
(21.10.09)
0
portik
(21.10.09)
totally baked-esrarın tıbbi kullanımının propogandasını yapıyor çok iyi bir film.
burda yazılanlar dışında aklıma bir de yıllar önce televizyonda karşıma çıkmış bir film geldi, bir grup aids hastası B52 diye kurgusal bi ilaç kullanıyolardı, filmin adını bilmiyorum ama ilaç konusu çok merkezi bir yere sahipti filmde.
0
hayali arkadaş
(22.10.09)
"Limitless" filmi var. Filmde başarısız bir yazar "NZT" adındaki bir hapı alarak IQ'sunu 4 haneli rakamlara çıkarabiliyordu.
0
foxmulder
(20.11.11)
viagra ve ilaç sektörü ile ilgili bi aşk filmi var
love and other drugs
bi de the constant gardener var afrikada test edilen ilaçlarla ilgili.
0
kediebesi
(20.11.11)
(7)

Sahaf Gibi Bir Yerler (Ankara)

vercingetorix
Şimdi evimizde çaplı bir temizlik ve eşya değişikliği yapıyoruz ve gözümüze fazla görünen ne varsa kaldırıyoruz/satıyoruz/atıyoruz vs.. Ve ne yapacağımızı bilemediğimiz o kadar çok eski dergi (level/chip/cnbc-e vs vs.) ve ingilizce kitap çıktı ki.. şimdi bunları bunca zaman tutmuşuz elimizde, atsak
Şimdi evimizde çaplı bir temizlik ve eşya değişikliği yapıyoruz ve gözümüze fazla görünen ne varsa kaldırıyoruz/satıyoruz/atıyoruz vs.. Ve ne yapacağımızı bilemediğimiz o kadar çok eski dergi (level/chip/cnbc-e vs vs.) ve ingilizce kitap çıktı ki.. şimdi bunları bunca zaman tutmuşuz elimizde, atsak mı satsak mı ne yapsak bilemedik.. Daha önceden 200 küsür penguen ve uykusuz dergilerini 20 liraya alan bir yer olmuştu.. Pek almaya hevesli bir amca değildi kendisi.. Özetle şunu diyeceğim: Ankara'da, bunları suratını beş karış asmadan almayı isteyecek, azıcık da para verebilecek bir yerler var mıdır? Tam adres olsa ne güzel olur.. Hani "Kızılay'da var öyle yerler bi sürü" gibi yuvarlak cevaplar değil de.. Buraya kadar sıkılmadan okuyabilen herkese çok teşekkürler =)
0
vercingetorix
(20.10.09)
atatürk bulvarından sıhhiyeye doğru giderken yenişehirdeki üstgeçidi geçtikten sonra ilerden sağa dönün, 50 metre ileride merdivenler ve merdivenlerin yanında bir pasaj var. orada bolca sahaf bulunuyor. diğer bir tarifle, yüksek seçim kurulunun tam karşısındaki pasaj. fakat sizi tatmin edecek parayı verecek sahaf bulabilir misiniz bilemem.
0
stopnsilence
(20.10.09)
tunalı pasajı'nın alt katında var (mı hala?)
0
kediebesi
(20.10.09)
bedava verirseniz belki olur. level chip cnbce falan hele bedava verseniz bile alan çıkmaz.national vs olsa bi derece. en iyisi ayrı bi torba yapıp çöpe koymak, ki kağıt toplayan insanlar alıp para kazanabilsin.
0
likeinme
(20.10.09)
gittigidiyorda satsanıza, ederini bulur. 200 küsur penguen uykusuz 20 liraya hem de binbir zahmetle komik bi fiyata gitmiş çünkü daha önce
0
duk leto
(20.10.09)
çok yerlere ilan vermiştik de ne hikmetse alan çıkmamıştı.. neyse, teşekkürler herkese.
0
🌸vercingetorix
(20.10.09)
yanlış hatırlamıyorsam zafer çarşının yanındaki bir pasajda bi dolu sahaf vardı.
0
kahvegibi
(20.10.09)
dergiler için değil ama kitaplar için tanıdık bi sahafım var. tunalıda ertuğ pasajının alt katında kendisi. eğer okunabilir (non-ders) kitaplarsa alabilir kendisi.
0
portik
(20.10.09)
(11)

Alınık 7000 TL civarı 2. el araba

ben yapmadım
Kız arkadaşım için bir araba almayı düşünüyoruz. Kendisinin ehliyeti yeni ilk arabası olacak ve araba kullanmayı pekiştirmeyi planlıyor. Sahibinden.com, araba.com, arabam.com'daki ilanları inceliyoruz. Gelecek hafta İzmir Kemalpaşa'daki oto pazarına gideceğiz. Şahin, Doğan ağır olur, en uygun Uno gö
Kız arkadaşım için bir araba almayı düşünüyoruz. Kendisinin ehliyeti yeni ilk arabası olacak ve araba kullanmayı pekiştirmeyi planlıyor. Sahibinden.com, araba.com, arabam.com'daki ilanları inceliyoruz. Gelecek hafta İzmir Kemalpaşa'daki oto pazarına gideceğiz.

Şahin, Doğan ağır olur, en uygun Uno görünüyor. Başka öneriniz var mıdır ya da varsa araba satan birileri bilgilendirebilir mi?
0
ben yapmadım
(19.10.09)
bence uno gibi küçük arabaları tercih edin . heçbeg araçlar. bana sorarsan o paraya tank gibi ford taunus alırım , tabiki de kız işi değil .
0
dieselsingle2
(19.10.09)
eğer bütçenizi arttırabilirseniz 10-12 bin civarına çıkın. daha temiz ve daha yeni araba alın.

daha yeni araba, daha kolay sürüş demektir.
0
kahvegibi
(19.10.09)
golf 2 kasa. hundai accent 8 liraya falan var o da olur.
0
ykyt
(19.10.09)
ford ka belki?
0
dumur
(19.10.09)
uno o kadar da rahat bir araba değil... o paraya tipo alsanız daha iyi olur
0
de jure
(19.10.09)
eğer düzgün bulabilirseniz eski kasa nissan micra çok uygun olur, hem direksiyonu hidrolik, hem az benzin yakıyo, hem küçük, hem atak, hem de içi çok rahat, uno'dan bin kat daha iyi.
0
libera
(19.10.09)
uno çok yakar, zaten fiat tan uzak durun ford ka tavsiyemdir.
0
karga tdi
(19.10.09)
renault twingo.
0
demirlisomya
(19.10.09)
kesinlikle ford ka diyorum. ühüüüeaaa arabacım seni çok özledimmm :.(
0
kediebesi
(19.10.09)
7.000 liraya araba almayın. adamı yolda bırakır. üstüne biraz daha koyun daha iyi bişi alın. çünkü zaten bikaç ay içinde aynı fiyat farkını masraflara verirsiniz.
0
faideli bilgiler
(20.10.09)
tata nano
0
egemon
(20.10.09)
(3)

adobe pdf - yer imi

mahallenindelisi
pdf dosyasına aşağıdaki gibi "yer imi" eklemek istiyorum. kullanan sol tarafta tıklaya tıklaya okusun raporu. menüleri kurcaladım ama bulamadım. ayrı bir program mı gerekiyor yoksa???http://www.thecoca-colacompany.com/investors/pdfs/form_10K_2007.pdf
pdf dosyasına aşağıdaki gibi "yer imi" eklemek istiyorum. kullanan sol tarafta tıklaya tıklaya okusun raporu. menüleri kurcaladım ama bulamadım. ayrı bir program mı gerekiyor yoksa???

www.thecoca-colacompany.com
0
mahallenindelisi
(19.10.09)
reader ile olmaz sanırım. acrobat yüklemek gerekir.
0
kediebesi
(19.10.09)
foxit kullanarak bookmark ekleyebilirsin.hem ekstra bir sürü özellikleri var hemde sadece 2 mb.
0
Google01
(19.10.09)
acrobat proffessional ile mümkün. document>add bookmark (Ctrl+B)
0
oku oku yazar ol
(19.10.09)
(4)

bacakta uyuşma, kaburgalarda eşitsizlik

supergirl
birkaç aydır sol kaburgamda sağ kaburgama göre bir değişiklik hissediyorum. yani dümdüz durduğumda eşit durmuyorlar. sol taraftakini böyle bir rahatsız hissediyorum. karnımı içime çektiğim zaman da sanki böyle tık diye kıtlayacakmış gibi oluyor. sizce bunun bel fıtığıyla bir alakası olabilir mi?şüph
birkaç aydır sol kaburgamda sağ kaburgama göre bir değişiklik hissediyorum. yani dümdüz durduğumda eşit durmuyorlar. sol taraftakini böyle bir rahatsız hissediyorum. karnımı içime çektiğim zaman da sanki böyle tık diye kıtlayacakmış gibi oluyor. sizce bunun bel fıtığıyla bir alakası olabilir mi?

şüphe sebebim esasen şudur. 15-20 gündür yatağa yatınca sol bacağım uyuşuyor, yanıyor, karıncalanıyor. kalkınca bir şey yok. internette arayınca bunun sebebinin %66 bel fıtığı olduğunu okudum. yok değilse (ki umarım değildir) nedir, onu da merak ediyorum.

bu konuda deneyimlerinizi, fikirlerizi paylaşırsanız sevinirim. ha tabi bir de doktora gidicem hangi bölüme gideyim?
0
supergirl
(19.10.09)
evet kesinlikle doktora gitmelisiniz. fıtık değilse bile omurga eğriliği olabilir. ameliyatsız, fizik tedavi ve egzersizlerle geçebilir. ama geciktirmemelisiniz.
0
kediebesi
(19.10.09)
Cem Yılmaz'ın da aynı şikayetleri varmış, fıtık çıkmış. Hatta esprisi bile vardı.

(bkz: aynı kaynım)
0
ataturkiye
(19.10.09)
kaburgalardaki eşitsizlik için ortopediye gitmeniz gerekiyor sanırım. duruş bozukluğundan olabilir. egzersiz önerir doktor, en fazla yüzme. geçen yaz ben de omzumdaki ağrı için gitmiştim oradan biliyorum.
0
arpacik kumrusu
(19.10.09)
spor yapıyorum zaten ama yüzme filan önerirse o iş yaş. (harbiden de yaş)
ortopediye gideyim en iyisi. teşekkürler cevaplarınız için.
0
🌸supergirl
(20.10.09)
(15)

şarap ve peynir

huseyinali
arkadaşlar, evde ufak bir toplaşma düzenleyecegim ve misafirlere şarap peynir ikram etmek istiyorum. bu konuda hiç bilgim yoktu, internetten baktım, fakat fazla detaylı bilgiler var.bu konuda daha önce tecrübesi olan arkadaşlar, şu şarabı al yanına da şu şu peynirlerden al derlerse çok makbule geçer
arkadaşlar, evde ufak bir toplaşma düzenleyecegim ve misafirlere şarap peynir ikram etmek istiyorum. bu konuda hiç bilgim yoktu, internetten baktım, fakat fazla detaylı bilgiler var.

bu konuda daha önce tecrübesi olan arkadaşlar, şu şarabı al yanına da şu şu peynirlerden al derlerse çok makbule geçer.

bir de bu garip peynirleri nereden alabilirim? şok, dia gibi yerlerde yoktur heralde
0
huseyinali
(19.10.09)
şarküterilerde, carrefour ve metro gibi büyük marketlerde bulabilirsiniz.

(bkz: rokfor)
(bkz: gravyer) ve hatta (bkz: kars gravyeri)
(bkz: mozzarella)
(bkz: gouda)
(bkz: gorgonzola)
(bkz: emmental)
ilk aklıma gelenler
0
whoosie
(19.10.09)
peynirin dışında da ikramlar yapılabilir; (git: 94703)
0
mahallenindelisi
(19.10.09)
@mahallenindelisi

valla linke tıklayınca boş bir sayfa çıkıyor:)
0
🌸huseyinali
(19.10.09)
dışarıya kapalı çünkü
0
whoosie
(19.10.09)
güney amerika şaraplarını tavsiye edebilirim..max 20 tl civarında çok iyi şaraplar var..ama şarap zevki kişilerin damak zevkine göre çok değişir.Bence riski en az olan MERLOT cinsini dene..
Peynirlerden de parmasan,emmantel,gravyer ve rokfor şarapla iyi gider.
Yanında üzüm,kuru incir kayısı..
Yine soğuk füme etler..mesela karabiberli füme et..migrosta var..
Afiyet olsun
0
13j
(19.10.09)
öküzgüzü ve eski kasar
0
all girls dream
(19.10.09)
kars gravyeri almalısın bence ve isli peynir.
şaraplarla sorun yaşarsan beyazı gazozlayabilirsin. kırmızıyı sangria ya ya da sıcak şaraba çevireblirsin. kızlara dömisek al bence.
hayyam da çok ucuz ama güzel bir şarap.
0
kediebesi
(19.10.09)
@huseyinali; pardon dikkat etmemişim. peynirin yanında üzerine türk kahvesi serpiştirilmiş ve ince dilimlenmiş elma (özellikle sıcak şarabın yanına), mandalina ve türevleri de iyi gidebilir...
0
mahallenindelisi
(19.10.09)
Camambert peynirini söyleyen olmamış. Cheddar da olur. Yeni kaşar da olabilir. Epey peynir söylemiş arkadaşlar. Hangilerini bulursun bilemem. Ben peynirlerimi(özel toplantılar için illaki) genelde Büyük Klübün yakınındaki bir şarküteriden alıyorum. Sabah, öğle ve akşam masada peynir tabağı vardır. Bunların tümünü ve fazlasını bulabilirsiniz. Bütçenizi ve kaç kişi olduğunuzu da bilmiyorum. O yüzden marka değil de, şarap cinsi olarak ben de merlot diyorum. Zevkinizi bilemem. Aslında değişik şaraplar ve peynirlerle tadım partisi gibi yapın. Peynirler sert ve tuzlu olmasın. Cipsler de az tuzlu olsun. Şarabın tadını örtmesin. Veya çareniz yoksa, tuzluysa peynirleriniz, araya meyva alın. Dengelensin tatlar. Ben şarabın yanında fondü de severim. Kar yağdığında özellikle. Merakınız var sanırım. Şarap tadımı organizasyonlarını takip edin.
0
july14
(19.10.09)
iyi bir kırmızı şarap + teflon tavada zeytinyağ ile kekik eşliğinde kızartılmış keçi peyniri. tanrısal lezzet!
0
palyacopapi
(19.10.09)
büyük marketlerde içinde 6 çeşit ufak peynir olan bir set satılıyor. sanırım 3 lira filan. o peynirlerden alabilirsin ya da onun içindeki peynirlerden kilo usulü tarttırıp alabilirsin.
0
kahvegibi
(19.10.09)
şekerli cins şarap + sarı peynir...
0
ucan sincap
(19.10.09)
bildiğim en iyi ucuz şarap (hatta neden ucuz anlayamıyorum, bence o kadar iyi) dia'da satılan avanos vadisi'nin iki çeşidinden üzerinde kale resmi olanı. sanırım öküzgözü, ama emin değilim. çünkü biris öküzgözü ile bişeyin karşımı, diğeri sadece öküzgözü olan. sen üstünde kale resmi olanı al :) fiyatı da 7 lira.

tabi içimi yumuşak şarap sevenler için. afiyet olsun..
0
mccormick
(19.10.09)
hocam klasik üzüm şarabı dışında vişne şarabı tavsiye edebilirim
0
cengo
(19.10.09)
şarap-peynir olayı yapılıyorsa meyve şarabı abes kaçar :)

eğer pek sosyetik bir gece düzenlemeyecekseniz büyükçe bir marketin şarküteri reyonundan yerel peynirler alarak güzel ve değişik bir sofra kurabilirsiniz, ben son tansaş'ın reyonundan almıştım memmnun kaldım.
0
plainwalker
(20.10.09)
(6)

Kediye Pire Tasması

metal revolution
`Geminon`lular,4 aylık yavru kedimize pire tasması taktık ama yine de çekinmekteyiz. Benim daha önce duyduğuma göre pire tasmaları paketten çıkarıldıktan sonra bir kaç gün bekletilmeli idi takılmadan önce. Ama bunun kutusunda öyle bir ibare yoktu. Ayrıca tasma ne bollukta olmalı? Tasmanın markası "S
Geminonlular,

4 aylık yavru kedimize pire tasması taktık ama yine de çekinmekteyiz. Benim daha önce duyduğuma göre pire tasmaları paketten çıkarıldıktan sonra bir kaç gün bekletilmeli idi takılmadan önce. Ama bunun kutusunda öyle bir ibare yoktu. Ayrıca tasma ne bollukta olmalı? Tasmanın markası "Stop Insectes" Anti-Parasite Collar.
0
metal revolution
(19.10.09)
bekletmeyi bilmiyorum da bol olmasın, pençeleri geçirip çıkartmaya çalışırken ağzına falan takılıyor. çekince çeneyi geçmeyecek gibi olsun.
0
whoosie
(19.10.09)
bir parmağınızın girebileceğinden az boşluk olsun, rahat dönebilsin ama kulaklarına kadar çıkmasın. kulaktaki çıkıntıyı geçti mi çıkarır zaten. ancak sık sık kontrol etmelisiniz, hızlı büyür.
0
kediebesi
(19.10.09)
tasma için yeterli cevaplar verilmiş. pire önleyen pire damlaları da var 2-3 ay kadar gidebiliyor markasına göre, hem kullanışlı hem de kediniz çok daha rahat eder ve olası kazaların riskini ortadan kaldırmış olursunuz, tavsiye ederim.
0
brc
(19.10.09)
kediye pire yada ne olursa olsun tasma takma eziyeti yapmayiniz lütfen. tabii bu benim şahsi fikrimdir. veteriner amca size damla şeklinde olan pire ilaçlarindan versin. ensesine damlatin. özellikle sadece ev içinde yasayan bir kedicikse epiy uzun süre gider ona. o tasmalar çok rahatsiz ve gereksiz.
0
palyacopapi
(19.10.09)
palyacopapi'ye tamamen katılıyorum, ayrıca o tasmalar kediciğin tüylerini de dökebiliyor, hiç hoş değil.
0
libera
(19.10.09)
Şu sıra kedi oldukça rahat gözüküyor. Herhangi bir tüy dökülmesi ya da rahatsızlık belirtisi görürsek zaten çıkarırız. Ayrıca, kış iyice yaklaştı; kış boyunca evde takılacağından bu tasma sonrası epey bi süre tasmaya ihtiyacı olacağını sanmıyoruz. Cevaplar için herkese teşekkürler...
0
🌸metal revolution
(20.10.09)
(3)

machinarium tadında puzzle/advanture

vixit
merhabalar efendim.sorum şudur ki az önce machinarium'u bitirmiş olmanın hüznü ve gazıyla, yine bu tarzdaki oyunlar arıyorum.puzzle/advanture tavsiyelerinizi beklemekteyim.
merhabalar efendim.
sorum şudur ki az önce machinarium'u bitirmiş olmanın hüznü ve gazıyla, yine bu tarzdaki oyunlar arıyorum.puzzle/advanture tavsiyelerinizi beklemekteyim.
0
vixit
(19.10.09)
Ben de an itibarı ile oynuyorum bu oyunu... Mükemmel gerçekten.

Bunu seven bunu da sevdi baabında... adventure olmayan Platform-puzzle bir oyun olarak Braid'i önerebilirim. Tam olarak aradığınız şey değil belki ama iyi bir oyun.
0
suda balik
(19.10.09)
en muhteşemi benim için her zaman timelapse olmuştur.
sonra da shivers 2 gelir. hepsi eski bulması zordur.
0
kediebesi
(19.10.09)
platform-puzzle'da olur. oyalsın böyle.vaktin nasıl geçtiğini anlamıyım falan.
dediklerinizi de not aldım,çok saolun.kesmeyin ama hızınızı yetmez yani. derdim buyuk oyun lazım (:
0
🌸vixit
(19.10.09)
(2)

vitamin haplarına vitaminler nasıl koyuluyor?

faideli bilgiler
mesela, bir multivitamin aldım. içinde elli tane vitamin var , a b c d e f g h vs.. bu vitaminleri ilacı yapanlar nereden temin ediyor? meyvelerden mi? yoksa lab ortaminda suni olarak mı yapılıyor?
mesela, bir multivitamin aldım. içinde elli tane vitamin var , a b c d e f g h vs..

bu vitaminleri ilacı yapanlar nereden temin ediyor? meyvelerden mi? yoksa lab ortaminda suni olarak mı yapılıyor?
0
faideli bilgiler
(19.10.09)
doğal diye satilanlarida var tabii ama fabrikasyon olduktan sonra ne kadar doğal olur tartisilir.. hepsinde bir cinlik var bence.

ben solgar vm 2000 kullaniyorum, pek de doğal olduğunu sanmıyorum.
0
kobretti
(19.10.09)
çoğu sentetik.
vaktiniz ve ingilizceniz varsa bbc horizon'dan truth about vitamins izleyebilirsiniz.
0
kediebesi
(19.10.09)
(6)

programı zorla sonladırma

yazar k
xp için soruyorum, ABC.exe adlı programı sonladırmak için nasıl bir komut çalıştımam gerekir?
xp için soruyorum, ABC.exe adlı programı sonladırmak için nasıl bir komut çalıştımam gerekir?
0
yazar k
(19.10.09)
ctrl + alt + delete ,açılan pencerede sağ sekmeye yani işlemlere geçeceksin.ordan programın adını bulup işlemi sonlandır.bu kadar.
0
layer26
(19.10.09)
görev yöneticisini açtığında işlemler tabından direk sonlandırabilirsin. yoksa başka bi şey mi kasttettin?
0
emrag
(19.10.09)
evet zaten sorun görev yöneticisini açamamam bu program yüzünden. aynı şekilde bu program yüzünden pc de kapanmıyor.

"başlat->çalıştır"a yazılacak bir şeyler var mı?
0
🌸yazar k
(19.10.09)
windows ekranı gelmeden f8'e basarak güvenli kipte açıp silmeyi deneyebilirsiniz.
0
layer26
(19.10.09)
alt+f4?
0
kediebesi
(19.10.09)
ya adam kod soruyorum demis, siz guvenli kip diyosunuz ya.

hocam, calistir'dan taskkill /f /im xxx.exe yaptiginiz zaman kapatmasi lazim programi sorgusuz sualsiz.
0
osuruklu
(19.10.09)
(6)

çook keyifsiz arkadaşa yardım etmek.

playthegame
çok keyfi kaçık, problemleri dolayısıyla çok mutsuz olan canım arkadaşımı güldürmek, neşelendirmek için ne yapsam, ne alsam da götürsem? vaktim çok az ne olur neşeli bir şeyler bulun.yarın konuşmaya, dertleşmeye gideceğim, birazcık sevinsin istiyorum.
çok keyfi kaçık, problemleri dolayısıyla çok mutsuz olan canım arkadaşımı güldürmek, neşelendirmek için ne yapsam, ne alsam da götürsem?

vaktim çok az ne olur neşeli bir şeyler bulun.
yarın konuşmaya, dertleşmeye gideceğim, birazcık sevinsin istiyorum.
0
playthegame
(19.10.09)
yanında olmanız yeterli. konuşun, dertleşin, konuşmaya yanaşmıyosa konuşmayın sadece karşılıklı oturun... üzgünse, sürekli espriler vs. yapıp havayı değiştirmeye çalışıp daha da üzmeyin. eşlik edin...

yani bu arkadaşınız ben olsaydım bunu isterdim :)
0
lazor
(19.10.09)
iltifat edin.
0
kediebesi
(19.10.09)
amaç güldürmek, neşelendirmek olmasın. mutluluğu değil de huzuru tercih ediyordur belki. bu yüzden en azından kafasındakileri unutturmak adına değişik bir şeyler yapabilirsiniz o gün. kafası dağılır, olanların etkisi azalır, unutur yavaş yavaş.
0
sttc
(19.10.09)
arkadaşınız yakınsa, evinize alın, bi süre sizde kalsın, yalnız bırakmayın, artık kendine gelmen lazım vs vs konuşmaları pek bişeye yaramıyor bence, insanlar ağlar ağlar ağlar, içindekileri boşaltır ve rahatlarlar. bu aşamayı beraber geçirin, ha bi kaç saatlik dertleşme için buluşuyorsanız sadece, sizin yanınızda morali düzelmiş gibi gözükse de muhtemelen etkisi olmayacaktır.
0
no alarms and no surprises
(19.10.09)
önce probleminin ne olduğunu bilmek lazım biliyosanda paylaş ki fikir verelim..
0
jamswety
(19.10.09)
kısa zaman olmasa pes oynayın diyecem. ben öyle yaptım misal bir arkadaşa uzun bir süre, o sırada keyfi oldukça yerindeydi :)
eni sonu zaman geçirtip tekrar keyfi kaçıklığına geri dönecektir. Olmaması için baya sarsıcı bir şeyler bulmanız gerekir. Kız ayarlamak mesela :P
0
natnan
(19.10.09)
(6)

mail ile fotoğraf yollamak

ikinoktayedi
toplam 234 MB boyutunda 58 adet fotoyu karşı tarafa en kolay nasıl gönderirim? rapidshare ile max.200 mb'lik dosya gönderebiliyormuşum.
toplam 234 MB boyutunda 58 adet fotoyu karşı tarafa en kolay nasıl gönderirim? rapidshare ile max.200 mb'lik dosya gönderebiliyormuşum.
0
ikinoktayedi
(19.10.09)
iki parca halinde gonderin?
0
nawres
(19.10.09)
imkan varsa ftp ile bir servera yüklenebilir.
0
kediebesi
(19.10.09)
rarlayınca 200 e düşmüyo mu
0
partizan
(19.10.09)
teşekkürler, 2'ye bölmek aklıma gelmemişti aceleden:)
0
🌸ikinoktayedi
(19.10.09)
torrent ile gönderin( kendiniz oluşturarak)
rapidshare e upload edeceğiniz aynı sürede karşıdaki kişiye gönderilecektir.
0
sttc
(19.10.09)
picshrink ile boyutunu küçültebilirsin.hatta ileri gidip irfanview ile resimlerin boyutunu istediğin bir değere sabitleyebiliyorsun.
misal 3mb lık jpegimi 600kb ye düşür diyorsun ve kaliteden ödün vermeden boyutu küçültmüş oluyorsun.
0
Google01
(19.10.09)
(3)

give the devil his due ( ingilizce basitçe açıklama)

bugax
merhaba,arkadaşımın ödevi için soruyorum,acaba yukarıdaki deyimi ingilizce olarak ve basit bir dille açıklayabilir misiniz ? fakat google yazınca çıkan açıklamalardan olmasın.kendi cümlenizi kullanırsanız sevinirim.şimdiden teşekkür ederim.
merhaba,
arkadaşımın ödevi için soruyorum,acaba yukarıdaki deyimi ingilizce olarak ve basit bir dille açıklayabilir misiniz ? fakat google yazınca çıkan açıklamalardan olmasın.kendi cümlenizi kullanırsanız sevinirim.

şimdiden teşekkür ederim.
0
bugax
(19.10.09)
google'ın define komutunu kullanabilirsiniz. (define:give the devil his due gibi) bu komutla google aradığınız kelimeyi tüm sözlüklerde, wikilerde aratarak sonuçları sıralar.

bu deyimi bilmiyorum. ama anladığım kadarıyla yiğidi öldür hakkını yeme tarzı bir anlamı var. yani kötü birinin iyi tarafından bahsedilirken kullanılıyor. şeytan gibi valla ama hakkını da vermeli tarzı bir şey.
0
kediebesi
(19.10.09)
google açıklaması olmaz.türkçesini biliyorum fakat arkadaşıma ödev için lazımmış =/
0
🌸bugax
(19.10.09)
www.phrases.org.uk
www.englishclub.com

borcun neyse (para ya da iyilik) öde. ve şeytan da olsa hakkını yeme gibi 2 farklı karşılığı çıktı.
0
eugenick
(19.10.09)
(5)

birlesmiş milletler proje kabul hadisesi

ceks
şimdi efendim benim bir projem var bu adamlara sunmak uzere . lakin ne izleyecegim yolu biliyorum , ne de adamların sartlarını . hani proje bu adı ustunde herhangi somut bir sey yok elimde . nasıl basvurulur , neye gore kabul gorur , olursa butceyi neye gore belirlerler , ne bileyim bu tattaki sorul
şimdi efendim benim bir projem var bu adamlara sunmak uzere . lakin ne izleyecegim yolu biliyorum , ne de adamların sartlarını . hani proje bu adı ustunde herhangi somut bir sey yok elimde . nasıl basvurulur , neye gore kabul gorur , olursa butceyi neye gore belirlerler , ne bileyim bu tattaki soruların cevabını merak ediyorum . bir yardımcı olun , olursa iyi yorumların hepsine yuzde verecegim . sdlşfkslşdfklşsd
0
ceks
(19.10.09)
bu projeyi hangi program için hazırladınız? bm'nin ab'nin programlarına ait internet siteleri, broşürleri, kılavuzları var. hiç olmadı doğrudan bm merkezine başvurup yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz. bütün bu sorularınızı cevaplayan dökümanları size verirler.
sosyal bir proje mi düşündüğünüz? ab'nin programlarına baktınız mı? kültürle alakalı bir şey ise kültür programına filan başvurabilirsiniz.
ayrıca tam olarak bilemiyorum ancak ab projelerinde belli bir sermaye aranıyor. yani onlar projenin tümüne hibe vermiyor da mesela yüzde yetmişbeşini destekliyor. böyle acaip işler :)
0
kediebesi
(19.10.09)
genclik programı soylemeyi unutmusum . genclik girisimi alt bolum olarak .
0
🌸ceks
(19.10.09)
www.ua.gov.tr
burada herşey mevcut. artık başvurular online.
www.ua.gov.tr
bahsettiğim kılavuz ve başvuru rehberleri de burada.
program ab nin ayrıca bm ile ortak çalışma olmalı sanırım. yani konuyla ulusal ajans ilgileniyor. ankara'da iseniz adres sitenin altında hüseyin rahmi sokak 2 numara. buraya gelip konuyla ilgilenen kişiyle görüşürseniz size her tür yardımı sağlayacaklardır. ayrıca burada bu tip programların tanıtımları, başvuru eğitimleri de veriliyor. takip ediniz.

istanbul'daki yerleri veya bürolarıyla ilgili bir bilgim yok. ama dediğim gibi ulusal ajansta ilgili kişiye atacağınız maille her bilgiye ulaşabilirsiniz. hatta telefon edip de sorabilirsiniz.
0
kediebesi
(19.10.09)
istanbul da bu işle ilgilenen herhangi bir kurum var mı ?
0
🌸ceks
(19.10.09)
bgm.beyoglu.bel.tr

burası varmış

www.e-genclik.org.tr

bu da var.
0
kediebesi
(19.10.09)
(4)

zeitgeist dvd si var mı

aliscan
malum film kendi yapımcıları tarafından internet ortamında paylaşılıyor.bu filmin türkiyede satılan dvdsi var mı.
malum film kendi yapımcıları tarafından internet ortamında paylaşılıyor.

bu filmin türkiyede satılan dvdsi var mı.
0
aliscan
(19.10.09)
bedavaya dağıtılan bir ürünü kim satın alır ki?
0
uyuzcan
(19.10.09)
yav adını ve semtini yaz yollayalım bir kopya yani bu kadar mı zor ayıp ettin. :)
0
kediebesi
(19.10.09)
internet kafelerden indirtemez misiniz?
0
dr cucu
(19.10.09)
sourlemonade
(19.10.09)
(2)

Tıp Dili

fightordie
arkadaşlar tıp dili hakkında tecrübesi olanlar veya tıp diline hakim olanlardan birkaç örnek istiyorum.. * tıp dilinde kullanılan eş anlamlı sözcüklere, misal; parkinson's disease:paralysis agitans..* tıp dilinde kullanılan zıt anlamlı sözcüklere, misal; active drug x placebo..* tıp dilinde kullanıl
arkadaşlar tıp dili hakkında tecrübesi olanlar veya tıp diline hakim olanlardan birkaç örnek istiyorum..
* tıp dilinde kullanılan eş anlamlı sözcüklere, misal; parkinson's disease:paralysis agitans..
* tıp dilinde kullanılan zıt anlamlı sözcüklere, misal; active drug x placebo..
* tıp dilinde kullanılan kısaltmalara ve sembollere, misal e.m.:electron microscope.
ve
* günlük tıp dili ve tıp terminolojisi hakkında, misal günlük dil: birth tıp dili : delivery..
örnek verebilecek, örneklerimi artırabilecek var mıdır?
bana yardımcı olabilecek internet siteleri de kabulum.
teşekkürler.
0
fightordie
(18.10.09)
İzlediğim bir dizide asistan , doktora hastayı anlatırken sob dedi.Hastada malum küfürü anlayarak sen kime sob diyosun be çıkıştı.Asistan shortness of breathe o abicim diyerek düzeltmişti durumu.
0
layer26
(19.10.09)
www.mtacc.net
200 dolar. hehe şaka.
ec.hku.hk
0
kediebesi
(19.10.09)
(8)

Ülker Bizim Mutfak vb. Hazır Yemekler

ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
Efendim öncelikle selamlar;Ben halihazırda üniversite son sınıfta olup bir yandan da part-time çalışan bir öğrenciyim. evde yemek yapmanın angaryası bir yana yıkanmaya bulaşıklar bir yerden sonra dağ oluyor, sürekli dışardan yemek söylemek de hem pahalı oluyor hem sürekli aynı alternatifler bayıyor.
Efendim öncelikle selamlar;
Ben halihazırda üniversite son sınıfta olup bir yandan da part-time çalışan bir öğrenciyim. evde yemek yapmanın angaryası bir yana yıkanmaya bulaşıklar bir yerden sonra dağ oluyor, sürekli dışardan yemek söylemek de hem pahalı oluyor hem sürekli aynı alternatifler bayıyor.

Bu hazır gıdalar hakkında görüşünüz nedir? çok mu sağlıksızdır? bir de ülker almak istemeyen bendenize benzer formda veya ecnebilerin "tv dinner" dediği formda beni kanser etmeyecek tavsiyeleriniz var mıdır?
0
ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
(18.10.09)
yemek üzerinden siyaset yapanlara da bayılıyorum arkadaş. geçenlerde meyve suyu üzerinden yaptılardı aynı geyiği. arkadaşım hoşuna gidiyorsa ülkerin mamülleri al ye ne var bunda bu kadar kasacak.
0
akustik cinayet
(18.10.09)
Yarım saatte hazırlayabileceğiniz yemekler var, üşenmeyin evde yapın:

Seviyorsanız balık pratiktir, balıkçı da ayıklamışsa, duruma göre yağlayıp fırında ızgara veya mısır ununda tava yapabilirsiniz, iki akşam yetecek kadar alıp yarısını buzluğa kaldırabilirsiniz tek yaşıyorsanız.

Tavuk olabilir derseniz, kuşbaşı yaptırıp sevdiğiniz sebzeleri ekleyerek şipşak pişirebilirsiniz. Yeşil soğan yaprakları, yağ ve köri ile az suda pişirileni favorimdir.

Tavuk suyuyla şehriye çorbası yapabilirsiniz, makarnadan kısa sürer.

Haşlanmış satılan kuru fasulye ve nohut alıp domatesini, soğanını ekleyip hemen pişirebilirsiniz.

Yıkanmış ıspanak alıp biraz pirinç ve domates, soğanla pişirebilirsiniz.
Yemeklerin yanına makarna veya pilav yapabilirsiniz.

Makarna ve pilav gibi yemekler de 15 dakikanızı alır sadece.
0
uyuklayankedi
(18.10.09)
bende yapıyorum siyaset ; ama şöyle bi siyaset ; the coca cola company den almıyorum . ne olursa artık , cappy 7gün cola vs .
0
dieselsingle2
(18.10.09)
hazir yemeklerin de icinde, disardan alacagin nerdeyse her urunde oldugu gibi, bir suru koruyucu madde vardir. koruyucu dediysem seni degil yemegi korur ama seni oldurur.

yemek yapmak zmn ve bulasik anlaminda seni zorluyorsa en makul yiyecek sandvictir, saglikli bir ekmek tercihiyle, icine koyacagin hazir dilimlenmis urunlerle oldukca pratik az bulasik cikaran leziz ve saglikli bir ogun olabilir. domates yesillik vs ile koayarak da salata yiyormuscasina saglikli hale getirilebilecektir.

hatta tatli versiyonlari da yapilarak cesitlendirilebilir.

tabi ki gunde bir ogun icin sordugun dusunulerek yazilmistir bu cevap.
0
azaktod
(18.10.09)
hazır mantı da alabilirsin..
suda kaynatırsın, al sana yemek
üstüne de salçalı malçalı bir sos, onun üstüne de baharat..
yanında da cocacola
0
de jure
(18.10.09)
ehe o koruyucular bizi öldürüyor evet ama cesetlerimizi de yakışıklı yapıyormuş. avrupa'da cesetler mumyalanmış halde ilk günkü tazeliklerini koruyorlarmış hahaha.
0
kediebesi
(19.10.09)
hazır yemek koruyucu maddeler + daha önce pişirildiği için sağlıklı diil.
en basit yemekler.
tavada tereyağı içinde biber-soğan-sarımsak ve et sote et + yanında yoğurt ayran yeşillikle ye.
veya yumurta haşla yanında peynir veya ceviz ve yeşillikle salata yap.
0
joepiscopo
(19.10.09)
naturamaks ve iglo ürünleri en sağlıklıları.
0
mea maxima culpa
(19.10.09)
(5)

soğuk algınlığına karşı ilk önlem nedir?

faideli bilgiler
boğazımda bir karıncalanma var, böyle biraz tadım da yok, ama kendimi iyi hissediyorum şimdilik. galiba soğuk algınlığı olacak bende, buna nasıl bi önlem alabilirim de hastalık hiç başlamadan atlatırım? first defencim var ama onu da daha önce hastayken kullanmıştım, şimdi üstünde mikrop kalmışmıdır
boğazımda bir karıncalanma var, böyle biraz tadım da yok, ama kendimi iyi hissediyorum şimdilik. galiba soğuk algınlığı olacak bende, buna nasıl bi önlem alabilirim de hastalık hiç başlamadan atlatırım?

first defencim var ama onu da daha önce hastayken kullanmıştım, şimdi üstünde mikrop kalmışmıdır acaba? ne yemek ne içmek lazım, ilaç almak gerekir mi ?
0
faideli bilgiler
(18.10.09)
bende de olmuştu aynısı yaklaşık 10-15 gün önce theraflu fort aldım 1 hafta akşamlarıda thylolhot çaktım bişi kalmadı...
0
pposeidon1
(18.10.09)
Theraflu bu gibi durumlarda çok işe yarıyo,hem başlamadan önce ilk hissedildiğinde hem de devamında kullanılabiliyo.bi de limonlu çay,ıhlamur gibi şeyler de faydalı bu dönemlerde.ama boğazınızda başladığına göre faranjit de olabilir ozaman bi antibiyotik kullanmanız gerekebilir(ben öyle yapıyorum) ama antibiyotik konusunda bi bilene danışmakta fayda var..
0
KoukLa
(18.10.09)
bence c vitaminli suda eriyen aspirinlerden al birkaç gün. günde 2 ya da 3 defa alsan yeterli olur sanırım. geçmiş olsun.
0
think martini
(18.10.09)
fazla ilaca bulasma derim bkz doktor ve eczaci butun arkadaslarimin soyledigi sey: ilac zehirdir.

taze meyve ve sebze yemeni siddetle tavsiye ederim. hasta olacagimi hissettigim zmnlar yemeklerde salata ve ara ogun olarak da meyve yemeye gayret gosteririm ve hasta olmam.
0
azaktod
(18.10.09)
umca isimli bir damla var. özellikle önlem olarak öneriliyor. eczanelerde satılıyor ancak sardunya kökünden elde ediliyor. bağışıklık sistemini destekliyor.
0
kediebesi
(18.10.09)
(8)

23 (erkek) - 17 (kız) = ?

whereismymind
merhabalarsırf sizlerin ne söyleyeceğinizi merak ettim o kadar .sorun şudur 23 yaşındayım (erkek) - ve 17 yaşında bir kız arkadaşım oldu.ne gibi aksilikler çıkar ilişki konusunda bu süreçte.?
merhabalar

sırf sizlerin ne söyleyeceğinizi merak ettim o kadar .
sorun şudur 23 yaşındayım (erkek) - ve 17 yaşında bir kız arkadaşım oldu.
ne gibi aksilikler çıkar ilişki konusunda bu süreçte.?
0
whereismymind
(18.10.09)
kızın lay lay lom dönemleri olduğu için belki tercihler konusunda sıkıntı yaşarsınız gibi geldi de yaşamadan da bilemezsiniz tabii. boşver, ben dahil kimseyi dinleme. yaşadıkça görürsün.
0
rectoa
(18.10.09)
1.kızın reşit olmaması sorun çıkarabilir.
2.kızın davranışlarını çocukça bulmaya başlayabilirsin, sonra da ciddiye almamaya başlarsın kızı
3.arkadaş ortamına uyum sağlamama sorun olur. hem senin hem onun açısından

şimdilik bunlar geldi aklıma
0
ursula
(18.10.09)
Diğer cevaplara ek olarak elxa nın belirttiği heyecan ve hayat bakışı, ortaya çıkan ilk problemde hemen karşı tarafın ilişkiden vazgeçmesine, soğumasına doğru gidebiliyor. Hele ki bir parça uzak mesafe ilişkisi durumuna geçilirse o zaman bu süreç hızlanıyor tabiki. Bir de sizin ondan daha fazla fedakarlık yapmanız, bazı şeyleri görmezden gelmeniz gerekebilir. Yoksa bu sefer kendinizi ondan soğumuş şekilde bulursunuz. Benim gözlemlediklerim bunlar tabi bunların hepsi olacak diye bir şart yok kıvamı tutturabilirseniz hiç problem olmayabilir de :)
0
fretboard
(18.10.09)
klasik görüş gereği baştan sona yanlış..
0
dieselsingle2
(18.10.09)
Kendini kaç yaşında hissettiğin ve onun kendini kaç yaşında hissettiğiyle alakalıdır. Yaş farkı çok abartılı ve extrem değil. Devam et. Olmazsa o zaman bırakırsın. İlk etapta sorun yaşar gibi olursan senin 23 yaşında olmandan kaynaklanır. Onun 17 yaşında olmasından değil. Kendini büyük görme. Denksiniz.
0
pass
(18.10.09)
bence 23-17 abes biraz. yaş farkının 6 olmasından değil ama bu abeslik, kızın 17 yaşında olması nedeniyle öyle. mesela siz 29 yaşında kız da 23 yaşında olsa normal olabilirdi.
0
posteriti
(18.10.09)
ben de üni son sınıftayken o yaşlardaydım ve 2 tane kızla çıkmıştım, üniversiteye yeni başlayan.. yaşları da 17-18 falandı o zamanlar
ben ankarada büyümüşüm, onlar izmirde ve üniversite de istanbuldaydı, biz gayet iyi anlaştık hatta birisiyle 2 yıla yakın sürdü ilişki, türkiyeyi falan dolaştık, iyiydi, güzeldi o benden daha olgun-soğukkanlı olduğu için ayrıldık.. ve şimdi benimle konuşmuyor, karşılaşınca görmezden geliyor... diğeriyle ise 3 ay kadar takıldık, yürütemedik şimdi de kankayız..
ama hepsi böyle olmaz, benim gibi bir arkadaş daha vardı, ama onun kız arkadaşı malatyadan gelmişti istanbula, iğrençti onların ilişkisi...
hiç çekilmiyordu o kız, ama benim arkadaşın ilk sevgilisi olduğu için ayrılamadı bir türlü, yaklaşık 1 yıl çıktılar, şimdiyse kız heryerde çocuğun dedikodussunu yapıyor, kız yüzünden eleman arkadaşlarıyla falan küsmüştü, şimdi pişman ama iş işten geçti...
0
de jure
(18.10.09)
fransızların eski yaş hesabına göre çok uygun.
buyrun hesap şöyle...
erkeğin yaşı bölü iki artı 6 eşittir kızın yaşı.
0
kediebesi
(18.10.09)
(4)

b vitamini - suçluluk

filmarası
house'taydı galiba böyle bişey duydum. b vitamini eksikliği suçluluğa-pişmanlığa neden oluyomuş? doğru mu bu? garip değil mi biraz?
house'taydı galiba böyle bişey duydum. b vitamini eksikliği suçluluğa-pişmanlığa neden oluyomuş? doğru mu bu? garip değil mi biraz?
0
filmarası
(18.10.09)
Doğru olabilir. Bu tür maddelerin eksikliğinde çok ilginç psikolojik problemler ortaya çıkabiliyor.
0
escritor
(18.10.09)
ben de o bölümden sonra araştırmıştım bunu doğruymuş, zaten o dizide doğru olmayan birşey kullanacaklarını sanmıyorum.
sinir sisteminin duygusal işlevlerinden biri işte, önemli bir vitamin eksilince sekteye uğruyor sanırım.
ama spesifik olarak b12 vitamininden bahsediyolar.
0
hayali arkadaş
(18.10.09)
b vitamini = vicdani rahatlık gibi birşey olamaz, olsaydı bazı açıklamalar kolay olurdu gerçi.. misal kenan evrenin gamsızlığını, b vitamini dolu küvette yaptığı güzellik banyolarına bağlayabilirdik deel mi?...

olay bazı vitaminlerin vücutta salgılanan hormonları sekteye uğratması veya arttırmasıyla ilgili.. yani muhtelif vitamin eksikliklerinde sadece suçluluk değil, öz-benlik değerinin düşmesi, kaygı, depresyon gibi olumsuz birçok duyguyu çoşturması sözkonusudur.. filandır, feşmekandır..

bir besindeğerini, direk bir hissiyata indirgemek saçma olur kanaatindeyim. o kadar basit olmamalı bu işler
0
smy
(18.10.09)
b6 ve b12 mutlulukla epey yakından alakalı.
0
kediebesi
(18.10.09)
(5)

mal mal yatan hayvan

yasakani
hani köpekler mal mal yatıyor ya bazen, sağa sola bile bakmadan yatıyorlar; ama gözleri açık. işte o sırada ne düşünüyor bu hayvan? düşünüyor mu? nedir yani o anlardaki olay? sadece köpekler değil tabi.ön-teşekkürler...edit: link vermek yerine basit, fikir verici cevaplar verirseniz sevinirim.
hani köpekler mal mal yatıyor ya bazen, sağa sola bile bakmadan yatıyorlar; ama gözleri açık. işte o sırada ne düşünüyor bu hayvan? düşünüyor mu? nedir yani o anlardaki olay? sadece köpekler değil tabi.

ön-teşekkürler...


edit: link vermek yerine basit, fikir verici cevaplar verirseniz sevinirim.
0
yasakani
(18.10.09)
köpeğin ne düşündüğünü bilemiyorum ancak sizin bunu düşünmenize bir anlam veremedim doğrusu..
0
kucuk kaya baligi
(18.10.09)
yanlış mı okuyorum, yanlış mı anlıyorum diye yüz kere okudum cevapları, anlayamadım.

cevap veren arkadaşlar. niye bu soruya tepki verdiniz? "kediler niye kuyrukları havada gezer, niye gurr gurr ses çıkarır, niye ön patilerinin birini indirip birini kaldırır" gibi bir hayvanın anlam verilemeyen hareketini sormak niye size bu kadar acaip geldi? yok kendisine sorsaymışız. dilinden anlıyorsanız bir zahmet siz sorun da bize de tercüme edersiniz. yok böyle bir şeyi düşünmesine anlam verememiş. ben de sizin niye bu soruyu bu kadar saçma bulduğunuza anlam veremedim. soruda görmediğim bir saçmalık, bir ibnelik mi var diye ellibin kere okudum, anlamadım. anlamadığım bir şey varsa açıklarsanız sevinirim. saçma olan nedir ki dalga geçiyorsunuz?
0
kibritsuyu
(18.10.09)
Öncelikle kibritsuyu adlı arkadaşımıza katılıyorum.

Şahsen, köpeğin o anda bizim gibi bir şeylere kafa yorarak yattığını düşünmüyorum. Çünkü hayvan o anda sadece kendini dinlendirmeye çalıştığından, dışarıya böyle bir görüntü yansıtıyor olabilir
0
july14
(18.10.09)
Lisede biyoloji hocamın söylediği birşeyi sanırım bununla ilişkilendirebiliriz. söylediğine göre; tüm hayvanların gözü dalarmış, yani bizde de oluyor ya bazen gözümüz bir noktaya dalar, o anda çok net bişey düşünmeyiz düşündüğümüzde hemen gözleri tekrar kıpırdatmaya başlarız. Yani bu bir nevi bir algıyı dinlendirme durumuymuş. Sıcakkanlı hayvanlarda (köpek, kedi ve insanı da içine katabiliriz) gözler uzaklara bakarak dalar, soğukkanlı hayvanlarda ise (yılan, timsah, kertenkele...) gözler yakın bakarak dalarmış.

Yani anlayacağınız, birşey düşünmekten ziyade zihni dinlendirmek için yapılan bir hareket.
0
johan sebastian
(18.10.09)
bazen dinliyorlar, bazen kokluyorlar. benimki öyle yattığında hop diye fırlayıverebiliyor mesela.
0
kediebesi
(18.10.09)
(7)

hafıza

exael
yüz hafızası 0 olan bir kişiyim ve kalktı da yüz hafızasına gerek duyulan bir işe girdim.. peki hafızamı geliştirmek için ne yapabilirim??
yüz hafızası 0 olan bir kişiyim ve kalktı da yüz hafızasına gerek duyulan bir işe girdim.. peki hafızamı geliştirmek için ne yapabilirim??
0
exael
(17.10.09)
elma suyu, bulmaca çözmek.
0
dunyayi kurtaran adamin babasi
(17.10.09)
izlediğim bir belgesele göre (ntv bilim'in verdiği beyin cd'sinde vardı) değişik seviyelerde olmakla beraber birçok kişinin muzdarip olduğu bir sorundu bu yüz hafızası olayı. normal hafızada sorununuz yoksa hafıza geliştirici formüller pek işe yaramayacaktır, bunun yerine kişileri farklı özelliklerine göre hatırlamaya çalışın (gözlük, saç uzunluğu/rengi, ben vs)
0
nickini vermek istemeyen suser
(17.10.09)
normal hafızayla da ilgili sorunlarım var ama yüz kadar değil tabi.. ben de belirgin özelliklerle hatırlamaya çalışıyorum ama olmuyor..
0
🌸exael
(18.10.09)
farketmediğiniz şeyi hatırlayamazsınız prensibilye düşünün. yani insanların yüzlerini diğer insanlardan ayıran detayları "bilinçli" biçimde farketmediğiniz için büyük ihtimalle yüz hatırlamıyorsunuz.

insan yüzüyle, ifadeyle, yüz anatomisi ile ilgili şeyler okursanız, bir süre sonra bir suratı diğerinden farklı kılan o ayrıntıları farketmeye başlayacaksınız. işte bunun bilincine varacak duruma gelmeniz, yüz hafızanızın da gelişmesine yardımcı olacaktır.
0
raj
(18.10.09)
megahafiza.com
www.names-faces.com (türkçe)

özetle şu:
karşındaki insanın yüzüne bakınca aklına ilk gelen şey, ama bu şey öyle bi şey olacak ki, adamın yüzünün sana çağrıştırdığı ve bir sonraki görüşünde de çağrıştıracak bir şey olacak. sonra bu çağrışımı isimle bağdaştıracaksın.

ya da tersi. ismin sana çağrıştırğı ilk şeyi, kişinin yüzü ile bağdaştıracaksın.

dikkat edilecek noktalar, gözlük, bıyık, saç rengi falan filan. ama bir sürü detay teknik falan daha var bu linkini verdiğim sette.
0
aksasu
(18.10.09)
ha bir de hafıza gerekçenin şiddeti ölçüsünde gelişir. ismini hatırlaman gereken kişinin şirketin veya senin çin en önemli yanını düşünürsen, daha kolay belki...
0
aksasu
(18.10.09)
dikkatli bakmıyorsunuzdur. bununla ilgili kamera şakası tipli bir araştırma bile vardı. biri bi adama yol soruyor, o sırada soruyu soran kişiyi çaktırmadan değiştiriyorlar ama adam yine de fark etmiyor bu değişikliği. dikkat ederseniz hatırlarsınız. göz teması kurun.
0
kediebesi
(18.10.09)
(8)

yetti artık

yetti ulan
artık yetti. arkadaşlarla gidiyorum içmeye hiç kimseye birşey olmuyor bir tek bana oluyor. ben de deliler gibi içmek , içmek ve içmek istiyorum. ama bana da hiç birşey olmasın istiyorum. deliler gibi içiyim sonra sağlam kaliyim istiyorum. biraya bile dayanımıyorum. yetti.
artık yetti. arkadaşlarla gidiyorum içmeye hiç kimseye birşey olmuyor bir tek bana oluyor. ben de deliler gibi içmek , içmek ve içmek istiyorum. ama bana da hiç birşey olmasın istiyorum. deliler gibi içiyim sonra sağlam kaliyim istiyorum. biraya bile dayanımıyorum. yetti.
0
yetti ulan
(17.10.09)
otur evde iç . hatta hiç içme
0
dieselsingle2
(17.10.09)
zeytinyağı
0
komutan
(17.10.09)
bünyeyi alıştırmak lazım sanırım. bi şekilde daha sık içmeye çalışın, zamanla bünye alkole karşı daha dayanıklı hale gelecektir.
0
vudin
(17.10.09)
masanın altından içkine su kat.
0
dunyayi kurtaran adamin babasi
(17.10.09)
zeytinyağlı mezeler tüketmenin faydalı olabileceğini okumuştum bir yerde. yalnız şunu unutmayın alkol almanın amacı çok içmek, sidik yarıştırmak olmamalı. kendinizi en güzel hissettiğiniz zaman bırakmalısınız. bu 1 duble rakıyla da olur, 1 büyük rakıyla da olur.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(17.10.09)
mutlaka tok karnına iç
0
holybullshit
(18.10.09)
bol zeytinyağlı bi cacık ye, içerken de süt ürünleri tüket. Hem alkolun etkisini anında etkileyerek azaltır, hem de mide çeperini kaplayacağı için etkisini geç göstermesini sağlar.
0
jadle
(18.10.09)
genetik nedenlerle alkol çözme enzimleriniz azsa, çalışmıyorsa filan bişi (japon gibi kızılderili gibi) ne yapsanız kar etmez. şarabı sulandırın için.
0
kediebesi
(18.10.09)
(7)

Gözün önüne anlık gelip giden görüntüler.

alkolik imam
Bir arkadaşım(altta cevap veren bravefart olur kendisi) soruyor, ekolünden değil harbisinden;Normal sıradan bir günde,yolda yürürken veya arkadaşımla konuşurken birden gözümün önüne 1 saniyelik bir görüntü gelip kayboluyor ortamdan konudan tamamen alakasız sanki bi resim gibi. ama görüntü kaybolduğu
Bir arkadaşım(altta cevap veren bravefart olur kendisi) soruyor, ekolünden değil harbisinden;


Normal sıradan bir günde,yolda yürürken veya arkadaşımla konuşurken birden gözümün önüne 1 saniyelik bir görüntü gelip kayboluyor ortamdan konudan tamamen alakasız sanki bi resim gibi. ama görüntü kaybolduğunda ne görüğümü hatırlayamıyorum ve bu sürekli tekrar ediyor gün içinde. Daha önceleride yaşıyordum bunu fakat şu sıralar çok sık olmaya başladı. Deliriyor muyum?
0
alkolik imam
(08.10.09)
bende de baya güzelinden oluyordu hatta şurda sormuştum bilmem ki seninki öyle bişey mi?
(git: 34640)
0
hikaye mesture
(08.10.09)
şu olabilir; (halüsinasyon görmüyorsanız)
göz küresi içinde vitreus denilen bir sıvı vardır. bu sıvının içinde retinadan kopan parçalar yada bazı maddeler yüzebilirler. gördüğünüz şeyler bunlar olabilir.
retina dekolmanı olursa şimşek çakması gibi görüntüler de eşlik edebilir. göz doktoruna görünmeniz gerekebilir.
0
ceyrekakıl
(08.10.09)
cok iskillendiriyorsa norolojik bir sey de olabilir, gozukursun doktora.
0
kurukafa
(08.10.09)
1 kare resim görüyorum ama daha sonra ne gördüğümüde hatırlayamıyorum o anda olup bitiyor
0
Bravefart
(08.10.09)
gözünüz bozuk mu?
0
kediebesi
(08.10.09)
Yok gözüm bozuk değil daha önce kontrole gittim
0
Bravefart
(08.10.09)
bana da oluyor aynısı. deliriyorsak beraber deliriyoruzdur ama sanmam :P
0
clementine
(09.10.09)
(9)

Film Tavsiyesi

storm
175 filmlik arşivimi biraz daha genişletmem gerektiği kanısındayım. kafanıza göre takılın; atış serbest!ps: bu arada ben ekşi sözlük'teki storm değilim. cevapları etkilemesin bu. bu nick sadece kahrolasıca ve landolasıca çılgın bir tesadüften ibaret!.. evet, tavsiyelerinizi bekliyorum.Şimdiden çok t
175 filmlik arşivimi biraz daha genişletmem gerektiği kanısındayım. kafanıza göre takılın; atış serbest!

ps: bu arada ben ekşi sözlük'teki storm değilim. cevapları etkilemesin bu. bu nick sadece kahrolasıca ve landolasıca çılgın bir tesadüften ibaret!.. evet, tavsiyelerinizi bekliyorum.

Şimdiden çok teşekkürler..
0
storm
(08.10.09)
IMDB top 250 listesini tamamlayabilirsiniz.

www.imdb.com
0
gyroscope
(08.10.09)
imdb'ye pek itibar etmiyorum.

mesela o listede olmayıp da benim top 10 umda olan iki film var. gene de teşekkürler ilgine..
0
🌸storm
(08.10.09)
hikaye mesture
(08.10.09)
@hikaye mesture

güzelmiş. werner herzog'unkine bi bakiyim. sen bunları hangi siteden indirdin acaba?
0
🌸storm
(08.10.09)
full hd 1080p porno filmler indirin?
0
buffy de vampir sayilir
(08.10.09)
je vais bien, ne t'en fais pas (2006)
12 angry man (1957)
bombon el perro (2004)
rushmore (1998)
laberinto del fauno (2006)
13 tzameti (2005)
amadeus (1984)
hot fuzz (2007)
shaun of the dead (2004)
se7en (1995)
stay (2005)
o homem que copiava (2003)
my left foot: the story of christy brown (1989)
the royal tenenbaums (2001)
taegukgi hwinalrinyeo (2004)
glory (1989)
eastern promises (2007)
the darjeeling limited (2007)
masumiyet (1997)
korkuyorum anne (2004)
yazıtura (2004)
0
uuuu
(08.10.09)
çok havalısın. o zaman bunları izle.

urga
kin dza dza
le battement d'ailes du papillon
arşivinde miyazaki olduğunu umarak listeme devam ediyorum.
stranger than fiction
the secretary (üsttekiyle bunda aynı kız oynuyo diye)
tron

eh artık aklıma geldikçe eklerim buraya.
0
kediebesi
(09.10.09)
Kardeş bende de 120 iyi filmden oluşan bi arşiv mevcut. Biliyosun acılar paylaştıkça azalır, filmler paylaştıkça çoğalır. Harddisklerimizi gösterelim mi birbirimize? [email protected]
0
dogumdansancili
(09.10.09)
bende 1500 film var. 450 filmlik türk sineması koleksiyonumun haricindekilerine koleksiyon bile diyemiyorum. çook çalışmam lazım çççok:)

ben de farklı bir liste veriyorum:
*society
*death race 2000
*scanners
*dead or live: hanzaisha
*scrapbook
*shogun assassin
0
atmosphere
(09.10.09)
(2)

arka fonda çalan parça ?

portakal
Merhabalar,ligtvde bir haberde videoda 2:45 saniyeden sonra arka fonda çalan parça ne acaba?bu videosu: http://gelgidersin.blogspot.com/2009/10/ankaragucu-mac-oncesi-havaalan.html2:45 ten sonrasını mp3 yapıp rapidshare'a koydum: http://rapidshare.com/files/290344918/abc.mp3.htmliki linkte de müzik
Merhabalar,
ligtvde bir haberde videoda 2:45 saniyeden sonra arka fonda çalan parça ne acaba?

bu videosu: gelgidersin.blogspot.com

2:45 ten sonrasını mp3 yapıp rapidshare'a koydum: rapidshare.com

iki linkte de müzik var.
cevap veren herkese teşekkürler...
0
portakal
(08.10.09)
moby - porcelain
0
weeping guitar
(08.10.09)
arka fon demez misiniz? evet gıcık bir insanım.
0
kediebesi
(08.10.09)
(3)

kitap, öneri

agent orange
Ayn Rand tarzından etkilenen biri olarak şimdi ne okumalıyım?
Ayn Rand tarzından etkilenen biri olarak şimdi ne okumalıyım?
0
agent orange
(08.10.09)
whatshouldireadnext.com

gıcıklık olsun diye yazmadım, insanlar faydalansın diye yazdım. kayda geçsin.
0
kediebesi
(08.10.09)
Alakasız olsa da George Orwell da oku.şimdi veya sonra...ama mutlaka
0
jpsartre
(08.10.09)
Tom Robbins
gercekten Ayn Randdan sonra daha da iyi geliyor
0
gdduman
(08.10.09)
(12)

Eve gelen ikinci kedi

guitarman
2 aylıkken aldığımız dişi bir british shorthair cinsi kedimiz vardı. Gündüzleri eşim ve ben işte iken kedi alt katta oturan ailemle vakit geçiriyordu.1 yaşına geldiğinde taşındık, böylece kedi gündüzleri evde yalnız kalmaya başladı. 3-4 hafta sonra da yalnız kalmaya bağladığımız bazı huyları değişti
2 aylıkken aldığımız dişi bir british shorthair cinsi kedimiz vardı. Gündüzleri eşim ve ben işte iken kedi alt katta oturan ailemle vakit geçiriyordu.
1 yaşına geldiğinde taşındık, böylece kedi gündüzleri evde yalnız kalmaya başladı. 3-4 hafta sonra da yalnız kalmaya bağladığımız bazı huyları değişti. Biz de eve yeni bir kedi alalım, arkadaş olurlar dedik. Veterinerde sırtındaki bir yaranın tedavisi için duran, yaklaşık 4 aylık olduğunu tahmin ettiğimiz bir sokak kedisini aldık. Bu kedi site içinde doğup büyüdüğü için diğer sokak kedileri gibi ürkek ve yabani değil, insana gayet sıcak davranan bir kedi.

Şimdi bu ikisi 3 haftadır evde beraberler. İlk kedimiz, yapı olarak gayet sakin, uslu, sevecen bir kedi. Fiziksel olarak da güçlü ve biraz irice olduğunu söyleyebilirim. İlk 2-3 gün bunlar birbirlerine biraz hısladırlar filan. Sonra durum normalleşti gibi.

Ancak şu son durumu yorumlayamıyoruz. Şu an küçük kedi sürekli büyük kedinin peşinde dolanıyor. Arkadan üstüne atlıyor, kuyruğuna pati atıyor filan. Arada biri sandalyenin üstünde biri altında birbirlerine pati atıyorlar. Küçük, büyüğe yaklaştığında büyüğün bi rahatsızlığı yok ama 2-3 saniye sonra küçük olan mutlaka ya büyüğün kafasına atlıyor, ya da kuyruğuna pati atıyor.

Gerginlik olduğunda büyük olan genelde pasif hareket ediyor. Ama arada bir ufağın kafaya 7-8 pati attığı da oluyor (patapata diye baya ses çıkıyor, sert vuruyor yani).

Biz bu durumun oyun mu, yoksa birbirlerine alışmaya çalışan iki kedinin yaşadığı normal br süreç mi yoksa anlaşamamazlık mı olduğunu anlayamadığımızı düşünüyor ve üzülüyoruz.
Bunlar normal mi? Eve ikinci kedi geldiğinde olayların akışı nasıl olur bu konuda tecrübesi bilgisi olanlar varsa, paylaşırsanız sevinirim.
0
guitarman
(08.10.09)
şimdi gerçek kedi kavgası şöyle olur. salonun ortasında, havada asılı duran viyeeaaaauuuvvv diye çığrınan bir kedi tüyü yumağı oluşur. bir kaç saniye içinde bu yumak iki ayrı yöne doğru dağılır ve o büyük sessizlik içinde havadan tüyler süzülerek yere iner. :) bunlar iki dişi.
iki yetişkin erkeğin mutfak penceresi önündeki bir kavgasında büyükçe olan öyle çok abanmıştı ki diğeri içindeki herşeyi çok kötü kokulu ve açık sarı bir sıvı halinde arka tarafından cama püskürtmüştü...
yani sizin bu yaramazların büyük bir sorunu olduğunu sanmıyorum. ufak kedinin cinsiyetini belirtmemişseniz. büyük ihtimalle kendi çapında diğerinin sabrından istifade ederek alfa olmaya çalışıyor. ama tabi terbiye edilmesi gerektiğinden arada büyükten dayak yiyor.
birbirlerinin gözlerini oymadıkça sorun yok. çok sinirli kedi kuyruğunu sertçe yere vurur, kulaklarını yatırır, gözlerini açar deli gibi tırslar ve tuhaf bi şekilde bağırır. vuuuaauuuuuuu gibi :) yani mutlaka martta bu sesleri duymuşsunuzdur hehe



anlattıklarınız bana çok normal oyunlar gibi geldi. kan çıkmadıysa sorun yok. :) kavgalar arada şiddetlenir. büyüdükçe haylazlığı azalacaktır. bırakın aralarında halletsinler. birbirlerine zarar vermiyorlarsa hiç sorun yok bence.
tabi illa fiziksel zarar olması gerekmez. birinden biri mutsuz görünüyorsa, size miyavlayarak şikayetleniyorsa, yemek yemiyor, su içmiyorsa, burnu kurumuşsa o zaman psikolojik sorunları da olabilir diğerinden ötürü. ama anlattıklarınız böyle bir durumu da göstermiyor zaten.
o koridor oyunu da çok eğlendiklerini gösteriyor :)
bir de şöyle bir fikrim var:
birbirleriyle itiştiklerinde ilgilerini başka bir objeye çekebilirsiniz. mesela çok delirtmemek şartıyla laser olabilir, başka bir oyuncak olabilir. ayrıca toplu "grooming" saati yapabilirsiniz. bu grup ruhunu pekiştirir. :) ikisi de yalanıp temizlenirken yanınıza çağırın, tüylerini sevin düzeltin. bir kere bile birbirlerini yaladılarsa çoktan arkadaş olmuşlar demektir.


birbirleriyle ilgili sorunları olmadığını en iyi şöyle anlarsınız. kediler dost olduklarını anlatmak için gözlerini kısar. bir kediye bakarken gözünüzü kısarsanız dost olur sizinle. birbirlerine öyle bakıyorlarsa hiç sorun yok. ama gözleri faltaşı gibi açılıyorsa kesik kesik nefes alıyorlarsa kaçın diyim :) ama sizinkiler uysal ve şirin galiba. şakanın kaka olduğu noktayı mutlaka hissedersiniz. kavgadaki hareketleri oyunda da yaparlar (sonuçta kavga ve avlanma talimi yapıyorlar) ama arada büyük bir fark vardır.
0
kediebesi
(08.10.09)
bizim de her iki kedi disi
bunlarin birbirlerinde dalışı genelde 4-5 saniyeyi geçmiyor.
her zaman olmasa da kulaklar bazen her ikisinde de yatıyor arkaya.
bi de koridorda koşarken karşılaştıklarında, tüylerini kabartıp birbirlerine yan yan koşup geçiyorlar.
bir gün büyük olan genelde arbedeye girmemek için geri çekiliyor gibi oluyor, ertesi gün, ufak olan sürekli koşarak (büyük kovalamamasına rağmen) komidinin altında kaçıyor.

biz ne yapacağız peki, bırakalım dengeyi bulsunlar mı ? yoksa yeni gelen ufaklığı biraz pasifize mi etmemiz lazım nedir ?
0
🌸guitarman
(08.10.09)
ha bi de mesela, büyük olan halının üzerinde karnı küçüğe dönük şekilde filan yatıyor, bu onunla sorunu olmadığı manasına gelir mi ? kediler karınlarını pek açık etmek istemezler dye biliyorum.
ama tabi ufak olan gelip 1-2 saniye koklayıp yine zıplıyor büyüğe.
yani büyüğün bi derdi yok ama ufak haylaz gibi, ama bu büyüyünce başımız iyice belaya girmesin sonra ?
0
🌸guitarman
(08.10.09)
yaklaşık 2 hafta oluyor eve üçüncüyü getirdim :) tecrübelerime dayanarak söylüyorum anlattığınıza göre durum gayet normal. küçüğün sürekli büyük olanı rahatsız etmesi hareketli olması çok normal, yavru kediler yüzsüz olurlar ve tam oyun çağı olduğundan çok hareketli olması yine normal. sizin büyük onun küçüklüğüne verip fazla muhattap olmuyor fakat çizgiyi aştığında da 'haddini bil' diyor :)
çok zorlu bir durum ile karşılaşırsanız yani büyük bir kavgaya tanık olursanız sesinizi yükselterek onları uyarın. ayrıca birini daha fazla sevmeyin eşit davranın, özellikle ilk kediniz sizi gözlemleyecektir buna dikkat edin. ikisinin beraber oynayabilecekleri oyunlar oynayın. bir birlerini küçük tıslamalar pati atmalarla yaralayacaklarını sanmıyorum fakat önlem almak istiyorsanız ikisinin de tırnaklarını kesin diyebilirim. dediğim gibi yavru kedinin hareketli olması çok normal bırakın dengeyi bulsunlar endişelenecek bir durum yok, zaten ilk tanıştırma aşamasını çoktan geçmişler.
patilere selamlar. kolay gelsin.
0
brc
(08.10.09)
www.dailymail.co.uk

ingilizcesi play-fightingmis :)

kavga budur:
www.youtube.com

ya da budur:
www.youtube.com

www.youtube.com
burada ise sari olan hem sinerek dusmanlik gostermeyecegini anlatiyor ancak saldirirsa cok fena karsilik verecegini soyleyerek digerini ikna ediyor, kavga cikmadan anlasma saglaniyor.

www.youtube.com
bunda arkadaş olup oyun oynamaya çalışıyorlar ama sanırım siyah olan erkek olduğundan anlaşmazlık çıkıyor :)


bu ise oyun :www.youtube.com

bu da neo :www.youtube.com
0
kediebesi
(08.10.09)
şimdi yazılanlardan ve bu videodaki oyun diye linkini verdiğiniz youtube videolarından anladığım kadarıyla bizimkiler oyun oynuyor.

ama beni üzen durum şu. büyük kedimiz çok uysal. diğeri ise sokakların bağrından gelen bi kedi ve çok da yavru değil. 4-5 aylık arası. ve biz ne zaman büyüğü sevecek olsak (ki büyük kedimiz kendini sadece sabah uyandığımızda sevdirir) gelip büyüğü rahatsız ediyor. hatta bazen öyle zamanlar oluyor ki, büyük, küçüğü gördüğü zaman ortamdan uzaklaşıyor. ben bu duruma çok üzülüyorum.

ama mesela bu sabah da kavga ettiler biraz. sonra baktım, büyük küçüğün arkasından gidip poposunu kokladı ve sonra da yaladı. yani bu bir sevgi ifadesi aslında.

bir de acaba, küçük olanı kısırlaştırınca daha da durulur mu? (küçük olan da büyük olan da dişi. büyük olan kısırlaştırıldı)
0
kahvegibi
(08.10.09)
ehehehe 1. cevap bu kediler kimin kedileri @guitarman'ın mı @kahvegibi'nin mi? yoksa bunlar aynı kediler mi?

gelelim asıl cevaba durumları çok normal gibi görünüyor. hatta kamera şakası mı, benim kedileri anlatıyorlar sanki gibi dedim kendime. benimkiler de aynen böyleler, alışıyorlar birbirlerine.

kavga mevzuna geleyim. evet gerçek kedi kavgası unutulmaz birşey oluyor. misal sokakta bulup eve aldığım van kedisi ile zamanında benim büyük kedim birkaç kere kavga etmişti, ben de hemen balkona koyup, ona başka yuva bulmak zorunda kalmıştım. bu 2-3 kavganın birinde bunları ayırmak isterken arada kalmış erkek kediden öyle iki adet ısırık ve tırmalamalar yemiştim ki 2,5 sene geçti hala izleri duruyor kolumda. bilgi için aslında benim büyük kedim de, sokakta buldum o van kedisi de feci munis ve uslu kedilerdir. ama birbirlerini sevmeyince delirdiler.

a evet, havada uçuşan tüy yumakları, kedinin bir tarafından dökülen tüyler. bunlar kavga izleri. unutulur gibi değil.
0
mea maxima culpa
(08.10.09)
büyüğü küçük yokken sevmeye çalışın. şu an aynı durumu iki köpekle yaşıyorum. biri küçük ve yaşlı diğeri de at gibi ve dağlı. ikisi de arkadaş canlısı ama büyük olan sürekli diğerinin sırtına sevgi şaplakları indirdiğinden eski köpeğim hiç mutlu değil. "yine mi geldi o karı" diye bakıyor etrafına.
kısırlaştırınca biraz daha huysuzlaşabiliyorlar. ama duruldukları da kesin. yalnız 1 yaştan önce durulmasını pek beklemeyin bence.

küçüğün renkleri nedir acaba?
0
kediebesi
(08.10.09)
kediler kahvegibi ve guitarman'ın :)
cevap veren arkaşların verdiği bilgiler doğrultusunda, biz de kedilerin oyun oynadığına karar verdik. yine de 9-10 arbedenin bir tanesinde havaya ufak bir tüy topağı çıkıyor, o kadar olur diyoruz. Zaten bundan sonra mevzunun bu kadar uzamasına da izin vermeyiz.
Ev icinde birlikte gezdiklerine daha çok şahid olmaya başladık. Büyük hangi odaya gitse, küçükte onun peşinden gidiyor. Gerginlik genel de büyüğün bi köşede yatarken, ufağın bunun üzerine atlamasıyla çıkıyor, orda da işin boku çıkacak gibiyse biz ayırıyoruz.

büyük olan gri iriyapılı ve kocakafalı pofidik bir kedi (ufakkenki bir resmi şurda :www.eksibition.org
ufak olan agirlikli olarak beyaz, ama kafasında ve ayaklarında bir de gövdesinde azar azar gri lekeleri olan, ufak tefek ama sıkı yapıda bir kedi.
0
🌸guitarman
(09.10.09)
zaten olayı çözmüşünüz. tekir ve erkek olsaydı işiniz zor derdim ama bu çok çabuk alışır. hatta yakın zamanda büyüğü kopye etmeye bile başlar. :)

bol kedili günler dilerim.
0
kediebesi
(09.10.09)
benim kedilerin biri erkek biri dişi. vet iki kedinin farklı cinsiyette olmasının iyi olduğunu söyledi :))
0
mea maxima culpa
(10.10.09)
yeni duyuru açmaktansa buraya yazmayı yeğledim. bizim de 2 yıllık bir dişimiz vardı. 6 aylık bir dişi daha geldi eve. büyük ve ev sahibi olan bir odaya diğeri de salona alıştı. diğer odalara pek gitmiyorlar. birbirlerini koridorda gördüklerinde birbirlerine saldırmıyorlar ama araba motoru çalışırmış gibi sesler çıkıyor : ) bazen aynı odaya koyup oyunlar oynatıyoruz bu sefer de küçük olan büyüğü kışkırtmak için hırlıyor. müdahale gerekir mi ( büyüğü salona zorla götürmek, hırladıklarında susturmak vs. ) yoksa kendi hallerine mi bırakalım?
0
kambocyadaki yalniz agac
(13.01.15)
(10)

ilginç ama ne yapayım ben?

bisorusoracaktım
merhaba,ben geceleri pencereyi açıp sigara içen milyon insandan birisiyim. ancak son 2 aydır farkettim ki, ben gecenin birinde de beşinde de cama çıkıp sigarayı yaksam. yaktıktan 10 saniye geçmeden çapraz apartmanın penceresi de ( iki pencere arası 7-8 metre fln) açılıyor ve kız sigarasını yakıyor.
merhaba,

ben geceleri pencereyi açıp sigara içen milyon insandan birisiyim. ancak son 2 aydır farkettim ki, ben gecenin birinde de beşinde de cama çıkıp sigarayı yaksam. yaktıktan 10 saniye geçmeden çapraz apartmanın penceresi de ( iki pencere arası 7-8 metre fln) açılıyor ve kız sigarasını yakıyor. ve kilitlenmiş vaziyet seyrediyor. az çok niyetini anladım ama bu kızın yaşı taş çatlasın 18 dir, şimdi adını bile bilmiyorum ama bu küçük hanımefendiyi kırmadan, bu yaptğının yanlış olduğunu nasıl anlatabilirim?
-konuşma durumu yok, çaprazda olduğu için karnlıkta çok da mimik olayına giremiyorum, dışarıda bir defa gördüm kızın eli ayağına dolandı fln. komik bi durum ama ne yapayım ben?
0
bisorusoracaktım
(08.10.09)
fark etmiyormuş gibi yapın bence. bak kızım bu iş olmaz durumlarına girerseniz kızın özgüvenine zarar verebilirsiniz ve inanın kız hayatı boyunca size beddua eder. öteki türlü küçük bir gençlik salaklığı olarak kalırsınız. "ne güzel komşumuzdun sen fahriye abla" der geçer.
0
gene mi gene
(08.10.09)
sigarayı bırakın.
0
light beam
(08.10.09)
nesi yanlış ne güzel işte?
0
areels
(08.10.09)
@areels

dostum, 25 yaşına gireceğim ben. kız daha hayatının belki de en heyecanlı belki de en güzel yaşında, yaşıtlarıyla takılması gezmesi tozması rutininde yaşaması lazım.
0
🌸bisorusoracaktım
(08.10.09)
Biz duyurduk ki sonradna sanırım sildim ama adımız röntgenciye çıktı :-)) hayır ben anlamak için sormuştum, burdaki kişi direk anlamış öyle soruyor.

bence bi şey yapmayın, en iyisi o. bi şe yapsanız her türlü rencide olur gibime geliyor, ben de şimdi bi cuğara yahayım diyorum pencerede zaten kimse de kalmadı rahat rahat.

ya bu neki bana pencereden BACAK çıkardılar bu duyuru ahalisi "size asıldıklarını nereden çıkardınız sadece eğlenmek istemişlerdir en fazla o da belki" falan bile dedi.

ümitlendirmeyin ilgisiz davranın bence yeter unutur gider.
0
Karluk
(08.10.09)
onun bu platonik zevkini bozmayın. ona yanaşarak hiç bozmayın hatta. gizemli olmaya devam edin. :)
0
kediebesi
(08.10.09)
18inde insan böyle maceralara girebiliyor tabi. bigün kız arkadaşınla çık cama sigara içmeye :) unutur.
0
aithra
(08.10.09)
hocam kusura bakma ama manyak mısın? 18 yaşında çıtır bulmuşsun kaçar mı?
0
areels
(08.10.09)
eylemsiz kalıp hayatına kendi rutininde devam et bence. karşıdakinin yaptığı yanlış değil veya rahatsız edici bir unsur olmamalı. Durum değişirse, o zaman bir önelm alınabilir ama şu an gereksiz.
0
rygard
(08.10.09)
yazık kızcağıza eli ayağına dolanmış seni görünce,kendince aşık olmuş demek abisi,bilse burda üstüne ne muhabbetlet dönüyo üzülür beeee:) bence yokmuş gibi davran,ilgilenme kabullenir zamnla.bi arkadaş özgüveni sarsılır falan yazmış doğru demiş.böyle bi duruma sebebiyet verme
0
tueio
(08.10.09)
(5)

sturgeon

merutemu
nasıl telaffuz edilir ki bu?
nasıl telaffuz edilir ki bu?
0
merutemu
(08.10.09)
störcın
0
uyuzcan
(08.10.09)
stırjın

edit: denetim masası / konuşma microsoft sam e yaz kelimeyi.
0
bugax
(08.10.09)
ermanen
(08.10.09)
surgeon der gibi arada t var. :P maksat kelime haznesi çoğalsın.
0
kediebesi
(08.10.09)
merriam-webster'ın sitesine gir. kelimeyi yazdığında yanında çıkacak hoparlör işaretine tıklarsan nasıl söylendiğini duyabilirsin.
0
skinoskesama
(08.10.09)
(1)

Benny Hill Show skeci aranıyor

christine
Arkadaşımın anlattığı kadarıyla Benny Hill'in şöyle bir skeci varmış, kendisi gözlüklü bir haber spikeriymiş, makyajdan sonra gözlüklerini takamadan yayın başlıyormuş ve bu da prompter'dan geçen yazıları göremediğinden yalan yanlış okuyormuş. Bulmama yardımcı olabilecek var mı :)Sevgiler.
Arkadaşımın anlattığı kadarıyla Benny Hill'in şöyle bir skeci varmış, kendisi gözlüklü bir haber spikeriymiş, makyajdan sonra gözlüklerini takamadan yayın başlıyormuş ve bu da prompter'dan geçen yazıları göremediğinden yalan yanlış okuyormuş. Bulmama yardımcı olabilecek var mı :)

Sevgiler.
0
christine
(07.10.09)
skeci bulamadım ama bölüm numarası 29. guba.com da çok bölüm var. belki bulmanız kolaylaşır.
0
kediebesi
(08.10.09)
(11)

güzel bir ofis ortamı için...

surprise
yeni bir ofise geçiş arifesindeyiz, 600 m2 civarı. ortamı daha güzel yapabilmek için olmazsa olmaz dediğiniz şeyler nelerdir? çay, kahve makinaları, yiyecek otomatları veya yerin kaplaması gibi...edit: kurumsal bir firmanın IT departmanı.
yeni bir ofise geçiş arifesindeyiz, 600 m2 civarı. ortamı daha güzel yapabilmek için olmazsa olmaz dediğiniz şeyler nelerdir? çay, kahve makinaları, yiyecek otomatları veya yerin kaplaması gibi...

edit: kurumsal bir firmanın IT departmanı.
0
surprise
(06.10.09)
duvarlara kaliteli görseller yerleştirmek iyi bir hareket olur bence.
0
weeping guitar
(06.10.09)
bi iç mimar ile göz zevkinizi doyurun derim . neden ? çünkü bazı mekanlar oluyor ki bakınca için rahatlıyor kendini modern hissediyorsun . türkiye için lüx mü? ewt. şimdi daha elle tuutlabilir konulara gelirsek ; iyi bir ışıklandırma , iyi bir havalandırma şimdilik aklıma gelenler
0
dieselsingle2
(06.10.09)
baayaa büyükmüş ya =) ne ofisi olduğunu belirtirseniz daha isabetli şeyler söylenebilir ama;
* üstünde yürümesi rahat, ses çıkarmayan bi halıfleks gibi yer kaplaması
* çok sayıda çalışan bir aradaysa, gürültülü olur, daha sessiz bir dinlenme köşesi,
* L şeklinde ya da ortama göre daha büyük bir deri koltuk oturma grubu
(yeni aldık bunu, motivasyon arttı yeminlen)
* çay kahve ve atıştırmalıkların olduğu mini bir dolap
* plazma/playstation
* herkese yetecek private space. masa oturma düzeni vs. buna göre ayarlanmalı
* yapılan işe uygun aydınlatma

google'ın ofis fotoğraflarını incelemenizi tavsiye ederim.. facebook'un yeni ofisi de hoş olmuş.
0
sıkay
(06.10.09)
şuradaki dizaynları da inceleyebilirsiniz :
www.deviantart.com&order=9&q=office
0
weeping guitar
(07.10.09)
sektörü belirtmemişsiniz ama şurdaki dizaynlardan çalmak her türlüsü için uygundur, caizdir, candır.

www.aintnodisco.com
0
pelinimsi
(07.10.09)
bencede ofisin ne üzerine açıldığını yazarsanız ve eşyaların renklerini belirtirseniz eğer ton açısından ve işinizle ilgili daha çok elle tutulur fikirler çıkar ortaya :)
0
kurtluelma
(07.10.09)
kesinlikle büyük yeşil yapraklı bitkiler.bunun modası falan olmaz.muhakkak olsun.
0
ground
(07.10.09)
- aynı oda içindeki eşyaların birbiriyle takım olması gerekir. mümkün olduğu kadar
- etraftaki kablo kirliliğini azaltacak şekilde yerleştirilmeli eşyalar.
- tül yada perde yerine jaluzi yada storlar daha iyi olur bence.
- yeşil yapraklı çiçekler. yapma olmasın mümkünse. gerçek her zaman daha iyidir ve sıcak görünür. amma velakin çiçekleri sarartıp kurutup öldürmeyeceksiniz. yoksa mecvuren yapma.
- ofiste halı kaplama sıkıntılı olur. ne kadar temizlerseniz temizleyin sürekli ayakkabıyla dolaşıldığı için çok çabuk rengi bozulur. ve üstelik koku da yapar. özellikle sigara içiliyorsa. laminant yada ahşap görünümlü pvc iyi olur. yalnız laminantlarda çok takırtı oluyor, özellikle bayan çalışan varsa topuklu ayakkabiılar çok ses çıkarıyor. pvc daha sesiz ve şık bir çözüm olabilir. masaların yerleşim düzenine göre küçük halı-kilim konulabilir.
- çalışanların dinlenebileceği yada özel misafirlerini ağırlayabilecekleri, çalışma yerlerinden ayrı bir oturma grubu.
- duvarlar açık renk ve asimetrik asılmış büyüklü küçüklü görseller. iş konusuna göre siyah beyaz veya renkli değişecektir.
0
halanne
(07.10.09)
deve tabanı, kılıç gibi hava temizleyici bitkiler olsun mutlaka. oksijensiz insan çalışamaz. bir de aklıma bir yazı tahtası, ya da panosu geldi. işinizle alakalıysa duyuruların da yapılacağı, insanların istediği gibi eğlenebileceği ya da bir şeyler tasarlayabileceği bir tahta olsun. google'ın ofisinde var ya. o minval yine. kablolar için asma tavan veya yükseltilmiş yer düşünebilirsiniz. hala tadilat varsa kolaylıkla kabloları gizlersiniz.
ve evet yere halı düşünmeyin.
bir de tasarım olarak değil de ortam için happy hour düzenleyebilirsiniz arada, işiniz el veriyorsa.
0
kediebesi
(07.10.09)
profesyonel yardım alın derim. mimarlar bu isteklerinizi yerine getirmek için eğitim alıyorlar. işinizi bu işi bilenlere teslim edin..
0
votkalimon
(07.10.09)
(bkz: ikea kurumsal)
0
quadropol
(07.10.09)
(7)

herkesçe bilinmeyen numaraları olan şarkılar

weeping guitar
acayip bir başlık oldu farkındayım. şimdi `backmasking` diye bi olay var ya hani bazı şarkılarda, onu biliyoruz, onu geçtik. benim aradığım the beatles'ın "a day in the life"ındaki köpek düdüğü gibi deneysel, normal bir dinlemede çoğu kimsenin algılayamayacağı şeyler. bu tür numaralar içeren şarkıla
acayip bir başlık oldu farkındayım. şimdi backmasking diye bi olay var ya hani bazı şarkılarda, onu biliyoruz, onu geçtik. benim aradığım the beatles'ın "a day in the life"ındaki köpek düdüğü gibi deneysel, normal bir dinlemede çoğu kimsenin algılayamayacağı şeyler. bu tür numaralar içeren şarkılar biliyorsanız yazar mısınız? (sadece işitsel numaralar olarak algılanmasın, her türlü numara olabilir aslında.)
0
weeping guitar
(06.10.09)
dogfish rising var mesela..
0
rednoff
(06.10.09)
easter eggs sitesinde var bir kaç şarkı böyle..
www.eeggs.com
0
kediebesi
(06.10.09)
@madrigal, bu şarkıların ne özellikleri var? (dinlerken aklımda bulunsun diye)
0
🌸weeping guitar
(06.10.09)
baldur2
(06.10.09)
backmasking'liymiş bu da.
0
🌸weeping guitar
(06.10.09)
pardon soruyu doğru düzgün okumamışım, gene opeth'in by the pain see in others şarkısındaki sonlardaki backmasking kısmı master's apprentices şarkısında geçen sözlerin bir kısmının ters çevrilmiş hali, gene backmasking oldu ama fark edilmesi zor olduğu için yazdım.
0
baldur2
(06.10.09)
wizard of oz ilişkisi nedeniyle dark side of the moon bu kategoriye girer gibi. güzel bir numara.
0
nonserviamm
(06.10.09)
(6)

sayın kırca benim bi sorum var!

summer of 1985
yahu arkadaşlar ben geleneksel rus müziği dinlemek istiyorum lakin kalinka falan olmasın. geleneksel olsun, etnik olsun, bol kemanlı,akordeonlu olsun ve dinlerken yanımda beş tane sarhoş rus şarkı söylüyormuş gibi hissettirsin. sayı önemli değil ama sarhoş rus kısmı önemli. çingene müziği de olmasın
yahu arkadaşlar ben geleneksel rus müziği dinlemek istiyorum lakin kalinka falan olmasın. geleneksel olsun, etnik olsun, bol kemanlı,akordeonlu olsun ve dinlerken yanımda beş tane sarhoş rus şarkı söylüyormuş gibi hissettirsin. sayı önemli değil ama sarhoş rus kısmı önemli. çingene müziği de olmasın lütfen, doydum çingene müziğine. bar mı böyle bildiğiniz isim? sizden haber bekliyorum ekşi sözlük entelijansiyası.

sevgilerimle, hepinizi öper tontiş yanaklarınızdan mıncırırım.
her zaman sizin olan, summer.
0
summer of 1985
(05.10.09)
polka bulun siz.

film örneği vereceksek urga'daki polka diyeceğim :)
0
kediebesi
(05.10.09)
regina spektor var rus da, pek rus muzigi yapmıyor gibi.
0
bryan fury
(05.10.09)
russian red army'e bakacan summer'cım. kalinka da var ama, diğer marşlar seni tatmin eder.
0
deckard
(05.10.09)
walla dediğin tiplere balalayka filminde rastlamıştım, baya güzel türküler vardı orada.
0
enduksiyon bobini
(06.10.09)
geleneksel olsun süper olsun diyorsanız onun 2 türü var:

klasik herkesin bildiği kalinka, stepan razin, oi moroz, vesaire şarkıları russian folk diye aratabilirsiniz. şarkıcı olarak valentin rubashkin var.

russki şanson denilen doğrudan fransız şansonlarının janrında lanlar var, şarkıcı mikhail schufutinsky

bard ve avtorskaya muzyka denilen ozanlar ve onların özgün şarkıları var bunun için biraz rusça bilmek gerekir genelde söz ağırlıklı ve basit müziği/armonisi olan şeylerdir. örnek olarak vladimir vysotsky, bulat okudjava, alexander rosenbaum verilebilir.

rock için nautilius pompilius, kino, ddt, sektor gaza dinlenebilir. sadece akordiyon müziği ise aranan russian bayan music diye aratın epey birşeyler bulursunuz. öyle sarhoş ambiyansı için en uygunu "pesni za stolniye" diye bir seri vardı bulabilirseniz.

şimdilik bu kadar tovariş summer.
0
justaddwater
(06.10.09)
yardımları için herkese teşekkür ederim, dinledikçe anacağım sizleri tontişlerim :)
0
🌸summer of 1985
(06.10.09)
(1)

şarkı bulmaca

penceresiyolakarşı
Aklımda sadece bir iki sahnesi kalan bir klibin şarkısını hatırlayamıyorum. Klipte iki tane maden işçisi vardı. İkisi de sarı baretli, üstü başı batmış tiplerdi. Bu iki abim artık kazı yaparken mi desem ne desem bir şekilde bir dans salonuna çıkıyorlardı ve burda bulunan bir dansçı ablamla gayet hoş
Aklımda sadece bir iki sahnesi kalan bir klibin şarkısını hatırlayamıyorum. Klipte iki tane maden işçisi vardı. İkisi de sarı baretli, üstü başı batmış tiplerdi. Bu iki abim artık kazı yaparken mi desem ne desem bir şekilde bir dans salonuna çıkıyorlardı ve burda bulunan bir dansçı ablamla gayet hoş bir şekilde atlayarak zıplayarak, estetik hareketler eşliğinde dans etmeye başlıyorlardı. Yanıltmak gibi olmasın ama şarkının tarzı Fatboy Slim gibiydi sanki ya da ta kendilerinindi.
Hatırlayan çıkarsa pek bir bahtiyar olurum.
0
penceresiyolakarşı
(05.10.09)
BİRİNÇ!!!
The Avalanches - Since I Left You

ayrıca duyuru sanki yahoo answersla birlikte çalışıyor..
0
kediebesi
(05.10.09)
(3)

duyguları dışa vurmak

passion rules the game
ya bende şöyle bi problem var ey suserlar,bir şeyden keyif alsam da almasam da dışa vuramıyorum. eğlensem de eğlenmesem de tepki veremiyorum yani. sonra da insanlar beni eğlenmemekle falan itham ediyor. bir şeyden zevk aldığımda nasıl "uuuu" "ooo" tepkileri veririm de eğlendiğimi anlatırım insanlara
ya bende şöyle bi problem var ey suserlar,
bir şeyden keyif alsam da almasam da dışa vuramıyorum. eğlensem de eğlenmesem de tepki veremiyorum yani. sonra da insanlar beni eğlenmemekle falan itham ediyor. bir şeyden zevk aldığımda nasıl "uuuu" "ooo" tepkileri veririm de eğlendiğimi anlatırım insanlara?
danke schön
0
passion rules the game
(05.10.09)
herkesin duyguları dışa vurması farklı bence birileri sevinince oooo uuuu der kimisi zıplar çığlık atar (var mısın yok musun ekürisi) herkes türlü şey yapar. kimileri sevinir içinde kelebekler uçuşur falan filan bu zaten onun diğer davranışlarına genellikle yansır.

ben de sizin gibiyim, bu nedenle genellikle "bu bahsettiğin inanılmaz komik biliyor musun" derim tok tok gülerken ya da çok mutlu olduğumda "çok mutlu oldum" falan derim, tabi benim karakterim böyle, duyguları sözle ifade etmenin onları değersizleştiği görüşüne katılmam çünkü ben yüreğimle konuşurum (üşüyorum be reis böhühühü) dalga değil gerçekten öyle zamanla herkes kendi kişisel özellikleri doğrultusunda şekilleniyor ve sizin yaptığınız ne sizi ne karşınızdakini rahatsız etmeyecek, keyif verecek bi hale geliyor ama size uygun olmayan bir davranış biçimini zorladıkça karşı tarafı bilmem ama kendi içinizde huzurlu olamazsınız diye düşünüyorum.

keyif aldığım bir şeyde de ister istemez neşelendiğim için bol bol espri yaparım yoksa aaa ooo uuu gibi sesler hiç çıkartmadım, çocukluğumdan beri böyleyim ben, suskun bi çocuktum. benim çocukluğuma inelim bi ara :-))
0
Karluk
(05.10.09)
bir seferinde bir partiye gitmiştik. kızın biri sürekli "vauuv çok eğlenceliiii" diyerek dans ediyordu. çok sinir bozucuydu. oradaki herkes zaten eğleniyordu, bunu özellikle belirtirken o eğlence anını kaçırdığını düşündük biz de. bence öyle olmayın.
0
kediebesi
(06.10.09)
ayrıca bu dediğiniz hiç saçma bir şey de değil. bilimsel olarak kanıtlanmış bir durum.
mesela insanlara film çıkışı sormuşlar nasıldı diye. herkes "ohoh ne güldük, çok güldük kahkahalarla demiş" halbuki aslında kimse öyle gülmemiş kahkahayla filan. içlerinde öyle hissettikleri için insanlar öyle sanıyormuş.
ha bunlar kötü şeyler mi dersen? o da değil. neşe, kahkaha sağlığa birebir.
0
kediebesi
(06.10.09)
(4)

Okurlara 1 soru

jpsartre
Öncelikle merhaba.1)Kitap okurken sanki hep birşeyleri kaçırmış gibi hissediytorum kendimi.Özellikle değerli veya klasik eserleri okurken.Nasıl anlatıyım bilmiyorumki ki.Yani böyle hep o kitaptan alabileceğim daha fazla şey varmış gibi geliyor.Eskiden daha sık kitap okurken sadece klasik veya önemli
Öncelikle merhaba.

1)Kitap okurken sanki hep birşeyleri kaçırmış gibi hissediytorum kendimi.Özellikle değerli veya klasik eserleri okurken.Nasıl anlatıyım bilmiyorumki ki.Yani böyle hep o kitaptan alabileceğim daha fazla şey varmış gibi geliyor.Eskiden daha sık kitap okurken sadece klasik veya önemli eserlerde olurudu ama şimdi çoğu kitapta oluyor.Çoğu kitabı 2.kez okuma ihtiyacı hissetmekteyim.Yanlış anlamyın,anlamamaktan değilde sanki daha fazla olmalı bu kitapta diyorum hep.Erken yaşta okuduğum için diyorum bazen(20 yaşındayım)ama daha düşük seviye kitaplarda basit kaçıyor,hitap etmiyor bana bestsellerler veya polisiyeler..Bu size de oluyor mu?Kısacası nedir bu?

Teşşekürler.
0
jpsartre
(05.10.09)
Yaşınız bence hiçbir kitap için erken sayılmaz. Ancak bazı eserler birden fazla okunabilir, her okunuşta da yeniden yorumlanabilir. Mesela şimdi okuduğunuz bir kitabı 5 sene sonra, 10 sene sonra okuduğunuzda daha farklı bir okuma olacaktır. Zaman içerisinde okur niteliğinizin yükselmesidir buna sebep. Okumak hayatınızın önemli ve değerli bir parçası ise kaçınılmazdır dediğiniz şey. Okumaya ve yeniden-okumaya devam edin...
0
uyuklayankedi
(05.10.09)
naçizane siz yaşlarda aynı duygu düşünceler içinde klasikleri okumuş edebiyatla yakından ilgilenen birisi olarak şöyle tavsiyelerim olacak:

kitapları, özellikle klasikleri okurken (veya okumadan önce) yazarın hayatı, edebi düşünceleri, bağlı olduğu edebi akımın özellikleri ve yazarın yaşadığı dönemdeki sosyo-ekonomik durum, önemli olaylar vs ile ilgili bilgi edinirseniz yazarın anlatmak istediklerini çok daha iyi kavrayacaksınız ve daha çok zevk alacaksınız.

internette wikipedia'dan başlamak üzere bu bilgilere ulaşmak çok kolay.

ben de eskiden hep klasikleri okurdum, şimdi polisiye, fantastik ve hatta çizgiroman da okuyorum. kaliteli olduktan sonra hepsi de güzel, hepsi insana bir şeyler katıyor.

ayrıca hep klasik, hep ciddiyet, hep uzun tiradlar nereye kadar diyor insan. (bir yirmi sene sonra tabii :)) bu satırları hastanede yatarken büyük bir iştahla suç ve ceza'yı okumuş, dostoyevski okuyarak defalarca güneşi doğurmuş bir insan yazıyor.)
0
mea maxima culpa
(05.10.09)
üstteki cevaba katılıyorum, ekliyorum.
mesela bir filmi izlerken sadece konusunu, olayları düşünürseniz o filmden sadece bir senaryo edinmiş olarak çıkarsınız. o filmde müzikler var, kıyafet, yerler, tarih, çekim açıları, ışıklar bir çok etken var bir araya gelen.
kitabı da bu şekilde değerlendirebilirsiniz. yazarın tüm bunları anlatmasının altındaki nedeni bile bulmaya çalışsanız kitabın daha derinlerine inmiş olursunuz.
özellikle çeviride bununla çok karşılaştım. çeviri yaparken kitabı harfi harfine inceleyip üzerinde düşündüğümüz için insanın içine çok daha fazla işliyor. bana çevirdiğim kitaplardan bir cümle okusanız neresi olduğunu şıp diye hatırlarım. ama geçen gün okuyup bitirdiğim bi kitabın konusunu sorun, hatırlamayabilirim.
nöronlar çalışsın biraz. :)
ayrıca bana bir çok kitap hitap etmiyor mesela. kitapçıda okumaya değer bir şey bulamıyorum. ya sıkıcı, ya gereksiz geliyor. bu tip durumlarda biyografilere, otobiyografilere ve felsefeye yöneliyorum.
0
kediebesi
(06.10.09)
kitabı okurken okuduğun şeyi ders kitabı gibi algılama,bundan illa bişet çıkarmalıyım deme.sen sadece sakin sakin oku,kitaba haşin davranma.zaten klasik kitaplarda uzun betimlemeler olucaktır,sen o betimlemeleri okurken ister istemez hayalindde canlandırıcaksın,canlandıdırken de kitapta geçenleri kendin yaşayomuş gibi olursun,böylece kitabın vermek istediklerini de almış olursun.ayrıca örneğin franz kafka'dan aforizmalar ya da ömer hayyam'dan rubaileri okuyabilirsin.bunları okudukça o kısa cümlelerde ne denmek isendiği üzerine kafa yorarsın,pratik yapmış olursun
gece gece çok yazdırdın ulan bana.bu kadar lafa anlarsın degil mi artık:))
0
tueio
(06.10.09)
(9)

bilim kurgu dizisi?

satine
stargate universe'ün ilk bölümünden haz alamayacağımı anladıktan sonra sorayım dedim. şöyle güzelinden bir bilim kurgu dizisi istiyorum. mümkünse daha önce birkaç sezon oynamış (başta iki-üç bölümü arka arkaya izleyebileyim)ve halen devam ediyor olsun. (stargate sg1&atlantis, farscape, bsg, torchwoo
stargate universe'ün ilk bölümünden haz alamayacağımı anladıktan sonra sorayım dedim.

şöyle güzelinden bir bilim kurgu dizisi istiyorum. mümkünse daha önce birkaç sezon oynamış (başta iki-üç bölümü arka arkaya izleyebileyim)ve halen devam ediyor olsun.

(stargate sg1&atlantis, farscape, bsg, torchwood, masters of science fiction, lost room hariç)

teşekkürler şimdiden :P
0
satine
(05.10.09)
doctor who güzeldir, eğlencelidir de=)
0
dambil
(05.10.09)
(bkz: fringe)
0
deckard
(05.10.09)
devam etmeyen, tek sezon oynamış olan firefly var çok tavsiye ederim.
onun dışında babylon 5'ın başarılı olduğu söylenmekte, ben çok takip edemedim kefil olamam.
0
plainwalker
(05.10.09)
fringe başta sarmasına rağmen sonra bıktırdı. babylon 5 ise başlı başına bir freakshow.

firefly izlesem mi diye bayağı bir düşünmüştüm. sanırım dr. who ve firefly'ı deneyeceğim.

sağolun sağolun :)
0
🌸satine
(05.10.09)
dizi değil film ama güzel. tek bölümlük dizi tadında.
frequently asked questions about time travel
0
kediebesi
(05.10.09)
-firefly'ı izlemelisin. ardından da sinema filmi olarak çekilen final bölümü serenity
bir de firefly'ın bölümleri tv'de karışık verilmişti, doğru sıra bu:
www.fireflywiki.org

- terminator: the sarah connor chronicles
- dollhouse (hala devam eden)
0
jc denton
(05.10.09)
Hocam kyle XY'i izle kesinlikle sonra gel konuşalım.
ardından BigBang Theory izlenebilir
maresal.jedi(at)gmail.com
0
maresal jedi
(05.10.09)
tekrar tekrar teşekkürler herkese.

demin de dediğim gibi firefly ve dr. who'ya bir bakayım.

tscc'nin de ilk bolumunu izledim. dollhouse'u hic izlemedim. onlari bu iki dizinin arkasina ekleyivereyim madem :)

kyle xy de güzel olabilir de, ben "teenage" değilim :) the big bang theory ise komedi sitcom, bilim kurgudan ziyade. "out of this world" izlemistim zamaninda, o yetti de artti bile o tarz icin.
0
🌸satine
(05.10.09)
lexx diye eski bir dizi var. ben tiksiniyorum kendisinden. izlenirken aynı odada olmaya dahi tahammülüm yok ama hastası çok. 4 sezon hem de. primeval var, ingiliz dizisi olması ayrı bir guzellik. firefly can ciğer. dollhouse da aynı kandan olduğu için izlenebilir.
dip not: farscape'ten sonra herşey yalan.
0
islakkedisudankorkmaz
(06.10.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.