Giriş
(5)

Rüya Hakkında...

pposeidon_1
Arkadaşlarla konuşurken rüyada görülen ölmüş yakınların hep sessiz oldukları hiç konuşmadıkları şeklinde bir diyalog geçti bu konuyla ilgili bişiler bilenler duyanlar nedir bu? doğrumu böle bişi?
Arkadaşlarla konuşurken rüyada görülen ölmüş yakınların hep sessiz oldukları hiç konuşmadıkları şeklinde bir diyalog geçti bu konuyla ilgili bişiler bilenler duyanlar nedir bu? doğrumu böle bişi?
0
pposeidon_1
(18.06.10)
benim rüyada ölmüşlerimle konuşmuşluğum var.
0
wampex
(18.06.10)
size öyle denk gelmiş. ben etrafımda genelde hep konuştuklarını duydum ölenlerle ilgili rüya görenlerde.
0
prodeq
(18.06.10)
ben de böyle bir rüya görmüştüm.
anneannem konuşmamıştı benimle. ailemdeki diğer herkesle kapılar ardında, özel konularını konuşmuştu. benimle hiç konuşmadı.

olabilir herhalde.
yani rüyada olamaz diye bişi var mı?
rüyada herşey olur.
rüyayı görenin ölüye bakışına göre değişir sanıyorum.

mesela ben anneannemle tanıştım ama konuşmadım hiç.
belki daha önce konuştuğu insanların ölüsünü görenler konuşabiliyordur.
daha önce hiç konuşmadığım insanlar, rüyamda da konuşmaz.
0
kediebesi
(18.06.10)
ben de gördüğüm de genelde konuşurlar
0
manfool
(18.06.10)
ben konusmayi birak kavga bile ediyorum.
0
tezek
(18.06.10)
(19)

hocayı rektörlüğe şikayet etmek?

black sabahat
Bana hakaret içerikli mail'ler gönderen hocamı rektörlüğe şikayet edeceğim yaz okulundan sonra. Ama mail'ler yeni. Zaman aşımı hede hödösü olur mu? Bir de, tam olarak nasıl işliyor bu işler? Hoca biraz nüfuzlu, dikkate almazlar diye korkuyorum?
Bana hakaret içerikli mail'ler gönderen hocamı rektörlüğe şikayet edeceğim yaz okulundan sonra. Ama mail'ler yeni. Zaman aşımı hede hödösü olur mu?

Bir de, tam olarak nasıl işliyor bu işler? Hoca biraz nüfuzlu, dikkate almazlar diye korkuyorum?
0
black sabahat
(18.06.10)
üniversiteniz özel mi devlet mi?
0
conrad moricand
(18.06.10)
devlet.
0
🌸black sabahat
(18.06.10)
hocanın rektörle arası nasıl? devlet üniversitelerinde ne yazık ki işler genelde bu tür kişisel yakınlıklarla yürüyor. politik bir strateji geliştirmelisiniz. iyice sorup soruşturmadan adım atmayınız. bu hoca daha önce soruşturma geçirmiş mi?

umarım sonuç alırsınız.
0
conrad moricand
(18.06.10)
hakaret varsa direkt savcılığa gidin, rektörlüğe giderseniz olacak olanı söyleyeyim :

hocaya haber verirler, bilgi işleme haber verirler. loglar uçurulur, siz de bakakalırsınız.

maillerin ekran görüntüsünü alın her ihtimale karşı.
0
kimlanbu
(18.06.10)
@conrad: hocanın babası zamanında dekan mıymış neymiş bizim üniversitede, tek çekincem o. zaman aşımı olmazsa önümde bir yaz var bu ilişkileri araştırmak için.

@kimlanbu: küfür yok ama hakaret var. yani savcılığa gidecek kadar ağır bir durum yok. mail'ler de duruyor bende. o silse de bir şey farketmez?
0
🌸black sabahat
(18.06.10)
maiilleri microsoft outlook ile yedekleyin.
0
hoot
(18.06.10)
@hoot: ben silmiyorum mail'lerimi. direkt çıktısını alsam olmaz mı ki?
0
🌸black sabahat
(18.06.10)
okul adresinden attıysa çıktı da işe yarar. önemli olan ip bilgisi. ama bu sefer de "başkası girmiş mailime yazmış, şifremi öğrenmiş, bilgisayarımı kullanmış vs" savunması yapabilir.

bence sen onu rektörlüğe değil
savcılığa şikayet et
sonra da hocana bu şikayetini ilet. :)

hakaret nedir mesela yazabilir misin anlayalım durumu?
0
kediebesi
(18.06.10)
@kediebesi: ya, otomasyondaki hata için gayet resmi bir mail atmıştım, cevap olarak büyük puntolarla "kör müsün arkadaşım" yazmış. ben bozmadım, daha da kibarlaştırdım, "gel beni bul, yoksa ben seni bulmasını bilirim" yazmış. üslubumu bozmadım. bu sefer de "arıza mısın, sorunlu musun"la başlayan bir mail atmış. şimdi açıp okumak istemiyorum, sinirlerim bozuluyor çünkü :)
0
🌸black sabahat
(18.06.10)
büyük ihtimalle sinirli ve yorgun bişi zamanına denk geldin. öğrenciler hocaları çok bezdiriyor. cevabı dinlemeden salak salak bi sürü soru soruyor. (sen öyle yapıyosun diye demiyorum, başkası gerer sana patlar)

şikayet etmek sana kalmış. ben olsam giderim odasına yüzyüze konuşurum. arkasından şikayet etmek yerine. aynı tavrı gösteriyorsa da şikayet ederim.
0
kediebesi
(18.06.10)
yeri savcılıktır. rektörlüğe giderseniz, çok amiyane bir tabir olacak ama, başımdan geçen farklı ama alakalı konulardan biliyorum, "it iti ısırmayacaktır". alın çıktıları, outlook'ta da yedekleyin, sonra da hoca, vs. tüm unvanlardan bağımsız bir şekilde, "bu kişi bana hakaret etti, işte delilleri" diyerek savcılığa başvurun.

ama ne olursunuz, lütfen başvurun. başvurun ki böyle köpeksiz köyde değneksiz gezenler azalsın.
0
atesikus
(18.06.10)
ben de yüzüncü kez tekrarlıyım. rektörlüğe gidersen kendi başını yakarsın. ama savcılığa gidersen ve de hakaretler cidden hakaretse hoca etrafında dört döner.
0
pofudukayi
(18.06.10)
@kediebesi: olay tek günde olmadı ki ters anına denk geleyim. 4-5 kez mail'leştik 1 hafta içinde. hep aynı üslup.

@atesikus: savcılığa gitmek için fazla "hafif" değil mi yazdıkları?
0
🌸black sabahat
(18.06.10)
demek ki "zorlu" tabir ettiğimiz hocalardan. amaaan neme lazım her lafım aleyhimde delil olabilir, hakaret etmiyim şimdi bak kıllandım haaa :)

onu savcılık paklar ancak. o bile zor ama en azından gözü biraz korkabilir başkasına böyle davranırken iki kere düşünür.
sen şikayet ettiğin an savcılıktan adamlar gelip bilgisayarını aldığı gibi incelemeye götürür. zaten bu ona yeteri kadar ceza olur heheheh
0
kediebesi
(18.06.10)
hayır, senin üzerinde yaptırım hakkı olan, bununla beraber, sana yol gösterme "yükümlülüğü" bulunan birisinden yardım istediğinde, "arıza mısın, sorunlu musun" şeklinde cevap vermek, konumunu kötüye kullanmaktır.

öyle ki, danışman hoca olmak demek, aynı soruyu 15 defa yanıtladıktan, yanıtını imzalı kaşeli şekilde bölüm panosuna astıktan sonra, bir öğrenci daha aynı soruyu sorarsa, ona aynı cevabı vermek demektir. bu, görev tanımında açıkça belirtilen bir husustur.

abartılı bir örnek olarak söylüyorum: "ben seni bulmasını bilirim" şeklinde ettiği lafa cevaben, aynı mail adresine göndereceğin bir e-mail ile "sayın hocam, bulunca bana ne yapmayı düşünüyorsunuz?" şeklinde bir soru sorsan, buna bile, kendi açısından hukuki bağlayıcılığı olan bir yanıt vermek zorundadır. bu kadar nettir akademisyen olmanın tanımı. ve sunucu üzerinden log'ların kaldırılması, vs. bile kar etmez. bu işin hukuki olarak peşine düşüldüğünde, giden kutunun çıktısını alıp savcılığa verirsen, böyle bir mesajın kendisine ulaşmadığını ispatlamak kendi yükümlülüğüdür.
0
atesikus
(18.06.10)
savcılığı işin içine katacaksanız sakın "bulunca bana ne yapmayı düşünüyorsunuz?" gibi bir cevap yazmayın. her ne kadar siz karşı tarafı oltaya getirmeye çalışıyor olsanız da, aleyhinize kullanılabilir o cümle. türkiye burası sonuçta.

ben olsam önce savcılığa vermez, hocaya "size karşı olan düzgün tutumuma karşı böyle tavır almanızı anlayamadım. belki savcılık sizin göreviniz ile ilgili bir karara varabilir" falan diye mail atardım. "yek yeaaaa hiçbi şey yapamazsın" derse basardım şikayeti savcılığa.

black sabahat bak ben sana kendimden örnek vereyim: (hatta: www.eksibition.org ) bu eleman bu cümleyi kurdu diye şimdi işini kaybetmek üzere. ha kendisi hoca değil, sadece memur. dolayısıyla senin durumunla aynı değil ama sonuçta benzer durumlar. bu cümlenin üzerine "bakalım o öğrenci işlerine dönebilecek misin? yoksa işsiz mi kalacaksın?" dedim. bana bi şey yapamazsın dedi. gittim dekana yolladım ekran çıktısını, şimdi soruşturma açılacakmış o adama falan filan.

ha bunu neden diyorum? rektör yerine dekan'la konuşabilirsin belki. ya da başta dediğim gibi, önce elemanın gözünü korkutursun "savcılık" ile falan, baktın adam "sen kimsin ki beni savcılığa veriyorsun" derse o zaman cidden savcılığa verirsin.

umarım yardımcı olabilmişimdir.
0
deckard
(18.06.10)
savcılık takipsizlik verebilir buna,
0
hoot
(18.06.10)
Mailin içeriği hakaret oluşturacak kadar ağır. Hakaret suçu takibi şikayete bağlı bir suçtur ve suçun öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde şikayetin yapılması gerekir.
0
evergreen
(18.06.10)
bence rektörlük falan şimdilik hiç kasma.bahsi geçen maillerin çıktısını al ekran fotosunu çek. hocaya gidip bana karşı uslubunuza dikkat edin hocam de. elinde de şeffaf dosya içinde bu maillerin çıkıtısı olsun. görebileceği şekilde tutmaya dikkat et.

bana yazmış olduğunuz hakaret içeren mesajları bugün dekanlığa iletecem dersin.

genelde hocalar soruşturma açılmaması için kedi gibi peşinizden dolanırlar. artık bunun sonucu olarak dersi mi geçersin bilemem
0
janavarorion
(18.06.10)
(4)

Bir karakter kaç piksel yer kaplar.

kimlanbu
Times New Roman fontunu seçtik diyelim, font boyu 10 olsun. diyelim ekrana 2000 yazdırdım. benim ekrandaki 2000 yazısının genişlik ve yüksekliğini pixel cinsinden bulmam lazım.Araştırdığım kadarıyla bizim bu 10-12-24 vs dediğimiz font ebatları point olarak geçiyormuş. Bunu nasıl pixel olarak işleyeb
Times New Roman fontunu seçtik diyelim, font boyu 10 olsun. diyelim ekrana 2000 yazdırdım.

benim ekrandaki 2000 yazısının genişlik ve yüksekliğini pixel cinsinden bulmam lazım.

Araştırdığım kadarıyla bizim bu 10-12-24 vs dediğimiz font ebatları point olarak geçiyormuş. Bunu nasıl pixel olarak işleyebiliriz ?
0
kimlanbu
(18.06.10)
fotoşopta cetvel ve uzunluk hesaplama aleti ile piksel de ölçebilirsin. cm, inch filan ölçtüğün yerden piksel seçeceksin.

edit: aha hazır ölçülmüşü geldi bile :)
0
kediebesi
(18.06.10)
entrapmen
(18.06.10)
Cevabı buldum, c# da MeasureString fonksiyonu ile bulunabiliyormuş. Başkasının işine yarar diye silmiyorum.

edit : @kedibebesi, ne insafsız bir çözüm yahu çin işkencesi gibi.
0
🌸kimlanbu
(18.06.10)
windows api'ları ile de şu şekilde yapılıyor, belki birinin işine yarar:
CreateFont ile istenilen font'u istenilen büyüklükle oluşturuyorsun. SelectObject ile oluşturduğun fontu device context'e gömüyorsun. sonra da GetTextExtentPoint32 ile vereceğin string'in genişliği ve yüksekliğini alıyorsun.
0
xanathar
(18.06.10)
(34)

Ray-Ban okunuşu?

guro1907
şimdi bu ray-ban'ın okunuşu neden rey-ben değil de ray-ban? ingilizcede hem ray hem de ban, e ile okunuyor o zaman nereden çıktı bu?ben de rey ben diye okurum hep ama şunları görünce kafam karıştı..(bkz: #149705)(bkz: #7939939)
şimdi bu ray-ban'ın okunuşu neden rey-ben değil de ray-ban? ingilizcede hem ray hem de ban, e ile okunuyor o zaman nereden çıktı bu?

ben de rey ben diye okurum hep ama şunları görünce kafam karıştı..

(bkz: #149705)
(bkz: #7939939)
0
guro1907
(18.06.10)
rayban falan değil, rey ben.
0
desdinova
(18.06.10)
rey ben değil,ray ban.ray ışın,ışık anlamında ban ise bildiğin banlamak anlamında diye biliyorum ben.
0
pazubant
(18.06.10)
@pazu, "ray" ile "ban" nasil okunuyor ki zaten de reyben degil?
0
feedback
(18.06.10)
harbiden ya :S rey ben diye okunmuyor mu? benim de aklımı karıştırdınız.
0
devils trill
(18.06.10)
"reban" diye okuyor frankofonlar
0
kedislike
(18.06.10)
reey beean
kaynak: seslisozluk.com - ray ve ban ayrı ayrı aratılır, ayarlarda "sesli" seçimi unutulmaz.
0
uyuklayankedi
(18.06.10)
google translate reyben diyor
0
crucio
(18.06.10)
x-ray dediğimiz şeyi nasıl okuyoruz?? iks-rey değil mi, yani iks-ray diye bir kullanım yok..

peki yarı türkçeleşmiş ve internette sıklıkla kullanılan ban kelimesini nasıl okuyoruz, yazıldığı şekilde ban diye, banlamak filan..

o zaman şöyle diyoruz, reyban..
0
ogzi
(18.06.10)
illa amerikanlar gibi seslendireceğiz diye bir kural yok. birçok ürünün adı biz onu nasıl kolay seslendiriyorsak öyle kalır. simens zaymıns örneğinde olduğu gibi..
0
conrad moricand
(18.06.10)
amerikan markası olduğuna göre, o dildeki gibi okunmalıdır. açık e ile (a e arası bir ses) rey ben.
türkçedeki kapalı e ile değil.

zaymıns da denmez zaten
siimenz denir). :)

zaymıns diye amerikalı der. :P
0
kediebesi
(18.06.10)
sanki amerikalılar bizim bir markamızı türkçedeki gibi seslendiriyorlar. her ülke bir makayı kendi sesletim özelliklerine göre seslendirir. bunu bilmek için allame olmaya gerek yok. türkçede bizim kurallarımız geçerlidir, amerikalılarınkiler değil..
0
conrad moricand
(18.06.10)
ve ayrıca türkçede kapalı e diyerek çoğunluğun bilmediği, bu nedenle a ile e arasındaki bir ses olduğunu sandığı bir sesi örnekleyemezsiniz. kapalı e sesi bir morfemdir ve arkaik bir sestir. günümüz türkçesinde karşılığı olmayan bu sesle herhangi bir sözcük sesletilemez. günümüzde çok az sayıda türk topluluğu bu sesi kullanır ve onlar da yabancı sözcükleri sesletmek için değil kimi anlam ayırtıları üretmek için bunu yaparlar.
0
conrad moricand
(18.06.10)
bir markanın adını doğru telaffuz etmek istiyorsan, üretici ülkenin koyduğu adı söylemek durumundasın.
bunun türkçe kuralı ile ilgisi yok.
türkçe bu okunuşu bozuyorsa, okunuşun doğru! olduğu anlamına gelmez.
yabancı kelimelerin nasıl okunacağına dair türkçemizde "yazıldığı gibi okunur" kuralı vardır. bunun için de aynı şekilde "okunduğu gibi yazılır" kuralı olmalıdır. vardır ama uygulanmaz. çünkü global dünyada markaları yazıldığı gibi yazmak zorundayız.

bir marka! için bunlar geçerli olamaz.
mesela hintliler ülkelerine baharad diyor
biz hindistan diyoruz.
bu tip şeylere "transliterasyon" denir.

markada transliterasyon yapmak da öyle kolay değildir.

şarja herkes şarz zarş zarş bile dese
o şarj diye okunur :) fransızcadan edindiğimiz bir sözcüktür. kapiş :)


bu işin en iyi çözümünü japonlar bulmuştur. yabancı kelimeleri yazmak için başka bir alfabeleri vardır. bu sayede hangi laf japonca diildir bilirsin bunu. okunuşu da dilleri döndüğü kadardır. çünkü l harfi gibi bazı sesleri kullanamazlar, çünkü dilleri (ağzılarındaki dil yapısı) buna uygun değildir. aynı bizim gibi. :)

ben her markayı her lafı doğru okuyorum of ne müthişim gibi bir iddiam yok, yanlış anlaşılmasın, ben bildiklerimi söylüyorum.

aynı tartışmaları arkadaşlarımla da yapıyorum.
mesela türkçede bildiğimiz bazı laflar, kendi dillerinde çok farklı yazılıyor.
aziza mustafa zadeh örneği
bildiği azize mustafazâde olmasına rağmen yazıldığı gibi okuyoruz, h yi vurguluyoruz.

bunlar karmaşık durumlardır netekim, "herkes böyle okuyor, doğrusu bu" diyerek genelleme ile çözülemez.
0
kediebesi
(18.06.10)
transliterasyon bir dildeki sesi başka bir dilin alfabesine aktarmaktır, yani sesletimi en yakın biçime getirmektir: bu anlamda transliterasyon sizi değil beni destekler.

şimdi o kadar çok örnek var ki.. volkswagen firması bunun reklamını bile çekti. yaklaşık olarak folksvagın (çok sayıda uzatma ve vurgu-tonlama var bu birleşik sözcükte) okunan bir markanın adı öylesine uzak geldi ki türkçeye, insanlar vosvogen, volsvagen ve hatta vosvos diyerek yerelleştirdiler bu markanın adını.. önemli olan nasıl okunduğu değildir zaten.. yazımı standart olduğu sürece sesletim bölgeden bölgeye, hatta küçük gruplardan kişilere kadar küçük ölçeklerde değişebilir.
0
conrad moricand
(18.06.10)
yav sen istediğin kadar değiştir.
yine de folksvaagın diye okunur doğrusu. çünkü folks adam demektir vagın da araba, araç, eski tip atlı araba bile demektir. bunların anlamını bilirsek, söylememiz daha kolay olur, çünkü yabancı dillerde çoğunlukla okunuş türkçeye uymaz. onlar da okudukları gibi yazar, ama aynı sesler için farklı heceler türetmişlerdir, ay yordun beni :)

arkadaş da "doğrusu" nedir diye sormuş?
eh doğrusunu en iyi üreten ülke bilmez mi?

bir alman gelse folksvaagın okunur dese, ona hayıııırrr biz vosvos diyoruz öyle diycez daha çok hoşumuza, kolayımıza gidiyor mu diyeceksin?

isteyen istediği gibi okusun, iletişim gerçekleşiyorsa benim için sorun değil. dil, insan kadar canlı bir organizmadır, değişimlere açıktır. :)
ama bu doğru okunuşu de-ğiş-tir-mez.

umarım anlaşırız, çünkü aynı şeyden bahsediyoruz.

bak mesela örnek vericem
matmazel diyoruz di mi
mademoiselle diye yazılır.
kimse ma-dem-o-i-sel-le diye okuyor mu?
hayır
matmazel diye okunuşunu söylüyoruz di mi?

senin bu dediğin
ma-dem-o-i-sel-le diye okumakla aynı kefede oluyor. anlatabildim mi?
0
kediebesi
(18.06.10)
bakın yine aklınız karışmış.. aziza mustafa zadeh diye yazıyor çünkü uluslararası bir sanatçı kendisi.. batı dillerinde doğru seslendirilebilecek tarzda yazmaya çalışıyor.. bizim dilimizde zadeh'in karşılığının olması o adı dilediğimiz gibi sesletebileceğimiz anlamına gelir ancak yazmak istersek zadeh yazmak zorundayız.

her konuda bilgi sahibi olunabilir ancak dil konusunda çok kapsamlı bir altyapı gerekir. ben türkçenin filolojisini okudum. bunlar çok karışık durumlar değil.. yalnızca çok uzun bir sürece yayılmış, geniş bir coğrafyanın olağanüstü bir verimidir türkçe..

volks adam değildir.. volk halk demektir.
0
conrad moricand
(18.06.10)
kardeşim ben de uygulamalı dil okulu mezunuyum yani ne var? sidik mi yarıştırıyoruz?




aklım filan da karışık değil.
arkadaşımla bunu tartışıyoruz dedim
ben de senin dediğini savunuyorum ona karşı. kadın adını nasıl söylüyorsa biz de öyle okumalıyız diyorum. ve emin ol kadın adını aziza mustafazaade diye okuyor çünkü adı azize mustafaoğlu :)
amerikalının avrupalının dili buna dönmüyorsa sorun kadının adının okunuşunda değil, okuyamayanlarda.

halk dediğin de adamlardan oluşur
folk diye tek kelime ile kullanırsan ingilizcede adam demektir, aynı kökten gelmedir
almanca bilmediğim için sana sözlük karşılığı veremediğimden kusuruma bakma :)


kapsamlı altyapının hası bende.
gel güçlerimizi birleştirelim voltran olalım :)
bu konuyu da tatlıya bağlayalım.
nasılsa engin bilgimizi tüm duyuru ile paylaştık di mi :) artık ben çekiliyorum bu tartışmadan. çünkü karşıt görüşlerde değiliz, tartışmanın anlamı yok.

ayrıca bana türkçeyi övmene gerek yok.
anadilimi en az senin kadar seviyor ve korumak istiyorum ben. :) reyben okuyunca türkçeyi korumuş olmuyosun yalnız bunu da belirteyim de.
0
kediebesi
(18.06.10)
şimdi tümden gelim yapsak...

iddianız yabancı markaların yazıldığı şekliyle türkçe okunması mıdır? yoksa halkın ağzı nasıl alıştıysa öyle okunması mıdır?

eğer ilkiyse zaten çok saçma, mcdonalds'ı nasıl okursunuz merak ediyorum.
şayet ikinciyse, rayban'ın rayban olarak okunuşunun oturduğunun kararını siz mi veriyorsunuz, ya da kim veriyor? ben hayatımda rayban diye okumadım mesela.
0
desdinova
(18.06.10)
sizin türkçe konusunda engin bir bilginiz yok.

dil üzerine yaptığımız her akıl yürütme türkçemizi biraz daha açımlar, geliştirir. tartışma için teşekkür ederim.
0
conrad moricand
(18.06.10)
@desdinova

ben "ray-ban okunur" demiş miyim hiç?
0
conrad moricand
(18.06.10)
iyi de :)
ray banin doğru okunuşu ile ilgili türkçe konusunda engin bilgi sahibi olmak gerekmiyor ki?
ingilizce telaffuz bilsen yetiyor.

sen engin türkçe bilginle hayatına devam et.
ben ray ban demiycem :)
rey ben diycem. türkçedeki kapalı e ile :)
ray ban diye de yazıcam.
0
kediebesi
(18.06.10)
amma tartışmaya dönmüş okumaya bezdim, kendi cevabımı vereyim.

memlekette herkes ingilizce bilmiyor. bilmek de zorunda değil. üstüne üstelik forum kültürü gibi bir kültür var ki ingilizce bilmeyenlerin, bilse bile çoğunluğa kapılıp bildiğini bile unutan bir çoğu okumayan yazmayan bir güruh var.

doğru okunuşu rey ben şeklindedir. tam e değil ama a ile e arasındaki bir ses ile. raey baen gibi.

ray ışın demektir. x-ray'de olduğpu gibi. rey diye okunur. ban engellemek demektir. ben diye okunur. ama tabi kamera anlamına gelen cam kısaltmasını forumcular kem diye okumaz. yazıldığı gibi "cam" der. mikrofonun kısaltması olan mic kelimesini de mik, mayk falan diye okumaz, yazıldığı gibi "mic" derler. dolayısıyla bu adamlar engelleme anlamına gelen "ban" sözüne de "baen" demez, doğrudan "ban" der. oyundaki bölümlere levıl değil, level derler. açık arttırma sitesine iibey değil yazıldığı gibi ebay derler.

o yüzden ray-ban markasını da rey ben diye değil ray ban diye okurlar. çoğunluk böyle okuyunca da şüpheye düşersin doğru okunuşu bu mudur diye.
0
kibritsuyu
(18.06.10)
efendim

örneğin
mısır'a biz mısır deriz.
ingiliz egypt der.
mısırlılar da mısr der.

sen mısır'la ilgili türkçe bir yazıyı ingilizceye çevirirken egypt yazarsın.
bu durum özel adların transliterasyonu, yani bir dilden diğerine aktarılmasıdır. her ülke özel adları kendine göre benimser. ancak bu durum markalar için geçerli değildir, çünkü adı üstünde markanın ismi dünyanın her yerinde aynı yazılmalıdır ki marka olsun.

bir sefer daha bu durum tartışıldı duyuruda.
eskiden yabancı isimler türkçeye okunduğu gibi aktarılırdı. ankara'daki can f. kenedi caddesi tabelasını görüp "can" adına gülenler bu duruma şahittir.
ama artık o devirler geçti. özel isim ve marka adlarını (türkçe'de karşılığı kalıplaşmamış ise) uluslar arası normlara göre yazıyoruz. (yani ingilizlerin okuyabileceği şekilde)

mesela eskiden gazetelerde, kitaplarda vaşington yazarlarmış. rastladığım bir laf. veya şikago.
artık böyle yazmıyoruz maalesef.
washington'dan bildiriyor diyoruz.


mesela ben de yabancıların "turkey" demesine karşıyım. türkiye desinler istiyorum. ama yaptırım gücüm nedir? 0

bu da böyle bir tespit. belki meramımı anlatabilirim diye.
0
kediebesi
(18.06.10)
ray-ban diye okuyana bir şey demem. madem transliterasyon var diyorsunuz bakın bakalım yabancılar türkçe insan isimlerini, yer isimlerini nasıl okuyor?
0
baldur
(18.06.10)
rey ben diyorum. isteyen istediğini der.
0
hostararara
(18.06.10)
Yahu ne uzatmışsınız okumaya gözüm korktu. Ara youtube'dan falan bir yerden bu markayla ilgili reklam olur ropörtaj olur, bul konuşan birisini, nasıl telaffuz ettiğine bak olsun bitsin.
0
inugard
(18.06.10)
@esref: ben de öyle biliyordum, o da hemen hemen aynı şeyi söylüyor fakat böylesi de varmış. bu durumda hangi şekliyle daha çok kullanılıyorsa o yeğlenmelidir deyip müthiş bir tutarlılık örneği sergileyeyim bari :)
bir de fotoşop-fotoşap var. fotoşap ve nayki aynı cümle içinde kullanılanda çenede kırılma etkisi yapıyormuş.
0
denizen
(18.06.10)
yazılanalrı okudum ve budnan sonra stek havs a steak house dicem.
0
cedric tweedledee
(18.06.10)
olayın iki yönü var:

1) o markanın kendi dilindeki okunuşu.

2) o markanın-ki bu genelde global markalarda çok yaşanır ve reklamlarında bile yansıtılır- yerel pazarlardaki tüketicilerce farklılaştırılmış okunuşları.

ingilizcede okunuşunun bir tartışması olmaz, açılır bakılır "ray ban" nasıl telafuz ediliyormuş.

onun dışında pek çok marka türkiye'de orijininden farklı telafuz edilir. lamborghini'ye "lamborcini" denir örneğin, ve sayısız örnek, aynısı diğer ülkeler için de geçerli. o dile artık yerleşmiş şekli belki orijinal okunuşu değildir ama artık o şekilde kabul edilmiştir.
0
theos ek mekhanes
(18.06.10)
kimse livaysa levi'z de demiyor.
halbuki adamın adı levi. livay diil. :) eğlenceli örnekler bunlar üstelik türklerle ilgili de değil. amerikan markası, amerikan malı. ama kendi markasının adını esasına göre yanlış okuyor. her an olabilen bir durum. hehehe

birşeyi çok kişinin yapması, o şeyin "doğru" olduğu anlamına gelmez. ve genel geçer bir kural olarak görülemez tabi bu yüzden.

benim rey ben denecek diye inat ettiğimi sananlar avcunu yalasın.
0
kediebesi
(18.06.10)
rayban diye okurum.

nayk degil de nayki diyeni de ortamda barindirmam. dovebilirim bile, gucum yettigince.
0
iyilik yap pitbull
(18.06.10)
amma konuşmuşsunuz lan rey ben işte. ingilizce bilmeyen eski topraktan bu yana gelen bi mallık sonucu ray ban diye oturmuş oggadar.
0
wrench
(18.06.10)
@kediebesi: (bkz: `evla`) (bkz: `yeğ` )
tercih etmek, üstün tutmak vs. var ama hiç "doğru" göremedim ben burada, nereden çıkmış acaba, allala?
0
denizen
(18.06.10)
(4)

Mavi Kağıt, beyaz kalem

manyak
Hani şu mythbusters programında çizimler yapılırken kullanılan renkte mavi kağıt ve onun üzerine yazabilecek, beyaz kalem nereden bulunur ki acep? Online alışveriş sitesi olursa süper olur ama kırtasiye falan olsa da olur artık...
Hani şu mythbusters programında çizimler yapılırken kullanılan renkte mavi kağıt ve onun üzerine yazabilecek, beyaz kalem nereden bulunur ki acep? Online alışveriş sitesi olursa süper olur ama kırtasiye falan olsa da olur artık...
0
manyak
(18.06.10)
beyaz kalem dikişte kullanılır, kimi dikiş setinde satılır, ondan alabilirsin, sanıyorum silebilirsin de ama kurşun kalem gibi bişidir yani tükenmez kalem gibi diildir. manifaturacılarda bulunur.

tükenmez kalem olarak da satılıyor kırtasiyede beyaz kalem, şu renkli, pırıltılı kalemlere bak, beyazı var mı diye sor, bulunur diye tahmin ediyorum, çünkü her rengi var.
mavi karton her yerde satıyolar, resim için. büyük kırtasiyelerde çok renk tonu alıyor.
onların kullandığı eski bi tür çizim kağıdı işte ama artık autocad neyin olduğu için bulman zor. öyle rulo halinde. o nerede bulunur ben bilmem. belki bir bileni yazar benden sonra :)
0
kediebesi
(18.06.10)
beyaz marker diye sorsan bulunur cogu kırtasiyede yapı markette fln.
0
bryan fury
(18.06.10)
tipex mi diyorlar? hani pilot kalemle yazım hatası yapınca sildiğimiz zamazingo. eskiden oje gibiydi simdi şerit ve kalem halinde üretiliyor. bana oymuş gibi geldi...
0
ounr
(18.06.10)
tipex değil, marker baya bildigin.
0
bryan fury
(18.06.10)
(5)

Siyaset tarihiyle ilgili bir soru...anlıyan varmıdır??

wishborn
1924 anayasası hem tek partili dönemde (1924-1946), hem de çok partili dönemin ilk 15 yılı içinde (1946-1960) yürürlükte kalmıştır. Bu görünüşteki çelişkili durum nasıl açıklanabilir?
1924 anayasası hem tek partili dönemde (1924-1946), hem de çok partili dönemin ilk 15 yılı içinde (1946-1960) yürürlükte kalmıştır. Bu görünüşteki çelişkili durum nasıl açıklanabilir?
0
wishborn
(17.06.10)
çok partili vaziyete geçilmesi zihniyetin bir anda değişmesini sağlamadığı için olabilir belki. malum dp hükümeti ile idrak edilen dönemde, sanırım dp de çoğulculuğu ve muhalefete hayat hakkını ön plana almıyordu, sorun olmadı. dediğiniz gibi çelişki görünüşte.
0
uyuklayankedi
(17.06.10)
anayasa çok partili siyasi sisteme uygundu zaten, tek parti döneminde de iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yapıldı, olmadı ayrı hikaye.
0
i ve been mistreated
(17.06.10)
24 anayasası devrimci bir anayasa olduğundan, her işleyişe uygun olması beklenir esasen. zaten atatürk de ülkenin çok partili yönetilmesinden yana idi, ancak bunun da bir zamanı vardır. daha cumhuriyet, parti mantığı olmayan bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyordu.
ama tabi bunu çok kıt bir bilgiyle yazdım şu an. hata ediyor olabilirim.
0
kediebesi
(18.06.10)
24 anayasası sağlam bir anayasaydı ve zamanın en donanımlı kanunlarından oluşturuldu. ayrıca 24 anayasası sert bir anayasaydı yanı değiştirilemez hükümleri fazla olan bir anayasaydı dokunmak kolay değildi. çok partili dönemde anayasada gedikler oluşmaya başladı ama kimsenin gözüne batmadı o kadar ayrıca dokunmak kolay olmadığından 61 anayasasına kadar kaldı iş ( darbe sonucu yapılmıştır normal yollardan yapılan bir anayasa değişikliği değildir ). 61 anayasası daha esnek daha özgürlükçü bir anayasaydı. 82 den kesinlikle daha güzeldi.
0
seyduna6687
(18.06.10)
sorunuza en güzel cevap prof. dr. ergun özbudun'dan geliyor:

ergun hoca'nın fikrini kısaca özetlersem 24 anayasasının meclise verdiği olağanüstü yetkilerin ve anayasanın otoriter yapısından chp'den sonra dp'nin de faydalanmak istemesinden kaynaklandığını belirtiyor.
0
schatten krieger
(18.06.10)
(7)

ne anlatmaya çalışıyor?

ocanal
şu cümleden ne anlıyorsunuz?"Bir dersten AA, BA, BB, CB, CC notlarından birini alan öğrenci o dersi başarmış sayılır. DC, DD notlarından birini alan öğrencinin bu derslerden başarılı sayılabilmesi için dönem/yıl ağırlıklı not ortalamasının 2.00 olması gerekir. Aksi takdirde bu dersleri tekrar ederle
şu cümleden ne anlıyorsunuz?

"Bir dersten AA, BA, BB, CB, CC notlarından birini alan öğrenci o dersi başarmış sayılır. DC, DD notlarından birini alan öğrencinin bu derslerden başarılı sayılabilmesi için dönem/yıl ağırlıklı not ortalamasının 2.00 olması gerekir. Aksi takdirde bu dersleri tekrar ederler."

şimdi dd,dc olunca dönem ortalamasına mı bakıyorlar yıl ortalamasına mı?
0
ocanal
(17.06.10)
yahu onu ben de biliyorum asıl sormak istediğim dönem ortalamasına mı bakıyorlar yıl ortalamasına mı?
0
🌸ocanal
(17.06.10)
dönem/yıl derken bölümün nasıl eğitim yaptığına göre değiştiğini düşünüyorum. tıp fak. yıllık ya mesela.
0
ben eksiktim
(17.06.10)
dönem demiş ya
0
little miss sunshinee
(17.06.10)
genelde 2 donemden birisi olarak geceer o sistem.
0
all girls dream
(17.06.10)
dönem
0
theunforguven
(17.06.10)
not ortalaman 2 veya üzeri olursa başarılı sayılırsın
not ortalaman 2 altındaysa PROB olursun (henüz sorun yok)
2 dönem üst üste PROB olursan, REPEAT olursun, PROB olduğun dönemlerde CC altında notu olan tüm derslerini tekrar alırsın.
REPEAT olmadıkça F olmayan dersleri tekrar almana gerek yoktur.
0
desdinova
(18.06.10)
geçer not CC (yani 2,00 veya 60/70 bölümüne göre değişir). eğer önceki dönem ortalaman 2.0 nin altında ise, bu dönem de 2,0 nin altında gelirse ve tekrara düşersen c nin altındakileri tekrar etmek zorunda kalırsın, kalmamış olsan bile.

repeat vs ile anlatmayayım dedim okul sistemi farklıdır diye heheh üstteki cevabı hiç okumadım. tekrar oldu, kusura kalma.
0
kediebesi
(18.06.10)
(5)

yoğurt ne kadar dayanır

türk kelekom
açıldıktan sonra yoğurt buzdolabında ne kadar dayanır ?
açıldıktan sonra yoğurt buzdolabında ne kadar dayanır ?
0
türk kelekom
(17.06.10)
ben 3-4 gün diye biliyorum, en azından 3 günde tüketmeye çalışıyoruz biz.
eğer tadı bozuksa bozulmuştur. :))
0
nickini vermek istemeyen yazar
(17.06.10)
en fazla bir hafta (son kullanım tarihini dikkate almıyorum).

ek: haftalar sonrası skt olabiliyor, ekşimiyorlar da zaten katkı maddeleri yüzünden. doğal(a en yakın) yoğurtlar ise, normal-hafif güzel ekşi-çok ekşi-bozuk şeklinde tat değiştiriyor zamanla ve tadından anlaşılıyor.
0
uyuklayankedi
(17.06.10)
hiç buzdolabından çıkarmazsan 10güne kadar dayanır. altın kaymaklı tikveşli öyle en azından.
0
amiga 500
(17.06.10)
açıldığından itibaren 1 hafta içinde tüketilmesi içinde üreyen bakteriler açısından en sağlıklısıdır.
0
feranor
(17.06.10)
artık o kadar uzun dayanıyor ki. :) hiç dert etme. biraz ekşir, o zaman yemezsin. içine pis veya yemekli kaşık daldırmazsan, daha da uzun dayanır. üstündeki tarihe kadar kullanabilirsin.
0
kediebesi
(18.06.10)
(8)

tv'de alkol sansürü

aliscan
sigara gibi artık alkol de mi sansürleniyor. ama eminim daha bir kaç güç önce olmadığına ezelde falan viski içiliyor zira sürekli. soruyu sorma nedenim az önce trt1 de tekrarı yayınlanan 7 numarada vahitin içtiği rakının sansürlenmesiydi. saat erken olduğu için olmuş olabilir mi yoksa başka bir duru
sigara gibi artık alkol de mi sansürleniyor. ama eminim daha bir kaç güç önce olmadığına ezelde falan viski içiliyor zira sürekli. soruyu sorma nedenim az önce trt1 de tekrarı yayınlanan 7 numarada vahitin içtiği rakının sansürlenmesiydi. saat erken olduğu için olmuş olabilir mi yoksa başka bir durum mu var?
0
aliscan
(17.06.10)
markasi gorunuyosa onu sansurlemislerdir belki.
0
nawres
(17.06.10)
yok rakı bardağı sansürlenmişti boydan boya.
0
🌸aliscan
(17.06.10)
gece 12 den önce yayınlanan programlar da hem sigara hem alkol sansürü uygulaması var diye biliyorum . ama 12 den sonra her ikisinde de sansür olmuyor.
0
elmyra
(17.06.10)
ezel 12 den önce yayınlanıyor ve içki gösterildiğine eminim.
0
🌸aliscan
(17.06.10)
samanyolu tv, kanal 7 gibi kanallardan biri miydi?

ha evet trt 1 yazmışsınız. devlet kanalı ne de olsa. devletin başında kim var? eh. normal. atv'deki ezel'de de sansürlenmesini beklerdim zira onun da başındaki aynı zat'a yakın isimler.
0
kibritsuyu
(17.06.10)
trt 1
0
🌸aliscan
(17.06.10)
trt, rtük denetiminin dışında. kendi özel denetleme kurulları var.
özel televizyonlara gelirsek, alkol sansürü diye bir şey yok.
0
marcelorios
(17.06.10)
evet sansürlüyolar ama bir yaptırım olmayabilir yani.
sırf dini kanallarda da değil
ben cine5 te gündüz normal türk filminde gördüm içki sansürü, marka vs de yoktu.
0
kediebesi
(17.06.10)
(7)

Neden Terleyemiyorum?

elmyra
yine yaz geldi, benim sıkıntılı günlerim başladı. bu sıcaklarda diğer insanlar terleyip serinlerken ,benim garip bünyem ter atamadığı için vücut ısımı dengede tutamıyor. hava sıcaklığı arttıkça vücut sıcaklığım da artıyor buna bağlı abuk subuk bir sürü rahatsızlık yaşıyorum. Nedir benim problemim ?
yine yaz geldi, benim sıkıntılı günlerim başladı. bu sıcaklarda diğer insanlar terleyip serinlerken ,benim garip bünyem ter atamadığı için vücut ısımı dengede tutamıyor. hava sıcaklığı arttıkça vücut sıcaklığım da artıyor buna bağlı abuk subuk bir sürü rahatsızlık yaşıyorum. Nedir benim problemim ? Elimde fısfısla kendime yapay ter yapmaktan sıkıldım artık her yaz her yaz.
0
elmyra
(16.06.10)
bir doktora git belki ter bezlerinde bir anormallik vardır. zira insan terlemezse çatlar ya.
0
seyduna6687
(16.06.10)
böyle hamam sauna gibi yapay terletici olaylara başvurabilirsin. terle çok toksin atıyoruz çünkü, bunları atamadıkça sakatlık çıkar sanıyorum.
bir de spor yapabilirsin, kendini çok yormadan yoga yapmanı öneririm. ben de senin gibi fazla terlemem, bana çok fayda getiriyor. şıpır şıpır terkedikçe de durma devam et. terin kurumadan da girip yıkanmaya bak. sonra da dinlen güzelce.
doktora da danışabilirsin, gizli bir nedeni var mı, düzeninde bir sakatlık var mı diye.
0
kediebesi
(16.06.10)
genetik olabilir. benim annem de terlemez, ben de terleyemiyorum. elbette terlemek vücut için gayet yararlı bir olay, ama ben şu yaşıma kadar bir sağlık sorunu yaşamadım.
yorucu işler yapın, bunalmanızı sağlayın, ne biliyim gidin koşun, spor yapın. başta ben de hiç terlemeyebilirsiniz, ama yavaş yavaş terlemeye başlıyor insan.
0
devils trill
(16.06.10)
terlemeyen, ya da genel olarak vucut isisi kontrolunda zorluk ceken insanlar var. durumun ciddiyetine gore cesitli onlemler almak mumkun. ama kesinlikle doktora gitmeniz lazim.
0
wpi
(16.06.10)
aq. ben terden sırıl sıklam oluyorum.
0
hoot
(16.06.10)
ya bende terlemiyorum kötü bişey olabileceğini düşünüyodum ama doktor bi arkadaşa danışdım bi sorun olmadığını söyledi terlemeyenlerde toksinlerini v.s idrar yoluyla atarmış bi problemin yok yani..
0
mavi kız
(17.06.10)
@hoot çok güldüm :D

@elmayra şöyle bir rahatsızlık varmış:
www.mamashealth.com
0
sttc
(17.09.10)
(9)

başarılı arap insanlar

sidd79
bilimadamı,sanatçı,sporcu,yazar vb. bana örnek verebilirmisiniz?
bilimadamı,sanatçı,sporcu,yazar vb. bana örnek verebilirmisiniz?
0
sidd79
(16.06.10)
amin maaluf var bi bildiğim. halil cibran var. yazar olarak.
sonra tabi çok şarkıcı var
enrico macias, freddy mercury ilk aklıma gelenler.
tabi araplardan kastın da önemli çeşit çeşit arap var dünyada.
Djaffer Youssef yani cafer yusuf da çok ünlü bi cazcı. ama tam nereli bilemiyorum.
tarihte de geometri, matematik konularında filan çok gelişmiş bilim adamları var. isimlerini bilmiyorum ben.
0
kediebesi
(16.06.10)
eski yeni farketmez tüm araplar
0
🌸sidd79
(16.06.10)
amr diab var arapların tarkanı diye söz ediyorlar bir çok şarkısını türk sanatçılar türkçeye çevirmiş.
0
mahsunkul
(16.06.10)
farid farjad

iran'lı keman virtüözü
0
0dy
(16.06.10)
@0dy iranlılar arap değilki
0
paddle steamer
(16.06.10)
(bkz: ibni haldun)
0
ency
(16.06.10)
(bkz: halil cibran)
0
magdalena
(16.06.10)
ahmet hassan
0
wanksta
(16.06.10)
Necip Mahfuz-Nobel edebiyat ödülü sahibi

Yine Nobelden gidersek Enver Sedat, Yaser Arafat Nobel barış ödülü aldılar.
0
dengesiz genc adam
(06.11.12)
(2)

ingilizlerle ilgili kaynak arıyorum

titiz
nerden başlıcam bilemiyorum. saçma sapan bişi araştırırken II. Elizabeth (düşündüğün ELizabet değil) le ilgili yazılar okudum. kocası, karısı, torunu, sülalesi derken bi dünya ünvan, alabildiğine ülke, tekstil atölyesini besleyecek kadar arma, chrome'da okumak için açtığım 20 ye yakın wikipedia sekm
nerden başlıcam bilemiyorum. saçma sapan bişi araştırırken II. Elizabeth (düşündüğün ELizabet değil) le ilgili yazılar okudum. kocası, karısı, torunu, sülalesi derken bi dünya ünvan, alabildiğine ülke, tekstil atölyesini besleyecek kadar arma, chrome'da okumak için açtığım 20 ye yakın wikipedia sekmesi olunca pes ettim.

özet geç ... dediğinizi duyar gibiyim. Birleşik krallıkla ilgili olarak wikipedia ve resmi siteleri hariç okuyabileceğim web adresi/kitap/blog var mıdır?

Saygılarımla...
Fikirtepe Kontu I.titiz
0
titiz
(16.06.10)
www.imdb.com
victorian dedi mi kraliçe viktorya ya bakman lazım mesela.
viktorya dan sonra kraliyet düzeni değişmiştir herhalde ondan öyle diyorlar.
şimdi bunlarda çok halk vardır. kraliyet altında çooook uzun seneler birleşmeye çalışmışlardır, sürekli birileri bi tatsızlık çıkarmıştır. o yüzden bi ton da asalet ünvanı bulmuşlardır. bunlardan sör ve dam normal insanlara (mesela elton john) bile verilebilen ünvanlardır mesela.
senin düktü düşesti gibi kafanı karıştıran şeyler bildiğin amcaoğlu kuzen çocuğu gibi şeylere karşılık gelir. yani kraliçe ana ise, oğlu prens ise işte amcaoğlu da dük olur.
diye bi yerlerimden uydurdum şu an. sana bir faydası olmadığı için bu cevaplar kısa süre içinde kendini yok edicek.

senin için aradım mesela
tr.wikipedia.org

en.wikipedia.org
bak burada da aradığın sorunun cevabı var.
diyolar ki bu ünvanlar ikiye ayrılırmış, aileden gelen ünvanlar sonradan alınan ünvanlar (mesela şövalyelikle filan)
aileden gelen ünvanlar işte adı üstünde kan bağı ile oluşsa bile zaman içinde çıkan adi döllerden dolayı parlamento işe el atmış. mesela 58 yılında bunu iptal etmişler, ama sonra geri gelmiş filan.
ya bildiğin kraliyet ailesi işte, dünyanın her yerinde aynı. bunların bi de lordlar kamarasında yeri var tabi. yani avam kamarası, lordlar kamarası vardır ya ingiliz parlamentosunda...

ohoo bunlar için okulunu okumak lazım hehe :)

bi de bu var
en.wikipedia.org

ingilizcem yetersiz demişin ama hereditary yani kalıtsal/kan bağı ile lafını bilmen yeter zaten hehehe. anlayamadığın yerleri gugıl trensleyt ile çözebilirsin.

royal victorian order dedikleri de şövalyeler imiş
yani viktorya zamanından sonra kraliyet adına çalışmış, savaşmış kimi kimselere ünvan vermeye başlamışlar. bu kimseler bi de bahsettiğim halkların önemli temsilcileri olabiliyormuş. yani "kadim aileler" deniyor bunlara bir yandan da. bunlar öyle kuvvetli ki diyelim ki kraliyet ailesinin ülkeden tüymesini gerektirecek kadar kötü olaylar olduğunda başa bunlar geçebiliyo gibi bişiler anladım ben vikiden.
bi tür yan kraliyet ailesi gibi hehe :)
0
kediebesi
(16.06.10)
kediebesi yine döktürmüşsün teşekkür ederim.
0
🌸titiz
(16.06.10)
(6)

mısır koçanı gibi ama değil acaba nedir, nedir?

pongiyen
yahu şu aktarlarda ( genelde kapılarının yanlarında ) asılı, sarı sarı mısır koçanından uzun olan o şeyler nedir? ne işe yararlar? google'a danıştım ama ne demek istediğimi anlamadı.. merak işte biri bi aydınlatsa da tezime dönsem.. şimdiden sağolun..
yahu şu aktarlarda ( genelde kapılarının yanlarında ) asılı, sarı sarı mısır koçanından uzun olan o şeyler nedir? ne işe yararlar? google'a danıştım ama ne demek istediğimi anlamadı.. merak işte biri bi aydınlatsa da tezime dönsem.. şimdiden sağolun..
0
pongiyen
(16.06.10)
banyo lifi olarak kullanıldığını gördüm.
0
dorian greyfurt
(16.06.10)
hmm evet buldum.. doğal lifmiş.. kabak liflerinden yapılıyormuş..
0
🌸pongiyen
(16.06.10)
adı luffa veya loofah diyolar.
çok ilginç bi bitki, sarmaşık.
0
kediebesi
(16.06.10)
sanırım ölü yıkıyolar onla.
0
chieko
(16.06.10)
yetiştirip satmışlığım vardır. bir kabak türü ama lezzetli değil. lif kabağı olarak biliyorum. asma gibi sarkıtılarak büyüyor ve koparmazsanız kuruyup dışı dökülüyor ve geriye sadece içindeki lifi ve çekirdeği kalıyor. yarım metre ve uzunları çok kullanışlıdır. özellikle iki ucundan tutup sırtınızı tek başınıza keselemenin keyfine doyum olmaz.
0
ground
(16.06.10)
tam emin değilim ama gömlekten anlayan bir tanıdığım gömlek yakalarının yapımında kullnıldığını ve iyi gömleğin bu bundan yapıldığını söylemişti
0
silver apple
(16.06.10)
(4)

halsizlik

zemzeme
kendimi bildim bileli çöker bana halsizlik. bir ara vitamin kullanmıştım iştahımı artırdığını düşünerek bıraktım. Şimdilerde her gün düzenli spor yapmaya başladım,diyet eşliğinde.Fakat hissettiğim güçsüzlük spor yapma azmimin önünde güçlü bir engel olmaya başladı. kendimi zinde hissetmemi sağlayacak
kendimi bildim bileli çöker bana halsizlik. bir ara vitamin kullanmıştım iştahımı artırdığını düşünerek bıraktım. Şimdilerde her gün düzenli spor yapmaya başladım,diyet eşliğinde.Fakat hissettiğim güçsüzlük spor yapma azmimin önünde güçlü bir engel olmaya başladı. kendimi zinde hissetmemi sağlayacak güvenilir önerileriniz var mıdır?
0
zemzeme
(16.06.10)
hareketli olduğun sürece iştah kötü bişi diildir. hatta spor yapıyosan iyi beslenmelisin. öğünlerine dikkat et hafta içerisinde. baklagilden sebzeye peynirden süte yumurtaya ete herşeyi yemelisin. tek tip beslenmemeya çalış. şimdi yaz meyve sebze çeşidi çok bol. duyduğum kadar mesela kirazda çok mineral varmış. şu magnezyumdu çinkoydu filan çok faydalı bu tip durumlarda.
ama bence yine de bir doktora gidip halini anlat. testlerini yaptır, kansızlığın mı var, ne eksikliğin var iyice öğren. sonra ona göre kendini ayarla. eğer herşeyin normalse pişikoloşiktir :)

www.yogatic.com pek faydalı insana enerji getiren, ferahlatan, zinde hissettiren hareketler pek çok. tavsiye ederim.
nefes konusu da çok önemli, sporunu bilerek mi yapıyosun yoksa haybeye mi? yanlış yapılan spor iyilikten çok kötülük getirir.

az yiyip çok spor yapıyosan tabi dengeleyemezsin.
0
kediebesi
(16.06.10)
kan degerleri dusuktur belki? oyleyse eger zorlamaya fln da gelmez. olcturmek lazim.
0
cosmicgadin
(16.06.10)
bir ay b vitamini kuru yapsan iyi gelir
0
no avalon
(16.06.10)
hazır gıdaları, beyaz şekeri, beyaz ekmeği, patatesi, mısırı bırak.
yeşil otlar, yoğurt, peynir, yumurta, kefir, kırmızı et, sakatat, balık, sebzeler in çok olduğu bir beslenme rejimine geç.
eczaneden d3vit ampülü al 1 tane iç, 2 ayda 1 tekrarla.
günde 1-2 gr c vitamini
bir markadan b complex veya sadece b12 vitamini al.
günde 10 gr cod liver oil iç.
0
joepiscopo
(16.06.10)
(6)

ef vay ay ne demek?

cagdassalur
fwi oluyor galiba google yaptım bulamadım bu arada der gibi kullanıyorlar bu kısaltmayı. bu ne demek?
fwi oluyor galiba google yaptım bulamadım bu arada der gibi kullanıyorlar bu kısaltmayı. bu ne demek?
0
cagdassalur
(16.06.10)
fucking wiki it demekmiş.
0
kediebesi
(16.06.10)
FYI: "for your information" olsa gerek yanlış hatırlamııyorsam...
0
meldoş
(16.06.10)
@kediebesi sanmıyorum çok alakasız oluyor çünkü duyduğum sahnede yerine koyunca.
@meldoş oldu sağol.
0
🌸cagdassalur
(16.06.10)
www.urbandictionary.com

fyi diye sorsaydın alla alla. başlıkla çelişkiye düşmüşün, beni de tongaya düşürdün, bir cevabımı yedin aşkolsun.
:P
para vermiycek işte moderatör şimdi.
0
kediebesi
(16.06.10)
bende ordan bakmıştım bulamadım önce fwi sonra fvi diye. y olabileceği aklıma gelmedi o yüzden galiba dedim ve okunuşuyla yazdım. ayrıca istediğin tik olsun duyurudaki sorularımın %70'ini sen cevapladın zaten :)
0
🌸cagdassalur
(16.06.10)
yok geçti artık
gitti 0,05 kuruş haybeye :P
0
kediebesi
(16.06.10)
(1)

magic the gathering

turkish tekila
nasıl oynandığını öğreten türkçe bir yazı / kaynak arıyorum. eğer sayfalarca yazılacak kadar değilse buraya cevap olarak da yazabilirsiniz.
nasıl oynandığını öğreten türkçe bir yazı / kaynak arıyorum. eğer sayfalarca yazılacak kadar değilse buraya cevap olarak da yazabilirsiniz.
0
turkish tekila
(16.06.10)
tr.wikipedia.org:_The_Gathering
burada biraz anlatmış
bi de magic the gathering kurallar yazınca gugıl abiye çıkarıyor epey kapsamlı kaynaklar.

bi de hatırladığım kadar anlatmaya çalışayım.
bir sürü yer kartı yapman lazım. her biri kendi renginde mana/güç verir. bu sayede savaşçılarını öne sürebilirsin. savaşçılardaki 2/5 gibi işaretler iki saldırır 5 ile ölür demektir.
efendim sonra renkler var tabi, kimi renkler herkese saldırabilir, kimi savaşçılar yalnızca bazılarına saldırabilir. mesela uçan yaratıklar genelde uçan yaratıklarla kapışabilir. ama hatırladığım kadar beyazlar hepsini yer.
bi de tabi her kartın üzerinde özel açıklamalar vardır, onlara göre bu kurallar değişebilir. sonra bi de büyüler var ki onları anlatacak mecalim şu an yok, biraz araştırırsan tr'de de çok magic çi olduğundan bi sürü kaynağa ulaşabileceğine eminim.

bir de bilgisayar oyunu vardır eski, ben oradan oynadım öğrendim, onu da deneyebilirsin.

en sevdiğim oyunlardan biridir, çok mu belli ettim acaba hehe
0
kediebesi
(16.06.10)
(6)

bilgisayar oyunu neden hobi olamıyor?

mozart
anlamıyorum şu olayı; evcil hayvan besleme, akvaryum, resim, boyama, dağcılık, dalıcılık falan fişman hobi diye adlandırılabilirken, bilgisayar oyunu oynamak niçin adlandırılamıyor?
anlamıyorum şu olayı; evcil hayvan besleme, akvaryum, resim, boyama, dağcılık, dalıcılık falan fişman hobi diye adlandırılabilirken, bilgisayar oyunu oynamak niçin adlandırılamıyor?
0
mozart
(16.06.10)
kim demiş adlandırılamıyor diye?
0
uyuzcan
(16.06.10)
tv izlemek de değil mesela? zaman öldürüyor diye bence. diğerleri ile vakit geçirirken biraz edinim oluşuyo bi şekilde.
0
perloneth
(16.06.10)
bilgisayar oyunu oynayarak para kazanan insanlar olabiliyorsa hobi olarak da kabul edilebilir bence.. hobi değildir diyenin alnını karışlarım..
0
buzzlightyear
(16.06.10)
gayette hobidir yahu. bir counter strike, bir fm dedin mi hobidir o.
0
xenophobe
(16.06.10)
günde 150 saat oynayıp hiç bilgisayar başından kalkamıyosan, başka hiç bişi yapamıyosan hobilikten çıkmıştır diye editleyeyim cevabımı. o yüzden hobi demiyorlardır.
0
kediebesi
(16.06.10)
bilgisayar oyunu oynayan kişilerin bu konuda yeterli açıklamayı yapmamış\yapamamış olmasından da kaynaklanıyor olabilir. televizyon gibi bir kullanım amacı var. tembelleştiriyor gibi duruyor ama aslında gayet zihni de açıyor. hatta ileride hepimiz bir şekilde bu tarz simülasyon oyunlarla vakit geçireceğiz ya da işimizin bir parçası olacak. neyse konuyu dağıtmadan; bilgisayar oyunu oynamak ve bunu sevmek hobidir. gayet teknolojiktir ve pek çok hobiden de faydalıdır. elbette ne tarz oyunlar oynadığınız da etkili. mesela kitap okumak da bir hobi ama çeşitlerine göre insana bir şeyler katıyor. mesela kimya ile ilgili kitaplar okuyan biriyle sürekli teksas tommiks tarzı şeyler okuyan insan aynı frekansta ilerlemiyor.
0
silver apple
(16.06.10)
(6)

twitter'da takip etmeyi önerdiğiniz gerçek/tüzel kişiler var mı?

gijilti
internet merakımdan twitter'a girdim ama öyle arkadaşlarım falan pek yok twitter.da. ben de başladım ünlülerden falan takip etmeye. sevdim de. hoşuma gidiyor, merakla okuyorum. birçok şeyden haberdar da oluyorum. ama takip edilecek kişileri bulmak ve keşfetmek pek kolay değil. farklı isimler kullanı
internet merakımdan twitter'a girdim ama öyle arkadaşlarım falan pek yok twitter.da. ben de başladım ünlülerden falan takip etmeye. sevdim de. hoşuma gidiyor, merakla okuyorum. birçok şeyden haberdar da oluyorum.

ama takip edilecek kişileri bulmak ve keşfetmek pek kolay değil. farklı isimler kullanıyorlar ya da hiç aklınıza gelmiyor onları aramak.

o yüzden burdan sormak istedim. takip etmeye değecek tavsiyeler rica ederim.
0
gijilti
(15.06.10)
birhankeskin
gamzeyamann
tunakiremitci
bunlardafilm
art by chance
yektakopan
and follow me.
edit: merak ettim, bit.ly adresine tıklayınca ks isimli liste geliyor mu size?
0
hoot
(15.06.10)
shitmydadsays
0
kediebesi
(15.06.10)
pembegozluk
0
magacgozgu
(15.06.10)
buzzlightyear
(16.06.10)
lewoxl
(16.06.10)
adilbalikci
0
njtbcrn
(16.06.10)
(6)

evde geri dönüşüme katkı nasıl yapılır?

cinematography
çiçek çocuklarım,şimdi daha az tüketmeye çalışıyoruz enerji kaynaklarını evet, ofislerimizde de kağıt atıklar için geri dönüşüm kutuları var felan ama ya evde! ben bizzat kendi evimde geri dönüşüme elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum. dedim cam-plastik şişeleri direkt atmayayım ayrı bir to
çiçek çocuklarım,

şimdi daha az tüketmeye çalışıyoruz enerji kaynaklarını evet, ofislerimizde de kağıt atıklar için geri dönüşüm kutuları var felan ama ya evde! ben bizzat kendi evimde geri dönüşüme elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum. dedim cam-plastik şişeleri direkt atmayayım ayrı bir torbaya koyup sokaktaki çöpün yanında koyayım, iyi güzel oluyor ama yeterli değil...bir kuruma katkıda bulunsun, bulunmasa bile işte ne bilim geri dönüşsün istiyorum.
mesela içki şişeleri, naylon ambalajlar, kağıt atıklar vs bunlarla ne yapayım? bir firma-kurum-örgüt varmı evden gelip alsınlar? ben kendim götüremem sanırım çünkü pek merkezi bir yerde oturmuyorum ve çevre bilincim o düzeyde iktidarlı değil :)

bir site, bir telefon, bir öneri!

Teşekkürler.
0
cinematography
(15.06.10)
belediyeler ilgileniyo bu işle. netten araştırın biran, bulursunuz.
haftanın belli günleri gelip alıyorlar evden
0
de jure
(15.06.10)
Beyoğlu belediyesinin servisi var, 444'lü bir numara, arayınca gelip evden alıyorlar. belki diğer belediyelerin de vardır...
0
lule
(15.06.10)
hiç kimsenin bir haltla ilgilendiği falan yok. ne belediye ne bilmemne. yaşadığınız şehri bilmiyorum ama ankara'da ilgilenen eden yok.

siz ayrı poşete koyup geceleri sokakta dev arabalarıyla çöp toplayan çocukların işini kolaylaştırın yeter. onlar kağıdı, camı, tenekeyi, plastiği özenle ayrı ayrı toplayıp geri dönüşüme kazandırıyorlar. çocukları çöp karıştırmaktan kurtarmanız yeterli şu güzel memleketimin şartlarında.
0
kibritsuyu
(15.06.10)
antalya'da geri dönüşüm için çöp poşetlerini bile belediye dağıtıyordu, en azından dedeman bölgesinde. antalya'da varsa diğer büyük şehirlerde hayli hayli vardır diye düşünüyorum. belediyeleri araştırmakta fayda var. tansaş'ta atık piller için çöp kutuları da var.
0
Phoebe
(15.06.10)
organik atıkları da biyobozunur çöp poşetlerinde ayrıca tutup, o şekilde atabilirsiniz (doğal döngülerindeki yeri daha kolay alabilsinler). veya backyard composting işine girebilirsiniz.
0
mevtagezer
(15.06.10)
en güzeli tekrar kullanılabilecek şeyleri evde bir işlere yaratmak, hemen çöpe atmamak. sadece şişelerden yaptığı evde oturan amcalar var. bir malzemeyi atmadan bi kaç işte bile daha kullansanız çok ama çok çok faydanız olur.

çünkü geri dönüşüm için de şu anki teknoloji ile çok enerji harcanıyor.
he bunun dışında illa çöpe atıcam diyorsan da mesela cam, metal ve kağıtları çok kirletmeden ayırarak koyarsan şehrindeki belediye uğraşmasa bile çöp toplayıcılar geri dönüşüme kazandırıyor.

he bu arada özellikle plastik çöpten en son tuğla yaptılar, betondan dayanıklı oldu diyorlar. ben de onların yalancısıyım.

ama çok da kasmayın.
mesela tüp krem kapaklarını kendine minare yapan deniz minareleri var.
plastik yiyebilen bazı bakteri türü canlılar var.
doğa başının çaresine bakar merak etmeyin. dünyayı kurtarmanız veya yok etmeniz o kadar kolay değil. atom bombası yapanlar, hadronda bilmemne çarpıştıranlar düşünsün bu durumu. siz keyfinize bakın. tatlı canınızı bunlarla yormayın :)
o kadar çok etkimiz var ki şu an bunu azaltmaya çalışmak ancak günah çıkarmak gibi bişi olur. ömründe bi kere uçağa binsen, ayrıştırdığın tüm çöpler heba olur mesela hehe, bunun artı-eksi hesabını yapmak neredeyse hiç mümkün değil.

he yalnız bi nokta daha var.
daha az ambalajlı ürünler almaya gayret edebilirsiniz. bu sayede çöpünüz de azalır. yani sadece elinizden çıkarırken değil, satın alırken de çöpü düşünün pliiiz iyi günner

bir de sanıyorum ya darty ya da media markt elektronik eşyaları alıyor. onları da lütfen çöpe atmayın, bu geri dönüşüm yerlerine verin.
bir de tabi ki piller.
0
kediebesi
(15.06.10)
(10)

gece cam açamaz oldum ölücem sıcaktan

cagdassalur
allahın belası sivriler yüzünden hadi sivrileri geçtim gerizakalı kelebekler giriyorlar içeri debelenip duruyorlar pencereleri açamıyorum sineklik takmak çzöüm değil şu anda benim için başka ne yapabilirim? evrilicem en sonunda ufacık odada 3 bilgisayar çalışıyor kapı da kapalı terden 15dk da bir ti
allahın belası sivriler yüzünden hadi sivrileri geçtim gerizakalı kelebekler giriyorlar içeri debelenip duruyorlar pencereleri açamıyorum sineklik takmak çzöüm değil şu anda benim için başka ne yapabilirim? evrilicem en sonunda ufacık odada 3 bilgisayar çalışıyor kapı da kapalı terden 15dk da bir tişört değiştiriyorum temiz çamaşır kalmadı evde..

ışıkları kapatmak geldi aklıma ama monitör işiığı var bu sefer ona geliyorlar.
0
cagdassalur
(15.06.10)
tülü, pencerin olduğu duvara, camları açıp bant gibi birşeyle alttan ve yanlardan yapıştır hocam, delikli yerler varsa tülün alt tarafında oralara da cam tarafından gazete koy, altlar bantlı olcak ya tutar gazeteyi orada. biliyorum rezilce ama ben yapmıştım ve olmuştu.
0
deeperdown
(15.06.10)
olmadı öyle yapıcaz herhalde. olsaydı şöyle camın önüne koyulcak koku vs. bişey süper olurdu aslında.
0
🌸cagdassalur
(15.06.10)
camın önüne evde varsa fesleğen fln koyabilirsin... hiç olmadı evdeki bütün baharatları karıştır dondurma kutusunda... bi su bardağı suyuda ekle iyice bi boca et sonra koy pencerenin önüne bence artık içeri giremezler...kimyonu karabiberi bol tut :)
0
pekala
(15.06.10)
@pekala kelebekleri de uzak tutar mı?
0
🌸cagdassalur
(15.06.10)
aynı sıkıntı bende de var, koçtaş vb yapımarketlerde pratik teller varmış, onlardan alacağım.
0
theos ek mekhanes
(15.06.10)
imkanın varsa klima taktır.
0
beni boyle sev seveceksen
(15.06.10)
3M markasının pencere bantları var, onlardan kullanabilirsin.
Hah, Koçtaş'ta varmış mesela:
www.koctas.com.tr

Bir de Raid'İn filan prize takılan, içinde bir sıvı bulunan sinek kovucuları var. Onlar da epey işe yarıyor. Yani sineklere yarıyorsa kelebeklere de yarar diye düşünüyorum, emin değilim.
0
denizen
(15.06.10)
sigara için küllüğüde başucunuza koyun :=) iğrenç ama işe yarıyor
0
mr fusion
(15.06.10)
led ışığa gelmiyolar ama tabi sen bilgisayar demişsin.
0
kediebesi
(15.06.10)
@kediebes led değil benim monitör ötekisi. tft miydi neydi ondan.


bu arada baharat işe yarıyor gibi kokusu dışında bi problem yok şu anda.
0
🌸cagdassalur
(16.06.10)
(4)

belalı sivriler

dieselsingle2
bulunduğum yerden mütevellit her gece kütür kütür sokuyorlar.izleri kalacak diye korkuyorum, neyse önereceğiniz şu vücuda losyonlar var mıdır? birisi odaya fesleğen koy demiş ama etkili mi bilmiyorum. öyle halledilecekse sorun hiç uğraşmayayım losyonlarla..
bulunduğum yerden mütevellit her gece kütür kütür sokuyorlar.izleri kalacak diye korkuyorum, neyse önereceğiniz şu vücuda losyonlar var mıdır?
birisi odaya fesleğen koy demiş ama etkili mi bilmiyorum. öyle halledilecekse sorun hiç uğraşmayayım losyonlarla..
0
dieselsingle2
(15.06.10)
feslegen sinekleri uzaklastiriyormus ben de ole duydum. pencerenin kenarina bi tane koyarsaniz kurtulabilirsiniz hem guzel bi koku da kaplar odayi
0
crucio
(15.06.10)
şu kov denen spreyin şimdi de aloevera'lı versiyonu var. çok güzel kokuyor, krem şeklinde, açıkta kalan yerlerinize sürüyorsunuz.
0
givemesomesubstance
(15.06.10)
kavanozdaki raid en güzeli. kavanoz dediğim böyle minik cam şişesi var, prize takıyorsun klasik. mis. fesleğenle olacak iş değil o. ayrıca izi kalmaz ya hu. kalsa ben izden görünmüyor olmalıydım.
0
selfishgene
(15.06.10)
limonlu kokuları da sevmiyorlar.
0
kediebesi
(15.06.10)
(2)

facebook sorusu

sidd79
Birisinin facebook geçmişine bakmak istiyorum.Ama birçok zynga oyunu oynadığından en az yüzkere tıklamam lazım sanırım.Bir çözümü varmıdır acaba?
Birisinin facebook geçmişine bakmak istiyorum.Ama birçok zynga oyunu oynadığından en az yüzkere tıklamam lazım sanırım.Bir çözümü varmıdır acaba?
0
sidd79
(15.06.10)
firefoxun eklentileri var. bir sonraki sayfayı otomatik yüklüyor, durmaksızın aşağı doğru scroll yapabiliyorsun.
addons.mozilla.org
belki feysbuk için de çalışıyodur.
0
kediebesi
(15.06.10)
(bkz: ffixer)
0
milesh
(15.06.10)
(7)

Banner kelimesini Türkçe'ye çevirecek olsaydınız...

zaugnakhaldun
Ne derdiniz?Banner dışında yaygın bir kullanım var mı?
Ne derdiniz?

Banner dışında yaygın bir kullanım var mı?
0
zaugnakhaldun
(15.06.10)
reklam bandı
0
wagner love
(15.06.10)
antet-reklam desem kesinlikle türkçe olmayacak :)
türkçede yaratılmamış kavramların çevirisi çok zor.
0
kediebesi
(15.06.10)
şerit reklam belki. salladım.
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(15.06.10)
şerit reklam doğru. öyle kullanılıyor zaten kimi yerlerde.
0
deckard
(15.06.10)
Tabi eklemeyi unuttum,

Yaptığım çeviride reklam anlamında geçmiyor. Bir softwarein tepesindeki banner olarak geçiyor.
0
🌸zaugnakhaldun
(15.06.10)
manşet var bir de aslında. o uyar mı?
0
kediebesi
(15.06.10)
google dede "afiş" dedi.
0
gozyakansakiz
(15.06.10)
(6)

Kos'a gitmek?

kamera motor
ya merak ediyordum ne zamandır, şimdi ekşide başlığı yükselince sorayım dedim. arkadaşlar kos adası'na günübirlik gitmek için vize falan gerekiyor mu? ya da kısadan soralım ne gerekiyor. sanırım 28euro'ya gidiş dönüş biletler varmış.annemin memleketi olduğu için gidip görmek istiyorum aslında. bir g
ya merak ediyordum ne zamandır, şimdi ekşide başlığı yükselince sorayım dedim. arkadaşlar kos adası'na günübirlik gitmek için vize falan gerekiyor mu? ya da kısadan soralım ne gerekiyor. sanırım 28euro'ya gidiş dönüş biletler varmış.

annemin memleketi olduğu için gidip görmek istiyorum aslında. bir güncük durmak bile yeter bana :)
0
kamera motor
(14.06.10)
sabah gidip akşam dönen gemi var, çeşme'den, ama türklere vize olayını bilemiyorum.
kos dediğin sakız di mi bu arada? karışıklık olmasın.

pardon karıştırmışım. öbürü de kios ya hep karıştırıyorum bunları...
0
kediebesi
(14.06.10)
günü birlik için hatta 48 saate kadar kalmak için vize gerekmiyor
0
little miss sunshinee
(14.06.10)
yok hayır kos adası kos adası :) istanköy de deniyor. bodrumun ordan gözüken ada işte :P
0
🌸kamera motor
(14.06.10)
@little miss sunshine

peki pasaport falan filan neler gerekiyor? bu yurtdışı işlerinde hiç bilgili değilim gerçekten :) biraz bilgi verebilrseniz cidden memnun olurum.
0
🌸kamera motor
(14.06.10)
açıkcası bunu bi turu arayarak daha detaylı ogrenın cunku benımde cok bilgim yok ama pasaport yanınızda olmalı sanki mantıken..ben günü birlik gitmedigim için tam bilemiyorum ama bam tur falan var mesela daha detaylı bilgi verebilir
internet sitesinden baktımda ordaki cruise turları için vize gerekmiyor yazıyor sadece 25euro vizesiz giriş harcı demiş bence arayıp bir ogrenın daha saglıklı
0
little miss sunshinee
(14.06.10)
ekonomik nedenlerle yunanistan vizeyi kaldırdı 1 ay önce. lakin resmi işleyiş yürürlüğe girdi mi bilmiyorum.
0
medre
(14.06.10)
(2)

Animasyon için müzik

dwyn
Selamlar sevgili pixarlılar, şimdi kısacık bikaç dakkalık bi çizgi filmimiz var. Konusu basitçe şöyle, bir erkek insan sabah uyanıyor bisikletine atlayıp dünya turuna çıkıyor ve işte bisikletiyle tamamen bir tur atıyor dünyanın etrafında. Belli başlı ülkelere şehirlere gidiyor ve yolda bir kızla tan
Selamlar sevgili pixarlılar, şimdi kısacık bikaç dakkalık bi çizgi filmimiz var. Konusu basitçe şöyle, bir erkek insan sabah uyanıyor bisikletine atlayıp dünya turuna çıkıyor ve işte bisikletiyle tamamen bir tur atıyor dünyanın etrafında. Belli başlı ülkelere şehirlere gidiyor ve yolda bir kızla tanışıyorlar evlenip çocukları falan oluyor. Şöyle eğlenceli, çok abartılı hareketli ve çok abartılı slow olmayan, şöyle çalgılı malgılı zurna olur gitarlı olur bilmemneli olur, mümkünse sözsüz o olmazsa da sözlü önerebilceğiniz şarkılar var mı, nelerdir? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim teşekkürler şimdiden. Sevgiler saygılar
0
dwyn
(14.06.10)
bilmem hoşuna gider mi?
hilight tribe - free tibet
www.youtube.com
tüm dünyaya om mani peme hung demiş olur senin karakter. :)

ben tüm vaktimi ekşiduyuruda harcıyorum, bu cevabımı da umursama, başka bi hayatım yok. işim gücüm duyuru. duyuru olmasa ölürüm zaten.
0
kediebesi
(14.06.10)
naruto adlı animede kullanılan bi soundtrack: www.youtube.com
o çok hareketli geldiyse, bir de şunu dene: www.youtube.com
çok yavaş geldiyse, şu da olabilir: www.youtube.com
0
just dream
(14.06.10)
(1)

ingilizce çeviri

portakal
merhabalar,şunu ingilizcesini rica ediyorum arkadaşlar:-askerde öğrendiğim en önemli şey , herşeyin kıymetini bilmeliyiz ve hepimiz lüks içerisinde yaşıyoruz...
merhabalar,
şunu ingilizcesini rica ediyorum arkadaşlar:

-askerde öğrendiğim en önemli şey , herşeyin kıymetini bilmeliyiz ve hepimiz lüks içerisinde yaşıyoruz...
0
portakal
(14.06.10)
the most important thing i've learned in the military service was that we need to appreciate everything and we are all living in luxury.

thing demişiz ama sen iki şey saymışsın, o yüzden things demeliyiz herhalde.
bilmiyorum kafam karıştı.
0
kediebesi
(14.06.10)
(20)

Hayatıma yön vermek

Gargoyle
30 yaşında aslında olduğum kişi olmadığımı anladım ,kimim neyle gerçekten mutlu oluyorum sorgulamaya başladım , iki sene önce ilk antidepresanımı aldım ve bir süre kullandıktan sonra bıraktım.bir buçuk aydır terapiye devam ediyorum ve biri yeşil reçete olmak üzere iki antidepresan alıyorum. Son bir
30 yaşında aslında olduğum kişi olmadığımı anladım ,kimim neyle gerçekten mutlu oluyorum sorgulamaya başladım , iki sene önce ilk antidepresanımı aldım ve bir süre kullandıktan sonra bıraktım.bir buçuk aydır terapiye devam ediyorum ve biri yeşil reçete olmak üzere iki antidepresan alıyorum. Son bir haftada olduğum kadar hiç kötü hissetmemiştim kendimi.Patronum babam ve işyerindeki saçmalıklar dışında babayla çalışmak ayrı bir zor , aile içindeyse kız erkek ayrımı yüzünden yaşanan kısıtlamalar da ayrı bir dert... Bardağı taşıran son nokta 25 yaşındaki kardeşimin benim maaşımın 4 katı maaşı olan bir şirkete geçmesi ve yurtdışında işle ilgili yaşama imkanının çıkması(yanında aynı şirkete geçen kız arkadaşının da olması cabası). Doktoruma göre egom darbe almış.Kendimi hayattan hiç beklemedik bir anda gol yemiş gibi hissediyorum , yutkunmakta zorlanıyorum olanları. İçimde öfke var , hırsımı nerden çıkarabilirim diyorum ve aklıma kuaföre gidip saçlarımı erkek arkadaşımınkinden de daha kısa kestirmek geliyor... mali müşavirim ama bu mesleği yapamayacağımı anladım ve sil baştan yeni bir kariyere , başka bir mesleğe başlamam gerekiyor(30 yaşında bu sorunu yaşamak ayrıca koyuyor insana , lise sonda olsam neyse)...Sorunum kendime zarar vermeden daha sonra pişman olmayacağım bir yoldan içimdeki öfkeyi nasıl boşaltabilirim (odama kum torbası asıp yumruklamak da bir diğer aklıma gelen yol) ve şu hayatta beni mutlu eden asıl meslek ne nasıl anlayabilirm , zira hiçbirşey için ne gücüm ne de isteğim var...
0
Gargoyle
(14.06.10)
yogaya falan başlasana imkanın varsa çok iyi gelecektir ben de çok kararsız/sıkıntılı biriyim 26 yaşındayım hala ne istediğimi çözemiorum ama çok sıkıldığım zamanlarda yoga meditasyon vs deniyorum su sesi doğa sesi vs gibi şeyler dinliyorum işe yarıyor baya, tavsiye ederim sana da;)
0
şarkılarıngünahıyok
(14.06.10)
daha ağır şartlar altında benzer şeyleri yaşamıştım.ailevi sorunlar, borçlar, işsizlik, sürekli reddedilmek, okuyamamak vs...hiçbirşey yapasım yoktu..nasıl mı kurtuldum? aslında kurtulamadım.sadece bazı şeyleri kabul edip boyun eğmeye, şikayet etmemeye başlıyorsun..belki sihirli çözüm önerileri vardır ama ben bulamadım.
0
hereisnopeace
(14.06.10)
el klasiko hemen gelsin iyi bi sevgili bul * zaten varsa da durumunu ona anlat... seni tanıyan biri daha saglıklı yorumlayacaktır.
elalemin yanında çalışmak sandıgından daha zor olabilir bunu da hesaba kat... o saclari sifira vurdur baban hala yanlış giden bir şeyler olduunu anlamazsa bir seneligine yurt dışına dil kursuna git... daha spesifik bir şey soylenemez zira kendinle ve de egitiminle ilgili bir şey yazmamışsın mali müşavirlik harici...
0
les
(14.06.10)
öncelikle sanıyorum ki bu yaşta bu durum biraz normal. (ben de aynı hislere kapılıyorum kimi zaman çünkü, aynı yaştayız seninle)

ben buna beyin budama yapıyor diyorum. hayatta her 29 yılda bir bunu yapıyor. gereksizleri buduyor, gereklileri bırakıyor. ancak bir konuda hatalısın o da başkaları ile kıyas yapmaktır. kıskançlık çok kuvvetlidir. her zaman senden daha yüksekte ve alçakta insanlar olacaktır, (hatta bu neye göre yüksek neye göre alçak bu da tartışılır)

yani sen ne kadar yükselirsen yüksel, daha yüksektekileri gördükçe haset edeceksin. zengin olsan senden daha akıllılara haset edeceksin. daha çok bilgilensen senden daha çok para kazananlara haset edeceksin. ikisinde de kendini geliştirsen bu sefer senden daha rahat, mutlu, hiç bişeyi olmadan yaşayabilen insanlara haset edeceksin. bunun sonu yoktur, bundan kurtulman gerek. sen kendi işine, kendi isteklerine, kendi hayatına bak, diğerleri de bırak ne yapıyorsa yapsın.
böyle devam edersen hasta olabilirsin söyleyeyim. kendini affet, kimse bu kadar deşilmeyi hak etmiyor bence. neden kendinden memnun olman bu kadar zor geliyor?
:) gayet düzgün, akıllı güzel bir insansın. bunu unutma.
öze döndüğünde insan hiç bir isteği olmadığını fark ediyor. bu biraz delice veya günümüz koşullarında aptalca gelebilir. çünkü düzenimizi gelişmek, büyümek ve belli amaçlara sahip olmak temeli üzerine kurmuşuz. halbuki bunların hepsi bizi felaketimize sürüklüyor, haberimiz yok. :) bırak dağınık kalsın.
şu an herşey tam, dünyada ne bir eksik ne de fazla var. aynı şekilde sen de ne eksiksin, ne fazlasın, olman gereken yerdesin, ve olman gereken yerlere doğru ilerleyeceksin. o yüzden zaten hiç dert etmene gerek yok, yolculuğun keyfini çıkar :)

kendi yerini bilmeden de bence başkası ile yakınlaşma.
0
kediebesi
(14.06.10)
@hereisnopeace Kabullenmek gerekiyor bazı şeyleri doğru zaten bu yaşa kadar çok talepkar olmadım hayattan ama bu sefer yanlış giden birşey var...
@les Babam durumu anlamaya başladı sonunda..ama çözüm bulmak benim sorumluluğumda...yurtdışına gitmek iyi fikir zira almanca ya da italyanca mı geliştirmek istiyorum...ama yakın zamanda olacak gibi görünmüyor...şu anki aciliyetim kısa sürede birşey yapıp içimdeki duygu her ne ise (öfke , isyan, kıskanlık ? ) dışarı atmak...ya kendime zarar vermekten korkuyorum yada çevremdeki insanlara kötü davranıp onları kaybetmekten...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
30 yaşında bu sorunu yaşamak ayrıca koyuyor insana , lise sonda olsam neyse

bu lafın dikkatimi çekti.
yaşadığın sorunlar 30 yaş sorunları
liselilerin dertleri pek başka :) o yüzden yazdığın mantıken mümkün değil zaten.

ingilizcen varsa sana ram dass ve osho'nun videolarını izlemeni öneririm.
yoksa da kitaplarını alıp okuyabilirsin oshonun.
www.dailymotion.com

bak bunu dün izledim. sana yazdıklarımı anlatıyor. :) umarım senin de içini açar.

bundan kurtulmanın bir yolu daha var.
çok kıskanılacak tarafın olduğunu farkına varman. sana bakınca sende kıskanacak tonlarca şey bulduklarına eminim. boş boş otursan bile, bir sürü işi olup koşturmak zorunda olan insanlar bu boşluğunu kıskanıyor. :) dikkat et göreceksin...

yogayı ben de öneririm. benim öğretmenim www.yogatic.com...
para vermene bile gerek yok. :)
0
kediebesi
(14.06.10)
@kediebesi Zaten doktoruma gittiğmde sevinmem gereken birşey beni üzüyor dedim...benimde hoşuma gitmiyor bu duygu...ama ben benden daha iyi olanlara bakıp kıskanmadım ben kardeşimi kıskanıyorsam (yani içimdeki duygu buysa) sebebi aynı aileden olan aynı imkanlara sahip iki kişiden birinin sorun yaşamadan hem iş hem sosyal hayatına istediği gibi devam etmesi diğerinin ise sorunlar yaşaması...neden o başardı ben başaramadımın öfkesi...nerde hata yaptım...Benden daha iyi olanlar gibi daha kötü durumda olanlarda var dünyada elbette ,herkes için böyle...Herzaman şükretmişimdir ve benden iyi olanlara bakıp ben neden yapamayayım demişimdir , insan kendinden daha iyilere bakıp kişisel gelişimi için motive olabilir...Bir de Aylin Livaneli seneler önce bir yazısında şunu demişti , okuduğumdan beri bende buna dikkat etmeye çalışıyorum...Şu anda bir karar aşamasındaysanız aynı kararı ıssız bir adada olsanızda veriyorsanız siz kendi isteklerinize göre hareket ediyorsunuz demektir ama adada kararınız değişikse o zaman topluma göre karar veriyorsunuz demektir...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
@kediebesi şarkılarıngünahıyok a da mesajımda yazdığım gibi: Odamda trambolin bile var desem inanır mısın...yapay bir şelale su sesi için ayrıca kuş seslerinin olduğu cd ler...yogaya da gittim,nefes teknikleri,tespih...herşeyi deniyorum...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
insanin içine sıkıntı girdiğinde sanır ki dünyada tek sıkılan,ne yapcağını bilemeyen kendisi.
gectigimiz aylara kadar bende sen gibiydim mutsuz olabilme konusunda o kadar başarılıydımki üstelik ortalama insanın 5 katı daha sosyal bi haldeyken.
ama artık iplemiyorum,boşverrrrrr ya neyse o olacak zaten diyip geçiyorum feci umursamaz bişi oldum,bunun nedenide sakat bir yeğenim var doğduğundan beri yürüyemiyor,ablam 14 senedir perperişan halde onu yürütebilmek için ama çok zor,geçenlerde yeğenim dayı keşke bende senle gece çıkabilseydim,dans edebilseydik dediği an kafama bi balyoz indi..kendi kendime ne salakmışım neleri kafaya takıyomuşum dedim,ruhumu doyuracak şeylerin peşindeyim artık,para pul,kariyer,zart zurt,üst baş bunlar hikayeymiş...
0
jamswety
(14.06.10)
aynı toprakta, aynı güneş altında, aynı suyu alan çiçekler bile birbirine benzemez.
:) ancak böyle işte gdo yapıyolar hepsi asker gibi, aspirin tableti gibi birbirine benziyo :P

çeşitlilik doğanın kuralıdır, kardeşinle aynı olsan evin neşesi kaçar :)
kardeşine biraz daha yakın dur, onun da sıkıntıları olduğunu göreceksin.
0
kediebesi
(14.06.10)
Şu anda egoma aldığım darbeyi nasıl onarırım onu bulamıyorum , acilen toparlanmam lazım çünkü şu anda ne işime devam edebiliyorum ne de beni mutlu eden şeyi bulup onu yapacak gücü bulabiliyorum...benden beklenmeyen bişi yapasım var , saçımı kazıtmak ilk aklıma gelen ama bu daha sonra beni daha çok üzecek gibi o yüzden bu birşey yapma isteğini olumlu bir eylemle gidermeli ama nedir bu bilemiyorum...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
@kediebesi kardeşimle zaten sağlıklı bir abla kardeş ilişkimizin olmaması da ayrı bir sorun...lütfederek konuşuyor benimle , onunla ilgili haberleri annemden alıyorum...onu çok sevmeme rağmen aynı evin içinde iki yabancıyız...hayatıyla ilgili kararlarını , gelişmelerini biraz olsun benle de paylaşsa belki bu kadar tepki olmazdı içimde...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
valla benim iki kere kazıtmışlığım var. insan rahatlıyor :) hatta ben de istiyorum bu aralar. egonu toparlaman değil geride bırakman gerek. o yüzden saç kazıma isteğindesin.
mutluluk, mutsuz olmaktan vazgeçtiğin an kendiliğinden geliyor. ama mutluluk diye kısıtlı bir dille ifade ettiğimiz bu his, neşe, sevinç gibi bişi diil. çok dingin. şırıl şırıl değil. durgun su gibi. şırıltıyı çıkaran akıp giden ömür, zihin. bir kaba koyduğunda durgunlaşıyor, şırıltısı kesiliyor. budikler diyo ki kabın dolu iken içine daha da su koyamazsın. :)

jamswety nin cevabını iyi oku. egosunu geride bırakmış kendisi, huzura ermiş bile. :)

kardeşinin seninle bişiler paylaşmasını istiyorsan git onunla herşeyini paylaş. bu yazdıklarını aynen okut :) çünkü bunlardan hiç haberi olduğunu, ve sana da bu yüzden öyle davrandığını hiç sanmıyorum. herşeyi yanlış anlıyorsun :) hepimiz yanlış anlıyoruz. çok kısıtlı bir yerden bakıyoruz gerçeğe...
0
kediebesi
(14.06.10)
sana kıyas yapma dediğimde kötülerin haline bakıp iyiliğime şükrediyorum dedin.
iyi ile kötü durumdaki insanlar konusunda yargıya varan sensin. jamswety nin yeğenini "kötü" durumda olarak değerlendiriyoruz, çünkü ondan daha "iyi" durumda olduğumuzu sanıyoruz. üstelik bu görüşümüzü ona davranışlarımızla dayatıyoruz. bu nedenle kendini "kötü" durumda zannetmeye başlıyor.
kendini daha "iyi" durumda sandıkların ile kıyaslama. herşey değişken ve geçici. bugün kardeşinin başına kötü bişi gelse, en çok sen üzüleceksin. o yüzden onunla ilgili hissedebileceğin tek duygunun sevgi olması gerek. mutluluğuna, rahatlığına, umarsızlığına, dingilliğine sevineceksin, bu halinden, yaşadığından, genç oluşundan "mutlu" olacaksın. mutsuz değil. :)

umarım çok ağır bir dil kullanmadan anlatabilmişimdir.
0
kediebesi
(14.06.10)
@kediebesi Zaten eskiden tibet e gidip budist rahiplere katılıp sessizlik yemini etmeye takmıştım kafayı , yine aynı his belirdi içimde...Benim şu anki derdim sanırım kendimi ifade etme isteği , ben buyum demek , bunu başardım iyi de yaptım demek , tatmin olmak , somut birşey çıkarmak ortaya...yapabileceğim şeyleri bilip de yapmamak neden yapamadığımı beni tutan şeyin ne olduğunu bilememek deli eden...rüyamda gördüğüm gibi , denize dalmaya çalışıyorum ama dalamıyorum çünkü denizin üstü örtüyle kaplı...sanırım tam da bu duygularımın ifadesi...
Kardeşime anlatmak isterim ama dinlemez...doktorumda ona yaz o zaman dedi , bunu denemeyi düşünüyorum belki faydası olur...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
@kediebesi Tabii ki mutluluk göreceli , ben sahip olduğum beni mutlu eden şeylere bakıp şükrediyorum , beni mutlu eden başkasını etmeyebilir başkasını eden beni etmeyebilir...hayatım şükretmekle geçiyor...en büyük mutluluk ne biliyor musun seni mutlu eden birşeyi seni gerçekten sevdiğini bildiğin , seni gerçekten önemseyen biriyle paylaşman...annenle mesela...paylaşacak biri olmadan yarım kalıyor sanki...mutlu olunacak çok şey var aslında bunun bilincinde oldum hep...ama bu dünyada yapmam gereken şeyi , gelme nedenimi bulmak istiyorum o zaman ruhum tatmin olacak...mutlu olmak değil tatmin olamamak sorun sanırım...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
tavsiye veremeyeceğim ama şunu söylemek istiyorum. vaktinin neredeyse tamamını internette ya da ekşiduyuruda cevap yetiştirmekle harcayan insanlardan aldığın öğütler her zaman doğru olmayabilir. profesyonel olarak aldığın yardımla çelişen şeyler söyleyebilirler. ben de 30 yaşındayım diye cevap veren insanlardan daha farklı şeyler yaşayarak olduğunuz yere geldiğinizi unutmayın.
0
qwertyqwerty
(14.06.10)
@sivrisinek Kardeşim her ay belli zamanlarda yurtdışında kalıp gelicek dolayısıyla maaşı konusunda bahsettiğin gibi bir sorun yaşamaz...
Evi değiştirmek gerekiyor haklısın...Hem evi hem işi değiştirmek gerek...İlk olarak işimi değiştireceğim ama bunları yapabilmek iç.in sağlıklı düşünebilmek ve bunlar için güç bulmak lazım..Bense şu anda tuhaf bir duygu içinde hareketsiz duruyorum...Bir şekilde beynimi sıfırlamam taze bir başlangıç yapmam lazım...
0
🌸Gargoyle
(14.06.10)
eh artık bundan sonra diyeyim ben de
bütün vaktimi ekşiduyuruda geçiriyorum
başka bir hayatım yok zaten
benim laflarımı hiç ciddiye almayın
bunu her cevabıma yapıştırıcam sırf uyarmanıza gerek kalmasın diye, zahmet etmeyin boşuna.
0
kediebesi
(14.06.10)
30 yaşmı ya 50 de fark etseydin bide bunu düşün ve rahatla bence ve sana birşey söylimmi ne yapıcam ne yapıcam diyerek yılları uzatırsın bence ilk önce sakin olmalısın ve adımlarını kararlı atmalısın yaptıgım işi begenmıyorum dıyosun önce seni ne mutlu ediyo nerde ve ne yaparken mutlusun bunu düşün ve bunlarla bağlantılı işlerle uğraş bi kere mali müşavirim diyosun bu işden kurtul ve daha aktif bir iş bul insanlarla bol bol konuşabileceğin ve sana bişey daha söylim reçete şu sabah kalk evden çık önce biraz duraktaki insanları izle ve düşün daha sonrada bir hastaneye git ve aksama kdr insanları takip et bak görüceksin aslında ne kdr mutlu oldugunu seni çok çok iyi anlıyorum :)
0
mavi kız
(17.06.10)
(7)

Belgrad'ta ayı var mıdır?

msb
Evet efendim, başlıktaki gibi: Belgrad Ormanı'nda ayı bulunur mu? Bir defasında geyik görmüştük, baykuşlar falan da var...Arada gidip kamp yapıyoruz, kıçımıza pençe atmasın?Bir de sizce biber gazıyla alt edebilir miyiz ayı hayvanını?
Evet efendim, başlıktaki gibi: Belgrad Ormanı'nda ayı bulunur mu? Bir defasında geyik görmüştük, baykuşlar falan da var...

Arada gidip kamp yapıyoruz, kıçımıza pençe atmasın?

Bir de sizce biber gazıyla alt edebilir miyiz ayı hayvanını?
0
msb
(14.06.10)
tamamen bence bir cevap:

bence az da olsa ayı vardır. ve bence ayı hayvanına biber gazının tesir edebileceği yakınlıkta durmak bile delilikken gazı sıkmak apayrı bir kafadır. ayı bu abi sonuçta..
0
deeperdown
(14.06.10)
ayı yok ama geyik falan var.
biber gazı hırçınlaştırır başka şeye yaramaz ayı o ayı.
bizim memlekette ayı çok var, ama bugüne kadar ne bir köylüye ne de bir çobana bir ayının saldırdığını hiç duymadım.
0
seyduna6687
(14.06.10)
ayılar için ayrı biber gazı var. normal gaz hayvanı çok hırçınlaştırır saldırmayacaksa bile saldırır. sizin sıkacağınız mesafe 3-4 metre arası olur ve gaz dağılır. ayılar için olansa bildiğin su gibi sıkıyor. şorul şorul. sonra hayvan kafasını kaşıyıp duruyor pençe ile. o arada topukluyorsunuz. belgrad'ta da bence ayı yoktur. eyyorlamam bu kadar.
0
ayiadam
(14.06.10)
ayı hayvanı gördünmü biber gazını kendi kıçına sık çok güzel kaçarsınız o zaman..:)
0
jamswety
(14.06.10)
pek olduğunu zannetmiyorum.
ama yine de kampta her zaman yiyecekleri ve kokulu diğer malzemeleri koku salmayacak şekilde paketlemek ve yüksek bir yere asmak gerekir.

ayrıca ömründe eğer bir ayı ile karşılaşırsan baş parmak kuralını unutma. başparmağını uzattığında ayı bundan büyükse kaçmak en büyük aptallıktır. yere yat ölü taklidi yap :) hayatta kalma şansın artar hehe

seyduna, geçenlerde karadenizle ilgili bir belgesel izledim. ayı ile boğuşmuş, ayıdan sille tokat yemiş bir sürü uşak vardı hehehe
ayıadamın da rumuzunun bu soruyla bütünleşmesi çok hoşuma gitti hehhehe bence en doğru cevabı kendisi vermiş.
0
kediebesi
(14.06.10)
kediebesi hocam bir alacak verecek meselesi vardır ondan dolaylı öyle bir arbede yaşanmış olsa gerek :))
bizim memlekette hiç öyle bir vukaat olmadı zira alacağına da borcuna da sağlam adamlarız. :))
0
seyduna6687
(14.06.10)
Ayıyla başa çıkmak insan üstü bir güç gerektirir..Gerekirse arkadaşlarınızdan en sevmediğinizi yem yapıp topuklarsınız..Karın bağırsak açılmışken kaçtığınız yerden çitlemekte ayrı bir zevk olsa gerek..

Bkz.Gore
0
Survivorman
(15.06.10)
(7)

13 yaşındaki kız kardeşime hediye

salahaddin
Kendisine zararı olmayacak tarzda bir hediye almak istiyorum. Ipod ya da telefon dışında herhangi güzel bir şey. Sizce ne alabilirim?Teşekkür ederim.
Kendisine zararı olmayacak tarzda bir hediye almak istiyorum. Ipod ya da telefon dışında herhangi güzel bir şey.

Sizce ne alabilirim?


Teşekkür ederim.
0
salahaddin
(14.06.10)
ipad.
0
kurukafa
(14.06.10)
saat her zaman için güzel bir hediyedir. o yaşta biri için swatch fena seçim değil.
0
male escort
(14.06.10)
kitap alın kitap okusun. ya da tetris. hala deli gibi oynuyorum ben..
0
orange coffee
(14.06.10)
hesaplı öğrenci gitarlarından bi tane alıp üstüne birde kursuna yazdırabilirsiniz.
0
icemanr
(14.06.10)
yazlık giyecek al bence.
0
kediebesi
(14.06.10)
Bershka'dan falan hediye çeki ayarlayın üstüne bir şeyler alsın teenage.
0
tek
(14.06.10)
(bkz: puzzle)
0
karamell
(14.06.10)
(5)

canım acıdı...

caterpill
umursamadığım,olmasa da olur zannettiğim, eskide kalmış ilişkimizi arkadaş olarak devam ettirmeye çalıştığımız(daha çok o çalıştı) insan kendisini tekrar sevdirdi bana. ben ilişkimiz sırasında çok üzmüştüm onu.ama arkadaş olduğumuz dönemde hep iyi davrandı bana.arkadaş olarak yakınlaştık sonraları,f
umursamadığım,olmasa da olur zannettiğim, eskide kalmış ilişkimizi arkadaş olarak devam ettirmeye çalıştığımız(daha çok o çalıştı) insan kendisini tekrar sevdirdi bana. ben ilişkimiz sırasında çok üzmüştüm onu.ama arkadaş olduğumuz dönemde hep iyi davrandı bana.arkadaş olarak yakınlaştık sonraları,fiziksel olarak daha da yakınlaştık.benim onu sevdiğimi düşündüğüm dönem de bu döneme denk geliyor. sonra beni istemediğini söyledi ve bunu çok net söyledi.aramızdakinin sadece fiziksel olduğunu da.ve bitti.ama,ne biliyim ben bana severek sarıldığını düşünüyordum.fiziksel-duygusal birlikteliği ayırt edecek kadar ilişkim oldu.ama ya bu sefer ben onu anlayamadım ya da hissettiklerini söylemiyor.ama olan bana oldu sanırım arada.eğer hissettiklerini söylemiyorsa da bu nasıl bir güçlülük,bir kız için fazla değil mi ama.anlamıyorum..
bu pek bi soru gibi olmadı ama yorumlarınız olursa okumak isterim.
sevgiler..
0
caterpill
(14.06.10)
onun kafasının içini hiç düşünme, bırak. orayı bilemezsin, bilmene de gerek yok, bilsen de sana bir faydası olmaz bu bilginin, çünkü ona ait. sana söyledikleri, yaptıkları hepsi onunla ilgili aslında.
seninle ilgili olan tek şey senin kafanın içindekiler. :) biraz yamuk anlattım ama idare et.
herkes seçimlerinde özgür, o yüzden bırak gitsin dırınım (her seferinde aklıma demet akbağ geliyor bu kadar olur)
:)
sen kendini bil yeter. gerisini dert etme olur mu?
0
kediebesi
(14.06.10)
boyle garip, unique birsey gibi geliyor di mi? aynisini yasadim, aynisini yasayani tanidim desem inanmazsin hatta.. bir sekilde bitmis, bitmek uzere olan iliski, kiz tarafindan samimiyetle alevlendiriliveriliyor, icinde duygu oldugunu saniyorsun, "sadece" fiziksel de olsa. sonra "oha lan tekrar biseyler oluyor aramizda" diyorsun kendi kendine, ama aldigin cevap seni got olmaktan oteye tasiyor..

detay verecek olursak; sen son bi kez konusalim de medenice ayrilalim diye gidersin yanina artik iliskini gozden cikararak, sonra o sarilir boynuna, aglar, boyle olsun istemiyorum der sonra, oper koklar.. sevisirsiniz hatta. sen "kurtardik iliskiyi" derken kendi kendine, sonunda ayrilmaniz gerektigini tekrar duyarsin.. ve gider..

harbiden hic orjinal degil haci. takma kafana. bana inanmiyorsan cevap verdigim duyurulara bak. en az iki tanesi bu hikayenin aynisi..

pesin edit: #150814 bu duruyor ama oburu silinmis sanirim..
0
ozza
(14.06.10)
kızdan zamanında sen ayrıldıysan bir güzel acısını çıkarmış. arkadaş ayağı yalan işler geçelim bunları.
0
kimlanbu
(14.06.10)
işte canı acımış, ve belki de bunun üzerine can acıtmış olabilir. çabası can acıtma yönelimli de olabilir. sadece yorum...

her ne ise, sizin bir yapacağınız yok. ayrıca hayır, güçlülük bir kız için fazla değildir. onlar daha güçlü aslında. iyi ya da kötü demiyorum güçlü olmaları, sadece tespit.

bu da cevap gibi olmadı ama idare edin.
0
uyuklayankedi
(14.06.10)
oyunun aklında kalan son bölümünü oynamış, ve perdeyi kapatmış. fazla acı çekmeden yoluna bak hocam, kafayı taktıkça sen yıpranırsın. sadece fizikseldi diyen insandan da sana hayır çıkmaz. madem öyle sende skor amaçlı takıldım de ve önüne bak.
0
pisekar
(14.06.10)
(10)

Fesleğenlerim neden ölüyor?

deliberte
Romalılar!Malumunuz yaz geldi, sivrisinekler azdı, ben de önlem olarak her yere fesleğen koymayı düşündüm ama fesleğenlerimin hiçbiri yaşamıyor. Koçtaş'tan aldıydım 10 gün içinde öldü ki hiç sulamadık da... Diğer fesleğen de ölmek üzere...Nasıl yaşatılır bu fesleğenler ulan! Böhüüü ölmeyen fesleğen
Romalılar!

Malumunuz yaz geldi, sivrisinekler azdı, ben de önlem olarak her yere fesleğen koymayı düşündüm ama fesleğenlerimin hiçbiri yaşamıyor. Koçtaş'tan aldıydım 10 gün içinde öldü ki hiç sulamadık da... Diğer fesleğen de ölmek üzere...

Nasıl yaşatılır bu fesleğenler ulan! Böhüüü ölmeyen fesleğen istiyorum :(
0
deliberte
(13.06.10)
Başka bir yerden bir tane fesleğen al, bak bakalım ölüyor mu. En azından problemin senden mi yoksa Koçtaş'tan mı kaynaklandığı ortaya çıkar.
0
burasi kasiyo msn var mi
(13.06.10)
aldığımız fesleğen saksısında bol ve sık sulama ister diyor. su olmadığı için ölmüş olabilirler mi?
0
sutlu nescafe
(13.06.10)
güneş de görmesi gerekiyor belki evin içine koyduğunuz için de olabilir ha? olmaz mı? ben de çünkü "annneeeee odama fesleeen al odamda sinek istemiyorum" dediydim o da ölür her halde kapalı alanda falan dediydi. no?
0
cedric tweedledee
(13.06.10)
ehehe sulamadığın için ölmüş olmasın? :)
0
kediebesi
(13.06.10)
nerdeyse hergün su istiyor fesleğenler diye hatırlıyorum. 3 ay bakmak zorunda kalmıştım 2-3 gün su görmesin hemen yaprakları soluyordu.
0
montreal
(13.06.10)
10 gün hiç sulamamanız muhteşemmiş :D
Sulayın efendim fesleğenlerinizi.ondan ölüyorlardır.
0
afush
(14.06.10)
ahahah nasıl da yanlış aktarmışım, şöyle ki ben bi fesleğen aldım çiçekçiden, suladım falan ama çürüdü iki hafta içinde, gittim çiçekçiye ne iş? dedim. fesleğen su istemez, çok sulamışsın çürümüş dedi. yani yaprakların solması değil de çürüme var.

sonra başka bi yerden fesleğen geldi, o da çürüyor hafiften.

bunu da koçtaş'tan aldım, adama dedim böyle böyle, evet fazla sulamayın dedi. ben de gelince bi suladım, arada sulama denilemeyecek eser miktarda su ekledim, yine çürüdü yine çürüdü :/

Kaç günde bir ne kadar su vermek lazım bilemedim ki!
0
🌸deliberte
(14.06.10)
su ayarını toprağına dokunarak ve bitkinin genel halinden anlayabilirsin.
toprak nemli olmalı ama çamur gibi olmamalı. parmağını değdirince ıslak olacak ama eline çok toprak yapışmayacak :) ay ne uzun anlattım.

işte kurudukça ver 2-3 günde bir filan. tabi havanın rutubetine göre de değişir bu zaman, o yüzden belli bişi diyemiyoruz.

musluk suyunu bir kaba koy beklet, öyle kullan.

fesleğenler güneş sever diye biliyorum, yeterince güneş alıyor mu?
saksını hiç değiştirdin mi? kökleri nasıl?
0
kediebesi
(14.06.10)
Şimdi bir tek Koçtaş'ınkini değiştirmedim çünkü saksılı aldım onu, diğerlerinin hepsini saksıya evdeki taze toprakla ektim. mesela son fesleğenin toprağı tam da senin dediğin gibi.

Bir dakika güneş olabilir sorun çünkü fesleğenlerimi "gölge fesleğeni" lafından yola çıkarak hiç dışarı çıkarmadım. dün çin karanfilimi ve papatyamı ve hatta kaktüslerimi dışarı çıkardım, bunlar hiç aklıma gelmedi. Evde güneş görüyor ama belki dışarı çıkarmak lazım paşalarımı?

Şey düşündüm, bitmiş cam sil kutusunda su olur bizim hep, fıs fıs sıksam mı? belki değişik tarz bir sulamadan hoşlanıyordur? hmmm

ah bir de ne musluk suyu? içtiğim sudan veriyorum bişi olmasın diye, yanlış mı yapıyorum? sakınan göze çöp mü batıyor?
0
🌸deliberte
(14.06.10)
evet şişe suyunu aslında biz bile içmemeliyiz ya neyse :)

fıs fıs işe yarar ama gölge iken yapmalısın. fısfıslayıp güneşte bırakırsan damlaların mercek etkisi nedeniyle yapraklar yanacaktır. geceleri yap :)

güneşe çıkar, hatta temiz havaya çıkar tabi ki :)
bi de sev ilgilen :) arada okşa, elini kokla filan...
bir iki parça kopar yemeğine kat.
fesleğen budamadan hoşlanıyor sanıyorum.
0
kediebesi
(14.06.10)
(4)

Kanatlı sinek sorunum neden kaynaklanıyordur acaba?

deliberte
Şimdi teknik dedim ama sorun şu ki evdeki rezistanslı ayaklı lambanın altında ölmş veya ölmek üzere olan bir sürü kanatlı sinek gördüm, süpürdüm. İncelemeye aldım, bugün yine bir ölümüz var.Evin içinde hiç rastlamadığım bu kanatlı sinkeler, at sineğinden bahsetmiyorum, şeffaf kanatlı büyükçe sinekle
Şimdi teknik dedim ama sorun şu ki evdeki rezistanslı ayaklı lambanın altında ölmş veya ölmek üzere olan bir sürü kanatlı sinek gördüm, süpürdüm. İncelemeye aldım, bugün yine bir ölümüz var.

Evin içinde hiç rastlamadığım bu kanatlı sinkeler, at sineğinden bahsetmiyorum, şeffaf kanatlı büyükçe sinekler keriz gibi niye lambaya gelip ölüyor? Hiç sokmamanın bir yolu var mı? Gerçi sadece ölüleri ile karşılaşıyorum ama bilemedim.
0
deliberte
(13.06.10)
isiga geliyolardir, sonra sicaktan olup altina dusuyolardir?
0
achelon
(13.06.10)
@sakura, enteresan olan da o, ışığa gelirken o kadar sineği görmemem, evde bir tane bile olmaması normalde. ışığı görüp duvardan mı geçiyorlar anlamadım ki :/

Bir de yeni oldu bu, ilk dün fark ettim. Işık hep vardı...
0
🌸deliberte
(13.06.10)
büyük ihtimalle evdeki bişeyden çıkmış bebeklerdir onlar. pek el etmediğin dolapları filan biraz temizle. bi de kanatlı sinek nedir? :P onlar ya meyve sineğidir, ya bişi yavrusudur yeni çıkmıştır. ya da kanatlı karıncadır.
bu mevsimde normal.
yakında geçer çünkü hepsi gelir dışarı çıkamadan ışığın orada ölür. ama bu arada çiftleşmişlerdir, bi sonraki mevsim yine olur.
0
kediebesi
(13.06.10)
@kediebesi, açıkçası minimalist bi insanım, fazla bişi yok açıp temizlenecek. çıktılarsa bi lambanın yanındaki mini çekmecelerden çıkmış olabilirler, kasetlerim var orada pek bakmıyorum. bakcez artık :)

hmm sinek literatürüm çok değil, google dan görsellere baktım meyve sineği değil, kanatlı karıncaya çok benzese de tam olarak o da değil. belki bir tür kanatlı karınca olabilir. -resmen bir yandan ölüyü inceledim türüne cevap verebilmek için ahah-
0
🌸deliberte
(14.06.10)
(7)

evren hakkında bir soru

cruex
demin, lost izlerken kafama takıldı.albert abi taaa 1700'lü yıllardan 2000'lere kadar yaşıyor görünüyor.yaşadığı, gördüğü bir sürü şey oluyor.acaba bizim de albert abi gibi 300-500 yıllık deli dolu ömrümüz olsaydı evreni anlamamız mümkün olur muydu?yanlış anlaşılma olmasın ömrümüz uzayınca daha akıl
demin, lost izlerken kafama takıldı.albert abi taaa 1700'lü yıllardan 2000'lere kadar yaşıyor görünüyor.yaşadığı, gördüğü bir sürü şey oluyor.

acaba bizim de albert abi gibi 300-500 yıllık deli dolu ömrümüz olsaydı evreni anlamamız mümkün olur muydu?

yanlış anlaşılma olmasın ömrümüz uzayınca daha akıllı oluruz demiyorum.veya mal gibi yaşanmış 300-500 yılı kastetmiyorum...sadece o kadar çok şey yaşadıktan sonra evren hakkında fikir sahibi olmak mümkün olur muydu diyorum..

şimdi bana, 80 yılda anlaşılmayan şey 300 yılda mı anlaşılacak demeyin. bu 300 yılın içinde, kelimelere dökemediğim bir bilinç/durum var.şöyle izah etmeye çalışıyim..

2 itfayeci düşünün.biri 23 yaşında diğeri 67 yaşında.ikiside aynı yangının içinde su sıkıyor.birden tuhaf bir olay oluyor ve alevler değişik bir şekil alıp yeşil renge dönüşüyor.23 yaşındaki genç itfayeci şok içerisinde kaçarken 67 yıl boyunca alevlerle boğuşan abi, artık alevlerin bütün piçliğini a'dan z'ye bildiği için korkusuzca al ulan pis ateş diyip su sıkmaya devam ediyor.

velhasıl kelam, hayat bir ateş olmasada yüzyıllarca ateşinde kavrulmanın mükafatlarından biri evreni anlamak olabiler mi?
0
cruex
(13.06.10)
evreni anlamak için zamana ihtiyacın yok.
zaten şu an içindesin, onun bir parçasısın. ayrı bir varlığı araştırmıyoruz yani.
nasıl ki dünyamızı keşfediyoruz ve bilmediğimiz hala çok şey var
evreni de elbet bir gün anlayacağız, anlayacaksınız.
bunun için uzay gemisine binip satürne gitmeye gerek yok.
buda gibi bi ağacın altında oturmak yeterli.
0
kediebesi
(13.06.10)
buda, o ağacın altında 15 saniye oturmadı.yada cevahir starbucks'da arkadaşlarıyla mokaçino içtikten sonra ay şu ağaç kovuğuna oturuyim diyip o işe girişmedi..biraz ağır bir mesaj oldu gibi ama öyle değil, sadece sizin iddia ettiğiniz gibi "takma kafana gir bi ağacın kovuğuna olayı çözersin çözemezsen bile 100/200 yıl sonra birileri çözer" imâ'nız kadar basit olmadığını söylemek istiyorum.
0
🌸cruex
(13.06.10)
ehe ben 15 sn oturdu mu dedim acaba? :)

buda o ağacın altında oturana kadar milyarlarca yıl evrim geçirdi. kendi ömründe de 30 yıl geçirdi. ağacın dibinde de bir hafta geçirdi.

yani aydınlanma için milyar yıllık evrim+bir ömür+ağaç altında bir kaç gün gerekir.

bu iş sona yaklaştı neyse ki. oh.

cevabımın içeriğini merak eden olursa kendilerine amak-ı hayal kitabındaki zümrütü anka kuşu öyküsünü okumalarını öneriyorum.
nereye bakarsan bak, galaksiler arasında da dolaşsan, bu evrenin özü aynıdır ve tektir. bambaşka şekillere girmesi bu gerçeği değiştirmez. :) o yüzden ister ağacın altında otur, ister bir taşa bak, ister yıldızlara. istersen benim gibi inatla duyuruya yaz :P gördüğün şey aynı gerçek olacak. görebilirsen.


şöyle diyeyim kısaca
merak ettiğimiz herşeyin cevabını da alsak, bambaşka sorular açıldığını göreceğiz. keşif asla sona ermeyecek. keşfin sona ermesi, tamamına erebilmesi için sormayı ve aramayı bırakmak yeterlidir. :)
0
kediebesi
(13.06.10)
akla zarar bir ömür. düşün bütün sevdiklerin ölecek bi sen kalacaksın. çözsen de bir anlam ifade etmeyecek senin için. bazı konularda tecrübe edinmek hayatın şifresini çözmek değildir. evren insan için basittir aslında en hızlı spermdin şimdi en mutlu insan olma çabasında geçip giden zaman işte. bırak dünyayı yıldızları güneşi dönsün dursunlar.
0
seyduna6687
(13.06.10)
@kediebesi, teskur.simdi anlastik.
@seyduna, kusura bakma hacı, lost'un son bölümünü az önce bitirdim.ben de jack gibi olmak, herkesi kurtarmak istirem:p
0
🌸cruex
(13.06.10)
bu soru daha önce birinin aklına gelmiş ve the man from earth filmini çekmiş, ben pek severim, tavsiye de ederim.
0
denizen
(13.06.10)
ben diyecektim the man from earth'ü...
ayrıca örneğiniz (itfaiyeci) çok ilginç geldi
0
poset
(13.06.10)
(48)

Her Konuda Fikri Olan Duyuru Sakinleri!

cruseo
Birşey söylemiym diyorum, herkesin kendi seçimi diyorum da bazen bakarken bile üzülüp, o kişi adına utanıyorum.Get a life!.manhattan manzaralı ofisim var, doktorum ben diyen adam 24 saat duyuruya cevap veriyorÇık gez central park'a git, bi ton comedy club var onları gör, duyuru da napıyorsun?Daha va
Birşey söylemiym diyorum, herkesin kendi seçimi diyorum da bazen bakarken bile üzülüp, o kişi adına utanıyorum.

Get a life!.

manhattan manzaralı ofisim var, doktorum ben diyen adam 24 saat duyuruya cevap veriyor
Çık gez central park'a git, bi ton comedy club var onları gör, duyuru da napıyorsun?

Daha var böyleleri
Hanımlar var özellikle böyle, her konuda cevap veren.
Bu kadar boş vakti nasıl oluyor insanların? daha da kötüsü bu olan vakti nasıl duyuruda geçirebiliyorlar? Hiç acımıyorlar mı zamanlarına?
0
cruseo
(13.06.10)
çocuk yap ona bak.
Daha faydalı olursun.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
Haklisin.

Ben duyuruyu birakiyorum.
0
compadrito
(13.06.10)
ben küfür veya hakaret etmezken? bu tutum neden anlamsam da,
Yarın duyuru'nun hostunun yandıgını düşünelim, veya compumaster sinirlendi siteyi kapattı.

O zaman gidip nerelerde? kimlere neyin mutlulugunu vereceksiniz?.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
niye acısınlar ki? sizin zamanınızı değerlendirmek olarak yaptığınız/yapacağınız şeyleri başkaları da yapmak zorunda değil ki. hayatı duyuru olmuştur adamın/kadının bu ne seni ne de beni ilgilendirir.
0
phoera
(13.06.10)
komik.. yazık, kuyruk acısı bu belli. başka bir şey değil gibi. at gözlüğü sadece atlar için halbuki..
0
kedi olmus gidiyorsun
(13.06.10)
ben "kediebesi" demedim neden bu kadar üstünüze alındıysanız?

"bu cevabım da ilk ve son kez hepinizedir."
hepimiz kimiz?

yarası olan gocunur
ve
işkilli.... ile başlayan 2 atasözü vardır, herşeyi bildiginiz gibi onu da bilirsiniz mutlaka.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
birisi de almanca yazsın rica edecegim.
kediebesi onu da bilir kesin.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
kediebesinin "gidersem buralar bensiz nolur" korkusu da çok komikti dogrusu.
"NOLUR gitme" dememizi bekliyor sanırım.

vah vah, internette şişen egolar, internette geçirilen hayatlar ve tatsız sonuç: kendisini online toplulukta "vazgeçilmez" bir birey sanma sendroumu.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
insanlar kendi kararlarıyla yaşar hocam.
sen kendin nasıl kullanmak istiyorsan öyle kullan bu siteyi ve bir başkası da nasıl kullanmak istiyorsa bırak öyle kullansın. arkadaşın dediği gibi belki adam yatalak veya ucuz bir eğlence kaynağı kimine göre, kimisi de seviyordur belki bu tarz siteleri. herkes kendi açısından baksın ve o açıda kalsın. kimse adına üzülme dert etme boşver. kim nasıl mutluysa bırak öyle yaşasın.
0
seyduna6687
(13.06.10)
get a life...pek bi afilli.meğersem bu öğreti bundan sonra benim hayattaki yegane klavuzummuş.hah
0
atate
(13.06.10)
ucan sincap
(13.06.10)
kumruya teşekkür ediyorum.
kumrunun yazdıgının türkçesi şudur; hiç yorum bile katmadan çeviriyorum(google translate ile)

"bazı insanlar Manhattan yaşıyor
Bir kedi bile değilim, ben sadece kendimi çok yalnız hissettigim için burdayım
çünkü hayat bir fahişe
ve benim Almancam çok iyi değildir"
0
🌸cruseo
(13.06.10)
cruseo milyon tane varyasyonu var hayatın her insan için farklı olan. bu sebeple bu rahatlık seni rahatsız ediyorsa bile bunu ifade etmen gerekli değil. bir olayın bize mantıklı gelmesi bir zorunluluk değil, hayatı değerlendirme kıstaslarımız ise büyük farklılıklar gösterecektir. geniş düşünürseniz çok büyük bir dert olmayacaktır sizin için bu durum.
kediebesi biraz komik bir alınganlık göstermiş ve kendini savunması çok komik durmuş. şahsen benim normalde okuduğum yardımsever kediebesi'ne hiç benzemiyo burada yazdıkları ama güldürdü beni yazdıkları.

miskin
"destroy the sith, we must"
0
madyb
(13.06.10)
ufak bir şey söyleyip ayrılıyorum ;

kendinde insanların zamanlarını ''ölçme-tartma-irdeleme'' yetkisini nerden buluyosun hacu ?
0
jimmy
(13.06.10)
ben internette ftufftan beri birçok paylaşım sitesinde yazdım, yıllar içinde çok insanla tartıştım, çok insanla arkadaşlık, dostluk ettim.
ve hiç bir yerden de sizden aldığım bu düşmanlığı görmedim
bu kadar alınmamın nedeni de kimseye hiç bir düşmanlık veya kötü niyet beslemeden, ya da kendimi ispat için yazmamamdır.
ama bana iletişimin kurallarını öğrettiniz.
ayrıca harcadığım vaktin gereksizliğini de...
herkesin yolu kendinedir. ben kimsenin yolunu değiştirebilecek kudrette değilim.
yapmak istediğim tek şey sizlere, yolunuzu değiştirebilecek kudrette olduğunu anlatmaya çalışmaktı ama yemedi işte.

açtığın bu duyuru sayesinde bana kendimi anlatma imkanı verdiğin için teşekkür ederim. :)
0
kediebesi
(13.06.10)
kaçın, mesih oldugunu açıklayacak galiba.

"yapmak istediğim tek şey sizlere, yolunuzu değiştirebilecek kudrette olduğunu anlatmaya çalışmaktı "
kediebesi 13 Haziran 2010
0
🌸cruseo
(13.06.10)
ya ne ciddiye almışsınız bir internet sitesini arkadaş
Ne meyvesi veriyormuş bu agaç? merak ettim gerçekten?.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
yeah i am the leper messiah :)

işin ilginç yanı ne biliyo musun
niye üstüme alındım laflarını
çünkü iki de bir "bilmediğin şey yok galiba" diye mesajlar alıyorum
demek ki çok ukalayım bunu anladım.
halbuki amacım bilgiçlik taslamak değil, bildiklerimi paylaşmak.
naparsın
doğru diyeni dokuz köyden kovarlarmış :)

ben sana dostça yazsam da düşmanca geleceksin.
hadi döndüm diğer yanağı ona da çak bi tane :) sinirini at kurtul heheheh :P
0
kediebesi
(13.06.10)
U2 nun One diye şarkısı vardır ki,
bence Johnny Cash daha güzel yorumlamıştır.

oradan geliyor;
have you come here for forgiveness
have you come for raise the dead
have you come here to play jesus
to the lepers in your head
0
🌸cruseo
(13.06.10)
sanırım amacına ulaştı başlık.
Ben gidiyorum, hayat dışarıda.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
neden kendine bu kadar dert ettin anlamadım ki. sen daha faydalı işlerle uğraş. ne işin var buralarda. bir de vaktini ayırıp uzun uzun yazmışsın.
0
ben eksiktim
(13.06.10)
nerelerdeydin cruseo ya? dünya kupasını vermediler mi şirkete :D

belki hatırlarsan duyurunun msn'ine geldiğin ilk gün de buna benzer eleştriler yapmıştın, ben haklısın ya da haksızsın demiyorum, ama söylemek istediğim şu ki herkes kaldıramıyor bu eleştrini.
varsa böyle kimseler, onların hayatı, onların seçimi.
0
dieselsingle2
(13.06.10)
internet ortamlarında tanımadığın bir insana haddini bildirdiğini düşünerek kendi egonu şişirmiş olmuyor musun? :)
dost acı söylermiş.

ayrıca şunu da söylemeliyim.
benim işim bilgisayar başında ve bütün gün yalnız başıma buradan kalkamadan bu işi yapıyorum. ekşiduyuruya günün her saati girebilmemin tek nedeni bu. arada kafamı boşaltmak için giriyorum bi kaç laf yazıyorum, tekrar işime dönüyorum. :) umarım merakını giderebilmişimdir. çıkıp parkları arada bir gezebiliyorum çünkü her dakika imkanım olmuyor, kapiş?

ne mesih olmak, ne bilgiçlik taslamak, ne de egomu şişirmek için geliyorum.
kafamı dağıtıp, tekrar odaklanmak için geliyorum.
bu arada size kusur ediyosam affola. yapabileceğim bişi yok.

umarım bunca açıklama ile yumurtan kap tutmuştur ehehe
0
kediebesi
(13.06.10)
ne saçma bir hale dönüştü konu.
Okuyun bakalım ilk yazdıgımı "kediebesi" lafı var mı?
Bu kadar üzerine alınıp, gecenin 9:30 unda hala kendini savunduguna göre çok alınmışsın sen.

Tamam tamam, sen burada ver meyveni, gerçek hayatında dolduramadıgın boşlugu, internette "gönül abla" olarak doldur.

Kendi hayatında çözemedigin sorunlarını, burada başkasının sorunlarını çözerek "unut".

Buyur meydan senin, koştur atını, ne boş hayatın varmış.
Ben yazılımcıyım, herhalde benden çok bilgisayarla işin yoktur, ben bu kadar vakit ayırmıyorum, bu arada hangi dost? acı söylemiş onu da açarsan.

Kendi kendine zafer kazandın sanıp, saçma sepet smileyler yapıyorsun.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
en başta duyurun çok saçma olduğu için bu hale dönüştü :)
sana ne insanlar ne yaparsa yapsın
sana giren çıkan mı var?

acı söyleyen dost da sensin. hehehe benim gözümde dostumsun.

sanki sen hayatının her anını çok faydalı işlerle geçiriyosun. alla alla :)
0
kediebesi
(13.06.10)
bunu da editleyecekmisin? yoksa şu anki yazdıkların final mi?
0
🌸cruseo
(13.06.10)
istersem editlerim sana ne? :)
0
kediebesi
(13.06.10)
sayende belki de arkadaşımla konuşamıycam artık.
mutlu musun?
ne kadar gerinsen azdır.
0
kediebesi
(13.06.10)
elimde degil hala şu sözü geçemiyorum, bu nasıl bir egodur yarabbim
kimsin? nasıl bir vasfın var ki şu açıklamayı yapıyorsun?

"yapmak istediğim tek şey sizlere, yolunuzu değiştirebilecek kudrette olduğunu anlatmaya çalışmaktı "

başkasının hayatını eleştirmek benim haddim degil tamam, başkalarına "yol göstermek" senin haddin mi?.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
"sayende belki de arkadaşımla konuşamıycam artık."

hangi arkadaşınla konuşma? dedim ben.
Bunu nereden çıkarttın?
0
🌸cruseo
(13.06.10)
böyle hıyarca bir duyuruya az bile yazmışım. :)
0
kediebesi
(13.06.10)
yeni bir seviyesizlik

"böyle hıyarca.."
"sana giren çıkan mı var?"

agır ruh hastası oldugunu düşünüyorum.
Müthiş bir ego.

Belki senin çok boş vaktin var ama benim daha fazla boş vaktim yok.
iyi eglenceler.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
hı hı evet öyleyim :)
seni de beklerim bizim hastaneye hehehe
0
kediebesi
(13.06.10)
seni üzüp utandırdıysak kusurumuza bakma
hastanede zaman geçmek bilmiyor :)
0
kediebesi
(13.06.10)
Cruseo, bu başlığa yazmayı düşünmemiştim. Üzerime alınmadığım için. Her konuda fikrim yok zira. Kendime göre bildiğim bir şeyler varsa, paylaşırım elimden geldiğince. Ben Ekşi Duyuru'yu seviyorum. Burada olmaktan keyif alıyorum. Bazen yazıyorum, çokça da okuyorum.

Bir duyuru açtın. Konu nerelere kadar geldi. Ben de artık devam etmeyin demek için yazıyorum, haddim olmayarak.
0
july14
(13.06.10)
yok yok bu seviye varken ortada, devam etmenin manası yok zaten, teşekkür ederim uyarı için. :).

sözlerle kendini ifade edemeyenler, hakaret ediyorlar :) çok klasik.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
bugüne kadar duyuruda ne saçma, ne gereksiz şeyler gördüm.
kimseye de tutup
ya salak mısınız ne yapıyosunuz ki sizin adınıza utanıyorum demedim. bu kadar egolu olmama rağmen.

yani bu yarattığın ortam senin seviyenin eseridir. o yüzden boşuna şaşırma.

insan karşısındakini kendi gibi bilirmiş.
seninle alacak verecek bişeyim kalmadı.
faydalı ömründe başarılar dilerim.

@bumbum
bu duyuru compadrito'yu üzüp, faydalı olmak istediği için yaptığı herşeyden vazgeçmesinden, sizlere ve kendine olan inancını yitirmesinden başka bi boka yaramadı.
ne tür bir amacı olabilir bu duyurunun?

biri bana bunu anlatsın lütfen.
0
kediebesi
(13.06.10)
kimse cevap vermesin, yokmuşuz gibi davranırsak belki sıkılıp gider.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
burada aşağılamaların egonu tatmin etmedi, özelden çalışıyosun öyle mi?
yiğidin malı meydandadır.

cruseo [ek$i sözlük yazarı] 2 dk. önce
oraya yazmak istemedigim için mesaj atıyorum, "compadrito" ne kadar alıngan bir adammış, bir internet sitesinde yazılanlar neden ? "sizlere ve kendine olan inancını yitirmesine" yol açtıysa.

Of çok acıklı bir tablo. Kendini nimet zanneden 2 kişi :).


sen insanlarla uğraşacağına kendine bak kardeşim. olur mu. bu sana tek tavsiyem.
insanları sevmeye çalış biraz.

bana da bi daha mesaj atma.
0
kediebesi
(13.06.10)
aynen devam, iyi gidiyoruz.
sıkılıp gidecek biraz sonra.
son çırpınışları bunlar.
0
🌸cruseo
(13.06.10)
kime ne yahu?

(49 cevap mı? oha. özetin geçin lan.)
0
orange coffee
(13.06.10)
sağolasın kardeş.
senin bana verdiğin bu dersi, kırk yıl çalışsam, kırk çeki düz odun toplasam yine de öğrenemezdim.
iyi ki varsın, seni hep şükranla anacağım.

söylediğim kötü sözler için de özür dilerim, içtenlikle.
benden paso, istediğin gibi keyfine bakabilirsin artık.
dert etme yaa :)
geçen ömür seninki değil ki bizimki...
kendimizi nimet saymamız bizim akıl hastalığımız, seni bağlamaz ki?
hesabını senden mi soracaklar, boşver.
ama bizimle uğraşana kadar senden de epey ömür gitti beyav :P

gönlünü ferah tut.
hadi eyvallah.
0
kediebesi
(13.06.10)
hakkatten şimdi kafama dank etti benim de. bırakıyorum duyuruyu falan. yalnız ben manhattan'da değilim. moda sahile falan gitsem uyar mı sana? tekrar kızmanı istemem de.
0
atesikus
(14.06.10)
@atesikus
gezmek dolaşmak ne yaa? öyle avare avere etrafına mı bakınacaksın yani...
olmaz kardeşim.
git faydalı bi iş yap allah aşkına.
0
kediebesi
(14.06.10)
:)

ve

:(

yazmayayım diyordum, bu kadarını ekledim işte... yoruma açık: bi can sıkıcı bi de dalga geçilesi kısımlar var.

hür doğdum hür yaşarım diyerek mutabakat sağlayacağımı umuyorum. hayır kendime vazife edindiğimden veya bunu sağlayarak egomu şişireceğimden falan diyil. ego da zaten "dışarıdaki hayatta da" şişirilen bişiy.

tövbeee!


ek: bu kadar çok cevap gelmesi de insanı pek üzer. ne çok boş insan var, yazık kııız!
0
uyuklayankedi
(14.06.10)
gezeceğimi kim söyledi? uranyum ayrıştırmaya gidiyorum ben.
0
atesikus
(14.06.10)
çok yazı var hepsini okumadım am ctrl f ile arattım bir kişi bile adam haklı beyler dememiş. demek ki haksızsın.
0
s e ff a f
(14.06.10)
cruseo'nun mantığıyla kimsenin vikipedi maddelerini de doldurmaması gerekiyor o halde.
0
marido
(14.06.10)
(8)

10 Parmak Klavye'de...

hnoss
"=" yapmak için, sol serçe parmakla sol shift'e ve sonrasında sağ serçe parmak ile 0'a mı basıyorsunuz? Q Klavyeden bahsediyorum... Bir de enter'a hangi parmağınızla basıyorsunuz? :) Caps hakimiyeti sol serçe parmağında mı aynı şekilde? Ayrıca iki eli birden nasıl sabitliyorsunuz konum olarak, ben u
"=" yapmak için, sol serçe parmakla sol shift'e ve sonrasında sağ serçe parmak ile 0'a mı basıyorsunuz? Q Klavyeden bahsediyorum... Bir de enter'a hangi parmağınızla basıyorsunuz? :) Caps hakimiyeti sol serçe parmağında mı aynı şekilde? Ayrıca iki eli birden nasıl sabitliyorsunuz konum olarak, ben uzun cümleler yazarken sabitleyemiyorum nedense. Bu konuda önerileriniz neler olabilir acaba? :)
0
hnoss
(13.06.10)
serçeyle sağ shift ve sağ işaretle 0
caps için sol yüzük.
konum şöyle
sol el serçeden başlayarak asdf
sağ el işaretten başlayarak jkl

ilkokulda 10 parmak yazı dersleri yapardık oradan kalma alışkanlığım var.
basit programlarla sen de geliştirebilirsin.
harflerin yerini ezberledikten sonra elleri çok hareket ettirme gereği duymazsın ama tabi sürekli yazmak, tekrarlamak gerekir yerleşmesi için.

enter a da sağ yüzükle basıyomuşum deneyince fark ettim
0
kediebesi
(13.06.10)
orta parmakla basıyorum ki basmazsan teknik olarakta elin yetişmez ki enter tuşuna.
0
karsiz ve donsuz geceler diliyorum
(13.06.10)
practice makes it perfect

F'de ve J'de zamazingolar yok mu?

isaret barnahlarin surekli onlari hissediyo olacak.

sol shift serce
enter serce
0
compadrito
(13.06.10)
sag serce parmakla basiyorum ben enter tusuna. 10 parmakla yazma dersini aldigimda böyle ögretmislerdi. ayrica sag isaret parmagi j nin üstündeyken ayni anda enter tusuna basabiliyor rahatlikla.
0
nussschnecke
(13.06.10)
bu programla biraz pratik yapabilirsin.
bit.ly
0
hoot
(13.06.10)
benim serçeler ufak ve zayıf diye yüzükler gelişmiş hehehe
0
kediebesi
(13.06.10)
@kediebesi
fare tutuş tarzından da olabilir, sağ ile solu karşılaştır, benim ctrl ye basarak serçe(serçesi gelişmek)nin biri aşırı pasifken diğeri uyanabiliyor.
0
hoot
(13.06.10)
sağ serçe shift - sağ orta 0
0
xenophobe
(13.06.10)
(7)

elektronik müzik temalı internet radyosu arıyorum

theos ek mekhanes
"frisky radio" benzeri iyi internet radyoları var mıdır?
"frisky radio" benzeri iyi internet radyoları var mıdır?
0
theos ek mekhanes
(12.06.10)
shell
(12.06.10)
tam da bana ukalalık yapacak bir denyoya ihtiyacım vardı iyi oldu. "frisky radio" kalitesinde bir radyo arıyorum dedim. o zaman ekşi duyuru kapansın herkes google'dan arasın arayacağını, forumcular buraya da sarmış.
0
🌸theos ek mekhanes
(12.06.10)
screamer radioda güzel kanallar olabiliyor bir deneyin isterseniz.
www.screamer-radio.com
0
kediebesi
(13.06.10)
c64 gibi lo-fi müzikler kulağımı zütmez diyorsan, c64 remix'lerinin yayınlandığı slayradio hoşuna gidebilir...
www.slayradio.org
0
iron
(13.06.10)
aradığın radyo

di.fm dostum.
0
türk kelekom
(13.06.10)
-tinyurl.com

-Trance.fm ( vallaha ben de çalıyorum diye değil yahu )
0
your majesty
(13.06.10)
(10)

bir intihar izlemek

deeperdown
bundan 3 yıl önceydi. trenle gebzeden haydarpaşa'ya doğru gidiyordum. aylardan hazirandı, hava deli gibi sıcaktı. trende okuduğum dergimi yeni bitirmiştim, vagonda o an 3 kişi olduğumuz için izlenecek insan da yoktu. ilk vagonun en ön koltuklarından birinde oturmaktaydım.pendik durağına birkaçyüz me
bundan 3 yıl önceydi. trenle gebzeden haydarpaşa'ya doğru gidiyordum. aylardan hazirandı, hava deli gibi sıcaktı. trende okuduğum dergimi yeni bitirmiştim, vagonda o an 3 kişi olduğumuz için izlenecek insan da yoktu. ilk vagonun en ön koltuklarından birinde oturmaktaydım.pendik durağına birkaçyüz metre kalmıştı sanırım. trenin gittiği yöne doğru bakarken şarışın 30 yaşlarında bir kadının trene doğru koştuğunu gördüm. ''geçemez bu karşıya'' diye içimden geçirmemle camdan kafamı çıkartmam bir oldu. gördüğüm tek şey, trenin altından, çim sulama aletlerininki gibi fışkıran kanlardı. tren durdu. aşşağıya indik, ambulans çağrıldı falan..
o an gördüğüm şey hayatta unutamadığım 2-3 kareden biridir. omuz hizasından ikiye bölünmüş bir vücut. sarı sarı saçları vardı.....

yine 2 hafta kadar önce bu sefer tuzla'da istasyonda tren bekliyordum. şehirlerarası bir tren yeni hareket etmişti ki istasyondaki herkes aynı yere doğru koşmaya başladı. biri ''tren ezmiş'' dedi. yapabildiğim tek şey kendimi istasyondan atmak oldu, gerisini bilmek duymak istemedim, kaçtım.

sorun şu ki duyuru ahalisi, nezaman istasyona doğru gelen veya yolunda ilerleyen bir tren görem şimdi ben, ayak parmaklarım kapanıyo ayakkabılarımın içinde, kaslarım 2 gündür sigara içmiyomuşum gibi oluyo, bakamıyorum, sanki beni o trenin önüne atıvericeklermiş gibi hissediyorum. istasyona tren yanaşırken manyak gibi arkamı dönüyorum trenin olduğu yere, durunca biniyorum. ve en önemlisi bunlar benim aklımdan çıkmıyo.. bana yol gösterin her tren çıldırtıyo beni..
0
deeperdown
(12.06.10)
(bkz: travma sonrası stres sendromu)

psikolojik yardım alsan iyi olur.
0
baldur
(12.06.10)
hocam, bence bir an önce, olabildiğince hızlı bi şekilde psikologla görüşün. ama devlet hastanesi falan olmasın, kıyın paraya gidin yardım alabileceğiniz işini bilen birine. tek tavsiyem bu gibi konularda beklememek. hatta buraya bunları yazmanız, paylaşmanız bile sizlere tekrar aynı durumu kafanızda yaşatmıştır. yapmayınız etmeyiniz. kıymayınız zihninize.
0
yoa
(12.06.10)
eğer yolculuk için başka bir alternatifin varsa 6-7 ay trenlerden ve istasyonlardan uzak dur.


geçen yıl üsküdarda kaldırımdaki kalabalığın içine bir araç daldı. sanırım 3 kişi hayatını kaybetti o gün. kalabalık içindeydim, kazadan sonra ne zaman oradan geçsem, midem bulanıyordu. bir dönem kaldırımda yürürken sürekli trafiği kontrol etmek zorunda hissediyordum kendimi. üsküdara gitmedim aylarca. kaldırım tedirginliğim tamamen olmasa da geçti zamanla.
0
serseri marti
(12.06.10)
çok kötü bir durum..ve fazlasıyla olumsuz...daha da olumsuz bir hale gelmeden profesyonel yardım alsanız iyi edersiniz..
0
pegasuss90
(12.06.10)
bunlar olağan, normal şeyler. takma kafana.
0
coripack1
(12.06.10)
kendine zaman ver. profesyonel destek al.
umarım düzelir.
0
seyduna6687
(12.06.10)
öncelikle, şunu demeliyiz: yaşadığın travma normal. yani, bu kadar dehşet verici bir olaya tanık olman, elbetteki seni sarsacak. bir de, "başkasının ölümü" hep daha fazla korkutur insanı. tanıdığın birinin cesedini görmek kötüdür, ama bilirsin ki öldü. içten içe ölümden korkarak bakarsın ona. tanımadığın insanın cesedinden ise sadece korkarsın. o bedenden de korkarsın.

çok talihsiz bir olay. yardım alman da şart bence. bu olayı anlatman, yaşadıklarının nedenini bilmen, tedaviyi kolay atlatacağının göstergeleridir bence.
0
lovemyself
(13.06.10)
sorunu çok düşündüm.
sana yazacağım cevabı da.
korkun çok kuvvetli ve benim diyeceğim şeyler sana pek anlamlı veya iyi gelmeyebilir.
----spoiler---- :P

bu durumun seni etkilemesinin bir nedeni var. tabi öncelikle bu tip şeylere alışık değilsin. muhtemelen bu konulara pek kafa yormamışsın. kimi insan korkuları nedeniyle faniliği çok sorun ediyor. konu şu ki, olaylara bakış açımız çok kısıtlı. ve korkumuzun nedeni de, nedenlerin ve sonuçların ancak çok kısıtlı bir yerini görebiliyor olmamız.
karşılaştığın olaylarla ilgili tepkin çok normal. öncelikle bunu kavraman önemli. seni farklı kılan bunlar üzerinde düşünmeye başlamış olman.
fakat karşılaştığın durumla ilgili düşündüğünden farklı gerçekler söz konusu. ve maalesef bunları ancak korku perdesini aralamaya cesaret edebildiğimizde görebiliyoruz.

tıklamadığın tek bir cevap var, ki o da gerçeğe en yakın cevap.
ancak biraz umarsızca dile getirilmiş. doğum ve ölümle ilgili insanlığın geliştirdiği pek çok kavram var. bunların bir kısmı eski uygarlıklarda yitmiş. nedenini bilemiyorum. arada ne oldu da doğumu kutlar, ölümden korkar olduk orasını hala pek çıkarabilmiş değilim. belki de nuh tufanından sonra insan sayısı öyle çok azaldı ki doğan çocuklar hediye gibi geldi herkese :P ve bu nedenle doğumu kutlama hevesine kapıldık. ama şu an 7 milyarız ve intihar oranları inanılmaz ölçülere yaklaşmış durumda. bu işte bir gariplik var ama nerede? :)

sana da tek tavsiyem şu: yaşadığını hisset. kalbin nasıl atıyor, nasıl nefes alıp veriyorsun, şu an vücudunda hangi kasların kasılı, nerelerine yük biniyor, yer çekiminin etkisi seni nasıl yere yapıştırıyor. bu yerçekimi dünyanın ortasındaki nasıl bir dönüş gücünden kaynaklanıyor, gezegene ağırlık veriyor. havanın basıncı, odanın sıcaklığı. yani en baştan başla bu dünyayı algılamaya, biraz daha bilimsel bir gözle ve en basit yerden başla, kendinden. sorgulamaların korku, ümitsizlik, anlamsızlık içermesin. önyargısızca sadece etrafında algıladığın somut gerçeklere odaklan. bir gezegenin üzerinde uzayda dönüyoruz, bir yıldızın etrafında :) şu an gezegenimizin gölgede kalmış tarafındayız ama güneş kuzey yarım küreye yaz getirmiş, boynumuz ondan yana kıvrılmış. bizimle birlikte aynı yıldız etrafında dönen bir kaç gezegen daha varmış. kimi kaya, kimi sadece gazmış. meğer herşey atomlardan mamülmüş. :) eğer bunu hissedebilirsen dünya gözüne başka türlü görünmeye başlayacak.
trenin insanları öldürme gücü olmadığını anlayacaksın. insanların insanları öldürme gücü var. bilinci olmayan nesnelerin yarattığı ölümlere kaza diyoruz. kafana ağaç devrilmesi gibi. sen resmen bir cinayete tanık olmuşsun. ve arkadaşların sana psikolog veya ruhsal danışmanlık bişi tavsiye etmesi de bence yerinde. bizden yardım istediğine göre yardıma ihtiyacın var ve bunu işini bilen birinden alman gerekiyor. biz ancak sana kısıtlı ve fani görüşümüzle cevap verebiliriz çünkü yaşadıkların bizim okumamız için bile epey ağır konular.

iyi olasın :)
0
kediebesi
(13.06.10)
hep bir sey olmaz bana sağlam benim kafam derdim, duyunca off o kadar da kotu olmaz ki insan, takmasın kafaya geçer diye dusunurdum...ama basına gelince farklı oluyor...benm de basıma bir olay geldi...yıllardır herhangi ateşli bir silah gorunce ne çektiğimi kimse bilemez ve bazen yataktan ani kalkıslar, kafaya takmamaya çalışmak...
ben yapptım sen yapma aynı hatayı...git yardım al....
yılalrdır aklımda ve cıkmıyor, azalıyor ama yine de ara ara çileden çıkartıyor....
özet:GİT YARDIM AL....
0
ne adrenerjik ne kolinerjik
(13.06.10)
(2)

bu kamil türkçe olarak ne demiş?

sos
lamentablemente quiere decir que debes volver a bajar esa parte, ya que descargo incompleta...celestissima, una vez que descomprimes te queda un archivo con extension ISO, el cual debes abrir con NERO, ImgBurn, Alcohol o tu programa favorito para quemar discos, y eso es todo...
lamentablemente quiere decir que debes volver a bajar esa parte, ya que descargo incompleta...

celestissima, una vez que descomprimes te queda un archivo con extension ISO, el cual debes abrir con NERO, ImgBurn, Alcohol o tu programa favorito para quemar discos, y eso es todo...
0
sos
(12.06.10)
ne yazık ki eksik indirmiş o yüzden baştan indireceksin diyor.
iso ları nero imgburn alcohol veya başka sevdiğin programla cd ye yazabilirsin diyor.

gugıl transleyt.
0
kediebesi
(12.06.10)
tam indirmiştim sweet novemberı iki günümü aldı. suç bende ne işin var elin latinlerinin sitesinde. 2 günlük emek boşa gitti
0
🌸sos
(12.06.10)
(7)

yaklaşan babalar günü, babası vefat etmiş sevgili durumu

gizlicasper
20 haziran babalar günü, sevgiliminde babası vefat ettiği için bu konularda çok hassas,, ben o gün onun yanında olacağım tabii ki ama tam olarak onun sırtını sıvazlamak dışında neler yapabilirim bilmiyorum,, soracağım soru da saçma ama ne yapılabilir ki? nasıl bir gün geçirilmeli? herhangi bir öneri
20 haziran babalar günü, sevgiliminde babası vefat ettiği için bu konularda çok hassas,, ben o gün onun yanında olacağım tabii ki ama tam olarak onun sırtını sıvazlamak dışında neler yapabilirim bilmiyorum,, soracağım soru da saçma ama ne yapılabilir ki? nasıl bir gün geçirilmeli? herhangi bir öneri çıkarsa çok işime yarar. buarada mezarı yaşadığımız ilde değil, ziyaret edilebilirdi yoksa
0
gizlicasper
(12.06.10)
beraber aglayin.

ben hala agliyorum.

(bkz: babayi ozlemek/@compadrito)
0
compadrito
(12.06.10)
Şimdi hislerinizi bilmiyorum ama ben de dedemi kaybettim babamdan daha çok severdim elinde büyümüştüm falan onun için babalar gününde onun sıkıca elini tutup hafif ağlamaklı gözlerle ona son nefesime kadar bu eli hiç bırakmayacağım benim annem de babamda sen olacaksın ben de senin yeri gelecek annen baban olacağım bu günlerde geçecek birlikte acını birlikte atlatacağız diyebilirsin kesinlikle acısı hafifler kendimden biliyorum fakat yapmayı istemek sana kalmış
0
anastra
(12.06.10)
babasız çocukları ziyaret edin, onlara abilik/ablalık yapsın biraz.
valla ben de çok detay bilemiyorum ama biraz araştırırsanız çocuk bakımevleri bulabilirsiniz. internette telefon ve adreslere ulaşabilirsiniz sanıyorum. olmadı sosyal hizmetlere danışabilirsiniz. ya da bu etkinlikleri düzenleyenler vardır onlardan yardım isteyebilirsiniz. ziyaretlerin nasıl yapılabildiğini de öğrenirsiniz, neler götürebileceğinizi filan.

hem onlar yalnız bir babalar günü geçirmemiş olur. babasızlıklarını biraz unutur.
hem de arkadaşınız kendinden daha zor şartları görünce haline bir nebze şükreder, kendini iyi hisseder, böylece rahmetli babası da huzurlu olur. :) ataları üzüntü ile değil gurur ve şükranla anmak lazım gelir. en azından benim çocuklarım beni öyle ansın isterim.
0
kediebesi
(12.06.10)
@compadrito; o kaçınılmaz...

@kediebesi; nasıl olur o iş biraz daha bilgi versen ya. nereye gidiliyor, nedir olay (inan bilmiyorum)
0
🌸gizlicasper
(12.06.10)
Babalar Günü ben de aynı hüznü yaşayacağım. Gönderemesem de, onun ve onun okuduğunu düşünüp mektup yazacağım. Hem de iki tane. İçimden gelen ne varsa anlatacağım. Bir küçük tesellisi de olacak. Belki bu kadar açıkça söyleyemezdim diyerek, azıcık da olsa kendimi daha iyi hissedeceğim. Kimbilir?
0
july14
(12.06.10)
@kediebesi

valla sana hayranlık duyuyorum. herkese elinden geldiğince, gayet de tutarlı fikirlerle yardımcı olmaya çalışıyorsun. Sen neden hala yazar değilsin yahu?

not: tamamen insani duygularla yazılmış, içinde asla asılmak vs. tarzı fikirler barındırmayan samimi düşüncelerimdir.
0
lazpalle
(12.06.10)
insanlar reklamcı tuttum sanacak yav yapma :)
lütfen şikayetleri bana, övgüleri duyuruya şeyedin hehehe :P
aklıma geleni yazıyorum ben, özel bi numaram yok, insanları seviyorum, hoşuma gidiyo yardımcı olabilince.
(duyurunuzun altına özel muhabbete girdik, kusura kalmayın.)

ingilizce bilen arkadaşlara documentaryheaven.com belgeselini şiddetle tavsiye ediyorum. yaşam ve ölümle ilgili düşünmediğiniz bir çok özel nokta görebilirsiniz. gizli casper arkadaşın ingilizce biliyorsa o gün onunla bu belgeseli de izleyebilirsiniz. :)
0
kediebesi
(12.06.10)
(12)

Evliliğin ilk günü nasıl geçmeli

scraby
tavsiyeleriniz?
tavsiyeleriniz?
0
scraby
(12.06.10)
zikişerek
0
alchemistt
(12.06.10)
o günü de evliliğin gelecek diğer günlerinden biri gibi görerek.
0
uyuklayankedi
(12.06.10)
can nasıl istiyorsa
0
oziloz
(12.06.10)
dinlenerek, dügün dedikodusu yaparak, aksama güzel bir yere yemege giderek vs. vs.
0
nussschnecke
(12.06.10)
tabiki dinlenerek ya da yolda:) düğün telaşından sonra başka pek bir seçenek kalmayabilir.
0
badlik amiri
(12.06.10)
Kızı/adamı tavlayıp imzayı bastırdınız, artık kendiniz olabilirsiniz :p
0
sourlemonade
(12.06.10)
dinlenerek :D
0
kediebesi
(12.06.10)
yorgunluktan akşama doğru uyanırsın ve hala evliliğin şokunda olacağından öyle saf saf geçecek işte.
0
seyduna6687
(12.06.10)
bir önceki günün kritiğini yaparak.. mutluluklar..
0
elmyra
(12.06.10)
mümkünse deniz kenarında tüm gün uyuyarak. bunun dışındaki atraksiyonlu tüm denemeleriniz yorgunlunluğunuz yüzünden tat vermeyecektir.
0
kut
(12.06.10)
torunlarınıza anlatabileceğiniz bi hatıra yaratarak...
0
antihero
(12.06.10)
(4)

Kolluk kuvvetleri?

badb catha
kolluk kuvvetleri - armed forces dan mı geliyor? yoksa ayrı bir anlamı var mı 'kolluk' kelimesinin burada?
kolluk kuvvetleri - armed forces dan mı geliyor? yoksa ayrı bir anlamı var mı 'kolluk' kelimesinin burada?
0
badb catha
(12.06.10)
tdkterim.gov.tr

tr.wikipedia.org'deki_kolluk_kuvvetleri

tr.wikipedia.org:T%C3%BCrkiye'deki_kolluk_kuvvetleri

www.zargan.com

www.stratejikboyut.com


Jandarma Teşkilat ve Görevleri Yönetmeliğinin (17.12.1983 R.G.18254) 3 ncü maddesi ile Genelkurmay Başkanlığı MT 145-3 Toplumsal Olaylarda Askeri Birliklerin Kullanılması Talimnamesinin 3 ncü maddesinde “Emniyet; Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik; sabotaj, tehlike ve kazaları önlemek için alınan hukuki önemlerin tümünü ve bu önlemlerin alınmış olduğu hali belirtir.” “Asayiş; Hukuka uygun ve gerekli önlemlerin alınması sonucu; Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike, kaza ve sabotajların söz konusu olmadığı bir ortamı; düzensizlik ve karışıklıkların önlendiği hayatın normal akışının sağlandığı hali, dirlik ve düzenin varlığı konusunda kamuda yaratılan yerleşik ve yaygın inancı ifade eder.” “Genel Kolluk; Emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan, diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren ve silahlı bir kuvvet olan Jandarma ve polisi ifade eder.” (J. Teşk. Görev ve Yetkileri Yönetmeliği) MT 145-3 Talimnamesinin 3 ncü maddesinde ise “Genel Kolluk Kuvveti:İl içinde görevli veya o ilde geçici olarak görevlendirilmiş polis ve mülki teşkilata tabi Jandarma ve İç Güvenliklerini ifade eder.” yer almıştır. Aynı talimnamede; “Askeri Birlik: Kara, Deniz ve Hava Kuvvet Komutanlıklarına bağlı birlikler, mülki teşkilata tabi olmayan Jandarma İç Güvenlik Birlikleri ile diğer Jandarma Birliklerini ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı birlikleri ifade eder.” tanımı bulunmaktadır. MS 76-3 Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Askeri Terimler Sözlüğünde ise “İç Güvenlik Harekatı: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ve anayasal düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan, örtülü ve açık her türlü hareketlerle, bozulmuş istikrarı yeniden tesis etmek maksadıyla, istikrarı bozan her türlü silahlı eylemi önlemek veya bastırmak için icra edilen askeri, yarı askeri, siyasi, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik faaliyetlerdir.” tanımı yapılmıştır.



dolayisiyla armed forces'tan gelmiyor. Armed Forces askeri birligin karsiligi. Kolluk kuvvetleri ise law-enforcement officers.
0
compadrito
(12.06.10)
kolluk daha çok savunma ve güvenlik anlamlıdır.

kolluk, (kollık)

Kola giyilen zırh, kolçak


armed forces ise silahlı kuvvetlerin tam karşılığı.
bakış açısındaki 180 derecelik değişim yani.

(bu tamamen benim yorumum ona göre değerlendir) :)
0
kediebesi
(12.06.10)
eveet bugünkü merakımı da bu şekilde giderdiğiniz için siz çok sevgili sözlükçülere teşekkürlerimi sunmak istiyorum :)
0
🌸badb catha
(12.06.10)
compadritoynan, kediebesini aynı duyuru altında buluşturursan tabii merakın giderilir.
0
madagaskar
(12.06.10)
(4)

Fransızca şeysi

beastangel
vivre signifie de dessiner le soleil sur un vitre vapourex, malgré la toute obscurité de la nuit. L'amour signifie de pouvoir t'aimer malgré tout. Burada ne yazıyor acaba? Fransız kaldım biraz.
vivre signifie de dessiner le soleil sur un vitre vapourex, malgré la toute obscurité de la nuit. L'amour signifie de pouvoir t'aimer malgré tout. Burada ne yazıyor acaba? Fransız kaldım biraz.
0
beastangel
(12.06.10)
yaşamak, gecenin tüm gizlemesine (karanlığına) rağmen, buharlı bir cama güneşi çizmektir. aşk (sevgi) herşeye rağmen sevebilmektir.
0
kediebesi
(12.06.10)
ufacik bi sey düzelteyim.

yaşamak, gecenin tüm gizlemesine (karanlığına) rağmen, buharlı bir cama güneşi çizmektir. aşk (sevgi) herşeye rağmen SENI sevebilmektir.
0
ismo
(12.06.10)
evet oradaki t apostrofu atlamışım haklısın :)

ama böyle daha güzel :)
herşeye rağmen herşeyi sevebilmek lazım gelir nitekim, sadece seni değil :P
0
kediebesi
(12.06.10)
Teşekkürler:)
0
🌸beastangel
(12.06.10)
(9)

torik lens falan

lemmiwinks
şimdi benim bir gözümde 2,50 miyop diğer gözümde de 1,75 miyop 0,75 astigmat var. derecelerinden emin değilim de şu an önemli de değil, nasıl olsa doktora gideceğim lens almak için. bir gözüm için torik lens bir gözüm için de normal lens mi alacağım? öyle olursa rahatsız olmaz mı? torik için dönüyor
şimdi benim bir gözümde 2,50 miyop diğer gözümde de 1,75 miyop 0,75 astigmat var. derecelerinden emin değilim de şu an önemli de değil, nasıl olsa doktora gideceğim lens almak için. bir gözüm için torik lens bir gözüm için de normal lens mi alacağım? öyle olursa rahatsız olmaz mı? torik için dönüyor diyorlar. birinin dönüp diğerinin öyle kendi halinde takılması rahatsız etmez mi? ama sonuçta astigmatsız göze de torik lens takılmaz di mi? nasıl olur yani bu lens olayı? ayrıca sigortasız biri nerede göz muayenesini ucuza getirir? lensler nereden alınır? denemelik lens verirler mi? kim verir? ne çok şey sordum di mi?
0
lemmiwinks
(11.06.10)
o kadar astigmat için torik lens almana gerek yok bence, çok pahalı. ben de 1,5 astigmat var ikisinde de yine de kullanmıyorum torik...
0
karrdanadam
(11.06.10)
torik lens normal lensten kalın ve toriğin gözden çıkarılması biraz zor. onun dışında bir fark yok.

ben üniversite hastanesine gittim muayeneye. torik lens alacam dedim. deneme lensi verdiler 1 hafta sonra, hala onu kullanıyorum :))
0
black sabahat
(11.06.10)
torik lens siz gözünüzü açıp kapadıkça döner ve odak ayarlayarak astigmatı tedavi eder(diye biliyorum 6 yıldır kullanan biri olarak) ama gözün içinde döndüğünü asla hissetmezsiniz. normal lensten farkı ise daha ince oluşu, markadan markaya değişiyor tabi. johnsson&johnsson tavsiye ederim kaliteli bir şey arıyorsanız.
hangi göze hangi lens konusunu ise göz doktoruna danışmanızda fayda var, biz ne desek yalan olur.
0
isolde
(11.06.10)
hangi göze hangi lens sorusunun cevabını burdan arama hiçbirimiz bilemeyiz. ancak yukarıdaki arkadaşa katılmıyorum. "0.75 için değmez" gibilerinden bi şey söylemiş. inan bana 0.25 için bile değer,astigmat miyoplara benzemiyo. lens markası olarak hiç düşünme bile, direkt johnson&johnson. toric lenslerde adamalr bir numara. oasys ve advance ikisini de kullandım bu adamların. oasys i tek geçerim hiç düşünme bile markayı. ben lenslerimi www.lensmarket.com dan alıyorum, süper kullanışlı bi site, tavsiye ederim. soruna cevap veremedim ama bunları bilmen işine yarar
0
ack3000
(11.06.10)
bir gözümde acuvue oasys (miyop), diğer gözümde acuvue advance toric kullanıyorum.
miyopu gün içinde hiç hissetmiyorum ama toric daha kalın olduğu için zaman zaman kendini hissettiriyor. dönme gibi bir şey olmuyor ama kalın olduğundan arada bir farkediyorum ben gözümde olduğunu. alışamadım bir türlü ama vazgeçmek de istemiyorum. sizde belki sorun olmayabilir tabi herkesin durumu farklı.
ben tıp fakültesinden aldığımda, bir medikoya yönlendirmişti, oradan deneme lensleri aldım. daha sonra lensmarket'ten kutu aldım.
0
sanal uyku
(11.06.10)
ikisini de torik kullanacaksan,ilk kez lens kullandığına göre hiç bir fark veya tuhaflık hissetmezsin. torik lensteki tek olay, bazı ölçülerin çok bulunmaması, özel sipariş edilmesi gerekmesi ve dolayısıyla biraz daha pahalı olması, diğer lenslere, numarasızlara filan göre. ancak deneme lenslerinde biraz sorun çıkabilir, onda da doktorla farklı markaları filan deneyerek uygununu bulursun. ben bausch and lomb alıyorum. (artık neredeyse hiç kullanmıyorum.) kullanışlı ve rahat.
lens/gözlük firmaları ile birlikte çalışan doktorlar var. onlara başvurabilirsin. lens alacağın için muayene ve deneme ücreti almıyorlar.
0
kediebesi
(11.06.10)
yıllardır torik takıyorum, diğerini hiç takmadığımdan bilemicem ama rahatlar. önce düşündüğün her markanın deneme lensini almanı tavsiye ederim. mesela ben b&l kullanıyordum j&j deneme lensi aldım ve hiç alışamadım.

satın almak için de harbi optik'i önericem

"bulduğun fiyatın 20% aşağısına" diye bir kampanyaları var, çok ucuza geliyor

www.harbioptik.com
0
plainwalker
(11.06.10)
o kadar kucuk numara icin 2si bir arada vermez doktor, onun yerine o gozun numarasini biraz daha buyuk veriyor.
0
kayranin kedisi
(11.06.10)
benim toric 1.00 miyop, 0.75 astigmat gayet.
0
sanal uyku
(11.06.10)
(5)

kedim azdi

erich
8-9 aylik disi kedim azdi 2 gundur kivraniyor yerde yatiyor belindeki kaslarini oynatiyor filan. veterinere goturdugumde 10 gun boyle sakin sokaga salma demisti oyle de yapiyorum ama cok mutsuz be hafiz. hani ciftlesse 3-4 yavru yapacak onlara bakacak durumum da yok ogrenciyim sonucta. ne yapsam? na
8-9 aylik disi kedim azdi 2 gundur kivraniyor yerde yatiyor belindeki kaslarini oynatiyor filan. veterinere goturdugumde 10 gun boyle sakin sokaga salma demisti oyle de yapiyorum ama cok mutsuz be hafiz. hani ciftlesse 3-4 yavru yapacak onlara bakacak durumum da yok ogrenciyim sonucta. ne yapsam? nasil gececek bu 8 gun?
0
erich
(10.06.10)
kulak temizleme cubuğu ile... gerisi senin fantazilerine kalmış.
0
ayiadam
(10.06.10)
silmişsiniz ama ben en azından daha az sapkınca bir cevap vermiştim. allah kolaylık versin çünkü bunun iki çözümü var. ya kedinin hormonlarıyla bağını keseceksin, ya çiftleştireceksin. ikisini de yapmam diyosan o zaman böğürtüyü dinleyeceksin, bu noktada allahın verdiği kolaylıklara da çok ihtiyaç duyacaksın.
en basitinden üzerine sık giydiğin, kokunun sindiği bir yün kazağını veya ayakkabını filan ver kediye onunla biraz oyalansın.
yumurtanız kap tuttu mu sayın moderasyon?
0
kediebesi
(10.06.10)
ne kulak temizleme pamuğu yahu sapıttınız mı ? Veterinerden sakinleştirici isteyin, sizi yönlendirir. Bazı sakinleştiriciler meme kanseri riskini arttırıyormuş yalnız. Annem eve gelince bizim kullandığımız hapın adını veririm ben emin değilim.
0
kimlanbu
(10.06.10)
kızgınlık bastırıcı iğne var dişi kediler için, bir kereye mahsus yapılıyor ama kızgınlıkta olmaması gerekiyor iğnenin işe yaraması için. şu durumda kısırlaştıramazsınız da. çiftleştirip doğurtup ekşi sözlük kedi servisi nden dağıtabilirsiniz.

bir de kedi için yapabileceğiniz şeyler onu bol bol okşayın, sırtına bastırınca popoyu kaldıracaktır, sırtını bastırarak severseniz azıcık rahatlar, bir de kulak temizleme çubuğunu veterinerler önerir zaten. kızgınlıktaki kediye başka sakinleştirici verilmez. yalnız üzerine krem süreceksiniz pamuğun.

bir opsiyon da kısır bir erkek kedi ile çiftleştirmek.
0
deliberte
(10.06.10)
@deliberte +1

hormon baskilayici kullanmali ya da 2 hafta miyav miyav... sonra da gotur kisirlastir.

bi de benim kisir kedi hala kici havada gezen bir kevase!! azmiyor oyle ama.. sen belini oksa
0
no avalon
(11.06.10)
(11)

Havuz gözlüğü ve buğu

sozluknickmiverulan
Selamlar yüzücüler speedo marka yüzücü gözlüğüm buğu yapıyor TYR marka buğu önleyici aldım ama sanırım kullanmakta yanlışım var ki gözlüğüm buğu yapmaya devam ediyor.Bu ikinci gözlüğüm ilki gene speedo ama amatördü onun su alması ve buğu sorunu için değiştim.Fakat aldığım bu yeni pro seri gözlükte b
Selamlar yüzücüler

speedo marka yüzücü gözlüğüm buğu yapıyor TYR marka buğu önleyici aldım ama sanırım kullanmakta yanlışım var ki gözlüğüm buğu yapmaya devam ediyor.
Bu ikinci gözlüğüm ilki gene speedo ama amatördü onun su alması ve buğu sorunu için değiştim.
Fakat aldığım bu yeni pro seri gözlükte buğu yapıyor.
Havuz da ki hoca içine damlatacaksın öyle geçicek diyor buğu önleyiciyi ama olmuyor işte çözümü bilen varsa bir zahmet teşekkürler şimdiden

ayrıca gözlükle yüzmek zorundayım gözlüksüz yüzemiyorum buğu yapıyor oluşuda tam tempomu bulmuşken durmama sebep oluyor ve canımı sıkıyor
0
sozluknickmiverulan
(10.06.10)
tükür :)
markasız saf tükürük.
0
kediebesi
(10.06.10)
@kediebesi

daha neler ?

gerçi yeni yüzen birisi sayılırım hep havuzda yüzdüm 5 aydır sürekli devam ediyorum hiç gözlüğüne tükürenini görmedim :D
0
🌸sozluknickmiverulan
(10.06.10)
suya girmeden önce tükür güzelce ovalayarak sil veya dış macunuyla bir fırçala havuza gitmeden
0
wanksta
(10.06.10)
hiç düşünmedin mi buğu önceliyici keşfedilmeden önce bu adamlar nasıl buğusuz dalıyordu diye :)
herkes gözlüğüne tükürür, racondur. :P
0
kediebesi
(10.06.10)
kediebesi + 1 , sprey vsfalan boş tukurmek ( soyle boğazdan geleni) gibisi yok
utanıyosan gizli kapaklı yap.

not:gözlük değil ama bayadır maske kullanırım , maskeyi ilk aldığımda birazda çakmakla atese maruz bırakırım ek olarak.
0
magoria
(10.06.10)
ben tükürürsem o gözlük gözüme yapışır :) sadece gözün üzerini kapatıyor şnorkel gözlüğü değil ki :)
www.swimmeroo.com bu kadar bişi
0
🌸sozluknickmiverulan
(10.06.10)
ehueh gözlüğe tukurdukden sonra tukruklu olarak tak demedik, net olara soyliyim parmağına biraz tukur, gözlüğün lensine yay iyice , sonra gözlüğü suya sok cıkar. al sana bugusuz cam.

not 2:acemiler bunu yapınca cok dalga konusu oluyo soliim,
suyun altında bi bakıyosun adamın gözlüğünün içinde salyalar aşşa yukarı sarkıyo,
gülmekde boğulma sebebi bu
0
magoria
(10.06.10)
işte daha iyi ya
az tükürükle daha çok verim alırsın ehhehe :)
0
kediebesi
(10.06.10)
Yahu bende de aynı gözlükten var, sadece lense tükürüp yayacaksın o kadar, peki ya benim speedo mun su geçirmesi? ühühühü sıksam bi türlü normal bıraksam bi türlü :/
0
deliberte
(10.06.10)
Aynı sorunu bende yaşıyorum benimde ikinci gözlüğüm ciddi misiniz tükürük olayında rezil olmayalım yarın...
0
ayhsegul
(10.06.10)
camlara biraz dişmacunu sür bir süre beklet sonra temizle ... havuzda kullanmadan öncede tükürmen şart. tükürdükten sonra o şekilde takmıyorsun.suya daldır çıkart bi :D
0
janavarorion
(10.06.10)
(4)

su giderlerinden gelen pis koku

halanne
yaz geldi havalar ısındı ya, akşamları eve geldiğimde iğrenç kanalizasyon kokuyo ev. özellikle banyonun giderinden geliyor su. küvet yada lavabodan değil ama, hani ayrıca yerde bi tane daha olur ya ordan. bazen de mutfak lavabosundan. pek yemek yapmıyorum da bu aralar :) nası gidecek bu koku. daha
yaz geldi havalar ısındı ya, akşamları eve geldiğimde iğrenç kanalizasyon kokuyo ev. özellikle banyonun giderinden geliyor su. küvet yada lavabodan değil ama, hani ayrıca yerde bi tane daha olur ya ordan. bazen de mutfak lavabosundan. pek yemek yapmıyorum da bu aralar :) nası gidecek bu koku. daha bunun temmuzu ağustosu var, haftasonu tatili var, senelik izni var. kokudan girilmeyecek herhal eve. napsam ki?
0
halanne
(10.06.10)
o düzgün tesisat bağlanmamasından kaynaklanıyor. delikleri bir şekilde tıkamaya bakın poşet vs. aynısı bizde de var banyo leş gibi kokuyor gideri poşetle vs tıkıyoruz başka çaresini bulamadık.
0
argent dawn
(10.06.10)
bol su akıtınca genelde geçiyor. sık kullanmayınca da koku yapıyor çünkü çoğunlukla giderin ilk safhasında çok şey takılı kalıyor. şu lavabo-açlar dan bir poşet, üstüne de bi litre sıcak su dökersen azalabilir, bir süre için, yeni malzemeler takılana kadar. hatta bence sen banyo giderine, küvet giderine bir de mutfaktaki evye giderine üç paket dök. kimyasal kullanmak istemezsen belki sirke, tuz karışımı da bir nebze çözer. ama apartmandaki genel bir durumsa çözmek zor, tek yok kapamak gerçekten.
lavabo açıcı alırsan kutunun üstünü iyice oku, denilenleri aynen yap.
0
kediebesi
(10.06.10)
Muslukla duvardaki su çıkış yeri arasındaki bölgeyi kontrol et. Normalde deve boyunu denilen U harfi biçiminde bir bölüm olması gerekiyor. Deve boynu yoksa kanalizasyonun kokusu doğrudan lavubonun deliğinden odaya doluyor. Kimi tesisatçılar acemiliklerinden ya da üç kuruş fazla kazanmak uğruna koymayabiliyorlar. Borular plastikse kendin de takabilirsin. Zaten çok ucuz plastik bir parça. Hırdavatçılarda bulunur.
0
melon_sapka
(10.06.10)
Yanlış yazmışım:
"Muslukla duvardaki su çıkış yeri arasındaki bölgeyi kontrol et"
doğrusu
"Lavabonun deliği ile duvardaki su çıkış yeri arası olacak, yani lavabonun altındaki bağlantıdan bahsediyorum. Normalde banyonun giderinde de benzer bir sistem olmalı sanırım ama o beton içinde kalmalı. Onu tam bilmiyorum.
0
melon_sapka
(10.06.10)
(6)

speaking'i nasıl geliştirebilirim?

portakal
merhabalar,2 hafta sonra full ingilizce olacak bir mülakata gireceğim fakat speaking'imin yeterli düzeyde olduğunu düşünmüyorum. bir nebze olsun nasıl geliştirebilirim? Neler yapmam gerekiyor?
merhabalar,
2 hafta sonra full ingilizce olacak bir mülakata gireceğim fakat speaking'imin yeterli düzeyde olduğunu düşünmüyorum. bir nebze olsun nasıl geliştirebilirim? Neler yapmam gerekiyor?
0
portakal
(10.06.10)
konuş :)
kaydet dinle.
kendine bir konu belirle. mesela hayvanlar alemi. başlat anlatmaya, şu hayvandan korkarım, bu hayvanı severim. bilebildiğin en detaylı sözleri kullan. mesela deniz canlılarından yunusu severim çünkü memelidir onlar balık değil. bak mesela bu lafta bile bi sürü kelime ve bağlaç var. önceden bi hazırlık yapmadan böyle konuşmalar yap, bunları kaydet imkanın varsa. sonra da aç dinle. o gün neler yaptığını anlat, ne yediğini anlat. konu basit olsun, anlatım detaylı. :) ingilizce düzeyini, mülakatın içeriğini de yazarsan daha detaylı cevaplar gelebilir.
0
kediebesi
(10.06.10)
bu kadar kısa sürede herhalde en yüksek fayda tell me more ve 1 adet mikrofon ile sağlanır.
0
hiko seijuro
(10.06.10)
o mulakata girmis birisini bulabilirsen sugar olur.

bulmazsan, sana sorulabilecek sorulari tahmin etmeye calis. bunlara verecegin cevaplari kagida yaz. ingilizcesine guvendigin birisine goster ve bi hata olmamasina dikkat et.

mesela mulakatta su soru cok beyliktir: bize kendinizden bahseder misiniz biraz?

bunu bi kere en ufak gak guk demeden sular seller gibi anlatabilmen lazim. bu da, onceden yazip tekrar ederek olur. ezberle demiyorum cunku ezberlemis oldugun da anlasilir. ama boyle beylik bir soruda buyuk bir gramer veya kelime hatasi yapmamalisin.

mulakati yapacak kisi Amerikali ya da Ingiliz mi? Yoksa Turk mu? Bu niye onemli? Cunku Turkse muhtemelen onun Ingilizcesini anlama problemin olmayacak. Ama diyelim karsina bi Iskoc adam geldi, aksan sana yabanci. O zaman zorlanabilirsin. Dolayisiyla, eger mulakati yapacak kisi yabanciysa, speaking'den baska bi de listening comprehension'a da calisman lazim. Bunu da YouTube'dan bol bol gavurca seyler seyrederek yapabilirsin.

Sonra pratik yapmak cok onemli. Eger sana boyle bir iyilik yapabilecek birisini bulabilirsen tam super olur. Yani iyi Ingilizce bilen bir tanidigin seni alacak karsisina ve Can you tell me about yourself? den baslayacak sormaya. Sen orada canli olarak, nerelerde sicma ihtimalin oldugunu goreceksin. Aynen karatahta basinda ogrenmek gibi yani. O tanidigina yanlis yapa yapa, yanlis yapmamayi veya ufak tefek yanlislari hemen toparlayabilme becerisini ogreneceksin. Bu provalar muhim. Seni mulakata asil bunlar hazirlar. Yani kendi sesini kaydedip dinlemek iyi guzel de, sen yapmakta oldugun yanlisin farkinda degilsen ne olacak? Kendi kendini banttan dinleyip, "O oyle denmez evladim" mi diyeceksin?
Yalniz kaldiginda da ayna karsisinda da calis, sesli kitap da oku. Duyuruda buralarda bi yerde film izlemeyle ilgili soru vardi. Vaktin olursa iNGiLiZCE alt yazili iNGiLiZCE konusmali film izle DVD'den. Insanlar nasil cumleler kuruyorlar. Neyi nasil soyluyorlar, bunlara dikkat et.

Bi de, korkma!

Yapabilirsin. Hic kimse anasinin karninda ogrenmedi.
0
compadrito
(10.06.10)
mülakatı yapacak kişi italyan. dinlemede sorunum yok zaten yüzde yüz ingilizce olan bir bölümden mezunum. ve senelerdir dizidir, filmdir seyrediyorum. tek sorun speaking :(
0
🌸portakal
(10.06.10)
italyansa hiç korkmayın hocam, büyük ihtimal daha kötüdür ingilizcesi sizden :) yalnız konuşmasını anlayabilmek için italyan aksanına aşinalık kazanmak gerekebilir. tabii ki karşıdakinin de ana dili olunca düzgün telaffuz ve vurgudan çok anlaşılır ve tane tane konuşmak önem kazanıyor. kasıcı kelimeler kullanmadan basit ve sade kelimelerle derdinizi anlatmanız önemli. başvurduğunuz işin amerika, ingiltere ile temas gerektiren yurtdışı temsilcilik gibi bir iş olmadığını var sayarak yazıyorum.
0
lykos
(10.06.10)
bol bol akademik speaking kayıdı dinle, bol bol ingilizce kitap makale oku bir de şunu aklından çıkarma, konuşurkene sakın türkçe düşünüp ingilizceye çevirmeye kalkma.
0
cedric tweedledee
(10.06.10)
(9)

Numaralı Deniz Maskesi

gokriver
Selamlar scubacılar,Gözlerim hayvani nonda bozuk. Hem miyopum hem de astigmatım var. İleri derece gözü bozuk olup, numaralı deniz maskesi kullanan var mı? İşe yarıyor mu?
Selamlar scubacılar,

Gözlerim hayvani nonda bozuk. Hem miyopum hem de astigmatım var. İleri derece gözü bozuk olup, numaralı deniz maskesi kullanan var mı? İşe yarıyor mu?
0
gokriver
(10.06.10)
lens denesen?
0
kediebesi
(10.06.10)
denedim bi dönem, gebertti beni. alışmış olmak lazım sualtında kullanabilmek için. acil kullanıcam maskeyi, lensleri kaybederim, hep gözümü açarım suda.
0
🌸gokriver
(10.06.10)
www.bausch.com

ben su lenslerden kullanıyorum senelerdir, gozlerim de 5.30 benım de astigmatım var.

suyun altında açıyorsun gozlerını, cok problem olmuyor. tabıı abartmadıkca -yanı boş bulundun, gozlerını actın bır sey olmuyor.

numaralı denız maskesı de ıse yarıyor. ama baya tuzluya patlayabılır.
0
anneke
(10.06.10)
tam canlandıramamış olabilirim ama, deniz maskesi zaten yüze takılmıyor mu? gözüne lens, yüzüne de sıradan bir deniz maskesi taksan?
0
mevtagezer
(10.06.10)
mares in look serisine bir bakmalıyım numaralı maske için.. aslında lens kullanmaya başlasam, güneş gözlüğü de kullanabiririm. en temizi lense geçmeyi denemek.
0
🌸gokriver
(10.06.10)
cressinin focus modellerinde var bu olay ama camları da az para değil hani 90 100 kağıttan başlıyo gokriver acil kullanıcam diyince sen..
0
wrench
(10.06.10)
1 ay içinde temin etmem lazım. Aciliyeti o. 1 ay sonra dalış.
0
🌸gokriver
(10.06.10)
Anadolu yakasındaysan kızıltoprak marintekte görmüştüm. 3 ayrı çeşit olarak yapmışlar ama numaraları filan aklımda kalmadı tabii. 90 kağıttan başlıyodu camları.
0
wrench
(10.06.10)
Haftasonu bakıyorum, sağol.
0
🌸gokriver
(10.06.10)
(5)

repertuarı geniş olanlar

baytunca
mezuniyet töreninde tüm öğrencilerin fotolarından oluşan bi foto-slayt gösterisi hazırlıyorum da gençler duruma uygunluk arz eden şarkı öneriniz var mı? benim aklıma sadece sezen aksu- sardunyalar geldi
mezuniyet töreninde tüm öğrencilerin fotolarından oluşan bi foto-slayt gösterisi hazırlıyorum da gençler duruma uygunluk arz eden şarkı öneriniz var mı? benim aklıma sadece sezen aksu- sardunyalar geldi
0
baytunca
(09.06.10)
bu gece son.
0
rokoko
(09.06.10)
çok klişe olacak belki ama amelie soundtrack'ten J'y suis jamais allé, La Valse d'Amélie, Comptine d'un autre été L'après-midi parçaları neredeyse müzik gerektiren her çeşit sunuma gider. arka arkaya da kullanabilirsin. albüm sanatçısı yann tiersen.

not: parçalar enstrümantal.
0
i ve been mistreated
(09.06.10)
(bkz: die fledermaus)

evgeny kissin'in piyano yorumunu öneririm şiddetle.
0
yurdum insani
(09.06.10)
kesinlikle scorpions un "wind of change"
0
isso09
(09.06.10)
the connels'dan gelsin 74-75
www.dailymotion.com
0
kediebesi
(09.06.10)
(3)

Gilette Venus; Genital Bölgeler İçin Uygun mudur?

tcyx
Evet soru başlıkta, elimize bir yerden bir adet geçti bu traş bıçağından. Genital bölgeler için uygun mudur acaba? (Kadın için)
Evet soru başlıkta, elimize bir yerden bir adet geçti bu traş bıçağından. Genital bölgeler için uygun mudur acaba? (Kadın için)
0
tcyx
(09.06.10)
kıvırcık aç kapıyı.
boşuna mı venüs demişler?
tikim vardı noldu, geçmiş :)
0
kediebesi
(09.06.10)
uygundur efenim. rahatça kullanınız.
0
beyimsiz
(09.06.10)
uygun. jilet kullandiginiza gore erkek oldugunuzu dusunerek sunu ekleyeyim, venus'un bicaklari herhangi bir gilette tiras makinesine de takilabiliyor.
0
kayranin kedisi
(09.06.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.