Giriş
(3)

köpük sabun

loneliness of a long distance runner
merhabalar,bu köpük veren sabunluklara bildiğimiz sıvı sabun mu koyuluyor? başka bir şeyse ne?teşekkürler.
merhabalar,

bu köpük veren sabunluklara bildiğimiz sıvı sabun mu koyuluyor? başka bir şeyse ne?

teşekkürler.
0
loneliness of a long distance runner
(12.09.11)
başka bişey o yaw, suyla karışınca köpük oluyor o, aletin mekanizması öyle, karıştırıp veriyo
0
nucleon
(12.09.11)
işte o nedir, bir bilen var mı?
0
🌸loneliness of a long distance runner
(12.09.11)
farklı şey onlar. hatta onların içine koyulduğu makinaların mekanizmaları bile farklı. köpük için olana sıvı sabun koyarsan bozulur.
0
devilred
(12.09.11)
(2)

bu oyun ne oyunu?

enkolaykullaniciadi
http://www.sensoryedge.com/memory-maze-team-challenge.htmlTürkçe deki karşılığı ne bu oyunun?amaç nedir? nasıl oynanır?
www.sensoryedge.com

Türkçe deki karşılığı ne bu oyunun?
amaç nedir? nasıl oynanır?
0
enkolaykullaniciadi
(11.09.11)
adını hatırlamıyorum ama eskiden pazar xx'li programda vardı bu oyundan. alarm veren karelere basmadan oyunu bitirmen gerekiyordu. basarsan geri dönüp baştan başlıyordun. bir çeşit hafıza oyunu.
0
devilred
(11.09.11)
abi anladığım kadarıyla bir yolu izleyerek bir uçtan diğerine gitmek gerekiyor. yanlış taşa basıldığında bir adım geri dönüyorsun falan. ama türkçedeki karşılığı hakkında bir fikrim yok.
0
bad boy for life
(11.09.11)
(5)

telefon görüşmesi

bonjurkes
komik ama garip bir durum başıma geldi, malum sabit telefon olsa hatlar karıştı falan denir de.Telefon çaldı, telefonu açtım, karşı taraf sanırım sesimi zor duyuyordu ki bir kaç kere ismimi tekrarladı, bu arada alakasız birinin telefon konuşmasını duydum, yani sanki başkasının telefon muhabbetine da
komik ama garip bir durum başıma geldi, malum sabit telefon olsa hatlar karıştı falan denir de.

Telefon çaldı, telefonu açtım, karşı taraf sanırım sesimi zor duyuyordu ki bir kaç kere ismimi tekrarladı, bu arada alakasız birinin telefon konuşmasını duydum, yani sanki başkasının telefon muhabbetine dalmış gibi oldum."İşte abi oradan düz git sağa dönünce falan diye karşı tarafla konuşuyordu aradaki kişi", kapattım, karşı taraf tekrar aradı ve aynı şey tekrar oldu ve sonra aradaki ses kesildi.

Sabit hatlarda olsa işte santral sorunu vs denir de cep telefonlarında bu durum yaşanıyor mu? Ya da sebebi nedir
0
bonjurkes
(11.09.11)
dinlemeye mi takıldın yoksa ? oluyomuş öyle şeyler gazetede okumuştum
0
korg
(11.09.11)
cep telefonlarında da hatlar karışıyor bazen.
0
devilred
(11.09.11)
normal hacı.
ev telefonunda bu olayın daha sıklıkla yaşanmasından dolayı bize öyle geliyor.
0
seyduna6687
(11.09.11)
Dinleme yapiliyorsa oluyor diyorlardi. Benim telefona da bi ara darth vaderin nefes sesi gibi sesler geliyordu.
0
Lim5
(11.09.11)
birader kimse seni canlı yayında dinleyip o arada da kendi konuşmalarını sana dinletmez. dinleyen kişi sadece seni ve seninle konuşan(lar)ı duyabilir. bunun dışında kendisi müdahil olamaz. bu saçmalık.
ama hücre sistemi ile çalışan bir iletişim aygıtından bahsediyorsun ve bağlantı mekanizmaları bir yerinde aksama yapabilir, görüşmeleri karıştırabilir. veya seni arayanın yanında yöresinde birileri telefonla konuşuyordur. ama dinleme değildir ne bu ya;)
0
fempusay
(11.09.11)
(4)

ilk girdiğiniz ciddi işi neye göre seçtiniz?

yazararme
soru başlıkta. tıp okudum doktor oldum gibi değil tabi. sevdiğiniz birşey mi yapmaya çalıştınız, parlak kariyer vaad eden bir yola mı girdiniz? vs bunların sonuçları ne oldu?bunları merak ediyorum.
soru başlıkta.

tıp okudum doktor oldum gibi değil tabi.

sevdiğiniz birşey mi yapmaya çalıştınız, parlak kariyer vaad eden bir yola mı girdiniz? vs bunların sonuçları ne oldu?

bunları merak ediyorum.
0
yazararme
(08.09.11)
akıllı olan insan paraya yönelir, daha romantik olan insan ise yüreğinin götürdüğü yere. ben ikincisini yaptım, işler oldukça kötü gitti ama seçimimden pişman olduğumu asla söyleyemem. ilkini yapsaydım kendimi yerdim ama.
0
devilred
(08.09.11)
mezun olduktan sonra internetten tanıştığım ve bende ışık gören kafa dengi ve namı olan bir yapımcının yanında işe başladım. eğlenceli ama yorucu ve düzensiz bir işti. sigortası falan yok diye ailem istemedi. benim de bazı çalışanlarla uyum sorunum ayyuka çıkınca son proje bittikten sonra başka bir işe girdim. pişman olmalı mıyım hala bilmiyorum.
0
hyu
(08.09.11)
eşini seviyorsan evde, işini seviyorsan hayatta mutlu olursun kardeşim. ne olursa olsun sevdiğin işi, sevdiğin ortamda yapmakta fayda var.

eniştem yıllardır uluslararası bir şirkette kariyer peşinde koşuyor, çalıştığı şirket için deli gibi çalışıyor, para kazanıyor ama sonuç olarak kazanılan paradan o kadar da zevk alamıyordu. sonra sağlık problemleri yaşadı, sokarım bu tempoda, bu stresle çalışamam dedi. yaptığı işi bıraktı, güneye sahile indi, orada özel, nispeten daha küçük bir şirkette yöneticilik yapmaya başladı. hem kendisi, hem ailesi mutlu ve huzurlu şimdi.
0
evvesa
(08.09.11)
sevdiğim işi yapabilmek için bikaç yıl süründüm debelendim ve sevmediğim bir işi yapıyorum şuan.
0
9kuyruklukedi
(08.09.11)
(9)

the walking dead'i beğenmeyen bir ben miyim?

cupcakeparade
yoksa dizi gerçekten overrated mı? siz ne diyorsunuz?
yoksa dizi gerçekten overrated mı? siz ne diyorsunuz?
0
cupcakeparade
(07.09.11)
değilsin, ben de beğenmedim. fazla amatörce.
0
devilred
(07.09.11)
seyretmedim ama baktığım az bir kısmı bana da vasat geldi. Belki 10-20 yıl önce olsa ilginç gelebilirdi, şimdi çocuk mu kandırıyorlar? gördüğüm kadarıyla esaslı bir konusu da yok, yani: ölüler bahane, insani bir drama, bir çatışma vs yoktu.
0
firez
(07.09.11)
yok hacı dandik dizi yaw, hiçbir dizinin olmadığı zamanda çıkardıkları için tuttu gibi göründü o iş, yoksa fos
0
nucleon
(07.09.11)
bence güzel :/ bu durumda tek beğenen ben miyim diye soruyorum? siz ne diyorsunuz
0
girl in a coma
(07.09.11)
teşekkürler, yalnız değilmişim demek ki! ama çok ilginç herkes ölüyor, bitiyor bu diziye. beğenen de mi yokmuş duyuruda? :)
0
🌸cupcakeparade
(07.09.11)
Zombiler olması ve dizi olması bence mükemmel kılmak için yetiyor. Bütün gün ot göstermedikleri sürece tavım bu diziye.
0
vexations
(07.09.11)
zombi türünde fazla adam akıllı yapıt olmadığı için bunlar çok iyi yani walking dead süper merakla yeni sezonu bekliyorum yani lafın kısası en iyisi çekilene kadar en iyisi bu daha ötesi yok :D şimdi kitaptan filme aktarıldı 1 kitaptan 1 sezon çıkardıkar ve şu anda 14. kitabı yayınlandı walking dead in her bölümde atraksiyon beklemeyin dozu dozu yavaş yavaş vercekler esas dizi keyfini zombiler efektleri fln inanın bana
0
semson
(08.09.11)
nasıl yani değerli arkadaşım? benim çevremde diziyi resmen beğenen yok hiç. ben de ilk üç bölümü izledim, sonra sıkıldım. hiç olayı yok, zorlama bir dizi bence. gerçi çevrem dediğim de iki üç kişi ama olsun, ben sevene denk gelemedim.
0
reerer rique
(08.09.11)
devamı gelmese aramam.
0
resistance is futile
(08.09.11)
(6)

üniversitede harcı ödemedik mi ne oluyor??

kalim
bir önceki sorumla alakasız bir soru onu söylim. şimdi yüksek lisans a kayıt olduk diyelim güz dönemi ödedik harcı, ama devam edemedik okula bahar harcını yatırmadık, bu dönem güz harcını da yatırmadık, okulla ilişiğimiz kesiliyor mu bu durumda? ilişiğin kesilmesi önemli değilde sonradan bu harçları
bir önceki sorumla alakasız bir soru onu söylim.

şimdi yüksek lisans a kayıt olduk diyelim güz dönemi ödedik harcı, ama devam edemedik okula bahar harcını yatırmadık, bu dönem güz harcını da yatırmadık, okulla ilişiğimiz kesiliyor mu bu durumda? ilişiğin kesilmesi önemli değilde sonradan bu harçları isterler mi, yani kaydımızı silmek istersek "3 dönem harç ödememişsiniz bunları faiziyle ödeyeceksiniz" mi diyorlar yoksa 3-4 dönem yatırmayınca otomatikten kayıt silinip borç falan olmuyor mu? nasıl oluyor bu işler..
0
kalim
(07.09.11)
ilişiğin kesilmiyor ama okuldan atıldığına dair bir yazı geliyor eve. sonra sen gidip formaliteleri tamamlayıp ilişiğini kesiyorsun. harcı da istemiyorlar, çünkü zaten atıldın.

not: aynısını yaptım, oradan biliyorum.
0
devilred
(07.09.11)
iki dönem üst üste yatırmayınca kesiliyor ilişki..
0
otopsicocugu
(07.09.11)
harcı yatırmazsan kayıt yenileme yapamazsın. mazeretsiz olarak kayıt yenileme yapmayınca okuldan süresiz uzaklaştırma alıyorsun. "gelip pılını pırtını topla" diyorlar. gidip topluyosun.
0
lancelot du lac
(08.09.11)
ben tek dönem yatırmamıştım, dolayısıyla kaydımı yaptırmamıştım, gayet de hemen attılar.
0
devilred
(08.09.11)
ha tmm yani o 2-3 dönem yatırmayınca gg bir durum yok yani. okuldan atılıyoruz o kadar para falan vermiyoruz anladığım kadarıyla??
0
🌸kalim
(08.09.11)
aynen öyle. ama ilişik keseceksin yine de.
0
devilred
(08.09.11)
(7)

prozac reçeteli mi satılır yoksa çek bana bi prozac desek eczacı

domine deyus
buyur abi der mi hı?
buyur abi der mi hı?
0
domine deyus
(07.09.11)
vermezler hacı.
reçeteli
0
seyduna6687
(07.09.11)
verirler; vermeyecek eczacı çok azdır.
0
lebanon
(07.09.11)
yeşil reçeteyle satılıyordu benim zamanımda.
0
kayranin kedisi
(07.09.11)
verir.
0
devilred
(07.09.11)
reçetesiz alabiliyorsun, onun muadili depreks var o daha ucuz hatta, onu da reçetesiz veriyorlar.
0
lexiegrey
(08.09.11)
der
0
compadrito
(08.09.11)
reçetesiz alabilirsin.
0
orpheus
(08.09.11)
(8)

film tavsiyesi. hemen şimdi, burada.

take me rufee2
bana bir film tavsiyesi alabilir miyim? istirhamım, yabancı olmaması. çünkü başım ağrıyor; ekrana yaklaşıp yazıları okumak rahatsız eder şimdi. güzel bi türk filmi olsun şöyle gece gece. :)teşekkürlerimi sunarım.
bana bir film tavsiyesi alabilir miyim? istirhamım, yabancı olmaması. çünkü başım ağrıyor; ekrana yaklaşıp yazıları okumak rahatsız eder şimdi.
güzel bi türk filmi olsun şöyle gece gece. :)
teşekkürlerimi sunarım.
0
take me rufee2
(06.09.11)
Kohen
(06.09.11)
arkadaşım şeytan
gölge oyunu

ikisi de eski ama izlediğim en güzel türk filmlerindendirler.
0
devilred
(06.09.11)
dento
(06.09.11)
ne seçtin, bari onu söyleyeydin de sevineydi içimizden biri :/
0
devilred
(06.09.11)
Mustafa Hakkında Herşey
0
z_victory86
(06.09.11)
teşekkürler.
arkadaşım şeytan'ı izliyorum. mazhar alanson'u çok severim çünkü :)
0
🌸take me rufee2
(06.09.11)
trawmatolog
(06.09.11)
incir reçeli
0
photo85
(06.09.11)
(5)

dil bilgisi sorusu

benaslinda
sefalet kelimesinin kökü sefa mı? eğer öyleyse aldığı -let eki olumsuzluk mu katmış? -let eki nerden geliyor? nasıl olmuş?
sefalet kelimesinin kökü sefa mı? eğer öyleyse aldığı -let eki olumsuzluk mu katmış? -let eki nerden geliyor? nasıl olmuş?
0
benaslinda
(31.08.11)
arapçadaki sfl kökünden geldiğini düşünüyorum ben kelimenin. sefil kelimesi de aynı şekilde.
0
devilred
(31.08.11)
ensar
(31.08.11)
sefa + fakir

sefa fakiri anlamında olabilir mesela.. let fakir demek. sefa da sefa işte...
0
otopsicocugu
(31.08.11)
Usta ben Arapça/Farsça bilmem de bu tür kelime türetme işlerine merakım vardır.

-let eki ''bir şey olmak/ bir şey hali'' anlamı katıyor. Mesela 'sefalet' sefil olmak (sefil olma hali) demektir. Buna benzer:

Kefalet- Kefil olmak
Atalet- Atıl olmak
Vekalet- Vekil olmak gibi anlamlar taşır. Yani sefadan gelmiyor ve -let eki olumsuzluk eki değil. (Çok fena sallamış da olabilirim ama mantıklı lan işte)
0
terelelli
(01.09.11)
-let eli değil, sadece -et eki türkçedeki -lik eki yani olmak anlamı işlevini görür.

sefal-et=sefil olmak
velay-et=veli olmak vs.
0
devilred
(01.09.11)
(2)

piercing (capsli)

rurouni
kaşımda piercing var 1-2 aydır deliklerin etrafı kızardı kan topladı gibi bi şey oldu. 1.5 yıldan daha uzun süredir takıyorum hiç cıkarmadım. 2-3 saatlik dilimler dışında. 1 saat çıkarsam bile takarken zorlanıyorum zaten. cıkardıgımda cok nadir.sonuc olarak bu durumda ne yapabilirim düzelmesi icin.
kaşımda piercing var 1-2 aydır deliklerin etrafı kızardı kan topladı gibi bi şey oldu. 1.5 yıldan daha uzun süredir takıyorum hiç cıkarmadım. 2-3 saatlik dilimler dışında. 1 saat çıkarsam bile takarken zorlanıyorum zaten. cıkardıgımda cok nadir.

sonuc olarak bu durumda ne yapabilirim düzelmesi icin. krem olarak "thiocilline" var evde. başka fikri olan?
0
rurouni
(27.08.11)
doktora git.
Muhtemelen antibiyotik içerikli bir krem verecek. Ama yine de risk almaya değer mi? İltihaplanmış.
Ayrıca eczaneden bir sodyum solüsyon alırsan (serum, tuzlu su) arada piercingi ve bölgeyi yıkarsan diyelim ki haftada 1-2 kere, bunlarla pek karşılaşmazsın.
0
ben bizzat kendim
(27.08.11)
bende de vardı buna benzer bir sorun. içerideki iltihap katı hal almaya başlamıştı hatta artık. en sonunda bünyem kabul etmiyor dedim ve çıkardım. çıkardığımın ertesi günü kapanmıştı. cidden bünyem kabul etmiyormuş.
0
devilred
(27.08.11)
(12)

mühendsilere sorum var

reznov
işverenler en öncelikle neye göre karar veriyorlar?A-not ortalaması B-Üniversite C-yabancı dil D-Hepsiİpucu:cevap D değil. en öncelikle diyorum.
işverenler en öncelikle neye göre karar veriyorlar?


A-not ortalaması B-Üniversite C-yabancı dil D-Hepsi



İpucu:cevap D değil. en öncelikle diyorum.
0
reznov
(27.08.11)
e-hiçbiri yok? hiçbiri. yaptığın projelere vs. bakarlar.
0
tepedeki psychedelic adam
(27.08.11)
ilk işse konu, iş kategorisine bağlı olarak genelde a ve b öne çıkıyor. ilk işten sonra gene iş kategorisine göre sadece c'nin önemi kalıyor.
0
dambil
(27.08.11)
not ortalamasından çok icraat önemli. daha önce çalıştığınız yerlere, yaptığınız çalışmalara, yabancı dile ve üni.'ye bakarlar. tanıdıklarımdan biliyorum..
0
toshiro
(27.08.11)
yeni mezunsanız

1-B

işe göre 2 de C olabilir. hiç 2 olmayadabilir.
0
kakam gelmis olamaz mi
(27.08.11)
hiçbiri...

o şirkette hatrı sayılır bir dayın var mı diye bakıyorlar. aksini iddia eden beri gelsin.
0
gelecektengelenkutupayısı
(27.08.11)
İstihdam eden bir mühendisim. Yardımcı olabilirim, senin branş ne?
0
jadle
(27.08.11)
E- Torpil
0
paudi
(27.08.11)
e-tecrübe
e-tecrübe
e-tecrübe
0
gadlemler
(27.08.11)
c ve b kafa kafaya. a diye bir şey yok.
0
shell
(27.08.11)
ister tecrübeli ol ister yeni mezun, talep ettiğin ücretten başka hiçbirşeye bakmıyorlar.
0
exordinary
(27.08.11)
Mesela ben yapı denetimde calısıyorum sirkete bir mühendis alınacagı zaman öncelikli olarak yeni mezunlara bakıyorlar neden maası daha az ödemek icin.Zaten yeni mezunlar bizim sirkette biraz tecrübe edindiği zaman hemen belediyelere akıyorlar.Yeni mezun degilse daha önce calıstıgı projelere bakıyorlar.
0
ufolursun
(27.08.11)
E-referans adı altında torpil.
0
devilred
(27.08.11)
(5)

Basit Bir İngilizce Sorusu

mosakale
Mesela 1989 u nineteeneightynine olarak söylüyoruz. Peki 1903? 2007? bunları nası söyleriz? ya da 2011 mesela?
Mesela 1989 u nineteeneightynine olarak söylüyoruz. Peki 1903? 2007? bunları nası söyleriz? ya da 2011 mesela?
0
mosakale
(10.08.11)
1903: nineteen-oh-three
2007: two thousand seven veya twenty-oh-seven
2011: twenty-eleven
0
hololop
(10.08.11)
1903: nineteen-ohthree (öyle hatırlıyorum)
2007: two thousand seven veya twenty oh seven
2011: two thousan eleven veya twenty eleven.
0
cumingsoon
(10.08.11)
1999'a kadar olanlar ikiye bölünüp söyleniyor.
nineteen three ya da oh three.
2000'den sonrakileri two thousand eleven diye söylüyoruz.
bu dediğimiz tarihler için tabii ki.
0
inanmazsan inanma
(10.08.11)
iki binlere gelince two thousand diyorlar. öyle ikili ikili söyleme durumu ortadan kalkıyor.
0
devilred
(11.08.11)
@little miss rejectee ve hololop

çok feci sallamışsınız. cevap bilinmiyorsa neden yazılır ısrarla anlamam
0
lancelot du lac
(11.08.11)
(8)

boy abdesti... (ateizm-bilim?)

merdümgiriz...
efendim ateist, deist, agnostik vs.'lere (ya da bilimle ilgilenenlere) 3 tane sorum olacak; 1) boy abdestinin vücuda herhangi bir faydası var mıdır? (aura vs. )2) boy abdesti almak bilimsel bir durumsa hayvanlar ne yapıyor, olumsuz etkiden nasıl kurtuluyor? (hani işler rast gitmez vs. saçmalıkları v
efendim ateist, deist, agnostik vs.'lere (ya da bilimle ilgilenenlere) 3 tane sorum olacak;

1) boy abdestinin vücuda herhangi bir faydası var mıdır? (aura vs. )

2) boy abdesti almak bilimsel bir durumsa hayvanlar ne yapıyor, olumsuz etkiden nasıl kurtuluyor? (hani işler rast gitmez vs. saçmalıkları var ya)

3) (bu soruyu belki bir bilgisi olan vardır diye soruyorum, çok da umrumda değil) islam boy abdesti olmadan yaşamayı neden günah olarak tanımlıyor acaba, biraz fazla saçma değil mi? yoksa günah olarak tanımlamıyor mu zaten, yine islam kültürünün saçmalıklarından biri mi bu da?
...

not: sorduklarım müslüman olmayanlar için saçma farkındayım; ama ateistlerden de boy abdesti alanların olduğunu görüyorum, agnostikler falan zaten... tam karar vermemiş biri olarak gereksiz yere sıkıntı veren konulardan biri bu benim için, nedir ne değildir öğrenmek istiyorum.

not 2: sorduklarım cevabı öğrenmek için sorulmuş, art niyeti olmayan sorulardır. soruları ateist, deist, agnostik vs.lere sormamın sebebi; bilim doğrultusunda bir cevap almak istememdir. dindarlar ve dinciler "bizim bilimle alakamız yok mu" diye alınıp soru altına gereksiz cevap yazmayınız lütfen.
0
merdümgiriz...
(10.08.11)
1)temizlik dışında bir faydası yoktur.

2)seksi/cinselliği arınılması gereken tu kaka birşey olarak görüyorlar.
0
cro magnon
(10.08.11)
islamın ilk yıllarındaki teknolojiyi, imkanları ve arabistan coğrafyasını dikkate alırsak bunu şart koşmak mantıklı. hastalık, veba olmaması için.
günümüzde ise sadece temiz yaşamanın yeterli olacağını düşünüyorum. birkaç din adamlık bir polemik konusu bulduğunuz için ayrıca tebrik ederim.
maneviyata gelince, dini ne olurasa olsun, suyu anlayan, su hakkında düşünen, suyun erdemini kudretini bilen biri zaten yıkandığında ruhsal arınmayı had safhada yaşar.
0
9kuyruklukedi
(10.08.11)
alışkanlıktan dolayı almayı sürdürüyorlar. neticede bu topraklarda doğan insanların büyük bölümü; bu toprakların kurumsallaşmış dini olan islamın bir mensubu olarak dünyaya gözlerini açıyorlar.

daha sonra araştırma-sorgulama sürecinin ardından dinden kopuyorlar ama bazı alışkanlıklar devam ediyor. bu normaldir. ben de uzun süre duş alırken boy abdesti almayı sürdürmüştüm.
0
istististist
(10.08.11)
hmm cevaplar oldukça ilginç tabi..

arkadaşım, gel şöyle bir düşünme şekli geliştirelim beraber: istediğin şeye inanabilirsin, istediğin şekilde ömrünü geçirebilirsin. bu bi inanç meselesi en nihayetinde, kimse sana belli bir inanışa ait bi eylemi ya da sembolik bir olguyu gerçekleştirmedin diye bişi diyemez ki zaten konu bu değil. lakin şuna varmak istiyorum, inancın ne olursa olsun, bunu en nihayetinde insan ölçeğinde sen yaşıyorsun, yani bir insanın olabilecek ihtiyaçlarına göre biraz bu bağlamda mantık çerçevesinde düşünüldüğünde birçok tatmin edici sonuçlarla karşılaşıyorsun zaten. bu örnek için konuşmak gerekirse, evet su gerçekten insana dinginlik veren bir şey olmasının dışında psikolojik olarak da insan evladını rahatlatan, ferahlatan bişi... fiziksel olarak da temizlikle ilintili falan.

islamda da boy abdestinin gerekli kılınmasının sebebi, cinselliğin tü kaka olmasından ya da arabistanın konumundan falan değil, en genel anlamda insanın su ile olan ilişkisini artırmaya yöneliktir. biraz genel düşünmekte faide var bu konularda..

ha bundan sonrasını merak ediyosan islam dini için, açarsın ilgili kitaplardan okursun, iki ilmihal karıştırırsın, içselleştirip hayatına yerleştirmek yine sana kalmış. islam'da cinsel hayat diye 2 ciltlik bi kitap vardı hatırladığım kadarıyla, onda bulabilirsin ayrıntılı bilgiyi.

hele uğursuzluk falan, takılmayın böyle şeylere yahu, hadi sağlıcakla :)
0
tahret muslugu
(10.08.11)
böyle bir soru sorulmuştu, ve ben aynı cevabı vermiştim.

kimyager bir arkadaşım seks sonrası yıkanmanın vücuttaki elektrik dengesi düzenlendiğinden söz etmişti.
0
personal jesus
(10.08.11)
yanlış anlaşılma olabileceğinden dolayı yukarıdaki cevabıma bir ekleme yapmak istiyorum. ben çok sık duş alan birisiyim. yani temizliğe çok önem veririm. düşüncelerim değiştikten, tabulardan arındıktan sonra uzun müddet duşta gusül almayı sürdürmüştüm. zamanla bu alışkanlıktan kurtuldum. yani gusül almıyorum deyince cevap yazan bazı arkadaşlar; temizlenmiyorum, banyo yapmıyorum zannetmiş sanırım:)) ona bir açıklık getireyim istedim.
0
istististist
(10.08.11)
ilk soru için cevap verebilirim: vücudun elektrik dengesini düzenliyor cinsel içerikli herhangi bir şeyden sonra duş almak. su, fazla elektronu alıyordu yanlış hatırlamıyorsam.
0
devilred
(10.08.11)
hepinize teşekkür ederim. yalnız bu "vücudun elektriğini düzenliyor" cümlsinin doğruluğunu bulabileceğim bir kaynak var mı acaba? (mümkünse bilimsel bir kaynak... )

@presto öyle değil hacım o, iyi araştır, dincilerin kaynaklarından araştırma...
0
🌸merdümgiriz...
(10.08.11)
(8)

Sevgili Yastığı

nickini vermek istemeyen uye
Şehir dışındaki kız arkadaşımın doğum günü için böyle bir hediye uygun mudur? http://www.bunlardanistiyorum.com/3941/-/Sevgili-Yastiklari/arkadaş çevremden 2-3 kıza sordum birisi "öküz müsün" diye içime kurt düşürdü. daha bir ayımz dolmadı, o yüzden böyle basit- sevimli bir hediye seçmiştim. ne ders
Şehir dışındaki kız arkadaşımın doğum günü için böyle bir hediye uygun mudur? www.bunlardanistiyorum.com

arkadaş çevremden 2-3 kıza sordum birisi "öküz müsün" diye içime kurt düşürdü. daha bir ayımz dolmadı, o yüzden böyle basit- sevimli bir hediye seçmiştim. ne dersiniz?
0
nickini vermek istemeyen uye
(10.08.11)
ahahahah küfür gibi resmen.
0
roket adam
(10.08.11)
ahaha cok komik ama okuz musun cidden :D
0
afush
(10.08.11)
ehehe çok eğlenceli :) hem alışır omuzda uyumaya fena mı :p bir de parfümünden sıkarsan bir iki fıs, şirin olur bence :) ben beğenirdim en azından.
0
dasher
(10.08.11)
valla, bence öküz müsün denizek bişey değil o kadar da,
ben bana alınsın isterdim
0
fannstmer
(10.08.11)
nesini beğenmemişler anlayamadım ki. bence gayet de tatlı.
0
devilred
(10.08.11)
öküz diyenlerin biri de hediye önermemiş:)) yalnız beğendim ben de güzel hediyeymiş.
0
kumlupara
(10.08.11)
güzel hediye :)
0
tirt star
(10.08.11)
yandaki açıklama süpermiş. "Sevgiliniz mi yok? Yada var, ama yanınızda mı değil? Çok sorun değil, kimsenin yeri doldurulamaz sanmayın."
0
girl in a coma
(10.08.11)
(4)

karışmiş akıl ve ingilizce

klassno
şimdi sevgili genjjler,ufacık bir sorum olacak size. aslında cevabından eminim ama hani bilmeyen biri görür de öğrenir sanırsam deyyü yazıyorum."beğenme" emir kipli cümlesini, ingilizceye "dislike" diye mi çevirirsiniz, "unlike" diye mi?sanırsam olayı anladınız siz.
şimdi sevgili genjjler,

ufacık bir sorum olacak size. aslında cevabından eminim ama hani bilmeyen biri görür de öğrenir sanırsam deyyü yazıyorum.

"beğenme" emir kipli cümlesini, ingilizceye "dislike" diye mi çevirirsiniz, "unlike" diye mi?

sanırsam olayı anladınız siz.
0
klassno
(10.08.11)
dis
0
farnerud
(10.08.11)
dis evet. beş bira üstüne "emir kipli cümle"yi anlayabiliyorum ama normal kafayla algılayamayan insan var o da ilginç.
0
cro magnon
(10.08.11)
dis olacak. unlike "farklı olarak" demek.
0
devilred
(10.08.11)
evet, kendi cevabımda yanılmadığımı bir kez daha anladım. ancak piyasada o akdar '"unlike" denir' diyen adam var ki... bir an görüş alma ihtiyacı hissettim.
0
🌸klassno
(10.08.11)
(3)

elo müh.diploması üzerine tezsiz işletme yüksek yapmak kariyerime ne katar?

portakal
kararsızım. 9-10 bin tl para vereceğim yüksek lisans için. gerçekten değer mi ?
kararsızım. 9-10 bin tl para vereceğim yüksek lisans için. gerçekten değer mi ?
0
portakal
(07.08.11)
- ogreneceklerin icin deger
- tanisabilecegin insanlar ve network icin deger (biraz daha executive bir programsa tadindan yenmez)
- askerlik tecili icin deger ki ne deger
- sonrasinda zorda olsa doktora yapmak istersen deger (lisans ile turkiye`de direk yapilabiliyor mu bilmiyorum)
- akademik unvan vs icin cok da degmez
0
murat mc
(07.08.11)
tezsiz yüksek lisansın üzerine doktora yapamazsın.
0
devilred
(08.08.11)
@devilred, ben yapıyorum şu anda.
0
murat mc
(08.08.11)
(8)

romada buz var mıydı?

aşksız prens
spoiler sayılmaz.evet sorum aynen bu. rome dizisini izliyodum hediye olarak tokmakçı ve buz yollanıyor ya. o buz o dönemde nası olur? olma ihtimali var mıdır ?nasıl elde ediliyor olabilir ki?
spoiler sayılmaz.

evet sorum aynen bu. rome dizisini izliyodum hediye olarak tokmakçı ve buz yollanıyor ya. o buz o dönemde nası olur? olma ihtimali var mıdır ?

nasıl elde ediliyor olabilir ki?
0
aşksız prens
(07.08.11)
tek bi şekilde olabilir. eğer yakınlarda yüksek bi dağ var ise oradan getirilebilir.

(yaz mevsimi olduğunu ve havanın eksi derecelerde olmadığını varsayıyorum)
0
orpheus
(07.08.11)
buz dediğin ille yapay olarak elde edilen bir şey değil ki. buradaki yapaydan kastım da buzdolabı gibi soğutucular.

elbette ki buz vardı o devirde. sıfır dereceyi bulan her yerde rastlamak mümkündü kendisine.
0
devilred
(07.08.11)
dağdan vs getirilen büyük kar-buz kütleleri yer altında soğuk mahzenlerde ya da mağaralarda saklanırdı. Hatta yakın zamana kadar böyle yapılırdı.
0
whoosie
(07.08.11)
mahzende magarada erimez mi ki?
0
inancsiz deve
(07.08.11)
mantıken erimesi lazım 0 derecenin altında olamayacağından. ki zaten 0 derecenin altında saklama imkanları varsa buz da elde ederler. tabi herhangi bir madde ile karıştırıp, donma noktasını değiştirmedikleri sürece.
0
guest9999
(07.08.11)
hatirladigim kadariyla o dizinin bi bolumu milyon dolarlardi. boyle bi mantik hatasi komik olur :(
0
inancsiz deve
(07.08.11)
eskiden halkın ihtiyacını karşılamak için yüksek tonajlarda buz kalıplarımahsenlerde yada magaralarda saklanırmış.. evet eriyor eridikçe ortamı sogutuyor.. sogudukça ortam, erime azalıor
0
morisnayman
(07.08.11)
507
(07.08.11)
(13)

bitmek üzere olan tüple çay yapmak

saksel
Evinizde tüp kullanıyorsunuz.Ve çok az kalmış.Arkadaşlarla çay yapalım dediniz ama tüpten emin değilsiniz.O yüzden en etkili biçimde kullanmalısınız.Dört ocaklı aygazınızda suyu 4 eşit parçaya ayırıp mı kaynatmak yoksa tek çaydanlıkta mı kaynakmakla tüpü daha iyi kullanmış olursunuz? Yoksa fark etme
Evinizde tüp kullanıyorsunuz.Ve çok az kalmış.Arkadaşlarla çay yapalım dediniz ama tüpten emin değilsiniz.O yüzden en etkili biçimde kullanmalısınız.Dört ocaklı aygazınızda suyu 4 eşit parçaya ayırıp mı kaynatmak yoksa tek çaydanlıkta mı kaynakmakla tüpü daha iyi kullanmış olursunuz? Yoksa fark etmez mi?

Not : Tüpü yan yatırmıştınız zaten..

Edit : Yukarıdaki sadece bir öneri sizin farklı boyutlardaki ocaklar için farlı çözüm öneriniz olabilir.Yada az miktardaki suyu kaynatıp başka bir kaba alabilirisiniz.Sonra kalan suyu tekrar aynı kapta ısıtıp devam edebilirsiniz. Önemli olan en etkili yolu bulmak.
0
saksel
(07.08.11)
çok bişey farkedeceğini düşünmüyorum ama böldüğün zaman 4 farklı metal parçasını da ısıtması lazım. onlar bi kere ekstra enerji harcamak demek. ayrıca 4 farklı kap ısınacak. israf. havayla temas yüzeyi minimum olsun ki enerji kaybı da minimum olsun. ne bilim ayarla işte.
0
cro magnon
(07.08.11)
4 farklı kabın kendisi ayrı ayrı ısınana kadar zaman geçer zaten. tek ocakta ve çaydanlığın tabanını aşmayacak ayarda yakın ocağı, derim ben.

edit: sizin başınıza gelen bir durum zannedip yazdım cevabı. zeka sorusuysa hiç uğraşamam. ben kendi başıma gelse ne yapacağımı yazdım sadece. hadi eyvallah.
0
dento
(07.08.11)
kullandığın kaplara göre değişir cevabı. çok geniş ağzı olan ve çok kalın bir metalden yapılma çaydanlık kullanırsan hem ısının havaya aktarımı daha kolay olur hem de ısınması gereken metal miktarı artar. yine aynı şekilde kullandığın küçük kaplara da bağlı. ağzı çok dar olan ve ince metalden yapılma kaplar kullanırsan ilkinden daha çabuk kaynayacaktır su.

kısacası durum kullanacağın materyalin değişken parametrelerine bağlı. hepsini göz önünde bulundurmadan sağlıklı bir sonuca ulaşamazsın. zamanında bunlarla çok vakit harcamış bir mühendis olarak görüşüm budur.
0
devilred
(07.08.11)
@dento evet böyle birşey yaşadım o yüzden soruyorum.Ama zeka sorusu olarak algılamanında bir sakıncası olduğunu sanmıyorum kim zeki olmak istemez.

@devilred sorunun cevabı kabın meteryalini içermiyor zaten.Yani elinizdeki malzemeyle ocağı en etkili nasıl kullanırsınız?
0
🌸saksel
(07.08.11)
eğer bir şeyi kaynatmak istiyorsan kabından bağımsız düşünemezsin bunu.
0
devilred
(07.08.11)
ketılda yada termosifonda yada güneş enerjisinde zaten baya ısınmış suyu kullanın derim.
0
snp_kubra
(07.08.11)
tencerede kaynatın suyu. ama kapağını da kapatın.
0
deeperdown
(07.08.11)
@deeperdown yanlış biliyorsun su basınç altında daha yüksek sıcaklıkta kaynar.O yüzden düdüklü tencereyle pişirilen yemekler daha lezzetli olur.Ama örneğin everestin tepesinde su atıyorum 100 C değil 60 derecede kaynadığı için soğuk çay içersiniz.
0
🌸saksel
(07.08.11)
@saksel çay yapmak için suyu kaynatmak değil belli bir sıcaklığa (çayın demleneceği sıcaklık) getirmek lazım, o yüzden kapağı kapatmak ısı kaybını önleyeceği için gayet de mantıklı. su ister 100 derecede kaynasın, ister 200, çayı çözebilecek sıcaklığa çabuk gelsin yeter.
0
dekila olmeka
(07.08.11)
öncelikle kaç bardak çay içileceğini hesap etmelisin zira ısıtılacak su burda önemli. suyu bulduktan sonra su için kullanıacak kap önemlidir. ne çok küçük ne çok büyük olsun orta karar bir kap ve gerisi sizin şansınıza kalmış 4 farklı kap değil tek kap olmalı bu arada. son editte cevaba yaklaşmıssın zaten az miktarda aynı kapta ısıt üzerine az az suda ekleyebilirsiniz.
0
karabela
(07.08.11)
Doğrusu su kaynadıkça üzerine azar azar eklemektir.Çünkü miktar artıkça altaki suyun basınçı artar ve kaynama geçikir.
0
🌸saksel
(07.08.11)
doğrusu: evet kaynama gecikir. ama kaynamanın gecikmesi hiçbir şeyi değiştirmez. enerji kazanma ve sıcaklık artışının değişiminde bir fark olmaz.

dolayısıyla çayımızı sağlıklı bir şekilde içebildiğimiz sürece suyu kaynattığımız rakımın da bir önemi yok. atıyorum suyun 120 derecede kaynadığı bir basınçta pişirse idik çayımızı, su 120 derecede kaynardı evet, daha fazla enerji de gerekirdi. ama bize lazım olan suyun kaynaması değil çayın pişebileceği sıcaklığa erişmesi. aynı şey derinlikte de geçerli, daha derin su daha zor kaynar ama bu sıcaklığının aynı ısıyla aynı miktarda arttığı gerçeğini değiştirmez.
0
cro magnon
(08.08.11)
doğrusu bu kadar saçma bir cevap görmedim @saksel.

zaten ısıyı en verimli halde kullanmaya çalışıyoruz, sen bir de suyu sürekli kaynama halinde tutup ısıyı alan molekülleri kaptan kaçırıyorsun.

yukarıda da yazdık, cro magnon da yazmış, kaynamayı arttırmanın çay yapmakla hiç bir ilgisi yok.
0
dekila olmeka
(08.08.11)
(2)

Patent hukuku ve muhendislik

orange
Şimdi ben 2 yıl yıldız teknikte metalürji eğitimi aldım sonra iü hukuka gittim az once avukatın biriyle konustum bunu cvine yazarsan artı bişey olur diyo be nbu muhendsilik bilgimi patent hukukunda yada işe yarar bir eşyde nasl kullanırım
Şimdi ben 2 yıl yıldız teknikte metalürji eğitimi aldım sonra iü hukuka gittim az once avukatın biriyle konustum bunu cvine yazarsan artı bişey olur diyo be nbu muhendsilik bilgimi patent hukukunda yada işe yarar bir eşyde nasl kullanırım
0
orange
(07.08.11)
patent dosyası falan yazmada işe yarar ortada patent olmayınca zaten bilgi gereksiz
0
loquacious
(07.08.11)
2 senede aldığın eğitim hiçbir şeydir, o yüzden bir şeyde işine yaramaz.
0
devilred
(07.08.11)
(3)

niyet mektubu formatı nedir?

overdose
yüksek lisansa başvurmak için niyet mektubu yazacağım. belli bir formatı var mı? nasıl başlasam, ne yazsam?
yüksek lisansa başvurmak için niyet mektubu yazacağım. belli bir formatı var mı? nasıl başlasam, ne yazsam?
0
overdose
(07.08.11)
belli bir formatı yok. zaten pek önemsediklerini de sanmıyorum bu mektubu. içinden geçenleri düzgün bir şekilde anlat, yeterli. en azından benim için yeterli olmuştu.
0
devilred
(07.08.11)
neden seni kabul etmeleri gerektiğini belirt ego'ya kaçmadan.
0
0dy
(07.08.11)
google da çeşitli örneklerini bulabilirsin. ingilizce ararsan daha fazla sonuç çıkıyor karşına. siteleri hatırlamıyorum ama bir sürü vardı.
0
goldentitan
(07.08.11)
(9)

acaba işimi mi sevmiyorum,

aklimiseveyim
yoksa sadece tembel miyim? o kadar isteksizim, o kadar bunalıyorum ki. hep ilgimi daha çok çeken sözel alanlara geçebilsem daha mutlu olur muydum diye düşünüyorum. ya da bilgisayar ve tasarımın kesişimi olacak herhangi bir mesleğim olsaydı...ama işte emin olamıyorum, bu çok hoşuma giden şeyler de "i
yoksa sadece tembel miyim?

o kadar isteksizim, o kadar bunalıyorum ki. hep ilgimi daha çok çeken sözel alanlara geçebilsem daha mutlu olur muydum diye düşünüyorum. ya da bilgisayar ve tasarımın kesişimi olacak herhangi bir mesleğim olsaydı...

ama işte emin olamıyorum, bu çok hoşuma giden şeyler de "iş" olsa, yine mi kusa kusa yapacaktım? bu dünyada işine gerçekten uçarak giden mutlu insanlar var mı? ya da insanlar çalışmayı sevenler ve tembeller diye mi ikiye ayrılıyor?
0
aklimiseveyim
(07.08.11)
evet tembelsin.
0
beyninin üstüne oturan yazar
(07.08.11)
Depresyondasın.
0
naksidil
(07.08.11)
işini sevmiyorsun.
0
hamamdakaybolansabununesrari
(07.08.11)
işini sevmiyorsun..
0
oscar wilderness
(07.08.11)
herkes gibisin.
0
gaitalianus
(07.08.11)
sevmedikten sonra istediğin kadar çalışkan ol yine zevk almazsın. yanlış işi seçmişsin, geçmiş olsun.
0
take me rufee
(07.08.11)
tembelsin benim gibi.
0
altini ser incisi ker
(07.08.11)
değil. ben de öğrencilik yıllarımda çok tembeldim. gittim sonra ilgi alanımdan farklı bi konuda yüksek öğrenim gördüm. mezuniyet sonrası o alanda çalıştım 2 sene kadar.
yine anormal tembeldim. ayaklarım geri giderdi. aklımda hep, çocukluğumdan beri profesyonel hobim haline gelmiş bi alanda çalışmak vardı. (o da tasarımla ilgili)

baktım böyle olmayacak, bi gazla istifa edip ilgim olan alanda çalışmaya başladım.
başta zor oldu. çok çalışmam gerekti. ama sevdiğin iş olunca yerinmiyosun.
velhasıl başarılı oldum. 8 senedir sçtiğim alanda çalışıyorum. öküz gibi çalışıyorum zaman zaman. ama sevdğim iş olduğu için, çalışmak gibi gelmiyor bana o. zevkine yapıyor gibiyim.
bence biraz cesaretle yeni baştan başlamak zul değil.
ya da ben başardığım için bana öyle geliyor
0
delfina
(07.08.11)
işini sevmiyorsun.
0
devilred
(07.08.11)
(5)

Rebetiko!

dekila olmeka
Ey rakı kavun ve beyaz peynir tayfası! Rebetiko müzik dinleyeceğim, nereden bulunur, nereden indirilir ya da satın alınır?Sevgiler efendim.
Ey rakı kavun ve beyaz peynir tayfası! Rebetiko müzik dinleyeceğim, nereden bulunur, nereden indirilir ya da satın alınır?

Sevgiler efendim.
0
dekila olmeka
(06.08.11)
rough guide to greece ve rough guide to rembetiko diye bir albüm serisi var ordan başlayabilirsiniz, torrentleri var.. ya da youtube yazın rebetiko falan ordan sırasıyla dinleyin
0
toshiro
(06.08.11)
yunanistan'ın son eurovizyon şarkısı da güzel bir örnektir, dinlenebilir.
0
devilred
(06.08.11)
mail adresi verebilirseniz birkaç örnek gönderebilirim.
0
marikaki
(06.08.11)
birkaç isim ekleyeyim ben de, meraklısına.

rebetiko'nun tarihine bizzat katkıda bulunmuş olan ve rebetiko denince akla gelen ilk isimler roza eskenazi ve marika ninou'dur.

başka, markos vamvakaris vardır, bet seslidir biraz ama besteleri şahanedir.
vasilis tsitsanis, rebetiko'nun bugüne aktarılmasında en büyük role sahip isimdir herhalde. keza manolis xiotis de öyle.

biraz daha çağdaşları stelios kazantzidis daha da ünlüdür, mairy linda ve sotiria mpellou da yine ses olarak rebetikoya katkısı olanlardandır.

bugün bir sürü yunan sanatçı eski rebetikolardan bir şeyler söyleyip koyar albümüne. ancak onların derlenmesi toplanmasında payı geçen en bilindik isim de giorgos ntalaras'dır, en çok da o yer bu işin ekmeğini zaten :) 19 ağustos'ta harbiye açıkhava'da konseri var kendisinin, imkanınız varsa gidin dinleyin.
ama eski rebetikoları en güzel glykeria söyler kanımca.

rembetiko isimli filmi izlemişsinizdir diye tahmin ediyorum, onun soundtrack albümü de rebetikolara güzel örnekler içeren bir albümdür.

unutmadan, rebetiko dahil olmak üzere yunan müziğinden örnekler dinlemek için perşembe akşamları saat 23.00'te sourberry'deki programıma da beklerim :) (reklam kokan hareketler)

keyifli dinlemeler.
0
marikaki
(07.08.11)
www.e-radio.gr

şuradan online kanallardan seçebilirsin. bazıları sırf rembetiko çalar
0
delfina
(07.08.11)
(3)

Yüksek Lisans öğrencileri hangi fırsatlardan yararlanabilir?

gijilti
Genel tavsiye ve önerilerinizi yazabilir misiniz? Tşk.
Genel tavsiye ve önerilerinizi yazabilir misiniz? Tşk.
0
gijilti
(06.08.11)
öğrencilik fırsatı ki bu harikulade bir şey.
0
devilred
(06.08.11)
aylık akbil alırsın mesela.
0
roket adam
(06.08.11)
burs alabilirsin mesela. ya 2 ya 3 kattı sanırım.
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(06.08.11)
(4)

üniversite tercih

c1b2k3
benim sıralamam 240bin di. 1.2.3.4.5. tercihler puansızdı.6 karabük imalat 220.0007 süleyman dem. imalat 2200008 süleyman dem. imalat i.ö 263.0009 karabük imalat i.ö. 300000....diye gidiyor tercih listem. 1.2.3.4.5. ler düşük ihtimal. bu yazdıklarımın hangisinde kalmam daha olası sizce. hangisi geli
benim sıralamam 240bin di.
1.2.3.4.5. tercihler puansızdı.

6 karabük imalat 220.000
7 süleyman dem. imalat 220000
8 süleyman dem. imalat i.ö 263.000
9 karabük imalat i.ö. 300000
.
.
.
.

diye gidiyor tercih listem.

1.2.3.4.5. ler düşük ihtimal. bu yazdıklarımın hangisinde kalmam daha olası sizce. hangisi gelir?
0
c1b2k3
(06.08.11)
Muhtemelen 8. ya da 9. tercihine yerleşirsin.
0
stnbull
(06.08.11)
9.tercih
0
cmr_sa
(06.08.11)
8. tercih. çok şanslıysan bu sene açılan kontenjanlara bağlı olarak 6 ya da 7'ye düşme ihtimalin de var.
0
devilred
(06.08.11)
ben ilk 5 e gireceksin diye düşünüyorum.
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(06.08.11)
(4)

Askerlik trolleme

kamilinsan
Örügn öğretimde lisans eğitimine devam ediyorum, mesela 4. sınıf olduğumda sınava girip açık öğretime kaydolsam askerlik durumu ne olur, o bitene kadar tecil ettirebilir miyim?
Örügn öğretimde lisans eğitimine devam ediyorum, mesela 4. sınıf olduğumda sınava girip açık öğretime kaydolsam askerlik durumu ne olur, o bitene kadar tecil ettirebilir miyim?
0
kamilinsan
(06.08.11)
ikinci üniversite geçerli olmuyordu bildiğim kadarıyla.
yüksek lisans falan lazım.
0
sutlu nescafe
(06.08.11)
zaten açıköğretim için sınava girmene gerek yok
0
lehim ve havya ile mikrocip yapan adam
(06.08.11)
önlisans mezunları için yapılabiliyor böyle bir şey. lisans kısmından emin olamadım ama yapılabiliyor olması lazım. yine de varsa da 30 yaşın üst limit olduğunu belirteyim.

ve evet, lisanstaysan sınava girmene gerek yok.
0
devilred
(06.08.11)
29 yaşına kadar okulla mokulla tecil ettirebiliyosun
0
seljax
(06.08.11)
(6)

anime tavsiyesi

rtyu
öncelikle aramaya inandım ama benim isteklerimi hangileri karşılıyor bilemedim, neyse kriterler şunlar;- Referans olarak death note'u alıyoruz çünkü kendisi izlediğim ve beğendiğim tek anime (pokemon, tsubasa, vs hariç tabi onları çizgi filmden sayıyorum.)- Ev arkadaşım one piece ve naruto izliyordu
öncelikle aramaya inandım ama benim isteklerimi hangileri karşılıyor bilemedim, neyse kriterler şunlar;

- Referans olarak death note'u alıyoruz çünkü kendisi izlediğim ve beğendiğim tek anime (pokemon, tsubasa, vs hariç tabi onları çizgi filmden sayıyorum.)

- Ev arkadaşım one piece ve naruto izliyordu ama beni hiç sarmadı onlar o ne öyle yaa...

- Animenin uzunluğu da mümkünse öyle 2357290384029348021492 bölüm olmasın. Başı kıçı belli olsun. (ör: death note)

- Son olarak konusu böyle vıcık vıcık aşklı değil de daha çok zeka gerektiren kurgulara bağlı olursa (ör: death note) çok makbule geçer.

Evet bu saydıklarıma uygun bir anime önerebilirseniz size milka çilekli yoğurtlu alabilirim iftarlık olarak. (:
0
rtyu
(05.08.11)
elfen lied vardır bi. hem de kısacıktır, hemen biter. çok zeka gerektirmez ama izlemesi keyiflidir.
0
devilred
(05.08.11)
Baccano! olabilir. Anlatımı ve kurgusu böyle bir değişik, izlemesi eğlenceli ve de kısa.
0
wish i could find a way to disappear
(05.08.11)
Higurashi No Naku Koro Ni

Zeka, karışık senaryo, başı sonu belli anime. Kaptırırsan gidiyor. Sadece ilk 3 bölüm biraz sıkıcı gelebilir. Daha sonra akıyor. Sakın şirin ve sevimli gözüktüğüne bakma, arada öyle geriyor ki adamın götü atıyor valla.

Bir de Monster var. Almanya'daki Japon bir doktoru anlatıyor.
0
g man
(05.08.11)
full metal alchemist güzeldir, hem çok uzun da değil.
0
cygnet
(05.08.11)
kesinlikle baccano senin aradağın Değil!

code geass öte yandan death note dan sonra ikinci büyük olarak gelir. süperdir çılgındır zeka ürünü ve küstahlık çocuğduru. öyle güzel bir animedir.
0
wessago
(05.08.11)
arkadaşım ben de death note ile bu anime olayını sevdim, bana da çok tavsiye ettiler narutordur, elfen lied dır, full metal dir...

sana tavsiyem ergo proxy olabilir - ki kısadır ve özdür...

bir de bleach var, şu an 330 civarı oynuyor, evet uzun ama güzel anime, 20 bölüm sıkıcı ilk baştan sonra ana konuyu kavrayınca aradaki ilgisiz bölümleri de atlarsan çok bölüm kargaşasından kurtulursun...

bir de toriko var, yeni bu, 15. bölümü çıktı geçenlerde, o da eğlencelik iyidir...
0
nucleon
(05.08.11)
(1)

çevre/kimya mühendisleri, biyologlar, genetikçiler, odtülüler, itülüler

bostan patlicani
Moleküler biyoloji ve genetik okumak isteyen bir kuzenim var. Bu hatun kişi sınavda istediği performansı gösteremedi sanırsam, bu yüzden 2-3 tercih yapayım, iyi bir üniversite tutarsa tutar, tutmazsa seneye tekrar denerim diye düşünmekte idi. Lakin bir yerlerden çevre ve kimya mühendisliklerinde çif
Moleküler biyoloji ve genetik okumak isteyen bir kuzenim var. Bu hatun kişi sınavda istediği performansı gösteremedi sanırsam, bu yüzden 2-3 tercih yapayım, iyi bir üniversite tutarsa tutar, tutmazsa seneye tekrar denerim diye düşünmekte idi. Lakin bir yerlerden çevre ve kimya mühendisliklerinde çift anadal programı ile moleküler biyoloji ve geneteik eğitimi de alabileceğini duymuş.

1. Kendisi biraz araştırmış ama ben gene de sorayım; moleküler biyoloji ve genetik nedir, ne değildir, bitirince ne olur? Yurt içi/dışı iş, kademik kariyer olanakları nelerdir?
2. Kimya/çevre mühendisliğinden çift anadal ile genetik eğitimi alabilirmi?
Cevap evet ise;
3. Kimya mühendisliği mi çevre mühendisliği mi? Neden?
4. Yukarıdakileri hallettiğimizi var sayarak; odtü ve itü arasında kararsız kalmış durumda. Hangi üniversite, neden?
0
bostan patlicani
(04.08.11)
divit'e aynen katılıyorum. bir hatun olarak kimyada gerçekten mesleğini yapabileceği iş bulması mucize olur. fabrikalar çıkıp karşına "biz üretimde bayan(!) çalıştırmıyoruz" diyebiliyorlar. mbvg için ise bizim ülkemizde iş bulması çok zor. ille yurtdışında gelişmiş ülkelerden birine gitmesi gerekir. akademik kariyer belki becerebilirse iş görür ki bu yeni atama sisteminde o da zor görünüyor. en güzeli çevre okuyup iki autocad öğrenip oturduğun yerden mesleğini yapmak. okul seçimi kendine kalmış artık.
0
devilred
(04.08.11)
(2)

Kocaeli'de İspanyolca kursu

bulamıyorum
iyi geceler sakinler, kocaeli'de ispanyolca kursuna gitmek istiyorum gittiğiniz, bildiğiniz veya önerebileceğiniz kurumları söyleyebilir misiniz ? şimdiden çok teşekkür ederim.
iyi geceler sakinler, kocaeli'de ispanyolca kursuna gitmek istiyorum gittiğiniz, bildiğiniz veya önerebileceğiniz kurumları söyleyebilir misiniz ? şimdiden çok teşekkür ederim.
0
bulamıyorum
(03.08.11)
yanlış hatırlamıyorsam ispanya konsolosluğu mu ne vardı kocaelide oraya bi sorun isterseniz..
0
toshiro
(03.08.11)
halk eğitim'de var yanlış bilmiyorsam ama kontenjan tamamlanmazsa açılmıyormuş. belli dönemler var bir de açıldığı. bunun dışında birkaç özel kursta da denk gelmiştim almanca kursu araştırması yaparken ama hangileriydi emin değilim. aklıma gelirse eklerim.
0
devilred
(03.08.11)
(12)

Kimya vs Jeoloji Mühendisliği

metoyou
Öss ye 3. girişim ne kimyayı ne jeolojiyi severim ama ikisinden birine gidicem siz olsanız hangisine giderdiniz? (sevdiğin bölüme git faslını geçelim lütfen)
Öss ye 3. girişim ne kimyayı ne jeolojiyi severim ama ikisinden birine gidicem siz olsanız hangisine giderdiniz? (sevdiğin bölüme git faslını geçelim lütfen)
0
metoyou
(02.08.11)
erkeksen kimyaya git bence, bölümün yüzde 80 i kız oluyor genelde. kızsan da kimyaya git, o kadar abazanın arasında okunmaz.
0
yakuza123
(02.08.11)
iş imkanı kimyanın daha çok. çok daha çok. ben kimya diyorum.
0
sen git ben geliyorum
(02.08.11)
jeolojiye giderim ben olsam.

kimya mühendisleri çok kötü şartlarda çalışıyor duyduğum kadarıyla, mesleki deformasyonları falan da oluyormuş zamanla. kimya pis bir iş bence aga.
0
deeperdown
(02.08.11)
kimya bitiren birinin bankaya girme ihtimali var mı peki.
0
🌸metoyou
(03.08.11)
müşteri olarak var sanırım sadece
0
yakuza123
(03.08.11)
kimya yazayım ben o zaman.
0
🌸metoyou
(03.08.11)
jeoloji derdim ben iş imkanı bir mühendis olarak bile fazla. kaldı ki jeoloji dışında seçebileceğin enteresan dallar var.

ha eğitim olarak jeoloji zordur. bol ezber. sah maha geyikleri falan filan uğraştırır baya. bence mühendislik namına çok bişey görmüyolar o da başka bir hikaye.

ayrıca jeoloji müh. jeofizik müh. falan bankada bolca çalışan bulabilirsin kimya için durum ne bilmiyorum. ama kimya mezunlarına da iş imkanı çok kötü değil diye biliyorum. az biraz çevre varsa düşünülebilir.
0
cedric tweedledee
(03.08.11)
evet kimya mühendisleri de bankada çalışır; gıda, metalürji müh. mezunu arkadaşlarım bankada
0
velvet revolution
(03.08.11)
kimya mühendisliği dememiş ama?
0
cedric tweedledee
(03.08.11)
bankada çalışmak istiyosan bankada çalışma ihtimali olan bir bölüm seçmen daha mantıklı değil mi?

kimya'yı sevmiyorum, bankada çalışmak kariyer hedeflerimden biri öyleyse kimya'ya mı gireyim jeoloji'ye mi gireyim?

bu sorunun yanıtı içinde zaten. iktisat'a gir.
0
raa
(03.08.11)
kimyaya kimse gelmesin, işsiz kalmak işten değil. bankacılık içinse bankalar kendi bile çağırıyor işsiz mühendisleri bazen.

jeoloji derim ben.
0
devilred
(03.08.11)
Sevdiğin bölüme git faslını geçemem. İkisi de zor bölümler, hele sevmeyen birinin hayatı zindan olur.
0
sourlemonade
(03.08.11)
(14)

şu cümledeki "yolsuzluk" tan ne anlıyorsunuz?

ekaterina
evet sevgili duyurucular yolsuzluk kelimesinden ne anlıyorsunuz, bir arkadaşıma çok sinir oldum şu anda, ciddi cevap bekliyorum.şu cümleden : "yolsuzluk ayrı bir dert, yolluluk ayrı bir dert, birisini suç olmaktan çıkaralım bence."
evet sevgili duyurucular yolsuzluk kelimesinden ne anlıyorsunuz, bir arkadaşıma çok sinir oldum şu anda, ciddi cevap bekliyorum.

şu cümleden : "yolsuzluk ayrı bir dert, yolluluk ayrı bir dert, birisini suç olmaktan çıkaralım bence."
0
ekaterina
(14.07.11)
ihaleye fesat karıştırma geldi bir anda aklıma.
0
ocanal
(14.07.11)
sonunda "suç" demiş. benim de aklıma ihaleye fesat karııştırmak ya da dolandırıcılık filan geldi ilk olarak.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(14.07.11)
haksız kazanç, usulüne uydurulmuş hırsızlık
0
seljax
(14.07.11)
mersin adana taraflarinda bundan 5-10 yil önce, önüne gelenle yatan kizlara yollu denirdi.


- bu kiz nasil lan sence, verir mi?
+ abi o kiz yollu ya neden vermesin.
0
keseci
(14.07.11)
illegalliği tercih etme durumu. :P (sıçtım)
0
Cimo
(14.07.11)
bu cümle, "parasızlık ayrı bi dert, kaşarlık ayrı bir dert, birini suç olmaktan çıkaralım bence" olarak anlaşılamaz mı? bi manyak ben miyim lan.
0
🌸ekaterina
(14.07.11)
@ekaterina

ben de ayni öyle anladim. haklisin. evet bu bence de.
0
keseci
(14.07.11)
yolsuz yani parasız pulsuz kalma durumundan bahsedilmiyorsa zaten yukarda açıklamalar yapılmış.
0
otopsicocugu
(14.07.11)
paranın varlığı da suç yokluğu da! :S

paran varsa suç işleme oranın artar mı acaba, bununla ilgili bir araştırma vardır muhakkak ama sanki var gibi duruyor. o anlamda da söylenmiş olabilir.

tabi suç derken, suç işlemeye müsait olma anlamında.
0
otopsicocugu
(14.07.11)
bir cumlede suc kelimesinin kullanilmis olmasi illa onun ceza kanunlari anlaminda suc olarak degerlendirilmesi sartini da beraber getirmez. suc kelimesi gunluk hayatta hata/yanlis vs anlaminda gayet kullanilir. o yuzden ben de ekaterina ile ayni dusunuyorum.
0
fengari
(14.07.11)
lakin yollu demek paraya ihtiyacı olduğu için ilişkiye giren demek değil. o da ayrı bir durum...
0
otopsicocugu
(14.07.11)
Ben birşey anlamadım
Söyleyen de sanirim
Oldu mu?
0
benlik bu kadar
(14.07.11)
yalnız şöyle bi şey var, yolsuzluk ve yolluluk kelimelerinin bağlandığı suç kelimesi, yolsuzluk para olarak düşünüldüğü zaman aynı olmaz. o yüzden burada işi doğru yapmamak manasında kullanılabilir yolsuzluk.
0
devilred
(14.07.11)
bu cümledeki "yolluluk" kesinlikle "o yolun yolcusu" anlamında, yani "yolsuzluk yapmaya meyilli" anlamında kullanılmış bence.
0
trawmatolog
(14.07.11)
(15)

90'larda giydiğimiz terlik modelinin adı neydi?

jimicik
böyle tabanı kauçuk gibi bişi dalgalı tırtırlı gibi bi tabanı vardı iki üstte bir de ayak bileğinin arkasından geçen lastiği olurdu denize giderken fln giyerdik hep ve o lastikler mütemadiyen tabana girdiği yerden kopardı lastik dediğim böyle iki parmak kalınlığında desenli şerit lastik peki neydi
böyle tabanı kauçuk gibi bişi dalgalı tırtırlı gibi bi tabanı vardı iki üstte bir de ayak bileğinin arkasından geçen lastiği olurdu denize giderken fln giyerdik hep ve o lastikler mütemadiyen tabana girdiği yerden kopardı lastik dediğim böyle iki parmak kalınlığında desenli şerit lastik
peki neydi bunun adı? denkgelsem saniyesinde satın alırım çok rahat şeylerdi ah ah! neydi? var mı ki hala?

edit: lastik terlik yazınca fotodaki gibi bişey çıktı, o ayarda işte ama tam o değil
belki de 80'lerin sonuydu..ama sandalet değil füzo giyilen pinokyoya binilen altı şerit şerit kesilip boncuk takılmış tişört giyilen zamanlardandı
0
jimicik
(13.07.11)
lastik değil miydi onun adı?
0
devilred
(13.07.11)
şıpıdık
0
ben smyrna
(13.07.11)
he bildim hangisini kastediyorsun :) böyle kalın lastik tabana (şimdiki parmak arası tabanlarının 3 katı) tutturulmuş elastik bantlar olurdu. güzel bir modaydı ama çok ses yapardı rahmetli. ama fakat lakin artık yapıyorlar mıdır ki? yapmıyorlar bence ama yapıyorlarsa acele haber edile bana, ayaklarım papaya gibi hemen bereleniyor bence tek eksiğim o şıpıdıklar şu an :/
0
cinna monster
(14.07.11)
yok şıpıdık da değil ama smyrna sen bildin dediğimi belki de klorak gibi yanlızca izmirde vardı:) lambada terlik diyesim geliyor ama...
0
🌸jimicik
(14.07.11)
lambada mıydı sanki? yoksa attım mı tamamen?
0
delfina
(14.07.11)
lambada +1 evet iki kişinin bildiği yanlış değildir! üzücü olan sevgili google'ın lambada terlik deyince kafamdaki görseli verememesi. ve nerden buluruz ki bunları bu zamanda?
0
🌸jimicik
(14.07.11)
bu önce baş parmağa geçirilen, ardından ayağın orta kısmına gelen kısım geçirilip en son da topuk kısmı geçirilenlerden değil mi bahsettiğin?
0
devilred
(14.07.11)
@devilred emin değilim başparmaktan geçen şerit var mıydı ki?
0
🌸jimicik
(14.07.11)
madonna değil miydi onun adı ya
0
sannora
(14.07.11)
@sannora hımmm, madonna terlik, olabilir aslında kulağa tanıdık geliyor...private sözlükte de o şekilde geçmiş ama yok gene bi kare fotoğraf
0
🌸jimicik
(14.07.11)
babamı aradım sordum. şimdi okuyunca "hah" diyeceksiniz. yahu aklıma taktınız gece gece. tokyo terlik.
0
ben smyrna
(14.07.11)
ben smyrna
(14.07.11)
@ben smyrna evet demeyi çok istedim ama tokyo yazınca da kafamdaki terlik çıkmadı. sözlükte birinin anlattığı gibi aslında ama görsellerde hep takunyamsı şeyler çıkıyo :(
0
🌸jimicik
(14.07.11)
tokyo beyaz silgi gibi bir lastikten yapılırdı. yumuşak olurdu. ben sevmezdim (biraz alerjikim de) parmak arası da olurdu düz de. kirli ise çok fena görünürdü. o mu idi acaba? google görsellere bakma sen.
0
ben smyrna
(15.07.11)
@ben smyrna biraz önce eski bi arkadaşı aradım ve direkt madonna cevabını verdi. detay istedim ve verdiği tüm detaylar kafamdaki terlikle örtüşüyor:)tokyoyu sordum yok o başka, parmak arası fln dedi. lambada için fikri yok. şimdi bunu ürettirsek iyi satar bence. belki aranızda girişimci vardır, madonna terlik işine girin lütfen:)
0
🌸jimicik
(15.07.11)
(12)

bu çalışanı işten atarmısınız

giptalle
20-30 yaşları arasında bi erkek, bekar.. fiziki görünüm ve tip yerinde (yakışıklı, normal boyda kiloda falan işte) pozisyon için cv'si ve daha önceki tecrübeleri de aranılan pozisyon için uygun bulunup işe başlıyor. ama elemanın surat hep bir karış.. ezik bir duruşu var. aslında genelde bu tarz insa
20-30 yaşları arasında bi erkek, bekar.. fiziki görünüm ve tip yerinde (yakışıklı, normal boyda kiloda falan işte) pozisyon için cv'si ve daha önceki tecrübeleri de aranılan pozisyon için uygun bulunup işe başlıyor. ama elemanın surat hep bir karış.. ezik bir duruşu var. aslında genelde bu tarz insanların.. yani bayanlardan güzel olanlar ve erkeklerden yakışıklı (fizikleri sorunsuz derecede olanlar) her daim diğerlerini etkilemişler, lider pozisyonuna layık görülmüşlerdir ister istemez. insan psikolojisi böyle çalışıo benim gördüğüm kadarıylen.. neyse.. elemanımız yeni iş arkadaşlarıyla konuşurken ne kendi hayatından şikayet eden biri, nede herhangi bir konuda olumsuz görüşde bulunmayan, sadece ortamdaki kişilerin kaldırabileceği ölçüde kendi özgür düşüncelerini söyleyen birisi. buna rağmen negatif yapıda olduğu söyleniyor kişiye ve daha önceki elemanı çok arayacaklarını belirtiyorlar. ama yeni eleman daha önceki yaşamından yaşadığı olaylardan ötürü birtürlü üstünden o ezik ve minör yapıyı atamıyor. hatta belkide bu hüzünden hoşlanıyor, kendi kişiliğinin, yapısının bu olduğunu, bu yüzden değişemeyeceğini düşünüyor.. falan filan.. bu arada iş arkadaşları ve yöneticiler de elemanın işte başarılı olup olamayacağı konusunda fikirsiz.. yani nice elemanlar gelmiş full enerjik ama birşey verememiş gitmiş, kişiyi işe alanlar yanılmış, başkaları gelmiş gitmiş yine olmamış, o yüzden fevri davranıp hemen "bu yapamaz" görüşünü yapıştırmıyorlar da.. siz böyle bi durumda olsanız(özellikle işveren konumundaki arkadaşlara soruyorum) bu kişiyi işten çıkarmayı ciddi olarak düşünürmüydünüz?

yeniden düzenleme:

bu hikayedeki çalışan bendim zaten bu arada. her iki tarafıda iyi lanse edebilmek adına empati yaptım ve işveren ve etrafımdaki yöneticilerden sezinlediğim görüşleri ön plana alarak belirtmek istedim.. sanırım aşırı olmuş ve işveren olduğum sanılmış.. şimdi bende baktımda evet bi işveren böyle birşey yazsa burada herkes ona giydirmeye çalışırdı :))
0
giptalle
(13.07.11)
adamın iş performansı dışındaki tüm özelliklerini saymışsınız ama ona değinmemişsiniz. ne kadar zaman oldu işe gireli? nasıl yürütüyor işleri? eğer bu sorulara yanıt veremeyecek kadar az bir zaman olduysa önyergılı olmayın biraz bekleyin. belki kendini işiyle ifade edecek biri karşınızdaki.
0
fiyuuuu
(13.07.11)
bence bu duyuruyu o eleman açmalıydı. içeriği de şöyle olmalıydı.

selam, sosyal hayatta sönük biriyim. bu sönüklüğü bir günde kazanmadım. bir günde de değiştiremiyorum. ama iş yerinde amirim olacak dedikoducular arkamdan tespit sıçıp beni işten çıkarma hesapları yapıyorlar. ne yapmalıyım?

dipnot : berbat bir türkçeyle, saçma sapan kişilik tespitleri yapan birinin yönetici olduğu sisteme tüküreyim.

mecburi edit : hacı özür dilerim. ama türkçen hakkaten kötü:)
0
derbeder58
(13.07.11)
ben yaptığı işe bakarım. kimsenin karakterini, duruşunu değiştirmeye lüzum yok değil mi? siz kimsiniz ki değiştiresiniz hem? ya da kimsiniz ki adamın hayatıyla bu kadar kolay oynayabilesiniz? tanrı kompleksi bu, başka bi şey değil.

not: ay sinirimi alamadım. dış görünüşe bakıp da adam seçmek de iyiymiş bu arada. iş görüşmelerine giren insanlardan neden nefret ettiğimi bir kez daha hatırladım.
0
devilred
(13.07.11)
ben sorun nedir anlamadım? biraz içine kapanık bir arkadaşmış, işini iyi yapıyorsa, iş arkadaşlarına sayıgsızlık yapmıyorsa, başka bir şeyin hesabını yapmaya ne gerek var? herkes sosyal ortamda ceylan gibi sekecek diye bir kaide mi var?
0
resistance is futile
(13.07.11)
siz pozisyona redbull kizi ariyordunuz galiba, hem guzel gorunsun, hem surati bir karis olmasin, herkesle konussun etsin.

isveren dedigin biraz profesyonelse insanlari tipleriyle, dusunceleriyle degil, egitim gecmisleri ve deneyimleri ile degerlendirir. insanin kisisel problemleri olabilir; annesi hastadir, kiz arkadasiyle kavgalidir, cuzdanini kaybetmistir. olur yani... neden insanlar devamli pozitif olmak zorunda ki? musteriyi rahatsiz etmiyorsa, calisma ortaminda huzursuzluk yaratmiyorsa diger ayrintilar sizi neden bu kadar baglasin? okeye dorduncyu aramiyorsunuz ki sizinle kahve muhabbeti yapmayinca adami kovmayi dusunuyorsunuz.
0
luin 41
(13.07.11)
Calisanlarini mesleki basarisindan ziyade, amirlerine yaptigi yalakaliklarla degerlendiren bir firmada calismak istemem ben. Cikarken de zaten o amirlerin yedi ceddine bir guzel giydiririm; agizlarina sicarim. Siktirsin batsin zaten boyle is yerine, laf, ambalaj ureten firmalar.

EDIT: Isten atilma korkusu yasayan galiba sensin. Bu adamlar bu sebeple seni isten atarsa ve sen orada calisma taraftariysan, burada da hem fikir olunan, yanlis dusunce sekillerini adamlara acikla. Hala umursamiyorlarsa siktir et gitsin boyle bir firmayi, is yerine laf yapan firmadir boyleleri. Ayrica yazin hic de kotu degil, yukaridaki bir arkadasinin soylediginin aksine.

Bol sanslar, sikma canini.
0
comptrol
(13.07.11)
bu sorunun amacı ne? yaptığı işle ilgili hiç konuşmamışsınız ki? lafı döndürüp dolaştırmışsınız. bütün işverenler böyle mi acaba?

edit: cevaplarda herkes aynı noktada buluşuyor. bence çuvaldızı kendinize batırın.

edit2: sürpriz sonlu hikaye gibi olmuş. ama lafı çevirmediğinizi de bilemeyeceğiz tabi. neyse işte hayatta her türlü insan var sonuçta...
0
ermanen
(13.07.11)
oha. ben böyle bir yöneticilik (işverenlik) görmedim. adamın suratı asık diye işten çıkarmayı düşünmek ne demek? bi bakın bakalım adam işini nasıl yapıyor? 50 adamın olduğu bir şirkette çalışıyorum (aynı zamanda yöneticiyim) her türlü insan var, kimse de kimsenin tavuğuna kışt demiyor.

bence siz öyle arkadan bik bik konuşanları bi ayırt edin önce.
bırakın adam da işini yapsın.
0
teritori
(13.07.11)
pozisyon energizer tavsanı degilse 10 numara adammış kendisi.
0
mr lucky
(14.07.11)
soruyu okurken yazanın işveren olmadığını sezdim.

öte yandan, istisnalar müstesna olmak üzere, sadece yaptığı işle, becerisi ve tecrübesiyle değerlendirilmek pek ender rastlanan şeyler. tecrübe ettiğim küçük işletmeler, büyücek kurumlar ve sayılı plazasal yerler de müstesna diyil. anlatması uzun sürer...

ben olsam hiç de düşünmezdim onu işten çıkarmayı, ama esas soru şu: böyle düşünen ben, işveren olur muydum? yaaa!
0
tedirginlik hucresi
(14.07.11)
O kişi her daim mutsuz bir görüntü çizse bile bu durumu işine ve performansına yansıtmıyorsa bir problem olacağını zannetmiyorum. Ha, dışarıdan gelen müşterilerle görüşmek zorunda olan, müşteri temsilciliği yapan birisi için sürekli asık suratlı olmak bir problem yaratabilir ama sizin anlattığınız ortamda bunun sorun olacağını zannetmiyorum. Kendisi iyi çalışıyor olup etrafına yaydığı negatif enerjiyle işyerinin performansını olumsuz etkilese hadi yine kangren-kol kesme muhabbeti yaparsınız diyeceğim ama, sizin o şahsa karşı bu tarzdaki düşünceniz en basit tabirle haksızlık kokuyor.
0
trawmatolog
(14.07.11)
VAy amk sozde isverene vermis veristirmisler
Adam pazarlama departmaninda ise?
Veya kordinasyonun icerisinde ise?
Veya herhangi bir departmanin yoneticisi konumunda ise?
Tabiki de bunlari dusunecek
Bunlari dusunuyorsa da bu saydigim departmanlarin birindedir.
0
benlik bu kadar
(17.07.11)
(5)

akil fikir

ikilem
simdi soyle bir ruh hali icerisindeyimkendimi gelistirmek icin bir sey yapmak hic mi hic icimden gelmiyorkendimi meslegimle ilgili yetersiz hissediyorum, isim de yok ve is aramak da bana cok zor geliyor, is ilanlarina bile bakmak bana sikinti veriyoricimde zaman zaman insanlara karsi ofke duyuyorumc
simdi soyle bir ruh hali icerisindeyim
kendimi gelistirmek icin bir sey yapmak hic mi hic icimden gelmiyor
kendimi meslegimle ilgili yetersiz hissediyorum, isim de yok ve is aramak da bana cok zor geliyor, is ilanlarina bile bakmak bana sikinti veriyor
icimde zaman zaman insanlara karsi ofke duyuyorum
cabuk sinirleniyorum
hic arkadasim yok ve arkadas olmak icin cabam da yok
asosyalim
evden hemen hemen hic cikmak icimden gelmiyor
kimseyle yakin iliskiler kuramiyorum
girdigim ortamdan cabuk sikiliyorum, bir muddet sonra orada donen sohbetler hic icimi acmiyor
baskalarinin benim hakkimdaki fikirlerine maalesef ki cok onem veriyorum



ben simdi ne yapayim, bu psikoloji/psikiyatri tarafindan nasil tanimlanir?
0
ikilem
(12.07.11)
bence seni başarısızlık korkusu almış. bu ne zaman, ne tip bir olayla başladı anımsıyor musun? aslında bu dediklerini yapmak istesen de içten içe, bi şekilde başarısız olacağını veya zevk almayacağını veya zorlanacağını ya da üzüleceğini düşünüyor olabilir misin dersin? kendine bu tip önyargılarla ket vurursan beynin yaşadığın olayları da bu çerçeveden algılar. nereye gitsen, kiminle konuşsan sıkılır, gıcık alırsın. beynin önemli bi yapısı bu, benzer şeyler bağdaştırıyor kolaylık olsun diye, ama arada böyle saçmalayabiliyor da. ufak anlamsız bir olayı tüm yaşantıya yayıyor filan. o yüzden bir psikologdan yardım almak sana iyi gelebilir, çünkü insan kendi içinde aynı beyinle olayları sorguluyor, başka bir beynin nöron bağlantıları seninkileri düzenleyecektir heh :) bi de ne olursa olsun hep içinde ufak da olsa bir keyif tut, onu kaybetme. karikatürcüler gibi mesela, sığındığın bu tip bi bakış açısı olsun. mesela insanlar suriyede, libyada nelerle uğraşıyo benim bu güzel yaz gününde kastığım şeylere bak gibi bir kaçış noktası...tabi benim dememle olması mümkün değil kendi içinde bulursun. seni mutlu eden bir anı da olabilir.
0
kediebesi
(12.07.11)
tamamen kapatmışsın kendini. bugüne kadarki ilişkilerinde hep boktan insanlar olduysa çevrende, bundan sonra da olacak demek değil. sevdiğin bir şeyi keşfet; spor olur, sanat dalı olur. onun kursuna ya da onu icra eden ekip varsa onlara katıl. keyif alacak bir şey bul.
0
dambil
(12.07.11)
istediğin bir şeyi bul.

ben de tam olarak senin gibiydim yakın zamana kadar, ama her zaman öyle gitmiyor işler. bazen ummadığın kadar güzel şeyler oluyor ve yeniden hayata dönüyorsun. sadece kendini tanı ve istediğin herhangi bir şeyi bul, sonra onu elde et. tüm keyfin yerine gelecek.
0
devilred
(12.07.11)
oha baştan sona ben.
0
trinitrotoluen
(12.07.11)
ben de iki sene bu tarz bir psikoloji icersindeydim, yeni yeni bu psikolojiden ciktim, spor yapmak da iyi gelebiliyor.
0
me23
(12.07.11)
(35)

Evlenmek İstemeyen Kız Tipi

loana
Konu bayaa dandik aslında. Ama emin olun evlilik muhabbetini yazmak bile bana korkunç geliyor.20 yaşında bi kızım. Annemle babam ayrı. Çocukluk dönemlerinde mutlu bi aile yaşantısı gördüm denebilir. Ergenlik zamanında bayaa sapıttılar.Ama ben oldum olası evlilik düşkünü bi insan olamadım. Ne çocukke
Konu bayaa dandik aslında. Ama emin olun evlilik muhabbetini yazmak bile bana korkunç geliyor.

20 yaşında bi kızım. Annemle babam ayrı. Çocukluk dönemlerinde mutlu bi aile yaşantısı gördüm denebilir. Ergenlik zamanında bayaa sapıttılar.

Ama ben oldum olası evlilik düşkünü bi insan olamadım. Ne çocukken kendimi gelinlikle hayal ettim ne perdelerden çarşaflardan duvak yaptım falan. Çocuk yapma gibi bi düşkünlüğüm de yok üstelik. Yani çok tatlı bıcırık çocuklar gördüm mü dışarda mıncırasım geliyo ama çok çok büyük bi istisna dışında gidip sevmem, uzaktan bakarım dil çıkarırım falan. Ama kendi çocuğumu yapma gibi bi isteğim yok açıkçası. Belki 30umdan sonra hayattaki ideallerimi gerçekleştirdim mi evlenip çocuk yaparım diyorum.

O da sırf 30uma kadar istemeyeceğimden emin olduğumdan ha.

Yani acaba yaşımdan kaynaklanan bişey mi dicem. Yaşıtım ve civarı kızların çoğu evlilik, münasip kısmet, düğün dendi mi ayy darısı başımıza, ben şöyle bi düğün istiyorum bilmem ne anlatmaya başlıyolar. Hani 20 de çocuk yaşı değil nihayetinde. İnsan isteyip istemediğini farkeder gibime geliyor. Ben bildiğin istemiyorum, arada çok çok nadir bi an belki evlenirim lan diyorum, o da anca coşunca. Bi heves gibi yani, ardından geçiyo.

Bi de şöyle bişey ki, tamamen bilinçli bi şekilde düzenli bi hayata uzak bi meslek seçtim. Öyle hayatımda bi düzen olsun tarzı bi insan da değilim aksine düzen dedin mi böyle boğulacak gibi oluyorum. Tek istediğim isteklerimi karşılıycak kadar bi maaş, bu isteklerin içinde de öncelikle yurtdışına gitmek, gezmek, fotoğraf çekmek, insanın insan gibi görüldüğü biyere de mümkünse yerleşmek geliyo.

Yani şimdi bu garip bişey mi? Bikaç yıl sonra fikrim değişir mi? Ben '' ayy ne güzel düzenli yaşam, sıcak yuva, elma yanaklı bebek '' muhabbeti yapabilir miyim.

Bi gün evlenmek durumunda kalırsam gerçekten istediğime emin olabilir miyim?

Aşırı uzun oldu farkındayım. Ama düşün düşün boktur işin, çıkamıyorum ben içinden.
0
loana
(10.07.11)
oha etkilendim. 10 sene sonra 30 yaşına geldiğinde benimle evlenir misin? :)

bence düşüncelerinde hiçbi sorun yok. fikirler değişir, hayatlar değişir, öncelikler değişir.
0
pruslav
(10.07.11)
ben de aynen senin gibiyim. 22 yaşındayım. ayrıca başkalarının çocuklarını falan da hiç sevmiyorum. kuzenlerim falan gelince kendimi evden dışarı zor atıyorum.
ama hiç anormal ya da yaşla ilgili olduğunu düşünmedim.
evlilik bi tercih meselesidir. şu yaşa gelince evlenmelisin yoksa evde kaldın düşünceleri bi yüzyıl geride kaldı. evlenmezsen de yalnızlıktan ölmezsin merak etme. bu düşünceleri bi kenara bırak hayatını yaşa.insan kaç kere 20 yaşında olur ki?
0
gakgul
(10.07.11)
Bu konularda plan yapmamak bence daha sağlıklı zaten. O gelinlik, kır düğünü, esmer, uzun boylu, yakışıklı erkek diye gezenlerin çoğu sırf evlenmiş olmak için Fatih Şenyuva Düğün Salonu'nda saçları seyrelmeye başlamış bir toptancıyla evlenecekler :)

Baktınız karşınıza hayatı hayatınıza uygun biri çıktı, o zaman zaten bunları gerektiği kadar düşünürsünüz.

Bence gayet iyi durumdasınız yani ama o kır düğüncüleri konuşurken sıkılıyorsunuzdur :)
0
sourlemonade
(10.07.11)
cocuksun daha yea, boyle dunyayı cozdum havalarınıza gulemıyorum bıle.
0
bryan fury
(10.07.11)
nasıl bir çevren var bilmiyorum ama ben 20 yaşındayken hiç bi arkadaşım öyle'ay darısı başımıza' muhabbetleri yapmıyordu. keza öle çocukken de perdelerden duvak yapan tiplerden olmadım,olanı da görmedim..
bahsettğin durum hiç de anormal değil bence 24 yaşındayım, 20 yaşındayken ben de aklıma bile getirmiyordum. şimdi bi çok arkadaşım evlendi bi çoğu o yolda..çevrenin de baskısıyla yavaş yavaş acaba diye düşünmeye başladım ama fikri bile geriyo..
demem o ki bu konuları düşünmek için erken, doğru zaman herkes için farklıdır.
0
asia
(10.07.11)
20 yaşındasın... daha her şeyin çok başındasın... değişeceksin... garanti diorum... 20 yaşındayken merdivenleri çıkış şeklin 30 yaşındayken farklı 40 iken farklı... uzun cevap yazmak istemedim pizzalar geldi çıkıyorum ama hayat şu an gözüne çok güzel geliyor, tek başına bütün dünyayı karşına alacak gücün var; o sebepten şu anki düşüncelerin bununla paralel olarak bu şekilde... on yıl sonra tekrar konuşalım:)
0
les
(10.07.11)
20 yaşındayken falan bana da saçma geliyordu evlenme fikri. hatta evlilik konuşan kızlara gerizekalı gözüyle bakıyordum. ama bir süre sonra etrafındaki insanlar falan evlenince durum gözünde normalleşmeye başlıyor. zaten düşüncelerin de ufaktan değişir. anormal bir durum yok bence.
0
palpasyon
(10.07.11)
bryan fury; eğer her şeyi çözmüş gibi bi tavrım olsaydı gelir buralarda dert yanmazdım dimi. ben kafamdaki karışıklıkları yazıyorum gelmiş bana her şeyi çözdüm yea tavrı falan diyosun. sen bana güleme, ben sana güldüm.

diğer cevaplar için çok teşekkürler.
0
🌸loana
(10.07.11)
gerçekten hayatını verecek kadar çok sevdiğin biri çıkarsa karşına bu hayalleri kurmaya başlayacağından eminim. insanlar değişirken hayaller niye değişmesinki
0
neysene
(10.07.11)
(bkz: biyolojik saat)

böyle de bişey var. daha neler görücen daha, bekle az :)
0
delfina
(10.07.11)
ben de bundan 7-8 sene önce evlenmeyi aklımın ucuna getirmezdim ve evlenen herkes -özellikle genç yaşta olanlar- bana aptal gelirdi. etrafımdakiler teker teker evlenmeye başlayınca önce çok garipsedim, sonra zamanla alıştım. hatta öyle bir zaman geldi ki belki de bildikleri bir şey vardır diye bile düşünmeye başladım. insanın duygu ve düşünceleri yaşla birlikte değişiyor. hala evlenme meraklısı değilimdir, ama insan zamanın ilerlemesiyle birlikte gerçekte ne kadar yalnız olduğunu daha bir iyi fark ediyor, her zaman yanında bulunacak bir destek arar oluyor. yaş ilerledikçe evlenmeye olan meyil de buradan çıkıyor. bunların hepsi bir süreç içinde gelişen durumlar ve değişmek çok normal bir şey. diyebileceğim şey, değiştiğin zaman kendinden korkma ve kaçma :)
0
devilred
(10.07.11)
cosmicstring & neysene; hayatımda çok sevdiğim bi sevgilim var zaten. ama fikirlerim değişmedi.
0
🌸loana
(10.07.11)
eğer heran yanında olmak istemiyorsan hayatını adıyacak kadar sevmiyorsundur
yada heran yanındadır ve evlilikteki bağlayıcı(ayrılmayacağı) güveni vermiştir bu yüzden evliliği gerekli görmüyorsundur.
0
neysene
(10.07.11)
işte benim için 2. dediğin doğru da o evlilik düşünen bi insan. o yüzden sıkkın ikimizin canı da.
0
🌸loana
(10.07.11)
Yazım dilin çok yalın.Yaşına göre çok şey düşünüyorsun.Özellikle bahsettiğin konuda sen doğrusun millet yanlış yapıyor.Bu yönüylede seni ayrıca tebrik ediyorum.Hayatı akışına bırak...
0
saksel
(10.07.11)
demekki sen ona o güveni vermemişsin yada ailesi muhafazakar yada çocuğun olunca evli olmanızı istiyo yani çocuk istiyo... bu böle gider
0
neysene
(10.07.11)
Evlenmek istememek hiç de garip değil bence. Ben 29 yaşındayım, "evlilik" denen şeyin çok saçma ve gereksiz olduğunu düşünüyorum, benden uzak olsun daima... Öyle çoluk çocuk da hiç hoşlandığım şeyler değildir... (ben de kadınım)
0
marcelle
(10.07.11)
önce soruna cevap yazanların çocuğunun 30 yaş altı olduğunu düşünüyorum, onu baştan söyleyeyim :)

soruna gelirsek:
ana-baba ilişkisi açısından berbat bir çocukluk, ergenlik ve gençlik geçirdim. senin yaşındayken ben de yurtdışına yerleşmek, hiç olmazsa masterımı, doktoramı yurt dışında yapmak, dünyayı gezmek, 3. dünya ülkelerine yardımda bulunmak,bol bol fotoğraf çekmek istiyordum. sevgililerim oldu
"evlensek iyi olabilirdi lan" diye düşündüklerim de oldu ama bir şekilde "öylesine"ydi sanırım, sebat göstermedim. biri gider öteki gelir, denizde balık çok muhabbeti işte.. kendime güvenim sonsuzdu, dünyayı alt edebilirdim. cesurdum. çocuk mu? peh! nefret ederdim.

ve neticede hızlı bir ergenlik ve gençlik yaşadım.
sonra duruldum. herkes için geçerli olmayabilir ama tarihe bak, insanlar neden yerleşik hayata geçmişler bir düşün. insan doğasına tamamen ters olduğu halde neden tek eşli kalmaya çalışıyorlar, bir yeminin altına giriyorlar? bence istikrar ve düzen, ve bunların getirdiği güven ihtiyacından.

ve ben yurt dışı master şansını tepip, 25 yaşımda beraber yaşlanabileceğimi düşündüğüm bir adamı sevip evlendim. ki dünya üzerinde (anne-baba geçmişi yüzünden) en son evlenecek insanlardan biriydim.iyiki de evlenmişim.

çocuk hala saçmalıktı gözümde. sonra tesadüfen bir ara, çocuk sahibi olamayacağımı öğrendim. işte o vakit biyolojik saatim geriye alındı :) 28 yaşında anne oldum. iyiki de olmuşum.

çalışıyorum. iyi bir şirkette avukatım. hayatım çok yoğun, zor. buna rağmen 2. yi düşünüyorum.bir bebeğin/çocuğun büyümesini izlemek, hayatta görebileceğin en büyük mucize, en büyük deneyim.

yani, bence değişebilirsin. bu duyurunu silme. 10 yıl sonra bakarsın belki tebessüm edersin.
0
yumusakdiken
(10.07.11)
herkes yaştan bahsetmiş ama konu daha çok çevrendeki insanlarla ilgili. garipsenecek bir durum göremedim ben.
0
cokta cokoprens
(10.07.11)
konuyla ne derece alakalı bir yorum olacak bilemiyorum ama yarım saattir duyuruda böyle evliliğe ve/veya çocuğa sıcak bak(a)mayan sorular görünce düşündüm bir an.
kim ya da ne bizi bu hale getirdi?
hepimizi ya da çoğumuzu.
aşktan korkuyoruz.
bağlanmaktan korkuyoruz.
evlilik kabus gibi geliyor.
çocuk fikri ayrı bir "aman yarabbim" durumu.
bazen arkadaşlara da güvenmiyoruz.
bir kısım insan hayatını evinde bilgisayar başında geçiriyor, "asosyal mi oldum?" soruları dolanıyor bu kez.
benim yakın çevremde de, tersine, iyi hayatlar, beton gibi evlilikler, bilinçli ana babalar ve mutlu çocuklar var. hayatımda hiç evlilik korkum olmadı, vazgeçemeyecek kadar aşık olduğumu hissedince de evlendim zaten.
size gelince, 20 yaş henüz erken. zamanla düşünceler de değişir, hatta hayat tarzı da. "ben evlenmem be!" diyen ne insanlar gördüm ki, aşık oldu olay bitti :)
bildiğim bir şey varsa, karşımıza çıkanlar arasında 'doğru insan' kendini belli ediyor zaten. o insanı bulunca da evlilik gözünüze şirin görünmeye başlar belki kimbilir? :)
0
saatgeceninonikisi
(10.07.11)
ekleyeyim:
garipsenecek bir durum yok. sakin ol, çok düşünme. akışına bırak hayatı.
ve çevrendekilerle de ilgili değil.
biz arkadaşlarımız arasında ilk evlenenlerdik. daha yeni yeni nişanlanıp evlenmeye başladı arkadaşlarımız. hatta evlenince böyle "ağır" takılacağımızı sanmışlardı da çok gülmüştük.

sevdiğim bir alıntı ile sonlandırayım:)
"tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset."
0
yumusakdiken
(10.07.11)
küçük bir yerde yaşıyorsunuz ya da çevrenizdekilerin eğitim hayatıyla ilişkisi genelde kısa soluklu olmuş.. tam böyle olmasa da yaklaşık buna yakın bir sosyal çevreniz olmalı. bulunduğunuz ortama göre siz kendinizi genellemenin dışında kalmış hissediyor olabilirsiniz ama mesela benim çevremdekilere göre de anlattığınız insanlar bir garip, genellemenin dışında.

kız çozuklarının kanına girerler, sanki sadece anne olduklarında kendilerini bir işe yaramış, fonksiyonlarını yerine getirmiş hissederler.. evlenerek de sosyal statü atlanır anlattığınız o tuaf çevrelerde.

anlamadığım ise her şeyin bu kadar farkındayken, neden farkında değilmiş gibi yapmaya çalışıyorsunuz? vakti, zamanı gelince evlenirsiniz ya da ömür boyu gelmez evlenmezsiniz. oluruna bırakılmalı böyle şeyler. çevrenizdekiler evlensin, siz evlenmeyin ya da geç evlenin. o insana ne zaman rastlayacağınızı kimse bilmez, rastladığınız yanılsamasıyla evlenmek ya da mutsuz ama öylesine giden bir evlilik yaşamaktansa, doğru an geldiğinde evlenin işte. bundan normal bir şey yok.
0
pyro clustic flow
(10.07.11)
resmini görmek isterim.
objektif olmam lazım.
önce tipin.
0
ykup
(10.07.11)
herhangi bir teklif alındı mı? yani bu durumla yüzyüze kalınıp da mı bunu istememekden bahsediliyor acaba ? yani ben şimdi desem ki ya ben marsa gitmek istemiyorum sizce de afaki değil midir ? bana demezler mi " sakin ol! "

Ama konu herhangi bir olgu hakkındaki kanaatinizin topluma kalibre edilmesi ise bence bu konuda daha 20 yaşında olmalısınız...

20 yaşında olmak: cesur, yaratıcı...
0
mnyxn
(10.07.11)
bildim bileli senin gibi düşünürüm, yaşım 26. anam 18inde evlenmiş, yani "kötü" örneğim de yok.

ya bu zamanda niye evleniyim söylesene. erkekler eline geçen ilk fırsatta (internet) aldatıyo bu bir. biz de çalışıyoruz, eloğlunun cebindeki iki kuruş için sürünmemize gerek kalmıyo analarımız gibi. eşekler gibi çalışıyoruz. üstüne ev hanımlığı bekleniyor bizden, en mükemmelinden. ben manyak mıyım elime para geçerken, baba evinde de evden kovan yoksa niye eloğlu kahrı çekeyim? ha? manyak mıyım, rahat mı batıyo bana. ha? soruyorum. herkese soruyorum.

bu düzen böyle devam ettiği sürece, analar erkek evlatları "sen naparsan yap herşeyine eyvallah" diyerek yetiştirdiği sürece, kızlar 30undan aşağı evlenmez anacım.
0
shiranai
(10.07.11)
pyro clustic flow; büyük bi şehirde doğup büyüdüm, yine büyük bi şehirde üniversite okuyorum. Ailem de arkadaşlarım da okumuş insanlar. Belki de bana bi erkek bulur bulmaz tüm evlenmem ben!! çığlıklarını yok sayıp çocuk adları düşünen, bize de nasip olsun diyen arkadaşlar denk geldi :)

ayrıca benim asla evlenmem gibi bi iddiam yok yanlış olmasın. şu an için çook uzak geliyo, hepsi bu. önceliğim evlilik değil yani, idealler. yarın bi gün dönüp baktığımda şu da içimde kaldı be demek istemem. zamanı gelince evlenirim belki de, o zaman benim için herkese 'normal' gelen zamanlar değil sanırım.

ykup; aa doğru nasıl unuttum resmimi koymayı :( allahım yarabbim ya.
0
🌸loana
(10.07.11)
mnyxn; teklif alınmadı tabii ki, 20 yaşındayım diyorum :) erkek arkadaşım benden büyük ama ve o da ne istediğini bilen bi insan. ve evlenmek istiyo bi süre sonra. ama ben diyorum ya 30umdan önce bana çok uzak diye. ben 30uma kadar beklerken, o yuva fikrine sıcak bakan bi insan olduğundan evlenmiş olmak istiyo.. budur yani, yoksa marsa gitmek kadar ütopik değil olayımız.
0
🌸loana
(10.07.11)
Kız arkadaşımın 20 yaşındaki hali geldi aklıma (4 yıl öncesi). Aynen senin gibi düşünüyordu :)

Şimdi de öyle evlilik delisi, çocuk düşkünü falan bi durum yok ama en azından artık yavaştan planları yapılıyor.

Söylemek istediğim şu: Bence senin düşüncelerinde bir anormallik yok, aksine çok normal :) Akışına bırakmak lazım, belki 2 yıl sonra hayatında evlenmek istediğin biri olacak ve düşüncelerin değişecek. Belki hayatına kimse girmeyecek ama senin hayata bakışın değişecek. Belki de hiç birşey değişmeyecek :) Su akar yatağını bulur.
0
sustain
(10.07.11)
@loana: eğitim değil tam anlatmak istediğim, ne bileyim üniversite mezunudur ama ne bileyim, nasıl denir, mutaassıp ( yazılışından emin olamadım) bir çevreniz olabilir. klasik beklentileri yaşayan ve uygulayan yani.. neyse yazdklarımın o kısmı çok mühhim kısmı değil zaten, anlaşamasak da çok dert değil. anlatmak istediklerim sonraki satırlarda.
0
pyro clustic flow
(10.07.11)
pyro clustic flow; işte öyle hiç değil. misal annem benim bu fikirlerimi saygıyla karşılayıp istiyorsan hiç evlenme hayat senin karar senin diyen bi kadın. babam desen yurt dışına yollamaya hazır, bana olan güvenini her daim dile getirir falan. son paragrafa ise katılıyorum evet, doğru zaman konusunda herkesten ayrılan birtakım fikirlerim var belki de, ama değişip değişmeyeceğini ne ben garanti edebiliyorum ne de siz.

tekrardan teşekkür ederim tüm cevaplar için.
0
🌸loana
(10.07.11)
yahu bunun planını nie yapıyonuz ki "he bakarıs" de geç... yarın napios, tatili nerde yapalim gibi planlar öner... carpe diem...
0
mnyxn
(11.07.11)
ben çok düzenli bi meslek seçtim. hatta bi sene sonra çok düzenli olmaya başlıyorum. amma velakin çok eşli olmasam da ne evlilik istiyorum ne çocuk. 20 yine de erken. çok şeyler değişebiliyor inan bana:)
he kız değilim ama.. sadece evlilik istememenin hayatınla alakasız olarak normal olduğunu söyliyim dedim.
0
dr cucu
(11.07.11)
güzel bir kız değilsen zaten evlenmek istesende koca bulamazsın.
belkide güzel değilsin ve sana talip çıkmayacağını bildiğin için psikolojik olarak evlenmek istemiyor olabilirsin.
ayrıca merak etme erkeklerde aman hemen bir kız bulayım da evleneyip diye delirmiyorlar.
aha buna da tik atma hadi.
tribe girmişsin ve diğer yazdığıma tik atmamışsın.
demek ki dediklerim doğru.
0
ykup
(11.07.11)
ykup; o kadar koyduğunu bilemedim ya tüh tüh. sevgilim var diye yazdım halbuki cevaplarımda. ama sırf saçmasapan bi insanı ikna etmek için aslında çok güzelim sevgilim de evlenmek istiyo tamam mıaaa!! diye paralayamıycam kendimi emin ol :)

ve yazılanı aptalca buluyosam tik atmıyorum.
0
🌸loana
(11.07.11)
haha:)
kesin öyledir :)
0
ykup
(11.07.11)
(15)

Film önerisi

0dy
klasik amerikan filmi "olmayan", vurdu kırdı için gereksiz aksiyonların yer almadığı, romantik komedi hiç olmayan bir film arıyorum. tarihi olayı anlatan ya da gerçek bir olay üzerine kurulu filmler de olabilir. sağlam senaryosu olsun kafi.referans: a beautiful mind, unknown, the game, belki fight c
klasik amerikan filmi "olmayan", vurdu kırdı için gereksiz aksiyonların yer almadığı, romantik komedi hiç olmayan bir film arıyorum. tarihi olayı anlatan ya da gerçek bir olay üzerine kurulu filmler de olabilir. sağlam senaryosu olsun kafi.

referans: a beautiful mind, unknown, the game, belki fight club vs.

teşekkürler.
0
0dy
(10.07.11)
ermanen
(10.07.11)
the man from earth
0
ronaldo17
(10.07.11)
yeniden,
(bkz: barry lyndon)
0
tepedeki psychedelic adam
(10.07.11)
Modası geçmez, tekrar tekrar izlenir: Contact ve Amadeus.
0
sourlemonade
(10.07.11)
weeping guitar
(10.07.11)
confessions of a dangerous mind
charlie wilson's war
0
balkabagi krali sakir
(10.07.11)
dunyayi kurtaran cocuk
0
inancsiz deve
(10.07.11)
children of men, pişman olmazsın..
0
toshiro
(10.07.11)
children of men +1
0
devilred
(10.07.11)
Kill the irishman
0
ebizlanka
(10.07.11)
klasik amerikan filmi olmayan ne demek şimdi? the man who wasn't there klasik amerikan filmi mi yani?
0
idexo
(10.07.11)
0
chavezding
(10.07.11)
world's fastest indian
0
386 dx
(10.07.11)
children of men'i izledim. tavsiye edenlere teşekkürler. gayet etkileyici.
0
🌸0dy
(11.07.11)
Gömülü (Buried) : Tamamı bir tabutta geçen ilginç bir film

Koemedi için bollywod filmi: 3 Idiot
İlngç bir hikayesi olan başka bloywood filmi: Black
0
zaxurani
(11.07.11)
(17)

evlenmek ama çocuk yapmamak...

portishead
çocuksuz bir evlilik hakkında düşünceleriniz??
çocuksuz bir evlilik hakkında düşünceleriniz??
0
portishead
(10.07.11)
fazladan bir kişinin sorumluluğunu taşımadan sevgiliyle vakit geçirmek işte kafaya göre takılmak yani...mis.
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(10.07.11)
herkes anne ya da baba olmak zorunda değildir sanıyorum. bazen çocuk sahibi olmak gerçekten toplum dayatması sonucunda oluyor. ama önemli nokta iki tarafın da istemediğinden emin olması.

ayrıca öyle ev çok sıkıcı olur, çocuk bağlayıcıdır falan diyenler çıkacaktır. birlikteyken o kadar sıkılacaksanız evlenmeyin zaten baştan. ayrıca çocuk için devam eden evliliklerin de ne kadar mantıksız olduğu belli bence.

çocuksuz evlilik de gayet gider. çocuk doğurmak kadar doğurmamak da bi seçenektir diyor ve gidiyorum.
0
loana
(10.07.11)
ben çocuk yapılmalı diye düşünüyorum. en makbülü geç yapmaktır. çünkü çocuk olmazsa ilerde pişman olursunuz, içiniz cız eder.
0
lady godiva
(10.07.11)
eğer olur da birgün bir hata yapar ve evlenirsem, olmasını istediğim durumdur. hayatımı koca bir sorumlulukla kısıtlamak istemiyorum. sadece kendim için yaşamak istiyorum, plan yaparken acaba çocuğum için getirisi/götürüsü ne olur diye düşünüp isteklerimden vazgeçmek istemiyorm... daha uzar bu.

ha bu şu an evlenmeyi bile bir hata olarak gören biri olarak düşüncelerim. dediğim gibi evlilik gibi bir hatayı yapacak duruma gelirsem çocuk da isteyebilirim bilmiyorum. ama yine de evlilikten bile zor gözüküyor şu an düşününce.

not: erkeğim.
0
burbat
(10.07.11)
ablam ve eniştem 10 yıllık evliler ve çocukları da yok. nedeni ise; ablamın yaşam tarzının çocuk doğurmaya uygun olmadığını düşünmesi ki kesinlikle doğru. çocuk doğurup hem kendi psikolojinizi bozup hemde sevgisiz, ilgisiz bla bla bir çocuk yetiştirmketense doğurmamak daha iyi. Tabi ben teyze olmak istemez miyim. isterim. bizleri de düşünmek lazım. kız kardeşlere de yazık. biz de isteriz bir yiğenimiz olsun. ağız dolusu teyzeee desin. üstümüze kussun, yüzümüze işesin. cidden isteriz.
0
sheridans
(10.07.11)
sevdigim bi çin atasözüyle cevap vereyim:
sarhoş olmayacaksan nie içtin, çocuk yapmayacaksan nie evlendin?
peki peki çin deil de benim sözüm... araya bi tane sıkıştırın ya... bana kalsa tayyip gibi üç derim de yakarlar burayı biliyorum:)
0
les
(10.07.11)
olur. mis gibi olur. ilerleyen yıllarda bi kedi köpek filan da alınır. daha güzel olur.

yalnız bu tip ilişkilerde tek tehlike var. belli zaman sonunda (yaş da ilerledikçe) kadının adama kocası gibi değil, çocuğu gibi yaklaşmaya başlaması, cinsel hayatın bitme seviyesine gelmesi filan...

o raddeye gelmemeli... kadın-erkek ilişkisi muhafaza edilebildikten sonra neden olmasın?
0
delfina
(10.07.11)
Bu konuda doğru veya yanlış davranış belirleyemeyiz. Herkes kendi kişisel ve ailevi yapısına göre kararını verir ve diğer herkese .ok yemek düşer bence.

Yanlış olan sebepler sayılabilir ama. Mesela çocuktan medet umarak çocuk yapmak. Yaşlandığımda bana bakar, para kazanır beni saraylarda yaşatır vb.
0
sourlemonade
(10.07.11)
şimdi buradaki delüğanlıların böyle konuştuklarına bakma. bekara karı boşamak kolay. olmaz. kadının doğal olarak getirdiği anne olmak gibi bir duygusu var. bunu tatmin etmek isteyecektir.

çocuk yapmayacaksanız ve çocuk yapmayı kendi özgürlüğünüzü kısıtlayan, hayatınızı engelleyen bir şey olarak görüyorsanız o zaman neden evlenip tek kişiye bağlı kalıp kendi özgürlüğünüzü kısıtlayasınız ki değil mi? beraber yaşayın madem. hem kısıtlanmamış olursunuz.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(10.07.11)
biz öyleyiz. mutluyuz. çocuk gereksiz. gerekirse evlat ediniriz.
0
ben smyrna
(10.07.11)
yaşlanınca çok koyar.
0
thugster
(10.07.11)
çocuksuz bir evlilik düşünemiyorum. elbette ki zaman alabilir böyle bir şeyin sorumluluğunu üstlenecek duruma gelmek ya da uygun şartları oluşturmak. ama çocuk olmazsa olmaz; bir şeyler tamamlanmamış gibi gelir bana. bu sadece yüzlerce yıldır dayatılan toplumsal değerlerden dolayı değil ki onların da etkisi yadsınamaz ve böyle bir etki kötü değildir her zaman için, biyolojik saat diye de bir şey var. insan bir zamandan sonra neslini devam ettirmesinin gerekliliğine dair uzlaşılamaz bir his duyuyor içinde. ayrıca bir bebeğe sevgi vermek kadar güzeli olabilir mi, bi düşünün.

tam anne olacak insanmışım gibi sanki yea :/
0
devilred
(10.07.11)
mumkun
0
bryan fury
(10.07.11)
kadınların çocuk doğurmaya bayıldığı, her kadının anne olmak istediği, yok efendim içgüdü vs olayı doğru değildir.

tabii ki çocuksuz evlilik olur, hatta daha güzel olur.
0
pyro clustic flow
(10.07.11)
çocuk yapıp yapmamaya karar vermek elimizde olduğuna göre, uzunca süredir çocuk sahibi olmanın doğal değil, toplumsal-kültürel bir süreç olduğu besbelli. doğal ortamda tek başına büyüyen bir kadın doğurup doğurmama konusunda düşünmez bile, insan toplumuna dahil değildir... eğer bir erkekle karşılaşır ve birlikte olursa hamile kalma olasılığı oluşur, çocuk yapmak amaç değil sonuçtur doğallıktan söz edeceksek.

çocuk/lar gayrimeşru olmasın diye veya evlilik çok romantik geldi diye veya bir gerekçeyle evlenenlerin dışındakilerin, evliliği şart görmeyen, evliliğin birlikte yaşamaktan esaslı farkı olmadığını düşünerek evlenenler arasında çocuk istemeyenler için "evlenmek AMA çocuk yapmamak"tan çok, "evlenmek VE çocuk yapmamak" ya da "çocuk yapmayı amaçlamadan evlenmek" sözkonusu olabilir ve gayet olağandır. biyolojik değil, toplumsal saat sözkonusu doğurma işlerinde. içgüdüsel olan doğurmak değil cinsellik, doğurmak bunun sonuçlarından...
0
tedirginlik hucresi
(11.07.11)
çocuksuz evlilik gerçenten de daha güzel. Ya da şöyle bakalım. Çocuksuz evlilik, ölene kadar flört etmek gibi birşey. Eviliğin asıl zorlukları cocuktan sonra başlıyor bence.
0
tcyx
(11.07.11)
ben bunu istiyorum.
sadece sevdiğim adamla aynı evde olmak ve hayatı paylaşmak.
0
pinkket
(04.03.13)
(8)

Türkçede kullanılan önyargı ifade eden kalıp-yargılara örnekler

zaxurani
Türkçede kullanılan önyargı ifade eden kalıp-yargılara örnekler verebilir misiniz? Örneğin:"Saçı uzun aklı kısa""Erkek adamın erkek evladı olur..."Sizin aklına bunun gibi hangi sözler gelirse cevap olrak yazarsanız çok makbule geçecek. Yetiştimem gerek bir ödev var ve internetten ne kadar araştırdıy
Türkçede kullanılan önyargı ifade eden kalıp-yargılara örnekler verebilir misiniz? Örneğin:

"Saçı uzun aklı kısa"
"Erkek adamın erkek evladı olur..."

Sizin aklına bunun gibi hangi sözler gelirse cevap olrak yazarsanız çok makbule geçecek. Yetiştimem gerek bir ödev var ve internetten ne kadar araştırdıysam bulamadm.
0
zaxurani
(10.07.11)
kalıp mı bilmem ama biz siyah köpeklere direkt "arap" diyen bir milletiz.

hakaret amacı taşımasa dahi, sıradanlaşması korkunç bence.
0
gereksiz insan
(10.07.11)
kızını dövmeyen dizini döver.
0
tepedeki psychedelic adam
(10.07.11)
"erkekler ağlamaz."
0
devilred
(10.07.11)
kızı boş bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya.
0
daysleeper
(10.07.11)
sona kalan dona kalır.
0
tepedeki psychedelic adam
(10.07.11)
cok laf yalansiz, cok mal haramsiz omaz
0
thefin
(10.07.11)
iyiler her zaman kazanır
0
boran79
(10.07.11)
- Abi dikkat et, orası mayın tarlası.
-"BANA BİR ŞEY OLMAZ!"
pıt, pıt pıt....(yürüme efekti.)
BOOOOOM!
-AH! BAcağım!
0
pangea
(11.07.11)
(6)

matematik sorusu

ronaldo17
Bir sınftaki öğrencilerden fizik dersinden matematik dersinden de geçmiştir. Yalnız kimya dersinden geçenler sınıfın %40'ı, yalnız matematik dersinden geçenler sınıfın %40'ı, matematik ve kimyadan geçip fizikten kalanlar sınfıın %10'u ve üç dersten de geçenler sınıfın %10'udur. Buna göre fizik dersi
Bir sınftaki öğrencilerden fizik dersinden matematik dersinden de geçmiştir. Yalnız kimya dersinden geçenler sınıfın %40'ı, yalnız matematik dersinden geçenler sınıfın %40'ı, matematik ve kimyadan geçip fizikten kalanlar sınfıın %10'u ve üç dersten de geçenler sınıfın %10'udur. Buna göre fizik dersinden geçip kimya dersinden kalmış öğrenci sayısı kaçtır?

tşk.
0
ronaldo17
(09.07.11)
soru eksik.
0
devilred
(09.07.11)
guldum, soforun adi nedir gibi bir soru olmus.
0
pardonnez
(09.07.11)
sorunun cevabı '0'. dgs denemesinde çıkmış. canlısını gördüm. sazanlama sorusu sanırsam.
0
🌸ronaldo17
(09.07.11)
sıfır da ilk cümlede bir eksiklik var heralde.
0
galadnikov
(09.07.11)
soruyu aynen yazdım.
0
🌸ronaldo17
(09.07.11)
MK: matematik ve kimyadan geçip fizikten kalanlar

Soru: F + MF = ?

MKF + MK + MF + FK + M + F + K = %100
%10 + %10 + MF + FK + %40 + F + %40 = %100
F + MF + FK + %100 = %100
F = MF = FK = F + MF = 0

cevap 0.
0
desdinova
(10.07.11)
(3)

lisans önlisans

karlmarx
soruyorum, önlisans ile aynı anda lisans programı okunur mu? şu an önlisans tek ders yüzünden uzamış durumda, sıfırdan lisansa başlıyordum ama önlisans uzadığı için lisansa kayıt yaptırıp yaptıramayacağımdan şüpheliyim. bu iki bölüm de aynı üniversitede, öss sonucuyla gidip kaydımı lisansa yaptırsam
soruyorum, önlisans ile aynı anda lisans programı okunur mu? şu an önlisans tek ders yüzünden uzamış durumda, sıfırdan lisansa başlıyordum ama önlisans uzadığı için lisansa kayıt yaptırıp yaptıramayacağımdan şüpheliyim. bu iki bölüm de aynı üniversitede, öss sonucuyla gidip kaydımı lisansa yaptırsam, yarın öbürgün birileri çıkar sen önlisansta da öğrencisin, senin lisanstaki kaydını siliyoruz, yada tam tersini demesin, yazık olur 2 yıl okuduk o kadar 50 küsür ders geçtik tek ders yüzünden mesleği yakmayalım.
0
karlmarx
(08.07.11)
benim bildiğim tek bir programa kayıt hakkın var. hatta yüksek lisansta da bu böyle. bu gidişle ikisinden birini seçecek gibi görünüyorsun.
0
devilred
(08.07.11)
lisans ve yüksek lisansı aynı anda okuyan bir arkadaşım var, aynı üniversitenin kartından iki tane var, ama durum lisans ve önlisans olunca değişir mi diye merak ediyorum
0
🌸karlmarx
(08.07.11)
biri açıköğretim diğeri örgün öğretimse oluyor. ama ikisi de örgün öğretim olduğunda diğerini bırakman gerekiyor.
0
zipirinsan
(08.07.11)
(7)

cnbc'e deki stand up show'u yapan kim?

nezareten taharet
şu an oynuyor? aha reklama girdi, fak. 3 senedir bu adamı arıyordum. 3 sene sonra kanalda çat diye karşıma çıktı.
şu an oynuyor? aha reklama girdi, fak. 3 senedir bu adamı arıyordum. 3 sene sonra kanalda çat diye karşıma çıktı.
0
nezareten taharet
(08.07.11)
ahaa

www.yildiz.tv 20:47

felaket komikti yaa. off.
0
🌸nezareten taharet
(08.07.11)
dane cook gibi duruyor tip olarak da emin olamadım.

edit: tamam emin oldum sdlfjk o.
0
dambil
(08.07.11)
dane cook..

accccaip komiktir cidden..

bu arada yıldız tv den ses gelmioo =(
0
aboutablank
(08.07.11)
yıldız tv'de cnbce'nin sesi gelmiyo mu yoksa sadece bende mi öyle?
0
aboutablank
(08.07.11)
ses gelmiyor..
bu arada türkçe hiç bi videosununa falan rast gelmedim??
0
🌸nezareten taharet
(08.07.11)
dane cook.
0
devilred
(08.07.11)
conan başka bişey. o ayrı. o başka. onun işi en zor olanı.
0
🌸nezareten taharet
(09.07.11)
(6)

bir altın soruus da benden

somethinginthewayshemoves
annem 20 yıl önce kaybettiği altın künyesini bulmuş dün tarlada :))toprakta kalması yıpratmış mıdır? değerini düşürür mü? var mı anlayan?yarın çıkıp soramam kuyumcuya da çok merak ettim.teşekkür ederim.
annem 20 yıl önce kaybettiği altın künyesini bulmuş dün tarlada :))
toprakta kalması yıpratmış mıdır? değerini düşürür mü? var mı anlayan?
yarın çıkıp soramam kuyumcuya da çok merak ettim.
teşekkür ederim.
0
somethinginthewayshemoves
(07.07.11)
altın çamura düşmekle değerinden bir şey kaybetmez. demiş atalarımız..
0
sormaya geldim
(07.07.11)
altın zaten topraktan çıkan bir şey değil mi? neden düşsün ki değeri..
0
devilred
(07.07.11)
ne bıleyım yıpranma falan? ama altın bulmuş gibi tabiri gerçek oldu, kalın da bişeymiş, şahane oldu :)
0
🌸somethinginthewayshemoves
(07.07.11)
kuyumcu onu zaten hurda altın fiyatına alıcak. ha sizden eski bir bilezik almış ha künye almış. bir şey farketmeyecek.

abartılacak bir fiyatı yoktur onun. bence çok heyecan yapmışsınız.
0
mea maxima culpa
(07.07.11)
şimdi şöyle ki, altın, platin, titanyum gibi metaller korozyona aşırı derecede dayanıklıdır. hani mesela kırık kemiklerde filan platin kullanılması ya da dişlerde altın kullanılması bu yüzdendir. tabi altının ayarı filan oluyor, alaşım sonuçta. ayar da yüksekse bir şey olmaz.
0
fortisvita
(07.07.11)
altına kumda toprakta hiç bi halt olmaz. paslanmaz etmez. ayarı yüksekse 22 ayar vs. iyi para eder gramına göre.
0
altini ser incisi ker
(07.07.11)
(12)

dişleriniz tam olarak üst üste mi geliyor

alone
Ağzınızı çenenizi öne arkaya kastırmadan kapattığınızda dişleriniz tam olarak üst üste mi geliyor ?
Ağzınızı çenenizi öne arkaya kastırmadan kapattığınızda dişleriniz tam olarak üst üste mi geliyor ?
0
alone
(06.07.11)
alt çene ön dişlerim arkada kalıyor, ben de çenemin bozuk olduğunu düşünüyorum.
0
g7mor
(06.07.11)
hayır üsttekiler biraz daha önde, gerçi benim dişlerimde falan da yamukluk var. ondan olabilir yani, bilemedim.
0
xenophobe
(06.07.11)
Üst çene önde kalıyor. Normali de bu sanırım? Önceki 6 diş önde kalıyor hatta tam olarak.
0
g man
(06.07.11)
dişler tam üst üste gelmez ki zaten. estetik görüntü + rahat hareket imkanı olmaz. üst dişler biraz daha önde kalmalıdır.
0
devilred
(06.07.11)
üsttekiler önde ve oldukça normaller.
0
magara adami
(06.07.11)
şimdi ben ağızımı kapatınca yanlardaki büyük dişler tam oturuyor ama öndeki 5-6 diş altdakiler arka kısımda kalacak şekilde birbirlerine yapışıyorlar sizlerde de öyle mi ?
0
🌸alone
(06.07.11)
yanlar aynen ama önler yapışmıyor, arada ufak bir mesafe var.
0
magara adami
(06.07.11)
@magara adamı Yapışıyor derken biraz abartmış olabilirim :)
0
🌸alone
(06.07.11)
yahu benim saatten saate değişiyor o. dişçiye söyledim inanmadı:/
0
sarper361
(06.07.11)
dişler, dişleri normal olan hiç kimsede üst üste tam oturmaz üst dişler hafif önde kalır.
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(06.07.11)
hafif önde kalır derken , arkadaki dişler tamamen kapanacak kadar mı ?
0
🌸alone
(06.07.11)
benim arka dişlerim altta kalıyor. yanlar üstüste biniyor. gece uyurken de gıcırdatıyorum (sanırım), o durumda zaman ve mekan bilincim çok fazla olmadığından bir gözlemim olamadı.
0
loveinaflipbook
(06.07.11)
(4)

İş Kanunu v2

bonjurkes
Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.Buradaki : İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.lafı ne anlama geliyor ? İşçi çalıştığı günler için ücr
Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.

Buradaki : İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.

lafı ne anlama geliyor ? İşçi çalıştığı günler için ücret ve diğer haklarını "alabilir" mi yoksa "nah alır" mı oluyor ?
0
bonjurkes
(06.07.11)
alabilir anlamına geliyor olması lazım.
0
devilred
(06.07.11)
alabilir anlamındadır.
saklıdır derken o hak kaybolmaz anlamındadır.
0
seyduna6687
(06.07.11)
sike sike alır anlamına geliyor.
0
bryan fury
(06.07.11)
Tabii ki alabilir anlamında. Deneme süresi içerisinde işveren fesih edersen ihbar tazminatı veya kötü niyet tazminatı ödemez. Ancak işçinin ücreti/30*çalıştığı günler şeklinde hesaplanarak, söz konusu günlere denk gelen AGİ ile birlikte işçiye ödenir.
0
sijwocaq
(06.07.11)
(5)

taksimden maltepeye nasıl giderim

eksi
taksimden maltepeye nasıl gidilir? Maltepe caminin oraya gidicem.Otobus var mı? En hızlı ulasım yolunu soyleyin lütfen ..zaman çok önemli çünkü
taksimden maltepeye nasıl gidilir? Maltepe caminin oraya gidicem.Otobus var mı? En hızlı ulasım yolunu soyleyin lütfen ..zaman çok önemli çünkü
0
eksi
(04.07.11)
trafik zamanı değilse taksimden bostancı dolmuşuna bin. minibüs yolunda inip herhangi bir minibüse bin.
trafik zamanıysa metro ile mecidiyeköy ordan metrobüsle uuznçayır ordan da kadıköy kartal minibüsleriyle matepe yap.
0
fiyuuuu
(04.07.11)
bildiğim kadarıyla taksim'den maltepe'ye doğrudan giden dolmuşlar var.
0
devilred
(04.07.11)
Otobus var. Kadıköy'e geç istediğin şekilde. Oradan 17'e bin. Caminin tam önünde inersin.
0
reyals
(04.07.11)
hocam taksimden kadıköye geçiyorsun. iskeleden 21a ya biniyorsun. en çabuk böyle gidersin.
0
jangbogo
(04.07.11)
taksimden dolmuşla bostancı, 100mt yürüyüp minibüs yoluna çıkarak pendik - kadıköy minibüsleri.

taksimden dolmuşla kadıköy, mavi başlıklı kadıköy e-5'ten maltepe içi kartal minibüsler. (zannımca en hızlı yol, maltepe'ye kadar e-5'ten hızlıca gelir sonra maltepe'nin içine girer tam da caminin önünden geçer)
0
maltepe sahilinde yuruyorum
(04.07.11)
(30)

kız çocuğuna isim önerileri?

les
sevgili brave new world insanları,arkadaşın yeni dogacak kız çocuğuna isim arıyoruz... Bu noktada sizin yaratıcılığınıza guvenerekten şöyle ferah, insanın ruhunu yormayacak çok da populer olmayan isim onerilerinize ihtiyacımız var... modern/klasik farketmez... pek populer olmaması tercih sebebi...şi
sevgili brave new world insanları,

arkadaşın yeni dogacak kız çocuğuna isim arıyoruz... Bu noktada sizin yaratıcılığınıza guvenerekten şöyle ferah, insanın ruhunu yormayacak çok da populer olmayan isim onerilerinize ihtiyacımız var... modern/klasik farketmez... pek populer olmaması tercih sebebi...

şimdiden teşekkurler...
0
les
(29.06.11)
selin ismini pek severim
0
eskidenküçüktüm
(29.06.11)
insanın ruhunu yormayacak, ferah isimler:
leyla
mine
0
turuncujelibondanhazzetmeyensarijelibon
(29.06.11)
mahidevran , mihrişah , lale , mavisu , rüya , jülide
0
nserhatt
(29.06.11)
Damla, Nehir.
0
bu bir kullanici adidir
(29.06.11)
ben ruanda koyacağım kızımın ismini, eğer olursa tabi.

sana önerilerimse " melodi, rüya"
0
zunuduko relkirbet
(29.06.11)
Melike.
0
gyroscope
(29.06.11)
rüya
0
african rain
(29.06.11)
okşan
0
kullanici adimiz
(29.06.11)
ferah
0
ermanen
(29.06.11)
fatma
0
jamswety
(29.06.11)
Biz "Zeynep Neva" koyduk kızımızın adını, siz koymayın, tek kalsın:)
0
44
(29.06.11)
seza
0
in vino veritas
(29.06.11)
yeşil.

not: 8 saniye önce aklıma geldi, çok güzel olabilir.
0
deeperdown
(29.06.11)
asmin
başak
çınar
hazal
0
lemon
(29.06.11)
feride, feriha , neriman, nermin. nalan, nigar,
0
all girls dream
(29.06.11)
benim bir kızım ol(a)mayacak, ama olsaydı 1.si eylül, 2.si duru, 3.nehir olurdu..
0
bimbambom
(29.06.11)
neva bence çok mükemmel isim.

edit: yazılanlara bakmadan yazmıştım. bir arkadaş daha yazmış (:
0
Angelismeee
(29.06.11)
evrim, erkek olsa idi devrim ikisi birarada daha hoş :)
0
NoViL
(29.06.11)
verda

yukarıda biri yeşil ismini onermiş de, verda hem guzel bir isim hem de esperanto'da yeşil demek..
0
sopiro
(29.06.11)
Tuana, Eftelya, Selen
0
bathoryy
(29.06.11)
gülce.
0
devilred
(29.06.11)
İnara (hitit tanrıçası)
0
very pigmented melanosome
(29.06.11)
bahar
0
biramayası
(29.06.11)
eliz.

hevidar.

kendi ismim melike :)
0
hiçbirşeyyok
(29.06.11)
zeynep. eski, yeni, modern, demode... her kesimden insana uyar hem (:
0
letheavendangered
(30.06.11)
sıla
0
wiplex
(30.06.11)
ayşe/gül
ufaklık büyüdüğünde pek kimse olmayacak bu isimde:)
0
jimicik
(14.07.11)
bu konu da bir karara varıldı mı acaba? sevgili les bizi de bilgilendirsen ne güzel olur. ben deniz diyorum.
0
jam
(14.07.11)
Yasemin
0
najiii
(14.07.11)
henüz varılmadı;) haberdar ederim...
0
🌸les
(14.07.11)
(3)

Tezli/Tezsiz Yüksek Lisans Sorusu

aileena
Şimdi sorum şu olacak, bazı kamu kurumlarının iş ilanlarında "iktisat, işletme vs. lisans mezunu olmak veya bu alanlarda lisansüstü eğitim almak" gibi şeyler yazıyor. Bu durumda tezli/tezsiz farkediyor mu başvurular açısından? Merak ettim de. Danke.Soru 2: Bilkent iktisat y.lisansı mı, yoksa odtü mü
Şimdi sorum şu olacak, bazı kamu kurumlarının iş ilanlarında "iktisat, işletme vs. lisans mezunu olmak veya bu alanlarda lisansüstü eğitim almak" gibi şeyler yazıyor. Bu durumda tezli/tezsiz farkediyor mu başvurular açısından? Merak ettim de. Danke.

Soru 2: Bilkent iktisat y.lisansı mı, yoksa odtü mü? Yoksa Hacettepe Tezsiz 2. öğretim mi?
0
aileena
(24.06.11)
tezli ya da tezsizin fark ettiğini sanmıyorum. maksat adayın bir adım ileri gitmiş olması işveren için. hatta daha çok tezsizi uygun görüyorlar bile denebilir. diğer soru için verebilecek herhangi bir cevabım yok.
0
devilred
(24.06.11)
Cevap 2: Iktisat yuksek lisansiyla, eger is hayatinda yardimci olur diye ilgileniyorsaniz bence kendinize bos yere zahmet verirsiniz. Ayni yerlerin isletme master'i hem daha kolaydir, hem de ayni etkiyi yaratir.
0
huseyin riza
(24.06.11)
@huseyin riza

İşletme sevmiyorum. O yüzden :)
0
🌸aileena
(25.06.11)
(23)

çalışanlar, kaçta yatıp kaçta kalkıyorsunuz? [bu bir ankettir]

ronaldo17
evet duyurunun iş güç sahibi, çalışan kullanıcılarıekseriyetle akşam saat kaçta yatıp sabah kaçta kalkıyorsunuz? haftasonu için saatleriniz nasıl değişiyor? haftasonu geç kalkıyorsanız pazartesi nasıl düzene sokuyorsunuz tekrar? ben haftaiçi 2-3 gibi yatıyor sabah 6.30 kalkıyorum. haftasonu öğleden
evet duyurunun iş güç sahibi, çalışan kullanıcıları

ekseriyetle akşam saat kaçta yatıp sabah kaçta kalkıyorsunuz? haftasonu için saatleriniz nasıl değişiyor? haftasonu geç kalkıyorsanız pazartesi nasıl düzene sokuyorsunuz tekrar? ben haftaiçi 2-3 gibi yatıyor sabah 6.30 kalkıyorum. haftasonu öğleden sonra 3-4 gibi kalkıp pazar gecesi 5 gibi falan uyuyorum. var mı böyle benim gibi ayarsız olanınız?
0
ronaldo17
(24.06.11)
aynıyım abi. tamamen aynı. ptesi akşamı da 8de uyuyorum ama:)
0
deeperdown
(24.06.11)
2-3 gibi yatar saat 8 de kalkarım.
haftasonu: cumartesi duruma bağlı ama pazar yine 2-3 gibi yatarım.
0
seyduna6687
(24.06.11)
ben de ayarsızım. haftaiçi 12-1 yatış, 8 kalkış. haftasonu sabah 5-6 yatış, öğleden sonra kalkış.
0
nesilsiz
(24.06.11)
çalışırken ben de öyleydim. gece 3-4 gibi uyu, sabah 7de kalk, hazırlanamadan işe git filan. işi sevmemekle alakası vardı ama bunun. tamamen isteksiz gidiyordum + çalışmadığım zamanlarda çok uzun süre boyunca yarasa hayatı yaşamıştım. alışkanlıklar çabuk değiştirilemiyor evet, ama işi sevmemek de büyük etken.
0
devilred
(24.06.11)
hafta içi 01:30 yatış 07:00 kalkış. haftasonu çok değişken.
0
unalub
(24.06.11)
ya o değil de böyle olunca ofisten-çalışmaktan da nefret ediyor insan. zira ölü gibi gidiyorum bazen. devlet buna bi bişey yapsın...

yakınlarıma anlattım ben bunu, evlenince düzelir uykun dediler, bu da böyle manidar bir cevaptır:D
0
deeperdown
(24.06.11)
23.00 -5.30 -07.00
0
hmm
(24.06.11)
asıl sorun her gün sabahın köründe uyanmamıza rağmen gece niye uyuyamıyoruz?!?
0
🌸ronaldo17
(24.06.11)
@ronaldo17

ya bence konu uyuyamamak değil. işimizi sevmiyouz bu bir. ikincisi, çalışılan zamanı bir kayıp olarak gördüğümüz için, beyin, çalışılan zamanı mecburen geçen zaman, çalışılmayan zamanı da "yaşamak" gibi biyere oturtuyo. böyle olunca da insan, ulan eşşekler gibi çalıştım, kendimi şımartıcam, mecburiyeti değil kendi istediğimi yapıcam diye doyamıyor akşamlara.

kendimi bildim bileli bi şekilde çalışıyorum, bu sonuca ulaştım. aferim bana.
0
deeperdown
(24.06.11)
genelde h.içi: 03-08, h.sonu: 08-13

ama şu sıralar: h.içi: 17-22, h.sonu: 13-18
0
aksasu
(24.06.11)
@deeperdown

hacıtt işi sevmemekle pek alakası yok benimkinin sanırsam. çok sikindirik bir durum. uykum olsa da belli bir saate kadar uyuyamıyorum. üniversite hayatında alıştığım uyku düzenini değiştiremiyorum. sabah moron gibi gidiyorum işe. sabah verim 0. yüzüm asık, gerekmedikçe konuşmuyorum falan filan. düzelmem lazım.
0
🌸ronaldo17
(24.06.11)
(bkz: #24194159)
0
aksasu
(24.06.11)
@aksasu

öyle yazmışsın ki beni benden iyi biliyormuşsun gibi olmuş. 2 cevap üstte öğlene kadar verim 0 diyorum. uyku açılmıyor, yüz gülmüyor, işe odaklanılmıyor. sadece ben de değilim bu sorunu yaşayan.
0
🌸ronaldo17
(24.06.11)
yatış- 00.00
kalkış- 06.15
0
kayranin kedisi
(24.06.11)
12yatış 7kalkış
0
aviles61
(24.06.11)
ben de stajdayken çok zorlanmıştım, gece 2 de yatıyordum sabah 6 da kalkıyordum. aynen dediğin gibi sabahları ölü gibi konuşmak istemezdim hiç, yüzüm gülmezdi. ama gece uyumamamın sebebi benim internet, internet olmayınca hiçbir problem yok, bırakamıyorum alışmışım senelerdir, takılmak istiyorum, hiçbir şey yapmasam da zaman geçiyor bir şekilde. bilgisayarı kapatıp dene bir de, git yatağa illa ki uyuyor insan bir süre sonra.
0
ekaterina
(24.06.11)
ben de aynı dertten muzdaripim. hatta bi dönem fiziksel olarak yeterince yorulmadığım için uyuyamadığımı düşünüyordum. sonra spora başladım (gerçi 2-3 ay falan yaptım) ama o dönemde de uyku düzenim değişmedi. akşam 6 ya kadar çalışıp, üstüne 1.5-2 saat spor yapıyor ve eve 8-9 gibi geliyordum. gene 2 den evvel uyuyamıyordum.

bi çözen olursa bana da haber etsin. :))
0
hevipeyra
(24.06.11)
anlaşılan bu dertten yakınan epey insan var,
ama çözüm bulan yok.
ya da çözüm önerisi var ama çözüm olmuyo.
çözülmüyo la işte
0
seyduna6687
(24.06.11)
2-3 gibi yatıp 8'de kurduğum alarm ile 8.20 - 9.20 bandında uyanıyorum ve bütün gün gerizekalı gibi geziyorum. haftada bir gün kendimi "mecburen" gelir gelmez yatıp zıbarıp resetliyorum.
0
roket adam
(24.06.11)
gece 23,30 en geç 24,00. kalkış 07,30 hafta içi, 08,30 hafta sonu. bu düzeni bozduğum an sersemliyorum.
0
balik kraker
(24.06.11)
00:30 - 07:00
0
quadropol
(24.06.11)
haftaiçi 1-2 gibi yatıp, 6'da kalkıyorum, bütün bir haftaiçi gözlerim kırmızı geziyorum. Cumartesi 9'da kalkıyorum (günü kaçıracağım stresi) ama pazar günleri allah ne verdiyse uyuyorum akşama kadar. pazartesi günleri ağlıyorum uykusuzluktan.
0
qwertyuo
(24.06.11)
23.30 - 05.50 (haftaiçi)

haftasonu cok değişiyor.
0
nuisance
(24.06.11)
(8)

güzel dram filmleri

konserve misir
ağlatabilir, burun sızlatabilir. illaha çok popüler olması gerekmez.
ağlatabilir, burun sızlatabilir. illaha çok popüler olması gerekmez.
0
konserve misir
(23.06.11)
an education. iç yakıyor.
0
bradshaw
(23.06.11)
yağmurdan önce (bu filmi tarif etmek zor)
ingiliz hasta (bu çok popüler ama çok güzel olduğu gerçeği yadsınamaz)
0
devilred
(23.06.11)
ruhadam
(23.06.11)
şunlara bir bakın isterseniz:
(git: 250744)
(git: 188700)
(git: 141978)
(git: 261289)
(git: 217862)
(git: 147066)
0
bruges
(23.06.11)
bir de bu var: hotaru no haka. animedir ama sağlam ağlatan animedir.
0
devilred
(23.06.11)
edges of the lord
good bye lenin
0
letheavendangered
(23.06.11)
(bkz: reign over me)
(bkz: seven pounds)
(bkz: i am sam)
0
canseven
(23.06.11)
hotaru no haka / grave of the fireflies / +1 kesinlikle
0
busuta
(23.06.11)
(5)

lens nasıl alınıyor?

patir
gözlük kullanıyorum. miyop ve numarasıda 6 kusurlerde. ama sıkıldım, arada lens takıp uzerine güneş gözlüğü takasım, arada bilgisayar kullanmayacagım günlerde lens takıp basketbol oynayasım var. şimdi ben gözlük için doktorun verdiği numaraları götürüp gözlükçüye, lens alabilir miyim? yoksa onun
gözlük kullanıyorum. miyop ve numarasıda 6 kusurlerde. ama sıkıldım, arada lens takıp uzerine güneş gözlüğü takasım, arada bilgisayar kullanmayacagım günlerde lens takıp basketbol oynayasım var.

şimdi ben gözlük için doktorun verdiği numaraları götürüp gözlükçüye, lens alabilir miyim? yoksa onun için ayrı bi muayene falan mı olmam gerek?

birde kullan at tarzı lenslerden almayı düşünüyorum; tavsiye ediyor musunuz?
0
patir
(23.06.11)
doktor tavsiyesiyle başlaman iyi olur. belki gözünde astigmat var? ona göre lensin değişir.

belki göz tansiyonun var? lens senin için çok sakıncalı olabilir.

doktora lens kullanmak istediğini ilet, o seni yönlendirsin. lens, göz için zaten fazlasıyla irrite bir madde. o yüzden doktorun onay verirse kullan.
0
esmer
(23.06.11)
ben doktor muayenesinden sonra sormuştum lens kullanabilir miyim diye, o da evet demişti. öyle özel bir lens muayenesi olmadı hiç. aynı numaralarla gittim aldım. normalde astigmatım var ama astigmatlı lens kullanmıyorum. hem numarası düşük diye idare edersin dedi doktor, hem de zaten astigmatlı lensin kullanımı zor. benim milyon defa dönüyor gün içinde gözümdeki lens, astigmatta sabit kalması lazım. astigmatın varsa pek de tavsiye edilen bir şey değil yani anlayacağın lens kullanımı.
0
devilred
(23.06.11)
doktora gideceksin, göz çapını falan ölçecek, özel numara verecek, lens tavsye edecek, alacaksın sonra optikten. direkt gidip alınmaz, çapı falan farklıysa çok rahatsız eder.
0
roket adam
(23.06.11)
özel lens ölçümleri yapılıyor aman diyeyim kafanıza göre almayın. roket adam'ın dediği gibi göz çapına bakılması lazım. lens muayenesi normal gözlük muayenesinden farklı oluyor. doktordan ölçümleri ve lens tavsiyesi aldıktan sonra lensmarket.com'dan falan sipariş edebilirsiniz.
0
quasiromantic
(23.06.11)
ilk gidişinde doktor muayenesi ile lens al..sonra lens kutusu üzerinde ki numaralardan kendin internetten ucuza alabilirsin..mesela ben piyasada en ucuz 200 liraya astigmatlı lens alıyordum..lens kutumun üzerinde ki numaralarla kendim netten 150 liraya alıyorum..optikçilerde aynısını yapıyor zaten..sipariş getirtiyor..150 liraya..en ucuzu 200 liradan sana satıyor..astigmatsız lensler yarısı kadar ucuz bu arada..en makbul lensler aylık lenslerdir..her gün yatarken çıkartacen, sabah uyandıktan sonra takacaksın ( uykulu gözlere değil)..1 ay sonra da diğer lenslere geçeceksin..
0
uzaktanbakancocuk
(24.06.11)
(14)

biyolojiciler bir bakın

burakg91
sorular resimde
sorular resimde
0
burakg91
(21.06.11)
1. soru tek yumurta ikizlerinde fenotip ve genetip aynıdır, yalnız çevre koşulları sebebiyle fenotip değişebilir.

2. soru A
0
foreva
(21.06.11)
1.soru: tek yumurta ikizi , aynı genotipe sahiptir , fenotipleride doğduklarında falan aynıdır , aynı koşullarda büyürlersede aynı kalır ama biri sulak yerde büyürse uzun olur gibi farklılıklar çıkar ortaya . genotipleri kesinlikle aynıdır
2.soru: DNA miktarının artması herhangi bir çeşitliliğe yol açmaz

biyolojicici değilim :D 1.cevap kesin doğru , 2.cevap %90 doğru
0
utkucbkc
(21.06.11)
genotipleri de fenotipleri de ayni olur.

2.A
0
sakura
(21.06.11)
2. soru E diyor. yoksa yanlış mı cevap anahtarı?

edit: ilk soruda da farklı olur diyor. anlaşılan cevap anahtarı yanlış.
0
🌸burakg91
(21.06.11)
1) genotip aynıdır, fenotip değişir zira fenotip fiziksel koşullara da bağlıdır. mesela o iki hücrenin içerdiği sitoplazma miktarı aynı olmayabilir en basitinden. yani fenotiplerinin aynı olma ihtimali yok kesin olarak.

2)bu sorudan emin olamadım çünkü anlam kapalılığı var bence şıklarda. normalde A şıkkı olması lazım ama B'de bahsedilen aktif gen-pasif gen olayı zaten ortam koşullarına veya dokuya göre değişir. dolayısıyla aynı ortamda doğal seleksiyonu etkileyici bir fark oluşturmaz. ben mi yanlış anlıyorum bilemedim.
0
cro magnon
(21.06.11)
1.soru için genotip aynı - fenotip farklı diyorsa doğru
0
utkucbkc
(21.06.11)
cevaplarınızdan anladım ki; bu sorular biraz kapalı, cevap iki şık da oluyor. böyle net olmaya soru sormazlar herhalde.

bir de fizik sorularına el atsanız hiç fena olmaz.
0
🌸burakg91
(21.06.11)
ilk soru için tek yumurta ikizlerinde her bir şey aynıdır. yani cevap evet.

ikinci soru için ise dna'nın miktarının artmasının doğal seçilime bir etkisi olacağını sanmıyorum.
0
devilred
(21.06.11)
fenotip'in aynı olma ihtimali yok diyorum delirtmeyin adamı yav. yumurta tam ortadan aynı molekül sayısında mı ikiye bölündü arkadaş. allah allah ya.

sorun cevapları okumadan cevap vermekte. buna kızdım yani. yoksa hepimiz bişeyleri yanlış bilebiliriz olur öyle.
0
cro magnon
(21.06.11)
@cro magnon mantikende yanlış zaten, fenotip sonuçta her türlü etken istediğin kadar tek yumurta ikizi ol , sen hayvan gibi ye diğeri yemesin , aynı kiloda mı olucaksın , saygısızlık olurdu :D
0
utkucbkc
(21.06.11)
cevap: fenotip ve genotip aynıdır. fenotip demek kilo boy demek değildir, fenotip demek göz rengi , saç rengi demektir.
0
🌸burakg91
(21.06.11)
fenotipin içine boy uzunluğuda girer . sonuç olarak ösym dış görünüş olarak alıyor ve aynı olmadığını kabul ediyor , eğer soru doğru olabilir derse fenotipleri aynıdır doğru olabilir, kesinlik isterse yanlışdır
0
utkucbkc
(21.06.11)
A phenotype is an organism's observable characteristics or traits: such as its morphology, development, biochemical or physiological properties, behavior, and products of behavior (such as a bird's nest). Phenotypes result from the expression of an organism's genes as well as the influence of environmental factors and the interactions between the two.

en.wikipedia.org
0
cro magnon
(21.06.11)
@cro magnon

senin dedigin dogru aslinda ama oss biyoloji sorularinda duz mantikla dusunmezsen, ayrintiya girersen yapamiyorsun sorulari. (benim zamanimda oyleydi en azindan)

oss'ye gore mantik su, ikiz 1: genotip: Aa => fenotip: A
ikiz 2: genotip: Aa => fenotip: A

yani genotipleri de fenotipleri de ayni oluyor.
0
sakura
(22.06.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.