Giriş
(3)

Paparadan sonra midas da paket olur mu?

lapaz
?
?
0
lapaz
(31.10.25)
midas, yasa dışı bahis sitelerine aracı olarak kullanılamadığına göre hayır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(31.10.25)
iktidar yanlısı biri bu işlere girmek isterse her türlü çökerler. ulan burası türkiye her şey olur burada, olmaz demeyin.
+1
scudman1
(31.10.25)
parolapara ninda islemleri durmuş.
0
designer
(31.10.25)
(8)

Telepatik iletişime anlam yükler misiniz?

egerbiryolcu
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da ho
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.
Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da hoşuna gittiğine mi delalet yoksa sadece şaşkınlıginin göstergesi mıdır?
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ayni bilgi akisina maruz kalirsan,
ayni konusursun.
+4
designer
(31.10.25)
Hoşuna gitmiş yani seninle aynı anlamı vermiş de olabilir sadece şaşırmış da olabilir. Bunu bilemeyiz. Ama bu tarz iletişimleri şu aralar bir arkadaşımla ben de yaşıyorum ve benim için bunlar çok çok özel, başka hiç kimseyle yaşamıyorum çünkü. Bir tek kişiyle oluyor. Evet bence biz olma halini güzel yansıtan şeyler bunlar, ruhlar özdeşleşmiş, öyle anlıyorum.
+1
muhayyer divan
(31.10.25)
hoşuna gitmekten kasıt bir manitacılık mı? değilse, böyle bir durumda sürpriz ya da şaşkınlık zaten pozitif bir duygudur, hoşuna gitmiştir, inceden gülümsemiştir. diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem.
+1
co2s2
(31.10.25)
@co2s2
Soruyu düzelttim. Arkadaş kelimesi kısmını.
0
🌸egerbiryolcu
(31.10.25)
@egerbiryolcu : "diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem" derken demek istediğim, gerçekten hoşuna gitmiş de olabilir, ya da size şirin gözükmeye çalışıyor da olabilir.
0
co2s2
(31.10.25)
ben inaniyorum umarım muhabbetiniz daha iyi bir yere gelir.
+2
koela
(31.10.25)
flörtle olduğunu düşünmen anlam yükleme çaban. öyle bir şey yok, yaşadığını inandığın şeye birçok açıklama getirilebilir.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
Bunlar çok küçük şeyler ya. "Biz" konusu olumlu ama yetersiz. Yaşça büyük, olgun insanların daha üst seviyede takılması gerekiyor. Bu çok basit.
-1
arbre
(31.10.25)
(12)

Beyin işleyişi ve bilinçaltı ilişkisi

muhayyer divan
SelamHani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye. Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne s
Selam

Hani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye.

Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne sütü alamadığımı dayatıyor bana, neden şu an 43 yaşımda olduğumu görmezden geliyor, neden bana sürekli "açsın, yeterince görülmüyorsun, doyurulmuyorsun, kenarda köşede yiyecek bişeyler bulundur, şimdi ye, biraz sonra bir daha ye çünkü açsın" gibi şeyler dayatıyor? Bunu neye göre yapıyor bunu bulmam lazım. Beyni buna iten sebep ne. Beyin niye bilinçaltı denen soyut kavramla çalışıyor, bu soyut kavram beynin neresinde çalışıyor, beyin kendisi madde olduğu halde neden cisimsiz ve bir anlamdan ibaret bir şeyi bu kadar önüme getirme ihtiyacı duyuyor.

Bunu hangi kaynaktan okurum, inceleyen mutlaka olmuştur ama avama anlatanlar olmuş mudur? Kimdir nedir ne değildir?
0
muhayyer divan
(30.10.25)
insan beyninin merkezinde hayvani beyini var,
onun üzerindede ust beyin,
birey egitimli olunca bu ust beyin daha aktif oluyor, üst beyini gelismiş olan insanlara,
bilincalti, telkin vs ile istedigini yaptiramazsin.
+1
designer
(30.10.25)
Birine istediğini yaptıramazsın ama beyin insana neden hep bilinçaltını dikte ediyor onu anlamak istiyorum. Bütün yaşanan hadiseler bilinçaltını oluşturuyor, tamam. Bilinçaltını harekete dönüştüren ne onu merak ediyorum. Beyin somut, bilinçaltı soyut diye düşünüyorum, bir köprü olması lazım. Bilinçaltı nasıl soyut oluyor ayrıca, şimdi yabancıladım bu lafı.
+1
🌸muhayyer divan
(30.10.25)
somut ve soyut olan kavramlar bizim algilarimizla ilgili,

aslinda maddenin cekirdegine dogru gittikce arada boşluk oldugunu biliyoruz,

ama bizim duyularin, çözünürlüğü ölçegide elle tutulana somut, tutulamayana soyut diyoruz.

göz görüyor, elektro kimyasal iletimle beyine gidiyor, yine orada bir amino asite bağlaniyor ve kayit edilmis oluyor.
+1
designer
(31.10.25)
Bilinçaltını oluşturan şeyler duygular olabilir mi peki? Bilgi yani hatıra değil de o hatıra yaşandığı andaki duygular. O anın duygusu bugün tekrarlandığında o ana göre mi cevap veriyor beyin? Biz farkındalık ve irade halinde olmadığımız için mi bilinçaltının emrinde yaşıyoruz? Onun için mi "mânen terk edildiğimde" kilo almaya yani yaşamaya çalışıyorum, annemi bi görüp bi göremediğim için, beslenip beslenmeyeceğim garanti altında değil diye algıladığım için, ölmekten korktuğum için mi?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
özellikle son bir kaç yüz yılda çok hızlı bir düşünce evrimi gerçekleşmiş durumda. vücudumuzun, beynimizin fiziksel olarak ayak uyduramadığı bir evrim bu. sonuç olarak insan bir hayvan ve bilinç altında hayatta kalma içgüdüleri var.

beyin toplamda harcadığımız enerjinin çok önemli bir kısmını harcayan bir organ. (yanlış hatırlamıyorsam, toplam enerjimizin 1/4'ü kadar) toplam enerjimizi verimli kullanmak adına, hayatta kalmak adına sinir sistemimiz çok fazla düşünmeye gerek kalmadan hızlıca karar vermek durumunda. beynimizin nasıl çalıştığı halen çok iyi bilinmiyor. çoğu refleksimiz omurilikte veya omurilik soğanımızda işletiliyor. beyin devre dışı. böylelikle daha hızlı ve daha verimli tepki veriyoruz. bunun sınırı nasıl çiziliyor? ne kadar hareketimizi işin içine beyin girmeden yapmamız lazım? bunu bilmiyoruz. üzerine düşünmek istediğimiz ama düşünmeden yaptığımız bazı şeyler de bu şekilde geçiyor gidiyor.
+1
co2s2
(31.10.25)
kayit edilen bilgi,
duygu ile beraber kayit edilirse
daha cabuk hatirlarsin,
ama vucud,doğumdan,ölüme dek herseyi kayit ediyor,
sadece beyinde degil tum organlarinda,
her canli yapinin,
kendi hafizasi var diyebiliriz.
+1
designer
(31.10.25)
kendini yemek ile oyalama,
ve sonucunda kilo alımı,
beyindeki ödül merkezini tatmin etmekle alakali.
0
designer
(31.10.25)
@designer

Yok o dediğine katılmıyorum, sadece ödül merkezi olduğunu düşünmüyorum. Bir yıkım yaşadığımda, terk edildiğimi hissettiğimde, yok sayıldığımı hissettiğimde, şu veya bu şekilde şiddet gördüğümde vs... kilo alıyorum ben. Bunların ödülle ilgisi yok. Bunlar çok büyük çoğunlukla var olmak ve savunma mekanizmaları ile ilgili. Ödülle işi yok bu konuların.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
psikanalizde “yer edinme çabası” olarak inceleniyor bu. beden büyüdükçe dünyada daha çok yer kaplama ve varlığını güvence altına almak gibi.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
@deartheodosia

Evet bunun böyle olduğunu amarigada "innerspeak" diye bahsedilen ve bunun varlığını bilmeden kendi kendime çok uzun zamandır yaptığım bir içsel konuşmadan öğrendim. "Niye bu kadar büyük" diye sordum "oturacak yerim olsun" dedi içimdeki. Olan yetmiyor mu niye büyüyor dedim, görmüyorlar ki, yok sayıyorlar dedi. Bu bilgi kesin yani, doğru.

Sadece beyin bilinçaltına neden bilinçten çok daha fazla tutkun, neden bilinçaltının dediği oluyor, nasıl oluyor. O veriyi bilinçaltı beyne nasıl dayatıyor. Aminoasitlerle mi, duygularla mı, hormonlarla mı, nedir o soyutu somut hale getiren itki. Bunun peşindeyim.

Bebekken anneyi göremediği için anne sütü alamamak, annesini kendisinin uzantısı zanneden bebeğe ne yaşattı ki o bebek 43 yaşında hâlâ bebek o beyne göre. Niye bugünün bilincini ve durumunu, bugünkü gücünü yeterliliğini görmüyor o beyin, neden hep o dönemi dayatıyor. Bitti gitti yahu daha ne olsun, neyin peşinde bu?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
nedeni beynimizin ilk yaşam yıllarındaki tecrübelerimizi işlemesi ve hypervigilance ile amigdalanın tetiklenmesi ve beynin haritalandırarak kendini gelecek tecrübeler için savunma moduna alması şeklinde çok kısa özetleyebilirim. nöroplastisiteyi araştırın :)
0
deartheodosia
(01.11.25)
ayrıca ilgiliyseniz bir kitap önerisi: sue gerhardt, “sevgi neden önemlidir? şefkat bir bebeğin beynini nasıl şekillendirir”
+1
deartheodosia
(01.11.25)
(16)

Lastik yıpranması. Fotolu.

mikahakkinen
lastik yaşı 4.araç km 60.000.lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?https://ibb.co/1tkQ31ZMhttps://ibb.co/wGPgthkhttps://ibb.co/90zjmNW
lastik yaşı 4.
araç km 60.000.
lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?
ibb.co
ibb.co
ibb.co
-1
mikahakkinen
(29.10.25)
zaten bircok lastik max. 80bin km gidiyor.
bunlar da omrunun sonuna yaklasmis gibi, yanaklara bakarsak.
acil olmasa bile ufak ufak lastik bakmaya baslaman lazim.
0
cooperr
(29.10.25)
Diş kalınlıkları iyi gözüküyor. Ama yaşadığınız ya da parkettiğiniz yer kaynaklı sanırım, lastik ömrünü tamamlamış. Değiştirmenizde fayda var.
0
artci sarsinti
(29.10.25)
Lastik değişim zamanı gelmiş dişler değilde yanaklar sorun
0
basond
(29.10.25)
dişler fena durmuyor ama yanaklar iyi durumda değil ayrıca kilometre itibari ile ömrünü doldurmuş iyi de dayanmış muhtemelen şehir içi kullanılmış.
ebatlar itibari ile küçük ve ucuz bir lastik, daha da zorlamanın anlamı yok kampanyalar takip edilip yeni lastik alınmalı.
0
denizgonen
(29.10.25)
şehir ici ise önemli değil,
sehirdışina cikiyorsan değiştir tabi.
0
designer
(29.10.25)
dry rot başlamış. değişmekte fayda var.
0
false pretension
(29.10.25)
lastikler değiştirilse iyi olur. hangi şehir bilmiyorum ama sıkıntı bu lastikleri yaz-kış kullanmak. bu lastikler kış lastiği ve yazın da kullanılıyor tahmin ediyorum ki. işte bu sıkıntı.
0
abelardo
(29.10.25)
MICHELIN
195/55r16 Primacy 4
lastikler ucuz değil, aydın yolları taşlı.

lastikler yaz lastiği.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
bir tek aydindaysan 4 mevsime gerek var mi ki? yazlik lastik de is gorebilir, daha dayanikli olur hem
0
fakyoras
(29.10.25)
michelin'in sitesinde yaz lastiği diye geçiyor, 4 mevsim değil primacy 4. www.michelin.com.tr

adında geçen 4 yüzünden öyle algılamış olabilirsin belki de serinin 4. versiyonu gibi bişey herhalde çünkü primacy 5 de var
0
konetsu
(29.10.25)
kış lastiği olmadığını belirtmek için yazdım. düzelttim.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
lastik dişli kısımdan patlarsa tamir edersin veya çok büyük bir yırtık olmadığı sürece seni kaza yaptıracak derecede zorlamaz lakin yanaklar öyle değil.


allah göstermesin 60 70 le bile giderken yanaktan yarılıp birden hava boşalırsa, sana kaza da yaptırabilir, aracına da zarar verebilir. ben riske girmeyi pek sevmiyorum motorlu araçlarda çünkü bedelini çok ağır ödedim.


ben senin yerinde olsam. beni aşırı derece zorlamayacaksa değiştirirdim. ters bir yerde patlasa lastik tamir servisi çağırsan üç beş yazar sana. vakitlice değiştir hiç olmadı bir lastikçiye git göster ama onlar da muhtemelen değiştir diyecektir. e tabi adamın lastik satması lazım. böyle olunca dürüst olarak bişey olmaz abi sen git dişler bitince gel falan der mi onu da kestiremedim.

duyuru nick uyumu da şahane olmuş heheh
0
Fodera
(29.10.25)
michelin yumuşak lastiktir daha çok şehir içi kaymak asfalta, otobanlara uygundur. Ortalama türkiye yollarına pek gitmez, senin durumunda yaptığın km'ye göre iyi bile dayanmış.
brigestone bizim ülkenin yollarına daha uygun gibi geliyor bana mesela eskiden ben hep turanza er300 tercih ederdim zira lastik sert sağlam ama yağışlı yollarda da iyi yol tutuyordu.
genel itibari ile 5000 liraya gayet güzel lastik alabiliyorsun, conti premium contact 5 var 4990'a mesela. michelin gereksiz pahalı kalmış.
neden uygun diyorum çünkü yeni arabalarda bu ebatlar pek yok benim ebatta mesela premium contact lastik başı 11.000 lira. senin durumunda 4 taksit yapıp ayda 5000 liraya can güvenliğini garantiye alabiliyorsun, bence değer.
0
denizgonen
(30.10.25)
hakikaten bisiklete iki set michelin aldım iyi de para verdim iki ayda bitti. baktım ki tam kauçuk gibi çok yumuşak bişeyden yapmışlar. ee motora aldım o da çabuk bitti. demek michelin in özelliği bu. fren konusunda motor ve bisiklette çok başarılıydı ama fiyat ve ömür konusu kesinlikle tercih edeceğim bi marka olmadı bi daha.
0
Fodera
(30.10.25)
o kadar para vermicem yıllarca en pahalı lastikleri aldım. kumho, falken, milestone arasındayım.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
Kumho falken iyidir. Kullandığınız yollar çok bozuk ve konfordan biraz ödün veririm derseniz XL olan lastikleri öneririm yanakları güçlendirilmiş oluyor yandan daha az hasar alıyorlar kesinlikle.
0
denizgonen
(30.10.25)
(5)

Şu sallantıların olmadığı /az olduğu / çok seyrek yaşandığı yer neresi?

infernalcadre
Merhaba;Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor. Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?a) antalya b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)c) ankarad) eskişehire) diğer (Lütfen Belirtiniz)(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu z
Merhaba;
Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor.
Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?

a) antalya
b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)
c) ankara
d) eskişehir
e) diğer (Lütfen Belirtiniz)

(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu zımbırtının olmadığı bir yer olursa süper olur)
0
infernalcadre
(28.10.25)
valla bu zımbırtının olmadığı bir yer yok bu ülkede, hele ki yaşanabilir ve sosyal alternatifler olarak bakarsak. O yüzden ben bu şıklarda ankarada yeni bir binada yaşamayı seçerim. Deprem olur fakat panikletecek bir depremi hiç duymadım ben ankarada.
0
denizgonen
(28.10.25)
Listedekilerin hiç biri. hatta güncel fay hattı haritasında Ankara'nın tam merkezinde yeni oluşan yıkıcı bir fay hattı var. Antalya'da da çok sıkıntılı ve kırılması beklenen kritik bir fay var. Türkiyede deprem konusunda tek güvenilir yer var. orası da dogu karadeniz.
0
limonlu eksi
(28.10.25)
Ankara'dan bildiriyorum, Sındırgı'da olan büyük depremlerin hepsini hissettim. Çatır çatır sallandım valla. Hissetmeyenlere bişey yok tabii.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Ankara'nın zemini saglamdir,
tabi evde sağlam olmali,
sallanmak önemli değil,
aynı Rezonansa girmemek lazim.

m.youtube.com
0
designer
(28.10.25)
Şahsi tecrübem bulunulan kat çok önemli yani zemin katta 1 2 3 4 5 6 da insanların hissetmediği sallantıları 13 14 15 hiç es geçmiyor .
0
dunyatuhaf
(28.10.25)
(6)

Lastik degisim fiyatı ne kadar bu sene?

dedeminhirkasi
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
0
dedeminhirkasi
(28.10.25)
yakınlardaki lastikçileri arayıp sorabilirsiniz. her yerde değişiyor çünkü.
şu an taktırmak için erken gibi
0
jelly bear
(28.10.25)
Yani açıkçası bence bu soru çok yanlış sorulmuş en basitinden izmir gibi şehirde sadece ticari araçlar lastik değiştirirken, Ankara ve doğusundan itibaren ise durum mecburi bir hal alıyor ve sürümden kazanma imkanı da doğuyor.
Büyükşehirlerde lastik saklamadan da kazanç sağlarken anadolu şehirlerinde o lastikler rahatlıkla evde depoda saklanabiliyor.
Geçen sene bile lastik sök tak ve bir sezon saklama istanbulda 900 lira idi. Ama işte bu kadıköy fiyatı.
0
denizgonen
(28.10.25)
ankara, 900
+1
elorelia
(28.10.25)
1 adet lastik icin,
200-300 lira araliginda degistirme fiyati olur.

. aracı lifte kaldır,
. Jantın civatalarini sök,
. janti cikart,
. lastigi janttan ayir,
. mevcut ağırliklari janttan sök,
. yeni lastigi kremle,
. Yeni lastigi janta tak,
. balans kontrol,
. janta agirlik tak,
. tekrar balans kontrol,
. janti araca monte et.


atonet.org.tr
0
designer
(28.10.25)
Cevaplar şaka mı?
Ben mi kazıklanıyorum?
Geçen sene lastik saklama değişim vs 4k üstü ödeyen ben de bu sorunun cevabını merak ediyordum.
0
epitaf
(28.10.25)
turkiye sartlarinda 4 lastik degisimini 500tl altina belki anadolunun ucra koselerinde falan yaptirabilirsin. buyuk sehirlerde tahminim 1000-1500 arasidir.

kisliklari her sene sok tak yaptirmak lastikleri asiri hirpaliyor bu arada. tavsiyem kisliklara da jant taktirin, sonra lastik degisimini kendiniz sokakta bile yapabilirsiniz, cok bir numarasi yok.
0
cooperr
(28.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(4)

Paket peynirlerin zararı ne ölçüdedir?

santimantal
Aldığım peynirlerin son kullanma tarihleri aylarca sonrasına oluyor.Bu, peynirin vakumlanmasından, paketlenmesinden mi kaynaklanıyor yoksa katkı maddesinden mi?Eğer paketli peynirin katkı maddesi çoksa bundan kurtulmak için ne yapmalıyız?Peyniri nereden, hangisinden almalıyız?Paketlerin üzerini nası
Aldığım peynirlerin son kullanma tarihleri aylarca sonrasına oluyor.
Bu, peynirin vakumlanmasından, paketlenmesinden mi kaynaklanıyor yoksa katkı maddesinden mi?

Eğer paketli peynirin katkı maddesi çoksa bundan kurtulmak için ne yapmalıyız?

Peyniri nereden, hangisinden almalıyız?

Paketlerin üzerini nasıl okumalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz?
0
santimantal
(19.10.25)
www.kimyaciniz.com

Kapali ambalaj icerisindeki ürünlerin faydasindan çok zarari oluyor,

peynir için en son bakanligin acikladigi konu : mantar ilaci yasaklanmis ama bir cok firma kullaniyor .
0
designer
(19.10.25)
Konu hakkında titizleniyorsanız, Sütü, sirke, limon suyu veya yoğurtla kestirerek yapılabilen çok basit bir peynir çeşidi var.
Chatgpt'ye sordum şimdi, besin değeri açısından diğer peynirlerden hiç eksiği yok. Lezzet olarak da bence çok iyi. Youtube'da dünya kadar tarif videosu vardır.

Kendi peynirinizi yapabilirsiniz.
+1
Mirket
(19.10.25)
sütü kaynatip ,
limon vs ile kestirirsen
Lor olmaktadir,


Peynir icin;
( sütü kaynatirsan peynir tutmaz,yararli bakteriler öldüğü için. ),
Çiğ sütü kaynatmadan,
atiyorum 30-40 derece sicakliga isitip peynir mayasi ile mayaladiginda
6 litreden 1 kg peynir olur ,
Ama sütü kaynatmadan yaptiginiz icin bu ürünü
3 ay tuzlu suda bekletmen gerekir, yoksa burusella gibi agir bir hastalik hayvandan insana gecmektedir.

Bunun ticaretini yapanlar,
bir an önce malı paraya cevirmek için
insan sagligini hiçe sayip katki maddeleri ile peynir yapiyorlar.

Sagliklisi, Tenekede en az 3 ay olgunlasmis peynirdir,

tenekenin üzeri sismeye baslamissa,
imalat sirasinda hava almistir,
hatali imalattir,peynir olgunlaşmaz ,bozulur,
Tenekenin kenarlarinda defarmasyon varsa,
Teneke iceriden paslanma yapar,
Ezik,kırışık yüzeyli tenekeleri tercih etmeyin,

plastik ise,
plastikte kaplar üretilirken,
kalibin icerisine insani zehirleyen kimyasallar sikilmaktadir,
sebebi,plastigin kaliptan rahat cikmasi,hizli uretim için,

sizi öldürmez,
troidiniz bozulur,
sinir stres sahibi olursunuz,
hayattan zevk alamaz hale gelirsiniz gibi..
0
designer
(19.10.25)
paketli peynir almamak en iyisi. etrafınızda bir peynirci bulun. tenekeden çıkartıp size paketleyerek versin. çoğu büyük marketin şarküteri reyonlarında böyle oluyor.
0
co2s2
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(9)

Her ay 8 saat otobüs yolculuğu git gel zor mudur?

hadi ya la
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki sa
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki saat sonra mesaim başlıyor. Yolculuk sırasında biraz uyumam gerekecek ama çok da önemli değil diye düşünüyorum, çünkü bir günlük uykusuzluğa dayanabileceğimi sanıyorum.

Yalnız, yıl içinde başka bir tatilim olmayacak. Ailemi ve arkadaşlarımı sadece bu şekilde, ayda bir kez görebileceğim. Sizce bu rutin çok zorlar mı? Herkes için farklı bir cevap var tabii, sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
0
hadi ya la
(19.10.25)
her hafta olan bir rutin olsaydı sizi zorlayacağını söyleyebilirdim ama ayda 1 kez olacağı için zorlamaz. Zorlasa bile dönüşünüz olan pazartesi günü 1 günlüğüne zorlanma yaşar hemen toparlanırsınız. Konu aile olunca buna değeceğini düşünüyorum.
0
mermaidd
(19.10.25)
Beni zorlar. 8 saatlik otobüs yolculuğu sonrası yatak görmeden işe gitmek kolay değil. Ayrıca 2 gece öncesinde de yatak görmeyeceksiniz. Ben olsam pazar öğleden sonra yola çıkar, en azından pazar gecesini yatağımda geçirir, işe öyle giderdim.
+1
10551037
(19.10.25)
yolculuk esnasinda daglari inip cikmak,
rakim farki,
kulak icini etkiliyor,
Bedenen cok yorulmasan bile zihnen yorulabilirsin.
0
designer
(19.10.25)
ayda 1 de olsa zorlar. ilk birkaç ay yaparsınız, sonra çok zor gelir. çünkü onlardan ayrı kendi düzenini kuracaksın, bir rutinin oluşacak. o rutinin bozulması seni rahatsız edecek.

sülalemin %95'i eskişehir'de. istanbul'a okumaya gelmiştim. burada kimsem yoktu. o zamanlar hızlı tren de yoktu. 6 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmam gerekiyordu. ilk 2-3 ay ayda 1 eve gidiyordum. sonra zor gelmeye başladı, yalnızlığa da alıştım ve güzel de geldi. şimdi hızlı trenle 3,5 saat sürüyor ama yılda 1 bile gitmiyorum :d
0
art cat chocolate
(19.10.25)
15 günde bir yap sen onu. kışın günler kısalınca ayda 1.
0
jamswety
(19.10.25)
Arkadasim her hafta bunun 10 saatlik olanini yapiyor, es cocuklar farkli ilde. Mecbur olunca yapiliyor. Yasiniz kac? Ayda 1 yapilir diye dusunuyorum kaldi ki sizinki mecburi degil, cok zorlanirsaniz aralari uzatirsiniz.
0
kassiopeia
(19.10.25)
Bir süre sonra her ay bile zor gelir.
Siz bu konuyu 2-3 ay olarak planlayın .
Arada da belki onlar gelirse bu açık kapanır .
+1
diyecevaplandı
(19.10.25)
8 --> 4+4 mü
0
LeagueOfLegends
(19.10.25)
ik haftada bir 5 saat arabayla oğlumun olduğu şehre gidip geliyorum. beni zorlamıyor. cuma gidip pazar akşam dönmüş oluyorum. sizin planda beğenmediğim yer pazar gece binip pazartesi sabah eve dönmeniz oldu. ben olsam pazar günü biraz daha erken otobüse binerim, gece yarısı gibi evde olup 6-7 saat uyurum. uykusuzluk çok yorar. hem de birike birike yorar.
0
co2s2
(20.10.25)
(39)

Eşimle yaşadığımız son büyük tartışmayı yorumlar mısınız? (Evli ve boşanmışlara soru)

mahmuttt
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk. Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırı
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk.

Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırıyor çocuğa zorla saçına tokat takıyor.

O esnada ben koridordayım çocuk baba diye ağlamaya gözlerinden yaşlar gelmeye başlıyor. Tabi bu yüzlerce kere tekrar eden bir sahne olduğu için, artık benim tepemin tasa atıyor.
Gidiyorum içeri ağzımdan bir küfür kaçıyor dayanamıyorum çünkü sonra çocuğu alıyorum kucağıma o odadan çıkıp koridor tarafına geçiyorum.

Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var bu arada.

Bu gibi sözlerinden dolayı dün akşam çok gitmek istediği şehir dışındaki arkadaşına aile ziyaretini yapmayacağız dedim. Çünkü bana bu şekilde saygısız, terbiyesiz konuşan bir insana “hadi gidelim” dediği bir yere gitmek ona “Aferin” deyip ödül vermek gibi geliyor. Katlanamıyorum.

Bunun hazımsızlığı sabah da üzerindeydi diye düşünüyorum bu arada…

Çocukla bu olay yaşanmadan öncesi de var. Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum. Çünkü dün cumartesi tüm günü kendi Çekirdek ailemizle beraber keyifli bir şekilde geçirmiştik. Ve tüm haftayı da.

O da bugün kendi ablasına gitmek istiyordu. Tamam diyorum sabah annemle kahvaltı yapalım; öğleden sonra da ablana gideriz.

Sonra dönüp bana diyor ki annen kahvaltı yapmıştır zaten. Ben de o esnada öğrenmek için annemi arıyorum. Sonra bana diyor ki bana sormadan niye arıyorsun. Sonra telefonu kapatıyorum. O esnada annem geri arıyor. Ben de emrivaki yaparak yarım saat sonra seni alacağız diyorum kahvaltı yapacağız. Bu emrivakiyi yapmamın sebebi ise şu. Annemle çekirdek ailemi bir haftada sadece yarım gün bir araya getirmek bana göre bir yaşlıyı sevindirmek iyi bir şey. Çocuk için de bu ortamı görmesi iyi birşey bana göre. Ve eşim maalesef bu konuda ikna edemediğim için buna mecbur kalıyorum.

Sonra biz çocukla beraber hazırız. Onun giyinmesini beklerken diyor ki ben gelmiyorum. Çocuğu da hiçbir yere çıkaramazsın. Sen git annenle ne yapıyorsan yap. “ Annen neden aramıza giriyor” diyor.

Fakat konik olan annem çok nezaketli gariban bir kadın. Asla eşime karşı karşı bir gün bile en ufak bir kaynanalık yaptığı olmamıştır. İşine karıştığı asla yok, aksine sürekli annelik yapıyor. Bu arada çalıştığımız için beş gün çocuğumuza da o bakıyor.

Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor.

Sonra ben de çok ağır ağırıma gittiği için bir tokat atarak karşılık veriyorum. “Sen bana nasıl vurabilirsin” diye.

Sonra izin verdi ben çocuğu aldım ve anneme geçtim. O esnada kendi annesini aradım. Çünkü kendisi benden önce arayıp yanlı bir şekilde olayları anlatacağına çok emindim.

Annesine bu durumları açtım, konuştum. Annem de kadınla gözlemlerini paylaştı. Dedim ki ben bu olaydan sonra o eve hiçbir şey olmamış gibi gidemem ya siz kendisini çağırın evinize, çocukla beraber gelsin konuşun.

Bu durumu kayınpederime de paylaşın. Ya da siz gelin bir hafta burada hem çocuğa bakın hem de bu konuyu konuşun. Terbiye saygı sınırlarını aşırı bir şekilde aşmış durumda çünkü dedim.

Muhtemelen kayınpeder de arka planda dinliyordu.

Sonra kayınvalidem kayınpedere olayı durumu sansürleyerek anlatır diye durumu bütün açıklığıyla mesaj olarak Kayınpedere de yazdım.

Allah rızası için şu olayı lütfen bir yorumlayın. tecrübe deneyimlerinizle bana bir yol haritası çizin lütfen.

Teşekkürler.

İhtiyaç üzerine Ekleme:

annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
0
mahmuttt
(19.10.25)
Kendisini yetiştirememiş sözde iki yetişkin görüyorum. Arada olan gariban cocuga acıdım.
Bu anlattıklarında da ikiniz haksızsınız. İkinizin de ciddi şekilde düşüncesini davranışını değiştirmesi gerekir ama bu saatten sonra ve fiziksel siddet olaylarından sonra bence bu iş öyle veya böyle bitecek gibi görünüyor.
+6
dedeminhirkasi
(19.10.25)
ikiniz de haksızsınız boşanın kurtulun çocuğa da yazık, ayrıca hikayenin seninle ilgili olan taraflarını yumuşatarak ballıyarak anlattığın belli, niye kadın sürekli annen aramıza giriyor muhabbeti yapıyor?
+7
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Saygı ve tahammül kalmamış geçmiş olsun.
+2
anon1m
(19.10.25)
Çocuk varken ayrılmayı kesinlikle düşünmeyin. Son çaredir o ve o aşamaya daha çok zaman var.
Ya ikinizin de saydığı bir aile büyüğünün hakemliğine gidin. Ya da bir aile terapisti bulun. İncir çekirdeğini doldurmayacak büyüklükte devasa sorunlarınız var sizin.
Ayrılın diyenler için de bir atasözü geldi aklıma. Bekara karı boşamak kolay gelirmiş.
-10
Mirket
(19.10.25)
selamlar, yaşadığınız bu sorun için üzüldüm ama her ne olursa olsun eşinize tokat atmanız çok yanlış. bunu geçtikten sonra eşinizin geçinmeye niyeti olmadığını, sizin anneninizle kendisini yarıştırdığını düşündüm. bunu sadece sizin söylemlerinize dayanarak söylüyorum karşı taraf ne der ne anlatır bilemem. sonuçta hakim de değilim avukat da ama her ne olursa olsun üzüldüm.
+2
Fodera
(19.10.25)
öncelikle ikiniz de psikiyatriye gitmelisiniz. bunu kardeşim hastasınız vs. diye söylemiyorum, lütfen kötü algılamayın. öncelikle kendinizi ve neyi tetiklediğinizi çözmeniz lazım. bu süreçte de ilaç desteği yardımcınız olur.

anneniz, arkadaşlar şu bu çok gereksiz bir çok yük edinmişsiniz. siz birbirinizle evlisiniz. o şunu dedi bu bunu dedi, yok annemle kahvaltı falan bunlar sadece ikiniz arasındaki ilişkiyi devam ettirirken yük olan noktalar.

merak etmeyin kimseye bir şey olmaz.

ortada çocuk var iki insan olarak o çocuğun sağlıklı büyümesini sağlamanız gerekli.

tokat vs. zaten rezalet bir durumdasınız. bunu kibarca ifade etmenin yolu yok.

ilişki sürdürmek zaten aşırı zor bir durum daha da zorlaştırmayın kendinize. bi antidepresan alın.

başkalarını unutun ilişkinize bakın.

sürekli ben haklıyım o haklı, ondan bunu esirgerim düşüncelerinden sıyrılın. önemi yok.

bizim düşüncemizin de önemi yok.

sakin olun.
+5
gurur
(19.10.25)
ikinci evliliğini yapmış er kişiyim. birlikteliğinizde çok temel sıkıntılar olduğu açık, siz de biliyorsunuz zaten belli bir durum bu. ama benim anlamadığım sıkıntı yaşayıp anne babayı aramak nedir? kusura bakmayın ama bu yetişkin ilişkisi değil, nezaketle söylemek istiyorum ama 20 yaşında köy yerinde evlenmiş insanların sahip olduğu gibi bir ilişki mevcut. burdan sağlıklı bir ömür boyu birliktelik, mental olarak sağlıklı bir çocuk çıkması gerçekten çok zor.
+10
awlmi
(19.10.25)
Ben bekarim, sizin gibi medeni cesaret gösteremedim daha,

o cesareti gösterdiginiz saf duygulara dönmeyi denemelisiniz,

kendini yipratan seyleri karsiya anlat, oda sana anlatsin ve ilk günku gibi olamayi istediginizi soyleyin,

Cocuk herseyi gorur,duyar ve sizin hayatiniz, onunda tercihlerini belirler,

eşin stresi kaldiramiyor ve cocugada bunu yansitiyor, akli selim hareket edemiyorsaniz destek almayi deneyin,
ama siz, ana-babasiniz,akli selim olmalisiniz,bencil olamassiniz artik,

Egonuzdan siyrilarak birbirinize dertlerinizi pozitif kelimeler ile anlatmayi deneyin.
0
designer
(19.10.25)
Herkes çok olumsuz şeyler yazmış. Ben de ikinizi de haksız gördüm.

Bence çocuksuz bir kafa dinlemeye ihtiyacınız var. Ayrıca oturup konuşmaya. Gerçek düzgün bir konuşmaya. Hatta ben olsam baya ciddi ve yer yer kötü xor örneklerle konuşurdum. Kavgalarda boşanma lafının geçmesini hiç doğru bulmam ama bazen en kötüsünü de görmek göstermek lazım. Atıyorum adi Özlem. Derdim ki bak Özlem önümüzde iki seçenek var ya bu şiddetli kavgaya devam edeceğiz giderek dozu artacak ve bir şekilde boşanacağız ya da toparlamak için elimizden geleni kalbimizle yapacağız. Ben sana ve çocuğumuza iyi bir eş ve baba olarak elimden geleni yapmak istiyorum. Hayatın yükünü iki kişi omuzlamak istiyorum. belki şuan boşanmak sana iyi bir seçenek gibi görünebilir ilk başta ama işler senin için benim için olacağından daha zor olacak. Bütün evin yükünü market temizlik araba mevzuları herşeyı ama herşeyı tek yapman gerekecek. Ben sadece çocuğumuzla alakalı olan konularda yardımcı olabilirim. Sevgililer gününde ya da doğumgününde romantik bir hediye isteyeceksin ama benden sonra bu sefer cocukla herseyı dengeye oturtman cok daha zor olacak. Bak beni hala seviyorsun ya da sevmiyorsun bilmiyorum. Bazen saygılı cümlelerinden artık benı sevmedıgını hatta nefret DAHİ ettıgınj dusunmeye başladım. Ama ben seni hala seviyorum. Ve ilişkimiz için çabalamak istiyorum. Her zaman ailemizin direği olarak huzurlu yuvamıza seninle ve çocuğumuzla olmak istiyorum. Ama bunun için sadece benim çaba göstermem yetmez. Öncelikle cocugu bir silah olarak kullanmayı bırakman lazım vs vs vs.

Tabi bundan önce bence tokat için öncelikle özür dile. Cidden özür dile ve birkaç gnü daha dişini sık. Alttan al. Ortalık bir durulsun. 1 hafta fln. O şekilde konuş. Şuan eşinde haklı olarak tokatın siniri olduğu için herşey birbirine girecek. Ve ben olsam cidden bu boşanma seçeneğini de önüne koyar başına gelecekleri söylerdim. Ben boşanmış kadınların da aşırı mutlu olduğunu düşünmüyorum. Kadının toplumdaki rolleri çok fazla. İşte çalışıp kariyer inşa ederken bir yandan ev işleri bir yandan çocuktan kaynaklanan iş yükü. O yüzden hayatın yüküne dair bazı şeyleri hatırlatmak iyidir.

Ve bence eşin çok yıpranmış. Hiç bir insan boşanacağım mutsuz olacağım sinir krizleri geçireceğim sinir krizleri geçirteceğim diye evlenmiyor. Herkes sevdiği ve mutlu olmak istediği için evleniyor. Eşin bir şekilde çok yıpranmış. Ev iş çocuk ev iş çocuk bitmeyen bir iş yükü döngüsü. Hayatın yükü çok fazla omuzlarına binmiş. Ve bu yük altında okdr çok ezilmiş ki neyi görse duysa laf sokuyor geçiriyor bağırıyor sinirleniyor.

Bence eşin ciddi bir konuşma süreci sonrası toparlayabilir. Belki kendisine biraz zaman ayıracak birşeyler yapmak iyi gelebilir. Kendisine zaman ayırması derken evde tek kaldığında evi düzenlemesi temizlik yapması fln değil. Direk kendisi için birşeyler yapması.

Ve de tokatın karşılıklı olması birşeyi değiştirmez. Biz türk toplumunda kadın olarak şiddetin ortasında bir cinsiyet olduğumuz için, ben olsam ben de attığım tokada bakmaz sen nasıl bana vurursun bana vurdu fln derdim. Takıldığım tek şey olabilirdi. Ne yazık ki bu kültürel birşey. Yaşarken burda yazabildiğimiz kadar medeni ve olgun olamıyoruz ne yazık ki. O yüzden ilişkini toparlamak istiyorsan sen sana düşenleri yap da, öncelikle tokadın özüründen başlayarak ve uygun bir zamanda konuşup ona da kendisinin düzeltmesi için zaman tanıyarak. Zaten düzelirse düzelecek yoksa bu şekilde gitmez. Sizin de bir yerde kafanız atıp ayrılmak istemeniz muhtemel.
-2
mobydick
(19.10.25)
"Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum."

2 yaşındaki çocuğunuza haftada 5 gün bu kadının baktığını da yazmışsınız. Çok merak ediyorum çocuk yaparken böyle mi planladiniz mesela "Ee çocuğa da annem bakar bakıcı parası cepte kalır oh mis" ya da bakıcı tutmaya gücünüz yoksa o zaman neden çocuk yaptınız?

2 yaşındaki çocuğun enerjisine Eşinizin dahi yetemedigini zaten kendiniz de belirtmişsiniz. Peki yaşlı anneniz?

Anlattiklariniz 2 kişinin gecimsizliginin vs dışında çok daha temel problemler barındırıyor aslinda.

Çözüm odaklı bakarsak; eşinizle baş başa sakin kafayla her şeyi konusacaksiniz. Hatta bu görüşmeden önce bir kağıda birbiriniz hakkında hoslanmadiginiz her şeyi yazın, görüşmede de tek tek konuşun.

Bunların hepsini de çocuk için yapacaksanız. Yapamiyorsaniz bir an önce boşanın ki çocuğun da hayatı bir düzene girsin.

Umarım çocuğunuz için her şeyin en iyisi olur.
+2
makbur
(19.10.25)
birkaç haftadır neredeyse her haftasonu benzer duyurular ekliyorsunuz, çoğunda da amacınız size "haklı" olduğunuzun söylenmesi gibi geliyor. bunu duymak için de (@nahtoderfahrung +1) anlatımlarınız fazlaca yanlı geliyor. kendinizi pirüpak göstermeye çalışıyorsunuz.

eğer yanılıyorsam da ciddi bir iletişim probleminiz var demektir ki eşinize ve hatta eşinizin ailesine bir türlü bu iyi niyetinizi anlatamıyorsunuz. zira eşinizle yaşadığınız olayı sıcağı sıcağına kaynana ve kaynataya ayrı ayrı aktarmak istemeniz bence aşırı. onların yerinde olsam sabah sabah damat niye beni arıyor, mesaj atıyor der keyfimi kaçırdığı için de sinirlenirdim.

bir de çocuğun her şeyi reddedip, bağırması ve o durumda işine gelen ebeveyn hangisiyse ona yönelmek istemesi bence doğal. sizin buna gösterdiğiniz tepki ise abartı (hatta anlamsız gibi geliyor). zaten bu davranışınız da gününüzün geri kalanını şekillendirmiş.
+4
tnz
(19.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım ama ikinizde haksızsınız+1 aranızı düzeltmenin yokuna bakın yoksa işin sonu avukat
İki tarafında fiziksel şiddeti doğru değil sırf bu bile yardımla çözülmesi gereken bir durum
0
basond
(19.10.25)
Çocuk iyi evliliği bozar, kötü evliliği boşar. Bunu bilerek anlaşmanın yolunu bulun. Yoksa çok da uzatmayın. Sonu boşanma olacaksa, ucunda bunu görüyorsan, ya şimdi ya 15 sene sonra.
+1
gabe h coud
(19.10.25)
İkiniz de haksızsınız, +1.

Karşı tarafın iyi kötü neyi yanlış yaptığını görüyorsunuz ama öz eleştiri için; "bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı" sorusuna eşiniz "annen kahvaltı yapmıştır zaten" diyor, kibarca hayır diyor. Ve siz bu cevabı kabul etmek istemiyorsunuz. Üzerine anneniz zaten haftada 5 gün çocuklarınıza bakıyor. Ortada gerçekten karşı tarafı bayan ve sizin farketmediğiniz bir durum var.

"Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var." Bu başlı başına başka bir duyuru konusu. Buna verdiğiniz misilleme ayrıca yanlış. Haklıyken haksız duruma düşüyorsunuz.

"Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor."
İlk olarak sinir krizine giren birinin üzerine gitmek çok yardımcı olmaz. İkinci olarak siz kimsiniz de kime nereye gitmesini ne yapmasını emrediyorsunuz. Çok istiyorsanız en başından tamam ben annemle kahvaltı yapmak istiyorum çocuk kimde kalsın diyin, planınızı yapın.

İki tarafın da sıkıntıları var ama amacınız çözüm bulmak, sorun çözmek değil.

my 2 cents:
-İki tarafta aklında olanları içinde biriktirmeden, sakin sakin paylaşmalı.
-Her konuda anlaşmak ve orta yolu bulmak zorunda değilsiniz. İnsanların sizin annenizle iletişiminizi kısıtlayamacağı gibi, kendi hayatına eşinin ailesini, eşi her istediğinde sokmama, görmeme, kahvaltı yapmak istememe hakkı olduğuna da inanıyourm.
-“yanıma hiç yakışmıyorsun" laf değil, altında yatan ne ise konuşmak lazım.
- tokat kısmına hiç girmiyorum, oturun siz kendi adınıza samimi olarak özür dileyin.
+2
archmage mahmut
(19.10.25)
evli değilim ama
hem haftada 5 gün annem bebeme baksın ---hal böyleyken nasıl kadınla haftaboyu görüşmemiş oluyorsunuz hiç anlamadım? ışınlayarak mı gönderiyorsunuz çocuğu?--
hem de h.sonu annemle birlikte kahvaltı yapalım, diye bir dünya yok...koca olarak bu beklentiniz aşırı saçma.

o dünyanın olması için mesela oldukça ataerkil yetişmiş bir aileden bir eşiniz olması (yani cidden "kız almış" olmanız) lazımdı. mesela benim dışardan gayet modern, çalışan kadın vs olan kardeşim esasen böyledir, "gelin ettik" gitti babasının evine sadece senede 2 kere yarım saat geliyor. ailem fazlaca ataerkil o yüzden kimse için tuhaf değil durumlar -ben hariç, benim kafam ayrı çünkü. neyse, gidip böyle birini "alaydınız" madem böyle bir evlilik istiyorduysanız...

ya da mesela annenizle eşiniz kanka gibi filan olmalı onu sizin "gariban" anneniz olarak değil kendi kankası olarak görmeli.

her türlü, bunu sorun etmeden yapacak (şehirli, modern, çalışan vs.) kadın sayısı oldukça azdır. cidden etrafımda 1 elin parmağını geçmez yani.

5 gün k.valiyeye çocuk bırakmış gelin bir de h.sonu onunla kahvaltı yapacak...bunu "olağan" görüyorsanız o da "anasının oğluşu" der size..işler çirkinleşir. bunu nasıl normal görüyorsunuz? siz hangi gezegende yaşıyorsunuz? kaynana yahu sonuçta, isterse melek olsun. hayret bişeysiniz.

ha eşiniz de çok normal bir insan olsa, zaten annen 5 gün bakıyor, biz birlikte azıcık zamana sahibiz, gel şöyle bir program yapalım der normal makul konuşulurdu. o sizin aileyle kendi ailesini yarıştırıyor, çocuğu götüremezsin diye pazarlıklar filan ,korkunç. burada da onun tuhaf kafasını görüyoruz bence.

eşiniz işine kafası rahat devam etmek, bakıcı parası vermemek, istediği gibi çocuğu geç almak filan türü konforlar için k.valideye çocuk baktırıyor evet, (e aynı rahatlıklar sizin için de var ama sizin anneniz, onun değil, ona minnet borcu çıkıyor, gıcık bir durum...). yüksek ihtimalle siz 2niz anneniz olmasa zaten çocuk filan da büyütemezsiniz de ortalama Türk gibi siz de ailelere güvenip yapmışsınız işte. sonra neden 20 yaşında evlenen köylü gibi aileler herşeyin içinde deniyor, kuzum aileler olmasa hayatta kalamıyorlar çünkü, ondan olabilir mi?

neyse, eş bu duruma karşı zaten öfkeli (kendi çocuğunu kendisi büyütemiyor) olduğu için pasif agresif şeyler yapıyor. bu model türk kadını genellikle olmasını istediği ama olduramadığı şeylere karşı böyledir. intibam bu yönde... çünkü olmasını istediği o şeylere layıktır aslında.

misal sizin mesleğiniz değil de x meslek birini istemiştir, k.valideye baktırmak değil yabancı dadı isterdi, ama oluyor mu bunlar. olmuyor. e öyle bir imkan yok.
enteresan şekilde yine aynı türk kadını bu imkanları sunmasını da eşten beklediğine göre (çünkü neden evlendik o zaman?) öfkeleneceği kişi sizsiniz...."yanına yakışmıyor"sunuz. (ya da kendi fikrince layığını bulamadığı için aslında kendinedir öfkesi artık bu kadarı psikiyatrist işi benim işim değil)

kısacası ne o sizin beklentilerinizi karşılıyor ne de siz onun beklentilerini karşılıyorsunuz...böyle anladım.

boşanınca aşırı iyi bir nafaka ev araba herşeyi vermeyecekseniz öfkelenir öfkelenir geçer, şu anda boşanmaz. tümden deli değilse, onu tek bir konudan bilemedim açıkçası.
kadının şimdi yükü 80se boşansa 180 olacak çünkü. küçük çocukla boşanmak kolay değil. çocuk tamamen kadına kalıyor. kadın daha toka takarken deliriyorsa yemez yani boşanmak. çocuk büyüdükten sonra bu durum değişir.

ha 1-kadının aileden filan durumu iyiyse 2-cinsel hayatınız kötüyse 3-size olan öfkesinin arkasında başka birisinin ilgisi de varsa, o zaman o boşar zaten.

sevgi nerede burada...
valla bilemedim. ortada seven biri var gibi geçmedi konu. birbirine tokat atabiliyorsan sevmiyorsundur , bencesi böyle.
+2
subcomponent
(19.10.25)
boşan diyenlere bakma sen kardeşim.
sorumluluk sahibi, çözüm arayan bir baba için çıkış yolu her zaman vardır.

Annenle olan bağını korumak istiyorsan, bunu eşinle çatışmadan değil, uzlaşarak yapmanın yollarını ara
-2
jamswety
(19.10.25)
Resmen sen haklısın diyelim diye acayip taraflı şekilde anlatmışsın ama evli bir birey olarak haksızlığın buram buram kokuyor.

Karının tek hatası çocuğa bağırmak ve sert davranmak. Bu büyük bir hata. Geri kalan her şeyde sen haksızsın. Böyle bir kocam olsa zevkle boşardım. Öyle bir boşardım ki boşadığım için aklıma geldikçe sevinç duyardım.

“Yaşlı zavallı anneciğin” ile zaten haftanın 5 günü görüşüyorsunuz sanki aylarca görüşmemiş gibi bir haftasonucuk kahvaltıcık diye küçültmeye gerek yok. O kadar yaşlıysa çocuk baktırmayın zaten orda çelişki var.
Tüm hafta içi çalışıp yorgun argın bir tek haftasonunu bekliyorsun ve o da ne? Haftasonu yine KAYNANA. Oldu mu yani kim kabul eder bunu? Bir de emrivaki yapmaklar geleceksin diye bağırıp çağırmalar.

Üf yazamayacağım daha fazla sinirlerim bozuldu. Evli çocuklu bir insan olarak bunları okuyunca cinnet geliyor bana. Gidip kocamı öpüp şükür edeceğim. millette ne adamlar var ya.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
haklı olduğun taraflar çok ama taraflı anlatıyorsan bilemiyorum. tokat işi çok yanlış. uç bir nokta. çocuğu bir yetişkine bırakıp 1-2 saat baş başa konuşmayı deneyin. iki tarafın da adım attığı bir konuşma olursa sürüyor öbür türlüsü zaten mahkeme.
0
summerjam0306
(19.10.25)
kanka boşa gitsin. sana tokat atma gibi bir şeye cürret ediyorsa ahlaksızın önde gidenidir. yanıma yakışmıyorsun falan ne demek. ben olsam dünyanın kaç bucak olduğunu çok fena gösterirdim ona. erkek ol ve boşa. hiç ılımlı olayım anlayış göstereyim deme. bu tipler öyle şeyleri prenseslik olarak adlandırır. acıma.
-1
archmeister8
(19.10.25)
Çocuğunuz çok muhtemelen normalde annesinin sözünü dinleyecekken, sizin vereceğiniz tepkiyi bildiği için huysuzluğu artmış.

Kadın gayet kibarca kahvaltıyı annenizle yapmak istememiş, üstelik başka arkadaşlarıyla olan planı “cezalandırmak için” iptal etmenize rağmen kibar davranmış yine, siz emrivaki yapmışsınız. Üstüne de odaya çekip “had bildirmişsiniz”, üstüne de kadını kendi anasına babasına şikayet etmişsiniz hem de annenizle bir olup.
Ya allah eşinize sabır versin. Bir kadını ne kadar bunaltabilirseniz o kadar bunaltmışsınız. Şiddet kötü bir tepki ikiniz için de, hele de evde çocuk varken haklı görmüyorum ama bir kediyi bile bu kadar köşeye sıkıştırırsanız, tırmalar.
+6
physcos physcos
(19.10.25)
Bitmiş okeye dönüyorsunuz. Boşa zaman kaybetmeden boşanın. Ben böyle evliliklerin devam etmesini ve devam etmesini tavsiye edenleri anlamıyorum. Mesela siz bu saatten sonra nasıl seks yapabileceksiniz ki?
Sizinki evlilik değil ev arkadaşlığı olacak.
İşte birbirinizi tam anlamıyla tanımadan 5 yıl evli kalmadan çocuk yapmamak bu yüzden önemli.
+1
dawsonscreek
(19.10.25)
ikiniz de anormalsiniz. sakın boşanmayın, başka insanlarla evlenip onların da başını yakmayın
0
benarrivo
(19.10.25)
karın haklı.

annenle her hafta sonu görüşmek zorunda mı? zaten annen haftanın beş günü evinizde görünüşe göre. zorla kahvaltı yaptırtmaya çalışıyorsun, kadın istemiyorken. sonra tartışıyorsunuz ve anne babasına ispiyonluyorsun. pardon sen nasıl bir yetişkinsin? onun kendi annesiyle dertleşmesi ile senin aileleri karıştırman ve onu anne babasına şikayet edip durman aynı şey mi? kadından fiziksel olarak da uzaklaşmışsın ki çoğu aldatmalar ve boşanmaların kaynağı yatak odası. tabii senin duygularını da anlıyorum bu noktada ama yanlış bir davranış. bunun dışında söz verdiğin geziyi sırf ceza olması için iptal ediyorsun, halbuki belki gitseniz eşin sana minnet duyacak ve aranızdaki buzlar eriyecek.

kadın yorgunluğunu ve bıkkınlığını çocuğuna yansıtıyor olabilir ama ne korkunç bir anne!!!! demeden önce kanını canını çocuğu için verebileceğini düşünüyorum ben, burada eşinin yanlışı aranızdaki olumsuzlukları çocuğa yansıtmak.

haksızsın.

edit: sondan başlayarak yorumları okumaya başladım, physcos physcos +1 çocuğun annesinin sözünü dinlememesi de babasının nasıl davranacağını bilmesi. üstelik gidip kadına küfrediyorsun yok yere.

edit2: hızımı alamadım, Gradient_tabanlı_mor +1
+3
deartheodosia
(19.10.25)
düzenleyemedim, eşinin “yanıma yakışmıyorsun” demesi de muhtemelen onu yatak odasında reddedip durmandan kaynaklı bir yorum.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
Eşin senin her hareketini abartmış. Sen anne sevgisini biraz abartmışsın çünkü eşin sen değil, ona göre bu hafta nasıl geçti bilmiyoruz, sen de bilmiyorsun, belki farklı şekilde rahatlamaya ihtiyacı var. Evli çiftlerin her hafta sonu anne baba ziyaretine gitmesi bana çocukluktan çıkılamadığını düşündürüyor.

Burada sorun senin eşini görmüyor, ihtiyaçlarını (özellikle duygusal ihtiyaçlarını) fark etmiyor olman, ben öyle anladım. Çünkü bir kadın çocuğuna bu kadar basit bir şeyden öfkelenmez. Belli ki deli gibi dolu, ağzından burnundan taşıyor.

Her hafta sonu anneni görmeyin. Onun annesini de görmeyin. Yaşlı sevindirmek tamam ama önce siz önemlisiniz. Eşin bunalmışsa önce onu ferahlatmak zorundasın, annen ikinci planda artık bu hayatta. Çünkü sen bir kadınla evlisin. Anneni yok say demiyorum, annenle bu kadar sık görüşme, hele ki eşin iyi değilse eşini rahatlatmadan hiç görüşme.

Bir ailenin annesi mutluysa o aile her türlü mutlu olur. Bu anne senin annen değil eşin. Bir kadını mutlu edecek tek kişi ise eşidir arkadaşım, başka kimse değildir.
0
muhayyer divan
(20.10.25)
öncelikle boşanmayın bence. en en son çözüm bu olmalı.

biri demiş eşin çok yıpranmış çocuktan çıkarıyor diye yüzde yüz katılıyorum bu yoruma. siz el bebek gül bebek büyütülmüş olabilirsiniz gariban ananız tarafından ama çağ değişti şartlar değişti bi kez olsun karınıza sordunuz mu neyin var seni bu hale getiren nedir diye?

haftada beş gün anneniz bakmıyor mu çocuğunuza? bir de haftasonu neden annenizle vakit geçirme ihtiyacı duyuyorsunuz? benim kocam peş peşe iki gün kendi annesi babasıyla vakit geçirince üçüncü gün fazla geliyor istemiyor kaçıyor normal değil sizin anne bağımlılığınız.

biri daha demiş sizden yüz buluyor, çocuk annesini dinlemiyor. ikilik yaratmayın çocuğun hayatında. böyle böyle anne kötü oluyor.

eşinizle ciddi konuşun belli ki bir sorunu var. evden bunalmış olabilir işten bunalmış olabilir. hiçbir şey yapmamaktan bunalmış olabilir. mutlu bir kadın ne bunları size yaşatır ne de çocuğunuza. kendi ister annenizle hep buluşmak.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Boşanmak çözüm değil ben boşandım bu anne düşkünlüğünü çözemedim. Evliyken annesinden çıkmazdı şimdi de velayeti bende olan çocuk her dakika annesinde olsun istiyor eski eşim. Çocuğun okulu ödevi hak getire, kafaların değişmesi lazım. Haftanın altı gününü bir çocuğun babaanne ile geçirmesi normal değil. Çalışan anne çocuğu ile sadece haftasonu etkinlik planlayabiliyor onu da kayınvalide ile neden geçirsin?

Aranızda saygı kalmamış tokat, kötü söz vs. çok çirkin ama çözüm eşinizin kök ailesi olmamalı. Aile olan siz eşiniz ve çocuğunuz sorunun çözüleceği yer de sizin eviniz. Aranızda uzun uzun konuşun ve kesinlikle destek alın derim.
+1
cilekli pasta
(20.10.25)
annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
-6
🌸mahmuttt
(20.10.25)
Alışkın olduğum bir sahne gözümün önüne geldi.

Bana göre sen haklısın ama senin de bazı olumsuz davranışların var belli ki.

"yanıma yakışmıyorsun" lafı çok kritik, boşa söylenmez. Barışsanız bile buranın üzerine git.
Böyle bir kadına karşı yapılacak şeyler çok sınırlı. Ailelere haber salmakta da iyi yapmışsın, neyin ne olduğunu bilsinler, herkes kendine çeki düzen versin. Arada çocuk olduğu için alttan alan kişi sen olman lazım. Biliyorum içinden gelmeyecek ama yalandan da olsa git özür dile, çiçek al, hediye al. hevesle story atacağı mekanlara götür.

2-3 gün geçtikten sonra psikoloğa gidelim iyi gelir de (ilk başta genelde ret ediyorlar uzatma, ara ara lafı geçirerek ikna etmeye çalış).

ilişki sıklığını arttırın bunun çok faydası oluyor.
0
duyuruuser
(20.10.25)
geçmiş olsun.

anlattığınız ortamda en olgun kişinin 2 yaşındaki çocuk olması çok acı.

sizin iki eş arasında olan rekabet ve üstünlük kurma hevesini kırmanız lazım.
+2
galahad reloaded
(20.10.25)
Bir eşiktesiniz, sevginin vb durumların bittiği, olgunluğun ve birbirinizin kararlarına saygı duyma evresinin başlayacağı, aynı zamanda çocuğun durumunu da dikkate alarak normal insanlar gibi yaşayacağınız bir geçiş bu.
Bu durum biraz sürebilir, neredeyse her evlilikte oluyor, bir tarafın sakin kalarak kendini geri çekmesi lazım.
Zor bir durum değerlendirmek tabi size kalmış ancak bu eşiği aşsanız bile ben bu evliliği çok sürdürülebilir bulmuyorum mutluluk açısından, mutlu olduğunuzu düşünmüyorum.

İkinizin de haklı ya da haksız olduğunuzu da düşünmüyorum, sadece bir uyumsuzluk gözlemliyorum. bu tür durumlar bir kök sebebin tetikleyicisi, dediğim gibi bekleyerek ve olgunlaşarak, ya da bir bilene giderek bu sorunları çözebilirsiniz. Ama ne olur çocuğu bunlarla etkilemeyin.
0
va
(20.10.25)
Eşinizin çocuğa zorla toka takmasına sinir oldum çocuk ne istiyorsa onu yapmak çok zor değil herhalde. Tokası olsa ne olur olmasa ne olur.

Haftanın beş günü gördüğü kaynanasını herrr hafta sonu da kadın görmek istemiyor bundan daha doğal ne olabilir? Siz gidin görün, kadını niye peşinizden sürüklüyorsunuz?

Arayıp velisine şikayet ettiğiniz yeri okurken patladım kusura bakmayın :d evlisiniz ve çocuğunuz var ya aileleriniz niye bu kadar her şeyin içinde? Bir yuva kurduğunuzun farkında değilsiniz, üzücü.
+3
sadakatsiz
(20.10.25)
reyiz halen daha anne bağımlılığını göremiyorsun bir de anlayış bekliyorsun.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Acilen boşan.

çocuğu yapmış nafakayı garanti altına almış kadın sendorumu yaşatıyor sana.

''yanıma yakışmıyorsun'' kasıtlı bilerek düşünerek söylenmiş bir söz.
0
xu
(20.10.25)
yanıma yakışmıyorsun lafı neyin lafıymış onu bir aç.
seni mi beğenmiyor artık.
çok mu güzel kadın.
işin sonu aldatmaya varmasın sonra?
eğer böyle bir durum yoksa boşanma.
oturup güzelce konuşun. kadın biraz sıkıntılı sen daha mantıklısın.
en azından bu aralar biraz daha idare et.
sen bayağı darlanmışsın.
0
OgutucuRecep
(20.10.25)
ben ailelerin araya sokulmasini anlattiginiz sekilde yanlis buluyorum, kendi iliskimde kesinlikle yapmayacagim bir sey. bence evlilik iki kisi arasindadir. ama elbette tercih ve yetistirilme meselesi. siz nasil uygun goruyorsaniz.
cocugunuzu neden krese vermeyi, belki en azindan haftada bir kac gun dusunmuyorsunuz? 2-3 yasindan itibaren cocuklarin yasitlari ile oyun oynamaya ve ebeveynlerine ihtiyaclari var aslinda daha cok, anneanne/babaanne'den ziyade. ben bunun ayrica evliliginizi de degistirecegini dusunuyorum, zira eslerin de birlikte kaliteli zaman gecirmeye ihtiyaci var, simdi sanki anlattiklarinizdan daha cok ailelerle birlikte toplu bir evlilik gibi geldi kulaga. zira mesela cocugunuz haftada 2-3 gun krese gitse, haftada bir aksam annenizden cocuga bakmasini isteyip esinizle birlikte sinemaya gidebilirsiniz belki, bir yemege cikarsiniz? bu hali ile, evden ise isten eve, e anne zaten her gun cocuga bakiyor, bir de bir aksam da baksin istenmez. ben anlattiginiz yasamda bogulurdum diye dusunuyorum.
ayrica unutmayin, bu kadinla evlenmenizin bir nedeni var. bir noktada begenmissiniz, o donemde yaptiginiz her ne idiyse o donemde keyif almissiniz, onlari hatirlamaniz onemli, her ikinizin de. birbirinizi sevdiginiz donemi, birbirinizde ve birlikte sevdiginiz seyleri hatirlamak onemli. bu anlattiginiz programda bunlari unutup kaybolmak cok normal.
ancak elbette, dedigim gibi hem herkesin hayati, aliskanliklari bambaska hem de disardan konusmak daha kolay.
0
kassiopeia
(20.10.25)
Oncelikle cocugun yaninda esine kufur etmen muthis yanlis. Bu gibi hareketleri yapiyorsan esinin psikolojik durumunu sen bozmus olabilirsin.

Bunun disinda anlattiklarinda haksiz oldugun bir konu gormedim. Anlattigin davranislari hic uygun degil. Ailesine durumu anlatmakla iyi yapmissin. Esine saygisizlik yapan kadinla aile olmaz. Ayrica buradan tavsiye almani onermem, anne bagimliligiyla konunun alakasi bile yok.

Cocugu boyle bir ortama daha fazla maruz birakmadan bir sekilde cozersiniz umarim. Tam psikolojisinin oturacagi yaslar ve hep sandigindan fazla seyi gorur, hisseder ve anlarlar.
0
osssy
(20.10.25)
neredeyse aynı şeyleri yaşadığım için sizi çok iyi anlıyorum. anne bağımlılığı vesaire kimseyi dinlemeyin. eşiniz yokken anneniz vardı. anneye gidilecek. anneye gidilmiyorsa kimseye gidilmeyecek. bu kadar basit.

ancak ne olursa olsun sizi tek taraflı okuduk, sizin de kabahatleriniz olmuştur. karşılıklı tokatlar falan ne oluyoruz? iki tarafın da kabahati olmadan işler bu raddeye gelmez. bu noktada suç ile kabahati ayırmak lazım. suçunuz yoktur ancak mesele buraya gelmeden bazı şeylerin önlemini almanız gerekiyordu. örnek vereyim. ben boşanmış biriyim. boşanma sebebim eşimi gereğinden fazla serbest bırakmak. çocuktan sonra işini bıraktı, bir süre çocuğa baktı ancak çocuk okula başlayınca sürekli gezmeye başladı. okul tatillerinde de sürekli memleketine ailesinin yanına gitti çocukla. halbuki şimdi anlıyorum, bağırıp çağırıp evde oturtacakmışım. karşı tarafa müsamaha göstermeyi, bazen iyilik ya da saygı zannediyoruz ancak karşı tarafı kendi hatalarından da korumamız gerekiyor. gerektiğinde sesinizi yükselterek.

bu anlattıklarınız çerçevesinde sizin tek hatanız, şiddete şiddetle karşılık vermek olmuş. yanlış. yanlışa yanlışla cevap verilmez ve ne olursa olsun siz erkeksiniz, onun tokadı ile sizin tokadınız bir olmaz.
-4
co2s2
(20.10.25)
Eşin hafta içi çalışıyormuş, o halde hafta sonunda aile ile ecirmek istemeyebilir. Sizin zorlamanın saçma. Sizinle kahvaltı yapmak isteyebilir ama her hafta zorlaman saçma. Ayda bir normal. Ve bunu eşinle paylaşırsan kabul edecektir,kabul etmiyorsa o zaman haksız duruma geçer. Ayda bir de onun ailesine gidersiniz.
Bu arada sen anneni daha sil görmek istiyorsan kimse sana karışamaz. Git görüş ancak bebeğini götürme. Çünkü kadın zaten 5 gün yorulmuştur. Extra zorluk çıkarıyorsun..bal olsa yenmez her gün.

Eşine neden sürekli had bildirme derdindesin? İletişim kuramıyorum bu da ilk hatalının sen oluğunu gösteriyor. Saçını acımıyorsa al coxugu kalır,annesi yakala akala diyip oyuna cevir,coxugu yatakta ye,üzerine esini de at,onu da ..o anı geçir. Ama sen ne yapıyorsun küfür ediyorsun. Bence olayları idare etme sürecinde sorunlu birisin.
Kusura bakma ama eşinin haksız olduğu her noktanın öncesinde senin haklı davranışın olduğu için havanın büyüğü sende
0
hacirotti
(06.11.25)
(4)

Özgür Turhan - Eti olayı

ananiyimioguz
Eti, hangi tweetine dayanarak ozgur turhan ile yollari ayirmis ben onu merak ettim, bilen var mi?
Eti, hangi tweetine dayanarak ozgur turhan ile yollari ayirmis ben onu merak ettim, bilen var mi?
+1
ananiyimioguz
(15.10.25)
Belkide marka ile alakali degildir,
reklam yüzleri ota boka twit atınca ,
bizi rezil ettin moduna girmislerdir.
-1
designer
(16.10.25)
Bu kadar tantana çıkıp mevzunun neyle alakalı olduğunun bilinmemesi...
Eti'yi boykot edecek miyiz, etmeyecek miyiz şimdi?
0
auroraaurora
(16.10.25)
valla ben kendi içimde ikiye ayrıldım.

1- büyük bir firma ile anlaştıysan, sözleşmede yazıyor mu yazmıyor bilmiyorum ama biraz hareketlerine, söylediklerine dikkat etmen lazım çünkü firma seninle bir reklam filmi çekti diyelim, yayınladılar veya yayınlayacaklar, tweetlerine bi bakıyorlar, diyorlar ki ulan biz bu reklamı yayınlasak, bu adam kim diye baksalar, hayvan gibi muhalif.

sonra bu adamı linçleyecekler benim de markam boykot edilecek en iyisi böyle bir adamla çalışmayalım bizi zarara uğratır demiş olabilirler. Ha şimdi daha mı iyi oldu orası da ayrı bir konu.

2- sen firma olarak bu adamı araştırıp da anlaşma yapmıyor musun? "aa bu ne biçim tweetler atıyor" diyene kadar aklın neredeydi? adam ne yapsın, adam aynı adam, sen anlaşma yapıyorsun, reklam filmi çekiyorsun masraf yapıyorsun. sonra gelmiş tweetlerinizden dolayı sözleşmeyi sonlandırıyoruz, üstüne bir de yaptığımız masrafları size yıkıyoruz... oldu canım.
0
🌸ananiyimioguz
(16.10.25)
Öğrendim arkadaşlar yeni gösteriye başladı ona gittik, orada anlatıyor.

Bunlar anlaşmayı yapmış eti ile, reklam filmi çekilmiş falan ama henüz yayınlanmamış mı ne bekliyormuş.

Sonra 1-2 sene önce mi ne eski eşi "içtim şarabı" diye tweet atmış.

Bu da bunu görmüş demiş ki ben de neden devamını getirmeyeyim ki ????

Tweete yanıt vermiş "s-ktim arabı" demiş.

Neyse bunlar etkileşim almış tabi falan... Bunu da eti ırkçılık olarak nitelendirmiş ve dava yoluna gitmişler.

Ceo falan bir toplantıya çağırmış. Tek başına gitmiş, demişler böyle böyle bir olay yaşanmış ama bunu şahsi algılamayın yani kurumsal dünyada prosedürler gereği böyle şeyler olabiliyor. Dava o yüzden mecburen açıldı, siz ne kadar verebileceksiniz falan diye pazarlığa oturmuşlar sanırım.

Özgür de nasıl şahsi algılamayın davayı bana açıyorsunuz mk. sonuçta bu parayı ben cebimden ödiycem dedi gösteride ama orada öyle dedi mi bilmiyorum.

Neyse sonuçta reklam filmi o sebeplerden ötürü yayınlanmayacağı için masrafları da Özgür Turhan a kitleyeceklermiş, davayı kazanmışlar ırkçı bir söylem olduğu için. En son 2 milyonda mı ne anlaşmışlar ama sonradan Özgür bunu neden tweet attı anlamadım.

Bir de toplantıda hangi ürünümüzü en çok seviyorsunuz demişler, söylemiş işte.

Bi koli içerden ondan getirip adama verip göndermişler sdjfsjgh
0
🌸ananiyimioguz
(15.12.25)
(2)

Duvar Ötelemesi

thin capitalization
Birinci katta bulunan daire için düzenlenen ekspertiz raporunda dairede duvar ötelemeleri olduğu, böylece taşıyıcı elemanların da 60 cm ötelendiği yazıyor. Bu durum binanın sağlam olmadığı anlamına mı gelir? Çok ciddi bir kusur sayılır mı?
Birinci katta bulunan daire için düzenlenen ekspertiz raporunda dairede duvar ötelemeleri olduğu, böylece taşıyıcı elemanların da 60 cm ötelendiği yazıyor. Bu durum binanın sağlam olmadığı anlamına mı gelir? Çok ciddi bir kusur sayılır mı?
0
thin capitalization
(15.10.25)
Duvar ötelemesi, projedeki mimari plana göre duvarların kaydırılmış (örneğin 20–60 cm öteye alınmış) olması demektir. Eğer bu yalnızca bölme duvarlar (taşıyıcı olmayan duvarlar) için geçerliyse, genellikle büyük bir sorun değildir.

Ancak ekspertiz raporu “taşıyıcı elemanlar da 60 cm ötelendi” diyorsa, bu durum kolon, kiriş veya perde duvarların orijinal konumundan farklı bir yere yapılmış olduğu anlamına gelir ki bu da:
- Binanın statik projesine aykırı inşa edildiğini,
- Yapı güvenliğinin olumsuz etkilenmiş olabileceğini,
- Deprem dayanımı açısından ciddi risk doğurabileceğini gösterir.

Bu durumda bina, teknik olarak proje dışı sayılır ve iskan alınırken de problem yaratabilir (ya da zaten alınmamış olabilir).
+1
dijitalritm
(15.10.25)
4-5 katli bina,
144 metrekare yuz olcumunde,
200-300 ton arasi bir agirliga maruz kalan kolonlar ve duvarlar var,

Ve bunlar kaydirilmiş..
hem parana yazik,
hemde canina..
arkana bile bakma uzaklaş,
en çok dert bela cahilden gelir..
0
designer
(15.10.25)
(11)

Laptop tavsiyesi

peki madem
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette d
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette dolaşma vs gibi işler için kullanacağım genel olarak. Onun dışında oyun oynamayacağım ama evde televizyon olmadığı için film/dizileri laptoptan izliyorum o nedenle ekranı iyi olsun istiyorum. Marka olarak Lenovo veya Dell düşünüyorum, iş laptopum Dell ve memnunum kendisinden de. Uzun yıllar kullanabileceğim bir laptop arıyorum. Fiyatlar 20-30 bin civarında gibi diye gördüm. Ekran kalitesi için 40 bine kadar çıkabilirim. Tavsiyeniz var mıdır acaba? Çok teşekkürler!
0
peki madem
(14.10.25)
Macbooklara ne dersiniz görüntü kalitesi baya iyi
+1
ihsanlı
(14.10.25)
Casper S100
-4
arbre
(14.10.25)
Casper S100 +1

32 gb olanını kullanıyorum ben ofis için. Benim oyun için aldığım laptop'tan daha büyük bi ekranı var. Görüntü kalitesi falan da gayet güzel. Hızı falan da çok iyi 4 aydır kullanıyorum hiç kasma sorunu yaşamadım.
-4
matilda
(14.10.25)
Casper önerilerine şaşırdım açıkçası.

Monster, casper gibi yerli markalar yedek parçada dışa bağımlılar. Bunu dikkate almak lazım değerlendirirken. Güncel olarak model önerisi veremeyeceğim ama sizin kullanımınıza uygun olarak direkt Dell derim. Oyun biraz daha işin içinde olsaydı Msi veya Asus bakılabilirdi. Ekosistem ve/veya aşinalık varsa macbook'da olabilir.
+4
kirmizimsi
(14.10.25)
dell marka olarak iyi bence. aslinda macbook air diyecektim ama 50bin tl'den basliyormus. :(

casper almanizi tavsiye etmem. onun kadar sorunlu az marka gordum.
+2
lemmiwinks
(14.10.25)
işlemciyi seçerken i5 i3'ten iyi, i7 hepsinden iyi gibi bir şey düşünme. faraza i7 9000 ile i3 15000 diye iki seçenek var diyelim. örnekteki i7 örnekteki i3'ten 6-7 sene daha eski daha kötü performans verecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.25)
bence yine lenovo mümkünse thinkpad; olmadı ideapad ile devam et. aslında oyun yoksa macbook tavsiye ederim. zaten macbook seste de güzel ama ekranı daha büyük istersin.

Casper ve monsterden uzak dur. yeni mezun olduğum bölüm bilgisayar üzerine ve arkadaşların da neredeyse hepsi biraz daha ucuz olduğu için, oyun delisi olduğu için monster ve casper kullanıyor, neredeyse servise gitmeyen yok, hatta bazıları 3-4 kere gidiyorlar. saçma sapan üretim ve servis hataları. CPU fanını takmadan servisten çıkarmışlar bilgisayarı.

macbook+ 27" monitor ile ben de film izlemeye devam ediyorum

monitor olmaz dersen de 44 bin'e oled panelli laptop'lar var www.hepsiburada.com

hatta şöyle hepsi birden www.akakce.com
0
hoot
(14.10.25)
Dell kaliteli laptoplar üretiyordu ama sahibi Michael Dell'in direkt İsrail ordusuna (evet, ordusuna) büyük miktarlarda düzenli bağış yaptığını öğreneli beri benim için bitti o marka.

Asus genel olarak üzmüyor. En son bu aralık Asus Tuf Gaming A16 aldım. Uyumlu ram ile ssd alıp kendim 32GB ve 2TB'ye yükselttim. Gayet memnunum.

Uzun süreli laptop kullanım geçmişimde piyasadaki meşhur çoğu markayı kullandım. Vaio çok iyiydi, adamlar bıraktı üretmeyi. Dell'i de malum sebepten dolayı kullanmıyorum artık. Lenovo iki sefer üzdü beni. Kronik sorunları vardı. Yerli marka kullanmadım ama yeğenim Monster ile hoş olmayan bir tecrübe yaşadı. Son tahlilde Asus ya da Acer üzmez diye düşünüyorum. (MSI ve Hp hiç kullanmadım)

i5 yahut dengi bir AMD'nin üstüne çıkmanıza gerek yok. Yeni nesil işlemci olursa o seviyeler gayet görür işinizi. 16 ram de işinizi görür ama ddr4 değil ddr5 olsun.
0
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
Casper gömülmüş ama şunu söylemeye geldim. İdeal ekran 16 inç. Casper 16 inç. Diğer markalar 15,4 inç üretiyor. Bu çok küçük. Apple 15 inç üretiyor. Mağazada görünce anlayacaksın söylediğim şeyi. Çok hızlı olsa da örümcek kadar ekrana bakmak istemeyeceksin.
-2
arbre
(14.10.25)
macbook air. öğrenci veya hocaysanız pt
0
gurur
(14.10.25)
Harddisk icin,
okuma hizi yüksek ssd seç
0
designer
(15.10.25)
(13)

Uykumu getirin

gobekliraki
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
-2
gobekliraki
(13.10.25)
aşina olduğunuz bir sesli kitap açıp telefonu 1 saat sonra kapatmaya ayarlayın. (vlc player'da var mesela uyku modu) ışığı kapatıp kafayı yastığa koyun. kitabı dinleyin. muhtemelen 1 saat dayanmazsınız.
0
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
1 kadeh fiski
0
ditu
(13.10.25)
Derin uyku uyuyormuş numarası yapın.

Küçük kardeşimle aramız 14 yaş, onu uyutmak için ninniler pışpışlar işe yaramadığında uyumuş taklidi yapıyordum, çoğu zaman derin uyku numarasına geçmeden uyuyordu. Derin uyku numarasına başvurunca da ben uyuyordum 😁😁😁 hayalinde bir bebeği uyutmaya çalıştığını düşünerek böyle bir numara yap, tiyatro çevir kafanda. Beynin gerçekten uykuya geçecektir.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
Ya neler neler deniyorum. Sonra uyumaya çalıştığım aklıma geliyor işim tüm doğası kaçıyor başlıyorum yine düşünmeye.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
yeme-icme olayini 18 de birakırsan,
22 gibi uyursun.
0
designer
(13.10.25)
@designer ne alaka Allah aşkına.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
sinir sistemindeki kimyasal tepkimeleri

artiran ve azaltan reaksiyonlar var,

yani seni uyanik tutan ve uyutan gibi,

uyuman icin kendine avans ver ,

veri girisini azaltirsan,

ekran koruyucu moduna gecebilirsin.
0
designer
(13.10.25)
Şimdi uyumam lazım. Yani şu sıralar. Sorum buydu.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
Sıfır uykuyla işe gidiyorum.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
amzn.eu

Melatoninle birlikte güzel bir uyku çektirir.
-1
auroraaurora
(13.10.25)
@auroraaurora bana melatoninle uyursun diyen arkadaşın aklına uyduğum için 36 saat uyuyamadım, yorgunluktan bayılmak üzereyken bile uykum gelmedi.

kafanıza göre ilaç almayın.
0
duyuruuser
(13.10.25)
benim life hack'imdir bu, yakın zamanda keşfettim. ingilizcemi geliştirmek için sürekli ingilizce podcast dinlediğim bi dönemdeyim. gece yatmadan önce de dur bakayım meditasyonu da ingilizce açayım dedim. guided sleep meditation yazmalısınız. meditasyonu türkçe açınca bi süre sonra beynin içindeki lunapark geri geliyor, yönergelerden kopuluyor çünkü. ama ingilizce açınca "dur lan her dediğini anlayayım, kelime kaçırmayayım" diyorsun anadilin olmadığı için. veee o dikkatle dinleyince meditasyon müthiş çalışıyor, kopmuyorsun bi 5-10 dakikada dalıyorsun.

isim de vereceğim "lauren ostrowski fenton"
0
ofelia
(13.10.25)
çok geç görmüşüm ama bundan sonrası için işe yarar. nefes alırken gözünüzü açın verirken kapatın, alırken açın, verirken kapatın bi süre sonra açamadığınızı ve göz kapaklarınızın ağırlaştığını hissedeceksiniz. tatlı rüyalar :)
+1
matilda
(13.10.25)
(12)

Kediye hayır' i nasıl öğretebilirim? Veya isirmamasini?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
şimdi kedici arkadaşlar gelip psikolojisini bozarsın diyecek belki ama benim önerim şu:

sert bir "pisssst" veya "şşşşşt"

istemediğin şeyi yaptığı anda söyleyeceğin şey bu. sesi aynı zamanda hareketle desteklersen (mesela ısırırken elinle hafifçe iteklemek gibi) daha etkili olur.
0
kibritsuyu
(13.10.25)
Dediklerinizi uyguluyorum ama değişen bir şey olmuyor. Daha çok hırslanıp daha çok ısırıyor bu sefer. Sırtını okşamaya basladigim an çoğu kez anında ısırmaya başlıyor. Alıyorum uzağa koyuyorum veya yere bırakıyorum üzerime atlayıp yüzümü ısırıyor, elimle güreşip parmaklarımi veya elimi ısırıyor sert bir şekilde. Aşırı inatçı ve hırslı intikamını almadan rahat etmiyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
Su püskürt üstüne fıs fıs olanlardan. Laftan anlamaz.
0
gobekliraki
(13.10.25)
Bebeklik çocukluk döneminde, ergenliği geçinceye kadar yapar bunları haberin olsun, 1 yaş bittiğinde sakinleşecektir. Bence o zaman öğretsen daha iyi ama sen bilirsin. Şahsen sesimi sertleştirip biraz yükselterek ve aynı anda kaşlarımı çatarak (çünkü onlarla hep gülümseyerek konuşurum) "hayır" diye ünlerim. Bazen kavga ettiklerinde o ses yükseltme epey etkili oluyor. Su püskürtme işini çok çaresiz kalırsanız yap derim. Son çare olsun ki daha da çaresiz kalma.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
olumsuz birsey yaptiginda,
hayır de,
ve parmağının ucu ile burnuna dokun,

Ama bunu hemen yap,
olay ile
verdigin tepki arasında
Belli bir süre geçmesin.
0
designer
(13.10.25)
Hayır diye söylüyorum. Yüksek seslede söylüyorum ama burnuna dokunmuyorum. Deneyeceğim.
Onu burnundan öpüyorum. Umarım farkı ayırt edebilir 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
dişleri kaşınıyor, bir kaç aya geçer.
0
mesuta
(13.10.25)
veteriner siz de onu ısırın demişti. şaka değil. kardeşleriyle oynarken karşılık aldığı için ısırmanın can yakıcı olduğunu anlıyolar ama erkenden sahiplendirilince bunu anlamıyolar. o yüzden o sizi ısırınca siz de onun kulağını vs ısırın demişti. ha bizim kedi 5 yaşını geçti hala saldırıyor, ısırıyor.
+1
elorelia
(13.10.25)
açılın 6 yıllık kedi annesi geldi. su fışkırtın her ısırdığında ama her ısırdığında. bir kere bile atlarsanız arasındaki bağlantıyı anlayamaz. yanınızda hep su dolu bir sprey şişesi olsun. bi süre sonra ısırsam su gelecek diye ısırmamaya başlayacak.
0
matilda
(13.10.25)
diş kaşınması falan değil. ele tetiklenmiş oyuncak sanıyor eli hızlı çekmeyin, ısırınca burnuna vurun, su fışkırtın, anlamasını fiziksel sağlayın. ben yapmadım büyüdü şuan heryerimiz derin çizikler içinde. el ile oynatmayın sadece sopa ile oynatın. ele odaklanırsa oyunu bırakın.
0
eja
(13.10.25)
ben elimi ısırdığında hemen elimi saklıyoum. şşt diye kızıyorum. benim elime pek bulaşmıyo bu aralar. veteriner bize "ısırdığında hafifçe burnuna vurun" demişti de bizimki dayak arsızı olmuştu pek işe yaramamıştı küçükken. şu anda canı oyun istiyosa direkt gelip kaldırmak uyandrmak için falan ısırmaya başlıyo. eğitilmez bi kedi.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
öğretemezsiniz.
0
gurur
(13.10.25)
(9)

Özel plaka

kararsızataletfilozofu
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.
Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
güldürdün.. : )
-5
designer
(12.10.25)
İlk defa araba alıyorum ilk defa plaka alıcaktım olayı bilmiyorum bu işler hep böyle mi ? Gülünecek ne var hocam anlamadım
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Öyle öyle. Ama bence de yüksek istenmiş. Pazarlık yap.
+1
gobekliraki
(12.10.25)
arabanız hayırlı olsun, güle güle kullanın. arabayı alırken showroom'da size anahtarı takdim eden kişi o anahtarı uzun süre vermeyecek, para isteyecek, benzin alırken sizden para isteyecekler. bunlara da hazırlıklı olsun. bu arada 50 bana çok gelmedi.
+2
co2s2
(12.10.25)
plakanın güzelliğine göre fiyat artıyor. ece, cem, efe, bjk falan almak isterseniz bir araba paraı da oraya verebilirsiniz.

kelime oluşturacak gibiyse fiyat biraz düşüyor.

hiçbir anlam ifade etmeyen, sıradan denk gelse verilecek harfleri, sırf sizin isminizin kısaltması diye seçerseniz yine para isterler, en düşük tarife bu. 2023 yılında KC için 10.000 lira verdi arkadaşım. ben 2001 yılında BG için 100 milyon vermiştim (araba 10 milyardı). o yüzden sıradan harfler için arabanın değerinin %1'i verilebilir diye bir hesap yaptım kafamda.
+1
kibritsuyu
(12.10.25)
Geçen yol Ağustos'ta, Eskişehir'de pek orijinalliği olmayan bir plaka için 12.000 (en düşük sağış miktarı) istemişlerdi.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.10.25)
şehre plakaya göre fiyatlar çok değişken. pazarlık yapılabilir ama zor.

tanıdık olursa bedavaya bile alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(12.10.25)
Keyfekeder isteniyor biraz brb plaka istersen 10000 iken ece plaka 200000 olabilir
+1
basond
(12.10.25)
Eskiden şöyle bir şey vardı muhtemelen devam ediyordur. Ben mesleğimi belirten bir plaka almak istemiştim bayağı pahalı demişlerdi o zaman seçmek istiyorum falan gibi bir şey söyledim. Bana bir tane eski eski püskü defter getirdiler. Oradaki plakalar boşmuş. Üşenmedim tek tek okudum bir de baktım ki soyadım Çuhadaroğlu. C U H olan bir plaka var. Hem de bedava. Gittim onu aldım. Hatchback Ford Focustu.
+2
ground
(12.10.25)
(13)

Manuel vites direksiyon sınavını kaç denemede geçtiniz?

runaway
ve genel olarak değerlendirme katı mıydı?
ve genel olarak değerlendirme katı mıydı?
0
runaway
(11.10.25)
20 sene önce pek bir zorlugu yoktu.
0
designer
(11.10.25)
Çok oldu pek zorlamadılar 20 sene önceden bahsediyorum
0
basond
(11.10.25)
Benim de 20+ sene önce. O zamanlar çok rahattı. 2 ileri 1 geri bitti gitti.
0
gobekliraki
(11.10.25)
5 sene önce ilk denemede. Gelen ekip rahattı ben de bir hata yapmadım soft sürdüm.

Aynı yıllarda eşim kardeşim ve iki tane arkadaşım da tekte geçti.
0
biravekahve
(11.10.25)
2015 ya da 2016'da girmistim, hic soforlugum de yok ama ilk seferde gectim. ben de anlamadim nasil oldu. yanimdaki 3 arkadasin hepsi kaldi, sevinememistim bile.
0
supergirl
(11.10.25)
16 sene önce tek seferde aldım. beni yanıltmaya bile çalıştılar lafa tuttular falan ama yutmadım :D

ancak aldığım sene paralel park vs. yoktu dur kalk vs. en azından bizim sınavda olmadı park meselesi.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(11.10.25)
2019 tek seferde. 10 yasimdan beri manuele hakimdim ve cok hevesliydim, hata yapmadim
0
ala09
(11.10.25)
manuelde tek korkulacak şey yokuşlar, ki artık sürüş kurslarında yeni arabalar vardır yani yokuş desteği vardır (ayağını frenden çeksen bile 2sn daha tutmaya devam ediyor, kaymıyor)

O yüzden korkma. Ama tabii otomatikte atıyorum x saat kurs alman gerekiyorsa, manuel olunca 2x ders alman gerekebilir genel adaptasyon için.

Millet hep parktan kalıyor anladığım kadarıyla, onu aşırı zorluyorlarmış. Onun da manuelle otomatikle ilgisi yok.
0
nhk ni youkosu
(11.10.25)
2 sene önce tek attım.
0
guitarissimo
(11.10.25)
Tek seferde.
0
gabe h coud
(11.10.25)
2019'da tek seferde geçtim. Hayatımda ilk defa arabayı sürücü kursunda kullanmıştım.
0
Cesario
(11.10.25)
2013 yilinda tek seferde gectim ben de. Tek hatirladigim fazlasiyla yokus bi yolda kalkis yaptirilmisti ve yol, zor bi yoldu. Degerlendirmede sohbet muhabbet edip dikkat dagitmaya calisiyorlardi. Bana, babam cok iyi ogretti manueli onun sayesinde gectim diyebilirim. Su an yeni sinav sistemi, bence biraz daha zor.
0
sey mi dostum
(11.10.25)
2015 yilinda İstanbul’da tek seferde gectim ama normalde iyi yapabildiğim halde sinavda nerdeyse kaliyordum. 2022 yilinda Hollanda’da sifirdan aldim ehliyeti, tek seferde gectim pratik sinavini ama riske girmedim epey ders aldim. Manuele yeni alışıyordum burda daha.
0
mbond
(11.10.25)
(4)

Kedi cimi mı? Malt mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Herkese merhaba, Sokakta hasta olarak bulup iki aydır baktigim yaklaşık doksan veya yüz günlük yavru bir kedi var evimde. Geçenlerde ilk kez yediği yaş mamayı kusmus. Bu kediye kedi cimi mı almalıyım? Malt mı? Hangisi daha fazla ise yarar ve farkları nedir? Malt iyiyse eğer marka önerir misiniz bir
Herkese merhaba,

Sokakta hasta olarak bulup iki aydır baktigim yaklaşık doksan veya yüz günlük yavru bir kedi var evimde. Geçenlerde ilk kez yediği yaş mamayı kusmus.

Bu kediye kedi cimi mı almalıyım? Malt mı? Hangisi daha fazla ise yarar ve farkları nedir? Malt iyiyse eğer marka önerir misiniz bir de bu maltlar nasıl kullanılıyor?
Daha önce hiç kedi bakmisligim yok. Her türlü tavsiyeye açığım.

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
kedi çimi, yaladığı tüyleri daha rahat kussun diye, malt ise kusmadan dışkı yoluyla atsın diye.

ben maltı 3-5 günde bir 2 cm kadar parmağımın ucuna sıkıp yediriyorum.
+2
kibritsuyu
(11.10.25)
www.amazon.com.tr

hep bundan alıyorum malt olarak. 3 günde 1 parmağımın ilk boğumuna kadar veriyorum ben de.
+1
art cat chocolate
(11.10.25)
Aşilarini tamamlatmali ve enfeksiyonu olmadigina emin olmalisin,
ayrica Kuru mama daha besleyici degilmiydi..
0
designer
(11.10.25)
Ameliyat olma durumu var veterinerimiz kilo alması gerektiğini söyledi ve tavukla besliyoruz. Yanında kuru maması var ama alışmadı arada gidip bir iki tane yiyor.

Sık sık olmasada arada yaş mama ve ödül mamaları veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
(11)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(2)

Metal döküm atölyesi bunu yapar mı?

yurtsuz john
Yüksek ağırlıklı kettlebell yaptırmak istiyorum. Ferforje yapan döküm atölyeleri bunu yapabilir mi? Çok basit bir işçilik gerektiriyor sonuçta.
Yüksek ağırlıklı kettlebell yaptırmak istiyorum. Ferforje yapan döküm atölyeleri bunu yapabilir mi? Çok basit bir işçilik gerektiriyor sonuçta.
0
yurtsuz john
(10.10.25)
Kalıbın varsa yapar.
0
topkapiaksaray
(10.10.25)
Tahtadan yada plastikten bir modelin varsa
onu sandik içerisine koyup etrafina kum dolduruyor,
sonra modeli sandiktan cikarinca sandik icerisine metal yada aluminyum yada herneyse istedigin ergeyik maddeyi dolduruyor.
0
designer
(11.10.25)
(7)

Trafik sigortası

epitaf
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı? Herhangi birinden yaptır gitsin mi?Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi oku
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı?
Herhangi birinden yaptır gitsin mi?

Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)
Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi okuyorum :)
0
epitaf
(08.10.25)
Fark etmez, en uygun fiyati en çok taksite bölen hangisi ise o iyidir.

Ayrica " imm " de düşün..
0
designer
(08.10.25)
@designer'ın dediği gibi yaptım ben de. ankara sigorta 6 taksit geçti. gerçekten ciddi teminatı olacak bişey lazımsa ayrı kasko yapılır ama amaç zorunlu sigortayı yapıp geçmekse en ucuz en iyidir dedim.
0
konetsu
(08.10.25)
trafik sigortasında fiyatlar yaklaşık aynı çıkıyor ve genel olarak da alacağınız hizmet aynı. sonuçta eğer sizin kusurlu olduğunuz bir durum varsa, mecburen ödüyorlar ancak limitleri düşük. eğer limit üzerinde bir hasar varsa karşı tarafta, o zaman size rücu edilmesi durumu var. bu durumlar için ihtiyari mali mesuliyet sigortası gerekebilir (imm) eğer kasko yaptıracaksanız, bu imm'yi de içeren genişletilmiş kaskolar oluyor. onlara da bakın.

bunlar için de mümkünse bir acente / broker üzerinden ilerleyin. fiyat bir miktar artabilir ancak sigortayı kullanmanız gerektiğinde karşınızda bir muhatap bulmak çok önemli. sizin yanınızda olan, sigorta firmasını değil sizi koruyan birisi illa ki olsun. bunun yanında da trafik sigortasında olmasa bile, kaskoda düzgün bir firma seçin. bugün 3-5 kuruş daha az ödemek için yarın milyarlardan olmayın.
0
co2s2
(08.10.25)
trafikte çok fiyat farketmez, o yüzden en uygunu seçip gidebilirsiniz; ancak kaskoda dikkat etmenizi öneririm
0
sweetoffice
(08.10.25)
@co2s2 @sweetoffice fiyat farkı var ya, dün yaptırdım daha... 15k'dan 27k'ya kadar filan değişiyordu sigorta şirketleri arasında. gittiğim sigortacı çıkan tekliflerin hepsini gösterdi zaten ekrandan, kendisi de tanıdık.
0
konetsu
(08.10.25)
eskiden trafik cok az oynardi (max. %5), sasirdim dogrusu; o zaman bilindik bir firma secmekte fayda var @konetsu ; bilinmedik firmalarla sorun yasanabiliyor cunku
0
sweetoffice
(08.10.25)
Trafik sigortasının yaptırana bir faydası yok. O yüzden sigortacının attıklarından en ucuz olup en çok taksit yapanı seçiyorum ben. Son sefer hiçbiri taksit yapmadı.

Kaskoyu değil, zorunlu trafik sigortasını sorduğundan emin olduğumu kabul ederek cevap verdim.

Ayrıca kasko yaptırmayacaksan, kendi arabanda olabilecek hasarlara karşı önlem almamayı düşünüyorsan, bu defa İMM sigortası diye bir şey var onu yaptırmanı tavsiye ederim. Trafik sigortası karşı tarafa da çok uyduruk bir şey ödüyor. Kendi araban belki ucuz olur masrafı gözünde olmaz ama mesela gidip dumanı üstünde bir Mercedes’e bindirecek olsan al başına belayı. Kasko yoksa İMM yaptır kafan rahat olsun.
0
lazor
(11.10.25)
(3)

Fanlı Isıtıcı Önerisi

pro9it9is9
Küçük bir oda için fanlı ısıtıcı alacağım. Saatlerce kullanılmayacak. Kısa süreli kullanıp kapatacağım. Daha önce aldığım bir ürün her çalıştırmada yoğun plastik kokusu yayıyor. Bu yüzden kaliteli bir ürün önerisine ihtiyacım var. Ucuz olmasına bakmıyorum. Yeter ki kokmasın, işlevini yerine getirsin
Küçük bir oda için fanlı ısıtıcı alacağım. Saatlerce kullanılmayacak. Kısa süreli kullanıp kapatacağım.
Daha önce aldığım bir ürün her çalıştırmada yoğun plastik kokusu yayıyor.
Bu yüzden kaliteli bir ürün önerisine ihtiyacım var. Ucuz olmasına bakmıyorum. Yeter ki kokmasın, işlevini yerine getirsin.
Teşekkürler.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Küçük yerde neden elektrikli soba kullanmıyorsun anlamadım ama 4 sene önce depo tarzı yerde şunu kullanmıştık. İlk kullanıştaki yanık kokusu dışında kokusu yoktu.

www.akakce.com
0
potsdamer
(08.10.25)
en kârlısı ve kullanışlısı klima..
0
designer
(08.10.25)
ilk duyurudaki gibi olandan ben kullandım çok işlevsiz sıcak hava üflüyor hem çok ısınınca plastik kokusu yapıyor hemde inanılmaz güvenliksiz
radyatör bak, ben çözümü bunda buldum
www.bauhaus.com.tr
0
eja
(08.10.25)
(8)

ısınmayan havlupan

scudman1
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
0
scudman1
(07.10.25)
bazı kombilerin altında her peteğe ayrı borular gidiyor ve her birinin ayrı vanası oluyor. eğer tesisatınız o şekildeyse oradan kapalı olabilir. deneme yamulma yöntemiyle açmayı deneyin
store.donanimhaber.com
0
exlibris
(07.10.25)
@exlibris
merkezi sistem. bu tip bağlantılar yok.
0
🌸scudman1
(07.10.25)
Yukarida arkadasin dedigi gibi
ilk giriste ki vanalarin hepsini kapat
tek tek acarak neresi isiniyor bak,

bursay.com
0
designer
(08.10.25)
Yeri değişti mi, aynı yerdeyse sorun olmaması gerekiyor, yeri değişince oluyor böyle sıkıntılar.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
hava yapmış olabilir. hava yaparsa devirdaim yapamayabiliyor. havlupanlar peteklere göre yüksekte oldukları için basınç önemli, basınçla da alakalı olabilir. youtubeden peteklerin havasını almak diye aratın. burada tarif etmek zor.
0
ground
(08.10.25)
hava almak için purjoru gevşettim. hava gelmedi sadece soğuk su geldi. tadilat öncesi eski tip döküm petek vardı. yeri değişmedi aynı yere yeni tip havlupan takıldı. vanaların ikisinden de su geliyor. vanaların etrafı soğuk hiç sıcaklık yok. sanki hiç sıcak su gelmiyor. merkezi sistem olduğu için evde konnektör vs görmedim. acaba binayla ilgili bir durum mu?
0
🌸scudman1
(08.10.25)
suyun soğuk gelmesi de ilginç. diğer peteklerde, özellikle havlupanın olduğu yerin öncesi ve sonrasındaki peteklerde durum ne? yani havlupana su nereden geliyor? önceki petekten geçip geliyorsa hava orada da olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
banyonun arkasında bir oda var ve oradan iki tane boru geçiyor. borular dışarıda. havlupan bu borulara bağlı. eskiden de oraya bağlıymış zaten. bu borularda soğuk. diğer petekler eski tip demirdöküm petek ve hepsi gayet güzel ısınıyor.

sanırım bu salaklar havlupanı bağlarken yanlış bişey yaptılar. arasam kemküm edecekler biliyorum. en azından sorunun nerden kaynaklandığını tespit edebilirsem doğrudan şöyle yapın diyebilirim veya bunların yalanlarına karşı durabilirim.
0
🌸scudman1
(08.10.25)
(4)

Kredi Çekememek?

shadex
Aylık gelirim 300'e yakın, bir kredim var, son 3 yıla ait ödemelerimde gecikme yok, 2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı. Bundan dolayı kredi puanım maks 1400'ü görmüştü. Herhangi bir e-haciz kaydım, vergi, trafik vs borcum yok, faturalar otoma
Aylık gelirim 300'e yakın, bir kredim var, son 3 yıla ait ödemelerimde gecikme yok, 2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı. Bundan dolayı kredi puanım maks 1400'ü görmüştü. Herhangi bir e-haciz kaydım, vergi, trafik vs borcum yok, faturalar otomatik ödemede.

Kredi puanım 1128'e gerilemiş. KMH hesabında para hep aynı duruyor. Bu nasıl bir mantık anlatabilecek var mı?
0
shadex
(07.10.25)
2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı.

Cevap soruda gizli, isterse 1 kuruş olsun varlık yönetimine devredildiği zaman kaç para maaş aldığının önemi kalmaz, zamanla düzelecek.
0
ebeş
(07.10.25)
zamanı girmiş bir borç ödesen bile banka sistemden silmediği için kara listede kalmaya devam ediyorsun. sadece bu bile findex raporu kötü etkiliyor.çalıştığın bankalar da ki geçmiş hesap borç ları incelemeni tavsiye ederim.
0
jamswety
(07.10.25)
Basitttt, findeks yıllık rapor ve danışmanlık al. 1k. Randevu oluştur. Konuş çözsünler. 200 lira mı neydi yıllarca peşimi bırakmadı ödediğim halde.
0
Shepard
(07.10.25)
Avans hesaplar ve kredi kartlarinin limitleri toplami,borç olmasina gerek yok yuksek limit senin kredibiliteni düşürüyor sanirim.
0
designer
(07.10.25)
(4)

Saç dökülmesi için yapılacaklar

sekizdokuzon
Yaz başından beri saçlarım inanılmaz dökülmeye başladı, saçlarımın yarısını kaybettim sayılır stres kaynaklı. Biberiye suyu kullanmaya başladım, ekstra ne yapabilirim?Teşekkürler.
Yaz başından beri saçlarım inanılmaz dökülmeye başladı, saçlarımın yarısını kaybettim sayılır stres kaynaklı. Biberiye suyu kullanmaya başladım, ekstra ne yapabilirim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
tiroidlerinize baktırabilirsiniz. arkadaşımda tiroid sorunları var ve saç dökülmesi yaşıyor. ayrıca kedimde de aynı şey oldu, tüyleri döküldü tiroid yüzünden.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Stres kaynakli bölgesel dökülmeler icin steroid ilaçlar vardi,
doktoruna danişmalısın..
0
designer
(06.10.25)
Komple kel kaldıktan sonra gidersin doktora
0
HellKeePer
(07.10.25)
2 aydır iiinanılmaz saçım dökülüyor, bir anda başladı ama stresten olduğunu düşünüyorum. Tüm kan testlerim tamam, hiçbir şey yok hatta doktor maşallah bile dedi. Baktım ben de çözüm olmuyor, stresi azalttım elbette ama dışarıdan da şunları yaptım;

-Saçımı sık sık yıkamıyorum, ıslakken taramıyorum
-hc care ile bakım yapıyorum, dökülmeye karşı bir şampuan kullanıyorum
-buna başladım; www.trendyol.com
-ayrıca bir de buna başladım; www.hepsiburada.com

herkeste farklıdır nedenler, etkiler, sonuçlar ama dökülmem azaldı bayağı. hala var ama mevsim geçişi, stres falan normal olması. bi de saç için prp filan araştırıyorum.
belki faydası olur.
0
mor oje
(07.10.25)
(8)

3 Yaşını dolduran arabayı satmak

va
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş. Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, so
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş.
Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, soru içinde soru oldu inception gibi.
0
va
(06.10.25)
Finansal olarak verimli olma ihtimali dusuk. Turkiye'deki deger kaybi egrisi biraz farkli olsa da temel gercekler degismiyor. 3 yilda ciddi bir deger kaybi olacaktir. Mesela sizin arac 1,7 milyona gider diyelim, ayni model benzer ozelliklerde arac da sifir 2 milyona satilsin. Aradaki 300 binlik fark yillik 100 bin deger kaybi yapar. Bu deger kaybi araba yaslandikca yavaslayacak.

2021-2022 civari yasanan arzdaki yavaslama ve sacma sapan faizli kredilerden dolayi hayatin olagan akisina uymayan kazanclar saglandi ama boyle bir durum su an bildigim kadariyla yok.

Genel anlamda bakacaksak, garantili araca biniyorsunuz, araciniz her zaman yeni, bunun verdigi faydalar yasanan deger kaybina sizin acinizdan degiyorsa sikinti yok.
0
mbond
(06.10.25)
boşuna masraf. arabayı uzun yıllar kullanmak daha mantıklı.
0
jelly bear
(06.10.25)
"tren kaçacak" korkusuyla bir çok kişi senin gibi düşüyor ve 2-3 yılı dolduran aracını satıp yeni araç alıyor. ülkenin bu hale gelmesi çok korkunç.
0
HellKeePer
(06.10.25)
Tabiki değil.
Dünyanın hiçbir yerinde 3 yaşındaki arabayı satıp yeni araba almanın finansal mantıklı tarafı olmaz.
0
logisticsmanager
(06.10.25)
ben bunu yapıyorum son 3 araçtır, biraz zorlasa da ben gayet memnunum durumdan
0
bepicolombo
(06.10.25)
Ben de oyle yapmayi planliyorum. Ne kadar mantikli bilmiyorum fakat icime sinen bi kampanya olsa da aklimdaki arabayi alsam diye bekliyorum
0
narod
(06.10.25)
Mevcut aracin ;Yürütme maliyeti,gelecek olan arizalar
VS
yeni arac maliyeti

maliyetleri alt altta yaz ,cevap sende..
0
designer
(07.10.25)
finansal açıdan zorlayıcı olsa da bence en güzeli bir kaç sene kullanıp sıfırı almak. maddi durumu yeten bunu yapmalı. finansal açıdan verimli olmasından ziyade finansal açıdan buna gücün var mı bu önemli. eminim ki finansal açıdan bunu kaldırabilecek olanlar bir arabayı uzun süre kullanmaz (hele de türkiye şartlarında)
0
abelardo
(07.10.25)
(19)

Birinin evli olup olmadığını öğrenmek

muhayyer divan
İçin hangi yollar vardır?Kişiyle iletişimim yok ve olamaz, olmamalı. Bunu sorabileceğim bir ortak arkadaş yok. Elimde TC kimlik numarası yok. Yine de öğrenmenin bir yolu var mıdır, varsa nasıl?
İçin hangi yollar vardır?

Kişiyle iletişimim yok ve olamaz, olmamalı. Bunu sorabileceğim bir ortak arkadaş yok. Elimde TC kimlik numarası yok. Yine de öğrenmenin bir yolu var mıdır, varsa nasıl?
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Tüm bu secenekler kapanınca aklıma sadece evine kadar takip etmek geliyor, tabii bu kriminal bir alana geçiş demek.

Ya da btk'da üst düzeylerde çalışan tanıdık bulup arastirtacaksiniz, ama bu da yasal değil.

Özel dedektif tutarsınız ama bu tür işler için o da yasal değil diye biliyorum.

Dolayısıyla yasal bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
Tckn bulabilsem yasal bir yolu oluyor mu?
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
Üzülerek söylüyorum şu koşullarda delile bağlı öğrenmenizin bi yolu gözükmüyor. Sadece hal ve tavırlarına bakarak bazı düşünceler oluşturabilirsiniz kafanızda evli yada değil diye. Yani kısacası öğrenmeniz tamamen hissiyatınıza ve hayat tecrübelerinize bağlı.
0
mermaidd
(29.09.25)
Parmaginda yüzük varsa evlidir,

fazlasi özel hayatin ihlali olur,

aklima Deniz Sekiyi getirdin,
0
designer
(29.09.25)
Tckn'yi kendisi dışında birinden öğrenmeniz zaten yine yasa dışı işler. TCK öğrenseniz bile, diğer yasa dışı işlere bulaşmadan ne bileyim nüfusta, belediyede vb çalışan bir tanıdık bulup kvkk'yi ihlal etmek gibi, yine yasa dışı olur.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
@designer

Deniz Seki'yi bilmiyorum ama muhtemelen kandırıldım. Onun için araştırmak durumundayım. Yoksa yasa dışı işler yapmaya hiç merakım yok, öyle bir zevkim de yok, öyle bir derdim de yok. Önümdeki süreçte nasıl davranmam gerektiğini bilmem gerek. Çok alengirli bir durumdayım.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
Şüphen varsa evli kabul et ve uzaklaş, en temizi bu.
0
antihero
(29.09.25)
@antihero

İletişimi bu sebeple değil çok daha farklı bir sebepten çoktan bitirdim, ama hiç aklıma gelmedi evli olabileceği, şimdi burun buruna gelme durumları bi değişik bişeyler var gündemde, onun için kıllanıyorum. İletişim kuracağımdan değil yani.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
mağduriyet varsa iş değişir,
avukat yada dedektif gibi birinden yardim alip mahkemeye verebilirsin.
0
designer
(29.09.25)
@designer

Mahkemeye taşımam ama benim olduğum yerde barınamaz artık. Eğer böyle bir şey varsa bitiririm onu. Haksızlık olmasın diye uğraşıyorum.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
-Bir yerde uzun süre kalmaz.

-Spontan, kendiliğinden gelişen planlara katılmaz.
0
yurtsuz john
(30.09.25)
@yurtsuz

Elimde başka veriler var, ihtimali daha da güçlü kılıyor. Tepem atarsa ortalık karışır.
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
valla çok hoş bulduğum bir hatun vardı rock barlarda geldiğim.

facebooktan ekledim.

sonra tekrar gördüğüm an öküzce sordum ablacım sen evliymişsin diye :)

sonra eşiyle de tanıştık.
0
rain when i die
(30.09.25)
Anacım bu öyle bişey değil. Eğlenmeli komikli hafif geyik bişey değil yani. Benim kitabımda yok evli erkekle ilişki. Hele kadını kandıran erkek bırak insan saymayı, b*k yerine bile koyacağım biri değildir ama kandırmak cezasız kalmamalı. Ona bu yapılsa tefe koyup çalar, ben de onu barındırmayacağım, yeter ki evli çıksın. Benim bünyeme evli veya ilişkisi olan insanla ilişki kaydedilmedi arkadaşım. Ben bunu hoş görmem.
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
@muayyer

Hey gidi muayyer Allah işte insanı en iddialı olduğu yerden vurur derler ya, seninki de o hesap.
Burada her soru altına duyarlı, doğruluk, nezaket, görgü terbiye gibi konulardan dem vurarak cevap verirdin.
Bak şimdi tc numarası bulup adamı araştırmaya çalışıyorsun. Madem bunca şeye dikkat ediyorsun neden bunu yapiyorsun?
0
tahirkemalbozoglu
(30.09.25)
@tahirkemalbozoglu

Ne yapmışım?? Anlayışın kıt herhalde ya da dayak istedi canın. Ne yapmışım!!
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
Tehdit mi ediyorsun şimdi sen beni. Peki…
0
tahirkemalbozoglu
(30.09.25)
@muhayyer divan sen çok onurlu, kuralcı bilmem neciydin. Şimdi ise o yukarıdan bakıp hamamböceği dediğin kişiler gibi olmuşsun. Vay be bir çınar daha devrildi.
0
Shepard
(30.09.25)
onca insanız şurada. lokasyon, zaman vb ver, gelip elemanı yoklayalım.ne lazımsa öğrenelim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.09.25)
(9)

Neden sadece 2 tane yolcu uçağı üreticisi var?

messina123
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
0
messina123
(29.09.25)
temel iş metrikleri

yeni bir firma çıktığında eski firmalar o firmayı batırmak için fiyat kırarlar.
0
duyurukullanıcısı
(29.09.25)
Sıfırdan üretelim dersek üretiriz ama verimli olmaz. Olay şu ki, yeni yaptığın uçağı kullanmazsın, hele ki 100-200 kişi taşımak için. Böyle bir kullanım için yıllar boyu uçağı test etmen gerek, durmaksızın. Çünkü bir sürü problem çıkacak. Bi problemi çözeceksin, tüm teste yeniden başlayacaksın mesela. Uçak kendini kanıtlayana kadar kullanmak intihar olur.

Boeing 1910lardq bu işe girmiş, zaten yüz yıldan fazladır ekipmanlarını test etmiş, her şeyi sıfırdan yapmamış, yeni bir teknoloji gelince sadece ona odaklanmış; çünkü diğer sistemler tamamdı. Böyle böyle gelişmiş. Keza airbus’ta öyle.

Hadi bi çılgınlık yapıp 20 yıl sürecek bir proje başlatıldı. Bunca yıl zararına çalışacak. Başarılı olacağının garantisi var mı? Başka ülkeler, daha doğru düzgün yoldu taşımamış bir uçağı alır mı?

Ayrıca THY’nin 2024 geliri 3.6milyar dolarmış.
Airbus 4.23 milyar avro.

Uçak yapmaya gerek yok yani, Thy sadece hizmet satarak airbus kadar kazanıyor.

Ne zaman mantıklı olur? Türkiye’de yeni bir teknoloji geliştirilir, sadece bu topraklardan çıkar, bunu kullanarak pazarlanır.
0
substituent
(29.09.25)
Bilgi yanlış.
Embraer, comac, bombardier, atr var aklima gelen. Ama tabiki boeing ve airbus gibi değiller.

Çünkü onu yapacak iş gücü ve bilgi yok. Olay sırf para değil. Bu tarz kararlar öyle "yapalim" ile olmuyor. Örnek verirsek Arjantin'in telefon yapmaya çalışması ya da Brezilya'nin bilgisayar yapmaya çalışması gibi kaynaklara bakabilirsin. Bir de bu olaylar drone vs gibi şeyler değil, drone misal 50 kere düşsün 51. Yap. Uçak bir kere düşerse ikinciye şirket kapanabilir.
0
logisticsmanager
(29.09.25)
Boeing ya da Airbus, tarihsel olarak bütün uçak yolcu taşımacılığı krizlerini, hukuki surecleri vb atlattı. Alternatifsiz oldukları için yine de seçildiler.

Şimdi biri çıkıp yeni firma kurdugunda, hepsini olmasa da aynı kriz ve hukuki süreçlerin bazılarıni yasayacak. Ama daha çok göze batabilir bu, diğerinde "Boeing bu hallediyordur" denilebilen şey, yeni bir firma için "beceremiyorlar bunlar galiba pek ya" olarak bakılabilir, çünkü dönüp Boeing kullanırsın yine.

Medyanın bu algıyı beslemeyeceginin garantisi yok.

Maliyet, gereken teknoloji ve altyapıyı geçtim, sırf bu tarafı yüzünden epey riskli iş.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
sabanci sene 93' de
TOYOTA ile ortaklık yapti
ve güneydoğuya fabrika acacagini soylemisti,

kardaşını öldürdüler..

Otomotivde fransiz ve almanin somurgesiyiz,

Sam amca olmaz öyle dedi,
artik amerikadan da dusuk vergili arac gelecek.

hükümeti özgür iradenle sen seçtigin gün ,o zaman olabilir.
0
designer
(29.09.25)
Niye Devrim arabaları kötülendi dışlandı yok sayıldı alay edildi aşağılandı ve yok edildi ise ondan.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Çünkü tek başına yapmak kolay değil. Boeing, Mc Douglas firması ile birleşti zamanında. Airbus da Avrupa devletlerinin ortak girişimi. Yani iki firmada tek bir üreticinin veya ülkenin elinde değil.
0
hububrad
(29.09.25)
Öncelikle teknolojik ve lojistik olarak çok zor bir üretim prosesi. Hadi onu hallettin diyelim gizli ve açık ambargolar var. AB ve ABD lisans vermezse o uçakları sadece yurtiçinde uçurabilirsin.

uçağı bırak airbus veya boeing uçaklarına onların onaylamadığı tuvalet kapısı kolu bile takamazsın.
0
merhum
(30.09.25)
uçak sanayisi en kaliteli parçaları, en kalitesi mühendisleri ve argenin önemli olduğu bir sektör. formula 1 araçları da aynı çerçevede üretiliyor. yani sağlam bir bütçe ve sağlam beyinlerin olduğu bir sektör. yani hadi çıkalım togg yapalım kaan yapalım iha yapalım değil bu iş. ayrıca türkiye herhangi bir uçağının motorunu kendi yapmıyor bakınız kaan.

belli sektörler ekonomik gücü yüksek ülkelerde bunun sebebide en iyi mühendisleri ve bütçeleri.

devrim arabayalarıyla ne alakası var ya?=
0
mikahakkinen
(30.09.25)
(1)

Belde kanal daralması

mrvln
Bu alanda çalışan iyi bir isim biliyor musunuz?
Bu alanda çalışan iyi bir isim biliyor musunuz?
0
mrvln
(29.09.25)
designer
(29.09.25)
(6)

Cilt problemlerim hakkında

sekizdokuzon
1. Dudak üstündeki güneş lekesi için ne önerirsiniz? Geçen sene doktor bir merhem vermişti, işe yaramıştı ama merhemin adını hatırlamıyorum. Adını hatırlayabilecek olan vardır belki.2. Yüzdeki gözenekler için düzenli peeling, kil maskesi dışında ne uygulayabilirim? Ciddi anlamda rahatsız edici boyut
1. Dudak üstündeki güneş lekesi için ne önerirsiniz? Geçen sene doktor bir merhem vermişti, işe yaramıştı ama merhemin adını hatırlamıyorum. Adını hatırlayabilecek olan vardır belki.

2. Yüzdeki gözenekler için düzenli peeling, kil maskesi dışında ne uygulayabilirim? Ciddi anlamda rahatsız edici boyutta. Yaş 38.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(26.09.25)
recete yazdiysa enabizda ilaclarim bolumunde gorebilirsiniz.
0
lemmiwinks
(26.09.25)
bir hastanede cilt bakımı yaptırabilirsin. düzenli birkaç kere gidince işe yarayabilir.

sorunlu bir cilti toparlamaktansa, bakımı yapılmış sorunları giderilmiş bir cildi iyi ve temiz tutmak daha kolay demişti doktor arkadaşım...
0
art cat chocolate
(26.09.25)
SHE VEC Glyc-alright ürününü kullanıyorum. Gözeneklerden ve sivilce lekelerinden muzdaribim. Trendyol'da satılıyor ve benzer ürünlere göre gayet uygun fiyatlı. Günde 2 kez olmak üzere sabah ve akşam kullanıyorum ve dışarı çıkmadan önce mutlaka üstüne güneş kremimi de sürüyorum çünkü ürünün içinde belirli asitler var. Güneş kremi ile desteklenmezse daha çok lekeye sebep olabiliyor. Size de öneririm
0
mermaidd
(26.09.25)
Zeytinyağ deriyi besliyor yumusatiyor.
0
designer
(26.09.25)
Hydrafacial cilt bakımı yaptırmak gözeneklere çok iyi geliyor. Onun dışında düzenli peeling, kil maskesi haricinde salisilik asit içeren bir tonik kullanman lazım.

Tretin vermiş olabilir mi doktor? Aklıma sadece o geldi, onu kullanmıştım çünkü yıllar önce benzer bir şikayetle
0
kullanicadi
(26.09.25)
E-nabiz'da yazar+1
Kamu spotu: Göz ve dudak çevresinde tretinoin içerikli ürünler kullanmayınız.
0
gnosis
(27.09.25)
(3)

narkotik köpekleri nerede kalıyor?

green eyed penguin
mesaileri bitince kaldıkları ayrı bir yuvaları mı var yoksa polislerden biri mi alıyor günlük bakımları için?
mesaileri bitince kaldıkları ayrı bir yuvaları mı var yoksa polislerden biri mi alıyor günlük bakımları için?
0
green eyed penguin
(26.09.25)
Onların profesyonel bakım çiftliği oluyor polislere ait (bildiğim kadarıyla). Emekli olduklarında da ( devlet memuru gibiler evet ) orada bakılıyor yine. Eve götürülmüyor diye biliyorum ben.
0
titanic kemancısı
(26.09.25)
her ilde köpek unsuru yok. olanlarda da her köpek unsuru yok. genelde bakım ve eğitim merkezleri oluyor orada kalıyorlar. duruma göre başka bir ile gidecekse görev yazısı falan yazılıyor.
0
Whily
(26.09.25)
askerde tanik olmustum,
her köpegin bir sorumlusu vardi
ve sürekli oyun gibi komutlarda egitim devam ediyordu.

Cok kisinin hayatini kurtarmislardir..
0
designer
(26.09.25)
(11)

Türkiye’nin gizli nükleer programı var mıdır?

messina123
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
0
messina123
(24.09.25)
bence yok. nükleer programları radyoaktivitenin tespiti ve radyoaktif malzemelerin takibi kolay olduğu için pek öyle gizleyemezsin.
0
orpheus
(24.09.25)
Yoktur çünkü dünyadaki uranyum kaynakları ve kapasiteleri belli. Nükleer yapacaksan bunlara ihtiyacın var. Şimdi istesen bile isteyen ülke hemen alamıyor. Kime ne kadar verildi her şeyin kaydı var. Hammaddeye gizliden el altından ulaşamazsın
0
grimavi
(24.09.25)
dünyadaki tüm istihbarat ajanlarının cirit attığı bir ülkeyiz, gizli bir programımızın olacağını hiç sanmıyorum. varsa da ancak bizden gizlenmiştir. oda olsa olsa amerikanın izin verdiği kadar olur.
0
my fault
(24.09.25)
Türkiye'nin gizli hiçbir şeyi yok.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
turkiye'nin herkesten gizledigi ve ilerleyen bir program yok. akademik calismalar var, bir kismi uzun zamandir ilerlemese de kiymetli calismalar. ozellikle toryum icin lab ve sim calismalari var.

bunlarin disinda 150 kadar nukleer baslik ve bunlari tasiyacak cesitli varyasyonlarda fuze de incirlik'te nato sebebiyle bulunuyor. yerleri degismis diger uslere tasinmis olabilir ama cok dusuk ihtimal veriyorum.
0
klassno
(24.09.25)
:) herkesten ve hatta belki de cumhurbaskanlarından bile gizlenen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. bir grup derin bürokrat ve bilim adamının gizli nükleer programlar ile falan uğraştıgını hiç zannetmiyorum. gizlense gizlense kirli bağlantılar, rüşvet, rant falan gizlenir. kaldı ki o bile gizlenmiyor.
0
abelardo
(24.09.25)
Bunu ülkede yapabilecek insan/bilgi birikimi yokki. Velev ki böyle bir şey yapılıyor, çalışan mühendislerin büyük çoğunluğu Türk değildir.

Bir ara Kıbrıs’ta petrol arıyorduk bir gemiyle, Avrupa ile papaz olmuştuk hatta. Cüneyt Özdemir de o gemiye gidip Avrupa’nın inadına petrol arıyoruz gibi bir video çekmişti. Gemide çalışa mühendisler yabancıydı.
0
substituent
(24.09.25)
yunan devlet kavramini kesfettiginde ,

iki temel olgu üzerine kurdu,

Güvenlik ve hazine.

bizde ikiside bagimsiz degil,

önce devlet olabilmek lazım,

sonra uzayada gidersin,

atomuda parcalarsin..
0
designer
(24.09.25)
Yok da değil. How know var. Akp kozmik odaya girdikten sonra neler değişti oraları konuşmak doğru değil sory
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
var ise gizli olduğu için de yok diyeceğiz ne diyeceğiz ki başka, senin benim buradakilerin bildiği bir şey gizli olabilir mi? hadi geçtim o gizli programdaki biri de burada takılıyor olsun, evet, kayserideki tekstil fabrikasının altında aslında uranyum zenginleştiriyoruz der mi :)
0
selam
(24.09.25)
Program yoktur ama genelkurmay’da bir dosyası vardır
0
kaptan memo
(25.09.25)
(9)

kiralık araçların şirketler tarafından satışı

faroe adamlari
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye d
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye düşündüm ve bunun üzerine sahibinden'de bakınmaya başladım ve bu araçlardan düşük km (en fazla 100km) bandında bolca bulunduğunu gördüm.

bu da benim piyasadaki araçların kiralama şirketleri tarafından bir süre kullanıldıktan sonra satışa çıkıyor olabileceğine dair bir hissiyat oluşmasına sebep oldu.

örneğin, araç ziraat filo aracıydı ve oradaki bütün araçların plakası 34 m** şeklindeydi, sonra internette de m plakalı birkaç araç gördüm.

böyle bir uygulama mı yapıyor bu şirketler, 2. el alım sırasında bu tür kira aracına denk gelmemek için ne yapmak lazım? diye sormak istedim
0
faroe adamlari
(20.09.25)
evet, kiralik araclari bir sure sonra satiyorlar. denk gelmemek icin bu tarz sirketlerden almamaniz lazim. tabi satmaya calisan kisi daha once kiralik olan bir arabayi almis olabilir, bilemezsiniz. sifir arac almak en garantisi. baska turlu garantisi yok. ihtimalleri biraz daha azaltmak icin kucuk sehirlerden arac almak da ise yarayabilir.
0
lemmiwinks
(20.09.25)
Aracı alırken bu arac siz ne zaman aldınız diye soruyorum. 5 ay 10 ayönce aldım diyorsa... arızalı ve masraflı demek. Sigorta şirketi zaten bu bilgiyi sorarsanız ücretsiz verir.
0
luluki
(20.09.25)
@luluki 5-10 ay önce alınan araç niçin arızalı ve masraflı olsun?
0
abelardo
(20.09.25)
@luluki

sigorta şirketine nasıl soracağım? yardımcı olabilir misiniz?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
Km si düşük aracı ilk sahibinden olanini alabilirsin.


sbm.org.tr/tr/sms-sorgulamalari
0
designer
(20.09.25)
@designer

bütün sahipleri sıralı görmemi sağlayan bir sistem var mı? bu sanırım sadece son sahibi gösteriyor?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
sıfır araçların en büyük alıcısı filolar ve kiralama şirketleri. yüksek adetli aldıkları için uyguna alıyorlar ve çok km yapmadan elden çıkarıp bir yenisini alıyorlar.
0
my fault
(20.09.25)
böyle araçlar alınır mı? bir galeride faizsiz kredi fırsatıyla birkaç araç buldum, araçlar muhtemelen kiradan çıkma. bu tür araçlarla ilgili tecrübesi olan var mı?
0
🌸faroe adamlari
(21.09.25)
Bu araclar ihaleye cikar zaten. Galeriler alir. Siz de onlardan alirsiniz. Ya da filonun kendi ikinci el arac satis sirketi bile olabilir, garanti filonun vardi mesela. Ya da metal oto gibi.

Ben alir miydim? Almamayi tercih ederim. Evet arac cok yeni ama %90 hoyrat kullaniliyor. Ben ki emanet mala ozen gosteririm ama kiralik arabanin gazina bastigim gibi kendi arabama yuklenmiyorum aracim yipranmasin diye.
0
narod
(21.09.25)
(4)

Yolcu için kask ve her iki kişi için reflektörlü yelek zorunlu mu?

hadi ya la
Çok nadiren arkadaşlarımı bir yerlere bırakıyorum 50cc motorumla. Çoğu zaman polislerin yanından kendim kasklı, yolcu kasksız ve reflektörlü yelek olmadan geçiyorum, bu güne kadar kimse durdurmadı.Bunun doğrusu nedir? Ceza yer miyim? Hemen kask ve yelek alacağım ama, güvenlik önemli.editto: Bugün po
Çok nadiren arkadaşlarımı bir yerlere bırakıyorum 50cc motorumla. Çoğu zaman polislerin yanından kendim kasklı, yolcu kasksız ve reflektörlü yelek olmadan geçiyorum, bu güne kadar kimse durdurmadı.

Bunun doğrusu nedir? Ceza yer miyim? Hemen kask ve yelek alacağım ama, güvenlik önemli.

editto: Bugün polis reflektörlü yelek zorunlu, yoksa 1000 TL civarı ceza yazıyoruz demiş. Ne diyorsunuz?
0
hadi ya la
(17.09.25)
Kask evet yelek hayır, kasksız kesinlikle artçı bindirmeyin
0
mirty
(17.09.25)
yolda görünür olmak

senin zorunluluğun olmali,

Yasalara uygun giyinmeyi degil,

Hayatta kalmaya,

sağlikli olmaya odaklanmalisin.

kask kadar reflektör ve aydinlatma ekipmanlarina önem vermeniz iyi olur..
0
designer
(17.09.25)
Kasksız olmaz, yelek şart değil. 500cc motorda yelek giymiyoruz.
0
gadlemler
(17.09.25)
Bugün polis reflektörlü yelek zorunlu, yoksa 1000 TL civarı ceza yazıyoruz demiş. Ne diyorsunuz?
0
🌸hadi ya la
(29.09.25)
(14)

Ateşi düşmeyen bebek

administ
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de anlatıldığı gibi değilmiş. Ne yapsak ya devlet hastanesine mi götürsek acaba acile?
0
administ
(15.09.25)
Hayır sakin olun calpol falan da vermeyin yetişkinlikte astıma sebep oluyor.

Ateş vücudun kendini savunma ve iyileştirme yöntemlerinden biridir denir, ateşten korkmayın. 39,5'a yaklaşırsa o zaman acile gidin, doktora gitmişsiniz zaten, korkmayın demiş. Korkmayın. Korkunuz bile onu yatıştıramıyor olabilir. Bi sakin olun, sirkeli ılık su yapın içinizi rahatlatacaksa, dirsek için diz arkası el ve ayak bilekleri gibi yerlere koyun ama bi sakin olun.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
öncelikle telaşlanmayın. hepimizin çocuğunun başına geldi bunlar.

40'ı geçmediği sürece havale geçirmez. 6 saatte bir calpol verebilirsiniz. calpol yeterli gelmiyorsa 6 saati beklemeden dolven de verebilirsiniz. aynı ilacı 6 saatten kısa süre içinde vermeyin.

ılık suyla yıkayabilirsiniz. onun dışında koltuk altlarına, bacak içlerine ılık suyla ıslatılmış bezle kompres yapın. bırakın vücut mikropla savaşsın.

ateş inatçı ise, düşmüyorsa 3 gün bana uzun geldi ama yarın veya öbür gün sabah tekrar götürebilirsiniz.

kulak içi ölçümü, koltuk altına göre daha doğru sonuç verir.
0
kibritsuyu
(15.09.25)
dolven bizim çocukta daha etkili oluyordu uyumadan önce içiriyorduk ateşi düşmeye başlıyor 6 saat sonra tekrardan içiriyorduk ama doktor kan tahlili yapıp antibiyotik yazmıştı. Hatta ben serum bile taktırmıştım çocuğa. Ateş vücudun verdiği bir tepki hastalığa karşı 2 günden fazla sürmüyor genelde
0
atcapar
(15.09.25)
Kaç yaşında ya da aylık? Ateş harici belirti var mı?

Çok inatçı ateş bana hep roseola yani 6. Hastalığı düşündürür. 2 yaşın altındaki çocuklarda inatçı ateş olur başka bir belirti olmaz. Ne burun akıntısı ne öksürük. 3 gün ateş yüksek seyreder çok zor düşer, 3 gün sonra ateş düşer düşmez kırmızı döküntü başlar. Semptomatik tedavisi vardır, viral olduğu için antibiyotik kullanılmaz. Bir ihtimal bu hastalık olabilir sizdeki de
0
kullanicadi
(15.09.25)
bebeklerde kac derece üzeri ates sayilir bilmiyorum,

ama Allah korusun yuksek ates oldugunda
aklinizda olsun,
koltuk altlarina,
eklem yerlerine
sirke sürün ve ilik su ile yikayin,

soguk degil sakın ha,
ılık su ile banyo ve sonra acile sevk.
0
designer
(15.09.25)
Cocugun yasi kac? Öncelikle bu önemli. Ilk 12 hafta icinde ates 37 üstüne cikinca hemen acile getirilsin isteriz. 12 hafta sonrasinda cocuklarin atesleri 39'u görnediyse acil yolu henüz gözükmemistir.

Kulakici termometreleri ile daha yüksek almaniz normal. Atesi bebekte popodan ölcmek gerekir ancak bunu ebeveyn olarak siz yapmayin. Koltuk altından ölcüp not etmeye devam. Cocugu üsütmeyecek sekilde dus aldirin, özellikle kasik bölgelerini erkek cocuksa serin tutun, basina nemli bez baglayin. Yemeye zorlamayin. Bu bir sürec. Fiiiirt diye iyilesmiyor vücut. Koltukaltindan 39 dereceyi ölcersebiz hemen acile. Gitnisken acil durumlar icin fitil yazdirin. Su an evinizde ates düsürücü fitil olsaydi verin derdim. Calpol vermeniz yanlisi degilim.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
yukarida arkadas ifade etmis, tekrara duşmüşum

+ muhayyer
0
designer
(15.09.25)
geçmiş olsun. bizim oğlanın ateşi çıktığında biz ilk soyardık onu gerekirse üzerinde sadece bez kalırdı. baktık rahatlayamadı ılık bi duşa sokardık kucakta. şurup son çare olarak verirdik.
Bu arada ilk çocuk mu ve kaç aylık?
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
Telefondan rahat yazamadım, bilgisayardan kökleyeyim şimdi.


Çocuklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ateşlenirler. Sağlık açısından görece düşük risk taşıyan rahatsızlıklar bile onlarda ateşe neden olabilir. Bu, önemli bir savunma mekanizması ve vücudun bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisidir. Vücut, yabancı organizmaların (bakteri ve/veya virüsler) hayatta kalamaması için fazladan ısı üretir. Yani yüksek ateş çocuğunuzun hastalıkla savaşmasına yardımcı olur, yani çoğu durumda ateş iyi bir şeydir.

Ateş, ≥38,0°C çekirdek vücut ısısı olarak tanımlanır.
Bebeklerde çekirdek vücut ısısını ölçmenin en güvenilir yolu rektal ölçümdür. 4-5 yaşından büyük ve iş birliği yapabilen çocuklarda oral ölçüm düşünülebilir. Koltuk altı sıcaklığı ölçümleri rektal ölçüme göre daha az doğrudur. Koltuk altı ve rektal sıcaklık ölçümleri arasında bir korelasyon vardır; koltuk altı ölçümü genellikle 0,5-0,85°C daha düşüktür.
Kulak zarı (timpanik membran) termometreleri çocuklarda çoğunlukla doğru sonuç vermez. Temporal arterden yapılan ölçümler bazı çalışmalarda rektal ölçümle iyi bir şekilde örtüşse de hastalar ateşliyken daha zayıf sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Bebekte ateş şüphesi varsa mutlaka çekirdek (rektal) ölçüm yapılmalıdır.

Burada bir nota bene: 3 yaş ve altındaki çocuklarda rektal sıcaklık ölçümü altın standart olarak kabul edilse de bu yöntemin kötüye kullanılmaması gerekir (çocuk için streslidir ve ayrıca bağırsak duvarının delinmesi riski vardır).

Değerlendirmede önemli olan diğer klinik parametreler şunlardır:

*Yorgunluk, halsizlik belirtileri
* Uyuşukluk
* Az beslenme
* Huzursuzluk
* Konsol edilememek
* Ağlama düzeninde değişiklik
* İç çekme, homurdanma
* Hızlı soluma
* Peteşiyel döküntü (küçük kırmızı lekeler)
* Öksürük, burun akıntısı veya hırıltılı solunum
* Kulak ağrısı veya çocuğun kulaklarını tutması
* İshal ve kusma


Çocuklarda ateşe neden olabilecek birçok durum vardır. Bunlar şunları içerebilir:

* Üst solunum yolu enfeksiyonları
* Orta kulak iltihabı (otitis media): kulak ağrısı
* Bronşit
* Tonsillit (bademcik iltihabı)
* Gastrointestinal enfeksiyon
* Akciğer iltihabı (pnömoni): öksürük, artmış solunum hızı, nefes darlığı, şişkin karın ve karın ağrısı
* İdrar yolu enfeksiyonu
* Menenjit: baş ağrısı, boyun tutulması, ışığa hassasiyet
* Su çiçeği, üç günlük ateş (roseola infantum), kızamıkçık, kızıl, kızamık ve kabakulak gibi çocukluk hastalıkları; karakteristik belirtiler ve deri döküntüleri ile birlikte
* Apandisit (apandisit)
* Uzun süre ağlama, sıcak güneşte oturma veya oyun oynama
* Diş çıkarma
* Aşırı ısınma
* Dehidrasyon (sıvı kaybı)


Ateş vücudun enfeksiyona karşı doğal tepkisinin bir parçasıdır, bu nedenle çocuğun huzursuz olmadığı durumlarda tedavi gerektirmez. Çocuğun mutlu ve başka bir rahatsızlık belirtisi göstermediği durumlarda, hemen ilaç kullanmaya odaklanmaya gerek yoktur.

Bebeklerde ateş için güvenli ve evde uygulayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler altta yatan hastalığı tamamen iyileştirmese de vücut ısısını düşürmeye ve çocuğu rahatlatmaya yardımcı olabilir. Yapabilecekleriniz şunlardır:

1. Fazla giysileri çıkarmak

2. Ten tene temas, kanguru yöntemi (babywearing)

3. Oda sıcaklığını normal tutmak, temiz hava almak

4. Ilık suyla banyo yaptırmak

5. Soğuk kompres: temiz, nemli bir bezi çocuğun alnına koymak

6. Bol sıvı ve sevdiği yiyecekleri sunmak (6 aydan büyük bebekler için)

7. Emziriyorsanız sık sık emzirmek

8. Bebeğiniz mama ile besleniyorsa öğünleri atlamadığından emin olmak (zorlamadan)

Eğer çocuğunuzun ateşi 38,5°C’nin üzerindeyse ve rahatsız veya huzursuzsa, pediatrist ateş düşürücü ilaç (örneğin parasetamol veya ibuprofen) vermenizi önerebilir.

Prensip olarak, emin olmadığınız durumlarda ateşli çocuğunuzla doktora gitmek daha iyidir. Doktor, ateşin nedenini belirleyebilir ve uygun tedaviyi başlatabilir.

Ateş bazen daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun ateşini yönetmeyi, tedavi etmeyi ve ne zaman tıbbi yardım almanız gerektiğini bilmek önemlidir. Aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurmalısınız:

1. Çok yüksek ateş (39°C veya üzeri)

2. Çocuğunuz yakın zamanda ameliyat olduysa

3. Ateş düşürücü önlemlerle geçmeyen ateş

4. Uzun süreli ateş (3 günden uzun)

5. Üç aydan küçük bebeklerde ateş

6. Hırıltılı veya hırıltı ile nefes alma

7. Işığa karşı hassasiyet

8. Nefes alırken burun deliklerinin açılması

9. Beyaz veya mavi cilt, özellikle tırnak etrafında, ağız veya dilde

10. Nefes alırken kaburga kaslarını içe çekme

11. Baş ağrısı, uyuşukluk, karın ağrısı, ağrılı idrara çıkma, genel durum bozukluğu, nöbetler, susuzluk belirtileri (kuru mukozalar, çökük gözler veya çökük fontanel) gibi ciddi diğer belirtiler

12. Bebeklerde içme güçlüğü

13. Bilinen kronik hastalıklar, örneğin bağışıklık eksikliği, kalp kusurları veya kanser

Bu yazımı ilerisi için kenara kaydedin, gerektiğinde bakarsınız. Ateş çoğu zaman bebeğin değil, ebeveynlerin rahatsızlık sebebidir.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Doktora gerek yok burada bir sürü doktor var. Boşuna özele para verme devletede gitme buradaki doktorları,psikologları,psikiyatristleri dinle sen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
dolven calpol dönüşümlü. duruma göre antibiyotik. verdiğiniz dereceler çok normal derece. soğuk uygulama yapacaksınız. tıpku sizinde hasta olduğunuzda annelerimiz gibi. maalesef yeni nesil anneler üşüyor-kıyamıyorum maalesef böyle. Çocuğun burnu tıkalı acile açtırmaya geliyor. Neyse evhamınızı anlıyorum ama dediğimiz gibi.

vücudun her bölgesinin standartı farklı derecedir. sizin 38iniz bizde subfebrildir.

geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(16.09.25)
geçmiş olsun. geçenlerde aynısı 20 aylık kızımızda oldu. tam 3 gün sürdü 3. gün pat diye kesildi. calpol ve ibufen dönüşümü yaptığımız halde ateşi dinmiyordu. meğersem 6. hastalık diye birşeymiş. doktorumuzda 3 gün bekleyin geçmezse antibiyotik yazarız demişti. tam da dediği gibi 3. gün geçti 6. günde deride döküntü oldu ve bitti.
0
bigcaptain
(16.09.25)
doktor değilim öncelikle.
dolven çok etkili oluyor ama 7 kilo üstü bebeklere verilebiliyor. 4 saat arayla dolven + calpol dönüşümlü kullanmak dirençli ateşi 12 saat içinde düşürür. sadece ebeveyn tavsiyesi.

geçen hafta 3 gün dirençli ateşten sonra döktüntü başlayıp el ayak hastalığı olduğunu öğrendik biz de. inşallah sizinki öyle değildir. çok pis bir hastalık.
0
kaptan maydanoz
(16.09.25)
hepinize teşekkürler. o gece hepsini okudum ve rahatlamıştım. tikleri şimdi verdim. 3.güne daha gelmeden ateş ilaçsız olarak kademeli düştü. Şimdi eskisinden de yaramaz bir şekilde emekliyor evin içinde. hepinize teşekkürler.
0
🌸administ
(17.09.25)
(5)

Bir sağlık sorunu

clones
Bu şehir hastanelerinde ssk ameliyat ücretini karşılarken cerrah ücretini karşılamıyor mu? Sırf para bulunamadığı için bi tanıdığın pil takma ameliyatını yapmıyorlarmış durumu ciddi olmasına rağmen. Bu hasta genç biri aynı zamanda. Cidden kafayı yiyeceğim bu durumdan dolayı. Para verebilecek bir hay
Bu şehir hastanelerinde ssk ameliyat ücretini karşılarken cerrah ücretini karşılamıyor mu? Sırf para bulunamadığı için bi tanıdığın pil takma ameliyatını yapmıyorlarmış durumu ciddi olmasına rağmen. Bu hasta genç biri aynı zamanda. Cidden kafayı yiyeceğim bu durumdan dolayı. Para verebilecek bir hayırsever de bulamıyoruz. Göz göre göre ölümüne sebep olucaklar
0
clones
(13.09.25)
imkani olan hastaneye gidebilirsiniz.

Gecmis zaman oldu,

izmir yesilyurt devlet hastanesi

yapiyordu sanirim.
0
designer
(13.09.25)
maalesef buna imkan yok şu an yoğun bakımda
0
🌸clones
(13.09.25)
bir şeyi yanlış ya da eksik biliyorsunuz muhtemelen. kullanılacak malzeme için fark ücreti falan isteniyor olabilir ama cerrah ücreti diye bir şey istenmez. öğretim üyesi yapacaksa yine bir fark ödemek gerekiyor olabilir. el altından istenen bir ücretse de 184’ü arayıp durumu aktarın.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(13.09.25)
184'e şikayet kaydı oluşturuldu ama nafile
0
🌸clones
(13.09.25)
Hasta hakları birimi ile konuşun bir yam olarak ne isteniyor, bu ücretin resmi adı nedir ona göre hareket edin. Bir sonuç alınamazsa başhekimle falan konuşmaya çalışın. Üniversite hastanelerinde ek ücret istenebiliyor ama şehir hastanelerinde istenmiyordu diye biliyorum ben de üstteki kullanıcı gibi. Bir de şehir hastanelerinde hastanede hangi alet veya cihaz varsa o kullanılıyor dışarıdan alım yapılamıyor farkı verseniz dahi.
0
playing star again
(14.09.25)
(8)

Corsa, iki aracın arasına paralel nasıl park edilir

kiminromeosu
Çoğu şeyi hallettim ama bunu bir türlü öğrenemedim. İnternet'teki videolar işe yaramıyor. İki aracın arasına giremediğim için birçok park yerini kaçırıyorum. Bu işin püf noktası nedir, biriniz anlatabilir mi?
Çoğu şeyi hallettim ama bunu bir türlü öğrenemedim. İnternet'teki videolar işe yaramıyor. İki aracın arasına giremediğim için birçok park yerini kaçırıyorum. Bu işin püf noktası nedir, biriniz anlatabilir mi?
0
kiminromeosu
(10.09.25)
püf noktası ararsan yapamazsın, yeterli mesafe olduğu düşündüğü yere geri geri gireceksin. sonra park edene kadar ileri geri manevralarla park edeceksin.
0
duyuruuser
(10.09.25)
1 araba boyu ileri gitmeniz lazım

sonra hafif hafif sağa çevirerek gireceksiniz
kaldırıma yaklaştıkça direksiyonu kırma hızı artacak
girdikten sonra full sağ ile ilerleyeceksiniz öndeki araca kadar
sonra solla geri
sağla İleri girene kadar.
0
gurur
(10.09.25)
arabanın boyuna alışman lazım, umduğun şey oluyor mu görmen lazım. Bence deneme yanılma ile yani.

Mesela ben başta "direksiyonu şuradan kırarsam sürterim daha geri gitmem lazım" diyordum, ama öndeki arabayla aramda aşırı mesafe kalıyordu. Bu deneme yanılmayla çözülüyor.
0
nhk ni youkosu
(10.09.25)
Öndeki aracın yanina yanaş,

Senin Sag arka kelebek caminin yanda park edilmis aracın enson noktasinin gececek sekilde geri gel,

Direksiyonu tam kurs saga cevir (sanirim 2.5 tur yapar)

Aracin sol aynasina bakarak geri gel,
Sol aynada arkadaki aracin plakasina tam gorene kadar dönmeye devam,

Direksiyonu düz konuma getir,sag ayna öndeki aracin bagajini gecene kadar geri gel,

Direksiyonu tam kurs sola cevir,

Geri gelmeye devam,

Ve içeridesin.
0
designer
(10.09.25)
designer
(10.09.25)
Sana bi teknik anlatayım:

1: Arabanı gireceğin boşluğun önündeki arabayla yan yana getir.
2: Direksiyonunu tam sağ yap.
3: Ayağını hafiften frenden çek aracını yavaşça hareket ettir ve sol aynandan arkandaki aracın sağ farını görene kadar hareket et.
4: Arkadaki aracın sağ farını gördüğünde aracını durdur direksiyonu düzle ve sağ aynan önündeki aracın sol arka köşesiyle kesişene kadar içeri gir.
5: Sağ aynan öndeki aracın sol arka köşesiyle kesiştiğinde aracını durdurup sola tam kırıp içeri gir. Bu kadar.

Böyle anlatınca karmaşık ya da Bilal'e anlatıyormuş gibi gelebilir ama ben paralel park yapamayan kim varsa bu teknikle öğrettim, acemilik döneminde kendi aracın dahil hiçbir araca zarar vermezsin, ayrıca önünde arkanda ya da sende hangi aracın olduğunun önemi olmadan basit bir şekilde park edersin, öğrendikten sonra zaten içgüdüyle anlık olarak yapıyorsun. Bir de ben aracı sağına aldığın pozisyon için anlattım, mahalle arasında vs soluna alacak şekilde olursan tersini yaparsın. Son olarak da bunları yaptığın yerde trafik akışı varsa dörtlüleri aç dörtlüleri açınca yavaş hareket etsen de insanlar bir şekilde hoş görülü oluyor korna falan çalmıyor, gereksiz heyecanlanmazsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.09.25)
@designer'in videosundaki yöntemi kullanıyorum
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.09.25)
madde madde yazacaktım ama kaleci saçlı yırtıcı forvet yazmış. ilk zamanlar bu tekniği kullanıyordum. okuyunca kulağa uzun geliyor ama alışınca uygulaması on saniye sürüyor. zaten bir süre sonra elin ve gözün alışacak, düşünmeden yapacaksın.

bu maddeler arasında en kritiği birinci madde. öndeki aracın arkası ile kendi aracının arkası aynı hizada olacak. aranızda da ne çok dar ne çok geniş (1 metre iyidir) bir boşluk olacak. buraya dikkat edersen gerisi kolay. ama yanlış mesafeden başlarsan gerisi de yanlış gidiyor.
0
sir gawain
(11.09.25)
(8)

2. el Araç Piyasası Ne Olur?

mor oje
Şu 1-2 aylık dönemde, 2. el araç piyasası ne olur sizce? Piyasa çok durgun diyorlar, fiyatlar artar mı yakında yoksa araç fiyatları biraz daha düşer mi?
Şu 1-2 aylık dönemde, 2. el araç piyasası ne olur sizce? Piyasa çok durgun diyorlar, fiyatlar artar mı yakında yoksa araç fiyatları biraz daha düşer mi?
0
mor oje
(09.09.25)
Düşmez de aman aman artmaz da. O eski "araba alayım, 1 ay sonra büyük kâr ile satayım pandemi devri bitti. Enflasyon oranında, diğer metalarla orantılı bir artış beklerim.
0
prole
(09.09.25)
otomobil masraf kapisi,gercekten ihtiyacın varsa al.
0
designer
(09.09.25)
@designer arabam var zaten yıllardır, değiştiriyorum aralıklarla sadece
0
🌸mor oje
(09.09.25)
2. el, 1 yaşında, 8k km'de, hasarsız arabamı, 3 ay önce satmak istemiştim ve 1400ü zor görmüştü. bugün muadili 1550ye gidiyor.

düşmez artar bence.
0
scudman1
(09.09.25)
arabaya göre değişir. son ötv diliminde üste çıkan bir modelse ikinci elde de değer artışı görülmesi olası. euro da artacak gibi. fiyatların düşmesini gerektirecek pek bir senaryo yok. sadece sıfır araçlarda bazen liste fiyatından iyi indirimler yapabiliyorlar bu sebeple alıcılar sıfıra yönelebildiğinden talepsizlik oluşabiliyor. her ay kademe kademe fiyat artıran bir sıfır araç piyasası var.
0
awlmi
(09.09.25)
1-2-3 yaş araç fiyatları artmaya devam edecek maalesef
0
HellKeePer
(10.09.25)
Alayım ben hızlıca, beklemeyeyim o zaman :))
0
🌸mor oje
(10.09.25)
piyasa temmuzda hareketlendi millet fiyatları gene uçurdu, uçurunca gene herkes gene geri çekildi. araç fiyatları düşmez eski yerine gelir (yani temmuz öncesine). düşüş beş on bin bilemedin 20 bin düşer pazarlıkla değişir.

ekonomide belirsizlik var, o sebepten herkes temkinli.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
(5)

Chp olaylari en bastan

optimistbakunin
Selam borsa alt ust her haberde var ama hic tam kaynak bulamadim takip de etmedim. En bastan anlatir misiniz gundemi bu kadar dolduran olayin en bastan temelden anlatir misiniz kaynak atsaniz da olur.
Selam borsa alt ust her haberde var ama hic tam kaynak bulamadim takip de etmedim. En bastan anlatir misiniz gundemi bu kadar dolduran olayin en bastan temelden anlatir misiniz kaynak atsaniz da olur.
0
optimistbakunin
(08.09.25)
Akp chp'yi bitirmek istemek.
0
Shepard
(08.09.25)
şikayet eden chp'li
kanıtları getiren chp'liler
tanıklar chp'liler
kayyım chp'li…

Bu olay chp’nin iç meselesi. Kk’nin kongre sürecinde yapmış olduğu “sırtımdan hançerlendim” lafının bugün ne anlama geldiğini net bir şekilde görüyoruz.
Ha bu durum iktidara yarıyor mu? Elbette yarıyor.

Çünkü, Herhangi bir politika alternatifi üretemeyen chp, kendi iç meselesinde kendi partilileriyle çatışan bir chp iktidar alternatifi olamaz. Bunu 2 gün önce ismail saymaz da söyledi sonra aktrol yaftası yiyerek adam twit silmek zorunda kaldı.

@Shepard
Chp kongresinin iptali ve tutuklanan chpliler için akp mi dilekçe vermiş yoksa chpliler mi? Bizi aydınlatırsanız memnun olurum.
0
ezkaza
(08.09.25)
deniz baykal muhtar bile olamaz diye siyaset yapti
sonra omuz verdi başkan yapti,
Sonra ergenokon kumpasi kuranlar baykalin kasetini patlatti,
o zamanlar hukümet feytullah ile kardeşti,
Bunu firsat bilen başkan mudur olarak kilictari atadi,
kilictar ekibi yillarca kayyum atanacak, o bu olacak diye sufle verdi,
en sonunda acik sekilde belli oldu ki icerideki devletin adamlari kayyum olarak gelenlermis,
yillarca ekmeleddin vs diye milleti oyalayanlar bunlarmis.
0
designer
(08.09.25)
@ezkaza Muharrem İnce vermiş diyolla
0
Shepard
(08.09.25)
www.aa.com.tr

2008 Akp kapatma davasının şu an öcü alınıyor.
0
mikahakkinen
(09.09.25)
(9)

Saç ektirme vol1

kararsızataletfilozofu
Saç ektirmeye karar verdim, bu haftaki arkadaş baskısı üstüne berberimin tavsiyesiyle niyetine girdim.Bir yerden bilgi alıcam sanırım elmas yöntemiyle mi ne yapıyorlarOrta bölgeede eksiklerim var, berberin dediğine göre hem arka hem yanlar sende saç dolu güzel sonuç alırsın dediEktiren arkadaşta 800
Saç ektirmeye karar verdim, bu haftaki arkadaş baskısı üstüne berberimin tavsiyesiyle niyetine girdim.
Bir yerden bilgi alıcam sanırım elmas yöntemiyle mi ne yapıyorlar
Orta bölgeede eksiklerim var, berberin dediğine göre hem arka hem yanlar sende saç dolu güzel sonuç alırsın dedi
Ektiren arkadaşta 8000 greftle tam dolar senin saçlar ama pahalı olur dedi
Bir arkadaş ektirmeden önce prp ye başla dedi

Ektiren arkadaşlardan tecrübeler sonrası bilgi almak istiyorum nelere dikkat edeyim ne araştırayım
0
kararsızataletfilozofu
(07.09.25)
designer
(07.09.25)
esnafın palavrasi cok olur,

taksici,berber,balıkçı ...
0
designer
(07.09.25)
Ektirip memnun kalan yok mu sayın duyurucular
Bir kuzenim çok memnun kaldı
Yiğenim ve komşum malesef kazıtıyor saçlarını tutmadı
Doktorumun saçlarıda tutmadı
Etkileyen ne var bu kadar ?
0
🌸kararsızataletfilozofu
(07.09.25)
ektirmezsen kazıtacak haldeysen veya oraya doğru gidiyorsan, ektir.
i.ytimg.com
şöyle.

zaten saçın varsa araları boşsa veya erkek tipi ön-yanlar açılıyorsa, beklentin yüksek olacağı için beğenmeyebilirsin.

Tepe (arka) daha zor tutuyormuş, bende orayı ekmediler bile 4000 greft ön tarafa yapıldı. Önden bakınca saçım var mutluyum. Arkası yine açık, çok da umurumda değil.

Doktor ve ekibi önemli (ön çizginin doğal olması için doktorun deneyimi, sonrası için ekibin deneyimi önemli çünkü ekip ekiyor.) Fakat genetik çok daha önemli. Aynı ekibin yaptığı bir iş acayip tutuyor biri tutmuyor. Bu genetik bence.

klasik öneri: sacekimisonuclari adlı foruma gir bak. Millet ilk ay nasıl 6.ayda neye dönüşmüş 1 yıl sonra ne olmuş bak.
0
nhk ni youkosu
(07.09.25)
bu çok kritik bir süreç. ekimin başarılı olmasını etkileyen onlarca faktör var. birinin ekiminin başarılı olmuş olması sizin de başarılı bir operasyon geçireceğiniz anlamına gelmez. onun bunun lafıyla asla ama asla hareket etmeyin! bakın bu forumda; www.sacekimisonuclari.com aklınıza takılan her türlü soruyu bulabilirsiniz. acele karar vermeyin, ekim yaptırmaya karar verdiğiniz merkezin daha önceki ekim sonuçlarını mutlaka bu forum üzerinden takip edin.

herhangi bir kliniğe gittiğinizde size müthiş hürmet gösterirler, bir an önce karar almanız için sizinle müthiş ilgilenirler, bunlara kanmayın. ekim bittikten sonra mesajlara bile zor dönüş alıyorsunuz. güler yüzlere kanmayın, iyi araştırın.

KİŞİSEL TAVSİYEM; MEDEKS ADLI MERKEZE ASLA AMA ASLA EKTİRMEYİN, PİŞMAN OLURSUNUZ!
0
subarumavisi
(07.09.25)
Bir ay öncesinde prp filan yaptırayım mı ?
Ek vitamin tarzı birşeyler kullanmaya gerek var mı ekildikten sonra ?
0
🌸kararsızataletfilozofu
(07.09.25)
Subarumavisi +1 , birde o hormon ilaçları şart koyacaklar mı ona bak .
8000 greft çok fazla tek ekimde .
0
dunyatuhaf
(07.09.25)
@dunyatuhaf'ın dediği ilacın finasterid içeren propecia adlı şey olması lazım. Onu içersen şu an bile saçın çıkabilir, ama "kalıcı" yan etkilerden bahsediyorlar ve bu yan etkiler üreme sistemiyle ilgili, zira ilaç DHT denen testosteronu baskılıyor. (saçı döken o)

Bana ekim sonrası tavsiye ettiler ama kullanmadım, kullanacak olsam ektirmezdim zaten.
0
nhk ni youkosu
(08.09.25)
Dht engelleyici minoxidil ve finasterid kullanmicam
Gingko biloba ginsengde kullanmicam
Sadece vitamin mineral aminoasit konusuna sıcak bakıyorum ordada söyleyeceğim.

Saç için sistemimi bozamam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(08.09.25)
(25)

İçki içmenin havalı tarafı nedir?

i wanna go back
Şöyle bir gözlemim var: İçki içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.Sağlığa zararlı olduğu bilinen ve uzun vadede vücuda hasar veren ve ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan bir kimyasal maddenin havalı olan tarafı nedir?Ben inançlı bir insan değilim, çok nadiren (yılda 2-3)
Şöyle bir gözlemim var: İçki içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.

Sağlığa zararlı olduğu bilinen ve uzun vadede vücuda hasar veren ve ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan bir kimyasal maddenin havalı olan tarafı nedir?

Ben inançlı bir insan değilim, çok nadiren (yılda 2-3) bir kadeh şarap, prosecco veya şampanya içerim ancak havalı bir şey olarak düşünmem hatta bana saçma geliyor.

Ama insanımızda genel algıya baktığımda havalı buluyorlar ve "ağğbbbiii rakı ya" "offf buz gibi bira" "şarap kadehi ve atıştırmalık pozları" gibi örnekler görüyorum ve bana aşırı itici böyle bomboş, çiğ karakterler gibi geliyorlar.

Aynı zamanda içkiye düşkün insanları da basit, boş karakterler olarak görüyorum milliyeti fark etmeden. Alkolik olmasa bile haftada 2-3 gün içenler bile bana öyle geliyor öyle hissettiriyor.

Sizin sosyolojik tespitleriniz ve görüşleriniz nelerdir?
0
i wanna go back
(06.09.25)
"ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan"
yasak olan şey havalı gelir. Herkes özgürce yapabilse bu dediğin olmazdı. Mesela İngilterede müzikalde standupta trende sağda solda bira içmek çok normal. Kimse fotosunu instagrama koymaz ama koyarsa işten atılmaz mesela. Türkiye'de adam inanmadığı bir kutsal gün instagramda hikaye paylaştığı için işinden atıldı mesela.(pegasustan atılan adam olayı) Böyle olursa insanlar da tersini göstere göstere yapmaya çalışır.

Aynı şey sokakta ibadet edenler için de geçerli. Sen onun ibadetine karışırsan o da göstere göstere yapmaya başlar.
0
nhk ni youkosu
(06.09.25)
Sosyalleşmenin kolay yollarından biri, içki etrafına gerek pubda gerek evde gerek açık havada kolay toplanılıyor fakat sosyalliğin ana amacının içki olması bana tuhaf geliyor.Hadi toplanalım içeriz düşüncesi.

inançsız biriyim yazın ayda 1-2 bira içerim
0
grimavi
(06.09.25)
Ergenlikte sigara içmek havalı gelebilir ama içki için ilk defa böyle bir tabir duyuyorum. 35 yıldır içiyorum hiçbir zaman havalı olarak gören birine rastlamadım. İç içmeni çok fazla sebebi var en başta bağımlılık. Daha sonra sosyal meseleler. Ortam gerektirir bazen. Bazen cesaretlenmek için gerekebilir. Bazen sırf üzüntüden bazen de tam tersi kutlamak için ya da neşeden içilebilir. Ama alkol alayım havalı görüneyim diye bir şey duymadım ben.
0
ground
(06.09.25)
nhk+1 kim havalı dedi? 16 yasında icki içen ergenler mi size böyle lanse etti? onlar için havalı evet. güzel bi eventtir, övülebilir. rakı sofrası denen ortam diğer yemeklerden farklıdır. buz gibi içmeyi sevdiğiniz diğer içecekler gibi düşünseniz düşünmeye gerek kalmazdı siz orda alkole takılıyorsunuz buz gibi su, kola, limonata da güzel ama bira denince tırmalıyosa nhk+1 again
0
ala09
(06.09.25)
Ben kendimi bildim bileli içerim. Hiç öyle havalı bir şey olduğunu da, hava atmak için içildiğini de düşünmemiştim.
Öyle miymiş?
Ayrıca dini saiklerle veya değil, ağzına içki koymayan arkadaşlarım da var, kırk yılda bir içeni de var.
Ama içenleri basit, boş karekterler olarak göreni de hiç görmemiştim.
Tuhaf.
0
Mirket
(06.09.25)
öncelikle bir şeyin havalı olmasıyla, sağlığa ve vücuda etkisi arasında ters korelasyon var desek yeridir. tehlikeli sporlar havalıdır. risk alınan ticari hamleler havalıdır. o yüzden "bu zararlı ya, neden havalı ki" argümanını hemen bağlamdan çıkartmamız lazım. havalı != makul olan. aksi halde zaten bulgur pilavı yiyip, devlet memuru olmak ve belediye parkında hızlı yürüyüş yapmak havalı olurdu.

öte yandan her kesimde havalı değil. anadolu'nun pek çok yerinde havalı değil, aksine dışlanabileceğiniz bir şey. seküler, batı türkiyesi için yer yer havalı denebilir. çünkü özenilen batı kültürünün önemli bir ögesi. bu ilk sebebi bence.

ikinci sebep olarak da, bir tür sınıfı da gösteriyor. iyi içki kültürü olan, iyi içki mekanı olan insanlar yüksek bir sınıfı temsil ediyor. hem maddi durumları görece iyi, hem (bir şekilde) entelektüel seviyeleri görece iyi. bu da bu eylemi havalı yapıyor. yoksa kimse merdivenaltı bir mekanda kolonyaya benzeyen ev yapımı rakı içen alkolik amcayı romantize etmiyor. instagram'da lüks bir ortamdaki, güzel görünen kokteylleri görüyoruz.

kendi perspektifimden: ben haftada 2-3 içki içiyorumdur. evimde içki yok ama çok sık pub'a giderim. pub kültürünü hoş buluyorum. arkadaşlarımla yazın bira eşliğinde, kışın garip guçuk denediğimiz içkilerle sohbet etmeyi seviyorum. hem tatlarını seviyorum, hem ertesi gün iş yoksa kafamın hafif high moduna geçmesini seviyorum, hem ortamın sıcaklığını seviyorum. başka insanlarla sosyalleşmek için de iyi bir ortam olabiliyor.
0
gitdaddy
(06.09.25)
Yok. Havalı bir tarafı yok. Sigaranın da yok. Çayın da yok. Binaenaleyh, bir şey yemenin/yememenin, içmenin/içmemenin havalı bir tarafı yok esasen.

Bugün filmler, kitaplar, diziler, videolar, klasik ve sosyal medya b.k yemeyi "cool" bir şey olarak gösterirse, insanlar öyle olduğunu düşünecek.

Olayın bir kapitalizm boyutu var. Bir ürünü satan o ürünün vazgeçilmez olmasını ister. Burası cepte zaten.

Diğer taraftan, insanlık kendi tarihi boyunca uyuşturucu, uyarıcı ve keyif verici maddeleri hep kullanmış.

Birçok din, mezhep ve pratik; bunları ritüellerinde kullanmış. Yine birçoğu bunları yasaklamış.

Şahsen bu devirde insanın hem uzun vadede sağlığına zarar veren, hem kısa vadede muhakemesini bozan hem de cebini yakan bu tarz alışkanlıkları rasyonel/aklıselim görmesi mümkün değil. Ama nefis taşıyan insanlarız. İlla ki kendinize zarar veren alışkanlıklarımız olacak. İlla ki zararlı zevklerimiz olacak. İnsanız.

Ben kullanmıyorum, gereksiz buluyorum. Sigaraya ise daha da karşıyım çünkü edebiyle içen insan beni rahatsız etmezken, edebiyle sigara içen yine zehirliyor beni...
0
yadigar
(06.09.25)
Mobilden Ekleme:
Bir şeyin "yapılış şeklinin" havalı olması gerçeği var bir de. Bir insan rakıyı, sigarayı, kahveyi yahut çayı çok havalı bir tarzda içebilir. Yahut ceketini çok havalı bir şekilde çıkarabilir. Topu çok havalı bir şekilde sürebilir.

Atatürk'ün sigara ve alkol kullanmasına üzülürüm mesela. Adam cool. E rol model aynı zamanda. Haliyle etkilenir insanlar. Ama mesela Bizimkiler dizisindeki güzel insan Cemil Abimizin içtiği sigaradan, biradan kimse etkilenmez.
0
yadigar
(06.09.25)
Şöyle bir gözlemim var: kahve içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.

al ben de böyle görüyorum.
0
patronaj1
(06.09.25)
Bence havalı bir tarafı yok. Kahve uyku falan açıyor veya bir enerji veriyor. Alkol tamamen işlevsiz. Zaten yeni jenerasyon pek alkol almıyor
0
runaway
(06.09.25)
Toplum baskısı ve yasaklara karşı alaycı, antisosyal bir davranış modeli benimseme ile alakalı.
Sigara içilen ve içilmeyen bölüm yapılıyor; bütün sigara içenler sigarasız bölüme oturuyor :)
Ailede eğer içki kötü gibi bir baskı kuruluyorsa aynı davranış modeli de burada devreye giriyor. Halbuki içki bu kadar öcüleştirilmese ve kişinin kendi iradesine bırakılmış bir içecek gibi görülse belki de bu kadar cazip gelmeyecek özenen kişiler için; onlar için yasakları delecek bir aykırılık alanı çünkü. Halbuki dünya geneline bakınca her gün soda, su gibi içenler var bu normal karşılanıyor. Normal bilinçli tercih edenler ve bağımlı olanlar bu genellemenin dışında elbette.
0
titanic kemancısı
(06.09.25)
İçki içiyor olsaydın insanların bunu havalı bir şey gibi gösteriyor olduğunu düşündüğün şeyin havalı gibi görünmek olmadığını anlardın.

Senin tespitin içki içmeyen insanlara olan "hayattan keyif almayı bilmeyen insan" bakışıyla ve buna maruz kalmakla ilgili.

Ve evet, içki içmeyen bir insan hayattan keyif almayı bilmiyordur. Hayattan keyif almak havalı bir şey mi diye tartışabiliriz belki, o konuda haklı çıkarsın, havalı bir şey.
0
Bruce
(06.09.25)
Muhafazakar kesimin alkolü havalı bulduğuna inanıyorum. Yoksa alkolsüz içecekler şampanya gibi patlatılmaz, videolara çekilmezdi.

Dümdüz insanlar için sudan farkı yok. Mesela çay için de “tavşan kanı” deniyor. “Buz gibi bira”dan ne farkı var?

Not: Sosyal içiciyim, alkolik sevmem.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.25)
Hocam Türkiye'de bunun birkaç sebebi var. Öncelikle resmi uyarıyı yapalım. Alkol sağlığa zararlıdır, uzak durun.

1-Türkiye'de genel sosyolojik yapının tersine hareket etmeyi oldukça havalı bulan bir kesim var. Bu sadece içkiyle alakalı değil. Mesela domuz eti yemeyi de çok cool bulan bir kesim var. Toplumun geneline ters gelen giyim tarzlarını da cool bulanlar var ya da türk kahvesi yerine 3rd wave kahve içmek gibi gibi... Avrupa'da hiçbir arkadaşımın domuz yemek üzerine saatlerce konuştuğunu duymadım. Türkiye'de özellikle beyaz yaka kitlede böyle bir konu var. Konu yani bu bunu konuşuyorlar özellikle yurtdışına gidip dönünce.

2-Fazla para harcamayı cool bulan bir kesim var. Bunlar da adisyonla övünüyor. Gittikleri mekanla övünüyor. Tabii içki de bunun en temel göstergesi oluyor onlar için.

3-Türkiye'de insanlar hayattan keyif almayı bilmiyor. Birçok insanın tek eğlencesi haftasonu avm gezmek, cuma & cumartesi akşamları da mekan gezmek. Ellerinde sadece bu olunca bu konuyu bir şova dönüştürmeyi seven bir kitle de var. Mesela Almanya'da insanların bir sürü uğraşı var. Hobi kulüpleri var, ilgileri var. Spor yapıyorlar, geziyorlar, özellikle bahçecilik ve doğayla uğraşıyorlar. Onlar için bunlar daha havalı sosyal aktiviteler. Bizde böyle bir kültür yok.

4-Bu kuşaklar arasında da farklı algılanan bir konu. Mesela bu bahsettiğiniz konu y kuşağına ait bir alışkanlık. Z kuşağı ise bunu uncool buluyor. Son dönemde sağlıklı yaşam trendi yükselişte. O yüzden özellikle avrupa ülkelerinde kendine iyi bakmak, longevity odaklı vb gibi alışkanlıklar daha havalı bulunuyor. Ama Türkiye trendleri geriden takip ediyor. Yani 2000'lerin, 90'ların o kendini dağıtan gençlik kültürü, umursamaz yaşam tarzı Türkiye'ye daha yeni geldi. Ama görün bakın önümüzdeki yıllarda türkiye'de bunu uncool bulan insanların oranı artacak.

Bir örnek, mesela katıldığım bazı parti ya da davetlerde y kuşağı pancara dönerken, z kuşağı genelde daha sağlıklı yaşam trendi sebebiyle daha kontrollü gidiyor. Ya da hiç içmiyor.

5-Aslında konu cool bulmaktan ziyade insanlar bunu kimliklerinin bir parçası olarak alma eğiliminde Türkiye'de. Tuhaf olan da bu.
0
anten
(06.09.25)
İçki içilen yerlerde, ya da yöresinde yetişen yerlerde standart bir davranıştır. Günlük ya da benzeri bir sürecin parçasıdır. Örneğin trakyada standart bir olaydır kimse havalı ya da havasız bir olay dahi görmez. İçen içer içmeyen içmez.

Bunun olmadığı ve genelde de anadolu taşrasında yetişen köylüler büyük kentlere falan gittiğinde standart içki içilen durumların bile başkalarınca havalı bulunduğuna ilişkin bir zana kapılıyor genelde. Bunlar içkiye genelde alkol almak diyen tipler olur. Normal içli İçen kişilerin inanın bu durum hiç umrunda değil. Belki yeni başlayan çoluk çocuk için havalıdır 20 yaşında tipler için falandır ona bir şry diyemem. Onlara yasak olan her şey havalı zaten.
0
sanal hayvan
(06.09.25)
Aynı şeyi sigara hatta "madde" için dahi düşünüyorum, bu tür kullanımların çok büyük çoğunlukla televizyon ve sosyal medya üzerinden yaygınlaştığını hatta özendirildiğini düşünüyorum ben. Vaktiyle sigara için bizzat doktorların "faydalı" dedikleri reklamlar yayınlanmıştı mesela. Eskiden alkollü içecek, sigara reklamları vardı. Bu hatta estetik operasyonlar için de geçerli, gözlerin bazı görüntülere alıştırılması mesela.

Bu da nasıl yapılacak, elbette havalı olduğu, bir üstünlük verdiği hissi oluşturulacak şekilde unsurlar kullanarak yapılacak. Özellikle benim çocukluğumda sigara alkol kullanımı kullanan kişiye tam bir özenilme, imrenilme katan şeylerdi, bir evde viski varlığı o ailenin zengin olduğu fikri vardı, daha çok değer veriliyordu falan.

Yani bir havalı olma durumu varsa bence çok büyük çoğunlukla havalıymış gibi yansıtıldığı içindir. Böyle yansıtılmazsa talep görmez, talep görmeyince tüketilmez ve varlığı sürdürülemez çünkü.
0
muhayyer divan
(06.09.25)
Benim gözlemime göre tek başına ya da yakın çevresiyle güvenli ortamda rahatlamak için içen insanlar genelde sohbeti güzel, iyi, güvenilir oluyorlar. Havalı diyemem ama yüzyıllardır İstanbul'da süregelen bir gelenek bu aksamcilik dediğimiz şey. Böyle de bir gerçek var.
0
sekizdokuzon
(06.09.25)
Keyif verici maddedir,
haftada iki üç gün icen bagimli olmustur,

birakmak boşluga düsurur.
0
designer
(06.09.25)
içki içmek havalı değil.
türkiyede muhafazakar olmamanın bir sembolü olarak göründüğü için bazı kişiler içki içtiğinin altını çizmek isteyebilir. bazı çevrelerde içki içmek özgürleşmek, zincirleri kırmak, yasakları delmek gibi algılanır ve havalı olur.
küpe takan erkekler, dövme yapan insanlar gibi...

ben içki içmeyi havalı bulmuyorum ama "ağğbbbiii rakı ya" "offf buz gibi bira" diyorum.
çünkü rakı ve bira seviyorum. biranın zaten sevdiğim tarafı soğuk içmenin en çok zevk verdiği içeceklerden birisi olması. kola ve maden suyu da soğuk içilir ama bira daha geç soğuyor ve soğuk içecek hissiyatını daha dolu dolu veriyor. işin ilginci soğuk içecek hissini dolu dolu veren bir başka içecek de ayran :)

bence içki içmenin havalı olmasına veya havalı bulan kesimin varoş olması konusuna fazla kafa yoruluyor. ben de mesela bu tartışmayı abes buluyorum. havalı bulan da bulabilir yani, havalı bulmak biraz ergen hareketi gibi geliyor bana veya yukarda yazdıgım gibi muhafazakar çevreden olmadıgının altını çizmek gibi geliyor. bu da muhafazakar çevreden çıkmayı tam olarak başaramamış kişilerde biraz kötü duruyor, bunu kabul ediyorum.

yani öyle kızlar tanıyorum ki, annesi eve kaçta geleceğini söylüyor, bakire ve gayet muhafazakar bir hayat yaşıyor, ama instagramda daha düzgün tutmayı beceremediği rakı kadehi ile poz veriyor. bu kötü evet. ama yine de ben "ağğbbbiii rakı ya" derim çünkü rakı müthiş bir içecek. bunu ayrıca konusuruz :)

edit: ekleme yapmadan edemedim ama bu tartışmalar cidden belli bir yaşın üzeri için çok boş geliyor. şöyle ki, içki içtiğini belli etmek bir gruba ben de sizdenim imajı verebilir, içki içilen ortamlara beni de çağırabilirsiniz mesajı verebilir, zira içki içilen ortamda içki içmeyen birisinin olması hoş olmuyor.
ama dediğim gibi belli bir yaş üzeri için çok saçma, çünkü bir kere 35-40 yaşından sonra hiç bir şey havalı gelmiyor :) kimse kimseyi umursamıyor. ayrıca içki daha dikkatli tüketiliyor, hem sağlık açısından hem de içip sapıtmamak açısından daha az tüketildiği için hava mava kalmıyor.
çok yukarlarda yazdıgım gibi bu konuyu tartışmak bile tuhaf. havalı bulan bulsun :)

edit2: yorumları okudum, güzel cevaplar var ama bruce'a katıldıgımı yazmadan edemicem. "Ve evet, içki içmeyen bir insan hayattan keyif almayı bilmiyordur."
hiç içki içmemek bana da hayatın sundugu bir zenginliği tatmayı reddetmek gibi geliyor. kimse alkol yüzünden sağlığından ve ilişkilerinden olmasın, alkolik olmasın ama içki içmek gerçekten keyifli bir hayat aktivitesi. bu da var olan bir gerçek. sıcak yaz akşamında buz gibi bira içip sohbet etmenin keyfi ayrıdır. veya güzel mezelerle rakı içip anason kokulu sevgiliyi ağzından öpmek falan güzel şeyler :)
0
abelardo
(06.09.25)
ya sen türkiye'ye ne bakıyorsun. türkiye'de insanlar eli yüzü düzgün bir restoranda makarna yesin, onu bile instagram'da paylaşır, üç gün anlatırlar 'off geçende bir makarna yedim' diye. tamamen yokluk ve eziklikten. bunun da temelinde ekonomi yatıyor.

avrupa'da birayı kiosk'tan alıp yürürken falan içiyorsun. suyla aynı fiyat. şarap desen kola fiyatına. al parkta bankta otururken iç. o kadar değerli bir şey değil. insanlar kolayca erişebiliyor. herkesin istediği zaman ulaşabildiği bir şeyle hava da atamazsın haliyle.

rakı romantizmini bunun dışında tutuyorum. o bambaşka bir gerizekalılık seviyesi. parayla pek ilgisi yok.
0
sir gawain
(06.09.25)
Ben bu tripleri çok anlamıyorum. Hocam kendiniz demişsiniz zaten. Alkol ülkede tabu. İnsanlar neyi havalı görsün çay içmeyi mi?

Söylediklerim kulağa agresif geldiyse özür dilerim ama "havalı" denen şeyin özü zaten bu. Neyine şaşırdınız ki?
0
akhenaten
(07.09.25)
avrupada da alkol normal, ot falan yasak.

onlara onu kullanmak havalı geliyor.

yani dedikleri gibi ney tabu, yasak, tü kaka, özgürlük göstergesi, büyümüşlük göstergesi vs. ise ona hevesli oluyor olabilirler.

bu arada ben de alkol içerken hiç havalı göründüğümü düşünmemiştim.

sokakta beypazarı sodamı yudumlarken daha çok havalı hissediyorum.
0
ananiyimioguz
(07.09.25)
Hayır yok.

En uyuz olduğum ve eleştirdiğim konulardan biridir, içki içmeyi havalı görünler. Üfff bir biçim, hatırlamıyorum diyenlere anlam veremiyorum. Lan hatırlamıyorsun dün eğlendiğini ne kadar saçma.

Birde üfff çok dertliyim ya, sevgilimden ayrıldım gidiğim rakı içeyim, iki bira içeyim diyenlere de uyuz oluyorum.

Yürüyün gidin lan. İçki dediğiniz millattan önce süregelen bir içecek.

Pandemi öncesi içki içmezdim, yurtdışı gezilerim çok güzel geçerdi. Pandemide ilk kez içki içtim, şimdi yurtdışı gezilerimde içki içiyorum. Gene güzel geçiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.09.25)
icki icmek 20 yas altindaysan havali olabilir. cunku insan merak ediyor. 20 yas ustu icin pek bir esprisi yok.
18 yasinda bir kere sarhos oldum, kufelik. o seviyeyi denedikten sonra bir daha ona yaklasmadim, cunku gerek yok.

belli bir yastan sonra da is biraz rahatlamak icin "ihtiyaca" donuyor.
ben arada bir agri kesici ya da kafa dinlendirici olarak kullaniyorum.
herseyin asirisi zarar. ama "beyler alkolden kesinlikle uzak durun" demem.
zaten akli basinda olan bir bireyin boyle bir uyariya ihtiyaci yok.
sigara cok cok daha zararli.
0
cooperr
(07.09.25)
"ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan"

Havalı olduğunu düşünmüyorum ama konu bu zaten. Yasaklar her zaman cazip hale getirir ama inançlılar, inanmayan herkesi her alanda kendi inançlarına zorlamak ya da inanmayanları baskı altında hissetmek yükümlülüğünde hissediyorlar. Bunlara direnç gösterip var olduğunu gösterme çabası haline dönüşüyor içki konusu da. Yoksa herhangi bir "havalı" tarafı yok.

Bu ülkedeki dini baskının %1'ini dincilere yapsan "28 şubat ühü ühü" ile pala ile sokaklara çıkıp insan yakmak arasında dönüş olur. Tebliğciler içki içilen mekanlara gidip insanları taciz etmekte, oruç tutanlar ramazanda oruç tutmayanlara sebep sormakta yanlış bir şey görmüyorlar mesela. Sokak ortasında namaz kılanların da sebebi ibadetlerine karışılması değil. Kendileri gibi olmayanlara ya da ülkenin resmi olarak şeriata geçmemesi sebepli bir gövde gösterisi. O yüzden @nhk için +1 vermedim.

Din temelli baskı ve tehditlerin olmadığı yerde içki üzerinden "havalı" ve "özenilen" bir şey olma konusu yaşlarından dolayı içki yasağı olan döneme kadar. ABD'de 23, Avrupa'da 20 sonrası alkol ve havalı olma konusu pahalı içki, kokteyl ya da mekan dışında yok mesela. Yani varsa da ya alkolikler ya da ben görmedim.
0
nawar
(07.09.25)
(9)

Eşyalı eve çıkıldığında yapılacaklar

sekizdokuzon
Bugün artık ilk evime çıktım. Evde gerekli eşyaların tamamı var. Evdeki ilk günüm, neler yapmalıyım?Teşekkürler.
Bugün artık ilk evime çıktım. Evde gerekli eşyaların tamamı var. Evdeki ilk günüm, neler yapmalıyım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(06.09.25)
Güle güle otur :)
Temizlik, yerleşme diyeceğim de yerleşme kolay bitmiyor. İlk gün boşver, güzel bir yemek fln ye kutlama niyetine şımart kendini. Yarın temizlik yaparsın.
0
cilacı ökkeş usta
(06.09.25)
Yedi aydır kimse oturmuyormus dairede, duvarlara kadar sileyim değil mi
0
🌸sekizdokuzon
(06.09.25)
Dolap temizligi,bavul yerlestirme,
Yeni yatak siparisi,
naftalinli nevresimler,
Halilar yikamaya sevk,
Koltuklar silinir,
sabah evden cikarken,pencereleri aç,fayans lavoboya klorak sisesini bosalt kendini aksama kadar disari at.
0
designer
(06.09.25)
Tum sureci duyuruda yasattigin icin kek ve mercimek koftesi yapip bizi davet etmelisin 8910. Bunu hak ediyoruz diye dusunuyorum. :')
0
sey mi dostum
(06.09.25)
Gelin kız
0
🌸sekizdokuzon
(06.09.25)
Bütün evi kırkla, her şeyi sil, duvarlar dahil. Tül perde yıka, sonra bi kahve yap keyifle iç.
Güle güle otur
0
mor oje
(06.09.25)
10 litre klorak bitirmeden oturmam ben olsam o evde. Dezenfekte et her yeri.
0
Mirket
(06.09.25)
Evde gizli kamera var mi iyice bak her yere.
0
reca ederim bu bahsi kapatalim
(06.09.25)
Eşyalı eve taşınınca ilk iş olarak evin içinde ne var ne yok bir gözden geçirmen lazım. Telefonla kısa bir video çek, fotoğraf da al, böylece çıkarken “bu çizik vardı mı yoktu mu” tartışmasına girmezsin. Sözleşmede de evde bulunan eşyaların tek tek yazılı olduğundan emin ol, yoksa ev sahibi sonra kafasına göre “bu bende yoktu” diyebilir.

Eve yerleşmeden önce mutlaka güzel bir temizlik yap. Özellikle mutfak ve banyoya özen göster, halıları havalandır ya da gerekiyorsa yıkat, perdeleri açıp evi bir ferahlat. Yatak, yastık, nevresim gibi şeyler varsa onları da kendi takımınla değiştirmen iyi olur, sonuçta senden önce kimlerin kullandığı belli değil.

Evdeki beyaz eşyaları bir çalıştır, buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi şeyler sağlam mı bak. Arızalı bir şey varsa hemen ev sahibine haber ver, senin üstüne kalmasın. Güvenlik için de kapının kilidini değiştirmeyi düşünebilirsin, eski kiracıda anahtar kalmış olabilir.

Faturaların kimin üzerine olduğunu öğren, elektrik, su, doğalgaz, internet gibi şeyleri üzerine alabilirsen rahat edersin. Kullanmadığın ya da sana fazla gelen eşyalar varsa ev sahibine söyle, kaldırmasını iste. Apartman düzenini de öğren, aidat, çöp, yönetici gibi şeyleri bilmen işine yarar. Son olarak komşularla selamlaşırsan ileride lazım olduğunda yüzün olur.
0
goodz
(06.09.25)
(23)

gidemem? dönemem? gelemem? sevemem?

skplgl
Merhaba kuzenlerim,Başlıktan anlaşılabilecek bir şey yok...Bir şarkının peşindeyiz, ben ve ben...Sanatçı KADIN!Şarkının bir kısmında başlıkta yer verdiğim sözlerden birisi 3 ya da 4 kez tekrarlaniyordu, şarkıyı sanki Melek Mosso gibi sesi olan ya da tamamen salliyor da olabilirim, bir kadın söylüyor
Merhaba kuzenlerim,

Başlıktan anlaşılabilecek bir şey yok...

Bir şarkının peşindeyiz, ben ve ben...

Sanatçı KADIN!

Şarkının bir kısmında başlıkta yer verdiğim sözlerden birisi 3 ya da 4 kez tekrarlaniyordu, şarkıyı sanki Melek Mosso gibi sesi olan ya da tamamen salliyor da olabilirim, bir kadın söylüyordu ve şarkı biraz arabeks olabilir, bilemiyorum.
Hay şu şehirlerarası seyahatlerde maruz kalınan şoför playlistleri...

Yani şöyle düşünebiliriz:

a) gidemem... gidemem... gidemem... gidemem?
b)dönemem... dönemem...dönemem... dönemem?
c)gelemem... gelemem... gelemem... gelemem?
d) sevemem... sevemem... sevemem... sevemem?

Siz de bulamazsanız, beste yapmayı düşünüyorum, sesim yanık ve güzel diyen assolist adayı hanimefendiler lütfen yarışmak için ücretleri göndersinler...
IBAN attırmayın...

Şaka bir yana buldurabilirsek sevineceğim...
Şarkı ve dua ile...
0
skplgl
(05.09.25)
mela bedel - ben sana gelemem? onda sadece gelemem diyor ama :D
0
glamdr1ng
(05.09.25)
Çelik Ateşte coveri olabilir mi
0
sekizdokuzon
(05.09.25)
@glamdr1ng

Mela'nın Bedel'ine baktım ama onda böyle 3 veya 4 tekrar yok.

Olmadı, bu değil...
0
🌸skplgl
(05.09.25)
@sekizdokuzon

Ne yazık ki değil.
0
🌸skplgl
(05.09.25)
Melek Mosso şarkılarına baktım diye hemen yan flüt reklamları başladı...
0
🌸skplgl
(05.09.25)
e) ölemem... ölemem... ölemem... ölemem?

Bu da olumlu...
0
🌸skplgl
(05.09.25)
youtu.be
Bu geldi aklima arabesk diil ama
0
sey mi dostum
(05.09.25)
Sasa Serap - Deli Gönül

www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(06.09.25)
Yaz aşkım

m.youtube.com
0
designer
(06.09.25)
Ne yazık ķi halen bulduramadık...
0
🌸skplgl
(06.09.25)
aklıma erol büyükburç'un bir başka sevgiliyi şarkısı geldi. bir kadın şarkıcının şöyle bir yorumu varmış:

www.youtube.com
0
sir gawain
(06.09.25)
Gökçe Kılınçer - Bir Başka Sevgiliyi ?

Edit: yazılmış pardon.
0
ananiyimioguz
(06.09.25)
@sir gawain, dame ragnelle nerede?
0
🌸skplgl
(06.09.25)
eksi'nin mayhoşluğu bu olamaz.
Bulacagiz, inaniyorum.
0
🌸skplgl
(06.09.25)
aklıma cüneyt ergün - bilinmeyen saati uygulaması geldi.
www.youtube.com
0
kornisch
(06.09.25)
@kornisch
Bravo lakin gol degil.
0
🌸skplgl
(06.09.25)
Kolaylik olmasi adina yaziyorum soyleyen KADIN
0
🌸skplgl
(06.09.25)
Ebru gündes - gel diyemem

Melodisini biliyosun vocarooya yukle bulunur daha kolay.
0
sey mi dostum
(06.09.25)
bir kadın tarafından coverlanmış (bkz: canısı) olabilir mi?
youtu.be
0
yadigar
(06.09.25)
Ya da bir kadın tarafından söylenmiş Yerine Sevemem?

youtu.be
0
aslanim giralicam
(06.09.25)
Bulamadik halen
0
🌸skplgl
(06.09.25)
uzak bir atış.

m.youtube.com
0
kedula
(06.09.25)
@glamdr1ng

Dogru yaniti siz vermişsiniz, ustune ben sizden gelen yanita binaen bu sarkiyi dinlememe ragmen bu olmadigini soylemisim...

Yalniz bu sarkinin bana bir mesaji filan var heralde, sizleri de katarak aradik, az once denk geldigi ortamda iste bu sarkiydi dedigim an shazam ile aramaya calisirken sarkiyi cat diye kapattilar!

Neyse ki golgesinden bile hizli davranabilenler halen hayattalar...

Yalniz kovboy Red Kit'i selamlayarak, hepinize teşekkür ediyorum.
0
🌸skplgl
(11.09.25)
(7)

Mental resetlenemiyorum

Kittie
Inzivaya cekilmek istiyorum.Kafamin ici hic durmuyor.Biktim her seyden.Arkadas iyi bir sey ama arkadasimlarimdan da sikildim.Kimseye tahammulum yok.Aslinda var ama tek.olmak istiyorum.biraz yalniz kalmak istiyorum.Gecen ay tatile gittim.Anneme dedim tek gidiyorum.Annem dedi ben de bunaldim ben de ge
Inzivaya cekilmek istiyorum.
Kafamin ici hic durmuyor.
Biktim her seyden.
Arkadas iyi bir sey ama arkadasimlarimdan da sikildim.
Kimseye tahammulum yok.
Aslinda var ama tek.olmak istiyorum.biraz yalniz kalmak istiyorum.
Gecen ay tatile gittim.
Anneme dedim tek gidiyorum.
Annem dedi ben de bunaldim ben de gelsem seninle dedi.
Tamam dedim. Annem cok mutlu bi tatil gecirdi.
Onun icin sevindim. Ben de belli etmedim bi sry ama yine yalniz kalamadim.
Kimse konusmasin istiyorum.

Korkmasam daga tepeye bi yere gidicem.
Tv sesi, sokak sesi hicbi sey duymak istemiyorum.

Whatsappa cevap vermek istemiyorum ama onu askiya alamiyoruz galiba insta gibi?

Serbest calistigim icin maillerimi anlik kontrol etmem lazim. Zaten bazen musterilerim de watsapta yaziyor.

Whatsappta surekli geyik halinde olan arkadaslarima 3 tane var. Sevdigim insanlar da. Ben bi sure watsap kullanmicam desem cok mu ayip olur?

Bana bi seyler onerin.

Siz de boyle hissediyor musunuz bazen?
0
Kittie
(03.09.25)
Ayıp olur mu vb diye sordugun şeyleri de göz önüne alınca, en hızlı çözüm telefon ve internet çekmeyen bir yerde bir hafta tatil gibi duruyor bulabilirsen.
0
encokbenisevinnolur
(03.09.25)
hayir demeyi ögrenmelisin.
0
sonsuz
(03.09.25)
Zen felsefesine ve günlük hayatta zen pratiklerine bak hayatına entegre etmeye çalış
0
grimavi
(03.09.25)
Memlekete gittigimde telefon bir kösede kaliyor,
herkesin evi mustakil,bahçeli,

bag,bahce,gelen giden derken aksam cabuk oluyor.
0
designer
(03.09.25)
İş değiştirmen lazım, çok dolmuşsun. Umarım karşına şöyle her şeyiyle gönlüne göre bir iş çıkıversin.

Arkadaşlarına söyleyip bir süre kimseye yazmamak olur bence. Yeter ki onlara haber ver, habersiz yapanlar var, şahsen affedemiyorum. Aranız bozulmasın.

Meditasyon deneyebildin mi hiç veya müslüman isen namaz kılmak, hıristiyan isen kiliseye gidip sessizlik içinde oturmak... bunlar belki de çok iyi gelir? Yoga da iyi geliyor sanırım.
0
muhayyer divan
(03.09.25)
İşten dolayı burnout var ise, whatsapp storisi ile ben 1 hafta yokum bu süreçte ulaşamayabilirsiniz tamam mıaaa .sss diyebilirsin. 1 hafta yoksun diye ölmezler inş... İster dağa çık, ister evin bodrumuna gir. Kafana göre takıl. Başka da yolu yok gibi. MorALİNİ yüksek tut, iyi ki işim var param var şu sevdiklerim var o var bu var diye olumluları görmek önemli. Olumsuz ne var? Aslında bir bok yok, zamanla geçecek gidecek. Yıpranmaya değmez. ALllAHUUU EKBErr!!!!
0
Shepard
(03.09.25)
Etmek için çabalıyorsun.
Mutlu etmek için, dokunmak için, bir şeyleri hakettiğine inanmak için.
Bir kere geldiğimiz bu hayat, kendimize göstermediğimiz merhameti başka yerlerde heba etmek için oldukça kısa evet.
0
vonkhar
(03.09.25)
(3)

Uygulamasız mobil bankacılık

herzan
Tarayıcıdan giriş yapmak istiyorum sadece. Telefonda uygulama olsun istemiyorum. Bok varmış gibi hepsi girişleri uygulamadan onaylatıyor. Bunu değiştiremiyor muyuz? Ziraat ve akbank özelinde soruyorum.
Tarayıcıdan giriş yapmak istiyorum sadece. Telefonda uygulama olsun istemiyorum. Bok varmış gibi hepsi girişleri uygulamadan onaylatıyor. Bunu değiştiremiyor muyuz? Ziraat ve akbank özelinde soruyorum.
0
herzan
(03.09.25)
ziraat sanki sms ile de onay alıyordu.

öncesinde telinizdeki uygulamayı silin, giriş yapmayı deneyin. pc ekranında sms onayı iste gibi bir seçenek vardı sanki.
0
exlibris
(03.09.25)
Uygulamadan telefonun ile olan eşlesmeyi kaldirmalisin.
0
designer
(03.09.25)
çok teşekkür ederim süre bitimini beklemek gerekiyormuş hallettim
0
🌸herzan
(03.09.25)
(8)

Bel Fıtığı Ameliyatı

maskeli balonun maskesizi
Selamlar duyuru halkı. Sol kalçamda başlayan ağrı nedeniyle çektirmiş olduğum mr görüntüsünde L4 L5 ve L5 S1 noktalarında fıtığım olduğu tespit edildi. Ve Eğitim Araştırma Hastanesi'nde direkt olarak ameliyat olmam gerektiği tarafıma söylendi. Devlet hastanelerinde bu ameliyatı olmuş arkadaşlarım va
Selamlar duyuru halkı. Sol kalçamda başlayan ağrı nedeniyle çektirmiş olduğum mr görüntüsünde L4 L5 ve L5 S1 noktalarında fıtığım olduğu tespit edildi. Ve Eğitim Araştırma Hastanesi'nde direkt olarak ameliyat olmam gerektiği tarafıma söylendi. Devlet hastanelerinde bu ameliyatı olmuş arkadaşlarım varsa hastane ve doktor bilgilerini yazabilirler mi acaba? Ve daha önce bu ameliyatı olan arkadaşlarımız ameliyat tecrübelerini burada bizimle paylaşsalar harika olmaz mıydı?
Veya büyük bir fıtık sahibi olmalarına rağmen ameliyatsız çözüm bulabilen arkadaşlarımız da yazsa ve biraz moral bulsak. (Swh)
Birde tek başına yaşayan bir birey ameliyat sonrası dönemde çok çok zorlanır mı yoksa bu süreci tek başına atlatabilir mi?
Sağlığıyla ilgili sorun yaşayan bütün arkadaşlarıma geçmiş olsun diyorum ve acil şifalar diliyorum. Sağlıklı arkadaşlarım için bol sağlıklı günler diliyorum.
0
maskeli balonun maskesizi
(02.09.25)
geçmiş olsun öncelikle. yurtdışında 3 havalimanı değiştirmek sedyeyle taşınarak gözlerimden yaş gelerek otel odasında yerde 1 gün yattığım geceyi ve sonrasındaki ikinci fıtık atağımı inanılmaz kötü hatırlıyorum o yüzden seni çok iyi anlıyorum ama ameliyat olmadım. youtube da evde yerde kendi kendime esneme hareketleri yaparak 2 hafta sonra ayaklandım. ağrı kesicilerle hayatını daha çekilir hale getirip sırtını güçlendirme bir alternatif ve bunun örneği benim. ameliyat olanlar tekrar tekrarladığını söylemişi o sebeple vazgeçmiştim. iyi bir fizik tedavi süreci ile önce tekrar ayağa kalkacak hale gelmeni sonra da sırtını güçlendirip sinirleri rahatlatacak hareketler yapmanı önerebilirim bir vatandaş olarak doktor değil tabi..
0
denizmaniaherif
(02.09.25)
beyin cerrahlarının yaptığı ameliyat diye biliyorum. yaptırdıktan sonra ağır kaldırmamak, canını sakınmak biraz da dinlenmek gerekiyor.
0
laylubu
(02.09.25)
Eklemler arasi kikirdak beslenemedigi icin yumusuyor,

Yumusayan kikirdagin sekli bozluluyor ve fitiklasmaya basliyor,

sinire temas ettigi an iltihap olusuyor,

iltihap giderici kullanacaksin ve istirahat edeceksin.
0
designer
(02.09.25)
genelde doktorlar altına sıçana kadar fıtık ameliyatı olmanı önermez. fizik tedaviyle başlamanı tavsiye edebilirim. en son çare ameliyat dediğin gibi
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.09.25)
kesinlikle standart fıtık ameliyatını önermem. Süreci acılı sancılı ve sonrasında tekrarlama riski çok yüksek.
Bunun yerine neler yapılabilir?
-Fizik tedavi ve manuel terapi
-Fıtığa iğneli,lazerli müdahaleler
-Fıtığın yakılarak dışarı taşan kısmının alınması (algoloji bölümü yapıyor bunu)

Hayat standartlarınızı değiştirmediğiniz takdirde ameliyat dahil hiçbir işlem kalıcı değildir.
Hareket etmeli, belinizi doğru kullanmalı ve spor yapmalısınız.
0
MustafaCan
(02.09.25)
Merhaba, beni aramışsınız?
Bekar anneyim. İki yıl önce oğlum 7 yaşındayken ani gelişen fıtık geçirdim. Bulunduğum yerde doktor yok, ancak doktora gidebilmek için bile biraz iyileşip ayağa kalkmak zorundaydım.
Mr'ımı gören osteopat, Yurtdışında çalışan nöroloji cerrahı, aile hekimi vb yani konu ile ilgili ilgisiz herkes ameliyat dedi. Tam biraz toparlandım Ankara'ya muayeneye gideceğim bulunduğum yere nörolog geldi. Ben odaya girmeden mr'a bakmış, beni tekerlekli iskemlede beklerken ayakta görünce epeyce şaşırmıştı. Kendisi ameliyat kararını bana bıraktı. Ben de olmadım. Tedavimin tüm sürecini takip eden fizik tedavi doktorum 3 Ay içinde beni ayağa kaldırmayı başardığım gibi 1 yıl sonra tarlada çalışıyordum.

İlk başta günde 2 iğne, ağrı kesiciler ve hatırlayamadığım ilaçlar. Sancım çoktu. 1 ay sürdü. Devamında her gün içilecek 3 hekim imzalı bir ilaç ve psikiyatriden bel ağrısını da giderecek bir sakinleştirici. Fizik tedavi + cihaz aldım evde devam. Egzersizler...

Şimdi eskisi gibiyim, bir şey kalmadı.
0
strawberry first
(02.09.25)
Mobil edit: bekar anneyim kısmını açayom; tek başıma atlattığım gibi bir de bakmak zorunda olduğum bir oğlum vardı. Her gün o acı ile araç kullanarak sabah akşam iğneye gidiyordum. Ki çok korkarım, yazık oğlum elimden tutup sakinleştirirdi beni. Öyle bir yalnızlık.
0
strawberry first
(02.09.25)
bende de kalcada agri ve belde fitik var ama sinire baski yok, 10 senedir cekiyorum, sonunda fibromiyalji dediler, antidepresan ile golgeliyorlar. ameliyat edin diye kac doktora gitti hepsi beni sepetledi. yani fitik= agri diye bisey yokmus, onu ogrendim.

yoldan 10 kisi cevirip MR ceksek, 8inde fitik cikar. Ama sinire baski yapmadigi icin insanlar farkinda olmuyor. yani fitik cikinca kesin agrinin sebebi bu demek degil. dolayisiyla min. 3 operator doktora gorun. eger hepsi ameliyat diyorsa yapacak bisey yok. kesin ameliyat demeleri icin sinire baski lazim. korkutucu ama cok komplex bir ameliyat degil, 1 saatlik bir operasyon.

fizik tedavi falan kucuk fitiklarda ise yarayabilir ama diski patlattiysan fizikle falan cozemezsin. sinire baski agrisini da ceken bilir, "ameliyat olsan bile tekrarliyormus" gibi hiurafelere ben inanmiyorum, cevremde ameliyat olmadan once yatalak olan, olduktan sonra da hayatina devam edebilen 3-5 kisi var ki bir tanesi babam.

baya komplex bir mevzu malesef, gecmis olsun.
0
cooperr
(02.09.25)
(3)

solidworks CAD uzmanları

duyurukullanıcısı
elimde küçük bir step dosyası var. her yeri yüzey. bunu nasıl parametrik ölçülü bir hale çevirebilirim?amacım sağa sola ölçü verip modeli istediğim forma getirmek
elimde küçük bir step dosyası var. her yeri yüzey. bunu nasıl parametrik ölçülü bir hale çevirebilirim?

amacım sağa sola ölçü verip modeli istediğim forma getirmek
0
duyurukullanıcısı
(01.09.25)
Modeli solidworkste acarken acma ayarlarindan;

Kati model olarak acmaya calis secenegini isaretlemelisin,
0
designer
(01.09.25)
Anladığım kadarıyla en başta yüzey çalışmışlar. Catia'da tasarlanıp sonradan solidworks'e aktarılmış olabilir. Direk CATPart yapabileceğin bir komut yok maalesef.
0
HellKeePer
(01.09.25)
Biz creo ile yüzey üzerinden çalışmalar yapıyorduk fakat solidworkste o işler biraz zor yürüyor.
Bir görünüşten bakıp yüzey oluşturup sketch açıp katılaştırabilirsin, belki 3b sketchte iş görebilir bilemiyorum.
Kolaylaştırmak için modeli 2ye 4 e bölmenide tavsiye edebilirim kalıp ayırır gibi.
Açarken birşeyleri işaretlemeyle ilgilide sıkıntı yaşamış olabilmen muhtemel onun kombinasyonlarını dene öncelikle
0
kararsızataletfilozofu
(01.09.25)
(2)

Antibiyotik alerjisi

issiz karga
Selamlar duyurunun hipokratları. Antibiyotik alerjisi ilacın alındığı anda /saatte / günde mi gerçekleşir yoksa aradan bir kaç gün belki bir hafta geçtikten sonra da gerçekleşebilir mi? Bu arada bahsettiğim alerji, kurdeşen yada deride kızıl lekeler tarzı birşey. Bir de geçmiş yıllarda kullanılıp b
Selamlar duyurunun hipokratları. Antibiyotik alerjisi ilacın alındığı anda /saatte / günde mi gerçekleşir yoksa aradan bir kaç gün belki bir hafta geçtikten sonra da gerçekleşebilir mi? Bu arada bahsettiğim alerji, kurdeşen yada deride kızıl lekeler tarzı birşey.

Bir de geçmiş yıllarda kullanılıp bir sorun yaşatmayan antibiyotik e karşı alerji gelişir mi?

Son bir de örneğin augumentine karşı alerjik reaksiyon gelişmesi benim bütün penisilin grubuna alerjim olduğu anlamına gelir mi?

Gerçek en son bir de kan tahlili ile yapılan -penisilin için- alerji testinin false negatif çıkma olasılığı var mı?
0
issiz karga
(30.08.25)
aspirin vb, en cok kullanilan ilaca bile alerjisi olana denk geldim,
hemen müdahale edilmese gidiyordu,

alerji testi yaptir..
0
designer
(30.08.25)
sonradan aleri gelişebiliyor önceden olmasada, dayımın başına geldi yaşlıydı 1 hafta yatırdılar ama ööncesinde dediğiniz gibi bakılmadı alerisine.
0
eja
(31.08.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.