Giriş
(3)

Seffaf plak / invisalign fiyati

ghilleinthemist
Selam, gecen hafta muayene olup fiyat aldim, 18-24 aylik surec ongorup 120 bin lira fiyat verdiler. O an makul gelmisti ortodontik tedavi hep pahali gibi geliyordu ama internette bugun arastirinca cok pahali gozuktu 120 bin lira. Lokasyon izmir bu arada. Yakin zamanda boyle bir tedaviye baslayip fiy
Selam, gecen hafta muayene olup fiyat aldim, 18-24 aylik surec ongorup 120 bin lira fiyat verdiler. O an makul gelmisti ortodontik tedavi hep pahali gibi geliyordu ama internette bugun arastirinca cok pahali gozuktu 120 bin lira. Lokasyon izmir bu arada. Yakin zamanda boyle bir tedaviye baslayip fiyat konusunda tecrubesini paylasabilecek olan var mi?
0
ghilleinthemist
(18.04.26)
sene 2011 idi sanirim,
dişe tel takmanin maliyeti,
2500 TL
12 ay yada 24 ay vadeli idi,
her ay tedaviye gidince bu ücreti taksit ile ödüyordun,
tedavi daha uzundu,
asgari ucrete oranlarsak
simdinin 105 bin TL si olur sanirim.
0
designer
(19.04.26)
1.5 sene önce 1 yıllık tedavi (30 plak) için 107binTL vermiştim, peşin. diş teli için 18 ay ve 130binTL demişlerdi. bana çok pahalı gelmedi.
0
inheritance
(20.04.26)
1 ay önce başladım. 16 plak için 90 bin lira ödedim
0
kullanicadi
(20.04.26)
(2)

kadın tipi saç dökülmesi için tedavi

steve rogers
annemde kadın tipi saç dökülmesi var. doktor demir yazmış. biotin de kullanmak mantıklı mı? veya kolajen?https://hizliresim.com/lcsz4xf
annemde kadın tipi saç dökülmesi var. doktor demir yazmış. biotin de kullanmak mantıklı mı? veya kolajen?

hizliresim.com
0
steve rogers
(18.04.26)
kortizollu ilaclar vardi ama bir doktora görünüp sebebini ögrenseniz daha iyi olur.
0
designer
(18.04.26)
Hormonal olabilir, herhangi bir vitamin, mineral eksikliğinden olabilir, kullanılan bir ilacın yan tesiri olabilir.
Bunların her birinin tedavisi, çözümü farklı. Buradan bir öneriyle çare bulabileceğinizi sanmıyorum. Bir cildiye ve bir dahiliye muayenesi uygun olur düşüncesindeyim.
0
Mirket
(19.04.26)
(2)

Toki İstanbul ev teslimatları zamanında gerçekleşir mi?

havadakarada
Mesela proje bitim tarihi Kasım 2026 yazıyor annemin dairesinin inşaat yerindeki tabelada. Bu tarihten sonrasına mı sarkar yoksa yetişir mi?Bugün biri bir emlak ismi verdi oradan arıyoruz dedi. Tokideki evinizi satıyor musunuz diye sordu. Numaraya nasil ulaştı bilmiyorum ama demek ki teslimatçı yakl
Mesela proje bitim tarihi Kasım 2026 yazıyor annemin dairesinin inşaat yerindeki tabelada. Bu tarihten sonrasına mı sarkar yoksa yetişir mi?

Bugün biri bir emlak ismi verdi oradan arıyoruz dedi. Tokideki evinizi satıyor musunuz diye sordu. Numaraya nasil ulaştı bilmiyorum ama demek ki teslimatçı yaklaşmış diye yorumladım.

Müşterek arsalardan ise hiç haber yok daha arsa tasis edilmedi insanlar ödemeye başlamadı Istanbul icin. 2022 tarihli ilk evim ve arsa projesi hakkinda konuşuyorum.
+1
havadakarada
(18.04.26)
temel atildiktan sonra 2 ila 4 sene sürüyor sanirim.
0
designer
(18.04.26)
Toki evlerinde ortalama olarak öyle çok uzun sapmakar olmuyor tarihte. Arsa ve dükkan gibi değil onlar için epey zaman oldu bazı şehirler için örneğin.

Tabi şehirde önemli faktör burada. Ancak benim tahminim şuan deprem bölgesinde de artık dönüşüm süreçleri büyük ölçüde tamamlandığından ekstra bir gelişme olmaması durumunda belirtilen süreye riayet edileceği yönünde. Anadoluda arsa çıkan bir arkadaşım evini yapıyor kendisi bitirmek üzere ama istanbul’da olanın henüz yeri tam belli değil.
0
ezkaza
(19.04.26)
(4)

Trafikte kaynak yapan taksiyi fotoğrafını çektim

sonhakan
Nereye göndereceğim
Nereye göndereceğim
+1
sonhakan
(18.04.26)
Evrene
+2
topkapiaksaray
(18.04.26)
haber sitelerine paylas,
sen gdirek emniyete gonderdiginde,
islem yapmak icin gorevli birisinin tespit etmesi gerekir diyorlar,
ceza kesilmiyor.
0
designer
(18.04.26)
şartları sağlıyorsanız eğer fahri trafik müfettişliğine başvurun.
+1
whimsically macabre
(18.04.26)
Taksi olduğu için, İstanbuldaysa İbbye. Çözüm merkezine.

Ne oluyor? Yanlış hatırlamıyorsam; Bilmem hangi puanı 5 puan düşüyormuş. 100 puan düşerse zarar görüyormuş, falan filan.

Yine de gönder
+2
lazor
(19.04.26)
(4)

Sizce bu hastalıklarla iş/aile hayatımda ne yapmalıyım?

mahmuttt
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum. İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum.

İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı sorunumu teşhisini ve tedavi gördüğümü söyledim. Halen iş yüklüyorlar.

10 senedir çalıştığım tüm işlerde 3 seneden fazla gidemedim.

Eşim çalışıyor. Çocuğumuza annesi bakıyor.

En çok üzüldüğüm kulak hassasiyeti ağrısından ana odaklanma yetimi kaybettim.

Kök ailemin maddi durumu iyi. Ev arabamız var. Fakat hiç birşeye de güven olamaz elbette. Geçim derdi olmasa bile sağlıklı olmak andan keyif alabilmek istiyorum.

İlaç kullanıyorum fakat bu ağrılı hiperakuzi denen bir illet sanırım kulak ağrımın sebebi. Zor geçiyor.

Ne yapacağım bilmiyorum. İç dökme ve danışma adına size yazmak istedim.
0
mahmuttt
(12.04.26)
ağrı ve sağlık sorunları için değil ama işle ilgili kısımlarda biraz oluruna bırakmak gerekiyor. bahsettiğin gibi maddi olarak kısa süreli işsizlik seni aşırı zorlamayacak ise bu konuda gerilmeye gerek yok.

otizm özelinde bilmiyorum ama insanların kaygılarını azaltmak için çeşitli teknikler var. örneğin kagılı olduğun, anda kalamadığın bir durumda kendi kendine soru sorarak daha düşünme moduna geçebilirsin. bu sorular da çeşitli teknikler var mesela en kötü ne olabilir, şu an neden kaygılıyım gibi.

otizm ve sosyal anksiyete konularında uzman bir psikolog mutlaka faydalı olacaktır. kulak ağırısı için de alternatif doktorlardan ikinci bir görüş alman iyi olur.
0
orpheus
(12.04.26)
olabilirliğini bilemem ama tüm bu gerginliklerle yaşamak yerine mümkünse işten kendiniz ayrılıp, bir süre sağlığınıza ve ailenize odaklanmanız iyi olabilir gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
bende kulaktan bahsedeyim,
vucud,
yabanci bir cisim temas edince
onu yok etmek icin iltihap üretir,
bu da
dokular da şişme,agri,kizariklik olusturur,
kulak icinde kir varsa banyo sonrasi su kacmasi, ağri yapabiliyor,
(gliserin kirin düşmesine yardimci olur.)
kir olmassa ,agrida olmaz.
benim eyyorlamam böyle,
doktorunuza basvurun.
0
designer
(12.04.26)
cok üzüldüm.
rapor alip biraz dinlenebiliyor musunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
(11)

Arabaya birikimin ne kadarı ayrılmalı?

ya ben lan neyse
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?

bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
0
ya ben lan neyse
(09.04.26)
hedef
otomobil sahibi olmaktan ziyade birikim yapmak olmali.

ihtiyaç oldugunda
toplu tasima,taksi,kiralama imkanlari degerlendirilmeli,

otomobil sahibi olmanin bir maliyeti oldugu kadar bunu elinde tutmaninda maliyetide oluyor ve gerçekten lüks.

suan güzel bir araç 2 milyon ise,
bu paranin yillik deger kaybi hiç olmazsa 300 bin.
ve bu aracin yillik masrafi 50 ila 100 bin arasi.
0
designer
(09.04.26)
ne kadar az o kadar iyi tabi ama %20-30 sınırını aşmamalı. gözden kaçırılan konu aracı alınca iş btmiyor. kasko, sigorta, mtv, bakım, yakıt derken yıllık en az 150k masraf eklenecek. ilk anda göz çok gelmeyebilir ama bir aracın 5 yıllık kullanımında bu epey bir para ediyor.
0
orpheus
(09.04.26)
ne kadar paran var ona bağlı. tamamını da ayırabilirsin. 500 binin var diyelim. yarısını mı ayırcan? aksine insanlar genelde 500ü de koyup kalanı kredi çekerler.
ama 10 milyon varsa hepsini arabaya gömmek mantıklı değil tabii ki.

belli oranı olamaz bunun
0
jelly bear
(09.04.26)
bence lüks araba gereksiz. kmsi az vw golf ya da toyota bir araba is görür. sana sorun cikarmamasi önemli.

eger bu arada senin yillik kazancini asiyorsa ben olsam paramin yettigi kötü arabayi almak yerine hic araba almamayi tercih ederim. kmsi fazla sorunlu bir arabayi ucuza alsan da cikardigi masraflar sana zarar verir. eski arabalar da kmsi az olsa bile eski teknoloji oldugu icin daha yakiyor falan ne gerek var.

benim arabam yok bu arada dkfj ama mantikli oldugunu düsündügüm seyi söylüyorum.
bu dedigim büyük sehir icin gecerli. toplu tasimanin kötü oldugu bir yerde yasiyorsan mecbur arabayi alicaksin. en azindan iyisini al da cok ugrastirmasin.
-1
Purple life
(09.04.26)
çoğunluk birikim üstüne krediyle alıyor iyi bir araç almak isterse. araba alıp üstüne para arttıracak kadar birikim yapmış olanlar azınlık. araba yine birçok kişi için amaç. bir sürü insan işini gören araçları varken biraz para biriktirince imkanı olunca model yükseltiyor keyfi olarak.

benim de birikimim filan yoktu hatta eksideyim bankalara borç var ama 250k'lık araba aldım. bu durumda atıyorum borç 300k ise -83% oluyor eksi yüzde de garip yani matematiksel bi sonuç var da mantıklı bi veri elde etmiyoruz.
+1
konetsu
(09.04.26)
Henüz ev almak için krediye girmemişse birikiminin sıfır olduğunu düşünmeli kişi. Arabası olmazsa ölecek hastalığına tutulmadıysa, iş için veya işe gitmek için mecburi değilse, olmadan da bir şekilde yaşıyorsa kimse araba almamalı.
İlle de alacağım diyen de kolayca satabileceği ve fazla değer kaybetmeyecek bir araba almaya dikkat etmeli, ekspertizi de Tarcanlar oto ekspertizde yaptırmalı.

Araba almayı düşünen kişiye (yani size ) ufak bir ricam/sorum var. Alacağınız araba size bir yılda tahminen kaç liraya mal olacak?
MTV, sigorta, kasko, periyodik bakım, lastik değişimi, benzin, otopark vs.


Not: tüm bu söylediklerim elbette çok yüksek geliri veya varlığı olan birisi için geçerli değil ama o kişinin aklında zaten böyle bir soru olmaz.
-1
michael_knight
(09.04.26)
Fazla düşünme. Sana muhafazakar arabası olan sitroen saxo gider
0
runaway
(10.04.26)
ev almadan once iyi kotu bir araba hayati kolaylastirir. zaten turkiye'de bakim ve yedek parcalar ucuz.
0
antikadimag
(10.04.26)
önce araba alıp, tekrar birikim yapıp üzerine arabayı da satıp ev alınılıyor genelde.
0
duyuruuser
(10.04.26)
"ayağını yerden kessin, seni istediğin lokasyona götürsün yeter" mentalitesi ile müthiş bir keyfi ıskalıyor insanlar. onlardan olmak zorunda değilsen , olmamalısın. En azından keyifli, güçlü , yakışıklı bir otomobil çok fark yaratıyor. illa çok pahalı olmak zorunda değil. çok uygun fiyatlı alternatifler de oluyor.
-1
loch ness
(10.04.26)
Anadolu'da insanlarda önce araba alınır sonra onu peşinat yapıp ev alınır gibi bir kafa var. Enflasyon ortamında mantıklı bir kafa. Elindeki nispeten değerini koruyacak. Krediyle alındığı için kredi borcun enflasyona yenilecek. Onun için kredi ödemelerini düşünerek alıyor insanlar, birikimin %x'ini arabaya ayırayım demiyor da ödeyebileceğim maksimumu ödeyeyim, nasılsa ödemeler sabit kalacak.
0
gabe h coud
(10.04.26)
(7)

Terapi almaya çalışan aile üyesine nasıl yaklaşırsınız?

starbuck
Selamlar, Kuzenim yirmilerinin başında. 2020 gibi manik nöbetler geçirmeye başlayınca doktor doktor gezdiler ve bipolar teşhisi konuldu. O dönem terapiye de gidiyordu ama detayını çok bilmiyorum, bana ulaşan tek bilgi gittiği psikoloğun onu maddi olarak suistimal ettiği yönündeydi (etik davranmayan
Selamlar,

Kuzenim yirmilerinin başında. 2020 gibi manik nöbetler geçirmeye başlayınca doktor doktor gezdiler ve bipolar teşhisi konuldu. O dönem terapiye de gidiyordu ama detayını çok bilmiyorum, bana ulaşan tek bilgi gittiği psikoloğun onu maddi olarak suistimal ettiği yönündeydi (etik davranmayan çok psikolog var ama ailemi tanıyorum, bir şeylerle yüzleşmeleri gerektiğinde karşı tarafı suçlayıp onun ayıbının peşine düşen ya da ondan kaynaklı sözde ayıplar yaratan tavırları olması çok olası)

Neyse birkaç sene lityum kullandı, Koç Üniversitesine bağlı bir doktora görünüyor düzenli olarak. Kadın ikide bir ilaç değiştiriyor, dozları azaltıp artırıyor, bir dönem yemekten ziyade neredeyse ilaçla besleniyordu. Bu konuda keskin konuşamam sonuçta psikiyatrist değilim ama bana sağlıksız geliyordu açıkçası. Kuzenimin konuşma ve dinleme odaklı bir terapiye ihtiyaç duyduğunu hep belirttim ama dinlemediler uzun süre. Sonra bu psikiyatrist kadının önerdiği birine gitmeye başladı. Henüz ilk seansta onu çocukluğuyla yüzleştirmeye çalışmış ve kız ağlayarak terk etmiş kliniği. Bilip etmeden sallamak istemiyorum kimsenin metoduna ama bu da bana yanlış geldi.

Neyse gel zaman git zaman psikiyatristin ilaç denemeleri başarısız oldu, birkaç ay evvelki tahlillerde kendisinin yazdığı ilaçların kullanımı sonucunda böbreklerinin iflas ettiği açığa çıktı ve ilaç kesildi. Dolayısıyla depresif mod geri geldi. Ailem tepki gösterip anlamaya çalışınca kadının cevabı "sadece benim değil kurulun kararıydı o ilaç ve doz" olmuş ve konuyu kapatmış, kurula bağlı başka bir doktorla görüşmek istediklerinde de reddetmiş. Kız gitgide kötüleşiyor. İşin daha da kötü tarafı kendi travmalarını bastıran ve bunu seçmeyip yüzleşmek isteyen insanları da susturan ebeveynleri var. Kuzenim cidden zor durumda ama ben teyzemin terapiye ve hatta tedaviye olan ihtiyacının çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Sürekli tedirgin, kızı da tedirgin ediyor. Her anını izliyor, kontrol etmeye çalışıyor. Bazen dur yere ağlama krizine giriyor, kuzenim de kendini suçluyor "ben böyle olmasaydım bunlar olmazdı" gibi. Eniştem de çok bilmişin önde gideni. Hayatlarında insan psikolojisi üzerine biraz bile kafa yormayan, terapi görmeyen, empati yapmayan insanlar kısaca. Ve kızın hayatı birlikte yaşadıkları için daha da cehenneme dönüyor.

En son "Bu böyle olmaz, yardım alman lazım" dedim kuzenime. Fikre hem sıcak bakıyor bir psikolog bulmaya çalışıyor, hem de ertesi gün vazgeçiyor ya da bahaneler uyduruyor. Anasıyla babası da takmış "acele etmesin doktoru ne derse o, kaç senedir ona gidiyor başka kimse detayları bilemez" diye. Dostum zaten tıbbi döküm bunun için, reçeteler raporlar bunun için. İşinin ehli bir başka doktor ve psikolog biraz mesai harcayarak hastanın geçmişini kavrar ve ona göre hareket eder zaten, bu onun işi.

Kuzenim ise her şeyi kontrol edebileceğini sanarak bu sanrının peşinden gidiyor. Ömürlük bir eş seçmesi gerekliymiş ve ilk denemesinde dünyanın en iyisini tutturmalıymış gibi bakıyor psikolog seçmeye (ki bu bence bir kaçış yöntemi). Hangi yaklaşımla tedavi olacağını bile kendisi seçmeye çalışıyor. Birçok kez bunun onun işi olmadığını, deneme yanılma sonucu o dönem için ona iyi gelecek bir psikolog bulduğunda bunu onun saptayacağını, yardımcı olacağını ve olamayacaksa da bunu belirteceğini söylediğim halde sürekli başa dönüyoruz. "İçinden çıkamıyorum, kendim uğraşmak istemiyorum, babam şöyle diyor annem böyle diyor" vs sabaha kadar devam... ben de şiştim haliyle. 4 senelik terapi geçmişi olan, psikolojiye ilgisi olan ve bu işlerin az çok nasıl yürüdüğünü bilen ve kendimce fikir veren biriyim. Benimki de dahil olmak üzere kimsenin yönlendirmesine çok takılmadan kendi istek ve ihtiyaçları doğrultusunda birini bulmasını, denemesini, olmazsa da devam etmesini öneriyorum ama sanki son 1 saattir konuşmuyormuşuz gibi başa dönüyor. Çok sevdiğim ve kardeş gibi gördüğüm insana öfkelenmek istemiyorum ama zorlanıyorum ben de. Biraz bile olsa cevap vermeyince teyzeme dert yanıyormuş benden. Teyzem de kızın gözünün önünde sanki o yokmuş gibi anlattı bana bunu, kız ondan da ayrıca utandı. Annesi ve babası böyle insanlar işte.

Neyse çok detay var ama en özet hali bu. Kuzenim çalışmıyor şu an, geçen yaz endüstri mühendisliğinden mezun oldu ama işe giremedi henüz. Maddi ve zamansal sıkıntısı yok.

Nasıl çıkılır bu işin içinden? Yardım etmek istiyorum ama yardım istemeyen ya da buna hazır olmayan birine yapılabilecek bir şey olmadığını da biliyorum. Yine de kardeş olunca konu, sonuna dek denemek istiyorum. Önerileriniz varsa alırım.
+1
starbuck
(09.04.26)
onu dinlemeli,
eleştirmemeli,
yaninda oldugunu ifade etmeli,
hobi edinmesine yardimci olmali,
yasamin güzelliklerinden bahsetmeli.
+1
designer
(09.04.26)
Terapiste gitmeye karar verirsen ve seçmekte zorlanırsan bana söyle, bir saat içinde senin için seçimi yaparım deyin mesela.
Her türlü yardıma da açık olduğunuzu her istediğinde size ulaşabileceğini söyleyin. Başka da sizin elinizden gelecek çok bir şey yok gibi.

Maddi sıkıntı yok demişsiniz ama teyze böyle işleri seven biri değil galiba. Ama isterseniz ona da terapiye gidip kızına örnek olmak isterse diye gitmesini hatırlatın. (Gidince de terapiste hiçbişiy anlatma teyze, sırf kıza örnek olmak için git, 45 dakika içeride durup çık deyin. O zaten dayanamaz neler neler anlatır :)
-1
michael_knight
(10.04.26)
Benim gördüğüm kadarıyla kompleks hale gelmiş bir ortamda tavsiye üstüne kurulu yardım genelde yardımdan çok zarar oluyor.

Kendinizi bu kişi yerine koyun, büyük ihtimalle ihtiyacı olan en büyük şey kendi hayatını kurup kendi başına, kendine yeter biri olmak. Bunun içinde bir iş, bir ev ve kazanç da vardır. Elbette yine terapiye ihtiyacı olacaktır ancak terapiden maksimum faydayı alması için önce şu anki koşullarından arınması gerek gibi duruyor, ben böyle gördüm.

Siz fikirlerinizi söylemişsiniz, hatta belki fazla bile müdahil olmuşsunuz. Ancak mesele yardımcı olmaksa bence yönlendirici olmaktan çok, eğer imkanınız varsa ona güvenli alan yaratabilirsiniz. Uzaklaşmak ve kafa dağıtmak istediğinde kendisi size gelsin.

Şöyle düşünün etrafınızda yangın varken tutup yanık kremi sürüp bandaj yapmazsınız. bu sonraki iş. Önce o yangından kurtulmanız gerekir. Bu kişi yangının içinde hala.
+1
akhenaten
(10.04.26)
Anlattığınız çerçevede, birden fazla, hatta tonla sorun var aşılması gereken. İyi bir psikolog bulmanın koşulları belli; ilgili alanda sertifikaları sağlam olan, tecrübeli isimlere bakılıp, gerekli ücret verilecek. Şimdi siz bunu araştırıp sunsanız, kuzene ve aileye beğendirmeyi nasıl başaracaksınız, bilemedim. Hadi kuzen böyle işin ehli birinde terapiye başladı; anlattığınız ailenin tepkileri sürecin sağlıklı ilerlemesine destek olacak mı, bu da soru işareti. Çok üstüne düşülmesi kronik faydasızlığa dönüşmüş gibi duruyor. Bana kalırsa en iyi başlangıçlardan biri, ailenin konuya bakışlarını düzenlemek, durumla sağlıklı başetmelerini sağlamak için teyzenin -ya da daha iyisi çekirdek ailenin toplu olarak- terapiye gitmesi olacak gibi geldi. Hasta bir yana, hastanın bulunduğu aile ortamının sağlığını çözüp, sonra hastanın derdine odaklanmak daha faydalı olacağa benziyor.
0
lil siztah
(10.04.26)
Çok iddialı olmamak şartıyla bir iş bulup sosyalleşmesini desteklemek lazım önce. Anne baba etkisinden sıyrılmasi lazım.
0
sekizdokuzon
(10.04.26)
yeni bir psikiyatra gitmesi gerekiyor. Hastalık öyküsünün objektif şekilde anlatılması lazım. Psikiyatr muhtemelen ilaç ve terapiyi beraber önerecektir. Terapi konusunda zaten ne tür olacağına karar verilecektir.

Küçük bir not: senin de bir psikiyatra görünmende fayda var. Narsistik ve katı kişilik durumu söz konusu :)
0
yankee jumping
(10.04.26)
Hepinize cevaplarınız için teşekkür ediyorum.

@yankee jumping Düzenli olarak terapi aldım, zorlayıcı bir takım olaylar yaşadığımda da 1 sene kadar işini gerçekten iyi yapan bir psikiyatristten tedavi gördüm. Neyin neden olduğunu ve nasıl çözüleceğini öğrendim. Maalesef tahminleriniz yanlış ama zaman ayırıp yorum yapmışsınız, karşılıksız bırakmak istemedim. Merak etmeyin, her şey gayet yolunda :) Hiç tanımadığınız birine üç beş paragraflık bir yazıdan teşhis koyma cüretinizi pek anlamlandıramamakla birlikte takdir ediyorum, ben hayatımın hiçbir döneminde bu kadar cüretkar olamadım :')
0
🌸starbuck
(10.04.26)
(2)

Yemek kartını nerede paraya dönüştürürüm

baldan kaymak
Sb
Sb
0
baldan kaymak
(09.04.26)
yemek kartinin sitesinde alisveris yerleri belirtilir,
paraya dönüşmese bile
20 kg teneke aycicek yağ,
deterjan vs. temin edilebilir belki.
0
designer
(09.04.26)
Zamanında bizim oralarda hangi restoranların bu işi kaça yaptıklarını bilirdim.
Bence gördüğünüz birkaç restorana sorun, biliyorlardır illa ki.
-1
michael_knight
(10.04.26)
(8)

devre elemanı nerden satın alabilirim?

administ
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bu
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bunları tek tek alabileceğim
+1
administ
(09.04.26)
google istedigin parcalari cikmasi lazim.
0
designer
(09.04.26)
dükkandan alırsın da fiyatı gene 100 adet kadar olur.
ozdisan.com buradan 5-10 adet gibi alabiliyor olman lazım. ayrıca türkiyedeki en büyük stok bu firmadadır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Perpa'da BBC elektronik var. Orada her şey var tek tek de alabiliyorsun fiyat olarak uygun. Telefonla sorabilirsin de gitmeden.
+1
makbur
(09.04.26)
anadolu yakasında, yazıcıoğlu'nda dükkanlar vardı tekli satan. kapanmadıysa tabii.
0
lil siztah
(09.04.26)
Yahu kartı satıyorlar. Muhtemelen 400-500 liradır. Ne yapacaksın direnci vs küçücük kart muhtemelen birden fazla parça nanaydir. Yaz googila blendr kartı next next
0
topkapiaksaray
(09.04.26)
karaköyde ya da kadikoy yazıcıoglunda elektronikçiler var, bulursun rahat.

genelde her şehirde oluyor böyle yerler bu arada.

direnc.net ozdisan vb zart siteler de var. kargo parası ödersin. direncnet in mağazası maltepede, teslim alabiliyorsun metroya yakın sayılır, arabayla saçma sapan bir yerde çok trafik yeniyor önermem.
0
kveldulv
(10.04.26)
özdisan bu işin piridir, direnc.net ise daha dandik alternatifi. direnc.net profesyonel değil, çakma komponent çok çıkar, paketlemesi rezalet, her şeyi etiketlemeden aynı poşete teperler, iyi yanı malzeme araması daha basit olduğu için hobici dostu bir arayüzü var.
0
kimlanbu
(10.04.26)
Robotistan var tavsiye edebileceğim.
0
burfak
(10.04.26)
(1)

armut'un bedava olanı var mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
az önce baktım, bir teklife 1000 lira istiyor. ben garantisi olmayan bir iş için 1000 lira ödemem. armut yerine kullanabileceğim popüler başka ne var?
az önce baktım, bir teklife 1000 lira istiyor. ben garantisi olmayan bir iş için 1000 lira ödemem. armut yerine kullanabileceğim popüler başka ne var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
facebook gruplari
+1
designer
(02.04.26)
(12)

neden 1000 TLlik banknot basilmiyor?

Purple life
merkez bankasi sürekli para basiyor zaten. 5 tane 200lük yerine neden 1 tane 1000lik basmiyor?ülkedeki en büyük para 4 euro. nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor. elimizde bir tomar parayla gezmenin ne anlami var?
merkez bankasi sürekli para basiyor zaten. 5 tane 200lük yerine neden 1 tane 1000lik basmiyor?

ülkedeki en büyük para 4 euro. nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor. elimizde bir tomar parayla gezmenin ne anlami var?
-1
Purple life
(01.04.26)
iktidar 2002 seçimlerinden önce koalisyonu devamlı bu sebepten eleştiriyordu. yeni büyük banknotlar ekonomiyi batırdıklarının ispatı olur o yüzden. yaşlı kesim eline bir tomar para alınca çok param var sanıyor hala.
kayıt dışı ekonominin önüne geçmek falan bunlar sonraki nedenler.
+1
yurtsuz john
(01.04.26)
belki nakit bitirilmeye çalışılıyordur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Enflasyon algısı yaratmamak için algı yönetimi. Yoksa 500 tl ve 1000 tl ihtiyacı oluşalı 4-5 sene oldu. Para artık cüzdana sığmıyor. Belki seçimden sonra çıkarırlar.
0
nuevo
(01.04.26)
Nakit olayını mümkün olduğunca azaltıp dijitale zorlamak istiyorlar bence.
0
michael_knight
(01.04.26)
niye bassın ki birşey alıyorsun bin lira adam 5 tane 200 lük vermesi gerekiyor bunu taşımıyor bile onun yerine hep havale eft. buda parayı hep vergilendiriyor
0
sivri sinek
(01.04.26)
yeni para basmak bademlere gore "eski turkiye"nin dandik ekonomi yonetiminin getirisiydi.

simdi bu arkadaslar nas ekonomisine gectigi icin, artik nasil bir model ise bu, para basmiyorlar. cunku para basmak cok "eski turkiye" bir hareket.

yersen..
+1
cooperr
(01.04.26)
Para hareketlerinin havale, eft ve kredi kartıyla yapılarak kayıt altına alınmasını ve böylece vergi kaçırmanın zorlaştırılması hedefleniyor.

Büyük banknotun , halkta hükümetin enflasyonla mücadelede başarısız olduğu algısı uyandıracağı, enflasyonu daha da yapışkan hale getireceği düşünülüyor.

diye düşünüyorum.
+1
Mirket
(01.04.26)
izlenilebilirlik,
vergi toplama kolayligi.
+1
designer
(02.04.26)
bu iş sosyolojik. bunu hükümet bunu yaparsa muhalefete koz verir.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
Niye basacak ki? Herkes elden para alıp veriyor. 200'lük ortamda bile devlet vergi toplayamıyor. Kayıt dışı paranın daha da artmaması için para basılmıyor. Dolaşımdaki banknot sayısı günden güne azalıyor zaten niye para bassın?
0
croswell
(02.04.26)
Eski Türkiye + 1
Eft'ye yönlendirmek -1

Bankadan gerçekleşen işlemlerin, şak diye vergilendirildiğe ya da oturup izlendiğine katılmıyorum. Öyle bir amaç olsa önce şu anki şüpheli para transferlerini bitirip, sistemin çalıştığını görüp, ondan sonra herkesi mecburi olarak oraya yönlendirirlerdi.
-4
nickini vermek istemeyen uye
(02.04.26)
''nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor''

sorunun cevabı burada
+2
alester
(02.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(1)

izmirde voleybol arkadaşları arıyorum

rusalka
selamlar izmirde birlikte voleybol oynacak birilerini arıyorum. böyle eğlencesine, düzenli bir araya gelip oynayan bildiğiniz bir grup/topluluk var mı?
selamlar izmirde birlikte voleybol oynacak birilerini arıyorum. böyle eğlencesine, düzenli bir araya gelip oynayan bildiğiniz bir grup/topluluk var mı?
+1
rusalka
(01.04.26)
takip.
0
designer
(02.04.26)
(2)

elektrik döşemek kaç paradır

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hazırda elektrik ve saati mevcut, kullanılıyor. muhtemelen sigorta kutusu, kaçak akım rölesi gibi ıvır zıvırlar da var. sadece duvarlar kırılacak ve pirizler döşenecek. güncel durumda tek bir hane için böyle bir işlem aşağı yukarı kaç tl tutar?
hazırda elektrik ve saati mevcut, kullanılıyor. muhtemelen sigorta kutusu, kaçak akım rölesi gibi ıvır zıvırlar da var. sadece duvarlar kırılacak ve pirizler döşenecek. güncel durumda tek bir hane için böyle bir işlem aşağı yukarı kaç tl tutar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
geçen sene bu zamanlar (nisan 2025) 4+1 160 metrekare ev için sıva altı kırma, boru döşeme, kablo, işçilik vs tüm tesisatın kurulumu için 60 bin lira, sıva üstü anahtar, priz, sigorta, şerit led vs elektrik malzemesi için 22 bin lira verdim.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
metrekareye 1000 lira diyelim ,
(yapay zeka)
0
designer
(02.04.26)
(1)

Lamine ile laminat parkeyi ayırt etme

osssy
Bir odada döşeli parkenin türü nasıl ayırt edilebilir?
Bir odada döşeli parkenin türü nasıl ayırt edilebilir?
0
osssy
(30.03.26)
ağac yüzeye ciplak ayakla bas,
birde recineli yüzeye,
ağaç
senin sicakligini o yüzeyde daha iyi tutacaktir.
0
designer
(30.03.26)
(7)

Scooter veya motosiklet kazasında trafik tutanağı nasıl tutuluyor?

dedeminhirkasi
Scooter veya motosikletlerin çoğunda trafik sigortası yaptırması zorunlu değil. Bunlardan birisi geldi ve arabaya vurdu. Bu durumda kaza tutanağı da düzenleyemeyeceğiz. Ne yapacağız polisi mi aramamız gerekiyor masrafların karşılanması için. Bu süreci detaylı şekilde anlatan bilen varsa sevinirim
Scooter veya motosikletlerin çoğunda trafik sigortası yaptırması zorunlu değil. Bunlardan birisi geldi ve arabaya vurdu. Bu durumda kaza tutanağı da düzenleyemeyeceğiz. Ne yapacağız polisi mi aramamız gerekiyor masrafların karşılanması için. Bu süreci detaylı şekilde anlatan bilen varsa sevinirim
-1
dedeminhirkasi
(29.03.26)
çoğunda iddialı bi söylem olmuş. 50 cc altı zorunlu değildi ama 1 ekim 2025ten beri zorunlu. onlar da az bir miktar. asla çoğunluk değil.
-3
jelly bear
(30.03.26)
sbm uygulamasi vardi, orada dijital evrak vs oluyordu, fotograflarida oraya yüklüyordun.

sbm: sigortalar birligi merkezi
-2
designer
(30.03.26)
Ben size ne soruyorum siz ne cevap veriyorsunuz.
Sizin okuma yazmanız da mı yok?
-1
🌸dedeminhirkasi
(30.03.26)
bu durumda polise tutanak tutturmak gerek. çünkü sizin kaskonuz var ise kaskodan dosyayı açmak için resmi tutanak daha iyi olacak. siz kaskodan aracı yaptırırsınız kasko şirketi karşı taraftan rücu eder, sizin kaskonuz yok ise ya karşı tarafla anlaşıp direkt parayı alacaksınız ya da kendiniz yaptırıp icra yoluna gideceksiniz. her halükarda polise tutanak tutturmak sizin yararınıza.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.03.26)
@jelly bear 50cc altı zorunlu değil. bilgiyi nereden aldınız bilmiyorum ama bende 50cc altı var gayette sigortasızım. detayını bilmiyorum ancak sigorta yoksa polis aranıyor genelde.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
birçok sitede 1 ekim yazıyodu ona istinaden yazdım. başka birkaç sitede de 2027ye uzatıldığı söyleniyor. bazı noterler satarken sigorta istemiş.

www.ozserneo.com
-1
jelly bear
(30.03.26)
@jelly bear paylaştığınız siteler resmi değil. lütfen resmi site paylaşmanızı rica ederim. paylaşılan site sigorta firması tabi ki işine gelecek sigorta yapılması zorunlu yazacak.
0
sivri sinek
(30.03.26)
(5)

evde fare sorunu

nathanieltroy
merhaba. bundan 3 hafta önce, salonun duvarından köşeden sesler geliyordu. 4-5 gün kadar aralıklı olarak duymuştum. sonra birkaç gün bol bol nane yağı ve lavantalı sprey ve pamuklara nane yağı damlatarak ve sabah akşam yenileyerek kurtuldum. yani ses kesildi.fakat birkaç gündür banyoda klozet, sifon
merhaba. bundan 3 hafta önce, salonun duvarından köşeden sesler geliyordu. 4-5 gün kadar aralıklı olarak duymuştum. sonra birkaç gün bol bol nane yağı ve lavantalı sprey ve pamuklara nane yağı damlatarak ve sabah akşam yenileyerek kurtuldum. yani ses kesildi.

fakat birkaç gündür banyoda klozet, sifonu çektikten sonra arkadan su sızdırıyordu. ve dün gece 3 kez klozetten sesler geldi. bugün tesisatçı geldi, bi açtık boruyu baya kemirmiş. ama çıkamamış herhalde.

boru değişti, alçı yaptı, silikon falan çekti ama tekrarlamasından korkuyorum. yine deli gibi nane yağı lavanta falan yaparak yıkadım resmen o bölgeyi. tekrar yeni boruyu kemirir mi diye korkuyorum. kapan da aldım kafes tipi olanlardan ama henüz eve girmediği için ucuna yemek koyup daha da evi cazip yapmak istemiyorum şu an.

henüz eve girmemiş fareyi uzaklaştırmak için farklı önerileriniz var mı?
+1
nathanieltroy
(29.03.26)
Fare kafese girmez. Zeki hayvan. Plastik hassas kapan alacaksınız yeni nesil. Ama onlarin da üstüne bozuk para vs ekleyerek daha hassas hale getirmeli. Sıkıntılı işler.

Evde kapan harici açıkta hiçbir şey bırakmayın.

Fare tek yaşamaz. Binayı ilaclatin
-1
topkapiaksaray
(29.03.26)
Ultrasonik fare kovucu cihaz işe yarar.
-1
Mirket
(29.03.26)
önce bir girsin. belki girmeyecek. sonra yakalamaya çalışırsın. fındık faresi kolay yakalanır. tecrübe eksisozluk.com
0
sivri sinek
(30.03.26)
daha önce anne olmuş bir kedi bul,
yaşam alaninda fare barindirmaz.
-2
designer
(30.03.26)
Tek çözüm istasyon denen siyah kutulardan almak. İstasyon al içine de klerat mum blok koy.

İstasyona koymazsan eğer en kral zehri de alsan yemezler.


Sadece senin eve koymak yetmez. Apartmana da koyup tel ile sabitlemen lazım duvara falan. Yönetimin yapması lazım yani. Yoksa kurtulamazsınız. Fare çok hızlı çoğalan bir şey çünkü. Muhtemelen bütün katlarda vardır.
0
jackyr
(30.03.26)
(5)

ameliyat sonrası vücutta geçmeyen hissizlik

deartheodosia
1.si 2.5 yıl, 2.si de 1.5 yıl önce 2 kez meme ameliyatı oldum. tümör çıkartıldı.meme bölgesinde hissizlik var, duş alırken falan suyu hissetmiyorum ya da giyinirken evet dokunuyorum ama kendi tenimmiş gibi değil hala ve dokunmak istemiyorum. üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu hissiz
1.si 2.5 yıl, 2.si de 1.5 yıl önce 2 kez meme ameliyatı oldum. tümör çıkartıldı.

meme bölgesinde hissizlik var, duş alırken falan suyu hissetmiyorum ya da giyinirken evet dokunuyorum ama kendi tenimmiş gibi değil hala ve dokunmak istemiyorum.

üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu hissizlik normal mi, benzer bir şey yaşamış olan var mı, geçer mi yoksa artık böyle kalıcı bir hissizlik mi yaşayacağım? (doktorumla iletişimim yok)

+hala kırmızı izler, neden beyazlamıyor?
0
deartheodosia
(23.03.26)
öncelikle geçmiş olsun. doktor değilim; tecrübeme göre sinir hasarı sebebiyle böyle oluyor; uzun vadede kısmen ya da tamamen düzeliyor.
kırmızı izler için etkili kremler var, kısa bir internet araştırmasıyla erişebilirsiniz. genelde ne kadar erken kullanılırsa o kadar iyi sonuç veriyor deniliyor ama sonradan da faydalı olabiliyormuş (ben kullanmadım).
+1
lil siztah
(23.03.26)
30 sene önce ,
tirnak batmasi icin
lokal anestesi yapmisti hekim,
ayak baş parmaginin dikis atilan yerdeki his önceden hic yoktu,
son 10 senedir daha hisli,
0
designer
(24.03.26)
Yama yapılan bir fıtık ameliyatı sonrası kasığımda bir bölge 15 yıla yakın süre hissiz kaldı. Zamanla azalarak kayboldu hissizlik. Şu anda çok az bir miktar his faklı halen mevcut. 22 yıl olmuş.
0
yadigar
(24.03.26)
Yaklaşık 6-7 yıl önce göğüs bölgemden bir ameliyat oldum, hala orada dokunma hissini tam alamıyorum ama eskisine göre daha iyi, ilk 1-2 yıl tahtaya dokunuyormuşum gibiydi.
0
creepy
(24.03.26)
Yaklaşık 10 sene önce ben de meme ameliyatı oldum. hissizlik ve başkasının vücudu gibi hissetmem normal ve geçmeyecek. yeni normaline hoşgeldin :)
0
agharta
(24.03.26)
(1)

Araba radyatör sıvısı değişimi

kilimanjaro
Merhaba, arabam su eksiltince özel bir servise bırakarak basınç testi yaptırdım ve kaçağı tespit edip onardılar (parça değişti). Fakat rezervuarı teslim alırken kontrol ettiğimde koydukları sıvının seviyesi ve rengi beni tatmin etmedi (araç soğukken maxın üzerindeydi ben şırıngayla 200 ml civarı çek
Merhaba, arabam su eksiltince özel bir servise bırakarak basınç testi yaptırdım ve kaçağı tespit edip onardılar (parça değişti). Fakat rezervuarı teslim alırken kontrol ettiğimde koydukları sıvının seviyesi ve rengi beni tatmin etmedi (araç soğukken maxın üzerindeydi ben şırıngayla 200 ml civarı çektim ve maxa anca indi, rengi de yeşil/electric green tarzı beklerken, daha mavimsi yeşildi, muhtemelen yeşilin üstüne mavi koydular...), sorduğumda 3 litre antifriz koyduklarını ve motul marka kullandıklarını belirttiler. Detaylı sorularıma istediğim yanıtları alamadım.

Daha sonra yaptığım araştırmada aracımın 2 farklı rezervuarı olduğunu birinin yaklaşık 4 litre diğerinin ise 9 litreyi biraz aşkın sıvı alacağını öğrendim. Büyük rezervuardaki sıvıyı tekrar değiştirmek istiyorum. Aynı yere gitmeyi tabiki düşünmüyorum ve bu işi yapabilecek yetkinlikte istanbulda başka bir servis bulmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
kilimanjaro
(16.03.26)
icerisindeki mevcut sıvı ile, ilave edilen sıvı birebir ayni olmazsa ,sıvı rengi degisir,çökme yapar, kanalları tıkar.

saf su ile iyice temizledikten sonra, yeni sıvı doldurun.
+1
designer
(16.03.26)
(6)

Fiat Yetkili Servis+Genel Merkez Garanti ve Servis Rezaleti

fatihdr
2021 model Fiat Egea 1.3 Multijet araç sahibiyim. Aracı bir doktor arkadaştan 150.000 Km uzatılmış garantisiyle 2025 Ekim ayında 2. el olarak aldım. Alır almaz 110 bin bakımını da Kayseri İnciroğlu Fiat yetkili servisinde yaptırdım. (aracın benden önceki tüm bakımları da eksiksiz şekilde yetkili ser
2021 model Fiat Egea 1.3 Multijet araç sahibiyim. Aracı bir doktor arkadaştan 150.000 Km uzatılmış garantisiyle 2025 Ekim ayında 2. el olarak aldım. Alır almaz 110 bin bakımını da Kayseri İnciroğlu Fiat yetkili servisinde yaptırdım. (aracın benden önceki tüm bakımları da eksiksiz şekilde yetkili servislerde yaptırılmış, kayıtlı) Bu arada yakıtları da hep Shell'den alırım bu notu da düşeyim.

18 Şubat 2026 tarihinde aracımla ilerlerken motor arıza lambası yandı, araçta herhangi bir anormal durum yoktu ama yine de 19 Şubat'ta yetkili servise (inciroğlu) götürdüm. Cihaza bağlayıp arızanın nox sensörü kaynaklı olduğunu söylediler ve 1 hafta sonrasına randevu verdiler.

26 Şubat 2026 da aracı servise götürdüm, bekleme salonuna geçtim.
- 1 saat sonra aradılar ve aracımın 100 bin kmyi geçtiği için garantiye girmediğini, onarımı ücretli yapabileceklerini belirtti servis görevlisi. Yanlarına gittim, uzatılmış garanti olduğunu, hatta son bakımda bunu kendilerinin de belirttiğini söyledim. Biraz bakınca aa varmış ama yedek parçanın sisteminde görünmüyormuş dediler, bekleme salonuna geri döndüm. Bu sırada ne olur ne olmaz diye Fiat genel merkezi arayıp garantinin olduğuna dair teyit aldım.

- Bir süre sonra yine aradılar, aracın daha önce de nox sensörü arızası verdiğini, bunun normal olmadığını ve inceleyeceklerini söylediler. 4-5 gün süreceğini söylediler, peki dedim, ikame araç alıp servisten ayrıldım.

- 3 Mart Salı günü servis aradı, aracın kullanıma bağlı olarak şanzımanla ilgili sorunları olduğunu ve kötü yakıt tüketimine bağlı olarak enjektörle ilgili sorunlarının olduğunu, nox sensörü hatasının da bunlardan kaynaklandığını ve aracın kusurlu ben olduğum için garanti kapsamına girmeyeceğini belirttiler. ücreti sorduğumda ise 99.000 TL olduğunu, onaylamam durumunda tamire başlayacaklarını söylediler. Ben de istemediğimi belirttim, o zaman aracı kapatalım gelin alın dediler.

- Sonra minik bir araştırma yaptım ve servisi arayıp "yakıt analizi ve enjektör test ölçüm raporlarını istiyorum geldiğimde" dedim. Bana bunu veremeyeceklerini belirttiler. Garanti dışı bırakma nedenleri buysa ispatla yükümlü olduklarını söyledim ama yine de veremeyiz dediler ve görüşme sonlandı.

-5 dakika sonra arayıp, "beyefendi onayınız varsa enjektörleri söküp test için uzmana göndereceğiz, masraflar da size ait olacak" diyince, "araç kaç gündür sizde, neden testi siz yapmıyorsunuz" dediğimde, kendilerinin serviste böyle bir imkanı olmadığını belirttiler. "e siz bu testleri, bu yakıt analizini yapmamışsanız o zaman neye dayanarak beni garanti dışı bırakıyorsunuz? aracım neden 4-5 gündür servisinizde kaldı?" diye sorunca "enjektörlerinizden şakırtı geliyor" dediler, test istiyorsam parasıyla yaptıracaklarını söylediler. genel merkezi arayıp döneceğimi söyledim, ve istediğim testleri servisin mail adresine de mail olarak atıp genel merkezi aradım.

-genel merkez ilk başta ilgili gibi göründü, hatta süreci garip bulduklarını, bahsettiğim ölçümler olmadan aracı garanti dışı bırakamayacaklarını onlar da teyit etti, ilgileneceklerini söylediler.

-4 mart çarşamba günü Fiat genel merkez arayıp, "mühendislerimiz konuyu inceliyor endişelenmeyin" dediler tamam dedim.

-5 mart Perşembe günü Fiat genel merkez bir kez daha aradı "mühendislerimiz teknisyenlere hak verdi, aracı garanti kapsamına alamıyoruz" dediler. "mühendisleriniz aracı görmeden nasıl bu kanıya vardı? mühendislerinize sunulan ölçüm değerlerini, yakıt analizini ve arıza raporunu ben de görmek istiyorum" dedim. Bunu benimle paylaşmayacaklarını, servise gittiğimde talep edebileceğimi söylediler.

-Aynı gün servise gittim. Verileri maille de istemiştim atmadınız, şu an yazılı şekilde istiyorum dedim, çalışan birini aradı, verileri istediğimi söyledi, "o zaman fiatın dediği şekilde yapıyoruz" diyerek teli kapattı ve bana hiçbir veri, ölçüm, rapor vs vermeyeceklerini söylediler. Ben de teslim formuna "talep ettiğim ölçümler, analizler ve teknik veriler tarafıma sunulmadığı için onarımı kabul etmiyorum" diye şerh düşüp imza atarak servisten aracımı alıp ayrıldım.

Şu an ağır konuşup kendimi haksız duruma düşürmek istemiyorum ama bu konunun da peşini bırakmaya niyetli değilim. En mantıklı şekilde nasıl bir yol izlemeliyim?
+2
fatihdr
(13.03.26)
avrupa emisyon kurallari geregi ,
euro 4 motordan sonra ,
dizel araclarin masraflari artti,
en son adblue eklemeyi akil ettilerdi,
yakitin kaliteli olmasinin yaninda
adblue da kaliteli olmali,
yoksa sensörleri daha cabuk bozabiliyor,
(bknz, nox - adblue )

yetkili servisler
sadece size arac satmada yetkili ,
gerisi hikaye,
her aracin kronikleri var,
iyi bir ustaya teslim edip arizali parcayi degistirmek icine sinmiyorsa sonra araci satmak.
-2
designer
(13.03.26)
- uzatilmis garanti nasil bir garanti onun detaylarina bakmak lazim, butun garantiler sifir arac garantisi gibi olmayabiliyor. benim arac da garantili ama mesela sensorleri kesinlikle odemiyorlar, denedim biliyorum.
- eger sensorler garanti kapsaminda ise bir avukattan akilli olun tamir edin, yoksa mahkemelik olacaz seklinde ihtar cektirilebilir.
- eger garanti kapsaminda degil ise ve tek ariza sensorde ise ki arac normal calisiyor ve sadece isik yakmissa muhtemelen oyledir, sensoru degistirip devam ederim.

ayrica heriflerin soyledikelerinde anlamadigim iki mantiksizlik var.
1 - sadece sensor degisimi nasil 100k oluyor?
2- sanziman ile nox sensorunun ne alakasi var, biri yakit ile ilgili degil mi? enjektorleri anladik, sanziman ne alaka?

bana biraz dandik cakal bir servis kurbani olmussun gibi geldi..
+3
cooperr
(13.03.26)
@designer artı 1. ek garanti maddelerini araştırın. servisler sadece araç satıyor sorun çözme becerileri düşük. konuyu adli vakaya çevirirseniz uzun sürer. 2. bir aracınız varsa bu sürece girin ama hemen sonuçlanmaz.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
@coopper
şanzımanla gram alakası yok, geçirmişken bunu da geçirelim demiş olabilirler.
sensör değişmeyecekmiş işte, enjektörlerin tamamı ve şanzıman parçaları 100k, arızaya bunlar neden oluyormuş.

@sivrisinek kepi ilk defa duydum ama belli ki kullanmak gerekecek bundan sonrası için

@thetruenorthstrongandfree1 ya nox sensörsüz de sürülürmüş araç ama ben bunlarla uğraşmak istiyorum, dağ başı mı burası, kanun nizam tanımadan vermiyorum kardeşim, git şikayet et demeleri sinir bozucu
0
🌸fatihdr
(14.03.26)
arabadaki hata kodlarını dm'den atın.
öğrenmediyseniz de ilk çıkan hata kodlarını atın.
en geç pazartesi neler dönüyor aracınızda fikir verebilirim.
not: otomotiv satış sonrası makina mühendisi 9 senelik tecrübespor.
0
rain when i die
(14.03.26)
uzatılmış garanti sözleşmesini gpt veya gemini veya her ikisi ile de konuşun.

durumu anlatın, yol haritası çıkartın.

ama bu adamlar şerbetli, davaya hazırlardır. nası olsa 1,5-2 sene sürer falan diye bakıyorlar.

avukata verip süreci takip ettirebilirsiniz.

muhtemelen ustada çok daha ucuza hallolacak bir meseledir.
0
gurur
(15.03.26)
(7)

Bu Japonlar neyle besleniyorlarsa bizde aynısıyla beslensek…

tahirkemalbozoglu
Beyin bedavaNe yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
Beyin bedava
Ne yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
0
tahirkemalbozoglu
(22.02.26)
porsiyonları da aynı şekilde küçültüp onlar gibi hareketli yaşarsak neden olmasın.
+1
aloha snackbar 3
(22.02.26)
Porsiyon kücültme +1500
Tabak canaklari evleri her seyleri minimal. Ben cok ama cok cool.

Bir de islenmis gidayla beslenmemek sanirim olay. Hamburger pizza donmus gidalar hep cikarmak lazim.
0
Purple life
(22.02.26)
Beslenmeden ziyade genlerle ilgili bir olay.

Şimdi baktım da, Türkiye'de ortalama ömür 78, Japonya'da 81 imiş. 3 yıl için mi bu başlık? :)
0
Mirket
(22.02.26)
hem ortalama ömürlerinin yüksek olmasında hem de bu yaşlara sağlıklı gelmelerinde yemek de etkili olsa da hayat tarzları da son derece önemli.

hayat tarzları konfordan ziyade minimalist. hala yer yatağında yatıyorlar, evde oturmadıkları odaları ısıtmıyorlar, her sabah yer yataklarını toplayayıp kaldırıyorlar, her yere yürümek hayatlarının normal bir parçası.
0
denizgonen
(22.02.26)
biz yemek icin yasiyoruz onlar yasamak icin yiyor. kafaya esince brunch yapmayi, ziyafet cekmeyi, atlayip edirne'de ciger yemeyi normallestirmisiz.
0
buenosdias
(22.02.26)
kişi başi deniz ürünleri tüketimi

en.wikipedia.org
0
designer
(23.02.26)
gecen en uzun yasayan insanlari arastirdim, hepsi adalarda yasiyor. japonyadakiler okinawa'da, italya'dakiler sardinya'da yasiyor. adalara gidin.

bence yedigine dikkat edip, spor yapmak onemli. az ama cesitli yiyip hareket edince insan saglikli oluyor.
0
antikadimag
(23.02.26)
(12)

Kullanılan otomobilin dışarıdaki imajı hk.

administ
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim ama canımı sıktı. Kim görse sen hala bu arabayı değiştirmedin mi falan diyor. Ben de takıntı haline geldi bir yere gittiğinde biraz uzağa park ediyorum. Şimdi arabayı değiştirsem biliyorum ki yine bir kulp bulacaklar ama bu insanların neden bunu takıntı haline getirdiklerini anlamadım.
+5
administ
(19.02.26)
Micra miydi
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Citroen c3
0
🌸administ
(19.02.26)
mutevazi olmak OK. herkes gidip havali bir araca binmek zorunda degil.
ama mutevaziligin ucunu kacirirsan kotu.
arabayi, gelirini ve toplum icindeki pozisyonunu bilmeden yorum yapmak zor.
-2
cooperr
(19.02.26)
sizinle tamamen aynı düşüncedeyim. güvenli bir araba olması yeterli. küçümsemelerden etkilenmezdim çünkü benim için bir anlamı veya karşılığı yok. siz memnunsanız takmanıza gerek yok bence.
+2
eileengray
(19.02.26)
bir arkadaşımın çok eski, dökülen, sanayiden çıkmayan bir arabası vardı. yaşadığı şehirde herkes çok tehlikeli araba kullandığından ve arabasını hiç güvenli bulmadığımdan, sürekli değiştirmesi yönünde uyarıda bulunuyordum (aramızda darılma gücenme olmaz, çok yakınız). bir gün iş arkadaşlarıyla birlikte bir yere gideceklermiş; bu arabası sebebiyle basıp gidemediğinden geç kalmış, arkadaşı da laf sokmuş. benim senelerce ısrar ettiğim şeyi, bu laf üzerine yarım günde çözmüş; aynı gün peşin para sıfır suv almış. bunun üzerine de ben laf soktum gerçi :)

sözün özü, güvenlik zaafiyeti falan oluşturmuyorsa, elalemin ne dediği bence hiç önemli değil. arabayla falan statü kasan, gitsin az ötede kassın; şahsen hiç sallamam. milletin malını diline dolayan en hafif tabirle işsizdir. ancak sizin canınız sıkıldığı gibi, bir de uzağa park ediyormuşsunuz. dolayısıyla bu durum hayatınızı zorlaştırmaya başlamış gibi görünüyor. öyleyse değiştirin gitsin derim.
+4
lil siztah
(19.02.26)
kimin ne dediği umrumda bile olmaz. hatta öyle küçümseyici yaklaşanlarla ben de dalga geçerim. bizim düldül ayağımı yerden kesiyor. işimi görüyor de geç. otomobil üzerinden size presitij yükleyene de küçük görene de he de geç.
+1
exlibris
(19.02.26)
sadece sehir ici kullanimda kucuk olmasi iyi,
ama uzun yolculuklarda c segment rahat oluyor,

kullanim ihtiyaclarinizi dikkate alin,
boş verin kimin ne dedigini,


cebinde para olmayip,
eşyalar ile kendini tatmin eden
tedaviye muhtaç oluyor.
0
designer
(19.02.26)
maalesef ülkemizde böyle bir gerçek var ve bence de tabii ki çok yanlış. ancak istisna da olabilir misal eğer araç işinize/gelirinize etki edecekse göz önünde bulundurulabilir. yani patronsanız, küçük bir işletme vs yani kendi işinizi yapıyorsanız karşı tarafa mesaj verme niteliği taşıyor, alacağınız hizmet veya karşı tarafın vereceği özeni/ilgiyi artırıyor. yalnızca ülkemizde de değil var böyle bir olay. he ama basic düzende manasız bir olay, memnunsanız memnunsunuzdur. yani size hizmet etmeyecekse kafanıza takmayın.
+1
awlmi
(19.02.26)
İnsanlar canları eleştirmek istediğinde her şeyi eleştirirler, suçlamak isteyince her konuda suçlarlar, dedikodu öyle her şeyde öyle. Bence sen kendine bak ben niye bunları ciddiye alıyorum de. Çünkü asıl sorun senin etki altında kalman, istedikleri kadar konuşsunlar önemli olan onların istediğinin değil senin istediğinin olması ve senin isteğinin de onlara göre değil, hiçbir etki altında kalmadan senin hayatının ihtiyaçlarına göre şekillenmesi. Bilseler ki senin fikirlerini değiştirebiliyorlar, herkes seni ne hale getirir bi düşünsene, diyelim ki çok zengin oldun, herkes sana nasıl üşüşür, bi hayal et. Bence değer vermemeyi veya verdiğin değeri azaltmayı öğrenmek seni en iyi şekilde yaşatır.
+2
yaren
(19.02.26)
Ben de benzer durumdayım. İnsanlar uğraşmayı bırakacak diye araba almak çok mantıksız. İhtiyaçlarınızı karşılıyor, gerekli güvenlik paketleri halen çalışır haldeyse bence gerek yok.

Ben uzun yol yorgunluğu olmasa ve bagajı yetse İstanbul’da B sınıfı araca hastayım. Her yere giriyorum. Park etmesi kolay. Muazzam bir avantaj.

Takma yani kafana.
+1
jackyr
(19.02.26)
ahaha benim araç da biraz küçük görülüyor. ama gülüp geçiyorum çünkü tanıdıktan aldım o aracı değiştirince, ben de ilk gördüğümde niye bu arabayı kullanıyor ki diye garipsemiştim. yıllarca yurt dışında yaşadı orada iyi araçlara da bindi, daha iyi araçlara alışıktı burada da bütçesi daha iyisine yeterdi, ki hybrid corolla aldı şimdi.

garipsesem de bişey demedim, ilk izlenimim biraz olumsuzdu ama hafiften araç hakkında konuşunca hep övgüyle bahsetti. işini gören uygun fiyatlı sorunsuz masrafsız bi araç olduğundan memnundu. ablasının ısrarıyla değiştirdi biraz :) çocuklar da var diye yeni model daha güvenli bir araç olsun diyip ikna etti, bu 2010 model.

araba boşa çıktığında benim hiç araba alma niyetim bile yokken bunu ben alsam ya dedim :D ilk izlenimim negatif olan bu araç şimdi 5 aydır bende, alıştıkça ben de ısındım. ve kendisine de hak vermeye başladım, yetiyor işte gündelik şehir içi kullanıma. arabaya çok para bağlamaya değecek bi kullanımım yok, bunun 10 katına bi araba alsam yapacağım aynı ulaşımı yine yapıyorum. kendi fiyat aralığı için en iyi araçlardan biri.

(bkz: geely mk) benimki dış görünüşten değil de markadan dolayı, çoğu kişi bilmediğinden ve sadece bu aracın varlığını bilenlerin gözünde de ucuz araba olduğundan biraz küçümsenme durumu var. burada bile ufak bikaç sorunuyla ilgili duyuru açıp sorduğumda sat geç o arabayı uğraşma diyenler oldu :D ki sıkıntıları kullanıma engel ciddi şeyler değil, ben takılıyorum. o problemle 5 yıl kullandı eski sahibi, sensör arızası var muhtemelen elektrik tesisatından ve teorik araştırmaya göre sadece şase kablolarını güçlendirmek çözebilir gibi görünüyor.

5 aydır sadece 1 gün kullanmadım aracı, bi problem çıkarmadı, şimdilik beklentimi karşılıyor benim.
bi boşta yattığından aküyü değiştirmem gerekti, 1 ay akü değişene kadar marş problemi yaşadım takviyeyla çalıştırdım ama araçtan kaynaklı arıza değil, onun dışında filtre yağ antifriz değişimi gibi periyodik işleri yapıldı. gerisi keyfi harcamalar oldu, yeni android auto teyp vs.
0
konetsu
(19.02.26)
araba ülkemizde bir statü aracı. hatta telefon da bir statü aracı.
iş arkadasının bunu demesi saçma, çünkü onu ilgilendiren bir durum değil.
eğer ticaretle uğraşıyorsan araban iyi olmalı, çünkü karşı tarafa kazancının iyi oldugunu, onda parasının kalmayacağını göstermeni sağlıyor.
eğer iş yerinde çalısan bir beyaz yaka isen terfi almanı bile sağlayabilir. çünkü patron eski arabalı birisinin şirketi kötü temsil edeceğini düşünür.
garip ama gerçek bunlar.
ama eğer yukarıdakilerle alakan yoksa arabayı değiştirmene gerek yok.
+2
abelardo
(20.02.26)
(12)

Doktorlara ne söylemek isterdiniz?

suicmeyenadam
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı? ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı?

ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı laboratuvar testler önerilmesi sizi rahatsız eder mi yoksa sar ordan bir paket mi?

teşekkürler.
+1
suicmeyenadam
(17.02.26)
Hasta ve hasta yakınlarına karşı nazik olmaları gerektiğini söylemek isterim
-1
rock n roll
(17.02.26)
hekim,
tanrınin yeryüzündeki elleri gibi diyor,
öyle davranin,
paraci olmayin.
0
designer
(17.02.26)
sizli bizli konuşalım.

gereksizse pahalı testler istemeyin lütfennnnn.
+1
art cat chocolate
(17.02.26)
Doktor hasta ilişkisi yoksa veya sadece hastane /muayenehane ile sınırlı ise, bunun yerini ilaç şirketleri ile doktor ilişkisi alma ihtimali yüksektir .
Doktor ile hasta ilişkini olumlu yönde geliştirecek bir şey varsa doktorun hastasını tedavi sürecinde takip etmesidir.
Gözden kaçan şeylerden biri de batı tıbbı ile doğu tıbbı arasındaki farkı bir türlü göremememiz ve yanı başımızdaki bitkilerin faydalarından etkilerinden kesinlikle bi-haber olmamız .
Bir de önleyici hekimlik konusunda büyük eksiliğimiz var . Çoğunlukla hastalık/ rahatsızlık yaşandıktan sonra tedaviye başlanıyor . Oysa hastalık riskini arttıran etkileri azaltıcı nedenlere yönelmek lazım .
Doktara / hastaneye giden eve geldikten sonra adeta hastalığını unutmuş halde artık yaptığı masrafı konuşur oldu. yıllar yılı ilaç kullanmayı " tedavi olmak " zannettik.
-1
diyecevaplandı
(17.02.26)
bizi müşteri olarak görmeseler iyi olur.
0
erty_ksk
(17.02.26)
üniversite hastanesi hekimlerine:
- bölümler arası kavgayı bitirin
- dönem V ve üstüne jürilerde acımayın, iyice öğrensinler
- her bölümün daha çok yatağı olsun

edit: @nundu’nun düzeltmesiyle dönem IV demek istiyormuşum, not düşelim.

sosyal medyada ve çevrede tıp eğitimi almadan uzmanlık taslayan insanların daha iyi denetlenmesini talep ediyorum. 2 yıllık program mezunları teşhis için hekimlerden önce kendilerine yönlendiriyorlar. denetleme mekanizmaları gelişmeli.

tüm hekimler özellikle muayenehanelerinde ve bu çakma uzmanlar hizmetlerinde fatura kesmeli, vergi kaçırmamalı.

tüm hekimler hastasına holistic yaklaşmalı. yaşam şekli, beslenme, alışkanlıklar, semptomlar hepsi bir arada. eğer plasebo sorunu çözüyorsa bırakın çözsün. illa ki ilaç dayamayın.

ilk çözüm her zaman ameliyat olmayabilir, ameliyat o kadar basit olmamalı. özellikle ortopedistlere bu cümlem.
0
eileengray
(17.02.26)
Ödediğim ücret veya aldığınız maaş karşılığı, bana, ihtisasınıza ilişkin hizmet üretmekle görevli bireysiniz. Bana yaklaşımınız ve tavrınız bu minvalde olmalı.

Raporlu ilacımın üç aylık dozunu reçete etsin diye gittiğim en az on yaş küçüğüm edepsiz, bana 'sen' dediydi de içimden, birkaç kez ona kadar saymam gerekmişti.
-6
Mirket
(18.02.26)
olabildiğince sekreter vs filan kullansınlar, fazla yorulmasınlar.

ben doktorların bana açıklama yapmasını seviyorum. mesela ciğerimi dinliyorsa ciğerimi dinlediğini söylesin, kalbini dinliyorum, ritmi iyi filan gibi.

dişimi yapan doktorum var, bana diyor ki şimdi minedeyim, sinire geldik, burada şöyle bir dolgu uyguluyorum...

geçen aylarda kan tahlili yaptırdım, doktor demir eksikliği konusunda bir şey yok dedi, tahlil sonucunu arkadaşıma gönderdim, hemen karbonhidratı azalt, diyabetle ilgili değer ortayı geçmiş dedi. mesela normalde tahlili alan doktor değer aralığında normal gözüyle baktı.
+1
hoot
(18.02.26)
Özellikle belli bir yaşın üstündekilerin güncel çalışmaları ve araştırmaları takip etmesini / edebilmesini istiyorum.
0
auroraaurora
(18.02.26)
bence doktorlar aslında kibar insanlar, en azından genç asistan olanları öyle. ama muhtemeln iş yoğunluğundan biraz tepeleri atıyo. bana hep kibar davranıldı ama sekreterlerin inanılmaz burnu havada. sekreter ve hemşireleri uyarmalarını isterdim. doktorun bile girmediği havaya onlar giriyo. pahalı test ise gerekliyse tabi ki önerilsin.
+2
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Kesinlik yoksa yapilan akil yurutmedir ve akil yurutmelerini gizli degil danisanla paylasarak yapmalarini tercih ederim. Bu danisanin katki saglamasina olanak tanir, danisanin kararini daha saglikli almasini saglar ve baska bir yerde, baska bir zaman, baska bir doktorla daha hizli surecler yaratir. Ayrica sistemin dislisi olmamalarini umarim.
0
osssy
(18.02.26)
üniversite ve devlet hastanesinde henüz yüzüme bakıp da konuşan bi doktora denk gelmedim. yaşım da epey var.

geçen hafta özel hastanede bi ameliyat oldum burnumdan, ameliyat sonrası kanamam durmadı. üç hemşire başımda nöbet tuttu resmen doktor gelene kadar. doktor geldi, inceledi ve tekrar ameliyata alındım. devlet hastanesinde olsam neyle karşılaşırdım bilmiyorum.

ben ilk önce devlet hastanesine gidiyorum bi şey olduğunda. bi işlem gerekiyorsa da neyse parası verip özele. işin garip tarafı en son gittiğim devlet hastanesindeki doktor daha yeni özelden devlete geçmiş, ve inanır mısınız o da konuşurken artık insanların yüzlerine bakmıyor. çok tuhaf.
0
antihero
(22.02.26)
(6)

GS - JUV maçı tahminleriniz?

eisberg
Ne diyorsunuz? Ben Juventus alır diyordum ama birkaç gündür dinlediğim yorumcular "denk maç, grinin %40-50 şansı var" falan diyor. Biz en son schalke ile turu geçtik diye hatırlıyorum. Young boys'a falan da elendik. Taraftardaki rehaveti de görünce Juve alır diyorum siz ne diyorsunuz? İddia ne oynad
Ne diyorsunuz? Ben Juventus alır diyordum ama birkaç gündür dinlediğim yorumcular "denk maç, grinin %40-50 şansı var" falan diyor. Biz en son schalke ile turu geçtik diye hatırlıyorum. Young boys'a falan da elendik. Taraftardaki rehaveti de görünce Juve alır diyorum siz ne diyorsunuz? İddia ne oynadınız? Benim tahminler şöyle:

Sallai kart görür 3.83
Yunus & Kenan asist yapar 3.60
Oyuncu gol atar & asist yapar Mckennie 2.25
Oyuncu kaleyi bulan şut çeker Yunus 2.25, Toreira 3.60
Sanchez 2 faul yapar 2.15
0
eisberg
(17.02.26)
L'pool maçına benzer bir senaryo olur, anları değerlendiren öne geçer. Mckennie false 9 oynayacakmış, o sıkıntı yaratabilir lemina yokluğunda.

1-1 diyorum.
-1
Bruce
(17.02.26)
Gerçekleri Tarih Yazar
Tarihi de Galatasaray
+3
cooperr
(17.02.26)
7 gol olur.
+1
designer
(17.02.26)
Juve ilk kez sampiyonlar liginde 5 yedi.
bir turk takimi ilk kex sampiyonlar liginde 5 atti.
0
cooperr
(17.02.26)
ulan 2 gün süren gs-juv maçını canlı canlı izlediğimi hatırlıyorum.
helal olsun. saçma bir skor ama büyük başarı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
gruplar ilk açıklandığında gs max 9 puan alabilir yazmıştım, hatta 0 tarafına daha yakın diye de belirtmiştim.

inanılmaz bir performans gösteriyor. liverpool'u yenmek, atletico ile berabere kalmak falan bunlar gerçekten çok zor ve herkesin takdir etmesi gereken işler. hele juve'ye 5 atmak :)

umarım bu turu sıkıntısız atlar ve son 16'da da dişine göre bir takım gelir. tebrik ediyorum, tadını çıkarsın gs'liler :)
+1
makbur
(18.02.26)
(14)

ev ve bir takım kararlar hk

tuborg yesili
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi o
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.
5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi olan ama pek gelişmemiş ( altayapısı yok) bir yerden ev aldık. alırken de şimdi de motivasyonumuz kiralamak değildi zaten kiralamaya da uygun bir konum değil, gittikçe geldikçe bize kapı olsun, başımız sıkışınça gidelim, yazın gidelim tatilimizi de orada geçirelim kafasıydı. Yazlık gibi ama değil. - başka evimiz falan yok- Hali hazırda da kira ödüyoruz tabiki, bulunduğumuz yerden ev almak ise hem süreçlerin çok uzun sürmesi, hem kalıcı oturum beklememiz, hem de ancak 30 yıl borçlanarak vs nedenlerle mantıklı gelmedi. Bu bilgiler cepte olsun.

Bu konuda çevremizden sürekli salaklık, kiraya verin kiraya vermeyecekseniz niye aldınız, boşa para verdiniz, hımmm köy mü :/ vs eleştirileri geldi, gelmeye devam ettikçe de bu konuya ben de üzülür oldum. Etkilendim.

Evet aldığımız paraya bir şehirden 1+1 de alabilirdik, kiraya da verebilirdik ama biz bahçesi olsun biraz insandan uzak olsun istedik. Ve her türlü geri döneceğiz zaten tamamen, şimdiden evimiz olsun mantığı vardı.

Kredinin kaldı 2,5 yılı, şu an kira + kredi ödemek bizi zorlamıyor ama ikimiz de özel sektördeyiz her an işsiz de kalabiliriz tabiki. Hatta benim işim biraz sallantıda bu yüzden de belki de ben kafamda elli tane senaryo kuruyorum. Acaba cidden kira geliri getirecek hale mi döndürsek diye ama bir yanım da hiç istemiyor.

Mevcut durumu yorumlayıp, siz olsanız ne yapardınız fikri verebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
tuborg yesili
(10.02.26)
Valla tek kriter maddi fayda değil psikolojik fayda da kriter.
odeyebiliyirsaniz gönlüne göre hareket et derim.
+1
kisa
(10.02.26)
Böyle mantıklı ve güzel bişey yaptığım için çok mutlu olurdum.
+2
gobekliraki
(10.02.26)
İnsanlar kendi yatırımlarıyla ilgili yorum yapsın ya bir zahmet, buna da karışmasınlar.
Bitmesine az zaman kalmış, sizi ekstra bir zorluğa sokmuyor, bence bunlardan etkilenmenize hiç gerek yok.
Bahçeli, şehirden uzak, sakin yerdeki ev şehirdeki 1+1 eve tercih edilir her türlü.

Bu konuşmaların altyapısında hep bi haset olur, boş verin takılmayın bunlara.
+3
mutekebbir
(10.02.26)
Paraya sıkışmadıkça kiraya vermeyin. Kiracı çıkan evler gerçekten genellikle savaş görmüş gibi oluyor. Benim ailem de yılın yarısını bir şehirde diğerini de başka bir şehirde geçiyorlar. Yaklaşık 5 sene boyunca insanlar bari kiraya verin diye minnoş anamın canını sıktılar. Kiralık olmamasına rağmen insanlar aradı. Milletin ağzı torba değilki büzesin gerçekten.

Ev sizin, keyif sizin, para sizin. İsterseniz tek başınıza dubleks evde oturursunuz, isterseniz köyde ev alırsınız. Bence etrafınızdaki sesleri susturacak "biz öyle istedik" gibi kesin bir cevap hazırlayın. Herkes yerini bilsin.
+1
tiredofwaiting
(10.02.26)
hava serinleyince mont almışsınız, insanlar niye mont aldın, hırka alsaydınız ya demiş gibi bir durum. yani siz kendi ihtiyacınıza göre bir alışveriş yapmışsınız. insanların ihtiyaç ve beklentisine göre alışveriş yapmadığınız için eleştirilmişsiniz ki çok saçma.
ödenebildiği sürece ben bi problem göremiyorum.
ayrıca kiracı ile uğraşmak başlı başına bir problem olabiliyor şu dönemde.
+3
elorelia
(10.02.26)
Boş kalması bana mantıklı gelmiyor.
Eğer kiradan edineceğiniz gelirle Türkiye’de 3 hafta ultra her şey dahil beş yıldızlı tatil yapacak parayı alacaksanız kiraya verin derim.

Çünkü zaten Türkiye’ye mesela toplamda 4 hafta gelseniz bile bunun ancak 2 haftası orada kalırsınız. 52 haftanın 50 haftası boş kalacak bir ev bana çok mantıksız geliyor. Bu arada oturulmadığı için ekstra masraflar da açabilir ev size.

Ama psikolojik etkisi sizi rahatlatıyorsa onu parayla ölçemeyiz. Boş kalmaya devam etsin.

Çok emin olduğunuz zaman kiraya verirsiniz.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Yurtdışında olsam, mutlaka senin yaptığını yapardım. Gitmesem de kalmasam da istediğim an gidebileceğim bir evimin olmasının bana vereceği psikolojik desteğe paha biçilemez bence.

Çok iyi yapmışsın.
+2
Mirket
(10.02.26)
Yorum yapanlar aile ve yakın arkadaş çevresi kötü niyet yok aslında.

Sadece 2 hafta değil, 2-3 ayda bir min 1 hafta ve kesintisiz her yıl 1,5 ay gibi sıklığı belirleyebiliriz. Yani kafadadan yılda 10 hafta 2,5 ay diyelim.

Şansımıza da komşularımız çok tatlı insanlar, anahtar bıraktım mesela arada girip bakıyorlar bizim uzakta olduğumuzu bildiklerinden.
+4
🌸tuborg yesili
(10.02.26)
yilda 10 hafta kaliyorsaniz bence gayet mantikli bir yatirim. kiraya vermeye gerek yok. insanlar yazlik alip ayni sure kullaniyor, hatta daha az kullananlar vardir.
+2
lemmiwinks
(10.02.26)
@tuborg yeşili, yılda 10 hafta kalıyorsanız kiraya vermeyi hiç düşünme. Hem evi kullanıyorsunuz hem de seni psikolojik olarak rahatlatıyor. Fikir veren akrabalara teşekkür et, sebep söyleme. Sen sebep söyledikçe karşıt nedenler geliştirirler.
Bu süreçte anahtarı hiçbir akrabaya kaptırmamaya dikkat et.
Hayırlı olsun.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Altyapısı aşırı kötü değilse bana kiralayın? :)
www.eksiduyuru.com
+2
sekizdokuzon
(10.02.26)
normalde kiraya vermek icin ev almazdim,
oturmayacagim eve para vermezdim,
ama yurtdışında olsam ,
burada bir ikametim olmasini isterim.
cok borca girmediysen kira ile uğraşma,

illa kiraya vereceksen
muhtemel bir kisi buldun @8910

hem buradanda aklina geldikce sorarsin evin durumunu.
+1
designer
(10.02.26)
Şuan trde yaşayanlar olarak maddi laygılarımız çok yüksek. Bunun sonucu olarak da boşa akan bi kaynak gibi görüyor insanlar.
Sizin durumunuzda kredi ve kiranızı ödemek zorlamıyor. İşiniz de var. Hiç kötü bi karar değil. Keyfini sürün evinizin.
İşsiz kalırsanız da o zaman düşünürsünüz.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.02.26)
bence çok güzel yapmışsınız hayırlı olsun
+1
Hallegadola
(11.02.26)
(5)

uzum sirkesi vs elma sirkesi

antikadimag
neden?
neden?
0
antikadimag
(10.02.26)
elma sirkesi üzüm sirkesine göre daha yumuşak ve kullanım alanı daha fazla.elma sirkesi marinasyon için daha uygun. üzüm sirkesi çok keskin.
+1
mikahakkinen
(10.02.26)
normalde elma yiyincede sindirimi kolaylastiriyor,
tabi sirkeside +1 daha tercih edilebilir.
0
designer
(10.02.26)
çorbaya yemeğe salataya üzüm, marinasyon gibi işler için elma sirkesi.
0
ground
(10.02.26)
ben de salatalara üzüm sirkesini tercih ediyorum, diğer yemeklerde ise fark etmiyor benim için. ne açıdan sorduğunuzu tam anlamamakla beraber sizin yaşadığınız yeri düşününce beyaz şarap sirkesini öneririm. salatalarda çok iyi oluyor. çok yumuşak.
+1
eileengray
(10.02.26)
Salatada üzüm sirkesi çok güzel oluyor.
Elma sirkesini sadece diyetisyenimin önerdiği dönemde kullanmıştım ve sek tüketmem gerekiyordu hafif diğeri kadar keskin değil, rahatsız etmiyordu ama ilk tercihim üzüm olur, keskinliğini seviyorum ve tek başına tüketmediğim için rahatsız etmiyor.
0
mutekebbir
(10.02.26)
(5)

Yemek masasının üstüne cam kestirmek

fildirfildir
Yemek masasının üstünde naylon sevmiyorum, desenli murşamba gibi olan örtüleri de sevmiyorum o yüzden cam kestirsem mi acaba dedim. Sizce?
Yemek masasının üstünde naylon sevmiyorum, desenli murşamba gibi olan örtüleri de sevmiyorum o yüzden cam kestirsem mi acaba dedim. Sizce?
0
fildirfildir
(09.02.26)
Olur tabi ama temperli ya da lamine olmasına dikkat et.
0
kisa
(09.02.26)
+ kenarlari keskin degil,
radüslü
(yuvarlatilmiş)olmasi daha güvenli olur
0
designer
(09.02.26)
cam eninde sonunda kırılır. temperli asla olmaz en ufak çatlakta tuzla buz olur. kaliteli bir mika işini görür.
0
ground
(10.02.26)
@ground' un girdisine karşıben de kendi bildiğimi yazayım, doğrusu neyse bulalım.
Cam olacaksa eninde sonunda kırılacaktır. Temperli cam daha dayanıklıdır ama asıl özelliği kırılırsa tuz buz olması, dolayısıyla insanı kesmemesi zarar vermesi içindir. Lamine cam da aynı şekilde, tuz buz olmaz ama parçalar birbirine yapışık kalacağı için yine bıçak gibi bir yerinizi kesmeyi engeller. Cam seçilecekse amaç kırılmaması değil, kırılırsa zarar vermemesidir.
Hak verdiğim, şimdi aklıma gelen bir nokta, temperli cam kenarına tencereyle vs sert bir çekilde çarparsanız tüm cam dağılabilir, ancak eski evde yaklaşık 8 yıldır kullanılan bir cam vardı masanın üzerinde, hiç bir şey olmadığını da ekleyeyim.
Kaliteli bir mika daha ucuz ve aynı işi görecek bir çözüm olur evet.
0
kisa
(10.02.26)
tavsiye etmem memnun kalmadık. temperli yaptırdık. çok kalın ve ağır oldu. temizliğine dikkat etmemize rağmen bir süre sonra nasıl oldysa altına nem kir vs kaçtı. temizlemek çok zor çünkü aşırı ağır olduğu için kalkmıyor yerinden taşınırken falan da çok zor ve ahşap masanın dengesini de bozmaya başladı
0
iwillsee
(10.02.26)
(6)

mısır patlatma makinesi kullanan var mı

OgutucuRecep
işe yarıyor mu varsa hangi model var
işe yarıyor mu varsa hangi model var
0
OgutucuRecep
(09.02.26)
çelik tencerede patlatıyorum, %100 hepsi patlıyor makineye gerek yok bence. patlatırken bir kaç noktaya dikkat etmek gerekiyor

1 tabanlı çelik tencere mümkünse pilav tenceresi gibi geniş olan tencere çok uygun. şunun gibi prnt.sc

2- tencereye hafif ayçiçek yağı ve arzuya göre tuz konur, mısır eklenip karıştırılır

3- orta boy ocakta en yüksek ateşte taban kızdırılır ve kapak açık karıştırılır (1-2 dk)

4- taban ısısı yükselince mısırlar hareketlenmeye başlar, son bir karıştırma sonrası kapak kapatılır ve ocağın altı orta ateşe kısılır (3-4 dk)

5- tencereyi kulplarından hafif sallayarak mısırların yanmaması sağlanır (1-2 dk)

6- mısırlar servis edilir, afiyet olsun
+4
exlibris
(09.02.26)
sanirim,elektrikli isitici, ev dısı kullanim icin.

evde ocak üstu tencere ile daha kolay ve masrafsiz.
0
designer
(09.02.26)
Bizde var, kullanmıyoruz. Varlığını unuttuklarından eminim.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
sundan kullaniyoruz:
www.williams-sonoma.ca

sicak hava ile patlatiyor, 2-3 dakika suruyor.
sifir yag.
2-3 senedir kullaniyoruz sikinti yok.
+1
cooperr
(10.02.26)
patlamis misiri seviyoruz. arzum ve wwf kullandim. arzum hala duruyor, yagli ve tuzlu yapabilir diye wwf almistim ancak o da yapmiyor. sade seviyorsan pratik aletler. ancak yag ve tuz kullanabilen bildigim kadariyla yok.
+1
unabomber
(10.02.26)
migrostan uyduruk bir marka almıştık. patlatmasına yapıyor işini ama yağ konmuyor kesinlikle ve bu sebepten bana yavan geliyor. ayrıca bi tık da yakıyor gibi geliyor. yani pergorması 6/10 bana göre
0
iwillsee
(10.02.26)
(6)

Depolama alanı tavsiyesi 2-3 TB (fiyat/güvenlik)

ground
Aylık 200-300 gibi rakamlar normal mi? Diyelim ki normal. En güvenlisi için yüksek fiyatların alternatifi yok mu?
Aylık 200-300 gibi rakamlar normal mi? Diyelim ki normal. En güvenlisi için yüksek fiyatların alternatifi yok mu?
0
ground
(09.02.26)
Ucuz fiyatlı bir şey bilmiyorum ama 7 8 evroya vps serverlar var. Biraz anlayan birisi ile istediğin gibi bir yedekleme sistemi kurabilirsin açık kaynak ve ücretsizlerle.

Edit: baktım da 2 3 TV için fiyatlar yüksek.
Evde modeme bağlı bir nas cihazı kullanılabilir.
0
kisa
(09.02.26)
alternatif coktur tabi,
ama güvenli mi? hayir.

www.reddit.com
0
designer
(09.02.26)
200 300 cok ucuz diyebilirim. bu islerde en guvenli diye bir sey yok. yeri geliyor icloud da patliyor. bu sebeple mevcut guvenli yol rclone ile dosyalari sifreleyerek barindirmak oluyor. bu yolu kullanirsan tabi ki sync vs gibi ozelliklerden mahrum kalirsin. hetzner storage box tavsiye ederim ama rclone icin icloud, onedrive ve gdrive destegi mevcut.

www.hetzner.com
0
arakaali
(09.02.26)
1 TB yeterliyse, server ihtiyacınız yoksa, en mantıklısı microsoft grubu.
Yıllık 600 tl civarına 1 tb + ofis programlarını alıyorsunuz.
0
ceycey e
(10.02.26)
google drive ilk kullandığında inanılmaz düşük fiyat veriyor sonraki sene %2000 zammı basıyor 200 tl veriyordum 2024 te sanırım şuan 2000 veriyorum 1tb için
0
eja
(10.02.26)
Aylık ücret mi bu hocam?
0
🌸ground
(10.02.26)
(3)

Kredi borcu otomatik ödenmiyor mu?

Rondak
Kredi borcu taksidine otomatik ödeme talimatı veremiyor muyuz?
Kredi borcu taksidine otomatik ödeme talimatı veremiyor muyuz?
0
Rondak
(09.02.26)
Bankadan bankaya değişiyorsa bilemem de aynı banka kredisini otomatik ödersin. Ama çok akılcı olmaz. Vadesiz hesapta faiz işlemeyen bir bakiye bulundurman gerekir hep.
0
Mirket
(09.02.26)
@sivri

Otomatik Ödendi sanıyordum ama 2 gün geçmiş yeni fark ettim ödenmemiş.

Ödenmiyor yani
0
🌸Rondak
(09.02.26)
kart borcunu otomatik öde
secenegi isaretli degilse
ödenmez.
0
designer
(09.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
(8)

yeni araba alana hediye

you and me in paradise
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır? Teşekkürler.
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır?

Teşekkürler.
0
you and me in paradise
(08.02.26)
araba alana hediye alinmaz,
bunun tekeri yamuk mu dönuyor denir,
arac alan, sana yemek ismarlar falan..
+6
designer
(08.02.26)
benzer bi duyuru vardı cevapladığım www.eksiduyuru.com

kısacası ben araçta lithium bataryalı ürün bırakmayı doğru bulmuyorum ve hediye olarak da bu tarz bi ürün düşünmezdim. araçta bırakmayacaksa da evde genelde daha güçlü dikey süpürgesi oluyor çoğu kişinin artık, o varken araç süpürgesi kullanmak anlamsız kalır. başka bir hediye düşün bence.
+1
konetsu
(08.02.26)
2m civarı para harcayan birine anca Ppf kaplama hediye edilir.
0
rhan
(09.02.26)
oto kokusu alın geçin, maksat hayırlı olsun demek, ayrıca onun size yemek ya da tatlı ısmarlaması lazım.

içinde batarya bulunduran cihazlar almayın.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bi arkadaşım bana amigurumi ayçiçeği yaptırmış dikiz aynasına asmam için. tatlış bir hediye bence. şundandı

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(09.02.26)
vavana araç kokusu (beyaz olan çok güzel)
pahalı bir şey olsun istersen araç kamerası olabilir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.02.26)
Benzincilerde 10 yıkamalık paketler satılıyor kart şeklinde.
Eğer benzincide yıkama yaptıran biriyse öyle bir şey olabilir.
0
burfak
(09.02.26)
yeni alınan arabaya binildiği zaman paspasın üzerine para atılır usulden.

200 lira atıyorum ben genelde. normal. maksat adet yerini bulsun.
0
since1907
(09.02.26)
(4)

Içecek onerisi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Asitli içecekler, hazır meyve suları, soda vs. hiç içmiyorum.Ictiklerim kahve, salep, muzlu süt, kefir, süt, boza, komposto, sicak cikolata, yesil çay. Sürekli aynı şeyleri içmek artık keyif vermemeye başladı. Iceceklerime extra şeker katmıyorum. Bir ara kuru dut çayı yapıyordum. Dutların
Merhabalar,

Asitli içecekler, hazır meyve suları, soda vs. hiç içmiyorum.
Ictiklerim kahve, salep, muzlu süt, kefir, süt, boza, komposto, sicak cikolata, yesil çay. Sürekli aynı şeyleri içmek artık keyif vermemeye başladı. Iceceklerime extra şeker katmıyorum.
Bir ara kuru dut çayı yapıyordum. Dutların içinden kurtlar çıkınca onunla vedalastim.

Bana farklı içecekler, tarifler önerebilir misiniz?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.02.26)
Hibiskus çayı kışın sıcak yazın buzlu içilebilir
0
grimavi
(08.02.26)
Elmalı limonlu kırmızı pancar suyu.

Diyabetliyseniz dikkatli tüketin.
0
Mirket
(08.02.26)
sonbaharda hasat edilir,
su icinde bekletilir,
suyuyunu cikarmak icin,
tülbent vb sey arasina koyulup sıkılır,
yada meyve sıkma makinesi ilede olur,

tadi eksidir,icerisine yari yariya su ve biraz toz seker ilave edilir,

ic anadoluda agir yemeklerden sonra tuketilir,

www.hepsiburada.com
0
designer
(08.02.26)
@ designer'a ilave

Böbrek taşı döktürdüğü iddia edilir.
-1
Mirket
(08.02.26)
(3)

maaşı elden almanın ne zararı var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hem verene hem alana ne gibi kötü dönüşü olur?
hem verene hem alana ne gibi kötü dönüşü olur?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
işveren: vergi kaçırma, sgk primi ödememe. yakalanırsa örnek: vergi kaçakçılığı suçu
çalışan: uzun vadede emekliliği çöpe atmış olacak, kıdem tazminatı yok, işsizlik maaşı iptal, hukuki olarak zor durumda kalırsa kanıtı yok.
0
nahtoderfahrung
(08.02.26)
ulkenin genel problemi,
vergi kaçagi,
ve bunu düzenleyecek olan
yasamanın başı,
0
designer
(08.02.26)
eskiden ciddi anlamda kurumsal olanlar hariç özel sektörde neredeyse firmaların çoğu çift bordro uygulardı ve asgari ücret kısmını ayrı (elden veya bankadan), kalanı ayrı elden verirdi. Böylece üstteki arkadaşların bahsettiği dalavereleri çevirebilmiş olurdu. Daha sonra maaşların bankaya yatırılma zorunluluğu geldi peyderpey personel sayısına göre. yine de hala bunu uygulayanlar kalmıştı aralarda. son 2-3 yıldır asgari ücretteki mecburi ama beklenmedik artışlar nedeniyle bu uygulama yeniden ciddi şekilde hortladı.

tespiti halinde ciddi cezaları var işverene. çalışan açısından da düşük sgk primi, düşük işsizlik ödeneği ve düşük emekli maaşı açıkları oluşur.
+1
Phoebe
(10.02.26)
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(3)

Tras makinasi erkek tavsiyeler

optimistbakunin
Merhaba, jiletle cok yara verdigimi dusunuyorum cildime. 2000 civarina kadar cikabilirim. Tras icin kaliteli sarji uzun suren hemen bozulmayacak bir sey tavsiye eder misiniz
Merhaba, jiletle cok yara verdigimi dusunuyorum cildime. 2000 civarina kadar cikabilirim. Tras icin kaliteli sarji uzun suren hemen bozulmayacak bir sey tavsiye eder misiniz
0
optimistbakunin
(07.02.26)
sac icin moser ,
tras icin makine bilemiyorum,
ama gillette tras bicagi tahris etmiyor.
-2
designer
(07.02.26)
8 senedir aşağıdaki makineyi kullaniyorum, kutudan ekstra batarya da çıkıyor. aşırı memnunum. marka türk markası ve çoğu ürünü kaliteli.

www.trendyol.com

(bkz: powertec)
0
nahtoderfahrung
(07.02.26)
Philips Multigroom makinelerinin herhangi bir serisini alabilirsin. 8 sene kullandim. herhangi bir sorunu yoktu. sadece daha fazla tarak basligi vs daha olsun diye daha ust modelini aldim. makine olarak pek fark yok. jilet ben de kullanmiyorum. kesinlikle philips al. 10 sene kafan rahat etsin. bu arada bu sifir jilet gibi tiras etmiyor. sifir jilet gibi istersen 3 yuvarlak tipli model alman lazim. ben ondan almistim 10 sene once 1 ay kullanip atmistim. cok uzun suruyordu kesmek
0
isminivermekistemeyensuser
(08.02.26)
(10)

Ben İstanbul'dan gidiyorum

sekizdokuzon
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım. Teşekkürler.
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.

Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.

O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım.

Teşekkürler.
-8
sekizdokuzon
(07.02.26)
Süper hareket
+3
kisa
(07.02.26)
+14
kizil karga
(07.02.26)
Yeni hayatında sana mutluluklar dilerim. Umarım çok keyifli olur senin için. Şahane arkadaşlar edinirsin ♥️
+1
rock n roll
(07.02.26)
Gel bir gün ağırlayayım beybi
-1
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
istanbulda cogu kisinin ömrü trafikte geciyordur heral.

hayirlisi olsun.
+1
designer
(07.02.26)
Yolun açık olsun.
+1
gobekliraki
(08.02.26)
Bol şanslar, umarım bundan sonraki hayatın beklediğinden daha güzel geçer.
+1
rakicandir
(08.02.26)
hayırlı olsun.
+1
antihero
(08.02.26)
Hemen pes etme, aksilikler olacaktır diren. Bol şans, hayırlı olsun.
+1
mutekebbir
(08.02.26)
Hayırlı olsun sayın sekizdokuzon. Mutlu, huzurlu, sağlıklı olmanı dilerim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.02.26)
(2)

Kedilerin ısı duyargaları mı var

love and trust
Kediler dünyayı, ısı haritası şeklinde mi görüyorlar acaba, yani çok farklı gördükleri kesin, mesela sokakta üşüyen bir kedinin, direk arabanın sıcak motorunun üstüne yatması, sıcaklığı görebiliyor olmalarını düşündürdü banaBir kaç defada şöyle olmuştu, çok soğuk olan birkaç gece, parktaki kedi boxl
Kediler dünyayı, ısı haritası şeklinde mi görüyorlar acaba, yani çok farklı gördükleri kesin, mesela sokakta üşüyen bir kedinin, direk arabanın sıcak motorunun üstüne yatması, sıcaklığı görebiliyor olmalarını düşündürdü bana

Bir kaç defada şöyle olmuştu, çok soğuk olan birkaç gece, parktaki kedi boxlarına sıcak su torbası koymuştum. Normalde hiç orada yattıklarını görmediğim kediler, 1 saat sonra kontrol ettğimde boxın içine yatmışlar.
Belki de kediler ısıyı kokluyorlar?
0
love and trust
(07.02.26)
hayır. sıcaklığı biz nasıl hissediyorsak onlar da öyle hissediyor, sadece daha hassas. gözün kapalıyken arkanda yanan sobayı nasıl hissediyorsan öyle.
+2
orient blue
(07.02.26)
bıyıkları ve burunlari hassas
0
designer
(07.02.26)
(8)

Türkiye ile İsrail'in arası gerçekten kötü mü?

michael_knight
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.

Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
+1
michael_knight
(04.02.26)
iki ülkenin uzun vadeli hedefleri birbirine zıt bağlamda olduğu için aralarında belli bir rekabet olması normal geliyor. Fakat bence kamuoyunda iç siyasete oynamak için iktidar olandan daha da kötü yansıtıyor. Tom Barrack geçenlerde şöyle demişti:

"Netanyahu–Erdoğan hattındaki gerilim söylem düzeyinde. Ticaret ve refah, coğrafyadan daha belirleyici olacak" bence bu tespit doğru.
+3
biravekahve
(04.02.26)
hükümetin en sıkı oldugu ülkeler,
israil,amerika,ingiltere..
+8
designer
(04.02.26)
Ticari faaliyetlere bakmak lazım en son hayvan gibi alışveriş dönüyordu resmi olarak.
+3
kizil karga
(04.02.26)
dunyadaki parayi yonetenler yahudiler. bu herkesin bildigi bir gercek.
bunu goz onunde bulundurursak, sence bir ulkenin yahudiler ile arasinin kotu olmasi mumkun mu? bu esyanin tabiatina aykiri.

oyley"mis" gibi yapilip toplumun, oy verenlerin gazi alinir. o kadar.
+3
cooperr
(04.02.26)
ben kotu oldugunu dusunmuyorum. ozellikle turkiye tarafi israil'i ve yahudileri ic siyaset malzemesi yapiyor oy toplamak icin. fakat baktigimizda hicbir zaman kotu olmadi ki? tarihin hangi doneminde kotu olduk? mesela tarihimiz ermeniler ve kurtlerle olan kotu olaylarla dolu.

osmanli doneminde yahudilerle iliskiler cok iyiydi. avrupa'dan kacanlar osmanli'ya siginirdi. yuz yillar boyunca hicbir sikinti yasanmadi. cumhuriyet doneminde ise ilk taniyan ulkelerden olduk. secim donemlerindeki oy kaygisiyla tansiyon yaratmak ve oy devsirmek disinda ticaret ve ikili iliskiler hic durmadi, arka planda hep devam etti. ak parti doneminde tayyip erdogan, israil tarafindan odullendirildi. bu odul anti semitik ve yahudi dostu oldugu icin verildi. zaten ak parti ve recep tayyip erdogan'in siyaseti budur. iktidara gelene kadar demokratsin, liberalsin, akilcisin vs. bu politika turkiye'nin aydinlik yuzu dedigimiz kisileri cezbetti. kemik kitle ise zaten hep muhafazakarlara veriyordu. bu aydinlik yuzu birkac donem arkalarina aldilar, fakat is isten gecti. artik kontrol tamamen onlara gecti.
+1
Sour
(04.02.26)
Kötü ve her daim kötü olacaktır .
Yürütülen siyasi, ekonomik vs ilişkiler anlaşmalar dostluk değil geçici siyasi rollerin icabıdır. doğrudan siyonizm ile bağlantılı fetö, pkk, işid vs diğer terör faaliyetlerini de görmek lazım.
Kürdistan dedikleri sözde devlet bile belirledikleri o toprakları doğrudan Türkiye'den değil , Kürtler üstünden almanın bir projesidir.
yahudilerin dini kaynak ve inanışları ayrıntılı incelenirse hiç bir uluslararası kural , anlaşmalara uymadıkları asla uymayacakları da görünür. Kendi tarihlerinde de her daim bir yerlerden kovulmak vardır.
İnanışlarında kendilerini diğer ırklardan üstün oldukları düşüncesi açıkça görünür . Böyle bir zihniyet, ister Filistin'de veya şimdi yine kontrollü şekilde gündemde olan Epstein adasında da olsa çocuklara asla acımaz .
-7
diyecevaplandı
(04.02.26)
İsrail rafları bizden giden ürünlerle dolu. Her gün gemi yanaşıyor, petrol desen bizden. Ne kötüsü? Düşün İsrail'e uçuş yasagimiz var ama İsrail'e giden tüm uçaklar bizim hava sahamizi kullanıyor. Azerbaycan'da kalkan ucak Kars-kayseri Antalya uzerinden gidiyor.

İsrail istemedi diye petrol arama gemisi Kıbrıs'a yanaşmıyor


Yani her şey gostermelik
+3
topkapiaksaray
(04.02.26)
iç siyasette kötü dışarıda nötr. bu ara süper değil sadece. israile ticaretimiz hiç durmadı.
+3
mikahakkinen
(05.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(10)

Ekşisözlük gittikçe salaklaşıyor mu

gobekliraki
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"Ciddi ciddi yorum yazıyorlar. Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"

Ciddi ciddi yorum yazıyorlar.

Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
+3
gobekliraki
(02.02.26)
bir kısım salaklaşma, bir kısım da olayın gerçek olmadığını bile bile farazi bir olay üzerinden kendi düşüncelerini paylaşma amaçlı.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ekşi sözlük beni sildiği gün dedim bu siteden bi halt olmaz diye. silinme sebebim de bana dmden küfür eden adama küfür etmem. ben silindim o silinmedi.
+2
messina123
(02.02.26)
e kontrol mekanizması yok herkesi yazar yapıyorlar. haber sitelerinin altında yorum yazması gereken herif artık buraya yazıyor. 15 senedir falan rezil bir yer.

noktalama işaretlerini yanlış kullandığın için çat diye uçururlardı. sözlüğü sözlük yapan da o dönemin yazarlarıydı. nereden nereye.
0
deranzo1
(02.02.26)
Toplumdaki salaklasma diye okumluyorum
-4
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekiz ama ekşi hep farklıydı ya. Şu an ensonhaber okurları entry giriyor sanki.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Bazı turnusol başlıklar oluyor dönem dönem. O dönemlerde eğer üşenmezsem girip belli başlı mesajları atan kişileri teker teker engelliyorum.
Engellediğim kişi sayısı arttıkça karşıma çıkan yorumlar normale dönüyor "salaklaşmadan" böyle uzak kalmaya çalışıyorum.

Ayrıca ekşisözlük küçük türkiyedir, genel bir "salaklaşma" yorumuna da katılıyorum.
0
mutekebbir
(02.02.26)
radyo,tv, nasil tek elde toplandiysa, forumlarda farkli degil artik.
0
designer
(02.02.26)
2004 gibi ciddi kullanici alimi yapildi sozlukte ve akli basinda bir suru adam terketti.
sonrasinda her ciddi yazar aliminda kalite dustu.
sonra durumcunun eline gecti ve kalite tamamen bitti zaten.
+2
cooperr
(02.02.26)
brainrot olmaya basladigindan beri normal goruyorum artik yani her seyi normal olarak yasiyorlar.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
mesele sözlük değil mesele çağ.

akıllı telefonlardan sonra sosyal medya bu hale geldi. herkes dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor olay bu.

x'e yazacağı yorumu sözlüğe yazıyorlar. mesela bir siyasinin yaptığı açıklamaya, ilgilenmediğim açıklama diyorlar.

umut sarıkaya bunlara bir ayar verdi linkini atayım :

www.instagram.com
+1
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(02.02.26)
(6)

Geceleri çöken bunaltı

kararsızataletfilozofu
08.30-17.30 işe gidiyorum hiç bir sıkıntı yok.17.30dan 21.00 a kadar hiç bir şey yapasım gelmiyor.21.00 yemek yap spora hazırlan24.00 spordan çık uyu.Hastalık ve kayıp haberlerini gördükçe sosyal platformlarda içimi darlıyor artık tüm hayat enerjim bitiyor, bende mi hasta olucam diyerek kendimi yıpr
08.30-17.30 işe gidiyorum hiç bir sıkıntı yok.
17.30dan 21.00 a kadar hiç bir şey yapasım gelmiyor.
21.00 yemek yap spora hazırlan
24.00 spordan çık uyu.

Hastalık ve kayıp haberlerini gördükçe sosyal platformlarda içimi darlıyor artık tüm hayat enerjim bitiyor, bende mi hasta olucam diyerek kendimi yıpratıyorum.
Hayatta daha bir çok şeyi yaşamadan gezmeden , bunlar aklıma çok gelmeye başladı bu aralar.

Görüştüğüm flörtün olmaması , sevgilinin olmaması bu süreci zorlaştırıyor bence ama aşık olmadığım, arkadaş olmadığım, uzun yılları düşünemediğim biriyle olsunda istemiyorum.

Çözüm biliyorum ki psikolog yolu gözüküyor ama başka tavsiyelere açığım ,
Anlatmış olmak için biraz da anlattım.

Tatil kültürü bizim ailede yoktu, bende de yok.
Bir plan yapıp şuraya gideyim yurtdışı dolaşayım istiyorum ama bir yandan da ne gerek var diyorum düzeni bozmaya , para harcamaya.
Biri dürtse, eşlik etse kesin giderim de bunu nasıl çözücem
0
kararsızataletfilozofu
(02.02.26)
Anlattığınız gibi benzer bunalımı, kaygıları ben de yaşıyorum. Uzunca bir süredir de anksiyete tedavisi görüyorum.

Bazen ben de düşünüyorum, acaba yalnızlık da ekstra kötü mü etkiliyor, fazla mı izole yaşıyorum diye ama sonra işin içinden çıkamıyorum tabii. Yaş da 30 üstü olunca bu mevzular iyice zorlaşıyor

Uzaklaşmak belki iyi gelebilir. Önümüzdeki hafta ben öyle yapacağım en azından, yurtdışına çıkacağım. Bakalım, belki cidden iyi gelir, bir nebze olsa uzaklaştırır kaygıdan
+1
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.02.26)
D3K2 vitamini alinca günün daha pozitif geçer,
fakat doktor kontrolünde yapilmali,
fazlasi bobrek tasi vs yapar.
0
designer
(02.02.26)
Az uyuyorsun ve spor yapıyorsun. Sporu işten döner dönmez yap ve daha erken uyu.
0
gabe h coud
(02.02.26)
D3 doktor kontrolüyle alıyorum.
Sporu erkene alma öabam var spor salonunda yapıyorum 2ay oldu.

Haftasonları 1-2 arkadaşla buluşup kahve içiyoruz.
Başka hobi-sosyallik yok
0
🌸kararsızataletfilozofu
(02.02.26)
Elinizle bir şey yaptığınız bir hobi iyi gelebilir. Benim için örgü bu ama sizin için başka olabilir, ahşap oyma vs. gibi.
0
peki madem
(02.02.26)
Hiçbişeyi takmayacaksın anacım bu hayatta, varsın gamsız desinler.
0
gobekliraki
(02.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(12)

Büyükşehirden küçük bir yere taşınma

gobekliraki
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka. Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli de
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka.
Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli desen emekli değilsin, e kariyerinin başında da değilsin.

Diğer taraftan para kısmı da tam bir dilemma. Parayla çok işi olan biri değilim, öyle harcayım edeyim falan. Ama param da var, en absürt harcamaları sırf canım istiyor diye yapabiliyorum.
Şimdi öyle "hayal" kuruyorum. İstanbula yerime maaşı dolgun bir müdür alayım, ben buralarda inzivaya çekileyim, burada kendime bi şube açayım, başında olayım. Ayda 1-2 istanbula gideyim 2 günlüğüne, asayiş berkemal mi ona bakayım.

Ama bilemiyorum, cesaret edemiyorum daha doğrusu. İlla işin başında olmam gerek gibi hissediyorum. Diğer taraftan yıl olmuş 2026, artık her şey telefondan, whatsapptan hallediliyor. Kafam aşırı çorba yani.

Siz ne diyorsunuz? Böyle bir fikir hayal mi, yoksa "yooo gayet mantıklı" mı? Bahçem bile var lan burda :(

Ailem falan destek aslında, benim kafa da biraz kırık olduğu için huzurlu hissettiğim yerlerde olmamı tercih ediyorlar. Diğer türlü burnum boktan kurtulmuyor, bi şekilde çekiyorum kötüyü.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Büyük şehrin göbeğinde de, tatil beldesinde de, kışın yolları kapanan dağ köyünde de yaşamış biri olarak cevap vereyim. Tekne, balık, sahil kahvehanesinde emekli dayı muhabbeti olayların yoksa seneye bu vakitler sıkılmaya başlarsın.
0
Mirket
(01.02.26)
@mirket oldum olası o adamım ben işte. Hele yaş da ilerledi ya, istanbulda ev-iş. Başka bi olay yok.
0
🌸gobekliraki
(01.02.26)
Yaşa o zaman hayatını. Baktın olmuyor, dönersin, güzel bir anı olur. İçinde ukte kalmaz.
0
Mirket
(01.02.26)
insanoglu sosyal bir hayvan,
tatmin ediyorsa gusel tabi.
0
designer
(01.02.26)
İş sizin kendi işiniz galiba. Ben olsam kademeli denerdim. Baktım uzaktan da oluyor kaçardım buralardan.

Eski çalıştığım bir şirkette yazları full evden çalışabiliyorduk. 3 ay rüya gibi gelmişti adeta ayda 2 kere başka bir husus için istanbula bir gecelik gidip dönüyordum.

Bu çalıştığım yer de remote için okey verse anında çeker giderim yazlığa. Sessiz sokak, mutlu insan görmek istiyorum.
0
cilekli pasta
(01.02.26)
Sosyallik aramıyorsan muhteşem bence, 3 yıl olacak istanbuldan ayrılalı, yılın 6 ayı köyde, 6 ayı şehirde(küçük bir il) yaşıyorum, bana pc ver, interneti ver bir şey aramam kafasında olan birisiyim, havalar ısınınca köye geçmek için sabırsızlanıyorum, 2 dönüm bahçe içinde bir sürü iş çıkıyor, ağaç kesiyorum, sebze meyve yetiştiriyorum, evin gerekli tamiratını yapıyorum, kaliteli besleniyorum, istemezsem 1 tane insan görmüyorum. Geceleri de hobilerime veriyorum bünyeyi, huzurla yaşıyorum. İş freelance olduğu için gerektiğinde 2 saatte istanbula gidip gelebiliyorum, dönüşte tiksinerek kaçıyorum bildiğin.

Kendi kendine vakit geçirebilmek en önemli şart diye düşünüyorum, eğer ki iki muhabbet edeyim birileriyle yüz yüze dersen ihtimaller baya düşük, ha Kuşadası'nda belki daha kolay olabilir tabi ama kafa uyumu sağlayabilecek insan bulmak en büyük handikap diyebilirim.
0
diabolus79
(02.02.26)
Calismayi birakip rahat istedigin yerde yasayacak servete sahip degilsen (ben degilsin gibi anladim) buyuksehirdeki hayatinin kalitesini yukseltmeye calis. Mesela benim rutin hayatimdan en memnun oldugum donem ev is arasi yuruyerek 25 dakika, ikisi de iyi mahallede oldugu zamanlardi. Hem stres azdi hem de baska seyler yapmaya zaman ve enerji kaliyordu. Bu bir ornek.
0
hot potato
(02.02.26)
@hot potato çalışmayı niye bırakyım, hayatta bırakmam
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
kendi deneyimim ve youtubeda taşınan ünlü ünsüz herkesin bir kaç sene ortak paydası sıkılmak oluyor, kendinle aynı kültür seviyesinde arkadaş bulamamak kültür sanat konser etkinliklerinden uzak kalmak yani en sonunda sıkılmak aileden uzakta olmak geri dönüşü başlatıyor. en sosyallik aramayan bile bir süre sonra arar oluyor. birde üçkağıtçı köylülerden bıkanlar var, milletin evine bile sabotaj yapan cahil köylü o kadar çok ki özellikle egede yoktur diyordum ama herkes şikayetçi
0
eja
(02.02.26)
eja +1 ben iş sebebiyle egede büyük bir ilçedeyim. aynen @ejanın anlattığı gibi. anadolu insanının çakallığıyla uğraşılmaz. en güzeli büyükşehirde oturup oraya 100 km yakınında bağ evi tarız bir şey alıp kafana göre takılmak. doğal beslenme, kalitel insanlar vb. öyle şeyler yok.
kuşadası özelinde konuşursak. kuşadası zaten izmirin ilçesi gibi, bakir bir bölgesi yok. büyükşehir gibi trafiği var, avm var, yazın her türlü etkinlik var.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Aslında olduğum mahalle daha bakir (yazları hariç). Yabancısı da değilim buraların. Aman ne bileyim işte :)
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Yaptım, memnunum, işler uzaktan da gayet sorunsuz yürüyebiliyor, fiziksel toplantı bence iş yürütmede fazla abartılan ve çoğunlukla zaman kaybı olan bir eylem.

Sosyallik, kafa dengi insan eksikliği ve kültürel aktivite yoksunluğu olabilir eksi tarafları, hoş İzmir'e 2 saat mesafede bir yer Kuşadası, bunlar haricinde en önemlisi karakter uygunluğu ve istek. İstanbul'dan Kuşadası'na taşınan tanıdığım evli bir çift boşandı mesela, taraflardan biri İstanbul'a dönmek, diğeri Kuşadası'nda yaşamaya devam etmek istediği için.
0
(02.02.26)
(11)

telefona gelen bu mesaj yanıltıcı mı?

uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
ahali merhaba. telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik
ahali merhaba.

telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik öyle dedim telefon kapandı.

memurum. rutin bir hayat yaşıyorum. kimseyle bir sorunum yok.
uzlaşmacı böyle mi iletişime geçiyor?
e devlette her hangi bir dosya da görünmüyorç
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
%100 dolandırıcılık
+5
co2s2
(01.02.26)
Abi bunlar tokatcılık numaraları ama bi olayın yoksa eğer zaten bunu anlamış olman lazım, uzlaşma dolandırıcılığı diye arat örneklerini görürsün.
+2
kizil karga
(01.02.26)
@kizil karga hocam acilde çalışan bir sağlıkçıyım. envai çeşit insanlarla muattap oluyoruz. hukuktan hiç anlamam. böyle mesajla iletişime geçerek oluyor mu diye şey ettim.
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Abi bir olayın varsa ve uzlaşma bürosuna intikal olduysa bunun bilgisi sms'le de gelebilir arayabilirler de vs ama o noktaya gelene kadar senin zaten bu konuda bilgin olur, sms olayı zurnanın zırt deliği, sen eğer "bu ne şimdi amq" durumundaysan %100 dolandırıcılık.
0
kizil karga
(01.02.26)
Mirket
(01.02.26)
Avukatım. %100 bile az. Kesin dolandırıcılık. Aşağıda örnek bir mesaj paylaşıyorum. Bu şekilde olmalı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan ve tarafı olduğunuz 2025/……. sayılı dosyada uzlaştırma işlemlerini yürütmek üzere ….. sicil nolu uzlaştırmacı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunca görevlendirilmiştir.
Uzlaştırmacı en kısa sürede sizinle irtibata geçecektir.
Uzlaştırmacı Bilgileri :
Adı Soyadı: x….. y…….
İletişim : 0532………..
Uzlaştırmacı bilgilerini www.alternatifcozumler.adalet.gov.tr adresinden öğrenebilirsiniz.
Bilgi için :
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu
İletişim : .... büro numarası B001
+6
ground
(01.02.26)
bana hep geliyo
0
deartheodosia
(01.02.26)
Birilerinde telefon numaranız vardır. O numaradan tüm sülaleniz ve tclerine ulaşabiliyorlar.
0
Kahvedesu
(01.02.26)
@ground

hocam çok teşekkür ederim size...
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
o "evet" fena bir kayıt.
0
klassno
(01.02.26)
e devletten ,
davalarinizi,
tebligatlari goruntuleyebilirsiniz.
0
designer
(01.02.26)
(15)

100 bin tl maaş düşük mü?

msb
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
0
msb
(01.02.26)
oldukça iyi. bakma sen her beyaz yakanın atıp tuttuğuna, türkiye'de beyaz yakanın maaş ortalaması epey düşük. 100 bin oldukça iyi maaş.
0
ilgeru
(01.02.26)
Birazdan en az 250 K almalısın diyenler gelecek.
+5
Kahvedesu
(01.02.26)
mid level diyelim. senior yazılımcılar 150-160 civarı alıyor. orta seviye yöneticiler 200-220 civarı.
-2
orpheus
(01.02.26)
Deneyimine bağlı mid-level tecrübesindeysen iyi bence ya ben de 5 yıldır sektördeyim, uzaktan çalışıyorum. Aynı alıyoruz mid frontend/mobil developer im.

Ha benimle aynı yaşta ama iş bulamayan yok mu var.
Patron şirketlerinde 60-70e çalışan yok mu var.
Ama
Danışmanlık firmalarında 100-150 arası kazanan da var.
Kendini daha iyi geliştirmiş senior, lead veya manager olmuş ve 200-300k alan yok mu var...
Biraz senin tecrübene bağlı.

Ben evden çalışıyorum, 9da başlayan iş için 8:55 de uyanıyorum, havada, karada, denizde ve her yerde çalışabiliyorum diye ses etmiyorum şimdilik.

Tecrübeliysen, yabancı dil varsa iş ilanlarına bir başvur, mülakatlara gir derim. Üstünü alabiliyorsan düşük alıyorsun demektir. Yok benzer fiyat teklif ediyorlar veya olumsuz dönüyorlarsa maaşın iyi demektir.
0
ananiyimioguz
(01.02.26)
100 kaat iyi para kanka
0
ebeş
(01.02.26)
eğer ailenin yaninda,
kira derdin yoksa çok iyi,
kiraya 50 veriyorsan işin zor.
0
designer
(01.02.26)
koşullarınıza göre değişir ama mid level bir çalışansanız diğer haklarla vs düşünüldüğünde ortalama, ort. üstü sayılabilir
0
darthvader
(02.02.26)
beyaz yakayı yazılımcı veya yazılım sektöründe çalışan analist, testçi vs. olarak sınırlamamak lazım. marketing'ci de, her türlü mühendislik okuyup da ofis çalışanı olan da, reklamcısı da, trader'ı da, ekonomisti, bir şirkette çalışan muhasebecisi, mimarı da beyaz yakalı. yazılım sektöründe eskiden bir tık daha iyiydi maaşlar ama son 2 yıldır yazılım sektörü de herkes gibi enflasyona yenildi. türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinde çalışan birkaç arkadaşım var. onlar da çok mutsuz. galiba hava ve deniz yolları dışında süper maaşlar veren şirket sayısı çok azaldı.

neyse gelelim sorunuzun cevabına. ne alanda çalışılıyor? tecrübe nedir? şirket büyük çaplı mı yoksa startup ve çok köklü bir firma mı?

her şey ortalama ise iş tecrübesi de aşağı yukarı 3-4 yıl ise 100 bin iyi rakam. iş tecrübesi 5 yıl üstüne çıktıysa 2026 için 130 üstü daha iyidir diyorum.
0
cisimcik golgi
(02.02.26)
Abi bu soruyu bu sekilde soruyorsan bence cok iyi. Beyaz yaka ne demek ya. Uyduruk insan kaynaklari misin Bogazici ekonomi mezunu cfa'li falan finansci misin. Kayseri'de misin Istanbul'da misin.
+3
hot potato
(02.02.26)
günümüz şartlarında gayet iyi.
0
elektr10
(02.02.26)
mevcut ekonomik koşullar içinde gayet iyi
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Bence para konularında şehir hangisi kesinlikle belirtmek lazım.

İstanbul ile diğer şehilrer çok farkediyor diye düşünüyorum.
0
liberal
(02.02.26)
Yine min. 300k kazananlar kira baremini 50binden açmış. Şaşırtmadı.
Üşenmedim açtım baktım 50k kira ile florya’da, şişli meşrutiyet’te falan evler var eşyalısı bile var. Evet herkes en az Florya’da oturmalı yoksa çok ayıplanır. Cıkcıkcık yaparlar.
Cevap gayet güzel para.
+3
dawsonscreek
(02.02.26)
kira*4 kazanmalı bence kişi
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
net olduğunu varsayıyorum.
asgari x 4 anlamına gelir az çok. bir çok iş için orta seviyede.

beyaz yaka derken hangi sektörü, hangi işi, hangi şartları soruyorsunuz bu barem çok geniş. işe ve tecrübeye göre az da olabilir çok da. ama aylık 2.5k dolar net şuanki türkiye koşullarında ah-vah edilecek bir maaş değil. güldürmez, ama üzmez.
0
biseysorcaktim
(02.02.26)
(12)

Benzer şeyler yaşamış olan var mı?

gnosis
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.
Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu başladı. Yaptığım işleri OKB'li gibi defalarca kontrol ediyorum. Bu yüzden ekstra yoruluyorum.

Benzer şeyler yaşamış olan varsa ne yaptınız, nasıl iyileştiniz?
0
gnosis
(28.01.26)
sadece vitamin b12 eksikliği bile olabilir. hayatınızı bu kadar zorlaştıran bişey için gecikmeksizin sağlık kontrolü yaptırmakta fayda var.
0
lil siztah
(28.01.26)
@lil siztah b12'm normal seviyede. Demir ve d vitamini eksikliği için ilaç kullanıyorum.
+1
🌸gnosis
(28.01.26)
Çok benzerlerini yaşıyorum, benimki kafada dönen tilkilerle ilgili. Hafta sonu alkol tüketimiyle beraber iyi hissediyorum mesela, hafta içi ayyuka çıkıyor.

B12 ile de ilgili olabilir ama muhtemelen başka eksik şeyler de olabilir, kontrol +1
0
Bruce
(28.01.26)
öyleyse -yaptırmadıysanız- nörolojik kontrolde fayda var.
şahsen ağır stres altında olduğumda böyle şeyler yaşıyorum, anksiyete bozukluğu sebebiyle; rahatlayınca geçiyor. gerçi siz öyle bir etkenden de bahsetmemişsiniz..
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(28.01.26)
hareketsizlik,
gün boyu fazla ekran isigina maruz kalma,
gec saatte yemek,icmek,
ve sonunda gec uyumak
yada huzursuz uyuma,

bu sonuclari olusturabiliyor.
0
designer
(28.01.26)
@designer yıllardır masa başı çalışıyorum. Hiç bu kadar kötü olmamıştım. Arada ekran bulanıklaşıyor, okuyamıyorum, ara vermek zorunda kalıyorum.
0
🌸gnosis
(28.01.26)
@konusma
canan karatayda anlatiyordu,
periyodik cetvelde
halojenlerin oldugu grupta
flor
klor
bromür
iyotu bagliyor
ve iyot eksikligi ile troid bozuklugu vs olusuyor diye ifade ediyordu,

sonra herkes hasimato,
herkes yorgun..
0
designer
(28.01.26)
Bunları kısmen deneyimliyorum. Açıkcası telefon ve bilgisayarda abuk zubuk şeylere bakmaktan ve/veya saçma sapan abur cubur yememden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
0
mbond
(28.01.26)
beyin/zihin sisi de olabilir. kan testi yaptırın fiziksel değilse ruhsal olabilir.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
beyin sisi konusunu da araştırmanızı öneririm. ben ikinci covid oluşumdan sonra yaşadım, long term covid effects şeklinde anlatmıştı nörolog ve ilerleyen yıllarda çok fazla insan bundan muzdarip olacak demişti. nöroloğun verdiği bir ilaç ve önerdiği multivitaminle birkaç ayda toparlandım. ama covid vb. dışında da pek çok tetikleyici nedeni var, uzun süre ekrana bakmak/maruz kalmak, sürmenaj olmak, beslenme şekli vb.
0
Phoebe
(28.01.26)
Benzer şikayetlerden dolayı bir tahlil yaptırdım. Demir değerim alt sınırın daha altında çıktı, bu etkiliyormuş. Fiziksel olarak bir sıkıntı yoksa gerisi sanırım tamamen stres kaynaklı. Bir de ekmek, poğaça gibi şeyleri daha az tüketmekte faydalı olabiliyor.
0
hayalhayal
(28.01.26)
uyku kalitesi üstadım. 3 hafta erken saatte yatıp erken kalkın düzeleceğini göreceksiniz.
+1
galahad reloaded
(29.01.26)
(6)

göz çizdirme

my fault
olanlar hangi teknikle oldunuz, memnun musunuz ? ne kadara oldunuz?bende olmayı düşünüyorum istanbul için hangi hekimler önerirsiniz. beyoğlu göz eğitim araştırma hastanesinde olan var mı?
olanlar hangi teknikle oldunuz, memnun musunuz ? ne kadara oldunuz?
bende olmayı düşünüyorum istanbul için hangi hekimler önerirsiniz.
beyoğlu göz eğitim araştırma hastanesinde olan var mı?
0
my fault
(28.01.26)
Ben lasik oldum çok memnunum. Doktor önerim yok maalesef.
0
sucvecezve
(28.01.26)
Dünya Göz - Opr. Dr. Adnan Polat'a ameliyat oldum. 3 sene önceydi, sanıyorum 17k olması lazım. Hala sorunsuzum, mutluyum.
0
charbiel
(28.01.26)
yakinim olmustu,
doktoru hatirlamiyorum,
retina yirtigi onarildi,
ve miyop duzeltildiydi,
ama aradan zaman gectikce miyop tekrar gelisiyor,
0
designer
(28.01.26)
wavefront femtosecond(intralase) lasik. sinan göker'e yaptırdım sadece operasyon ücreti €1500 idi. 10 yılı geçiyor memnunum sinan göker'i de öneririm. -5,50 -5,75'di bu arada numaralarım.

güncel enflasyon sonucu fiyatlarda bi düşüş var mıdır bilemiyorum türk hastadan çok yabancı vardı o dönem, aynı hastanedeki diğer doktorların 2 katı dünya göz'ün filan 3 katı civarıydı fiyatı ben yaptırırken. ama sinan göker bu ameliyatı türkiyeye getiren, ilk ve en fazla uygulayan kişi.

wavefront lasik yaptıran birçok kişinin şikayet ettiği özellikle gece parlama ışık dağılması vs. sorunlarını önlemeyi sağlayan kişiye özel tedavi yöntemi.

şehir dışından gittiğim halde dünya göz'de doktora sorduğumda "sadece gece görüşünü etkiler, aradaki fiyat farkına değmez" gibi salak saçma bi yorum yapması ve ağzının onca yıl sonra bile unutamadığım şekilde yanında nefes almanın eziyet olacağı şekilde kokması nedeniyle yol konaklama muayene vs. için ettiğim masrafı boşverip döndüm 1 yıl sonra fiyatını önemsemeden en iyisi olsun diyip sinan göker'e yaptırdım.

10 yılı doluyordu diye ehliyeti yeniledim sağlık raporu alırken kontrol edildi iki göz de hala 0
yine lasik ile ilgili şikayetlerden kuruluk konusu, bende lens kullanımından dolayı kuruluk vardı tüm gün lensi bile kullanamıyordum evde gözlüğe geçiyordum göz damlası filan kullanıyordum, lasikten sonra birkaç ayda kuruluk sorunum da geçti. günde 15-20 saat ekran karşısında olan biriyim hiç göz kuruluğu problemim de yok.
0
konetsu
(28.01.26)
basit bir göz işlemini devlette olan tanıdııma yanlış gözü işaretleyip ameliyat etmişlerdi. devlet ile ilgili söyleyeceğim bu kadar 3 ay önce gerçekleşti hadise.
devlettede oluncaksa fark verilip prof dr. olunmalı
0
eja
(29.01.26)
Ben 2011'de olmuştum, 15 sene olmuş. O zaman Bakırköy'de İstanbul Göz vardı şimdi var mı bilmiyorum. Şirketin sağlık sigortası karşılıyordu (ne lüks ama)
Doktorun ismini bir şekilde buldum. www.drturgaycetin.com
Halen memnunum, tavsiye ederim.
0
theconqueror
(29.01.26)
(12)

Pardon mu dersiniz afedersiniz mi?

Kahvedesu
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
0
Kahvedesu
(27.01.26)
Pardonu
0
pembediken
(27.01.26)
Genelde pardon, geleneksel olmak istiyorum bazen, o zaman afedersiniz.
0
mbond
(27.01.26)
Lisede tarih hocam anlatıyordu; eskiden Paris’te tuvalet olmadığı için tuvaletlerini bi kaba yapıp pencereden aşağı atarlarmış. Atarlarken de pardonnn diye bağırırlarmış.

Doğru mu bilmiyorum ama yürüyen merdivende solda duran, metroda inmemeye çalışırken binmeye çalışanlarla pardon derim. Ya da bu tip davranışda bulunanlara.

Yol vs soracaksam, ya da tekrar etmesini isteyeceksem: afedersiniz.
+1
substituent
(27.01.26)
bulunduğun lokasyona,ortama göre hitabet degisiyor.
+1
designer
(28.01.26)
birine yol soracaksam, dikilen adamın çekilmesini istiyorsam, arkasından sesleneceksem "pardon".

yolda yürürken yandan geçen adamı omuzlayıp hönkürdettiysem "aypardonçoközürdilerimpardon"
+1
kibritsuyu
(28.01.26)
Soru sorma ve yol isteme: afedersiniz
Anlamadım: efendim
Çarptım: özür dilerim
Yanlış anladım: çok pardon
0
yadigar
(28.01.26)
pardon derim. hem kısa hem de diğeri gibi af dilenmiyor durduk yere.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
Pardon, yetkili birine benzeyen abi +1
0
(28.01.26)
pardonun manası da af dilemek içeriyor ama bizim dilde çok da böyle algılanmıyor. o yüzden pardon bir tık daha iyi gibi. bir de lafa "çok özür diliyorum" diye giriş yapanlar var. acayip rahatsız edici gelir.
-1
lazpalle
(28.01.26)
Daha kısa olduğu için pardon +1
0
peki madem
(28.01.26)
Afedersiniz’i kullanırım
0
love and trust
(28.01.26)
Pardon.
Daha kısa daha pratik.
Bir şey soracağım kişiye de pardon derim, yürürken çarpıştığım kişiye de, eşyasını düşürene de.
Her yerde kullanılabiliyor, mükemmel.
0
mutekebbir
(28.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.