Giriş
(4)

kuşdadası dönüş yolu

kondansator
selamlar, iyi bayramlar sevgili duyuru insanları. Normalde Bodrum bayram dönüşü trafiğini hepimiz biliyoruz ama yarın ilk defa Kuşadası’ndan Seferihisar’a gitmem gerekecek. Bayramın son günü olunca da tedirgin oldum ama gitmek zorundayım, Kuşadası dönüşü de trafik oluyor mu acaba daha önce dönemlene
selamlar, iyi bayramlar sevgili duyuru insanları. Normalde Bodrum bayram dönüşü trafiğini hepimiz biliyoruz ama yarın ilk defa Kuşadası’ndan Seferihisar’a gitmem gerekecek. Bayramın son günü olunca da tedirgin oldum ama gitmek zorundayım, Kuşadası dönüşü de trafik oluyor mu acaba daha önce dönemlenen arkadaşlar yardımcı olabilirlerse çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
0
kondansator
(08.06.25)
izmir aydin otobani aksam üstü kalabalik olur
0
designer
(08.06.25)
Kusadasindan seferihisara gelirken selcuk a yonelmeden sahili takip edeceksiniz. Gumuldur tarafina dogru yazlikci trafigi cok olur, orayi atlatirsaniz seferihisara kadar rahat gelirsiniz.
0
deckard
(08.06.25)
gumuldur seferihisar yoluna hic gitmedim,
sanirim tek gidis geliş olabilir,
kaza haberi çok oluyor,
temkinli git,
iyi yolculuklar.
0
designer
(09.06.25)
Kuşadasından sonra söke bağlantısı yoğun oluyor ama hiç bir zaman bodrum trafiği gibi olmaz otobandan ayrılmadan devam edersen sıkıntı olmaz.
0
mikahakkinen
(09.06.25)
(16)

Bayram namazına gidecek misiniz?

put it in your appropriate place
Ben gideceğim. Aslında biraz gönülsüz gidiyorum, biraz alışkanlık oldu gitmek.
Ben gideceğim. Aslında biraz gönülsüz gidiyorum, biraz alışkanlık oldu gitmek.
0
put it in your appropriate place
(05.06.25)
hayır.
0
designer
(05.06.25)
o işleri bırakalı çok oldu
0
onheil
(05.06.25)
yok
0
basond
(05.06.25)
2025teyiz
0
abuzer
(05.06.25)
hayatımda hiç gitmedim, bundan sonra da gitmeyeceğim :)
0
tabudeviren
(05.06.25)
Gideceğim tabi ki, bayramı bayram yapan en güzel duygu. Aynı zamanda vacip. Kurban bayramında namazdan sonra tekbirler var ki tarif edilemez bir duygu yaşatıyor.

Sabah çıkıp gitmek düşününce zor gelse de çıkıp gidince "iyi ki gelmişim" dersin. Hem de günün daha huzurlu geçer.
0
hebanon
(05.06.25)
hiç gitmedim. hayır. mevzu uyanmak değil saf tuttuğun kitle ile organik bir bağım yok ortak bir amacım yok, ortak bir yaşam tarzım yok. yoklar ordusu.
0
biravekahve
(05.06.25)
gidicem. bayram bana güzel hissettiriyor. bu hissi bırakmak istemiyorum.
0
benibulmanlazim
(05.06.25)
Gideceğim tabi
Bu duyguyu yaşamak müjemmel
0
Cezcez
(05.06.25)
burada cami yok ama olsa da gitmezdim.
0
gabe h coud
(05.06.25)
viski içiyorum. 6 saat sonra kalkıp gideceğim, âdettindir
0
HellKeePer
(05.06.25)
en son herhalde 15, 16 yasindayken gitmistim. ozellikle imamlar iyice sapitti. farkli camilerde hayat tarzimla uyusmayan, hatta onu gectim kotu niyetli diyebilecegim seyler duymaya basladiktan sonra iyice sogudum. eskiden guzeldi, giderdin, guzel seylerden bahsederlerdi falan. en son gittigim donemde imamin biri karinizi, kizinizi carsiya pazara yollamayin, evin alisverisini siz yapin falan demisti. birkac kisi gulmustu. sinirlendim yine!
0
Sour
(05.06.25)
Şu ana kadar hiç gitmedim ve bu yaşımdan sonra da gideceğimi sanmıyorum ancak bence güzel bir aktivite.

Büyük oranda "allahsız" biri olsam da İslam pratiklerinin büyük kısmının (bağlamından koparılmadığı sürece) mantıklı ve faydalı olduğunu düşünüyorum. Bayram namazı da bunlardan biri. Bu vesileyle tüm İslam alemininin bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
0
10551037
(06.06.25)
Ev civarı iki camiye de gitsem karsilacagim kişi veya kişileri biliyorum, bayramın bereketini kaçıracak tipler. Sırf bu yüzden gitmiyorum epeydir.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
hic gitmedim, gitmicem.
ama butun dindarlarin bayramini ictenlikle kutlarim.
dincilere ise gozume gozukmesin..
0
cooperr
(06.06.25)
normalde zaten gitmiyom da okc-pacers maçı var istesem de yetişemem
0
mark greg sputnik
(06.06.25)
(12)

radar cezalarına tepki neden bu kadar yüksek? bilmediğimden soruyorum

mark greg sputnik
ets'de 10 yılı aşan kamyonculuk tecrübem var ama gerçek hayatta ehliyetim ve araç tecrübem yok dostlar, gerçekten merak ettiğimden soruyorum.son dönemde radar cezalarına verilen tepkinin sebebi nedir? akp kafasıyla düşünüyorum: diyorum ki bunlar kesin tuzak kurmuştur, vatandaştan daha fazla para kop
ets'de 10 yılı aşan kamyonculuk tecrübem var ama gerçek hayatta ehliyetim ve araç tecrübem yok dostlar, gerçekten merak ettiğimden soruyorum.

son dönemde radar cezalarına verilen tepkinin sebebi nedir? akp kafasıyla düşünüyorum: diyorum ki bunlar kesin tuzak kurmuştur, vatandaştan daha fazla para koparmak için türlü türlü hinlik yapıyordur...

ama diğer taraftan da şöyle düşünüyorum: kural zaten belli değil mi? yani hız sınırının 120 olduğu yerde 140'la yakalanınca mı sinirleniyor insanlar? yoksa başka bi şey mi var?

mevzuya daha aşina olan duyurucuların tecrübelerini/görüşlerini duymak isterim. neblim mesela hız sınırı 120'yken 80'lik küçük bi kısım koyup böylelikle tuzağa mı düşürüyorlar, yoksa millet sadece "ulan bugüne kadar kural tanımıyoduk şimdi niye kural var" diye mi sinirleniyor vs... genel olarak mesele nedir?
0
mark greg sputnik
(05.06.25)
12 saatlik yola gidiyorsun,trafigin hizina uyarak devam ediyorsun,

70 tabela olan yerde 78 ile eds den tespit edip gönderiyor,

Benim 78 ile 2167 lira yedigim yerde,otobuslerin ,ticarilerin 10bin lira yemesi lazim günlük,

ki demekki yemeye basladi.
0
designer
(05.06.25)
Kendi avaneleri 200 le gidip yola polis kolidoru olusturuyor, her isikta ekip hazir olda duruyor,

bizse tabela okuyoruz..
mustehak aslında..
0
designer
(05.06.25)
kısmen haklısın

ancak bazı noktalarda hız limiti insafsızca düşük, 110 dan 50 ye düşüveriyor (sebebi yerleşim yeri olması) ancak yol aynı yol etrafta ne ev var ne insan haritada yerleşim yeri diye geçtiği için tabela var vee hop o tabelanın az ilerisinde polis radar atıyor.
kağıt üstünde düşmen gerek ama trafik dinamikleri seni 110 dan 50 ye düşmemeye zorluyor. arkadan gelen kamyon akan trafik vs..

bu şekilde ceza yedim 100 km hızla ve şehirler arası yoldu bir yerde 90 tabelası varmış(ben valla görmedim) 99 u geçtiğim için otomatik yazılmış ceza. ama yol dediğim gibi aynı yol hız limitlerinde gidiyorum diye güzel güzel giderken eve geldi işte.

bunlar dışında otobanda 160 ile ceza yiyene zaten itiraz eden yok.
0
basond
(05.06.25)
Kural tanımamazlık değil, devletin bu denetimleri keyfiyetten artırıp sonrasında keyfiyetten salması ve bu denetimleri trafik düzeni ve halk sağlığı için değil bir gelir kapısı olarak kullanmasından dolayı
0
grimavi
(05.06.25)
çünkü devlet kafasına göre kuralı uyguluyor veya uygulamıyor. asıl park cezalarından başlasa iyi para kırar.
0
jelly bear
(05.06.25)
ankara - erzincan yolu üzerinde giderken kaç kez denk geldim, kuş uçmaz kervan geçmez yere 50 km/saat hız limiti koyuyorlar ve mecburen yavaş geçiyorsun, yoksa ceza yiyeceksin. özellikle yozgat tam bir radar merkezi.

ya yavaşla, ya para ödersin gibi bir durum var, sinir bozucu.

yoksa otobanda 120 km/sa hız sınır olan yerde 150 ile geçildiğinde ceza olmasına itirazım yok.
0
tabudeviren
(05.06.25)
hız limiti gidilmesi gereken hız değil, izin verilen en üst sınır, limit = "e kadar" demek, "en fazla" demek aslında, 120'ye kadar, 50'ye kadar gibi, 120 yazan yerde 120 ile gitmelisin demek değil, en fazla oraya kadar çıkabilirsin demek.

insanlarda madem iznim var, kullanırım aga diyor. buraya kadar sorun yok aslında. problem limitlerin ani düştüğü durumlarda yaşanıyor, 110 ile giden biri birden 50 tabelasını görüyor, problem ise o noktada başlıyor, 110'dan 50'ye düşebilmen için freni köklemen lazım bu da başka problemlere neden oluyor. tabelanın 500 metre ilerisine de radarı yerleştirmişler e adam naapsın bir yerde haklılar.

110'dan 50'ye bir seferde limit düşüreceğine, 500 metrede bir kademeli düşürse problem olmaz bu kadar.

tabii birde tabelaların yerleşimi var, bunu hem şehirler arası hemde şehir içi çok görüyorum, tabela var, önüne ağaç dikmişler veya kendi kendine çalı olmuş bişi olmuş, büyük ihtimalle o ağaç dikilirken sorun yoktu, ağaç büyüdükçe tabela kapanıyor göremiyorsun

kendi aracım yok, ihtiyaç halinde kiralıyoruz, bu tabelaları okuyup uyarı veren sistemi seviyorum ben mesela. kafam rahat. bu tür nerede ise gizlenmiş (dingil peysajcı ve doğa tarafından) tabelaları da görebiliyor bazen. tek problem tabelayı geçince uyarı veriyor, öncesinde de verse şahane olacak.

bu kadar salladıktan sonra 14'ü uzun bir yola çıkıcam, bakalım radar cezası alacakmıyım.
0
selam
(05.06.25)
yukardakiler+1 bir de bu paralı yol kullandırma taktiği bazı yerler için. parasız yoldan gidince 280 km yolda 3 ayrı hız cezası yemişliğim var. yarısı trafikte geçen 3 saatlik yoldan bahsediyorum. Ve bana göre zaten çok kötü hız kuralları, hiç güvenli değil
0
ala09
(05.06.25)
İngiltere'den bir örnekle geldim. Otoyollarda "averaj hız kamerası" diye bişey var. İki kamera hızını ölçüyor, ilkinden ikincisine atıyorum 110 ile giderken 2dkda varman gerekiyorsa ve daha hızlı vardıysan hızlısın diye cezayı yapıştırıyor. Süreden ortalama hızını hesaplıyor yani. Mesela ani hız düşüşü gibi şeylerde bu yapılabilir bence. O an kamera koymaz ama girmeden bir süre önce ve o bölgeyi geçtikten bir süre sonra kayıt alır bakar. O aralıkta hızın düşmüş mü ortalamaya bakıp anlayabilir. (*tabii bu devletin cezaları para kaynağına çevirmek istemediği bir senaryoda mümkün)
0
nhk ni youkosu
(05.06.25)
Açıkça dillendirilmedi ama, geçen yaz bir dönem birdenbire fiş fatura makbuz KDV işleri daha sıkı denetlenmeye başladı.

KDV çıktı beri, "abi fiş istemezsen şu kadar olur" ticaretin parçası haline gelmişti, devlet de bu işi fazla sıkmadı.

Birden sıkınca bir terör ve isyan ruh hali oldu.

Bu da benzer bence. Uzun süre gevşek tuttukları bir şeyi aniden sıkıyorlar.

Rahatsızlık uyandıran bu kısmı olsa gerek.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
Aha bak yola çıktık karşımıza çıkan canlı manzara 110 dan önce 90 a sonra 70 e düşüp hemen dibinde kontrol yapıyorlar yol aynı dümdüz yol.

hizliresim.com
hizliresim.com
0
basond
(06.06.25)
ankara izmir arasi geldim, sürekli olarak radar uyarisi vardi.
kimse 140-150 ile gidenlere ceza yazilmasin demiyor. ama sehirler arasi yolda hiz sınırı sürekli degismez. hiz sınırını kontrol etmekten dogru düzgün yola kendimizi veremedik. 90 70 e iniyor tekrar 80 e cikiyor oradan 50 ye iniyor biraz sonra tekrar 70 diyor. uyarilar görünür degil ve hiz kesmeye kalktiginizda cok gec kalmis oluyorsunuz, arkadan gelen kamyonun otobüsün sıkıştırması da cabası.
kesinlikle iyi niyetli bir düzenleme olmadigini düsünüyorum.
0
deckard
(07.06.25)
(12)

Kendinize bayramlık aldınız mı?

sekizdokuzon
Ben ayakkabı aldım kendime bugün. Siz üstünüze başınıza bir şeyler aldınız mı?Şimdiden iyi bayramlar.
Ben ayakkabı aldım kendime bugün. Siz üstünüze başınıza bir şeyler aldınız mı?

Şimdiden iyi bayramlar.
0
sekizdokuzon
(05.06.25)
Wow ifşaa elbisenin rengi efsooo
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.25)
Aslında yarın herkes bayramlıklarıyla ifşa yapsa
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.25)
Almadım. İnsanda heves mi bırakıyor ülke gündemi.
0
ekimoloji
(05.06.25)
ayakkabı aldım.
0
hayirsiz
(05.06.25)
Almadim. Sabah klasik kutlama mesajlari olmasa yarinin bayram oldugunun bile farkinda degildim.
0
j r r tolkien hayrani
(05.06.25)
Böyle hevesleri devam eden insanları görmek ne hoş ya ben de bayramın yarın olduğunu birkaç saat önce öğrendim.
Bayram için de bir şey almadım, ben genel tüketim boykotuna hala devam edenlerdenim.

Ayrıca;
Ekimojoli +1
0
mutekebbir
(05.06.25)
mutekebbir ve diğer dostlara +1 diyorum, bu yüzden heyecanlanan insanları görmek çok güzel.

hiçbir şey yapmadım ya da almadım. yarın da sırasıyla annemi, teyzemi, babaannemi ve anneannemi arayıp sonrasında içeceğim evde. burada çocuklar da kapıya gelmiyor zaten.
0
mark greg sputnik
(05.06.25)
Yok almadım.

Tshirt filan düz takılacağım. Zaten yazlığa gideceğiz ailecek. Öyle takılacağız.
0
put it in your appropriate place
(05.06.25)
cikolata aldim cocuklara, suan ben yiyiyorum.
0
designer
(05.06.25)
yarına niyetlenmiştim trail model bir tane beğendiğim ayakkabı vardı.

ama kapalı olur avm muhtemelen.
0
baldan kaymak
(05.06.25)
hayır, hatta böyle bir tabir en son ne zaman hayatımdaydı, en son ne zaman bayramlık aldım onu bile unutmuşum. bayramlık kelimesi bile acayip eski geldi.
0
tabudeviren
(05.06.25)
Tablet aldim kendime
0
lapaz
(06.06.25)
(12)

şehir/maaş sorusu

joooper
sevgili duyuru sakinleri sizlerden şehir/maaş kıyaslaması istiyorum. sizce neresi mantıklı? 30-35 yaş arası tek yaşayan erkek birey için öneriniz ne olur?1. seçenek hatay/antakya: 115 bin tl2. seçenek izmir/buca: 85 bin tlhatay deperemden yeni çıkmış bir şehir toparlanma aşamasında ama nerden baksan
sevgili duyuru sakinleri sizlerden şehir/maaş kıyaslaması istiyorum. sizce neresi mantıklı? 30-35 yaş arası tek yaşayan erkek birey için öneriniz ne olur?

1. seçenek hatay/antakya: 115 bin tl
2. seçenek izmir/buca: 85 bin tl

hatay deperemden yeni çıkmış bir şehir toparlanma aşamasında ama nerden baksanız bu süreç 2-3 yılı bulur.
diğer taraftan izmir gibi bir şehir ama maaş daha düşük giderler daha yüksek dolayısıyla soru işareti

iş uzun süre kalıcı olacak yakın zamanda beğenmedim değiştireyim gibi bir durum söz konusu değil.
0
joooper
(05.06.25)
hatay yazın çok sıcak olur bi de. izmir demir ben.
0
jelly bear
(05.06.25)
izmir ama buca'da yaşama
0
rain when i die
(05.06.25)
Hatayda kalacak yer veriyorlarsa hatay, yoksa Buca.
0
deckard
(05.06.25)
Sosyal hayatın iyiyse İzmir
Para biriktirmek istiyorsan Hatay

Bu arada Hatay en az 10 senede normale döner
0
etna
(05.06.25)
İki sehri de görmüş hatta Hatay'ı depremden önce ve sonrasında da görmüş biri olarak Hatay. Ama bu bir şehirden neler beklediğinizle ve nasil bir yaşam tarzınız olduğuyla ilgili.
0
Amaranta ursula
(05.06.25)
izmir tabii buca da abartılacak kadar kötü değil bence.
0
biravekahve
(05.06.25)
İzmir buca'da yaşayan birisi olarak beni bile muallakta bıraktı, ben olsam hatay 115 i seçerdim çünkü aradaki fark 1.5 asgari ücret ve izmir çok da abartıldığı kadar güzel değil. Haaa güzel yanları yok mu tabi ki var ancak

şu an bana hatay'dan 115 teklif gelirse giderim mesela öyle söyleyeyim
0
pislick0
(05.06.25)
hatay gordugum kadariyla hala yikik vaziyette, 2-3 seneden fazla surer toparlanmasi.
o yuzden izmir.
0
cooperr
(05.06.25)
Dışa dönük biriyseniz izmir.
Ice dönük biriyseniz ve öyle de kalırım diyorsanız Hatay.
Ice dönük biriyim.ama biraz dışa da dönerim belki diyorsanız, yine izmir.
İzmire gelip merkez ilçelerden birinde (Bornova, Karşıyaka, Konak, belki Güzelbahçe) yasamayacaksaniz yine Hatay.
0
encokbenisevinnolur
(05.06.25)
Bu sorunun cevabı yaşam tarzınıza göre değişir bence. Bir izmirli olarak (13 sene istanbul ve 6 aydır küçük bir şehirde devam eden hayatımı da ele alarak konuşursam) İzmir'e dönmeyi kolay kolay düşünmüyorum. Hatay'da çok sosyal olamazsınız belki şu anki standartlar içinde ancak iyi para biriktirirsiniz gibi o maaşa (tabi şu anda orada kiralar ne kadar oldu fırsatçılar ne kadar istiyor ona göre de değişir) Eğer çok uçuk kiralar varsa İzmir seçerdim ben. Buca değil ama eğer buca şart değilse karşıkaya vs. seçmenizi öneririm.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.06.25)
hatay sıcak,cok sicak.
0
designer
(05.06.25)
Hatay. İzmir’i uzun süre yaşayacak kadar sevemedim.
0
ezkaza
(05.06.25)
(15)

Neden çocuk yapmıyorsunuz diyerek huzur kaciran anne hk.

tahirkemalbozoglu
“Elalem ikişer ikişer yapıyor, millet nasıl çocuk büyütüyor, siz de kendinizi gezdirin, aman siz çocuk yapmayın, yurtdışına gidin gezin aylak aylak” şeklinde insanın moralini bozan ve huzurunu kaciran bir anne var. “Moralin neden bozuk” diye sorunca bunlarla karşılaşıyoruz. Hayır işin kötü tarafı bi
“Elalem ikişer ikişer yapıyor, millet nasıl çocuk büyütüyor, siz de kendinizi gezdirin, aman siz çocuk yapmayın, yurtdışına gidin gezin aylak aylak” şeklinde insanın moralini bozan ve huzurunu kaciran bir anne var. “Moralin neden bozuk” diye sorunca bunlarla karşılaşıyoruz.
Hayır işin kötü tarafı bizi de baskiliyor ve gerçekten çocuk konusunda doğru karar verip vermemiz noktasında da yanlış karar vermeye itiyor.
Takmayım diyorum ama insan sinir oluyor ya. Ya bi ton dert var disarda, insanlar ne hastalıklarla, ne sikintilarla uğraşıyor… bunun derdi neymiş… biz çocuk yapmıyormuşuz, yaşımız geçiyormuş..
0
tahirkemalbozoglu
(05.06.25)
cocuk istemiyorsan söyle. o da ümidini kessin.

cocuk bir noktada istiyorsan, annen hakli.
0
sonsuz
(05.06.25)
Çocuksuzluk başkaları için ayrı üzüntü.
Çocuk lazım.
Annelerin hissiyatı başka oluyor.
0
diyecevaplandı
(05.06.25)
çocuk konusu beni de yemeye başladı

para önceliklerim farklı da hemen 'hee taam taam' diyorum. daha ben yaşamadım golden years'ımı;

pezevenge para harcıcak halim yok babasının şarap çanağına.. swh

Olursa prensesime canım feda. Swh
0
baldan kaymak
(05.06.25)
Boyle insanlarla, anne/baba akraba fark etmez; keskin ve sert bir sekilde konusulmadikca is sarpa sarar. "Sizi ilgilendirmiyor, karar bizim, daha fazla bunun konusunu acmayin, aramiz bozulmasin" deyin bitsin. Tabii bana yazmasi kolay, her ailede iliskiler farkli ama; siz ne kadar irim kirim ederseniz o kadar yuz bulacaklar.
Nefret ediyorum bu "neden cocuk yapmiyorsun" "Hadi cocuk yapin" baskisi kuran insanlardan. Belki deniyoruz olmuyor mna koyim, belki esimle aram kotu sevisemiyoruz, belki de olumcul hastayim kimseye soylemedim? Sanane lan sanane?

Sinir yaparlar insanda ya..

(Not: 3 cocugum var bu arada, sakin biri gelip cocuksuz insan boyle konusur falan demesin)
0
quaker
(05.06.25)
konuşmayın. genel olarak anneyle iletişimi azaltın yani. kendi ailenize odaklanın asıl. konuşmaya devam etmek istiyorsanız, illa o moralini soracaksanız da, bu konuyu açtığında konuyu hızlıca kapatın. hala devam ediyorsa baya odadan çıkın gidin ya da telefonu kapatın. bi noktadan sonra çocuk muamelesi yapmak ve kendinizden mahrum bırakmak gerekiyor maalesef.
çocuk kararındaki düşüncelerinize annenizle ilgili düşünceleriniz de karışmaya başladığı anda, o konuyu düşünmeyi kesin. 2-3 gün sonra daha temiz kafayla kendiniz için hayal kurun.

anne baba sevinecek iki torun sevecek diye dünyaya çocuk getirilmez. hele bir de bazıları var ki kendi çocuklarına musallat oldukları gibi toruna da musallat olup iki sevmeyle bırakmıyorlar, tüm hayatını ele geçirmeye çalışıyorlar. sanki çocuk sizin değil de onlarınmış gibi, onların yeniden bir çocuk büyütme fırsatıymış gibi. anne babadan gizlice sünnet ettireni gördüm ben.

bugün çocuk isteyen yarın ikinci çocuğu ister, çocuğu şurada okutun der, kız yaptın erkek olana kadar devam der, onu giymesine izin verme der, ister de ister yani. kendin için mi yaşayacaksın ailen için mi?
0
nolmus yani
(05.06.25)
Genel olarak @quaker ve @nolmus yani haklı ve @teyze'nin tam aksini söyleyeceğim, bu konuda kesinlikle eşinizi annenizin önüne atmayın, siz gerekirse biraz sert çıkarak konuyu kapatın.

"Anne yeter lütfen, bu konu eşimle benim aramızda"dan "gel yatak odamıza da gir bari"ye kadar geniş bir yelpaze var, anneyle ilişkinize göre uygun seviyeyi siz bilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(05.06.25)
evet edinmeyi düşünüyoruz başvurduk de xd madem o kadar çocuk seviyor. uzak durun+1
0
ala09
(05.06.25)
edmond honda +1

kesinlikle bu konuda anne babaların bile tek bir söz söylemeye hakkı yok. Daha da uzak kişilerin asla yok zaten. Çocuğu yapacak olan sizsiniz (o da gerçekten istiyorsanız) çocuk şart olması gereken bir şey değil.

bir gün evlenirsem ben de çocuğum olsun isterim ancak başkasına bu konuda ne zaman, hadi gibi bir söz de söyletmem annem dahil.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.06.25)
muhtemelen siz size bu soruyu yöneltene çocuk istememe nedeninizi açıklamıyor, uyduruk cevaplarla geçiştiriyorsunuz. eğer dediğim gibiyse çocuk yapmak istememenizin nedenini açıkça izah ederseniz daha da sıkboğaz etmezler.
insanlar yeterli cevabı alamayınca ısrarla sorar çünkü.
0
neira
(05.06.25)
neden yapayım? diye sorun. Her soruya bu soru ile cevap verebilirsiniz?
0
sparkle kiddle
(05.06.25)
memleketin hali, götü toplicam, daha vakti var vb de diyebilirsiniz. net bir şekilde bu konuda artık soru sormayın da diyebilirsiniz. net cevap önemli.
0
neira
(05.06.25)
Bir kadin arkadaşım, çocuk sorup duran annesi değil de kayinvalidesine "benim seks hayatıma niye bu kadar karisiyorsunuz" dedigini ve sonra bir daha konusunun açılmadığıni söylemişti. Bana biraz fazla geldi ama işlevsel olmuş.

Bence yurtdisina bir kere onu da götürün, geçer. Garanti veremiyorum tabii.
0
encokbenisevinnolur
(05.06.25)
ekonomik olarak kendilerine bağımlıysanız içişlerinize müdahale devam eder.

evleriniz de yakın olmamalı.
0
yurtsuz john
(05.06.25)
tipik gelenekselci aile buyugu davranıisi. yasi, gorgusu, konumu vs.. dogasi geregi normal davraniyor.bu yastan sonra kadini degistiremezsin. eger rahatsız oluyorsan kendini degistireceksin. ya anne kuzusu olmaktan vazgecicen yada çocuk yapican. bir koltukta iki karpuz olmuyor
0
buenosdias
(05.06.25)
Nesli devam ettirmek icin en az 3.. :)
0
designer
(05.06.25)
(8)

Bayramda İzmirde denize girilir mi ?

Mcfly
Çeşme Karaburun Urla vs. nasıl olur ?
Çeşme Karaburun Urla vs. nasıl olur ?
0
Mcfly
(29.05.25)
çeşme ılıca/boyalık tarafında girilir. diğer yerlerde de girilir ama soğuk olur. rüzgar yok ve güneş varsa çok dert değil. biraz da kişiye bağlı.
0
orient blue
(29.05.25)
Karaburun soguk olur, cesme ve urlada ruzgar olabilir, hangi koyda girdiginize bagli
0
deckard
(29.05.25)
kesinlikle girilir.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.05.25)
Urla deniz için ideal bir mekan değil.
0
rakicandir
(29.05.25)
Cesme,ilica genelde dalgalıdır,pek yüzemezsin,seferihisar direk derinleşiyor oraninda suyu serin
Karaburun,ardic,urla tarafina da körfezin cöpu birikirdi,muhtemel hala öyledir.

Didim ve aşagısi sicaktir..öyledir heral.
0
designer
(30.05.25)
Ben sana püf noktası verecem kuzey ege için

Havalar zaten 25 dereceyi aştı fakat havaya değil rüzgarın yönüne bakacaksın, meteorolojinin sitesinde gösteriyor

Rüzgar kuzey, kuzeydoğu, doğudan esiyorsa suya giremezsin

Güney, güneybatı rüzgarı varsa girilir
0
grimavi
(30.05.25)
nisan sonu çeşmede insanlar giriyordu. ben çeşmeye ağustosta bile girmeyi sevmiyorum. muğla aydın denizleri gibi sıcak olmuyor.
0
mikahakkinen
(30.05.25)
Millet Nisan ayında denize giriyordu. Haziranda her türlü girilir
0
limonlu eksi
(30.05.25)
(4)

arçelik klima

alp9900
arçelik 18.000 btu klima kullanan var mı? yorumlarınız nedir
arçelik 18.000 btu klima kullanan var mı? yorumlarınız nedir
0
alp9900
(27.05.25)
bence orta altı bir klima. bende veissmann var hem de arçelik var. veissmann daha verimli. klimalar çok pahalı alınmaz mı alınır ama daha iyileri var.
0
mikahakkinen
(28.05.25)
Vestel nova serisi kullanıyorum gayet güzel ve ekonomik. 18.000 ile salonu ve hemen hemen kapisi açık tüm alanların soğutursunuz. 120m2 bir evde. 2 saat içince
0
picassoishere
(28.05.25)
annemler yazlıkta kullanıyor. şimdi kışlık eve de alıyorlar bir tane daha.
0
inheritance
(28.05.25)
2007 de aldik sanirim yada daha öncesi,hala guzel sogutuyor,eski evde 80 metrekare evin ısıni düşürüyordu,
ısıtmasi disarida hava sifirin altinda olunca zorlaniyor,

maksimum gücte 1.7 kw/saat enerji cekiyordur.

ikinci klima alırken daikin bayi , bu uretimlerin motorunu arcelik daikinden aldigini söylediydi.

simdikiler nasil bilmiyorum.
0
designer
(28.05.25)
(3)

disc protrusion hiç geçmeyecek mi

xportant
2-2,5 ay önce bir sebepten ötürü bu sorunu yaşadım. mr sonucunda sinire çok hafif bir baskı olduğu ama sinir köküne herhangi bir ciddi baskı olmadığı yazıyordu.yurt dışındayım ve bu lanet yerde doktor falan bulamıyorum. 3 ay sonrası için bir adet ortopedi doktoru buldum. buradaki aile hekimi doğru d
2-2,5 ay önce bir sebepten ötürü bu sorunu yaşadım. mr sonucunda sinire çok hafif bir baskı olduğu ama sinir köküne herhangi bir ciddi baskı olmadığı yazıyordu.

yurt dışındayım ve bu lanet yerde doktor falan bulamıyorum. 3 ay sonrası için bir adet ortopedi doktoru buldum. buradaki aile hekimi doğru düzgün bir şey söyleyemiyor. fizyoterapi verdi 3 seans ama bir hayrını göremedim onun da. ağrım son zamanlarda arttı. sanırım yeniden mr cektirmek isteyeceğim ve sonucumu yazın türkiye’de bir doktor bulup ona göstereceğim.

internette her türlü bilgi var, hangisi doğru bilmiyorum. bu acı hiç geçmeyecek mi? yaşamaktan bıktım artık. 7/24 bunun acısı var. koşuyordum, koşuyu bıraktım. sinirim inanılmaz bozuk. bu devirde bir çaresi vardır diye umut ediyorum. aile hekimi de geçer falan diyor yarım ağız. geçerle de ne kast ediyor, bu diskin şişliği ve sinire baskı tamamen geçiyor mu anlamıyorum. chatgpt’den çözüm aramaya çalışıyorum. sporla o bölgeni güçlendir diyorlar ama güçlendirecek kadar spor da yapamıyorum ki.

hayat boyu koşamadam edemeden bu acıyla yaşamaya mı ikna etmem gerek kendimi? durduk yere bacağım uyuşabiliyor ender de olsa. bunu daha önceden yaşamış ya da yaşayan birilerini tanıyan var mı? bu süreçte neler olmuştu hatırlıyor musunuz? artık hayattan gram keyif alamaz hale geldım. oturuyorum ayrı, kalkıyorum ayrı, yatıyorum ayrı. istediğim sporları da yapamaz oldum. gün içinde oturarak çalışan bir insanım. ayakta çalışsam hemen geçecek mi bu iş? sorularımı cevaplayacak doktor dahi bulamadım. artık acının üstüne bir de bir ton soru ve belirsizlik eklenince psikolojim bozuldu resmen.
0
xportant
(24.05.25)
Yeme,içme,tenefüs yolu ile aldigin zehirler,

beslenme bozuklugu oluşturuyor,vitaminsiz kaliyorsun,

hareketsizlikte kikirdak yapisini zayiflatiyor ve fitiklasma oluyor,

eger agrin coksa iltihap giderici agri kesici almalisin,bolgedeki iltihap gitmeli,

kikirdak beslenmesi icin; kemikler ile kikirdak sürtünmesi ve yüke binmesi lazim,
yoksa yumuşar,özelligini kaybeder.

sabah kalktiginda ve aksam yatmadan önce,

bacaklarini karnina cek,
Sonra ikisini birden,
Sonra kedi,deve hareketi yap,
3 set yeterli,(bel hareketleri ,googleda ara.)
Bu basit hareket kikirdagi besleyecek, güçlenecek,

Agırlik kaldirirken yada yerden bisi alirken bacaklarini kirarak ,oturma hareketi ile yerden birsey al ,çömel yani,belini 90 derece eğme,yumusak olan kikirdak daha cok fitiklasir.


Günlük yogurt,limon,yumurtayi eksik etmemelisin.
0
designer
(24.05.25)
benim boynumda var bu illetten. c5/c6 sanirim. beyine yakin oldugu icin ameliyat etmiyorlar. boyun agrisidan cok bas agrisi yaptigi icin hayat kalitemi cok dusurdu. cok sey denedim. fizik tedavi biraz azaltmisti, bitince tekrar kotu oldu.
en son yine doktora gitmeden once doktorun verdigi hareketleri yapayim bari dedim ve aslinda meger asil tedavinin o oldugunu anladim. ama etkisini gormem iki haftayi aldi.

simdi her gun, en az yarim saat boyun egzersizi yapiyorum. bir de tens cihazi aldim, iki gunde bir de 20 dk onu kullaniyorum. agri yok denecek kadar azaldi. bunlara iki gun ara versem agri tekrar basliyor.

benim sahsi tecrubem: kontrol altinda tutulabilir bir seviyeye getirmek mumkun.
0
lamartin
(24.05.25)
Vucudda olusan yirtik,yara,zedelenme iki haftada kapanir,6 ay ,1 sene icinde iyilesir,

Agrilar cok ise istirahat ve iltihap giderici agri kesici ile tedaviden sonra egzersizlere baslamak gerekir.
0
designer
(24.05.25)
(9)

2005 model araç ile 2020 model aracın sürüşü aynı mıdır?

ya ben lan neyse
ikisi de b sınıfı olsun, ikisi de aynı marka olsun hatta aynı model olsun. biri 350 bin, diğeri 700 bin olsun. hatta km, beygir ve tork da aynı olsun.kaporta olarak eski olan biraz yıpranmış olabilir.aradaki 2 kat farka değen şey nedir?mesela yeni modelde diğerinden farklı olarak hız sabitleme, fazl
ikisi de b sınıfı olsun, ikisi de aynı marka olsun hatta aynı model olsun. biri 350 bin, diğeri 700 bin olsun. hatta km, beygir ve tork da aynı olsun.

kaporta olarak eski olan biraz yıpranmış olabilir.

aradaki 2 kat farka değen şey nedir?

mesela yeni modelde diğerinden farklı olarak hız sabitleme, fazladan hava yastığı, ısıtmalı koltuk, hafızalı aynalar vs. olsun.

asıl merak ettiğim şu: sürüş anlamında ikisi arasında bir fark var mı? ben klima dışında bir şey aramayan bir sürücüyüm diyelim. konfor aramıyorum. yeni olan araca neden 2 kat vereyim?

bu saydığım donanımlar dışında yeni olanda çok büyük teknolojik atılımlar mı oldu?

bazen bakıyorum otomobilden çok iyi anlayan adamlar 30 senelik araba kullanıyor. mesela otolimit diye bir kanal var. adamın 92 model nissan'ı var.

benim derdim a noktasından b noktasına gitmek. millet ne der çok endişelenmiyorum. neden 2020 model bir araba alayım? 2005 model araba alsam aynı işi görür mü?
0
ya ben lan neyse
(19.05.25)
koltugu,dösemesi,konforu farklidir,
5 yillik araç ile 20 yillik aracin metal ömru ayni olmaz tabi,
fabrika sifir araca, 10 yil ömür biçiyor.
0
designer
(19.05.25)
aynı işi görmeyebilir. eğer 10 yaş falan üzeriyse zaten sorundan, arızadan dolayı uğraştırmaya başlar.
güvenlik donanımı olarak zaten aynı olmayacaktır, 10 yıl önce nadir bulunabilecek hatta bulunamayacak bazı donanımlar, bugün birçok araçta standart donanım olarak satılıyor.
konfor olarak çok büyük fark olmayabilir, ama performans ve yakıt ekonomisi anlamında 10 yaş veya daha büyük araçlarda verim daha az olacaktır yeni bir araca göre.
tek sıkıntı, artık neredeyse tüm otomobiller resmen "çok da fazla dayanmasın" diye yapılıyor gibi. kullanılan malzemeler çok kısa ömürlü, veya bile isteye çok da uzun olmayacak bir süre sonra bozulacak parçalar kullanılıyor. garantisi bittikten sonra birçok yeni arabanın da, aynı fiyata alınabilecek bazı eski arabalardan fazla sorun çıkarmayacağını söylemek güç. 2000-2010 arası çoğu japon modelinin, 2025 model avrupalı markanın çoğu aracına göre daha sorunsuz olacağına inanıyorum ama konfor, güvenlik, yakıt ekonomisi, performans olarak eski epey geride kalacaktır elbet.
ha yeni bir arabayı, uzun bir garanti kapsamında alırsanız belki değer, garantisi bitene kadar kullanır satarsınız, o size kalmış.
0
gkhncnzdgn
(19.05.25)
Benim arabam 2004 model. Acemiyim diye eski araç aldım. A noktasından B noktasına gidiyor mu, gidiyor. Tabii arıza çıkarmadığı zamanlarda. :)
Durduğu yerde masraf çıkarıyor. Geçen ay otomatik cam düğmeleri bozuldu. Zor bela muadil bir ürün buldum. Yoksa gitmişti 7.000 TL. Aldığımdan beri lastikleri, aküyü, amortisörleri ve adını bilmediğim birkaç zımbırtıyı değiştirdim.
Bir de benim araca özel sıkıntılar var. Direksiyonu döndüreceğim diye kol kası yaptım. Fren mesafesi nispeten uzun.
İlk aklıma gelenler bunlar.
Başka markanın başka modeli daha az sıkıntılıdır belki, ama eski araç demek her an çıkabilecek masraf demek. Bakımdan geçirmek falan kar etmiyor.
0
auroraaurora
(19.05.25)
hidrolik direksiyon, 2 hava yastığı ve klima. Bu asgari şartları toyota veriyor. Ben 2005 model toyota dan yanayım. Yeni araclarda bolca hassas özellik var, haliyle 0 km almazsan hep problem. Efsane kasa toyota bozulmaz.
Dizel ve tüplü OLMASIN yeter.
Al geç hocam.
0
luluki
(19.05.25)
2010 kasa mercedes c kasa bile, şu andaki çoğu araçtan daha konforlu ve daha rahattır. araca göre değişir.

1. metal yorgunluğu ve trim muabbeti var.
2.hava yastığı hariç diğer özellikler d sınıfı olmadığı sürece hayatında bir fark yaratmaz.
3.yeni araçlarda kolaylık performans, motorlar artık daha verimli ve seri. direksiyon kontrolü daha kolay.
4.teknolojik olarak motor verimliliğinde oldu. koltuk ısıtma, hız sabitleme vb. özellikler 95 model e kasa mercedeste vardı.
5. bana bir araba seç deseler w210 211 212 seri mercedesleri seçerim. zevk işi bu.
6.2020 model araç alma sebebim sanayiciyle uğraşmamak. eğer sanayiye düşersen illallah edersin.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
Arada epey fark olacaktır ama fiyatta belirleyici unsur donanımlarının yanında, girilen riskle de ilgili, 2005 model arabada problem çıkarma riski daha yüksek. Tabii birde oluşan risklerin maliyetleri de önemli. Türkiye'de bakım/onarım görece ucuz olduğundan eski arabaların fiyatları çok da dibe vurmuyor. Ancak bu ucuzluk da eski seviyesinin çok altında. Özetlemek gerekirse 2005 model örnek aracımızın fiyatı biraz şişik, aslında daha büyük fark olmalı.
0
mbond
(20.05.25)
Örnek: 2005 modelde otomatik mpi motorda 3 vites olur 2020 modelde 6 vites olur. Bu da sürüş konforunu etkiler aynı motor olmasına rağmen.
0
sanal hayvan
(20.05.25)
degildir.

aracin kabininden gorulmeyen degisiklikler de vardir. mesela 20 yil oncenin suspansiyon sistemi farkliyken 5 yil once bagimsiz suspansiyon daha yayginlasmistir (basit bir ornek olarak). 20 yil once mesela kampana fren yayginken artik disk fren daha yaygindir. bunun gibi yuzlerce farkli parca ve ekipman var arabanin kaportasinin altinda. yalitimi, guvenligi, verimliligi bi tik fazladir.

ama a noktasindan b noktasina ikisi de gider tabi.
0
icim urperiyor
(20.05.25)
diyelim ki arabanın sanayiye abone olmadan kullanılabileceği süre 30 sene.

2005 model olanın 10 senesi kalmış, 2025 olanın daha 30 senesi var. temel fark bu.
0
babilfish
(22.05.25)
(6)

112 operatörünü kime nasıl şikayet edebilirim?

chicha_v2
Bir ihbar için aradım abuk sabuk konuştu benimle azarlar gibi sonra da aramayacaksın falan atar gider yaptı bağıra çağıra.Sicil falan istedim yüzüme kapattı telefonu.Birkaç kere aradım hep aynı kişiye düştü en son arayamadım da engelledi mi beni ne yaptıysa.
Bir ihbar için aradım abuk sabuk konuştu benimle azarlar gibi sonra da aramayacaksın falan atar gider yaptı bağıra çağıra.

Sicil falan istedim yüzüme kapattı telefonu.

Birkaç kere aradım hep aynı kişiye düştü en son arayamadım da engelledi mi beni ne yaptıysa.
0
chicha_v2
(19.05.25)
cimer
0
buenosdias
(19.05.25)
Önemli olan senin ne dediğin? Tek taraflı hikaye adamı bozar.
0
Shepard
(19.05.25)
Cimer. Görüşmeler kaydedilir. Saat ve operatör ismi yazın mutlaka
0
mor oje
(19.05.25)
@shepard Konum istedi bilmediğim bir yerdeydim hiçbir yerde cadde sokak da yazmıyordu hangi ilçeye bağlı onu bile bilmiyordum telefondan bakmaya çalışırken tersledi. Sesinizi yükseltmeyin adres sizin ekranınıza düşmüyor mu benim telefon ekranımda koordinatlar gönderiliyor yazıyor siz göremiyor musunuz dedim YOK GÖREMİYORUM falan ters ters konuşmaya devam etti en son suratıma kapattı afgjsk

@mor oje Tarih saat var da ismini ısrarla söylemedi.

Neyse cimer'e yazacağım teşekkürler.

İsmini sordum ısrarla söylemedi.
0
🌸chicha_v2
(19.05.25)
ihbari yap,
telefonu kapat,
ihbarin yerinde degilse sen ceza yersin,
gereken yapilmaz ise onlar ceza yer.
aramalar kayitli.
0
designer
(19.05.25)
yalniz cimer'e yazmak sana yeni yukumlulukler getirebilir. ciddi bir ihmal varsa ve savciliga gider dava acilirsa falan davali olarak mahkemeye gitmek durumunda kalirsin.
0
buenosdias
(19.05.25)
(9)

Meyve, sebzeyi ne şekilde yıkıyorsunuz?

norules
Ben sadece suyla yıkıyorum. Ama sirkeli, karbonatlı suda bekletip yıkayanlar da var.Siz nasıl yapıyorsunuz?
Ben sadece suyla yıkıyorum. Ama sirkeli, karbonatlı suda bekletip yıkayanlar da var.

Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
norules
(19.05.25)
Geçen alanla ilgili bı insta fenomeni pestisitten arinabilmesi için karbonatla yikamak gerektigini soylemisti. Sirke olmamaliymis.
0
abuzer
(19.05.25)
Yesillikleri sirkeli suda bekletiyorum ama
0
abuzer
(19.05.25)
Sadece suda bekletiyorum en az iki su değiştiriyorum
0
grimavi
(19.05.25)
yesillikleri sirkeli suda bekletiyorum. digerlerine kafayi cok takmiyorum. +1
0
kobuzchu kiz
(19.05.25)
Sirke ve karbonat birbirini nötrlüyor aynı anda kullanılmamalı. Ben sudan geçirip karbonatlı suda bekletiyorum. 20 dk beklese yeter.
0
ruhen hastayim ben
(19.05.25)
bir araştırma sonucu var sirkeyle yıkayınca ne kadar ne kalıyor, karbonatla ne kalıyor diye. en iyi sonucu veren karbonat oldu o yüzden ben de sirkeden karbonata geçtim.
sadece suyla yıkamak diye bir şey yok. bugün pazardan aldığım kıvırcığın içinden 450 tane böcek çıktı. hem sirke hem karbonatta 2 saat beklettim.
sadece su ile yıkarsan yalnızca böbrek taşı değil bir sürü hastalık riski almış olursun. üşenmeyin, karbonat/sirke mutlaka koyun. beklettiğin kabın dibine düşen haşereleri görünce bugüne kadar bunu uygulamadığına pişman olacaksın gör bak. birbirini nötrlemek?? duymamış olayım.
0
neira
(19.05.25)
Sirke,karbonat; bazik ortam olişturup,ürunlerin üzerindeki mikrobik yapiyi azaltir,

ama üzerinde tarim ilaci zehiri varsa gecmiş olsun.

hani gecmis haber; istanbulda ispanak yiyen bir aile vardi.
1 kisi yogurt yedigi icin az zehirlenmiş, az zararla atlatmisti.
0
designer
(19.05.25)
istediğin kadar yıka tohuma işlemiş pestisiti karbonatla temizleyemezsin.www.greenpeace.org
0
mikahakkinen
(19.05.25)
yeşillikleri karbonatlı suda bekletiyorum. geri kalan her şeyi suyla.
0
sir gawain
(20.05.25)
(5)

Honda city vs suzuki vitara

basubadelmevt
Bir milyon 50 bin tlye 2023 Honda City mi 2021 suzuki vitara mi?Siz hangisini tercih ederdiniz? Neden? Sanayiye çok işimiz düşsün istemiyoruz.
Bir milyon 50 bin tlye 2023 Honda City mi 2021 suzuki vitara mi?


Siz hangisini tercih ederdiniz? Neden? Sanayiye çok işimiz düşsün istemiyoruz.
0
basubadelmevt
(18.05.25)
Honda
0
basond
(18.05.25)
vitara icin;
- arka tamponun sag veya sol kosesine sensorlerin sigorta kutusu vb.seyi monte etmisler,cok basit arkadan vurmada, bayağ masraf cikiyormuş,
- ön koltuklarin kafaliklarinda paslanma oldugunu ifade eden sahibi,plazaya gidip sifir araclara bakiyor,aynisini sifir araclarda da gorunce,firmadan zarar talep etmis,olumsuz yanit almisti,


Honda city icin bilgim yok malesef.
0
designer
(18.05.25)
türkiyeye yeni gelen cityler hindistan için üretilenler. bundan öncekiler avrupa için üretilenlerdi. ben de düşünmüştüm vazgeçtim. vitara hakkında bilgim yok.
0
mikahakkinen
(18.05.25)
Honda city.yi Tata uretiyor, ayni model Tata arabanin aynisi. Onermem.

Suzuki vitara nin da bir cok sikintisi var. Bu ikisi arasinda suzukiyi ama suzukinin baska modellerini oneririm.
0
deckard
(18.05.25)
İkisini de alma.
0
prole
(19.05.25)
(4)

Araç konsolundaki açıklık, bu neden olmuş olabilir?

dedeminhirkasi
İkinci el 23 bin km deDaha önce var mıydı yok müydü hatırlamıyorum gerçekten Bu neden olmuş olabilirGeçen sert bir cukura girmiştim, ondan olabilir mi acaba?Elimle vs itince girmiyor serthttps://hizliresim.com/ae1v8u3
İkinci el 23 bin km de
Daha önce var mıydı yok müydü hatırlamıyorum gerçekten
Bu neden olmuş olabilir
Geçen sert bir cukura girmiştim, ondan olabilir mi acaba?
Elimle vs itince girmiyor sert

hizliresim.com
0
dedeminhirkasi
(18.05.25)
Çok ihtimal var. Özellikle ikinci
el araçsa bir şekilde onarım görmüş olabilir sonrasında parçalar yerine tam olarak oturtulamamış olabilir.
0
diyecevaplandı
(18.05.25)
Daha önce birisi oralardan kablo geçirmek için açmadıysa belki birisi inerken çanta vs taktırmıştır, sanki tatlı dokuşlarla yerine oturacak gibi duruyor.
0
kimlanbu
(18.05.25)
muhtemel tırnak yuvasi kırılmiş, o yuzden ayrık duruyor gibi,

kamera vb seyin kablosunu gecirmek için trimleri sökmüş olabilirler.
0
designer
(18.05.25)
konsol sökülmüştür muht
0
kveldulv
(18.05.25)
(15)

İnsanı en çok iyileştiren şey

sekizdokuzon
Bana göre şefkat. İnsanın kendine ve başkalarına duyduğu ve başkalarından gördüğü şefkatin kapatamayacagi yara yok.Sizce nedir?
Bana göre şefkat. İnsanın kendine ve başkalarına duyduğu ve başkalarından gördüğü şefkatin kapatamayacagi yara yok.

Sizce nedir?
0
sekizdokuzon
(14.05.25)
Bununla birlikte güven de iyi gelir.
0
kisa
(14.05.25)
Gezmek, yeni yerler, yeni insanlar. Bana bunlar iyi geliyor.
0
sey mi dostum
(14.05.25)
Sarılmak,
seni seven akraban ,ailen,eşin,dostun,
yaninda oldugunu bilmek
0
designer
(14.05.25)
Benim için kendini meşgul tutmak. O kadar kendine dönmeli, en iyi haline ulaşmak için çabalamalısın ki gözün diğer insanları ve olumsuz deneyimleri görmemeli.
0
kullanicadi
(14.05.25)
Sevgi
0
gabe h coud
(14.05.25)
sevgisizlik çok dip o yüzden sevgi illa birinci sırada ama anlaşılmak, bir bakışla bir cümleyle, yargılanmadan ya da aynı yerde olduğunubilmek karşındakiyle bayaği iyi gelir hatta belki sevgiden daha çok ihtiyaç duyuyorum buna
0
ala09
(14.05.25)
@ala09: bizim sisterhoodlugu tarif ettin ^^
0
🌸sekizdokuzon
(14.05.25)
İyi bir deadlift seti.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.05.25)
Gelen birbirinden farklı cevaplar aklıma şu şarkıyı getirdi: open.spotify.com
0
🌸sekizdokuzon
(15.05.25)
Karşılıklı aşg
0
abuzer
(15.05.25)
Başına “öz” ön eki gelen birçok şey; özsaygı, özgüven, özveri vb.
0
vedatchilipeppers
(15.05.25)
Vedatchilli + özşefkat.
0
Phoebe
(15.05.25)
hoşgörü, nezaket, iltifat.
0
dedim ben sana
(15.05.25)
Kişinin kendi gerçeğini kabul etmesi. Değiştiremediği özelliklerini kabullenip kendisiyle barışması. Kendine sevgi ve şefkat göstermesi ve kendisine nazik davranması, eleştirinin dozunu kaçırmaması.

Başkalarına karşı da hep nazik ve düşünceli olması.
0
rock n roll
(15.05.25)
Sükunet kadar bana iyi gelen hiçbir şey yok.
0
Mirket
(15.05.25)
(8)

Aşırı pozitif insan

Moonpie
Herkese iyi akşamlar. Birlikte çalıştığım bir arkadaş var. Çok tatlı ve iyi niyetli biri. Aslında çok da seviyorum kendisini ama bu arkadaş biraz fazla pozitif mi desem enerjisi yüksek mi desem bilemiyorum. Sakın kıskançlık gibi düşünmeyin, ben de güleryüzlü ve sıcakkanlı biriyimdir ama bu arkadaş n
Herkese iyi akşamlar. Birlikte çalıştığım bir arkadaş var. Çok tatlı ve iyi niyetli biri. Aslında çok da seviyorum kendisini ama bu arkadaş biraz fazla pozitif mi desem enerjisi yüksek mi desem bilemiyorum. Sakın kıskançlık gibi düşünmeyin, ben de güleryüzlü ve sıcakkanlı biriyimdir ama bu arkadaş neredeyse herkesele aynı tonda ekstra sevgi gösterileriyle iletişim kuruyor. Zaman zaman sinir bozucu gelmeye başladı. Sizce bende bir anormallik mi var?
0
Moonpie
(14.05.25)
kimisi herkese on puan verir hata yaptikca puanini düşer,

Kimiside 0 puan verir, yarar gördükçe puanini yükseltir,

guleryüzlüdur, taşı cebinde geziyordur belki.
0
designer
(14.05.25)
@designer yok,gayet tatlı biri. cebinde taş da yok bence ama biraz fazla sevgi dolu diye düşünmek istiyorum. Bazen bayıyor işte
0
🌸Moonpie
(14.05.25)
@titanic kemancısı aslında bu ara benim biraz modum düşük ondan da olabilir evet. pozitif insan severim ama şu anki ruh halimde yorucu oluyor galiba
0
🌸Moonpie
(14.05.25)
demek ki her duruma göre farklı bir bakış açısı geliştirebiliyor işte, ne güzel.böylece kendini ve ruh sağlığını korumuş oluyor.Bunu nasıl başardığını, bunun için özellikle karar alıp almadığını kendisine sorabilirsin bence, bu ikiniz için de iyi olacaktır.
0
winstonsoft
(14.05.25)
dogustan degil de sonradan kazanilan bir ozellikse onunde secdeye durmalisin. millet uyusturucu, alkol, antidepresan, psikolog vs.. binlerce lira akitip onun gibi olmaya calisiyor. ota boka aglamak somurtmak ofkelenmek kolay.
0
buenosdias
(14.05.25)
savunma mekanızması geliştirmiş. içinden herkese sövüyordur. samimi bulmuyorum bu tarz insanları. et restauranındaki şef garson gibi insanlar samimi olmuyor.
0
mikahakkinen
(14.05.25)
Tavrı konusunda bazı örnekler verseydiniz.

Ona bağlı kimselerin ve genel
olarak işle ilgili hatalar yaptığında ne söylediğine
dikkat edin.
Sinirlenmeye, söylenmeye
başlıyorsa normal.
Ona da gülüp geçiyor,
üzerinde durmuyorsa, uyarı
yaptırım vs hiç düşünmüyorsa
anlayış yetersizliği vardır.

Her an pozitif olunmaz.
0
diyecevaplandı
(15.05.25)
mutsuz insanların mutluluga alerjisi var emin ol onu sevmeyen coktur.
0
koela
(15.05.25)
(2)

Hgs kalan bakiye nerden görülür

condom kurşunu
Araç personelin kendisine ait ama hgsyi şirket üzerinden kullanıyor yani şirket ödüyor. Bu durumda hgsde kalan bakiyeyi edevletten göremiyor sanırım nerden görebilir? Pttden alınmadı banka üzerinden alındı etiket
Araç personelin kendisine ait ama hgsyi şirket üzerinden kullanıyor yani şirket ödüyor. Bu durumda hgsde kalan bakiyeyi edevletten göremiyor sanırım nerden görebilir? Pttden alınmadı banka üzerinden alındı etiket
0
condom kurşunu
(14.05.25)
sirasiyla gir ve basliklari tikla

Turkiye gov tr
araçlarım
Geciş
Hgs
0
designer
(14.05.25)
Ptt den alındı ise uygulaması var.
0
etna
(15.05.25)
(17)

Babaya araba ne almalı?

vedatchilipeppers
Selamlar. Yıllardır Tiguan hayali vardı babamın, hatta zaman zaman “size verdiğimiz emeklerin karşılığında ilerde bana bir Tiguan alırsınız hehe” gibi espriler de yapar. Halihazırda bir arabası da yok.Şimdi kendisine bir otomatik vites araba alma niyetimiz var ancak yeni Tiguanlar bizim boyumuzu aşı
Selamlar. Yıllardır Tiguan hayali vardı babamın, hatta zaman zaman “size verdiğimiz emeklerin karşılığında ilerde bana bir Tiguan alırsınız hehe” gibi espriler de yapar. Halihazırda bir arabası da yok.

Şimdi kendisine bir otomatik vites araba alma niyetimiz var ancak yeni Tiguanlar bizim boyumuzu aşıyor. 2 milyona kadar, 2020 sonrası ve az kilometreli ve SUV ya da crossover tipinde bir otomobil önerebilir misiniz?

Şehir içi çok kullanmaz ama bol bol İstanbul-Ayvalık yaparlar. Bu anlamda uzun yol konforu da önemli. Başka da bir kıstasımız yok açıkçası.
0
vedatchilipeppers
(13.05.25)
dacia sandero rahat bi araba.
0
sonsuz
(13.05.25)
Tiguan'larin ikinci elleri de mi sizi asiyor? Tiguan'in nispeten eski modeline de cok guven olmaz tabii. Ancak aklinda bu araba olan birine Dacia Sandero gibi arabalar cok iyi gelmeyebilir. Fiyatlarini da cok bilmiyorum ama Opel Crossland falan olur mu? Ya da Tiguan'in bir segment alti WV grubu araclar da olabilir.
0
mbond
(13.05.25)
skoda kodiaq 2 milyon civarına bulunur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.05.25)
bir önceki kasa tiguan al. adamın hayali neyse o. tiguana yakın skoda kamiq var.
0
mikahakkinen
(13.05.25)
Hayali tiguanken sifir almayip bir onceki modelini alsaniz daha iyi sanki. O kadar soylemis, hayal etmis
0
mor oje
(13.05.25)
skoda karoq
0
jelly bear
(13.05.25)
Ben de Tiguan hayali kurarken Ford Puma 1.5 Ecoboost (200hp) gönlümü kaptırdım. Basmayı seviyorsa bir ağzını yoklayın
0
kimlanbu
(13.05.25)
Ben Taigo düşünmüştüm aslında. Yani bir kez alacağız elden ayaktan düşene kadar sürecek sonuçta, o yüzden biraz rahat etsin istiyorum ben de ama maksimum 2 milyon bütçemiz, daha üstüne çıkmam imkansız. Sıfır almak da pek makul olmuyor bu bilgiler ışığında sanırım :/
0
🌸vedatchilipeppers
(13.05.25)
İkinci el temiz Tiguan bulursun ya eski kasa r-line falan.

Başka araba bakmayın bence mutlu olsun reis.
0
chicha_v2
(13.05.25)
2 milyona temiz otomarik çok rahat tiguan bulursun.
0
mikahakkinen
(13.05.25)
taigo kullanıyorum ve gayet memnunum. hatta düşünürseniz ben satıyorum. 2024 model 5600km'de.
0
scudman1
(13.05.25)
istanbulda da kullanılacak ve yıllık 20bin km üzeri ise
- Toyota CHR 1.8 Hybrid Flame e-CVT

daha az km için ;
- nissan qasqai 1.3 DIG-T Mild Hybrid 158PS Auto Designpack


liste fiyatlarına bakma ,ara sor %5-10 belki daha fazla indirim yapıyorlar.
0
designer
(13.05.25)
tucson 1.900 den başlıyor hiç fena araba değildir.
0
orpheus
(13.05.25)
babanın istedigi araba tiguan ise başka bir modele bakmayin bence de. ama kardesim ikinci el tiguan almisti, temizini bulana kadar cok dolasti. o sebeple babanizla bir konusun bu durumu.

başka bir modele bakacaksaniz da MG nin suvlarına bakmanizi öneririm. ben de bir ara alacaktim, olumlu yorumlar olumsuz yorumlardan fazla. düsük km 2024 model araclar 1.5 milyon civarina gidiyor.
0
deckard
(14.05.25)
Tiguan istiyorsa 2020 üstü temiz tiguan çok rahat alırsınız bu bütçeyle.
0
bak raist tavsanciklar
(14.05.25)
sıfıt renault duster hybrit
0
duyuruuser
(26.05.25)
2 milyon için 2. el alınmaz. Kia xceed, skoda karoq, toyota corolla veya yaris cross, honda hrv,vs birçok seçenek var 0 km alın. Hatta 2024 model biraz daha uygun fiyata bile 0 araç bulabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(26.05.25)
(7)

EDS sistemi neye göre çalışıyor?

designer
Gecen sene afyondan geçerken 2 adet eds'ye takıldık,simdi de konya'dan gelmis bir adet,bir haftaya daha da gelebilir. Benim anlamadığım otomobil ile 70 lik yerden gecerken 80 le gittin diye ceza yaziyor, sehirler arasi otobüsler hergün bu yollarda,nasil oluyor bu iş.
Gecen sene afyondan geçerken 2 adet eds'ye takıldık,
simdi de konya'dan gelmis bir adet,bir haftaya daha da gelebilir. Benim anlamadığım otomobil ile 70 lik yerden gecerken 80 le gittin diye ceza yaziyor, sehirler arasi otobüsler hergün bu yollarda,nasil oluyor bu iş.
0
designer
(13.05.25)
şehir içi eds'ler için hız sınırı genelde 70'tir. Tabelalarda kaçla gitmen gerektiği yazar. otobüsler de tırlar da bu yerlerde hızlarını düşürür. afyon-uşak arasında banaz ilçesinde 3er tane vardır karşılıklı
0
sanquis
(13.05.25)
bir de koridor sistemi EDS vardır son 1-2 senede oldukça yaygınlaştı. 50-60 km'lik yolun giriş ve çıkışındaki kameralar kaç dakikada yolu tamamladığını ölçüp hızını hesaplar. Sınırın üstünde kalırsa ceza yersin. Buralarda hız sınırı 110dur.
0
sanquis
(13.05.25)
şehirlerarası otobüsler artık nerede eds var, hangisinden kaçla geçmen lazım ezbere bildikleri için oradan yavaşlayıp geçiyorlar.

hız kontrolü yapılan yere gelmeden genellikle büyük büyük tabelalarla hız sınırı belirtiliyor, eds uyarısı yapılıyor.
0
kibritsuyu
(13.05.25)
Eds bir kameranın olduğu yer değil, iki kameranın arası. Ve senin hızını değil o iki kamera arasında aldığın yolun süresini ölçer.
Koca tabelalarla yazarlar zaten, 2254 km filan diye. O 2254 mt boyunca tabeladaki hızı geçmeyeceksin.
0
etna
(13.05.25)
bu bildiğin adam çarpma, ahlaksızlık.
uzun yola çıkanların kesişme noktası konya, afyon,
1000 km yol gidiyorsun,70 - 80 km arası çok değil ama ceza yazılıyor,
oe'lerin istikbali için.
vergisini veren enayi,
hırsızlık yapan,sömürücülere madalya.
0
🌸designer
(13.05.25)
daha yeni toplam 24 saat yol gittim,geldim,
otobüsler trafiğe takılmaz,yolcu indirmeyecek ise 70 ile gitmiyor.
0
🌸designer
(13.05.25)
omurgasız,kurabiyeler.
0
🌸designer
(13.05.25)
(2)

Atipik psikoz'un Şizofreni'den farkı nedir?

the sound and the fury
SB
SB
0
the sound and the fury
(04.05.25)
Atakları çok daha kısa süreli olur diyordu gogulda.
0
muhayyer divan
(04.05.25)
ruh sağligin yerinde olmayınca
kendi özbakimin ,beslenme ,kisisel temizlik gibi gibi bozuluyor,

psikoz geciren kisi tedavi edilip eski mutlu haline daha kisa zamanda dönebiliyor ,sanırım,
doktor degiliz, tabi..

burada her yazilani,olumsuz örnek vereni vb.seyleri dikkate alma.

doktorunla gorusmelere ara verme,
aklina takilanlari not al,
gittiginde kendisine de sor.
0
designer
(04.05.25)
(4)

miyop,astigmat gözlük camı öneri

designer
Soru başlıkta,tecrübelerinizi paylaşabilir misiniz?
Soru başlıkta,
tecrübelerinizi paylaşabilir misiniz?
0
designer
(03.05.25)
Camlar, yerli ve ithal diye ikiye ayrılır.
İthal camlar iyidir ama pahalıdır.
İthallerden de daha iyi markalar daha da pahalıdır.
Paranın ne önemi var dersen Zeiss i öneririm.
Gözlük piyasası pazarlığın en acımasız döndüğü bir sektör sanırım.
Açılış fiyatını %50 indirebiliyorsun ya da bana hep öylesi denk geliyor.
Cam fiyatlarında markalar arası muazzam fiyat oynuyor.
0
Mirket
(04.05.25)
Gözlük camımın markasını bilmedim hiç, güvendiğim gözlükçüler var, organik, inceltilmiş cam kullandığımı belirtiyorum, hazırlıyorlar, İstanbul'da iseniz gözlükçü önerebilirim.
0
(04.05.25)
gozlukcude 7750 dedigi çerçeveyi
size özel 5bin dedi,
internette optikci ilana koymus 3600 lira,


iyi kazaniyorlar.
0
🌸designer
(04.05.25)
camlar için ise muhtemel kar marji yüksek camlari satiyorlar.
0
🌸designer
(04.05.25)
(5)

Akineton kafa yapar mı

the sound and the fury
Akineton kullanıyorum. Antipsikotik yan etkisini ortaya çıkarmak için ama içince de alkol almış gibi oluyorum. Ruhum debeleniypr
Akineton kullanıyorum. Antipsikotik yan etkisini ortaya çıkarmak için ama içince de alkol almış gibi oluyorum. Ruhum debeleniypr
0
the sound and the fury
(03.05.25)
Yapar.
0
deckard
(03.05.25)
Bunu neden yapıyorsun, sağlıklı çalışan beynini hasta etmek için mi.

Şimdi gogula sordum da, hem yeşil reçete ile satılır, ülkemizde satışı yapılmamaktadır diyor hem de 302 lira fiyat gösteriyor.

Bence üreticileri de kafayı yemiş.
0
muhayyer divan
(03.05.25)
Yeni başladıysanız yapabilir. Bu tarz ilaçlara adaptasyon bir birbuçuk ayı buluyor. Kimin sizin beyninizin sağlıklı olup olmadığına karar vermesi için porfesyonellere danışın. Profesyoneller önerdiyse ve birkaö ay sonra anlamlı bir yan yardımını görmediyseniz vazgeçin kendinizi zehirlemeyi.
0
sanal hayvan
(03.05.25)
tedavi edicidir,
doktora daniş,
aksam yatarken kullan.
0
designer
(03.05.25)
akineton için cezaevinde millet kurşun yer kurşun atar. sen de yapmıyorsa ağır bağımlısın demek. metanfatamin kullan.
0
mikahakkinen
(03.05.25)
(3)

Atipik Psikoz tanım var edevlette bir sıkıntı olur mu

the sound and the fury
Merhaba doktor bana f28 tanısı koydu ilerde ise girerken sorun olur mu?
Merhaba doktor bana f28 tanısı koydu ilerde ise girerken sorun olur mu?
0
the sound and the fury
(03.05.25)
tam tersi ayrıcalıklar bile elde edebilirsin
0
runaway
(03.05.25)
Çalışılacak iş tanimi önemli,
dikkat gerektiren,
sabır gerektiren gibi islere degilde
daha kolay işlere yönlendirirler heral.
0
designer
(03.05.25)
memur olamaman lazım. ancak devlet memurlarının yüzde 75i atipik.
0
mikahakkinen
(03.05.25)
(3)

kamp alanı

altinci nesil caylak
https://youtu.be/K_YerBP4C08?t=30 burası neresi bilen var mı? videoyu çeken atik ailesi sanırım hiç bir videosu için lokasyon vermiyor.
youtu.be burası neresi bilen var mı? videoyu çeken atik ailesi sanırım hiç bir videosu için lokasyon vermiyor.
0
altinci nesil caylak
(03.05.25)
Genelde bolu - bursa arası çekim yapiyorlar.

bayağ büyük bir skala oldu ama,öyledir saniyorum.
0
designer
(03.05.25)
Lokasyon bilerek vermiyorlar.
Direkt orası mı bilmiyorum ama bolu aladağlar'da tıpkı böyle çam ormanı arasından geçen çay kenarı manzarası var. Aladağlar'a gitsen bulursun yani böylesini.
0
Bruce
(03.05.25)
bilerek vermeme konusu bana anlamsız geliyor.

teşekkürler.
0
🌸altinci nesil caylak
(03.05.25)
(13)

Sizce ben nasıl bir insanım?

sekizdokuzon
Atış serbest.Teşekkürler.
Atış serbest.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(02.05.25)
Gelen bütün cevaplara tık atacağıma ve kimseye cevap vermeyeceğime onurum üzerine yemin ederim jdksk
0
🌸sekizdokuzon
(02.05.25)
"Ben Ruhi Bey nasılım"

Kendini başkalarının gözünden görmek isteyen meraklı bir bayan. Biraz gergin ama geyiği güzel.
0
muhayyer divan
(02.05.25)
Bencil biri oldugunu düsünüyorum. Dating olaylarina dayanarak biraz empati yapmadigini ve sadece kendini düşündüğün izlenimine kapildim.

Onun disinda kariyerli, kendini gelistiren, espritüel eglenmeyi seven, kafa, rahat ve büyük ihtimalle cekici birisin büyük ihtimalle : P
0
sonsuz
(02.05.25)
Anne ve babadan kurtulup kendi evine taşınması gereken, kimseye zararı olmayan iyi bir insansın.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.05.25)
Psikolojik deli.

İşinde kötü, hayatında kötü. Eşi, dostu, arayanı soranı olmayan, bencil, öğrencilerine bol töbe estağfurullah çektiren, haddini bilmeyen, olmadık şeyleri kafasında kuran birisin.
0
Shepard
(02.05.25)
Onursuz
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(02.05.25)
youtu.be


Yok aklıma gelen bu değil de soruyu görünce aklıma bu video geldi
0
kisa
(02.05.25)
Önceki yazılarınızıda bilmiyorum,
Ama nickten çıkarım yapınca iki buçuk beş , yedi buçuk on , jetski bunlar , diri diri bunlar , kumarcı bunlar , pavyoncu bunlar , içkici bunlar enişteeeee diye bir şarkı var o aklıma geliyor :)
0
kararsızataletfilozofu
(03.05.25)
8910, nostaljik.
0
designer
(03.05.25)
Alkolik
0
rentts
(03.05.25)
Sorduğun sorulara, verdiğin cevaplara göre esprili, eğlenceli birisin diye aklımda kalmış
0
kullanicadi
(03.05.25)
bi ara burada telegram grubu reklamı vardı, orada gördüm, ablama benziyorsun :)

bi de nickini 8910 şeklinde yazdıklarında nokia telefona benziyorsun.
0
tabudeviren
(03.05.25)
Tatlı.
0
rock n roll
(04.05.25)
(10)

Duyduklarınızın yüzde kaçını ciddiye alıyorsunuz?

sekizdokuzon
Bende bu oran giderek düşmeye başladı. Bazen bütün bir günüm abuk sabuk şeyler duyarak geçiyor gibi geliyor. Bir de insanın her duyduğuna inanmak gibi bir meyli var, bununla savaşıyorum son zamanlarda.Sizde bu oran kaça kaç?Teşekkürler.
Bende bu oran giderek düşmeye başladı. Bazen bütün bir günüm abuk sabuk şeyler duyarak geçiyor gibi geliyor. Bir de insanın her duyduğuna inanmak gibi bir meyli var, bununla savaşıyorum son zamanlarda.

Sizde bu oran kaça kaç?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(02.05.25)
Karşımdaki kişiye göre değişir. Yine de sanırım en az %80 ciddiye alırım. Ciddi insanım ben.
0
muhayyer divan
(02.05.25)
Duyduğum bir şeyi kendim de mutlaka araştırırım.

" Her, hıyarım var diyene tuzlukla koşma " sözünü çok severim ve hayatımda da uygulamaya çalışırım.
0
rock n roll
(02.05.25)
@rock n roll

Ciddiye alırım derken araştırmaya değer görürüm anlamında demiştim, hiç değilse mantığına sorarım doğru olmama ihtimali var mı diye.

Ciddiye almak ile inanmak aynı şey değil galiba yav?
0
muhayyer divan
(02.05.25)
encrypted-tbn0.gstatic.com

:(

Şu anda üçümüz de farklı şeylerden bahsediyoruz :(
0
🌸sekizdokuzon
(02.05.25)
Yok ben @ sekizdokuzon un sorusunda geçen " her duyduğuna inanmak" kısmına yönelik yazdım. Kavga çıkarmış şimdi :))

Çok yakın bir arkadaşım var, o işinde çok iyidir, o bir şey derse inanabilirim bak ona :)
0
rock n roll
(02.05.25)
@rock

Güven meselesi evet. Annem her söylenene hemen ve çok inanır. Ne kadar absürd olursa olsun anında inanır. Niye böyle diye düşündüm düşündüm, çocukluğu çok muazzam bir güven ortamında geçmiş. Kimse ona yalan söylememiş, öyle büyük bir çevresi de yokmuş zaten. 1960'ların küçük bir Anadolu şehri, düşün. Bu kadar güven ortamında yetişen insan neden her söylenenden şüphelensin ki, değil mi.

Bilemedim şimdi. Belki de yanlış düşünüyorum. Belki başka bileşenleri vardır.

Evet gördüğünüz gibi ben hiçbir şeyi geyik olarak sürdürmeyi beceremeyen biriyim. : )
0
muhayyer divan
(02.05.25)
0%
0
feastofthedamned
(02.05.25)
sözün kimin ağzından çıktığına bağlı
0
designer
(03.05.25)
Valla direkt dinlemeyi bırakıyorum iki kişiden fazlaysak ortamda. Anlık tepkiler verip sonra unutup pot kırması kötü oluyor ama ahahaha
0
black holes in the sky
(03.05.25)
"Bende bu oran giderek düşmeye başladı."

demişssiniz, katılıyorum.

Belki bundan beş yıl önce daha az kontrol etme gereği duyardım, artık söyleyen kişi çok saygı duyduğum, alanında çığır açmış biri değilse "ulan şunu bir doğrulayayım" diye araştırıyorum.
0
hayirsiz
(03.05.25)
(6)

Autoholdu kapatsam nolur

regina phalange
Eski aracımda autohod yoktu frenden ayağımı çekince direk hareketlenirdi şimdiki aracımda autohold var her seferinde gaza biraz basmam gerekşyor hareket etsin diye. Bunu direkt kaptsam nolur? Yani mesela prkettiğim yerden cıkarken geri gitmem istesem bunu kaptmış olsam frenden ayağımı çektğimde araç
Eski aracımda autohod yoktu frenden ayağımı çekince direk hareketlenirdi şimdiki aracımda autohold var her seferinde gaza biraz basmam gerekşyor hareket etsin diye. Bunu direkt kaptsam nolur? Yani mesela prkettiğim yerden cıkarken geri gitmem istesem bunu kaptmış olsam frenden ayağımı çektğimde araç geri geri gider değil mi? Ama mesela yokuşu geldiğimde buna bassam yokuşu daha rahat mı cıkarım?
0
regina phalange
(02.05.25)
Autohold büyük kolaylık. Bence kapatma.

Autohold olmayınca ayağını frenden çektiğinde araba ilerler onu zaten biliyorsun.
Yokuş aşağı da duruyor olsan arabada “hill stopper” kesinlikle vardır o yüzden (galiba 3 saniye) geriye gitmez, sonra gider.

Autohold’u bir kere açtım, ömür boyu kapatmam.
0
michael_knight
(02.05.25)
Duruma göre açıp kapatmayı pratik haline getirebilirsin. ben 95% oranında açık bırakıyorum. Çok nadiren, park alanı zor olunca ileri geri hamlelerde autohold işi zorlaştırır belki ama küçücük bir ivme bile varken autohold devreye girmediği için öyle durumlarda minik bir ivmeyi kasıtlı olarak bırakıyosun devreye girmesin diye.
0
beyfendi
(02.05.25)
ben bunun ne işe yaradığını bir türlü anlayamadım. açarak kullanmayı denedim, hiç pratik olmadı. yani avantajı nedir, nerede kolaylık sağlıyor bana da bir açıklar mısınız? bende otomatik açık gelmiyor, gerekirse kendim açıyorum, denemek için 1-2 sefer açtım, pişman oldum.

yani ben ayağımı frenden çekince ağır ağır hareket etmesini isterim ki. sıkışık trafikte adım adım giderken sadece freni gevşetip basarak ilerleyebiliyorken niye her sefer bir gaza bir frene basayım? dar park yerinden gıdım gıdım çıkarken niye gaz verip arabayı hızlandırayım?

yokuşta zaten hill holder 4-5 saniye tutuyor, o arada gazlayıp gidiyorsun. ha tutmasa bile kaç yazar, 25 sene manuel kullanmışım, kavrama yapıp yokuşta kaldırmışım. ayağımı frenden çekip gaza basana kadar zaten kaydırmam da kaydırsam bile hill holder tutuyor.

daha ben auto hold'u ne yapayım? belki kırmızıda dururken ayağımı frene basılı tutmaktan kurtarır. başka ne avantajı var?
0
kibritsuyu
(03.05.25)
trafikte bir kere frene basip durunca,
el freni otomatik calisiyor,
gaza dokunana kadarda hareket etmiyorsun,
dur kalk trafikte iyi birsey,hele rampada daha iyi.
0
designer
(03.05.25)
Trafik ışığında veya trafikte durduğumda sürekli vitesi boşa almak gerekmiyor.
Frene bastığında duruyor.
Arabaya bindikten sonra geri gitmeyeceksem vites koluna hiç dokunmam gerekmiyor.
0
michael_knight
(03.05.25)
abiler ne işe yaradığını biliyorum, şu yazdıklarınızın avantajı ne, şu yazdıklarınızda ne gibi bir kolaylık sağlıyor onu soruyorum.

"frene basınca duruyor" ne demek? ya ne olacağıdı? frene basınca duruyor evet, freni bırakınca da ilerlemiyor. e freni bırakınca ilerlememesinin bana ne avantajı var? ilerlesin diye gaza basmam gerekiyor. sıkışık trafikte frene basınca duruyor, iki gıdım ilerlemek için ayağımı kaldırıp, azıcık gaza basıp, tekrar kaldırıp frene basmam lazım. oysa hold mold olmasa iki gıdım ilerlemek için freni azıcık gevşetirim, durmak için de geri basarım. bu daha kolay ve daha az yorucu değil mi lan, manuel vites gibi niye sürekli gaz fren gaz fren yapmanın kolay olduğunu düşünüyorsunuz? gerçekten anlamadığım için soruyorum.

rampada da hill holder var, 5 saniye kadar tutuyor, kaçmıyor zaten. hill holder freni bırakıp iş auto hold'a gelene kadar 5 saniyede kalkamıyorsanız biraz daha pratiğe ihtiyacınız var demektir. trafiğe çıkmak için hold'a güvenmeyin.

otomatik bir araçta da vites koluna niye dokunuyorsunuz, boşa moşa alıyorsunuz onu da anlamadım. D'ye alır gidersin, durana kadar da elini sürmezsin zaten.

neredeyse 30 yıldır araba kullanıyorum, yokuş aşağı duran arabada freni bırakırsın, araba yürümeye başlar. sonra arzuladığın hıza göre ya gaza ya frene basarsın.

bayır aşağı duran arabayı harekete geçirmek için gaza basmak çok saçma değil mi yahu? sıkışık park yerinde bayır aşağı gıdım gıdım salayım diyorsun gitmiyor, gaza basman lazım.
0
kibritsuyu
(04.05.25)
(3)

Göz anjiyosu böbreklere zarar verir mi?

coder85
Babama göz anjiyosu yapılacak. Doktor böbrek yetmezliği var mı dedi var dedik ama diyalize girmiyor. O zaman yarım doz yapılsın diye not aldı. Beni de şüphe aldı böbrek yetmezliğinde zararı varsa vazgeçmeyi düşünüyoruz
Babama göz anjiyosu yapılacak. Doktor böbrek yetmezliği var mı dedi var dedik ama diyalize girmiyor. O zaman yarım doz yapılsın diye not aldı. Beni de şüphe aldı böbrek yetmezliğinde zararı varsa vazgeçmeyi düşünüyoruz
0
coder85
(02.05.25)
Buna nefroloğunuz dışında kimse net cevap veremez. Onunla görüşün bence.
0
Mirket
(02.05.25)
Nefrolog değilim. Cevap veriyorum:

Anjiyo işlemleri için vücuda kontrast madde (iyot) verilir. Bu da böbrek hasarı yapabilir. (bkz: kontrast nefropatisi)

Hastanızın kreatinin değerlerine bakılsın. Yüksekse ve de işlem zorunluysa; İşlemden 5 saat önce damardan verilecek bir ilaç ve 24 saat sürekli serum verilmesiyle risk minimalize edilebilir. Doktorunuza söyleyince anlayacaktır. Bol bol su içsin... Geçmiş olsun.

(İdrar çok olacağından 1 gün sonda gerekebilir)

Böbrekler hayati organlarımız. Doktorlarbyeterince uyarmıyor.
0
yadigar
(02.05.25)
vucuda giren hersey böbrek vasıtasıyla atılıyordu,
boyalı vs. sıvılarda üzer heral.
0
designer
(03.05.25)
(12)

Devlet dis hastanelerinde kanal tedavisi riskli mi?

fatihreis
Özelde fiyatlat ucmus durumda, amalgam dolgu kaldirilacak buyuk diste devlette mi tedavi olayim? Kalitesiz mi?
Özelde fiyatlat ucmus durumda, amalgam dolgu kaldirilacak buyuk diste devlette mi tedavi olayim? Kalitesiz mi?
0
fatihreis
(02.05.25)
Devlette kanal için pek uğraşmazlar. Ben özeli tavsiye ederim. Özelde bile endodonti uzmanlığı olmayan bir diş hekiminin yaptığı kanalın iyi olmama riski fazla
0
runaway
(02.05.25)
birkere diş tartari icin gitmistim dişciye,
sira bulmak pek kolay olmuyordu sanirim.
0
designer
(02.05.25)
Yapmıyorlar ki. Endodontiye gönderiyorlar. Orada da randevu bul bulabilirsen :)
0
tss
(02.05.25)
hem fakülte hem hastane tarzi yere git,

içeride ayni anda 20 kişiye bakiyorlardi

dent.ege.edu.tr
0
designer
(02.05.25)
hayır, gayet kaliteli. okmeydanı ağız ve diş hastanesi'ni tavsiye ederim. 8-10 senedir sadece buraya gidiyorum.

diş hastanelerine gidin. normal hastanelerin diş bölümleri pek kaliteli olmuyor.

ilk randevuda bakıyor, kanal lazım derse endodonti'den randevu alabilirsin sistemini açtım diyor, sonra saat tam 10:00'da girip endodonti'den randevu alman gerekecek.
0
ahm1
(02.05.25)
Eskiden yapılıyordu ve bence riskli çünkü mezun olmamış, henüz yeni öğrenme aşamasındaki öğrencilere dahi yaptırıldığını hatırlıyorum. Bence kocaman bir risk. Özele git. O da riskli ama en azından hesap sorabilirsin.
0
muhayyer divan
(02.05.25)
Eşimin dişlerini yaptırmak için devlete gidelim dedik, röntgen çekildi, doktor 30sn baktı, 1 hafta sonraya randevu al dedi, evet tahmin edeceğiniz gibi randevu yok...

Burada yazamayacağım küfürler edip özele gittik, yoksa herhalde 2 sene sürerdi.

İmkan varsa parası neyse verin özele gidin. Adamı sinir hastası ederler.
0
kimlanbu
(02.05.25)
Yıllar önce 75. Yıl adsm'de 1 kanal 2 dolgu yaptı hekim hanım. Eline sağlık hala sağlamlar.
0
1917
(02.05.25)
Basina her is geldiginde 15'er günlük randevudan randevuya kosarsin.

Benim dolgum düstü mesela bir ay evvel. Tekrar randevu almakla ugrasmadim.
0
feastofthedamned
(02.05.25)
annem de babam da devlette protez yaptırdı. ikisi de kullanamadı. daha sonra özelde tekrar protez yaptırdılar. kanal tedavisi de benzerdir diye düşünüyorum. imkan varsa özele gidin.
0
inheritance
(02.05.25)
Ben fakülte hastanesinde yaptırdım, ozeldekinden daha iyi oldu
0
mirty
(02.05.25)
adsm veya adsh lerde ilk muayene genel dişe oluyor. genel diş hekimi çok var randevu bulması kolay. orada röntgen çekip kanal gerekliyse endodontiye git deyip sistemden kaydını açıyorlar. ardından endodontiye randevu kovalıyorsun. endodonti uzmanı az olduğu için randevu bulması zor. orada da hasta sirkülasyonu fazla olduğu için ne kadar özen gösterilir belli olmaz.

diş hekimliği fakülteleri daha mantıklı olabilir. öğrenciler işlem yapıyor. yaptıkları işlemlere göre not alıyorlar. o sebeple daha özenerek düzgün yapmaya çalışırlar ama yinede öğrenci olmaları akılda soru işareti bırakıyor.(başlarında hocaları var diyorlar fakat başlarında duranlar çoğunlukla asistan hekimler veya kıdemlileri. onların da ne kadar tecrübesi var tartışılır.)

o yüzden imkan varsa özelde endodonti uzmanına yaptırmak mantıklı.

diş olayının dönüşü yok. iki kuruş ucuz yaptırayım dersin daha sonrası dünya para iş çıkartır. bunu tecrübe edince çok iyi anlıyorsun.
0
my fault
(02.05.25)
(5)

Kral Kaybederse izlediniz mi? Nasıl buldunuz?

sekizdokuzon
Dün ilk bölümün yarısını izledim. Hikaye çok sarmadı ama sanat yönetimi muazzam. Giysiler, eşyalar, dekorlar, arabalar... Bayağı özenmişler. Bu tarafını sevdiğim için bugün tekrar başladım, bu sefer sardı. Siz izlediniz mi? Nasıl buldunuz?Spoiler vermezseniz sevinirim:p Teşekkürler.
Dün ilk bölümün yarısını izledim. Hikaye çok sarmadı ama sanat yönetimi muazzam. Giysiler, eşyalar, dekorlar, arabalar... Bayağı özenmişler. Bu tarafını sevdiğim için bugün tekrar başladım, bu sefer sardı.

Siz izlediniz mi? Nasıl buldunuz?

Spoiler vermezseniz sevinirim:p Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
bizimkiler,
mahallenin muhtarlari,
süper baba,
son babalar duyar,
ekmek teknesi..

Bu dizilerden
azgin teke,bugün kiminleye geldik,.
0
designer
(02.05.25)
Gülseren denilen psikologumsu kadinin uyduruk bir kitabindan devsirilmis uyduruk ötesi bir dizi....hayatta yapilcak daha mühim seylerimiz var.
0
feastofthedamned
(02.05.25)
aşırı kötü. ama 11. bölüme kadar hepsini izledim. bir şekilde akkıyor gidiyor. esasen asla tv dizileri izlemiyordum son 15-20 yıldır. netflixte görünce cast da fena değil. bir başladım öyle de gidiyor. halit ergençin bir önceki dizisindeki rolü çok hoşuma gitmişti.
0
ground
(02.05.25)
Halit Ergenç in role cok yakışmasi ve Ayhan ışık havası vermesi dışında tam bir zaman kaybı.
0
alimcgraw
(02.05.25)
Narsist insanlarjn kafasının nasıl çalıştığını bayağı iyi anlatıyor bence ya. Sardı.
0
🌸sekizdokuzon
(02.05.25)
(12)

Ne tür müzikler dinliyorsunuz?

kizil karga
Ne tür?
Ne tür?
0
kizil karga
(01.05.25)
Ortamlarda "rock abi" deyip geçiyorum ama normalde industrial metal'den rapcore'a kadar birçok enteresan ve utanç verici müzik eğilimlerim var, son dönemlerdeki bağımlılığım da Bloodywood.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.25)
bu ara z kusagini cok takip ettigim icin söyle seyler
open.spotify.com
0
sonsuz
(01.05.25)
metal hariç neredeyse her tür.
0
jelly bear
(01.05.25)
Alan walker, hatta radyom bile var playlist olarak
0
baldan kaymak
(01.05.25)
Ne tür olsa dinlerim.
Tekliflere açığım.
0
Mirket
(02.05.25)
designer
(02.05.25)
bu aralar en çok eski türkçe pop şarkıların remixlerini dinliyorum.
0
co2s2
(02.05.25)
Metal, rock, tsm, psychedelic trance
0
kimlanbu
(02.05.25)
52 yaşındayım, çakal makal son dönem rapçimsilerden tut da tsm, arabesk, metal, rock ne varsa dinliyorum. her birinin ayrı yeri var. bir ara kore müziklerine dadanmıştım. sonra azeri şarkılara daldım. türkü barlara bayılırım. sosyal medyadan dolayı artık müzikleri sadece cd veya kaset gibi materyallerden değil, bir reelste, paylaşımda falan dinleyince önünde duramıyorsunuz.
0
ground
(02.05.25)
1930'lu 40'lı yılların müziklerini dinliyorum uzun zamandır. Oldies.

youtu.be
0
yurtsuz john
(02.05.25)
her tarz dinliyorum artık. ama favorim blues. elektrik gitarın olduğu her müzik güzeldir.
0
koela
(02.05.25)
taverna-fantezi, hard rock, synthwave

cengizciyiz

guldum.net
0
Hallegadola
(02.05.25)
(4)

bel fıtığı için öneri

yanlishayvan
selambel fıtığı bacak ve kasık bölgesinde ağrıya sebep oluyor. kullanmış olduğunuz, önerebileceğiniz bir krem vb. şey var mı?
selam

bel fıtığı bacak ve kasık bölgesinde ağrıya sebep oluyor.

kullanmış olduğunuz, önerebileceğiniz bir krem vb. şey var mı?
0
yanlishayvan
(01.05.25)
Benim de meslekî hastalık olarak bel fıtığım var, çok ağrı olduğunda arveles kullanıyorum, yalnız epey ağır bir ağrı kesiciymiş sonradan öğrendim, dikkate almak lazım.

Bir de bel fıtığına karşı, beli sıcak tutmanın çok iyi geldiği söyleniyor. Bir arkadaşımın annesi gürül gürül yanan kaloriferin önüne yatıyormuş, çok iyi geliyor demişti. Ben de sıcak su torbası kullandım bir ara, bel oyuntusuna koyup sararak sabitledim. Gerçekten çok iyi geliyor.
0
muhayyer divan
(01.05.25)
Omurlar arasindaki kıkırdak beslenemedigi icin,
sertligini kaybediyor
ve disari dogru taşma yapiyor,
sinir ile temas ettiginde,
fitiktan haberin oluyor,
sinire değmeyen patlayana kadar agri yapmayan fitiklarda olabilir yani,

vucud savunma sistemi kendine temas eden her cismi yok etmeye calisir,
onun icin iltihap üretir,
bu kikirdagi yok etmek icin sinir ile arasinda iltihap oluşmakta,bölge de şişme kizarma vs olmakta.

bir sene hareketsiz yattigini düşün,
o kikirdakgin fazlasini vucud yer bitirir,tabi hareketsizlik kaslari ve dokularıda eritir,

Agrı senin sensörün,
hareketsiz kalman için,

agri kesici ve iltihap giderici aldiginda yine istirahat etmen önemli,

başa gelecek olursak,
Kikirdagi beslemelisin,
beslenmesi hareket ile olur,


sabah uyandiginda


fizyonetistanbul.com

bacaklarini karnina tek tek cek,
sonra ikisi çek,

fizyonetistanbul.com

sonrada kedi ,deve hareketi yap.


www.physio-pedia.com

www.physio-pedia.com
0
designer
(01.05.25)
norolojik agri kremle falan gecmez malesef, sinir ustundeki baskinin kaldirilmasi lazim. spor, masaj, fizyoterapi ilk adimlar. ilerlerse ameliyat.
0
cooperr
(01.05.25)
Bende de bel fıtığından dolayı siyatik ağrısı oluyor. Rahatlatmak için nerve flossing denilen hareketi yapıyorum:

www.youtube.com
0
peki madem
(01.05.25)
(17)

Psikoloji / Bu nasıl oluyor?

muhayyer divan
SelamBir insan düşünün, hem kendisini heyecanlandıran bir ilgi alanında eğitim almak istiyor, deli gibi merak ediyor öğrenmek istiyor, hem de eğitime başladığında kesinlikle öğrenmiyor, uzak duruyor, zihnen öğrenmeyi reddediyor. Belki bilinçaltı reddediyor, bilemiyorum. Ben bunu birçok alanda yaşıyo
Selam

Bir insan düşünün, hem kendisini heyecanlandıran bir ilgi alanında eğitim almak istiyor, deli gibi merak ediyor öğrenmek istiyor, hem de eğitime başladığında kesinlikle öğrenmiyor, uzak duruyor, zihnen öğrenmeyi reddediyor. Belki bilinçaltı reddediyor, bilemiyorum.

Ben bunu birçok alanda yaşıyorum. Özellikle yabancı dil konusunda ama bu aralar öğrenmek istediğimi bildiğim bazı bilgisayar programları hakkında da yaşıyorum. Meslekî alanda da yaşadığım noktalar var.

Bu neden olur?
0
muhayyer divan
(01.05.25)
Gunumuzun en buyuk sorunlarindan, sizin sebebiniz farkli olabilir tabii ama benim icin ozetle telefona bakiyorum, "eglenceli" seyler var surekli, kaydiriyorum yenisi geliyor vs. beynimiz fazla fazla enerji kullanmak istemiyor zaten. Bu kaydirmalarin da etkisiyle dikkat suresini iyice kaybediyoruz. Mesela birseye bakmak icin telefonu elinize alip neye bakacaginizi unuttugunuz oluyor mu saniyeler icinde? O da ayni sebepten.

Yabanci dil konusunda da birsey farkettim. Ozel olarak ilgili kisiler icin heyecan verici olabilir ama soyle bir surece baktigimda, cok bariz sikici bir aktivite, uzun vadede baska bir dilde iletisim kurabilme fikri heyecan verici ama arada cok uzun bir pratik yapma donemi var.
0
mbond
(01.05.25)
Söylendiği gibi, sosyal medya kullanma alışkanlığının bize bahşettiği çağımız hastalığı,
Odaklanamama problemi,
Çabuk ilgi dağılması ve ilgi kaybolur kaybolmaz yana kaydırma isteği.

Çaresi sosyal medya kullanımını bırakmak.
0
Mirket
(01.05.25)
Söylediğiniz şey çok özel bir şey değil; Bir şeyi (Örneğin yabancı dilde konuşmak) düşündüğümüzde o nitelik ya da yeteneğe sahip olduğumuzu hayal edip belli bir motivasyon hissediyoruz, yani kısacası heves ediyoruz. Ancak buna dair bir adım atıp gerçekten o niteliği edinmenin ne kadar vakit, para, özveri gerektiren bir şey olduğu gerçeğiyle yüzleşince o heves etmenin motivasyonu eriyip gidiyor.
0
salihdt
(01.05.25)
Aşırı ilgi duyduğun bayıldığın şeyleri öğrenmek de disiplin istiyor. Biz istiyoruz ki çabucak öğrenelim ya da öğrenme sürecinin her evresi haz versin. Amma lakin ki öyle olmuyor.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
@sekizdokuzon

Haz alamamaktan değil de, özellikle karışık bulduğum (gerçekten çok karışık diyor hoca da, yani sadece bana karışık gelen bir şey değil gerçekten çok karışık) ders esnasında çok ciddi bir sis oluşuyor, bunu hissediyorum. Sanki gözlerimle baktığım ekran arasına tül perde geriyorlar, kulaklarımla gelen sesin arasına bir şey koyuyorlar ve anlamak algılamak özellikle zorlaşıyor gibi. Gibi değil özellikle zorlaşıyor. Niye anlamadım.

Bu bir travma tepkisi olabilir mi? Başaramama korkusu kadar başarma korkusu da vardır deniyordu, bu o olabilir mi?
0
🌸muhayyer divan
(01.05.25)
Bir şeye heves etmek kolay o şeyi yapmak zordur. Öğrenmek çaba ister, devamlılık ister, pratik ister. Heves işi başlatmaya fayda sağlasa da öğrenme disiplin ve pratikle ilgilidir. Disiplin ve pratik için de irade gerekir. Rahatınız iyi, keyfiniz yerinde ve sizi değişime iten bir sebep (parasızlık, hastalık, büyük bir motivasyon) yoksa iradenizi zorlamamanız anlaşılır. Öok az insan iradesi üzerinde yüksek kontrole sahip.
0
playing star again
(01.05.25)
tembellik.
0
deartheodosia
(01.05.25)
@muhayyer: o olur, öğrenmeye başladığının, geliştiğinin işareti. Haz duyamiyorsun dediğim o, zihnin allak bullak oluyor, sinaniyor. Öğrenmek böyle bir şey, acılı ama sonu güzel.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
Dikenli yollardan yıldızlara yani, acı önce geliyor.
0
sekizdokuzon
(01.05.25)
öğrenme çok yavaş bir süreçtir. yaş ilerledikçe giderek daha da yavaşlar. istek ise öyle değil, tarihin bu döneminde istekliliğin artma hızı çok daha yüksek. ikisi birbiri ile örtüşmüyor, beklenti ile gerçeklik senkron ilerlemiyor. yavaşlığı ve bunu kabul etmeyi öğrenmek lazım. bir de disiplin denen bir şeytan icadı var, asıl mesele onu öğrenebilmek. onu öğrenmekle başlayabilirsiniz.
0
ahmet oturum cerezi
(01.05.25)
Mükemmelliyetçi olabilir misin?

Öğreneceksem ya çok iyi öğrenmeliyim ya da hiç öğrenmesem de olur mu diyorsun acaba? :)
0
rock n roll
(01.05.25)
@rock n roll

Mükemmeliyetçilik de var evet ama galiba ben eski öğrenme hızımı kaybettiğimi yeni fark ediyorum, onu anladım. Yaş itibariyle gayet de yavaşlamışım. Zaten artık yakını görme görmeme meselesi de çıktı... Hadi bakalım. Yaşlandık iyi mi.

Teşekkürler gençler. Evet yavaşlamışım ben.
0
🌸muhayyer divan
(01.05.25)
birbirinize ahkam kesmeyin ..

anlattiginiz sey bahar aylarinda alevnen, duygulari uçta yaşamak gibi...öyle mi?
0
designer
(01.05.25)
Kursa yazilirsin,
devam ettiremezsin,
Spora başlarsin,
iki hafta sonra bakmışsin kendine bahaneler uydurup gitmezsin,
sevgili edinirsin,
sen kendin secmissin,sen onu ikna etmissin ama hemen vazgecersin gibi... degil mi
0
designer
(02.05.25)
@designer

Öyle de değil.

Kursa yazılıyorum, dersler başlıyor ve benim zihnim algılarım sanki nöronların arasına yalıtkan plaka koymuşlar gibi sekteye uğruyor. Anlayamıyorum, çözemiyorum, "ders" yahut bir şekilde "sorumluluk" olmayan bir anda gösterilse, bir an o konuyu konuşsak rahatlıkla öğreneceğim şeyi, adı "ders" ise, bir sorumluluk halindeyse öğrenmem çok fazla zorlaşıyor. Çocuk yaşta enstrüman öğrenmekle 45 yaşında öğrenmek arasındaki fark gibi. Ama daha şiddetlisi.

Keşke arada yazdıklarımı okusaydın.
0
🌸muhayyer divan
(02.05.25)
moderasyonu uyarıyorum. bir grup var, duyuruyu terapi odası olarak kullanıyor. saracak yer arıyorlar. bu gruba dikkat. son 6 aydır. millete sarıp sürekli kendi ruhsal sıkıntılarını tedavi ettirmeye çalışıyorlar.
0
mikahakkinen
(02.05.25)
@mikahakkinen

Buraya gelme. Benim duyurularıma cevap yazma. Uğrama benim duyurularıma. Rahatsız oluyorsan gelmezsin. Emin ol ben de senin duyurularına uğramam. Çek git şurdan.
0
🌸muhayyer divan
(02.05.25)
(4)

Yuvarlak bir pastayı 10 eşit parçaya nasıl bölebilirim?

etna
4 kolay 8 kolay ama 10 nasıl olacak?
4 kolay 8 kolay ama 10 nasıl olacak?
0
etna
(01.05.25)
1) 36 derece ölçümle.

2) bunu yapamıyorsanız
Yarısını 3 e bölerek 6
Yarısını 5 e bölerek 10 parça
Yarısını 5 e bölmeyi göz kestirince yansıtma ile kalan yarıyı da bölebilirsiniz.

3) 11, 12 parça yapıp; ek isteyen olursa +1 veya +2 bırakmak da faydalı olur.
0
baldan kaymak
(01.05.25)
telefonda büyük bir saat aç,

6.dk
12.dk
18.dk
24.dk
30.dk dan çizeceksin,

istersen pastanin kenarlarini 60 parca olacak sekilde isaretle...;)
0
designer
(01.05.25)
Pastanın üstünde şöyle yıldız hayal edin ★ beşe bölün sonra da o dilimleri ikiye bölün derim.
0
peki madem
(02.05.25)
apocalipy
(02.05.25)
(14)

başarılı insanların çocukları neden başarısız?

yenibirgüzelnick
siz de farkediyor musunuz bunu? tam olarak başarısız denmese de anne-babaları kadar başarılı olamıyorlar. ünlü sanatçıların yine sanatçı olan çocukları veya oyuncuların oyuncu çocukları, bilim adamlarının çocukları ebeveynleri kadar başarılı olamıyor. sebebi nedir? ebeveynlerinin başarısının gölgesi
siz de farkediyor musunuz bunu? tam olarak başarısız denmese de anne-babaları kadar başarılı olamıyorlar. ünlü sanatçıların yine sanatçı olan çocukları veya oyuncuların oyuncu çocukları, bilim adamlarının çocukları ebeveynleri kadar başarılı olamıyor.
sebebi nedir? ebeveynlerinin başarısının gölgesinde kalmaları mı yoksa zaten onları geçemem diye hiç çaba göstermedikleri için mi?
ya da fazla imkandan dolayı şımarıklık yapmaları mı?

halbuki önlerinde çok büyük rol model ve imkanlar var kullanıp anne babalarını geçebilrler..
0
yenibirgüzelnick
(01.05.25)
Bence, başarı kişisel bir şey. Anne ve baba belki bu potansiyele sahip ama çocuk sahip olmayabilir. İmkanlarını kullanma potansiyeli de olmayabiliyor. Bir de hırslı bir yapıda olmayabilir.

Bir de maddi imkanı çok iyi olmayan kişiler şartlarını iyileştirmek için daha azimli ve hırslı olabilir ama bu başarılı ailelerin çocukları zaten genelde her türlü imkana sahip oldukları için daha rahatlar galiba.
0
rock n roll
(01.05.25)
Bu sorunun kısa cevabı normal dağılım. Başarı dahil bu tarz özellikler bir toplulukta normal olarak dağılır. Sizin verdiğiniz örnekler normal dağılımın en uç tarafında kalıyor. Yani belki %0.01 dediğiniz kadar başarılı (örn. ünlü sanatçı) olabiliyor. İki neslin art arda %0.01’in içinde yer alması da takdir edersiniz ki düşük bir ihtimal.
0
but that was just a dream
(01.05.25)
Ben ünlü futbolcu vs değil de iş yaşamından gideceğim. Başarıyı ikiye ayıralım.
1.kendi emekleri ile başarı
2.aile destekli başarı.

2den başlayacak olursak, aile desteği ile başarılı olanların çocukları da en az kendileri kadar başarılı oluyor. Hatta çocuk daha iyi eğitim alıp daha donanımlı olduğu için kariyer adımlarını hızlı geçiyor.

1. Kendi çaba ile başarı. Bu başarı tipi çoğunlukla çok acı ile beraber geliyor. En iyi üniversiteler, yoğun çalışma, ekstra mesailer, sorumluluklar vs. Bu acı verici sürecin sonucunda insanlar başarılı ama çok da mutlu olmadığını gördüğünde çocuklarının bu kadar acı çekmesini istemiyor. Zaten bir evi bir arabası bir yazlığı olacak bir çocuğun acı çekmesini de gereksiz görüyorlar ve çocuklarının hayatını daha sosyal itemlarla dolduruyorlar.

Spordan örnek vereyim, Kobe, LeBron, mj zaten belirli bir aralıkta gelen nadir yetenekler. Genetik olarak bu kadar şanslı olmaları, çalışmaya yatkın olmaları bir sonraki nesilde görünme olasılığı inanılmaz düşük oluyor. Yine de bazı istisna örnek var,
-Curry babasından çok daha iyi basketbolcu.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(01.05.25)
çok acayip bir durum bu, hadi sanatçılar için sanattaki şeytan tüyü herkeste olmayabilir ve çocuğa geçmemiş diyebiliriz ama çalışarak bir yerlere gelebilecek insanlarda niye böyle onu ben de anlamıyorum.

pilot/doktor/asker tanıdıklarım var zehir gibi, ama çocukları bildiğin embesil. ittire ittire zar zor dersleri geçiyorlar.
0
tabudeviren
(01.05.25)
Rahata alışkın büyüyorlar çalışmalarına gerek yok
0
mirty
(01.05.25)
babam başarılı bir insan. ben bi şey (şey derken yumuşatıyorum) olamadım :,) yani başarı ne onu da düşünmek gerek, alanında ünlü olmak, isim yapmak mı başarı? yoksa yalnızca eğitimini tamamlayıp meslek sahibi olmak başarı mıdır? bir de anne baba ismiyle/bağlantılarıyla ilerlemek gerekiyor toplumda. ilkeli yaşamak, torpil kullanmamak da “başarı”ya ket vuruyor.
0
deartheodosia
(01.05.25)
calling'ini yana cagrini bulmak diye bir sey var. basarili insanlarin cocuklari sirf onlar basarili diye cocuklarini bu ise sokuyor veya cocuklar sirf annesi/babasi o iste basarili, kolay olur diye o ise giriyor. fakat o anne/baba yaptigi isi buyuk bir askla, motivasyonla yapiyor, cocuklar ise hazir, kolay diye o ise giriyorlar. bir iste bu duzeyde basarili olmak zaten ozel bir durum, yani on binlerce sanatci, bilim insani vardir ama bunlardan cok azi cok buyuk basari elde ediyor, onlarin cocuklari da bu ozel durum altinda "eziliyor."
0
Sour
(01.05.25)
Rahatlığın tembelliğe ve hedonistliğe yol açması.
0
parka
(01.05.25)
Bazen başarının çok ciddi mücadelelerle gelmesi ve o mücadelelerin verdiği çoğu olumsuz duygulaın aileye yansıtılması sonucu çocuk bunu bilinçsizce "başarı acı vericidir" diye kodlayabilir.

Tam da bu yüzden "ağızdan çıkan sözün ruhu vardır" derler. Biri illa ki etkilenir ve o söz bir koda dönüşüp birilerinin hayatına yön verir.

Başarılı insanlar bazen başarılarını elde edebilmek amacıyla çocuklarını üçüncü dördüncü beşinci plana isterler ve kendileri hep başarı odağında yani birinci planda yaşarlar, çocuklar ise bunu kendi içlerinde normalleştirip kendi başlarının çaresine bakarlar, anne/babadan alamadıkları ruhsal ihtiyaçlarını başka şeylerden karşılamaya çalışırken onlardan beklenen başarıdan uzaklaşırlar.

Birçok senaryo olabilir. Bazen çocuğun yaratılışında üşengeçlik, çabasızlık, hareketsizlik olur. Bazen tembellik denir buna Bazen rahatlık denir gamsızlık denir vs. Yapıdan kaynaklanabilir yani.

Başarı illa atadan oğula devam etmesi gereken bir şey mi bilmiyorum. Hatta başarının tek kıtasının okul/iş camiasında başarı olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Herkes aynı alanda başarılı olacak olsaydı dünyada farklı alanlar gelişmezdi, farklı iş alanları sanat alanları spor alanları düşünce alanları vs vs. Bilemiyorum bence yapı meselesi biraz.
0
muhayyer divan
(01.05.25)
bence cok basarili insanlarin cocuklari ya salmis, rahata alismis oluyorlar ya da en az ailesi kadar basarili olmaya calisiyorlar.

bazen mücadele etmis, basarili olmus kisinin motivasyonu para kazanmak olabiliyor. o basarili olunca cocugum bu sefer rahat etsin diye fazla imkan sununca ve senin gelecegini ben garantiledim gibi karsidakini rahatta tutan bir duruma evrilince is, cocuk da calismak istemiyor olabilir.
0
sonsuz
(01.05.25)
insanın hayatta kalma iç güdüsü sağlıklı çalışmayinca ,frontal korteks tam anlamiyla gelişmiyor.

yesin,içsin,hayal aleminde gezsin.
0
designer
(01.05.25)
cok normal. o dedigin insanlar zaten olaganustu basarili. onlari gecmek icin omrunu verip yanina yaklasamayanlar var.

cocuklari rehavet icinde olmasa dahi gecmeleri kolay degil ki. yani memur babayi gecip doktor olmak gibi bir sey degil ali sunal'in kemal sunal'i geride birakmasi.

o yuzden sasiracak bir sey yok.
0
bohr atom modeli
(01.05.25)
Cogu yeteneksiz zaten. Anne babalari sayesinde kapilar aciliyor kendilerine. Onlar da zaten bi sey yapmak istediklerinden degil, meslegin var mi var hesabina is yapiyorlar. Hem para kazaniyorlar, hem kendilerine ait bi une kavusuyorlar, hem yorulmuyorlar.

Gercekten yetenek olanlar da var ama zaten goze batmiyorlar normal olarak.
0
Kittie
(01.05.25)
1- genetik sebepler: malesef gen gecisi her zaman gerceklesmiyor. misal benim dedem ressamdi, babam mimar. ikisinin de cizimi uber seviyedeydi, ben cop adam cizmekte zorlaniyorum.

2- onunde basaracak birsey olmamasi, hirssizlik ve hedefsizlik: cocuk zaten iyi bir mahallede dogmus, mali mulku var, istedigi herseyi elde etmis. zaten insanligin ezici cogunlu hayati boyunca bir eve calisiyor, adamin 5-10 mali mulku var, neden zorlasin?

etrafimda bu klasmana giren millenial sayisi asiri fazla bu arada, cunku boomerlar bu dunyanin kaymagini yedi. millenial cocuklari da zaten dokulenleri toplasa geberene kadar onlara yetecek seviyede.

bizim gibi milleniallarin cocuklarini buyuk cokus bekliyor.
0
cooperr
(01.05.25)
(2)

Kursun ekstra direksiyon dersi 2 saat 2000tl iyi mi?

ya ben lan neyse
1350 normalde. 1000 yaptılar. tam 2 saat değil. 1 ders saati 45dk hoca eşliğinde. fiyat nasıl sizce?
1350 normalde. 1000 yaptılar. tam 2 saat değil. 1 ders saati 45dk hoca eşliğinde. fiyat nasıl sizce?
0
ya ben lan neyse
(30.04.25)
saatte 30 km hizla,
5 litre yakit harcasan,
46 lira x 5 litre=230 lira yakıt,
500 hoca alir,
500 kurs alsin,

1230 lira ,normal.
0
designer
(30.04.25)
saatte 5 litre yakma olasılığı yok.

ama fiyat anormal gelmedi bana.

tanıdık yok mu ücretsiz takılırdınız?
0
gurur
(01.05.25)
(7)

Elektrik faturası sorusu (devlet katkısı, fatura şişirmesi)

kizil karga
Bizim normalde elektrik tüketimimiz aylık 200 Kilowatt saat civarı; biraz altı biraz üstü olabiliyor, fatura da ona göre geliyordu, bu ay gelen faturaya baktım aylık tüketimimiz 460 Kilowatt saat gözüküyor, gelen fatura da 1100 lira civarı, geçen ayın 2 katı ama nisan ayında devlet katkısı diye bir
Bizim normalde elektrik tüketimimiz aylık 200 Kilowatt saat civarı; biraz altı biraz üstü olabiliyor, fatura da ona göre geliyordu, bu ay gelen faturaya baktım aylık tüketimimiz 460 Kilowatt saat gözüküyor, gelen fatura da 1100 lira civarı, geçen ayın 2 katı ama nisan ayında devlet katkısı diye bir şey çıkmış belli tüketim gruplarına devlet desteği veriliyormuş, bizim de 1100 liralık fatura devlet desteği ile 500 liraya inmiş ama bana kalırsa bu biraz dalavere gibi gözüküyor, yani hükümetimiz "bakın size devlet desteği verip faturanızı ödüyoruz" demek için faturaları şişirmişler gibi, yoksa hayatımız normal devam ediyor bir anda 2 katı elektrik tüketecek bir değişikliğimiz olmadı, böyle bir şey yapılmış olabilir mi?
0
kizil karga
(30.04.25)
devlet desteği hep vardı. sadece yeni mesaj atmaya başladılar.

zamları alıştırmak için o da.
0
jelly bear
(30.04.25)
Benim merak ettiğim bu olayı mesaj olarak atmaya başladıkları için böyle bir fatura şişirmesi yapıp yapmayacakları, çünkü faturalara geriye dönük baktığımda ortalama kullanım 200 Kilowatt saat, birden 460 olmasına imkan yok, bir önceki ay 196 Kilowatt saatmiş mesela, 1 ayda kullanım alışkanlığımızda bir değişiklik olmadı evde 2 kişiyiz, 2 katı gösterilen kullanımın tek mantıklı açıklaması böyle bir senaryo yaratmaları gibi geldi bana.
0
🌸kizil karga
(30.04.25)
Destek dedikleri aslında özelleştirilmiş bulunan elektrik üretim şirketlerine verilen bir çeşit alım garantisi.

EÜAŞ onlardan pahalı alıyor ,perakendeye ucuz veriyor. Aradaki farkı hazine ödüyor. Uzun zamandır böyle şimdi faturalara destek diye yazmaya başladılar.
0
hebanon
(30.04.25)
anlatılmak istenen;
sen alıyor 15 bin emekli maaşı,
senin zaten faturalarinin yarısını devlet ödüyor,

Cehape gelirse sana bu sadakayı vermez,
bizden vazgeçmeyi düşünme..
0
designer
(30.04.25)
Arkadaşlar hepinize sonsuz saygım var ama aradığım cevaplar bunlar değil, yani evet ben de anlayabiliyorum bu sözde desteği gözümüze neden sokma ihtiyacı hissettiklerini ama benim asıl merak ettiğim, bu olayı meşruymuş gibi göstermek için kullandığım elektriğin toplam Kilowatt saatini faturada şişkin göstermişler midir, yani ben her zaman olduğu gibi 200 Kilowatt saat elektrik kullanırken geçen ay için benim kullanım miktarımı 460 Kilowatt saat göstermiş olabilirler mi, böyle bir şey olabilir mi?
0
🌸kizil karga
(30.04.25)
faturada ilk okuma, son okuma tarihleri ile saat'in o sıradaki bilgileri yer alır, bu iki tarihi bir kontrol et. faturadaki değerleri kontrol et.

farkında olmadan açık unutulmuş yada daha sık kullanılmaya başlanan bir cihaz olabilir.
0
selam
(30.04.25)
Seçim yatırımı olduğunu düşünüyorum, ufukta erken seçim mi var? YTD
0
Yalcin
(03.05.25)
(4)

yoğurt yapımı ile ilgili bir soru

panamera
selamlar, arçelik'in bir yoğurt yapma makinesi ile ve market sütü ile yapageldim bugüne kadar. yoğurt güzel oluyor, katılığı makul seviyede, fena değil. süzünce taş gibi oluyor ama yğourt miktarı neredeyse yarıya düşüyor. %3.5 pastorize yağlı süt kullandım genelde (harras). çiğ süt erişimim yok. son
selamlar, arçelik'in bir yoğurt yapma makinesi ile ve market sütü ile yapageldim bugüne kadar. yoğurt güzel oluyor, katılığı makul seviyede, fena değil. süzünce taş gibi oluyor ama yğourt miktarı neredeyse yarıya düşüyor. %3.5 pastorize yağlı süt kullandım genelde (harras). çiğ süt erişimim yok.
son seferinde jersey süt kullandım, %5.5 yağlıymış. hiç süzmeden inanılmaz taş gibi oldu. hani salçalar vardır ya bir kaşık alıp tencereye sallarsın da bir türlü kaşıktan ayrılmaz, aynen böyle oldu.
sütün özelliği yoğurdu etkiler tabi, tamam, ama bu süt de en nihayetinde çiğ süt gibi değil, market sütü. bu fark tamamen sütten mi geldi (%5.5 yağ oranı bu kadar etkiler mi), yoksa ne bileyim, şans eseri mayası iyi tuttu ondan mı sizce?
tekrar deneyceğim de tecrübelerinizi almak istedim.
0
panamera
(30.04.25)
hem yağından hem de çiğ süt o. kısa sürede tüketmen gereken dolapta saklaman gereken bir süt.
0
jelly bear
(30.04.25)
Evet jersey sütün yağlı yapısı sayesinde kıvamı daha çok tutuyor. Jersey i marketten de alsan raf ömrü daha kısa günlük süt gibi. Marketler daha hızlı sirkülasyon yapıyor. Küçük işletmeler ise raf ömrü uzun olmadığı için sipariş üzerine getiriyor.

Bir arkadaşım bim in günlük sütünden de güzel kıvam alıyordu. Hala satılıyor mu bilmiyorum ama kolay ulaşılabilir sütler arasında deneyebilirsin
0
grimavi
(30.04.25)
açık süt alıyorsun,
iyice kaynasın,
sonra ufak kavonoza al,
sıcaklığı parmağını yakmayacak seviyeye gelince,
içerisine bir avuç nohut at,
12 saat sonra,
baska kavonoza yeni süt,sıcaklık ideal olsun yine,
önceki kavonozdaki nohut ve mayaları aktar,
6-12 saat sonra,tekrar et,
3. yada 4. tekrarda
ama artık nohuta gerek yok,
artık taş gibi doğal yogurdun oldu ,
hayırlısı olsun, övünebilirsin.
0
designer
(30.04.25)
Jersey sütü kaynattıktan sonra bir gece buzdolabında bekletirsen üzerinde elinle alabileceğin 1 parmak kaymak oluyor, kahvaltıda tüketebilirsin. Bizim evde kaymağı alındıktan sonra yoğurt yapılıyor.
0
antihero
(30.04.25)
(11)

Hayatında majör değişiklik yapmış kişiler bunu nasıl yapıyor?

silverleaf
Mesela İstanbul'daki işini gücünü bırakıp farklı bir şehirde sıfırdan, bambaşka bir şekilde hayat kuranlar. Uzun uzun planlama mı yapılıyor yoksa anlık bir delilik hali ile mi? Bir "aha moment!" mı oluyor yoksa bir akış dahilinde yavaş yavaş şekilleniyor ve hayat mı sürüklüyor? Konu sadece depremle
Mesela İstanbul'daki işini gücünü bırakıp farklı bir şehirde sıfırdan, bambaşka bir şekilde hayat kuranlar. Uzun uzun planlama mı yapılıyor yoksa anlık bir delilik hali ile mi? Bir "aha moment!" mı oluyor yoksa bir akış dahilinde yavaş yavaş şekilleniyor ve hayat mı sürüklüyor? Konu sadece depremle ilgili değil. Mesela tam zamanlı kurumsal işini bırakıp kafe açanlara da aynı şeyi sormak istiyorum. Buradaki o geçiş süreci nasıl oluyor? O an gelince insan anlıyor mu artık yapması gerektiğini? Yoksa hayat otomatik olarak sürüklüyor ve insan ona ayak mı uyduruyor?
0
silverleaf
(24.04.25)
insanoğlu her koşula ayak uydurabilir, ama doğası gereği konforunuda bozmak istemez.
0
designer
(24.04.25)
İçinde yaşadığı koşullar katlanılmaz hale geldiğinde insan hayatında radikal değişiklikler yapma gücü de buluyor. O değişikliği yapmazsa neredeyse ölecek duruma geliyor çünkü.
0
sekizdokuzon
(24.04.25)
bunun maalesef net bir cevabı yok.
bazen ilmek ilmek işliyor hedefe doğru insan kendini, bazen de anlık bir aydınlanma ile direksiyon kırıyor. bazen o ilmek ilmek işlediği planı bir anda yerle bir oluyor.

burda bence önemli olan ne istediğini bilmek. bu ama "sağlıklı olmak istiyorum" "refah düzeyim yüksek olsun istiyorum" gibi genel değil, sebep sonuçlu ne istediğini bilmek gerekiyor. öyle olunca da ne yapman gerektiğini biliyorsun, fırsat çıkınca kaçırmama şansın daha yüksek oluyor.
ama eylemsiz kalır ne istediğini bilmezsen etrafla birlikte ordan oraya sürükleniyorsun, aka boşa geçen zaman.
0
nwnd
(24.04.25)
ahanda olmuyor parası var ki yapıyor. ahanda geldi bodruma gidiyorum dese şu an bodrumda ne yapabilir ki sezon ölü. belki alaçatıda tutturur. çoluğu çocuğu olmayana veya büyük olana hadi göçelim demek kolay.

@nwnd +1
0
mikahakkinen
(24.04.25)
zorunda kalıyor. örneğin; işsiz kalıyor, başka iş kovalarken ceo oluyor adam. ya da işsiz kalması kendi işini kurup zengin olmasını sağlıyor. bir kaybı oluyor, onu telafi etmek için mecburen yapmak zorunda olduğu bir şey onu bir başka şehire taşınmaya itiyor. adım atmak için gerekecek cesaret kendinden değil de dışarıdan gelince süreç daha hızlı gelişebiliyor. bunları kendi kendine düşünerek adım atanlar çok iradeli, güçlü karakteri olan süper zeki insanlar.
0
gabe h coud
(24.04.25)
Bir şeye karar vermek kendini buna inandırmakla başlıyor her şey. Mesela, başkasına çalışmamalıyım demek ile inanmak farklı şeyler. Bir şeye ikna oldun mu gerisi geliyor
0
olaylar olaylar
(24.04.25)
parasal olarak doyuma ulasip yeteri kadar pasif gelirin varsa yaparsin.
benim cevremde bunu yapabilen adamlarin alayinin tek ortak paydasi var, o da bol para. :D
0
cooperr
(24.04.25)
bunun sadece parayla alakali oldugunu dusunmuyorum. konfor alanindan cikabilmek ile bir alakasi vardir belki. ben "denemezsem bilemem" mantigi yurutuyorum genelde.

yillarca maasli calistim, sonra bir deneyeyim diyip freelance oldum. sonra bir deneyeyim diyip yurtdisi islere gittim (her hafta seyahat ediyordum ve gercekten zordu) bu sekilde calisirken evlendim ki bir cok insan evliyken devam edemezsin demisti, denedim oldu.

ne kaybederim diyip, baska ulkeden oturum aldim, bi deneyeyim dedim sinirsiz oturumu aldim.

deprem oldu olmaz boyle diyip istanbuldan tasindim. bi deneyeyim ne kaybederim diyip ulkeden tasindim :D 1 yil icinde 3 kere tasindim.

ben hep deniyorum yani anlayacaginiz. tum bu denemelerimi yaparken param hem vardi hem de yoktu ama hep denedim, cok dusunmedim, cok dusundugunuz zaman hep eksileri dusunuyorsunuz. genel yapim "tahminde bulunma" ve "denemezsen bilemezsin". denemedim demektense denedim olmadi demeyi tercih ediyorum.

butun bunlari denerken her sey cok cabuk ve cok kolay olmadi. yoruldum, tek basima hastalandim, cok yalniz kaldim, cok yoruldum, depresyona girdim, ciktim, cok zorlandim. ama denedim. bu arada 26 yasimda egitimini aldigim isi birakip kafamin basacagini hic dusunmedigim bir ise suruklendim ve cok sevdim. 2 yil karin tokluguna calistim, bir cok seyden vazgectim. konfor alanindan cikmak bence asil mesele.
0
65 derece
(25.04.25)
Bankada çalışıyordum, iyi bir şube pozisyonunda, personel kesintisi ile kovuldum, sonra hobim olan bisiklet sporunun mağazacılık kısmında işe başladım, 11 yıl çalıştım, kendi dükkanımı açtım. Kafam rahat.
0
mahsus mahal
(25.04.25)
biz 1.5 yasinda oglumuzla turkiyeye 3.5 saat mesafede bir avrupa ulkesine geldik. hic aklimizda yurtdisi hatta yasadigimiz sehir disina bile gitmek yoktu ama teklif gelmisti degerlendirdik, 2.5 yil oldu. gecis asamasi (hersey hazir olmasina ragmen ev, araba vs) cok zor olmustu suan bile hala zorlandigmiz noktlarda oluyor. bizi hayat surukledi.
0
sutcuyumbensutcu
(25.04.25)
ben iki kez farkli ulkeye tasindim, bunun anahtari hallederiz diyebilmektir. zorluklar asilir fakat bunun icin zorluklarla karsilasana kadar ihtimallere kafayi takmamak gerekir.

annemler istanbul'dan gitmek istiyordu ama gitmek istedikleri yerden bir turlu ev bulamadilar. sonra ben onlari cesaretlendirdim hicbir sey yapmadan arabayla cikip gittiler bir otelde kaldilar. otelde kalirken o bolgeden bir firsat yakalayip cok guzel mustakil bir ev buldular ve direkt tasindilar.

bu isler boyledir. spontan olabilmek, bazi olumsuzluklari goze alabilmek ve gerceklesirse bunlarin sizi etkilemesine izin vermemek gerekir.
0
bohr atom modeli
(25.04.25)
(6)

Kredi kartı hesap kesim tarihi olayları

tahirkemalbozoglu
yarın yapacağım alışveriş için hesap kesim tarihi bugün ya da en kötü yarın tarihli bir kredi kartına ihtiyacım var. iki adet kredi kartım var ama bunların hesap kesim ve son ödeme tarihleri bana uygun güne denk gelmiyor. en mantıklı bir şekilde bunu nasıl çözebiliriz yeni kart başvurusunda bulunsam
yarın yapacağım alışveriş için hesap kesim tarihi bugün ya da en kötü yarın tarihli bir kredi kartına ihtiyacım var. iki adet kredi kartım var ama bunların hesap kesim ve son ödeme tarihleri bana uygun güne denk gelmiyor. en mantıklı bir şekilde bunu nasıl çözebiliriz yeni kart başvurusunda bulunsam yetişmez, aynı bankadan ikinci kredi kartı talep etsem hesap kesimi ona göre ayarlasam hemen olur mu.
*mevcut kredi kartlarımın hesap kesim tarihini değiştiremem.
0
tahirkemalbozoglu
(24.04.25)
Mevcut kartlarin tarihini degistirmek disinda cozum yok sanirim.

Ayni bankadan baska kart istesen bile mevcut limitin ve hesap kesim tarihinle gelecek o kart da.

Musteri hizmetlerini arayip sorabilirsin belki gunu degismeden bugun ekstreyi kesme gibi bir hizmetleri vardir.
0
brkylmz
(24.04.25)
Mevcut kartini degistirsen bile gelecek ayda gecerli olur yeni hesap kesim tarihin.

Baska bankadan basvurabilirsin. Mesela bazi bankalar kartin onaylandigi anda dijital olarak kullanmani sagliyor. Akbankta kesin var bu. digerlerini bilmiyorum.
0
nuevo
(24.04.25)
şubeden başvurduğunda anında kart veren bankalar onları deneyebilirsiniz. örneğin kuveyt türk. ama onaylanacağının garantisi yok tabi.
0
inheritance
(24.04.25)
yılda iki defa tarihleri değiştirme hakkın vardı,denemelisin.
0
designer
(24.04.25)
2 kartın varsa 15 gün arayla
3 karın varsa 10 gün arayla hesap kesim tarihlerini belirlersen bu tip durumlarda avantajlı olur genel olarak da ödeme vadeniz her harcama için 30-40 gün olur.
0
bay b
(24.04.25)
Yapı Kredi’de iki kartim var, hesap kesim tarihleri değişik. Kart başvurusu yapıp, direkt sanal kartı kullanmaya başlayabilirsiniz
0
PhoenixRising
(24.04.25)
(11)

Aşırı bunaldım, içimi dökmek istiyorum.

subarumavisi
Merhabalar,Hayatımın en bunaltıcı zamanlarını yaşıyorum. Yazarak bir nebze olsun içimi dökmek istiyorum.28 yaşında bir er kişisiyim. Ailemle yaşıyorum. Babama ocak ayının hemen başında 4. evre akciğer kanseri teşhisi kondu. 4-5 aydır hastane koridorlarında koşturuyorum. Babam şu an evde yatalak duru
Merhabalar,

Hayatımın en bunaltıcı zamanlarını yaşıyorum. Yazarak bir nebze olsun içimi dökmek istiyorum.

28 yaşında bir er kişisiyim. Ailemle yaşıyorum. Babama ocak ayının hemen başında 4. evre akciğer kanseri teşhisi kondu. 4-5 aydır hastane koridorlarında koşturuyorum. Babam şu an evde yatalak durumda. Durumu gittikçe kötüleşiyor. Ağrı kesici bantlar bir nebze kesebiliyor ağrılarını. Her şeye rağmen elimden geleni yapıyorum, özellikle moralini yüksek tutmaya çalışıyorum. Annem maalesef eğitimsiz ve patavatsız bir kadın. Babamın yanında bazen söylememesi, konuşmaması gereken şekilde konuşuyor. Defalarca uyarmama rağmen tutamıyor ağzını. Bu sefer ben de sinirlenip biraz sert uyarıyorum, böyle yapınca da trip atıp yanımıza gelmiyor, bu da babamı üzüyor. Diğer yandan babaannem var. 5 yıl önce amcamı kaybettiği için babamın üzerine ekstra düşüyor. Kendisi 80 yaşında neredeyse, bir de onun ağlama krizleriyle mücadele edip, babam hakkında günlük raporlama yapıyorum.

Hastane beni acayip yoruyor. Oradan oraya koşturmak, sekreterlerin kaprisini çekmek, sürekli sıra beklemek, sonra yine sıra beklemek... Ama en beteri de pederin doktorlara yalvarışlarına şahit olmak, acayip zor geliyor. Eve geldiğimde üzerimden tır geçmiş gibi oluyorum.

Yıllık izinlerimi gelecek yaz için biriktiriyordum. Pederin durumundan dolayı hepsini kullandım. Daha sonra sürekli izin almam gerektiği için evden çalışma konusunda ricada bulundum patrona, o da maaşı yarıya düşürmek şartıyla kabul etti. Yaklaşık 1 aydır evden devam ediyorum. Tabii elime geçen para asgari ücretten bile az oluyor böyle durumda. Babamın durumunu bir kenara bırakarak yeni işlere bakıyorum, ilk görüşme oluyor, ikincisi oluyor ama devamı gelmiyor. Bu da ayrı canımı sıkıyor. Yaratıcılık gerektiren bir mesleğim var, gittikçe köreldiğimi düşünüyorum. Bir yandan yaşımın ilerlediğini de göz önünde bulundurursak, mesleki hayatımın geleceği de koca bir soru işareti.

Kız kardeşim üniversiteye hazırlanıyor, daha doğrusu hazırlanmaya çalışıyor. Bu süreç onu da mental olarak yıprattı. Bir taraftan onun geleceğini düşünüyorum. Teşhis konulduğundan beri pek verimli çalışamadı, muhtemelen istediği ve beklediği yer gelmeyecek.

Ben ne yazık ki çocukluğumdan beri her şeyi kendi başına yapan, hep anne ve baba arasında kalan, onların yarattığı sıkıntılarla büyüyen, küçük yaştan beri görevi ailesine ebeveynlik yapmak olan bir çocukluk geçirdim. Bunun neticesinde, her ne kadar şu an aşmış olsam da ciddi özgüven problemleri yaşadım. Gençlik dönemimde ailemle, özellikle de babamla aram pek iyi olmadı. Anne ve baba desteğini maddi & manevi olarak (imkanları olmasına rağmen) ne yazık ki göremedim. Şimdi bu süreçte babam bunun idrakına varmış olacak ki, sürekli bu açığı kapatmaya yönelik söylemlerde bulunuyor. Mesela kredi borcum vs. var, onları kapatmayı teklif ediyor. Manevi olarak sürekli destekleyici şeyler söylemeye çalışıyor. Arkada baba desteğini hissetmek çok güzel bir duyguymuş, bunu ilk defa tadıyorum fakat bunu bu durumdayken deneyimlemek de beni mahvediyor.

Süreç daha nasıl ilerleyecek, nereye kadar gidecek bilmiyorum ama bir hayli bunalmış durumdayım. Arabaya atlayıp kendimi iyi hissettiğim yerlere gitmek bir nebze iyi geliyordu. Bugün deprem olayını yaşayınca onu da yapamadım. :) İçimi dökmüş oldum biraz, okuduğunuz için teşekkür ederim.
0
subarumavisi
(24.04.25)
Hepsini okudum.

Babanıza, yaşadıklarınıza üzüldüm.

Hiç böyle bir şey yaşamadığım için tavsiye vermem uygun düşmez. En azından okuduğumu belirtmiş olayım, bir ileti göndereyim dedim.
0
hayirsiz
(24.04.25)
yaşın daha genç hayat yeni başlıyor,
hayat böyle,inişler,cıkışlar,
elinden geleni yapiyorsun,
gücünün yetmedigi işlere üzülmenin,hayiflanmanin anlami yok,
basina gelenlerden ders alip kendi sagligina bakacaksin.
0
designer
(24.04.25)
Geçmişler olsun.

Babanı konuştur, geçmişini, acılarını, üzüntülerini anlatsın sana. Çocukluğunu anne babasını anlatsın. Akciğer hastalıkları derin üzüntü keder kaynaklı olurmuş, çevremde var çokça, gözlemliyorum ve evet gerçekten böyleler.

Babanın sana olan maddî desteğini geri çevirme, moral bulsun. Sen de maddî olarak ferahlarsın, kız kardeşinin sorumluluğu da üstünde zaten, maddiyat önemli, baban bırak kendini affettirsin sana. Babanın verdiğini al.

Anneni takma boşver, babaanneni de takma, böyle şeylere "mukadderat" derler, yaşanacak olan yaşanır, onlar da yaşayacaklar işte. Onlara üzülme. Senin yeterince üzüntün var, onların manevi yükünü taşıma sırtında. Onlar kendileri taşısınlar. Burası dünya, başa gelen çekilecek. Çekiliyor.

Deprem kötü oldu... çok çok geçmiş olsun. Ne diyeceğimi bilemiyorum, çok zorlanıyorum, her şey bir araya gelmiş, üzülme demekle olacak iş değil ama üzülme abicim. Üzülme. Şimdi çok üzülürsen ilerisi için üzülecek yerin, taşıyacak kolun bacağın kalmaz. Biraz kabul halinde ol derim. Allah inancın varsa güven Allah'a, biraz O'na pasla, kendinde tutma üzüntüyü. Söylemek çok kolay ama inan başka ne diyebileceğimi bilemiyorum... Ben de çok etkilendim bu okuduklarımdan...

Sevgiler, selamlar, kalpten güzel dilekler yolluyorum. Umarım sana manen destek ve güç olur.
0
muhayyer divan
(24.04.25)
Gecmis olsun, babana sifa diliyorum. Zaman herseyin ilaci, biraz zamana birakmak lazim. Superman de degiliz, herseye yetemeyiz. Elinden geleni yaptigina eminim, kendine cok yuklenme, gecmisi dusunmemeye calis.
0
deckard
(24.04.25)
Hocam geçmiş olsun. Çok zor durum. Hastane işlerini yaşamayan bilemez. Bir kaç gün dinlen. Yavaş yavaş hastane git gellerini annene aktar. Sınavdan sonra da kardeşine. Çok acı ama hayatın gerçeği bu. Hastanelerde ne hikayeler var. Babanın parası varsa ve ihtiyacınız yoksa eve yardımcı bulmaya çalışın.

Hastalık işi zordur. Hastaya da hastayla bire bir ilgilenene de. Herkes ah vah eder kimse mantıklı davranmaz. Deyim yerindeyse yaralı parmağa işeyen çıkmaz. Sen ömründen verirsin en sonunda, sen düştüğünden kimse yanında olmaz.

Hastanelerde yırtık olacaksın. Maalesef düzen böyle. Aslında yaşlılar bu işi daha iyi yapıyor. Annenin o açıdan yardımı olur. Sen sekretere merhaba dersin yüzüne bakmaz, dayının biri het hüt yapar ona buyur amca der. Babanın yeğeni, arkadaşı, kuzeni, komşu vs. falan varsa onlardan da açık açık yardım iste. Ayıp değil. Bazı insanlar gerçekten bu hastane işlerinde usta. Gelir iş çözer. Hepinize moral olur.

İşini tekrar düzene koy. Önce mevcut işini düzeltmek için bir plan yap. x ay sonra işe gitmeye döneceğim de. Evden çalıştığın sürede de iş ara. Senin önceliğin işini yoluna koymak olmalı.

Yazdıklarım zalimce gelebilir ama herkes kendini düşünmek zorunda. Hiç sevmem bu lafı ama daha kötüsü de olabilirdi. Sen de olmayabilirdin. O yüzden imkanlarınızı kullanın.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.04.25)
Çok geçmiş olsun, bence bunaldığın zamam hep bu zamanların geçici olduğunu düşün. İlla ki tedavi sonuçlanacak her şey normale dönecektir. Daha yaşın küçük, çok fırsatlar bulursun korkma. Fırsat buldukça doğaya gitmek çicek böceklerin arssnda stres atmak iyi gelecektir. Ben de geçen hafta aşırı stresliydim, hafta sonu kent ormanına gittik 3-4 saat dolaştım kendime geldim. Bunu tavsiye ederim.
0
turuncu tonlarda
(24.04.25)
babanın maddi imkanı varsa bu imkandan faydalan bence. kabul etmemezlik yapma. en azından seni sıkıntıya sürükleyen sebeplerden birini halletmiş olursun.

annenin sözleri mi yoksa senin annenle tartışıp onun trip atması mı babanı daha çok üzüyor bi tart, duruma göre davran. belki baban o sözlere senin jadar takılmıyodur.annenle karşı karşıya gelmeyip özelde babanla ya baba annem de böyle işte diye dertleşebilirsin. belki daha faydalı olur. annenle de yine bi lafı üstüne tartışmak yerine daha sakin bi zamanda karşına alıp konuşabilirsin.

geçmiş olsun. umarım şifasını bulur yakında.
0
elorelia
(24.04.25)
Okurken ben de bunaldım çok geçmiş olsun gerçekten zor bir günlük yaşam. Bu şekilde kim bunalmaz hocam.

Kendine fırsat yaratmaya çalış, gerekirse kardeşin baksın birkaç saat sen git kafanı dağıtacak doğa/arkadaş/kitap artık ne iyi geliyorsa onunla vakit geçir.

Baban umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur.
0
chicha_v2
(24.04.25)
Hocam öncelikle çok çok geçmiş olsun. Senin ruh sağlığın baban, kardeşin ve kendin için çok önemli. Canın sıkıldıkça yaz buraya, millet ne der diye düşünme, olumsuz bi' şey diyen çıkarsa da onun kendi ilkelliği, cahilliği. Etrafında var mı bilmiyorum ama iyi arkadaşın fln varsa müsait olanlardan arada yardım istenebilir. Annenle başa çıkmak lazım, babanla her muhtemel diyalogu öncesi uyar. Kardeşinin sınavı önemli tabi ama bi' sene kaybetse de bu çok çok önemli bi' şey değil, bunu unutma, ona da söyle. Kardeşinden de yardım isteyebilirsin bence, onun da babası sonuçta. Sen tüm sorunları kendin çözmek zorundaymışsın gibi hissediyorsun gibi geldi bana ama destek alınır yani bu yanlış bi' şey değil. Baba vermek istiyorsa maddi desteğe hayır deme. Babanla mümkün olduğunca iletişim + 1, onun mutlu olduğunu görmek seni de mutlu eder.
Şu yazdıklarından bile ne kadar hayırlı bi' evlat olduğun belli oluyor, Allah senden gani gani razı olsun.
0
kumandanim
(24.04.25)
babanıza şifalar diliyorum.

babamı beyin kanamasından dolayı ailemle beraber 9 sene baktım. 20'li yaşlarımın başıydı. 30'lu yaşıma kadar hayatımı hep planlı yaşadım. kendime çok zaman ayırmadım.

babam son 3 senesi yatalak olarak geçti. hastanelerde, acillerde uykusuz gecelerimi çok iyi hatırlıyorum ve seni de anlıyorum. yaşamayan anlayamaz.

bir dönemden geçiyorsun. böyle görmen gerekiyor. babanın rahatını yüksek tutmalısın. aileni de bir tutmalısın. annenle fazla atışma, bu babanı da üzer. annenle özel konuşmaya çalış. kardeşine de destek çıkıyorsun görünüyor.

biraz gerçekci olacağım. bu dönem eninde sonunda geçecek. o zamana kadar babana karşı tüm görevlerini yerine getirmek zorundasın, sonrasında pişman hissetmemek için. yazdıklarına göre gerçekten hayırlı bir evlatsın.

tavsiye: arada zaman bulabilirsen arkadaşlarınla buluş. tek başına arabaya atlayıp bir yerlere gitme. arkadaşlarınla görüş. psikolog veya psikiyatrye görünürsen iyi olabilir.
0
false pretension
(24.04.25)
Babanıza Allah’tan acil şifa diliyorum. Dilerim hastalığına dair her şey yoluna girer ve tedavisi olumlu yönde aşama kaydeder.

Hastalık zor ama kanser çok daha zor bir durum. Evet hasta için ayrı zor ama herkes için çok zor. Annenin ve babannenin davranışlarını olabildiğince bir şok etkisi gibi düşün. Yaşları her ne kadar büyük olsa da birinin eşi diğerinin ise oğlu şuan ciddi bir hastalığın etkisinde. Herkes sırf yaşı büyük diye sağlıklı ve makul davranamayabilir. Doğrusu kimse bunu yaşamadan da net olarak bilemez. Duygusal değişimler olması kaçınılmaz. Elbette hepimiz insanız ama sonrasında pişman olma potansiyeli yüksek davranışlardan kaçınmak aile saadeti için elzem bir nokta bu süreçte. Onları da bu süreçteki davranışlarından dolayı yargılamamak ve babanın olmadığı bir noktada diyalog ile ilerlemek bence makul bir yol olabilir nacizane.

Yaşınız hiçbir şey için geç değil. Yaşadıklarınız size tam tersi düşündürebilir bu çok normal ama inanın daha yolun başı. İş-okul her zaman olabilecek bir düzen insan ömründe. Pek çok arkadaşım 29-30 yaşında çalışmaya başladı benim.
Bu yaşlarda yeniden üniversiteye başlayanlar da oldu aynı şekilde.
Bunlar şuan için maalesef tali konular.

Bu süreçteki özveriniz mutlaka zaman zaman sizi yorgun ve bitkin hissettirebilir. Arada arkadaşlarınızla görüşerek, yürüyüşe çıkarak vs mevcut düzenden fiş çekilmek kaldığınız yerden devam edebilmek için gücünüzü toplamaya iyi gelecektir. Yüzyüze olmasa dahi online terapi seçeneklerini düşünebilirsiniz. En kötü seçenekte çok zorda kaldığınızda buraya yazabilir ve içinizi dökebilirsiniz bu dahi iyi gelebilir.

Bütün yükü omuzlarınızda hissetmeyin ve hissettirmeyin de. Bu babanızı daha da üzebilir. Moral çok önemli. Maddi yönden çok büyük bir sıkıntınız olmadığını anlıyorum. Bu güzel bir şans. Babanızın borçlarınızı ödemesine veya bir kısmına yardım etmesine izin verin. Yardık etmek/edebiliyor olmak ona mutlaka iyi gelecektir. Çünkü hastalığın acının hissettirdiklerine ek olarak yetememek de başlı başına bir acı kaynağı olabilir kendisi için. Lütfen bunu gözardı etmeyin.

Tekrar şifa diliyorum. Güzel günler sizinle ve ailenizle birlikte olsun.

Bunları yalnızca siz yaşamıyorsunuz. Asla yalnız değilsiniz. Bunu sizi iyi hissettirmek için söylemiyorum.
0
ezkaza
(24.04.25)
(13)

Nedir bu liberalizm? Neden son dönemde popüler?

mikahakkinen
Eskiden solcuyum, sağcıyım, sosyal demokratım, ülkücüyüm vb. diye kendini tanımlayanlar şimdi liberalim diyor. Yani liberalizm? Tamamen bireysel merkezli bir düşünce tarzı mıdır? Mesela ben sol görüşlüyüm aynı anda sol liberal olabilir miyim?
Eskiden solcuyum, sağcıyım, sosyal demokratım, ülkücüyüm vb. diye kendini tanımlayanlar şimdi liberalim diyor. Yani liberalizm? Tamamen bireysel merkezli bir düşünce tarzı mıdır? Mesela ben sol görüşlüyüm aynı anda sol liberal olabilir miyim?
0
mikahakkinen
(23.04.25)
designer
(23.04.25)
Liberalizm özgürlükcülük demek.

O tanimlari kesin x y z yerine daha cok bir yön gibi düsünmek lazim. Bir insan temel degerler harici körü körüne xim y yim diyorsa ya maldir ya da bi cikari vardir
0
sonsuz
(23.04.25)
ŞAHSEN liberalizmin son dönemde popüler olduğunu düşünmüyorum, tam aksine gençlik diğer tarafa kayıyor gibi.

liberalizm çok fazla kişi bazlı ve bireysel bir sistem. günümüzde milyarderleri çıkaran sistemin de ta kendisi liberalizm.

nesiller 30-40 sene boyunca sovyet düşmanlığıyla zehirlendiler ama artık yavaş yavaş "çok zengin birkaç adam"ın dünyaya iyi gelmeyeceğini fark ediyorlar.

kişisel olarak bana sorarsan benim gözümde liberalizm terörizmden farksızdır. liberalist sistemde "arz-talep dengesi hajum" diye insülini alamayıp ölen insanlar görürsün.

kumarhane zengini besim tibuk'un peşinden koşan ortaokulluların bu konuda herhangi bir bilgisi ya da fikri olduğunu zannetmiyorum.

liberalizm insanlık düşmanlığıdır, "özgür" kıldığı tek şey bir avuç sermayedardır.

dünyaya da bir faydası yoktur. liberalistler bilinçli ya da bilinçsiz teröristtir, fazlası değil.

60 sene eşek gibi çalışıp zengin olacağına inanan gerzekler bana katılmayabilir tabii, kendi tercihleridir. ama mevcut ekonomik sistemde liberalistler yamyam köpekten fazlası değildir. kimisi bilerek, kimisi bilmeyerek.
0
mark greg sputnik
(24.04.25)
Çoğunluk @sonsuz gibi düşünüp kendine liberalim diyor ama ne liberalizm öyle bir şey, ne de bir yön gösteriyor.

Bu gençlerin çoğu apolitik dediğimiz, temel hak ve özgürlükleri savunup "gerisi çok da şey diil abii ya hallolur" diye bakıyorlar olaya. Rahatlıktan apolitize hale gelmiş 1. dünya ülkesi gençleriyle benziyorlar tuhaf bir şekilde. o rahatlıklarını bozan gündemdeki mevzulara karşı belirli tepki geliştiriyorlar. Göçmen mevzusu patlayınca milliyetçi, muhafazakarlık mevzusu patlayınca laikçi, terör mevzusu patlayınca militarist oluyorlar.

Yoksa, @mark'ın dediği gibi ne liberal ekonomik politikadan haberleri var ne de destekliyorlar.
0
Bruce
(24.04.25)
Giriş için şu güzel bir kaynak

psi501.cankaya.edu.tr
0
synesthesia
(24.04.25)
yıllarca liboş diye dalga geçtiler bizle döndü dolaştı millet tekrar geldi dibimize.
sözlük olarak baktığımızda
bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçlayan politik bir ideolojidir.
buna da itiraz edilmese gerek.de herr şeyde olduğu gibi bunun da uzunca bir süre içini boşaltmaya çalıştılar.ama tekrar doluyor.
0
jamswety
(24.04.25)
@mark greg sputnik insanlara köpek falan diyebilir ama hiçbir istatistik onun söylediklerini desteklemiyor. sadece given kabul ettiği çoğu şeyin liberalizm sayesinde olduğunun bile farkında olmayan birisi.
0
ted
(24.04.25)
Şimdiki gençler daha fazla seküler milliyetçi olma yolunda, dünya da bu yöne kayıyor gibi.

Liberalizm Türkiye'de en çok 2010'a kadar iyiydi, sonrasında malesef düşüş yaşadı gibime geliyor.
0
liberal
(24.04.25)
Liberalizm kötüyse neden insanlar Çin’e değil Rusya’ya değil de Avrupa ya da ABD’ye kaçıyor? Liberalimzi terörizmle bağdaştıran arkadaş bu soruya da cevap verirse
0
olaylar olaylar
(24.04.25)
Aklima su tweet geldi, belki duyuru sorusuyla ilgili olabilir:

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
gibicibicis
(24.04.25)
Burada yazılanların neredeyse hepsi liberalizmle kapitalizmi karıştirmis
0
sonhakan
(24.04.25)
Tüm izm'ler gibi liberalizm de biraz tırttır. Devlet karışmayacakmış my ass.

Liberalizm mümkün olan dünyaların en iyisi olarak pazarlandı hep ama genellikle cüzdanların en şişiğinin işine yaradı ve yarıyor.

Liberalizm, “herkes aynı parkta özgürce top oynasın” diye başlar; devlet sahaya çizgi çekmez, kale direklerini söküp götürür başlangıçta. Sonuç? İlk düdükten beş dakika sonra sermaye devleri gerek hukuk yoluyla gerek lobicilik ve siyasi bağlantılarla o çizgileri KENDİ LEHİNE OLACAK biçimde devlete tekrar çizdirir, kale direklerini geri taktırır, millet de “waooww özgürlüğümüz var" diye kale yokken başlayan top oynama alanında birdenbire kaleye gol atma çabasıyla top oynamak zorunda kalır. Güya bireye sınırsız manevra alanı açtığını söylerken aslında oyunu donanımlının (sermayedar oluyor bu arkadaş) lehine şekilde geliştirir ve genişletir.

He bir de devletin karışmaması var. Ok abi devleti küçültüyorsun da küçültürken devasa bir paralel lobi devleti ürüyor bi yandan o nolcak? Görünmez el diye adlandırılan bir nane var kampanya bağışlarından regülasyon metinlerine kadar her yere uzanıyor.

Ezcümle, liberal özgürlük hikâyesi kulağa hoş gelen bir "kendin pişir kendin ye” pazarlamasıdır ama mutfağa ilk girenler fırını satın alınca geriye kalanlar (sen, ben, o) çiğ hamurla "özgürce" doyduğunu zannedip hayata devam ederler.
0
vedatchilipeppers
(24.04.25)
@vedat güzel demiş fakat bir şerh düşmek istiyorum
devletin zamanla piyasadaki en büyükten taraf olması, türkiye gibi serbest teşebbüsün ancak devlet eliyle varolduğu yerlerde daha çok var.
90larda işhtahımız arttı, dünyaya açılacak araba yapacaktık, gümrük tarifelerini uçurdular, koçlar tosunlar da araba yapacağım diye milleti kucağa aldı

bir de elbette mutlak eşitlik diye bir şey yok. güçlü olan gücü kendine bükecek
0
lambırcek
(24.04.25)
(10)

Dünya benim için kurulmuş gibi geliyor.

darkwizard
Sanki ben mutluysam yağmur yağıyor. Ben mutsuz ve yanlış yaptıysam deprem oluyor gibi geliyor. Özel birisiyim gibi geliyor. Balkondan atlasam ölmem gibi geliyor.antidepradan veya antipsikotik bağımlılık yapar ki.
Sanki ben mutluysam yağmur yağıyor. Ben mutsuz ve yanlış yaptıysam deprem oluyor gibi geliyor. Özel birisiyim gibi geliyor. Balkondan atlasam ölmem gibi geliyor.antidepradan veya antipsikotik bağımlılık yapar ki.
0
darkwizard
(23.04.25)
Öyle bir şey olmadığını sen de biliyorsun.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
acil psikiyatrik tedaviye ihtiyacın var.

"ben dünyayla uyum içindeyim" zihniyeti ayrı bir şey ama "dünya benim için kurulmuş gibi geliyor" diyorsan doktora gitmen lazım.

sen dünyada milyarlarca küçük ihtimalden birisin. bazen keyif verici ve hoş tesadüfler yaşanabilir ama aksini, "dünyanın senin için olduğunu" düşündüğün her gün için tedavi görmen gerek.

antidepresan veya antipsikotik bağımlılık yapmaz, sen yeter ki bir profesyonelle çalış. zarardan çok faydasını görürsün her türlü, eminim. bu asla sağlıklı bir kafa yapısı değil.
0
mark greg sputnik
(23.04.25)
Kullandığın ilaçlar mi böyle hissettirmeye başladı. Maniye sebep oluyor o tarz ilaçlar. Doktora koş en yakın zamanda. Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
know your stuff
0
beyfendi
(23.04.25)
Sen zaten özel birisin
0
respect
(23.04.25)
Özel birisin ama lüzumsuz bir alınganlık gösteriyorsun. Demek ki bilinçaltının buna ihtiyacı var, bu ihtiyaç nelerden besleniyor, nelerden kaynaklanıyor onu bulmak lazım.

Her iyi şey ödül olmayabilir, her kötü şey ceza olmayabilir. Kur'an'da ayet vardır "siz şer sanırsınız halbuki o sizin için hayırdır, siz hayır sanırsınız, halbuki o sizin için şerdir" diye. Onun için bu hislere katılmaktan kurtul derim.

Seyretmek diyorlar, bunu tasavvufçular da söyler kişisel gelişimciler de psikologlar da söyler. Bazı konularda seyran etmek lazım akışı. Bazı konularda içinde olmak lazım. Sorumluluk almak lazım.

İlaç kullanıyorsan lütfen doz ayarlaması veya etken madde değişimi yapılsın, bu algılar çok sağlıksız yere çıkacaktır çünkü.
0
muhayyer divan
(23.04.25)
antipsikotikler tedavi edicidir,
bağımlilik yapmaz,

fikirlerini paylaşman iyi birşey,
hislerini paylaşabildigin cevrende yakinin,arkadaşin olsun,
olmadi buraya yaz.

sen iyi ol, boşver yağmur yağsın güneş açsın.
0
designer
(23.04.25)
Valla açıkcası dünyanın umrunda bile degilsin. Bir bakteri, bir kereviz bir ördek neyse sen de öylesin dünya için
0
limonlu eksi
(23.04.25)
su an hatirlayamadigim ama psikolojideki grandiyoz rahatsizliginin bir kolu olabilir. yani kisinin kendini tanri gibi gormesi. bir sey, bir sey grandiyoz diye geciyor ama bulamadim. sadece grandiyoze bakabilirsin: tr.wikipedia.org

edit: buldum. grandiyoz degilmis ama benzerlik gosteriyormus. soylemek istedigim sey (bkz: god complex) yani tanri kompleksi: tr.wikipedia.org

duruma gore tehlikeli olabilir.
0
Sour
(24.04.25)
metrobüste de mi farketmedin ?

www.youtube.com
0
WithWorth
(24.04.25)
(7)

İstanbulda deprem için hangi alternatifimiz sizce daha güvenli?

psmstc
Yeni bitmiş sıfır 7-8 katlı binada 1.kat daire Bodrum katı da olan 3 katlı küçük binada giriş kat daire (üstünde sadece 1 daire var altında da bodrum dairesi var) - fakat bina 50-60 senelik eski bir bina.Deprem için hangisi daha güvenli olur? Kat sayısı az olduğu için eski bina mı yoksa çok katlı ye
Yeni bitmiş sıfır 7-8 katlı binada 1.kat daire
Bodrum katı da olan 3 katlı küçük binada giriş kat daire (üstünde sadece 1 daire var altında da bodrum dairesi var) - fakat bina 50-60 senelik eski bir bina.

Deprem için hangisi daha güvenli olur? Kat sayısı az olduğu için eski bina mı yoksa çok katlı yeni bina mı?
0
psmstc
(23.04.25)
Yeni, çok katlı wins. Flawless victory.
0
Shepard
(23.04.25)
Zemin çok belirleyici ve lokasyon. Bu veriler altında 1. Tabi alt katta dükkan yoksa.
0
anon1m
(23.04.25)
Son büyük depremden benim çıkardığım iki ders, yeni binaların güvenilir bina anlamına gelmediği ve alk katta olmanın pek de avantajlı olmadığı.

Ve asıl ders de şu ki, Fay hattından ve dolgu topraktan uzak dur.

Yani, binadan önce zemin önemli.
0
Mirket
(23.04.25)
Zemini kaya olan.
0
designer
(23.04.25)
depremde en riskli binalar 5 ve 10 kat arası olanlar. eski de olsa 3 katlı bina. ama istanbuldaki her seçenek en kötü seçenek.

kikasworld.com
0
mikahakkinen
(23.04.25)
Yeni bina alıyorsanız, müteahhitle konuşun. Eğer eğitimsiz biri izlenimi verdiyse koşarak uzaklaşın.

Size örnek vereyim: yer esenyurt (beylikdüzünde de aynı dümen var). Müteahhit belediyeden gelen kazık projesini onaylayan belediyedeki mühendise rüşvet vermeyi kabul ediyor. Tabi bunu yaparken okka altına gitmemek için yapı denetim elemanının da görmezden gelmesi gerektiğini öğütlüyor müteahhide. Müteahhit buna itiraz eden yapı denetim mühendisinin üstüne yürüyüp arabasındaki silahla tehdit ediyor (kişi arkadaşım). Bu ortamda yeni bina alsanız ne olur almasanız ne olur.
0
Unde bach canim
(24.04.25)
istanbulda bir bina kentsel dönüşüme giriyor ancak apartman sakinlerinden biri güvenmiyor örnek aldırıp kontrole yolluyor. bina yeniden yapılırken bile yetersiz bulunuyor. bina işinde kendin hariç kimseye güvenme.
0
mikahakkinen
(24.04.25)
(14)

İstanbul’da bugünü dışarıda geçirecek misiniz?

toucheamore
Sb
Sb
0
toucheamore
(23.04.25)
Orada olsam çadır kuracak park bakınırdım.
0
Mirket
(23.04.25)
Celal hoca girin evinize yatın dedi. Evde kalıcam.
0
yurtsuz john
(23.04.25)
No, evdeyim
0
mor oje
(23.04.25)
Celal şengör şapşalı eve girin deyince bi çıkasım geldi aslında
0
Cezcez
(23.04.25)
geceyi dışarıda geçirecek kadar korkuyorsanız hala niye istanbulda yaşıyorsunuz.
hadi bu gece deprem olmadı. yarın gece evde uyurken olursa ne olacak.
0
my fault
(23.04.25)
Eve güveniyorum dışarı çıkmadım.
Bu geceyi dışarıda geçiren yarını ne yapacak; bugünle yarın arasında herhangi bir artçı için fark yok.
0
Bruce
(23.04.25)
hayır, evde geçireceğim.
0
OgutucuRecep
(23.04.25)
İlk şokla evden uzaklaşabileceğimiz kadar uzaklaştık ailemle. Bir ara İstanbul havalimanına doğru gidiyorduk arabayla. Ama şu an evdeyiz, yakınlarda toplanma alanı yok. Annem, babam yaşlı sayılırlar. Nöbetleşe uyuruz en olmadı, bilemiyorum.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
Biz de evdeyiz, binamızın sağlam olduğu söyleniyor.
0
turuncu tonlarda
(23.04.25)
Evde kalıyorum, yapacak başka bir şey yok
0
kullanicadi
(23.04.25)
Yeni bina. Evdeyim.
0
ruhen hastayim ben
(23.04.25)
Yeni bina, en üst kat olmasına güveniyorum :/. Hem dışarıda bir şey yok. Bir gün gireceksin eve ve deprem yakalayacak. Dışarıda kalmak ilginç.
0
Shepard
(23.04.25)
deprem değil bina öldürür.

zemin bataklik degilse,
binada 99 sonrası ise yıkılma ihtimali düşük.
0
designer
(23.04.25)
Hayır, evdeyim.
0
nawar
(24.04.25)
(18)

Sürekli uykum var

muhayyer divan
Selam, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Evet sürekli uykum var, sürekli ağırlık çöküyor, sürekli yalnız kalmak istiyorum, yapacak çok işim var sürekli erteliyorum, yapmıyorum, hayatı çok ucu ucuna yaşıyorum... kedimi severken biraz sevgi coşkusu yaşıyorum o kadar, bir de an
Selam, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Evet sürekli uykum var, sürekli ağırlık çöküyor, sürekli yalnız kalmak istiyorum, yapacak çok işim var sürekli erteliyorum, yapmıyorum, hayatı çok ucu ucuna yaşıyorum... kedimi severken biraz sevgi coşkusu yaşıyorum o kadar, bir de annemi ve küçük kardeşimi severken. Ama bu sevgi gösterileri hep "bazen" seviyesinde, sık değil.

Çok sıklıkla yüksek seviyede strese maruz kalıyorum. Bu ev içindeki stresten ülke gündemine, olmayan özel hayatımdan sosyal ve iş hayatına kadar böyle. İş hayatımda zaten epey mobbinge maruz kalıyorum, sadece kendimi korumaya çalıştığım için.

İç motivasyonum yok, kalmadı. Temizlik malzemesi almak bana temizlik yapmışım gibi hissettirir oldu, o derece hareketsizim. Bazı takviyeli alıyorum kullanıyorum ama ne kadar etkili bilmiyorum.

Ne soracaktım unuttum. Galiba gülümseyen depresyon yaşıyorum. Ama neden bu kadar çok uykum ve halsizliğim var anlamıyorum.
0
muhayyer divan
(23.04.25)
depressiya. galiba insanlar bu tarz durumlarla basa cikabilmek icin antidepresan kullaniyorlar.
0
sonsuz
(23.04.25)
@sonsuz

Hayatımda 13 kez antidepresan tedavisi gördüm, sonuncuyu bırakalı ya 6 ya 7 yıl oldu, doktor kontrolünde bıraktım, 11 ay sürdü. Zaman zaman böyle antidepresana başlasam dediğim dönemler oldu ama başlamamak daha doğru diye düşünüyorum, iyileşmem lazım ama iyileşemiyorum. Yaşayacağım çağa göre daha yaşlı yaratılmışım, dayanamıyorum, hayatla anlaşamıyorum. Kendimi de bırakamıyorum hayatı da bırakamıyorum. Böyle saçma sapan bir şey.
0
🌸muhayyer divan
(23.04.25)
Terapi düşünüyor musun? Para olsa ben direkt başlayacağım, bence müthiş bir şey.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
Benim demir eksikliğim çıktı, bi aile sağlık merkezinde baktırsanız?
0
tiredofwaiting
(23.04.25)
@sekizdokuzon

Çok terapist gördüm de, randıman alamıyorum çünkü o kadar param yok devam edemiyorum :)) hepsi maalesef olayın en fazla ilk çeyreğini bitirmiştir, devam edemedim hiç. Edebilsem bile bazı şeyler değişmedikçe benim "düzelmem" ne anlam ifade eder onu çözemiyorum.

@tiredofwaiting

Yaklaşık 6 ayda bir kan tahlili yaptırır oldum da, aralık sonunda hiçbir problem yoktu. Belki oluşmuştur bilmiyorum. Sağ olasın.

Hipnoza meraklanıyorum ama sağlam bir yetkili bulduğumu sanmıyorum. Bulsam sanırım onunla halledecem ne işim varsa.
0
🌸muhayyer divan
(23.04.25)
Kız ne hipnozu, bakış açını değiştir hayatın değişsin. Farkındalık kazanınca daha pratik çözümler bulmaya başlarsın, çevresel faktörler de iyileşmeye başlar. Bir daha hipnoz falan duymayım.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
Bir de kolay hayatlar yaşamıyoruz, insanın kendini yorgun, bitkin hissetmesinden daha doğal hiçbir şey yok. Ama daha sağlıklı hissetmenin her zaman bir yolu var.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
Yav @sekizdokuzon, bakış açımı değiştirebilsem başka ne isterim ki şu hayattan (para, aşk...)? Değiştiremiyorum. Aklım her şeye basıyor ama iç dünyam öyle değil ve sürekli bilinçaltımın dediği oluyor, aklımın değil. Çevresel faktörler hiç iyileşmiyor canım benim maalesef. Tanrı bana böyle bir hayatı uygun görmüş diyorum anca. Değişmesi mümkün ise de benim elimle olmaz o iş.

Hipnoz deme sebebim ufak tefek şeyler. Çok güçlü sonuçlar veren ufak tefek davranışları değiştirebilsem gerisini halledicem gibi.
0
🌸muhayyer divan
(23.04.25)
Bakış açısını değiştirmek dünyanın en zor işi zaten. Yavaş yavaş. Bugün bir şey degisir6, gelecek ay başka bir şey. Sonra bir ara hiçbir şey değişmez ama totalde başladığın yerde farklı bir yere varmış olursun. Şimdi aşırı yorgun hissettiğin için bu dediklerim sana sinir bozucu geliyor ama hayat = hareket. Ölümüne tembel bir insan olarak kabullenmekte benim de aşırı zorlandığım bir gerçek bu. Kafa göz yara yara ilerle ama ilerle, yoksa işte durduğun yerde kendini yiyip bitiyor insan.
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
Çok için sıkılırsa bana mesaj at, Kobra Murat gibi öveyim seni :))
0
sekizdokuzon
(23.04.25)
Aynı durumdayım. Bugün gece uykusu da dahil 3 tur uyudum. Fakat ben şehri değiştirdim bayağı hava değişimi oldu.
Diğer zamanlarda da o kadar çok sıkılıyorum o kadar çok bunalıyorum ki keşke hep uyusam diyorum. Öyle zamanlarda kendimi sokağa atıyorum. Boş boş yürüyorum. Ne yaptığım hakkında hiçbir düşüncem olmadan zaman geçirmeye çalışıyorum. Hayatın içi iyice bomboş kaldı. Nedenini bilmiyorum
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(23.04.25)
@sekizdokuzon <3 dünya ahret bacımsın <3

@uşak tezgahları

Hava değişimi desin de galiba bahar yorgunluğu da yaşıyoruz, hele bahar alerjisi de varsa, ki benim var...

Bulunduğun yerde yapayalnızsan o da yapar böyle, 8 yıl yaşadım o şekilde, hem de kadın başıma, oradan biliyorum.
0
🌸muhayyer divan
(23.04.25)
Hava değişimi oldugunu genzimin sürekli dolması, aralıklarla ateş ve halsizlik ile anladım.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(23.04.25)
Ateş iyi değil, hava değişikliğinden olmaz o. Enfeksiyon veya fazla üşütme var. Kendini terlet.
0
🌸muhayyer divan
(23.04.25)
insülin salınımı,
ekmek ve türevleri.
0
designer
(24.04.25)
@designer

Al benden de bir o derece. Gayet güzel haklısın.
0
🌸muhayyer divan
(24.04.25)
Git Allah'a anlat, duanı et başka bir şey yapma. Haketmişsindir, sonuçta senin inanç tarzın bu şekilde, millete verdiğin cevaplardan yola çıkıyorum. Aynısnı yap.
0
Shepard
(24.04.25)
@Shepard

Evet benim inanç tarzım bu şekilde ve söylediğim herkese önce "inanıyorsan" diye başlayarak söylediklerimi de yapıyorum, merak etme. Hak etmişimdir etmemişimdir onu bilmem, ama bu seni ilgilendirmez. Bundan sonra benim duyurularıma bu hesabınla da, varsa başka hesabınla da gelip cevap yazma. Senin zahmetini de emeğini de tenezzülünü de istemem. Buyur başkalarına tenezzül et.
0
🌸muhayyer divan
(24.04.25)
(6)

Tosun gibi oldum acil yardım

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhaba arkadaşlar.Son 2 aylık süreç içinde çok kilo aldim. Özellikle göbek, göğüslerim ve kalçalarım kötü bir görüntü oluşturuyor artık.Özellikle bu 3 kısmı en kısa sürede nasıl eritebilirim, eski tisortlerimin içine girmek istiyorum yardımcı olun lütfen.Şu an 32 yaşındayım, 1.73 boy ve 80 kiloyum.
Merhaba arkadaşlar.Son 2 aylık süreç içinde çok kilo aldim. Özellikle göbek, göğüslerim ve kalçalarım kötü bir görüntü oluşturuyor artık.
Özellikle bu 3 kısmı en kısa sürede nasıl eritebilirim, eski tisortlerimin içine girmek istiyorum yardımcı olun lütfen.

Şu an 32 yaşındayım, 1.73 boy ve 80 kiloyum.En azından 10 kg vermek istiyorum.

Spor salonuna gidecek pek vaktim yok, eve yürüyüş bandı alırım gerekirse.

Ama neyi nasıl yapmam gerekiyor, neyi ne zaman yemeliyim/yememeliyim onu bilmiyorum, yardımlarınızı bekliyorum.
Yazan, öneride bulunan herkese teşekkür ediyorum şimdiden.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(23.04.25)
Yağ kaybetmek istiyorsan "en kısa sürede" diye bir şey yok, 1 kilo yağ kaybetmek için 7500 kalorilik açık gerekiyor, internette kalori hesaplama araçları var oradan günlük alman gereken kalorileri hesapla, günlük alman gereken kalori üstünden 250-300-500 (tercihine göre) açık ver, her toplam 7500 kalorilik açıkta 1 kilo yağ kaybedersin, bunu kısaltacak süreçler yağdan çok kas kaybetmene neden olacaktır o da vücut proporsiyonunu daha da bozan bir hamle olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.04.25)
@kaleci benim amacım sağlıklı kilo vermek. Özellikle 10 kg fazlamı vermek istiyorum. Bunun da göbek çevresi, göğüs ve kalçalardan gitmesini istiyorum.

Çözüm sadece kalori açığı mıdır ? Ben biraz daha açık öneri istiyordum. Yapmam/yapmamam gerekenler için.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(23.04.25)
Yağların nereden gideceğini seçemeyiz kalori açığı yapıldığında neresi müsaitse oradan yağ kaybı yaşanır ama erkeklerde göbek çevresi kadınlarda kalça bölgesi ana rezerv olduğu için genelde bu bölgelerde kayıplar daha yavaş olur.

Yağ kaybı için kardiyo da iyidir ama direnç egzersizleri çok daha iyidir, evde çalışacaksan direnç bantları alıp kas kayıplarını minimumda tutacak direnç egzersizleri yapmanı öneririm.

Kalorilerini hesaplarken makro takibi de yapman önemli; günlük alman gereken proteini yağı karbonhidratı hesapla, bunları almaya çalış.

Ne yiyip ne yememe konusu biraz sana bağlı ama genel olarak abur cubur türü ürünleri tüketmek tokluk hissi yaşatmadığı için sıkıntılı olur hamur işi ürünler de yağdan zengin olduğu için kalori alımını yükseltebilir, hiç yeme demek gerçekçi bir yaklaşım olmamakla birlikte tüketimini belirli bir miktarın altında tutmak faydalı olur.

Diyetler zamana yayılmalı ve sürdürülebilir olmalı, kendine 2 aylık 3 aylık 4 aylık 5 aylık hedefler belirleyip acele etmeden hedeflerine ulaşmaya çalış, bazen başarırsın bazen başaramazsın ama başaramadığında vazgeçme kilo vermek zor ama yapman gerekenleri yerine getirdiğinde sonuç almamak mümkün değil.

Bunlara ek olarak yüksek yağ oranına çıkınca bazen buna bağlı olarak insülin direnci gibi metabolik sıkıntılar yaşanabiliyor, böyle bir şey var mı yok mu öğrenmen de senin için iyi olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.04.25)
Gece uykusunu düzenli ve yeterli almıyorsan, stres yapar, stres yağ toplar kilo yapar.

Sık sık ağzına bişeyler atıyor veya şekerli içecek içiyorsan sürekli insülin salgılanır bu da harcanmayan enerji alıp alıp yağ olarak depolamak demektir.

D vitamini magnezyum omega 3 demir ferritin folik asit eksikliğin varsa kilo verdiren tutar.

Yani paketli gıda, unlu nişastalı yiyecekler olayına girmiyorum, bil artık bunları.

Yapay veya doğal, şekerli her ne varsa insülin coşturur bu da yağ tutulumunu coşturur aman diyim.

Şekeri tamamen kes demem, o kadar ağır değilsin ama unlu nişastalı gıdayı 10 birim yiyorsan 1 birim, doğal şekerli gıdaları hiç değilse on birim yiyorsan 2 birim ye/iç. Bol bol güneşe temiz havaya çık. Gece uykusunu lütfen vakitlice ve yeterince uyu (bu konuyu bi araştır melatonin serotonin ürettirir) hareketsizsen hareket et.

Bu kadar.

Hızlı yiyorsan lütfen çiğneme hızını yavaşlat ve çiğneme sayısını artır. O bile çok fark ettirir.

İmza: her şeyi bilip yapamayan iradesiz muhayyer.
0
muhayyer divan
(23.04.25)
Telefonuna fitSecret uygulamasını indir. Bilgilerini gir.
Şu sayfadan yağ oranını hesapla.
www.agirsaglam.com
şu sayfadan kalori ve makrolarını hesaplamayı öğren.
www.agirsaglam.com
yediğin içtiğin her şeyi fitsecret'a kaydet, gün sonu, eksiğini fazlanı gör, ertesi güne beslenmeni buna göre ayarla.
falan

Bir de öyle iki ayda, hayatında bir şeyleri değiştirmediğin halde birden çok kilo aldıysan, bir dahiliye uzmanına görünmende fayda var.
0
Mirket
(23.04.25)
hersey ifade edilmiş,
uykuya değineyim,

Uyku kalitesini artirmak için
fiziki olarak yorulmalisin,
aksam 17'den sonra
cay,kahve,yemek işleri bitsin,
Yatmaya yakin fazla su icme.
0
designer
(24.04.25)
(20)

Şener Üşümezsoy

kizil karga
Bu adama büyük çoğunluk meczup gözüyle bakıyordu ama 20 gün önce yaptığı tahmin sanki %100 tutmuş gibi, hakkı mı yeniyor yoksa gerçekten meczup mu?https://x.com/vaziyetcomtr/status/1907765757468934348?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Bu adama büyük çoğunluk meczup gözüyle bakıyordu ama 20 gün önce yaptığı tahmin sanki %100 tutmuş gibi, hakkı mı yeniyor yoksa gerçekten meczup mu?

x.com
0
kizil karga
(23.04.25)
bunu ben dahil herkes söylüyor zaten o zaman benim de hakkım yeniyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.04.25)
Haddimi aşıp yorum yapacağım. Normalde jeolog değilim ve bu bilim hakkında bilgim çok kısıtlı. Ancak hakkının yendiği bir durum yok diye düşünüyorum. Depremleri tahmin etmeye çalışıyor. "6.0 - 6.5 büyüklüğünde deprem OLABİLİR" diyor. Bugün fay haritasını bilen ve sismik hareketleri takip eden birçok bilim insanı benzer tahminler yürütebilir. Söylediği şey tuttu diye her söylediğini doğru kabul etmek insanı yanıltır. "İstanbul'da 6-6,5 olur daha da büyük olmaz" diyor mesela. Bilirkişi kabul ettiğimiz Naci Görür ve Celal Şengör gibi isimlerin söylediğinin aksine bir şey söylüyor. Ama şunu biliyoruz ki Naci Görür bu konuda konuşunca tamamen bilimsel veriye dayanarak söylüyor. Marmara fay hattında enerji biriktiğini ve mutlaka bu enerjinin büyük bir depreme sebep olacağını bilimsel olarak söylüyor. Şener Üşümezsoy da jeolog. Eminim o da diz kapağından sallamıyordur konuşunca. "Deprem olabilir." demekle önemli bir iş yapılmış olmuyor ama "daha da büyük deprem olmaz" demek tamamen sallamasyon bence. Bunun arkasını dolduracak bilimsel veriyi de sunsa daha net yorum yapabilir insanlar meczup bu yoksa dahi mi diye.
0
himmet dayi
(23.04.25)
iki farklı görüş var.
biri üşümezsoy gibi kumburgaz-silivri arası deprem bekleyenler. hatta bunlar bursa-mudanya hattına daha çok dikkat çekerler. övgün ahmet ercan da bu gruba dahildir.
ikinci görüş depremin adalar açığından başlayıp tek seferde kırılacağını söyler. bunlarda celal şengör, naci görür ve çoğunlukla itü tayfası.
0
my fault
(23.04.25)
usumezsyon'un bilimsel bilgisi ve performansi, televizyonda gördügümüz diger uzmanlara kıyasla, cok zayif. o yüzden pek ciddiye alinan birisi degil. kaslari ile etrafındaki genc kadınlari etkilemeye calismasi da sozlerini ciddiye almami zorlastiriyor (ad hominem nedir, işte budur)
0
deckard
(23.04.25)
bilimsel bir konuda bu kadar kesin aciklama yapan bir insana guvenesim gelmiyor. neye dayanarak soyledigi belli degil. belki sehri terk edip hayatini kurtaracak o kadar insanin hayatini karartiyor olabilir.

insanlar ne olursa olsun felaket olacakmis gibi hareket etmeli ve yasadigi binanin saglamligindan emin olmali. boyle soylemlere aldanip deprem gercegini yok saymamali.

bence bayagi sorumsuzca bir hareket yaptigi. o kadar bilim insani ondan daha az mi biliyor?
0
bohr atom modeli
(23.04.25)
Evet olmuş
0
kisa
(23.04.25)
hakkı yeniyor olarak düşünmenizin nedeni bir tane felaket tellalı adamı ünlü yapıp sürekli kanallara çıkartıp dinlenmesidir. o adam dışında hiçbir bilim insanı dinlenmiyor. kaldı ki bu felaket tellalı adamın jeologtur; sismolog veya paleosismolog değildir.

yine çıkıp yavaş yavaş konuşup kimsenin anlamadığı cümleler kurup insanın kafasını karıştırıp korkutacaktır.

not: bu felaket tellalı adamın ismini bilerek vermedim. namusu gibi koruyan insan çok bu bilim insanını. bilimsel etik kurallardan da bihaberdir kendisi.
0
false pretension
(23.04.25)
Hakkı yeniyor, meczup falan değil.
0
muhayyer divan
(23.04.25)
Hakkı yenmiyor. Bilimsel camiada çok ciddiye alınan biri değil zaten. Şovmen olduğu için piyasada. Yoksa kendisiyle aynı seviyede başka kişiler de var. İnsanlar genel olarak hiçbir şey yapmalarını gerektirmeyen, herhangi bir endişeye sebep vermeyen yorumlarından ve şovmen halinden dolayı seviyorlar.

Ülke bu haldeyken ekonomi süper, avrupa kıskanıyor, dünya lideri, satranç falan denmesi sizi ne kadar rahatlatıyorsa ya da ne kadar gerçekse bu da tamamen aynı.
0
nawar
(23.04.25)
ben şener hocanın yanıldığını hiç görmedim. hakkı yeniyor. ben kendisine güveniyorum.
0
matilda
(23.04.25)
Canan karatayci tayfa seviyor
0
abuzer
(23.04.25)
Papyon, kravat takmiyor diye meczup gorenler var evet. Toplumun belli kesimi iste bunu dusunenler.

Matilda+1

Asil digerleri sovmen, rantci
0
Kittie
(23.04.25)
Dışkı yiyen zat gibi popülist olmadığı için, halktan bir insan olduğu için kadıköy moda’daki kahvehanede takılıyor şener hoca. Medyatik olmak gibi bir derdi yok. Arada böyle tvlere çıkarak halkı bilgilendiriyor.
popülizme ve zırvacılığa hiç ihtiyacı yok. Gerçek bir bilim adamı. Kadıköy’de komşumuz. Öyle elitist bir demagog hiç değil. Şahsına münhasır bir karakter.

Dışkı yiyen zat ise 2002 yılında verdiği röportajda büyük istanbul depremi (7+ şiddetli) 10 yıl içinde olacak şekilde ciddi ciddi iddialarda bulunuyor. Youtube da videoları mevcut dileyen bakabilir. Sonrasında da her 10 yıl da aynı şeyi tekrarlıyor. Sürekli yaptığı şey şu: x kadar yıl içinde büyük deprem olacak diyor ve haliyle rezil oluyor. Sonuçta bu bir tahmin. Ama insan hatalı tahminini de kabul etmeli. Zaten bu zatın gündeme geldiği konular hiçbir zaman uzmanlık alanı olan jeoloji değil dikkat ederdeniz hep başka konulardaki söylediklerinden gündemde malesef.

Şener hoca gibiler her zaman kendisinden çok daha aşağı durumda olan insanlar tarafından daha az duyulur ve daha az bilinir. Bilgeliğin şanından heralde.
0
ezkaza
(23.04.25)
celal isimli şarlatana kıyasla daha güven veren birisi. genelde söyledikleri çıkıyor ayrıca. özel hayatında bok yemek, küçük kızların poposunu ellemek gibi sapıklıkları olmadığına da eminim.
0
lifeisopeth
(23.04.25)
Dürüst adam.
0
designer
(24.04.25)
Arkadaşlar tam bugün hatta şu anda Şener Üşümezsoy'un "bakın onlar orada (sarı renk) fay gösteriyor ama orada fay yok, asıl fay hattı şurası (kırmızı renk). Buradaki fay da ölü" dediği yerlerde deprem oluyor. Nasıl güvenilir ve her dediği çıkan adam oluyor, bu ne bilimsizliktir? Asahadh

Kandilli Rasathanesi: udim.koeri.boun.edu.tr

USGS (ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu): earthquake.usgs.gov

Şener Üşümezsoy'un haritası: youtu.be

@abuzer +1 Bir de "papyonlu" diye Celal Şengör'e laf sokup kaslarını göstermek için atlet giyen ve kovboy şapkalı adamı "normal" görmek de çok garip. Size en rahatlatıcı bilgiyi veren kişiye inanmak istiyorsunuz diye o doğru olmak zorunda değil. Oytun Erbaş'ın da peşinden aynı kafayla gidenler oldu. :D

Kesinlikle işin tartışması ya da fanatizminde de değilim. Burada birileri sizin konfor alanınızı sarsmıyor ve siz rahat uyuyun diye masal anlatıyor diye 1 kişi bile önlem almayı bırakırsa onun yaşanacak bir depremde başına gelecek olan şeyin vebali sizlerin boynunda. Ben bunun yükünü alamazdım mesela.

Kaldı ki onun deprem beklediği bu bölgede "deprem olmayacak" diyen de olmadı zaten. Bir bütün halinde ya da iki veya üç parça olarak kırılma beklentisi vardı. Bütün halinde kırılmadı. Haber başlığı (içeriği de değil) okuyarak cımbızlanıp "clickbait" haline gelen açıklamalar üzerinden tartışma yaratmaya çalışanlara da bakmayın. Bir de bu yerinde ölçümler ve cihazlar ile yapılan verilerin kimde olduğu, kimin yaptığı belli. Şener Üşümezsoy'un rasathane ve araştırma merkezleri ile ters durumdaki araştırmalarını kendisi gizli bir zengin olarak finanse ederek ve gizlice batiskaf ile dalıp orada ölçüm yaparak sunmadıysa söylemleri bir bilim adamı değil, en fazla tarihçi olarak değerlidir.
0
nawar
(24.04.25)
Yanlış bilmiyorsam bundan 25 yıl kadar önce bir Fransız gemisi Marmara Denizi'ne gelip birtakım araştırmalar yapmış. O araştırma sonucu ortaya çıkan veriler farklı şekillerde yorumlanıyor. Benim anlamadığım, bu kadar bilgi kirliliği olacağına Türkiye'nin en önemli konusu hakkında günümüz teknolojileri ve devletin kontrolünde deniz tabanında çok detaylı bir araştırma yapılıp sonuçlar neden incelenmiyor? Bizim ülkece daha hayati bir konumuz var mı?

İşin bilimsel yönünü bilemem. Ben Üşümezsoy'u çok öteden beri takip ederim, son 1-2 senedir Youtube veya farklı platformlarda çıkan hemen her konuşmasını dinlemişimdir. Dikkatle takip ediyorum.

99 depreminden sonra herkes İstanbul yıkılacak derken Üşümezsoy Düzce ve Şarköy'e dikkat edelim asıl tehlike orada demişti, gazete arşivlerinde var. 2021 yılında Maraş-Hatay civarındaki tehlikeye dikkat çekmişti. Kumburgaz'da 6-6,5 civarı bir deprem beklediğini zaten sayısız kere ifade etti, birçok defa dinledim. Bunu sadece 20 gün önce söylemedi. Kendi kafasında bir fay haritası var ve o haritaya göre çıkarımlarda bulunuyor. Fransız gemisinin yaptığı araştırma sonucu Şengör ve Görür'ün teorilerinin hatalı duruma düştüğünü söylüyor. Sanki ortaya yeni çıktı yorum yapıyor gibi konuşuluyor ama adam 99 depreminden beri istikrarla aynı şeyi söylüyor.

Üşümezsoy tişört-şort yerine gömlek-kravat ile yayınlara çıksa acaba daha mı saygın olacaktı acaba "meczup" diye niteleme sebebi bu mudur?

Söyledikleri çok cesaret isteyen şeyler. TV'lere çıkıp İstanbul yıkılacak, öldük bittik demek en kolayı. Kimse size dönüp sen niye böyle dedin demez.

Bari bu konuda ayrışmasak iyi olacak. Ben bu şekilde her kafadan bir ses çıkmasından çok rahatsızım, insanların psikolojileri hiç düşünülmüyor.

Acaba 2000 senesinde TRT'ye çıkıp "10 yıl içinde Marmara boydan boya kırılacak" diye rahatça konuşanlar teorileri tutmadıktan sonra bugün TV'lere çıkıp benzer şeyleri tekrarlarken "nerede hata yaptım" diye düşünüyorlar mıdır? www.youtube.com
0
Lethe
(24.04.25)
deprem konusunda en yeni ve en tutarlı bilgiler prof dr cenk yaltıraktır. en kötü senaryoyu da o söylüyor işin kötüsü.
0
ground
(24.04.25)
Ben iznik, sapanca Gölcük civarından ters saplayacak diyorum
0
topkapiaksaray
(24.04.25)
celali dışkı yemekle değil asistan kızın kıçını avuçlamasıyla hatırlamak lazım öncelikle. o asistan gitti yine su gibi sarı saçları beline inen bi kızı asistan aldı itü aracılığıyla.

bu konu da, çürük evdeyim, yeni eve geçecek param yok, deprem olursa ölür müyüm kalır mıyım sorusu esasen. havanda su dövülüyor
0
lambırcek
(24.04.25)
(12)

Ot gibi yaşamak, dibi görmek ve anhedoni?

darkwizard
Arkadaşlar negatif belirtileri var bende hayattan zevk alamama amaçsız yaşamak ot gibi yaşamak hayatım ye iç yat şeklinde gidiyor 3 senedir. Okul bitti evdeyim hep ama dışarı çıksam ne bileyim mutlu olamıyorum. Cinsellikten tut film izlemek vb hiçbir şey zevk vermiyor. Nasıl kurtulurum. Risperdal 8
Arkadaşlar negatif belirtileri var bende hayattan zevk alamama amaçsız yaşamak ot gibi yaşamak hayatım ye iç yat şeklinde gidiyor 3 senedir. Okul bitti evdeyim hep ama dışarı çıksam ne bileyim mutlu olamıyorum. Cinsellikten tut film izlemek vb hiçbir şey zevk vermiyor. Nasıl kurtulurum. Risperdal 8 ve lustral 200 içiyorum ama fayda etmiyor.
0
darkwizard
(22.04.25)
Bir iş bulman lazım
0
sekizdokuzon
(22.04.25)
@sekizdokuzon
Seramik okudum alanım çok boş ve ne iş yapabilirim bilmiyorum
0
🌸darkwizard
(22.04.25)
iş bulmaktan ziyade bir hedef koy kendine. güne başlamak için bir amacın olsun.
0
runaway
(22.04.25)
Kas gücü gerektirecek ve erken kalkman gerekecek bir iş yap.
0
gabe h coud
(22.04.25)
İngilizcen var mı?
0
sekizdokuzon
(22.04.25)
Seramik kap kacak yapıp Instagram'dan satsan, workshoplar yapsan.
0
sekizdokuzon
(22.04.25)
Bitmişsin, git iş bul ve çalış. Hayata döndürecek tek yol bu.
0
Shepard
(22.04.25)
Beyin ençok enerji harcadığı,pik yaptığı an,
Hiç birsey yapmayip ,tavana boş boş bakma anında oluyor.

● günlük hareket,
● beslenme,
● stres,
● uyku kalitesi ;

özen gösterirsen daha iyi hissedersin.
0
designer
(22.04.25)
Böyle dibi gördüğünde tek bir spesifik şey yaparak bu aciz hayattan kurtulabileceğini düşünürsün. Öyle olmuyor. Hayatını yaşanabilir kılacak bir sürü küçük şey yaparsın ve sonunda sadece normal bir hayatın olur ama şu an olduğu kadar kötü hissetmezsin.
0
potsdamer
(23.04.25)
böyle birine iş bul demek çok saçma. önce kafayı toplamak lazım. seramik okuduysan en azından bu konuda birşeyler üretmeye bak. para kazanmayı 2.plana al şimdilik. para için bim, a101 tezgahtarı olma. hayatı 1 defa yaşıyorsun.

ailenden de destek iste. kendin gelmedin bu dünyaya.
0
runaway
(23.04.25)
Psikolog da ilaç ta hikaye. İş bulup çalışmak. İşe yaradıgını hissrtmen lazım. Vaikiki bim 101 sürekli eleman arıyor.
0
luluki
(23.04.25)
herkese +1 para kazanman lazım.

içtiğin ilaçlar daha da uyuşturuyor seni.

harekete geçmen lazım.
0
koela
(23.04.25)
(8)

malzeme adı soruyorum

exlibris
ip ve kumaş parçalarından yapıldığını düşündüğüm şilte gibi olan bir malzeme var. evden eve nakliyatçılar mobilyalar çizilmesin diye sarıyorlar, kilim gibi ama özensiz dükulu bir malzeme. örtü gibi, halı gibi ama değil gibi... koyu gri ya da kahveye çalan rengi oluyor. adı ne bu malzemenin? 1-2 m2 l
ip ve kumaş parçalarından yapıldığını düşündüğüm şilte gibi olan bir malzeme var. evden eve nakliyatçılar mobilyalar çizilmesin diye sarıyorlar, kilim gibi ama özensiz dükulu bir malzeme. örtü gibi, halı gibi ama değil gibi... koyu gri ya da kahveye çalan rengi oluyor. adı ne bu malzemenin? 1-2 m2 lazım ama ne diye aratıcam bilemedim.
0
exlibris
(22.04.25)
www.trendyol.com

dediğini anladım ama bu işini görür mü?
0
jelly bear
(22.04.25)
bu da olur @jelly

ama özel bir adı var mı acaba benim sorduğum paçavranın?
0
🌸exlibris
(22.04.25)
Jüt mü?
0
kisa
(22.04.25)
Çaputtan yapılma kilim. Çaput kilim derdik biz ona. Malzeme sarmak için kullanıldığını hiç görmedim. Eski kumaşlardan şeritler kesilerek örülen kilim.

Edit
Hala öyle diyorlarmış.

www.eldoku.com

Senin söylediğin şu da olabilir.

www.trendyol.com
0
Mirket
(22.04.25)
biz amerikan bezi diyoruz.
şantiyede de telis bezi kullanırız.
0
artci sarsinti
(22.04.25)
designer
(22.04.25)
Nakliye/mobilya taşıma battaniyesi +1 ben Koçtaş'tan almıştım zamanında
0
peki madem
(22.04.25)
@mirket
evet tam da buydu sorduğum. ikinci linkteki. nakliye battaniyesiymiş.
0
🌸exlibris
(22.04.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.