Giriş
(7)

Shellden shell kartla benzin alanlara soruyorum?

Cesario
Shell uygulaması indirdim. Ilk kullanım için 20bin puan yani 200 tl tanımlandı. Kart numarası falan var, her şey dijital. Hatta karta tıklayınca barkod falan çıkıyor.Shell'den benzin alırken sordum kullanmak için. Fiziki kart olmadan kullanılamaz falan dedi. Bana çok saçma geldi. Yalan mı söylediler
Shell uygulaması indirdim. Ilk kullanım için 20bin puan yani 200 tl tanımlandı. Kart numarası falan var, her şey dijital. Hatta karta tıklayınca barkod falan çıkıyor.

Shell'den benzin alırken sordum kullanmak için. Fiziki kart olmadan kullanılamaz falan dedi. Bana çok saçma geldi. Yalan mı söylediler acaba diye düşündüm.

Sizin bilginiz var mı?

Hatta fiziki kart verip bununla müşteri hizmetlerini arayıp sor dediler. Aplikasyondan barkodu gösterdim bunu okutmuyor musunuz falan hayır dediler olmuyor öyle.

Edit: şikayetvar'a baktım. Müşteri hizmetleri illaki fiziki karta gerek yok ki demiş. Kampanya puanları başka karta da aktarılamaz demişler. Bende THY'de biriken milleri aktaracaktım. İyi ki yapmamışım.
0
Cesario
(13.12.25)
yalan söylemiş ben kart aldığımı bile hatırlamıyorum.
0
Rondak
(13.12.25)
@rondak

Adamla inatlaşmak istemedim tartışma çıkmasın diye. Başka bir shellden denerim olmazsa yine Opet'ten devam...
0
🌸Cesario
(13.12.25)
@cesario

Yanlış hatırlamıyorsam barkod numarasını soruyor sonra telefonunuza sms olarak kod geliyor sizden onu istiyor. İşlem bu kadar
0
Rondak
(13.12.25)
Yakın zamanda kullandım, uygulamadan barkod sonrasında telefona gelen şifre ile kullanılıyor.
0
en bi orijinal
(13.12.25)
istasyon calisanlari kulaginin üstüne yatiyor,
0
designer
(13.12.25)
Fiziki karta gerek yok. Uygulamadan, kartını, plaka üzerine kaydettiysen her yakıt alışında kazanırsın puan. Yalnız Shell puanları 2-3 gün sonra yükleniyor
0
etna
(14.12.25)
fiziki kart olayı eskidendi. puan kullanacağım dediğinde plakaya bağlı olan kartın üzerinden puanı çekebiliyorlar. sadece sana doğum tarihini gün ve ay olarak soruyorlar.
0
false pretension
(14.12.25)
(3)

Düzenli alkol kullanmayı bıraktıktan sonra sıklaşan anksiyete atakları

sekizdokuzon
Muhtemelen hep oradaydılar ama ben akşamları iki bira içip rahatladığım için mutlaka çözülmesi gereken bir sorun kategorisinde değildi benim için.Terapiye mutlaka başlayacağım. Haftada bir olmasa da ayda iki defa mutlaka gitmem lazım. İmkanım olsa haftada bir değil iki kez giderim. Şu an cidden çok
Muhtemelen hep oradaydılar ama ben akşamları iki bira içip rahatladığım için mutlaka çözülmesi gereken bir sorun kategorisinde değildi benim için.Terapiye mutlaka başlayacağım. Haftada bir olmasa da ayda iki defa mutlaka gitmem lazım. İmkanım olsa haftada bir değil iki kez giderim. Şu an cidden çok zor ilerliyor her şey ama doğru yoldayım değil mi?

Bana biraz cesaret verebilir misiniz? Bu anksiyete belasından kurtulabilirim değil mi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.11.25)
bol bol ev yapimi yogurt ye,
vucudu temizler,
daha cabuk uyku getirir,
doktor desteğinide eksik etme tabi,
geçmiş olsun
0
designer
(28.11.25)
Bir ödeme listesi çıkarıp bütün ekstralarını ertelemeni sadece ölmeyecek kadar harcama yapıp kalan paranla terapiye gitmeni öneriyorum. Online değil yüz yüze ve düzenli olmalı. Özellikle ilk aşamalarda haftada bir (mümkünse aynı gün ve saatte) düzenli gitmesi çok önemli.
Bir de iyi bir terapistle konuşup gelecek seanslar için birlikte daha uygun bir ödeme planı çıkarabilirsiniz bu konuda anlayışlı olan gerçekten iyi terapistler var.
0
mutekebbir
(28.11.25)
Kesin işe yarar mı bilmem yine de meditasyon deneyebilirsin.
0
pembediken
(29.11.25)
(2)

Antipsikotik kullanıyorum yan etkileri var?

darkwizard
Malum bazi nedenlerden ripserdal kullanıyorum prolaktin 17-21 normal iken 27 çıktı. Göğüslerimde büyüme olmustu kilolu da değilim. Doktor ilaç mi değişecek ve acaba nasil kurtulurum sporla gecer mi ameliyat mi gerek. O kadar büyük değil ama yağlandı.
Malum bazi nedenlerden ripserdal kullanıyorum prolaktin 17-21 normal iken 27 çıktı. Göğüslerimde büyüme olmustu kilolu da değilim. Doktor ilaç mi değişecek ve acaba nasil kurtulurum sporla gecer mi ameliyat mi gerek. O kadar büyük değil ama yağlandı.
0
darkwizard
(28.11.25)
kabus, açlık hissi, kilo alma, memeden süt gelmesi, uykululuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.11.25)
dogal surede yetişmemiş kanatli hayvan
ve çin tuzu vb seyler kullanilan cips,hazir gida ürünlerinlerine veda edebilirsin,
0
designer
(28.11.25)
(3)

Jeneratör

beyaztenlikiz
Merhaba. Bana iş yerim için uygun olabilecek jeneratör lazım. 1 bilgisayar, 4 priz, mümkünse 1 buzdolabı çalıştırsa iyi olur. Nasıl bir şey almalıyım? Daha önce “ Hyundai HHY960A Çanta Jeneratör 1kVA Benzinli” vardı. İşimi görüyordu fakat bu cihazı çalıştırabilmek için bir kadın olarak gücüm yetmiyo
Merhaba. Bana iş yerim için uygun olabilecek jeneratör lazım. 1 bilgisayar, 4 priz, mümkünse 1 buzdolabı çalıştırsa iyi olur. Nasıl bir şey almalıyım? Daha önce “ Hyundai HHY960A Çanta Jeneratör 1kVA Benzinli” vardı. İşimi görüyordu fakat bu cihazı çalıştırabilmek için bir kadın olarak gücüm yetmiyor. Otomatik, daha pratik çalışan ve mümkünse daha sessiz bir şey arıyorum. Bana yardımcı olabilir misiniz? Teşekkür ederim
0
beyaztenlikiz
(17.11.25)
güneş enerji panalleri olmaz mı?

www.akakce.com
+1
designer
(17.11.25)
ufak jeneratörler marşlı olmuyor. ufak olsun az yaksın hele sessiz olsun derseniz fiyatları yükseliyor. bir de honda olsun çok uzun süreler kullanayım derseniz ikinci el araba parasına geliyor örnek
www.hepsiburada.com

sırf bu jeneratör muhabbetinden kendime arazi alamadım.

mesela ses olayını eleyip bir de büyük alırsanız fiyat nasıl düşüyor bakalım

www.hepsiburada.com

bu sefer de yakıt sarfiyatı artıyor.


ben şahsen sesli ve marjlı bir jeneratöre kendim 45mm dekopandan kabin yapar kullanırdım. dekopan da ucu değil ama bi hava girişi bi egzos çıkışı olur mu olur. olmayacak şey değil yani.
+2
Fodera
(17.11.25)
elektrik ne kadar süre kesiliyor ? belki de online bir ups almak daha mantıklı olabilir.
+1
orpheus
(18.11.25)
(5)

Sütün bir türlü kesilmememesi.

Mirket
Sirke, limon, yoğurt kombini bile yaptım. Hala tık yok. Nedir, Niyedir, Bir çare bulun. Bir kazan süt ziyan olmak üzere.
Sirke, limon, yoğurt kombini bile yaptım. Hala tık yok. Nedir, Niyedir, Bir çare bulun. Bir kazan süt ziyan olmak üzere.
0
Mirket
(17.11.25)
Sütün sıcaklığı nasıl? Oda sıcaklığında duruyorsa biraz ısıtın, 42-45C civarına çıkarın, bir de öyle bakın.
0
kobuzchu kiz
(17.11.25)
Kaynama noktasındayken, sirke veya limon suyu veya yoğurdu koyunca iki dakikada kesilip yeşil suyunun ve tortunun ayrışması lazım. Kaynarken hepsini birden ve fazla fazla koydum. Birşey olmadı.
Şimdi soğumaya bıraktım. Tekrar kaynatıp bir daha deneyeceğim. Daha asidiktir diye beyaz sirke de koyacağım bu kez.
0
🌸Mirket
(17.11.25)
sanirim hayvana verilen antibiyotik vs süte geçmekte,

biraz kaynatin lora doner heral.
0
designer
(17.11.25)
bazen böyle oluyor ya kesilmeyince kesilmiyor maalesef. bence artık içinde herhangi bir besin değeri de kalmamıştır kaynamaktan, o yüzden çöp.. beyaz sirkeyi gıdada kullanmak önerilmiyor diye biliyorum bi de
0
mezzosprite
(18.11.25)
bizimkiler sütçüden süt alınca süt kesilmezse iade ediyolar hatta sütçü ile kavga ediyolardı ne ilaç koydun da bu süt böyle bozuk ve kesilmiyo diye. kesilmeyen sütü kullanmayın ve atın.
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
(10)

Nasıl olabilir?

mermaidd
Dün bu konuda başlık açılmış ama konunun gidişatı değiştiği için bende sormak istedim. Zehirlenen gurbetçilerin kaldığı otelden 2 kişi daha zehirlenme vakasıyla hastaneye kaldırılmış. Oteldeki damacana sudan zehirlenildiğinden şüpheleniliyormuş. Su bu kadar tehlikeli olabilir mi? Özellikle damacana
Dün bu konuda başlık açılmış ama konunun gidişatı değiştiği için bende sormak istedim. Zehirlenen gurbetçilerin kaldığı otelden 2 kişi daha zehirlenme vakasıyla hastaneye kaldırılmış. Oteldeki damacana sudan zehirlenildiğinden şüpheleniliyormuş. Su bu kadar tehlikeli olabilir mi? Özellikle damacana su.
0
mermaidd
(15.11.25)
Damacanın toksikliği açıkta bekleyen tavukla yarışır.
0
kizil karga
(15.11.25)
Sudan ziyade damacananın içine oturtulduğu sebil, alındiği günden bu güne hiç temizlenmemiş olabilir.
Suyun geçtiği o yollar vs.
0
WithWorth
(15.11.25)
Otel sahibi mutfağımız yok, kapalı su dışında ikramimiz da yok demiş. Havalandırma da sorun yoksa otelde sorun yok

Düzeltme: şimdi twitterda gördüm damacana su varmış sadece. Otel sahibi suçlu olabilir
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.11.25)
bence artık haber kirliliği var.herkes bir şey diyor. ülkede sağlık sistemine güvenilmeyince böyle oluyor. tavuktan zehirlenen bir aile vardı, onlarda acile gidip evlerine gönderilmişti. asıl sıkıntı burada.
+1
mikahakkinen
(15.11.25)
insanlar depremde enkazda susuz kalınca kendi idrarlarını içiyorlar, bir şey olmuyor. bear gyrills fil dışkısını sıkıp içindeki suyu içiyor, bir şey olmuyor. damacana su veya sebili ne kadar kirli olabilir? hem sadece onlar mı içti?

bir de niye bu kadar belirsizlik olduğunu anlamadım. adli tıpta otopsi yapılmadı mı? biri böcek ilacı diyor, biri midye diyor, biri kumpir biri damacana su diyor.
+1
tabudeviren
(15.11.25)
@tabudeviren yaklaşık 30-40 dakika önce girilen bi haberde de otelde düzenli olarak böcek ilaçlaması yapıldığı ve bunun doğrultusunda zehirlendiklerini yazmışlar. Neye inanacağımı şaşırdım artık
0
🌸mermaidd
(15.11.25)
@mermaidd böcek ilacı konusu sabahtan beri konuşuluyor. Otelin ciddi bir hamam böceği sorunu varmış. Google yorumlarında otelde kalanlar bu konudan şikayetçiymiş. Aile alt katta havalandırmanın yetersiz olduğu bir odada kalmışsa böcek ilacından etkilenmiş olabilir diyorlar.
0
gnosis
(15.11.25)
insan ve gida olan yerde ilaclama yapan sirketler,puskurttukleri sivinin treake solunumu yapan canlilarda etkili oldugunu söyluyorlar,

bence tavuktandir,
0
designer
(15.11.25)
@designer Tavuktan olsa o restoranda yemek yiyen başkalarının da zehirlenmesi beklenmez mi? Geçenlerde başka bir ilde yedikleri tavuk dönerden yüzlerce kişi hastanelik olmuştu.
Bu arada son dakika haberi: "Zehirlenen ailenin kaldığı otelde iki kişi daha hastaneye kaldırıldı! 'İlaçlama' ve 'damacana su' şüphesi... 3 kişi daha gözaltına alındı"
0
gnosis
(15.11.25)
@gnosis bende seninle aynı fikirdeyim gıdadan olduğunu düşünmüyorum. Otelde bir de damacanadan su içmişler ya ondan oldu ya da bu ilaçlamadan zehirlendiler.
0
🌸mermaidd
(15.11.25)
(14)

Türk dizilerinde neden yaşlı adam genç kız partner seçiliyor

darkwizard
40-45-50 yaşında adamların 20-25 yaşında sevgilisi oluyor bu gibi yozlaşmalar neden müdahale edilmiyor.
40-45-50 yaşında adamların 20-25 yaşında sevgilisi oluyor bu gibi yozlaşmalar neden müdahale edilmiyor.
-8
darkwizard
(14.11.25)
'Neden empoze ediliyor?' şeklinde bir soruya mutabık olurum ama 'yozlaşma' tanımlamasına katılmıyorum.

Ayrıca müdahale, reyting düşmesiyle olmalı. Sansür mekanizması mı olsun yani? Sansür komisyonları mı kurulsun 21. yüzyılda?
+1
Mirket
(14.11.25)
zengin güçlü erkekler de gerçek hayatta da genç olanı tercih ediyor zaten. tutarsızlık ve yozlaşma yok.
+1
hold the door
(14.11.25)
izlettirmek için,
guzel kadin, yakisikli erkek,
tüketen toplumun tüketen dizileri.
0
designer
(14.11.25)
tv kumandasının tuşuna basarak bu durumdan kolayca kurtulabilirsin. sansür hepsinden daha büyük bir yozlaşma ve ayıptır.
+4
yurtsuz john
(14.11.25)
yasitiyla evlenmis, yakasik 15 senedir evli olan birisi olarak, zaten dogrusu bu diyorum. kadin erkek arasinda kilciksiz 10 yas olmali.

40 yasinda adam diyelim, yeni yeni paraya ulasmaya baslamis aile kurmak istiyor, coluk cocuk pesine verecek. ne yapsin gidip yasitiyla evlenip, biyolojik saat diye birsey var.
-5
cooperr
(15.11.25)
www.themarysue.com
Bu sadece Türkiye'ye özgü ya da yeni bir şey değil. Fakat bununla mücadele için sizi sansürcülüğe değil, feminizme bekleriz.
+3
kobuzchu kiz
(15.11.25)
Bu dünyadaki olağan bir gerçek. Monte Carlodaki zengin dedeler de 20 yaşındaki kızlarla geziyor. Empozeye gerek yok, insan birbirine benzer.
-1
mikahakkinen
(15.11.25)
çünkü çatışma lazım hikayede herkesin bi sosyal yargıç olup insanlar hakkında hüküm vermesi lazım ki haklı çıksınlar
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Geçen bir haber gördüm. Zamanında James Bond'u oynayan aktörlerden biri kızı yaşında aktris ile sevgiliyi oynaması istenince kabul etmemiş. Daniel Craig'e de yaşlı bir kadınla oynamak nasıl gibi bir şey sormuşlar. Yaşlı kadın da Monica Belluci bu arada. Craig, Bond ile yaşıt ne var bunda demiş.

Bu yaş farkını yapımcılar talep ediyor sanırım. Yapımcı da parasına bakıyor. Sonuçta iş seyircide bitiyor. Sen izliyorsun ki o film veya dizide 50 yaşında adam kızı yaşında aktris ile aşk yaşıyor. Toplum böyle ilişkileri ayıplar ama bilinçaltı mı artık iki yüzlülük mü neyse ekranda görmeyi seviyor.
0
gnosis
(15.11.25)
toplumun böyle şeyleri ayıpladığını kim nasıl iddia ediyor bilemiyorum
toplumda ancak çok iyi eğitimli, kültürlü, kentli, kadınları 2-3 kuşaktır aile işi harici maaşlı çalıştığı vb. bir kesim için böyle yaş farkları abestir, yanlıştır.

kalan toplum için, yani toplumumuzun epeyce büyük bir bölümü için bu yaş farkları normal, her yer ekşi evreni gibi değil zira.

hatta şu anda daha da normal
zira 30-40 sene önce yani daha kitleler şehre taşınmadan ve adapte olmadan önce, erkekler askere gitmeden önce nişanlanıp gelir gelmez de evleniyorken 18-19 yaşındaki çocuğa ne kadar küçük kız "alabilir"din zaten? yaş farkları mecbur en fazla 2-3 olabiliyordu. istesen de olamıyordu yani yaş farkı. ancak 2. evlilikte.
ilk evlilikte ciddi bir yaş farkı olabilmesi için adamın askerden epey epey bir zaman sonra (mesela 10 yıl sonra, 30 yaşlarında iken evlenmiş olması lazım ki 18-20 yaşında biriyle evlenince yaş farkı oluşsun, mesela, bu da süpheli niye evlenmemiş o zamana kadar derlerdi anadoluda. çerkesler filan hariç o yaşlara kadar evlenmeyen insan yok ki o zamanlar. (okuyan, geç evlenen kesim küçük bir azınlık)

ama şimdi öyle değil evlenme yaşları ilerledi. üniversite biter bitmez işi bulup, aşık olup evlenmiyorsa (1. dalgayı kaçırdıysa yani) şayet erkek 33-38 gibi yaşlarda gayet de 20-22 yaşında kızlarla evlenebiliyor bu da son derece normal görülüyor. benim etrafımda muhafazakar anadolu illerinde sıradan düz memur, öğretmen, mühendis bi dolu adam var 35-40 yaşa yakınken 22-23 yaşta kızlarla evlendiler. dümdüz adamdı bunlar. kızlar genel olarak da çalışmıyor ,okumuş ama atanamamış ya da evlenince işi bıraktı filan.

hele hele dizilerdeki o zengin, okumuş, ultra kaslı ya da ağa mağa olan abilerimiz zaten alfa alfa karakterler, 15 yaş küçük de yazarlar harem de kurarlar onlara, çok öyle kimse de ayıp karşılamaz çünkü o erkeğe gayet hak görür.
-4
subcomponent
(15.11.25)
@subcomponent, köyünden çık.
+3
deartheodosia
(15.11.25)
Kimse 25 yaşındaki kızı yaşıtı yerine 40 yaşındaki adamla evlensin istemez. Parası, malı mülkü varsa onay verirler. Zaten 25 yaşındaki de 40 yaşındakine bakmaz. Yeterince para yaş, eğitim, kültür, kondisyon farkını ortadan kaldırır. Paranın miktarına bağlı olarak her olumsuzluk aşılır, her sorun çözülür.
Not: Abba'dan Money Money Money hepimize gelsin:
"I work all night, I work all day to pay the bills I have to pay
Ain't it sad?
And still there never seems to be a single penny left for me
That's too bad
In my dreams I have a plan
If I got me a wealthy man
I wouldn't have to work at all, I'd fool around and have a ball"
+2
gnosis
(15.11.25)
yozlaşma değil ki bu. tüm dünyada bu durum normal. yaşı geçmiş yalnız kadınlar dışında kimse dert etmiyor bunu. erkeklerin yüzü, duruşu, karakteri zaten 35ten sonra oturuyor. kadınlarda ise tam tersi.
-4
abelardo
(15.11.25)
@deartheodosia, evet Monaco'nun tümü de bizim köylü, sizi de bekleriz.
0
subcomponent
(15.11.25)
(11)

Evde iskender yapma akımını denediniz mi?

msb
Henüz yapamadım ama çok merak ettim tadı nasıl oluyor?Deneyen oldu mu?Düz mantıkla bakınca evet iskender de kıymadan olur ve o şekilde ince olmalı tereyağı işlemeli vb...Güzel sonuç alan tarif de verirse sevinirim.Bu arada sonuç iyiyse iskender kebap restoranları için sıkıntı büyük.
Henüz yapamadım ama çok merak ettim tadı nasıl oluyor?

Deneyen oldu mu?

Düz mantıkla bakınca evet iskender de kıymadan olur ve o şekilde ince olmalı tereyağı işlemeli vb...

Güzel sonuç alan tarif de verirse sevinirim.

Bu arada sonuç iyiyse iskender kebap restoranları için sıkıntı büyük.
0
msb
(14.11.25)
bir parca eti buzluğa at,
ertesi gün cikar,
ince ince pastirma gibi kes,
kavur,
pidenin ustune dök ,ye

not; denemedim, icimden öyle geldi.
0
designer
(14.11.25)
ben denedim de güzel olmadı
0
hold the door
(14.11.25)
İskender bir bütün olarak o lezzeti verebilir. Yani sadece marinasyon, etin kalitesi, pişirme derecesi ya da tereyağı değildir önemli olan. Tümüyle her şey tamamsa lezzetli gerçek döner olabilir. Verilen tarifler çok büyük oranda zaten döner tarifi fakat bence insanların kaçırdığı nokta o bütünlüğü sağlayacak nokta is tadı. Bunu evde sağlayabilecek püf noktası bence, fırında birkaç dakika eksik pişirip önceden ısıtılmış döküm tavada hızlıca cızbız yapmak o is tadını vererek bütünlüğü sağlar.
+1
ulukayin
(14.11.25)
soğan, karabiber, tuz, dana kuzu karışık olarak denedim. bayağı da ince yaptım ama eh işte. tereyağı, salçası olmasa pek bişeye benzemez. tavuktan deneyeceğim bir de.
0
inawen
(14.11.25)
eskiden evde döner benzeri bir yemek yapabilmek için baharatlanan kıyma streç filme sıkıca sarılıp dondurulduktan sonra dilimlenip ve pişirilirdi. tadı da şekli de dönere benzerdi. ilk cevapta da önerilmiş.

sanırım "akım" olarak bahsedilen, benim de son 1-2 haftada sıkça gördüğüm değişik bir pişirme yöntemi. aynı et harcını yağlı kağıt üstüne incecik (döner inceliğinde) yayıp, üstüne ikinci bir yağlı kağıt koyduktan sonra dikine katlaya katlaya dürüm yapıyorsunuz ve fırın tepsisine koyup pişiriyorsunuz. piştikten sonra katlı kağıtları açınca içinden aynen iskendere koymalık yaprak döner gibi çıkıyor. kesip kesip iskender yapabilirsiniz.

çok ilgimi çekti, denemedim ama deneyeceğim.
0
kibritsuyu
(15.11.25)
www.youtube.com

şu tarife denk geldim. çok pratik geldi, denemedim ama bu şekilde deneyeceğim bakalım
0
exlibris
(15.11.25)
etleri dümdüz et üstüste koy dondur donuk halde iken bıçakla döner keser gibi kes sonra tavada pişir.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Instagramı sınırladığım bi dönemdeydim o yüzden bu akımı en son ben gördüm sanırım ki viral tariflerin hastasıyımdır. Denemediğim şey azdır

Bu hafta içinde deniyorum, birebir İskender beklemiyorum zaten muadil olarak değerlendirirsek pişman etmeyeceğini düşünüyorum
0
kullanicadi
(15.11.25)
Yapacağım diyen arkadaşlar,
Ahmet Şef konuya el atmış ve güzel bir tarif vermiş.

Ahmet Şef'in tariflerini tavsiye ederim.

www.youtube.com
+1
Mirket
(15.11.25)
bir dönem dönercilik yapmıştım. iskender'de asıl lezzeti veren olay etin kalitesi ve sosudur. diğer şeyler kabul edilebilir seviyede olsa bile yeter(pide ve yoğurt).

et tercihini size bırakıyorum.
sos için ise iki şey önereceğim

ucuz sos: tencerede margarini eritin, üstüne salçayı dökün çok az kavurup üstüne kaynar su dökerek açın ve içine de tencere büyüklüğüne göre küp şeker atın.

pahalı sos: tereyağını eritin, salça yerine domates suyu ve rende domates kullanın. kıvamı tutmazsa kırmızı toz biber veya en son çare olarak salça ekleyin.

sosun genel hatlarını aktardığımı düşünüyorum sonrasında asıl lezzeti yükseltecek olan şey yaptığınız özelleştirme olacaktır. hadi afiyet olsun.
+1
bravoteam
(15.11.25)
Daha önce evde @duyurukullanicisi'nin dediği gibi döner yaptım: Eti sosla, dondur, kes, tavada pişir. Kıymalı tarifi de denemek istiyorum. Ben dışarıda yediğim dönerlerde buram buram kekik kokusu alıyorum. Ahmet Şef'in tarifine baktım kıymaya sadece tuz ve karabiber koyuyor baharat olarak. Farklı baharatlarla parça parça denemek lazım sanırım.
Bu arada kırmızı et sevmem, kebap tabii ki yerim:D
0
gnosis
(15.11.25)
(2)

toki 500 bin konut projesine başvurmak mantıklı mı?

xu
arkadaşım başvursana sende filan dedi ama olay nedir özetleyecek var mı? benim merak ettiğim şey 2+1 ev bana çıksa ne kadar öderim? evler istanbul'da nerede yapılacak ve ne kadar sürede teslim edilecek?
arkadaşım başvursana sende filan dedi ama olay nedir özetleyecek var mı?

benim merak ettiğim şey 2+1 ev bana çıksa ne kadar öderim? evler istanbul'da nerede yapılacak ve ne kadar sürede teslim edilecek?
0
xu
(14.11.25)
%10 peşinatla ev veren bir kurum varsa oraya başvurabilir insanlar. Anlaşılmayan nokta şu, zaten ev alacak nakit paran varsa başvurmana gerek yok. Bu proje nakidi olmayıp da kiracı kalmak yerine en azından kendi evimi ödeyeyim diyenler için. Değişken faiz dezavantaj mı ? Evet. Alternatif var mı ? Yok. Ayriyeten ileride faizler daha da düşünce bankadan kredi çekip kapatırsanız toki borcun %25 ini siliyor bu da güzel.

Bizim burada 6-7 sene önce toki yapılan yer şehrin en değerli kısmıyla birleşti sayılır mesela onlar şanslı. Daha sonra birkaç farklı yere yapıldı onlar biraz dışarıda kaldı ama sonuçta ne kadar ekmek o kadar köfte.

ben 2022 de hak sahibi oldum şu an inşaat %70 seviyelerinde. böl çarp topla 4-5 yıl sürer ortalama.
+2
biravekahve
(14.11.25)
max 10bin ödemesi var,
icine oturmasan kiraya da verebilirsin
çıksa kimse hayir demez.
0
designer
(14.11.25)
(1)

TOKİ sorusu

egerbiryolcu
Bir 500 bin kampanya sorusu da benden gelsin.E devletten başvuru denemek için bakayım dedim kimlik numarasına göre bugün uymuyor. Şartlari tasimiyorsak yine de başvuru yapılabiliyor mu yoksa başvuru sırasında şartları taşımayan devam edemiyor mu? Emin olmadığım bir konu var bu şekilde anlayabilir mi
Bir 500 bin kampanya sorusu da benden gelsin.
E devletten başvuru denemek için bakayım dedim kimlik numarasına göre bugün uymuyor. Şartlari tasimiyorsak yine de başvuru yapılabiliyor mu yoksa başvuru sırasında şartları taşımayan devam edemiyor mu? Emin olmadığım bir konu var bu şekilde anlayabilir miyim diye düşündüm.

İkinci olarak da benim param yok ama aklıma girdiler başvur çıkarsa odemezsen de bı şey olmaz veya peşinat odeme süresi ne zaman bilmiyorum atansam kredi çeksem vs belki durumu kurtarcak bı şey olur. Yani mantıklı mı bilmiyorum. 2019 yılında bir kampanya vardı ona başvurmuştum peşinat on beş bindi. Kuzenime çıktı bana çıkmadı. Ona çıkan evler yeni bitti ama hala daha gecenediler eve. Çalışmalar vs devam ediyor.
0
egerbiryolcu
(14.11.25)
paran olmasin,
istersen cûzi bir mevlaya
hakkını devrediyorsun,
bak sahibinden.com sitesine
0
designer
(14.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(3)

depozitonu çatır çatır alırız diyen avukat varsa

turk kizi
vekalet veriim ev sahibine dava açalım istiyorum da, tanıdık yönlendirmesi de olur.
vekalet veriim ev sahibine dava açalım istiyorum da, tanıdık yönlendirmesi de olur.
0
turk kizi
(14.11.25)
alırız tabii şartları varsa. ama çatır çatır ses gelmeyebilir.
+1
ground
(14.11.25)
@sekizdokuzon a sor bence.
0
designer
(14.11.25)
Alırım da neden uğraşayım
-1
adwokat
(15.11.25)
(2)

Farklı Lor markaları ve protein oranları

makbur
Yağsız tuzsuz börek içi olan lor bahsettigim.Muratbey, tahsildaroglu markaları 100 gr'da 22 gr protein;Bim ve şok markaları 100'de 16 gr.Nabiyor bu adamlar çer çöp mü dolduruyorlar içine acaba?Fiyat farkı da nerdeyse yarı yarıya, Muratbey 500 gr 95 lira bim kaanlar 500 gr 50 tr :))
Yağsız tuzsuz börek içi olan lor bahsettigim.

Muratbey, tahsildaroglu markaları 100 gr'da 22 gr protein;

Bim ve şok markaları 100'de 16 gr.

Nabiyor bu adamlar çer çöp mü dolduruyorlar içine acaba?

Fiyat farkı da nerdeyse yarı yarıya, Muratbey 500 gr 95 lira bim kaanlar 500 gr 50 tr :))
0
makbur
(12.11.25)
mandiradan süt alip
kendinde yapabilirsin,
0
designer
(12.11.25)
Lor, peynir altı suyunun tortusu. Yağsız, tatsız, tuzsuz birşey olduğu için, pek bir başına tüketilmez, omlet ya da börek yapmakta kullanılırdı.

Normalde demin yazdığım gibi yağsız olması gereken bu hede, piyasada yağlı, yarım yağlı olarak satılabiliyor ki. Bunların içerikleri bir yana kendilerinin bile ne olduğu bence tartışılır.

Piyasada yarım yağlı tereyağının bile satıldığı bu ülkede ben peynir diye satılan şeylere güvenmediğimden kendi peynirimi kendim yapıyorum artık.
+1
Mirket
(12.11.25)
(10)

Kombiyi kaç derecede yakıyorsunuz

condom kurşunu
??
??
0
condom kurşunu
(12.11.25)
Alt kat 25°C, ust kat 21°C ayarli. Kombi gerisini kendisi hallediyor.
0
sertac akin
(12.11.25)
termostat yok. şu an 32'de. 37'ye kadar çekiyorum sıcaklık durumuna göre. 35 optimumu benim şartlarımda.
0
black holes in the sky
(12.11.25)
Kombi yanmıyor ve evde şort tişört oturuyorum şu an.

Konum: istanbul.
+1
makbur
(12.11.25)
Bizim kombinin en düşük derecesi 40 iyi mi yani? Yoksa istanbulda bu havada bu derceede açsan nour açmasan nolur mu?
0
🌸condom kurşunu
(12.11.25)
Net hatırlamıyorum ama sanki kombimimizin en düşük 40 ta yanması gerekiyor diye bı bilgi kalmış aklımda o yüzden ben de 40 a getirdim. Sıcaklığa göre kendi indirip cikariyo dereceyi ama sabit ayar olarak 40'ta.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
istanbul için daha kombi yakacak hava yok, aralıktan öncede yanacağını sanmıyorum.
şuan ev 24 derece
0
my fault
(12.11.25)
merkezi sistem,
kombi baska apartmanda,
bizim peteklerde termostatik vana var,
hep 3 te duruyor,
serin olmasini istedigimiz yer 2 de duruyor,
oda sicakligini bu vana ayarlamakta.



www.trendyol.com

eca.com.tr
0
designer
(12.11.25)
Bu aralar hala yakmiyorum ama su anki evde yaksam bile disarisi eksi olmadigi surece en dusukte yakiyorum ve sort tisort geziyorum. Ama annemlerin evi hayatta en dusukte isinmiyor, evin konumu, yalitimi, kombinin kendisi vs. hepsi ayri ayri etkiliyor.
0
bosver nicki
(13.11.25)
kombiyi 45 derecede çalıştırıyoruz. antalyadayım.
0
joooper
(13.11.25)
oda termostatı kullandığımız için kombi 50 derecede yanıyor. çok soğuk kış günlerinde oda daha çabuk ısıya gelsin diye 60 yapıyoruz.
0
gercekdunya
(13.11.25)
(9)

Askeri kargo uçağının düşme sebebi nedir?

mikahakkinen
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.Genel görüş nedir?
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.
Genel görüş nedir?
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Uçak eski olayı biraz hikaye ya.

x.com
0
kizil karga
(12.11.25)
mossad.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.11.25)
T.S.K da bakım işleri çok ciddi şekilde yürütülür. Atış dahi yapılmasa her an kullanılacak silahlara , her hafta istisnasız genel bakım yapılır.
Söz konusu uçak olduğunda bakım muhakkak daha önemli bir hal alır.

Genel dünya gündemi ve bu uçak düşmesini de içeren son yaklaşık 24 saatlik zaman diliminde Afganistan Pakistan Bangladeşte aynı anda patlamalar oluyor. Bir de yakın zamanda ABD deki kargo uçağının düşmesi vakası.
Bunların birbirinden konum olarak uzak ama birbiri ile tamamen ilgisiz olaylar olduğunu da sanmıyorum.

Düşmesine dair yorumlarda en önemli ihtimallerden biri de kargo uçağına kalkış öncesi alınan malzeme veya araçlara yerleştirilmiş herhangi bir patlayıcının olması.
Bu nedenle kazayla etrafa dağılan her türlü parçanın toplanarak incelenmesi son derece önemli .
Azerbaycan istihbaratının da bu noktada konuyu araştırmada çok önemli bir görevi var. Azerbaycan'ın siyonist devletle olan yakın ilişkilerinin yine Azerbaycanın bilgisi dışında Türkiye aleyhine bir zaafiyete dönüşmemesi zor.
Yazılım ve elektronik konularında olduğu gibi siyasi diplomatik işlerde de devlet yönetimlerinin baş edemediği veya farkında olmadığı arka kapı faaliyetleri bulunur . Buna ABD de dahildir.

İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin de yine Azerbaycan'dan kalkan helikopteri şüpheli şekilde düşmüştü geçen yıl.
Siyonist devletin, İran'daki komuta kademesine saldırıları ve sonrasında İran'ın casus avına çıkarak binlerce kişiyi yakalamasının bir benzeri Azerbaycan'da da olur mu ? Bu da belirsiz .

Kısacası gerilim yaşadığımız siyonist devletle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu Suriye'de böyle bir olayın izleri anında siyonistleri hedef göstereceğine, yine neden onların planlamasıyla Azerbaycan üstünden olmasın?
Aradaki uzaklık ve olay yerine yakın diğer başka devletlerin olması, onların Türkiye ile ilişkileri, gerçek failin biraz daha belirsiz hale gelmesine neden oluyor .
-2
diyecevaplandı
(12.11.25)
üyesi olduğumuz kuzey atlantik pakti örgütü..
-2
designer
(12.11.25)
m.youtube.com

Güzel bir mini belgesel niye düştüğüne dair.

Ozet: abd'de de çok benzeri şekilde düşmüş aynı c 130, gövdeye yakın motorun pervanesinin parçası havadayken kopup Gövdeyi jilet gibi kesiyor ve uçak parçalara ayrılarak düşüyor.

Vurulma olsa, içerden bomba vs patlasa uçakta bir şekilde yanma vs olurdu. Bizim Uçak tertemiz bildiğin ortadan ikiye kesilmiş gibi düşüş görüntülerinde.

Bu video ile birebir uyuyor.
+3
makbur
(13.11.25)
Mühendisim. Bu uçak bana göre tamamen eski olduğu için düştü. Patlama değil kesinlikle. Olayın fiziği apaçık ortada. Montaj yerinden ayrılmış. Komplo teorisine gerek yok. Kargo uçakları genelde sabitlenmiş yükün havada serbest kalması yüzünden düşer. Uçak stall yaşar. Bu bildiğin ayrılmış. Metal yorgunluğu olabilir.
-3
arbre
(13.11.25)
Bu uçaklar tüm dünyada modernizasyonu yapılarak kullanılmaya devam ediyor, bizimkilerin modernizasyonu da 2022 yılında yapılmış, abi eskidiği için düşmüştür demek kolaycılığa kaçmak oluyor biraz.

Uçağın son bakımı da 11 Eylül-12 Ekim 2025 tarihinde yapılmış, yani illa biri vurup düşürmüştür demiyorum ama eskidiği için ikiye ayrılıp düşecek gibi olsa bakımda biraz anlaşılabilirdi gibi sanki.
0
kizil karga
(13.11.25)
farklı zamanlarda benzer olaylar, farklı ülkelerde oldu. hepsi bu dönem oldu.

%99 israil ve mossad. amerikadaki uçaktan pakistana türkiyeye kadar. çok benzer hepsi. hepsi aynı pattern.

ve hepsi bu dönemin üstüne
0
tchuck
(13.11.25)
eksisozluk.com

Şöyle bir haber var kaynak bulamadım ama ön rapor tam da benim üstte verdiğim video ile uyuşuyor.

Böyle olmasi insanı çok daha fazla vuruyor, incitiyor. Kiytirik tek motorlu yangin uçağının bakımını bile yapamayacak noktaya gelmişiz, o çocuğu da zorla mi baskıyla mi ucurdular bir an önce dönmesi için kötü hava şartlarında keşke sorgulayabilecek, sorusturabilecek bir ülkemiz olsa.

Yazacak çok şey var ama yazarken bile ruhum daralıyor.
0
makbur
(14.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(14)

Evde içki içerken izledikleriniz/dinledikleriniz??

mutekebbir
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok. Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz? Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?Teşekkürler.
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok.
Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz?

Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(11.11.25)
Alkolün etkisiyle etkisiyle etkisine daha fazla girebileceğin şeyler izlemek iyi olabilir. Korku gerilim ya da aksiyon macera gibi; nabız yükseltici sürükleyici vs.
0
Bruce
(11.11.25)
bira içip maç seyrediyorum. o kadar.
+1
abelardo
(11.11.25)
her akşam vodka rakı şarap
youtu.be
0
substituent
(11.11.25)
80 90lar disko müzikleri dinleyip şarkı söylerim. bir yandan da o kafayla rezalet lol oynayıp takımdan küfür yerim :D dün akşam içtiğim cin toniğin ağrısı daha yeni geçiyor kamu spotu: bol su tüketin
0
neira
(11.11.25)
Çok nadir içerim. Neşet babadan bir playlist döner durur sızana kadar.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(12.11.25)
Yazın içebildiğim kadar ciğer delen türküler dinliyor, dinledikçe de içebileceğim limiti zorluyordum her gün. Bunun alternatifi olarak içerken felsefe/mantık/suç hikayeleri üzerine okumak gibi saçma bir ruha büründüm son zamanlarda.
Not: Suyla beraber maden suyunu da bayinizden istemeyi unutmayınız.
0
rakicandir
(12.11.25)
yemekten sonra demli çay,
sonra ulusal kanallarda film aramaca,
genelde; beyaz Tv,TLC,dMax,tivi6
yada turksat sineme kanallari,
kapaniş ,limon+maden suyu
yada sıcak süt üzeri kakao.
+1
designer
(12.11.25)
selami şahin 50. sanat yılı konseri
0
co2s2
(12.11.25)
Ferdi özbeğen - 20. yıl şan konseri
Depeche mode - One night in paris
0
HellKeePer
(12.11.25)
tutkum boğuşmak
doğukan manço'nun otomobil projeleri, youtube videoları sarıyor.
0
MtKrt
(12.11.25)
cengiz ibo müslüm
0
edgenabby
(12.11.25)
Brezilya beach walk
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
arada bir yaparım. maç varsa maç izlerim ya da komik bir şeyler. en son ayak işleri'ni izliyordum.
0
koela
(12.11.25)
radyo eksen görüntülü filanı'nı bir 200 kere falan izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, asıl 420 kafalarıyla izlenecek bir şey o.

eskiden ben de kafam iyi olunca kült türk filmi izlerdim. 10-15 kereden sonra filmler de bitti maalesef.
-1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
(7)

Panik atak geçirecek kadar zorlanıyorum

sekizdokuzon
Kendimi nasıl rahatlatabilirim? Teşekkürler.
Kendimi nasıl rahatlatabilirim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.11.25)
40 yaşındayım aslında ama söylediklerin benim de işime yarar tabii
0
🌸sekizdokuzon
(11.11.25)
İmkan varsa kafanı soğuk serin suya sok. Ciddiyim
0
kisa
(11.11.25)
gayet basit bastırmayı bırak ve bir defa için kendine panik atak geçirmek için izin ver bir şey olmadığını gör.

uzun vadede ise seni bu kadar strese sokan sorunlarını çöz ve hayatına devam et. sorunları çözmek derken mutlaka o konuyu çözmen gerekmiyor. örneğin olduramadığın bir iş var. onu öylece kabul edip bakış açını değiştirerek hayatına devam etmek de çözmek sayılıyor.
0
orpheus
(11.11.25)
imkanın varsa yürüyüş yap kardeşim, bedava terapi, ruhunu zehirden arındırır.
konu ciddi ise profesyonel birinden destek almalısın.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
Düzenli yürüyüş +1
0
mutekebbir
(11.11.25)
aksam gelince sıcak duş,
sabah uyandiginda yüzünü,ayaklar ve dizlere kadar soguk su ile yika,
birde sabahleyin disari cikinca havayi icine cekmek ve tutmak, mis gibi oluyor.
0
designer
(12.11.25)
antidepresan coco..
+1
cooperr
(12.11.25)
(3)

TOKİ'ye başvurmak

denizgonen
Merhabalar, tokiye başvuru şartlarını karşılıyorum fakat İstanbul'da başvuru sırasında yaka bile seçtirmediğinden dolayı orada oturabileceğimi düşünmüyorum, bundan dolayı da bu başvuruyu yatırım amaçlı olarak yapmak durumundayım. elimde 3 seçenek var gibi;1)ya başvuracağım ve anladığım kadarı ile sı
Merhabalar, tokiye başvuru şartlarını karşılıyorum fakat İstanbul'da başvuru sırasında yaka bile seçtirmediğinden dolayı orada oturabileceğimi düşünmüyorum, bundan dolayı da bu başvuruyu yatırım amaçlı olarak yapmak durumundayım.

elimde 3 seçenek var gibi;

1)ya başvuracağım ve anladığım kadarı ile sık aralıklarla bakiye kapatma gibi kampanyalar yapıyor toki, elimdeki birikmiş parayla borcu hızlıcana kapatıp tapuyu alıp satıp üstüne ekleyip kendime ev alacağım.

2)alıp kiraya vereceğim fakat kira olarak bir getirisi olacağını pek düşünmüyorum herhalde zira istanbul özelinde konuşursak 11.000 liraya kendi oturduğum evin kirasını bile karşılayamam.

3)sanırım tokiye başvurursam ve çıkarsa ileride ev için kredi çekmek istesem çok daha yüksek faizler ve daha düşük oranlar çıkacak. Bu tarz risklere girmeyip elimdeki para ile istanbul maltepe civarında 3-4 milyona dönüşüme girme ihtimali olan yatırımlık bir ev alacağım ve dönüşüme girene kadar kirasını alacağım.

hangisini seçmeliyim?
0
denizgonen
(11.11.25)
Ev yapıldı da kiraya vermeniz kaldı.
Ben olsam yatırımlık için TOKİ seçmem. İleriyi düşünür başvuru bile yapmam.
Cevabım, 3
+2
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Yeni proje çok açıdan sıkıntılı.
* Toki, 3-4 sene önce bir ev-arsa kampanyası yapıp, para toplamıştı. Hala ses yok. Bu projede başlar mı, başlarsa ne zaman biter belli değil.

* değişken faiz sıkıntılı. İnsanlar memurlar zam almıyor zaten diye düşünüyor ama 2-3 sene önce %100'e yakın zam aldıklarını unutuyorlar. Seçim olur, bir şey olur, hükümet kesenin ağzını açar. Hop, bir anda borcunuz 2 katına çıkar. Büyük risk.

* Ev alınıp, kiraya verilmez. Kiracının ödediği para 2.-3. seneden kuşa döner, ihtiyaç halinde çıkartmanız min. 4-5 sene.

* Eviniz yoksa, en uygunu biraz birikim yapıp, oturacağınız bir ev almak. Ben 3+1 almak istiyorum, bahçeli ev almak istiyorum vs. gibi büyük hedefler değil, oturacağınız, başınızı sokacağınız bir ev alın. Ödemeleriniz sabit ve belli olsun. Tekrar biriktirip, 3+1'e geçin, bahçeli ev alın...

NOT: yatırım tavsiyesi değildir!

.
+2
kartallar yuksek ucar
(11.11.25)
görünen hayal,
alt yapi,plan vs hiç birsey yok,
ama deprem bölgesine
450 bin mesken yapinca,
gaza gelmis olabilirler,
bekleyip ,görecegiz,
fakat bu hükumet görür mü bilmem,
millet burnundan soluyor,
ahali ise mercedeslerle kaf dağında.
0
designer
(12.11.25)
(3)

Antidepresan reçetesiz alınabiliyor mu ?

bluewhale
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
0
bluewhale
(04.11.25)
reçetesiz olanı da var, olmayanı da var. sorunun cevabı evet. ayrıca aile hekiminin reçete edebilmesi lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
nezih ülkemde herseyi temin edebilirsin
ama bir doktora da gidebilirsin,
seni bir karşıdan görsün,
cehren, postürun ne durumda ,
iyi olmaz mi?
ezbere ilac kullanma.
0
designer
(05.11.25)
kırmızı reçete ilacıysa alamazsın.
0
duyuruuser
(05.11.25)
(7)

zayıflamak ıcın kosmak ya da tempolu yuruyus

aloneinthedark
yas 40kosmak kalbı cok yorar mıamac zayıflamak gobek erıtmektesekkurler
yas 40
kosmak kalbı cok yorar mı
amac zayıflamak gobek erıtmek

tesekkurler
0
aloneinthedark
(04.11.25)
Uzman olmamakla birlikte koşmayı önermiyorum. Koşmak fiziği korusa da yüze iyi gelmiyor (bu tamamen benim görüşüm tabii bilimsel bir dayanak yok :)), bütün koşucuların fizikleri çok düzgün ama yüzleri çökmüş durumda, bunda rüzgarı, soğuğu, güneşi direkt yüze almalarının etkisi olabilir bilemedim.
Bence yürüyüş koşmaktan daha iyi, belki bir iki hareket daha eklenebilir mekik vs.
-1
mutekebbir
(04.11.25)
yağ yakımı aerobik bölgede gerçekleşir bu da maksimum kalp atış hızınızın %70 ila %80'i arasındaki bir kalp atış hızına denk gelir, yaşınız 40 olduğuna göre nabzınızı 125 ila 144 bpm arasında tutacak herhangi bir egzersiz yapmanız yeterli ve bunun en iyi yolu yürümek. her gün 8-10 bin adım atarsanız, günlük -300, -500 civarı kalori açığı verirseniz ve akşam 6dan sonra yemeği kesip yatağa aç girerseniz çok hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo verirsiniz.

not: ara sıra cheat meal yapmak sürekli diyette olmaktan daha faydalı.
not2: protein ağırlıklı beslenirseniz 300-500 civarı kalori açığı vermeniz kolaylaşır çünkü proteinin tok tutma hissi yağ ve karb'a göre çok daha fazladır.
+1
tabii lan manyak mısın
(04.11.25)
40 yaşından sonra koşmaya başlayabilirsin. Ama yavaş başlamalısın. Hedefin kilo vermekse, şu anda ham durumda olduğunu tahmin ediyorum. Vücut kitle endeksin 20'nin altına inmedikçe koşma işini kesinlikle unut. Bu seviyeye kadar 145 nabızı geçmeyecek şekilde yürüme, merdiven tırmanma, eliptik bisiklet, kondisyon bisikleti gibi aletleri veya etkinlikleri, kardiyo seviyesine çıkmadan yapabilirsin. İlk bir ay sadece bakkala gitme yürüme hızında yürümeni öneririm bantta. Sonra ufak ufak artışlarla o hızı arttırıp, 3 ay sonra 6km hızın üzerine çıkmaya başlamalısın. Hiç bir zaman da 7,7 km hızı geçme, bu seni artık kardiyo moduna ve yüksek nabza sokmaya başlar. Kalp krizi riskinden dolayı bunu önermem.

Bir sene gibi bir süre sonunda artık vücut kitle endeksin 20'nin altına indiyse, bacakların yeterince kaslandıysa, düzenli spora gittiysen ve artık kısa maraton, 3-5 K koşuları gibi işi profesyonelliğe taşımayı düşünüyorsan o zaman atlet tarzı yaşama geçiş yapman gerekir.

O durumda öncelikle çok detaylı bir sağlık taraması yapman gerekir, damarlarda tıkanıklık var mı, kalp performans testleri, oksijen kapasitesi, kas kapasitesi, hormonal durumlar vs. gibi tüm vücudunun risk analizi yapılmalı. Bu tarama sonucunda sonuçlar hepsi beş pek iyi şekildeyse o zaman ikinci aşama başlar, beslenme.

İyi bir spor diyetisyeni veya antrenörüyle, senin beslenme tablon planlanmalı. Spor saatlerin, spor miktarın, hangi kaslarının söndürülüp (koşularda fazla ağırlık bir engel sonuçta. Kol kasları ve karın kasları gibi bazı kaslarının küçülmesi senin ağırlık kaybetmene ve hızlanmana katkı sağlar. Ek olarak ağırlığı azaltmak bacak yükünü de azaltacağı için yorgunluk ve ağrılarını da azaltır, o nedenle bazı kaslarının erimesi de gereklidir), hangi kaslarının güçlendirileceği netleştirilecek.

Üçüncü aşama da artık her gün en az sabah akşam olmak üzere koşu antrenmanları yapmak ve dengeli beslenmeyle birlikte atlet tarzı yaşam ve uyku tarzına geçmek.

Yani bugün başlasan 2 senelik disiplinli bir süreç sonrasında artık 3 km, 5 km gibi mesafeler ile birlikte koşu yarışlarına katılmaya başlayabilir ve profesyonelliğe adım atabilirsin.

Kısa yanıt: teknik olarak mümkün ama yavaş hızda yapılmalıdır.
+1
sinematematikci
(04.11.25)
yürüyüs iyidir,
koşmak;
hantal insanlarin kalbine,
menüsküsüne,
dalağına dert getirir.
egzos dumani olmayan vakitte yürümek candır.
0
designer
(05.11.25)
kosmak kalbe iyi gelen bisey, kardio egzersizi denmesinin sebebi bu. amac zaten kalbi yormak ama bu yormak size zarar degil fayda sagliyor. kalbiniz daha efektif calismaya basliyor stres altinda kaldikca, kan daha iyi pompalaniyor, yeni damarlar gelisiyor. bu sayede de dinlenme esnasinda artik kalbiniz daha az calisarak ayni isi yapiyor, nabziniz dusuyor.

hic kosmadiysaniz zaten bi anda cok hizli kosamazsiniz, ya da cok uzun da kosamazsiniz. sinematematikci demis yukarda, yavas baslayip sabretmeniz lazim. 3km'de nefes nefese kalirken ya da kalp atislariniz asiri yukselirken bir sure sonra hem daha hizli kosup hem de terlememis bile oluyorsunuz ayni mesafelerde. insan vucudu cok acayip.

kilo verme konusu da dogrudan kalori ile iliskili, yediginiz yemek miktarini azalttiginiz halde (gercekten ama, durust olun kendinize) kilo veremiyorsaniz hormonal bir sorununuz olabilir, bir uzmana danismakta fayda var. spor (kosu vs) az yemis olmak efektini veriyor vucudunuza normalden fazla kalori yaktirarak. dolayisiyla yediginiz ayni kalsa bile siz daha cok hareket etiginiz icin daha cok kalori yakmis oluyorusunuz. ancak insan vucudu cok acayip demistik, bir yerden sonra daha efektif calismaya basladigi icin az yiyerek de cok kosarak da eski kalori yakma duzeninize geri donuyor, bu sebeple ilk baslarda guzel kilo verirken, birsey degistirmemenize ragmen kilo verme hizniz azaliyor.
0
taurina
(05.11.25)
önce bir kalp doktoruna görünün, gerekli kontrolleri yapsın. büyük ihtimalle size tempo ile ilgili gerekli şeyleri söyleyecektir.
0
galahad reloaded
(05.11.25)
tabi ki yurumek, bununla ilgili bir cok arastirma var. kosu vs yurumekten bagimsiz yurumenin faydalarina dair de bir cok arastirma var zaten.
0
bay b
(05.11.25)
(9)

Yaşadığım çökkünlük kısmetse ne zamana geçer?

sekizdokuzon
İki ay önce bir heves ayrı eve çıktım. Bir takım olumsuzluklar neticesinde bu hafta evi degistiriyorum. Maddi zarar dışında bir sıkıntım yok, evsiz de kalmadım, destek de gördüm başkalarından ama içimde beni boğan bir çöküntü var. Bu anı değişiklik bana hiç iyi gelmedi. Hayat kalitem yükselecek, dah
İki ay önce bir heves ayrı eve çıktım. Bir takım olumsuzluklar neticesinde bu hafta evi degistiriyorum. Maddi zarar dışında bir sıkıntım yok, evsiz de kalmadım, destek de gördüm başkalarından ama içimde beni boğan bir çöküntü var. Bu anı değişiklik bana hiç iyi gelmedi. Hayat kalitem yükselecek, daha yeni, daha güvenli bir eve gecicem ama istek, motivasyon, heves gibi parametreler sıfırlandı bende. Hiç yemek yemedigim, bütün gün uyuduğum, işten izin alıp evde bomboş takıldığım bir sürece girdim. Su an ne yaşadığımı da net olarak anlamıyorum açıkçası, belki aranızdan biri izah eder diye yazıyorum bunları.

Teşekkürler.

open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(03.11.25)
yeni evinizde musmutlu anılarla oturmanızı dilerim. çok kısacık bir süre sonra elinizde bir kahve, pencereden dışarı bakarken, "iyi ki taşınmışım bu eve" dediğiniz anda, tüm bu çökkünlük geçecek...
+1
co2s2
(03.11.25)
Belli ki zor zamanlardan geçiyorsun ama böyle şeyler olur. Sen gücünün farkında ol. Zor günler de elbet geçecek ve harika zamanlar da gelecek.
0
rock n roll
(03.11.25)
yanlış mı hatırlıyorum yanlışsa düzelt ama 3 ay önce yemek için makarna hesabı yapıyordun o zaman bize deseydi ki 3 ay sonra ev değiştireceğim beğenmeyeceksin bir daha değiştireceksin Maddi zarar ne olacak ama o da umurunda olmayacak demeden bu duruma o zaman İnşallah derdin.
Demek istediğim bu da geçer nasılsa ayaktasın bazı günler öyle Bazı günler böyle
+1
kisa
(03.11.25)
Ev değiştirmek başlı başına bir stres bunu kısa zamanda peş peşe yaşayınca böyle bir buhrana düşmen çok normal. Gayet insani bir tükenmişlik yaşıyorsun, bu süreci atlatınca yeni evine de alışacaksın, orada yaşaya yaşaya hepsi geçecek.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Yaz başından beri sürekli birtakım şeylere koşturmaktan yoruldum galiba. "Ayrı eve çıkarsam rahatlarim" rahatlayamadi, "Maaşa zam gelince rahatlarim", rahatlayamadi. "Alkolü bırakırsam rahatlarim" rahatlayamadi. Ben ne zaman rahatliycam, ölünce mi jsks
0
🌸sekizdokuzon
(03.11.25)
yemekleri atlarsan,
güçsüz düşersin,
anksiyete tavan yapar,
karar almak, hiç almamaktan iyidir,
herşey hep olumlu gidecek diye kendini şartlama,
dünya dönüyor,
bizde içinde..
0
designer
(03.11.25)
Bunun sebebi muhtemelen doğru sebep sonuç ilişkisini kuramamaktan.
Yani ev ev çözüm geliyor ona ihtiyaç var
Para yok, para çözüm geliyor.
bunlarimelde edince aslında isteğinin o olmadığını anlıyorsun ya da isteklerin değişiyor.
hasta değilsin, parasız değilsin, işsiz değilsin. Bunlara sahip olduktan sonra gerisi biraz imkandan ziyade kafada.
Bu ruh hali de geçecektir, az dayan ama sihirli bir çözüm bulacağını sanmıyorum.
0
kisa
(03.11.25)
Ha ne zamana geçer demişsin bir de. Sorumluluklarina rutinkerine odaklan. Düzenli görüştüğün bir arkadaş grubun yoksa öyle bir şey bulmaya çalış.
Çok sürmez
0
kisa
(03.11.25)
Hem ayrı eve çıktın, hem alkolü bıraktın, hem sigarayı azalttın, hem şimdi başka bir eve çıkıyorsun. Çoookk yorgunluk var ve alkol ve sigara yoksunluğu da çekiyorsun. Bunlar oluyor diye hayatın dandikliği hız kesmiyor, o da aynen devam... şu anda 5 Kasım dolunayı sürecindeyiz aynı zamanda... yani çok haklısın, vücudunun zihninin tepki vermesi çok normal.

Lütfen temiz hava ve güneş yakala muhakkak durabilirim kadar dur. D vitaminini ayrıca takviye olarak al, aynı zamanda magnezyum ve omega 3 de al. Stres yükü vücudundaki magnezyumu tüketmiş olabilir, bunları tamamlamak gerekir. Bu sözlerim içine sinmezse bir doktora görünüp bu süreci anlat, nasıl destek alırım diye bir sor, en doğru desteği o söyler elbette.

Sözsüz müzik dinlemeni tavsiye ederim. Sözlü müzikler şu an çok yorabilir. Şiddet içerikli yayınlar izleme dinleme. Sakinleşmek ve rahatlamak için lazım bunlar.

Yapabileceğim bir şey varsa buralardayım.
+1
muhayyer divan
(03.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(5)

Ev sahibi depozitomu verir mi?

sekizdokuzon
Selamlar;Eve taşınalı iki ay oldu. Evin depreme dayanıksız olduğunu ve apartmanın güvenliksiz olduğunu düşünüyorum. Dün gece 4'te tanımadığım iki adam kapımı çaldı örneğin. Yalnız başıma yaşıyorum, kadınım ve artık ciddi anlamda korkmaya, uyuyamamaya başladım. Bir an önce ayrılmak istiyorum evden. E
Selamlar;

Eve taşınalı iki ay oldu. Evin depreme dayanıksız olduğunu ve apartmanın güvenliksiz olduğunu düşünüyorum. Dün gece 4'te tanımadığım iki adam kapımı çaldı örneğin. Yalnız başıma yaşıyorum, kadınım ve artık ciddi anlamda korkmaya, uyuyamamaya başladım. Bir an önce ayrılmak istiyorum evden. Ev sahibi yatırdığım depozitoyu geri verir mi? Yasal olarak sanırım vermesi gerekiyor ama uğraştırır mı?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Sene dolmadan rızası dışında çıkarsanız vermez elbette. Durumu güzelce anlatın, anlayışlı bir insansa vermesi lazım.
0
msb
(31.10.25)
Vermeyebilir bu bilgiler ışığında haklıda.
0
basond
(31.10.25)
Vermez. Belli bir eve kadar depozitomu alamadım o yüzden bir yerden sonra son ay kira odemiyorum depozito say deyip cikiyorum
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
%100 emin değilim bir avukat daha iyi bilgi verir ancak fikir olsun diye yazayım. haklı gerekçe sunarak noterden ihtarname çekmeniz ve ihtarname süresi sonunda evi boşaltmanız gerekir. sonra hukuksal olarak hakkınızı arayabilirsiniz. yani ev bana şu şu şartlarda kiralandı, atıyorum deprem güvenliği vs, fakat böyle çıkmadı. bu sebeple kira kontratımı 30 gün içinde sonlandıracağım gibi. depozitoyu ilk başta vermeyebilir, çünkü kontratın erken bitirilmesi maddi zarara sebep oldu diyebilir ancak gerekçelerinizde haklıysanız ve mahkemeye gidildiğinde delillendirirseniz iade alabilirsiniz. ama doğru bilgiyi avukat verir, uğraşmaya enerjiniz varsa tabii ki.
0
awlmi
(31.10.25)
elektro şok cihazi edin,

www.temu.com

yada kapiya enerji ver.
0
designer
(31.10.25)
(2)

Bolu otel yangini davasi

voltairem
Otel sahiplerini ve yetkililerini anladım da neden bir itfaiye eri müebbet yedi? Suçunu bulamadım haber sitelerinde
Otel sahiplerini ve yetkililerini anladım da neden bir itfaiye eri müebbet yedi? Suçunu bulamadım haber sitelerinde
+1
voltairem
(31.10.25)
İtfaiye Eri İrfan Acar'ın Rolü ve Suçlama Nedeni

Görev ve İhmali: İrfan Acar, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü'nde itfaiye eri olarak görevliydi ve otelin yangın denetimlerini yapan ekipte yer alıyordu. Savcılık iddianamesine göre, Acar oteldeki yangın güvenliği standartlarına uymayan unsurları (örneğin, yetersiz yangın söndürme ekipmanları, uygunsuz tesisat ve acil çıkış yolları) denetim sırasında tespit etmeliydi. Ancak bu eksiklikleri bildirmemekle ve raporlamamakla ihmalkâr davrandı. Bu ihmal, yangının büyümesine ve can kayıplarına doğrudan katkıda bulundu.
Suçlama Kapsamı: Acar, otel sahipleri, yöneticileri ve diğer belediye yetkilileriyle birlikte "78 kez olası kastla öldürme" (her ölüm için ayrı suç), "olası kastla kasten yaralama" ve "olası kastla nitelikli mala zarar verme" suçlarından yargılandı. Savcılığın mütalaasında, Acar için toplam 1950 yıl ile 172 yıl 546 aya kadar hapis cezası talep edildi. Bu, denetim görevini ihmal ederek ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermesiyle bağlantılı.
+3
himmet dayi
(31.10.25)
er kişinin imza,
karar yetkisi yoktur diye bilirdim..
+1
designer
(31.10.25)
(3)

Paparadan sonra midas da paket olur mu?

lapaz
?
?
0
lapaz
(31.10.25)
midas, yasa dışı bahis sitelerine aracı olarak kullanılamadığına göre hayır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(31.10.25)
iktidar yanlısı biri bu işlere girmek isterse her türlü çökerler. ulan burası türkiye her şey olur burada, olmaz demeyin.
+1
scudman1
(31.10.25)
parolapara ninda islemleri durmuş.
0
designer
(31.10.25)
(8)

Telepatik iletişime anlam yükler misiniz?

egerbiryolcu
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da ho
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.
Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da hoşuna gittiğine mi delalet yoksa sadece şaşkınlıginin göstergesi mıdır?
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ayni bilgi akisina maruz kalirsan,
ayni konusursun.
+4
designer
(31.10.25)
Hoşuna gitmiş yani seninle aynı anlamı vermiş de olabilir sadece şaşırmış da olabilir. Bunu bilemeyiz. Ama bu tarz iletişimleri şu aralar bir arkadaşımla ben de yaşıyorum ve benim için bunlar çok çok özel, başka hiç kimseyle yaşamıyorum çünkü. Bir tek kişiyle oluyor. Evet bence biz olma halini güzel yansıtan şeyler bunlar, ruhlar özdeşleşmiş, öyle anlıyorum.
+1
muhayyer divan
(31.10.25)
hoşuna gitmekten kasıt bir manitacılık mı? değilse, böyle bir durumda sürpriz ya da şaşkınlık zaten pozitif bir duygudur, hoşuna gitmiştir, inceden gülümsemiştir. diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem.
+1
co2s2
(31.10.25)
@co2s2
Soruyu düzelttim. Arkadaş kelimesi kısmını.
0
🌸egerbiryolcu
(31.10.25)
@egerbiryolcu : "diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem" derken demek istediğim, gerçekten hoşuna gitmiş de olabilir, ya da size şirin gözükmeye çalışıyor da olabilir.
0
co2s2
(31.10.25)
ben inaniyorum umarım muhabbetiniz daha iyi bir yere gelir.
+2
koela
(31.10.25)
flörtle olduğunu düşünmen anlam yükleme çaban. öyle bir şey yok, yaşadığını inandığın şeye birçok açıklama getirilebilir.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
Bunlar çok küçük şeyler ya. "Biz" konusu olumlu ama yetersiz. Yaşça büyük, olgun insanların daha üst seviyede takılması gerekiyor. Bu çok basit.
-1
arbre
(31.10.25)
(12)

Beyin işleyişi ve bilinçaltı ilişkisi

muhayyer divan
SelamHani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye. Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne s
Selam

Hani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye.

Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne sütü alamadığımı dayatıyor bana, neden şu an 43 yaşımda olduğumu görmezden geliyor, neden bana sürekli "açsın, yeterince görülmüyorsun, doyurulmuyorsun, kenarda köşede yiyecek bişeyler bulundur, şimdi ye, biraz sonra bir daha ye çünkü açsın" gibi şeyler dayatıyor? Bunu neye göre yapıyor bunu bulmam lazım. Beyni buna iten sebep ne. Beyin niye bilinçaltı denen soyut kavramla çalışıyor, bu soyut kavram beynin neresinde çalışıyor, beyin kendisi madde olduğu halde neden cisimsiz ve bir anlamdan ibaret bir şeyi bu kadar önüme getirme ihtiyacı duyuyor.

Bunu hangi kaynaktan okurum, inceleyen mutlaka olmuştur ama avama anlatanlar olmuş mudur? Kimdir nedir ne değildir?
0
muhayyer divan
(30.10.25)
insan beyninin merkezinde hayvani beyini var,
onun üzerindede ust beyin,
birey egitimli olunca bu ust beyin daha aktif oluyor, üst beyini gelismiş olan insanlara,
bilincalti, telkin vs ile istedigini yaptiramazsin.
+1
designer
(30.10.25)
Birine istediğini yaptıramazsın ama beyin insana neden hep bilinçaltını dikte ediyor onu anlamak istiyorum. Bütün yaşanan hadiseler bilinçaltını oluşturuyor, tamam. Bilinçaltını harekete dönüştüren ne onu merak ediyorum. Beyin somut, bilinçaltı soyut diye düşünüyorum, bir köprü olması lazım. Bilinçaltı nasıl soyut oluyor ayrıca, şimdi yabancıladım bu lafı.
+1
🌸muhayyer divan
(30.10.25)
somut ve soyut olan kavramlar bizim algilarimizla ilgili,

aslinda maddenin cekirdegine dogru gittikce arada boşluk oldugunu biliyoruz,

ama bizim duyularin, çözünürlüğü ölçegide elle tutulana somut, tutulamayana soyut diyoruz.

göz görüyor, elektro kimyasal iletimle beyine gidiyor, yine orada bir amino asite bağlaniyor ve kayit edilmis oluyor.
+1
designer
(31.10.25)
Bilinçaltını oluşturan şeyler duygular olabilir mi peki? Bilgi yani hatıra değil de o hatıra yaşandığı andaki duygular. O anın duygusu bugün tekrarlandığında o ana göre mi cevap veriyor beyin? Biz farkındalık ve irade halinde olmadığımız için mi bilinçaltının emrinde yaşıyoruz? Onun için mi "mânen terk edildiğimde" kilo almaya yani yaşamaya çalışıyorum, annemi bi görüp bi göremediğim için, beslenip beslenmeyeceğim garanti altında değil diye algıladığım için, ölmekten korktuğum için mi?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
özellikle son bir kaç yüz yılda çok hızlı bir düşünce evrimi gerçekleşmiş durumda. vücudumuzun, beynimizin fiziksel olarak ayak uyduramadığı bir evrim bu. sonuç olarak insan bir hayvan ve bilinç altında hayatta kalma içgüdüleri var.

beyin toplamda harcadığımız enerjinin çok önemli bir kısmını harcayan bir organ. (yanlış hatırlamıyorsam, toplam enerjimizin 1/4'ü kadar) toplam enerjimizi verimli kullanmak adına, hayatta kalmak adına sinir sistemimiz çok fazla düşünmeye gerek kalmadan hızlıca karar vermek durumunda. beynimizin nasıl çalıştığı halen çok iyi bilinmiyor. çoğu refleksimiz omurilikte veya omurilik soğanımızda işletiliyor. beyin devre dışı. böylelikle daha hızlı ve daha verimli tepki veriyoruz. bunun sınırı nasıl çiziliyor? ne kadar hareketimizi işin içine beyin girmeden yapmamız lazım? bunu bilmiyoruz. üzerine düşünmek istediğimiz ama düşünmeden yaptığımız bazı şeyler de bu şekilde geçiyor gidiyor.
+1
co2s2
(31.10.25)
kayit edilen bilgi,
duygu ile beraber kayit edilirse
daha cabuk hatirlarsin,
ama vucud,doğumdan,ölüme dek herseyi kayit ediyor,
sadece beyinde degil tum organlarinda,
her canli yapinin,
kendi hafizasi var diyebiliriz.
+1
designer
(31.10.25)
kendini yemek ile oyalama,
ve sonucunda kilo alımı,
beyindeki ödül merkezini tatmin etmekle alakali.
0
designer
(31.10.25)
@designer

Yok o dediğine katılmıyorum, sadece ödül merkezi olduğunu düşünmüyorum. Bir yıkım yaşadığımda, terk edildiğimi hissettiğimde, yok sayıldığımı hissettiğimde, şu veya bu şekilde şiddet gördüğümde vs... kilo alıyorum ben. Bunların ödülle ilgisi yok. Bunlar çok büyük çoğunlukla var olmak ve savunma mekanizmaları ile ilgili. Ödülle işi yok bu konuların.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
psikanalizde “yer edinme çabası” olarak inceleniyor bu. beden büyüdükçe dünyada daha çok yer kaplama ve varlığını güvence altına almak gibi.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
@deartheodosia

Evet bunun böyle olduğunu amarigada "innerspeak" diye bahsedilen ve bunun varlığını bilmeden kendi kendime çok uzun zamandır yaptığım bir içsel konuşmadan öğrendim. "Niye bu kadar büyük" diye sordum "oturacak yerim olsun" dedi içimdeki. Olan yetmiyor mu niye büyüyor dedim, görmüyorlar ki, yok sayıyorlar dedi. Bu bilgi kesin yani, doğru.

Sadece beyin bilinçaltına neden bilinçten çok daha fazla tutkun, neden bilinçaltının dediği oluyor, nasıl oluyor. O veriyi bilinçaltı beyne nasıl dayatıyor. Aminoasitlerle mi, duygularla mı, hormonlarla mı, nedir o soyutu somut hale getiren itki. Bunun peşindeyim.

Bebekken anneyi göremediği için anne sütü alamamak, annesini kendisinin uzantısı zanneden bebeğe ne yaşattı ki o bebek 43 yaşında hâlâ bebek o beyne göre. Niye bugünün bilincini ve durumunu, bugünkü gücünü yeterliliğini görmüyor o beyin, neden hep o dönemi dayatıyor. Bitti gitti yahu daha ne olsun, neyin peşinde bu?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
nedeni beynimizin ilk yaşam yıllarındaki tecrübelerimizi işlemesi ve hypervigilance ile amigdalanın tetiklenmesi ve beynin haritalandırarak kendini gelecek tecrübeler için savunma moduna alması şeklinde çok kısa özetleyebilirim. nöroplastisiteyi araştırın :)
0
deartheodosia
(01.11.25)
ayrıca ilgiliyseniz bir kitap önerisi: sue gerhardt, “sevgi neden önemlidir? şefkat bir bebeğin beynini nasıl şekillendirir”
+1
deartheodosia
(01.11.25)
(16)

Lastik yıpranması. Fotolu.

mikahakkinen
lastik yaşı 4.araç km 60.000.lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?https://ibb.co/1tkQ31ZMhttps://ibb.co/wGPgthkhttps://ibb.co/90zjmNW
lastik yaşı 4.
araç km 60.000.
lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?
ibb.co
ibb.co
ibb.co
-1
mikahakkinen
(29.10.25)
zaten bircok lastik max. 80bin km gidiyor.
bunlar da omrunun sonuna yaklasmis gibi, yanaklara bakarsak.
acil olmasa bile ufak ufak lastik bakmaya baslaman lazim.
0
cooperr
(29.10.25)
Diş kalınlıkları iyi gözüküyor. Ama yaşadığınız ya da parkettiğiniz yer kaynaklı sanırım, lastik ömrünü tamamlamış. Değiştirmenizde fayda var.
0
artci sarsinti
(29.10.25)
Lastik değişim zamanı gelmiş dişler değilde yanaklar sorun
0
basond
(29.10.25)
dişler fena durmuyor ama yanaklar iyi durumda değil ayrıca kilometre itibari ile ömrünü doldurmuş iyi de dayanmış muhtemelen şehir içi kullanılmış.
ebatlar itibari ile küçük ve ucuz bir lastik, daha da zorlamanın anlamı yok kampanyalar takip edilip yeni lastik alınmalı.
0
denizgonen
(29.10.25)
şehir ici ise önemli değil,
sehirdışina cikiyorsan değiştir tabi.
0
designer
(29.10.25)
dry rot başlamış. değişmekte fayda var.
0
false pretension
(29.10.25)
lastikler değiştirilse iyi olur. hangi şehir bilmiyorum ama sıkıntı bu lastikleri yaz-kış kullanmak. bu lastikler kış lastiği ve yazın da kullanılıyor tahmin ediyorum ki. işte bu sıkıntı.
0
abelardo
(29.10.25)
MICHELIN
195/55r16 Primacy 4
lastikler ucuz değil, aydın yolları taşlı.

lastikler yaz lastiği.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
bir tek aydindaysan 4 mevsime gerek var mi ki? yazlik lastik de is gorebilir, daha dayanikli olur hem
0
fakyoras
(29.10.25)
michelin'in sitesinde yaz lastiği diye geçiyor, 4 mevsim değil primacy 4. www.michelin.com.tr

adında geçen 4 yüzünden öyle algılamış olabilirsin belki de serinin 4. versiyonu gibi bişey herhalde çünkü primacy 5 de var
0
konetsu
(29.10.25)
kış lastiği olmadığını belirtmek için yazdım. düzelttim.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
lastik dişli kısımdan patlarsa tamir edersin veya çok büyük bir yırtık olmadığı sürece seni kaza yaptıracak derecede zorlamaz lakin yanaklar öyle değil.


allah göstermesin 60 70 le bile giderken yanaktan yarılıp birden hava boşalırsa, sana kaza da yaptırabilir, aracına da zarar verebilir. ben riske girmeyi pek sevmiyorum motorlu araçlarda çünkü bedelini çok ağır ödedim.


ben senin yerinde olsam. beni aşırı derece zorlamayacaksa değiştirirdim. ters bir yerde patlasa lastik tamir servisi çağırsan üç beş yazar sana. vakitlice değiştir hiç olmadı bir lastikçiye git göster ama onlar da muhtemelen değiştir diyecektir. e tabi adamın lastik satması lazım. böyle olunca dürüst olarak bişey olmaz abi sen git dişler bitince gel falan der mi onu da kestiremedim.

duyuru nick uyumu da şahane olmuş heheh
0
Fodera
(29.10.25)
michelin yumuşak lastiktir daha çok şehir içi kaymak asfalta, otobanlara uygundur. Ortalama türkiye yollarına pek gitmez, senin durumunda yaptığın km'ye göre iyi bile dayanmış.
brigestone bizim ülkenin yollarına daha uygun gibi geliyor bana mesela eskiden ben hep turanza er300 tercih ederdim zira lastik sert sağlam ama yağışlı yollarda da iyi yol tutuyordu.
genel itibari ile 5000 liraya gayet güzel lastik alabiliyorsun, conti premium contact 5 var 4990'a mesela. michelin gereksiz pahalı kalmış.
neden uygun diyorum çünkü yeni arabalarda bu ebatlar pek yok benim ebatta mesela premium contact lastik başı 11.000 lira. senin durumunda 4 taksit yapıp ayda 5000 liraya can güvenliğini garantiye alabiliyorsun, bence değer.
0
denizgonen
(30.10.25)
hakikaten bisiklete iki set michelin aldım iyi de para verdim iki ayda bitti. baktım ki tam kauçuk gibi çok yumuşak bişeyden yapmışlar. ee motora aldım o da çabuk bitti. demek michelin in özelliği bu. fren konusunda motor ve bisiklette çok başarılıydı ama fiyat ve ömür konusu kesinlikle tercih edeceğim bi marka olmadı bi daha.
0
Fodera
(30.10.25)
o kadar para vermicem yıllarca en pahalı lastikleri aldım. kumho, falken, milestone arasındayım.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
Kumho falken iyidir. Kullandığınız yollar çok bozuk ve konfordan biraz ödün veririm derseniz XL olan lastikleri öneririm yanakları güçlendirilmiş oluyor yandan daha az hasar alıyorlar kesinlikle.
0
denizgonen
(30.10.25)
(5)

Şu sallantıların olmadığı /az olduğu / çok seyrek yaşandığı yer neresi?

infernalcadre
Merhaba;Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor. Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?a) antalya b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)c) ankarad) eskişehire) diğer (Lütfen Belirtiniz)(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu z
Merhaba;
Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor.
Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?

a) antalya
b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)
c) ankara
d) eskişehir
e) diğer (Lütfen Belirtiniz)

(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu zımbırtının olmadığı bir yer olursa süper olur)
0
infernalcadre
(28.10.25)
valla bu zımbırtının olmadığı bir yer yok bu ülkede, hele ki yaşanabilir ve sosyal alternatifler olarak bakarsak. O yüzden ben bu şıklarda ankarada yeni bir binada yaşamayı seçerim. Deprem olur fakat panikletecek bir depremi hiç duymadım ben ankarada.
0
denizgonen
(28.10.25)
Listedekilerin hiç biri. hatta güncel fay hattı haritasında Ankara'nın tam merkezinde yeni oluşan yıkıcı bir fay hattı var. Antalya'da da çok sıkıntılı ve kırılması beklenen kritik bir fay var. Türkiyede deprem konusunda tek güvenilir yer var. orası da dogu karadeniz.
0
limonlu eksi
(28.10.25)
Ankara'dan bildiriyorum, Sındırgı'da olan büyük depremlerin hepsini hissettim. Çatır çatır sallandım valla. Hissetmeyenlere bişey yok tabii.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Ankara'nın zemini saglamdir,
tabi evde sağlam olmali,
sallanmak önemli değil,
aynı Rezonansa girmemek lazim.

m.youtube.com
0
designer
(28.10.25)
Şahsi tecrübem bulunulan kat çok önemli yani zemin katta 1 2 3 4 5 6 da insanların hissetmediği sallantıları 13 14 15 hiç es geçmiyor .
0
dunyatuhaf
(28.10.25)
(6)

Lastik degisim fiyatı ne kadar bu sene?

dedeminhirkasi
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
0
dedeminhirkasi
(28.10.25)
yakınlardaki lastikçileri arayıp sorabilirsiniz. her yerde değişiyor çünkü.
şu an taktırmak için erken gibi
0
jelly bear
(28.10.25)
Yani açıkçası bence bu soru çok yanlış sorulmuş en basitinden izmir gibi şehirde sadece ticari araçlar lastik değiştirirken, Ankara ve doğusundan itibaren ise durum mecburi bir hal alıyor ve sürümden kazanma imkanı da doğuyor.
Büyükşehirlerde lastik saklamadan da kazanç sağlarken anadolu şehirlerinde o lastikler rahatlıkla evde depoda saklanabiliyor.
Geçen sene bile lastik sök tak ve bir sezon saklama istanbulda 900 lira idi. Ama işte bu kadıköy fiyatı.
0
denizgonen
(28.10.25)
ankara, 900
+1
elorelia
(28.10.25)
1 adet lastik icin,
200-300 lira araliginda degistirme fiyati olur.

. aracı lifte kaldır,
. Jantın civatalarini sök,
. janti cikart,
. lastigi janttan ayir,
. mevcut ağırliklari janttan sök,
. yeni lastigi kremle,
. Yeni lastigi janta tak,
. balans kontrol,
. janta agirlik tak,
. tekrar balans kontrol,
. janti araca monte et.


atonet.org.tr
0
designer
(28.10.25)
Cevaplar şaka mı?
Ben mi kazıklanıyorum?
Geçen sene lastik saklama değişim vs 4k üstü ödeyen ben de bu sorunun cevabını merak ediyordum.
0
epitaf
(28.10.25)
turkiye sartlarinda 4 lastik degisimini 500tl altina belki anadolunun ucra koselerinde falan yaptirabilirsin. buyuk sehirlerde tahminim 1000-1500 arasidir.

kisliklari her sene sok tak yaptirmak lastikleri asiri hirpaliyor bu arada. tavsiyem kisliklara da jant taktirin, sonra lastik degisimini kendiniz sokakta bile yapabilirsiniz, cok bir numarasi yok.
0
cooperr
(28.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(4)

Paket peynirlerin zararı ne ölçüdedir?

santimantal
Aldığım peynirlerin son kullanma tarihleri aylarca sonrasına oluyor.Bu, peynirin vakumlanmasından, paketlenmesinden mi kaynaklanıyor yoksa katkı maddesinden mi?Eğer paketli peynirin katkı maddesi çoksa bundan kurtulmak için ne yapmalıyız?Peyniri nereden, hangisinden almalıyız?Paketlerin üzerini nası
Aldığım peynirlerin son kullanma tarihleri aylarca sonrasına oluyor.
Bu, peynirin vakumlanmasından, paketlenmesinden mi kaynaklanıyor yoksa katkı maddesinden mi?

Eğer paketli peynirin katkı maddesi çoksa bundan kurtulmak için ne yapmalıyız?

Peyniri nereden, hangisinden almalıyız?

Paketlerin üzerini nasıl okumalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz?
0
santimantal
(19.10.25)
www.kimyaciniz.com

Kapali ambalaj icerisindeki ürünlerin faydasindan çok zarari oluyor,

peynir için en son bakanligin acikladigi konu : mantar ilaci yasaklanmis ama bir cok firma kullaniyor .
0
designer
(19.10.25)
Konu hakkında titizleniyorsanız, Sütü, sirke, limon suyu veya yoğurtla kestirerek yapılabilen çok basit bir peynir çeşidi var.
Chatgpt'ye sordum şimdi, besin değeri açısından diğer peynirlerden hiç eksiği yok. Lezzet olarak da bence çok iyi. Youtube'da dünya kadar tarif videosu vardır.

Kendi peynirinizi yapabilirsiniz.
+1
Mirket
(19.10.25)
sütü kaynatip ,
limon vs ile kestirirsen
Lor olmaktadir,


Peynir icin;
( sütü kaynatirsan peynir tutmaz,yararli bakteriler öldüğü için. ),
Çiğ sütü kaynatmadan,
atiyorum 30-40 derece sicakliga isitip peynir mayasi ile mayaladiginda
6 litreden 1 kg peynir olur ,
Ama sütü kaynatmadan yaptiginiz icin bu ürünü
3 ay tuzlu suda bekletmen gerekir, yoksa burusella gibi agir bir hastalik hayvandan insana gecmektedir.

Bunun ticaretini yapanlar,
bir an önce malı paraya cevirmek için
insan sagligini hiçe sayip katki maddeleri ile peynir yapiyorlar.

Sagliklisi, Tenekede en az 3 ay olgunlasmis peynirdir,

tenekenin üzeri sismeye baslamissa,
imalat sirasinda hava almistir,
hatali imalattir,peynir olgunlaşmaz ,bozulur,
Tenekenin kenarlarinda defarmasyon varsa,
Teneke iceriden paslanma yapar,
Ezik,kırışık yüzeyli tenekeleri tercih etmeyin,

plastik ise,
plastikte kaplar üretilirken,
kalibin icerisine insani zehirleyen kimyasallar sikilmaktadir,
sebebi,plastigin kaliptan rahat cikmasi,hizli uretim için,

sizi öldürmez,
troidiniz bozulur,
sinir stres sahibi olursunuz,
hayattan zevk alamaz hale gelirsiniz gibi..
0
designer
(19.10.25)
paketli peynir almamak en iyisi. etrafınızda bir peynirci bulun. tenekeden çıkartıp size paketleyerek versin. çoğu büyük marketin şarküteri reyonlarında böyle oluyor.
0
co2s2
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(9)

Her ay 8 saat otobüs yolculuğu git gel zor mudur?

hadi ya la
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki sa
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki saat sonra mesaim başlıyor. Yolculuk sırasında biraz uyumam gerekecek ama çok da önemli değil diye düşünüyorum, çünkü bir günlük uykusuzluğa dayanabileceğimi sanıyorum.

Yalnız, yıl içinde başka bir tatilim olmayacak. Ailemi ve arkadaşlarımı sadece bu şekilde, ayda bir kez görebileceğim. Sizce bu rutin çok zorlar mı? Herkes için farklı bir cevap var tabii, sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
0
hadi ya la
(19.10.25)
her hafta olan bir rutin olsaydı sizi zorlayacağını söyleyebilirdim ama ayda 1 kez olacağı için zorlamaz. Zorlasa bile dönüşünüz olan pazartesi günü 1 günlüğüne zorlanma yaşar hemen toparlanırsınız. Konu aile olunca buna değeceğini düşünüyorum.
0
mermaidd
(19.10.25)
Beni zorlar. 8 saatlik otobüs yolculuğu sonrası yatak görmeden işe gitmek kolay değil. Ayrıca 2 gece öncesinde de yatak görmeyeceksiniz. Ben olsam pazar öğleden sonra yola çıkar, en azından pazar gecesini yatağımda geçirir, işe öyle giderdim.
+1
10551037
(19.10.25)
yolculuk esnasinda daglari inip cikmak,
rakim farki,
kulak icini etkiliyor,
Bedenen cok yorulmasan bile zihnen yorulabilirsin.
0
designer
(19.10.25)
ayda 1 de olsa zorlar. ilk birkaç ay yaparsınız, sonra çok zor gelir. çünkü onlardan ayrı kendi düzenini kuracaksın, bir rutinin oluşacak. o rutinin bozulması seni rahatsız edecek.

sülalemin %95'i eskişehir'de. istanbul'a okumaya gelmiştim. burada kimsem yoktu. o zamanlar hızlı tren de yoktu. 6 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmam gerekiyordu. ilk 2-3 ay ayda 1 eve gidiyordum. sonra zor gelmeye başladı, yalnızlığa da alıştım ve güzel de geldi. şimdi hızlı trenle 3,5 saat sürüyor ama yılda 1 bile gitmiyorum :d
0
art cat chocolate
(19.10.25)
15 günde bir yap sen onu. kışın günler kısalınca ayda 1.
0
jamswety
(19.10.25)
Arkadasim her hafta bunun 10 saatlik olanini yapiyor, es cocuklar farkli ilde. Mecbur olunca yapiliyor. Yasiniz kac? Ayda 1 yapilir diye dusunuyorum kaldi ki sizinki mecburi degil, cok zorlanirsaniz aralari uzatirsiniz.
0
kassiopeia
(19.10.25)
Bir süre sonra her ay bile zor gelir.
Siz bu konuyu 2-3 ay olarak planlayın .
Arada da belki onlar gelirse bu açık kapanır .
+1
diyecevaplandı
(19.10.25)
8 --> 4+4 mü
0
LeagueOfLegends
(19.10.25)
ik haftada bir 5 saat arabayla oğlumun olduğu şehre gidip geliyorum. beni zorlamıyor. cuma gidip pazar akşam dönmüş oluyorum. sizin planda beğenmediğim yer pazar gece binip pazartesi sabah eve dönmeniz oldu. ben olsam pazar günü biraz daha erken otobüse binerim, gece yarısı gibi evde olup 6-7 saat uyurum. uykusuzluk çok yorar. hem de birike birike yorar.
0
co2s2
(20.10.25)
(4)

Özgür Turhan - Eti olayı

ananiyimioguz
Eti, hangi tweetine dayanarak ozgur turhan ile yollari ayirmis ben onu merak ettim, bilen var mi?
Eti, hangi tweetine dayanarak ozgur turhan ile yollari ayirmis ben onu merak ettim, bilen var mi?
+1
ananiyimioguz
(15.10.25)
Belkide marka ile alakali degildir,
reklam yüzleri ota boka twit atınca ,
bizi rezil ettin moduna girmislerdir.
-1
designer
(16.10.25)
Bu kadar tantana çıkıp mevzunun neyle alakalı olduğunun bilinmemesi...
Eti'yi boykot edecek miyiz, etmeyecek miyiz şimdi?
0
auroraaurora
(16.10.25)
valla ben kendi içimde ikiye ayrıldım.

1- büyük bir firma ile anlaştıysan, sözleşmede yazıyor mu yazmıyor bilmiyorum ama biraz hareketlerine, söylediklerine dikkat etmen lazım çünkü firma seninle bir reklam filmi çekti diyelim, yayınladılar veya yayınlayacaklar, tweetlerine bi bakıyorlar, diyorlar ki ulan biz bu reklamı yayınlasak, bu adam kim diye baksalar, hayvan gibi muhalif.

sonra bu adamı linçleyecekler benim de markam boykot edilecek en iyisi böyle bir adamla çalışmayalım bizi zarara uğratır demiş olabilirler. Ha şimdi daha mı iyi oldu orası da ayrı bir konu.

2- sen firma olarak bu adamı araştırıp da anlaşma yapmıyor musun? "aa bu ne biçim tweetler atıyor" diyene kadar aklın neredeydi? adam ne yapsın, adam aynı adam, sen anlaşma yapıyorsun, reklam filmi çekiyorsun masraf yapıyorsun. sonra gelmiş tweetlerinizden dolayı sözleşmeyi sonlandırıyoruz, üstüne bir de yaptığımız masrafları size yıkıyoruz... oldu canım.
0
🌸ananiyimioguz
(16.10.25)
Öğrendim arkadaşlar yeni gösteriye başladı ona gittik, orada anlatıyor.

Bunlar anlaşmayı yapmış eti ile, reklam filmi çekilmiş falan ama henüz yayınlanmamış mı ne bekliyormuş.

Sonra 1-2 sene önce mi ne eski eşi "içtim şarabı" diye tweet atmış.

Bu da bunu görmüş demiş ki ben de neden devamını getirmeyeyim ki ????

Tweete yanıt vermiş "s-ktim arabı" demiş.

Neyse bunlar etkileşim almış tabi falan... Bunu da eti ırkçılık olarak nitelendirmiş ve dava yoluna gitmişler.

Ceo falan bir toplantıya çağırmış. Tek başına gitmiş, demişler böyle böyle bir olay yaşanmış ama bunu şahsi algılamayın yani kurumsal dünyada prosedürler gereği böyle şeyler olabiliyor. Dava o yüzden mecburen açıldı, siz ne kadar verebileceksiniz falan diye pazarlığa oturmuşlar sanırım.

Özgür de nasıl şahsi algılamayın davayı bana açıyorsunuz mk. sonuçta bu parayı ben cebimden ödiycem dedi gösteride ama orada öyle dedi mi bilmiyorum.

Neyse sonuçta reklam filmi o sebeplerden ötürü yayınlanmayacağı için masrafları da Özgür Turhan a kitleyeceklermiş, davayı kazanmışlar ırkçı bir söylem olduğu için. En son 2 milyonda mı ne anlaşmışlar ama sonradan Özgür bunu neden tweet attı anlamadım.

Bir de toplantıda hangi ürünümüzü en çok seviyorsunuz demişler, söylemiş işte.

Bi koli içerden ondan getirip adama verip göndermişler sdjfsjgh
0
🌸ananiyimioguz
(15.12.25)
(2)

Duvar Ötelemesi

thin capitalization
Birinci katta bulunan daire için düzenlenen ekspertiz raporunda dairede duvar ötelemeleri olduğu, böylece taşıyıcı elemanların da 60 cm ötelendiği yazıyor. Bu durum binanın sağlam olmadığı anlamına mı gelir? Çok ciddi bir kusur sayılır mı?
Birinci katta bulunan daire için düzenlenen ekspertiz raporunda dairede duvar ötelemeleri olduğu, böylece taşıyıcı elemanların da 60 cm ötelendiği yazıyor. Bu durum binanın sağlam olmadığı anlamına mı gelir? Çok ciddi bir kusur sayılır mı?
0
thin capitalization
(15.10.25)
Duvar ötelemesi, projedeki mimari plana göre duvarların kaydırılmış (örneğin 20–60 cm öteye alınmış) olması demektir. Eğer bu yalnızca bölme duvarlar (taşıyıcı olmayan duvarlar) için geçerliyse, genellikle büyük bir sorun değildir.

Ancak ekspertiz raporu “taşıyıcı elemanlar da 60 cm ötelendi” diyorsa, bu durum kolon, kiriş veya perde duvarların orijinal konumundan farklı bir yere yapılmış olduğu anlamına gelir ki bu da:
- Binanın statik projesine aykırı inşa edildiğini,
- Yapı güvenliğinin olumsuz etkilenmiş olabileceğini,
- Deprem dayanımı açısından ciddi risk doğurabileceğini gösterir.

Bu durumda bina, teknik olarak proje dışı sayılır ve iskan alınırken de problem yaratabilir (ya da zaten alınmamış olabilir).
+1
dijitalritm
(15.10.25)
4-5 katli bina,
144 metrekare yuz olcumunde,
200-300 ton arasi bir agirliga maruz kalan kolonlar ve duvarlar var,

Ve bunlar kaydirilmiş..
hem parana yazik,
hemde canina..
arkana bile bakma uzaklaş,
en çok dert bela cahilden gelir..
0
designer
(15.10.25)
(11)

Laptop tavsiyesi

peki madem
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette d
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette dolaşma vs gibi işler için kullanacağım genel olarak. Onun dışında oyun oynamayacağım ama evde televizyon olmadığı için film/dizileri laptoptan izliyorum o nedenle ekranı iyi olsun istiyorum. Marka olarak Lenovo veya Dell düşünüyorum, iş laptopum Dell ve memnunum kendisinden de. Uzun yıllar kullanabileceğim bir laptop arıyorum. Fiyatlar 20-30 bin civarında gibi diye gördüm. Ekran kalitesi için 40 bine kadar çıkabilirim. Tavsiyeniz var mıdır acaba? Çok teşekkürler!
0
peki madem
(14.10.25)
Macbooklara ne dersiniz görüntü kalitesi baya iyi
+1
ihsanlı
(14.10.25)
Casper S100
-4
arbre
(14.10.25)
Casper S100 +1

32 gb olanını kullanıyorum ben ofis için. Benim oyun için aldığım laptop'tan daha büyük bi ekranı var. Görüntü kalitesi falan da gayet güzel. Hızı falan da çok iyi 4 aydır kullanıyorum hiç kasma sorunu yaşamadım.
-4
matilda
(14.10.25)
Casper önerilerine şaşırdım açıkçası.

Monster, casper gibi yerli markalar yedek parçada dışa bağımlılar. Bunu dikkate almak lazım değerlendirirken. Güncel olarak model önerisi veremeyeceğim ama sizin kullanımınıza uygun olarak direkt Dell derim. Oyun biraz daha işin içinde olsaydı Msi veya Asus bakılabilirdi. Ekosistem ve/veya aşinalık varsa macbook'da olabilir.
+4
kirmizimsi
(14.10.25)
dell marka olarak iyi bence. aslinda macbook air diyecektim ama 50bin tl'den basliyormus. :(

casper almanizi tavsiye etmem. onun kadar sorunlu az marka gordum.
+2
lemmiwinks
(14.10.25)
işlemciyi seçerken i5 i3'ten iyi, i7 hepsinden iyi gibi bir şey düşünme. faraza i7 9000 ile i3 15000 diye iki seçenek var diyelim. örnekteki i7 örnekteki i3'ten 6-7 sene daha eski daha kötü performans verecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.25)
bence yine lenovo mümkünse thinkpad; olmadı ideapad ile devam et. aslında oyun yoksa macbook tavsiye ederim. zaten macbook seste de güzel ama ekranı daha büyük istersin.

Casper ve monsterden uzak dur. yeni mezun olduğum bölüm bilgisayar üzerine ve arkadaşların da neredeyse hepsi biraz daha ucuz olduğu için, oyun delisi olduğu için monster ve casper kullanıyor, neredeyse servise gitmeyen yok, hatta bazıları 3-4 kere gidiyorlar. saçma sapan üretim ve servis hataları. CPU fanını takmadan servisten çıkarmışlar bilgisayarı.

macbook+ 27" monitor ile ben de film izlemeye devam ediyorum

monitor olmaz dersen de 44 bin'e oled panelli laptop'lar var www.hepsiburada.com

hatta şöyle hepsi birden www.akakce.com
0
hoot
(14.10.25)
Dell kaliteli laptoplar üretiyordu ama sahibi Michael Dell'in direkt İsrail ordusuna (evet, ordusuna) büyük miktarlarda düzenli bağış yaptığını öğreneli beri benim için bitti o marka.

Asus genel olarak üzmüyor. En son bu aralık Asus Tuf Gaming A16 aldım. Uyumlu ram ile ssd alıp kendim 32GB ve 2TB'ye yükselttim. Gayet memnunum.

Uzun süreli laptop kullanım geçmişimde piyasadaki meşhur çoğu markayı kullandım. Vaio çok iyiydi, adamlar bıraktı üretmeyi. Dell'i de malum sebepten dolayı kullanmıyorum artık. Lenovo iki sefer üzdü beni. Kronik sorunları vardı. Yerli marka kullanmadım ama yeğenim Monster ile hoş olmayan bir tecrübe yaşadı. Son tahlilde Asus ya da Acer üzmez diye düşünüyorum. (MSI ve Hp hiç kullanmadım)

i5 yahut dengi bir AMD'nin üstüne çıkmanıza gerek yok. Yeni nesil işlemci olursa o seviyeler gayet görür işinizi. 16 ram de işinizi görür ama ddr4 değil ddr5 olsun.
0
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
Casper gömülmüş ama şunu söylemeye geldim. İdeal ekran 16 inç. Casper 16 inç. Diğer markalar 15,4 inç üretiyor. Bu çok küçük. Apple 15 inç üretiyor. Mağazada görünce anlayacaksın söylediğim şeyi. Çok hızlı olsa da örümcek kadar ekrana bakmak istemeyeceksin.
-2
arbre
(14.10.25)
macbook air. öğrenci veya hocaysanız pt
0
gurur
(14.10.25)
Harddisk icin,
okuma hizi yüksek ssd seç
0
designer
(15.10.25)
(12)

Kediye hayır' i nasıl öğretebilirim? Veya isirmamasini?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
şimdi kedici arkadaşlar gelip psikolojisini bozarsın diyecek belki ama benim önerim şu:

sert bir "pisssst" veya "şşşşşt"

istemediğin şeyi yaptığı anda söyleyeceğin şey bu. sesi aynı zamanda hareketle desteklersen (mesela ısırırken elinle hafifçe iteklemek gibi) daha etkili olur.
0
kibritsuyu
(13.10.25)
Dediklerinizi uyguluyorum ama değişen bir şey olmuyor. Daha çok hırslanıp daha çok ısırıyor bu sefer. Sırtını okşamaya basladigim an çoğu kez anında ısırmaya başlıyor. Alıyorum uzağa koyuyorum veya yere bırakıyorum üzerime atlayıp yüzümü ısırıyor, elimle güreşip parmaklarımi veya elimi ısırıyor sert bir şekilde. Aşırı inatçı ve hırslı intikamını almadan rahat etmiyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
Su püskürt üstüne fıs fıs olanlardan. Laftan anlamaz.
0
gobekliraki
(13.10.25)
Bebeklik çocukluk döneminde, ergenliği geçinceye kadar yapar bunları haberin olsun, 1 yaş bittiğinde sakinleşecektir. Bence o zaman öğretsen daha iyi ama sen bilirsin. Şahsen sesimi sertleştirip biraz yükselterek ve aynı anda kaşlarımı çatarak (çünkü onlarla hep gülümseyerek konuşurum) "hayır" diye ünlerim. Bazen kavga ettiklerinde o ses yükseltme epey etkili oluyor. Su püskürtme işini çok çaresiz kalırsanız yap derim. Son çare olsun ki daha da çaresiz kalma.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
olumsuz birsey yaptiginda,
hayır de,
ve parmağının ucu ile burnuna dokun,

Ama bunu hemen yap,
olay ile
verdigin tepki arasında
Belli bir süre geçmesin.
0
designer
(13.10.25)
Hayır diye söylüyorum. Yüksek seslede söylüyorum ama burnuna dokunmuyorum. Deneyeceğim.
Onu burnundan öpüyorum. Umarım farkı ayırt edebilir 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
dişleri kaşınıyor, bir kaç aya geçer.
0
mesuta
(13.10.25)
veteriner siz de onu ısırın demişti. şaka değil. kardeşleriyle oynarken karşılık aldığı için ısırmanın can yakıcı olduğunu anlıyolar ama erkenden sahiplendirilince bunu anlamıyolar. o yüzden o sizi ısırınca siz de onun kulağını vs ısırın demişti. ha bizim kedi 5 yaşını geçti hala saldırıyor, ısırıyor.
+1
elorelia
(13.10.25)
açılın 6 yıllık kedi annesi geldi. su fışkırtın her ısırdığında ama her ısırdığında. bir kere bile atlarsanız arasındaki bağlantıyı anlayamaz. yanınızda hep su dolu bir sprey şişesi olsun. bi süre sonra ısırsam su gelecek diye ısırmamaya başlayacak.
0
matilda
(13.10.25)
diş kaşınması falan değil. ele tetiklenmiş oyuncak sanıyor eli hızlı çekmeyin, ısırınca burnuna vurun, su fışkırtın, anlamasını fiziksel sağlayın. ben yapmadım büyüdü şuan heryerimiz derin çizikler içinde. el ile oynatmayın sadece sopa ile oynatın. ele odaklanırsa oyunu bırakın.
0
eja
(13.10.25)
ben elimi ısırdığında hemen elimi saklıyoum. şşt diye kızıyorum. benim elime pek bulaşmıyo bu aralar. veteriner bize "ısırdığında hafifçe burnuna vurun" demişti de bizimki dayak arsızı olmuştu pek işe yaramamıştı küçükken. şu anda canı oyun istiyosa direkt gelip kaldırmak uyandrmak için falan ısırmaya başlıyo. eğitilmez bi kedi.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
öğretemezsiniz.
0
gurur
(13.10.25)
(9)

Özel plaka

kararsızataletfilozofu
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.
Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
güldürdün.. : )
-5
designer
(12.10.25)
İlk defa araba alıyorum ilk defa plaka alıcaktım olayı bilmiyorum bu işler hep böyle mi ? Gülünecek ne var hocam anlamadım
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Öyle öyle. Ama bence de yüksek istenmiş. Pazarlık yap.
+1
gobekliraki
(12.10.25)
arabanız hayırlı olsun, güle güle kullanın. arabayı alırken showroom'da size anahtarı takdim eden kişi o anahtarı uzun süre vermeyecek, para isteyecek, benzin alırken sizden para isteyecekler. bunlara da hazırlıklı olsun. bu arada 50 bana çok gelmedi.
+2
co2s2
(12.10.25)
plakanın güzelliğine göre fiyat artıyor. ece, cem, efe, bjk falan almak isterseniz bir araba paraı da oraya verebilirsiniz.

kelime oluşturacak gibiyse fiyat biraz düşüyor.

hiçbir anlam ifade etmeyen, sıradan denk gelse verilecek harfleri, sırf sizin isminizin kısaltması diye seçerseniz yine para isterler, en düşük tarife bu. 2023 yılında KC için 10.000 lira verdi arkadaşım. ben 2001 yılında BG için 100 milyon vermiştim (araba 10 milyardı). o yüzden sıradan harfler için arabanın değerinin %1'i verilebilir diye bir hesap yaptım kafamda.
+1
kibritsuyu
(12.10.25)
Geçen yol Ağustos'ta, Eskişehir'de pek orijinalliği olmayan bir plaka için 12.000 (en düşük sağış miktarı) istemişlerdi.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.10.25)
şehre plakaya göre fiyatlar çok değişken. pazarlık yapılabilir ama zor.

tanıdık olursa bedavaya bile alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(12.10.25)
Keyfekeder isteniyor biraz brb plaka istersen 10000 iken ece plaka 200000 olabilir
+1
basond
(12.10.25)
Eskiden şöyle bir şey vardı muhtemelen devam ediyordur. Ben mesleğimi belirten bir plaka almak istemiştim bayağı pahalı demişlerdi o zaman seçmek istiyorum falan gibi bir şey söyledim. Bana bir tane eski eski püskü defter getirdiler. Oradaki plakalar boşmuş. Üşenmedim tek tek okudum bir de baktım ki soyadım Çuhadaroğlu. C U H olan bir plaka var. Hem de bedava. Gittim onu aldım. Hatchback Ford Focustu.
+2
ground
(12.10.25)
(4)

Kedi cimi mı? Malt mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Herkese merhaba, Sokakta hasta olarak bulup iki aydır baktigim yaklaşık doksan veya yüz günlük yavru bir kedi var evimde. Geçenlerde ilk kez yediği yaş mamayı kusmus. Bu kediye kedi cimi mı almalıyım? Malt mı? Hangisi daha fazla ise yarar ve farkları nedir? Malt iyiyse eğer marka önerir misiniz bir
Herkese merhaba,

Sokakta hasta olarak bulup iki aydır baktigim yaklaşık doksan veya yüz günlük yavru bir kedi var evimde. Geçenlerde ilk kez yediği yaş mamayı kusmus.

Bu kediye kedi cimi mı almalıyım? Malt mı? Hangisi daha fazla ise yarar ve farkları nedir? Malt iyiyse eğer marka önerir misiniz bir de bu maltlar nasıl kullanılıyor?
Daha önce hiç kedi bakmisligim yok. Her türlü tavsiyeye açığım.

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
kedi çimi, yaladığı tüyleri daha rahat kussun diye, malt ise kusmadan dışkı yoluyla atsın diye.

ben maltı 3-5 günde bir 2 cm kadar parmağımın ucuna sıkıp yediriyorum.
+2
kibritsuyu
(11.10.25)
www.amazon.com.tr

hep bundan alıyorum malt olarak. 3 günde 1 parmağımın ilk boğumuna kadar veriyorum ben de.
+1
art cat chocolate
(11.10.25)
Aşilarini tamamlatmali ve enfeksiyonu olmadigina emin olmalisin,
ayrica Kuru mama daha besleyici degilmiydi..
0
designer
(11.10.25)
Ameliyat olma durumu var veterinerimiz kilo alması gerektiğini söyledi ve tavukla besliyoruz. Yanında kuru maması var ama alışmadı arada gidip bir iki tane yiyor.

Sık sık olmasada arada yaş mama ve ödül mamaları veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
(11)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(2)

Metal döküm atölyesi bunu yapar mı?

yurtsuz john
Yüksek ağırlıklı kettlebell yaptırmak istiyorum. Ferforje yapan döküm atölyeleri bunu yapabilir mi? Çok basit bir işçilik gerektiriyor sonuçta.
Yüksek ağırlıklı kettlebell yaptırmak istiyorum. Ferforje yapan döküm atölyeleri bunu yapabilir mi? Çok basit bir işçilik gerektiriyor sonuçta.
0
yurtsuz john
(10.10.25)
Kalıbın varsa yapar.
0
topkapiaksaray
(10.10.25)
Tahtadan yada plastikten bir modelin varsa
onu sandik içerisine koyup etrafina kum dolduruyor,
sonra modeli sandiktan cikarinca sandik icerisine metal yada aluminyum yada herneyse istedigin ergeyik maddeyi dolduruyor.
0
designer
(11.10.25)
(7)

Trafik sigortası

epitaf
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı? Herhangi birinden yaptır gitsin mi?Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi oku
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı?
Herhangi birinden yaptır gitsin mi?

Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)
Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi okuyorum :)
0
epitaf
(08.10.25)
Fark etmez, en uygun fiyati en çok taksite bölen hangisi ise o iyidir.

Ayrica " imm " de düşün..
0
designer
(08.10.25)
@designer'ın dediği gibi yaptım ben de. ankara sigorta 6 taksit geçti. gerçekten ciddi teminatı olacak bişey lazımsa ayrı kasko yapılır ama amaç zorunlu sigortayı yapıp geçmekse en ucuz en iyidir dedim.
0
konetsu
(08.10.25)
trafik sigortasında fiyatlar yaklaşık aynı çıkıyor ve genel olarak da alacağınız hizmet aynı. sonuçta eğer sizin kusurlu olduğunuz bir durum varsa, mecburen ödüyorlar ancak limitleri düşük. eğer limit üzerinde bir hasar varsa karşı tarafta, o zaman size rücu edilmesi durumu var. bu durumlar için ihtiyari mali mesuliyet sigortası gerekebilir (imm) eğer kasko yaptıracaksanız, bu imm'yi de içeren genişletilmiş kaskolar oluyor. onlara da bakın.

bunlar için de mümkünse bir acente / broker üzerinden ilerleyin. fiyat bir miktar artabilir ancak sigortayı kullanmanız gerektiğinde karşınızda bir muhatap bulmak çok önemli. sizin yanınızda olan, sigorta firmasını değil sizi koruyan birisi illa ki olsun. bunun yanında da trafik sigortasında olmasa bile, kaskoda düzgün bir firma seçin. bugün 3-5 kuruş daha az ödemek için yarın milyarlardan olmayın.
0
co2s2
(08.10.25)
trafikte çok fiyat farketmez, o yüzden en uygunu seçip gidebilirsiniz; ancak kaskoda dikkat etmenizi öneririm
0
sweetoffice
(08.10.25)
@co2s2 @sweetoffice fiyat farkı var ya, dün yaptırdım daha... 15k'dan 27k'ya kadar filan değişiyordu sigorta şirketleri arasında. gittiğim sigortacı çıkan tekliflerin hepsini gösterdi zaten ekrandan, kendisi de tanıdık.
0
konetsu
(08.10.25)
eskiden trafik cok az oynardi (max. %5), sasirdim dogrusu; o zaman bilindik bir firma secmekte fayda var @konetsu ; bilinmedik firmalarla sorun yasanabiliyor cunku
0
sweetoffice
(08.10.25)
Trafik sigortasının yaptırana bir faydası yok. O yüzden sigortacının attıklarından en ucuz olup en çok taksit yapanı seçiyorum ben. Son sefer hiçbiri taksit yapmadı.

Kaskoyu değil, zorunlu trafik sigortasını sorduğundan emin olduğumu kabul ederek cevap verdim.

Ayrıca kasko yaptırmayacaksan, kendi arabanda olabilecek hasarlara karşı önlem almamayı düşünüyorsan, bu defa İMM sigortası diye bir şey var onu yaptırmanı tavsiye ederim. Trafik sigortası karşı tarafa da çok uyduruk bir şey ödüyor. Kendi araban belki ucuz olur masrafı gözünde olmaz ama mesela gidip dumanı üstünde bir Mercedes’e bindirecek olsan al başına belayı. Kasko yoksa İMM yaptır kafan rahat olsun.
0
lazor
(11.10.25)
(3)

Fanlı Isıtıcı Önerisi

pro9it9is9
Küçük bir oda için fanlı ısıtıcı alacağım. Saatlerce kullanılmayacak. Kısa süreli kullanıp kapatacağım. Daha önce aldığım bir ürün her çalıştırmada yoğun plastik kokusu yayıyor. Bu yüzden kaliteli bir ürün önerisine ihtiyacım var. Ucuz olmasına bakmıyorum. Yeter ki kokmasın, işlevini yerine getirsin
Küçük bir oda için fanlı ısıtıcı alacağım. Saatlerce kullanılmayacak. Kısa süreli kullanıp kapatacağım.
Daha önce aldığım bir ürün her çalıştırmada yoğun plastik kokusu yayıyor.
Bu yüzden kaliteli bir ürün önerisine ihtiyacım var. Ucuz olmasına bakmıyorum. Yeter ki kokmasın, işlevini yerine getirsin.
Teşekkürler.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Küçük yerde neden elektrikli soba kullanmıyorsun anlamadım ama 4 sene önce depo tarzı yerde şunu kullanmıştık. İlk kullanıştaki yanık kokusu dışında kokusu yoktu.

www.akakce.com
0
potsdamer
(08.10.25)
en kârlısı ve kullanışlısı klima..
0
designer
(08.10.25)
ilk duyurudaki gibi olandan ben kullandım çok işlevsiz sıcak hava üflüyor hem çok ısınınca plastik kokusu yapıyor hemde inanılmaz güvenliksiz
radyatör bak, ben çözümü bunda buldum
www.bauhaus.com.tr
0
eja
(08.10.25)
(8)

ısınmayan havlupan

scudman1
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
0
scudman1
(07.10.25)
bazı kombilerin altında her peteğe ayrı borular gidiyor ve her birinin ayrı vanası oluyor. eğer tesisatınız o şekildeyse oradan kapalı olabilir. deneme yamulma yöntemiyle açmayı deneyin
store.donanimhaber.com
0
exlibris
(07.10.25)
@exlibris
merkezi sistem. bu tip bağlantılar yok.
0
🌸scudman1
(07.10.25)
Yukarida arkadasin dedigi gibi
ilk giriste ki vanalarin hepsini kapat
tek tek acarak neresi isiniyor bak,

bursay.com
0
designer
(08.10.25)
Yeri değişti mi, aynı yerdeyse sorun olmaması gerekiyor, yeri değişince oluyor böyle sıkıntılar.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
hava yapmış olabilir. hava yaparsa devirdaim yapamayabiliyor. havlupanlar peteklere göre yüksekte oldukları için basınç önemli, basınçla da alakalı olabilir. youtubeden peteklerin havasını almak diye aratın. burada tarif etmek zor.
0
ground
(08.10.25)
hava almak için purjoru gevşettim. hava gelmedi sadece soğuk su geldi. tadilat öncesi eski tip döküm petek vardı. yeri değişmedi aynı yere yeni tip havlupan takıldı. vanaların ikisinden de su geliyor. vanaların etrafı soğuk hiç sıcaklık yok. sanki hiç sıcak su gelmiyor. merkezi sistem olduğu için evde konnektör vs görmedim. acaba binayla ilgili bir durum mu?
0
🌸scudman1
(08.10.25)
suyun soğuk gelmesi de ilginç. diğer peteklerde, özellikle havlupanın olduğu yerin öncesi ve sonrasındaki peteklerde durum ne? yani havlupana su nereden geliyor? önceki petekten geçip geliyorsa hava orada da olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
banyonun arkasında bir oda var ve oradan iki tane boru geçiyor. borular dışarıda. havlupan bu borulara bağlı. eskiden de oraya bağlıymış zaten. bu borularda soğuk. diğer petekler eski tip demirdöküm petek ve hepsi gayet güzel ısınıyor.

sanırım bu salaklar havlupanı bağlarken yanlış bişey yaptılar. arasam kemküm edecekler biliyorum. en azından sorunun nerden kaynaklandığını tespit edebilirsem doğrudan şöyle yapın diyebilirim veya bunların yalanlarına karşı durabilirim.
0
🌸scudman1
(08.10.25)
(4)

Kredi Çekememek?

shadex
Aylık gelirim 300'e yakın, bir kredim var, son 3 yıla ait ödemelerimde gecikme yok, 2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı. Bundan dolayı kredi puanım maks 1400'ü görmüştü. Herhangi bir e-haciz kaydım, vergi, trafik vs borcum yok, faturalar otoma
Aylık gelirim 300'e yakın, bir kredim var, son 3 yıla ait ödemelerimde gecikme yok, 2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı. Bundan dolayı kredi puanım maks 1400'ü görmüştü. Herhangi bir e-haciz kaydım, vergi, trafik vs borcum yok, faturalar otomatik ödemede.

Kredi puanım 1128'e gerilemiş. KMH hesabında para hep aynı duruyor. Bu nasıl bir mantık anlatabilecek var mı?
0
shadex
(07.10.25)
2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı.

Cevap soruda gizli, isterse 1 kuruş olsun varlık yönetimine devredildiği zaman kaç para maaş aldığının önemi kalmaz, zamanla düzelecek.
0
ebeş
(07.10.25)
zamanı girmiş bir borç ödesen bile banka sistemden silmediği için kara listede kalmaya devam ediyorsun. sadece bu bile findex raporu kötü etkiliyor.çalıştığın bankalar da ki geçmiş hesap borç ları incelemeni tavsiye ederim.
0
jamswety
(07.10.25)
Basitttt, findeks yıllık rapor ve danışmanlık al. 1k. Randevu oluştur. Konuş çözsünler. 200 lira mı neydi yıllarca peşimi bırakmadı ödediğim halde.
0
Shepard
(07.10.25)
Avans hesaplar ve kredi kartlarinin limitleri toplami,borç olmasina gerek yok yuksek limit senin kredibiliteni düşürüyor sanirim.
0
designer
(07.10.25)
(4)

Saç dökülmesi için yapılacaklar

sekizdokuzon
Yaz başından beri saçlarım inanılmaz dökülmeye başladı, saçlarımın yarısını kaybettim sayılır stres kaynaklı. Biberiye suyu kullanmaya başladım, ekstra ne yapabilirim?Teşekkürler.
Yaz başından beri saçlarım inanılmaz dökülmeye başladı, saçlarımın yarısını kaybettim sayılır stres kaynaklı. Biberiye suyu kullanmaya başladım, ekstra ne yapabilirim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
tiroidlerinize baktırabilirsiniz. arkadaşımda tiroid sorunları var ve saç dökülmesi yaşıyor. ayrıca kedimde de aynı şey oldu, tüyleri döküldü tiroid yüzünden.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Stres kaynakli bölgesel dökülmeler icin steroid ilaçlar vardi,
doktoruna danişmalısın..
0
designer
(06.10.25)
Komple kel kaldıktan sonra gidersin doktora
0
HellKeePer
(07.10.25)
2 aydır iiinanılmaz saçım dökülüyor, bir anda başladı ama stresten olduğunu düşünüyorum. Tüm kan testlerim tamam, hiçbir şey yok hatta doktor maşallah bile dedi. Baktım ben de çözüm olmuyor, stresi azalttım elbette ama dışarıdan da şunları yaptım;

-Saçımı sık sık yıkamıyorum, ıslakken taramıyorum
-hc care ile bakım yapıyorum, dökülmeye karşı bir şampuan kullanıyorum
-buna başladım; www.trendyol.com
-ayrıca bir de buna başladım; www.hepsiburada.com

herkeste farklıdır nedenler, etkiler, sonuçlar ama dökülmem azaldı bayağı. hala var ama mevsim geçişi, stres falan normal olması. bi de saç için prp filan araştırıyorum.
belki faydası olur.
0
mor oje
(07.10.25)
(8)

3 Yaşını dolduran arabayı satmak

va
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş. Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, so
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş.
Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, soru içinde soru oldu inception gibi.
0
va
(06.10.25)
Finansal olarak verimli olma ihtimali dusuk. Turkiye'deki deger kaybi egrisi biraz farkli olsa da temel gercekler degismiyor. 3 yilda ciddi bir deger kaybi olacaktir. Mesela sizin arac 1,7 milyona gider diyelim, ayni model benzer ozelliklerde arac da sifir 2 milyona satilsin. Aradaki 300 binlik fark yillik 100 bin deger kaybi yapar. Bu deger kaybi araba yaslandikca yavaslayacak.

2021-2022 civari yasanan arzdaki yavaslama ve sacma sapan faizli kredilerden dolayi hayatin olagan akisina uymayan kazanclar saglandi ama boyle bir durum su an bildigim kadariyla yok.

Genel anlamda bakacaksak, garantili araca biniyorsunuz, araciniz her zaman yeni, bunun verdigi faydalar yasanan deger kaybina sizin acinizdan degiyorsa sikinti yok.
0
mbond
(06.10.25)
boşuna masraf. arabayı uzun yıllar kullanmak daha mantıklı.
0
jelly bear
(06.10.25)
"tren kaçacak" korkusuyla bir çok kişi senin gibi düşüyor ve 2-3 yılı dolduran aracını satıp yeni araç alıyor. ülkenin bu hale gelmesi çok korkunç.
0
HellKeePer
(06.10.25)
Tabiki değil.
Dünyanın hiçbir yerinde 3 yaşındaki arabayı satıp yeni araba almanın finansal mantıklı tarafı olmaz.
0
logisticsmanager
(06.10.25)
ben bunu yapıyorum son 3 araçtır, biraz zorlasa da ben gayet memnunum durumdan
0
bepicolombo
(06.10.25)
Ben de oyle yapmayi planliyorum. Ne kadar mantikli bilmiyorum fakat icime sinen bi kampanya olsa da aklimdaki arabayi alsam diye bekliyorum
0
narod
(06.10.25)
Mevcut aracin ;Yürütme maliyeti,gelecek olan arizalar
VS
yeni arac maliyeti

maliyetleri alt altta yaz ,cevap sende..
0
designer
(07.10.25)
finansal açıdan zorlayıcı olsa da bence en güzeli bir kaç sene kullanıp sıfırı almak. maddi durumu yeten bunu yapmalı. finansal açıdan verimli olmasından ziyade finansal açıdan buna gücün var mı bu önemli. eminim ki finansal açıdan bunu kaldırabilecek olanlar bir arabayı uzun süre kullanmaz (hele de türkiye şartlarında)
0
abelardo
(07.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.