Giriş
(3)

depozitonu çatır çatır alırız diyen avukat varsa

turk kizi
vekalet veriim ev sahibine dava açalım istiyorum da, tanıdık yönlendirmesi de olur.
vekalet veriim ev sahibine dava açalım istiyorum da, tanıdık yönlendirmesi de olur.
0
turk kizi
(14.11.25)
alırız tabii şartları varsa. ama çatır çatır ses gelmeyebilir.
+1
ground
(14.11.25)
@sekizdokuzon a sor bence.
0
designer
(14.11.25)
Alırım da neden uğraşayım
-1
adwokat
(15.11.25)
(2)

Farklı Lor markaları ve protein oranları

makbur
Yağsız tuzsuz börek içi olan lor bahsettigim.Muratbey, tahsildaroglu markaları 100 gr'da 22 gr protein;Bim ve şok markaları 100'de 16 gr.Nabiyor bu adamlar çer çöp mü dolduruyorlar içine acaba?Fiyat farkı da nerdeyse yarı yarıya, Muratbey 500 gr 95 lira bim kaanlar 500 gr 50 tr :))
Yağsız tuzsuz börek içi olan lor bahsettigim.

Muratbey, tahsildaroglu markaları 100 gr'da 22 gr protein;

Bim ve şok markaları 100'de 16 gr.

Nabiyor bu adamlar çer çöp mü dolduruyorlar içine acaba?

Fiyat farkı da nerdeyse yarı yarıya, Muratbey 500 gr 95 lira bim kaanlar 500 gr 50 tr :))
0
makbur
(12.11.25)
mandiradan süt alip
kendinde yapabilirsin,
0
designer
(12.11.25)
Lor, peynir altı suyunun tortusu. Yağsız, tatsız, tuzsuz birşey olduğu için, pek bir başına tüketilmez, omlet ya da börek yapmakta kullanılırdı.

Normalde demin yazdığım gibi yağsız olması gereken bu hede, piyasada yağlı, yarım yağlı olarak satılabiliyor ki. Bunların içerikleri bir yana kendilerinin bile ne olduğu bence tartışılır.

Piyasada yarım yağlı tereyağının bile satıldığı bu ülkede ben peynir diye satılan şeylere güvenmediğimden kendi peynirimi kendim yapıyorum artık.
+1
Mirket
(12.11.25)
(10)

Kombiyi kaç derecede yakıyorsunuz

condom kurşunu
??
??
0
condom kurşunu
(12.11.25)
Alt kat 25°C, ust kat 21°C ayarli. Kombi gerisini kendisi hallediyor.
0
sertac akin
(12.11.25)
termostat yok. şu an 32'de. 37'ye kadar çekiyorum sıcaklık durumuna göre. 35 optimumu benim şartlarımda.
0
black holes in the sky
(12.11.25)
Kombi yanmıyor ve evde şort tişört oturuyorum şu an.

Konum: istanbul.
+1
makbur
(12.11.25)
Bizim kombinin en düşük derecesi 40 iyi mi yani? Yoksa istanbulda bu havada bu derceede açsan nour açmasan nolur mu?
0
🌸condom kurşunu
(12.11.25)
Net hatırlamıyorum ama sanki kombimimizin en düşük 40 ta yanması gerekiyor diye bı bilgi kalmış aklımda o yüzden ben de 40 a getirdim. Sıcaklığa göre kendi indirip cikariyo dereceyi ama sabit ayar olarak 40'ta.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
istanbul için daha kombi yakacak hava yok, aralıktan öncede yanacağını sanmıyorum.
şuan ev 24 derece
0
my fault
(12.11.25)
merkezi sistem,
kombi baska apartmanda,
bizim peteklerde termostatik vana var,
hep 3 te duruyor,
serin olmasini istedigimiz yer 2 de duruyor,
oda sicakligini bu vana ayarlamakta.



www.trendyol.com

eca.com.tr
0
designer
(12.11.25)
Bu aralar hala yakmiyorum ama su anki evde yaksam bile disarisi eksi olmadigi surece en dusukte yakiyorum ve sort tisort geziyorum. Ama annemlerin evi hayatta en dusukte isinmiyor, evin konumu, yalitimi, kombinin kendisi vs. hepsi ayri ayri etkiliyor.
0
bosver nicki
(13.11.25)
kombiyi 45 derecede çalıştırıyoruz. antalyadayım.
0
joooper
(13.11.25)
oda termostatı kullandığımız için kombi 50 derecede yanıyor. çok soğuk kış günlerinde oda daha çabuk ısıya gelsin diye 60 yapıyoruz.
0
gercekdunya
(13.11.25)
(9)

Askeri kargo uçağının düşme sebebi nedir?

mikahakkinen
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.Genel görüş nedir?
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.
Genel görüş nedir?
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Uçak eski olayı biraz hikaye ya.

x.com
0
kizil karga
(12.11.25)
mossad.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.11.25)
T.S.K da bakım işleri çok ciddi şekilde yürütülür. Atış dahi yapılmasa her an kullanılacak silahlara , her hafta istisnasız genel bakım yapılır.
Söz konusu uçak olduğunda bakım muhakkak daha önemli bir hal alır.

Genel dünya gündemi ve bu uçak düşmesini de içeren son yaklaşık 24 saatlik zaman diliminde Afganistan Pakistan Bangladeşte aynı anda patlamalar oluyor. Bir de yakın zamanda ABD deki kargo uçağının düşmesi vakası.
Bunların birbirinden konum olarak uzak ama birbiri ile tamamen ilgisiz olaylar olduğunu da sanmıyorum.

Düşmesine dair yorumlarda en önemli ihtimallerden biri de kargo uçağına kalkış öncesi alınan malzeme veya araçlara yerleştirilmiş herhangi bir patlayıcının olması.
Bu nedenle kazayla etrafa dağılan her türlü parçanın toplanarak incelenmesi son derece önemli .
Azerbaycan istihbaratının da bu noktada konuyu araştırmada çok önemli bir görevi var. Azerbaycan'ın siyonist devletle olan yakın ilişkilerinin yine Azerbaycanın bilgisi dışında Türkiye aleyhine bir zaafiyete dönüşmemesi zor.
Yazılım ve elektronik konularında olduğu gibi siyasi diplomatik işlerde de devlet yönetimlerinin baş edemediği veya farkında olmadığı arka kapı faaliyetleri bulunur . Buna ABD de dahildir.

İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin de yine Azerbaycan'dan kalkan helikopteri şüpheli şekilde düşmüştü geçen yıl.
Siyonist devletin, İran'daki komuta kademesine saldırıları ve sonrasında İran'ın casus avına çıkarak binlerce kişiyi yakalamasının bir benzeri Azerbaycan'da da olur mu ? Bu da belirsiz .

Kısacası gerilim yaşadığımız siyonist devletle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu Suriye'de böyle bir olayın izleri anında siyonistleri hedef göstereceğine, yine neden onların planlamasıyla Azerbaycan üstünden olmasın?
Aradaki uzaklık ve olay yerine yakın diğer başka devletlerin olması, onların Türkiye ile ilişkileri, gerçek failin biraz daha belirsiz hale gelmesine neden oluyor .
-2
diyecevaplandı
(12.11.25)
üyesi olduğumuz kuzey atlantik pakti örgütü..
-2
designer
(12.11.25)
m.youtube.com

Güzel bir mini belgesel niye düştüğüne dair.

Ozet: abd'de de çok benzeri şekilde düşmüş aynı c 130, gövdeye yakın motorun pervanesinin parçası havadayken kopup Gövdeyi jilet gibi kesiyor ve uçak parçalara ayrılarak düşüyor.

Vurulma olsa, içerden bomba vs patlasa uçakta bir şekilde yanma vs olurdu. Bizim Uçak tertemiz bildiğin ortadan ikiye kesilmiş gibi düşüş görüntülerinde.

Bu video ile birebir uyuyor.
+3
makbur
(13.11.25)
Mühendisim. Bu uçak bana göre tamamen eski olduğu için düştü. Patlama değil kesinlikle. Olayın fiziği apaçık ortada. Montaj yerinden ayrılmış. Komplo teorisine gerek yok. Kargo uçakları genelde sabitlenmiş yükün havada serbest kalması yüzünden düşer. Uçak stall yaşar. Bu bildiğin ayrılmış. Metal yorgunluğu olabilir.
-3
arbre
(13.11.25)
Bu uçaklar tüm dünyada modernizasyonu yapılarak kullanılmaya devam ediyor, bizimkilerin modernizasyonu da 2022 yılında yapılmış, abi eskidiği için düşmüştür demek kolaycılığa kaçmak oluyor biraz.

Uçağın son bakımı da 11 Eylül-12 Ekim 2025 tarihinde yapılmış, yani illa biri vurup düşürmüştür demiyorum ama eskidiği için ikiye ayrılıp düşecek gibi olsa bakımda biraz anlaşılabilirdi gibi sanki.
0
kizil karga
(13.11.25)
farklı zamanlarda benzer olaylar, farklı ülkelerde oldu. hepsi bu dönem oldu.

%99 israil ve mossad. amerikadaki uçaktan pakistana türkiyeye kadar. çok benzer hepsi. hepsi aynı pattern.

ve hepsi bu dönemin üstüne
0
tchuck
(13.11.25)
eksisozluk.com

Şöyle bir haber var kaynak bulamadım ama ön rapor tam da benim üstte verdiğim video ile uyuşuyor.

Böyle olmasi insanı çok daha fazla vuruyor, incitiyor. Kiytirik tek motorlu yangin uçağının bakımını bile yapamayacak noktaya gelmişiz, o çocuğu da zorla mi baskıyla mi ucurdular bir an önce dönmesi için kötü hava şartlarında keşke sorgulayabilecek, sorusturabilecek bir ülkemiz olsa.

Yazacak çok şey var ama yazarken bile ruhum daralıyor.
0
makbur
(14.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(14)

Evde içki içerken izledikleriniz/dinledikleriniz??

mutekebbir
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok. Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz? Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?Teşekkürler.
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok.
Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz?

Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(11.11.25)
Alkolün etkisiyle etkisiyle etkisine daha fazla girebileceğin şeyler izlemek iyi olabilir. Korku gerilim ya da aksiyon macera gibi; nabız yükseltici sürükleyici vs.
0
Bruce
(11.11.25)
bira içip maç seyrediyorum. o kadar.
+1
abelardo
(11.11.25)
her akşam vodka rakı şarap
youtu.be
0
substituent
(11.11.25)
80 90lar disko müzikleri dinleyip şarkı söylerim. bir yandan da o kafayla rezalet lol oynayıp takımdan küfür yerim :D dün akşam içtiğim cin toniğin ağrısı daha yeni geçiyor kamu spotu: bol su tüketin
0
neira
(11.11.25)
Çok nadir içerim. Neşet babadan bir playlist döner durur sızana kadar.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(12.11.25)
Yazın içebildiğim kadar ciğer delen türküler dinliyor, dinledikçe de içebileceğim limiti zorluyordum her gün. Bunun alternatifi olarak içerken felsefe/mantık/suç hikayeleri üzerine okumak gibi saçma bir ruha büründüm son zamanlarda.
Not: Suyla beraber maden suyunu da bayinizden istemeyi unutmayınız.
0
rakicandir
(12.11.25)
yemekten sonra demli çay,
sonra ulusal kanallarda film aramaca,
genelde; beyaz Tv,TLC,dMax,tivi6
yada turksat sineme kanallari,
kapaniş ,limon+maden suyu
yada sıcak süt üzeri kakao.
+1
designer
(12.11.25)
selami şahin 50. sanat yılı konseri
0
co2s2
(12.11.25)
Ferdi özbeğen - 20. yıl şan konseri
Depeche mode - One night in paris
0
HellKeePer
(12.11.25)
tutkum boğuşmak
doğukan manço'nun otomobil projeleri, youtube videoları sarıyor.
0
MtKrt
(12.11.25)
cengiz ibo müslüm
0
edgenabby
(12.11.25)
Brezilya beach walk
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
arada bir yaparım. maç varsa maç izlerim ya da komik bir şeyler. en son ayak işleri'ni izliyordum.
0
koela
(12.11.25)
radyo eksen görüntülü filanı'nı bir 200 kere falan izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, asıl 420 kafalarıyla izlenecek bir şey o.

eskiden ben de kafam iyi olunca kült türk filmi izlerdim. 10-15 kereden sonra filmler de bitti maalesef.
-1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
(7)

Panik atak geçirecek kadar zorlanıyorum

sekizdokuzon
Kendimi nasıl rahatlatabilirim? Teşekkürler.
Kendimi nasıl rahatlatabilirim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.11.25)
40 yaşındayım aslında ama söylediklerin benim de işime yarar tabii
0
🌸sekizdokuzon
(11.11.25)
İmkan varsa kafanı soğuk serin suya sok. Ciddiyim
0
kisa
(11.11.25)
gayet basit bastırmayı bırak ve bir defa için kendine panik atak geçirmek için izin ver bir şey olmadığını gör.

uzun vadede ise seni bu kadar strese sokan sorunlarını çöz ve hayatına devam et. sorunları çözmek derken mutlaka o konuyu çözmen gerekmiyor. örneğin olduramadığın bir iş var. onu öylece kabul edip bakış açını değiştirerek hayatına devam etmek de çözmek sayılıyor.
0
orpheus
(11.11.25)
imkanın varsa yürüyüş yap kardeşim, bedava terapi, ruhunu zehirden arındırır.
konu ciddi ise profesyonel birinden destek almalısın.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
Düzenli yürüyüş +1
0
mutekebbir
(11.11.25)
aksam gelince sıcak duş,
sabah uyandiginda yüzünü,ayaklar ve dizlere kadar soguk su ile yika,
birde sabahleyin disari cikinca havayi icine cekmek ve tutmak, mis gibi oluyor.
0
designer
(12.11.25)
antidepresan coco..
+1
cooperr
(12.11.25)
(3)

TOKİ'ye başvurmak

denizgonen
Merhabalar, tokiye başvuru şartlarını karşılıyorum fakat İstanbul'da başvuru sırasında yaka bile seçtirmediğinden dolayı orada oturabileceğimi düşünmüyorum, bundan dolayı da bu başvuruyu yatırım amaçlı olarak yapmak durumundayım. elimde 3 seçenek var gibi;1)ya başvuracağım ve anladığım kadarı ile sı
Merhabalar, tokiye başvuru şartlarını karşılıyorum fakat İstanbul'da başvuru sırasında yaka bile seçtirmediğinden dolayı orada oturabileceğimi düşünmüyorum, bundan dolayı da bu başvuruyu yatırım amaçlı olarak yapmak durumundayım.

elimde 3 seçenek var gibi;

1)ya başvuracağım ve anladığım kadarı ile sık aralıklarla bakiye kapatma gibi kampanyalar yapıyor toki, elimdeki birikmiş parayla borcu hızlıcana kapatıp tapuyu alıp satıp üstüne ekleyip kendime ev alacağım.

2)alıp kiraya vereceğim fakat kira olarak bir getirisi olacağını pek düşünmüyorum herhalde zira istanbul özelinde konuşursak 11.000 liraya kendi oturduğum evin kirasını bile karşılayamam.

3)sanırım tokiye başvurursam ve çıkarsa ileride ev için kredi çekmek istesem çok daha yüksek faizler ve daha düşük oranlar çıkacak. Bu tarz risklere girmeyip elimdeki para ile istanbul maltepe civarında 3-4 milyona dönüşüme girme ihtimali olan yatırımlık bir ev alacağım ve dönüşüme girene kadar kirasını alacağım.

hangisini seçmeliyim?
0
denizgonen
(11.11.25)
Ev yapıldı da kiraya vermeniz kaldı.
Ben olsam yatırımlık için TOKİ seçmem. İleriyi düşünür başvuru bile yapmam.
Cevabım, 3
+2
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Yeni proje çok açıdan sıkıntılı.
* Toki, 3-4 sene önce bir ev-arsa kampanyası yapıp, para toplamıştı. Hala ses yok. Bu projede başlar mı, başlarsa ne zaman biter belli değil.

* değişken faiz sıkıntılı. İnsanlar memurlar zam almıyor zaten diye düşünüyor ama 2-3 sene önce %100'e yakın zam aldıklarını unutuyorlar. Seçim olur, bir şey olur, hükümet kesenin ağzını açar. Hop, bir anda borcunuz 2 katına çıkar. Büyük risk.

* Ev alınıp, kiraya verilmez. Kiracının ödediği para 2.-3. seneden kuşa döner, ihtiyaç halinde çıkartmanız min. 4-5 sene.

* Eviniz yoksa, en uygunu biraz birikim yapıp, oturacağınız bir ev almak. Ben 3+1 almak istiyorum, bahçeli ev almak istiyorum vs. gibi büyük hedefler değil, oturacağınız, başınızı sokacağınız bir ev alın. Ödemeleriniz sabit ve belli olsun. Tekrar biriktirip, 3+1'e geçin, bahçeli ev alın...

NOT: yatırım tavsiyesi değildir!

.
+2
kartallar yuksek ucar
(11.11.25)
görünen hayal,
alt yapi,plan vs hiç birsey yok,
ama deprem bölgesine
450 bin mesken yapinca,
gaza gelmis olabilirler,
bekleyip ,görecegiz,
fakat bu hükumet görür mü bilmem,
millet burnundan soluyor,
ahali ise mercedeslerle kaf dağında.
0
designer
(12.11.25)
(12)

Ticaret veya zanaat neden ilgi görmüyor sizce?

michael harddd
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
0
michael harddd
(05.11.25)
Sermaye gerekiyor. Örneğin, Bir berber dükkanı açabilmek için dükkan kiralaman gerek, mobilyalar, malzemeler vs. derken başlangıç maliyeti çok yüksek oluyor.

Belirli bir süre zararına çalışması gerekecek, o sıra geçinebilecek mi mesela?

Ayrıca “küçük tatlı bir şirin kafe”cileri hatırlatırım.
0
substituent
(05.11.25)
cunku boomerlar cocuklarin kulagina "diplomaa diplomaaaaa" diye sayiklayip durdu ve durmaya devam ediyor.
+2
cooperr
(05.11.25)
isyeri sahibi olursan,
günde en az 12 saat calisirsin,
maaşlı iş yerinde ise toplasan 6 saat çalişmazsin.
+2
designer
(05.11.25)
Zanaat ve ticaret bir girişim, cesaret işi. Yığının tercihi ise diplomalı garanti iş.
Aradaki fark bu bence. Yığın risk almak istemiyor. esasen bu devirde salt diploma peşinde koşmak en büyük risk farkında değil pek çoğu. Diplomayı alıp iş bulmaya çalıştığında farkediyorlar geç olarak.
+1
ezkaza
(05.11.25)
Çırak bulamıyorum diyen bir ticaret ve zenaat erbabı mı var? İlgi görmediği çıkarımını nasıl yaptık?
+2
Mirket
(05.11.25)
Hangi maaşlı işte 6 saat çalışılıyor hemen gidelim oraya. Özel sektörde 12 saat çalışanlar var.

@mirket Çok var.
0
🌸michael harddd
(05.11.25)
michael harddd +1

hakkaten ya. her işi kendi işiniz gibi sanıyorsunuz:)
0
nothing in my way
(05.11.25)
Çünkü her yere apartman şeklinde üniversite açıldı ve baraj kaldırıldı. Üniversite sınavında sıfır çeksen bile yerleşiyorsun. Yerleşince (dandik üniversitelerde, iki yıllık okusan bile) kendini üstün gören psikolojiye giriyorsun. Üniversiteler azaltılsa, sınav zorlaştırılsa, kontenjanlar düşürülse durum farklı olur
+1
cemallamec
(06.11.25)
yurt dışındaki gibi liselerde farklı dersler önerilmeli; mesela çeşitli atölyelerin, farklı üretim pratiklerinin dersleri olabilir. öğrenciler de kendi ilgi alanlarını keşfetme imkanı bulur böylece. tabii türkiye'de liseleri böyle kurumları çevirmek için gereken altyapıyı sağlamak imkansız. lisedeki opsiyonlar çeşitlenirse insanların farklı alanlara teşvik edileceğini düşünüyorum. eş zamanlı olarak, üniversite sınavı da evrilmeli.

zanaat ve ticaret aileden gelen bir durum olmadıkça kurması ve tutunması çok güç alanlar. bir işin sermayesinin ve operasyonlarının sizin sorumluluğunuzda olmasıyla beyaz yaka olarak koca operasyonun sadece bir üyesi olarak çalışmak çok eş durumlar değil. sermaye olsa bile risk alma cesareti herkeste yok.

gerçek michael hardt ne derdi acaba
0
eileengray
(06.11.25)
Yani bir kere çevrende sana bu yolu gösterecek yoksa bir insanın zanaat ya da ticaret ile alakası olması o kadar kolay değil.
Misal benim ailemde bunda olan bir kişi bile yok.
Ve benim bu işi yapan arkadaşlarımın hepsi de ailesi tarafından bu ortamlara sokulmuş kişiler. Misal babası inşaat yapmis; o da kendi insaat yaptı.
Babası ticaret yapıyordu; kendi de yaptı.

Bir de bu işlerin çoğunun genel çalışma ortami, en azından baslarda, çok sa güzel değil. Yani herkes araba tamiri der ne bileyim elektrikçi der; vallaha biz daha yeni yazlığı komple yaptırdık misal. Usta yanında iki kişi ile geldi. Vallaha sabahtan akşama kadar çalıştılar, cumartesi de çalıştılar pazar da çalıştılar.
Türkiye'de çoğu insan bu meslekleri yapan başarılı kişilerin hayatını görüyor da hiçbir şekilde haftasonu bile calisanlari, günde kac saat çalıştığı bile belli olmadan calisanlari, vücut ile yapılan işin kisiye bindirdigi yükü düşünmüyor.
Bir de ticaretin finansal riski var, zanaatin de farklı riskleri. Misal daha yeni elektrik ile alakalı eğitim aldım. Eğitim sırasında kazalarla alakalı şeyler okudum, bir sürü elektrik tesisatı yaparken ölen ya da yaralanan insan örnekleri. Benim misal ofiste çalışırken tek riskim takılıp düşmek ya da kahve falan dökmek yani.
Bir de yani bundan 15 sene önce bu meslekleri kimse önemsemiyordu çünkü ofis işleri yeteri kadar para kazanıyordu. Şu an kazanmiyor. Ofis isleri gene insan gibi para kazansa gene kimse onemsemez. Bir de tabi herkes el isine yönelirse supply vs demand olayından onun da gelirinin dusecegi olayi var.
0
logisticsmanager
(06.11.25)
klimalı ofiste excell doldurup mynet okey oynayarak 250k kaldırmak varken kim neden komik fiyatlara hayvan gibi çalışsın. benim zanaatim var ben de çalışmıyorum. ayrıca kapital lazım +1.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
''eskiden başkasının işinde cumartesi günü bile çalışıyordum. şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazar günleri bile çalışıyorum.''
0
elorelia
(06.11.25)
(3)

Antidepresan reçetesiz alınabiliyor mu ?

bluewhale
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
0
bluewhale
(04.11.25)
reçetesiz olanı da var, olmayanı da var. sorunun cevabı evet. ayrıca aile hekiminin reçete edebilmesi lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
nezih ülkemde herseyi temin edebilirsin
ama bir doktora da gidebilirsin,
seni bir karşıdan görsün,
cehren, postürun ne durumda ,
iyi olmaz mi?
ezbere ilac kullanma.
0
designer
(05.11.25)
kırmızı reçete ilacıysa alamazsın.
0
duyuruuser
(05.11.25)
(7)

zayıflamak ıcın kosmak ya da tempolu yuruyus

aloneinthedark
yas 40kosmak kalbı cok yorar mıamac zayıflamak gobek erıtmektesekkurler
yas 40
kosmak kalbı cok yorar mı
amac zayıflamak gobek erıtmek

tesekkurler
0
aloneinthedark
(04.11.25)
Uzman olmamakla birlikte koşmayı önermiyorum. Koşmak fiziği korusa da yüze iyi gelmiyor (bu tamamen benim görüşüm tabii bilimsel bir dayanak yok :)), bütün koşucuların fizikleri çok düzgün ama yüzleri çökmüş durumda, bunda rüzgarı, soğuğu, güneşi direkt yüze almalarının etkisi olabilir bilemedim.
Bence yürüyüş koşmaktan daha iyi, belki bir iki hareket daha eklenebilir mekik vs.
-1
mutekebbir
(04.11.25)
yağ yakımı aerobik bölgede gerçekleşir bu da maksimum kalp atış hızınızın %70 ila %80'i arasındaki bir kalp atış hızına denk gelir, yaşınız 40 olduğuna göre nabzınızı 125 ila 144 bpm arasında tutacak herhangi bir egzersiz yapmanız yeterli ve bunun en iyi yolu yürümek. her gün 8-10 bin adım atarsanız, günlük -300, -500 civarı kalori açığı verirseniz ve akşam 6dan sonra yemeği kesip yatağa aç girerseniz çok hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo verirsiniz.

not: ara sıra cheat meal yapmak sürekli diyette olmaktan daha faydalı.
not2: protein ağırlıklı beslenirseniz 300-500 civarı kalori açığı vermeniz kolaylaşır çünkü proteinin tok tutma hissi yağ ve karb'a göre çok daha fazladır.
+1
tabii lan manyak mısın
(04.11.25)
40 yaşından sonra koşmaya başlayabilirsin. Ama yavaş başlamalısın. Hedefin kilo vermekse, şu anda ham durumda olduğunu tahmin ediyorum. Vücut kitle endeksin 20'nin altına inmedikçe koşma işini kesinlikle unut. Bu seviyeye kadar 145 nabızı geçmeyecek şekilde yürüme, merdiven tırmanma, eliptik bisiklet, kondisyon bisikleti gibi aletleri veya etkinlikleri, kardiyo seviyesine çıkmadan yapabilirsin. İlk bir ay sadece bakkala gitme yürüme hızında yürümeni öneririm bantta. Sonra ufak ufak artışlarla o hızı arttırıp, 3 ay sonra 6km hızın üzerine çıkmaya başlamalısın. Hiç bir zaman da 7,7 km hızı geçme, bu seni artık kardiyo moduna ve yüksek nabza sokmaya başlar. Kalp krizi riskinden dolayı bunu önermem.

Bir sene gibi bir süre sonunda artık vücut kitle endeksin 20'nin altına indiyse, bacakların yeterince kaslandıysa, düzenli spora gittiysen ve artık kısa maraton, 3-5 K koşuları gibi işi profesyonelliğe taşımayı düşünüyorsan o zaman atlet tarzı yaşama geçiş yapman gerekir.

O durumda öncelikle çok detaylı bir sağlık taraması yapman gerekir, damarlarda tıkanıklık var mı, kalp performans testleri, oksijen kapasitesi, kas kapasitesi, hormonal durumlar vs. gibi tüm vücudunun risk analizi yapılmalı. Bu tarama sonucunda sonuçlar hepsi beş pek iyi şekildeyse o zaman ikinci aşama başlar, beslenme.

İyi bir spor diyetisyeni veya antrenörüyle, senin beslenme tablon planlanmalı. Spor saatlerin, spor miktarın, hangi kaslarının söndürülüp (koşularda fazla ağırlık bir engel sonuçta. Kol kasları ve karın kasları gibi bazı kaslarının küçülmesi senin ağırlık kaybetmene ve hızlanmana katkı sağlar. Ek olarak ağırlığı azaltmak bacak yükünü de azaltacağı için yorgunluk ve ağrılarını da azaltır, o nedenle bazı kaslarının erimesi de gereklidir), hangi kaslarının güçlendirileceği netleştirilecek.

Üçüncü aşama da artık her gün en az sabah akşam olmak üzere koşu antrenmanları yapmak ve dengeli beslenmeyle birlikte atlet tarzı yaşam ve uyku tarzına geçmek.

Yani bugün başlasan 2 senelik disiplinli bir süreç sonrasında artık 3 km, 5 km gibi mesafeler ile birlikte koşu yarışlarına katılmaya başlayabilir ve profesyonelliğe adım atabilirsin.

Kısa yanıt: teknik olarak mümkün ama yavaş hızda yapılmalıdır.
+1
sinematematikci
(04.11.25)
yürüyüs iyidir,
koşmak;
hantal insanlarin kalbine,
menüsküsüne,
dalağına dert getirir.
egzos dumani olmayan vakitte yürümek candır.
0
designer
(05.11.25)
kosmak kalbe iyi gelen bisey, kardio egzersizi denmesinin sebebi bu. amac zaten kalbi yormak ama bu yormak size zarar degil fayda sagliyor. kalbiniz daha efektif calismaya basliyor stres altinda kaldikca, kan daha iyi pompalaniyor, yeni damarlar gelisiyor. bu sayede de dinlenme esnasinda artik kalbiniz daha az calisarak ayni isi yapiyor, nabziniz dusuyor.

hic kosmadiysaniz zaten bi anda cok hizli kosamazsiniz, ya da cok uzun da kosamazsiniz. sinematematikci demis yukarda, yavas baslayip sabretmeniz lazim. 3km'de nefes nefese kalirken ya da kalp atislariniz asiri yukselirken bir sure sonra hem daha hizli kosup hem de terlememis bile oluyorsunuz ayni mesafelerde. insan vucudu cok acayip.

kilo verme konusu da dogrudan kalori ile iliskili, yediginiz yemek miktarini azalttiginiz halde (gercekten ama, durust olun kendinize) kilo veremiyorsaniz hormonal bir sorununuz olabilir, bir uzmana danismakta fayda var. spor (kosu vs) az yemis olmak efektini veriyor vucudunuza normalden fazla kalori yaktirarak. dolayisiyla yediginiz ayni kalsa bile siz daha cok hareket etiginiz icin daha cok kalori yakmis oluyorusunuz. ancak insan vucudu cok acayip demistik, bir yerden sonra daha efektif calismaya basladigi icin az yiyerek de cok kosarak da eski kalori yakma duzeninize geri donuyor, bu sebeple ilk baslarda guzel kilo verirken, birsey degistirmemenize ragmen kilo verme hizniz azaliyor.
0
taurina
(05.11.25)
önce bir kalp doktoruna görünün, gerekli kontrolleri yapsın. büyük ihtimalle size tempo ile ilgili gerekli şeyleri söyleyecektir.
0
galahad reloaded
(05.11.25)
tabi ki yurumek, bununla ilgili bir cok arastirma var. kosu vs yurumekten bagimsiz yurumenin faydalarina dair de bir cok arastirma var zaten.
0
bay b
(05.11.25)
(9)

Yaşadığım çökkünlük kısmetse ne zamana geçer?

sekizdokuzon
İki ay önce bir heves ayrı eve çıktım. Bir takım olumsuzluklar neticesinde bu hafta evi degistiriyorum. Maddi zarar dışında bir sıkıntım yok, evsiz de kalmadım, destek de gördüm başkalarından ama içimde beni boğan bir çöküntü var. Bu anı değişiklik bana hiç iyi gelmedi. Hayat kalitem yükselecek, dah
İki ay önce bir heves ayrı eve çıktım. Bir takım olumsuzluklar neticesinde bu hafta evi degistiriyorum. Maddi zarar dışında bir sıkıntım yok, evsiz de kalmadım, destek de gördüm başkalarından ama içimde beni boğan bir çöküntü var. Bu anı değişiklik bana hiç iyi gelmedi. Hayat kalitem yükselecek, daha yeni, daha güvenli bir eve gecicem ama istek, motivasyon, heves gibi parametreler sıfırlandı bende. Hiç yemek yemedigim, bütün gün uyuduğum, işten izin alıp evde bomboş takıldığım bir sürece girdim. Su an ne yaşadığımı da net olarak anlamıyorum açıkçası, belki aranızdan biri izah eder diye yazıyorum bunları.

Teşekkürler.

open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(03.11.25)
yeni evinizde musmutlu anılarla oturmanızı dilerim. çok kısacık bir süre sonra elinizde bir kahve, pencereden dışarı bakarken, "iyi ki taşınmışım bu eve" dediğiniz anda, tüm bu çökkünlük geçecek...
+1
co2s2
(03.11.25)
Belli ki zor zamanlardan geçiyorsun ama böyle şeyler olur. Sen gücünün farkında ol. Zor günler de elbet geçecek ve harika zamanlar da gelecek.
0
rock n roll
(03.11.25)
yanlış mı hatırlıyorum yanlışsa düzelt ama 3 ay önce yemek için makarna hesabı yapıyordun o zaman bize deseydi ki 3 ay sonra ev değiştireceğim beğenmeyeceksin bir daha değiştireceksin Maddi zarar ne olacak ama o da umurunda olmayacak demeden bu duruma o zaman İnşallah derdin.
Demek istediğim bu da geçer nasılsa ayaktasın bazı günler öyle Bazı günler böyle
+1
kisa
(03.11.25)
Ev değiştirmek başlı başına bir stres bunu kısa zamanda peş peşe yaşayınca böyle bir buhrana düşmen çok normal. Gayet insani bir tükenmişlik yaşıyorsun, bu süreci atlatınca yeni evine de alışacaksın, orada yaşaya yaşaya hepsi geçecek.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Yaz başından beri sürekli birtakım şeylere koşturmaktan yoruldum galiba. "Ayrı eve çıkarsam rahatlarim" rahatlayamadi, "Maaşa zam gelince rahatlarim", rahatlayamadi. "Alkolü bırakırsam rahatlarim" rahatlayamadi. Ben ne zaman rahatliycam, ölünce mi jsks
0
🌸sekizdokuzon
(03.11.25)
yemekleri atlarsan,
güçsüz düşersin,
anksiyete tavan yapar,
karar almak, hiç almamaktan iyidir,
herşey hep olumlu gidecek diye kendini şartlama,
dünya dönüyor,
bizde içinde..
0
designer
(03.11.25)
Bunun sebebi muhtemelen doğru sebep sonuç ilişkisini kuramamaktan.
Yani ev ev çözüm geliyor ona ihtiyaç var
Para yok, para çözüm geliyor.
bunlarimelde edince aslında isteğinin o olmadığını anlıyorsun ya da isteklerin değişiyor.
hasta değilsin, parasız değilsin, işsiz değilsin. Bunlara sahip olduktan sonra gerisi biraz imkandan ziyade kafada.
Bu ruh hali de geçecektir, az dayan ama sihirli bir çözüm bulacağını sanmıyorum.
0
kisa
(03.11.25)
Ha ne zamana geçer demişsin bir de. Sorumluluklarina rutinkerine odaklan. Düzenli görüştüğün bir arkadaş grubun yoksa öyle bir şey bulmaya çalış.
Çok sürmez
0
kisa
(03.11.25)
Hem ayrı eve çıktın, hem alkolü bıraktın, hem sigarayı azalttın, hem şimdi başka bir eve çıkıyorsun. Çoookk yorgunluk var ve alkol ve sigara yoksunluğu da çekiyorsun. Bunlar oluyor diye hayatın dandikliği hız kesmiyor, o da aynen devam... şu anda 5 Kasım dolunayı sürecindeyiz aynı zamanda... yani çok haklısın, vücudunun zihninin tepki vermesi çok normal.

Lütfen temiz hava ve güneş yakala muhakkak durabilirim kadar dur. D vitaminini ayrıca takviye olarak al, aynı zamanda magnezyum ve omega 3 de al. Stres yükü vücudundaki magnezyumu tüketmiş olabilir, bunları tamamlamak gerekir. Bu sözlerim içine sinmezse bir doktora görünüp bu süreci anlat, nasıl destek alırım diye bir sor, en doğru desteği o söyler elbette.

Sözsüz müzik dinlemeni tavsiye ederim. Sözlü müzikler şu an çok yorabilir. Şiddet içerikli yayınlar izleme dinleme. Sakinleşmek ve rahatlamak için lazım bunlar.

Yapabileceğim bir şey varsa buralardayım.
+1
muhayyer divan
(03.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(5)

Ev sahibi depozitomu verir mi?

sekizdokuzon
Selamlar;Eve taşınalı iki ay oldu. Evin depreme dayanıksız olduğunu ve apartmanın güvenliksiz olduğunu düşünüyorum. Dün gece 4'te tanımadığım iki adam kapımı çaldı örneğin. Yalnız başıma yaşıyorum, kadınım ve artık ciddi anlamda korkmaya, uyuyamamaya başladım. Bir an önce ayrılmak istiyorum evden. E
Selamlar;

Eve taşınalı iki ay oldu. Evin depreme dayanıksız olduğunu ve apartmanın güvenliksiz olduğunu düşünüyorum. Dün gece 4'te tanımadığım iki adam kapımı çaldı örneğin. Yalnız başıma yaşıyorum, kadınım ve artık ciddi anlamda korkmaya, uyuyamamaya başladım. Bir an önce ayrılmak istiyorum evden. Ev sahibi yatırdığım depozitoyu geri verir mi? Yasal olarak sanırım vermesi gerekiyor ama uğraştırır mı?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Sene dolmadan rızası dışında çıkarsanız vermez elbette. Durumu güzelce anlatın, anlayışlı bir insansa vermesi lazım.
0
msb
(31.10.25)
Vermeyebilir bu bilgiler ışığında haklıda.
0
basond
(31.10.25)
Vermez. Belli bir eve kadar depozitomu alamadım o yüzden bir yerden sonra son ay kira odemiyorum depozito say deyip cikiyorum
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
%100 emin değilim bir avukat daha iyi bilgi verir ancak fikir olsun diye yazayım. haklı gerekçe sunarak noterden ihtarname çekmeniz ve ihtarname süresi sonunda evi boşaltmanız gerekir. sonra hukuksal olarak hakkınızı arayabilirsiniz. yani ev bana şu şu şartlarda kiralandı, atıyorum deprem güvenliği vs, fakat böyle çıkmadı. bu sebeple kira kontratımı 30 gün içinde sonlandıracağım gibi. depozitoyu ilk başta vermeyebilir, çünkü kontratın erken bitirilmesi maddi zarara sebep oldu diyebilir ancak gerekçelerinizde haklıysanız ve mahkemeye gidildiğinde delillendirirseniz iade alabilirsiniz. ama doğru bilgiyi avukat verir, uğraşmaya enerjiniz varsa tabii ki.
0
awlmi
(31.10.25)
elektro şok cihazi edin,

www.temu.com

yada kapiya enerji ver.
0
designer
(31.10.25)
(2)

Bolu otel yangini davasi

voltairem
Otel sahiplerini ve yetkililerini anladım da neden bir itfaiye eri müebbet yedi? Suçunu bulamadım haber sitelerinde
Otel sahiplerini ve yetkililerini anladım da neden bir itfaiye eri müebbet yedi? Suçunu bulamadım haber sitelerinde
+1
voltairem
(31.10.25)
İtfaiye Eri İrfan Acar'ın Rolü ve Suçlama Nedeni

Görev ve İhmali: İrfan Acar, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü'nde itfaiye eri olarak görevliydi ve otelin yangın denetimlerini yapan ekipte yer alıyordu. Savcılık iddianamesine göre, Acar oteldeki yangın güvenliği standartlarına uymayan unsurları (örneğin, yetersiz yangın söndürme ekipmanları, uygunsuz tesisat ve acil çıkış yolları) denetim sırasında tespit etmeliydi. Ancak bu eksiklikleri bildirmemekle ve raporlamamakla ihmalkâr davrandı. Bu ihmal, yangının büyümesine ve can kayıplarına doğrudan katkıda bulundu.
Suçlama Kapsamı: Acar, otel sahipleri, yöneticileri ve diğer belediye yetkilileriyle birlikte "78 kez olası kastla öldürme" (her ölüm için ayrı suç), "olası kastla kasten yaralama" ve "olası kastla nitelikli mala zarar verme" suçlarından yargılandı. Savcılığın mütalaasında, Acar için toplam 1950 yıl ile 172 yıl 546 aya kadar hapis cezası talep edildi. Bu, denetim görevini ihmal ederek ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermesiyle bağlantılı.
+3
himmet dayi
(31.10.25)
er kişinin imza,
karar yetkisi yoktur diye bilirdim..
+1
designer
(31.10.25)
(3)

Paparadan sonra midas da paket olur mu?

lapaz
?
?
0
lapaz
(31.10.25)
midas, yasa dışı bahis sitelerine aracı olarak kullanılamadığına göre hayır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(31.10.25)
iktidar yanlısı biri bu işlere girmek isterse her türlü çökerler. ulan burası türkiye her şey olur burada, olmaz demeyin.
+1
scudman1
(31.10.25)
parolapara ninda islemleri durmuş.
0
designer
(31.10.25)
(8)

Telepatik iletişime anlam yükler misiniz?

egerbiryolcu
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da ho
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.
Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da hoşuna gittiğine mi delalet yoksa sadece şaşkınlıginin göstergesi mıdır?
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ayni bilgi akisina maruz kalirsan,
ayni konusursun.
+4
designer
(31.10.25)
Hoşuna gitmiş yani seninle aynı anlamı vermiş de olabilir sadece şaşırmış da olabilir. Bunu bilemeyiz. Ama bu tarz iletişimleri şu aralar bir arkadaşımla ben de yaşıyorum ve benim için bunlar çok çok özel, başka hiç kimseyle yaşamıyorum çünkü. Bir tek kişiyle oluyor. Evet bence biz olma halini güzel yansıtan şeyler bunlar, ruhlar özdeşleşmiş, öyle anlıyorum.
+1
muhayyer divan
(31.10.25)
hoşuna gitmekten kasıt bir manitacılık mı? değilse, böyle bir durumda sürpriz ya da şaşkınlık zaten pozitif bir duygudur, hoşuna gitmiştir, inceden gülümsemiştir. diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem.
+1
co2s2
(31.10.25)
@co2s2
Soruyu düzelttim. Arkadaş kelimesi kısmını.
0
🌸egerbiryolcu
(31.10.25)
@egerbiryolcu : "diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem" derken demek istediğim, gerçekten hoşuna gitmiş de olabilir, ya da size şirin gözükmeye çalışıyor da olabilir.
0
co2s2
(31.10.25)
ben inaniyorum umarım muhabbetiniz daha iyi bir yere gelir.
+2
koela
(31.10.25)
flörtle olduğunu düşünmen anlam yükleme çaban. öyle bir şey yok, yaşadığını inandığın şeye birçok açıklama getirilebilir.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
Bunlar çok küçük şeyler ya. "Biz" konusu olumlu ama yetersiz. Yaşça büyük, olgun insanların daha üst seviyede takılması gerekiyor. Bu çok basit.
-1
arbre
(31.10.25)
(12)

Beyin işleyişi ve bilinçaltı ilişkisi

muhayyer divan
SelamHani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye. Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne s
Selam

Hani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye.

Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne sütü alamadığımı dayatıyor bana, neden şu an 43 yaşımda olduğumu görmezden geliyor, neden bana sürekli "açsın, yeterince görülmüyorsun, doyurulmuyorsun, kenarda köşede yiyecek bişeyler bulundur, şimdi ye, biraz sonra bir daha ye çünkü açsın" gibi şeyler dayatıyor? Bunu neye göre yapıyor bunu bulmam lazım. Beyni buna iten sebep ne. Beyin niye bilinçaltı denen soyut kavramla çalışıyor, bu soyut kavram beynin neresinde çalışıyor, beyin kendisi madde olduğu halde neden cisimsiz ve bir anlamdan ibaret bir şeyi bu kadar önüme getirme ihtiyacı duyuyor.

Bunu hangi kaynaktan okurum, inceleyen mutlaka olmuştur ama avama anlatanlar olmuş mudur? Kimdir nedir ne değildir?
0
muhayyer divan
(30.10.25)
insan beyninin merkezinde hayvani beyini var,
onun üzerindede ust beyin,
birey egitimli olunca bu ust beyin daha aktif oluyor, üst beyini gelismiş olan insanlara,
bilincalti, telkin vs ile istedigini yaptiramazsin.
+1
designer
(30.10.25)
Birine istediğini yaptıramazsın ama beyin insana neden hep bilinçaltını dikte ediyor onu anlamak istiyorum. Bütün yaşanan hadiseler bilinçaltını oluşturuyor, tamam. Bilinçaltını harekete dönüştüren ne onu merak ediyorum. Beyin somut, bilinçaltı soyut diye düşünüyorum, bir köprü olması lazım. Bilinçaltı nasıl soyut oluyor ayrıca, şimdi yabancıladım bu lafı.
+1
🌸muhayyer divan
(30.10.25)
somut ve soyut olan kavramlar bizim algilarimizla ilgili,

aslinda maddenin cekirdegine dogru gittikce arada boşluk oldugunu biliyoruz,

ama bizim duyularin, çözünürlüğü ölçegide elle tutulana somut, tutulamayana soyut diyoruz.

göz görüyor, elektro kimyasal iletimle beyine gidiyor, yine orada bir amino asite bağlaniyor ve kayit edilmis oluyor.
+1
designer
(31.10.25)
Bilinçaltını oluşturan şeyler duygular olabilir mi peki? Bilgi yani hatıra değil de o hatıra yaşandığı andaki duygular. O anın duygusu bugün tekrarlandığında o ana göre mi cevap veriyor beyin? Biz farkındalık ve irade halinde olmadığımız için mi bilinçaltının emrinde yaşıyoruz? Onun için mi "mânen terk edildiğimde" kilo almaya yani yaşamaya çalışıyorum, annemi bi görüp bi göremediğim için, beslenip beslenmeyeceğim garanti altında değil diye algıladığım için, ölmekten korktuğum için mi?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
özellikle son bir kaç yüz yılda çok hızlı bir düşünce evrimi gerçekleşmiş durumda. vücudumuzun, beynimizin fiziksel olarak ayak uyduramadığı bir evrim bu. sonuç olarak insan bir hayvan ve bilinç altında hayatta kalma içgüdüleri var.

beyin toplamda harcadığımız enerjinin çok önemli bir kısmını harcayan bir organ. (yanlış hatırlamıyorsam, toplam enerjimizin 1/4'ü kadar) toplam enerjimizi verimli kullanmak adına, hayatta kalmak adına sinir sistemimiz çok fazla düşünmeye gerek kalmadan hızlıca karar vermek durumunda. beynimizin nasıl çalıştığı halen çok iyi bilinmiyor. çoğu refleksimiz omurilikte veya omurilik soğanımızda işletiliyor. beyin devre dışı. böylelikle daha hızlı ve daha verimli tepki veriyoruz. bunun sınırı nasıl çiziliyor? ne kadar hareketimizi işin içine beyin girmeden yapmamız lazım? bunu bilmiyoruz. üzerine düşünmek istediğimiz ama düşünmeden yaptığımız bazı şeyler de bu şekilde geçiyor gidiyor.
+1
co2s2
(31.10.25)
kayit edilen bilgi,
duygu ile beraber kayit edilirse
daha cabuk hatirlarsin,
ama vucud,doğumdan,ölüme dek herseyi kayit ediyor,
sadece beyinde degil tum organlarinda,
her canli yapinin,
kendi hafizasi var diyebiliriz.
+1
designer
(31.10.25)
kendini yemek ile oyalama,
ve sonucunda kilo alımı,
beyindeki ödül merkezini tatmin etmekle alakali.
0
designer
(31.10.25)
@designer

Yok o dediğine katılmıyorum, sadece ödül merkezi olduğunu düşünmüyorum. Bir yıkım yaşadığımda, terk edildiğimi hissettiğimde, yok sayıldığımı hissettiğimde, şu veya bu şekilde şiddet gördüğümde vs... kilo alıyorum ben. Bunların ödülle ilgisi yok. Bunlar çok büyük çoğunlukla var olmak ve savunma mekanizmaları ile ilgili. Ödülle işi yok bu konuların.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
psikanalizde “yer edinme çabası” olarak inceleniyor bu. beden büyüdükçe dünyada daha çok yer kaplama ve varlığını güvence altına almak gibi.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
@deartheodosia

Evet bunun böyle olduğunu amarigada "innerspeak" diye bahsedilen ve bunun varlığını bilmeden kendi kendime çok uzun zamandır yaptığım bir içsel konuşmadan öğrendim. "Niye bu kadar büyük" diye sordum "oturacak yerim olsun" dedi içimdeki. Olan yetmiyor mu niye büyüyor dedim, görmüyorlar ki, yok sayıyorlar dedi. Bu bilgi kesin yani, doğru.

Sadece beyin bilinçaltına neden bilinçten çok daha fazla tutkun, neden bilinçaltının dediği oluyor, nasıl oluyor. O veriyi bilinçaltı beyne nasıl dayatıyor. Aminoasitlerle mi, duygularla mı, hormonlarla mı, nedir o soyutu somut hale getiren itki. Bunun peşindeyim.

Bebekken anneyi göremediği için anne sütü alamamak, annesini kendisinin uzantısı zanneden bebeğe ne yaşattı ki o bebek 43 yaşında hâlâ bebek o beyne göre. Niye bugünün bilincini ve durumunu, bugünkü gücünü yeterliliğini görmüyor o beyin, neden hep o dönemi dayatıyor. Bitti gitti yahu daha ne olsun, neyin peşinde bu?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
nedeni beynimizin ilk yaşam yıllarındaki tecrübelerimizi işlemesi ve hypervigilance ile amigdalanın tetiklenmesi ve beynin haritalandırarak kendini gelecek tecrübeler için savunma moduna alması şeklinde çok kısa özetleyebilirim. nöroplastisiteyi araştırın :)
0
deartheodosia
(01.11.25)
ayrıca ilgiliyseniz bir kitap önerisi: sue gerhardt, “sevgi neden önemlidir? şefkat bir bebeğin beynini nasıl şekillendirir”
+1
deartheodosia
(01.11.25)
(16)

Lastik yıpranması. Fotolu.

mikahakkinen
lastik yaşı 4.araç km 60.000.lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?https://ibb.co/1tkQ31ZMhttps://ibb.co/wGPgthkhttps://ibb.co/90zjmNW
lastik yaşı 4.
araç km 60.000.
lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?
ibb.co
ibb.co
ibb.co
-1
mikahakkinen
(29.10.25)
zaten bircok lastik max. 80bin km gidiyor.
bunlar da omrunun sonuna yaklasmis gibi, yanaklara bakarsak.
acil olmasa bile ufak ufak lastik bakmaya baslaman lazim.
0
cooperr
(29.10.25)
Diş kalınlıkları iyi gözüküyor. Ama yaşadığınız ya da parkettiğiniz yer kaynaklı sanırım, lastik ömrünü tamamlamış. Değiştirmenizde fayda var.
0
artci sarsinti
(29.10.25)
Lastik değişim zamanı gelmiş dişler değilde yanaklar sorun
0
basond
(29.10.25)
dişler fena durmuyor ama yanaklar iyi durumda değil ayrıca kilometre itibari ile ömrünü doldurmuş iyi de dayanmış muhtemelen şehir içi kullanılmış.
ebatlar itibari ile küçük ve ucuz bir lastik, daha da zorlamanın anlamı yok kampanyalar takip edilip yeni lastik alınmalı.
0
denizgonen
(29.10.25)
şehir ici ise önemli değil,
sehirdışina cikiyorsan değiştir tabi.
0
designer
(29.10.25)
dry rot başlamış. değişmekte fayda var.
0
false pretension
(29.10.25)
lastikler değiştirilse iyi olur. hangi şehir bilmiyorum ama sıkıntı bu lastikleri yaz-kış kullanmak. bu lastikler kış lastiği ve yazın da kullanılıyor tahmin ediyorum ki. işte bu sıkıntı.
0
abelardo
(29.10.25)
MICHELIN
195/55r16 Primacy 4
lastikler ucuz değil, aydın yolları taşlı.

lastikler yaz lastiği.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
bir tek aydindaysan 4 mevsime gerek var mi ki? yazlik lastik de is gorebilir, daha dayanikli olur hem
0
fakyoras
(29.10.25)
michelin'in sitesinde yaz lastiği diye geçiyor, 4 mevsim değil primacy 4. www.michelin.com.tr

adında geçen 4 yüzünden öyle algılamış olabilirsin belki de serinin 4. versiyonu gibi bişey herhalde çünkü primacy 5 de var
0
konetsu
(29.10.25)
kış lastiği olmadığını belirtmek için yazdım. düzelttim.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
lastik dişli kısımdan patlarsa tamir edersin veya çok büyük bir yırtık olmadığı sürece seni kaza yaptıracak derecede zorlamaz lakin yanaklar öyle değil.


allah göstermesin 60 70 le bile giderken yanaktan yarılıp birden hava boşalırsa, sana kaza da yaptırabilir, aracına da zarar verebilir. ben riske girmeyi pek sevmiyorum motorlu araçlarda çünkü bedelini çok ağır ödedim.


ben senin yerinde olsam. beni aşırı derece zorlamayacaksa değiştirirdim. ters bir yerde patlasa lastik tamir servisi çağırsan üç beş yazar sana. vakitlice değiştir hiç olmadı bir lastikçiye git göster ama onlar da muhtemelen değiştir diyecektir. e tabi adamın lastik satması lazım. böyle olunca dürüst olarak bişey olmaz abi sen git dişler bitince gel falan der mi onu da kestiremedim.

duyuru nick uyumu da şahane olmuş heheh
0
Fodera
(29.10.25)
michelin yumuşak lastiktir daha çok şehir içi kaymak asfalta, otobanlara uygundur. Ortalama türkiye yollarına pek gitmez, senin durumunda yaptığın km'ye göre iyi bile dayanmış.
brigestone bizim ülkenin yollarına daha uygun gibi geliyor bana mesela eskiden ben hep turanza er300 tercih ederdim zira lastik sert sağlam ama yağışlı yollarda da iyi yol tutuyordu.
genel itibari ile 5000 liraya gayet güzel lastik alabiliyorsun, conti premium contact 5 var 4990'a mesela. michelin gereksiz pahalı kalmış.
neden uygun diyorum çünkü yeni arabalarda bu ebatlar pek yok benim ebatta mesela premium contact lastik başı 11.000 lira. senin durumunda 4 taksit yapıp ayda 5000 liraya can güvenliğini garantiye alabiliyorsun, bence değer.
0
denizgonen
(30.10.25)
hakikaten bisiklete iki set michelin aldım iyi de para verdim iki ayda bitti. baktım ki tam kauçuk gibi çok yumuşak bişeyden yapmışlar. ee motora aldım o da çabuk bitti. demek michelin in özelliği bu. fren konusunda motor ve bisiklette çok başarılıydı ama fiyat ve ömür konusu kesinlikle tercih edeceğim bi marka olmadı bi daha.
0
Fodera
(30.10.25)
o kadar para vermicem yıllarca en pahalı lastikleri aldım. kumho, falken, milestone arasındayım.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
Kumho falken iyidir. Kullandığınız yollar çok bozuk ve konfordan biraz ödün veririm derseniz XL olan lastikleri öneririm yanakları güçlendirilmiş oluyor yandan daha az hasar alıyorlar kesinlikle.
0
denizgonen
(30.10.25)
(5)

Şu sallantıların olmadığı /az olduğu / çok seyrek yaşandığı yer neresi?

infernalcadre
Merhaba;Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor. Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?a) antalya b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)c) ankarad) eskişehire) diğer (Lütfen Belirtiniz)(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu z
Merhaba;
Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor.
Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?

a) antalya
b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)
c) ankara
d) eskişehir
e) diğer (Lütfen Belirtiniz)

(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu zımbırtının olmadığı bir yer olursa süper olur)
0
infernalcadre
(28.10.25)
valla bu zımbırtının olmadığı bir yer yok bu ülkede, hele ki yaşanabilir ve sosyal alternatifler olarak bakarsak. O yüzden ben bu şıklarda ankarada yeni bir binada yaşamayı seçerim. Deprem olur fakat panikletecek bir depremi hiç duymadım ben ankarada.
0
denizgonen
(28.10.25)
Listedekilerin hiç biri. hatta güncel fay hattı haritasında Ankara'nın tam merkezinde yeni oluşan yıkıcı bir fay hattı var. Antalya'da da çok sıkıntılı ve kırılması beklenen kritik bir fay var. Türkiyede deprem konusunda tek güvenilir yer var. orası da dogu karadeniz.
0
limonlu eksi
(28.10.25)
Ankara'dan bildiriyorum, Sındırgı'da olan büyük depremlerin hepsini hissettim. Çatır çatır sallandım valla. Hissetmeyenlere bişey yok tabii.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Ankara'nın zemini saglamdir,
tabi evde sağlam olmali,
sallanmak önemli değil,
aynı Rezonansa girmemek lazim.

m.youtube.com
0
designer
(28.10.25)
Şahsi tecrübem bulunulan kat çok önemli yani zemin katta 1 2 3 4 5 6 da insanların hissetmediği sallantıları 13 14 15 hiç es geçmiyor .
0
dunyatuhaf
(28.10.25)
(6)

Lastik degisim fiyatı ne kadar bu sene?

dedeminhirkasi
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
0
dedeminhirkasi
(28.10.25)
yakınlardaki lastikçileri arayıp sorabilirsiniz. her yerde değişiyor çünkü.
şu an taktırmak için erken gibi
0
jelly bear
(28.10.25)
Yani açıkçası bence bu soru çok yanlış sorulmuş en basitinden izmir gibi şehirde sadece ticari araçlar lastik değiştirirken, Ankara ve doğusundan itibaren ise durum mecburi bir hal alıyor ve sürümden kazanma imkanı da doğuyor.
Büyükşehirlerde lastik saklamadan da kazanç sağlarken anadolu şehirlerinde o lastikler rahatlıkla evde depoda saklanabiliyor.
Geçen sene bile lastik sök tak ve bir sezon saklama istanbulda 900 lira idi. Ama işte bu kadıköy fiyatı.
0
denizgonen
(28.10.25)
ankara, 900
+1
elorelia
(28.10.25)
1 adet lastik icin,
200-300 lira araliginda degistirme fiyati olur.

. aracı lifte kaldır,
. Jantın civatalarini sök,
. janti cikart,
. lastigi janttan ayir,
. mevcut ağırliklari janttan sök,
. yeni lastigi kremle,
. Yeni lastigi janta tak,
. balans kontrol,
. janta agirlik tak,
. tekrar balans kontrol,
. janti araca monte et.


atonet.org.tr
0
designer
(28.10.25)
Cevaplar şaka mı?
Ben mi kazıklanıyorum?
Geçen sene lastik saklama değişim vs 4k üstü ödeyen ben de bu sorunun cevabını merak ediyordum.
0
epitaf
(28.10.25)
turkiye sartlarinda 4 lastik degisimini 500tl altina belki anadolunun ucra koselerinde falan yaptirabilirsin. buyuk sehirlerde tahminim 1000-1500 arasidir.

kisliklari her sene sok tak yaptirmak lastikleri asiri hirpaliyor bu arada. tavsiyem kisliklara da jant taktirin, sonra lastik degisimini kendiniz sokakta bile yapabilirsiniz, cok bir numarasi yok.
0
cooperr
(28.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(4)

Paket peynirlerin zararı ne ölçüdedir?

santimantal
Aldığım peynirlerin son kullanma tarihleri aylarca sonrasına oluyor.Bu, peynirin vakumlanmasından, paketlenmesinden mi kaynaklanıyor yoksa katkı maddesinden mi?Eğer paketli peynirin katkı maddesi çoksa bundan kurtulmak için ne yapmalıyız?Peyniri nereden, hangisinden almalıyız?Paketlerin üzerini nası
Aldığım peynirlerin son kullanma tarihleri aylarca sonrasına oluyor.
Bu, peynirin vakumlanmasından, paketlenmesinden mi kaynaklanıyor yoksa katkı maddesinden mi?

Eğer paketli peynirin katkı maddesi çoksa bundan kurtulmak için ne yapmalıyız?

Peyniri nereden, hangisinden almalıyız?

Paketlerin üzerini nasıl okumalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz?
0
santimantal
(19.10.25)
www.kimyaciniz.com

Kapali ambalaj icerisindeki ürünlerin faydasindan çok zarari oluyor,

peynir için en son bakanligin acikladigi konu : mantar ilaci yasaklanmis ama bir cok firma kullaniyor .
0
designer
(19.10.25)
Konu hakkında titizleniyorsanız, Sütü, sirke, limon suyu veya yoğurtla kestirerek yapılabilen çok basit bir peynir çeşidi var.
Chatgpt'ye sordum şimdi, besin değeri açısından diğer peynirlerden hiç eksiği yok. Lezzet olarak da bence çok iyi. Youtube'da dünya kadar tarif videosu vardır.

Kendi peynirinizi yapabilirsiniz.
+1
Mirket
(19.10.25)
sütü kaynatip ,
limon vs ile kestirirsen
Lor olmaktadir,


Peynir icin;
( sütü kaynatirsan peynir tutmaz,yararli bakteriler öldüğü için. ),
Çiğ sütü kaynatmadan,
atiyorum 30-40 derece sicakliga isitip peynir mayasi ile mayaladiginda
6 litreden 1 kg peynir olur ,
Ama sütü kaynatmadan yaptiginiz icin bu ürünü
3 ay tuzlu suda bekletmen gerekir, yoksa burusella gibi agir bir hastalik hayvandan insana gecmektedir.

Bunun ticaretini yapanlar,
bir an önce malı paraya cevirmek için
insan sagligini hiçe sayip katki maddeleri ile peynir yapiyorlar.

Sagliklisi, Tenekede en az 3 ay olgunlasmis peynirdir,

tenekenin üzeri sismeye baslamissa,
imalat sirasinda hava almistir,
hatali imalattir,peynir olgunlaşmaz ,bozulur,
Tenekenin kenarlarinda defarmasyon varsa,
Teneke iceriden paslanma yapar,
Ezik,kırışık yüzeyli tenekeleri tercih etmeyin,

plastik ise,
plastikte kaplar üretilirken,
kalibin icerisine insani zehirleyen kimyasallar sikilmaktadir,
sebebi,plastigin kaliptan rahat cikmasi,hizli uretim için,

sizi öldürmez,
troidiniz bozulur,
sinir stres sahibi olursunuz,
hayattan zevk alamaz hale gelirsiniz gibi..
0
designer
(19.10.25)
paketli peynir almamak en iyisi. etrafınızda bir peynirci bulun. tenekeden çıkartıp size paketleyerek versin. çoğu büyük marketin şarküteri reyonlarında böyle oluyor.
0
co2s2
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(9)

Her ay 8 saat otobüs yolculuğu git gel zor mudur?

hadi ya la
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki sa
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki saat sonra mesaim başlıyor. Yolculuk sırasında biraz uyumam gerekecek ama çok da önemli değil diye düşünüyorum, çünkü bir günlük uykusuzluğa dayanabileceğimi sanıyorum.

Yalnız, yıl içinde başka bir tatilim olmayacak. Ailemi ve arkadaşlarımı sadece bu şekilde, ayda bir kez görebileceğim. Sizce bu rutin çok zorlar mı? Herkes için farklı bir cevap var tabii, sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
0
hadi ya la
(19.10.25)
her hafta olan bir rutin olsaydı sizi zorlayacağını söyleyebilirdim ama ayda 1 kez olacağı için zorlamaz. Zorlasa bile dönüşünüz olan pazartesi günü 1 günlüğüne zorlanma yaşar hemen toparlanırsınız. Konu aile olunca buna değeceğini düşünüyorum.
0
mermaidd
(19.10.25)
Beni zorlar. 8 saatlik otobüs yolculuğu sonrası yatak görmeden işe gitmek kolay değil. Ayrıca 2 gece öncesinde de yatak görmeyeceksiniz. Ben olsam pazar öğleden sonra yola çıkar, en azından pazar gecesini yatağımda geçirir, işe öyle giderdim.
+1
10551037
(19.10.25)
yolculuk esnasinda daglari inip cikmak,
rakim farki,
kulak icini etkiliyor,
Bedenen cok yorulmasan bile zihnen yorulabilirsin.
0
designer
(19.10.25)
ayda 1 de olsa zorlar. ilk birkaç ay yaparsınız, sonra çok zor gelir. çünkü onlardan ayrı kendi düzenini kuracaksın, bir rutinin oluşacak. o rutinin bozulması seni rahatsız edecek.

sülalemin %95'i eskişehir'de. istanbul'a okumaya gelmiştim. burada kimsem yoktu. o zamanlar hızlı tren de yoktu. 6 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmam gerekiyordu. ilk 2-3 ay ayda 1 eve gidiyordum. sonra zor gelmeye başladı, yalnızlığa da alıştım ve güzel de geldi. şimdi hızlı trenle 3,5 saat sürüyor ama yılda 1 bile gitmiyorum :d
0
art cat chocolate
(19.10.25)
15 günde bir yap sen onu. kışın günler kısalınca ayda 1.
0
jamswety
(19.10.25)
Arkadasim her hafta bunun 10 saatlik olanini yapiyor, es cocuklar farkli ilde. Mecbur olunca yapiliyor. Yasiniz kac? Ayda 1 yapilir diye dusunuyorum kaldi ki sizinki mecburi degil, cok zorlanirsaniz aralari uzatirsiniz.
0
kassiopeia
(19.10.25)
Bir süre sonra her ay bile zor gelir.
Siz bu konuyu 2-3 ay olarak planlayın .
Arada da belki onlar gelirse bu açık kapanır .
+1
diyecevaplandı
(19.10.25)
8 --> 4+4 mü
0
LeagueOfLegends
(19.10.25)
ik haftada bir 5 saat arabayla oğlumun olduğu şehre gidip geliyorum. beni zorlamıyor. cuma gidip pazar akşam dönmüş oluyorum. sizin planda beğenmediğim yer pazar gece binip pazartesi sabah eve dönmeniz oldu. ben olsam pazar günü biraz daha erken otobüse binerim, gece yarısı gibi evde olup 6-7 saat uyurum. uykusuzluk çok yorar. hem de birike birike yorar.
0
co2s2
(20.10.25)
(4)

Özgür Turhan - Eti olayı

ananiyimioguz
Eti, hangi tweetine dayanarak ozgur turhan ile yollari ayirmis ben onu merak ettim, bilen var mi?
Eti, hangi tweetine dayanarak ozgur turhan ile yollari ayirmis ben onu merak ettim, bilen var mi?
+1
ananiyimioguz
(15.10.25)
Belkide marka ile alakali degildir,
reklam yüzleri ota boka twit atınca ,
bizi rezil ettin moduna girmislerdir.
-1
designer
(16.10.25)
Bu kadar tantana çıkıp mevzunun neyle alakalı olduğunun bilinmemesi...
Eti'yi boykot edecek miyiz, etmeyecek miyiz şimdi?
0
auroraaurora
(16.10.25)
valla ben kendi içimde ikiye ayrıldım.

1- büyük bir firma ile anlaştıysan, sözleşmede yazıyor mu yazmıyor bilmiyorum ama biraz hareketlerine, söylediklerine dikkat etmen lazım çünkü firma seninle bir reklam filmi çekti diyelim, yayınladılar veya yayınlayacaklar, tweetlerine bi bakıyorlar, diyorlar ki ulan biz bu reklamı yayınlasak, bu adam kim diye baksalar, hayvan gibi muhalif.

sonra bu adamı linçleyecekler benim de markam boykot edilecek en iyisi böyle bir adamla çalışmayalım bizi zarara uğratır demiş olabilirler. Ha şimdi daha mı iyi oldu orası da ayrı bir konu.

2- sen firma olarak bu adamı araştırıp da anlaşma yapmıyor musun? "aa bu ne biçim tweetler atıyor" diyene kadar aklın neredeydi? adam ne yapsın, adam aynı adam, sen anlaşma yapıyorsun, reklam filmi çekiyorsun masraf yapıyorsun. sonra gelmiş tweetlerinizden dolayı sözleşmeyi sonlandırıyoruz, üstüne bir de yaptığımız masrafları size yıkıyoruz... oldu canım.
0
🌸ananiyimioguz
(16.10.25)
Öğrendim arkadaşlar yeni gösteriye başladı ona gittik, orada anlatıyor.

Bunlar anlaşmayı yapmış eti ile, reklam filmi çekilmiş falan ama henüz yayınlanmamış mı ne bekliyormuş.

Sonra 1-2 sene önce mi ne eski eşi "içtim şarabı" diye tweet atmış.

Bu da bunu görmüş demiş ki ben de neden devamını getirmeyeyim ki ????

Tweete yanıt vermiş "s-ktim arabı" demiş.

Neyse bunlar etkileşim almış tabi falan... Bunu da eti ırkçılık olarak nitelendirmiş ve dava yoluna gitmişler.

Ceo falan bir toplantıya çağırmış. Tek başına gitmiş, demişler böyle böyle bir olay yaşanmış ama bunu şahsi algılamayın yani kurumsal dünyada prosedürler gereği böyle şeyler olabiliyor. Dava o yüzden mecburen açıldı, siz ne kadar verebileceksiniz falan diye pazarlığa oturmuşlar sanırım.

Özgür de nasıl şahsi algılamayın davayı bana açıyorsunuz mk. sonuçta bu parayı ben cebimden ödiycem dedi gösteride ama orada öyle dedi mi bilmiyorum.

Neyse sonuçta reklam filmi o sebeplerden ötürü yayınlanmayacağı için masrafları da Özgür Turhan a kitleyeceklermiş, davayı kazanmışlar ırkçı bir söylem olduğu için. En son 2 milyonda mı ne anlaşmışlar ama sonradan Özgür bunu neden tweet attı anlamadım.

Bir de toplantıda hangi ürünümüzü en çok seviyorsunuz demişler, söylemiş işte.

Bi koli içerden ondan getirip adama verip göndermişler sdjfsjgh
0
🌸ananiyimioguz
(15.12.25)
(2)

Duvar Ötelemesi

thin capitalization
Birinci katta bulunan daire için düzenlenen ekspertiz raporunda dairede duvar ötelemeleri olduğu, böylece taşıyıcı elemanların da 60 cm ötelendiği yazıyor. Bu durum binanın sağlam olmadığı anlamına mı gelir? Çok ciddi bir kusur sayılır mı?
Birinci katta bulunan daire için düzenlenen ekspertiz raporunda dairede duvar ötelemeleri olduğu, böylece taşıyıcı elemanların da 60 cm ötelendiği yazıyor. Bu durum binanın sağlam olmadığı anlamına mı gelir? Çok ciddi bir kusur sayılır mı?
0
thin capitalization
(15.10.25)
Duvar ötelemesi, projedeki mimari plana göre duvarların kaydırılmış (örneğin 20–60 cm öteye alınmış) olması demektir. Eğer bu yalnızca bölme duvarlar (taşıyıcı olmayan duvarlar) için geçerliyse, genellikle büyük bir sorun değildir.

Ancak ekspertiz raporu “taşıyıcı elemanlar da 60 cm ötelendi” diyorsa, bu durum kolon, kiriş veya perde duvarların orijinal konumundan farklı bir yere yapılmış olduğu anlamına gelir ki bu da:
- Binanın statik projesine aykırı inşa edildiğini,
- Yapı güvenliğinin olumsuz etkilenmiş olabileceğini,
- Deprem dayanımı açısından ciddi risk doğurabileceğini gösterir.

Bu durumda bina, teknik olarak proje dışı sayılır ve iskan alınırken de problem yaratabilir (ya da zaten alınmamış olabilir).
+1
dijitalritm
(15.10.25)
4-5 katli bina,
144 metrekare yuz olcumunde,
200-300 ton arasi bir agirliga maruz kalan kolonlar ve duvarlar var,

Ve bunlar kaydirilmiş..
hem parana yazik,
hemde canina..
arkana bile bakma uzaklaş,
en çok dert bela cahilden gelir..
0
designer
(15.10.25)
(11)

Laptop tavsiyesi

peki madem
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette d
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette dolaşma vs gibi işler için kullanacağım genel olarak. Onun dışında oyun oynamayacağım ama evde televizyon olmadığı için film/dizileri laptoptan izliyorum o nedenle ekranı iyi olsun istiyorum. Marka olarak Lenovo veya Dell düşünüyorum, iş laptopum Dell ve memnunum kendisinden de. Uzun yıllar kullanabileceğim bir laptop arıyorum. Fiyatlar 20-30 bin civarında gibi diye gördüm. Ekran kalitesi için 40 bine kadar çıkabilirim. Tavsiyeniz var mıdır acaba? Çok teşekkürler!
0
peki madem
(14.10.25)
Macbooklara ne dersiniz görüntü kalitesi baya iyi
+1
ihsanlı
(14.10.25)
Casper S100
-4
arbre
(14.10.25)
Casper S100 +1

32 gb olanını kullanıyorum ben ofis için. Benim oyun için aldığım laptop'tan daha büyük bi ekranı var. Görüntü kalitesi falan da gayet güzel. Hızı falan da çok iyi 4 aydır kullanıyorum hiç kasma sorunu yaşamadım.
-4
matilda
(14.10.25)
Casper önerilerine şaşırdım açıkçası.

Monster, casper gibi yerli markalar yedek parçada dışa bağımlılar. Bunu dikkate almak lazım değerlendirirken. Güncel olarak model önerisi veremeyeceğim ama sizin kullanımınıza uygun olarak direkt Dell derim. Oyun biraz daha işin içinde olsaydı Msi veya Asus bakılabilirdi. Ekosistem ve/veya aşinalık varsa macbook'da olabilir.
+4
kirmizimsi
(14.10.25)
dell marka olarak iyi bence. aslinda macbook air diyecektim ama 50bin tl'den basliyormus. :(

casper almanizi tavsiye etmem. onun kadar sorunlu az marka gordum.
+2
lemmiwinks
(14.10.25)
işlemciyi seçerken i5 i3'ten iyi, i7 hepsinden iyi gibi bir şey düşünme. faraza i7 9000 ile i3 15000 diye iki seçenek var diyelim. örnekteki i7 örnekteki i3'ten 6-7 sene daha eski daha kötü performans verecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.25)
bence yine lenovo mümkünse thinkpad; olmadı ideapad ile devam et. aslında oyun yoksa macbook tavsiye ederim. zaten macbook seste de güzel ama ekranı daha büyük istersin.

Casper ve monsterden uzak dur. yeni mezun olduğum bölüm bilgisayar üzerine ve arkadaşların da neredeyse hepsi biraz daha ucuz olduğu için, oyun delisi olduğu için monster ve casper kullanıyor, neredeyse servise gitmeyen yok, hatta bazıları 3-4 kere gidiyorlar. saçma sapan üretim ve servis hataları. CPU fanını takmadan servisten çıkarmışlar bilgisayarı.

macbook+ 27" monitor ile ben de film izlemeye devam ediyorum

monitor olmaz dersen de 44 bin'e oled panelli laptop'lar var www.hepsiburada.com

hatta şöyle hepsi birden www.akakce.com
0
hoot
(14.10.25)
Dell kaliteli laptoplar üretiyordu ama sahibi Michael Dell'in direkt İsrail ordusuna (evet, ordusuna) büyük miktarlarda düzenli bağış yaptığını öğreneli beri benim için bitti o marka.

Asus genel olarak üzmüyor. En son bu aralık Asus Tuf Gaming A16 aldım. Uyumlu ram ile ssd alıp kendim 32GB ve 2TB'ye yükselttim. Gayet memnunum.

Uzun süreli laptop kullanım geçmişimde piyasadaki meşhur çoğu markayı kullandım. Vaio çok iyiydi, adamlar bıraktı üretmeyi. Dell'i de malum sebepten dolayı kullanmıyorum artık. Lenovo iki sefer üzdü beni. Kronik sorunları vardı. Yerli marka kullanmadım ama yeğenim Monster ile hoş olmayan bir tecrübe yaşadı. Son tahlilde Asus ya da Acer üzmez diye düşünüyorum. (MSI ve Hp hiç kullanmadım)

i5 yahut dengi bir AMD'nin üstüne çıkmanıza gerek yok. Yeni nesil işlemci olursa o seviyeler gayet görür işinizi. 16 ram de işinizi görür ama ddr4 değil ddr5 olsun.
0
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
Casper gömülmüş ama şunu söylemeye geldim. İdeal ekran 16 inç. Casper 16 inç. Diğer markalar 15,4 inç üretiyor. Bu çok küçük. Apple 15 inç üretiyor. Mağazada görünce anlayacaksın söylediğim şeyi. Çok hızlı olsa da örümcek kadar ekrana bakmak istemeyeceksin.
-2
arbre
(14.10.25)
macbook air. öğrenci veya hocaysanız pt
0
gurur
(14.10.25)
Harddisk icin,
okuma hizi yüksek ssd seç
0
designer
(15.10.25)
(13)

Uykumu getirin

gobekliraki
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
-2
gobekliraki
(13.10.25)
aşina olduğunuz bir sesli kitap açıp telefonu 1 saat sonra kapatmaya ayarlayın. (vlc player'da var mesela uyku modu) ışığı kapatıp kafayı yastığa koyun. kitabı dinleyin. muhtemelen 1 saat dayanmazsınız.
0
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
1 kadeh fiski
0
ditu
(13.10.25)
Derin uyku uyuyormuş numarası yapın.

Küçük kardeşimle aramız 14 yaş, onu uyutmak için ninniler pışpışlar işe yaramadığında uyumuş taklidi yapıyordum, çoğu zaman derin uyku numarasına geçmeden uyuyordu. Derin uyku numarasına başvurunca da ben uyuyordum 😁😁😁 hayalinde bir bebeği uyutmaya çalıştığını düşünerek böyle bir numara yap, tiyatro çevir kafanda. Beynin gerçekten uykuya geçecektir.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
Ya neler neler deniyorum. Sonra uyumaya çalıştığım aklıma geliyor işim tüm doğası kaçıyor başlıyorum yine düşünmeye.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
yeme-icme olayini 18 de birakırsan,
22 gibi uyursun.
0
designer
(13.10.25)
@designer ne alaka Allah aşkına.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
sinir sistemindeki kimyasal tepkimeleri

artiran ve azaltan reaksiyonlar var,

yani seni uyanik tutan ve uyutan gibi,

uyuman icin kendine avans ver ,

veri girisini azaltirsan,

ekran koruyucu moduna gecebilirsin.
0
designer
(13.10.25)
Şimdi uyumam lazım. Yani şu sıralar. Sorum buydu.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
Sıfır uykuyla işe gidiyorum.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
amzn.eu

Melatoninle birlikte güzel bir uyku çektirir.
-1
auroraaurora
(13.10.25)
@auroraaurora bana melatoninle uyursun diyen arkadaşın aklına uyduğum için 36 saat uyuyamadım, yorgunluktan bayılmak üzereyken bile uykum gelmedi.

kafanıza göre ilaç almayın.
0
duyuruuser
(13.10.25)
benim life hack'imdir bu, yakın zamanda keşfettim. ingilizcemi geliştirmek için sürekli ingilizce podcast dinlediğim bi dönemdeyim. gece yatmadan önce de dur bakayım meditasyonu da ingilizce açayım dedim. guided sleep meditation yazmalısınız. meditasyonu türkçe açınca bi süre sonra beynin içindeki lunapark geri geliyor, yönergelerden kopuluyor çünkü. ama ingilizce açınca "dur lan her dediğini anlayayım, kelime kaçırmayayım" diyorsun anadilin olmadığı için. veee o dikkatle dinleyince meditasyon müthiş çalışıyor, kopmuyorsun bi 5-10 dakikada dalıyorsun.

isim de vereceğim "lauren ostrowski fenton"
0
ofelia
(13.10.25)
çok geç görmüşüm ama bundan sonrası için işe yarar. nefes alırken gözünüzü açın verirken kapatın, alırken açın, verirken kapatın bi süre sonra açamadığınızı ve göz kapaklarınızın ağırlaştığını hissedeceksiniz. tatlı rüyalar :)
+1
matilda
(13.10.25)
(12)

Kediye hayır' i nasıl öğretebilirim? Veya isirmamasini?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
şimdi kedici arkadaşlar gelip psikolojisini bozarsın diyecek belki ama benim önerim şu:

sert bir "pisssst" veya "şşşşşt"

istemediğin şeyi yaptığı anda söyleyeceğin şey bu. sesi aynı zamanda hareketle desteklersen (mesela ısırırken elinle hafifçe iteklemek gibi) daha etkili olur.
0
kibritsuyu
(13.10.25)
Dediklerinizi uyguluyorum ama değişen bir şey olmuyor. Daha çok hırslanıp daha çok ısırıyor bu sefer. Sırtını okşamaya basladigim an çoğu kez anında ısırmaya başlıyor. Alıyorum uzağa koyuyorum veya yere bırakıyorum üzerime atlayıp yüzümü ısırıyor, elimle güreşip parmaklarımi veya elimi ısırıyor sert bir şekilde. Aşırı inatçı ve hırslı intikamını almadan rahat etmiyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
Su püskürt üstüne fıs fıs olanlardan. Laftan anlamaz.
0
gobekliraki
(13.10.25)
Bebeklik çocukluk döneminde, ergenliği geçinceye kadar yapar bunları haberin olsun, 1 yaş bittiğinde sakinleşecektir. Bence o zaman öğretsen daha iyi ama sen bilirsin. Şahsen sesimi sertleştirip biraz yükselterek ve aynı anda kaşlarımı çatarak (çünkü onlarla hep gülümseyerek konuşurum) "hayır" diye ünlerim. Bazen kavga ettiklerinde o ses yükseltme epey etkili oluyor. Su püskürtme işini çok çaresiz kalırsanız yap derim. Son çare olsun ki daha da çaresiz kalma.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
olumsuz birsey yaptiginda,
hayır de,
ve parmağının ucu ile burnuna dokun,

Ama bunu hemen yap,
olay ile
verdigin tepki arasında
Belli bir süre geçmesin.
0
designer
(13.10.25)
Hayır diye söylüyorum. Yüksek seslede söylüyorum ama burnuna dokunmuyorum. Deneyeceğim.
Onu burnundan öpüyorum. Umarım farkı ayırt edebilir 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
dişleri kaşınıyor, bir kaç aya geçer.
0
mesuta
(13.10.25)
veteriner siz de onu ısırın demişti. şaka değil. kardeşleriyle oynarken karşılık aldığı için ısırmanın can yakıcı olduğunu anlıyolar ama erkenden sahiplendirilince bunu anlamıyolar. o yüzden o sizi ısırınca siz de onun kulağını vs ısırın demişti. ha bizim kedi 5 yaşını geçti hala saldırıyor, ısırıyor.
+1
elorelia
(13.10.25)
açılın 6 yıllık kedi annesi geldi. su fışkırtın her ısırdığında ama her ısırdığında. bir kere bile atlarsanız arasındaki bağlantıyı anlayamaz. yanınızda hep su dolu bir sprey şişesi olsun. bi süre sonra ısırsam su gelecek diye ısırmamaya başlayacak.
0
matilda
(13.10.25)
diş kaşınması falan değil. ele tetiklenmiş oyuncak sanıyor eli hızlı çekmeyin, ısırınca burnuna vurun, su fışkırtın, anlamasını fiziksel sağlayın. ben yapmadım büyüdü şuan heryerimiz derin çizikler içinde. el ile oynatmayın sadece sopa ile oynatın. ele odaklanırsa oyunu bırakın.
0
eja
(13.10.25)
ben elimi ısırdığında hemen elimi saklıyoum. şşt diye kızıyorum. benim elime pek bulaşmıyo bu aralar. veteriner bize "ısırdığında hafifçe burnuna vurun" demişti de bizimki dayak arsızı olmuştu pek işe yaramamıştı küçükken. şu anda canı oyun istiyosa direkt gelip kaldırmak uyandrmak için falan ısırmaya başlıyo. eğitilmez bi kedi.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
öğretemezsiniz.
0
gurur
(13.10.25)
(9)

Özel plaka

kararsızataletfilozofu
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
Yani istediğim harflerin olmasını istedim yeni araba alırken, bağış adı altında 50 bin tl para istiyorlar yoksa sırada ne plaka varsa o veriliyor.
Ücret çok geldi başka yolu yok mu ücreti indirirler mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
güldürdün.. : )
-5
designer
(12.10.25)
İlk defa araba alıyorum ilk defa plaka alıcaktım olayı bilmiyorum bu işler hep böyle mi ? Gülünecek ne var hocam anlamadım
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Öyle öyle. Ama bence de yüksek istenmiş. Pazarlık yap.
+1
gobekliraki
(12.10.25)
arabanız hayırlı olsun, güle güle kullanın. arabayı alırken showroom'da size anahtarı takdim eden kişi o anahtarı uzun süre vermeyecek, para isteyecek, benzin alırken sizden para isteyecekler. bunlara da hazırlıklı olsun. bu arada 50 bana çok gelmedi.
+2
co2s2
(12.10.25)
plakanın güzelliğine göre fiyat artıyor. ece, cem, efe, bjk falan almak isterseniz bir araba paraı da oraya verebilirsiniz.

kelime oluşturacak gibiyse fiyat biraz düşüyor.

hiçbir anlam ifade etmeyen, sıradan denk gelse verilecek harfleri, sırf sizin isminizin kısaltması diye seçerseniz yine para isterler, en düşük tarife bu. 2023 yılında KC için 10.000 lira verdi arkadaşım. ben 2001 yılında BG için 100 milyon vermiştim (araba 10 milyardı). o yüzden sıradan harfler için arabanın değerinin %1'i verilebilir diye bir hesap yaptım kafamda.
+1
kibritsuyu
(12.10.25)
Geçen yol Ağustos'ta, Eskişehir'de pek orijinalliği olmayan bir plaka için 12.000 (en düşük sağış miktarı) istemişlerdi.
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.10.25)
şehre plakaya göre fiyatlar çok değişken. pazarlık yapılabilir ama zor.

tanıdık olursa bedavaya bile alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(12.10.25)
Keyfekeder isteniyor biraz brb plaka istersen 10000 iken ece plaka 200000 olabilir
+1
basond
(12.10.25)
Eskiden şöyle bir şey vardı muhtemelen devam ediyordur. Ben mesleğimi belirten bir plaka almak istemiştim bayağı pahalı demişlerdi o zaman seçmek istiyorum falan gibi bir şey söyledim. Bana bir tane eski eski püskü defter getirdiler. Oradaki plakalar boşmuş. Üşenmedim tek tek okudum bir de baktım ki soyadım Çuhadaroğlu. C U H olan bir plaka var. Hem de bedava. Gittim onu aldım. Hatchback Ford Focustu.
+2
ground
(12.10.25)
(4)

Kedi cimi mı? Malt mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Herkese merhaba, Sokakta hasta olarak bulup iki aydır baktigim yaklaşık doksan veya yüz günlük yavru bir kedi var evimde. Geçenlerde ilk kez yediği yaş mamayı kusmus. Bu kediye kedi cimi mı almalıyım? Malt mı? Hangisi daha fazla ise yarar ve farkları nedir? Malt iyiyse eğer marka önerir misiniz bir
Herkese merhaba,

Sokakta hasta olarak bulup iki aydır baktigim yaklaşık doksan veya yüz günlük yavru bir kedi var evimde. Geçenlerde ilk kez yediği yaş mamayı kusmus.

Bu kediye kedi cimi mı almalıyım? Malt mı? Hangisi daha fazla ise yarar ve farkları nedir? Malt iyiyse eğer marka önerir misiniz bir de bu maltlar nasıl kullanılıyor?
Daha önce hiç kedi bakmisligim yok. Her türlü tavsiyeye açığım.

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
kedi çimi, yaladığı tüyleri daha rahat kussun diye, malt ise kusmadan dışkı yoluyla atsın diye.

ben maltı 3-5 günde bir 2 cm kadar parmağımın ucuna sıkıp yediriyorum.
+2
kibritsuyu
(11.10.25)
www.amazon.com.tr

hep bundan alıyorum malt olarak. 3 günde 1 parmağımın ilk boğumuna kadar veriyorum ben de.
+1
art cat chocolate
(11.10.25)
Aşilarini tamamlatmali ve enfeksiyonu olmadigina emin olmalisin,
ayrica Kuru mama daha besleyici degilmiydi..
0
designer
(11.10.25)
Ameliyat olma durumu var veterinerimiz kilo alması gerektiğini söyledi ve tavukla besliyoruz. Yanında kuru maması var ama alışmadı arada gidip bir iki tane yiyor.

Sık sık olmasada arada yaş mama ve ödül mamaları veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
(11)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(2)

Metal döküm atölyesi bunu yapar mı?

yurtsuz john
Yüksek ağırlıklı kettlebell yaptırmak istiyorum. Ferforje yapan döküm atölyeleri bunu yapabilir mi? Çok basit bir işçilik gerektiriyor sonuçta.
Yüksek ağırlıklı kettlebell yaptırmak istiyorum. Ferforje yapan döküm atölyeleri bunu yapabilir mi? Çok basit bir işçilik gerektiriyor sonuçta.
0
yurtsuz john
(10.10.25)
Kalıbın varsa yapar.
0
topkapiaksaray
(10.10.25)
Tahtadan yada plastikten bir modelin varsa
onu sandik içerisine koyup etrafina kum dolduruyor,
sonra modeli sandiktan cikarinca sandik icerisine metal yada aluminyum yada herneyse istedigin ergeyik maddeyi dolduruyor.
0
designer
(11.10.25)
(7)

Trafik sigortası

epitaf
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı? Herhangi birinden yaptır gitsin mi?Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi oku
Trafik sigortası için aman uzak dur denilen sigortalar var mı?
Herhangi birinden yaptır gitsin mi?

Not: duyurunun yeni halinin ayrıntıları henüz denemedim ama font gözüme göre olmuş görünüyor:)
Takip edebildiğim bir kaç özellikte iyi sanırım. Ay iyi ki var burası, sanırım günlük vasati takvim gibi okuyorum :)
0
epitaf
(08.10.25)
Fark etmez, en uygun fiyati en çok taksite bölen hangisi ise o iyidir.

Ayrica " imm " de düşün..
0
designer
(08.10.25)
@designer'ın dediği gibi yaptım ben de. ankara sigorta 6 taksit geçti. gerçekten ciddi teminatı olacak bişey lazımsa ayrı kasko yapılır ama amaç zorunlu sigortayı yapıp geçmekse en ucuz en iyidir dedim.
0
konetsu
(08.10.25)
trafik sigortasında fiyatlar yaklaşık aynı çıkıyor ve genel olarak da alacağınız hizmet aynı. sonuçta eğer sizin kusurlu olduğunuz bir durum varsa, mecburen ödüyorlar ancak limitleri düşük. eğer limit üzerinde bir hasar varsa karşı tarafta, o zaman size rücu edilmesi durumu var. bu durumlar için ihtiyari mali mesuliyet sigortası gerekebilir (imm) eğer kasko yaptıracaksanız, bu imm'yi de içeren genişletilmiş kaskolar oluyor. onlara da bakın.

bunlar için de mümkünse bir acente / broker üzerinden ilerleyin. fiyat bir miktar artabilir ancak sigortayı kullanmanız gerektiğinde karşınızda bir muhatap bulmak çok önemli. sizin yanınızda olan, sigorta firmasını değil sizi koruyan birisi illa ki olsun. bunun yanında da trafik sigortasında olmasa bile, kaskoda düzgün bir firma seçin. bugün 3-5 kuruş daha az ödemek için yarın milyarlardan olmayın.
0
co2s2
(08.10.25)
trafikte çok fiyat farketmez, o yüzden en uygunu seçip gidebilirsiniz; ancak kaskoda dikkat etmenizi öneririm
0
sweetoffice
(08.10.25)
@co2s2 @sweetoffice fiyat farkı var ya, dün yaptırdım daha... 15k'dan 27k'ya kadar filan değişiyordu sigorta şirketleri arasında. gittiğim sigortacı çıkan tekliflerin hepsini gösterdi zaten ekrandan, kendisi de tanıdık.
0
konetsu
(08.10.25)
eskiden trafik cok az oynardi (max. %5), sasirdim dogrusu; o zaman bilindik bir firma secmekte fayda var @konetsu ; bilinmedik firmalarla sorun yasanabiliyor cunku
0
sweetoffice
(08.10.25)
Trafik sigortasının yaptırana bir faydası yok. O yüzden sigortacının attıklarından en ucuz olup en çok taksit yapanı seçiyorum ben. Son sefer hiçbiri taksit yapmadı.

Kaskoyu değil, zorunlu trafik sigortasını sorduğundan emin olduğumu kabul ederek cevap verdim.

Ayrıca kasko yaptırmayacaksan, kendi arabanda olabilecek hasarlara karşı önlem almamayı düşünüyorsan, bu defa İMM sigortası diye bir şey var onu yaptırmanı tavsiye ederim. Trafik sigortası karşı tarafa da çok uyduruk bir şey ödüyor. Kendi araban belki ucuz olur masrafı gözünde olmaz ama mesela gidip dumanı üstünde bir Mercedes’e bindirecek olsan al başına belayı. Kasko yoksa İMM yaptır kafan rahat olsun.
0
lazor
(11.10.25)
(3)

Fanlı Isıtıcı Önerisi

pro9it9is9
Küçük bir oda için fanlı ısıtıcı alacağım. Saatlerce kullanılmayacak. Kısa süreli kullanıp kapatacağım. Daha önce aldığım bir ürün her çalıştırmada yoğun plastik kokusu yayıyor. Bu yüzden kaliteli bir ürün önerisine ihtiyacım var. Ucuz olmasına bakmıyorum. Yeter ki kokmasın, işlevini yerine getirsin
Küçük bir oda için fanlı ısıtıcı alacağım. Saatlerce kullanılmayacak. Kısa süreli kullanıp kapatacağım.
Daha önce aldığım bir ürün her çalıştırmada yoğun plastik kokusu yayıyor.
Bu yüzden kaliteli bir ürün önerisine ihtiyacım var. Ucuz olmasına bakmıyorum. Yeter ki kokmasın, işlevini yerine getirsin.
Teşekkürler.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Küçük yerde neden elektrikli soba kullanmıyorsun anlamadım ama 4 sene önce depo tarzı yerde şunu kullanmıştık. İlk kullanıştaki yanık kokusu dışında kokusu yoktu.

www.akakce.com
0
potsdamer
(08.10.25)
en kârlısı ve kullanışlısı klima..
0
designer
(08.10.25)
ilk duyurudaki gibi olandan ben kullandım çok işlevsiz sıcak hava üflüyor hem çok ısınınca plastik kokusu yapıyor hemde inanılmaz güvenliksiz
radyatör bak, ben çözümü bunda buldum
www.bauhaus.com.tr
0
eja
(08.10.25)
(8)

ısınmayan havlupan

scudman1
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
0
scudman1
(07.10.25)
bazı kombilerin altında her peteğe ayrı borular gidiyor ve her birinin ayrı vanası oluyor. eğer tesisatınız o şekildeyse oradan kapalı olabilir. deneme yamulma yöntemiyle açmayı deneyin
store.donanimhaber.com
0
exlibris
(07.10.25)
@exlibris
merkezi sistem. bu tip bağlantılar yok.
0
🌸scudman1
(07.10.25)
Yukarida arkadasin dedigi gibi
ilk giriste ki vanalarin hepsini kapat
tek tek acarak neresi isiniyor bak,

bursay.com
0
designer
(08.10.25)
Yeri değişti mi, aynı yerdeyse sorun olmaması gerekiyor, yeri değişince oluyor böyle sıkıntılar.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
hava yapmış olabilir. hava yaparsa devirdaim yapamayabiliyor. havlupanlar peteklere göre yüksekte oldukları için basınç önemli, basınçla da alakalı olabilir. youtubeden peteklerin havasını almak diye aratın. burada tarif etmek zor.
0
ground
(08.10.25)
hava almak için purjoru gevşettim. hava gelmedi sadece soğuk su geldi. tadilat öncesi eski tip döküm petek vardı. yeri değişmedi aynı yere yeni tip havlupan takıldı. vanaların ikisinden de su geliyor. vanaların etrafı soğuk hiç sıcaklık yok. sanki hiç sıcak su gelmiyor. merkezi sistem olduğu için evde konnektör vs görmedim. acaba binayla ilgili bir durum mu?
0
🌸scudman1
(08.10.25)
suyun soğuk gelmesi de ilginç. diğer peteklerde, özellikle havlupanın olduğu yerin öncesi ve sonrasındaki peteklerde durum ne? yani havlupana su nereden geliyor? önceki petekten geçip geliyorsa hava orada da olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
banyonun arkasında bir oda var ve oradan iki tane boru geçiyor. borular dışarıda. havlupan bu borulara bağlı. eskiden de oraya bağlıymış zaten. bu borularda soğuk. diğer petekler eski tip demirdöküm petek ve hepsi gayet güzel ısınıyor.

sanırım bu salaklar havlupanı bağlarken yanlış bişey yaptılar. arasam kemküm edecekler biliyorum. en azından sorunun nerden kaynaklandığını tespit edebilirsem doğrudan şöyle yapın diyebilirim veya bunların yalanlarına karşı durabilirim.
0
🌸scudman1
(08.10.25)
(4)

Kredi Çekememek?

shadex
Aylık gelirim 300'e yakın, bir kredim var, son 3 yıla ait ödemelerimde gecikme yok, 2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı. Bundan dolayı kredi puanım maks 1400'ü görmüştü. Herhangi bir e-haciz kaydım, vergi, trafik vs borcum yok, faturalar otoma
Aylık gelirim 300'e yakın, bir kredim var, son 3 yıla ait ödemelerimde gecikme yok, 2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı. Bundan dolayı kredi puanım maks 1400'ü görmüştü. Herhangi bir e-haciz kaydım, vergi, trafik vs borcum yok, faturalar otomatik ödemede.

Kredi puanım 1128'e gerilemiş. KMH hesabında para hep aynı duruyor. Bu nasıl bir mantık anlatabilecek var mı?
0
shadex
(07.10.25)
2018'de olmak üzere çok eski borç yüzünden varlık yönetime devredilmiş çok ufak meblağ vardı.

Cevap soruda gizli, isterse 1 kuruş olsun varlık yönetimine devredildiği zaman kaç para maaş aldığının önemi kalmaz, zamanla düzelecek.
0
ebeş
(07.10.25)
zamanı girmiş bir borç ödesen bile banka sistemden silmediği için kara listede kalmaya devam ediyorsun. sadece bu bile findex raporu kötü etkiliyor.çalıştığın bankalar da ki geçmiş hesap borç ları incelemeni tavsiye ederim.
0
jamswety
(07.10.25)
Basitttt, findeks yıllık rapor ve danışmanlık al. 1k. Randevu oluştur. Konuş çözsünler. 200 lira mı neydi yıllarca peşimi bırakmadı ödediğim halde.
0
Shepard
(07.10.25)
Avans hesaplar ve kredi kartlarinin limitleri toplami,borç olmasina gerek yok yuksek limit senin kredibiliteni düşürüyor sanirim.
0
designer
(07.10.25)
(4)

Saç dökülmesi için yapılacaklar

sekizdokuzon
Yaz başından beri saçlarım inanılmaz dökülmeye başladı, saçlarımın yarısını kaybettim sayılır stres kaynaklı. Biberiye suyu kullanmaya başladım, ekstra ne yapabilirim?Teşekkürler.
Yaz başından beri saçlarım inanılmaz dökülmeye başladı, saçlarımın yarısını kaybettim sayılır stres kaynaklı. Biberiye suyu kullanmaya başladım, ekstra ne yapabilirim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
tiroidlerinize baktırabilirsiniz. arkadaşımda tiroid sorunları var ve saç dökülmesi yaşıyor. ayrıca kedimde de aynı şey oldu, tüyleri döküldü tiroid yüzünden.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Stres kaynakli bölgesel dökülmeler icin steroid ilaçlar vardi,
doktoruna danişmalısın..
0
designer
(06.10.25)
Komple kel kaldıktan sonra gidersin doktora
0
HellKeePer
(07.10.25)
2 aydır iiinanılmaz saçım dökülüyor, bir anda başladı ama stresten olduğunu düşünüyorum. Tüm kan testlerim tamam, hiçbir şey yok hatta doktor maşallah bile dedi. Baktım ben de çözüm olmuyor, stresi azalttım elbette ama dışarıdan da şunları yaptım;

-Saçımı sık sık yıkamıyorum, ıslakken taramıyorum
-hc care ile bakım yapıyorum, dökülmeye karşı bir şampuan kullanıyorum
-buna başladım; www.trendyol.com
-ayrıca bir de buna başladım; www.hepsiburada.com

herkeste farklıdır nedenler, etkiler, sonuçlar ama dökülmem azaldı bayağı. hala var ama mevsim geçişi, stres falan normal olması. bi de saç için prp filan araştırıyorum.
belki faydası olur.
0
mor oje
(07.10.25)
(8)

3 Yaşını dolduran arabayı satmak

va
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş. Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, so
Verimli olur mu satıp yeni bir tane 0 araç almak finansal açıdan? Garanti uzatayım demiştim ancak 30 ay öncesi başvurmak gerekiyormuş.
Bu ayın 21'inde garantisi doluyor. Yıllık bakımına da 21 bin istediler. İlaveten kasko, sigorta ve muayene de yaptırmak gerekiyor. Bildiğiniz kampanya vs var mı, soru içinde soru oldu inception gibi.
0
va
(06.10.25)
Finansal olarak verimli olma ihtimali dusuk. Turkiye'deki deger kaybi egrisi biraz farkli olsa da temel gercekler degismiyor. 3 yilda ciddi bir deger kaybi olacaktir. Mesela sizin arac 1,7 milyona gider diyelim, ayni model benzer ozelliklerde arac da sifir 2 milyona satilsin. Aradaki 300 binlik fark yillik 100 bin deger kaybi yapar. Bu deger kaybi araba yaslandikca yavaslayacak.

2021-2022 civari yasanan arzdaki yavaslama ve sacma sapan faizli kredilerden dolayi hayatin olagan akisina uymayan kazanclar saglandi ama boyle bir durum su an bildigim kadariyla yok.

Genel anlamda bakacaksak, garantili araca biniyorsunuz, araciniz her zaman yeni, bunun verdigi faydalar yasanan deger kaybina sizin acinizdan degiyorsa sikinti yok.
0
mbond
(06.10.25)
boşuna masraf. arabayı uzun yıllar kullanmak daha mantıklı.
0
jelly bear
(06.10.25)
"tren kaçacak" korkusuyla bir çok kişi senin gibi düşüyor ve 2-3 yılı dolduran aracını satıp yeni araç alıyor. ülkenin bu hale gelmesi çok korkunç.
0
HellKeePer
(06.10.25)
Tabiki değil.
Dünyanın hiçbir yerinde 3 yaşındaki arabayı satıp yeni araba almanın finansal mantıklı tarafı olmaz.
0
logisticsmanager
(06.10.25)
ben bunu yapıyorum son 3 araçtır, biraz zorlasa da ben gayet memnunum durumdan
0
bepicolombo
(06.10.25)
Ben de oyle yapmayi planliyorum. Ne kadar mantikli bilmiyorum fakat icime sinen bi kampanya olsa da aklimdaki arabayi alsam diye bekliyorum
0
narod
(06.10.25)
Mevcut aracin ;Yürütme maliyeti,gelecek olan arizalar
VS
yeni arac maliyeti

maliyetleri alt altta yaz ,cevap sende..
0
designer
(07.10.25)
finansal açıdan zorlayıcı olsa da bence en güzeli bir kaç sene kullanıp sıfırı almak. maddi durumu yeten bunu yapmalı. finansal açıdan verimli olmasından ziyade finansal açıdan buna gücün var mı bu önemli. eminim ki finansal açıdan bunu kaldırabilecek olanlar bir arabayı uzun süre kullanmaz (hele de türkiye şartlarında)
0
abelardo
(07.10.25)
(19)

Birinin evli olup olmadığını öğrenmek

muhayyer divan
İçin hangi yollar vardır?Kişiyle iletişimim yok ve olamaz, olmamalı. Bunu sorabileceğim bir ortak arkadaş yok. Elimde TC kimlik numarası yok. Yine de öğrenmenin bir yolu var mıdır, varsa nasıl?
İçin hangi yollar vardır?

Kişiyle iletişimim yok ve olamaz, olmamalı. Bunu sorabileceğim bir ortak arkadaş yok. Elimde TC kimlik numarası yok. Yine de öğrenmenin bir yolu var mıdır, varsa nasıl?
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Tüm bu secenekler kapanınca aklıma sadece evine kadar takip etmek geliyor, tabii bu kriminal bir alana geçiş demek.

Ya da btk'da üst düzeylerde çalışan tanıdık bulup arastirtacaksiniz, ama bu da yasal değil.

Özel dedektif tutarsınız ama bu tür işler için o da yasal değil diye biliyorum.

Dolayısıyla yasal bir yolu yok.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
Tckn bulabilsem yasal bir yolu oluyor mu?
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
Üzülerek söylüyorum şu koşullarda delile bağlı öğrenmenizin bi yolu gözükmüyor. Sadece hal ve tavırlarına bakarak bazı düşünceler oluşturabilirsiniz kafanızda evli yada değil diye. Yani kısacası öğrenmeniz tamamen hissiyatınıza ve hayat tecrübelerinize bağlı.
0
mermaidd
(29.09.25)
Parmaginda yüzük varsa evlidir,

fazlasi özel hayatin ihlali olur,

aklima Deniz Sekiyi getirdin,
0
designer
(29.09.25)
Tckn'yi kendisi dışında birinden öğrenmeniz zaten yine yasa dışı işler. TCK öğrenseniz bile, diğer yasa dışı işlere bulaşmadan ne bileyim nüfusta, belediyede vb çalışan bir tanıdık bulup kvkk'yi ihlal etmek gibi, yine yasa dışı olur.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
@designer

Deniz Seki'yi bilmiyorum ama muhtemelen kandırıldım. Onun için araştırmak durumundayım. Yoksa yasa dışı işler yapmaya hiç merakım yok, öyle bir zevkim de yok, öyle bir derdim de yok. Önümdeki süreçte nasıl davranmam gerektiğini bilmem gerek. Çok alengirli bir durumdayım.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
Şüphen varsa evli kabul et ve uzaklaş, en temizi bu.
0
antihero
(29.09.25)
@antihero

İletişimi bu sebeple değil çok daha farklı bir sebepten çoktan bitirdim, ama hiç aklıma gelmedi evli olabileceği, şimdi burun buruna gelme durumları bi değişik bişeyler var gündemde, onun için kıllanıyorum. İletişim kuracağımdan değil yani.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
mağduriyet varsa iş değişir,
avukat yada dedektif gibi birinden yardim alip mahkemeye verebilirsin.
0
designer
(29.09.25)
@designer

Mahkemeye taşımam ama benim olduğum yerde barınamaz artık. Eğer böyle bir şey varsa bitiririm onu. Haksızlık olmasın diye uğraşıyorum.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.25)
-Bir yerde uzun süre kalmaz.

-Spontan, kendiliğinden gelişen planlara katılmaz.
0
yurtsuz john
(30.09.25)
@yurtsuz

Elimde başka veriler var, ihtimali daha da güçlü kılıyor. Tepem atarsa ortalık karışır.
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
valla çok hoş bulduğum bir hatun vardı rock barlarda geldiğim.

facebooktan ekledim.

sonra tekrar gördüğüm an öküzce sordum ablacım sen evliymişsin diye :)

sonra eşiyle de tanıştık.
0
rain when i die
(30.09.25)
Anacım bu öyle bişey değil. Eğlenmeli komikli hafif geyik bişey değil yani. Benim kitabımda yok evli erkekle ilişki. Hele kadını kandıran erkek bırak insan saymayı, b*k yerine bile koyacağım biri değildir ama kandırmak cezasız kalmamalı. Ona bu yapılsa tefe koyup çalar, ben de onu barındırmayacağım, yeter ki evli çıksın. Benim bünyeme evli veya ilişkisi olan insanla ilişki kaydedilmedi arkadaşım. Ben bunu hoş görmem.
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
@muayyer

Hey gidi muayyer Allah işte insanı en iddialı olduğu yerden vurur derler ya, seninki de o hesap.
Burada her soru altına duyarlı, doğruluk, nezaket, görgü terbiye gibi konulardan dem vurarak cevap verirdin.
Bak şimdi tc numarası bulup adamı araştırmaya çalışıyorsun. Madem bunca şeye dikkat ediyorsun neden bunu yapiyorsun?
0
tahirkemalbozoglu
(30.09.25)
@tahirkemalbozoglu

Ne yapmışım?? Anlayışın kıt herhalde ya da dayak istedi canın. Ne yapmışım!!
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
Tehdit mi ediyorsun şimdi sen beni. Peki…
0
tahirkemalbozoglu
(30.09.25)
@muhayyer divan sen çok onurlu, kuralcı bilmem neciydin. Şimdi ise o yukarıdan bakıp hamamböceği dediğin kişiler gibi olmuşsun. Vay be bir çınar daha devrildi.
0
Shepard
(30.09.25)
onca insanız şurada. lokasyon, zaman vb ver, gelip elemanı yoklayalım.ne lazımsa öğrenelim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.09.25)
(9)

Neden sadece 2 tane yolcu uçağı üreticisi var?

messina123
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
0
messina123
(29.09.25)
temel iş metrikleri

yeni bir firma çıktığında eski firmalar o firmayı batırmak için fiyat kırarlar.
0
duyurukullanıcısı
(29.09.25)
Sıfırdan üretelim dersek üretiriz ama verimli olmaz. Olay şu ki, yeni yaptığın uçağı kullanmazsın, hele ki 100-200 kişi taşımak için. Böyle bir kullanım için yıllar boyu uçağı test etmen gerek, durmaksızın. Çünkü bir sürü problem çıkacak. Bi problemi çözeceksin, tüm teste yeniden başlayacaksın mesela. Uçak kendini kanıtlayana kadar kullanmak intihar olur.

Boeing 1910lardq bu işe girmiş, zaten yüz yıldan fazladır ekipmanlarını test etmiş, her şeyi sıfırdan yapmamış, yeni bir teknoloji gelince sadece ona odaklanmış; çünkü diğer sistemler tamamdı. Böyle böyle gelişmiş. Keza airbus’ta öyle.

Hadi bi çılgınlık yapıp 20 yıl sürecek bir proje başlatıldı. Bunca yıl zararına çalışacak. Başarılı olacağının garantisi var mı? Başka ülkeler, daha doğru düzgün yoldu taşımamış bir uçağı alır mı?

Ayrıca THY’nin 2024 geliri 3.6milyar dolarmış.
Airbus 4.23 milyar avro.

Uçak yapmaya gerek yok yani, Thy sadece hizmet satarak airbus kadar kazanıyor.

Ne zaman mantıklı olur? Türkiye’de yeni bir teknoloji geliştirilir, sadece bu topraklardan çıkar, bunu kullanarak pazarlanır.
0
substituent
(29.09.25)
Bilgi yanlış.
Embraer, comac, bombardier, atr var aklima gelen. Ama tabiki boeing ve airbus gibi değiller.

Çünkü onu yapacak iş gücü ve bilgi yok. Olay sırf para değil. Bu tarz kararlar öyle "yapalim" ile olmuyor. Örnek verirsek Arjantin'in telefon yapmaya çalışması ya da Brezilya'nin bilgisayar yapmaya çalışması gibi kaynaklara bakabilirsin. Bir de bu olaylar drone vs gibi şeyler değil, drone misal 50 kere düşsün 51. Yap. Uçak bir kere düşerse ikinciye şirket kapanabilir.
0
logisticsmanager
(29.09.25)
Boeing ya da Airbus, tarihsel olarak bütün uçak yolcu taşımacılığı krizlerini, hukuki surecleri vb atlattı. Alternatifsiz oldukları için yine de seçildiler.

Şimdi biri çıkıp yeni firma kurdugunda, hepsini olmasa da aynı kriz ve hukuki süreçlerin bazılarıni yasayacak. Ama daha çok göze batabilir bu, diğerinde "Boeing bu hallediyordur" denilebilen şey, yeni bir firma için "beceremiyorlar bunlar galiba pek ya" olarak bakılabilir, çünkü dönüp Boeing kullanırsın yine.

Medyanın bu algıyı beslemeyeceginin garantisi yok.

Maliyet, gereken teknoloji ve altyapıyı geçtim, sırf bu tarafı yüzünden epey riskli iş.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
sabanci sene 93' de
TOYOTA ile ortaklık yapti
ve güneydoğuya fabrika acacagini soylemisti,

kardaşını öldürdüler..

Otomotivde fransiz ve almanin somurgesiyiz,

Sam amca olmaz öyle dedi,
artik amerikadan da dusuk vergili arac gelecek.

hükümeti özgür iradenle sen seçtigin gün ,o zaman olabilir.
0
designer
(29.09.25)
Niye Devrim arabaları kötülendi dışlandı yok sayıldı alay edildi aşağılandı ve yok edildi ise ondan.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Çünkü tek başına yapmak kolay değil. Boeing, Mc Douglas firması ile birleşti zamanında. Airbus da Avrupa devletlerinin ortak girişimi. Yani iki firmada tek bir üreticinin veya ülkenin elinde değil.
0
hububrad
(29.09.25)
Öncelikle teknolojik ve lojistik olarak çok zor bir üretim prosesi. Hadi onu hallettin diyelim gizli ve açık ambargolar var. AB ve ABD lisans vermezse o uçakları sadece yurtiçinde uçurabilirsin.

uçağı bırak airbus veya boeing uçaklarına onların onaylamadığı tuvalet kapısı kolu bile takamazsın.
0
merhum
(30.09.25)
uçak sanayisi en kaliteli parçaları, en kalitesi mühendisleri ve argenin önemli olduğu bir sektör. formula 1 araçları da aynı çerçevede üretiliyor. yani sağlam bir bütçe ve sağlam beyinlerin olduğu bir sektör. yani hadi çıkalım togg yapalım kaan yapalım iha yapalım değil bu iş. ayrıca türkiye herhangi bir uçağının motorunu kendi yapmıyor bakınız kaan.

belli sektörler ekonomik gücü yüksek ülkelerde bunun sebebide en iyi mühendisleri ve bütçeleri.

devrim arabayalarıyla ne alakası var ya?=
0
mikahakkinen
(30.09.25)
(1)

Belde kanal daralması

mrvln
Bu alanda çalışan iyi bir isim biliyor musunuz?
Bu alanda çalışan iyi bir isim biliyor musunuz?
0
mrvln
(29.09.25)
designer
(29.09.25)
(6)

Cilt problemlerim hakkında

sekizdokuzon
1. Dudak üstündeki güneş lekesi için ne önerirsiniz? Geçen sene doktor bir merhem vermişti, işe yaramıştı ama merhemin adını hatırlamıyorum. Adını hatırlayabilecek olan vardır belki.2. Yüzdeki gözenekler için düzenli peeling, kil maskesi dışında ne uygulayabilirim? Ciddi anlamda rahatsız edici boyut
1. Dudak üstündeki güneş lekesi için ne önerirsiniz? Geçen sene doktor bir merhem vermişti, işe yaramıştı ama merhemin adını hatırlamıyorum. Adını hatırlayabilecek olan vardır belki.

2. Yüzdeki gözenekler için düzenli peeling, kil maskesi dışında ne uygulayabilirim? Ciddi anlamda rahatsız edici boyutta. Yaş 38.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(26.09.25)
recete yazdiysa enabizda ilaclarim bolumunde gorebilirsiniz.
0
lemmiwinks
(26.09.25)
bir hastanede cilt bakımı yaptırabilirsin. düzenli birkaç kere gidince işe yarayabilir.

sorunlu bir cilti toparlamaktansa, bakımı yapılmış sorunları giderilmiş bir cildi iyi ve temiz tutmak daha kolay demişti doktor arkadaşım...
0
art cat chocolate
(26.09.25)
SHE VEC Glyc-alright ürününü kullanıyorum. Gözeneklerden ve sivilce lekelerinden muzdaribim. Trendyol'da satılıyor ve benzer ürünlere göre gayet uygun fiyatlı. Günde 2 kez olmak üzere sabah ve akşam kullanıyorum ve dışarı çıkmadan önce mutlaka üstüne güneş kremimi de sürüyorum çünkü ürünün içinde belirli asitler var. Güneş kremi ile desteklenmezse daha çok lekeye sebep olabiliyor. Size de öneririm
0
mermaidd
(26.09.25)
Zeytinyağ deriyi besliyor yumusatiyor.
0
designer
(26.09.25)
Hydrafacial cilt bakımı yaptırmak gözeneklere çok iyi geliyor. Onun dışında düzenli peeling, kil maskesi haricinde salisilik asit içeren bir tonik kullanman lazım.

Tretin vermiş olabilir mi doktor? Aklıma sadece o geldi, onu kullanmıştım çünkü yıllar önce benzer bir şikayetle
0
kullanicadi
(26.09.25)
E-nabiz'da yazar+1
Kamu spotu: Göz ve dudak çevresinde tretinoin içerikli ürünler kullanmayınız.
0
gnosis
(27.09.25)
(3)

narkotik köpekleri nerede kalıyor?

green eyed penguin
mesaileri bitince kaldıkları ayrı bir yuvaları mı var yoksa polislerden biri mi alıyor günlük bakımları için?
mesaileri bitince kaldıkları ayrı bir yuvaları mı var yoksa polislerden biri mi alıyor günlük bakımları için?
0
green eyed penguin
(26.09.25)
Onların profesyonel bakım çiftliği oluyor polislere ait (bildiğim kadarıyla). Emekli olduklarında da ( devlet memuru gibiler evet ) orada bakılıyor yine. Eve götürülmüyor diye biliyorum ben.
0
titanic kemancısı
(26.09.25)
her ilde köpek unsuru yok. olanlarda da her köpek unsuru yok. genelde bakım ve eğitim merkezleri oluyor orada kalıyorlar. duruma göre başka bir ile gidecekse görev yazısı falan yazılıyor.
0
Whily
(26.09.25)
askerde tanik olmustum,
her köpegin bir sorumlusu vardi
ve sürekli oyun gibi komutlarda egitim devam ediyordu.

Cok kisinin hayatini kurtarmislardir..
0
designer
(26.09.25)
(11)

Türkiye’nin gizli nükleer programı var mıdır?

messina123
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
0
messina123
(24.09.25)
bence yok. nükleer programları radyoaktivitenin tespiti ve radyoaktif malzemelerin takibi kolay olduğu için pek öyle gizleyemezsin.
0
orpheus
(24.09.25)
Yoktur çünkü dünyadaki uranyum kaynakları ve kapasiteleri belli. Nükleer yapacaksan bunlara ihtiyacın var. Şimdi istesen bile isteyen ülke hemen alamıyor. Kime ne kadar verildi her şeyin kaydı var. Hammaddeye gizliden el altından ulaşamazsın
0
grimavi
(24.09.25)
dünyadaki tüm istihbarat ajanlarının cirit attığı bir ülkeyiz, gizli bir programımızın olacağını hiç sanmıyorum. varsa da ancak bizden gizlenmiştir. oda olsa olsa amerikanın izin verdiği kadar olur.
0
my fault
(24.09.25)
Türkiye'nin gizli hiçbir şeyi yok.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
turkiye'nin herkesten gizledigi ve ilerleyen bir program yok. akademik calismalar var, bir kismi uzun zamandir ilerlemese de kiymetli calismalar. ozellikle toryum icin lab ve sim calismalari var.

bunlarin disinda 150 kadar nukleer baslik ve bunlari tasiyacak cesitli varyasyonlarda fuze de incirlik'te nato sebebiyle bulunuyor. yerleri degismis diger uslere tasinmis olabilir ama cok dusuk ihtimal veriyorum.
0
klassno
(24.09.25)
:) herkesten ve hatta belki de cumhurbaskanlarından bile gizlenen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. bir grup derin bürokrat ve bilim adamının gizli nükleer programlar ile falan uğraştıgını hiç zannetmiyorum. gizlense gizlense kirli bağlantılar, rüşvet, rant falan gizlenir. kaldı ki o bile gizlenmiyor.
0
abelardo
(24.09.25)
Bunu ülkede yapabilecek insan/bilgi birikimi yokki. Velev ki böyle bir şey yapılıyor, çalışan mühendislerin büyük çoğunluğu Türk değildir.

Bir ara Kıbrıs’ta petrol arıyorduk bir gemiyle, Avrupa ile papaz olmuştuk hatta. Cüneyt Özdemir de o gemiye gidip Avrupa’nın inadına petrol arıyoruz gibi bir video çekmişti. Gemide çalışa mühendisler yabancıydı.
0
substituent
(24.09.25)
yunan devlet kavramini kesfettiginde ,

iki temel olgu üzerine kurdu,

Güvenlik ve hazine.

bizde ikiside bagimsiz degil,

önce devlet olabilmek lazım,

sonra uzayada gidersin,

atomuda parcalarsin..
0
designer
(24.09.25)
Yok da değil. How know var. Akp kozmik odaya girdikten sonra neler değişti oraları konuşmak doğru değil sory
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
var ise gizli olduğu için de yok diyeceğiz ne diyeceğiz ki başka, senin benim buradakilerin bildiği bir şey gizli olabilir mi? hadi geçtim o gizli programdaki biri de burada takılıyor olsun, evet, kayserideki tekstil fabrikasının altında aslında uranyum zenginleştiriyoruz der mi :)
0
selam
(24.09.25)
Program yoktur ama genelkurmay’da bir dosyası vardır
0
kaptan memo
(25.09.25)
(9)

kiralık araçların şirketler tarafından satışı

faroe adamlari
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye d
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye düşündüm ve bunun üzerine sahibinden'de bakınmaya başladım ve bu araçlardan düşük km (en fazla 100km) bandında bolca bulunduğunu gördüm.

bu da benim piyasadaki araçların kiralama şirketleri tarafından bir süre kullanıldıktan sonra satışa çıkıyor olabileceğine dair bir hissiyat oluşmasına sebep oldu.

örneğin, araç ziraat filo aracıydı ve oradaki bütün araçların plakası 34 m** şeklindeydi, sonra internette de m plakalı birkaç araç gördüm.

böyle bir uygulama mı yapıyor bu şirketler, 2. el alım sırasında bu tür kira aracına denk gelmemek için ne yapmak lazım? diye sormak istedim
0
faroe adamlari
(20.09.25)
evet, kiralik araclari bir sure sonra satiyorlar. denk gelmemek icin bu tarz sirketlerden almamaniz lazim. tabi satmaya calisan kisi daha once kiralik olan bir arabayi almis olabilir, bilemezsiniz. sifir arac almak en garantisi. baska turlu garantisi yok. ihtimalleri biraz daha azaltmak icin kucuk sehirlerden arac almak da ise yarayabilir.
0
lemmiwinks
(20.09.25)
Aracı alırken bu arac siz ne zaman aldınız diye soruyorum. 5 ay 10 ayönce aldım diyorsa... arızalı ve masraflı demek. Sigorta şirketi zaten bu bilgiyi sorarsanız ücretsiz verir.
0
luluki
(20.09.25)
@luluki 5-10 ay önce alınan araç niçin arızalı ve masraflı olsun?
0
abelardo
(20.09.25)
@luluki

sigorta şirketine nasıl soracağım? yardımcı olabilir misiniz?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
Km si düşük aracı ilk sahibinden olanini alabilirsin.


sbm.org.tr/tr/sms-sorgulamalari
0
designer
(20.09.25)
@designer

bütün sahipleri sıralı görmemi sağlayan bir sistem var mı? bu sanırım sadece son sahibi gösteriyor?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
sıfır araçların en büyük alıcısı filolar ve kiralama şirketleri. yüksek adetli aldıkları için uyguna alıyorlar ve çok km yapmadan elden çıkarıp bir yenisini alıyorlar.
0
my fault
(20.09.25)
böyle araçlar alınır mı? bir galeride faizsiz kredi fırsatıyla birkaç araç buldum, araçlar muhtemelen kiradan çıkma. bu tür araçlarla ilgili tecrübesi olan var mı?
0
🌸faroe adamlari
(21.09.25)
Bu araclar ihaleye cikar zaten. Galeriler alir. Siz de onlardan alirsiniz. Ya da filonun kendi ikinci el arac satis sirketi bile olabilir, garanti filonun vardi mesela. Ya da metal oto gibi.

Ben alir miydim? Almamayi tercih ederim. Evet arac cok yeni ama %90 hoyrat kullaniliyor. Ben ki emanet mala ozen gosteririm ama kiralik arabanin gazina bastigim gibi kendi arabama yuklenmiyorum aracim yipranmasin diye.
0
narod
(21.09.25)
(4)

Yolcu için kask ve her iki kişi için reflektörlü yelek zorunlu mu?

hadi ya la
Çok nadiren arkadaşlarımı bir yerlere bırakıyorum 50cc motorumla. Çoğu zaman polislerin yanından kendim kasklı, yolcu kasksız ve reflektörlü yelek olmadan geçiyorum, bu güne kadar kimse durdurmadı.Bunun doğrusu nedir? Ceza yer miyim? Hemen kask ve yelek alacağım ama, güvenlik önemli.editto: Bugün po
Çok nadiren arkadaşlarımı bir yerlere bırakıyorum 50cc motorumla. Çoğu zaman polislerin yanından kendim kasklı, yolcu kasksız ve reflektörlü yelek olmadan geçiyorum, bu güne kadar kimse durdurmadı.

Bunun doğrusu nedir? Ceza yer miyim? Hemen kask ve yelek alacağım ama, güvenlik önemli.

editto: Bugün polis reflektörlü yelek zorunlu, yoksa 1000 TL civarı ceza yazıyoruz demiş. Ne diyorsunuz?
0
hadi ya la
(17.09.25)
Kask evet yelek hayır, kasksız kesinlikle artçı bindirmeyin
0
mirty
(17.09.25)
yolda görünür olmak

senin zorunluluğun olmali,

Yasalara uygun giyinmeyi degil,

Hayatta kalmaya,

sağlikli olmaya odaklanmalisin.

kask kadar reflektör ve aydinlatma ekipmanlarina önem vermeniz iyi olur..
0
designer
(17.09.25)
Kasksız olmaz, yelek şart değil. 500cc motorda yelek giymiyoruz.
0
gadlemler
(17.09.25)
Bugün polis reflektörlü yelek zorunlu, yoksa 1000 TL civarı ceza yazıyoruz demiş. Ne diyorsunuz?
0
🌸hadi ya la
(29.09.25)
(14)

Ateşi düşmeyen bebek

administ
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de anlatıldığı gibi değilmiş. Ne yapsak ya devlet hastanesine mi götürsek acaba acile?
0
administ
(15.09.25)
Hayır sakin olun calpol falan da vermeyin yetişkinlikte astıma sebep oluyor.

Ateş vücudun kendini savunma ve iyileştirme yöntemlerinden biridir denir, ateşten korkmayın. 39,5'a yaklaşırsa o zaman acile gidin, doktora gitmişsiniz zaten, korkmayın demiş. Korkmayın. Korkunuz bile onu yatıştıramıyor olabilir. Bi sakin olun, sirkeli ılık su yapın içinizi rahatlatacaksa, dirsek için diz arkası el ve ayak bilekleri gibi yerlere koyun ama bi sakin olun.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
öncelikle telaşlanmayın. hepimizin çocuğunun başına geldi bunlar.

40'ı geçmediği sürece havale geçirmez. 6 saatte bir calpol verebilirsiniz. calpol yeterli gelmiyorsa 6 saati beklemeden dolven de verebilirsiniz. aynı ilacı 6 saatten kısa süre içinde vermeyin.

ılık suyla yıkayabilirsiniz. onun dışında koltuk altlarına, bacak içlerine ılık suyla ıslatılmış bezle kompres yapın. bırakın vücut mikropla savaşsın.

ateş inatçı ise, düşmüyorsa 3 gün bana uzun geldi ama yarın veya öbür gün sabah tekrar götürebilirsiniz.

kulak içi ölçümü, koltuk altına göre daha doğru sonuç verir.
0
kibritsuyu
(15.09.25)
dolven bizim çocukta daha etkili oluyordu uyumadan önce içiriyorduk ateşi düşmeye başlıyor 6 saat sonra tekrardan içiriyorduk ama doktor kan tahlili yapıp antibiyotik yazmıştı. Hatta ben serum bile taktırmıştım çocuğa. Ateş vücudun verdiği bir tepki hastalığa karşı 2 günden fazla sürmüyor genelde
0
atcapar
(15.09.25)
Kaç yaşında ya da aylık? Ateş harici belirti var mı?

Çok inatçı ateş bana hep roseola yani 6. Hastalığı düşündürür. 2 yaşın altındaki çocuklarda inatçı ateş olur başka bir belirti olmaz. Ne burun akıntısı ne öksürük. 3 gün ateş yüksek seyreder çok zor düşer, 3 gün sonra ateş düşer düşmez kırmızı döküntü başlar. Semptomatik tedavisi vardır, viral olduğu için antibiyotik kullanılmaz. Bir ihtimal bu hastalık olabilir sizdeki de
0
kullanicadi
(15.09.25)
bebeklerde kac derece üzeri ates sayilir bilmiyorum,

ama Allah korusun yuksek ates oldugunda
aklinizda olsun,
koltuk altlarina,
eklem yerlerine
sirke sürün ve ilik su ile yikayin,

soguk degil sakın ha,
ılık su ile banyo ve sonra acile sevk.
0
designer
(15.09.25)
Cocugun yasi kac? Öncelikle bu önemli. Ilk 12 hafta icinde ates 37 üstüne cikinca hemen acile getirilsin isteriz. 12 hafta sonrasinda cocuklarin atesleri 39'u görnediyse acil yolu henüz gözükmemistir.

Kulakici termometreleri ile daha yüksek almaniz normal. Atesi bebekte popodan ölcmek gerekir ancak bunu ebeveyn olarak siz yapmayin. Koltuk altından ölcüp not etmeye devam. Cocugu üsütmeyecek sekilde dus aldirin, özellikle kasik bölgelerini erkek cocuksa serin tutun, basina nemli bez baglayin. Yemeye zorlamayin. Bu bir sürec. Fiiiirt diye iyilesmiyor vücut. Koltukaltindan 39 dereceyi ölcersebiz hemen acile. Gitnisken acil durumlar icin fitil yazdirin. Su an evinizde ates düsürücü fitil olsaydi verin derdim. Calpol vermeniz yanlisi degilim.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
yukarida arkadas ifade etmis, tekrara duşmüşum

+ muhayyer
0
designer
(15.09.25)
geçmiş olsun. bizim oğlanın ateşi çıktığında biz ilk soyardık onu gerekirse üzerinde sadece bez kalırdı. baktık rahatlayamadı ılık bi duşa sokardık kucakta. şurup son çare olarak verirdik.
Bu arada ilk çocuk mu ve kaç aylık?
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
Telefondan rahat yazamadım, bilgisayardan kökleyeyim şimdi.


Çocuklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ateşlenirler. Sağlık açısından görece düşük risk taşıyan rahatsızlıklar bile onlarda ateşe neden olabilir. Bu, önemli bir savunma mekanizması ve vücudun bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisidir. Vücut, yabancı organizmaların (bakteri ve/veya virüsler) hayatta kalamaması için fazladan ısı üretir. Yani yüksek ateş çocuğunuzun hastalıkla savaşmasına yardımcı olur, yani çoğu durumda ateş iyi bir şeydir.

Ateş, ≥38,0°C çekirdek vücut ısısı olarak tanımlanır.
Bebeklerde çekirdek vücut ısısını ölçmenin en güvenilir yolu rektal ölçümdür. 4-5 yaşından büyük ve iş birliği yapabilen çocuklarda oral ölçüm düşünülebilir. Koltuk altı sıcaklığı ölçümleri rektal ölçüme göre daha az doğrudur. Koltuk altı ve rektal sıcaklık ölçümleri arasında bir korelasyon vardır; koltuk altı ölçümü genellikle 0,5-0,85°C daha düşüktür.
Kulak zarı (timpanik membran) termometreleri çocuklarda çoğunlukla doğru sonuç vermez. Temporal arterden yapılan ölçümler bazı çalışmalarda rektal ölçümle iyi bir şekilde örtüşse de hastalar ateşliyken daha zayıf sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Bebekte ateş şüphesi varsa mutlaka çekirdek (rektal) ölçüm yapılmalıdır.

Burada bir nota bene: 3 yaş ve altındaki çocuklarda rektal sıcaklık ölçümü altın standart olarak kabul edilse de bu yöntemin kötüye kullanılmaması gerekir (çocuk için streslidir ve ayrıca bağırsak duvarının delinmesi riski vardır).

Değerlendirmede önemli olan diğer klinik parametreler şunlardır:

*Yorgunluk, halsizlik belirtileri
* Uyuşukluk
* Az beslenme
* Huzursuzluk
* Konsol edilememek
* Ağlama düzeninde değişiklik
* İç çekme, homurdanma
* Hızlı soluma
* Peteşiyel döküntü (küçük kırmızı lekeler)
* Öksürük, burun akıntısı veya hırıltılı solunum
* Kulak ağrısı veya çocuğun kulaklarını tutması
* İshal ve kusma


Çocuklarda ateşe neden olabilecek birçok durum vardır. Bunlar şunları içerebilir:

* Üst solunum yolu enfeksiyonları
* Orta kulak iltihabı (otitis media): kulak ağrısı
* Bronşit
* Tonsillit (bademcik iltihabı)
* Gastrointestinal enfeksiyon
* Akciğer iltihabı (pnömoni): öksürük, artmış solunum hızı, nefes darlığı, şişkin karın ve karın ağrısı
* İdrar yolu enfeksiyonu
* Menenjit: baş ağrısı, boyun tutulması, ışığa hassasiyet
* Su çiçeği, üç günlük ateş (roseola infantum), kızamıkçık, kızıl, kızamık ve kabakulak gibi çocukluk hastalıkları; karakteristik belirtiler ve deri döküntüleri ile birlikte
* Apandisit (apandisit)
* Uzun süre ağlama, sıcak güneşte oturma veya oyun oynama
* Diş çıkarma
* Aşırı ısınma
* Dehidrasyon (sıvı kaybı)


Ateş vücudun enfeksiyona karşı doğal tepkisinin bir parçasıdır, bu nedenle çocuğun huzursuz olmadığı durumlarda tedavi gerektirmez. Çocuğun mutlu ve başka bir rahatsızlık belirtisi göstermediği durumlarda, hemen ilaç kullanmaya odaklanmaya gerek yoktur.

Bebeklerde ateş için güvenli ve evde uygulayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler altta yatan hastalığı tamamen iyileştirmese de vücut ısısını düşürmeye ve çocuğu rahatlatmaya yardımcı olabilir. Yapabilecekleriniz şunlardır:

1. Fazla giysileri çıkarmak

2. Ten tene temas, kanguru yöntemi (babywearing)

3. Oda sıcaklığını normal tutmak, temiz hava almak

4. Ilık suyla banyo yaptırmak

5. Soğuk kompres: temiz, nemli bir bezi çocuğun alnına koymak

6. Bol sıvı ve sevdiği yiyecekleri sunmak (6 aydan büyük bebekler için)

7. Emziriyorsanız sık sık emzirmek

8. Bebeğiniz mama ile besleniyorsa öğünleri atlamadığından emin olmak (zorlamadan)

Eğer çocuğunuzun ateşi 38,5°C’nin üzerindeyse ve rahatsız veya huzursuzsa, pediatrist ateş düşürücü ilaç (örneğin parasetamol veya ibuprofen) vermenizi önerebilir.

Prensip olarak, emin olmadığınız durumlarda ateşli çocuğunuzla doktora gitmek daha iyidir. Doktor, ateşin nedenini belirleyebilir ve uygun tedaviyi başlatabilir.

Ateş bazen daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun ateşini yönetmeyi, tedavi etmeyi ve ne zaman tıbbi yardım almanız gerektiğini bilmek önemlidir. Aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurmalısınız:

1. Çok yüksek ateş (39°C veya üzeri)

2. Çocuğunuz yakın zamanda ameliyat olduysa

3. Ateş düşürücü önlemlerle geçmeyen ateş

4. Uzun süreli ateş (3 günden uzun)

5. Üç aydan küçük bebeklerde ateş

6. Hırıltılı veya hırıltı ile nefes alma

7. Işığa karşı hassasiyet

8. Nefes alırken burun deliklerinin açılması

9. Beyaz veya mavi cilt, özellikle tırnak etrafında, ağız veya dilde

10. Nefes alırken kaburga kaslarını içe çekme

11. Baş ağrısı, uyuşukluk, karın ağrısı, ağrılı idrara çıkma, genel durum bozukluğu, nöbetler, susuzluk belirtileri (kuru mukozalar, çökük gözler veya çökük fontanel) gibi ciddi diğer belirtiler

12. Bebeklerde içme güçlüğü

13. Bilinen kronik hastalıklar, örneğin bağışıklık eksikliği, kalp kusurları veya kanser

Bu yazımı ilerisi için kenara kaydedin, gerektiğinde bakarsınız. Ateş çoğu zaman bebeğin değil, ebeveynlerin rahatsızlık sebebidir.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Doktora gerek yok burada bir sürü doktor var. Boşuna özele para verme devletede gitme buradaki doktorları,psikologları,psikiyatristleri dinle sen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
dolven calpol dönüşümlü. duruma göre antibiyotik. verdiğiniz dereceler çok normal derece. soğuk uygulama yapacaksınız. tıpku sizinde hasta olduğunuzda annelerimiz gibi. maalesef yeni nesil anneler üşüyor-kıyamıyorum maalesef böyle. Çocuğun burnu tıkalı acile açtırmaya geliyor. Neyse evhamınızı anlıyorum ama dediğimiz gibi.

vücudun her bölgesinin standartı farklı derecedir. sizin 38iniz bizde subfebrildir.

geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(16.09.25)
geçmiş olsun. geçenlerde aynısı 20 aylık kızımızda oldu. tam 3 gün sürdü 3. gün pat diye kesildi. calpol ve ibufen dönüşümü yaptığımız halde ateşi dinmiyordu. meğersem 6. hastalık diye birşeymiş. doktorumuzda 3 gün bekleyin geçmezse antibiyotik yazarız demişti. tam da dediği gibi 3. gün geçti 6. günde deride döküntü oldu ve bitti.
0
bigcaptain
(16.09.25)
doktor değilim öncelikle.
dolven çok etkili oluyor ama 7 kilo üstü bebeklere verilebiliyor. 4 saat arayla dolven + calpol dönüşümlü kullanmak dirençli ateşi 12 saat içinde düşürür. sadece ebeveyn tavsiyesi.

geçen hafta 3 gün dirençli ateşten sonra döktüntü başlayıp el ayak hastalığı olduğunu öğrendik biz de. inşallah sizinki öyle değildir. çok pis bir hastalık.
0
kaptan maydanoz
(16.09.25)
hepinize teşekkürler. o gece hepsini okudum ve rahatlamıştım. tikleri şimdi verdim. 3.güne daha gelmeden ateş ilaçsız olarak kademeli düştü. Şimdi eskisinden de yaramaz bir şekilde emekliyor evin içinde. hepinize teşekkürler.
0
🌸administ
(17.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.