Giriş
(5)

Karbüratörlü araç hakkında soru

Aşk Adamı
bende 92 model bir corolla var yazlıkta kullanıyorum. Tek marş calısan bir araç.Aracı stop ettikten sonra bazen motor tekrar çalışıp öyle kapanıyor. Sebebini bilmiyorum neden yapar cevap verenlere teşekkürler
bende 92 model bir corolla var yazlıkta kullanıyorum. Tek marş calısan bir araç.

Aracı stop ettikten sonra bazen motor tekrar çalışıp öyle kapanıyor. Sebebini bilmiyorum neden yapar cevap verenlere teşekkürler
0
Aşk Adamı
(13.05.24)
nasıl yani sen kontağı kapatıyorsun araba duruyor sonra kendi kendine motor gene çalışıp kendi kendine kapanıyor mu? yoksa kapandıktan sonra radyatör fanı falan olmasın çalışan?
0
basond
(13.05.24)
tekrar çalışabilmesi için bir kere daha marş basması lazım bunu da zaten marş sesinden anlarsın.
0
orpheus
(13.05.24)
rolanti devri yuksekte calisan motorda gozlemlenebilirmis.

motor asiri sicaksa olabilirmis. (sehirici kullanimda motor cok isinir. motor sicakligi gostergesine bakin, suyunu tamamlayin)

karbon birikmesi de olabir. enjektor temizleyici sividan alip bi depo bitene kadar kullanin.

zengin karisimdan olabilirmis. (karburator ayari)

sicak kalan bujilerden olabilirmis.

dusuk oktanli yakittan olabilirmis.

www.corvetteforum.com
0
sttc
(13.05.24)
motorun değil de radyatör fanının sesi olmasın o?
0
bravoteam
(14.05.24)
bence de çalışan motor değil fandır.
0
adivar
(14.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(5)

Çekiciden arabanın düşmesi?!

dejame
Arkadaşımın aracı bozuluyor, çekiciye biniyorlar ve şehre doğru yol alıyorlar. Arabanın içinde üç kişiler, çekicinin üstünde yol alıyorlar. El freni çekili, yokuşta halat kopuyor ve araba yola düşüyor. Arkadaşın aracı ağır hasar aldı. Kendileri de canından olabilirdi otobanda. Böyle bir şey olabilir
Arkadaşımın aracı bozuluyor, çekiciye biniyorlar ve şehre doğru yol alıyorlar. Arabanın içinde üç kişiler, çekicinin üstünde yol alıyorlar. El freni çekili, yokuşta halat kopuyor ve araba yola düşüyor. Arkadaşın aracı ağır hasar aldı. Kendileri de canından olabilirdi otobanda. Böyle bir şey olabilir mi?
0
dejame
(01.05.24)
Ee anlattığına göre olmuş işte hocam?
0
avatar is back
(02.05.24)
olabiliyormuş demek ki. Bu cevabı okumak istediniz sanırım.
0
doharkoman
(02.05.24)
Geçmiş olsun. Zaten olmuş bir olayı anlatıp oldu mu diye mi soruyorsunuz? Yoksa arkadaşım yalan söylüyor olabilir diye mi soruyorsunuz?
0
but that was just a dream
(02.05.24)
Kılıştar ile akrabalık var mı hocam?

Burası Türkiye, burada her şey olur.
0
knazım
(02.05.24)
olabiliyor
kopmuş halat yani bağlamasa falan tamamda bağlamış kopmuş kaza işte.
0
basond
(02.05.24)
(6)

İşverenin size güvenmemesi

psmstc
Şöyle ki işvereniniz önemli bir topluluğa sunum için sizi görevlendiriyor. Ama bir meslektaşınızı da dinleyiciler içerisinde tüm gün tutuyor. Ve gün içinde de aynı iki seansa da kendi ara ara katılıyor. Ve 1 yıl beraber çalışmışsınız. Bu ne anlama gelir? Nasıl algılamalıyım? Tam güvenmiyorsan neden
Şöyle ki işvereniniz önemli bir topluluğa sunum için sizi görevlendiriyor. Ama bir meslektaşınızı da dinleyiciler içerisinde tüm gün tutuyor. Ve gün içinde de aynı iki seansa da kendi ara ara katılıyor.

Ve 1 yıl beraber çalışmışsınız.

Bu ne anlama gelir? Nasıl algılamalıyım?

Tam güvenmiyorsan neden görev veriyorsun diyorum içimden. Demoralize edici çünkü.

İçimi de dökmek istedim.

Şimdiden teşekkürler…
0
psmstc
(27.04.24)
Guvensizlik, o is siz yapabilecekken baskasina verilmesidir. Bu soylediginiz sey yaptiginiz isin kontrol edilmesidir yalnizca, ki bence her alanda herkesin bu tarz bi kontrol mekanizmasina tabii olmasi gerekiyor. Bu tarz olaylari kisisel almamanizi onemiririm.
0
bosver nicki
(27.04.24)
Bence de güvensizlik değil bunun adı. Kontrol kelimesi daha uygun. Siz işveren olsanız böyle önemli bir sunum için her şeyin yolunda gidip gitmediğini kontrol etmez miydiniz bir şekilde? Biz her hafta başında toplanıp ekip yöneticimize bir önceki hafta neler yaptığımızı anlatıyoruz. Biz çalışıyor muyuz çalışmıyor muyuz buna olan güvensizlikten mi mesela bu :) hayır kontrol mekanizması ile ilgili. her şeyin yolunda gidip gitmediği, işlerin yürüyüp yürümediği vs.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.04.24)
Sunumu nasil yaptiginizi merak etmesi kadar dogal bir sey yok. Size guvenmese hic size yaptirmazdi. Ki onemli bir sunum diye kendiniz diyorsunuz. Kendinize guvenin, gelip izlemesinden de zevk duyun, bunu govde gosterisine cevirin hatta. Gozune daha cok girin bu firsatla
0
mor oje
(27.04.24)
Güvenmeyen insan sizi görevlendirmez.
Diğer meslektaşınızın orada tüm gün olma sebebi belki de onun da o işi öğrenmesini istemesi.
Sizi kontrol etmesi de çok saçma olmazdı.
0
michael_knight
(27.04.24)
Sunumu senden başka yapabilecek arkadaşların mutlaka vardır ama seni seçmiş. Bu sana güvendiğini gösterir. Bir de çok rica ediyorum artık kendini bir sal.
0
rock n roll
(27.04.24)
Bu durumu güvensizlik olarak algılamadım.
0
basond
(28.04.24)
(12)

Robot süpürge kullanıyor musunuz? Gerçekten dedikleri kadar etkili mi?

winston insani
MerhabalarKime sorsam robot süpürge aldığından çok memnun.Ablam şundan almış mesela, ben de bu fiyatlara çıkabilirim. O araştırmadan almış ama özellik konusunda eksik bir şeyi var mıdır, veya "şu özellik olmazsa olmaz" gibi bir öneirleriniz var mıdır robot süpürgeler için?https://www.trendyol.com/ro
Merhabalar

Kime sorsam robot süpürge aldığından çok memnun.

Ablam şundan almış mesela, ben de bu fiyatlara çıkabilirim. O araştırmadan almış ama özellik konusunda eksik bir şeyi var mıdır, veya "şu özellik olmazsa olmaz" gibi bir öneirleriniz var mıdır robot süpürgeler için?

www.trendyol.com

Veya sizin kullandığınız ve kesin tavsiye ederim diyebileceğiniz süpürgeler de varsa inceleyebilirim.

Bir de bunlara sudan başka bir şey konulmuyor mu silme konusunda? Yani çamaşır suyu veya ahşap temizleyiciler? Veya bunlara özgü sıvılar mı var kullanılan? Kafamda deli sorular.

Teşekkürler.
0
winston insani
(26.04.24)
eve kişiye bağlı biz aldık pek kullanamıyoruz neden dersen evde çocuk var ve sürekli ev dağınık illa süpürge için evi baştan aşağı toplamak ve sandalye ıvır zıvırları çekmek gerekiyor. etrafı açmak toparlamak için harcadığım efora evi zaten süpürüyoruz.
edit: temizliğini de çok beğendiğimiz söylenemez xiaomi marka
0
basond
(26.04.24)
Ben tavsiye ederim. Fakat yukarda @basond'un söylediği konular çok önemli. Kalabalık ve kontrolü sizde olmayan evde kullanımı sıkıntılı olabilir.
Ben geçenlerde robx marka 5 bin liralık bir model aldım. Yorumlarda herkes "haritalaması yok, annelere, ninelere uygun" demiş. Behey gafiller, haritalamaması olmaması için ben üstüne para verebilirim. Çünkü dediğim gibi aile yapısına bağlı. Bizim ev de sürekli hareket halinde, benim o süpürgeyi nazlana nazlana harita çıkarttırıp kullanma şansım yok, bu basit modeli koyuyorum odaya, tertemiz yapıyor.

Fakat buna eşlikçi bir normal süpürgenizin yine de olması gerekiyor. Kenarlara, köşelere ve acil temizlik için ihtiyaç olabiliyor.
0
firez
(26.04.24)
3 sene önce aldım. Haddinden fazla memnunum. Bir ara kendisiyle batarya sorunu yaşadık ve yetkili servislerin yurtdışından alınmışlara karışmama konusu nedeniyle Xiaomi' markasına bir küsmüşlüğüm olduysa da bizim herşey tamircisi Muhittin abi olayı çözdü. 500 TL aldığı için kendimi kazıklanmış hissettim ama olsun.

Süpürme işine tamamım, süper faydalı. Ama 3 senedir teknolojide bir gelişme olduysa bilemem ama silme konusu kesinlikle tatsız. Olmuyor yani. Silme işini kendin yapacaksın.

Dikkatimi çeken en önemli husus, her yerinden kablo geçen ya da saksıya bibloya boğulmuş ve adım atacak yeri kalmamış ya da, çıkardığımı şuraya atarım, kırk yılda bir toplarımcıların evinde bu alet kullanılamaz. Öteberisiz ev olmalı yani.
0
Mirket
(26.04.24)
cep telefonu-bilgisayar ve internetten sonra benim için en müthiş icat. şiddetle öneririm.

ancak şu durumlarda alma;

- evde çocuk varsa, ev dağınıksa, çok eşya varsa yerlerde ve dağınıksanız
- yatak kanepe koltuk ve diğer aksesuarların ayakları çok kısaysa
- çok fazla çiçek varsa yerde (+10 saksı)
0
avatar is back
(26.04.24)
Roborock s6 aldım yıllar önce. Şu ana kadar aldığım ennn iyi elektronik alet. Eğer evin şartları uygunsa mutlaka alın asla pişman olmazsınız
0
Boris
(26.04.24)
süpürme icin kullaniyorum. ayda bir falan kendim siliyorum.
tavsiye ederim.
0
robert bosch
(26.04.24)
hic aklimda yokken arkadasimin gazina gelip aldim. cok memnunum.

kedim kopegim yok ama kadin kisisiyim ve saclarim evin her kosesinde... ben hic ev supurmem. sevmiyorum demiyorum bile bak, ayda bir modum yerinde olacak da kalkicam bastigim gectigim yerleri supurcem. oyle kenarlar koseler belki 3 ayda bir.

silmek desen supurdukten sonra Swiffer denen paspasla bi gecerim.
supurmedigim zamanlarda yaptigim sey suydu, mop vardi bi tane havlulu, onunla toplardim odalarda ne varsa sonra onu makineyle cekerdim. cunku hayat o makineyi sirtlayip tasimak icin cok kisa.ama gel gor ki yine de ayagima bir seyler yapisiyordu ve bu beni aslinda rahatsiz ediyormus simdi anladim.

nitekim makineyi aldim ve cok memnunum cunku atiyorum odaya fiti fiti temizliyor. her seferinde hazne ciddi seviyede doluyor. hep temiz yerde yurudugumu hissediyorum.

ben Xiaomi s10 var sanirim. mopu da var, ben onemli degil diyordum ama simdi arada calistirinc hosuma gidiyor. hazneye asla sudan baska kimyasal koymayin diyor. ama mopu nemlendirmeni istiyor ben onu yuzey temizleyici ile nemlendiriyorum, sonucta haznenin icine girmiyor. (yerlere de sikilabilir)

daginiklik konusuna gelince, benden daginik insan kesin vardir ama benim sorunum ivir zivirimin cok olmasi, her yerde bir sey var. yatak odamda supurme sirasinda kaldirdigim 3-4 sey var. oturma odasinda da oyle. diger yerlerde nadir calistirma ihtiyaci hissediyorum.

memnunum. bozulsa yenisini alirim o derece.
0
supergirl
(26.04.24)
haftalık temizliğe gelen biri varsa gereksiz. dikey süpürge ile günde 5 dk yeter.

diyip alırım ben de. aklıma girdi şimdi.
0
gabe h coud
(26.04.24)
3 yıldır roborock s5 kullanıyorum, aşırı memnunum. Halı zaten sevmediğim için ve ortada az eşya olduğu için fıtı fıtı çalıştırıyorum hemen, mopun bez kısmını yüzey temizleyici ile ıslatıp sildiriyorum. Ayda 1 kendim siliyorum. O da belki
0
tuborg yesili
(27.04.24)
Yaklaşık 2 senedir kullanıyoruz, hiç memnun değiliz. Bunun yerine dikey süpürge alıp evi şöyle bir süpürmek bence çok daha mantıklı (gerçi bizim ev küçük, evi büyük olanlar için mantıklı olmayabilir).
Bu vatandaşı çalıştırmak için evde ne varsa ters çevirmek gerekiyor. Kablodur, terliktir, sandalyedir ne varsa kaldırmak gerekiyor. Ben bu aleti hayatımı kolaylaştırsın diye aldım ama yakında bel fıtığı olacağım 5lik suları indirip kaldırmaktan. Aman o kapı aralığından geçebilecek mi, aman yerdeki halıya takılacak mı diye düşünmekten çıban çıkaracağım yakında. Bazen evden çıkarken çalıştırıyorum, akşam eve döndüğümde koridorun ortasında can vermiş yatıyor halde buluyorum. Koridordaki incecik yolluğun bir kenarına takılıp komple kaldırmış koca yolluğu, sonra da takılıp kalmış öyle. Yorgun argın eve gelip bir de hem bunun arkasını topluyorum, hem de sabah evden çıkarken boş yere ters çevirmiş olduğum sandalyeleri, 5lik şişeleri geri yerlerine koyuyorum. Bence dünyanın en gereksiz aleti, en azından bizim için. Yakında dikey süpürge alıp haftada 2-3 kere evi süpüreceğim, 15 dakikamı almaz ve robot süpürge kadar da efor sarfetmem (ya da aynı eforu sarfederim ama çok daha temiz olur).

Bizim alet Arzum Robotek X bilmem kaç, 2 yıl önce son çıkanıydı. Roborock falan almış olsak belki bir tık daha memnun olurduk ama yine de %100 memnun kalmazdık.
0
pianeta
(27.04.24)
Dunyanin en iyi şeyi, al
0
abuzer
(27.04.24)
Kesinlikle öneririm. Ev hep temiz. Ben haftada bir kere elektrik süpürgesiyle dip köşe temizliyorum halıları kaldırıyorum. Robot süpürgeyi de günlük kullanıyorum. Her gün açıyorum mutlaka. O günlük temizlik için zaten, halıya dökülenleri vs. topluyor. Haznesi küçük yani derin temizlik için uygun değil. Islak silme özelliği de var ama daha o özelliğini kullanmadım. Markası Xiaomi.
0
rock n roll
(27.04.24)
(5)

150 euru sınırını geçen ürünü gümrükten nasıl çekebiliriz?

the sound and the fury
Soru başlıkta. Ayrıca %30 olan gümrük vergisi %? A çıkıyor 150 euroyu geçen ürünlerde. Ürün alamaz oldum istediğim her şey 200 300 euro en az. 150 euroya bir şey gelmez olmuş.
Soru başlıkta. Ayrıca %30 olan gümrük vergisi %? A çıkıyor 150 euroyu geçen ürünlerde. Ürün alamaz oldum istediğim her şey 200 300 euro en az. 150 euroya bir şey gelmez olmuş.
0
the sound and the fury
(26.04.24)
Abi aldığın ürünü bilmeden bilemeyiz. Bir sürü ürün tipi var.
Kendin de çekmezsin ki asıl sorun orada. Gümrük müşaviri ile calismak zorunda kalacaksin, orada asıl maliyeti sokacaklar.
Biraz arastirirsan sikayetvarda bu işin ne kadar maliyetli olacağını görürsün.
0
logisticsmanager
(26.04.24)
200 euroluk ürün 600 euroya çıkıyor, ben tavsiye etmem.
0
hayirsiz
(26.04.24)
orada muhasebeci mi müşavir mi ne bir şey(mesleği hatırlayamadım) tutman gerekli astarı yüzünü geçer hiç bulaşma
0
basond
(26.04.24)
en basit ve temiz yol Yunanistan vizesi alıp ürünleri Dedeağaç'ta otele vs. sipariş edip gidip oradan almak. İstanbul'dan böyle arabayla gidip alan duydum.
0
nhk ni youkosu
(26.04.24)
amazon'dan al. eve kadar gelsin.
0
idexo
(27.04.24)
(1)

ösym e-sınav merkezindeki eşya dolapları

nathanieltroy
selamlar. cumartesi yds'ye gireceğim istanbul 4. leventteki ösym merkezinde. gördüğüm kadarıyla eşya koymak için dolaplar varmış ama fotoğraflarda az görünüyor. sınavdan 2 saat önce mi gitsem? tek başıma gidicem çünkü telefonumla vs.
selamlar. cumartesi yds'ye gireceğim istanbul 4. leventteki ösym merkezinde. gördüğüm kadarıyla eşya koymak için dolaplar varmış ama fotoğraflarda az görünüyor. sınavdan 2 saat önce mi gitsem? tek başıma gidicem çünkü telefonumla vs.
0
nathanieltroy
(25.04.24)
az değil yeterince var sadece büyük valiz vs almazlar ufak boyuttalar
0
basond
(25.04.24)
(16)

Sizi hungur hungur aglatan film/ler

lapaz
Neler?
Neler?
0
lapaz
(23.04.24)
Grave of the fireflies
0
ya volna
(23.04.24)
mar adentro.

ilk kez 15-16 yaşındayken izlemiş, yarısına bile gelmeden "ulen engelli halinle bile karı kız etkileme peşindesin" diye kızıp kapatmıştım ahaha.

sonra ama işte biraz yaşlanıp çelikten yapılmadığımı fark edince, etrafımda bazı insanların benzer durumlar yaşadığını görünce, benim de üç dakika sonra engelli olmayacağımın garantisi olmadığını anlayınca... çok fena vurdu.

kaldı ki filmin teması zaten "engelli adam var, ölmek istiyo"dan ibaret değil, çok şey bulabilir her insan kendinden.

koskoca adamım, gerçek anlamda bir sürü peçete harcayıp salya sümük aralıklı olarak belki bir saat ağlamıştım bu filmde.

***

ikinci olarak "idi i smotri" ama eğer tarihe, ikinci dünya savaşı'na merakınız yoksa gerçekten önermem. ben kahvaltı yaparken savaş videosu izleyen biriyim, bu film psikolojimi bozmuştu. çok kaliteli ama çok ağır. hollywood'un tırt kahramanlık hikayelerine karşı isminin de söylediği gibi "gel ve gör" neymiş savaş diyor. çok fena.
0
mark greg sputnik
(23.04.24)
hachiko
0
hakmut
(23.04.24)
sanırım en son the broken circle breakdown’da hüngür hüngür ağlamıştım.
0
sir gawain
(23.04.24)
Babam ve oğlum. Hanıma da altyazılı izlettim "manyak misin ya böyle film niye izlenir üzücü" dediydi. Katılıyorum.
0
logisticsmanager
(23.04.24)
Manchester By The Sea
Babam ve Oğlum

Bu iki filmi ne zaman izlesem ağlarım, iki filmin de ana mevzusu ortak aslında.
0
blue rebel motorcycle club
(23.04.24)
titanic (kücükken)
prayers for bobby (lisede)

alttakiler 20+ yaslarinda

unsere Mütter, unsere Väter
dedemin insanlari
The Boy in the Striped Pyjamas
hachiko
selvi boylum, al yazmalim
castlevania (dizi ama olsun)

ben kücük bir diaylogdan bile aglayabilirim. günlerce onu düsünebilirim. öyle bir mallik :D
0
robert bosch
(23.04.24)
Field of Dreams
0
heritage
(23.04.24)
ucurtmayi vurmasinlar
0
cooperr
(23.04.24)
Train De Vie
Life is Beautiful
Aslan Kral
Dizi olarak da this is us... ne ağlakmışım ya :)
0
charbiel
(23.04.24)
The Cure (1995)
0
EasyTiger
(23.04.24)
dünyanın ortasında aşk için ağlıyorum
0
basond
(23.04.24)
Precious (2009)
Ağlamaktan mahvolmuştum. Bence dünyanın en üzücü filmi.
0
michael_knight
(23.04.24)
Uçurtmayı vurmasınlar
Canım kardesim
Kız kardeşim Momo
Babam ve oğlum
PS i Love you
0
alimcgraw
(23.04.24)
(bkz: incendies)
0
rentts
(23.04.24)
Gönül yarası. Ne filmdi be..
0
halk
(24.04.24)
(10)

patiswiss ablanın istifası

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
malum çikolata olayındaki ceo abla istifa etmiş ama bu marka zaten ona ait bir kuruluş değil mi? markaya topyekün bir tepki olsa (ki sosyal medya dışında kimsenin haberi yoktur diye düşünüyorum) marka sahibi yine kendisi olduğu için tepki devam ederdi. azıcık geri çekilse iki gün sonra unutulur gide
malum çikolata olayındaki ceo abla istifa etmiş ama bu marka zaten ona ait bir kuruluş değil mi? markaya topyekün bir tepki olsa (ki sosyal medya dışında kimsenin haberi yoktur diye düşünüyorum) marka sahibi yine kendisi olduğu için tepki devam ederdi. azıcık geri çekilse iki gün sonra unutulur giderdi zaten bu olay ama şimdi bile istifa etmesi neyi değiştirdi anlayamadım.

benim göremediğim bir anlamı var mı gerçekten bu istifanın yoksa olayı soğutmak için yapılan bir hamle mi?
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(23.04.24)
hiçbir anlamı yok. isim değiştirip ürünleri yeni ambalajda pazarlarlar bence yakında.
0
deartheodosia
(23.04.24)
yönetim kurulu başkanlığından istifa etti sadece. yerine geçeni kukla gibi kullanır olur biter.
0
numlock
(23.04.24)
e madem bir işe yaramayacak pratikte niye böyle bir hamle yaptılar ?
0
jülsezar
(23.04.24)
Gördüğüm kadarıyla Migros çikolata ürünlerine kampanya düzenlediği halde bu ürünü raftan geri çekti.
İnternetten izlediğim kadarıyla diğer zincir marketler de bu ürünü geri çekmiş.(teyitsiz bilgi)
Bunlar doğruysa ve bu tesis bu zincir marketlere malı konsinye veriyorsa ki büyük bir ihtimalle öyledir. Bu firma zaten battı demektir.

İstifa, belki kurtarırım çırpınışıdır bana göre.

Diplomasıda mı sahteymiş?

twitter.com
0
Mirket
(23.04.24)
süreci gerçekten kötü yönettiler.
Önce şirket yönetim kurulu başkanının arkasında duran bir açıklama yaptı. Sonra da kendisi istifa etti zaten. Yani ilgiyi üzerlerine çekmek için ellerinden geleni yapmış gibi oldular. Halbuki ölüye yatsalar zamanla olay unutulacaktı. Hep böyle oluyor böyle şeyler.

Yurt dışına satış yapıyorlar asıl bunlar. Devlet eliyle ürünlere bir kontrol gelmezse ve yaptırım uygulanmazsa bunlara birşey olmaz.
0
nuevo
(23.04.24)
Sureci basindan beri siritarak izliyorum, istifanin bir anlami yok..

Bu hatun gibi normalde bakkal isletemeyecek ama ailevi zenginlik sayesinde sirket yoneticiligine yukselen bazi tipler taniyorum, bunlar tipik secilerek degil atanarak koltuk isgal eden, ici kof pseudo yonetici takimi, bence parazit.

Bu abla role kendini fazla kaptirinca ifsa oldu, o kadar.
0
cooperr
(23.04.24)
anlamsız sadece piyasa gazı alınmak için yapılmış olay
0
basond
(23.04.24)
Yaptığı çirkeflik için bence yönetim kurulundan istifa etmek durumunda kalması yeterli. Ne bekleniyor ki zaten? Ömür boyu zincire vurulup utanç içinde sokaklarda yürütülürken acıkınca da taş mı yesin? Yeterince rezillik yaşadı bence, akıl parası olmuştur.

Ama ama şimdi esas problemli kısım ortaya çıktı, marka adı mevzusu daha büyük sıkıntı. Bakalım ne olacak :D
0
akhenaten
(24.04.24)
anlamsız bir firma anlamsız bir yönetim şeması. kendisi ceo ablası genel müdür amcası sahadan sorumlu ceo falan filan. tüm akrabalar bir görevde 5 kişilik ancak holding gibi takılan bir firma. ceoluktan istifa eder, yönetim kurulu başkanı olur.
0
mikahakkinen
(24.04.24)
şirketin sahibi olmakla yönetim kurulundan istifa etmek çok ayrı şeyler. şirketin boyutuna göre yönetim kurulunun oluşturulma sebebi bambaşka olabilir. küçük şirketlerde, gerçekten iş yapan ve genellikle şirket ortakları ile çalışanlardan oluşan bir yönetim kurulu olur. daha büyük şirketlerde, şirket ortaklarının yanında dışarıdan danışmanların yer aldığı, şirketi yönetmeyen, sadece yön veren bir kurul olur.
0
co2s2
(24.04.24)
(3)

ds-160 formuna girilecek adres

Northern Mariner
Selamlar herkese,Amerika vizesi için ds-160 formunda kalacağımız adresi soruyor. Bu adrese bazı sitelerde sakın tanıdığınız veya arkadaşınızın adresini yazmayın diye uyarmışlar. Buraya otel adresi mi yazmalı yoksa tanıdık adresi de olur mu? İki sene önce red aldığımdan soruyorum.Teşekkürler.
Selamlar herkese,

Amerika vizesi için ds-160 formunda kalacağımız adresi soruyor. Bu adrese bazı sitelerde sakın tanıdığınız veya arkadaşınızın adresini yazmayın diye uyarmışlar.

Buraya otel adresi mi yazmalı yoksa tanıdık adresi de olur mu? İki sene önce red aldığımdan soruyorum.

Teşekkürler.
0
Northern Mariner
(23.04.24)
otel adresi yazman daha iyi.
0
numlock
(23.04.24)
Tanıdık adresi yazdım 10 yıllık vizemi aldım.
0
ruhen hastayim ben
(23.04.24)
otel adresi yazıp almıştık biz
0
basond
(23.04.24)
(7)

Etiler'de Dolandırıcı Mekan - Ne Yapmalı?

Etanglement
Ürdünlü arkadaşım anlattı:Etiler'de Piano Club adlı mekanda, 5K yerine 15K hesap ödemişler. Kimse İngilizce konuşmadığı için muhatap bulamayıp sonunda ödemiş. Şimdi oraya beraber gidip açıklama duymak istiyor. Mekanın gözünü korkutacak, iade yapmasını sağlayacak ne söyleyebilirim? Gitmeye değer mi?*
Ürdünlü arkadaşım anlattı:
Etiler'de Piano Club adlı mekanda, 5K yerine 15K hesap ödemişler. Kimse İngilizce konuşmadığı için muhatap bulamayıp sonunda ödemiş. Şimdi oraya beraber gidip açıklama duymak istiyor.

Mekanın gözünü korkutacak, iade yapmasını sağlayacak ne söyleyebilirim? Gitmeye değer mi?

* mekanın Google yorumlarında bu olayın daha önce olduğu yazıyor
* 3 bardak viski, bir nargile ve red bull almışlar
* uzun sürenin sonunda birisi gelip 300TL indirim yapmış.
0
Etanglement
(15.04.24)
sakin bir zamanda gidip oranin yonetici, patronunu bul. urdunlulerin senin patronun oldugunu olayi anlamak icin gonderdiklerini soyle. baktin kafana yatmiyor hic muhattap olmadan, kusura bakma hocam avukata bu sekilde anlatmam gerekiyor muhtemelen dava acarlar diye zarf at.
0
buenosdias
(15.04.24)
polisle beraber gitmediğiniz taktirde sıkıntı yaşayabilirsiniz.
0
durbidakka
(15.04.24)
Bu tür mekanların gözünü korkutmak pek mümkün değil diye düşünüyorum. Başınıza bela alma ihtimaliniz daha yüksek hatta. Fiş fatura yoksa ne yiyip içtiklerini de pek ispat edemezler. Ufaktan bi yoklayın ama ters yaparlarsa arkadaşınız bir bardak soğuk su içsin.
0
mustafakesekci
(15.04.24)
adamlar bunu ne ilk ne son yapıyordur

mustafakesekci +1

fiş vermişler mi ? direkt 15k mı demişler. ne yediklerinin ne ödediklerinin ispatı ve menünün ispatı olması lazım.

siz gidince size fiyatları 3le çarpılmış menü getirirse kusura bakma deyip dönmek zorunda kalırsınız.

özetle gitmeye değmez bence.

edit: sipariş vermeden önce fiyatları görmüşler mi ?
0
jülsezar
(15.04.24)
Ya siktir ya dayak yemeniz çok olası.

Polise/maliyeye şikayette bulunun tek gitmeyin bence.
0
chicha_v2
(15.04.24)
yukarıdakiler +1
adamlar ne ilk ne son yapıyor ve sizden önce defalarca bu olayı yaşamışlardır. ispatı imkansıza yakın bir olay bu kanunen haksız duruma düşebilirsiniz. en iyi ihtimal oradan kovulursunuz daha kötüsü fena dayak yersiniz.
0
basond
(15.04.24)
mekan 10bin lira ekstra hesap geçirmeyi kafaya koymuş. büyük ihtimalle hesabın alındığı anda kavga çıkması halinde müdahale edecek 3-4 tane iri arkadaş hazır bekliyordur kavgaya girmek için.

sizin iki lafınızdan mı korkacak? biraz yükselseniz bile 3-4 kişi müdahale edecektir. bir 10bin de siz ödersiniz.
0
co2s2
(15.04.24)
(5)

3 cisim problemi yavaş mı ielrliyor

condom kurşunu
İlk sahne bitti jenerik girdi şu an. ama bu kadar izlemeyle bana çok abartılmış gibi geldi o kadar sürükleyici bi tarafı var mı ilerde?
İlk sahne bitti jenerik girdi şu an. ama bu kadar izlemeyle bana çok abartılmış gibi geldi o kadar sürükleyici bi tarafı var mı ilerde?
0
condom kurşunu
(08.04.24)
Netflix olanından bahsediyorsan sadece konu sürükledi beni. Oyunculuklar çok kötü, yine de hızlıca bitirdim. Çin versiyonunu deneyeyim dedim, yorumlar baya iyiydi ama o da çok ağır ilerliyor, çeviri de boktan olunca devam edemedim. Kitabını da merak ettim ama onun çevirisi de kötüymüş.
0
Godless
(08.04.24)
Konu boka bağlanıyor ama güzel dizi
0
basond
(08.04.24)
İlk sezonu izledim, ilk kitabı okudum; bence genel olarak eserin kendisi sorunlu. Bazı kurgu sorunları vb. var. Yazar ilginç bir fikir bulmuş ama sanki pek sonunu getirememiş gibi hissettiriyor.
0
salihdt
(08.04.24)
Mantık hatalarını görmezden gelirsen izleniyor aslında.
0
elorelia
(08.04.24)
Diziyi izlemedim ama kitap serisi gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu serisi arasında rahat yerini alır. Kült denilen birçok bilimkurgu kitabı okumuş biri olarak yorumum bu. Eğer kitabın kurgusuna sorunlu diyen varsa Barış Özcan geçen haftalarda bu seriyle ilgili video yayınlamıştı, ona bakabilir.
0
pianeta
(08.04.24)
(6)

Uçağa alınmamak

nivoandmira
SunExpress uçuşuma 30 dk kala havaalanındaydım. checkin işlemini yoldayken yapmaya çalıştım uygulama hata veriyordu. Görevli uçuşa 45 dk kala checkin sistemlerinin kapandığını uçağa alınmayacağımı ve vergi iadesi yapılabileceğini söyledi. Bir sonraki sefere aktarım yapılmasını istedim o da olmadıBe
SunExpress uçuşuma 30 dk kala havaalanındaydım. checkin işlemini yoldayken yapmaya çalıştım uygulama hata veriyordu. Görevli uçuşa 45 dk kala checkin sistemlerinin kapandığını uçağa alınmayacağımı ve vergi iadesi yapılabileceğini söyledi. Bir sonraki sefere aktarım yapılmasını istedim o da olmadı
Benim bu tarz durumlarda ne yapmam gerekiyordu? Muhtemelen uçak full dolu gitti fazladan bilet satışı yaptılar bende ortada kaldım
0
nivoandmira
(07.04.24)
Ne yazık ki yapabileceğiniz birşey yok. Online check-in yapabilseydiniz 20 dk. kalaya kadar uçağa binebilirdiniz, ama yapamadığınız için yapacak birşey kalmamış.
0
tss
(07.04.24)
Fazladan bilet yuzunden oldugunu sanmiyorum. Oyle olsa soylerlerdi. Bu gizledikleri bi durum falan degil zaten.
Yapmaniz gerekenleri yapmamissiniz, ucaga girememissiniz bu kadar net.
Boyle durumlarda yapacaginiz bir sey yok. Bir sonraki sefere yapmaniz gerekenleri dogru zamanda tamamlarsaniz ucaga girebilirsiniz.
0
zimbirik
(07.04.24)
Zimbirik+1

Sunexpress kullanım koşulları konuyu aşağıdaki gibi açıklamış:

Tarafınıza uçuşla ilgili olarak hazır bulunmanız için başka bir zaman bildirilmediyse yurt dışı uçuşlarında uçuş saatinden en az 2 saat önce Check-in/Kontuar önünde bulunmakla yükümlüsünüz.

Türkiye dahilindeki uçuşlarda, size uçuşla ilgili olarak hazır bulunmanız için başka bir zaman bildirilmediyse uçuş saatinden en az 90 dakika önce Check-in/Kontuar önünde hazır bulunmakla yükümlüsünüz.

Havalimanına varışınızı bildirilen sürelere uyacak şekilde planlamanızı önemle rica ederiz. Ek olarak, uçağa binmek için bildirilen zamanda uçağa biniş kapısında hazır bulunmanız gerekir.

Bu süreye uymadığınız takdirde SunExpress, uçuş rezervasyonunuzu iptal etmeye ve taşımayı reddetmeye yetkilidir. Bu kuralların sadece tarafınıza atfedilebilecek nedenlerle ihlali sonucu ortaya çıkan zararlarınız ve harcamalarınızdan SunExpress sorumlu değildir.
0
salihdt
(07.04.24)
sunexpress'e özel bi uygulama değil.thy'de de aynı şekilde. o yüzden online check in yapıp elektronik bileti bastırmak gerekiyor. bu şekilde yaparsanız kapı kapanana kadar şansınız var.
0
spirit crusher
(07.04.24)
sunexpress 36 saat kala check in açıyor, son 45 dk ise tüm şirketler check-in kapatırlar. çünkü son 30 dk yolcu binişi başlar.

"Benim bu tarz durumlarda ne yapmam gerekiyordu?", son 36 saat içinde yaklaşık 1,5-2 dk zaman ayırıp check-in yapmanız gerekiyordu.
0
avatar is back
(07.04.24)
Kaçırmışsınız uçağı. Elden birşey gelmez
0
basond
(07.04.24)
(6)

Bayram Tatili Planınız Var mı?

karmaşık
Bakıyorum nerede olsun en dandik otel 4 binden başlıyor neredeyse. Bu kadar para verilir mi diye düşünmeden edemiyorum. Sizin tatil planlarınız nasıl?
Bakıyorum nerede olsun en dandik otel 4 binden başlıyor neredeyse. Bu kadar para verilir mi diye düşünmeden edemiyorum. Sizin tatil planlarınız nasıl?
0
karmaşık
(03.04.24)
Bayram için değil ama Haziran gibi var. Şu anda zaten denize girilmez çok soğuk olur.
0
rock n roll
(03.04.24)
iki aile de farklı şehirlerde, 3 gün birinde 3 gün ötekinde kalıp döneceğiz
0
noxie
(03.04.24)
3er gün +1
0
unalub
(03.04.24)
3er gün +2
0
bu yolun yolcusu
(03.04.24)
Maddi nedenlerle yok.
Evde, sabahları erken kalkmama lüksü ve hobilerle geçecek.
0
pro9it9is9
(03.04.24)
Var abd ye gitmeyi planlıyoruz
0
basond
(04.04.24)
(3)

hala gumruk sorunu

mavicorap
dun bır soru sormustum zannedersem tamamen yanlıs anlasılmıs, sorun olan kısmı acıklayayım, bır kere gumruge takılmasını hıc normallestırmeyelım, butun dunya standartlarında facıa bir durum, olay yeni değil, 75 dolar sınırı yenı getırılmıs bızım de haberımız yoktu, yanı 75 dolar sınırı zaten kendı ı
dun bır soru sormustum zannedersem tamamen yanlıs anlasılmıs, sorun olan kısmı acıklayayım, bır kere gumruge takılmasını hıc normallestırmeyelım, butun dunya standartlarında facıa bir durum, olay yeni değil, 75 dolar sınırı yenı getırılmıs bızım de haberımız yoktu, yanı 75 dolar sınırı zaten kendı ıcınde acayıp, neyse tamam cezası neyse odeyelım alalım dedık, fakat hayır sız alamazsınız bu fıyatın ustu tıcarı mal a gırıyor, bunun ıcın sızınbu ısın tıcaretını yapıyor olmanız lazım dedıler, tamam dedık tıcarı saydıklarınız neysedğger degerı dusuk olanları gonderın dedıkö hayır aynı anda gonderıldıgı ıcın sayılmaz dedıler.
olayları cok ozet gecıyorum cunku yanı cok ıssız gucsuz olup cok ugrasılması gerken bısıy halıne donustu ve en son bıze bız sızın heseyınızı attık yaktık vs gıbı bısıy soyledıler.
2 sene sonra gecen hafta bırı aradı dedı kı ne komık sıze o kadar cektırdıler ben yok parasına aldım bu malları ıstersenız satayım sıze malınızı gerı dedı.
ben de bunun ıcın soruyorum bunun degerı nedır sımdı dıye?
belkı sımdı anlasılır.

dunku sorum ıcın soyle bır lınk bırakayım.
www.eksiduyuru.com
0
mavicorap
(03.04.24)
soyle dusunun bır malınız calındı, hırsız sızı aradı, ben sana bu malı gerı satayım dedı kaca alırsınızö neye gore hesaplarsınız, ama bosver deme sansınız olan seyler degıl.100 dolarlık mal ıcın ne kadar tekrar odersınız mesela
0
🌸mavicorap
(03.04.24)
ürüne bağlı ihtiyacıma bağlı bulunabilirliğine bağlı açıkçası
çok zorunda kalmazsam almam tabi ki.
0
basond
(03.04.24)
olay sadece urun de degıl, manevı deger olan hedıyeler var ıcınde, yanı ben sımdı bu adama yarısını mı onereyım, yuzde onunu mu onereyım ıkıncı el mal gıbı yuzde 60ını mı onereyım
napayım
bır yandan sınırımı bozdugu ıcın almıyım dıyorum nolursa olsun, nalet olsun
ama o hedıyelerı secen ugrasıp bunca yol yollayan yaslılar, aıle, arkadaslar var. bır de maddı degerı olan ama aradan zaman gectıgı ıcın ıhtıyacımız olmayan teknık urunler var, fakat belkı ılerıde olabılır ıhtıyac tabii.
0
🌸mavicorap
(03.04.24)
(12)

Seçim sonuçlarını nasıl yorumlayalım? Neden böyle oldu?

mikahakkinen
Bu sonucu kimse tahmin edemedi. Hatta Chp genel merkezi bile bu kadar başarı çıkacağını tahmin edemedi. Kendi özelimden örnek verirsem Nazilli de Chp adayı 3 5 kere değişti Akp adayından en az 20 bin fark yer deniyordu. Hatta Chp adayı seçimi alacağını falan düşünmüyordu. 14 bine yakın fark attı.Ema
Bu sonucu kimse tahmin edemedi. Hatta Chp genel merkezi bile bu kadar başarı çıkacağını tahmin edemedi. Kendi özelimden örnek verirsem Nazilli de Chp adayı 3 5 kere değişti Akp adayından en az 20 bin fark yer deniyordu. Hatta Chp adayı seçimi alacağını falan düşünmüyordu. 14 bine yakın fark attı.

Emanet oy deniyor, 89 da Özala da aynısı oldu deniyor. Yani gidip Akp seçmeni Chpye oy verdi ki bu sonuç oluştu. Fbye yapılan haksızlık, emeklilere verilmeyen zam genel olarak bu sonucu neyle açıklarsınız?
0
mikahakkinen
(03.04.24)
akpden chpye geçen az olmuştur. çoğu yeniden refaha geçti. asıl sebep o.
bi de bu seçimde partiye değil de isime oy verildi genelde. akpli olup mansur yavaşa oy veren çok mesela. ama gidip tayyibe de oy vermişlerdir.
0
jelly bear
(03.04.24)
chp oyunu arttırdı mı çok değil, akpliler sandığa gitmedi ya da yeniden refah'a oyları kaydı. ben emeklilerden kaynaklandığını düşünüyorum büyük ölçüde. geçim sıkıntısı iyice kendini gösterdi, e akp de o kuşaktan ağırlıklı olarak oyunu alıyor. ölüm döşeğinde olsalar bile sandığa giden seçmenlerinin bir kısmı oy kullanmadı. direkt reyizlerine yönelik bir seçim olsa evet yine de ona oy verirlerdi ama zaten belediye, ve en kötü ihtimalde chpnin mevcut adayı göreve devam edecek diye düşünüyorlardır özellikle büyükşehirlerde tekrar aday olan chp adayları için.
0
pide
(03.04.24)
kimsenin tahmin edememesi, anketlerden farkli cikmasi, kimsenin sallamadigi refah'in basarisi onemli detaylar. bu detaylara dayanarak 3 seye bagliyorum.

1. cubbeli'nin oy vermeyen gunahkardir diye sirk kosmasi.
2. hemen akabinde rte'nin ufakligi da yanina alip ismailaga'nin ayagina gidip din'i alet etmesi.
3. akp trabzon baskaninin fb'yi hedef gostermesi, fb'nin futbol siyasetine tepkisi.
0
buenosdias
(03.04.24)
Isimlerden dolayi oldugunu dusunuyorum. Ekreme akpli de vermis olabilir. Mansura da oyle. Kucuk sehirlerde tanimadigimiz isimlerde de ayni durum olmus olabilir. Yoksa yok emekliler intikam aldi, yok millet uyandi, yok oyle bir sey. Hep ayni seyler konusuluyor ama yok oyle bi sey. Chp de ozgurle oy falan arttirmadi oyle fark yaratacak. Siyasetten anlamiyorum bunlar benim hissettiklerim, dusuncelerim.
Genel secim yapilsa adam yine kazanir. Zaten saglik sorunlari artik yas itibsriyle el vermeyecegi icin birakacak koltugunu sonunda. Baska turlusu imkansiz. Emekli akplilee bundan bin beter olsalar da soylenir moylenir yine akp derler pusulada
0
Kittie
(03.04.24)
Evet akp'de sandığa gitmeyen ya da yrp'ye oy veren önemli bir seçmen var ama sadece akp oy kaybetti demek haksızlık olur, 2019 yerel seçimlerine göre chp'nin oyu 4 milyon arttı ki 2019'da iyi parti ile ittifak vardı, hdp aday çıkarmamıştı çoğu yerde. CHP hem 2019'daki ittifakı tabanda taşımayı başardı hem de özellikle İstanbul ve Ankara'daki başarılı belediyeciliklerin ödülünü ülke çapında aldı.

Mesela demin Ozan Gündoğdu'nun podcastini dinliyordum. AKP yönetiminde ekonomik güven indeksi 90'ın altında girilen üç seçim olmuş. 2015 haziran, 2019 yerel seçimi ve bu yerel seçim. Üçü de akp için başarısız seçimlerdi. Bu seçimde ekstradan 80'in de altına inmiş güven indeksi. Yani akp seçmeni ki çoğunluğu aslında emekli yaş grubundaki seçmenler, ekonomiye yönelik tepkisini gerçekten göstermiş. Ayrıca "Ekonomi kötü olsa da akp'ye veriyorlar" tezi de yanlışmış bunu anladım ben. Geçen seneki seçimde zaten akp'ye çok oy vermeyen orta sınıf beyaz yakalı sıkıntı çekerken türkiye geneli hane halklarında o kadar kötü durum yokmuş tüik verisine bakılınca. Bu seçimde 80'in altına düşmesiyle beraber halk tepkisini gösterdi.

Fenerbahçe, cemaatler vs totalde %2-3'lük bir fark belki oluşturmuştur bilemiyorum
0
nundu
(03.04.24)
pide +1 benim yazacaklarımın aynısını yazmış
0
basond
(03.04.24)
Bence 5 sebep var.
1. Emekliler
2. Tarikatlar
3. YRP'nin iyi siyaseti
4. İyi Partinin çöküşü
5. Mevcut CHP'li Belediye Başkanlarının başarılı belediyeciliği

Mevcut ekonomik çöküntünün altta kalanının Emekliler olması, Akpartili ve MP'li emeklilerin bir kısmının sandığa gitmemesine, bir kısmının YRP'ye yönelmesine neden oldu. Mevcut yönetimlerce ötelenen tarikatlar de bu davranışı sergiledi. YRP iyi örgütlenip iyi hazırlandı. Mevcut yönetimin Gazze'ye karşı tutumu ve İsraille ilişkileri konusundaki söylem ve eylem farkını çok iyi kullandı.
MHP'den kopmuş olan İyi partinin, muhalif oyları aldığını unutup, MHP'nin yerini almak maksatlı olsa gerek muhalefetle didişmeye girmesi, kısaca şaşkınlığı dağılmasına neden oldu. Bu oylar CHP'ye yaradı.
Mevcut CHP'li başkanlar gerçekten başarılı, Akparti'li Başkanlar gerçekten başarısız belediyecilik yaptılar ve oyların bir kısmı, partiden bağımsız olarak. kişilere gitti.

Sonuç olarak bu seçim Akpartinin başarısızlığıdır ama CHP'nin başarısı değildir. Ama CHP bu sonuçları iyi değerlendirebilir ve çok iyi belediyecilik yaparsa bir erken seçimde tarih yazabilir.

Ve artık bu Anayasa değişmez. Bu seçimin en güzel tarafı da daha olumsuz daha Ortadoğulu bir Anayasa görme ihtimalimizin ortadan kalkması.
0
Mirket
(03.04.24)
Ustekilere ek olarak Altinok Beyligi'ni halkin ogrenmesi de etken. AKp siyasetcisi=Altinok gibiler denkleminin halkin zihninde uyanmaya, yer edinmeye baslamasi. Adam bir mal varligi acikladi. Millet error verdi. Adamin daha zenginligini idrak edemiyorken, 87'den beri hic mal, mulk edinmemis haliymis bu. Sakladiklari cabasi. Ustune arabasi yokmus, banka hesabi bile yokmus adamin, gizledi falan da degil adam banka kullanmiyormus:) Cok buyuk skandal, oyle boyle degil.
0
freedonia
(03.04.24)
kesinlikle ekonominin yansıması. eğer geçen sene kılışdar yerine İmamoğlu ya da yavaş aday olsaydı, başka bir ülkede yaşıyor olabilirdik.
0
co2s2
(03.04.24)
kılıçdaroğlunun gitmesi. akp yaşlısının ona oy vermeye eli gitmedi hiç bir zaman. halbuki chpli belediye başkanlarına oy veriyor, kendine yakın hissediyor.

ekonomide bozulma bu sene emekliler ve alt kesim tarafından çok daha fazla hissedildi. önceki senelerde yalnızca beyaz yaka hissediyordu. hatta beyaz yakanın şımarıklığı olarak görülüyordu alt gelir grubu tarafından.

bir de benim görüşüm şu ki, türk insanı güçlü ve kazanan taraftan yana oluyor. chp 2019da büyük belediyeleri aldı ve iyi yönetti. bu başarı chpli belediyelerin artmasına yol açtı. başarı başarıyı getiriyor. yine kılıçdaroğlu faktörü burada önemli :) kaybedecek adam imajı verdiği için oy vermez ona anadolu insanı. imamoğlu ve yavaş kazanma rüzgarını arkasına aldı. bu çok önemli.

fb ne alaka
0
benarrivo
(03.04.24)
Ekonomik nedenli olduğunu düşünüyorum.
Ama bu tercihlerin istikrarlı olacağını da hiç sanmıyorum.
0
pro9it9is9
(03.04.24)
en büyük sebep emekli maaşları. bir emekliyi ve az gelirden etkilenen çekirdek ailesini düşünürsek milyonlarca insan akp'den umudu keserek başka taraflara yöneldi. son güne kadar emekli maaşına zam geleceğini düşünüyorlardı ama olmadı. rte eytlilere değil de emeklilere yanlasaydı gene güçlü çıkabilirdi son seçimden. temiz belediyeciliğin de etkisi vardır tabii ama böyle şeyleri takdir eden insanlar zaten genel olarak o belediyecilere oy veren kişiler, dışındakilerin oyun değiştirecek denli güç katacaklarını düşünmüyorum.
0
suyin
(03.04.24)
(1)

Gaziantep sıra gecesi ve yemek yeri tavsiyesi

gibigibs
Gençler selam, 1 ay sonra 3 bayan Gaziantep e gideceğiz. Bilen beri geksin, klasik soguslenecek mekan değil de daha uygun ama lezzetli yemek yerleri,btatlicikar ve eli yüzü düzgün( bayan olduğumuz için itin köpüğün olmadığı) ve en önemlisi soguslemeyen güzel sıra gecesi mekanı onerilerinizi bekliyor
Gençler selam, 1 ay sonra 3 bayan Gaziantep e gideceğiz. Bilen beri geksin, klasik soguslenecek mekan değil de daha uygun ama lezzetli yemek yerleri,btatlicikar ve eli yüzü düzgün( bayan olduğumuz için itin köpüğün olmadığı) ve en önemlisi soguslemeyen güzel sıra gecesi mekanı onerilerinizi bekliyorum.
0
gibigibs
(02.04.24)
üyeliğiniz henüz onaylanmadığı için duyurularınızı şu an kimse göremez
birkaç gün içinde üyeliğiniz onaylanır ve duyurularınıza o zaman cevap alabilirsiniz.
0
basond
(03.04.24)
(7)

Haftanin 5 gunu dinlenmeden spora gitmelimiyim?

Zetnikov
Beslenmem iyi tum vucut antremani yapiyorum. Artik ertesi gun kas agrim olmuyor sizce 5 gun ard arda gitmeli miyim?
Beslenmem iyi tum vucut antremani yapiyorum. Artik ertesi gun kas agrim olmuyor sizce 5 gun ard arda gitmeli miyim?
0
Zetnikov
(02.04.24)
ertesi gün kas ağrın olmuyorsa tam doğru yapmıyor olabilir misin?
kötü niyetle söylemiyorum verimli olması kas ağrısı ile olur derler. eğer kas ağrın hiç olmuyorsa vücut verimli spor yapamamış olabilir.

birde spora gitme amacınız burada önemli kas kütlesi artımı mı kilo vermek mi kilo almak mı ağırlık mı yoksa fitness mı gibi bir sürü soru var.
0
basond
(02.04.24)
Abi ben sürekli sana aynı seyi diyorum ama kendi kafana göre bir şeyler yapmayı birakmalisin. En son programi kendim yazdim diyordun, dünyada 5 günlük tüm vücut programı yok yani.

Ne çalıştığını bilmiyoruz, ne hareket yaptigini, kaç set yaptığını hiçbir şeyi. Belki tum vücut diyip 3 hareket yapiyorsun yani. Ama biraz normal bir program yazdiysan o zaman hayır, 5 günlük full body olmaz. Ya da yap, hata yapa yapa öğreniliyor. Gelisme olmayinca ya da bir kasta problem olunca anlasilir.

Ben gene diyorum; 30-40 yildir spor yapıp program yazmış kisiler var. Bunlardan birinin programını yap ve bu sorulara gerek olmasın.
0
logisticsmanager
(02.04.24)
@basond
@2econd
@logisticsmanager

arkadaşlar bulunduğum salonda bana yardımcı olabilecek birisi yok ben youtube dan yerli yabancı sporcuları takip ediyorum elimden bu geliyor.

kas agrısına gelince, spordan cıkınca eve zor gidiyorum yani hafif calısmıyorum.
ne zaman ki spor öncesi bcaa ve spor sonrası protein tozu almaya başladım ondan sonra bende agrılar ertesi gün kalmamaya başladı.

ne yaptıgımı soran arkadaşlara ise 178 boy 108 kg yum haftanın 3 günü ptesi salı çarşamba full body yapıyorum. dinlenme günleri yürüyüşe çıkıyorum.beslenmeme dikkat ediyorum.

eskiden bi kaç sene yapmıştım sporu o zaman hoca vardı gösteriyordu suan boyle imkanım yok kendim yapay zeka ve youtube dan faydalanıyorum.
0
🌸Zetnikov
(02.04.24)
Al abi bu kadar uğraşmaya gerek yok;
thefitness.wiki

Bu reddit fitness wiki. Strength training için önerilen programlar bunlar. Çoğunu yapmış ve son 12 yıldır 5/3/1 yapan biriyim. 3 gun var, 4 gun var 6 gun bile var istersen. Sec birini yap. Geçen de dedim; youtubedan sporcu takip etmenin bir önemi yok program olarak.

Spor konusunda da takip edilecek insanlar sunlar;
Greg nuckols
Brad schoenfeld
Alan aragon
Mike israetel (efsane ve tam senlik youtube serileri)
Lyle mcdonald
Eric helms
Ben pakulski (hareketin nasıl yapıldığını anlattığı çok güzel serileri var)

Barbell hareketi öğrenmek istersen de art of manliness'in mark rippetoe ile yaptığı seriler süper.

En son bir hoca ile muhatap olduğum zaman heralde 2013-2014 falandi. O zamandan beri herhangi bir spor salonu hocası ile selam sabahtan fazla muhabbetim olmaz, malesef çoğunun spor bilgisi kısıtlı.
0
logisticsmanager
(02.04.24)
@logisticsmanager

kardeşim teşekkür ederim kaydettim inceleyecegim ama sen gene de benim sorularıma daima açık ol beni bağrına bas :D
0
🌸Zetnikov
(02.04.24)
Yok sorularda sorun yok sadece ben soruları gördükten sonra root cause olarak elindeki programın tam kesin hatları olmamasına bağlıyorum :) yani misal genel 5/3/1 programlari 4 günlük (3 ve 5 gunluk de var da çok fazla yok). Haliyle kimse kolay kolay 5/3/1 yaptım 5 gün yapayım mi demez çünkü adam 15 sene önce yazmış 3 kitap yayinlamis olsa o olur derdi :) ama senin programda net bir limit olmadığı için soru isareti oluyor. O yüzden yapman gereken bir adet herkesin tavsiye edip kullandığı programı alıp belli süre yapmak. Bu noktada da hareketler konusunda sorun olursa benim yaptığım eğer barbell hareketiyse (misal deadlit)
Youtube, mark rippetoe deadlift

Yok daha çok makine ya da db falansa;
Mike israetel db row

Yazıp formlarini öğrenmek olur. Onun dışında gene soru sorarsin bunlar hakkında.

Bir de dinlenme günlerinde active recovery diye bir olay var. Ona da bak biraz, o da son yillarda öğrenilen bir olay 10 sene önce pek yoktu.

Mike israetel'in aslında genel sorulara cevap verdiği videolari var. Misal onlari kesinlikle izle.
0
logisticsmanager
(02.04.24)
@logisticsmanager

Cok tesekkur ederim adamsin
0
🌸Zetnikov
(02.04.24)
(9)

''bekleyin geliyorum'' ne kadar süredir?

hunharca ben
sb. buluşmak üzere bir saatte anlaştık, büyük şehirdir, olabilir, tölere edilir. Lakin bu süre sizin için ne kadardır?
sb.

buluşmak üzere bir saatte anlaştık, büyük şehirdir, olabilir, tölere edilir. Lakin bu süre sizin için ne kadardır?
0
hunharca ben
(28.03.24)
yarım saattir.
0
limonlu eksi
(28.03.24)
Buluşulacak saat önceden belirliyse kişi çıkması gereken saatte çıktıysa ekstra durumlar için beklemeye tamamım. Trafik olabilir, kaza olabilir, türlü türlü şey olabilir sorun yok ama rahat davranıp 2 saatlik mesafeye yarım saat kala çıktıysa mantıklı bir mazereti yoksa bir daha buluşmamaya kadar varır iş benim için.

Spontane gelişen bir durum kişinin bulunduğu bölgedeyiz "bekleyin geliyorum" için beklenebilecek maksimum zaman 20-30 dakika. (Herhangi bir toplu taşıma kullanması gereken bir yerdeyse zaten o "bekleyin geliyorum" denecek yer değildir.)
0
mutekebbir
(28.03.24)
Sokakta, ayakta bekliyorsak 7 dakika,
Bir kafede sipariş vermeden bekliyorsak 12 dakika,
Bir restoranda biz yemeğimizi yiyor o sonradan gelecekse biz masada kalkana kadar (tahmini 45 dk.)
Bir barda eğleniyorsak 90 dakika,
Bir barda tek başıma onun gelmesini bekliyorsam 22 dakika.

Ama ben kendimi bildiğim için ve geç kalma konusu beni rahatsız ettiği için "kaç dakika sonra burada olursun?" diye soruyorum. Verdiği cevap beni tatmin etmezse bir de "şu anda neredesin?" diye soruyorum.

Her insan "geliyorum" derken farklı bir şey düşünebiliyor. Siz de bunu bilecek kadar tecrübe yaşamışsınızdır. O yüzden "bekleyin, geliyorum" lafının 2-120 dakika arası bir süreye denk geldiğini bilirsiniz.
0
michael_knight
(28.03.24)
20dk max, İstanbul için. Ben her yere saatinde gidebiliyorum şahsen, çevremdeki birçokları da ufak gecikmelerle ulaşabiliyor gideceği yere. Bazıları buluşma saatini cidden takmıyor, bazen biriyle bir yere gidecek oluyorum örneğin telefonda "çıktık çıktık, 5dkya iniyoruz" diyor halbuki alakası yok.

Yolda kaza olmuştur, trafik durmuştur anca o zaman çok gecikilir. Normal yoğun trafik bile engel değil saatinde gitmeye.
0
akhenaten
(28.03.24)
MK +1

Geliyorum kelimesini yalan söylemek için kullanan insanlar tanıyorum.

Beklerken ki konfora göre değişir. Geç kalan kişi kendini paralamasın yetişeceğim diye ama benim saygı ihtiyacıma da özen göstersin isterim. O yüzden limiti geç kalan değil bekleyenler belirler.
0
hasmetizm 2046
(28.03.24)
makul bir sebep söylemedi ise 30 dk olur maksimum.

istanbul için bazen gerçekten evdeki plan trafiğe uyamayabiliyor. yani kişi gerçekten de evden çıkması gereken sürede çıkmıştır ama, yolda trafikte vs öyle anormal bir durum vardır ki, 20-30 dk gecikebilir.

tabi bunu karşındakie insan gibi anlatmak gerekir. öyle sadece "bekle geliyorum" demeyle olmaz.
0
saturn
(28.03.24)
ya benim "beklemeyle" ilgili çok derdim yok. Telefonum yanımda olsun, şarjım %60'tan fazla ve internetin iyi çektiği bir yerde olayım, hele bir de kulaklığım yanımdaysa 2 saat de beklerim de burda önemli olan beklediğim kişinin kim olduğu ve bekleyin geliyorumdaki bağlam.

Mesela dört kişi sözleştik, üçümüz buluştuk mekana oturduk diyelim. O saatten sonra dördüncü kişinin geleceği saat kendini bağlar yani öncesinde muhabbet edilir, yemek/kahve/bira vs yenir içilir. Oradan başka mekana geçilecekse de kendisine denir şuraya geçiyoruz diye. Genelde yakın başka mekana geçilen buluşmalarda bulundum da arabayla uzak bi yere gidilecekse yarım saat diye düşünüyorum.
0
nundu
(28.03.24)
Kim vurduya gittim dönücem'e aylar yıllar dersek, bekleyin geliyorum da fakir ve orta direk olanlar için yarım saat civarı denebilir.

Elit, konformist, kariyer düşkünü kesim genelde bekletmeyi sevdikleri için onlar konu dışı.
0
diyecevaplandı
(28.03.24)
Yarım saat
0
basond
(28.03.24)
(10)

Ev almaya çalışıyorum.

kirmizimsi
İyi akşamlar,Bir ev üzerinde karar kıldık ön anlaşma tamamlandı şartlar şu şekilde:2.4m peşin 700 bin TL 9. ay ödemeli. arada dost/tanıdık olduğu için ev sahibi 100 bin TL vade koyarak bu durumu kabul etti. yalnız tapuyu 9. ayda vermeye yanaşıyor. Ben ise %80 peşinat ödeyeceğim evde haliyle tapu + k
İyi akşamlar,

Bir ev üzerinde karar kıldık ön anlaşma tamamlandı şartlar şu şekilde:

2.4m peşin 700 bin TL 9. ay ödemeli. arada dost/tanıdık olduğu için ev sahibi 100 bin TL vade koyarak bu durumu kabul etti. yalnız tapuyu 9. ayda vermeye yanaşıyor.

Ben ise %80 peşinat ödeyeceğim evde haliyle tapu + kalan tutar senet tarafındayım.

Her iki tarafı da mağdur etmeden nasıl bir yol izlenebilir?
0
kirmizimsi
(26.03.24)
Tapuyu almadan 5 kuruş vermem. Tapu ve kalanı için senet mantıklı. Diğer seçenek çok saçma.
0
Mirket
(26.03.24)
tapuyu almadan o kadar peşinat asla verme. parayı gören insan 9 ay sonra tapu vermeye yanaşmaz. o kadar paran varsa az sabret ev fiyatları düşüşte zaten belki kalanı vermek zorunda kalmazsın.
0
andlee
(26.03.24)
@tnz

en temizi kredi ile halletmek dediğiniz gibi fakat mesleğimden ötürü kredi çıkması çok zor.(sigortalı ve sabit maaşlı değilim)
0
🌸kirmizimsi
(26.03.24)
2.4m peşin verilen evin tapusunu almamak olacak iş değil. bir yerlerden (eş-dost-akraba) 600 bin lira borçlanıp adama vermen çözüm olabilir. aksi taktirde vazgeç bu işten
0
benarrivo
(26.03.24)
Risk açısından baklıdığında tapu almadan %80 peşilat vereceğiniz için sizin riskiniz çok çok yüksek, bu şartlarda bir anlaşma sağlanacaksa, riski düşük olan tarafın tapuyu vermeyi kabul etmesi gerekir.
0
Rao
(26.03.24)
Kalan tutar kadar tapuda satıcı lehine ipotek tesis ettirebilirsiniz satış aşamasında, bir nevi banka ipoteği gibi aslında ama burada ipotek alacaklısı satıcı oluyor ve borç ödenince o kaldırıyor tapu üzerinden. Banka ipoteğine göre harcı yüksek çıkar ama dünyanın her türlü hali var, bu durumlarla sıkça karşılaşan birisi olarak tapumu almadan bu kadar yüksek meblağ ödemezdim kesinlikle.
0
hayalhayal
(27.03.24)
Normal şartlarda bir şey olmaz ama diyelim ki devalüasyon oldu ve evin fiyatı 3.2 milyondan 5 milyona çıktı. Ev sahibi 800 bin değil, 2.6 milyon vereceksin derse, ne yapacaksınız?

Bence de işinizi garantiye almadan bu işe girişmeyin. Gerekirse daha küçük ve paranızın yettiği bir ev alın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.03.24)
Tapuyu almadan para vermeyin. Kardeşinden evi alıp parasını ödemeyen insanlar var bu ülkede. Kimseye güvenmeyin.
0
nuevo
(27.03.24)
Olmaz o iş iki taraf içinde kredi çek kafan ağrımasın 3-5 ay içinde ev sahibi ölürse ne olacak uğraş dur varisleri ile
0
basond
(27.03.24)
Hisse satisi olabilir
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(27.03.24)
(13)

Siz olsanız gider miydiniz?

vikingstekibalta
Arkadaşlar kısaca başıma gelen şu: Okulda 3 dönem seçmeli ispanyolca aldığım için sistemde ispanyolcam var diye gözüküyor, dolayısıyla erasmus başvurusunda Madrid çıktı. Derslere girersem 100 kelimenin 10 tanesini anca anlayabilirim. Siz olsanız gider miydiniz? Sınavları nasıl vereceğim onu da bilmi
Arkadaşlar kısaca başıma gelen şu: Okulda 3 dönem seçmeli ispanyolca aldığım için sistemde ispanyolcam var diye gözüküyor, dolayısıyla erasmus başvurusunda Madrid çıktı. Derslere girersem 100 kelimenin 10 tanesini anca anlayabilirim. Siz olsanız gider miydiniz? Sınavları nasıl vereceğim onu da bilmiyorum sadece geniş ve geçmiş zaman yazabilirim o da bilindik fiiller.
0
vikingstekibalta
(25.03.24)
okuldaki dersler ispanyolca mi olacak? ilk birkac hafta zorlansan da sonra toparlarsin bence. hocalar da erasmus ogrencisi oldugun icin cok fazla zorlamazlar

hangi okuldasin bilmiyorum ama ben 2 donem ispanyolca aldiktan sonra ispanya'da rahat sekilde gunluk islerimi yapabiliyordum. okuldaki dersleri de hallederdim bana kalirsa biraz zorlandiktan sonra. kendine guven


ozet: giderdim, ispanya erasmus yapmak icin guzel yerdir
0
fakyoras
(25.03.24)
@fakyoras, ingilizce dersler veriyorlarsa bilmiyorum ama okulun eğitim dili sadece ispanyolca olarak gözüküyor. Günlük işleri hallederim de hocaları anlayabilmek benim için imkansız gibi.
0
🌸vikingstekibalta
(25.03.24)
birazcik anlarsin bence ya, oncesinde notlari filan okursun olmadi daha rahat anlayabilmek icin. onceden o okula giden birisi vardir kesin sizin okuldan, onlara da sorabilirsin. facebook gruplari filan vardi zamaninda bu tarz seylerin sorulabildigi
0
fakyoras
(25.03.24)
Evet giderim 2-3 ayda iyi bir şekilde sohbet edebilecek seviyeye geleceğime inanıyorum.
0
doharkoman
(25.03.24)
giderdim.
0
paintov
(25.03.24)
kesinlikle gidilir.
0
kel aynak kusu
(25.03.24)
giderim
0
basond
(25.03.24)
Benim arkadaşım öyle 10 sene önce Yunanistan’a gitmişti. Yabancı öğrencilere birer araştırma konusu verip son hafta ingilizce sunum yaptırıp öyle geçme notu vermişti hocaları. Bu durum yaygın olabilir çünkü çok mantıklı.
0
cilekli pasta
(25.03.24)
Benim Almanya'da okudugum üniversitede dersler Almanca ama istersen tüm sinavlarda Ingilizce cevap verebiliyorsun. Orada da benzer bir kolaylik sagliyor olabilirler. Okulla iletisime gecmenizi öneririm. En net bilgiyi size okul verecektir.
0
chihirovekohaku
(25.03.24)
ispanya'ya git derim, kizlari ve ortamini taniyinca vazgeçemeyeceksin.
0
Yourcousinmarvinberry
(25.03.24)
erasmusa kesin git. okulu uzatiyor olsan da git.
ben almanya'da erasmus yaptim su an burada calisiyorum. ikisi cok farkli seyler. erasmus güzeldir.
0
robert bosch
(25.03.24)
kesin git derim, yurt dışı tecrübesi olur.
0
mysql34
(26.03.24)
kesinlikle giderim, maddi anlamda karşılayacak gücüm varsa hiç bir şey yapmaz derslerden kalsam bile madridde ispanyolcamı geliştiririm, akıcı seviyede dili öğrenmeye çalışır sonrasında da okul burada uzarsa uzasın.

sakın bu fırsatı kaçırma.
0
liberal
(26.03.24)
(6)

Prag mı Budapeşte mi?

Sumashi
Viyanadayım birkaç günlük boş vaktim var. hangi şehir sizin için hangi konularda önde ve gezmeye daha değer? kaçar gün yeter bu şehirlerin her biri için? ayrıca kalacak yer önerisi olan varsa fikir alabilirim.
Viyanadayım birkaç günlük boş vaktim var. hangi şehir sizin için hangi konularda önde ve gezmeye daha değer? kaçar gün yeter bu şehirlerin her biri için? ayrıca kalacak yer önerisi olan varsa fikir alabilirim.
0
Sumashi
(24.03.24)
bence her ikisi de ilk defa gitmek için çok güzel şehirler. çok nevi şahsına münhasır şehirler :) o sebeple gönlün nereye daha yakınsa orası.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.03.24)
prag bence. merkezde gezecekseniz 3 gun yeterli olur diye dusunuyorum. budapeste icin de 2 gun sanki. ben sevmiyorum budapesteyi pek ama prag candir.
0
in vino veritas
(24.03.24)
Prag
0
basond
(24.03.24)
Budapeşte Avrupa'da gördüğüm en güzel şehir ya, valla rakibi yok bence. Prag'ın net önünde benim için
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.03.24)
İkisi de çok güzel. Budapeşte tarihteki Türk varlığı sebebiyle benim için bir adım önde. 2 gün yeter Budapeşte için. Prag da epey güzel bir yer. Ama insanı çok soğuk geldi bana. 2 günde gezilir orası da.
0
but that was just a dream
(25.03.24)
İkisi de çok güzel ama Budapeşte benim de en sevdiğim şehirlerden biri. Budapeşte>Prag>Viyana gibi benim için ama çok fark yok aralarında
0
nundu
(25.03.24)
(14)

Güney Afrika

Angelismeee
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
0
Angelismeee
(22.03.24)
Cape Town, Table Mountain, Chappie, Afrikaans, Apartheid, Mandela, Siyahi çalıştırma mecburiyeti, güvenlikli siteler, vahşi cinayetler, fakirlik, zenginlik, barbekü, her yere arabayla gitmek
0
michael_knight
(22.03.24)
albino zenciler
afrikalı beyazlar

kisaca afrika algima ters dusen ten rengi konulari.
0
buenosdias
(22.03.24)
Johannesburg, vergi vermemek için oraya giden bazı teknoloji şirketleri, tten bıçaklanan turistler, ikiye ayrılan bi tarafı müferreh diğer tarafı favela gibi şehirler
0
avatar is back
(22.03.24)
Die Antwoord
Cape Town
Jojannesburg
yasama yürütme yargıya 3 farklı başkent durumu
Charlize Theron
0
AlsterWasser
(22.03.24)
Apartheid, Elon Musk, Desmond Tutu, Mandela.
0
auroraaurora
(22.03.24)
2010 Dünya Kupası
Johannesburg
Kaizer Chiefs FC
Cape town/Bloemfontein/Pretoria başkentleri
Durban
2. Elizabeth ölünce Port Elizabeth şehrinin ismini Gqeberha olarak değiştirmeleri
Tshabalala'nın Meksika'ya attığı gol :d
Table Mountain
Penguenler
Mandela, Apartheid, Afrika Ulusal Kongresi partisi vs
ülkenin içinde başka ülke olan Lesotho
10 kadar resmi dili olması
Çok beğendiğim bayrakları
Çok çirkin olan eski apartheid dönemi bayrakları
Elon Musk
Dünyanın en büyük altın madeni
Cape Town'da özellikle yaz aylarında çok büyük susuzluk olması
0
nundu
(22.03.24)
suç
0
basond
(22.03.24)
charlize theron
0
noxie
(22.03.24)
@Angelismeee sizin aklınıza neler geliyor?
0
michael_knight
(22.03.24)
Açıkçası önceleri hiç dikkatimi çeken bir ülke değildi ilk olarak ümit burnuna yapılan bir turistik geziyi incelememle dikkatimi çekti en güney uç vs diyerek ki orası değilmiş aslında sonrasında İsrail için açtıkları dava ile cidden takdir ettim. Onlar dışında penguenleri direkt aklıma geliyor ve diğer fil, zürafa gibi safari hayvanları. Rengarek evler olan bir mahallesi canlanıyor gözümde.

Tüm bunlardan esinlenerek bir heykel yapmam gerekiyor da. Ondan genel olarak g.afrika deyince ne geliyor akıllara merak ettim. Çünkü yapacağım heykele bakınca ga olduğunun anlaşılması gerekiyor.
0
🌸Angelismeee
(22.03.24)
2010 dünya kupası yazan var ama vuvuzela yazan olmamış, enteresan.
0
hrskrs
(22.03.24)
BRICS
Dunya Sosyal Forumu
yolsuzluk
suc
kirmizi isikta durmamak
Jaracanda agaclari
0
songforsomeone
(22.03.24)
cape town, johannesburg, afrikanın en güneyi, commonwealth, afrikanın en geliş birinci veya ikinci ülkesi olması (diğeri Mısır), BM'de Filistin halkı için İsrail'e karşı açılan soykırım davası
0
doharkoman
(22.03.24)
- johannesburg, cape town şehirleri
- kruger ulusal parkı / safari
- kabileler, zulu
- afrikaans dili
- büyük beyaz köpek balığı (yuzen bi adami yemisti bi tanesi, haberlerde cikmisti)
- suç orani yuksek diye biliyorum

ek:
- afrika'da en gelişmiş birinci veya ikinci ulke saniyordum ama verilere gore yedinci siradaymis. birinci mauritius: worldpopulationreview.com
0
ermanen
(22.03.24)
(6)

Bacaklarda Sebepsiz Morluklar

mondayboredom
Merhaba. Bacaklarımda sebepsiz yere ağrısız morluklar oluşuyor, hatta çoğunlukla aynı yerlerde oluyor. Annemde de babamda da diyabet var bu arada. Onunla ilgili olabileceği aklıma geldi. Doktora gideceğim ama benzer durum yaşayan oldu mu hiç sebebi ne olabilir?
Merhaba. Bacaklarımda sebepsiz yere ağrısız morluklar oluşuyor, hatta çoğunlukla aynı yerlerde oluyor. Annemde de babamda da diyabet var bu arada. Onunla ilgili olabileceği aklıma geldi. Doktora gideceğim ama benzer durum yaşayan oldu mu hiç sebebi ne olabilir?
0
mondayboredom
(22.03.24)
Kadınsan genelde kadınlarda sebepsiz morluk olabiliyor. Bende de çok oluyor bir sürü doktora gittim bir şey çıkmadı kadınlatda oluyor dediler.
0
yenibirgüzelnick
(22.03.24)
Kardeşimde var aynı durum. Aynı durum derken morluklardan bahsediyorum ama morluğun kırk ayrı sebebi olabilir bilemem tabi. Ayrıca ağrı da oluyor. Varis dedi doktorlar hatta ameliyat oldu.
0
pianeta
(22.03.24)
eşimde bazen oluyor dolaşım sorunları diyorlar kendiliğinden geçiyor
0
basond
(22.03.24)
siz doktora görünün düzenli çıkıyorsa ihmal etmeyin, eğer el üzerinde de çıkıyorsa bu morluklar bugün doktora gidin.
0
eja
(22.03.24)
Bende de oluyordu zaman zaman. Doktora da gittim ama bir sey cikmadi. Benical vb soguk alginligi ilaclari yapabiliyor demisti bir doktor. Dogrulugunu bilemem tabii ama siz yine de doktora gidip bir baktirin.
0
mor oje
(22.03.24)
Ben çok açık tenliyim, derim de yapısal olarak kanamaya yol açacak denli ince. Belki sizde de öyle bir durum olabilir. Antidepresan ilaçlar, doğum kontrol hapları kılcal damar çatlaklarına sebep olabilir demişti doktorum. fark etmeden pantolon, kalın çorap üzerinden sert kaşımış olabilirsiniz. Ama bunlar sadece doktorculuk oynamak. Muhakkak iç hastalıkları uzmanına muayene olun. Gerekli tetkikler yapılsın içiniz de rahat etmiş olur
0
Sakinolmamlazim
(22.03.24)
(6)

saat takarken bileğiniz terleyip kaşınıp alerji oluyor mu?

baldan kaymak
çözümü nedir? saat takamıyorum.
çözümü nedir? saat takamıyorum.
0
baldan kaymak
(20.03.24)
metal/gümüş alerjisidir
0
basond
(20.03.24)
el yıkarken sabun orada birikip alerji yapabiliyor. El yıkarken saati çıkarmayı deneyin.
0
dolantindr
(20.03.24)
Bende slikon da yapıyor. Sabun mantıklı, bileğe sıkılan parfüm de olabilir bir ihtimal.
0
Bluesque
(20.03.24)
hem metal, hem plastik saatlerim var, hiç yaşamadım.
0
tabudeviren
(20.03.24)
saat bilezikli mi? deri kordon mu, farklı malzemeler deneyebilirsiniz
0
edaddy
(21.03.24)
hocam metale karşı alerjiniz olabilir.
0
komando kani var bende
(21.03.24)
(2)

boşanma davası ve psikiyatri raporu

hhhh99
arkadaşlar selamlar ben evlenerek Almanya ya gittim ve şuan boşanacagimiz için ülkeme döndüm yakında tahminimce boşanma davası açacak eşim ancak merak ettiğim bir durum var ben çalışmıyorum eşim almanyada çalışıyor ve çifte vatandaş. Almanya da yaşadıklarımdan ötürü psikiyatri hastası oldum Almanya
arkadaşlar selamlar ben evlenerek Almanya ya gittim ve şuan boşanacagimiz için ülkeme döndüm yakında tahminimce boşanma davası açacak eşim ancak merak ettiğim bir durum var ben çalışmıyorum eşim almanyada çalışıyor ve çifte vatandaş. Almanya da yaşadıklarımdan ötürü psikiyatri hastası oldum Almanya da tanı konuldu ve ilaç tedavisi başladı ancak ben şuan Türkiye de tekrar psikiyatriye gidersem bana bir faydası veya zararı olur mu çünkü gittiğim gibi ilaç ve tanı koyacağından eminim hatta belki raporlu hasta bile olabilirim bu durum nafaka tazminat veya boşanma davasında herhangi bir şekilde bir zararı olur mu veya doktora gitmem fayda sağlar mı çünkü gördüklerimden ötürü bu duruma geldim az çok tahmin edebilirsiniz... sevgiler fikirlerinizi veya tecrübelerinizi bekliyorum

bu arada tüm mal varlığım ve eşyalarım orada kaldı ve bana gönderilmiyor yüklü miktarda para vs
0
hhhh99
(19.03.24)
Buradaki bilgilerle hareket etmezsin tahminim fikir almak istemişsin ama en güzeli bir avukat ve doktorla görüşmen oradaki teşhis türkiyede görünüyor mu hukuksal olarak geçerliliği vs şeklinde
0
basond
(19.03.24)
Doktor ile görüştüm ama bu avukat işini yaşayan varmı öğrenmek istiyorum çünkü ilaçlı tedavi görmem gerekecek bu durum boşanma davasında dezavantaj olarak bana gelecek ise tedavimi erteleyebilirim
0
🌸hhhh99
(20.03.24)
(4)

schengen kısa sürede sonuçlanması

kojonotsuki
12sinde vfs'den başvurdum. bugün mail gelmiş tamamlandı, geri istanbul vize merkezine dönüyor diye. bu kadar kısa sürede sonuçlanması hayır mıdır şer midir? yoksa hiçbir anlama gelmiyor saçmalama mı?
12sinde vfs'den başvurdum. bugün mail gelmiş tamamlandı, geri istanbul vize merkezine dönüyor diye. bu kadar kısa sürede sonuçlanması hayır mıdır şer midir? yoksa hiçbir anlama gelmiyor saçmalama mı?
0
kojonotsuki
(19.03.24)
Hiçbir anlama gelmiyor +1

Arkadaşım İsviçre'ye başvurmuştu Cuma verdiler pasaportu Salı günü gelin alın demişler. Çıktı vizeleri de bir sıkıntı yoktu yani.
0
chicha_v2
(19.03.24)
Bilemeyiz
0
basond
(19.03.24)
anlamsız, bilinemez.
0
atacaksinfinke
(19.03.24)
Hayırda şerde Allah'tandır. Allahu alem )
0
doharkoman
(19.03.24)
(6)

Spor salonunda kosu bandi kullanmada sinirlama mi var?

Zetnikov
Salon zaten bos ve bisikletin pedali cok agir ( bacak calismaya gerek kalmiyor resmen)Bana kosu bandi kullanimi 25 dk dan fazla yapmak yasak dedi onun yanina bisiklet flan yap dediBende bisikletler sikintili ve dinlenme gunu 1 saat tempo yuruyus yaptigimi salon kalabalik olursa yapmam hocam dedimSoh
Salon zaten bos ve bisikletin pedali cok agir ( bacak calismaya gerek kalmiyor resmen)

Bana kosu bandi kullanimi 25 dk dan fazla yapmak yasak dedi onun yanina bisiklet flan yap dedi

Bende bisikletler sikintili ve dinlenme gunu 1 saat tempo yuruyus yaptigimi salon kalabalik olursa yapmam hocam dedim


Sohbet boyleydi sizce 25dk kosu bandi siniri normal midir merak ettigimden soruyorum
0
Zetnikov
(19.03.24)
Salonun yoğun olduğu zamanlarda tek aleti uzun süre kullanmak yerine daha az yoğun zamanları tercih edebilirsiniz.

Ancak salon boşken böyle bir sınırlama mantıksız. Zaten böyle bir kuralın çıkış noktası salonun yoğun olduğu zamanlarla ilgilidir, ama size bunu söyleyen görevlinin bundan haberi yok ya da olayı yanlış anlamıştır. Bu da bir sıkıntı. Salon yönetimiyle konuyu görüşün.
0
akhenaten
(19.03.24)
Bisikletin ayarlari olur genelde. Çok yüksekse düşürün.

Salon kalabaliksa sınır olması normal. Ilk defa duymadım ben.
Yürüyüşü spor salonunda yapmaya da pek gerek yok.
0
logisticsmanager
(19.03.24)
25 dakikadan uzun süre koşu bandında olmanın kas iskelet sistemine vereceği zarar ya da kas yakmaya başlamak vs. gibi sebepler dışında bir sebebi yoktur herhalde. Ben gidip 40 dakika 2 bölüm dizi izlerken yürüyüp dönüyorum koşu bandıyla işim olunca.

Salon dolu olduğunda da kullanabilirsin sabaha kadar. Kimse karışamaz ama yazılı olmayan kurallara uygun değil. İşin kadar kullanıp geçersin onda da. Elektrik mi yakıyormuş? Neden yasakmış?
0
nawar
(19.03.24)
gittiğim spor salonlarında 30 dk derlerdi hep ama ben 1 saat de yapardım. dizlerimde hiç sıkıntı yaşamadım. bunun nedeni bana kalırsa cihazın ömrünü uzatmak adına uydurulmuş bir kural gibi geliyor. ve evet diğer üyeler de kullansın isteniyor olabilir.
0
false pretension
(19.03.24)
Koşu bandı, bakımı onarımı, amortismanı maliyetli bir alet. Kurumsal salonlar dışındakiler bu çeşit kısıtlama koyuyor.

Yoğunluğun yanında amortisman giderleri kaygısıyla yapılan bir kısıtlama yani.

Benim şu an gittiğim salonda 15 dakika diye yazı asılı mesela.
0
Mirket
(19.03.24)
Kimse yoksa istersen 6 saat koş ama sıra olursa 25 mantıklı
0
basond
(19.03.24)
(6)

İkna edersem afrikaya gidebiliriz

AlsterWasser
Daha önce afrikaya gitmedim. Bir ilk 3 yapalım.İlk nereye gidilse iyi bir ilk tecrübe olur? Mesela Mauritius olmaz mı? Ya da gelişmiş şehirlere mi gitmek lazım? Gerçi ne görmek istediğimizle alakalı tabi ama hem güvenlik, sağlık ve farklı bir deneyim açısından total değerlendirince nasıl bir top 3 y
Daha önce afrikaya gitmedim. Bir ilk 3 yapalım.

İlk nereye gidilse iyi bir ilk tecrübe olur? Mesela Mauritius olmaz mı? Ya da gelişmiş şehirlere mi gitmek lazım?

Gerçi ne görmek istediğimizle alakalı tabi ama hem güvenlik, sağlık ve farklı bir deneyim açısından total değerlendirince nasıl bir top 3 yaparsınız?

Öyle bir yer bulalım ki yanımda gelecek kişi de ikna olsun.
0
AlsterWasser
(18.03.24)
Cape town.
0
Amaranta ursula
(18.03.24)
@amaranta

evet güzel bir yer duyduğum kadarıyla hem de dil problemi olmaz ama güvenlik açısından sıkıntılı diyorlar ama bilemiyorum tabii.
0
🌸AlsterWasser
(18.03.24)
Zanzibar olabilir mi?

Şahsen hiç gitmedim ama giden çok Türk var.
0
put it in your appropriate place
(18.03.24)
Neye göre hangi kriterlere göre sıralama yapılacak veya ne ile ilgilendiğinizi yazmamışsınız ama eğer gelişmişlik ise Afrika'nın en gelişmiş ülkesi Mısır ve Güney Afrika sonra kuzey afriks ülkeleri geliyor yine. mesela Fas size ilginç gelebilir belki?
0
doharkoman
(18.03.24)
fas
zanzibar
0
paintov
(19.03.24)
afrikanın yarısından fazlasını gezdim ama hep orta ve kuzey kısımları güneye inmedim
orta kısmı için mombasa darüsselam zanzibar kısımları olabilir kuzey kısmı afrika gibi değil o sebeple katmadım önerilere
giden arkadaşlar madagaskar seyşeller maritusu beğendiler
0
basond
(19.03.24)
(5)

fiyatlar normal mi yoksa kazıklandım mı?

birmilyonunvarmi
aracımda bir sorun için götürdüm. götürmüşken bakımları komple yaptırayım dedim. bazı sorunları vardı. fiyatlar normal mi sizce? 35 bin fatura çıkardılar.https://i.hizliresim.com/5mpwxva.PNG
aracımda bir sorun için götürdüm. götürmüşken bakımları komple yaptırayım dedim. bazı sorunları vardı. fiyatlar normal mi sizce? 35 bin fatura çıkardılar.

i.hizliresim.com
0
birmilyonunvarmi
(18.03.24)
araba nedir kaç binde sorunları nedir bir çok parametre var bu kadar az veri ile bir şey denemez.
yetkili servis mi usta mı sorusu var birde?
0
basond
(18.03.24)
Yetklisi servis ise normal
0
atcapar
(18.03.24)
Birkaç ay önce 2004 model Mercedes aracım için benzer şeyleri yaptırdım. Hatta fren bakımı da yoktu ancak işçiliği biraz zor bir model olduğu için neredeyse bir hafta kadar kaldı özel serviste, sonuç olarak 35.000-TL ödeme yaptım.

Aracınızın marka modelini bilmiyorum ama zincir, devirdaim, kayışlar, frenler baya ağır bir bakımı atlatmışsınız...
0
malimetin11600
(18.03.24)
arkadaşlar araç 2012 model audi a3, özel servis ama kurumsal çalışan bir yer. sanayiye götürmedim yani
0
🌸birmilyonunvarmi
(18.03.24)
Geçen Citroen DS4'e aynı kalemlere fren balataları hariç 21.500 verdim . Ama yetkili servisti.
0
Mistyimage
(19.03.24)
(5)

Kadıköyden havaistle havaalanı kaç dakika sürüyor gece

regina phalange
Sitede 2 saat yazıyor ama gece vakti de o derece uzun mu sürüyor?
Sitede 2 saat yazıyor ama gece vakti de o derece uzun mu sürüyor?
0
regina phalange
(18.03.24)
Sabiha mı iga mı acaba?
Sabihaya yada igaya farklı firmalar var mı bilmiyorum
0
basond
(18.03.24)
sitede 2 saat yazıyorsa istanbul havalimanı olmalı . 1,5 -2 saat normal bence çok uzak çünkü
kadıköy'den sabiha gökçen 40 dk sürer
0
devilone
(18.03.24)
Yok ya gündüz süresidir o gece en çok 1 saat sürer.
0
chicha_v2
(18.03.24)
Geçen hafta İstanbul havalimanından 23:45 seferine bindim, Yenisahra ya 00:40 gibi vardım.
Kadıköyden 1 saat sürer.
0
sedolima
(18.03.24)
2 saat sürüyor normal şartlarda.
0
doharkoman
(18.03.24)
(4)

Laptop için hoparlör almak mantıklı olur mu?

su492
Aslında sesinden çok şikayetçi değilim ama neden daha iyisi olmasın düşüncesi hakim. Çoğunlukla çok yüksek olmayan sesle klasik ve jazz dinliyorum. 3-5 bin TL verebilirim sanırım. Düşünceniz nedir?
Aslında sesinden çok şikayetçi değilim ama neden daha iyisi olmasın düşüncesi hakim. Çoğunlukla çok yüksek olmayan sesle klasik ve jazz dinliyorum. 3-5 bin TL verebilirim sanırım. Düşünceniz nedir?
0
su492
(17.03.24)
yeri genelde sabitse olur tabi ben kullandım ama sürekli taşıyorsan zulüm oluyor
0
basond
(18.03.24)
bir jbl alırdım ben hem laptopa bağlardım diğer zamanlarda da başka yerlerde kullanırdım
0
bravoteam
(18.03.24)
Müzik dinleyecekseniz zaten hoparlör almamak mantıksız olur. Hoparlör seçimi de biraz laptopu ne sıklıkta taşıdığınıza bağlı. Taşınabilir olması gerekiyorsa usbden çalışan 1+1'ler daha mantıklı olabilir.
0
mikro patlama
(18.03.24)
presonus, mackie gibi consumer'in bi kademe üzeri (ama çok da üzeri değil aslında) markaların paranızın yettiği en büyük sürücüsü olan (inch ile belirtilir) aktif kabinlerinden alırsanız memnun kalırsınız (bluetooth'lu ve bluetooth'suz modelleri oluyor ayni serinin)
0
hedep
(18.03.24)
(5)

göz çizdirenler sorum size,

carpikbacaklibasketbolcu
gözünüzü ne zaman çizdirdiniz?lasik/i-lasik mi yoksa no touch lazer mi tercih ettiniz?gözünüz kaç numaradan kaça düştü?konforlu bir süreç miydi?süreci yaşayan birisi olarak tavsiyeleriniz nedir?
gözünüzü ne zaman çizdirdiniz?
lasik/i-lasik mi yoksa no touch lazer mi tercih ettiniz?
gözünüz kaç numaradan kaça düştü?
konforlu bir süreç miydi?

süreci yaşayan birisi olarak tavsiyeleriniz nedir?
0
carpikbacaklibasketbolcu
(17.03.24)
ben 2 sene once cilzdirdim
i lasik idi
3 ten indi ama sol gozde astigamt kaldi 0,25
simdi sol goz 0.5 astigmat oldu
kedsinlikle tavsiye ederim muhtesem bir konfor
gozluk yasa kalitesini dusuruyormus
doktor iyi arastimak lazim
0
aloneinthedark
(17.03.24)
2 seneye yakın oldu lasik oldum bir miktar kusur kaldı göslük takmıyorum sıkıntı yaşamıyorum ama gözlükle daha net görüyordum bence konforum azaldı
Notouch tavsiye etmediler olan arkadaşlar çok acı çektim dedi

Ha birde hadtane doktor makine önemli
0
basond
(18.03.24)
20 sene oldu. :) Teknoloji epeyce gelişti tabii o zamandan beri. Tavsiyem, yaptırın.
0
auroraaurora
(18.03.24)
Eğer gözün ilasik için uygunsa düşünme yaptır. 2 ay önce yaptırdım Ulus medikalparkta. 0 sorun şu an.

Eğer retina kalınlığın uygun değilse diğer yöntemleri araştır. Onlara hakim değilim.
0
jackyr
(18.03.24)
2 sene once yaptirdim, keske daha once yaptirsaymisim diyorum hep. muhtesem bir rahatlik. hic komplikasyon olmadi bende. hangi teknik oldugunu bilemiyorum acikcasi, cok guvendigim bir aile doktoru testleri yapti, ne uygunsa onu yapti. cok kisa sure icinde iyilestim.
0
songforsomeone
(18.03.24)
(28)

bi erkek karısına böyle şaka yapabilir mi?

deartheodosia
evlendiğimiz ilk yıllardaydı, eski eşim (hala boşanamadık) bana “ben iş gezisine gittiğimde sen sütçüyü eve alır çocuk yaparsın” gibi bi şaka (!) yapmıştı. ben çok şaşırmıştım tabii, bu şaka mı şimdi diye. böyle densiz densiz şakalar yapıyordu, bir kere araç bir yere sürtmüştü, “sen sürtüksün, sürtü
evlendiğimiz ilk yıllardaydı, eski eşim (hala boşanamadık) bana “ben iş gezisine gittiğimde sen sütçüyü eve alır çocuk yaparsın” gibi bi şaka (!) yapmıştı. ben çok şaşırmıştım tabii, bu şaka mı şimdi diye. böyle densiz densiz şakalar yapıyordu, bir kere araç bir yere sürtmüştü, “sen sürtüksün, sürtüklerin arabası sürter” falan demişti. bunun gibi çok şey var. bu adam normal değildi, di mi?
0
deartheodosia
(15.03.24)
normal değil.
evlenmeden önceki ilişkinizde bunları yapmıyor muyudu?
0
saturn
(15.03.24)
ben 21 yaşında olduğum için biraz (!) salaktım, anlamıyordum @saturn
0
🌸deartheodosia
(15.03.24)
biraz aptal bence. 'saka'nin iki tarafa da komik olmasi lazim. yetiskin yasa gelip bunu kavrayamamisin zekasindan suphe ederim.
0
hot potato
(15.03.24)
normal değil
0
benarrivo
(15.03.24)
mizah zekanın zekatıdır diye bir laf var islami değil biraz düşününce çok güzel bir söz

yani bir insanın bu kadar düşük bir şaka anlayışı varsa onun hakkında başka konularda da fikir verir
0
grimavi
(15.03.24)
Hay amk, çok komiq aq... Zekasız
0
abuzer
(15.03.24)
ciddi misin? çok geçmiş olsun. her biri ayrı travma. keko kocanın neresinden dönsen kardır. bu insanlar evleniyor, gerçekten hayret ediyorum. evlenmeyi geçtim, sürdürebildiği herhangi bir ilişkisinin olmaması lazım. sabit bakkalı bile yoktur.
0
gabe h coud
(15.03.24)
her ikisi de ağır ama ikincisi çok daha ağır.
insan olan değil karısına, sevgilisine, arkadaşına bile demez, dememeli.

merak ettim, evlendikten sonra bunu diyebilen biri, evlenmeden önce bunları yapabileceğine dair hiç sinyal vermedi mi? hiç "acaba" dediğiniz bir an olmadı mı?
0
tabudeviren
(15.03.24)
Toksikolojiye giriş resmen.
0
rock n roll
(15.03.24)
Karısı rahatsız oluyorsa yapamaz. Yoksa çiftlerin aralarındaki espri kalitesi ya türü bizi ilgilendirmez. Buradaki kilit nokta sen ve ikinizin espri/komedi dinamiği. Sen bundan rahatsız olmayıp aynı türde espri yapıyor olsaydın burada dehşete düşen hassas arkadaşlara, gökten düşen 3. elmayı yemek düşerdi. Hatta bundan çok daha ağırlarını(?) karşılıklı olarak gülerek yapan (hatta arada bizim de dahil olduğumuz) evli çift arkadaşlarım var. Gayet mutlular.

Bu arada ağır falan olup olmamasından ziyade komik değil bence.

@hot potato +1
0
nawar
(15.03.24)
ayrıca bir şey aldığımda/yaptıracağım zaman “yeni kocan için mi” diyordu.
0
🌸deartheodosia
(15.03.24)
Tabi ki normal değil de bana biraz sapıklık var gibi de geldi sanki ağız arıyor gibi. Evet filan desen devamı gelecek gibi. İğrenç ya. İyi ki kurtulmuşsun bundan.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.03.24)
bu bastırılmış cuckold'luk veya gavatlık değilse nedir bilemiyorum. Ha ikinci ihtimal, kendini küçük görüyorsa ve içinden "bu kız niye beni seviyor yav" diyorsa öyle bir gelecek projeksiyonu yapıyor olabilir. Her iki durumda da sıkıntılı bence.
0
nhk ni youkosu
(15.03.24)
yuh ya
ya karakteri olgunlaşmamız birisi ya da cuckold.
0
nuisance2
(15.03.24)
Yapamaz ve yapmamalı ama bu toplumda densizlik hadsizlik yozlaşma öyle bir safhadaki herşey normal karşılanıyor hatta yanlışı kınayanlar kınanır hale geldi. Bu arada yazdığınız ifadeler aynı zamanda hakaret suçuna konu olabilir diye düşünüyorum.
0
doharkoman
(15.03.24)
Umarim bosanmaniz bir an önce sonuclanir <3

normal degil, komik degil... ya cok saygisiz ya da en iyi ihtimalle manyak.
0
chihirovekohaku
(15.03.24)
Bana yaşlanınca tacizci olacak, amigdalası çalışmayan biri gibi geldi
0
durgunfoton
(16.03.24)
İçten içe kendisini aldatmanı istiyor gibi geldi
0
olaylar olaylar
(16.03.24)
normal mi diye sorulması bile anormal olan bir adam.
0
odiyus
(16.03.24)
Cinsel sorunları olduğu ortada. Bu tipler gözü açılmamış saf kızlarla evlenirler.
0
anais
(16.03.24)
"Aman canım bunda ne var" denecek türde sözler değil, resmen bilinçaltını bilinçlice ortaya koyuyor. Psikolojik şiddet uyguluyor.
0
muhayyer divan
(16.03.24)
@nawar çok güzel bir ayrıntı yakalamış.
Şaka iki kişiliktir. Şaka yapılan kişinin o an verdiği tepki önemli.
Bana bir daha bu tarz şeyler söyleme mi dedi.
Kıkırdayıp Ayy Çok hoşsun mu dedi.
Tebessümle mi karşıladı, kızdı mı?
O da ona en az aynı seviyede bir başka sözle mi karşılık verdi.
Bunları bilmeden yaptığımız yorumlar havada kalıyor.
Ben elşer arasında bu tarz şakayı yakıştıramam.
Ben insana küfrü de yakıştırmıyorum ama ağzından küfür düşmeyen insanlar da var.
Her ailenin dinamiği farklı. Yorumlar havada.
0
Mirket
(16.03.24)
Aptalmış
0
basond
(16.03.24)
Kesinlikle normal ve saka dedigin sey zaten böyle olmali.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
gavat ve cuckoldcu olduğunu düşünürüm o lafları tek tek müsait yerine enjekte ederdim.
0
Hallegadola
(18.03.24)
manyak galiba
0
sanguine mcqaer
(18.03.24)
Normal değil. Böyle şaka mı olur? İnsan eşine sen sürtüksün mü der?

Umarım kısa zamanda boşanırsınız.
0
drako
(05.04.24)
adamın şüphelendiği,geçmişte veya mevcut dönemde rahatsız olduğu bir şey yapmışsanız bunu ima ediyor olabilir mi?direkt söyleyip soramadığı için böyle saçma şekilde rahatsız edici şeylerle ima ediyor olabilir.bu durumda bile yanlış ama asla böyle bir şey yoksa tedavi olması gerekiyor insan sevdiğini bu cümlelerin öznesi yapmaz.
0
ercu cozer
(05.04.24)
(9)

yüzde kac artisla daha kücük sirkete gecersiniz

robert bosch
selam dostlar,büyük bir sirkette calisiyorsunuz diyelim.daha kücük ama benzer is yapan sirketten teklif aldiniz. title bir üstü ama cook benzer. yüzde kac maas artisi sizi oraya gecmeye ikna eder?
selam dostlar,

büyük bir sirkette calisiyorsunuz diyelim.
daha kücük ama benzer is yapan sirketten teklif aldiniz.

title bir üstü ama cook benzer. yüzde kac maas artisi sizi oraya gecmeye ikna eder?
0
robert bosch
(14.03.24)
%25-30
0
gabe h coud
(14.03.24)
Şimdiki yerde kafan rahat ve çalışma düzenli mi? Esas sorum bu olurdu. Küçük yere geçince fazla mesai, aksayan ödeme, yapılmayan zam, ekstra iş vb. çıkma ihtimali var. Yoksa %30min + holosko.
0
prole
(14.03.24)
ben de bunu anlamıyorum. çok yeni açılmış her an tutunamayıp gidebilir hissiyatı verecek kadar dandik duran bir şirket değilse şirketin küçüklüğünün önemi ne ki? aldığım maaş + yan haklarım neyse önemli olan o zaten. fazla mesailer falan büyük şirketler de olmuyor mu sanılıyor ben kendim de büyük bir şirkette çalışıyorum başka büyük şirketlerde arkadaşlarım da var oluyor gayet pozisyonuna göre değişiyor.

daha önce de küçük şirketlerde de çalışmış biri olarak tek reel artısı büyük şirketin bence direkt esas patronla pek muhattap olmamak. küçük yerlerde genelde iç içe olabiliyorsun şirketin sahipleriyle ve genelde manyak oluyorlar. büyük şirkette de müdürünle direktörünle muhattap olursun onlar da şansına manyak çıkabilir ama direkt mal sahibi olunca manyaklık ihtimali artıyor bence. onun dışında mesela etkinlikler desen bazı start uplar var birçok büyük şirketten daha güzel etkinlikler düzenliyor ya da yan haklar desen daha iyi veriyor bunlar şirketten şirkete değişen şeyler küçüklük büyüklükle orantılı değil.

sonuç olarak büyük küçük olmasından bağımsız herhangi bir şirkete eğer işimde mutsuzsam aynı maaşa da geçebilirim ama maddi manevi mutluysam %30.
0
semaforo de medianoche
(14.03.24)
Oncelikle if it ain't broke, don't fix it. Ortada sorun yoksa para icin kolay kolay degismem. Minimum 50% olmasi lazim benim icin. Atiyorum yeni yerde stresim artmissa, yoneticilerle, is arkadaslarimla frekansim tutmamissa, ulasim surem artmissa ne yapayim ben maas artisini.
0
freedonia
(14.03.24)
Thetruenorth +1. Burası Türkiye küçük şirket kapının önüne koyabilir her an. Büyük şirket insana da değer veriyorsa kıpırdanma kolay kolay.
0
Mcfly
(14.03.24)
Sahip olduğum yan hakları düşününce rahat yüzde 70 olur.

Yan haklarımı yazayım;

- Tamamlayıcı sağlık sigortası
- 3 ayda bir çift maaş.
- İndirimli uçak bileti hakkı (Ayda 5 kere)

Özellikle 3 ayda bir çift ile indirimli uçak bileti çok büyük nimet benim için. Uzakdoğu'ya biletler 4500 - 5000 türk lirası git gel.

2023 Ağustos ile 2024 Şubat arası 6 aylık schengen vizem vardı. 4 Defa git gel yaptım ki 3ü eylül ve ekim aylarındaydı. Kasım ayında diş tedavi olduğum için hem masraf çıktı hem 3 hafta sürdü. Yoksa gene giderdim illa.

Dolasıyla en az yüzde 70.
0
put it in your appropriate place
(14.03.24)
%100 üne geçmedim para yanında ek haklarıda karşılamalı
0
basond
(14.03.24)
@dissendium +300
0
nawar
(14.03.24)
Burada soru benim için küçük ne kadar küçük.
Ben şu an 100 bin kişilik sirketteyim, yıllık geliri 20 milyar dolar üstü.
Ama büyük şirket getirdiği sıkıntılar var ve bölgede belli geçmişi olan, yeni atilimlar yapan çok daha küçük sirketler var. Birinden çok ciddi teklif almıştım misal.
Buradaki soru küçük ne kadar küçük ve gelecek görüyor musunuz. Misal benim için yıllık gelir 1 milyar dolar falan küçük. Daha azı daha da küçük. Ama bunlarda farklı firsatlar olabiliyor.

Kaç fazlasina? Fransa piyasasına göre yüzde 15-20 arası. Ama sadece para yetmez. Misal hangi erp, hangi ürün üretiliyor, başka ulkelerde fabrika var mi vs vs. Yani sırf para olarak bakmam.
0
logisticsmanager
(14.03.24)
(39)

Evlilik ve tükenmişlik hissi, boşanma düşünceleri, tavsiye..

ustapasta
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş ki
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş kişiler (özellikle kadın) özelden yazarsa ne güzel olur.

Yaş 33, 5 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendik, hala da seviyorum. Güvenilir, merhametli, iyi kalpli bir insan. Neşeli çocuk ruhlu biri, ailem de onu kendi çocuğu gibi sever. Sorun ne diyecek olursanız, sorun 5 yıl geçmesine rağmen hala oturmayan bazı şeylerin beni artık tüketmiş olması. Her şey ama her şeyin benim ittirmemle, benim iknamla yapılması. En basitinden, ikimiz de çalışıyoruz ve haftasonları 1 gün temizlik yapılması gerekli. Bunun için hala her haftasonu mutlaka bir gerginlik olur. “Ben bugün yapmayacağım sen kendi payına düşeni yap. Ben yarın yaparım. Şu zaman yaparım bu zaman yaparım.” İşten geliyorum o içerde yatarken ben yemek yapıyorum yiyoruz (yemek bende, bulaşık onda). Mutfakta bulaşıklar gece saat 10 11’e kadar bekler kokar. “Biraz yatayım yapıcam, yoruldum, maça gideyim gelince toplicam.” Her şey bir savaş evde. En basic rutinler bile devamlı gerginlik sebebi. Haftasonu temizliğimizi iki üç saatte halledip güle oynaya bir yere çıkamıyoruz. Kavga edip bozuşuyoruz ve tüm haftasonu evde küs geçiyor bazen. Böyle günlerde kendimi camdan atasım geliyor ruhum daralıyor. Onun çok da umrunda olmuyor. Karşımda 36 yaşında bir erkek değil de, annesi tarafından devamlı dürtülen 15 yaşında bir ergen var gibi hissediyorum. Bunlar basit örnekler ama demek istediğimi anlamışsınızdır. Hiç bir iş yapmadan yatarsak ondan iyisi yok, o zaman kavga etmeyiz. Sarılıp yatmak ister bütün gün.


Eşim çocukları çok seviyor, ben de istiyorum 10 aydır çocuk deniyoruz ancak henüz olmadı. Her ne kadar temas bağımlısı olsak da bu biraz şefkat ağırlıklı olmaya başladı, cinsellik çok çok seyrekleşti. Ovulasyon günleri dışında nadiren beraber oluyoruz. Belli günlerde olunca vazife gibi oluyor, kendimi çok kötü hissediyorum, istek duyamıyorum. Bunu onunla birkaç kez konuştum, bari şu ovulasyon günlerinde biraz beraber zaman geçirsek, biraz romantik bir ortam olsa da ben kuluçka makinesi gibi hissetmesem. Ama bir türlü aşamadık, tamamen tatsız isteksiz, çocuk yapmak üzerine yaşanan bir eyleme döndü. Açık açık ona cinsel yaşamımızdan inanılmaz mutsuz olduğumu söyledim. Güzellikle söyledim olmadı, kavga ettim olmadı. 60 yaşında bir çiftin yaşamı bizden iyidir, inanın artık uğraşmıyorum ve geçtim bu konudan.


Gelelim bugün kopan kavganın sebebine. Bu ay doktora gittim ve birkaç gün ovulasyon takibi yapıldı. Pazartesi yumurtlama gördü ve üç gün birliktelik olmasını önerdi doktor. Pazartesi yaptık iyi hoş. Salı yani dün akşam eve geldik, yemek faslı. Sonra aslında haftasonu yapması gereken fakat yine ertelediği bazı ev işlerini yaptı. Sonra dışarı terziye gitti, çıkmışken biraz arkadaşlarının yanına uğradı ve 22.30 civarı eve geldi.


Ben bu arada haftasonu memleketten topladığımız bazı taze otları ayıklayıp haşlayıp buzluğa atmakla meşguldüm. Amk otları tam gününü buldu fakat ertesi güne kalsa artık bozulacaktı. Uzun da bir iş. Neyse benim saat 00.30 gibi işim bitti. Bu arada salonda yatıyor, asla gelip yardım teklif etmiyor. Ovulasyon var değerlendirmemiz lazım, zaten saat geç olmuş. Yardımın dokunmasa bile gel, napıyosun canım de, bi ilgilen. İşim bitti salona geçtim yatıyor, eline sağlık dedi yanıma gelsene dedi. Gerçekten o kadar istemedim ki o an, duşa girip yatıcam dedim ve gittim, çıktığımda uyumuştu. O gece bir şeyler yaşanacaksa o akşam biraz daha ilgili olunmasını, moda girilmesini istiyorum, çok mu abes bir şey istiyorum ki?


Bu sabah kalktık, modum düşüktü. En değerli gün boşa geçmişti çünkü. Noldu diye sorduğunda kavga koptu. Beni suçluyor, bütün sorun akşam sana mutfakta yardım etmemem mi diyor. Bendeki birikmişliği asla ama asla anlamıyor, kaç kez anlatmama rağmen. Gece seni yanıma çağırdım gelmedin diyor. Artık vazife gereği yapılan randevulu ilişkilerden de sıkıldığımı söyledim. Ovulasyon zamanında da biraz isteksiz yapıverelim idare et diyor. Sanki o günler dışında yapıyormuşuz gibi. İnanılmaz kötü kavga ettik, birkaç kez ayrıl benden o zaman dedi, bana çok ağır bir cümle kurdu hatırladıkça gözlerim doluyor. Benden ayrıl o zaman, kendini yaptırtacak birini bulursun çok meraklısın ya zaten dedi (elbette bu kelimelerle değil). İnanamadım, hiç bu kadar ağır cümleler kurmazdık kavga ederken.


Bu lafı yutamıyorum. Her ay aynı günlerde, her haftasonu aynı günlerde aynı konulardan kavga etmekten artık tükendim. Dışardan bakıldığında iyi bir çiftiz, ayrı ayrı bakıldığında belki de iyi insanlarız. Ne desem yapar, ama kendisi asla bir şey planlamaz. Kendi kendine bir fikir ortaya atmaz. Bütün erkekler mi böyle? Ne istedin de yapmadım diyor, çok basit, ben o da bir şeyler istesin istiyorum. Her şeyi düşünmek zorunda kalmak istemiyorum, biraz ipleri eline alan, bu kadar edilgen olmayan bir eş istiyorum. Gerek güzellikle gerek kavga ile kaç kere konuştuk. Hep dikkat edeceğim diyor ama olmuyor.


Bu akşam eve gitmeyi düşünmüyorum o ağır lafın üzerine. Boşanmak istiyor muyum? Bilmiyorum, ama eşimi artık bu haliyle istemediğimi biliyorum. Eskisi gibi olsun istiyorum. Ben hiçbir kavgada ayrılık kelimesini kullanmam ama o bugün birkaç kez söyledi. Ayrılmak öyle zor geliyor ki. Yeniden bir hayat kurmak, bütün rutinlerinden vazgeçmek, hayatın tepetaklak olması. Bu ruh haliyle bunlarla başa çıkamayacak gibi hissediyorum. Çift terapisi işe yarar mı bilmiyorum.


Her akşam evde boş boş yatarak geçirdiğimiz bir hayat, ben talimat verdikçe sorunsuz olan, duygusal olarak çok bir şey beklemediğim evliliğim. Bütün evliliklerin sonu bu mu? Erkekler bu rutin yaşamı sorun etmiyor biz mi ediyoruz? Şiddet yoksa aldatma yoksa her şey okey midir? Artık intihar eden insanların ruh halini bile anlayabiliyorum. Eskiden çok şaşırırdım, madem hayatından vazgeçecek duruma geldin, bari her yolu dene, ölümden kötü ne olabilir evden ayrıl aç kal sürün, olmazsa yine intihar edersin derdim içimden. Şimdi anlıyorum, insan bunlarla uğraşmayı göze alamayacak, savaşamayacak kadar tükenmiş oluyormuş. Uğraşmak istemiyormuş sadece bitsin istiyormuş. Ayrılmak istemiyorum, tüm bunlarla uğraşacak, aileme laf anlatacak, yeni bir hayata başlayacak gücüm yok. Tüm bunları göğüslesem bile boşanınca hayat daha mı iyi olacak, bunun garantisi yok. Ama böyle de o kadar mutsuzum ki.
0
ustapasta
(13.03.24)
hocam şöyle bir şey var, evliliklerin çok azı aradaki sevgi ve aşkın azalmasından dolayı bitiyor, daha çok böyle sorumsuzluklar ve hayatı paylaşmamak yüzünden bitiyor ve bir taraf tükeniyor

sizin kafanızı karıştıran şey "ama çok iyi bir insan, aileme ve çevreye çok iyi"

bu düşünce karar vermenizi zorlaştırıyor, ben böyle bir insanın değiştiğini görmedim, 50-60 yaşına gelip hayatının çoğu böyle angaryalarla harcanmış, tükenmiş çok kadın var

hocam bir de korunun bu çocuk konusunu hemen araya sıkıştırmayın, çocuğunuz olursa bu sorunlarınızın üstünü bir süre daha örtecek, çocuk büyürken zamandan da yemiş olacaksınız, çocuk bir adet sorumsuz ebeveyn ve bundan dolayı sürekli gergin ve öfkeli ebeveynin olduğu çok huzursuz bir evde büyüyecek, çocuk olunca eşiniz değişmeyecek, siz yine ev işleri, ev dışı sorumluluklar, çocuk bakım sorumluluğu hepsiyle tek başına uğraşmak durumunda olacaksınız

33 yaş çok genç daha, siz içinde bulunduğunuz koşullar yüzünden enerjisiz ve karamsar hissediyorsunuz, 40ındaki kadınlar hayatı yeniden yaşamaya başlıyorlar daha mutlu daha enerjik
0
grimavi
(13.03.24)
Öncelikle şunu söylemeliyim,

Bu olanları maalesef çoğu evli çift yaşıyor. Erkek ve Kadın versiyonu olarak azıcık farklılıklarla çoğu yerde duyuyorum bunları. Yaşayanlardan birisi de benim. Bu yaşadığınızın erkek tarafındayım.

Her şeyi denedim, profesyonel ve geleneksel olarak tüm tavsiyeleri yumuşak başla uyguladım. Olmuyor.

7 yıl sonra Bebek oldu, onun hikayesi de çok başka ama; takibi ve tedaviyi de ben kontrol ediyorum tabi ki. Yani size şunu desem anlarsınız, eşim ne zaman regl olacak bilmiyor ve takip etmiyor. Kendisi de mühendis bu arada. Makina sahasında imkansızı ürettirmeyi başaran kadın. Demekki böyle, evilik başka bir yetenek.

Boşanmak, bana da yorucu geldi. Tam ciddi kararlar evresinde bir sürü major değişiklik ve kayıplarım oldu. Saldım.

Amatörce ama çok doğru; olmayınca gerçekten olmuyor.
0
achilles
(13.03.24)
@edmond honda aslında hiçbir iş yapmıyor değil. Her şeyi yarı yarıya yapıyoruz, ama sorun bunu bir rutin olarak kabullenememesi. Hep benim söylemek zorunda kalmam. Herkesin işi belli, o yapmazsa ben elimi bile sürmem onun işine.

Dünyanın en sevgi dolu insanı bu arada, yeğenim bile ona bayılıyor çok güzel anlaşıyorlar. çocuk yaparsak sevgisiz asla kalmaz ama ev işleri büyük sorun olur. Bu beni de çok düşündürüyor. Sevmekle olmuyor, sevgi dolu ama tembel.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
en doğrusu minik darılmaları biriktirmemek. az önce bulaşık nedeniyle kavga ettiğin insanla sevişmek istemiyorsun. istediği kadar seksi olsun. bunu aklından çıkarma. senin için de öyle değil mi? güzel güzel konuşun. ikiniz de adım atın. birbirinizi yıpratmamak için elinizden geleni yapın. umarım düzelirsiniz ama ayrılmak dünyanın sonu değil. bazı kalıplara girmek zorunda değilsin. evlilik kutsal değil.

edit: imkanınız varsa haftada bir iki kez yardımcı tutun. öncesindeki gün bulaşık temizlik yapmayın, onları da yapar. haftada 2 gün dışarıdan söyleyip bulaşık çıkarmadan işinizi halledin. bir gün arkadaş aile ziyareti yapın. bir gün de dışarıda yiyin :) haftada bir iki günden fazla evde yemek yapmayın. o kadar büyük dert olmaz. eşin bu ve bunu değiştiremezsin. belki orta yolu bulabilirsin. istiyorsan.
0
gabe h coud
(13.03.24)
evli değilim hiç olmadım. o yüzden evlilikle ilgili yerlere girmicem, yaşayanlar daha iyi bilir. ama şunu görmek zor olmasa gerek, şimdiden böyle olan bir adam çocuk olunca sizce kendiliğinden sorumluluk üstlenip de çocukla ilgilenir mi? sizi rahat ettirir mi? yoksa siz 'iki' çocukla uğraşırken heder mi olursunuz? bence cevap ortada. bu senaryoda evet çocuğa da yazık olur ama bence yazığın en büyüğünü kendinize etmiş olursunuz. 33 yaşında böyle hissetmek normal değil, bunu ömrünüzün geri kalanına da yaymayın, bu adamdan çocuk yapmayın.

bu ruh haline girmek mutlak son değil, normal değil, doğal değil, herkes böyle olur evlilik böyledir vs diye bir şey yok, yaşadıklarınız düzeltmeniz gereken şeyleri gösteriyor, kabullenmeniz gerekenleri değil. çocuk fikrinden vazgeçip ilişkinizi değerlendirip iyileştirmeyi deneyebilirsiniz, bunun için çift terapisi iyi olabilir. ama işe yaramazsa da gencecik bi insansınız ayrılıp çok da güzel fıstık gibi yaşarsınız, hem de büyük küçük kimseye annelik veya hizmetçilik etmeden.. savaşacak da bir şey yok. düzgün bi insansa zaten ayrılırken sorun yaşamazsınız. çevreniz dar kafalı değilse sonrası da sorun olmamalı. milyonlarca bekar var, nasıl yaşıyorlarsa öyle yaşayacaksınız. maaşınız varsa kendinize göre evinizi tutuyorsunuz ve sadece kendi mutluluğunuzu dert ederek keyifle yaşamaya başlıyorsunuz. çok güzel oluyor valla, istediğinizde istediğinizi yapıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, rica minnet iş yaptırmıyorsunuz, laf anlatmıyorsunuz, caz trip çekmiyorsunuz, başkasının derdiyle hantallığıyla uğraşmıyorsunuz, sadece kendinizi düşünüyorsunuz falan şahane bi hayat. daha heyecanlı ilişkiler de yaşayabilirsiniz, size kalmış, istemeseniz de yaşamazsınız, kafanız rahat oh mis. teknik ve halledilebilecek zorluklara takılıp hayatı kaçırmayın, içinde bulunduğunuz ruh halinde olumsuzluklara odaklanmanız normal, ama yaşayınca ya niye daha önce yapmamışım diyeceksiniz sadece. kendinizi sonunu bildiğiniz bu yorucu hayata hapsetmeyin. kendiniz için yaşıyorsunuz, iyileştikçe bunu daha iyi görür insan, iyileşmeye odaklanın.

hiçbirini yapmıyorsanız bile kendinizi seviyorsanız şu an katiyen çocuk yapmayın derim naçizane, denemelere son verin. (30k)

ek: söylediği lafı unutmuşum, direkt o kısım bile ayrılık sebebi ama neyse.. hak etmediğiniz lafları yutmayın. iyi insan falan filan diye onur kırıcı sözlerini alttan almayın. o kısma takılmışsınız diye açasım geldi ama hocam zaten ortalama insan iyi insan oluyor. bariz kötülük yapmadığı sürece herkes iyi valla. sıradan bi şey bence. tek başına tutunulacak bi özellik değil.
0
nic cage
(13.03.24)
İnsanların evliliklerini yürütmemelerindeki temel sebeplerden en önemlilerini saymissiniz. Kadınların çalışma hayatındaki sorumlulukları yetmiyormuş gibi eve gelince de sorumlulukların devam etmesi, erkeklerin anne evinden sonra eşlerini de evin işlerini yapmak zorunda olan kişi olarak mimlemeleri kültürel olarak bizde zaten çok yaygın. Bunu kavga ederek, kuserek de tamir edemezsiniz. Anlaması gerekir. Önemli nokta şu, anlamaya gönlü var mı?


İkinci nokta aslında evliliklerde çok çok önemli fakat bizde kültürel olarak konuşulmaz. Biten evliliklerin çoğunda cinsel problemler vardır. İnsanlar bunu yok sayamazsa boşanır, yoksa da hayatları boyunca evlilik doyumundaki en önemli noktalardan biri eksik olarak hayatına devam eder. Zaten kadının cinsel doyum bekledigini söylemesi de genelde abes karsilanir. Eşinizin söylediği söz karşısında kirilmissiniz ve bu gayet anlasilir. Ama o da zaten sorunun kendinden kaynaklı olduğunu düşündüğü için ve bunu kabullenmekte zorlandığı için agresif bir tutum takinmis.

Yukaridakilere katılıyorum, bence böyle bir durumda çocuk yapmayı bir süre erteleyin ve eşiniz de kabul ederse birlikte çift terapisine gidin. Çözülmeyecek noktadaysa boşanmak dünyanın sonu değil ama en azından çaba sarf etmiş olursunuz. Çözülecek bir sorun varsa da karşılıklı iletişimle cozebilirsiniz. Sevgi ve aşk ise çok farklı olgular. Aşk yıllar içinde elbette şekil değiştirir ama sevginin baki olması gerekir. Birbirinize vakit ayırın, rutinlerim dışına çıkmaya çalışın.

İlişkilerimize duygusal yatırım yapıyoruz, emek veriyoruz. Bu yüzden bittiğini kabullenmekte zorlanıyoruz bazen ama şunu aklimizdan cikarmamak gerekir; "her iyi insan ve iyi baba, iyi bir eş olacak diye bir kaide yok".

Not: ben de evli ve çocuksuz bir kadın olarak yazdım bunları.
0
fraise
(13.03.24)
hepsini okudum.

bence bu sorunu çözebilirsiniz. adam kötü bir adam değil anladığım kadarıyla.
bence çocuk için acele etmeyin. yani şu an çocuk için yeterince enerjiniz yok.
ev işlerini tekrar bir bölüştürün ya da konuşun.
kendinize çok vakit ayırın.
amk otunu bırak bozulursa bozulsun yani.
birbirinze güzel şeyler söyleyin. film izleyin falan.
yani birbirinze vakit bulamamanızın bütün sebebi bu ev işleri mi.
erkekler biraz daha vurdumduymaz oluyor ama bence eşiniz de elinden geldiğini yapıyor.

burada ayrıl falan diyenleri ciddiye almayın. bekara karı boşamak da kolay diye bir laf var.
bence bu evlilik kurtarılır.

ama söylediği o laf biraz ayıp etmiş bence ciddi değil sinirlenince ağzından çıkmış.
0
OgutucuRecep
(13.03.24)
Erkek tarafıyım. Harekete geçme konusunda çok benzer durumlar yaşadım. Zamanla ortada buluştuk.
Her ikinizin de birbirinize doğru adımlar atmanız gerektiğini düşünüyorum. Bulaşıkları yıkamaması değil sizin sorununuz, sizin uygun gördüğünüz saatte yıkamaması.
Siz her konuda onu harekete geçirmek zorunda hissettikçe dürtükleyen bir insan oldunuz, o da dürtüklenme olmadan hareket etmeyen bir insan oldu. Sorun, sorunu doğurdu.
Çift terapisinin işe yarayacağını düşünüyorum.

Akşam eve gitmeme kararınızı bence gözden geçirin çünkü orası sizin eviniz. Zaten iyi bir durumda değilken bir de rahat etmediğiniz bir ortamda uyumakla uğraşmayın.

Çok şanslısınız ki çocuk konusunda acele etmenize gerek yok, henüz 33 yaşındasınız. İlişkiniz istediğiniz hale gelene kadar o işi biraz duraklatabilirsiniz.

Burada okuduğumuz birkaç satırla "bu evlilik devam etmemeli" gibi bir sonuca varan olursa asla kulak asmayın. Yapıcı tüm tavsiyeleri dikkate alıp yıkıcı tüm tavsiyeleri göz ardı etmenizi öneririm.
0
michael_knight
(13.03.24)
bence adamın pasif rol almasından zaten bunalmışken bu çocuk meselesi tuz biber olmuş. bence çocuk konusunu erteleyip diğer sorunları çözmeye odaklanın ve gündeminizden ovulasyonu vs. çıkarın.

gördüğüm kadarıyla ve eşimi de düşünürsem çoğu erkek kendisinden bir şey istenmeden bir şey yapmamaya plan program yapmamaya eğilimliler, bu doğru.

edit: bu arada ettiği laf konusunu unutmuşum ciddi anlamda özür dilemesi gerekiyor. telafi etmesini beklerdim ve eve gitmeyebilirdim ben de.
0
sanguine mcqaer
(13.03.24)
okudum hepsini
çocuk yapma işini durdurun öncelikle böyle bir ilişkiniz varken. bu sağlıksız bir karar, bence. sonrasında da mutlaka iyi bir terapist bulup terapiye gidin birlikte. iki taraf da çözmek istiyorsa halledersiniz. kavga etmeden konuşma ortamı yaratıp oturup konuşun bir de. belli ki bir şeyler yaşandıkça kavga ederek konuşuyorsunuz. sorun çıkmadığı bir anda oturun konuşun, randevulaşın hatta dışarı çıkın bir yerde oturup bir şeyler içerken konuşun.
0
veritaslibertas
(13.03.24)
Genel olarak bu düşüncede misiniz yoksa bir an için sinirlendiğinizde mi böyle hissediyorsunuz?

Bence sıkıntınız büyük. Eşiniz sizin söylediklerinize rağmen konfor alanından vazgeçmiyor. Ben de evlenmeden önce elimi sürmezdim işe. Ailem sağolsun yapardı.

Şimdi evlilikten sonra işbölümümüz var ve uyuyorum buna. Ama buna eşim zorlamadı.Ben kendim uymak zorunda olduğumu idrak ettim. Kimse çocuk değil.

Hatta işleri bir an önce bitirelim de rahat rahat oturalım diyorum eşime de. Bir de bu kadar iş yapmıyor diye söylenirken çocuk düşünüyorsunuz. Çok ilginç.
0
drako
(13.03.24)
bu akşam eve gitmeyeceksen de haber ver yüzünü göresim yok, şuradayım vs gibi. habersiz eve gitmemek büyük hata olur.

ev işi olayı dışında nasılsınız? eğleniyor musunuz? mutlu musun? beraber vakit geçirmekten hoşlanıyor musun? birbirinize hala değer veriyor musunuz? bunların cevabını düşün. olumlu ise kurtarmaya bak. sen boşanmak istemiyorsun çünkü bence.

temizlikçi tutun imkan varsa. yani belli bu adam temizlik yapmak istemiyor. ve iki yetişkinin yaşadığı evde de her hafta detaylı temizlik yapmak gerekmiyordur bence. bizde 1,5 yaşında bebek ve kedi var mesela. bazen sadece süpürge yapıp geçiyoruz. tozu gördüğüm halde toz almadığım hafta sonları oluyor. onun yerine ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum. gerçekten kılı kırk yaracak kadar önemli mi bu temizlik meselesi? yapmayın evi bok götürsün demiyorum da bazı haftalarda da olduğu kadar yapıverin. inan sen kafana taktığın için bu mesele bu kadar büyük görünüyor gözüne. akşam yemeğinden sonra 10-11e kadar bekler bulaşıklar demişsin. beklesin. ne kadar kokabilir ki? sonuçta 11de de olsa kaldırıyor. yani sen onun öğretmeni, annesi, ev arkadaşı değilsin. senin sınavından 100 almak zorunda değil. 5 sene kavga etmişsin, konuşmuşsun olmamış. demek ki başka bir yol bakılmalı.

ipleri eline alsın diyorsun, edilgen olmasın diyorsun ya. bu adamın karakteri. sen adamdan A değil B olsun istiyorsun. sen zaten A ile evlenmişsin. değişmesini beklemen saçma değil mi? hani farklı bi durum olur değişmesini beklersin ama adam karakter olarak pasif demek ki. şimdi şöyle düşün. sen çok planlı, programlı, her şeyin kendi istediği gibi yapılmasını isteyen birisin diyelim. eşin de 5 sene sonra gelsin desin ki ben bu kadar dominant bir kadın istemiyorum, pasif olsun istiyorum. sence olur mu öyle bir şey? insanın karakteri neyse odur ya, değişmez. hele otuzlardan sonra hiç değişmez. törpülersin, dikkat edersin ama bir yere kadar.

cinsellik konusuna gelirsek. bazı insanlar isteksizdir. bunu kabul edelim. bir de adam yanıma gelsene demiş. kendisine göre gayet hoş bi davet. sen de reddetmişsin. suçu kendinde görmüyor doğal olarak. o güne otları bırakmak, buzluğa atmak filan senin kafanda yarattığın, çok da gerekli olmayan bir iş. iki saatini harcayıp yoruldun ve hırsını ondan çıkardın. hayatımda ot haşlayıp dolaba attığımı hatırlamıyorum bu arada. neyse. sonuç olarak çok da istekli biri değil belli ki ve hamilelik takvimi işi iyice rutine bindirmiş iki taraf için de.

bence çocuk işini erteleyin. zaten bu temizlik durumu çocuktan sonra seni daha da delirtir. hele taze otu buzluğa atan bi insanın bebek ek gıdaya geçince yapacağı şeyleri düşünemedim bile. sen kendini yorarsın eşin sadece güle oynaya ilgileneceği kadar ilgilenir. gelsin daha büyük kavgalar.

çocuk işini erteleyin. evlilik terapisi alın. ama gerçekten boşanma isteği varsa bir süre belirle. değişim görmek istediğini net bi şekilde belirt. baktın değişim yok o zaman boşanırsın.
0
elorelia
(13.03.24)
5 yıllık evli ve 20 aylık çocuk sahibi er birey olarak yazıyorum;

Sizin probleminiz çözülmeyecek bir problem değil ancak ikinizin de gönüllü olması ve psikolog desteği almanız gerekiyor. Buradan ya da cevrenizden alacağınız tavsiye ile çözemezsiniz.
Şunun kararını vermen lazım gerçekten bu kişi ile evliliğini devam ettirmek istiyor musun?

Eğer devam ettirmek istiyorsan eşini karşına alıp de ki "Ben seninle hayatıma devam etmek istiyorum ancak bu şartlarda değil psikolog desteği alalım" de o da eğer seninle devam etmek istiyorsa zaten kabul edecektir.

Eşimle iletişimimiz çok güçlü ve paylaşımcıyızdır ona rağmen çocuk olduktan sonra çok kez tartıştık çok zorlandık çünkü hem yorgun hem de tahammül azaldığı için sürekli gerginlik oluyor, çocuğun uykuları yeni oturmaya başladı ve ancak kendimize gelebildik bu problemleri aşmadan sakın çocuk yapmayın.
0
mirty
(13.03.24)
elorelia +1

1. çocuk işini erteleyin
2. genel temizlik için birini alın, haftalık ya da iki haftada bir mesela
3. mükemmeliyetçi tavrınızı törpülemeye çalışın, her hafta ev süper tertemiz olmak zorunda değil. bulaşıklar da 11 gibi makineye konsun, idare edilir bunlar

bu arada evli biri olarak yazıyorum, diğer şeyler bir yana, eşinizin itiraz etmeyip her programa katılması o kadar güzel bir şey ki. varsın program yapmasın, hepsine uyması bile güzel.
0
noxie
(13.03.24)
yazdıklarınız boşanmayı gerektirecek bir durum değil gibi, düzeltilebilir şeyler. eşiniz ev işleriyle çok istekli olmayabilir. peki boşanıp yeni birini bulduğunuzda istediğiniz gibi biri olacağından emin misiniz ve hatta birini bulabilecek misiniz?

erkeklerin büyük çoğunluğu eşiniz gibi. bence bi orta yol bulmaya çalışın.

bu arada eşiniz kötü konustuysa ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(13.03.24)
teşekkür ederim fikirlerinizi okumak iyi oluyor öyle dolmuştum ki. Ot konusuna bu kadar takılmayın evet zamanlaması biraz saçma olsa da:) ot olmaz b.k olur, mesele yetişkin bir insana 5 yıldır hala devamlı ne yapması gerektiğini söylüyor olmak. Cevabın birinde dediği gibi bulaşık için tartıştıktan sonra kimse kimseyi arzulamaz. Birbirinden alakasız gibi görünen bu konular tamamen iç içe geçti ve birbirini etkilemeye başladı.

@eloreila ve diğer herkes, normalde (yani sorumluluklarımız söz konusu olmadığında) gayet iyiyiz. Beni hiç kırmaz hayır dediğini kolay kolay hatırlamam, ben de aynı şekilde ona değer veriyorum, mesela bu akşam eve gitmek istemiyorum ama ailemin evine de gitmek istemiyorum anlarlar onun hakkında kötü düşünürler diye:/ Sanırım gerçekten bizim en sık kavga nedenimiz ev işleri, haftada bir temizlikçi işini düşünebilirim. İkinci sorun bana göre cinsel yaşam, çocuk konusu zaten kötü olan şeyi daha kötü hale getirdi. Bunu bir süre erteleyeceğim. Eşime boşanmanın tüm zorluklarını göze alacak kadar katlanamıyor değilim, sadece bu döngüyü tekrar tekrar tartışmak ve çözememek beni yordu. Tükenmiş ve kendimi anlatamıyormuş gibi hissediyorum. O kadar laf anlatmama rağmen dün mutfakta yardım etmemem mi tüm sorun demesi mesela. Bunların beni ne kadar yıprattığını anlayamıyor, kendisi benim kadar etkilenmediği için.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Selamlar henüz 2 yıllık evliyim (29E). Hepsini okudum bir şeyler karalamaya geldim.

Ben de ilişki anlatmayı veya okumayı çok severim o yüzden paylaştığınız için ve net, uzun yazınız için teşekkürler.

Biz de bu tarz olmasa da çok kavgalar ettik. Öncelikle şunu anlamak gerekiyor. Kadınların sorun ettiği şeyler bizim beynimizde "bu niye sorun şimdi ya", "bunu niye tartışıyoruz şimdi", "ben nerdeyim zaman dursa keşke uçsam gitsem şuan" gibi şekillerde yorumlanıyor. Yani önce bunu kabul etmek lazım. Ben de şu açıdan eşinize benziyorum, sorun sevmem, gerginlik sevmem. Evde yapılması gereken bir iş varsa o hemen yapılmayabilir yarın yaparım öbür gün yaparım haftaya yaparım. Evlenince tabi bu ertelemeleri biraz kısalttım. Ben biraz kısalttım, hanım biraz rahatlaştı derken ortada buluşmaya çalışıyoruz.

Bazen kadınların tepkileri o kadar anlamsız geliyor ki güne "bugün ne olsa da sorun yapıp büyütsem ve günü, seksi, hafta sonunu, geceyi mahvetsem..." diyerek başladıklarını düşünüyorum. Çünkü yaşanıyor bunlar yani.

Ne oldu diyorum hayatı sorguluyorum. Ne oldu yine yani çöpü mü atmadım gece film izlemedim ve odama mı gittim, belli bir gün geçti de çiçek veya hediye almayı mı unuttum, bulaşıkları mı dizmedim ne oldu??

Çünkü yetişkin bir kadın bunların herhangi biri yüzünden hem kendi hayatını hem partneri için hayatı zindana çevirebilir.

Ve sorun şi ki tam da sizin anlattığınız gibi bir şey anlatmadan bozuluyorsunuz ve neye bozulduğunuzu anlamamız gerekiyor. Bazen 50 kere de olsa söylemeniz gerekiyorsa söyleyin lütfen.

Gelin yardım et deyin. Ben şuna bozuldum deyin. Konuşun biraz iletişim lazım susarak, içten içe kurularak, içerlere gidip ağlayarak bize bir şey anlatamıyorsunuz bunu anlayın artık.

Biraz dümdüzüzdür ama anlarız yani. Ve de ne olsa da bozulsam diye değil de, ne olsa da ben bunu bir güzelliğe çevirebilirim, huzursuzluğa değil de huzura yorarım diye düşünmek lazım.

Siz bizden ince düşünüyorsunuz. Evi, kendinizi, bizi. Biraz salmanız gerekiyor eve de bişey olmaz ota da bişey olmaz. Yani olsa da bişey olmaz yani 3 günlük dünyada ot çöp yüzünden geri gelmeyecek zamanlar bir hiç uğrana gitmemeli ya.

Gidin sırnaşın onun yerine. Veya çok acilse iki ses edin yardım gelmiyorsa onu mutlu mutlu isteyerek yapın. Yok yapmak istemiyorsanız da salın gitsin. Bizim evde mesela bazen 2-3 günlük bulaşık duruyor, kim denk geliyorsa o hallediyor.

Ben hep evdeyim, bazen hanım gelmeden her yeri süpürüyorum, toparlıyorum, çamaşırları bulaşıkları yıkıyorum, yemek hazırlıyorum. Ama bazen de evde olmama rağmen tezgahın üstü bulaşık kaynıyor. Hanım da yorgun geliyor zaten bazen yapıyor bazen yapamıyor. Ama hiç bir zaman sorun etmiyoruz. En azından bu konuda çözdük bir şeyleri. Bizde de başka konular var.

Neyse, bunlar erkek gözünden bir yorum olsun diye yazdıklarım. Objektif bakarsam da şu çıkarımı yapıyorum. Evet bazen anlamıyoruz, dümdüzüz falan diyorum ama işin şu boyutu da var,

Kadın mutsuzsa yerde gördüğü çoraba bile bozuluyor. Ama mutluysa senin coraplarını yerim essek diyor icinden. Kadın mutluysa evin ortasına da sıcsan der ki "yalnız şu ortalıga sıcma olaylarını bir kaç bin yıl önce bırakmıştık hatırlatırım" der kaldırır yıkar.

Tam beyninizin çalışma yapısını anlamasam da mutsuzken pireyi deve yapıyorsunuz gibime geliyor. O yüzden sizin mutlu olduğunuz şeylere odaklanmalı, sizi üzecek şeylere takılmamanız lazım. Sorun ottan çöpten ziyada başka şeyler olabilir, biraz daha derine inip onları çözmeniz lazım.

Çocuk konusuna gelince, bence de sakın kalkışmayın. Mutsuz bir kadın olarak mutluluğu çocuk üzerinden bulmaya çalışmayın. Bir çocuğun en son isteyeceği şey kendisi mutsuz, ilişkisi kötü bir anne tarafından dünyaya getirilmektir.

Ben de bu sorunlarınızın çözülebileceğine inanıyorum ancak, baktınız çözülmüyor. Evliliğin kutsal olduğuna da inanmıyorum. Mutsuzsan ayrılacaksın. Hayata 1 kere geliyorsak öncelik kendi mutluluğunuz olmalı. Eşinizin veya çocuğunuzunki değil.

Siz mutlu olasınız ki eşinize, ailenize, arkadaşlarınıza veya ileride olursa eğer çocuğunuza verecek mutluluğunuz kalsın.

Netflix de "Kuvvetli bir alkış" ı izlemediyseniz birlikte izleyin belki çocuk yapmaktan biraz vazgeçersiniz :D

Teyzem geçen 60 yaşında boşandı. Çocuklar için katlandım yıllarca dedi. Katlanmak zorunda değilsiniz. Yani başından çözebilirsiniz. Bunu siz veya eşiniz kötü olduğu için değil, birbirinize uymadığınız için yapmalısınız. Uymak zorunda da değilsiniz ama zıtlığın uyumunu bile yakalayamıyorsanız o ilişkiyi sürdürmenin hiç bir anlamı yok.

Sanki ayrılsam başkası daha mı iyi olacak düşüncesi yanlış. Sorun daha iyi veya kötü olması değil zaten. "Daha uyumlu" olması. ki bu da vardır.

Ama bazen eşin 6 tane özelliği çok iyidir, 4 tanesiyle baş etmeye alışırsın, devam edersin. Bu da kafidir. Bazen de 9 özelliği çok iyidir, kim gelse eşinizi havada kapar, o kadar iyidir. Oma o kötü 1 tane özelliği size o kadar batar ki koşarak uzaklaşırsınız. Benim daha önce böyle bıraktığım uzun ilişkilerim oldu. Gram pişman değilim. Herkes dengini bulmalı. Zihnen, bedenen, ruhen, mantıken.. artık nereden bakıyorsanız.

İlla %100 anlaşılacak diye bir şey yok ama birbirinizi idare etmeyi, sorunları idare etmeyi öğrenmeniz lazım. Bakın katlanın demiyorum. Baş etmeyi öğrenmek lazım. Baktınız sizi çok zorluyor, olmuyor, ümitsiz vaka. O zaman bitirmek yanlış bir seçenek değil bana göre.
0
ananiyimioguz
(13.03.24)
Hepsini okudum o iş olmaz çocuk sahibi olmayın erteleyin önce aranızı düzeltin derim.
Eşiniz yanlış yapmış
40e 15 yıllık evliyiz
0
basond
(13.03.24)
Evli bir kadın olarak yorum yapmak istiyorum burayı okuyup gaza gelme. Bu saydığın sebepler boşanma sebebi değil.
Sadece sen yönetmeye yatkınsın, eşin de tembelliğe. Tıpkı benim evliliğim gibi :)
Başlarda bizim de böyle problemlerimiz oluyordu çünkü ben tembelim ev işi sevmiyorum yapmak da istemiyorum. Eşim de sizin gibi her şey tam düzenli ve muntazam olmalı diye düşüyordu.
Tezgahta patates soyarken neden altına bir şey sermemişim, neden salatalıkların kabuğunu orda kurutmuşum filan. Dedim bunun sana ne zararı var? Patatesi soyunca en son tezgahı siliyorum o yüzden altına bir şey koymak istemiyorum. Bu sadece bir örnek. Böyle onlarca olay vardı. Bir süre düşündü ve bana hak verdi. Haklısın aslında onun kimseye zararı yok ama ben alışmadığım için yanlış bir şey yapıyorsun gibi geliyor dedi. Dedim yanlış filan değil bu benim tarzım. Benim hayatım. Kimseye zararım yok.
Demem o ki bulaşığın 9 da değil de 11 de yıkanması kimseye zarar etmez. Hatta erkesi güne kalsın. Ne olabilir ki huzurdan önemli mi.
Kocam bu huylarını bıraktı valla 2 senedir cennette yaşıyorum. Kendisi için de öyle büyük bir stres kaynaği kalkmış oldu. Skeym tezgahı da bulaşığı da yani. Takıntı bunlar hep.
0
yenibirgüzelnick
(13.03.24)
yazacak çok şey var ama öncelik olarak çocuktan net olarak vazgeçin.
ondan sonra sağlıklı bir şekilde düşünüp karar verin.
çocuk sonrası boşanmak çok zor hele kadın için.
0
nuisance2
(13.03.24)
sorun sadece ev işleri meselesi ise bu konuda sorumluluğu daha fazla almanız gerektiğini düşünüyorum.
evet bencilce, fakat ev arkadaşı gibi iş bölümü yapmak erkeğin doğasına uymuyor.
modern yaşam erkekleri kadınlaştırıyor sonra da kadınların erkeğin bu şekilde olmasından rahatsız oluyor.

diğer konularda bir sorun olmadığından eminseniz kocanızı ev işlerine hiç bulaştırmayıp bir süre gözlemleyin(gerekirse yardımcı v.s.), bence işler değişecektir.

planlı çocuk yapma konusuna gelirsek, yumurtlama dönemi v.s. takip etmek bunları tamamen çöpe atın. aklınıze bile getirmeyin.
biz bu şekilde 1 yıla yakın uğraştık sonra ara verip normal sürece girdiğimizde çocuk olmuştu.
bu işlerde psikoloji > fizyoloji.
ayrıca kendinize eziyet etmenize gerek yok.
0
nuisance2
(13.03.24)
@ananiyimioguz teşekkürler kendi açından anlattığın için. Meşhur bir kitap var ya Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten, bana onu hatırlattı söylediklerin. İçeriği günümüze göre artık biraz seksist kalıyor ama bakış açımı bayağı değiştirmişti okuduğumda. Erkeklerin bizim gibi olmadığını ve olamayacağını kabul edersek ve bu ön kabule göre davranırsak mutlu olabileceğimizi anlamıştım. Orada da yazıyordu mesela, "Erkeklerin kadınların aklından geçenleri tahmin etme gibi bir sorumluluğu yok": Yalan yok buna çok içerliyorum ama dikkat etmeye çalışıyorum. Mesela ilk çocuk düşünmeye başladığımızda ayın o belli günlerine neden hiç dikkat etmiyor diye sinir olmuştum. Sonra gittim söyledim, her ay şu şu günler önemli, o günlerde lütfen biraz daha birbirimizle ilgilenelim ortam yaratalım, vazife gibi olunca kendimi kötü hissediyorum diye. Şimdi bunu bir iki kere söylemiş olmam ve tamam demiş olması yetmiyor mu? Her ay da söylenmez diye düşünüyorum, her ay gerekliyse pes.
Bir de ben bu kitabı okumuş ve biraz da olsa kendimi düzeltmeye çalışmıştım, ondan da okumasını rica ettim ama okumadı. Aklıma geldi şimdi :|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Sizin biraz bosvermeniz biraz da kabullenmeniz lazim. Is sizin istediginiz gibi yapildi mi kismina değil is en sonunda yapildi mi kismina odaklanip sukretmek lazim, erkeklerin en beceriklisi bile bu kadar oluyor max, bunun otesi instagramda evin her tarafini fosur fosur yikayan adam.

Ovulasyon gunlerine bağlı seks yapmak sıkıcı ama garanti bir yontem. Ovulasyon takip ederken hamile kalamiyosam takip etmesem hic kalamam diye dusunmustum (kaldim). Ilk gun neyse de sonra ovulasyon donemi diye görev gibi 3 gun arka arkaya yapmak canimi sikiyordu mesela. Artik 3. gun naparsan yap gorev oluyor o.

Benzer yollardan gecmis biri olarak (35 k, 5 yil evlilik) duzelmeyecek şeyler değil ama iki tarafın da kendinden odun vermesi lazim biraz. Bence takmamayi ogrenmenin yollarini gelistirerek mutlu bir evlilige kavusabilirsiniz.
0
instant crush
(13.03.24)
@nuisance2 buna katılmıyorum ya, ev işleri erkeği kadınlaştırıyor diye hem dışarda çalışıp hem evin çoğu yükünü alırsak bizim suçumuz ne? O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de. Çünkü bu kadar yükle ben de kadın olmaktan çıkarım.

çocuk konusunda da, evet yumurtlama takibi nefrettt bir şey. Ama işte dediğim gibi sık sık yapan bir çift olsak zaten denk gelir diye düşünerek özellikle o günleri kovalamam. Ama sık yapmayınca bari o günlerde olsun diye dikkat etmeye başlıyorsun ister istemez:|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
temizlik-yemek işinin kadının vazifesi olması bi şekilde insan örfüne yerleşmiş.

siz rolleri değişmişsiniz, kentli modern çift filan. kocanız yeni rolü pek de kabullenemediği ama söylemeye çekindiği için işi ağırdan alıyor bence.

"O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de." evet. yapabiliyorsanız yapın. geçim de erkeğin yüküydü. roller değişti. insanlığın son birkaç yüzyılının macerası bu.

çocuk yapamama meselesi evlilikleri sarsıyor. bu normal.

çocuk yapamadığı için erkekliği incinmiş olabilir onun da. diğer ihtimaller de var, evlilik değil bekarlık istiyor olabilir ama bunlar spekülasyon olur.

boşanma lafzı hoş değil ama konuşulabilir

burada afedersiniz d*yy*sluk ettiği şey, gidip başkasından yaparsın demesi. çüş. karı koca birbirine böyle derse, hukuklarını büyük yaralar. o yara özürle bile tamamen kapanmayabilir.

bu sonuncu konuyu bi irdeleyin. meselenin ayıbını tane tane anlatın. pişmanlıkla af dilerse, gafletse söylediğini derse, bi şans verebilirsiniz. size kalmış.
0
lambırcek
(14.03.24)
bi twit vardı, evlilikte kadının en büyük sorunu yemeği kim yapacak değil bugün yemekte ne yapsak ne yesek sorunu. ben de bunu yaşıyorum. yemek işi bende ama cidden bugün napacağım olayı beni yoruyor mesela.

diğer konuda da kimi zaman benim kimi zaman eşimin motivasyonu veya enerjisi olmuyor. darılmamamızın sebebinin birbirimize açık olmak olduğunu düşünüyorum. her şeyimizi açık açık o an söyleyip bitiriyoruz. sonu kavga da olsa seks de olsa bunu yapıyorum ben
0
Hallegadola
(14.03.24)
12 yil evli erkek olarak yazayim.
Sizin durumunuzdaki ciftler bosansa evliliklerin yarisi falan biterdi.
Bence esinizin tabiatinda mutfakda zaman harcamak yok.Is bolumlerini tekrar kontrol edin.Gerekirse alisveris, temizlik vb. esinizin yapabilecegi isleri yapsin.
Esiniz muhtemelen sizin gecimsiz, yuzu gulmeyen, surekli dirdir eden sorun cikartan biri oldugunuzu dusunuyor.Ettigi gereksiz kufurden de bir seyleri yerli yerine oturtmaktan, huzurluzluktan biktigini gosteriyor.bence overthinking yapmayi birakip guler yuzlu biri olmaya calisin. Erkekler icin evin bal dok yala olmasi yada evde guzel yemek yapilmasi degil guler yuzlu ve anlayisli bir es daha onemlidir.Esinizin cocuk ruhlu oldugunu yazmissiniz.Bilmem farkinda misiniz ama cocuk ruhlu birine karsi despot anne rolunu oynuyorsunuz.Bu sekilde gecimsizlik olursa yatakta da sorun olmasi cok normal.Ben sizi daha haksiz buldum.Biliyorum bu yazdiklarim hosunuza gitmeyecek bana kizacaksiniz ama dusunmeye deger bence.Yangina korukle gitmeyin.
0
turkuaz
(14.03.24)
yani mutsuz bir evlilik evet ama toksik bir evlilik değil. sadece rutine ve tekdüzeliğe hapis olmuş gibisiniz. tutku, arzu ne bileyim heyecan kalmamış pek. çocuk yapsanız da eşinizden ekstra destek, anlayış göremeyebilirsiniz. bu sizi daha çok üzebilir. çok çocuk heveslisi olsa eşiniz kendisi zaten bu süreçte takip eder, elinden geleni yapardı.
bu arada şeyi anlıyorum özellikle uzun süreli denemelerde bir noktada neden olmuyor stresi ile beraber insan darlanıyor ve zul gelmeye başlıyor. ama bu başka bir bıkkınlık boyutu gibi. gençsiniz, bence hayatınızı mutlu olmadığınız bir ilişkide feda etmeyin, çocuğu da mutsuz ve anlamsız bir birlikteliğin içine doğurmayın.
anlıyorum anne olmak istiyorsunuz, ama sizin anne olma hakkınız, çocuğunuzun mutlu ve sağlıklı bir ailede büyüme hakkından daha öncelikli değil maalesef.
0
wild honey suckle
(14.03.24)
erkekler gene bildiğimiz gibi... "ne var canım daha fazla fedakarlık yapsan" noktasından bakmışlar.
eşinin sana ettiği laftan sonra diğer şeylerin konuşulmasını çok saçma buluyorum. o sebeple kısa kestim.
0
suyin
(14.03.24)
Benim düsüncem senden beklenen; tipik ev kadınlığı ama adama rahat da vermemişsin o da küfür etmiş. Mutlu değilsen yaşın gençken ayrıl.
0
Coma
(14.03.24)
tüm evlilik ile ilgili sorunların temel sebebi, farkında olmadan yükselen stres seviyemiz. Hızlı yaşam, strese, stres huzursuzluk ve tahammülsüzlüğe , ve bunlarda insan ilişkilerine olumsuz olarak yansıyor, diğer her şey bahane ve teferruattan başka bir şey değildir.

Bunun imkan elverdiğinde doğa içinde küçük bir köy ve ilçede yaşamak için plan yapın , hayatınız yavaşladıkta , toprak ve doğra ile temas ettikçe her şeyin yavaş yavaş düzeldiğini göreceksiniz.

Belki inanmayacaksınız ama deneyin, yoğun şehir hayatı insanın doğasına en baştan uygun değildir .Ne varki bu şekilde yaşamayı farkında olmadan zorlanıyoruz.
0
Rao
(14.03.24)
@Rao, başta kulağa mantıklı gibi gelse de benden 2 önceki kuşak köyde yaşamışlar ve köy ortamında da gayet kavga, atışma, küslükler, cinayetler, adam kaçırma, tecavüz, adam vurma.. biraz daha doğuya gidersek töreler falan...

Ya komşu komşuya bahçesine ağaç sarktı ve bişey yapmadı diye 3 yıl küs kalır mı?

Kalır, onların dünyası da o çünkü.

Babaannem alzheimer olmasaydı da anlatsaydı size neler çektiğini. Kırsalda yaşayan bir kaç nesil öncemizde katlanma diye bir şey vardı. Artık kadınlar 1900lerden sonra iş hayatlarına girdiğinden beri bu pek kalmadı. Kimse birinin kahrını çekmek istemiyor veya sesini çıkarıyor artık.

Yani ben kendi dünyamızı büyültmenin veya küçültmenin sorunu değiştireceğini düşünmüyorum. İnsanın olduğu her yerde huzursuzluk, kavga, atışma olurmuş gibime geliyor. Doğamızda var yani. İstediğiniz kadar küçültük, heidi gibi yaşayın, artık o dünya sizin için yine normal olacak.

Ama şehrin, işlerin, kalabalığın vb. bir dünya etkenin bizi aşağı çektiği konusunda haksız değilsiniz.

@ustapasta, tekrar gelmişken şeyi demeyi unuttum, evet yukarıda da yazmışlar, kadınlar mesela eleştirirler annen miyim ben senin diye ama anne gibi davranmaktan da alıkoymazlar kendilerini. Burada bir çelişki yok mu.

İlişkinin başlarında eşim biraz evhamlı ve biraz kontrolcüydü. Yemek yedim mi, camı kapattım mı, üstüme bişey aldım mı, üşüttüm mü, kurulandım mı vs vs saymakla bitmez. ya kontrol eder ya da arar sorardı sürekli.

Anlam veremeyeceğim şekilde strese girer, meraklanırdı. Huzursuz olurdu. Bazen bir şeyi yapmadıysam sinirlenirdi, küçük çocuğa yapar gibi söylenirdi.

Ben de aşırı sülalem rahat bir insanım. Onu gördükçe iyice heyheyleri geliyordu.

Sonra ne olduysa bir ara aydınlanma geldi. Ya ben niye strese giriyorum koca adam gece yemek yiyemedi mi, dolapta bişey yoktu aç mı kaldı falan diye, huzursuz oluyorum. Gider en kötü makarna yapar, hiç bişey olmazsa yemek söyler açlıktan ölecek hali yok ya.

Diye bir ara gelince söylenmişti. Ondan sonra da böyle kontrolcülük yaptığını görmedim.

Ben onun beni yine düşündüğünü başka şeylerde anlayıp hissedebiliyorum ama bu tarz konularda "annelik taslama" huylarından erkenden uzaklaşmasına ben çok sevindim.

Yani bazen kızdığınız şeyi siz kendiniz yapıyorsunuz, çok takılmamak lazım. Hem siz rahatlarsınız hem eşiniz.
0
ananiyimioguz
(14.03.24)
@ananiyimioguz

Her türlü senaryoda negatif örnekle her zaman vardır, buna şans vb artık ne derseniz.
Ancak şöyle bir durum var ki ,yaşanılan yere bölge insanına , vb. göre çok değişkenlik gösteren bir durum.
Kal di ki, bundan insanlar ve nesiller değişiyor, bundan 50 sene önceki ve bugün ki toplum yapısı aynı değil.

Tüm olumsuzluklara rağmen ,doğanın, sessizliğin, temiz havanın , türlü kirlilikten uzaktan durmanın ve yavaş hayatın insana katacağı pozitif etki gerçeğini değiştirmez.
0
Rao
(15.03.24)
@ananiyimioguz aslında hiç anaç biri değilimdir. Mesela dışarda bir planım varsa onun evde ne yediğini ne yiyeceğini sormuyorum, kadınlar olarak erkeklerin beslenmesinden sorumlu olmamalıyız diye düşünüyorum. Hani tepki anlamında sormamak değil, bunu sormak ya da düşünmek aklıma gelmiyor. Birçok kişi böyle değil. Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız. Bence bu durum erkeklerin de hoşuna gitmiyor zaten. Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, bunun baya baya yaygın olduğunu fark edince de şok yaşamıştım:D


Eşimin şahsi konularında müdahaleci değilim rahatım, kendi tercihleri sonuçta. Ama ev düzeni beni de etkilediği için her şeye de bana ne diyemiyorum işte. Biraz aşmaya çalışıyorum, bahsettiğim kitaptan sonra oldu bu hatta. Mesela eşimin annesi yemek konusunda çok kendini yoran biri değil, o da öyle alışmış. Önüne bir çeşit koysan ya da kahvaltı gibi geçiştirsen okeydir. Bizde ise yemek çok çok önemliydi, ben de öyle alışmışım öyle devam ettirmem gerekiyor gibi davranıyordum hep. İşten gelip üç çeşit yemek yapmak, ya da uğraştırıcı güzel yemekler yapmak için iki saat uğraşıyordum, haliyle çok yorulup hırçın oluyordum eşime kızıyordum. Ben iki saat ayakta yemek yapayım, o gelsin 10 dkda bulaşıkları toplayıp geçsin oh ne ala diye. Sonra kitapta okudum, sizden talep edilmeyen fedakarlıklar yapıyor ama karşılığını göremeyip üzülüyorsanız, belki de o fedakarlığı yapmamalısınız diye. O anda bir aydınlanma geldi, adamın benden üç çeşit yemek beklediği yok, ben kendime bu işi çıkarıyorum, hem yoruluyorum hem haksızlığa uğradığımı düşünüp kızıyorum. Üstelik annem çalışmıyordu, ben işten gelip neden bunu yapıyorum diye düşündüm ve bıraktım. Basit şeyler yapıyorum, yalnızca yemek konusunda değil diğer konularda da rahatladım.

Ama işte dışardan baktığında mesela iş paylaşımımız var. Etrafımda birçok kadın da "söylediğinde yapıyorsa ona da şükür" modunda. Fakat ben 36 yaşında bir insana devamlı ne yapılması gerektiğini söylemeyi kabullenemiyorum. Erkekler böyledir diyip geçmeyi de öyle, acaba böyle midir yoksa böyle mi alıştırıldılar? Dm'den bu "zihinsel yük" ile ilgili güzel bi çizim gelmiş onu da paylaşayım: ekmekvegul.net
Mesela ben de kahvaltı sonrası çayımı içerken yalnızca çayımı içiyor olmayı isterdim. Çay içerken akşam yemeğinin malzemelerinden neler eksik, dışarı çıkıp ne almak lazım diye düşünmek yerine. O zaman sen de düşünme diyip geçilemiyor, saat akşam 7 olunca o malzemeler bir anda belirmeyecek çünkü. Eşim olsa akşam yemeği saatine kadar bir şey düşünmez, saat 7 olunca duruma ayıkır. Bu kafa rahatlığı acaba nasıl bir şey, biz de bayılmıyoruz bir şey yaparken başka şey düşünmeye. Düşünen olmayınca ev işleri aksadığından mecbur kalıyoruz. Yahu mesela yemeği ocağa ısıtmaya koymuşum bir iş çıkmış beş dk içeri geçmişim, eşim mutfakta sigara içiyor telefonda bir şeyler izliyor. Mutfağa giriyorum ki cazır cuzur ses geliyor yanacak yemek nerdeyse. Mutfakta ama onu fark etmiyor mesela, çünkü kendisine söylenmemiş. Hani bu kadar obvious bir şeyin söylenmesi de biraz insanın zekasına hakaret sayılmaz mı? Bu kadarının da yapısal olduğu bence biz kadınlara yutturulmuş bir yalan.

Eşimle konuştuk bu arada. Ettiği kötü söz ile ilgili, sigarayı bıraktığı için bazen anlamsız bir öfke yaşadığını söyledi, bunun mazeret sayılmadığını biliyorum dedi ve özür diledi. Doktor sperm analizini görünce sigarayı bırakmasını istemişti, çocuk sahibi olmayı çok istediği için hemen bıraktı (oversharing reis online).

Temizlik konusunda da, temizlik günleri yaşadığımız gereksiz gerginlikler için şunu dedi, "ben sana sinir olmuyorum, temizlik yapma eylemine sinirli oluyorum. Yani temizlik yaptığım için gergin oluyorum." Ama bunu yapmak zorunda olduğumuzu, benim de bayılarak yapmadığımı, bu gerginliği bana yansıtmasının saçma olduğunu anlattım dikkat edicem dedi bakalım ne olacak. Çocuk gelince sorumluluğumuzun daha fazla olacağını, şimdi böyleysek ileride daha çok sorun yaşayacağımızı, o yüzden çocuk düşüncesini ertelemek istediğimi söylediğimde üzüldü. Artık daha düzenli olalım ben de dikkat edicem dedi. Temizlik için birini ayarlamayı düşünüyorum, en azından yüzeysel şeyler kalsın bize. Durumlar şimdilik böyle.
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
". Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım,"

amacım laf söylemek değil ama böyle düşünüyorsanız aile olmanız zor.
çok bencilce bir düşünce bence.
siz ev arkadaşı olarak görüyorsunuz bence.
0
nuisance2
(15.03.24)
@nuisance2 herkesin “kendi” valizini hazırlaması nasıl bencilce oluyor anlamadım. Tam tersi senaryo olsaydı ne diyecektiniz? Eşim benim valizimi hazırlasın o zaman öyle aile olalım, o olmuyor ama dimi? Çocuklar bile 3-4 yaşından sonra ne giyeceğini kendi seçmek istiyorken bu durum bana komik gelmişti ama görüyorum ki burada bile varmış:D
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
"Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız"

komiklikten ziyade mevzu şu aslında, adam(kadın) üşümüyor olabilir. ama eşi tarafından en azından kendisini düşündüğüne yönelik jesttir, iyi hissettirir. adam(kadın) evde açlıktan ölmez belki, ama dışardaki eşin onu da düşünerek belki yemek hazırlayıp
bırakması da aynı şekilde jesttir. adam(kadın) valiz hazırlamayacak kadar yorgun olabilir. eşin valizi hazırlaması jesttir. adam(kadın) ilaçlarını takip etmeyi unutabilir. eşin bunu bilip onun yerine hatırlaması hoştur. bu tip ufak gibi görünen davranışlarla zaten bir aile ortamı oluyor. nuisance +1 ev arkadaşlığı konusunda.
0
sarahkerrigan
(16.03.24)
Parantez içinde hep kadın da yazmışsınız ama, pratikte bu tür “jest”leri yapanların genelde erkek olmadığını hepimiz biliyoruz.

Daha bugün twitterda bir video gördüm, erkek işten eve kadından önce geliyor ve yemeği hazırlamış oluyor, kadın bunu videoya almış ve gayet mutlular. Yorumları görmeliydiniz, aşağılama ritüeli demişler, kadın erkeği s.kiyor demişler, bir adam bunu nasıl kabul eder demişler:D mesele beraber yenecek yemeği erkeğin hazırlamış olması.

Tam tersini düşünelim, kadın işten eve erkekten önce geliyorsa yemeği hazırlamaması söz konusu bile olabilir miydi? Sanmıyorum. Gerçek hayatta neyin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. “Jest” yapan da, aman nolcak canım seviyorsa yapmalı, bunların hesabını yapıyorsa sevmiyordur denilen de kadın oluyor.

Konu benim konumdan çıktı şu an, şaşkınlıktan eşime şükrederek feminist manifesto yazıcam az kaldı:D
0
🌸ustapasta
(16.03.24)
okumaya bile dayanamıyorum bazı yorumları. sen bildiğin gibi devam et pasta bence...
0
suyin
(16.03.24)
(3)

Bim'de satılan crealty 3d yazıcı alınır mı?

veritaslibertas
link: https://www.bim.com.tr/aktuel-urunler/k1-12x-daha-hizli-3d-yazici/aktuel.aspxbu yazıcıyı daha önce incelemiştim, internette fiyatı 30bin yaklaşık, buradan alınır mı? garanti vs için sorun yaşar mıyız acaba?
link: www.bim.com.tr

bu yazıcıyı daha önce incelemiştim, internette fiyatı 30bin yaklaşık, buradan alınır mı? garanti vs için sorun yaşar mıyız acaba?
0
veritaslibertas
(13.03.24)
sıkıntı olacağını sanmam
0
gurur
(13.03.24)
ben direnc.net ten almıştım, servis ihtiyacında kendileri aracı oldular 2 3 kez. bim den aynı performansı bekleyemezsiniz bence. çok iyi bir servisi distribütörü vb. yok anladığım kadarıyla.
0
kveldulv
(13.03.24)
İlk makineniz ise almayın size sıkıntı anında yardımcı olabilecek bir servisi olan yerden alın bu makinenin ilk serisinde kronik sorunlar vsrdı diğer seride giderilmişti bu ikinci seri dendi ama net bilmiyoeum doğru mu
0
basond
(13.03.24)
(16)

işyerinde platonik aşık olunan kadına doğumgünü kutlaması

ekonomimagduru
işyerinde bir kadına aşık oldum. hem de öyle böyle değil. büyük bir kampüste farklı departmanlardayız. öğle aralarında yemekhanede/bahçede veya bazen kantinde görüyorum. aylardır aklımda. her gün görmeye çalışıyorum. önce içime attım, boşver dedim ama içime attıkça daha da büyüdü. ona olan ilgimi çe
işyerinde bir kadına aşık oldum. hem de öyle böyle değil. büyük bir kampüste farklı departmanlardayız. öğle aralarında yemekhanede/bahçede veya bazen kantinde görüyorum. aylardır aklımda. her gün görmeye çalışıyorum. önce içime attım, boşver dedim ama içime attıkça daha da büyüdü. ona olan ilgimi çeşitli şekillerde belli ettim. benim onunla ilgilendiğimden haberi olduğuna eminim. hayatında birisi var mı yok mu bilemiyorum. instagram hesabında tek başına olduğu bir profil fotoğrafı var. yaşlar ben: 37, o: 30.

şimdi... önümüzdeki günlerde doğumgünü var. doğumgününü kutlamak istiyorum. ama nasıl yapsam bilemedim..

önceliğim doğumgününe kadar bir şekilde konuşmak. hep çalışma arkadaşlarıyla gezdiği için yanına yaklaşamıyorum. ama becerebilirsem öncelikle birebir görüşeceğim. olmadı doğumgününde biraz tekila bir şeyler içip gözümü karartıp yaklaşmak istiyorum.. belki dışarıda yakalarım, belki ofisine gider yanına konuşurum. bunu yapabileceğimden emin değilim. doğru yöntem bu mu bunu da bilmiyorum.

eğer olur da birebir konuşamazsam nasıl bir yol izlemeliyim? aklımda çok çeşitli senaryolar var.

a) teams'ten yazayım.
b) dahiliden arayayım.
c) email atayım. (sahte hesapla mı gerçek hesapla mı?)
d) instagram'dan yazayım. (sahte hesapla mı gerçek hesapla mı?)
e) aracına not bırakayım.
f) doğumgününden bir gün önce ofisine not bırakayım, sabah gelince görsün.
g) telefondan arayayım. telefonunu e-devlet sızıntısı döneminde bulmuştum. kimseden almadım.
h) o gün işe gelirken/iş çıkışı karşısına çıkayım.

işe gelişte/iş çıkışta karşısına çıkmak kendini av gibi hissetmesine neden olur. o da aklıma geldi.

hediye alsam.. hiç tanımayan biri için aşırı olur.

doğum günü kutlamasında, kendi adımın olmadığı seçeneklerde (e,f,g) kendi adımı belirtsem mi? belirtip rezil olmak istemiyorum belki çevresindekilere gösterir (yakın çevresinde tanıdığım biri var).. belirtmesem de ben olduğumu bileceğini düşünüyorum.

bir de ben onun doğumgününün hangi gün olduğunu sistemden gördüm. eziklik olur mu? "tanımayan etmeyen, ama ilgilenen biri uğraşıp doğum günümü kutlamış, vay ezik" der mi? boş geçmek istemiyorum. bu sene içinde tanışırsak ki tanışmak istiyorum, ona bu kutlamayı hatırlatırım.

özellikle kadın arkadaşlar. ilgisinin farkında olduğunuz birinin size doğum günü kutlaması hangi şekilde olsaydı en az rahatsız olurdunuz?

uzun zamandır yalnızım ve böyle bir hissi uzun zamandır yaşamıyorum. başka hiçkimsede olmayan şeyler onda oluyor. çok heyecanlanıyorum..
valla beynim yandı kaç gündür düşünüyorum. bi el atın.
0
ekonomimagduru
(12.03.24)
doğum gününü kutlamayı pas geç. stalker gibi gözükeceksin. öncelikle minik diyaloglar yarat.

aman ha sakın bu yazdıklarının hiç birini yapma. yalnızlık ve bu kadar içinde kurma nedeniyle social awkward bir sahne yaşanacak ve büyük ihtimal yüzüne gözüne bulaştıracaksın.

radarına gir. işle ilgili birlikte çalışma, danışma gibi bir planın olsun. büyük jestler asla yapma.

korktum hacı senden.
0
gabe h coud
(12.03.24)
İşi karıştırma, sosyal medyasından ekle yüz vermezse kabul etmezse unut. Ederse oradan yürü.
0
Kahvedesu
(12.03.24)
Bence de bunları yapmayın. Ezik demesini geçtim sapık bile sanabilir. Yüz yüze tanışabiliyorsanız tanışın,olmazsa da instagramdan arkadaşlık gönderin. Kabul ederse, ordaki paylaşımlarından iletişim kurmaya çalışırsınız.
0
asteriks
(12.03.24)
okurken ürperdim, saydığın seçeneklerin her biri birbirinden beter. kıza 30. yaş gününde hayatının travmasını yaşatmak istemiyorsan hiçbirini yapma lütfen.
0
hrskrs
(13.03.24)
Kendi icinde fantaziler kurgular yasamana gerek yok. Fazla ilgili oldugunuzu belli etmeyin, manyak bu der. Girisiminizi kiz rahatca dusunup cevap verebilecek bir sekilde yapmalisiniz. Dogumgununu kutlayacak bir samimiyetiniz yok. Tanimiyorsunuz bile kizi. Ters teper. Sosyal medyadan ekleyin, kabul ederse birkac gun sonra "gorustugunuz kimse var mi bilmiyorum ama ben sizi merak ediyorum, bir kahve icmek isterim" gibisinden niyetini belli eden bir mesaj atabilirsin. Olmazsa da asla ustelemeyin :)
0
The_Lollok
(13.03.24)
birde isimsiz çiçek gönder istersen
arkadaş çık karşısına konuş kutla tanış.
bu gibi girişimler AŞIRI ters tepiyor, iş yerinde özellikle yayılıyor ve insanlar arkandan çok hoş şeyler söylemiyor
0
eja
(13.03.24)
teşekkürler yanıtlarınız için. korkutucu gibi geldiğini düşünmemiştim.

aslında geçen sene şirkette sistemde "bugün doğumgünü olanlar" gibi bir fasilite vardı. geçen sene kutlamıştım. o da teşekkür etmişti. uygulama teşekkürü bu arada, yazılı değil. şimdi o fasilite yok.

o zamanlar bu kadar ilgili değildim. işyerinde biriyle ilgilenmek hiç tarzım değil. zaman içerisinde ilgim arttı, birçok yerde karşısına çıktım. bazen gerçek tesadüflerle bazen benim kurguladığım tesadüflerle birçok yerde karşılaştık. göz asinaligi olmasi icin yaninda yöresinde bulundum birçok kez. yani öyle iki üç günlük bir mevzu değil, bir seneden fazladır ilgi alanımda. ama tanışmaya geçemedim bir türlü.

tanışmayı çok da istemedim açıkçası. başlangıçta birini görüp heyecanlanmak, mutlu olmak hoşuma gitse de dediğim gibi işyerinde birine ilgi duymak bana çok ters. kendimi frenleyip uzak durmaya, başka biriyle ilgilenmeye çalıştım ama daha kötü oldum. kendimi ondan uzaklaştırmaya çalışmak daha kötü aşık olmama sebep oldu.
0
🌸ekonomimagduru
(13.03.24)
Yazdiklariniz cok korkutucu geldi +1 ozellikle yasinizdan dolayi, 20 yasinda biri yazsa cocuk derim de, 37 yasinda sahte instagram hesabindan yazmayi dusunmek, edevlet sizintisindan telefon bulup aramanin normal oldugunu dusunmek vs. Kafanizda yarattiginiz fiction bir karaktere takinti yapmis ve gozunuzde cok buyutmus gibisiniz, en azindan anlattiklarinizdan. Bence bi adim geri alin, kendinizi sakinlestirin biraz. Bu hali ile istemediginiz bir sonuc daha yuksek ihtimal. Ayrica kendinize koydugunuz bu 'dogumgunu' deadline'nini kaldirin, yavas yavas konusmaya dogal akisinda bir tanisiklik yaratmaya bakin. Kadin hakkinda ve ozel hayatina iliskin hicbir fikriniz yok. Su halde ztn dogum gununde not yazdiniz diye bir iliskiye baslama ihtimaliniz 0. Ayrica acilip ne diyeceksiniz, ben sana asigim mi? Evliyim dese ne olacak? Ne gerek var buna. Bi tanisin bakalim, belki gercekte muhabbetiniz uyusmuyordur.
0
kassiopeia
(13.03.24)
Böyle yaptığında akılda kalıcı olacağını, romantik olacağını ve iz bırakan bir insan olacağını düşünüyorsun galiba. Aslında doğru akılda kalıcı olursun ama korkutucu olarak. Bana böyle planlar yapılsa yemin ederim, gizli saklı istifa ederim ve sırra kadem basarım. Hatta taşınıp izimi kaybettirmeyi düşünürüm. Telefonumu, herşeyimi değiştiririm.
0
rock n roll
(13.03.24)
Dediklerinin ve dusunduklerinin hicbirini yapma cok ürkütücü. Normal ayni yerde çalışan insanlar olarak selamlasip havadan sudan sohbet etmeye çalışabilirsin sonra da kahve molasi gibi bir sey onerebilirsin en fazla. Kadin zaten birkac kez karsisina ciktiginda çoktan anlamistir ilgini. İlişkisi olma ihtimali de cok yuksek. Kendi icinde büyüttüğün platonik ask olarak degil normal is yerinde bir insan olarak dusunmen gerek.
0
instant crush
(13.03.24)
instadan normal kendi profilinden ekler, sonra da 2 cümle mesaj atardım. doğum gününü falan geçerdim. ok ise devam yoksa yol verip öne bakmaca.

dedikleriniz ürkütücü ayrıca. be normal.
0
baldan kaymak
(13.03.24)
arkadaş gerçekten yazdıkların korkutucu.
normal git konuş kahve içmeye davet et. bırak dogumgununu falan artık cocuk değilsiniz.
0
sizofren06
(13.03.24)
aslında birkaç ay önce kendi profilimden eklemiştim. kabul etmedi, ama isteği silmedi de.. ben de isteği iptal ettim..
0
🌸ekonomimagduru
(13.03.24)
sadece son yazdiginiza iliskin olarak, istegi kabul etmemis cunku hic tanimadigi bir insanin ozel hayatina dahil olmasini (instagram mesela benim icin ozel bir alan) istememis, ancak reddetmemis cunku is arkadasina ayip olacagini dusunmus, bu sekilde bir yuzgoz olma olayina girmek istememis. tam benim yapacagim hareket. hayatta kabul etmem ozel hayatimda yakinen tanimadigim bir is arkadasimin istegini, ancak reddetmem de, yuzyuze bakiyoruz diye. insan olan anlar derim.
diger hususlar icin yukardakiler +1
0
songforsomeone
(13.03.24)
arkadaşlar teşekkür ediyorum, sayenizde ciddi bir hatadan döndüm. dışarıdan bakınca daha iyi anlaşılıyor. içinde bulunduğum durumda kafayı sıyırdığım için gözüm kör olmuş. önceliğim birebir tanışmak olacak. bakalım ne zaman..
0
🌸ekonomimagduru
(13.03.24)
Son yorumunla doğruyu bulmuşsun cevap olarak kızı rahat bırak demeye gelmiştim.
Zamana bırak güzelce tanışmaya muhabbeti ilerletmeye çalış+1
0
basond
(13.03.24)
(5)

İş Dışındaki Zaman

rock n roll
Selam, iş dışındaki zamanlarda neler yaparsınız? Daha doğrusu zamanınız oluyor mu? Bir de yorgunluğunuzu nasıl atıyorsunuz?
Selam, iş dışındaki zamanlarda neler yaparsınız? Daha doğrusu zamanınız oluyor mu? Bir de yorgunluğunuzu nasıl atıyorsunuz?
0
rock n roll
(12.03.24)
Pek olmuyor. Akşamları yürüyüşe çıkıyorum arkadaşlarla kahve planım yoksa. Hafta sonlari parka kitap okumaya gidiyorum.
Salonundaki koltuğa yatıyorum direkt yorgun olunca.
0
Amaranta ursula
(12.03.24)
vaktim oluyor ama amele islere kosturmaktan yine mesai gibi stresli geciyor vaktim. dinlenme anlayisim=muzik. en azindan su an boyle
0
ala09
(12.03.24)
instagram’ım yok. Oradan buradan gelen bildirimler yok. Kendime çok zamanım kalıyor. Haftanın üç günü evden çalışıyorum. İşim çok rahat. Spor yapıyorum, kitap okuyorum, müzik dinliyorum. Dizi-film artık izlemiyorum. Arabayla sahil boyu geziyorum. Sahilde yürüyorum. Sitemin arkasında göl var, orada yürüyorum. Arkadaşlarla buluşuyorum. Onlarla yürüyüş yapıyorum.
0
gabe h coud
(12.03.24)
haftaici sabah 7de kalkıyorum. 8de evden cıkıyorum akşam 7de cıkıyorum. 11 gibi uyuyorum hiç zamanın olmuyor. youtubede dizi izliyorum aksamları.
haftasonu cumartesi bahceme gidiyorum. pazar evdeyim maçları izliyorum. standart.
0
sizofren06
(13.03.24)
Sabah 5 de kalkıyorum işe gidiyorum öğleden sonra çocuğu okuldan alıp uyuyana kadar beraber oynuyor eğleniyoruz kitap okuyup geziyoruz sonra uyutuyorum genelde onu uyuturken bende uykuya dalıyorum ertesi gün aynı döngü
0
basond
(13.03.24)
(7)

Tup mide ameliyatı devlette olunmali mi

optimistbakunin
50li yaşlara yakın 160boylarında 104 105kg civarlarında kadın tup mide ameliyati olmali midir. Daha once diyet denemeleri vs basarisiz oldu. Olanlar ya da cevresinde bu ameliyati gecirenler ne dusunuyor
50li yaşlara yakın 160boylarında 104 105kg civarlarında kadın tup mide ameliyati olmali midir. Daha once diyet denemeleri vs basarisiz oldu. Olanlar ya da cevresinde bu ameliyati gecirenler ne dusunuyor
0
optimistbakunin
(11.03.24)
çevremde olup mutlu olanda var, olup sakat kalanda var, olup ölende var, olup eski haline dönende var. olup mutlu olan sayısı az.
0
basond
(11.03.24)
genç bir akrabamız bu sebeple hayatını kaybetti, özel hastanede olmuştu. ödüm kopuyor bu işten. biorezonans ile kilo vermeyi denedi mi?
0
mellifica
(12.03.24)
doktor çok önemli bence, annem oldu sektörün öncü bir doktoruna, bir ton hastalığı ve geç iyileşen bünyesine rağmen 3 günde atlattı, öte yanda daha no-name bir doktora olan tanıdığım 4. ayında hala kusuyordu. ameliyat teknikleri çok önemli anladığım kadarı ile bu durumlarda, biraz şanş biraz bünye.

birde bu ameliyat olarak biten bir süreç değil her 3 ayda bir tonla kan tahlili veriyor doktor ve kontrol ediyor süreci, bunları devlet doktoru yapıyor mu araştırmanız lazım.

ameliyat sonrası uymanız gerekn çok sıkı bir diyet ve prosedür, diyet listesi var bunları ayarlıyor mu devlet doktoru danışın
0
eja
(12.03.24)
Doktor defalarca yapmis ameliyati bir şikayet yok hakkında. Olumsuz bir yorum da yok. Sadece yemeyi seviyor sanki ve diyetlere uyamiyor gibi. Bir de yaş da kafama takılıyor. Bu yuzden yorumlarinizi istedim
0
🌸optimistbakunin
(12.03.24)
diyabet, tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları yoksa ameliyata çok da girmemek lazım bence. sonrasında hep dikkat etmesi gerekecek. dışarıdan sürekli takviler alacak. bir de yine kendini disipline sokması gerekiyor gördüğüm kadarıyla bunu yapamayanlar tekrar kilo alıyor. ayrıca ruhsal olarak da o hazzı alamadıkları için bazen kendilerini daha zorlu durumlara sokuyorlar, o yüzden ameliyat sonrası terapi de önemli gibi geliyor bana. ama tabii ki kronik ve kontrolsüz seyreden hastalıkları varsa ameliyat iyi bir çare olabilir.
0
red g
(12.03.24)
Devlette endoskopi gibi görece daha az riskli bir seyi yaptirtmak bile bir zulümken o tarz riskli bir topa hiç girmeyin derim.

Alaninda uzman bir doktor bulun özelde ama tabii hasta feedback'lerini arastirin sonuçta isim yapip bunun üstüne yatanlar da var.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.03.24)
annem 62 yaşında oldu tonla hastalığı var 1 sene olcak zorla 20 kilo verebildi o da yürüyerek.
şeker hastalığı varsa ve psikolojik yeme bozukluğu varsa zor kilo veriliyor, bizimki mesela yasakken taneli yemekler bulgur pilabı yapıp rondodan geriçip püre gibi yiyordu asdasd o yüzden zayıflayamadı ama iyiki oldu diyoruz hem daha fazla kilo almadı hemde 20 kilo 20 kilodur dedik ama sürecimiz dediğim gibi sorunsuz geçti bi komplikasyon olsaydı aşırı zorlanırdık bunları da düşünmek lazım
0
eja
(12.03.24)
(12)

Çamaşır Kurutma Makinesi Alınır Mı?

edaddy
Bunları kullanıp memnun olanlar yazabilir mi?Electrolux (19K) ve Bosch (25K) modellerine bakıyorum.
Bunları kullanıp memnun olanlar yazabilir mi?

Electrolux (19K) ve Bosch (25K) modellerine bakıyorum.
0
edaddy
(08.03.24)
modelleri bilmiyorum ama alınır. hoover var bizde. gider gerektirmediği için odada duruyor. hafta sonu 5-6 makine yıkıyoruz resmen, hafta içi fırsat olmadığı için. diğer türlü ser, bekle, topla çok uzun iş. bi de kıl tüy toz meselesi de var tabi.
0
elorelia
(08.03.24)
bosch aldık aldığım en iyi beyaz eşya çok kullanışlı
0
basond
(08.03.24)
Bosch 25k nedir? link varsa? kendinden temizlemeli modeli mi?
bosch un kendinden temizlemeli enerji tasarruflusunu aldım çok memnunum elektrik faturasına çok yansımadı. evde hayvan olduğu için aldım tüy toz ne varsa alıyor çamaşırdaki.

kısa program yüksek ısıda hızda kurutmaya çalışırsan tüm pamuklular çeker marka farketmeksizin.
0
eja
(08.03.24)
alınır. bende hoover ısı pompalı var. daha pahalı daha iyi diye bir şey yok bunda. sentetik ve hassas ayarlarını kullanıyorum. çekeceğini bildiğin kıyafetleri bile bile atma, çeker :) hassas ayarda bile çeker. sadece havlu, nevresim, iç çamaşırı bile kurutma makinesinde kurutulsa çok ciddi rahatlık.
0
gabe h coud
(08.03.24)
Siemens kullanıyorum. Bosch ile birebir aynı ürün zaten. Gayet memnunum.

Sadece kazak gibi bazı kıyafetleri kurutmaya atmak sağlıklı değil onları ayrı kurutuyorum onun dışında güzel. Hem giderli hem gidersiz çalışıyor. İlk başta gidersiz kullanıyorduk sonra gidere bağladık daha rahat oldu.
0
nuevo
(08.03.24)
Cevaplar için teşekkürler ilgilendiğim ürünler:

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com
0
🌸edaddy
(08.03.24)
tabi ki alınır. almadıgım günler için pişmanım. bizde grundig var cok memnunuz.
0
sizofren06
(08.03.24)
Kesinlikle alınır, çok işe yarıyor.
Alacağınız modele karar verdikten sonra yakınınızdaki bayiye bir telefon edip fiyat sorun.
Beko'nun bir makinesini aldık. İnternetten 500 TL civarında daha ucuz fiyat verdi ve bayi elemanları bir gün sonra cihazı getirdi, kurdu, çalıştırdı.
İnternetten alınca lojistik firması ile gelecekse sıkıntı. Daha pahalı bile olsa bayiden alırdım ben.
Ek: Bizim aldığımız modelin kazanı çelikmiş bir ucuzundaki kazan başka bir malzemeymiş, ne kadar önemlidir bilmiyorum.
0
michael_knight
(08.03.24)
hoover kullanıyoruz 4 senedir hergün çalışıyor 1-2 sefer. çok memnunuz. ayarlarına bakmanızı tavsiye ederim mesela bizimkinde yünlüler için ayrı bir ayar var sorunsuz kurutuyor yünlüleri. bir arkadaşımda beko var o atamıyo yünlüleri.
0
entropik
(08.03.24)
modellerini bilmiyorum ama makine aldık çok memnunuz, alınır.
0
hrskrs
(08.03.24)
Alınır ancak çamaşırları yıpratıyor. Gardrobu maksimum 2 yılda bir yenilemeniz gerekecek. Değer mi bence değer
0
ferenc
(08.03.24)
arçelik var bende. gayet memnunum.
0
inheritance
(08.03.24)
(3)

amazon gumruk vergisi ve gumruk siniri

Ecesb
selamlar 5000 tlye ahsap bir masa aldim boyutlari 100x40x30 cm yani cok buyuk bir sey degil. 150 euro altinda oldugu icin yine de 150 euroya cok yakin olduğundan şüphelendim. gumruge takilir mi sizce? bir de ek vergi odemek zorunda kalir miyim? benzer tecrübesi olan varsa aydinlatabilir mi? tesekkur
selamlar 5000 tlye ahsap bir masa aldim boyutlari 100x40x30 cm yani cok buyuk bir sey degil. 150 euro altinda oldugu icin yine de 150 euroya cok yakin olduğundan şüphelendim. gumruge takilir mi sizce? bir de ek vergi odemek zorunda kalir miyim? benzer tecrübesi olan varsa aydinlatabilir mi? tesekkurler.
0
Ecesb
(08.03.24)
piyango gibi görünüyor.
0
basond
(08.03.24)
Amazondan aldıysanız zaten size gümrük vergili fiyatını ödetiyor dolayısıyla takılmaz.
0
mirty
(08.03.24)
Geçen ay amazon.us’den 5700 tl’lik ürün aldım. Üç haftada teslim oldu. Hatta dün 67 kuruşluk iade yaptılar.
0
plastik turambar
(08.03.24)
(8)

dolar ne olur?

zalbarath
yerel seçimlerden sonra gidişatı nolur?
yerel seçimlerden sonra gidişatı nolur?
0
zalbarath
(08.03.24)
Artar tabiki. Ama inanılmaz bir artış olacağını da düşünmüyorum şahsen. Yani geçen senelerdeki gibi kredi çekip dolar alıp kar etmek gibi bir şey olmayacak bence.
0
nuevo
(08.03.24)
Seçimden sonra 2 ihtimal var: ya Mısır gibi %50 civarında bir devalüasyon olacak. Ya da faizleri %65-%70 civarına çekecekler. Dolar böyle ufak ufak artacak.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.03.24)
yükselir yada çok hızlı yükselir kısmını soruyorsanız bence hızlı yükselir
0
basond
(08.03.24)
uçuşa geçer
0
sizofren06
(08.03.24)
Ani iniş çıkışlar olmadan yataya yakın yavaş bid şekilde yakın yukarı yönlü. Genel olarak beklenti bu şekilde
0
doharkoman
(08.03.24)
farkındaysanız dolartl 1 marttan bu yana yükselişini hızlandırdı. seçim sonrası nisan mayıs aylarında hızını artıracaktır. çok baskı olustu dolar üzerinde. yılın geri kalanında daha yavaşlayabilir artış çünkü dolar global olarak düşüşte. 2025 yılı ise doların büyük yükseliş yapacağı bir yıl olabilir. çünkü altın, btc, spx bu yılı büyük yükseliş ile geçirecek gibi görünüyor. 2025 yılında işler tersine dönebilr.
0
benarrivo
(08.03.24)
Kaç senedir seçim ardına seçim var diye baskılanan kur, önümüzdeki 4 sene seçim olmadığı için akıp gidecek. Büyük şehirleri AKP alırsa daha hızlı artar ama CHP alsa da artacak. Kaçınılmaz. Yani benzeri daha önce yaşandı ama yine yaşanıp 50 olmaz bence. 36-40 arası bir yerde biter bence.
0
nawar
(08.03.24)
Artsa iyi olur diyecegim de sürekli enflasyon altinda kalacagindan bu bir seyi degistirmiyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.03.24)
(4)

İş amaçlı acil ABD vize başvurusu hakkında

bulbul
Merhaba,Çalıştığım projeler ile ilgili ABD'de düzenlenen bir konferansa davet edildim, katılımcı olarak. Ancak benim vizem yok ve konferansa 3 ay kadar bir zaman var. Çalıştığım şirketin anlaşmalı olduğu turizm acentası ile görüştüm, kendilerinin de en erken 2025 yılı içerisinde randevu alabilecekle
Merhaba,
Çalıştığım projeler ile ilgili ABD'de düzenlenen bir konferansa davet edildim, katılımcı olarak. Ancak benim vizem yok ve konferansa 3 ay kadar bir zaman var. Çalıştığım şirketin anlaşmalı olduğu turizm acentası ile görüştüm, kendilerinin de en erken 2025 yılı içerisinde randevu alabileceklerini belirttiler. Yaptıkları dönüşün benim bireysel başvurumdan hiç farkı yok, ben onların kurumsal sebeplerden ötürü bir şekilde hızlandırabileceklerini düşünmüştüm, anladığım kadarı ile böyle bir şey yok.

Acaba kendim ilerlesem, bunu hızlandırmanın bir yolu olabilir mi? VIP hizmeti gibi, ekstra hizmetler de uygun benim için. Konsolosluktan bir şekilde yardım alma imkanım acaba olur mu, benzer yollardan geçen var mıdır? Paralelde araştırıyorum, henüz böyle bir imkanın olduguna dair bilgi bulamadım. Bir de buraya sormak istedim. Teşekkür ederim.
0
bulbul
(07.03.24)
önceden vizeniz yok anladığım kadarı ile ilk vize için mutlaka yüzyüze görüşme gerekli bildiğim kadarıyla ve şu sitede istanbul için en erken 83 gün iş vizesi için bekleme süresi diyor. bunun dışında tarihler değişiyor. siz ne vizesi almayı planlıyorsunuz? hangi tip vize? buna göre bekleyeceksiniz. ha randevu tarihi ileriki zamana veriliyor ama hızlı eritip erken çağırdıkları çok oluyor.
3 ay için çok çok zor görünüyor şu anki randevu bekleme oranlarına göre.

site bu: travel.state.gov
0
basond
(08.03.24)
biz tarihi belli olan fuar için çok uğraştık öne çekmeye ama esnemiyorlar maalesef. yapabileceğiniz tek şey sıkı takip edip iptal olan randevulardan açılan boşlukları yakalayabilmek. ama 1 sene sonraki randevuyu 3 ay sonraya çekebilmeniz çok mümkün görünmüyor malesef.
0
mustafakesekci
(08.03.24)
İhtiyacım olan B1 (Business visitor) ki, bunun için Ankara 372, İstanbul 486 gün bekleme süresi diyor :). İstanbul'dayım ama Ankara'ya da gidebilirim randevu için, problem değil. Schengen vizelerim oldu, ama ABD'den hiç almadım. Boşalan randevu takibini duydum. Çok çok zor görünüyor gerçekten ama, bakalım. Hala belki bir şey denk gelir düşüncesi ile araştırıyorum:)
0
🌸bulbul
(08.03.24)
eğer fuar/konferans için ciddi katılım varsa türkiyeden heyet falan düzenleniyorsa bir ihtimal ateşelik heyet için yardımcı oluyor. ben böyle vize aldım. ama 100 lerce kişilik bir katılımdan bahsediyoruz.

diğer türlü de başvurun bence en kötü amerika vizeniz olur. tarihleri kontrol ederek 3 ay içinde alabilmeniz olası olabilir. bir matematiği yok ama şans işi.
0
kveldulv
(08.03.24)
(5)

Satranca nasıl çalışayım?

veritaslibertas
Merhaba,kendi kendime lichesstan satranç oynuyorum, çok da seviyorum. 1550 puanlarda sabit gidip geliyorum ama. belli ki üzerine koyamıyorum, zaten böyle bir çabam da yoktu aslında ben eğleniyordum oynarken ama bari geliştirsem dedim. ne yapsam iyi olur? oturup hamle çalışır mıyım bilmiyorum. hamle
Merhaba,
kendi kendime lichesstan satranç oynuyorum, çok da seviyorum. 1550 puanlarda sabit gidip geliyorum ama. belli ki üzerine koyamıyorum, zaten böyle bir çabam da yoktu aslında ben eğleniyordum oynarken ama bari geliştirsem dedim. ne yapsam iyi olur? oturup hamle çalışır mıyım bilmiyorum. hamle mi ezberlemek lazım ne yapmak lazım?
0
veritaslibertas
(07.03.24)
açılış çalış, oyun oyna, açılış çalış, oyun oyna, açılış çalış, puzzle çöz, açılış çalış, kale finali çalış, açılış çalış. 2000'e kadar aynı şekilde devam.

2000 sonrasını ben de göremedim ama farkın varyantları bilmek olduğunu hissediyorum. yani daha derin açılış.

oyunu oynarken kazanmayı, öne geçmeyi değil gelişimi düşünerek hamle yap.
0
gule gule
(07.03.24)
2000 sonrası zaten çok yüksek değil mi? 2200 GM idi diye hatırlıyorum.
0
Nocturne
(07.03.24)
@nocturne 2000'den sonrası yüksek evet zaten şu an güncel elo sıralamasında 2180'lik oyuncu türkiye 100'üncüsü. ama internet satrancında pek bir şey ifade etmiyor.

1500'den 2000'e çıkmak, 2000'den 2100'e çıkmaktan çok daha kolay, zorluk üstel artıyor. 1500-2000 arasına x vakit harcıyorsan, 2000-2180 arasına 4-5x zaman harcaman lazım belki daha fazla. bu zorluk gerçek hayattaki elo puanları için.
internette puan daha kolay kazanılıyor sınırsız maç yapabildiğinden. 1600-1700'lük oyuncular 2000'e rahat ulaşır.

chess.stackexchange.com
burada da fide dağımını görebilirsiniz. lisanslı oyuncuların toplandığı yer 1500-1900 arası. asıl değerli kısım 1900'den ilerisi, gm dediğimiz kısım çoğunlukla 2500+. 86milyon nüfusta 15 tane var, dünyada 2000 civarı.
0
gule gule
(07.03.24)
önemli büyük ustaların oyunlarını incelemek güzel bir opsiyon olabilir, onları inceleyen kitaplar ve videolar da illa ki vardır. açılışlar gibi belli standart hamleler de vardır.
0
ckisc
(07.03.24)
Nazmican ın YouTube kanalını izle satranchess kanalı
0
basond
(07.03.24)
(6)

Antik şehirler neden terk ediliyor?

wild honey suckle
Şimdi düşünelim antik büyük bir şehir, Pergamon olabilir, Efes olabilir. Kendi içlerinde kanalizasyondan tut, tiyatroları, hali hazırda işleyen hamamları, market alanlarıyla bir sonra gelecek medeniyetler için hazır konak. neden bu denli büyük ve önemli şehirler terk ediliyor? nasıl oluyor da bir an
Şimdi düşünelim antik büyük bir şehir, Pergamon olabilir, Efes olabilir. Kendi içlerinde kanalizasyondan tut, tiyatroları, hali hazırda işleyen hamamları, market alanlarıyla bir sonra gelecek medeniyetler için hazır konak. neden bu denli büyük ve önemli şehirler terk ediliyor? nasıl oluyor da bir anda antik şehirler oluşabiliyor? bir anda şehrin tüm nüfusu yok oluyor ve yerine kimse konmuyor mu?
0
wild honey suckle
(05.03.24)
Onlar sayısız yerleşimlerden sadece terk edilenleri Oysa günümüzdeki bir çok şehir antik yerleşimlerin devamı. Terk edilenler ise zamanla stratejik veya iktisadi önemini yitiriyor veya kıtlık, kuraklık, salgın hastalık gibi sebeplerle terk ediliyor. Bir anda olmuyor genelde bir süreç.
0
doharkoman
(05.03.24)
Batı Roma'nın çöküşüyle birlikte ekonomi bayağı daralıyor ve kaynaklar azalıyor. Dolayısıyla büyük şehirler sürdürülebilir olmaktan çıkıyor. En basitinden koca şehrin su ihtiyacını karşılamak için sürekli bakımını yapmak zorunda olduğunuz bir boru hattı var. Kaynak azaldığı için hizmet sektörü daralmış, bakım yapacak eleman bile azalıyor. O yüzden Batı Roma çökünce zaten orası karışıyor ama Anadolu'da Doğu Roma devam ederken birçok büyük şehir terk ediliyor, halk tarım ve üretim yapabileceği alanlara taşınıyor. Bunun dışında ortaya çıkan bölgesel çatışmalar vs de var.
Benim söylediğim Batı Roma'nın çöküşüne ilişkin genel örüntü ama örneğin Pers'lerin bütün şehri yaktığı durumlar da mevcut. Yıkımdan sonra terk edilip sonra tekrar birileri yerleşebilir. Zaten o durumda da eski şaşaalı günlerindeki gibi kullanılmıyor şehir.
0
evrim halkasi
(05.03.24)
deprem ile hatay gibi komple yıkılınca tüm şehiri terk ediyorlar, bunu söylemişlerdi gözümde canlandıramamıştım hataydan sonra anladım
0
eja
(05.03.24)
başka medeniyetlerin istilası göçe zorlaması gibi sebeplerde olabilir
0
basond
(05.03.24)
çünkü istila etmesi çok daha kolay. insanlar da bu kadar kolay istila edilebilen yerlerde kalmıyor doğal olarak, can korkusu. bu gelişmiş şehirlerin yolu, zenginliği de haliyle daha üst düzey. dolayısıyla herhangi bir istila durumunda ilk hedef buralar oluyor. türkiye'de özellikle antalya taraflarındaki antik kentlere bakarsanız onlarca yüzlerce kez istila edildiği ve artık insanların da bu nedenle oraları terk edip daha zor ulaşılabilen yerlere göçtüğünü görebilirsiniz.
0
ilgeru
(05.03.24)
Efes liman özelliğini kaybediyor mesela en bariz olarak. Benzer şekilde Milet, Priene gibi şehirler de öyle. Normalde çok işlek liman şehirleriyken delta ovaları sebebiyle limanları gidiyor, şehrin de ekonomisi çöküyor. Tabii depremler, istilalar vs de bu süreci hızlandırıyor.
0
nundu
(05.03.24)
(14)

deprem olsa balkondan atlar mısınız?

tabudeviren
evinizin bulunduğu katı da yazarak cevaplayınız :)ben: balkonda biraz bekler, bina çökecek gibi olursa atlarım4. kat.
evinizin bulunduğu katı da yazarak cevaplayınız :)

ben: balkonda biraz bekler, bina çökecek gibi olursa atlarım
4. kat.
0
tabudeviren
(04.03.24)
1. kattayım ancak altta dükkan var ve küçük bi üst depoları var sanırım, yani 2,5 katta gibiyim. atlamam muhtemelen çıkışa yönelirim panik olmazsam ve direkt yıkılmazsa, daha kötü bi senaryoda muhtemelen cama yakın bi yerlerde yaşam üçgeninde beklerim herhalde.
0
hypathia
(04.03.24)
Atlamam.
0
rock n roll
(04.03.24)
Aniden vuran depremde beklemeye vaktin olacak mı :)?

Kaçabilecek gibiysem direkt dışarı çıkarım, yoksa sığınacak görece güvenli bi yerde yaşam üçgeni yaparım sanırım.

Kat-1
0
truf
(04.03.24)
atlamam. 3 katlı bina. 3. kattayım.
0
gabe h coud
(04.03.24)
atlamam.
5. kat
0
datnet
(04.03.24)
Hayır.
0
anon1m
(04.03.24)
Bence deprem oldugunda balkondan atlamadıgımda hayatta kalma ihtimalim çok daha yüksek. 23. Kat
0
limonlu eksi
(04.03.24)
Gaziantepliyim depremi yaşadım ve atlamadım. Atlamam da. Tek mantığım sakat kalmaktansa ölürüm daha iyi.
0
odiyus
(04.03.24)
Atlamam da aynı zamanda atlayamam da.çünkü büyük depremlerde yürümek bile zor.

Legolas gibi yere düşen taşların üstünden sekemezsin.
0
sevilen progressive türkücü
(04.03.24)
Atlamam valla deprem aninda kal geliyor korkudan, oyle bekliyorum. Yalniz yakalanirsam bitince bile herhangi bir sey yapamama ihtimalim yuksek soku atlatana dek.
0
nic cage
(04.03.24)
Deprem görmemiş insan cümlesi olmuş bu. :) Sen merkez üssü senin şehrin olan 6'dan büyük depremde bina çökecek gibi olana kadar biraz bekleyerek atla, söz ben seni aşağıda tutarım. Ahahah

Evimin balkonundan atlamam. Zemin kat değil ama yakın.
0
nawar
(04.03.24)
hocam oldu olacak şey yap bina çökene kadar bekle, çökerken tam zemin seviyesine geldiğinde yere atla böylelikle sıfır hasarla kurtulursun.

bunlar hep fizik, bilmek lazım.

şaka bir yana 1. kat falan değilse atlamam. bir de insan şeyi bilemiyor. hafif sallayıp geçecek mi, çok salladı ama duracak mı, devam mı edecek. gece uykudan uyandırdıysa, şuan depremin neresinde uyandım? ha yıkıldı ha yıkılacak mı? kaçsam, koşarken absürt bir şekilde yıkıma yakalanırım da ezilir miyim? en iyisi güvenli bir yere çömeleyim... diyorsun sonra.

antep de biz de 8e yakın şiddette depremi yaşadık. ölümü bekledik gibi bir şey oldu.

Kat: 7
0
ananiyimioguz
(05.03.24)
Yüksek giriş dairede oturuyorum. Altımda bahçe katı var apartman girişini sokağa aşırı güvensiz bir köprü ile bağlanıyor. Camdan atlasam -1 e düşecem hiç çıkışım yok, kapıdan çıksam o köprü kesin çökecek gene hoop-1 ben evde durayım en iyisi.
0
wild honey suckle
(05.03.24)
15.kat
o ana bağlı teksem gözüm keserse ve 1.katta falan olursam atlarım.
ama tek değilsem aklıma eşim ve çocuğum gelir onların yanına koşarım ne olacaksa onlarla olsun derim atlamam beklerim.
0
basond
(05.03.24)
(2)

Trendyol müşteri temsilcisine nasıl bağlanacağım?

dolantindr
Merhaba. Müşteri hizmetlerine birkaç soru soracaktım ama 02123310200'no lu telefondan canlı müşteri hizmetleri temsilcisine ulaşmamın mümkünatı yok. Trendyol asistan da diye de bir şey yapmışlar ordan da bağlanamıyorum. Bu kadar büyük bir platformun müşteri temsilcisi hizmeti yok mu? Şimdiye kadar ü
Merhaba. Müşteri hizmetlerine birkaç soru soracaktım ama 02123310200'no lu telefondan canlı müşteri hizmetleri temsilcisine ulaşmamın mümkünatı yok. Trendyol asistan da diye de bir şey yapmışlar ordan da bağlanamıyorum. Bu kadar büyük bir platformun müşteri temsilcisi hizmeti yok mu? Şimdiye kadar ürünleri şansa almışım demek ki, sorunlu bir durum olsa ulaşamayacak mıyız..
0
dolantindr
(04.03.24)
özetleyin dediği zaman müşteri temsilcisine bağlan de sürekli belki çözer durumu
0
basond
(04.03.24)
trendyol asistandan bir sekilde operatore baglandigimi hatirliyorum, yemek siparisiydi. kusurlu sipariste de direkt saticiyla iletisime gecmistim.
0
gule gule
(05.03.24)
(7)

Xiaomi- Redmi ile Samsung arasında çok fark var mı?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Mevcut telefonum redmi note 8 idi. 4 seneyi devirdiğimiz için ve ağırlaştığı için değiştirmeyi düşünüyorum. Bundan önce hep Samsung kullanmıştım androidden devam edeceğim için ikinci seçeneğim Samsung.İş yeri telefonum da A54 ve fena değil. Gerçi çok kurcalamıyorum onu.Bütçem 10-1
Merhaba arkadaşlar,

Mevcut telefonum redmi note 8 idi. 4 seneyi devirdiğimiz için ve ağırlaştığı için değiştirmeyi düşünüyorum. Bundan önce hep Samsung kullanmıştım androidden devam edeceğim için ikinci seçeneğim Samsung.

İş yeri telefonum da A54 ve fena değil. Gerçi çok kurcalamıyorum onu.

Bütçem 10-15k civarı olduğu için buradaki telefon sorularına gelen yanıtlardan şu ikisine indim:
1- Redmi Note 12 Pro 4G 8 GB RAM, 256GB:www.amazon.com.tr

2- Samsung Galaxy A54 5G 8 GB RAM, 256 GB: www.amazon.com.tr

Şimdi bu iki tel arasında neredeyse 5k var. Sizce bu farka değer mi Samsung?

Telefondan beklentim basit: İyi kamera, hız, depolama, kasmaması vb. Hangisini önerirsiniz?
Ek olarak redmmi serisi ile Xiaomi serileri arasında kalite farkı mı var?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(03.03.24)
Benimki de hala note 8 batarya ömrünün kısalmasını saymazsak hala yeterli

Hız ve kasmama için gereksiz uygulama kurma, sisteme kurulu olanları da gözden geçir gereksiz olanları kaldır, kaldırılamayanları deaktif konuma getir ve özellikle zorunlu uygulamalar için olanlar hariç hiç bir güncelleme yapma. yaklaşık 500mb ile 1-5 gb arası olan sistem güncellemeleri de dahil.

Telefonlar arasında çok fark yok. Hepsinde android var.
farklar daha çok donanım konfigürasyonları, menüler ve temalar ve sistemde kurulu olan uygulamalarda.
Dolayısıyla her marka kendine göre android ve ona bağlı donanımı kombin ediyor.
bütçe ve ihtiyaca göre de göre modeller ortaya çıkarılıyor.

Redmi note 12 için note 11'in bir benzeri ,onun seviyelerinde olduğu yönünde video izlemiştim.
O sebeple note 13'e göz at derim. İnceleme videolarına da bak.
0
diyecevaplandı
(03.03.24)
iyi kamera bakıyorsan o fiyattaki xiaomi olmaz.
0
basond
(03.03.24)
Android tarafında Samsung kendini ayrı seviyede geliştirdi ve deneyimlerime göre daha stabil ve daha kullanıcı dostu bence.

Bütçe konusunda şu kadar veriyorken şu kadar daha koy denmesini sevmem ama düz S22'yi ve S21 FE Snapdragonu da inceleyin derim, A54 hakkında çok detay bilmesem de S21 Fe iyi alternatif olabilir.
0
atom karincanin torunu
(03.03.24)
2015-2022 arası Xiaomi kullandım. Hep amiral gemisi. 2022'den beri Samsung amiral gemisi kullanıyorum. Bundan sonra Samsung kullanmayı düşünüyorum.
0
prole
(03.03.24)
eski telefonum xiaomi note 10 pro, yeni telefonum samsung s23 ultra, eşimin telefonu samsung a73.

Samsung ozellikle üst serilerde ince detaylarla döver. Uygun fiyatlı serilerde ise daha fazla özelliği aynı fiyata xiaomi'de bulabilirsiniz.

Sizin durumunuzda aradaki farkı hak eder mi bence net degil, kağıt üzerinde telefonlar yakın sayılır, gidip kullanım tecrübesine bakmak lazım.
0
kimlanbu
(04.03.24)
Alt segment samsung almaktansa xiaomi al. Fark olacağını düşünmüyorum. Tasarruf için 128gb de düşünebilirsin. 128'i doldurmak zor.
0
ferenc
(04.03.24)
samsung'un işlemcisi çok daha iyi. telefon fiyatlarının belirleyicisi işlemci olur genellikle. işlemci kamera performansı da dahil çoğu şeyi etkiler. takılmadan, uzun vadeli kullanım için a54 daha ideal bir seçenek olur.
0
kesmekes laleler
(04.03.24)
(5)

robot süpürge soruları

semaforo de medianoche
bu zamana kadar gereksiz gördüm aslında nasıl olsa haftada 1 kadın gelip evi temizliyor diye. bir de verimliliklerine çok ikna olamıyordum yani dağınık bir evi gerçekten düzgünce dolaşabiliyor mu küçük haznesi, şarjı falan çok uğraştırıyor mu gibi sorular vardı kafamda. ama 2 kedili bir evde yaşadığ
bu zamana kadar gereksiz gördüm aslında nasıl olsa haftada 1 kadın gelip evi temizliyor diye. bir de verimliliklerine çok ikna olamıyordum yani dağınık bir evi gerçekten düzgünce dolaşabiliyor mu küçük haznesi, şarjı falan çok uğraştırıyor mu gibi sorular vardı kafamda. ama 2 kedili bir evde yaşadığım için yerlerde kırıntı mırıntı çok oluyor son zamanlarda biraz batmaya başladı alayım diyorum artık da bazı sorularım var.

ev dubleks, dubleks olmasına rağmen dar bir ev koridorları odaları falan biraz garip bir yapısı var. bunun bir önemi var mı bu evde de düzgün çalışır mı? bir de dediğim gibi 2 kedi var kedili evde nasıl oluyor kediler korkuyor mu veya kediler sürekli önüne çıkıyorsa düzgün gezmesini engelliyor mu? şu özelliğin olmasına dikkat et dediğiniz şeyler var mı veya direkt marka model tavsiyesi de olabilir? almışken iyi bir şey almak isterim astronomik pahalıları varsa onlar da ters tabi de almışken ucuza kaçmak da istemiyorum.
0
semaforo de medianoche
(03.03.24)
İki kedili evde iki günde bir çalışıyor, haznesinin ne kadar hızlı dolduğuna inanamıyoruz. Ve birkaç gün çalışmadığında direkt fark ediliyor. Kediler başta korkabilir ama alışırlar, muhtemelen korkmak yerine meraklanıp peşinde gezerler ama düzgün gezmesini engellemezler. Üç kedili ve dubleks dairede yaşayan arkadaşım sürekli robot kullanıyor, hatta galiba her gün çalıştırıyor ama iki kat arasında taşıması gerekiyor tabii.

Kapılarda eşik, yükselti falan yoksa, püsküllü kilimler halılar yoksa rahat rahat gezer. Dağınık derken ne kadar dağınık? Yerlerde çoraplar, ipli kedi oyuncakları falan varsa onlara takılır, fırçasına toplar sonra da ben "bi şeye dolandım, yetiş" diye bağırır.
0
kobuzchu kiz
(03.03.24)
iki kedi bir dikey süpürgem var. ne zaman süpürge açsam muhakkak doluyor. robot süpürgeyi sık sık çalıştıyorum. bekar evinden hallice bir evim var. çorap, şarj kablosu, başka kablolar, yere düşen şeyler muhakkak oluyor. onlara ya da benzeri şeylere takılıyor muhakkak. sağ salim kendi kendine gidip temizlediği yuvasına döndüğü pek nadir. ama bu biraz da benim sorunum. ev dağınık olmayınca sorun olmuyor. ya da robot süpürgeyi ayarlayıp (her modelde değil ama çoğunda var sanırım) buraya gitme, şurayı süpürme diyebiliyorsunuz.

roborock s5 bendeki. yakınımda da vacuum mob pro var. ikisi arasındaki bariz fark, ben üç yıldır kullandığım halde ne wifi ne bataryada bir sorun yaşamadım. yakınım ise 1buçuk sene sonra servise gönderdi pil yüzünden. münferit bi olay mıdır bilmiyorum ama ucuz modellerde pil sorunu olabiliyormuş.

bütçeniz elveriyorsa alın. yarım litre kadar bir haznesi var her çalıştırdığımda bir şeyler topluyor. bir iki günde bir doluyor. kedili ev için gerekli. cep telefonu ile komut verip ya da zamanlayıcı ile ayarlayıp evde olmadığınız zamanlarda temizletebilirsiniz dilerseniz. yerde çorap, kablo vs olmayınca robot çok güzel şekilde temizleyip yuvasına dönüyor. hiç farketmiyorum bile çalıştığını evde değilsem.

yüksekten, merdivenden düşmeyecek şekilde bir çok model. yaklaşık bir cm kadar engellerden geçebiliyor ama bundan daha yüksek eşik, basamak gibi engelleri aşamaz.
0
biseysorcaktim
(03.03.24)
3 kedili evden bildiriyorum. robot süpürge şart. s5 max +1
0
unalub
(03.03.24)
kedimiz yok ama 4 yaşında çocuğumuz var günün en az 12 saati yüksek devirde evi dağıtıyor bu sebeple pek çalıştıramıyoruz sebebi etrafta oyuncak çorap vs yakalarsa emiyor ve parçalıyor yada kendi bozuluyor.

çalıştırmak için evi toparlaman gerekli ki bu yeterince yorucu bence bu sebeple öyle duruyor bizimkisi
0
basond
(03.03.24)
dubleks evde çalıştırabilmek için ayrı harita kaydetme özelliği olan modellerden bakmak lazım. o da fiyatı yükseltir diye tahmin ediyorum.

bizim evde kedi var. biz evde yokken çalıştırıyoruz, muhtemelen kaçıp saklanıyordur. kedi önüne çıksa yönünü çevirip dolanır geçer sorun olmaz.

ama şu var yani o robot her yeri temizlesin yerde dağınıklık, sepet, oyuncak, sandalye, kablo vs ne varsa toplamak gerekiyor. yoksa bir mantığı kalmıyor. bu da yorucu bi iş.
0
elorelia
(04.03.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.