Giriş
(9)

Dizüstü bilgisayar için bluetooth klavye ile mouse seti hangi marka?

put it in your appropriate place
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?

Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
-1
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Bu konu kanayan yara resmen. Logi alıyorsun kaliteli diyorsun 3-5 ayda mouse klavye tuşları basmamaya başlıyor. Bence elit bir marka vardır takip edeyim de şu derdime bende son vereyim.
Kısaca asla logi alma
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Set almana gerek yok, ben logitech alıyorum, logitech'in özelliği aslında tek dongle'a birden fazla cihaz bağlayabilmen, Bluetooth'a göre daha iyi çalışıyor, çünkü Bluetooth bazen açılmaz, yeniden başlatmak gerekir.
0
denemeyanilma
(01.05.26)
Klavye için bir önerim yok ama mouse olarak logi mx Master serisi derim. 2014 den beri kullanıyorum, 3 ayrı cihaza Bluetooth ile bağlanıyor, zibilyon tane özelleştirme seçeneği var. Şarjı uzun gidiyor.
Memnunum gık demedi bugüne kadar

Mx master 2x miş kullandığım
0
nwnd
(01.05.26)
Logitech k 380 ve yine logitech pepple m350s. İkisi de 10 numara.
0
Caletti
(01.05.26)
m350s bende var 1 sene olmadı tuşu basmıyor kiracagim yakinda
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
markadan bağımsız olarak "bluetooth" ise dongle gerekmiyor.(pcde bt yoksa bt adaptörü gerekir tabi ama kb/m için özel dongle gerekmez) dongle 2.4ghz bağlantısı için. çift veya üç modu olanlar da var. yani hem 2.4ghz hem bt hem kablolu kullanılabilen.

set olarak tek dongleda hem kb hem mouse kullanılabilen seçenek çok ama sonradan eşleştirme yapılabilenler uzun vadede kısmen daha avantajlı olabilir. beklenti bütçe maddi durum ihtiyaçlar vs. belirler seçimi. buraya kadarı normal kullanım için geçerli. oyun varsa işin içinde seçimi böyle yapamazsın.

düşük gecikme şartsa oyun oynama olayı varsa bluetooth kötü mesela, ergonomiyi önemseyip önemsememek ve rahatlık hissi de tamamen kişisel. ben hem rahat hem performanslı olduğundan sana razer deathadder öneririm senin o performansa ihtiyacın yoktur elin küçüktür vs. senin için kötüdür. bunlar kişisel ürünler. mx master çok popüler sevilen bir mouse ama benim için çöptür çünkü competitive oyuna uygun değil, ayrıca çok ağır, dav4pro'nun 3 katına yakın ağırlığı var mesela. kimine göre en iyi mouse olabilir kimi yüzüne bakmaz.

oyun konusu dışında ne alacağın çok farketmez. ucuzunu alıp kullan at mantığıyla kullanabilirsin, logitech alıp daha uzun ömürlü olmasını umabilirsin. sana kalmış... ağırlık konusu önemsizse şarjlı değil pilli ürün almayı tercih ederim. gömülü batarya içeren ürünler kesinlikle gerekli olmadıkça, sağladığı avantajlar benim için önemli değilse tercih etmem.


ben mesela masaüstünde performans odaklı seçim yaptım, ikinci pc, laptop vs. kullanımı için en ucuz bulduğumu alıp geçtim. 250tl'ye şunu aldım klavye olarak i.imgur.com tam istediğim gibi pilli ve full size. bluetooth olmaması önemli değildi benim için. ama bu klavyeyi gündelik ana klavyem olarak aktif kullanmak istemem asla. yani ana klavyen mi olacak laptop 2. cihazın mı ikincil cihazda nadiren mi kullanılacak bunların hepsi seçimi etkiler. taşınabilirlik önemliyse tenkeyless modellere yönelirsin küçük bişey alırsın, numpad aktif kullanılacaksa illaki full size dersin. hiçbir bilgi olmadan ne önerilsin ki sana?
0
konetsu
(01.05.26)
yakın zamanda bunu aldım. 2 bt bir de dongle ile 3 cihaza bağlanabiliyor. tavsiye ederim.
www.amazon.com.tr
0
renegade
(02.05.26)
logitech mx var bende, master cok buyuk ve hantal oldugu icin iade etmistim.

klavye icin secenek cok daha fazla. cunku klavyenin en kritik noktasi olan switchleri domine eden cherry diye bir alman markasi vardi. sonra bunun patenti bitince gateron vs bircok cinli firma bunlari uretip piyasaya surmeye basladi. orijinal olsun istiyorsan cherry alabilirsin ama daha az fark ediyor.
0
antikadimag
(02.05.26)
logitech bluetooth klavyeler sevimli görünüyor ama üstündeki harflerin silinmesi problemi var gibi gözüküyor ki sinir bozucu.
0
parka
(02.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(4)

İstanbul beylikdüzü

metal69
https://shbd.io/s/Fv1TwCMK``Bu ilandaki fiyat gerçek mi, gerçekse neden bu kadar ucuz? Eğer yazan fiyatsa yarın almaya gideceğim.
shbd.io

Bu ilandaki fiyat gerçek mi, gerçekse neden bu kadar ucuz?

Eğer yazan fiyatsa yarın almaya gideceğim.
0
metal69
(29.04.26)
Hayırlı olsun o zaman
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
Her ay en az iki kez gelen tipik "beylikdüzü neden ucuz" sorusu.

www.eksiduyuru.com
+3
himmet dayi
(29.04.26)
bu ev 3 senedir falan ilanda (ya da benzerleri), gürpınarda evler ucuz ulaşım sorunu deprem sorunundan ama emlakçılarda sazan avi. yapıyor çoğunluk.
0
eja
(30.04.26)
Cevap da vermiş olayım: O ilanlar sahte. Müşterinin ilgisini çekmek için "click-bait" ilan yani kısacası. Sen o emlakçıyı arayınca "ağabey o 2,5 milyonluk ev satıldı da, istersen hemen bir sokak arkasında (yalan, 25 km kuzeyde, esenyurt'un en pislik yerinde) biraz daha yüksek fiyata (6 milyona yani) bir daire göstereyim sana." diyecek.
0
himmet dayi
(30.04.26)
(4)

TIP da yeni nesil herkesin alabileceği ağrı kesiciler geliştirilmedi mi?

trablon
arveles den sonrası yok sanırım.kafa yapmayan ama ağrıyı kesen güçlü ağrı kesici yok mu reçetesiz alabileceğimiz?mesela kanser ağrısı için?
arveles den sonrası yok sanırım.kafa yapmayan ama ağrıyı kesen güçlü ağrı kesici yok mu reçetesiz alabileceğimiz?mesela kanser ağrısı için?
-1
trablon
(29.04.26)
Reçetesiz alamazsın. Contramal var. Kanser için opioidler kullanılıyor. Morfin gibi.
-6
arbre
(29.04.26)
Aspirin
-2
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
Ağrısına, ağrıyan yere, ağrının sebebine göre değişiyor. Kişiye göre de değişiyor.

Mesela ibuprofen (advil vs.) bugüne kadar benim hiçbir ağrı/ateş vb. şikayetimi geçirmedi. Baş ağrımı profen grupları (flurbiprofen/majezik, deksketoptofen/arveles, vb.) geçirmezken, milletin nane şekeri muamelesi yaptığı parasetamolden (parol, minoset, calpol vb.) 1000mg alınca geçiyor.

Diş ağrımı genelde diklofenak (dolorex, voltaren, dikloron vb.) geçiriyor.

Yani doğru hastalık ve doğru kişi için doğru ilacı bulmak gerekiyor. Kanser ağrıları, trigeminal nevralji gibi korkunç seviyedeki belalara reçetesiz nsaiileri bırakın, opioid içerenlerin bir kısmı dahi derman olamayabiliyor maalesef. Hekimler siz ısrar etmeseniz reçete etmeyebiliyor. Israr edeceksiniz...

Bazı ilaçlar 2-3 etken madde içeriyor. O tarz kombinasyonlar denenebilir. Migrenim için Avmigran'ı (Parasetamol + Kafein + Ergotamin + Mekloksamin) ekstra 500 mg parasetamolle (parol) alıyorum mesela. Yahut bel ağrılarımda etna combo (nimesulid+tiyokolşikosid) yani ağrı kesici+kas gevşeten ağrı kesici alıyorum. Arkadaşın baş ağrısını sadece majezik duo (flurbiprofen+tiyokolşikosid) geçiriyor.

Özetle, hekim yardımıyla sizde işe yarayanı bulacaksınız.
0
yadigar
(29.04.26)
Batı tıbbına (endüstrisine) göre kesintisiz gelir kazanç için ağrıların rahatsızlıkların tamamen geçmemesi lazımdır.
Kredi olayları da öyle.
öldürmeyecek ama borçla borcu kapamaya giden bir süreçte süründürecek kadar borçlandırır.
Biraz dahi olsun nefes almak hayatın devamı için yeterlidir onlar için.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(7)

Bu nasıl görsel?

strawberry first
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!https://app.hb.biz/FCJHCZd5aCQsUcuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!

app.hb.biz

Ucuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
+2
strawberry first
(26.04.26)
Antep malı
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Hiç prens videosu izlemedin mi?
2:39'a bak.

www.youtube.com
0
Mirket
(26.04.26)
uygulama yok göremiyorum
+2
herzan
(27.04.26)
Sorun terlik değil, nasıl sunulduğu...ribanalı bir pijama altı, sanki evde oturan abi giymiş de fotoğrafları çekmişler :/
Kirli topuklar, bakımsız tırnaklar...?

Bu arada hiç prens videosu izlemedim.
0
🌸strawberry first
(27.04.26)
Aslinda bence bu resim degisen paradigmayi gosteriyor. Eskiden satilan her sey en iyi sekilde, en suslu bicimde gosterilirdi. Satilan seyden ziyade nasil satildigina, kimin sattigina gore alici sayisi degisirdi. Bir urunu pazarlayanlar belirli kisilerdi ve strateji sadece onlara bagliydi.

Ama şimdi olay farkli. Bir urunun sadece tek pazarlayani yok, herkes pazarlamaci ve herkes de tuketicilere kendilerince hitap edip en cok satma derdinde. Mesela burda strateji, "samimiyet, "dogallik" ya da "kolaylik". Cok fazla efor sarf edilmemis cunku cok buyuk getirisi yok.
0
Ancientforest
(27.04.26)
Hedef kitlesinin pek önemsemeyeceği detaylara takılmışsın.
+1
Mirket
(27.04.26)
Kirli topuk olmayabilir sanki adamın ten rengi koyu ve ondan öyle gözüküyor gibi ama tırnakları savunacak bir yan bulamıyorum hatta bi tırnağında mantar var galiba :D Evet pek ayak modeli olmaması gereken birini seçmişler de ödeme yapmadılar herhalde modellik için :D
+1
truf
(27.04.26)
(5)

Spor ve kilo verme

duhan
Selamlar, Hafta 3-4 kere 30-40 dk tempolu yürüyüş. Haftada sadece bir gün ara vererek her akşam dambıl ile pilates yapıyorum (40 dk video) hiit cardio her akşam farklı. Ağırlıkları harekete göre değiştiriyorum. 3,4,5 kg ağırlıkları var. Çift dambıl da kilo 6 ve 8 e çıkıyor yani. 5 kg olandan tek va
Selamlar,
Hafta 3-4 kere 30-40 dk tempolu yürüyüş. Haftada sadece bir gün ara vererek her akşam dambıl ile pilates yapıyorum (40 dk video) hiit cardio her akşam farklı. Ağırlıkları harekete göre değiştiriyorum. 3,4,5 kg ağırlıkları var. Çift dambıl da kilo 6 ve 8 e çıkıyor yani. 5 kg olandan tek var.
162 cm, 62 kg (40 yaş)
Beslenmeye dikkat etmekle birlikte aşırı kısıtlamıyorum. Spordan önceki beslenmeye devam diyebilirim. Sıkılaşma var epey ama tartıya yansımıyor.
Tartının oynaması için çok sıkı diyet yapsam antrenmanı yapacak enerjim olmaz.
çok mutsuzum. Kilo basen bölgesinde bu arada.
Önerisi olan var mı?
0
duhan
(25.04.26)
Çok sıkı değil, bilinçli diyet yapıp kalori say. Makro besinlerini düzenle..
Söylediklerim önerildi. Bunu nasıl yaparım diye yapay zekaya sor. O anlatır.
Sporla zayıflayamazsın, sıkılaşırsın.

Ek:

Dumbbell ile kilo vermekten bahsettiğiniz için ben sizi, burada hep saçmalayan bir üye sanmıştım. Madem o değilsiniz bir ilave yapayım. Makroları düzenlenmiş günlük diyet programını birlikte hazırladığımız birkaç kız arkadaşım, 'ben bu kadar çok yiyemem, midem almaz.' demişti. Bilinçli, hesaplı, kitaplı diyet yapmak az yemek yemek değildir.

Ayrıca sporda da belirli bir aşamaya gelince ki hiit falan yapıyorsanız, oralardasınız demektir, tartıdaki kiloya değil de vücut yağ oranınıza bakmanız ve kilonuzu değil de vücut yağ oranınızı düşürmeniz gerekir. Şu resim konuyu anlatıyordur.

scontent.fadb3-2.fna.fbcdn.net
+3
Mirket
(25.04.26)
2 saat deli danalar gibi koş yaktigin sadece 2-3 dilim ekmek. O yüzden orantılı ve yağ yakım odaklı beslenmek, sipor yapmak lazım. Kendinizi boşuna yoruyorsunuz kısaca
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Abicim bosu bosuna dertleniyorsun. Bak acik konusayim, benim kolum kadar insansin. Neyin kilosunu takiyorsun? Yaptigin hersey iyi. kendine haksizlik etme.

Basen dedigin bolge zaten en inatci yer. Herkesin derdi bu bolge. Aynen boyle devam et. Sonuc almak zaman aliyor. Tartiya falan da bakma...
+1
thetruenorthstrongandfree2
(26.04.26)
Yapay zekaya gün içinde yediklerimi yazınca o da abartmışsın demiyor ama kilo verenlere bakıyorum 1 kurabiye 1 ince dilim kek asla yemiyorlar ben bunu yapamıyorum :( her gün değil bu bahsettiğim.
Dambıl ile çalıştığımı söylemekte ki amacım kasların su tutması vs gibi söylemlerden dolayı. Fotoda ki kadar olmasada kaslarım görünür oldu.

4 aydan beri böyle bir şeyler yapıyorum kendimce. İlerleme epey yavaş, muhtemelen mutfakta gerekli dikkati yapmadığım için.
Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸duhan
(26.04.26)
hanımefendi kilonuz normal, yaşınızı da göz önüne alırsak hiç de fena değil. ayrıca kilonuzun internette yer alan aralıkta olma zorunluluğu da yok ben de kiloluyum mesela 100 kiloyum ama bunun 66 kilosu kas bende. internetteki hesaplama araçları ise 72 kilo olmamı söylüyor kemiklerimin ağırlığı da 3.5 kilo etti kas ile birlikte 69.5 kilo. organlarım ıvırım zıvırım için geriye kalıyor 2.5 kilo. 72 kilo olursam ya ciddi kas kaybederim ya da acayip bir şeye dönerim kısacası.

sıkılaşma varsa doğru yoldasınız bırakın kilo vermeyin ama kas yapın daha iyi bir şey. ayrıca kadın olduğunuzu da unutmayın basenlerinizde yağ olacak bu doğal gerçeğiniz.
+1
denizgonen
(26.04.26)
(7)

Sporda kaldırdığınız max ağırlıklar ne?

Unde bach canim
Boy kilo da vererek hareketlerde 1RM leriniz neler?Özellikle deadlift…DeadliftBench pressSquatYapıyorsanız hip trust vs
Boy kilo da vererek hareketlerde 1RM leriniz neler?
Özellikle deadlift…

Deadlift
Bench press
Squat
Yapıyorsanız hip trust vs
-2
Unde bach canim
(24.04.26)
Squat;
202.5 *1
Tahmini 212, 182.5*5 yaptığım için.

Deadlift;
222.5 *1
Tahmini; 230, 210*3 yaptığım için

Bench;
130*1
Tahmini; 134, 115*5ten

Ohp;
85*1
Tahmini; 88, 80*3ten

179 boy, 109 kg. Irkek.

Edit: jdjdjdj oğlum manyak misiniz kaç yıldır buradayim spor konusunda 50 kere yazdım. 109 kg adam için ağırlığı iki katı kaldirmak madah bir şey değil.
imgur.com
-13
logisticsmanager
(24.04.26)
Bana da her birinden 300-400 yazın arkadaşlar
+6
artıküyeolmakistiyorum
(24.04.26)
bunun sorulacağı en son yer burasıdır :D buradaki herkes 1'er 2'şer ton kaldırır.

ben 1500 kg x 10 tekrar yapıyorum her birinden.
+7
yazar yazmaz yazan yazar
(24.04.26)
pazar poşetlerini zor taşıyom eve
+5
faberkastelli
(24.04.26)
dedlift yapmıyorum.
benç : 90
sıkuat : 100
hip trast : 120

hepsi 8 tekrar. zorlasam kiloyu artırırım ama fazla ağır kaldırma tarzım değil. sonuçlarını zaten gördünüz mayolu çok foto attım buraya.

186 cm - 97 kg
-8
yurtsuz john
(24.04.26)
Biceps curl 16 kg :( 18'e çıkamadım

173/85
-8
arbre
(24.04.26)
Ağırlık kaldırmayı amelelik olarak görüyorum, kaldırmıyorum. teşekkürler.
-7
dawsonscreek
(25.04.26)
(4)

Ekran paneli komple değişen telefona format şart mı?

anaphylacticshock
Merhaba, Ekranı kırık A23 telefonum var. Ön cam (dış), dokunmatik katman, LCD (iç ekran) hepsi değişecek. Böyle bir değişim sonrası teknik olarak format şart mı? Yani zorunlu mu? Teknik olarak şart değilse mahalle arası bir telefoncuda yaptırıp format atılmadan teslim almak istiyotum.
Merhaba,

Ekranı kırık A23 telefonum var.

Ön cam (dış), dokunmatik katman, LCD (iç ekran) hepsi değişecek.

Böyle bir değişim sonrası teknik olarak format şart mı? Yani zorunlu mu?

Teknik olarak şart değilse mahalle arası bir telefoncuda yaptırıp format atılmadan teslim almak istiyotum.
0
anaphylacticshock
(23.04.26)
Gerek yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.04.26)
şart değil yeni ekranı takınca kaldığı yerden devam eder.
0
orpheus
(23.04.26)
kendim de değiştirdim, telefoncuya da değiştirttim farklı farklı cihazları. hiç birinde öyle bir format ihtiyacı gerekmedi.

normal şartlar altında buna gerek olmamalı.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Çok sağolun arkadaşlar, içimi rahatlattınız.

Samsung yetkili servisi, muhtemelen veri sızıntısını önlemek için illaki format atacaz diyor.

Acaba teknik bir zorunluluk mu diye merak etmiştim.

Format atılmasın diye mahalle arası bi yere yaptırıcam.
0
🌸anaphylacticshock
(27.04.26)
(4)

Avustralya doları

metal69
İstanbul'da fiziki olarak Avustralya doları nerede bulunur?
İstanbul'da fiziki olarak Avustralya doları nerede bulunur?
0
metal69
(21.04.26)
Dövizcilerde
0
artıküyeolmakistiyorum
(21.04.26)
Her dövizcide oluyor mu bu para?
0
🌸metal69
(21.04.26)
Ben oraya gidecegim zaman Cevahir AVM' deki dovizciden almistim. O an ellerinde var miydi yok muydu hatirlamiyorum ama istek uzerine getirmislerdi.
0
trixi
(21.04.26)
kadıköy rıhtımdaki döviz büroları çeşitlilik açısından zengin. ukrayna grivnası bile bulmuştum. laleli-aksaray civarı dövizcileri de öyle.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
(5)

Kaygi ve bekleyis

Purple life
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
-1
Purple life
(20.04.26)
zor donemlerden gecerken (is stresi vs dahil) hep sunu hatirlatirim kendime "hangi zor zaman gecip gitmedi? hangisini atlatmadim? Hepsi gecti gitti. bu da gececek, hayat devam edecek."
+2
sttc
(20.04.26)
Ne gerek var diye düşünüyorum
Eskiden kargo beklemek bile heyecan vericiydi şimdi saldım çayıra birileri kayira
-1
artıküyeolmakistiyorum
(20.04.26)
Nasılsa olay yaşanmış ve sonuç bekleniyor. Yaşanan olay neyse değiştirilemeyeceğine göre kaygı yapmakla da elime bir şey geçmeyecek diye düşünüp uzaklaşmaya çalışıyorum ama anksiyetesi yüksek bi insan olduğum için çok üstüme geldiğinde ya kalkıp bi dolanıyorum ya da kendimi çok mutlu hissetiğim bi zamanı hatırlatcak bi müzik açıyorum.
0
truf
(20.04.26)
odağımı değiştirmeye çalışıyorum genellikle, neşeli bir arkadaşla sohbet, yürüyüş, yemek tarifi denemek vb.

ya da şu moda giriyorum;
youtu.be
+1
Phoebe
(21.04.26)
Odak değiştirmek +1

Bir de ben sonucun olumlu/güzel/hayırlı olacağını düşünmeye çalışıyorum. Bu şekilde düşündükçe konudan daha uzaklaşıyorum.
Olumsuz düşünceler girdap gibi, düşündükçe daha çok insanı çıkmaza sürüklüyor.
0
öylesinebiri
(21.04.26)
(8)

Bi dunya seker yedim

dedim dedim de kime dedim
Stressli bir haftaydi koli koli cikolata halley falan ne bulduysam yedimsimdi canim full tatli cekiyor yerimde duramiyomNe yapayim? Ki agzim bogazim dursun?
Stressli bir haftaydi koli koli cikolata halley falan ne bulduysam yedim

simdi canim full tatli cekiyor yerimde duramiyom

Ne yapayim? Ki agzim bogazim dursun?
0
dedim dedim de kime dedim
(19.04.26)
Yoğurt ye
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.04.26)
fitness model değilsen bıkana kadar ye
0
yurtsuz john
(19.04.26)
Geçmiş olsun, zaman zaman kendisini kusacak seviyeye gelene kadar tatlı yemeye zorlayan biri olarak zor bir süreçten geçtiğinizi tahmin ediyorum.
Bu çok anlık bir şey birden zihin olarak kendimizi durduruyoruz ve normale dönüyoruz.
Benim terapiye verecek param olmadığı için kendi kendine çözülmesini bekledim.
Bir noktada çözülecek bir yerde artık duracaksınız şimdi size gelebilecek önerilere bir anda uyabilecek iradeniz olsa zaten bunları yaşamazdınız diye düşünüyorum.
0
mutekebbir
(19.04.26)
Sakız çiğne. Yürüyüş yap. Araba kullan. Oyun oyna.

Spor yap.
0
gabe h coud
(19.04.26)
Bugün,

1 tüp çikolata
1 coco star
1 tane algida classics dondurma yedim.

Vicdan azabı çekiyordum sizin yazdığınızı görene kadar.

Yoğurt ye +1
0
anaphylacticshock
(19.04.26)
regular show tecrübelerime dayanarak tam buğday çöreği yemelisiniz :)
0
Rondak
(19.04.26)
yadigar
(19.04.26)
et yumurta yoğurt peynir hangisini seviyorsanız bunları yiyin. eritritol ya da stevia tozu özütü ya da monk fruit (adının bu şekilde yazıldığından emin değilim) sipariş edin şeker yerine bundan koyacağınız sağlıklı tatlılar yapın.
0
iwillsee
(19.04.26)
(15)

Tanrı neden bazı insanları çirkin, bazılarını güzel yarattı? ...

genki
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil. Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.
Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil.
Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
0
genki
(19.04.26)
Doğru yolu bulmana az kalmış, az daha kafanı çalıştırırsan anlayacaksın
+9
artıküyeolmakistiyorum
(19.04.26)
Allah insanları yarattığı zaman güzel-çirkin normları henüz oturmamıştı o işi insanlara bıraktı dönem dönem bugünkü çirkin insanlar güzel kabul edildi dönem dönem de tam tersi oldu, tanrının bi kabahati yok bu konuda o her tipten insan yaratmış, onun güzel olup olmadığına karar veren sensin, kendi seçimlerinden dolayı tanrıyı suçlayamazsın. Misal bıyıklı ve dombili İran prensesi uğruna onlarca kişi ölmüş zamanında, öyle düşün.
-2
kizil karga
(19.04.26)
Güzelliğiyle sınamak için...
İstese herkesi milyarder de yaratabilirdi. Zengin parasını dağıtabiliyor mu? İşte zenginin sınavı da bu.
Bizim fırsat olarak gördüğümüz aslında büyük bi sınav.
Güzel kadın acaba güzelliğini suistimal edip zenhin erkek avcısı mı olacak.
Ya da yakışıklı herif nice kadınların aklını başından mı alacak?
Güzellik ve zenginlik fırsattır. Kötü kullanırsan beladır.
-5
halk
(19.04.26)
"Ki biz şüphesiz insanı en güzel bir biçimde yarattık." tin suresi 4cü ayet
herkesi güzel yarattığını iddia ediyor.
+2
my fault
(19.04.26)
İncel teorilerini reddeden karşı bir tez çıkmadı henüz
0
Hallegadola
(19.04.26)
or...
-1
dedim dedim de kime dedim
(19.04.26)
bir de şöyle düşün. yakışıklı insanlar zinaya daha kolay ulaşıyor. onlar daha kolay günah işliyor. belki yakışıklı adam cehennemde ateşler içinde yanarken "allah'ım keşke beni de çirkin yaratsaydın" diyecek.

çirkin ve fakir bir insan olarak sınavın çok kolay. ibadetlerini yap geç. zaten çok günah işleme imkanın yok.
-2
nickini degistiren yazar
(19.04.26)
Jsjsjs nickini degistiren yazar +1000
Misal tiger woods abi gelse dese "sen sanslisin gene, ya benim gibi yakışıklı, başarılı ve zengin bir sporcu olsan ve seni gören her kadın yatmak istese ne yapacaktin? Yat kalk dua et, cennette yerin hazir. Benimkisi belirsiz, allaha şükür etmek lazım" misal yani. Ya da brad pitt misal "sen benim bu kadar kadinla yatmaktan mutlu olduğumu mu saniyorsun, keşke senin gibi fakir ve çirkin olsam" falan dese.

Neyse, eğer bir tanrının sizi yarattığına inanıyorsanız başkalarına biraz daha "iyi" davranmış oluyor.
Inanmiyorsaniz da tabiki şans, genetik vs.
+4
logisticsmanager
(19.04.26)
gen aktarımı ve beslenmeyle alakalı dış görünüş
ataları sorgulamak daha mantıklı üremeyebilirlerdi
gerisi bizim tanımlayamadığım irade kaza kader imtihan çerçevesinde; çirkinlik güzellik zenginlik fakirlik pek çok şey sonradan da olabilir doğuştan da

estetik ameliyat bir yere kadar kurtarır sağlığını etkilemeyecekse yaptırsın
burnu kırılıp yamuk kalan da estetik oluyor sağlıklı nefes alan çok az eğri olan da
0
mantık
(19.04.26)
yakışıklı iyi eğitimli ve karizmatik üstelik çok da zengin erkek birey bir arkadaşım var aynen sbu senin söylediklerini söylüyor gerçekten çok enteresan. öncelikle bu düşüncelerden kurtulmanız gerekiyor. erkekseniz ne kadar çirkin olursanız olun body building ile tip skorunuzu hatrı sayılır derecede artırmakla kalmaz mentali de düzeltirsiniz. diş tedavisi vs gibi şeyler de yaptırın. yapay zeka ve internet yardımıyla vücut tipi ve cilt tonunuzu tahlil edip buna uygun dar/bol tarz ya da renkleri tespit edin giyimde herkese her renk gitmiyor. son olarak kadınlara düşmanlık beslemeyin. kadınalra yaklaşırken sırf onların tipine bakmayın. kadınlarla bir şeyler konuşmaya ve paylaşmaya çalışın. mutlu ilişkisi olan erkekler kadının tipine takılıp kalmaktan ziyade kadınalrla hayatı paylaşıp deneyim yaşayanlardır.
+3
iwillsee
(19.04.26)
Tanrı varsa ve o yarattıysa, teker teker güzel çirkin diye ayırdığını sanmıyorum güzel kardeşim ya.

Bir evrim mekanizması yaratmış, farklı kombinasyonlarda çoğalıyor canlılar işte diyebiliriz en fazla.

Güzellik, çirkinlik, iri yapılılık, zayıflık vs... gibi özellikler o canlıların bulunduğu ortama, zekasına göre değişir neyin baskın olacağı, neyin seçileceği.

Yani güzel çirkin diyorsun da neye göre kime göre hangi zamana göre hangi ortama göre hangi kültüre göre...
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
Güzellik, bakanın gözünde oluyor. Seneleeeer evvel, lise öğrencisiyken bir fuarda stant görevlisiydim. Bir çift geldi standımıza. Gidince arkalarından ben “bu zeki adamın bu aptal kızla işi ne?” derken, yanımdaki görevli kız “bu güzel kızın bu çirkin adamla işi ne?” diyordu…

Yılmaz Güney’e boşuna “çirkin kral” demediler. Hülya Avşar gençken İbo hayranıymış. Ben İbrahim Tatlıses’in Hülya Avşar’ı tavlamasını hep İbo’nun başarısı sanardım. Meğer Hülya uçuyormuş “İbo’yu götürdüm” diye…

Yani mevzu “çirkin” yahut yakışıklı olmakta değil. Özgüven meselesi… Biraz tarz, biraz bakım, biraz gayret ile siz de arzulanan kişi olabilirsiniz…

Ayrıca, karşı cinste arzulanan şeyler de yıldan yıla, dönemden döneme, asırdan asıra değişiklik gösteriyor. Gerek fiziksel, gerek fiziki olmayan özellikler…

Olayın tanrısal boyutuyla alakalı olarak ben de her insanın en güzel surette yaratıldığını, insanın kendisini zamanla çirkinleştirdiğini (fiziksel anlamda değil) düşünenlerdenim. Allah her insana, geliştirip faydalanabileceği farklı istidatlar yüklemiş. İnsanın kendindeki cevheri bulup, işleyip parlatması lazım…
0
yadigar
(20.04.26)
ananiyimioguz
(20.04.26)
Aslında Türkiye' de boy, yakışıklılıktan daha önemli. Boyun kısa değilse çok dert etme bence.

Tanrı neden bazi insanları kısa bazılarını uzun yarattı diye sormak daha mantıklı bu durumda.
0
trixi
(20.04.26)
Hayır sen bi homo erectus homo sapiens veya kızıl derili tipi gördün mü onlar ürediyse sen de ürersin rahat ol.

Ayrıca Allahın güzellik çirkinlik adaletini sorgulamadan önce gencecik çocuklar neden acı çekerek ölüyor, neden otistik, spastik, sakat, yapışık, eksik organlı, eksik/fazla uzuvlu doğuyor sanki önce sırada onlar olmalı.
+2
ananiyimioguz
(20.04.26)
(8)

Sürekli ev sahibi para istiyor

messina123
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
0
messina123
(18.04.26)
Param yok diyebilirsin.
Israrlı aramalar ve mesajlardan da engelleyerek kurtulursun. 2-3 gün sonra engeli kaldırırsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.04.26)
Böyle darlayan tiplerde param yok demek = şu an param yok, olduğunda veririm olarak anlaşılıyor.

Sizin yapmanız gereken şöyle bir şey; "Hesabımı kitabımı aylık yapıyorum, bu planda sizin kiranız da var. Bunun dışında sizden gelecek spontane bir masrafı karşılayacak lüksüm yok, bundan sonra 100 kere daha isteseniz 101. kere sorduğunuzda yine olmaz diyeceğim, onun için lütfen artık sormayın. Bu kadar ısrarcı olunmaz."
+5
akhenaten
(18.04.26)
Programını yapıp “Şu zaman şu kadar ödeyebilirim” diyerek tarih verir ve o tarihte söylediğini ödeyebilirsen sakinleşir muhtemelen.

Param yok dediğin zaman sen üstüne su iç diye de anlaşılabilir.

“Şu kadar zaman hiç param olmayacak” desen de olur. Alıyorsa da canını alsın artık.
+1
lazor
(19.04.26)
kirayı geciktirdiniz de onu mu istiyor? yoksa kirayı önden mi istiyor? ne için para istiyor?
0
art cat chocolate
(19.04.26)
Kirayı önden istiyor ama son iki üç aydır böyle
0
🌸messina123
(19.04.26)
birkac sefer iyi niyetle odeme talep ettiniz gonderdim ama bu benim odeme planimi bozuyor bundan sonra boyle bir rica ile gelmeyin kabul etmeyecegimi pesinen soyluyorum kirayi gununde alirsiniz sizde odemelerinizi buna gore planlayin diyip konuyu burada kapattiginizi soyleyin ve kararli olun
+1
tahtakafa
(20.04.26)
vadeyi bozup verebilirim ama 10 verirsem kiradan 9 düşerim de.
Başka türlü anlamaz.
0
burfak
(20.04.26)
para biriktirmeye başlayın, yakında evi satılığa çıkarabilir. Belli ki mali kontrolü zayıf.
0
anten
(20.04.26)
(3)

Sabiha Gökçen/ Metro

horizon
Pazar sabahı saat 6:30 da havalimaninda olmam lazım, internette araştırınca metronun 24 saat çalıştığı yazıyor maltepeden bineceğim sefer aralıkları nasil cok beklermiyiz Daha önce kullanan varsa bilgi verebilir mi ?
Pazar sabahı saat 6:30 da havalimaninda olmam lazım, internette araştırınca metronun 24 saat çalıştığı yazıyor maltepeden bineceğim sefer aralıkları nasil cok beklermiyiz
Daha önce kullanan varsa bilgi verebilir mi ?
0
horizon
(18.04.26)
Geceleri saatte birdi en son
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.04.26)
bosver nicki
(18.04.26)
Metro cuma ve cumartesi geceleri 24 saat. Pazar sabahsa uçağınız 24 saat açık metro.
0
cliffburton
(18.04.26)
(2)

Elektrik ustasi ucretleri

osssy
Istanbulda elektrik prizi cekme/kaydirma maliyeti nedir? Duvar kirma var, alci siva yok.
Istanbulda elektrik prizi cekme/kaydirma maliyeti nedir? Duvar kirma var, alci siva yok.
0
osssy
(17.04.26)
geçen hafta bizim prize giden kablolardan birinde sorun oluşmuş (eski ev); elektrikçi yaklaşık bir saat uğraştı. dolabın içinden duvardaki buvata ulaşıp, oradan prize kablo çekti (dolabın arkasındaki suntaya delik açtı; işi bitince de buvat kapağını oraya silikonladı). bir de kurcaladığımız sigorta kutusunu toparladı (bir sigortayı yenisiyle değiştirmiştik ama yerine uymamıştı; eskisini geri taktı). malzeme olarak 2 m kablo ve buvat kapağı kullandı. 2 bin lira aldı.
+1
lil siztah
(17.04.26)
Olsa da rezil bir şey yapardı zaten 1000'den aşağı geleceğini sanmam. Sağı solu sorusturun bakar olun bu işlerden anlayan illa birisi vardır
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
(5)

Babymoon için Deniz Tatili Önerileri?

elektr10
Eşim hamileliğinin 19'uncu haftasında. 20'nci haftada doktorumuz eşimin seyahat edip edemeyeceğini kesin bir şekilde söyleyecek.Biz de şimdiden araştırma yapalım diyoruz. Mayıs-Haziran gibi nereye gitsek? Schengen vizemiz mevcut. Yunanistan veya başka bir ülke öneriniz var mıdır? "Şu otel, şu şehir/
Eşim hamileliğinin 19'uncu haftasında. 20'nci haftada doktorumuz eşimin seyahat edip edemeyeceğini kesin bir şekilde söyleyecek.

Biz de şimdiden araştırma yapalım diyoruz. Mayıs-Haziran gibi nereye gitsek? Schengen vizemiz mevcut. Yunanistan veya başka bir ülke öneriniz var mıdır? "Şu otel, şu şehir/ada" diyebileceğiniz önerilere de açığım.
+1
elektr10
(17.04.26)
Babymoon ne ağa hangi memlekette ikamet ediyorsunuz. Bu nasıl bir dil.
Cundaya gidin siz
-3
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
babymoon ne abi siz ne yaşıyorsunuz ya ülkenin yarısı asgari ücretli geri kalanı günü kurtarma peşinde. siz ülkenin kaymağını yiyen azınlık bir zümresiniz anlaşılan babymoonlar falan. kendi azınlık zümrenize sorsanıza biz ne bilelim
-9
messina123
(17.04.26)
Ben gitmedim ama mevsim dolayisiyla girit daha uygun olabilir. Epey güneyde kaliyor cünkü.
-1
Purple life
(17.04.26)
yunanistan adalarında bir sorun olsa istediğiniz sağlık hizmetini alabilecek misiniz? Orada zayıf bu işler. Ben olsam türkiye için de bakar riske girmezdim.
+1
administ
(17.04.26)
ülkenin yarisinin asgari ücretli olmasinin suclusu bu adam ve esi mi yahu? imkani var, soruyor iste.

iyi bir seyahat saglik sigortasi yaptirin, acil bir sey oldugunda gerekirse sizi ucakla ülkenize getirebilecek bir sigorta olsun ama gebeligi ne kadar kapsadigina bakmak gerek.
sahsen adalar gibi ulasimin zor oldugu bir yerden ziyade anakara tercih ederdim. tercihen alplerde bir spa hotel. masaj yaptirtirdim, yüzerdim, güneslenirdim, bol bol dag havasi alip dinlenirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
(3)

Zihinsel Çalışma Fiziksel Yorgunluk Getirir Mi?

burka
SelamlarBelki genellikle yatmadan önceleri çalıştığımdandır, sebebi bu mu pek emin değilim ama son zamanlarda şunu farkettim ki görece kısa süreli (2-3-4 saat, tüm gün değil yani) yoğun çalışmalar (araştırma, rapor yazma, finansal incelemeler, hesaplamalar gibi) bende sanki spor sonrasına benzer bir
Selamlar

Belki genellikle yatmadan önceleri çalıştığımdandır, sebebi bu mu pek emin değilim ama son zamanlarda şunu farkettim ki görece kısa süreli (2-3-4 saat, tüm gün değil yani) yoğun çalışmalar (araştırma, rapor yazma, finansal incelemeler, hesaplamalar gibi) bende sanki spor sonrasına benzer bir fiziksel yorgunluk yaratıyor. Uykuya çok daha rahat geçiyorum ve kolayca dalıyorum. Yaptığım çalışmalar da üzerine odaklanmaktan keyif aldığım, çalışırken kendimi kaptırdığım şeyler oluyor. Bu tatmin edici çalışmanın üstüne bir de işin bende yarattığı bu fiziksel etkiler gelince kendimi daha da iyi hissediyorum.

Bu koşullar altında bakarsanız zihinsel çalışmaların böyle bir etkisi olabilir mi sizce?
+1
burka
(17.04.26)
Evet
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
gayet sağlıklısınız tebrikler.

beyin vücuttaki en aç organdır. günlük enerjimizin yaklaşık %20 sini kullanır. hele siz yoğun analizlere girdiğinizde bu oran daha da artar.
+1
galahad reloaded
(17.04.26)
bence yorgunluktan çok, yaşadığınız tatmin dolayısıyla salgılanan hormonların buna sebep olması daha olası.
0
lil siztah
(17.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(13)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Kadin 100% Yanlis soylemis. Memur sadece kamuda calisir. Ozelde calisan memur olmaz.
Kamudaki ogretmen memurdur. Ozeldeki ogretmen iscidir.

Mesela benim pozisyonum da yasadigim yerde public Servant olarak kullanilir. Ozeldekiler public servant olmaz.

Memur demek devlet tarafindan istihdam edilen kamu gorevlisi demektir.
+4
thetruenorthstrongandfree2
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+3
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(5)

Penisimden gelen sarımsı beyaz sıvı

Bu ne ya?
İyi geceler Duyuru sakinleri!Son bir haftadır bilhassa sabahları ve gün ortalarında penisimi sıkınca sarımsı beyaz hafif yoğun bir sıvı geliyor. Koku yok, acı veya yanma yok, aktif bir seks hayatı yok. Sebebi ne olabilir?Yapay zeka idrar yolu enfeksiyonu olabilir diyor ama onda da yanmalar oluyormuş
İyi geceler Duyuru sakinleri!

Son bir haftadır bilhassa sabahları ve gün ortalarında penisimi sıkınca sarımsı beyaz hafif yoğun bir sıvı geliyor. Koku yok, acı veya yanma yok, aktif bir seks hayatı yok. Sebebi ne olabilir?

Yapay zeka idrar yolu enfeksiyonu olabilir diyor ama onda da yanmalar oluyormuş. Başınıza geldi mi?

Not: Üroloğa gideceğim tabii ama henüz fırsat olmadı.
0
Bu ne ya?
(13.04.26)
Bel soğukluğu değil mi bu
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
ruyalar nasil delüğanli?
ruyalarda bacak omza isleri var ise olur oyle.
enfeksiyon olsa yanma/kasinma kesin olur.
0
cooperr
(13.04.26)
@artıküyeolmakistiyorum: açıklamada belirttiğim duruma rağmen öyle ihtimal var mı? Acı ve yanma yok üstelik. Bildiğin sperm gibi ama sperm değil.

@cooper: pek rüyalanan biri değilim. Ben hep kendim günlük veya günaşırı mast ile işimi görüyorum son birkaç aydır. Kadınlarla işim yok :)
0
🌸Bu ne ya?
(13.04.26)
Cinsel hayat yoksa normal. 1 ay böyle giderse doktora git. Her şey yolunda.
0
halk
(14.04.26)
enfeksiyon olabilir. cinsel hastalık dicem ama seks yokmuş. sen bi görün test yapsınlar. nadiren tuvaletten falan da bulaşabiliyor enfeksiyon
0
jelly bear
(14.04.26)
(2)

Trendyol express in sadece telefonla arayıp kapıya gelmemesi

egerbiryolcu
Arkadaşlar o zaman mi denk geldi bilmiyorum ama geçen yıl üst üste aynı şey olmuştu. Kargo dağıtıma çıkıyor beni arıyorlar o an telefonu açamamis olursam kapıyı çalmadan urunu geri goturduler ulaşamadık diye. Evde gayet ev ahalisi vardı. Evimiz bahçe katı. İşte olduğum için acamamistim telefonu. Art
Arkadaşlar o zaman mi denk geldi bilmiyorum ama geçen yıl üst üste aynı şey olmuştu. Kargo dağıtıma çıkıyor beni arıyorlar o an telefonu açamamis olursam kapıyı çalmadan urunu geri goturduler ulaşamadık diye. Evde gayet ev ahalisi vardı. Evimiz bahçe katı. İşte olduğum için acamamistim telefonu. Artık kargo firmalarının olayı mı bu?

Diğer firmalar da arıyor ama telefonla ulasamazlarsa ürünü balkona bırakıp gidiyorlar. Ama ne hikmetse kimse kapıyı çalmıyor. Hadi yoğunluklarını empati yapayım diyorum ama yani telefonla ulaşamayınca tamamen evde yok sayilmamiz da artık başka bir seviye bence. Bir de bahçe katindayiz.

Neyse şimdi sadede geleyim ben yine trendyoldan sipariş verdim. Bazı urumler yine Trendyol express ile gönderilecek. Gün içinde telefonu acamayacak durumda olduğum için sipariş vermeden önce numara değişikliğine gidip annemin telefonunu ekledim. Fakat bugün tüm bilgilendirme mesajları bana geldi. Hem WhatsApp üzerinden hem de SMS ile.

Kargo dağıtıma çıkınca yine beni mi arayacaklar demek oluyor, o zaman ulasamayip ürünleri geri gönderecekler ve ben yine uğraşacağım?

Siz de böyle bir sorun yaşadınız mı? Ne yapmak gerekir aynı şey yaşanırsa?
0
egerbiryolcu
(13.04.26)
Bu kargoları dağıtan arkadaşlar teslim edilen kargo başına ücret alıyor sanırım o yüzden telefon acilmayinca vakit kaybetmemek için hiç uğramıyor olabilirler. Çünkü tyexpress beni de her defasında arıyor evde misiniz diyor değilsem kapıya biraktiriyorum da acmazsam ne olur deneyimlemedim.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
@sivri sinek
Gel al noktalari uymuyor ama sistemde kapıma bırak diye bir seçenek gördüm ve bu şekilde tüm kargolari beni aramadan teslim ettiler.

En son kullandığımda bu özellik yoktu şimdi hiçbir sorun yaşamadım.
0
🌸egerbiryolcu
(18.04.26)
(8)

yaz gelmeden klima tavsiyesi

ilgeru
12000 btu, kendisi ve servisi problem çıkarmayan, soğutan/ısıtan bellli bi derece duran klima tavsiyeniz var mı?
12000 btu, kendisi ve servisi problem çıkarmayan, soğutan/ısıtan bellli bi derece duran klima tavsiyeniz var mı?
0
ilgeru
(12.04.26)
"servisi problem çıkarmayan" tamamen bölgesel.
benim evde airfel annemin evde kaira aldık servisten de memnun kaldık, daikin servisi iyi burada... dükkana alırken 24000lik airfel/kaira kalmamıştı sigma aldık iklimsa servisi kötüydü açık açık normalde kurulumda vakum yapmadıklarını söylediler zor zar tanıdık vardı da vakum yaptırdık. yaparken de biri diğerine "vakum yapılacak tıslatma" filan dedi :D tıslatınca vakuma gerek kalmıyor gibi saçmalıyordu. yaptırdık ama vakum da ne kadar sağlıklı oldu bilmiyorum normal kurulumda yapmadıklarından deneyimleri yok, manometreleri bakımsızdı, ibresi çalışmıyordu, ibre üstünde kapağı yoktu, vakumdan sonra bekleyip vakum kaçağı var mı diye kontrol yapılmadı vs. ve evdeki 12000'lik klimalarımız net daha sıcak üflüyor kışın ısıtırken. dükkanda ısınma amaçlı aldık klimayı.
daha önce daikin servisinin keşif için gelince arabayı çeker üstüne çıkar takarız dediği yere illaki ya vinç ya iskele isteriz yoksa kurulum yapmayız diye direttiler. giriş kat dükkan, ama garaj girişinden kot farkı var. kuruluma da masraf ettik vinç için... berbat bi deneyimdi kısacası...

yoksa klimaların üçü de iyi. kaira/airfel birebir aynı klima ikisi de daikin'in markası midea üretimi prime kasa. sigma da iklimsa'nın kendi markası haier üretimi. ama servis farkı kaira ve airfel'i burada daha cazip yapıyor tekrar alsak yine bunları tercih ederiz.

bilinen iyi markalar belli zaten. daikin mitsubishi fujitsu toshiba vs. japon grubu işte özetle.
mitsubishi ve mitsubishi heavy farklı bu arada ve mitsubishi electric olan bariz daha iyi, diğeri de iyi ama aynı seviyede değil.
(bkz: mitsubishi electric vs mitsubishi heavy industries )
bunlar dışında kalan çoğu marka çin grubu midea haier gree ve bunların fason üretimleri.

marka seçiminde çok katı olmaya gerek yok, mitsubishi heavy'nin alt modelini alacağına midea'nın üst segment ürününü alabilirsin mesela. çin grubu markanın iyi ürünü japon grubu markanın giriş seviye ürününden iyi olabilir. model bazlı seçim yap bütçen uygunsa. ha 12k'lık ortalama giriş seviye bi ürün yeter dersen fason markalara yönelebilirsin işte kaira airfel sigma gibi. ben memnunum klimamdan. yukarıda söylediğim markada katı olmama durumu türk markalarını kapsamıyor bu arada, japon ve çin grubunun en kötüsü bile vestelin tüm modellerinden iyidir.

türk grubu genel olarak en kötüsü. vestel arçelik ve bunların alt markaları... arçelik yine kötünün iyisi, vestel ve alt markalarına göre daha iyi ama japon ve çinliler kadar iyi değil. lg türkiye'de arçelik ortaklığında üretim yapıyor bu yüzden yine mesafeli olurdum.
+3
konetsu
(12.04.26)
Mitsubishi
+1
Unde bach canim
(13.04.26)
Klima bir kez alınır ve 20 sene kullanılır. Klima alınırken tasarruf edilmez. Edeceğiniz tasarrufun kat kat fazlasını 20 yıl boyunca elektrik faturası ve tamir olarak ödersiniz.
Klimalar ikiye ayrılır. Mitsubishi daikin fujitsu gree
Ve diğerleri...
Bu markalar dışındakileri asla tavsiye etmem.
+1
halk
(13.04.26)
mitsubishi ve daikin çok övüyor herkes. bence bu iki marka en iyileri.
0
elektr10
(13.04.26)
Midea nedense hep Ocak dışı kalıyor ama midea all easy pro kullanıyorum memnunum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
@halk kısmen haklılık payın olsa da tüketim direkt klima fiyatıyla doğru orantılı değil. kaira vestelin üst modellerinden çok daha ucuz kalıyor ama çok daha verimli mesela. hem alırken hem kullanırken tasarruf edebileceğin seçenekler var.

midea ve midea üretimi klimalar birçok greeden vs. daha verimli olabiliyor, adem helvacı'nın bayağı tüketim odaklı incelemeleri vardı. benim gözümde klima konusunda midea>gree net olarak. çin segmentinde ilk sıraya midea'yı yazarım. japonlar daha iyi ama japonların hemen ardından midea gelir. (ama dediğim gibi model bazlı bakmak lazım, gree'nin orta/üst modelleri giriş model midea'dan iyi tabiki.)

minimum btuları ortalamada greeden daha düşük diye biliyorum.
dur kalk yapmadan inebildikleri en alt seviye burada önemli olan. bunun da avantajı ve dezavantajı var yine, çok kısar dur kalk yapmazsan iç ünite çok soğumayacağından yoğuşma az olacağından nem oranını düşürmekte zorlanacaktır. çok kısmadığında ortam sıcaklığına kıyasla daha çok soğuyacağından nemi daha etkin azaltacak. az kısan klima daha sık dur kalk yapar daha verimsiz olur ama çalışırken de daha çok nem atar. fizik kuralları gereği olan şeyler bunlar ^^ kendini iyi kısan klimada ortam sıcaklığında dalgalanma da daha az olur sık dur kalk yapana göre.

bu minimum btu da bi yerden sonra biraz anlamsız kalabiliyor ama. mesela eco modda anlık minimum tüketim çok daha düşük oluyor benim airfelde, ama nem oranı daha yüksek kalıyor. sıcaklık santigrat derece olarak bakınca aynı ama hissedilen daha sıcak oluyor. eco modu kapatınca daha sık dur kalk yapıyor anlık indiği minimum tüketim daha yüksek kalıyor evet ama içerisi 2c daha sıcakken daha serin hissettirebiliyor. iç ve dış ortam arasında hedeflenen sıcaklık farkı daha az olduğundan tüketimde ilk bakışta tahmin edeceğiniz kadar büyük bi fark olmuyor.

verimsizlik konusunda en kötüleri türkler yine, vestel vs. bunlar hem kapasitesi daha düşük kompresörleri aşırı yüklüyor, atıyorum mideanın 9000btuluk klimasındakinden güçsüz kompresörü 12000 15000 btu klimalarına koyuyor. inverter klimaları sözde inverter ama "ne kadar inverter?" çok daha sık dur kalk yapıyor iyi kısamıyor kendini, iç ve dış ünitede metalden kısıyor ısı transferi yapılacak yüzey alanı daha az oluyor, içindeki soğutucu akışkan miktarı bile daha düşüktü son baktığımda kaliteli markalara göre. bir de bakır boru yerine aluminyum kullanımı yaygın türklerde. hepsi bi araya gelince evet faturaya yansıması verimli klimaları katlayabiliyor. ama bu tüm ucuz klimalar böyle anlamına gelmiyor. midea üretimi olan kaira airfel vs. klimalar verimli hatta bosch kumtel daylux vs. başka birçok markaya da üretimi yine midea yapıyor. aynı prime platformunu kullanıyor. dayrelax markasında midea xtreme save platformu kullanılmıştı diğer markalarda da daha üst segment platforma geçen var mıdır bilemiyorum en son en yaygını prime'dı. midea xtreme save en verimli klimalardan biri. kendinden 2-3 kat pahalı japonların gerisinde olacağını sanmam verimlilikte.
yurtdışında da mr cool vs. birçok popüler marka yine midea üretimi. amerika'da bulunuyor bu marka, dikkatimi çekmişti gerçekten fabrikadan vakumlu gelen quick disconnect borulara sahip modelleri vardı.

artık'ın bahsettiği model çok güzel bu arada, özellikle temizliği kolay. iç ünitede fanın sökümü vs. çok kolaydı o modelde.

tamir konusuna gelirsek de türkiye'de bir klimanın bozulup masraf çıkarmasının sebepleri arasında ilk sıraya vakumsuz montaj gelir. açık ara farkla ilk sıra hem de... ne yazıkki çok yaygın hala. diğer kurulum hataları da yine etkiler, boruyu uzatır soğutucu akışkan eklemez, drenajı düzgün çekmez vs.
ikinci sıraya türk markalarının düşük kapasiteli kompresör kullanımı gelir.
üçe hatalı seçim/kullanım gelir. büyük alana yetersiz klima veya küçük alana gereğinden çok büyük klima almak ya devamlı tam yükte çalışmasına ya çok sık dur kalk yapmasına sebep olur.
dört de bakımsızlık olabilir, bi filtrelerini bile temizlemezseniz iyi ısı aktarımı yapamaz fanı zorlar vs. yoksa klima teknolojisi genel olarak gelişti iyice öğrenildi çinliler de kronik sorunlu ürünler yapmıyor. gree de iyi midea da haier de.
0
konetsu
(13.04.26)
Daikin ve Mitsubishi aaaaaşırı pahalı bence gerek yok sanayi tipi bir yer değilse.

Gree, TCL ve Baymak tan memnunuz. Ama servis markadan ziyade biraz bölgesel +1
0
ananiyimioguz
(13.04.26)
geçen sene kaira aldım memnununum. klimacı japonlardan birinin alt markası. güvenilir, ucuz ve iyi üfürüyor.
0
eurhka
(14.04.26)
(4)

Cayma bedelinden kaçınmak için numara taşımada en doğru zaman

voyager 1
Merhaba,Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.Teşekkürler.
Merhaba,

Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.

Teşekkürler.
0
voyager 1
(11.04.26)
4-5 gün kala taşıma işlemi başlat işte 1-2 günün cayma bedeli ne kadar olabilir ki
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
son ay cayma bedeli ödemiyor olmanız lazım. numara taşıma max 3 gün sürüyor; 3 gün kala başvuruyu yapsanız, en makul senaryo olur bence.
0
lil siztah
(11.04.26)
Numara taşıma 96 saatte tamamlanıyor. Yani 4 gün önce başvuru yapman lazim
0
etna
(11.04.26)
bazı aylarda zam yapıyorlar şu an 5g den dolayı cazip kampanyalar var
0
mantık
(11.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(2)

Çikolatalı whey önerisi

nefertarii
Tüketmesi daha kolay olur diye böyle bir alternatif arayışındayım. Fellas'ın filan nasıl oluyor? Ne önerirsiniz?
Tüketmesi daha kolay olur diye böyle bir alternatif arayışındayım. Fellas'ın filan nasıl oluyor? Ne önerirsiniz?
0
nefertarii
(11.04.26)
Fellas bulaşma ölçü başına protein oranı aşırı düşük.
Commander brownie kullanıyorum tadı daha çok çikolatalı gibi öneririm.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
(bkz: olimp ) türkiyede az bilinen iyi markalardan.
sözlükte de bi bakayım dedim ne yazmışlar diye bi kişi beyaz çikolata&ahududu aromalıyı beğenmemiş ama tam tersi benim kullandığım protein tozları arasında aromasını en beğendiğimdi. kolay karışıyor, topaklanma olmuyor. optimum nutrition'dan daha çok beğenmiştim.
0
konetsu
(11.04.26)
(5)

Trendyol fotoğraflı yorumlarda ürünün giyilmemesi

egerbiryolcu
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?İç çamaşırı falan değil normal gayet giy
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?
İç çamaşırı falan değil normal gayet giyilip paylasilacak giyim ürünlerini kastediyorum.
-1
egerbiryolcu
(11.04.26)
Sen neden öyle paylaşım yapmıyorsun mesela? Evet işte o yüzden
+6
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Valla ürünün fotoğrafını görsem öpüp başıma koyarım bazı yorumcular manzara resmi bile koyuyorlar.
+7
peki madem
(11.04.26)
Bazı ürünlerde herkesin üstünde ürün gayet paylaşılmış şekilde binlerce fotoğraf varken bazılarında da anlaşmalı gibi hep koltuğun üstünde var ortası yok garip geldi ne alaka benim paylaşıp paylaşmamam...
-4
🌸egerbiryolcu
(11.04.26)
Nasıl ne alaka sen alinca neden giyinip fotoğraf atmiyorsun? Bunu yapmiyorsan nasıl onlardan bekliyorsun?
+4
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Fotoğraftan geçtim üründen çok kargoya yorum yapıyorlar. Hele bir de BEYENDİM diye yazmaları yok mu...
+1
yurtsuz john
(11.04.26)
(4)

Araç takip sistemi (Şirket 6-7 araç)

tsubasa
Gemini ve Google aramalarındaki firmalara mail attım ama güncel hizmet kalitelerini bilmiyorum. Çok kapsamlı olmasına gerek yok yakıt kontrolü vs. Aracın yaptığı km, anlık gps, ceza durumları vs yeterli. Var mıdır öneriniz?
Gemini ve Google aramalarındaki firmalara mail attım ama güncel hizmet kalitelerini bilmiyorum. Çok kapsamlı olmasına gerek yok yakıt kontrolü vs. Aracın yaptığı km, anlık gps, ceza durumları vs yeterli. Var mıdır öneriniz?
0
tsubasa
(10.04.26)
Şirket Arvento kullanıyor arayüzü çok gelişmiş ama gereksiz çok her şeyin sensörü ve raporlamasi var
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
Bizim şirket araçlarında da arvento var. Şoför belli olsun diye herkeste "akbil" var, onu kullanmadan araç çalışmıyor. araç içi kameraları var, uzaktan takip yapılabiliyor, sigara içeriğinde emniyet kemeri takmadığında uyarı gidiyor. tümsekten sert geçince bile uyarı alabiyorsunuz. Aşırı hızda görevliye uyarı gidiyor. Km aktif kontrol ediliyor ama yakıttan emin değilim
0
kimlanbu
(11.04.26)
Triomobil
-2
gobekliraki
(11.04.26)
turkcell kullanıyorsanız araç takip sistemi ile görüşebilirsiniz. Böyle bir hizmetleri var.
0
galahad reloaded
(11.04.26)
(36)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-18
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+3
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+2
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
(14)

Çaresizliğime bakar mısınız?

artıküyeolmakistiyorum
Sizce işe yarayacak mı?https://i.hizliresim.com/9kjdn0e.jpg
Sizce işe yarayacak mı?

i.hizliresim.com
-5
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
ya üzgünüm ama insanlar en basinda apartmanda yasayabilecek sosyal bilince sahip olsalardi zaten gecenin bir yarisi kapilari carpmazlardi.
deneyebilirsiniz. bir süre belki ise yarayabilir ama maalesef insanlari egitmek cok zor. bir süre sonra gene eski hallerine dönerler.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.04.26)
Bu üçüncü komşu şikayetim.
Alt kat son ses+++++ açtığı için ben evin içinde TV sesini duyuyordum 2-3 kez ev sahibine+yöneticiye şikayet ettim çözüldü.

Üst kattaki davar bam güm topuklarini vura vura yürüyor onu kısmı çözdük bazen hala devam ediyor. Duvara bir şeyler vuruyor yere sürekli bir şeyler dusuruyor ve bu davarda kapı çarpıyor. Tekrar şikayet için biraz zaman geçmesini bekliyorum.

Yan daire bu notu yazdığım. Bu da 1 hafta oldu tasinali, eşyalı eve taşındı yani o da kiracı ve bu avantaj. Bayan mi erkek mi bilmiyorum. Bakalım ne olacak
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Yazıyla birlikte kapı süngeri ve wd40 alın hepsini birlikte bırakın.

İnsan olan anlar. tabi *İnsan olan*
0
authorize
(09.04.26)
Bina sıfır ve kapılarda dil sorunu var ağa benim evde de öyle ya kapı carpacaksın ya da biraz güç kullanıp çekerek kapı kolunu bırakacaksın. Tabi kim uğraşır kapı kolunu çekmekle. Davaroglu davarlar
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
not yerine başka bir sebeple denk geldiğinizde yada yemek gibi bir şey ikram ettiğinizde durumdan bahsetmeniz daha şık olur. ayrıca teşekkür etmek, rica etmek üstün asta yaptığı işlemlerdir, illa not yazacaksanız buna da dikkat etmelisiniz.

derdinizi nasıl anlattığınız çok önemlidir. mesela;

kapıları çok sert kapatıyorsunuz
ile
binadaki yalıtım yetersizliği nedeniyle normal şekilde kapıyı kapatma sesi bile rahatsız edici olabiliyor

arasında ciddi fark var.
+1
yap desem yapmazsin he
(09.04.26)
Ben rica da ederim teşekkür de ederim yeterki şu davar laftan anlasın. Ayrıca sadece gece yatmaya geliyor gibi çünkü sadece gece ve sabah 6:30da sesi var yani kapı çarpma sesi

+++ Binada ses yalıtımı var başka ses duymuyorum sadece böyle davar sesleri yani topuk vurma, kapı çarpma, yere eşya düşürme vs
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Gençten bir cocuk ve annesi yaşıyormuş.
Atarlandi birazda not yazmak neymiş. Ulan benim bu konuda travmam olmasa öyle sesten rahatsız mı olurum. Neyse bunlar ses yapmiyormus üstteki davardan geliyormuş ses o kesinleşti

+++ Tabi belli de olmaz alt kattaki de bizim TV'nin sesi yüksek değil diyordu. Neyse bildirmiş olduk en azından
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
kapı hidroliğini ayarlamayı deneseniz. youtube da videolar var. ince bir ayarla belki düzelir. tabi kapıyı çekerek çarpacak kadar davar değilse.
+1
my fault
(09.04.26)
Bence işe yaramayacak. Konunun tarafı olmamama rağmen bu not beni gıcık etti. Kapıları daha da hızlı çarpsın istedim içimden. Hele de isimsiz olması en sinir edici kısmı.
Sonuç almak istiyorsanız tonunuzu veya yönteminizi değiştirin, inatlaşmaktan keyif alıyorsanız böyle devam.
0
michael_knight
(10.04.26)
Bıçaklanmazsan iyi.
0
runaway
(10.04.26)
ben üsttekini yönetici aracılığıyla uyardım diye, bize söyleyemiyor musunuz demiş eşime bi de arabama otoparkta hasar geldiği zaman. ben yoktum allahtan sonradan öğrendim. ve de hala ekseriyetle geceleri yatak odasında sandalye şifonyer falan çekiyorlar. emekli eğitimli çift bi de.

nisan mayıs yazlığa gidiyor diye sabrediyorum ama uyanırsam lap diye kalorifer borusuna vuruyorum.

henüz karşılaşmadık ama suratına söyleyip tartışacağım görünce, eşime böyle demişiniz diye. eğitimli cahiller ayrı oluyor. bizim insanımıza yumuşaklık naiflik falan işlemiyor. gerekirse siz de kapı çarpın.
0
kveldulv
(10.04.26)
temel problem kötü yalıtım gibi. adam çok sert kapatmıyor olabilir. yine yalıtımda maliyetten kaçılmış bi binada kapılar da kötü olabilir sert kapatmak zorunda kalıyor olabilir vs. dil ayarı problemli diye de kendin yazmışsın. benim de mutfak ve tuvalet kapıları kasaya sürtüyor ve sert kapanıyordu matkapla kum zımpara aparatı kullanıp zımparalamam gerekti, salondakinde menteşe ayarı yetti. herkes anlamaz/uğraşmaz. daire kapısı da sert kapanıyor, kolu bastırsam bile hem kasaya sürtüyor hem kapının alt tarafı kırık. sessiz kapanmıyor kolay kolay. dışarıdan kapatırken kolu bastırma şansın da yok mecbur vuruyorsun.

bir de topuzlu kapı kollarında odadan çıkarken kapıyı kilitlemek için önce içeriden düğmeye basıp kapıyı çekmek zorunda kalıyorsunuz bu durumda da sert kapatmak zorunda kaldığım oluyor.

ama temel problem yalıtım işte. mesela pcde dizi film vs. izlerken eski evde komşu şikayet ediyordu buraya taşındığımdan beri yıllardır sorun yaşamadım. özellikle de sordum komşuya, yani çekinip söylememe durumları yok. ilkokula giden çocukları var ben de onlardan gürültü duymuyorum. gece yarısı elektrik kesilse balkonda jeneratör çalıştırıyorum ondan bile rahatsız olan, duyan şikayet eden olmuyor. ilk geldiğinde saatlerce break-in yapmak için aralıksız çalıştırdım kesinti vs. yokken sorduğumda sesini hiç duymadıklarını söylediler :D çalıştırdığım balkonla oturduğum salonu tek duvar ayırıyor, ortak duvara rağmen ben bile zor duyuyorum.

şu durumda çok ses gittiğinin farkında bile değildir büyük ihtimalle, gayet normal şekilde kullandığı kapıların sesinin yalıtımsızlıktan dolayı ne kadar rahatsızlık verdiğini bilmiyor olabilir. kapılarda sorun da yoksa belki dikkat edebilir. ama gelip burada hemen yok sosyal bilince sahip değil vs. diye tanımadığı biri hakkında hüküm vermek yanlış. önce müteahhite sövün.

eski evde 6%'da kullandığım ses sistemi gece 12den sonra kapatmazsam rahatsız ediyordu burada 10% seviyesinde sabahlayabiliyorum. bina kalitesi temel problem. hele yeni taşınmışsa eski evinde yalıtım bu kadar kötü olmayabilir.

ben eski evde yine bisikletle kardiyo yapmak için olan trainer denen aleti de kullanamıyordum rahat rahat. gece filan değil gün içindeyken bile şikayete geliyordu... burada 7-24 ne zaman istesem kullanabiliyorum aynı aleti.

sen burada son ses demişsin ya bi komşun için. bana eski evde komşu öyle dediğinde son sesi bir kez gösterdim kendisine anlasın diye ne kadar kısık kullandığımı :D eski evde son sesi açınca dairem 2. katta olduğu halde bina giriş kapısının camlarını titretiyor bütün bina yankılanıyordu. uzun süre göstersem 5. kattakiler de gelirdi herhalde :D
muhtemelen o komşunuz da gayet makul seviyede bir ses açıyordur. desibel sınırını aştıklarına eminsen git polise şikayet et. ama onlar sınırı aşmıyorsa kötü yalıtım veya senin hassasiyetinse kendi dairene yalıtım yaptır başkasını kısıtlama hakkın yok "yasal sınırı aşmadıkları sürece" topuk vurma eşya düşürme filan duyulmuyor yalıtımlı evde. veya benim komşu yıllardır hiç salonda eşya düşürmedi?

bir tek arada gece çamaşır makinesi sesi geliyor üst kattan ama o da çamaşır makinesinin olduğu tuvaletin havalandırma menfezinden geliyor, evin gerisinden duyulmuyor.

sen diyorsun ki tv sesi duyuyorum, kapı sesi duyuyorum, eşya sesi duyuyorum, topuk sesi duyuyorum, farklı farklı birçok komşumdan şikayetçi oldum ama binada yalıtım var tüm komşuların sorunlu :D alttan üstten sağdan soldan her sesi duyuyorsun herkes davar tek normal sensin evet.
+2
konetsu
(10.04.26)
sikinti binada +1

seneler once 3. kat bir daire tuttum, sifir binaydi. yerler parke.
tek basima kaliyorum, yuksek sesle muzik dinlemem, evde parti yok, dogru durust misafir bile gelmedi. Sessiz sakin kendi halimde takiiyorum. Neyse 2-3 ay gecti kapi caldi actim.
Alttaki komsu, evde cocuk mu var biri kosturuyor falan diyor, dedim yok tek kaliyorum, inanmadi. Dedim gir bak, girdi etrafa bakti falan kimse yok. :)
Surekli yurume sesi uyuyamiyoruz falan dedi, cocugunun kulagi cok hassasmis, ders calisamiyormus vs. OK dedim hallederiz, gittim hali aldim 2-3 tane. Saga sola serdim.
1 ay gecmedi, yine geldi. Valla dedim yerler parke, ben de hafif bir adam degilim iriyim 90 kiloyum, aha bak yerlere de hali serdik gittim bir suru para harcadim ki hali sevmem. Peki dedi gitti.
1 ay sonra tekrar geldi, yine zirliyor, sert bir sekilde sittir ettim bu sefer kendisini sonra bir daha gelmedi.

bana biri boyle mesaj biraksa, iplemem herhalde. gelip kapima insan gibi anlatsa daha hosuma gider dinlerim. ama binanin yapisal sikintilari ile ilgili yapacak bisey yok.
0
cooperr
(10.04.26)
yap demezsem yapmazsın he çok güzel yanıtlamış. bence de öyle yapın. bana böyle not gelse kusura bakmayın der ve dikkat ederim ama içten içe sinir olurum. bir de çok sürdülebilir bir şey değil devamlı insanın evinde aman kapıya dikkat edeyim diye tetikte olması, diken üstündeymiş gibi. zor.
0
deartheodosia
(04.05.26)
(3)

2030 Dünya kupasına bilet nasıl alınır?

fildirfildir
2030 Dünya kupasına bilet nasıl alınır?
2030 Dünya kupasına bilet nasıl alınır?
0
fildirfildir
(09.04.26)
sence bilet alınabilir mi?
0
croswell
(09.04.26)
2029 yazında
0
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sözlük whatsapp grubu var. oradan öğrenirsin. ben girdim ama binlerce mesaj binlerce ekran görüntüsü, bilmem nesi yığılınca incelemeden çıktım.
0
gabe h coud
(09.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-2
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(11)

18ini dolduracak erkek kuzene hediye

üğpoıuy
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsaAklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsa

Aklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
0
üğpoıuy
(08.04.26)
İcinde 5 bin tl olan bir cuzdan. 18 yasinda bir erkek cocugunun oncelikli ihtiyaci nakit.
+4
duster
(08.04.26)
tuttuğu takımın orijinal forması olabilir.
+1
biravekahve
(08.04.26)
apple watch, garmin
edit: analog saat çok kişisel bir olay, ben olsam o topa girmem.
+2
eileengray
(08.04.26)
Bütçe yazmamışsın.

Aciliyeti yoksa sınavdan sonra ps5.
+2
kibritsuyu
(08.04.26)
Bütçeye göre, basketbol ayakkabısı, şortu, forması ya da hepsi.
0
kumandanim
(08.04.26)
Kafa üstü bluetooth kulaklık
0
grimavi
(08.04.26)
citizen tsuyosa
0
cooperr
(08.04.26)
Weider protein tozu 4-5 kg
-2
artıküyeolmakistiyorum
(08.04.26)
lego technic
0
substituent
(08.04.26)
marshall kafaüstü bluetooth kulaklık
saat takıyorsa Casio AE-1200WHD
0
black holes in the sky
(08.04.26)
Beğendiği bir spor ayakkabı. Ayakkabı gençler arasında önemli fakat artık çok pahalı ve çok kısa sürede yıpratıyorlar.
İkinci olarak, sürpriz olacak derseniz de, yukarıda önerilen şeylerin hemen hepsini kafasına göre alabileceği bir Amazon hediye çeki olabilir.
0
lil siztah
(10.04.26)
(4)

Otel konaklama ve ücret sorusu

havadakarada
Yurtdışından arkadaş geldi otelde kalıyor 4 gece için. Iki kişilik odada tek kalıyor. Ben de aynı odaya dahil olabilir miyim ve oluyorsa bu durumda ücret farkı olur mu?
Yurtdışından arkadaş geldi otelde kalıyor 4 gece için. Iki kişilik odada tek kalıyor. Ben de aynı odaya dahil olabilir miyim ve oluyorsa bu durumda ücret farkı olur mu?
0
havadakarada
(06.04.26)
20-30 euro kahvaltı farkı alırlar en fazla
0
croswell
(06.04.26)
Yurtdışındaki otelde ama aynı durumda arkadaşım benim odaya gelip kalmıştı ek ücret alınmıştı. Kahvaltı yoktu ama sanırım ek temizlik havlu vs gibi durumlar için aradaki farkı istiyorlar.
0
peki madem
(06.04.26)
Odayı tutarken tek kişi sectiyse ikinci kişiden ücret alırlar.
0
artıküyeolmakistiyorum
(06.04.26)
Mevzuata göre ikinci kişinin bilgilerini kayıt etmek zorundalar. Ben resepsiyon değiştikten sonra misafiri odama almıştım kimse anlamamıştı. Risk budur.
0
HellKeePer
(06.04.26)
(10)

Ev taşımak nasıl yapılıyordu?

1837837
15 yıldır ev taşımadık. Süreç değişti mi? Günlerce eşya koliliyorduk vs. İstanbuldan ayvalık tarafına gidicez. Yakın tarihte şehir değiştirip kullandığı şirketten memnun olan var mı? Her türlü tavsiyeye açığım teşekkürler.
15 yıldır ev taşımadık. Süreç değişti mi? Günlerce eşya koliliyorduk vs. İstanbuldan ayvalık tarafına gidicez. Yakın tarihte şehir değiştirip kullandığı şirketten memnun olan var mı? Her türlü tavsiyeye açığım teşekkürler.
0
1837837
(05.04.26)
eşyalarınızı nakliye battaniyesiyle güzelce sarın gerisi hallolur. ev taşıyanlardan en çok duyduğum şikayet: 'eşyalarımı hep sağa sola çarpmışlar' oluyor.
0
yurtsuz john
(05.04.26)
Kolilerinizi büyük renkli etiketlerle etiketleyip kategorize edin.

Sarılar mutfak kolisi, maviler banyo, yeşiller salon vb gibi.

Ve sayılarını yazın muhakkak. Yani kaç koli vs olduğunu bilin.

Ödemeyi yapmadan önce bütün eşyalarınızı ve kolilerinizi sayıp check edin.

Ayrıca kıymetli eşyalarınızın bulunduğu kolileri arabanızda yer varsa kendiniz taşıyın.
+1
anaphylacticshock
(05.04.26)
1000 km sorunsuz taşındım fiyatı da gayet uygundu ve konuştuğumuz gibi ilerledi her şey.

Bir görüşün
+90 530 134 00 74
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
nakliyeci tutarken referansı olmasına dikkat et. yeni moda, önce fiyat söyleyip anlaşır gibi yapmak, eşyaları kamyona yükledikten indirmeye gelince ekstra haraç istemek eşyaları sokağa atmakla tehdit etmek.
+1
nahtoderfahrung
(05.04.26)
Ankara içi 2, Ankaradan Giresun'a 1 ev taşıdım son 1 ayda. Fiyatı gayet uygundu ve dikkatlilerdi. İlyas beyle iletişime geçebilirsiniz.

0 535 897 89 96
0
lesmiserables
(05.04.26)
arabaya yükleyip kapıda indiriyorsun. sonra tıngır mıngır herkes bir parça çıkarıyor. tercihen parçaları arabadan tek tek de indirebiliyorsun.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.04.26)
asıl önemli trick nahtoderfahrung'dan gelmiş. dediği gibi, her konuda anlaşıp eve gelince "aoow burada 2 evlik eşya var ağbi" deyip 1.5-2x ücret istiyorlar. o anki takvim sıkışıklığını fırsata çevirip soygun yapmaya çalışıyorlar.
0
birdirbir
(05.04.26)
bastan anlasıp tutarın yarısını veya bır kısmını gonderılıyor, sonra mal ındırıldıkten sonra kalanı ödenıyor, arada bır kac gun gectıyse, "benzıne mazota zam geldı"dıyerek, 3, 4 bin tl ısteyebılıyorlar, hazırlıklı olun.
0
deepness
(05.04.26)
doğançay ya da protrans gibi kurumsal yerlerle anlaşırsanız üstteki gibi bi problem yaşamazsınız bence. eğer referanslı birini bulamıyorsanız kurumsala yönelin derim.
-1
elorelia
(06.04.26)
Zaten yazmışlar ama ben tekrar yazayım, 50.000tl ye anlaştınız diyelim adamlar şunları deneyecek :

- Eşyalar beklediğimizden çokmuş daha çok para ver
- Asansör kullandırmıyorlar daha çok para ver
- Merdivenler darmış daha çok para ver
- Eşyaları sökmek zormuş daha çok para ver.

Kırılan eşya mutlaka olacak, öncesinde kırılan eşyalar için sigorta olacak mı, kırılırsa kim ödeyecek anlaşın.

Eşyalara da gelip baksınlar ve üstüne basa basa söyleyin, sonradan bir kuruş bile fazla istersen vermem, ne anlaştıysak o diye. Ben bunu söylememe rağmen benden fazla para istediler, vermedim, paşam kendimiz taşırız dediği eşyalar için "camdan asansörle alalım, asansör parası ver" diye beni yokladı.

Taşıma işinde de bazıları bardak çanağı bile kendisi paketliyor. Hazırlanırken mobilyalar tek parça kalsın, çekmece dolapları boş olsun yeter.

Heriflere kolaylık olsun diye taşınma esnasında yatağı ben söktüm, herifler dedi ki bunu biz sökmedik, geri takamayız sdlsdjfg. Hiç yardım etmeyin, vicdan yapmayın, işleri bu, iyi niyetli değiller.
0
kimlanbu
(06.04.26)
(3)

Denize hangi saat aralığında girmeliyim? (Sedef hastalığı)

put it in your appropriate place
Sedef var. Bunun için denize gideceğim Mayıs ayındaki tatilde. Ege'de gireceğim. Hangi saat aralığında girmemi tavsiye ederseniz?
Sedef var. Bunun için denize gideceğim Mayıs ayındaki tatilde. Ege'de gireceğim. Hangi saat aralığında girmemi tavsiye ederseniz?
+1
put it in your appropriate place
(05.04.26)
Mayıs ayında egede çok üşürsün. En sıcak hangi saatse o saatte gir bence.
0
adivar
(05.04.26)
Öğlen tam tepe değil de %10 kayma olunca saldırın. Sıcak olmasa da şifa için yapılır
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Bence önemi yok. Sabah suyu iyidir. Akşam suyu da
0
wu
(06.04.26)
(12)

imei attirmak

baldur2
halen yapiliyor mu bu?riski vs nedir?
halen yapiliyor mu bu?
riski vs nedir?
0
baldur2
(05.04.26)
Yapılıyor, çalıştıktan sonra riski yok.
yapan telefoncu çakma imei atarsa bir süre sonra tekrar isteyebilir o kadar.
0
rhan
(05.04.26)
Online bankacılık kullanamıyorsunuz.
-8
Kahvedesu
(05.04.26)
Her şey sorunsuz kullanılıyor. Yapılan model sayısı çok düştü o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Ben de aynı durumdayım. Yaptırmadım bu nedenle. Öğrendiğim bir şeyin neyine hangi salak gidip eksi verdi?
-8
Kahvedesu
(05.04.26)
Direnç atma diye bisey varmis artık imei degistirme yerine.
-2
duster
(05.04.26)
@kahve kim eksi verdi bilmiyorum da sen yalan bilgi paylaşınca akıllısında eksileyen eksi verdigi için mi salak. Tanrı şifa versin
+3
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
@artıküyeolmakistiyorum, tanrı sana şifa versin. Aynı durumda biri olarak imei attırmak istedim. Telefoncu online bankacılığı kullanamayacağımı söyledi. Al sen yaptır.
-5
Kahvedesu
(05.04.26)
Bende bir telefoncudan duydum dünya düz dedi.
Aynı mantık
+3
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Benim arkadaşım eski telefonunun imeisini attırdı yeni telefonuna..banka filan herşey kullanılıyor. Sadece güncelleme almıyor.
0
rodeocu
(06.04.26)
Ağa çok cahilsiniz ya gerçekten bari bilmediğiniz konularda lok lok için konuşmayın.
IMEI atmak için boot kilidi açılır root yapılır sonra da boot kapatılır, orijinal rom geri yüklenir. Root falan da kalmaz. İş bilmezlerin lafına burada tatava yapıyorsunuz. Eski android rom geliştiricisiyim
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.04.26)
modele göre değişiyor bu imei atma/sorun çıkarma olayı. bazı modellerde güncelleme sorun çıkartır. bazılarında sıfırlama yaptığınızda imei gider. bazılarında hiç sorun olmaz. bazıları yazılımsal değil donanımsal (direnç) olarak imei atması gerçekleştirilir.

modele göre değişir. ben samsung s23 ultra için yaptırmıştım 2.5 yıldır sorunsuz kullanıyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
Herkes kendi bildiğinin kesin doğru olduğunu düşünerek yarım yamak bilgi vermiş. Ben anlatayım işin doğrusunu.

Öncelikle imei atma denilen olan farklı telefonlar ve işlemciler için farklı şekillerde yapılabiliyor.

Nispeten eski telefonlarda, imei bilgisi kolayca değiştirilebiliyordu. Hatta eski mediatek işlemcilerde, kendiniz uygulama indirip yapabiliyordunuz. Zamanla bu işlemi zorlaştırdılar.

3-4 seneden daha eski olan telefonlarda, temel olarak 2 şekilde imei atılıyor. Bunların bir tanesi, telefona root atıp ek bir uygulama kurarak, telefonun gerçek imei’sini değiştirmeden telefonun imei’yi farklı görmesini sağlamak. Burada asında telefon hafızasında kayıtlı olan imei değişmiyor, sadece telefon bu uygulama sayesinde imei’yi farklı görüyor. Bu telefonlarda, root’u kaldırdığınızda veya telefonu güncellediğinizde bu ek uygulama uçtuğu için imei bozuluyor. Dolayısıyla bu gibi uygulamalar kullanılan telefonlarda, root kaldıramayacağınız için banka uygulamalarını kullanamayabilirsiniz. Biraz ileri seviye kullanıcıysanız root gizleyebilirsiniz ancak ben güvenlik açısından böyle bir telefonda banka uygulaması kullanmam. Zira imei’yi farklı gösteren uygulamanın bunun dışında farklı işlevleri (örneğin uzaktan bağlantıya izin veren bir uygulama olabilir) olup olmadığını hiçbir zaman bilemezsiniz. Ayrıca bu imei uygulamasını yükleyen kişi, farklı uzaktan erişim uygulamaları da yüklemiş olabilir. Telefonu sıfırlayamayacağınız ve güncelleyemeyeceğiniz için güvenli riski var bence.

Eski telefonlar için ikinci imei atma yöntemi ise telefonda kayıtlı olan imei’yi gerçekten değiştirmek. Bunu yapmak için root’a gerek kalmıyor genellikle ancak bunu yapan yazılımlar özel yazılımlar. Chimera gibi paralı ve nispeten pahalı uygulamalarla bu işlem yapılıyor. Bu uygulamalar da işlem başına ücret kesiyor, örneğin 10 telefona imei atacaksanız 10 kredi satın almanız lazım. Crack’li versiyonlar vs. de bulunmuyor. Bu uygulama özellikle Samsung cihazlar için “server kaydı” olarak da geçer. Burada imei gerçekten değiştiği için güncelleme, sıfırlama vs. yapılabiliyor. Dolayısıyla telefonu daha güvenli kullanabiliyorsunuz.

Yeni nesil telefonlarda ise imei’nin kayıtlı olduğu hafızaya erişim, donanımsal olarak engellenmekte. Bu engeli aşmak için de “direnç atma” denilen işlem yapılıyor. Burada imei’nin kayıtlı olduğu hafıza bölümüne erişmek için, telefonun içi açılarak özel bir konuma direnç lehimleniyor. Bu dirençte imei falan yok (zaten direnç içinde veri depolamak diye bir şey de yok), sadece imei’ye erişim sağlayan kilidi bu direnç açıyor. Direnç bağlandıktan sonra bir üstteki gibi hafızada kayıtlı olan imei değiştiriliyor. Bu işlem, cihazın içinin açılması ve direnç lehimlenmesi gerektiği için hem pahalı, hem de güvenilir yerde yapmazsanız telefonu bozma riski taşıyor (ayrıca su geçirmezlik varsa her türlü bozuluyor bu özellik).
+3
shadowfollower
(06.04.26)
(13)

ChatGPT'ye sinirlendiginiz oluyor mu?

sekizdokuzon
Bu verdiğin cevap ortalama insanı tatmin eder, o kadar zamandır konuşuyoruz IQ seviyemi anlamadın da mi boyle ortalama cevaplar veriyorsun diye kızdığınız oluyor mu? İyi insan olduğumuz için kızdığımızı ona da belli etmiyoruz tabii.
Bu verdiğin cevap ortalama insanı tatmin eder, o kadar zamandır konuşuyoruz IQ seviyemi anlamadın da mi boyle ortalama cevaplar veriyorsun diye kızdığınız oluyor mu? İyi insan olduğumuz için kızdığımızı ona da belli etmiyoruz tabii.
0
sekizdokuzon
(05.04.26)
evet oluyor hahaha.

ben kizdigimi belli ediyorum. direkt konusuyorum hayir ben sana söyle yap dedim diyorum ve hemen özür diliyor garibim.
-1
Purple life
(05.04.26)
kızıyorum ve söylüyorum kızdığımı da. ama gemini daha çok kızdırır oldu son zamanlarda. hatta gemini söylediğimi öyle yanlış yerlerden tutup öyle anlamış rolü kesiyor. 'beni bir sen anladın sen de yanlış anladın' diye sataşmalık bir alıklığı var :D

örn: en lezzetli armut cinsi nedir?
el-cevap: harika, anladım! senin bir elmasever olduğunu biliyorum! leblebi yemek için çorum'a bir haftasonu planı yapmamı ister misin? ✨
+1
suicmeyenadam
(05.04.26)
Chatgpt yi çok yönlendirmedikçe sanki artık iş yapmıyor. Konuşmaya pdf dosyası ekliyorum, bu deneyin/prosedürün aşamalarını özetle, diyorum. Bana deneyi söylersen yardımcı olabilirim diyor. İlla pdf dosyasındaki diye belirtmem gerekiyor.

Eskiden böyle yapmıyordu. Şu sıralar bunu çok yapıyor. İlk dosyada değil de, yüklediğim diğer dosyalara söylemediğim sürece bakmıyor.
+2
substituent
(05.04.26)
evet. çünkü bazen sohbetin tonunu değiştirip saçmalıyor.

bazen de aşırı saçma hatalar yapıyor:
eksisozluk.com
eksisozluk.com
+1
tabudeviren
(05.04.26)
Ondan doğru cevap beklerken diğer yandan da test ediliyoruz.
0
diyecevaplandı
(05.04.26)
Gemini'ya artık güvenemiyorum
0
baldan kaymak
(05.04.26)
Bazen delirtiyor beni sinirden bir kere o kadar sinirlendim ki paralı üyeliğimi bitirdim :):)
Ama sonra döndük yine paşa paşa :/
0
mutekebbir
(05.04.26)
Sohbet konusunda hepsi mal hepsi salak. Ana avrat sovmeye basladim 1 saat önce söylediğimi 1 saat sonra bambaşka olarak söylüyor. Claude dahil. Gemini hepsinden beter, yalan söylüyor. Yalan deyince de evet bilerek yaptım diyor.
Yapay zekaya spesifik soru sorulur uzun konuşunca olmuyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Bir de eskiden beni desteklerdi, şimdi "Şu tip bir insan kötü diyebilir miyiz?" diyorum, "Kötü değil, farklk dinamikleri var" diyor. Bir de objektif pis.
+1
🌸sekizdokuzon
(05.04.26)
ben bir egitim verecektim resim halindeki sorulao worde cevirsin diye verdim 20 soruyu duzgun cevaplamis kalan 40 soruyu da kendisi benzer sorularla sallamis,

ben de ilk sorulari kontrol edince tamam diye dusundum

sonra anlayinca dedim neden boyle yaptin ya bir yerden sonra beceremedim ben de salladim dedi. o an elime gecse cok pis bogazina sarilirdim

ama sonunda barstik her ne kadar arada calude a mi gecsem desem de
0
aloneinthedark
(05.04.26)
Bazı konularda aynı anda birkaç tane yapay zekay kullanıyorum.
Gemini bir ara çok telaslandiriyordu. Copilot daha iyiydi. Gemini'ye resmen sakin ol lan demek zorunda kalıyordum (köpeğimde gastrit var. Copilot ve mistral sakin davranirken gemini çabuk veterineri ara diye takiliyordu).
Bir de bazen bir şey atıyorum, kafasından sallıyor. Kafasından salladigini ya da yalan olduğunu söyleyince heeee evet ya pardon yapıyor.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
yapay zekalar çok kaynak tüketiyor malumunuz.
bu yapay zeka şirketleri de arada bir, gelen talebin yoğunluğuna göre oluşturulan cevapların kalitesini düşürebiliyor ki kaynaklar optimal kullanılsın.

o yüzden aynı modeli kullanarak farklı zamanlarda farklı yanıtlar vermesi olası.

bir de yapay zekalar bizi tanımaya başladığı için artık prompt kalitemiz düşmeye başladı ister istemez. ama onun hafızası da aslında önceden yazılmış (konuşmalardan çıkarıp kendi yazdığı) cümlelerden ibaret.

bir şey daha var; her yeni modelde ve neredeyse her ay yapay zekaların performansı arttı şimdiye dek ama bir süredir radikal iyileştirmeler yapamıyorlar. donanım ve kaynak noktasında darboğaza girdiler şuan.

hepsi birleşince arada bir saçmalıyorlar tabiatları gereği.
0
biseysorcaktim
(06.04.26)
Chatgpt ücretli versiyon kullanıyorum, çok nadir kızarım çünkü bana acayip uyum sağlamış durumda, üslubu, espri oranı, samimiyet oranı tam kıvamında.

Çok nadiren de olsa 3.5 versiyonu gibi iq yoksunu cevaplar verip bunda ısrarcı olabiliyor, yakalayınca git güncel bilgiyi araştır diyorum, hatasını fark edip toparlıyor.
0
kimlanbu
(06.04.26)
(14)

Tuvalet kağıdı nasıl seçiyorsunuz?

michael_knight
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?Neden?Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?
Neden?
Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
-1
michael_knight
(04.04.26)
Bambu yazıyorsa ve indirimdeyse alırım. Başka kriterim yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
Solo, Familia, Selpak vb. hepsinin ucuz (daha az yapraklı-katlı, daha ince, daha küçük vs.) ürünleri var. Kullanıcı özellikle kampanya dönemlerinde oldukça ucuz görünen bu ürünleri sırf markası büyük diye alıyor, daha sonra kalitesizliğiyle yüzleşiyor. Bunu yapmayan tek ürün Papia gördüğüm kadarıyla, hep aynı orta karar kalite, hep aynı orta karar fiyat.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.04.26)
üziren ultra deluxe vb yazanları alıp deneyip fav a atıyorum. 32lisi 500 lira falan oluyor ama yumuşak ve aşındırmayan oluyor (kadınlar için gerekl)
+1
neira
(04.04.26)
kafa yorduğum bir konu değil. soft moft bir şeyler yazanlardan, indirimde olduğunda alıyorum.
+2
cay koy geliyorum
(04.04.26)
tuvalet kağıdında en yumuşak ve en kalitelisini almaya çalışıyorum. dışarıda ince ve zımpara gibi olanları hiç sevmiyorum. kağıt havlu konusunda o kadar seçici değilim.
+1
eileengray
(04.04.26)
En ucuz ve ince olan tuvalet kagitlarini almiyorum. Is yerinde de bu ince olanlardan var. Hic sevmiyorum ekonomik diye bunu aliyorlar ama insanlar daha fazla kagit kullanmak zorunda kaliyor aslinda daha pahaliya mal oluyor.
+2
thetruenorthstrongandfree2
(04.04.26)
En ucuz olanini seciyorum. Baska bir kriterim yok.
+2
Sour
(04.04.26)
kicima soruyorum, kendisi begenirse devam.
begenmez ise o zaman marka degistiririm.
kagit havluda en cok su cekeni alirim.
0
cooperr
(04.04.26)
3 katlı olmasına dikkat ediyorum ama onlar bile artık eli ıslatıyor. eskiden 2 yaprak yeterdi, artık 3 yaprak bile yetmiyor. her şeyde kalite düştü.
0
nothing in my way
(04.04.26)
Familia kullanıyoruz ve memnunuz. Kampanya dönemlerinde indirimdeyken alıyoruz. Adet fiyatı indirim zamanlarında 6,5 tl falan oluyor.
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
@nothing in my way +1

kriterim 3 katlı ve bilinen markalardan olması. ama onlar bile artık eskisi kadar iyi değil.

kağıt havluda ise genellikle migros'taki viva markayı seçiyorum veya o anda hangisi uygun gelirse. kağıt havlu konusunda kriterim yok.
+1
tabudeviren
(04.04.26)
papia pure 4 katli bi secenek vardi. pro plus max. en premiumu neyse onu aliyorum.

cevredir agaclar boceklerdir ecco falan aldim zamaninda, memnun kalmadim.
benim popom kiymetli rahat etsin istiyorum buna gectim. arkadas grubunda da herkes bunu kullaniyo.
0
aguen
(04.04.26)
3 katlı olsun sağa sola dökülmesin + parfümsüz olsun (allerjik reaksiyon ve mantar enfeksiyonu riski) yeterli
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
selpak iyidir. hb ya da trendyol'da indirim olunca toplu yapıştırıyorum.

sloganım da şu;

"selpak, götünün değerini bilenlere"
+1
spirit crusher
(06.04.26)
(4)

Bonus kart kullananlara bir soru

namandigurai
Garanti bankası kredi kartından yıllık üyelik ücreti kesmeden önceki ekstrede bilgi veriyor mu?
Garanti bankası kredi kartından yıllık üyelik ücreti kesmeden önceki ekstrede bilgi veriyor mu?
0
namandigurai
(04.04.26)
Hayır
+1
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
vermiyor. kestiği ücreti para olarak geri yüklüyor ama şartı tam kart ücreti alacağı güne kadar kullanman.
+1
mikahakkinen
(04.04.26)
alırsada kapatın dersen ve ısrarlı olursan geri iade ediyorlar
0
eja
(04.04.26)
bu arada eskisi gibi iade edilmiyor. ya size şartlı olarak iade ediyorlar (kartı kapatmanız durumda ödersiniz) ya da hiç.

yeni kartları alırken aidat ödemeyi bastıra bastıra söylüyorlar, eskisi gibi iade olmuyor yani. sanırım bddk çözemediği konulardan biriymiş bu.
0
klardtt
(04.04.26)
(2)

Hbo dizi indirme

webbrowser
Selamlar, hepsiburada premium ile hbo üyeliğim var ama hiçbir içeriği tablete indiremiyorum. Sebebi ne olabilir?
Selamlar, hepsiburada premium ile hbo üyeliğim var ama hiçbir içeriği tablete indiremiyorum. Sebebi ne olabilir?
0
webbrowser
(04.04.26)
o üyelik çeşidi promosyon gibi bişey olduğundan indirmeye izin vermiyor; tüm özellikleri açmıyor yani. böyle bir uyarı da veriyor normalde, dikkat etmediniz belki.
0
lil siztah
(04.04.26)
Çünkü kısıtlı üyelik yani parasız gibi bir şey
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
(8)

Altın bozup ev alınır mı?

i am a legal alien
Yatırımlık ev alacağım ilerde pasif gelir olması açısından. 220 gr altın bozacağım beğendiğim ev için. Altının yükselmesini beklesem bu sefer ev fiyatları da artabilir.Mantıklı mı bozmak?
Yatırımlık ev alacağım ilerde pasif gelir olması açısından. 220 gr altın bozacağım beğendiğim ev için. Altının yükselmesini beklesem bu sefer ev fiyatları da artabilir.
Mantıklı mı bozmak?
0
i am a legal alien
(30.03.26)
Altın şu an düşük gibi bence, evlerde kapış kapış gitmiyor fayizler uçuk. Tabi karar senin ytd
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Ülkede yaşanan ahlak erozyonu, kanunlarda ve uygulanmasında kiracıya yapılan pozitif ayrımcılık, yargı sürecinin aşırı uzunluğu, kira artış hızının reel enflasyonu karşılamada yetersiz kalması konuları bir araya gelince yatırım için ev alma konusunun cazibesini ortadan kaldırıyor diye düşünüyorum.

Onun dışında konut fiyatlarının da altın fiyatının da geleceği, savaşın seyri ve süresine bağlı ve bunların cevabını da sadece Trump biliyor bence
0
Mirket
(30.03.26)
Kimse bilemez...
+1
HellKeePer
(30.03.26)
Ev için kesinlikle bozulur. Hele ki ev beğenildiyse. Altın artınca ev fiyatı da artar. Hiç düşünmeyin bile. Hemen alın.
+1
halk
(30.03.26)
Bu kadar belirsizliğin içinde kimse bilemez. Kendiniz oturacaksanız mantıklı, ama amaç yatırımsa bence büyük risk. Ben yakın zamanda ev aldım. 4.5m ev için emlakçı, vergi vs derken zaten 400k falan durduk yere para ödedik. Paranın hepsi peşin olmayınca bir de finansman masrafı çıkıyor, yatırımın getireceği yatırım gelmeden gitmiş oluyor.

1 ay önce kardeşim altın bozdurup araba aldı. Bana aşırı saçma gelmişti ama bugünden bakınca iyi ki bozdurmuş diyorsun zira bugünün kuruyla 500 tl fazladan bozdurdu altını. Yarın ne olur, kimse bilemez.
0
but that was just a dream
(30.03.26)
ev için bozulur bence, çok şanssız bir insan değilseniz ev sahibi olmak günün sonunda her koşulda kazandırıyor. hatta bahsi arttırıp arsa almak bile faydalı olabilir. bizim dededen kalma alalhın keşanında ki arsa ya bile şuan 2 apartman yapıyorlar toplam 12 daire bize 4 daire düşüyor. öncesinde motosiklet parası vermiyorlardı oraya.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
üç günlük dünya. malım olsun dersen altın, mülküm olsun dersen ev.
0
klassno
(30.03.26)
kardeşim 1 ay kadar önce kısmen altın bozdurarak yatırımlık ev aldı. altın düşünce, aynı sitedeki benzer dairenin fiyatı da o oranda düşmüş, takip ettiğine göre. kısacası değişen bişey olmadı. ancak normalde kiracısı eksik olmayan bir site olmasına rağmen, henüz istediği gibi bir kiracı bulamadı.
0
lil siztah
(30.03.26)
(6)

Makarna, ekmek, pilav, noodle, borek poaca yemeden kilo vermek

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.

Artik basliktaki yazdiklarimi asla yememeye karar verdim fakat spor yapmak da istemiyorum gym e gitmek vs.. vaktim yok cunku. Sadece bu sekilde belli kilo yapan seyleri yemeden kilo verilir mi?
-1
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(30.03.26)
Hepsi glisemik indeksi yüksek gıdalar olduğu için kan şekerini hızlı yükselterek yağ depolamaya sebep olur. Bunları bırakmak en başta yağlanmayı durdurur.

Alternatif olarak sağlıklı karbonhidrat (bulgur, yulaf, karabuğday, esmer pirinç) yersen mutlaka kilo verirsin.
+1
yurtsuz john
(30.03.26)
Bunları yiyerek de kilo verirsin yemeden de kilo verirsin spor yaparak ya da yapmayarak da kilo verirsin, kilo vermenin bunların hiçbiriyle bir ilgisi yok.
-2
kizil karga
(30.03.26)
ben bunları yemeden 12 kg verdim. ekmek ve pilavı zaten hayatıma dahil etmemiştim. makarnayı diyet döneminde tüketmedim. poğaça direk kg zaten. 6 ay diyet günde 30 dk yürüyüşle kg verebilirsin. ama diyette önemli olan kendine belli bir beslenme tarzı oluşturup verdiğin kgyu geri almadan tutabilmek.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
Ağa ister ye ister yeme hiç farketmez.
Günlük kalori ihtiyacın 2000 mi, 1500 kalori al yavas da olsa bunları yiyerek de kilo verirsin. Önemli olan ne kadar yediğin. Süreci hızlandırmak ya da uzatmak yediklerine bakar
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Makarnayla ekmeğe hayır deyip bulgura evet diyen arkadaş konuyu biraz açabilir mi? İkisi arasındaki farkı bilemedim ben.

Artık üye olmak isteyen arkadaşa +1 deyip makro besinlerin de dengelenmesi gerektiğini ilave ediyorum.
0
Mirket
(30.03.26)
@mirket

beyaz undan imal edilen tüm ürünler, beyaz pirinç, haşlanmış patates vs bunların hepsi kan şekerini bir anda yükselttiği için vücut insülin salgılar ve dolaysıyla vücut yağ depolar. kısa sürede yeniden acıkırsın.
fakat saydığım düşük glisemik indeksi olan karbonhidratlar kana şekeri yavaş yavaş verir. çabuk acıkmazsın. tokluk hissi uzun sürer. tabi bu demek değil ki otur bir tencere bulgur pilavı ye :) ölçülü olsun bir porsiyon yeter. yağsız vücudun sırrı çok protein az karbonhidrat. üstüne egzersiz de ekleyebilirsen şahane.

2009 yılından beri aktif olarak fitness yapıyorum. on defa foto attım buraya görmüşsünüzdür illa ki beni.
0
yurtsuz john
(30.03.26)
(2)

Canım çok acıyor, 17 yillik candostum eğer ölürse.. mezarlık...

goochie goochie
Durumu cok kritikmis yavrumun, kömür suratlı siyamimin.. bir anda istah gitti, diyabet dediler.. günlerdir veterinerde. Son günleriyse verin evimde vedalasalim diyorum kritik ama umut var diyorlar ama bu gun ilk kez kotu hissederek ciktim yanindan.. eger ya bir sey olursa Istanbulda nerede nasil ola
Durumu cok kritikmis yavrumun, kömür suratlı siyamimin.. bir anda istah gitti, diyabet dediler.. günlerdir veterinerde. Son günleriyse verin evimde vedalasalim diyorum kritik ama umut var diyorlar ama bu gun ilk kez kotu hissederek ciktim yanindan.. eger ya bir sey olursa Istanbulda nerede nasil olacak..annemle babamin yanina gommeyi cok isterdim ama cok uzak sehirdeler.. bi yere sigamiyorum ama bunu da dusunmek zorunda oldugumu biliyorum..
0
goochie goochie
(27.03.26)
Zor durum, sabırlar dilerim. İşinizden okulunuzdan izin alıp ailenizin yanına götürün burada yeriniz yoksa. Benim bu durum için planım bu yönde uzun zamandır.
0
prole
(27.03.26)
Hayvan ölürse kurtulacak diye bakmak lazım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(27.03.26)
(4)

Claude Code için kitap, eğitim materyalleri vs?

winston insani
MerhabalarClaude Code kullanımını en baştan, adım adım bir IDE içinde öğrenebilmek için kitap, eğitim materyali tavsiyeniz varsa alabilir miyim? Teşekkürler.
Merhabalar

Claude Code kullanımını en baştan, adım adım bir IDE içinde öğrenebilmek için kitap, eğitim materyali tavsiyeniz varsa alabilir miyim? Teşekkürler.
0
winston insani
(25.03.26)
İşte Claude Code öğrenmek için en iyi kaynakların derli toplu bir listesi:
🟦 Resmi Kaynaklar (En Güvenilir)
Anthropic Resmi Dokümantasyonu
docs.claude.com adresindeki Claude Code bölümü — kurulum, komutlar, CLAUDE.md, MCP gibi tüm temel konuları kapsar. Başlangıç noktanız burası olmalı.
Anthropic Academy
Anthropic'in Skilljar platformu üzerinden sunduğu ücretsiz eğitim merkezi. Özellikle geliştiriciler için hazırlanan bir kurs, command line üzerinden Claude Code'u iş akışlarına nasıl entegre edeceklerini adım adım gösteriyor. (Canberkki) academy.anthropic.com adresinden erişebilirsiniz.
🟨 Türkçe Eğitim İçerikleri
Ofcskn – Claude 101 Serisi
Claude'un baştan sona nasıl kullanıldığını, Claude Code'ın nasıl kurulduğunu ve hangi modelin ne amaçla kullanıldığını örnekleriyle anlatan Türkçe bir video serisi. (Ofcskn)
Defne İncekara'nın Bülteni
Her yeni oturumda Claude'un sıfırdan başladığını, ancak projenin kök klasörüne bir CLAUDE.md dosyası koyarak onu her seferinde "eğitebileceğinizi" anlatan pratik Türkçe içerik. (Defneincekara) blog.defneincekara.com adresinde bulabilirsiniz.
🟩 İngilizce Pratik Eğitimler
DataCamp Tutorial
Supabase Python kütüphanesi üzerinden gerçek bir proje örneğiyle Claude Code'u refactor etme, hata ayıklama ve dokümantasyon oluşturma konularını pratik olarak anlatan kapsamlı bir rehber. (Google Translate)
YouTube – "Claude Code Tutorial: Intro & Setup" Serisi
VS Code kurulumu ve abonelik planı seçimi dahil olmak üzere Claude Code'u geliştirme ortamına entegre etmeyi, MCP sunucuları kullanmayı, GitHub iş akışlarını ve özel komutlar oluşturmayı kapsayan uygulamalı bir video serisi. (Lilys AI)
💡 Önemli Pratik İpuçları (Başlamadan Önce)
CLAUDE.md dosyası kritik: Projenizin kök dizinine bu dosyayı koyun; Claude her oturumda bunu okuyarak projenizi "tanır".
Maliyet kontrolü: Dosya dosya komut vermek yerine toplu komutlar verirseniz çok daha verimli çalışır; aksi halde gereksiz token harcaması olur. (Eksisozluk)
/clear komutunu kullanın: Uzun oturumlarda alakasız bağlamı temizlemek için faydalıdır.
Önerilen öğrenme sırası: Resmi docs → Anthropic Academy → DataCamp tutorial → YouTube serisi → kendi küçük projenizde uygulama.
Hangi IDE'yi kullanıyorsunuz veya hangi programlama diline odaklanmak istiyorsunuz? Buna göre daha spesifik kaynak önerebilirim.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(25.03.26)
Bu iş için kitap bulamazsın zira her gün yeni şey çıkıyor. E-kitaplar var tabi ama onlarda bile bir iki ay önce cikani artık outdated.

Reddit’te claudeai adında bir sun var orası iyi.

YouTube’da sürekli bu konu hakkında yeni videolar çekiyorlar aklımda özel bir kanal yok ama oradan güncel videolara bakabilirsin.

Cloud‘un kendisine sorabilirsin. “seni iyi kullanıyor muyum ne yapmamı önerirsin bu konudaki best practiceler nelerdir” ama kendisine sürekli araştır internetten getir de. Araştır demezsen kendi bildiklerini söyler. en güncel modeli kullanıyorsan bile bu yeteri kadar güncel değildir

Claude.md memory skill tanımlamaları yaptırıp farklı ai agentlarına analiz ettir iyi mi anlaşılır mi diye.
0
biseysorcaktim
(26.03.26)
ya dostum neyine eğitileceksiniz allah aşkına. artık bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum.

karşında 1 tane ekran var, ekrana yazıyorsun, o da sana cevap verip işleri yapıyor. bundan ibaret, her şeyi bu kadar zorlaştırmayın ya. her şeye başlamak için bir seremoni yaratıyorsunuz kendinize.

aç claude'u ve çalışmaya başla. yapamadığın bir şey olursa "acaba bunu da yapar mı" dediğin bir şey olursa da aç claude dokümantasyonunu oku bul, veya direkt chatinden sor.

bence siz bir şeylere başlamamak/başlamayı geciktirmek için bahane arıyorsunuz sürekli.

1 adet terminal ekranından ibaret şeyin neyini öğreneceksiniz?
varsa kafanda proje, planla ve aç yazdırmaya başla.
+1
tchuck
(26.03.26)
tchuck +1 ek olarak anthropic'in kendisi ucretsiz olarak bunun egitimini veriyor. kendi development workflow'nuzu oturtabilmek zaman alacaktir ve bunun icin elinizi kirletmeniz token yakmaniz lazim. maalesef tokat yiyerek ogreniliyor.

www.anthropic.com
0
ruzgarr
(26.03.26)
(5)

Telefon

rakicandir
Telefonum kırıldı, 20-30k bandında telefon önerisinde bulunabilir misiniz? Teşekkür ederim.
Telefonum kırıldı, 20-30k bandında telefon önerisinde bulunabilir misiniz?
Teşekkür ederim.
0
rakicandir
(23.03.26)
Samsung a56, 256gb lık modeli 23 bin civarıydı
+1
grimavi
(23.03.26)
Telefon işi artık sadece fiyat bandı meselesi değil. 20–30k aralığında hemen her cihaz günlük işleri zaten sorunsuz yapıyor. Asıl farkı yaratan şey, senin telefondan ne beklediğin.

Kamera diyorsan başka yere bakman lazım, oyun diyorsan başka, pil ömrü diyorsan bambaşka. Aynı paraya herkes her şeyi iyi yapıyor gibi görünse de aslında her model bir yerden kısıyor.

O yüzden düz mantık öneri:
• Dengeli kullanım → Redmi Note serisi
• Performans/oyun → Poco
• Stabilite, sorunsuzluk → Samsung A serisi

Şu an mantıklı 3-4 tane net seçenek var:

🔹 Dengeli / herkes için güvenli tercih
• Xiaomi / Redmi tarafı bu fiyat bandının “default”u
• Kamera iyi, pil iyi, günlük kullanım akıyor
• Fiyat/performans açısından genelde en mantıklı tercih 

👉 Çok düşünmeden alınacak cihaz: Redmi Note 15 Pro



🔹 Bir tık daha performans (oyun vs.)
• Poco serisi (X / F serisi özellikle)
• Aynı paraya daha güçlü işlemci veriyor
• Ama kamera ve stabilite bazen geri kalabiliyor

👉 Oyun diyorsan Poco



🔹 “Ben sorun yaşamak istemiyorum” diyen tip
• Samsung A serisi (A34 / A54 / A55 civarı)
• Daha stabil, daha temiz Android
• Ama aynı paraya biraz daha düşük donanım

👉 Kafa rahatlığı = Samsung



🔹 Kısa net özet
• F/P → Redmi
• Performans → Poco
• Stabilite → Samsung

Sonuç net:
Ne istediğini netleştirmeden alınan telefon genelde 3 ay sonra pişmanlık yaratıyor.
Ama “ben uğraşmam” diyorsan, Redmi Note serisinden güncel bir model alıp geçebilirsin.
-1
gabe h coud
(23.03.26)
Ne alırsan al da siyomi pişmanlıktır. Telefonun içindeki parçalar zamanla çürür ve asla eskisi kadar verimli çalışmaz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.03.26)
xiamoi redmi note 13 pro+ kullanıyorum 2 sene oldu çok memnunum. bundan önce de bi alt modelini kullanmıştım. tr fiyatı da bu civar sanırım.
+1
neira
(23.03.26)
Nothing Phone 3a

Xiaomi'yi geçin abi. Beş para etmez.
+1
efreet sultan
(23.03.26)
(4)

Üniversitelerdeki ilk yardım dolapları

substituent
Şu an koridorda beklerken aklıma takıldı. Duvarda ilk yardım dolabı var. İçinde sargı bezi, oksijenli su gibi şeyler var. Kilit yok. İhtiyaç olması durumunda, istediğimiz gibi kullanabiliyor muyuz?Birilerine haber vermek gerekiyor mu?Devlet üniversitesi bu arada. Hatta bu soruyu tüm kamu kurumları i
Şu an koridorda beklerken aklıma takıldı.
Duvarda ilk yardım dolabı var. İçinde sargı bezi, oksijenli su gibi şeyler var. Kilit yok.

İhtiyaç olması durumunda, istediğimiz gibi kullanabiliyor muyuz?

Birilerine haber vermek gerekiyor mu?

Devlet üniversitesi bu arada. Hatta bu soruyu tüm kamu kurumları için sorabiliriz sanırım?
-1
substituent
(23.03.26)
Yani hocam kullanırsın tabi niye kullanmayasın kutunun içindekiler kaç paralık ürün zaten
+1
grimavi
(23.03.26)
Öncelikle ilgili yerin müdürlüğüne dilekçe yazman ve PTT ile gondermen gerekiyor. Gelecek cevaba göre hareket ediliyor. Geçmiş olsun.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.03.26)
kullandıktan sonra haber verin ki eksilen malzeme temin edilsin.
+1
jülsezar
(23.03.26)
adı üstünde "ilk" yardım. acilen kullanılması için orada. birisinin kolunu cam kesti ve kanıyor. pres yapman kanamayı durdurman lazım. yetkili kurum memur arayamazsın. hatta kilitli bile olsa kilidi camı kırıp malzemeleri kullanabilirsin. hatta kilitli bir odanın kapısını kırıp içeri girip alabilirsin. Tck'da ıztırar hali olarak geçer ve cezası yoktur.
TCK 25/2 ıztırar hali (zorunluluk hali), kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelik, bilerek neden olmadığı, ağır ve muhakkak bir tehlikeden başka türlü kurtulma olanağı yokken işlediği fiillerden dolayı ceza almamasıdır. Tehlike ile korunan hak arasında oran bulunmalıdır.
0
ground
(24.03.26)
(4)

Kötü bir boyun tutulması

egerbiryolcu
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/

Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün de eve döndüm. Hem gidiş hem dönüş üç buçuk saat sürdü. Hem gidiş hem dönüşte otobüs arıza yaptı ve özetle ben bu arızalar ve yeni otobusun gelmesini beklemek yüzünden bir bir buçuk saat dışarda soğukta kaldım. Bilenler bilir iki gündür hava da kiştan beter.

Uyurken aksi bir hareket yaptim mi bilmiyorum. Dün ilk yolculuk sonrası akşam hafif başlamıştı. Gece uyudum uyandım evime döndüm bir iki saat önce çok şiddetlenmeye başladı. Hiçbir tarafa çeviremiyorum yastığı yüksek tutup yaslanmak zorunda kaldım. Çünkü normal yatamiyorum. Bunun dışında aşağıya bakarken bile sızlama yapıyor. Ama dogrulmam gerektiğinde çok canım yanıyor. Gittikçe kısıtlanıyor hatta en ufak hareketleri bile yapamaz duruma geldim.
0
egerbiryolcu
(22.03.26)
2x ağrı kesici. Her türlü ise yarar
Sıcak duş
Sıcak su torbası
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
@sivti sinek yine bir olcerim ama zannetmiyorum çünkü sanki bir şey olmuş da kırılmış gibi bir ağrı. Yani halsizlik veya normal kas agrusi gibi değil. Çok can yakici
0
🌸egerbiryolcu
(22.03.26)
Kas burkulması aynısı kayincoda var. Şaka şaka bende de var ve oluyor :(
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Şimdi açık eczane var mıdır yakınında bilemiyorum ama böyle durumlar için, sorun sadece kas ağrısıysa, ben adeleks alıyorum. Bi de o bölgeyi sürekli sıcak tutmanı tavsiye ederim, bana çok faydası oluyordu. Genelde masaj yapmadan o bölgeye ben ağrıdan tamamen kurtulamıyorum.
+1
truf
(23.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.