Giriş
(2)

Huawei Türkiye'de laptop satmıyor mu artık?

PoscheN
Geçen sene kendi sitesinden alabiliyorduk şu an sitesinde yükleniyor yazıyor kalıyor. Pazaryerlerine baktığımda da bu ürünün satışını bulamadım. Satışı mı durdurdu acaba?https://consumer.huawei.com/tr/laptops/matebook-14-2024/buy/
Geçen sene kendi sitesinden alabiliyorduk şu an sitesinde yükleniyor yazıyor kalıyor. Pazaryerlerine baktığımda da bu ürünün satışını bulamadım. Satışı mı durdurdu acaba?

consumer.huawei.com
0
PoscheN
(13.11.25)
2-3 ay önce satın aldım bugün için bilgim yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
sektörden aldığım duyumlara göre laptop işinden çekilebilirlermiş. honor gelecekmiş tekrar laptop için 4-5 sene aradan sonra. hatta honor telefon tarafına daha güçlü girmek istiyormuş vs.

huawei yeni cihaz olarak geçen sene 2024 model i5'li laptoplu cihazları getirdi. bu sene de hep onları getirdiler.
0
efreet sultan
(14.11.25)
(6)

Kol kılları

arbre
Ben kolu çok kıllı biri değilim. Geçen üst kol kıllarını tüy dökücü krem ile aldım. Daha iyi görünüyor. Bunu ön kol için de yapmak mantıklı mı? Ön kol kıllarını kısaltıyor musunuz/sıfırlıyor musunuz?Kızlar, erkekte kıllı kol mu iyi, kılsız kol mu?
Ben kolu çok kıllı biri değilim. Geçen üst kol kıllarını tüy dökücü krem ile aldım. Daha iyi görünüyor. Bunu ön kol için de yapmak mantıklı mı? Ön kol kıllarını kısaltıyor musunuz/sıfırlıyor musunuz?

Kızlar, erkekte kıllı kol mu iyi, kılsız kol mu?
-3
arbre
(13.11.25)
Dokunmuyoruz
E
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
Abi başkalarını boş ver sen kendini öyle iyi hissedeceksen kes gitsin ama önkol kasların bi derece belirgin değilse çok da estetik durmayacaktır bence.
+1
kizil karga
(13.11.25)
kizil karga, belirgin, amaç o aslında
-2
🌸arbre
(13.11.25)
maskülen görünümü azaltır. sporcu olup podyuma çıkmayacaksam niye alayım.

şu abiyi kılsız düşün mesela:

www.gq.com.au
+1
yurtsuz john
(13.11.25)
Yapıştır gitsin kardeşim.
0
kizil karga
(13.11.25)
benim de bazen alasım geliyor ama bende kas falan yok o yüzden yeltenmiyorum. Ama kış geldi yani uzun kollularla takılıyoruz, kötü dursa bile maks 1 görünür öyle yeniden çıkar kıllar.
0
atom karincanin torunu
(13.11.25)
(4)

kargo ile telefon gönderimi

panamera
başka bir şehre iphone göndereceğim. ama çalınma durumlarına karşı tedirginim açıkçası. tam içeriğini belirterek göndermek istiyorum ama sanki başka bir şeylerin arasında göndermek daha güvenilir. bilemedim. nasıl yapsam?
başka bir şehre iphone göndereceğim. ama çalınma durumlarına karşı tedirginim açıkçası. tam içeriğini belirterek göndermek istiyorum ama sanki başka bir şeylerin arasında göndermek daha güvenilir. bilemedim. nasıl yapsam?
0
panamera
(13.11.25)
ben samsung aldım gönderdim sorun olmadı.
0
inheritance
(13.11.25)
Telefon kargolarinda artık fatura istiyorlar fatura yoksa göndermiyorlar. En azından yaşadığım şehirde bana söylenen bu.
Güvenlik için kimse garanti veremez, ekstra para vererek sigortalı gönderim yapabilirsiniz.
Ek olarak tüm bu şartları gözeterek 75 kagatlik telefonu 250 TL'ye geçen ay kargoladim bir sorun olmadı.
Yurtiçi kargo
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
sorun olmaz sadece telefon değil macbook notebook tablet aklınıza ne gelirse kargo ile alıyor ve gönderiyoruz biz .kargo firmaları alışık
0
devilone
(13.11.25)
%100 güvenmemek lazım bence. seneler önce ekşide bi başlık vardı. kargonun teki kayınbiraderine mi ne birkaç kargo veriyor al bunları da sen dağıt diye, kayınbirader de laptoptu galiba cepliyor ve gitmişti laptop. sonra ne oldu bilmiyorum ama aylar geçmiş bi sonuca ulaşamamıştı. tabii güvenmeyip ne yapacağız orası ayrı. mecbur kullanıyoruz yine de risk var.
+1
matilda
(13.11.25)
(13)

tek kadın olarak etiyopya, kenya, tanzanya

deartheodosia
gitsem başıma bi şey gelir mi? öldürülüp bi kenara atılır mıyım? ne kadar güvenli? bir de ülkeler arası uçak falan yok, karayolu seyahati güvenli mi?
gitsem başıma bi şey gelir mi? öldürülüp bi kenara atılır mıyım? ne kadar güvenli? bir de ülkeler arası uçak falan yok, karayolu seyahati güvenli mi?
-1
deartheodosia
(13.11.25)
Erkek için bile güvensiz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
every passport stamp diye bir grup var, girip eski postlara bakarak baya fikir alabilirsin. mesela solo female travellers diye de bir grup var ama orayı önermem. ilk grup son derece acik fikirli ve mantikli insanlardan olusuyor, ikincisinde ise cogunlukla amerikalilar var ve her gün seninkine benzer sacma sorular cikiyor ama sacma dememin sebebi, bu sorularin avusturya ya da isvicre gibi ülkeler için sorulmasi, senin sorun sacma degil yoksa. 30 ülke gezmekle böbürlenip istanbul’a gelince "istanbul is not my cup of tea, hali saticiları çok agresif, taksiciler cok scammer" diye aglayanlar var. amk insan biraz gidecegi yeri arastirir ve en önemlisi insanda biraz situational awareness olur.
gruba gir, arama kismina gitmek istedigin ülkeleri yaz, cikan postlari gecmise dogru oku.
millet tek basina kuzey kore'ye bile gidiyor. bir türk kadini dünyadaki tüm ülkeleri türk pasaportuyla tek basina gezdi mesela, onun postunu da görürsün arama esnasinda.
o ülkelerde seyahat etmenin bazi ipuclari var, mesela havalimanindan seni alacak sirket ayarlamak ve havalimanina varinca benimle gel diyen kisiyle hemen gitmemek, önceden belirlediginiz kodu sizi almaya gelen kisiye sormak gibi. havalimaninda turist karsilamaya gelmis gibi agina düsürdügünü kaciran da oluyor.
tanzanya gayet normal bir ülke bu arada. dört sene önce safariye gittik, gerekli tedbirleri alinca (iyi otel, havalimani karsilama, özel soför, vs) hicbir sorun yasamadik. otellerin sur gibi duvarlari var, kapilarinda agir silahli adamlar ordu gibi nöbet tutuyor mesela.
yani buralara gidince liechtenstein'daki gibi gezemeyecegini bil ama tedbirlerini alinca gayet siradan bir gezi oluyor. amerikalilar "burada agir silahli insan görmekten psikolojim bozuldu ühühü" diye agliyor ama onlar mal. o zaman danimarka'ya gitseydin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.11.25)
Hepsi de bir erkek grubunun belinde silahla seyahat etmesi gereken rotalar. İşim olmaz derseniz parayı basıp silahlı güvenlik kiralayarak gezebilirsiniz. kuzenim (erkek) iş seyahati (tekstil) için Etiyopya'da Addis Ababa şehrine gitmişti . şirketi onun yanına silahlı bir koruma ekibi temin etmişti.
0
limonlu eksi
(13.11.25)
kadın ama nasıl bir kadın ? dış görünüş akrep nalan mı yoksa aleyna tilki mi ?

değişir.
+1
HellKeePer
(13.11.25)
hem gidilmez, hem de gitmeye değer yerler değil.
0
tchuck
(13.11.25)
yutupta itchy boots isminde bir kanal var. hollandalı bir kadın motosikletle bütün afrikayı dolaşmıştı. onun vloglarını izleyerek fikir edinebilirsin.
+2
yurtsuz john
(13.11.25)
Allah askina nasil ulkeler arasi ucak yok? Cevap verenler 3. el bilgileri gonderiyorlar ama siz neyi nereden nasil arastirdiniz da ucak yok diyorsunuz?
0
warrior princess
(13.11.25)
Dünyada her yeri gezdim ayak basmadık yer bırakmadım Everest'in zirvesi dahil her yeri gördüm diyorsan ancak gidilir.
0
kizil karga
(13.11.25)
En kötü ihtimalle zenci bir bebekle dönersin.
+1
runaway
(13.11.25)
Eşimin eski iş yeri Kenya'da şirket çapında bir buluşma düzenlemişti, herkesi havaalanından özel araçla alıp kalacakları resort'a götürdüler, kimsenin oradan tek başına çıkıp gezmesine izin vermediler, yine herkesi araçla havaalanına götürüp bıraktılar. Başka hiçbir ülkede (Nepal, Bangladeş vs dahil) böyle bir şey yapmamışlardı.

Afrika'ya gitmek istiyorsanız başlangıç için en iyi yer Uganda/Kampala ya da Güney Afrika olabilir gibi geliyor bana.

Edit: Güney Afrika da aynıymış. Kampala daha güvenli bir yer, kesin bilgi.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
bence gidilir, ama iyi çalışıp, araştırarak gitmek lazım, dikkatli olmak lazım. Şehirlerde, turistik yerlerde bulunmak faydalı.
Bu ülkeler arasında elbette direkt uçuş var. Addis Ababa'dan Nairobi'ye uçuş olmaz mı?! Nairobi'den her yere uçuş var. Ülkeden ülkeye uçakla geçmelisin.

"Bu ülkelerde bir şey yok" diyen haksız arkadaş elbette bu ülkeleri görmemiştir. Hepsi ayrı bir alemdir, görülmeye değerdir.
0
ebabil curnatasi
(13.11.25)
üstüne para verseler gidilecek yerler değil
-2
hold the door
(14.11.25)
gormeden kulaktan dolma bilgiyle yorum yapmamak lazim.
iran bana hep korkutucu gelmistir, cunku oyle programlandik.
bir arkadasim gitti dibi dustu, abi halk otobusunde klasik muzik caliyorlar demisti.
sonra bir suru iranli adam ile tanistim, baktim bize dunya gorusu olarak tur bindirecek seviyedeler.

bence olay su: ortama ayak uyduracaksin, girdigin kabin seklini alacaksin, limitleri zorlamayacaksin. o zaman bisey olmaz diyorum. ama zmaninda bir italyan ablanin yaptigi gibi gelinlik giyip, ankara asfaltinda sabaha karsi kamyonculara otostop cekersen, erkek de olsan basin belaya girer. rip bu arada, baya uzulmustum o hatuna.
-1
cooperr
(14.11.25)
(18)

gay mi değil mi

me23
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mes
Kız kardeşimin hoşlandığı biri var. Çok tanımıyor ama biraz gaydarımı tetiklemedi değil (sadece aşağıda yazdığım şeyden bu sonuca varmadım). Kardeşim de çok tanımıyor da biraz kendisini fazla kaptırdı gibi. Her neyse bu adam otuzlarında. Sosyal medyada yazışırken "ay" kelimesini şöyle kullanıyor mesela:
"Ay yok oraya gitsem söylerim.", "Ay abartma." gibi. Erkekler "ay" kelimesini siz de yazım dilinde kullanıyor musunuz? Gay olma olasılığını çok artırıyor mu?
0
me23
(13.11.25)
Benim en az 10 yıldır tanıdığım bi arkadaşım var böyle konuşuyor, ilk tanıştığımda direkt gay demiştim ama o 10 sene içinde birçok sevgilisi (kadın) oldu evlendi çocuğu oldu boşandı başkalarıyla sevgili (kadın) oldu ama konuşması dışında hiçbir şekilde gay vibe'ı vermedi, hala ara ara şüpheleniyorum ama ispat edecek bir olayını da görmedim, gay değil galiba, sizinki de olmayabilir ama olabilir de, benim arkadaşım da olabilir, çok emin değilim.
-3
kizil karga
(13.11.25)
gay olmasa bile sevgili olunacak birisi değil. kanka olur ancak.
-5
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
dünya hızlı değişiyor. benim neslimde böyle ifadeler kullananı direkt gay olarak damgalarlar. belki sonraki nesillerde işler değişmiş olabilir. ay kelimesi ile erkek ağzı hiç bağdaşmıyor bende.

bu arada espri babında ekleyelim.
pbs.twimg.com
+1
lazpalle
(13.11.25)
Whatsapp'te mesajlaşırken falan kullanıyorum. Gay değilim. Aynı şekilde kullanan ve gay olmayan başka erkek arkadaşlarım da var. Yaşlar 30+-2
+2
nundu
(13.11.25)
gay değilim, ben de ay kelimesini sık sık kullanırım.
0
co2s2
(13.11.25)
Eskiden ay olan sınır şimdi ayol oldu.
+2
kisa
(13.11.25)
"canım" kelimesini çok kullanırım.
gay değilim.
+1
HellKeePer
(13.11.25)
@cosmicstring :)))))))))))))))
0
🌸me23
(13.11.25)
Gey
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
"meriç"lik etkisi de olabilir.
-1
ground
(13.11.25)
gizli gay
0
koela
(13.11.25)
gay olmasa bile dişil enerjisi yüksektir. ayş diyen bir arkadaş vardı itin götüne soktum çıkardım düzeldi.
+1
archmeister8
(13.11.25)
değildir kız ayoll. hepimiz böle yumuşak konuşmuyormuyuz :)))
-1
gercekdunya
(13.11.25)
@gercekdunya sizlik bir şey yok sizin taşfırın erkeği olduğunuz anlaşılıyor zaten :)
0
🌸me23
(13.11.25)
artırıyor olabilir, feminen olabilir veya z kuşağıdır konuşmayı henüz çözememiştir.
0
gurur
(13.11.25)
@gurur z kuşağı değil, daha büyük.
0
🌸me23
(13.11.25)
Gay +100

Yukarıda kullandığını söyleyenler de gizli gay :)
+2
Rondak
(13.11.25)
Başta yazıyorsa gay olmayabilir, sonda yazsa kesin gay diye düşünürdüm.

"Abartma ay" gibi. Bunun tınısı daha farklı geliyor bana.

Bu kadar veriden bu kadar analiz çıkıyor :D
+1
akhenaten
(13.11.25)
(22)

Oturduğunuz bina kaç yaşında?

messina123
Bizimki 35
Bizimki 35
0
messina123
(13.11.25)
75 yıllık.
0
elektr10
(13.11.25)
10 yıllık.
0
unalub
(13.11.25)
9 ya da 10 yıllık bizimki de
0
matilda
(13.11.25)
10 15 arası.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
4
0
gabe h coud
(13.11.25)
8-10 yıllık.
0
inheritance
(13.11.25)
16
0
co2s2
(13.11.25)
8
0
lemmiwinks
(13.11.25)
10 ay
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
12 yıllık
0
my fault
(13.11.25)
26 Yıllık
0
onyx
(13.11.25)
70
0
gurur
(13.11.25)
6
0
nothing in my way
(13.11.25)
1953'te insa edilmis. 72 yasinda.
2 katli. kismen ahsap. deprem kusagi degil. daglik bölgede.
o sebeple bir korkum yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.11.25)
5
0
kullanicadi
(13.11.25)
99 yapımı 26 yaşında. güvenilirliği test edildi, zemini de sağlam.
0
orpheus
(13.11.25)
10 olmak üzere.
0
m e b
(13.11.25)
59 yapımı.
0
denizgonen
(13.11.25)
Bizim burada 1800lü yıllarda yapılmış binalar var dimdik ayakta
0
suicides underground
(13.11.25)
8
ailemin 14
eşimin ailesinin 35+
0
biravekahve
(14.11.25)
villa 15 yıllık
0
hold the door
(14.11.25)
5 yasinda, onceki 1970 modeldi kentsel donusumden yikip bastan yaptilar.
istanbulda yuksek riskli bolgedeyiz.
yeni yapilana da guvenmiyorum.
0
cooperr
(14.11.25)
(4)

Puan ile yapılan alışverişin iadesi

glamdr1ng
İade etsem ürünü, puanım geri gelir di mi? Katsayılı puanımla alışveriş yapmış kasiyer :D
İade etsem ürünü, puanım geri gelir di mi? Katsayılı puanımla alışveriş yapmış kasiyer :D
0
glamdr1ng
(12.11.25)
gelir
+1
jelly bear
(12.11.25)
Bugüne kadar gelmediği olmadı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
gelir ama kampanyadan kazandığınız puansa ve kampanya şartlarındaki kullanım süresi dolmuşsa haybeye gidebilir.
0
inheritance
(13.11.25)
Bana gelmemişti. Mağaza biz iade yaptık, banka bize iade gelmiyor dedi. Kaldı öyle.
0
nickini vermek istemeyen uye
(13.11.25)
(8)

Altın günü yapılıyor mu?

egerbiryolcu
Yapılıyorsa kaç kişilik oluyor?Sadece iş arkadaşlari arasında mi yapiliyor?Çeyrek mi gram mi usulü nedir?Elinizde acil birkaç altın olması gereken bir durumda katılmak mantıklı mı?(Yedi kişi var diyelim altı altınim birden olacak bir ay, diğer aylar da ben herkese birer altın vericem sırası gelen k
Yapılıyorsa kaç kişilik oluyor?
Sadece iş arkadaşlari arasında mi yapiliyor?
Çeyrek mi gram mi usulü nedir?
Elinizde acil birkaç altın olması gereken bir durumda katılmak mantıklı mı?
(Yedi kişi var diyelim altı altınim birden olacak bir ay, diğer aylar da ben herkese birer altın vericem sırası gelen kişiye) bu şekilde mi oluyor?
Böyle bir grubu nereden bulabilirim veya nasıl oluşturabilirim?
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
Şu anki ekonomik ortamda hiç de mantıklı değil. Yine de çok güvenecek en aşağı 5-6 kişi varsa evet sırasıyla veriliyor.

En son kuzenimin eşi yağlayıp balliyordu altın bir firladi herkes çekilmiş iptal olmuştu.
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
- Altın günü tamamen kişilere göre değişir ama ne kadar kalabalık olursa o kadar iyi. -- - Hayır sadece iş arkadaşları değil, hala komşuculuk devam ediyorsa komşularınızla ya da görüşüyorsanız eski okul arkadaşlarınızla vs de olabilir.
- Altın çok fazla arttığı için bu dönemde genelde gram tercih ediliyor (çeyrek tercih edenler de vardır tabii) ama bazen 100 dolar ya da euro da olabiliyor tamamen grubun isteğine bağlı.
- Altın gününün amacı elinize birden toplu para geçmesi. Genelde borcu olan insanlar tercih ediyor. Diyelim ki 10 kişilik grupsunuz 50 bin lira borcunuz var gelen altınlarla hemen borcunu kapatıyor kişi ve her altın gününde de taksitini ödüyor gibi düşünebilirsiniz bunu.

Bu arada katılan kişilerin kaçıncı olacağına da kura ile karar veriyorlar yani benim bildiğim öyle yapıyorlardı en son. Herkesin ismi yazılıyor hangi aya o kişi denk geliyor kuradan çekiliyordu.
+1
mermaidd
(12.11.25)
annemin katildigi 3 gün var. ayda bir toplaniyorlar. bir gün yarim altin günüymüs. eskiden tam altindi ama fiyatlar artinca yarim altina cevirmisler. digerleri 200 euro günüymüs.
para biriktirmek icin sahane bir olay.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.11.25)
Altın yerine parayla yapmak daha iyi olur yukarda artık üye olmak istiyorumun söylediği sebep ayrıca mesela çeyrek altınsa eski tarihli çeyrek altın getirenler olabilir. Birikimden çok insanların biraraya gelmesi için bu.
0
pembediken
(12.11.25)
1- Kaç kişi isterseniz o kadar olur. Çok kişi olursa çekilen vs. olma şansı artar, işler karışır. Çok az olursa da fon daralır bir anlamı olmaz. Düşük meblağ için faizsiz kredi de bulabilirsiniz neden uğraşasınız.

2- Hayır, herkes katılabilir.

3- Size bağlı, ne kadar toplanmak isteniyor? Kaç kişi olacak? Katılanlar aylık ne kadar ayırabilir? Bunlara göre değişir.

4- "Acil" ihtiyaç için mantıklı değil aslında. Gün en çok alacağınız bir şey varsa ama aceleniz yoksa mantıklı. Günü kredi gibi düşünün. Altın biraz riskli, çok hızlı yükselebiliyor bu açıdan kredi faizleri altın gününden daha hesaplı olabilir, özellikle ilk sırada olacaksanız ve gün kalabalıksa yüzü astarından pahalıya gelebilir. Dolar, euro daha mantıklı. Ama son sırada olacaksanız tersine iyi olabilir. Piyasaya bağlı bu.

5- Siz ilk sırada olursanız böyle, ama genelde kura çekilir. Tabi acil ihtiyacınız olduğunu söylerseniz insanlar da yok demez heralde, ilk sıraya kurasız yazılırsınız. İlk ay günü olan kişi ilk ay bütün altınları alır sonra herkese altınlarını iade eder, gün bitince elinde altın kalmaz. Son sırada olan kişi her ay birine altın alır sonra gün bitince aldığı bütün altınlar kendine geri döner.

6- İş çevresi, arkadaş çevresi, komşular, annenin gününe dışardan katılım... çok çeşitli şekillerde olabilir.
+1
akhenaten
(12.11.25)
Annemler hala yapıyor
Komşularıyla gram altın olmak üzere ayda 1, akrabalarla da 100dolar olmak üzere ayda 1 toplanıyorlarmış,
Yaklaşık 10 kişiler

Bana pek mantıklı gelmiyor açıkçası son kişi olmayacaksan eğer.
0
purplee
(12.11.25)
Yatırım açısından gayet mantıklı bir olay. Tabii alıp altın olarak tutacaksın. TL de değil. Bir anda 10 tane çeyrek altın almaktansa 10 ay vadeli sıfır faizle alıyorsun. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde borçlanmak mantıklıdır. Yatırım tavsiyesi değildir :))
+1
rabitelli
(12.11.25)
Annemin var grubu, gayet mantikli. Biz de turkiye'deyken is arkadaslari ile yapardik.
En kilit nokta sana gelenleri dagitmamak, birikim olarak kullanmak ve her ay maasindan almak yoksa gelen gidiyor. Ya da en son olacaksin
0
kassiopeia
(13.11.25)
(4)

twitterdaki grok korkutucu değil mi

plastic_angel
yani verdiği cevabın tam olarak istenen bilgileri içermesi, cevap verme uslubu, turkçeyi kullanışı vs şu ana kadar hiçbir llm'de karşılaşmadım. hatta grokun kendi sitesindeki bot bile bu denli cevap veremiyor. haksız mıyım
yani verdiği cevabın tam olarak istenen bilgileri içermesi, cevap verme uslubu, turkçeyi kullanışı vs şu ana kadar hiçbir llm'de karşılaşmadım. hatta grokun kendi sitesindeki bot bile bu denli cevap veremiyor. haksız mıyım
0
plastic_angel
(12.11.25)
Korkacak sebep arıyorsunuz herhalde. İnternette fazlasiyla Türkçe kaynak var, şimdiki yapay zekalarda metin işleme moturu olduğu için gayet normal.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
ChatGPT ücretli versiyonu da fena. Artık çok değişti. Mühendislik sorularını atıyorum, eskiden mantığını güzel açıklardı ama çözmeye çalışınca batırırdı. Şu an tek seferde doğru cevabı buluyor. Anlamadığım yeri o kadar iyi açıklıyor ki.

Geçen raspberry pi da elektronik devre kurdum. Kod kısmı kaldı, chatgptye sorayım dedim bi. 120 satır kod yazdı, ve ilginci: çalıştı! Resmen tek seferde hiçte basit olmayan algoritmaları yazdı. Elbette eksik şeyleri vardı ama bir iki tane değişimdi sadece.

Zaten derslere gittiğim yok, anlamadığım yer olunca chargptye soruyorum. Hocaya gerek kalmadı resmen. Ofis saatleri falan bomboş gereksiz şeyler oldu artık.

Dahası, artık sözel derslere bile gitmeme gerek yok. Critical reading diye ingilizce okuma dersi alıyorum, derste kısa öykülerden tartışmalar dönüyor, sınavda bunla ilgili yorumlar yapıyoruz.

Derste sesli kayıt alıyorum, ses kaydını notebooklm’e atıyorum. Bana derste konuşanları özetle, önemli yerleri söyle diyerek rapor çıkartıyorum. Daha sonra, hoca bunlardan yorum sorusu soruyor, bana muhtemel sorular ve cevapları hazırlar mısın diyorum. Müthiş iş çıkarıyor.

Resmen öğrenciliğin anlamı kalmadı.
+4
substituent
(12.11.25)
ben tezimi yazarken hocayla bir kod paketi bulmuştuk, sonuca ulaşıyoruz ama kodun ne olduğunu anlamıyoruz. kodu olduğu gibi attım, adım adım o kadar güzel açıkladı ki ağzım açık kaldı. tezin kodu açıkladığı bölümünü yazdı yani direkt.
0
asap raki
(12.11.25)
grok teknik manada hakkettiği değeri görmüyor bence.
özellikle de twitter'daki bota çok aptalca sorular geliyor. çok daha iyi amaçla kullanılabilir aslında.

sizin sorunuza benzer bir şeyi claude'a sormuştum grok hakkında.
"teknik manada çok başarılı değil mi, neden hakettiği değeri görmüyor" dedim. o da cevaben "o kadar da abartma ya, tamam iyi hoş da ben (claude) ya da chatgpt gibi, ekstra bir fazlası yok" dedi. "avantajı twitter'i kullanması ama o da avantaj mı dezavantaj mı tartışılır, zaten sağ eğilimli ve bu konu kendisi de kabul ediyor" dedi. twitter'i kullanması avantaj. sağ eğilimli olması dezavantaj görülebilir ama bunu açıkça ifade ediyor kendisi, gizli saklı bir manipülasyonu yok. chathgpt en sinsileri.

kendisinin sohbetini beğeniyorum ben. twitler'de tatmin edici cevaplar da görüyorum grok tarafından verilen.

ben claude pro kullanıcısıyım. genelde claude code'a kendi işimi yaptırıyorum bir kaç aydır. ne yapması gerektiğini söylüyorum, o yapıyor. ufak tefek müdahaleler ve düzeltmeler yapıyorum sadece. her gün hala şaşırıyorum yeteneklerine.

ben ai ve hayatımızın normali olmuş diğer teknik gelişmelere şaşırmayı bırakmayı bırakmayı düşünmüyorum.
0
biseysorcaktim
(13.11.25)
(2)

İstanbul ankara arası menemen tavsiyesi

boo
İstanbuldan ankaraya gideceğim. Yol üzerinde önereceğiniz kahvaltı ya da menemeni güzel mekan var mıdır
İstanbuldan ankaraya gideceğim. Yol üzerinde önereceğiniz kahvaltı ya da menemeni güzel mekan var mıdır
0
boo
(12.11.25)
Bolu menemen tesisleri
+3
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
sapanca berceste
0
faberkastelli
(13.11.25)
(20)

Duyuruya her gün giriyor musunuz

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(12.11.25)
Her gün bir çok defa.
İnstagram gibi arada dönüp baktığım bir yer haline geldi benim için
+4
kisa
(12.11.25)
Günde birkaç defa. İnternet büyük bir çöplüğe döndüğü için bakacak çok yer kalmadı. Sözlüğe bu kadar girmiyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
evet
+1
lemmiwinks
(12.11.25)
Evet maalesef, diger sosyal medya platformlarinda uzaklasmaya calisirken burayi aliskanlik haline getirdim. Makul olmayan siklikta gelip bakiyorum.
+1
mbond
(12.11.25)
Günde iki defa.
Sabah ve akşam aç karnına
+3
etna
(12.11.25)
Yıllar önce her gün birkaç defa giriyordum, her seferinde de yeni bir hareket oluyordu. Ama güncel olarak artık ne zaman aklıma gelirse sıklığında.
0
nwnd
(12.11.25)
mumkun oldukca evet, hatta soyle soyleyeyim: girdigim tek turkce site eksiduyuru. :))
0
arakaali
(12.11.25)
evet
0
sweetoffice
(12.11.25)
Hafta içi günde bir girip hızlıca cevaplayıp kaçıyorum. Hafta sonu değişiyor.
0
gabe h coud
(12.11.25)
haftasonu haric evet
0
cooperr
(12.11.25)
evet günde birkaç defa
0
black holes in the sky
(12.11.25)
dışarıda olmadığım hemen her akşam diyebilirim ki bu da %96 gibi bir şey oluyor.
0
late viper
(12.11.25)
Evet, daha çok telefondan giriyorum Twitter’da gündemi tükettikten sonra bakarım buraya da sık sık.
0
Dağcı
(12.11.25)
Evet.
0
diyecevaplandı
(12.11.25)
evet, her akşam mutlaka girerim. günde 1 net ama iş yerinde zaman olursa da bakıyorum.
0
MtKrt
(12.11.25)
Evet.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
günde bir kaç kez çoğu zaman, bir kaç dakika.
arada bir girmediğim olsa da çoğunlukla giriyorum.
0
biseysorcaktim
(13.11.25)
haftaiçi neredeyse her gün. haftasonu arada bir.
0
inheritance
(13.11.25)
Her gün birkaç kez +1
0
peki madem
(13.11.25)
birkaç ay önce her gün onlarca kez giriyordum. Şimdi gün içinde aklıma gelince giriyorum. Bazen hiç girmediğim de oluyor
0
nundu
(13.11.25)
(10)

Aşırı empati tam olarak ne demek?

1bir1bir1
Örneklerle anlatmak isteyen?
Örneklerle anlatmak isteyen?
0
1bir1bir1
(12.11.25)
Fast food siparişi verirken bir yandan da siparişi alan kişinin durumunu, yaşadığı zorlukları ve yüzündeki donukluğu düşünmek. Bu sebeple yemekten tat alamamak.
Örnek.
+6
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Başka birinin duygularını sanki kendi duygunmuş gibi hissetmek.
Mesela; birisi bir olay yaşadı bundan dolayı çok üzgün ve onunla aynı şiddette üzüntü hissetmek gibi.
+1
rock n roll
(12.11.25)
Ben eskiden birine kırıldığımda ona açikça söylersem o üzülecek vs diye düşünüp içime çok atıyordum. Elbette üzülebilir ama sonuçta ben de üzüldüğüm için kirilmiş oluyordum. Böyle durumlarda bile karşindakini düşünmek artık aşırı empati mi gereksiz empati mi kavramdan emin değilim.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
eskiden ben böyleydim. aşırı empatiden delirecek noktaya geliyordum.
mesela eşim bi gün şey dedi bugün bi kadın geldi cv bıraktı. eşi de işsizmiş kendi de, inşallah bulurlar iş üzüldüm falan dedi. ben abartısız 1.5 saat ağladım. ne yapacaklar nasıl geçinecekler diye. gerçekten sanki biz işsiz kalmışız da onun derdine düşmüşüm gibi.
sonra baktım ben böyle böyle deliririm, nasıl becerdiysem daha az üzülmeyi başarmaya başladım. hala normal insanlara göre empati dozum yüksek ama eskisi gibi fenalıklar geçirmiyorum.
+1
matilda
(12.11.25)
Cevabımı eksileyen arkadaş kim bilmiyorum da aşırı empatiyle ilgili okuduğum yazılarda yazan bu. Bunun nesi eksilenir anlayamadım?
Kesin bu cevabımı da eksileyecek önemli değil de arkadaşlar bu oylama sistemi getirildi ama abuk sabuk oylamanız için değil.
-2
rock n roll
(12.11.25)
Ben zamanında bir duyuru açmıştım burada, ben bozuldum heralde diye.

Bir keresinde el yapımı ürün satan bir dükkandan tereyağı almıştım. Tereyağı acı, keskin bir tattaydı iyi değildi. Götürüp iade edemedim çünkü dükkan sahibi teyzenin o dükkanı büyük ihtimalle çocuklarının, torunlarının senin yemeklerin gibisi yok gazıyla açtığına orada o şeyleri yapıp satarken mutlu olduğuna, o yaptığı şeyleri sevgiyle yaptığına ve değer gösterdiğine; ben tereyağını beğenmeyip götürürsem kalbi kırılıp üzüleceğine insanlar beğenmiyor diye içleneceğine, dükkanda sevgiyle ürettiği ürünleri falan okşayıp sizi sevmediler mi yavrıım falan diye ağlayacağına inandım. Oturdum kadına üzüldüm, halbuki ortada bir şey yok. Götürmedim. Tabi bu düşündüklerimin hiçbiri çok büyük olasılıkla gerçek değildi. Ama ben hisli bir dönemimdeydim.

Aşırı empati de bu. Aşırı sözcüğü doğası gereği nitelediği sözcüğü bozar. Aşırı olan her şey kötüdür, eğer kötü değilse aşırı olmamıştır. Benim örneğimde belki de teyze bayat ürünü daha fazla müşteriye satmama şansını kaybetmiş oldu, eleştiriden mahrum kaldı. Ben de yok kere tereyağından oldum.
+1
akhenaten
(12.11.25)
Kurduğun empati sonucu kendinden ödün veriyorsan, kendini hiçe sayıyorsan aşırı sayılıyor sanırım. Ya da empati seni ya da başkasını eylemsizlige itiyor, pasiflestiriyor, gerçeğin üstünü örtüyor ya da çarpıtıyor ve kimsenin hayrına bir iş cikarmiyorsa ortaya orada da iyilikten maraz doğuyor.
+2
sekizdokuzon
(12.11.25)
kimse yanlış anlamasın ama sempati ile empatiyi karıştırıyorsunuz.
"aşırı empati" ifadesi komple anlamsız.

not: bu arada ben de karıştırıyordum, bir eğitimde doğrusunu öğretmişlerdi.
-3
late viper
(12.11.25)
empatide evet karşındakinin duygusunu anlayıp bi miktar paylaşmak var ama aşırı empatide gereğinden fazla paylaşıyorsun arana yeterince mesafe koyamıyorsun bence o duyguyla. mesela arkadaşın sevgilisinden ayrılmış sen de ağlıyorsun bu aşırı empati oluyor, gerek yok o kadarına, üzül destek ol yeter. empati arkadaşınla ilişkine iyi gelir ama aşırı empati karşı tarafa ya yapay ya da tuhaf gelir, seni de tüketir. sempati konusu biraz karışık farklı kaynaklarda farklı anlatılıyor
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Hiper empati galiba psikolojiye yeni katılan bir terim. Ben mesleki yorum yapayım. Tam olarak feedbackini bilmesem de kişinin kendi için geliştirdiği savunma mekanizmaları tiplerinden biri bence.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(19)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
Böyle bir insanı nasıl sevebiliyorsun? Sevgini yok et. O kızın senin eşinle birlikte olduğunu hayal et.
-1
arbre
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(14)

Evde içki içerken izledikleriniz/dinledikleriniz??

mutekebbir
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok. Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz? Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?Teşekkürler.
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok.
Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz?

Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(11.11.25)
Alkolün etkisiyle etkisiyle etkisine daha fazla girebileceğin şeyler izlemek iyi olabilir. Korku gerilim ya da aksiyon macera gibi; nabız yükseltici sürükleyici vs.
0
Bruce
(11.11.25)
bira içip maç seyrediyorum. o kadar.
+1
abelardo
(11.11.25)
her akşam vodka rakı şarap
youtu.be
0
substituent
(11.11.25)
80 90lar disko müzikleri dinleyip şarkı söylerim. bir yandan da o kafayla rezalet lol oynayıp takımdan küfür yerim :D dün akşam içtiğim cin toniğin ağrısı daha yeni geçiyor kamu spotu: bol su tüketin
0
neira
(11.11.25)
Çok nadir içerim. Neşet babadan bir playlist döner durur sızana kadar.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(12.11.25)
Yazın içebildiğim kadar ciğer delen türküler dinliyor, dinledikçe de içebileceğim limiti zorluyordum her gün. Bunun alternatifi olarak içerken felsefe/mantık/suç hikayeleri üzerine okumak gibi saçma bir ruha büründüm son zamanlarda.
Not: Suyla beraber maden suyunu da bayinizden istemeyi unutmayınız.
0
rakicandir
(12.11.25)
yemekten sonra demli çay,
sonra ulusal kanallarda film aramaca,
genelde; beyaz Tv,TLC,dMax,tivi6
yada turksat sineme kanallari,
kapaniş ,limon+maden suyu
yada sıcak süt üzeri kakao.
+1
designer
(12.11.25)
selami şahin 50. sanat yılı konseri
0
co2s2
(12.11.25)
Ferdi özbeğen - 20. yıl şan konseri
Depeche mode - One night in paris
0
HellKeePer
(12.11.25)
tutkum boğuşmak
doğukan manço'nun otomobil projeleri, youtube videoları sarıyor.
0
MtKrt
(12.11.25)
cengiz ibo müslüm
0
edgenabby
(12.11.25)
Brezilya beach walk
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
arada bir yaparım. maç varsa maç izlerim ya da komik bir şeyler. en son ayak işleri'ni izliyordum.
0
koela
(12.11.25)
radyo eksen görüntülü filanı'nı bir 200 kere falan izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, asıl 420 kafalarıyla izlenecek bir şey o.

eskiden ben de kafam iyi olunca kült türk filmi izlerdim. 10-15 kereden sonra filmler de bitti maalesef.
-1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
(3)

TOKİ'ye başvurmak

denizgonen
Merhabalar, tokiye başvuru şartlarını karşılıyorum fakat İstanbul'da başvuru sırasında yaka bile seçtirmediğinden dolayı orada oturabileceğimi düşünmüyorum, bundan dolayı da bu başvuruyu yatırım amaçlı olarak yapmak durumundayım. elimde 3 seçenek var gibi;1)ya başvuracağım ve anladığım kadarı ile sı
Merhabalar, tokiye başvuru şartlarını karşılıyorum fakat İstanbul'da başvuru sırasında yaka bile seçtirmediğinden dolayı orada oturabileceğimi düşünmüyorum, bundan dolayı da bu başvuruyu yatırım amaçlı olarak yapmak durumundayım.

elimde 3 seçenek var gibi;

1)ya başvuracağım ve anladığım kadarı ile sık aralıklarla bakiye kapatma gibi kampanyalar yapıyor toki, elimdeki birikmiş parayla borcu hızlıcana kapatıp tapuyu alıp satıp üstüne ekleyip kendime ev alacağım.

2)alıp kiraya vereceğim fakat kira olarak bir getirisi olacağını pek düşünmüyorum herhalde zira istanbul özelinde konuşursak 11.000 liraya kendi oturduğum evin kirasını bile karşılayamam.

3)sanırım tokiye başvurursam ve çıkarsa ileride ev için kredi çekmek istesem çok daha yüksek faizler ve daha düşük oranlar çıkacak. Bu tarz risklere girmeyip elimdeki para ile istanbul maltepe civarında 3-4 milyona dönüşüme girme ihtimali olan yatırımlık bir ev alacağım ve dönüşüme girene kadar kirasını alacağım.

hangisini seçmeliyim?
0
denizgonen
(11.11.25)
Ev yapıldı da kiraya vermeniz kaldı.
Ben olsam yatırımlık için TOKİ seçmem. İleriyi düşünür başvuru bile yapmam.
Cevabım, 3
+2
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Yeni proje çok açıdan sıkıntılı.
* Toki, 3-4 sene önce bir ev-arsa kampanyası yapıp, para toplamıştı. Hala ses yok. Bu projede başlar mı, başlarsa ne zaman biter belli değil.

* değişken faiz sıkıntılı. İnsanlar memurlar zam almıyor zaten diye düşünüyor ama 2-3 sene önce %100'e yakın zam aldıklarını unutuyorlar. Seçim olur, bir şey olur, hükümet kesenin ağzını açar. Hop, bir anda borcunuz 2 katına çıkar. Büyük risk.

* Ev alınıp, kiraya verilmez. Kiracının ödediği para 2.-3. seneden kuşa döner, ihtiyaç halinde çıkartmanız min. 4-5 sene.

* Eviniz yoksa, en uygunu biraz birikim yapıp, oturacağınız bir ev almak. Ben 3+1 almak istiyorum, bahçeli ev almak istiyorum vs. gibi büyük hedefler değil, oturacağınız, başınızı sokacağınız bir ev alın. Ödemeleriniz sabit ve belli olsun. Tekrar biriktirip, 3+1'e geçin, bahçeli ev alın...

NOT: yatırım tavsiyesi değildir!

.
+2
kartallar yuksek ucar
(11.11.25)
görünen hayal,
alt yapi,plan vs hiç birsey yok,
ama deprem bölgesine
450 bin mesken yapinca,
gaza gelmis olabilirler,
bekleyip ,görecegiz,
fakat bu hükumet görür mü bilmem,
millet burnundan soluyor,
ahali ise mercedeslerle kaf dağında.
0
designer
(12.11.25)
(6)

yine uçamayan bir karga sorunum

devilone
merhaba arkadaşlar Temmuz ayında sokağımda yavru uçamayan bir karga bulmuştum .ona evde baktım yedirdim uçmayı öğrettim balkona alıştırdım ve saldım . geçen hafta yine aynı yerde uçamayan bir karga buldum daha iriydi gagası ve gözleri de siyahtı onu da eve aldım tavuk ciğeri kedi maması haşlanmış yu
merhaba arkadaşlar
Temmuz ayında sokağımda yavru uçamayan bir karga bulmuştum .ona evde baktım yedirdim uçmayı öğrettim balkona alıştırdım ve saldım .
geçen hafta yine aynı yerde uçamayan bir karga buldum daha iriydi gagası ve gözleri de siyahtı onu da eve aldım tavuk ciğeri kedi maması haşlanmış yumurta ve kıyma ile besledim ilk kargama göre çok asabiydi hiç kendine dokundurmadı pencere ve balkondan çıkmaya uğraştı. Pazar günü balkona çıkarttım 3. kattayız uçmaya çalıştı ve yan bahçedeki incir ağacında kaldı . sabah akşam bakıyorum aynı dallarda hopluyor ama uçamadı kaldı öyle . aşağısı da kedi dolu . balkondan ekmek parçası attım yakaladı yedi .
sabah almaya uğraştım en üst dalda duruyor ağaca çıkamam öyle seslendim durdum o da bana baktı kımıldamadı.
ne yapacağım bu kuşu aklım onda kaldı çalışamıyorum kitlendim kaldım .
itfaiye ya da belediyeyi arasam anlatsam derdimi yardım ederler mi ya da gülerler mi ? ne dersiniz ?
+1
devilone
(11.11.25)
Sal hayvanı doğal hayat alır götürür
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
saldım ama ağaçta kaldı uçamıyor
0
🌸devilone
(11.11.25)
normalde uçamayan kuşlara dokunmamak gerekiyo etrafta ciddi bir tehlike yoksa, çünkü anası babası o yerde takılırken onu beslemeye ya da uçması için zorlamaya devam ediyor. yere düşmediği sürece bence gözlemlemekten başka bir şey yapma, acıkınca cesarete gelip öğrenir. düşerse gene yardım edersin
0
nolmus yani
(11.11.25)
yerden 3. kata kadar uzanan büyük bir incir ağacı ama dalları ince çıkabileceğimi sanmıyorum . balkona çok yakın değil dal uzatıp alabilme şansım da yok öyle bakışıyoruz .
gündüz çalışıyorum hep evde değilim sabah uyanınca bakıyorum aynı dalda akşam işten gelince bakıyorum aynı dalda
kendi çabamla onu indiremem yani belediyeyi arasam mı asıl sorum buydu ne dersiniz ?
0
🌸devilone
(11.11.25)
güler geçerler. sen de ayrıca içerlersin. 'ben elimden geleni yaptım' deyip artık uğraşmayı bırakman gerekiyor bence.
+2
antihero
(12.11.25)
bu sabah göremedim ya yağmurdan yaprakların arasına saklandı ya da uçmaya cesaret etti gitti. Bostancı tarafında bahçeli bol ağaçlı bir sokakta yaşıyorum çok fazla karga var umarım bir sürüye dahil olmuştur .

bu arada itfaiye sıkışmadığı sürece gelmiyormuş bu da bir bilgi olarak kalsın burada belki lazım olur .
"Hareket kısıtı olmayan (sağlıklı olarak bulunduğu yerde hareketli veya hareket edebilecek durumda olan) hayvan vakalarına müdahale etmez. Bu tür durumlarda büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyelerinin bünyesinde hizmet veren veterinerlik hizmetleri, hayvana zarar vermeden güvenli bir şekilde ortamdan alınmasını sağlayacak hizmetleri yerine getirmektedir."

sabrınız ve cevaplarınız için çok teşekkürler .
+1
🌸devilone
(12.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(4)

Maraş hatay civari yasayan/bilenler (deprem hk)

abuzer
O bolgede sık sık depremler oluyor muydu buyuk deprem oncesi yillarda?
O bolgede sık sık depremler oluyor muydu buyuk deprem oncesi yillarda?
0
abuzer
(11.11.25)
Hayır 2-3 yılda bir sallar geçerdi. Maks 5 hatırlıyorum

2000-2023 arası olarak cevap verdiğimi belirtmek isterim. Yoksa tabii ki tarih boyunca çok deprem olmuştur.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
en.wikipedia.org

burada gorsel var. cok deprem oluyormus ama 7 uzeri kayitli yok. gecmis gazete haberleri, ani kitaplari falan okursaniz hep kuzey anadolu fay hattindaki depremlerden bahsedilir. ciddi yikim olan ilk depremler oldu bunlar o bolgede 1900'den beri.
0
antikadimag
(11.11.25)
Hayay'ın adı depremle anılır hep. Defalarca yıkılmıştır tarih boyunca.
-3
Mirket
(11.11.25)
Hatay'lıyım ve evet sık deprem olurdu. 3 şiddetinde kalırdı hep çok nadir 3.5 görürdük. En son adana Ceyhan depreminde (1998) gümbür gümbür sallanıp evlere girememiştik bir hafta kadar hepsi o ama. 6 Şubat'a kadar hep böyle oldu. Hatay'ın ilk yıkılışı değil doğru bildiğim kadarıyla kayıtlı olarak 6 kere yerle bir oldu.
+2
herseysoyledigimgibioldu
(11.11.25)
(5)

sosyal medya yorumlarindaki tuhaflik

buenosdias
son zamanlarda dikkatimi çeken bişi var. siyadi, toplumsal olaylarla ilgili paylaşılan video, fotograf, vs..lerin altinda en ilk sirada insanın sinir uclariyla oynayan yorumlar oluyor. son 1,2 senedir bu durum var. sizin de dikkatinizi cekti mi? sırf bu yüzden sosyal medyayi hayatımdan çıkartmayı dü
son zamanlarda dikkatimi çeken bişi var. siyadi, toplumsal olaylarla ilgili paylaşılan video, fotograf, vs..lerin altinda en ilk sirada insanın sinir uclariyla oynayan yorumlar oluyor. son 1,2 senedir bu durum var. sizin de dikkatinizi cekti mi? sırf bu yüzden sosyal medyayi hayatımdan çıkartmayı düşünüyorum. hadi platformlar ruhsuz da sırf etkilesim için bu tarz takilan bir suru oe var. siz de farkettiniz mi?

ornek:
x.com
0
buenosdias
(10.11.25)
Linkte öyle bir yorum göremedim ama bu Twitter'da standart oldu artık. Özellikle mavi tık alanların yorumlari en üstte olduğu için o şekilde yorum yapıp gelen cevaplara dava açarak geciniyor diyenler vardı ilgili olabilir. Onun dışında etkileşim için o yanıtlar tabi.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
ben de bugün aynı şeyi düşünüyordum tam. mesela facebookta bir haber var güvenlik görevlisi uyardığı gençler tarafından bıçaklanıp öldürülmüş, yorumlar "sen ne karışıyorsun" , "kendine de yazık ettin gençlere de", ya da instagramda trafik kamerası görüntüsü paylaşılmış, alenen kaynak yapanlar, ters yönden gelip üstüne kavga çıkaranlar vs. bunlara da "sen de yavaş gitme kaynak yapar tabii" vs gibi yorumlar oluyor hem de sürekli oluyor neredeyse her videoda oluyor.
0
n62
(10.11.25)
Ben de boyle hissediyorum ve gercekten birakmak gerekiyor diye dusunuyorum. Sebebini bilmiyorum ama tahminim su; biz cevap vermiyor bile olsak o tarz yorumlar dikkatimizi cekiyor ve bir sekilde siteyle etkilesimi artiyor ve bunu o yorumda uzun sure kalmamizdan vs tespit ediyorlar. Bunlar da etkilesimin onemli oldugu platformlar oldugundan bu tur yorumlar on plana cikiyor. Tabii baska birinin hesabindan falan kontrol etmekte fayda var, belki de o kadar komplo teorisi havasi kokan seyler degildir.
0
mbond
(10.11.25)
ben sosyal medyaya girince köpek kovalamış gibi strese giriyorum, kötü hissediyorum. bazen kalp ritmim değişiyor. abartmıyorum, tam olarak bu. kaldıki 20 yıldan fazladır internetle iç içeyim.

birden fazla sebebi var bahsettiğiniz durumun;
* insanlar etkileşim almak istiyor. linçlense bile bundan memnun kalıyor, takipçi oluşturuyor,
* kendilerine küfür ettirip dava açanlar varmış, sayıları az değilmiş.
* fazla etkileşim alanlar üste çıkıyor, üste çıkınca daha çok görünür oluyor. klasik sosyal medya algoritması.

iyi şeylere yer yok sosyal medyada, onların pahası değeri yok çünkü.

ekleme: ağustos-ekim arasında 2-3 aylık bir dönemde eksisozluk ve duyuru dahil tüm sosyal medyadan elimi çektim. hatta gündemi bile pek nadir takip ettim. valla çok rahattım. anne-babanın sürekli kavga ettiği evdeki küçük çocuğun gerginliğini yaşıyordum sürekli. bunlar geçti gitti. özel araçlar kullanmaksızın sosyal medyayı kullanmak akıl karı değil.
(özel araçlar kısmını açayım; twitter, instragram, reddit hatta bir çok sosyal medya platformunun app'lerini kullanmıyorum. kulllanacağım zaman bilgisayardan tarayıcıdan bakıyorum. reels'leri, önerileri şunları bunları silen eklentiler var. bu eklentiler ile dikkatimi çekecek ve daha fazla içeride tutacak içerikleri engelliyorum. girip 3-5 dakika ne olmuş diye merakımı giderip çıkıyorum. app'leri kullanırsam kancaya takılıyorum ve saatlerce o girdapta farkına varmadan duruyorum. bu herkes için böyle.)
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bu durum son 1-2 seneyle sınırlı değil ne yazık ki. Yıllardır var. Sözlükte de var, diğer sosyal mecralarda da.

Ancak durumun en vahim olduğu yer sanırım X. Bunun anlaşılır bir tarafı var: “Etkileşim” denen saçmalığı öne çıkaran “algoritma” denen zırva.

Doğru düzgün güzel şeyler yazdığınız zaman buna katılan insanlar bu yazılanlara haliyle tepki vermiyor zira zaten katılıyor. Ayrıştırıcı provokatif yazılar ise tepki aldığı ve sosyal medya mecraları bu mesajları öne çıkardığı için sosyal medyada görünür olmak isteyenler provokatif söylemlere yöneliyorlar.

Ben akıl sağlığımı korumak için X kullanmıyorum, yani hesabım var ancak hiçbir şey yazmıyorum. Yazmaya kalkarsam neredeyse herkesi engellemem gerekir.

Sözlüğü daha aktif kullanıyorum ve sürekli birilerini engelliyorum. Birini engellemem için bana hakaret etmesine gerek yol, kendimce en ufak falsosunu görmem engellemem için yeterli. Tabi bu listenin başında milletin sinir uçlarıyla oynayıp kendine küfredilmesinden mazoşistçe keyif alan troller var. Gördüğüm tüm trolleri engelliyorum. Tabi bu mahlukatların üreme hızı benim engelleme hızımdan daima çok daha fazla ama yapacak bir şey yok, kararlılıkla engellemeye devam ediyorum.

Bu mahlukatlarla yapılacak mücadelede iki önemli şey var:

1. Asla cevap vermemek. Trole küfretmek küfredene değil, trole yarar. “Don’t feed the troll” söylemi her durumda geçerlidir. Trole küfretmek trolün talep sahasını genişleteceği gibi, görünürlüğünü de arttırır.

2. Engellemek. Trol hedeflediği etkileşimi alamazsa, soğuk suya temas eden taşak gibi büzüşür ve süner. Bu hayasızlara aradıkları üreme ortamını vermemek, düşünmeden engellemek gerekir.
0
10551037
(10.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(2)

uydu kablosu kontrol ve uzatma

klassno
eve gelen bi uydu kablosu var, bunda yayın var mı yok mu alıcıya ya da tv girişine bağlamadan nasıl anlarım? alıcı yok şu an ve kabloda tv'ye kadar uzamıyor. yerleşimi değiştirmem pek mümkün değil.
eve gelen bi uydu kablosu var, bunda yayın var mı yok mu alıcıya ya da tv girişine bağlamadan nasıl anlarım? alıcı yok şu an ve kabloda tv'ye kadar uzamıyor. yerleşimi değiştirmem pek mümkün değil.
0
klassno
(08.11.25)
Sinyal kontrol cihazları var ama bir kez kullanmak için alınmaz. Tvyi bağlayıp bakmak ev kullanıcısı için tek seçenek. Hem tvler ağır değil artık iki dkda bakılır.
0
artıküyeolmakistiyorum
(08.11.25)
tv'yi yerinden oynatamam diyorsanız elektronikçiden uzatma için gerekli metrajda hazır konnektörlü kablo ve bir tane F ara alın.
0
lazpalle
(08.11.25)
(5)

Tasarım değiştikten sonra…

rentts
Ne sıklıkla duyuruya giriyorsunuz?Ben eskisi kadar girmiyorum eskiden günde en az 3-5 kez girer bakardım.
Ne sıklıkla duyuruya giriyorsunuz?
Ben eskisi kadar girmiyorum eskiden günde en az 3-5 kez girer bakardım.
-9
rentts
(08.11.25)
Yani siteyi ziyaret etme sıklığınızı tema değişikliğinden dolayı mı azalttınız? Aslında arayüzün gönlünüze göre kişiselleştireceğiniz bir hale dönüşmesi daha sık ziyaret etmenizi sağlamaz mı? Neden böyle hissettiniz ki?
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(08.11.25)
bir değişiklik olmadı.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
Temayla ilgili bir sorunum yok ama şu fontu küçültme seçeneği gelse güzel olurdu. Bende font büyük diye gonulsuz giriyorum
-8
artıküyeolmakistiyorum
(08.11.25)
Karanlık mod, temalar falan derken ben mutluyum daha sık giriyorum eskiye nazaran.
+2
chicha_v2
(09.11.25)
tam tersi, daha sık giriyorum.

aslında bu sorunları çözmek için tema özelliği geldi.
ayarlardan mevcut temalara göz atın, beğendiğiniz yoksa -ki sanırım font küçülten bir tema yok- kendinize yeni tema oluşturun.

beğendiğiniz mevcut bir temayı kopyalayıp düzenle deyin ya da yeni oluşturun,
mevcut kod bloğunun en altına şunu ekleyin

body *
{
font-size: 95% !important;
}

bu çok basit bir trick ve bu basit haliyle bile fontları bir oranda küçültüyor, ince ayar yapmak için CSS ile temayı biraz düzenleyebilirsiniz.
+1
biseysorcaktim
(09.11.25)
(9)

tv tavsiyesi istiyorum

kisa
Merhaba,Tv nin kendi işletim sistemi çok önemli değil, android box kullanıyorum, öyle devam etme niyetindeyim.Oyun oynamam, tv izlemek için 55 ya da 65" inçlik bir tv bakıyorum. hali hazırda yüz yıllık bir plazma var hala. Bunu çok seviyorum ama her an ölecek gibi geliyor, hazır indirim de varken al
Merhaba,
Tv nin kendi işletim sistemi çok önemli değil, android box kullanıyorum, öyle devam etme niyetindeyim.
Oyun oynamam, tv izlemek için 55 ya da 65" inçlik bir tv bakıyorum. hali hazırda yüz yıllık bir plazma var hala. Bunu çok seviyorum ama her an ölecek gibi geliyor, hazır indirim de varken alayım dedim.
yeni tvler ile ilgili en büyük sorunum, nasıl anlatılır bilmiyorum ama, çok yapay görünüyorlar. bu sadece çözünürlükle ilgili değil, tazeleme hızı ile de ilgili sanırım. bu sorunun ne olduğunu bilen, bununla ilgili dikkat etmem gereken şeyi söyleyebilen biri çok yardımcı olmuş olur.
Bunun dışında baktığımda onvo nun 65" leri çok ucuz geldi, qled tv 24bin civarı, aynı ölçüde TCL 34bin civarı. andorid box kullanacağımı göz önünde bulundurarak tavsiyeniz ne olur.
bütçe için 40 ın üzerine çıkmak istemiyorum.
0
kisa
(07.11.25)
Geniş bir mediamarkt mağazasında kör bakış yapin hocam. Beğendiğiniz tvyi öyle seçin burada kim ne söylese boş
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
Şu anda kullandığınız TV nedir?

İyi bir plazma kullanıyorsanız mevcut TV'lerin size yapay gelmesi normal. Sizin ilacınız, renk ayarları iyi yapılmış bir OLED ancak onun için 65 inç'te bütçenizi yaklaşık 2 katına çıkarmanız gerekli.
0
10551037
(07.11.25)
Şu anda kullandığım iyi bir plazma değil, eski ve zamanının da idare eder bir tvsiydi.
Bir mediamarkt gezmesi mantıklı geliyor.
Teşekkürler.
0
🌸kisa
(07.11.25)
Rica ederim.

Şu anda kullandığınız TV iyi bir plazma olmasa da çoğu plazma, LED TV'lerden görüntü üretme bakımından çok daha iyiydi, bu nedenle yeni TV'ler size çok yapay geliyor.

Teknoloji market ziyareti amaca uygun olmayabilir çünkü teknoloji marketlerin ışıklandırması ve TV'leri teşhirde tuttukları ayarlar o kadar kötü ki TV'nin gerçek performansını anlamak zorlaşıyor.
0
10551037
(07.11.25)
senin yazılımla işin olmadığı için panele odaklanman lazım, belli bir rakama kadar bir çok marka ve modelde lg nin led paneli kullanılıyor, o bütçeler için 4k 65" onvo işini fazlasıyla görecektir.
0
duyuruuser
(07.11.25)
OLED LG kullaniyorum 3-4 senedir, sikinti yok.
guncel fiyat konusunda fikrim yok.
0
cooperr
(07.11.25)
tlc arkadaşım ve babamlar aldı. gayet idare eder.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
vestel 65inç android tv alın pişman olmazsınız
0
asap raki
(07.11.25)
Herkese teşekkürler
Bir anlık gazla xiaomi a65 aldım. (dolandırıcı değilse site) :)

Ek not, başta söylemeyi unuttum, vestel E tek katkım Zorlu psm den bilet olabilir ancak, kendilerine para kazandırmayi çok Özel bir durum olmadıkça düşünmüyorum ama cevap için teşekkürler.
0
🌸kisa
(07.11.25)
(17)

inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?

anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor
(07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.

Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...

"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun.
etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.

inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu.
inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor.
çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.

Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır.
Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var.
Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor.
Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru
İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.


İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.

Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
-2
cooperr
(07.11.25)
din düşmanıyım bir şeyden korktuğum yok.
-2
hold the door
(07.11.25)
(9)

Kadın cinayeti söylemi düşmanlığı

cemallamec
Öncelikle entry şu: https://eksisozluk.com/entry/179631669Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuy
Öncelikle entry şu: eksisozluk.com

Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuyorum. Düz okumaya yapınca “ayy canım” oluyor ama öyle değil işte. “Kadın cinayeti” ifadesi sizce sorunlu mu cidden? Bir erkeğin kadını öldürmesi sizce normal cinayetle eş değer mi?


Uzun:

Arkadaşlar, kadın cinayeti söyleminden rahatsız olan abidik gubidik bir kesim var farkında mısınız, bilmiyorum.

Bu entry’yi giren arkadaşa mesaj çektim, tane tane anlattım. Bana “yazdıklarını okumadım bile ön yargılısın” deyip durdu :) Ona yazdıklarımı okumamış ama bana ön yargılı diyor. Uzun uzun, tane tane yazınca da “ben telden uzun mesaj yazmam, okumam da üşenirim” deyip durdu. Ona siz demeyip sen dediğim için üslubuma laf söyledi ama ağzından “oç” kelimesi maşallah eksik olmuyor.

Eskiden sözlükte böyle sığ, b*ktan ifadeler değer görmezken gerçekten alttan gelen kesim bu kadar cahil olabilir mi?

Bir kadının öldürülmesi toplumsal yapıyken bir erkeğin öldürülmesi böyle bir neden bağlanamaz. Kadın sırf cinsiyetinden öldürülür mesela. Giyiminsen öldürülür. Örfünden öldürülür. Baskıdan öldürülür. İstismar edilir öldürülür.

Ama bir kadının erkeği giyiminden, inancından, namusundan, örften adetten öldürdüğü görülmez “neredeyse”.

Şimdi “bakın hep erkekler kadınları öldürüyor diyorsunuz alın size kadınlar da erkekleri öldürüyor. Bunun cinsiyetle alakası yok” demek sizce de kadın cinayetlerini kasıtlı olarak erkek cinayetleriyle aynı bağlama getirmek değil mi? Erkek, erkeği öldürüyor. Öküzün biri neden “erkek cinayeti” yazılmıyor, diyor. Kadının biri sebebi nedendir bilmiyoruz ama okumamışın teki başka şekilde saçmalıyor.

Kadın cinayeti ifadesi sizce sorunlu mu cidden?

Yahu sözlükteki troller bile “şu kadını beğeniyorum ama çok sevişmiş istemiyorum” diye yazıyorlar. Erkekler kendileri kadınlarla yatsın kalksın istiyor ama kadına gelince namus, helal süt, edepli arıyor. Bu olmayınca mesela namus cinayeti çıkıyor. Burada kadının öldürülmesi kadın cinayetine girmiyor mu? Yazacak örnekleyecek çok şey var da alttan gelen nesil cidden b-k gibi.
0
cemallamec
(07.11.25)
uzun zamandir ulke erkekleri olaraktan dayak eksikliginden muzdaribiz.

not: sinirlenip sovecegim icin entryi okumadim.
+1
klassno
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesi faili örtüyor bir yandan, ortada bir erkek şiddeti sorunu var, erkekleri de öldürüyorlardaki erkekleri de başka erkekler öldürüyor, fakat bununla yüzleşmek yerine sadece kadınlar mı öldürülüyor diye salağa yatmayı tercih ediyorlar. En doğru kavramı kullansak da yüzleşmek istemeyen içn faydasız.
+3
grimavi
(07.11.25)
Kadın cinayetlerini başlık olarak sunmak yetersiz. Bu sosyolojik bir problem.
Deli yürek, kurtlar vadisi gibi dizilerle başlayan, sıfır bir ile zirveyi gören yeni nesil 'erkek' problemi aşikar. Bunun yanına bir de kadını eşya gibi gören ve memlekette önlenemez şekilde yükselen siyasal İslam var.

Tüm bunlar nihayetinde bu erkekleri tercih eden bayanlarda var tabii. Kurunun yaninda yanan yaşlar için üzgünüm ama o dizileri de bu siyasi iklimi de biz seçtik. Efendi adamlar kılıbık oldu, en okuyanı kültürlüsü bile yeri geldi 'maço erkek' istedi. Kıssadan hisse evet kadın cinayetleri vardır fakat gökten inmemiştir. Almanya gibi devlet isteyen Almanlar gibi millet olacak.

Ayrıca ülkede bir şiddet problemi var ve bunun kadını erkeği de yok. Ben entryden onu anladim. Bende öyle düşünüyorum ve kendimi sokakta asla güvende hissetmiyorum. Kadın cinayetleri yeni nesil 'erkek' problemi fakat şiddet hepimiz için var ve apaçık tehlikedeyiz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
ilgi görmek isteyen ve üstün olmak isteyen erkeklerin saçma sapan tavırları. neden kadın cinayeti dediğimizi anlayacak zekanın kırıntısını taşımıyorlar. aldatma veya boşanma gibi şeylerden eşlerini öldüren erkekler hapse girince de kader mahkumu diyorlar onlara. kafa bu şekilde. gördüğümüz yerde engelleyelim. sayılarının fazla olması çok rahatsız edici.
+1
art cat chocolate
(07.11.25)
"Kadın cinayeti" kavramında bir sorun yok, bunun kullanılması normal, çünkü böyle bir sorun var. "Çocuk istismarı" gibi bir kavrama "Çocuk diye belirtmeye gerek yok, istismar istismardır, yetişkinler de istismara uğruyor" demiyoruz mesela. Buradaki "Kadın" ya da "Çocuk" o durumlardaki güç asimetrisi, sosyolojik süreçler, toplumsal yapı gibi kavramlardan kaynaklanan özel durumlara atıfta bulunuyor.

Örnek verdiğiniz entrynin kavramsal olarak belli hataları var, arkadaş bunları es geçip safsata yapmış. İlk olarak her cinayet aynı değil ve cinayetin işlendiği koşullar ile cinayetin işleyen kişinin motivasyonu alınacak cezayı belirliyor. Zaten o yüzden "Mahkeme" diye bir şey ve bir çok cinayet çeşidi var. Diğer türlü her cinayette aynı cezayı yapıştırıp geçerdik.

Diğer yandan insanların kendi önyargılarına istinaden farklı olaylara farklı tepkiler vermeleri; mesela bir kadın, bir erkek tarafından öldürüldüğünde erkeği lanetlerken bir erkek, bir kadın tarafından öldürüldüğünde kadının cinayeti işlemesine haklı neden bulmaya çalışmaları "Kadın Cinayeti" diye toplumsal bir olgu olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı herhangi bir münferit olayda bir kadının bir erkeği tamamen sadistçe bir dürtüyle öldürmüş olmasının "Erkek Cinayeti" diye bir kavram yaratamaması ya da benzer şekilde "Kadın Cinayeti" kavramını ortadan kaldıramaması gibi.
+3
salihdt
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesinde bana göre sorun yok ama kadın cinayeti ifadesiyle erkeklerin kadınlar tarafından öldürülebildikleri gerçeği örtülüyor sanılıyor, bence yanlış olan bu sanrı, ifadelere ezbere anlamlar yüklemek. Düşünmemek yani.

Burada "erkek cinayeti de var" diye ortaya çıkanların önemli bir kısmı erkeklerin olumsuz ve yıkıcı olduklarını görmeye tahammül edemeyenler, erkeklerle ilgili her zaman ve her türlü ifadeyi mutlaka kendi üzerlerine alınıp sorun çıkaranlar. Evet erkek cinayetleri de var ama bu kadar çok erkek şiddeti yaşanan bir toplumda erkeklerin öldürülmesi bu bahsettiğim tayfanın beklediği canhıraş tepkiyi yaratmıyor. Çünkü ülkemizde çok uzun yüzyıllardır kadınlar erkeklerden hem bedenen hem psikolojik şiddet görerek yaşadılar, kadınlık fikri buna göre evrim geçirdi, erkeklik fikri de böyle. Kolay kolay kurtulabileceğimiz bir halde de değiliz ve bahsettiğim tayfa bunu görmek şöyle dursun, bunu konuşmak yahut öğrenmek dahi istemiyor, gayet iyi biliyorlar çünkü.

Erkek şiddeti de var diyenlerde bu açıdan bakınca belki bir kadın düşmanlığı var gibi, bana göre yok çünkü onların düşmanlık güttüğü şey kadınlar değil, yüzyılların değiştirdiği kadın erkek algısı doğrultusunda saçma sapan bir yere gelen aile terbiyesi. Kadının oğlunun her işine koşması mesela, arkasından elinde kaşıkla yemek koşturması, 10 yaşındaki oğlunun ayakkabısını bağlaması, ödevini yapması vs... kadının oğluna erkek olduğunu hissettirecek başarma duygusunu asla vermemesi, sorumluluk hissini yüklememesi, oğlunun hayatını kolaylaştırmayı onun yerine yaşamak zannetmesi. Ve o annenin bunları bilinçsiz yapması... kadınlar farkında değiller ama oğullarının hayatını da onun hayatına girecek kadınların hayatını da bu tür anneler mahvediyor.

Suç sadece annelerde değil, işin içine bu davranışları bekleyen babalar da giriyor kimse kusura bakmasın. Kadından hizmet görmeyi erkeklik zanneden bir düzen var şu anda. Hizmetçisi değilim diyen kadınlar çok ayıplanıyor çok dışlanıyor hâlâ. Neden? Erkeğe kendisini erkek gibi hissettirmek istemediği için. Halbuki erkeğin kendini erkek gibi hissetme alanı sadece kadınlar değil ki. Hiçbir alanda kendini erkek gibi hissetmeyen erkek elbette kadına ve kadının güçsüzlüğüne de gücüne de muhtaç olur. Kaos da buradan çıkar.

Bu bahsettiğim tayfanın neye düşman olduklarının bilincinde olduklarını da hiç hiç hiç sanmıyorum. Ülkede müthiş bir bilinçsizlik hakim.
-2
muhayyer divan
(07.11.25)
Bir şey daha eklemek istiyorum: çocuk istismarına “çocuk” ekliyoruz, “çocuk gelin” diyoruz ya da “kadın hakları”, “işçi hakları” vb. deniyor da cinayete gelince neden kadın cinayetleri sorun olsun ki? İşin ciddiyetini kaçırıyor filan söylemleri bana boş geliyor. Bence bu söylemlerin altında ataerkil düşünce ya da kadın düşmanlığı yine önde. İnsanlar kabul etmese de bilinçaltlarında bir şekilde görünmeyen düşünceler ortaya kendini çıkarıyor.

Belki de kadın cinayetlerine kadın cinayeti dediğimizde sorun çözülecek. Kadının sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etme/kızını dövmeyen dizini döver tarzı atasözleriyle büyüdük, okuduk, duyduk. O düşünce belki bir yerde tohumunu bırakmıştır.

Bilemiyorum ama sözlükte de instagram’da da twitter’da da böyle tonla böyle tonla malca yorumlar entryler postlar var.
-1
🌸cemallamec
(07.11.25)
yani burada adam kadını dövüyormuş o yüzden kadın kızgın yağla adamı öldürdüğü için burada ''ama kadın da neler çekmiş garibim'' diye bakacaksak olaya, yani cinayet cinayettir demeyip bahanelere ve gerekçelere bakacaksak o zaman da bir adam aldatıldığında karısını öldürdüğünde buna da ''ama adamın namusuna zarar vermiş adam da namusunu temizlemiş aslanlar gibi yatar çıkar'' diyebilmeliyiz o zaman? neticede birini öldürmenin meşru yollarının neler olduğuna kim karar veriyor? bana şiddet uyguladı o zaman öldürebilriim. e ben de belki şöyle bi insanım: bana şiddet falan uygula fark etmez önemli değil ama beni aldatma. ben de aldatmayı şiddetten daha büyük bi hakaret olarak görüyorum onurum zedeleniyor. insan sadece fiziki bir varlık değil ki gururu, onuru da var dokunulmaz olan... o zaman beni aldatırsan seni öldürürüm? sen bana fiziksel değil ama onuruma zarar verdin mesela? benim kafamda da evet aldatılmak onurun zedelenmesi, ben geri kafalıyım diyelim ki... veya farklı ahlaki normları benimsiyorum senden... e gayet mantıklı o kişinin penceresinden baktığında. katil kadınla empati yapacaksak katil erkekle de empati yapacağız madem? neticede ikisi de insan. yaptıklarından sorumlular. hayvan insanı öldürürse mesela sıkıntı yok çünkü sorumlu değil neticede aklı yok iradesi yok. ya da mesela benim ayakkabıma basıldığında delleniyorum , adam öldürüyorum mesela ? ayakkabılarıma çok değer verdiğim bi gün adamın biri yanlışlıkla ayağıma bastı ben de çektim vurdum.. araştıralım bunun da gerekçelerini... yani bunun sonu yok.
beni fikrim: cinayet cinayettir. yapan cezalandırılmalıdır. kadın da olsa erkek de olsa.. adam kadını öldürdüğünde kadın cinayeti tü pis kaka diyorsak, ama o da onu aldatmış hak etmiş diyenleri linçliyorsak... kadın bir erkeği öldürdüğünde de aynısını yapmalıyız. cinayeti hafifleştirmemeliyiz. empatiye başlamamalıyız
-1
f02561
(07.11.25)
şiddet şiddettir. kadına, öğretmene, doktora diyerek bir çözüme kavuşması imkansız. doktora şiddet ile mağaza personeline şiddet arasında gündeme gelme açısından büyük bir fark varsa şiddetin azalması mümkün değil bana göre. eğitim, ekonomik sıkıntılar, geleneksel yasaklar vs. gibi şiddete meyleden sorunlar üzerine düşünülmeli.

neden çocuk istismarı diyoruz da kadına şiddet olmuyor... demiş birisi. çünkü kız çocuğuna istismar diye ayrılmıyor. hepsi çocuk istismarı olarak adlandırılıyor.
0
jepa
(07.11.25)
(1)

Kredi mi yoksa asgari ödeme mi?

afordismansalihinis
Selam,450k kredi kartına130k ek hesaba borcum var.Elde 180k var. 300 k kredi (368 geri ödeme) + 180 k ile kredi kartını kapatma mı, yoksa 180’i kredi kartına ödeyip o faize katlanmak mı?Teşekkürler.
Selam,

450k kredi kartına
130k ek hesaba borcum var.

Elde 180k var.

300 k kredi (368 geri ödeme) + 180 k ile kredi kartını kapatma mı, yoksa 180’i kredi kartına ödeyip o faize katlanmak mı?

Teşekkürler.
0
afordismansalihinis
(06.11.25)
Ben olsam ek hesabı kapatırım yani öderim ve ek hesap limitini kapatırım ve kredi kartini ödemek için taksitlendirme vs isterim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(06.11.25)
(7)

Tanımadığı biriyle tartışırken karşı tarafa sürekli "dostum" diye hitap eden insan

seni tanıdığım güne lanet olsun
Adam tanımadığı biriyle tartışıyor ama her cümleye bak dostum, öyle demiyorum dostum, saçma bir yorum yapmışsın güzel dostum, anlamıyorsun güzel dostum, yanlış düşünüyorsun dostum, boş konuşuyorsun dostum vs. kalıplarla başlıyor. İlla her cümlede bir adet dostum kullanıyor. Normalde dostumlu konuşan
Adam tanımadığı biriyle tartışıyor ama her cümleye bak dostum, öyle demiyorum dostum, saçma bir yorum yapmışsın güzel dostum, anlamıyorsun güzel dostum, yanlış düşünüyorsun dostum, boş konuşuyorsun dostum vs. kalıplarla başlıyor. İlla her cümlede bir adet dostum kullanıyor. Normalde dostumlu konuşan biri değil ve sadece birileriyle tartışma anlarında ortaya çıkıyor bu babacan ve çok anlayışlı olan insan tavrı. Bu üslubu üstten konuşuyor olarak mı görüyorsunuz yoksa size göre normal konuşma tarzı mı? Ben biraz kibirli buldum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(06.11.25)
Kibir ne alaka anlamadım. İyi niyet göstergesi olarak yorumladım hırtlar gibi başkan kral kardeşim vs dese hoşunuza giderdi.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(06.11.25)
Evet bu pasif agresyon hitabı. Bu durumla ben de tehdit edilirken karşılaşmıştım ve hoşuma gitmemişti :)

Edit: bunda eksileyecek ne vardı :)
-3
grimavi
(06.11.25)
sen bir gerizekalısın yine de seni muhatap alıyorum akıllı ol demenin kibarcası
aynısı bizim evde var oradan biliyorum. :D
-1
neira
(06.11.25)
Bak ben biliyorum sen ne dersen de ikna olmam hitabeti. Dostum, abem, cart curt tarzı sözler tartışmada psikolojik üstünlüğü almak isteyen kişilerin hitabeti bence
-1
mikahakkinen
(06.11.25)
Pasif agrasyon +1
Çok sinirlenince böyle şeyler olabiliyor ben de tartışırken çok yaparım bunu;
-Bak canım benim…..
-Bak hayatım…..
Normalde asla sevgi sözcüğü kullanmayan biri olduğum için anlıyorlar çok yükseldiğimi.

Alt metinde “senin seviyene inmek istemiyorum seni kendi seviyeme çekmek istiyorum” gibi bir üsttencilik var.

Ben kendi kullandığım tabirlerle ilgili terapistimle konuşunca sevgi sözcüğümün alt metninde karşımdakini küçümseme olduğunu fark etmiştim.
Küçümseme, iğneleme, sakinleşmeye çalışma….
-1
mutekebbir
(06.11.25)
amerikalilarda da var bunu. polisler ozellikle kullaniyor.

sir, pls get out the car!

cevirisi beyfendi lutfen arabadan inin demek; ama ozunde. asagi insene amkc.
ayni sekilde. dostum sen az gelsene soyle demek de. gelsene lan amkc.

arkadasim, canim benim, bak guzel kardesim gibi seylerle alakasi yok bence.

daha iyi ifade edemezdim:D
0
buenosdias
(07.11.25)
cok enteresan,

yani "bos konusuyorsun dostum" "anlamiyorsun dostum" u bir kenara koyarsak karsi tarafa nezaket sinirlari icerisinde ama ayni zamanda da mesafeyi korumak istediginizde nasil hitap ediyorsunuz? sadece tartisma aninda degil hemen hemen her yerde kullandigim icin cok merak ettim.
0
vhs kaseti
(07.11.25)
(13)

Yumuşak yüzlü müsünüz?

pembediken
Ve yumuşak yüzlü olmak iyi mi yoksa suistimale açık mı
Ve yumuşak yüzlü olmak iyi mi yoksa suistimale açık mı
0
pembediken
(06.11.25)
Yumuşak ve güleryüzlüyüm.
Mesela markette kasada görevli benimle konuşur. Bazen yaşadıkları zorlukları anlatırlar, halimi hatırımı sorarlar.
Sert görünen kişilerden genel olarak bir çekinme hali oluyor insanların.
0
rock n roll
(06.11.25)
Soğuk. Buzdolabı derler böylesi daha iyi
0
artıküyeolmakistiyorum
(06.11.25)
Sanırım yumuşak yüzlüyüm. Çünkü beni yeni tanıyan bi insan bile "sen öyle bı şey yapmazsin" "öyle biri değilsin " ben yaparım mesela" gibi cümleler kullanıyor. Kastedilen konular işte insanlara cevap vermek, çirkef olmak gibi konular ama ben bu durumdan rahatsız oluyorum. Nasıl beni böyle çözüyorlar, yumuşak yuzlulugun belli kodları var ve ben hepsini uyguluyor muyum ister istemez. Bir de bütün duygulara da sahibim öfkem de var kin de tutarım. Haksizliga uğramayı da kaldiramam. Ama insanların beni duygusuz saf iyi biri gibi veya hakkımi savunmayacak biri gibi veya nazik olmamın suistimale açik anlamına gelen biri gibi beni algılamasından sıkıldım.

Yumuşak yüzlü algılanmayan insanlar neden öyle algılanıyor ben de bunu merak ettim şimdi.

Görgü kurallarına uyarım. Teşekkür ederim. Çok konuşan bı insan değilim. Küfür ve argo kullanmam. Çabuk sosyalleşemem. Bir sorun yaşarsam olay çikartarak değil doğru ve düzgün iletişim kurarak çözmek isterim. Olayları abartan biri değilim. Soğukkanlı bir yapıl vardır. Ama içten içe de çok yoğun duygular yaşarım.

Aklıma gelen bazı özelliklerim huylarım bunlar. Ama insanlar benle çok vakit geçirmese de buna vurgu yapan bir şeyler söylerler ve ben off yine mi böyle algılandım diye üzülürüm. Çunku onlarin kastettiği "güçsüz biri" gibi bir mesaj algılıyorum.
+1
egerbiryolcu
(06.11.25)
Çok yumuşak yüzlü, uysal zannediliyorum ama değilim ve insanlarda bu hayal kırıklığı yaratıyor.

Yumuşak yüzlü olmak bu ülkede kötü, başka ülkeleri bilmiyorum.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(06.11.25)
Yumuşak ve güleryüzlüyüm ama saygısız bir tavırla karşılaştığım zamanlarda kesinlikle kişiye çok güzel haddini bildiririm.
-2
rock n roll
(06.11.25)
öyleyim ve bunun zararlarını cok yasıyorum
+1
koela
(06.11.25)
Yumuşak yüzlüyüm. Sevimli ve sempatik bir görünüşüm olduğu için insanlar beni kolay yönlendirebileceklerini ya da iyi niyetimden faydalanabileceklerini düşünürler. Damarıma basıldığında tam bir şirret olabiliyorum oysa ki.

Ben seviyorum ama böyle olmayı, benden beklemedikleri tepkiyi gördüklerinde insanların yüzündeki şok ifadesi hoşuma gidiyor
0
kullanicadi
(06.11.25)
Hem gayet yumuşak yüzlüyüm hem de istediğim an bakışlarımla herkesi yıldırabilirim. Aşağıda biri "açılın ben yaşlı ve şişmanım" demiş, Allah'tan ben de öyleyim. Yoksa hiç çekilmezdim. (Bu yaşa gelene kadar bu hale geldiğimi de ekleyelim, insanoğlu şaşırmasın, ilk oeta lise üniversite sürecinde hiç böyle biri değildim, sonradan oldum).
0
muhayyer divan
(06.11.25)
yumuşaklı yüzlü olunca suistimal etmeye çalışıyorlar, adamına göre muamele yapıyorum, mesafeli ve sert olunca kimse suistimale yeltenmiyor ama o da benim doğama ters o ayrı. insanlar yoruyor...özellikle ticaretle uğraşırken büyük sıkıntı, nazik ve yumuşak yüzlüyse
0
gadlemler
(06.11.25)
sert mizaçlı ve güler yüzlüyüm. asabiyim ve aynı zamanda dışarıdan minnoş sevimli bir auram var.
-2
Hallegadola
(06.11.25)
Yumuşak yüzlüyüm, bunun zararlarınıda çekiyorum. Millet sert ve soğuk kişilerle mesafeli ve saygılı konuşurken. benimle farklı konuşuyorlar. Bazen insanlar bana yaklaşırken dik dik bakıyorum suratklarına artık. Bu ülke insanı adamı çıldırtır.
0
komando kani var bende
(06.11.25)
yumuşak yüzlüyüm ve kötü niyetli olmasalar da, insanlar bunu suistimal edebiliyor.
0
co2s2
(06.11.25)
Türkiye gibi, sırada beklerken bile kaynak yapan var mı yok mu diye sürekli alarmda olman gereken bir ülkede tabii ki her şey gibi bu da bir 'açık' olarak görülür ve suistimal edilir.

Naçiz gözlemim, yurt dışında insanlar çok insansever olmasalar da tanımadıkları insanlara karşı güleryüzlü ve kibar davranıyorlar çünkü bu bir görgü kuralı ve toplumun hayat standardını yükseltiyor. Bizde ise dünyanın en iyi kalpli insanı bile tanımadığı insanlarla mubatap olurken somurtmak zorunda çünkü nezaketi ve güleryüzlülüğü acizlik ve ahmaklık zanneden çok ayı var.
0
matarama su ko
(07.11.25)
(12)

Şu ses tonu, konuşma tarzı ve üslup sizin için tatlı veya samimi mi, yoksa rahatsız edici mi?

bitli su perisi
https://voca.ro/1kFfU1dgdTFQBana ait olmadığını belirtmiyorum bile. :)
voca.ro

Bana ait olmadığını belirtmiyorum bile. :)
0
bitli su perisi
(05.11.25)
Kesinlikle rahatsız edici
0
pislick0
(05.11.25)
Rahatsız edici, red flag ayrıca.
0
olaylar olaylar
(05.11.25)
mental bir retardation var sanırım. aman tanrom inanmoyoroom.
0
gabe h coud
(05.11.25)
İtici ve rahatsız edici
0
hakmut
(05.11.25)
İtici, rahatsız edici.
Yine çevremde böyle insanlar olmadığı için mutlu olduğum bir an 🤤
0
kisa
(05.11.25)
hay anasını bizim alt katta oturan kızın sesine benziyor:) hayatımda duyduğum en iğrenç, en kafa siken ses.
0
nothing in my way
(05.11.25)
Söz meclisten dışarı ama adı Ayça değilse de ayça'nın ablası olabilir.

Zerre IQ belirtisi yok.
0
diyecevaplandı
(05.11.25)
Leş
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.11.25)
Keşke 20-25 olsaydı ama 34 yaşında bir hanım kendisi :') Bu muhabbet de 3 kişinin izlediği bir yayından. @biseysorcaktim
+1
🌸bitli su perisi
(05.11.25)
Birkaç saniye katlanabildim ve ne desem (bkz: gg)
0
cemallamec
(06.11.25)
şöyle bir duygu uyandırdı bende

www.youtube.com
+1
yurtsuz john
(06.11.25)
itici, yarıda kapattım
0
gadlemler
(06.11.25)
(4)

turktelekom nakil işkencesi

oldz
ayın 19undan beri sürünüyorum internetsiz, ha geldi ha gelecek diye 10 iş günü oyaladılar, hala gelen giden yok, ben bunları nereye şikayet edeyim? müdürlüklerine gittim 10 defa çağrı merkezine şikayet bıraktım değişen bir şey yok. ne yapabilirim?
ayın 19undan beri sürünüyorum internetsiz, ha geldi ha gelecek diye 10 iş günü oyaladılar, hala gelen giden yok, ben bunları nereye şikayet edeyim? müdürlüklerine gittim 10 defa çağrı merkezine şikayet bıraktım değişen bir şey yok. ne yapabilirim?
0
oldz
(05.11.25)
10 iş günü gayet normal bunun ortalamasi 3-6 ay zaten
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.11.25)
@artıküyeolmakistiyorum hocam olur mu 30 yıllık kiracıyım, nerden baksan 10 15 kez nakil aldım her nakilim 2 veya 3 günde bitmişti.
0
🌸oldz
(05.11.25)
bir defa bende benzeri olmustu 7-8 yil once. Benim paketim fiberdi. Tasindigim evde fiber altyapi yoktu sadece vdsl vardi. Ben talep aciyordum onlar kapatiyordu. Hic kimse de bana haber vermiyordu. Bir musteri hizmetleri yetkilisini darlayinca durumun detayini ogrendim. Bu tarz birsey olabilir. Neden yapilmadigini ogrenmeye calis.

BTK ya da sikayet birak o da bazen ise yariyor.
0
nuevo
(05.11.25)
Bölge müdürlüğünde saha yetkilisi kişi kimse onunla görüşmek istiyorum deyin. Bu işi çözerse onlar çözer.
0
rakicandir
(05.11.25)
(3)

Mikrodalga fırın alacağım, Samsung mu Beko mu alayım?

allahkitapwesli
Fiyatları özellikleri aynı.Samsung Mikrodalga MS20A3010AH/TRhttps://app.hb.biz/8TuJbHRTjFCIBeko BMD 200 S Mikrodalga Fırınhttps://app.hb.biz/iOoMLc3GikQ0
Fiyatları özellikleri aynı.

Samsung Mikrodalga MS20A3010AH/TR
app.hb.biz

Beko BMD 200 S Mikrodalga Fırın
app.hb.biz
0
allahkitapwesli
(04.11.25)
Beko
Samsungtan ekran(TV monitör vs) dışında hiçbir şey almam
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.11.25)
Bu ikisinin arasinda beko fersah fersah ondedir
0
fakyoras
(04.11.25)
Kapağı çekerek açılan model alın, basmalı olanlar bir süre sonra rahatsız edici olmaya başlıyor. Bu durumda Beko.
0
mikro patlama
(05.11.25)
(12)

Kasım indirimlerine inanıyor musunuz??

Başka
Malum bu ay indirim ayı kutsal cuma kara cuma harika hafta gibi ıvır zıvırlarla ürünler pazarlanıyor? peki siz bu kasım indirimlerine inanıyor musunuz?şahsen ben pek inanmıyorum. geçen hafta sepete attığım şort 1500 liraydı sonra 2500 tl oldu. Bugünde kasım indirime girmiş 1800 lira olmuş :)
Malum bu ay indirim ayı kutsal cuma kara cuma harika hafta gibi ıvır zıvırlarla ürünler pazarlanıyor?

peki siz bu kasım indirimlerine inanıyor musunuz?

şahsen ben pek inanmıyorum. geçen hafta sepete attığım şort 1500 liraydı sonra 2500 tl oldu. Bugünde kasım indirime girmiş 1800 lira olmuş :)
-1
Başka
(03.11.25)
50-100 TL indirim olmuş fazlasını görmedim
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.11.25)
yurt dışı olarak hiç deneyimim yok ama türkiye'deki bu olaya inanmıyorum. zaten çoğu platformda da kampanya öncesi 500 tl olan, sonra kampanya dönemi aynı ürünün fiyatı 1200 tl imiş de 750 tl'ye düşmüş gibi "kampanya" yapıldığına dair twitter'da, ekşi'de çok fazla ifşa görüyoruz. bizim halk da hala inanıyor.
0
m e b
(03.11.25)
e-ticaret sektöründe çalışan biri olarak normalde inanmıyorum. ama ilk defa bu sene bebek alışverişi yaptığım için sıkı takip ettim. çok iyi indirimle yakaladığım şeyler oldu gerçekten son birkaç gündür.
0
la mort heureuse
(03.11.25)
İnanmıyorum da yüce bi güç var bence.
0
antihero
(03.11.25)
Çoğu bindirip indirme muhtemelen ama arada gerçekten iyi indirime rastlanabilir, hepsiburada satıcılar tarafında komisyonda ciddi avantaj sağlıyor kasıma özel olarak, diğerleri de geri kalmıyodur.
0
(03.11.25)
normal zamanlarda dahi online'da ürünler %10 civarı bir kâr marjıyla satılıyor zaten. hatta bazen %1-2 ile bile satılan ürünler oluyor. (xiaomi ürünleri böyledir mesela, kimse para kazanmaz ama müşteri talebi nedeniyle ciro olsun diye satarlar)

kasım ayında aylardır stoklarda duran ürünler eritilir genelde. mesela benim stoğumda şubat 2024 girişli, 1300 lira maliyetli ürün var. 21 ay geçmiş. aylık 4%'ten finansal maliyet alınca 84% eder. yani ürünün bana maliyeti şu anda 2400 TL. ben bunu belki 700-800 lira zarar satacağım kurtulmak için.

%50-%60 indirim olan ürünler bunlardır. hayvan gibi zararla ama paçalda kurtaran marjla ürünler eritilir. o ürünleri yakalamak lazım. yoksa iyi satan bir üründe kimse %50 indirim yapmaz.
+2
efreet sultan
(03.11.25)
iyi indirime giren şeyler oluyor fiyatını takp ettiğim şeyler oluyor onların fiyatına bakıp iyi indirim varsa alıyorum. mesela şampuan geçen sene fiyatı 350 tl gibi bişeydi 128 tl olmuştu indirimde
yoksa tabi ki çoğu bindirimden indirim.
0
eja
(03.11.25)
bazı ürünlerde oluyor. açıklaması yukarıda yapılmış.
bu durum dışındaki indirimlere inanmıyorum.

neredeyse hiç "aa kasım geliyor, dur indirimlerden bir şey alayım" demedim. arkadaşlarım hep "kasımda şunu yakaladım, olm ne biçim düşmüş" falan diye bir sürü şey alıyorlardı ama gerçekten ihtiyacı olup da zaten almak istedikleri ürünleri mi alıyorlar yoksa hazır indirimde alayım bari mi diyorlar orası tartışılır.
0
biseysorcaktim
(03.11.25)
pek inanmıyorum. çünkü bindirim indirim gibi bir şey yapılıyor. bazı ürünlerde gerçekten oluyor fakat o da olması gereken fiyat zaten.
0
koela
(03.11.25)
giyim kuşam tarzı ürünlerin hiçbirindeki indirime inanmıyorum.

playstation store'da fiyatlarını bilip takip ederek izleme listesine aldığım oyunlar var mesela, indirime girdi diye mesaj geliyor. onlarda ciddi ciddi indirim oluyor.

yoksa trendyol'daki indirimler falan hikaye.
0
kibritsuyu
(03.11.25)
Her Kasım'da Amazon'dan yıllık deterjanımı alıyorum. Deterjan indirimi var, inanabilirsiniz. Ama benzer oranda indirim yıl içinde de ara ara oluyor.
0
gnosis
(03.11.25)
Boyner’de bazı parfümler en az bin tl indirimde
0
olaylar olaylar
(03.11.25)
(15)

Pencerenizin manzarası

a perfect lie
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
0
a perfect lie
(02.11.25)
İstanbul'da yaşadığım evde betondan başka bişi görünmüyor ne yazık ki.
Ama köy evimde salon manzarası şu, sık gidiyorum her seferinde uzun uzun izliyorum.
ibb.co
+1
Bruce
(02.11.25)
Karsi sitenin havuzu, bi de bayagi blokluk site yapmalik, neden bos oldugunu anlamadigim kocaman bir yesillik alan.
0
matilda
(02.11.25)
denize bakıyor. balıkçı teknelerini görüyorum. bazen uzun uzun dalıyorum. mutlu da ediyor ama bazen düşüncelere dalıyorum manzaradan dolayı.
+2
false pretension
(02.11.25)
Deniz manzarasi var şu an
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
salonda dışa bakan duvar enine boyuna komple fransız balkon. en çok buradan bakıyorum dışarıya.

aşağıya doğru yeşillikler ve havuz.
solda otoban. ortada tek katlı bir avm. avm'nin arkasında ve sağda solda alçağıyla yükseğiyle binalar ama genel olarak çok açık.
denize kuş uçuşu yaklaşık 3-4 km mesafede olmama rağmen bir dolu deniz. (ev tepede gibi)
uzaklarda da yalova sahil.

uzun uzun bakıyorum. içim daraldığı zaman ferahlatıyor.
+1
co2s2
(02.11.25)
soz.lk

evet uzun bakiyorum arada. geleni geceni izliyorum, kuslari izliyorum. mutlu ediyor, huzur veriyor ama bazen de ozlem duygumu tetikliyor, guzel ama keske sevdiklerime yakin olsam diye de dusunebiliyorum.
+1
lemmiwinks
(02.11.25)
hizliresim.com
Tam önünde dalları uzanan kavuşan ağaçlar var. Yaprakların yeşilden sararmasına şimdilerde dökülmesine tanık olmak buruk ama tatlı bir his veriyor. Arada uzun uzun bakıyorum bilhassa gece yarıları ya da gün doğarken.
+1
Amaranta ursula
(02.11.25)
millette ne pencereler manzaralar var.
www.window-swap.com

bizim manzara bağcılar!
0
exlibris
(02.11.25)
bir pencere doğrudan karşı binaya bakıyor çoğu zaman perdeyi açmıyorum bile.
diğeri binanın önündeki küçük yeşillik alana ve parka bakıyor. güneybatı cephe olduğu için ara ara gün batımına bakıyorum ama nadiren.
0
black holes in the sky
(02.11.25)
Karlı dağ, orman.
+1
logisticsmanager
(02.11.25)
sazlık ve uzun zeytin ağaçları. ileride dağlar var. beni mutlu ediyor.
0
mikahakkinen
(02.11.25)
Benim balkonum sokağa bakıyor karşıda apartmanlar var balkonda otururken karşı binadaki insanlarla denk gelme durumunu hiç sevmiyorum bu yüzden oturduğum tarafın camını açmam.

Salondaki küçük balkonun önü açık parka bakıyor arkasında avm olduğu için açıklık devam ediyor orada oturmak daha keyifli bu yüzden, parkta biraz ağaç olsa daha da keyifli olabilirdi.
+1
mutekebbir
(02.11.25)
<a href="hizliresim.com"><img src="i.hizliresim.com " alt="ff"></a>
hizliresim.com
Trdeki evimizin manzarası baya iyiydi her sabah uzun uzun boğazı izlerdim ve güneşin batışları çok güzel olurdu izlemek çok mutlu ederdi. şimdi ise sovyet bloklarına bakıyor hayatı sorguluyorum.
0
suicides underground
(02.11.25)
pencere değil de balkonda oturmayı severim arka bahçemde avokado ağacı var 4. kata kadar boyu var her yer yemyeşil(di) inşaatlar da olmasa
0
neira
(03.11.25)
(5)

Goyard vs Loewe

Bruce
Marka algısı olarak hangisi daha premium?Kalite olarak hangisi daha kaliteli?Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
Marka algısı olarak hangisi daha premium?
Kalite olarak hangisi daha kaliteli?
Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
-1
Bruce
(02.11.25)
İkisi de premium çünkü ikisini de ilk kez görüyorum.
Şehirde yaşayan bir köylüyüm, üzerimde tapulu tarla vs var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
Goyard hayatımda duymadim. Loewe duydum.
Goyard okuduğum öyle çok marketing vs yapmayan, az öz is yapan firma gibi.
0
logisticsmanager
(02.11.25)
tabii ki loewe daha kaliteli. goyard çantalarıyla meşhur oldu ama overhyped aslında. bir kere ürünlerin ana malzemesi canvas. goyard’dan daha eski ve aynı tarz üreten moynat var mesela. moynat daha quiet luxury.

edit: aklıma gelmişken loewe de zamanla kalitesini biraz bozdu. puzzle bag’in ilk çıktığı zamanki haliyle update gelmiş şekli arasında bayağı bir işçilik farkı var.
+1
eileengray
(03.11.25)
Erkek gözüyle bakınca ikisi de birbirinden kötü bence.

Goyard anormal pahalı bir marka ve satın almak bile dert. Herkese ürün satmıyorlar. Alabilen insanlar kendilerini "şanslı" sayıyorlar. Büyük konuşmak zorundayım, bence ürünleri beş para etmez zira gerçek deri ürünler üretmiyorlar. Yaptıkları şey, tıpkı LV'nin monogram ürünlerinde olduğu gibi kanvas üzerine PVC kaplamak, yani benim tarzımla ifade etmek gerekirse, Dockers pantolon üzerine sıvılaştırılmış tuvalet terliği püskürtmek.

Loewe ise son 5-10 yıldır çantalarını insanların kollarında gördüğüm bir marka. Ben 38 yaşındayım ve Loewe benim jenerasyonumdaki erkekler için en pahalı 2 TV markasından biridir (diğeri Bang Olufsen). Hatta ilk başta çantaların üzerinde Loewe yazısını görünce şaşırmıştım, TV'yi bırakıp çantaya mı girdiler diye merak etmiştim.

Loewe'nin sitesine girip erkek çanta ve cüzdanlarına baktım. Çizgilerini sevmedim. Cüzdanlar idare eder ama çantalarını beğenmedim.

Benim gözümde ikisinin de marka algısı düşük Loewe'de çoğu modelde marka yazısı çok büyük. Goyard ise neredeyse sadece monogram desen yapıyor. Çantaya baktıkça "Goyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyard" görüyorum ve şaşı bak şaşır bir durum meydana geliyor benim adıma (Monogram sevmiyorum).

Bu tip ürünlerin kalitelerini konuşmak bence çok anlamlı değil zira kaliteyi tanımlamak lazım. Kaliteden ne anlayacağız? Uzun ömür ve dayanım ise, Goyard'ın iyi iş çıkaracağını düşünmüyorum. Komple deri olan Loewe'ler fena olmayabilir. Kaliteyle kusursuza yakın işçilik anlatılmak isteniyorsa, hiç fikrim yok açıkçası. İkisini de canlı görmek lazım. Bu tip lüks ürünleri kesip biçerek inceleyen bir Türk var, tavsiye ederim: www.youtube.com

Bu uzun mesajımı şöyle bitireyim: Deri ürünlerin ben de hastasıyım. Özellikle bifold cüzdan ve postacı çanta delisiyim. Alamayacağım kadar pahalı olup da bildiğim pek çok markanın internet sitesini (LV, Bottega, Hermes vs) 1-2 yılda bir gezerim ve çoğunlukla "ulan param olsa bunu kesin alırdım" diyeceğim bir şey bile bulamam çoğu zaman. Instagram'da dolanırken tesadüfen şu butik üreticiyi buldum, sonra buna benzer başka butik üreticiler de buldum ve şunu anladım: Çok param olursa asla büyük markalardan değil, daima ufak butik üreticilerden alışveriş yapacağım. Bu üreticinin tarzı çok klasik, farklı şeyler arayanlara çok hitap etmeyebilir ancak her şeyin kişiselleştirilebilir olması beni benden alıyor: chestermox.com Biraz zengin olursam olunca bu vatandaştan dikişinden malzemesine kadar istediğim gibi olan bir horween deri cüzdan alacağım. Hatta biraz daha fazla zengin olursam bir de postacı tipte evrak çantası yaptırırım. Şu anda sitesinde böyle bir çanta yok ama eskiden vardı.

Ülkemizden de çok beğendiğim bir üretici göstermek isterim. Evet fiyatlar ucuz değil ancak LV monogram cüzdan yerine bu adamlardan el boyaması bir cüzdanı düşünmeden tercih ederim: www.atolyede.com
+1
10551037
(03.11.25)
ikisi arasında loewe.
goyard çantalarıyla ünlü ama türkiye’de pek bilinmiyor, kaliteli bulmuyorum. goyard yerine lv alırım.
0
deartheodosia
(03.11.25)
(4)

Olumsuz ruh halim?

Topalordek
Herkese selamlar. Son aylarda sürekli işlediğim günahlar, işyerimde yaptığım hatalar, hayatımda yaşadığım olumsuzluklar ve hatalar sürekli aklıma geliyor. Bir türlü atamıyorum kafamdan. Bazı şeyleri hak etmediğimi bazılarını ise hak ettiğimi düşünüyorum. Kafam allak bullak hiçbir şeye aklımı veremiy
Herkese selamlar. Son aylarda sürekli işlediğim günahlar, işyerimde yaptığım hatalar, hayatımda yaşadığım olumsuzluklar ve hatalar sürekli aklıma geliyor. Bir türlü atamıyorum kafamdan. Bazı şeyleri hak etmediğimi bazılarını ise hak ettiğimi düşünüyorum. Kafam allak bullak hiçbir şeye aklımı veremiyorum. Durumumu ailemden arkadaşlardan saklıyorum. Yaş 35. Bu yetmiyor öbür dünyada da sürekli cehenneme gideceğim diye korkuyorum. İşlediğim büyük günahlar da yok ama nedense öyle görüyorum sürekli kendimi. Aklımı temizleyemiyorum. Ne yapsam sizce? Okb tedavisi aldım 3 4 yıl önce, başka bir meseleden.
0
Topalordek
(02.11.25)
muhtemelen depresyondasın hocam, anksiyete de var.

ben de benzer bir ruh halindeyim. çözüm ne bilmiyorum. dizi/film, kitap ve oyunlarla bu ruh halinden kaçmaya çalışıyorum ama kalıcı bir çözüm de değil.
0
hold the door
(02.11.25)
@bir sıcak el uzanır duyuruma bekleniyorsunuz sndkdmd
0
matilda
(02.11.25)
sona düştüğünüz nottan da farkında olduğunuzu düşündüğüm üzere, bu okb'nin yarattığı binlerce tür arızadan biri. bildiğiniz üzere bu kişinin günahkar olup olmamasıyla ilgisiz; doğrudan kaygı bozukluğuna dayanıyor. kimi sürekli yakınlarının başına bişey geleceğinden kaygılanır; kimi ütüyü ocağı kapattım mı diye.. psikiyatriye görününüz.
not: uzman değilim, okb geçmişim var.
0
lil siztah
(02.11.25)
Cennet de cehennem de yok o yüzden rahat ol. Tüm sorunda bu şekilde çözüldü
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(3)

intihar edecek olan birine yardım...

msb
X'te dolaşırken bir tweet'e denk geldim. Genç bir çocuk bugün saat 00:00'da intihar edeceğini söylemiş. incel bir tip. Önceki tweet'lerine vb bakınca ilgi için atmış gibi gelmedi bana.Ben elimden geldiğince özelden bir şeyler yazdım vazgeçirmek adına ama içinizden birileri de bir şeyler yazmak ister
X'te dolaşırken bir tweet'e denk geldim. Genç bir çocuk bugün saat 00:00'da intihar edeceğini söylemiş. incel bir tip. Önceki tweet'lerine vb bakınca ilgi için atmış gibi gelmedi bana.

Ben elimden geldiğince özelden bir şeyler yazdım vazgeçirmek adına ama içinizden birileri de bir şeyler yazmak isterse diye link bırakıyorum zira post altında çok densiz yorumlar olmuş.

x.com
0
msb
(31.10.25)
Tanıdığı birine haber vermekten başka bi cevabım yok ama sorum var intihar edecek biri intihar edeceğini ilan eder mi? Dürtüsel bi şekilde karar alır ve yapar gibi.
0
truf
(31.10.25)
hocam birşey yazmak işe yaramaz. emniyet güçlerine bildirin.


ne zaman hatırlamıyorum bir ayı geçiktir. fatih sultan mehmet köprüsünden geçiyorum. trafik sıkışık. motorsikletleyim. yolum da bayağı bir uzundu. bir ara yağmur yağar gibi oldu yağmurluk giydim. yağmur da yağmadı.motorum da sorunlu biraz. hani emniyet şeridinden gideyim falan hem alışık değilim hem de motor sıkıntılı. ulan dedim kaza yapıp öleceğime adım adım trafikte gideyim. tam köprünün girişindeydim çok trafik vardı yine. kanter içinde kalmışım zaten. trafik açılık giibi oldu yapıştırdım hızlandım. ilerde bi baktım kenarda bi tane kurye motoru duruyo. aa bozulmuş mu acaba ne olmuş dedim. ee dedim kurye nerde? bi baktım parmaklıkların dışına çıkmış en aşağı kadar inmiş düştü düşecek. bir de öyle pis bişey ki binlerce araba geçiyor ama kimse görmüyor çünkü yaklaşık bir metrelik kot farkı var. araçla geçen adam görmüyor orada kuryenin olduğunu. hemen hızlandım köprü çıkışındaki polise söyledim. orayı burayı aradı. tamam abi sen git burada araba çarpar sana dedi. yürüdüm gittim. eve geldim ilk baktığım şey kuryenin haberiydi. kurtarmışlar.
+8
Fodera
(31.10.25)
Bir şey çıkacağını düşünmüyorum
Hesabı kapatıp topuklamis korkak oe işleri güçleri şov
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
(5)

Ev sahibi depozitomu verir mi?

sekizdokuzon
Selamlar;Eve taşınalı iki ay oldu. Evin depreme dayanıksız olduğunu ve apartmanın güvenliksiz olduğunu düşünüyorum. Dün gece 4'te tanımadığım iki adam kapımı çaldı örneğin. Yalnız başıma yaşıyorum, kadınım ve artık ciddi anlamda korkmaya, uyuyamamaya başladım. Bir an önce ayrılmak istiyorum evden. E
Selamlar;

Eve taşınalı iki ay oldu. Evin depreme dayanıksız olduğunu ve apartmanın güvenliksiz olduğunu düşünüyorum. Dün gece 4'te tanımadığım iki adam kapımı çaldı örneğin. Yalnız başıma yaşıyorum, kadınım ve artık ciddi anlamda korkmaya, uyuyamamaya başladım. Bir an önce ayrılmak istiyorum evden. Ev sahibi yatırdığım depozitoyu geri verir mi? Yasal olarak sanırım vermesi gerekiyor ama uğraştırır mı?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Sene dolmadan rızası dışında çıkarsanız vermez elbette. Durumu güzelce anlatın, anlayışlı bir insansa vermesi lazım.
0
msb
(31.10.25)
Vermeyebilir bu bilgiler ışığında haklıda.
0
basond
(31.10.25)
Vermez. Belli bir eve kadar depozitomu alamadım o yüzden bir yerden sonra son ay kira odemiyorum depozito say deyip cikiyorum
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
%100 emin değilim bir avukat daha iyi bilgi verir ancak fikir olsun diye yazayım. haklı gerekçe sunarak noterden ihtarname çekmeniz ve ihtarname süresi sonunda evi boşaltmanız gerekir. sonra hukuksal olarak hakkınızı arayabilirsiniz. yani ev bana şu şu şartlarda kiralandı, atıyorum deprem güvenliği vs, fakat böyle çıkmadı. bu sebeple kira kontratımı 30 gün içinde sonlandıracağım gibi. depozitoyu ilk başta vermeyebilir, çünkü kontratın erken bitirilmesi maddi zarara sebep oldu diyebilir ancak gerekçelerinizde haklıysanız ve mahkemeye gidildiğinde delillendirirseniz iade alabilirsiniz. ama doğru bilgiyi avukat verir, uğraşmaya enerjiniz varsa tabii ki.
0
awlmi
(31.10.25)
elektro şok cihazi edin,

www.temu.com

yada kapiya enerji ver.
0
designer
(31.10.25)
(9)

Korku filmi önerisi

naksidil
Bu gece korku filmi gecesi yapayım diyorum. Şöyle güzel bi korku filmi önerir misiniz? Gerilim de olur. Teşekkürler.
Bu gece korku filmi gecesi yapayım diyorum. Şöyle güzel bi korku filmi önerir misiniz? Gerilim de olur. Teşekkürler.
0
naksidil
(31.10.25)
Korkunç bir film 1-2-3
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
Eski ama belki izlememissinizdir umuduyla yazayım

Rec1
+1
egerbiryolcu
(31.10.25)
izlemedim ama quiet place serisini baya öneriyorlar.

it de olabilir.
0
jelly bear
(31.10.25)
hereditary
0
elorelia
(31.10.25)
aynalar benim için aşırı gerici bir filmi öyle de kaldı :D
0
sahinseda.3311
(31.10.25)
Smile
0
selamun aleykum kitty
(31.10.25)
Her korku filmi sorusuna aynı yanıtları veriyorum

Midsommar ve hereditary
0
kullanicadi
(31.10.25)
korku değil ama her izlediğimde beni geren efsane bir film:
(bkz: coherence) tavsiye ederim
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
talk to me
0
nothing in my way
(31.10.25)
(15)

Üstüme polisiye dizi atın.

mikahakkinen
İzlediklerim: fargo, true detective, broen, the killing(danish), trapped,sherlock,mindhunter, the wire, breaking bad,babylon berlin,dept. q izledim. bu seviyeye yakın öneri var mıdır?dexterı yarıda bıraktım, behzat ç. izledim.
İzlediklerim: fargo, true detective, broen, the killing(danish), trapped,sherlock,mindhunter, the wire, breaking bad,babylon berlin,dept. q izledim. bu seviyeye yakın öneri var mıdır?
dexterı yarıda bıraktım, behzat ç. izledim.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Arka sokaklar
+7
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
the sopranos

yazarken bile iç çektirdi, muhteşem bi yapım. saf polisiye denemez tabi :m
0
lüzumsuz adam
(30.10.25)
mare of easttown
+1
eileengray
(30.10.25)
line of duty. efsane ötesi bişi.
0
greenshadow
(30.10.25)
@lüzumsuz adam yazmaya gerek duymadım. benim için tüm zamanların en iyisi.
@greenshadow izlemiştim.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
thunder thunder thunder thundercats
(30.10.25)
TASK, Dept Q, Cross, black rabbit, night manager. Yazılmış ama Mare of Easttown da çok iyiydi
0
deepness
(30.10.25)
Endeavour
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.10.25)
Bunların paşası 24'tür.
Plase: person of interest
0
etna
(30.10.25)
yazmayı unuttum debt q. izledim.
0
🌸mikahakkinen
(31.10.25)
@artıküyeolmakistiyorum çiçek taksi de olur.
0
🌸mikahakkinen
(31.10.25)
the rookie, netflix’te var. ciddili bi dizi değil ama beklentilerine uygun ve izle unut, gerçek hayattan uzaklaş gibi bi dizi işte.
0
deartheodosia
(31.10.25)
lincoln lawyer, high potential
0
65 derece
(31.10.25)
Luther, Bosch, Broadchurch, The Investigation
0
?
(31.10.25)
blacklist
netflix' te.
0
galahad reloaded
(31.10.25)
(10)

Akşam yemek saatiniz kaç oluyor?

egerbiryolcu
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle yarım saat oturup kalkmiyolsr en az bir iki saat vakit geçiriyorlar.
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ortalama 6 diyelim.
0
biravekahve
(30.10.25)
17-19 arası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
eşim ve ben ikimiz de çalışıyoruz, saat 19.30da evde oluyoruz. 20.00'de yemek yiyoruz. ama annemle babam emekli ve genelde evdeler, onlar 17.00-18.00de yiyolar
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
dördüncü ve son öğünüm akşam saat 9'da.

idman yaptığımdan dolayı böyle. yoksa ne bileyim tatildeyimdir, en geç 8'de yerim.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
20-21.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
19.30-20.00
0
mikahakkinen
(30.10.25)
18.30-19.00. Bu arada komşu mevzusunu ben kabul etmezdim
0
pembediken
(30.10.25)
saat kaç ki yemek vaktiniz?

ben günde tek öğün yiyorum, onu da akşam 20:00-21:00 arasına sabitledim.
0
co2s2
(31.10.25)
18 civarı
0
sadakatsiz
(31.10.25)
18-19 arası
0
inheritance
(31.10.25)
(2)

PTT kredi/banka kartlarını hiçbir zaman teslim etmiyor?

hadi ya la
Geçen aylarda debit kartımın son kullanma tarihi yaklaştığı için banka yenisini gönderelim dedi, PTT teslim edilemedi diye SMS gönderdi.Başka bir şehre taşındım, maaş hesabım için kart dağıtıma çıktı, yine aynısı. Bu sefer iş yerimin adresini verdim. Direkt teslim edilemedi yazmışlar. Ben ne yapacağ
Geçen aylarda debit kartımın son kullanma tarihi yaklaştığı için banka yenisini gönderelim dedi, PTT teslim edilemedi diye SMS gönderdi.

Başka bir şehre taşındım, maaş hesabım için kart dağıtıma çıktı, yine aynısı. Bu sefer iş yerimin adresini verdim. Direkt teslim edilemedi yazmışlar. Ben ne yapacağım?
0
hadi ya la
(30.10.25)
Hiç başıma gelmedi ama çok duydum. PTT bana premium çalışıyor.
PTT dağıtıcısı ulaşamayınca arıyordu diye hatırlıyorum arayınca şubeden alacağım deyin PTT şubesinden alın
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
benim en son kartımı günlerce dağıtıma çıkarmamışlardı, ben de ptt'yi arayıp sormuştum niye dağıtıma çıkmadı diye. kem küm bir şeyler dediler. tamam ben gelip alayım o zaman bugün dedim. biraz da uzaktaki bir şubeydi. (evin etrafında üç şube var ama alakasız uzak bir şubede görünüyordu kart ne alakaysa) kalktım gittim şubeye, dediler ki az önce dağıtıma çıktı.

galiba bizimle dalga geçiyorlar.
0
knight of cydonia
(31.10.25)
(4)

kiracı ile anlaşmazlık

bay b
zam zamanı kafasına göre zam yaptı, eksik yatırdığı için ihtar yollandı.sonra yine eksik ve geç yatırdı, tekrar ihtar yollandı.iki ihtar sonrası tahliye davası hakkı doğunca arabulucuya gidildi kabul etmedi.sonrasında tahliye davası açıldı adli tatil vs derken hala duruşma tarihi bekleniyor.aylardır
zam zamanı kafasına göre zam yaptı, eksik yatırdığı için ihtar yollandı.
sonra yine eksik ve geç yatırdı, tekrar ihtar yollandı.
iki ihtar sonrası tahliye davası hakkı doğunca arabulucuya gidildi kabul etmedi.
sonrasında tahliye davası açıldı adli tatil vs derken hala duruşma tarihi bekleniyor.
aylardır kira ödenmiyor.
tahliye davası duruşma beklerken aylardır ödenmeyen kira için yapılacak bir şey var mı? avukat yok diyor ben bakıyorum icra yolu var aslında.
kanun haricinde siz olsanız ne yapardınız. kendimi hepten sinire kesmek istemiyorum bir salak yüzünden ama hiçbir şey yapmadan da oturmak sinirimi bozuyor.
0
bay b
(30.10.25)
Sırf bu yüzden 'yatirimlik' ev almiyorum. Kiracı bildiğin kumar oynamak gibi bir şey odemiyorsa bir şey yapamıyorsun.
Cevabım da bu yasal olarak beklemekten başka çareniz yok.
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
gidip adamı tehdit edip zorla paranı almayacaksan, beklemekten başka çaren yok.
+1
gercekdunya
(30.10.25)
tahliye davası dem ederken bir yandan da her ay muaccel olan kira alacaklarını ödemiyorsa bunları da icra takibine konu edebilirsiniz. bu konuda bir engel yok
+1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
elinizde sözleşme varsa, zam miktarı vs belliyse şakır şakır icraya verebilirsiniz. öyle saçmalık mı olur?

haaa şöyle bir şey vardır. tahliye davası vs açıldığında icraya veremiyorsunuzdur, bunun için bir şey diyemem. bence en başta yapılması gereken doğrudan icraya vermekmiş.
0
co2s2
(31.10.25)
(24)

Ekşi Duyuru'da Yeni Özellik: Kullanıcı Tagleme

fraise
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz. Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz.

Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.

Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
+11
fraise
(30.10.25)
Hayırlı tagler
Benim mesaja da cevap verirseniz sevinirim

Düzenleme: mesajıma cevap ricasını mod arkadaşa yazdım. Özel mesaja cevap vermedi yanlış anlaşılmış
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
Hayırlı olsun :) Biri compu'yu durdursun... (Biri de beni etiketlesin, böyle tagleye tagleye gidelim mi bu duyuruda?)
+4
yadigar
(30.10.25)
tag'lenince uyarı mı gidiyor?
0
co2s2
(30.10.25)
ben de merak ediyorum. geldi mi bir uyarı?
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
Tag’lemek güzel fakat bi de duyuru yorumlarına cevap özelliği gelse mük olur.
0
olaylar olaylar
(30.10.25)
sağ taraftaki bildirimlerde başında etiket işareti ile birlikte çıkıyor.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
Boş işlerde bugün :)

bknz aylak bakkal
-14
Rondak
(30.10.25)
deneme 1-2
0
art cat chocolate
(30.10.25)
hmm sağ altta bildirimler kısmında gözüküyormuş ve taglendiğimiz cevap sarı oluyor.

bu hayal ettiğim şey değildi. yine de iyi. teşekkürlerrr.

bir de lütfen bildirimler ve son cevaplar sekmeleri otomatik kapanmasın, hep açık kalsın ya. bir duyuruyu okuyorum cevaplıyorum, başka şeylere bakmak için her seferinde onları açmam gerekiyor. saniyelik bir iş de olsa sinir bozucu :')
+1
batlegolas
(30.10.25)
Madem sözlük hesaplarımızla ikinci cevabı giriyoruz, ben de öyle yapmış olayım.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Bunu ben talep etmiştim, teşekkürler.

Bir talep hakkım daha var mı? Eğer varsa bir talebim daha var.

Karanlık mod kullanıyorum ve etiketin rengi ile etiket içindeki fontun rengi birbirine çok yakın, okumak çok zor. Etiketin rengi böyle kalacaksa, etiket içindeki fontun rengini koyulaştırmak mümkün mü acaba?
0
10551037
(31.10.25)
Etiketlenecek yazar sayısına bir sınır mı getirilse? Biraz suistimale açık bir uygulama olmuş sanki...
+4
yadigar
(31.10.25)
Allam yarabbim
+8
compumaster
(31.10.25)
bastim eksiyi compu, $ikayet yok :D
0
cooperr
(31.10.25)
çıkarın beni bu mentiondan :))
0
false pretension
(31.10.25)
şu günleri göreceğim aklıma gelmezdi 18 yıl olmuş oldlar... boomerlar..compu kalp sözlük
+1
eja
(31.10.25)
insan insanı hiç tagler mi yeaö...
0
Fodera
(31.10.25)
deneme 1-2-3 deneme
0
rakicandir
(01.11.25)
Elinize sağlık! Karanlık moddaki etiketleme renklerine de bir el atabilir miyiz?
0
nawar
(01.11.25)
bu durumda bir cevap silinme gerekçesi olan iki kişi arasında diyalogun da kaldırılması gerekmez mi?
0
Whily
(01.11.25)
çoktan kaldırdık bile. artık "teşekkür ederim, iki kişi arasında diyalog" diye bir entry silinme gerekçesi yok. hakaret, aşağılama, küfür, kısacası saygı sınırları dışında kalan diyaloglar dışında istediğiniz gibi teşekkür edebilir, diyaloğa girebilirsiniz.
+3
kibritsuyu
(01.11.25)
olmuyor rakı hocam. bahsettiğim sıkıntı o. zaten duyuruya cevap vermişsem bildirimlerde çıkıyor. etiketleyince ayrı bir bildirimi yok, bildirimlerde de etiketlendin diye çıkmıyor. deneme deneme diye etiketlediğini gözümle etiketi görmesem anlamazdım mesela. çünkü zaten altına yazılanlardan dolayı bildirimlere girmiş. etiketlendiğime dair bir bilgi yok.
+1
kibritsuyu
(01.11.25)
Su özellikler bizim Prime zamanda gelseydi ya… o zirveleri yaptigimiz zamanlar… herkesin birbirini tanidigi zamanlar…

Yine de Yetmez ama evet ile devam ediyoruz 🍻👍🏼
+3
c1b2k3
(01.11.25)
Çok iyi olmuş ama görsel ekleme de gelsin mobil için
+1
cemallamec
(01.11.25)
(3)

Telefon seçimi

kararsızataletfilozofu
Şuanki telefonum iphone se2,Çok fazla fotoğraf çekmesemde işimi görsede daha iyi fotoğraflar elde etmek için değiştirmeyi planlıyorum,( profil fotoğrafı yapacak düzgün poz bile bulamıyor yapay zekayla mı üretsem bilemiyorum)Seçeneklerİphone 16pro veya 17proÇok farkı yoksa ucuz olanı almayı planlıyor
Şuanki telefonum iphone se2,
Çok fazla fotoğraf çekmesemde işimi görsede daha iyi fotoğraflar elde etmek için değiştirmeyi planlıyorum,
( profil fotoğrafı yapacak düzgün poz bile bulamıyor yapay zekayla mı üretsem bilemiyorum)

Seçenekler
İphone 16pro veya 17pro
Çok farkı yoksa ucuz olanı almayı planlıyorum,
Yılbaşından sonra ne kadar zam gelir ?
Ne önerirsiniz ?
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.25)
Düz 17
Yılbaşından sonra bende alacağım ama muhtemelen zamlı olacak. Stoklar gelince 73'e satıyormuş Amazon takip etmek lazım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.10.25)
düz 17, amazon +11
0
ala09
(28.10.25)
17 pro
0
co2s2
(29.10.25)
(9)

Birisinin mizah anlayışının kaliteli olup olmadığını test etmek için

Civil.leo
Göstereceğiniz video nasıl bir şey olurdu? Ya da hangi soruları sorardınız?
Göstereceğiniz video nasıl bir şey olurdu? Ya da hangi soruları sorardınız?
+1
Civil.leo
(28.10.25)
Gibi
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.10.25)
kufure guluyorsa kalitesizdir..
recep ivedik komik geliyorsa sikintilidir.
+4
cooperr
(28.10.25)
Biraz entellik yapayim; Life of Brian'dan kesitlere gulebiliyorsa, high five hak etmistir.
+2
quaker
(28.10.25)
Safak Sezer onemli bir olcut benim icin. Ona gulen, onu seven biriyle kafamin uyusma ihtimali yuzde 0.2 falandir
-1
freedonia
(28.10.25)
Beğendiği komedi dizilerini sorardım.
Benimle aynı olmak zorunda değil ama bir fikir verir.

Kaliteli, kalitesiz şeklinde bakmamak gerektiğini düşünüyorum.
+2
michael_knight
(28.10.25)
Seinfeld, curb your enthusiasm, the office ve peep show dan birine guluyorsa oturur bira icerim. Kadinsa evlenirim.
+2
duster
(28.10.25)
2-3 meme var, onlara verdiği tepkiden ölçüyorum.
0
Bruce
(28.10.25)
karagul, halilisko ve gibi geldi aklima ya bence komik video komedisi iyi. dizileri ayri tutuyorum
0
ala09
(29.10.25)
Çok göreceli şeyler bunlar bence, video üzerinden anlaşılmazmış gibi geliyor. Herkes her şeyi anlayıp gülebiliyor ya da geçmişte birilerinden görmüş duymuş olabiliyor ama gel gör ki hiçbirinin yaşam tecrübesinde böyle bir içgörü olmuyor. Mizah işinde çok titizim, belli kesitleri anlamak yetmez, üzerine koyuyorsa heh işte bu derim.
+1
olaylar olaylar
(29.10.25)
(11)

giyim alışverişi hangi markalardan yapıyorsunuz?

entegre
1-şu an hangi markalardan yapıyorsunuz?2-daha çok paranız olsa hangi markalardan yapardınız?yaşınızı da belirtseniz süper olurdu. ben 33/K
1-şu an hangi markalardan yapıyorsunuz?
2-daha çok paranız olsa hangi markalardan yapardınız?

yaşınızı da belirtseniz süper olurdu. ben 33/K
0
entegre
(26.10.25)
jimmy key, chima, mudo, mango, zara, yargıcı. papuç için de elle yi seviyorum baya.
basic tshirtlerimin hepsini de senelerdir kaft tan alıyorum.

çok param olsa tr den almam gider yurt dışından alırım. 36k
0
a perfect lie
(26.10.25)
Beymen, Network, Massimo Dutti. Daha fazlasını istemem, gerekmez. 41 E
0
gabe h coud
(26.10.25)
32E. Tişört Lufian. Jean, gömlek Mavi. Kışlık ayakkabı Lumberjack, spor ayakkabı Nike ve Adidas. Aslında Adidas tişörtüm de var, sırt çantam ve spor çantam da Adidas. Adidas'a çalışıyormuşum. Çok param olsa direkt İtalyan markaları tercih ederim.
-1
arbre
(26.10.25)
Colombia, Levis, Adidas, Altınyıldız
E
0
Mirket
(26.10.25)
LCW
E
Başka bir yer denemedim sabit insanım. Çeşit çok, fiyat ucuz ve bana göre kaliteli.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.10.25)
adidas, uniqlo, gap, new balance, levi’s, arket…
daha fazla param olsa ne alirim bilmiyorum.
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Reserved, uniqlo, h&m

Daha çok param olsa cos ve the other stories

39k
0
suicides underground
(26.10.25)
1- Kullanım amacıma göre aldığım yerler değişiyor bir iki örnek;
Trençkot - Yargıcı
Günlük giysi - Oxxo
Tayt - Cadde butiği

2- Tarzını beğendiğim markalar;
Yargıcı, Twist, Oxxo, Massimo Dutti.
Aşırı zengin olsam sadece McQueen giyerim galiba.
0
mutekebbir
(27.10.25)
39e.şu an beymen,kotta mavi,levis. genelde spor giyim. adidas under armour nike.

param olsa da fark etmez. spor giyinirim.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
kafası karışık bir 30K olarak çoğunlukla lacoste, uniqlo, nike, pull&bear, oysho .. pantolon her zaman levis.
0
theseachange
(27.10.25)
gözüme ne güzel gelirse o. marka kaygım yok.

zaten ben kıyafetlerimi türkiyede bulamıyorum. yurtdışından sipariş ediyor ya da terziye diktiriyorum.

daha çok param olsa da sonuç aynı olurdu. pahalı markaların sundukları şeyler çok sade. bana hitap etmiyor.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
(3)

Diyette serbestlik

arbre
Diyet diyemem ama diyetimsi bir şeye dikkat ediyorum. 1 dilimden fazla ekmek yemiyorum, kola sadece canım çekerse çay bardağıyla shot atıyorum falan. Neyse. Bugün pazar deyip kendi kendime diyet tatili ilan ettim ve Milka çikolata yedim, yarım ekmek yedim. Hem psikolojik olarak iyi geldi hem de bira
Diyet diyemem ama diyetimsi bir şeye dikkat ediyorum. 1 dilimden fazla ekmek yemiyorum, kola sadece canım çekerse çay bardağıyla shot atıyorum falan. Neyse. Bugün pazar deyip kendi kendime diyet tatili ilan ettim ve Milka çikolata yedim, yarım ekmek yedim. Hem psikolojik olarak iyi geldi hem de biraz serbestlik gerekli bence hayatta. Hafta içi dikkat etmeye devam edeceğim. Sonuç olarak bir şey olmaz dimi? Olmaz deyin, olaysız dağılalım. Yakşamlar.
-2
arbre
(26.10.25)
Aslında diyette mühim olan şey günlük kalori ihtiyacınızı aşmamak. Örneğin; kilo vermek için günlük almanız gereken kalori 2300 kcal olsun. Yediğiniz öğünlerle de bunun 1700 kcalını doldurmuş olun. Kalan 600 kcal açığınızla isterseniz tatlı yiyin isterseniz biraz alkol tüketin farketmez. Tabii sürekli kalori açığınız oldu diye sağlıksız şeyler tüketirseniz farklı sonuçları olur örneğin; şeker düzeyinizin dengesizliğinden kaynaklı açlık hisseder ve diyetinizi yapmakta zorlanırsınız gibi gibi
+1
mermaidd
(26.10.25)
Hiçbir şey olmaz.
Bir anda kilo almadığımız gibi bir anda da vermiyoruz. Önemli olan süreklilik. Porsiyon kontrolünü sürekli yaparsan, yeteri kadar hareket edersen ve yasaklı maddeleri haftada bir kez olarak kısıtlarsan hiçbir şey olmamaya devam eder. Afiyet olsun, yarın kaldığın yerden devam.
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.10.25)
Bokunu çıkarmadan diyet bozmak bence kötü değil, aksine iyi bir şey. Diyet zaten tahammül etmesi zor ve devamlılık isteyen bir şey, arada bozulup küçük ödüller olmazsa sürdürülebilirliği sıfıra doğru gidiyor.

Benim önerim, diyetin gerçekten değecek şeyler için bozulması. Milka severim ama diyeti Milka'yla ya da yarım ekmekle bozmamayı tercih ederdim. Diyeti gerçekten sevdiğiniz ve yediğinize değecek şeyler uğruna bozun ki ödül işlevini olabildiğince iyi şekilde yerine getirebilsin.
0
10551037
(26.10.25)
(5)

MS Word Sorunu

cemallamec
MS Word’deki üst mavi sekme ne olduysa normalde olmasından fazla genişlemiş ve “giriş/ekle/çiz…” gibi bölümleri kapatıyor. Şu mavi şeriti klasik boyutuna nasıl getirebilirim.Görsel: https://ibb.co/NvQh4rY
MS Word’deki üst mavi sekme ne olduysa normalde olmasından fazla genişlemiş ve “giriş/ekle/çiz…” gibi bölümleri kapatıyor. Şu mavi şeriti klasik boyutuna nasıl getirebilirim.

Görsel: ibb.co
0
cemallamec
(26.10.25)
Başlıkların herhangi birine çift tıkla
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.10.25)
İşe yaramadı
0
🌸cemallamec
(26.10.25)
Giriş yazan yere çift tıklayınca açılması gerekiyor

Ek
youtu.be
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.10.25)
Ben mavi rengin çok fazla aşağı kaydığını ve bu yüzden “giriş/ çiz” gibi yazıların tam görünmediğini söylüyorum. O yukarıdaki mavi şerit arıyorum normalde 1 sütunluk yer kaplaması gerekirken 2-3 sütunluk yer kaplıyor.
0
🌸cemallamec
(29.10.25)
Orası hakkında hiçbir fikrim yok maalesef. Bende ilk kez gördüm.
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.10.25)
(6)

Şanslı olduğunuza inanıyor musunuz

arbre
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.

Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir gün bir bakıyorsunuz o kızdan daha güzel bir kızla sevgili olmuşsunuz.

Ya da bir arabayı beğendiniz. Ben şanslıyımm benim arabam bundan daha iyi olacak diyor musunuz?

Arkadaşınız gitmek istediğiniz bir ülkeye gitmiş. Atıyorum İtalya. Turist olarak. Ama sizin kaderinizde Green Card kazanıp ABD'de çalışmak var. Bu tip bir hissiniz var mı?

Sağ olun.
-2
arbre
(23.10.25)
İnanıyorum.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
Birkaç senedir hayatimda her şey inanılmaz hayal edilemez şekilde yolunda gidiyor. Buna şans diyorsak denebilir
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Nope
0
Kahvedesu
(23.10.25)
İnanıyorum. Ama bahsettiğin şekilde başkasının bir şeyini kıskanıp daha iyisini elde etmek gibi değil. Genel olarak şanslıyımdır kısmetim açıktır. Bariz sürprizli olaylar yaşarım küçüklü büyüklü
0
dfn4
(23.10.25)
Hafiften bir şansım var.
0
put it in your appropriate place
(23.10.25)
sanssizim diyemem, ama etrafimdaki bazi arkadaslari gorunce sansliyim da diyemiyorum. bazilarinin her tuttugu altin oluyor benim ise surekli mucadele etmem gerekiyor sonuca ulasmam icin.
0
cooperr
(23.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.