Giriş
(4)

1,5 saatlik şöyle bir nakliye için ne kadar ödemeliyim: Ümraniye-Atakent'ten Ataşehir-Acarlar Sitesi'ne basit bir eşya (tek kişilik yatak) götürüp benzerini geri getirdik.

santimantal
Bu işi komşumla yaptık.Cüz'i bir şey ver, dedi.Sonra baktım bu konuda hiçbir fikrim yok.Normalde nakliyeciler bu işi kaça yaparlar?
Bu işi komşumla yaptık.
Cüz'i bir şey ver, dedi.
Sonra baktım bu konuda hiçbir fikrim yok.
Normalde nakliyeciler bu işi kaça yaparlar?
-1
santimantal
(05.07.26)
2-2.5 iş gorur
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.07.26)
600 ok gibi geldi
0
kisa
(05.07.26)
bana da 2-2,5 mantıklı geldi. taksi kaç yazarsa o kadar vermekde düşünülebilir.
0
kuzey li
(05.07.26)
600e tavuk taşımazlar.

mesafeye baktım 9 km, git gel 18 km. süre olarak da 1,5 - 2 saat sürer heralde.

bence de 2 - 2,5 e anca taşır nakliyeciler.

arkadaş olunca daha uygun olur heralde. ama 600 olmaz :)
0
gurur
(10 saat)
(5)

Bu yaz memleketteki otelci pansiyoncu

Lh12
Kazanıyor mu? Yoksa işler kesat mı?
Kazanıyor mu? Yoksa işler kesat mı?
0
Lh12
(05.07.26)
Didimden bildiriyorum, alayı sinek avlıyor. Sezon çok durgun başladı. Bence umutları almancılar. Yabancı turist yok denecek kadar az.
0
mikahakkinen
(05.07.26)
almancıdan umudu olan bir işletme kapatsın daha iyi. almancılar bizi hemşehri olarak görmüyor.

hepimizi çıkarcı ve onların sırtından para kazanmak isteyen asalaklar olarak görüyorlar. o yüzden de saçma sapan davranışlarda bulunuyorlar.

duyurunun cevabına gelecek olursak konseptlere göre kimi işletmeler iş yapıyor kimileri yapmıyor. benim izlediğim 5 farklı işletme var. ikisi iyi iş yapıyor ama diğer 3ü günü kurtarıyor.
-1
bravoteam
(05.07.26)
Her sene aynı mavra hikaye. Kazanmayan kapatır gider.
Kapatan var mı? Yok.
Kim kimin eline geçerse saplamaya devam.
+6
artıküyeolmakistiyorum
(05.07.26)
Aynen abi her sene turizmciler battı deniyor, ama her sene oteller full, fiyatlar geceliğine bir asgarî ücret.
+3
prole
(05.07.26)
Her sene ayni muhabbet +1
80 milyonluk ülke + yabancı talebinin olduğu yerde turizm falan batmaz hiçbir şekilde. Yapamayan kapar, saniyesinde beriki devralir isletmeyi. Kaldi ki millet de uyandi, mevsimler de kaydi. Amele gibi illa tatili temmuza, agustosa rezerv etme olayi da kalmadi. Ulkede eylulde, ekimde de gayet havalar iyi, pasalar gibi yaparsin tatilini.
+2
freedonia
(05.07.26)
(4)

Diş ağrısı

Ali3461
Hepinize iyi günler. 3 gündür ağzımın sol tarafındaki 1 veya 2 dişe ( tam ayırt edemiyorum) sıcak veya soğuk bir şey deydiği zaman yaklaşık 1 dakika boyunca ağrıyor. Yaşım 18 ve dişlerimi günde 2 kere fırçalıyorum ( ara sıra 1 de oluyor). Sizce sebebi ne olabilir ve doktora gitmeden nasıl geçer
Hepinize iyi günler. 3 gündür ağzımın sol tarafındaki 1 veya 2 dişe ( tam ayırt edemiyorum) sıcak veya soğuk bir şey deydiği zaman yaklaşık 1 dakika boyunca ağrıyor. Yaşım 18 ve dişlerimi günde 2 kere fırçalıyorum ( ara sıra 1 de oluyor). Sizce sebebi ne olabilir ve doktora gitmeden nasıl geçer
-1
Ali3461
(29.06.26)
Doktora gitmeden olacak şey iltihaplanması ve şişmesi olur. Röntgen çekilir tedavi olursun dişin başka yolu yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Arayüz çürüğü olabilir mi
0
denizciman
(29.06.26)
Diş eti çekilmesi olabilir, gece dişlerini sıkıyorsundur çatlamıştır. Minede gözle görünmeyecek bir delik vardır da içerden çürümüş pulpaya yaklaşmıştır. Asitli içeceklerle falan minede katliam yapmışsındır.
Bir diş hekimi fiziki muayene veya bir filmle ne olduğunu söyleyecektir.

Ayrıca dişleri iki kez fırçalıyor olmak çok iyi bakıldığı anlamına gelmez ki. Yapılması gerekenlerden sadece biri o.

Yine de dişciye gitmem diyorsan, Sensodyn hassas dişler diş macunu kullan bir süre. İşe yarayabilir.
0
Mirket
(29.06.26)
Hepinize teşekkür ederim. Yarında düzelmezse doktora gideceğim
-1
🌸Ali3461
(29.06.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
0
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(3)

Hasarlı gelen sıfır mobilya hakkında

marowak
Annemle koltuk takımı satın aldı bilindik bir markadan. Koltuklardan birisi hasarlı, hasarı görmedim ama can sıkıcı seviyedeymiş. Koltuk kurulum aşamasından önce hasar görmüş, anlamazlar diye hasarlı halde monte etmişler. Montaj bitince annem anlıyor, firmayı arıyor. Tamir edelim diyorlar, annem de
Annemle koltuk takımı satın aldı bilindik bir markadan. Koltuklardan birisi hasarlı, hasarı görmedim ama can sıkıcı seviyedeymiş. Koltuk kurulum aşamasından önce hasar görmüş, anlamazlar diye hasarlı halde monte etmişler. Montaj bitince annem anlıyor, firmayı arıyor. Tamir edelim diyorlar, annem de değişim istiyor. Bu ürün özel üretim, sadece tamir edebiliriz diyorlar. Annem de haklı olarak sıfır aldığı ürünü o şekilde istemiyor. Bu durumda ne yapmak gerekir?
0
marowak
(26.06.26)
Thh
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.06.26)
thh süreci insanı çok yıpratıyor. aylar sürüyor ve olacak mı belli değil derkeen o aylar boyunca moralin bozuk oluyor. iade edin kurtulun derim. ha onu kabul etmezlerse thh.
0
neira
(26.06.26)
Tüketici hakem heyeti.
0
orient blue
(26.06.26)
(4)

Pankreas kanser tespiti?

ighe
https://i.hizliresim.com/bi9z7by.jpgÇok mu kötü sonuçlar bilen anlayan?
i.hizliresim.com

Çok mu kötü sonuçlar bilen anlayan?
0
ighe
(25.06.26)
Bu rapor oldukça ciddi bulgular içeriyor. Tek başına ultrason kesin tanı koydurmaz ancak raporda yazılanlar ileri inceleme gerektiren ve kanser açısından güçlü şüphe oluşturan bulgulardır.

Rapordaki önemli noktalar:

* Karaciğer:
* Boyutu normal.
* Parankim heterojen.
* Segment 4’te yaklaşık 5 cm’ye ulaşan “metastatik kitlesel görünüm” tarif edilmiş.
* Bu ifade, radyoloğun karaciğerde metastaz olabileceğini düşündüğünü gösterir. Ultrasonla kesin tanı konmaz ama önemli bir uyarıdır.
* Pankreas:
* Baş kısmında yaklaşık 6 cm çapında hipoekoik, heterojen yer kaplayıcı lezyon görülmüş.
* Bu, pankreas başında büyük bir kitle olduğu anlamına gelir.
* Lenf bezleri (LAP):
* Karın orta hatta 3,5 cm’ye kadar ulaşan, metastatik olabileceği düşünülen lenf nodları tarif edilmiş.
* Karın içinde serbest sıvı:
* Pelviste yaklaşık 5 cm serbest mayi görülmüş.
* Raporda “peritoneal tutulum?” şeklinde soru işareti konmuş. Bu da karın zarı tutulumu ihtimalini düşündürür ancak kesin değildir.
* Normal görünen organlar:
* Böbrekler
* Dalak
* Safra kesesi
* Mesane

Bu rapor neyi düşündürüyor?

Ultrason raporunu yazan radyolog;

* pankreas başında bir tümör,
* karaciğere yayılım,
* lenf bezlerine yayılım,
* karın içinde sıvı

olabileceğinden şüphelenmiş.

Ancak bunlar ultrason bulgularıdır; kesin tanı değildir.

Bundan sonra genellikle istenen tetkikler

* Kontrastlı batın BT veya MR
* Gerekirse PET-BT
* Endoskopik ultrason (EUS)
* Biyopsi (kesin tanı için)
* Kan testleri (CA 19-9, CEA vb.)

Aciliyet

Bu rapor ihmal edilmemesi gereken bir rapordur. Eğer bu rapor yeni çekildiyse, kişinin birkaç gün içinde genel cerrahi, gastroenteroloji veya medikal onkoloji tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Chatcipiti
-16
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Geçmiş olsun.

Ultrason kanser görüntülemede ilk tercih edilen yöntemlerden biri olmasa da kabataslak bir şeyleri gösterir, şu an bir evre 1'i aşmış bir durum görülüyor.

En kısa sürede onkolojiye gidin. Doktor muhtemelen pet ve endoskopi isteyecek (kolonoskopi + gastroskopi). Ardından biyopsi isteyecek.

Sizin yapmanız gereken bu süreci mümkün olduğunca kısa sürede halletmek. Moral çok önemli. Hasta ile hep olumlu konuşun. Benzer süreçlerden biz de geçtik, 1.5 sene önce babamın 4. Evre akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Şu an babam hayatta ve gayet sağlıklı.

Çok güçlü ve etkili akıllı ilaçlar var. Biyopsi den alınan örnekle genetik test çok önemli -akıllı ilaç uyumu ölçülüyor-

Tekrar geçmiş olsun. Onkoloji ile vakit kaybetmeden görüşün.
+5
makbur
(26.06.26)
Geçmiş olsun.
Benim de ablam böbrek kanseri.
Ultrason ile anladılar. Başımızdan aşağıya kaynar sular döküldü.
Hastanın yanında moralli olmaya özen gösterin. Bir zaman sonra içselleştiriyor ve şokunuzu atlatıyorsunuz.
Şifa diliyorum
+2
gadlemler
(26.06.26)
çok geçmiş olsun
maalesef pertionel tutulum var batında mide zarına tutunmuş. bu hastalığın ilerlemiş olduğunu gösteriyor ancak son zamanlarda yeni bir tedavi yöntemi var bu zar tutulumları için. Sıcak kemoterapi HIPEC. Başarı oranı da oldukça yüksek. Bu nedenle moralinizi bozmayın onkologu gördükten sonra güzel bir tedavi yöntemi ile iyileşeceksiniz
+2
croswell
(26.06.26)
(22)

Neden böyle oldu?

artıküyeolmakistiyorum
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor. First date?Date?Red flag?Ghost?Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?Derd
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor.
First date?
Date?
Red flag?
Ghost?
Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?
Derdimi sevebilirsiniz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Havalı duruyo.
Tırıvırı işler romantik meseleler olmadığı için millet bari havalı görünsün diyor.
Ciddi ilişkisi olanlar zaten böyle laflar kullanmaz.
0
Lh12
(25.06.26)
Ben bunu yapanları görünce onların yerine utanıyorum. Buna da cringe diyorlar mesela. Daha da utanç verici oluyor
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Bazıları ozenticilik, yozlaşma, sosyal medya kullanımı vs ile açiklanabilir. Bazıları da sanki o anlamı tam taşiyan kelimenin sadece İngilizcesi mevcutmus gibi geliyor kulağa.

Mesela ghostlamak yerine ne kullanılabilir dersek, ortadan kaybolmak, umut vermek, gibi kalıp kalıp tamlamalar ortaya çıkıyor. Ama ghostlamak deyince kastedilen şey daha net gibi.

Date e çıkmak bazı ortamlarda dalga amaçlı kullanılıyor. Ay date e cikicam gibi. Bulusmam var demek aynı etkiyi yaratmıyor.

Cringe gerçekten çok gereksiz. Uzun bir süre anlama geldiğini bilmiyordum.
0
egerbiryolcu
(25.06.26)
Deyte çıkmak ile buluşmak/görüşmek arasında nasıl bir fark oluyor?
Halime ile deyte çıkacağım
Halime ile buluşacağım
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
diger entry'lere katiliyorum fakat isin baska bir boyutu daha var. biz cesitli sosyal durumlarin farkinda olan, bunlari tanimlayan bir toplum degiliz. hemen ornek vereyim. ghost'lamak. bundan 20 sene geriye gidin, sms kullanirken de icq kullanirken de bu durum (yani birinin sizinle konusmak istememesi ve ortadan kaybolmasi) yasaniyordu. fakat dilde olmayan sey dusuncede de olmuyor. iste bati dunyasi bu durumu tanimliyor ve bir kelimeyle acikliyor. akademik degil, dogal, kulturel bir sekilde. turkceleri anlam ifade etmiyor. hayaletlendim, hayaletledim falan mi diyecegiz? bu kelimeler siz anlam atfettiginiz surece varlar. kirmizi bayrak turkcede baska bir baglamda da kullanilmiyor. fakat "red flag" bati kulturunde tehlike ve yarisi durdurmak anlamina geliyor. dolayisiyla onlar red flag dediginde iliski baglaminda anlasilir oluyor. fakat bizde kirmizi bayrak deseniz kimse bir sey anlamaz. dolayisiyla sorun ingilizcelerinin kullanilmamasi degil, ayni anlami tasiyan turkce alternatiflerinin olmamasi. bakin ceviri anlaminda karsilik demiyorum, kulturel bir alternatif diyorum.

edit: verdiginiz ornek date'e cikmak. aradaki fark date'e cikmak dediginizde romantik bir iliskiye atifta bulunuyorsunuz. is arkadasimla date'e ciktim dediginizde is arkadasinizla romantik bir iliski amaciyla gorustunuz anlami cikiyor. mesela yillar sonra babamla, annemle date'e ciktim (gorustum, bulustum) demezsiniz. askerlik arkadasimla date'e ciktim falan. dolayisiyla mehmet'le gorustum ve mehmet'le date'e ciktim arasinda fark vardir. dumduz ceviri yaparsaniz ikisi de aynidir ama anlamlar farklidir.

edit2: su videoya bir bakin, cok sevdigim bir ornektir. yani turkce ozel durumlar icin kelime uretmiyor, tam tersi her sey daha da basitlesiyor, sadelesiyor, bu iyi bir sey degil, cunku anlamlar yitiyor. www.youtube.com burada da bir ornek var aslinda. bu video degil, short (ve turkce karsiligi yok). cunku short dedigimde aslinda cok kisa bir video turu olan videoyu kastediyorum, fakat turkcede hepsi video. dolayisiyla ben video dedigimde siz onun short oldugunu anlayamiyorsunuz. tipki videodaki ornekte oldugu gibi. uzuntu dedigimde ne uzuntusu oldugunu anlayamiyorsunuz.
+4
Sour
(25.06.26)
Ghostlamak dediğin ortadan kaybolmak
Red flag da kırmızı çizgi işte. Bunda anlaşılmayacak ne var?
-6
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Biriyle bulusmak icin cabalayip ardindan bunla ilgili derdini anlatmaya calismiyor. Izledigi dizide/filmde/kisa videoda deyte cikmislar ve ona havali gozukmus. Kendi hayatinda deyte cikan olmaya calisiyor. Akli yetmedigi icin de detaya girip bulusmayi anlatamiyor. Halbuki hayatta biraz derinlesebilse, birinden randevu almayi, bulusmaya ozenmeyi, sohbet etmeyi insan gibi denese; belki bulusmada umduklarini, bulduklarini daha iyi anlatabilirdi. Sadece iliskilerde degil, diger alanlarda da dil boyle. Bir taraf yasayarak kulturu yaratiyor, bir taraf kulturu yuzeysel benimsiyor.
-1
osssy
(25.06.26)
Müthiş aşağılayıcı hissettirmiyor mu aga @ osssy?
Buluşmak, görüşmek, bir kahve içmeye yemek yemeye çıkmak varken yani bunları böyle baskalari da yapıyor bak bende yapıyorum diye sosluyorlar.
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@sour ağa askerlik arkadaşın Mehmet’le buluşunca kimse onun romantikligini düşünmez ya zaten?
Halime ile buluşunca da dersin ya hani hayırdır diye?
Sanki başka dili konuşuyoruz gibi örnekle anlaşmaya çalışıyoruz
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum o ornegi bulusma = date dediginiz icin vermistim. buradaki sorunun su oldugunu anlamiyorsunuz: bizim date icin kullanilabilecek bir kelimemiz yok su an. buna en yakin sey belki bizim eskiden kullandigimiz "cikmak" olabilir. kisacasi amerikalilar icin date ile meet ayni sey degil, fakat bizde ayni oldugundan anlam tek kelimeyle aktarilamiyor. allah'tan cevirmen falan degilsiniz, yoksa her seyi mota mota cevirerek cok garip bir shakespeare cevirisi yapardiniz gibime geliyor.
+7
Sour
(25.06.26)
Deyte çıkıyorum deyince yemeğe, kahveye çıkıyorumdan fark ne.
Eskiden söylenen çıkmak bambaşka bir şey
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum date'e cikmak, yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil. date, daha cok bulusmanin ozel bir durumu. dolayisiyla bulusma derseniz de anlam aktarilmis olmaz. ucuncu kez yazdigima inanamiyorum.
+8
Sour
(25.06.26)
Arkadaşım Deyte nereye çıkıyorsun uzaya mı çıkıyorsun da Türkçede karşılığı olmuyor? Kahve içeceğiz dediğin zaman karşı taraf başka bir şey mi anlayacak?
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil demek bunlar disinda bir aktivite olabilir demek: www.youtube.com
+1
Sour
(25.06.26)
Hayir, ben asagilayici hissetmiyorum. Kullanan yerine utaniyorum.
Ayrica date'in Turkce'si yok derken dedelerimizin de ninelerimizle randevulastigini biliyoruz degil mi?
-3
osssy
(25.06.26)
Yok ağa illa deyt olacakmış yoksa olmuyormuş
-5
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Hemen her dilde olan bir şey bu. Dil değişkendir yabancı kelimeler, argo jargon var. Bununla birlikte bazı ifadelerin diğer dillerde tam karşılığı yok. Date konusu sour un anlattığı gibi.
+5
pembediken
(25.06.26)
@osssy randevu da fransizca zaten. baskalari adina utanmaktan kolay. ben insanin kendisi icin utanma duygusu var mi ona bakarim. :) benimle benzer seyler soylediginizin farkinda misiniz: www.eksiduyuru.com
+5
Sour
(25.06.26)
Elbette Fransizca kokenli. Benzer bir surecten bahsediyoruz ancak date'i karsilayan halihazirda cok sayida kelime oldugu noktasina nedense katilmiyorsunuz. Date ile meet farkli evet ve bunlari Turkce de ifade edebilmeniz lazim. Ayrica, kirmizi bayrak bahsettiginiz nedenle kotu bir ceviri olurdu dogru, daha iyisi olmali. Ancak bunu red flag ifadesini anlayan herkes zaten rahatlikla anlayabilir. Dolayisiyla, karsilayan Turkce ifade olmadigi icin kullanildigi argumaniniz dogru degil, o ifadeleri secip veya bulup siz kullanmiyorsunuz.
-1
osssy
(26.06.26)
İnsanlığın başından beri olan bir problem. Sizin rahatsız olmanız da doğal, bunların kullanılması da doğal.

Türkçe'de bunları karşılayan sözcükler elbette var. Ancak bu yeni sözcükler gittikçe kalıplaşıyor.

Date'e çıkmak daha en baştan "romantik kaygılarla buluşma" anlamı taşıyor. Bir etkinlik bu. Bir dönem randevu da kullanılmış, şimdi date. Elbette buluşmak da diyebilirsiniz ama alışverişe çıkıyorum demek yerine markete gidiyorum ya da üstüme başıma bir şey almaya gidiyorum da diyebilirsiniz.

Neticede dile giren tüm sözcükler illa ki birilerini uyuz ederek girdi. Ezelden beri böyle bu. Sonsuza kadar da böyle olacak. Oluyor yani bunlar. Bu açıdan bakarsanız çok da rahatsız etmez. Önüne geçilebilir bir şey değil bu.
+2
akhenaten
(26.06.26)
Oktay Sinanoğluculuk kimseyi bir yere taşımaz. Dil; yozlaşmasın, bozulmasın diye pamuklara sarıp saklanacak bir kristal küre değil. Canlı organizma. Ayrıca daha önce başka duyurularda da yazdım, her kelimenin bir primer anlamı vardır bi de sekonder hissettirdiği ruh vardır. Bağlam içinde, kullanan kişinin sosyokültürel durumuna göre vs vs buluşmak ve date apayrı sekonder anlamlara da gelebilir ve o cümlede doğrusu date olur. Cringe'i, ghostlamayı, red flag'i Türkçe kelimelerle bir şekilde ikame edebilirsin belki ama aynı ruhu geçiremezsin. Amaç iletişim kurmak ve beynindeki hem düşünce hem duyguyu karşındakine aktarmaksa o an cümlede cringe kullanman gerekirse cringe kullanırsın.

Bi çocukla buluştum
Bi çocukla date'e çıktım

Bu iki cümle arasındaki duygu/ruh farkını anlamıyor değilsiniz sadece en başta dediğim gibi Oktay Sinanoğluculuk oynamak herkesin kolayına gelen bir hamaset gösterisi
0
nundu
(26.06.26)
Yok, ben anlamiyorum ikisi arasindaki anlam ya da "ruh" farkini. Bana hissettirdigini soruyorsan ikincisinin ikinci cumlesini dinlemememe sebep olacak onemsizlik hissettiriyor.
-2
osssy
(26.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(7)

Ölümcül hastalar ölüm fikrine nasıl alışıp kabulleniyor

genki
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
0
genki
(25.06.26)
Ölümsüz müsün ki böyle düşünüyorsun? Birazdan kamyon altında kalıp gidebilirsin neye şaşırdın bu kadar?
-7
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Zamanla her şeye alışılıyor. Bu da geçer lafı bu toprakların anayasası.
0
Lh12
(25.06.26)
hepimizin bilinçaltında bir gün öleceğimiz kabulü var. öbür türlü kafayı yersin. öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insan.

artıküyeolmakistiyorum +1
0
jülsezar
(25.06.26)
Alışma ya da kabullenme olmuyor. Üzülerek ama gerçekten çok üzülerek günleri geçiriyorsun.
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
b planı nedir? ölümcül hastalığı öğrenen insan bir şekilde kabullenmekten başka ne yapabilir?
0
unabomber
(25.06.26)
bunun psikolojik bir analizi vardı 6 aşaması oluyormuş.
inkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme, anlam arayışı.
0
orpheus
(25.06.26)
o psikolojide olmadan anlasilmasi çok zor olur sanırım. Bence hep bir ümitleri vardır içlerinde diye düşünüyorum. Ama benim basıma gelse sanki, ben kendimden çok, benim arkamdan bana üzülecek olanlar icin onlar adina üzülürdüm sanki.
0
acelaacedebela
(26.06.26)
(6)

Televizyonda izleyecek kanal bulamamak

tadartatmaztadantatar
Eskiden her kanalda farklı farklı aksiyon filmleri olurdu. Kendini izlettiriyordu. Şimdi her yere Türk dizileri ve programları koymuşlar. Görür görmez sıkılıyorum. Renk paleti bile aynı bu dizilerin. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Eskiden her kanalda farklı farklı aksiyon filmleri olurdu. Kendini izlettiriyordu. Şimdi her yere Türk dizileri ve programları koymuşlar. Görür görmez sıkılıyorum. Renk paleti bile aynı bu dizilerin. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
0
tadartatmaztadantatar
(25.06.26)
15 yıldır evde televizyon yayını yok. Bilgisayardan aç istediğin şeyi TVye yansıt?
0
robokot
(25.06.26)
Yelevizyon radyo hatta dijital platformlar bile bitti. Mubi tarzı yerler ise son kozlarını oynuyor.
Kimse artık uzun süre bişey izlemiyor. Hem doydu hem de aptallaştığı için konsantre olamıyor.
Ben de artık ayda 1/2 filmle kendimi sınırladım.
0
Lh12
(25.06.26)
YouTube, Netflix, Amazon, HDfilmcehennemi dışında bir şey izlemiyoruz.
0
rhan
(25.06.26)
5 10 senedir insanlar youtube izliyor.
0
mikahakkinen
(25.06.26)
Ömrümün sonuna kadar tv izleyeceğim ve izliyorum.
Yalnız artık güncelde izlenecek hiçbir şey yok kalmadı. Canlı yayin talk show yok eskiden sabaha kadar televizyon makinası izlerdik.
Şimdi eski dizileri açıyorum genellikle o yüzden tv2, a2, show max müdavimiyim. Hiçbir şey yoksa NTV açık oluyor. Haberciliği müthiş diye değil alışkanlık.
Trt belgesel, dmax, TCL de iş görüyor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Yerli kanallarda dişi yakarış programları ve kezbanla kamilin maceraları dizilerinden başka bir şey kalmadı. çanak anteni hotbird veya astra uydularına çevirip avrupa kanallarını izleyebilirsin.
0
yurtsuz john
(25.06.26)
(5)

bilim kurgu dizi tavsiyeleri lütfen

trablon
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
0
trablon
(24.06.26)
Ekmek teknesi
-6
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
sestworld (ilk sezon)
silo
the sandman
good omens
dune
severance
fringe
person of interest
americon gods (ilk sezon)
Kaos (netflixteki)
inside no 9
counterpart
dirk gently
the good place
extraordinary
wonderfalls
ghosts (uk)
+1
fakyoras
(25.06.26)
expanse
0
aguen
(25.06.26)
Halo
Fallout
0
ananiyimioguz
(25.06.26)
Battlestar Galactica (sonradan çekilen versiyonu)
Star trek (orijinal ve new generation)
Firefly
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(5)

Laptop aldım çalıntı mı çıktı?

ananiyimioguz
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.Cih
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.
Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.

En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.

Cihaz şu: www.hepsiburada.com

Ram krizi + ssd krizi derken hem yatırımlık hem performanslık olsun dedim hani 130k ya görünce.
Şu zamanda nerede bulucaz rtx 5090 başka...

Bu arada aynı laptop 140-170 arasına var 2.elde yani çok da piyasasının altına almadım ama olsun.

Neyse adamı aradım, dedi ki bursadayım, elden satıyorum. Daha önce aldığım arkadaş kargo ile ilgili bir şeyler yaşamış, başkası mı ne almaya çalışmış o yüzden kargoya girişmiyorum dedi. Gelip görün alın veya bir tanıdığa söyleyin en azından o gelsin dedi. Ben de tanıdık bulamadığım için adamı görüntülü aradım cihazı gösterdi, bilgilerini istedim falan.

İlk sıkıntı şurada çıktı, adamın attığı hepsiburada faturası bir kadın adına alınmış, 199 bin tl ye alınmış. Ama 7 ay önce bu cihaz 199bin tl değil daha ucuz.

Ben de hepsiburada da çalışan bir arkadaşı aradım bu faturayı teyit edebilir misin diye.
Adam dedi ki bu sipariş numarasına ait cihaz bu çıkmıyor başka bir cihaz çıkıyor macbook pro diye. Ama faturayı görseniz cihazın ek kodlarına kadar falan fatura doğru gibi duruyor.

Neyse dedim bir karışıklık oldu herhalde, cihazın servisini arayayım seri numarasını vereyim, en azından garantisi devam ediyor mu ona göre alayım dedim. Adamlar da faturaya göre yine çıkartamadılar. Seri numarasına göre çıkardılar. Evet garantisi devam ediyor getirirseniz seri numarasından da yardımcı olur sorun değil dediler.

Zaten benim aldığım adam da istanbuldaki arkadaşımdan almıştım, kendisi masaüstüne geçmeye karar vermiş, o yüzden ben almıştım. Alırken de gider göstermek için eşinin adına bir şirket üstüne almışlardı demişti.

Ama faturada şirket ismi yazmıyor. Eşinin ismi yazıyor Fatma Gümüş tarzı... Ama game garaj ı aradığımda isim çıkmıyor mesela Moda Sepetim tarzı bir firmaya kesilmiş faturasu diyorlar.

Neyse ben garantiyi duyunca çok sorgulamadım, cihazı aldım. Gidemediğim için de adamı görüntü aradım, çoluklu çocuklu bi adam, kargolarken de aradı, kargoda da aradı, en son teslim ederken ben parayı açıklama da girerek gönderdim. Adam kargoladı kutusu falan herşeyiyle. Cihaz elime sağlam ulaştı, çizik dahi yok iyi güzel.

Ama cihaz oyunlarda biraz ısınınca kapanıyordu. Aha dedim sorunlu cihazmış o yüzden elden ele geziyor herhalde dedim. Adamı aradım, yok bende öyle bir sorun yoktu çoluk çocuk açmaya vakit bulamıyorum, bir de nakit lazımdı ondan sattım dedi.

Servisi aradım dedim böyle böyle... Temiz windows kurun sitemizden driverleri yükleyin düzelir dedi ama yine düzelmedi. Neyse en kötü garantisi var servise gönderirim dedim. Ama o sıralarda da uğraşmaya devam ediyorum, meğer ekran kartı driverlarında bir sorun varmış, son sürümlerde (yakın zamanda) düzeltilmiş. Nvidia dan son sürüm indirince sorunlar düzeldi. Cihaz aslanlar gibi çalışıyor 4k render, 4k AAA oyunlarda falan denedim performansı çok iyi. Kapanma/ısınma falan yok.

Sonra adama dedim işte sorun düzeldi haber vereyim dedim, cihazda sıkıntı yokmuş. Adam da evet zaten yoktu bişey olsa biz garantiye gönderirdik, hatta arkadaşa yine sordum sende oldu mu ben de cihazı sattım bi adama bak kapanıyormuş falan diye ama o da bir problemi yoktu demiş.

Neyse cihaza ben alıştım bütün kurulumlarımı yaptım. Eski laptopbumu sattım yedeklerini buna aldım falan normal kullanıyorum. Fatura için adam beni tekrar aradı ya kusura bakmayın ben tekrar istedim arkadaştan ama arkadaş eşiyle boşanmış, konuşmuyorlarmış, yazmış ama takmamış falan dedi. Ben de haydaa şansa bak neyse ne yapalım zaten garanti sorunu yokmuş dedim.

Aradan 1 hafta geçti. Bu benim aldığım adam dedi ki ya dedi beni ifadeye çağırdılar, güya birisi bu laptopbun seri numarasını verip, bu cihaz benim, ben bunu birine kargolayacaktım, araya başkası girip almış demiş. Ama fatura falan ibraz etmediği için de neye göre şikayette bulunmuş anlamadım dedi. Ben de bu cihazı istanbuldan, arkadaştan, dolap üstünden göndermesini istemiştim, tüm kayıtlarım duruyor, ifadede bunları anlattım dedi.

Arkadaşı da tekrar aradım iste şu faturayı bak sorun çıkıyor dedim dedi. Tekrar ulaşmaya çalışacakmış bakalım haber bekliyoruz. Size de bir şey geleceğini sanmıyorum sizle de sonuçta yazışmalarımız falan duruyor ama bir şey gelirse normal açıklarsınız işte dedi. Sonuçta iban var açıklama var kargo var vs.

Eğer bir sorun çıkarsa falan da cihazı sizden geri satın alırım ne yapalım çözeriz bir şekilde dedi.

Ben de açıkçası tekrar verme taraftarı değilim kredi de çektim zaten bana biraz daha pahalıya geldi dedim. Ya neyse bişey çıkacağını sanmıyorum da çıkarsa bakarız dedi.

Bu arada bu şikayet 3 ay önce açılmış. Yani ilk sahibinin satmaya çalıştığı döneme denk geliyor sanırım. Seri no sunu nerden biliyorlarmış dedim, e soran olursa atmıştır dedi fatura seri no falan ben de size attım dedi.

Yani ben bu olaydan hiç bişey anlamadım. Acaba zamanında biri almaya çalıştı, içinden orijinal faturasını aldı sonra sahta koydu, zaman sonra da benim diye dava mı açtı?

İlk sahibi dolandırıcı da en başından evrakta sahtecilik yaptı da faturayı mı değiştirdi?

Yoksa eşiyle bozuşup ayrıldılar da şikayette bulunan eski eşi mi?

Ben hiç bişey anlamadım... Cihazı geri satayım mı? Beni bağlayan bir şey var mı? Bu tarz bir şey yaşayan var mı? Ne yapmak lazım?
0
ananiyimioguz
(24.06.26)
Bu arada cihazın kendi orijinal kutusu + orijinal kolisi + jelatinleri + teyit edemediğimiz faturası falan eksiksiz bende yani bu şekilde çalıntı olacağını sanmıyorum.

Ya daha önce birisi kargo ile almaya çalıştı sonra biri araya girip almaya çalıştı (bu çok yaşanıyor yıllardır duyuyorum) ama kargocu vermemiş mi ne olmuş geri dönmüş.

Acaba diyorum bu şekilde dolandırmaya çalışanlar 2. adım olarak böyle bir şeyi mi deniyorlar hani başarısız olurlarsa... anlamadım.

Fatura neden uyuşmuyor onu da anlamadım. İlk sahibinde mi bi şeylik var bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(24.06.26)
Bunu kim okur?
Birazını ben okudum ve güven vermedi cihaz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
Özet:

Sahibinden üzerinden uzun süredir takip ettiğim RTX 5090 ekran kartlı Game Garaj Slayer5 laptopu 130 bin TL gibi piyasasına göre uygun bir fiyata, havale ve kargo yoluyla satın aldım. Cihaz elime ulaştığında yaşadığım ısınma ve kapanma sorunlarını Nvidia sürücülerini güncelleyerek kendim çözdüm, donanımsal bir sıkıntısı yok. Ancak asıl can sıkıcı ve dolandırıcılık şüphesi uyandıran tuhaflıklar evrak ve geçmiş kısmında patlak verdi.

​İlk olarak, satıcının bana gönderdiği Hepsiburada faturası tamamen sahte çıktı; sipariş numarasını teyit ettirdiğimde o kodun aslında bir MacBook Pro'ya ait olduğu anlaşıldı. Üstelik bu sahte faturada bir kadın ismi yazarken, Game Garaj yetkili servisini arayıp seri numarasından sorgulattığımda cihazın asıl faturasının "Moda Sepetim" tarzı kurumsal bir firmaya kesildiğini öğrendim. Satıcının hikayeleri de sürekli değişmeye başladı; faturanın aslını istediğimde cihazı aldığı arkadaşının eşiyle boşandığını, küs olduklarını ve bu yüzden evraklara ulaşamadığını iddia etti.

​İşin en tuhaf ve tehlikeli kısmı ise cihazı aldıktan bir hafta sonra yaşandı. Satıcı beni arayıp, birisinin 3 ay önce bu cihazın seri numarasını vererek "kargoda araya girip malımı çaldılar" diyerek şikayetçi olduğunu ve kendisinin ifadeye çağrıldığını söyledi. Şikayeti yapanın elinde fatura yok, sadece seri numarasını vermiş ama şikayet tarihi tam da cihazın ilk sahibinden çıktığı döneme denk geliyor. Tüm bu sahte fatura kurgusu, çelişkili boşanma bahaneleri ve satıcının işler sarpa sararsa "cihazı senden geri satın alırım" şeklindeki şüpheli teklifi, ortada ya kargo üzerinden dönen bir sazan sarmalı dolandırıcılığı ya da sahte evrakla mal kaçırma durumu olduğunu gösteriyor. Ben ödememi ibana açıklamalı olarak yaptım ve tüm yazışmalarım duruyor, hukuken iyiniyetli alıcı konumundayım ancak arka planda dönen bu sahtecilik ve 3 ay önceki polis şikayeti durumu fazlasıyla mide bulandırıcı.
0
🌸ananiyimioguz
(25.06.26)
Satıcıyla ilişkini kesmeni tavsiye ediyorum. Savcılık çağırırsa ifadeni verirsin. Daha fazla yazışma istersen
0
hebanon
(25.06.26)
kardeşim çok uzundu. yapay zekaya analiz ettirdim. şöyle yol gösterdi :)

---0---

Durum tam bir "sahte fatura/çalıntı veya uyuşmazlık malı" sarmalı. Ekşi Duyuru kullanıcısının iyi niyeti ve cihazın performansından memnun olması, maalesef hukuki riskleri ortadan kaldırmıyor.

Buradaki en büyük tehlike; faturanın sahte çıkması, sipariş numaralarının uyuşmaması ve cihazın seri numarası üzerinden "Emniyeti Suistimal" veya "Nitelikli Dolandırıcılık/Hırsızlık" dosyasına konu olmasıdır.

Ekşi Duyuru kullanıcısına iletmen için durumu analiz eden ve adım adım ne yapması gerektiğini anlatan net bir cevap taslağı hazırladım. Direkt kopyalayıp iletebilirsin:

🚨 Durum Analizi: Sen Nereye Düştün?
Burada çok büyük bir evrakta sahtecilik ve muhtemelen adli bir uyuşmazlık var. "Eşimden boşandım", "Fatura başkaydı", "Kargoda araya biri girdi" hikayelerinin %99'u dolandırıcılık veya mal kaçırma davalarında uydurulan klasik senaryolardır.

En büyük riskler şunlar:

Fatura Sahte: Hepsiburada ve GameGaraj teyitlerinde faturanın başka cihaz ve firmalara ait çıkması, elindeki faturanın Photoshop olduğunu netleştiriyor. Bilerek sahte fatura düzenlemek ve bunu kullanmak ağır suçtur.

Cihaz Çalıntı/Hukuksuz Olabilir: 3 ay önce açılan soruşturma, muhtemelen cihazın bir şekilde (belki kargodan, belki illegal yollarla) el değiştirmesiyle ilgili. İfadeye çağrılan satıcı seni "Cihazı geri alırım" diyerek yatıştırmaya çalışıyor çünkü olay adliyeye intikal etmiş durumda ve ucu ona dokunuyor.

İyi Niyetli Üçüncü Kişi Korunmaz: Eğer cihaz gerçekten hırsızlık veya dolandırıcılık malıysa, sen parasını ödemiş olsan bile "iyi niyetli üçüncü kişi" sayılmazsın (çünkü piyasa fiyatının altında ve şüpheli bir faturayla aldın). Savcılık kararıyla cihaza el konulabilir ve para ödediğinle kalırsın.

🛠️ Ne Yapman Lazım? (Adım Adım Eylem Planı)
Cihazı çok sevmiş olabilirsin, kredi çekmiş olabilirsin ama şu an hukuki olarak kendini sağlama almak zorundasın.

1. Kanıtları Hemen Dijital ve Fiziksel Olarak Yedekle
Satıcıyla olan Sahibinden.com mesajlaşmalarını, WhatsApp konuşmalarını (özellikle görüntülü aradığını, durumları anlattığını) hemen ekran görüntüsü al ve PDF olarak yedekle.

Parayı gönderdiğin IBAN dekontunu (açıklamalı olanı) bilgisayarına indir ve çıktısını al.

Kargo fişini, sana gelen kutunun üzerindeki barkodları sakın atma, fotoğraflarını çek.

2. Cihazı Kesinlikle Geri Satma / İade Etme
Satıcı sana "Getir abi ben paranı vereyim cihazı geri alayım" derse sakın kabul etme. Olay mahkemelik/karakolluk olmuş. Eğer sen cihazı adli süreç başlamışken satıcıya geri verirsen, yarın polis kapına geldiğinde "Cihaz nerede?" sorusuna cevap veremezsin ve "delil karartma" veya "suç eşyasını bilerek elden çıkarma" şüphelisi konumuna düşersin.

3. Savcılık/Polis Çağırırsa Ne Yapacaksın?
Büyük ihtimalle o ifade zinciri sana kadar uzanacak ve kolluk kuvvetleri seni de çağıracak.

Korkmana gerek yok: Sen bu cihazı illegal bir yolla çalmadın, parasını piyasa şartlarında ödeyip legal kargo ile aldın.

İfadeye çağrılırsan yukarıda bahsettiğim tüm kanıtları (dekont, mesajlar, kargo fişi) bir dosya yapıp götüreceksin. "Ben iyi niyetli bir alıcıyım, faturanın sahte olduğunu sonradan öğrendim, satıcıya güvendim ve paramı IBAN ile gönderdim" diyeceksin.

4. Son Çare: Parayı Kurtarma Durumu
Eğer savcılık cihaza el koyarsa (ki ihtimaller dahilinde), senin yapacağın tek şey kalıyor: Sana bu cihazı satan adama karşı "Sebepsiz Zenginleşme" veya "Dolandırıcılık" davası açarak ödediğin parayı (ve çektiğin kredinin zararını) hukuki yoldan tahsil etmek. Elindeki açıklamalı dekont bu yüzden hayati önem taşıyor.

⚠️ Özetle: Cihazı şu an kimseye satma, kullanmaya devam et ama her an polis/savcılık çağırabilirmiş gibi tüm belgelerini hazır tut. Satıcının "çözeriz, geri alayım" laflarına kanıp cihazı ona teslim ederek elindeki tek somut delili (ve kozu) kaybetme.
0
galahad reloaded
(25.06.26)
(9)

Emlakçı Komisyonu

biseysorucam
Merhaba,İstanbul'da ev kiralayacağım bu hafta aylık olarak fakat emlakçı yıllık kiranın yüzde 15ini komisyon alacağını iletti. yasal olarak böyle bir şey mümkün mü? ben değil diye biliyorum. direttim bu konuda.
Merhaba,

İstanbul'da ev kiralayacağım bu hafta aylık olarak fakat emlakçı yıllık kiranın yüzde 15ini komisyon alacağını iletti. yasal olarak böyle bir şey mümkün mü? ben değil diye biliyorum. direttim bu konuda.
0
biseysorucam
(24.06.26)
Tapuya ortak da olacak mı?
Bunlar iyice abarttı ama müstahak sizde çalışmaya devam edin emlakçılarla. Adam sizden de alıyor kiralayanlardan da.
0
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
hocam ev sahibi değilim ben kiracı olacağım sakin:)
+1
🌸biseysorucam
(24.06.26)
Tutma o zaman aga %15 ne ev satışından cukkaladıkları oran %15
0
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
yasal üst sınır belirli.
(bkz: Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik), Md. 20: www.mevzuat.gov.tr

evi beğendiyseniz, kira sözleşmesini dikkatli okuyun, ödemeyi xxx adres kodlu daire için komisyon bedeli gibi bir açıklamayla gönderin, ödediğiniz miktar için fatura isteyin. sonra da yönetmeliğin kopyası, emlakçıdan alacağınız fatura ve kira bedelini gösterir kira sözleşmenizle tüketici mahkemesine başvurun.
+2
tnz
(24.06.26)
1 kira + %20 KDV
0
robokot
(25.06.26)
1 kira komisyon alır emlakçılar. Bu da ortalama yüzde 8 gibi olması lazım. 2 kat fazla istemiş
+1
etna
(25.06.26)
Piyasa öyle hale geldi ki kim kimi yolabilirse.

1 kiradır alabileceği nereden çıkmış yıllık kiranın %15'i.

Ben olsam tutmazdım ev mi yok başka sanki kan emicilere para mı kazandırıcam derdim.
0
drako
(25.06.26)
45lik eve 54 istedi benim emlakçı. güya ilan verdiği için kdv almak zorundaymış. at kafası lavuk.
0
patronaj1
(25.06.26)
hep eski bilgiler. 2026 senesinde 1 kira + %20 kdvdir yasal komisyon. 45lik eve 54 istenmesi doğru, 1 kira 45 + %20 kdv = 54.
0
robokot
(26.06.26)
(13)

2005'de buralarda olaniniz var mi?

compumaster
Eski yaptigim siteleri temizliyordum da, bakiniz ne buldum:https://sites.eksiduyuru.com/eksidergi/
Eski yaptigim siteleri temizliyordum da, bakiniz ne buldum:

sites.eksiduyuru.com
+22
compumaster
(24.06.26)
Oylamaca da duruyor mu?
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
hizmet gibi hizmet compu valla hiç görmemiştim ekşinin dergisini adam asmaca oynamışlığım varda..
2002 girişliyim bi entryde ssg giriş bilgileri verilmişti denemiştim çocuk aklımla anında uçurmuşlardı alımlar kapanmadığı için geri dönmüştüm ondan sonra ekşinin sub etha kısmına hiç uğramamıştım asdasd limona zirveler ayarlanıyordu fotograflar oluyordu onu hatırlıyorum
+1
eja
(24.06.26)
ekşiyi okumaya başladığım yıldı 2005. dergi de iyiymiş zaytung, bulvar gazetesi kolpa haberleri tadında :) kocasını yatakta çıldırtamadı cosmopolitan'a dava açtı asdasşhü
+1
yurtsuz john
(24.06.26)
Ağa site dursun da boş vakitte bakalım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
2010 dan beri yazarım. hatta yazar olduğum günden beri tek hesabım bu. aşağı yukarı 2005-2006 dan beri ekşi okuruyum (ve tabii duyuru) ama dergiyi görmemiştim. gerçekten efsaneymiş. indirip okuyacağım. sürekli zirveler ve zirve duyuruları oluyordu. duyurunun şimdiki virane haline bakınca, özlem duymamak elde değil. ama zamanın yıkıcılığı tabi.
+1
wilhelmwasmuss
(24.06.26)
dilemma of subscribtionability: Eksi Anket duruyor ama zaten epey garipti o site, yeniden canlandirmaya degmez diye dusundum. Zaten eksi duyuru'da anket ozelligi var, isterseniz Anket diye kategori acayim her istediginiz anket tipini girin sinirsiz :)
-1
🌸compumaster
(24.06.26)
Site duracak, merak etmeyiniz.

Aramizda zaytung tarzi bir dergi cikarmak istersek ben alt yapisini yapmaya gonulluyum.
+1
🌸compumaster
(24.06.26)
ekşi bataklığına ne erken düşmüşüm ya, hiç gereksiz.

aramızda bir dergi çıkarmaya karar verirsek hem içeriğe, hem de tasarıma el atmaya gönüllüyüm.
0
klassno
(24.06.26)
2005'ten beri sözlükte, 2006'dan beri buradayım ama bu siteyi ilk kez görüyorum. dergilerin PDF olarak paylaşılması çok sonra olmuştu diye hatırlıyorum.
0
tabudeviren
(24.06.26)
2000'den beri sözlük okuruyum. ilk zamanlarda yazar olmuştum ama sonra atmışlardı bir daha yazar olmadım. hep okur oldum.
1999 2000'de önce zuxxi okuruydum. bir arkadaşım zuxxi benzeri ekşi sözlük diye bir site var demişti o zaman keşfetmiştim sözlüğü. duyuruya sonra geldim tabi. bu arşivler güzelmiş, kalırsa arada açar okuruz. teşekkürler.
0
exlibris
(25.06.26)
yaparsa yine compumaster yapar...bir gecede ekşibition'siz kaldik, guzelim itu macka kampusunde cektigim "10 numara kubistim bacim" duvar yazisinin fotografini hic ettiler yanarim ona. buyuk hizmet velhasil.
0
hay sikfuck
(25.06.26)
eskiden internet ne guzeldi be
-1
huseyin3
(25.06.26)
@compu
Ekşi anket'i sormuyorum. Sinopsis yarışması vardı, bilmemkaç kahve içimi sürede yazdığın. (14 müydü?) onun adıydı "oylamaca"...
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
(8)

İnternetten çamaşır makinesi alınca nasıl geliyor?

ya ben lan neyse
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?

yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?

benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.

hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.

ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
0
ya ben lan neyse
(23.06.26)
Kargoyla gelirse siz arayıp montaj talep ediyorsunuz
Bayi deposundan merkezi çalışılıyorsa sizi ariyorlar randevu için
Bu kadar düşünmeyin hasta olursunuz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
* kargo gelir, ürünü kapina birakir,
* mümkunse makinayi calisacagi yere biraktirin, ama paketi acmayin tabi,
* kargocu tarafindan hasarsiz yada hasarli diye tutanak tutulur,
* sonra servisi ararsin, montaj günü kararlaştirilir,
0
designer
(23.06.26)
Nereden aldığınıza göre değişir aslında. Direkt markanın kendisinin satıcı olduğu bir yerden alırsanız muhtemelen servise gönderirler, onlar arar randevu alır getirir kurar. Arçelik’te Samsung’da öyleydi en azından.
0
orient blue
(23.06.26)
Hb’den aldık biz.

Benim anladığım, satıcı kendi gönderiyor.

Telefonunuz paylaşılıyor. Çamaşır makinesi kargolanınca, satıcı beni aradı. Ürünü gönderdik, yarın gelir, siz yetkili servisi arayıp kurulum isteyin dediler.
0
substituent
(23.06.26)
Vatan bilgisayar'dan TV almıştım. İstanbul'da yaşıyorum ve İstanbul'daki birçok şubede stok olmasına rağmen Antalya'daki bir mağazalarından geldi.
0
Cesario
(24.06.26)
Hb'den kurutma aldım yakın zamanda. Akabinde satıcı aradı. "Makinenizi servis getirecek" dedi. Sonraki bir hafta boyunca Arçelik servisi aradı sabahları (Makine Beko'ydu) ve "Daha gelmedi cihazınız" dedi. Sonra arayıp randevu aldılar. Getirip montajını yaptılar. Sistemleri gayet güzel.
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
kargocular sizi arayabiliyor, satıcılar da arayabiliyordur diye düşünüyorum.
0
co2s2
(24.06.26)
hangi firmayla yolladıkları yazıyor bazen, ona da dikkat etmek lazım. bazı şirketler apartmanın kapısına kadar bırakıyor duruma göre, şikayetler oluyor.
0
robokot
(25.06.26)
(5)

Nike'ıma doyamadan diloyloy

twelfth
Kırk yılda bir Nike’ın güzel bir ayakkabısını aldım. Sanırım tabanında havalı bir cushion sistemi var. Bir mekanda tuvalet kapısının altına değdirdim ve şeritte minik bir yırtılma oldu. O andan itibaren her adımımda hava kaçırıyormuş gibi fıs-fıs ses geliyor. Bunun bir çözümü yoktur herhalde değil m
Kırk yılda bir Nike’ın güzel bir ayakkabısını aldım. Sanırım tabanında havalı bir cushion sistemi var. Bir mekanda tuvalet kapısının altına değdirdim ve şeritte minik bir yırtılma oldu. O andan itibaren her adımımda hava kaçırıyormuş gibi fıs-fıs ses geliyor. Bunun bir çözümü yoktur herhalde değil mi?

www.nike.com
0
twelfth
(23.06.26)
Yok, Nike WinFlo'da aynı 3 gün giydikten sonra ses yapmaya başlıyor, nike aor aldım rahatladım.
0
kimlanbu
(23.06.26)
Nalburdan Dayson iste, anlar o. Yapıştırıcı bu. Minnak sür
0
topkapiaksaray
(23.06.26)
Nike oldu nixi
Aynı problemi hatta ciyaklama sesini bende birçok modelinde yaşadım. Mecburen new balance almaya başladım
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
@kimlabu +1. hem winflo 9 hem 10 var ikiside fıs fıs ses çıkarıyor.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Kendi spor ayakkabımın tabanını şu yapıştırıcı ile tamir etmiştim:

www.trendyol.com
Belki işinize yarar.
0
peki madem
(24.06.26)
(3)

Otomobil dünyasında neden toyota gibi başka bi marka çıkmadı?

Lh12
Toyota başarılı ve popüler bi marka olmasına rağmen, neden başka şirketler "biz de toyota gibi üretelim" kafasına girmedi?
Toyota başarılı ve popüler bi marka olmasına rağmen, neden başka şirketler "biz de toyota gibi üretelim" kafasına girmedi?
0
Lh12
(23.06.26)
Çünkü Toyota’daki olay bir kültür. Kar etmek isteyen bir şirketin kültür koşturması çok da anlamlı değil. Yalın üretim, kaizen, 3S, 5S vs.
Ayrıca Toyota da artık rekabet edemediği için bazı sorunları telafi edilebilir görüp üretim hattını durdurmayacak ve kalite kontrolde sorunu düzeltecek şekilde değişikliğe gitti. Eskisi kadar sorunsuz olmayacak yani.
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
öncelikle @artıküyeolmakistiyorum + 1, kaizen kültürünün doğduğu yerdir toyota, toyota tarzı kitabını okumanı tavsiye ederim.

Diğer taraftan Toyota bir aracın a noktasından b noktasına seni sorunsuz şekilde götürmesini hedefler, bunu yaparken de araçtaki her donanımın kusursuz şekilde uyumlu olmasını hedefler, diğer otomobil üreticileri gibi şık dursun kafasında değil, tüm araçlarında 10 yıldır aynı multimedya ekranını kullanıyor, MSDOS ekranı gibi ama iş görüyor, diğer araçlara bakıyorsun boing kokpiti gibi, toyota bilmez miydi oraya her yerinden neon ışıklar saçan display monte etmeyi ama yapmıyor çünkü her kablonun bağlanacağı devre, her civatanın gireceği delik onlarca mühendis tarafından kim bilir ne kadar analiz edildi, araştırıldı, test edildi.

Özetle Toyota candır.
0
solo
(23.06.26)
bu bir kültür meselesi. elektronik sektöründe de sony gibi markada çıkmadı. bu japon kültürü.
toyota sağlamdır ancak konforsuzdur. türkiyede memur garantici arabasıdır.
0
mikahakkinen
(23.06.26)
(9)

Başka sektörlerin toyota sı nedir?

Lh12
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
0
Lh12
(23.06.26)
Apple
Daikin
Başka aklıma gelmedi
-2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
Sony
+1
duster
(23.06.26)
izeltaş
0
antihero
(23.06.26)
Decathlon
0
hububrad
(23.06.26)
(bkz: muji) (giyim, kirtasiye)
(bkz: uniqlo) (giyim)
0
Sour
(23.06.26)
Saat casio
0
grimavi
(23.06.26)
Bilgisayar thinkpad lenovo.
0
logisticsmanager
(23.06.26)
ben bilgisayarda asus diyorum.
2005'ten beri asus bilgisayar kullanıyorum.
3 tane oldu şimdiye kadar ve hepsi aslında bir şekilde çalışıyor.
telefonda da iphone.
2016'da alınmış se çalışıyor.
pilini değiştirsem 4s de çalışır ama çalışınca ne olur bilemem gerçi :D
0
rain when i die
(23.06.26)
mars hydro
barneys farm
canapuff
0
birdirbir
(23.06.26)
(8)

Hayvanlar aracılığıyla tanrıdan mesaj almak

genki
Arkadaşlar hayvanlardan ve doğa olaylarından mesajlar çıkarıyorum yani anlamı var gibi geliyor. Mesela bazen uçak bir kelebek veya öyle gelip karşıma duran bir kedi bana tanrı aracılığıyla gelmiş ve birilerinin ruhu veya bir çeşit mesaj taşıyor gibi. Bir de doğa olayları deprem fırtına sıcaklar yağm
Arkadaşlar hayvanlardan ve doğa olaylarından mesajlar çıkarıyorum yani anlamı var gibi geliyor. Mesela bazen uçak bir kelebek veya öyle gelip karşıma duran bir kedi bana tanrı aracılığıyla gelmiş ve birilerinin ruhu veya bir çeşit mesaj taşıyor gibi. Bir de doğa olayları deprem fırtına sıcaklar yağmur ya da başka bir şey gök gürültüsü şimşek benim için oluyor gibi geliyor kendimi sorumlu ve yetkili hissediyorum neden bilinmez bayadır böyle ruhsal olarak bok gibiyim. Bir de korkularım var mesela sokakta arabalar veya yayalar beni takip ediyor ya da insanlar sürekli dedikodumu yapıyorlar ayağımı kaydırıyorlar ve arkamdan konuşuyorlar diye hissediyorum çevremde arkadaş kalmadı herkes uzaklaştı doktora da gidiyorum eskiden beri dönem dönem oluyor bunlar bir iğne ve 2 ilaç kullanıyorum ama korku takıntım hep var sosyal medyamı kapattım çünkü paylaşımları vb üzerime alınıyorum x ünlüsü paylaşımı benim için yaptı ya da tv de geçen bir haber tanrının bana bir şekilde mesajı gibi geliyor. İlaçlar iyi gelmiyor ayrıca çok takıntılarım var göz kırpma yutkunma gibi tikler var. Doktor devam edelim diyip yeni ilaç yazdı. Askerden muaf oldum ama işsizim mesela hayat boş geliyor. Ne yapmalıyım sizce.
0
genki
(22.06.26)
Sıcaklardan oluyor fazla terleyince böyle şeyler olabilir, bol bol su iç.
+1
kizil karga
(22.06.26)
ilaçların iyi gelmediğini konuştun mu doktorunla? sana iyi gelmediyse doktorunu değiştirebilirsin.
bir de iş bulman lazım en yakın zamanda.
0
unabomber
(22.06.26)
doktorunuzla veya trsm hekimiyle görüşün. anlattığınız düşüncelerin hepsi hastalığınızın bir semptomu. ilacınızın dozu değişince iyi gelecek. tedaviniz ihmal edip kendinizi ve ailenizi üzmeyin.
+2
unalub
(22.06.26)
Hastaneye yatarak tedavi olsan daha iyi gibi geldi. Çok zor durum geçmiş olsun
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
dostum,
hepimizde olan şeyler,
havalar çok isininca,
bu duygular yükselebiliyor,

sosyal olmaya çalis,
düşüncelerini burada paylaşman guzel birşey.

aklina takilan birsey oldugunda doktora gitmeyi ihmal etme.
-4
designer
(22.06.26)
galiba antipsikotik ilaçlara ihtiyacın var, verdiği ilaçlardan fayda sağlayamıyorsan doktorunu değiştirmeyi dene.
+3
antihero
(22.06.26)
bipolarların dönemlerinde de oluyor bunlar. İyi bir psikiyatriste ihtiyacın var. Doğru ilaçla hızlıca toparlayabilirsin. İstanbuldaysan göztepedeki prof. Süleyman yalçın hastanesi psikiyatri kliniğini öneririm. Kalabalık ve ilgililer
0
gadlemler
(23.06.26)
Farkındalığınızın olması iyi. Doktorunuzun verdiği ilaç kullanımı ile birlikte, bu düşüncelerin sizinle ilgili olmadığını kavrarsanız iyileşmeye gidiyorsunuz. Ne hayvanların hareketlerinin, ne doğa olaylarının size doğrudan bir mesaj verme ihtimali yok. İnsanların da genel olarak umrunda değil mesaj vermek veya ima etmek. O kadar düşünceli veya akıllı değiller. Özetle, şu sıralar size doğrudan söylenmedikçe hiçbir şeyi dikkate almayın. İnsanların umrunda değil. (Not: Doktordan memnun değilseniz doktorunuzu değiştirin. Referanslara dikkat edin.)
0
tadartatmaztadantatar
(23.06.26)
(1)

protein tozu çeşitlerini, satın almadan önce nasıl tadıyorsunuz?

knight of cydonia
sb.tek kullanımlık paket çoğu markada yok, olsa da en temel aromalarınkiler var çikolata, çilek gibi. bu protein tozlarını tek porsiyon olarak satın alabileceğimiz veya direkt suyla karıştırıp shake olarak satan falan bir yerler yok mu da koca kutu almadan önce bir tadına bakalım? veya protein tozu
sb.

tek kullanımlık paket çoğu markada yok, olsa da en temel aromalarınkiler var çikolata, çilek gibi. bu protein tozlarını tek porsiyon olarak satın alabileceğimiz veya direkt suyla karıştırıp shake olarak satan falan bir yerler yok mu da koca kutu almadan önce bir tadına bakalım? veya protein tozu takas olayları dönüyor mu "bende bu aroma var, sende şu var, ikimiz de diğerine birer porsiyon versin." gibi.
0
knight of cydonia
(22.06.26)
Tatmıyoruz
Kullanıcı yorumlarına güvenerek alıyorum forumlar bu konuda hala iş görüyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
(9)

Reçeteli ilaçlarımı evde unuttum

tiredofwaiting
Ve iki haftalık bir tatile çıktım. Napacağım ayıptır sorması. Burada uzman doktora gitsem yazsa alabilir miyim?
Ve iki haftalık bir tatile çıktım. Napacağım ayıptır sorması. Burada uzman doktora gitsem yazsa alabilir miyim?
0
tiredofwaiting
(22.06.26)
Alamazsın çünkü sistemde aldığın ilaçların bitmediği görünüyor. Reçetesiz ilaçlarsa parasıyla alabilirsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
kırmızı-yeşil reçeteli falan değilse parayla alırsın
0
jelly bear
(22.06.26)
ama yine de reçeteyi yazdırmam gerekir değil mi?
0
🌸tiredofwaiting
(22.06.26)
yoo çoğu ilaç reçetesiz alınabiliyor.
reçete sgk karşılasın diye veriliyor.
0
jelly bear
(22.06.26)
Recetesiz alinamayan bir ilacsa ve raporunuz varsa aile hekiminden ya da herhangi bir brans hekiminden recete isterseniz yazar muhtemelen. ama parasiyla almaniz lazim.
kirmizi receteli bir ilacsa doktor yazmayabilir. Ama yine de denemek lazim.

Ama ilaciniz recetesiz alinabilen birseyse direk eczaneden alabilirsiniz. Bence once bir eczaneye sorun.
0
nuevo
(22.06.26)
Yok ilaçlar reçeteli, ama reçeteyi sisteme giriyorlar ya, ondan ilaç vermezler diye korkuyorum şuamn çünkü elimde var gözüküyor.
0
🌸tiredofwaiting
(22.06.26)
elinde olsa da para verip alabiliyorsun her türlü. vermemesi olayı sgknın karşılamaması.
0
jelly bear
(22.06.26)
çok pahalı bir ilaç ise şöyle yapabilirsin;
durumu anlatırsın ben tarihi geldiği zaman size reçeteyi yollayayım siz de girin ama şimdi elden alayım dersin ama seni hiç tanımayan eczane bunu kabul eder mi şans tabi hele pahalı bir ilaçsa zaten o riske girmeyebilir.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
eczaciya yada hekime
sunu teklif et,

receteli aldigini göster,
ilaclar eczane yada polikinlikte kalsin,

günlük olarak
temin etmeye git,
buna belki ikna olabilir,
ama iki haftalik ilaclari komple kimse vermek istemez.
çünkü bunun kalpazanligi çok var.
0
designer
(22.06.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
(10)

insanlar neden istanbul'da bu maaşlara çalışmayı seçiyor?

runaway
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur. bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
gördüğüm kadarıyla çoğu kişi kira ödeyebilecek bir maaş bile alamıyor. belki şehrin %50 sine yakını 50k altı alıyordur.

bu koşullarda neden daha ucuz şehirlere gitmeyi seçmiyorlar?
-1
runaway
(22.06.26)
iş bulabilmek önemli,
bütün etkinliklerin merkezi istanbul,
hısım, akraba ,ana,baba hepsi oradadir,
tercih.
-1
designer
(22.06.26)
"bütün etkinliklerin merkezi istanbul"

28k maaşla kaç etkinliğe katılıyor hesaplayamadım
+2
🌸runaway
(22.06.26)
gecen sebnem ferah konseri vardi,
vatandaş konser yerinin yakinindaki parkta idi sanki
0
designer
(22.06.26)
"Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim"

insanlar istanbul'da bir şeyler yapabildiği için değil, yapma ihtimalleri olduğu için yaşıyorlar.
+5
art cat chocolate
(22.06.26)
yapabilme ihtimali +1.

her şey orada. başka yerde iş bulmak zor, hele kendi memleketin veya bolca tanıdığın yoksa her şey daha zor. istanbul'da hiç değilse işim olur, imkanım olur, belki köşeyi dönerim umudu var.

aşırı yığılmadan dolayı başka yerde imkan olsa bile bazıları istanbul'u isteyebiliyor. yaşadığı yerde iyi kazansa bile sıkılıyor veya kariyerinin yerinde sayacağını düşünüyor. paranın önemini reddetmiyorum ama kişi halihazırda aç gezmiyorsa her şey de değil. istanbul'da zor geçinmeyi yozgat'ta kral olmaya tercih edecek çok kişi var. küçük şehir gençsen ayrı, yakının yoksa ilerleyen yaşta ayrı dert çünkü. istanbul gibi yerlerde 10 milyon sürünür ama kimse kendini yalnız hissetmez, büyük şehrin enerjisi ve temposu farklı olur.

ben bunları eskiden istanbul'da yaşamış, istanbul'da yaşama fikrinden nefret eden, büyük konuşmayayım ama hiçbir koşulda orada yaşamayı ve çalışmayı düşünmeyen birisi olarak söylüyorum bu arada. günübirlik gezerken bile boğuyor.

amma çoğu insan için istanbul tercihten ziyade zorunluluk yani. orada sefil gibi bile olsa bir şeyin ucundan tutup bir yola girebilirsin. öyle bi ihtimal var. diğer yerlerde daha ucuz da olsa yine kira vermen gerekir ama para kazanmak aynı ölçüde kolay değil. hadi paran olsa sosyal imkanlar falan uzar gider.
0
der meister
(22.06.26)
stockholm sendromu, celladina asik olmak.
newyork, londra, paris, toronto vs butun belli basli metropollerde ayni mevzu var.
+1
cooperr
(22.06.26)
Çünkü iş bulabiliyorlar. Kuzenim aynı durumda yani bir mesleği yok fakat tüm haklarını alarak çalışabiliyor. Hiçbir işe bağımlı değil çünkü o işten çıksa yenisini çok rahat bulabiliyor.

Ben kendi memleketimde günde 18 saat, %50 asgari ücrete çalıştığımı bilirim. Sigorta vs tabi ki yok. Bu şartlarda kim küçük yerde iş koşturur ki? O rezil işten çıksan yenisini bulamayabilirsin öyle düşün. Sigorta yapan yerler premium sayılıyor küçük yerlerde.
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
büyüme ihtimali var diye herhalde. bugün 50 yarın 100. sivas'ta olsa hep 50. yolun sonunda istanbul'da ömrü 50 ile geçecek de olsa o ihtimal diri tutuyor olabilir :)
+1
gabe h coud
(22.06.26)
İstanbul yarı narsist yarı toksik ama bağımlı olduğumuz biraz da alttan alta sevdiğimiz ve bu yüzden bırakamadığımız evlilik gibi. Çocuk da varsa öyle düşünün. Böyle ilişkilerde bırakıp gitmek zordur. Memnuniyet yer yer düşer ama o ilişki de birşekilde devam eder.
+1
mahmuttt
(22.06.26)
İş olanakları zaten söylenmiş, onu geçeyim o yüzden.

Bir kesim ise zihnen küçük şehir hayatına adapte olamıyor. İstanbul'da maddi olanaksızlık nedeniyle imkanlar kısıtlanabilir, ancak kimse kimseyi tanımaz, bilmez. kalabalıktaki herhangi birisinizdir. Birçok insan bu durumu kötüler, ama birçok insan da bunu seviyor. Küçük şehre taşınmak isteyen birçok insan genelde bu tarz şeylerden şikayet ettiği için aksini sevenlerin zevkleri daha az dillendiriliyor ama böyle bir şey var.

Taşrada zengin olacağına şehirde ay sonunu zor getirmeyi gözü kapalı tercih edecek çok insan var, ama bu mevcut durumdan şikayetçi olmanın önünde engel değil. sadece "küçük şehre taşınmak" bir çözüm olarak görülmüyor. Küçük şehre gidince sorunları çözülmüş olmayacak bu insanların.
0
akhenaten
(22.06.26)
(6)

Annem!!!

camlicagazoz
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten gelecektik ama bu şekilde yazınca üzüldüm" yazdım. Sonra annem seni denedim ama masallah dilin de pabuc gibi dedi.

Şimdi benim hatam ne?
-2
camlicagazoz
(21.06.26)
Her şeyi böyle mesele haline getirmen
+6
artıküyeolmakistiyorum
(21.06.26)
evli insanların haftada rutin olarak en az 3-4 gün anne baba ile beraber olması, hiç sağlıklı bir durum değil bana göre. senin hatan evli olduğunu ve eşin, çocuğun ve senden oluşan bağımsız başka bir aile olduğunuzu ebeveynlerine benimsetememen bu örnekte.

eşinin yerinde olsam epey bir rahatsız olurum.
+7
wilhelmwasmuss
(21.06.26)
Senin hatan var mı bilmiyorum ama bu anneyle sen daha çok kafayı yersin bunu biliyorum.
+2
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
bi bakayım dedim, hatırladım sizin duyuruları. kendi ailenize sınır çizmezseniz daha çok sorun yaşarsınız.
0
elorelia
(22.06.26)
hocam kusura bakmayin ama kabus gibi bir annenin kabus gibi bir evladisiniz. ailenize sinir koymadiginiz surece, elalem ne der diye yasadiginiz surece bunun gibi yuzlerce olay yasarsiniz. esinize sabirlar diliyorum.
0
kassiopeia
(22.06.26)
söylüyorum hatanızı: ailenize fazla yüz vermeniz. eşiniz olsam uyuz olurdum.
0
rayde
(22.06.26)
(5)

airbnb'de eve misafir davet edeceksek haber vermeli miyiz?

runaway
2 kişi kalınacak diye rezervasyon yapıldı. Eve gelecek kişiyi ev sahibine bildirmeli miyiz?
2 kişi kalınacak diye rezervasyon yapıldı. Eve gelecek kişiyi ev sahibine bildirmeli miyiz?
0
runaway
(17.06.26)
Gerek yok beşinci bile gelir takılır
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.06.26)
valla geçen arkadaş bi yerde kalmış da giriş çıkışlar kamera ile izleniyor eğer kimlik bilgisi bilmediğiniz biri giriş yaparsa kapı kilidi çıkış-giriş için kapanabilir demiş. Bunu sallamış da olabilir tabi ev sahibi.
anahtar ile girilen bi ev değilmiş otomatik bir kilit sistemi varmış.
0
high hopes of the sozluk
(17.06.26)
ev sahibinizin gece kalan misafirleri emniyete bildirme zorunluluğu var. sizin de bu sebeple ev sahibinize haber vermeniz gerekir.

öyle olmasa bile, sadece akşam kahve içip gidecekse bile, nezaketen ev sahibine mesaj atıp, "bilginiz olsun, akşam bir arkadaşım geldi, kahve içip gidecek" demekte fayda var.

ev sahibinize bu bilgiyi vermeyerek elinize ne geçecek?
+4
co2s2
(17.06.26)
şimdi airbnb ile evini kiraya veren mükellefime sordum:

"gerek yok. ama bir hafta kalacaksa olabilir, onu basından belirtiyor cogu, belirtmiyorsa da benim haberim olmadigi icin mesuliyetim de yok. airbnb uzerinde kisi sayısı belli. ondan fazla kisi kaldıysa kendi sorumlulugu bana haber vermemesi. kalanlar soylemedigi surece benim mesuliyetim yok. airbnb'deki kisi sayısı kadar kimligi ben sisteme girdim. onlar benden habersiz baskasını barındırmıs. zaten eve baskın yapmadıkları surece bir sorun yok. onda bile cogunlugun girisi var bir kisinin yoksa sorun edeceklerini sanmam. kaldıgını da kanıtlayamazlar. su an misafir geldi burda kalmıyo desen"

diye cevap verdi.
+2
kibritsuyu
(17.06.26)
tabi ki bildirmen gerekir. yoksa olası problemde adam kimliksiz kaldırdı diye ceza bir kaçtaneden sonra kapatmaya kadar gider.

sende bildirmediğin için olası bir problmde yer sağlama suçu oluşturursun.
-4
sivri sinek
(17.06.26)
(5)

Set üstü ocak patlayabilir mi?

hadi ya la
Az önce annem aradı, çok korkmuş. Tüp ile çalışan bir set üstü ocak var, yıllardır kullanıyordu. Bomba gibi bir patlama sesi gelmiş içinden. Ne olmuş olabilir?
Az önce annem aradı, çok korkmuş. Tüp ile çalışan bir set üstü ocak var, yıllardır kullanıyordu. Bomba gibi bir patlama sesi gelmiş içinden. Ne olmuş olabilir?
0
hadi ya la
(15.06.26)
4 ocakta aynı anda çalışırsa patlama riski var. En fazla 2 derler
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.06.26)
Sadece birini çalıştırmışlar.
0
🌸hadi ya la
(15.06.26)
olabiliyor, haberlerde çok duydum, doğalgazlı / tüplü ise sıkışma olabiliyormuş, hatta geçen burada biri soylemişti 4 tanesini birden çalıştırınca sıkışmadan patlama olabilir demiş yetkili servis, geçmiş olsun, markasını merak ettim, camlı olan modelmiydi
0
eja
(15.06.26)
ocagın iç kısımında mikro boyutta bir kaçak vardır. ocagı kullanırken o gaz sıkışıp patlamıştır. sızında büyük ölcüde olmadıgı için mutfagı havaya uçurmadı. şiddeti daha düşük bir minik patlama duydugunuz. durum bu
+1
limonlu eksi
(15.06.26)
Cam patladıysa büyük markalarda bile olabiliyor, değilse selenoid kaçağı vardır, set çöp, tamiri ile uğraşmayın.

Benim kumtel set üstü ocağın camı durduk yere patladı gidip, Bosch aldım kuruluma gelen adamlar eski ocak için kurulum hatası dediler, contayı düzgün yerleştirmemiş servisi.
0
kimlanbu
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+4
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
0
sweetoffice
(17.06.26)
(10)

Çok ucuza çamaşır makinesi öneren satıcı

ya ben lan neyse
şu modeli 19.800 e vereceğim dedi: https://www.akakce.com/camasir-makinesi/en-ucuz-vestel-cmi-97402-wifi-1000-devir-9-kg-fiyati,1308925283.htmlönce 20.800 dedi, 2-3 dk sonra 19.800'e düştü.internette en ucuzu 21.600teşhir değil, kutulu vs. dedi.acaba iade ürün mü? bir yamuğu mu var?avm'nin birinde b
şu modeli 19.800 e vereceğim dedi:
www.akakce.com

önce 20.800 dedi, 2-3 dk sonra 19.800'e düştü.

internette en ucuzu 21.600

teşhir değil, kutulu vs. dedi.

acaba iade ürün mü? bir yamuğu mu var?

avm'nin birinde bir bayi.

peşin ödeme.
0
ya ben lan neyse
(13.06.26)
Normal
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.06.26)
eski maliyetlidir, markadan satış desteği almıştır, valör yemeden hızlıca nakite dönmek istiyordur. falan filan.

normal görünüyor
0
efreet sultan
(13.06.26)
ürünü bilmem ama 21.600 liraya peşin fiyatına 6 ay taksitle alınabiliyor gördüğüm kadarıyla. bugünkü değer hesabı yaparsak zaten 19.700 liraya falan gelmiş oluyor. yani anormal bir durum yok finansal açıdan. peşin 19.800 ≌ 6 ay vadeli 21.600
+1
orient blue
(13.06.26)
Nakit akışı lazımdır belki. İnternet ortamlarında puanı vs olan bir yerse bir bakmak iyi olur. Garantili sıfır ürünse sonuçta bir problem olmaz diye düşünüyorum.
0
mbond
(14.06.26)
Bayi diyorsun ne sorun olacak, bulunduğun bölgedeki bayşlerşnnsosyal medya hesaplarını takip etsen çok daha ucuza bile bulursun muhtemelen.

Arçelikte bu şekilde yapıyorum. Bölge stok eritme kampanyaları yapıyorlar bazı modellerde. Hatta aynı dönem bir bayi diğerinden daha da iyi fiyat verebiliyor hele ki nakitte.

Yani liste fiyatlarına, internet fiyatlarına bakıp da düşünme.
0
adivar
(14.06.26)
çok ucuz değil de az ucuza benziyor. arkasında bişey aranacak ölçüde bir ucuzluk göremedim. şüphem varsa, gidip güvenilir bir yerden almamı engelleyecek kadar da ucuz değil açıkçası.
0
lil siztah
(14.06.26)
Önce semtimize mahalleye bakın.
Ben geçende İstanbul'da buzdolabı için baya yer dolaştım. Döndüm mahalledeki arçelikten aldım en son. Maddi olarak da uyguna geldi hatta
0
denizciman
(14.06.26)
1-2 bin fazla ver bayiden al derim
0
gadlemler
(14.06.26)
Zaten bayiymiş, normal alınır. internetteki satıcı bayilerle de konuşup direkt alınca daha uyguna alınabiliyor duruma göre. insanlar bayilerde pazarlık yapılabildiğini unutuyor,
0
atom karincanin torunu
(14.06.26)
Benden size bir kıyak olsun. Eger vestel grubu bir ürün alacaksınız buradan daha uygun fiyata alabilirsiniz
www.vsoutlet.com.tr

burada gördügünüz windsor marka yine vestel'in markası. aynı fabrikada aynı kalitede malzemeler kullanılarak üretilir. sadece üretimde son aşamada vestel yerine windsor markasını yapıştırıp satarlar. yine buradaki ürünler sıfırdır eger özellikleri aynıysa standart bir vestel ürününden hiç bir farkı yoktur
Bayiye gelirsek, bayilere belli bir satış rakamının üstüne çıktılarında iskonto tanımlarlar. yani malı daha ucuza çekerler. bu da onların indirim konusunda daha rahat olmasını saglar. yani sıfırdır bir sıkıntı olmaz
ayrıca 18 haziranda a101'e seg marka 9 kg çamaşır makinesi 16.500 liraya satışa sunulacak. onu da alabilirsin. Bu arada seg'de vestel'in markası o da aynı kalite aynı ürün
0
limonlu eksi
(15.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(3)

Ankara’da Baileys satan yer

duguit
Hep yurtdışından - Duty free’den aldığım için bilmiyorum, Migros’larda falan satılıyor mu Baileys? Ya da spesifik olarak (merkezi yerde) şu tekelde var diye bildiğiniz yer var mı?
Hep yurtdışından - Duty free’den aldığım için bilmiyorum, Migros’larda falan satılıyor mu Baileys? Ya da spesifik olarak (merkezi yerde) şu tekelde var diye bildiğiniz yer var mı?
0
duguit
(08.06.26)
Migros ve Carrefour satıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(08.06.26)
macrolarda da bulursunuz. hatta macrolarda farklı versiyonları da denk gelebiliyor.
0
kojonotsuki
(08.06.26)
macro'da bualamazsanız metro market'te kesin vardır.
0
shadowfollower
(09.06.26)
(11)

Akıllı saat kullanıyor musunuz?

artıküyeolmakistiyorum
Ben kullanıyorum ama çok dandik. Artık güzel bir saat alayım dedim ve hala bu aletlerin bu kadar pahalı olmasına şaşırıyorum.İPhone 17 kullanıyorum ve en düşük seri Se 3 alsam hiçbir özelliği yokmuş. Neredeyse hiçbir özelliği. Se 11 güzel ama o da 20 kağat. O paraya telefon satıyorlar. Huawei modell
Ben kullanıyorum ama çok dandik. Artık güzel bir saat alayım dedim ve hala bu aletlerin bu kadar pahalı olmasına şaşırıyorum.

İPhone 17 kullanıyorum ve en düşük seri Se 3 alsam hiçbir özelliği yokmuş. Neredeyse hiçbir özelliği.
Se 11 güzel ama o da 20 kağat. O paraya telefon satıyorlar.

Huawei modellerine baktım hiç içime sinmedi. Samsung da Apple gibi şarjı az gidiyormuş.

Siz ne kullanıyorsunuz?
Memnun musunuz?

Bir de her gün şarja takma olayı çok sıkıntı değil mi?
-2
artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Apple Watch 10 kullanıcısıyım, çıkardığımda yokluğunu anında hissediyorum. En çok kullandığım özellikleri sağlık, antrenman ve uyku takipleri. Bildirimler ve cevaplama durumları da bonus oluyor. Güzel alet bence, SE serisini tavsiye etmiyorum pek
0
suicmeyenadam
(07.06.26)
Saatten bildirim okuma, telefonla konuşma gibi bir beklentim yok bu arada.
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
se 3ün nesi kötü ben anlamadım hangi özellik yok mesela sana lazım olan ekg falan mı?
apple watch bence alma. her gün şarj etmek kötü. saatin uyku takibi özelliği var mesela ama şarjı bittiği için uyurken takamıcaksın ya da şark döngüsünü ona göre düzenleyeceksin.
huawei kullanıyorum ben şarjı 2 hafta gidiyor. daha çok sporda kullanıyorum. arada adımlarıma nabzıma vs bakarım. onun harici telefonum full sessizde saat titriyor o açıdan iyi.
+1
jelly bear
(07.06.26)
Boş paketmiş işte ağa ve söylediğin gibi şarj işi çok sıkıntı. İş seyahatine çıksan bir de saatin şarjını dert edeceksin
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Bir gün arıza yapar, kullanamaz olursam, sorunu çözene ya da yenisini alana kadar kendimi çok çaresiz hissedeceğim tek alet.
Mesaj, bildirim okuma, arayanı görme, uyku takibi, sağlık, alarmlar, hatırlatıcılar, düşme takibi nedeniyle kendimi güvende hissetme, egzersiz, nabız takibi,
aklıma gelenler bunlar, makarnayı suya koyunca Siriye süre tutturmak zevkli oluyor.
Alıştım, her akşam belirli bi saatte şarja takıyorum. Hiç şarj sorunu yaşamadım yıllardır.

Edit: Seri 6. Ekg çekiyor.
+2
Mirket
(07.06.26)
Sizdeki hangi model hocam? Şarj sorun olmuyor mu?
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Mirket +1

Amacınız telefon yakınınızda değilken gelen çağrıyı veya mesajı görmek ya da yanitlamaksa Huawei bu işin piri konumunda bence.
şarj süresi normal kullanımda 10 gün gitmekte.



Çağrı cevaplama ve mesajları okuyabilirsin.

Inceleme videolarını bakmani tavsiye ederim. Oldukça uygun modelleri olmakla birlikte şık modelleri var.
0
kaiserr76
(07.06.26)
Gunde kac adim attigim umrumda degil.

Enfes bir seiko saatim var baktikca orgazm oluyorum.
-3
baldur2
(07.06.26)
huawei watch 4 pro kullanıyorum.
-2 cihaz tek numarayı destekliyor. bu önemli. yürüyüşe çıkarken telefon almıyorum yanıma ve isteyen ulaşıyor.
-nfc var. çoğu yerde saatten temasssız ödeme yapıyorum
-şarj 7 gün gidiyor. ben duşa girerken takıyorum saati şarja. daha bittiğine denk gelmedim.

tabi bunlar benim en sevdiğim özelliklerim sağlık tarafında 10larda özelliği var.

www.akakce.com
0
renegade
(08.06.26)
Apple Watch 9 kullanıyorum. Spor aktivitesi ve harcanan kaloriyi söylesin başka beklentim yok. Eşim Garmin kullanıyor şarjı çok uzun gidiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(08.06.26)
hem özelliklerini kullanmayacağım diyorsun hem de "boş paket" diye almak istemiyorsun "dolu paket"lere pahalı diyorsun.

mi band 10 pro alabilirsin 20 gün şarjı gidiyor, uygun fiyatlı ve modelin en dolu paketi.
+1
duyuruuser
(08.06.26)
(2)

Zeytinyağlı Barbunya Yemeğine Eklenir Mi?

rock n roll
SelamZeytinyağlı taze barbunya yemeğine pişme esnasında taze fesleğen ve reyhan yaprağı eklesem tadı bozulur mu? İkisinden de birer yaprak eklemeyi düşünüyorum. Deneysel yemeklerim çok başarılı olmadığından riske girmek yerine sormak istedim😀
Selam

Zeytinyağlı taze barbunya yemeğine pişme esnasında taze fesleğen ve reyhan yaprağı eklesem tadı bozulur mu? İkisinden de birer yaprak eklemeyi düşünüyorum. Deneysel yemeklerim çok başarılı olmadığından riske girmek yerine sormak istedim😀
0
rock n roll
(07.06.26)
Bir yapraktan ne olacak ki en fazla azıcık kokusu olur ve ikisi de yemeğin tadını bozmaz
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
O birer yaprağın tadını bile almazsınız muhtemelen, servis yaparken üzerine incecik doğranmış fesleğen/reyhan da ekleyin, ne güzel olur.
+1
kobuzchu kiz
(07.06.26)
(7)

Kendi gündemine odaklı arkadaş

egerbiryolcu
Bazen insanları çözmekte zorlanıyorum sormak istedim. Bir arkadasiniz ailesinden birinin ameliyat olacağından bahsetti. Ameliyat günü mu durumunu sorarsınız iki gün sonra mi?Bu konuya kadar bana kendi gündeminden bahsediyor paylaşımlar yapıyordu ben hastane durumumu anlatınca suspus olup iki gün son
Bazen insanları çözmekte zorlanıyorum sormak istedim. Bir arkadasiniz ailesinden birinin ameliyat olacağından bahsetti. Ameliyat günü mu durumunu sorarsınız iki gün sonra mi?

Bu konuya kadar bana kendi gündeminden bahsediyor paylaşımlar yapıyordu ben hastane durumumu anlatınca suspus olup iki gün sonra merak edip sordu ve çok garipsedim. (,yani o an bir iki yorum yaptı tabii) Ciddi bir konuydu ve yakınlık derecemi benim için kıymetli biri olduğunu da biliyordu.

Baska bir arkadaşım sabah uyanır uyanmaz çıkınca haber et mutlaka dedi mesela.

Sorgulamanın sebebi sanki sadece kendi konularini gündemini önemsiyor benim hayatıma dair bir şey merak etmeden paylaşımlarda bulunuyor. Benim anlatmam gereken bir şey olunca benim kadar merak etmiyor sormuyor. Biraz üst üste gelince dikkatimi çekti artık.
0
egerbiryolcu
(06.06.26)
ameliyattan önce ararım, bir ihtiyacı var mı diye sorarım. ameliyat gününün akşamı ararım, her şey yolunda mı diye kontrol etmek için. ameliyattan sonra taburcu olacağı gün yine ararım bir ihtiyaç var mı diye.
-1
gobekliraki
(06.06.26)
Bazi insanlar sigir oluyor, oyle gelmis oyle giderler.
+3
baldur2
(06.06.26)
Kimseden sormasını beklemem kimseye de özellikle takip edip sormam. Çünkü banane. Lafi geçerse sorabilirim
+1
artıküyeolmakistiyorum
(06.06.26)
"Başı kalabalıktır,annesiyle ,doktorla ilgileniyordur.şimdi kalabalık etmeyeyim" gibi düşünüyorsa 2 gün sonra da arayabilir,mümkün.
0
denizciman
(06.06.26)
Denizcimin +1 ben öyle yaparım, zaten hastane işleriyle uğraşan birini bi de ben darlamak istemek
0
euteamo
(06.06.26)
dediğiniz gibi insanların kendi gündemleri de olabiliyor, yani 2 gün çok geç bir süre değil. hiç sormayabilirdi de, ki sonuçta sormuş, önemsemese sormazdı. ben rahatsız olmam, ayrıca o kargaşada arayıp rahatsızlık vermek istememiş de olabilir bu da makul bir sebep.
0
in vino veritas
(06.06.26)
durumunu sormak zorunda değil, aklına gelirse sorar ki iki gün sonra sormuş. hiç sormaya bilirdi de.
bu kadar beklentiye girmeye ne gerek var.
0
my fault
(07.06.26)
(13)

Yeterince su içiyor musunuz?

ekimoloji
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
0
ekimoloji
(05.06.26)
Su içmek bence acayip abartılan bir konu ya, yani şöyle düşünmek lazım normalde susuz kalsak zaten ölürüz, demek ki aldığımız sıvılardaki suyu vücut kullanıyor bu çaydan geliyor kabul etmem bu kahveden geliyor daha neler köpek demiyor, bence yeteri kadar sıvı tüketiliyorsa sıfır su içerek de rahatlıkla ve aynı konforla hayatımıza devam ederiz, bence asıl kerizlik ihtiyaçtan fazla bol bol su içmekte, içilen suyla birlikte terle çişle atılan elektrolit bizi daha çok bozuyor.
-2
kizil karga
(05.06.26)
Devamli su icmekle, litresini saymakla, devamli cise gitmekle insanlarin yuzde 99'u ugrasmiyor.
0
baldur2
(05.06.26)
Her gün 2 şişe. (500 mL x 2)
-5
arbre
(05.06.26)
günde 5 litreye yakın su içiyorum; çay-kahve hariç, salt su. bunun da kendine göre ciddi zorlukları var ama azaltamıyorum da.
-1
lil siztah
(05.06.26)
Dün görüştüğüm Nefrolog dedi ki:

Ne zaman su içmen gerektiğini vücudun sana söyler.
-2
Mirket
(05.06.26)
gunde ortalama 4lt tuketiyorum. bu aslinda bilerek yaptigim bir sey degil, cocukluktan beri soguk havayi ve soguk suyu severim. sigara ve cay kullanimim cok yuksek. gunde iki tane cortadom kesin var. bir ilac kullaniyorum mesela bogaz kurulugu yapiyor. yani zaten soguk su icmeyi seviyorum, bir de bu faktorler eklenince zorunlu olarak tuketiyorum. ornegin cay iciyorum boyle bir kuruluk hissediyorum. hemen siseyi dikiyorum kafaya zaten 750ml direkt tuketmis oluyorum. ayran da cok tuketiyorum bu arada. bilgisayar basinda olunca da gidiyor acikcasi, ben icecek insaniyim simdi fark ettim. :))
0
arakaali
(05.06.26)
3 aya yakındır evet günde en aşağı 4 litre içiyorum. Hayatimda içmediğim döneme göre dramatik iyileşen bir şey yok. Çok çiş yapıyorum o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.06.26)
19luk damacayı koy önüme hiç usanmadan içerim, o kadar çok severim su içmeyi.
günlük 5 litreye yakın içiyorumdur.
0
my fault
(05.06.26)
evde, iş yerinde elinizin altında şişeleriniz olsun. zorla da olsa için, ama bir dikişte içmenize gerek yok. yudum yudum içseniz bile yetrli su içmiş olursunuz.

bu teyzeden neyiniz eksik? www.youtube.com
0
exlibris
(05.06.26)
günde 2,5 -3 lt. dikkat de ediyorum sandığımızdan daha fazla etkiliyor bizi susuzluk
0
darthvader
(05.06.26)
Bolca içiyorum. Sabah kalktığımda yaptığım ilk iş su içmek
0
gadlemler
(05.06.26)
Böbrek taşı düşürdüm daha önce oluşmasını engellemek adına mecburen içiyorum.
0
black holes in the sky
(06.06.26)
Sürekli bir diyet döngüsü içinde olduğum için kendimi içmeye zorluyorum ama zorlamazsam aklıma bile gelmiyor su içmek.
0
mutekebbir
(06.06.26)
(21)

Hala süt içen var mı

liberalhippi
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
0
liberalhippi
(04.06.26)
içmek gerekmiyor diyorlar , ben sevdiğim için arada içiyorum yanında petibör ile güzel oluyor
+4
devilone
(04.06.26)
ben de icmiyorum ve aramiyorum.
0
baldur2
(04.06.26)
Soğuk süt severim
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.06.26)
İneğin, yavrusu için salgıladığı süt sadece ineğin yavrusuna aittir.

Bu arada insanlar hiç ihtiyaçları olmamasına rağmen süt tuketebilsinler diye hayvanlara yaşatılan sıkıntı ve eziyetler keşke biraz arastirilsa fakat yine de süt tüketmeye devam edenler ne yazık ki olacak eksileyenlerden gördüğüm kadarıyla.

Bu arada kazık kadar insanlar hala süt peşinde koşmasın. Zaten yaşam boyu süte ihtiyacımız olsa annemiz ömür boyu salgilardi bizi beslemek için. Her canlının sütü kendi yavrusu içindir.
-23
rock n roll
(04.06.26)
Içiyorum arada. Severim yani. Ama yoğurt, peynir vs olarak tüketmeyi tercih ederim.
Ama içmek gerekli değil yani. Isteğe bağlı.
0
logisticsmanager
(04.06.26)
Hafta içi her gün 1 kutu, Nesquik kakaolu
-3
arbre
(04.06.26)
onun yerine kefir tüketmek çok faydalı
+1
my fault
(04.06.26)
Şimdiye kadar çalıştığım bütün diyetisyenler süt konusunda aynı şeyi söyledi "belli bir yaştan sonra herhangi bir faydası yok".

Tatlılarda kullanmak dışında almıyoruz biz de.
Bazen kahvaltı yapamayacaksam kahveme bir şey eklemek istiyorum erken acıkmamak için yulaf sütü, badem sütü işimi görüyor.
0
mutekebbir
(04.06.26)
rock n roll +1

süt içmek midemi bulandırıyor çocukluğumdan beri. sıcak olursa hele daha fena oluyorum.

kahve alırken badem sütü vs. istiyorum unutmazsam.

evde de yılda 1-2 kez kek yaparsam içine koyuyorum. badem sütüyle denemeye korktum, sık yapmadığım için. müsait bir zamanda onu da denerim ve iyi olursa onun için de süt almam.

ne yazık ki bazı şeylerin içinde mecburen süt oluyor. vejetaryenim ama elimden geldiğince vegan olabilmeye çalışıyorum.
-5
art cat chocolate
(04.06.26)
içmemek gerekiyor
0
jelly bear
(04.06.26)
Laktoz toleransı orta ve kuzey Asya halklarına Tanrının bir lütfudur. Bu sayede büyük göçler ve büyük fetihler gerçekleşmiştir. Bu sayede batıda halklar açlıktan kıtlıktan kırılırken Cengiz Han, Atilla Avrupa içlerinde at koşturmuş, tohum saçmıştır.

Tanrı bazı halklara bu toleransı evrim olarak bahşettiyse ve siz de bu şanslı gruptansanız bunu değerlendirin. buzağı hakkı safsatalarına kulak asmayın.
0
Mirket
(04.06.26)
Soğuk kahveyle içiyorum.
0
ekimoloji
(04.06.26)
Rock n roll +1000
Süt bebekler icin büyüme hormonu salgilatiyor. Yetiskinlerin ömrünü kisaltiyor.
0
Purple life
(04.06.26)
Yurt dışında nasıl, bilemem. Abim süt sığırcılığı yapıyor. Hayvanlara eziyet'in e"si yapılmıyor. Gezebildikleri geniş yaşam alanları var. Sağım saati geldiğinde kendi kendilerine sıraya girip sağıma geliyor, bitince de çıkıyorlar. Paşalar gibi yaşıyorlar. Ne bir şiddet, ne bir eziyet uygulanıyor. Antibiyotik ve ilaç sadece enfeksiyon geçiren hayvana veriliyor. İlaç verilen hayvanın sütü sağılıyor ama ürüne eklenmiyor. Dökülüyor. (Aslında dökmeyip evlerine götürüyor çalışanlar. Ses etmiyoruz)

Küf ve aflatoksin analizleri düzenli yapılan taze yonca, mısır slacı ve endüstriyel yemin ideal ölçülerde karışımı ile besleniyorlar. Tuz yalıyorlar. Sırtlarını kaşıyorlar. Altları düzenli temizleniyor. Vücutları tertemiz. Her türlü sağlık sorunlarıyla da veteriner ilgileniyor. Mutlular bildiğin. (Zaten stres olursa sütten kesilirler) Revirdeki hastalara manevi destek olan kedimiz var.

Bir de sosyal varlıklar inekler. Benzer zamanlarda doğanlar kendi aralarında akran grupları ile takılıyorlar genelde.

İşin içini görene kadar ben de tavukçuluktaki gibi hayvanlara eziyet ediliyor sanıyordum. Süt sığırcılığı gayet düzgün yapılabiliyor. İsteyen olursa gelip gezebilir...

Süt tüketimi kısmına gelirsek, allerjisi ve intoleransı olmayanlar için sğt ve süt ürünlerinin muazzam şeyler olduğunu düşünüyorum.
+10
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
arada bir tadımlık içerim, onun haricinde ayran ve kefir olarak tüketirim sağlık açısından
0
suicmeyenadam
(04.06.26)
Dondurma yapıyorum, sayılır mı? Süd zehri aldığı için içiyorum arada.
+1
gabe h coud
(04.06.26)
Arada içiyorum (kahveme hergün koyuyorum), yağlı yağlı çok seviyorum ama içmemem gerektiğini düşünüyorum aslında. Hem etik nedenlerden (insanları niye o kadar eksilediniz anlamadım) hem de zararının yararından daha çok olduğuna inanıyorum. Artık çocuklara da pek önerilmiyor mesela, yoğurt peynir kefir gibi fermente halleri öneriliyor.
0
mezzosprite
(05.06.26)
sut icmiyorum ve hic aramiyorum. sadece kahveme koyuyorum. sut sekeri hazimsizlik yapiyor insanda. bu nedenle fermente edilmis peynir halini tuketmek daha saglikli geliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
içiyorum. çocuklar da içiyor.

gerekiyor mu, fikrim yok. çok da umrumda değil.
0
babilfish
(05.06.26)
çok severim ama içmiyorum uzun zamandır.
0
sinematikcrop
(05.06.26)
(7)

Aşırı yorgunluk çöküşü

artıküyeolmakistiyorum
Ocak ayında sıfırdan bir eve çıkıp sıfır eşyalar almıştım. Klima içinde ev zaten küçük 1+1 tek klima alayım nem gitse yeter modunda Kaira marka 18lik almıştım. Servis geldi ve ev içindeki tesisatın 12lik borularla çekildiğini 18lik takamayacağını söyledi. Tanrı kahretsin. Klimayı servis formu alıp i
Ocak ayında sıfırdan bir eve çıkıp sıfır eşyalar almıştım. Klima içinde ev zaten küçük 1+1 tek klima alayım nem gitse yeter modunda Kaira marka 18lik almıştım. Servis geldi ve ev içindeki tesisatın 12lik borularla çekildiğini 18lik takamayacağını söyledi. Tanrı kahretsin.

Klimayı servis formu alıp iade ettim ve Kaira zaten Daikin alt markası olduğu için servisinde yönlendirmesiyle bari Daikin klima alayım dedim. Çünkü küçük btu risk olacaktı kaliteli ürün almalıydım. Gittim 17 kağat farkla daha düşük btu da olsa kaliteli bir klima aldım. Daikin sensira.

Neyse aynı servis yine geldi montaja başladı ki dakika bir gol bir içeriden çekilen borunun duvar içine doğru girişinde kırık tespit edildi. Allah-u ekber. Sıfır bina problemleri. Aradık müteahhiti adam gönderdi boru kaynatıldı. Tüm bunlar iki haftada oluyor bu arada ve Ocak ayında.

Servis tekrar geldi montajı yaptı test etti sorun yok gitti.
Olay bugün başlıyor.
Ev 15. Katta olduğu için eve uçan böcek ve arılar girmeye başladı. Bir oldu iki oldu derken yapacak bir şey yok dedim camı pencereyi kapattım klimayı açtım. Ne olsa beğenirsiniz, soğutmuyor.
Muhtemelen boruda bir yerde yine kaçak var.

Şimdi ben yarın servisi arayıp durumu anlatacağım. Muhtemelen bizlik bir şey yok, geliriz kaçak var der gideriz servis ücreti alır gideriz diyecek.
Müteahhit yaptırmak istese evin içi batacak duvarlar kırılacak falan. Benim bu sürece zerre kadar gücüm yok. Hem param hem enerjim yeteri kadar gitti.

Bir diger ihtimal iç boruyu kullanmadan balkon kapısı üstüne montaj istemek. Burada da ev sahibi izin verir mi bilmiyorum.
+ adamın evinin içindeki boru kırık onu yaptırtmak ister ilerisi için. Evler bir sene garantili diye biliyorum.

Of ulan of.
Sizin öneriniz nedir?
Temizlik + servis yeniden gaz basacak ikisininde parasını müteahhitten mi istemeli?
-2
artıküyeolmakistiyorum
(03.06.26)
Servis, klimayı monte ederken boruda vakumlama yaptı mı?
0
Mirket
(03.06.26)
Evet sıcak modda da montajın hemen ardından 3-5 gün kullandım klimayı
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(03.06.26)
Klima az önce u0 yani dusuk gaz uyarısıyla kapandı zaten. Fan modunu bile kullanamaz oldum
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(03.06.26)
İnternetten alimunyum boru siparişi ver. Servis 3 bin der sen 500 e alırsın. Gerisini halletsinler
0
topkapiaksaray
(03.06.26)
gizli stres.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
@ topkapiaksaray ev zaten yeni müteahhit yenileyecektir boruyu da benim derdim evin içine edilmesi. Duvarlar kırılacak ve servis yine gaz basmaya gelecek. Temizlik yapacak dermanım yok bu konu yüzünden. Servis de para isteyecek onu da neden ben vereyim
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(04.06.26)
Sizin hatanız klima almak olmuş. Orta kalite bir vantilatör işinizi fazlasıyla çözerdi.
Bence boruyla falan uğraşmayın, servis raporuyla iade edin.
Vantilatör alın.
Hem çok daha ucuz, hem pratik, hem de portatif. Nemi de alır sık çalıştırırsanız.
0
anaphylacticshock
(04.06.26)
(9)

Bulaşık makinesi hangi sitelerden alınır, hangilerinden alınmaz?

mezzosprite
Mesela a101den buzdolabı ve bulaşık makinesi almıştım gayet güzel bi süreç yaşadım, yetkili servise gitti ürün, onlar getirip kurdular.Şimdi yine bulaşık makinesi almak istiyorum ama arçelik, hangi sitelere bakayım hangilerini geçeyim?
Mesela a101den buzdolabı ve bulaşık makinesi almıştım gayet güzel bi süreç yaşadım, yetkili servise gitti ürün, onlar getirip kurdular.
Şimdi yine bulaşık makinesi almak istiyorum ama arçelik, hangi sitelere bakayım hangilerini geçeyim?
0
mezzosprite
(03.06.26)
Hangisi daha ucuzsa oradan alabilirsin. Hepsinden yetkili servis gelir kurar aksi bir durum sadece klimada olabiliyor montaj hariç diye belirtiyorlar.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(03.06.26)
Teşekkür ederim ama pttavm'de en ucuzdu dün sordum ordan alma dediler kafam karıştı benim de.. Bi de satıcıya pazar günü mesaj attım sorularımla, hala cevap yok, bu da güvensizlik oluşturdu
0
🌸mezzosprite
(03.06.26)
pttavm de çok fazla dolandırıcı var, buzdolabı alırsın deterjan gönderirler. başıma geldi.
+2
antihero
(03.06.26)
Pttavm'de komisyonlar dusuk oldugu icin en uygun fiyat orada cikar genelde.

Ayni makine 3-5 farkli sekilde siteye yuklenmis olabiliyor ve her biri de farkli fiyat ve satici oluyor genelde. (kategorizasyonlari ve arama ozelligi zayif).

Pttavm'de alirken yapmaniz gereken tek sey Saticiyi google'da arayin, fotolarda arcelik bayisi magazasiysa guvenle alabilirsiniz. (Teyit amacli arayip, pttavm'deki su magaza siz misiniz diye sorabilirsiniz)

Dedigim gibi dikkat edeceginiz tek sey 3. Parti satici degil, arcelij bayisi oldugundan emin olmaniz. Gerisi zaten ayni surec, servis getirip kuruyor makineyi.
0
brkylmz
(03.06.26)
satıcı önemli. hangi site olursa olsun satıcı firma adresini kontrol edin. bazı firmalar defolu ürün satıyor ondan ucuz olabilir. ama en iyisi gidip bakmak.
+1
mikahakkinen
(03.06.26)
hepsiburada ve amazon satıcılı ürünler tercih sebebim.
n11 de hala iyi çalışıyor ama satıcının güvenilirliğini araştırmak lazım.
0
lil siztah
(03.06.26)
elektroniği trendyoldan alma da nereden alırsan al. olası bir sıkıntıda trendyol sonuna kadar satıcının arkasında duruyor. yasal iade hakkının gasbedilmesine göz yumuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.26)
Burada satıcı önemli. Pazaryerlerinde kendi satıcılarından alışveriş yapmak gerek. Hepsiburada da Hepsiburada satıcısından, amazondan Amazon satıcısından almak gerek. Veya buralardaki markaların kendi hesapları veya vatan,Teknosa gibi yine bunların kendi hesaplarından yapmak gerer.
Yüksek meblağlı hiçbir ürünü bilinmeyen satıcıdan almam. Maks 500 lira limitim var ancak o kadarlık riske girip no name satıcıdan alırım.
0
my fault
(03.06.26)
eksisozluk.com
hangisinden alınır kısmından çok hangisinden uzak durmak gerek onu bilmek lazım
müşteri memnuniyetini en çok önemseyen firma şu an bence amazon
0
neira
(03.06.26)
(10)

Eldeki Ickilerle ne yapilir

kassiopeia
Merhaba arkadaslar, benim icin biraz uzucu bir soru olacak bu. Ne yazik ki babamda demans baslangici var, belki bi tik daha ileri derece de olabilir. Doktor kontrolunde ilerlemeye calisiyoruz. Yalniz yasiyor. Covid ile birlikte basladigini ve arttigini dusunuyoruz. O zamandan beri supermarketten oze
Merhaba arkadaslar, benim icin biraz uzucu bir soru olacak bu. Ne yazik ki babamda demans baslangici var, belki bi tik daha ileri derece de olabilir. Doktor kontrolunde ilerlemeye calisiyoruz. Yalniz yasiyor. Covid ile birlikte basladigini ve arttigini dusunuyoruz. O zamandan beri supermarketten ozellikle 'firsat' urunlerini cok cok fazla aliyor ancak ne kadar fazla aldigini acikcasi ne yazik ki son yillarda fark ettik. Kontrol altina aldik diye dusunuyoruz ancak evde yuzlerce ayni urunden var. Elimizden geleni yapiyoruz. Tuvalet kagidi, sabun, peynir, zeytin gibi urunlerde bir sorun yok, bozuk olanlari atip olmayanlari kullaniyoruz falan.

Ancak bu surecte cok fazla, cok cok fazla icki biriktirdigini de fark ettik. Saraplar, viskiler, rakilar vs. Ailede artik icki icen yok, babam Covid'den once bizlerle icerdi (kardesler vs.) - kesinlikle bu kadar zaten icmek gibi bir durum yoktu, aksam yemegi ile bir sarap acilirdi filan - ancak artik ne kendisi iciyor ne biz iciyoruz. Ama bu hastalikta ne yazik ki yapilan alisverisin de zaten bir mantigi yok. Biz bu ickileri ne yapabiliriz? Elbette elimizde fisleri yok ama hepsi migrostan yakinindaki tek supermarket orasi, her gun gider gelir. Icki satmak bildigim kadariyla yasak ama parasinin bosa gitmesine mi uzuleyim, evde artik adim atacak yer kalmamasina mi uzuleyim, neye uzulecegimizi sasirdik.

kimse bizleri ailemizin bu yaslilik haline hazirlamiyor ne yazik ki.
cevaplar icin cok tesekkurler.
+1
kassiopeia
(02.06.26)
Geçmiş olsun. Satın alan kişi bile nereden aldığını hatırlamadığı için riske girilmez. Satsan birisi kör olsa geri dönüşü yok. Dök kurtul
+1
artıküyeolmakistiyorum
(02.06.26)
Illa ki icki seven bir arkadasin esin dostun vardir, onlara ver.
+6
baldur2
(02.06.26)
Çok geçmiş olsun.
Ben de dökme taraftarıyım, çok yakın arkadaşım bile evinde duran içkileri satmayı bırakın hediye olarak verse şüphe duyarım içemem, sahte içki aşırı yaygın çünkü.
Riske girmeye gerek yok bence, en iyisi döküp yok etmek.
+2
mutekebbir
(02.06.26)
Neler var? Kaç şişe?
-2
gabe h coud
(02.06.26)
öncelikle çok geçmiş olsun. umarım tutumu değişir.

soruya gelecek olursanız bence buradan alıcı bulabilirsiniz. istanbul'da iseniz nispeten daha uyguna satacağınızı da düşünerek ben talip olabilirim :)
0
eurhka
(02.06.26)
Cok tesekkurler arkadaslar, biz de acikcasi kimse sahte icki nedeniyle istemez diye dusunduk. Henuz satmaya ya da atmaya ikna edemedik, gectigimiz hafta evi toparladik, temizledik fark etmeyecegi bazi seyleri attik. Bakalim ona sira gelince yine yazarim, istanbul'da eve gelip kendisiyle tanismak isteyen olursa da bekleriz :) arkadaslari hep vefat etti yavas yavas o nedenle bi anda boyle oldu diye tahmim ediyoruz
+1
🌸kassiopeia
(02.06.26)
Oncelikle gecmis olsun. Bence direkt cope atin. Hicbir sekilde riske girmeye degmez. Ayrica saglik acisindan da zararli.
0
Sour
(03.06.26)
Akrabalarınız, destek amaçlı olarak yarı fiyatına bile alsa iyidir diyecektim. Whatsapp'tan onlara satabilirdiniz.

Fakat babanızın hastalığı ileri durumdaysa ve Migros yerine başka bir tekelden falan sahte içki de satmış olabilirlerse ucuz diye, bu sefer akrabanızın da ölümüne neden olup, büyük risk alabilirsiniz.

Fiyatlarını araştırın. 5000 liranın üzerinde olan varsa, sahte içki analizi yaptırabilirsiniz laboratuvarda, eğer sahte değilse akrabalarınıza arkadaşlarınıza satabilirsiniz güvenle. Zaten %14'ün üzerinde alkol oranı varsa, kapağı açılsa da bozulmaz.

Eğer 5000 liranın altında ve market içkilerindense, bir olasılık antikacılara da açılmadan satabilirsiniz. Filmler, dizilerde dekor amaçlı olarak veya cafelerde yine dekor amaçlı olarak açılmamış dandik veya bozuk içkiler kullanabiliyorlar. Dökmekten daha iyi olabilir en azından.
0
sinematematikci
(03.06.26)
Migros kasiyerlerini de tembihleyin. "Şu anda içki satamıyıryz" türü bir bahane sunsunlar beyamcaya. Geçmiş olsun.
0
yadigar
(03.06.26)
Yakındaki tekel bayi uygun fiyata almak için can atar
0
Teran
(03.06.26)
(6)

Havaalanından yolcu almak

matlii
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?Çok teşekkürler şimdiden.
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(01.06.26)
5-10 dk kadar beklenir ama fazlası sıkıntı polis sürekli devriye atiyor
+1
artıküyeolmakistiyorum
(01.06.26)
havaalanına girmeden önce yol boyunca insanlar yol kenarında bekleyip, alınacak kişi kapıya çıkmaya yakın arıyo o zaman girip alıyosunuz kapıdan. güzel bir şey değil yol kenarında uzunn uzuun sıralar yapmak.. ama öyle yapıyo herkes
+2
chanandler bong
(02.06.26)
bekleme yapmak çok zor. herkes bekleme yapsa, yer kalmaz. polisler doğal olarak çektiriyor. misafiriniz sizi çıkarken telefonla arayabilecekse, havaalanına girmeden yolun sağına park etmiş arabaların arasına bir yere park edin. misafiriniz bavulunu aldığını, artık çıkmakta olduğunu teyit ettiğinde havaalanına girin, hatta gerekirse dışarıda beklesin çok kısa bir süre. dışarısı kalabalık olacağı için, sizi bulabilmesi için telefonla konuşmanız gerekecek "şuradayım, buradayım" demek için.

eğer telefon görüşmesi mümkün değilse, gidin arabayı havaalanında otoparka park edin. gidin içeride karşılayın. birlikte otoparka gidin. otopark 1 saate kadar 250 lira olması lazım.
+3
co2s2
(02.06.26)
Çok kaos oluyor temkinli ilerleyin, yollar ikiye üçe ayrılıyor sıkıntı yok, orta veya solda kalın. Gitmeden önce sokak görünümünden gelen yolcu ayrımına falan bakın. İnsanlar, arabalar, bazen çift sıra park ediyorlar vs tam bir keşmekeş, çoğu zaman. Sütunlar numalaralandırılmış, buluşmak için gelecek kişi size numara söylesin, en rahat öyle olur.
+1
mbond
(02.06.26)
viaport avm'de rahat rahat bekleyip, gelen kişi kapıya çıkarken gidebilirsiniz (10 dk falan sürer)
0
brkylmz
(02.06.26)
hiç macera aramayın, yol kenarına çekersiniz o sırada EDS aracı geçer, ceza yersiniz, yolcu beklersiniz camınıza biri yapışır freeshop'ta çalışıyorum parfüm lazım mı der.

saatinizi planlayın, sabiha gökçen' de otoparkın ilk 15 dakikası bedava, ilk saati 250 tl. verin kurtulun.
+1
galahad reloaded
(02.06.26)
(4)

taşınmak ne kadar zor?

Efoody
iş için bir süredir hiç kimseyi ve hiçbir şeyini bilmediğim bir yerdeyim. her şey çok hızlı geliştiği için ilk bulduğum eşyalı evi tutmuştum. işime de yakın.ama gelin görün ki ev demek biraz zor. eşyalar kötü ve eski, kullanım alanı ve planı inanılmaz kötü. artık dayanabilecek gibi değilim ve taşınm
iş için bir süredir hiç kimseyi ve hiçbir şeyini bilmediğim bir yerdeyim. her şey çok hızlı geliştiği için ilk bulduğum eşyalı evi tutmuştum. işime de yakın.
ama gelin görün ki ev demek biraz zor. eşyalar kötü ve eski, kullanım alanı ve planı inanılmaz kötü. artık dayanabilecek gibi değilim ve taşınmayı kafama koydum. ancak daha önce sıfırdan ev tutma ve kurma konusunda hiçbir tecrübem yok.
kıyafetler, tabak çanak, bilgisayar koltuğu ve belki bilgisayar masası haricinde hiçbir şeyim yok. aracım da yok. muhtemelen aynı mahalle içinde taşınacağım. taşınması olsun, ev tutması olsun her şey gözümde inanılmaz büyüdü ve altından kalkamayacakmışım gibi geliyor.
yaklaşık bir ayım var her şey için.
bu süreçte beni neler bekliyor olabilir, nelere dikkat etmeliyim?
0
Efoody
(01.06.26)
İçine sinmeyen evi tutma ilk geceden pişman olursun
Ses yalıtımına dikkat et tüm hayatın zehir olabilir. Ben hala çekiyorum
Evi tuttuktan sonra eşya almak kolay. Önce evi tut, evi tutmadan eşya alma
30 gün gayet yeterli bir süre ben 3 günde hallettim her şeyi. Sıfırdan eve çıktım ve her şeyi sıfır aldım
Beyaz eşyada mutlaka pazarlık et ve feyk at. Beko mağazası 60 diyorsa Arçelik 50 dedi yapacak bir şey yok falan de 45e tav oluyorlar
+1
artıküyeolmakistiyorum
(01.06.26)
ev bulmak çok zor değil. sadece biraz dikkat ederek, zaman harcayacaksınız. evi tuttuğunuzda, elektrik su internet vs açtırdığınızda gidin önce bir yatak alın. sonra da salonu, diğer odaları nasıl kullanmak istiyorsanız yavaş yavaş mobilya alın, acele etmeyin. tek dikkat etmeniz gereken, teslimat süreleri.
+1
co2s2
(02.06.26)
Boş eve taşınması zor değil, düzgün bir ev ve ruh hastası olmayan bir ev sahibi bulmak zor.

Mutfak eşyası pahalı, beyaz eşya pahalı ve tek seferde tamamlanamaz.

Bir evi sıfırdan kurmak ciddi maliyet. Perdesine kadar dünya para.

bence taşınma masrafları ve gerekli temel eşyalar = 300k+ minimum
0
kimlanbu
(02.06.26)
Tekrar esyali bir eve gecin? Tek bir evden cikarim yapmayin, daha iyi bir esyali ev bulabilirsiniz. Ben de hep esyali ev kiraladim (ama yurt disinda yasiyorum).
0
Sour
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(20)

Kör ölür badem gözlü olur

artıküyeolmakistiyorum
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim. Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü y
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim.
Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü yani neyin ajitesini yapıyorsun. 5 gün oldu 10 gün oldu 2 ay oldu hala aynı paylaşımlar devam ediyor. Artık babasına kufur edecek duruma getirdi ve bende ediyorum.

Aslında duyuru da bu siz böyle olmayın. Baban öldü de sanki sen ölümsüz müsün. Biraz kafanızı çalıştırın böyle boş işlere vakti ayırmayın.

Sizin böyle badem gözlü olanlar üzerine anınız var mı?
-46
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
S*carkende edit yapıp paylaşın. Yas bile tutamazsiniz zaten ortalığa saçmadan.

+++++ bu arkadaş şirket hattından paylaşması yetmiyor kisisel whatsapptan da paylaşımı ihmal etmiyor. Utanıyorum bunu yaparken kendimi düşününce. Bunu savunanlar kufur yiyorsunuz haberiniz olsun yani.
-22
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
bir kadın için babasının kaybı diğer ölümlere göre daha zordur. sen de kafana takma, herkes acısını farklı yaşar.
+7
mikahakkinen
(31.05.26)
Kimsenin acısına lafım yok da ağa abartmayın yani. Sanki bir tek kendisinin babası vardı ve o yok oldu. Bir de utanmadan edit yapmalar, iki telefondan ayrı ayrı paylaşmalar. İgrenc
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Gelip burada ahkam keseceğine yiyorsa kızın suratına söylesene? Ama doğru sen korkudan komşusuna bile kapı açmayan tiptin :)
+18
ekimoloji
(31.05.26)
Hahahahaha komikoloji ve baymayan esprisi geldi. Ben kendi gerçeklerimle barışığım her duyuruda bunu zırlamana gerek yok duyuru da duruyor okuyup yeniden orgazm olabilirsin
Eminin buna rastlayan herkes baymadı mı artık diye o hikayeleri geçiyordur da burada herkes hümanizmin doruklarında takılıyor
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
En azından dedikoducu teyze gibi gelip buralarda zırlamayıp sevmediğimiz şeyleri sessize alıp geçiyoruzdur artık üye.
+9
ekimoloji
(31.05.26)
Babası olen bayana yeter artık babana da gerisine de diye sövemeyeceğime göre burada gören duyan olur da bir farkindalik oluşur diye duyuru açtım. Hala anlamadıysan senlik bir şey yok senin ölülelerinle ilgili paylaşımlarına sövenlerden birisi benim demek ki
-15
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
O kadar ahrazsın ki aynı şeyi yaptığım için karşı çıktığımı sanıyorsun, senin gibi bir tipe bir şey anlatmaya çalışmak boş.
+4
ekimoloji
(31.05.26)
Seninkilerin vefatına bile gerek yok bu arada. Hadi başla başka kapiya
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Bu duyuruyu okuyanlar gecmisine sövüyor, haberin olsun diye söylüyorum sadece bi daha yapma diye
+8
üğpoıuy
(31.05.26)
Yas süreci çok öznel bir süreç, doğrusu yanlışı olmayan bir süreç. İnsanların verdiği duygu tepkileri değişir, zamanlaması değişir ve hiçbirine laf edemeyiz. Tıpkı ötekinin kıyafetine, aksanına, nereli olduğuna laf edemeyeceğimiz gibi.

Beni esas düşündüren ve sizin adınıza üzen şey, duygularınızı o kadar bastırmayı öğrenmişsiniz ki ebeveyn ölümü gibi ağır bir şeyi "ne var yani" kıvamına indirgeyebiliyorsunuz. Belli ki duygular ve ifadeleri konusunda aşamadığınız şeyler var, kendi babanızın ölümüne dair ifade edemediğiniz duyguları ancak ötekine öfke olarak ifade edebiliyorsunuz. Bazı insanların babalarıyla iyi ilişkileri var ve yas sürecinde bunu yansıtmaktan çekinmiyorlar. Gerek ağlayarak, gerek ortalığı yıkarak, gerek içine kapanarak bunu yaşayabilirler. Şahsen ben de acısını içinde yaşamayı tercih eden biriyim, sevmediğim bir arkadaşımın babası öldüğünde ve bunu sosyal medyadan sürekli paylaştığında baş sağlığı dileyip sonra hikayelerini sessize aldım çünkü kendi zihin sınırımı korumak istedim ama kendi sınırını korumakla "ne var yani" diye ötekinin sınırına girmek arasında ciddi bir fark var.

Eminim bu çıkarımımı da çok iddialı ve laf soktuğunuzu zannettiğiniz bir şekilde yanıtlayacaksınız çünkü belli ki iletişim konusunda bir kısıtlılığınız var. Zaten bu yazıyı da sizden çok sizin gibi düşünüp de değişmek isteyen birilerine daha çok hitap eder diye yazdım.
+7
mor bembombom
(31.05.26)
Dogum gibi olumu de normalleştirdim. Bunu problem olarak görene de ilk kez rastladım. Kim bilir daha neler göreceğiz
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Doğum gibi ölüm de zaten normal, zaten olağan şeyler. Doğal olarak bir şeyi kazandığımızda nasıl mutluluk tepkisi veriyorsak herhangi bir şeyi kaybettiğimizdende üzüntü tepkisi veriyoruz. Normalleştirdiğinizi iddia ettiğiniz baba ölümünün kolunuzu kırıp "acımadı kii" demekten bir farkı yok. Biyoloji, beyin yapısı, vücut tepkileri beyanlarla işlemez. Ölümün normal olduğu gerçeği, ölen kişi ardından acı çekilmeyeceği anlamına gelmez.

(Toplulukçu) Kültür olarak biz ölümü çok yoğun yaşıyoruz (veya sizin örneğinizde olduğu gibi tam ters açıdan hiç yaşamıyoruz) çünkü duygu düzenleme becerimiz düzensiz ve az. Kültür olarak başımıza gelen iyi veya kötü olaylarla nasıl başa çıkacağımızı bilmediğimiz için, ailelerimiz bize bunu öğretmediği için iki uçtan da yoğun yaşıyoruz. Dediğim gibi, (herhangi bir konuda) sürekli paylaşım yapmak bana da hitap etmez ama ötekinin alanına girmekle ölümü normalleştirmek arsında fark var.

Size yukarıda gelen tepkiler ötekinin acısını küçümsemenize gelen tepkiler aslında. İletişim becerisi de burada önemli. Mesela deseniz ki "of çok paylaşım yapıyor, tamam kötü ama beni baydı", eminim bir derece daha makul tepkiler gelirdi. Öteki açıdan babasını kaybeden o kadın gelip "biri var, babasını kaybetmiş ama hiç umursamaz davranıyor, nasıl küfrediyorum" dese yine tepki görürdü eminim. Belki sizin kadar tepki görmezdi çünkü trol mü, değil mi olduğu (hangisi daha vahim bilmiyorum) etkeni de var. O apayrı konu.

Lütfen profesyonel yardım almayı düşünün, o kadının paylaşımları nedir ne değildir bilemem ama sizin yaklaşımınızda bir sorun olduğu kesin. Bunu da yas çalışan bir psikolog olarak söylüyorum.
+4
mor bembombom
(31.05.26)
Ayağınız kayıp yere düşseniz destek almanız gerekiyor ben sizden değilim. Her şey sizin kafanızdaki gibi değil bunu da bir düşünün derim

Ayrıca babam öldü acısını çeken şarkısını beğenmeyip başka şarkıyla edit yapıp aynı fotoğrafı yeniden paylaşmaz. Olaya bak bunu yapan normal oldu biz anormal olduk. Yukarı bakma filmi gerçek oluyor
-8
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Şahsi whatsapp hesabından story falan atıyorsa,kime ne ?
Ha hem öyle story atıp hem de vur patlasın.... şeklinde takılsa bir de aynı sırada,baya tezat bir durum olurdu ama gene de böyle tepki verilmezdi.
Babası ölen bir erkek iş arkadaşım cenaze izninden geldikten sonra bir süre babasından,ölümden vs konu açıp konuşuyordu sürekli. Tek kalınca tiktok instagram reels takılıyordu son ses ve açıkçası ben rahatsız oluyordum.ama idare ettik yani bir süre, yas sürecidir,herkeste farklı olabilir,takılmayın
0
denizciman
(31.05.26)
İşte bunlar hep sevgisizlikten üstadım babası şahsı sevmediği için ölümünde çok da üzülecek yas tutulacak bi sebep görmüyor bi cevabında kız arkadaş bulamadığından yakınmıştı. Yalnızlık sevgisizlik adama neler yaptırıyor ah ulan
0
kullaniciadimvar
(31.05.26)
dj ercik'in hayatını okursan o da babası öldükten sonra bunalıma girdi ve bir daha toparlanamadı. normal yani böyle şeyler. başka av bak kendine.
0
plastic_angel
(31.05.26)
Hikayeyi gizle, sona al. Boşver takılma.
0
Caletti
(01.06.26)
insanlar ayrılık, ölüm veya başka hüzünlü zamanlarında acıklı şarkılar dinlerler değil mi? bazen farkında olunmasa da, bu şarkılar anlaşılmış hissettirir, yalnız hissetmeyi azaltır ve rahatlatır çünkü.

böyle paylaşım yapan insanlar da içindeki duyguları bu şekilde boşaltıyorlar. herkes bir ressam, müzisyen değil ki çok güzel sanatsal eserlerle duygularını ifade etsin. insanlar öyle editler yaparak hislerini yansıtıyorlar. hem kendi yaşadıklarını paylaşıyorlar, hem diğerlerininkini izliyorlar ve bu sayede "yalnız değilim, bu zorluğu yaşayan tek ben değilim" diyebiliyorlar. böyle rahatlıyorlar.

bazı insanlar ölümle kolay başa çıkamayabilir ve bu çok normaldir. sürekli olarak story paylaşması çok zorlandığını gösteriyor. depresyona girip, yemeden içmeden kesilip hiçbir şey yapmıyor da olabilirdi. en azından duygularını dökebiliyor, bu iyi bir şey.
+1
art cat chocolate
(01.06.26)
Ne kadar kotu biriymissin.. nikini hep goruyordum da hic fark etmemistim boyle biri oldugunu
+3
mezzosprite
(01.06.26)
(3)

Sigortasız çalıştıran iş yerini şikayet etmeli miyim?

dapda
Çok kısa bir iş tecrübem oldu, işveren trilyonluk ve 75 80 yaşlarında (öz akrabam), yanlarında 3 ay kadar çalıştım, benim sigortami kesmişler o şekilde çalışıyormusum meğerse. Neyse bunu farkettim ve işten çıktım, 3 ay boyunca yapmadıkları mobing kalmadı, kendi motorumla günde 10 km sağa sola gidiyo
Çok kısa bir iş tecrübem oldu, işveren trilyonluk ve 75 80 yaşlarında (öz akrabam), yanlarında 3 ay kadar çalıştım, benim sigortami kesmişler o şekilde çalışıyormusum meğerse. Neyse bunu farkettim ve işten çıktım, 3 ay boyunca yapmadıkları mobing kalmadı, kendi motorumla günde 10 km sağa sola gidiyordum, 1 kere buzzz gibi havada titreyerek 80 km uzağa gonderdiler ve 3 ay boyunca 1 kere bile yakıt parası vermediler. Tüm yaptıklarıni saymaya gerek yok.
Sormak istediğim şu, su an yanlarında sigortasız malûlen emekli birisni çalışıyorlar ve yillardir. Benim denetmen arkadaşım var hemen şikayetçi ol gidelim keselim cezalarını diyor, ben de çok ikilemdeyim cunku SGK ceza keserse malulen emekli şahsın aldigi geriye dönük tüm maaşlarıni SGK geri isteyebilir. İşverene daha az ceza keser. Olan da fukara malulen emekli çalışana olur (gerçi o da serefsizin teki ama)
İçim hiç rahat etmiyor, bana yaptıklarından dolayı kendime yediremiyorum. Hem akrabam hem de 80 yaşına gelmiş para manyakları ve trilyonluklar.
Sizce şikayet etmeli miyim?
-1
dapda
(31.05.26)
Et bir değişiklik olsun
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Ekşi sözlük'te ya da burada okumuştum seneler önce. Polis bir husumet üstüne birine sormuş düşmanın var mı diye. Adam da yok demiş. Bunun üstüne polis, akraban da mı yok? demiş.
Öyle bir şey. Şikayet edin. Ahlaksız olmayı bile anlıyorum ama bu kadar vicdansız olabilen kişiler bence insan değil.
0
alice in potatoland
(31.05.26)
Böyle bir vakada mağdur olduğunu iddia ederek tazminatta alabilirsin. Tazminat kasıt şikayet etmeme sözü vererek para almam

Sgk tehdit aracı, şirket sgk dan ceza alırsa inanılmaz bir zarara uğrar.

Delil konusu basit WhatsApp yazışmaları mail çıktıları şirketle ilgili herhangi bir yazılı görsel kanıt sgk denetçilerini salmaya yeter.

Ama ben olsam paraya dönüştürürdüm bu işi
0
fistikthecat
(31.05.26)
(1)

Bu akşam biga'da düğünden sonra nereye gidelim

gadlemler
Bira içmelik pub var mı bildiğiniz, alkol şart değil güzel cafe de olur merkezde
Bira içmelik pub var mı bildiğiniz, alkol şart değil güzel cafe de olur merkezde
-1
gadlemler
(30.05.26)
Sahil boyu turlayıp birine girin işte çok bir farkları yok
-1
artıküyeolmakistiyorum
(30.05.26)
(7)

Sporcular, haftalık yemek hazırlıyorsanız, nasıl yapıyorsunuz?

aksinya
Beslenme büyük sorun, tavuk pişirsem bozulur, dışarıdan yemek sıkıcı ve güven sorunu var. Diyelim ki, mutfağa girdik ve 5 günlük öğün hazırlayacağız. Ne yaparız, yapıyorsunuz?
Beslenme büyük sorun, tavuk pişirsem bozulur, dışarıdan yemek sıkıcı ve güven sorunu var. Diyelim ki, mutfağa girdik ve 5 günlük öğün hazırlayacağız. Ne yaparız, yapıyorsunuz?
0
aksinya
(29.05.26)
3 günde bir üç günlük tavuk haşlıyorum. Bu işin baska yolu yok, tarif deneyeyim deyince makrolar şaşıyor, sıkıcı ama daha iyi
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum, hocam nerede muhafaza ediyorsunuz tavuğu? havalar sıcak, korkuyorum hemen bozulur diye. 3 gün çok uzun bir süre gibi geliyor. Yanında ne yapıyorsunuz? Bir de ne tarz kaplar kullanıyorsunuz?
0
🌸aksinya
(29.05.26)
Normal buzdolabına saklama kabında koyuyorum aga. Yaninda günlük ihtiyacım kadar patatesi fırınlıyorum. Aşırı sıkıcı ama sağlıklı. Makrolar asla şaşmıyor

+++++ bozulma falan da olmuyor ben araştırdım dördüncü günü sıkıntıymış. Kokusunu, yapısını, rengini her mikrodalgaya koymadan kontrol ediyorum. Bugüne kadar sorun olmadı. 3 aydır böyle besleniyorum
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
sporcu gibi beslenmeyi bıraktım
spor yaptığım gün için önceden dolapta hazırlık yapıyorum
biraz kuruyemişle açlığı bastırıp 1 saate filan taze olarak hazırlıyorum
0
mantık
(29.05.26)
Tavukgöğsünü kuşbaşı doğrayıp öğünlere ayırıp buzluğa koyarım.
Günlük olarak buzluktan buzdolabına aktarırım. Sonrasında hazırlığı 5 dakika, pişmesi airfryerde 15 dakika ve fırında 45 dakika olan iki tarif verebilirim.

Yani günlük pişirmek daha pratik geliyor bana.

Pilav için de buharlı pişiricim var. Hazırlaması 3 dakika, pişmesi 40 dakika.
0
Mirket
(29.05.26)
yemeklerimi günlük pişirip yerim. sadece pilav artarsa dolaba koyup ertesi gün de yiyorum.
+1
yurtsuz john
(29.05.26)
Pazar gununden 4-5 gunluk saklama kaplarina porsyonlayip dondurucuya koyuyorum. Boylece hafta ici yemek derdim olmuyor ve sagliksiz seylere de yonelmemis oluyorum
0
acelaacedebela
(30.05.26)
(6)

Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor?

mertumursamaz
Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor? Bu konunun bayraktarı olan ve konuyu ciddi olarak irdeleyen konu için mezbahaya giren izlenimlerini yazan röportajlar yapan ayşe arman a tebrikler ama keşke konunun takipçisi olsaydı ama olmadı konuyla ilgilenenler mutlaka bu linkle
Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor?

Bu konunun bayraktarı olan ve konuyu ciddi olarak irdeleyen konu için mezbahaya giren izlenimlerini yazan röportajlar yapan ayşe arman a tebrikler ama keşke konunun takipçisi olsaydı ama olmadı konuyla ilgilenenler mutlaka bu linklere baksınlar.

m.haberturk.com

www.haytap.org

www.armanayse.com

www.hurriyet.com.tr

www.hurriyet.com.tr

Earthlings (Türkçe Altyazılı)
youtu.be

Google ın konuyla ilgili yapay zeka özeti bu

Elektrikli şoklama (bayıltma) yöntemi, Tavuk (kanatlı) kesimhanelerinde tüm Türkiye’de standart olarak uygulanmaktadır. Ancak Büyükbaş hayvanlarda şoklama uygulaması her tesiste bulunmaz; daha çok Avrupa standartlarında çalışan, özel entegre ve yüksek kapasiteli modern tesislerde (özellikle İstanbul, İzmir, Manisa, Balıkesir ve Afyonkarahisar gibi illerde) hayvan refahı amacıyla tercih edilmektedir.

Türkiye’deki kesim standartları ve şoklama uygulamaları hakkında bilmeniz gereken detaylar şöyledir:

Tavuk Kesimi: Kanatlı hayvanların kesim öncesi elektrikli su banyosundan geçirilerek sersemletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının Hayvan Refahı Yönetmelikleri gereği tüm Türkiye'deki ruhsatlı kesimhanelerde uygulanmaktadır.

Büyükbaş / Küçükbaş Kesimi: Elektroşok uygulaması isteğe bağlıdır; ülkemizdeki mezbahaların çoğunda geleneksel yöntemler kullanılır. Ancak özellikle paketli et üretimi yapan büyük sanayi tesislerinde ve Et ve Süt Kurumuna ait bazı kombinalarda kesim öncesi elektroşokla sersemletme işlemi yapılır.

Dini Uygunluk: Diyanet İşleri Başkanlığı, hayvanın acısını azaltmak amacıyla yapılan elektrik şokunun, hayvan ölmeden boğaz kesimi yapılması şartıyla helal/caiz olduğunu belirtmiştir. Yine de bu konudaki hassasiyetler nedeniyle birçok yerel ve küçük işletme şoklama yapmamaktadır.

Bölgenizdeki veya tedarikçiniz olan bir tesisin şoklama yapıp yapmadığını öğrenmek için doğrudan tesise ait Mezbaha ve Et Tesisleri ruhsat ve sistem bilgilerini kontrol edebilirsiniz.

Benim düşüncem şu 2026 yılı oldu hala tc nin mezbahalarında şoklamayla acısız kesimler yapılmıyor anlaşıldı daha uzun yıllarda yapılmayacak belkide hiçbir zaman yapılmayacak.
+3
mertumursamaz
(29.05.26)
İti köpeği doyurdunuz, kediye kızım oğlum diye baktınız sıra tavukta inekte herhalde. Salın aga hayvanları herkes kendi işini yapsın
-13
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Mezbaha sistemi kurban organizasyonlarında(özel/kamu) ne kadar var ki zaten? Otopark Pazaryeri boş arazi vs yer tahsis ediliyor geçici,o kadar. Hatta kurbanı yatırmaya bile tenezzül etmiyor bazıları ,ayakta kesmeye çalışıyorlar. Tek ayaktan bağlayıp sallandırmak yada ayakları bağlayıp yatırmak gene iyi bunlara göre
-1
denizciman
(29.05.26)
Çünkü biz toplum olarak duyusal bütünlemesi problemli bir toplumuz. Hayvan kesme caniliği ayrı, daha sonrasında psikopat gibi vıcıklayıp et kesiyoruz. Ha şuna laf etmiyorum, et gerçekten pahalı. Yarım kg pirzola, yarım kg kuşbaşı, yarım kg kıyma aldım: 3 bin tl. Bu nasıl bir ücret yahu. Millette ne yapsın kurban alıp kesiyor. Kurbanı kendine hayır ediyor.
-2
mikahakkinen
(29.05.26)
şoklamanın daha az acıttığını neye göre iddia ediyorsun
anestezi değil bu

hayvanlar zevk için kesilmiyor
kurban ve normal et ihtiyacı için
çok kısa bir sürede ölüm gerçekleşiyor
etin sağlıklı olması için geleneksel kesim gerekiyor
-2
mantık
(29.05.26)
danstaki kızı saldın şimdi hayvanseverlik mi kaldı ozan?

hayvan kesiminin "islami' usulu var, tek seferde boğazını kesip canını alman lazım.
-3
klassno
(29.05.26)
İslami usullere göre kesim olayından dolayı. İslami kesimde hayvanın kanının iyice akıp vücuttan atılması gerekiyor. Bunun için de şoklama yapılamıyor. Şok ile ölen hayvan daha sonra kesilirse kalp atmadığı için kan sadece vücut basıncı ve yerçekimi ile boşalıyor. Hatta islami kesimde hemen şah damar da kesilmez ki hayvan hızlıca ölmesin, kalp hızlı hızlı atsın ve kanı boşaltsın istenir.
0
ground
(30.05.26)
(22)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(7)

is basvurusu / linkedin baglanti talebi

inspired by a true story
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline ya da direkt ilgili departmanin calisanlarina ya da yoneticisine kisa bir mesajla baglanti talebi gondermem cok mu absurd olur?
-2
inspired by a true story
(28.05.26)
Tabi + bir de takla videosu gönder
Bu şekilde dışarıdan nasıl göründüğünüzün farkında değil misiniz. Altı üstü iş yani başvurursun alınırsın alınmazsın. O departmanda çalışan adam ya da İK sana bir tarafıyla güler sallamazda.
-8
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
üstte bi arkadaş da cevaplamıştı ama giriş yapınca cevabı kayboldu demek ki engellediğim biri. kimdi bakmadım ama katılmıyorum demek için geldim.
eşim bu şekilde hr personeline attığı birkaç yerden görüşmeye çağırılmıştı hatta birinden son 3'e kalıp erkek olduğu için elendi :D
yani hr'daki kişiye göre değişiyor kimi dikkat etmez kiminin ilgisini çekebilir. zaten alışkınlardır ben olsam çok istediğim bir pozisyonsa mesaj atardım. zaten hr'lar hiçbir başvuruyu görmüyorlar bomboş bir iş dalı. nefret ediyorum artık hrcılardan.
0
matilda
(28.05.26)
Yaptım ama fayda göremedim.
Ama yapmadan fayda göremeyeceğimi bilemezdim.yani pişman değilim.
-1
denizciman
(28.05.26)
ilani yayinlayan HRa mesaj atin, herhangi bir HRa degil.
Ekip yoneticisine de atin.

Departman calisanlari ile bi yerlere varmaniz daha dusuk ihtimal. Ilk ikisini deneyin once.
-1
taurina
(28.05.26)
O ilanın altında özellikle bir kontakt bilgisi yoksa (bazen sorularınız için şu adrese mail atabilirsiniz diye eklerler), o işyerinde çalışan birini eklemenizin hiçbir faydası olmaz. Faydası olacak olsa herkes mail atardı ve hiçbir anlamı kalmazdı bu hamlenin. Ben işe alımcı olsam bana mail atıp dikkatimi çekmeye çalışan biri hakkındaki ilk izlenimim olumsuz olurdu. Direkt elemem elbete ama görüşecek olursam da soğuk başlarım.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
Çok abartmadan ufak bir mesaj atın. İş şu sebeplerle ilgimi çekti, şu şu şekilde çok uygun olduğunu düşünüyorum vs.

Çok iyi bir işe sahibim ama piyasamı öğrenmek için ara sıra iş başvurusu yaparım, bu şekilde mesaj atınca net bir şekilde mülakat oranı artıyor.

Çok abartılı hevesli değil de daha chill bir tonda olsun.

Edit: mümkünse ilanı açan kişiye ya da bir üst yöneticiye
+1
aguen
(29.05.26)
zararı olmaz
-1
mantık
(29.05.26)
(5)

Kahve rengi

dolantindr
Merhaba. İyi bayramlar. https://ibb.co/zzTgbFKGörseldeki Türk kahvesi rengi normal mi? Yani tadı gayet güzel de, rengi bana açık geldi. Çitlekçi'den almıştım. Kahve dünyası falan içiyordum, o bu renk değildi sanki.
Merhaba. İyi bayramlar.

ibb.co

Görseldeki Türk kahvesi rengi normal mi? Yani tadı gayet güzel de, rengi bana açık geldi. Çitlekçi'den almıştım. Kahve dünyası falan içiyordum, o bu renk değildi sanki.
0
dolantindr
(28.05.26)
Nohutlu gibi
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
daha koyu olur normalde.
+1
summerjam0306
(28.05.26)
Evet normal nispeten az kavrulmuş. Kötü kahve çekirdeğinin kusurlarını örtmek için çok kavururlar, meşhur markanın damak tadımıza attığı en büyük kazık budur, o kahvenin aromasız sadece acılık bırakan yanık tadı artık standardımız oldu
+4
grimavi
(28.05.26)
Az kavrulmuş kahve bu. Kavurma süresi uzadıkça koyulaşır.
0
Mirket
(28.05.26)
Normal renk. Az kavrulmuş.
Efendili kahveleri çok acı olduğu için ben de içemiyorum.
Ne yazık ki, artık insanlar yanık olmayan kahveleri beğenmiyorlar.
0
pro9it9is9
(28.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.