Giriş
(7)

Neden Instagram fotoğraflarının altına edebiyat parçalıyorlar?

seydan8787
Sıradan insanlardan bahsediyorum. Bir fotograf paylaşıyorlar eşinin mesela altına yarım sayfa tum hayat hikayesi, iyi ki seni bana verdiler, sen olmasan bitmiştim.... blabla bla.Ben üşenirim sahşen. Sizin düşüneniz nedir?
Sıradan insanlardan bahsediyorum. Bir fotograf paylaşıyorlar eşinin mesela altına yarım sayfa tum hayat hikayesi, iyi ki seni bana verdiler, sen olmasan bitmiştim.... blabla bla.

Ben üşenirim sahşen. Sizin düşüneniz nedir?
+6
seydan8787
(16.08.26)
İlgi istiyorlar
+3
artıküyeolmakistiyorum
(16.08.26)
1_ olayin kendisiyle yeterince mutlu hissetmedikleri icin oradan gelecek yorumlarla tatmin olmak

2_gercekten ici o kadar kipir kipir olmak ki birileriyle paylasma ihtiyaci hissetmek
+4
üğpoıuy
(16.08.26)
manitacılık,
yorum yapmasini yada görmesini ummak.
+1
designer
(16.08.26)
Diğerlerine +1 Bir de bazen karşı taraf kıskanç olduğunda hani bakın işte ben bu insanın sevgilisiyim/eşiyim yürümeyin anlamında da yapıyorlar..
0
ulukayin
(17.08.26)
ben de instagram kullanmıyorum mesela. başkaları için fotoğraf, durum atmak çok ilginç geliyor.

yani anlamak zorunda değilsin, isteyen istediğini yapıyor. görmek istemiyorsan engelle geç.
0
xephyr
(17.08.26)
Çünkü orada sinyallenen şey "Seni çok seviyorum" değil, zaten öyle olsa iki kişi arasında kalır, sosyal medyaya taşmazdı. O mesaj altı yazılar başkaları için. Yerine göre "Bakın ne kadar mutluyuz" ya da "Bakın ben nasıl da çılgınca aşık olunası bir insanım ki partnerim adıma böyle methiyeler düzüyor" etkisi yaratsın diye yapılan bir nevi "adak"
0
salihdt
(17.08.26)
Genelde ben huzur istiyorum diyen ve bunu vurgulayan insan aslında huzursuzluk çıkarandır derler. Tıpkı buradaki gibi ne kadar düşünceli, ne kadar ilgili, ne kadar iyi, ne kadar düzgün olduğunu gösterme, başkalarına ilan etme çabası aslında tam tersi biri olduğunun güzel bir ifşasıdır. Nerede edebiyat parçalayan birini görsem o insandan bu nedenle korkarım altından neler çıkacak diye. Çünkü bir insan bir şeyi çok vurguluyorsa tam da onunla ilgili sorunu var demektir.
0
mor oje
(17.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+2
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
0
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(12)

Evleniyorum!

artıküyeolmakistiyorum
Şakalı evlilik. Görüş ettiğim bayan ciddi bir borcun içinde ve son çare işyerindeki tazminatını alabilmek için bana evlilik teklif etti. Başkasına güvenmezmiş(yersen). Evli ya da bekar olmak benim için sorun değil çünkü ciddi bir evlilik yapmayacağım. Yardımcı olmak istiyorum o yüzden ama bu süreç b
Şakalı evlilik.
Görüş ettiğim bayan ciddi bir borcun içinde ve son çare işyerindeki tazminatını alabilmek için bana evlilik teklif etti. Başkasına güvenmezmiş(yersen).

Evli ya da bekar olmak benim için sorun değil çünkü ciddi bir evlilik yapmayacağım. Yardımcı olmak istiyorum o yüzden ama bu süreç benim başıma iş açabilir mi?

Araştırdığım kadarıyla en az 1 sene evli kalmamız gerekiyormuş. Bilmiyorum bilgili insanlara danışayım dedim.

Başıma ne iş gelebilir?
-10
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
KAC ABI KAC. 1 yil evli kalip sonra bir omur boyu nafaka odersin.

basina ne is gelebilir: hayatin kayabilir :D evliligin sakasi olmaz. bosanirken 'tazminat ver' , 'nafaka ver' derse patlarsin. borcu da varmis, deme ihtimali yuksek.
+9
fakyoras
(13.08.26)
@fakyoras'a ek olarak:

en azindan ileride gercekten evliligi dusunurseniz bu durumu partnerinize/esinize aciklamaniz gerekir ve boyle bir seye bulastiginiz icin bu durum onda rahatsizlik yaratabilir.

eger gelecekteki esinize bu durumu anlatirsaniz, bu yardim etmek istediginiz kadinla bir daha gorusemeyebilirsiniz. e gorusemeyeceginiz bir insana da bu kadar yardim etme istegi neden?

ucuncusu (belki de en onemlisi) bu kisinin bundan baska bir katakullisi varsa ilk gelecekleri siz olursunuz. ayrica sizi "satarsa" yine hukuki problem yasayabilirsiniz. cunku sahte evliligin hem hukuki hem de cezai yaptirimi var.
+4
Sour
(13.08.26)
aranızda sözleşme yapın. şu şu amaçla evlilik yaptığınızı, gerçek bir evlilik olmadığını, karşı tarafın boşanma durumunda nafaka tazminat vs gibitaleplerde bulunması halinde bu belgenin kullanılmasına her 2 tarafın da rıza gösterdiğini vs vs yazın. işte bu dy-urumlar o meşhur "mutlak butlan" durumu uygulanıp hakkınızda boşanma değil evliliğin iptali kararı verilebilir. gerçi bu durumda tartışmalı sözleşme muvaza içerdiği için hakim dikkate de almayabilir ama boşanma gerçekleşirse nafaka tazminat gibi durumlardan kurtarabilirsiniz.
-4
ground
(13.08.26)
Gerçek evlilik düşüncem yok ama kimlikteki bekar ibaresi dul oluyorsa bunu görüş edeceğim diğer bayanlara açıklamak ciddi sıkıntı. Bir de 1 sene boyunca sonuçta evli olacağım kimlikte evli yazacak. Birisine bu durumu açıklamak çok zor tabi
-3
🌸artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
burada anlasmali evlilik yapmis arkadaslar var; olumlu/olumsuz tecrubelerini paylasirlar. ben yapmayin derim.
0
banach
(13.08.26)
Ömür boyu, vukuatlı nüfus kayıt örneği çıkardığında bu evlilik bir satır halinde görünecek.

Bence kadın kişisinin borcunu üstlen ve sen öde. Daha zahmetsiz olur. Nasıl olsa evlenince müşterek borcunuz olacak.
+1
Mirket
(13.08.26)
Bırakın evliliği, bunu nasıl ciddi ciddi sorabildiniz onu bile aklım almadı :)
+4
motosiklet burclu adam
(13.08.26)
Sakat iş. Ben yapmazdım.

Evlilik sonrası aldığın mal %50-%50. Kadının nafaka talep etme riski de var. Hesaplayamayacağımız başka bir sürü ufak tefek rahat bozucu sorunlar veya masraflar çıkabilir.

Anlaşmalı evlilik olayı yurtdışında oturum almak için falan yapılıyor genelde. Bunda bile başına türlü işler gelenler oluyor.

Bence yapma
0
stefano
(13.08.26)
yap ve pişman ol.
0
topkapiaksaray
(13.08.26)
bunu yaptığında sana nasıl bir faydası olacak ?
+1
orpheus
(14.08.26)
Mahkemem var yalancı şahitlik yapar mısın? Küçük, yüz kızartıcı suç var bir de sana yazalım onu da düzeni bozulmasın şimdi asıl suçlunun.

Aklının tam olarak hangi köşesi bunu yapma ihtimalini dahi aklının bir köşesinde tutuyor ve hatta fikir alıyor insanlardan?
0
beyfendi
(14.08.26)
Evlen ve 1 sene sonra durumu bize bildir lütfen.

Ben batıda öğretmenim, zamanında doğudaki bir batili öğretmen bana tayin için sahte evlilik teklif etmişti. Kabul etmemiştim.

1. Boşanmak için benden para talep etmesi veya yıllarca nafaka ödemek zorunda kalmak gibi senaryolar var.

Sonuç olarak beni parayla satın alamazsın diyip reddetmistim:)
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(15)

35 yaş üstüne bu hobilerden birini önerecek olsanız veya asla onermeyecek olsanız neden?

egerbiryolcu
1. Piyano2. Yan flüt 3. Buz pateniÜçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirimYan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok
1. Piyano
2. Yan flüt
3. Buz pateni

Üçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirim
Yan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok hoşuma gidiyor ama benim nefes yonetimim berbat neredeyse yaşamak için olan nefesi bile zor alıp veriyorum iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyorum
Piyano için bı olumsuzluk da el ayak koordinasyonu yönetmek belki zorlar bilmiyorum ama diğerlerine göre sanki uğraşması daha az zahmetli gibi (uzaktan böyle gorumuyor işin içine girince eminim çok zordur ama en azından keman gibi tutuşu dert edilecek bir enstrüman değil)
0
egerbiryolcu
(10.08.26)
birincisi herhangi bir enstruman çalmak için yeteneğin var mı buna nasıl karar verdin?

hedefin şu seviyeyse olabilir

youtu.be

özel hoca bir maaliyet, enstruman almak da bir maaliyet. bunların dışında enstrumana çalışmak lazım. bunun için zaman lazım. öyle yani haftada 2 saat ders alıp akşamları yarım saat çalayım diye düşünüyorsan bu şekilde enstruman öğrenmek pek mümkün değil.

ha dersen ki bunlar benim için problem değil. bi deniyeyim. en kötü iki şarkı çalar eğlenirim ona bişey demiyorum.

tabi yan flüt çalmak için evinin de müsait olması lazım. komşular veya evdekiler rahatsız olabilir.. piyano dersen dijital piyano alırsın, kulaklık takarsın falan

hadi onu da geçtim. buzpateni nedir arkadaş? ulaşabildiğin kaç tane buz pateni alanı var? fiyatları nedir? kanada amerika falan olsa, binbir tane vardır. buz hokeyi oynuyolar falan diye ama onu da bilemedim.
+1
omer460
(10.08.26)
Piyano +1

Yan flüt çalıyorum. O kadar emeği piyanoya verseymişim :) ya da gitar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
artistik burgular hareketler olmayacaksa, derdini anlatacak kadar buz pateni öğrenirsin gibime geliyor.

piyano mu flüt mü? piyano başlaması ve kavraması daha kolay bir enstrüman. sonuç alması, akşam iki tıngırdatıp stres atması daha kolay. açık ara piyano.
0
co2s2
(10.08.26)
bence sizin yeterince hobiniz var, dün hobinizle alakalı instagram hesabı açmayı sormuştunuz hatta. burada fotoğrafçılık yaptığınızı da yazmıştınız. maddi/manevi bunlara hiç girmeyin derim. kolay sıkılan biriyseniz enstrümanlar uygun değil; yıpratıcı süreçleri var. paten için de o kiraladıkları korkunç patenlerle sakatlanırsınız, doğru düzgün paten ve ders almanız gerekir. ben sizin yerinizde olsam tüm eforumu çalıştığım okulun yakınında bir daire kiralamaya harcarım. önce sıkıntıları çözmenizi öneririm. sizin o derde ben dertlendim, o derece.
+1
eileengray
(10.08.26)
35 yaşında boş işler. Spora başlayıp ağırlık kaldırmaya başlasan daha çok tatmin eder
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.08.26)
1 ve 3 küçükken başlanması gereken şeyler. buz pateni eğlencesine belki. ama kıçı başı kırmadan yapın direkt engelli olursunuz belli yaşlardan sonra çok riskli. yan flüt daha soft bir aktivite gibi.
0
ground
(10.08.26)
illa üçünden biri olacaksa piyano derim.
1-elektronik piyano alırsan çalışırken kimseyi rahatsız etmezsin
2- flütte süper babayı çaldıktan sonra sıkılabilirsin.
3-bu yaşta yorulursun. hem gidip gelmek için plan yapman lazım, çalışmak için hocaya ayrı piste ayrı ödersin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
Kadınsan saksafona yönel
-6
stefano
(10.08.26)
Şöyle düşünmek lazım: Bugün 35 yaşındayım, on yıl sonra 45. Şimdi piyano çalmaya başlasam 45 yaşında on yıllık piyano icracısı olacağım.

Ha tabi ki işin şöyle bir handikapı var: çocuk yaşta bu işe başlayanlar gibi olmak... çok çok zor. İmkansız demiyorum. Ama gerçekten zor. Yine de enstrüman biraz repetuar işidir. Ben de 30 yaşından sonra enstrümana başladım. Sadece sevdiğim şeyleri çalışıyor ve çalıyorum. Bazen aile toplanıyor, şarkı istiyorlar, bilmiyorum, bilmeyince de iyi çalamıyorsun diyorlar, benim çaldığım şarkıları da onlar dinlemiyor :)

Neyse bence enstrüman orta yaş üzeri için en ideali. Kendi kendine oturup çalınca keyifli oluyor.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(10.08.26)
Genel cevap yazayım
Ev çok müsait enstrüman ortamına. Yani hiçbir yakınımızda başka ev komşu vs yok. Rahmetli babam akrabalar az saz geceleri yapmazdık. (Maalesef ailedeki müzik gemi bana pek aktarilmamis)

Ama çok seviyorum. Yetenek de şöyle kendi cabamla gitarda basit akor ve ritim öğrenip birkaç şarkı çalma seviyesine gelmiştim. Ama bir ritmi öğrenip başka ritme geçme olayında elim ve kafam karışıyor. Belki kursa gitseydim ya da öğrenmeye devam etseydim onlara da alisirdim. (Su an gitarım yok belki tekrar buna da donebilirim)

Yan flüt zorlayıcı gibi geldi benzer yorumlar da yazilinca.
Piyanoda karar kıldım.

Buz pateni bence aşırı estetik bir uğraş. Ama tabi sakat iş bir yandan. İlerde hala denemeyi düşüncem. Tabii çok yaşanmadan.

@eileengray gerçekten ilgilenmek istediğim o kadar çok şey oluyor ki çünkü hepsi gerçekten keyif veriyor. Okul-mesafe konusu da şoyle saka maka beş ay kaldı sürecin sona etmesine sanırım daire tutmadan bu şekilde devam edicem.
0
🌸egerbiryolcu
(10.08.26)
1 ya da 2

Buz pateni tehlikeli, daha bu hafta kuyruk sokumu kemiği kırmış biri olarak söylğyorum.

Müziğe yönel derim, risksiz
+1
cccbehzatccc
(10.08.26)
'Ev çok müsait enstrüman ortamına.'

işte bu duymak istediğim şey :)

1 ufaktan şan eğitimi alıp vokal olabilirsin. yani bir enstrumanı kontrol etmektense sesini kontrol etmeni öğrenmen nispeten daha kolay. ikincisi kadın vokallere ilgi çok yüksek. ufak bi ses kartı , bi mikrofon alıp, bilgisayarda kayıt yapabilirsin. hem eğer instagram vb uğraşıyorsan ses kartı ve mikrofon işine de yarayacaktır bundan hariç.

ha vokal istemem dersen, ikinci ve güzel olanı davul öğren. hem öğrenmesi ve çalması daha eğlenceli.
0
omer460
(11.08.26)
Hedefinize göre değişir. Enstrüman çalmak basit bir iş değildir. Zamanım yok, haftada anca iki üç saat çalışırım diyorsanız sadece bir iki şarkı ezberler onları da hata yapa yapa çalar hale gelebilirsiniz. Doğru düzgün çalabilmek istiyorsanız her gün birkaç saat çalışmanız gerekiyor. Yanlış hedefleriniz varsa hevesiniz baştan kırılırsa zaman kaybetmemiş olursunuz.
+1
synesthesia
(11.08.26)
Üçünü de öneririm, çünkü bunların üçünü de istiyorsun. Sadece nefes alıp verme konusunda sorun yaşadığın için flüt belki zorlayabilir ama denersin. Belki de nefes alıp verme konusunda seni zorlamayacak ancak deneyerek anlayabilirsin. Hoca da zaten sana tüyolar verir.

Maddi imkanın varsa hepsini yap. Harikalar yaratmak zorunda değilsin zaten hobi amaçlı yapacaksın, keyif aldığın için.

Ben olsam denerdim hepsini sonra bunların içinde eleme yapabilirdim belki ya da imkanım olursa zaman ve maddi olarak hepsini yapardım.
0
rock n roll
(11.08.26)
piyano ve flüt için müzik kulagınızın olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.
piyano über bir yeteneksizlik ve müzik kulagı yoklugu yok ise kesinlikle yapıalbilir, ancak her hafta periyodik bir disiplin göstermeniz lazım, bunu istiyor musunuz emin olmak lazım, ilk balşarda sıkıcı olabilir.
flüt için ağız yapısı da uygun olmalı diye biliyorum, ama çok bilgim yok.
buz pateni çok zevkli görünüyor, 35+ bir arkadaşım da cok güzel yapıyor, ama bilgim yok.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
(6)

Abur cubur paketli gıdalar, en çok zararlisindan en azina sıralama nasıl olur?

egerbiryolcu
Ve neden? (Daha çok mu kanser riski daha çok mu şeker daha çok mu kesinleşmiş riski var gibi gibi)Cips, çikolata (en azından kalitesiz de olsa belli başlı bilinen markalar farz edelim) gevrek- granola, bisküvi, hazır puding, ketçap-mayonez-burger sosları, dondurulmuş soğan halkası, sucuk-sosis gibi
Ve neden? (Daha çok mu kanser riski daha çok mu şeker daha çok mu kesinleşmiş riski var gibi gibi)

Cips, çikolata (en azından kalitesiz de olsa belli başlı bilinen markalar farz edelim) gevrek- granola, bisküvi, hazır puding, ketçap-mayonez-burger sosları, dondurulmuş soğan halkası, sucuk-sosis gibi ürünler. Aklınıza gelen başka ürünler de dahil edebilirsiniz.

Mesela bazıları çok zararlıdır ama tuletimi de azdır bazıları az zararlıdır ama her gün tüketilirse zararı da artar gibi değişkenler de var değil mi?
0
egerbiryolcu
(08.08.26)
En az zararlı olan protein bar olabilir o da etiket okumalısın şeker ve karbonhidrat oranları düşük olmalı. Bunun dışında hepsi aynıdır benim gözümde. Bir de kola sıfır şekerli olanları içebilirsin. Bu resmen bug ve çok güzel bir bug.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Ürüne göre çok değişiyor. Hangi katkı maddelerini içerdiğine göre. Hazırlanış şekillerine göre. Ambalajına göre bile. Instagram kullanıyorsanız gıda mühendislerini takip edebilirsiniz baya bilinçlendiğimi hissediyorum sayelerinde.

Örneğin cips çöp normalde ama işte fırınlanmış, palm yağı içermeyen falan alternatifleri var daha az zararlı.

Çikolata da kalite kalite, yine palm yağı glikoz şurubu fruktoz şurubu vs oranlarına göre.

Granola daha temiz olabilen bi şey, çoğu yulafsa, kuruyemişlerle zenginleştirilip meyveyle kıvam verilip tatlandırıldıysa.

Bisküvi tam tahıllıysa daha iyi ama yine neyle tatlandırıldığı vs önemli.

Hazır puding çikolata gibi.

Meyveli kefir & meyveli yoğurt, bunlar şeker ve aroma içeren şeyler. Düşünüldüğü kadar sağlıklı değil. Sade alternatifleri ise genelde düşünülenden daha sağlıklı. Katkı maddesi içermez, süt ve mayadan yapılır. Fabrika yoğurdu ev yoğurdundan daha fazla yararlı bakteri içerir. Ancak plastik ambalaj mikroplastik riski içerir.

Peynirde bile mesela koruyuculu olanlar var sadece süt ve kültür içerenler var. Mutlaka etiket okuyarak alıyorum.

Züber, wefood gibi temiz içerikli atıştırmalık üreten güzel markalar var. #reklam değil :)

Ketçap -mayonez-sos etiket okuyarak alınabilecek şeyler, az içerikli olması iyi.

Soğan halkasını bilmiyorum etiket okumak lazım ama dondurulmuş sebzeler sanılandan çok daha sağlıklı. Taze taze donduruluyor temiz temiz saklanıyor.

Sucuk sosis pek tükettiğim şeyler değil ama muhtemelen koruyucu içerir, işlenmiş etler genelde içeriyor.

Pekmezde mesela fabrika koşullarında belli bi ısının altında ve kapalı kazanlarda üretilmiş olma şartı var sağlıklı demek için, yoksa kanserojen madde üretiyor (ev yapımı no-no).

Tahinde de salmonella riski olmasın diye bi takım şartlar vardı ama unuttum. Çiğ olmaması mı lazımdı susamların neydi.

Yani kısacası sorduğunuz sorunun çok basit cevapları yok. Etiket okumak ve sık tükettiğiniz şeyler varsa en sağlıklı hali nedir diye araştırmak mantıklı
+1
mezzosprite
(09.08.26)
3 harfli marketlerin sattığı şeylerin yüzde 90nı leş. Zaten salak olan milleti o kalitesiz marka yiyeceklerle daha salak ve bağımlı ettiler.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
Mikahakkinen
Bir defasında bunlardan Halley almıştım tadı berbattı ama ondan önce başka üç harfsiz bir marketten aldığımda çocukluğumun Halley tadı vardı gayet.

Buradaki bilinen markalar ayrı üretim mi yapıyor kalitesiz malzeme vs ile?
0
🌸egerbiryolcu
(09.08.26)
Böyle bir şey söyleniyor oyuncaklar için falan da ama bu bana inandırıcı gelmiyor ya. Züber markası neden bim için ayrı migros için ayrı üretim yapsın? Ya da şey mi oluyo kusurlu lot fark edilip üç harflilere mi gönderiliyor? Ama bu yasal olmaz ki? Bilemedim benim aklıma yatan bi şey değil
-1
mezzosprite
(09.08.26)
içindekiler bölümünde yazanların bir sırası var. en başa, oran olarak en çok olan koyulur. abur cuburlarda genel en başta şeker yazıyor. şekerin oranı yazmıyor ama yazdığı başka şeylerin oranını yazıyor mesela ikinci yazdığı şeye yüzde 30 bilmem ne demiş. buradan şeker oranının yüzde otuz'dan fazla olması gerektiğini anlıyoruz. az çok çıkarım yapmaya çalışıyorum da discount marketlerde deterjan, tuvalet kağıdı ve bazı peynir çeşitleri dışında bir şey alamıyorum.

abur cubur olarak az tuzlu ya da tuzsuz çekirdek olabilir zararsızlardan. çiğ karışık lüks kuruyemişler olabilir. tuzlu ve pişmiş olanları da iyi değil.

çikolata türevi şeylerden aldığım tek çikolata tadelle.
o da kötünün iyisi.

ülker'in bir tane ürününü bile almıyorum yıllardır.
rafta her gördüğümde ülker ikram'a nasıl içim gidiyor çünkü çocukken çok yerdim. ama tadı berbat artık, eskisi ile alakası yok.

---

egerbiryolcu (son cevabına binaen) bu çok söylenen bir şey. doğruluğunu bilmiyorum ama anlattığın hikayenin çok insanda karşılığı/deneyimleri var.
0
biseysorcaktim
(10.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(7)

Spor malzemeleri için en sık nerden alışveriş yapıyorsunuz?

kurmalifare
sbfiziki ya da internet alışverişi farketmiyor, özellikle spor giyim. ankarada olanlar fiziki mağaza belirtirlerse ayrıca memnun olurum
sb

fiziki ya da internet alışverişi farketmiyor, özellikle spor giyim. ankarada olanlar fiziki mağaza belirtirlerse ayrıca memnun olurum
0
kurmalifare
(05.08.26)
Dekatlon
+4
artıküyeolmakistiyorum
(05.08.26)
spor giyim cogunlukla adidas. malzeme vs decathlon genelde.
0
lemmiwinks
(05.08.26)
Yurtiçi Decatlon, yurtdışı Nİke.
0
kumandanim
(05.08.26)
Lefties'te (zara'nın alt markası, ankamall ve metromall'de var) spor giyim ucuz, 200-300 TL'ye ter tutmayan şortlar ve üstler oluyor.
+1
yap desem yapmazsin he
(05.08.26)
Giyim under armour, spor malzemesinde ağırlıklar delta’dan, gerisi decathlon
0
mor oje
(05.08.26)
Havlu (fitness ve yüzme), terlik (fitness ve yüzme duş), fitness eldiveni ve yüzme için gözlük Decathlon
Şort, hızlı kuruyan kısa kollu tişört ve kolsuz tişört LCW Active başarılı
Spor ayakkabım, spor çantam Adidas
Akıllı saat Huawei Fit 4
-8
arbre
(05.08.26)
Dekathlon
0
cccbehzatccc
(06.08.26)
(2)

Windows 10'u, Windows 11'e yükselttim. Bilgisayarım sürekli ısınıyor. Bu hep böyle devam eder mi?

santimantal
24 Temmuz'da yükselttim.Ama, "geri dön" aktif değil, mümkün değilmiş.Yükselttikten sonra bir ara sağ altta Windows Güvenliği'ne tıkladım, birkaç aktif olmayan güvenlik işlemini etkinleştirdim.Muhtemelen ondan sonra ısınmaya başladı bilgisayar. Ya da bana öyle geldi.Yaptıklarımı pek hatırlamasam da a
24 Temmuz'da yükselttim.
Ama, "geri dön" aktif değil, mümkün değilmiş.
Yükselttikten sonra bir ara sağ altta Windows Güvenliği'ne tıkladım, birkaç aktif olmayan güvenlik işlemini etkinleştirdim.
Muhtemelen ondan sonra ısınmaya başladı bilgisayar. Ya da bana öyle geldi.
Yaptıklarımı pek hatırlamasam da araştırıp pasifleştirdim.
Bu arada indeksleme vardı ve ısınmanın sebebi o olabilir diye düşündüm.
İndeksleme bitti.
Ama ısınma devam ediyor.
Youtube'dan bir video açıyorum.
Laptop ın altı ateş gibi.
(Acaba eskiden de böyleydi de ben mi farkında değildim?)
Zamanla geçer mi acaba?

Güncelleme yapınca sizde de oldu mu?
Hep devam eder mi?
Nasıl düzeltebilirim?
0
santimantal
(02.08.26)
Sıfırdan kurilum yap yukseltmede hep problem olur
+1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
Yükseltme pek sağlıklı olmuyor evet temiz kurulum daha iyi.
Win 11 ısınmaya sebep değildir sanmıyorum ama her cihaza da yaramıyor, cihazınızın driver ları win 10 ile tam uyumludur, win 11 de sorun çıkartabilir. Diyelim ki onu bir şekilde çözdünüz windows update veya driver bulucu programlarla...

ama laptop eski ise termal macunu ömrünü doldurmuş olabilir, değişmesi lazım hiç değiştirmediyseniz.

yine içi açılıp hava üfleyerek toz temizliği yapılması lazım özellikle de fan ve hava çıkış kanallarına.

yani temiz kurulum + güncel driverlar + toz temizliği + termal macun

kombinasyonuyla laptop un ısınmaması lazım. hala ısınıyorsa yine donanım eski oluğu içindir windows 10 a dönersiniz.
0
ananiyimioguz
(03.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-3
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(2)

Sokak Kedisi Hakkında (Acil)

kulustur
Merhaba, capitol avm'nin karşısında bir kedi buldum çok zayıftı, hasta gibiydi, pek bir şey yemiyordu, yemek koyunca öbüne koklayıp yemiyordu, belediye veterinerine götürdüm, enfeksiyon var dedi, iğne yapıp, barınağa koydular, 3 gün orada kaldı.Gelip alın dediler, vitamin falan verin toparlar dedile
Merhaba, capitol avm'nin karşısında bir kedi buldum çok zayıftı, hasta gibiydi, pek bir şey yemiyordu, yemek koyunca öbüne koklayıp yemiyordu, belediye veterinerine götürdüm, enfeksiyon var dedi, iğne yapıp, barınağa koydular, 3 gün orada kaldı.

Gelip alın dediler, vitamin falan verin toparlar dediler, aldığım gün kurt gibi yedi, aradan 3-4 gün geçince yine iştah sıfır, 3 hafta oldu, sokakta gidip bakıyorum, daha çok zayıfladı.

Fotoğraflarını koyuyorum, kütfen fikir verin, lokasyon, üsküdar altunizade, veteriner olup yardım etmeknisteyen olutsa sırtlar getiririm.

Çok teşekkürler.

NOT: Moderatör lütfen bu mesaj bir kaç günlüğüne sabitleyebilir miyiz ?

NOT2: Sözlük yazarı olan arkadaşlar ekşide (git: )bir başlık açarsa çok yardımı olur.
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
+5
kulustur
(01.08.26)
Ölse kurtulurdu siz süreci uzatmaya çalışıyorsunuz
-6
artıküyeolmakistiyorum
(01.08.26)
Belediyenin veterinerinde kapsamlı kan testi yapıldığını hatta kan testi yapıldığını düşünmüyorum ama maddi anlamda zorlamayacaksa bi veteriner kliniğine götürsen? Pek çok şeyden kaynaklanıyor olabilir, parazit olabilir, diş sorunu olabilir, böbrek, karaciğer ya da lenfoma ya da nadir hastalıklar...

Bikaç gün iştah açılmasının sebebi kortizonlu iğne yapmış olabilirler, ondandır. Veteriner bulana kadar çorba şeklinde yaş mamalar var denemek istersen. Hiç bir şey kabul etmiyorsa şırıngayla besleyebilirsin püre şeklinde mama verip.

Kronik hastalığı olan ve iştahsız olan kedilere Mirataz diye kulağın iç kısmına sürülen iştah arttırıcı merhem de veriliyor ama önce hastalığının sebebini net bir şekilde öğrensen daha iyi olur.
+5
truf
(01.08.26)
(5)

55 inç tv

patronaj1
selamlar. 4k takıntım yok da, hangi markadan hangi satıcıdan bakayım acaba?çok çok üst seviye bir şey olmasına gerek yok. ama hiç hakim değilim ürün adlarında yazanlara.philipsin sanırım işletim sistemine falan laf ediliyor.mesela: https://www.teknosa.com/samsung-55q7f5-55-139-ekran-4k-uhd-qled-tv-p
selamlar. 4k takıntım yok da, hangi markadan hangi satıcıdan bakayım acaba?
çok çok üst seviye bir şey olmasına gerek yok. ama hiç hakim değilim ürün adlarında yazanlara.

philipsin sanırım işletim sistemine falan laf ediliyor.

mesela: www.teknosa.com ve www.mediamarkt.com.tr
0
patronaj1
(01.08.26)
en ucuzunu al geç. işletim sistemine çok takma tv boxlar var farklı markaların. onları taktığında son sürüm android akıllı tv oluyor zaten tv. 20 binlere nordmende dijitsu falan var onlara da bakabilirsin.
0
f02561
(01.08.26)
Mediamarkt kendi markası var peaq geçen magazadz gördüm ekranı iyiydi. Mibox takarsınız zaten bence alinir
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.08.26)
Philips güzel yaa, 4 yıldır kullanıyorum ben mis gibi tv. Samsunglar ölü piksel veriyor diye samsung ve lg bakarken philips’e dönmüştüm memnunum gayet.
0
mor oje
(01.08.26)
philips ambilight ile bambaşka bir keyif katıyor. Kullanan tanıdığım herkes çok memnun
0
hakmut
(01.08.26)
lg oled tv'si olan bir yakının varsa görüşünü almanı mümkünse de bi akşam iki çay içip oturmaya gitmeni tavsiye ederim. mağazadan anlaşılacak bir fark değil.

fiyat farkı belli miktarda oluyor ama görüntü kalitesi başka bir yere de gidiyor. bütçene uyana bakabilirsin
0
kel aynak kusu
(03.08.26)
(5)

instagramdan ekleyip konuşmayan hanım kişi

sorularimicinfeykhesap
merhaba.biraz saçma sapan bir iş ama kafama takıldı. bi kere de ben gönül işi sorayım.aynı firmanın farklı lokasyonlarında çalıştığım birini linkedinden ekledim perşembe günü. ekledikten yaklaşık 15 dk kadar sonra çat bana instagramdan istek gönderdi.kabul ettim ve ekleştik.haliyle selam verip bir
merhaba.
biraz saçma sapan bir iş ama kafama takıldı. bi kere de ben gönül işi sorayım.

aynı firmanın farklı lokasyonlarında çalıştığım birini linkedinden ekledim perşembe günü.
ekledikten yaklaşık 15 dk kadar sonra çat bana instagramdan istek gönderdi.
kabul ettim ve ekleştik.

haliyle selam verip bir de tanışma amaçlı mesaj attım.
cevap vermedi.

fotolarımı görüp beğenmedi diyorum, ama neden silmiyor o halde diye düşündüm.
ya da; hoşlanmadın ama nezaketen "merahabana merhaba kardeş" diyebilir miydi en azından.

nedir olay sizce? takipçi fln mı kasıyor acaba?
sileyim mi sizce?
0
sorularimicinfeykhesap
(31.07.26)
Köşede yedekte dur işte ne kaybı olur ki
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.07.26)
bu sorunun cevabını bilemeyiz ki. böyle durumlarda erkek olduğumuz için kafamız karışıyor çünkü biz "aha muz, severim, bunu ye" şeklinde basit düşünüyoruz. ama kadın için yüz tane ihtimal olabilir. ha birini tahmin et dersen muhtemelen fotolarını gördükten sonra sarmamıştır çok, niye silmedi diyorsun da niye silsin ki? senin tüm arkadaş listen güzel kadınlardan mı oluşuyor? sıradaki hedefine saldırmanı tavsiye ederim.
0
jangbogo
(31.07.26)
Valla bence LinkedIn biraz daha profesyonel olduğu için seni merak edip instagram üzerinden görüp değerlendirmek istedi. Orada gördükleri de pek hoşuna gitmemiş olabilir ama yine de peşin hüküm vermemek için seni yedeğe almış olabilir.
+2
j r r tolkien hayrani
(01.08.26)
sen kendi kendine olayı gönül işi yapmışsın. iş yerinde bir kişiyi linkedinden eklemişsin. o da çok normal şekilde kabul etmiş. buraya kadar zaten profesyonel.

sonra seni instagramda bulmuş eklemiş. bazıları instagram takipçi listesini kalabalık tutmayı seviyor. işyerinde samimi olmadıgım kadınlar da beni ekliyorlar, ben de kabul ediyorum.

ama hiç birine pat diye merhaba mesajı atmıyorum. seni instagramda arkadaş ekledi diye seninle instagramda mesajlaşmak zorunda değil, seni arkadas eklemesi senden hoşlandıgı anlamına da gelmiyor.

böyle abuk subuk şeyler yapıyorsunuz tüm kadınlar tüm erkekleri abaza zannediyor :)
+2
abelardo
(01.08.26)
abelardo ‘ya katılıyorum. Instgramda takiplestigimiz kiminle gercekten de günlük hayatta aktif olarak görüşüyoruz ki zaten. Is yerinden kaynaklı sizi eklemesi mümkün yani. ama mesajiniz anlamsız geldigi icin cevap yazmamis olabilir
+1
acelaacedebela
(01.08.26)
(5)

Budapeşte’de nerede kalmalı?

ezkaza
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
0
ezkaza
(30.07.26)
Budapeşte ogretmenevi
-5
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Budapest Marriott veya Intercontinental
0
bloodymoon
(30.07.26)
www.booking.com

Ramada by Wyndham Budapest

Burada kalmıştım ben görev icabı giderken ama kendim de gitsem burada kalırım. Temizdi, kahvaltısı da fena değildi ve o zaman gittiğimizde müdürü Türk’tü. Genelde Türkler kalıyor zaten. Şehrin merkezinde kalıyor yaya gittik her yere

Bir de büyükelçilik de buraya yönlendiriyor resmi ziyaretle gelen personeli. Organizasyon zamanında bu otel kullanıyor genelde makam dışı personel için. Yoğun bir dönemde yer bulamayabilir bulsanız da rahat edemeyebilirsiniz onu da ekliyim
+1
Hallegadola
(30.07.26)
ben bükreş diye okuyup "noooluyoz" dedim bir an.
olsun, bükreş için cevap vereceğim.
şehir büyük.
hangi sektörde ne yapacağınıza karar vermeniz lazım.
fakat sektör 1'de aurel vlaicu metro istasyonuna yürüyüş mesafesinde (strada avitiei vesaire) çok güzel airbnb'ler var.
bükreşte metroya yakın olmak büyük avantaj.
-4
rain when i die
(30.07.26)
www.marmara.hu
merkezde
0
renegade
(01.08.26)
(17)

10 ya da 20 yıl geriye alsak zamanı....

Lh12
Avrupa ya göç etme çabasına girer miydin? Yoksa iyi ki cennet vatanımda kaldım mı diyorsun?
Avrupa ya göç etme çabasına girer miydin? Yoksa iyi ki cennet vatanımda kaldım mı diyorsun?
-3
Lh12
(30.07.26)
Ağa sen yapay zeka olabilir misin ne zaman şuraya girsem senin kafa açıcı duyurularına denk geliyorum.

Yurtdışı demek sadece kaçtım kurtuldum demek olmuyor. Türkiye’de suriyeli neyse başka memlekette de o oluyor. CEO bile gitsen kendi kültürünü ararsın, kendi dilini kullanmak istersin. İklimi bile çok şeyi değiştirir ki Avrupa bu konuda sınıfta kalıyor. Yani yok öyle gittim kurtuldum artık cennetteyim.
Duyuruya cevabım:

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Fırsat vardı uk ye gitmedim. Yıllar gecti kafamı duvarlara vuruyorum.
-1
🌸Lh12
(30.07.26)
Uk kaldırmış gocmen bekliyor zaten kendi insanlarıyla olmayacsgini anladı. Şimdi de zorlasan gidersin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Çocuğun okulundan evin kredilerine, iş güç kıl tüy ... 4 koldan yakalandım, çakılıp kaldım.
0
🌸Lh12
(30.07.26)
Ne dovunuyorsun o zaman aga evlenmiş çocuk yapmışsın şimdi uka gidecektim. Bu ne pehriz bu ne lahana ikramlığı. Kariyi boşarsın da çocukla zor
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Merak ettim 20li yaşlardaki nesil hangi kafada? Bu tür düşünceler/planlar var mı? Yoksa pes te kariyer ya da dudak dolgusu peşindeler mi diye.
0
🌸Lh12
(30.07.26)
15 sene geriye alma imkanim olsa zamani pasaportu aldigim gun geri donerim.
ayni gune bilet keserdim hic tereddut etmeden.
yurtdisi iyi bir deneyim ama bokunu cikartmamak lazim.
gocmenlik denen nane cocuk oyuncagi degil
0
cooperr
(30.07.26)
Gidebilirdim
0
cccbehzatccc
(30.07.26)
duranı sevsinler. koşarak giderdim.
+1
mikahakkinen
(30.07.26)
Hayatımda aldığım en iyi karar Türkiye'de daha euro dolar 2 falanken kesinlikle daha kötüye gideceğini görüp hanımla taşınmak.
9 sene olacak, bir saniye bile Türkiye'de yaşama fikri aklıma gelmiyor.
Bu işin doğrusu yanlışı yok, sonuçta Amerika'dan Avrupa'ya göçen ya da Avrupa'dan Amerika'ya göçen de var. Herkese uygun bir hayat değil doğduğun ülkeden başka yerde yaşamak da Türkiye'de yaşamak da herkese göre değil. Tatilde güzel o kadar benim için.
0
logisticsmanager
(30.07.26)
Maalesef on yıl önce gitmem derdim salaktım, şimdi akıllandım giderim.
0
ekimoloji
(30.07.26)
6.5 yıl önce tam da covid zamanı yurt dışına taşındım, hem de 28 yaşında.
şimdiki aklım olsa lisansı bile yurt dışında okurdum.
çoktan vatandaşlık almıştım.
bence yurt dışına taşınma olayını 2020'den önce halletmiş olanların durumu daha iyi.
ne kadar geç yaparsan o kadar çok sıkıntılı sürecin oluyor bence.
0
rain when i die
(30.07.26)
10 yil önce almanyaya tasinmayi istiyordum. 6 sene önce tasindim. Hayatimda verdigim en iyi karar.
Maddiyat ve kafa olarak bambaska bir yere gittim. Trde bunlari yapacak hustle kafam yoktu.keyfine düskün rahat biriyim, depresyona girebilirdim. Burasi icin yetiyor.
0
Purple life
(30.07.26)
10 yıl ya da 20 yıl önce hiç göçme gibi bi istediğim olmadı, hala da yok. Sanırım siyasi ve ekonomik durumlar haricinde kendi hayatınla, ailenle, sevdiklerinle, işinde gücünde, oturduğun yerde mutluysan öyle bir arayışa çok da girmiyorsun.
0
su olsam ates olsam
(30.07.26)
İngiltere, Riyadh, Dubai, Katar, Münih'e göçme şansım oldu. Gitmezdim.
0
gabe h coud
(31.07.26)
10 yil once gitmekte istekliydim ama daha eski donemlerde ne dusunuyordum pek hatirlamiyorum. 2021 sonlarinda Hollanda'ya tasindim, iyi hos ama omur gecer mi burada bilmiyorum. Turkiye'yi veya baska bir az gelismis ulkeyi denemeye niyetliyiz. Sonra olmazsa gene geri doneriz tabii. Soruda bahsi gecmese de ekonomik anlamda soylenenlere pek katilmiyorum. Maddi olarak neredeyse surekli bir darbogaz halindeyim.
0
mbond
(31.07.26)
20 li yaşlarımda cok istemiştim ama 40 ima yaklaştım iyi ki gitmemişim diyorum. Eşim dostum yanımda haftada 2-3 görüşüyoruz, yat kat alamasam da durumum fena değil.
+1
mirty
(01.08.26)
(7)

Türkiye'de ingilizce mülakatta şov yaparlar mı :)

klardtt
Merhaba,Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade e
Merhaba,

Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade edebiliyorsanız yetiyordu, kimse de çok zorlamıyordu.

Hatta bir kere kore firmada girmiştim, ik bana sadece ingilizce kendini tanıtır mısın dedi. Kendisi hiç konuşmadı/soru sormadı. ik'da öyle çok değil sanırım ama genel olarak ingilizce kullanabiliyor mu ona bakıyorlar.

Şimdi abd merkezli bir firmanın Türkiye firma kısmında mülakata gireceğim. Yine ik kendimi ingilizce tanıtmamı istedi, biraz konuştuktan sonra kendisi ingilizceyle şov yaptı :) (ik türk, en azından ismi.) Manyak ingilizcesi vardı, telaffuzu akıcılığı... adını görmesem yabacı zannederdim. üniversitem de bu kadar iyi ingilizce konuşan hoca hatırlamıyorum neredeyse.

Şimdi teknik ekiple teknik mülakata gireceğim. ilk kendimi anlatan ingilizce sunum yapacakmışım. Sonrası teknik mülakat olacakmış, bundan sonrasının ingilizce ya da türkçe olması mülakatı yapan kişilere kalmış.

Şahsen çok gerildim, oradaki mühendislerin (onlar da Türk) de öyle ingilizcesi var mıdır? Yoksa ik'da yapısı gereği öyle kişiler mi çalışıyordur? Herkesin İngilizcesi öyleyse rezil olurum valla
0
klardtt
(30.07.26)
bence herkesin öyle değildir. bu firma global ve kurumsal bir firmaysa zaten bu tip şeylere takmaz. ingilizcenizin mükemmel aksanlı olmasına gerek yok. gerçekten de derdinizi anlatmanız, onları doğru anlamanız yeterli olacaktır. hiç gerilmenize gerek yok. bol şans.

bir ekleme daha yapayım. mülakatı yapan ik bu tip görüşmeleri belki de 100 kere yaptı. zaten bu case'lere çoktan çalışmış, defalarca tecrübe edinmiş biri. elbette makyajını yapacak yeterli zamanı da olmuştur :)
+3
elektr10
(30.07.26)
Muhtemelen yurtdışında yaşamış birisidir o İK yoksa trde çok zor öyle insana rastlamak. Ayrıca ingilizce ogretmeni olmayacaksın işini gördüğü kadar bildiğini göstermen yeter
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Bence de hepsi oyle degildir. Bugune kadar Turkiye'de yasadigi halde, organik bir sebebi olmayip bu sekil ingilizce konusan sanirim sadece 1 kisi tanidim.
0
mbond
(30.07.26)
malesef turkler bu konuda asagilik kompleksine giriyor. baska bir dili ogrenmek ve baska bir kisiyle o dilde iletisim kurmak cok degerli bir olay. ben de bu konularda hep ayni ornegi veriyorum; hindistanlilar. kime sorarsan sor bu elemanlarin konusmasinin cok zor anlasildigini soyler, fakat isler bir sekilde zor da olsa yuruyor. bir ingiliz aksanina ihtiyacin yok, karsidaki seni anliyor sen onu anliyorsan bir mimikle bile iletisime devam edebilirsin. zaten yeni mezunsun kimseye rezil olmazsin merak etme. yani 40 yasinda olsan da rezil olmazsin burasi tamamen ayri bir konu. :)) mesela ben daha cok yazisma kismindan ilerledigim icin ingilizce konusurken en basit bir kelimeyi unuttugum bile oluyor, fakat dedigim gibi bir sekilde akista ilerliyor her sey.
0
arakaali
(30.07.26)
uzundur yurtdisinda muhendislik ekosistemindeyim.

teknik elemanlarin cok iyi ingilizce konusmasina pek gerek yok, evet/hayir/gunaydin disinda konus(a)mayan cok asyali gordum.

IK baska, ingilizcesi kotu olani IK'ye almazlar zaten ki soyle bir dusundum, pek gocmen IKci gordugumu bile hatirlamiyorum, cogu zaten edebiyat mezunu falan oluyor.
0
cooperr
(30.07.26)
türkiye'de doğru düzgün ingilizce mülakat yapan tek kurum kuruluş gördüm.
o da whirlpool manisa fabrikasıydı.
ik'ları bilkent mütercim tercümanlık mezunuydu.
şimdi zaten ingiltere beko global hr'da.
mülakatı yapan da doğrudan abd'liydi.
2017 aralık civarı.
(not: makina mühendisiyim)
0
rain when i die
(30.07.26)
tüm İK'cıları karşıma almak pahasına bir yorum yapıyorum.

İK'cıların işi genel olarak şov yapmaktır. her fırsat bulduklarında şova başlarlar. teknik personelden beklenen karşısındaki doğru anlamak, kendini de akıcı bir şekilde doğru anlamaktır. kimse gramere, aksana bakmaz.
+1
co2s2
(31.07.26)
(11)

İlişkilerde denklik konusu

momomsu
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; aileleri
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; ailelerinin ve büyüdüğü ortamların farklı olması, bu sebeple maddi problemler yaşamaları, kendilerine ait iş sorunları. Ben hiçbir zaman maddiyata çok takılmadım, önemli olan iyi vakit geçirmek ve manevi anlamda destek bulmaktı amacım. Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu. Çeşitli bahanelerle aramızdaki ilişkiler sonlandı. Evet açıkçası çok da bir şey kaybetmedim ama ister istemez bu konuya canım sıkılmıyor da değil. Maddiyat oldukça önemli günümüzde, ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Siz bu tarz ilişkiler yaşadınız mı ve uzun süreli oldu mu? Gerçekten her konuda olmasa da bazı konularda denk olduğum kişilerle nasıl tanışacağım?
-3
momomsu
(28.07.26)
ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Bu cümleye kadar karşı taraf hep bir şeyleri sorun etmiş gibiydi ama burada bir niyet okuma görüyorum. Sen insanları benden faydalanıyorlar diye görüyor olabilir misin?
+2
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatım boyunca, kadının maddi durumunun daha iyi olduğu mutlu bir birliktelik hiç görmedim ben. Sebebi hakkında bir fikrim var. Ama şu an konu dışı o.
Siz bence maddi durumu size denk ya da sizden daha iyi birini bulmaya çalışın.
-1
Mirket
(28.07.26)
Benden zengin bir bayanla ilişkim oldu ve sorun parası ya da imkanları olmadı hiçbir zaman. Ben evlenmeyi düşünmüyorum diye ayrıldık benden 6 ay sonra yarbonun biriyle evlendi zaten. O yüzden tuhaf geldi boyle şeylerin olması. Kız gelir beni arabayla evden alırdı şimdi bunun nesini sorun edeceğim ki
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
"Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu"

bunu açık açık bu şekilde beyan etmediler ise burada biraz önyargı var gibi geliyor. ilişki bir şekilde yürümeyince ben kötü veya yetersiz değilim onlar beni taşıyamadı/anlayamadı kaçışı gibi geldi bana.
+3
orpheus
(29.07.26)
Erkeğin parası kadından çok olmalı ya da denk olmalı
Erkek kadından uzun olmalı
Erkeğin kariyeri-iş becerisi kadının önünde veya denk olmalı.( örneğin; kadın doktor, erkek hemşire ilişkisi olmaz)
Erkeğin yaşı kadından fazla olmalı.

Bu şartlara uymayan ilişkiler nanay
0
Cezcez
(29.07.26)
Karşılaştığınız erkek grubuyla alakalı bir durum. Benim arkadaş çevremde ve arkadaş grubumda parayı konu eden insanlar yok. Ben nasıl para puldan çok insanların kafama uygunluğuna bakıyorsam eşimde ben gibi arkadaşlarımda bana benzer. Benim dünyaya bakışım çevremi şekillendirdi. Siz de içinizde şunu mu düşünüyorsunuz: bana gelen param için mi geliyor? Düşüncesini insanlara hissettirirseniz insanlarda size öyle yaklaşması gerektiğini düşünür. Ben evlenene kadar eşimin ailesinin ekonomik durumunu ne sorguladım ne de bildim. Relax olmak lazım.
+1
mikahakkinen
(29.07.26)
Hahahaha resmen komedi.

hiç bir erkek gelip de kadının suratına "senin beklentilerini karşılayamam, ben yetersizim" demez

Sorun erkekler değilmiş bunu kabul ederek zengin koca aramaya başla bence
-6
artıküyeolmakistiyorum
(29.07.26)
erkek tarafım, eşim benden daha tahsilli ( doktor, ben doktor değilim), hayatı boyunca benden daha fazla para kazandı ve kazanacak. 9 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 15 yıldır evliyiz, 12 yaşında kızımız var. hayatımın eşimle olan zaman dilimi, eşimin olmadığı zaman diliminden daha fazla. bu arada oldukça da mutlu bir aile hayatımız var. öyle toplumun kabul gördüğü normların aksi biriyim.

Siz maddiyata takılan biri değilsiniz, aksine maddiyatı ve başarıyı bir özgüvensizlik malzemesi yapan insanlarla denk gelmişsiniz.

Karşı tarafın sizi elde ettiği imkanlar veya başarılar yüzünden tehdit/ulaşılamaz olarak görmesi, sizin eksikliğiniz değil, onların tamamlayamadığı süreçlerle ilgilidir. Sırf birinin imkanlarından yararlanmak üzerine kurulu bir ilişki ne kadar sığsa, partnerinin sahip olduğu imkanlar altında ezilip uzaklaşan bir ilişki de o kadar sürdürülemezdir.

kişisel ve zihinsel gelişimini tamamlayabilmiş biriyle denk gelirseniz olursunuz bence. aksi durumda erkek kodlamasında -özellikle bizim toplumumuzda- halen sağlayan/üstün olan taraf olma arzusu ciddi bir yer tutuyor.
+2
galahad reloaded
(29.07.26)
sizin için bu kadar önemliyse çözüm belli değil mi, maddi durumu sizden daha iyi olan insanlarla ilişki yaşayacaksınız, diğerleri olasılık olarak bile radarınızda olmasın.
0
gabe h coud
(29.07.26)
İlişkileri değiştiremeyeceğiniz fiziksel/maddi özellikler üzerinden tartıp karar veren insanları anlamıyorum.
0
rakicandir
(01.08.26)
İnsanlar maddi manevi birbirine denk olmazsa ilişkiler uzun süreli olmuyor. Buna rağmen uzun süreli olan ilişkilerde de mutlaka biri diğerine tahammül gösterdiği için oluyordur.

Para ile ilişkiniz sağlıklı ise bence karşı tarafın maddi durumunu belli bir ölçüde gözetmeniz normal. Sonuçta herkes kendi imkanlarını yaşamını bir standart olarak görür ve altına düşmek istemez, eğer karşınıza bu standartın altında insanlar çıkıyorsa belki de çevreyi biraz değiştirmek lazım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
(21)

eşimin telefonundaki eski kız arkadaşlarının nudeları

hakyememyemekyerim
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyo
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyorum varlığını bile unutmuşum vs dedi ona inanmadığımı söyledim siz olsanız ne yapardınız
-5
hakyememyemekyerim
(28.07.26)
Kız olsam şöyle düşünürdüm

Bu adam bu fotolarla ne yapıyor, muhtemelen masturbasyon.

Neden yapıyor
Eski manitalarının fotolarına bakıp asılmak, benimle gercek ilişkiden daha fazla keyif veriyor demek ki.

Yoksa mastorbasyon bagimlisi mı,
Öyle olsa süper modellerin fotoları ya da zevkine göre belki buruşuk ihtiyar hatunlar, fetişine göre ayak, koltuklaltı fotosu falan olmalıydı ama düpedüz eski manitalar.

Böyle sorular olurdu kafamda
+1
covered
(28.07.26)
bu fotolarin gizli klasörde saklanmasi baya red üstüne red flag. güvenim sarsilirdi.

genel olarak mutlu muyum vs onlara bakarak bir degerlendirme yapardim.
0
Purple life
(28.07.26)
Son yazışmaları ne zaman kiminle yaptığını bilmek lazım .
Görselleri silmesi çözüm değil . Buluta, görmediğiniz bir flash belleğe yükleme denen bir şey var sonuçta .

Malum günümüz insanlarının aşırı aydınlanmış kafalarında şu zihniyet hakim :
- evli olsam bile neden kendimi bir tek kimseye bağlı/mahkum edeyim ?
Film ve reklamlar ile bu gibi hususlar topluma yedirildiğini de görüyoruz .

Özel hayata ilişkin kimi yasakları kırmak birilerine eğlenceli cazip gelebiliyor.
Özel hayat kavramını eşimizden bile daha gizli hale getirmek ilerideki yaşanacak bazı krizlerin başlangıcı .
Boşanma avukatlarında kitap yazacak hatta filmi çekilecek ölçüde benzer çok hikaye olay vardır.

bir süre sonra artık deliller de sağlam ise: - ya onlar ya ben... diye karşısına çıkmak gerek.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Aldatmayan erkek yoktur aga artık şunu açık açık konuşalım. Aldatmayan erkeğim diye gezmesin.
Bu arada ne düşüneceğiz adam arşivci der geçeriz. Bayansa geçmiş olsun hayır gelmez.
-25
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatından çıkmış gitmiş kadınların fotoğraflarını saklayan biri ne eş ne baba ne herhangi bir şey olmamalı. Hatta direkt kendisi olmamalı.
+8
asue
(28.07.26)
bunu yaparken ne niyetlediği önemli. önemsiz bir oyun gibi gömüş de olabilir. yarın öbür gün lazım olur diye saklamış da olabilir ya da trophy olarak saklamıştır. geçmişi anıp bir tatmin elde ediyordur.
-2
orpheus
(29.07.26)
Burada anormal olan silmemesi mi ya?
Bir adamın sevgilisinin nude fotoğrafına sahip olması bile başlı başına anormal değil mi? Yani bu devirde nude almak göndermek talep etmek bence çok yanlış ve anormal.
+2
Cezcez
(29.07.26)
Burada garip olan çok şey var. Evli adamın telinde herhangi bir kadının normal bir fotosunun olması sorun olmalıyken, nudesi falan neden var? Nasıl bir olay lan bu.
+5
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu ergenlikte takılı kalmış nerd adam ile hayat geçmez
+3
grimavi
(29.07.26)
Böyle bir şey yakalasam ilk aklıma gelen şey bunun suç olduğu ve o kızlara yapılan saygısızlık olurdu. Sonra bu sapıkla ne yapıyorum ben derdim. Twitter’da sayısız porno var aç onu izle yani
+6
Hallegadola
(29.07.26)
Başlık kurgu.
+1
HellKeePer
(29.07.26)
"şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı"
Bu çok iğrenç, eski sevgililerinin özel fotoğraflarını saklaması zaten çok iğrenç ama hayatında arkadaş olarak tuttuğu birininkileri saklaması çok çok daha iğrenç.
Korkunç bir sapıklık ya ne diyeceğimi bilemedim.

Bunlar öyle kolay kolay yok edilecek şeyler değil ama erişebildiğiniz her yerden silindiğine emin olun, kadınlara yazık ne kadar üzücü kötü bir şey.

Bu aldatmadır ve ilişkiyi bitirmek için gayet yeterli bir sebeptir ama böyle şeyleri uzaktan söylemek kolay yaşarken zordur, oturup düşünüp bir yola varmanız gerek.
Çok geçmiş olsun.
+3
mutekebbir
(29.07.26)
ne işiniz vardı eşinizin gizli klasöründe :) deyip konuyu alevlendireyim.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
Anısı vardır deyip geçmek lazım
-2
yakalayamadığın.ışıklar
(29.07.26)
Çok kurcalıyorsunuz bazı şeyleri. Herkesin ufak tefek karanlık alanları olabilir.
Aldatmadıktan sonra çok bir sorun olmaması lazım.
Fotoğraf tutmayabilir ama p*rno izleyebilir,
Bunları yapmaz ama stalk yapabilir,
Hiç bir şey yapmaz ama dışarıda, iş yerinde rahat durmayabilir,
Tüm bunları yapmaz ama masturbasyon yaparken başkalarını düşünebilir.

Bunun bir sınırı yok her şeyi bilemezsiniz.
Ama nude tutmak hoş mu, değil tabi. Ben ayrıldıktan sonra fotoğraf / video varsa siliyordum etik açıdan doğru gelmiyordu. Ama benim bulutta da liseden beri fotoğraflarım olduğu için geçmişteki 3-5 kız arkadaşımla da fotoğraflarım duruyordu. Kasıtlı yaptığım bir şey değildi, yine de sorun olmuştu. Bazen gereksiz yoruyor kadınlar. Bir güvensizliğin varsa ayrılabilirsin mesela.

Hatta bazen -şahsi gözlemim- sorun olmasa bile çıldırıyor kadınlar ulan kesin bir şey var bu kadar düzgün adam mı olur diye didik didik arıyorlar sorun istiyorlar sanki :')
-6
ananiyimioguz
(29.07.26)
Gizli klasör değil de; “1 daha bakılmamak üzere mazide kalan fotoğraflar“ klasöründe olsaydı sıkıntı olmazdı.
0
ground
(29.07.26)
Tüm soruların kocanla ilgili ve hoşuna gitmeyen cevapları tiklemiyorsun, sen nolacak ya her erkek yapar sorun etme cevabını istiyorsun. Tencere kapaksınız ayrılma da başka kadının başı ağrımasın.
+5
ekimoloji
(29.07.26)
Varlığını bile unutmuşum olayı yalan. Sizle birlikteyken de öyle bir klasörün olduğu aklına geldi. Silmeye kıyamadı sadece, ama sizi aldatmak gibi düşünmeyin bunu. Nasıl ki futbolu bırakıp basketbola başladınız diye futbolda kazandığınız kupaları çöpe atmazsınız onun gibi :) Sileyim mi diye düşünmüştür muhtelemen ama "Amaaan noalcak canım şurada gizli klasörün içinde duruyor kime ne zararı var" demiştir.

Bu olay aldatma ile falan kesinlikle aynı kefeye koyulamaz, porno izlemenin bir tık kötüsü gibi.
-3
bobinhoo
(29.07.26)
Kocanın nicki ne abla hakyemembokyerim mi
0
kullaniciadimvar
(29.07.26)
kullaniciadimvar ahahahaha çok güldüm allah da seni güldürsün xd bence bi nick alsaydı bu uygun olurdu
0
🌸hakyememyemekyerim
(29.07.26)
neden tik koymadığını anlayamadım, yani kişinin rızası olmadan birinin çıplak fotoğraflarını saklamanın suç olmadığını mı düşünüyorsun

affedeceksen hiç sormayacaktın bu soruyu
+1
Hallegadola
(29.07.26)
(8)

Uzun ilişkiden sonra ne yapılıyordu?

msb
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.Ne yapsam iyi gelir?
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?

Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.

Ne yapsam iyi gelir?
0
msb
(28.07.26)
aktivite hobi falan. 16 yıllık ilişki fenaymış. kolay gelsin cidden. kendinle çok baş başa kalmamaya çalış.
+1
jelly bear
(28.07.26)
Yılmaz Erdoğan 'Yağdıkça' şiirinde

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

der.
0
Mirket
(28.07.26)
Hakan Taşıyan da Eskici adlı parçasında
eskiciye hitaben :
- onundu şu masa , şu kalem, kağıt...
ister sat istersen hayrına dağıt.. demişti

Uzun ilişkiyi yanlış tanımlıyoruz aslında.
Evlilik olmadan yaşanan uzun ilişki evliliğin içini boşaltmaktır .
Geçen günlere zamana üzülmek gerek.

Yine de evlilik için hazırsan kesin olarak başkasıyla yeni sayfa açmak için çok beklememek lazım .
Ama "onu unutmak için evlendim " diyenlerin hatasına düşmemelisin.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Geçmiş olsun en aşağı 3 sene iptalsin. Bunun ön kabulüyle yaşarsan daha kolay olur
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Önce kendinizle yeniden tanışın.
16 sene önceki siz değilsiniz artık, beraberlikte olduğunuz kişi de değilsiniz. Kendinize vakit ayırın, kendinizi yeniden tanımaya çalışın. Acı acıyı keser mantığıyla gidip bulacağınız bir ilişkide yüksek ihtimalle karşı tarafı mutsuz edersiniz. (bunu bilerek yapmazsınız tabii ancak kendiniz olamadan başlayan bir ilişkide bir süre sonra kişi karışıp dolaşıyor.)

Ben bunu çevremdeki boşanmış arkadaşlarıma da söylüyorum. Önce bir süre yalnız kalıp düzeninizi kurun. Yalnız kalmayı, "ben" olmayı hatırlayın ki karşınızdaki insana sağlıklı bir zihinle gidebilesiniz. (muhabiriniz 45 yaştan bildirdi.)
+2
strawberry first
(29.07.26)
Kendine zaman ayırmak. Bol bol spor. Sonra sosyal çevre geliştirme idmanları.
+2
gabe h coud
(29.07.26)
Öncelikle iş vakti dışında telefona bakmak, açmak zorunda değilsin, bunun rahatlığının tadını çıkarıyoruz ilk önce.

Ondan sonra buluşmanın sıkıntı olduğu arkadaşların hepsiyle tek tek görüşüyoruz.

Gitmenin yasak olduğu mekanlar varsa hepsini tek tek ziyaret ediyoruz.

Arkadaşlık uygulamalarından bir süre uzak kalıp kafamızı dinliyoruz.

Bu esnada bir muhasebe yapıyoruz, kim haklı, kim haksız, içimizde kalan bir şey varsa alkol vs olmadan bir güzel dökülüyoruz ki içimizde zerre bir şey kalmasın.

İçimizde bir şey kalmadığında yeni ciddi ilişkiye açık davranışlar sergiliyoruz.
+1
kimlanbu
(29.07.26)
4 hafta üst üste düzenli spora git, yürü, koş çiçek gibi olursun. aklın berraklaşır, mutluluk hormonu salgılar rahatlarsın.
+1
denizmaniaherif
(30.07.26)
(6)

Evlilik kumar işi diyen var, evliler katılıyor musunuz?

cccbehzatccc
Birkaç yıllık evliyim. Arkadaşların anneleri evlen artık diye öğüt verirlerdi...ne kadar tanırsan tanı aynı eve, ailesine girince anlarsın derdi. Ben tanınabiliyor diye düşünürdüm ve bana göre düşüncem çıktı.Mutlu bir evliliğim var, hatta evlenince çok daha iyi oldu bazı şeyler.Evliler, siz bu şans
Birkaç yıllık evliyim. Arkadaşların anneleri evlen artık diye öğüt verirlerdi...ne kadar tanırsan tanı aynı eve, ailesine girince anlarsın derdi. Ben tanınabiliyor diye düşünürdüm ve bana göre düşüncem çıktı.

Mutlu bir evliliğim var, hatta evlenince çok daha iyi oldu bazı şeyler.

Evliler, siz bu şans işine katılıyor mısunuz? Ben pek katılmıyorum sanki...
📊 Evlilik şans işi midir? Eşi asıl evlenince mi tanırız?
Evet şans işidir, sevgililiklerinden farklı oluyorlar %14.3 (6)
E yani, değişiyorlar, şans da bir faktör %28.6 (12)
Hayır, hazır olduğunda ve tanıdığına emin olduğunda evlenirsen rasyonel bir durum %42.9 (18)
Kesinlikle hayır, şansa katılmıyorum %7.1 (3)
Ne bileyim ben evlenmedim hiç %7.1 (3)
0
cccbehzatccc
(28.07.26)
Ortadakini sectim ama gene de yazmak istedim. Ne kadar iyi tanirsan tani isler ters gidebilir, risk her zaman var ve goz ardi edilemeyecek kadar yuksek. Ancak cogu iliskide evlilik oncesinde o isin olmayacagi aslinda rasyonel bakilirsa gorulebiliyor. Ancak cogumuz rasyonel bakamiyoruz.
+1
mbond
(28.07.26)
Evlenmeyeceğim. Çünkü evlenmek erkek için felaket bu yasalarla. Bir bayanın ömür boyu kolesi olmak için asla imza atmam
+1
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
evlilik pazardan aldığın karpuz gibidir. eve gelip ,kesip içine bakana kadar ne olduğunu asla bilemezsin.
+3
omer460
(29.07.26)
insanları değiştiremezsin fakat, insanlar değişir.
olumlu yöne değişene ben denk gelmedim.
+1
duyuruuser
(29.07.26)
Karpuz örneği güzel. Rengine, sapına bakarak, vurup sesini dinleyerek bir fikir sahibi olursun ama eve gelip içini açmadan asla tam olarak bilemezsin. Ayrıca kısa vadeli de düşünmemek lazım, evliliğin ilk 1-2 senesinde sevgililik zamanındaki insanla aynı olabilir ama sonuçta imzayı bir ömür atıyorsun. 10 yıl, 20 yıl bu sürelerde insanlar fazlaca değişir hayatın getirdikleriyle birlikte.
+1
bobinhoo
(29.07.26)
Hocam birçok insan evlendiği insanı şekillendirip yontabilmek konusunda çok iddialı düşünüyor. Tam olarak bunu düşünüyorlar özellikle bu kelimeleri kullandım.

Birçok insan eşinin sevmediği yönlerini evlenince değiştirebileceğini düşünüyor. Ama öyle olmuyor.

Bir de şu var, bir insanla ne kadar iyi anlaşırsanız anlaşın, ters düşeceğiniz bir konu olur. bunu beraber yaşamadan anlayamazsınız. Bu birlikte yaşamak da değil bir hayat kararı almak.

Mesela eşinizle çok iyi anlaşabilirsiniz. Ama birlikte bir ev alın bakalım. Ortak taksit ödeyin. Hiç bilmediğiniz yönlerini görebilirsiniz işin içine maddiyat girince.

Bir arkadaşım nişan aşamasında iş kurdu. Haliyle maliyetli bir süreçti. Birbiriyle çok iyi anlaşan iki insan anlaşamıyormuş meğer.

Ya da bir yakın aile üyesinin hastalığı olur atıyorum. O yüzden kadın erkek taraflardan birinin ilgilenmesi gerekir konu olur.

Bir özel günü aileyle organize etmek ister bir eş, diğeri tatil ister olay olur.

Eşlerden biri "sıkıldım ya" diye işten çıkar konu olur.

Evlilik sadece romantik bir birliktelik değil. beraber yaşamak gibi bile değil.

İşin içinde ekonomik konular var, aile değerleri var, ortak hayat planları var, çocukların yetiştirilmesi var, manevi değerler var. bunların birçoğunu konuşmadan evleniyor insanlar. Sonra sürpriz yumurta diyorlar.

Ya da zaten biliyor, evlenince değiştiririm diyor.
+1
anten
(29.07.26)
(6)

Konya dan alinabilecek en mantikli sey

duyurukullanıcısı
Ne alayim? 2 gun burdayim.
Ne alayim? 2 gun burdayim.
0
duyurukullanıcısı
(26.07.26)
Etli ekmek ye.
0
Mirket
(26.07.26)
Konya şekeri
0
mikahakkinen
(26.07.26)
Hediyelik bişeyler olarak soruyorsanız, mevlana müzesi bahçesinde müze shop var. En güzel hediyelikler bence orda. Yolun karşısındaki yenilenen çarşı içerisinde de hediyelikler var ama müze shoptakiler başka.
+1
megalomaniac
(26.07.26)
Mesneviden ders al
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.07.26)
Konya şekeri yerine Kenevir helvası alın. Konya şekeri iğrenç.
0
megalomaniac
(27.07.26)
Tespih ama zikir çekerken kullanılan 9 boncuklu ek sallantısı olanlardan. Düz tespih değil. Fiyatlarda aşırı bindirme yapıyorlar özellikle Şems'in türbesinin önündekiler. Dükkanlarda çeyrek fiyata alabiliyorsunuz. Bir de çektikçe eli temizlediği söylenen bir ağaçtan yapılan incecik tespihler var. Bozup bileklik yaptırmıştım.
Kuka ağacıymış.

Misk ama gerçek olanını bulmak lazım. Muazzam bir kokusu var. Bizim tiksindiğimiz sahte olanı.

Kare kibrit kutusu gibi araç kokuları var. Başka yerde bulamadım. Sıcakta eriyor o yüzden sadece kutusunun kapağını açarak kullanabilirsiniz. Kutusundan çıkarmayın.

Sürme.

Onun dışında hediyelik bir sürü şey var da, eşyanın kölesi olmak durumundan ötürü biblodur vs şahsen tercih etmemekle birlikte gireceğiniz dükkanlarda semazen bibloları görürsünüz. Tezhip tabloları da var. Dükkanların bir çeşit istanbul ucuzluk pazarına dönmüş olduğunu fark edeceksiniz...

Mevlana türbesine arkanızı dönmeden çıkmanız gerekir. Geri geri gitmek vaciptir.

Etli ekmek yemeden dönmeyiniz ancak en iyi etli ekmek Aksaray'dadır. Hatta Sultanhanı ilçesinde ilçe içinde izbe bir yerde.

Bir sürü kilimci, halıcı göreceksiniz. Almayın. Yerli yabancı turist kazıklama işlemi.

Bütünün hayrına ülkemizin her anlamda korunması için dua etseniz keşke türbede. En güzel dua başkaları için edilendir. o zaman size de gelir.
0
janderzel zartanyan
(27.07.26)
(6)

Neden bazı dizi filmleri insan izledikçe izleyesi geliyor?

psmstc
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın. Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın.

Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
0
psmstc
(25.07.26)
Hikayesi kurgusu
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.07.26)
Konuları bence hızlı bir şekilde işleyip her bölümde bir sürü dopamin basacak konu işlemesi.
0
denizgonen
(25.07.26)
sinemayla daha cok ilgilendikce bu soruyu daha cok soruyorum. bazi filmler insani icine alirken bazilari akmiyor. sanirim editingle alakali.

bir de bazi genrelarin akmasi daha kolay. ornegin thriller drama'ya gore akici yapmasi daha kolay.
0
antikadimag
(25.07.26)
sanırım maharet kurguda.
kastettiğin dizilere örnek mi bilmiyorum ama akasya durağı sanırım ülkede herkesin bir şekilde denk gelip izlediği bir film.

onlarca kez izlediğimiz kemal sunal filmleri ile ortak temalar/saçmalıklar var. hafif, yormuyor, düşündürmüyor, temposu belli bir ayarda.

kendini tekrar tekrar izleten hikayelerin ortak noktası gevşetiyor olması belki de.
0
biseysorcaktim
(25.07.26)
Valla bence olay sadece kurgu, çekim tekniği ya da hikayenin ne kadar iyi olduğu değil. Kişinin izlediği film ya da diziyle nasıl bir bağ kurduğu önemli.

Film ya da dizi en başta senaristin, yönetmenin, oyuncuların düşüncelerine göre çekilip yayınlanıyor. Yani anlatmak istediği, nasıl anlattığı, mesajı vs en baştan belli gibi duruyor. Ama tüketiciye ya da izleyiciye ulaştığında iş değişiyor. Çünkü herkes kendi hayat tecrübesine, bilgisine, düşüncesine, anılarına vs göre izleyip değerlendiriyor. Yani, değişime uğrayıp izleyici sayısına göre yeni anlamlar kazanabiliyor.

Bu yüzden verilmek isteneni direkt almıyoruz hep. Kendimize göre yorumlayıp buna göre değerlendiriyoruz. Bazen sıradan bir sahne bize çok daha derin gelebiliyor, bazen bir diyalog başka bişeyleri bize hatırlattığı için daha anlamlı gelebiliyor, bir karakterde kendimizi buluyoruz ya da kendi kendimize olmadık şeylerden anlam çıkarıyoruz. Ya da tam tersi.

Her neyse, bence bu yüzden bazı filmleri tekrar tekrar izliyoruz. Çünkü kendimizden biseyler buluyoruz onlarda.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
izlediğimiz şeye inanmak. bunu gerçekçilikle alakalı olarak söylemiyorum. kendini kaptırmak, izlediğin şeyi benimsemek anlamında söylüyorum. örneğin "star Wars'ta lazer tüfekleri tabancaları varken ışın kılıcıyla düello yapmak nedir?" ya da "5 tane robot birleşip voltron'u oluşturuyor ama koca megarobot elinde kılıçla savaşıyor, saçmalık" gibi bir gerçekçilik ya da gerçekdışılık değil. film sana onu satıyor, inanıyorsun, anlatıyor sana derdini. kurgusundaki hız mı dersin, anlatımındaki dil mi dersin, oyuncuların iyiliği mi dersin, kameranın açısı mı dersin, efektlerin güzelliği ya da müziğin uyumluluğu... bunların hepsi birleşiyor, seni "inandırıyor"
0
co2s2
(27.07.26)
(4)

Bu hangi şarkının çakmasıydı?

artıküyeolmakistiyorum
Nefes almak istiyorum - Yonca Evcimikhttps://open.spotify.com/track/1Ly3DuA5QkJ34AGbueavdO?si=Qtd8lKIfQpGZVKj0jnvmXA&utm_source=copy-link
Nefes almak istiyorum - Yonca Evcimik

open.spotify.com
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
0
Mirket
(17.07.26)
Evet galiba çünkü benim de aklıma sonradan bu geldi
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
Duman da söylüyordu.
0
Mirket
(17.07.26)
kobuzchu kiz
(17.07.26)
(8)

Şu an seni hangisi doğru yola daha çok getirir?

Lh12
Aşk mı para mı?
Aşk mı para mı?
-6
Lh12
(17.07.26)
Sabah sabah kafa açma duyurusu mu bu.
Paranın çözmeyeceği şey yoktur
+8
artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
2/5 para ve 3/5 aşk
0
kendimefotograflarim
(17.07.26)
Para.
+3
mutekebbir
(17.07.26)
aşk diyenin akli melekeleri yerinde değildir.
+3
my fault
(17.07.26)
parayla saadet olup olmayacağı, çok yanlış değerlendirilen bir ikilem. parayla saadeti ya da aşkı satın almayacaksınız. hayattaki angaryaları, saadetle aşkla uğraşırken elinize ayağınıza dolanan şeyleri para ile ayağınızın altından uzaklaştırıp, aşkla saadetle daha rahat uğraşacaksınız.
+1
co2s2
(17.07.26)
valla piyangodan bana 1 milyar tl çıksın, sırf ben değil tüm sülalemle doğru yolu buluruz :))
0
art cat chocolate
(17.07.26)
aşk sadece romantik komedi filmlerinde doğru yola götürür. reel yaşamda para her kapıyı açıyor.
0
kondansator
(17.07.26)
Çok para.
0
ekimoloji
(17.07.26)
(5)

Youtube'dan toplu video indirmek

yadigar
Elimizde bir adet yks talebesi var. Youtube'dan konu anlatımı, soru çözümü vb. Videolar izlemesi gerekecek ama kendisine internet/youtube erişimi verirsek ders dışında her şeye harcayacak vaktini.20/30 tane hocanın kanalındaki tüm videoları toplu halde çekip indirip arşivlemenin bir yolu var mıdır?
Elimizde bir adet yks talebesi var. Youtube'dan konu anlatımı, soru çözümü vb. Videolar izlemesi gerekecek ama kendisine internet/youtube erişimi verirsek ders dışında her şeye harcayacak vaktini.

20/30 tane hocanın kanalındaki tüm videoları toplu halde çekip indirip arşivlemenin bir yolu var mıdır? Kendisine offline bir bilgi bankası oluşturalım ki interneti kesebilelim...
-2
yadigar
(17.07.26)
Google da bu soruyu tercihen İngilizce yazın ve cümlenin sonuna Reddit ekleyin Reddit de bir çok çözüm oluyor böyle konulara
0
bonaparte
(17.07.26)
İstersen tüm youtubeu indir o çocuk yine ders çalışmaz. Çalışmak istemiyorsa
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
Ne yapacaksınız internet bağlantısı olmayan bir hücrede bilgisayarla başbaşa mı bırakacaksınız çalışsın diye?

Youtube Premium'un offline izlemek için videoları indir özelliği olması lazım. Videolardan bir oynatma listesi oluşturup offline izlenecek bir ortam yaratılabilir bu şekilde.
0
Jazz
(17.07.26)
Jdownloader2'de tüm kanalı indir seçeneği var.
+1
klassno
(17.07.26)
videolar biraz uzunsa indirmesi meşekkatli, hele ki çok sayıda video ise.

en temizi youtube premium alın (çoğu firma yeni abonelere 3 ay bedava kodu veriyor zaten), daha sonra istediğiniz tüm videoları indirin hesaba (premium'da video indirme var). tabletteki wifi ağını unut diyip silin.

sonra normal youtube'a girer gibi girecek, sadece indirilen videoları izleyebilir.
0
brkylmz
(18.07.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(5)

15 temmuz

makbur
İle ilgili aklınıza yatmayan, kafanıza takilan neler var?
İle ilgili aklınıza yatmayan, kafanıza takilan neler var?
0
makbur
(15.07.26)
Kafana takılmayan noktası var mı ki?
+22
artıküyeolmakistiyorum
(15.07.26)
Duyuruya, 15 temmuz sorusu sormak için gelmiştim, bunu gördüm.

Benim aklıma takılan değil de bilmediğim konu şu, darbe başarılı olsa darbecilerin planlarını biliyor muyuz? Devlet başkanı kim olacak, devlet yönetiminde ve iç ve dış siyasette nasıl bir yol/yöntem izleyecekler, bunlar belli miydi? Bu kadar olay sadece kritik yerlere tekrar kendi adamları gelsin diye miydi?
0
nundu
(15.07.26)
10 yıldır şu soru beynimi kemirir durur. 1 kişi bile sağ yumruğunu ya da neresiyse işte kaldırıp, "biji fetö" falan gibi bağırıp davasına sahip çıkmadı. "direne direne kazanacağız", "baskılar bizi yıldıramaz" türevi şeyler göremedik. adeta allah gibi taptıkları donunu koklayıp ve hıçkırarak ağladıkları bu adam için tırnak içinde cesaret, ucuz kahramanlık yapan göremedim. derin bir şaşkınlık, inanılmaz bir hayal kırıklığı gördüm bazılarının gözlerinde. sadece etkin pişmanlıktan yararlananlar bu durumu abartarak anlattı. çok inanmıştık, dini bir lider olarak görüyorduk, kandırılmışız falan filan.
+3
ground
(15.07.26)
Bu dünyada ve toplumda genel olarak kabul görmenin en kolay yolu, en düz şeylere ve en çok destekçisi olan görüşe inanıp veya inanıyormuş gibi yapıp yaşamak. İnsanlarda bunu yapıyor işte, akla yatanı yatmayanı sorgulamıyor. En kolay söylemin arkasına gizlenip mal gibi yaşıyor insanoğlu.
0
mikahakkinen
(16.07.26)
Çok fazla bağlam kopması var. Yani tamam direkt tamamına tiyatro denmesini de saçma buluyorum fakat mesela şunlara halen cevap verilebilmiş değil;
- Deniyor ki bir subay darbeden evvel MİT Müsteşarlığına bildirmiş. MİT'e bu bilgi gittiyse neden devlet ya da ilgili kurumlar bununla ilgili önlem almadı?

- Ülkenin Cumhurbaşkanı darbe öncesi darbeden haberim yoktu diyor. Burada çelişki var. Ya subay MİT'e bilgi vermedi ya da subay MİT'e bilgi verdi ama MİT Cumhurbaşkanına bilgi vermedi.

- TSK'nın en başındaki ismi fiziksel olarak ele geçiriyorlar fakat bildiri için imza alınamadığı söyleniyor. Yahu kardeşim imza dediğin ne? O halde ve pozisyonda imza almak nedir? Kafasına silahı dayar telefonda da kime emir verdirmek istiyorsan ona emri verdirirsin. Baktın yine direnip talimat vermiyor, kafasına sıkar onun adına iş ve işlemler için hemen komuta kademesine kendi adamlarını yerleştirirsin. Oysa Hulusi Akar'a ne oldu? Tutsak olduğu sırada biraz boğuşmuşlar. (Yanlış biliyorsam/hatırlıyorsam düzeltin)

- Sesli düşünüyorum ben darbe yapmaya kalksam, o dakikadan sonra hayatım ya vatan hainliği ve ömür boyu hapis hayatı yaşama ya da ülkede sivil yönetimi lağvetmiş birisi olma konusunda tercih yapacak olsam yani ya herro ya merro noktasında olsam bu kadar güç varken henüz darbe kalkışmasının 3. saatinde pes etmem.

- Fetöcüler açısından baktığımda da çok anlamsız ve kesinlikle kendi içlerinde zannedildiği kadar emir komuta kademesi olmadığı açıkça belli. Neden? Çünkü madem bu kadar hem asker, hem polis hem de yargı anlamında içeride size bağlı örgüt elemanlarınız vardı da neden hepsini aynı anda kullanmak yerine kurşunlarınızı seyrek seyrek kullandınız diye sorarlar adama. Yine sesli düşünüyorum. Ben böyle bir örgüt yönetsem atacağım ilk kurşun 17-25 operasyonları vari bir şey olur ardından ikinci kurşunumu yargı tarafından kullanır baktım yine sonuçlar istediğim gibi gitmiyor o zaman hiç beklemeden şartları düşünmeden üçüncü kurşunumu atardım. Bunların arasında da zaman anlamında çok bir süre olmazdı. Mesela emniyetle yaptığım operasyondan sonraki 2. ayda askeri operasyon düzenleyip darbe yapardım. Kamuoyu buna hazır değildi vs gibi argümanlarda geçersiz. O günleri hatırlayın, MHP bir yandan CHP bir yandan nasıl canhıraş 17-25'in takipçisiydi. Toplum zaten ekonomik anlamda hafiften mırıldanmaya başlamıştı. Bırakın muhalefet kanadını AKP içinde bile bu operasyonlar sonucunda hafiften isyanlar çıkmıştı. Yani o tarihlerde bir darbe yapılsaydı en azından 15 Temmuz kadar karşı bir direniş olur muydu bundan emin değilim.

Yukarıda yazdıklarım tamamen bir Türk vatandaşı olarak kendi şahsi görüşlerim olup, herhangi bir kurum, kuruluş veya kişilerle ilgisi yoktur. Sadece 15 Temmuz ve öncesi sürecine dair sesli düşüncelerimdir.
+4
ulukayin
(16.07.26)
(6)

Whatsapp son görülme saati farkli

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor. Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.Teşekkürler
Merhaba,

Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor.
Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
galerisinden göndermiştir whatsappa girmeden belki
+1
jelly bear
(14.07.26)
Galeriden whatsappa giriş yapmadan nasıl gönderebilir ki?

Fotografi seçip paylaş dediğimizde whatsapp'a girip kişi secmemiz gerekiyor. Her türlü giriş yapılmış oluyor. Ben mı bir şey kaçırıyorum?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
Modlu whatsapp bunu bir araştır
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.07.26)
Hani giriş yaptığı saat 15:09 olup fotoğrafı 15:00de göndermiş olsa tuhaf gelecek de bunda ben bi tuhaflık göremedim :D

Whatsapp web sekmede açıktır, fotoğrafı da telefondan yollamıştır mesela.
0
truf
(14.07.26)
galeriden fotoyu seçip paylaş dediğinde üstte sık mesajlaşılanlar çıkıyor, onlardan birine tıkladıysa app'i açmadan paylaşmış olabilir.
0
co2s2
(14.07.26)
uçak modoundayken mesaj atıp whatsappı kapatın. sonraki zamanlarda uçak modunu kapatın. gönderim, kapattığınız zamanda yapılacaktır. muhtelen bu şekildedir.
0
ground
(15.07.26)
(6)

Tv'nizi kedilerden nasıl koruyorsunuz?

anaphylacticshock
Merhaba, Philips marka, ambilight özellikli, 55 inch, Qled bir smart tv almayı düşünüyorum. Fiyatları epeyce pahalı ve ekranları gereğinden fazla hassas gördüğüm kadarıyla. Evde 2 kedimiz var ve beraberken çok kudurabiliyorlar. Evin içinde duvardan duvara, oradan oraya çok hızlı koşup atlayıp duruyo
Merhaba,

Philips marka, ambilight özellikli, 55 inch, Qled bir smart tv almayı düşünüyorum.

Fiyatları epeyce pahalı ve ekranları gereğinden fazla hassas gördüğüm kadarıyla.

Evde 2 kedimiz var ve beraberken çok kudurabiliyorlar. Evin içinde duvardan duvara, oradan oraya çok hızlı koşup atlayıp duruyorlar.

Tv duvara monte olacak ve sigorta da yaptıracağım ama başka nasıl koruyabilirim?

Siz ne yapıyorsunuz? Nasıl önlemler alıyorsunuz?
-1
anaphylacticshock
(14.07.26)
duvara sağlam monte edilmesi yeterli bence.
şu anki televizyonumuzu eski evde duvara taktıramamıştık eski bi binaydı ve duvar kaldırmaz dediler. biz de sabitleme aparatlarıyla duvara sabitlemiştik hiçbir sorun yaşamadık.
+4
matilda
(14.07.26)
Yıllardır duvara asılı, tv’ye hamle yapmaz benimki. 1-2kez tv’de bişiler yakalamaya çalıştı ama tırnakları çok çıkarmadığı için bişi olmadı. Benimki de philips ama sorun yaşamıyorum. Çok çılgın bi kedi değilse ekstra korumaya gerek yok bence.
+2
mor oje
(14.07.26)
Tv ekran koruyucu diye bir ürün var kendi tvniz için olanı bulup alabilirsiniz.
+1
duyuruuser
(14.07.26)
Duvara monte olacak ise dusmez merak etmeyin.
Ekran icin de etiasglass ekran koruyucu alabilirsiniz. Ama bir dezavantaji var aksamlari problem olmasa da gunduzleri biraz parlama yapiyor bu koruyucular. gercek tv ekrani gibi olmuyor.
+2
nuevo
(14.07.26)
Hayvanları dogal alanlarında yani sokakta besliyoruz sorun kalmıyor.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.07.26)
11 aydır kedi bakıyorum, televizyonumuz duvarda asılı, ekran koruyucumuzda var. Kedim televizyonun önünde dolaşıyor ama bir iki kez sinek için hamle yapmak dışında bir sorun oluşturmadı şimdiye kadar.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(15.07.26)
(9)

İzlediğiniz en kötü milli takım turnuvası hangisi?

mikahakkinen
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangis
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangisi?
0
mikahakkinen
(12.07.26)
bu turnuvayı seyretmiyorum, neden izlemeyeceğimi yazmıştım.

euro 2004'ü izlemedim bir de.

94'ü hayal meyal hatırlıyorum, avrupa saatiyle uysun diye maçlar hayvan gibi abd güneşi altında oynatılıyordu. yaşım çok ufaktı ama temponun çok düşük olduğunu hatırlıyorum, maçlar çok kısı geçiyordu.

benim için tahammül edilemez turnuva 2010 idi. seslere karşı zaten hassasiyeti olan biri olarak vuvuzela.. şimdi baktım en az gol atılan iki dünya kupası 94 ve 2010 sanırım.

ben sizin aksinize katar'ın en iyi turnuva olduğunu düşünüyorum. tarihte ilk kez bir turnuva, sezon sonu futbolcuların tüm sezonun yorgunluğu ile bitik şekilde gelmediği, çok fit, kondüsyon olarak en yüksek noktada ve aşırı yüksek tempolu maçlar şeklinde geçti. final maçı bile 3-3 bitti.
+3
makbur
(12.07.26)
Katarda olmasının politik bir rezalet olması bir tarafa, muhtemelen tarihin en iyi dünya kupasıydı.

Genelin aksine 2010'u seviyorum ben, tam liseye geçtiğim yazda tüm maçları izlemiştim, vuvuzela da rahatsız etmemişti beni.

2018 dünya kupası ve euro 2012, ev sahipleri ve genel turnuva organizasyonu olarak hoşuma gitse de turnuva geneli futbol kalitesi olarak çok mehh gelmişti bana.

2004'ü hiç hatırlamıyorum ilginç bir şekilde. 2002'den sonra Türkiye katılamayınca ilgimi çekmemiş sanırım. 2002'ye dair daha çok anım var. Şimdiki aklıma Yunanistan'ın şampiyonluk hikayesinden çok keyif alırdım muhtemelen.

2026 dünya kupasını maalesef eski turnuvalar kadar sıkı takip edemedim. Hem iş güç hem de eskisi gibi oturup 90 dakika maç izleyemiyorum sıkıcı geliyor. Normalde sezon içinde maç izlemez, turnuvaları kaçırmazdım. Bu sene turnuvada da nadiren full 90 dakika izledim. Ama futbol kalitesi fena değil bence. Comeback çok var, yıldızlar iyi oynuyor, 48 takım iyi geldi turnuvaya ufak ülkeler güzel hikayeler yazdı. Türkiye hariç fena gitmiyor turnuva
+2
nundu
(12.07.26)
@Nundu'nun ilk cümlesi +1

2022 Katar cidden müthiş. Futbolcular kasmaz diyordum ama çok iyi mücadele ettiler. Sezon arasında olduğundan futbolcular çok fitti, kondisyonları çok iyiydi.

Sezon sonu sonrası yazın oynanan Dünya Kupası futbolcular (özellikle avrupa kıtasındaki) çok yorgun oluyorlar.
+1
put it in your appropriate place
(12.07.26)
Euro 2004
Dünya kupası 2006
İkisi de ölüm gibiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.07.26)
2008'den sonra Euro turnuvaları inanılmaz vasat gelmeye başladı. 12, 16, 20 bunları hiç hatırlamıyorum bile. Ama mesela 2000, 2004, 2008 mükemmeldi.

Dünya Kupasında da bence de son 25 yılın en kötü turnuvası 26 ile birlikte 18 olabilir.

22 katar gerçekten de en iyilerden biriydi.
+1
efreet sultan
(12.07.26)
2026’ya bu kadar tahammülsüz olmamızın bir sebebi de bence milli takımın 24 yıl sonra turnuvaya katılması ve nispeten iyi de bir takım olması nedeniyle büyük beklentiyle başlamamız ve henüz ikinci maçta berbat bir şekilde elenmemizdi. Bir de üstüne akıl almaz açıklamaların gelmesi bizi çok soğuttu. Evet çok akılda kalan bir maç yok. Bu doğru. Hatta şimdiye kadar iki takımın da iddialı olduğu tek maç İspanya - Portekiz maçıydı desek abartmış olmayız. O yüzden yarı finallere kadar akılda kalacak olan tek maç Yeşil Burun Adaları - Arjantin maçıydı. Bakma o da Arjantin’in aslında balon olmasından kaynaklanıyor. Hem Arjantin hem Fransa güle oynaya geldi resmen yarı finale kadar.

Neyse çok uzattım 2026’yı. 2010 diyorum ben de. Şu an o turnuvadan özet izleyince bile vuvuzela sesi rahatsız ediyor. Resmen koca bir ulusun trollemesine kurban gitti turnuva.
0
himmet dayi
(12.07.26)
O nalet vuvuzelalı 2010. Shakira bile kurtaramadı
+2
Hallegadola
(12.07.26)
Vuvuzela sesinin kafamizi s.tigi G.Afrikadaki kupa bence en berbatiydi.O ses aklima geldikce sinirlerim oynuyor hala
+1
turkuaz
(13.07.26)
katar 2022 benim izlediğim en iyi turnuvaydı. muhtemelen ligler devam ederken oynanmasının etkisi olmuştu. katar 2022 bile denmesi bence saçma olmuş.

2026'nın en sıkıcı turnuva olduğu konusundaysa hem fikiriz.
0
messina123
(13.07.26)
(8)

Adam kazandı

artıküyeolmakistiyorum
Evet görünen o ki drump desteğini aldı finansal desteği de alirsa seneye de baskın bir seçimle gayet de kazanir. Askeri ücrete gelecek zam bunun en net göstergesi olacak. Biraz erken konuşuyorum farkındayım ama görünen köy kılavuza ihtiyaç hissettirmiyor. Galiba artık kabul etmeliyiz, bu duzende duz
Evet görünen o ki drump desteğini aldı finansal desteği de alirsa seneye de baskın bir seçimle gayet de kazanir. Askeri ücrete gelecek zam bunun en net göstergesi olacak. Biraz erken konuşuyorum farkındayım ama görünen köy kılavuza ihtiyaç hissettirmiyor.
Galiba artık kabul etmeliyiz, bu duzende duzulen olacağız.
Siz ne dusunuyorsunuz?
Moraller bozuk. Keşke imaro peşine düşmek yerine daha akılcı hareket edilseydi.
Not: hepsinin cani cehenneme ben kendimi düşünüyorum.
-24
artıküyeolmakistiyorum
(07.07.26)
Ne diyorsun aq. Askeri ücret ne, konuşmayı/yazmayı öğren önce.
+18
gobekliraki
(07.07.26)
Konumuz bu deyil başka kapıya
Loklokçu kuki basimiza tdk kesildi
-22
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.07.26)
Ülkede hatırı sayılır çoğunlukta bir kesim, bu ülkeyi İsrail'in korkulu rüyası ve kabusu ve düşmanı olarak görüyor.
Aynı kesim Turuncu kafayı, pedofili dosyaları şantajı falan nedeniyle İsrailin kuklası olarak görüyor.
Aynı kesim, Amerikaya öyle böyle değil, acaip düşman.
Aynı kesim ve anladığım kadarıyla sen de, turuncunun iltifatına mazhar olabilmeyi yüceltiyor.
Kabusu olduğun devletin kuklasının iltifatı ile övünebiliyorsan git zaten çekirdek çitle.

Bu arada, 'Asgari' dir onun aslı. 'En az' anlamına gelir.
+4
Mirket
(07.07.26)
Muhalifler ne ki muhalefet ne olsun. Biz bilmiyoruz zaten asgari olduğunu azıcık kafan bassa bilerek yazdığımı anlardın zaten. Boşuna adam bu muhalefet oldukça işimiz kolay demiyor. 10 eksi olunca hükümet düşüyormuş bu arada ha gayret.
Finansal destek nedir bir araştır misket kardeş belki parayı görünce o kesimin düşüncesi nasıl değişiyor anlarsın.
-17
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.07.26)
Özgür Kk birbirini yer, Özgür İmamoğlunu satar diye düşündüler. Mansurda kaçar iyipe falan gider diye düşündüler. Muhalefetin dağılıp parçalanabileceği bu kadar. Reis en fazla bir seçim daha kazanır ama uzun süre bu ekonomiyle gitmez. Ama Akp dağıldığında ortalık yangın yeri olacak. Örneğin devlet içi bakanlıklarda tayinler açıklandı, içeride bir sürü hesaplaşma var sadece gün yüzüne çıkmıyor. Allah korusun reise bir şey olursa neler çıkar neler. Evet zor ama sonsuza kadar da devam etmiyecek.
Ayrıca imaro mimaro falan bu tarz söylemler boş beleş söylemler. İnsanlar içeride perişan dalga geçilecek konu değil.
+2
mikahakkinen
(07.07.26)
kullaniciadimvar
(07.07.26)
Rende binasının trolleri
+1
HellKeePer
(07.07.26)
Muhalefetin en büyük sorununu duyuruda görüyoruz
Yazılandan anlam çıkarmak/gerçeklik payı değil de yazanın troll olup olmadığı.
Zerre umrumda değil misal
Topluma biraz baksan yazana hak verirsin
Sonuçta bu ilk kez yaşanmıyor her seçim aynı terane
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(08.07.26)
(3)

1,5 saatlik şöyle bir nakliye için ne kadar ödemeliyim: Ümraniye-Atakent'ten Ataşehir-Acarlar Sitesi'ne basit bir eşya (tek kişilik yatak) götürüp benzerini geri getirdik.

santimantal
Bu işi komşumla yaptık.Cüz'i bir şey ver, dedi.Sonra baktım bu konuda hiçbir fikrim yok.Normalde nakliyeciler bu işi kaça yaparlar?
Bu işi komşumla yaptık.
Cüz'i bir şey ver, dedi.
Sonra baktım bu konuda hiçbir fikrim yok.
Normalde nakliyeciler bu işi kaça yaparlar?
-1
santimantal
(05.07.26)
2-2.5 iş gorur
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.07.26)
600 ok gibi geldi
0
kisa
(05.07.26)
bana da 2-2,5 mantıklı geldi. taksi kaç yazarsa o kadar vermekde düşünülebilir.
0
kuzey li
(05.07.26)
(4)

Diş ağrısı

Ali3461
Hepinize iyi günler. 3 gündür ağzımın sol tarafındaki 1 veya 2 dişe ( tam ayırt edemiyorum) sıcak veya soğuk bir şey deydiği zaman yaklaşık 1 dakika boyunca ağrıyor. Yaşım 18 ve dişlerimi günde 2 kere fırçalıyorum ( ara sıra 1 de oluyor). Sizce sebebi ne olabilir ve doktora gitmeden nasıl geçer
Hepinize iyi günler. 3 gündür ağzımın sol tarafındaki 1 veya 2 dişe ( tam ayırt edemiyorum) sıcak veya soğuk bir şey deydiği zaman yaklaşık 1 dakika boyunca ağrıyor. Yaşım 18 ve dişlerimi günde 2 kere fırçalıyorum ( ara sıra 1 de oluyor). Sizce sebebi ne olabilir ve doktora gitmeden nasıl geçer
-1
Ali3461
(29.06.26)
Doktora gitmeden olacak şey iltihaplanması ve şişmesi olur. Röntgen çekilir tedavi olursun dişin başka yolu yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Arayüz çürüğü olabilir mi
0
denizciman
(29.06.26)
Diş eti çekilmesi olabilir, gece dişlerini sıkıyorsundur çatlamıştır. Minede gözle görünmeyecek bir delik vardır da içerden çürümüş pulpaya yaklaşmıştır. Asitli içeceklerle falan minede katliam yapmışsındır.
Bir diş hekimi fiziki muayene veya bir filmle ne olduğunu söyleyecektir.

Ayrıca dişleri iki kez fırçalıyor olmak çok iyi bakıldığı anlamına gelmez ki. Yapılması gerekenlerden sadece biri o.

Yine de dişciye gitmem diyorsan, Sensodyn hassas dişler diş macunu kullan bir süre. İşe yarayabilir.
0
Mirket
(29.06.26)
Hepinize teşekkür ederim. Yarında düzelmezse doktora gideceğim
-1
🌸Ali3461
(29.06.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
-1
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(3)

Hasarlı gelen sıfır mobilya hakkında

marowak
Annemle koltuk takımı satın aldı bilindik bir markadan. Koltuklardan birisi hasarlı, hasarı görmedim ama can sıkıcı seviyedeymiş. Koltuk kurulum aşamasından önce hasar görmüş, anlamazlar diye hasarlı halde monte etmişler. Montaj bitince annem anlıyor, firmayı arıyor. Tamir edelim diyorlar, annem de
Annemle koltuk takımı satın aldı bilindik bir markadan. Koltuklardan birisi hasarlı, hasarı görmedim ama can sıkıcı seviyedeymiş. Koltuk kurulum aşamasından önce hasar görmüş, anlamazlar diye hasarlı halde monte etmişler. Montaj bitince annem anlıyor, firmayı arıyor. Tamir edelim diyorlar, annem de değişim istiyor. Bu ürün özel üretim, sadece tamir edebiliriz diyorlar. Annem de haklı olarak sıfır aldığı ürünü o şekilde istemiyor. Bu durumda ne yapmak gerekir?
0
marowak
(26.06.26)
Thh
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.06.26)
thh süreci insanı çok yıpratıyor. aylar sürüyor ve olacak mı belli değil derkeen o aylar boyunca moralin bozuk oluyor. iade edin kurtulun derim. ha onu kabul etmezlerse thh.
0
neira
(26.06.26)
Tüketici hakem heyeti.
0
orient blue
(26.06.26)
(4)

Pankreas kanser tespiti?

ighe
https://i.hizliresim.com/bi9z7by.jpgÇok mu kötü sonuçlar bilen anlayan?
i.hizliresim.com

Çok mu kötü sonuçlar bilen anlayan?
0
ighe
(25.06.26)
Bu rapor oldukça ciddi bulgular içeriyor. Tek başına ultrason kesin tanı koydurmaz ancak raporda yazılanlar ileri inceleme gerektiren ve kanser açısından güçlü şüphe oluşturan bulgulardır.

Rapordaki önemli noktalar:

* Karaciğer:
* Boyutu normal.
* Parankim heterojen.
* Segment 4’te yaklaşık 5 cm’ye ulaşan “metastatik kitlesel görünüm” tarif edilmiş.
* Bu ifade, radyoloğun karaciğerde metastaz olabileceğini düşündüğünü gösterir. Ultrasonla kesin tanı konmaz ama önemli bir uyarıdır.
* Pankreas:
* Baş kısmında yaklaşık 6 cm çapında hipoekoik, heterojen yer kaplayıcı lezyon görülmüş.
* Bu, pankreas başında büyük bir kitle olduğu anlamına gelir.
* Lenf bezleri (LAP):
* Karın orta hatta 3,5 cm’ye kadar ulaşan, metastatik olabileceği düşünülen lenf nodları tarif edilmiş.
* Karın içinde serbest sıvı:
* Pelviste yaklaşık 5 cm serbest mayi görülmüş.
* Raporda “peritoneal tutulum?” şeklinde soru işareti konmuş. Bu da karın zarı tutulumu ihtimalini düşündürür ancak kesin değildir.
* Normal görünen organlar:
* Böbrekler
* Dalak
* Safra kesesi
* Mesane

Bu rapor neyi düşündürüyor?

Ultrason raporunu yazan radyolog;

* pankreas başında bir tümör,
* karaciğere yayılım,
* lenf bezlerine yayılım,
* karın içinde sıvı

olabileceğinden şüphelenmiş.

Ancak bunlar ultrason bulgularıdır; kesin tanı değildir.

Bundan sonra genellikle istenen tetkikler

* Kontrastlı batın BT veya MR
* Gerekirse PET-BT
* Endoskopik ultrason (EUS)
* Biyopsi (kesin tanı için)
* Kan testleri (CA 19-9, CEA vb.)

Aciliyet

Bu rapor ihmal edilmemesi gereken bir rapordur. Eğer bu rapor yeni çekildiyse, kişinin birkaç gün içinde genel cerrahi, gastroenteroloji veya medikal onkoloji tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Chatcipiti
-16
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Geçmiş olsun.

Ultrason kanser görüntülemede ilk tercih edilen yöntemlerden biri olmasa da kabataslak bir şeyleri gösterir, şu an bir evre 1'i aşmış bir durum görülüyor.

En kısa sürede onkolojiye gidin. Doktor muhtemelen pet ve endoskopi isteyecek (kolonoskopi + gastroskopi). Ardından biyopsi isteyecek.

Sizin yapmanız gereken bu süreci mümkün olduğunca kısa sürede halletmek. Moral çok önemli. Hasta ile hep olumlu konuşun. Benzer süreçlerden biz de geçtik, 1.5 sene önce babamın 4. Evre akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Şu an babam hayatta ve gayet sağlıklı.

Çok güçlü ve etkili akıllı ilaçlar var. Biyopsi den alınan örnekle genetik test çok önemli -akıllı ilaç uyumu ölçülüyor-

Tekrar geçmiş olsun. Onkoloji ile vakit kaybetmeden görüşün.
+5
makbur
(26.06.26)
Geçmiş olsun.
Benim de ablam böbrek kanseri.
Ultrason ile anladılar. Başımızdan aşağıya kaynar sular döküldü.
Hastanın yanında moralli olmaya özen gösterin. Bir zaman sonra içselleştiriyor ve şokunuzu atlatıyorsunuz.
Şifa diliyorum
+2
gadlemler
(26.06.26)
çok geçmiş olsun
maalesef pertionel tutulum var batında mide zarına tutunmuş. bu hastalığın ilerlemiş olduğunu gösteriyor ancak son zamanlarda yeni bir tedavi yöntemi var bu zar tutulumları için. Sıcak kemoterapi HIPEC. Başarı oranı da oldukça yüksek. Bu nedenle moralinizi bozmayın onkologu gördükten sonra güzel bir tedavi yöntemi ile iyileşeceksiniz
+2
croswell
(26.06.26)
(22)

Neden böyle oldu?

artıküyeolmakistiyorum
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor. First date?Date?Red flag?Ghost?Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?Derd
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor.
First date?
Date?
Red flag?
Ghost?
Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?
Derdimi sevebilirsiniz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Havalı duruyo.
Tırıvırı işler romantik meseleler olmadığı için millet bari havalı görünsün diyor.
Ciddi ilişkisi olanlar zaten böyle laflar kullanmaz.
0
Lh12
(25.06.26)
Ben bunu yapanları görünce onların yerine utanıyorum. Buna da cringe diyorlar mesela. Daha da utanç verici oluyor
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Bazıları ozenticilik, yozlaşma, sosyal medya kullanımı vs ile açiklanabilir. Bazıları da sanki o anlamı tam taşiyan kelimenin sadece İngilizcesi mevcutmus gibi geliyor kulağa.

Mesela ghostlamak yerine ne kullanılabilir dersek, ortadan kaybolmak, umut vermek, gibi kalıp kalıp tamlamalar ortaya çıkıyor. Ama ghostlamak deyince kastedilen şey daha net gibi.

Date e çıkmak bazı ortamlarda dalga amaçlı kullanılıyor. Ay date e cikicam gibi. Bulusmam var demek aynı etkiyi yaratmıyor.

Cringe gerçekten çok gereksiz. Uzun bir süre anlama geldiğini bilmiyordum.
0
egerbiryolcu
(25.06.26)
Deyte çıkmak ile buluşmak/görüşmek arasında nasıl bir fark oluyor?
Halime ile deyte çıkacağım
Halime ile buluşacağım
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
diger entry'lere katiliyorum fakat isin baska bir boyutu daha var. biz cesitli sosyal durumlarin farkinda olan, bunlari tanimlayan bir toplum degiliz. hemen ornek vereyim. ghost'lamak. bundan 20 sene geriye gidin, sms kullanirken de icq kullanirken de bu durum (yani birinin sizinle konusmak istememesi ve ortadan kaybolmasi) yasaniyordu. fakat dilde olmayan sey dusuncede de olmuyor. iste bati dunyasi bu durumu tanimliyor ve bir kelimeyle acikliyor. akademik degil, dogal, kulturel bir sekilde. turkceleri anlam ifade etmiyor. hayaletlendim, hayaletledim falan mi diyecegiz? bu kelimeler siz anlam atfettiginiz surece varlar. kirmizi bayrak turkcede baska bir baglamda da kullanilmiyor. fakat "red flag" bati kulturunde tehlike ve yarisi durdurmak anlamina geliyor. dolayisiyla onlar red flag dediginde iliski baglaminda anlasilir oluyor. fakat bizde kirmizi bayrak deseniz kimse bir sey anlamaz. dolayisiyla sorun ingilizcelerinin kullanilmamasi degil, ayni anlami tasiyan turkce alternatiflerinin olmamasi. bakin ceviri anlaminda karsilik demiyorum, kulturel bir alternatif diyorum.

edit: verdiginiz ornek date'e cikmak. aradaki fark date'e cikmak dediginizde romantik bir iliskiye atifta bulunuyorsunuz. is arkadasimla date'e ciktim dediginizde is arkadasinizla romantik bir iliski amaciyla gorustunuz anlami cikiyor. mesela yillar sonra babamla, annemle date'e ciktim (gorustum, bulustum) demezsiniz. askerlik arkadasimla date'e ciktim falan. dolayisiyla mehmet'le gorustum ve mehmet'le date'e ciktim arasinda fark vardir. dumduz ceviri yaparsaniz ikisi de aynidir ama anlamlar farklidir.

edit2: su videoya bir bakin, cok sevdigim bir ornektir. yani turkce ozel durumlar icin kelime uretmiyor, tam tersi her sey daha da basitlesiyor, sadelesiyor, bu iyi bir sey degil, cunku anlamlar yitiyor. www.youtube.com burada da bir ornek var aslinda. bu video degil, short (ve turkce karsiligi yok). cunku short dedigimde aslinda cok kisa bir video turu olan videoyu kastediyorum, fakat turkcede hepsi video. dolayisiyla ben video dedigimde siz onun short oldugunu anlayamiyorsunuz. tipki videodaki ornekte oldugu gibi. uzuntu dedigimde ne uzuntusu oldugunu anlayamiyorsunuz.
+4
Sour
(25.06.26)
Ghostlamak dediğin ortadan kaybolmak
Red flag da kırmızı çizgi işte. Bunda anlaşılmayacak ne var?
-6
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Biriyle bulusmak icin cabalayip ardindan bunla ilgili derdini anlatmaya calismiyor. Izledigi dizide/filmde/kisa videoda deyte cikmislar ve ona havali gozukmus. Kendi hayatinda deyte cikan olmaya calisiyor. Akli yetmedigi icin de detaya girip bulusmayi anlatamiyor. Halbuki hayatta biraz derinlesebilse, birinden randevu almayi, bulusmaya ozenmeyi, sohbet etmeyi insan gibi denese; belki bulusmada umduklarini, bulduklarini daha iyi anlatabilirdi. Sadece iliskilerde degil, diger alanlarda da dil boyle. Bir taraf yasayarak kulturu yaratiyor, bir taraf kulturu yuzeysel benimsiyor.
-1
osssy
(25.06.26)
Müthiş aşağılayıcı hissettirmiyor mu aga @ osssy?
Buluşmak, görüşmek, bir kahve içmeye yemek yemeye çıkmak varken yani bunları böyle baskalari da yapıyor bak bende yapıyorum diye sosluyorlar.
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@sour ağa askerlik arkadaşın Mehmet’le buluşunca kimse onun romantikligini düşünmez ya zaten?
Halime ile buluşunca da dersin ya hani hayırdır diye?
Sanki başka dili konuşuyoruz gibi örnekle anlaşmaya çalışıyoruz
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum o ornegi bulusma = date dediginiz icin vermistim. buradaki sorunun su oldugunu anlamiyorsunuz: bizim date icin kullanilabilecek bir kelimemiz yok su an. buna en yakin sey belki bizim eskiden kullandigimiz "cikmak" olabilir. kisacasi amerikalilar icin date ile meet ayni sey degil, fakat bizde ayni oldugundan anlam tek kelimeyle aktarilamiyor. allah'tan cevirmen falan degilsiniz, yoksa her seyi mota mota cevirerek cok garip bir shakespeare cevirisi yapardiniz gibime geliyor.
+7
Sour
(25.06.26)
Deyte çıkıyorum deyince yemeğe, kahveye çıkıyorumdan fark ne.
Eskiden söylenen çıkmak bambaşka bir şey
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum date'e cikmak, yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil. date, daha cok bulusmanin ozel bir durumu. dolayisiyla bulusma derseniz de anlam aktarilmis olmaz. ucuncu kez yazdigima inanamiyorum.
+8
Sour
(25.06.26)
Arkadaşım Deyte nereye çıkıyorsun uzaya mı çıkıyorsun da Türkçede karşılığı olmuyor? Kahve içeceğiz dediğin zaman karşı taraf başka bir şey mi anlayacak?
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil demek bunlar disinda bir aktivite olabilir demek: www.youtube.com
+1
Sour
(25.06.26)
Hayir, ben asagilayici hissetmiyorum. Kullanan yerine utaniyorum.
Ayrica date'in Turkce'si yok derken dedelerimizin de ninelerimizle randevulastigini biliyoruz degil mi?
-3
osssy
(25.06.26)
Yok ağa illa deyt olacakmış yoksa olmuyormuş
-5
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Hemen her dilde olan bir şey bu. Dil değişkendir yabancı kelimeler, argo jargon var. Bununla birlikte bazı ifadelerin diğer dillerde tam karşılığı yok. Date konusu sour un anlattığı gibi.
+5
pembediken
(25.06.26)
@osssy randevu da fransizca zaten. baskalari adina utanmaktan kolay. ben insanin kendisi icin utanma duygusu var mi ona bakarim. :) benimle benzer seyler soylediginizin farkinda misiniz: www.eksiduyuru.com
+5
Sour
(25.06.26)
Elbette Fransizca kokenli. Benzer bir surecten bahsediyoruz ancak date'i karsilayan halihazirda cok sayida kelime oldugu noktasina nedense katilmiyorsunuz. Date ile meet farkli evet ve bunlari Turkce de ifade edebilmeniz lazim. Ayrica, kirmizi bayrak bahsettiginiz nedenle kotu bir ceviri olurdu dogru, daha iyisi olmali. Ancak bunu red flag ifadesini anlayan herkes zaten rahatlikla anlayabilir. Dolayisiyla, karsilayan Turkce ifade olmadigi icin kullanildigi argumaniniz dogru degil, o ifadeleri secip veya bulup siz kullanmiyorsunuz.
-1
osssy
(26.06.26)
İnsanlığın başından beri olan bir problem. Sizin rahatsız olmanız da doğal, bunların kullanılması da doğal.

Türkçe'de bunları karşılayan sözcükler elbette var. Ancak bu yeni sözcükler gittikçe kalıplaşıyor.

Date'e çıkmak daha en baştan "romantik kaygılarla buluşma" anlamı taşıyor. Bir etkinlik bu. Bir dönem randevu da kullanılmış, şimdi date. Elbette buluşmak da diyebilirsiniz ama alışverişe çıkıyorum demek yerine markete gidiyorum ya da üstüme başıma bir şey almaya gidiyorum da diyebilirsiniz.

Neticede dile giren tüm sözcükler illa ki birilerini uyuz ederek girdi. Ezelden beri böyle bu. Sonsuza kadar da böyle olacak. Oluyor yani bunlar. Bu açıdan bakarsanız çok da rahatsız etmez. Önüne geçilebilir bir şey değil bu.
+2
akhenaten
(26.06.26)
Oktay Sinanoğluculuk kimseyi bir yere taşımaz. Dil; yozlaşmasın, bozulmasın diye pamuklara sarıp saklanacak bir kristal küre değil. Canlı organizma. Ayrıca daha önce başka duyurularda da yazdım, her kelimenin bir primer anlamı vardır bi de sekonder hissettirdiği ruh vardır. Bağlam içinde, kullanan kişinin sosyokültürel durumuna göre vs vs buluşmak ve date apayrı sekonder anlamlara da gelebilir ve o cümlede doğrusu date olur. Cringe'i, ghostlamayı, red flag'i Türkçe kelimelerle bir şekilde ikame edebilirsin belki ama aynı ruhu geçiremezsin. Amaç iletişim kurmak ve beynindeki hem düşünce hem duyguyu karşındakine aktarmaksa o an cümlede cringe kullanman gerekirse cringe kullanırsın.

Bi çocukla buluştum
Bi çocukla date'e çıktım

Bu iki cümle arasındaki duygu/ruh farkını anlamıyor değilsiniz sadece en başta dediğim gibi Oktay Sinanoğluculuk oynamak herkesin kolayına gelen bir hamaset gösterisi
0
nundu
(26.06.26)
Yok, ben anlamiyorum ikisi arasindaki anlam ya da "ruh" farkini. Bana hissettirdigini soruyorsan ikincisinin ikinci cumlesini dinlemememe sebep olacak onemsizlik hissettiriyor.
-2
osssy
(26.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(7)

Ölümcül hastalar ölüm fikrine nasıl alışıp kabulleniyor

genki
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
0
genki
(25.06.26)
Ölümsüz müsün ki böyle düşünüyorsun? Birazdan kamyon altında kalıp gidebilirsin neye şaşırdın bu kadar?
-7
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Zamanla her şeye alışılıyor. Bu da geçer lafı bu toprakların anayasası.
0
Lh12
(25.06.26)
hepimizin bilinçaltında bir gün öleceğimiz kabulü var. öbür türlü kafayı yersin. öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insan.

artıküyeolmakistiyorum +1
0
jülsezar
(25.06.26)
Alışma ya da kabullenme olmuyor. Üzülerek ama gerçekten çok üzülerek günleri geçiriyorsun.
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
b planı nedir? ölümcül hastalığı öğrenen insan bir şekilde kabullenmekten başka ne yapabilir?
0
unabomber
(25.06.26)
bunun psikolojik bir analizi vardı 6 aşaması oluyormuş.
inkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme, anlam arayışı.
0
orpheus
(25.06.26)
o psikolojide olmadan anlasilmasi çok zor olur sanırım. Bence hep bir ümitleri vardır içlerinde diye düşünüyorum. Ama benim basıma gelse sanki, ben kendimden çok, benim arkamdan bana üzülecek olanlar icin onlar adina üzülürdüm sanki.
0
acelaacedebela
(26.06.26)
(6)

Televizyonda izleyecek kanal bulamamak

tadartatmaztadantatar
Eskiden her kanalda farklı farklı aksiyon filmleri olurdu. Kendini izlettiriyordu. Şimdi her yere Türk dizileri ve programları koymuşlar. Görür görmez sıkılıyorum. Renk paleti bile aynı bu dizilerin. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Eskiden her kanalda farklı farklı aksiyon filmleri olurdu. Kendini izlettiriyordu. Şimdi her yere Türk dizileri ve programları koymuşlar. Görür görmez sıkılıyorum. Renk paleti bile aynı bu dizilerin. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
0
tadartatmaztadantatar
(25.06.26)
15 yıldır evde televizyon yayını yok. Bilgisayardan aç istediğin şeyi TVye yansıt?
0
robokot
(25.06.26)
Yelevizyon radyo hatta dijital platformlar bile bitti. Mubi tarzı yerler ise son kozlarını oynuyor.
Kimse artık uzun süre bişey izlemiyor. Hem doydu hem de aptallaştığı için konsantre olamıyor.
Ben de artık ayda 1/2 filmle kendimi sınırladım.
0
Lh12
(25.06.26)
YouTube, Netflix, Amazon, HDfilmcehennemi dışında bir şey izlemiyoruz.
0
rhan
(25.06.26)
5 10 senedir insanlar youtube izliyor.
0
mikahakkinen
(25.06.26)
Ömrümün sonuna kadar tv izleyeceğim ve izliyorum.
Yalnız artık güncelde izlenecek hiçbir şey yok kalmadı. Canlı yayin talk show yok eskiden sabaha kadar televizyon makinası izlerdik.
Şimdi eski dizileri açıyorum genellikle o yüzden tv2, a2, show max müdavimiyim. Hiçbir şey yoksa NTV açık oluyor. Haberciliği müthiş diye değil alışkanlık.
Trt belgesel, dmax, TCL de iş görüyor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Yerli kanallarda dişi yakarış programları ve kezbanla kamilin maceraları dizilerinden başka bir şey kalmadı. çanak anteni hotbird veya astra uydularına çevirip avrupa kanallarını izleyebilirsin.
0
yurtsuz john
(25.06.26)
(5)

bilim kurgu dizi tavsiyeleri lütfen

trablon
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
0
trablon
(24.06.26)
Ekmek teknesi
-6
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
sestworld (ilk sezon)
silo
the sandman
good omens
dune
severance
fringe
person of interest
americon gods (ilk sezon)
Kaos (netflixteki)
inside no 9
counterpart
dirk gently
the good place
extraordinary
wonderfalls
ghosts (uk)
+1
fakyoras
(25.06.26)
expanse
0
aguen
(25.06.26)
Halo
Fallout
0
ananiyimioguz
(25.06.26)
Battlestar Galactica (sonradan çekilen versiyonu)
Star trek (orijinal ve new generation)
Firefly
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(5)

Laptop aldım çalıntı mı çıktı?

ananiyimioguz
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.Cih
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.
Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.

En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.

Cihaz şu: www.hepsiburada.com

Ram krizi + ssd krizi derken hem yatırımlık hem performanslık olsun dedim hani 130k ya görünce.
Şu zamanda nerede bulucaz rtx 5090 başka...

Bu arada aynı laptop 140-170 arasına var 2.elde yani çok da piyasasının altına almadım ama olsun.

Neyse adamı aradım, dedi ki bursadayım, elden satıyorum. Daha önce aldığım arkadaş kargo ile ilgili bir şeyler yaşamış, başkası mı ne almaya çalışmış o yüzden kargoya girişmiyorum dedi. Gelip görün alın veya bir tanıdığa söyleyin en azından o gelsin dedi. Ben de tanıdık bulamadığım için adamı görüntülü aradım cihazı gösterdi, bilgilerini istedim falan.

İlk sıkıntı şurada çıktı, adamın attığı hepsiburada faturası bir kadın adına alınmış, 199 bin tl ye alınmış. Ama 7 ay önce bu cihaz 199bin tl değil daha ucuz.

Ben de hepsiburada da çalışan bir arkadaşı aradım bu faturayı teyit edebilir misin diye.
Adam dedi ki bu sipariş numarasına ait cihaz bu çıkmıyor başka bir cihaz çıkıyor macbook pro diye. Ama faturayı görseniz cihazın ek kodlarına kadar falan fatura doğru gibi duruyor.

Neyse dedim bir karışıklık oldu herhalde, cihazın servisini arayayım seri numarasını vereyim, en azından garantisi devam ediyor mu ona göre alayım dedim. Adamlar da faturaya göre yine çıkartamadılar. Seri numarasına göre çıkardılar. Evet garantisi devam ediyor getirirseniz seri numarasından da yardımcı olur sorun değil dediler.

Zaten benim aldığım adam da istanbuldaki arkadaşımdan almıştım, kendisi masaüstüne geçmeye karar vermiş, o yüzden ben almıştım. Alırken de gider göstermek için eşinin adına bir şirket üstüne almışlardı demişti.

Ama faturada şirket ismi yazmıyor. Eşinin ismi yazıyor Fatma Gümüş tarzı... Ama game garaj ı aradığımda isim çıkmıyor mesela Moda Sepetim tarzı bir firmaya kesilmiş faturasu diyorlar.

Neyse ben garantiyi duyunca çok sorgulamadım, cihazı aldım. Gidemediğim için de adamı görüntü aradım, çoluklu çocuklu bi adam, kargolarken de aradı, kargoda da aradı, en son teslim ederken ben parayı açıklama da girerek gönderdim. Adam kargoladı kutusu falan herşeyiyle. Cihaz elime sağlam ulaştı, çizik dahi yok iyi güzel.

Ama cihaz oyunlarda biraz ısınınca kapanıyordu. Aha dedim sorunlu cihazmış o yüzden elden ele geziyor herhalde dedim. Adamı aradım, yok bende öyle bir sorun yoktu çoluk çocuk açmaya vakit bulamıyorum, bir de nakit lazımdı ondan sattım dedi.

Servisi aradım dedim böyle böyle... Temiz windows kurun sitemizden driverleri yükleyin düzelir dedi ama yine düzelmedi. Neyse en kötü garantisi var servise gönderirim dedim. Ama o sıralarda da uğraşmaya devam ediyorum, meğer ekran kartı driverlarında bir sorun varmış, son sürümlerde (yakın zamanda) düzeltilmiş. Nvidia dan son sürüm indirince sorunlar düzeldi. Cihaz aslanlar gibi çalışıyor 4k render, 4k AAA oyunlarda falan denedim performansı çok iyi. Kapanma/ısınma falan yok.

Sonra adama dedim işte sorun düzeldi haber vereyim dedim, cihazda sıkıntı yokmuş. Adam da evet zaten yoktu bişey olsa biz garantiye gönderirdik, hatta arkadaşa yine sordum sende oldu mu ben de cihazı sattım bi adama bak kapanıyormuş falan diye ama o da bir problemi yoktu demiş.

Neyse cihaza ben alıştım bütün kurulumlarımı yaptım. Eski laptopbumu sattım yedeklerini buna aldım falan normal kullanıyorum. Fatura için adam beni tekrar aradı ya kusura bakmayın ben tekrar istedim arkadaştan ama arkadaş eşiyle boşanmış, konuşmuyorlarmış, yazmış ama takmamış falan dedi. Ben de haydaa şansa bak neyse ne yapalım zaten garanti sorunu yokmuş dedim.

Aradan 1 hafta geçti. Bu benim aldığım adam dedi ki ya dedi beni ifadeye çağırdılar, güya birisi bu laptopbun seri numarasını verip, bu cihaz benim, ben bunu birine kargolayacaktım, araya başkası girip almış demiş. Ama fatura falan ibraz etmediği için de neye göre şikayette bulunmuş anlamadım dedi. Ben de bu cihazı istanbuldan, arkadaştan, dolap üstünden göndermesini istemiştim, tüm kayıtlarım duruyor, ifadede bunları anlattım dedi.

Arkadaşı da tekrar aradım iste şu faturayı bak sorun çıkıyor dedim dedi. Tekrar ulaşmaya çalışacakmış bakalım haber bekliyoruz. Size de bir şey geleceğini sanmıyorum sizle de sonuçta yazışmalarımız falan duruyor ama bir şey gelirse normal açıklarsınız işte dedi. Sonuçta iban var açıklama var kargo var vs.

Eğer bir sorun çıkarsa falan da cihazı sizden geri satın alırım ne yapalım çözeriz bir şekilde dedi.

Ben de açıkçası tekrar verme taraftarı değilim kredi de çektim zaten bana biraz daha pahalıya geldi dedim. Ya neyse bişey çıkacağını sanmıyorum da çıkarsa bakarız dedi.

Bu arada bu şikayet 3 ay önce açılmış. Yani ilk sahibinin satmaya çalıştığı döneme denk geliyor sanırım. Seri no sunu nerden biliyorlarmış dedim, e soran olursa atmıştır dedi fatura seri no falan ben de size attım dedi.

Yani ben bu olaydan hiç bişey anlamadım. Acaba zamanında biri almaya çalıştı, içinden orijinal faturasını aldı sonra sahta koydu, zaman sonra da benim diye dava mı açtı?

İlk sahibi dolandırıcı da en başından evrakta sahtecilik yaptı da faturayı mı değiştirdi?

Yoksa eşiyle bozuşup ayrıldılar da şikayette bulunan eski eşi mi?

Ben hiç bişey anlamadım... Cihazı geri satayım mı? Beni bağlayan bir şey var mı? Bu tarz bir şey yaşayan var mı? Ne yapmak lazım?
0
ananiyimioguz
(24.06.26)
Bu arada cihazın kendi orijinal kutusu + orijinal kolisi + jelatinleri + teyit edemediğimiz faturası falan eksiksiz bende yani bu şekilde çalıntı olacağını sanmıyorum.

Ya daha önce birisi kargo ile almaya çalıştı sonra biri araya girip almaya çalıştı (bu çok yaşanıyor yıllardır duyuyorum) ama kargocu vermemiş mi ne olmuş geri dönmüş.

Acaba diyorum bu şekilde dolandırmaya çalışanlar 2. adım olarak böyle bir şeyi mi deniyorlar hani başarısız olurlarsa... anlamadım.

Fatura neden uyuşmuyor onu da anlamadım. İlk sahibinde mi bi şeylik var bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(24.06.26)
Bunu kim okur?
Birazını ben okudum ve güven vermedi cihaz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
Özet:

Sahibinden üzerinden uzun süredir takip ettiğim RTX 5090 ekran kartlı Game Garaj Slayer5 laptopu 130 bin TL gibi piyasasına göre uygun bir fiyata, havale ve kargo yoluyla satın aldım. Cihaz elime ulaştığında yaşadığım ısınma ve kapanma sorunlarını Nvidia sürücülerini güncelleyerek kendim çözdüm, donanımsal bir sıkıntısı yok. Ancak asıl can sıkıcı ve dolandırıcılık şüphesi uyandıran tuhaflıklar evrak ve geçmiş kısmında patlak verdi.

​İlk olarak, satıcının bana gönderdiği Hepsiburada faturası tamamen sahte çıktı; sipariş numarasını teyit ettirdiğimde o kodun aslında bir MacBook Pro'ya ait olduğu anlaşıldı. Üstelik bu sahte faturada bir kadın ismi yazarken, Game Garaj yetkili servisini arayıp seri numarasından sorgulattığımda cihazın asıl faturasının "Moda Sepetim" tarzı kurumsal bir firmaya kesildiğini öğrendim. Satıcının hikayeleri de sürekli değişmeye başladı; faturanın aslını istediğimde cihazı aldığı arkadaşının eşiyle boşandığını, küs olduklarını ve bu yüzden evraklara ulaşamadığını iddia etti.

​İşin en tuhaf ve tehlikeli kısmı ise cihazı aldıktan bir hafta sonra yaşandı. Satıcı beni arayıp, birisinin 3 ay önce bu cihazın seri numarasını vererek "kargoda araya girip malımı çaldılar" diyerek şikayetçi olduğunu ve kendisinin ifadeye çağrıldığını söyledi. Şikayeti yapanın elinde fatura yok, sadece seri numarasını vermiş ama şikayet tarihi tam da cihazın ilk sahibinden çıktığı döneme denk geliyor. Tüm bu sahte fatura kurgusu, çelişkili boşanma bahaneleri ve satıcının işler sarpa sararsa "cihazı senden geri satın alırım" şeklindeki şüpheli teklifi, ortada ya kargo üzerinden dönen bir sazan sarmalı dolandırıcılığı ya da sahte evrakla mal kaçırma durumu olduğunu gösteriyor. Ben ödememi ibana açıklamalı olarak yaptım ve tüm yazışmalarım duruyor, hukuken iyiniyetli alıcı konumundayım ancak arka planda dönen bu sahtecilik ve 3 ay önceki polis şikayeti durumu fazlasıyla mide bulandırıcı.
0
🌸ananiyimioguz
(25.06.26)
Satıcıyla ilişkini kesmeni tavsiye ediyorum. Savcılık çağırırsa ifadeni verirsin. Daha fazla yazışma istersen
0
hebanon
(25.06.26)
kardeşim çok uzundu. yapay zekaya analiz ettirdim. şöyle yol gösterdi :)

---0---

Durum tam bir "sahte fatura/çalıntı veya uyuşmazlık malı" sarmalı. Ekşi Duyuru kullanıcısının iyi niyeti ve cihazın performansından memnun olması, maalesef hukuki riskleri ortadan kaldırmıyor.

Buradaki en büyük tehlike; faturanın sahte çıkması, sipariş numaralarının uyuşmaması ve cihazın seri numarası üzerinden "Emniyeti Suistimal" veya "Nitelikli Dolandırıcılık/Hırsızlık" dosyasına konu olmasıdır.

Ekşi Duyuru kullanıcısına iletmen için durumu analiz eden ve adım adım ne yapması gerektiğini anlatan net bir cevap taslağı hazırladım. Direkt kopyalayıp iletebilirsin:

🚨 Durum Analizi: Sen Nereye Düştün?
Burada çok büyük bir evrakta sahtecilik ve muhtemelen adli bir uyuşmazlık var. "Eşimden boşandım", "Fatura başkaydı", "Kargoda araya biri girdi" hikayelerinin %99'u dolandırıcılık veya mal kaçırma davalarında uydurulan klasik senaryolardır.

En büyük riskler şunlar:

Fatura Sahte: Hepsiburada ve GameGaraj teyitlerinde faturanın başka cihaz ve firmalara ait çıkması, elindeki faturanın Photoshop olduğunu netleştiriyor. Bilerek sahte fatura düzenlemek ve bunu kullanmak ağır suçtur.

Cihaz Çalıntı/Hukuksuz Olabilir: 3 ay önce açılan soruşturma, muhtemelen cihazın bir şekilde (belki kargodan, belki illegal yollarla) el değiştirmesiyle ilgili. İfadeye çağrılan satıcı seni "Cihazı geri alırım" diyerek yatıştırmaya çalışıyor çünkü olay adliyeye intikal etmiş durumda ve ucu ona dokunuyor.

İyi Niyetli Üçüncü Kişi Korunmaz: Eğer cihaz gerçekten hırsızlık veya dolandırıcılık malıysa, sen parasını ödemiş olsan bile "iyi niyetli üçüncü kişi" sayılmazsın (çünkü piyasa fiyatının altında ve şüpheli bir faturayla aldın). Savcılık kararıyla cihaza el konulabilir ve para ödediğinle kalırsın.

🛠️ Ne Yapman Lazım? (Adım Adım Eylem Planı)
Cihazı çok sevmiş olabilirsin, kredi çekmiş olabilirsin ama şu an hukuki olarak kendini sağlama almak zorundasın.

1. Kanıtları Hemen Dijital ve Fiziksel Olarak Yedekle
Satıcıyla olan Sahibinden.com mesajlaşmalarını, WhatsApp konuşmalarını (özellikle görüntülü aradığını, durumları anlattığını) hemen ekran görüntüsü al ve PDF olarak yedekle.

Parayı gönderdiğin IBAN dekontunu (açıklamalı olanı) bilgisayarına indir ve çıktısını al.

Kargo fişini, sana gelen kutunun üzerindeki barkodları sakın atma, fotoğraflarını çek.

2. Cihazı Kesinlikle Geri Satma / İade Etme
Satıcı sana "Getir abi ben paranı vereyim cihazı geri alayım" derse sakın kabul etme. Olay mahkemelik/karakolluk olmuş. Eğer sen cihazı adli süreç başlamışken satıcıya geri verirsen, yarın polis kapına geldiğinde "Cihaz nerede?" sorusuna cevap veremezsin ve "delil karartma" veya "suç eşyasını bilerek elden çıkarma" şüphelisi konumuna düşersin.

3. Savcılık/Polis Çağırırsa Ne Yapacaksın?
Büyük ihtimalle o ifade zinciri sana kadar uzanacak ve kolluk kuvvetleri seni de çağıracak.

Korkmana gerek yok: Sen bu cihazı illegal bir yolla çalmadın, parasını piyasa şartlarında ödeyip legal kargo ile aldın.

İfadeye çağrılırsan yukarıda bahsettiğim tüm kanıtları (dekont, mesajlar, kargo fişi) bir dosya yapıp götüreceksin. "Ben iyi niyetli bir alıcıyım, faturanın sahte olduğunu sonradan öğrendim, satıcıya güvendim ve paramı IBAN ile gönderdim" diyeceksin.

4. Son Çare: Parayı Kurtarma Durumu
Eğer savcılık cihaza el koyarsa (ki ihtimaller dahilinde), senin yapacağın tek şey kalıyor: Sana bu cihazı satan adama karşı "Sebepsiz Zenginleşme" veya "Dolandırıcılık" davası açarak ödediğin parayı (ve çektiğin kredinin zararını) hukuki yoldan tahsil etmek. Elindeki açıklamalı dekont bu yüzden hayati önem taşıyor.

⚠️ Özetle: Cihazı şu an kimseye satma, kullanmaya devam et ama her an polis/savcılık çağırabilirmiş gibi tüm belgelerini hazır tut. Satıcının "çözeriz, geri alayım" laflarına kanıp cihazı ona teslim ederek elindeki tek somut delili (ve kozu) kaybetme.
0
galahad reloaded
(25.06.26)
(9)

Emlakçı Komisyonu

biseysorucam
Merhaba,İstanbul'da ev kiralayacağım bu hafta aylık olarak fakat emlakçı yıllık kiranın yüzde 15ini komisyon alacağını iletti. yasal olarak böyle bir şey mümkün mü? ben değil diye biliyorum. direttim bu konuda.
Merhaba,

İstanbul'da ev kiralayacağım bu hafta aylık olarak fakat emlakçı yıllık kiranın yüzde 15ini komisyon alacağını iletti. yasal olarak böyle bir şey mümkün mü? ben değil diye biliyorum. direttim bu konuda.
0
biseysorucam
(24.06.26)
Tapuya ortak da olacak mı?
Bunlar iyice abarttı ama müstahak sizde çalışmaya devam edin emlakçılarla. Adam sizden de alıyor kiralayanlardan da.
0
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
hocam ev sahibi değilim ben kiracı olacağım sakin:)
+1
🌸biseysorucam
(24.06.26)
Tutma o zaman aga %15 ne ev satışından cukkaladıkları oran %15
0
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
yasal üst sınır belirli.
(bkz: Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik), Md. 20: www.mevzuat.gov.tr

evi beğendiyseniz, kira sözleşmesini dikkatli okuyun, ödemeyi xxx adres kodlu daire için komisyon bedeli gibi bir açıklamayla gönderin, ödediğiniz miktar için fatura isteyin. sonra da yönetmeliğin kopyası, emlakçıdan alacağınız fatura ve kira bedelini gösterir kira sözleşmenizle tüketici mahkemesine başvurun.
+2
tnz
(24.06.26)
1 kira + %20 KDV
0
robokot
(25.06.26)
1 kira komisyon alır emlakçılar. Bu da ortalama yüzde 8 gibi olması lazım. 2 kat fazla istemiş
+1
etna
(25.06.26)
Piyasa öyle hale geldi ki kim kimi yolabilirse.

1 kiradır alabileceği nereden çıkmış yıllık kiranın %15'i.

Ben olsam tutmazdım ev mi yok başka sanki kan emicilere para mı kazandırıcam derdim.
0
drako
(25.06.26)
45lik eve 54 istedi benim emlakçı. güya ilan verdiği için kdv almak zorundaymış. at kafası lavuk.
0
patronaj1
(25.06.26)
hep eski bilgiler. 2026 senesinde 1 kira + %20 kdvdir yasal komisyon. 45lik eve 54 istenmesi doğru, 1 kira 45 + %20 kdv = 54.
0
robokot
(26.06.26)
(13)

2005'de buralarda olaniniz var mi?

compumaster
Eski yaptigim siteleri temizliyordum da, bakiniz ne buldum:https://sites.eksiduyuru.com/eksidergi/
Eski yaptigim siteleri temizliyordum da, bakiniz ne buldum:

sites.eksiduyuru.com
+23
compumaster
(24.06.26)
Oylamaca da duruyor mu?
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
hizmet gibi hizmet compu valla hiç görmemiştim ekşinin dergisini adam asmaca oynamışlığım varda..
2002 girişliyim bi entryde ssg giriş bilgileri verilmişti denemiştim çocuk aklımla anında uçurmuşlardı alımlar kapanmadığı için geri dönmüştüm ondan sonra ekşinin sub etha kısmına hiç uğramamıştım asdasd limona zirveler ayarlanıyordu fotograflar oluyordu onu hatırlıyorum
+1
eja
(24.06.26)
ekşiyi okumaya başladığım yıldı 2005. dergi de iyiymiş zaytung, bulvar gazetesi kolpa haberleri tadında :) kocasını yatakta çıldırtamadı cosmopolitan'a dava açtı asdasşhü
+1
yurtsuz john
(24.06.26)
Ağa site dursun da boş vakitte bakalım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
2010 dan beri yazarım. hatta yazar olduğum günden beri tek hesabım bu. aşağı yukarı 2005-2006 dan beri ekşi okuruyum (ve tabii duyuru) ama dergiyi görmemiştim. gerçekten efsaneymiş. indirip okuyacağım. sürekli zirveler ve zirve duyuruları oluyordu. duyurunun şimdiki virane haline bakınca, özlem duymamak elde değil. ama zamanın yıkıcılığı tabi.
+2
wilhelmwasmuss
(24.06.26)
dilemma of subscribtionability: Eksi Anket duruyor ama zaten epey garipti o site, yeniden canlandirmaya degmez diye dusundum. Zaten eksi duyuru'da anket ozelligi var, isterseniz Anket diye kategori acayim her istediginiz anket tipini girin sinirsiz :)
-1
🌸compumaster
(24.06.26)
Site duracak, merak etmeyiniz.

Aramizda zaytung tarzi bir dergi cikarmak istersek ben alt yapisini yapmaya gonulluyum.
+1
🌸compumaster
(24.06.26)
ekşi bataklığına ne erken düşmüşüm ya, hiç gereksiz.

aramızda bir dergi çıkarmaya karar verirsek hem içeriğe, hem de tasarıma el atmaya gönüllüyüm.
0
klassno
(24.06.26)
2005'ten beri sözlükte, 2006'dan beri buradayım ama bu siteyi ilk kez görüyorum. dergilerin PDF olarak paylaşılması çok sonra olmuştu diye hatırlıyorum.
0
tabudeviren
(24.06.26)
2000'den beri sözlük okuruyum. ilk zamanlarda yazar olmuştum ama sonra atmışlardı bir daha yazar olmadım. hep okur oldum.
1999 2000'de önce zuxxi okuruydum. bir arkadaşım zuxxi benzeri ekşi sözlük diye bir site var demişti o zaman keşfetmiştim sözlüğü. duyuruya sonra geldim tabi. bu arşivler güzelmiş, kalırsa arada açar okuruz. teşekkürler.
0
exlibris
(25.06.26)
yaparsa yine compumaster yapar...bir gecede ekşibition'siz kaldik, guzelim itu macka kampusunde cektigim "10 numara kubistim bacim" duvar yazisinin fotografini hic ettiler yanarim ona. buyuk hizmet velhasil.
0
hay sikfuck
(25.06.26)
eskiden internet ne guzeldi be
-1
huseyin3
(25.06.26)
@compu
Ekşi anket'i sormuyorum. Sinopsis yarışması vardı, bilmemkaç kahve içimi sürede yazdığın. (14 müydü?) onun adıydı "oylamaca"...
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
(8)

İnternetten çamaşır makinesi alınca nasıl geliyor?

ya ben lan neyse
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?

yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?

benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.

hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.

ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
0
ya ben lan neyse
(23.06.26)
Kargoyla gelirse siz arayıp montaj talep ediyorsunuz
Bayi deposundan merkezi çalışılıyorsa sizi ariyorlar randevu için
Bu kadar düşünmeyin hasta olursunuz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
* kargo gelir, ürünü kapina birakir,
* mümkunse makinayi calisacagi yere biraktirin, ama paketi acmayin tabi,
* kargocu tarafindan hasarsiz yada hasarli diye tutanak tutulur,
* sonra servisi ararsin, montaj günü kararlaştirilir,
0
designer
(23.06.26)
Nereden aldığınıza göre değişir aslında. Direkt markanın kendisinin satıcı olduğu bir yerden alırsanız muhtemelen servise gönderirler, onlar arar randevu alır getirir kurar. Arçelik’te Samsung’da öyleydi en azından.
0
orient blue
(23.06.26)
Hb’den aldık biz.

Benim anladığım, satıcı kendi gönderiyor.

Telefonunuz paylaşılıyor. Çamaşır makinesi kargolanınca, satıcı beni aradı. Ürünü gönderdik, yarın gelir, siz yetkili servisi arayıp kurulum isteyin dediler.
0
substituent
(23.06.26)
Vatan bilgisayar'dan TV almıştım. İstanbul'da yaşıyorum ve İstanbul'daki birçok şubede stok olmasına rağmen Antalya'daki bir mağazalarından geldi.
0
Cesario
(24.06.26)
Hb'den kurutma aldım yakın zamanda. Akabinde satıcı aradı. "Makinenizi servis getirecek" dedi. Sonraki bir hafta boyunca Arçelik servisi aradı sabahları (Makine Beko'ydu) ve "Daha gelmedi cihazınız" dedi. Sonra arayıp randevu aldılar. Getirip montajını yaptılar. Sistemleri gayet güzel.
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
kargocular sizi arayabiliyor, satıcılar da arayabiliyordur diye düşünüyorum.
0
co2s2
(24.06.26)
hangi firmayla yolladıkları yazıyor bazen, ona da dikkat etmek lazım. bazı şirketler apartmanın kapısına kadar bırakıyor duruma göre, şikayetler oluyor.
0
robokot
(25.06.26)
(5)

Nike'ıma doyamadan diloyloy

twelfth
Kırk yılda bir Nike’ın güzel bir ayakkabısını aldım. Sanırım tabanında havalı bir cushion sistemi var. Bir mekanda tuvalet kapısının altına değdirdim ve şeritte minik bir yırtılma oldu. O andan itibaren her adımımda hava kaçırıyormuş gibi fıs-fıs ses geliyor. Bunun bir çözümü yoktur herhalde değil m
Kırk yılda bir Nike’ın güzel bir ayakkabısını aldım. Sanırım tabanında havalı bir cushion sistemi var. Bir mekanda tuvalet kapısının altına değdirdim ve şeritte minik bir yırtılma oldu. O andan itibaren her adımımda hava kaçırıyormuş gibi fıs-fıs ses geliyor. Bunun bir çözümü yoktur herhalde değil mi?

www.nike.com
0
twelfth
(23.06.26)
Yok, Nike WinFlo'da aynı 3 gün giydikten sonra ses yapmaya başlıyor, nike aor aldım rahatladım.
0
kimlanbu
(23.06.26)
Nalburdan Dayson iste, anlar o. Yapıştırıcı bu. Minnak sür
0
topkapiaksaray
(23.06.26)
Nike oldu nixi
Aynı problemi hatta ciyaklama sesini bende birçok modelinde yaşadım. Mecburen new balance almaya başladım
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
@kimlabu +1. hem winflo 9 hem 10 var ikiside fıs fıs ses çıkarıyor.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Kendi spor ayakkabımın tabanını şu yapıştırıcı ile tamir etmiştim:

www.trendyol.com
Belki işinize yarar.
0
peki madem
(24.06.26)
(9)

Başka sektörlerin toyota sı nedir?

Lh12
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
Uzun ömürlü, kullanışlı, sempatik ve lüks olmayan markalar neler? Giyimde, beyaz eşyada, mobilyada, elektronikte....
0
Lh12
(23.06.26)
Apple
Daikin
Başka aklıma gelmedi
-2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
Sony
+1
duster
(23.06.26)
izeltaş
0
antihero
(23.06.26)
Decathlon
0
hububrad
(23.06.26)
(bkz: muji) (giyim, kirtasiye)
(bkz: uniqlo) (giyim)
0
Sour
(23.06.26)
Saat casio
0
grimavi
(23.06.26)
Bilgisayar thinkpad lenovo.
0
logisticsmanager
(23.06.26)
ben bilgisayarda asus diyorum.
2005'ten beri asus bilgisayar kullanıyorum.
3 tane oldu şimdiye kadar ve hepsi aslında bir şekilde çalışıyor.
telefonda da iphone.
2016'da alınmış se çalışıyor.
pilini değiştirsem 4s de çalışır ama çalışınca ne olur bilemem gerçi :D
0
rain when i die
(23.06.26)
mars hydro
barneys farm
canapuff
0
birdirbir
(23.06.26)
(8)

Hayvanlar aracılığıyla tanrıdan mesaj almak

genki
Arkadaşlar hayvanlardan ve doğa olaylarından mesajlar çıkarıyorum yani anlamı var gibi geliyor. Mesela bazen uçak bir kelebek veya öyle gelip karşıma duran bir kedi bana tanrı aracılığıyla gelmiş ve birilerinin ruhu veya bir çeşit mesaj taşıyor gibi. Bir de doğa olayları deprem fırtına sıcaklar yağm
Arkadaşlar hayvanlardan ve doğa olaylarından mesajlar çıkarıyorum yani anlamı var gibi geliyor. Mesela bazen uçak bir kelebek veya öyle gelip karşıma duran bir kedi bana tanrı aracılığıyla gelmiş ve birilerinin ruhu veya bir çeşit mesaj taşıyor gibi. Bir de doğa olayları deprem fırtına sıcaklar yağmur ya da başka bir şey gök gürültüsü şimşek benim için oluyor gibi geliyor kendimi sorumlu ve yetkili hissediyorum neden bilinmez bayadır böyle ruhsal olarak bok gibiyim. Bir de korkularım var mesela sokakta arabalar veya yayalar beni takip ediyor ya da insanlar sürekli dedikodumu yapıyorlar ayağımı kaydırıyorlar ve arkamdan konuşuyorlar diye hissediyorum çevremde arkadaş kalmadı herkes uzaklaştı doktora da gidiyorum eskiden beri dönem dönem oluyor bunlar bir iğne ve 2 ilaç kullanıyorum ama korku takıntım hep var sosyal medyamı kapattım çünkü paylaşımları vb üzerime alınıyorum x ünlüsü paylaşımı benim için yaptı ya da tv de geçen bir haber tanrının bana bir şekilde mesajı gibi geliyor. İlaçlar iyi gelmiyor ayrıca çok takıntılarım var göz kırpma yutkunma gibi tikler var. Doktor devam edelim diyip yeni ilaç yazdı. Askerden muaf oldum ama işsizim mesela hayat boş geliyor. Ne yapmalıyım sizce.
0
genki
(22.06.26)
Sıcaklardan oluyor fazla terleyince böyle şeyler olabilir, bol bol su iç.
+1
kizil karga
(22.06.26)
ilaçların iyi gelmediğini konuştun mu doktorunla? sana iyi gelmediyse doktorunu değiştirebilirsin.
bir de iş bulman lazım en yakın zamanda.
0
unabomber
(22.06.26)
doktorunuzla veya trsm hekimiyle görüşün. anlattığınız düşüncelerin hepsi hastalığınızın bir semptomu. ilacınızın dozu değişince iyi gelecek. tedaviniz ihmal edip kendinizi ve ailenizi üzmeyin.
+2
unalub
(22.06.26)
Hastaneye yatarak tedavi olsan daha iyi gibi geldi. Çok zor durum geçmiş olsun
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
dostum,
hepimizde olan şeyler,
havalar çok isininca,
bu duygular yükselebiliyor,

sosyal olmaya çalis,
düşüncelerini burada paylaşman guzel birşey.

aklina takilan birsey oldugunda doktora gitmeyi ihmal etme.
-5
designer
(22.06.26)
galiba antipsikotik ilaçlara ihtiyacın var, verdiği ilaçlardan fayda sağlayamıyorsan doktorunu değiştirmeyi dene.
+3
antihero
(22.06.26)
bipolarların dönemlerinde de oluyor bunlar. İyi bir psikiyatriste ihtiyacın var. Doğru ilaçla hızlıca toparlayabilirsin. İstanbuldaysan göztepedeki prof. Süleyman yalçın hastanesi psikiyatri kliniğini öneririm. Kalabalık ve ilgililer
0
gadlemler
(23.06.26)
Farkındalığınızın olması iyi. Doktorunuzun verdiği ilaç kullanımı ile birlikte, bu düşüncelerin sizinle ilgili olmadığını kavrarsanız iyileşmeye gidiyorsunuz. Ne hayvanların hareketlerinin, ne doğa olaylarının size doğrudan bir mesaj verme ihtimali yok. İnsanların da genel olarak umrunda değil mesaj vermek veya ima etmek. O kadar düşünceli veya akıllı değiller. Özetle, şu sıralar size doğrudan söylenmedikçe hiçbir şeyi dikkate almayın. İnsanların umrunda değil. (Not: Doktordan memnun değilseniz doktorunuzu değiştirin. Referanslara dikkat edin.)
0
tadartatmaztadantatar
(23.06.26)
(1)

protein tozu çeşitlerini, satın almadan önce nasıl tadıyorsunuz?

knight of cydonia
sb.tek kullanımlık paket çoğu markada yok, olsa da en temel aromalarınkiler var çikolata, çilek gibi. bu protein tozlarını tek porsiyon olarak satın alabileceğimiz veya direkt suyla karıştırıp shake olarak satan falan bir yerler yok mu da koca kutu almadan önce bir tadına bakalım? veya protein tozu
sb.

tek kullanımlık paket çoğu markada yok, olsa da en temel aromalarınkiler var çikolata, çilek gibi. bu protein tozlarını tek porsiyon olarak satın alabileceğimiz veya direkt suyla karıştırıp shake olarak satan falan bir yerler yok mu da koca kutu almadan önce bir tadına bakalım? veya protein tozu takas olayları dönüyor mu "bende bu aroma var, sende şu var, ikimiz de diğerine birer porsiyon versin." gibi.
0
knight of cydonia
(22.06.26)
Tatmıyoruz
Kullanıcı yorumlarına güvenerek alıyorum forumlar bu konuda hala iş görüyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
(9)

Reçeteli ilaçlarımı evde unuttum

tiredofwaiting
Ve iki haftalık bir tatile çıktım. Napacağım ayıptır sorması. Burada uzman doktora gitsem yazsa alabilir miyim?
Ve iki haftalık bir tatile çıktım. Napacağım ayıptır sorması. Burada uzman doktora gitsem yazsa alabilir miyim?
0
tiredofwaiting
(22.06.26)
Alamazsın çünkü sistemde aldığın ilaçların bitmediği görünüyor. Reçetesiz ilaçlarsa parasıyla alabilirsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
kırmızı-yeşil reçeteli falan değilse parayla alırsın
0
jelly bear
(22.06.26)
ama yine de reçeteyi yazdırmam gerekir değil mi?
0
🌸tiredofwaiting
(22.06.26)
yoo çoğu ilaç reçetesiz alınabiliyor.
reçete sgk karşılasın diye veriliyor.
0
jelly bear
(22.06.26)
Recetesiz alinamayan bir ilacsa ve raporunuz varsa aile hekiminden ya da herhangi bir brans hekiminden recete isterseniz yazar muhtemelen. ama parasiyla almaniz lazim.
kirmizi receteli bir ilacsa doktor yazmayabilir. Ama yine de denemek lazim.

Ama ilaciniz recetesiz alinabilen birseyse direk eczaneden alabilirsiniz. Bence once bir eczaneye sorun.
0
nuevo
(22.06.26)
Yok ilaçlar reçeteli, ama reçeteyi sisteme giriyorlar ya, ondan ilaç vermezler diye korkuyorum şuamn çünkü elimde var gözüküyor.
0
🌸tiredofwaiting
(22.06.26)
elinde olsa da para verip alabiliyorsun her türlü. vermemesi olayı sgknın karşılamaması.
0
jelly bear
(22.06.26)
çok pahalı bir ilaç ise şöyle yapabilirsin;
durumu anlatırsın ben tarihi geldiği zaman size reçeteyi yollayayım siz de girin ama şimdi elden alayım dersin ama seni hiç tanımayan eczane bunu kabul eder mi şans tabi hele pahalı bir ilaçsa zaten o riske girmeyebilir.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
eczaciya yada hekime
sunu teklif et,

receteli aldigini göster,
ilaclar eczane yada polikinlikte kalsin,

günlük olarak
temin etmeye git,
buna belki ikna olabilir,
ama iki haftalik ilaclari komple kimse vermek istemez.
çünkü bunun kalpazanligi çok var.
0
designer
(22.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.