Giriş
(9)

İnsanlar doğuştan…

pek iyi degilim bugunlerde
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.

Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı sizce?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(27.10.25)
İyidir. Yaşadıklarıyla kötü olur. Haksızlık ne konuda? Herkesin kendince haklı bir sebebi olabilir. Sadece buna bakılarak insan kötüdür denemez.
0
arbre
(27.10.25)
hangi yönünü beslerse o.
+1
deartheodosia
(27.10.25)
Ben bu tip yaklaşımları pek anlamıyorum cidden. Şartlara göre değişmiyor mu? İnsan açken, rekabet halindeyken, kısıtlanmış hissederken kötü; iyi kötü bir stabil hayatı varken, ihtiyaçları karşılanıyorsa, rekabetten uzakken iyi olabilir.

Sizin verdiğiniz örneği de tam anlamadım. Doğuştan bir karakter hakkında konuşurken "haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışmak" nasıl bir kıstas olabilir ki? İnsan doğuştan mı haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışıyor? Şu denebilir belki, insan yetişme çağında "iyiliği" öğreniyor. Çocuklar bencildir, paylaşması gerektiğini yeri gelip ailesinden veya çevresinden görerek öğrenir. Çocukların dürüstlük hassasiyeti yoktur, kolay yalan söylerler. Yalan söylememeleri gerektiğini yaşayarak ve görerek öğrenirler. Çocuklar çıkarı için kardeşlerini ve arkadaşlarını kolayca satabilir. Empati kurup karşılarındaki kişinin perspektifinden bakabilmeyi ve ayıp kavramını eğitimle veya gözlemle öğrenirler. Ancak bu bence doğuştan kötülük anlamına gelmiyor.
+1
akhenaten
(27.10.25)
dogustan kotuyuz, iyilik ogrenilen birsey diye dusunuyorum.
0
cooperr
(27.10.25)
İyilik de kötülük de insanın kendi yorumudur. Güzel gibi çirkin gibi. Güzel ahlakı kötülük olan gören bir beyin için insan doğuştan kötüdür çünkü insan adaleti doğuştan benimser ve adalet güzel ahlak unsurudur.

İyilik kötülük yakıştırması hangi beyin tarafından hangi durumlar için yapılıyor o önemli. Herkese göre değişebilir yani. Ortak değerlerin olmadığı yerlerde özellikle.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
ünv'ye yeni başladığımda hoca sınıfa evrensel ahlak var mıdır yok mudur diye bir soru attı, çoğu kişi parmak kaldırıp "evet vardır, şundan şundan ötürü.." diye uzun uzun anlattı yorumladı vs.

hoca ardından yeni gine'de antropologların 20. yy başlarınnda izlediği bir kabileden bahsetti;

bu kabilede yetişkinliğe geçiş sürecinde erkekler bir sınava tabi tutuluyorlar: komşu kabilenin değerli bir malını veya eşyasını çalıp getirmek. sadece bunu gerçekleştiren erkekler kabilede yetişkin bir birey olarak saygı görüyorlar ve erişkin olarak kabul ediliyorlar.

ahlak ve beraberinde gelen "iyilik", "kötülük"; bunların hepsi toplumsal norm'larla oluşan değerler. yeni gine örneğinde mesela "başkasının bir şeyini çalmak" o toplumda ahlak kullarına uygun bir gelenek olarak yerleşmiş. bu yerleşmiş gelenekler ve kültürler binlerce, hatta belki onbinlerce yıldır insanı biçimlendirip şekillendirdi (bunun içerisinde "iyi" ve "kötü" algımız da var)
0
makbur
(27.10.25)
Şu dünyada insanın iyi olduğunu düşünmek bile sıkıntılı bir durum. İnsan yok etmeye planlanmış sıra kendisini yok etmeye geliyor.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
Kötü olarak adlandırırsın sanırım.
Öncelikle hayatta kalmak, sonra da daha iyi bir hayat yaşamak için her şeyi yapacak şekilde doğar insan.

İyilik olarak adlandıracağını düşündüğüm empati kurma, başka hayatlara saygılı olma, bir toplulukla uyum içerisinde yaşama sonradan öğrenilen özellikler diye düşünüyorum.
+1
michael_knight
(27.10.25)
Kötüdür çıkarcıdır hasettir kıskançtır
0
Hallegadola
(28.10.25)
(4)

antidepresan bozulur mu?

der meister
dostlar iyi akşamlar,iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünm
dostlar iyi akşamlar,

iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünmedim güneşsiz, kokusuz, kurusuz ortamdaydı uzun süredir. çanta evde yatıyor.

yalnız son yarım saattir böyle bi ürperti, kamyon çarpmış gibi yorgunluk, deride yanma hissi hasıl oldu... bu sonuncusuna aslında yabancı değilim, kan testinde "sınır" demişti doktor ama sanırım şekerim çıkıyor.

bozuk ilaç en fazla göstermesi gereken etkiyi göstermez diye biliyorum ben. başından benzer durum geçen oldu mu, durduk yere antidepresan şehidi olmayak? bu zaten uzun salınımlı değil mi, kullanmaya başlayınca normalde etki göstermesi 1-2 hafta sürüyordu? uzak kalınca vücut komutları mı unuttu, serotonin kapılarını açmak yerine başka reaksiyonlar mı göstermeye başladı acep?

***

bu arada ben ilacı devam etmem gerekirken terapistime danışmadan mal gibi kendi kendime bırakmıştım, onu ekleyeyim. kullandığım süreçte çok memnundum, gece tuvalete çıkma dışında bir rahatsızlığım yoktu. baktım dayanamıyorum elimde kalanları tekrar kullanmaya başladım, ay başında da online yapıyorsa eğer terapistimle yoksa eğer yaşadığım yerde başka biriyle görüşeceğim. yani normal şartlarda kullandığım, bu tarz tuhaf bir yan etkisini hiç görmediğim bir ilaç. saygılarımla arz ederim.
+1
der meister
(26.10.25)
uzun salınımlı demek bir iki hafta sonra etkisini gösterecek demek değil öncelikle. evet ilaç etkisini 2 haftada gösterir bu doğru ama uzun salınım bu demek değil istiyorum aman neyse.

ilaca ara vermiştin ve tekrar mı almaya başladın. böyleyse dediğin şeyler olabilir.

sktsi geçmediyse, blister üst folyosu yırtılıp nem almadıysa, aşırı sıcakta aylarca kalmadı ise bozulmamıştır. yani yaşadıklarının ilacın bozuk olması ile bağlantısı yoktur. geçmiş olsun.
0
a perfect lie
(26.10.25)
Anti-depresanlarda toksisite hiç duymadım, genelde kan sulandırıcılar, tiroid ilaçları insülin vb ilaçlar buna sebep oluyor.

Benzer etkiyi ben de hissediyordum bi süre ara verip tekrar başladığımda. Alman gereken dozajda aldıysan ara verdiğin içindir diye düşünüyorum ben.

Muhtemelen anksiyeten tetiklendi, ya bozulduysa ve zarar verirse düşüncesinin etkisidir gibi :)
0
truf
(26.10.25)
evet maalesef. zart diye kestim, aylarca kullanmadım. kullanmadığım süreçte fiziksel bir problem yaşamadım ama amiyane tabirle kafam bozuldu. genel olarak kötü bir dönemden geçiyorum, ondandır dedim. çok içiyordum, alkolü bırakayım dedim. üç aydan fazla zaman geçti. yok. kafada yaprak kımıldamıyor resmen. müthiş huzursuz, keyifsiz, mutsuzum. beyin kimyamın felç geçirdiğini hissediyorum adeta. o yüzden "böyle gitmez" deyip geri döndüm, daha önce kullanıp çok verim almış olmama da güvenerek...

tabii ki ilk fırsatta terapiste gideceğim onu tekrar belirteyim kamu spotu olarak. kafanıza göre kullanmayın derlerdi boşuna değilmiş, ben bu kadar yamultacağını düşünmezdim. aylar geçti yav beyin durumu hiç mi dikkate almaz, bu adam artık ilaç kullanmıyor ben ona göre hormon basayım demez... yok. iyi kötü 30 sene taşıdı beni, ilacı bırakınca "ilaç yoksa ben de yokum serotonini anan versin hadi yallah" dedi resmen.
0
🌸der meister
(26.10.25)
Prospektüste belirtilen saklama koşullarına uyduğunuz sürece bozulması için bir sebep yok.

Alkol kullanıp kullanmadığınızı tam anlamadım, ama kullanıyorsanız bu tip ilaçları alkolle kullanmamalısınız.

Tarif ettiğiniz his daha çok ilacın yan etkisine benziyor. Antidepresanlar yeni başlandığı dönemde sıklıkla halsizlik ve tarif ettiğiniz tarzda hislere sebep olabiliyor. Özellikle de ilaca ilk başladığınızda daha düşük dozdan başlayıp sonradan yükselttiyseniz ancak şimdi geri dönerken bu tarz bir aşamalı kullanım yapmadıysanız yan etkiler daha sert ortaya çıkmış olabilir. Ya da belki ilk kullandığınız dönemde direkt bu dozdan başlamışsınızdır ancak öncesinde farklı bir ilaçtan buna geçmişsinizdir vs.

Siz her türlü kendi kendinize ilaç kullanmayın. Zibilyon tane sebebi olabilir bir durumun.
0
akhenaten
(27.10.25)
(12)

kız arkadaşım resimler gördü ve..

baldan kaymak
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.

Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
0
baldan kaymak
(24.10.25)
Olgunlaşmamış biriyle ilişki sürdürmek istemiyorum. Kendine iyi bak. Diyorsun.
+9
arbre
(24.10.25)
Konu bir iki gün soğusun sonra açıklamanı yaparsın, kendini aşırı açıklamaya çalışma sadece olanı anlat. Bundan sonrası ona kalmış istediği kararı verebilir

Geçmişindeki fotoğrafları silmeliydin vs argümanı da duygusal manipülasyon. Bazı insanlar fotoğrafları siler bazıları silmez. Bunu kabullenmeyecek insanlar da özgürce başka yollara gidebilir.
+1
grimavi
(24.10.25)
olgunlaşamamış +1
eskiden ben de böyleydim. olay çıkartırdım her şeye. sen açıklamanı yap inanmıyosa bye bye de.
+2
matilda
(24.10.25)
Mal mı bu afedersin onları görmeseydi yaşanmamış mı olacaktı.

Yaşanmış ve görmüş işte ne var bunda benim liseden beri fotoğraflarım duruyor (2012)

Merak edip bakarken ne görmeyi bekliyordu acaba?

Kızlarda şey tribi oluyor. Eskiyse neden silmiyorsun.s.s.s işim gücüm yok binlerce fotoğraf arasından eski foto arıycam.

Saniyorlar ki yalnız kalınca gizli gizli eski sevgililerimize bakıp ağlıyoruz herhalde... değişik bir kafa.

Ben şahsen olsa ve görsem çok isterim, merak ederim yani. Eşim her şeyi silmiş, bu daha rahatsız edici.
+7
ananiyimioguz
(24.10.25)
Derin derin nefes al geçecek. Kendini daha iyi hissedince her şey bu kadar karanlık olmaz ve daha iyi konuşur ona göre kararlar verirsin.
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(24.10.25)
Kız arkadaşına olgunlaşmamış diyenlere katılmıyorum bazı takıntılı adamlar var ki ben de denk geldim eski sevgililerinin hepsinin fotoğrafları bi köşe saklı duruyor. Belki hala ona karşı bir şeyler hissettiğin için sakladığını düşünmüş olabilir. Bir kaç gün müsaade et ardından @grimavi dediği gibi açıklamanı yaparsın. Şayet açıklamadan sonra görüşmek istemiyorsa yapacak bir şey yok
+2
mermaidd
(24.10.25)
Kıza da hak veriyorum benim de birebir takıntılı olarak takip edildiğim oldu, çok ürkütücü.
Seni de öyle sanmış olabilir.
Sakin kafa ile konuşun güvenemiyorsa yapılacak başka şey yok.
0
cilekli pasta
(24.10.25)
Gecmis olmus bitmistir geri gidip mudahele sansinin olmadigi bir yerdir. Ayrica iyi ya da kotu insanin anilarini saklamasi kadar dogal bir sey olamaz. Fotograflarin duruyor olmasini, hala o kisilere karsi duygusal hisler besleyebilecegin anlamini cikaran insanlarla birlikte olma. Kimse kendini guvende hissedecek olgunlugu gosteremiyor diye gecmisine dair olanlari silme. iyi de olsa kotu de olsa gecmis senin gecmisindir. Gecmisin gecmiste kaldigini bilip bunu sindirebilecek olgunlukta olmayan biriyle vakit kaybetme.
+2
tezek
(24.10.25)
ayrıl abi, ne işin var. böyle bir psikolojinin kime ne faydası olacak.
0
gabe h coud
(24.10.25)
Ben şahsen birlikte olduğum kişinin eski sevgilisiyle fotoğraflarının arşivde dağınık bir şekilde kaldığını görsem daha rahat hissederdim. Bu durum özellikle hepsini silmiş olmaktan daha umursamazca duruyor.

Sadece bu kişiyle olan fotoğrafları ayrı bir klasörde titizce gruplanmış olarak bulsam biraz rahatsız olurdum ama yine de ayrılma noktasına gelmezdim.

Ayrılma noktası benim için fi tarihinden kalma fotoğrafların derli toplu şekilde güncel, kolay ulaşılabilir bir yerde ve hatta belki diğer eski sevgilerle olan fotoğraflarla da birlikte bir arada bulunması olurdu. Bu @mermaidd'in dediği yere denk düşüyor.

Böyle bir durum yoksa olgun bir davranış değil +1. Bence de kendi açınızdan olayı anlatıp sonrasında çok ısrarcı olmayın.
+2
akhenaten
(24.10.25)
bir iki gün bekle. sonra karşına alıp bu resimleri gördükten sonra ayrılmak istemesinin asıl sebebini öğren. resimleri sakladığını mı düşündü, yoksa ondan önce biriyle çıkmış olmana mı öfkelendi?
sakladığını düşündüyse açıklamanı yap, yedek olayını anlat. hala inanmıyorsa postala.
ondan önce biriyle çıkmış olmana öfkelendiyse, postala.

bu ne ya çocuk gibi
0
nolmus yani
(24.10.25)
ohooo daha şimdiden böyle şeylere ayrılmak istiyorsa işin iş geçmiş olsun
0
Hallegadola
(24.10.25)
(9)

Nefret ve aşk ikilemi

mermaidd
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
0
mermaidd
(22.10.25)
Yıkıcıyım bu konuda.
-2
arbre
(22.10.25)
İlişkinin nasıl bittiğine bağlı cidden.

Terk edildiğim ilişkiler oldu, hala severken arkadaş kalamam, zaten yeterince arkadaşım da var. Gereksiz drama. Nefret de etmedim, döndüm hayatıma baktım.

Terk ettiğim ilişkilerim de oldu, bu durumda zaten bende biten bitmiş. Arkadaş kalalım vs. demedim, diyen oldu olur dedim ama onlar da zaten azalarak bitti.

Sönüp biten ilişki de yaşadım, burada zaten arkadaş kalmışız, kalmamışız bir önemi yoktu. Kimsenin kafa yorduğunu sanmıyorum buna.

Ben genel olarak arkadaş kalma olayına çok karşıyım. Her şeyi çok karıştırıyor. İyilik desen alakası yok, faydalı desen faydalı değil. Hele terk edilen biri için çok büyük pranga. Safi zarar.

Ama nefretlik bir durum da yok. Seçenekler biraz sınırlı kalmış sanki.
0
akhenaten
(22.10.25)
Hiç arkadaş olarak kalamadım ama "iyi olsun, mutlu olsun" dedim arkalarından. Sadece tek bir kişi var ki evet zamanında nefret etmiştim. Ama neredeyse 15 sene geçmiş üzerinden, artık o kadar güçlü bir duygu beslemiyorum ona karşı. O yüzden nefret falan da kalmadı

İlk başlarda hatırlatacak şeyleri görmek istememen normal. Zamanla unutulmayacak şey yok, biraz zaman geçince hissizleşiyor insan
0
kullanicadi
(22.10.25)
Nefret ile aşk birbirine bir hayli benziyor bence karakteristik olarak. Nefret de tutku içeriyor. En temizi bir şey hissetmeyebilmek.
0
lüzumsuz adam
(22.10.25)
Aşk başka nefret başka.
aşık olmadığım kişiden nefret etmeyebilirim mesela, ya da tam tersi.
Fakat şu sıralar her şeyden ve herkesten nefret edebilme potansiyelim yüksek .
0
rakicandir
(22.10.25)
@rakicandir aslında ne kadar aşık olursak sonucunda o kadar nefret mi ediyoruz açısından sormuştum. Bende son zamanlarda her şeyden nefret etmeye başladım hadi hayırlısı diyorum
0
🌸mermaidd
(22.10.25)
Ayrılış sürecine göre değişir. Hiç tanıyamayacağım birine dönüşmüşse, nefret olmasa da kötü anmak olabilir.
0
gabe h coud
(22.10.25)
Hiç bir eski sevgilimi kötü duygularla anmadım. Sadece bir tanesinin ciddi mal olduğunu düşünüyordum ama isimlerini bile unutmuşum çoğunun. Ne nefret edeceğim yani işim gücüm yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
kimseden nefret etmem. bittiyse bitmiştir.
0
koela
(23.10.25)
(3)

Gravür nedir?

darkwizard
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
0
darkwizard
(21.10.25)
Bakır plakayı metal kalemle kazıyıp üzerine resim çiziyorsun. Sonra o plakayı komple boyayıp patates baskısı gibi kağıda basıyorsun. Çizdiğin resim de çiziklern derinliğine içindeki kenarındaki boya miktarına göre kağıda geçiyor. Teknnik olarak binlerce baskı üretebilirsin o plakadan.
+1
synesthesia
(21.10.25)
bazı gravürler ender bulunuyor. sebebi de ana kalıpta değişiklik yapılması. yeni bir plaka yapmaktansa aynı gravürü düzeltip veya değiştirip baskı yapılabildiği için orjinal gravürler çok az olabiliyormuş. bu bilgiyi eski istanbul depremlerinin nerelere hasar verdiğini ve yıkılan binaların mimarisi de bilindiği için depremin şiddetini tahmin ettkleri bir yöntemi anlatan videoda görmüştüm. orada aynı yeri depremden önce ve sonra gösteren ama aynı plakadan üretilmiş gravürler üzerinden anlatıyorlardı.
+1
ground
(21.10.25)
Gravürün değerini belirleyen birden fazla durum var. İşçiliği, basımı, kopyası bunlardan bazıları. Ek olarak her sanat ürününde olduğu gibi sanatçının değeri ve ona yüklenen anlam da etkili.

Yukarda bahsedilmiş, gravür plakaları basıla basıla eziliyor ve çizgiler netliğini kaybediyor. Baskı sayısı da bir "seri üretim" gibi çok aşırı fazla değil. Zaten dolaşım payları da düşük. Örneğin o satıştaki gravürün kaç kopyası günümüze ulaştı? Kimlerde var ne nasıl muamele görüyorlar?

Genel anlamda bir gravürün ilk baskıları en değerli olanları. Gravür sağlam kaldıkça yeni baskılar alınabilir. Gravür eskiyince tadilattan geçiyor veya kopyalanıyor bunlar artık farklı basım değil, farklı state içinde değerlendiriliyor, yeni seri sayılıyor ve değeri daha da düşüyor.

Bu açıdan neden 5.000, 10.000 anlamak için ünlü bir sanatçı mı, bu sanatçının ilk baskıları mı, işçiliği nasıl, neyi resmediyor, kompozisyonda entelektüel açıdan değerli farklı datalar var mı? Örneğin birçok gravür şehirlerin tarihi planını anlamak açısından da önem arz ediyor. Ya da örneğin sanat tarihi içinde konumu ne? Niş bir akımın ürünü mü, nedir? Bunlar hep ekstra değer.
+1
akhenaten
(21.10.25)
(5)

Aile bireyleri arasındaki saygısızlık ve benim yıpranışım

egerbiryolcu
Abimin çabuk parlayıp sönen bir öfkesi var. Annem ise haklı olarak saçma sözler karşısında cevap vermeden duramiyor. Anneme kizdiğim şey belliki parlayacaği belli abimin. ortamdan ayrıl ya da konuşma üstüne gitme yav he de geç. Abim zaten agresif bı kişilik üslup saygı maygi kalmiyor. Ve surtusmeler
Abimin çabuk parlayıp sönen bir öfkesi var. Annem ise haklı olarak saçma sözler karşısında cevap vermeden duramiyor. Anneme kizdiğim şey belliki parlayacaği belli abimin. ortamdan ayrıl ya da konuşma üstüne gitme yav he de geç. Abim zaten agresif bı kişilik üslup saygı maygi kalmiyor. Ve surtusmeler genelde kahvaltı ya da yemek saatlerinde yaşanıyor. Çünkü abim o zamanlarda yanımıza geliyor genelde. O yüzden benim kahvaltim ya da yemeğm genel olarak da günüm zehir oluyor. Sonra bir bakıyorum abim pişman olmuş ya da bunlar hic yaşanmamış gibi ortaya normal bir konu atiyo. Annem de uyuyor buna. Koca kadın tabi küsmüyor kin tutmuyor.

Mesela abim vefat eden babam hakkında "senin kocan niye o zaman öyle bı yer almadı"
Anneme de "Lan gerizekali" gibi hakaretli konuşuyor. Anneme kızıyorum bu kadar da sabredilmez ama onun da elinden bı şey gelmiyor. Ben abimle ciddi bı konuşma yapsam ağlamaktan konuşamam diye yeltenemiyorum. Ya tadimizi kacirmayin, yine başlamayın vs diyorum ortamda sonra zaten o kelimeleri ses yukselisini duyunca hemen agladigim için odama kaciyorum çocuk gibi. Hele o babam hakkında konuşmaları artık iyice tepenin taşını artırdı abime patlasam bu defa uzulcegini bildiğim için buna da üzülüp gene dertlenen ben olcam.

Ama katlanilacak gibi değil. Daha ne kadar curuyecegim böyle. Akşama kurabiye yapıp keyifle yemeyi planlıyordum şimdi ölen babama laf söylendi diye saatlerce gozyasi akiticam:(

Her gün olan şeyler değil abim de hep bu üslupta konuşan biri değil ama ailesine karşı bir öfkesi var her şey batıyor sinirli konuşuyor işine gelmeyen bir konu olunca veya kendi dusuncesinde israrliysa. Ama saçma yani ortaya bir muhabbet atıyo annem de karşılıklı konuşuyor kadın. Abim kendi satasiyir veya annemin kabul etmeyeceği bir şey söylüyor bir bakiyorum abim bomba gibi pat pat sanki annem ona sövmüş gibi bı üslup kullaniyor.

Bu arada abimi de muhitimizde herkes sever. Bazen komşular ne kadar saygılı efendi bir çocuk der annem de şaşırır kadın...
0
egerbiryolcu
(20.10.25)
Kaç o evden.
+2
runaway
(20.10.25)
Belli ki gücü size yetiyor ve size sataşıyor.

Aman tadımız bozulmasın şeklinde hayatı kendinize zehir edersiniz.

Abiniz haklı falan değil. Sinir problemleri varsa psikiyatriye gitsin.

Yok öyle insanlara demediğiniz lafı söyleyip daha bi özür dilemeden yok saymak.

Kendinizi ezdirmeyin, karşılığını verin.
0
substituent
(20.10.25)
Kaçın kurtulun +1

Ama bu her zaman mümkün olmayabiliyor. Abinizin anne babanızla yaşadığı her şeyi bilmiyor olabilirsiniz. Aynı kişiler onun da anne babası. Belki tepkilerinin sebepleri vardır. Birçok anne baba ne yazık ki kötü niyetli olmasalar da sonunda çocuklarının kendilerinden bağımsız sağlıklı insanlar olarak yetişmelerini engelleyebiliyor. Bu onları bilinçli şekilde kötü yapmaz, ama bu tip konularda sabıkalıyız ülkecek.

Haliyle;

1- Abinizin anne babanız hakkındaki sözlerini "anne babanıza" söylenmiş olarak almayın. O kendi anne babası hakkında konuşuyor. Bunu bu şekilde ele alırsanız zihnen size faydası olur.

2- Ancak diğer taraftan pratik bir çözüm de gerekli. Ne olursa olsun siz de o evdesiniz ve onlar sizin de anne babanız. Abinizin kötü deneyimleri ve kendince haklı veya haksız sebepleri olabilir. Ancak siz onun derdini çekmek durumunda değilsiniz. Bu durumda genelde sert yapmak işe yarıyor. Gerektiği yerde o deliyse siz daha deli olup onu bastırın. Sizin artık bunlardan bıkıp usandığınızı bilmeli. Bilmesi yetmezse sizin de bir bela olarak orada olacağınızı anlamalı.

Yıllardır kökleşmiş aile içi davranışların basit şekilde birkaç tavsiyeye uyarak ideale dönebileceği beklentisine kapılmamalısınız. Nihai hedefiniz kendinize odaklanıp oradan çıkışınızı hazırlamak olmalı. Ancak bu süreçte ipleri biraz elinizde toplayabilirseniz en azından her şey kontrolünüz dışındaymış gibi hissetmezsiniz.
0
akhenaten
(20.10.25)
Toxic family. Kaç dayı ordan.
0
mikahakkinen
(20.10.25)
Dışarıdan konuşmak kolay olacak ama ben şunu denerdim; üçünüzün de keyifli olduğu, sohbet ettiği bir anda, sofrada tartışma ve yüksek sesten hoşlanmadığınızı, psikolojinizi etkilediğini de, onlara da stres ve sağlık sorunu olarak döneceğini söyleyip sofrada tartışma olmamasına söz verdirin. Tekrar olursa konuşmuştuk bunu dersiniz, olmazsa masayı terk edersiniz. Yani belirli bir olay üzerinden, asla taviz vermeyeceğiniz bir sınır koyun.
+1
kaset
(21.10.25)
(6)

b2 düzeyinde ingilizcesi olan biri için ingilizce kitap/roman/hikaye önerisi

Bartebly
Yapabilir misiniz?Teşekkürler.
Yapabilir misiniz?

Teşekkürler.
0
Bartebly
(16.10.25)
Wizard of Oz serisini rahatça okursunuz. Kitapların hepsi Project Gutenberg'de public license ile mevcut.
0
akhenaten
(16.10.25)
harry potter kitapları. roald dahl'ın yazdığı kitaplar...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
www.enginyayinevi.com.tr
www.trendyol.com
bu tarz yayinlarin level 5-6'lari denenebilir. level 6 sular seller gibi gectigi zaman harry potter'a falan yonelilebilir.
+1
hot potato
(16.10.25)
otostopçunun galaksi rehberi
0
herzan
(16.10.25)
roald dahl +1 bize okulda onun kitaplari cok okutulurdu.

bir de James Howe diye bir yazar vardi, onun kitaplari iyidi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(16.10.25)
1984, cesur yeni dünya, hayvan çiftliği, leviathan.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
(11)

ChatGPT sizle hangi tonda konuşuyor?

sekizdokuzon
Benimle Çetin Çetintaş tonunda konuşuyor. Aforizmalar, küçük başarıları ödüllendirmeler, ölümüne kişisel farkındalık teşviği. Sizinle nasıl konuşuyor?Teşekkürler.
Benimle Çetin Çetintaş tonunda konuşuyor. Aforizmalar, küçük başarıları ödüllendirmeler, ölümüne kişisel farkındalık teşviği.

Sizinle nasıl konuşuyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.10.25)
Genelde yalaka.

Bravo, çok iyi yakalamışsın!
Bu harika bir soru!
Sen çok yaşa!

Yakında ağzın bal yesin demesini bekliyorum.
0
auroraaurora
(15.10.25)
Çok yalaka davranıyor. Arada bir lütfen samimi fikrini söyle, eleştir beni, dürüst ol, taraflı yaklaşma diye hatırlatma yapmam gerekiyor.

Ne yazık ki ben kaşındım.. Bana kraliçem de, princess treatment istiyorum demiştim bir zamanlar..
0
kullanicadi
(15.10.25)
Çok yalaka +1
Her şeyi onaylıyor. daha doğrudan, net ve eleştirel ol diye düzeltme yapıyorum arada
0
grimavi
(15.10.25)
Paso ovüyor. Vay bunu nasil dusundun diyor. Ben mi yapay zekayim o mu anlamazsin.
0
brkylmz
(15.10.25)
Çetin çetintaş kimmiş diye baktım Youtube'dan. Evet benim gpt bu. Tonlamalar, duraksamalar falan aynı. Sadece bir tutam beyaz yaka satış temsilcisi karizmatik ses tonu eklememiz lazım.
0
akhenaten
(15.10.25)
Mesaj tonu ile ilgili ayarı var değiştirebilirsiniz.
0
anon1m
(15.10.25)
öyle bir yalakalık yapıyor ki, ben 8-9 yaşındaymışım, kendimce bir şeyler yapıyormuşum da, annem babam ya da öğretmenim bana cesaret veriyormuş gibi geliyor.
0
co2s2
(15.10.25)
Gpt’ye göre dünyanın en müthiş insanıyım. 2026 dünya kupası maçları tr saatiyle kaçta diyorum “oo kral müthiş bir soru böyle bişey yok nerden aklına geldi vallahi helal” falan diyor sürekli.
0
avatar is back
(15.10.25)
yalaka. "aslansın kaplansın, adam mı öldürdün haklısın tabii ki hacım, bu sorular kimsenin aklına gelmiyor, off ne zekisin sen ya, vay anasını sen gibi adam var mı dünyada"... kısa kes, yalakalık yapma, g*t yalama dediğim halde bu kadar terbiye oldu.

midemi bulandırdı artık bu dalkavukluğu.
sordum neden böylesin diye bir gün: "insanlar sevsinler abone olsunlar diye böyle yapıyor beni openai. etik metik yok bizde, varsa yok para" dedi (ticari kaygılar gibi daha soft ifadeler kullandıysa da aynen bu anlamda şeyler söyledi).

claude'u kullanıyorum bu kadar dalkavuk değil diye, sanırım 4.5 ile o da aslansın kaplansın moduna geçti.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
doğrudan, dürüst, hafif keskin.

yalakalık yapmasına izin vermemek üzere eğittim.
0
Algorix
(15.10.25)
şu videodaki gibi.

youtube.com
0
jepa
(15.10.25)
(14)

Kadınlarla çalışmanın zor olması?

mikahakkinen
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama her gün öfleyen püfleyen, triplenen, aşırı duygusal ve değişken bir cinsiyetle çalışmak beni aşırı sıktı. Eşimden bu tarz şeyleri görmedim.

İş değiştirme şansım yok ama sıkıldım. Yani 4 tane erkeğin bulunduğu bir odada çalışmak tercihimdir.
-10
mikahakkinen
(13.10.25)
bence kadınlar zor, erkekler kolay gibi bir genelleme yapmak saçma. zor insan olur, zor kadın olmaz.

ünide tıpkı senin gibi %95’ini kızların oluşturduğu bir bölümde okudum. ofis hayatında da çoğunlukla etrafımda kadınlarla çalıştım. çalışması zor kadınlar olduğu gibi erkekler de gördüm. tek bir cinsiyet üzerinden genelleme yapamam. ünide ve iş hayatında en yakın arkadaşlarım da genelde kadınlardı.
+4
sir gawain
(13.10.25)
şu anki iş yerimde 5 yıldır erkeklerin içinde çalışıyorum. bu sürenin çoğunda tek kadın çalışandım hatta. erkeklerin öfleyip püflemeyen, triplenmeyen canlılar olduğunu size düşündüren nedir, çok merak ettim. genellemeleri yanlış bulmakla beraber son 5 yıllık tecrübeme dayanarak erkeklerle çalışmak zor diyorum.
+3
elorelia
(13.10.25)
bence de genelleme yapılmaz ya kişi ile ilgili.
mesela ben kadınım ve benimle çalışmak zor bence çünkü hemen sinirlenen biriyim. tahammülüm düşük.
ama bence ofiste erkek bi çalışan var onunla da çalışmak zor. hiç öfleyip pöflemiyor ama iq seviyesi çok düşük. ona bir işim düştüğünde sinilenmeden sakince anlatmaya çalışmak, böyle defalarca anlatmaya çalışmak inanılmaz zor.
+1
Sadece soruyorum
(13.10.25)
Çalıştığım errrkek gibi errkeklerden bazı örnekler:
Eskiden çalıştığım yerde bir patronum, eşi yan odadayken (veya iş yerindeyken), bir kadın çalışanla sürekli odasının kapısını kapatarak öğle yemeği yiyordu. Kadın çalışanlara "arkadaşlar biraz daha güzel giyinelim, makyajımıza dikkat edelim" diyordu. Kızı yaşındaki çalışanlara sarkıyordu, gecenin yarısında mesajlar atıyordu.
Başka örnek errkek çalışan yine gecenin bir yarısında kadın çalışanlara mesaj atıyordu, sadece kadın çalışanlara sürekli biçimde "gülüm, canım, birtanem" diye sesleniyordu ve tepki gösterince "alınmıyorsun değil mi, samimiyetten eheeheh" diyordu.
Bir başkasının bizzat bana sabahın 04.30'unda mesaj atmışlığı var.
Bir öteki, yine erkekti. Torun torba sahibi ama müdürle kırıştırıyordu ve bütün iş yeri bunu biliyordu. Bu adam bir de hayvan gibi vergi kaçırıyordu, çalışanlara bağırıyordu, izin istediğinde yalvar yakar veriyordu, suratımıza bakmıyordu. Hatta bir kere kızı ameliyat olan bir çalışana izin vermemişti çünkü "bakacak kimse mi yok?" diye çıkışmıştı. Aynı errkek gibi erkek adam, üç ay boyunca maaşını vermediği (ve zaten kayıt dışı çalıştırdığı) temizlik görevlisi en son ağlayınca "sen de amma paragözsün" demişti.

Kadınlarla neler yaşadım? Parada anlaşamayıp efendi efendi yolları ayrıldık. Bu kadar. Taciz edilmedim, hakkım yenmedi, hakaret edilmedi, zorla bir şeyler imzalatmaya çalışılmadı.

Ama aynen, kadınlarla çalışmak zor çok haklısınız.
+6
mor bembombom
(13.10.25)
Benim kendi deneyimim, kadınlarda sayıca daha çok ufak tartışmalar çıksa da genelde art niyetli olmuyorlar. Erkekler her türlü sinsi pislikliği yapıyor. (Erkeğim)
+2
aguen
(13.10.25)
Benim için hep tam aksi oldu bu zamana kadar. Kadınların kendi arasında durum nasıl bilemiyorum ama erkekler bir arada olunca sınırları çok kolay kaldırıyor. Erkek muhabbeti de beni bayıyor. Bizim millette genel olarak yaparız abi, hallederiz hocam kafası hakim. Erkekler bir aradayken bu damar iyice kabarıyor. Kadınlarla çalışırken işe daha iyi yoğunlaşıyorum, daha sistemli gidiyor.

Çalıştığım yöneticiler açısından da kadınlar daha iyiydi. Örneğin erkek yöneticiler genel olarak olmazdan anlamıyor. Yan yatırın, çamura batırın, kenarından kırpın diye yan çiziyor, iş gerçekten olmayınca alelacele iki ayağı bir pabuca sokuyorlar. Kadın yönetici olmazdan anlıyor. İş adım adım ve tek seferde gidiyor.

Ayrıca erkek yöneticilerin odağı çok kolay dağılıyor. Yok hafta sonu şöyle yapalım, yok gidip bilmem ne gömelim, şuraya şunu alalım yolumuzu bulalım.... bir ton şey. Hariçten bir sürü şey çıkarıyor. Kadınlar bu tarz atraksiyonlara girmiyor pek.

En azından benim deneyimim bu yönde oldu hep.
+1
akhenaten
(13.10.25)
Ben bir kadın olarak kadınların tepkiselliğinden ve çok konuşanlarından gerçekten çok rahatsız oluyorum, bunlardan ikisi benim annemle teyzem. Öf pöf etmek zaten en zıddıma giden şeyler, çekilecek dert değil. Haklısın.
-2
muhayyer divan
(13.10.25)
Gerçekten zor bu arada.

Otu boku yanlış anlamalar, yokuşa sürmeler. Sıkıntılı.

Erkekler daha çok görev adamı, yapalım, bitirelim, gidelim.
-1
baldan kaymak
(13.10.25)
Tedarik zinciri kadın daha fazla olan bir sektör ve genel olarak kadınlarla çalışmaktan memnunum. Özellikle onlarla olan farkı görmek enteresan (örnek verirsem ben işe alım yaparken çok daha analitik şeylere bakıyorum, benim müdürümse daha duygusal, karaktersel şeylere. O sebepten iyi bir takım oluyoruz).

Misal mevcut organizasyonda erkeklerin karakter kalitesi kadınlara oranla çok daha düşük. Yalnız yalan olmasın çalışanlarımın erkek olanları ile daha direkt olurken kadınlara bir tık daha indirekt yaklaşıyorum. Gene açık konuşmak gerekirse emekli olan eski müdürle futbol, rugby, araba konuşmayı baya özledim. Galiba kadınlarla çalışmadaki tek sorun bu benim için çünkü ilgi alanlarımız farklı.
0
logisticsmanager
(13.10.25)
şirketlerdeki kadın yönetici azlığının, kadın bürokrat azlığının vs. genel sebebi tam olarak budur. kadınlarla çalışmak çok zor, çünkü kadınlar pazarlığa açık kişiler değil. bunları idare edemiyorlar.

en basiti benim gözlemim olan site grupları.
bir sorun karşısında site grubundaki erkekler "şöyle şöyle bir durumla karşılaştık, bu konuda böyle böyle aksiyon alınması çok iyi olacaktır" tarzında temiz bir üslupla yaklaşırken, aynı konuyu kadınlar kavgaya, sataşmaya ve çekişmeye çekiyorlar anında.

hatta bu diyalogları gösterdiğim kadın çevrem de genelde "adam niye böyle yazmış ki" diye topa giriyorlar, daha sert, daha pazarlıksız daha tahammülsüz yaklaşılması gerektiğini söylüyorlar.

özet geçmek gerekirse;
tartışmaya kapalı bir şekilde kadınlarla çalışmak çok zordur. çünkü her olaya fazlasıyla tek boyutlu bakarlar. pazarlığa kapalıdırlar. bu genetik bir şeydir, buna kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. erkeklerin testosteronunun fazla olması gibi bir şeydir yani.
0
tchuck
(13.10.25)
Nacizane hayat tecrubem:
kadinlar cok fazla stres yapiyor, herhangi bir meseleyi cok buyutuyor, raporu nasil yetistirecegiz iki gun kaldi, o musteri niye hala donus yapmadi bilmemne cok fazla sinir, stres, gerginlik yayiyorlar cevreye. Erkeklerse "hallederiz, bir sekilde aradan cikartiriz, dunyanin sonu degil" kafasinda.

Kadinlarda dedikodu,ikiyuzluluk ve yapmaciklik da cok fazla. Kiskancliktan, fitneden birbirlerini bogazlayacak iki insan yuz yuze gelince bluzun, etegin cok yakismis diye yalandan gulumserler, muhabbet ederler, vicik vicik birbirlerini overler. Erkekler kimse bana bulasmasin, dertsiz basim agrisiz asim mantalitesinde genel olarak.

Kadinlarin ilgi acligi diye bilimsel bir olay da var sanirim,cogu erkek sadece yuzunu yikayip geliyor, kadinlar bir suru kombin, makyaj vs. Orasi benim ekmek yedigim yer ya, ben cinsiyetsiz takilmak herkesi ana baci kardes gibi gormek istiyorum ekmek yedigim yerde. Benim dikkatimi niye parfumunle, dekoltenle, suh kahkahalarinla, dagitiyorsun.
+1
neck_and_neck
(13.10.25)
herkesin yorumuna saygılıyım sadece ben bireysel tecrübemi ilettim. erkeklerle çalışmadığım için kadınlarla olanı yazdım. kesinlikle amacım cinsiyetçilik değil.
0
🌸mikahakkinen
(13.10.25)
ben feminist bir insan olarak yazıyorum:
çalıştığım bir devlet kurumunda kadınlar yüzünden ruh hastası oldum. çoğusu kafadan rahatsızdı. narsistler, dalkavuklar, neler neler...
0
gijilti
(13.10.25)
2018'den beri %90'ı kadınlardan oluşan ekiplerle, yöneticilerle çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, kadınlarla çalışırken onlara adapte olmak gerekiyor. Buna adapte olmuş bir erkek olarak, erkek çoğunluklu ekiplerle çalışmaya başlasam bu sefer oraya adapte olmam gerekecek.

Neticede kadın ve erkeklerin belirli farkları var ve uyumlu olmaya çalışmak işleri kolaylaştırıyor.

Senin için demiyorum ama kadınlarla çalışmak zordur demek; normal olan erkeklerle ve onların atmosferinde çalışmaktır, kadınlar bundan farklı olduğu için anormal olan onlardır, anlamı taşıyor. Bu da erkek-merkezci bir bakış açısı.
+3
Bruce
(13.10.25)
(16)

Pazar neşesi olarak okült/cadılık/wicca temalı dizi ve filmler

kullanicadi
Bu konuda zaten yeterli olan külliyatımı daha da genişletebilir miyim diye bir merak içerisindeyim:p kenarda köşede izlemediğim bişi kalmasın istedim (:Ana karakterin cadı olduğu ya da okült ritüel ve gizli tarikat içeren tüm filmler kabulüm. Önereceklerinizin büyük kısmını izlemiş olabilirim ama bi
Bu konuda zaten yeterli olan külliyatımı daha da genişletebilir miyim diye bir merak içerisindeyim:p kenarda köşede izlemediğim bişi kalmasın istedim (:

Ana karakterin cadı olduğu ya da okült ritüel ve gizli tarikat içeren tüm filmler kabulüm. Önereceklerinizin büyük kısmını izlemiş olabilirim ama birkaç tane güzel ve bilmediğim tavsiye bile alsam çok mutlu olurum.

İzlediklerimden kabaca aklıma ilk gelenleri sıralayayım yine de. American horror story coven sezonunu çoktan izledim. Marianne, archive 81, the chilling adventures of Sabrina gibi dizileri ayıla bayıla izledim.

The vvitch, häxan, stardust, the ninth gate, hereditary, a dark song, suspiria, practical magic, the craft, the autopsy of jane doe beni içerik olarak tatmin eden filmler. Blair witch serisini sevemiyorum. Romantik komedi janrında cadı içeren filmleri nadiren beğeniyorum.

Teşekkürler şimdiden<3
+4
kullanicadi
(12.10.25)
Sodomun 120 günü
-3
thesomberlain
(12.10.25)
Tam o frekansta olmasa da "Gülün Adı" belki aradığın şeylerden biri olabilir.
0
rakicandir
(12.10.25)
yenilerden weapons. modern bir cadı uyarlaması.

aklıma gelen diğer filmler:

oddity
skeleton key
drag me to hell

içinde cadı yok ama okült dediğin için:

kill list
the ritual
+2
sir gawain
(12.10.25)
"Rosemary’s baby" okült/tarikat temasının atalarından

Yenilerden "Midsommar" var, yine okült/ritüel temalı

The Ritual +1
+2
ermanen
(12.10.25)
Dizi olarak, cadı temalı, yenilerden ve eğlenceli:
Agatha All Along
+1
ermanen
(12.10.25)
Midnight Mass

Tam olarak istediğin gibi olmayabilir ama işin içinde bir tarikat var. Ben sevmiştim.
+1
nhk ni youkosu
(12.10.25)
Muhtemelen biliyorsunuzdur ama yazmamışsınız diye yazayım dedim. Salem (2014) diye bir dizi var. Püriten, cadı kavgaları temalı.
+1
akhenaten
(12.10.25)
çok film izlediğim için aklıma geldikçe yazıyorum.

The Wicker Man var yine, ritüel/folk horror filmlerinin atalarından

uzakdoğu yapımı:
The Wailing (Gokseong)
incantation (Zhou)

yine tarikatlı ritüelli, acayip mindfuck'lı, fantastik ve gore:
Mandy

ritüel/tarikat temasına girebilecek ama spoiler vermeyim, akla zor gelebilecek iki film:
Martyrs
The Cabin in the Woods
+1
ermanen
(12.10.25)
Türün bu kadar içinde olduğuna göre (: izlemiş olma ihtimalin yüksek gerçi ama:

angel heart (1987)
0
lüzumsuz adam
(12.10.25)
Salem diye bir dizi var 2014 tarihli
Bir de kesin biliyorsundur ama the crucible var film hatıtladığım. Çok iyidir winona ryder başrolde.
0
neira
(12.10.25)
tarikat veya ritüel temasından izlediğim başka iyi filmler:

get out
the invitation
the endless
children of the corn
mother!
silent hill (ana teması tarikat değil tabii ama kilit nokta tarikat var, neyse spoiler vermeyim çok, oyundan uyarlama olarak iyi korku filmlerinden)

izlemediğim ama izlemek istediğim önerilmiş iyi filmler:

dagon
apostle
the empty man
faults
the other lamb
sound of my voice
Martha Marcy Mae Marlene

bilindik ama pek beğenmediğim:
eyes wide shut
0
ermanen
(12.10.25)
Aklıma ilk Bedknobs and broomsticks geldi.
Buffy the vampire slayer var.
The Magicians var.
0
yadigar
(12.10.25)
Yenilerden A Discovery of Witches var
0
sertac akin
(12.10.25)
Çok eskiden tvde dublajla falan izlemiştim, iyi mi değil mi değerlendiremem ama, Kasabanın Cadıları var, 87 yapımıymış. m.imdb.com
0
(12.10.25)
the endless +1 (gizli tarikatlı) - sevdim
heretic (okült ritüel + gizli tarikatımsı) - sevdim
weapons (cadılı ve okült ritüelli) -fena değil
bring her back (okült ritüelli) - sevdim
together (gizli tarikatlı okült ritüelli ama romantik komedi bi tarafı da var) -fena değil
the love witch (cadılı) -fena değil
late night with the devil (cadılı okültlü) - sevdim
infinity pool (tarikatlı) - sevdim
hereditary (tarikatlı) -fena değil
the menu (tarikatlı) -fena değil
+1
semaforo de medianoche
(12.10.25)
Salem (2014)
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(18.11.25)
(6)

Pazar günleri ne yapıyorsunuz?

ermanen
Pazar, genelde dinlenme günü diye düşünülüyor sanırım. Gezen de vardır tabii. Yıl içinde genele bakarsanız ne oranda dinlenme ve gezme sizde? Evde vs. dışarda geçirme oranı.Evde uzanıp bir şeyler mi izliyorsunuz genelde? Bir hobiyle mi uğraşıyorsunuz? Arkadaş, sevgiliyle mi buluşuyorsunuz? Kafeye, r
Pazar, genelde dinlenme günü diye düşünülüyor sanırım. Gezen de vardır tabii. Yıl içinde genele bakarsanız ne oranda dinlenme ve gezme sizde? Evde vs. dışarda geçirme oranı.

Evde uzanıp bir şeyler mi izliyorsunuz genelde? Bir hobiyle mi uğraşıyorsunuz? Arkadaş, sevgiliyle mi buluşuyorsunuz? Kafeye, restorana mı gidiyorsunuz? Doğa gezisi mi yapıyorsunuz? Aile? Gaming? Pazar alışverişi? Temizlik? İş/Çalışma? Başka?

Hristiyanlık'ta da Pazar günü kutsal gün tabii ve belki kiliseye giden bile vardır, ama buradan çıkması zor.

Not: 2012'de de sormuşum ama kişiler ve zamanlar değişti :)
+2
ermanen
(12.10.25)
Bu saydıklarınızın hepsi +evdeki bitkilerin saksı değişimi, budaması, gübrelemesi vs. Bitki işleri olmayınca oturup makale, katalog falan tarıyorum bir iki saat.

Örneğin bugün bir bitkinin saksısını değiştirdim, şimdi birazdan alışverişe çıkacağız. Haftaya da arkadaşları çağırıp evde yemek yapıp takılalım diyoruz. Öbür hafta da ormana bir gitmek istiyorum kış girmeden. Sonbaharda güzel oluyor, bakalım.
+1
akhenaten
(12.10.25)
Çocukla vakip geçirme olarak değişiyor hava güzelse dışarıda kötü ise ev yada kapalı alanda beraber vakit geçiriyoruz
+1
basond
(12.10.25)
Bugünkü derslerimi iptal ettim, iyice bir dinlenmek istiyorum. Akşama da annemlere gidicem. Çalışmıyorsam hafta sonu hiçbir şey yapmama taraftarıyım.
+1
sekizdokuzon
(12.10.25)
Sektör değişikliği yaptığım için bu haftaya kadar cumartesi pazar işleri yetiştirmeye çalışıyordum. Bu hafta ise CRTP (Certified Red Team Proffessional) diye bir sınavın hazırlığına başladım. Bir ay içerisinde sınavı verip, bunun bir basamak üstünde bulunan sınava hazırlanacağım. Yıl sonuna kadar ikisini birden verip bir üst lige çıkmak istiyorum açıkçası.
+1
rakicandir
(12.10.25)
Çok değişken bazen yatıp dinleniyorum bazen geziyorum, ihtiyaca göre.
Bugün uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşım burada olduğu için onunla plan yaptım, tüm gün sergi gezip akşam da eğlenmeye çıkacağız.
+1
mutekebbir
(12.10.25)
Sevgilim varken çıkıyorum. Sevgilim yokken evdeyim. 6 gün zaten iş için çıkıyorum. Ondan bir gün çıkmak istemiyorum. Evde Instagram, Youtube, çay, kitap, keyifli oluyor.
0
arbre
(12.10.25)
(16)

Evinize gelen misafir nasıl bir hediye getirirse çok mutlu olursunuz?

sekizdokuzon
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?Teşekkürler.
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?

Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.10.25)
paşabahçe beğenmezsem gider istediğimide alırım, bizim ailede genelde paşabahçe , daha azı madame coco nevresim seti battaniyesi falan
+1
eja
(11.10.25)
Maddî anlamda çok sıkıntılı bir zamanımdayken getirilen gram çeyrek yarım tam altın türünde bir hediye haricinde hiçbir hediye beni "çok mutlu" etmez sanırım. "Çok mutlu olmak" benim için epey büyük bir şey ya da algılarım/beynim abartıyor da olabilir, bilemedim şimdi. Hayal kuramadım resmen.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Benim için en güzel hediye misafirin hiç gelmemesidir.
+4
rock n roll
(11.10.25)
Ben bunları yapmasalarda yatağımı veririm
+2
Kahvedesu
(11.10.25)
Çiçek gelse bile bakmayı beceremiyorum bi fesleğenim vardı kuruttum.
Parfüm getirirse mutlu olurum.
Yiyecek olarak fıstıklı baklava gelirse mutlu olurum. Ama kalitesiz yerlerden alınmış çamur gibi baklava olmayacak.
Kaliteli lokum ve çikolata da olabilir.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
çiçek iyi fikir.

birileri bir eşya getirince genelde mutlu olmuyorum.
neden zahmet ettin, ne gerek vardı, bir sürü masraf yapmışsındır şeklinde bir anne çıkıyor içimden. layık görmüyorum belki de. basit bir şeyse de yine beğenmiyorum. boşuna çöp olacak evde diye.

çift olarak yaşadığımız eve bir arkadaşım ikili ve sevimli bardak getirmişti. biri 400 diğeri 500cl miydi neydi. arada bir bira içerken onları kullanıyorduk güzel andım o arkadaşı. sevimli bir hediyeydi ve insanı borç altında hissetirmiyor da. çok yer işgal etmeyecek bir saksı çiçeğine de mutlu olurdum. büyük çiçek herkese gitmez, evinde yer yoksa zülum olur.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Birinci sınıf inanılmaz kaliteli bir baklava ve ya bu kalitede bir tatlı.
Hiç görmediğim göremeyeceğim nadide bir hediyelik olabilir
Güzel çiçekleri açmış saksılı bir çiçek
0
pislick0
(11.10.25)
güleryüz ve huzur getirsin başka şey istemem.

gerçekten getirse ne getirmese ne yani.
+3
gurur
(11.10.25)
Kaliteli malzemeden (cam, ahşap, mermer, kemik, bronz, prinç, titanyum veya bunların karışımı), seri üretim olmayan, mümkünse ilerde antika değeri olabilecek bir koleksiyon parçası olan küçük obje, vazo, kutu, ufak mobilya, alkol bardağı/kadehi, sofra malzemesi vs. alsam çok sevinirdim. Çok spesifik oldu sanırım.
0
akhenaten
(11.10.25)
Bana yakın arkadaşım bir kere doğum günü hediyesi olarak saksıda biber hediye etmişti canlı bir bitkinin hediye olarak gelmesi gerçekten şahane bir şey çok mutlu olmuştum.
Ev bitkisi hediye gelse çok mutlu olurdum ben de.
Farklı tasarımlarda kupa bardakları çok sevdiğimi bilen arkadaşlarım bana kupa bardak da hediye ediyorlar bu da çok hoşuma gider.
Evde kokteyl denemeleri yapmayı sevdiğim için şık içki bardakları hediye gelse çok hoşuma giderdi.
Bir kere televizyon battaniyesi hediye gelmişti o da hoştu.
0
mutekebbir
(12.10.25)
Biraz kimin geldiği de önemli. Sadece kendisi bile en büyük hediye olabilir. Aranızdaki yakınlığa ve ilişkiye de bağlı.

Çoğu zaman misafir gelmemesi daha iyi +1
Dışarda bir yere davet etmesi daha makbul. Veya tatil hediye etsin ne bilim :)

Benim ihtiyacım olan şeyleri bilip getirmeleri de makbule geçebilir. Materyal şeylere pek ihtiyacım olmuyor. Çiçek bitki vs. de evde sevmem. (doğada severim, doğaya götürsün mesela?) Belki bazı ev gereçlerinin daha iyisi olabilir. Yediğim spesifik şeylerle alakali birşey de olabilir.
+1
ermanen
(12.10.25)
Hediye getirmemesi, getirecekse de ya işime çok yarayacak bir materyal tercihimdir. Bunun dışında eşya/bitki/vazo tarzı şeyleri mümkün olan en kısa sürede sağa sola bağışlamayı tercih ediyorum. Gereksiz eşyalardan kurtulmak için evin 2/3'ünü attım.
0
rakicandir
(12.10.25)
Evde bitki konseptini hiç sevmediğim için böyle bir hediye gelse üzülürdüm napıcam bunu şimdi diye.

Onun dışında kahve fincanına okeyim ya her zaman kullanılıyor, çok işlevsel bir hediye, evde fazlası hiçbir zaman sorun çıkarmaz. Saçma sapan esprili bi şey olmadıktan sonra fincan iyidir
0
nundu
(12.10.25)
Misafirliğe gelecek olanlara bana güzel yazan eşantiyon kalem, defter, ajanda; ilginç tasarımlı kupa bardak getirin diyorum. Söyleyince biraz yüzsüzlük gibi oluyor (:D) ama istediğim şeyler ya ücretsiz ya da ucuz. Misafirliğe gidiyorsam genelde küçük bir mutfak eşyası veya iyi bir pastaneden duruma göre bir şeyler alıyorum. Evde pet besleniyorsa ona da ödül maması götürüyorum.
0
gnosis
(12.10.25)
Oğluma oyuncak getirilince mutlu oluyorum, bana bir şişe güzel bir içki gelirse seviniyorum :)
0
kimlanbu
(12.10.25)
sarı kız.
0
Hallegadola
(13.10.25)
(2)

Windows XP'de olan eğlenceli program?

efemsradyo
2000'ler masaüstü bilgisayarlarında çok küçük boyutlu, basit eğlenceli oyunlar ve eylemler içeren bir program arıyorum. Flash oyun mantığında, küçük boyutlu ve tek bir uygulama içinde birçok eğlencelik şeyler...Bilenler için şu tek örnek yeterli olacaktır:Mesela makineli tüfek seçip maus sol tıkla m
2000'ler masaüstü bilgisayarlarında çok küçük boyutlu, basit eğlenceli oyunlar ve eylemler içeren bir program arıyorum. Flash oyun mantığında, küçük boyutlu ve tek bir uygulama içinde birçok eğlencelik şeyler...

Bilenler için şu tek örnek yeterli olacaktır:

Mesela makineli tüfek seçip maus sol tıkla masaüstü ekranı tarayabiliyorduk.


Edit: bulundu
Desktop Destroyer
0
efemsradyo
(02.10.25)
Hatırlıyorum buna benzer farklı eğlenceli mini araçlar da vardı. Ama flash mı yapılmış veya ayrı bir program mıydı onu bilmiyorum.
Multitoys for Xp veya multitoys for PC desktop araması veya belki sonuç verebilir.

Bilgisayarı yerle bir ettiğimiz bir flash animasyon vs bazı şeyler hala var. İstersen bir rar paket yaparız
0
diyecevaplandı
(02.10.25)
Bunun orijinali desktop toys'du yanılmıyorsam
0
akhenaten
(02.10.25)
(4)

İngilizce ve/veya antik Yunanca bilen ya da bilgisi olan...

encokbenisevinnolur
Heraklitos'un İngilizceye flux olarak çevrilen kavramının Türkçesi ne olabilir?Devinim dendiğine rastladım ama sanki net bir karşılık değil gibi.Flow doğrudan akış oluyor tamam, o zaman flux ne olacak? Kavramsal olarak biraz ateş ile de iliskilendirmisler bazı yerlerde flux'i, yıkıp yakarak olabilen
Heraklitos'un İngilizceye flux olarak çevrilen kavramının Türkçesi ne olabilir?

Devinim dendiğine rastladım ama sanki net bir karşılık değil gibi.

Flow doğrudan akış oluyor tamam, o zaman flux ne olacak? Kavramsal olarak biraz ateş ile de iliskilendirmisler bazı yerlerde flux'i, yıkıp yakarak olabilen şey gibi.

Ne dersiniz?
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Akış olsa gerek.
0
auroraaurora
(02.10.25)
Flux kavramını kim terimselleştirdi bilmiyorum, felsefe literatürüne hiç hakim değilim.

Ancak bildiğiniz gibi Heraklitos'un günümüze ulaşmış eseri yok. Platon, Plutarkhos ve Aristoteles gibi diğer antik testimoniadan biliniyor.

Perseus'tan Platon'da alıntının geçtiği yeri aratınca orjinali şu şekilde; "πάντα χωρει καὶ ουδὲν μένει" (her şey ilerler, hiçbir şey yerinde durmaz.) - www.perseus.tufts.edu

Örneğin buradaki ingilizce çeviri "move" sözcüğünü kullanmış. Yolladığım linkte sağ üstte ingilizce focus butonuna basarsanız ingilizceye geçer.

Şimdi sizi ilgilendiren sözcük burada "χωρει" bu ilerlemek, yer değiştirmek demek. Move ingilizce için güzel bir karşılık aslında.

Ama etimolojisini bilemeyeceğim. Bu fiilin kökü χωρέω bunu wiktionary'de aratınca en.wiktionary.org

Fiilin isimden türediği görülüyor; χωρος. Yani alan/yer. Haliyle ilksel anlamı yer vermek, alan açmak. Homeros sonrası ilerleme anlamı kazanıyor.

Flux ve flow ise ingilizcede ayrılan sözcükler. Flux daha sofistike bir sözcük, anlamı daha iyi karşılıyor.

Artık gerisi size kalmış.
+1
akhenaten
(02.10.25)
devinim neden olmasin ki, anlam olarak sürekli degisim demek. tam olarak flux'i ifade ediyor. akis da olmuyorsa akinti olur herhalde?
neden flow degil flux dediler diyorsaniz, ayni anlama geldigi icin tercümeyi ilk yapan kisi kelime tercihini flux'tan yana kullanmistir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.10.25)
@akhenaten: move'a rastlamamistim, bakayım, motion ile de iliskiliymis etimolojik olarak oradan yürünebilir. Flux'a takıldım ben aslında da aradigim, merak ettiğim şey
"χωρος" için aktardiklariniz baglamindaydi.

@konusma ben...: flux'i bazı yerlerde ateş, enerji ile de iliskilendirmisler, bu benim algım da olabilir de devinim deyince ateşin yarattığı değişimi pek karşılamıyor gibi, ondan başka ne üretilebilir diye arayışa girdim.
0
🌸encokbenisevinnolur
(03.10.25)
(7)

Telepati

bagdad cafe
hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerçek olması için hiçbir sebep yok gibi görünüyor ama defalarca yaşadım, hala da yaşıyorum bunu. Siz yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız nasıl gerçekleştiğini düşünüyorsunuz?
hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerçek olması için hiçbir sebep yok gibi görünüyor ama defalarca yaşadım, hala da yaşıyorum bunu. Siz yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız nasıl gerçekleştiğini düşünüyorsunuz?
0
bagdad cafe
(01.10.25)
Kalpten kalbe giden bir yol vardir görülmez, noktasındayım. Daha konuşursam pseudoscience a girer, can sıkar.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
Tam olarak belki telepati olarak geçmiyordur ama bana bazen şoyle tuhaf şeyler oluyor. Mesela ilginç dikkatimi çeken bı kelime bir yerde okudum diyelim o kelimeyi haberlerde bir yerde duyarım aynı vakitlerde. Mesela bir mesajda "şu anda" diye bir kelime okudum aynı anda bir duzide o kelime geçer. Bu tarz şeyler çok yaşadım. Algida seçicilik olduğunu düşünmüyorum çünkü çok spesifik kelimelerde, cumlelerde de basima geldi.bir de okuduğum ve duyduklarım aynı anda cakismasi zaten tuhafıma giden de.
0
egerbiryolcu
(01.10.25)
biz insan olarak olayları rasyonalize etme bir sebebe bağlama eğilimindeyiz. ayrıca insan beyni olayları çok kısa bir süre sonra tekrar yazma eğiliminde. onuyu 3 gün sonra hatırladığımızda böyle bir şeye bağlayabiliyoruz bir şekilde anlam yüklüyor.

ruslar soğuk savaş sırasındabu konuyla çok uğraştı tabi bir şey elde edemediler. James Randi bunu başarana 1 milyon dolar vereceği bir yarışma başlattı. bir kısmı dolandırıcı bir kısmı da bunu başardığına gerçekten inanan bir sürü kişi denedi. hiçbiri bilimsel ölçekte anlamlı bir sonuca ulaşamadı.
0
orpheus
(01.10.25)
@sekizdokuzon ben de bu noktadayım, sahtebilime çıkıyor gibi işin sonu ama bizzat yaşıyorsun, etrafta yaşanılanları duyuyorsun ama mantıklı bir açıklaması yok.

@egerbiryolcu bu da enteresan bir şey, eşzamanlılık diye geçiyor sanırım. telepatiyle ortak noktaları vardır belki ama benim kastettiğim daha çok iki kişi arasındaki istemsiz ve sözsüz iletişim.
0
🌸bagdad cafe
(01.10.25)
Şöyle düşünün, dünyada tamamiyle her konuda her işin suyunu çıkaran insanlar var.

Örneğin rainbolt biri var. Youtube'dan bakın. Google resimleri üzerinden yer tespiti konusunda aşmış. İnsan hayret ediyor. Bu sadece bir örnek. Bunu bilimin her dalından saniyede 60 yumurta soyan aşçıya kadar yayabilirsiniz. Eğer telepati gerçek olsa elbette ortalıkta bununla hava atan insanlar olurdu. Olmaması kaçınılmaz. Yok, çünkü böyle bir şey yok.
0
akhenaten
(01.10.25)
YAŞADıM GERÇEK :d

Mucizevi bişi
0
baldan kaymak
(01.10.25)
İnsanlar sanıldığı kadar özgün değiller; benzer hayatlar yaşayıp benzer şeyler düşünüyorlar, bunu da sürekli yapıyorlar. Arada bir olasılık kavramının doğası gereği gerçek olamayacakmış gibi gözüken tesadüfler yaşanıyor. Paranormal bir şey yok.
0
salihdt
(02.10.25)
(4)

şu görüntüler nasıl çekiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve nasıl okunuyor? yandan kesit gibi bir şeyler mi? üstten bakış gibi bir şeyler mi? https://www.eiscolabs.com/cdn/shop/products/cfndcd8xedixsgy4aza0_2f9111f0-ee14-449a-b30d-58c1880b8dfb_934x700.jpg
ve nasıl okunuyor? yandan kesit gibi bir şeyler mi? üstten bakış gibi bir şeyler mi?
www.eiscolabs.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.10.25)
ne ki bu?
0
kibritsuyu
(01.10.25)
Dijital mikroskop.
0
duyuruuser
(01.10.25)
ek olarak bkz. patoloji
+1 konuşma ben
0
eja
(01.10.25)
İşte böyle; youtu.be
0
akhenaten
(01.10.25)
(10)

Nasıl sevgili olunuyor?

skr1292
bu zamana kadar maalesef hiç sevgilim olmadı. hoşlandığım kızlar ve benden hoşlananlar oldu ama hep flört aşamasında kaldı. sevgili olamadık.hiç kimseyi bir yere davet etmedim çünkü ne yapacağımı veya ne zaman söyleyeceğimi bilmiyorum. siz nasıl sevgili oldunuz sevgilinizle, nasıl gelişiyor olaylar
bu zamana kadar maalesef hiç sevgilim olmadı. hoşlandığım kızlar ve benden hoşlananlar oldu ama hep flört aşamasında kaldı. sevgili olamadık.

hiç kimseyi bir yere davet etmedim çünkü ne yapacağımı veya ne zaman söyleyeceğimi bilmiyorum. siz nasıl sevgili oldunuz sevgilinizle, nasıl gelişiyor olaylar ne yapmam gerekiyor.
0
skr1292
(30.09.25)
Çok mu teknik düşünüyorsunuz?

Bu olayın özü hissiyata dayanıyor. Biri oluyor, onunla vakit geçirmekten hoşlanıyorsunuz, sırf canınız öyle istedi diye buluşmak istiyorsunuz ve o da tamam derse buluşuyorsunuz. Bu döngünün bir anında, her şey iyiyken bir anda hadi şu işin bir adını koyalım deyip bitiriyorsunuz. Belli bir yol izlemenize gerek yok.

Bu bazen oluyor, bazen olmuyor. Olmayacaksa A yolundan değil de B yolundan gittiniz diye bir şey değişmeyecek. Gönlü olan her şeyi sevdiğinize yorar gönlü olmayan havadan nem kapar. Olmuyorsa uzatmayın, oluyorsa da çok kafa yormayın.
0
akhenaten
(30.09.25)
Birkaç bölüm Johnny bravo izle, oradakilerin yüzde 90'ini hic yapmayacaksin, kalan yüzde 10unu da Türkiye şartlarına uyarlamak lazim. Bu başlangıç için bir şeyler sağlar ama uzun vadede ise yaramaz, o zaman kendi yöntemlerini uretirsin.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Davet edeceksin. Mesajla konuları bitirmeden.

Buluşunca konu konuyu açıyorsa iyi yoldasınız, yoksa next.
+1
gabe h coud
(30.09.25)
Görüştüğün insanlara ilaveten buluşma teklifleri ediyorsun kabul edip iyi zaman geçirirken şakayla karışık iltifatlar hoşuna gidiyorsa ve o da aana yakın davranıyorsa bir sonraki hamle friendzonelanmamak için flörtöz konuşmalar yapmak. Ya o da ayak uyduracak yada ben seni arkadaş olarak görüyorum diyecek bunun sonucunda.
( bir duyurucu tavsiyeyi vermişti banada )
0
kararsızataletfilozofu
(01.10.25)
Youtube ta eğitici videolar var.
0
luluki
(01.10.25)
bu youtube videolariyla, eksi duyuru sorulariyla ogrenilecek bir sey degil.

seviyorsan git konus. konustukca da duygular gelisebilir.
0
baldur2
(01.10.25)
Hahaha video izle diyen acemilere bakma sakın. Messi'yi izleyince messi olunmuyor, piyano da ayni şekilde. Haahahha şimdi taslar yerine oturuyor, video ha? Hahahh

Abi bam bam bam konusacak bir sey her zaman bulunur. Soru soracaksin, cevap alacaksın. Soru soracak, cevap vereceksin. Muhabbet akıp gidecek. Karşılıklı ilgi yoksa tikanacak. Vallahi bu kadar. Hiiic kasma.
0
Shepard
(01.10.25)
ilk olarak senden hoşlanan kızlardan başla. ısın biraz, sonra sıra senin hoşlandıklarına gelir. kadın seçer unutma
0
Hallegadola
(01.10.25)
Kafanda büyütme. Bu işin tek bir tekniği, izlenmesi gereken tek bir yolu yok. Doğal olmak her şeyden önemli. Sevgili olabileceğini düşündüğün biriyle doğal konulardan konuşmaya başlarsın. Eğer muhabbet akıyorsa ve birbirinizin sohbetinden hoşlanıyorsanız dışarda buluşmaya çağırırsın. Bunun en klişe yöntemi kahve içmeye çağırmaktır. Güzel giderse zaten kendi kendine sevgililiğe evrilir.

Konu konuyu açıyorsa iyi yoldasın +1

"Ben senden hoşlanıyorum", "Tanışalım mı?" gibi fevri söylemlerden kaçın. Bunlar genelde ters teper. Sana ilgisi olan biri bile olsa henüz birbirinizi tanıma evresindeyken direkt "sevgilim ol" moduna girersen kaçar senden.
0
himmet dayi
(01.10.25)
biz önce internetten tanıştık, uzun uzun boş muhabbetler ettik, sonra ara ara okulda görüşüp bir şeyler içtik, bol bol bilgi alışverişinde bulunduk, uzun süre arkaaştık yani. ama bir çekim hissediyorduk ikimizde. arkadaşlık güzel gittiği için bir süre bozmadık sonra bir gün dışarda yemek yemeye çıkmıştık artık bu işin bir adını koyalım dedik fjghfdjgh öyle oldu. ilişkinin nabzına göre davranmak lazım. mesela arkadaşça bile görünse sevgili olmadan temas etmemek gerekiyor, aşırı iltifattan ve yapmadık yürüme davranışlarından kaçınmak. daha birbirini tanıyalı 1-2 ay olmuşken hemen seninle evlenicem vs dersen koşarak uzaklaşır ghjfghj bence flört aşamasında olabildiğince anı toplamak çok öenmli ve güzel. örneğin beraber bir tiyatro oyununa gitmek, bir sergiye gitmek vs. bir şekilde beraber bir yaşam öyküsü oluşturmak gerekiyor sanırım. sonrasında da zaten yollar birleşiyor.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
(12)

Öneri

mermaidd
Memnun olduğunuz, uygun fiyatlı önerebileceğiniz bi bluetooth kulaklık var mı? Daha önce jbl tune 720bt kullanıyordum şimdi kulakiçi bir model istiyorum.
Memnun olduğunuz, uygun fiyatlı önerebileceğiniz bi bluetooth kulaklık var mı? Daha önce jbl tune 720bt kullanıyordum şimdi kulakiçi bir model istiyorum.
0
mermaidd
(30.09.25)
bütçe ne
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
@nahtoderfahrung max 6-7k
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
Cmf buds pro 2
0
kisa
(30.09.25)
Marshall tavsiye ederim.
0
ahmet oturum cerezi
(30.09.25)
Ben buds3pro kullanıyorum, memnunum ama sanırım telefonunuz samsung olsa kendiniz buna yönelirdiniz. Samsung değilse de almayın zaten, bazı özellikleri kullanılamıyor o zaman.
0
akhenaten
(30.09.25)
@arbre bir kaç arkadaşım xiaomi kullanıyor. bakıcam teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
@ahmet oturum cerezi marshall özellikle tercih edebileceğim bir model var mı?
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
@akhenaten iPhone 13 kullanıyorum. samsung almam mantıklı olmaz dediğiniz gibi.
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
Philips al geç dostum
0
benaslindayohum
(30.09.25)
Anker soundcore liberty 4nc
0
grimavi
(01.10.25)
Apple telefonun varsa


www.akakce.com
0
nahtoderfahrung
(01.10.25)
şundan kullanıyorum. başarılı.
www.amazon.com.tr
0
renegade
(01.10.25)
(10)

hakaret etmeden rencide etmeden ve kavgayla sonuçlandırmadan tartışmak

i'm gonna start a revolution from my bed
Başarabiliyor musunuz? Herhangi bir konuyla ilgili farketmez. Sanırım böyle olunca hasbihal edilmiş oluyor.
Başarabiliyor musunuz? Herhangi bir konuyla ilgili farketmez. Sanırım böyle olunca hasbihal edilmiş oluyor.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(30.09.25)
Bu karşındakinin niyetine, amacına ve seviyesine göre değişen bir şey. Nihayet karşıdakinin anladığı dilden konuşmak gerekiyor, anlamadığı dilden konuşmanın anlamı yok.
0
muhayyer divan
(30.09.25)
Ben ülkemizin en leş insanlarıyla uğraşıyorum. Her zaman bir orta yol bulunuyor. Önemli olan ilk kendini kaybeden olmamak. Ters bir şey duyunca, bak öyle olmayabilir veya ayıp ediyorsun ama can sağlığı gibi ortamın gazını alacak cümleler kurmak önemli.
0
Shepard
(30.09.25)
Sana iki vecizeyle cevap vericem: Taşa tohum ekilmez ve ateşe ateşle cevap verilir.
0
sekizdokuzon
(30.09.25)
Dün bir adama "lütfen" ve "...mısınız" gibi kalıplar kullanaraj, nezaketi elden bırakmadan, bildiğiniz bağırıp çağırdım. Rencide etmedim, kavga da etmedik. Tehdit etmiş olabilirim. Dayak ve fazlasını hak ediyordu. Çekip arabasını gitti. Genelde üç tip insan var:

1. Hoşgörü yahut özürle yaklaşana yumuşayanlar. (Benim bulunduğum kategori) Bunlar karşı taraf azıcık yumuşasa, sorun etmiyor, gidiyorlar.

2. Yukarıdaki gibi insana denk gelince efelenenler. Köpekleri tenzih ederim, atalarımızın "ite iyilik yaramaz" dediği cinsten olanlar. Alttan alınca siz, aslan kesiliyorlar. Çileden çıkarsanız, siniyorlar. Ağızlarına etmek lazım kurtulmak için.

3. Kavga için bahane arayan yaşam formları. Denk gelmemek lazım. Ne yapsanız kâr etmiyor. ℅50'si ağız dalaşı ile yetinebiliyor. Kalan yarısını dövmeniz gerekiyor. Dayağını yiyip oturanı da var, kin tutanı da, silahla saldıranı da... İyi ihtimalle gününüzü, kötü ihtimalle hayatınızı karartıyorlar. Bulaşmadan ortamı terk etmek lazım.

3. Gruba rastlamazsanız kavgasız yaşamak gayet mümkün.
0
yadigar
(30.09.25)
Bu konunun adeta uzmanıyım. Özel hayatımda bütün tartışmaların şiddetini azaltabiliyorum. Stres yönetiminde inanılmaz başarılıyım. İş hayatında ise bambaşkayım. Kısaca şöyle anlatayım avukatım, büroya öyle insanlar arıyor ki özellikle borçlular. yakarım yıkarım bir tane mermim var gelip kafanıza sıkacağım falanlar filanlar ve adamlar gerçekten sabıkalı bir sürü suç kaydı var. Büro bana durumu anlatıyor direk arıyorum. İnanılmaz bir şekilde konuşmalar abiciğim özür dilerim taksit yapar mısın gibi durumlara dönüyor. Hiçbir yöntemim yok sadece karşı tarafın suyuna gitmiyorum gayet sakin bir şekilde konuşuyorum özellikle dinliyorum, dinlerken detaylar soruyorum, bazı tepkiler veriyorum sonrası çorap söküğü gibi geliyor bir defa istisnası oldu ben geri adım attım diğerlerini de hiç geri adım atmadan olayı çözdüm. Dahası bizi ölümle tehdit eden bin bir türlü küfür ve hakaret eden insanların bir kısmı daha sonra müvekkilimiz oldu. Ezcümle; var böyle bir şeyler.
0
ground
(30.09.25)
tartışma sürecine duygusallık katıp öfkeye kapılmazsan, düşünerek sağlam argümanlar içeren yanıtlar verirsen bu dediğin olur.
0
orpheus
(30.09.25)
ground +1
Ben de anlattiklarinin birebir benzerini yasadigim ve turlu turlu borcluyla, deliyle muhatap oldugum icin sakinlik, ses tonunu ayarlamak, az ve net sekilde konusmak etkili oluyor. İnsanlara ustten bi eda ile yuksek tondan konusuldugunda herkes adeta patlamaya hazir bomba oldugu icin ortalik ates hattina donuyor. Sakinlik, kararlilik bence iletisimde cok etkili.
0
sey mi dostum
(30.09.25)
Karşıdakine hakaret etmesen bile bunu hakaret olarak algılayabilir bu tamamen kişinin kendi kompleksleri, hayata karşı tutumu ile alakalı olabilir. Bu nedenle duygusal zekasının yeterli algılama kapasitesinden yoksun olduğunu düşündüğüm kimseyle tartışmaya girmiyorum artık önceden bu hatayı yapıyordum.
Karşıdaki kişi nasıl kendini ifade edeceğini bilmiyorsa, kavgaya başlar tek bildiği ifade yöntemi bu çünkü: baskı/güç uygulamak. Bizim toplumda bu var çünkü kişisel gelişim ve kitap okuma, bireysel düşünme çok az.
0
titanic kemancısı
(30.09.25)
Başarabiliyorum, kavga etmeye karşı bir ilgim yok. Sorunu tespit edip çözerek olayı kapatmak, kapanmayacaksa da huzursuzluk sebebini kksa sürede uzaklaştırmak isterim.

Bazı insanlar sorun tespit etme konusunda cidden sıkıntılı. Bunların sorunu görmezden gelip inatla neden diye sorup kendilerini heder etmesini hayretle izliyorum.
0
akhenaten
(30.09.25)
Alkol uyuşturucu kullanmadığım, kredilerle kumar oynamadigim için gayet rahat oluyor. Askerliğimin bir kısmında Suriyede görevde olmam da etkili oldu.

Özetle vatanına milletine, geleneğine görenegine bağlı biri olursan ölçü kendiliginden geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
(7)

Kokusunu çok sevdiğiniz UCUZ parfüm, deo, tıraş kolonyası?

hadi ya la
Çok klasik olarak ama Arko mavi tıraş kolonyası, Slazenger mavi/yeşil, ...Bunun gibi örnekler arıyorum. Spora gidip gelirken arada kullanabileceğim günlük neler var?
Çok klasik olarak ama Arko mavi tıraş kolonyası, Slazenger mavi/yeşil, ...

Bunun gibi örnekler arıyorum. Spora gidip gelirken arada kullanabileceğim günlük neler var?
0
hadi ya la
(28.09.25)
rebul sport
jagler sport
0
deepex
(28.09.25)
jagler
0
berhudar ol evladim
(28.09.25)
Gözünüzü seveyim spora giderken parfüm kullanmayın, antiperspirant kullanın yeter. Terle karışık parfüm kokusu korkunç bir şey.
0
kobuzchu kiz
(28.09.25)
@kobuzchu kiz +1

Spor sonrası duş alıp çıkarken tamam ama spor sırasında parfüm cidden kötü oluyor. Deodorant kullanın, ama ağır ve baharatlı bir şey olmasın. Dümdüz rexona alın geçin. Spor yaparken kokmak değil, kokmamak hedef.
0
akhenaten
(28.09.25)
Slazenger yeşil
0
kararsızataletfilozofu
(28.09.25)
Nivea beyaz tıraş aonrası
0
kaset
(28.09.25)
mandalina kolonyası
0
antihero
(29.09.25)
(18)

en sevdğiniz roman

sırtçantalı
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
0
sırtçantalı
(27.09.25)
Vedat Türkali - Bir gün tek başına

Knut Hamsun - Açlık
0
Mirket
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
-1
Moonpie
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
0
Moonpie
(27.09.25)
En diye bişi benim için pek mümkün değil ama şu an aklıma gelenleri yazayım.

Middlemarch
Anayurt oteli
0
Bruce
(27.09.25)
1- tehlikeli oyunlar
2- yüzüklerin efendisi
0
rakicandir
(27.09.25)
mavi sürgün
mother night

yarin sorarsan baska kitaplar söylerim. en'lerim yoktur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.09.25)
nietzsche ağladığında-irvin yalom
fosforlu cevriye-suat derviş
0
ala09
(27.09.25)
Türkçe yok
Yabancı asoiaf
0
Shepard
(27.09.25)
Durgun Zamanlar - Samim Refik Touron
0
rumeli beylerbeyi
(27.09.25)
masumiyet müzesi olabilir anısı var diye...

empathy... belki...


---------

polisiyelerimi de seviyorum lakin öyle en sevdiğimm diyemiyorum ya... ama genel olarak polisiye seviyorum, dizi ve filmlerde de...

küçükken en sevdiğim kitabım demek daha kolaydı. ilk ve ortaokuldayken en sevdiğim kitaplar Ulysses Moore serisiydi mesela. ölüp bitiyordum.

lisede john verdon serisine aşıktım, bir de zar adam...
0
art cat chocolate
(27.09.25)
türkçede favori belirlemek zor ama o dönemde ankara'da yaşayan, yabancı sevgilisi tarafından yakın zamanda terk edilmiş, dil-edebiyat okuyan birisi olarak "kürk mantolu madonna"dan çok etkilenmiştim.

yabancıda favorim tartışmasız "uyandırılmış toprak"tır. yalnız bu romanı anlamak için önce "durgun don"u okumak lazım diye düşünüyorum ki kendisi de dört ciltlik, 1000 sayfadan uzun bir romandır.

tatar çölü, karamazov kardeşler pide salonu, suç ve ceza... çok sevdiğim bir sürü roman var ama benim için hiçbirisi uyandırılmış toprak'ı geçemez. çünkü sovyetlerde sosyalizmin inşa sürecini anlatıyor. romanı bitirdiğimde arkadaşlarımla vedalaşmış gibi üzülüp hüngür hüngür ağlamıştım. döneme ilgi duymayan birini açmayabilir, aksi takdirde bi' daha okuduğunuz hiçbir şeyden tat almayabilirsiniz.
0
der meister
(27.09.25)
Robert Musil - Niteliksiz Adam
Kemal Tahir - Devlet Ana
Sait Faik - Medar-ı Maişet Motoru
0
encokbenisevinnolur
(28.09.25)
türkçe: öykü kitapları da dahil olsaydı tereddütsüz korkuyu beklerken derdim. onun hatrına romanda üç kitap arasında kalmama rağmen tutunamayanlar diyorum.

yabancı: karar vermek çok zor ama savaş ve barış diyeyim.
0
phoarbix
(28.09.25)
Brave new world - birçok distoptik roman, film ve dizi buradan az ya da çok bir şeyler alıyor.

Eskici ve oğullarını seviyorum. Hayatın absürt derecede acımasız olduğunu güzel anlatıyor. Her şeyi mahvetmek çok kolay ve geri dönüşü de çok zor.

Yine de Türkçe romanlar bana çok "sanatsal" geliyor. Birçoğunda o "şairane" dil var. Bence fazlaca kasvetliler. Bu olayı terk etsinler artık lütfen.
0
akhenaten
(28.09.25)
Kara Kitap - Orhan Pamuk
Pride and Prejudice - Jane Austen
1984 - George Orwell

Yabancıda teke düşüremedim
0
mor oje
(28.09.25)
insciallah - oriana fallaci
içimizdeki şeytan - sabahattin ali
0
santimantal
(28.09.25)
Gece yarisi kutuphanesi - matt haig tavsiye ederim, en sevdigim roman degil ama dun bitirdim ve cok cok begendim.
0
kassiopeia
(28.09.25)
bozkırkurdu / yalnızız
0
adivar
(28.09.25)
(10)

Sevgili nasıl şımartılır?

anarsika
Erkek arkadaş nasıl şımartılır önerileri alalım?
Erkek arkadaş nasıl şımartılır önerileri alalım?
0
anarsika
(22.09.25)
Ben tamamen spontane yol üstünde ıvır zıvır bir şey bulup bu sana lazım olur diye düşündüm şeklinde bir şey alındığında şımarıyorum. Hayatıma kafa yormuş, yolda ansızın bir şey görünce onla bağdaştırmış düşünmüş almış. Daha ne olsun.

Ivır zıvır almak bir örnek. Bunu "sen seversin" diye getirilen yemekten, geçenlerde şunu arıyordun diye atılan bir linke kadar her yere yayabiliriz.
0
akhenaten
(22.09.25)
45 numara ayakları ılık suda yıkanarak.
0
diyecevaplandı
(22.09.25)
Sevgilimin bana güzel suratlım diye hitap etmesi hoşuma gidiyordu içten şımarıyordum
0
grimavi
(22.09.25)
kek, börek, sarma falan yapabilirsin.

ben bu tarz şeyler yapmış, bir de ellerimle baklava açmıştım. baya şımarmıştı.
0
art cat chocolate
(22.09.25)
O.sekiz ile simartilabilir.
0
ırene adler
(22.09.25)
Yemek, sevgi, sevdiği bir şey al, kıyafet vs olabilir. Sevdiği filmi diziyi birlikte izlet. Masaja götür ya da sen yap vs.
0
jelly bear
(22.09.25)
Valla ne yalan söyleyim rimminge şımarmayacak adam yoktur.
0
tahirkemalbozoglu
(22.09.25)
Mutlu sonlu, uzun bir masaj
0
cccbehzatccc
(22.09.25)
Duyurucuların kalitesinde düşüş fena. Soruya cevabım: erkek arkadaşım yok.
0
Shepard
(22.09.25)
Striptizle başlayıp fellatio ile devam edip interkorsla sonuçlanan birkaç saat. jakuzili bir otel odasında. Sonrasında beraber bir masaj.
0
Bruce
(22.09.25)
(19)

Birinden soğuma sebebiniz

kararsızataletfilozofu
Direkt öküzlük tarzı şeyleri sormuyorum aslında.Farklı kültürlerin, farklı yaşayış ve düşüncelerin olmasıyla ilgili merak ediyorum.Örneklemek gerekirse sizi bu konular nasıl etkiler başka soğutan konular var mı ?-yurtdışında geçmişte çok kısa sürede bile sevgili vb. yapmış olması-instagramda post at
Direkt öküzlük tarzı şeyleri sormuyorum aslında.
Farklı kültürlerin, farklı yaşayış ve düşüncelerin olmasıyla ilgili merak ediyorum.

Örneklemek gerekirse sizi bu konular nasıl etkiler başka soğutan konular var mı ?
-yurtdışında geçmişte çok kısa sürede bile sevgili vb. yapmış olması
-instagramda post atarken heryeri etiketleyip daha fazla kişiyle tanışma çabaları
-dışarıda yanında siz varken başkalarına birşeyler sorması, birşeyler istemesi, tanışması
-meyhane kültürünün olması ayda 2-3kez karışık arkadaşlarıyla gitmesi
-karşı cins arkadaşlarının çok olması yemeklere gitmesi
-mesajlara 3-4saat geç dönmesi
-bir şey sorduğunuzda geçiştirmesi anlatmaması

Hangi dilenciye para verdiysem onun sevabına Allah korudu sanırım.
Bunları yapan flörtünüz varsa sizin için soğuma sebebi midir, sizi soğutan başka bir şeyler var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(22.09.25)
Arkadaş sadede yalan söylemesin.
0
gobekliraki
(22.09.25)
amerikan hayranı olması. şaka yapmıyorum. benim için her türlü konuda dealbreaker'dır. abd hayranı & aşığı bir insanla aynı masada mecburiyet haricinde bulunmam.
0
der meister
(22.09.25)
@meister commmmon man I cşzıssssss kraysssst
0
gobekliraki
(22.09.25)
kiskanc bir arkadasa benziyorsun. sebebi nedir?

- ben herhangi bir art niyet görürsem veya hissedersem sogurum.
- herhangi bir yalan. hafizam da iyi oldugu icin bircok seyi hatirlayabiliyorum. celiskili bir sey gördügümde eliyorum.
- genel olarak beceriksizlik. ben is bitiren, akilli, tuttugunu koparan dinamik insan seviyorum. yavas, beceriksiz, impulsive, iradesiz, saf insani partner secmek istemiyorum.

bu ücü bence arkadaslik icin de gecerli. sadece flört olarak düsünüyorsak karsidakinin benim paceime uymamasi sogutuyor. ben mesela artik seninle tatile gidebilecek yakinlikta görüyorsam ama sen no diyorsan ben ne o tatile ne de baska tatile senle giderim artik. ben yükseldigimde yükselmemissin senin yükselmeni ben niye bekleyeyim.

-ataerkil hareketler bir de. sen benim hesabimi ödeyemezsin, sen beni arabayla alamazsin, sen bana bu kim su kim diye soramazsin, beni kisitlayamazsin. benim hayatimda benim izin verdigim kadar var olabilirsin. ben hayir diyince orada birakmalisin. baska bir insan benim hayatimi benim izin verdigim ölcüde sekillendirebilir. kendi kendine ataerkil olucam diye bir planlar yapip beni ona dahil edemez.
0
sonsuz
(22.09.25)
Evet bunlar flört kişisinden soğuma sebepleri. Ek olarak kişisel temizlik ve bakıma dikkat etmemesi. Saygısızlık, haksızlık yapması, manipülatif davranışlar şu anda aklıma gelenler
0
pembediken
(22.09.25)
Kaba davranışı
Gösteriş merakı, marka takıntısı
Dikkat çekme çabası
Olmadığı biri gibi görünme çabası
Sürekli bir şeyleri eleştirmesi, yargılaması
Fikirlerimi önemsememesi

İlk aklıma gelenler bunlar oldu.
0
mutekebbir
(22.09.25)
Tarif ettiğiniz kişi dışa dönük normal bir insan gibi göründü bana. "Soğurum" demek yanlış olur ama bana göre fazla aktif kalacağından yetişemez yorulurdum. Yoksa yazdıklarınızda yanlış bir şey bulamadım. Her mesaja da 3-4 saat sonra dönmüyordur heralde.

Bazen yalnızca uyuşamamış olursunuz. İlla yanlış olması gerekmiyor. Ben bu kişiyle uyuşamazdım.

Beni soğutan şeylerin başında beni kendi hayat görüşüne dair bazı şeylere ikna etme çabası geliyor örneğin. Eğer birinin beni kendi siyasi, dini, sosyal vb. görüşlerine çekme çabasını hissedersem ve/veya beni kendince şekillendirmeye çalıştığını düşünürsem soğumakla kalmam aramız da bozulur.
0
akhenaten
(22.09.25)
-Her gün herrr şeyini story atması. Yediğini içtiğini sıçtığını herrr şeyi.
-sürekli atar gider sosyal medya postları (atarlı bireyden nefrett)
-dışarıda sürekli bağıra çağıra konuşan, gülen tiplerden olması
-arabası olan insana şoförü muamelesi yapması. Sırf birinin arabası var diye ben şuraya gidelim burayı gezelim yapamam mesela, bazıları çok rahat bu konuda
0
mor oje
(22.09.25)
-sürekli kendini ve kendi meselelerini anlatanlar
-anlatırken sana konuşma forsatı vermeyenler/lafı ağzına tıkayanlar
-benciller
0
cccbehzatccc
(22.09.25)
Abaza olması.
0
put it in your appropriate place
(22.09.25)
Kibir
0
sekizdokuzon
(22.09.25)
Ossurması
0
mikahakkinen
(23.09.25)
sataşmak niyetim yok inanın, ama @sonsuz'un yazdığı cevaba baktığımda , tam olarak nasıl bir insanı hayatımda asla istemiyorum sorusunun cevabını görüyorum. hatta karikatürize ettiğini, şaka falan yaptığını düşündüm okurken.
0
loch ness
(23.09.25)
Üzüntümden, sıkıntımdan mutlu olması. Son yıllarda iki arkadaşlığımı bitirdim bu nedenle.
0
auroraaurora
(23.09.25)
@loch ness, ne demek istedin tam anlayamadim. benim yazdigim seyler de mi sana off geldi yoksa bir insanin bunlari turn off görüyor olmasi mi sana off geldi?

ikincisiyse neden durumu ya da huylari betimlemek yerine x gibi diyerek bana referans veriyorsun?
bir insan kendinde bu hakki nasil görebiliyor cidden cok ilginc.
büyük ihtimalle neyden hoslanadigina dair bir fikrin de yok. bir seylerden irrite oluyorsun belli ama özneden bagimsiz tanimlayabilecek dil becerin yok.
0
sonsuz
(23.09.25)
Aurora+1
Maddi açıdan sıkıntılı olduğum bir dönem ben de aynı durumu bir arkadaşımla yaşadım. "Bu insan benim üzüntümden mutlu oluyor" farkındalığı çok üzüyor. Bu arada bir arkadaştan beklentim kötü gün dostu olabildiği kadar iyi gün dostu da olabilmesidir. Hatta bence birinin başarısında da yanında olabilmek, kıskançlık enerjisinden uzak olabilmek çok önemli.

Bunun haricinde pasif agresiflikten hiç hoşlanmıyorum. Yetişkin bir birey karşısındaki insanın zihin okuyamadığının farkında olmalı.

Ayrıca her zaman olduğu gibi yine akhenaten +1
0
kullanicadi
(23.09.25)
@sonsuz al ben yazayım

- genel olarak beceriksizlik. ben is bitiren, akilli, tuttugunu koparan dinamik insan seviyorum. yavas, beceriksiz, impulsive, iradesiz, saf insani partner secmek istemiyorum.

Yani gizliden gizliye errrkek gibi erkek, alfa erkek istiyorsun. İnkar edeceksin evet.


bu ücü bence arkadaslik icin de gecerli. sadece flört olarak düsünüyorsak karsidakinin benim paceime uymamasi sogutuyor. ben mesela artik seninle tatile gidebilecek yakinlikta görüyorsam ama sen no diyorsan ben ne o tatile ne de baska tatile senle giderim artik. ben yükseldigimde yükselmemissin senin yükselmeni ben niye bekleyeyim.

Abi herkes aynı seviyede aynı anda yükselemez. Tam tersi olsa tacciz tacciz. Çok erkeksi yazılar bunlar...


-ataerkil hareketler bir de. sen benim hesabimi ödeyemezsin, sen beni arabayla alamazsin, sen bana bu kim su kim diye soramazsin, beni kisitlayamazsin. benim hayatimda benim izin verdigim kadar var olabilirsin. ben hayir diyince orada birakmalisin. baska bir insan benim hayatimi benim izin verdigim ölcüde sekillendirebilir. kendi kendine ataerkil olucam diye bir planlar yapip beni ona dahil edemez.

Al karşılık, hesabı karı milleti ödemez. Arabayla bırakacam, namusumuz. Etrafında erkek sinek olmayacak.

Tam bir sevgili olalım, evlenelim vs ama herkesin hayatı müstakil olsun kafası. Az önce senin kadar yükselmedi diye bıraktın adamı, şimdi ise ben hayır diyince dur. E ama o hayır diyince bitiyor. Sen diyince bitmiyor. Bildiğin param, kariyerim var, yurtdışı gördüm olmmmm güçlüyüm ayamın üstünde tek başıma duruyorum. Ailemle aram iyi değil bu arada. Dövmelerim var. Feministim. Hayatıma karışamazsın .ssss

Nefretlik bir karakter yazdıklarına göre.
0
Shepard
(23.09.25)
@sonsuz , aslında daha detaylı yazmıştım ama sataşma niyetim yok dedikten sonra bu kadar fazla detaylandırmak da bir nevi sataşma gibi göründü gözüme. anonim de kalsak kimseyi kırmak istemem.

- çok yakın kadın arkadaşlarımda da bu şekilde kendisiyle cinsel-duygusal yakınlık kurmak maksadıyla ilgilenen kişilere "yarışmacı" pozisyonu verdiklerini ,ve insanların onlar için sıraya girip kazanan yada "elenen" zavallılar olarak görüldüklerini gözlemliyorum. dışarıdan baktığımda bu bana megalomani gibi görünüyor , çünkü onlarla ilgilenen adamların - zannedildiği kadar ilgili olmadıklarını bizzat biliyorum.

-yüksek heves, yüksek hız, iş bitiricilik , özgüven, rahatlık vs. vs. diye giden maskülen erkek niteliklerinin arkasından , 3. dalga feminizm ve woke kültürü söylemleri ile devam eden bir değerlendirmeyi de çelişkili buluyorum. doğal haliyle, rol yapmadan senin istediğin tarzda bir insanın pek de var olabileceğini düşünmüyorum.

hevesli , enerjik , becerikli , iş bitirici adam, kız arkadaşını arabasıyla da alır, hesabını da öder, hayatına da karışır.(heteroseksüel erkeğin iç güdüsel davranış örüntüleri birbirine çok büyük oranda benzerlik gösteriyor.) yada- bunları bastırıyordur ve bir yerde patlayacaktır. bastırdığı ya iş bitiriciliğidir, yani kendini iş bitirici olmak konusunda çok zorlayan feminen- edilgen bir meriç ile muhatapsındır, yada bu "kimseye ihtiyacı olmayan güçlü kadın" rolüne bir süre - herhangi bir sebepten- katlanan maskülen bir erkek ile muhatapsındır. - buradaki motivasyon kadının düşünce paternini bir süre içinde değiştirebileğini umut etmesi de olabilir, kadını hayatının derinliklerine asla almayacağına karar vermiş olması da olabilir, yada farklı bir motivasyona da sahip olabilir bilemeyiz.

kimse sonsuza kadar rol yapamaz gibi geliyor.
0
loch ness
(23.09.25)
@shepard, @loch
so what? kendi isinize bakin bence.
0
sonsuz
(23.09.25)
(6)

Kadınlar donla gezer mi ev almak geçmişte kalır mı ve başka spekülasyonlar

Batuhanolabilir
Bu soru tamaamen boş yapma maksadıyla sorulmuştur. Vay yobaz bilmem ne demeyin. Şimdi bugün giyilen şortlar çok değil 150 sene öncenin paçalı donuydu hatta ondan da kısa. Peki bugünün donları yarının şortuna veya adına ne diyecekseniz osuna dönüşür mü? Dönüşecekse bu öngörüyü nasıl paraya dönüştüreb
Bu soru tamaamen boş yapma maksadıyla sorulmuştur.


Vay yobaz bilmem ne demeyin. Şimdi bugün giyilen şortlar çok değil 150 sene öncenin paçalı donuydu hatta ondan da kısa. Peki bugünün donları yarının şortuna veya adına ne diyecekseniz osuna dönüşür mü? Dönüşecekse bu öngörüyü nasıl paraya dönüştürebiliriz?

Ayrıca eskiden arazi almak diye bir şey vardı. En fakir garibanın bile 100 dönüm arazisi vardı çünkü insan azdı ve başka nedenler vardı (bilmiyorum o nedenleri) ama eskiden insanların arazisi vardı. Yani onlara ait değildi belki ama tahsis edilmişti al sen buranın pezanısın tımarlısısın serfisin diye. Ayrıca iskan imar sorunu da yoktu yapabildiğin binayı yap. Şimdi o da yok.

Şimdi bugün ev alıyor insanlar acaba yarın öbür gün bu alanda da bir küçülme gerçekleşir mi? Ev sahibi insan sayısı azalır mı? Azalırsa bir evi iki üç ailenin hisseli satın alması gibi çözümler başlar mı? Bu gerçekleşirse bunu nasıl paraya dönüştürebiliriz?


Dünya nüfusu çoğalmaya devam edecek mi? Bu beraberinde çevre kirlenmesini önü alınamaz bir hale getirebilir mi? Mesela nasıl ki dünün serf yiyeceği elma bugün organik (zehirsiz) elma adıyla bir lüks yarın bugünün serf yiyeceği lükse dönüşür mü? Bu gerçekleşecekse bunu nasıl paraya dönüştürebiliriz?

Hep azalanlara baktık. İnsan ömrünün uzaması, ailelerin dağılması gibi konular vsr bence huzurevleri güzel para kazanacak orta vadede

Başka spekülasyonlarınız varsa paylaşabilirsiniz
0
Batuhanolabilir
(16.09.25)
"En fakir garibanın bile 100 dönüm arazisi vardı çünkü insan azdı ve başka nedenler vardı (bilmiyorum o nedenleri) ama eskiden insanların arazisi vardı. Yani onlara ait değildi belki ama tahsis edilmişti al sen buranın pezanısın tımarlısısın serfisin diye. Ayrıca iskan imar sorunu da yoktu yapabildiğin binayı yap. Şimdi o da yok."

Hocam kafanda alternatif bir tarih oluşturmuşsun, biraz gerçek tarih oku
0
grimavi
(16.09.25)
Ben oyunlardan gördüğüme inanırım
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
dunyadaki demografik ve teknolojik degisimler yuzunden bircok spekulasyon veya firsat var:

- insanların daha uzun yasiyor dedigin gibi ve dogum oranlari dusuyor. ortalama yasam suresi 100'e dogru gidiyor. yaslı nüfus için sağlık hizmetleri, bakım merkezleri ve özel konut cozumlerine olan talep artar

- genç nüfusun azalması işgücü piyasasında boşluklar yaratiyor. yapay zeka da gelisiyor. bu da otomasyon, yapay zeka ve robotik çözümler için bir fırsat doguruyor. yapay zeka her alana yayilir ve bircok meslek/insan gucu yok olur

- sehirlesme yogunlasiyor, verimli yaşam alanları, paylasimli konut vs. deger kazanir
0
ermanen
(16.09.25)
Kültür çok güçlü bir şey, insan kendi kültürel çerçevesini çoğu zaman doğa yasası sayıyor.

Çıplaklık konusunda geçmişten geleceğe düz bir çizgi çizmişsiniz. Bu doğru değil. Dünyanın birçok yerinde lokal şehir ve kabile kültürlerde bize göre "resmen çıplak" denebilecek giyim tarzları da var. Geçmişte de böyleydi, antik yunan'da özellikle erkeklerin çıplaklığı kahramanlıkla iç içe bir olguydu. Buna karşın aynı dönem pers kültüründe oldukça kapalı bir giyim vardı. Bu doğrusal bir çizgi değil.

Toprak işleri tarım toplumu olmanın zorunlu bir uğraşı. Tarımsal verimlilik gelişmeye devam ederse tarıma ayrılacak iş gücünde düşme beklenebilir. Ancak bir noktada verimlilik sağlayan teknolojik ilerleme doyuma ulaşır ve nüfus ve dolayısıyla talep artmaya devam ederse bu sefer yine tarım alanlarının genişlemesi gerekir. Bu bir döngü.

Gelecek öngörüleriniz bana çok uzun vadeli geldi. Kıyaslarınızı asırlık ilerlemeye göre yapmışsınız. Bu kadar uzun vadeli şeyleri paraya çevirmek çok olası değil gibi. 5-10 yıllık perspektifler düşünmek daha mantıklı değil mi? Mezardan iş kurabileceğinizi sanmıyorum :D Tüm tahminleriniz tutsa bile günümüzden oraya varana kadar ne olacak?
0
akhenaten
(16.09.25)
Haklısınız ama en azından zihin jimnastiği ama ben huzurevleri konusunu kısa vadede gerçekleşeceğini düşünüyorum. Ha buna belki siyasetçiler oy devşirmek için şahane ve hızlı iyileştirmeler yapar kaynak akıtır Türkiye bir bedava huzurevi cennetine döner orasını bilemiyorum
0
🌸Batuhanolabilir
(16.09.25)
Türkiye bir bedava huzurevi cennetine dönmez zira bizim emeklilik sistemimiz zaten gümledi. 30 see toparlamayamayız en az sonra bilmiyorum ne olur.

ama mesela ABDde ve başka ülkelerde muhtelif "yaşlı konutu" (senior house) sistemleri var, (belki) olan normal evini satıyorsun gidip devremülk gibi bu sitelerde yaşıyorsun 65-70 yaştan sonrasını mesela

şu anda da misal ekimde barcelonaya filan gitsen her taraf hollandalı dolu, hep de yaşlı kesim. bunlar sürekli kalmaya değil tatile gidiyorlar ama sürekli kalmak için de daha uzak asya ülkelerinde hizmet veren sistemler varmış, reklamlarını görmüştüm.

belki biri böyle kapsamlı bir proje gerçekleştirir, turların emekli paketi gibi değil, de ömür uzadıkça 70 80 yaştan sonra gelip 2-3-5 hadi olsun 10 sene sürekli kalacak ve bakımları yapılacak şekilde mersinde ya da balikesirde yaşarlar mesela... cenaze defin vs. işlemleri de dahil olur.
0
subcomponent
(18.09.25)
(8)

"Red flag" niye ingilizce kullanılıyor? Neden "kırmızı bayrak" değil ?

ermanen
ingilizceden geldiği için deyip geçiştirilebiliriz tabii. şikayet olarak sormuyorum. fikrinizi soruyorum. belki sosyolojiye de girmek isteyen olur kim bilir.."red flag"ın başka ve daha eski anlamları da var. savaş zamanlarından geliyor. yarışlarda da kullanılıyor. ilişkiler için kullanımı daha sonra
ingilizceden geldiği için deyip geçiştirilebiliriz tabii. şikayet olarak sormuyorum. fikrinizi soruyorum. belki sosyolojiye de girmek isteyen olur kim bilir..

"red flag"ın başka ve daha eski anlamları da var. savaş zamanlarından geliyor. yarışlarda da kullanılıyor. ilişkiler için kullanımı daha sonradan gelmiş, ama baktım ingilizcede, 1960'larda, ilişkide uyarı/tehlike işareti olarak kullanılıyormuş mesela. mecazi anlamından önce, ilk olarak, gerçekten tehlikeli bir durumda kırmızı bayrak sallayarak tehlike işareti gösterme olarak kullanılıyormuş.

türkçede politika sembolü olarak "kızıl bayrak" var:
tr.wikipedia.org

araştırdım başka ülkelerde nasılmış. bu ilişkilerdeki mecazi anlamı, genelde çoğu ülkede Gen Z "red flag" olarak kullanıyor gibi. Fransa'da bile. ama Kanada'da fransızca konuşanlar (Quebec) "drapeau rouge" olarak kullanıyormuş. yani çevirmişler.

teknik terimlerde ingilizce kelimeleri daha çok kullanıyoruz tabii. bu daha normal. save etmek. login olmak. download etmek. çevrilemeyen şeyler de olabilir. spoiler vermek gibi vs. teknolojik ve yeni terimlerde de daha normal.

"red flag" sadece bana biraz daha ilginç bir durum gibi geldi. teknolojik bir terim değil, çevrilemez değil, kavram ve konsept olarak da yeni denemez. (yeni yerine eski yazmışım düzelttim)

not: illa "kırmızı bayrak" değil de, "alarm sinyali" gibi bir şey de olabilirdi mesela. sözlük'te de demiş birisi.
sosyal medya, dil asimilasyonu gibi konularla da alakalı sanırım.
0
ermanen
(08.09.25)
terim öyle girmiş, çevirmeye de gerek duyulmamış. Lovebombing, ghostlamak gibi benzer modern ilişki terimlerini de ingilizce kullanıyoruz. Her kelimeyi dilimize çevirip almaya gerek yok ve günümüz dünyasında mümkün de değil. Bilgisayar kelimesini zamanında Türkçeye güzel çevirmişiz ama o zaman sosyal medya yok, gündelik hayatta computer kelimesinin yaygınlaşacağı bir alan da yok. Öyle olunca bunun adı bilgisayar denince halk benimsiyor. Şimdi ABD'de çıkan bir terim 3 saniye içinde burada da yaygınlaşıyor sosyal medya sayesinde. İstediğin kadar hızlı bir çeviri üret yine de toplumsal hafıza ilk duyduğunu kabul edip kullanıyor. 20 senedir 6 sıfır atamayanlar gibi düşün işte
0
nundu
(08.09.25)
@nundu

evet sosyal medya ile daha alakali sanirim. "ghosting" de guzel ornek ama o cok daha yeni bir kavram mesela, sosyal medyada ve sms ile yazmama anlaminda. "red flag" boyle arada kalmis ilginc bir terim gibi geldi. daha eski bir kavram. eski koye yeni adet getirmek gibi de ama iste sosyal medya...
0
🌸ermanen
(08.09.25)
Halktan farklılaşmış bir kitle içinde olma sevdası, hevesi tarih boyunca ve her ülkede var.
Üstün, üst kültür olarak görülen ülkenin dilinden sözcükler kullanmak insana kendini farklı hissettiriyor. Memleketin yüzde doksanbeşine 'red flag' desen sana boş boş bakar. Bu da o sözü kullanana ayrıcalıklı hissettirir.
Bir zamanlar Fransızca kullanmak bu işe yarar imiş. Okuduysanız Savaş ve Barış'da Rus Çarı bile bunu yapmaktadır. Recaizade'nin Araba Sevdası'nda da bu konu çok güzel hicvedilir. Cami hocaları da vaaz verirken bir türlü Türkçesini bir türlü hatırlayamadığı sözleri Arapçayla tamamlama gereği duyar.

Kısacası sosyal medyayla falan alakası yok. Özentidir.
0
Mirket
(08.09.25)
TDK'ye göre "kırmızı bayrak" diye bir şey yok.

Türkçe yabancı kelimeleri kolaylıkla kabul eden bir yapıya sahip.
0
gabe h coud
(08.09.25)
Dile yerleşimi kolay ve böyle şeylere adaptasyon sorunu yaşayan bir topluluk değiliz.
Bu adam kırmızı bayrak desen herkes ne alaka der, ama bu adam red flag dediğin an konu anlaşılır.
Yerine türkçe alternatif konulsa bile akışkanlıklar değişmiyor kim selfie yerine özçekim diyor mesela, bunun gibi.
0
mutekebbir
(08.09.25)
Konusurken hic yabanci kelime kullanmam ama yazarken pratik oluyor. Yazi da yerine gore tabii. Nereye yazdigina da bagli.
Red flagi dunku sorumda kullandim. Ha normalde o soru baglaminda "sorun olur mu, tehlike mi, risk mi" falan denilebilir. Oyle seyler kullanirdim o soruyu sesli birine sorsaydim
0
Kittie
(08.09.25)
İnternet küreselleşme denen nanenin en hızlı ve kontrolsüz geliştiği mecra. Amerikanın köyündeki biriyle çemişgezekti biri aynı konuda birbirileriyle fikir paylaşıyor. Bu da diller arası etkileşimin en jenerik halini tetikliyor. Bakıyor ki ingilizcedeki bir tabir cuk diye karşılıyor, kendi dilinde direkt karşılığı yoksa bağlamı korumak için orijinal halini kullanıyor.

Bunun önünde durmak mümkün değil çünkü herzan +1.
Türkçe beynelmilel bir dil olsaydı kızıl bayrak yayılabilirdi. Değil, o yüzden de ingilizce hali jargon haline geliyor.

Kompiterden bilgisayara geçiş var yakın tarihte ama o zamanlar dillerarası iletişim internetsiz ortamda yayılamadığı için kontrol edip yaygınlaştırabiliyordun. Şu anda selfie yerine bulunan özçekimi bile yaygınlaştıramıyorsun çünkü herkes selfie kelimesine global ölçüde maruz kalıyor.
0
Bruce
(08.09.25)
Bugünkü anlamda red flag ne kırmızıdan ne de bayraktan geliyor bildiğiniz üzere. Orijinalinde kırmızı bayrak dikkat edilmesi gereken problemli bir noktayı işaret etmek için kullanılıyor. İngilizce konuşan birileri bu konsepti alıp insan davranışlarına uyarlıyor. Bu kültürel kontekst bu analojiyi yapan insanların yaşantısında var, diğerlerinin yok. Bu açıdan çevirisi anlamı korumuyor.

Bizim kültürel örüntümüz içinde bu yok. Kırmızı bayrak deyince bizim aklımıza daha ziyade ülkenin kendi bayrağı gelir heralde ilk. Hatta bayrak kavramı dahi daha farklı manalarla doldurulmuş kendi içinde ayrı bir derya. Haliyle uymuyor.

Bakın kendiniz dahi demişsiniz Fransa ile Kanada arasında dahi bir fark var. Bakmadım ama muhtemelen bu terim ABD'de türemiştir, Kanada ve ABD'de yaşayan insanların tarihsel ve kültürel pekçok ortak noktası var. İki grup da İngiliz ağırlıklı bir geçmişten geliyor ve yüzlerce yıldır bu kültürden temel alıp bir arada yaşıyorlar. Haliyle fransızca konuşsa da "drapeau rouge" analojisi bir kanadalı için anlamlı olabilir.

Bizim için değil. Olmadığı gibi bir de zaten dışardan ithal bir öbek. Yani bu dillere ve kültürlere hakim insanların "böyle de bir şey var" diye öğrendiği şeyi yaygınlaştırdığı bir şey... Gerisi kendi kendine halloluyor işte.

Terim kültüre çok yerleşirse kırmızı bayrak haline de dönebilir. Ama illa dönecek diye de bir şart yok tabi. Bir siyasetçinin çıkıp birkaç demeçte bunu kırmızı bayrak şeklinde kullanmasına bakar örneğin. Sonra onun üzerinden kendi siyasi etki alanındaki ingilizce bilmeyen ve terimle tanışıklığı olmayan birileri bu terimi benimserse bu şekilde de yayılabilir. Ama örneğin bir siyasetçinin bu terime konuşmasında yer vermesi için "red flag" haliyle daha baya bir benimsenip alışılması falan da gerek. Komplike süreçler cidden.
0
akhenaten
(08.09.25)
(25)

İçki içmenin havalı tarafı nedir?

i wanna go back
Şöyle bir gözlemim var: İçki içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.Sağlığa zararlı olduğu bilinen ve uzun vadede vücuda hasar veren ve ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan bir kimyasal maddenin havalı olan tarafı nedir?Ben inançlı bir insan değilim, çok nadiren (yılda 2-3)
Şöyle bir gözlemim var: İçki içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.

Sağlığa zararlı olduğu bilinen ve uzun vadede vücuda hasar veren ve ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan bir kimyasal maddenin havalı olan tarafı nedir?

Ben inançlı bir insan değilim, çok nadiren (yılda 2-3) bir kadeh şarap, prosecco veya şampanya içerim ancak havalı bir şey olarak düşünmem hatta bana saçma geliyor.

Ama insanımızda genel algıya baktığımda havalı buluyorlar ve "ağğbbbiii rakı ya" "offf buz gibi bira" "şarap kadehi ve atıştırmalık pozları" gibi örnekler görüyorum ve bana aşırı itici böyle bomboş, çiğ karakterler gibi geliyorlar.

Aynı zamanda içkiye düşkün insanları da basit, boş karakterler olarak görüyorum milliyeti fark etmeden. Alkolik olmasa bile haftada 2-3 gün içenler bile bana öyle geliyor öyle hissettiriyor.

Sizin sosyolojik tespitleriniz ve görüşleriniz nelerdir?
0
i wanna go back
(06.09.25)
"ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan"
yasak olan şey havalı gelir. Herkes özgürce yapabilse bu dediğin olmazdı. Mesela İngilterede müzikalde standupta trende sağda solda bira içmek çok normal. Kimse fotosunu instagrama koymaz ama koyarsa işten atılmaz mesela. Türkiye'de adam inanmadığı bir kutsal gün instagramda hikaye paylaştığı için işinden atıldı mesela.(pegasustan atılan adam olayı) Böyle olursa insanlar da tersini göstere göstere yapmaya çalışır.

Aynı şey sokakta ibadet edenler için de geçerli. Sen onun ibadetine karışırsan o da göstere göstere yapmaya başlar.
0
nhk ni youkosu
(06.09.25)
Sosyalleşmenin kolay yollarından biri, içki etrafına gerek pubda gerek evde gerek açık havada kolay toplanılıyor fakat sosyalliğin ana amacının içki olması bana tuhaf geliyor.Hadi toplanalım içeriz düşüncesi.

inançsız biriyim yazın ayda 1-2 bira içerim
0
grimavi
(06.09.25)
Ergenlikte sigara içmek havalı gelebilir ama içki için ilk defa böyle bir tabir duyuyorum. 35 yıldır içiyorum hiçbir zaman havalı olarak gören birine rastlamadım. İç içmeni çok fazla sebebi var en başta bağımlılık. Daha sonra sosyal meseleler. Ortam gerektirir bazen. Bazen cesaretlenmek için gerekebilir. Bazen sırf üzüntüden bazen de tam tersi kutlamak için ya da neşeden içilebilir. Ama alkol alayım havalı görüneyim diye bir şey duymadım ben.
0
ground
(06.09.25)
nhk+1 kim havalı dedi? 16 yasında icki içen ergenler mi size böyle lanse etti? onlar için havalı evet. güzel bi eventtir, övülebilir. rakı sofrası denen ortam diğer yemeklerden farklıdır. buz gibi içmeyi sevdiğiniz diğer içecekler gibi düşünseniz düşünmeye gerek kalmazdı siz orda alkole takılıyorsunuz buz gibi su, kola, limonata da güzel ama bira denince tırmalıyosa nhk+1 again
0
ala09
(06.09.25)
Ben kendimi bildim bileli içerim. Hiç öyle havalı bir şey olduğunu da, hava atmak için içildiğini de düşünmemiştim.
Öyle miymiş?
Ayrıca dini saiklerle veya değil, ağzına içki koymayan arkadaşlarım da var, kırk yılda bir içeni de var.
Ama içenleri basit, boş karekterler olarak göreni de hiç görmemiştim.
Tuhaf.
0
Mirket
(06.09.25)
öncelikle bir şeyin havalı olmasıyla, sağlığa ve vücuda etkisi arasında ters korelasyon var desek yeridir. tehlikeli sporlar havalıdır. risk alınan ticari hamleler havalıdır. o yüzden "bu zararlı ya, neden havalı ki" argümanını hemen bağlamdan çıkartmamız lazım. havalı != makul olan. aksi halde zaten bulgur pilavı yiyip, devlet memuru olmak ve belediye parkında hızlı yürüyüş yapmak havalı olurdu.

öte yandan her kesimde havalı değil. anadolu'nun pek çok yerinde havalı değil, aksine dışlanabileceğiniz bir şey. seküler, batı türkiyesi için yer yer havalı denebilir. çünkü özenilen batı kültürünün önemli bir ögesi. bu ilk sebebi bence.

ikinci sebep olarak da, bir tür sınıfı da gösteriyor. iyi içki kültürü olan, iyi içki mekanı olan insanlar yüksek bir sınıfı temsil ediyor. hem maddi durumları görece iyi, hem (bir şekilde) entelektüel seviyeleri görece iyi. bu da bu eylemi havalı yapıyor. yoksa kimse merdivenaltı bir mekanda kolonyaya benzeyen ev yapımı rakı içen alkolik amcayı romantize etmiyor. instagram'da lüks bir ortamdaki, güzel görünen kokteylleri görüyoruz.

kendi perspektifimden: ben haftada 2-3 içki içiyorumdur. evimde içki yok ama çok sık pub'a giderim. pub kültürünü hoş buluyorum. arkadaşlarımla yazın bira eşliğinde, kışın garip guçuk denediğimiz içkilerle sohbet etmeyi seviyorum. hem tatlarını seviyorum, hem ertesi gün iş yoksa kafamın hafif high moduna geçmesini seviyorum, hem ortamın sıcaklığını seviyorum. başka insanlarla sosyalleşmek için de iyi bir ortam olabiliyor.
0
gitdaddy
(06.09.25)
Yok. Havalı bir tarafı yok. Sigaranın da yok. Çayın da yok. Binaenaleyh, bir şey yemenin/yememenin, içmenin/içmemenin havalı bir tarafı yok esasen.

Bugün filmler, kitaplar, diziler, videolar, klasik ve sosyal medya b.k yemeyi "cool" bir şey olarak gösterirse, insanlar öyle olduğunu düşünecek.

Olayın bir kapitalizm boyutu var. Bir ürünü satan o ürünün vazgeçilmez olmasını ister. Burası cepte zaten.

Diğer taraftan, insanlık kendi tarihi boyunca uyuşturucu, uyarıcı ve keyif verici maddeleri hep kullanmış.

Birçok din, mezhep ve pratik; bunları ritüellerinde kullanmış. Yine birçoğu bunları yasaklamış.

Şahsen bu devirde insanın hem uzun vadede sağlığına zarar veren, hem kısa vadede muhakemesini bozan hem de cebini yakan bu tarz alışkanlıkları rasyonel/aklıselim görmesi mümkün değil. Ama nefis taşıyan insanlarız. İlla ki kendinize zarar veren alışkanlıklarımız olacak. İlla ki zararlı zevklerimiz olacak. İnsanız.

Ben kullanmıyorum, gereksiz buluyorum. Sigaraya ise daha da karşıyım çünkü edebiyle içen insan beni rahatsız etmezken, edebiyle sigara içen yine zehirliyor beni...
0
yadigar
(06.09.25)
Mobilden Ekleme:
Bir şeyin "yapılış şeklinin" havalı olması gerçeği var bir de. Bir insan rakıyı, sigarayı, kahveyi yahut çayı çok havalı bir tarzda içebilir. Yahut ceketini çok havalı bir şekilde çıkarabilir. Topu çok havalı bir şekilde sürebilir.

Atatürk'ün sigara ve alkol kullanmasına üzülürüm mesela. Adam cool. E rol model aynı zamanda. Haliyle etkilenir insanlar. Ama mesela Bizimkiler dizisindeki güzel insan Cemil Abimizin içtiği sigaradan, biradan kimse etkilenmez.
0
yadigar
(06.09.25)
Şöyle bir gözlemim var: kahve içmeyi Türkiye'de insanlar havalı bir şey olarak buluyor.

al ben de böyle görüyorum.
0
patronaj1
(06.09.25)
Bence havalı bir tarafı yok. Kahve uyku falan açıyor veya bir enerji veriyor. Alkol tamamen işlevsiz. Zaten yeni jenerasyon pek alkol almıyor
0
runaway
(06.09.25)
Toplum baskısı ve yasaklara karşı alaycı, antisosyal bir davranış modeli benimseme ile alakalı.
Sigara içilen ve içilmeyen bölüm yapılıyor; bütün sigara içenler sigarasız bölüme oturuyor :)
Ailede eğer içki kötü gibi bir baskı kuruluyorsa aynı davranış modeli de burada devreye giriyor. Halbuki içki bu kadar öcüleştirilmese ve kişinin kendi iradesine bırakılmış bir içecek gibi görülse belki de bu kadar cazip gelmeyecek özenen kişiler için; onlar için yasakları delecek bir aykırılık alanı çünkü. Halbuki dünya geneline bakınca her gün soda, su gibi içenler var bu normal karşılanıyor. Normal bilinçli tercih edenler ve bağımlı olanlar bu genellemenin dışında elbette.
0
titanic kemancısı
(06.09.25)
İçki içiyor olsaydın insanların bunu havalı bir şey gibi gösteriyor olduğunu düşündüğün şeyin havalı gibi görünmek olmadığını anlardın.

Senin tespitin içki içmeyen insanlara olan "hayattan keyif almayı bilmeyen insan" bakışıyla ve buna maruz kalmakla ilgili.

Ve evet, içki içmeyen bir insan hayattan keyif almayı bilmiyordur. Hayattan keyif almak havalı bir şey mi diye tartışabiliriz belki, o konuda haklı çıkarsın, havalı bir şey.
0
Bruce
(06.09.25)
Muhafazakar kesimin alkolü havalı bulduğuna inanıyorum. Yoksa alkolsüz içecekler şampanya gibi patlatılmaz, videolara çekilmezdi.

Dümdüz insanlar için sudan farkı yok. Mesela çay için de “tavşan kanı” deniyor. “Buz gibi bira”dan ne farkı var?

Not: Sosyal içiciyim, alkolik sevmem.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.25)
Hocam Türkiye'de bunun birkaç sebebi var. Öncelikle resmi uyarıyı yapalım. Alkol sağlığa zararlıdır, uzak durun.

1-Türkiye'de genel sosyolojik yapının tersine hareket etmeyi oldukça havalı bulan bir kesim var. Bu sadece içkiyle alakalı değil. Mesela domuz eti yemeyi de çok cool bulan bir kesim var. Toplumun geneline ters gelen giyim tarzlarını da cool bulanlar var ya da türk kahvesi yerine 3rd wave kahve içmek gibi gibi... Avrupa'da hiçbir arkadaşımın domuz yemek üzerine saatlerce konuştuğunu duymadım. Türkiye'de özellikle beyaz yaka kitlede böyle bir konu var. Konu yani bu bunu konuşuyorlar özellikle yurtdışına gidip dönünce.

2-Fazla para harcamayı cool bulan bir kesim var. Bunlar da adisyonla övünüyor. Gittikleri mekanla övünüyor. Tabii içki de bunun en temel göstergesi oluyor onlar için.

3-Türkiye'de insanlar hayattan keyif almayı bilmiyor. Birçok insanın tek eğlencesi haftasonu avm gezmek, cuma & cumartesi akşamları da mekan gezmek. Ellerinde sadece bu olunca bu konuyu bir şova dönüştürmeyi seven bir kitle de var. Mesela Almanya'da insanların bir sürü uğraşı var. Hobi kulüpleri var, ilgileri var. Spor yapıyorlar, geziyorlar, özellikle bahçecilik ve doğayla uğraşıyorlar. Onlar için bunlar daha havalı sosyal aktiviteler. Bizde böyle bir kültür yok.

4-Bu kuşaklar arasında da farklı algılanan bir konu. Mesela bu bahsettiğiniz konu y kuşağına ait bir alışkanlık. Z kuşağı ise bunu uncool buluyor. Son dönemde sağlıklı yaşam trendi yükselişte. O yüzden özellikle avrupa ülkelerinde kendine iyi bakmak, longevity odaklı vb gibi alışkanlıklar daha havalı bulunuyor. Ama Türkiye trendleri geriden takip ediyor. Yani 2000'lerin, 90'ların o kendini dağıtan gençlik kültürü, umursamaz yaşam tarzı Türkiye'ye daha yeni geldi. Ama görün bakın önümüzdeki yıllarda türkiye'de bunu uncool bulan insanların oranı artacak.

Bir örnek, mesela katıldığım bazı parti ya da davetlerde y kuşağı pancara dönerken, z kuşağı genelde daha sağlıklı yaşam trendi sebebiyle daha kontrollü gidiyor. Ya da hiç içmiyor.

5-Aslında konu cool bulmaktan ziyade insanlar bunu kimliklerinin bir parçası olarak alma eğiliminde Türkiye'de. Tuhaf olan da bu.
0
anten
(06.09.25)
İçki içilen yerlerde, ya da yöresinde yetişen yerlerde standart bir davranıştır. Günlük ya da benzeri bir sürecin parçasıdır. Örneğin trakyada standart bir olaydır kimse havalı ya da havasız bir olay dahi görmez. İçen içer içmeyen içmez.

Bunun olmadığı ve genelde de anadolu taşrasında yetişen köylüler büyük kentlere falan gittiğinde standart içki içilen durumların bile başkalarınca havalı bulunduğuna ilişkin bir zana kapılıyor genelde. Bunlar içkiye genelde alkol almak diyen tipler olur. Normal içli İçen kişilerin inanın bu durum hiç umrunda değil. Belki yeni başlayan çoluk çocuk için havalıdır 20 yaşında tipler için falandır ona bir şry diyemem. Onlara yasak olan her şey havalı zaten.
0
sanal hayvan
(06.09.25)
Aynı şeyi sigara hatta "madde" için dahi düşünüyorum, bu tür kullanımların çok büyük çoğunlukla televizyon ve sosyal medya üzerinden yaygınlaştığını hatta özendirildiğini düşünüyorum ben. Vaktiyle sigara için bizzat doktorların "faydalı" dedikleri reklamlar yayınlanmıştı mesela. Eskiden alkollü içecek, sigara reklamları vardı. Bu hatta estetik operasyonlar için de geçerli, gözlerin bazı görüntülere alıştırılması mesela.

Bu da nasıl yapılacak, elbette havalı olduğu, bir üstünlük verdiği hissi oluşturulacak şekilde unsurlar kullanarak yapılacak. Özellikle benim çocukluğumda sigara alkol kullanımı kullanan kişiye tam bir özenilme, imrenilme katan şeylerdi, bir evde viski varlığı o ailenin zengin olduğu fikri vardı, daha çok değer veriliyordu falan.

Yani bir havalı olma durumu varsa bence çok büyük çoğunlukla havalıymış gibi yansıtıldığı içindir. Böyle yansıtılmazsa talep görmez, talep görmeyince tüketilmez ve varlığı sürdürülemez çünkü.
0
muhayyer divan
(06.09.25)
Benim gözlemime göre tek başına ya da yakın çevresiyle güvenli ortamda rahatlamak için içen insanlar genelde sohbeti güzel, iyi, güvenilir oluyorlar. Havalı diyemem ama yüzyıllardır İstanbul'da süregelen bir gelenek bu aksamcilik dediğimiz şey. Böyle de bir gerçek var.
0
sekizdokuzon
(06.09.25)
Keyif verici maddedir,
haftada iki üç gün icen bagimli olmustur,

birakmak boşluga düsurur.
0
designer
(06.09.25)
içki içmek havalı değil.
türkiyede muhafazakar olmamanın bir sembolü olarak göründüğü için bazı kişiler içki içtiğinin altını çizmek isteyebilir. bazı çevrelerde içki içmek özgürleşmek, zincirleri kırmak, yasakları delmek gibi algılanır ve havalı olur.
küpe takan erkekler, dövme yapan insanlar gibi...

ben içki içmeyi havalı bulmuyorum ama "ağğbbbiii rakı ya" "offf buz gibi bira" diyorum.
çünkü rakı ve bira seviyorum. biranın zaten sevdiğim tarafı soğuk içmenin en çok zevk verdiği içeceklerden birisi olması. kola ve maden suyu da soğuk içilir ama bira daha geç soğuyor ve soğuk içecek hissiyatını daha dolu dolu veriyor. işin ilginci soğuk içecek hissini dolu dolu veren bir başka içecek de ayran :)

bence içki içmenin havalı olmasına veya havalı bulan kesimin varoş olması konusuna fazla kafa yoruluyor. ben de mesela bu tartışmayı abes buluyorum. havalı bulan da bulabilir yani, havalı bulmak biraz ergen hareketi gibi geliyor bana veya yukarda yazdıgım gibi muhafazakar çevreden olmadıgının altını çizmek gibi geliyor. bu da muhafazakar çevreden çıkmayı tam olarak başaramamış kişilerde biraz kötü duruyor, bunu kabul ediyorum.

yani öyle kızlar tanıyorum ki, annesi eve kaçta geleceğini söylüyor, bakire ve gayet muhafazakar bir hayat yaşıyor, ama instagramda daha düzgün tutmayı beceremediği rakı kadehi ile poz veriyor. bu kötü evet. ama yine de ben "ağğbbbiii rakı ya" derim çünkü rakı müthiş bir içecek. bunu ayrıca konusuruz :)

edit: ekleme yapmadan edemedim ama bu tartışmalar cidden belli bir yaşın üzeri için çok boş geliyor. şöyle ki, içki içtiğini belli etmek bir gruba ben de sizdenim imajı verebilir, içki içilen ortamlara beni de çağırabilirsiniz mesajı verebilir, zira içki içilen ortamda içki içmeyen birisinin olması hoş olmuyor.
ama dediğim gibi belli bir yaş üzeri için çok saçma, çünkü bir kere 35-40 yaşından sonra hiç bir şey havalı gelmiyor :) kimse kimseyi umursamıyor. ayrıca içki daha dikkatli tüketiliyor, hem sağlık açısından hem de içip sapıtmamak açısından daha az tüketildiği için hava mava kalmıyor.
çok yukarlarda yazdıgım gibi bu konuyu tartışmak bile tuhaf. havalı bulan bulsun :)

edit2: yorumları okudum, güzel cevaplar var ama bruce'a katıldıgımı yazmadan edemicem. "Ve evet, içki içmeyen bir insan hayattan keyif almayı bilmiyordur."
hiç içki içmemek bana da hayatın sundugu bir zenginliği tatmayı reddetmek gibi geliyor. kimse alkol yüzünden sağlığından ve ilişkilerinden olmasın, alkolik olmasın ama içki içmek gerçekten keyifli bir hayat aktivitesi. bu da var olan bir gerçek. sıcak yaz akşamında buz gibi bira içip sohbet etmenin keyfi ayrıdır. veya güzel mezelerle rakı içip anason kokulu sevgiliyi ağzından öpmek falan güzel şeyler :)
0
abelardo
(06.09.25)
ya sen türkiye'ye ne bakıyorsun. türkiye'de insanlar eli yüzü düzgün bir restoranda makarna yesin, onu bile instagram'da paylaşır, üç gün anlatırlar 'off geçende bir makarna yedim' diye. tamamen yokluk ve eziklikten. bunun da temelinde ekonomi yatıyor.

avrupa'da birayı kiosk'tan alıp yürürken falan içiyorsun. suyla aynı fiyat. şarap desen kola fiyatına. al parkta bankta otururken iç. o kadar değerli bir şey değil. insanlar kolayca erişebiliyor. herkesin istediği zaman ulaşabildiği bir şeyle hava da atamazsın haliyle.

rakı romantizmini bunun dışında tutuyorum. o bambaşka bir gerizekalılık seviyesi. parayla pek ilgisi yok.
0
sir gawain
(06.09.25)
Ben bu tripleri çok anlamıyorum. Hocam kendiniz demişsiniz zaten. Alkol ülkede tabu. İnsanlar neyi havalı görsün çay içmeyi mi?

Söylediklerim kulağa agresif geldiyse özür dilerim ama "havalı" denen şeyin özü zaten bu. Neyine şaşırdınız ki?
0
akhenaten
(07.09.25)
avrupada da alkol normal, ot falan yasak.

onlara onu kullanmak havalı geliyor.

yani dedikleri gibi ney tabu, yasak, tü kaka, özgürlük göstergesi, büyümüşlük göstergesi vs. ise ona hevesli oluyor olabilirler.

bu arada ben de alkol içerken hiç havalı göründüğümü düşünmemiştim.

sokakta beypazarı sodamı yudumlarken daha çok havalı hissediyorum.
0
ananiyimioguz
(07.09.25)
Hayır yok.

En uyuz olduğum ve eleştirdiğim konulardan biridir, içki içmeyi havalı görünler. Üfff bir biçim, hatırlamıyorum diyenlere anlam veremiyorum. Lan hatırlamıyorsun dün eğlendiğini ne kadar saçma.

Birde üfff çok dertliyim ya, sevgilimden ayrıldım gidiğim rakı içeyim, iki bira içeyim diyenlere de uyuz oluyorum.

Yürüyün gidin lan. İçki dediğiniz millattan önce süregelen bir içecek.

Pandemi öncesi içki içmezdim, yurtdışı gezilerim çok güzel geçerdi. Pandemide ilk kez içki içtim, şimdi yurtdışı gezilerimde içki içiyorum. Gene güzel geçiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.09.25)
icki icmek 20 yas altindaysan havali olabilir. cunku insan merak ediyor. 20 yas ustu icin pek bir esprisi yok.
18 yasinda bir kere sarhos oldum, kufelik. o seviyeyi denedikten sonra bir daha ona yaklasmadim, cunku gerek yok.

belli bir yastan sonra da is biraz rahatlamak icin "ihtiyaca" donuyor.
ben arada bir agri kesici ya da kafa dinlendirici olarak kullaniyorum.
herseyin asirisi zarar. ama "beyler alkolden kesinlikle uzak durun" demem.
zaten akli basinda olan bir bireyin boyle bir uyariya ihtiyaci yok.
sigara cok cok daha zararli.
0
cooperr
(07.09.25)
"ülkenin çoğunluk inancına göre de yasak olan"

Havalı olduğunu düşünmüyorum ama konu bu zaten. Yasaklar her zaman cazip hale getirir ama inançlılar, inanmayan herkesi her alanda kendi inançlarına zorlamak ya da inanmayanları baskı altında hissetmek yükümlülüğünde hissediyorlar. Bunlara direnç gösterip var olduğunu gösterme çabası haline dönüşüyor içki konusu da. Yoksa herhangi bir "havalı" tarafı yok.

Bu ülkedeki dini baskının %1'ini dincilere yapsan "28 şubat ühü ühü" ile pala ile sokaklara çıkıp insan yakmak arasında dönüş olur. Tebliğciler içki içilen mekanlara gidip insanları taciz etmekte, oruç tutanlar ramazanda oruç tutmayanlara sebep sormakta yanlış bir şey görmüyorlar mesela. Sokak ortasında namaz kılanların da sebebi ibadetlerine karışılması değil. Kendileri gibi olmayanlara ya da ülkenin resmi olarak şeriata geçmemesi sebepli bir gövde gösterisi. O yüzden @nhk için +1 vermedim.

Din temelli baskı ve tehditlerin olmadığı yerde içki üzerinden "havalı" ve "özenilen" bir şey olma konusu yaşlarından dolayı içki yasağı olan döneme kadar. ABD'de 23, Avrupa'da 20 sonrası alkol ve havalı olma konusu pahalı içki, kokteyl ya da mekan dışında yok mesela. Yani varsa da ya alkolikler ya da ben görmedim.
0
nawar
(07.09.25)
(7)

gönderiden kişilik analizi

me23
Arkadaş grubumuzda biri var. Instagram'da çocuğunun okulunun 2025 başarısıyla ilgili bir paylaşım yapıyor. İlk 1000'e 20 kişi girdi gibi. Bu paylaşımı da epey bir like alıyor. Daha sonra gönderisinin altına çocuğu aynı okulda okuyan biri diyor ki bu, bu senenin sonuçları değil, 2021'in sonuçları yaz
Arkadaş grubumuzda biri var. Instagram'da çocuğunun okulunun 2025 başarısıyla ilgili bir paylaşım yapıyor. İlk 1000'e 20 kişi girdi gibi. Bu paylaşımı da epey bir like alıyor. Daha sonra gönderisinin altına çocuğu aynı okulda okuyan biri diyor ki bu, bu senenin sonuçları değil, 2021'in sonuçları yazıyor. Kişi bu yorumu görmesine rağmen bu gönderiyi kaldırmıyorsa o kişi hakkında yorumunuz ne olur?
0
me23
(31.08.25)
İnatçı, asi, hırçın.
ayrıca bu kafada olabilir:

eksisozluk.com
0
diyecevaplandı
(31.08.25)
Valla abi 2021'in bu ehe cok sevinmeyin seklinde cevap gelse uyuz olurum yazan kişinin kim olduğuna gore. Mesela 2025 değil de 21 olsun, ne yarari var ki gelip güzelim paylaşımı baltaliyor? Eline ne geçecek? Hiç bir şey. Özelden de yazabilirdi. Sanki laf sokmak için, kıskançlıkla yazilmis gibi yorum.

Oğlum süper araba surerrrr, maykil şumer masallah. Hayirr salakkk akülü araba o .ssss

Oldu mu şimdi?

Yorumu kaldirmamasi lazim, niye umursasin. Umursamamis. Yazan ya dusuncesiz ya kötü niyetli.
0
Shepard
(31.08.25)
Böyle soru olarak gelip üzerine kafa patlatınca post da gereksiz, yorum da gereksiz aslında. Ben ne böyle bir post atardım ne de böyle bir yorum yapardım.

Gündelik olarak da bunla karşılaşsam bir şey düşünmezdim. Sosyal medya böyle şeylerle dolu.
0
akhenaten
(31.08.25)
Bence siz hariç bu hikayedeki herkes mal gerzek tipler. Çok kafa yormaya gerek yok bulaşıcı çünkü bu tür insanlar.
0
encokbenisevinnolur
(31.08.25)
Üstteki arkadaş +1 Ama basari bu ya yılı mı olur?
0
primetime
(31.08.25)
biri çocuğunun başarısı üzerinden kendini tanımlıyor, kompleksleri var ve hırslı. diğeri de haset, işi gücü yok araştırıp bir de yorum yapıyor.
0
deartheodosia
(31.08.25)
@primetime "Ama basari bu ya yılı mı olur?"
Kadın 2025 yılı başarısı olarak belirtiyor, "bu sene de açık ara önde" gibi bir açıklamayla.

@deartheodosia
Bu arada kadının övündüğü kendi çocuğunun başarısı değil. Bu iki kişinin de çocuğu lise 1'de ve aynı okulda. Kadın 2021 üniversite sonuçlarını, "2025'te de açık ara önde" gibi bir açıklamayla paylaşıyor. Halbuki bu 2021'de olan bir durum. 2025'te böyle bir sonuç yok.
0
🌸me23
(31.08.25)
(21)

Turkiyeli mevzu

WithWorth
Ekside buna karşi cikan argumanlari anlamiyorum; ben turk olarak aşagidaki gibi düsünuyorum;Ben turk'um deyince; ulke içindeki her grubu da; ben kurt'um, ben suriyeliyim, ben x'im, ben y'yim demeye, yani gruplaşmaya itmis olmuyor muyuz ?Turkiyeliyim deyince de tüm yukarida saydiklarimin hep bir agiz
Ekside buna karşi cikan argumanlari anlamiyorum; ben turk olarak aşagidaki gibi düsünuyorum;

Ben turk'um deyince; ulke içindeki her grubu da; ben kurt'um, ben suriyeliyim, ben x'im, ben y'yim demeye, yani gruplaşmaya itmis olmuyor muyuz ?

Turkiyeliyim deyince de tüm yukarida saydiklarimin hep bir agizdan söyleyebileceği bir ifade, dolayisiyla turkiye icin birleştirici bir unsur olmuyor mu ?

Yani bu acidan turkiyenin faydasina bir kelime degil mi ?
0
WithWorth
(30.08.25)
"Türkiyeliyim" söylemi PKK'ya Pekeke demek gibi simgesel bir söylem.
0
kizil karga
(30.08.25)
herkesin türk olduğunu söyleyenlerle tahran merkezdeki apartmanını satıp türkiye'de vatandaşlık alanların türk olmadığını söyleyenler aynı kişiler. bunlarda akıl kırıntısı aramamak lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.08.25)
tamam işte ben türküm kendimi bu şekilde tanımlıyorum beni neden bu tanımlamaya itiyorsun ki? kürtsen suriyeliysen x sen y ysen sen kendine türkiyeliyim diyebilirsin zaten? ama ülkenin kurucu ana unsuru türk ve türk ile başlayan sıfaları türkiyeli diye değiştirmek abes.. fransalı almanyalı demiyorsak türkiyeli de saçma mesela.
türk edebiyatı kısmını mesela neden türkiye edebiyatı veya türkçe edebiyat diye değiştiriyorsun? karın ağrısı neden? @kizil karga nickli arkadaşın dediği gibi pkk sempatizanlarının türksüzleştirme projesine hizmet eden bir kelime olduğu için sevmiyoruz
0
f02561
(30.08.25)
X kökenli y dilimizde mevcut bir yapıdır. Türkiyeli kelimesi ümmetçi ve Kürtçüler tarafından uydurulmuş son 10 yılda kullanılan bir kelime. TDK’da bile karşılığı yok.
Bir kişi kendi ırkını belirtmek istiyorsa Kürt kökenli Türk vatandaşı, ya da yukarıdaki örnekten devam edeceksek pers kökenli olarak Türk vatandaşı olarak tanımlayabilir.

Dikkat et hiçbir Kürt kendine türkiyeli demiyor, kürdüm diyor ama Türklerden bahsederken türkiyeli diyor. Kasti olarak Türk düşmanlığı yürütülüyor.
0
gokank4
(30.08.25)
peki kürt kendisine niye türk desin? kürt türkse uygurlar çinli mi? türkler kurucu unsur da kürtler uzaydan mı geldi? erzurum ve sivas kongrelerine katılan aşiretler yörük, çepni falan mıydı? milli mücadeleyi destekleyeceklerini açıklayanlar anadoluya işgal yıllarından sonra mı geldi? hiç nutuk okudun mu? azerbaycanlıya azeri de bakalım ne oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.08.25)
@gokank4 +1

Maksat Türk kelimesini dahi yok etmek olduğu ve açık açık yapacak g@t olmadığı için böyle adımlamalarla hedefe ilerleniyor. Anadilde eğitim konusunda bastırmaları da bu yüzden, bilmem kaç bin yıllık Kürt tarihi var şu bizim bu bizim diye uğraşmaları da bu yüzden, aşağıda özerk yönetimler kurma çabaları da bu yüzden. Türkçe'ye yapılan dehşet verici saldırılar da bu yüzden. Çünkü dil bir MİLLETin kendine mahsus ve biricik olan düşünme sisteminin somutlaşmış halidir.

Dil üzerinden insanları yönetirsin, dil ile dedikodu yapar, dedikoduyu TV programı haline getirir, insanların dikkatini dil ile çeker zihinlerine istediğin değerleri bu şekilde çakarsın. Dili müziğin içinde kullanarak her türlü sızarsın bütün zihinlere. Dil boşuna bu kadar çok ığraşılan bir varlık değil, onun için seçilen kelimeler çok önemli. 1000 yıl önce Muhyiddin İbn Arabî'nin hurufîliği kullanması da bunun için.

Türkiyeli kelimesi Türk milletine dayatılamaz. Dayatılıyorsa orada bölücülük ve yıkıcılık vardır. Hiçbir şey yoksa saygısızlık ve isyan vardır. Bunları gidişatın içinde okumak gerekir.
0
muhayyer divan
(30.08.25)
Anaokullari bile daha mantıklı işliyor. Ona buna vuran sataşan çocuğu, zirt pirt tuvalete giden cocugu, her seye sizlanan cocugu herhalde bir şeyi var diye psikiyatriste gönderiyorlar.

Politikada ise yaptıkları daha çok şey gibi, hmm çocuk arkadaşlarına vuracağına öğretmenine vursun.

Bir de verdiğin örnek bir kelime oyunu. Bunu talep eden arkadaşlar belli olay ve donemsel siyasi tutumlari one surerek sürekli öyle bir şey varmış gibi bir hava yaratıyorlar.

Anayasadaki Türk tanımı zaten senin Turkiyeli tanımı olarak yazdığın şeyle aynı.

Özetle sosyal, politik sorunları anayasa değiştirerek çözüm öneriyorlar. İşte neymiş benim bilmemkim yakinimi seksenlerde dövdüler anayasa bana onu hatırlatıyor. Abi bu tedavi konusu anayasa değil ki, bir de seksenlerde dovulmeyen başı belaya girmeyen nüfus oranı ne kadar cidden.
0
encokbenisevinnolur
(30.08.25)
Sacma sapan seyler.
Ne mutlu türküm diyene❤️

Bu konuda sikintisi olanlar kolonilestirilmis ülkelere gitsin bi baksinlar yerel halk ne halde.
0
sonsuz
(30.08.25)
en temelde ulkenin sahibi kim tartismasi bu. daha once uzun yazmistim tekrar ugrasmayacagim. kisasi bu. ulkenin sahibi turkler mi, yoksa burada yasayan tum insanlar mi?

ikincisi daha kardesce geliyor. ama dunyada tonlarca ulus devlet varken turkiye'ye saldirilmasini da turkler yemiyor. turkler de diyor ki "ayni almanin, fransizin, ingilizin oldugu gibi bu da bizim ulus devletimiz. ve sahibi turklerdir. nokta."

sahsen bakinca savasa dovuse ulkeyi kuran millet turkler. kurtseniz keske devletiniz olsaydi. ama yok. bazi milletler boyle digerlerine bagli yasar. kimileri de yeterli guce ulasip hukmederler. bu soyledigim hic politik dogru degil ama olay bu. kim guc sahibi, kim degil.
0
antikadimag
(30.08.25)
Herkesin politik duruşu kendine

Ancak siyasi kavramlar siyasi anlamlar taşıyor. Siyaset söylemler üzerinden yürüyen bir mecra. Haliyle söylemlerin yalnızca teorik anlamları değil, siyasi altyapısı da o söylemin bağlamına dahil.

Şöyle düşünün bıçakla ekmek de doğrayabilirsiniz. Suç da işleyebilirsiniz. Konu bıçağı elinde tutan kişinin nasıl bir karaktere ve amaca sahip olduğu ile ilgili, bıçağın kendisiyle değil.

İstediğiniz yeri destekleyebilirsiniz pek tabi. Ben sadece safi bir terimin kağıt üstündeki anlamına odaklanarak soru sorduğunuz için bunun kapsamının göründüğünden daha geniş olduğunu vurgulamak istedim.
0
akhenaten
(30.08.25)
fransada yaşayan zenci fransızım diyor. biz neden türkiyeliyim diyoruz? türksen türksündür kürtsen kürt neysen ne.
0
mikahakkinen
(31.08.25)
Cunku turkiyeliyim ifadesini turklerin demesini bekleyenler, kendilerine kurt'um demeye devam ediyor. Kurtler ben kurt'um desin, turkler ben turkiyeliyim desin. Yok oyle yagma.
0
baldur2
(31.08.25)
Gelmiş geçmiş en kahpe söylem
0
topkapiaksaray
(31.08.25)
Yalan yok önceleri Türkiyeli kavramından acayip rahatsız oluyordum. Türk kelimesinin doğru olduğunu savunuyordum şiddetle. Üstelik etnik köken olarak Zazayım ben.

Ama şuan hem Türk’üm hem de Türkiyeliyim derim gönül rahatlığıyla. Etnik olarak Türk olmayan birine illa sen Türksün demek/dedirtmek bana hiçbir şey kazandırmıyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan herkes Türk değil. Olmak zorunda da değil. Sonuçta hepimiz aynı ülkede ve bir bayrağın altında yaşıyoruz. Önemli olan bu bence.

Ben esasen milliyetçi bir insan sayılırım ama bu muhabbetin çoğunlukla faşizm odaklı ele alındığını hissediyorum.
Aynı şekilde ne mutlu türküm diyene söylemi de bence boş bir söz. Türklük kavramı diğer milletleri aşağılayarak ve/veya denklem dışı tutularak yüceltilemez. Türklüğün böyle ilkel bir duruma ihtiyacı yok. Bu olmadan da yeterince yüce ve değerli.
0
ezkaza
(31.08.25)
@thetruenorthstrongandfree1 açtığın duyurulardan ve verdiğin cevaplardan sosyal zekanın iyi olmadığını görüyoruz. Türkler doğuda rahat yaşayamıyor çünkü kürt kardeşlerimiz medeniyet olarak taş sopa seviyesindeler. Gitmek de istemiyorlar çünkü bok gibi yerler. Rahat edemezsin. Ama onlar batıya gelebilirler ve rahat edebiliyorlar. Sadece bu sebep yeterli olacaktır bence şark görevi için.

Kendin yazmışsın ama kendine de cevabı vermişsin, farkında değilsin. Ben Kanadalı Türküm demişsin. Ülkeyi de tehlikeye atmıyor. Abicim sen pek düşünemiyorsun galiba, Türkiye'de terör sorunu var. Dağlara çıkan kürdolar var. Senin pembe yanaklı düşüncelerin ve sözlerin Kanada'da sorun değil ama burada sorun. Senin petrol şeyleri allaha emanet ha diyim sana. Melaba ben şiiyim şii müslüman in canada söyleyince farklı, afganistan veya ırak'da söyleyince farklı tepki alırsın. Olm vallahi yıldım, allah ailene ve köpeklerine sabır versin.
0
Shepard
(31.08.25)
@truenorth

kanadali kanadaya uyuyor cunku kanada bir ulus devlet degil, monarsi.
sen/ben de monarsinin marabalariyiz, zaten ettigin vatandaslik yemininde "varligim kraliyete armagan olsun" dedin.

turkiye hala osmanli olarak devam etseydi, bir imparatorluk olsaydi ve hepimiz sultanin marabasi olsaydik turkiyeli mantikli bir soylem.

ama ataturkun kurdugu devlet bir ulus-devlet, turkluk tabanina oturtulmus. ataturk sonrasi yapilan bazi hatalardan dolayi (i.e. kurtlerin orphan olarak gorulmesi) bu a$i tutmadi. sen bazilarini otekilestirirsen ve acliga terkedersen surdurebilirligi baltalarsin.

su anda kurtlerin uygulamaya calistiklari sey birebir "quebec" politikasi. resmen karbon kopya pesindeler. bunun yolu da turkiyeli soyleminden geciyor, bazi kapilari actin mi bir daha kapatamazsin. tehlikeli sular bunlar..
0
cooperr
(31.08.25)
Zamanında etnik kimlik olarak değil üst kimlik olarak dayatıldı “Türk” sıfatı. Eğri oturup doğru konuşalım, Osmanlıyı biraz biliyorsak eğer cumhuriyet dönemine gelene kadar ne derece etnik kimlik/ırk olarak Türk kaldı acaba? Kusura bakmayın ama ne mutlu türküm diyene asimilasyon aracı cümlesidir. Bu politika kurulan devletin ne kadar faydasına oldu?
Ben Ermeni’yim sırf Türkiye’de doğdum diye niye inatla bana Türk olduğumu dikte ettiler? Niye Ermeni olmak kötü bir şeyken beni içlerine dahil edip eritmeye çalıştılar? Sanatım zanaatım niye elimden alınmaya çalışıldı? Üstelik vatandaş olarak zararım değil faydam varken? Vergisinden, kural kanuna, iş imkanı yaratmaya kadar..
Asimilasyona direnebilen halklar bugün kendilerine Türk denmesini istemiyor. Siz aynı ana babadan yunanistanda doğmuş olsaydınız Yunan olarak mı adlandırılmak isterdiniz? Türkçe eser verdiği için Türk yazar veya besteci olması gerekmiyor. İngilizce eser veren bir sürü Türk var hepsi etnik kimlikleri ile meydanda.
Yazacak çok şey var, insanların hoşuna gitmeyecek. Aynı asimilasyon politikasını devam ettirmek için kimlik tanımlaması istemiyorlar. Ama aynı kişiler, biri birini öldürse hemen malum ırk demeye başlıyor. Tutarsızlar, ne yardan ne serden..
Bugün türkiyeli de desen Türk de desen bu coğrafyadaki insanlar birleşmez. Herkes ayıya dayı diyor işleri görülsün diye. Türkiye’nin faydasına diye bir şey kalmadı.
Herkes ne olduğunu bilsin, kimliğini korusun, kendinden sonraki nesile aktarsın. Şerefsiz dolu bir coğrafyadan çok şey beklemeyin.

Not. Yazı içindeki “siz” evrensel siz anlamında kullanılmıştır.
0
nwnd
(31.08.25)
Kimse Ermeniye ya da Kürte "Türküz" de baskısı yapmıyor, açıkçası kimin kendisini nasıl gördüğü de kimsenin umurunda değil bizde sorun Türkün kendisini Türk olarak görüp Türkiyeli kavramını kabul etmemesi ve bu nedenle faşist damgası yemesi, sorun bu, sen Ermeniysen Ermeniyim de kendini Türk hissediyorsan Türküm de bu inan kimsenin unurunda değil kimse de böyle bir baskı yapmıyor yapmadı da, siz de her etnik topluluk gibi bunu koz gibi kullanıp gereksiz dramatize ediyorsunuz sadece.
0
kizil karga
(31.08.25)
Türk ingiliz Arap Ermeni şu bu vb hissederek olan şeyler değil. Ordan oraya takım değiştirir gibi transfer olunabilir şeyler de değil. Geçmişinde ne varsa o, bu bazen karma da olabilir.
Kürt kendine kürt derken Türk de kendine Türk diyecek tabi, coğrafya belirtmek gerektiğinde türkiyeli Türk, kıbrıslı Türk, azerbaycanlı Türk vb gibi detaya girecek. Bu kadar basit.

Ama dayatma meselesine gelince belli ki çoğu şeyden bir habersiniz.
En basiti, senelerce Ermeni bir çocuk niye “türküm doğruyum çalışkanım ilkem” cümlesi ile başlayan “andımız” denilen şeyi okumaya zorunlu tutuldu?
0
nwnd
(31.08.25)
Birleştirici olmak amacıyla söylenmiyor sıkıntı burada. Dağdan inmiş teröristleri, apo'nun isteklerini, ülkeye sokulan arapları bir şekilde sempatikleştirmek ve bu sayede cumhuriyetten tut kemalizme kadar birçok şeyi silip atmak için bir strateji. Türkiyeli ile başlayıp ülkenin isminden Türk kelimesini tamamen silmeye kadar gider.
0
runaway
(01.09.25)
@truenorth

mevzu "laissez la faire l'essais passes" seklinde cozulemeyecek kadar karisik.

bolgede satranc oynaniyor uzun zamandir. ozal'dan beri 1 koyup 3 olma pesindeyiz ama ucun birini alarak devam ediyoruz.

son zaferimiz herhalde kibris falan, ondan sonra buyuk oranda boku yemis vaziyetteyiz.

"turkiyeli" oynanan piyonlardan sadece biri. olaya asiri sig bakiyorsun.
0
cooperr
(01.09.25)
(4)

Borsada Alım Satıma Dair Bir Soru

eisberg
Merhaba,1- Diyelim ki elimde bir hisse senedi var ve satmak istiyorum. Bu hisse senedini alan birileri olmazsa ben satamaz mıyım? Diyelim ki güne -10 ile başladı, ben de panik yaptım hemen satmak için emir verdim, satamama ihtimalim var mı? Eğer varsa kaç gün satamama olasılığı var?2- Tam tersi duru
Merhaba,

1- Diyelim ki elimde bir hisse senedi var ve satmak istiyorum. Bu hisse senedini alan birileri olmazsa ben satamaz mıyım? Diyelim ki güne -10 ile başladı, ben de panik yaptım hemen satmak için emir verdim, satamama ihtimalim var mı? Eğer varsa kaç gün satamama olasılığı var?

2- Tam tersi durum olsa, hisse günü +10 ile açtı, bende hemen alım için emir verdim... Alamama olasılığım var mı?

3- Her iki durumda da insanlar aynı senaryoyu takip etse, işlem sırası nasıl belirleniyor? Mesela 100 kişi de satmak istiyor, emir sırasına göre mi yapıyorlar?

Teşekkürler
0
eisberg
(29.08.25)
1- evet alıcı yok ve taban açtıysa satamazsınız. ertesi gün de alıcı yoksa yine taban açar, yine satamazsınız. teknik olarak hiç alıcı olmazsa hiç satamazsınız. illaki bir yerde alıcılar geliyor.

2- satan yoksa alamazsınız. aynı mantık günlerce tavan tavan açar. tavanda her gün bir sürü emir bekliyor olur.

3- quote: "Pazar'da emirler “çok fiyat-sürekli müzayede” yöntemiyle eşleşmektedir. Kesin Alım-Satım Pazarı'nda iki karşıt emrin eşleşmesi, alımda en yüksek fiyatlı, satımda en düşük fiyatlı emirlere öncelik verilerek sağlanır. Aynı fiyatlı emirlerde zaman önceliği uygulanır."
0
awlmi
(29.08.25)
1- Evet. -%10 yapmış bir hissenin o günkü fiyatından daha düşüğe satış imkansız zaten. Ama taban fiyattan alıcı bulamama ihtimalin neredeyse %100. Kaç gün satamama olasılığı tamamen hissesine göre değişir. Bazı hisseler 1-2 gün taban görür sonra oralarda sakin takılır ya da yukarı çıkar tekrar. Bazı hisseler günlerce taban yapar. Belli bir istatistik yok süreyle ilgili.

2- Evet tam tersi durumda da tavan fiyattan alamama olasılığın var. Çünkü +%10 yapmış bir hisse daha üst fiyattan alım emri olsa dahi daha fazla fiyatlanamayacağı için o fiyatın yukarısındaki emirler gerçekleşmez. Yani örneğin bir hisse güne 100 lira ile başladı ve 110 lirayı gördü diyelim. Sen istersen 200 lira gir. 110 liranın üstündeki hiçbir emir gerçekleşmeyeceği için alamazsın. Ha nasıl alırsın? 200 lira emir girdin diyelim ve 110 lira üstü girilen yüz binlerce emrin arasında senin emrin ilk sırada. Biri de hissesini 110 liradan satışa koydu diyelim. Hisse adedinin örtüştüğü kadar sana 110 liradan satış olur.

Yani mesela sen 5 hisse almak istedin. Satan da 10 satmak istedi. senin 5 hissen olur, senden sonraki emir girenin de 5 hissesi olur. Yok 3 satmak istedi, o zaman senin 3 hissen olur gibi.

Ancak tavan yapmış bir hissede emrinin ilk sırada olması da %0 olasılığa yakın.

3- Emrin borsaya iletilme sırasıyla oluyor. Emirler geldikçe emir defterine işleniyor. Yani gerçekten bir sıraya giriyor gibi emrin sıraya giriyor ama emir fiyatlarına göre sıralar var.

Taban ve tavan fiyatlar zaten belirli olduğu için onun önünde tek kuyruk olur gibi düşün. Ama mesela 109,90 fiyatında bir sıra olur, 109,80 fiyatında bir sıra olur vs. vs.

bitstat.top

Bu görselde (derinlik) mesela hangi fiyatta ne kadar bekleyen olduğunu görebiliyorsun. Yeşiller alış emri, kırmızılar satış emri. Girilen alış/satış emirleri aynı fiyatta kesiştiğinde satış gerçekleşiyor ve yeni hisse fiyatı o oluyor.
0
himmet dayi
(29.08.25)
Emir tipine göre değişebilir konu. Sen limit emri üzerinden alış/satış verirsen ve verdiğin emirle bir eşleşme olmazsa alım satım yapamazsın ama mesela aşırı panik oldun satmak istiyorsun ya da aşırı hype oldun almak istiyorsun o zaman üçe beşe bakmadan piyasa emri verirsin o zaman kim kaçtan alış/satış verdiyse onunla eşleşirsin yine alış/satış yapabilirsin ama diğer türlü eşleşme olmazsa yapamazsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.25)
Yukarıdakiler +1

Ek olarak bir hisse sırf tavan veya taban oldu diye alıma satıma engel olmuyor.

Hisse günlük tabana ulaşınca, yani %10 değer kaybedince tek fiyattan emirler birikiyor. Atıyorum taban 50 lira ise 50 liradan yüzbinlerce satış emri veren oluyor sizin gibi. Dolayısıyla sıra uzuyor. Alan da az olduğu için örneğin aynı fiyattan 100.000 satış emri varken 20.000 alış oluyor, haliyle size sıra gelmeyebiliyor. Ama hisse taban oldu satış imkansız gibi bir durum yok. Tersi tavan durumu için de geçerli.

Kaç gün süreceğini bilemeyiz. Hergün emirler iptal olduğu için hergün emir verip sıraya girmeniz lazım tekrar. Ertesi gün hissenin yine tabanda kalacağına eminseniz borsa kapanıp emriniz iptal olduktan sonra, sonraki günün taban fiyatından hemen emir verip sırada öne geçebilirsiniz ama biraz riskli bir iş olur bu.
0
akhenaten
(29.08.25)
(19)

Whatsapp kullanmıyor musunuz artık?

messina123
Twitter’da son zamanlarda whatsapp kullanan mı kaldı gibi tweetler görüyorum. Ne kullanıyorsunuz kardeşim siz?
Twitter’da son zamanlarda whatsapp kullanan mı kaldı gibi tweetler görüyorum. Ne kullanıyorsunuz kardeşim siz?
0
messina123
(27.08.25)
Hunharca kullanıyorum, başka bi yerde hesabım yok.
0
mirty
(27.08.25)
Bütün üçüncü dünya ülkeleri kullanıyor
0
Shepard
(27.08.25)
kullanıyorum. instagram, fb, twitter, tiktok veya başka bir hesabım yok.
linkedin, sözlük, duyuru, whatsapp ve reddit'teyim.
0
gabe h coud
(27.08.25)
@gabe +

Aynı durumdayım.
0
makbur
(27.08.25)
kullanmıyorum. telegram veya sms. smslerin çoğu da rcs olarak gidiyor. reddit ve duyuru dışıda sosyal medya sayılabilecek bir şey kullanmıyorum.
0
inheritance
(27.08.25)
Kullanıyorum elbette.
Twitter da yazılan her şeye inanmayın çok ciddi manipülasyon yapılıyor global anlamda. Belli uygulamalara belli dönem yöneltmek için bu şekilde uydurmasyon tespitler ortaya atanlar oluyor.
0
titanic kemancısı
(27.08.25)
2020'den beri kullanmıyorum. Jami kullanıyorum, yani yüklü ama Türkiye'de kullanana rastlamadım. Signal yüklü. Bir arkadaşımla kullanıyoruz. Genelde Telegram kullanan sayısı yine fena değil. Ayrıyeten ben o Mark'ın gelmişini geçmişini...
0
yadigar
(27.08.25)
Signal kullanıyorum.
0
fotrsapka
(27.08.25)
whatsapp, twitter ya da instagram gibi bir sosyal medya mecrasi degil. Iletisim platformu. tabii ki kullaniyorum. bunu diyen adam hayatsizdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.08.25)
yoğun kullanıyorum. “whatsapp kullanan mı kaldı?” gibi bir geyiği ilk defa duydum.
0
sir gawain
(27.08.25)
@sir gawain +1

Ben de ilk defa duydum, yeni kuşağın ayrı bir haberleşme platformu varsa bilemeyeceğim ama whatsapp işlevsel ve yaygın kullanılan bir uygulama. Alternatif düşünmedim bile, ben başka uygulama kullansam millet onu kullanmıyor nasıl olacak ki?
0
akhenaten
(27.08.25)
whatsapp candir, surekli kullaniyoruz.
telegram'a baktim ama alisamadim.
0
cooperr
(27.08.25)
bu tarz şeylerde ferdin pek bir iradesi yoktur. toplum ne kullanıyorsa o da onu kullanır, aksi halde iletişim kuramaz. iletişim protokolünü toplum belirler. türkiye'de de ezici çoğunluk whatsapp kullanıyor, geçenlerde istatistiği falan da çıkmıştı.
0
kesmekes laleler
(27.08.25)
twitterda yazanlar dikkate alınacak şeyler değil. Whatsapp kullanıyorum. whatsapp kullanmayan millet olarak amerikalıları söyleyebiliriz ama rahatlıkla. adamlar cidden kullanmıyor. çok video gördüm hakkında.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(27.08.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim kelimesi kelimesine +1
0
Bruce
(28.08.25)
Whatsapp mail ile yarışır bence. Sms+telefon kullanımından daha yaygındır, normal arama yerine whatsapp’tan arayanlar bile var
0
Ukulele
(28.08.25)
İşim gereği kullanmamam söz konusu değil. Mecburum. Muhtacım. Müteşekkirim.
0
maydanoz sararır nane kararır
(28.08.25)
whatsapp kullanmamak ne demek? öyle bir şey mümkün mü?

artık SMS diye bir şey olduğunu unuttu bazı insanlar. bazı insanlar SMS geldiğinde bakmıyor bile.
0
co2s2
(28.08.25)
ben sana mecburum bilemezsin +1

"whatsapp kullanan kaldı mı" cümlesini gerçekten kuran birinin durumu açıklamasını isterdim açıkçası, yani 2025 senesinde türkiye'de yaşayan bir insan kendini vaksap zincirlerinden nasıl kurtarabilir ki?

çalıştığım bir yerde iş grubu enteresan şekilde telegram'daydı. onun dışında şu an çalıştığım yer olsun, özel hayatımda iletişim kurduğum insanlar olsun herkes whatsapp kullanıyor. belki çoğunun telegram ya da başka platform hesabı vardır, belki bir karşı-vaksap devrimi yapacak olsak hepimiz oraya geçebiliriz ama necip türk halkında henüz böyle bir istek yok bence. iş görüyor zaten kimse uğraşmaz düzenini değiştirmekle.

bende telegram da var, birkaç yabancı arkadaşım mesela whatsapp kullanmadığı için onlarla oradan görüşüyorum ama whatsapp'ı silmem mümkün değil yani o zaman anamla, işyeriyle, kardeşimle, arkadaşlarımla vs. kimseyle görüşemez olurum 2-3 tanesi hariç.
0
der meister
(28.08.25)
(4)

Türkiye'nin en mutsuz illeri 2025 1. Trabzon 2. Antalya 3. İzmir 4. Ankara

ermanen
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından gerçekleştirilen Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre 2025 yılının en mutsuz illeri:1. Trabzon- Nüfus: 818 bin 23 - Oran: 11,192. Antalya- Nüfus: 2 milyon 688 bin 4 - Oran: 11,73. İzmir- Nüfus: 4 milyon 462 bin 56 - Oran: 10,654. Ankara- Nüfus
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından gerçekleştirilen Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre 2025 yılının en mutsuz illeri:

1. Trabzon- Nüfus: 818 bin 23 - Oran: 11,19
2. Antalya- Nüfus: 2 milyon 688 bin 4 - Oran: 11,7
3. İzmir- Nüfus: 4 milyon 462 bin 56 - Oran: 10,65
4. Ankara- Nüfus: 5 milyon 782 bin 285 - Oran: 9,95
5. Samsun- Nüfus: 1 milyon 368 bin 488 - Oran: 9,72
6. İstanbul- Nüfus: 15 milyon 907 bin 951 - Oran: 9,12
7. Çorum- Nüfus: 524 bin 130 - Oran: 9,1
8. Ordu- Nüfus: 763 bin 190 - Oran: 8,75
9. Gümüşhane- Nüfus: 144 bin 544 - Oran: 7,68

www.tourismtoday.net
www.ntv.com.tr
www.facebook.com

En mutlu iller:
1. Sinop
2. Afyonkarahisar
3. Bayburt
4. Kırıkkale
5. Kütahya
6. Çankırı
7. Düzce
8. Uşak
9. Siirt
10. Şırnak

Ne diyorsunuz bu işe? Trabzon ve Antalya'nın en mutsuz çıkması garip değil mi? İzmir en yaşanılır illerden biri değil mi?

Çoğu Karadeniz şehrinin mutsuz çıkıp Sinop'un en mutlu şehir çıkması da ilginç. Sinop çoğu Karadeniz şehrinden farklı mı yani?
0
ermanen
(23.08.25)
Anketin nasıl yapıldığı, ne sorulduğu da önemli. Anket şehirlerle mi ilgili yoksa ülkeye dair izlenimlerin şehirlere göre sıralanmasıyla mı liste oluşturuldu bunlar önemli olsa gerek.

İzmir en yaşanılası yerlerden değil mi diye sormuşsunuz. Bu konu özelinde anketin kapsamı önemli örneğin. İzmir'in dağını taşını, insanların şehre aidiyet hissini veya başka bir şehri tercih edip etmemesi gibi hususları sorgularsanız muhtemelen daha düşük sırada olurdu. Ancak kapsam insanların şehir ve ülke yönetimine, gelecekten beklentilerine, iş ve diğer sektörel konulardaki bakış açılarına dair profilini çıkartıp genel ruh hallerini yansıtmak üzerineyse üst sırada olması şaşırtıcı değil aslında. Büyük şehirlerin çoğu için geçerli aslında bu.

Bu durumda Trabzonun durumu şaşırtıcı olur aslında.
0
akhenaten
(23.08.25)
Zaten Şırnaktatyım a... üstüne bi de mutsuz mu olayım diyerek mutlu oluyorlardır. Kaybedecek pek bir şey kalmamış yani Suriye ile aynı coğrafyadasın. Bundan çok değil bir tık dandiği zaten afrika bangladeş falan dip yani
0
Batuhanolabilir
(23.08.25)
izmir gerçekten mutsuz. iş imkanı az ve millet ne yapacağını şaşırmış durumda. bir ilçesi adeta koskoca genelev gibi. geçim sıkıntısı yaşayan kadınlar kendilerini satıyorlar.

ayrıca izmir'in iç kesimleri çarpık kentleşmesi ve doğu göçü nedeniyle hakkari gibi
0
runaway
(23.08.25)
bu sonuçlar bana göre çok mantıklı.

yani siz şimdi görünüşte haklı olarak antalyalı mutsuzken çankırılı nasıl daha mutlu olabilir diye düşünüyorsunuz. benim gözlemlerim ve mantığıma göre izahatım şu: bize (işte okumuş, şehirli, beyaz yaka insan profili olarak genelliyorum) göre beklentileri farklı. adı şehir olan ancak kent kültürü olmayan büyük kasaba hüvviyetindeki yerde doğup büyüyen, kimlik olarak da o şehre ait olan insanların beklenti düzeyi düşük. genelde o yerlerin yerlisi olan insanlar aslında kasabalı gibi yaşıyorlar, orada malı mülkü olması, tarlası, ekini olması, aşağı yukarı sosyal çevresindeki herkesin benzer dünya algısına sahip olması, bir konfor alanı sağlıyor ve mutlu hissediyorlar. ancak kentli insanın, kentten beklentisi farklı. temsili bir örnek vereyim, diyelim bir büyükşehirde yeterli sosyal, kültürel aktive olanaklarının tatmin edici düzeyde olmaması başlı başına bir mutsuzluk kaynağı olabilirken, diyelim bir şırnaklı için bu bir mutsuzluk sebebi değil. (veya benzer profilde bir küçük batı şehri de olabilir).

kentli insan için kiraların yüksekliği, verdiği emeğin yarısının kiraya gitmesi ciddi bir mutsuzluk kaynağı iken küçük şehirin yerli insanı genellikle zaten bir ev sahibidir. dolayısıyla oranın insanı için barınma problemi bir mutsuzluk alameti değildir.

bir de sinop bildiğim kadarıyla yaşlı nüfusun çok yüksek oranda olduğu bir yer. ve göç alan bir yer olmadığı için de muhtemelen genel profil sinop'un yerlisi yaşlı kuşaktır. bu insanlar da yukarıda anlattığım profile sahiptir.

ben trakyalı değilim ama trakyanın kırsal, yerli, yaşlı insanlarının ağırlıkta olduğu bir ilçede öğretmenim. okulumdaki ben hariç herkes buralı ve kendini buraya ait hisseden tamamına yakını en az 25-30 yıldır öğretmenlik yapan ve hayatlarının neredeyse tamamı burada geçmiş burada doğmuş burada ölecek insanlar ve hepsi çok memnun hayatlarından.
0
wilhelmwasmuss
(23.08.25)
(5)

Ekşi Sözlük'te sol frame'de gözükmeyen başlıklar hakkında

magni
Bazı kelimeleri sansürlüyorlar malum ve onları içeren başlıklar sol frame'de gözükmüyor. Ama sırf o kelimeyi içerdiği için bambaşka nitelikte olan başlıklar da aynı şekilde yine gözükmüyor.Örneğin "mal" kelimesini de sansürlemişler, soyadında mallı bir şey olan kişi de sol frame'de gözükmüyor. Bu tü
Bazı kelimeleri sansürlüyorlar malum ve onları içeren başlıklar sol frame'de gözükmüyor. Ama sırf o kelimeyi içerdiği için bambaşka nitelikte olan başlıklar da aynı şekilde yine gözükmüyor.

Örneğin "mal" kelimesini de sansürlemişler, soyadında mallı bir şey olan kişi de sol frame'de gözükmüyor. Bu tür durumları düzelttirebiliyor muyuz? Evetse nasıl?
0
magni
(22.08.25)
İnsanların böyle çok şikayeti oluyor ama ben hep görüyorum bu başlıkları ya.

Engellediğiniz kanallar var mı siyaset vs gibi? Bazen alakasız başlıklar alakasız kanallara yerleşebiliyor. Ya da başlıklarını engellediğiniz birilerinden de kaynaklanabilir.

Sözlük mal kelimesini sansürlemez heralde. Mal aynı zamanda ürün de demek. Sözlüğün seviyesi ne ki hem malı sansürlesin.
0
akhenaten
(22.08.25)
@akhenaten Engellediğim kanal yok. Mal kelimesini sansürlemişler ki soyadı Mal ile başlayan biri sol frame'de şu an çıkmıyor tuhaf şekilde. Geçenlerde soyadı "din" ile başlayan biri de yine orada çıkmıyordu.
0
🌸magni
(22.08.25)
Gündem frame'inde ufak bir dişli var, ona tıklayın. Orada kapalı bir kanal varsa o yüzden görünmüyor da olabilir.

i.imgur.com
0
himmet dayi
(22.08.25)
@himmet dayi Teşekkürler ama onda da bir sorun görünmüyor.
0
🌸magni
(22.08.25)
Bilemedim hocam, doğrudan mal kelimesi sansürlense tamam, ama içinde mal geçen birçok şey görünüyor. En basitinden maltepeyle ilgili başlıklar gördüğümü biliyorum çok da uzak olmayan zamanlarda. Örneğin şu an baktım "sözlük yazarlarından aforizMALar" başlığı var bugünde. eğer içinde mal geçen şeyler sansürlense birçok şeyin görünmemesi gerekir.

Başlıklar anında listelenmiyor olabilir. Bir de sözlük çok geniş bir kitleye ulaştı, çabuk şekilde 2., 3. sayfalara düşüyor olabilir etkileşim almayan başlıklar.
0
akhenaten
(22.08.25)
(9)

Beynim tuhaf çalışıyor, sizde de öyle mi?

hadi ya la
Özellikle yapmam gereken görevleri sıraya koyamıyorum, hangisinden başlasam, nasıl bitirsem bilemiyorum. Yüksek lisans yaparken aslında çok belirli ve basit bir düzende tez yazmam gerekiyordu, hayatımın kabusu oldu. Kendi işimi yapıyorum, ama yıllardır gerçekleştirmek istediğim iş modelini, planı, p
Özellikle yapmam gereken görevleri sıraya koyamıyorum, hangisinden başlasam, nasıl bitirsem bilemiyorum. Yüksek lisans yaparken aslında çok belirli ve basit bir düzende tez yazmam gerekiyordu, hayatımın kabusu oldu. Kendi işimi yapıyorum, ama yıllardır gerçekleştirmek istediğim iş modelini, planı, programı kuramadım.

Evde bile çamaşır mı yıkanacak, yemek mi yapılacak, telefon şarja mı takılacak, o kadar karışıyor ki birbirine, birini bitirmeden diğerine geçiyorum, gece yatarken bile kafamın içi kaos oluyor. Mesela önce ortalığı toplamam lazım, sonra mutfağa gidip su içmem, ışıkları kapatıp yatak odasına gitmem, oradan da telefona gelen son mesajlara cevap verip yatmam gerekiyor ya, bunların hepsini aynı anda yapmaya çalışırken elimde 10 tane şey, bir elim bir tarafa, diğer ayağım başka odaya girerken buluyorum kendimi.

Düzenli yapabildiğim tek şey sanırım spora gitmek. Orada hiçbir şeyin sırası karışmıyor, insanlarla iletişimim de gayet iyi. ADHD diyebilirsiniz ama değil. Biraz iç dökme oldu. Neyse, çamaşırları makineye atıp spora gidiyorum ben.
0
hadi ya la
(22.08.25)
Benim de nöronlar kaos içinde toplantı yapıyor, ama kimse gündeme sadık kalmıyor.
Spor beni de biraz düzene sokuyor, bir de seyahate çıkmak iyi gelebiliyor.

bazi yapilabilecek seyler: mikro adımlar. yapılacak işleri küçük, tek adımlık parçalara böl ve sırayla ilerle. görsel bir yapılacaklar listesi veya basit bir not defteri bile kafa karışıklığını azaltır. mesela seyahate cikmadan once "travel essentials" listesini kendim not defterine yaziyorum. spor düzenliyse, oradaki disiplini günlük yaşama minik dozlarla taşıyabilirsin.
0
ermanen
(22.08.25)
Benim de böyle çalışıyor,. aşırı kaygılı olmama veriyorum.
0
sekizdokuzon
(22.08.25)
Bazı insan yapı olarak böyledir. İçinden çıkamazsan birinin bir ucundan tut, içinden geldiği sırayla devam et, iyi bir çözümdür.
0
muhayyer divan
(22.08.25)
bir to-do programı kullanmak size iyi gelebilir.

pomodoro tekniğini öğrenin. sizin derdinizin çaresi gibi geldi. birebir cevap olmasa bile, benzer bir sistemi uygulayabilirsiniz.
0
co2s2
(22.08.25)
degil demissiniz ama adhd olabilir, öyleyse bile bununla basa cikmak icin yöntemler ögrenebilirsiniz. benzer durumdaydim hatta her yeni görevle birlikte bu döngüye tekrar girerim.

mesela yapilacak seyleri listelemek, hangi isi hangi siralamayla yapmanin mantikli olacagini belirleyip bir siralama yapmak. sonra o islere o siralamaya göre girismek. veya mesela ev toplanacaksa benim belirli bir oda siralamam vardir ve cok kati bir sekilde o siralmaya uyarim. o odayi bitirmeden diger bir odaya gecmem, bir odadan aldigim bir seyi baska bir odaya götürmem gerekiyorsa, gider birakir geri gelirim falan. buna alistirabilirsiniz kendinizi.

tekrarlayan isler icin telefonumun takviminde hatirlatmalar eklerim bir de, mesela kahve makinasi temizligi, sürekli kullandigim bir ilacin recetesinin siparisi vs vs
0
mamu
(22.08.25)
Bir tane iş takip programı satın alıyorsun. Kendine görevler atıyorsun. Her göreve önem önceliği veriyorsun. Her göreve alt görevler ekliyorsun. Bu kadar
0
messina123
(22.08.25)
Benim de öyleydi, hocam sen istediğin yerden yazmaya başla zaten tamamlanır o demişti. Öyle yaptım oldu.

Atıyorum A analizi/deneyi sonucu o an ilginizi çektiyse onu yazın. B başlığı/konusu hakkında çok güzel bir kaynağa denk gelip heveslendiyseniz oturun orayı yazın. Sonra yazdıkça bağlantılar da çıkıyor zaten.

Ben tezimi böyle baya kaotik şekilde bitirmiştim. En son giriş bölümünü yazdım mesela. Üstüne jüride dışardan gelen hoca doktora tezi olmuş bu demişti, şımarmıştım :D
0
akhenaten
(22.08.25)
ADHD öyle siyah-beyaz gibi çok net ayrımı olan bir konu değil. onlarca farklı özellik ve farklı seviyelerde olabilir.

varsa vitamin minetral eksiklerini gidermek (B12, balık yağı, D vitamini, magnezyum) bol su içmek, uyku düzenini korumak gibi basit önlemlerle semptomlar azaltılabiliyor.
0
orpheus
(22.08.25)
Bence biraz fazla anlam yüklüyor ve abartıyor olabilirsin. Ama tam olarak dediğin gibiyse yardım almayı dene.
0
gobekliraki
(22.08.25)
(5)

Sakallarımı nasıl kızıllaştırabilirim.

darkwizard
Esmer sayılmam her Türk gibi beyaz adamız ama saç sakal siyah. Sakallarımı nasıl kızıl yaparım misal İrlanda tipi. Pakistan Afganistan da amcaların yaptığı gibi değil.Rahmetlinin kızılındanhttps://haberrus.ru/headline/2018/07/27/ardahanda-bulunan-rus-general-malakanlar-mezarligina-defnedildi.html
Esmer sayılmam her Türk gibi beyaz adamız ama saç sakal siyah. Sakallarımı nasıl kızıl yaparım misal İrlanda tipi. Pakistan Afganistan da amcaların yaptığı gibi değil.
Rahmetlinin kızılından
haberrus.ru
0
darkwizard
(21.08.25)
Sarı deseniz papatya suyu ile zamanla açılabiliyor ama, kızıl.icin boya dışında bir yöntem var mi bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.25)
Yazın güneşte kızıllaşıyor hafiften, bu mantıkla ultraviyole ışın makinesi alıp düzenli olarak sakalına tutabilirsin.
0
Bruce
(21.08.25)
yatırım tavsiyesi değildir ama tüm gratislerde rossmannlarda olan bi sprey var, loreal sunkiss diye. Saç açmak için normalde ama yüze değdirmeden sakala sürülse kızıllaştırır.
0
turk kizi
(22.08.25)
Gerçek anlamda "siyah" saç yok alında eğer koyu kestane rengi saçlarınız (ve dolayısıyla sakalınız) varsa güneş gördükçe uçları kızıla çalar. Eğer koyu kahve saçlarınız varsa güneş gördükçe sarıya/açık kahverengiye çalar. Dolayısıyla boya kına vs. gerekir

Eğer komple kızıl olsun diyorsanız kına/boya kullanın. Çok macera aramaya gerek yok bence. Neticede a yolundan da gitseniz b yolundan da gitseniz kızıl sakalınız olacak görüntüde.
0
akhenaten
(22.08.25)
@akhenaten selam hocam tekrardan youtube'da vlog izledim orada siyahtan kına ile kızıla dönmesi baya zor oluyor sonuç sadece açık veya beyaz renkler dönüyor bu yüzden önce renk açmak gerek boya ile.
0
🌸darkwizard
(25.08.25)
(2)

Dergilerden kaynak göstermede şöyle bir sorun var?

santimantal
Eğer kaynak gösterme şu şekildeyse: (Soyadı: YYYY, ss)yani yazarın soyadı, eserin yayın yılı ve alıntı yapılan sayfa metin içinde veriliyorsa künye en sonda Kaynakça ya ekleniyor ve makalenin derginin hangi sayfalarında olduğu künyenin sonuna ekleniyor.Ama kaynaklar dipnotlarla gösteriliyorsa bunu u
Eğer kaynak gösterme şu şekildeyse: (Soyadı: YYYY, ss)
yani yazarın soyadı, eserin yayın yılı ve alıntı yapılan sayfa metin içinde veriliyorsa künye en sonda Kaynakça ya ekleniyor ve makalenin derginin hangi sayfalarında olduğu künyenin sonuna ekleniyor.

Ama kaynaklar dipnotlarla gösteriliyorsa bunu uygulamakta sorun var. Diyelim ki sayfa altına künyeyi şu şekilde yazdık:
YILMAZ, Bilge, "Türk Dilinde Edatların İşlevleri", Türk Dili Dergisi, S. 66, s. 450-477.

Şimdi bu 450-477 makalenin bulunduğu sayfalar ve ben ise 466. sayfadan alıntı yaptım. Bu durumda dipnottaki künyeye s. 466 yazsam, bir daha s. 450-477 yazarsam abes olacak gibi.

Naapmak lazım?
0
santimantal
(18.08.25)
Bir dergiye mi yazıyorsunuz? Onun kaynak gösterme kurallarına bakmanız daha doğru olur. Genel kabul gören bir standardı kullanıyorsanız aynı şekilde onun kural kitapçığına bakabilirsiniz.

Ben (Soyadı: YYYY, ss) gibi bir gösterimi tanıyamadım. Örneğin APA7'de soyadından sonra iki nokta olmaz. Haliyle siz hangi standardı kullanıyorsanız orada tanımlanmıştır.

Diğer taraftan abes olmaz. Sayfa aralığı makalenin dergi içindeki yerini gösteriyor, eserin künyesinin bir parçası. Sayfa numarası ise sizin referansınızın bir parçası.
0
akhenaten
(19.08.25)
kaçıncı basım olduğu da yazılması gerekmez mi? sonuçta bilimsel kitaplar sürekli ekleme veya çıkarmalar yapılan bir yer.
0
ground
(19.08.25)
(5)

Yüksek lisans tez savunması

ucurulmamak umidiyle
10 gün kadar sonra tez savunması yapacağım. tecrübelerinizi, olmazsa olmaz dediğiniz şeyleri ve kritik önerilerinizi paylaşabilirseniz sevinirim. ikram konusunun optimali nedir onu tam çözemedim mesela.Teşekkür ederim.
10 gün kadar sonra tez savunması yapacağım. tecrübelerinizi, olmazsa olmaz dediğiniz şeyleri ve kritik önerilerinizi paylaşabilirseniz sevinirim. ikram konusunun optimali nedir onu tam çözemedim mesela.
Teşekkür ederim.
0
ucurulmamak umidiyle
(17.08.25)
Kolay gelsin. Okula, bölüme hatta hocalara göre değişir. Türkiye'nin iyi denebilecek bir üniversitesinde tez savunmasını slayttan okuyarak yapıp geçenler bile varmış, öyle demişti jürimdeki hocalar. Sen öyle olma. Konuna hakim olman en önemlisi. İkram olarak ben a101'den nimet elmalı kurabiye, kavala kurabiyesi ve yağlı gevrek almıştım. Sıcak su ve poşet çay, kahve, bitki çayı fln getirmiştim. Kağıt bardak, tabak, peçete de tabi. Kaç kişinin katılacağını kestirebiliyorsan ona göre ayarlarsın. Erken gidip hem bilgisayarı, sunumu, hem de ikramları ayarla. Sunumda da konunu bil, slayttan okuma, anlat. Sorulabilecek sorulara da hazırlıklı ol.
0
cilacı ökkeş usta
(17.08.25)
icki iciyorsan 2 kapak viski at oyle savunmaya gir, stresi azaltir rahatlatir.
bir de mutlaka cikintilik yapmak icin sacma sapan bir soru soran hoca cikar, cevabini bilmiyorsan moralini bozma. butun sorulari cevaplama zorunlulugun yok.
0
cooperr
(18.08.25)
İkram konusu hocaya göre değişir +1.

Ben çay ocağından çay getirtip birer şişe de su almıştım :D neticede hem sunumumu çok beğenmişlerdi hem de geçtim haliyle. Ancak saçma hikayeler de duyuyorum.

Ben sunum için heyecanlıydım. Minimum 40dk sunum istemişlerdi. Ben de 40 tane slayt sayfası olan sunum hazırladım, en kötü her birine bir dk ayırarak süre tutarım diye. Sunumum 40 dakikayı geçti, üst süreye yaklaştı ancak o 40 sayfalık sunum bana süre konusunda çok rahatlık sağlamıştı, bu sayede sakin sakin anlattım her şeyi. Tavsiye ediyorum. Tabi sunumu böyle yapacaksanız yazı kullanmayın atıyorum 40 sayfanın 5'inde falan key points tarzı kategoriler olabilir. Geri kalanlar için istatistik, grafik, tablo vs. kullanın.
0
akhenaten
(18.08.25)
Normal bir üniversitede okuyorsanız. Ne savunmada ikram için ne de başka bir şey için kafayı takmanızı gerektiren hiçbir şey yok. Tezinizi de iyi yazdıysanız jüriyle ilgili bir sorun yaşamazsınız. Adamlar cambridge’de black metal tişörtüyle doktora savunuyor.
0
sanal hayvan
(18.08.25)
değerli düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. konuya hakimim. tez çalışması dışında da meslek hayatımda içinde bulunduğum konular olduğu için. geriye sakinlik, ikramlar, güzel bir anlatım ile günü geçirmek kalıyor sanırım.
0
🌸ucurulmamak umidiyle
(18.08.25)
(21)

Şimdi ben ne yapayım akıl verin

Gradient_tabanlı_mor
11 aylık oğlumun bakıcısı var. Yaklaşık 2 aydır bizimle çalışıyor ve çok çok memnundum. Çocuğa güzel bakıyor eğitici şeyler yapıyor vs.İki haftadır da kayınvalidem bizde kalıyor memleketten geldi. Neyse bu bakıcı cuma günü için izin aldı (toplamda 8 9 kez böyle yarım gün izin aldı zaten hep sağlıkla
11 aylık oğlumun bakıcısı var. Yaklaşık 2 aydır bizimle çalışıyor ve çok çok memnundum. Çocuğa güzel bakıyor eğitici şeyler yapıyor vs.

İki haftadır da kayınvalidem bizde kalıyor memleketten geldi. Neyse bu bakıcı cuma günü için izin aldı (toplamda 8 9 kez böyle yarım gün izin aldı zaten hep sağlıkla ilgili diye hiç lafını etmedim)
Pazartesi günü gelince çok tripliydi. Ben evden çalışıyorum molalarda salona geçiyorum. Bi problem var yani anladım çok ters ters duruyordu.
Salı günü gittim yanına ablacım bir problem mi var noldu dedim. “Ben de sana soracaktım noldu diye bana böyle ters davrandın dün. İzin aldım diye yapıyorsun sanırım” dedi. Alla alla şaşırdım ben de alakası bile yok iş yerinde yoğundum kusura bakma yanlış anladın sanırım dedim sonra kadın böyle deyince birden neşeli oldu aramızdakini hallettik düzeldik filan.

Az önce öğreniyorum ki meğer kayınvalidemle aralarında bir şey geçmiş ama ikisi de bana söylememiş.
Kv su içerken oğlum da su istemiş. Tam o sırada yemek yedirecekmiş bakıcı, kv su verince onu azarlar gibi “öyle her istediğini hemen vermiyoruz yemek yemez yoksa” demiş. Kv de yaz günü çok sıcak çocuk susamış diye verdim demiş. İki üç gün ikisi de tripliydi bu yüzden. Sonra ben kadınla böyle konuşunca kadın düzeldi. Galiba kv bana şikayet etti o yüzden tripliyim zannetti bakıcı.

Şu an çok kızdım yani bilsem bakıcıya derdim su istiyorsa su ver diye. Ya da kusura bakma deyip alttan almazdım çünkü benimle alakasız bir olay.

Kadın gelince konuşayım mı sizce yarın? Kv evine gidiyor bugün. Yoksa herkesin tribi geçmişken hiç kurcalamayayım mı?
Konuşmasam içimde kalacak. Konuşsam tekrar suyu bulandırmak istemem hazır memnun kaldığım bir bakıcıyken(şu an şüpheye de düştüm ama)
Napayım?
0
Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
Saçmalama ya. Dediğin gibi bakıcı şikayet edildiğini sanmış sizin de trip attığınızı sanmış. Ne güzel onu fark ettim sormuşsun. Bence en çok buna mutlu olmuştur.
Hazır memnunsun uzatma bence, bakıcı önemli.
0
gobekliraki
(31.07.25)
işine karışılınca biraz bozulmuş anlaşılan. ben pek kurcalamazdım. belki gün gelir konusu açılır. o zaman derim sen kurallarına uymakta hassassın ama orada yine de idare edecek tarzda konuşabilirdin diye. uzun lafın kısası şu güzel ortamı bozmazdım işini iyi yaptığını düşünüyorsam. (bu arada evde kamera vs. yok sanırım.)
0
lazpalle
(31.07.25)
Bir bebek hele ki bu sıcakta susayıp su isteyecek, bakım veren ise su değil yemek verecek.

Buradaki yanlışlığı fark ediyor musun? 11 aylık bebeği emzirsen de olur ama hele ki bu sıcaklarda hem de kendi istediği halde Susuz bırakmak bence ciddi sorun.

Burada ben olsam şunu yaparım. Bakıcıyı da kayın valideyi de önüme dizerim, derim ki bir durum yaşanmış herhalde, lütfen her ne olursa olsun bana danışın. Aranızda anlaşamadığınız konu her ne olursa olsun bana danışın, bebek benim sorumluluk benim derim.

Çünkü bebek benim sorumluluk da benim. Benim su vereceğim bebeğe bakıcı yemek vermemeli. Hele ki bu sıcakta, o minicik bebeğe, hem de kendi istediği halde.

Bebektir her gördüğünü istemiştir denebilir ama susama ihtimalini düşünüp su verilmelidir. Bakıcının yaklaşımı çok saçma. Ayrıca tip atmak yerine seninle konuşması gerekirdi. Kayın validenizle değil sizinle muhatap olmak isterim demesi gerekirdi. Yapmamış. Saçma.

Öffff valla sinirim bozuluyor böyle şeylere. Hiç dert yok bi de bunlar tripleşecekler. Öf.
0
muhayyer divan
(31.07.25)
Bakıcının çocuk gelişimi ile alakalı bir eğitimi vs. varsa olay bu noktadayken karışmazdım ben.

Ama bazı sorunlar var;
1- Bakıcı ev içinde yaşadığı ve dert ettiği bir sorunla ilgili şeffaf olmamış. Olmadığı gibi kendi varsaydığı bir sebebe yormuş. Yüzünün düştüğünü fark etmişsiniz. Elbette insan morali bozulabilir, ama yaşanan sorun da ciddi bir sorun değil. Sizle ya da dışarda yaşayacağı daha ciddi bir sorunu çocuğa yansıtma olasılığı nedir?

2- Bakıcının çocuğun babaannesine daha ılımlı yaklaşmasını tercih ederdim. Çocuğun babaanneyle iletişimi farklı olabilir neticede. Böyle konuları çocuğun önünde konuşmaktansa yalnız başınayken konuyu açıp, o an çocuğa su vermenin neden yanlış olabileceğini eğitici bir dille anlatıp kendi dediği yoldan ilerlemenin çocuğa faydası olacağını kibarca bildirse ve kararı yine de aileye bıraksa daha uygun olurdu. Neticede çocuk sizin çocuğunuz. Siz isterseniz bu tip yaklaşımları takip edebilir veya kendi bildiğiniz yoldan gitmeyi isteyebilirsiniz. Onun buna alınganlık göstermemesi gerekir.
0
akhenaten
(31.07.25)
@lazpalle, ben evden çalışıyorum o sebeple evde kamera yok.

Ya bilmiyorum benim de sinirim bozuldu. Eşimin yorumu da “sen annemin her dediğine inanma olayları abartır”. Eşim de böyle diyor kimin doğru söylediğini bilmiyorum.
Bu arada kadın cidden çok güzel bakıyordu öyle susuz bırakacak biri değildi.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
@akhenaten,
Evet eğitimli bakıcı.
Çocuğa yansıtmadı açıkçası hakkını yiyemem hep sevecen sevgi dolu davranıyor ona karşı. Hatta dışarıda ben yokken de komşular görmüş çok güzel bakıyor diyorlar.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
hiç bozma
0
ala09
(31.07.25)
Bence bakıcı haklı. Kilitlenip kalmış olmalı, çoğu insan böyle bir durumda gidip sormaz.

Kv'ye söyleyin öyle her şeye karışmasın. Bir de çok dışlayıcı bir dil kullanmış. Düzgün soylese problem olmayacak bu bir, ikincisi sizin adınıza da konusmus "biz" şeklinde konuşarak. Eşiniz de annesini iyi biliyor demek ki.

Edit: Oha ters okumuşum. Dediklerim geçersiz. Bence ciddiye alınmayacak bir şey değil, bana bakicinin alınganlıgi aşırı geldi, hem ters yapan o hem alingan olan o. 11 aydır memnunum diyorsunuz da bu alınganlık biraz fazla gibi geldi bana, mesele kayinvalide su vermiş vermemiş kim vermiş vs değil sanki.

Bence bakiciya da şey denebilir, eğer kayinvalide ya da başka misafirler böyle geldiği oluyorsa "aranızda ters bir durum olursa lütfen söyle".
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
Kv'nin nasil bir tavirla ne yaptigini bilmiyoruz belki bakiciya oyle bir tavirla soyledi ki bakici da isine karismasin diye boyle tepki verdi yoksa egitimli bi bakici manyak degilse cocugu niye susuz biraksin. İyi de bakiyor diyorsunuz kv de gidiyormus konuyu uzatmayin bence ama sorunlar konusunda size karsi acik olmasini tatli dille rica edin ki icinde tutmasin olaylari.
0
matilda
(31.07.25)
Bakıcı kolay bulunmaz. Ortalığı bulandırmadan bi durun.
Anneanne - babaanneler en iyi biz biliyoruz modunda anneye bize tuhaf davranışlarda bulunabiliyorlar. O nedenle şüpheyle yaklaşırım.
Ama galiba bi kamera sistemi olmadan da rahat edemezdim ben.
0
master of ceremonies
(31.07.25)
Ben yanlis anlasilma durumundan ziyade kadinin cocuga su vermemesi kismina takildim. Bu sicakta su isteyen cocuga yemek yesin diye su vermemek cok dogru bir davranis degil. ben olsam bu konuda konusurdum.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(31.07.25)
Söylemek isteyip de ifade etmediğim konularda konunun muhataplarıyla daha tetikte ve kabız ilişki kurduğum için ben konuşmayı tercih ederim. "x hanım geçende kv ile şöyle bir konu geçmiş aranızda. ben sizin çocukla kurduğunuz ilişkiden ve eğitim (?) metodunuzdan memnunum. ama bir yandan da evime gelen misafirlerin de evimden ayrılırken memnuniyetle ayrılmasını isterim. herhangi bir terslik ya da zorluk yaşadığınızda harekete geçmeden önce lütfen beni bilgilendirin"
0
dediysem dedim
(31.07.25)
konuyu tekrardan acmanin bir anlami yok.

laf arasinda bir problem olursa önce bana gel diyebilirsin.
0
sonsuz
(31.07.25)
Konuyu açmaya gerek yok ama böyle bir şey duyduğunuzu, bakıcının haklı olduğunu ve onu desteklediğini söylemelisiniz ardından da bu sıcaklarda çocuğa sürekli ve bolca su vermesini de istemelisiniz.

Her istediği verilmemeliyi anlarım ama suda da yapılmaz :)
0
avatar is back
(31.07.25)
Öncelikle yemekten hemen önce su içmiyoruz demekle çocuğu susuz bırakmak arasında fark var. Yemekten önce içilen su doygunluk hissi yapıyor çocuğun öğünü aksıyor filan. Yetişkinler için bile yemekle/ yemekten hemen önce içilmesini önermeyen uzman var. E çocuğun da frontal lobu daha gelişmemiş, önce yemeğimi yiyeyim suyumu da yarım saat sonra içerim planlamasını yapamıyor, haliyle yetişkinin onun adına planlaması gerekiyor.İsterseniz o konuya biraz bakın bakıcı konusundan bağımsız olarak.
Bakıcının belki üslubu uygun değildir ama ondan da emin değilsiniz kv abartıyor olabilir. E bu durumda ben olsam çatmam bakıcıya. siz noldu hayırdır diye sorarak iyi etmişsiniz. Daha napıcanız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(01.08.25)
kayinvalidenin travmalari tetikleniyor. niyet ettim niyet eyledim travmalarimdan kurtulmaya deyip neye neden tepki verdigine dair icsel bir yolculuk yapsa anlayacak aslinda. belki anliyordur ama zincirleri kirmak cok zor.
0
warrior princess
(01.08.25)
Kurcalama.
Kayınvalide üç günlüğüne gelmiş, evdeki düzeni ve huzuru bozma.

Bakıcının yaptığının yanlış veya doğru olması durumu değiştirmez. Bakıcının çocukta uyguladığı bir düzen var. Değiştirmek istersen konuşup değiştir
0
michael_knight
(01.08.25)
Olan olmuş kv gitmiş hiç ortalığı bulandırmayın. İyi bakıcı bulmak zor tolere edilebilir davranışlar bunlar.
0
ekimoloji
(01.08.25)
Senin o kayınvaliden işi bozacak demedi deme. Kayınvalideni evden at
0
runaway
(01.08.25)
birileri gelip simdi esinden bosan diyecek
0
sonsuz
(01.08.25)
Kayınvalideler genelde “biz kaç çocuk büyüttük bunlar ne anlar” modunda olduğu için abartmıştır diyorum. Bu neslin yetiştirdiği çocuklar ortada. Hepimizde ne travmalar kaldı. Kayınvalideyi gönder, bakıcı için de kamera şart.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
(6)

Photoshop Aboneliği

himmet dayi
Aşağıdaki plandan daha uygun fiyatlı bir seçenek var mı?https://i.imgur.com/gb9mOLz.pngSadece PS istiyorum. Diğer CC uygulamlaarı olmasa da olur. Yıllık ödersen şu kadar, öğrenciysen şu kadar gibi daha uygun bir seçenek var mı? Öğrenci planı sadece full CC aboneliği gördüm.
Aşağıdaki plandan daha uygun fiyatlı bir seçenek var mı?

i.imgur.com

Sadece PS istiyorum. Diğer CC uygulamlaarı olmasa da olur. Yıllık ödersen şu kadar, öğrenciysen şu kadar gibi daha uygun bir seçenek var mı? Öğrenci planı sadece full CC aboneliği gördüm.
0
himmet dayi
(31.07.25)
Ben de bakmıştım ama fotoğrafçılık planından daha uygun seçenek bulamamıştım. Varsa ben de görmüş olayım, yoksa sizin bulduğunuzu desteklemiş olayım.
0
akhenaten
(31.07.25)
gel ikimiz bir danaya, aman fotoşoka ortak girelim akhe...
0
🌸himmet dayi
(31.07.25)
Valla direkt atlardım ama şirketin gönlünü edip aldırdık şükür :D
0
akhenaten
(31.07.25)
müşteri hizmetleriyle görüşüp iskonto alabilirsiniz. ödeme adımında tax number kısmına tc kimlik yazıp vergisiz ödeme yapılabilir.

sadece ps ve yapay zeka araçları kullanılmayacaksa sağdan soldan da bulup indirebilirsiniz.
0
brkylmz
(31.07.25)
telefonda/tablette kurup oradan pc'de de aktif olan üyelik var mı bi bak bence. Bazen o tür şeyler daha ucuz olabiliyor.
0
nhk ni youkosu
(31.07.25)
@nhk

onu denedim ama telefonda sadece ps express aboneliği görünüyor.
0
🌸himmet dayi
(01.08.25)
(7)

Üniversite sistemindeki yapısal adaletsizlik neden hiç tartışılmıyor?

but that was just a dream
Özel üniversitelerin aynı bölüm için düşük puan alsa bile ücret karşılığında o bölüme öğrenci almaları açık bir sosyal eşitsizlik değil midir dostlar? Paran varsa istediğin bölümde okuyabilirsin yoksa köpek gibi çalışmak zorundasın gibi bir durum var. Ya hepsi özelleşsin ya da ücretli okumak diye bi
Özel üniversitelerin aynı bölüm için düşük puan alsa bile ücret karşılığında o bölüme öğrenci almaları açık bir sosyal eşitsizlik değil midir dostlar? Paran varsa istediğin bölümde okuyabilirsin yoksa köpek gibi çalışmak zorundasın gibi bir durum var. Ya hepsi özelleşsin ya da ücretli okumak diye bir şey olmasın. Neden hiç gündeme gelmiyor bu mevzu?
0
but that was just a dream
(28.07.25)
Kesinlikle haklısın fakat eğitim dediğin şey tüm dünyada ticarete dökülmüş durumda böyle koca bir sektörü neden senin paran az diye kapatsınlar.
0
duyuruuser
(28.07.25)
özel okullar parali okuyanlar icin yapilmis bir sey.
ama burs imkani da veriyorlar. böylece daha kapsayici oluyorlar aslinda. okul da kendine reklam bakiyor. bakin bizde ilk 5000e giren ögrencilerle okuyacaksiniz diye.

bunu begenmiyorsan devlet okuluna gidersin. ne zaman bunda.
0
sonsuz
(28.07.25)
Üniversite sistemindeki yapısal adaletsizlik bu değil.

iki ücretsiz veya ücretli üniversite arasındaki eğitim, kadro, kampüs kütüphane gibi eşitsizlikler tatışılmalı.

parası olan türlü türlü sebepten vakıf üniversitelerini tercih edebilir.
ayrıca sıralama sınavı bu yüzden yapılıyor+1
devlet üniversitesinde okuyan (eskiden böyleydi yoksa bilecik ahmet mehmet üniversitesini kim naapsın) üniversitenin prestiji, geçmişi, kimliğini kazanıyordu. yani oradan mezunların da artısı bu oluyordu.

son olarak günaydın to real world yani :D
kapitalizm ve sayesinde kazandığımız pek çok teknolojik sosyal gelişim (ve kaybettiklerimizle bütün olarak) tam da bu demek. birileri başkalarına göre zaten hayatı boyunca köpek gibi çalışacak diğeleri de daha kolay yaşayacak bu hayatı. bunun için üniversiteye bakmana gerek yok, Londra'da bir aristokratın kızı olarak doğmuş biriyle benim aramdaki adaletsizlik neden tartışılmıyor demek gibi bişey bu çok uzak perspektiften bakarsan.

yukarıda yazılan o adaletsizlik hep olacak kısmına katılıyorum. hatta aynı devlet üniversitesinde okuyan zengin ve fakirin arasında da fark hep olacak network, sosyal ağlar vs yüzünden.

ayrıca türkiyede özel üniversite yok, vakıf üniversitesi hepsi. özel üniversite başka bir şey.
0
rewlack
(28.07.25)
Türkiye devlet üniversitelerini ücretsiz yaparak bir fırsat eşitliği kısmen de olsa sağlıyor. Başka ülkelerde başarılı olsan da para son sözü söylüyor.

Tamamen ücretsiz eğitim sunan az sayıda ülkelerden biri Türkiye'dir. Bildiğim kadarıyla diğerleri Norveç. Brezilya, Arjantin, Almanya gibi ülkeler. Almanya'dan tam emin değilim.

Ama Türkiye'de her koşulda parayla istediğin bölümü okuyamıyorsun. İngiltere'de bunu yapabilirsin veya Avustralya veya Kanada'da.

yani tüm dünyada eğitim artık ticarete dökülmüş durumda. sistemi besliyor.

Ayrıca eğitimin tamamen bedava olması üniversite sayısının çok olması durumunda işsiz üretmekten ve kaynak israfından başka bir şey değildir. Eğitim ve sağlık harcamalarının kotrolden çıktığı devletlerde alım gücü düşük oluyor.
0
runaway
(28.07.25)
cunku:

+ dunya adaletli bir yer degil
+ egitim sistemleri kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyor.
+ universite egitimi ayaga dustu dolayisiyla kimsenin umrunda degil

daha sayalim mi?
0
cooperr
(28.07.25)
Bunu sadece sosyalistler tartışıyor kimse kulak asmıyor böylece bir harekete dönüşemiyor dar alanda kalıyor

Sırf kafa açmak için bile bu konuda tartışmaları makaleleri okuyabilirsin, iyi bir birikim var teorik olarak
0
grimavi
(28.07.25)
Birçok konuda sosyal adaletsizlik var ama eğitim için aynı şeyi düşünmüyorum. Her şey iyi demiyorum, ancak sosyal adaletsizlikten ziyade fırsat eşitsizliği demek daha doğru olur sanırım. Niye?

Akademik eğitim bir zorunluluk değil. Hayatınız boyunca hiç akademik eğitim görmeden kendinize yetebilirsiniz. Buna rağmen sınav sistemi yoluyla (mevcut sınavın ölçüm kalitesi tartışılır) liyakatli ancak parası olmayan kişilerin eğitim alması sağlanıyor, bu aynı zamanda toplumsal bir fayda. Diğer taraftan parası olan da eğer istiyorsa parasını rekabetten daha uzak şekilde bir eğitim almak için harcıyor. Neticede eğitimin amacı bu, yetkin olmayan kişiyi yetkin hale getirmek. Kimi bunu liyakate dayalı elde ediyor ve masrafları büyük oranda devlet tarafından karşılanıyor. Kimi de tüm masraflarını kendi üstlenerek eğitimini alıyor. Bu adaletsizlikten daha ziyade fırsat eşitsizliği ile ilgili.

Neticede eğtim almanın bir maliyeti var ve bu maliyeti karşılayıp o eğitimi almak isteyen birine yok demek de aynı oranda garip değil mi?

Ayrıca tüm eğitim kanallarının özelleşmesi adaletsizliğe nasıl çare olabilir? Sanırım bunu yalnızca sinirle söylediniz. Bu absürt olurdu. Üniversiteye yerleşme kriterleri iyileştirilebilir ama bu konuda haklısınız. Yine de bu kontenjan artırmakla çok ilgili olmamalı.
0
akhenaten
(28.07.25)
(3)

Bitki yetiştirme ışıkları

Mirket
Temu'dan şu şekilde çok katlı saksı alıp, bir odanın bir köşesinde roka, maydanoz, biber, semizotu vs. yetiştirme planım var. 6 ay güneşin zerresini görmeyen bir evde yaşadığım için bitki yetiştirme ışıklarından istifade edebileceğimi düşündüm. Yeterli ışık için Türkiye linki verebilecek arkadaşa du
Temu'dan şu şekilde çok katlı saksı alıp, bir odanın bir köşesinde roka, maydanoz, biber, semizotu vs. yetiştirme planım var. 6 ay güneşin zerresini görmeyen bir evde yaşadığım için bitki yetiştirme ışıklarından istifade edebileceğimi düşündüm.

Yeterli ışık için Türkiye linki verebilecek arkadaşa duacı olurum. Bir de bu ışık abartılı, rahatsız edici bir ışık mıdır, ev ortamında bir köşede kendi halinde yanan bir şey midir konusunda bilgi çok makbule geçecektir.

www.temu.com
0
Mirket
(28.07.25)
yesilgrow.com


200-300watt arası bir ışık bir odayı ufak bir seraya çevirmeye yeter
0
apocalipy
(28.07.25)
Bu ışıklar güçlü ışıklardır çok etkileşim kurmamak bakmamak vs gerekir yuzden odanin bir köşesine değil de ya belli başlı bir odaya kuracaksınız ya da kabin içinde kullanacaksınız

yesilgrow.com
0
apocalipy
(28.07.25)
Hevesinizi kırmak gibi olmasın ama zamanında ben de evimin ışık görmeyen yerleri için aynı şekilde heves etmiştim. Bu tarz ışıkların şöyle bir sorunu var;

Bunların bitkiye olan konum ve yakınlıkları önemli. Odanın bir köşesine bir tane ışık koyayım, bitkileri çevresine dizeyim olmuyor.

Bir de ayrıca normal florasan veya led ampüller de aynı etkiyi veriyor. Growlight adıyla satılan ampüllerde bazı renk frekansları daha yoğun, bazıları daha az yoğun. Normal ampüllerde bu ayrım yok. Tüm frekanslar eşit.

Ben kışlık olarak kullanıyorum. Katlı bir rafa florasan tipi uzun led ampüllerden ekledim, rafı da muşamba ile giydirdim, nemi tutmak için. Kışı geçiriyor bitkiler, büyümeleri de devam ediyor. Zamanında youtube'da bir videodan görmüştüm, hatırlarsam eklerim. Sorunsuz çalışıyor.

Tam size uygun aslında, maydonoz ve semizotu için çok bir masrafa girmeye gerek yok.
0
akhenaten
(28.07.25)
(37)

abimin yaşadığı olay hk.

kafir
merhabalar. duyuruyu evlilik arifesindeki abim için yazıyorum.abim ve nişanlısı aynı firmada ve evden çalışıyor. evde bir gün beraber çalışırlarken, nişanlısının skypından eski sevgilisi yazıyor ve "terfi almışsın tebrik ederim" diyor. nişamlsıı hemen abime dönüp, asla bir iletşimim yoktu, böyle biş
merhabalar.

duyuruyu evlilik arifesindeki abim için yazıyorum.

abim ve nişanlısı aynı firmada ve evden çalışıyor. evde bir gün beraber çalışırlarken, nişanlısının skypından eski sevgilisi yazıyor ve "terfi almışsın tebrik ederim" diyor. nişamlsıı hemen abime dönüp, asla bir iletşimim yoktu, böyle bişe yapacağını da tahmin etmezdim vs şeklinde açıklama yapıyor. eski sevgilisine "teşekkür ederim" diyor ve konuşmayı kapatıyor. abim tabi bozuluyor vs. neden teşekkür ettin, konuşmayı direkt kapatsaydın vs tarzı bir iki laf dalaşı oluyor vs. mevzu geçiyor gidiyor.

bu olayın üzerinden 2 ay geçti.
2 gün önce abim nişanlısının telefonda, bir kız arkadaşıyla olan konuşmasını okuyor (bu arada baya bildiğin girip karıştırıyor)

yukarıda anlattığım olaydan sonraki gün, abimin nişanlısı kız kankasına olaydan bahsediyor. diyalog şu şekilde ben de gördüm;

abimin nişanlısı(an): ...öyle işte bi anda yazdı şok oldum.
kız arkadaşı(ka): ee nişanlın ne dedi?
-an: ya ne dicek bi parladı tabi bozuldu neden cvp verdin fln dedi. niye vermiyimki yani sadece teşekkür ettim ne var bunda?
-ka: evet hahdsahdsa naaptı peki
-an: öyle işte bi parladı fln, mesai bitince yemek hazılıcaktım hazıurlama dedi beni kendi evime göndermeye kalktı fln. ama sonra yine kendi yumuşadı özür diledi
-ka: of ya ezik
-an: sorma, lan ondan bi beklentim olsa senin gibi küçük pipiliyle niye beraber olayım dimi insan düşünür

şeklinde bir diyalog. abim psikolojik olarak çökmüş durumda.

sizlerin yorumlarını almak isterim. cevaplarınızı da belki okutabilirim.
objektif yorumlar almak isterim.
teşekkürler.
0
kafir
(24.07.25)
Çok uzatmaya gerek yok. Böyle basit ve çiğ insanlar çokça.

Abin akıllıysa bu olaydan sonra atar nişanı bakar yoluna. Çökmesine falan gerek de yok. Atacak başka bok kalmayınca böyle basitleşen insan çok.
0
gobekliraki
(24.07.25)
Abiye sükür duasi gönderiyorum. Ne bicim insanlar var. Hemen ayrilsin bitirsin.
0
sonsuz
(24.07.25)
abin bence mutlu olsun ve onune baksin. Kizin kendisi katiksiz bir ezik eski sevgilisi mesaj atinca bi hallere girmis. Eski sevgilisinden bi beklentisi yoksa bunun muhabbetini yapmaya bile degmez, dile getirmez zaten. Belli ki ilgi acligi yasiyor. Cok ucuz bi insandan kurtulmus oldu.
0
sey mi dostum
(24.07.25)
Abin de nişanlın da anormal
0
Cezcez
(24.07.25)
Normalde niye karıştırmış, ayrıca teşekkür etmiş ne var bunda derim, diyecektim de diyalog hepsini sildi attı. Seven insan sevdiğine bu cümleleri söyleyemez.
Ayrılsın, çok çirkin bu diyalog.
0
mor oje
(24.07.25)
Abin canını sıkmasın iyi ki telefonu kurcalayıp fark etmiş böyle bir durumu. İnsan nişanlısının bu şekilde dedikodusunu yapar mı lan bu kadar mı aşağılık bir yaratıksın. Derhal ayrılsın hatta ayrılırken taktik yapsın önce kendi sebepleriyle ilişkiyi bitirmek istediğini söylesin o yaratık sebebini merak edecek üsteleyecek sonra ne kadar aşağılık bir insan olduğunu göstermek için sadece "mesajlarını okudum" desin ki iyice aşağılık hissetsin kendini.
0
tabii lan manyak mısın
(24.07.25)
Abi siz niye böyle her şeyi kurcalıyorsunuz. kıza kim hangi tarihte yazsa abinin haberi var bu nasıl bir kontrolcülük ya abin haksız
0
ala09
(24.07.25)
İlişkiyi kurtarmak istiyorsa eğer nişanlısına mesajları gördüğünü söylesin, kız kendini affettirecek bi yol bulur. İntikam istiyorsa eğer plansız ters ilişkiye girip sonrasında ben senden soğudum diyerek nişan atsın.
0
beyfendi
(24.07.25)
Önce nişanı bozsun, sonra kurban falan kessin. Yanlış yolda olduğunu erken farkettiği için.
Çökecek bir şey yok. Çok mutlu olmalı şu an.
0
Mirket
(24.07.25)
Skype üzerindeki muhabbet bence çok açıkça telefon karıştırmayı gerektirecek bir olay değil.

Kızın arkadaşıyla konuşması da uygun değil, ama abi bu konuşmaya zaten en başta hiç şahit olmamalıydı.

Beğenelim ya da beğenmeyelim insanların özelleri var. Eşi de olsanız özeli olur. Özelin etik mi değil mi olduğu bizi ilgilendirmez, çünkü ona şahit olmayız. Abiniz bu sınırı aşmış ve sorudan anladığım karakter yapısıyla hiçbir zaman atlatamayacağı bir travma edinmiş. Abiniz eski abiniz olmayacak büyük ihtimalle ve bu en başta kendi suçu. Belki bu olay başka zamanda başka şekilde patlak verecekti ama bu kadar travmatik olmayacaktı. Kız en kötü göstermelik bir sebeple ayrılıp gidecekti belki de. Herkes yaşıyor bunları, ama karşımızdaki insanın aklının içindekini bilmiyoruz.
0
akhenaten
(24.07.25)
abin hakli, nisanlisi mal.
hic uzatmadan isi bitirsin aciklama vs olmadan ezik nasil oluyormus gorsun gerizekali.
0
bay b
(24.07.25)
Valla iyi yırtmış. Böyle kalitesiz ve çiğ birinden kurtulduğu için şükretsin.

Evlense kim bilir neler olacak. Bu kadının çok kırığı vardır. Biri gider diğeri gelir rahatsız eder. Yalnız kalan eski defterleri açıp arar mesaj atar falan. Başınız belaya girer yani.
0
runaway
(24.07.25)
Abin Allah’ın sevgili kutluymuş. Bu kızdan ışık hızıyla uzaklaşsın. Bu diyalogun açıklaması olamaz
0
koela
(24.07.25)
Skype olayı bence de telefon karıştırmayı gerektiren bir olay değil. Abim anladığım kadarıyla başka şeyler ya da dürtüler neticesinde telefonu karıştırıyor. Burayı es geçiyorum.

Abimin nişanlısı muhtemelen "nasıl benim telefonumu karıştırırsın" ve akabinde "kız kıza aramızda şaka o, geyik" vs diyecektir.

Birinin telefonunu karıştırmak yanlış evet. Ama bunu yapıp arkamızdan yapılan kötü şeyleri öğrenince de "başkasının telefonunu karıştırmak yanlıştır" mı demeliyiz? Bunun ortası nedir?
0
🌸kafir
(24.07.25)
Hiç tartışmaya girmeden yol versin. Bence yazışmayı gördüğünü belli edip yüz göz olmaya gerek yok. Biraz soğuk davransın para mara konularında tamamen kendini çeksin. Zaten kendi gider kadın
0
runaway
(24.07.25)
abinin yaşadığı olayda bir şey yok. eski sevgilisi kızı tebrik etmiş o da teşekkür etmiş. salça olma diyaloğu değil. cevapsız bırakmak hayvanlık olur.

ama... nişanlının kız arkadaşıyla diyaloğu facia. abin allah'ın sevgili kuluymuş ki bu diyaloğa erişebilmiş.

artık şükür namazı mı kılar, deve mi keser bilemem. yani benim dini hassasiyetlerim olsa böyle yapardım.

bırak nişanlanmayı, bir saniye hayatında olmamalı, bir saniye...
0
tabudeviren
(24.07.25)
abinde ciddi ozguven sikintisi var.
hatun da kalitesiz gibi.
0
cooperr
(24.07.25)
Bu kadınların sevgili ve kocalarının penislerini casual talk gibi "girl talk" kisvesi altında konuşması çok çiğ değil mi ya?

Normal erkekler arasında yazılmamış kural vardır, sevgilisinin eşinin özelini kimse paylaşmaz, düşünsene muhabbeti ; "Jalenur'un vajinası da konya ovasına dönmüş ama idare ediyoruz işte" bu, kadınlar için çok normal, "ay şekerim muhittin dün gece goril gibiydi" bunlar hep dejenere sex and the city tarzı yayınlardan oldu işte.

Abinizin verilmiş sadakası varmış.
0
devorgilla the gunslinger
(24.07.25)
Abin istediği kadar küçük pipili olsun işini bilmiyor olsa o kadın orada duramaz, kendini yalancı çıkarmış.

Kendine saygısı olmayan bir kadın bu, abine de saygısı yok, evliliğine de olmayacak.

2 gün 2 gündür, nikahı basmamışken ayrılsın derim. Yoksa işler çok ciddi çıkmaza girebilir. O mesajları keşke belgeleyebilse, nişanda takılanlar vs üzerinden mahkeme açacak olurlarsa abinin elinde koz olsun.

Bu arada mesajları karıştırmasın diyen arkadaşlar başlarına geldiği takdirde neyin ne olduğunu anlarlar, hiç laf etmesinler. Ben, beni benimle aldatan erkek gördüm bu hayatta, sadece hissettiğim için. Saçmalamayın, kadının nasıl saygısız ve değersiz olduğunun ortaya çıkması gerekiyordu, bahanesi oldu o iş.
0
muhayyer divan
(24.07.25)
Duyuru açıp sormaya değer bir olay bile değil. Müstakbel eşine saygısı olmayan küçük yürekli bir insan müsveddesi var olayda. Özgür bırakmalı ki kol kol boy boy dilediğine dilediği gibi kavuşsun.
0
yadigar
(24.07.25)
Lokma dagittirsin,.kurban kessin. Ne psikolojik çöküşü, kendisi hakkında böyle düşünen biriyle evlenmekten kurtuldu. Düşünsene iki çocuğu olmuş, ve aynı mesajlaşmayla karşılaşıyor. O zaman cokulurdu.
0
encokbenisevinnolur
(24.07.25)
şunu da eklemek isterim, deliller etik dışı ele geçirildi diye yok sayamayız. bir memurun gizli kamera çekimiyle veya ortam dinleme cihazıyla rüşvet aldığı öğrenildiğinde "uygun olmayan bir şekilde öğrendik, olmadı bu" mu diyeceğiz..
0
tabudeviren
(24.07.25)
Abiniz nispeten şanslıymış. Elbette üzülmüştür ama çok geç olmadan kurtulduğuna şükretsin. Ayrılmazsa korkarım kankanın ezik deyişini doğrular. Kendine bu kötülüğü yapmasın.
0
asteriks
(24.07.25)
Konuya ek yapmak istedim,

1- Kızın abiyle olan özeli başka bir arkadaşına anlatması yanlış.
2- Abi kişisinin mesaj karıştırması da yanlış.

Ancak;

Kız bu yaptığı yanlıştan dolayı sadece ayrılmış olmakla kalacak

Abi ise (eğer karakteri buna eğilimliyse) kendi yanlışından dolayı muhtemelen bundan sonraki tüm ilişkilerinde aklında bir acaba ile dolaşıp güvensizlik problemi yaşayacak. Karşısındaki kişinin anlayamayacağı alınganlıklar gösterecek belki. Bütün bu olan bitene aklıselim yaklaşılıp bu güvensizlik yaşanacak bir olay değil, kendini kötü hissetmemeli, kurtulduğuna şükretmeli dense de bu hissi yaşamak istemediği halde yaşayacak büyük ihtimalle.

Bu mesajla karşılaşmadan abinin kızın karakteri hakkında hiçbir fikri olmadığını sanmıyorum. Demek istediğim şey mesajlara bakmadan da eminim ilişkiyi bitirmek için bir nedeni zaten vardı, mesajları karıştırmak sadece istemeyeceği bir dozda bilgi edinmesine sebep oldu.

Biz burda istediğimiz kadar kurtulmuş, haklıymış diyelim. Kızı gömelim, aa ayıp söylenir mi öyle diyelim. Neticede zararlı çıkan abi ve bunu kendi kendine yapmış. Tam bir zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur durumu.
0
akhenaten
(24.07.25)
Mesajları karıştırması yanlış diyen herkes direkt saf. 15 20 yıl başkasının çocuğunu kendi çocuğu sanacak tipte insanlar. Uyumaya devam edin. Mesajları karıştırması yanlış deseydi abimiz, gerçeklere ulaşamayacaktı.
0
Shepard
(24.07.25)
Skype kapanmadı mı? Ben en çok ona takıldım
0
deepest
(24.07.25)
@deepest: ben de ona takıldım da 2-3 ay önce diyor. Hadi yanlış hatırlasın 4 ay olsun. Hikaye legit gibi
0
sekizdokuzon
(24.07.25)
Abin haksız kız keko
0
mirty
(24.07.25)
Öyle abiye böyle sevgili. Tencere kapak ilişkisi. Güven problemi yaşayan, ezik tipler hep gidip şu şekil kalitede insanlara tutunuyorlar. Neyin travmasıysa artık.

O değil de sizin nasıl bir gerçekliğiniz var da abi gelip “bana küçük pipili dendi” diye ağlayıp zırlıyor. Bu da enteresan.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.25)
Teşekkür etmesinde bir problem görmedim ama kız çok basit. Annen baban sadaka mı verdi acaba son anda kumaşı ortaya çıkmış. Yatsın kalksın şükretsin ne çökmesi evlenip hayatını mahvedecekken son anda kurtulacak.
0
cilekli pasta
(24.07.25)
Kendimi cok yasli hissettirdi bu soru bana dkdjd
Hikayedeki kiz, cig. Kizin arkadasi da oyle.
Abin de olgunlasmamis bir birey.
Sen de konulara kardes olarak boyle mudahil nasil olabiliyorsun o da bana cok avam geldi.

Yeni nesil iliskiler boyle ama galiba.

Neyse kizdan ayrilsin bari. Sen de abine biraz ozel alan tani. Belki o da sinir cizmesini bu sayede ogrenir hem.
0
Kittie
(24.07.25)
Nişanlısının son mesajına kadar abi haksız diyodum. Abi hâlâ haksız ama nişanlısı da çiğ bi insan belli ki. İki tarafı da tutmadım
0
nundu
(24.07.25)
bir şey diyeceğim, bu hikayeye gerçekten inandınız mı yoksa roleplay mi yapıyoruz şuan? duyuruya inanma roleplay'i???
0
rallied
(24.07.25)
Yine bir blackpill story.

Abin haksız tabi ki. Telefon karıştırılmaz.

Kız işe kekonun teki. Velev ki nişanlın hakkında böyle bir düşüncen var neden bunu biriyle paylaşırsın?

Ayrılmaktan başka bir şey yok şu an, sadece kızın savunması ne olacak merak ettim.

Ayrıca Skype nedir ya Skype mı kaldı?
0
Hallegadola
(25.07.25)
Eski sevgiliden gelen basit bir tebrik mesajından iblis görmüş gibi korkup üstüne bir de niye cevap verdin diye hesap sormak, bunu da telefonu karıştırıp yapmak. Abin memleketteki erkeklerin büyük çoğunluğu gibi özgüvensiz kontrol manyağı bir mağara adamı. Kadının sinsirellalığı da apayrı bir mevzu. Aslında etrafınızda gördüğünüz çiftlerin çok büyük oranı böyle zaten. Tencere kapak. Abinin bu kafayla zaten şahsiyet sahibi biriyle birlikte olma ihtimali yok. O sadece kendi istediği gibi hareket eden bir köle-robot arıyor. Kızdan ayrılıp şansını iç anadolunun dağ köylerinde denemeli.
0
thracia
(25.07.25)
@shepard +1 politik doğrucu tayfa amma kafa açmış siz aynen bu şekilde devam edin kendi hayatlarınızda.
0
bay b
(25.07.25)
Abin sahsiyetsiz biri ise devam eder.Azicik sahsiyet kirintisi bile varsa atar nisani.
0
turkuaz
(25.07.25)
(5)

Yeni tip zeybek modası nereden geliyor?

akhenaten
Bu, damadın çevresinde bir grup arkadaşının vs. oynadığı versiyonu diyorum. Allah affetsin, insanların mutlu günüdür kendi hayatıdır falan deyip uzun süre nötr kalmaya çalıştım ama bir taraftan da içim tuhaf oluyor. İş efelikten çıkıp kurtlar vadisi jeneriğine dönmüş gibi oluyor sanki. Neden yapıyor
Bu, damadın çevresinde bir grup arkadaşının vs. oynadığı versiyonu diyorum. Allah affetsin, insanların mutlu günüdür kendi hayatıdır falan deyip uzun süre nötr kalmaya çalıştım ama bir taraftan da içim tuhaf oluyor. İş efelikten çıkıp kurtlar vadisi jeneriğine dönmüş gibi oluyor sanki. Neden yapıyor bunu insanlar? Kaynağı nedir? İş yerimden falan evlenen insanlardan ikisi ve uzak bir arkadaşım bunu yaptı. Belli ki bir akım var.

Slim fit takımla zeybek oynanmasına zaten hep bir mesafeliydim ama 10 tanesi bir araya gelip oynayınca cidden nargile cafede flash mob başlatmışlar gibi durmuyor mu? Figürler de bir değişik, ağırlıktan baya uzak, arizona kertenkelesi gibi... Ne bileyim.

Burada bunu yapan varsa özür dilerim, deli deyin geçin bana.
0
akhenaten
(23.07.25)
İdeolojik sinyalleme. Siyasi kutuplaşmaların piklemesiyle insanlar dünya görüşlerini sözlü iletişimle aktarmanın yanında kendilerini daha kolay ayırt edilebilecek şekilde sunmaya başladı. Bu da bir "ben Atatürkçüyüm" deme şekli.
0
herzan
(23.07.25)
@arbre hocam sanatın tümü kabileden gelir zaten. insan dediğin kabileden geliyor. sinyalleme daha gerçekçi bir yaklaşım. ege -hatta aydın ve civarında- bölgesindeki düğünlerde hep vardı, çokça yayıldı artık.
0
ahmet oturum cerezi
(24.07.25)
O akım aslında iu video ile başladı, bu ilkti.
Damat sürpriz yapmış, fotoğrafçısı da koymuş.
O oyuna ve çiçeğe özenen gelinler, damattan istemeye başladı.
Çok video izledim ama gerçekten en doğalı bu ve tespitin doğru: kurtlar vadisi, deli yürek e falan evrildi

youtu.be
0
gadlemler
(24.07.25)
www.youtube.com

niye abi nesi var folklore ait bir oyunu oynuyorlar iste. bati usulu vals yapinca sorun yok da, zeybek yapinca mi auvv?
0
antikadimag
(24.07.25)
@antikadimag bir yanlış anlaşılma oldu sanırım. konu doğu batı çatışması değil. geleneksel zeybeğin kendi ruhundan uzaklaşması. dediğinizin tam tersi bir problemden yakınıyorum aslında.

@ahmet oturum cerezi, ben düğünde zeybek oynanmasından bahsetmiyorum ama. Ege'deki düğünlerde normal zeybek oynuyorlar. Benim dediğim olay baştan sona yeni bir konsept, sanırım şahit olunmayınca demek istediğim anlaşılmamış.

@gadlemler videoda bir tuhaflık görmedim ben de, iş oradan buraya nasıl evrildi acaba. Önerilerde hakan çalhanoğlunun düğünü de çıktı sizin videoyu açınca, sanırım cevap orada gizli :D bahsettiğim siyah slim fit takımlı 10 kişi olayının kökeni sanırım orası.
0
🌸akhenaten
(24.07.25)
(8)

Tümünü reddet

nano mercy
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
0
nano mercy
(23.07.25)
Varsa tümünü reddet seçeneğini işaretliyorum.
Yoksa 'Başlarım çerezine' deyip, o linki kapatıyorum.
0
Mirket
(23.07.25)
Siteye bağlı.
Corporationsa reddediyorum. Zaten para kazanıyorsunuz bir de benim cookieme gerek yok.
Blog falansa yani birinin sitesiyse kabul ediyorum çünkü benim hanim da bu işte ve onları anlıyorum.
0
logisticsmanager
(23.07.25)
extention var hepsini kabul ediyor.
0
sonsuz
(23.07.25)
aslında son duruma göre tümünü reddet seçeneğini tek tıkla ya da kolay bir şekilde sunması gerekiyor sitenin.

çakal ekşi sözlük (kanzuk) eskiden reddetmek isteyince 150 tane firmayı tek tek pasife çekmeni istiyordu, şimdi tümünü reddet koymuşlar.
0
brkylmz
(23.07.25)
@Mirket +1, "kurnazlık" sevmiyorum. Bu tarz sitelerde bulabileceğim bir şeyi illa ki başka yerde de bulabiliyorum. Alternatifsiz kaldığımı hatırlamıyorum hiç.

Aynı şeyi reklam engelleyiciyi kapatmaya zorlayan yerlerde de yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.25)
Sitelerin çalışması için zorunlu çerezler ve zorunlu olmayan çerezler var. Reddete bastığınızda sadece zorunlu olmayanları kabul etmemiş oluyorsunuz fakat zorunlu çerezlerde de sizinle alakalı bir sürü veri tutulabilir kimse de bir şey diyemez. O siteyi kullanırsanız zaten kanunen kabul etmiş sayılıyorsunuz.

ben reddet varsa ona yoksa tamama basıp geçerim kvkk için yapılan önemsiz bir ayrıntı
0
duyuruuser
(23.07.25)
Çerezden kaçanlar tum edevlet verilerinin 100-200 tlye satıldığının farkındalar, değil mi?
0
🌸nano mercy
(23.07.25)
"Tümünü reddet" varsa o. Yoksa "sadece zorunlu olanları kabul et" varsa o. Yoksa teker teker seçip reddederim her şeyi. Ayrıca ad-blocker'ı kapat diyen sitelerden %99'undan çıkıyorum. Birkaç site için muafiyet ayarladım gerisi ise siteye bağlı.
0
nawar
(23.07.25)
(11)

Görüştüğünüz insanın eski sevgilisi ya da partneri hakkında

pembediken
Date e çıktığınız insanın eski sevgilisinden, eşinden ya da partnerinden konuşması normal mi ya da sizi rahatsız eder mi? Sizi tanımak için konu açmaktansa eski sevgilim de böyleydi vb. Siz de bunu yapar mısınız? Bu arada ben eski sevgililer hakkında konuşulması taraftarı değilim kıskançlık değil ta
Date e çıktığınız insanın eski sevgilisinden, eşinden ya da partnerinden konuşması normal mi ya da sizi rahatsız eder mi? Sizi tanımak için konu açmaktansa eski sevgilim de böyleydi vb. Siz de bunu yapar mısınız? Bu arada ben eski sevgililer hakkında konuşulması taraftarı değilim kıskançlık değil tanımadığım insanın hikayesi beni ilgilendirmez.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz
0
pembediken
(21.07.25)
İlk buluşmada hatta ilk birkaç buluşmada bahsetmesi abes ama ilerleyen süreçte ufak tefek anlatması işime gelir. Tarih tekerrür ediyor birçok insan icin, daha önce yaptığı mallıklari bilmek isterim.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
Beni rahatsız ederdi. " Eski sevgilim de böyleydi" demesi vs o kadar saçma ki. Eski sevgilisinin de öyle olması artık onu bile ilgilendirmemeliyken beni neden ilgilendirsin.
0
rock n roll
(21.07.25)
Yıllar önce unutmam birinin eski sevgilisi yeşil gözlü beyaz tenli çok da iyi anlaşıyorduk dediği eski sevgili. Birkaç yıl önce bir diğeri beni tanımak için soru sormak yerine arada eski sevgilisiyle ilgili birkaç bilgi vermişti.

Tabi arada şiddet misojini gibi bir şeyler olduysa onları bilmek iyidir.
0
🌸pembediken
(21.07.25)
Rahatsız eder ve direkt rahatsız ettiğini söylerim eğer date ise.
0
gobekliraki
(21.07.25)
kiskanc biri degilim ama direkt sogurdum. aslinda kiskancim belki de.
bir sey demem ama slow fading yani caktirmadan ghostlarim.

bi de anlattigin seye göre degisir.

"aa samsun mu? x'le tayini oraya ciktigi icin samsun'a tasindim. o yüzden 2 yil orada yasadim. x bu arada benim eski esim/eski kiz aradasim, 5 yil birlikteydik."
->bu cok nötral ve düzgün bir anlatis. karsi tarafi trigger eden hicbir sey yok. sana exini anlatmiyor. exini saklamiyor. kendi hayatina olan etkisini seninle paylasiyor. x'iyle ilgili gereksiz detaylar yakin hafizasinda yok. bu onu artik düsünmedigi sinyalini veriyor.

"aa samsun mu? bu arada benim ex yani x'in en sevdigi sehir samsun'du. gerci karadenizin tamamini sever o."

->böyle bir cümle karsi tarafi triggerlar. bu noktada kendinden degil zaten exinden bahsediyor. samsun diyince aklina kendi deneyimlerin degil de eski sevgilinin en sevdigi sehir olarak gelmesi ve keriz gibi bunu anlatman karsi tarafi triggerlar. böyle detay seyler hala direkt aklina geliyorsa düsünme ihtimali cok yüksek. benim ne exini hala yakin hafizada tutan melankolik bir tipe ne de bunu saklayamayan birinie tahammülüm var.
0
sonsuz
(21.07.25)
@pembediken

Yeşil gözlü ve beyaz tenli ile iyi anlaşmak arasındaki bağlantıyı çözene kadar direkt hadi bye demek daha az yorar.
0
rock n roll
(21.07.25)
Bahsetmesi normal ve abartmadigi sürece beni rahatsiz etmez.
0
feastofthedamned
(21.07.25)
Yeri gelir bahsedilebilir. Yeri dediğim de, örneğin birinin başına absürt az rastlanır bir olay gelmiştir, "benim eski sevgilime de aynısı olmuştu" falan gibi bir anekdottan bahsediyorum.

Bazı insanlar cidden sıkıntılı bu konuda. Haspam ayrılmış unutamamış, unutamadığının bir kendi farkında değil, etrafındaki herkes bunun eski sevgilisini dinliyor. Düşman başına.

Kimisi de kıyas yapıyor, bak o böyle yapardı, sen de yap gibi bir yere getiriyor lafı. Asla olmaz.

Eskiler eskide kalmalı. Ben bu zamana kadar hiçbir eski sevgilime veya flörtüme kendim sorup da eski defterleri açmamışımdır.
0
akhenaten
(21.07.25)
@rock n roll onun eski kız arkadaşı yarı türk yarı yabancıymış. Eski kız arkadaşının gittiği ülkenin dilini öğreniyordum oradan laf açıldı. Yeşil gözlü siyah saçlı beyaz tenliydi diye anlattı. Yurtdışına gitti zaten o yüzden bitti çok da iyi anlaşıyorduk demişti.
0
🌸pembediken
(21.07.25)
İyi niyetli düşünürsek bike kendisinden, rahatsizliklarindan bahsetmeyi bilmeyen biri, diye düşünürüm.

Henüz tanisiyorken, ilk zamanlarda direkt güle güle selametle deme sebebi diye.dusunuyorum.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
(4)

Eksiduyuru Gece Modu

isiaha
Eksiduyuruya gece modu gelse güzel olmaz mı? Bu talebimizi nereye iletebiliriz?
Eksiduyuruya gece modu gelse güzel olmaz mı? Bu talebimizi nereye iletebiliriz?
0
isiaha
(21.07.25)
dark reader kullanabilirsin.
0
anlamsiz geliyor
(21.07.25)
sitede aşırı bir arıza olmadığı sürece talepler karşılanmıyor.

stylus gibi eklentiler var. onlarla istediğiniz siteyi istediğiniz renge getirebilirsiniz.
dark reader da öyle.

mobile için eklenti olayı kısıtlı.
safari ve firefox için eklentiler var. onlarla yapılabilir.
0
biseysorcaktim
(21.07.25)
bazı web ve mobil tarayıcılarda dahili veya eklenti olarak yüklenen dark mode özellikleri var. ancak öyle yapabilirsiniz. biraz çirkin oluyor ama olsun
0
ananiyimioguz
(21.07.25)
Yok muymuş :D ben yıllardır dark modda kullanıyorum, sitenin kendi özelliği sanıyordum. Tarayıcım opera.

Şöyle görünüyor; ibb.co
0
akhenaten
(21.07.25)
(3)

Özel olarak ilgilendiğiniz size teşekkür eden müşteri müdürünüze hakkınızda

psmstc
Size özel olarak yazılı teşekkür etmiş. Arkanızdan üç beş ay sonra bir konuyla ilgili olumsuz bir eleştiri yapsa "bu konuda birşey yapmadı gibisinden"Sonra tekrar sizden hizmet almaya geldi diyelim. Siz Suratınızı asar olumsuz eleştirisinden dolayı rahatsızlığınızı belli eder misiniz?Bende bu istems
Size özel olarak yazılı teşekkür etmiş.

Arkanızdan üç beş ay sonra bir konuyla ilgili olumsuz bir eleştiri yapsa "bu konuda birşey yapmadı gibisinden"

Sonra tekrar sizden hizmet almaya geldi diyelim.

Siz Suratınızı asar olumsuz eleştirisinden dolayı rahatsızlığınızı belli eder misiniz?

Bende bu istemsiz oldu.

Sizce bunu profesyonel değil mi?
0
psmstc
(19.07.25)
Konudan bağımsız olarak müşteri memnuniyetsizliğini belirtti diye surat asmak nasıl profesyonel bir davranış olabilir ki?

Profesyonellik gibi bir tanımın ortaya çıkmasının sebeplerinden biri bu zaten. Kişisel duygu, his, önyargı ve karakterin işyerindeki davranışlarınıza yansımasının önüne geçmek olay.

Konu iş arkadaşı değil de müşteri olunca böyle bir sebepten surat asmak hepten anlaşılmaz olur.

Pqueen'in dediği gibi; "Kız amaç o ya :D"
0
akhenaten
(19.07.25)
Ya abi olayın kaynağına bak. Eksik, yanlış yapmışsın. Alkış mı tutsun? Durduk yerde mi olmuş bunlar? Sana böyle yapılmasını mı isterdin? Ahh ah insanlar.
0
Shepard
(19.07.25)
Elbette hoşuma gitmezdi ama adama afra tafra da yapmazdım.

Müşteri kimsenin yapmadığı şeyi yapıp yazılı teşekkür gönderdiğinde boynuna mı sarıldık yoksa “aferin bak sonunda biri akıl etti” diyerek, yapılması gerekeni yaptığını mı düşündük?

Teşekkür günümüzde giderek sıradışı bir nitelik kazanıyor. Adam oturup teşekkür etmek için vakit ayırdıysa, bir sorun durumunda eleştiri/şikayet de yapacaktır bunu ön görmek gerekirdi.

Eleştirisine rağmen başka seçeneği de varken (var diye anlıyorum) yine sana geldiyse adamın kendisi de eleştiri yaptığın olumsuzluğa pek takılmamış diye anlıyorum. Teşekkürün eleştirinin güzel yurdumuzda bir etkisi olacağını düşünen bir hassas kalp herhalde kendisi.
0
lazor
(19.07.25)
(15)

"Herkes öyle yapıyor" argümanına, etik açıdan nasıl bakıyorsunuz

encokbenisevinnolur
Sb.Biri yanlis bir şey yapıyor, bariz etik disi bir şey düşünelim.Ama bunu "herkes öyle yapıyor" diye açıklıyor. Bu tür bir durumdan bahsediyorum. Boşlukları nasıl doldurursaniz artık.
Sb.

Biri yanlis bir şey yapıyor, bariz etik disi bir şey düşünelim.
Ama bunu "herkes öyle yapıyor" diye açıklıyor. Bu tür bir durumdan bahsediyorum. Boşlukları nasıl doldurursaniz artık.
0
encokbenisevinnolur
(18.07.25)
Benim bu konudaki ilkem biraz Kantçı noktada şekilleniyor. Başkasının ahlaksizligi/etik dışı hareketi ortadaki ahlaksızlığı meşrulaştırmamali. Kant'in da dediği gibi bence insan öyle bir hareket etmeli ki kendi hareketinin ilkesi başkasına da ilke olsun.
0
Amaranta ursula
(18.07.25)
konuya gore degisir. misal halletmem gereken bir is var diyelim. kendim baska turlu yapip benzer sonuca benzer zamanda ulasabileceksem baska turlu yaparim. ama isimi halledemeyeceksem, herkesin yaptigi sekilde yaparim.

ortada benlik bisey yoksa, halletmem gereken bir is yoksa yani, sirf birileri etik disi biseyler yaparak fayda sagliyor diye ben de fayda saglayayim bari diye dusunmem, hic yapmam.
0
taurina
(18.07.25)
ahah. tersten gelen sürücü mazereti. kafasını kırasım geliyor. etik açıdan iyi bakılacak tarafı yok. benim örnekte de başka yerde de.
0
lazpalle
(18.07.25)
Normal dediğimiz şey aslında tam olarak bu.
0
anon1m
(18.07.25)
@anon: katiliyorum normal de böyle yapilaniyor da benim sorduğum normalin kendisi değil normallestirme ile ilgili. Yani sorulsa "Hayır o yanlıştır" denilen şeylerin "herkes öyle yapıyor"a yaslanarak, yapılabilir olması, hani "ben herkes'ten fetva aldım, tamam dediler" mantığı.
0
🌸encokbenisevinnolur
(18.07.25)
Herkes öyle yapıyor diye bir şeyin yanlış olduğunu bilerek yapmak etik değildir tabii ki.
0
mikahakkinen
(18.07.25)
Herkes mi yapıyor, yoksa çok fazla kişi mi yapıyor? Bu ikisi arasındaki fark önemli. İyi-kötü, doğru-yanlış, etik ve ahlak gibi kavramlar hem bölgesel hem de dönemsel şeyler. Bugün doğru olan şey yarın yanlış, burada ahlaksızlık görülen şey başka ülkede ahlaksız görülmüyor olabilir. Bunların evrensel ve zamandan bağımsız olduğunu düşünme sanrısı günümüze ait bir şey. Bu da ahmakça değil, beynimiz bunun dışında olanı algılama konusunda sorun yaşayabiliyor. Mekandan bağımsızı oturtabilsek de zamandan bağımsız kısmında gelecek hakkında fikir sahibi olamayabiliyoruz.

Tıpkı dünya haritası gibi düşünün. Ülke sınırları gibi yakın dönem konusundan söz etmiyorum. Bundan 100 milyon yıl önce dışarıdan dünyaya bakan kişi hiçbir kıtayı ya da dağı ya da denizi şu an olduğu yerde görmeyecekti. Aynısı 100 milyon yıl sonrası için de geçerli. Oysa biz gerçeği bildiğimiz halde dünya böyle kalacak da sınırlar değişecek gibi hissediyoruz. Bilim kurgu yapımları bile sadece sınır değiştirirken haritayı Pangea Ultima/Neopangea üzerinden göstermiyor.

Haliyle birçok kişinin yaptığı yanlış, yine de yanlıştır. Başkalarının yapması bunun bir ahlaksızlık olduğu gerçeğini değiştirmez. Etik açıdan bakıldığında farklı değerlendirmeden geçmesi için herkes tarafından ya da herkes olmasa da sadece o bölgede de değil dünyanın büyük kısmında yapılması ve kabullenilmesi gerekir. Tabii bunların hızlıca yayılması için olumsuz olarak etkilenen ya da kayda değer olumsuz etki olmaması lazım sanırım.
0
nawar
(19.07.25)
respect
(19.07.25)
En gıcık olduğum şey
Herkes intihar ediyor sen de etsene diyorum cevap olarak
0
etna
(19.07.25)
herkes etik disi davransa zaten dunya cekilmez bir hal alir.
ben mumkun oldugu kadar etik ilerlemeye calisiyorum, herkesin ne yaptigi beni pek ilgilendirmez. %90 etik cizgideyim diyebilirim.
%100 bence cok zor, yapan vardir saygi duyarim.
0
cooperr
(19.07.25)
Çok fazla uç örneğe kadar senaryo yazılabilir bununla alakalı; bunun en son uç noktası örneğin insan öldürmenin rituelleşmiş olduğu ve kültür haline gelen bir kabile düşünün. Yani etik dışı şeyler ortaklaştığında ve benimsendiğinde artık kültür dediğimiz şeye dönüşebiliyor. Ama hali hazırda etik dışı görülüyorsa henüz dönüşmemiş demektir ve umut vardır bence. Burada işte kişinin bireysel olarak kendisini nereye konumlandırdığı önemli ama bunu düşünebilmesi için çok zeki olmasına gerek yok; sadece “ben bireyim” farkındalığına erişmesi lazım. Örneğin X kişisi herkes etik dışı davrandığında da; ya da kimse görmediğinde de doğru olanı mı yapar yoksa zaten hep etik dışı mı davranır? Kendi etik değerleri çerçevesinde hareket eden birey tutarlı bireydir. Hırsızın çalması şaşırtmaz ama kendisini etik ve ahlaklı lanse eden birisinin çalması şaşırtır öyle düşünün. Kişi içeriden “ben zaten hırsızın tekiyim” diyorsa ve vicdanı rahatsa yine sorun yok ama inandığı şeylere ters hareket etmek bireyde tutarsızlık ve bir süre sonra çelişkiler sonucu tatminsizlik getirir. O yüzden klasik ama hep ara sıra otomatik pilottan çıkıp düşünmek lazım; hiçbir baskı altında kalmasaydım neyi seçerdim diye.
0
titanic kemancısı
(19.07.25)
Bir yanlış eğer tekrarlanıyorsa bu onu önemsiz yapmaz aksine şiddetini artırır. Daha vahim hale getirir. Yanlışın yaygınlığı özür değil, kabahattir.

Mantığa bürüyerek tek enayi ben miyim diye yanlış olan bir şeyi yapmak yanlışı doğru yapmaz. Bunu yapan her insan da zaten gerçekten eli kolu bağlanıyor diye yapmıyor, zaten yapası var neden uğraşayım diyor.

Örneğin bir yerde bir kişi adam kayırıyorsa bu suç bir kişinindir. Herkes adam kayırıyorsa orası yozlaşmıştır. Bunun pek lamı cimi yok.
0
akhenaten
(19.07.25)
Toplumumuz iyinin, doğrunun, dürüstün, kural tanıyanın, görgülünün, kibarın cezalandırıldığı bir toplum. O yüzden insan ikilemde kalıyor; doğru ama dezavantajlı pozisyonda mi kalmalı yoksa yanlış da olsa düzene uyup kendi hakkını koruyan mı?

Sapaklarda Refüj başı ayrımlarında boş şeritten gelip tıkalı sapağa yandan girmeye çalışanlara çok sinirimi bozardım. Korna çalar, yanındaysam önüne kırardım vs. Baktım ki kimsenin bununla sorunu yok. Düz yolda sinyal verene yol vermeyecek tipler, bu kaynakçılara yol veriyor. Eee? Ben miyim alemin enayisi? Sikerler. Ben de öyle yapıyorum artık. Zira toplum bunu istiyor. Ama Eski ben gibi tepki gösteren, sıkıştırmaya çalışan olursa haklıdır deyip 2 saniye duruyorum. Zaten arkasındaki yol veriyor yine.

Bunu pek çok şeye uyarlamak mümkün.

Diyeceğim; etik veya götük olsun. Gerçekler bunlar.
0
lazor
(19.07.25)
@lazor hahaha götük harika bir kapanış, ayrıca teşekkürler :)
0
🌸encokbenisevinnolur
(19.07.25)
Eskisi kadar sert bakmıyorum.

Herkes öyle yapmaya başlayınca yapmayanlar ciddi bir dezavantaj sahibi oluyor. O yüzden artık yapanları suçlamayı bırakıyorum.
Canım isterse ben de yapıyorum.

Ama halen bir suçluluk oluyor içimde ama geçer.
0
michael_knight
(19.07.25)
(8)

Bireysel Emeklilik Geliri

whatdreamsnevercome
ben bir süredir ayda 500 dolar atmaya çalışıyorum Bireysel Emekliliğe, yine uzun bi sürdir de altın ağırlıklı bi fonda tutuyorum.20 yıl boyunca atmayı planlıyorum, 55 yaşımda da bu parayı maaşa dönüştürücem, direkt çekmek yerine.şimdi bana diyor ki; "emekliliğinde 52500tl alırsın", bunu sanırım norm
ben bir süredir ayda 500 dolar atmaya çalışıyorum Bireysel Emekliliğe, yine uzun bi sürdir de altın ağırlıklı bi fonda tutuyorum.

20 yıl boyunca atmayı planlıyorum, 55 yaşımda da bu parayı maaşa dönüştürücem, direkt çekmek yerine.

şimdi bana diyor ki; "emekliliğinde 52500tl alırsın", bunu sanırım normal bir değerlemeye göre hesaplıyor değil mi? yani altın, dolar, enflasyon her şey tek haneli giderse 10 yıl boyunca ayda 52500tl alırsın diyor. ama diyelim ki altın o zamana kadar 20 kat 30 kat arttı, haliyle enflasyon da uçtu, haliyle almış olacağım maaş da bu doğrultuda arıtyor olacak değil mi?

bir de, ben bunu maaş olarak alırken; diyelim fonda o zamana kadar 150bin dolar para birikti. ben ilk ay 2000 dolar aldım, 148bin bu fonlarda değerlendirilmeye devam ediyor değil mi?
0
whatdreamsnevercome
(17.07.25)
borsa oynayın demiyorum ama, bence bireysel emeklilik çoğunlukla bankaların tuzağı =)

500 dolar ayırabiliyorsanız her ay gidin o parayı altında falan tutun, arsa vb. gayrimenkül alın süreç içinde. bireysel emekliliğin x5 yaparsınız.

ytd.
0
kveldulv
(17.07.25)
hocam ben ekonomist değilim ama çevremdekiler ve benim de görüşüme göre BES'e para bağlamak çok doğru bir yatırım aracı değil. Onun yerine sen yatırımın için bir sepet yap daha fazla kazanırsın.

ytd.
0
elektr10
(17.07.25)
ne kadar alacağınız hesaplamasında gördüğünüz tahmini tutar belirli kabüllere göre yapılıyor. her kurumun kendi içinde hesaplaması farklı olabilir. orada küçük bir bilgi notu olması lazım.

aylık ödeme talep ederseniz istediğiniz tutar mevcut fonlarınızdan bozuluyor, kalan kısmı fonda yoluna devam ediyor.
0
zakk
(17.07.25)
allah, allah. altın, euro, döviz alın demişsiniz. zaten BES param şuan altın ağırlıklı fonda duruyor, yarın bir gün borsa ağırlıklı bir fona aktarırım. anlamadım sorunun ne olduğunu? enflasyon %300'se ve bundan altın alarak kurtuluyorsam benim BES'im zaten altın fonunda?
0
🌸whatdreamsnevercome
(17.07.25)
insanlar bir sey duyuyor ve onu ezberleyip papagan gibi tekrarliyor. BES guzeldir devam et. BES'teki para da zaten yatirim fonlarinda degerlendirilir.

yani nakit atip sonra nakit alacaksan elbette uzun vadede zararli cikarsin. ancak BES fonlarinin cogu zaten hisseler uzerinden calisiyor. ben de atiyorum her ay. ama benim sistemde emekliliginde su kadar alirsin diye bir hesaplama yok. onu tam anlamadim. bu sorulari arayip sormanda fayda var cunku her sistemin kosullari farkli olabilir ve girdiginde sana kabul ettirdikleri metinde bizim bilemeyecegimiz detaylar olabilir.

NSA'da iki sorunun cevabi da evet. ama ben olsam kontrol ederim.
0
antikadimag
(17.07.25)
Birikimi nasıl yaptığınız önemli değil. Birikim yapıyor olmak önemli.
X olursanız Y olur vs. genelde boş muhabbet. En güzeli merkezi yerde büfe abicilerin negatifine gelmemek gerekir.
Şu an bunu yapabiliyorsanız bunu yapabiliyorsunuz.Bitti. Anlaşılması gereken devlet katkısının çok da bir önemi yok. Aynı parayı dışarıda da değerlendirirseniz de benzer getiri elde edebilirsiniz sonunda ama dışarıda rutinden çıkabilirsiniz, gaza gelip harcayabilirisniz vs.

Hesaplayıcılardan bir şey hesaplayarak bakmanın pek anlamı yok, gerçeği yansıtmayacaklardır anadolu hayat %4 brüt reel getiriye göre hesaplıyor. Dolar olarak ödüyorsanız iyice sapıtması mümkün.

Şahsi tavsiye olarak bir üründe tutmak yerine dönemsel sepet yapmayı daha mantıklı buluyorum.
0
wallcan
(17.07.25)
Evet, size aynı oranda birikim yapmaya devam ederseniz bugünkü hesaba göre ne kadar alacağınızı söylüyor. Zaten aksi mümkün değil, fonların ne kadar değer kazanacağını veya kaybedeceğini öngörmek imkansız.

Hesaplama kıstaslarını öğrenmek isterseniz bes sözleşmeniz olan yeri arayıp öğrenebilirsiniz.
0
akhenaten
(17.07.25)
1. 56 yaşında emekli oldugunuz gün ne kadar para birikmişse, onu peşin alabilir veya taksitle maaş olarak alırsınız. Bugünden 50 bin olmuş 100 bin olmuş demek tamamen boş. Altın veya borsanın 20 yıl sonra kaç olacağını görebilen varsa beni acil görsün.

2. Emeklilik başvurusu sonrası, maaş alarak devam ederseniz... içeride kalan paranız "standart BES fonuna" aktarılıyor ve orada büyüyor. istediğiniz gibi altın alayım dövize geçeyim diyemiyorsunuz. Bu nedenle genelde emeklilikte toptan para çekilir. ve çekilen para ile kısmen yeni BES açılır.

3. Bir diğer yöntem de her 1-2 yılda bir ek BES açmak. ve yatıracağınız paraları yeni açılanlara yatırmak. böylece 56den sonra her yıl farklı BES'i sonlandırabilirsiniz ve devam eden BES lerinizde standart fon alımı durumu olmaz.
0
507
(18.07.25)
(2)

Dolar kuru piyasası anlamaya çalışmak

atcapar
Herkese merhabalar, Google aramaya yazınca dolar kuru farklı çıkıyor, döviz bürosunda farklı, bankalarda farklı, merkez bankasında farklı, kapalıçarşıda farklı. Bunların hangisini baz almamız gerekiyor ve en doğru kuru hangisi veriyor? Teşekkür ederim.
Herkese merhabalar, Google aramaya yazınca dolar kuru farklı çıkıyor, döviz bürosunda farklı, bankalarda farklı, merkez bankasında farklı, kapalıçarşıda farklı. Bunların hangisini baz almamız gerekiyor ve en doğru kuru hangisi veriyor? Teşekkür ederim.
0
atcapar
(15.07.25)
biz fanileri ilgilendiren bankalar ve doviz burolardir. aradaki farklar bankalarin, burolarin kari, vergiler ve komisyonlardan dolayi olusuyor. doviz burolari bir tik daha avantajli fiyat verir bankalara gore genelde. google finansal verilere gore gosteriyor ancak bizim gibi alici saticilar icin o fiyatlar gecerli degil. gecenlerde 1300poundluk bir alisveris yaptim google'in verdigi ile bankanin kredi kartina kestigi esktre arasinda 2000 lira fark vardi
0
dogredsector
(15.07.25)
Endeksteki spot fiyatı saydığınız her şeyin ve daha fazlasının bir ortalaması gibi düşünün.

Siz nereden alım satım yapacaksanız orayı baz alacaksınız. Eğer alım satım yapacağınız yer spot fiyattan absürt derecede farklıysa bunu sizi kazıklanmaya karşı koruyan bir gösterge gibi düşünebilirsiniz.

Dolara güncel bir değer verip ortalama bir hesap yapmak istiyorsanız spot fiyatı veya merkez bankasının sitesinde açıklanan günlük değeri baz alabilirsiniz.
0
akhenaten
(15.07.25)
(5)

Evde ice americano

kondansator
Selamlar Mokka Port’ta yaptığım espresso’nun üstüne buz ve suyu bastım ama nedense dışardan aldığım americano gibi olmadı böyle ılık bir şey oldu. Neyi yanlış yapıyor olabilirim sizce?
Selamlar Mokka Port’ta yaptığım espresso’nun üstüne buz ve suyu bastım ama nedense dışardan aldığım americano gibi olmadı böyle ılık bir şey oldu. Neyi yanlış yapıyor olabilirim sizce?
0
kondansator
(14.07.25)
Hocam dışarıda aldığın espressonun makinesi 13 barla ürün veriyor moka pot 1 bar, haliyle iki cihazın ürettiği espresso ile yapılan americano aynı olamaz pek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.07.25)
Mesele sıcaklıksa buzu az kullanmışsınızdır. Kahveyi normalden daha az suyla yapacaksınız. Bütün bardağı tıka basa buzla dolduracaksınız. Kahveyi öyle dökeceksiniz. Eriyen buz az suyla yaptığınız kahveyi takviye edecek.
0
akhenaten
(14.07.25)
Sürahiye espresso ve buzdolabından soğuk suyu ekliyorsun. Buzla dolduruyorsun. Karıştırıp bardağına buzu tutarak döküyorsun. Üstüne buz ekliyorsun.
0
gabe h coud
(14.07.25)
1 - bir sürahide buzlu su yapın ya da bardağı su doldurup dolaba koyun ( kahvaltılıkların olduğu alt göze / dondurucu göze değil )

2 - mokapot ile kahve yaptıktan sonra boş bir bardağa koyun, içine buz basın ağzına kadar

3 - kahve yeterince soğuyunca üzerine dolaptaki soğuk suyu da ilave edin ( gerekirse tekrar buz ekleyin )

4 - mis gibi iced americano oldu
0
pislick0
(14.07.25)
Mokapottan espresso olmaz, dolayısıyla ice americano da olmaz bu şekilde, dışarıdaki makineler 13 bar değil 9 barda espresso verir.

Ice americano ayrı bir bardakta alınan shotun(9 barda 30 saniyede 40 gram çıktı) buzla dolu ve yeterince soğuk su eklenmiş cam bardağın üstüne eklenmesiyle olur, sonrasında bardağı iyice karıştırarak tamamen soğuk olması sağlanmalı.
0
blue rebel motorcycle club
(14.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.