Giriş
(5)

Duyarsızlasana kadar yaptığınız safliklar

sekizdokuzon
Bende niyeyse "Her insan doğuştan iyidir, bütün davranışları iyilik üzerinedir" gibi bir inanış vardı. İnsanların ne çeşit deccalliklere muktedir olduğunu anlamam çok uzun zamanımı aldı ve bu süreçte de tahmin edebileceğiniz gibi kendimi hiç koruyamadım. Herkesteki o iyiyi bulacağım diye bir yerim ç
Bende niyeyse "Her insan doğuştan iyidir, bütün davranışları iyilik üzerinedir" gibi bir inanış vardı. İnsanların ne çeşit deccalliklere muktedir olduğunu anlamam çok uzun zamanımı aldı ve bu süreçte de tahmin edebileceğiniz gibi kendimi hiç koruyamadım. Herkesteki o iyiyi bulacağım diye bir yerim çatladı.

Sizin böyle hayat bilmezlikten yaptığınız safliklar neler?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.07.25)
Ben de mesela böyle "herkesle aram iyi olsun insanlarinin" aslinda ne kadar üçkagitçi oldugunu ögrenmistim asirlar evvel.
0
feastofthedamned
(14.07.25)
Bazen yalan olduğunu %100 bildiğim bazı bahaneler duyardım, inanmadığımı söylersem ayıp olur diye düşünürdüm. "ya gerçekten söylediği gibi annesi/babası hastaysa başına gerçekten şu geldiyse ve ben inanmayarak pislik yapıyorsam?" diye düşünür saygısızlık yapmaktansa salak gibi gözükmeyi tercih ederdim. Nasıl da yedi falan demişlerdir arkamdan:)

Bana herhangi bir sebebi olmadan kötü davranan insanlara iyilikle karşılık verirsem kendini sorgulamasına sebep olurum ve benimle uğraşmaktan vazgeçer hatta belki de sever gibi mesnetsiz bir inancım vardı. Artık yok. Doğrudan yok sayıyorum
0
kullanicadi
(14.07.25)
Birisinin kötü bir davranışını gördüğümde,sözünü duyduğumda belki istemeden öyle davranmıştır, öyle soylemiştir belki de pişman olmuştur diye düşünürdüm. Bu davranışının altında belki psikolojik bir sebep vardır derdim mutlaka böyle durumlar da vardır ama bazı insanlar gerçekten kötüler.
0
rock n roll
(14.07.25)
Ben yakın olmadığım insanlara karşı çok elini taşın altına koyan bir insan değildim hiçbir zaman. Ancak dediğiniz gibi insanların içinde iyilik olduğuna inanırdım. Sonra sizin anlattığınız tarzda insanların başına gelenleri göre göre empati kurmaktan, iyi yan görmeye çalışmaktan da vazgeçtim.

Kişisel olarak bir zarar görmedim ama saflık mı saflık.
0
akhenaten
(14.07.25)
Bir de yukaridakine ek olarak, özelden mesaj atip, mesaj alimini kapatanlarin da üçkagitçi olduklarini biliyordum. Ne de olsa cevabi okumaya bir yerleri yemezdi.
0
feastofthedamned
(14.07.25)
(11)

sevgilinizle tartıştığınızda tepki biçiminiz ne oluyor?

goge bakan
büyük ya da küçük bir konuda tartıştığınızda o an ne var ne yoksa konuşup birbirinizi anlayıp devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz yoksa çekip giderek günlerce sessiz kalmayı mı? neden?
büyük ya da küçük bir konuda tartıştığınızda o an ne var ne yoksa konuşup birbirinizi anlayıp devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz yoksa çekip giderek günlerce sessiz kalmayı mı? neden?
0
goge bakan
(10.07.25)
Her şey bir anda anlaşılıp çözülemez ama sessiz duvar olmanın kime ne faydası var. Ayrıca buna silent treatment deniyor bir nevi cezalandırma. Buna çokça maruz kalınıyorsa ya da yapılıyorsa bu da bir sorun.

Eğer tansiyon çok yükselmişse, konuya sonra tekrar konuşmak üzere 1-2 gün ara verilebilir o ayrı
0
grimavi
(10.07.25)
O an konuşulup çözülmezse rahat edemem. Sessiz kalmak isteniyorsa da bir süre belirlenip o süre bitince konuşulur.

Silent treatment çok kötü bir şey. Birisi bana bunu yapacağına yatırıp dövsün daha iyi. Psikolojik şiddet bana çok dokunuyor tahammül edemiyorum
0
kullanicadi
(10.07.25)
Konuşmayı, sorunu çözmeye çalışmayı tercih ederim. Sevgilim de günlerce sessizliğini sürdürüyorsa ve çekip gidiyorsa beni sevmediğini düşünürüm. @grimavi'nin dediği gibi tansiyon yükselmişse 1-2 gün ara verilebilir ama tekrar konuşmak lazım sorunları.
0
rock n roll
(10.07.25)
Çok fena. Yüz yüzeyken çok yumuşağım, çok sakinim, mesafeli ve asilim ama mesajlaşarak konuşuyorsak maalesef ağzına tükürüyorum. Çünkü yüz yüzeyken sanırım savunma mekanizması olarak zihnim düşünmeyi ve eleştirmeyi durduruyor, cevap yetiştiremiyorum, düşünemiyorum bile. Sırf bu yüzden yüksek lisansı bıraktım, kendimi savunamayacağım diye. Çünkü alanım çok fazla farklı fikirlerin çarpıştığı ve herkesin ben bilirim benden iyisi yok dediği bir alan.

Yani sadece sevgili karşısında değil, değer verdiğim herkesin karşısında böyle oluyorum. Ama mesela dün bir benzinlikten 10 litre gaz almak istedim, şahıs "litre olarak veremiyoruz" demeden "250 lira yapıyorum yukarıya yuvarlayalım" deyince sinirim tepemde çıktı, bir de şahıs kişisel alanımı ihlal edince tepem attı ve azarladım adamı. Azarlama sebebim litre ile gaz vermemesinden çok dibime girmesi nerdeyse bana yapışmasıydı. Dövebileceğimi bilsem döverdim herifi.
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Ben sakin ve mantıklı konuşmaya çalışıyorum. Bey saçma sapan duygusal tepkiler verip küsüyor.
0
cilacı ökkeş usta
(10.07.25)
İlişki ciddileşmeye başladığında tartışmalı zamanlar olmuştu. İkimiz de agresif insanlar değiliz. İkimiz de hiç biriktirmedik, hatta bir şeyden rahatsızlık duyulan ilk anda söylensin diye daha başlarda anlaşmıştık.

Genelde ikimiz de puzzle çözer gibi yaklaşırız olaya. Sorun nedir, neden bir sorun, ne hissettiriyor, diğer taraf ne yapabilir, eğer diğer taraf yapamıyorsa öbür taraf bakış açısını değiştirebilir mi? vs. O sorun görünce ben alınganlık yapmam, ben sorun görünce o alınganlık yapmaz. Böyle böyle iyice nadir hale geldi zaten bu olay. Artık karşılıklı olarak diğeri için sorun olacak bir şey yapınca anlayıp konuyu kendimiz açıp özür diliyoruz bazen :D Böyle anlatınca çok robotik durdu ama tabi olay bu kadar robotik değil doğal akışında.
0
akhenaten
(10.07.25)
Valla sorunlara mantıklı yaklaşabilen bir kadın bulursanız haber edin, adınıza sevinelim. Panik olmadan, kendini kaybetmeden iletişime geçip, çözüme ulaşmak için orta yolda buluşabilecek birini bulmak çok zor gibi
0
Shepard
(10.07.25)
Sorunun cevabı; karşımdakine göre geliştirdiğim çeşitli stratejiler var. Makul bir şekilde tartışabildigim bir kadına herhangi bir rolde (ana bacı sevgili is arkadaşı meslektaş hoca) rastlamadım pek. Maksat çözmek, oluruna bakmak ve birliktelikse; dışarıdan zorlayan maddi manevi bir krizin stresi dışında bir şeyin tartışmaya dönüşmesi de zor bence.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
Sevdiğim insanla derdimi anlatana kadar konuşur tartışırım. Davul zurna az dedirten insana anlatmaya zorlamam, bu tekrarlı olunca da soğurum.
0
Bruce
(11.07.25)
sinirlenince genelde cevap vermem. siniri geçmeye başlayınca konuşurum yavaş yavaş sonra da kendimi haklı çıkarıp trip atarım doludizgin. gönlümü almak için yemeğe götürüyor sonra beni
0
Hallegadola
(11.07.25)
ikimiz de sinirlenince bunu yansıtan insanlarız. genellikle kavga sırasında ikimizden biri fazla yükseldiğinde o an daha sakin olan kişi ortamdan uzaklaşıyor, şu ana kadar oda değiştirmekten daha da uzağa gidilmedi. En kötü 2-3 saat sürüyor bu durum.
Sonra genellikle fazla yükselen taraf özür diliyor mesele çözülmese bile genellikle ara yol bulunuyor.

olayın sıcağı ile bazen sorunlar çözülemeyebiliyor. 4 yıldır hiç günlerce sessiz kalınmadı.
0
denizgonen
(11.07.25)
(10)

Çamaşır makinanızda sıvı deterjan aparatı kullanıyor musunuz ?

grimavi
Böyle bir şeye gerek var mı? https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ-eamR4WSCfumKU8QilvpXMG_MXyzift-NfzYqWebvszIJL_1vI8Ppb7Aj&s=10Deterjan koyduğumuz göze yerleştiriliyor, her markanın şekli farklı ama temsili olarak şöyle bir şeyEdit: ya işte benim makina eski tip, eski makinası ola
Böyle bir şeye gerek var mı?
encrypted-tbn0.gstatic.com

Deterjan koyduğumuz göze yerleştiriliyor, her markanın şekli farklı ama temsili olarak şöyle bir şey

Edit: ya işte benim makina eski tip, eski makinası olanlar sonradan alınca bir fark görebildi mi, çamaşırlar daha mı iyi temizlendi :)
0
grimavi
(10.07.25)
kullanmıyrum zaten 10 saniye içinde su almaya başlıyor su alırken sıvı deterjanıda koyuyorum zaten deterjanı dolaptan çıkartmak kapağı açıp deterjanı dökene kadar su almaya başlıyor makinam
normalde çamaşırı zamanlayıcı ile koyuyorsanız eve gelmeden yıkanmış olsun şeklinde ayarlayanlar oluyor onlar için etkili olabilir.

14 senelik makina bizimki sıvı deterjanlar vardı ama bu apartala gelmemişti makina
0
eja
(10.07.25)
Sanırım yeni modellerde standart olabilir eski modellerde yok
0
🌸grimavi
(10.07.25)
toz deterjan kullanacaksanız gerek yok, sıvı deterjan kullanacaksanız gerek var.
0
elorelia
(10.07.25)
kullanmıyoruz, ne işe yaradığını bilmiyoruz. hiçbir amaca hizmet etmişyormuş gibi görünüyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.07.25)
yeni modellerde , ağzında kapak var, kapağı açıp dolduruyorsun,makina gerektiiği kadar içinden çekiyor.

images.samsung.com
0
designer
(10.07.25)
Benim makinada toz deterjan ve sıvı deterjan için böyle raflı değil de, indir kaldır şeklinde çalışan iki uçlu bir aparat var onu kullanıyorum. Bir tarafı set şeklinde sıvı deterjan için, bir tarafı spiral şeklinde toz deterjan için.
0
akhenaten
(10.07.25)
deterjanı su alırken dökecekseniz gerek yok.

ama ön yıkama yapacaksınız mesela, ön yıkamanın suyunu alırken ön yıkamaya, ana yıkamanın suyunu aırken ana yıkamaya dökmeniz lazım.

ya da atıyorum zamanlayıcı kuracaksınız, doldurup ayarlayayım, 6 saat sonra çalışsın, akşam geldiğim sırada yeni bitmiş olsun diyecekseniz o zaman gerekir.

kısacası suyunu alırken o anda koyacaksanız gerek yok. deterjanı yıkama anında değil önceden koyma niyetiniz varsa gerekli.
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Kullanıyorum hatta hiç toz deterjan almadım. Sadece sıvı deterjan kullanıyorum
0
cemallamec
(10.07.25)
kullanıyorum. benimkinde yoktu(belki yanında gelmiştir de eski kiracılardan devraldım tüm eşyaları. ilk sahibi değilim bilmiyorum) diye kullanmayan anneminkini alıp kenarlardan kesip sığdırdım bi şekilde hatta :D onunki az bişey daha genişti yerine tam oturması için olan o tırnakları kesmek yetti.
0
konetsu
(10.07.25)
Sıvı deterjanı direkt kazanın içine çamaşırlar ile birlikte koyuyorum. Ariel'in yeşil kapağı ile.
0
inheritance
(10.07.25)
(11)

Birinin Size Söylediği En Kırıcı Söz Neydi?

rock n roll
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
rock n roll
(07.07.25)
Duyduğum en kırıcı sözleri özel hayatımda değil iş hayatında duydum. İş hayatındaki insanlar %100 faşist.

Sen pedagojik formasyon almadın mi demişti bir hoca.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
"sen kimseye, hicbir seye commit edemezsin. o kadar ki senin hobin bile yok. bir seye baslayip sikilip birakiyorsun hemen."
0
sonsuz
(07.07.25)
Kırmadı ama içimde yumru oldu oturdu.
Üniversite yıllarında flörtleştiğim biri vardı. Kafayı tek eşlilikle bozmuştu, benden güvenilmezlik sinyalleri almış, öyle demişti. Sen de herkes gibisin falan bir şeyler saçmaladı.

Ben de, bu konuda büyük de konuşurum, hiçbir zaman birini aldatacak (veya sırf formaliteden, aldatmış olmamak için şak diye ilişki bitirecek vb.) birisi olmadım. Bir şey de diyemedim, öyle içime oturmuştu. Birinin sizi tanımadan bir sonuca varıp hiç söz hakkı bırakmadan işine bakıp gitmesi zor bir şeymiş, insanın boğazında kalıyor bir şeyler. Olmadığına üzülecek kadar bile tanımıyordum, dedikleri çaresiz hissettirmişti sadece. Baya hadsizlik yaptı.

Neyse gözünü sevdiğimin karması, boş durmadı sonrasında :D onun o kafayla zor zaten. Tahlil yeteneği sıfırdı arkadaşta. Bak yine sinir oldum. Öyle olmasaydı nişanlımla tanışamazdım ama belki.
0
akhenaten
(07.07.25)
"Sen beni ne adam gibi sevebildin, ne adam gibi sikebildin"
Gayet iyiydi halbuki.
0
norek
(07.07.25)
Yazdim, sildim. Ifsa olma olasiligim var. Bunu bircok kisiye soyledim. Icimde hep tekrar ediyor o sahne zaten. Olene kadar unutmam herhalde. Abim soyledi. Oz abim. Espri niyetine soyledigi cok agir bir cumleydi. Onu hayatimdan cikardim bu cumleyle.
0
Kittie
(07.07.25)
ne demediler ki..
en güzeli kafaya şapka takin,
Fötr, saksı, fiyonk..
0
designer
(08.07.25)
One night stand yasadigim bir kadinin evinden sabah çıkarken gayri ihtiyari görüşürüz demiştim o da "bakarız" demişti. 15 sene gecti, atlatamadim bunu.
0
duster
(08.07.25)
Birinin söylediği bir şeye kırıldığıma dair bir örnek hatırlayamadım.

Ama şey çok var, bir olay ya da durum oluyor "lan bu böyle biri miymis" diye çok kırıldığım oldu. O kişinin öncesinde görmediğim, ama sonrasında bir şekilde ayyuka çıkan olduğu kişi kırdı beni.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu sorunu görünce düşündüm düşündüm düşündüm... fark ettim ki, en çok kelimelere cümlelere kırılıp yaralanan ben, en kırıldığım sözleri hafızama kaydetmemişim.

Şimdi bir şey geldi aklıma, bana hitaben söylenmemiş bir söz ama. Yakından tanıdığım bir adam boşanma aşamasındayken (işsizdi) çocuklara nafaka verme konusu açıldığında "maaşımın 4'te birini çocuklara yediremem!!!" demişti.

Bunu unutamıyorum evet. Sanki onun çocuğu benmişim ve gözümün önünde söylüyormuş gibi çok ama çok kırıldım.

Bu hatırayı niye bu kadar zor hatırladım bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
en kırıcı olan herhangi bir söz söylenmemesiydi.

sevdiğiniz insanın bir anda çekip gitmesi gerçekten çok acı.
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
öl diye emzirmedik de ama ölmedin.
0
Phoebe
(08.07.25)
(14)

yildizi nasil ciziyorsunuz?

cooperr
https://preview.redd.it/6s1tbar0qz651.jpg?width=640&crop=smart&auto=webp&s=fb6b3e1b132f48c877fedfe34438f22526d01763benim sekans 524135
preview.redd.it

benim sekans 524135
0
cooperr
(07.07.25)
413524
0
nahtoderfahrung
(07.07.25)
413524
0
belkider
(07.07.25)
413524 +1
0
rodeocu
(07.07.25)
41352
0
but that was just a dream
(07.07.25)
41...
0
akhenaten
(07.07.25)
413524 ama yanlış hatırlamıyorsam ilk okulda 524135 çizerek başlamıştım.
0
nawar
(07.07.25)
413524 +1
0
kobuzchu kiz
(07.07.25)
42531
0
hayalhayal
(07.07.25)
14253
0
1917
(07.07.25)
413524
0
taurina
(07.07.25)
yalan yok sasirdim cevaplara..
demek bizde bir dingillik vaaa
0
🌸cooperr
(07.07.25)
413524
0
yadigar
(08.07.25)
143524
0
buenosdias
(08.07.25)
413524
0
Kittie
(08.07.25)
(4)

Meskun alanda drone uçurmak serbest mi?

sonhakan
Bizim sitenin üzerinde ara ara görüyorum?
Bizim sitenin üzerinde ara ara görüyorum?
0
sonhakan
(03.07.25)
Değil, bir ihtimal bir yerlerde bir inşaat, restorasyon alanı vs. varsa onun için izinli kalkıyordur. Başka bir ihtimalle izinsizdir, siz rahatsız oluyorsanız bildirin.
0
akhenaten
(03.07.25)
İzinsiz hiç bir şekilde kalkamıyorum drone şikayet edin.
0
rodeocu
(03.07.25)
shgm'nin serbest ya da yasaklı drone bölgeleri var
aşağıdaki linkten detaylı bilgi alabilirsiniz.

drone.net.tr
0
duyuruuser
(03.07.25)
polis drone devriyesi atıyor olmasın. balkonda bir şeyler yetiştiriliyor ihbarı gelmiştir.
0
Improbable
(04.07.25)
(14)

Sezen Aksu'nun en sevdiğiniz şarkısı

sekizdokuzon
Benimki şu: https://open.spotify.com/track/1HzbDXVhbv72rJJQaVJFwD?si=jn7zauIeQLODAj8ZtEzceg
Benimki şu: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Son sardunyalar
youtu.be
0
grimavi
(02.07.25)
A onu da severiz
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
open.spotify.com

Dönem dönem değişir tabi ama, şimdi; yarası saklım.
0
fildirfildir
(02.07.25)
90'lar halini seviyorum; en sevdiğim ruhuma asla. Çocukken klibini de çok severdim bunun.
0
akhenaten
(02.07.25)
Her zaman doğru yerde duramamış bir insan ama seksenler sonundaki o politik tavrını çok seviyorum ben de. Oradan devam etse belki şu an AI yle klip çekemez ama türk pop müziğine çok daha esaslı bir damga vururdu gibi geliyor. Çok derin bir ruh ama ahlak olmadan uzun vadede bir şey ifade etmiyor elbette.
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sarı odalar
0
nothing in my way
(02.07.25)
İzmirli bir kere +1500 point
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
çok var aslında ama

en sevdiklerimden biri unut www.youtube.com

sezen aksu 88, sezen aksu söylüyor ve gülümse albümleri en sevdiklerim. bu üç albümdeki tüm şarkılar mükemmel.
0
exlibris
(03.07.25)
Sevmem. Dinleyicilerini aklı yok yerine koyup siyasi yönlendirmede bulunduğu günden itibaren bitti benim için. Hele ki yönlendirmesi benim için kabul edilemeyecek belli bir yöne doğru olunca. Kendisinin aklı olduğunu düşünüyorum, yapmaması gerekeni yaptı. Üzgünüm, kendisiyle keyif güdemem.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
sezen aksu hiç sevmem. ama

www.youtube.com

bu şarkıyı çok seviyorum. ne zaman dinlesem ağlarım. çok dokunuyor bana.
hatta şimdi buraya link atmak için açmıştım. ağlamadan kapatmaya gidiyorum.
0
matilda
(03.07.25)
ru dizisinde calan sarkisi.

ne zaman ki icim tasar sevincten, sensiz icime sinmiyor
0
sonsuz
(03.07.25)
Firuze
0
blonde redhead
(03.07.25)
aslında muhayyer divan +1 diyebilirim. ama bilerek açmasam da bir noktada yakalıyor ve hakkını veresim geliyor. yine ve malesef ama ki; aşk meşk duygularını yalanlarcasına siyasi bildirimler yapması kendisine sürdüğü en büyük lekesi oldu.
0
love and trust
(03.07.25)
Kendisi yedi cihanda lekeli olsa da bir çok eski şarkısını severim. Yeni albümünü dinlemedim dinlemeyi düşünmüyorum çünkü şarkılarını ergenken siyasi görüşünü bilmeden sevmiştim.
0
ekimoloji
(03.07.25)
(8)

kişi kendisine lakap verebilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa bu başkalarının yapması gereken bir şey mi?
yoksa bu başkalarının yapması gereken bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.07.25)
"my name is giovanni giorgio but everybody calls me giorgio"
Başkalarının yapması gereken bir şey
0
onheil
(01.07.25)
zaten kişi lakap için asisti yapıyor ahaliye isim koymak kalıyor
0
mantık
(01.07.25)
Bana lordum diyebilirsiniz.
0
anon1m
(01.07.25)
Bana Shepard diyorlar, başkaları bu ismi koydu. Demek ki ben çobanım. Koyunları güden, kitlelere yön veren ahahahahah.
0
Shepard
(01.07.25)
başkası derse olur. tanımadığın insanların arasında ilk defa katılıyosan bana bunu diyebilirsiniz diyebilirsin.
0
koela
(01.07.25)
Verebilir, veriyor. Kendisini o lakap ile tanıyor. Almanya'da ismi yerine lakabı ya da isminin versiyonu ile tanıtan çok. Rusya'da da yaygın bu. Tabii millette karşılık bulmazsa insanlar eskisini kullanmaya devam eder. Negro, Boğaz(içi) Köprüsü, Kızılay, İnönü Stadyumu gibi.
0
nawar
(01.07.25)
Komik olur verirse.
Bir de "bana x derler" demek başka, ben kendime lakap verdim demek başka.

Şarkısı bile var "they call me cuban pete" diye.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
Lakap, adınız dışında insanların size seslenmek için kullandığı bir ad, resmi geçerliliği yok. Haliyle lakabın var olabilmesi için çevrenizde size o lakapla seslenecek kişilerin bunu benimsemesi gerek. Eğer insanların size seslenmek için kullanmadığı bir lakabınız varsa, bu öyle bir lakabın aslında olmadığı anlamına geliyor. Tersine, eğer insanlar size adınız dışında bir lakapla sesleniyorsa bu lakabın nereden çıktığının önemi sıfır (0). Konu tamamen teknik.
0
akhenaten
(01.07.25)
(25)

Yurtdışı tatilinde tanışılan flört

FreSh
Geçen hafta tatildeyken barda bir çocukla tanıştım(tanışmak isteyen ve yanıma gelen oydu, ben de hoşuma gittiği için kabul ettim). o gece normal muhabbet ettik, birkaç gün yoğun olacağım ama sen gitmeden bir kere daha görüşebiliriz dedi. Ertesi gün yazmasını bekledim mesaj gelmeyince ben yazdım nası
Geçen hafta tatildeyken barda bir çocukla tanıştım(tanışmak isteyen ve yanıma gelen oydu, ben de hoşuma gittiği için kabul ettim). o gece normal muhabbet ettik, birkaç gün yoğun olacağım ama sen gitmeden bir kere daha görüşebiliriz dedi. Ertesi gün yazmasını bekledim mesaj gelmeyince ben yazdım nasıl gidiyor ben yine buralardayım diye. O da bugün çok yoğundum(pazartesiydi, çalışıyor) biraz da yorgunum ama uğrayabilirim deyip geldi ve o gün başbaşa çok romantik ve eğlenceli bir gece geçirdik. Ertesi gün sabah otelden ayrılıp artık farklı bir şehre geçecektim. Sabah sana uyandırma mesajı atacağım zaten çalışıyor olacağım dedi. Sabah dediği gibi mesaj attı ve ben de teşekkür ettim. Sonra bir daha da konuşmadık. Ben Türkiye'ye geri döndüm yaklaşık bir 4-5 gün geçti ve ondan ses çıkmadığı için mesaj atmak istedim. Nasıl gidiyor ben tatilden sonra işe adapte olmakta zorlanıyorum vs diye goygoy bir mesaj attım. Anında cevap verdi trafikteyim sonra sana döneceğim diye ve trafiğin fotoğrafını attı :D Çok şaşırdım çünkü anında cevap vermek zorunda değil kimse ama bu hoşuma gitti bir yandan da. Bir saat sonra falan yazdı, adapte olmak zordur seni anlıyorum, ben de çok yoğunum bu sıralar biraz yorucu geçiyor vs yazdı yine. Bu aralar kariyer odaklı vs olduğunu söyledi ama bir yandan da hayatı kaçırıyor gibi hissediyorum dedi. Ben de istediklerini başaracak birine benziyorsun gibi bir şeyler yazdım. Orayı özlediğimi söyledim manzara videosu çekip attı hemen. Biraz geçti ve çalışacağım gitmem lazım dedi ben de kolay gelsin dedim. Bunun üzerinden de 4 gün geçti ve nedense yazmasını bekliyorum. Mantıklı bir beklenti olmadığını biliyorum. Hatta bu çocukla takılırken hiç dert etmeme gerek yok küçük bir macera tatlı bir anı olacak ileride hatırlar tebessüm ederim diye düşünmüştüm hep ama kafama taktığımı fark ettim ister istemez. Tekrar yazsam mi öylesine sizce? Bu sefer son olur ve o yazmazsa bir daha da rahatsız etmem. Bu arada iş gereği yılda bir falan yaşadığım şehre geldigini ve geldiğinde görüşmek istediğini söylemişti. Sallıyor muydu? Kariyer odaklıyım derken bana artık yazma mesajı mi vermek istiyordu? Arkadaşça yazsam sorun olmaz diye düşünüyorum ki son mesajlasmalarimiz arkadascaydi asla baskı yaratmak ve darlamak istemedim. Öyle mesajlaşmak bile hoştu benim için. Yazmalı mıyım sizce? (Uzak olduğumuz için saçma galiba)
0
FreSh
(28.06.25)
Aiyy negzel flört ❤️ ama ben olsam yazmazdım. Sonra uzak mesafe ilişkisine dönse bi türlü dönmese bi türlü... tatlı bir ani olarak kalması mantıklı olan.
0
buzbebek
(28.06.25)
Uçtu gitti hayaller...
0
luluki
(28.06.25)
Kariyer odaklıyım diyen biri birden bundan vazgeçip de, iki gün gördüğü ve uzağı geçtim, ayrı bir ülkede yaşayan birinin peşine düşerse zaten fazla tutarsız olur :D Böyle birine nasıl güvenilir, baya dengesiz bir tip olur.

Bırakın, haber vereceği varsa buraya geldiğinde haber verir zaten. Yoksa da siz neden yazıp durasınız? Zorla güzellik olmaz.
0
akhenaten
(28.06.25)
Mesaj atma sırası onda.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
adam güzel bir kaçamak olarak yorumlamış, oraya geldiğimde tekrar takılırız diye düşünmüş muhtemelen ama fazlası değil.
0
biravekahve
(28.06.25)
Gene tipik bir Avrupali erkek hayranligi, fazlasi degil. Benzer olay TR'de olsa herhalde bu kadar kendinden geçmezdin.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
Kadınlar: çok romantik eğlenceli bir gece geçirdim.
Erkekler: iyi sevişiyor. Üç posta attım.
0
benaslindayohum
(28.06.25)
@feastofthedamned aahahaha +1,
@benaslindayohum xd +1,

Yaz derim, ama biraz düşündüm(2 saniye kadar) ve güzel bir anı olarak kalmasını istiyorsan yazma derim. Amaaaa yazarsan da süper bir anı olarak kalabilir ve veya çok iyi arkadaş, sevgili bilmem ne de olabilirsiniz. Yaniii kimseyi dinleme ulan, içinden geleni yap. Zaten ortada bir şey yok, haliyle kaybedecek bir şey de yok.
0
Shepard
(28.06.25)
Avrupa erkeklerinden çok şey beklememizin nedeni Türk erkeklerinin sekse bakışı daha çok. Üstte yazilanlara bakarsanız ne demek istediğim anlaşılır. Adamlar o kadar da bayulmadigi kadın için bile "Bastım geçtim" demiyordur, emin olun. Cidden mide bulandiriyorsunuz, bari sesli söylemeyin şu iğrenç düşüncelerinizi.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
sevistiginiz biriyle arkadaslik hakkinizi kaybettiniz o bakis acisini gecelim. geldiginde 1 gun takilabilirsiniz diye butun sene mesajlasamaz degil mi
0
ala09
(28.06.25)
bence yazmamalısın.

çünkü tatlı bir tatil anısı yaşamışsın ve onun tadını orda bırakmak gerekiyor. hani o da türkiye'de yaşayan birisi olsaydı da orda karşılaşsaydınız (yani devamı için bir olasılık olsaydı), bunu düşünmekte haklısın ama o başka bir ülkede yaşıyor, sen başka bir ülkede ve sadece birkaç gün güzel bir bağ yaşadınız.

hayatın güzel anlarından biri olarak düşün ve mutlu ol ama yoluna bak.
0
gitdaddy
(28.06.25)
Ciddi ilişkiye evrilen tek gecelik ilişkim olmuştu. Ten uyumu oluştuysa sohbeti devam ettirebilirsin, mesaj sırası önemli değil.
0
HellKeePer
(28.06.25)
@sekizdokuz,

gerçeklerin böyle aci taraflari var maalesef ve sizler elbette bu gerçegi kabullenemeyeceksiniz.

Ayrica ne zaman Avrupa erkegini bir Don Juan yapip, Türk erkegini gömen bir yorum okusam midem falan da bulanmiyor sahsen, gülüp geçiyoruz cehaletinize (:
0
feastofthedamned
(28.06.25)
@sekizdokuzon
Avrupalı erkekler bastık geçtik yerine one night stand deyince romantik mi oluyor? Bu ne değişik kafa yapısı
0
benaslindayohum
(28.06.25)
İkisi arasında hiçbir fark görmediğin belli, sen buradan devam. Değerli nefesimi tuketemem şimdi sana bir şeyleri açıklamaya.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
@feastofthedamned yok Türkiye'de olsa, yaklasimi aynı olsa ve aynı şeyleri yapsaydik yine hoşuma gitmiş olurdu. Hatta türk olsa daha çok yazmak isteyebilirdim olma ihtimali daha çok diye
0
🌸FreSh
(28.06.25)
@benaslindayohum ben de sadece romantik anlamda bakmıyorum aslında iki anlamda da iyi vakit geçirdim.
0
🌸FreSh
(28.06.25)
Bu kadar kişi aynı cevabı yazınca çok anlam yüklediğimi fark ettim ve yazmayacağım. Halbuki eglenirim dönünce unuturum diye düşünmüştüm ama öyle olmuyor erkek ve kadın bakış açısı genel olarak farklı galiba :') tatlı bir anı olarak kalsın herkese teşekkürler cevaplar için
0
🌸FreSh
(28.06.25)
Bence de bekleyin, o yazarsa yazsın.

Bu arada giriş gelişme sonuç diye ayırıp veya konuları gruplayıp satır başı yaparsanız daha okunaklı olur sorularınız.

İyi oyunlar.
0
ananiyimioguz
(28.06.25)
Ayril coco
0
lapaz
(28.06.25)
feastofthedamned +1
0
abelardo
(28.06.25)
Sekizdokuz,

Yazabilecegin hiçbir MANTIKLI argümanin yok zaten yazdiklarimiza karsilik o yüzden bence de nefesini filan yorma. Ya da daha güzeli "turkish girls on erasmus are easy" basligini oku vakit buldukça, günes balçikla sivanmaz bunu görmüs ol.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
şimdi sen bu adamı gözünde o kadar büyüteceksin ki önüne yeni kişiler çıktığında da aklında kalacak. tatlı falan değil saçma sapan bir şey yaşamışsın.
0
deartheodosia
(28.06.25)
Türk erkekleri ne kadar kiskanc ya :)
Yabanci erkeklerin cogu size bin basar kudurun.

Bence bu is olmaz. Adamin her seyinden anlam cikarmays calismissin ama söyledigi sey su: su an vaktim yok.
Meali: su an genel olarak vaktim yok ve sana da yok.

Next
0
sonsuz
(28.06.25)
@deartheodosia yorum için teşekkürler ama ben saçma bulmuyorum. Kendimi kasmadan çok fazla düşünmeden istediğim gibi davrandım, yine olsa yine yaparım eğlenceliydi çünkü. Başkalarından da aynı şeyi bekler miyim bilemiyorum, zamanla unutur giderim beklesem bile.
0
🌸FreSh
(28.06.25)
(13)

Son zamanlardaki alkollü içecek tercihiniz

sekizdokuzon
Birayla aram epey açılmıştı ama şarabın şişesini açtığımda bitirmeden bırakmayıp ertesi gün ruh gibi gezmemden ötürü kırmızı Tuborg'u denemeye karar verdim. Şimdi üç günde bir iki kırmızı Tuborg'la hem serinliyor hem ertesi gün mahmurlugunu yaşamaktan alikoyuyorum kendimi. Yaz sonuna kadar bu böyle
Birayla aram epey açılmıştı ama şarabın şişesini açtığımda bitirmeden bırakmayıp ertesi gün ruh gibi gezmemden ötürü kırmızı Tuborg'u denemeye karar verdim. Şimdi üç günde bir iki kırmızı Tuborg'la hem serinliyor hem ertesi gün mahmurlugunu yaşamaktan alikoyuyorum kendimi. Yaz sonuna kadar bu böyle gider.

Sizin son zamanlardaki favori alkol tercihiniz nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(27.06.25)
pinot grigio ya da chardonnay, always.

www.youtube.com
0
sonsuz
(27.06.25)
Severus Snape üzümlü kekim :(
0
🌸sekizdokuzon
(27.06.25)
Jagermeister yeni favorim, sek veya redbull ile her türlü gidiyor.
0
kimlanbu
(27.06.25)
Şargoz yap sekizdokuzon

Daha uzun süre içersin, soğuk beyaz şarap ve limonlu gazozu 1e1 ölçüde karıştır tam yaz kokteyli
0
grimavi
(27.06.25)
@grimavi: ertesi gün şeyi olmuyor değil mi
0
🌸sekizdokuzon
(27.06.25)
Ertesi gün mahveden kırmızı şarapsa beyaz ya da rosé daha iyi oluyor. Bir de şarapla beraber bol bol su.

Sıcakta mojito çok güzel oluyor. Evde yapması zor da değil.
0
kobuzchu kiz
(27.06.25)
Şişenin tamamını bir gecede bitirirsen sıkıntı olabilir fakat, gazozla karıştıracağın için iki günde bitirirsen sorun olmaz diye düşündüm

Gazoz hacmi artırıp birim miktardaki alkolü azaltacak yani
0
grimavi
(27.06.25)
Şu an fiilen bira içiyorum. Eğer birayla aranız açıksa rakı. Ben rakıyı 30. yaş günüme kadar içmedim, sevemedim ama şimdi görüyorum neyi kaçırdığımı. Rakı iç. Hiç olmadı viski içersin ama rakı iç.
0
cay koy geliyorum
(27.06.25)
bizim tekelde 1.5 litrelik beyaz şarap var 270 lira. urartu'ydu sanırım ismi, normalde fiyatı daha fazla olabilir bu kampanyalı gib bir şey çünkü şu an. onun üstüne bir tane kırmızı bremen, param varsa iki.

bunu olabildiğince düşük maliyetle sarhoş olmak için yapıyorum elbette, bu ekonomide adını unutup koca bir günü pas geçmek için ekonomik bir yöntem.

keyif için içiyor olsam ve maddi durumum el verse sessiz sakin bir barda Guinness içip papates yemeyi tercih ederdim ama. insan içinde yüksek alkollü içecek tüketmeyi sevmiyorum pek, zaten lüzumsuz pahalı oluyor.

yalnız yine de hakkını vereyim amaç doğrultusunda urartu gerçekten güzel iş yapıyor. normalde pek şarap seven birisi değilim ama tadı fena değil gidiyor yani. bi şeyle karıştırayım da bi halta benzesin dedirtmedi hiç.
0
der meister
(27.06.25)
Sadece buzlu bardakta tuborg. Bu sıcakta başka herhangi bir şey aklıma bile gelmiyor açıkçası.
0
akhenaten
(27.06.25)
Rakı. İnsan yaşlandıkça rakıcı oluyor.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
Cin+tonik+limon
0
HellKeePer
(28.06.25)
Soruyu hortlatmis olacagim ama soguk kahve delisi olarak yazmaya deger gordum. 1,5 shot votka, 1 shot kahlua, 1 shot cold brew kahve(iyice suzulmus cekirdekli olmasi kâfi), 1/2 shot baileys ve buz. Baileys yoksa krema da oluyor. Fena bagimlilik yapan bebeksi bi kokteyl. :')
0
sey mi dostum
(23.08.25)
(32)

3 ay sonra kızımız olacak ama isim bulamadık

bedrozan
Haydi bir el atın da güzel bir isim bulalım kızıma. 1-)Gökçe, Eylül ve İpek isimleri arasında kaldım ancak karar veremedim . Bu isimlerden birinin yanına, ikinci isim olarak kulağa hoş gelen, uyumlu bir isim bulalım. ( Eylül ada, İpek Melis, Gökçe Beliz ... gibi) 2-) Bunun dışında önerdiğiniz farkl
Haydi bir el atın da güzel bir isim bulalım kızıma.

1-)Gökçe, Eylül ve İpek isimleri arasında kaldım ancak karar veremedim . Bu isimlerden birinin yanına, ikinci isim olarak kulağa hoş gelen, uyumlu bir isim bulalım. ( Eylül ada, İpek Melis, Gökçe Beliz ... gibi)

2-) Bunun dışında önerdiğiniz farklı kulağa hoş gelen güzel bir seceneginiz barsa da yazabilirsiniz.

Zahmet edip yazan herkese çok teşekkür ederim. Eşimle çok araştırdık ama netleştiremedik, gerçekten zor bir süreçmiş isim konusu. Bu yüzden fikirlerine kıymet verdiğim sizlere danışmak istedik.

Soyisim soran olmuş; Oktay.
0
bedrozan
(26.06.25)
ada
defne
selma

avantajlar:
ingilizce'de de benzer isimler olmasi
turkce harf icermeme
kolay okunur/soylenir, uzun degil, garip degil

iki isimli olmak da ilerde sorun cikarabilir. burokrasi islerinde vs.
0
ermanen
(26.06.25)
olsun, o da evlat. necla, ceyda, selma, rana, büşra, hülya, leyla, azra, semra, banu, nalan, suzan güzel isimler. nigger anımsatması yapmayacaksa nigar da olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.06.25)
İki isimli biri olarak söylüyorum: 2 ismi birden taşımak zor. İnsan genellikle iki isimden birini seviyor ve diğer isim yük oluyor.

Örneğin kızınızın adı İpek Melis oldu diyelim. Siz ona Melis diye hitap edeceksiniz. Okuldaki arkadaşları İpek diyecek. Sonra iş hayatına başlayacak belki tekrar Melis olacak. Bu karmaşayı bir ömür yaşayacak.

Ben keşke tek ismim olsa diyorum hep.

Ben oyumu Gökçe isminden yana kullanıyorum :)
0
amortisman
(26.06.25)
iki isim olunca isimlerin güzelliği kayboluyor ve (varoş demek istemiyorum ama) kötü bir his bırakıyor bence. ada çok güzel bir isim ama eylül ada olunca ı ıh. sevmiyorum ya. kim çıkarttıysa bu iki isim olayını. ayrıca ileride evlenirse çift soyad taşıması zorlaşacak iki isimli olursa.
0
deartheodosia
(26.06.25)
İlayda.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
1- Ben Gökçe adını hep severim. Bence güzel bir isim, kızım olursa bunu koymayı düşünüyorum.

2- Gece diye bir tanıdığım vardı, bence kulağa hoş geliyor. Sakin bir havası var, zarif duruyor.
0
akhenaten
(26.06.25)
nil.
0
beatbox yapan metalci
(26.06.25)
2 isim koymayın :( 2 isimliler zorlanıyor. Zaten sadece birini kullanıyoruz ne gerek var 2.’ye :(

Önerim: ada, eylül

Allah analı babalı büyütsün şimdiden
0
mor oje
(26.06.25)
Övünç
Doğa
Pelin
Meltem
0
tuborg yesili
(26.06.25)
bence iki isim koymayın ama madem gökçe ismini seviyorsunuz Gökçe Ada olabilir. hem esprili olur hem de mis gibi iki isim. (bkz: gökçeada)
0
exlibris
(26.06.25)
Bence de iki isim koymayın ama tâbi bu sizin kararınız. Üç isim de çok güzel bence ama illa birini seçmek gerekirse oyumu Gökçe'den yana kullanıyorum. İkinci isim illaki olacak diyorsanız da Gökçe Bilge olabilir. Sadece Bilge ismini de düşünebilirsiniz benim çok sevdiğim bir isimdir. Çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza alırsınız umarım.
0
bhhs
(26.06.25)
Eylul paris
0
lapaz
(26.06.25)
Bedrozaniye
0
Shepard
(26.06.25)
İki isimli kızlar evlendiklerinde çift soyisim de kullanırlarsa uzayıp gidiyor isimleri. Bu son dönemde toplam 4 ismi olan o kadar çok insan gördüm ki, destan gibi hangi adı hangi soyadı ile hitap edeceğini şaşırıyor insan.

Tek isim +1
Ben de oyumu gökçe'den yana kullandım.
Türkçe karakter olmasın derseniz fulya da az görülen ama bence güzel bir seçenek.
0
strawberry first
(26.06.25)


1️⃣ Seçtiğiniz İsimlere Uyumlu İkili Öneriler

Eylül için:
• Eylül Ada
• Eylül Su
• Eylül Naz
• Eylül Serra
• Eylül Neva
• Eylül Mira
• Eylül Sare

İpek için:
• İpek Melis
• İpek Nazlı
• İpek Yaren
• İpek Elif
• İpek Ceren
• İpek Lina
• İpek Arya

Gökçe için:
• Gökçe Beliz
• Gökçe Naz
• Gökçe Elvan
• Gökçe Lalin
• Gökçe Mira
• Gökçe Alin
• Gökçe Nisa



2️⃣ Alternatif Öneriler

Kulağa hoş gelen, zarif ve modern ama çok da sıradan olmayan birkaç isim önerisi daha:
• Lara Oktay
• Mira Oktay
• Alin Oktay
• Arya Oktay
• Lina Oktay
• Luna Oktay
• Yade Oktay
• Maya Oktay
• Neva Oktay
• Selinay Oktay
• Derin Oktay
• Nehir Oktay



Kombin Önerileri (Yani iki isim bir arada)
• Alin Su Oktay
• Arya Neva Oktay
• Lina Eylül Oktay
• Mira İpek Oktay
• Gökçe Alin Oktay
• İpek Yade Oktay
• Eylül Nisa Oktay
• Melis Sare Oktay
0
tahirkemalbozoglu
(26.06.25)
Kızım olursa Asya ismini koyacagim ama
0
tahirkemalbozoglu
(26.06.25)
adı elif olursa güzel, naif bir kız olur.
adı elif olanlar biraz kendini düşünür ama

eylül elif güzel bence.
0
OgutucuRecep
(26.06.25)
Gökçe
Güneş
Nehir
0
mirty
(27.06.25)
Kendi kızım olursa koymayı düsündügüm isim Günseli
0
mordan
(27.06.25)
1) eylül güzel bence
2) melis olabilir benim kızımın da ismi :) bir de asya düşşünmüştük biz koymadık ama onu önerebilirim
0
darthvader
(27.06.25)
Bahar
0
cay koy geliyorum
(27.06.25)
Defne
0
kaset
(27.06.25)
2 isim koymayin +1

SU
0
cooperr
(27.06.25)
Elif tek isim
İstersen Elif Eylül olsun, Polat Alemdar'ın sevdiğinin ismi :)
0
etna
(27.06.25)
bilge güneş
0
mikahakkinen
(27.06.25)
öz türkçe isimler kızlara çok yakışıyor. ada ve su kızlarımızn adı.
eksisozluk.com
0
ground
(27.06.25)
Bizimki gökçen umut
0
antihero
(27.06.25)
mila,
nil,
defne,
0
emfuzi
(27.06.25)
Tek isim koyun
Benim önerim öykü
0
basond
(27.06.25)
tek isim koyun eğer ikinciyi bulamıyorsnız :)
iki kızım var. nehir ve ipek adları.
nil bilge, nil ipek falan istiyodum ben başta iki isimli. ama sonra vazgeçip tek koyduk.
0
contavolta
(27.06.25)
ne koyarsanız koyun 2 isim koymayın. ilerde eşinin de soyadını alıp kendi soyadını bırakmazsa 4 isimli (afedersiniz abuk subuk) bir şey ortaya çıkacak.

Eylül Ada Oktay Yılmaz

mesela. nasıl? :) sunduğunuz isimlerden en çok Gökçe'yi beğendim. Çok hoş.
0
ilgeru
(27.06.25)
ceren
görkem
ayla
duru
doğa
ece
neva
alara
ılgın
ilke
deniz
günsu
almila
sunay
birsu
alin
lara
lina
maya
alya
liya
0
art cat chocolate
(27.06.25)
(10)

Evlilikte sürdürülebilirlik

sacrilegious
Bu aralar 2 şey kafama takılıyor: 1- Bir süredir sanki eşimle birlikte geçirdiğimiz kaliteli zamanlar azalmaya başladı gibi hissediyorum. Yani bir kavga gürültü yok belki ama ikimiz de çalışınca çoğu zaman 10dk da yemek yiyip koltuklarda telefonu kaydırıp günü bitiriyoruz. Bu normal mi? Sizde de böy
Bu aralar 2 şey kafama takılıyor:

1- Bir süredir sanki eşimle birlikte geçirdiğimiz kaliteli zamanlar azalmaya başladı gibi hissediyorum. Yani bir kavga gürültü yok belki ama ikimiz de çalışınca çoğu zaman 10dk da yemek yiyip koltuklarda telefonu kaydırıp günü bitiriyoruz. Bu normal mi? Sizde de böyle mi? Hafta sonu enerjimiz kalırsa 1 etkinlik + temizlik + yemek + ailesini ziyaret…

2- kendisi işini fazlasıyla seviyor ve kariyer planları peşinde. Fazla çalışmayı hiç sorun etmez, işinde daima bir şeylere hep kendi gönüllü olur falan. Bir yandan ne mutlu ona diyorum sevdiği şeyin peşinden gidiyor ama ben işimi sadece para kazanmak için yapıyorum ve bu noktada hayatımda bir boşluk oluştuğunu hissediyorum. Yani onu bu hayatta işi tatmin ediyor ama beni tatmin eden bir şey yok. sanki hayatımda beni tatmin edecek bir şey bulmam gerekiyor ona kendi haline bırakmalıyım ve kendime ayrı bir baloncuk oluşturmalıyım başka bir çözüm bulamıyorum gibi. Yani işkolik bir adamla/kadınla beraberseniz beni anlarsınız bence çok da uzatmak istemiyorum.

Sorum şu: bu şekilde bir evlilik hayatının sürdürülebilirliğini ön görmeye çalışıyorum. 2 yıllık evlilikte bu soru işaretlerini yaşamam normal mi? Sizin veya çevrenizdeki evlilikler de böyle mi yoksa bizde mi bir sorun var? (Sevgisel anlamda bir sorun yok bu arada, ikimiz de birbirimizi seviyoruz. Sadece sanırım evlilikten beklentim çok yüksekti ve bu yüzden hep sanki birşeyler eksikmiş gibi hissediyorum)
0
sacrilegious
(26.06.25)
Evlilik tam olarak bu. Hemen çocuk yapın yoksa daha da sıkılacaksınız
0
olaylar olaylar
(26.06.25)
Evlilik; sevgi ve sadakat temelli bir ev arkadaşlığıdır aslında. Bu yüzden eşlerin birbirleriyle iyi arkadaş olması, birlikte yaramazlık yapmaları (ki en temel örneği cinsellik) aralarındaki ilişkiyi ev arkadaşlığından ayıran temel unsurlardır. (bu arada lütfen yanlış anlaşılmasın cinsellik ayıp, günah, yaramaz bir şey değil. Sağlıklı beslenirken aburcubur kaçamağı yapmak gibi bir yaramazlık anlayışından bahsediyorum. Ani gelişen, kişiye keyif veren, içinde muzurluk gizli olan anlamında)

Çiftlerin paylaşımları sürekli olarak her etkinliği elele yapmaları değildir. Paylaşım;iletişime açık olmaktır. Birlikte bir film seçmek ya da eşine bir film önermek, gününün nasıl geçtiğini sormak ve ilgiyle dinlemek, birlikte basit hayaller kurmak ve bunu gerçekleştirmek için çaba sarfetmektir.
Öncelikle evliliğiniz gayet normal ama arada rutinleri kırın. Her hafta sonu aile ziyaretine ayıracağınız ya da temizlik yapacağınız vakti en azından ayda bir kere atlayıp beraber bir şey yapın. Ormanda yürüyün, pikniğe gidin... vb, sizin için değişik bir deneyim olabilecek herhangi bir şey olabilir. evizin 1 hafta kirli kalması ya da bir eksik ziyaret çok da büyütülecek bir şey değil.
İkincisi önce kendinize doyum sağlayacağınız bir hayat kurmaya çalışın. Mesela bir hobiniz olsun. Yeni şeyler öğrenmek hem odağınızı değiştirir, hem sizi diri tutar.
Ve evet evlilikten beklentiniz biraz yüksek sanırım. Televizyon ya da instagramda gördüğünüz şey değil evlilik. Kendi anne babanıza, karşı komşuya, dayınıza falan bakın. Onların yaşadığı şey evlilik. Yeni, imkanları ve vizyonu daha geniş bir kuşak olarak siz hayatınıza dolayısıyla evliliğiniz biraz daha fark katabilirsiniz. Ama o kadar.
Çok sevdiğim bir söz var; rutin rahmettir.
Kimse rutinini bozacak şekilde sağlığıyla, evladıyla, maddiyatıyla sınamasın dilerim.
0
strawberry first
(26.06.25)
Normal olabilir de olmayabilir de. Bunu değiştirebilecek çok şey var sanırım.

İş yoğunluğu içsel bir problem değil, insanın elinde değil çoğunlukla. Günde 24 saat var, gerisi matematik. Bazen elden bir şey gelmiyor.

Siz eşinizle zaman geçirdiğiniz bu kısıtlı dönemde geçirdiğiniz zamandan memnun musunuz, bu önemli. Haftasonu bir etkinlik demişsiniz mesela, bu güzel geçiyorsa bence sorun yoktur.

Diğer taraftan, evet. Eğer eşinizi seviyorsanız, birlikte yaptığınız az şeyden de keyif alıyorsanız kalan zaman için kendi başınıza da keyif alacağınız bir zevk edinmek mantıklı olur. Böyle bir şey yok belli ki hayatınızda, "hayatımda beni tatmin edecek bir şey bulmalıyım" diye düşünmenizden bunu anladım ben.

Benim gördüğüm kadarıyla tek başına kendine yetemeyen insan başkasıyla da mutlu olamıyor.

Bunu sağladıktan sonra eğer hala mutsuzsanız artık bu aşamada ilişkide sorun aramak daha akla yatkın bence.

Ama siz yukarda kendi kişisel alanınızdan bahsederken balon yapıp onun içinde kalmak gibi kendinizi soyutlayan bir tonda konuşmuşsunuz. Bir insanın vakit geçireceği kişisel zevkler edinmesiyle, kendini ilişkiden soyutlaması aynı şey değil. Eğer kişisel zevkleriniz olmasına rağmen evliliğinizde mutlu değilseniz daha farklı sorunları düşünebilirsiniz belki.
0
akhenaten
(26.06.25)
Benim eşim de işkolig ama işten arta kalan vakitlerin tamamını bana ve oğlumuza harcadığı için hiç gözüme batmıyor. Sosyal medya instagram vs hiç bir şey kullanmaz zaten hayatında sadece iş ve ailesi var. Böyle olunca sorun yok ama işin içine bir de sürekli atıyorum arkadaş buluşmaları telefon kaydırmalar başka hobiler girseydi katlanılmaz olurdu.
Sen de kendine bir meşgale bul ama arta kalan vakitleri full odaklı birbirinize ayırın. Zaman ayırmak çok önemli bence evlilikte.
0
kaptan maydanoz
(26.06.25)
Evliliği rutinden çıkaran en iyi etkinlik beraber gezmektir. İlla Roma'ya gidin demiyorum. Mesela istanbul'daysanız arkeoloji müzesine gidin. belki ikiniz de ayrı ayrı gitmiş olabilirsiniz ama beraber gidince mutlaka ilk gittiğinizde fark etmediğiniz veya eşinizin size vereceği bilgiler paylaşma ortamı yaratacaktır. Entelektüel bir paylaşım olmasa da atıyorum kafedeki biri hakkında dedi kodu yapıp gülebilirsiniz.
0
merhum
(26.06.25)
bizim kezbanlar nedense evliligi "free entertainment" olarak goruyor. ayni problem benim evdekinde de var.

surekli adam bir saklabanlik yapsin, sapkadan tavsan cikarsin, sonra soyunsun direk dansi yapsin gibi bir beklenti var. eve yorgun gelme luksum yok, beklenilen sahne performansini veremedigimde ertesi gun surat cekiyorum.

cozemedigim sikintilardan biri, sanirim birini tutacam bunu eglendirsin, baska care kalmadi benim de enerjim eskisi gibi degil 40i devirdim. sende de ayni problem bas gostermeye baslamis gibi.
0
cooperr
(26.06.25)
Telefonları bırakır ya da azaltırsanız biraz daha değişir, iyiye doğru yani.
0
kumandanim
(26.06.25)
telefonları bırakıp birlikte bi şeyler yapın
0
jelly bear
(26.06.25)
bence sende sorun var.

sorun da denmez ama yalniz kalamiyorsun ve bir amacin yok gibi. yoksa esin ve evliliginiz gayet düzgün.
0
sonsuz
(26.06.25)
Hobi edinin, ortak dizi/film izleyin bunun ardından konuşacak konunuz da olur. Okurken ben bile darlandım.
0
ekimoloji
(26.06.25)
(28)

Süreli mezarlık

kizil karga
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal
Mezarlıkların bu şekilde olması daha uygun olmaz mı? Mesela bi mezarlık 100 sene falan bir ölüye tahsis edilsin sonra zamanı dolunca o mezarlık başka bir ölüye verilemez mi, bir kişi herkesten önce öldü diye sonsuza kadar aynı mezarı işgal mi edicek evler el değiştiriyor arabalar el değiştiriyor mal mülk kimseye kalmıyor ama özellikle büyük şehirlerde insanlar bir mezara yatıp sonsuza kadar orada kalabiliyorlar, her yeri mezarlık yapamayacağımıza göre yeni ölülere yer açabilmek için her mezarın bir süresi olsa olmaz mı, artık ziyaretçisi geleni gideni kimse kalmayınca başkasına yer açılsın, olamaz mı böyle bir şey mantıksız mı?
0
kizil karga
(25.06.25)
iyi de şu an yer olmamasından mütevellit çoğu mezarlık böyle çalışıyor zaten.
0
jelly bear
(25.06.25)
zaten ona benzer bisi var. (bkz: mukerrer defin)
0
buenosdias
(25.06.25)
Bilmiyordum ben iyi olmuş o zaman.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Abi ben aynı aileden insanların aynı mezara gömülmesinden bahsetmiyorum aslında tam olarak, yani kayıtlara bakılacak mesela 100 seneyi geçmiş tüm mezarlar yeni ölüler için hazırlanacak aile vs ayrımı gözetilmeyecek her mezar herkesin mezarı olabilecek.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
ben ölülerin dikine gömülmesinden yanayım. büyük bir arazi tasarrufu sağlar.
0
yurtsuz john
(25.06.25)
Niye sadece mezar yerleriyle kısıtladın o zaman kendini?

Mülkiyet hakkı 100 seneliktir de. Olsun bitsin.
0
Mirket
(25.06.25)
Mülkiyetin yaşayan insana faydası var mezarın ölüye bi faydası yok o nedenle mezarlıklarla kısıtladım ama gelişime açık bir konu tabii bu.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şöyle yapılsa daha iyi olmaz mı?
Eskiden ulaşım imkanları kısıtlıymış, her şehrin köyün yanıbaşına mezarlıklar yapılmış.
Mezar ya da mezarlık konusunda yapılanların çoğunun dinimizle bir alakası yok. Çoğu şaman geleneği.
Mezarlar, şehrin çok dışında ve yapılaşmanın pek mümkün olmayacağı yerlere taşınsın, Mezar yeri satın alma olmasın. Son gelen cenaze, sıra neredeyse oraya defnedilsin ve hemen üzerine bir orman ağacı ve önüne bir küçük plaket dikilsin. 20 sene sonra o bölge orman olsun.
0
Mirket
(25.06.25)
Mirket evet abi bu da güzel bir fikir, mezarlık olayına anlamsız bir önem yüklüyoruz 2 nesil sonra kimsenin hatırlamayacağı bir organizasyon neticede, senin yönteminle ülkeye orman arazisi de kazandırmış olacağız, ziyaret eden yine gelsin etsin mezar taşı olacağına dediğin gibi bir ağaç bir de sembolik plaket oldu bitti, mis gibi.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
arkadaşlar bu kültürde mezarlık ziyareti diye bir şey var. hatta farklı kültürlerde de var. mezar başında dua etmek, duymayacak bile olsa yatan kişiyle dertleşmek, konuşmak. niye sadece ölenleri gömecek yer bitmiş gibi buna çözüm arıyorsunuz?

onca yerleşime, 90 milyona yakın nüfusa rağmen türkiye'nin %90'ı hala kırsal arazi. ölenleri gömecek yer mi bitti?

olaya biraz da duygusal açıdan bakın. ben anamın babamın kabrine gidip dua edip onları anınca huzurlu hissediyorum (aynı kabirde mükerrer defin şeklinde yatıyorlar. şimdi biri ebesinin biri anasının örekesindeki rastgele iki ağaca gidip dua mı edeyim, ya da anamla babamın yanına kim oduğunu bilmediğim bi herifi yatırsınlar, torunumun çocuğu büyük dedelerini büyük babannelerini o herifle birlikte mi ziyaret etsin?

yer kalmadıysa genişle boş arazilere doğru git. her yer boş anasını satayım.
0
kibritsuyu
(25.06.25)
Gereksiz önem yüklüyoruz diyorsunuz ama gidip de insanların tanıdıklarının mezarlarını deşmek çok da akıl karı bir iş olmaz. Neticede herkes konuya farklı yaklaşıyor. Böyle şeyleri teorikte konuşmakla pratiğe dökmek arasında devasa bir fark var.

Diğer taraftan, mezarlıklar aslında zaten zamanla kayboluyor. Dolup başka yere ikinci bir mezarlık açılınca diğeri zaman içerisinde terk ediliyor. Bu alanlar kullanılıyor. Sonsuza kadar kalmıyor aslında.

Bazı mezarlıklar içerisindeki tanınmış kişilere göre, tarihi değerine göre vs. Daha uzun süre korunuyor.

En azından isteyenler için kremasyon yaygınlaştırılsa iyi olabilir.
0
akhenaten
(25.06.25)
Kibritsuyu abi 100 sene sonrasından bahsediyorum ben, yani bi devlet büyüğü değilsek 100 sene sonra kimse ziyaretimize gelmez biraz gerçekçi olalım.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Şu an bu kadar büyük bir sorun değil.
İleride kırsal alan azalıp, ölü sayısı artınca bir çare bulunur.
0
burfak
(25.06.25)
Yurtdışı bazı islam ülkelerinde usül böyle. Mesela Medine’deki Baki’ mezarlığı en az 1500 yıllık. Tarihi kısmı (bazı sahabe kabirleri) hariç geride kalan yerlerindeki mezarlara her 5 yılda bir yeni cenaze defnediliyor.

Bu biraz din ve kültürle alakalı bir durum. Mesela yurtdışında birçok insan yakılmayı tercih ediyor. Benim bir akrabam var. Amcanın derdi kalıcı bir mezarı olması. Diyor ki “150 yıl sonra torunumun torununun torunu merak ederse mezarımı nasıl bulacak? Yağmur, sel, deprem olur, mezar taşı falan kalmaz…” Yani herkesin bu konuda önceliği farklı.

Mesela Rize’nin birçok yerinde aileler cenazelerini kendi bahçelerine defnediyor…
0
yadigar
(25.06.25)
Yanlış anlaşılmak istemem kişisel ve ofansif bir cevap gibi olmasın ama sıradan bir insanın torunumun torununun torunu beni merak ederse diyerek dünyaya kök salmaya çalışması bence bencillik gibi biraz, dünyanın 8,5 milyar nüfusu var bi bu kadarı da gelip gitmiş, yarısı böyle düşünse işimiz var.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
istanbul’da sur içi addedilen kısımda (fatih vs) iki adımda bir sokak aralarında mezarlıklar var ya da yolun ortasında üçgen şeklinde mezarlık vs. osmanlı mezar taşlarını/şekillerini okuyabilenler anlar belki ama kimin mezarları olduğu da belli değil.

neyse, şehir planlaması pek parlak durumda değil zaten ama ben ailemin mezarında yabancıların defnedilmesini istemem. aynı aileye tahsis edilsin, tüm nesil oraya gömülsün zaten yapılan bir uygulama.
0
deartheodosia
(25.06.25)
cryopreservation da yasak olsun, o zaman.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Cryopreservation işlemi kamusal olarak başka bireylerin hakkına girmiyor gibi bi adaletsizlik yok bence ama yaptıranlar için sınıf kini güdeceksek onu da aradan çıkarabiliriz tabii.
0
🌸kizil karga
(25.06.25)
Mezar mülkiyeti kanunu (ya da yönetmeliği) çok kısıtlayıcı. Dedem vefat ettiğinde öğrenince şok olmuştum, vasiyeti annesinin mezarına gomulmekti, bir büyük abisi oraya gömüldüğü için öyle ha diyince olmuyormuş.

Dedemin abisinin çocuklarına ulaşmamizi istediler, onların hepsi de ölmüştü. O zaman torunlarına ulaşın dediler, ama o zaman da o çocuğundan olan tüm torunların imzası gerekiyor dediler. Pratikte aynı mahallede yasamiyorsak bu mümkün değil.

Nihayetinde babaannem imza attı, babaannemin annesi ve babasının mezarına gömüldü. Alternatifimiz 3 saat mesafedeki bir ilce mezarlığına gömulmesiydi.

Sözün özü, ilgili mezara en son gomulen kişi ile bağlantılı yaşayan/yasamayan kişilere tüm mülkiyet hakkinin geçmesi bu durumu yaratıyor.

Burayı esnetseler, kalıcı çözüm olmaz belki ama epey rahatlama olur.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
yani şu mesele belki de Türkiye'nin son sıralardaki sorunlarından biridir. Merak etmeyin yıllar önce ölen kimse hakkınıza falan girmiyor. İstanbul'da abbas ağa parkı var mesala.. eskiden mezarmış yıllar içerisinde yok olunca park yapılmış. Bunun gibi yaşadığımız çoğu yer haberimiz olmada zaten mezardır. gelecekte de rant getiren bir yerse o dönemki insanlar bir çaresine bakar. ayrıca biz arap değiliz ki köklü bir mezar/ ölüye saygı kültürü var.
0
jepa
(25.06.25)
Mezarlık meselesi nasıl çözülür bilmiyorum ama artan nüfusla birlikte dünyanın pek çok yerinde bu sorun mevcut. Bu konuda Evrim Ağacı’nın bir videosunu izlemiştim sanki.
0
10551037
(25.06.25)
ya bu niye sorun oluyor ben anlamadım, dünyada 150 milyar insan yaşamış. 5-6 milyarı hala hayatta, 145 milyar insan ölmüş ve bu insanların bedenleri bir şekilde hala dünya üzerinde. hala da gömecek yer var.

yani 100 sene sonra üstüne gömülsün diye kural çıkarmasan bile 500 sene sonra, 1000 sene sonra zaten hepsi yok olacak, o zaman yaşayan adam belki orayı yerleşim yeri yapıp şimdi senin evinin olduğu yeri mezarlık yapacak. bu dediğin kendiliğinden olacak. belki şu anda evimin olduğu yerde 2000 yıl önce toplu mezar vardı. doldukça burası ölü yeri, burası da ölü yeri diye kaplaya kaplaya gitmiyoz ki zaten. bir zaman geliyor, hepsi yok oluyor, tekrar kuruluyor.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
Bu teklifime kimsenin yanaşmamasını ve adeta yalnızlaştırılmış olmamı toplumumuzun bu tür konularda duygusal olup rasyonalist olamamasına bağlıyorum ama er ya da geç çözeceğiz bu sorunu, yok öyle deniz gören en güzel mezarları kapıp 200 sene yatmak, kimse kusura bakmayın.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
Yazdıklarınızdan hiç bir yakınınızi kaybetmediğinizi anlıyorum. Değil bunu savunmak aklınıza bile gelmezdi.
0
meraklitursucu
(26.06.25)
Soruya cevap değil, ama şunu getirdi aklıma :)

eksisozluk.com
0
auroraaurora
(26.06.25)
Anlatıyorum anlatıyorum hala "aynısını senin anana bacına yapsalar mutlu olur musun" sorusundan bir adım ileri gidemiyoruz. Ya güzel kardeşim senin ananın babanın mezarına siz hayattayken bir şey yapmıyoruz, sizin çocuklarınız hayattayken de bir şey yapmıyoruz, 100-200 sene sonra sizi kimse hatırlamadığında mezarınıza başkasını gömeceğiz, bu kadar. Siz ölünce çocuklarınız mezarınıza gelecek merak etmeyin, torunlarınız da gelecek ama torunlarınızın çocuğu da gelmesin bi zahmet zaten gelmezler de. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım hepimiz en fazla dedemizin mezarını ziyaret etmişizdir, aranızda kim dedesinin babasını anasını amcasını ziyaret etti de böyle hararetle savunuyor anlamıyorum doğrusu. Pes.
0
🌸kizil karga
(26.06.25)
mezarliklar satilmamali kiralanmali +1.

almanya'da 30 yil kiralaniyor. eger 30 yildan sonra tekrar kiralayan cikmazsa mezar bosaltiliyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
işte ben de onu diyorum. ben anneannemin annesine kadar ziyaret ediyorum.onun da daha anası babasının mezarının yeri bile belli değil, arasan bulamazsın, ankara'daki iki büyük mezarlık (cebeci ve karşıyaka) arazisi içinde değiller. ankara'nın en eski mezarlığı olan cebeci asri mezarlığı'nın geçmişi 100 sene bile değil (90 sene imiş). 40-50 yıllık bakımsız mezarlar bile dümdüz olmuş. 100 sene sonra muhtemelen geriye hiçbir şey kalmaz. sen süre koymasan da doğa o süreyi otomatik olarak koyacak. o yüzden manevi olarak kimseyi "yakını süreli mezar yerinde yatıyor" düşüncesine sokup üzmenin alemi yok.

1921 yılında ölen anneannemin dedesinin mezarı odtü'nün içinde kaldı mesela, yerini biliyorum ama istesem de gidemiyorum, ormanın bir yerinde yıkılmış köy arazisinde duruyor. tam 104 sene olmuş ve mezar yeri ormanlık arazi içinde hemen hemen kaybolmuş zaten.
0
kibritsuyu
(26.06.25)
(4)

Bir eserin türkü olması için

kizil karga
Ne olması lazım? Benim bildiğim şu an mevcut türküler hep eski eserler, mesela bugün istese bi sanatçı türkü yapabilir mi ve o eser türkü olarak kabul edilebilir mi ya da türkü olması için üstünden bi 30-40 sene geçmesi mi lazım?
Ne olması lazım? Benim bildiğim şu an mevcut türküler hep eski eserler, mesela bugün istese bi sanatçı türkü yapabilir mi ve o eser türkü olarak kabul edilebilir mi ya da türkü olması için üstünden bi 30-40 sene geçmesi mi lazım?
0
kizil karga
(24.06.25)
yapar niye yapmasin. 30 yil beklemesine gerek yok. teknoloji ve hizli tuketim cagindayiz. kult olmasi icin 30 yil beklemesine gerek yok 1 gunde bile viral olur. ha kabul gorecegi kitle ve yaratacagi etki bir mahsuni serifin ki gibi olmaz muhtemelen devami gelmez ve 1 ayda unutulur.

folklorik sozler, folklorik enstrumanlar, folklorik temalar ve uygun gamlar ile herkes turku yapabilir.
0
buenosdias
(24.06.25)
kalt bu konuya ufak da olsa değinmişti.
youtu.be

ben de merak ediyorum bunu.
türkü anonim olmak zorunda mı? sanırım hayır çünkü bazı türkülerin sözleri de besteleri de anonim değil.

folklorik olması ve kült olması mı gerekiyor? herkes tarafından tanınıp kült olmasına da gerek yok sanırım.
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
Yoo niye ki bu yeni çıktı türkü değil mi işte www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(24.06.25)
Yanıltmış olmak istemem, ancak bununla ilgili bir şey hatırlıyorum. Türkü iki anlamda kullanılıyor biri genel olarak "türkücü" teriminden türemiş, "türkücünün yaptığı müzik" anlamında. Bu biraz anlamı kaymış bir tanım.

Bir de anonim türk müziği anlamında. Bu açıdan anonimlik önemli.

Anonim olmayan "türküler" türk halk müziği içinde değerlendiriliyor. Türkü ise kapsamı çok belirgin çizilmiş bir tanım değil, özellikle hece ölçüsüyle yazılmış anonim halk müziğini tarif etmek için kullanılıyor.
0
akhenaten
(24.06.25)
(6)

Lezzetli aromalı sigara

abelardo
Milano diye bir sigara var. Karadutlu mentollü çıtçıtlı. Seviyorum onu. Ama çok ince. Hemen bitiyor.Değişiklik olsun diye bana aromalı sigara veya güzel puro onerirmisiniz. Alkol eşlikcisi olacak. Sigarayı bırakalı uzun zaman oldu ama bazen alkol yanında içiyorum keyfine. Normal sigara değil de böyl
Milano diye bir sigara var. Karadutlu mentollü çıtçıtlı. Seviyorum onu. Ama çok ince. Hemen bitiyor.
Değişiklik olsun diye bana aromalı sigara veya güzel puro onerirmisiniz. Alkol eşlikcisi olacak. Sigarayı bırakalı uzun zaman oldu ama bazen alkol yanında içiyorum keyfine. Normal sigara değil de böyle sigara içmek daha keyifli oluyor.
Ağır olmasın, aromalı olsun veya güzel puro olsun.
Eskiden yurtdışından geliyordu ama artık o imkanım yok. Kolayca bulunabilir olması lazım.
0
abelardo
(22.06.25)
marlboro double fusion mor olanı seviyorum ben
0
belkider
(22.06.25)
Oris mango çok iyi.
0
Bruce
(22.06.25)
backwoods vardı bi on sene kadar önce. ballısı çok güzel kokuyordu.
0
yurtsuz john
(22.06.25)
En bilindiklerden biri Djarum. Onun da en ünlüsü djarum black, karanfilli. Başka çeşitleri de var. Kirazlı, vanilyalı falan vardı sanırım.
0
akhenaten
(22.06.25)
Chapman vişneli slim güzeldi
0
meşe
(22.06.25)
meyve aromalı değil de tütünü güzel aromalı olan bir sigara isterseniz Karelias öneririm. elde sarma tütünü değil, paket sigarası. bir kısım tütüncü/tekellerde ve duty freelerde bulunuyor.

puroda da romeo y juliet fena değildir, içkiyle hoş olur.
0
ahmet oturum cerezi
(22.06.25)
(5)

İnternette satılan takviye edici ürünlerin eczanelerdekinden farkı var mı?

lodlest23
Arkadaşlar merhaba,Eczanelerde satılan vitamin, balık yağı, magnezyum, melatonin gibi takviye edici ürünleri akakçe, cimri gibi sitelerde tarattığımda, bazı internet sitelerinde eczanelerde satılan fiyattan çok daha ucuza satıldığını görüyorum.Sizce bu ürünlerin kalitesi eczanelerde satılan ürünlerd
Arkadaşlar merhaba,

Eczanelerde satılan vitamin, balık yağı, magnezyum, melatonin gibi takviye edici ürünleri akakçe, cimri gibi sitelerde tarattığımda, bazı internet sitelerinde eczanelerde satılan fiyattan çok daha ucuza satıldığını görüyorum.

Sizce bu ürünlerin kalitesi eczanelerde satılan ürünlerden daha mı düşük?

Bugün bir eczaneye gittim, ve aradığım bir takviye edici ürünü sordum, eczaneci de direk beni yönlendirmeye başladı, işte şu şu ürünü tavsiye ederim diye, ben ilk gösterdiği üründen daha ucuz bir ürünü (isteksizce) aldım, eve gelip, akakçe adlı siteden baktığımda ise aynı ürünün 105 lira daha ucuza (kargo bedava) satıldığını gördüm ve ürünü aldığıma pişman oldum.
0
lodlest23
(20.06.25)
Bir farkı yok, ama orijinallik riski var.

Aynı marka ürün sonuçta, eczane kendisi üretmiyor, aynı üreticiden geliyor. Ancak takviyelerin piyasada çok fazla sahtesi olduğu düşünülüyor. Şikayet sitelerinden bakabilirsiniz. Eczaneler nispeten daha güvenli görülüyor, ancak eczanelerde de dediğiniz gibi fiyatlar daha yüksek.

Orijinalliğine güvendiğiniz sürece sorun olmaz.
0
akhenaten
(20.06.25)
Şurada, eczane dışında satılanlara kefil değilim demiş, firma.

www.sikayetvar.com
0
Mirket
(20.06.25)
5-10 sene önce hep alıyordum -hiçbir sorun da yasamadim- ama sonra bir korku geldi..

Malum burasi Türkiye..

Eczaneden şaşmıyorum artık hiç. Daha dün osteocare'e 1300 lira verdim. C vitamini falan da çok pahalı. B12 plus vardı mesela geçen aldım fiyati çok uçuk gelmedi, 60 tabletti eskiden 30'a indirmişler meğer :))
0
makbur
(20.06.25)
Arkadaşlar sağolun cevaplarınız için.

Benim gelirim çok fazla olmadığı için en iyisi internetten isteyeyim böyle şeyleri ama şikayet sitelerinden ve tüketici yorumlarından kontrol edeyim.
0
🌸lodlest23
(21.06.25)
ahalinin eczaneden kendilerine sahte ürün ittirilmeyeceğine dair inanmışlığını görünce hayata dair olan inancığım daha da azaldı.
0
Efoody
(22.06.25)
(17)

Yolculukta, gezide, uçakta, otobüste, trende atıştırma/içecek ne alırsınız?

ermanen
yolcukluktayanınızdaçantanızdagezide yoldauçaktaotobüstetrendearabadakısa geziuzun gezicumartesiertesiötesivs.atıştırmaiçecekyiyecekabur cubursağlıklı/sağlıksız?
yolcuklukta
yanınızda
çantanızda
gezide
yolda
uçakta
otobüste
trende
arabada
kısa gezi
uzun gezi
cumartesi
ertesi
ötesi
vs.

atıştırma
içecek
yiyecek
abur cubur
sağlıklı/sağlıksız
?
0
ermanen
(20.06.25)
lifalif bar.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
Fındık
0
mezzosprite
(20.06.25)
Almam
0
avatar is back
(20.06.25)
çubuk kraker
değişik püskevitler
beyaz leblebi
mısır kavurgası
cips
antep ve yer fıstığı
enerji içeceği
termosta (sıcak su , kahve, buzlu su)
0
ground
(20.06.25)
Borek, sarma, kuruyemis, hurma, cikolata, biskuvi, su, sandvic.
0
mbond
(20.06.25)
8 saatlik uzun yolda çantama eti susamlı çubuk atarım

Hem kokmaz hem yağlı değil hem de beni tutuyor
0
grimavi
(20.06.25)
Tadım karışık kuru yemiş. 101 de var. 110 tl. Kuru üzüm, fıstık, leblebi, badem. Bi de yanına mis süt alıyorum.

Hem sağlıklı hem ucuz.
0
luluki
(20.06.25)
yorgunluk, kas ağrılarım ve baş ağrılarım olduğundan beri sağlıklı şeyler yemeye çalışıyorum. geçenlerde 1 haftalık diyetten sonra canım çok tatlı istediği için biraz bal yedim (ortalama 3 tatlı kaşığı gibi bişeydi, ceviz ile karıştırıp). ve bir saat geçmeden yine yoğun baş ağrısı ve nefes darlığı gibi şeyler oldu. dedim ki, artık vücudum toksin kaldırmıyor.

buna istinaden sağlıklı diyebileceğim, dışarıda zorunluluktan tercih ettiklerim şunlar;

tuzlu fıstık (tadım)
karışık kuruyemiş (tadım)
(ya da diğer kuruyemişler)
züber
kahve
0
love and trust
(20.06.25)
Araba yolculuğu ise mutlaka termosa çay/kahve koydururum.

Teksem uçakta, trende bir şey yiyip içmem. Arkadaşlarla kalabalık gitmişsek her uçuş öncesi havalimanında içmeye başlayıp varana kadar da devam ettiririz.
0
ruhen hastayim ben
(20.06.25)
ben genelde yolluk kek yapıyorum. bilemedin sandviç. içecek istemem.
0
neira
(20.06.25)
protein bar, badem, fındık.
içecek bira, olmazsa su.
0
kumandanim
(20.06.25)
Araba yolculuğunda midem bulanabiliyor; o yüzden çubuk kraker.

Çantamda protein bar ya da minik paketli kuruyemiş de bulunduruyorum uçak ya da araba; fark etmez.

İçecek pek almam yolda ya da uçakta kahve alıyorum. Su oluyor zaten çantamda hep.
0
fraise
(20.06.25)
Tek soru kisvesi altinda onlarca soru sorabildigin icin tebrik ederim oncelikle. Tavsiyem bir sonraki soru icin alt alta yazma yerine virgulle ayirip sorman seklinde olur. Tek kelimeyi alt alta okumak gercekten yoruyor.

Neyse, ben genelde yolculuklarda pek bisey almam yanima. Tabii yolculugun kisa mesafe(en fazla 5-6 saat) oldugunu varsayiyorum. Eger mesafe da uzunsa su ve doyuracak abur cubur falan aliyorum yanima.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
Ne verirlerse yeyip içiyorum. Asla geri çevirmem
0
runaway
(20.06.25)
Formun limonlu bisküvisini çok seviyorum ben. Hem tok tutuyor hem lezzetli.
0
akhenaten
(20.06.25)
kuruyemişli lifalif bar alıyorum ben de, yurt dışı seyahatiyse ve trene falan bineceksem orada marketlerden kuruyemiş alırım. bazen bulursam fiskobirliğin 30-50gr’lık paketli fındıkları oluyor onlardan atıyorum çantaya. Ama çoğunlukla bunları yemiyorum, her ihtimale karşı diye taşıyorum. zaten seyahat etme sebeplerimden biri de yeme içme olduğundan bunlarla karnımı doyurmam.
0
phoarbix
(20.06.25)
salatalık. kokmaz, elinizi kirletmez, hemen yenilir.
0
co2s2
(21.06.25)
(17)

Bir erkeğin sevgilisi hakkında yaptığı şu espri sizce normal mi?

64654942
Birkaç gün önce şahit olduğum bir olay. Ortamda birkaç aydır birlikte olan iki sevgili, onların ortak birkaç yakın arkadaşı (kızlı erkekli) ve erkeğin birkaç yakın arkadaşı olan erkek var. Erkek kişisi konuşkan, ağzı iyi laf yapan, komik ve arkadaş ortamında cinsel esprileriyle ünlenmiş birisi. Bu e
Birkaç gün önce şahit olduğum bir olay.

Ortamda birkaç aydır birlikte olan iki sevgili, onların ortak birkaç yakın arkadaşı (kızlı erkekli) ve erkeğin birkaç yakın arkadaşı olan erkek var. Erkek kişisi konuşkan, ağzı iyi laf yapan, komik ve arkadaş ortamında cinsel esprileriyle ünlenmiş birisi. Bu esprileri ya kendi üzerinden ya erkek arkadaşları üzerinden yapıyor ve daha önce tanıdığı bir kadınla ilgili yaptığı hiç görülmemiş. Özel hayatında ise kıskanç, fazla sahiplenen, detaylara kafayı fazla takan, kadının hayatına fazla karışan bir profil çiziyor.

Mevzu şu:

Kadın sevgili kişisi ve erkeğin de yakın arkadaşı olan diğer kadın birlikte komik bir reels çekmeye çalışmış. Gülmeme challenge gibi bir video. Ağızlarına aldıkları suyu püskürtmemeye çalışıyorlar ama genelde çok gülmüşler ve izledikleri her videoda her yer su olmuş.

Bu video hakkında ortamda biraz konuşuluyor ve videoyu ilk defa izleyen erkek sevgili kendi sevgilisini kastederek "suyu etrafa püskürtmek yerine keşke yutsaydı, genelde yutuyor çünkü, hem protein de oluyor, ağzındaki de su nihayetinde, hem etrafı kirletmemiş olurdu" gibi cümlelerle bir "şaka" yapıyor ve kendi şakasına çok gülüyor. Erkek arkadaşları hafif gülerek abii bu da denmez ama diyor, ortak yakın arkadaş olan kadın off ama yapma ya diyerek gülüyor, kadın sevgili de hafif gülümsüyor.

O an bu olay geçti gitti ama arkadaşlar arasında sonradan epey konuşuldu. Hele de normalde sevgilisini aşırı kıskanan, kısıtlayıcı bir karakter olduğunu her şekilde belli eden bir erkeğin bu esprisi garip bulundu. Erkeğin kadının Instagram'daki hafif dekolteli, sırtı açık, minili eski fotoğraflarını sildirmesi, takip ettiği arkadaşı olan erkeklerin çoğunu takipten çıkarttırması, arkadaşlarıyla tatile gitmesine veya erkek arkadaşlarıyla görüşmesine kendi tabiriyle izin vermemesi gibi durumlar söz konusu.

Hepsini bir kenara bırakarak yorumlarsanız size göre bu espri normal mi? Öylesine basit ve üzerine çok anlam yüklenilmemesi gereken bir şaka mı yoksa kadına yönelik özellikle arkadaş ortamında yapılan bir terbiyesizlik mi sizin gözünüzde? Kadın sorun etmiyorsa bizi zaten ilgilendirmiyor farkındayım ama böyle bir şeye şahit olsanız erkeğin şakasını üslubunu siz garipser misiniz diye merak ediyorum.
0
64654942
(15.06.25)
şaka meselesi çok kişisel. bazı kişiler arasında cinayete sebep olacak şakalar başka ortamlarda gülmekten diyafram yırttırabilir. birinin burada bu şaka için şöyle veya böyle demesi saçma bence o yüzden. bu şaka başta o çiftin, sonra da masadakilerin görüşüne kalmış. adam bunu yapabiliyorsa demek ki aralarında sorun olmuyor. masada da bu şakadan ötürü kızın gücenmiş hissedeceği birileri yoksa sorun yoktur. varsa zaten bunun kavgasını yapmışlar ve hatta belki de ayrılmışlardır şu an ben bu satırları yazarken.

garipsemek garipsememek de tamamen kişiye bağlı dolayısıya. normalde kuantum teorisi konuştuğum biri bi anda böyle bir şaka yaparsa garipserim ama bu tarz şakalarıyla tanıdığım birini garipsemem.
0
semaforo de medianoche
(15.06.25)
ciddi düşünmüyorlardır ikisi de birlikte takılıyorlar çevreye de ciddi ilişki imajı veriyorlardır. takılmacaları bitince ayrılırlar zaten.
çünkü sen sevdiğin kişinin '' yutma '' haline atıf yaparsan sen sevdiğin kişi ile aranda olan cinselliği insanların zihninde canlanacağı şekilde anlatırken ortamdakiler ister istemez zihninde bunu imajine eder, canlandırır hiçbir erkek de sevdiğini buna malzeme etmek istemez.
0
ercu cozer
(15.06.25)
ciddi düşünmemeyi getirdi aklıma.

ha çok yakın arkadaş grubuysa mevzu bahis olmazdı, üstü kapatılırdı. Hiç kimse aklına karpuz kabuğu düşürmezdi, içsel çözüm beklenirdi çiftten.

Ama her ortamda böyle 1-2 kendini bilmez çıkıyor.

Özetle kişisine göre sonuç.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
Abooo, ayrılmayan kadın karaktersizdir.
0
Shepard
(15.06.25)
Ayrıl coco
0
mor oje
(15.06.25)
Arkadaşlar insanlar çeşitli şeylere gülüyor diye bu bir espiri olmuyor. Ben karışık vermezse ölecek hastalığına tutuldum bu günlerde. Ben de onun seksteki performansıyla iligili bir “şaka” yapar ve konuyu temelinden kapatırdım.
0
tiredofwaiting
(15.06.25)
Yazdığın şeylerin hepsini bir kenara bırakmadan yorumlarsam adam dayaklık.
Adamın özel hayatındaki sıkıntılarını kenara bırakıp yorumlarsam;
Densizlik. Hayatındaki kişi kim olursa olsun ciddi düşünsen de düşünmesen de böyle bir şaka uygun değil. Tam olarak burada yazdığın gibiyse aşırı da uzatmış şaka artık komiklikten de çıkmış, rahatsız edici olmuş.
Şu kötü şaka için arkalarından bu kadar konuşturmaya değdi mi ya gerçekten. Kıza çok üzüldüm umarım ayrılır.
0
mutekebbir
(15.06.25)
erkeğin yaptı o. çocukluğu. erkek filan değil benim gözümde böyle birisi.
0
adivar
(15.06.25)
Cinsel şaka yapmak=ciddi düşünmüyor kafasındakilere sallamak istedim ama olay o kadar saçma ki bu seferlik es geçiyorum onları.

1-kendinden hariç birinin cinsel pratiklerini 3. kişilere açık etmek edepsizliktir.
2-su zaten yutulan bir şey, sperm yutmakla kıyaslanması saçma. Esprinin kendi bir boka benzemiyor.
3-sırt dekolteli fotoğrafını sevgilisi istedi diye silmeyi kabul eden kadın bu saçmalığa da gülümseyerek karşılık vermek zorunda kalır.
4-su püskürtmeli gülmeme challenge vidyosu çeken insan seviyesi için şaşırtmayan olaylar yaşanmış, oyna devam.
0
Bruce
(15.06.25)
Aşırı sağlıksız bir “errrrkek” olma şovu. Şahsi fikrim iğrenç olduğu yönünde. Özel olanı kamusal alanda teşhir edip o insanı küçültmek kadar rezil bir şey olamaz. Her şeyi şakaya vurma kartına da sığınamaz bunu yapan kişi. Kadın kamusal alanda ‘ahlaklı, sade, kontrollü’ olacak ama o kadının cinselliğini kamusal alanda alaya alarak konuşabilecek, oldu anam... Kaldı ki ilişkide iki kişinin sınırları sadece onlar arasında kalmıyor ki; ilişkinin dışa yansıyan dili, üçüncü kişilere de yansıdığı için toplumsal düzeyde de anlam üretiyor.

İnsanların özgüvensizliklerini bu şekilde kompanse etmeye çalışması ne kadar çirkin bi şey ya. Öğkk kus.
0
vedatchilipeppers
(15.06.25)
Düşük profil bir espri anlayışı ve yanındaki kadına saygısı olmayan bir keke görüyorum hikayede.
0
thesomberlain
(15.06.25)
Bu adamı fazla simartmis etrafındaki insanlar. Ben aynı arkadaş çevresinde bulunmak istemezdim.
0
encokbenisevinnolur
(15.06.25)
Hem erkek(!) hem komik olduğunu kanıtlamaya çalışmış. Bu bir espri değil. Böyle bir profilin sevgilisi da arkadaşı olmak istemem.
0
asteriks
(15.06.25)
Bence her şeyden öte gereksiz olmuş. Konusundan bağımsız olarak güzel bir şaka değil. Laf oturmamış, alaka yeterli değil. Bu açıdan da konunun hassasiyeti daha çok öne çıkmış, daha bir densizce durmuş.

Ortamı bilemeyeceğim, bence başkasının özel hayatını alakasız kişilerle paylaşmak hiçbir açıdan iyi değil. Ama bence esas sorun şakanın cidden kötü olması. Belki çok denk düşen bir anda bir anlık boş bulunma sonucu söylense böyle hissettirmez ama bu haline bakınca artniyetle söylenmiş gibi duruyor, boş bulunma durumu yok, çünkü şaka alakasız. Söylenmek istendiği için söylenmiş. Rahatsız edici x2
0
akhenaten
(15.06.25)
Çok yakışıksız ve komik diil.
0
(15.06.25)
ilginç. bi insan neden böyle bir şeyi duyursun ki? bence cinsel sıkıntıları var veya bir yeterizlik içinde. böyle duyurarak baskılamak istemiş sanki. ama kızı harcamış.

bana da ciddi düşünmüyor takılıyorlar dedirtirdi duysam.
0
ananiyimioguz
(15.06.25)
Sevgilim ortamda benimle ilgili böyle bir şaka yapsa eski sevgilim olurdu. Tutarsız biri bir kere, yobaz barzo gibi kıyafet kısıtlamaya çalışıp arkadaş sildirecek -ki onları da asla yapmam- sonra böyle laubali cinsel esprilerine alet edecek…
0
ekimoloji
(16.06.25)
(7)

Kıymet bilmedik mi, yoksa zaten gidecekler miydi?

tahirkemalbozoglu
Arkadaşlarla iletişim koptu, hepsi eskide kaldı. İnsan, anılar aklına gelince o günleri özlüyor, iletişimin kopması da uzuyor açıkçası. Ama iş, güç, hayat gayesi… Sanırım öyle ya da böyle bir şekilde insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Ya da uzaklaştırıyor mu? Bilmiyorum. Bildiğim şey, şu anda yal
Arkadaşlarla iletişim koptu, hepsi eskide kaldı. İnsan, anılar aklına gelince o günleri özlüyor, iletişimin kopması da uzuyor açıkçası. Ama iş, güç, hayat gayesi… Sanırım öyle ya da böyle bir şekilde insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Ya da uzaklaştırıyor mu? Bilmiyorum. Bildiğim şey, şu anda yalnızım. Evliyim, o ayrı, ama bir dost, arkadaş deyip iki bira içecek adam yok. Biraz da yalnız bırakıldım, o konuları uzun uzadıya anlatmayayım ama eskiden güzel ve yogun bir arkadaş ortamından tek başına kalmak, hep bir “sizin gibi adamların taaaa…” diyesi geliyor insanın. Belki bende de suç vardır, bir şey diyemem. Amaaan, bu konularda çok konuştum da yine darlandım işte.
Bazen insan, gerçekten kıymet mi bilmedi, yoksa herkes zaten bir gün gidiyor muydu?
0
tahirkemalbozoglu
(14.06.25)
Herkes bir gün gider.
Gitmediyse o gün daha gelmediği icin
0
sonsuz
(14.06.25)
herkes bir gün gider+1

istese de istemese de böyle, kişisel algılamayın
0
gule gule
(14.06.25)
insan ana babasına, kardeşine bile yabancılaşıyor zamanla. Değişiyoruz.

Üniversitede yediğim içtiğim ayrı gitmeyen arkadaşlarıma bugün yolda görsem selam vermem. Kızdığım için değil, yollar ayrıldı bir kere. Değiştim. Hoş, onlar da bana vermez.
0
yurtsuz john
(14.06.25)
zaten gideceklerdi.

bazan 1 kişi zor oluyor, bazan 3 ü yazıyor.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
zeki demirkubuz'un bir soylesisinde soyledigi laf aklima geldi: insanlar hayatiniza gelirler, girerler, sonra giderler diye. oyle iste.

ama the truenorthstrongandfree1 arti 1. emek de koyacaksin.
0
baldur2
(15.06.25)
Hocam bence sebepleri biraz kendinde araman lazım etrafı boklamak kolay. 39 yaşındayım evliyim, çocuğum da var. Haftada en az 1-2 kez arkadaşlarımla görüşürüz, ta ortaokul,liseden arkadaşım var görüştüğüm. Özveri gerekli gerçekten.
0
mirty
(15.06.25)
Tam olarak @mirty kadar net olamayacağım ama yine de +1

Atıyorum doğalında lise arkadaşlığı denilen şey aslında 4 yıl, bu çok az bir süre. İnsan hayatı on yıllarca sürüyor. Zaman uzadıkça birçok şeyle karşılaşıyor insan.

Hayatınızın bir döneminde arkadaşlar kendi hayatlarına gömülebilirler. O zaman onları kaybetmek istemiyorsanız iş başa düşüyor. Sonuçta bu sizin çevreniz, sizin de hayatınızın bir parçası. Eğer "ben yaptım o yapmadı" gibi karşılıklı dengelere çok kafayı takarsanız yine sizin hayatınızdan eksilecek.

İlişkiler her zaman dengede kalmayabiliyor. Elbette kendinizi kullandırmayın, iyi niyetiniz suistimal edilmesin ama bu tip durumlar problemli zaten. Bir arkadaşınızla sorunlu bir döneme girdiniz diye illa sizi kullanıyor falan diye düşünmemek gerek bence. Hayat bu, oluyor bir şeyler.
0
akhenaten
(15.06.25)
(5)

Plajda cüzdan hırsızlığı

michael_knight
Bu konudan hepimiz hep korkarız. Peki yıllardır yüzüyoruz, hiç başına gelen oldu mu? Veya tanıdığının vs.
Bu konudan hepimiz hep korkarız.
Peki yıllardır yüzüyoruz, hiç başına gelen oldu mu? Veya tanıdığının vs.
0
michael_knight
(14.06.25)
Valla ben de hep korkarım ama hiç rastlamadım. Ama ben sabahın bir körü emekli amca ve teyzelerle yüzüyorum çocukluğumdan beri.
0
akhenaten
(14.06.25)
Eşimin geldi. 2019da Tel Aviv’de. İnanmayacaksınız ama kendisi bile çalındığının farkına varmadığı anda plajdan ayrılırken polis intikal edip, bu sizin cüdanınız, çalmışlar diyip teslim etmişler.
0
sanal hayvan
(14.06.25)
geçen sene caddebostan sahilinde bel çantamı çaldılar.

o taraflarda işim vardı dedim gelmişken bir suya giriyim. çıkardım tişörtü pantulu. koydum oraya bir yere. girdim bir 15 dk yüzdüm. geldim bi baktım çanta gitmiş.
0
yurtsuz john
(14.06.25)
Konyaaltinda ve Kuşadası kadınlar denizinde çokça oluyor.
0
primetime
(14.06.25)
Plaja cüzdan almiyorum. Ama esyalarimi düzgün gözüken bi aile/arkadas grubuna emanet ediyorum. Rio‘da ne yaparim bilemedigim icin dry bag e her seyimi koyup (otel karti, telefon ve biraz para) onla girmistim denize.
0
kuehles blondes
(14.06.25)
(7)

Tek Başına Tatil

rock n roll
Tek başına tatil keyifli oluyor mu? Zorlukları neler, mesela denizde, plajda eşyalarınızın güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz? Arabasız olmanın dezavantajları var mı? Böyle bir isteğim var, tecrübesi olanlardan fikir almak isterim.
Tek başına tatil keyifli oluyor mu? Zorlukları neler, mesela denizde, plajda eşyalarınızın güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz? Arabasız olmanın dezavantajları var mı? Böyle bir isteğim var, tecrübesi olanlardan fikir almak isterim.
0
rock n roll
(14.06.25)
arabasız => www.youtube.com

önceden tüm ulaşım noktalarınızı ve oralara nasıl ulaşacağınızı çok iyi hesaplarsanız belki eziyete dönmez. çok iyi bir planlama ile belki kurtarır.
0
WithWorth
(14.06.25)
Ben motosiklet ve çadır ile tüm sahil şeridini gezmiştim, çok eğlenceli geçmişti. Bazı campingler tek kişiyim diye almamıştı, er kişiyim. Onun haricinde bir sürü insanla tanıştım. Gittiğim yerleri önden aile ya da arkadaşlardan birine söylüyordum ki nerede olduğumu bilsinler.
0
mirty
(14.06.25)
Harika bi sey. Ucakla gittim geldim. Plaja gittigimde telefonsuz gidiyordum. Yanima sadece yetecek kadar para aliyordum.
Nereye gidecegine ne yaoacagina kendin karar veriyorsun sadece. Nerede ne yiyecegine keza oyle. Etrafta istisnasiz herkes cift, aile veya arkadasti. Umrumda olmadi. Hic eksiklik hissetmedim. Ben biraz yalnizlik seven biriyim tabii. Bara da gittim zaten maksimum bir kadeh icerim. Ickimi ictim, muzik dinledim kalktim.
Her seyde oldugu gibi burada da onemli olan sey iyi, kaliteli lokasyonlarda vakit gecir. Rahatsizlik veren olmasin.
Yurt disindaydi bu anlattigim. Turkiyede de gittim tek.
Ne kadar harika olsa da dezavantaji da su ki hastalansan falan tek basinasin.
0
Kittie
(14.06.25)
Yurt içinde değil ama yurt dışında güzel oluyor.

Yurt dışında kafa yoracak çok şey var. Yurt içi gezisi etkinlik odaklı oluyor genelde. Yurt dışında tamamen başka dünyadasınız, kafa yoracak çok şey oluyor boş kalmıyorsunuz. En basitinden metro ağını çözmek bile sıkıcı gelmeyen bir iş. Sizin için her şey yeni. Siz de herkes için yenisiniz. İnsanlarla tanışmak daha kolay, egzotik hayvan gibi oluyorsunuz çünkü :D

Ben arabaya ihtiyaç duymadım, ama öyle şehir merkezlerinden de çok ayrılmadım. Yurt dışında deniz tatili de yapmadım, bunlara ne desem yalan olur.
0
akhenaten
(14.06.25)
Bir tane otele git at kendini. Koy koy gezmek arabasiz olmaz ama otel tatili gayet iyi ve dinlendirici
0
sonsuz
(14.06.25)
Kendim tek çok gittim tatile ama hep şehir tatiline. Yurtiçi + yurtdışı şeklinde yaptım. Gezip dolaşma, barda takılma, alışveriş vs Olduğu için keyifli oluyor. Sürekli bir aksiyon var yani. Ama deniz tatilinden hiç emin değilim. Deniz kenarında saatlerce tek başına oturmak, aynı zamanda denize girince eşyalar ne olacak endişesi, bir de akşamları tek başına sürekli rakı bira içmek çok kulağa keyifli gelmedi. Deniz tatili biraz daha aksiyonu az olduğu için şehir tatiline göre Bence biriyle gitmek daha eğlenceli.
0
mor oje
(14.06.25)
telefon otelde kalıyor
0
mantık
(14.06.25)
(7)

Arkadaşın annesinin cenazesine gitmek gerekir mi?

tahirkemalbozoglu
Başka bir arkadaştan kaynaklı bir sebepten dolayı bu bahsettiğim arkadaşla resmiyete dökülmese de araya soğukluk girdi. Zaten artık atamıyor sormuyoruz da birbirimizi. Ney bayramda ne seyranda…Daha önce soğukluk yokken babasının hastane ve cenaze işleriyle ugrasmistim. Hatta birebir bir doktor bile
Başka bir arkadaştan kaynaklı bir sebepten dolayı bu bahsettiğim arkadaşla resmiyete dökülmese de araya soğukluk girdi. Zaten artık atamıyor sormuyoruz da birbirimizi. Ney bayramda ne seyranda…
Daha önce soğukluk yokken babasının hastane ve cenaze işleriyle ugrasmistim. Hatta birebir bir doktor bile ayarlayıp ricacı olmuştum.
Daha sonra annem kalp ameliyatı oldu babam kanser hastası o da ameliyat oldu ne aradı ne sordu. Şimdi duydum ki annesi vefat etmis. Gitsem mi dursam mı fifty fiftyim
Siz ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(13.06.25)
Ben olsam gitmezdim.
0
mutekebbir
(13.06.25)
Cenazeye gidilir soğukluk da olsa kavga da olsa. Bunu dini bir motivasyonla da yapmıyorum. Sevdiğin insanın yerini dolduramayız ama senin yanındayız diye. Sonra arkadaşınla yine görüşme istersen sana kalmış
0
grimavi
(13.06.25)
İkilemde hissediyorsanız neden gitmeyesiniz ki?

Kendiniz için iyi olur, belli ki aklınızın ucundan bile geçmeyecek bir şey değil.

Annesi ölmüş neticede, ne yapacaksınız ki evde oturup oh iyi ettim mi diyeceksiniz, hiçbir şeye faydası yok, çok manasız bence. Gitseniz en azından ben gittim dersiniz, içinizden çıkar.
0
akhenaten
(13.06.25)
aranız açıldıysa, uzun süredir konuşmuyorsanız cenazeye gitmeye hiç gerek yok. ha çok istiyorsanız "annenin vefat ettiğini duydum başın saolsun" diye mesaj atarsın yeter.

bence arkadaşının yaptığı ayıp değil belli ki siz yaptıklarınızı karşılık beklentisiyle yapmışsınız. ben ona yardım ettim oda bana edecek diye beklentiye girmek gereksiz.
0
my fault
(13.06.25)
İlişkinizi sürdürmek istiyorsanız gidin.
Diğer taraftan, böyle hesaplayan birinin cenazeme gelmesini istemezdim şahsen.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
Arkadaşınız için değil, ölene rahmet dilemek için gidin. Haberiniz olan bir cenaze, hukukunuz da var oğluyla/kızıyla...
0
strawberry first
(14.06.25)
gidin.
0
co2s2
(14.06.25)
(9)

Üniversite bölüm tavsiyesi

bugisme
Bir anlığına kendi kimliğinizi bir kenara bırakıp kendinizi benim yerime koyun.Halihazırda meb'de ingilizce öğretmeniyim. Bir anlık hevesle önümüzdeki yks'ye full paket başvurdum(3 oturum).Sorun şu ki, lisede çalışmadığım için üniversite bölüm tercihi/iş olanakları vs konusunda bir lise öğrencisi ka
Bir anlığına kendi kimliğinizi bir kenara bırakıp kendinizi benim yerime koyun.
Halihazırda meb'de ingilizce öğretmeniyim. Bir anlık hevesle önümüzdeki yks'ye full paket başvurdum(3 oturum).
Sorun şu ki, lisede çalışmadığım için üniversite bölüm tercihi/iş olanakları vs konusunda bir lise öğrencisi kadar bile bilgim yok.

Bana kapı açmasını istediğim okurken zorlamayacak bir bölüm arayışındayım. Kenarda altın bilezik bir nevi. Belki emeklilikte bile işime yarayabilecek bir iş kolu. Dilci olduğum için sözel kısım rahst yaparım ama bölüm sayısı sınırlı. Mesela sinema tv- gastroloji- peyzaj mimarlığı ya da turizm falan okusam çok mu boşa okumuş olurum?

Not: sayısalım 4 işlemden hallice :( sözelim iyi. Kilit nokta ilgi alanımdan öte iş yapabilme potansiyeli, mevcut işimle kombinleyince.
0
bugisme
(12.06.25)
hocam ben de mebdeyim aynı düşüncelere çok daldım finalde vazgeçtim meb kilitliyor bizi maalesef. ama kararlıysanız bana kalırsa 2 yıllık sağlıkla ilgili bölümler okuyun bulunduğunuz yerde yüksekokul varsa. hem bitirmesi kolay hem olası alan değişikliğinde iş şansı yüksek
0
ssekk
(12.06.25)
Doktor mühendis avukat dışında hangi meslek için üniversite zorunluluğu var ki?
Sana kapı açmasını istediğin şeyi belirleyip harcayacağın 4-5 seneyi üniversite yerine daha verimli geçirsen daha çok şey öğrenirsin.

Maksat okul okumak mı "altın bilezik" mi?
Zanaat öğreniyim desen, kurs yeter. Seslendirme desen keza kurs.
0
Bruce
(12.06.25)
Çoğu işi yapmak için okulunu okumaya gerek yok, herşey pratikle yoluna giriyor zaten. Ne yapmak istediğinize karar verip YouTube u açın ve parti başlasın.
0
tiredofwaiting
(13.06.25)
Üniversite okuyacağıma mavi yaka bir iş düşünürdüm. Elimin yatkın olduğu, hevesim ve becerim olan bir işte kendimi yetiştirirdim, MEB'deki işe devam ederek.

Hamdım, piştim, oldum dedikten sonra da, iyi derecede İngilizce bilen mavi yakalı olarak yurtdışı imkanları kovalardım.

Bu arada ingilizceyi de MEB düzeyinde bırakmamak gerek tabi. Körelir gider yoksa.
0
Mirket
(13.06.25)
muhasebe.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.06.25)
annem babam öğretmen, bütün çocukluğum öğretmen amca ve teyzelerle geçti. bütün eğitim hayatım boyunca okul müdürlerime x amca x teyze diye hitap ettim. hepsinin içinde ticarete atılmakla alakalı bir ukde kalmıştı. hatta şöyle örnek vereyim kallavi bi üniversitenin profesörü bu hafta bana mal ayarlamak için 1 hafta uğraştı, 3-5 bin TL kazanacaktı ama çocuk gibi heyecanlıydı. sana tavsiyem uludağ üniversitesi iibf oku. devam zorunluluğu yok, sınavlara girsen yeter. dil biliyorsun ingilizce yetmez ama yoktan iyidir. meb'ten sıkıldın mı? gir bi firmaya pazarlama elemanı olarak veya dış ticaret elemanı olarak geliştir kendini. hem öğretmen geçmişinden dolayı saygı da görürsün. hem de ileride işi öğrenince o hayalini kurduğun ticaret hayatına girersin :)

sonradan aklıma gelen edit: hatta bir tanesi ilçe milli eğitim müdürü gibi bir şey olmuşken aldı emekliliğini emlakçı oldu.
0
dirildimde geldim
(13.06.25)
altin bilezige giden yol cok eskiden okuldan geciyordu, o yol kapandi artik.
mavi yaka derim normalde ama sikinti bir ogretmeni nasil mavi yaka yapacaksin?
zaten hepimizin patladigi nokta da bu..elimizdeki diplomalarin bir degeri kalmadi.

sanirim yerinde olsam tercumanlik falan kovalardim ama sektor ne alemde oralarda su anda bilemiyorum. yurtdisinda donenler call centerlarda falan calisiyor.
0
cooperr
(13.06.25)
yapay zeka pek çok mesleği çağ dışı bırakacak, bence yapay zekanın el atamadığı bir iş deneyin. kodlama vs tarzı bir iş olabilir, ya da oyun teknolojileri üzerine bişey.

herkes pazarlama demiş, ben size dil avantajınızla pazarlamayı birleştireceğiniz nokta atışlı sektör önereyim: Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı. Bölümde okuyup ufak bir bahçeyle hatta belki balkon bahçeciliği ile başlayıp yurt dışına ürün pazarlayabilirsiniz.

ikinci önerim daha bire bir insan teması içeren işler: yaşlı bakım. yurt dışında bu işte inanılmaz para var, ben yurt dışına gitmem derseniz bizde de yabancı uyrukluların ve expadların çok olduğu istanbul, izmir, ankara gibi yerlerde veya yerleşik olmasa da uzun süreli konaklama yaptıkları tatil beldelerinde yabancı dil bilen yaşlı bakım uzmanları aranıyor. koca izmirde bir arkadaş için dil bilen bakıcı bulamadık. ama yaşlı bakımı herkesin harcı bir iş değil.
0
halanne
(13.06.25)
Beklentinize uygun olarak üniversite işe yaramaz +1

Nedeni şu, üniversite mezunları arasında rekabet çok yüksek. İşe alımlar sınırlı. Çünkü çok fazla mezun var. Haliyle deneyimsiz mezunlar için yaş hayli önemli. Öğretmen olarak çalışacak yaşta birinin artık deneyim sahibi olması gerekir.

Ne düşünebilirsiniz? Yakınlarınız arasında size iş verebilecek birileri varsa iş bulabileceğiniz o alanda bir bölüme girebilirsiniz.

Alternatif? Yetenek tabanlı bir kolda özellikle tasarım ağırlıklı bölümlerden birine kayıtlanıp kendi portfolyonuzu oluşturabilirsiniz ancak bu çok uğraş istiyor.

Bakış açısı değişikliği?

1- Mesleki amaçlı değil, ancak kişisel gelişime yönelik bölüm seçebilirsiniz. İlgi alanınıza göre temel bilimler veya sosyal bilimler alanında eğitim uygun olur.

2- Mesleki amaçlı değil, ancak hayatınızda içinde bulunabileceğiniz durumlarda size kişisel yetkinlik sağlayacak bölüm seçebilirsiniz; adalet, iktisat vb.
0
akhenaten
(13.06.25)
(19)

uykuya nasil geciyorsunuz

sparkle kiddle
Merhaba,Uykuya geçişi nasil gercekleştiriyorsunuz?oncesinde ya da esnasinda rutinleriniz var mi?disimi fircalarim, yatmadan 15 dakika önce haslama patates yerim, uyurken x hayal ederim, sol elimi sortumun icine sokarim, mutlaka sagima doner burnumdan nefes alirim vs. vs. vs.NASİL UYUYORSUNUZ?
Merhaba,

Uykuya geçişi nasil gercekleştiriyorsunuz?
oncesinde ya da esnasinda rutinleriniz var mi?

disimi fircalarim, yatmadan 15 dakika önce haslama patates yerim, uyurken x hayal ederim, sol elimi sortumun icine sokarim, mutlaka sagima doner burnumdan nefes alirim vs. vs. vs.

NASİL UYUYORSUNUZ?
0
sparkle kiddle
(12.06.25)
Müzik, podcast ve muhakkak ki sağa dönerek uyurum.
0
olaylar olaylar
(12.06.25)
Kafamı koyduğum yastıklar dışında bi tane yanımda duran yastığım var, bir keresinde tatile giderken evde unuttuğumu fark edip 200 km yolu geri dönüp almıştım, o yastık olmadan uyuyamayacağıma kendimi inandırdığım için her zaman yanımda olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.06.25)
ay uyku saatim gelmiş deyip telefonu kenara koyuyorum ve 3 dakika içinde uyumuş oluyorum. Sabah da uyanıyorum :( Arası yok. uyuma çabası yok. dümdüz.
0
a perfect lie
(12.06.25)
Bir yandan oyun oynuyorum, bir yandan da X'de space sohbetlerini dinliyorum. Sohbetler bir süre sonra ninni yerine geçiyor.
Genellikle sağa dönerek uyurum.
0
pro9it9is9
(12.06.25)
Duş alıyorum, dişlerimi fırçalıyorum, kremlerini sürüyorum, pijamalarımı giyiyorum, 5-10 sayfa kitap okuyup uyuyorum.
0
rock n roll
(12.06.25)
youtube'dan bir video açıp arkaplanda dinlerken, yastık kafayla kol arasında sağa ya da sola yatık şekilde 6 7 dönüşten sonra tam uykuya dalmadan sesi kapatıp öyle dalıyorum. uyumaya çalışırken gerçeklikle hiçbir bağı olmayan bir şeyler düşünmem lazım yoksa ya kızacak bir şey buluyorum ya heyecanlanacak bir şey ve uykum kaçıyor.
0
beyfendi
(12.06.25)
Hiç pijama giymedim uyumak için fazla sıcak ve rahatsız edici. Sadece trunk giyerim. Üstüme de yorgan alamam. Pike kışın da ince battaniye. Sağıma yatıyorum. Hiç solda uyumadım. Uykuya geçemem o tarafta. Uyku için yatağa giriyorum. Telefonla uğraşmam. Uyuyamazsam meditasyon yaparım.
0
gabe h coud
(12.06.25)
Yastığa 10cm kala kafamı koyup sabah alarmıyla uyanırım.
0
kimlanbu
(12.06.25)
Sesli kitap. Telefon hafızasında ses dosyası. (Uçak modu) Uykum varsa 11, yoksa 27 dk. içinde kapanmaya ayarlıyorum. Senelerdir aynı sesli kitap. Tekrar tekrar. (Uzunluğu 60 saat civarı) Her gece hatırladığım yere dönüp oradan devam ediyorum.

Aşırı kilo ve reflüden ötürü yarı oturur halde uyuyorum.
0
yadigar
(12.06.25)
Tek rutinim dişlerimi fırçalayıp su içmek.
Genelde 5dk olmadan uykuya dalıyorum. Bazen 1-2 dk. Aklım çok doluysa ya da burun deliklerim tıkalıysa eğer max 10dk.

Edit: Aaa ben de pijamın cebi yoksa elimi pijamamın içine cep hizasına koyarım. Ama bu alışkanlığı bırakmak üzereyim.
0
Amaranta ursula
(12.06.25)
Birseyler dinleyerek uykuya daliyorum. Sessiz ortamda calisamam ve uyuyamam.
0
deckard
(12.06.25)
Dişimi fırçalıyorum, yatak giysim günlük giysimden ayrı oluyor ama çok uyku rutini olarak da yapmıyorum bunları. Amacım bu değil en azından. Teknik olarak uyku rutini gerçi evet. :D böyle uyuyorum.
0
akhenaten
(12.06.25)
Narkolepsi hastasıyım. Eskiden daha düzenliydim. Dişimi fırçalar, her gün aynı saatte yatağımda okur, başımı yastığa koyunca uyurdum.

Şimdi düzenim kaçtı, pijama giyip yatağa gidebilirsem seviniyorum. Yoksa genele kanepede uyuyakalıyorum. Gece uyanırsam sürünerek yatağa geçiyorum. Uyanamazsam bakıyorum sabah olmuş, ışıklar açık, her yer darma duman toplanmamış. Ders çalışıyorsam masada uyumuşluğum da çok :/
0
strawberry first
(12.06.25)
psikiyatristin verdiği cedrina. süper bir şey alışkanlık yaptı. nasıl bırakacağım veya bırakınca nasıl uyurum bilmiyorum.
0
jepa
(12.06.25)
1- dişlerin fırçalanması
2- su içilmesi
3- zorlanarak kitap okuma
4- podcast açıp uykuya dalma ( 4-5. dk da uyuyorum) (komedi unsuru olanlar daha hızlı uyutuyor)
0
pislick0
(13.06.25)
Sesli kitap veya radyo tiyatrosu dinleyerek.
0
ekimoloji
(13.06.25)
karanlik saglanir, sesli bir sey acilir ama her sey olabilir cinayet belgeseli veya podcast. son zamanlarda diddynin mahkemesiyle uyuyorum. yastık bağımlısıyım en az 3 adet ortalama 4. biri kafaya biri bacağa biri ayağa biri kola gibi bi liste. bir de uykunirası var onubiraz bırakmaya çalışıyorum ama var öylr bi uykuya 3 saniyede dalma garantisi
0
ala09
(13.06.25)
uyku birası*
0
ala09
(13.06.25)
girerim yatağa genelde yan yatarım 5-10 dk içinde ise uykuya dalarım. ses olsun diye de telefondan bir şeyler açarım onu dinlerken bir bakmışım dalmışım.
0
koela
(13.06.25)
(4)

göbeklitepe hakkında okunabilecek en iyi kitap?

avatar is back
her yönüyle çok iyi anlatan, alanındaki referans kitap nedir?
her yönüyle çok iyi anlatan, alanındaki referans kitap nedir?
0
avatar is back
(12.06.25)
merhaba. öncelikle şunu belirtmem lazım ben göbeklitepe üzerine herhangi bir kitap almadım, okumadım.

nedenini açıklamak isterim. şu an henüz her şey teori ve muhtemelen biz ölene kadar da bulgular üzerine kişilerin izlenimleri olarak kalacak. bakış açılarına önem verdiğim kürşat demirci, ismail gezgin. bu iki ismin göbeklitepe özelinde olmayan insanlığın yürüyüşünü ele aldığı kitapları hoşunuza gidebilir. fikir edinmek isterseniz youtube üzerinden de bakış açılarını dinleyebilirsiniz.

töre sivrioğlu'da bir gün o topa girerse koştura koştura alırım kitabını.

academia.edu.tr ye üye olup kazı notları üzerine tezlere ulaşabilirsiniz.
0
libertine
(12.06.25)
okumadım ama goodreads puanlarına göre "Graham Hancock - Tanrıların Büyücüleri" ve "Klaus Schmidt - Göbekli Tepe" en beğenilenleri gözüküyor.
0
beatbox yapan metalci
(12.06.25)
beatbox yapan metalci isimli arkadaşın mesajının iyi niyetle yazıldığınım farkımdayım. graham için açıklama yapmak isterim, netflix te bu adamın 2 sezon programı var. sadece ilk sezonunu izledim. bu adam tiktokçu denilenebilecek kadar konulara uzak birisi. esas mesleği gazetecilik, şu an yaptığı amatör tarihçilik, arkeologluk, anrtopologluk falan değil tamamen daha çok izlenebilmek için safsata. türkiye özelinde kapadokya ve göbeklitepe üzerine iki bölüm çekti sanırım. izlerseniz işini yapan onca insanın emeğini nasıl çarpıtarak para kazanna odaklı bir yaklaşüna sahip olduğunu görürsünüz. erich von daiken ın zamanında tanrıların arabalarında yaptığını yapıyor.

diğer isim klaus schmidt ise iyi ki ülkemizi ziyaret edip, kazı konusunda ısrarcı olmuş. kendisi bile "tapınak" kelimesini bir anlık kullanmasının ardından kelime özellikle fazlasıyla medyatik olunca düzeltmeye giden, yanlış ifade etmiş olabileceğini, emin olmadığını kabul edebilecek kadar alçakgönüllü, dikkatli bir insan. vefat edeli çok olmasına rağmen göbeklitepe üzerine anlamlandırmaları çok değerli.

graham hancock star tv de reyting kasan sadettin teksoy bakış açısıyla netflix/joe rogan ekmeğini yiyiyor.
0
libertine
(12.06.25)
Klaus Schmidt aynı zamanda Göbekli Tepe kazılarını başlatan ve ilk kazı başkanlığını yapan kişi, ölümüne kadar 19 yıl (95-2014) Göbeklitepe'de kazı başkanıydı.

Ayrıca Klaus Schmidt'in önsöz yazdığı başka bir kitap da Karl Luckert'in kitabı. Ama bu daha teorik yönlü bir kitap.

Şu anki kazı başkanı Necmi Karul'un Göbekli Tepe üzerine kitap anlamında bir yayını şimdilik bildiğim kadarıyla yok.

Haliyle referans kitap anlamında sayılabilecek Schmidt'in kitabı dışında çok bir şey yok sanırım. Bu kitap da yazıldığı tarihten günümüze kadarki uzunca bir süreye yayılan kazıları kapsamıyor. Biraz daha beklemek gerekiyor.
0
akhenaten
(12.06.25)
(3)

tez- bir başka tezden bir başlığın içeriğini komple almak

fildirfildir
bir başlık var, çok beğendim, tam söylemek istediğim şeyler, tüm atıfları vererek, cümleleri değiştirerek, asla çarpma çırpma olaylarına girmeden tabi ki, o içeriği alsam, turnitin buna intihal diyor mu
bir başlık var, çok beğendim, tam söylemek istediğim şeyler, tüm atıfları vererek, cümleleri değiştirerek, asla çarpma çırpma olaylarına girmeden tabi ki, o içeriği alsam, turnitin buna intihal diyor mu
0
fildirfildir
(11.06.25)
e herhalde. bu intihal zaten.
0
deartheodosia
(11.06.25)
Turnitin'i bir şekilde kandırabilirsiniz o çok önemli değil de anlattığınız şey intihal. O kişinin o başlıkta yazdığı şeylere ekleyeceğiniz bir şey yoksa cümleleri değiştirip neden yazıyorsunuz? Okuyucuyu o eserde o başlığın olduğu sayfa aralığına yönlendirmeniz gerekir.
0
duguit
(12.06.25)
Bu yaptığınız çok açık şekilde intihal oluyor, verdiğiniz atıf da o intihalin kolay tespit edilmesini sağlar.

Eğer okunmasını gerekli görüyorsanız açıklayıcı ufak bir dipnotla ilgili yere referans verirsiniz.

Ayrıca sizin tasviriniz turnitin'in intihal değil, benzerlik raporu ürettiğini açıklarken iyi bir örnek olmuş. Turnitin hiçbir şeye intihal demiyor, bu yayın ile şu yayın arasında şu oranda benzerlik var diyor. Sonra insanlar gidip bakıyor benzerlik neymiş diye. Sizin durumunuzda benzerliğin gerçekten de intihalden kaynaklı olduğu görülür. Eğer kopyaladığınız (çünkü tarif ettiğiniz şey bu oluyor) yazıyı yeterince değiştirirseniz turnitin benzerliği düşük bulabilir ancak bu intihal yapmadığınız ve kimsenin bunu anlamayacağı anlamına gelmez.
0
akhenaten
(12.06.25)
(12)

Eski fantastik filmleri günümüz

kizil karga
Teknolojisiyle çeksek daha mı iyi olurdu yoksa batırırlar mıydı, sadece fantastik değil tabii bilim kurgu ya da tarihi filmler, mesela Yüzüklerin Efendisi Star Wars ya da Gladyatör.
Teknolojisiyle çeksek daha mı iyi olurdu yoksa batırırlar mıydı, sadece fantastik değil tabii bilim kurgu ya da tarihi filmler, mesela Yüzüklerin Efendisi Star Wars ya da Gladyatör.
0
kizil karga
(11.06.25)
Yok mümkünse çekmesinler. Her şey eski haliyle kalsın, yeni versiyonunu beğendiğim tek bir şey yok zira
0
kullanicadi
(11.06.25)
Kesin batırırlarlardı, o filmleri güzel yapan CGI işlerine çok bulaşıp yapaylaşmaması aslında, yani Yüzüklerin Efendisi çekerken adamlar çoğunlukla her yerin ölçekli inşasını yapmışlar, Miğfer Dibi kalesinin maketini yapıp çekimi o şekilde yapmışlar, o nedenle gerçek gibi hissettiriyor ama bugün çekseler CGI ile bilgisayardan kale yapıp öyle çekerlerdi, muhtemelen aynı hissi vermezdi, aynı hissi vermeyeceği yakın geçmişte çekilen Hobbit filmlerinden de anlaşılıyor zaten aralarında 10 sene var ama o 10 senelik gelişim bile filmleri batırmıştı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
Geçen markette ödeme yaparken kasiyer çocuğun kolunda Şahmaran dövmesi gördüm. Ne filmdi ama...İzlediğimde çok etkilenmiştim dedim. Çocuk da Evet Serenay Sarıkaya güzel oynamış dedi.

What?

Serenay kim yahu tanımıyorum ben Türkan Şorayla Faruk Peker'in oynadığı filmden bahsediyorum dedim.

Oda benim bahsettiğim filmi izlememiş. Karşılıklı error verdik.

Bence çekmesinler abi. Gladyatör 2 çektiler mesela izleyecek miyim ? Tabi ki hayır. Russel Crowlu olan kafi.
0
yurtsuz john
(11.06.25)
ben abartilmis gorselligi, fazla efekt islerini sevdigim icin gunumuz teknolojiyle olmasini tercih ederdim.
Ama bu filmleri ozel/efsane kilan sey de bu yapayliktan uzak oluslari.
0
sey mi dostum
(11.06.25)
Yapmasınlar :(
Jurassic Park gibi animatronic harikalarını sırf CGI'a çeviriyorlar, üzülüyorum.
0
kobuzchu kiz
(11.06.25)
lotr ve hobbit serisini karşılaştırırsak lütfen çekmesinler.
0
elorelia
(11.06.25)
Star Wars'un son filmi 2019'da çıktı.
Star Trekler hala devam ediyor. Kendiniz karar verebilirsiniz.

Teknik olarak tam olarak istediğiniz şey bu değil farkındayım ama pratikte zaten eski filmlerin birebir yenilerini çekmek çok olası değil çünkü oyuncuları yaşlanıyor veya ölüyor. Yeni cast gerekiyor. Bu da baştan birçok kişi için itici bir durum.

Ancak eskiden günümüze uzanan yapımlar bir karşılaştırma imkanı veriyor.

Gerçi eminim yakında AI karakterli filmler çıkar :D baya bir eski film eski castlarıyla dirilebilir neden olmasın.
0
akhenaten
(11.06.25)
Lütfen hayır.
0
sanal hayvan
(11.06.25)
10larca nostalji maksatlı berbat örnek var. Filmlerin yeniden çekilmesinden içimiz çıktı. Orijinal fikir bile yok.
0
sanal hayvan
(11.06.25)
merhaba. sinema ile fazla bir alakası olmayan orijinal ben-hur ve spartacus filmlerini beraber izledik, ikisi de yaklaşık 3 saat dakika sıkılmadı. bu kullanılan insan sayısı (ordulardan falan yardım almak), gercek hayvan kullanımının etkisiydi. yukarıda eroleia isimli arkadaşın değindiği gibi plastik makyaj vs cgi kapışmasının insanlar üzerinde etkisini net hobbitte gördük. oturmamış bir şey vardı. ayrıca döneminin yaratıcı çözümleri (ikizleri kullanmak[terminatör], yepyeni bir kurgu yöntemi bulmak (starwars) hatta melie ye kadar uzatabileceğimiz bu sektör olması gereken adımları zamanla atıyor, geriye dönüp remake yapanlar (mesela total recall 2012, 90 lı aslının önüne geçemedi, blade runner ın orjinali vs remake i belki tartışılır ama yine de kimse daha iyoydi demez, iki farklı film olarak ele alır). bence böyle ama ileride de çok acayip yanıltan bir iş illa ki çıkadabilir. hatta dune u ele alırsak birebir tekrar çekim değildi ama sonuç ortada kült olan son seri olacak.
0
libertine
(12.06.25)
libertine +1
0
deckard
(12.06.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +1

Bu arada şöyle bir şey var. Eskilerde yokluktan hayal güçleri ile muazzam şeyler yaratmışlar. YouTube'da Corridor Crew kanalında yapım süreçlerini izliyorum hayranlık duymamak elde değil. Yine aynı kanalda birçok CGI için iyileştirme de yapıyorlar eğlencesine. Orada görüyoruz ki sorun teknoloji değil. Liyakatsizlik, VFX ekiplerinin vizyonsuzluğu, yönetmenlerin tembelliği ("CGI yap geç" şeklinde) ve VFX ekiplerinin yaratıcı yönetmenlerin ise sabırlı olduğu senaryolarda ise yapımcıların bir an önce paraya konma hevesi konusu geliyor sanırım. Aynı VFX ekipleri daha iyi bütçe ve daha geniş zaman ile harikalar yaratabilirler, tabii bu bazıları için geçerli.
0
nawar
(12.06.25)
(11)

hangi amaçla hangi yapay zeka uygulamaları kullanıyorsunuz?

tabudeviren
bende bi chatgpt var.(mobil/bilgisayar fark etmez)
bende bi chatgpt var.
(mobil/bilgisayar fark etmez)
0
tabudeviren
(11.06.25)
Copilot. Oldukça işlevsel. Office programlarıyla birlikte güzel çalışıyor.
0
auroraaurora
(11.06.25)
grok, alışkanlık olarak.
çünkü chatgpt'ye göre daha çok konuşuluyor. günlük her şey için onu kullanıyorum.
web'de arama ve verilen linki inceleme özellikleri de olduğu için epey fayda sağlıyor.

chatgpt de iyi ama iki-üç kullanınca kotası doluyor. o yüzden bıraktım onu gayri ihtiyari.

claude'u cursor adlı editor üzerinden kullanıyorum. yazılım/kod işlerinde claude iyi. claude'un kendi arayüzünde web araması olmadığı için güncel bilgiler yer almıyor. o yüzden oradan da elim çekildi, sadece iş için kullanıyorum.

tüm bunlar yetmezse manus'u kullandığım oluyor ama bunlarda bulamadığımı manus'ta da bulamıyorum.

arada bir başka şeyler denediğim de oluyor ama en aktif olarak grok/claude ve sonra da chatgpt kullanıyorum.

twitter'da "grok bu ne" diye sorulduğu için insanlar önyargılı ve pek sevmiyorlar. bir de elon musk'ın şirketine ait olduğu için yanlı olacağını düşünüyorlar ama öyle değil.
0
biseysorcaktim
(11.06.25)
gpt kullanıyorum samsungda gemini var çok aptal hatta kendisine sordum neden gpt daha iyi diye alındı.
gpt excelde formul üretmede çok kotu 3-4 defa denedim hep yanlış sonuç veriyor. çok basit şeyleri bile yapamıyor mesela dedimki tüm ayları numara sırası olarak formulle sonuç nisanda haziran falan yazdı.
sağlık konusunda gpt sorulara daha iyi cevaplar veriyor birde onu deneyimledim.
copilot denemedim hiç excelde çok kullanırım denicem.
0
eja
(11.06.25)
Kişisel olarak Her alanda yapay zekayı çok kullanmanın tamamen avantaj olduğunu sanmıyorum.
Aksi halde özgün olmayı düşünmeyi bir kenara bırakarak başka tarafa doğru yöneltilmeye açık hale gelmemek imkansız.
Chatgpt evet excel konularında sorunlu.
Cevabının sonunda bana soru sorması ise manidar geliyor.
Yapısı gereği veriye muhtaç belliki.

2000lerin arama motorları kişisel siteler de dahil olmak üzere daha
özgün net sonuçlar veriyordu.
Şimdi parayı bastıran ilk sıralara diğer reklamlarla birlikte çıkıyor.
Bir de şu an araya yapay zeka girdi.
Böylelikle asıl aramak istediklerimizden daha çok uzaklaşacağız gibi.
0
diyecevaplandı
(11.06.25)
ChatGPT'yi yeni kullanmaya basladim. Direk websitesini acip kullandim ekstra odeme yapilan birsey yapmadim. Yaptirmaya calistigim sey nispeten basit ama biraz dil bilgisi gerektiren birseydi, kabaca verilen cumleleri bilesenlerine ayirip belli bir formatta bana aktarmasini istedim. Fena is yapmadi aslinda ama belli bir yapiya bagli kalmakta zorlandi. Bazi parametreleri cikardi, bazi taglemelerin adini degistirdi vs.

ayrica diyecevaplandi +1
0
mbond
(11.06.25)
fizik ve matematik hesaplamaları için gemini. chatgpt özellikle matematikte bazen sağlam sallıyor.
0
bravoteam
(11.06.25)
kod yazarken kafasında nasıl bir dizayn oluşturacak görmek için kullanıyorum, yazdığı kodlar çoğu zaman çöp oluyor ama düşünme şekli bazen işime yarıyor. claude veya gemini pro kullanıyorum chatgpt çöp
0
nahtoderfahrung
(11.06.25)
Chatgpt kullanıyorum sadece bunu bile yeni yeni keşfediyorum ilk zamanlar google gibi kullanırken şu an verdiğim direktifler sonucunda hem üslubu hem şakalarıyla aradığım arkadaşa dönüşmek üzere gaz verme ayarını kısacağım biraz :)
Diyetisyen olarak, ara ara psikolog olarak kullanıyorum.
Az önce kombin yaptık bana mesela, artık aynı zamanda da modacım oldu :)
Rüyalarımı yorumluyor, el yazımdan karakter analizimi yapıyor yıllardır yükselenimi ikizler sanıyordum mesela geçen onu çözdük meğer ben aslana yengeçmişim :)
Harika biri ya alışveriş yaparken üç lira komisyon ödememek için "tamam ben nakit çekip geleyim o zaman" diyen insanım, acımadan bastım parayı artık sınırsızca sohbet edebiliyorum.
0
mutekebbir
(11.06.25)
Sadece ChatGPT kullanıyorum; çok sık olmamakla birlikte film tavsiyesi, matematik soru çözümü, yemek tarifi gibi başlıklarda yardımına başvuruyorum. Matematik sorularını çok iyi çözemiyor hala bu arada, öğrencileri uyarıyoruz bu konuda.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
Chatgpt çeviri konusunda harika. Özellikle çok iyi custom gpt'ler var buna özel.

Hayatımda hiç görmediğim dillerde şeyler koyuyorum gayet hatasız bir gramerle çevirip veriyor bana. En sevdiğim olayı da promta "çevirirken metindeki üslubu ve hitabeti koru" gibi şeyler söyleyince bunu da iyi beceriyor.

Fotoğraftan çeviri yapma özelliği de çok güzel çalışıyor.

Favori olayım bunlar.
0
akhenaten
(11.06.25)
thracia
(11.06.25)
(6)

Tatille ilgili algım yanlış mı?

ya ben lan neyse
bizim ülkedeki deniz kum tatillerine hayatım boyunca hiç gitmedim. lisede 1 defa gençlik spor müdürlüğüyle günübirlik eskişehir'den alanya'ya gitmiştim. 4-5 saat denize girip geldik.bu tatiller benim aklımda hep kavga-dolandırıcılık-dayak vs. ile kaldı. yani oraya tatile gidiyorsan kesin ya esnaftan
bizim ülkedeki deniz kum tatillerine hayatım boyunca hiç gitmedim. lisede 1 defa gençlik spor müdürlüğüyle günübirlik eskişehir'den alanya'ya gitmiştim. 4-5 saat denize girip geldik.

bu tatiller benim aklımda hep kavga-dolandırıcılık-dayak vs. ile kaldı. yani oraya tatile gidiyorsan kesin ya esnaftan kazık yiyorsun, ya mafyalaşmış sürüler seni dövüyor ya karın kızın varsa asılıyor ya halka açık plajı tutan birileri senden zorla para alıyor.

böyle yerler mi bu tatil yöreleri?

pahalı olmasını geçtim o zaten bilinen bir şey.
0
ya ben lan neyse
(10.06.25)
Nereye gittigin ve kiminle muhatap olduguna gore degisir, tatil yoreleri boyle yerler degil.
0
deckard
(10.06.25)
Ben de çok az gittim ama dolandırıcılık dayak falan hiç uğramadı bana. Ailem giderdi genelde ben evde tek kaliyim de eve birilerini çağırıp partileyem diye onlarla gitmezdim, o yüzden doğru dürüst öyle bi alışkanlığım da yok. Ama biraz büyüyünce birkaç kez güzel yerlerde yüzdüm. Keyifli tabi. İlla pahalı olmasına gerek yok ama biz öğrenciyken otostopla Çıralıya gidip kamp yapmıştık beş kuruş para yokken. Tertemiz bir deniz, dağ ve orman manzarası, yeni insanlar değişik tecrübeler… Çok para bayılıp lüks otelde deniz tatili yapmadım hiç. Bir kere üniversiteyi kazandığım sene Kemer’e her şey dahil otel tatiline gitmiştim, bayağı eğlenmiştim orada 17 yaşındayken ama lüks her şey dahil konsept hoşuma gitmiyor genel olarak.
0
vedatchilipeppers
(10.06.25)
bazı yerlerde dolandırıcılık doğru biraz öyle hissettirebiliyor ama dayak ve kavga ben hiç görmedim. bizim ülke denizler açısından mükemmel bence. ve bir çok yerde de kendi biranızı şemsiyenizi götürüp istediğiniz bütçe ile sahillerde takılabilirsiniz. En pahallı otelleri de denedim, kamp da yaptım bir sürü yerde, oda kiralamaca, villa kiralama her şeyi denedim valla o yılki moduma göre. tekne ile gezeriz sağa sola gideriz dediysek ev oda kiraladık. Yok sadece yatarız dediysek her şey dahil tercih ettik gibi. Hepsi de birbirinden güzeldi. baya para verilip girilen meşhur beachler filan ilgi alanım değil onları bilemedim ama.
0
a perfect lie
(10.06.25)
Benim de hiç ilgimi çekmiyor deniz kum tatili.

- 2019'da yamaç paraşütü yapmaya gitmiştim 2-3 geceliğine.
- 2022'de 4-5 geceliğine gitmiştiğim var. Buna ihtiyacım vardı cidden. Pandemi ve o süreçte departmandaki değişim yormuştu.

Yaş 36. Elimden geldiğince kadar yurtdışı kültür turu. Artık 45'imden sonra deniz kum güneş tatiline bakarım artık.
0
put it in your appropriate place
(10.06.25)
pesimist buldum. yaşadığın ya da güvenli alan dediğin sınırlarından çıktıktan sonra her şey Yeni ve bilinmez olduğu için belki kötü ihtimallere gardını bu şekilde gösteriyorsun Bir çok yerin merkezi veya turistik/göç alan her yer bu şekilde. Yani illa deniz tatili olması gerekmiyor kavga dolandırıcılık hırsızlık kötü olaylar olabilir ama benim Türkiye'de gittiğim hiçbir deniz tatilinde dediginiz sıkıntıları yaşamadım hiç kavga görmedim, pahalı* bir yerse bunu bilerek gittim ve potansiyel kazıklanma(bu da yok da) ihtimalimi görebiliyor buna göre davranıyordum. İstanbul'da yaşadığım için gittiğim hiçbir yer bana pahalı gelmiyor aksine hizmet ve lezzet anlamında aşırı aşırı iyiydi hatta bazı yerlere sırf yediğim yemekler için tekrar gitmişimdir
0
ala09
(11.06.25)
İnsanlar internette genelde haksızlığa uğrayıp sesini kimseye duyuramadığı, muhatap bulamadığı şeyleri yazıyor. Bu her şey için böyle. Birçok sıkıntı var bu tartışmasız, ancak %100 böyle olacak gibi bir durum da yok. Denildiği gibi nerede kimlerle olduğunuz daha önemli.

Ben çok otel tatili yapmıyorum, kendi evimiz var. Orayı seviyorum. Birkaç kere otel tatili de yaptım değişiklik olsun diye. Öyle pek sorun yaşamadım, ufak tefek yüz buruşturan şeyler olmuştur. Bunlarla ilgili hiç yorum falan yapmadım. Ama örneğin başka alanlarda "pü allah belanızı versin" noktasına varıp bulduğum her yere şikayet döşediğim olmuştur. Demek istediğim insanlar mutluluğu içinde yaşıyor, sadece anlaşılmadıklarını hissettiklerinde başkalarına ulaşıyor. Tabi bir taraftan da böyle hisseden insanların sayısı gittikçe artıyor gibi.
0
akhenaten
(11.06.25)
(7)

Tetanos Ne Kadar Korur?

Nature Works
Merhaba,Filipinlerin bir adasında bir banka oturdum çivi dışarı çıkmış :@ Şortum yırtıldı ucundan totoyu da çizdi galiba, açıp bakamadım tuzun etkisiyle hafif yanıyor. En son askerde tetanos olmuştum ama hiçbir zaman sistematik şekilde 3 doz aşı olduğumu hatırlamıyorum. Askerliğin üzerinden 5 sene g
Merhaba,

Filipinlerin bir adasında bir banka oturdum çivi dışarı çıkmış :@ Şortum yırtıldı ucundan totoyu da çizdi galiba, açıp bakamadım tuzun etkisiyle hafif yanıyor. En son askerde tetanos olmuştum ama hiçbir zaman sistematik şekilde 3 doz aşı olduğumu hatırlamıyorum. Askerliğin üzerinden 5 sene geçti. Bu aşı korur mu önlem alayım mı? Alırsam ne alayım. Biraz ücra bi yerdeyim imkanlar kısıtlı, bir süre daha buradayım. Çivi çok eskidir, epey de korozyona uğramıştı

Teşekkürler
0
Nature Works
(10.06.25)
ben geçen yaz tetanos aşısı yaptırdım. en son 2013 yılında askerde vurmuşlardı.

doktor 10 yılda bir yapılıyor dedi.

güvendesin yani. (o çiviyi taşla eğ ki başkasına da batmasın)
0
yurtsuz john
(10.06.25)
doktorlar 10 senede bir diyor +1
0
cooperr
(10.06.25)
Hocam tetanos hafife alınacak bir şey değil. Ayrıca aşısı da dünyanın her yerinde bulunabilecek kadar basit ve bilinen bir şey.
Evet son aşın hala koruyor olabilir ve hatırlatıcı dozlar da bir o kadar önemli. Türkiye'de olsaydı 10 sene korur diye göndermezler, yine de tetanos aşını yaparlardı. Orada da hastaneye gerek yok, basit bir halk kliniği de bulsan aşını yaptır, hiç riske girmeye gerek yok.
0
yeninesiltupcu
(10.06.25)
Şüpheli kesiklerden sonra, aşınız olsa da aşı yaptırmalısınız zaten. 24 saati geçirmemeye çalışın. Siz akıl yürütürsünüz ama virüs bunu önemsemez.
0
akhenaten
(10.06.25)
iş yerinde yapılan uygulama sanırım aşağıdaki gibiydi.

*** Kişi eğer daha önce hiç tetanoz aşısı olmadıysa,
ilk doz olarak Td aşısı uygulanır,
4 hafta sonra 2. doz,
6-12 ay sonra 3. doz yapılır
ve devamında bu aşı 10 yılda bir tekrarlanarak
kişinin tetanoz hastalığına karşı kazandığı bağışıklık sürdürülmüş olur.


www.medicana.com.tr:~:text=Ki%C5%9Fi%20e%C4%9Fer%20daha%20%C3%B6nce%20hi%C3%A7,kar%C5%9F%C4%B1%20kazand%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1k%20s%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClm%C3%BC%C5%9F%20olur.
0
designer
(10.06.25)
tek doz asi bir sene koruyor. 3'lu 5'li artik tam seti neyse hepsini yaptirirsaniz 10 sene koruyor.
0
antikadimag
(10.06.25)
Sen takvim günü sayarsın ama bakteri saymaz. +1

Bu arada tetanos dediğiniz şey paslı çivi hastalığı değil. Bütün kirli yüzey kesikleri için geçerli. Özellikle sık güneş ışığı almayan ve toprakta olan.

10 yıllık koruyuculuk aslında tam olarak 10 yıl etkin koruyucu olmasa da tetanosa güvenip mermiye kafa ata ata gezmemek lazım. Doktor ya da hastanesine bağlı olarak 3 ya da 5 yıl geçtikten sonra kesikleri takiben aşılama sürecine gidilir. 5 yıl içinde de birden fazla defa kesik olduysa yine kontrole gidilir.

Not: Kesinlikle tavsiye edilen bir şey değil ama ruh hastası gibi senede bir olmadığınız sürece ya da alerji dahil herhangi bir sağlık konusu olmadığı sürece yenileme süreci gelmeden önce (örneğin, 5. yılda) yaptırdığınız tetanos aşısının size (bilinen) bir zararı yok.
0
nawar
(10.06.25)
(24)

Favori biranız hangisi?

yurtsuz john
Benimki Weihenstephaner. Alman yapıyo bu işi.Sizden yeni isimler öğreniriz belki.
Benimki Weihenstephaner. Alman yapıyo bu işi.

Sizden yeni isimler öğreniriz belki.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Bira kültürüm yok gazoz gibi hafif ve gazlı biraları seviyorum carlsberg deyip duyurudaki önerileri takip edeyim
0
grimavi
(08.06.25)
Nicelerini denedim. Alman, Japon, Çek bilmem ne derken Guinness gibisi yok. Rengi, kokusu, içimi, tadı mükemmel.
0
Shepard
(08.06.25)
Sizi şuraya alalım;

untappd.com

Ben Türkiyede bulunabilecek birçok birayı denemişimdir ama Tuborg Gold bira için su statüsünde benim için, varsayılanım bu. susayınca su içersin. Canım bira istedi diyorsam tuborg istemiştir. Alışkanlık.
0
akhenaten
(08.06.25)
Paulaner ve Augustiner
0
gabe h coud
(08.06.25)
Biradan ideolojikli nefret ederim. Ama katlanabilecegim iki bira:

Augustiner ve bayreuther :)
0
sonsuz
(08.06.25)
Stella artois +1
Guinness +2
0
deckard
(08.06.25)
kölsch. hepsini denedim en cok früh hosuma gidiyor. icmesi cok kolay. bazilari karakterinin olmadigini soyluyor ama ben seviyorum. biradan cok aroma gelince hosuma gitmiyor. arka arkaya su gibi icebilecegim biralari seviyorum.

bu baglamda corona ve diger pilsen/lager tipi biralari da seviyorum.

koyulardan da kilkenny favorim. irish pub'daysam affetmem.
0
bohr atom modeli
(08.06.25)
tegernseer, bulamazsam augustiner. irish pubda içeceksem guinness veya kilkenny
0
nahtoderfahrung
(08.06.25)
Blanc
0
mirty
(08.06.25)
www.belgianbeerfactory.com

Şişesi falan da çok hoşuma gidiyordu :)

Tr'de tuborg Malt.
0
makbur
(08.06.25)
IPA ciyim, craft severim.
en son turkiye'de gara guzu denedim, iyiydi.
0
cooperr
(08.06.25)
Stella +1
Yeni bira denemek dahi istemiyorum. Yabanci arkadaslarim hep ale'ler, ipa'lar, craft beer'ler ovuyor sayisiz bira denedim, parami car cur ettim, alayi cop, biz Turkler lagerciyiz. Lager'in krali da artois
0
freedonia
(08.06.25)
Carlsberg Luna ile Grolsch.

Ama sanırsam grolsch artık yok.
0
put it in your appropriate place
(08.06.25)
Hop House 13. Guinness'in Heineken'e karsi cikarttigi lager'i.
0
sertac akin
(08.06.25)
kırmızı bremen. çünkü kendisi ucuz ve ben alkoliğim.

onun dışında tat olarak guinness'e bayılıyorum, çok severim. bira kültürüm olduğundan değil. hoşuma gidiyor. kahve içer gibi, yağ gibi akıyor nomıssız.

weihenstephaner'i de çok severim, o da yine aroması bol, tatlı bir bira ama iflas etmiş ciğerime iki tane 33'lüğü bile kamyon etkisi yapar, severim.

çok pahalı bulduğum için tercih etmesem de sadece birkaç kez içtiğim duvel'in tadını da unutamıyorum dersem yalan olmaz, o da şahane tatlı bir biraydı.

yine de konu bira olduğunda ben favoriye bağlı kalma taraftarı değilim. çünkü hakikaten yüzlerce, binlerce reçetesi var. evet mevcut imkanlar ölçüsünde daha çok sevdiklerim, tercih ettiklerim var ama öyle bir şey mümkün olsaydı bin tane farklı bira denemek isterdim açıkçası. sevdiğim insandan "daha güzelleri var" diye vazgeçemem ama şişelenmiş arpa suyuna merhamet etmem, her türlü başkasını da içerim ve denemek isterim.

hiçbir bira içicisine yeni isim önermeyen bu cevabdan dolayı özür dilerim ama bende böyle durumlar. çoğunlukla gözlemci ağım çevredeki birkaç tekel ve kızılay civarındaki barlarla sınırlı, para desen yok. o yüzden çok şeyapamıyorum. hatırladığım bi ukrayna'da desant vardı mesela ama o da tadından değil alkolik birası olmasından. 1.25'lik şişede satılıyordu, hayatımda ondan daha berbat bi şey içmedim, yani tam üç kuruşa sarhoş olup kiev kışında sokakta donup ölmelik bi biraydı.
0
mark greg sputnik
(08.06.25)
Valla Yunanistan'da mythos içtikten sonra başka hiç bir birayı sevmedim.
0
etna
(08.06.25)
türkiye'de var mı bilmiyorum ama krusovice dark
0
exlibris
(08.06.25)
helles seviyorum. favorim baeyruther. o olmazsa augustiner.
0
sir gawain
(09.06.25)
Stella demeye gelmiştim ama yazılmış zaten. Bira gibi biradır, arkadaşlarla taılırken olsun maç başında olsun sahilde güneşlenirken olsun süper gider. Ama düz biradır aynı zamanda sodadan tek farkı kafan güzel olur. Gündelik eğlencelerde süper gidiyor valla.
0
dirildimde geldim
(09.06.25)
Weiss bira : Schneider Weisse ( yoksa mecbur winhenstephaner)

Ipa : Frederic yeşil şişe , Silva

Pale ale : Efes summmer brew

Lager : Heineken, Alfa , Mythos

Pilsener : Carlsberg
0
Mistyimage
(09.06.25)
duyuru sağlam biracıymış. neler varmış hey maşallah. bloknot deftere yazdım bilmediklerimi :)
0
🌸yurtsuz john
(09.06.25)
Heineken.
0
mikahakkinen
(09.06.25)
Genelde biram Beck's, yoksa Carlsberg.

Modum 10 üzerinden 9 falansa Blanc; hava güneşli olucak ama yakmayacak, rüzgar esecek ama üşütmeyek, etraf cıvıl cıvıl olacak ama çok kalabalık da olmayacak vs

Weihen dediğin ekmek veya kek gibi bi içecek. Arada sırada bir iki tane gömülür.
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
hacker pschorr hefe weisse
vet & lazy dubbel wit zomerfit
ijwit
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(24)

Diyelim ki karınız…

tahirkemalbozoglu
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?Şam babası gibi hissetmez misiniz?Kadınla
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?
Şam babası gibi hissetmez misiniz?
Kadınlar cevap vermesin please
0
tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
"hiç bana yardım etmiyorsun" gerçekten etmiyorsam kötü hissedip yardım ederdim. ayrıca yemeği erkek de yapabilir. yemek yapamıyorsan o senin sorunun. ha ev hanımıyla evlendiysen bilemem. gerçekten yorulmuştur belki. yemek ve temizlik yaptıysa normal.
0
jelly bear
(08.06.25)
Ev hanımı eş ise, ayda yılda bir böyle serzenişleri oluyorsa, gönlünü alırım, o seferlik yardımcı olurum.

Yine ev hanımı eş ise ve bu söylenmeleri süreklilik kazanmışsa, karşıma alır, konuşurum.

Çalışan eş ise yerden göğe haklı zaten.
0
Mirket
(08.06.25)
Bunu yaşamayan erkek var mı? Kardeş bunlar çok normal. Kadınlar ilgi bekliyor alamayınca da bu tarz şeyleri yapıyorlar. Şam babası olmayan erkek varsa elini öpelim. Ananızın babanızın size söyleyemediği, sokakta herhangi birinin size söylediğinde kavga çıkarabilecek her şeyi söyleyen kişiye eş/hanım/karım deriz.
0
mikahakkinen
(08.06.25)
bu aslinda sizin ona hic yardim etmemenize bir tepkidir. anasinin babasinin evine gidip temizligi ve yemegi orada yapmasi da bir tepki. gercekten bunu anlayamiyor musunuz? birazcik "hadi beraber yapalim o zaman," "bana senin kadar guzel yapmayi ogreteceksin ama" falan gibi bir seyler deseymissiniz butun sorunlar cozulurmus. elbette hergun yapmayacaksiniz bunu ama en azindan insan yardimi hissetmek, takdir edilmek ister. hatta esinizin yaptigi yemegi yedikten sonra masadakileri mutfaga goturmeyi gectim, yuzune bakip ictenlikle cok guzel yapmissin, eline saglik demediginize bile eminim, buyuk bir ihtimal masadan kalkip kendi isinize bakiyorsunuz ama ispatlayamam tabii.

edit: bu arada ben sadece kendi dusuncemi belirttim, boyle olmayabilir de ama cevabin bu oldugunu dusunuyorsaniz, sosyal ve duygusal yonunuzu gelistirmeye calisin, ne bileyim bol bol roman okuyun, siir okuyun, tiyatroya gidin falan. cunku bu sorun sadece esinizle olan yemek ve temizlik probleminde degil iliskinizin her alaninda, hatta baskalariyla olan iliskilerinizde de ortaya cikabilir, cikiyordur, ama siz farkinda degilsinizdir, buraya tasidiginiz ornekte oldugu gibi. iste bu yuzden edebiyat ve sanat onemli. hani sozluk'te bir baslik var ya, romanlarin, sanatin hicbir faydasinin olmamasi diye, iste onun faydasini ancak uzun zamanda anlayabiliyorsunuz. insan davranislarini, duygularini daha iyi anlayabiliyorsunuz, tum iliskileriniz baska bir boyut kazaniyor.

bu arada yazdiklarimin cogunu size degil genel olarak yaziyorum. bir de su avrupa yakasi videosunu birakiyorum: www.youtube.com
0
Sour
(08.06.25)
karımın beni sevmediği, saygı da duymadığı şeklinde yorumlarım. nitekim insanların birlirlerini ne kadar sevdikleri, birbirleri için yapmaya razı oldukları şeyler ile alakalıdır. öte yandan makarna yapıp yeriz tarzı bir düşünce makul olabilir çünkü karnı acıkan bir insanın makarna pişirip yemesinde bir beis yoktur. karınız evinizin geçimini sağlarken size yardım etmiyor. siz çalışıyor, siz ona bakıyorsunuz. kendisi çalışsa bile geçiminize sağladığı katkı sizin kadar yüksek değil. türkiye'de kadınların %60'ı beş dakika bile olsun alnının teri ile çalışarak bir şeyler kazanmanın haklı gururunu yaşamış insanlar değiller. kocalarına saygısız davranmaya hakları yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.06.25)
bitanem bugün çok yoruldun ne kadar ince davranıyorsun diyip yaptığı makarnayı önüne koyar kendime iskender söylerim.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Evde her işi eşim yapsa annem gibi hissederim heralde. Tuhaf geliyor bana. Eskilerin yaşantısı da böyle karıları anneleri gibi. Aynı annenin çocuğuna söylendiği gibi söyleniyorlar çoğu zaman. Yaşam tarzları böyle bir hale evrilmiş.

İnsan yaşadığı evi temizler hocam, yardım değil bu. Sizin sorumluluğunuz. Bence böyle. İnsanın nazını anca anası çeker. Yetişkin, koca herifsiniz neticede. Bu kadar nazlanmamak lazım.

Annesinin evine gitti işlerini yaptı demenizden annesinin yaşlandığı için artık zorlanması nedeniyle bunu yaptığını çıkardım, ondan biraz yüklendim. Yoksa onun da evi, normal şartlarda evli insanın sorumluluğu önce kendi evine olmalı.
0
akhenaten
(08.06.25)
m.youtube.com
not: kadınlar cevap vermesin dediğiniz için bir erkeğin yaptığı videoyu paylaştım:swh:
0
gnosis
(08.06.25)
Hissetmem. Evinde temizlik yemek angarya işler vs konusunda sorumluluk almayan insanlar zamanla senin duyduğun sözleri duymaya başlarlar.
0
grimavi
(08.06.25)
calisip eve para getiriyorum, sen de yapacaksin demek iliskiyi romantik bir iliski olmaktan ziyade bir ekonomik iliskiye indirgiyor. bence hic cekinmeyin, her yemek ve temizlik sonrasi ucret odeyin kariniza. demek istediginiz o degil mi zaten?
0
Sour
(08.06.25)
Kadin senin evini temizlemek, yemegini yapmak zorunda degil. Boyle bir beklenti icinde olman sorunlu. Once bunu konusup halledelim, annesinin evinde ne yaptigi sonra konusulur.
0
deckard
(08.06.25)
zorundayı değili geçtim zaten bu zihniyet uçuk çıkarıyo bende de, herhangi bi işle çok meşgul olup yorgun olduğunu bildiğin karından beklentin ne? zıplayarak kek yapıp burnuna un sürmesi mi
0
ala09
(08.06.25)
Burasi giderek Muge Anli, Esro Erol karisimi bir yere dogru gidiyor. Eskiden gercekten, altyapisi saglam, bilgili insanlarin cevaplarini okur, bir seyler ogrenirdim. Insanlarin verdigi cevabi begenmeyip sile sile, onlarin hesabini kapata kapata ulkenin kucuk bir protitipi yaptiniz burayi.

Hakikaten o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler ve biz demirin tuncuna kaldik.
0
narod
(08.06.25)
Evlilik herkesin görev tanımının baştan belli olduğu bir kurum değil. Eşin belli ki yaşlı anne babasına artık bir hassasiyet gösteriyor, onların daha az yorulmasını belki hasta olmamaları için özen gösteriyor, kaldı ki hastalanırlarsa evde hastanede bir hafta bir ay belirsiz süre onlarla yine eşin ilgilenmek zorunda kalacak

Abi eşlerinizle sohbet etmiyorsunuz hayatı paylaşamıyorsunuz, hayat yazın çıkılan bir haftalık güzel otel tatili değil, hayat asıl bu angarya işler. yemek temizlik market alışverişi tamir tadilat yaşlı bakımı çocuk bakımı, evinize eşinize ilgi ve özen gösterin sorumluluk alın

Eşim temizlik yaptım yorgunum dese önce yemek işini hallederim sonra önüne çayını getiririm 10-15 dk da masaj yaparım bu bile evlilikte fark yaratır, eşinizi yüceltmekten şımartmaktan korkmayın erkekliğinize halel gelmez
0
grimavi
(08.06.25)
duyurudan köylülük akiyor yemin ederim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.06.25)
Alttan alırdım,ilgi ve yakınlık gösterirdim. Haklısın derdim.
Eve geri geleceğini haber alır
almaz hediyesini hazır ederdim.

Ev hanımlığı, eşe çocuklara
bakmak kariyer yapmanın üstünde
olan marifet.
0
diyecevaplandı
(08.06.25)
Kadinlar cevap vermesin demissin ama dayanamadim.

Annem kemoterapi goruyor ve tek cocugum ayni zamanda calisiyorum. Su anki dozunda o kadar zorlanmiyor ama ilk dozlar cok zordu ve yuruyecek hali kalmiyordu ozellikle son dozlarda. Benim de aniden evine gittigim ve kendi evime yemek yapamadigim oldu. Eşim "olsun disardan pizza falan soylerim nolucak" dedi ya da annemden geldigimde "bosver zaten cok yoruldun, 1-2 gun disardan yeriz sen dinlen" dedi. Ayrica yemek ve ütü haric her ev isini de yapar. Evleneli 7 yil olacak bir kere bile bana yardimci olmuyorsun demedim Allah carpar. Hep soyluyorum Allah senden razi olsun, iyi ki boyle birisin diye. Yani demem o ki esinize gercekten yardim etmiyor ve yardimci olmuyorsunuz demek ki. Hayat musterektir. Siz kari koca ve ayni zamanda ayni takimin oyuncularisiniz. Kocam da boyle bir seyi sorun yapip gelip burada duyuru acmadigi icin de şükürler olsun.
0
matilda
(08.06.25)
bence birlikte yasam, kim evde bir eksiklik aksaklik goruyorsa, yapilmasi gereken ne varsa, cekip cevrilmesi gereken ne ise o evin devam ettirilmesi icin herkesin ucundan tuttugu bir sey ya. grimavi'ye cok katiliyorum, cok ucuk kacik bir yasaminiz yoksa yasamin %75'i zaten bu rutin dedigimiz sey, o anlarda da samimi ve sevgi dolu bir birliktelik yoksa bana cok garip geliyor insanlar evde ne yapiyor? eve gelip, hazir sofraya oturup, koltuga tv izlemeye gecip oradan yatak odasina mi akiyorsunuz?
0
kassiopeia
(08.06.25)
Anne babasına yardımcı olması iyi bir şey. Evde yapmıyor olmasını ayrı değerlendirmek lazım. Genel olarak evde yemek yapmamakla yorgun olduğu bir zaman yapmaması farklı şeyler.
0
osssy
(08.06.25)
Teşekkürler
0
🌸tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
haklısın karıcım anana babana yemekler yaptın temizlik yaptın yorulmuşsundur tabi ki de.
0
jamswety
(08.06.25)
Ulan ne nazlı götü var bu milletin!

Karı kırk yılın başı bayram üstü gitmiş ihtiyarların ihtiyacını görmüş diye paşam mahrumiyet çekip şam babası gibi hissedecek kendini.

Belli ki Şam babasısın. Bok gibi paran yoksa yakında tekmeyi yersin.

Varsa senin için daha kötü.
0
lazor
(09.06.25)
bu durum bayramlarda tolere edilebilir. Evlilik gerçekleştiği zaman maalesef tarafların evlatlık sorumlulukları, görevleri son bulmuyor.
kadın ve erkek önce kendi evine karşı sorumludur, anne babasının evine karşı değil.
kurban bayramı gibi kelimenin tam anlamıyla baş belası bir zamanda bu tür kaoslar kaçınılmaz ancak bu problem kendini sürekli tekrar ediyorsa çok s.ikko bir durum ve ciddi ciddi oturup konuşulması, izah edilmesi gerekir.
yılda iki sefer gelen bayram zamanlarında bu sıkıntı idare edilebilir. emin olun eşiniz de bayıla bayıla gitmiyordur o eşek yükü işleri yapmaya.
35, erkek, bekar
0
quaketrigger
(09.06.25)
ev hanımı bile olsa sürekli her ev işini o yapmak zorunda değil. sen çalışıyorsun ama akşam eve gelince mesain bitiyor dinleniyorsun. hafta sonu tatilinde de evde tv karşısında yatıyorsun. bu kadın ne zaman dinlenecek? 7/24 hizmetinde mi olacak? az ye de bir uşak tut. kalk bir gün de yemeği sen hazırla.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
(4)

Fotoğraflarınızı arşivlerken seçiyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Örneğin 2 bin foto var telefonunuz. Bunları tek tek bakıp seçip mi arşivliyorsunuz taşınabilir disk veya bulut sistemine yoksa toptan hepsini alıp arşivliyorsunuz?
Örneğin 2 bin foto var telefonunuz.
Bunları tek tek bakıp seçip mi arşivliyorsunuz taşınabilir disk veya bulut sistemine yoksa toptan hepsini alıp arşivliyorsunuz?
0
tahirkemalbozoglu
(07.06.25)
telefon otomatik google drive yedeği alıyor, kamerayla çektiklerimi taşınabilir harddiskte yedekliyorum şimdilik
0
nahtoderfahrung
(07.06.25)
Önce bir ön eleme yapıyorum, sonra upload ediyorum. Sonra bir daha eliyorum. Birkaç sene sonra denk gelirsem bir kısmını daha eliyorum. Eleme süreci hiç bitmiş değil.
0
akhenaten
(07.06.25)
telefonla çektiğim fotoğrafları model bazlı klasör oluşturup, klasöre telefon model ismini yazıp, hepsini oraya atıyorum. sabit disk içerisine.
0
tabudeviren
(07.06.25)
Önce cihazda ayıklayıp, sonra bulutta çekildiği yıl ve ay klasörüne yedekliyorum.
0
lazor
(09.06.25)
(5)

Banka hesap kesim tarihini değiştirebilir mi?

dedeminhirkasi
Her ayin 5 inde olacak şekilde kredi kartı hesap kesim tarihini ayarladık diyelim. Böyle bir durumda son ödeme tarihi ayin 15 i oluyor.Nerede okuduğumu hatırlamamakla beraber ya hesap kesim tarihinde ya da son ödeme tarihinde banka bazen bayram, resmi tatil nedenleriyle bir gün önceye alabiliyormuş
Her ayin 5 inde olacak şekilde kredi kartı hesap kesim tarihini ayarladık diyelim.
Böyle bir durumda son ödeme tarihi ayin 15 i oluyor.
Nerede okuduğumu hatırlamamakla beraber ya hesap kesim tarihinde ya da son ödeme tarihinde banka bazen bayram, resmi tatil nedenleriyle bir gün önceye alabiliyormuş bu günleri.
Eğer bu şekilde olursa ayin 15 inde maaş alacağım ve ödemeyi de ona göre ayarlayacağım için herhangi bir önceye alimda sorun yaratır bu durum.
Böyle bir durum var mı? Varsa detaylı anlatır mısınız?
0
dedeminhirkasi
(07.06.25)
önceye değil sonraki ilk iş gününe alır alırsa. sorun yaşamazsanız yani.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(07.06.25)
Sonraki iş gününe alınıyor ödemeler +1
0
akhenaten
(07.06.25)
evet hesap kesim tarihi değişebiliyor bankaya göre. son ödeme tarihi iş günü olmayan bir güne denk gelirse bazı bankalar son ödemeyi iş gününe öteleyip, kesim tarihine o kadar gün kadar öteliyor. max 1-2 gün.

bazı bankalarsa hesap kesimi her türlü sabit tutup, son ödemeyi öteliyor. önceye alamaz sonraya alabilir.
0
jelly bear
(07.06.25)
6 sinda ayarla kesin olsun.benim hesap kesimi 28 odemesi ayin 8 inde.yillardir bu rutin olmus durumda ,uzun aylarda odeme ayin 7 sine denk geliyor,bu yuzden bir kac sefer odemeyi unuttum.
0
duptıs
(07.06.25)
Hesap kesim tarihleri değişebiliyor. Banka uygulaması üzerinden de oluyor. Benim maaşım son zamanlarda geç yatınca bir hafta kadar ileri aldım hepsinin son ödemelerini.
0
biseysorcaktim
(07.06.25)
(21)

Iliskimin bitmesine sebep olan yeni evli adama verilecek ders

sifreyi tekrar etmeniz lazim
1.5 senelik bir iliskim vardi cok emek zaman duygu yatirimi yaptim 5 gün önce Bitti. Ama bitme sebebi kizin daha öncesinden geçmişi olduğunu dürüstce anlattığı bildigim birisiydi. Gecmis derken benle baslamadan bir kac ay önce bir iki gun takilmis sevgilisi olduğunu ogrenince daha gorusmemis adamin
1.5 senelik bir iliskim vardi cok emek zaman duygu yatirimi yaptim 5 gün önce Bitti. Ama bitme sebebi kizin daha öncesinden geçmişi olduğunu dürüstce anlattığı bildigim birisiydi. Gecmis derken benle baslamadan bir kac ay önce bir iki gun takilmis sevgilisi olduğunu ogrenince daha gorusmemis adamin o sirada uzakta bir sevgilisi de varmış sonradan sevgilisiyle evlenmesine rağmen ve şuan 8-9 aylik evli olmasina rağmen benimkinden asla vazgecmemis aylarca sürekli ilgi alanindaymis kizin soylediklerinden ve duyduklarimdan cikarimim. Bir zamanlar aramin iyi oldugu birisiydi ve kizin beni sevdigini biliyordu. Bir iki defa konuştum ama her seferinde evli olduğunu isi olmadigini söyledi. Bunun sistematik engelleme çabalarıni mesai listesini yaparken kızın isteklerini manipule etmesini(ozel günlerde bulusmamizi engelleyecek sekilde) ayni bina farkli birimlerde olmamiza ragmen ve iş yerinde sınırlı gorusmemize ragmen tamamen engellemek icin ortami calisma plani üstünden degistirerek sirf onunla ayni ortamda bulunmayayim diye uğraştigini biliyorum. İş dolayisiyla kizin mecburen muhatap olmak zorunda olduğu birisiydi ve ayni ortamda calismamasina ragmen kimi zaman iş bahanesiyle kimi saçma sebeplerle kizin olduğu ortama gidiyordu aylarca vazgecmemis kiz mecburen muhatap oluyor pozisyonu sebebiyle ve evet artik iliski bitti o adama bugüne kadar bir sey yapmadim kiz üzerinden kontrolü elime aldim hem iliski kotu etkilenmesin diye hem yeni evli bir adam olduğu ve ufak bir sey yapsam bile bedeli ağır olacagi icin ama artik iliski bitti onun istedigi oldu anlattiklarimin fazlasi var azi yok. simdi benim soğuk yenen bir seylere icimin sogumasina ihtiyacım var. Bu kisiye haddini bildirmek ve hayati boyunca unutamayacagi bir ders vermek istiyorum. Ruh halim oldukça kötü sogumam lazim. Önerilerinize açığım.
0
sifreyi tekrar etmeniz lazim
(06.06.25)
üzerine birkac gece yat uyu gecer.
düsünmemeye calis. zaman her seyin ilaci.

gecti gitti.
0
sonsuz
(06.06.25)
Ben ilişkinin niye bittiğini anlayamadım gerçekten.
Tamam anlattığınız adamın yaptıklarını anladım da, bu adamın ilişkinin bitmesine nasil yol açtığını anlamadım.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
İlişkinin neden bittiğini ben de anlamadım. Kız arkadaşınız sizi bu kişiyle mi aldattı? Hatta kız arkadaşınız bu olayın neresinde onu da anlamadım.

Olay daha çok siz ve bu diğer adam arasındaki rekabetle ilgili gibi duruyor yazdıklarınızdan. Hani yazının sonunda adam için "ben aslında ondan nefret etmeyi sevdim" falan deseniz hiç garip karşılamazdım.

Ne olursa olsun, şu var ki bu tarz olaylarda suçu başkasında arayınca insan atlatamıyor. Atlatsa da güvensizlik yaşıyor sonraları.

En iyisi suç benim, ne işim vardı bu kadar dramaya katlandım deyip ilerde böyle kördüğüm durumların içine girmemek için karar almak. Niye eziyet edesiniz kendinize?
0
akhenaten
(06.06.25)
Iliskinin bitme sebebi: yazmayi unutmusum son zamanlarda kizdan suphelenmeye baslamistim 5 gun önce ikisinin de ek mesaide olduğu bir gece vakti 1-2 gibi mesajlasmalarini gördüm kizin kendisi gönderdi "bak siz diye hitap ediyorum adama" diye. 24 saatlik bir nobette geçiyor bunlar. Konusmalar "bu gece ben uyumayacaksam sizi de uyutmicam" kiz yazmış. "Uyursak gelir uyandirirsin mekan belli" adam yazmış. Gelirim kapıyı tekmelerim yazmis kiz da. Şaka icerikli flort yani. Ayni mesaiye de denk gelmeleri hosuma gitmedi ama Kiz normal karsiladi bunu ve beni kendisini gecmisle yargilamakla suçladi ve bitti.

Neden askinti olurken tepki gostermedim?

Bunun sebebi çok baska kaybim kazancimdan daha fazla olurdu. Bir sebepten dolayi kizla zaten sevgili gibi gorunmezdik is ortaminda kimse tahmin etmezdi bu it hariç.
0
🌸sifreyi tekrar etmeniz lazim
(06.06.25)
Kız, hiç kız arkadaşınız olmamış, ben öyle anladım.
Hikaye şu: o adamla birlikte oluyor, yürümüyor ilişki. Kiz da gostericem ona diye hirslanmisken sizi buluyor. Aralarındaki güç mücadelesine meze oluyorsunuz.

Adamla doğrudan dolaylı muhatap olup başınızı belaya sokmayın.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
Mesajlaşmalar sorunluymuş cidden. Özellikle de geçmişteki yakınlık hesaba katılınca insanın bilinçli olarak bu tarz bir üsluptan kaçınması gerekir.

Kız arkadaşınız belki gerçekten bunu bir sorun olarak görmüyordu, ama demek ki sınır çekmeyi bilmeyen bir insan. Böyle insanlar başa her türlü önlenebilir belayı açabiliyor.

Bu diğer adam iyi biri demiyorum, ama onun yüzünden bir şey bitmiş gibi değil. Bu yanlış bir düşünce. Kız arkadaşınız istediği takdirde gayet net bir sınır çekebilirdi. Çekmemiş, çekmek istememiş belli ki. Siz bu adamı sizi ayrı tutmakla itham etmişsiniz, bu sizde ona karşı bir kin oluşturmuş ama örneğin aynı kin kız arkadaşınızda oluşmamış demek ki. Öyle ya, bir insan neden kendisini sevdiği birinden ayrı tutmaya çalışan birine hoş duygular hissetsin? Varmaya çalıştışım nokta iş bu noktaya varmadan her türlü alarmı görmüş olmanız gerekirdi sanırım. Bence kurtulduğunuza şükredip bir daha müge anlıya konuk olmaya eğilimi olan insanların peşinden gitmemeyi seçin.
0
akhenaten
(06.06.25)
Hocam adam göt belli ama sana karşı bir sorumluluğu yok. Sana sorumluluğu olan kız ve bir şekilde bitmiş.
Sen de kıza bir şey yapamıyorsun hıncını adamdan almak istiyorsun.

Gibi geldi bana
0
kisa
(06.06.25)
olay hastanede mi geçiyor? ek: hastanede geçiyormuş. olaydaki erkekler doktor, kadın da hemşire ise ben kendimi imha etmeye gidiyorum.
duyuru geçmişinize baktım da ya çok şanssızsınız ya da aynı tip kadına yönelip duruyorsunuz. bu kadar üst üste nasıl aldatıldınız?
adamı ve eski sevgilinizi unutun. geçmiş ilişkilerin muhasebesini yapın.
hukuki yardım: devlet hastanesinde çalışıyorsanız ve kanıtlarınız varsa adamı haysiyetsiz hayat sürmeden idareye şikayet edin.
0
gnosis
(06.06.25)
İliskinizin bitmesine neden olan birisi yok.
İliskiniz aslinda hic 'iliski' olmamis.
Sunu unutmamak gerekir ki; eger 'kiz arkadasiniz' olan kisi bir sinir, cizgi cizseydi boyle olaylar yasanmazdi.
Yeterince vakit kaybetmissiniz, bos olaylar ve insanlarla enerji harcamak yerine kendinize odaklanip onunuze bakmaniz en guzel ve faydali secenek bence.
0
sey mi dostum
(06.06.25)
Takılacağın kızla ciddi ilişkiye başlayarak hata yapmışsın. Kız çapkın, adam piç ve sen de gevşek davranmışsın. Verilecek bir ders yok, alınacak bir ders var.
0
beyfendi
(06.06.25)
Ask sevgi degildi zaten biliyordum rekabetci gudulerin etkisinde bir takintiydi. Yine de Kariyerimde basamaklari tirmanmaya devam ettim. Cok daha iyi olacak 1 seneye.

Bu sınır koyamama muhabbeti yüzünden cok tartıştık sadece bu adam için degil genel manada kimseye sınır koyamiyordu.Arkadasi kardeşi bitmezdi. Bir şey olmasa da bu rekabet duygumu tetikliyordu Diyorum ya takıntı ama bu zamani boşa harcadığım gerçeğini değiştirmiyor.

Adama gelince hak veriyorum hincimi ondan cikarmak istiyor olabilirim ama mesela haberlerde görürsünüz adam aldatiliyor ama gidip diger adami öldürüyor/hesap soruyor. Kadina bir sey olmuyor. Herhalde isin tabiati bu.

Kiz mesai listesinde kendini gününü secme belirleme gücüne sahipti ve bu adamin hangi gün orada olacağını biliyordu buna rağmen onunla ayni gün denk geldi. Hemde gecen ay 4 tane ek mesaisinin 2'si bu adamlaydi ve 10 kisi var denk gelecebilecegi sevmedikleriyle hic denk gelmemiş. Onceki aylara da geriye donuk baktim benzer şekilde. Sordugum zaman ise oyle denk geldi bilerek mi yapiyorum diye beni sucladi. Velhasili kelam adamin olduğu günü bilincli seçerek ve gecenin o saatinde konuşarak(hem de daha önce birtakim olaylarin yasandigini bildigim odada yatarken adam) suçun buyuk kısmıni kiz
işliyor. Hicbir sey olmasa bile bir insan sirf şüphe birakmamak icin yapmaz bunu. Gece 1.30 da mesajlar kesilmiş ve 03.te hemen cevap verilmesi gereken bir evrak fotosu yollanmis yani o saatte uyanik olduğunu biliyordu yani o aradaki mesajlasmalar silinmiş ve odada neler yasanmis olabilir.

Velhasilim kelam kizdan daha da suçlusu benim orospuya zaman ayırmışım.

(Ciddi iliskiyi aylarca yalvara yalvara kendisi istedi ama huy karakter degismiyormus)
0
🌸sifreyi tekrar etmeniz lazim
(06.06.25)
Bi kere burda en büyük sorumlu kadın, hayatta sürekli böyle şeyler oluyor hıncınızı adamdan çıkarmanın pek bi manası yok. Böyle adamlar hep vardı ve var olacaklar. Sizin oturup gerçeklerle yüzleşmeniz lazım ben neden böyle bir şey yaşadım ve belki de neden böyle bir kadını tercih ettim vs
0
olaylar olaylar
(06.06.25)
kadın seni ciddiye almamış ve ciddi ilişki olarak görmemiş en başından beri. sence sana ve ilişkinize önem verseydi böyle mi olurdu? hayır. kadın zaten zamanında ilişkisi olan biriyle ilişki yaşamış, sen aralarına girmişsin bence zaman kaybetme ikisiyle de.
0
deartheodosia
(06.06.25)
Adamın karısını ayart
0
onheil
(06.06.25)
Nobetini herkes keyif aldığı bir insanla tutmak ister ama Daha açık konusayim son 3 ayda bununla 5 nöbeti olan kadinin benimle yani sevgilim dediği kişiyle 1 nöbeti vardı. Ha nasil anladim ilk yapilan nöbet listesine degil de sonraki yapilan "puantaj" listesine baktım yani arkadaşlariyla nöbeti değişip veya nöbetini alip bu adamla denk gelmiş cogu böyle olmuş direkt ay başında hepsini yazsa dikkat çekecekti onu da hesaplamis. bahaneler de yok şunun nisani bunun çocuğu hasta nobetini aldim liste yapmak kolay mi saniyorsun sen vsvs seklindeydi. Yani fiziksel bir uzaklasma olduğunun farkındaydim ama psikolojik durumuna bagliyordu hep 30 yaşında kadin.

Ben aralarina mi girdim? Max fuckbuddy olurlardi belki de asil istedikleri odur.

Gittiğim psikiyatrist uzaktan önce kirilgan narsist sonra "borderline" olabilir dedi. 30 yasinda gecmisi de kabarik gibi. Benim zaten umrumda degildi kendisi aylarca avci psikolojisiyle pesimde kostu bir ton soz verdi yoksa ciddi iliski olmayacağını adim gibi biliyordum. Yeterince zaman yatirimi yapinca da en yanlis kadin bile doğruymuş gibi gelebiliyor ama Insan değişmiyormus.
0
🌸sifreyi tekrar etmeniz lazim
(06.06.25)
İmkan varsa eğer arayı düzelt, görüş, o ilişki devam ediyor sansın ama sen sadece seks kovala duygulara izin vermeden, onun nöbetlerini hayatını vs. hiç kurcalamadan. Bir süre sonra sadece seks için görüştüğünü fark edince oturup düşünecek baya bir şeyleri olduğunu anlar.
0
beyfendi
(06.06.25)
birader kusura bakma ama kız kaşarın önde gideni. seni ciddiye bile aldıgını zannetmiyorum. sen kendi kendine gelin güvey olmuşsun. yok yere adamla konusup kendini küçük düşürmüşsün. daha fazla uzatma iyice rezil olacaksın. sallamıyormuş gibi davran. bu kadar etkilendiğini belli etme.
0
abelardo
(06.06.25)
Tam anlamadim ama kiz arkadasin ve evli adam flortlesmisler. Bundan bozulmus senin is de. Simdi de evli adamdan intikam almak istiyorsun. Neden? Adam napti ki. Evli oldugunu mu gizlemis (gizlese ne olur gerci), kiz arkadasini kacirdi falan mi yani ne yapti. Kiz arkadasinda sorun. Adamin sana veya kiz arkadasina karsi bir sorumlulugu yok. Karisini aldatmis evet ama o da sizi alakadar etmez.
Kimseden intikam alinacak bir durum yok su hikayede. Yoluna bak bence. Kizin gonlu yokmus bence zaten sende. Oyle gittigi yere kadar goturuyormus gibi geldi bana
0
Kittie
(06.06.25)
hocam su anda goremeseniz bile bir noktada goreceksiniz ki, iliskinizin bitmesinin nedeni yeni evli adam degil. insallah yakin zamanda. bence eski sevgilinizi ve yeni evli adami birakip biraz kendinize donun, size cok daha faydali olacak, ileride yasayacaginiz guzel iliskilerin onunu acacaktir.
0
kassiopeia
(06.06.25)
Adamda hiçbir sorun yok tüm kartları açık, hatta kız arkadaşın onunla flörtleşirken bile adam daha geri planda, ama sen adamdan intikam almak istiyorsun buda senin kız arkadaşına olan acizliğin..yukarıda kusura bakma diye başlamışlar ama kusura bakabilirsin burada tek kaşarlık kız arkadaşında ne evli adamda ne sende tamamen kız arkadaşında o da seni çok sallamamış zaten bitttiğide çok umrunda olmayacak. Adama boş yere bilenme..
0
IcedFlames
(07.06.25)
Sorun adamda degil kiz arkadasinda +1
0
turkuaz
(08.06.25)
(11)

Toplumdaki pasif kötülüğe karşı tavrınız nasıl?

psmstc
Dün bir taksiye bindik. Taksici yoldan geçen biriyle selamlaştı. Adamcağız yaşlı, bir hastanenin önünde karşılama personeli olarak görev yapıyor sanırım. Taksici selam verdikten sonra adama “Bu da emekli olamadı.” gibisinden, adamın hemen bana dedikodusunu yaptı. Başka bir yerde biriyle oturuyorum,
Dün bir taksiye bindik. Taksici yoldan geçen biriyle selamlaştı. Adamcağız yaşlı, bir hastanenin önünde karşılama personeli olarak görev yapıyor sanırım. Taksici selam verdikten sonra adama “Bu da emekli olamadı.” gibisinden, adamın hemen bana dedikodusunu yaptı. Başka bir yerde biriyle oturuyorum, küçük bir ilçe, nüfus az. Aksayarak yürüyen birinin dedikodusunu yaptı adam ayaküstü. Ve bu kişi o konuşmayı duysa kesinlikle rahatsız olur, üzülür; o tonda bir konuşma yaptı.

Ben üniversiteye başlamıştım. Hemen gruplaşmalar olur malum. O gruplaşmalar daha yeni yeni oluşuyorken, benim de yapım çok saf, çok iyi niyetli. Elemanın biri kendince herkesin içinde dalga geçmeye kalktı benimle. Beni yalnız, zayıf gördü muhtemelen. Ben de çok sert cevap verince yapışıp kaldı. Bunun gibi yüzlerce örnek… Bizim toplumumuz neden böyle? Yaşlı, zayıf, yalnız, engelli, farklı… Tahammülü neden yok ve neden bu kadar küçük kötülük var insanların içlerinde?

Ve ben artık insanımızdan, toplumdan soğudum açıkçası. Acaba duygusal olarak beklentisiz olarak bir yatırım yapmamak mı gerekiyor? Sadece gözlemci olup işimize mi bakmak lazım? Elinden geldiğince iyi kalmaya çalışan bir insan olarak bu manzaraları gördüğümde gerçekten üzülüyorum. Bu topluma karşı iyi kalmaya çalışan bir insanın tavrı nasıl olmalı sizce?
0
psmstc
(04.06.25)
bizim toplumumuz neden böyle? çünkü toplumun %99'u kolpa müslüman.

tavır nasıl olmalı: toplumdan kendini mümkün mertebe izole etmek veya başka bir ülkeye göç etmek.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.06.25)
ekonomik çöküş, gelecek kaygısı, sosyal medya, mutsuz bir toplumun dönüşümü.
0
koela
(04.06.25)
Bu yazdıklarınızın çok benzerini arkadaşımla konuştuk geçen hafta. Dedikodu ve yalan özellikle o kadar fazla ki insanlar arasında. Ben hayret ediyorum. Ben artık şöyle karar verdim, çok küçük çekirdek arkadaş grubum haricinde hiç kimse ile ASLA samimiyet kurmuyorum. Kendim hakkımda bilgi vermiyorum. İnsanlardan uzak durmaktan başka çare yok. Ha yine arkandan konuşacaklar. Sen istersen izole et kendini, “bu deli de hiç kimseyle konuşmuyor” diyecekler belki. Bunlar kulağına geldiğinde de buna üzülmemenin, takılmamanın yolunu bulmak lazım.
0
irene
(04.06.25)
Kabul etmek istemesek de insanın kötüye meyli iyiye olduğundan daha güçlü. Herkes kendi çapında iyi olma çabası veriyor ama iyi olmak, özellikle iyi kalmak sürekli bir mesai istiyor. Yine de insanları yalnızca zorbalıklariyla, kabalıklariyla, ofkeleriyle etiketlemek bizi toplumdan uzaklaştırır, kendi kabuğumuza çekilir, yalnızca kendimizle uğraşır oluruz. Hatta kendimizi dışarıdaki herkesten daha üstün görmeye başlarız. Bu çok büyük, çok yaygın bir yanılsama. İyi olmaya harcadığımız mesainin bir kısmını da iyiyi görmeye harcamalıyız, yoksa hayat çekilmez bir yer olur.
0
sekizdokuzon
(04.06.25)
çok büyük bir ahlâki çöküş içerisinde toplum. giderek toplum normu haline geliyor bu. herkes gerilmiş durumda. bu kötü insanları uyararak iyileştirmeye çalışsanız sokakta saçmasapan bıçakla gezen eden, umursamayan, kavgaya meyilli yüzbinlerce insan geziyor.
0
sanal hayvan
(04.06.25)
Böylelerine hem ağır laflar sokup hem de çatışmayı surdurmemeyi öğrenmek lazım, benim kendi yaptığım bu.

Taksiciye da takılmamaya çalışmak lazım.

Ama sorunuz iyilik, kötülük içerdiği için eklemek isterim, örnek verdiğiniz tüm insanlar bunu kendilerini iyi, haklı, tabii ki, napalım böyle şeklinde görerek yapıyor bunları.
0
encokbenisevinnolur
(04.06.25)
bin yıllardır biz böyleyiz. @yazar yazmaz yazan yazar +1 iyi kalmaya çalışma falan yok. eğitimle falan düzelecek bir grup değiliz.
0
mikahakkinen
(04.06.25)
Bana göre Türkiye'nin sorunu ekonomik değil. Bu tip kötülükler, şiddet veya iç içe geçmiş toplum yapısı Türkiye'nin temel sorunu. Yurtdışına göç eden nitelikli birinin alım gücü ciddi artmıyor ama bu belalardan tamamen kurtulabiliyor.
0
runaway
(04.06.25)
bizim en büyük günahımız dedikodu.
0
duyurukullanıcısı
(04.06.25)
Tavrım yok, insanların geneli böyle malesef. Ben kendi çevrem dışında kalan herkese mesafeli yaklaşıyorum, bir zararını görmedim. Arkamdan suratsız deniyorsa bunu reklam sayarım şahsen.

Birlikte zaman geçirmek durumunda kaldığım kişiler iyi insanlara benziyorsa ancak o zaman mesafeyi kapatıyorum. Bunun dışında herkes banlı durumda. :D
0
akhenaten
(04.06.25)
sen daha ergensin belli, toysun haliyle.

disaridaki gerçek hayat tam olarak bu anlattigin sekilde zaten.

anormal olansa senin bunu garipsemen.
0
feastofthedamned
(05.06.25)
(9)

Eve gelen servis elemanı 1000-2000 TL arası paranızı çalsa ne yaparsınız

psmstc
Sürekli başında durmak istemedik işi didikleniyor gibi hissetmesin diye. Çantamız orada kalmış. Cüzdanımız içinde ve net 1000-2000 lira arası para olduğuna iki kişi eminiz. Çantayı hatırlayınca aldık ama paradan eser yok :) Eşgal tip gelenler. Ne yapmak lazım? Stratejik akıllıca davranma adına a) hi
Sürekli başında durmak istemedik işi didikleniyor gibi hissetmesin diye. Çantamız orada kalmış. Cüzdanımız içinde ve net 1000-2000 lira arası para olduğuna iki kişi eminiz. Çantayı hatırlayınca aldık ama paradan eser yok :)

Eşgal tip gelenler.

Ne yapmak lazım? Stratejik akıllıca davranma adına

a) hiç peşine düşme bu işlerde de bundan sonra kimseye güvenme
b) polis çağır içeride suç üstü yaptır ama güvenlik kamerası yok başından 600 lira bahşiş de vermiştik zaten.
0
psmstc
(03.06.25)
a. pesine dusseniz de bir sey cikmaz zaten.
0
lemmiwinks
(03.06.25)
esgal tiplere bastan 600 lira vererek zaten gel beni yol demissin. faul yok devam. doktor tavsiyesi olarak da sana gunde 1 doz kurtlar vadisi, 1 doz ezel veriyorum. sabah aksam ac karnina izleyip nerede yasadigini idrak etmen icin.
0
buenosdias
(03.06.25)
soguk su...

ben onlari da suclamazdim ayrica. yanlis hatirliyor da olabilirsiniz ya da paranizi baska biri araklamis olabilir. ben o yüzden ortada en yakin arkadaslarim da geliyor olsa bir sey birakmam. onlardan süphelendigim yok tabi ama bir sey kaybolsa acaba dememek icin.
0
sonsuz
(03.06.25)
2000 liralık özel ders
0
gabe h coud
(03.06.25)
Kanıt yokken mümkün değil, kanıt elde etmek için de şüphelendiğiniz tekinsiz kişileri tekrar eve çağırmak çok mantıksız ve riskli bir iş olur. 2000 lira için buna değmez gibi. Boşverin bence.
0
akhenaten
(03.06.25)
Yapilabilecek birsey gorunmuyor. Soguk su diyenler hakli. Bu arada iki kisi de yaniliyor olabilir para konusunda, insanlik hali. Yegenimin basina geldi, yatiya kaldilar bir yerde, cok cok daha korkunc bir rakami caldin falan demisler bir ton olay cikardilar. Gunun sonunda para baska bir yere saklanmis unutulmus cikti.
0
mbond
(03.06.25)
Evet ben almışım özür dilerim, nedense bana el salladilar, burada havasiz kalmislar ben de kiyamadim dolasmaya cikardim, eglenceye doyamadilar. Getirecektim zaten de dalmisiz gitmisiz gezerken bu guzel havalarda. buyurun paranız.

Böyle demesini bekliyorsaniz, arayın tabii.
0
encokbenisevinnolur
(03.06.25)
2.000 tl lik 'usta' işi bir ders.

İspatınız yoksa kimseyi töhmet altında bırakmayınız. Sonunda siz rezil olursunuz
0
baldan kaymak
(03.06.25)
kamera yoksa sonuç çıkmaz. eve tekrar çağırıp döveceksiniz ya da üzerine soguk su içeceksiniz.
0
koela
(04.06.25)
(1)

cahiller için ekonomi okur yazarlığı kaynak

nahtoderfahrung
merhaba finansal yatırım araçlarından fazla anlamıyorum, uzun vadeli yatırım yapmak istiyorum ama konuya hakim değilim, borsa hareketleri, trendler, etfler vs bir sürü kelime var bunları bilale anlatır gibi anlatan kitap, video, udemy vs bilen var mı
merhaba finansal yatırım araçlarından fazla anlamıyorum, uzun vadeli yatırım yapmak istiyorum ama konuya hakim değilim, borsa hareketleri, trendler, etfler vs bir sürü kelime var bunları bilale anlatır gibi anlatan kitap, video, udemy vs bilen var mı
0
nahtoderfahrung
(03.06.25)
Başlangıç için çeşitli üniversitelerin finansal okuryazarlık eğitim programları var ücretsiz.

Örneğin; egesem.ege.edu.tr

Başka da çok var bunun gibi.

Ama teorik bilgi partiği hiçbir zaman tam kapsamıyor. Temel bilgiyi edindikten sonra fiilen işlem yapmaktan çekinmeyin.

Gidin bir yatırım hesabı açıp borsadan 10 liralık hisse veya etf alın. Bu sayede nasıl emir verilir, hangi kanaldan işlem yapılır, alırken satarken para nasıl hareket eder, hangi kesintiler yapılır vs. birçok şeyi görmüş olursunuz.
0
akhenaten
(03.06.25)
(18)

Kız arkadaşım ve alkol tartışmalarımız

birsorunumvar
1 yılı aşkın bir süredir ilişkim var. Farklı şehirlerde yaşıyoruz ancak o uzaktan çalışabildiği için genellikle bir aradayız. Bu aralar da ciddi planlar kafamızda oluşur oldu.İlişkimizin başında daha 2. dışarı çıkışımızda ikimiz de alkollüyken, o sarhoştu ama ben değildim, yan tarafımızdaki kız ark
1 yılı aşkın bir süredir ilişkim var. Farklı şehirlerde yaşıyoruz ancak o uzaktan çalışabildiği için genellikle bir aradayız. Bu aralar da ciddi planlar kafamızda oluşur oldu.

İlişkimizin başında daha 2. dışarı çıkışımızda ikimiz de alkollüyken, o sarhoştu ama ben değildim, yan tarafımızdaki kız arkadaşıyla eğlenen bir erkeğin koluna girip bir şeyler söyledi ama anlamadım ne söylediğini müziğin gürültüsünden, dibimde olmasına rağmen. Eve döndüğümüzde ben eşyalarımı alıp dönmeye karar verdim. Ancak yalvar yakar, bir sürü sözlerle ertesi gün çözdük. Biraz fazla alkol aldığında hafıza problemi yaşıyor, yani hatırlamıyor olanları.

Bunun dışında beraber alkol aldığımızda da yaklaşık yarısında aramızda tartışma yaşanıyor. Alkol eşiği biraz düşük ve sonrasında tersleştiği oluyor. Ama buna alıştım, pek sorun değil.

Biz çoğunlukla bir arada olduğumuzdan bensiz alkol alış sıklığı çok olmadı. Ancak bu 1 yılda biz uzaktayken sarhoş olacak kadar alkol aldıkça, ki cuma, cumartesi ve pazar günlerinin yaklaşık 2’sinde alkol alır. Tümünde sarhoş olmasa da yarısında o noktaya geliyor diyebilirim. Ben de daha ilişkimizin başında olanları düşününce, o dışarıda her alkol alıp sarhoş aldığında rahatsız oluyorum. Yani verdiği sözleri geçiyorum, kararında içmesinin, hafızasının da zayıflığından ötürü bize zarar verdiğini, bende adeta bir travma yarattığını söylüyorum. Söylediğim gibi çoğunlukla bir arada içinde, çok da gündeme gelmedi bu konu son 3 ayda.

5 gündür ayrı şehirlerdeyiz. 4 gün sonra da yine bir araya geleceğiz, 15 gün falan ama sonrasında da büyük oranda bir arada olacağız diye planlamıştık. Neyse cuma alkol aldı arkadaşlarıyla, çakır keyif oldu. Dert etmedim döndü eve ama saçma sapan bir nedenden dolayı tartışma çıkardı o haliyle. Neyse sabahında çözdük. Bugün de öğlen çıktı ve akşam artık yazı yazamayacak noktaya gelmiş. Yanında benim de tanıdığım bir kız arkadaşı var ama yazışırken sadece 2 bira içtiğini, sarhoş olmadığını söyledi. Ben de bunca saat içip nasıl oluyor da 2 birada kaldığını ve sarhoş olmadığını iddia ettiğini sordum. Whatsapptan yazmaya çalışıyor yazamıyor bile öyle sarhoş olmuş. Aradı açtım, kız arkadaşı onun yerine konuştu. Ona vermesini söyledim ve zil zurna sarhoş. Benim güvenimi kırması beni öyle üzdü ki. Ben zaten hayatımı güven üzerine kurgulayan biriyim. Aradığı esnada arkadaşıyla eve dönüyordu. Saatlerdir de arıyor ama açmıyorum. Güvenimi kırdığına ve artık dilediği gibi yaşayabileceğini yazdım.

Biz evlenince bir arada olunca bu problem olmuyor pek belki ama daha ilişki başındayken yanımda dahi bir şeyler olmuşken, emin de olamıyorum. O konuyu aşamadım ancak o esnada verdiği sözlerin de hiçbirini tutmadı ve bunda bana da yardımcı olmadı. Şimdi bir yol ayrımındayım. Siz yaşananları nasıl görüyorsunuz?

Not: bu arada anlattığım alkol konusu dışında oldukça güvenirim kendisine.
0
birsorunumvar
(02.06.25)
Abi benim hanım da sarhoş oluncaya kendini dağıtır,yani daha doğrusu bir şey yaptığı yok ama 3. Içkiden sonra garanti kusar, ne yaptığını hatirlamaz.

Bunu ilk başlarda bildiğimiz için benim olmadığım ya da ne bileyim tanıdık akraba ortamı falan olmayan yerde içmez fazla. Ya da kız arkadaşları ile evde değilse falan.

O yüzden dediğini kesinlikle anliyorum ve beni rahatsız etmişti ve hanım da anladı ve anlaştık yani. Maalesef anlasamayacaginiz bir durum bu eğer böyle devam ederse. Çünkü bir insanın blackout olması baya kötü bir şey ve hele bir kadının çok tehlikeli. Ve ilk örneğiniz de yardımcı olmuyor.

Bence yeteri kadar denemissiniz ama olmuyor gibi :/
0
logisticsmanager
(02.06.25)
abi yanlış anlamazsan hayatını böyle mi geçirmeyi planlıyorsun, ben okurken fenalık geldi. alkol içmesi bambaşka bir sorun zaten de bir de seni sallamamasını ekle oraya
0
nahtoderfahrung
(02.06.25)
Kurtarıcı rolüne girip hayatını başkasını düzeltmeye çalışmaya alttan almaya uğraşma

Bu arada o kişiyi de etiketlemiyorum, hayatını böyle yaşamayı seviyor, eğleniyor ya da rahatlıyor
0
grimavi
(02.06.25)
Konunun ona güvenmenle, sadakatsiz bir şeyler yapmasıyla ilgisi yok, ortada iradesiz ve sorumsuz bir kişilik var.

Tüm bunları yaşayacağını ve sonunda seninle papaz olacağını bile bile niye sarhoş olacak kadar içiyor, bunu bi düşün. İradesizlik harici, kendini sarhoşken iyi hissetmesiyle de ilgisi var muhtemelen. Özgüven problemi mi yaşıyor? Normalde fazla kontrol meraklısı ve anksiyetik ve kendini ancak o sarhoşlukta mı rahat hissediyor?

Ortada ciddi ele alınması gereken bir sorun var, kendisi bunun farkındaysa ciddi çözüm için destek olup atlatmasını sağlayabilirsin.
Durumu ciddi bulmuyorsa kendini daha fazla enayi hissetmemek için ayrılman faydalı olur.
0
Bruce
(02.06.25)
Bruce+1

Eski eşim tanıştığımızda geceleri 1 duble viski içerdi. Yalnız olmak tedirgin ediyor, hem de yorgunluğumu alıyor derdi. Dert etmezdim.
Ben içmeyi çok severim. Ama farkettim ki kendisi sürekli alkole göre plan yapıyor, içtiğini ailesinden gizliyor vb. Ve sürekli içtiği miktar arttı. Bir gün bile bana kötü bir sözü olmadı ya da bir ters davranışı yoktu ama sorumluluklarını ya yerine getirmedi ya da sorumluluk almamaya çalıştı,hep kaçtı.
Akademisyendi, ünvanını kaybetti. Durumuna dayanamadım 10 yıllık beraberlik sonunda boşandık. Ailesi biz boşandıktan sonra öğrendi herşeyi. Beni çok suçladılar ancak alkolik olmadığını kabul etmediği için tedaviyi de kabul etmemişti. Yıllar sonra (15 yıl sonra) beni aradı, haklıydın demek için. Hala sarhoştu. Aradan iki yıl daha geçti öğrendim ki alkol yüzünden işini tümden kaybetmiş.

İçmeyi sevmek başka, alkolik olmak başka.
İyi düşünmenizi tavsiye ederim. Naçizane tavsiyem bitirmemiz yönünde, çevremde de gördüm alkol batağına düşüp de çıkan olmadı henüz. Sizde bir de Kavgalar da cabası... Hayatınız hep diken üstünde geçecek, ne kadar içti, tartışacak mıyız, sapıtacak mı...
Yanımda ol tedavi olayım da sadece yalan. İyileşsin, geldiğinde sizi bulursa devam edersiniz, bulmazsa yapacak bir şey yok. Hayat seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenmemizi gerektirir.
0
strawberry first
(02.06.25)
Sence de alkole karşı çok zayıf değil mi? Üstelik bu konuda göz göre göre yalan söyleyebilen biri diğer konularda da gayet rahat söyler.

Bence kesinlikle ayrılmalısın ve alkol bağımlısı biriyle birlikte olmamalısın. Bu kadın tam olarak bağımlı, değişim falan bekleme derim.
0
muhayyer divan
(02.06.25)
abi yanlış anlama sırf bir duyuru üzerinden hele de birlikte olduğun birisi hakkında densizce yorumlar yapmak istemem ama (ahmet çakar sesiyle okuyunuz) BURNUMA KÖTÜ KOKULAR GELİYOR.

cinsiyetçilik olarak algılanmasın, bir kadının alkol konusunda sınırını bilmemesini ve alkol problemini yaşamasını erkeğe kıyasla daha tehlikeli buluyorum. hele ki bu arkadaş ortamında, dışarıda bar-gece kulübü tarzı bir ortamda gerçekleşiyorsa. temelde kendisi de maalesef öküz gibi içen, benzer ortamlarda/kişilerle bulunmuş birisi olarak argümanım şudur: erkek genelde haddini hududunu bilmese bile mevcut ilişkisine zarar verebilecek potansiyelde şeyler yapma becerisi kısıtlı bir canlıdır eğer bir KARİZMA BOY değilse. genelde kusmak, altına sçmak, facebook'ta İKİNCİ EL ALIM SATIM GRUBU yöneticisiyle kavga etmek vb. abukluklarla yetinir. kadının ise bu tür ortamlarda erkekten daha "kötü/ahlaksız" olduğu için değil ama daha fazla ilgi göreceği için cozutma ihtimalini yüksek görüyorum şahsen ki bunu yine tecrübeme dayanarak söylüyorum, yaşayıp gördüğüm için. elbet tersi de vardır.

hepsini bir kenara bırakıyorum, en başta zaten diğer her şeyden bağımsız, partnerinin "içip saçmalayacak" noktaya gelmesinin seni rahatsız etmesi, güvenini zedelemesi çok normal... yani bu şahıs en iyi ihtimalde bile bir yerde düşüp bayılabilir, saçma bir hareket yapıp kendine ya da başkasına zarar verebilir, "GECE 2'DE İÇKİ ŞİŞELERİM BÜTÜN MAAŞIMI RULETE BASMAMI EMRETTİĞİNDE BEN" tarzı meme'lerin öznesine dönüşüp ertesi gün hatırlamayacağı bir kredi çekebilir... olur da olur.

velhasıl çok içen insanla belki olur ama sınırını bilemeyen ve çok sarhoş olan insanla olmaz, bu konuda endişelerinde sonuna kadar haklısın. bu kişi istemeyerek de olsa ilişkiye şu ya da bu yönden zarar verme potansiyeli yüksek kişidir. "çok içmiştim" ancak problemlerin yüzde 10-15'i için geçerli bir bahane olabilir zira geri kalan kısmı için insan haklı olarak "içmeseydin ulan o zaman zorla mı içirdiler" der.

şahan'ın şahan olduğu zamanlarda "30 yıllık karısını düştü diye terk etti" skeci vardı, hatırlayan var mıdır bilmem. ilişkimiz sadece arkadaşlık düzeyinde olsa da birkaç kişiden böyle soğumuşluğum vakidir. yani normalde çok düzgün, kaliteli bir insan ama iki bira içtikten sonra saçmalıyor, masanın üstüne çıkıp az daha zorlasa boynunu kıracak şekilde oradan düşmeyi başarıyor, kusuyor, tuvalete gideceğim diye kalkıp başka masayı deviriyor, yanında olup olaya şahitlik etmesen ertesi gün "bunun ağzını burnunu kırmışlar" dersin, sağlam yeri kalmıyor vs... kim böyle biriyle ilişki ister ki? bi şeye basıp düşse kolunu kırsa yerine göre aylarca yanında olup desteğini sunarsın e ama sen iki bira içip düşüyon yaa? yarın alkollü bi sosyal ortamda bulunsak "içmiyorum" diyemeyeceksen ya da sınırını bilemeyeceksen ne yapıcaz?

***

kız arkadaşın ya kontrollü bir ortamda alkol direncini arttırsın (ki bence çok saçma bir "amaç") ya da hiç uğraşma, meramını anlat ve "böyle devam edeceksen ben yokum" de. birbirinizi o kadar seviyorsanız ve o da alkol problemi olduğunu kabul ederse ona göre yeni bir yol çizersiniz belki.

dediğim gibi çok içmek ve "sarhoş saçmalaması" ayrı bir şey, sınırı bilmeyip aşırı içmek ayrı bir şey... dünyanın en iyi ve düzgün insanı olsa da ikincisini SÜREKLİ yaşayan birine güvenilmez. şöyle düşün mesela seni 4 saatliğine aptala çeviren bir hap var, sen bunu haftada en az iki gün ve kamuya açık alanda alıyorsun. partnerin "ya birader manyak mısın sen, seninle mi uğraşıcam" dese yadırgar mısın? normal bi tepki değil mi?
0
mark greg sputnik
(02.06.25)
Alkol probleminin kadin/erkek olmakla alakasi yok, kaldi ki partnerizin simdilik oncelikle alkol problemi degil baska sorunlari var bence, Bruce +1. Kadin olsun erkek olsun boyle bir insanla zamaninizi gecirmek istiyor musun soru bu. Ayrica, kadin oldugu icin pek takilinmamis, genellikle kadin alkol aldiginda ilk dert sevgilim/esim baskasiyla sevisir mi oluyor da, her ictiginde sebepsiz terslesen/tartisma cikaran biri fazlasiyla tehlikeli bir durum, genellikle bunu yapan erkekse dikkat cekiyor. Duygusal siddet, istismar ne derseniz diyin, normal degil, demek ki bastirdigi bir sey var. Kahraman olacagim diye hayatinizi mahvetmeyin, insan gibi konusmussunuz olmamis.
0
kassiopeia
(02.06.25)
Şimdi olayın başında sizi alıp başınızı gitmeye yönelten süreç bu kişinin alkollüyken başka bi adamın koluna gidip kulağına bir şeyler söylemesiymiş anladığım kadarıyla. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı alkollüyken sizi aldatma ihtimalinden endişeleniyorsunuz ama alkollü değilken güveniyorsunuz.

Şimdi öncelikle güven tanımı gereği ortası olan bir şey değil. Birisi ya güvenilirdir ya da değildir. Kimse "Biraz güvenilir" olamaz.

İnsan sarhoş olduğunda önemsemediği, detay olayları hatırlamayabilir. Ancak sarhoşluk filmlerdeki gibi bir şey değil. Kişi kritik olayları bal gibi hatırlar. Eğer bu olayı hatırlamadığına samimi olarak inandıysanız cidden önemli bir şey değildir demek ki.

Şimdi bence siz kendinize şunu sorun, burada örnek verdiğiniz bu tek olayda bu kişiyi kıskandığınız için mi o anı hiç unutmadınız yoksa o an cidden içinizi hoplatan kötü bir şüphe mi hissettiniz. Eğer ikincisiyse boşverin gitsin. Eğer ilkiyse, her halükarda bu kişi alkol sorunu yaşamaya devam ediyor, bunla uğraşıp uğraşmamak size kalmış.

Alkollüyken tersleşmesi aynı bir sorun, arkadaşlarına da yapıyor mu bunu? Samimi şekilde evet herkese böyle diyorsanız bilemem, ancak özellikle size böyleyse belki çok da uğraşmamak gerekiyordur. Anlaşamayınca anlaşamıyor insanlar. Ayıkken iyiyiz, sarhoşken kötüyüz demek sosyal mesaj vermeye çalışan filmler dışında çok gerçekçi bir bakış açısı olmaz bence. Sarhoşken ne değişiyor, sizi tersleyen kişi atıyorum hocasına falan da aynı tavrı gösterir mi sarhoşum diye? Göstermez elbette.
0
akhenaten
(02.06.25)
Ay okurken once sinirlendim, sonra uzuldum. Bu kadar emek ve zaman kaybina gerek var mi gercekten.

O gun tartistik, bugun tartistik, alkol aldi, gereksiz yere sorun cikardi tartistik. Alkol aldi, gitti ona buna salca oldu.

Ne bu. Iliskiyi bunun icin mi yasiyorsunuz. Kendisine bile saygisi yok boyle bir insanin. Zaman kaybindan baska bir sey degil benim gozumde.
0
narod
(02.06.25)
ayrıl coco demeye geldim. aynı insanla ilişkim oldu, yürümezdi yürümedi. her gittiğimiz mekanda olaylık olmuştuk neredeyse. bir keresinde tuvalete gidiyorum diye gitti dönüşte başka masaya oturdu, birinde merdivenlerden düştü falan, birilerine sataşıldı, tartışmalar yaşandı, neler neler.. ertesi gün de hatırlamazdı çoğunu seninki gibi.

yani olmuyor, oldurmaya da çalışma gerçekten olmuyor. alkolden bağımsız kişilik bozukluğu da olabilir arkadaşın.
0
Improbable
(02.06.25)
2. deytte ayni evde miydiniz? her gun icen biriyim, sarhosluga 1 gram tahammulum yok. o kadar sarhos olduklarina inanmiyorum o ayri bi sey, hem dagitmak icin icmek cok low, hem de 2 birayla agzi gozu yamuluyo he. ya kendini toparlasin ya da yoluna bak. ben burda ilgi acligi da goruyorum siz varken o kadar icmiyor da siz yokken abartiyor kendini mi kanitlamaya calisiyor kac yas grubundan bahsediyoruz baska eglencesi mi yok
0
ala09
(02.06.25)
sen yanındayken, bir erkeğe salça olmuş. kim bilir sen yokken neler yapıyordur düşüncesi geldi aklıma. belli ki alkol aldıktan sonra düzgün pek bir hareketi yok.

o kızla iyi bir birlikteliğin olsun istiyorsan, alkolü bıraktıracaksın. ya da sadece sen varken içecek o da ayarında.

alkol tüketen biriyim ama sarhoşluk hissini o bilinç kaybını sevmem. dozunda içeceksin. sizin ki çok problemli bir durum.
0
koela
(02.06.25)
Sen daha o ilk saçma hareketi sineye çekerek kendi gidişatını belirledin. Burada sana kim ne dese nafile.

Bazı durumda insana ne söylersen söyle, düşüp kafası gözü yarılmadıkça aklı başına gelmiyor. Muhtemelen sen de bu konuda onlardansın. En son üzülüp dağılan sen olacaksın. O zaman sana iyi şanslar ve sabırlar dilerim.
0
lazor
(02.06.25)
ben de 3 kadeh şarap ile sarhoş oluyorum ama hiç böyle şeyler yapmıyorum.

ben sevgi pıtırcığı olup sevdiğime aşkım yavrum seni çok seviyorum galan der öperim. kavga ne alaka?

millete de salça olmam, yavşamam.

alkol bahane gibi geldi bana. alkol korkularını kaşdırmış ve gerçek kişiliği ortaya çıkmış olabilir.

ayrıl coco
0
art cat chocolate
(02.06.25)
hayatta bir sürü sıkıntı var, başıma bile isteye yeni dertler açmak istemeyeceğim için ilişkiyi bitirirdim. şimdi böyleyse ileride neler olacak, yetişkin bir insanın sorumluluğunu almak istiyor musun? madem alkol problemleri var neden alkol almaya devam ediyor ısrarla?
0
deartheodosia
(02.06.25)
Alkol insanın kişiliğini değiştirmez +1

İçindeki seni dışa vurur, alkollüyken sağa sola yavşayan birisi zaten yavşak birisidir sadece alkolün arkasına sığınarak hareket ediyor, hatırlamıyorum dediğine de inanma bal gibi hatırlıyor senden tepki görmemek için istemsiz yaptım kozunu oynuyor sana. Bunca yıldır her gün alkol tüketirim üç birada birinin koluna girip yavşayıp hatırlamıyorum aşkım diyeni ne duydum ne gördüm. her dışarı adım attığında aklın kalacak, miden bulanacak bir şey yaptımı, yapacakmı hissiyle ömür geçmez. Sonuç olarak ayrıl coco uğraşmaya değmez.
0
IcedFlames
(02.06.25)
Buradaki yazının konusu benim. Okuduğunuz şey sadece bir kişinin, yaşananların kendi yorumunu taşıdığı tek taraflı bir anlatım.
Alkolle ilgili abartılı ve bağlamından kopuk anlatımların böyle bir kitle önüne getirilmesi beni hem şaşırttı hem de üzdü.
Ben bir insanım. Hatalarım olabilir, tartışmalarımız da oldu. Ama burada çizilmeye çalışılan “sorunlu biri” figürü, ne beni ne de bu ilişkinin gerçeğini yansıtıyor.
Yazıyı yazan kişinin beni böyle anlatmayı seçmesi kendi tercihidir. Ama tanımadığınız, sesini duymadığınız biri hakkında böylesine rahat ve küçümseyici yargılarda bulunmanız asıl mesele.
Oysa bir ilişkinin iç yüzünü, bağlamını, kalbinden geçenleri sadece yaşayan bilir.
Bu hikâyede ben ne manipülatörüm, ne alkolik, ne de “drama düşkünü” biriydim.
Ben sadece seven, açık olmaya çalışan ve sonunda beklemediği bir şekilde sessizlikle yüzleşen biriydim.
Yine de herkes kendi içeriğini dışarı taşır. Buraya yazılanlar da sanırım daha çok bunu anlatıyor.
0
Gijua
(03.06.25)
(18)

Akademideki korkunç biçim takıntısı

silverleaf
Malum tez için tekrar revizyon geldi... Revizyona bakar mısınız:"4. ve 5. derece başlıklarınızda özel isim yoksa sadece ilk kelime büyük harf olacak,başlık 2 ile 2.1 arasında boş bir satır olacak,tablo devam başlıklarınızda sadece tablo numarası devam yazacak, tablo başlığı tekrar etmeyecek.başlık 4
Malum tez için tekrar revizyon geldi... Revizyona bakar mısınız:

"4. ve 5. derece başlıklarınızda özel isim yoksa sadece ilk kelime büyük harf olacak,
başlık 2 ile 2.1 arasında boş bir satır olacak,
tablo devam başlıklarınızda sadece tablo numarası devam yazacak, tablo başlığı tekrar etmeyecek.
başlık 4.5’ten önceki boş satır kaldırılacak,
bir de paragraflarınızın önce ve sonra boşluğu 6 nk olmalı."

Bu kadarına gerek var mı gerçekten? Benim anlamadığım nasıl bir hikmet var bu işte? Gerçekten o kadar sinirlerim bozuldu ki. Çok yoğun bir işte çalışıyorum, tükendim gibi hissediyorum bu süreçte. Biraz motivasyon, güç kuvvet moral atın üzerime ne olur ya.
0
silverleaf
(28.05.25)
@arbre Bir yeri yapıyorum diğer taraf bozuluyor. Sonu gelmeyen bir döngü içindeyim. Keşke parasını versem birisi yapsa ve sonsuza dek bu işlerden kurtulsam ya.
0
🌸silverleaf
(28.05.25)
@teyze Amiiinn! Cansın teyze!
0
🌸silverleaf
(28.05.25)
ayın başında mezun olmuş taze bir yüksek lisans mezunuyum ben de. o kadar hak veriyorum ki size. tez yazmak zaten başlı başına yorucu bir süreç. bir de biçimsele takılıp ordan bir boşluk satır burdan bir buçuk 6nk 12nk tablolar iç başlık tablo ismi bitiminde nokta var şekilde yok vs derken benimde son düzlükte bilgisayarı duvara fırlatasım geldi kaç kez. ama yüzüp kuyruğuna gelmişsiniz. denizi geçip derede boğulmak yok. enstitünüzün yayınladığı bir klavuz vardır. onu indirin. adım adım düzeltmelerinizi yapın. sonra zaten eliniz alışacak emin olun. ben de 2 kez düzeltme aldım. sonra yöktezde aynı enstitüden mezun öğrencilerin tezlerine baktım. benim için baya faydalı olmuştu. kontrol eden kişi danışmanıma baya iyiydi biçimseli demiş kim bilir nelerle karşılaşıyorlar. bir akşam bilemediniz iki akşamınızı alır. ha gayret. mezun olunca yazın buraya tebrik edelim :)
0
dedim ben sana
(28.05.25)
akademide bulunmak istiyorsaniz durum boyle. sadece tezde degil, ayni zamanda etik kuruldan izin alirken, bir fon icin arastirma onerisi yazarken, konferans sunumlarinda, dergide yayinlatirken vs. hepsinde farkli bir sablon oluyor ve o sablona uymak zorundasindasiniz.

bunun nedenlerinden biri anlasilabilir olmak, eger belirtildigi gibi yazmazsaniz hangi konunun hangi konunun icinde oldugu anlasilmaz. yani bu bunun alt basligi mi yoksa baskasinin alt basligi mi yoksa yeni konuya mi gectik vs, bunu belirlemek icin bunlar sart. aslinda genelde tez yazanlar donem odevi gibi yazdigini dusundugunden cok onemsemiyor. fakat sunu dusunun, yazdiginiz tez basilacak, yayinlanacak, insanlar okuyacak. boyle aralarda bosluklarin oldugu, paragraflarin duzgun olmadigi, sayfa numaralarinin karismis oldugu, standardi olmayan (en azindan hatalarin oldugu) bir metinle insanlarin onune cikmak hos mu? simdi diyebilirsiniz ki banane ya, bitsin de kurtulalim iste. okuyucu oldugunuzu dusunun, bir kitap aliyorsunuz ve bununla karsilasiyorsunuz, ne kadar zor olur okumak. ikincisi ise bir standart olusturma. o tez sizin oldugu kadar universitenin de ayni zamanda. daha cok var ama cikmam lazim.
0
Sour
(28.05.25)
hayatinda cok az seyde soz sahibi, kontrol sahibi olan insanlarin eline imkan gecince boyle ufak seylerle bu acliklarini gidermeye calisiyor.
0
buenosdias
(28.05.25)
Akademi vs. bir bağlantım yok ama özellikle kabaca 5 yıldır olan bitene bakıyorum da bir meslek edinseydik zamanla kendi dükkanımızı açsaydık daha iyi olurdu.

Bizde büyük oranda uluslararası alanda yazı makale vs. çalışmalar yerlerde. Neredeyse hiç yok.
Üniversitelerin çeşitli alanlarda da sıralamanın altlarında veya sıralamaya hiç girmemeleri de ayrı konu.
Bizzat işin içinde olanlar istatistik/grafiklerle açıklıyorlar. Üretim, ar-ge, proje hazırlama doğru dürüst bir şey de ortada yok.

Durum böyleyken, tez adı altında sayfada 2 mm sağa, başlıklar arası 3.1 mm aşşağı, özel isim varsa 2² cm yana.. eziyetten başka bir şey değil.

Parayı değerlendirme konusunda sorunu da yoksa kişinin kendi işini kurması, başka yerlerde müdürlük CEOluk hayali kurmaması yapılacak en doğru şeylerden biri.

Motivasyon, güç atamadım üstüne kusura bakma.
0
diyecevaplandı
(28.05.25)
Bu kadar dikkatli bir danışmana sahip olduğunuz için şanslısınız. Ufak şeyler deyip geçmemek lazım, belli bir format var ve uymak gerekiyor. Artık sonuna yaklaşmışsınız bence, az daha sabır...
0
duguit
(28.05.25)
Bu devirde akademisyen olmak gibi bir gaflete düserek zaten bastan hatayi yapmissin.
0
feastofthedamned
(28.05.25)
Sizde de öyle mi bilmiyorum ama bizde her seferinde ciltletip vermek de gerekiyordu, yapılan masraf, kesilen ağaçlar, tam bir felaket.

Büdüt: Şimdi aklıma geldi bir de her kontrole gittiğinde imzalı sayfa olması gerekiyordu o nedenle tez jürisine 10 kopya imzalatmışımdır sanki boş senede imza alıyormuşçasına. Valla saçma sapan işler yine sinirlendim. Size de kolaylıklar dilerim.
0
peki madem
(28.05.25)
"Bu kadarına gerek var mı gerçekten?"

Evet var. Bilimsel bilgi belli bir formatta ve düzende sunulur. Yazdıklarınız kalıcı olacak. Minicik hatalar için bile defalarca revizyon gelmesi gayet doğaldır.


"Benim anlamadığım nasıl bir hikmet var bu işte?"

Anlayamamissiniz hikmeti dogru ama suc biraz da danisman hocanizda. Mantigini aciklamis olsaydi size zaten bu kadar basit sekilsel hatalariniz olmazdi. Ayrica tez yazim kilavuzlari bu yuzden var.

Keske parasini versem biri benim yerime yapsa demişsiniz redaksiyon hizmeti sunanlar da var.

Ayh onca isimin arasinda tez yaziyorum cok yogunum bunlarla mi uğraşicam kafasi da gizliden kendini övme iceriyor. Akademik bir seyler yapiyorum ben bakin nasil da zor... Hadi beni motive edin, övün. Hic tahammul edemiyorum bu tarz ogrenciye sahsen. Kimse zorla akademiye girin demedi herhalde. Lisansüstü eğitim istege tabidir. Zor geliyorsa ya da isin incelikleri sacma geliyorsa yapmazsiniz olur biter.
0
buzbebek
(29.05.25)
Akademik bir doküman hatırlayacaksınız az biraz vakit harcayıp LaTex öğrenin, Word de bilimsel makale mi hazırlanır abi
0
nahtoderfahrung
(29.05.25)
buzbebek +1

böyle yapılmasının amacı bir kurumdan çıkan tezlerin hepsinin aynı formatta ve düzgün olmasıdır. bir kurumdan çıkmasa bile bir şey yazıldığı zaman metnin kendi içinde de tutarlı olması önemlidir. evet gerek var.
0
jülsezar
(29.05.25)
@buzbebek Olayı bu kadar kişiselleştirmiş olmanıza şaşırdım. Çok hızlı akan bir alanda çalışıyorum ve konu ben yoğunum ayakları yapmak değil, bu kadar incik cincik şeye takılırsam gerçek hayatta hiçbir iş yapamam, kimse yapamaz. Buna alıştıktan sonra bu camianın bir paragraf girintisinin 1,77 değil de 1,33 olmasını kriz hale getirmesine insanın yoğun çalıştığı bir günde takılmaması da zor. Akademisyenlik hedefim de yok, uzmanlık hedefim var.

İnternette kimin motivasyon isteyip istemeyeceğine, kimin dertlenip aynı yoldan geçmiş birilerini arayıp aramayacağına siz mi karar vereceksiniz ayrıca? İstersem övülme de isterim, yerilme de.
0
🌸silverleaf
(29.05.25)
Yıllardır akademideyim, asla anlamadım bu olayı. Arada hak verenler olmuş da mesele şablon belirlenmesi değil. Bazı okullarda cetvelle ölçüm yapıyorlar, bu artık şov ve dostlar alışverişte görsün meselesi. Düzgün bir akışı olsun, genel olarak şablona uysun yeter. Bu arada her yerde böyle, fon başvurusu vs denmiş ama aslında değil. Hepsinin kendine göre şablonları var ama milim milim bakmıyor kimse.

Amacınız zaten uzmanlıkmış. Yormayın kendinizi, çok sürmeden halledersiniz. Takıldığınız yerde dm atın, bakalım.
0
evrim halkasi
(29.05.25)
okulun içindeki fotokopiciler bu hizmeti veriyor çoğu yerde ücreti karşılığında, zaten o okulda oldukları için ezbere biliyorlar bakan adam neye takılıyor vb.
0
bobinhoo
(29.05.25)
okulun içindeki fotokopiciler bu hizmeti veriyor çoğu yerde ücreti karşılığında, zaten o okulda oldukları için ezbere biliyorlar bakan adam neye takılıyor vb.
0
bobinhoo
(29.05.25)
Bıktığınız için zor gelmiş, aslında o kadar bunalacak bir şey yok. Eğitimin bir parçası da bu. Bunu öğrenmeniz gereken bir noktadasınız.

Şekil çalışmanın içeriği için önemli değil elbette, ama ciddiyeti açısından önemli. Yapılmış olsun diye yapılan bir işi, ciddi bir işten ayıran en önemli şeylerden birisi.

Öyle dertleşirken ederken insan içini dökmek için genelde burun kıvırıyor bu tarz şeylere ama dizayn ve tasarım konusu gerçekten çöpü düzgün bir işten ayırırken bilinçsizce bile olsa dikkati çeken bir şey.

Ayrıca tez için değil ama basılacak yazıların editörlük ve baskıya hazırlama aşaması için de yazının şekilsel kurallara uygun hazırlanmış olması önemli. Bu açıdan, doğru şekilde yazmayı zaten okulda, tezinizi yazarken öğrenmiş olmanız lazım. Yoksa kimse size bunun dersini vermeyecek. Şunu sorun kendinize, eğer bir önemi olmasa neden dünya genelinde insanlar manyak gibi belirli bir kalıp oturtmak için yıllar boyu çalışsın? Amerikan psikoloji birliğinin standardı örneğin, deli mi bu insanlar bu kadar kişi toplanıp her sene, her sene revize ederek bu yazım kurallarını belirliyorlar? Bunun gibi bir sürü var.

Kendinize yük olarak görmeyin, savaştıkça bunalırsınız. Aldığınız eğitimin bir parçası bu. Ek iş değil, gerçekten benimsemeye odaklanın.
0
akhenaten
(29.05.25)
@akhenaten Çok çok teşekkür ederim müthiş cevabınız için. Keşke elli tane tik koyabilseydim.
0
🌸silverleaf
(29.05.25)
(10)

İlişkide sosyal denge

meraklitursucu
Taraflardan biri aşırı sosyal arkadaş çevresi geniş, diğeri sessiz sadece kendi içinde eğlenceli ise ilişki yürür mü?
Taraflardan biri aşırı sosyal arkadaş çevresi geniş, diğeri sessiz sadece kendi içinde eğlenceli ise ilişki yürür mü?
0
meraklitursucu
(28.05.25)
Yürür tabii ki.

Herkesin ayrı bir hayatı da var. Taraflardan biri, arkadaşlarıyla buluşur, diğeri başka bir organizasyon yapar, sürekli yapışık gezmeye gerek yok.
0
rock n roll
(28.05.25)
Yürür, eskiden daha kendi içinde bir insan olarak böyle bir ilişkide bulundum. Iki taraf da orta noktada buluşmaya ve bu konuda taviz vermeye istekli ise zaten kendiliğinden yürüyor. Mesela o ilişkim sayesinde daha dışa dönük bit insan oldum. Sevgilim de daha evcimen oldu. Ikimizin de bundan bir şikayeti olmadi.

Fakat taraflar, diğerini kendi hayatına uydurmaya çalışırsa o zaman yürümez işte.
0
sanguine
(28.05.25)
Yürür tabi.

Yürür de, burada etkili olan başka birçok faktör var.

Bir yerden sonra karşı cinsten olan "arkadaşlarla" olan aşırı sosyal ilişkiler, sevgili olan ilişkide gerginlikler yaratabilir. Burada da devreye, çiftimizin zeka, olgunluk, empati, dürüstlük vs gibi özellikleri Devreye giriyor.
0
neden beni sevmedin
(28.05.25)
yürümesi gerektiği gibi yürümez yoksa tabii ki yürütülür emek olduktan sonra.

asiri sosyal, cevre genis tabirleri benim icin eskide kalmis ve cok yorucu kavramlar varligiyla bile. uzun vadede bu kadar yorulmaya neden diye sorarım illa ki.
0
gule gule
(28.05.25)
çok zor. birinin değişmesi gerekli.
0
gabe h coud
(28.05.25)
iliskilerde asilamayacak farkilik yok. yeter ki iki taraf da birbirine gelmeye calissin.

yoksa en önemli sey birinin yalan söylemesi, illegal seyler yapmasi, uyusturucu kullanmasi veya cocuk isteme ya da yasanilacak yer konusundaki keskin farkliliklar. bunlar olursa cözüm yok.

yoksa neden yürümesin. yürüyen iliskilerde benzerlik insanlarin farkliliklara aldigi tavir. yoksa ciftlerin identical olusu degil. ona buna kulp bulan insanlar, mükemmeliyetcilikten kaynakli yalniz kalma egiliminde oluyorlar.
0
sonsuz
(28.05.25)
Böyle şeyler sorgulanıyorsa yürümüyor benim gördüğüm kadarıyla.

Bir taraf diğerini bir konuda "aşırı" görüyorsa o konu bir noktada büyük ihtimalle problem olacaktır.
0
akhenaten
(28.05.25)
Diğer her şey yolundaysa ve sosyal taraf diğerini (kendisiyle birlikte de olsa) sosyalleşmeye, diğeri de sosyal tarafı evde oturmaya zorlamıyorsa olabilir. İkisi ayrı takılmakla ok'se yani.
0
cilacı ökkeş usta
(28.05.25)
"aşırı" sosyal çevre vb olması da gerekmiyor bence. sosyal insan bir sürü yeni kişi, olay, etkinlikle temas ettikçe bambaşka pencereler görüyor, bilgiler ediniyor, yeniliklere açık oluyor ve bunu hayatındaki insanla yeterli düzeyde/derinlikte/sıklıkta paylaşamamaya başlıyor. bir süre sonra da iletişim ve bağ zayıflıyor. kendi adıma söylüyorum gittiğim konseri, gezdiğim sergiyi, arkadaşlarımla ettiğim sohbeti evde netflixde bir hafta da 8 sezon dizi izleyen biriyle paylaşamıyorum. bir süre sonra sohbet eee daha daha nasılsın, yemeğin yanına makarna da mı yapsaktan öteye geçemiyor.

burda tabi oran da önemli, örneğin bir taraf %60 dışa dönük diğer tarafta %60 içe dönükse yine bir ritm yakalanabilir belki özveriyle ama bir taraf ıssız adam/kadın, yaaehh insanlar gereksiz modundaysa, diğeri de her şeyi yapmalı/denemeli/görmeli/dinlemeliyim modundaysa olmaz.

arbreye de kısmen katılıyorum, içe dönük gibi görünen insanların bir kısmı esasen içe dönük değilde soft skilleri zayıf, sosyal iletişim becerileri kısıtlı, tekdüze, sabit fikirli vb. insanlar oluyor. buna da bakmak lazım.
0
Phoebe
(29.05.25)
8 aydır böyle bir ilişki yürütüyorum. Hiç sorun olabileceğini düşünmemiştim. Sorgulanıyorsa yürümez +1

Benim sınırlı arkadaş çevrem var ve sık görüşmelerden hoşlanmam. Erkek arkadaşım tam tersi. Çok ve köklü arkadaşlıklara sahip, aile gibiler. Buluşmalara bazen benimle, benim istemediğim zamanlarda da tek başına gidiyor. Hiç sorun yaşamadık. Sorun yaşamak isteyen iki taraf aynıyken de yaşıyor.
0
ruhen hastayim ben
(29.05.25)
(2)

6 ay kullanımlayan pc'nin termal macunu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Değiştirilmeli midir? Değiştirmekten hiç hoşlanmıyoruz. Mümkünse 1 yıl daha idare etsin istiyoruz. Sıcaklıkla alakalı olaylarda pc'nin otomatik kapatılışını iişletim sistemi belirlemiyordur umarım.
Değiştirilmeli midir? Değiştirmekten hiç hoşlanmıyoruz. Mümkünse 1 yıl daha idare etsin istiyoruz. Sıcaklıkla alakalı olaylarda pc'nin otomatik kapatılışını iişletim sistemi belirlemiyordur umarım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.05.25)
Bilgisayarınız her zaman olduğundan daha fazla ısınmıyorsa termal macun değiştirmek için de bir sebebiniz yok.

Isınma sorunu varsa bunun başka sebepleri de olabilir ancak böyle bir sorun yoksa demek ki termal macunda da sorun yoktur.
0
akhenaten
(28.05.25)
normalde termal macunların ömrü cinsine göre 2-5 senedir.
ama yazın kapalı bir dolapta kaldıysa macun kuruyabilir veya yayılma özelliğini kaybedebilir.

sıcaklıkla alakalı olaylarda otomatik kapanmasının sebebi bios ayarlarından kaynaklı, belli bir derecenin üzerine çıktığında otomatik kapanır. bu ayarlarla oynamamak lazım ciddi sıkıntı çıkabilir.
0
duyuruuser
(28.05.25)
(16)

Romantik İlişkide

rock n roll
Sevgili adayınızın sizinle birebir aynı olmasını mı istersiniz yoksa farklı da olsa önemli değil mi dersiniz?Örnek vereyim; benim tolere edemeyeceğim konular var. Veganım ve vegan olmayan biriyle yapamam. Hayata aynı pencereden bakmamız lazım. Dediğim gibi bunları örnek olarak verdim. Sizler de böyl
Sevgili adayınızın sizinle birebir aynı olmasını mı istersiniz yoksa farklı da olsa önemli değil mi dersiniz?

Örnek vereyim; benim tolere edemeyeceğim konular var. Veganım ve vegan olmayan biriyle yapamam. Hayata aynı pencereden bakmamız lazım. Dediğim gibi bunları örnek olarak verdim. Sizler de böyle mi düşünüyorsunuz yoksa farklı da olsa uyum sağlarım mı dersiniz?
0
rock n roll
(27.05.25)
Ufkunu genişletecek her türlü mücadeleye açığım.
0
sekizdokuzon
(27.05.25)
insanların kendi kendilerine yaptıklarından çok etrafındakilerin farklılıklarına nasıl davrandıklarına bakarım, vegan olsam et yiyen biri benim et yemediğim bilgisine kendini nasıl adapte ettiği daha önemli. benimle birebir aynı olan insan aşırı sıkıcı olur bu arada kendimden biliyorum :D
0
nahtoderfahrung
(27.05.25)
politik duruş aynı/benden ileri olsun onun dışında hiçbi şeyi benzemesin
0
ala09
(27.05.25)
Veganlık bence bu kritere girmemeli çünkü evde yemek yapılırken farklı yemek yapma zorunda kalınıyor. Arkadaşımın eşi de böyle çocuk et hastası ama evde doğru düzgün yemek yiyemiyor.

Onun dışında aynı olup olmaması çok önemli değil
0
respect
(27.05.25)
aynı olmasını isterim.

vegan kadınla yapamam.

sağ, muhafazakar kadınla yapamam.

rap dinleyen evlerden ırak.

görümcesiyle, eltisiyle sidik yarıştıracak kadınla olmaz.

sadece spor zevkimiz farklı olabilir. onda sakınca yok. istediği takımı tutsun. ben futbol takımı tutmam zaten.

gibi gibi...
0
yurtsuz john
(27.05.25)
Mantalite aynı olduktan sonra fikirler çok önemli değil. Herkesin kendi fikirleri var ama herkes bunları birbiriyle aynı şekilde yaşamıyor. Aynı düşünmediğimiz konularda beni düşman görüp fanatizm yapmayacaksa çok bir önemi yok. Ailesi de böyle olmalı.

Cidden herkes fanatik değil, fanatik insanlar bunun farkında değiller sadece. Yoksa diğerleri kendi aralarında mutlu mesut geçiniyor.

Diğer karakter özellikleri açısından daha fazla kırmızı çizgim var. Örneğin "Ben ona çeyrek taktım, o bana gram taktı" gibi konulara çok takan insanlar beni geriyor, istesem de anlaşamayız. Ben bu konulara tepki veremiyorum, tepki vermeye zorlanırsam tepem atıyor, olmuyor.
0
akhenaten
(28.05.25)
yurtsuz john +1111
0
Shepard
(28.05.25)
bireysel olan seyleri sallamam.

meslek, hobiler ve yeme aliskanligi bireyseldir, bunlarda ortaklik aranmaz.

senin veganlik dedigin sey bireysel bir aliskanlik, baskasina empoze edebilecegin bir sey degil.
0
feastofthedamned
(28.05.25)
1 feminazi olmamalı, hatta feminist bile olmasın. Ağır hasarlı çıkıyor kesin. Zor bi geçmişi olmuş. Kim bilir neler yadamış ta bu hale gelmiş diyorum.
2 şunla bunla kesinlikle yapamam diye peşin hüküm koyanlar. Fırsat bile vermeyenler.
3 insanın geçinmeye gönlü olsun. Yoksa onu bunu bahane ediyor.
0
halk
(28.05.25)
bazı konularda evet. kolay sinirlenmesin, yüzü sirke satmasın. gülmek daha kolay ve doğal olsun. dil bilmeyen biriyle de yapamam.

farklı olduğu konular hobileri olabilir, bu da çeşitlilik katması açısından. ben yan flüt çalarken o da piyano çalıyorsa, mis. yetiştirilme tarzı olarak da çekici gelen konular olabilir. olmayabilir de. duruma göre, kişiye göre değişir.
0
gabe h coud
(28.05.25)
özellikle farklı karakter olmasını tercih ederim -ki genelde hep öyle olmuştur. ancak genelin de belirttiği gibi hayattan beklentileri, politik duruşu çok zıt ise zaten romantik ilişki bir yana arkadaşlık ilişkisi dahi zor.
0
lüzumsuz adam
(28.05.25)
Belirli birkaç şey var. Benden önceki cevaplarda da çoğu sayılmış. Onlar olmadığı sürece farklı olmasında sorun yok. Ortak şeyler de olmalı tabii ama bu kriterlere uygun şekilde zıt şeyler olması da iyidir.
0
nawar
(28.05.25)
eşimle ben farklıyız bayağı bence. aynı kişiyi nerden bulayım, zaten kendime zor katlanıyorum, kendim gibi biriyle yapamazdım ben :)
0
turuncu tonlarda
(28.05.25)
@halk

Merak etme feminist bir insan da zaten seni istemez.

Feminizmin ne olduğunu bilen ya da bilmiyorsa bile öğrenen bir insan feminizm için ' feminazi' ifadesini kullanmaz.
0
🌸rock n roll
(28.05.25)
Sen simdi whopper yrmiyorum mu diyosun, bosa yasiyosun
0
lapaz
(28.05.25)
birebir aynı olmasına gerek yok ama şartlarım var.

-sigara içmeyecek (nefret ederim)
-alkolik olmayacak (ben yılda 3-4 kez içiyorum, her hafta içenle yapamam) (kokusundan hoşlanmıyorum)
-kedileri sevecek ve kedilerle yaşamayı sorun etmeyecek
-vejetaryenliğime saygı gösterecek
-siyasi görüşümüz aynı olacak
-dini inancı olmayacak ya da en azından dinine pek bağlı olmayacak (muhafazakar olmayacak)
-her gün duş alacak, bakımlı ve temiz olacak
-geri kafalı, ataerkil ve cinsiyetçi olmayacak
0
art cat chocolate
(28.05.25)
(10)

Taklit komedisi

beyfendi
Köylü komedisi gibi geliyor bana. Aksini düşündürecek örnekleri var mı?
Köylü komedisi gibi geliyor bana. Aksini düşündürecek örnekleri var mı?
0
beyfendi
(27.05.25)
Dünyanın en iyi komedyenleri bile taklit yapıyor nerden bu kanıya vardın ?
0
olaylar olaylar
(27.05.25)
Standupın bir parçası olarak yapılanları değil, güldür güldür skecindekiler gibi başından sonuna tamamen birinin taklidinin yapılmasını kast ediyorum.
0
🌸beyfendi
(27.05.25)
Taklide göre değişiyor. Olacak o kadar'da levent kırca taklitleri bana komik geliyor mesela
0
runaway
(27.05.25)
Sanatın kendisi hayatın bir taklidi olduğu için taklit işine pek takılmıyorum. Ama senin bahsettiğin daha düşük sınıfa hitap eden taklit onun da alıcısı var tıpkı yeni nesil birbirinin aynısı rapçiler gibi.
0
olaylar olaylar
(27.05.25)
sonuç olarak taklit komedisi köylü işidir diyebilir miyiz
0
🌸beyfendi
(27.05.25)
Bu olay Sana göre bana göre’den öteye gitmez
0
olaylar olaylar
(27.05.25)
Kesinlikle köylü işi değil. Zamanı geçti sadece. Levent Kırca örneği çok iyi. Çünkü senin bahsettiğin şekilde komedi o dönem güzeldi.

Komedi dönemsel etkilerden çok etkileniyor. Karikatür dönemi de eskide kaldı mesela.
0
nawar
(27.05.25)
Snl in onemli bir bolumu taklit uzerine ve cok iyi ornekleri var
0
deckard
(27.05.25)
Güncel konulardaki taklitler çok gözüme batmıyor ama "eski moda" taklitler bayağı geliyor evet. Sarhoş taklidi vs. gibi şeylerden bahsediyorum. Bunların modası geçti sanırım. Değişiyor beklentiler.

Stand-up tarzı performans komedileri de çok sarmıyor beni bayadır.

Absürt durum komedilerini seviyorum.
0
akhenaten
(27.05.25)
Taklit, mizah101'dir. İyi taklit yapamayan iyi komedyen olamaz.
0
etna
(27.05.25)
(5)

Her şeyden olumsuz etkilenen /tetiklenen insanlar

pembediken
Sizin de başınıza geliyor mu? Buluttan nem kapan, söylenen herhangi bir şeyin altında art niyet arayan. Böyle tetiklenen insanlara karşı nasıl tepki vermeli?
Sizin de başınıza geliyor mu? Buluttan nem kapan, söylenen herhangi bir şeyin altında art niyet arayan. Böyle tetiklenen insanlara karşı nasıl tepki vermeli?
0
pembediken
(26.05.25)
geri tepki verip endişelerini beslememeli
0
mantık
(26.05.25)
Abi olabildiğince uzak duracaksın. Zehirli bu hayinler. Sana da bulaştırır, modunu düşürürler. Bir iki kez kendini anlat, anlamıyorsa kaç. Kaçamıyorsan tetikleneceği şeyleri söyleme. Mesela futbol, mesala eski sevgili, ilaçlar vs gibi. Yine de bir şekilde konusu açıldı haydaaa tele bakmalıyım bye, tuvalet ay vs diyip kaç kaç kaç
0
Shepard
(26.05.25)
Eskisinden daha az takılıyorum sanırım böyle şeylere. Bu devirde sağlıklı psikoloji lüks, benim de buna takılacak zamanım kalmadı :D Olduğu kadar. Ciddi anlamda huzursuzluk çıkarmıyorsa, sevmediği noktalara değinmeyince kendiliğinden konuyu gündeme taşıyıp sinir stres yapmıyorsa ses etmem.

Eğer her köşeden sıkıştırıyorsa da tepki vermem sanırım, sessiz sedasız uzaklaşırım. İnsanlar değişir, ama bu değişimler uzun zaman alıyor.
0
akhenaten
(26.05.25)
Bence böyle kişilerin bir çözümü yok çünkü öyle olmak istiyor gibiler.
Bir şey paylaşsan onu da o.hale getiriyorlar.
Kaçınılmaz yakınında biriyse bile (aile, is yeri, okul) bir mesafe lazım yoksa karadelik gibi.
0
encokbenisevinnolur
(26.05.25)
Var...dı
Çıkarabildiğimi hayatımdan çıkardım. Çıkaramadığım ile iletişimi en aza indirdim. Uğraşmaya değmez.
0
nawar
(27.05.25)
(14)

Aileye her şey anlatılmalı mı?

dedeminhirkasi
Anlatılmamalı tabi fakat asil soru şu esasında,İş yerinde veya herhangi bir olumsuz can sıkan durumlarda derdi paylaşmak için bu sorunlar aileyle paylaşılır mı? Veya anneyi babayı üzmemek için söylememek en doğrusu mu?Bu sefer de insanın kendi kendine derdini paylaşmayıp büyütme durumu oluyor
Anlatılmamalı tabi fakat asil soru şu esasında,
İş yerinde veya herhangi bir olumsuz can sıkan durumlarda derdi paylaşmak için bu sorunlar aileyle paylaşılır mı? Veya anneyi babayı üzmemek için söylememek en doğrusu mu?
Bu sefer de insanın kendi kendine derdini paylaşmayıp büyütme durumu oluyor
0
dedeminhirkasi
(26.05.25)
annemi üzecek hicbir sey söylemem. kovuldum onu bile söylemedim. benden daha fazla üzülüyor, daha cok kafaya takiyor. bu sorunlara cözüm de bulamaz. bu onu daha strese sokar. ne gerek var...

dertler paylasinca büyüyor. karsi tarafa cözüm fikri icin derdini anlatmak disinda sorun anlatmak gereksiz ve gücsüzlük (sorry) bana göre. cocuk musun yani kendin cöz ya da terapiste git.
0
sonsuz
(26.05.25)
Ben her şeyi paylaşırım; aşağıdakileri paylaşmam:

- İş yerinde yaşanan problemler
- Borç/harç/alacak/verecek; genel olarak para dertleri
- Sağlık sorunları
- Karşı cinsle çok kısa süreli ilişkiler

Bilmelerine gerek yok, bu saatten benim şahsi sorunlarımla muhatap olmalarını asla istemem.
0
vedatchilipeppers
(26.05.25)
anlatma yanlış anlaşılıp akrabalara ele güne gitme durumu olabilir.
0
basond
(26.05.25)
Her anne baba bir değil ki, bu sizin anne babanızın kim olduğuna bağlı. Anne babayla neyin paylaşılıp neyin paylaşılmayacağına dair evrensel bir şey olduğunu sanmıyorum.

Kimi anne baba var oturur ağlar, kimi duyunca dalga geçer espri yapar... Derdin ne olduğunu bile bilmiyoruz ki hocam.

Söylemek istiyorsanız söyleyin.
0
akhenaten
(26.05.25)
İşle alakalı konular ana babaya anlatılmamalı. İşten çıkarılmıştım.hergün evden çıkıp dagı taşı gezdim yine söylemedim.
0
limonlu eksi
(26.05.25)
Kesinlikle anlatılmaz.
Anlatmıyorum.
Güzel olumlu şeyler bile dozunda anlatılmalı.
Onların olayları yorumlamaları, başkalarına aktarmaları da farklı oluyor. Sorunu çözme noktasında katkıları da genelde zaten olmaz.

Eşler de kendi aralarında yaşanan her şeyi ailelerine anlatmamalı.
İç işlerini olumsuz etkileyen yorumların önüne geçmmek dili tutmaktan başlar.
0
diyecevaplandı
(26.05.25)
Benim için aile kız kardeşlerdir. Üzülmesinler diye içime attığım her dert beni yiyip bitirdi, artık paylaşmayı tercih ediyorum. Duygusal desteğin çok faydası var. Mutlaka paylaşılmalı.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.25)
en iyisi söylememek.

işimde sorunlar var, paylaştım çok üzülmüşler.
sağlığımla ilgili bazı şeyler var. gülerek anlattım, yaşıyoruz böyle sorun yok falan. ama epey dert etmişler.
ilişkimle ilgili sorunlar vardı. bir ara konu konuyu açtı, fazla dertleştim annemle. oğlum sen "ne yaşadıysan üçte birini anlatırsın, demek ki neler neler olmuş" dedi. çok üzüldüler. sonra öğrendim ki annem/babam duygusallıklarının da etkisi ile anlattıklarıma içerleyip bir kaç gün uyuyamamışlar, dertlenmişler falan.

halbuki bilmiyor ki o sırada 3te1'ini değil, 3 katını anlatmıştım.

+vedatchilippers+1
onları anlatmamak ya da en azından detay vermemek gerekiyor. test ettim onayladım. anlatmak iyi değil. o listeye ek olarak, ilişkide olduğun kişiyle/eşle ilgili ya da ilişkinle ilgili sorunları da anlatmamak lazım. detay vermemek lazım diyelim.

derdi paylaşmayınca kendi kendine büyütüyor bu doğru. gerekirse anonim hesapla burada paylaş o bile iyi.
0
biseysorcaktim
(26.05.25)
bazı şeyler anlatılır bazı şeyler anlatılmaz. aileni sen tanıyorsun, süzgeç sensin. ben evliliğimle ilgili şeyleri anlatmıyordum sonra başıma patladı hepsi karşı tarafın atakları yüzünden. bazen bazı şeyleri temel olarak bilmeleri gerekiyor. ayrıca arkadaş falan umursamayıp yanlış öneriler verebiliyor ya da bazı insanlar kötü niyetle senin sıkıntılarından keyif alabiliyorlar. insan bazen duygusal destek ihtiyacında da oluyor. asla anlatılmamalı gibi bi düşüncem yok. anlatılacak şey var anlatılmayacak şey var.
0
deartheodosia
(26.05.25)
Aile yapısına göre değişir tabii ama anlatılmaması en iyisi. Hele de iş ile ilgili. Ben anneme tutamayıp anlattığımda hemen başı ağrıyıp benim de baş ağrımı daha da arttıyor hahahah

Ama evlilik ile ilgili konularda deartheodosia,nın da belirttiği durumlar olabilir, karşı taraf sizin ailenizi arayıp olayı abartarak anlatabilir. Bu durum da olaydan daha çok ben neden bunu elden duyuyoruma üzülebilirler.
0
tulumba
(26.05.25)
Hayır. Onları üzmemek adına . Buraya yazın derdinizi isterseniz
0
pembediken
(26.05.25)
konuya ve aileye bağlı.

ufak meselelerde hayır. sorun seni aşıyorsa ilk yardım aileden istenmeli
0
runaway
(26.05.25)
Bir dönem hiç anlatmıyordum ama saçma sapan şeyler oluyor ki anlatma gereği duymaya başladım.

ama hayatımla olan her şeyi anlatmıyorum tabii. Yurtdışına gidip yaptığım bazı şeyleri anlatmadım mesela.
0
put it in your appropriate place
(26.05.25)
aileniz arkadaşınızsa paylaşın değilse kimseye yük olmayın. Kan bağı çok abartılıyor bu ülkede.
0
sparkle kiddle
(26.05.25)
(2)

Israrla üzerinize otorite kurmaya çalışan, sınır koymaya çalışan ekip lider

psmstc
Eskiden çok saygılıydınız son zamanlarda bipolar rahatsızlığınız dolayısıyla Siz biraz rahat hafif ukala davrandınız diye bu şekilde. İşle ilgili Mesajlarınıza cevap vermiyor. Hastalığınızı bilmiyor bu arada. Bu sefer siz de geri adım attınız bir mesafe koydunuz mesajlarınızda araya. Fakat bu sefer
Eskiden çok saygılıydınız son zamanlarda bipolar rahatsızlığınız dolayısıyla Siz biraz rahat hafif ukala davrandınız diye bu şekilde. İşle ilgili Mesajlarınıza cevap vermiyor. Hastalığınızı bilmiyor bu arada.

Bu sefer siz de geri adım attınız bir mesafe koydunuz mesajlarınızda araya.

Fakat bu sefer o odanıza geliyor işle ilgili görüşmeler için. Muhtemelen mesafe koymanız onu tedirgin etti durumu birebirde görmek istedi.

Hastalığınızla ilgili toparlamaya çalışıyorsunuz ilaç vs. Normalde çok saygılı güleryüzlü pozitif enerjik uyumlu çalışkan birisiniz.

Bu olayı objektif analiz eder misiniz?


Ve Bu iletişim durumları dolayısıyla işten atılır mıyım? Ve işler iletişimimiz yine eskisi gibi samimiyet güven vb yoluna girer mi?
0
psmstc
(24.05.25)
Konu tam anlaşılmıyor da, soylediklerinizden net anlaşılan tek şey, biraz varsayimlari gerçek yapmışsınız.
0
encokbenisevinnolur
(24.05.25)
"Eskiden saygılıydınız"

"Son zamanlarda siz biraz rahat hafif ukala davrandınız"

--- bu aşamada artık işler "eskisi" gibi değil ---

"siz de geri adım attınız, bir mesafe koydunuz"

"muhtemelen mesafe koymanız onu tedirgin etti"

--- bu aşamada aranızda eskisinden farklı yeni bir şey gelişiyor ---

"İşler eskisi gibi samimiyet güven vb. yoluna girer mi?"

Bu yeni düzen oturmadan siz eskisi gibi olursanız işler de tekrar eskisi gibi olabilir. Ancak yaşanmış bazı şeyler olmuş, bunların süreç içerisinde unutulması lazım. Bugünden yarına beklentiye girmemek gerekir.

"bu durumlar dolayısıyla işten atılır mıyım?"

Tarif ettiğiniz şekilde "biraz rahat hafif ukala davranmaya" devam ederseniz bu bir olasılık evet.

Bence farkında olmanız gereken en önemli şey insanların, özellikle iş hayatında diğer insanların yaşadığı psikolojik zorlukları çok da önemsemedikleri konusu. Keşke bununla ilgili daha doğru tutumlar sergilense ancak böyle şeylere keşke deyip insanlardan olumlu yaklaşım beklemek reel olarak çok bir sonuç üretmiyor ne yazık ki. Genelde iş başa düşüyor.
0
akhenaten
(25.05.25)
(9)

Bmw kullanan keko, tas kafa tıraşlı eşgal tipler?

Cesario
Yolda bugün farkettim. Bmw kullanan erkeklerin çoğu eşgal, katil tipli, korna bassam arabadan silahla inip öldürecek tipler. Hepsi birbirinin kopyası. Güneş gözlüğü, kirli sakal, tas kafa tıraş... Resmen canlı bombalar. Yaya geçitinde durmazlar, makas atarlar. Her yol var. Hepsi de 20-30 yaş arası.
Yolda bugün farkettim. Bmw kullanan erkeklerin çoğu eşgal, katil tipli, korna bassam arabadan silahla inip öldürecek tipler. Hepsi birbirinin kopyası. Güneş gözlüğü, kirli sakal, tas kafa tıraş... Resmen canlı bombalar. Yaya geçitinde durmazlar, makas atarlar. Her yol var. Hepsi de 20-30 yaş arası.

Torbacı mı bunlar, siyasetle mi uğraşıyorlar nereden geliyor bu para?

Ve neden Bmw, neden Mercedes, Audi değil? Hepsi bir tarikata mensup da, o tarikat bunlara beleşe falan mı veriyor?

Önceden Tofas kullanandan korkardık, uzak dururduk. Şimdi son model bmw'ye upgrade etmişler. Bmw gördüm mü yaya olayım, sürücü olayım uzaklaşıyorum.
0
Cesario
(24.05.25)
Bmw sürüşü en keyifli araba çünkü. Tipine göre yargılamamak lazım. İnsan tipini kendi seçemiyor. Sakal da bir tercih sonuçta, kimi sever kimi sevmez.
0
beyfendi
(24.05.25)
Cumhuriyetin ilk yıllarında sermaye belirli ellerde toplanmıştı. Paralı insan aynı zamanda eğitimli ve kültürlüydü. Sonraları o kitleye beyaz Türkler dendi aşağılandı.
Sonra Özal dönemi başladı ve ülkenin ayarlayıyla oynandı. Literatüre 'Kıroyum ama para bende.' sözü kazandırıldı.
Şimdi daha bir değişik sürece girmiş bulunuyoruz.
Söylediğin marka da o kitlenin trafikte kendini en iyi ifade edeceği mekanik beceriye sahip araçlar.
0
Mirket
(24.05.25)
15 sene kadar once, peder araci yenileyecek.. gel dedim sana az kullanilmis bir e90 alalim, artik sen de dandik fransizlardan sonra gercek bir araca bin.

borusan'a gittik direk, 10-15 arac vardi kapinin onunde, araclar 15-20bin km'de ve cogunlugun tek hatasi surucu koltugunun sirtinda asinma var.

peder ne ayak diye sordu, satici eleman biraz siritacak "bizim musterilerimiz ekseriyetle silah tasidiklari icin, o sirt tarafini asindiriyor koltuklarin ama siz karar verin biz hemen duzeltiriz" dedi.

peder bana dondu, "senin yapacagin isi" seklinde bir bakti, kosarak ciktik. dandik citroenimize bindik, "beni oldurtmek istiyorsan daha kolay yollari var dedi", gitti jetta aldi.

bu da boyle bir animdir..
0
cooperr
(24.05.25)
Deden zengin olanlar Mercedes, babadan zengin olanlar BMW kullanır diye bir laf var. Sonradan görmelerin çoğu bu arabaları seviyor. Tofaş kullananların paralı versiyonu bunlar (ucuz Tofaş’ın karşılığı Honda civic)

BMW benim de sevdiğim hatta kullanmak istediğim araç ama profili yüzünden hiç meyletmedim.

Satışında çalışan bir tanıdığım vardı. Abi alın teri ile çalışan ile mafya olan, illegal işlerle sonradan görme olanların farkı kolayca anlaşılıyor diyordu.
Alın teri ile çalışıp bu arabayı alanlar onda bir seviyesinde diyordu. Mesela biri gelmiş, yıllarca bilmem nerede yönetici, üst rütbe bir beyaz yakalı. Parasını biriktirmiş vs elinde bir dosya, hangi aracın hangi özelliği nasıl, ödeme planı, imkanları şusu busu her türlü kriteri değerlendiriyormuş. Başka satıcılara ve modellere de bakmış etmiş hepsini not etmiş. O tanıdığım “abi adam benden fazla biliyor, kaç yıllık emeği ile alacağı içim gerçekten iyi bit karat vermek istiyor” demişti.

Geri kalan onda dokuzluk profil ise şöyle, saç be giyim olarak çok güven vermeyen. Elimde tespih, dar ve kısa paça, konuşması nispeten kaba falan filan bahsettiğiniz profil.
Bunlar geldiğinde direkt şu araba var mı, en pahalı model hangisi, biz 5 tane 10 alıcaz falan diyorlarmış.

Bir kişiye birden fazla araç satılmıyormuş sanırım. Öyle cevap verdiğinde bir telefon ile on kişi oluveriyormus bu tipler. Hepsi akraba.

Bu örnek iki profil, bir kez oluşan hikayeden çok, az çok değişse de sık sık karşılaştığı müşteri profilleriymiş.

Yani kısaca sonradan görmeler bu arabayı seviyor. Ben de sürmek istiyorum ama sahip olduğum para, alım gücüm vs buna el vermiyor. onbeş sene önce tek odalı evde yaşarken şansın dönmesi ile hızlıca zengin olanların ilk aklına gelen şey bu arabaya sahip olmak oluyor.
0
biseysorcaktim
(24.05.25)
BMW, Almanya hariç dünya genelinde keko arabası olarak geçer. Ayrıca şoförleri de yine dünya genelinde trafik canavarı olarak bilinir. ABD'de, İngiltere'de ve Türkiye'de durum bu. BMW'nin lüks ve konforlu araç olması sebebiyle belirli bir kesimin tercihiyken, özellikle son 20 senede bir şekilde paraya ulaşan varoş, keko vs. kesimin ilk el attığı araba BMW. O yüzden oluşan algı da bu.

Gözünüzden kaçan imaj değişimi için şöyle popüler bir örnek vereyim. Passat, orta sınıf Audi'si/BMW'siydi bir 10-15 yıl önceye kadar. Şimdi Passat denince aklınızda başka bir imaj oluşuyor, değil mi? O imaj da prestijli değil. Aynı şey işte.
0
nawar
(24.05.25)
İnsanların az bir kısmının teknik bilgisi var, haliyle. Çoğu kişi araç alırken çevresine danışıyor. Olumlu duyumları olursa onu alıyor.

Bana öyle geliyor ki belli çevrelerde belli araçlar bu yüzden daha popüler. Herkes birbirine öneriyor ve bir noktada bu artık o çevrelerden olmayan kişilerce de o çevrelerle ilişkilendiriliyor. Bu sefer insanlar hem çevrelerine uyduğu gibi hem de çevrelerinden olmayandan kaçınmaya başlıyor. İki yönlü bir şey oluşuyor.

Keko arabası, kadın arabası, hatta muhafazakar kadın arabası, aile arabası, orta direk arabası gibi tonla şey var böyle.
0
akhenaten
(24.05.25)
cok basit. marka algisi.
bunu yapan kisilerin abileri o arabayi kullaniyor, haliyle sonraki nesil icin bmw bi statu oluyor.
yeni nesil keko rapciler bmw kullaniyor , onu takip edenler de o arabayi alip o kisi ile bag kurmaya calisiyor.

bu marka bu kekoluk ile ozdeslesti turkiyede, kullanan 100 kisinin 99 u sorunlu bu markayi.

gecen bizim binanin garajina park etmis bmw li biri, dedim yine cattik, adam binanin garajina park etmis ve diyor ki ben nereden bilicem burasinin tapusunun size ait oldugunu

ben mercedes kullaniyorum, bmw almak istiyorum bi sure kullanayim diye, denemek icin, bu marka algisindan dolayi alamiyorum, cunku ticaretle ugrasiyorum, o sekilde anilmak istemiyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(24.05.25)
bu karikatürdeki arabaların markası bmw.
teslamotorsclub.com

bmw ile özdeşleşen bir karikatür. yani bu algı sadece türkiye değil, bir çok yer için geçerli.
0
biseysorcaktim
(24.05.25)
Bmw sahibi işinde gücünde beyaz yakalı bir mühendis olarak yukarıdaki arkadaşlara katılıyorum.

Ben arabayı alınca en yakın arkadaşlarımdan biri artık sinyal falan yok, milletin tamponunda selektör atmaya başlarsın diye dalga geçmişti :)

Araba gerçekten hem dışarıdan güzel hem hızlı ve sürüşü çok keyifli ama ben insanlara örnek olmaya çalışan taraftayım.

Ama şunu da fark ettim bazı hafif ticariler, aşırı modifiyeli egea'lar, accent'ler falan kendi kendilerine bi gaza geliyor ben önlerinde/arkalarında seyrederken. Saçma sapan hareketler yapıyorlar falan. Bir de yine bu kötü algıdan dolayı herhalde taksici/minibüsçü gibi bir ufak avantajın oluyor sanırım trafikte. Önüne atlayacak adam atlamıyor, dalaşacak adam dalaşmıyor gibi.
0
chicha_v2
(25.05.25)
(16)

Banyo adabı

kizil karga
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.Sorularım şöyle:1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her def
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.

Sorularım şöyle:

1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her defasında sabunlanmalı mıyız?

2: Sabunlanma işlemini lifle yapıyorum, mesela vücudumuza sürdüğümüz lifi erojen bölgemizde de kullanmalı mıyız, kullanmayacaksan o bölge için ayrı bir lif mi kullanmalı mıyız nasıl olacak ya da ayağımız parmak aramız için vs sanki buralar için aynı lifi kullanmak hijyenik değil gibi geliyor ama önyargı da olabilir tam emin değilim.

3: Sabunlanma esnasında suyu kapatıyor muyuz? Kapat-aç yapınca su sıcaklığını tekrar tekrar ayarlamak zaman alıyor diye soruyorum siz nasıl yapıyorsunuz?

4: Kurulanma işini havlu ile yapıyorum, burada da 2. madde ile aynı sıkıntılar başlıyor erojen bölgemizi ayrı bir havlu ile mi kuruluyoruz ve ayaklarımızı, nasıl olmalı?

Aklıma takılan sorular bunlar, yardımcı olan herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
kizil karga
(22.05.25)
1.evet. sacini yikamazsin ama tüm vücut sabunlanir.
3. kapatmiyorum :( kapatmaliyiz ama sanirim.
4. bornoz var bende. yetiyor.
0
sonsuz
(22.05.25)
1-evet. sabunlanmayıp sadece suya girenlere has bir koku oluyor. ben alıyorum en azından.
2-sabun bezi kullanıyorum annemin ördüklerinden. yüzüm hariç her yerimde kullanırım. yüzüm için eşek sabunlu tırtıklı bişey var onu kullanıyorum.
3-kapatmıyorum.
4-bornoz kullanmanı öneririm
0
messina123
(22.05.25)
1-evet şart. Sadece su ile teri, ter kokusunu giderebiliyor musun?

2- aynısını kullan işte ne olacak.

3- açık bırakıyoruz. aç kapa yapmak hem fazla enerji tüketimine sebep olur hemde kombiyi yorar. gereksiz.
4- bornoz en güzel çözüm her yerini kurula geç işte.

Bu kadar gereksiz hassasiyetle yaşamak zor olsa gerek.
0
my fault
(22.05.25)
1-evet.
2-yüzüm hariç her yerde kullanıyorum. yüz için sadece yüz temizleyici kullanıyorum.
3-ben kapatıyorum. diş fırçalarken suyu açık bırakmaktan farkı yok bence. tekrar suyu ayarlamak zor geliyorsa termostatik batarya kullanabilirsiniz. bende sıcak suyu sağa koydukları için kullanamıyorum. yoksa şimdiye 10 kere taktırmıştım.
4-ben tek bir havlu ile her yerimi kuruluyorum. isterseniz saç kafa için ayrı, vücut için ayrı, ayaklar için ayrı havlu kullabilirsiniz.
0
inheritance
(22.05.25)
her gün lifle sabunlanmıyorum
koltuk altlarına filan sabun sürüp duş alıyorum
2-3 günde bir lif
0
mantık
(22.05.25)
1. değil vücut senin istersen duvara sürt.
2. yüzüme sürmem her yere tek lif.
3. su yukardan akar durmaz.
4. bornoz icat edilmişti galiba.
0
mikahakkinen
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanırım

2- bir tarafı yumuşak bir tarafı sert, tutacaklı kesem var. ara sıra kullanıyorum. erojen bölgeme lif sürmem. elle yıkarım.

3- bazen açık kalıyor bazen kapalı

4- kafamı ayrı bir havlu ile geri kalan tüm vücudumu bornozla kuruluyorum.

ayrıca ben düzenli olarak otel hamamlarına gidip kese- köpük masajı yaptırıyorum. vücudumun arkasının kiri evde yeteri kadar çıkmıyor çünkü.
0
yurtsuz john
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanmak daha iyidir. 24 saatte bir insan kirlenir çünkü.
2- aynı lifi kullanmam, ellerimi kullanırım. zaten ayak parmağını filan lifle ovalayamazsın, elinle yap daha temiz olur.
3-ben kapatmıyorum onunla mı uğraşacağım
4-hayır havluyu tüm vücut için kullanmamalıyız. ben kağıt havlu kullanıyorum, eşim de öyle kullanır, hem tamamen kuru olabilmesi hem de hijyen açısından.
0
kaptan maydanoz
(22.05.25)
1. Sabun, dus jeli vs kesin kullaniyorum. Sadece yazin sadece asiri sicak olur da serinlemek istersem, daha yakinda normal dus aldiysam birsey kullanmiyorum.
2. Lif kullanmiyorum bu aralar ama kullanmam lazim aslinda, her yere surerim.
3. Suyu normalde kapatiyordum da bu aralar kapatmiyorum. Gece cocuk uyurken yapiyorsam kesin kapatmiyorum, cok ses gidiyor, sesin devamliligi uyanmama acisindan daha iyi olur diye dusunuyorum.
4. Yani hassas bolgelere degiyor sonucta ama oyle o bolgede derinlemesine bir kurutma da yapmiyorum.
0
mbond
(22.05.25)
Kendi adıma;
Eğer bir günden fazla olmuşsa banyoya girmeyeli, tüm vücut sabunlanıyorum. Eğer bir gün ya da daha az olmuşsa, sadece kol altları ve özel bölgeleri sabunluyorum. Lif genelde kullanmıyorum ama haftada-on günde bir fırçalanıyorum. Suyu ise eğer iyi sabunlanacaksam, yani 20-30 saniyeyi geçecekse kapatıyorum. Su soğumuyor. Aslında en güzeli, eski usûl kova doldurup tas ile yıkanmak. Belki en sonda bir tüm vücut duşun altına girmek. Ama hızlı davranıyorum zaten, aç-kapa yapacak kadar uzun olmuyor. Havlunun ben bir tarafıyla önce yüzü, sonra saçı kurutuyorum. Diğer tarafıyla da önce gövdeyi, en son özel bölgeleri kurutuyorum. Her kurulanma sonrası havlu kirli sepetine gidiyor...
0
yadigar
(22.05.25)
1- Duşta sabunlanıyorum, ama banyo yapar gibi uzun uzadıya detaylı uğraşmıyorum. Duş ve banyo farklı şeyler, bu ikisi bire bir aynıysa birinde bir yanlışlık olmalı.

2- Evet bir mahsuru yok ama lifi yüzünüze sürmeyin, aşındırır. Ben şahsen ayaklarıma lif sürmüyorum duşta.

3- Isınma süresi sabun ve şampuan sürenizden uzunsa kapatmayın veya kova kullanın. Isınma süresi sabun sürenizden kısaysa kapatın. Neticede önemli olan az su harcamak, hedef o.

4- Hiçbir sorun yok, zaten duştan çıktınız. Yani neticede seks diye bir şey var değil mi? Erojen bölgeye vebalı muamelesi yapmanın bir anlamı yok. Deri neticede, yıkıyorsunuz sabunluyorsunuz daha ne yapacaksınız.
0
akhenaten
(22.05.25)
Her gün duş alınmaz, haftada 1 gün yeter. Life gerek yok, kafanı en ucuz şampuanla şampuanlayacaksın, suyu kapatacaksın, orana burana köpük süreceksin, bitecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.05.25)
1- Evet şart sabunlanmazsanız tam hijyen olmaz. vucut yüzeyindeki tozu kiri sabunlanmadan atamazsınız. önce sadece su ile ıslanıp köpürtme sonra durulama işlemi gerekir.
2-yüz hariç her yere aynı lif. yüz için yüz temizle jeli var onunla elimiz ile yüzü yıkamalıyız
3- su tabiki kapatılmalı. boş boş akan suya yazık. bencilce olmamalıyız. bizden sonraki nesillerin işi temiz su bulma konusunda çok zor.
4 bornoz tek başına yeterli

ayrıca saçınızı şampuanladıgınız zaman onun köpügünün vucunuza gelmemesi önemli. yoksa vucudunuz yaglanır. ayrıca saç şampuanu vucut için uygun bileşenler içermez. saçı şampuanladıktan sonra başımızı hafif egip akan köpüklü suyun vucudumuza bulaşmadan başımızdan direk aşagı akması gerekir
0
limonlu eksi
(22.05.25)
1- Her duşta sabunlanmıyorum ben ama biraz duş jeli sürüyorum boynuma kollarıma koltuk altına vs.

2- Lif yok ama şu saplı zımbırtılardan var, sırtımı haşır huşur yıkıyorum onunla. Erojen bölge için özel bir şey kullanmıyorum açıkçası.

3- Suyu kapatmıyorum hiç.

4- Kurulanma havlu ile. Yerde ayak havlusu, bel için bir havlu bir de kafa için. Ama geçen gün bir arkadaşım akıl verdi; saçlarım kıvır kıvır olduğu için havlu yerine tişörtle kurut farkı göreceksin dedi. Öyle deneyeceğim bir de.
0
vedatchilipeppers
(22.05.25)
1-tabi ki de.

2-köpük çıkarana kadar lifi sıkıp köpürtüyorum. lifi o bölgelere sürmüyorum ama lifi köpütüp köpüğü alıp ellerimle yıkıyorum o bölgeleri. sonra kabak lifi keseyle kendimi keseliyorum, (eşimden yardım alarak, genellikle birlikte yıkanırız sırayla keseliyoruz birbirimizi) durulanıyorum. yüzüm için lifli sabunumuz var ayrıca onla yıkıyoruz

3-kapatamıyorum çünkü üşüyorum.

4-bornoz yetiyor zaten her yeri yıkamış oluyoruz temiz bir şey olmaz. ayak havlumuz ayrıca var zaten. havlulu terlik giyiyorum banyo terliği ayrı ayağım kuruyunca çoraplarımı giyiyorum.
0
Hallegadola
(23.05.25)
yazın sabah akşam kısın sadece sabahları duş alırım. 1-2 gün sabunsuz 1 gün sabun (duş jeli) kullanırım. dermatologlar da vücudu kimyasallarla fazla temas ettirmememizi tavsiye ediyorlar. asansör araba, masa başı yaşayınca kirlenmek mümkün değil terlemiyorsunuz bile. ama işiniz farklı ise sadece kirli bölgeleri sabunlayıp diğer yerleri suyla durulamanızı öneriririm. bez veya kabak lifinden ziyade şu ucuza satılan rengarenk olanları öneririm. sabunlanırken sırasıyla önce önce boyun ense, sonra kollar bacaklar, sonra gövde. lifi sıkıp durulayıp tekrar köpürtüp önce apış arası sonra kıç arası en son ayaklar sabunlanıp durulanıp çıkarsınız. banyodan çıktıktan sonra havluyla hemen kurulanmak zor. ben bornoz ve kafa havlusuyla 10 dakika falan telefonda vakit geçiriyorum. yoksa nem kokusu oluyor. en az 3 tane bornoz olması lazım benim gibi sık sık duş alıyorsanız. özellikle kışın kurusada nemli kalıyor. yüzünüze fazla müdahale etmeyin aynı bezle falan kesinlikle temas ettirmeyin. haftada bir yüzünüzü sabunlasanız yeter. sıhhatler olsun.
0
ground
(23.05.25)
(12)

30'dan sonra saç uzatmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
İş dünyasında, ailede, ictimai hayatta nasıl karşılanır?
İş dünyasında, ailede, ictimai hayatta nasıl karşılanır?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.05.25)
İş dünyana, ailene, içtimai hayatına göre değişir.
Ben birkaç defa yaptım, olumsuz bir şey söyleyen olmadı.

Bir tane hayatın var, yapmak istiyorsan yap gitsin.
Ama kısa ile uzun arasındaki "orta" zamanlar sıkıntılı, onu bilerek yola gir. O dönemde düzgün şekil, model vermek zor oluyor.
0
michael_knight
(21.05.25)
ben yaptım. yüzüme karşı kötü birşey söyleyen olmadı. 2-3 sene uzattım, sonra bakması zor geldiği için kestim.

edit: babam 70lerde saç uzatmış, o dönemlerden uzun saçlı fotoğrafları var. köyde dedemle kızın oldu diye dalga geçmişler.
0
inheritance
(21.05.25)
yukarıdaki soruyla parelel bir durum mu?
0
ground
(21.05.25)
ben 20'li yaşlarda uzun saçlıydım.

25 olmadan kestirdim saçlarımı. sonra bi iki kez uzatmaya çalıştım da asla eskisi gibi olmadı. hem yakışmadı (ya da öyle hissettim) hem de eskisi kadar sağlıklı değildi zaten.

velhasıl uğraşılmıyor. uzunken yakışsa bile, saçları kısaltınca "aha daha güzelmiş böyle kısa" diyorsunuz. bir de en azından ben saçları uzatınca feminen görünüyorum. bu rahatsız ediyor aslında bi noktada. yüze düşen uzun saçı sağa sola atarken dikkat etmek lazım.

ama çevrede, etrafta olumsuz bir şey söyleyen eden olmadı. zaten 20lerde çok demişlerdi o yüzden 30'larda denmedi bir şey.

iş dünyasında da olumsuz karşılanmadım ben ama bizde sakal ve şort da serbest.

saçlar kulakları aşana kadar bir aşama var. justin bieber'in ilk ünlü olduğu zamanlar gibi geziyorsunuz. ona dikkat
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Kovid'den beri uzun saçlıyım.
Ailenin genç üyeleri olumlu, yaşlı üyeleri olumsuz karşıladı ama artık alıştılar. Ama bakımı zormuş, kadınlara respect :)
0
parka
(21.05.25)
Ben pandemide berberler kapanınca mecburen saçımı uzatmıştım sonra da hoşuma gitti kestirmedim ama bizim ailenin erkekleri geleneksel olarak saç uzattığını için herkes hoş karşılar, babam da uzun zaman uzun saçlıymış, işyeri de terlikle bile gidilse kimse bir şey demediği için saç da haliyle tepki çekmez ama uzun saç bakımı acayip zor bir şey, hele benimki gibi kıvırcığa yakın kalın telli bir şeyse her gün saçınla ilgili yeni bir maceraya girişmek zorunda kalıyorsun, bunlara hazırlık olman lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.05.25)
saç uzatma zaten ya 20'lerin başında ya da 40'ların başında edilen bir heves.

elalem ne der diye düşünen bir kafa yapın varsa ilk fırsatta makası vurursun. hiç bulaşma.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
Saç uzatmayla yaşın ne ilgisi var ki?
0
synesthesia
(21.05.25)
synesthesia +1

ben de alakayı anlamadım. saçın gürse yavaş yavaş uzatabilirsin.
0
koela
(21.05.25)
30 gibi zaten dökülecek bari uzatayım da hevesimi alayım diye uzattım.. öncesinde 15 yıl kendim makine ile 3numara keserdim. Etraftan olumsuz bir yorum almadım. Hatta bir nebze genç gösterdiği için olumlu tepki çokça oldu. Neredeyse dirseğime gelecek kadar uzadı. Şimdi omuzlara gelecek şekilde 6ayda bir kestiriyorum. Makine sektöründe çalışıyorum, +sı insanlar asla sizi unutmuyor, -si belki arkamdan tipe bak falan diye dalga geçiyorlardır. Umrumda mı? Değil.
0
yercekimini kendine ceken adam
(21.05.25)
40tan sonra uzattım. çok hoş karşılandı.
0
entropik
(21.05.25)
Tamamen "sende gördüm imrendim, onda gördüm iğrendim" durumu var bence.

Kendinize yakıştırıyorsanız yapın. 30 yaş üstü saç uzatıp çok karizmatik duran da var, evsizlere benzeyen de. Giysi gibi bir şey bu da, aynı giysi birine yakışır diğerinde kötü durabilir. Yaşla bir ilgisi yok bence.
0
akhenaten
(21.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.