Giriş
(5)

Vitamin takviye fiyatlandırma sorusu

aydogank
Dün eczaneden takviye vitamin ve imuneks aldım. İnternetten bakayım dedim yorumlara. Eczanede satılan ürünlerle internette satılan arasında 2 kat fark var neredeyse. Birebir aynı ürünler. Sizce normal mi ve nereden alışveriş yapmayı tercih edersiniz bu tarz ürünler için hangi satıcılar güvenilir.
Dün eczaneden takviye vitamin ve imuneks aldım. İnternetten bakayım dedim yorumlara. Eczanede satılan ürünlerle internette satılan arasında 2 kat fark var neredeyse. Birebir aynı ürünler. Sizce normal mi ve nereden alışveriş yapmayı tercih edersiniz bu tarz ürünler için hangi satıcılar güvenilir.
0
aydogank
(14.03.25)
internetten güvenmek zor.

internetten alınacaksa 1. öncelik satıcı amazon.com.tr olmalı. 2. öncelik supplementler.com. başka kimseye güvenmem ortalık çakma cerave krem kaynıyor.
0
a darkness coming
(14.03.25)
Normal, takviye benzeri ürünleri istedikleri fiyattan satabiliyorlar, eczaneler arası ortalama fiyatları benzerdir, internet satışlarında pek çok kalem eklenmediği için nispeten daha ucuz olur eczane elektrik parasından dükkan kirasına çalışan maaşına kadar her şeyi ekleyebilir fiyata.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.25)
normal eczaneler yasa gereği ilaç kategorisinde olan ürünleri belli fiyatlardan satmak zorunda. ama takviye, vitamin, diş macunu vs. ürünleri istediği fiyattan satabilir.
0
orpheus
(14.03.25)
Amazon. Dynavit’in Hepsiburada’da mağazası var. Oradan da alıyorum.
0
auroraaurora
(14.03.25)
Çoğunlukla internet fiyatları, mağaza fiyatlarından ucuzdur.
Vitaminler de bundan farklı değil.

Diğer yandan eczanede sahte ürün satılması ihtimali düşüktür.
0
parka
(15.03.25)
(3)

Kiliseler gibi camiler de alinip satilabilmeli mi

lapaz
?
?
0
lapaz
(14.03.25)
hayir.

isin icine para girince dindarlar sapitiyor.

ornek: camii bagislarinin usulsuz kullanimi.
0
buenosdias
(14.03.25)
Kiliseler de alınıp satılmıyor senin düşündüğün şekilde, kilise bir şekilde özel mülkiyet statüsüne geçiyor ama o da şu şekilde oluyor: Eski bir kilise kiliseden başka bir şeye dönüştürülmüş oluyor zamanında, Türkiye'de böyle kiliseler var depo oluyor fabrikaya dönüştürüyorlar bu şekilde özel mülkiyete dönüşüyor ama sonra tekrar kiliseye çevriliyor, o zaman da haliyle bi sahibi olmuş oluyor ama o zaman bile kafasına göre satamıyor sahibi 50 milyon tane prosedür çıkarıyorlar, kolay değil yani. Ülkemizde kilise için bu kadar zorluk çıkartılırken "Allah'ın evi"ni alıp satalım dersek götümüzü keserler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.25)
satılabilmeli. zaten her şeyi satıp sömüren bir grup var. en azından camii tuvaletleri temiz olur.
0
mikahakkinen
(14.03.25)
(10)

Dostluk hakkında

grinito
Benim için dostluk herşeyden önemlidir.milyon dolarları gerekirse silerim ama dostumdan yine vazgeçmem gibi iddialı bir cümle kuran kişi sizce samimii midir yoksa önce silebilecek milyon dolarları mı olmalıdır?
Benim için dostluk herşeyden önemlidir.milyon dolarları gerekirse silerim ama dostumdan yine vazgeçmem gibi iddialı bir cümle kuran kişi sizce samimii midir yoksa önce silebilecek milyon dolarları mı olmalıdır?
0
grinito
(12.03.25)
Bi dostum bana senin için milyonları sildim dese ne kadar aptal bi insan bu diye düşünürdüm, yani samimi olabilir ama aptal bi samimimidir. Aslında samimi de değildir öyle bir parayı bir arada göremediği için atıp tutuyordur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
milyon dolar lafin gelisidir ya.
ben önceden öyleydim. kardesimin olmayisina bagliyorum. kardesi olmayan insanlar dostlarini hic gitmeyecekler, ayrilmayacaklar saniyor. halbuki bu dogru bir beklenti degil.

belki samimidir gözü acilmamistir daha ya da manipüle etmeye calisiyordur seni.
0
sonsuz
(12.03.25)
yaşınız ilerlediğinde farkedeceksiniz ki, insanlar çok kolay ve çok sık şekilde çok uzak uçlara doğru değişiyor.

lise sona kadar edindiğiniz dostlarınız, hayat boyu dost olarak kalacak sanıyorsunuz. Ama başka şehre üniversiteye gidiyor, üniversite sonrası bi görüşüyorsunuz ki, bambaşka bir insan olmuş çıkmış.

Din, futbol, sevgililik, evlilik, çocuk doğurma, yurtdışında okuma, ileri yoksulluk, ileri zenginlik, marjinal arkadaş çevreleri, meslekler... nedeniyle insan karakterleri radikal olarak şekillenir. O nedenle de yıllar sonra karşılaştığınız insanların ne kadar çok karakteristik olarak değiştiğine hep şahit olursunuz.

Bu mantıkla bakıldığında hayallerde yaşatılan ütopik "dostluk" kavramının, zaman geçtikte yalan olduğunu görüyorsunuz. Kırmızı hap öğretisinde bile bir laf vardır, bir kadın size (erkeğine) yaklaşıp "seni seviyorum" derse, cümlesinin başına "şimdilik" kelimesini ekleyin der. Sevgililer bile birbirini "o anlık" severler. Gelecekte o partneri, artık kabul edilmeyecek seviyede değiştiğinde de boşanırlar.

Geçen sene bir arkadaşımla olan 25 yıllık dostluğumu %95 oranında bitirdim. Her hafta görüştüğüm, konuştuğum artık her şeyi paylaştığım arkadaşımı ayda bir kez anca görüyorum. O da diğer erkek arkadaşlarımızın da katıldığı ortak ortamda. Neden mi, çünkü onu çok seven 16 yıllık bir eşi vardı. 9 yaşında bir çocukları da vardı. Sırf eşi ideal kilosundan 15 kilo fazlasını aldı diye, kadını boşadı. Çocuğun velayetini de eşine bıraktı ve iki ay sonra dul ve çocuklu bir kadının evinde yaşamaya başladı. Tamamen şımarıklığından dolayı büyük ayıp etti, tüm arkadaş ortamında defalarca uyardık, bizi dinlemedi.

Böyle bir adamla dost olmayı da kendime yediremedim. Ailesini yıkan, eşini ve çocuğunu yüzüstü bırakan, 2 ay içinde başkasının çocuklu evinde yaşayacak hale gelen birisine ben şimdi gidip hangi derdimi açayım. Yol verdik gitti.

O nedenle dostluk işi yalan maalesef.
Ya da hadi yalan demeyeyim, kısa süreli olarak geçerli diyelim.
0
sinematematikci
(12.03.25)
sinematematikci'nin anlattığı durumun benzerini yaşadım.

Ben hep arkadaş kalacağız zannediyorum, hayatta en ufak bir başarı yakalayan birkaç arkadaşımın kendini benden üstün gördüğünü görünce biraz üzülmüştüm.

Lisede çok yakın olduğum bazı arkadaşlarımın karakterleri 180 derece değişti.

Hepsinden daha varlıklı olmama rağmen hiç göstermiyorum. Bazıları kendilerine garip bir persona yaratmış, onun üzerinden hayal aleminde yaşıyorlarmış meğerse. Halbuki ben onların beni hâlâ arkadaşı olarak gördüğünü düşünüyordum.

Onların kaybı.
0
hayirsiz
(12.03.25)
bu konuda aciklama yapmasi ve bunu abartarak dile getirmesi bile problemlidir bence.
0
Sour
(12.03.25)
Bunu ve daha fazlasını söyleyen bir arkadaşım hoşlandığım adama dans videosu atmıştı. Artık eski bir arkadaş bile değil benim için o*****
0
Kahvedesu
(12.03.25)
Şöyle söyleyeyim. Farklı iki şehirde yaşayan iki arkadaşım var. Biri lise arkadaşım, biri üniversite. Şu an telefon açsam. 'sana ihtiyacım var. gel.' deyip telefonu kapasam. Eminim ki ikisi de 'yarın işe gidecem.' falan demeyip, işi gücü koyverip kalkıp 500-700 km yol yapıp gelirler. Milyon dolar falan eder mi bilmiyorum ama, benim için işini gücünü kariyerini yak desem yakarlar. Tabi bunun karşılığı da var. Ben de yaparım aynı şeyi. Böbrek desinler saniye düşünmem mesela.
Var yani böyle bir dostluk şekli.
0
Mirket
(13.03.25)
bir milyon euro ancak bir yıl boyunca kahve içmeyeceksin diye sorulan elemanın hayııuuurrr demesi gibi bir kolpa.
0
elorelia
(13.03.25)
3 milyar 750 milyon sen milyar.
Paranın büyüklüğünden bağımsız olarak fazla fedakar olmak ve/ya insanlardan sizin için büyük fedakarlıklar yapmasını istemek ve beklemek hoş değil.
0
auroraaurora
(13.03.25)
nasil ve ne durumda kullanildigina gore degisir..

1 kisi taniyorum dostluk ve iliskiler hakkinda boyle buyuk cumleler kuran. allahi var ilgi, alaka, arama, sorma konusunda iddia ettikleri gibiler; ama siz bir gun aramayin yada onemli bir gununu kacirin histerik davranirlar. zira boyle iddiali bir cumle kurma geregi duymalarinin sebebi bir nevi ilgiye muhtac olmalarindan kaynaklaniyor.

tabi yukarida yazildigi gibi farkli ornekleri de vardir. mesela ben. hala 30 yillik arkadaslarimla gorusurum. onlar icin milyonlari kenara atarim; ama ortamlarda bunu koz, ikaz yada beklenti olarak dile getirmem. getiren varsa kacarak uzaklasin o kisiden.
0
buenosdias
(13.03.25)
(10)

Antrenmanda en çok

Bir ben var benden şurada
Ne çalışmaktan zevk alıyorsunuz keşke her gün bunu yapsam dediğiniz ne var?
Ne çalışmaktan zevk alıyorsunuz keşke her gün bunu yapsam dediğiniz ne var?
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
Dönem dönem değişiyor göğüs (itiş) çalışmayı çok sevdiğim zaman da oldu sırt (çekiş) çalışmayı çok sevdiğim zaman da oldu, şu an bacak çalışmayı çok seviyorum, her gün yapayım demiyorum ama o dönem hangisini en çok seviyorsam pazartesi gününe onu çekiyorum ama en sevmediğim net kol çalışmak faydası yok sıkıcı boşa zaman kaybı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
sırt ve bacak çalışmayı seviyorum
0
ala09
(12.03.25)
Sırt>>>göğüs>biceps=triceps>bacak>>>omuz>karın

Bacakta makinede oturarak curl yapmayı ya da daha sakin hareketler yapmayı seviyorum ama hoplamalı zıplamalı nabız yükselten hareketler hoşuma gitmiyor. Yani yapıyorum tabii ama söylene söylene yapıyorum.

Çekiş favori günüm olduğu için cumaya koyuyorum ben de. Cuma spora gitmeye en üşendiğim gün (salı-perş-cuma gidiyorum). En az üşeneceğimi koyuyorum oraya.
0
nundu
(12.03.25)
En sevmediğim şey kol. En son ne zaman curl yaptım triceps yaptım bilmiyorum.

En sevdiğim squat. Ikincisi low rep high weight deadlift (bunun tam tersinin Allah belasını versin).
Onun dışında yüksek ağırlık yüksek tekrar kb swing ve yüksek ağırlık uzun süre carry (suitcase carry, farmers carry vs).

Özel olarak çalışmayı sevdiğim bir bölge yok.
0
logisticsmanager
(12.03.25)
Sanırım omuz çalışmayı seviyorum ama antrenman sonrasında endorfini en çok yükselten bacak oluyor bende, sırt çalıştığımda 2 gün sırt ağrısı yaşadığımdan pek favorim değil, biceps şu sıralar en sevmediğim angarya gibi gelen bölge bayadır yapmıyorum zaten, göğüsü içinde bench press olduğu için biraz severim.
0
blue rebel motorcycle club
(12.03.25)
En sevdiğim leg press
Nefret ettiğim de lunge
0
Mirket
(13.03.25)
Face pull
0
isiaha
(13.03.25)
bacak ve core
0
lüzumsuz adam
(13.03.25)
squat yapmaya yeni başladım, squat'sız yaptığım spor, spor değilmiş onu anladım. favorim o şu an.
0
juninho77
(13.03.25)
deadlift ve bench press
0
awlmi
(13.03.25)
(25)

Cinsiyetinizden memnun musunuz ?

feastofthedamned
Eger Türkiye'de dogacagimi söyleselerdi kesinlikle kadin dogmak istedigimi söylerdim. Ama baska bir ülkede gene erkek dogmayi yeglerdim.Sizde durum ne ?
Eger Türkiye'de dogacagimi söyleselerdi kesinlikle kadin dogmak istedigimi söylerdim. Ama baska bir ülkede gene erkek dogmayi yeglerdim.

Sizde durum ne ?
0
feastofthedamned
(12.03.25)
Cinsiyetimle bi sıkıntım yok tekrar dünyaya gelsem kadın olarak da gelsem olur erkek olarak gelsem de olur ama Türkiye'de kadın olarak doğmanın avantajlı bir durum olacağını düşünen bir keriz olarak doğmak istemezdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
Kadın olmaktan çok memnunum.
0
sekizdokuzon
(12.03.25)
allahbilir instagramdaki hayatlari gercek zannediyosundur sen. aynen turkiyede kadin olmawk cok avantajli
0
ala09
(12.03.25)
sen kadin olsaydin da hicbir erkek senin pesinden kosmayacakti ve sen bu sefer erkeklerden nefret edecektin merak etme
0
sonsuz
(12.03.25)
Türkiye'de kadın olmak, bir miktar elit kitle dışında korkunç bir şey bence. Asla istemezdim.
0
Mirket
(12.03.25)
Erkek olmaktan memnunum. Fiziken kuvvetli olmak iyi.

Liberal demokrasiyle yönetilmeyen hiç bir ülkede kadın olarak doğmak istemezdim.
0
yurtsuz john
(12.03.25)
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür diye bir atasözü vardır. Her zaman içinde bulunduğumuz koşulda bir sıkıntı yaşadığımızda, "keşke başka bir koşulda olsaydım" düşüncesi başımızda belirir.

Öğrenciyken, keşke hemen mezun olsam ne kadar rahat ederdim deriz, çalışma hayatına atılınca bakarız ki, öğrencilik hayatı daha kolaymış. Şehirde yaşarken of bi köy evinde şimdi kestane közlemek vardı deriz. Köyde odun sobasını her gün iki kere boşaltmaya giderken, lan şehirde hayat ne kolaymış deriz.

Bu durum, insanda her zaman olan bir durumdur. Başka ülkelerde de böyle. Her ülkede bu atasözüne benzer en az bir deyiş vardır.

Haliyle bazen hepimiz "keşke kadın olsaymışım" veya "keşke erkek olsaymışım" deriz. Askere gidince, sünnet olunca, ev geçindirmek zorunda kalınca, eşya taşımak zorunda kalınca falan "keşke kadın olsaymışım" der erkekler. Ama kadınlara sorduğunuzda "regl sancılarında, doğum anında, hamilelik süresince, kör sokakta etrafını 3-4 erkek çevirince, saldırgan köpekler havlayarak üzerine gelince" falan akıllarından "keşke erkek olsaydım" düşüncesi de geçirebilir.

Bunlar aslında, beynimizin, zorluklar karşısında bir kaçma refleksi gösterme biçimi gibi bir şeydir. Elimizi kızgın ateşe uzattığımızda ilk yaptığımız elimizi geri çekmek, zorluktan kaçmak oluyor. Sonra ikinci olarak koşulları değiştirmeyi (ateşi söndürmeyi, eldiven takmayı vs) düşünüyoruz.

Soruya yaklaşırsam eğer, evet erkek olmak çok zor. Öte yandan her erkeğin de birbirine göre hayatta yaşadığı zorluklar farklı. Ama günün sonunda erkek olmaktan memnunum. Mücadeleyi seviyorum ve değiştirmeyi de istemiyorum.
0
sinematematikci
(12.03.25)
Biz müslümanlar için kendi ırkını cinsiyetini vs hallerini beğenmemek demek Yaratanın verdiği hükme razı olmamaktır.
Böyle bir soru da aklımıza hiç gelmez.

Geçenlerde de biri "annemizi sevmek zorunda mıyız" gibisinden ekşi de saçmalamıştı. Annesi bunu görse evlatlıktan reddeder.
Varoluşun temelinde olan zaruri hususları değiştirmeye çalışmak akıl işi değildir ya da o aklın şeytana hizmet etmesidir.

Tavsiyem "cinsiyeti" sorun olarak gören bu anlayışın tarihini bir oku.
Ve tabiki bu akımın arkasından profesörler, düşünürler vs akademik bir kadro çıkmayacaktır.
Özgür düşünmek demek,varlığı zaruri şeylere karşı çıkmak demek değildir.
0
diyecevaplandı
(12.03.25)
memnunum. erkek halimle bile hormonların ruh halimi,karakterimi bu kadar etkilemesi sinirimi bozuyor. kadın olsam regl,regl öncesi,sonrası derken ömür geçmez.
-aile ve toplum özellikle bu coğrafyada kadınların üzerinde bir hakkı varmış gibi davranıyor. en nefret ettiğim şey ama erkek olunca en tutucu ailede bile bi nebze rahatlığın var.

yani b.ktan bi savaşa zorla gönderilip, kafamıza 3d printer'dan çıkmış bi drone yiyerek ölmezsek avantajlıyız bence.
0
potsdamer
(12.03.25)
erkek olarak sikinti yok..
0
cooperr
(12.03.25)
erkek olmaktan memnunum. kadın olmanın avantajları elbette var ama dezavantajları daha çok bence.
ayrıca niçin türkiyede kadın, başka ülkede erkek? başka ülke derken gelişmiş ve gelişmiş tüm dünya mı? bana biraz abartı geldi.
bu tarz şeyler düşünmek bence doğru değil. kendi koşullarımız ile barışık olmalı ve bunlarla yaşamayı öğrenmeliyiz.
0
abelardo
(12.03.25)
baldur2
(13.03.25)
imkan verilse 21. yy'da amerika'da beyaz bir kadin olarak dogmak isterdim. butun demografik gruplarin en tepesinde onlar var. ama turkiye'de kadin olmanin neden cazip oldugunu anlamadim. kesinlikle istemezdim.
0
antikadimag
(13.03.25)
Komik bir soru. Kadinlarin instagram'da gotlerini acip, kendilerine ayni zamanda geleneksel bir es aradigi, ve bunun erkekler tarafindan Kabul edilmeye, normal gorulmeye zorlandigi bir cagdayiz.

Kadinlarin her istediklerini elde ettigi bu cagda, bu sorunun cevabi belli olsa gerek.
0
baldur2
(13.03.25)
Ailenizdeki kadınlar instagram'da götlerini açıp aynı zamanda geleneksel bir eş arayıp bulunca da istediği her şeyi yaptırıyor olabilirler ama her kadın sizin anneniz ya da karınız gibi değil arkadaşlar sadece çevrenizde gördüklerinizle yargılamayın insanları.
0
Bir ben var benden şurada
(13.03.25)
Türkiye'de kadın +1
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.25)
Kaleci saçlı +1
Tik vermeseniz de doğru demiş.
Türkiye’de kadın olarak doğmanın avantajlı bir tarafı çoğunluk için yok.
Okutulmayan, istemediği kişi ile evlendirilen, istemediği koşullarda yaşatılan ne kadar kadın varken at gözlüğü ile dünyaya bakıyorsunuz diye düşünüyorum. Hiçbir şey olmasa bile eve dönüş saatiniz, konuştuğunuz kişiler kaygıdan denetlenir.

Tecavüzcüsüyle evlendirilen ne kadar kadın var bu ülkede biliyor musunuz? Hiç böyle bir sorun yaşayan erkek yok bu ülkede.
0
master of ceremonies
(13.03.25)
Yani Baldur, cevabin tam olarak nedir onu da belirtseydin keske.
0
🌸feastofthedamned
(13.03.25)
cinsiyetimden memnunum erkeğim.ancak türkiyede kadın olmak çok zor. kızım var üzülüyorum onun adına. bu kadar gerizekalının olduğu bir ülkede kadın olmak çok zor.
0
mikahakkinen
(13.03.25)
Türkiyede kadın olmak cehennemden bir tık daha iyi.

onun haricinde kadın olmaktan mutluyum. ama bir seçme şansım olsaydı kesinlikle erkek olmak isterdim.
0
Hallegadola
(13.03.25)
Keşke sihirli bir değneğim olsaydı da özellikle Türkiye'de kadın olmak kıyak olurdu diyenlerin dileğini hemen o anda gerçekleştirebilseydim.

Cinsiyetime karşı nötrüm.
0
peki madem
(13.03.25)
Eğer Türkiye'de doğacağımı söyleselerdi kesinlikle kadın olarak doğmak istemediğimi söylerdim.
0
pro9it9is9
(13.03.25)
Soru çok açık hepimiz cinsiyetimizden memnun olabiliriz ama cinsiyetin getirdiği toplumsal cinsiyet rollerinden rahatsızlık duyabiliriz sosyal olarak bi memnuniyetsizlik olabilir kadın dediğin şöyle olmalı erkek adam dediğin böyle yapar gibi bla bla.
0
aydogank
(13.03.25)
Tek hücreli canlı olmak isterdim. Cinsiyeti yok, ilişkisi, akarı-kokarı yok, bölünerek çoğalıyorsun bitiyor. Çöpsüz üzüm gibi hayat.
0
d max
(13.03.25)
karşı cinsi ne yapsak tam bilemediğimizden şu anki cinsim yine iyidir diyorum.
kesin olan şu ki, türkiyede yaşamak her iki cins için sıkıntılı.
0
parka
(13.03.25)
(15)

Arabayla geri geri giderken

Bir ben var benden şurada
Kolu yan koltuğa atıp arkaya mı bakıyorsunuz yan aynalarla mı gidiyorsunuz?
Kolu yan koltuğa atıp arkaya mı bakıyorsunuz yan aynalarla mı gidiyorsunuz?
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
Arkaya dönecek mobilitem yok yan aynalarla geri geri her yere gidebilirim gibime geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
Yan aynaların işlevi buysa neden kolu yan koltuğa atıp arkaya bakılsın ki? :)
0
rock n roll
(12.03.25)
Kolı arkaya atmaca.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.03.25)
geri görüş kamerasi + aynalar
0
nuisance2
(12.03.25)
Yan aynalar
0
abuzer
(12.03.25)
Ben ve çevremdeki insanların %90'ı aynalar veya kameraya bakarak geri gidiyor. Ehliyet sınavlarında kolu arkaya atın diyorlardı önceden, hala daha zorunlu mu o kural bilmiyorum.
0
sinematematikci
(12.03.25)
kolu arkaya atma olayi eskilerde kaldi, o zamanlar sensoru birak arabalarda ikinci yan ayna bile opsiyoneldi.

simdi isler degisti, artik kamera + sensorleri kullanarak geri gidebiliyoruz.
cok cok sikisik bir yerden manevra yapacaksam ancak kol arkaya gider, son 5 senede toplasan 3-4 kere yapmisimdir cikmakta zorlandigim zaman bir yerden.
0
cooperr
(12.03.25)
yan ve iç aynalar yeterli oluyor çoğunlukla.
ama radyoda ses açıkken park yapamamak gibi, arkaya kolumu atmadan rahat edemiyorum

geri vites kamerası varsa ve yeteri kadar geniş açıysa -ki çoğunlukla öyle- o zaman çok rahat oluyor. üstteki cümlem kamera olmadığı zamanlar için.
0
biseysorcaktim
(12.03.25)
Yan aynalar ve kameraya bakıyorum
0
mirty
(13.03.25)
duruma göre değişir, dar bir yerde geri gidiyorsam yan aynaları kullanırım.
geniş alanda daha seri hareket etmem gerekiyorsa kolu arkaya atar hafif yükselir sanki düz gidiyormuş kadar akıcı kullanırım.

alan dar değilse kolu arkaya atmak her zaman için çevreye daha hakim oluyor.
0
orpheus
(13.03.25)
arabamın görüş kalibiyetine ve kameralarının verdiği güvene bağlı gibi.. ama arkaya kol atmak sanki hala en iyi çözüm benim için gibi :)
0
denizmaniaherif
(13.03.25)
kolu arkaya atmak ne ya. arabalarda kamera sensör dolu. toros mu bu?
0
mikahakkinen
(13.03.25)
Kolu yan koltuga atma isini denedim ama alisamadim. Sadece park ederken sona dogru bir goz atiyorum. Onun disinda hic bir arabamda arkada herhangi bir sensor, kamera vs olmadi. 3 aynayi da kullanarak geri geri geliyorum, geri manevra yapacagim belliyse oncesinde etrafi iyice kolacan ediyorum. Her mevsimde camlari hafif araliyorum ki coluk cocuk sesi olur vs temkinli olabileyim diye.
0
mbond
(13.03.25)
geri görüş kamerası ve aynalar yetiyor ama ggk olmasa kolu arkaya atıp bakmak şart. aynalar bu durumda yetersiz kalır. sensör mensör hikaye aniden atlayan yaya olunca ne yapacaksınız?
kaç kere denk geldim, iki araç arasına park ederken yaya umursamadan oradan geçmeye çalışıyor.
0
lazpalle
(13.03.25)
bilmediğim bir sokak vs ise atarım kolumu. hatta ayağa da kalkarım ve sessizlik gerekiyor. bunu ben talep etmiyorum sanırım sadece ki geri vitese takınca araç ses sistemi kendisi kısılıyor.

bildiğim bir yer ise aynalarla yaparım.

geçen gün kütüğe çıkmışım işte. komşuya güvendim. gel gel dedi diye bakmadım. bir yamaca park ettirdi beni. meğer şoför kapısının yanı boşluk, sol ön teker önünde büyük bir kaya, sağdaki ağacın dibinde de kesik bir kütük varmış. plakayı çekti dayı kurtarayım diye, yarısı sallanıyor. bugün yapıştırttım da görcez. insanlara güvenmemeyi öğreniyorum. defansif sürüş eğitiminde temel öğreti budur üstelik. kimseye güvenmeyeceksin araç kullanırken.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
(4)

Detoksa girmekten ne anlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben alkolden uzak durmak, sigarayı azaltmak, diyetine dikkat etmek ve spor yapmayı anlıyorum. Sizin detokstan anladığınız nedir? Toksik insanlardan uzak durmak, ekran süresini azaltmak, mikro öğrenme falan...Teşekkürler.
Ben alkolden uzak durmak, sigarayı azaltmak, diyetine dikkat etmek ve spor yapmayı anlıyorum. Sizin detokstan anladığınız nedir? Toksik insanlardan uzak durmak, ekran süresini azaltmak, mikro öğrenme falan...

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.03.25)
ben detoks kelimesini sağlıklı sıvı gıdalar tüketmek olarak kullanıyorum. uzun süre ağır şeyler yiyip şişince detoks yapıp vücudu rahatlatmak amaçlı.
0
neira
(12.03.25)
Detoksa girmeyi yine bir keriz bir yerlerde (maddi manevi) tokatlanıyor şeklinde anlıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
Sağlıklı yiyecek tüketmek geliyor aklıma. Yoğurt geliyor.
0
yurtsuz john
(12.03.25)
Gıda ve beslenme sektöründe detoks diye bir şey yok. Vücudun ve iç organların görevi zaten vücuttan zararlı maddeleri her zaman atmaktır. Kalbiniz attığı sürece detoksunuz durmaksızın devam eder.

Maydanoz sapı yemek, brokoli suyu içmek, zerdeçala bal döküp karbonatla süte koymak... gibi salak saçma işlerle olacak şey değildir detoks. Tamamen %96'sı su olan salatalığın suyunu 70 liraya satmak için uydurulmuş keriz silkeleme işleridir.

Gıda dışı olarak da düşünürsek sizi hayallerinizden, gelişiminizden, neşeden, çalışmadan uzaklaştıran her şey sizi doğru yola yaklaştıran unsurdur. Her zaman zaten otomatik olarak sizin için en iyi olan sonucu uygularsınız. Hayat da detokslar bütünü olur böylece.

Sigara sağlığa zararlı ama siz zaten sağlığınız olduğu için sigara içersiniz. O fırtı çekerken önceliğiniz etrafa hava atmak, artistik gözükmek, boş zaman doldurmak falandır. Ama gelecekte sağlık sorunu arttığında "skmişim artistliğini, geberiyorum lan" deyip sigarayı bırakırsınız.

Özetle insanoğlu zaten çıkarcı bir yaratıktır, anlık olarak en çıkarına ne geliyorsa, onu yapar. Bu da bir çeşit detoks sonucudur. Post-modernizm zırvaları için kasılmaya gerek yok.
0
sinematematikci
(12.03.25)
(9)

Karakterinizden kişiliğinizden ve geldiğiniz durumdan memnun musunuz?

put it in your appropriate place
36 yaşında er kişisi olarak memnunum. Çok şükür hedeflediğim karaktere geldim. Tabii bazı defolar var ama zamanla olur inşallah.
36 yaşında er kişisi olarak memnunum. Çok şükür hedeflediğim karaktere geldim. Tabii bazı defolar var ama zamanla olur inşallah.
0
put it in your appropriate place
(11.03.25)
Memnun olmadığım ve beni zorlayan bazı huylarım var, bazen kendime dışarıdan bakıp "bunları değiştirebilir miyim" diye soruyorum ama değiştiremeyeceğimi biliyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Memnunum. Kendime ve diğer insanlara karşı tutunduğum ilkeli tavırdan ziyadesiyle mutluyum.
0
Amaranta ursula
(11.03.25)
40'a yaklaştıkça sağduyu sahibi olmaya başladım, o iyi oldu. Yoksa bu kafayla zor yanı, yine de normal bir insanım işte.
0
sekizdokuzon
(11.03.25)
Çok memnunum.
0
rock n roll
(11.03.25)
Değilim. 37 yaşındayım hala safım.
0
Kahvedesu
(11.03.25)
değilim. hala üzerimde çalışıyorum.
0
janderzel zartanyan
(12.03.25)
29.

sosyal hayat evet. is hayati yeteri kadar degil.
0
sonsuz
(12.03.25)
Memnun olmadığım yanlarım var, mesela bazı konularda fena halde iradesizim, özellikle duygusal yemelerim çok ve bırak irade kullanmayı, bana biri irade dese döverim o anda.

Muhakkak psikolojik sebepleri vardır, muhtemelen kendime alan açmaya ve var hissetmeye çalışan biri var içimde. Falan fıstık.

Hedeflediğim karakter diye bir şey olmadı bugüne kadar. Bir karakteri hedeflemek değil de bazı olumsuz yanlarımı düzeltmek vardı. Zaman geçip hayatı yaşadıkça olumsuz yanlarımın da olumlu olanlar gibi çoğaldığı ve çeşitlendiğini gördüm. Hepsiyle aynı anda uğraşamadım ama yapabildiğimi yaptım. Çok şükür kötü biri olmaktan hâlâ uzağım. Bu bana yeter. Yetmeli.
0
muhayyer divan
(12.03.25)
46 e
Genel anlamda çok şükür, çok aşama kaydettim ve fakat hala ufak tefek geliştirmem gereken şeyler var.
0
kumandanim
(12.03.25)
(20)

Kedi-Köpek sahiplerine soru

ya ben lan neyse
önlem amaçlı kuduz aşısı oluyor musunuz? sanki böyle bir şey okumuştum
önlem amaçlı kuduz aşısı oluyor musunuz? sanki böyle bir şey okumuştum
0
ya ben lan neyse
(11.03.25)
Hayvanların kendi aşısı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
@kaleci: biliyorum ama sanki bir sağlık örgütüsün tavsiyesini okumuştum olun diyordu. siz oluyor musunuz merak ettim. olmuyorsanız da belirtin lütfen. kabaca oranları merak ediyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.03.25)
Kaleci+1
Petinizi aşılatırsanız kuduz olup ölmez. Hem de sizin aşı olmanıza gerek kalmaz.
0
gnosis
(11.03.25)
@gnosis flu tv'de bir veteriner hayvanın aşı olması bulaşmayı engellemez diyordu.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.03.25)
Olmuyorum hocam bilime güveniyorum bilim böyle bir şey olmadığını söylüyor, ha mesela CDC gibi bir kurumun böyle bi tavsiyesi olsa tabii ki olurum ama ciddiyeti Canan Karatay düzeyinde bir kurum böyle bir şey söylediyse ciddiye almam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Şöyle bir olasılık var: Diyelim kediniz gitti kuduz bir hayvanla kavga etti, hayvanın salyası üstüne ya da patilerine bulaştı. Bu salya da bir şekilde sizin açık yaranıza temas etti ya da kediniz salyalı patisiyle sizi tırmaladı. Bunun olma olasılığı sıfır değil ama sıfıra oldukça yakın.
0
gnosis
(11.03.25)
Yaşadığım ülkede kuduz olmadığı için köpeğime de yaptırmıyorum haliyle ben de olmuyorum.
0
logisticsmanager
(11.03.25)
Kedime yaptırıyorum ben yaptırmıyorum.
0
strawberry first
(11.03.25)
köpeğimizi ilk sahiplendiğimizde ona yaptırmamıştık. daha sonra tren kullanma ihtimalimiz olduğu için köpeğime yaptırdık (aşısız almıyorlar), biz hiç kendimize yaptırmadık
0
a7x
(12.03.25)
sahipli/ çipi olan hayvanlara zaten kuduz aşısı yasal zorunlu senede 1 olmalılar o yüzden pet sahiplerinin olmasına gerek kalmıyor.
0
eja
(12.03.25)
Olmuyorum.
0
peki madem
(12.03.25)
kedimiz için zaten yılda 1 zorunlu, ona yapıldı, biz kendimize yaptırmadık.
0
turuncu tonlarda
(12.03.25)
kedimiz için zaten yılda 1 zorunlu, ona yapıldı, biz kendimize yaptırmadık.

ekleme: bizim kedi evden çıkmıyo, sadece yan komşuya gidiyo, onların da evcil hayvanı yok. yani bizimki dışarı ile veya başka bir kedi/köpekle hiçbir şekilde iletişime geçmiyor, dışarı çıkıyor olsaydı belki farklı düşünebilirdik.
0
turuncu tonlarda
(12.03.25)
Olmuyorum.
0
kumandanim
(12.03.25)
olmuyorum. petlerimi de aşılatmıyorum. neden?
kuduz aşısının önleyici olduğunu düşünmüyorum. olsa çocukken bize de yaparlardı karnımızdan. bizim zamanımızda öyleydi o işler.

big pharma'nın yalan dolanları bunlar.
0
janderzel zartanyan
(12.03.25)
Olmuyorum, kendi kedilerime de aşı yaptırmıyorum. Bugüne kadar (bu kedilerle 10 yıl ama ben 6 yaşımdan beri kedi bakıyorum, dolayısıyla 36 yıldır) kediler de biz de hiçbir problem yaşamadık.
0
muhayyer divan
(12.03.25)
Kedim köpeğim yok ama yaşadığım sitedeki kedileri çok mıncıkladığım ve arada pençe de yediğim için 3 ayda 6 ayda bir gidip kuduz aşısı olurdum evimin yakınındaki hastanede. Hatta bazen parmağımı yalandan bandajlar öyle giderdim bakamasınlar yaraya diye.
0
feastofthedamned
(12.03.25)
yasadigim ülkede kuduz yok diyenlerin ülkesinde yarasa da yok heralde.
0
sonsuz
(12.03.25)
Hayvan aşılı olduğu için ben olmuyorum ama aşı karşıtlığı nedeniyle aşı yaptırmayan ve aşı olmayan cahillerle aynı dünyada yaşamak çok acı ya, aşılar önleyici değilmiş falan, rahmin hafızasının olduğuna inanan at kafalarının aşılara inanmaması çok ironik gerçekten bunlar umarım çoluk çocuk sahibi olmaz da onların da kanına girmezler.
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
yok artık. olmuyorum. bizde kedi var zaten evdeki kediye kuduz aşısı yaptırmak bile manasız geliyor.
0
elorelia
(12.03.25)
(5)

Kel kafa parlamasını engelleyen krem var mı?

dizicolleague
Sb
Sb
0
dizicolleague
(11.03.25)
Krem olmaz, makyaj sabitlemek ve yüzün parlamasını önlemek için kullanılan pudralar var, o olur.

www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr
Şöyle bir fırçayla: www.rossmann.com.tr
0
kobuzchu kiz
(11.03.25)
kafaya dövme yaptırıyorlar saç çıkar gibi gözüküyor
0
trablon
(11.03.25)
3m cam filmi.
0
mikahakkinen
(11.03.25)
Mat bitişli güneş kremi çalışabilir, hem kafan parlamaz hem de kafanı korumuş olursun win win.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Beyzbol sapkasi, bandana.
0
feastofthedamned
(11.03.25)
(1)

Antrenmanda hareketi hızlı yapmak-yavaş yapmak

Bir ben var benden şurada
Aralarında bi fark var mı, yani bi hareketi yavaş yaparsan iyidir hızlı yaparsan kötüdür ya da tam tersi, böyle bir şey var mı?
Aralarında bi fark var mı, yani bi hareketi yavaş yaparsan iyidir hızlı yaparsan kötüdür ya da tam tersi, böyle bir şey var mı?
0
Bir ben var benden şurada
(11.03.25)
Birkaç gün önce Logisticsmanager'la bunun değerlendirmesini yapmıştık Duyuru bizi dinliyor galiba :(

Hayır kazanç bakımından hiçbir fark yok, yani genel kabul görmüş yöntem negatifi yavaş pozitifi hızlı yapmaktır, ki pozitifi hızlı yapmak, yani patlayıcı güç uygulamak güç kazanımı özelinde çalışan bir yöntemdir ama hareketin negatifini yavaş yapmak kazanç bakımından özel bir öneme sahip değildir, yani negatifi yavaş yaptığın için daha yüksek bir hipertrofi yaşamazsın "AMA" hareketin negatifini pozitifine göre bir iki saniye yavaş yapmak hareketi momentumla değil de kas kontrolüyle yapmanı sağlayacağı için kazanca bu yönden bir katkısı olabilir. Bu anlamda Time Under Tension gibi tekniklerin de aslında bir işe yaramadığı sonucunu çıkarabiliriz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
(6)

The Sopranos neden bu kadar önemli ve övülen bir dizi?

michael_knight
Dizinin çakmasından 20 sene sonra izledim sanırım. Kötü bir dizi değildi ama bazı insanların gelmiş geçmiş en iyi dizi demesinin sebebini anlayamadım. Sizin bir fikriniz var mı bu konuda?
Dizinin çakmasından 20 sene sonra izledim sanırım.
Kötü bir dizi değildi ama bazı insanların gelmiş geçmiş en iyi dizi demesinin sebebini anlayamadım.

Sizin bir fikriniz var mı bu konuda?
0
michael_knight
(10.03.25)
Bazen oluyor öyle, ben de Breaking Bad'e birkaç defa başlayıp 3. bölümü geçemedim hiçbir zaman çok sıkıcı ve saçma geldi ama genel olarak herkes seviyor, herkes seviyor diye herkes sevecek diye bir durum yok sana hitap etmemiş demek ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Size hitap etmemiştir. Ama bana sorarsanız ilk 5ime koyarım.
0
olaylar olaylar
(11.03.25)
Benimde ilk 5imde. Yani breaking bad hep 1 2 ama bence sıkıcı ilk onuma girmez.
0
mikahakkinen
(11.03.25)
aynı soruyu paylaşıyorum ve yorumlardaki breaking bad'e birkaç defa başlayıp sevememe de buna dahil
0
abuzer
(11.03.25)
Karakter derinliği ve gelişimi, olay örgüsü, reji...
Aynısı Breaking Bad için de geçerli. Herkese hitap etmiyor tabii, ama bu janrı sevenler için özel bir dizi.
0
auroraaurora
(11.03.25)
güzel dizi ama çok güzel diyemem.
bir de başrol karakteri canlandıran oyuncu öldü, efsane oldu.
0
parka
(11.03.25)
(6)

Hızlı kuruyan eller için etkili nemlendirici tavsiyesi?

magni
Temizlik takıntım sebebiyle çok sık el yıkadığım için ellerim kuruyor. Arko nemlendirici sürüyorum ama birkaç defa ellerimi yıkadıktan sonra ellerim hemen yeniden kuru ve gergin bir kıvama geliyor.Arko kremlerden daha etkili olan nemlendirici krem önerileriniz var mıdır acaba?
Temizlik takıntım sebebiyle çok sık el yıkadığım için ellerim kuruyor. Arko nemlendirici sürüyorum ama birkaç defa ellerimi yıkadıktan sonra ellerim hemen yeniden kuru ve gergin bir kıvama geliyor.

Arko kremlerden daha etkili olan nemlendirici krem önerileriniz var mıdır acaba?
0
magni
(10.03.25)
Working Hands diye bi arat.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.03.25)
excipial lipo (eczaneden)
bir de şu: www.weleda.com.tr ama Türkiye'de biraz pahalıymış, Avrupa'da bir yerlerden gelen giden olacaksa (bir de indirime denk gelip 1 alana 1 hediye olursa) baya uygun fiyata geliyor.
0
kobuzchu kiz
(10.03.25)
Yves rocher’un el ve vucut kremleri var yatay boyle yuvarlak kapta. Ozellikle cok kuruyan ciltler icin olani bayagi basarili.
0
mor oje
(10.03.25)
geceleri yatmadan evvel vazelin sürüp yatmanızı tavsiye ederim.

en yoğun ve başarılı krem vazelin 1, arko iki benim cildim için. bol su bir de. içeriden de desteklerseniz daha kolay nemli kalması.
0
janderzel zartanyan
(10.03.25)
www.ofix.com

Bir de eczaneden üre li nemlendirici al.
0
Mirket
(10.03.25)
cerave kuru ve çok kuru ciltler için nemlendirici krem. hayatıma girmiş en iyi şey
0
Mossy
(10.03.25)
(3)

arabalar hakkında bir kaç soru

biseysorcaktim
1 - sokağımda yürürken yol boyu park etmiş araçların içlerine bir göz attım, büyük çoğunluğunda multimedya ekran var. ortalama araçlar bunlar. üst segment de var, renault-fiat'ların düşük modelleri de, dolu ya da boş paketler de.bu araçlar için genel manada, 2020 sonrası diyebilir miyiz? ekran bilgi
1 - sokağımda yürürken yol boyu park etmiş araçların içlerine bir göz attım, büyük çoğunluğunda multimedya ekran var. ortalama araçlar bunlar. üst segment de var, renault-fiat'ların düşük modelleri de, dolu ya da boş paketler de.

bu araçlar için genel manada, 2020 sonrası diyebilir miyiz? ekran bilgisayarı varsa, muhtemelen en fazla 5 yaşındadır şeklinde bi genelleme.

2 - istanbul trafiği çok mu hızlı? trafik olmadığı ve yolların aktığı zamanları diyorum yanlış anlaşılmasın. dün kemerburgaz-taksim istikametinde gelirken, sanırım 5 levent civarlarında araçlar çok hızlıydı. genelde navigasyon kullanırım ve hangi şeritte olmam gerektiğini bilirim hiç zorluk çekmem, ancak dün navigasyon kullanmadan sadece tabelalara bakarak ilerlemek istedim. o yolu hiç bimiyorum. tabelada aradığım kelimeyi görmek için hızlı gitmiyorum (100e yakın gidiyorum yavaş dediğim), arkadan arabalar hemen selektöre basıyorlar hızlı git diye. yol ortasında birden frene falan basıp aniden yavaşlıyor da değilim. hızlı gidersem de yanlış yola saparım ya da aniden şerit değiştirmem gerekir. ee herkes yolu biliyor mu burada? ilk kez gelen ya da şehir dışından gelen zorbalanacak mı böyle.

3 - ben sık sık farklı araçlar kullanıyorum kiralamak suretiyle, orta-üst segment bir araçta bilmediğim bir yere giderken sigorta yapmak mantıklı geliyor. ama şehir içinde bir kaç gün kullanacağım zaman premium sigorta gereksiz bir hamle mi? günlüğü ortalama 500e geliyor. beyana dayalı mini hasar kapsamı 6-10bin arası oluyor sigortasız. araba çizilse zaten o kadar tutacak diye premium yaptırıyorum.
0
biseysorcaktim
(10.03.25)
2- cevreyolu hizli akiyor bossa. eger yavas gidiyorsaniz en sag seritte gitmek en iyisi. ben genelde 130-140 gibi bir hizla gidiyorum yol bossa.

3- ben buyuk cogunlukla sigorta yaptirmiyorum, ama sigorta yaptirilacaksa esas sehir ici icin yapilmasi lazim, en cok sehir icinde surtme carpma oluyor.
0
lemmiwinks
(10.03.25)
1: Multimedya ekranlar sonradan da takılabiliyor, yani dediğin gibi yeni araçların düşük modellerinde zaten var ama daha eskiler de sonradan buekranları taktırabiliyor.

2: İstanbul böyle evet terörist gibi araç kullanılıyor ama alışınca normal geliyor, ben de mesela Ankara ya da İzmir'de araç kullanınca çok şaşırıyorum evrensel trafik kurallarından bağımsız kendi özel kuralları var ve bunlara uymayınca trafiği tehlikeye sokuyormuşum gibi geliyor ama İstanbul'da kullanınca 25 şeritli yolda üç beş araba varmış gibi geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.03.25)
2- herkes yolu iyi biliyordur. oradan geçenlerin çoğunluğu oradan her gün geçiyordur.

arkadan gelip çıppıdı çıppıdı selektör yapanlara çok da aldırış etmeyin. siz kendi bildiğiniz gibi, kendi istediğiniz gibi gidin. yollara çok hakim olmadığınızı söylüyorsunuz ve şerit değiştirme konusunda minik de olsa bir yavaşlığınız var gibi anladım. çoooooooooook hızlı gitmek için sizden yol isteyenlere yol vermeye çalışmaya hiç gerek yok. kazaya davet. güvenli sürün.

3- bu sigortalar kazayı sizin yaptığınız durumlar için geçerli. çok dikkatli sürün, bir yere sürtmeyin. başkası gelip sizin arabanıza bir şey yaparsa, karşı tarafın sigortası ödeyecek zaten. sizin yaptıracağınız sigorta ödemeyecek.
0
co2s2
(10.03.25)
(10)

Sürekli Tıkanan Mutfak Lavabosu

mor oje
Pek taneli bir şey geçirmem lavabodan, aralıklarla lavabo aç ile de temizliyorum ama son 1 aydır su gitmiyor, deliricem. Anca pompayla müdahale edince gidiyor.Bu lavabo niye tıkanmaya başlamış olabilir hiçbir fikrim yok ama işe yarayan çözüm önerilerinize çok açığım
Pek taneli bir şey geçirmem lavabodan, aralıklarla lavabo aç ile de temizliyorum ama son 1 aydır su gitmiyor, deliricem. Anca pompayla müdahale edince gidiyor.
Bu lavabo niye tıkanmaya başlamış olabilir hiçbir fikrim yok ama işe yarayan çözüm önerilerinize çok açığım
0
mor oje
(09.03.25)
Çözüm bi tesisatçı çağırıp kontrol ettirmek olabilir onlarda bazı aletler var tıkanıklığı bulabiliyorlar yoksa bir zaman sonra illa ki (varsa) alt katın lavabosu taşacaktır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.03.25)
Bir ihtimal söyleyeyim :)
Hani lavabonun altında gider hortumu var ya onun fotoğrafı olsa iyi olur tabi ama anlatayım.
Ya duvara, ana gidere giden kısım ya da vara akava altında bir hazneye bağlı olan kısım, bazen çok fazla ileri itilmiş olabiliyor.
Duvar için bakarsak, hortum fazla sokuldugu için ağzı ana gider tarafından büyük oranda kapanmış oluyor ve hemen tıkanıyor.
Anlatabildim mi bilmiyorum
0
kisa
(09.03.25)
kısa +1

bulaşık makinesi gider hortumu da aynı delikten gidiyorsa bul. mak hortumunu fazla ileri itmiş olabilirsiniz bu durumda su geri tepiyor olabilir. bulaşık mak. gider hortumunu 4-5 cm kadar içeri girecek şekilde ittirin. daha fazla ilerletmeyin. daha önce de benzer bir duyuru cevaplamıştım. çözüldüğünü söylemişti duyuru sahibi.
0
exlibris
(09.03.25)
Vara akava ne ya, lavabo altında olacak o
0
kisa
(09.03.25)
Muhtemelen hortum biraz oynadı sanki evet. Ben her türlü ısta çağırıcam o belli oldu :) hiç anlamıyorum bu işlerden zira.
Çok teşekkürler cevaplar için <3
0
🌸mor oje
(09.03.25)
çok sıcak-kaynar şeyler döküldüyse pimaş boru tesisat içinde bükülerek tıkanma yapabiliyor.
0
orpheus
(09.03.25)
Oynamış hortumu azıcık çekersen düzelebilir. Çıkmayacak kadar
1 belki 2 cm ama foto vs olsa daha iyi olurdu. Ustalık bir şey değil gibi çünkü.
0
kisa
(09.03.25)
@kısa ya emin olamadım, başka bir şey yapmadığım için herhalde hortum oynadı diyorum ama sonra daha büyük bir şeye yol açmamak için usta çağırmak daha yerinde olacak gibi.
0
🌸mor oje
(09.03.25)
kisa +1
Ayrıca şundan al bi tane. Ustaya vereceğin paraya günah. Küçük iş bu.

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(09.03.25)
yağ döküyorsanız o da tıkamış olabilir.
0
inheritance
(10.03.25)
(3)

Deadlift

Bir ben var benden şurada
Deadlifti hangi bölge için çalışmamız lazım sırt mı bacak mı neresi?
Deadlifti hangi bölge için çalışmamız lazım sırt mı bacak mı neresi?
0
Bir ben var benden şurada
(07.03.25)
Amaca göre Deadlift'i her yere koyabilirsin; Conv. Deadlift birincil olarak sırt kaslarının tümünü ve yardımcı olarak da kalça ve hamstring kaslarını çalıştırır; Romanian Deadlift çoğunlukla kalça olmak üzere hamstring kaslarını da çalıştırır; Stiff Leg Deadlift hamstring kaslarını çalıştırır.

Ben Pull günü %85-90 yoğunlukla 5-6 tekrarlı olarak Conv. Deadlift, Bacak/Kalça gününde %65-70 yoğunlukla 8-10 tekrarlı Romanian Deadlift yapıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.03.25)
Peki ya sumo deadlift, onu yapan da çok var.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(07.03.25)
Sumo, Powerlifting disiplininde tercih edilen bir teknik zira hareket mesafesi çok kısa olduğu için daha ağır yükleri kaldırabiliyorsun ama ben Sumo kaldırışını Cheat gibi gördüğüm için PL yaparken de tercih etmiyordum şimdi de tercih etmiyorum zira güce çok etkisi yok, hipertrofi açısından da daha çok Quad. ve Add. kaslarını çalıştırıyor, o bölgeler için de daha mantıklı hareketler var Sumo yapmak benim için anlamsız.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.03.25)
(3)

2024/2025 yıllarından iyi filmler, belki daha az bilindik

ermanen
2024, 2025 yıllarıiyi güzel filmlerdaha az bilindik olması daha iyigenre farketmez ama daha çok:- sürükleyici- gerilim- gizem- korku- aksiyon- survivaliyi sci-fi, iyi komedi ve iyi drama da açığım tabii.
2024, 2025 yılları
iyi güzel filmler
daha az bilindik olması daha iyi

genre farketmez ama daha çok:
- sürükleyici
- gerilim
- gizem
- korku
- aksiyon
- survival

iyi sci-fi, iyi komedi ve iyi drama da açığım tabii.
0
ermanen
(07.03.25)
imdb'de puanladığım 2024/2025 filmlerine baktım. 7/10 verdiklerim:

the girl with the needle
nosferatu
grand theft hamlet
anora
the wild robot
the substance
late night with the devil
dream scenario
all of us strangers
the holdovers
poor things

tek bir tane bile 8 ve üstü yok. sinema gerçekten bitmiş :/
0
sir gawain
(07.03.25)
@sir gawain

eski sinema kalmadi di mi? tek tuk iyi biseyler cikabiliyor. sinemayi bicok sey etkiledi sanirim. teknoloji, sosyal medya, pandemi ve simdi de yapay zeka..
iyi yonetmen veya aktor de mi cikmiyor artik bilmiyorum.
0
🌸ermanen
(07.03.25)
Tüm isteklerini karşılayan bir film: Apocalipsis Z: El principio del fin.

İspanyol yapımı, kedisiyle zombilerden kaçıp kedisini ve kendisini hayatta tutmaya çalışan bi adamın hikayesini anlatıyor.

İspanyol yapımı olduğu için gizem otomatik olarak geliyor; zombiler kediyi ha yedi ha yiyecekderken acayip geriyor; zombiler korkutucu; adamla kedisi motorla kaçıyor hep aksiyon; zombiler yemeye çalışırken hayata tutunmaya çalışıyorsun daha ne kadar survival olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.03.25)
(3)

Sakal bakım yağı

thesomberlain
Kullanıyor musunuz? Alırken neye dikkat etmeliyim ve önerdiğiniz bir ürün var mı?Dağınık şekilde çıkan bıyık ve sakallar daha düzgün görünsün istiyorum ihtiyacım olan ürün bu mu? :))
Kullanıyor musunuz? Alırken neye dikkat etmeliyim ve önerdiğiniz bir ürün var mı?

Dağınık şekilde çıkan bıyık ve sakallar daha düzgün görünsün istiyorum ihtiyacım olan ürün bu mu? :))
0
thesomberlain
(06.03.25)
Morfose ürünleri iyidir ama senin sorunun için asıl çözüm sakal fırçası; sakalın bıyığın uzamaya başladığında fırçalarsan sakalın sıkıntı yaratmaz diğer türlü dağınık kıvrıcık cildine batan kaşınan bi şey olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.03.25)
Sakal baba var çok iyi bir firma tavsiye ederim.
0
komando kani var bende
(06.03.25)
Rossmann’dan kendi markasını alıyorum
0
cemallamec
(06.03.25)
(9)

Yükseldim ne demek?

yurtsuz john
Ona yükseldim, buna yükseldim vs. Demin koşu yapan kadın videosuna yorum atmış başka bir kadın: "koşuşuna yükseldim"Ne demek bu yükselmek?
Ona yükseldim, buna yükseldim vs. Demin koşu yapan kadın videosuna yorum atmış başka bir kadın: "koşuşuna yükseldim"

Ne demek bu yükselmek?
0
yurtsuz john
(06.03.25)
2 anlamı var

senin kullandığın azmak, tahrik olmak anlamında.

bi de sinirlenme, kızma anlamı var. çıkışmak gibi.
0
jelly bear
(06.03.25)
Jelly bear+ Hoşuma gitti anlamı da var ekstra
0
olaylar olaylar
(06.03.25)
3. anlamı da "bir konuya/olaya ilgi duyup dahil olmak"

Örn. Bu sıralar olan bitene hiç yükselemiyorum (hiç ilgimi çekmiyor, umrumda olmuyor)
0
akhenaten
(06.03.25)
Motive olmak manasında da kullanılabilir.
0
kumandanim
(06.03.25)
Ben bu tabiri ilk Aşkı Memnu dizisinde duymuştum Ednan Bey "sinirlenmek kızmak öfkelenmek" anlamında kullanmıştı, hoşlanmak vs anlamında kullanılmaya sonradan evrildi sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.03.25)
illa azmak için kullanılmıyor. filme yükseldim, yemeğe yükseldim şeklinde de kullanılıyor.

beğendim, hoşuma gitti gibi bir anlamı var.
0
sir gawain
(06.03.25)
Bence doz almak gibi, dozlanmak.
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
Eskiden 'tav olmak' diye bir deyim vardı.
TDK, eğilim duyumsamak, onunla ilişki kurmaya hazır olmak diye açıklamış.
Bir de kızmak, gıcık olmak şeklinde bir anlamı daha vardır.

Bu kelime de her iki anlamda da aynı yere çıkıyor gibi.
0
Mirket
(06.03.25)
Heves etmek olarak da kullanıyor.
Rakı balık muhabbeti dönüyor, "rakı balık mı yapsak çok yükseldim"
Sinema muhabbeti dönüyor, "şu filme mi gitsek çok yükseldim"
0
archmage mahmut
(07.03.25)
(7)

erkek lazer epilasyon

stationary traveller
selamlar kol kıllarına lazer yaptırmak absürt bir şey mi sizce
selamlar kol kıllarına lazer yaptırmak absürt bir şey mi sizce
0
stationary traveller
(05.03.25)
kişisel tercih.
0
jelly bear
(05.03.25)
paran çok herhalde :)

moda çekimine girmeyeceksen traş makinesiyle kısaltsan yeter bence.
0
yurtsuz john
(05.03.25)
evet. cok kil yoksa yaptirma.
hic kilsiz kol biraz garip bisi.
0
sonsuz
(05.03.25)
2 bin tl bir lazer epilasyon cihazı ile kendi kendinize halledebilirsiniz önce jiletle alıp sonra lazer yapmak gerekiyor ben koltukaltı için kullandım gayet başarılı oluyor
0
apocalipy
(05.03.25)
kollarin killiysa geri kalanin da killidir zaten. yani sadece kilsiz kol garip durur. bir de varmaya calistigin nokta ne burada. mesela gobegin olsa atsan veya dislerin cirkin olsa duzelttirsen falan bunlar herkesin hemfikir oldugu seyler ama kollarin killi olmasi erkekte notr bir sey. kimsenin "cok cekici cocuk ama kollari killi ya" diye bir cumle kurdugunu sanmiyorum.
0
hot potato
(05.03.25)
Hocam kolların durumuna da bağlı biraz, yani biraz kas kütlen varsa forearm detayların belli oluyorsa bir ihtimal iyi olabilir ama öyle değilse absürt olabilir, sıfırlamak yerine makineyle bir miktar kısaltmak daha iyi ama birkaç seans gidip kılları sıfırlamadan "daha az" bir görüntü de oluşturulabiliyor sanırım, onu da düşünebilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.03.25)
yaptırma hiç, ben denedim. ilkten iyi gibiydi, yine çıkıyor şimdi tam gaz. biraz azalma ve incelme oldu sadece.

erkekte lazer epilasyon hikaye bence. hormonlar mani oluyor.
0
adivar
(05.03.25)
(8)

Eurobasket Finali mi yoksa Avrupa'da sıradan ve dandik Futbol maçı mi?

put it in your appropriate place
Hangisini stadyumda izlemek istersiniz?Eylül ayında Avrupa gezisi yapacağım yüksek ihtimal. Ülkeler ve şehirler belli değil.Eurobasket finali Letonya'nin başkentinde Riga'da olacak. Birkaç hafta sonrasında Avrupa Kupaları başlıyor. Şampiyonlar Ligi, Konferans ligiEurobasket finali mi yoksa Olimpija
Hangisini stadyumda izlemek istersiniz?

Eylül ayında Avrupa gezisi yapacağım yüksek ihtimal. Ülkeler ve şehirler belli değil.

Eurobasket finali Letonya'nin başkentinde Riga'da olacak. Birkaç hafta sonrasında Avrupa Kupaları başlıyor. Şampiyonlar Ligi, Konferans ligi

Eurobasket finali mi yoksa Olimpija Ljubljana Slovenia - LASK gibi sıradan futbol maçı mı?
0
put it in your appropriate place
(04.03.25)
Taraftar ve atmosferi iyi bir futbol maçını herhangi bir basketbol finaline tercih ederim, tribünü sağlam sıradan bir takım maçı bulursan git bence.
0
Bruce
(04.03.25)
tabii ki eurobasket finali.
0
biergarten
(04.03.25)
EuroLeague finali desen bir ihtimal ama onun dışında futbol her zaman alır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.25)
Eurobasket finali tabiki. Iki sokak otede NBA finali var deseler gitmem, Avrupa Sampiyonasi finalini ise karaborsadan bile bulup izlerim hele yakinimda ise.

Eylulde olacak futbol macini zaten direk ele. Formati degistirip mahvettiler Avrupa futbolunu. Marttan once futbol izlenmez artik, bahis sikeleri falan neler donuyordur o gereksiz, dandik maclarda
0
freedonia
(04.03.25)
eurobasket finali tabii ki. yunanistan sırbistan gibi bir final olursa tadından yenmez.
0
mikahakkinen
(05.03.25)
Kesinlikle Eurobasket finali, futbol nedir Allah' ini seversin.

Eurobasket yarı finali desen vallahi gene onu seçeerim, aşağısı da olur da abartma deme diye yazmıyorum vallahi.
0
kumandanim
(05.03.25)
futbol sever olarak tabii ki eurobasket final
0
jamswety
(05.03.25)
başka ülke olsa belki futbol derdim de şu durumda basketbol finali tabi ki eğer bilet bulabiliyorsam.
0
bay b
(05.03.25)
(5)

Magnezyum takviyesi? Magvital?

Bartebly
Merhaba doktordan reçete etmesini istediğimde magvital adlı bir takviye yazdı. Birkaç aydır düzensiz bir şekilde kullanıyorum ama geçen bir arkadas bu etkili değil dedi. Magnezyum oksit diyeymis.Şimdi boşa mı kullanıyorum? Doktora hangisini yazmasını isteyeyim?Teşekkürler
Merhaba doktordan reçete etmesini istediğimde magvital adlı bir takviye yazdı. Birkaç aydır düzensiz bir şekilde kullanıyorum ama geçen bir arkadas bu etkili değil dedi. Magnezyum oksit diyeymis.Şimdi boşa mı kullanıyorum? Doktora hangisini yazmasını isteyeyim?

Teşekkürler
0
Bartebly
(04.03.25)
Sabah-aksam ayri kapsulleri olmasi daha iyi farkli faydalar icin. Ben bunu kullaniyorum cok da memnunum:

www.vitafenix.com
0
mor oje
(04.03.25)
Eğer kabızlık için kullanıyorsan etkilidir onun dışında bir işe yaramaz, doktorlar da genelde oksit formunu yazarlar devlet diğerlerini ödemiyor sanırım en ucuzu bu.

Magnezyum formları şikayete göre kullanılır ne için kullanmak istediğini bilmezsek öneride bulunamayız.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.25)
@Kaleci,

Ben yorgunluk, bilişsel faaliyetler, omur ve sinir hastalıkları için kullanmak istiyorum. Ama mesela annem, kabızlık, alzheimer, bel/omurilik ve kas ağrıları için kullanmak istiyor.
0
🌸Bartebly
(04.03.25)
Şimdi şöyle, dediğim gibi, her magnezyum formunun farklı farklı özellikleri var, doğru amaç için doğru form kullanılmazsa bir anlamı olmaz, ben 2 ayrı formunu kullanıyorum mesela çünkü birinden aldığım faydayı diğerinden alamıyorum, ayrı ayrı kullanmak gerekiyor ama böyle söyleyince "güvenli" oluyor mu sorusu akla geliyor ama magnezyumun çok geniş alanda güvenli bir ürün.

Magnezyum Malat malik asite bağlı bir form olduğu için doğrudan enerji döngüsünde kullanılanılır ve enerji seviyesini yükseltir, yorgunluk için bu kullanılabilir, ayrıca fibromiyalji ve kas ağrısı şikayetleri için de önerilen formu budur.

Kan-beyin bariyerini geçen tek formu Magnezyum Taurat formu, yani tabii ki direkt alzheimer üstünde etkili olur mu tartışılır ama bu bölgede olan şikayetler için denenebilecek tek formu bu denenebilir yani neden olmasın.

Kabızlık için laksatif etkisi olan iki formu Oksit ve Sitrat formu ama Oksit formunun emilimi çok düşük (%1) o nedenle Sitrat (%30) kullanılabilir.

Tabii bunları doktorunuza yine sorun ama doktor muhtemelen bunları reçete etmez.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.25)
doktor bana ocean ekstramag onermisti.
0
65 derece
(05.03.25)
(2)

Squat yaparken boyun acısı

Bir ben var benden şurada
Bunu nasıl aşacağız, pad mi kullanalım?
Bunu nasıl aşacağız, pad mi kullanalım?
0
Bir ben var benden şurada
(04.03.25)
Bro gym hiyerarşisinde en aşağıya inmek istemiyorsan böyle şeylere bulaşma, eldiven takanlar bile bi derece tolere edilir ama pad... Bilemiyorum. Onun yerine squat yaparken barı nereye koyman gerektiğini öğren, mesela barı boynuna koyma boynuna koyarsan tabii ki acır üstelik riskli de bir hareket bu boyun fıtığı olursun, onun yerine skapulanı sıkıştırarak trapez kasının üstüne koy barı, ondan sonra kaç kilo takarsan tak hiç acı hissetmezsin, trapezler doğal pad zaten. Google'da "high bar squat, trapezius, scapula" diye arat fikir verecek görseller karşına çıkar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.25)
Ben dumbbelle yapiyorum fakir style
0
Zetnikov
(04.03.25)
(15)

Çok mu konuşursunuz, az mı?

rock n roll
Ben bazen aşırı konuşkan oluyorum, bazen de aşırı suskun. Bir kere gittiğim bir iş görüşmesinde o kadar çok konuştum ki, herhalde iş görüşmesi olumlu sonuçlandı hatta işe başladı diye düşünürdünüz çünkü bir türlü çıkamadım. Bazen de sesimi soru sormadan kimse duyamıyor. Sorulara kısa cevap veriyorum
Ben bazen aşırı konuşkan oluyorum, bazen de aşırı suskun. Bir kere gittiğim bir iş görüşmesinde o kadar çok konuştum ki, herhalde iş görüşmesi olumlu sonuçlandı hatta işe başladı diye düşünürdünüz çünkü bir türlü çıkamadım. Bazen de sesimi soru sormadan kimse duyamıyor. Sorulara kısa cevap veriyorum. Sizde bu durum ne?
0
rock n roll
(04.03.25)
çok az konuşurum ajddjdj. çok konuşanları da dinleyemiyorum, bi şey bahane edip ayrılıyorum ortamdan.
0
deartheodosia
(04.03.25)
Sevdiklerimle cok sevmediklerimle olabildigince az.
Konusmus olmak icin konusuyor herkes. Bir de herkesin söyledigi benim aklimda kaliyor. O yüzden hic duymak istemiyorum konusmak da zaten istemiyorum.

Ama is görüsmelerinde insanlar isten ziyade sempatiklik görmek istiyorlar. O yüzden onlarla konusmak zorunda kaliyorum, kendimi anlatiyorum isle ilgidi olmayan yerleri vs de. Beni tanisinlar diye. So booring
0
sonsuz
(04.03.25)
Small talk should be illegal - elon musk
Deeptalk seviyorum ama onu konusurum.
0
sonsuz
(04.03.25)
Her zaman değil ama hakim olduğum bir konuda biri kazara bi soru sorarsa 3 saat falan aralıksız konuşurum sonra bi daha sormazlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.25)
Çok konuşanları ben de dinleyemiyorum hemen alnımın sağ tarafına ağrı giriyor sonra bütün başımı geziyor.
0
🌸rock n roll
(04.03.25)
Az
0
grimavi
(04.03.25)
Ne az ne çok, kararında. Daha çok dinlerim ama güzel insanlarla güzel güzel konuşmayı da severim.
0
gabe h coud
(04.03.25)
Az. Beşiktaştan Kadıköye vapurla geçerken “Vapurda sessiz kalsak inince devam etsek olur mu?” demişliğim vardır.
0
ruhen hastayim ben
(04.03.25)
Zaman zaman biraz çok. Zaman zaman da az.

Az konuşmayı sürekli getirmeyi çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(04.03.25)
Net gevezeyim.
0
Bruce
(04.03.25)
keyif aldığım bir konu konuşuluyorsa ya da konuşmaktan keyif aldığım biriyle konuşuyorsam çok konuşurum. kendimi satmam gereken ortamlarda enerjik olurum ve çok konuşurum (geveze gibi değil). onun dışında moduma göre değişiyor genelde sessizce vakit geçirmeyi seven biriyim.
0
Mossy
(05.03.25)
brucedan bile cok konusuyorum
0
ala09
(05.03.25)
Az konuşurum.
0
kumandanim
(05.03.25)
Valla genelde cok az konusurum. Dinlemeyi ve kendimce diger kisiler ve karakterleri hakkinda bisekil sonuclara varmayi severim ancak kafam guzel olmussa eger ve konu da istedigim bir konuyla ilgiliyse eger resmen tedx konusmacisi kesilirim ve gozum hicbir seyi gormez.
0
j r r tolkien hayrani
(05.03.25)
az.
0
nickini degistiren yazar
(06.03.25)
(8)

chrome için reklam engelleyici

exlibris
adblock plus kullanıyorum ama iki gündür sitelerde reklamlar çıkmaya başladı. youtube'da hiç reklam görmezdim ekşisözlükte de... ama noldu bilmiyorum reklamlar çıktı. adblock plus da devrede. başka önerebileceğiniz bir eklenti vr mı chrome için?
adblock plus kullanıyorum ama iki gündür sitelerde reklamlar çıkmaya başladı. youtube'da hiç reklam görmezdim ekşisözlükte de... ama noldu bilmiyorum reklamlar çıktı. adblock plus da devrede. başka önerebileceğiniz bir eklenti vr mı chrome için?
0
exlibris
(03.03.25)
Ublock origin
0
avatar is back
(03.03.25)
ublock origin artık kullanılamıyor galiba
prnt.sc
0
🌸exlibris
(03.03.25)
firefox + ublock origin
0
inheritance
(03.03.25)
adguard oldukça güvenilir. Yıllardır banka işlemlerimi bile kurulu olan tarayıcıdan yapıyorum. Gayet iyi.
0
bilge rusty james
(03.03.25)
adguard yahut ublock origin lite. ikisinden de verim almak icin ayarlarini kurcalamaniz gerekebilir. duz ublock origin iyiydi, default ayarlari guzeldi, manifestv3 ile artik tarih oluyor.
0
kesmekes laleler
(03.03.25)
adblock patates olali baya oldu ya, yillardir ublock origin, sorunsuz. chrome kaldirdiysa surdan bakabilirsin.

ublockorigin.com
0
bay b
(04.03.25)
Ublock Origin'in Chrome desteği kalksa da mevcut kullanıcıları hala kullanabiliyor ama sıfırdan indiremiyorsanız Ublock Origin Lite kullanılabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.25)
teşekkürler
adguard ve ublock origin lite kurdum. sorunumu çözdü. daha önceden de adblock plus var.

adguard işimi gördü. ublock origin chrome desteği kalkmış maalesef.
0
🌸exlibris
(04.03.25)
(3)

coğrafi olarak kıbrıs, türkiye'den/anadolu'dan mı koptu?

mark greg sputnik
malumunuz, kıbrıs'ın kuzeydoğu ucundaki çıkıntıyla bizim adana-iskenderun tarafı tam yapboz parçası gibi... bizdeki alan çok daha geniş olduğu için cuk oturuyor diyemem tabii ama sanki oradan kopmuş gibi görünüyor.bu konuyu biraz araştırdım fakat aklıma gelen her türlü anahtar kelimeyi kullanmama ra
malumunuz, kıbrıs'ın kuzeydoğu ucundaki çıkıntıyla bizim adana-iskenderun tarafı tam yapboz parçası gibi... bizdeki alan çok daha geniş olduğu için cuk oturuyor diyemem tabii ama sanki oradan kopmuş gibi görünüyor.

bu konuyu biraz araştırdım fakat aklıma gelen her türlü anahtar kelimeyi kullanmama rağmen hep "kıbrıs neden bölündü" konulu içerikler gördüm, doğru dürüst bi şey bulamadım.

kıbrıs tarihsel süreçte bugün anadolu olarak bildiğimiz coğrafyadan koparak ayrılmış bi yer mi yoksa tamamen volkanik faaliyetlerle denizin dolması sonucu filan oluşmuş bi ada mı? yani kıbrıs'taki ucun bizdeki boşluğa oturuyor olması TAMAMEN tesadüf mü yoksa jeolojik açıdan bağ var mı arada?
0
mark greg sputnik
(01.03.25)
Hocam Kıbrıs adası tektonik levhaların birbirine geçmesi ile oluşmuş bir ada bir yerden kopma gibi bir durumu yok ama bu ada sen de 10 milyon ben diyeyim 20 milyon Celal Şengör desin 50 milyon yılda levhaların birbirini ittire ittire denize yüzeyine çıkardığı bir ada, öyle bir jeolojik geçmişi var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.03.25)
bu makalenin ilk cümlesine göre anadolu'dan kopmuş.
cdnsciencepub.com
0
inveniam viam
(01.03.25)
kıbrıslı jeolog mehmet necdet var. onun videolarını inceleyebilirsiniz.
0
jepa
(01.03.25)
(9)

Kol Saati Seçimi

depresif çocuk
Sevgili dostlar, sizlere gündelik saat konusunda danışmış ve aşağıdaki saati almıştım:https://nomos-glashuette.com/en/club/club-sport-neomatik-polar-747Şimdi ise deri kayışlı, "dress watch" olarak tabir edilen bir saat alıp 2 saatlik bir koleksiyon yapmayı düşünüyorum.Bunun için aşağıdakilerden hang
Sevgili dostlar, sizlere gündelik saat konusunda danışmış ve aşağıdaki saati almıştım:

nomos-glashuette.com

Şimdi ise deri kayışlı, "dress watch" olarak tabir edilen bir saat alıp 2 saatlik bir koleksiyon yapmayı düşünüyorum.

Bunun için aşağıdakilerden hangisini önerirsiniz?

1) nomos-glashuette.com

2) www.watchgecko.com

3) monochrome-watches.com (beyaz kadranlı)

4) escapementmagazine.com
0
depresif çocuk
(01.03.25)
Nomos un ilk modeli cok populerdi hatirliyorum.
Ben en cok 2 yi begendim sonra da 3.
0
sey mi dostum
(01.03.25)
2-4
0
grimavi
(01.03.25)
longines.
0
awlmi
(01.03.25)
bi swiss made yakışır koleksiyona. longines'le arasında kaldım ama 3 numarayı alırdım.

galataport'taki konyalı saate gidip kolunuzda bir görün modelleri. fotoğrafta güzel olan modeller bazen kolda güzel durmayabiliyor. nomos hariç diğerleri olması lazım.

güzel saatler hepsi de. nomos'u da çok severim ama swiss made olsun bi tane.
0
brkylmz
(02.03.25)
Bu mu bu mu sorularında Longines ile mücadele edebilecek saatler bunlar değil, tercihlerin arasında Longines Flagship Heritage varsa direkt al geç sade bi şıklığa sahip en güzel saatlerden biri kendisi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.03.25)
bence saatler, fiyatlandirma ve dolar kuru dusunuldugunde alt markalardan koleksiyon yapmak yerine bir tane duzgun bir marka alinip (orn. omega, blancpain, breitling) kayis/bilezik degistirerek kullanmak daha mantikli. ben deri hic denemedim fakat cokca metal bilezik denedim, kir ve kopma durumlarindan oturu surdurulebilir bulmadim. elastik nato kayis takiyorum, hem takim elbiseyle hem esofman vs ile uyumlu gidiyor.

soruna cevap olarak her ne kadar klasik gorunumlu saatleri sevmesem de 3 guzel duruyor.
0
arakaali
(02.03.25)
@kaleci sacli

longines underrated kaldi son zamanlardaki atilimlariyla ama longines ile nomos'u ayni sinifa koyardim ben.

@depresif cocuk

bence longines. cok sik duruyor.
0
baldur2
(02.03.25)
Longines harika ama benim favorim nomos. Nomos +1 diyelim.
0
ahmet oturum cerezi
(02.03.25)
Bir listede Longines varsa gerisi önemsizdir. Marka algısı önemli değil diyorsan 1 numara en güzeli.
0
halitkin
(02.03.25)
(6)

Kilo verme sonrası sarkma nasıl engellenir?

flo
Değerli arkadaşlarım, Yaklaşık 3.5 ayda 27 kilo verdim. (139’dan 112’ye. Boy 1.80. Yaş 49). Günlük 1.5 saat civarı tempolu yürüyüş, aralıklı oruç ve son derece dikkatli beslenme uyguladım Tüm kan değerlerim 3.ayın sonunda normale döndü. Sorum şu. Şu ana kadar deride bir sarkma olmadı. Ancak az önce
Değerli arkadaşlarım,
Yaklaşık 3.5 ayda 27 kilo verdim. (139’dan 112’ye. Boy 1.80. Yaş 49).
Günlük 1.5 saat civarı tempolu yürüyüş, aralıklı oruç ve son derece dikkatli beslenme uyguladım Tüm kan değerlerim 3.ayın sonunda normale döndü.
Sorum şu. Şu ana kadar deride bir sarkma olmadı. Ancak az önce seyrettiğim bir YouTube videosunda ortalama 45 kg’dan sonra deride bir sarkma gerçekleşeceği bilgisi verildi. Tabii bu ortalama ve gözlemsel bir değer. Sarkmayı önlemek için bir spor merkezine kayıt olayım mı? Faydası olur mu? Yoksa bu şekilde mi devam edeyim? Hedefim mümkünse 20-25 kilogram daha vermek.
Çok teşekkür ederim.
0
flo
(01.03.25)
Deri sarkacak hocam ondan kaçış yok, küçük miktarlar olsa yerine koyabileceğin kas kütlesi olsa bir miktar toparlar ama uzun süre yüksek kilolarda kalınca deri kollajen üretimini durduruyor esnekliğini yitiriyor, tek çözüm cerrahi operasyon ama bu işler artık çok kolaylaştı sen kilo vermeye devam et sarkma işini sonra çözersin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.03.25)
Teşekkürler hocam. Şu ana kadar sarkma olmasa bile bundan sonra mutlaka olacak mı demek istediniz?
0
🌸flo
(01.03.25)
Olur hocam, şu an deri altındaki yağ hücrelerin hala dolu olduğu için derin sarkmıyor ama 100 kilonun altına inmeye başladıkça yağ oranın düştükçe deri altın nispeten boşalacağı için haliyle sarkma yaşanır ama dediğim gibi kilo vermek daha zor bir süreç, onu başardıktan sonra deri operasyonu çok basit artık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.03.25)
Selamlar, 4-5 ay gelecekten yazayım ben de. Yas 42, boy 1.80. 140 lardan 95 altına indim. Aynı yöntemle, aynı hızlarda verdim kilolar. Yaklaşık bulunduğunuz kilolarda evde ağırlık çalışmaya başladım. Durum mükemmel değil ama şikayetçi olacağım bir sarkma yok. Özellikle ağırlık çalışmaya başladıktan sonra incelme çok hızlandı. İş yaş durumunu düşününce spor salonu sürdürülebilir olmuyor bence. Amaca yönelik kompakt bir program yeterli diye düşünürüm, önemli olan istikrarlı olmak sonuçta. İki günde bir 45 dakika temel şeyleri çalışıyorum ve ciddi anlamda fark oldu.
0
mr lucky
(01.03.25)
Merhaba, sorunuzdan bağımsız olarak; saçlarınızda bir seyrelme yada dökülme gözlemlediniz mi bu süreçte?
0
HellKeePer
(02.03.25)
Saçlarımda olumsuz bir durum olmadı. Hatta özellikle üst bölgelerde seyrelmenin bir miktar azaldığını söyleyebilirim.
0
🌸flo
(02.03.25)
(23)

saat takmayan erkek

elite crew
sözlükte kötü yorumlar yazılmış da siz ne düşünüyorsunuz? telefondan saate bakabiliyorum. çalıştığım sırada da bilgisayar ekranının sağ alt tarafında görebiliyorum zaten saati gerek yok diye düşünüyorum kol saati takmaya kendim için. başkaları neden olumsuz düşünüyor?
sözlükte kötü yorumlar yazılmış da siz ne düşünüyorsunuz? telefondan saate bakabiliyorum. çalıştığım sırada da bilgisayar ekranının sağ alt tarafında görebiliyorum zaten saati gerek yok diye düşünüyorum kol saati takmaya kendim için. başkaları neden olumsuz düşünüyor?
0
elite crew
(01.03.25)
Son bir kaç senede 25-35 yaş arası erkekler arasında bir saat merakı başladı, bu biraz sosyal statü göstergesi ve istenci, bana küçük burjuva hareketler geliyor

İşimi gören bir casio kullanıyorum
0
grimavi
(01.03.25)
İnsanımız 12 ay taksitle 20 bin liraya Tissot Prx alınca 3 milyona Patek Philippe Nautilus almış gibi hissedip statü atladığını düşünerek almayanı kötüleyebiliyorlar, insanımız böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.03.25)
Saat şık bir aksesuar bence. Erkeğe de, kadına da çok yakışıyor fakat saat takmıyor diye de kötü yorum yapacak bir durum değil.
0
rock n roll
(01.03.25)
Sosyal medyanın ne düşündüğüne pek kafa yormamak lazım.
Bu konularda falan böyle çok net yazan kişiler genelde çoğu konuda boş oluyor.
Öyle bir anlatmislar ki sanirsin Cenevre'de dolaşırken durup saat falan aliyorlar.
0
logisticsmanager
(01.03.25)
sosyal medyada videolar paylaşan bir adam vardı. önce videoyu paylaşıyor, videoda kız örneğin şunu diyor "dar diyen erkekten olmaz", sonra videoda notlarını açıyor listeye bir tane daha çarpı ekliyor, "dar giyme". En son listede 900e küsür çarpı vardı. konu şu: sosyal medya ağzı olan konuşuyor. bir de üzerine insanların çoğunluğa katılma isteği olunca herkes aynı şekilde konuşmaya başlıyor.

saat kişisel tercih. takıp takmayan bir insanla ilgili yorum yapmak saçma. bende 2 tane saat var, bir tissot, bir de maurice lacroix. formal giydiğim için yakışıyor kombinlerime. yoksa kolumdaki saate bakmam zaten zamanı kontrol için, yine telefondan bakarım.
0
kojonotsuki
(01.03.25)
Zevk meselesi. 30 yıldır aralıksız saat takıyorum ve takmayı seviyorum. Tek aksesuarım. Başka aksesuarım yok ve saatten başka bir şey takmam da.

Farklı tipte saatler kullandım ve hala da kullanmaya devam ediyorum. Pilli, mekanik ve dijital saatlerim oldu. Çok ucuz saat de kullandım/kullanırım, pahalı denebilecek saatler de kullandım/kullanıyorum. Fiyat ve markadan bağımsız, kendime yakıştırdığım ve beğendiğim bir saati bileğimde taşımak beni mutlu ediyor.

Takmayana neden kötü/garip bakılıyor anlamak mümkün değil. Haddini bilmeyen hıyar tiplerin halt etmesidir böyle densiz yorumlar.
0
10551037
(01.03.25)
Genelleme yapmam ama 35 senedir kol saati takiyorum, telefonu evde unutursam donmem ama saatimi almadan cikarsam eve donerim.
0
duster
(01.03.25)
Saat koleksiyonum var ama takmayan takmaz, gerek yok. Ben keyif verdiği için takıyorum, ihtiyacın yoksa takmazsın.
0
prole
(01.03.25)
5k ya kadar bile çok şık saatler var
kışın takmak iyi oluyor
zaman yönetimi sağlıyor
erkeklikle bir alakası yok
0
mantık
(01.03.25)
hic saat takmayan insan bos insandir.
casionun en dandik ve klasik olaen mühendis saati bile hic yoktan iyidir.
0
sonsuz
(01.03.25)
vizyonsuz gözüktüğü için
0
ala09
(01.03.25)
Heves edip deli paralar sayarak bütçelerini aşan saatler alan insanlar zannedersem kendilerini özel hissetmek için fanatik bir noktaya ulaşıyorlar.

Yani bu zamana kadar sayısız şey moda olmuştur veya saat gibi geri çekildiği niş kültürden genelin ilgi alanına geri dönmüştür ama insanların giydikleri herhangi bir şeyi bu kadar hararetle savunduğuna ben şahit olmamıştım şimdiye kadar.

Ben saat kullanmıyordum, özel bir sebebi yoktu ihtiyaç hissetmedim. Ama artık bilmiyorum, sanırım bu iş biraz daha kızışırsa kolumda saatle gezmeye utanıp bile isteye takmayan birine evrilebilirim :D Saat muhabbetleri cidden biraz tuhaf olmaya başladı.
0
akhenaten
(01.03.25)
aklımın ucundan geçmedi şimdiye kadar. zengin olursam takarım anca.
0
nothing in my way
(02.03.25)
hosuna giden seviyodur falan da ciddi miktarda fakirin saat fetisi var.

iki aya nisanlanacagim. to be nisanlimin tarafi tutturdu saat alacagiz nasil bir sey istersin vs vs. galaxy watch ultra alin bari dedim ters ters baktilar.

simdi durduk yere mecburen bir sure takacagim bir saate 30-50 bin tl verilecek.


zaten tum gun ekranlarin basindayiz her kosede saat var. bir anlam goremiyorum ben. saatimi de sadece kosarken/yuzerken vs. takarim ki telefonumu yanima almaya gerek kalmadan muzik dinleyebileyim.
0
aguen
(02.03.25)
2000 senesinde ilk cep telefonum olduğunda "artık bunun işlevi kalmadi" diyip çıkardim ve bir daha da takmadim.

Meğer hakkımda neler diyorlarmis :)
0
makbur
(02.03.25)
bir saat manyagi olarak saat takmayan insani elestirmiyorum, kucumsemiyorum.

yani bizim insanimiz banane demeyi ogrenemiyor bir turlu.
0
baldur2
(02.03.25)
elin ağzı torba değil ki büzesin.

saat takarım. koleksiyonum var.
takmayanlar umrumda değil. takanlar da umrumda değil.

birileri saat takanı beğeniyor veya beğenmiyor olabilir, bu da umrumda değil.
0
tabudeviren
(02.03.25)
Moda diye spor salonunda yanında damacana taşıyan adamların taktığı şeyden mi bahsediyoruz?

'Kapitalizmin kendisine köle edindiği canlı çeşidinin kafa yapısı nasıl çalışıyor?' konulu çalışmanın hedef kitlesi bunlar.

eksisozluk.com
0
Mirket
(02.03.25)
Saat bir erkeğin takabileceği tek aksesuar olarak görüldüğünden böyle bir önyargı var ama bu devirde manasız. Her tarafımız saat dolu zaten, aksesuardan başka bir anlamı kalmadı günümüzde.
0
halitkin
(02.03.25)
Dürümcünün işlettiği sözlük, ne zamandır referans noktası oldu! İsteyen saat takar; isteyen saat takmaz. Saat satıcılarının son günlerdeki lobicilik faaliyetlerini anlamıyor değiliz. Her yerde bir reklam, yoksunluk hissi verme çabaları. Bu krizde bir saate 20 bin verecek değiliz. Altın alırım daha iyi.
0
lebenlius
(02.03.25)
garmin, suunto, gshock veya akıllı saatler dışında tek görevi saati göstermek olan saate para vermek en hafif tabirle israflıktır.
amaç saate bakmaksa casio f91den başka saate para verilmez.
0
my fault
(02.03.25)
takilmasi gerektigi konusunda holiganlik yapanlar bu isi "erkeklige" dayandiranlar. yani erkek adam sunu yapar mi, bunu yapmaz mi motivasyonuyla bu sekilde yobazca duygu ve dusuncelere sahipler, bunlar da davranislarina yansiyor. yoksa sizin soylediginiz gibi zamani belirleme amaciyla bir alakasi yok, hatta bence estetikle bile bir alakasi yok (estetik degil demiyorum).
0
Sour
(02.03.25)
Bir insanın saat takıp takmamasından kişiliğine dair herhangi bir yorum yapmam. Böyle yargılamak tuhaf geldi.
0
asteriks
(02.03.25)
(4)

Antrenmanda not tutmak

Bir ben var benden şurada
Siz tutuyor musunuz, tutuyorsanız ne şekilde tutuyorsunuz, bi faydası oluyor mu?
Siz tutuyor musunuz, tutuyorsanız ne şekilde tutuyorsunuz, bi faydası oluyor mu?
0
Bir ben var benden şurada
(28.02.25)
Ben tutuyorum, dahası not tutulmayan antrenmanların da verimsiz olduğunu düşünüyorum. Şöyle: Antrenmanlarda alınan kazanç, beslenme ve dinlenme dengesi ile doğrusal bir şekilde ilerler. Bu ilerleme ağırlık artırma ve tekrar artırma şeklinde gerçekleşir ama sen not tutmadığında bu ağırlıklar artıyor mu ağırlık artmıyorsa tekrar sayın artıyor mu platoda mısın platodaysan ne kadar zamandır platodasın deload yapma zamanın geldi mi gelmedi mi bunları bilemezsin.

Ben eskiden defter kalem şeklinde not tutuyordum, akıllı telefonlar çıkınca telefondan not tutmaya başladım, yani bi 20 senedir falan hala not tutarak ilerliyorum.

Ben her bölgeyi ayırdım, itiş gününü; göğüs omuz vs diye ayırdım, onları da hareketlerine göre flat bench incline decline shoulder press vs diye ayırıp "her çalışma gününde" hangi ağırlıkla çalıştıysam onu giriyorum, bir sonraki çalışma gününü aynı ağırlıkla yapmış olsam bile yine onu giriyorum zira aynı ağırlıkla ne kadar çalışmışım onu takip ediyorum bu şekilde, eğer büyük hareketlerde (mesela squat deadlift bench press) uzun süre ağırlık artmamışsa ya da 8-10 tekrar aralığında bir gelişme olmamışsa, mesela alt limitin 8 tekrar olduğu ağırlıkla 9-10 tekrara çıkmamışsam doğru gitmeyen bir şeyler olduğunu anlıyorum, o zaman da ya kalorilerimde ya da dinlenmemde bir sıkıntı olmuştur belki de aşırı yorgunluk birikmiştir gibi ihtimalleri gözden geçirip bunlara karşı önlem alıyorum, bi düzelme olmamışsa fazla stres birikmiştir seçeneğine gidip platoya girme ihtimali nedeniyle deload verip ağırlık düşürüyorum, düştüğüm ağırlığı da not alıp tekrar eski ağırlığa gitmeye çalışıyorum, bunların hepsini not alma alışkanlığı sayesinde yapabiliyorum, not almasam yapamam, not almak iyidir. Ha ama herkes not almalı demiyorum salona gelenlerin %80'i zaten lay lay lom çalışan insanlar, not alıp aldığı notlardan çıkarım yapıp ona göre yeni bir periyotlama yapmadıktan sonra not alıp almamak onların hayatında bir değişiklik yapmaz
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.02.25)
Keylifts appi var 5/3/1 yapanlar için. Onda tutuyorum ve bilgisayara falan indirebiliyorum.

Onun dışında dan john önerdiği için günlük tutmaya başladım. Onda da spor günleri yazdığım bazı şeyler var.
0
logisticsmanager
(28.02.25)
sporcu beyler artik boydan atmanin zamani gelmedi mi? tavsiyelerin verimliligine bakalim
0
ala09
(28.02.25)
@ala +1
0
sonsuz
(28.02.25)
(11)

akp kitlesi son gelişmeler hakkında ne düşünüyor

biseysorcaktim
ne zaman yaşı büyük bir akp ile konuşsam "chp teröristlerle iş birliği yapıyor, başkası yok tabii ki tayyip" diyorlar.son gelişmelerle birlikte akp'nin öcalan ve pkk konusunda yaptıkları neticesinde akpliler ne düşünüyor? yandaş medya ne diyor da bu vatandaşlar hala "chp teröristlerle iş birliği yap
ne zaman yaşı büyük bir akp ile konuşsam "chp teröristlerle iş birliği yapıyor, başkası yok tabii ki tayyip" diyorlar.

son gelişmelerle birlikte akp'nin öcalan ve pkk konusunda yaptıkları neticesinde akpliler ne düşünüyor? yandaş medya ne diyor da bu vatandaşlar hala "chp teröristlerle iş birliği yapıyor, o yüzden tayyip" demeye devam edebiliyorlar?
0
biseysorcaktim
(28.02.25)
elbette ki her oyvereni ayni kefeye koyamayiz. Ancak senin sorunun oznesi zaten herkes degil belirli bir kisimi hedef aliyorsun. Ancak zaten bu hedef kitleyle sorudaki fiil islevini yitiriyor. Benzeri her idelojik gorusun bir tik fanatigi icin gecerli.
0
wallcan
(28.02.25)
"Reisin bi bildği vardır gardaşım."
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.02.25)
"bak adamlar terörü bitirdiler, az vatansever gibi düşünün." diyordu iki dk. önce bir tanesi.
0
adivar
(28.02.25)
Iki tane var duyuruda, gelir aciklarlar.
Konusuldu, Duyuldu, Anlatildi,Soyleniyor reyiz gelsin açıklasın büyük oyunu.
0
logisticsmanager
(28.02.25)
propaganda olarak neye maruz kalıyorlarsa onu söyleyecekler.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.02.25)
bence o kitlede mantik arayarak hata yapiyorsunuz. sorgusuz biat sozkonusu. ekonomiymis, pkkymis, yolsuzluklarmis hicbiri etkilemiyor.
0
buenosdias
(28.02.25)
Dusunebilseler zeten AKP kitlesi olmazlardi.
0
turkuaz
(28.02.25)
alacağınız olası cevaplar.

devlet aklı var yiğenim. reyizin bir bildiği vardır.
0
lazpalle
(28.02.25)
Son gelişmeler arasında terör örgütüne ya da elebaşına verilmiş bir tavizden bahsedilmiyor ki? Şu an bütün olay Bahçeli'nin Öcalan için "Çıkıp örgütü lağvettiğini açıklasın" demesi ve Öcalan'ın yaptığı "silah bırakın" açıklamasından ibaret. Bazı akp'li siyasiler bunu "TSK'nın başarısı" olarak lanse ediyor. Sanki terörün üstüne gidilmiş de, Öcalan mecbur kalıp teslim olmuş gibi bir hava estiriyorlar. Bazıları da terör bitti demiş. Bu çağrının hayata geçip geçmeyeceği bir kenara, yapılması için hangi tavizler, hangi sözler verildi bunlar hiç konuşulmadı.

Ortalama bir akp seçmenine sorsan "reisin bildiği vardır gardaşım" +1
0
himmet dayi
(28.02.25)
akp kitlesi düşünmüyor onun yerine düşünenler var. reis yapıyorsa bir bildiği vardır diyor. akp kitlesi için bence problem yok asıl ülkücülerin bu durumu nasıl içselleştirdiği?
0
mikahakkinen
(28.02.25)
Dünyanın herhangi bir ülkesinde, ülkesinin başına 40 sene bela olmuş bir örgütün lideri "Kapatın lan dükkanı, artık bitti bu iş. Davamızı devam ettirmenin bir manası kalmamıştır. Silahları bırakın." demesi, o ülkenin bayram yapması demektir. Sadece bizde böyle "şu kitle, bu kitle" muhabbetleri döner. Bunun sebebi de aslında bellidir.

Siyasi tartışmaların sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için, tarafların birbirlerini daha iyi anlamaya çalışması ve medyanın tarafsız bir şekilde haber yapması büyük önem taşımaktadır. Bizde öyle bir medya var mı? Yok. Sonuç olarak, esas biz dükkanı kapamışız.
0
jamswety
(28.02.25)
(8)

Beyoğlu'nda gizli mekan

les yeux blanches
Az önce arkadaşım söyledi Böyle girişi meyhane gibi, duvarda garip tabloların olduğu ama arkası dj veya bar ortamı olan Bi mekan.Tabelası vs yokmuş.Girişi meyhane gibi ama aslında göstermelikmiş, kimse yokmuş meyhane kısmında.Üst katında dönüyormuş olaylar.Deri koltuklu mermer masalar varmış.Aynalar
Az önce arkadaşım söyledi
Böyle girişi meyhane gibi, duvarda garip tabloların olduğu ama arkası dj veya bar ortamı olan Bi mekan.
Tabelası vs yokmuş.
Girişi meyhane gibi ama aslında göstermelikmiş, kimse yokmuş meyhane kısmında.
Üst katında dönüyormuş olaylar.
Deri koltuklu mermer masalar varmış.
Aynalar varmış uzunluk görseli katsın diye.
Neresi bu bilen var mı?
0
les yeux blanches
(27.02.25)
Neresi olduğunu söylersek bizim üyeliğimiz de alırlar kusura bakma.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.25)
Neresi olduğunu söylersek bizim üyeliğimiz de alırlar kusura bakma.
0
Shepard
(27.02.25)
Nacht olabilir mi
0
vedatchilipeppers
(27.02.25)
Nacht'ın Tabelası var sanırım
Bunda tabela vs yokmuş hiç.
0
🌸les yeux blanches
(27.02.25)
Bence arkadaşınız Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'ndan bahsediyor.
0
10551037
(27.02.25)
Beyoğlu'ndaki gizli mekanın ilk kuralı beyoğlu'ndaki gizli mekan hakkında konuşmamaktır.
0
logisticsmanager
(28.02.25)
Ben de merak ettim.
Bilen PM atsın.
0
tithousand
(28.02.25)
Bu arada Nacht’ın tabelası falan yok diye hatırlıyorum; cafe kebapçı meyhane karışık bir yere giriyor gibi girip üst kata çıkıyorsun olay orada başlıyor.
0
vedatchilipeppers
(28.02.25)
(6)

Antrenman yapmadığınız günler

Bir ben var benden şurada
Canınız sıkılıyor mu, acaba salona gitsem mi dediğiniz oluyor mu off günlerde?
Canınız sıkılıyor mu, acaba salona gitsem mi dediğiniz oluyor mu off günlerde?
0
Bir ben var benden şurada
(27.02.25)
Oluyor ama gitmiyorum enerjimi atacak baska seyler bulabiliyorum
0
floydian
(27.02.25)
Sıkılıyor ama gitmiyorum oğlanla koşturuyorum
0
mirty
(27.02.25)
Ben sıkılıyorum ama şu şekilde tedavi oldum: Geçmişte çok uzun süre powerlifting çalıştım, yani bi 10 sene falan haftada 3 gün maksimumum ağırlıkla squat deadlift bench press o.h. press yapıyordum, tabii bu stress vücutta birikiyor sinir sistemi fatik (fatigue) yüklüyor sonunda da overtraining'e giriyorsun, bende de öyle olmuştu; sanırım 1,5 sene falan gym'in önünden bile geçmedim sıfır antrenmanla hayatımı geçirdim, sonra kendimi iyi hissetmeye başlayınca daha "insani" ağırlıklarla daha basit programlarla çalışmaya başladım, tabii böyle olunca arada yine "keşke hayvan gibi çalışsam yine" gazına geldiğim oluyordu ama sonra yaşadığım o süreç aklıma geliyor kendimi terbiye ediyorum. Ben de çok çalışmayı seviyorum, 7 gün antrenman yapmanın bir zararının olmadığını bilsem 7 gün çalışırım ama bi faydası yok tam aksine gerektiğinden yüksek hacimle çalışmak her zaman zarara götürüyor, insan vücudu çok basit bi mekanizma gerektiğinden fazla zorlamaya çalışırsan overtraining gibi kendi sigorta birimleri var onu devreye sokup seni engelliyor ama önemli olan o yola girmemek. Ben bir de normalde hiç isteye isteye salona gitmem hep kendimi dürterek giderim ama gitmediğimde ben de sıkılıyorum fakat hacim her zaman belli bir aralık içinde olmalı ve aşılmamalı, bunu anladığında bi problem kalmıyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.25)
Hafta sonu mutlaka koşuyorum ve ağırlık çalışıyorum. Hafta içi yoğunluktan yapamazsam çok can sıkıcı oluyor.
0
gabe h coud
(27.02.25)
Ağırlık antrenmanlarını evde yapan biri olarak haftanın 4 gününü direnç antrenmanlarina ayırıp off günleri de 15-30 dakikalık stretching/mobility, hiit ve yoga/pilates ile doldurduğum için can sıkıntısı olmuyor.
0
candanag
(27.02.25)
son 1-1buçuk senedir sırf para verdim diye gidiyorum.
plansız programsız o gün canım ne istersen onları yapıyorum.

gitmediğim daha doğrusu hiç gidesimin olmadığı günlerde çıkıp yürüyorum. bazen salonun kapısından dönüyorum. olur da içeri girersem -ama spor yapmak istemiyorsam- kondisyon aletlerinden sonra sauna/buhar odası kullanıp vaktim varsa hamam yapıyorum. bazen yüzüyorum.

yani spor salonuna gidip yıkanıp geliyorum off günlerde.

--
geçen sene sigara kullanımım arttığında (düzenli içici değilim) kendime haftada 5 gün salona gitme koşulu koymuştum. en az 3 gün spor 2 gün de fitness dışı soft antreman yapıp 5 günlük kotamı doldurunca pazar günü sigara içme izni veriyordum kendime.

hiç canım istemiyordu sigara pazar günleri. diğer günler istesem de içmediğim için hem sigarayı azaltmak hem sporu arttırmak için bende işleyen güzel bir yöntemdi.
0
biseysorcaktim
(27.02.25)
(4)

Ek mtv

lrdrylgh
Selamlar. Ek mtv yi ödemeyenler ne yaptınız? Ödediniz mi yoksa hala direniyor musunuz? Birde ödemediyseniz ne kadar bir faiz geldi acaba?
Selamlar. Ek mtv yi ödemeyenler ne yaptınız? Ödediniz mi yoksa hala direniyor musunuz? Birde ödemediyseniz ne kadar bir faiz geldi acaba?
0
lrdrylgh
(27.02.25)
Ödemeyince muayeneye sokamadık, ona da faiz gelmeye başlayınca paşa paşa ödedik.
0
artci sarsinti
(27.02.25)
Hocam ödemeye ne kadar direnilebilir ki en fazla muayene dönemine kadar, sonra mecbur ödüyorsun, onun da her ay için %1,4 faizi var, ödemezsen muayeneye giremiyorsun muayeneye girmezsen muayenesiz araçla trafiğe çıkmanın cezası daha yüksek ikinciye denk gelirsen arabayı bağlıyorlar, çok kaçış yok yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.25)
önce bir isyan oldu sonra ödedik paşa paşa
0
mantık
(27.02.25)
Faiz odemek istemedigim icin odedim, ek odemelerin iptal edildigini gormedim bu ulkede cunku
0
mor oje
(27.02.25)
(4)

Bench Press Soruları

azeriturku
Merhabalar, evde kendi başıma fitness yapmaya başladım 2-3 aydır. Ekipman olarak dummbell ve barbell setim ve ayarlanabilir bir bench'im var.Göğüs antrenmanımdaki ağırlıklarla ilgili bir sorum var. Göğüs için şu 3 hareketi yapıyorum. Haftada 2 kere göğüs çalışıyorum gibi düşünebiliriz- Dumbbell Benc
Merhabalar, evde kendi başıma fitness yapmaya başladım 2-3 aydır. Ekipman olarak dummbell ve barbell setim ve ayarlanabilir bir bench'im var.

Göğüs antrenmanımdaki ağırlıklarla ilgili bir sorum var. Göğüs için şu 3 hareketi yapıyorum. Haftada 2 kere göğüs çalışıyorum gibi düşünebiliriz

- Dumbbell Bench Press: 15kg - 3x8 tekrar
- Incline Dumbbell Bench Press: 13 kg - 3x8 tekrar
- Dumbbell Fly: 8 kg - 3x8 tekrar

Nizami ve düzgün şekilde 3x8 yapabildiğim ağırlıklar bunlar. Sizce bu ağırlıkların dengesi iyi midir? Mesela bench'te 15 kg ama incline'da 15 kg olmaması normal midir?

Egzersiz sırası bu şekilde bu arada.
0
azeriturku
(26.02.25)
Normalde açılı press'ler biraz daha yüksek olur, benim decline press'im flat'e ve incline'a göre daha yüksek zira flat press yaparken diğerlerine göre destek almak daha zor, o nedenle bir tık geri kalır ama bunu bu ağırlıklarda anlayamayız ağırlıklar arttığında fark daha net ortaya çıkar ama sende şu an bir sorun yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.02.25)
normaldir, yuk omuza binmeye basladikca agirlik duser zaten ama bunlara cok takilma.
bir de fly hareketini 12-15 tekrar araliginda yapabilirsin daha izole bir hareket. min 12 tekrar iyi olur.
0
bay b
(26.02.25)
Incline ile ayarlanabilir benchi 15 derece yapınca biraz ve 30 derece yapınca biraz daha fazla flat benche göre ağırlığın düşmesi normal. Ayrıca fly hareketinden daha fazla verim almak için benchte değil yerde yapmanı öneririm. Youtube.com da falan floor fly yazarsan hareketi yaparken kollarının açısını nasıl gerceklestirmen gerektiğini falan da görürsün.
0
candanag
(26.02.25)
çok teşekkür ederim cevaplar için!
0
🌸azeriturku
(26.02.25)
(5)

Meşgul telefonu durmadan arayan insanlar

her giriste sifresini unutan adam
Telefonu odak moduna almıştım, sabahın köründe 10 kez peşpeşe aramış birisi. Aradığı konu da acil olamaz, dün mailleştik, istese mail’le de yazabilir.Bu medeniyet yoksunu, zeka geriliği yaşayan bencil ve sosyalleşme engellisi insanlara ne yapmak lazım?Bir insanı 10 kez peşpeşe aramak ne olm emrah’ı
Telefonu odak moduna almıştım, sabahın köründe 10 kez peşpeşe aramış birisi. Aradığı konu da acil olamaz, dün mailleştik, istese mail’le de yazabilir.

Bu medeniyet yoksunu, zeka geriliği yaşayan bencil ve sosyalleşme engellisi insanlara ne yapmak lazım?

Bir insanı 10 kez peşpeşe aramak ne olm emrah’ı bile annesi için kimse bu kadar arayamaz ya yuh
0
her giriste sifresini unutan adam
(26.02.25)
Ben annem dışında kimseyi birden fazla kez aramam, hatta aradığım kişi 2-3 çaldırışta cevap vermemişse telefonu kapatırım, gerçekten elzem bir konu yoksa böyle ısrarla arayan insanlardan acayip nefret ediyorum ve hepsinin ağzına ayağımı sokasım geliyor ama yapmıyorum, yapamıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.02.25)
Beni pazar aksam 10da arayan bi yönetici vardı. Açmayınca ertesi gün de mesai baslamadan aramaya devam ederdi. Ben de sizi severim ama beni bu kadar düşündüğünüzü bilmiyordum rüyanızda mı görüyorsunuz demistim. Ben kadın o erkek olunca biraz bozuldu ama asla aramadı. Pazar günü nedir ya. Yine acil olmayan bir iş tabii sizin gibi.
0
jazzabel
(26.02.25)
Eğer çok elzem ve iletişim kurmak zorunda olduğum birisi değilse engelliyorum.

Geçen oldu birisi…2 dakika içinde 4 kere aramış. Sanırsın birisi öldü. Bu şekilde arayan bir kişi iletişim kurmak istediğim bir insan değildir.

Biriyle iletişim kuracaksam, hele bu bir ilk olacaksa ikinciye aramam. mesaj çeker kendimi tanıtır ve neden aradığımı anlatırım. Ayrıca İşle ilgili önemli bir durumsa, bana ulaşmak isteyen santralden bağlatsa o telefonu zaten açmış olurum…
0
master of ceremonies
(26.02.25)
"Bu medeniyet yoksunu, zeka geriliği yaşayan bencil ve sosyalleşme engellisi insanlara ne yapmak lazım?"

Onlarla is yapmamak lazim.
0
feastofthedamned
(26.02.25)
Millet panik atak, psikolojik deli. Anında işini çözmek istiyorlar, sabır yok. Direkt biri mi öldü, acil bir şey mi var nedir diyorum. Ama yine aynı şeye devam ediyorlar. Yapacağın bir şey yok.
0
Shepard
(26.02.25)
(13)

Sizce bu saat nasıl? 10 üzerinden puanlama yaparsanız 31,e

baldan kaymak
https://www.kosovalisaat.com/urun/Seiko-SNKC51J/31, erkek
0
baldan kaymak
(25.02.25)
Çok sıradan 10 üzerinden 5
0
grimavi
(25.02.25)
Lambası yok, gece kullanamazsın.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(25.02.25)
Çok yıl önce, hayatımda aldığım ilk hediyedir.
Uzun yıllar kullanmıştım.
Duygulandım görünce <3
0
Mirket
(25.02.25)
Seiko 5 efsanevi seridir; srpk, skx veya sne vs.
Erkek saatinin tepsi gibi büyük olması gerektiği fikri tarihe karıştı. 38, 36mm gibi çaplar artık moda ve daha kibar olduğundan tercih ediliyor tabi bileginizin çapı da önemli. Mekanizması zaten dunyada en çok kullanılan ve güvenilenlerin basinda yer alan 4r36nin selefi. benim 5 ile ilgili tek eleştirim safir cam olmayışı. 3-4 bin daha koyup citizen tsuyosa alırdım.
10 üzerinden 7.
0
karacigerim vur kadehlere
(25.02.25)
Kötü diyemem, 6 zorlarsam 7 ama o kadar fazlası değil.
0
kumandanim
(26.02.25)
5,5'tan 6. Yukarıdaki yorumlara katılıyorum.
0
nawar
(26.02.25)
Dede saati.

Edit : Seiko 5, Seiko kinetic 5M43 gibi modeller kullanmış birisi olarak bu saat net olarak dedelerin hacıdan gelirken getirdiği hediye saattir benim gözümde. Çok eski bir tasarım olması sebebiyle 10 üzerinden 5 ile uğurluyorum.
0
kimlanbu
(26.02.25)
internet aleminde saatler için genel bir beğeni var onun dışında ne sorarsanız sorun beğenilmez.

o beğeni kriteri ise şöyle; genellikle lüks saat markaların benzeri ama daha az lüks markada erişilebilir ama fakirlerin de erişemediği saatler.

buna son zamanlarda en iyi örnek: tissot prx
bence hiç bir numarası yok ama işte gel anlat, insanlar başkalarının beğendiği şeyi beğenmek zorunda hissediyor bu kısır döngü şeklinde ilerliyor.
0
nuisance2
(26.02.25)
3 atm yerine 5den başlasa daha iyi
37mm çap erkek için düşük kalır kol ince bile olsa 39mm daha ideal
0
mantık
(26.02.25)
Güzel saat. Bana göre mekanik saatlerin zamanı dönemi olmaz ilk Seiko 5 (Seiko Sportsmatic 5) 60'lı yıllarda üretildi, bugünkü görüntüsünden pek fark yok muhtemelen 30 sene sonra da aynı olacak, eğer mekanik özellikleri dışında görüntüsüne görüp yorum yapacaksak Seiko'nun üst segment markası Grand Seiko'nun 250 bin liralık Heritage modeline ya da 450 bin liralık Evolution 9 modeline bak o da benzer görüntüde, onların etiketini değiştirip 6000 lira yap muhtemelen onlar da beğenilmez. Senin bütçen buna uygunsa al geç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.02.25)
mis gibi bir saat. güle güle kullanın.
0
co2s2
(26.02.25)
birisinin taktigini farketsem gozumde degeri yukselmez. hani 30 sene oncesinde yasasak neyse de. 4/10.
0
hot potato
(26.02.25)
Bende var bu saaten ama kullanamıyorum watch winder varsa kullanılır. Kolumdan çıkaratsam hemen geri kalıyor.
0
komando kani var bende
(26.02.25)
(6)

20 dakika uzaktaki spor salonu

Bir ben var benden şurada
Yürüyerek 20 dakika süren spor salonuna yürüyerek mi gidersiniz arabayla mı?
Yürüyerek 20 dakika süren spor salonuna yürüyerek mi gidersiniz arabayla mı?
0
Bir ben var benden şurada
(22.02.25)
Yuruyerek, isinma olur hem. Hareket etmek icin gideceginiz yere hareket etmeden gitmek manasiz geldi bana
0
mor oje
(22.02.25)
Benim gittiğim salon 15 dakika falan sürüyor yürüyerek ben hem yürümeyi sevmediğim için hem ağırlık çalışması öncesi gereksiz bir enerji tüketimi olduğu için hem de 2 saat antrenman yaptıktan sonra yürüyerek dönmek zor geldiği için ben arabayla gidiyorum, yürümeyi seven bana koymaz diyen biri için uzak bi mesafe değil ama.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.02.25)
20 dakika uzun bir süre. duş sonrasında yeterince kurulanmazsanız bu havada hasta olmanız çok olası. hava düzelene kadar arabayla gidin bence.
0
co2s2
(22.02.25)
co2s2 haklı, özellikle oturduğunuz yerde rüzgâr çoksa, spora gittiğiniz binanın olduğu yerde rüzgâr çoksa, hava soğuksa filan işler çok değişiyor, hastalanma ihtimali artıyor. Çok terleyen biriyseniz mesela.

Normal olan yürüyerek gidip imkan varsa araçla yoksa da çok sıkı tedbir alarak (kafayı gözü ciğerleri iyice kapatarak) dönmektir bana göre.
0
muhayyer divan
(22.02.25)
yürüme 15 dk genelde yürüyorum 10°c ye kadar. altıysa araba
0
ala09
(22.02.25)
bahar aylarında yürünebilir. harici arabayla giderim. 20 dk fazla. enerjiyi sporda harcamak isterdim. dönüş sıkıntı o yorgunlukla.
0
jelly bear
(22.02.25)
(2)

Magnezyum takviyesi

cemallamec
Merhaba,Farklı yapay zekâ sistemlerine sorsam da ortak bir yanıt alamadım. Bu konuyu bilen birisi yazarsa çok sevinirim.Magnezyum Malat, Magnezyum Biglisinat ve Magnezyum L-Treonat ile ilgili olarak, günde 350-400 mg magnezyumu aşmamak gerektiği belirtiliyor.Sorularım:— Bu üç magnezyum takviyesini a
Merhaba,

Farklı yapay zekâ sistemlerine sorsam da ortak bir yanıt alamadım. Bu konuyu bilen birisi yazarsa çok sevinirim.

Magnezyum Malat, Magnezyum Biglisinat ve Magnezyum L-Treonat ile ilgili olarak, günde 350-400 mg magnezyumu aşmamak gerektiği belirtiliyor.

Sorularım:

— Bu üç magnezyum takviyesini aynı anda kullanmak istesem ama farklı öğünlerde alacak olursam, bu sorun yaratır mı?
— Önerdiğiniz bir marka var mı?
— Dozajı aşmanın ne tür sorunlara yol açabileceğini öğrenmek istiyorum.

Evet, üçüne de ihtiyacım var :)
0
cemallamec
(21.02.25)
1: Yaratmaz, zaten öyle olması lazım.
2: Ben Venatura kullanıyorum.
3: 400-500 mg arası sıkıntısız bir alan, bunun üstüne çıkıldığında belki ishal falan yapar ama magnezyumun toksik hale gelmesi dolaşımda sıkıntı yaratması vs için 2000-3000 mg civarına çıkmak gerekir.

Bu arada malatı sabah biglisinatı yatmaya yakın almak daha işlevsel olur, treonat için özel bir vakit yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.02.25)
Magnezyum sitratı veya oksiti fazla alırsan ishal yapar, diğerleri bağırsaklara değil farklı yerlere çalışan formları. Korkma al.

Magnimore plus kullanıyorum çok memnunum. Venatura da çok iyidir.

Magnezyum eksikliğimiz epey çok olduğu için doz aşımı yaşanabileceğini sanmam, doz aşımı olması için özellikle oturup bol bol içmenin gerekir onları. Her gün 1 veya doktorla istişare ederek uygun bulursa 2 alırsan hiç de sorun olmaz. Bazı insan sırf Magnezyum eksikliğinden dolayı huzursuz bacak oluyor, migren oluyor, pkos oluyor, diyabet oluyor diyabet. Daha neler neler. Korkma Magnezyum almaktan.

Hatta sana bir de omega 3 al diyeceğim. EPA ve DHA değerleri toplamı 1000'i geçmeli diyorlardı. Kaliteli bir omega 3 olmalı ve trigliserid formu olmalı yani. Ben krilom marka alıyorum ondan da çok memnunum. Onun bir de ultra olanı var çok daha yüksek kalitede, muhtemelen çok ağır durumlar için o.

D vitamininin de yükselmesine katkıda bulunmuş olursun, çok iyi edersin.
0
muhayyer divan
(21.02.25)
(1)

Mourinho’nun yanındaki adam kim?

avatar is back
Ak sakallı olan saçı siyah. Yardımcısı değil diğeri bişey sorumlusu ama tanımıyorum kim bu? Yardımcılarını demiyorum
Ak sakallı olan saçı siyah. Yardımcısı değil diğeri bişey sorumlusu ama tanımıyorum kim bu? Yardımcılarını demiyorum
0
avatar is back
(20.02.25)
Emir Yolaç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.02.25)
(2)

dropset 3 vs metcon 9

patronaj1
ikisinden birini kullanıp yorum yapacak olan var mıdır? özellikle squat deadlift ağırlıklı antrenmanlarda kullanılacak ama dropset 3'le böyle kısa mesafeli yerlerde giyilir, güzel görünüyor gibi geliyor.https://www.adidas.com.tr/tr/dropset-3-ayakkabi/IH8292.html?forceSelSize=45 https://www.barcin.co
ikisinden birini kullanıp yorum yapacak olan var mıdır? özellikle squat deadlift ağırlıklı antrenmanlarda kullanılacak ama dropset 3'le böyle kısa mesafeli yerlerde giyilir, güzel görünüyor gibi geliyor.

www.adidas.com.tr

www.barcin.com
0
patronaj1
(19.02.25)
Kendim alırken denemiştim ama en rahat under armour tribase serisinde hissettim ve onu aldım. Bu tarz antremanlarda kullanacağınız ayakkabıyı gidip fiziksel olarak denemeden almayın ve tribase’e de multaka bakın.

İkisi arasında kalsam adidası seçerdim. Metcon beğenmiyorum.
0
awlmi
(19.02.25)
Piyasadaki tüm training ayakkabılarını kullandım, sıralamam şu şekilde:

Nike Metcon > Under Armour Tribase Reign > Reebok Nano > Adidas Dropset

Ekstra olarak bu ayakkabıları yürüme işlerinde kullanamazsın tabanları çok serttir yastıklaması olmaz, sadece Under Armour'un kendi yumuşak tabanlığı var yürüyüşlerde o kullanılabilir, diğerleri kısa sürede tendon ağrısı yapar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
(7)

Et beni hakkinda bilgili dermatolog

buyumusceylan
Erkek arkadasimin suratinda bir adet beni cikti 20li yaslarda zamanla. Su an cok sikayetci. Bu konudaBizi dogru tedaviye yonlendirecek, para almak icin gereksiz islemler yapmayacak kefil olabileceginiz dermatolog var midir? Lutfen aldirmasin, takmasin demeyin. Boyle bir sey soylenecekse de onu muaye
Erkek arkadasimin suratinda bir adet beni cikti 20li yaslarda zamanla. Su an cok sikayetci. Bu konuda
Bizi dogru tedaviye yonlendirecek, para almak icin gereksiz islemler yapmayacak kefil olabileceginiz dermatolog var midir? Lutfen aldirmasin, takmasin demeyin. Boyle bir sey soylenecekse de onu muayene edip durumunu gormus, isin ehli bir doktorun soylemesi cok daha saglikli olur.
Simdiden tesekkurler
0
buyumusceylan
(19.02.25)
Hocam dünyanın en basit işlemi için gereksiz bir tedirginlik bu gidin herhangi bir hastaneye doktor bakar ne yapılması gerektiğini söyleyip en uygunu neyse o şekilde alırlar, yani beni aldırdım kanser oldum gibi bi korkunuz varsa öyle bir şey yok ama estetik açıdan tedirgin oluyorsanız o da gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +1

Yüzümde bir tane vardı. Büyümeye başlayınca aldırdım. Dermatolog->Plastik Cerrahi->Küçük Cerrahi Müdahale->Dikiş->10 gün su değmesin->Dikişi aldır bitti gitti. 5 dakikalık operasyon zaten. Et beni çok büyük değilse ve dikişi düzgün atarlarsa iz falan kalmaz. Öyle çok büyük uzmanlık alanında bir konu değil.
0
nawar
(19.02.25)
Kesinlikle ama kesinlikle "cryo" ile(azot ile dondurma) yaptirmayin, benin kendisinden daha buyuk ve daha koyu iz kaliyor ciltte.
0
feastofthedamned
(19.02.25)
Sanirim biraz eksik bilgi verdigim icin kafa karisikligi olmus. Kanser olmasindan korkmuyorum. Annesinde de var ayni benler, yas ilerledikce artiyorlar hem de cok. O da daha genc oldugu icin bu konuda tecrubesi olan birine gidip hem olanlari aldirmak, hem de yenileri cikmamak icin ne yapmak gerekir onu ogrenmeye calisiyor. Ben de burdan bilgisi olan, islem gecmisi olan var mi diye danismaya geldim. Estetik acidan tedirginligim olsaydi aldirinca iz kaliyor mu diye sorardim. Mesela dikisi duzgun atarlarsa diyorsunuz ya, iste var mi tecrubeniz diye bundan soruyorum suratinin tam ortasinda bir ben aldirinca iz kalacaksa aldirmamayi tercih edecek belki. Kucumseyerek konusacaginiza soruyu cevaplasaniz keske.
@feastofthedamned cok tesekkur ederim yanitin icin :) gordugum tedavi yontemlerinden biriydi tereddutluydum cevabin netlestirdi durumu
0
🌸buyumusceylan
(19.02.25)
izmirdeysen çok başarılı birine yönlendirebilirim. devlet hastanesinde. kendim de aldırdım.
0
ground
(19.02.25)
"Yüzümde bir tane vardı. Büyümeye başlayınca aldırdım." yazdığıma göre tecrübe aktarıyorum zaten. Sürecin adım adım nasıl ilerlediğini de yazdım. Daha ne kadar cevap olabilir mesela? :)
0
nawar
(19.02.25)
@ground tabii ki cok sevinirim
@nawar sorum “ben aldirma islemi nasil bir islemdir”den ziyade dermatolog onerisiydi aslinda, ilk arastirmada yazdiklarinizin aynisini internetten okumak mumkun :) Mesela duzgun dikis yapilirsa iz kalmaz diyorsunuz ya, duzgun dikisten kastiniz bunu her dermatolog yapabilir anlaminda mi yoksa iyi bir dermatologa gitmek lazim anlaminda mi? Sizin bahsetmenizden anladigim kadariyla islemden memnun kalmissiniz yuzunuzde iz kalmamis, dermatolog/klinik/hastane arastirmanizda ettiyseniz nelere dikkat ettiniz? Bunlarla ilgileniyorum aslinda.
0
🌸buyumusceylan
(19.02.25)
(11)

muzik dinleme ve organize etme aliskanliklariniz?

buenosdias
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak. 1. nasil muzik dinlersiniz? ornek cevaplar:-sadece album dinlerim-hazir listelerden giderim-kendi listem disina cikmam-sanatci acarim o calar-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.vs..2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?-favorile
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak.

1. nasil muzik dinlersiniz?

ornek cevaplar:
-sadece album dinlerim
-hazir listelerden giderim
-kendi listem disina cikmam
-sanatci acarim o calar
-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.
vs..

2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?
-favorilere ekler gecerim
-bir suru listem var. (moduma gore, muzik turune gore vs..)
-saklamam. surekli kesif yaparim

vs..

her biri icin detayli cevap verirseniz sevinirim.
0
buenosdias
(19.02.25)
youtubedan karşıma çıkan kafama göre olanı seçer kalanı karışık dinlerim kendi çalar gider
0
basond
(19.02.25)
Sıklıkla kendi listelerimi dinlerim ama arada mix'leri dinleyip oradan yakaladığım şarkıları kendi listeme ekleyerek listeyi genişletirim.

Radyodan nefret ederim.

Podcast dinlemeye bu sene başladım, dinlemediğim dönemlerde çok şey kaçırdığımı fark ettim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
Kısa cevap ruh halime göre değişiyor.
Uzun cevap:
1 için, bazen yeni ve güzel bir grup kesfettigimde kronolojik sıraya göre tüm diskografilerini dinliyorum. Ya da sevdiğim bir grup/sanatçı olunca yeteri kadar tanımıyorum kaygılarını girip ayni şeyi yapabiliyorum.
Yeni muzik kıtlığı yaşadığım zamanlar başkalarının listelerini dinlerim rastgele. Mesela sözlük yazarlarının Spotify listeleri başlığına girip bir sayı seçip ilgili sayfada rastgele bir entry seçip playlistini dinliyorum.


2. Begenilenler, listem var. Ama genel olarak bir sürü listem var. İkindi vakti müzikleri, koşarken, yürürken, geceler temalı:D vs. Keza tür bazlı da var indie, post-rock, tekno, klasik vs.
0
Amaranta ursula
(19.02.25)
1.
- Sonuncusu hariç hepsi. Dinleyerek değil okuyup yazarak öğrenen biri olarak sesli kitap dinleyince hiçbir şey anlamıyorum, dikkatim dağılıp gidiyor, sürekli geri almam gerekiyor. Sevdiğim 1-2 sohbet podcasti var, bir de Harry Potter, Otostopçunun Galaksi Rehberi gibi okuyup bildiğim kitapların sesli kitaplarını bazen temizlik yaparken, yürürken dinliyorum. Radyo dinlemiyorum.
- Klasik müzik, senfonik eserler zaten albüm sırasıyla dinlemeden olmuyor. Bir de eskiden kasetini dinlediğim albümleri baştan sona sırasıyla dinliyorum.
- Özellikle belli bir tür dinlemek istiyorsam Spotify'dan bir şarkının ya da sanatçının radyosunu açıyorum, karışık çalıyor. (Bugün çalışırken canım new wave isteyince the safety dance radyosu açtım, ara sıra Cem Karaca radyosu, la isla bonita radyosu, Britney Spears radyosu gibi şeyler açıyorum.)
- Hem kendi listelerim var, hem takip ettiğim (hazır değil, başka kullanıcıların yaptığı) listeler var.

2. Tek şarkıysa ilgili listeye, albümse at fava.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
aha tam benlik soru. Sık sık düşünüyorum bunu. O yüzden baya uzun bi cevap olacak.

Kısa özet; genelde loopta bir iki şarkı dinleyip sıkıldıkça yeni şarkılara geçiyorum. Yeni şarkı keşfetmeyi sevmem, playlist yapmam, shuffle kullanmam, spotify/youtube sıradan şarkı göndersin işinden nefret ederim.

1)

%99 bir ya da birkaç şarkıya takarım ve loopta dinlerim. O şarkıdan sıkılınca başka şarkı loop şeklinde giderim. Bazen de bir şarkıcıya/gruba takıp bir müddet sadece onun şarkılarını dinlerim. O yüzden spotify wrapped listemde yıl içinde sadece mart ayında 10 gün dinlediğim bir şarkı ilk 5 yapabiliyor. Sapık gibi günde 200 kez dinlemiş oluyorum çünkü :D

Albüm dinleme olayını yeni yeni kazandım. Ondan önce pek yapmazdım. Spotifyda playlist hazırlayıp paylaşma mevzusu bana tuhaf geliyor. İnsanlar "müthiş playlist hazırladım" diyince kafamda bi şey canlanmıyor yani. Random şarkı dinlemeyi de sevmem, yıllardır shuffle mod kullanmamışımdır ya da ne dinleyeceğimi spotify'a/youtube'a bırakmam. Keşif listelerine de bakmam hiç. Bilmediğim bir şarkıyı dinlemek bana risk geliyor ve sevdiğim biri önermediyse ya da bir yerden kulağıma çalınmadıysa önyargılı oluyorum.

Sanatçı olarak son birkaç ayda Taylor Swift, Billie Eilish, Dua Lipa dinledim. Taylor Swift'i kız arkadaşım sayesinde son bir senede tüm albümlerini dinledim ondan örnek vereyim. Bir albümü ilk dinleyince "aa bu iyiymiş" dediğim şarkıları kafama not alıyorum. Onları ayrı ayrı dinliyorum. İlk dinleyişte tutmadığım şarkılara bir iki şans daha veriyorum. Sonra albümden beğendiklerimi canım çektikçe loopta dinliyorum.

Dua Lipa için de, bir şarkısı youtubeda izlediğim bir videoda denk geldim. Bir müddet o şarkıyı loopta dinledim. Sonra hadi albümdeki diğer şarkılara bakayım diyip onları sırayla dinledim ve beğendiklerimi dinlemeye devam ettim. O albümü sömürünce diğer albümlerine geçtim :D Billie Eilish de benzer oldu. Zaten önceden dinliyordum ama son albüme hiç bakmamıştım. Bir yerde denk gelince hoşuma gitti ve şans vereyim dedim ve bir ay sırf son albümünü dinledim :d ama yani sanatçıyı açayım random çalsın yapmam.

Podcast olarak haftalık takip ettiğim bir podcast serisi var. Onun dışında podcast tarzı youtube içerikleri (Emrah Safa Gürkan mesela oturup konuşuyor, izleme ikinci planda) puzzle yaparken tüketiyorum. Sırf bu yüzden arada "Puzzle yapayım çok içerik birikti" diyebiliyorum. Radyo hiç dinlemem nefret ederim, audiobook iki tane bitirdim şu ana kadar.

2)

Hem 1. sorudaki playlist sorusuna hem de buna cevap vereyim. Spotify Türkiye'ye ilk geldiğinde hesabımı açmıştım ve o zaman iki playlist oluşturdum Yabancı ve Türkçe diye. Sevdiğim şarkıları bu iki playliste ekliyorum. Başka da playlistim yok (bi tane Taylor Swift playlisti açtım kız arkadaşımla ortak hadi bi de o var :d). Tekil dinlediğim şarkıları buraya ekliyorum ama aynı şarkıcıdan peş peşe 5 şarkıdan fazla eklemiyorum o zaman albümden açıp dinliyorum. Yani denge gözetiyorum playlistte.

Keşif yapmayı da sevmediğimi söyledim. Sanırım tüm sorulara upuzun cevap verdim. Hepsini okuyacak olanlardan özür dilerim dsjjds
0
nundu
(19.02.25)
Çocukluktan beri albüm alışkanlığı var (90'larda büyündü)

Hala albüm dinlemeye çalışırım.

Araba aldıktan sonra hayatımda ilk defa playlist yapmaya başladım onlar da tarza göre Rock, 90'lar Türkçe, 00's House diye ayrılıyor. Down ve Up diye de iki listem var modlara göre.

Spotify'ın favori şarkıları listesini özenle düzenlerim ayrıca bir de Mega Best Of diye bir playlistim var oraya da aşırı sevdiklerimi ekliyorum.

Radyo hiç müzik için dinlemedim, ortaokul lise zamanlarında bazı mizah programları için dinlerdim (cenk erdem, muzo vs)

Lisanstan dolayı stream bulunmayan ya da benim için çok çok önemli olan albümleri de kayıpsız cue, flac, wave formatında indirir diskte tutarım.
0
hedep
(19.02.25)
Genelde dinlemeyi sevdiğim müziklere göre hazırlanmış listelerden giderim. Bu listelerde ilgimi çekenleri kendi listeme alırım. Daha sonra da kendi listeme attıklarımın albümlerine gider ve tüm albümü dinlerim. Çok fazla müzisyen takip ettiğim için oradan da bir açılım oluyor. Örneğin takip ettiğim bir davulcu ya da basçı farklı bir projede ya da albümde çaldıysa oralardan da yeni keşifler gelebiliyor. Bu arada gördüğüm kadarıyla radyo pek dinlenmiyor ama bende yeri ayrıdır. çok fazla dinlenesi radyo yok maalesef evet ama radyo 3 yeni keşifler için muazzam bir yer. Akşamları konsept programlar oluyor. Acayip bir arşivleri var. Çok iyi playlistlere denk gelebiliyorsunuz. Norveçte kurulup 3 albüm sonra dağılmış prograsive rock gruplarından, 60'lar 70'ler japon jazz/funk gruplarına kadar başka yerde denk gelme olasılığınız neredeyse olmayan grupları, müzisyenleri tarihçeleri ve acayip nish bilgilerle dinleyebiliyorsunuz. Bu ülke ortalaması düşünüldüğünde inanması güç seviyede kaliteli bir radyo.
0
thracia
(19.02.25)
Müzik dünyasında en nefret ettiğim olay => (bkz: loudness war)

Bu yüzden Spotify da sevmiyorum. 2000 öncesi albümler diğerlerinin yanında sönük kalmasın diye bu albümlerin ya Remaster halleri var ya da kendi limiter'lariyla vs albümün orjinal seviyesini yükseltip bozduklari versiyonlari var.

Sevdiğim albümleri flac olarak arşivlemeye zaten 10-15 sene önce başlamıştım.

Sadece bir şeyler keşfetmek için arada Spotify açıyorum. (Onu da beceremiyor gerci, arkadaşların listelerine falan bakıp buluyorum bir seyler)
0
makbur
(19.02.25)
Youtube veya youtube music'ten istediğim bir şarkıyı açarım, sonraki şarkıyı beğenmezsem geçerim. Youtube çok saçma çalışıyor, metal dinlerken bir sonraki şarkı türk sanat müziği olabiliyor, o yüzden yolda giderken youtube music tercih ediyorum.

Çok hoşuma giden, ilk kez dinlediğim bir şarkı olursa da sonradan ulaşabilmek için ya beğeniyorum, ya da listeye ekliyorum.

Şarkılar tamamen dinlediğim müziğe göre random bir şekilde alakalı olacak şekilde geliyor, 300 veya 400'de bir işte budur diyebileceğim yeni bir parça çıkıyor.
0
kimlanbu
(19.02.25)
Enstrümantal ve soundtrack tercih ediyorum.
İnternet üzerinden radyolardan dinliyorum.
0
pro9it9is9
(19.02.25)
albüm veya sanatçı/grup, mix olacaksa da illaki dinlediğim sanatçı/gruplardan oluşan mix'ler ama yinede otomatik listeleri falan sevmiyorum, saçma sapan geçişler oluyor.

Genelde arkadaş tavsiyesi veya onların paylaştığı instagram postlarından parça hoşuma giderse sanatçı/grupun diğer parçalarına bakıyorum çoğunluğu hoşuma giderse albümü/grubu ekliyorum.

kendi mixlerimi yapmaya da üşeniyorum.
0
selam
(19.02.25)
(7)

cilt bakım ritüeli nasıl edinilir

anon1m
Yetişkin erkek olarak duş Jeli, yüz bakım kremi, şampuan, diş macunu hepsi bir arada ürünleri kullanmaktan bıkıp gerçek bir yüz bakımı ürünleri edinmek istiyorum. Amaç: olanı korumak yaşlanmayı geciktirmek kırışıkları mümkün olduğunca gözden uzak tutmak sağlıklı olmak. Nereden başlamalıyım
Yetişkin erkek olarak duş Jeli, yüz bakım kremi, şampuan, diş macunu hepsi bir arada ürünleri kullanmaktan bıkıp gerçek bir yüz bakımı ürünleri edinmek istiyorum.
Amaç: olanı korumak yaşlanmayı geciktirmek kırışıkları mümkün olduğunca gözden uzak tutmak sağlıklı olmak.

Nereden başlamalıyım
0
anon1m
(18.02.25)
Olanı korumak ve yaşlanma işaretlerini geciktirmek için en önemlisi cildi güneşten korumak. Yaz kış her sabah güneş kremi (en az 30 spf, PA+++)* sürmekle başlayabilirsiniz, özellikle yazın ve dışarıda vakit geçirirsek 2-3 saatte bir tekrar etmek gerekiyor.


Cilt tipinize ve yaşınıza uygun bir nemlendirici krem, bir göz altı kremi, bir de yüz yıkama jeli eklerseniz mis gibi başlangıç olur bence. Sonra isterseniz serumlara, çift fazlı temizleyicilere falan devam edersiniz.

* images.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(18.02.25)
İyi nemlendirme, temizleme, c vitamini, güneş koruyucu. Bu dördünü cildinize uygun ve içeriği iyi ürünlerden secebilirseniz başka bir şeye gerek kalmaz bence
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.02.25)
bir grup erkek arkadaşım haftada bir kelle paça içiyor kolajen için. içten de beslenmeli cilt.

the ceel'in gummyleri için efsane şeyler söylüyorlar. bir erkeğin cem özkök olmadıktan sonra bu kadar disipline olabileceğine inanmadığım için, utandır beni, bu tür ciklet bakımlar uygulayabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(19.02.25)
Cilt bakımı rutini oluştururken iyi incelemek lazım hangi ürün ne işe yarar hangi ürünler birlikte kullanılır hangileri kullanılmaz ve normalde bir başkası için çok iyiyken sana uymayacak ve sıkıntı yaratacak ürünler nelerdir bilmen lazım.

Yüzeysel olarak birkaç örnek vereyim:

Temmuz ayında bir sabah uyandın, gittin yüzünü yüz temizleyiciyle yıkadın sonra c vitamini sürdün sonra nemlendirici sürdün sonra dışarı çıkacaksın güneş kremi sürdün ama cildin yağlı diyelim, geçmiş olsun bütün gün yağlı yağlı dolaşırsın. Neden? Cildin yağlıysa güneş kreminin altına nemlendirici sürmene gerek yok zaten c vitamini serumunun ve güneş kreminin kendi nemlendirme özelliği var, bir de ekstra nemlendirici kullanırsan gereksiz bir yüklenme olur cildin onu emesi çok uzun sürer sıkıntı yaşarsın.

Mesela geceleri retinol kullanıyorsun, retinol aktif bir asittir ama şunu sürmeden önce bi aha-bha serum kullanayım da cildimi temizleyeyim dersen geçmiş olsun cildini yakarsın, çünkü ikisi de aktif ürünler ve bir arada kullanamazsın. Bunları bilmek şart.

Gelelim basit bir rutine.

Sabah: Su bazlı temizleyici jel/cilt parlaklığı ve kollajen sentezi için c vitamini serumu/cildinde leke sivilce izi kıl yün izi varsa arbutin serum(opsiyonel)/güneş kremi.

Akşam: Temizleyici jel/retinol serum (buna yeni başladıysan önce 1 ay boyunca haftada 2 defa 2 gün arayla, 1 ay sonra 1 ay boyunca gün aşırı sonra her gün kulanabilirsin çünkü bu ürünün cilde alışması zordur hunharca kullanırsan irritasyon yapar)/sebum dengesi için niacinamide serum. Cildin kuruysa bunun üstüne nemlendirici kullan yağlıysa gerek yok.

Haftada 2 gün peeling ve derin temizlik için en az 3 gün arayla aha-bha serum kullanabilirsin ama bunu kullandığın gece retinol kullanmayacaksın, hatta o gece hiçbir şey kullanma aha-bha kullanıp üstüne nemlendirici kullanıp yat.

Bunlara ek olarak, kullandığın güneş kreminin özelliklerine göre yapabileceğin bazı seçimler. Mesela su bazlı güneş kremi kullanıyorsan gerek yok ama yağ bazlı güneş kremi kullanıyorsan, ki piyasadaki güneş kremlerinin %90'ı yağ bazlıdır, gece önce yağ bazlı temizleyici jel kullanıp güneş kremini çıkarman, sonra su bazlı temizleyici jelle de yağ bazlı jelin kalıntılarını çıkarman gerekiyor güneş kremi yağ abzlı olduğu için yağı yağ ile temizlersin, yağ bazlı jel kullanmazsan güneş kremi cildinde birikir gözenekleri kapatır o da sivilce vs yapar, güneş kremi kullandım sivilce yaptı türü şikayetlerin nedeni genelde budur.

Bunlar "bana göre" olmazsa olmaz ürünler, başlangıç bazı bunlar olabilir, bu tavsiyeler üstüne kendi araştırmanı yapıp daha spesifik bilgiler de edinebilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
abartmaya gerek yok. sigaradan, asiri gunesten, stresten, kirden uzak dur bi de sana iyi gelen bir anti aging buldun mu gunduzleri onu kullandin mi yeter. bu islerde ne kadar detaya girersen o kadar paranoyak olursun.
0
buenosdias
(19.02.25)
Boş ver kanka paranoyak olmaya gerek yok paranoyak olmayan diğer dalyaraklar gibi yüzünü sabunla geç.
0
Bir ben var benden şurada
(19.02.25)
temelde 3 şey yeterli: cildine uygun iyi bir nemlendirici, yüz temizleme jeli ve güneş kremi.

bunları kullanmayı alışkanlık haline getirdikten sonra belki daha detay şeylere girmek istersin ama onların da c vitameini toniği retinol falan olduğunu düşünmüyorum. direkt medikal işlemler var, altın iğne vb cildin kırışıp sarkmasını önleyen uygulamalar var. gerek var mı bilmiyorum kendim hiç yaptırmadım.

şimdi 3 temel öneriye gelelim: cilt tipin nasıl? kuru, yağlı, karma... seçimlerini buna göre yapacaksın. eğer ekstra bir cilt sorunun yoksa akne vb, her üç cilt tipi için de bioderma ve cerave ürünlerini tavsiye ederim. yüz temizleme için bir de bepanthol'ün mavi şişede bir yüz temizleme jeli var o da güzel. bunlar bütçeyi çok zorlamaz ve hepsi dermokozmatik ürünlerdir. yüz bakımı ürünlerini dermokozmatik seçmenizi tavsiye ederim. gratis-watsons gibi yerlerde satılan kremlerden almayın hiçbir faydası olmaz.

ben kuru ciltli biri olarak bepanthol yüz temizleme jeli, cerave kuru ciltler için nemlendirici ve cerave güneş kremi kullanıyorum.

edit: sigaradan uzak durmak yazmışlar ½100 katılıyorum bu arada.
0
Mossy
(19.02.25)
(3)

Kolajen önerisi

buff
Günlük takviye için marka model önerileriniz var mı?
Günlük takviye için marka model önerileriniz var mı?
0
buff
(18.02.25)
Hocam öncelikle kamu spotu olması için minik bir bilgi vereyim. Kollajen dediğimiz şey bir aminoasittir, üstelik diğer aminoasitlerin aksine kocaman aminoasitlerdir, yani diğer aminoasitler çakıl taşı gibiyken kollajenler futbol topu büyüklüğündedir. Bu bilgi bi köşede dursun. Aslında kollajen aminoasitleri de diğer tüm aminoasitler gibi dışarıdan alındığında midede bağırsaklarda sindirime uğrar ve diğer tüm aminoasitler nasıl kullanılıyorsa sistemde o şekilde metabolize olup diğer aminoasitlerle aynı şekilde kullanılırlar, zihnimizde canlandırdığımız şekilde hayal ettiğimiz gibi gibi kullanılmazlar, eğer hayal ettiğimiz şekilde kullanılsaydı şöyle olması lazımdı: (Yukarıdaki futbol topu metaforuna gelelim) Bu futbol topu büyüklüğündeki dev kollajen aminoasitlerinin midede ve bağırsaklarda sindirilmedmesi, sindirilemeyen bu dev aminoasitlerin bir şekilde? bağırsak epitelinden geçip sisteme katılması ve sonra ters işlem görüp cilde ulaşması ve oradan da çalışması için bağ dokularına gönderilmesi gerekirdi ama aynı zamanda, dediğim gibi, bunları yaparken bu dev kollajen parçalarının hiçbir şekilde değişime uğramaması gerekirdi fakat bu imkansız bir olaydır zira ağız yoluyla alınan hiçbir madde sistemde bu şekilde çalışmaz her aminoasit sindirime uğrar ve metabolize olur, metabolize olan kollajenler de haliyle bir işe yaramaz.

Bu kamu spotunu verdikten sonra tüm bunları örneklerle anlattığım başka bir dostum şunun işe yaradığı konusunda aşırı ısrarcı, istersen alıp deneyebilirsin: vitalproteins.com.tr
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.02.25)
eklem ağrısı şikayetiyle bir arkadaşım "pemovo plus" kullanmış, 1 ay kullanmış ve iyi gelmiş. ben de henüz bir haftadır kullanıyor olmama rağmen iyi geldi ama onun doktorunun dediğine göre 3 ay kullanmak gerekiyormuş.
0
ahm1
(18.02.25)
www.instagram.com
şunu bi izleyin derim.
0
elorelia
(19.02.25)
(8)

Takviye gıda diye geçen vitamin kullanan var mı?

pembediken
7 ay kadar düzenli olarak kullandıktan sonra kan değerlerime baktırdım. Bazıları sınıra yakın düşük çıktı. Mesela d vitamini. 1000lik kullandım. Gıdalardan ve güneşten de alamıyoruz gibi geliyor.Şimdi bu takviyeleri internetten aldım sahte mi diye de düşündüm ama benzemiyor sahteye. Böyle takviyeler
7 ay kadar düzenli olarak kullandıktan sonra kan değerlerime baktırdım. Bazıları sınıra yakın düşük çıktı. Mesela d vitamini. 1000lik kullandım. Gıdalardan ve güneşten de alamıyoruz gibi geliyor.

Şimdi bu takviyeleri internetten aldım sahte mi diye de düşündüm ama benzemiyor sahteye.

Böyle takviyeler kullanıp değerlerinize baktirdiniz mı sizin tecrübeniz nedir?
0
pembediken
(17.02.25)
Bununla ilgili birkac hafta once benzer bir duyuru acilmisti, oraya bayagi bir kisi de yazmisti, bir bakin isterseniz.
0
mor oje
(17.02.25)
Önceki ilgili duyuruyu bulamadım
0
🌸pembediken
(17.02.25)
Benim günlük 20/30 bin birim aldığım bile oluyor d vitaminini ama şu an ölçtürsem muhtemelen referans aralığıda çıkar fakat alt sınıra yakın çıkar, d vitaminini yükseltmek açıkçası çok mümkün değil, yükselse bile takviyelerle o noktada tutabilmek çok mümkün deği, ayrıca Türkiye'nin konumu itibari ile Güneş'ten D vitamini sentezi yapmak da imkansız demeyeyim ama siz imkansız gibi düşünün. Bu arada 30000 ıu çokmuş gibi gözüküyor ama 30000 ıu d vitamini 32 mg falan yapıyor aslında öyle yüksek bir miktar değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.25)
Multivitamin şeklinde kullanmayın, faydası yok. En basit şekliyle şöyle düşünün bir kapıdan 8 kişi aynı anda geçmeye çalışmak gibi. Aynı anda alınan 50 çeşit vitaminden hücreye hangisi girsin.
D vitamininin farklı ilaçlarla kullanımında vücuttaki emilimi azalır, etkisi düşer. Kolesterol ilaçları, antikonvülzanlar buna örnek. Bir de gerekli doz kişiden kişiye değişir. Öğlen yağlı bir öğün sonrası alınması en iyisi.
B12 vitamini örneğin, semptom göstermese bile mide rahatsızlığı olan kişilerde emilimi çok çok düşüktür. Bu durumda kişi dilaltı sprey veya enjeksiyon tercih etmeli.
Vitaminler, takviyeler konusunda doktorunuza ve eczacınıza danışın. İnternette sahte ürün çok fazla bu arada. İnsanlar ucuz diye onlara yöneliyor, ama hem ihtiyacınız olan sağlık danışmanlığını alamıyorsunuz, hem de çoğu zaman sahte ürün kullanıyorsunuz farkında olmadan. Orjinal/sahte ayırt etmek mümkün değil bire bir kopyalanıyor inanın.
0
bisorumvardı
(17.02.25)
mor oje
(17.02.25)
türkiyede vitaminlerin üzerinde yazan tavsiye edilen tüketim miktarları çok çok düşük dolayısıyla da çok yetersiz. örneğin amerikada tek hapında 10000 iu olan d vitamini var.
şişe üzerinde yazan miktarla özellikle d vitamini yükseltmek çok zor.
0
my fault
(17.02.25)
günde 1000 iu d vitamini ile seviyenizi arttıramayacağınız gibi, koruyamazsınız bile. güneş konusu günümüzde biraz hikaye, onu geçiyorum ancak d vitamini eksikliğiniz varsa ve arttırmayı hedefliyorsanız her gün en az 4000 iu almalısınız. d vitamini kolay kolay toksitite seviyesine ulaşmaz ancak bu demek değildir ki şişeyi ağzınıza boşaltın... k2 vitamini ile birlikte kullanıldığında olası yan etkileri de azaltmış olursunuz. onun dışında, megnezyum ve çinko kullanımı da d vitamini emilimini arttırır. damla formunda d3+k2 kullanın. tavsiye olarak vetanura markasını söyleyebilirim.
0
motosiklet burclu adam
(18.02.25)
vitamin hapı içeceğinize gidin meyve yiyin pek işe yaramıyor o vitaminler
0
cnrylmz1
(18.02.25)
(15)

Okul arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite...Ben uzun yıllar görmediğim bir ilkokul-ortaokul arkadaşımla karşılaştım yakın zamanda ve tekrar görüşmeye başladık. Kendisi aynı sınıfta olduğumuz diğerleri ile de iletişim halindeymiş. Ben hiçbiriyle görüşmek istemediğimi söyledim ve ilginç karşılandı. Hatta bi
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite...

Ben uzun yıllar görmediğim bir ilkokul-ortaokul arkadaşımla karşılaştım yakın zamanda ve tekrar görüşmeye başladık. Kendisi aynı sınıfta olduğumuz diğerleri ile de iletişim halindeymiş. Ben hiçbiriyle görüşmek istemediğimi söyledim ve ilginç karşılandı. Hatta bizim görüştüğümüzü de söyleme dedim çünkü söylese hadi toplanalım olacak.

Aynı şekilde lisedeki en yakın arkadaşım dışında oradan da kimseyle görüşmüyorum, düzenledikleri etkinliklere gitmiyorum ve o garip karşılamasa da diğer arkadaşlar bundan rahatsız oluyormuş.

Üniversiteden görüştüğüm kimse yok ama denk gelsek görüşürüz herhalde. Yüksek lisanstan görüştüklerim var hala.

Bilmiyorum ben mi garip ya da yabani davranıyorum. Güzel hatıralarım yok hiçbiriyle.

Siz okul arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz? Özellikle ilkokul-ortaokul arkadaşları ile hala görüşen var mı mesela?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(17.02.25)
Her arkadaşlık kendi dönemiyle güzel, üniversiteden birkaç arkadaşımla zaman zaman iletişim kuruyoruz ama o bile yoruyor beni, diğerlerini düşünemiyorum bile.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.25)
hayır. çoğunun adını hatırlamıyorum bile. şu anda görsem tanımam.
0
inheritance
(17.02.25)
Şu an arkadaşım dediğim insanların %90'ı liseden. Whatsapp gruplarımız var oradan hemen her gün haberleşiriz, onun dışında ayrı ayrı da sohbet ederiz. Her imkanda yüz yüze buluşuruz. Tabii şimdi herkes farklı şehirlerde ve hatta ülkelerde ama yılda birkaç defa en az üçünü görürüm. Ortaokulu da aynı okulda okuduğum için çoğu ortaokuldan da arkadaşım ama ortaokuldan sonra başka okula geçenlerle muhabbetim hiç yok o yüzden lise diye sayıyorum.

Onun dışında ilkokulu farklı okullarda okudum ve oradan kimseyle ilişkimi sürdürmedim, şu an denk gelsem iki sohbet ederim en fazla.

Üniversiteden bi iki arkadaşım var onlarla da üniversite sonrası iki defa belki buluşmuşumdur. Çoğuyla sosyal medyada bile takipleşmiyorum.

Arkadaş edinme mevzusunu lisede doldurdum ve bitirdim. Sonrasında üniversitede de, iş hayatımda da iki üç kişi hariç pek arkadaş edinmedim. Çok ihtiyaç da duymadım işin doğrusu.
0
nundu
(17.02.25)
7 senelik Anadolu lisesi okuyan kusaktanim.Aktif bir whatsapp grubumuz var ve duzenli gorusuruz.Tabi her zaman herkesi ayarlayip toplu etkinlik zor oluyor ama kucuk gruplar halinde bulusmalar oluyor.Valla biz cok yakiniz bundan da memnunum :)
0
turkuaz
(17.02.25)
Hepsinden görüştüğüm en az bir kişi var, ilkokul-ortaokul grubuyla yakın çevrelerde yaşıyoruz çocukluk bağları kopmadı kısmen nostaljik kısmen iş dedikodusu eksenindeyiz. Lise arkadaşlarımla bağımız derin; saygılı, düzeyli "aile dostu" vari bir ilişkimiz var. Lisans ve yüksekteki sınıfımdan "görüşüyorum" diyeceğim kadar düzenli görüştüğüm kimse yok ama başka bölümlerden yakın arkadaşlarım var, bunlarla ilişkim daha bi samimi, yakın arkadaş modundayız, arayıp ben geliyorum bir hafta sendeyim denebilecek tarzda bir bağ.
0
akhenaten
(17.02.25)
Ben görüşmüyorum ama bende yabanilik vardır. Sonuçta emek vermek gerekiyor ve ben de çok iyi bir arkadaş değilim. Öte yandan mesela kardeşimin en yakın arkadaşı ile 25 yıllık bir geçmişi var, taa anaokulundan beri beraberler.
0
peki madem
(17.02.25)
Ortaokul hariç hepsinden görüştüğüm kişiler var. En fazla liseden.
0
nawar
(17.02.25)
Benim yakın arkadaşlarım halen ortaokul ve liseden. Haftada bir muhakkak görüşürüz yaşım 39 :)
0
mirty
(17.02.25)
Liseden en yakın arkadaşım hâlâ en yakın arkadaşım. O başka sınıf arkadaşlarımızla çok sık olmasa da görüşüyor ya da haberleşiyor, ben hiç bulaşmıyorum.

Üniversiteden insanlarla nadiren (belki birkaç senede bir) görüşüyoruz. Bir de ben mezun olduğum alandan bambaşka bir iş yapıyorum, kimseyle yolum kesişmiyor. Instagram'dan like atarak, ara sıra hikâyelere yorum yapıp iki satır muhabbet ederek sürdürüyoruz arkadaşlıkları.

Seneler sonra ilkokuldan bir arkadaşımla aynı şehre taşındım, makul ve kafa dengi biri, birkaç kez görüştük ama onun küçük çocuğu var, ikimizin de işi gücü var, çok düzenli bir ilişki kuramadık. İlkokul arkadaşlarımın Whatsapp grubu varmış, bu arkadaşımdan öğrendim. Seni de ekleyeyim dedi, hiç gerek yok dedim. İlkokul-ortaokuldan kırk yılda bir haberleştiğim 2-3 kişi daha var, o kadar.
0
kobuzchu kiz
(17.02.25)
ilkokul no.
lise ve üni yes. hemen hemen her gün iletisim halindeyiz. reels, telefon görüsmesi, videolu grup görüsmeleri.
yazin da ben türkiye'ye gittikce denk getiririz mutlaka. birlikte tatillere cikariz.
0
sonsuz
(17.02.25)
ortaokuldan bir tane kankam var kardeş gibiyiz. yine ilkokul ve ortaokuldan sık görüşmediğim ama alo desek 40 yıllık kaldığımız yerden devam iki kişi daha var. yeter adam olana çok bile.
0
deranzo1
(17.02.25)
Evet aynı kafa yapısına sahip arkadaşlarla görüşürüm
0
pembediken
(17.02.25)
- Üniversiteden iki üç kişi kaldı yüzyüze görüştüğüm.
- Liseden bir kişi kaldı.
- İlkokuldan sadece instgram'da ekli. Yüzyüze denk gelmiyoruz.
0
put it in your appropriate place
(17.02.25)
tek arkadaşlarım ilkokul ve liseden.
0
brakgn
(17.02.25)
Anadolu lisesini 7 yıl okuyanlardanım. En yakın arkadaşımlarımdan biriyle okulun ilk günü tanışmıştık. Yine aynı okuldan iki yakın arkadaşım var. Üniversiteden de görüştüğüm arkadaşlarım var. Ama lise buluşması, mezunlar gününe filan gitmem. O kadar insan sevmiyorum:)
0
asteriks
(17.02.25)
(15)

Uzaylılar dünyaya niye gelmiyor ya da tam tersi niye geldi?

ermanen
İki türlü de olabilir, o yüzden zıt iki soru birden:Uzaylılar dünyaya niye gelmiyor?Uzaylılar dünyaya niye geldi?Muzip cevaplar da kabul.
İki türlü de olabilir, o yüzden zıt iki soru birden:

Uzaylılar dünyaya niye gelmiyor?
Uzaylılar dünyaya niye geldi?

Muzip cevaplar da kabul.
0
ermanen
(16.02.25)
ibret almak için uzaktan bakıp gidiyorlardır. arada yeni nesillere sakın böyle olmayın diye göstermek için geliyorlardır sadece.
0
lazpalle
(16.02.25)
1- uzaylilarin dünyaya gelmedigi bilgisi kesin bilgi degil.
2- yayilma ve genisleme varligin özünde var. akil sahibi her varlik, su dagin ötesinde ne var, bu dagi aştık simdi bu dagin ötesinde ne var diye diye diye uzayda galaksiler aşar. aklin dogasi bilinmeyene ilgi duymayi gerektiriyor.
0
deckard
(16.02.25)
Çünkü hem uzay çok geniş hem de zaman.

Zamanın bir noktasında ve uzayın bir yerinde ya ışık hızına yaklaşarak ya da nesillerce yolculuk yaparak başka yıldız sistemlerine ulaşan akıllı varlıklar olduğunu kabul edelim. Bu uzaylıların tam da bizim yaşadığımız yıldız sistemine, tam da insanlık tarihi içerisinde (ki evrenin yaşının yanında 1-2 saniye eder mi emin değilim?) gelmeleri olasılığı sıfıra çok yakın. Çok geç kalmış olabiliriz.

Fikrimi savunacak kaynak ararken çok erken geldiğimizi tartışan bir makale buldum, gece gece kafam açıldı: arxiv.org
0
kobuzchu kiz
(16.02.25)
işte geldim burdayım
0
neira
(16.02.25)
milyar dolar harcayıp uzayda aminoasit arıyor bilim insanları. bildiğimiz anlamıyla uzaylıların dünyaya geldiğini geleceğini zannetmek biraz saflık bence. evrenin kendisinden kendi bileşenlerinden insan gibi bilinci olan, evrenin kendisiyle ilgili soru sorabilen bir canlının oluşması bence daha manyakça bir şey.
0
beyfendi
(16.02.25)
Uzaydan bakinca nokta kadar bi yerde bile degiliz aslinda inanilmaz kucuk dunya. denk gelmek imkansiz

Ama gelirsek denk cok sakat olur

Biz nasil hayvanlari hayvanat bahcesine koyuyor fantezi yapiyorsak yada onlari avlayip yiyorsak benzerini de bize uzaylilar yapacaktir buyuk ihtimal
Yada kan elmasi filminde afrikalilara yapilan gibi onlarda burda degerli maden gorurlerse operler
0
Zetnikov
(17.02.25)
fermi paradoksu, uzay çok büyük bu yüzden başka akıllı canlı olmaması imkansız, aynı şekilde bu büyüklükten dolayı bize ulaşmaları da imkansız.

başka bir galakside bizden onbinlerce yıl ileri medeniyetler olabilir. müthiş ileri teknolojileri vardır. ancak fizik yasaları sabit. belki solucan deliği, uzayı bükmek vs. bunlar gerçekten de mümkün değildir.

başka bir olasılık varlar ama simulasyonda dünyayı yaşam olmayan boş gezegen olarak görüyorlar.
0
orpheus
(17.02.25)
evren çok büyük. bize en yakın yıldız (güneş dışında) 4 küsür ışık yılı. şu an insan teknolojisiyle bir ışık yılını 18.000 yılda gidebiliyoruz (lol). kendi güneş sistemimizde %99,99 ihtimalle tek yaşam dünyada. yani dünya dışı bir yaşam formunun dünyaya ulaşabilmesi için bizim milyon katımız gelişmiş bir teknolojiye sahip olması ya da enerji formunda seyahat eden karbon dışı bir varlık olması falan gerekiyor. solucan delikleri bile bu mesafeleri bir dereceye kasar kısaltabilir.

mekan çok büyük olduğu gibi zaman da çok geniş. şu an insanlık tarihini evrenin yaşıyla kıyasladığımızda saliselik bir kıvılcım yanıp sönüyor gibi düşün. işte o saliselik kıvılcım koca insanlık tarihinin tamamı. yani bir varlığın başka bir güneş sistemi ya da galaksideki bir varlığa ulaşabilmesi zamansal olarak da imkansıza yakın.

böyle bir yaşam formu bir mucize eseri dünyaya gelse bile maliyet çok yüksek olacağı için bunu bir çıkar elde etmek amacıyla yapar. gezintiye çıkmışken şöyle bir dünyaya uğrayacak halleri yok. o çıkar da dünyadaki varlıkları ya da maddeleri sömürmektir, bu kadar basit.

sonuç olarak, uzaylıların dünyaya gelmesi eşittir insanlığın sonudur. neden gelmiyorlar diye üzülmemeli, aksine sevinmeliyiz.
0
sir gawain
(17.02.25)
kuran'a inanıyorsan daha önce yecüc mecüc adı altında geldiler. zulkarneyn bir şekilde kendi boyutlarına hapsetmiş ancak yine istila için o engeli kırıp gelecekler.
0
deranzo1
(17.02.25)
başta şunu söylemek istiyorum zülkarneyn oğuz kaandır ve hapsettiği envai çeşit virüs yayan malum ırktır. zülkarneyn sonrasında kuzeye gitmiştir burada da odin ismini almıştır. boşuna hem biz Türkler hem de iskandinavlar runik alfabesini kullanmamış. orhun yazıtlarını da ilk olarak danimarkalı dil bilimci vilhelm thomsen okumuştu çözmüştü hatırlarsanız

açıkçası ben battlestar galactica ve matrix evrenine aynı anda inanıyorum. hem yarı cyborguz hem de simülasyondayız. göbeklitepenin laboratuvar ve gen aktarımı merkezi olduğunu öğrenmeye başladı insanlar artık.
0
Hallegadola
(17.02.25)
0
unalub
(17.02.25)
insanlık olarak dünyaya verdiğimiz zarar hep bi acaba buraya ait değil miyiz i düşündürtmüştür. belki de uzaylılar bizleriz, geldik ve yaşıyoruz.
0
lüzumsuz adam
(17.02.25)
evrenin boyutunu gercek anlamda idrak etsen ihtimal olarak uzayli ziyaretinin var olmayacagini bilirsin. atlantik okyanusunun farkli kiyilarindan 2 karinca atip yuzerek birbirlerini bulmasini beklemek gibi dusuk bir ihtimal.
0
buenosdias
(17.02.25)
En başta "uzaylı" diye başka bir yaşam formu var mı yok mu onu da düşünmek lazım. Bizler ezelden beri canlılık olayına çok fazla anlam yüklüyoruz halbuki canlı yaşam formu Dünya'da birkaç kimyasal işlemin tesadüfen bir araya gelmesiyle başlamış bir süreç ve bu süreç kendi dünyamıza özgü bize özel bir durum, illa kainatın başka bir noktasında da olmasını gerekektiren bir zorunluluk değil, yani gelmemelerinin nedeni olmamaları olabilir.

Eğer var olduğunu kabul ediyorsak, arkadaşların değindiği kainatın büyüklüğünü anlamak lazım, mesela Jüpiter'le Mars arasında Jüpiter'in kütleçekiminde bulunan bi Astreoid Kuşağı var, burada bir gezegen büyüklüğünden çakıl taşı büyüklüğünde sayısız astroid var, ölçeklendirilmiş görüntüsü şu şekilde: upload.wikimedia.org fakat normalde her bir cismin arasında 1 milyon km'lik boşluk olduğu söyleniyor, yani bu kuşağa giren herhangi bir uzay aracının teorik olarak bir tane astroide çarpmadan kuşağın diğer ucundan çıkabililiyor, ayrıca imkansız gibi geliyor ama bu astroidlerin tamamının bu kuşaktan serbest kalıp uzayda boşluğuna savrulduğu gibi bir senaryoda sadece çok küçük bir kısmının Dünya'ya denk geleceği söyleniyor, çünkü uzay inanılmaz bir büyüklüğe, uzaklığa ve boşluğa sahip ki verdiğim örnek sadece Samanyolu'yla ilgili bir örnek, uzayda Samanyolu gibi 100 milyar galaksi olduğu söyleniyor, yani biz o 100 milyar galaksi içindeki trilyonlarca gezegenden sadece bir tanesiyiz, uzaylı diye bir şey varsa bile bu ortamda gelip bizi bulmanlarını beklemek pek gerçekçi bir beklenti olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.25)
@Hallegadola

kuzey güney açıklamanız klasik anlayışta kalıyor. bana kalırsa çok daha mantıklı açıklaması şurada, izlemek isterseniz.

youtu.be
0
deranzo1
(17.02.25)
(25)

basit bir hayat sizi tatmin eder mi?

antikadimag
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi? ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi?

ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc bir senaryo degil mi bu?

sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?
0
antikadimag
(16.02.25)
hic tatmin etmiyorun otesinde korktugum bi hayat sekli. bir yerde geçis yapacakmisim gibi bi hisle devam ediyorum. ilk defa bu kadar dumduz siradan bir rutine girdigimi hissettim sevdigim cok sey var ama rutinde kalma fikri urkutucu bu yuzden heyecan verebilecek kucuk seylere yonelme istegi artiyor. insanliga bir sey birakmak olmayabilir buna cevabim. belki sadece yakin cevre. genel tatminsizlik duygusu, 30 senedir olan, bunu yapsam gecer sanip yapinca daha da cokuse surukleyen tatminsizlik ya da ne istedigini tam bilememenin sonucudur
0
ala09
(16.02.25)
Hatırlanmamak umurumda değil. Yapmaya çalıştığım kendi adıma güzel bir hayat yaşamak. Nedir bu güzel bir hayat? Sporu, kitabı, yurtdışı gezileri, farklı deneyimler, sineması/tiyatrousu/standup gösteri gibi şeyler. Tatmin edici südreyebilir bir hayat.

Çocuk çok severim ama istemiyorum +1
0
put it in your appropriate place
(16.02.25)
Ben herkesin bir yeteneği, yapması gereken bir işi olduğunu düşünüyorum. Yetişecek doğru toprağı bulmakla geçiyor bazen hayatın yarısı. Ama bulunca orada kalmak ve üreterek, bütün potansiyelini o işe vererek orada serpilip büyümek lazım. Huzuru da tatmini de bu şekilde bulabiliyor insan.
0
sekizdokuzon
(16.02.25)
Sanat ve düşün çıktıklarımı topluma sunarak basit bir hayat düşlüyorum fakat siyasi ve toplumsal konjonktür yüzünden ya linç edilir (gerçek anlamıyla linç) ya da tutuklanırım.

Bu yüzden tatminsiz yuvarlanıp gidiyorum.
0
yurtsuz john
(16.02.25)
kendini fazla önemsiyorsun bence. ayrıca küçümsediğin şey insanların yüzde 90'ı için erişilmesi zor bir hayal.

benim kendi adıma baş koyduğum bir yol var. o yolda ne yapabilirsem kâr sayıyorum. bireysel olarak bir iz bırakma/etki etme amacım yok. yapabilirsem ne ala ama öyle bir beklentim yok. kendimi verimli ve iyi yaşayabildiğime ikna edebildiğim sürece gerisi önemsiz. gtümüzü yırtsak da en özelimizi, dünyayı değiştirenimizi en fazla tarih derslerinde anlatacaklar. biz zaten olmayacağız.
0
mark greg sputnik
(16.02.25)
Korkunç bir senaryo olarak bulmuyorum. Dünyada 3 nesil sonra hatirlanmayan ama hem kendi dünyasını hem çevresinin dünyasını guzellestirmis çok insan var. Misal benim bir karşı komsum vardi cocukken, annem gibi baktı bana gün içinde. Şu an gozlerim duygulanir onun fotosunu görünce. Esini de öyle sevmistim, aklima gelir hala. Bunların yaninda einstein'e sokayim, banane.
Basini yukarı çevir, aya bak, yildizlara bak. Hadi 3 nesil hatırlandin, 10 nesil? 20 nesil? Hatirlanmayacaksin çünkü insan denen şey evrende ufacik bir kum tanesi. Bu kadar özel anlamlar yuklemeye gerek yok. Şu an belki de olağanüstü projelerde çalışan binlerce milyonlarca insan var, hepsinin adını bilmeyecegiz, hepsi wikipedia yer almayacak.

Hirs, daha iyi kariyer vs bunlar bende de var. Ama 32 yaşında bir insan olarak evli, çocuklu, mutlu mesut insanlara bakıp basarisizlik demem. O insanlar mutlu, sense o insanlar gibi olacagin için mutsuzsun, karamsarsin. Benim gözümde bu durumun kazanani onlar çünkü ortalama 80-90 yıllık hayatlarini mutlu gecirecekken sen böyle düşünemeye devam edin istediğin yere ulasamazsan mutsuz olacaksin.

Umarım cocuklarimi, torunlarimi mutlu mutlu seveceğim, emeklilikte bahcemde oturup viski ile bir sigara yakıp bahçeyi izleyecegim, bulutlara bakacağım, etrafımda torunlarına sesini duyacağım bir hayatım olur.

Geçen ay is arkadaşımın oğlu menenjitten öldü bir gecede. 20 yaşında. Eminim şu an hayatta olup sizin başarısızlık dediginiz hayatı yasamak için bir kolunu verirdi.

Bu hayatta birçok kişi hatirlanmak, önemli şeyler yapmak adına çocuklarıni, eslerini umursamadi. Sonuç ne oldu? Arkasından küfür eden yedi sülaleleri oldu. Benim babam çok güzel şeyler yapmadı, dümdüz adamdi. Cenazesine yüz küsur kişi katıldı, sürekli saçma sapan yerlerden "bana is bulmada yardimci oldu, bana şöyle yardım etti" falan diye insanlar arayip durdu. Umarım hepimiz bu şekilde hatırlanacak hayatlar yasariz.
0
logisticsmanager
(16.02.25)
Bundan yıllaaar önce Anadolunun bağrında bir köyde, iyi çalışıyor, iyi de kazanıyordum. Geceyarılarına kadar çalışıp, makam arabamla eve geldiğimde kaloriferciyi, karısıyla birlikte bir banka oturmuş, çekirdek çitleyerek yıldızları seyrederken bulurdum. Saatlerce gülüşerek sohbet ederlerdi. Ben de eve girerken, hayatımın en büyük yanlışı olan kadın inşallah susar da bu gece olsun kafamı dinlerim derdim.
Kalorifercinin mi hayatı basit idi benimki mi ve o mu mutluydu ben mi?


Göbeklitepenin tarihi 12 bin yıl. Bi o kadar da öncesi var desek 20 bin yıl yapar. Var olduğunu varsayıp Mu'yu, Atlantis'i de hesaba katarsak, yüzbin yılı bulur mu? O süre içinde feriştahı olsam birilerinin beni hatırlayacağı süre devede kulak olamaz. O durumda kasmaya da gerek olmaz. Çocuğum, torunum ben ölene kadar bana vijdan azabı hissettirecek kadar kötü olmasınlar. Bir de bu konuya niye takığım bilmiyorum ama, ölünce birileri mutlaka gömsün. Ötesi zerre kadar umurumda olmaz.
0
Mirket
(16.02.25)
En sevdiiiim en sevdiiim

Basitligin ve rutinin konforunu kesfettigimden beri çok hoşuma gidiyor sıradan olmak <3

Öldukten sonrası zaten hiç umrumda değil de, hayattayken de kendi mutevazi beklentilerim karsilansa yeterdi. Karsilandi ;)

Ama bı 28den sonra bu kafaya ulaştım. Öncesinde herkes gibi kendimi çok farkli buluyodum, zordu eheh xd siradanlik harika
0
abuzer
(16.02.25)
Hatirlanip ne olmayi bekliyorsun sacmalik.
Söyledigin sey muhtesem bir hayat.
0
sonsuz
(16.02.25)
Mustafa Kemal Atatürk gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, 8 milyar nüfuslu bir dünyada kendimden bir iz bırakmak açıkçası çok umurumda değil, ben öldükten sonra da değil 3 nesil 3 sene sonra bile unutulsam hiç problem olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.25)
Etmez ve oyle bir hayat yasamadim zaten.

"kariyer" kismi gerekebiliyor ama o da dengelenebilir bi sekilde. Hayatin cogu is ve uyumak da olmak zorunda degil. Ama olabiliyor
0
ermanen
(16.02.25)
modern kapitalizm kurguladığı hamster wheel içinde daha çok debelenebilmen için sana "özel olmalısın" hissini pompalıyor. bu sayede belki bir gün ümidiyle sisteme daha da çok hizmet edebileceksin.
0
orpheus
(16.02.25)
@put it in your; iste buna ben de okey oldugumu saniyordum ama yurtdisi gezip, tiyatro izlemenin kime ne faydasi var? o anda mutlu olmak mi amac? yoksa bu gezileri ve tukettigin sanat eserlerini kullanarak bir seyler yaratabilmek mi?

yurtdisi gezip kitap okumak seni gelistiriyor ve donusturuyor. ama bu yeni degisen sen bir sekilde ortaya bir cikti koymuyorsan kime ne faydasi var, ne anlami var? yani super bir insan ol cok gezmis, okumus ol, ama sonuc ne? ne yaptin yani su hayatta? ne koydun ortaya? diye soruyorum kendime.

@mirket; yanimizda biriyle yildizlari izledik ve cekirdek citledik. sonra? ertesi gun yine aynisi. sonra? yani o ani mutlu gecirmek butun hayatimizin bosunaligini oteliyor mu? haftada yarim saat yakaladigimiz husu ve huzur anlari yetiyor mu? bana yetmiyor gibi geliyor.

@kaleci; ataturk olmaya gerek yok. mesela huseyin inan, deniz gezmis, mahir cayan, sinan cemgil 20-25 yasindaki cocuklar turk siyasi tarihinin birer parcasi oldular. inandiklari iste gerekirse olerek. ha battal mehetoglunu kimse bilmez gerci. o da oldu mesela. ama bu gencler bir sekilde 20 yillik omurleriyle 80 sene yasayacak bizlerin yapamayacagi seyleri yaptilar ve olumsuzlestiler. veya niyazi berkes'in kitabini okuyorum simdi. turkiye tarihi ile ilgili bir referans kitap yazmis ve orada duruyor eseri. cok imreniyorum bu durumlara. sanki boyle bir sey yapmadikca bosa yasamis olacagiz gibi hissediyorum.
0
🌸antikadimag
(16.02.25)
Ben o saydığın isimler hakkında çok olumsuz düşünüyorum mesela.
Bence;
12 Mart muhtırasıyla bürokraside Amerika'nın hoşlanacağı türden bir temizlik yapıldı ve 12 Mart'ın yapılabilmesi için de bir sebep gerekiyordu.
Sağolsun o abiler de 20 yılda 80 yıllık yaşayarak o sebebi hazırladılar.

Festival basan Hamas militanları kaç yıllık yaşamış oluyorlarsa öyle işte.

Berkes'in hangi kitabı o? Anlatıyor mu bunu? Okumaya değer mi yani?
0
Mirket
(16.02.25)
sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?

bu soruna ithafen

seni su an durduran ne? herkes iyi oldugu isi yapmali.
0
sonsuz
(16.02.25)
katki yapmis cok insan unutulmus gitmis simdiye kadar, simdiden sonra da oyle olacak. bence senin bahsettigin sey katkidan ziyade sohret. insanligin gercekten hatirladigi isimlerin cogu da 'iyi' degil acikcasi.

diger turluyse, yani unutuluacak olsam bile sessizce katikimi yapmis olmak istiyorum olmeden diyorsan, yasadigimiz sistemde kimse kimseye oyle asil bir katki yaptirtmaz yani. bu dunyaya birilerinin menfaatine ters dusmeden katki yapamazsin.
0
hot potato
(17.02.25)
Stalin gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, halkı katletip bombalayıp onu yapamadığın köylüyü onyıllarca inim inim inletip halaskarlık hikayesiyle hatırlanmalı
0
lambırcek
(17.02.25)
nerdeyse her yüzyılda katliam yapıp birbirini katletmiş bu insanoğlunda iz bıraksan ne olur ki? ben normal bir hayat kendimce mutlu olduğum bir yaşam sürmek isterim. toplum normları sıkıcı çocuk yap, memur ol vb.

kendimizi bu kadar ciddiye almamıza gerek yok bence. başarılı olmak efsane olmak bunlar ego tatmini.
0
mikahakkinen
(17.02.25)
eder. bu zamana kadar yaşadığım hayat tatmin ediyor. bundan sonrası bedava ve ekstra bir gıda.
0
gabe h coud
(17.02.25)
Valla beni eder :D hatta özellikle istediğim şey bu.
0
akhenaten
(17.02.25)
Valla bende olurum, işim gereği sürekli yeni teknolojiyi takip etmem gerekiyor. Dümdüz memur olmayı isterdim, akşam dizi izle vur kafayı yat.
0
mirty
(17.02.25)
Bence sizinki insanlığa katkı vs değil onaylanma ihtiyacı.

Gezmek, okumak ortaya bir şey koymuyorsak ne işe yarar diye soruyorsunuz. E koyun? yazın, çizin, paylaşın? Ama siz aynı zamanda bunun herkes tarafından onaylanmasını, takdir edilmesini ve alkışlanmasını da istiyorsunuz gibi. Eğer yaptıklarınızdan eminseniz, niye başkaları tarafından takdir görmeye ihtiyacınız olsun ki? Eğer öyle olsaydı Van gogh resim yapmaya devam eder miydi?

Bugün insanlık tarihine majör katkıda bulunmuş olan insanların çoğunun, o zamanın mevcut otoriteleri ile büyük kavgalar verdiğini, bazılarının canından olduğunu, kiminin dışlandığını, değer görmediğini, hapis yatırıldığını vs görüyoruz. Siz hazır mısınız buna mesela?

Eğer söylediğiniz şey, "varoluşumu anlamlandıracak şeyin ne olduğunu bulamıyorum. Bir şeyler yapmak istiyor ama onun ne olduğunu bir türlü bulamıyorum" ise, yalnız değilsiniz. Ama bunu bulma ihtimalini arttıran şeyler de zaten okumak, öğrenmek, paylaşmak, görmek vs. Ne işime yarıyor diye sormuşsunuz, işte bu işe yarıyor.

Ama söylediğiniz şey, "Yaptığım şeyler beni tatmin etmiyor. Daha büyük, daha yüce şeylerin parçası olmak istiyorum ama olamıyorum" ise, o zaman bu sadece bir yanılsama. Bütün bu yüce, büyük, yararlı vs gibi kavramlar son derece görece. Siz bunlara şu an olduğunuz yerden bakıp karar veriyorsunuz. Hangi yüce, hangi ölümsüzlük, hangi değer? Bunların tamamı sadece birkaç yüz sene öncesi için bile birbirinden tamamen zıt anlamlar taşıyor olabilirdi.

Özetle başarı, başarısızlık vs bunlara takılmayın. İnandığınız şeyler varsa bunları yapın, ya da yapmayın. Sadece bu kadar.
0
thracia
(17.02.25)
karakter, burc, yasanilan hayat bir suru kriter var. ben bu dunyaya birseyler katmak icin geldigime inaniyorum. 3 gunum ayni gecse afakanlar basiyor. baskasi ama kimse bana dokunmasin hep ayni rutinlerim olsun ister.
0
buenosdias
(17.02.25)
arkadaşım bu yazdığını not al yıllar sonra şu yazdığın bile elden gitme oranının ne kadar yüksek olduğunda hem kafanı duvara vururken okursun.
neyi ne kadar yaşayacağını planlayamazsın sadece planlıyor gibi görünürsün.
daha 20 gün önce gelir durumu gayet yüksek olan insanlar ve çocukları dağ otelde yandı bitti kül oldu.
depremi anlatmıyorum bile. anladın sen.
0
jamswety
(17.02.25)
@antikadimag Bir şey koymak gibi bir zorunluğum yok ki. Birde bu yaptıklarımı kendi adıma ne için yaptığıma bakıyorum.

yurtdışı gezileri, tiyatro/standup, kitap okumasında kendi içimde bir meydan okuma var. Challenge. Bu karakter yapısı ve yaşanan (ve yaşanamayan) hayat ilgili. Benim lise ve üniversitem yıllarım çok vasat, çok sıradan geçirdim.

O vasat ve sıradan yılların acısını çıkıyorum. Her yurtdışı gezisinde yeni deneyimler kazandım. Bu deneyimler diğer deneyimlere zemin hazırladı. İlki ikinciye, ikinci üçüncüye. İlk deneyim ve üçüncü deneyim dördüncüye. Böyle böyle gidiyor.

Bugün arkadaşlarıma Schengen vize almalarına yardımcı oluyorum. Gidecekleri şehirde bilgim varsa tavsiye veriyorum. Gider gitmez, beğenir beğenmez saygı duyarım.

Pandemi öncesi tiyatroya giderdim. Şimdi canım sıkıyor Standup gösterilerine gidip laf attığım oluyor. Belki bir süre sonra sahneye çıkarım. Tiyatro olmasaydı Standup gösterine gitmezdim misal.

Kitap okuma. İngilizce kitap okuma çalışıyorum örneğin. Bu da farklı bakış açısı veriyor.

Belki dışarıdan basit ve anlamsız gelebilir. Bütün bunlar birbirini tamamlayıcı şeyler benim için
0
put it in your appropriate place
(17.02.25)
(5)

Pavarotti kilo verseydi sesi değişir miydi?

michael_knight
Pavarotti mesela 80 kiloya inseydi sesi değişir, kendi alanında işe yaramaz hale gelir miydi?Opera sanatçılarının kiloları ile ilgili böyle bir durum var mı? Kalın sesli olanlar sumocular gibi özellikle kilolu bir fizik için mi uğraşıyorlar?
Pavarotti mesela 80 kiloya inseydi sesi değişir, kendi alanında işe yaramaz hale gelir miydi?

Opera sanatçılarının kiloları ile ilgili böyle bir durum var mı? Kalın sesli olanlar sumocular gibi özellikle kilolu bir fizik için mi uğraşıyorlar?
0
michael_knight
(14.02.25)
Bence değişmezdi, zira sesin kiloyla bir ilgisi yok. Opera sanatçıları şişman olur algısı sanırım Pavarotti nedeniyle var ama dikkat edersen Pavarotti'nin çağdaşları olsun günümüz opera sanatçıları olsun büyük bir kısmı fit ya da normal vücut ölçülerinde sanatçılar, Pavarotti çok popüler olduğu için öyle bir algı olabilir, yoksa ses genişliğinin şişmanlıkla bir ilgisi yok. Yani bakıyorsun Jose Carreras Placido Domingo Andrea Bocelli Roberto Alagna falan normal vücut ölçülerinde insanlar sesleri de hayvan gibi, yani aralarında illa şişman olanlar da vardır ama onlar da normal bir insan neden şişmansa o nedenle şişmanlardır sesleri nedeniyle değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.02.25)
adel'in sesi kilo verince degisti mi?
cevap hyr.
0
cooperr
(14.02.25)
Kısa cevap hayır.

Özellikle kilo almak için uğraşmıyorlar çünkü alakası yok. Sesin rengini belirleyen şey gırtlak yapısı, ses tellerinin uzunluğu gibi genetik faktörler. Ama belli belirsiz farklar muhakkak olacaktır akciğer ve diyagram kapasitesi sebebiyle ama farkı işitmek için de pavarotti olmak gerekebilir.
0
orient blue
(14.02.25)
değişmez diye bir şey yok bence.

örnek olarak o ses türkiye hasan doğru yazarsan cevabı bulabilirsin :)

önceki hali :www.youtube.com
sonraki hali : www.youtube.com
0
funl
(14.02.25)
en.wikipedia.org

bu sayfada kilo kaybının sesini olumsuz anlamda etkilediğine dair bilgiler var. ama net bilimsel bi dayanağı yok sanırım bu bilginin.

ama kadın başta kiloluymuş. pavarotti de aynı şekilde sanırım. yani ses için kilo almamışlar, zaten kilolularmış.
0
elorelia
(14.02.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.