[]

Tecrübeli anne babalardan hamilelik ve yeni doğan tavsiyeleri

Hamileliğin 11.haftasından merhabalar!

Efendim hamilelik döneminde yapılacak Yoga'dan bebek alışverişine, yeni doğan bebek bakım yöntemlerinden sağlık sigortalarında kadar, "keşke bunu daha önce bilseydim" dediğiniz veya işinize yarayan her türlü bilgi ve yoruma talibim :)


 
şubatta ebebek indirimleri var. güzel indirim oluyor. o zamana kadar alışveriş yapmayın. keşke yapmasaydım dediğim şimdi aklıma gelen, şunu almamaktır: www.e-bebek.com ürün demonte geliyor ancak gerekli parçaları eksik geliyor. bi şekilde birleştirdik atmamak için ama şu an allaha emanet şekilde ayakta duruyor.


  • pide  (07.09.21 17:40:04) 
Hayırlı olsun, sağlıklı bir gebelik, ve sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim.

Öncelikle, daha yolun başı. Karamsarlığa itmek istemem ama bir gebeliğim düşükle sonlandığı için ilk 4 ay kimseye söylememenizi, hatta kendiniz bile bu süreci fazla duygusallaştırmadan, fizyolojik bir süreç olduğunu kabul edip gebeliğin olgunlaşmasını beklemenizi tavsiye ederim.

Sonrasında (bütün zorluklara rağmen sonuna kadar götürebildiğim 2. Gebeliğim sonrasında 2 yaşında bir kız anası olarak yazıyorum) gebelik pilatesi çok faydalı, özellikle ağrılar için. Kanama, cilt kaşıntısı, yüksek tansiyon önemli şeyler. Bunlara dikkat edin. Alışveriş için acele etmeyin, ben son 1 ay tamamladım herşeyi. Bebek bakım kitapları okuyabilirsiniz, bir sürü tavsiye var internette. Kendinizi daha hazır hissetmenizi sağlar, ama hiçbir bebek kitaplarda yazıldığı gibi olmuyor doğunca. Bunu da unutmayın ki sonradan ya ben böyle hayal etmemiştim demeyin :)
  • curukturpkokusu  (07.09.21 17:46:52) 
babayım.
beşik, yatak, bebek arabası, biberon, emzik gibi her bebeğin kullanmayabileceği ürünleri ihtiyaç olmadan almayın ( bizim bebek beşikte yatmadı, biberon almadı, emzik emmedi, bebek arabasına binmedi vs).
boba 4g diye bir taşıyıcı aldık, ergonomik. hayatımızı kurtardı, bebeği her yere onunla götürdük (aşı, hastane kontrolü, market alışverişi, tatil vs).
odasını takip etmek için (eğer çalışmıyorsanız) online olmayan bir kamera ve görüntüleme cihazı alın.
11.11 indirimlerinden 1 veya 2 paket yenidoğan bezi alın, gerisini sonra alırsınız, bebeğin cildine hepsi uyum sağlamıyor.

not: kucağınıza almak nasip olsun.
  • pccopath  (07.09.21 17:51:12) 
@curukturpkokusu kaybınız için çok üzüldüm, yaşadıklarınızı şu an hayal bile edemiyorum. fakat ben olası bir olumsuzlukta bunu tamamen tek başıma yaşamak istemem, bu yüzden aileme, yakın arkadaşlarıma ve yakın iş arkadaşlarıma söyledim. umarım olmaz ama ihtiyacım olursa hepsinin ayrı ayrı desteğine ihtiyacım olacak.

heyecan konusunda da yapacak bir şey yok, geçen hafta ultrasonda hareket ettiğini gördük, bu durumda bağ geliştirmemek imkansız gibi ama tavsiyeniz kesinlikle anlıyorum tabii..
  • gmzo  (07.09.21 17:57:27) 
baba olarak yazıyorum kesinlikle bebek odası gibi bir şey yapmayın çünkü bebek o odaya girmiyor.dibinizde yatıyor.dolap olabilir sadece.
park yatak denilen bir zımbırtı alacaksınız ve ayaklanana kadar orada yatacak.
sese duyarlı kamera şart.
eğik yastık denilen bir şey var bu iyi bir şey bak.süt içerken felan yan durmasını sağlıyor. www.hepsiburada.com
  • jamswety  (07.09.21 18:08:56 ~ 18:09:27) 
Park yatağın görüntüsünü sevmediğim için almadım ama en mükemmel şey kesinlikle park yatak. Eğer büyük şehirde yaşıyorsanız çok büyük bir fırsat indirim olmadıkca hemen hemen hiçbir şey almayın. Örneğin kimi alt değişme masasını hiç kullanmaz kiminin vazgeçilmezi olur. İhtiyaç olup olmadığını doğumdan sonraki bir iki hafta içinde anlayacaksınız. Mesela arkadaş kamera demiş ben hiç kullanmadım ihtiyaç da duymadım. Küvet aldım ama hep kucağımda yıkadım Göğüs pedi aldım sütüm yettiği halde hiç akma olmadı vs. Bunlar biraz sizin bebek bakma tarzınızla ilgili olacak. Travel sistem bebek arabası da pişmanlık bana göre. Hamilton marka kabin boy bebek arabası aldım memnunum keşke baştan alsaydım. Hamile yogasına başladım yoga yaptığım gün 15. Hafta kanamam oldu ama yapıp memnun olan arkadaşım cok. En en en pişman olduğum konu doktorumun ne zaman izne çıkacağını sormamak oldu. 40. Hafta doktorumun tatiline denk geldi ve beni bu sebepten erken doğuma aldığını düşünüyorum. Özellerde doktor 9 ay takip ettiği anne adayının doğumunu tatildeyken başka doktora kaptırmak istemiyor. Devlette böyle bir sorun yok. Tabi herkesin başına gelebilecek bir şey değil ama bana denk geldi.
Banu çiftçi hamilelik ve doğum kitabı elimden düşmedi bence hemen alın. Doğumdan sonra da şirin seçkin 0-1 başla kitabı bir sene boyunca elimden düşmedi.
Son olarak tebrikler sağlıkla kucağıza alın :)
  • cilekli krep  (07.09.21 22:01:04) 
peynir alti suyu icsin anne.


  • alperz  (07.09.21 22:02:04) 
Xiaomi’nin kamerasından kondurun bebeğin odasına. Çok kullanışlı ve bebek kameralarından çok daha ucuz.
Anne yanı beşik chicco’nun modeli çok kullanışlı ama artık çok markada taklidi var. Marka farketmez o modeli alın çok rahat edersiniz.
Arabanıizın bagajı küçükse travel sistem bebek arabası almayın. Eşek ölüsü mübarek :) Yer var anne de kuvvetli ise Inglesina Aptica’yı araştırın BMW gibi konforlu araba.
İlk 1 sene bir giysiyi 5 kere bile giymiyorlar Zara felan parayı çöpe gömmeyin HM ve Ebebek indurimlerini takip edin.
  • cilekli pasta  (07.09.21 22:08:52) 
@cilekli krep ayrıntılı cevap için çok teşekkür ederim! travel sistem ile ilgili ekşi'de de olumsuz yprum çok okudum ama, baston tipi bebek arabasını ilk aylarda da kullanabiliyor muyuz? ya da nasıl bir çözüm üretmek gerekiyor?


  • gmzo  (07.09.21 22:12:05) 
Bastonlar galiba yatmıyor. Travel ya da baston olmayan standart bebek arabaları var. Yatabilen yenidoğanların kullanabileceği. Tabi ayrıca bi puset almanız gerekecek. Bir mağazaya gidip yardım almak iyi olabilir bu konuda.
Şunu da söylemeliyim yenidoğan için en rahat araba (Bebek için) evet travel sistem. Belki travel sistem arabayı 2. El alıp yenidoğan sonrası kullanılacak arabaya harcama yapmak da bi seçenek olabilir.

  • cilekli krep  (07.09.21 22:35:22) 
tum alis verisi son 2 hafta icinde yapmis bir anne olarak acele etmemenizi tavsiye ederim ben de. bir de yukarida da soylenmis tekrar vuegulamak isterim ki kullanip kullanmayacaginizi bilmediginiz hicbir seye dogum oncesi para vermeyin. bizim bebek de emzik istemedi mesela ve hic biberon kullanmadi. emzik deneme amacli aldim birkac cesit hicbirini sevmedi. biberon hic almamistim hala kullanmis degilim (9 ay bitti). kuvet almistik ama ilk 5 ay sonrasinda hep kucakta yikadik onu da kullanmiyoruz artik. ilk 5 ayda da madem var kullanalim diye kullanmistik mesela :)

bir de buyuk kalemleri olabildigince temiz 2. el bulmaya calisin derim ben. ornegin bebek arabasi olarak doona aldik arabayi nereye koyucaz bagaja sigar mi vs. gibi dertlerimiz hic olmadi. bebegi yolculuga cikarken arabasinda uyutur hoop arabanin icine koyar en azindan uzun yolun 2 saatini sakin sakin uyuyarak gecirirdik. ama 8-9 aylik oldugu zaman artik tek yone bakmak istemiyor cevresini gormek istiyor. doona o noktada maalesef yetersiz kaliyor. hala 13 kilo olana kadar araba koltugu olarak kullanip sonrasinda satacagiz mesela. 2. el piyasinda da epey ragbet goruyor cunku. simdi inglesina zippy light kullaniyoruz bundan memnunuz. 180 derece yatabilme ve tentesinin tamamen kapanabilmesi ozellikleri onemliydi benim icin ve ikisini de karsiliyor bu araba. ama minicik kapanan kabin boy arabalara da ara ara aklim kaymiyor degil cybex pockit gibi modeller mesela. ama simdilik bu isimizi goruyor gayet. yine de doona'nin uyuyan bebegi hic bozmadan arabaya bindirip indirebilme ozelligini cok ariyoruz.

bazi seyler sirf cok sevimli diye cok cok paralara satiliyor, o tuzaklara dusmeyin derim. sizin yataginiza sabitlenebilen anne yani besikler cok is goruyor. zaten bebek uzun bir sure sizinle uyuyacak buyuk ihtimalle, kendi alani olmasi sizin gece ay bebegi ezdim mi ay yuzunu orttum mu gibi korkularla tedirgin uyumanizi engeller, dinlenebilmis olursunuz bebek uyudugu surece.

saglikla kavusun, uzun bir yol bekliyor sizi, kolay gelsin :)
  • in vino veritas  (07.09.21 23:03:05) 
ne heves ediyorsan al. 8 tane çocuğun olmayacak. alışverişi son dakikaya bırakma, erken doğum da olabilir. yavaş yavaş, güzel güzel hazırlan.


  • deartheodosia  (07.09.21 23:10:10) 
ve bakıcın olmayacaksa uykunun tadını çıkar.


  • deartheodosia  (07.09.21 23:11:00) 
Benim cevabımın sizin için moral bozucu olabileceğini düşünüp tekrar birşeyler yazmak istedim. Ama o kısma ilişkin birşey yazmayacağım sadece tavsiyelerimi ekleyeceğim. Hepimizin temennisi 9 aylık serüvenin sonunda sıcacık kucaklaşmanız :)

Bebek kamerası Xiaomi aldık, memnunuz, sadece elektrik kesintisi fazla olan bir yerde iseniz internet gittiğinde çalışmaması sorun. ama o da 2 senede 1-2 defa oldu, o sırada bebek uyuyorsa yanında kaldık.
ilk giysileri yenidoğan bedeni almayın, 2 hafta giyiyor. 0-3 ay bedeni alın.
Fermuarlı tulumlar çok pratik.
park yatak kullanışlı ve pratik birşey. markası çok önemli değil bence, en basic modeli alabilirsiniz. Üzerinde bulunan dönenceler vidalanmıyorsa bebeğin üstüne düşme tehlikesi var ve yine üzerinde bulunan alt açma ünitesi çok sert olduğundan alt açmak için de çok kullanışlı değil. Bu yüzden basit, aksesuarsız bir park yatak alabilirsiniz. Bizimki büyüdükçe yataktan atlamaya başladığı için yatağın en alçak konumuna getirip üzerine sünger kestirdik mobilyacıdan. Yatak seviyesi ayarlanabilenleri ve yandan fermuarlı açılıp anne yanı yatağı gibi kullanılabilenleri seçebilirsiniz.
Bebek arabası joie chrome kullandık. Bence makul bir fiyat performans ürünü. Hem travel system gibi ama değil de aynı zamanda. Arkadaşlarımız bize bazı ödünç ürünler verdi, ana kucağı, kanguru, ev için sallanan müzikli ana kucağı, hoppala gibi şeyler sağolsun arkadaşlarımız verdiler. hepsi de çok işimizi gördü.

Alıp hiç kullanmadığım şeyler: anne sütü poşeti, meme pedi, meme kapağı (ki gümüş olanları lazım olur diye almayın, bulabilirseniz 2. el veya ödünç bulun, bana kalırsa çok işe yaramıyor).
Otomatik süt sağma makinesi almamıştım, manuel olanı ilk birkaç ay birkaç defa kullandık. özellikle yenidoğan döneminde sütüm hemen gelmediği ve bebek de emmeyi başaramadığı için pompa ile sütü indirmeye uğraşmıştık bayağı. ama ondan sonra lazım olmadı pek.
Biberon hiç kullanmadık, philips avent almıştım ama lazım olmadı. yenidoğan döneminde emmeyi hemen geliştiremiyorlar, süt de yeterli olmuyor. bu dönemde beslemek için mamayı veya anne sütünü enjektöre koyup damla damla ağzına veriyorduk. bu şekilde meme reddi de olmuyormuş.
ağız bezleri tonlarca almıştım, pek kullanmadık. Kusan bir bebe değildi bizimki.
ikeanın tekerlekli 3 katlı rafı çok iş görüyor. biz bebekliği salonda yayılarak geçirdik, bezini, yedek kıyafetini derli toplu bir arada tutuyordu. Ayrıca ilk zamanlarımızda saç kurutma makinesini çok kullanıyorduk kolik sancılarında hem karnını ısıtmak hem de sesi ile sakinleştirmek için.

Bu arada pilatesi bana doktorum tavsiye etmişti, 18. haftadan sonra. çünkü 18. haftaya kadar kanamam vardı sürekli. Doktor da çok önemli tabi. Benim doktorum rahatlatıcı, sakin bir insandı, çok korumacı yaklaşmadı, biraz akışına bıraktı. başka bir doktora gitmiştim, o doktor o kadar korumacıydı ki, onunla ilerlesem süreç çok farklı olurdu, beni iyice endişeye sokardı. Gerekirse birkaç doktora gidip içinize sinen ile ilerleyin. gebe okulu gibi seçeneğiniz varsa (bunların paralı olanları var ama bence çok gerekli değil. Pilatesteki hamile arkadaşlardan paralı kurslara gidenlerin çok daha az bilgilendirildiklerini görmüştüm) mutlaka gidin, özellikle devlet ve üniversite hastanelerinde deneyimli ebelerin verdiği kurslara katılın. Doğum videoları vs izlemeyin, normal doğum yapmak için kendinize baskı yapmayın, yapılmasına izin vermeyin. Önemli olan hazır olduğunuz ve istediğiniz şekilde bebeğinize kavuşmanız.

İstediğiniz zaman mesaj atabilirsiniz, sorunlu gebelik geçirmiş bir şekilde bebesini 2 yaşına getirmiş sağlık mesleği mensubu bir aileyiz. ELimizden geldiğince sorularınızı cevaplarım.Sevgiler..
  • curukturpkokusu  (08.09.21 01:47:51) 
[]

aile hekimi - uygun randevu bulunamamıştır

ehliyet için sağlık raporu almam lazım, aile hekiminden randevu almaya çalışıyorum e-nabız'dan ama daha tarih bile seçmeden böyle diyor. randevusuz gitsek görebiliyor muyuz aile hekimimizi?




 
Evet


  • glamdr1ng  (07.09.21 13:57:12) 
tabi direkt tc'nizi makineye girip bekleyebilirsiniz.


  • psychosocialll  (07.09.21 14:07:02) 
Muhtemelen aile hekiminiz izinlidir. Aynısı bize de oldu geçenlerde. Farklı bir doktor da yardımcı olacaktır gittiğinizde.


  • hrvl  (07.09.21 14:41:30) 
[]

Kamuda pandemi nedeniyle hamilelere 24.haftadan itibaren idari izin

Bu durum devam ediyor mu acaba bilgisi olan var mı? Bir de uzaktan mı çalışılıyor yoksa tamamen mi izinli olunuyor?




 
Dilekce verip mudurunuzunden talep edebilirsiniz. İzni verip vermemek mudurunuzun inisiyatifinde.


  • dedim ben sana  (28.08.21 19:45:58) 
Son genelgeye göre 24'üncü haftadan itibaren belgelendirdiğiniz sürece idari izinlisiniz. En azından meb'te yayımlanan genelge bu şekildeydi.


  • synax  (28.08.21 21:56:15) 
@dedim ben sana genelgeyle belirlenmiş bir şey nasıl amirin inisiyatifinde oluyor? bu pandemi izni normal 16 haftalık doğum iznine eklenmiş 8 haftalık bir izin sonuçta, amir istemese doğum iznine de mi göndermeyecek?


  • gmzo  (29.08.21 14:18:45) 
Ben ogretmenim, idari izinler mudurun inisiyatifinde dedi bize ilce milli egitim. Eger uygun gormuyorsa, o bransta acigi varsa ve elzem goruyorsa mudur izin vermeyebilir dedi. İzin talep edene verildi bizde ama verilmeyebiliyormus.


  • dedim ben sana  (01.09.21 06:38:18) 
[]

Hiç araba kullanmamış birisinin ehliyet alması

Ne kadar zor, ne kadar vakit alır?

Şimdiye kadar ehliyet lazım olmadı hiç, o yüzden almadım. Artık araba aldık, bir de bebek bekliyoruz (8 haftalık daha). Bebek gelmeden doktora tezimi bitirmem gerekiyor, ehliyeti de aradan çıkarayım diyorum ama ne kadar vakit / enerji alır? Otomatik alacağım direkt. Teori sınavından çok direksiyon sınavı düşündürüyor hiç başına geçmediğim için ama güveniyorum da kendime.


 
Normal şartlarda teorik dersler, direksiyon dersleri ve ilk sınav iki-üç aylık bir süreç. Ama kursun da hızlı davranıyor olması lazım. Bazı yerler çok sallıyormuş. Güvenilir bir yer bulursunuz, kurs hızlı davranır, siz de ilk sınavdan geçerseniz dediğim gibi maksimum üç ayda elinizde. Geçemezseniz hatırladığım kadarı ile her üç haftada bir tekrar girebilirsiniz direksiyon sınavına. Benim de hiç tecrübem yoktu ve üçüncü de alabildim. Ama manuel benimki. Otomatikte hiç zorlanmazsınız bence. Zaten ilk derste bu vites bu direksiyon deyip trafiğe çıkarıyorlar. Hemen alışırsınız.


  • elorelia  (22.08.21 10:33:54) 
Arkadaşın dedği gibi 2-3 ay ama, sallıyorum 2 hafta sonra gelin derslere başlayalım diyorlar, 1 hafta gidiyorsunuz sonra 2 hafta sonra sınav oluyor. Onu geçtikten 1-2 hafta sonra direksiyona çağırıyorlar. 2-3 ay ama her şeyin arasında 2 hafta zaman var :)

Ben sıfırdan arabaya binip öğrendim. Sürmek falan kolay iş. Gaza bas araba hareketlensin diyorlar. Sonra gidiyorsun. Bi olayı yok
  • avatar is back  (22.08.21 11:19:17) 
Geçen yıl aldım ben de. Mart'ta kaydolmuştum (salgın yüzünden sokağa çıkma yasağıyla falan sınavlar sarktı vs) Eylül'de aldim. Süreç şakır şakır işliyor normalde.

Teori sınavı için biraz trafik, biraz ilkyardım baktım, motor bilgim zaten vardı. Önceki sınavlardan 2 tane çözmek yetti. Hep aynı sorular çıkıyor.

Direksiyon dersi zaten sınavın yapılacağı parkurda veriliyor. Bi zaman sonra gözün kapalı gidiyor oluyorsun. Ama aşırı heyecan gibi aşırı kendine güven de çuvallatıyor. Ölümüne sinyal vermek gerekiyor. Sinyalsiz nefes bile almayacaksın. Sınavlarda bu kadar sinyal kuralına rağmen insanlar nasıl hala vermiyor aklım almıyor. Bi de en ölümcül hata parkta. Dubalara çarparsan yandın çık diyorlar. Gerisi kolay.
  • beetlejuice  (22.08.21 13:07:25) 
Türkiye'deki en kolay sınavlardan biri bu ehliyet almak için girilen sınavlar. Teorik sınavları çok basit yapıyorlar. Direksiyon sınavı içinde kurstaki derslerde size en basitinden öğretiliyor. Eğitim tamamen direksiyon sınavına göre veriliyor. Verilen eğitim trafiğe çıkılmaya uygun bir sürücü eğitimi değil. Çok yüzeysel. Daha ilk derste sizi trafiğe çıkartacaklar. Aslında birkaç saatte işi kapmış olcaksınız.


  • GoodMorningTeacher  (22.08.21 13:21:28) 
sürücü kursuyla konuşursanız teorik dersine sadece denetlemenin olacağı akşam ve ilk yardım eğitiminin verileceği akşam gidersiniz.

Evde kitabı ezberlemeniz hepimizin sağlığı için iyi olur ancak zamanınız dar olduğu için mobil ve online soru çözme uygulamaları ile bir kaç saate rahatça sınavı geçersiniz. Zaten sorular aynısı yada çok benzeri çıkıyor yeterince soru çözüp doğru cevaplarını öğrenirseniz birazda mantık kullanarak rahatça geçersiniz.(bir kaç saat yeterli)

Pratik kısmında ise tamamen sizin yeteneğinize kalmış normalde kursta 10 saat ders görmeniz gerek. Bu süreyi çalışma değil de kafa dağıtmak için iyi bir aktivite olarak görebilirsiniz. Bu 10 saatlik sürede öğrenememeniz için tek neden panik yapmanız. Panik yapmamayı başarırsanız rahatça geçersiniz.

İlk oturduğunuz andan itibaren sinyal alışkanlığını kazanmaya çalışın, kalanlar genelde sinyal yüzünden kalıyor.
  • srjkvon  (22.08.21 16:41:47) 
Eşim (kadın) pedalların adını bile bilmezdi. 3 ayda aldı ehliyeti. Alana kadar çok pratik yaptı ve şu an harika sürüyor.


  • le jeune turc  (23.08.21 00:00:17) 
[]

Hamileliğin ilk 3 ayında sizin veya eşinizin iştahı

Nasıldı? Kilo aldınız mı?

Daha 8.haftanın içerisindeyim, iştahım fazla açık, üstüne bir de acıkınca mide bulantısı ve baş ağrısı yaşıyorum, o yüzden az az sık sık yemeye çalışıyorum ama böyle de dünyaları yiyorum gibi geliyor. Sağlıklı besleniyorum gerçi, rafine şekeri uzun süredir tüketmiyordum zaten.

Doktor ilk 3 ay kilo almaya gerek yok dedi ama ben 1 kilo almışım bile? Şişkinlikle de alakalı sanırım bu, zira bir günden ertesine yüzüklerim parmaklarıma zor girer olmuştu 4.hafta civarı. Her neyse, bana bu işi kontrol etmek çok zor geldi, o yüzden deneyimlerinizi merak ettim.

 
ikinci aydaki bulantilardan sonra istah artmasi baslamisti. ozellikle tuzlu seyler odem yapiyor. hele yemenize dikkat etmemeniz halinde 4. ayda efsane kilo alimi basliyor. kilo almak asiri kolaylasiyor. 20. haftada 10 kilo almistim. baktim tunelin ucu bombok bir yere cikiyor, online diyetisyenle kontrole aldim kilolari. 12 kilo fazlayla dogurdum.


  • pide  (15.08.21 17:47:25 ~ 17:52:18) 
İlk üç ay iştahım çok açıktı ama ben de sık sık ama az ve sağlıklı beslenmeye çalıştım. Hiç bulantım olmadı şansıma, hrm yemek isteyip hem mide bulantısı fenadır sanrıım :/
İki kilo almıştım o dönemde, sonrasında iştah normale dönünce düzgün beslendim , +9 kiloyla doğum yaptım (burada konfetiler var :) )
Aç kalmadan sık öğünle halledersiniz bence.
  • somethinginthewayshemoves  (15.08.21 19:17:59) 
[]

Yavru sokak kedisine

Ne verilir? Mama yiyebiliyor mu emin değiliz. Süt ve suyu karıştırarak verebilir miyiz?




 
süt vermeyin iyi bir şey değil süt. yavru kedi maması verebilirsiniz. ne kadar yavru tabii?


  • veritaslibertas  (11.08.21 10:03:28 ~ 10:03:40) 
Bilemiyorum kaç aylık ama henüz anne sütü içmesi gerekiyor gibi geldi bana, oldukça küçük


  • gmzo  (11.08.21 10:04:47) 
süt tozları var petshoplarda yavrulara özel. uygundurda. onlardan verilmeli. Eğer imkan yok ise bir birim suya iki birim süt karıştır. bir tatlı kaşığı da şeker ilave edip verebilirsiniz.


  • social product  (11.08.21 10:21:50) 
hiçbir şekilde inek süt verilmez eğer çok zordaysanız sulandırılmış keçi sütü olabilir yavru 3-4 haftalıktan büyük ise ve püre şeklindeki ıslak mamaları yiyebiliyorsa öyle devam edin. gözleri henüz görmüyor ve çiğneme refleksi yoksa özel kedi sütü tozları var bu tozlardan alıp biberonla her 2-3 saatte bir 10-15ml içirilmesi gerekiyor.

ayrıca yavru kedi henüz kendi vucut ısısını regüle edemez bu yüzden en azından geceleri. sıcak su torbası gibi ek ısı kaynağına ihtiyaç duyacak.
  • orpheus  (11.08.21 13:03:00 ~ 13:03:30) 
[]

Gebelik takibi ve doğum için hastane - doktor seçimi

Tecrübeli duyuruculardan yardım bekliyorum :)

Şu an gebelik süreci için doktor / hastane araştırıyorum. Sağlık sigortam kapsamındaki hastanelerden birini seçeceğim. Gebelik henüz çok yeni.

- Koşuyolu Medipol. Eve yürüyerek 5 dakika, çok çok yakın. İyi yorumlar alan doktorlar da var bünyesinde. Fakat doğumhaneye diğer gebeler yabancı erkeklerden rahatsız olmasın diye babanın alınmaması, doğum sırasında "kesinlikle" erkek olmaması gibi benim katılmadığım hassasiyetleri olduğunu okudum. Bu sebeple tam içime sinmedi.

- Kadıköy Medicana, burada Cihan Karadağ ile ilgili oldukça iyi yorumlar var. Arabayla 7 dk normal trafikte. Yeni ve temiz bir hastane, fakat biraz para odaklı gibi.

- Özel Göztepe Hastanesi, burada da daha önce tavsiye edilmiş olan Gülşen Barçınlı var burada. Doktor ile ilgili yorumlar çok iyi, hastane biraz daha vasat göründü gözüme. Araba ile normal trafikte 11 dk.

Başka kurumlar da var ama bu hastaneler yakın olduğu için bu 3'üne kadar eledim. Deneyimli arkadaşlar yorum yapabilir mi? Bu süreçte doktorun önemi, hastanenin önemi ne düzeydedir, hangi yönlerden önemlidir? Hastanenin eve çok yakın olması ne kadar önemlidir? Yukarıda belirttiğim hastane ve doktorlar ile ilgili de yorumunuz varsa duymak isterim, ya da bu doğrultuda aklınıza gelen başka herhangi bir şey de olabilir.

 
hastanenin tam teşekküllü bir hastane olması iyi olur. dünyanın bin türlü hali var. yakın bir arkadaşımın başına geldi, doğum yapılan hastanede yenidoğan yoğun bakım olmadığı için, hastane değiştirmek zorunda kaldılar ve çoğu hastane doğum kendilerinde olmadığı sürece dışarıdan yenidoğan kabul etmek istemiyor.

bu anlamda medicana öne çıkıyor. yeni ve tam teşekküllü bir hastane. doktorla ilgili kafanızda soru işareti yoksa, oradan devam edin.
  • co2s2  (02.08.21 16:39:25) 
[]

Pozitif gebelik testinden sonra?

Bu sabah idrar testim pozitifti, şu an bayram tatili, İstanbul'da yani evde değiliz ve pazar günü Kapadokya'ya gideceğiz - 4 gün kalacağız. Son regl tarihinin üzerinden 4 hafta 2 gün geçti, folik asit kullanıyorum halihazırda. Hemen doktora gitmek gerekiyor mu? Eve dönmemize daha 15 gün var.

Ailelere ve arkadaşlara hemen söylemeyelim diyoruz o yüzden kimseye soramadım :)


 
Hayırlı olsun öncelikle. Korona olmamaya çok dikkat etmelisiniz, anladığım kadarıyla tatildesiniz. Corona da ortaya çıkan yüksek ateş malumunuz gebelik için tehlikeli bir durum.


  • nucleon  (23.07.21 10:44:25) 
Hayırlı olsun. Bence 12. Haftaya kadar söylemeyin. İlk 12 hafta riskli çünkü. Sonra rahat rahat söylersiniz hatta cinsiyet de belli olmuş olur. Hemen doktora gitseniz de olur gitmeseniz de. Ben olsam meraktan giderdim:) tahminim 10 gün sonra kalp atışını duyacaksınız:)

Not: 7 aylık hamileyim
  • suicides underground  (23.07.21 10:50:59) 
hemen doktora gitmene gerek yok, esim ingiltere'de ilk doktora 10. haftada ilk scana 12. haftada girdi. yani en azindan burada durum boyle, oncesinde randevu verilmiyor


  • try again fail again fail better  (23.07.21 10:57:04 ~ 10:57:37) 
@nucleon teşekkürler, iki doz biontech oldum, korunmayı bıraktığımız ilk aydı, henüz olmaz diye bekliyorduk açıkçası tatil planlarını da o yüzden değiştirmemiştik :)


  • gmzo  (23.07.21 10:57:26) 
Hayırlı olsun Allah sağlıklıca kucağınıza almayı nasip etsin öncelikle.

Hemen gitmenize gerek yok sadece yediklerinize dikkat mesela maydanoz yemeyin adaçayı içmeyin bunları netten de okuyabilirsiniz. Dönünce evinize gidebilirsiniz doktora.
  • basond  (23.07.21 13:13:07) 
[]

Mercimek köftesi buzluğa atılır mı?

Çıkarınca tadi kötü olur mu acaba?

Haftaya birkaç günlüğüne yatılı misafirimiz var da, buzlukta yiyecek bir ieylerimizin olması pratik olur diye düşündük. Köfte koyduk, börek koyacağız, mercimek köftesi düşündüm, başka önerisi olan varsa da alırım.


 
etsiz çiğ köfte atılıyor mercimek de atılır bence


  • olutaklidi  (01.07.21 17:10:21) 
Koyma, ben denemiştim çözüldüğünde tadı bir garip olmuştu


  • calginruh  (01.07.21 23:05:05) 
Buzluktan çıkınca dağılıyor, tadı da taze hali kadar iyi olmuyor ama çöpe gideceğine zor zamanda bu şekilde yenebilir.


  • curukturpkokusu  (01.07.21 23:14:58) 
Kek yapıp koyabilirsiniz, kurabiye de olur. Hatta poğaça da yumuşacık oluyor çözdürüp mikrofalgaya atıp 20 sn ısıtınca.
Salaramsı şeyleri anlık yapın, bunlar hazırda dursun.

  • somethinginthewayshemoves  (02.07.21 01:10:20) 
köfte güzel olmaz açıkçası. zaten hazırlanması kısa süren bir şey. fırında ısıtılacak şeyler mantıklı olabilir.. içli köfte, pide, lahmacun.. gibi iyi oluyor. etsiz çiğ köfteyi, mercimek köftesini yapması en fazla yarım saat sürer. yufka alıp tekli börek sarıp buzluğa atabilirsiniz. fırını ısıtıp taz şekilde pişirmek kalır.


  • tiptansoguyantipci  (02.07.21 12:56:29) 
[]

Doğum teminatlı sigortadan hastane anlaşmasının kalkması hk.

2020 ağustos'ta doğum teminatlı tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırdım. Bu sigortalar, sigortayı yaptırdıktan sonra en az 12 ay geçince başlayan hamileliklerde geçerli oluyor ve kontroller ile doğum sürecini kapsıyor.

Anlaşmalı kurumlar arasında hamilelik süreci için tercih ettiğim doktorumun hastanesi bulunduğu için axxa'yı seçtim. Fakat bugün hastaneye gittiğimde, axxa'nın bu kurum ile anlaşmasının Nisan ayında kalktığını öğrendim.

Şimdi sıradan sigorta olsa bu problem olmayabilirdi, fakat doğum teminatında özel bir durum söz konusu. Acenteyi aradığımda, başka şirkete geçtiğimde doğum teminatının geçerli olmayacağını söylediler.

Bu konuda yapılabilecek bir şey var mı? Ne hastanenin anlaşmalı olduğu başka şirkete geçiş yapabiliyorum, ne de hastanedeki randevumu karşılatabiliyorum.

 
axxa ile görüşebilirsin. bazı durumlarda anlaşma olmayan kuruma gittiğinde oradan ödemeyi yapıyorsun, sonra fatura ile sigorta şirketinden belli oranda alıyorsun ödediğin tutarı. böyle bir hakkın olabilir.


  • reanarchy  (25.06.21 17:25:28) 
sigorta firmasının değil belki de hastanenin de tasarrufu olabilir ayrılmak. fiyat ve ödemede anlaşamadıklarında sözleşmeyi yenilemeyebilirler sigorta firmasıyla. malesef böyle şeyler olabiliyor. Fakat fatura, epikriz vs verip sonradan ödeme talep edebilmen lazım. axxa yı arayıp danışabilirsiniz.


  • vampir akrep  (25.06.21 17:40:26) 
Biz de aynı durumla karşılaşmıştık. Başka hastane seçtik. Çok aradık olmadı. Ama arkadaşların dediği olursa sonradan ödeme olabilir. Belgeleri ve makbuzları iyi saklayın derim.

Tss’ye ne kadar ücrete doğumu eklettiniz acaba? Bilgi verirseniz sevinirim.
  • iddaaci  (25.06.21 19:36:56) 
[]

Her ay 3-4 tane ağrı kesici içmek

PMS ve reglin ilk 1-2 gününde özellikle baş - boyun - sırt ağrısı için her ay 3-4 tane dolorex atıyorum. Ağrı kesicilerin çeşit çeşit yan etkileri var, o yüzden dikkatli kullanın diyorlar malum. Her ay 3-4 tane (farklı günlerde, aynı gün max 2 tane) almak ne kadar zararlıdır?




 
Mumkun olan en hafif agri kesiciyi alin, dolorex cok hafif bir agri kesici degil. Voltarenle ayni diyebiliriz.

Mideye zarar verebilir mesela. Gerci cok asiri fazla kullanim degil ama…
Agri kesici yerine alternatifleri kullanin, sicak su torbasi, sirt egzersizi vs. bas agrisi icin bol su icmek, karanlikta takilmak vs.
  • kuehles blondes  (24.06.21 09:00:25) 
Bence bunca ağrı kesici içmek düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanmaktan daha zararlı. Böylesine çok ağrınız oluyorsa bir doktorun kontrolünde doğum kontrol hapı kullanabilirsiniz. Ağrıları ve regl sıkıntılarını ciddi ölçüde azaltıyor.


  • chillbabe  (24.06.21 09:02:59) 
@chillbabe pcos için doğum kontrol hapı kullanıyorum zaten ama maalesef bahsettiğim ağrılara çözüm olmuyor.


  • gmzo  (24.06.21 09:15:54) 
aylarca senelerce hergün ağrı kesici kullandım. ara ara da 1-2 hafta düzenli kullandığım oluyor. ölmedim. karaciğerim ve böbreklerim sağlam. bünyeden bünyeye farkediyordur tabi. dikkatli olmakta yarar var ama korkmayın bence.


  • sutlu nescafe  (24.06.21 09:41:57) 
Bana gittiğim kadın doğum uzmanı ağrıdan 2 gün önce içmeye başlayıp 3-4 gün boyunca içmenin bir zararı olmaz demişti.


  • ms brownstone  (24.06.21 10:03:37) 
[]

Sorum kadınlara: PMS döneminde çalışma temponuz etkileniyor mu?

Regl olmadan önceki bir hafta çalışma tempom çok olumsuz etkileniyor. Sabahtan yine nispeten iyi çalışabiliyorum ama saat 1'den sonra beynim çalışmamaya başlıyor, aşırı yorgunluk çöküyor, sersemlik yaşıyorum. Bu dönemde kendimi çok yormamaya dikkat etmezsem bu hal regl başlangıcı ile birlikte günlerce süren bir baş ağrısına dönüşüyor. Benzer şeyler yaşayan, bu durumu hafifletebilen var mı?

Spor yapıyorum, pms döneminde magnezyum+b6 desteği kullanıyorum. Bu bahsettiğim probleme çözüm olmuyor. Magnezyum özellikle uyku düzenimi sağlıyor çünkü bu dönemde gerginlik, sinirlilik ve anksiyete ile birlikte uyku problemi de yaşıyorum ve uykusuzluk her şeyi daha da kötüleştiriyor haliyle.


 
Ozellikle reglin ilk gunu hicbir sey yapmak istemiyorum ben. Cok yorgun hissediyorum


  • balpolen  (18.06.21 14:01:35) 
Etkilenmiyorum. Birkaç ayda bir belki ilk gün biraz canım sıkkın oluyor. Ama işimi etkileyecek kadar değil.


  • ruhen hastayim ben  (18.06.21 14:07:42) 
Hem de nasıl etkileniyor. Ayın 15 günü yokum gibi bir şey. Birinci gün kusar ve bayılırım her ay hiç sekmez. Tansiyonum düşer kanım çekilir falan.


  • suicides underground  (18.06.21 14:15:13) 
pms haftası yorgun olunca günler çok stresli geçiyor, kafam pek çalışmıyor benim de. reglin ilk 2 günüyle birleşince toplamda 1 hafta dandik geçiyor diyebiliriz.


  • amugochi  (18.06.21 14:18:51) 
Fiziken değil ama ruhen çökkün oluyorum, çok duygusal oluyorum bu da çalışmamı bazen olumsuz etkiliyor.


  • playing star again  (18.06.21 14:28:40) 
fiziksel olarak bi halsizlik, ağrı, uzanma isteği oluyor ama genel olarak da kendimi salan biri değilimdir.


  • kestane gürgen palamut  (18.06.21 14:37:01 ~ 14:37:18) 
Önceki hafta değil de reglin ilk iki günü aşırı yorgun hissediyorum ve ağrılarım oluyor. Ama ben ateşlenen, ateş düşürücü içip sonra kalkıp evi temizleyen; Coronanin üçüncü gününde yüksek lisans ödevini saatlerce yapmaya çalışan bir tür olduğum için yatmaktan nefret ederim. O zamanlarda da ağrı kesici içip tempoya devam ediyorum.


  • fraise  (18.06.21 14:42:04) 
Öncelikle hiç etkilenmeyenler veya 1-2 gün etkilenenleri aşırı kıskandığımı belirtmeliyim :)

Ben de haftaiçi haftasonu fark etmeksizin sabah 7'de kalkan, günlerini verimli geçirmeyi seven, hep işleri tıkırında olsun isteyen birisiyim. Bu yüzden de reglin ilk 1-2 günüyle birlikte her ayın bir haftası yarı verimle geçince iyice sinirim bozuluyor. Ama vücudumu dinlemeyip,ağrı kesici içip kendimi zorlarsam o hafta sonucu da acı oluyor. Geçen ay bu yüzden 10 gün boyunca başım ağrıdı pms geçtikten sonra..
  • gmzo  (18.06.21 15:08:23) 
regş öncesi 9-10 gün + reglin ilk 2 günü yok bende. öyle gıcık, öyle dikkatsiz, yorgun öfkeli oluyorum ki! normalde 2-3 saatte halledebileceğim işe kafa yorup da 1 hafta da hhalledemiyorum. uyku problemi gece ortasında uyanma vs.

benim bayağı durum ciddi. prozac öneriliyor bazı psikiyatristler tarafından reglden birkaç gün önce almak için. ben başka bir ssri ilaç kullandığım için sadece tranko buskas alıyorum bu dönemde ek olarak ama çok da aşırı bir faydasını göremedim.

bir doktora danışabilirsininiz.

bu arada mg desteği de yazmışsınız onu bütün ay almak bende bir tık daha efektif oldu.

şifalar dilerim, çok iyi anlıyorum.
  • ruh i tibbiye  (18.06.21 15:24:07) 
Biraz fazla duygusallaşmam dışında fiziksel veya ruhsal bir etkisi olmuyor bende, düzenimi bozacak seviyede bir sıkıntım olmuyor.


  • Josephine.  (18.06.21 15:45:07) 
Kusma+ ishal+ baş ağrısı. Ilk gün ben yokum, banyodan çıkamıyorum. Bir de ilk gün gece uyumama. Yani regl baslangıcı öncesi gece uyku yok. Ben gidermek için pek bir şey de denemedim aslında. Magnezyumu spor icin kullaniyordum zaten, bende iyice kas krampalrına sebep olmaya başladı, bıraktım. Zihinsel olarak pek etkilenmiyorum ama bedenim çöküyor resmen.


  • velvetmorning  (18.06.21 15:45:44) 
Ruhsal değişiklik regl öncesindeki 1-2 günde oluyor sadece. Normalde aşırı sabırlı ve tahammül eşiği yüksek biri olmama rağmen bu süreçte daha tahammülsüz ve çabuk sinirlenen biri oluyorum. O sebeple birini kırınca ya da sert çıkışınca özür diliyorum yaptığım öküzlük için. Bir de bazı kendimle ilgili konularda duygusallaşıyorum o anlarda 'Saçmalama amaranta bu sen değilsin kendine gelç.' deyip kendimi daha az ciddiye almaya gayret ediyorum:D

Fiziksel değişiklik ise reglden önceki bir gün ve ilk regl gününde zirve oluyor. Ağrı kesici kullanmadığım için daha acı dolu olabiliyor. Haliyle bu iki gün spor yapamıyorum. Verimlilik yüzde 25 azalıyor. Ama fiziksel değişiklik içinde en can sıkan şey ise aynı anda hem terleyip hem üşüyebilmek. Lanet. Hele ki yazın.

Ben bunları hafifleten bir şey ile tanışmadım henüz. Maydanoz çayı ağrıyı bir nebze hafifletiyor sadece.

Geçmişler olsun, yalnız değilsiniz.
  • Amaranta ursula  (18.06.21 16:20:30) 
bedensel ya da ruhsal etkilenmiyorum. sadece libidoda bir miktar artış oluyor. :)))


  • naksidil  (18.06.21 16:58:26) 
[]

Ege'de Kamp Alanı Önerisi

Temiz, sakin, denizi güzel kamp alanı var mı önerebileceğiniz?




 
Akyaka orman kampı ile katrancı orman kampını araştırın. Bir de facebookta kamp grupları var aktifler bayağı oradan tüm capinglerlerle ilgili sorularının cevabını bulabilirsin.


  • goodyes  (12.06.21 00:49:48) 
[]

Geri görüş kamerası ve garanti uzatma

Skoda Scala için kapora verdik, bir aksilik olmazsa pazartesi ya da salı aracı alacağız. Yalnız premium paket bir üst dilime geçtiği için alamadık, alt pakette de geri görüş kamerası yok. 2100 TL'ye ekletebiliyormuşuz. Sizce eklemeli mi, yoksa dışarıda mı yaptırmalı? Garanti dışı kalabilir filan dedi ama nedir aslı?

Bir de niyetimiz aracı uzun süre kullanmak, 5-6 bin liraya garanti süresi uzatılabiliyormuşuz, uzatmak mantıklı olur sanıyorum? İlk sıfır aracımız dolayısıyla kafa karışıklığı var.


 
Yetkili olmayan bir serviste kamera taktırırsanız ve elektrik aksamla ilgili herhangi bir arıza oluşursa (kameradan bağımsız olsa dahi) araç garanti kapsamı dışında kalabilir.

5-6 bin liraya garanti süresini ne kadar uzatıyorlar? Ben olsam yaptırmayı düşünürdüm ama 1 sene uzatıyorlarsa 6 bin lira fazla.
  • himmet dayi  (04.06.21 08:26:31) 
@himmet dayi aracın 2 yıl garantisi var, 3 yıl uzatabiliyoruz.


  • gmzo  (04.06.21 08:41:39) 
2100 TL orijinal geri görüş kamerası için çok iyi fiyat, kesinlikle taktırın bence. Dışarıda yapılan uygun olur ama orjinali tutmaz. Garanti problemi de cabası.

Garanti süresi uzatma da sizin tercihiniz. Ben kendi aracımda süre bitince duruma göre uzatmayı düşünüyorum.
  • ozgurluk savascisi  (04.06.21 08:58:27) 
1600 lira demişlerdi geçen sene bu zamanlarda. bir de elimizde yok. gelince haber veririz demişlerdi. 2100 lira verilebilir. keşke vaktinde taktırsaymışım diyorum.


  • sutlu nescafe  (04.06.21 09:01:41) 
Hocam 200 kusur bin lira para verip 2100den kaçmayın. 0 arabayı da oto elektrikcilere elletmeyin.


  • westblack  (04.06.21 09:10:54) 
2100tl icin sifir araca orjinal taktiririm.

VAG grubu oldugu icin bence ilk 5 sene pek ariza cikartmaz, en azindan benim deneyimim oyle. Ama 2 sene garanti rezillik resmen, cakallik. Yurtdisinda direk 5 sene 100bin km garanti veriyorlar bu araclara..
  • cooperr  (04.06.21 09:16:13) 
@ozgurluk savascisi hocam aracı aldıktan sonra ilk bir ay içerisinde uzatmak gerekiyormuş.

@cooperr ülkede çakallık içermeyen bir şey kalmadığı için şaşırtmıyor bile bunlar artık. internette biraz baktım da, şanzımandan dolayı önermiş birçok kişi garanti uzatmayı.
  • gmzo  (04.06.21 09:38:55) 
bu arada banada dediler garanti uzatmayı ama uzattırmadım. vites konusu beni de düşündürüyordu. dedim ki sürekli yetkili servise giderim. bişey olursa iyi niyet garantisinden faydalanırım. çok km yapmayacağım için çok durmdım üstünde.


  • sutlu nescafe  (04.06.21 09:48:40) 
Geri görüş kamerası bence çok elzem değil ama satarken fiyatı artıran bir şey, o yüzden ekletin gitsin.
Uzatılmış garanti ise aşırı şanssız değilseniz çok gerekli değil. Sürekli yetkili serviste bakım yaptırırsanız kısa orta vadede bir problem olmaz zaten.

  • roket adam  (04.06.21 10:04:55) 
Geri görüş elzem değilse almayın. Uzun vadede kullanılmıyor.
Garanti uzatma ikinci el satarken tercih sebebidir. Yaptırın özellikle vag grub oto vites için değer.
Hayırlı olsun. Araba yanüyür hocam
  • gatherer  (04.06.21 13:04:26) 
[]

Havabüs Sabiha Gökçen - Kadıköy

Bu güzergahtaki havayolu servisi, Acıbadem'de nerede indiriyor yolcuları tam olarak?




 
bildiğim kadarıyla acıbadem köprüsü'nde indirmekte.


  • dunga  (01.06.21 10:11:28) 
Acıbadem metrosunun hemen önünde indiriyor


  • mg3929  (01.06.21 11:56:36) 
[]

Kurutma makinesine spor taytları atılır mı?

etiketinde atmayın diyor da, kurutma yapılmaz diyen birçok başka ürünü kurutuyorum bir problem olmadı. tecrübesi olanlar varsa, polyester, elastan, poliamit içerikli taytları makinede spor ayarında kurutabilir miyiz?

biri şu: www.decathlon.com.tr
diğeri de şu: www.decathlon.com.tr

 
yakıp eritebilir. Kurutmayın yazdığına göre atmayın kurutmaya:)


  • anten  (31.05.21 15:19:57) 
tayt değil de, spor kıyafetlerini sentetik programında attım çok kez bir sorun olmadı.


  • inheritance  (31.05.21 15:24:58) 
Ben atmıyorum. Gevşetebilir çünkü o sıcaklık. Spor taytları da çabuk kuruyan şeyler zaten, genelde kapının üstüne atıyorum ben. Öğlene kadar falan kurumuş da oluyor :)


  • makarnacanavari  (31.05.21 16:11:34) 
[]

şu sıralar araç almak vs. sene sonunu beklemek

Gözümüze c3 aircross'u kestirdik, kullanım amacımız ve f/p doğrultusunda en uygunu gibi.

Veriler:

- Elimizde 190 bin kadar birikmiş var. Altın - döviz - vadeliye bölünmüş durumda.
- Bayiler 235-238 bin civarına veriyorlardı aracı düne kadar. Haziran zamları ile %80'lik dilime çekebilirler.
- Şu an bu araç için kredi kampanyası yok ve faizler yüksek. Aklımızda 160 bin kadar nakit verip, 80 bin kadar iki senelik kredi çekmek var. Bir senelik 50 bin kredi daha kolay ödenir tabii ama tüm birikimimizi yemiş oluruz.
- İkimiz de devlet memuruyuz, ayda ortalama 14 bin kadar gelirimiz var. Bazen artıyor bazen azalıyor.
- İhtiyaç acil değil. İstanbul'dayız, seneye bebek olabilir.

Şimdi vergi dilimi değişmeden acele edip almalı mı, yoksa sene sonu kampanyalarını mı beklemeli ne dersiniz?

 
Ytd. Önce böyle baslayayim.

Gecen sene temmuzda araba almak isteyen arkadaşım sosyal medya vs. Okuduklariyla ÖTV indirimi gelir diye arac almaktan vazgeçti. Arac 100bin liradan fazla zamlandi.

Tc sartlarinda özellikle döviz köyün delisi gibi giderken ne ihtiyacınız varsa erkenden alın. Almadığınız her an zarar ediyorsunuz maalesef.


Renault'un yeni isimli boş symbolü 170k olmus. 2010 yılında 19k idi bu aracın 0'ı.


O yüzden pek düşünme alacaksan.

Çocuk mevzunu bilmiyorum ama onun dışında her türlü alınır.
  • westblack  (30.05.21 09:39:30) 
%80e girmeden al geç.


  • glamdr1ng  (30.05.21 10:16:38) 
kanal istanbul vs derken vergi gelmesin diye dua etmek lazım.

yıl sonu dolar hedefi bazı yerlerde 9,3 olarak görünüyor. %8,6 artış bekleniyor yani. hele erken seçim haberi gelirse çok daha artar. imkanı yok yıl sonu bugün ki fiyattan bulmanın.

al geç. max 230'a aldığın araç bi süre 215 falan olur üzülürsün sonra yine 300'leri görür
  • avatar is back  (30.05.21 10:24:30) 
hemen alın bence. bu ülkede araba, ev, bilgisayar tarzı şeylerin bekledikçe fiyatının düştüğünü uzun süredir görmedim. zamanında (2019) 43 bine eylül ayında aldığım arabayı sene sonunu bekleseydim 60 bine alacaktım.

dolar sürekli artıyor, yıl sonuna doğru artmaya da devam edecek. 20-30 bin indirim beklerken 60-70 binlik olabilirsiniz.
  • ilgeru  (30.05.21 10:31:23) 
Uzun vadeli kullanacaksanız (al sat yapmayacaksanız yani) aracı %80'lik vergi dilimine girmeden kesinlikle hemen şu an alırım. Faizler %18 olduğu halde döviz rekor kırıyor sürekli, önümüzdeki dönemde ne olacağı belli değil. Bayilerin hepsinden fiyat alın mutlaka, indirim yapma ihtimalleri olacaktır.


  • roket adam  (30.05.21 13:40:53 ~ 13:41:28) 
kesinlikle alın. 2 sene önce mercedes c180(ikinci el) almak için 15bin eksiğim vardı. geçen hafta fiat egea cross aldım. gerisini sen hesap et.

kampanya falan olmaz bu şartlarda. zaten herkes saldırıyor bir daha araç alamam diye. alın geçin.
  • xrated  (30.05.21 14:56:44 ~ 14:57:09) 
Teşekkürler cevaplar için. Soruya ek yapayım, şimdi her araç bayilerin elinde olmayabiliyor anladığım, listeye giriyorsunuz kapora vererek. Fiyat olarak da araç geldiğinde neyse onu veriyorsunuz, sabitleme yok. Bu kaporanın normali nedir? Diyelim ki araç gelene kadar %80 dilime girdi ve biz almaktan vazgeçtik daha doğrusu alamadık, ne olacak?


  • gmzo  (30.05.21 15:41:08) 
5 bin lira yeterli sıraya girmek için. vazgeçerseniz çoğu bayi iade ediyor ama öncesinde konuşun yinede. bazı firmalar fiyatı sabitliyor faturayı kesiyor. bazıları dediğiniz gibi sabitlemiyor. araç ocak şubatta pek yoktu ama şu an bulursunuz veya çok beklemezsiniz.


  • xrated  (30.05.21 16:05:09) 
Ben de biraz inceledim c3 aircross. Facebook grubuna üye oldum hatta 1 ay kadar yazılanları takip ettim ve vazgeçtim. Sürekli bir sorun yazıyordu kullanıcılar sanki elektronik olarak çok kaliteli bir araç değil gibi geldi. Gecen ay pedere opel crossland aldık aynı sınıf oldukça memnun. Onda da aynı yolu takip ettim 1 ay facebook grubu üyeliği:) kullanıcılar memnundu genelde. Bagajı küçük ama belki bütçe dahilinde 195 civarına fabia bulunuyor 50k ya 0 faiz ile. Onu alın seneye ihtiyaç olursa daha büyüğe geçersiniz bence.


  • solenkol  (30.05.21 17:48:20) 
@solenkol öneri için teşekkürler, biz de daha düşük fiyatlı araçları değerlendirdik ama aracı günlük şehir içi değil daha çok kampa ve memlekete gidip gelmek için kullanacağız, o yüzden bagaj önemli açıkçası..


  • gmzo  (30.05.21 18:42:07) 
[]

1 Haziran'dan sonra yasaklar

Ne olacak, duyumlar var mı? Tamamen mi açılıyoruz, kısmi olarak mı kaldırılıyor? Takip edemedim hiç.




 
Belli değil zaten. Bir kaç gün içinde ne olacağını açıklarlar.


  • etna  (29.05.21 09:06:18) 
Belli değil, ayrıca açıklanması için 31 Mayıs gece 00:00 ' a kadar vaktimiz var.


  • paramolacak  (29.05.21 11:20:51) 
[]

Araba fiyatlarının normalleşme ihtimali?

Bizde hayal tabii ama birçok ülke ciddi aşılama ile pandemi konusunda ilerleme kaydetti. Araç fiyatlarının zamanla normalleşme ihtimali nedir sizce? Yani geri düşmesi bizde tabii pek mümkün değil ama, zamların sınırlı kalması ile 1-2 sene sonra fiyatların bir miktar daha normale dönmesinden bahsediyorum.




 
1-2 sene içinde siyasette dengeli bir dönem olacağını sanmıyorum. Dolayısıyla ekonomide de düzelme olmaz.


  • himmet dayi  (20.05.21 07:55:25) 
araba fiyatları düşmeyecek.

olabilecek tek şey; bizim bu 400-500bin liraları daha kolay ödeyebilir hale gelmemiz. yoksa fiyat bakımından bir değişim olmayacak. hep artacak.
  • tchuck  (20.05.21 07:58:20) 
@tchuck soruyu okursanız ben de tam olarak onu sordum zaten :)

Evet ülkedeki ekonomik şartlar malum ama, araç fiyatlarının bu denli fırlamasının bir sebebi pandemi sonuçta. Dolayısıyla pandemi şartları hafifledikçe biz daha kolay ödeyebilir hale gelir miyiz ücretleri?
  • gmzo  (20.05.21 08:03:20) 
Hayır. Ülkede bölüşüm sorunu var. Maaşlar kuşa döndü. Bunun değişmesi için hükümet ve zihniyet değişikliği gerek. Bu olursa bir derece.


  • dougsampson  (20.05.21 08:55:44) 
Bu sabah benzine yüzde 10 zam geldi. Arabaya hiçbir şey olmaz. Hiçbir şeyin fiyatı düzelmez böyle giderse.


  • prole  (20.05.21 09:16:48) 
eğer almak için soruyorsanız, hiç durmayın hemen alın. her beklediğiniz gün fiyatı artacak, ödeyeceğiniz para da artacak demek bu. seçim olana kadar herhangi bir şeyin fiyatı düşmez. seçimde de sonucu önemli.


  • ilgeru  (20.05.21 09:39:17) 
Temmuz 2020'de aldığım aracın fiyatı (2. el) neredeyse %30 arttı. Ama kaç kişinin geliri 1 yılda %30 arttı? Maalesef araç fiyatları azar azar da olsa pahalılaşıyor.

Bunu satılan araçlardan da anlayabiliriz. Brçok orta sınıf marka/model bile pahalı kaçmaya başladı. Leblebi gibi dacia, fiat egea, renault clio alıyor insanlar artık en ucuz araçlar bunlar diye.
  • anten  (20.05.21 09:58:15) 
Yukardakiler çok haklı dolar 1 lira olsa bile araba fiyatları düşmez. Çünkü biz dolarla maaş almıyoruz


  • respect  (20.05.21 11:07:05) 
Mümkün değil. Farklı bir hükümet gelse bile çat diye ben ötv'den vazgeçtim, artık oradan vergi almıyorum deme şansı yüzde 0. Araç fiyatlarının bu denli fırlamasının sebebi hatta pandemiden ziyade döviz kurundaki ani yükselme onu da hesaba katmak lazım.

Geçici vergi kampanyaları olabilir bir ihtimal ama max olacağı o.
  • roket adam  (20.05.21 11:15:48 ~ 11:16:21) 
Sıfır araba fiyatları yüzde 50 oranında düşerse ancak öyle düşer piyasa. Örnek Sıfır toyota 70.000 tl olsun o zaman piyasa normale döner.


  • komando kani var bende  (20.05.21 11:21:58) 
araç fiyatlarının artış sebebi çip kriziyle beraber gelen stok azlığından kaynaklıydı. araçlar vızır vızır üretilip satılırsa, böyle bir senaryoda ortalama fiyatlar %10-15 düşer max. uzun vadede artmaya devam eder emin ol


  • avatar is back  (20.05.21 11:25:20) 
bunun için tek bir ihtimal var.
o da ötv oranlarının aşağı doğru güncellenmesi. onun dışında fiyatların düşmesi imkansız.

  • burya  (20.05.21 11:32:31) 
@burya nın yazdığı gibi ötv oranları dışında bir çözüm yok. Aynı akaryakıttaki ötv'yi düşürmeleri gibi belki seçim yatırımı böyle hamleler gelebilir. Akaryakıttaki ötv niye düştü? Yakıtlara tavan fiyat koydular. dolar 7,49Du şimdi o uygulama bitecek 1 gecede benzin 1 lira fırlamasın diye ötvyi düşürdüler.

Otomobil fiyatlarının çılgın olmasının başlıca nedeni aşırı vergi, sonra döviz (euro kuru)
Enflasyon %17. otomobil fiyatlarındaki artış %100-%110
Neden? Çünkü euro %20 artıyor araç fiyatları vergiden doları %45 artıyor
ekonomide çeşitli dengeler vardır. Optimum vergi oranları vardır. Böyle aşırı alırsan çok başka sorunlara yol açarsın

Bu vergi sistemi ile dolar euro artacak diyorsan döviz alma git araç al. Dediğim gibi kur 1 artıyor araba fiyatına 2 yansıyor 2.5 yansıyor. Çünkü ötv + kdv %112den başlıyor
  • asbe  (20.05.21 12:01:22) 
ülkenin durumu bir yana global sebeplerde var. demir-çelik ve çip denen parçalardaki arz sıkıntısı fiyatları yukarı taşıyor. triple falan zam yiyor her ay veya 15 günde bir.

1-2 yıl sonra globaldeki durumlar düzelir belki ama bizim ülke çok düzelmez gibi. dalgalanma bir miktar azalır o zaman. örneğin ayda 10bin zam yiyorsa 4-5bin zam yer.
  • xrated  (20.05.21 12:11:24) 
Sadece şöyle bir şey olursa düşer. O da ÖTV, KDV indirimi. Onun dışında düşme ihtimali yok. Bir de dediğiniz gibi zamanla 500leri, 600leri ödeyecek duruma gelebiliriz sonra da 0 atarız herhalde. Ama bunun için min 10 sene gerek. O da şimdilerde ivme yakalayabilirsek bence.


  • westblack  (20.05.21 12:51:21) 
Artık "yeni normal", bu... Uzun süre değişiklik zor gözüküyor.

YTD.


.
  • kartallar yuksek ucar  (20.05.21 13:53:54) 
2. el araç ithalatına sınırlı da olsa müsaade getirilse fiyatlar da düşüş olabilir. ekonomik olarak ithalat hacmini çok artırmayacak şekilde ucuz yollu belli km. ve model araları ithal edilebilir.


  • marsabil  (20.05.21 14:32:18) 
normalimiz artık bu, düşüş neden olmayacağını arkadaşlar açıklamış bir çok açıdan.
pandemi en hafif etkenlerden biri gibi artık.

bu arada ikinci el ithalatı imkansıza yakın, kafanız oraya hiç gitmesin. direkt yurt dışına para saçmak anlamına gelecek bir hareket olur, biz ise yurt dışından memlekete olabildiğince para çekmeye çalışıyoruz şu an.

taaa zamanında katıldığımız gümrük birliği anlaşmasında üreticileri ülkemizde yatırım yapmaya cezbetmek için ikinci el araç ithalatı olmamasına dair bir madde olduğuna dair bir şeyler okumuş/izlemiştim, doğruluğundan emin değilim ama muhtemelen öyle olduğuna inanıyorum.
  • gkhncnzdgn  (20.05.21 14:50:17 ~ 21.05.21 01:25:04) 
Su an ucuz aslinda.
Katlanir bisikletle, yedek parcalarla oranlarsan daha %50 zam yemesi lazim arabalarin.

  • divit  (20.05.21 14:54:25) 
devlet vergi toplayamadığı için araç fiyatları yüksek çünkü patron veya çalışan araba almak zorunda.

o sebeple vergi reformu gelmeden araba fiyatları düşmez.
  • duyurukullanıcısı  (20.05.21 15:07:14) 
Arabalar pahalı değil ki!
Döviz bazında fiyatlara bakarsan 4-5 sene öncesine göre kıyasla ucuz bile denebilir. Araba fiyatlarının en önemli bağımsız değişkeni dövizdir. Sıfır araba fiyatları da 2. El piyasası da gayet uygun. Gücün varsa yapıştır gitsin

  • otopsicocugu  (20.05.21 18:01:56) 
düşmez. bu halk daha kötüsünü hak ediyor. umarım 200.000 bine şahin satılacak dönem olur yakında.


  • ayseee  (20.05.21 18:22:03) 
[]

Evin girişinde paspas mı? Yoksa ayakkabıyı çıkarıp girmek mi?

Soracağım soru çok garip gelebilir :)

Önceki evimiz en üst kattı, kapının önüne ayakkabılık koymuştuk ve ayakkabımız dışarıda kalıyordu. Her şey temizdi.

Şimdi ara kattayız, genişce bir giriş holümüz var. Kapının dışına ve içine ayrı ayrı paspas koyup ayakkabıyı içeride mi çıkarmalı, yoksa kapıda ayakkabıyı çıkarıp elimizde içeri mi taşımalı? Siz nasıl yapıyorsunuz?

 
İçeride geniş bir alan varsa dışarıda çıkarıp elde içeri koymak için bir neden göremiyorum. Direkt ayakkabılarla eve girmek gibi bir fantezim var çünkü


  • olaylar olaylar  (13.05.21 21:46:27) 
Ben de ayakkabı ile girmek ve kapı önünde oyalanmamak istiyorum ama hijyen konusunda endişelerim var.


  • gmzo  (13.05.21 21:52:58) 
küçüklüğümde ailemle ve sonrasında kendi hayatımda yaşadığım birden fazla farklı yerde ve kat kombinasyonlırının hiçbirinde ayakkabıyı dışarıda çıkarıp dışarıda bırakmadım.

içerde çıkarılır ayakkabılık da içerdedir. dışarda kesin paspas olur hatta içerde de olur şu an öyle mesela.

yani kendi yaptığım bu. doğrusu bu anlamında değil.
  • AlsterWasser  (13.05.21 21:53:12 ~ 21:58:00) 
Eskiden paspas üstüne cikariyorduk ama pandemi başladığından beri dışardaki paspasa silip sonrasına elimize alıp içeriye giriyoruz.


  • fraise  (13.05.21 22:09:38) 
AlsterWasser +1

kapının dışında zaten ayakkabıyı çıkartma şeklinden bağımsız olarak paspas her zaman olur, olmalı.
  • blatta hiberna  (13.05.21 22:18:05) 
Galiba bir şeyler yanlış anlaşıldı :D

Kapının dışında tabii paspas olur, ben asıl içerisini soruyorum.

Eski evimizde daireler katta tek ve en üst kat olduğumuz için kapı önü bize özeldi, dolayısıyla günlük ayakkabılarımız dışarıdaki raf şeklinde ayakkabılıktaydı. Paspas da vardı dışarıda. Yoksa birden fazla dairenin paylaştığı holde tabii ki ayakkabılık olmaz.

Evin içerisine ayakkabı ile giriyor musunuz, giriyorsanız düzenlemeniz nasıl asıl soru bu.
  • gmzo  (13.05.21 22:25:44) 
ben dışarıda çıkartıp içeriye elimde taşıyorum genelde. Dışarıda paspas var içeride yok.

Güvenilir bi apartmanda yaşıyorsam kapı dışında da bırakıyorum.

içeri ayakkabıyla girip içeride çıkarma fikri tuhaf geldi

edit: bu arada ayakkabılık çok yer kaplayan bi şey değil ya. güvenilir bir apartmansa ayakkabılık da olabilir kapı yanında. Biz zemin katta otururken de vardı (terlik falan koyuyoduk genelde), şimdi en üst katta oturuyoruz şimdi de var.
  • nundu  (13.05.21 22:45:49 ~ 22:47:00) 
Kesinlikle dışarıda çıkarmaya devam. İlla içeri alınacaksa elinizde alın içeri. Öbür türlü yeminle önüne geçilmez oluyor bak hiç tavsiye etmem.


  • 1bir1bir1  (14.05.21 00:21:07) 
Ayakkabılığı kapıya yakın koyun


  • coca cola  (14.05.21 04:30:55) 
Dışarıda çıkartmalı tabi ki. Eve getirdiğimiz mikropları düşünsenize..


  • suicides underground  (14.05.21 10:01:04) 
Ayakkabı dışarının pisliğiyle beraber dışarıda çıkarılır ve içeride hemen kapının yanında olan ayakkabılığa yerleştirilir.

Ara katlarda geçisi rahatsız edecek ayakkabılık ve yerde ayakkabı bırakılmaz.

Evin içine, yerlerde yuvarlandığımız :) huzur bulduğumuz, kafamızı koyduğumuz kırlentimizin, yastığımızın değdiği yerlere ayakkabının kiri, tozu, pisliği taşınmaz.

Temizlik ve hijyen konulu dersimiz bitti, teneffüse çıkabilirsiniz :))
  • epitaf  (14.05.21 16:07:41) 
kapı dışında bırakmıyorum çünkü apartmanı kokutuyor o ayakkabılar. zaten dışarda ayakkabı bırakmak yasak sitemizde. içeride paspas da yok. dışarıda çıkartıp içerideki ayakkabılığa alıyorum, ilk covid çıktığı dönem balkona gazete atmıştım onun üstüne koyuyordum havalansın diye.


  • rayde  (14.05.21 16:13:10) 
[]

Kapanma sırasında taşınma incelikleri

Evet bugün kaymakamlıkta koşuşturduktan sonra öğrendiğimize göre, kapanmadan taşınmak için nakliyenin gerçekleştiği bir gün izin veriyorlar. Boya badana temizlik için izin yok.

Fakat taşınacağımız evdeki kiracı cuma çıkıyor. Biz haftaya perşembe gireceğiz. Perşembenin izninde sorun yok. Fakat perşembeye kadar bahsettiğim işler için gitmek zorundayız, kiracının çıktığı eve hiç dokunmadan nasıl girebiliriz ki eşyalarla?

Yeni ev eski ev arası 2 kilometre. 20-25 dakika tahmini yürüyerek. Yürüyerek 2-3 kez gidip gelsek ne kadar sorun yaşarız? Markete çıktık mı diyelim (daha yakında market var). Yeni evin yanındaki hastaneden randevu mu alalım? Vallahi aklımı yitiricem ya. Baştan bir işi düzgün yapmaya çalışandan suç, iki saat sıra bekledik kaymakamlıkta bir de.

 
@beyintamircisi ben de öyle umuyorum ama ülkede rasyonel bir durum kalmadı, kime denk geldik, o sırada ruh hali nasıldı öyle etkiliyor ki.


  • gmzo  (28.04.21 20:24:35) 
[]

Beyaz eşya için bayi vs. internet

3 parça (kurutma makinesi, ankastre fırın, indüksiyonlu ocak) alacağız, aynı marka. Bayiye gitsek internetteki fiyatlardan daha uyguna gelme ihtimali var mı? Toplam 8200 tutuyor internetteki fiyatlara göre.




 
genelde daha uygun olmuyor.


  • nuisance  (26.04.21 14:01:14) 
arçelik beko internet sitesinde kampanya varmış. kombo falan yapıyolar kart kampanyasıyla ayrıca. konuya bir bakın.

forum.donanimhaber.com
  • xrated  (26.04.21 14:03:01) 
@xrated Teşekkürler, Electrolux almaya karar vermiştik ama bakayım yine de.

Düzgün bir indirim yapacaklarsa nakit verebiliriz.
  • gmzo  (26.04.21 14:04:59) 
electrolux dikey süpürgede problem yaşadık ve satış sonrası hizmetleri berbat. hemen kartı yanmış garantiye girmez vs muhabbetleri yaptılar. hele döviz kurları böyleyken arçelik iyi bir tercih olabilir. yedek parça açısından. evi boschtan döşemiştim ama şimdiki aklım olsa arçelik alırdım.


  • xrated  (26.04.21 14:10:48 ~ 14:11:20) 
pazarlık yapmakta ne sıkıntı var? gidin bayide cayır cayır pazarlık yapın. internette bu fiyata satıyorlar diyin.


  • co2s2  (26.04.21 14:13:17) 
Bayiden internetteki fiyttan cok daha uyguna almistik. Mumkunse 2-3 bayiye bakin, pazarlik yapin


  • fakyoras  (26.04.21 14:28:28) 
Biz alirken internetteki fiyatlrdan epey uyguna almistik bayiden. Oyle nakit falan da degil. Baya bonus'a 10 ay taksitle falan hem de...

Gidip birkac bayi ile gorusup fiyat almaktan zarar gelmez.
  • invictae  (26.04.21 15:09:25) 
[]

Ev eşyaları ve taşınma ile ilgili karışık sorular

3 hafta sonra taşınacağız.

1. Bir nakliye şirketi ayarlayacağız ama eşyaların ne kadarını onlara toplatalım bilemedim, mutfak eşyaları-giysi dahil her şeyi topluyorlarmış sanırım. Sizin tecrübeniz var mı? Çok içime sinmiyor kendim toplamak isterim aslında ama, o zaman da koli almamız gerekecek (nakliye şirketleri varil kullanıyor dediler).

2. Storları temizletmek için şirket ayarladığımızda, mekanizmasıyla birlikte mi söküp götürüyorlar? Bu evden söktürüp, yıkatıp, diğer eve taktırmak gibi bir düşüncem var da.

3. Kurutma makinesi ve çamaşır makinesinin fiyatları farklı olunca üst üste konabiliyor mu yine de? Bir de kurutma makinesini dolap içerisine yerleştirsek, çalışırken kapağını açık bıraksak problem olur mu?

4. Ocaklı fırın öneriniz varsa onu da alırım.

 
Kırılmasından, darbe almasından özellikle endişe edeceğiniz eşyaları, biçimi nedeniyle dikkatli paketlenmesi gerekenleri, elektronikleri, küçük boyutlu olduğu için kaybolabilecek şeyleri kendiniz paketleyin.


  • mikro patlama  (17.04.21 19:44:34) 
Başına bir şey gelirse üzüleceğiniz her şeyi (kırılır, kırılmaz bakmadan) kendiniz toplayın, hatta taşıyabileceğiniz en değerlileri kendiniz taşıyın. Benim gördüklerim genelde boş koli getirip onlara dolduruyor. Gelecek adamları, kafasında sadece "topla, paketle, evden çıkar" lafı sürekli gezen robotlar gibi düşünün. Ne paketlediklerine pek dikkat etmeyebiliyorlar.


  • cosmicstring  (17.04.21 19:54:04) 
1. Biz tümünü kendimiz kolilemiştik. Yapabiliyorsanız kendiniz kolileyin bence.
2. Stor konusunu nakliyeci firmayla fiyat pazarlığı esnasında konuşmanız uygun olacaktır. Büyük ihtimalle işi dediğiniz gibi yaparlar. Temizleme kısmı nasıl olur bilemiyorum.
3. Farklı markalarda kurutma ve çamaşır makinesi üst üste konulabilir mi bilmiyorum. Dolap içine yerleştirilmesi problem olmaz. Bildiğim kadarıyla çamaşır makinesi altta kurutma üstte oluyor her zaman. Dolap varsa makineleri üst üste koymaya yarayan aparata ihtiyacınız olmaz diye düşünüyorum. O zaman da makineler üst üste konulabilir.
4. Biz hep Bosch aldık her şeyi. Başka marka bilmiyorum.

Kolaylıklar dilerim.
  • pispinti  (17.04.21 20:47:08) 
Diğerlerini bilmiyorum ama ilk soruya cevabım kendiniz yapsanız daha iyi olacağı yönünde özellikle de bu pandemide.

Birkaç gün önce taşınan bir arkadaşımın evine yardıma gittim. Sadece kıyafetlerini ve özel eşyalarını falan kendisi toplayıp diğer her şeyi gelen adamlara bırakmıştı. Benim normalde de içime sinmez ama pandemide o adamlar bardakları tek tek elledikçe, buzdolabındaki yiyecekleri elden ele dolaştırdıkça izlerken bile huylandım ben.
  • ms brownstone  (17.04.21 22:17:37 ~ 22:18:30) 
[]

Eski ev arkadaşım ve elektrik aboneliği

4 sene önce evden ayrıldım, elektrik aboneliği hala benim üzerimde. ilk başlarda 1-2 kez söyledim, yoğunum filan dedi üstelemedim. 8 sene birlikte yaşadığımız için de yakınız haliyle, sıkıntı çıkarmak istemedim daha fazla ve tekrar konusunu açmadım. (zaten bence bu noktada artık kendisi "dur şu işi aradan çıkaralım" demeliydi uygun olduğunda)

neyse şimdi tekrar ev değiştiriyorum, 10 gün önce mesaj attım. bu evdeki abonelik eşim üzerine, yeni evde benim üzerime alacağız tadilat yaparken henüz taşınmadan kullanmak için. en kısa zamanda halledelim, dask diye bir şey var artık biz o eve çıkarken yoktu, o da lazım olacak bilgin olsun dedim.

mesaj atarken henüz evi bulmamıştık, arıyorduk. şimdi evi tuttuk, "kiracı ay başında evi boşaltacak, önümüzdeki hafta bu abonelik işini artık halletmemiz lazım" diye mesaj attım. "tamam iş yeriyle izin işini konuşayım, dask'ı da bilmiyorun henüz, ona göre haberleşelim" dedi!!!

e yuh ayıp değil mi bu artık? öğrendiğimize göre eşim aboneliğini taşıyıp, bir süre bu evdekini de kullanabiliyormuş ama ben bu bahane ile çözmek istiyorum bunu artık. yani 10 gün oldu (aslında 4 yıl oldu tabii!) daha dask'ı bile soramamış. şeytan diyor kapat aboneliği eve gelince elektriksiz kaldığını görsün, bu kadar geçmişimiz olmasa çoktan yapmıştım.

ben abartıyor muyum, siz olsanız idare etmeye devam eder miydiniz, yoksa ne yapardınız merak ettim?

 
"şeytan diyor kapat aboneliği eve gelince elektriksiz kaldığını görsün" bunun için çok geç bile kalmışsınız.


  • bagcivan  (16.04.21 15:36:56) 
Direkt kapattirmak değil de bence son kez mesaj atıp uygun bir şekilde cozemezseniz kapattirmak zorunda kalacağınızi belirtebilirsiniz. Dört yıldır çözülmesi gerekirmiş çoktan.


  • fraise  (16.04.21 15:39:58) 
bence abartıyorsun. o kadar önemli olduğunu düşünmemiştir. kendi adıma ben de düşünmezdim, ki düşünmüyorum. 4 yıl öncesine kadar ev arkadaşım olan kız evlenip gittiğinden beri doğalgaz aboneliği onun üstünde kaldı. otomatik ödemede faturalar. her ay düzenli ödüyorum. zaten hala çok yakın arkadaşız. hiç bunun lafını etmedi. etse ve bu yüzden gerginlik çıkarsa falan hele ki, bozulurdum sanırım. yani tamam halletmeye çalışırdım ama insanlık hali, iş yerinden kolayca izin alamıyor olabilir, bu kadar acil olduğunu ve problem çıkacağını hiç tahmin etmemiş olabilir.. ben mi anlamıyorum ne olacak ki, madem yakınmışsınız. eşin de aboneliği taşıyabiliyormuş. üstelik bu güne kadarki süreç için "zaten bence bu noktada artık kendisi "dur şu işi aradan çıkaralım" demeliydi uygun olduğunda" falan demek abartmak bence.


  • istanbul kanatlarimin altinda  (16.04.21 15:59:25 ~ 16:02:53) 
@istanbul kanatlarimin altinda Ben aboneliği kendi üzerine almasını istediğimi söyledikten sonra 4 sene geçti. Bir konu sizin için önemli değilken, başkası için önemli olabilir. O başkasını da bu mesele etkiliyorsa sizin için önemsiz olmasının bir önemi kalmaz. Hayatınızı başkalarının önceliklerini tamamen göz ardı ederek mi yaşıyorsunuz?


  • gmzo  (16.04.21 16:05:23) 
@istanbul kanatlatımın +1 gibi dusnuyorum ben de, abartmıssınız. ama sizin için onemliymiş ve bir kere yaptıralım demişsiniz. aksiyon alması lazım.


  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (16.04.21 16:05:52 ~ 16:06:36) 
Siz onun keyfini beklemeyin, direkt gidip kapatın içerideki depozitonuzu da alın. Kapatma başvurusu yapınca mesaj atın;

"yeni abonelik başvurdum eskisini buna aktardılar, senin elektrik abonelik yapmazsan kesilir, hemen şimdi internetten başvur"

Diye yazın, bir kaç gün süresi var zaten hemen kesilmiyor elektrik. İnternetten başvurmak 5 dk iş.
  • John Bloor  (16.04.21 16:13:09) 
@john bloor aboneliği aktarırsak depozito ile uğraşmaz tekrar diye düşündüm, seneler önce birlikte karşılamıştık tüm depozitoları çünkü aboneliğin kimin üzerinde olduğundan bağımsız olarak. fakat önümüzdeki hafta içi harekete geçmezse dediğiniz gibi yapacağım, teşekkürler.


  • gmzo  (16.04.21 16:16:50 ~ 16:17:55) 
abonelik başvuruları internet üzerinden yapılıyor zaten. daha yeni ev tuttum, sadece sms geldi, elektriğiniz açılmıştır diye :)
izin almadan da halledebilir diye düşünüyorum.
dask için ise bildiğim kadarıyla yeni kiraladığınız evin ev sahibinin temin etmesi lazım size.
  • kisa  (16.04.21 16:26:03) 
@kisa abonelik işlemlerinin birçoğu internetten oluyor biliyorum ama, aktarımı olmuyor. ben sıfırdan depozito ödemesin boşuna diye sabrettim bu kadar.


  • gmzo  (16.04.21 16:30:50) 
"şeytan diyor kapat aboneliği eve gelince elektriksiz kaldığını görsün"


şeytan demiyor bence artık olması gereken bu.
  • lcha  (16.04.21 17:10:19) 
arkadaşınızla güven sorununuz yoksa kalsın öyle siz yeni aboneliğinizi yine üzerinize alın. niye hem kendinize stres hem de arkadaşınıza ekstra iş çıkartıyorsunuz?

arkadaşınızın bunca sene umursamamış olması ayrı konu tabi onu haklı buluyor değilim bu arada. yakınız diye belirttiğiniz için söylüyorum. ha ipleri koparayım diyorsanız kapatın gitsin tabi tesisatı.
  • hadsafhada  (16.04.21 17:39:28 ~ 17:41:02) 
bana böyle davranan , dediklerimi sallamayan biri benim yakın arkadaşım olmaz bu bir.
duyurudaki rahat arkadaşlara da takılma bence. senin o arkadaşın tipinde insanlar basmış burayı da. arkadaş olan arkadaşına yardımcı olur yıllardır sallamamazlık yapmaz. git kapat elektriği. 2-3 defadan fazla üstelemeye hiç gerek yokmuş. elektriği kesilince o arar zaten seni anlatırsın durumu zaten uyarmıştım vs. diyerekten.

  • papuayenigine02561  (16.04.21 18:03:55) 
Takilip abartmissin,o da usengeclik yapip burokrasiyle ugrasmamak icin erteliyordur.8 sene beraber yasamissin,senin icin en buyuk risk arkadasin terso kalip faturayi odeyemez ondada 100-200 lira iceri girersin.sende o kadar kredisi yoksa kapatgitsin,o arkadasida bu yuzden kaybet.


  • duptıs  (16.04.21 18:44:17) 
[]

Birinci Kat

Istanbul'da nezih bir semtte, genç (14 yıllık) ve güvenlikli bir sitede birinci katta (altta daire var) oturur musunuz?

Ben hep yukarılarda oturduğum için emin olamadım.


 
otururum, giris ya da en ust kat olmadiktan sonra problem yok benim icin.


  • duyulmasi gerektigi kadar  (12.04.21 08:47:21) 
Ben de yüksek seviyorum, alt katlarda sokak / araba gürültüsü çok geliyor diye düşünüyorum.


  • roket adam  (12.04.21 09:22:31) 
gürültü, site bahçesi, çocuk sayısı, apartman kapısı sesi vs önemli.
yoksa oturulur.

  • rewlack  (12.04.21 10:33:29) 
alt katta oturmam. dış kapının kapanma sesi bile rahatsız eder. kedisi girer, sokak gürültüsü girer. yürüyen insanla gözgöze gelirsin perdeyi tam kapatmasan. sevmiyorum. ara kat sadece ısınma kolaylığı için bile seçilmeli bana göre.


  • lovemyself  (12.04.21 11:41:46) 
istanbulda nezih bir semtte 30+ bir binada 1. katta (altta daire var) oturuyorum. yan tarafta (neredeyse tum evin tek cephesinde) cocuk parki var. mayistan ekime kasima kadar gunduz cocuk sesi gece beyinsiz ergenlerin sesinden durulmuyor. yazin pek cok kereler polisi aramak durumunda kaliyoruz gece 1 2 gibi cunku beyinsiz ergenler gelip icki icip bagirisiyor (evet nezih semtte). yaninda cocuk parki olmasa boyle bir sorunumuz olmazdi ama, yani bu kadar yakininda cocuk parki, kamelya tarzi oturmali bir yer ya da cafe filan yoksa oturulur sorun olmaz bence.


  • in vino veritas  (12.04.21 11:57:36) 
İstanbul da nezih olmayan bir semtte 1. katta oturuyorum. burada bile bir sorun olmuyor. eğer cadde üstü değilse sorun olmaz.


  • silver apple  (12.04.21 12:34:43) 
[]

"Krediyle ev alıp 10 sene borç ödemek"

Sözlükte bu başlık gündem olmuşken bir de burada tartışalım dedim.

Eşim de benim de sabit gelirimiz var (zaman içerisinde akademik yükselme ile benim maaşım artacak). 30 yaşındayız, kiradayız, her ikimize de aileden Anadolu kentinden ileride gayrimenkul kalacak. Şu an İstanbul'un merkezi bir yerinde, fena sayılmayacak bir evde kiradayız. Yine merkezi ama bir tık daha nezih bir mahalleye, bir tık daha iyi bir eve taşınmaya niyetlendik.

Kime söylesek ev alın diyor. Şimdi başlıktakileri de okudum, düşük faiz ile kredi çekip ev alanları anlıyorum, kesinlikle avantajlı olabilir. İhtiyaçlar hiyerarşisi doğrultusunda insanın barınma ihtiyacını garantiye almak istemesini, ev sahibi kaprisiyle uğraşmak istememesini de anlıyorum.

Fakat bizim (en azından şimdi) ev almamamız için (bana göre) şöyle sebepler var:

1. Ülkenin durumu. Öyle bir güvensizlik ortamı var ki, yarın ne olacağı belli değil ve bu pandemi ile birlikte iyice ayyuka çıktı. Bir Avrupa ülkesi vatandaşlığım da var, dolayısıyla ihtiyaç halinde çekip gidebilme lüksümüzü korumak istiyorum.

2. Neden gelecekte rahat edelim diye gençliğimizi harcayalım? Savruk insanlar değiliz, 3 senede yurtdışı gezileri yaparak, ihtiyaç ve isteklerimizden kısmayarak, kira ödeyerek aşağı yukarı 200 bin lira biriktirdik. Neden aynı şekilde yaşayarak 10-15 sene sonra rahat rahat almayalım ki evimizi? Kiranın boşa gittiğini düşünmüyorum, bize istediğimiz zaman çekip gidebilme ve istediğimiz gibi yaşama özgürlüğünü veriyor.

3. İstediğimiz gibi yaşama özgürlüğü derken, şu an 25-30 yıllık evlerde, dediğim gibi merkezi ve nezih semtlerde yaşıyoruz. Trafiğe girmeden iş yerlerimize ulaşıyoruz, yürüyerek sahile gidiyoruz, arkadaşlarımızla buluşup bir şeyler içip yürüyerek eve dönüyoruz. Fakat bu evlerin fiyatları en az 900 bin - 1 milyon oldu, aynı yerde yeni ev alsak zaten mümkün değil. E şimdi biz Ümraniye'de siteye taşınıp, iş-kültürel ortam-sosyalleşme için trafiğe girmeye, zamanımızdan ve hayat kalitemizden yemeye mi başlayalım? Ne için? Geleceği belirsiz bir coğrafyada 4 duvar sahibi olabilmek için.

Düşündüğümden uzun oldu ama görüşleri merak ediyorum :) Hakikaten benim kaçırdığım bir nokta mı var, nedir?

 
Yuzde 90 ev alin derim soranlara ama sizin senaryoda kiracilik daha mantikli.

Sadece "ulkenin gidisati" kismi ezelden beridir ayni. Yatirim yaparken onu pek goz onune almayin derim. Gidisatin duzelmesini bekleyenler 50 yildir hala bekliyorlar.
  • brkylmz  (31.03.21 08:36:24) 
ev almak her senaryoda en mantıklı seçim oluyor.

kiracısınız ancak yarın ev sahibinizin evi satmayacağı ya da sizi çıkarmayacağının bir garantisi yok. kira hiçbir şekilde kendi evinizin rahatlığı ile bir tutulamaz ayrıca. ödediğiniz kiranın bir karşılığı da bulunmuyor. kaba tabirle boşa giden para.

şartlar böyle iken merkeze yarım saat mesafede site içinde bir ev almak daha doğru olacak.

10 sene sonra kira ödemeye devam ediyor olabilirsiniz, ya da borcu bitmiş bir eve sahip olabilirsiniz. fark bu aslında.
  • tantunisultansuleyman  (31.03.21 08:48:57) 
1 - Vatandasligin varsa ve cikacaksan, madem yas artik 30'a gelmis, biran once karar vermeniz lazim, cikiyor musun cikmiyor musun? Gidiyorsaniz ev almak mantiksiz cunku disarda para lazim olacak, hem de cok lazim olacak.

2 - Obur taraftan ben sizin gibi beyaz yaka ciftlere acikcasi gocmenligi onermiyorum. Ikinizin de isi var, biriniz akademiden kovaliyor. 3 senede 200bin tl birikmis, bu arada tatiller yapilmis. Kiradasin ama iyi bir muhitte yasiyorsun, yuruyerek sahile iniyorsun. Zaten size yurtdisinin saglayabilecegi imkanlar da bunlar, cikmanin bir anlami yok. Cikmak etrafinizdaki tiyatrodaki dekoru belki 50 sene ileri tasir, ama sizin toplum icindeki konumunuzu bir 15 sene geriye dusurur, liseye geri donersiniz. Tanidik yok, baglanti yok, sifirsin. Disarinin avantaji tiyatronun "dekor"unun guzel olmasi, ama toplum icinde iyi bir konumda degilsen ki yeni gocmenlerin ne kadar iyi bir konumda baslayacaklari tartisilir, o tiyatroda figuranlik yaptiriyorlar sadece.

3 - Turkiye'nin duzelmeyecegini kabullenip kaliyorsaniz, o zaman biran once ev isini cozmek en mantiklisi, bence beklemeye gerek yok. 3 senede rahatca 200bin biriktiren bir cift milyonluk evlere girer. Muhitinizin pek degisecegini sanmam, ki ben olsam zaten degistirmem.
  • cooperr  (31.03.21 09:03:40) 
şu an imkanım olsaydı direkt gider ev alırdım. yok gidebilme özgürlüğü yok şu yok bu gibi hikayeler bana komik geliyor. elin evine çivi çakamıyosun, çaksan boşa gitmiş hissi oluyor. o yüzden yeterli peşinat varsa, ödemede zorluk çıkmayacaksa ev alınması bana her zaman mantıklı geliyor. ha 3 seneye yurtdışına gidecekseniz almayın tabi ama belki gideriz diye düşünerek on sene daha kirada yaşamanın manasını göremiyorum cidden.


  • elorelia  (31.03.21 09:08:33) 
Günaydın. Duyurunun belki de en çok banka borcu olan insanlardan biriyimdir.
Sebeplerini okudum. Bir kaç noktaya değinmek istiyorum.
Ev alırken; finansmanı nereden sağladığın çok önemli. Bu finansmanı uzun vadeli bir krediden mi karşılıoyrsun yoksa nakit tasarruftan mı karşılıyorsun. İkisinin arasında çok fark var. Tasarruf edinimlerini banka kaynaklarına yönlendirip tasarruflarını harcamadan ev almak, enflasyonun yüksek olduğu bir ekonomide uzun vadede sana avantaj getirir. O sözlükte bahsettiğin başlığı okursan; 200 bine ev alanlar şu an 650-700 bin civarında diyorlar. Bankaya ödediği taksitlerde maksimum faizi ile birlikte 320 bin eder. Burada şu da var, aylık krediye ödediğin miktar ile 10 yıl sonunda edindiğin evin son değeri, aynı miktarda yaptığın tasarrufun10 yıl sonundaki değeri evin değerinden aşağı kaldığını göreceksin. Yani bu yatırımını kredi değil de tasarrufla bunu edinmeye çalışırsan zarar edersin. Başka arkadaşlar bu tasarrufu ben değerlerim, örneğin altın dolar hisse vb araçlarda artırırım diyor ama ben buna katılmıyorum zira kıyasladığımız iki durumda birinde ev yatırımı yaparken herhangi bir mesai enerji zaman vs harcamıyoruz. Böyle bir yeteneği var ise bunu zaten ayrı bir çerçevede değerlendirmek lazım.


Yukarıda anlattıklarım benim evin kredi ile yatırım aracı olarak değerlendirilmesi konusuydu. Siz biraz daha sosyal konulara değinmişsiniz. Onlar biraz daha göreceli konular.
  • Frederick Co  (31.03.21 09:40:40 ~ 09:44:19) 
1- Ülkenin durumunun kötüye gimesi faizleri yukarı götürür TL'yi değersizleştirir. Aldığınız kredinin yükünü azaltır. İşten çıkarılma korkun yoksa bu madde seni gayrimenkule yönlendirmeli. Avrupaya giderseniz buradaki krediyi ödemek kat kat daha kolay olur zaten. Aileden kalacak evleri emeklilik ve çocuk yetiştirmek için düşünebilirsin.

2- Gençliğinizi harcamak zorunda değilsiniz. Gelişmiş ne kadar ülke varsa tasarruf oranları yüksektir. Tasarruf yapmak gençliğini yemek değildir. Eğer 18 yaşını geçtiysen bu kafayı terketmiş olman gerekir. İyi semtten daha iyi semte geçip 2 kişi yüksek kira ödeyeceğine iyi semtten daha az iyi bir semtteki kendi evine geçip taksit ödeyebilirsin. Aradaki fark 3000 TL olsa kişi başı 1500 TL olur. Ayda 1500 TL ile gençliğini mi yaşıyorsun? Biriktirdiğin paranın market risk'i yani yatırımlarının patlama riski içine oturduğun evin değer kaybetme riskine göre daha yüksek. Ne sıklıkla ev sahibine biz çıktık evinden hacı deyip, üniversiteye biz istifa ettik deyip 200 bin TL'yi alıp dağ başına yerleşeceksiniz mesela? Dağ başına yerleşmek istediğin an çekip gidebilmeye dair bir örnek. İçini sen doldurabilirsin.

3- En önemli item bu. Bunu bir şekilde yönetebilirim, daha az inerim sahile, evi kendime bir sanctuary haline getirim diyemiyorsan almaman gerekir. Sonuçta mutsuz olacağın bir ev almanı tavsiye etmek mantıklı olmaz.
  • twelfth  (31.03.21 09:49:22) 
1) ülkenin durumu gerçekten çok kötüye giderse, kirayı da ödeyemeyecek duruma gelmeniz olası. vatandaşlık kartını oynayacaksan da bir an önce karar vermende fayda var.
2) bir gün ev sahibi çat diye hadi çıkın oğlum oturacak dediğinde o gençlik bi 5 yıl falan yaşlanıyor ki bugün anladığım kadarıyla çocuğunuz falan yok, kafanıza göre yaşıyorsunuz, o durumda bile çok sıkıcı bir konu. bu tarz ıvır zıvır dertlerle uğraşmamak, ev sahibi kavramını hayatınızdan çıkarmak için bile değer.
3) şu anda yaşadığınız hayat geçici bir hayat, bunu atlıyorsunuz. son 3-4 senede yurtdışından gelenler dolayısıyla istanbulun sahil semtlerinde kiralar inanılmaz arttı, eskiden 3 bine tutulan evler artık 5-6 bin oldu. çok istisnai bir iş yapmıyorsanız (it vs gibi) maaşınız bir süre sonra o bölgelerde yaşamaya yetmeyecek. o evden çıkmak zorunda kalırsanız aynı paralara ümraniye'de küçümsediğiniz yerlerde ev tutup ulan buraya bu para verilir mi, 2-3 sene önce sahilde bu paraya yaşıyoruz şimdi dağdayız diyeceksiniz ve üstelik yıllarca kiraya para savurdu olacaksınız.

şimdi ailenizden kalacak evlerin paranın değerini bilmiyorum, yani gerçekten tuzu kuru bir çiftseniz yatırım planı yapmanıza zaten gerek yok, kalacaklar sizi kurtarır o zaman hayatın tadını çıkarmaya devam edin. ama yurdumun standart sefil beyaz yakalısı modunda değerlendirirsem iyi, yeni, depreme dayanıklı, oturulacak bi ev bulursanız bir an önce yatırım yapın gitsin derim.
  • roket adam  (31.03.21 10:02:07 ~ 10:06:56) 
Aileden gelen gayrimenkul varken bir de kendinizi kasıp ev alacağız diye direnmenin anlamı yok. Ayrıca Türkiye'den çıkabilir durumdayken çıkın, çocuk mocuk niyetiniz varsa böyle güvensiz bir ortamda çocuk büyütmek malesef sıkıntı. (biz fanus içindeyiz diyorsunuzdur o ayrı ama yine de eğitim hayatı komple buna bağlı olacak)

Ha ille de Türkiye'de kalacağız dediğiniz koşulda da, bankada duran para eğer parasınız doğru yatırım araçlarıyla değerlendiren bir çift değilseniz son 1 senede bile eridi. O nedenle, o parayı güvenceye almak için İstanbul'da değil, bir anadolu şehrinde yatırım amaçlı ucuzdan ev toplayıp kirada tutup devam etmeniz daha karlı oluyor. İstanbul'daki evler kendini amorti etmiyorlar artık.
  • lcha  (31.03.21 10:12:54 ~ 10:17:29) 
Şu an faizler çok yüksek. Geçen sene 0.69'tan kredi çekip, ev alanlar çok büyük akıllılık yaptılar.

10 sene uzun bir süre ancak Türkiye gibi ülkelerde enflasyonist bir ortam olduğu için, 3-4 sene sonra bu paralar çerez parası olacak. Düzelmesi de çok uzun yıllar sürecek gibi duruyor.

Ancak şimdi konut kredileri çok yükseldi. Ben olsam almam. Ama maaş artışlarını ve kredi taksitini hesaplayıp, bakmak lazım.

Kiracılık çok uzun bir süre iyi idi. Senelik %10-12 artış çerez parası idi ama bu oranlar hızla artabilir. Reel enflasyon şu an %25-%30 civarı. Hükümet daha ne kadar baskılayabilecek, soru işareti...



.
  • kartallar yuksek ucar  (31.03.21 10:18:08 ~ 10:20:52) 
Merhaba 3 sebebin 3ünde de haklısınız. Açık konuşmak gerekirse ben de sizin gibi düşünüyordum genel olarak.

Ama şöyle bir şey var: biraz da aile ve eşimin baskısıyla son 2-3 yıldır İstanbulda ev bakıyorduk acaba alsak mı diye. Ve gördüğüm şu ev fiyatları devamlı arttı yani piyasa ekonomi vs hiçbirşey dinlemiyor. Aklım almıyor nasıl olduğunu ama ülkenin durumu bu, evlerin fiyatı hep artıyor. O yüzden 1 sene önce bakıp alsak mı lan dediğimiz ev bugün bize daha da uzak gözükmeye başlamıştı. Dolayısıyla yeni yeni fikrim insanın 1 tane evi olmalı şeklinde değişti. Hele hele İstanbulda böylesine bir kalabalık varken ev piyasasının hiç durulacağını sanmıyorum. Diğer şehirleri bilemeyeceğim ama Istanbulda merkeze yakın ilçelerde hiçbir zaman ev fiyatları düşmeyecek benim öngörüm. O yüzden bekledikçe ev sahibi olma ihtimalin azalıyor.
  • nuevo  (31.03.21 10:36:56 ~ 10:37:58) 
turk halkinin ev fetisizmini bosver. eksisozluk bu tarz tabularin yaygara yapilarak konusuldugu bir yer oldugu icin cok da saapma. halbuki hersey gayet basit.

herkesin durumu farkli. maddi olarak iyi durumdaysan ve istiyorsan ev alirsin. istemiyorsan bu sekilde devam edersin. parani da baska sekilde degerlendirirsin. herkesin dusundugu gibi 20 yil sonra isinizi kaybedip, kirayi odeyemeyip esiniz ve cocugunuzla sokakta kuru ekmek kemirmeyeceksiniz.
  • buenosdias  (31.03.21 10:48:59) 
Sadece birinci sebepten dolayı kirada yaşadığım eve buzdolabı bile alamadım 1.5 yıl.
Gideriz, gidelim, gidiyo muyuz derken yıllar geçti. Ha sonunda gittik gerçekten, iyi ki almamışız ama, bu gidişi kesinleştirmeden çok fazla aklınızda çevirirseniz, ne istediklerini yapabiliyorsunuz ne de gidebiliyorsunuz. Aklınızda yıllar geçtikçe sürekli bir keşke kalıyor.
Bu sebeple, yurtdışına gidecekseniz karar verin ve yapın.
Yok "burada rahatız para da geliyor" diyorsanız evi alın ve fazla düşünmeyin.

Ben gitmeyecek olsam eve girerdim, hatta giriyordum onu da yapamadım işte bu düşüncelerden.
  • quaker  (31.03.21 12:20:10) 
cooper +1

Gidecekseniz karar verme yaşındasınız. Çocuk olayına girdiğiniz zaman, hele çocuğun eğitimi başladığı zaman bir de ev kirası / mortgage ödemesi çok zor oluyor. 15 sene önce 320bin TL'ye aldığım dairenin yan dairesi geçen ay 2250bin TL'ye satıldı. Böyle bir getiri hiçbir şekilde yok. 11 sene mortgage ödedim. Sıkıldım ama şimdi başka bir özgürlüğüm var. Emekli olsam ya da işten çıksam ev kirasına para yetiştiremezdim bu muhitte.
  • SiyamkedisiZorro  (31.03.21 12:24:04) 
Ev fiyatları hep artacak. Kiraya verilen parayı sokağa atılmış olarak görüyorum.Kiraya verdiğiniz parayla kredi taksiti ödeyin ama kendi evinizde oturun. Maaşlarınız sabit kalmayacak, artacak ama kredi taksitleri hep sabit kalacak. Avrupa'ya taşınırsanız da kira geliriniz olur,krediyle alsanız bile başkasına kiraya verebilirsiniz. İstanbul gibi bir şehirde emlak fiyatları hep yükselecektir, yeter ki alacağınız ev zemin etüdü ypaılmış ve 99 depreminden sonra yürürlüğe konan deprem yönetmeliklerine uygun olarak yapılmış olsun.


  • iwasbornonamountainside  (31.03.21 13:14:15) 
parayı gitme ihtimaliniz olan ülkenin para birimine çevirip o şekilde tutun ve her ay da üzerine ekleyerek ilerleyin. 10 sene sonra hala türkiye'de yaşamak istiyorsanız paranızı tl'ye çevirip anadan babadan kalacak evleri de satıp istediğiniz her yerde istediğiniz her evi alabilirsiniz diye düşünüyorum. ya şu an elimdeki işi kaybedersem, ya aç kalırsam gibi düşünceler fakir refleksi ve yüzde 90'ımız bu şekilde yaşıyoruz. sizin böyle bir şeyle karşı karşıya kalmanız durumunda gidecek yeriniz de varmış. aceleniz yoksa ve şu an sevdiğiniz bir yerde yaşıyorsanız yükün altına girip stres olmaya gerek yok bence.

iş kaygınız yoksa hayat kalitenizden ödün vermeniz gereksiz.
  • golgi aygıtı  (31.03.21 13:59:20) 
ikinize de aileden ev kalacaksana niye simdi ev alasiniz ki. yaslaninca alirsiniz iste. ikisini birlestirir ustune koyarsiniz biriktirdiginiz parayi al sana istanbulda ev.


  • aydonno  (01.04.21 01:39:56) 
[]

İnsanların evleri görmeden kapora göndermesi

İstanbul'un merkezi mahallelerinin birinde ev bakıyoruz. Saat başı sarı siteyi takip ediyorum, bugün eli yüzü düzgün bir ilan düştü. Aradık hemen, kiracı 15'inde çıkacakmış, bebekleri varmış, o yüzden evi 15'inden önce göremiyormuşuz. Peki dedik, kadın ilk arayan müşterisiniz o yüzden ilk sizi arayacağım dedi.

3-4 saat sonra tekrar aradı, evi görmeden kapora vermek isteyenler var, siz ne düşünürsünüz diye sormak istedim dedi. Dolandırıcı gibi durmuyor biraz baktım emlak ofisinin adı sanı belli. Çok şaşırdım ama evi hiç görmeden insanların kapora vermesine, siz böyle bir şeyle karşılaştınız mı?


 
güvenmem.


  • clones  (29.03.21 19:47:09) 
E Dolandırıcı işte?
Dolandırıcılık illa parayı alıp kaçmak demek değil. Belki evin defoları var belki binada bi tuhaflık var belki deli komuşları var evin.
Kaporayı alsaymış o zaman hahah sizi aramış.. naif emlakçı demekki kıyamam.
Yeni konulan ilanı aynı gün görüp kapora verdiğim oldu. Ama evi görmeden öyle şey olmaz. kaporasız sözleşme vs bile olmaz.
  • rewlack  (29.03.21 19:58:29) 
Kapora göndermem.


  • hayirsiz  (29.03.21 19:58:42) 
Dolandırıcıların sıklıkla uyguladığı bir yöntem. Genelde de değerinin altında koyarlar ilanları. Bizzat kendim de denk geldim, internette para kaptıran bir sürü mağdurun hikayesini de gördüm. (Ben para kaptırmadım, dolandırıcı olduğunu anlamıştım.

Ev bakmak için kaparo göndermek başlı başına saçmalık zaten, dolandırıcılık olmasa dahi.
  • fobfilm  (29.03.21 20:00:49) 
Dolandırıcı o kişi


  • Andrew  (29.03.21 20:14:32) 
İzmir'de bir arkadaşım birebir anlattığınız gibi bir olayla karşılaştı. Kapora gönderdi. Sonradan dolandırıcılık olduğu ortaya çıktı.


  • Anthony McCarten  (29.03.21 20:27:36) 
Dolandırıcı.
Eskiden erkekleri evlenmeye ikna etmek için "kızımızı isteyen çok" derlermiş. Bu üzerine bir de para alacak.

  • pro9it9is9  (29.03.21 20:34:11) 
emlakcinin adi sani belli demissiniz. boyle kapora verenler var. emlakci da duzgun bi yermis ki size de haber vermis iste. bizzat bi evi bu sekilde kacirdi bi arkadasim. bi ev icin emlakcidaydik. ayni anda emlakcida bi taliplisi daha vardi dairenin. evi de ayni sizdeki durum gibi goremiyorduk. diger talipli ben kapora veriyorum diyip onumuze gecti. adam evin resimlerine bakip verdi kaporayi. guzel semt, guzel sokaksa bu sekilde kapora verenler oluyor yani. evin ici onlar icin onemli olmuyor.

bi de bu sekilde dolandiricilar var ama sizin durum gercek bence
  • Kittie  (29.03.21 20:53:52) 
kaçarsa kaçsın...açıkça dolandırıcılık kokuyor...


  • alicandan  (29.03.21 21:06:59) 
Mali gormeden para verilmez, kaciyorsa da kacsin.sallayin.


  • brkylmz  (29.03.21 21:47:03) 
Evet, ataşehir'de ev bakarken bazı sitelerde karşılaştım, adı sanı belli blidğimiz remax tarzı yerlerde hem de. kapora yollamadım, başkası direkt yolladı evler tutuldu listeden kalktı. ben görmeden kapora vermeme tercihindeyim ama gerçekten dolandırıcı olmadan da görmeden kapora alanlar var. o yüzden site ise, belli özellikleri sağlıyorsa evi görmene zaten gerek olmuyor, adam direkt fotolardan kapora gönderebiliyor.


  • roket adam  (29.03.21 21:58:30 ~ 21:58:59) 
Yok biz görmeden veremeyiz dedik zaten ama, açıkçası @Kittie gibi düşünüyorum, güzel semt - sokak - eli yüzü düzgün fotoğraf insanlar için yeterli oluyor sanırım. Bize göre değil ama resmen kurtlar sofrası olmuş ortalık :)


  • gmzo  (29.03.21 21:59:20) 
emlakçı kadın yalan söylemiş. zarf etmiş. kimsenin kapora verdiği falan yok. böyle diyerek sizi acele ettirmek istemiş. böyle bir şeyle karşılaşmamak için türkiyede esnafla hiç muhatap olmamak lazım


  • dafuq  (29.03.21 22:12:06) 
Geçen yıl 2. el araç bakarken fırsat bir araç denk geldi. O anda da elimde bi iş vardı bitince ararım dedim 2 saat sonra aradım. Adam aramalardan sıkılmış şekilde açtı telefonu, "abi sabahtan beri telefonum susmadı, birisi aradı Antalya'dan kapora gönderdi, kusura bakma" dedi.

Velhasıl insanlar kelepiri görünce dünyanın bi köşesinden kapora gönderebiliyor. Özellikle piyasaları takipleyenler malın iyisini ucuzunu ayırt edip "şaaak" diye basıyor parayı. Soruya yanıt olarak dolandırıcı olabilir mi olabilir. Ama genelde bu tür fırsatları dolandırılma korkusu/paniği olmayan nispeten "gözü kara" tipler yakalıyor.
  • msb  (29.03.21 23:02:35 ~ 23:04:50) 
hayatımda ilk defa bu yaz kira dışında ev bakmak için emlakçı ile muhatap oldum.

ilk ev, ilk emlakçı. evi yapan satan müteahit dayı da yanında.

evi, bahçeyi gezerken telefonu çaldı bunların. bir iki metre uzaklaşıp konuştu geri geldi. "iranlı biri vardı evi soran. kapora göndereyim diyor. ama şimdi siz evin içindesiniz. hemen karar verirseniz ona satıldı diyecem" dedi.

evin kocaman bahçesi olması hoşuma gitmişti ama bu olay midemi bulandırdı, düşünelim dedim çıktım gittim.


ertesi hafta başka bir eve bakıyordum; sahibinden satılıyordu ama bir emlakçı evi gösterecekti, evsahibi ile başka bir mevzuları varmış tam detayını anlamadım. emlakçı komisyonu yok dendi neticede.

eve bakarken yine aynı şey, emlakçının telefonu çaldı. aynı muhabbet. doktor bir çift var evi görmek istiyorlardı geleceklermiş.
haydaa dedim ama ben evden çıkıp evsahibini konuşmak için beklerken gerçekten de DR plakalı bir araç ile bir çift geldi. ya çok detaylı bir prodüksiyondu, ya da gerçekti.
  • nop  (30.03.21 10:46:34) 
[]

İnsanların başkalarının özellikleri hakkında yargıda bulunması

Bunu nasıl kendilerine hak görüyorlar ben anlamıyorum? Mesela başkasının kilosu, dökülmüş saçı, boyu hakkında yorum yapmak. Sadece fiziksel özellik de değil, karakter özelliği de olabilir. İnsanların belirli bir biçimde görünmesinin veya davranmasının binbir çeşit psikolojik, tıbbi, çevresel sebebi olabilir. İnsanları kırınca, üzünce ne kazanıyorlar? Kendi aşağılık komplekslerini mi örtüyorlar?




 
Tamamen hadsizlik, sevgisizlikten kaynaklanan saldırganlık bana göre bu tavırları. Az önce şöyle bir yorum gördüm mesela fotoğrafımın altında ve bu ahlaksızlığa bir kez daha hayret ettim, ibb.co


  • kedimedi  (21.03.21 17:56:06) 
@kedimedi okurken inanamadım! bu en uç örneklerinden birisi, internet ortamında daha da cesaretleniyorlar sanırım.


  • gmzo  (21.03.21 18:33:27) 
dünya kötü bir yer ne yazık ki. bunun da oluşmasını sağlayan zemin cehalet. bundan kaynaklı sorun. bilinçsizlik.


  • iyi olmayan gececi  (21.03.21 18:47:04) 
eğitimsizlik. öğretimsizlik değil eğitimsizlik. eğitim 'aile'de başlar.


  • phonex  (21.03.21 18:55:21 ~ 18:55:32) 
Umarım söylemek istediklerim başka yöne çekilmez:
Bence dost meclisi ayarını yapamamaktan geliyor. Hepimiz, herkes ve herkesin özelliği hakkında konuşuyoruz ama @kedimedi'nin örneğindeki gibi süzgeçten geçirmeden her istediğini söyleme hadsizliği ayrı, yakın arkadaşla arka masada oturan "garip" saçlı kadın/erkeğin (ona fark ettirmeden) dedikodusunu yapmak ayrı bence.

Duyulunca hadsizlik oluyor, duyulmayınca zaten bir şey olmuyor düşüncesindeyim. Benim için de geçerli. Yani hakkımda konuşulmuyor mu ya da sadece iyi şeyler mi söyleniyor?
  • mor bembombom  (21.03.21 19:26:57) 
saygılı, düşünceli, empati sahibi, görmüş geçirmiş insanlar yapmaz bunu.

yapsa da yanlışlıkladır hemen özür diler vs vs.

diğer insanlar da konuşur söyler valla ağzı var diye.. hiç aklına gelmez karşıdakinin ne düşündüğü...

tüm insanlar ilk cümlede yazdığım gibi değil.

öyle olsa dünya mükemmel bir yer olurdu.

çok takmamak lazım. çünkü konuşurlar konuşacaklar.

yakın çevrenizde böyle insanları bulundurmamak önemli olan.
  • AlsterWasser  (21.03.21 19:37:04 ~ 19:40:21) 
"Her şey bir ihtiyaçtan doğar". Bu doğanın kanunlarından biri. Buna göre düşün, çok değişik ve çok ağır üzücü sonuçlar alacaksın.


  • 1bir1bir1  (21.03.21 23:16:28) 
[]

Site güvenliğine kiralık ev sormak?

İnternette gördüğümüz bir ilan üzerine, evin bulunduğu siteye gidip, güvenlik görevlisine evi ve ev sahibini sorsak nasıl olur sizce?

Yani bu üçüncü kiralık evim olacak ve emlakçıya verdiğim para kadar hiçbir şeye acımıyorum. Tek yaptıkları ilan koymak, ev sahibiyle bir araya getirip hazır sözleşme imzalatmak.

Öte yandan da diyorum ki ev sahibi uğraşmak istese emlakçıya vermezdi zaten? Ev sahipleri, ne diyorsunuz?

 
yönetici daha iyi bilir ya da kapıcı


  • jelly bear  (15.03.21 20:32:14 ~ 20:32:21) 
Emlakçı ile ev sahibi arasında sözleşme varsa başınız ağrır. Yapmaya çalıştığınız şey maalesef kanunen uygun değil. Maalesef diyorum çünkü ben de emlakçıları hiç sevmem. Ama durduk yere kendi başınıza iş açmayın.


  • himmet dayi  (15.03.21 20:44:27 ~ 20:58:53) 
@himmet dayi hocam hangi kanune göre suç acaba? şu an oturduğumuz evin sahibi (daha doğrusu oğlu, o ilgileniyor) evi tuttuktan sonra keşke bizi bulsaydınız filan dedi, o yüzden bir sene çok cüzi bir miktar zam yaptı, vs. evi bulduğumuzda da işin içinde 3 (ÜÇ) emlakçı vardı, organize zincir gibi çalışıyor mübarekler. ilk emlakçi birini, o diğerini aradı, öyle ulaştık eve. Bu suç değil mi şimdi?


  • gmzo  (15.03.21 21:03:49 ~ 16.03.21 12:26:41) 
O ilan dışında kiralık evler de olabilir. Her ev internet ilanına koyulmuyor. Şansınızı deneyin.

@himmet dayı +1 emlakcı ile sözleşme imzalıyorlar, siz de emlakcı ile sözlesme imzalarsanız o evleri kendiniz gidip alamazsınız.

Biz mesela ev satarken emlakcıya ya da internet ilanına vermedik. Bakkala, ustalara, sitedeki diğer oturan insanlara haber verdik. Bir komşumuz sayesinde de evi sattık.
  • jazzabel  (15.03.21 21:12:42) 
sorun ve telefonunu alın. emlakçılar aracı.
imam gibi. Allahla kul arasına giren insanlar gibi.
gerek yok. direkt ev sahibine ulaşın.
  • ankara06  (15.03.21 21:30:10) 
nşada ev sahibi evi emlakçıya verdiyse zaten kiracı adayları ile uğraşmamak için vermiştir.


  • nuisance  (15.03.21 22:45:12) 
eğer ulaşırsanız bir sözleşme imzalayıp imzalamadığını sorun.. bu adamların tapu dairesinde de tanıdıkları oluyor, haberleşiyorlar. eğer mafyatik tiplerse onlardan habersiz satış gerçekleştiğinde gelip orada olay çıkarabilirler.


  • jepa  (15.03.21 22:49:58) 
Evi kiralayacağız satın almayacağız..


  • gmzo  (15.03.21 22:55:27) 
Sitelerin kendi icinde ilan dondurme olayi cok o yüzden guvenlige sorun ilan disinda da baska daireler olabilir. Artik bir cok ev sahibi emlakciyla cok baglayici sozlesme yapmıyor. Veriyor 3 tane emlakciya ayrica kendim de verebilirim diyorsun o yüzden ev sahibine ulasmak da yasal olmayan bir sey yok. Zaten baglayici sozlesme yaptiysa, kusura bakmayin bu sekilde veremem emlakciyla temas kurun der. Yani denemekten zarar gelmez.


  • red g  (15.03.21 23:39:35) 
Ev sahibi olarak belirtiyorum: uğraşmak istesem zaten emlakçıya vermezdim, o komisyonun da bir kısmını kendim kiraya eklerdim kendi cebimde kalırdı. Oturup ıvır zıvır insanlarla bütün gün kiralık ev muhabbeti yapamayacağım için emlakçıya veriyorum. Emlakçıya verdiğim paraya da acımıyorum, adam görevini yapıyor, ben uğraşmak zorunda kalmıyorum.


  • roket adam  (15.03.21 23:58:11 ~ 23:58:23) 
@gmzo

emlak sözleşmesini ihlalden davalık olan ve o komisyonu (emlakçının alacağı para) her türlü ödeyen örnekler mevcut internette.

emlakçı ile uğraşmak istemiyorsan sahibinden kiralık evlere bakacaksın.
  • himmet dayi  (16.03.21 09:05:24) 
Hocam mesela adam aynı şehirde değil, gösterme durumu yok. Çevresine de güvenmiyorsa tek seçenek emlakçı kalıyor.

Benim derdim emlakçılıkla değil de aldıkları paranın fazla olması. Kirayı geçtim ama ev satışından özellikle çok alıyorlar bana kalırsa.
  • neysene  (16.03.21 11:07:48) 
@neysene benim de derdim hiç işini düzgün yapan emlakçıya denk gelmemiş olmam ve karşılaştıklarımın hep türlü çakallıklar peşinde olması.

Taşeron emlakçı çalıştıran mı dersiniz, sırf arayalım diye kiraya verilmiş evi ilandan kaldırmayan mı dersiniz.. Kaldı ki emlakçının yegane işi ben hizmet almak için gittiğimde isteklerime uygun evle beni buluşturmasıdır. Anlatıyorsun, yok, elinde ne varsa gösterip oradan oraya koşturtuyorlar insanı ya tutarsa diye. Sırf evi tutalım diye söylenen yalanlardan hiç bahsetmiyorum bile.
  • gmzo  (16.03.21 16:37:59 ~ 16:38:45) 
Öyle sıkıntılarla karşılaşmadım ama biz ev sahibi olarak şöyle bir kazık yedik bir anadolu ilindeki evimizi 600 tl üzerinden kiraya vermesi için anlaştık. Komşulardan öğrendik ki emlakçı evi 850 tlye vermeye çalışıyormuş. Kira da direkt bize gelmediği için üzerinden nemalanacakmış. Anahtarı elinden alıp levhalarını iade ettik elemanlarına. Onun yüzünden kira yüksek diyw aylarca boş kaldı ev. Önceki sefer de kiracıya 2 ay depozit deyip bize 1 depozit verdi. 1 ay komisyon 1 ay da depoziti ceve indirince kiracı çıkarken fazladan 1 ay oturmuş oldu.
Saydığınız şeylerde de haklısınız ancak bu tip sahtekarlıkları bayağı meslek grubu yapıyor. Galerici bilgisayar tamircileri telefoncular. Türkiyede ahlak kavramı yok hocam kim kime geçirirse

  • neysene  (17.03.21 18:31:29) 
[]

Kiralık evde kapalı balkonu açtırmak

Ev bakıyoruz, bir ev var sarı sitede mesela, tam istediğimiz gibi ama salondaki balkonu pimapenle kapattırmışlar. Hem ev daha karanlık oluyor, hem açık bir balkon olsun istiyorum arada hava almalık.

Tutulacak olursa ev sahibine de sorulur elbet ama, "ben kapalı kalsın istiyorum" derse mesela, eve girince kaldırıp, evden çıkarken tekrar taktırmak bir seçenek olur mu sizce? Ne kadara patlar?


 
Ben olsam cam balkon önerirdim. Yok parasını ödemeye razıysanız çıkarken de o paraya katlanacaksam hiç olmazsa en başında cam balkon yaptırırım. Buna kimse hayır demez.


  • cilekli krep  (15.03.21 16:59:46) 
Pratik sayılabilecek bir fikir vereyim, camları söküp, orta kayıtları ayırır kenara bir yere koyar saklarsanız. İleride tekrar orta kayıtları vidalayıp camları oturtur teslim edersiniz.


  • John Bloor  (15.03.21 18:02:07) 
[]

Netflix veya Amazon Prime'da kafa dağıtmalık dizi

Önerileriniz var mı?




 
the office


  • jelly bear  (10.03.21 19:25:51) 
fleabag kesinlikle.

edit:
evet aslında biraz "buruk" diye hafifleteyim.
ama diğer yandan çok da güldürüyor yahu, çok eğlendirdi beni.
aslında biraz düşüncelere dalıyorsun, yani o açıdan kafa dağıtmayabilir de.
karar veremedim ama çok güzel. :)

ama kafa dağıtmaktan kastınız binge yapmak gibi bir şeyse ozark'ı veya o tip dizileri tercih edin.
netflix'te good girls falan da var mesela, tamamen boş ama izleniyor, fena değil.
  • blatta hiberna  (10.03.21 19:31:44 ~ 20:34:35) 
modern love


  • juliette  (10.03.21 19:40:47) 
fleabag iç karartmıyor mu ya :D

çok çok çok güzel bir dizi ama kafa dağıtmanın tam tersini yapabilir.

ben nbc komedilerinin herhangi birini / hepsini (the office, parks & rec, community, brooklyn nine-nine, the good place vs. vs.) öneriyorum
  • aguen  (10.03.21 19:42:01) 
Kafa dağıtmalık dizi nedir tam olarak?


  • ryhmer  (10.03.21 19:52:47) 
Superstore


  • fakyoras  (10.03.21 19:55:42) 
Amazon: the marvelous mrs. maisel


  • prole  (10.03.21 19:55:49) 
Amazon'da Good Omens.


  • cosmicstring  (10.03.21 20:02:38) 
Fleabag'in 2. sezonu son zamanda izlediğim en iyi dizi sezonudur. Ruh haline göre sıkıntıya sokabilir. Amazon.


  • m3mphis  (10.03.21 20:26:42) 
amazon = house m.d

netflix= ozark, house of cards
  • drako  (10.03.21 20:28:35) 
strange things bence.


  • das ende der welt  (10.03.21 20:37:21) 
Fleabag'i izledim, müthiş bir dizi kesinlikle ama kafa dağıtmaya uygun değil hakikaten :)

@ryhmer yormayacak (yani aşırı dram, gerilim olmayacak), fakat akıcı ve bölümleri üst üste izlenebilen diziler.
  • gmzo  (10.03.21 20:46:51) 
the marvelous mrs. maisel +1


  • Mistyimage  (10.03.21 21:23:46) 
lillyhammer.


  • mikahakkinen  (10.03.21 21:25:27) 
lillyhammer +2.
community
the good place
the it crowd
  • bihaber  (11.03.21 00:46:40) 
rick&morty - futurama - bojack horseman tarzında animasyonlar ilaç gibi geliyor.


  • co2s2  (11.03.21 11:26:01) 
[]

Ev değiştirmek için en uygun zaman

Böyle bir şey var mı? Kiracıyız, yine kiralık başka bir eve geçeceğiz. Mart-Nisan mı daha iyi olur mesela yoksa yaz ayları mı?

Daha iyi bir eve geçmek istiyoruz, ev sahibine haber verdikten sonra bir ay içerisinde istediğimiz gibi bir ev bulamazsak diye de geriliyorum biraz. Benzer süreçten geçmiş olanlar, nasıl organize ettiniz süreci?

Bir süredir takip ediyorum mesela, güzel evler ilana çıktıktan bir gün sonra tutuluyorlar, ilan kalkıyor.

Konum İstanbul.

 
Ben Aralık'ta taşınmıştım. Yağış vs. olmadığı sürece tek olumsuz tarafı soğuk havada elektrik, su, doğalgaz vs. uğraşmıştım. Ama şimdi onların hepsi online başvuru ile oluyor sanırım. Nisan ve yaz ayları arasında çok fark yok. Evi bulduğunuzda ev sahibine haber verirsiniz. Evi tutunca 15 gün sonra taşınacağım vs. dersiniz. 15 günlük fazladan kira ödersiniz eski eve. O bitsin, hemen o başlasın gibi bir derde girmeyin boşuna. İstediğiniz gibi ev bulamazsanız ve mevcut ev sahibi de başka bir kiracı ile anlaşırsa ortada kalırsınız.


  • himmet dayi  (07.03.21 19:39:22) 
Ev değiştirmek için en uygun zaman okulların yaz tatilinde olduğu zamandır. Memurların tayin mevsimidir. Kiralık evlerinden çıkar yeni kiralık evlerine giderler. Üniversite öğrencileri evlerini boşaltır, yeni öğrenciler ev tutarlar. Kiralık evin ve ev arayanın en bol olduğu, dolayısıyla kiraların arz ve talebe göre en oturmuş olduğu zamandır.
Diğer zamanlarda ya genelde tercih edilmeyen evler kiralıktır ya da düzgün bir ev ise talebi fazla olduğu için yüksek kira istenir.
İşi bilen ev sahipleri evinin yaz sezonunda boşaltılmasını ister, çünkü yeni kiracısının memur kiracı olmasını ister. Memur kiracı makbul kiracıdır ve tayin dönemi yaz ayları olduğu için diğer zamanlarda bulunmazlar.
  • Mirket  (07.03.21 20:58:47) 
[]

Eşim az önce banyoda düştü

Gözüm karardı bi an bayıldım sanırım diyor. Büyük bi gürültüye uyandım, rezervuar kırılmış yerdeydi. Ben bağırarak gittim, kapıyı açtığımda gözleri açıktı kalkıyordu. Birkaç bira içmişti, sinüzit aktı ve kustu. Şimdi iyi uyutmadım ama katiyen hastaneye gitmek istemiyor iyiyim diyor. Ne yapmam lazım




 
Görünürde bir şeyi yok


  • gmzo  (27.02.21 01:32:02) 
Tansiyon ölçme aletimiz yok maalesef


  • gmzo  (27.02.21 01:38:09) 
Nabzına baktım şimdi 61 saydım bir dakikada. Başını vurduysa diye korkuyorum ama kesinlikle gitmem şimdi hastaneye kötü olursam söylerim diyor


  • gmzo  (27.02.21 01:46:22) 
Dilini çıkarttırın ve sağa sola uzatmasını isteyin, Güldürün, suratı simetrik mi diye bakın, mantıklı birkaç cümle kurmasını isteyin. Düz bir çizgide yürümesini isteyin, ellerini yana açtırıp, her iki elin parmak ucuyla burnuna dokunmasını isteyin. Yapamadığı varsa ambülans çağırın.


  • Mirket  (27.02.21 02:06:54) 
tansiyon ve gün içerisinde kusma beyin kanamasına kadar gidebilir. belki de hiç bir şeyi yoktur ama riske neden atasınız. sabah doktora gidiniz.


  • bisorumvargaliba  (27.02.21 03:06:11) 
Kusma ve bayılma nörolojik sıkıntıların belirtisi olabiliyor. Alkol yüzünden de olabilir bu ikisi ama bence bir görünün doktora şakaya gelir bir şey değil beyin.


  • playing star again  (27.02.21 12:10:07) 
Geçmiş olsun, alkol almış olmak dışında anlattıklarınızın aynısı bir akrabam yaşadı, beyin kanaması geçirmiş.


  • evanka  (28.02.21 00:46:55) 
[]

igdaş son okuma tarihi ile fatura tarihinin farklı olması

Eskiden son okuma tarihi ile fatura tarihi aynı olurdu, Kasım'a gelip sayaç değiştirdiler, artık arada 15 günlük bir fark oluştu son iki faturada. Yani bugün gelen faturada son okuma tarihi 27 ocak diyor, ayda iki kez gelip, bir gün sayaç ölçüp diğer gün fatura mı kesiyorlar anlamadım?




 
Benim de saat değişti. Bana 2 farklı fatura geldi 2 gün arayla. Okuma tarihi eski sayaçta farklı olduğu için arada bu aya özel bir fark vardır. Önümüzdeki ay okuyup direkt faturasını keserler. O fark ortadan kalkar.


  • himmet dayi  (10.02.21 19:46:41) 
[]

Çok bunaldım

11 aydır evdeyim, doktora tezi yazıyorum, uzaktan çalışıyorum. Parkta-sahilde yürüyüş, yoga derken yine iyi idare ediyordum ama 3 hafta önce bacağımı sakatlamamla ikisini de bırakmak zorunda kaldım. Çok fena bunaldım, ruhum sıkılıyor, bir taraftan da kendime kızıyorum şımarıklık yaptığım için. Şu ortamda işe gitmek için insan içine çıkmak zorunda değilim, yakınlarım sevdiklerim iyi.

Ama yakın gelecek için bile plan yapamıyor olmak, bir tiyatro oyununu, seyahati heyecanla bekleyemiyor olmak bütün hayat enerjimi sömürdü artık. Enerjim de yüksektir ama bir senenin sonunda stokları tükettim sanırım.

Ne soracağımı da bilmiyorum öyle yazma ihtiyacı hissettim.

 
Böyle durumlarda her şeyin geçtiğini kendime hatırlatıyorum. Daha önceki dertlerimi hatırlamadığımi.


  • kisa  (09.02.21 22:35:36) 
Sizden kötüleri düşünerek şükretmek daha da üzüntü vermesi lazım mantıken. Eş dost davet ediyor musunuz eve? Çok iyi geliyor. Eski erkek arkadaşıma bacak sakatlığında refakat etmiştim, zamanı çok kolay geçmişti.


  • jalapeno  (10.02.21 00:28:30) 
Bir umut bekliyoruz işte. Kafa dağıtacak kafa bile kalmadı.


  • intihar etsem de kendime gelsem  (10.02.21 00:41:44) 
Sosyalleşmeler iyidir.


  • hepbiarayisicinde  (10.02.21 01:00:09) 
[]

Bacakta ağrı

Birkaç gündür özellikle hareketsiz kalınca (yani çoğunlukla gece) kendini hissettiren bir ağri var üst bacağımda. Dayanılmaz değil ama kendini hissettiriyor, biraz hareket ettirince, bacağımı esnetince, yatakta pozisyon değiştirince geçiyor. Hep aynı yerde.

Bana kas ağrısı gibi geliyor ama pcos için doğum kontrol hapı kullanıyorum uzun yıllardır ve birkaç yerde pıhtı atma ihtimalini arttırdığı yazıyordu, pıhtı atan kişiler de bir bacak ağrısından bahsediyor ama şiddetli diyorlar. Bilmiyorum evham mı yaptım, öyle bir şey olsa harekete bağlı geçmez sanki ağrı? Yoga yapıyorum evde, kası incitmiş de olabilirim istemeden.

Fikri olan var mıdır? Bunun için hangi bölüme gidilir?

 
Bir genel cerraha gidip renkli doppler isteyin.


  • deer hunter  (20.01.21 11:55:52) 
Bacak ağrınız corona bile çıkabilir.
Bkz. ben.
Geçmiş olsun ama bir uzmana gidin derim 5 gün boyunca geçmezse.
  • denizmaniaherif  (20.01.21 12:15:43) 
[]

Şu araçlar masraf / bakım / arıza yönünden üzer mi?

Ağırlıklı olarak uzun yol / kampta kullanılacak, hafif arazi koşullarında da kullanılabilecek araçlara bakıyoruz. Otomatik olmalı. Araçlar arası fiyat farkı var, duruma göre biraz daha bekleyip / biriktirerek alabiliriz çünkü. Genel olarak görüşleri merak ettim.

Subaru Forester, 2008, 149.000 km
www.sahibinden.com

Subaru Forester, 2009, 116.500 km
www.sahibinden.com

Suzuki Grand Vitara, 2012, 87.000 km
www.sahibinden.com

 
Bahsettiğiniz araçlar sizi yakıt anlamında üzer. ne kadar stabil kullansanız da 12 litrenin altına düşemezsiniz. Bir dönem linki gönderdiğim aracı kullandım. şehir içi yakıt 8 litre civarı. motor passat motoru. kaporta aksamı ise fiat freemont ile birebir.

www.sahibinden.com
  • obscure  (16.12.20 17:28:44) 
Bu tarz az bulunur, az bilinir araçlarda benim tavsiyem hep şu olur;

bir kaç farklı yedek parça için oturup internetten bir kaç parçacıyı arayın bakalım yedek parçası bulunuyor mu? Bulunuyorsa kaç para?

Ondan sonra karar verin.
  • John Bloor  (16.12.20 17:32:04) 
100bin kilometre üzerinde araç almayı tercih etmezdim.

yakın zamanda 5 yaşında bir subaru aldım, parçası var piyasada. her usta yapamıyor ama doğru ustayı bulduğunuz zaman, parçaları pahalı değil.
  • co2s2  (16.12.20 17:52:15) 
bu araçlar arıza yaptığında belli yerler dışına çıkamazsınız. eğer ezecekseniz duster ideal.


  • mikahakkinen  (16.12.20 21:40:56) 
Bende sizin gibi kamp için Şub arayisindaydim. Daha sonra çok maliyetli olunca bir tane normal bir tane de arazi aracı aldım. Suzuki var bende daha sorun yaşamadım. Ama size tavsiyem baktığınız motor tutulmayan motor ve vergisi de yüksek. Subaru ise bizim ülkemizde pahalı ve 11 yaşında arabaya o kadar vermeyin derim. Burceniz nedir? Birde rav 4 leri inceleyin derim


  • spacevan  (17.12.20 02:27:31) 
[]

Ikinci el otomobil piyasası

Önümüzdeki aylarda araç alma niyetimiz var, acelemiz yok. Sözlükteki başlığı takip ediyorum da, her iki uç görüşte de bir sürü yorum yapan var :)

Ocak 2020 fiyatlarına dönülmesi mümkün değil elbette ama, pandemi nedeniyle fırlayan fiyatların, aşılamanın başlamasıyla birlikte bir miktar geri çekileceği beklentisinde olmak çok da yanlış değil gibi geliyor bana ama bilemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?

 
arabalardan ve ekonomiden pek anlamam; ama bir vatandas olarak sunu rahatlikla soyleyebilirim. turkiye'de bu saatten sonra hicbirseyin fiyati dusmez. kaldi ki ortada kitlesel bir fiyatlandirma var. milyonlarca kisinin hadi fiyatlari dusurelim diyecegini sanmiyorum. hele ki bu isi gelir kapisi olarak goren ac insanlarla doluyken.


  • buenosdias  (10.12.20 09:35:14) 
Bence önümüzdeki yaza kadar tekrar bir zıplama olmaz diye bekliyorum. Önümüzdeki aylarda şimdiye göre hafif bir düşme olabilir ama fiyat bazında %10 olmaz diye düşünüyorum.

Alacağınız aracın fiyatı yüksek değilse (300-400 bin filan), bence beklemeye değmez. Uygun aracı zaten bir iki günde bulacaksınız diye bir şey yok. Ben olsam aramaya başlardım, istediğiniz ve içinize yatan aracı bulursanız, 3-5 bin lira için beklemezdim.

Temiz ve kısa sürede masraf çıkartmayacak aracı bulmak çok daha önemli.
  • burfak  (10.12.20 09:39:50) 
hani bir laf var alan yok satanı şey edeyim diye :) faizler düşükken peynir gibi araç satılıyor, satıcılar talep geldikçe ve sıfır km. otomobil olmadığı için fiyat arttırıyorlardı. misal bende aracımı satılığa koydum. aynı model ve benzer km ve özellikte araçların en yükseği 130 -135 bin tl ise ben 120 bin tl rakam yazdım. 2 aydır arayan kişi sayısı sadece 1. uzun zamandır favorilerime aldığım araçlar satılmadı ve satıcı götüm götüm 500 -300 tl fiyat indiriyor. yani piyasada son 1.5-2 aydır durgun. tekrar bir zıplama yaşanmaz ama fiyatlar çok da düşmez.


  • delidir yakalayin  (10.12.20 10:17:32) 
Döviz ve virüste kötüye gidiş olmadığı sürece seve seve düşmek zorunda.


  • alfred  (10.12.20 10:23:11) 
100bin TL fiyat yazmış adam fiyatını 80bine 70bine çekmeyecek, kıyı kıyı 95e falan indiren olur belki. ama dolar ve/veya enflasyon oranında bir artış da olmaz. yani reelde inmiş olur. bu sene 100bin olan, seneye de 100bin olur.


  • co2s2  (10.12.20 10:26:17) 
@cos2s2 ben de bu düşünceyle bir sene beklesek mi diye düşünüyorum, şu ortamda fiyatın artmaması da düşüş demek aslında. ihtiyacımız da acil değil.

Yalnız favoriye eklediğim ilanların ikisi son bir ayda fiyatlarını parça parça toplam 10 bin TL düşürdü (190 bin - 210 bin TL civarındaki araçlar).. 15 ilan eklemişim, 3'ü satıldı. Geri kalan 10 ilanın da satma niyetlerinin olmadığını, ortamdan faydalanıp bu fiyatlardan satılıp satılmayacağını denediklerini düşünüyorum açıkçası.
  • gmzo  (10.12.20 10:36:40) 
türkiye'de fiyatlar düşmez. en iyi ihtimal sabit kalır. insanımızda katır inadı var. 2 sene sabit kalsa enflasyondan fiyatı %30 düşmüş olur zaten.


  • stewie  (10.12.20 11:25:46) 
2020 başından beri bu fiyatlar düşer çok yüksek dedim. kesin düşer, düşecek diye araba değiştirmeyi erteledim. mart ayında sıfırı 170 bin civarında olan araç şu anda 300bin küsürlere satılıyor ve boş paket. Bu dolar kuru ve vergi mantığı ile sıfırların düşeceğini sanmam. İkinci elde kış ayları, kredi faizlerinin artması falan talep azalırsa biraz düşecektir, ama bu düşüş en fazla %20 civarlarında olur. Eğer paranız hazır ise ikinci elde fırsat araçlarını takip edip uygun bulduğunuzu alın derim ben.


  • kraldan cok kralci  (10.12.20 11:45:14) 
mesleğinizi ya da ne iş yaptığınızı bilmeden konuşuyorum. bence şu anda araba alma zamanı değil, hele hele ihtiyaç değilse hiç değil. insanları işten çıkartmasalar da, maaşlar tam yatmıyor, kısa dönem ödeneği bilmemne.. sağlam dediğiniz sektörlerde bile millet batıveriyor. dolar altın borsa vadeli mevduat vs paranızı saklayın derim.


  • co2s2  (10.12.20 13:36:34) 
piyasada hareketlilik azaldı evet, bundan dolayı da elden çıkartmak isteyen vatandaş ilandaki fiyatı azar azar düşürüyor. fakat bu fiyatların düştüğü anlamına gelmez. yüzde on bile sayılmaz bu bahsettiğiniz düşüş, ki bu da piyasanın hareketsizliğinden.

kış ayları geldiğinde zaten piyasa durgunlaşır, en az şubat mart aylarına kadar da durağan geçer. havalar azıcık düzelmeye başladığında talep ve dolayısıyla fiyatlar artar.
yani bence almaya kararlıysanız çok fazla da beklemeyin, sadece almak istediğiniz/takip ettiğiniz araçların tüm artılarını eksilerini iyi incelemeye çalışın ki bunca çaba ve kafa patlatmanın sonucunda hayal kırıklığı yaşamayın.
  • gkhncnzdgn  (10.12.20 16:52:22) 
otomobiller en yüksek fiyatındayken bu ülkede satış rekorları kırıldı ve çoğu bayide araç bulunmuyordu. buradan tahmin yürüt, sence düşer mi fiyatlar?


  • etna  (10.12.20 19:24:37) 
[]

Tokyo'da geçen film

Önerebilir misiniz? Lost in translation dışında, mümkünse kemtin ön plana çıktığı, akıcı bir film arıyorum.

Edit: Alternatif olarak başka bir Japon kentinde geçen film de olur.


 
Fast and furious Tokyo drift :D


  • mirty  (09.12.20 21:38:46) 
like someone in love
tokyo sonata

  • eileengray  (09.12.20 21:39:56) 
Enter The Void.


  • pike  (09.12.20 21:41:10) 
The Harimaya Bridge


  • Uncle Sam  (09.12.20 21:49:41) 
[]

Ortaokul çağındaki öğrencilerin takip ettikleri youtube kanalları

Hangileri? Yani mümkünse şaklabanların kanallarını değil de biraz daha düzgün kanalları arıyorum.




 
Ruhi çenet falandır


  • optimistbakunin  (01.12.20 11:49:38) 
[]

2021 Yazı

Nasıl olacak sizce, tatil, gezme tozma bakımından?

Şu an durumlar kötü ama 2020 yazını bile rahat geçirdi insanların çoğu, o yüzden her şekilde 2021 yazında gezer herkes gibi geliyor. Çok fena yurtdışı planı yapasım var, bunaldık iyice yahu :(


 
herkese aşı yapılabilecek mi o sıkıntı muhtemelen pasaport kontrolünde aşın var mı diye kontrol ederler.


  • aziz dostum jack  (19.11.20 20:30:16) 
2021 yazı, 2020 yazından beter olacak, planlarınızı erteleyin. aşı maşı gelmeyecek o tarihe. bunlar boş hayaller.


  • matilda  (19.11.20 20:48:40) 
@matilda, bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? ne olduğu bilinmeyen, tüm dünyayı perişan eden virüsün dördüncü ayında bile sınırlar açılıp 2-3 ay boyunca neredeyse her şey normale dönmüşken aşılar çıkmaya başladıktan sonra mı "daha kötü" olacak?

hani yaza düzelmeyecek, yaz için plan yapmanızı önermem vs. deseniz neyse de "2021 yazı 2020 yazından daha kötü olacak" çok iddialı ve abartılı bir ifade değil mi?
  • der meister  (19.11.20 21:01:52) 
Türkiye için 2020 yazından bir farkı olacağını sanmıyorum. Altı üstü 6-7 ay sonrasından bahsediyorsunuz, o döneme kadar türkiye gibi bir ülkeye aşı gelmesi, organizasyonu yapılması imkansız, gelse bile bir çok insan zaten yaptırmayacak haklı olarak. Büyük ihtimalle hiç bir şey değişmez ve kısıtlamalar devam eder.


  • roket adam  (19.11.20 21:03:38) 
Vallahi meister'a katıldım, bu kadar iddialı konuşunca biraz daha açıklama gerekiyor @matilda.


  • gmzo  (19.11.20 21:36:36) 
mayıs ayı içerisinde maske zorunluluğunun artık kalkacağını ve tamamen eskisi gibi olamasak da normale dönmeye başlayacağımızı düşünüyorum.


  • dis kapinin mandali  (20.11.20 01:10:30) 
[]

Araba satın almak için ayrılan bütçe

Günaydın, sabah sabah merak ettim.

Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.

Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağmen almayı düşündüğümüz arabayı (ikinci el) alacak kadar biriktirdik. Fakat hepsini birden arabaya gömmek doğru gelmiyor (döviz ve altında şu an birikim). Zor günler için az miktar ayırıp geri kalanıyla arabayı nakitle almalı mı, yoksa birikimin bir kısmını koruyup kredi mi çekmeli?

 
Ben hazır paramı asla arabaya yatirmazdim. Komple kredi çeker(oran uygunsa) hazır paramı yatırım aracı olarak görür ve zor günlere saklardim.

Tabi bu ben.
  • westblack  (18.10.20 09:55:03) 
Arabamı geçen yıl satın aldım. 2018 yılından beri Türkiye ortalamasının çok çok çok üstünde gelirim olmasına rağmen birikmiş paramın tamamını araca vermek bana delilik gibi geldi. Hele kredi falan çekip araç almak inanılmaz geliyor bana.

Ben de BMW 3.20i istiyordum. Bunun yerine biraz da kenarda para bırakıp Audi A3 Sedan aldım. Keşke BMW alsaydım diyor muyum? Hayır. Çünkü kasko, sigorta, yıllık bakım vb. ücretleri biraz daha fazla olacaktı. Bu pandemi döneminde çok büyük bir maddi yük. Bence istediğiniz arabanın bir tık alt modellerine bakabilirsiniz, paranız kenarda kalsın diye. En basitinden arabayı aldıktan sonra motorun arıza vermeyeceğinin ve size 20 bin TL masraf çıkarmayacağının garantisi var mı? Yok. Kenarda para olmak zorunda. Dibine kadar harcamayın.
  • hitokiri kenshin  (18.10.20 10:04:21) 
Amerikalılar yıllık gelirin en fazla 3'te 1'i diyor bu soruya. Tabi onlarda ÖTV yok, o yüzden TR'ye uyarlayarak en fazla 1 yıllık gelirin tamamı kadar diyorum ben. Aylık 5 lira kazanıyorsan, 60 liralık bir araç alabilirsin gibi. 3-4 yıl önceye kadar çalışıyordu bu, şu an çalışır mı bilmiyorum.

Eğer halihazırda idare eden bir aracınız varsa bence almayın, çünkü ikinci el piyasası korkunç durumda. Yani temiz araç yok gibi, o yüzden çok dikkatli olun alırken.
  • plutongezegendegilmi  (18.10.20 10:39:01 ~ 10:39:22) 
eskiden olsa 1 yıllık maaş derdim ama çok zor artık.


  • jelly bear  (18.10.20 10:55:29) 
"Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı" falan bu kurallar amerika'da orta sinif (yani varlikli, cok tuketen ve banliyolerde yasayan insan tipi). Turkiye elbette ekonomik olarak bambaska bir yer. O yuzden o kurallara takilmayin. Istanbul'da yasayan kariyerinin basinda birinin kirasi gelirinin %30'un uzerinde olabilir misal.

Arbaya bakisim ise, malum turkiye'de hem arabalarin kendisi hem de petrol asiri pahali. trafik de kotu. buna gore dusunmek lazim. cocuk varsa mesela araba sart ama cocuk yoksa almazdim. Parayi baska turlu yatirim araclarinda degerlendirirdim. Illa alacaksam da kesinlikle ekonomik bir sey alirdim, zira bu sorulari soruyorsaniz lukse kacmanin hic manasi yok.
  • hot potato  (18.10.20 11:15:10) 
Avrupada genel kanı aylık kazancın 10 katı araba için. Türkiye için yeni bir şey uyarlamak lazım bu metotla 20 bin gelirin olsa golf alamıyorsun.


  • ludwig boltzmann  (18.10.20 12:50:52) 
@pluton yani 4 aylik maas diyorsun, abd sartlarinda bile az geldi. Kaynagin var mi ?


  • pofudukayi  (18.10.20 14:26:34) 
Kenarda seni + krediyi en az 5-6 ay boyunca idare edecek bir para ayırdıktan sonra kalan parayı kullanabilirsin bence. Ama kenardaki tüm parayı basarsan çok stres altında yaşarsın.


  • roket adam  (18.10.20 21:38:43) 
@pofuduk,

www.moneyunder30.com
www.interest.com
www.financialsamurai.com

Kredi, taksit ve vergi olaylarına girince işler biraz daha karışıyor ama kabaca aynı orana ulaşıyoruz diye düşünüyorum.
  • plutongezegendegilmi  (19.10.20 09:29:44) 
yurtdisinda aylik odemelerinin senin zorlamasini istemiyorsan (ustune bir de benzin, sigorta, bakim vs gelecek cunku) senelik burut maas/4 formulu ise yariyor, tecrube ile sabit.

ama turkiye'de araba fiyatlari o kadar abzurd bir noktaya geldi ki hicbir formulun ise yarayacagini sanmiyorum, formulu bulana nobel falan vermek lazim. ustune benzin fiyatlari da yuksek.

turkiye'de olsam herhalde birikimin bir kismiyla 10 yasinda falan bir japon alir devam ederdim.
  • cooperr  (19.10.20 09:59:19) 
[]

Bankacı maaşları sorusu

1. Bir bankada "senior officer" olarak çalışan, döviz transferleri ile ilgili işlemleri yapan, sorunların giderilmesine destek olan, 20 yıllık deneyimi olan biri ne kadar kazanır?

2. Tam pozisyonu bilmiyorum ama yine bankada, şubede, gişede değil ama müşteri ile ilgilenen, satış yapan, yaklaşık 15 yıllık deneyimi olan birisi ne kadar kazanır?

Ne kadar fark eder bilmiyorum ama banka İş Bankası. Teşekkürler.

 
1. Sorunun cevabı 7-8 civarı + çok fazla yan hak.


  • atacaksinfinke  (08.10.20 09:31:23) 
20 yillik deneyimin 15binden asagi almasi cok olasi degil.

Ikinci siradaki personel 7-8 bandinda olmali en fazla
  • ala09  (08.10.20 16:50:56) 
Cevaplar için teşekkürler.

@ala09 ben de öyle düşünüyordum ama sorudaki iki kişi bir çift, kira ödemiyorlar, çocukları yok ve yurtdışına tatile gitmenin pahalılıktan mümkün olmadığını söylüyorlar. evlerine 22 bin lira giren ve kira ödemeyen bir çift yılda 1-2 hafta yurtdışına çok rahat gider diye düşünüyorum.. bu yüzden sormuştum aslında.
  • gmzo  (08.10.20 20:12:26) 
@gmzo, bence onlar mazaret ariyolardir gitmek istememelerine :) veya baska borclari vardir sizin bilmediginiz yuksek faizli dusuk vadeli krediler vardir vs. Her insanin istirabi farklidir, birini olduren sey digerini etkilemez bile mesela.

Veya varyemezlerdir? Kefenine cep diktirenlerdenlerdir?
  • ala09  (10.10.20 20:22:27) 
[]

Pandemi sürecinde mesai saati, haftasonu, izin kavramlarının kalmaması

Bir devlet üniversitesinde araştırma görevlisiyim ve Mart ayından beri (yaz ayları da dahil olmak üzere) çevrimiçi dersler, evrak işleri, kendi doktora tezim olmak üzere hiç durmadan çalıştım. Eylül'de iki hafta yıllık izin yazdım ve izinde olduğum süre içerisinde ders formları güncellenecek diye whatsapp gruplarına mı eklenmedim, toplantı var izinde olanlar gönüllü olarak katılabilir(!) diye mailler mi almadım..

Mesai saati / haftasonu kavramlarını zaten aşmışlardı ama bu kadarı da fazla diye geri çevirdim tüm görevleri. İşler uzaktan hallediliyor diye iki hafta zihnen işten uzaklaşmamıza bile izin verilmiyor artık. Başka iş ortamlarında durumlar nasıl diye merak ettim? Çoğu iş yeri yüz yüze çalışmaya da döndü biliyorum ama, nasıl etkiledi pandemi süreci çalışma düzeninizi?


 
bizde de evden çalışmaya geçince gece gündüz birbirine girmiş vaziyette, normalde asla yapmazken kendimi ek mesai yaparken buluyorum sürekli. lakin senelik izin ya da hastalık izni olana bizde kimse dokunmaz.

seni izninde rahatsız edeni sen de rahatsız et. sana o hakkı tanımış oluyor seni rahatsız ederek.
  • theseachange  (10.09.20 12:57:41 ~ 12:58:21) 
Pek mesai sevmeyen ve haklara mümkün olduğunca saygı duyulan bir yerdeyim ama evdeyken öğle arası ve mola kavramları kayboluyor doğal olarak. Bazen de akşam bilgisayarı kapatmayıp çalışmaya devam ediyorum ama...

izindeyken gelen toplantı davetlerine izinde olacağım diye dönüyorum. whatsapp grupları konusunu da çok sallamıyorum. Ama "aradım açmadın" vs. gibi darlama olursa cevabını veririm. Şöyle bir durum var, sizin dünyayı bilemem ama beyaz yakalı dünyasında hak verilmez alınır durumu var. Eğer hakkımın arkasında durmazsam kimse bana acımaz. O nedenle "orda bi dur" iması verdiğim müddetçe bana bulaşamıyorlar.
  • lcha  (10.09.20 13:06:54) 
Icha +1 hak verilmez alınır gerçekten.

Ben tek başıma çalışıyorum ama işim şirket sistemleriyle alakalı olduğu için sürekli darlıyorlar beni. Haftasonu arayan var, gece 10da arayan var. 5ten sonra bana yöneticilerim dışında kimsenin ulaşamayacağını her defasında belirtiyorum ve açmıyorum telefonları.

Bir de sürekli her işin anında olmasını istiyorlar. Yoğunum yapamam diyorum ya da 2-3 hafta sonra bakabilirim işim var diyorum. İnsanlar üşenip her işi bana kitleme derdinde. Benim zamanımı kimsenin yönetmesine izin vermiyorum kısacası. Ama yöneticim de bu konuda arkamda olduğu ve bu tavsiyeleri verdiği için şanslıyım.
  • jazzabel  (10.09.20 13:25:17) 
Ben de bir devlet unisinde aras gorum. Hemen hemen benzer sikintilari yasiyorum. Bana kalirsa calisma arkadaslarimizin ve uni yonetimimizin etik anlayisi yok.
Ayrica cogunlugunu yok burslularinin olusturdugu, sirf yalakalik olsun diye her istenileni yapan kisilerde de suc var.
App gruplarinda "Gecenin 11inde toplanti yapalim" kararlari siklikla aliniyor. (cunku hocalarin evde cocuklari var. Kahvalti, ogle yemegi, aksam ev isleri derken calismaya ancak cocuklar uyuduktan sonra sira geliyor)
Ancak bir aras gor arkadasim var. Bizler gibi bu durumlardan sikayetci... arkadas mesai saati disinda gelen islere "ben uygun degilim hocam" diyor. Cevredekiler bunu hos karsilamasa da sanirim bu donem ben de ayni seyi yapacagim.
  • nax  (10.09.20 13:53:13) 
Vakıf üni'de arş.gör. arkadaşım var, benzer şeylerden bahsediyor. Onlarda bunun üstüne kısa çalışma ödeneği var, maaşını tam alamıyor, sözde maaşları sizinkilerle eşitlenecek ama onu yapmadıkları gibi düşük veriyorlar. Ben de bir vakıf üni'de öğretim görevlisiyim, ben şimdilik rahatım.

Üniversiteler (ne yazık ki eski kafa hocalardan dolayı sanırım) bu tür konularda daha kötü. Özel sektörde çalışan arkadaşım saat 18.00'dan sonra çalışmayabiliyor veya sonraki gün daha geç başlıyor vs. Fazla mesai ücreti alıyor (ki bu yüzden zorunda kalmadıkça akşam iş veremiyorlar) gibi gibi... Hocalar ar.gör.lere akşam mesaj atıp arayabiliyorlar. Çok kötü. Ters bir şey deseniz de geleceğinizle tehdit ederler sanırım. Sonuçta jürilerinizde bir kısmı olabilir, ileride doktor olduğunuzda gireceğiniz yerlerde bir kısmı bulunabilir.
  • nhk ni youkosu  (10.09.20 14:11:48) 
biz de devlet üni., nöbetleşe gidiyoruz ama pek sıkı değil. normal iş akışını hallediyoruz. ben temmuz ayı izinliydim ama çok aradılar, basit şeyleri bile yapamıyor ilgililer bazen.

şimdi sınav görevi geldi lisansüstü için ama işler ciddiye alınmıyor, ben o açıdan sıkıntılıyım. dilekçe vereceğim önlemlerin alındığını teyit etmeleri için. sıkıntı çıkarsa belge olsun diye.
  • passion rules the game  (10.09.20 14:26:22 ~ 14:30:56) 
[]

Haftada iki gün covid servisinde görev alan doktor arkadaşım...

...haftaya şehir değiştirip kuzeninin düğününe gidecekmiş. Ben ne düşüneceğimi bilemedim. Siz ne diyorsunuz?




 
hayat eve sığar üzerinden ihbarda bulunabilirsiniz.


  • false pretension  (31.08.20 00:39:48) 
nedir bu düğün merakı, nasıl bir akıl tutulmasıdır ya... iyi halt yiyor.


  • not dark yet  (31.08.20 01:01:59) 
[]

Kamp ve uzun yol için kullanılacak araç

İstanbul'dayız o yüzden şehir içi nadir kullanacağız (ancak ikea'ya filan giderken, zaten çok merkezi yerde yaşıyoruz, 2-3 sene sonra çocuğumuz olursa da çocukla ilgili ihtiyaçları karşılamak için şehir içi kullanabiliriz). Tatillerde uzun yol için ve kampta kullanmak için hangi aracı önerirsiniz? İkinci el, 150 bin civarı bütçe diyelim.




 
honda crv


  • ankarakecisi  (14.08.20 23:37:45) 
Asx, jimny


  • mutlu yillar sana  (15.08.20 00:08:17) 
[]

Çalışanı maske takmayan marketi nereye şikayet edebilirim?

Keşke fotoğraf çekseydim, o an aklıma gelmedi. Mopaş'ın Kadıköy'deki bir şubesinde raflara ürün yerleştiren üç çalışan maskesizdi. Nereye şikayet edeyim? Bir işe yarar mı şikayet?




 
Kendilerine söylediniz mi?


  • etna  (10.08.20 19:06:18) 
BİMER
CİMER
@EGM
@SuleymanSoylu
@CBErdogan
  • himmet dayi  (10.08.20 19:36:43) 
@etna maske takması gerektiğini adı gibi bilen insanla muhatap olup, sinirimi bozmam ne işe yarayacak? ciddiye alıp taksa bile, marketten çıktığım an geri indirecek.


  • gmzo  (10.08.20 19:39:45) 
saçma duyarları ciddiye almayıp o marketi umarım şikayet edersin. türk halkı her konuyu dramatize etmeye bayılıyor.


  • wmeh  (10.08.20 20:47:07) 
[]

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Doğum Paketi

Tamamlayıcı sağlık sigortası yaptıracağım, önümüzdeki sene hamilelik planlıyorum, o yüzden doğum paketi ilk bakışta mantıklı geldi. Sigortayı yaptırdıktan 12 ay sonra kullanılabiliyor sigorta, doğum paketi için 2 bin lira vereceğiz fazladan. İki senede 4 bin lira vermiş olacağız yani, gebelik süresince muayene, test ve doğum ücreti dahil oluyor buna. Acıbadem, Amerikan Hastaneleri dahil değil ama Medipol, Kolan, Central Hospital gibi kurumlar var..

Çocuk planlama işini yeni yeni düşünmeye başladığımız için henüz uzağım bu konulardan, o yüzden emin olamadım. Özel kurumları tercih ederim her şekilde sanırım ama, "bu sigortayı yaptırmasaydım keşke, Acıbadem'i tercih edeceğim" gibi bir düşünce oluşur mu sizce? Süreçle ilgili deneyimi olan suserlardan yardım bekliyorum..


 
Eşimin hamileliğinden anladığım kadarıyla; hamileliğin başından itibaren kendinize bir doktor bulmanız gerekiyor. Bu doktor sizin -sözle konuşulmasa da- badiniz oluyor. Hamileliğiniz süresince sürekli ona muayene oluyorsunuz ve doğumunuzu da o yaptırıyor. Bizim doktorumuz gece 2'den öğlen 2'ye kadar yanımızdaydı mesela. (Umarım sizin ki bir avazda doğar)

O nedenle bulduğunuz doktor hangi hastanedeyse (muayenehanesine gittiğiniz doktor hangi hastanede doğum yaptırıyorsa) o hastanelerde geçen bir sigorta çok işinize yarar. Biz 2017'de sadece doğum için hastaneye 3.000-TLnin üstünde para ödedik. (Epidural'lı oldu) ve yukadıda "sigorta geçiyor" dediğiniz özel hastanelerden biriydi.

Dolayısıyla sigortadan önce çevrenize sorup doktorunuzu bulmaya çalışın. O doktorun çalıştığı hastaneyi kapsayan bir sigorta yaptırın. Tabi doktorun iki sene içinde oradan ayrılmayacağının garantisi de yok.

Veya garatici davranır tüm hastaneleri kapsayan bir paket yaptırırsınız. Takdir sizin.
  • yargin  (10.08.20 15:27:58) 
Kesinlikle önce doktorunuza karar verin. Bebek için karar verince zaten bir jinekolojik muayene şart. Birkaç doktor belirleyip görüşün muayene olun, doktoru da öyle seçin.

anadolu sigortadan tamamlayıcı yaptırdım ben, onda sadece yaptırdığın ilk ay hamile olamaman şartı var. Kasımda sigorta başlayıp aralık ayında Tüp bebek tedavisine başladım ben mesela.
  • ninotevtidze  (10.08.20 21:19:56) 
Eşimin tamamlayıcı değil, normal sağlık sigortası doğum paketli idi. Son poliçeden 8 ay sonra hamilelik şartı vardı. (Allianz bu arada) tüm Dr. Kontrolleri özel bir muaynehanede yapıldı, tamamını karşıladı. Doğumu acıbadem de ve misafir hekim şeklinde yaptı, yanılmıyorsam 120tl gibi bir ödeme yapıp çıktık (epidural,2akşam konaklama)


  • oligomer  (10.08.20 23:17:37) 
Tamamlayıcıda doğumun ne kadarını ödeyecek onu öğrenin. Normal özel sağlık sigortası bile bir limit veriyor sonuçta. Eğer ödeyeceği tutar düşükse belki normal ÖSS daha mantıklı olabilir.


  • kumulatifvergimatrahi  (11.08.20 09:52:14) 
Doğum teminatı limitsiz, tamamını karşılıyor yani, 10 kez de gebelik takibini karşılıyor.. Tahliller, vs. de dahil. AXA, Allianz, Anadolu hepsinin bekleme süresi 12 ay şu an.. Dolayısıyla ortada henüz bir şey yokken doktora karar vermek de pek zor, iyice kafam karıştı :)

Çok teşekkür ederim cevaplar için, biraz daha düşünüp değerlendirmek gerekecek anlaşılan.
  • gmzo  (11.08.20 10:02:55) 
[]

İş Bankası ATM'den Döviz Hesabına Para Yatırmak

Güncel bilgi bulamadım, ATM'ye gitsek, Euro hesabına Euro banknotlarını yatırmak istesek mümkün mü ve herhangi bir kesinti yapılıyor mu?




 
Çoğu ATM kabul etmiyor maalesef. En son geçen ay şubeden yatırmak zorunda kaldım ben.


  • roket adam  (30.07.20 10:35:57) 
her atm de döviz islemi yok, olanlarda bazen sorun oluyor; o yuzden baska banka kullaniyorum


  • sweetoffice  (30.07.20 10:48:20) 
www.isbank.com.tr buradan döviz ödeme + para yatırma olarak bankamatik arayın. herhangi bir kesinti yapılmıyor. havaalanı bankamatiklerinde genelde döviz kabul etme olayı hep var.


  • aziz dostum jack  (30.07.20 10:57:27 ~ 10:58:13) 
Günlük yatırma limiti gibi abuk subuk tuzaklar var, atm'nin "döviz işlemleri geçici olarak yapılamıyor" gibi hata verme ihtimali var.. Şube'den yapmak daha kolay olabilir.


  • IncredibleMau  (30.07.20 12:53:47) 
finansbank sitesinde döviz destekleyen atm'lerde 2 tanesinde denedim ve dolar yatırabildim.

kuveyttürk sitesinde döviz işlemi yapılan atm'leri listeliyor ama 3 tanesinde denedim dolar yatıramadım ve çekemedim. sonra müşteri temsilcisi 4 aydır bankamatiklerde döviz işlemleri iptal edildi ama web sayfası güncellenmedi itirafında bulundu.
  • aslindasorunumpsikolojik  (31.07.20 01:02:58) 
[]

D Vitamini Ölçümü

Eşimin de benim de D vitaminimizi ölçtürmemiz gerekiyor. Haydarpaşa Numune'ye bağlı semt polikliniğinde, dahiliyede eşime "burada ölçemiyoruz" demişler ve nerede ölçtürebileceğimizi söylememişler. Aile hekimi de artık ölçemediklerini söylemişti. Kadıköy'de nereye gitmemiz gerekiyor?




 
Aile hekiminde ölçtürmeye kalkıştığımda "Çok maliyetli olduğu için artık bizim ölçmemize izin verilmiyor" denmişti. Çok özel bir durum olmadıktan sonra sanırım artık devlete ait sağlık kurumlarında ölçülmüyor. O yüzden özele gitmeniz gerekebilir.


  • Thredith  (16.07.20 13:43:40) 
mart ayında devlet hastanesinde ölçtürmüştüm.


  • inheritance  (16.07.20 13:53:04) 
İki gun once annemi haydarpasa numuneye goturdum. Ftr poliklinigine d vit icin kan yesti istedi ve yaptirdik bugun de sonucu cikti hatta.

Acaba klinikten klinige degisiyor mu bilemedim. Ftr poliklinigi istedi bizden
  • exlibris  (16.07.20 13:58:51) 
Rana Beşe'ye bir bakın, Kuyubaşı'nda.


  • aynabugusu  (16.07.20 15:22:07) 
@exlibris yeldeğirmeni semt polikliniğine gitmiştik, o yüzden olabilir.

eski gata şimdiki abdülhamit han hastanesini aradık, araştırma hastanesi olduğu için hepsi yapılıyor dediler, pazartesi gideceğiz, bakalım..
  • gmzo  (16.07.20 16:00:36) 
haya-darpaşa nın ek hizmet yei valide bağ a gidin


  • gadlemler  (16.07.20 17:31:43) 
123456  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.