Giriş
(4)

su toplamış ayak

kibritsuyu
arkadaşlar, fazla yürümekten mütevellit ayak tabanımın parmaklarıma yakın olan ön kısmında ufacık bir yer böyle su toplamış gibi olmuş. üstüne basamıyorum çok acıyor. buna ne yapmalıyım? pamuk mu koyayım, bir şeyler mi süreyim, ne yapayım kurtarın. yürümek eziyete dönüştü.
arkadaşlar, fazla yürümekten mütevellit ayak tabanımın parmaklarıma yakın olan ön kısmında ufacık bir yer böyle su toplamış gibi olmuş. üstüne basamıyorum çok acıyor. buna ne yapmalıyım? pamuk mu koyayım, bir şeyler mi süreyim, ne yapayım kurtarın. yürümek eziyete dönüştü.
0
kibritsuyu
(31.10.08)
Vurma diyoruz biz ona tıp dilinde.

Birşey yapamazsın valla genelde. Daha rahat ayakkabı tercih edebilirsin. Rahat ayakkabı sorunun çözümü. Şimdilik biraz yürümeyi azaltabilirsin. O kabarcığı patlatabilirsin de patlatmayabilirsin de. Patlatırsan rahatlarsın. Ama o üstündeki deriyi soyma, mikrop kapmasın.

O pamuk işi genelde büyük ayakkabılarda işe yarıyor.

Geçmiş olsun.
0
ataturkiye
(31.10.08)
önce bir iğne al ve alkolde sil sonra çakmakla yak (dezenfekte etmek için)
sonra tek yerinden su toplayan yeri del temiz bi peçeteyle sil
üstüne merhem sür varsa ,yarabantıyla kapa
geçmiş olsun
0
pink
(31.10.08)
eğer tekrar ayakkabı giyme zorunluluğunuz varsa bence patlatmamnız daha mantıklı,çünkü patlatınca o deri daha hassaslaşır,üstüne yara bandı falan yapıştırmış olsanı bile deri tahriş olur,yaraya döner,falan.patlatmadan üzerine yara bandı yapıştırıp öyle giyin ayakkabınızı,nispeten daha az zarar verirsiniz kendinize:)
0
karamell
(31.10.08)
Benim tavsiyem, kessinlikle patlatmaman yönünde. patlatırsan sızısından o gece uyuyamazsın o kadar söylüyorum...
havalar bu ara sıcak, mümkünse orayı zorlamayacak sandalet ya da terlik gibi ucu açık bişiiler giy. 2-3 güne kadar inecektir...
0
trawmatolog
(31.10.08)
(9)

indirimli tren bileti

kibritsuyu
sevgili tren dostları.trende (fatih ekspresi) biletleri kontrol eden kondüktör amca öğrenci biletleri için öğrenci kimliği kontrol ediyor mu? ediyorsa ve öğrenci kimliği gösteremezsek çok ceza yer miyiz? yoksa "abi evde unutmuşum" bahanesini kabul ediyor mu? (öğrenci değilim aslında. gidiş dönüş bil
sevgili tren dostları.

trende (fatih ekspresi) biletleri kontrol eden kondüktör amca öğrenci biletleri için öğrenci kimliği kontrol ediyor mu? ediyorsa ve öğrenci kimliği gösteremezsek çok ceza yer miyiz? yoksa "abi evde unutmuşum" bahanesini kabul ediyor mu? (öğrenci değilim aslında. gidiş dönüş biletlerini ayrı aryı zamanlarda alacağım için gidiş dönüş indirimi yaptıramadım. o yüzden tek gidiş biletini öğrenci diye aldım. dönüşü de öyle alıp aynı hesaba denk getirmekti niyetim. ama bunu hesaba katmadım.)
0
kibritsuyu
(28.10.08)
trendeki kondüktöre aradaki fiyat farkını ödeyeceksiniz.
0
robin crusoe
(28.10.08)
Şöyle ki; gayet öğrenci kimliğini istiyor, öğrenci tipin olsun olmasın göstereceksin. Eğer yoksa fark ödeyeceğini söylüyor ve dönüşte alacağım diyor. Kontrol ede ede devam ediyor. O sırada uyku numarası çekersen geri dönüşte seni pas geçebiliyor. En azından bize öyle rast geldi. Yanımda taşıdığım hayvan kaybettiği öğrenci kartının yenisini 3 yıldır çıkarmıyor. Artık tipimize mi acıdı da kıyak geçti, yoksa uyuyakalınca pas mı geçti bilmiyoruz o farkı ödemeden tamam ettik yolculuğu... :-)
0
metal revolution
(28.10.08)
en iyisi dönüş biletini alamazsam binmeden önce gişeye gidip tam bilete çıkarttırayım bunu. zira sadece farkını alıyorsa kaybedeceğim ne var? her seferinde öğrenci alırım, yakalanınca tamamlarım. bi zararım olmaz. bi cezası olmalı, ki varmış. farkı alıyor, bir de o kadar daha alıyormuş (yani farkın iki katı). sitesinde okudum şimdi.

dönüş alırsam zaten öğrenci indirimi = gidiş dönüş indirimi olduğundan kondüktör kabul eder herhalde. eşşek değil ya.
0
🌸kibritsuyu
(28.10.08)
Bu öğrenci kimliği sorma işini TCDD kadar sıkı tutan bir kurum daha yok. Çatır çatır ödersiniz.
0
386 dx
(28.10.08)
o kadar tren yolculuğu yaptım ama bir kere bile şöyle yumuşak yüzlü, halden anlar bir bilet kontrolcüsü görmedim. hepsi seçmece kıl onların. herşeyi noktasından virgülüne kadar kitabında ne yazıyorsa ona göre yapıyorlar. türk olduklarından şüpheliyim.
0
insanimsi
(28.10.08)
Ben yurtdisindayim ve bulundugum, yasadigim yerlerde Tren ve Otobüsler bilet kontrolünü sürekli yapmazlar. Keyiflerine göre düzensiz kontrol ekipleri vardir. Ve kontrollerde nadiren biletsizler cikar.

Neden bizim ülkemizde böyle güzel karsilikli ITIMAT duygusu yok diyordum?

Sizin gibi örneklerle bunu daha iyi anliyorum.Aleni olarak sahtekarlik yapmaya yelteniyorsun ve care ariyorsun.

Insanda azicik ar olur. Ben parasiz kaldigimda kilometrelerde yürüdügümü bilirim.


Bu ne yüzsüzlüktür? Diger para verenler enayi de bir tek sen mi akillisin? Diger para verenler zengin bir tek sen mi fakirsin?

yazik!
0
tekne
(29.10.08)
sitesinde iki kat ceza filan yazıyor olabilir ama o cezayı uygulamıyorlar. başıma hiç gelmedi öğrenci kimliğim var çok şükür ancak bir çok kez şahit oldum. kimlik var mı? yok. o zaman aradaki farkı alayım diyor ve anında tahsil ediyor. dönüşte alayım diyen görmedim o bir istisna olsa gerek. (yanında para üstü verecek bozuk yoktur vs..) ama istisnasız bilet kontrolü vardır ve sadece aradaki farkı alır.

bu arada yurtdışında kontrol yokmuş aklımızda bulunsun gidersek boşuna bilet almayalım. :)
0
robin crusoe
(29.10.08)
@tekne: ya okumaya üşeniyorsunuz, yan anlayışınız kıt. benim de bütün endişem sizin gibi anlayışı kıt olan bir kondüktörle karşılaşmaktı, çok şükür kondüktör zeki çıktı, ben anlatmadan anladı demek istediğimi.

bunu da okumaya üşenmezseniz, size tekrar anlatacağım. belki o ar duygusu sizde varsa yazdıklarınızdan utanırsınız.

tren biletinde tek bir tane indirim var. o da %20. öğrenci iseniz %20 indirimli alıyorsunuz. gidiş dönüş alırsanız da %20 indirimli alıyorsunuz. hem öğrenci, hem gidiş dönüş bile olsa iki kere %20 olmuyor, yine bir tane %20 oluyor. ister öğrenci diye yaptır, ister gidiş dönüş diye yaptır.

gidiş dönüş diye bilet alırsanız size 2 tane bilet satıyorlar gidiş ve dönüş olmak üzere. lakin benim dönüş tarihimde trende yer olmadığı için ve de açık bilet almak istemediğim için (zira dönüş trenine yer bulamazsam otobüsle döneceğim ve açık bileti sittin sene kullanamayacağım) tek gidiş bileti aldım. onu da öğrenci diye aldım ve %20 indirim yaptırttım. sonradan da dönüş için yer açıldı, dönüş biletini de aldım, onu da öğrenci diye alıp %20 indirim yaptırttım. bakınız ilkokul düzeyinde bir hesaplama yapalım:

tek gidiş bilet 25 lira. %20 öğrenci indirimli 20 lira. tek dönüş bilet 25 lira, % 20 öğrenci indirimli bilet 20 lira. sonuç: cebimden çıkan 20 + 20 = 40 lira.

aynı anda alsaydım gidiş dönüş bileti 25 x 2 = 50 lira. gidiş dönüş indirimi %20. sonuç: cebimden çıkan 40 lira. aa hayret, yukarıdakiyle aynı fiyat! görüyorsunuz ya farkı yok.

"kondüktör öğrenci kimliği sorar mı, sormazsa mesele yok. sorar da şu açıklamayı yaparsam ve o da sizin gibi anlamazsa yok yere ceza öder miyim, yoksa kondüktörler şu açıklamayı anlayabilecek kapasitede midir?" diye sormuştum.

benim vicdanım rahat. umarım açıklayıcı olabilmişimdir, umarım buraya kadar okumaya üşenmemişsinizdir.
0
🌸kibritsuyu
(30.10.08)
Bence yine de yaptığınız yanlış.
Sonuçta gidiş-dönüş indirimi adı üstünde gidişi ve dönüşü trenle yapacak kişiler için, yani trenle dönüşü cazip kılmak için yapılan bir indirim.
Siz "dönüşte belki istediğim güne yer olmaz o zaman otobüsle giderim" diyorsanız mantıken gidiş-dönüş indirimini almamanız gerekirdi.
0
386 dx
(31.10.08)
(3)

istanbul cahiline yardım - biraz acil - ADRES EKLENDİ

kibritsuyu
arkadaşlar. yarın günübirlik istanbul'a geleceğiz. gideceğimiz yer ümraniye dudullu. şimdi metro otobüsü ile gelirsek dudullu'da durağu varmış. lakin metro denen firmaya uyuz olduğumdan kullanmayı hiç istemiyorum. trenle gelsek (hem rahat, hem ucuz) nerede inip dudullu'ya nasıl gideriz, kolay bir ul
arkadaşlar. yarın günübirlik istanbul'a geleceğiz. gideceğimiz yer ümraniye dudullu. şimdi metro otobüsü ile gelirsek dudullu'da durağu varmış. lakin metro denen firmaya uyuz olduğumdan kullanmayı hiç istemiyorum. trenle gelsek (hem rahat, hem ucuz) nerede inip dudullu'ya nasıl gideriz, kolay bir ulaşımı var mıdır dolmuşla falan? yoksa tüm nefretime rağmen metro'ya mı binelim?

edit: koordinatları şu şekilde olan bir yerlere gideceğim, google maps'ten bakabilirsiniz:

41.005456, 29.134798
0
kibritsuyu
(28.10.08)
Bostancı'da inilir, istasyon binasından çıkıp sola dümdüz gidilir karşınıza çıkan ilk otobüs durağındaki otobüse binilir(otobüs yoksa biraz bekleyin gelir).
(bkz: 19D)
0
late viper
(28.10.08)
dudullu büyük bir yer evet aşağı kısmı mı -ki burası çekmeköye yakındır- yukardı tarafımı gideceğiniz yere bağlı.
0
yazar kasa
(28.10.08)
Verdiğin koordinat üzerinde çizdim(bostancı):
www.freeimagehosting.net
www.loadtr.com (yedek)
İşaretli durak "parseller" oluyor.

Kadıköy'den ise 14BK ve 20D(Bunlar daha yakın):
www.freeimagehosting.net
ikisi de aynı yerden geçiyor, işaretli durağın adı "göksu cad".

harita.iett.gov.tr adresinden durak adlarından aratarak tam yol haritasını görmem mümkün.
0
late viper
(29.10.08)
(2)

kanal karışması

kibritsuyu
kablo tv kullanıyorum. bu uydu değişiminden sonra kanalların yeri değişti ya. ankara'da kanal d'nin kablo tv frekansı ile, kanal 7'nin karasal yayın frekansı aynı mıdır nedir kanal d izlerken görüntü sürekli dalgalanıyor (arkadaki anten fişini çıkarınca kanal 7 çıkıyor). yani artık kablonun kendisi
kablo tv kullanıyorum. bu uydu değişiminden sonra kanalların yeri değişti ya. ankara'da kanal d'nin kablo tv frekansı ile, kanal 7'nin karasal yayın frekansı aynı mıdır nedir kanal d izlerken görüntü sürekli dalgalanıyor (arkadaki anten fişini çıkarınca kanal 7 çıkıyor). yani artık kablonun kendisi mi, yoksa televizyonun koaksiyel girişi mi neresiyse anten vazifesi yapıp kanal 7'yi de çekiyor ve kablo tv'deki kanal d sinyali ile karıştırıyor. değişmeden önce de trt 1 ile gimsa diye bir kanal karışıyordu, dalgalı dalgalı seyrediyodruk ama çok seyretmediğimizden sorun olmuyordu. kanal d çok izleniyor ve rahatsız ediyor. anten kablosu, kablo tv'cilerin geritip döşediği kablo. ucuna da siyah koaksiyel jak takmışlar. var mıdır şu öteki karasak sinyali engelleyip temiz temiz seyretmenin yolu?
0
kibritsuyu
(28.10.08)
Valla bizdeki 2 televizyonda da dediğin sorun oluyor ancak çok çok küçük düzeyde. İnce ayar yaptığını var sayıyoruz tabi. O zaman bile düzelmiyorsa kablo tv'nin servis hattı gibi bişeyi vardı orayı arayıp soruver en temizi.

Bu arada tüm kanalları ayarladıktan sonra bi baktım birkaç tanesi yer değiştirmiş. Hala oturtamadılar be...
0
inugard
(28.10.08)
bende eskiden tntnin uzerine trt4 biniyordu şimdi de starın uzerine fox biniyor. eskiden kablolu yayın kablosunu cıkarıp havadan alınca tnt yi daha net oluodu sırf ona oyle frekans ayarlamıştım. kanal d den emin dilm ama bazı kanallar bikaç farklı frekansdan çıkıyor denemek lazım ama kablolu tvcilerin hiç birşey yapmayacağına eminim. hani isteseler bu kanalların yeri de değişmezdi ki adamlar uydudan aldıklarını çatadanak gonderiyor işte okadar. boyle tvnin havadan yayın çekme kabiliyetini sokup fln sıfırlarsan anca oyle olabilir de yazık gunah tv ye de
0
random blonde
(28.10.08)
(7)

arabaya lpg taktırmak

kibritsuyu
efendim 2001 model renault clio sahibiyim. araba 51.000 kilometrede. şu anda yaklaşık her hafta 50 liralık benzin alıyorum ve bir haftada tüketiyorum. (aylık 200 lira diyebiliriz).şimdi ben bu arabaya şöyle kalitelisinden (taksici işi zottiriklerinden değil atiker matiker sıralı otogaz) lpg taktırsa
efendim 2001 model renault clio sahibiyim. araba 51.000 kilometrede. şu anda yaklaşık her hafta 50 liralık benzin alıyorum ve bir haftada tüketiyorum. (aylık 200 lira diyebiliriz).

şimdi ben bu arabaya şöyle kalitelisinden (taksici işi zottiriklerinden değil atiker matiker sıralı otogaz) lpg taktırsam akıllıca olur mu? tesisata vereceğim parayı (ne kadar tutar onu da bilmiyorum) çıkarıp beni kâra geçirir mi? yoksa bu kadarlık kullanımda abes mi olur, benzinli mi devam edeyim?
0
kibritsuyu
(28.10.08)
şöyle bir zararı oluyor,amaaan nasılsa lpg ucuz diyip daha çok gezmeye başlıyosun,şehirlerarası falan yapıyosun,uzun vadede yararlı olur kanısındayım.
0
elbar
(28.10.08)
genel konuşayım: 10 ayda kendini amorti eder derler.

iyi bir sıralı lpg sistemi 1200 - 1500 liraya takılıyor. yakıt sarfiyatın yaklaşık 3/5 oranına iner. yani haftada 30 lira yakmaya başlarsın. oradan hesabını kitabını yap derim.

bana sorarsan çok yakmıyorsun. muhtemelen pek kârlı çıkmayacak.
0
dursunkaptan
(28.10.08)
kaba bir hesapla 15-18 ayda amorti edersin. hiç kârlı değil.
0
dursunkaptan
(28.10.08)
lpg doğaya daha az zarar veriyor. bunu da göz önünde bulundurun isterseniz.
0
s e ff a f
(28.10.08)
sızdırmazlık testi eziyetini de düşününüz.
0
theunforguven
(28.10.08)
aylık 100 ytl ye falan düşer ama sıralı taktırdığında yine benzin koymak zorundasın
0
enter saltman
(28.10.08)
git taktır abicim, düşünme yani
adam gibi bi montajcu bul atiker falan değil italyan olanlardan taktır. atiker de dandik ama kurtlar vadisi reklamları pahalı yapıyor onu.

ayda 100-110 liraya iner masrafın. tüketim stresinden kurtulursun. canın istediğinde istediğin yere gidersin.

arabana yazık diyenler olursa da al kendisini işlek bir lpg istasyonunda 15 dakika beklet görürsünüz o zaman hangi arabalara lpg takıldığını. fırsatın olursa kullanıcılarıyla da konuş, dandik montaj dışında şikayetçi görebileceğini sanmıyorum.
0
agk
(28.10.08)
(3)

klasörlerden dosya seçmece programı

kibritsuyu
şimdi bir klasör düşünün. bunun altında da 150 tane alt klasör var. her bir alt klasörde de 2005 yılından 2008 yılına kadar çeşitli tarihlerde kardedilmiş yüzlerce dosya.yapmak istediğim bu alt klasörlerdeki 2005-2007 arasında kaydedilmiş olanları alsın oradan çıkarsın, yine aynı isimli klasörlere k
şimdi bir klasör düşünün. bunun altında da 150 tane alt klasör var. her bir alt klasörde de 2005 yılından 2008 yılına kadar çeşitli tarihlerde kardedilmiş yüzlerce dosya.

yapmak istediğim bu alt klasörlerdeki 2005-2007 arasında kaydedilmiş olanları alsın oradan çıkarsın, yine aynı isimli klasörlere kaydetsin (prefiz falan ekleyebilirsek daha şahane olur) yani hepsini oralardan çıkarıp çuval gibi tek klasöre koymayacak, yine aynı isimli klasörlere koyacak (dediğim gibi aynı isimli olmakla beraber başına 2006_hede" diye prefix eklerse daha şahane olur). ben de eskileri yedekleyeceğim, klasörler temizlenecek.

mümkün mü programla? yoksa 150 klasörü sürükle bırak şeklinde mi temizleyeyim?
0
kibritsuyu
(23.10.08)
unix olsaydi su komutlar ise yarayabilirdi.

find . -type f -mtime 1000 -exec mv {} klasor_2005/ \;
find . -type f -mtime 730 -exec mv {} klasor_2006/ \;
find . -type f -mtime 365 -exec mv {} klasor_2007/ \;
0
fdegir
(23.10.08)
görünüm> ayrıntılar> oluşturulma (ya da değiştirilme) tarihi şeklinde sort edip sonra sürükle bırak yapsanız olmaz mı?
0
supergirl
(24.10.08)
@supergirl: 150 ayrı klasörde tek tek mi? zaten onu yapmayayım diye program arıyorum ya.
0
🌸kibritsuyu
(24.10.08)
(5)

kramp

kibritsuyu
geçen burada da tavsiye sormuştum. kilo vermek amaçlı yüzmeye başladım. en son cumartesi günü yüzerken toplamda 1400 metre, set olarak da 400 metre tamamlanacaktı ki son 25 metre dönüşünü yapıp duvarı tepiklememle birlikte sol bacağıma (bilek diz arasındaki kısmın arkası. adı neyse buranın) inanılma
geçen burada da tavsiye sormuştum. kilo vermek amaçlı yüzmeye başladım. en son cumartesi günü yüzerken toplamda 1400 metre, set olarak da 400 metre tamamlanacaktı ki son 25 metre dönüşünü yapıp duvarı tepiklememle birlikte sol bacağıma (bilek diz arasındaki kısmın arkası. adı neyse buranın) inanılmaz bir kramp girdi. durdum, kulvar ipine tutuna tutuna kenara gittim. uzun bir süre açılmadı (tek başıma olduğundan dizimi kendime çekip ayağımı da kendime doğru çekme hareketi yaparak açmaya çalıştım. yanlış mı yaptım bilmiyorum). tam geçti gibi olunca ayağımı oynatmamla yeniden girdi. epey bir süre havuzun içinde kıvrandım. hayır geçse çıkacam da geçmiyo ibne. neyse ben diyim 5 dakika, sen de 10 dakika sonra geçti gibi oldu. çıktım, seke seke gittim. iki gün oldu hala ağrıyor.

kesintisiz çok yüzdüğümden mi oldu, daha üçüncü günden toplamda mı abartmışım ondan mı oldu, en son 2 saat önce yemek yemiştim daha mı aç gitmeliydim ondan mı oldu, henüz hamlığım geçmedi ondan mı oldu, magnezyum eksiğim mi var acaba ondan mı oldu? nedir sizce?
0
kibritsuyu
(20.10.08)
kılınız varsa ve çok acil bir durumsa (yanınızda kimse yoksa mesela) son çare olarak kıl çekin o bölgeden. yoksa çimdikleyin. spordan sonra soda içmeye özen gösterin abartmadan, ter yoluyla vücudunuzun attığı minerallerin geri kazanılmasına yardımcı olacaktır. sodadan başka bu işlere yarayan özel içecekler de mevcut. kramp giren yeri spor yaptıktan sonra da esnetin mutlaka. toplanan laktik asidin dağıtılmasına yardımcı olur. kramp laktik asit birikmesinden kaynaklanır ve gidermenin yolu laktik asidi dağıtmaktır. bol açma-germe ve mineral takviyesi ile bu iş aşılır.
0
kopuk ucurtma
(20.10.08)
iyot eksikliğinden de kaynaklanabiliyormuş galiba kramplar ama seninki kas yorgunluğundan dolayı olmuşa benziyor. az da yüzmemişsin hani.. yazık kaslarına, abanma birden bu kadar :)
0
mortanius
(20.10.08)
tek el havuzun kenarında diğer el kasılan bacağın ayak parmağında. bacak dimdik, ayak parmağını kendine doğru çekiyorsun dolayısıyla ayak ile bacak arasındaki "yüzerken 180'e yaklaşan açı" neredeyse 90 derecenin altına düşüyor. kramp kısa sürede geçip havuzun kenarına cıkacak zamanı tanıyor. denizde olursa daha zor ve tehlikeli tabiki. onda da sırtüstü yatıp bişiler yapılabilir.

magnezyum ise kasları gevşetiyor. alakasız bir kas gerginliği nedeniyle içmeye basladım ve faydasını da gordum. uzun süreli kullanımda böbrekleri yoruyormuş. ancak vücutun bu büyük efora alışana kadar kullanabilirsin bir-iki paket.

bu arada hangi havuzdasın. anadolu yakasında mısın?
0
eleventh american esme has met
(20.10.08)
magnezyum ve potasyum eksikliği ve aşırı yüklenmenin bir sonucu. doğaldır. daha yavaş arttır antreman şiddetini ve sağlam bir multivitamin takviyesi al. potasyum için muz da yiyebilirsin her antreman öncesi.

kalf'a kramp girmesi meşhurdur. parmak uçlarını kendine doğru çekerek açacaksın krampı. can yakar ama çaresi bu.
0
arnold schwarzeneger
(20.10.08)
Magnezyum tozu oluyor eczanelerde. Evde bulamadım şimdi ama D ile başlıyordu adı...
0
inugard
(20.10.08)
(11)

ne yiyebilirim? - acil

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar.işyerindeyim. etrafımda sipariş verebileceğim onlarda yemekçi var. çok şükür yemeğe yetecek kadar param da var ama sorun şu ki kilo problemim aldı yürüdü. şimdi dürüm söylesem, sandviç söylesem, döner, tost, pide neyin söylesem yiyip vicdan azabı çekecem. salata yesem, yıkandı mı
sevgili arkadaşlar.

işyerindeyim. etrafımda sipariş verebileceğim onlarda yemekçi var. çok şükür yemeğe yetecek kadar param da var ama sorun şu ki kilo problemim aldı yürüdü. şimdi dürüm söylesem, sandviç söylesem, döner, tost, pide neyin söylesem yiyip vicdan azabı çekecem. salata yesem, yıkandı mı pis mi kurtlu mu şüpheye düşecem.

ne yiyim lan ben? kalorisi az olan, kilo alıcam ühühü diye vidan azabu çekmeden yiyebileceğim ne önerirsiniz? porsiyonu 10 ytl'den fazla da olmasın ama o kadar sosyetik değilim.

tekrar ediyorum her çeşit dükkanın ortasındayım. dışarıda yenebilecek bir şey olmalı, marketten matlıcan alıp musakka pişirecek vaktim yok.
0
kibritsuyu
(18.10.08)
haşlanmış sebze, tavuk gibi şeyler yiyebilirsiniz mesela.
0
chavezding
(18.10.08)
et al. et. katıksız et.
0
mortifera
(18.10.08)
salatalar niye pis onu anlamadım.

söğüş salatalık, domates isteyin. yoğurt, çorba. bunlar az zararlı.

garnitür sebzelerinden isteyin. biraz haslanmış et, biraz kepek ekmek filan.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
çorba
0
zen spider
(18.10.08)
ızgara gibi bişiler olabilir yanında da içecek olarak kola olmasın onun yerine meyve suyu ya da ayran olsun. ızgaralar da iyi pişsin. sipariş veriyom sanki allam ya :)

@mea maxima culpa; dışarda salata yerken insan tam emin olamıyor iyi yıkandı mı yıkanmadı mı marulu bilmemnesi diye. diğer yemeklerde de geçerli tabi bu da onlar en azından pişiyor diye insan teselli ediyor kendini.
0
light beam
(18.10.08)
ben de aynı kaygıdan mustaribim. kendiniz ton balığı alıp (seviyorsanız tabi) çeşitli varyasyonlar yapabilirsiniz. ya da balık + salata gibi şeyler sipariş edebilirsiniz. bir de bazı öğünleri corn flakes + süt kombosuyla geçiştirme şansınız var, baya tok tutuyor şerefsizler ve bence sağlıksız değil.
0
boshi
(18.10.08)
cesitli sandevicler (kepek ekmekli)
0
ermanen
(18.10.08)
ızgara tavuk yenmiştir. bilginize. ama yanında patates kızartması da gelmiş. dayanamadım ühühü.
0
🌸kibritsuyu
(19.10.08)
yav aynı dertten muzdaripiz. diceksin ki pattiz koymayın yanına. domates salatalık biraz fazla koyun. ühüüh.

ya bi de onun yanında gelen patatesler normal patates değil. iyice yağlanmış, beklemiş kötü patatesler. daha zararlı.
yuh yani yazarken canım çekti iyi mi.
0
mea maxima culpa
(19.10.08)
duyuruya haftada bir kez falan baktığımdan biraz geç gördüm sorunu. değirmen pastanesi var mı yakınlarında? çok güzel salata çeşitleri oluyor kızarmış tavuklu, jambonlu vs. içinde göbek, domates, mantar vs. de oluyor ve gayet doyurucu. bunlardan denemeni tavsiye ederim, hem de yıkandı mı korkusu duymazsın, ne de olsa değirmen neredeyse marka oldu.
0
kahlan amnell
(20.10.08)
tavuk eti. hem de lezzetlidir.
0
ymerdiveni
(27.10.08)
(14)

araya kaçan boxer

kibritsuyu
arkadaşlar bu boxer denen ibne don, yürüdükçe bacaklarımda yukarı doğru toplanıyor toplanıyor, affedersiniz kıçımın arasına giriyor. tanga oluyor. daha rahat olsun diye penye boxer aldım, biraz daha rahat ama bu da öyle. giydiğimde çok sıkmadan bacaklarımı sarıyor ama bir saat giyeyim, toplanıp aray
arkadaşlar bu boxer denen ibne don, yürüdükçe bacaklarımda yukarı doğru toplanıyor toplanıyor, affedersiniz kıçımın arasına giriyor. tanga oluyor. daha rahat olsun diye penye boxer aldım, biraz daha rahat ama bu da öyle. giydiğimde çok sıkmadan bacaklarımı sarıyor ama bir saat giyeyim, toplanıp araya kaçıyor. herkeste böyle mi bu, yoksa benim g.tümde mi bi anormallik var?
0
kibritsuyu
(14.10.08)
Boxer'a bakar. Fazlasıyla pamukluysa evet, araya kaçıyor. (Kendimden biliyorum) Bu nedenle biraz sentetik olsa iyi olur, en azından kaçmaz. (Tabi, fazla sentetik de çok terletiyor. Bilginize)
0
hlathguth
(14.10.08)
şu dar olan boxerlardan deneyebilirsin. ya da öze dönüş yapıp slip dona dönebilirsin.
0
teritori
(14.10.08)
yok yok bende geniş boxer giydiğimde öyle oluyo.
bir beden küçük denedim o iyiydi.
sende bir dene. olmazsa kaba etinde sorun var demektir. pek kaba gibi gelmedi bana ama...
0
etna
(14.10.08)
götü saran boxer giyersen büyük ölçüde önüne geçersin bu problemin. hani slip gibi dar ama boxer modeli. en rahatı onlar bence. optimum çözüm.
0
chavezding
(14.10.08)
ya şu arka tarafı ortadan dikişli değil de, U şeklinde olan boxerlar yapımıyo der benim beyim. ben bilmem o bilir ayrıca.
0
zkurmus
(14.10.08)
Bol boxer'lar oluyor evet.
0
ermanen
(14.10.08)
Slip iç çamaşırları ya da dar boxer'lar kesinlikle kullanmayın derim. Sağlıksızmış. Sperm kalitesini düşürüyormuş. İtalyan erkekleri bu yüzden gebe bırakan spermlerinin özelliklerini hafif hafif kaybetmektelermiş. Bilginize derim. :)

Sözlükteki "sperm kalitesi" başlığındaki entry'mden aynen alıntı yapıyorum:

"alkol, sigara, obezite, stres, uykusuzluk ve bunlar gibi vücudu tek başına etkileyen ne varsa, tümünden etkilenir. ayrıca, iç çamaşırların slip olmasından da etkilendiği yapılan son araştırmalarda kanıtlanmıştır ve sürekli slip giyen erkeklerin sperm kalitesinde fark edilir bir düşüş görülmüştür."

Bu arada, bu sorun herkeste var sanırım. hlathguth'a katılıyorum bu konuda. %100 pamuklu olmayanları tercih ediniz.
0
nuage
(14.10.08)
divit'e katılıyorum. kompedanlardan 2 liralık seher yıldızı boxer alıyorum. kesinlikle sorun çıkartmıyor. deneyiniz.
0
insanimsi
(14.10.08)
@insanımsı seher yıldızı da %100 pamuk hakkını yemeyelim şimdi heheheh
0
blackidom
(14.10.08)
yaz aylarında bu durumlara terleme de ekleneceğine göre don giymeyin derim. şortun içinde kendine ait donlar var. onlardan seri üretim yapılmalı.
0
yoktan adam
(15.10.08)
ilginctir bende o götü saran boxer lar kıcımın arasına gırıyor.şort boxer giyiyorum hep.onda daha rahat edıyorum.

birde cok dusuk bel gıyıyosanız yada pant ı dusuruyosanız boxer kendılıgınden yukarı cıktıgı ıcın kıcımın arasına gırıyor benım.boyle bı anım vardı paylasmak istedim..
0
isott
(15.10.08)
şimdi merak ettim, herkeste böyle bir sorun var neredeyse(ben de mağdur idim),ama boxer üreticileri adam gibi bir don üretemiyorlar mı diye sormadan edemiyorum,türk erkeği mi değil bunu yapanlar yoksa onların mı g.tü mü farklı anlamadım?

bu arada çözüm bahsedilen sentetik-pamuk karışımı ve bacak tarafı bol olanlar.
0
yurdum insanı
(15.10.08)
pantolon bedeninden geniş boxer almaktan veya boxerın ağının pantolon ağından daha geniş olması sebebiyle oluyordur. zamanında bende de oluyordu daha sonra pantolona uygun boxer seçmeyi öğrenerek çözdüm problemi. artık bedene tam oturan boxerlardan kullanıyorum (marks and spencer tavsiye ederim) en rahat bunlar kullanılıyor ama %100 pamuklu olma koşuluyla.
0
fakeinvoice
(15.10.08)
Kumaşla pek ilgisi yok, daha çok kesimden ve bedenden kaynaklı.
Başka beden, olmadı başka marka almayı deneyin.
0
386 dx
(15.10.08)
(6)

yüzme programı

kibritsuyu
kilo verebilmek için sorduğum onca soruya verilen ceapların hiçbirini yapamadım. kilom hala aynı duruyor. artık kesin kararlıyım, yüzeceğim. havuzumun seansları birer buçuk saatlik. haftada 3 gün (çarşamba, cuma pazar veya çarşamba cumartesi pazar) şeklinde gidip birer buçuk saat yüzmeyi düşünüyorum
kilo verebilmek için sorduğum onca soruya verilen ceapların hiçbirini yapamadım. kilom hala aynı duruyor. artık kesin kararlıyım, yüzeceğim. havuzumun seansları birer buçuk saatlik. haftada 3 gün (çarşamba, cuma pazar veya çarşamba cumartesi pazar) şeklinde gidip birer buçuk saat yüzmeyi düşünüyorum. uzun zamandır yüzmediğimden bir anda abartıp kesilmek de istemiyorum.

bana şöyle kasmayan bir başlangıçla giderek artan bir program önerebilir misiniz? haftada 3 gün birer buçuk saat yeterli midir, az mıdır? 1,5 saatin 1,5 saatini de non stop yüzüyor değilim. birer ikişer dakika havuz kenarına tutunup dinleniyorum. yapmayayım mı bunu acaba? bu şekilde ne kadar devam etsem sonuçlarını görmeye başlarım? iki kulaçta mı nefes almalıyımi üç kulaçta mı nefes almalıyım (iki taraftan da kafamı çıkarıp nefes alabilirim) hangisi nefesimi daha kontrollü kullanmamı sağlar? kurbağalama mı yüzeyim, krol mü yüzeyim ne yapayım?
0
kibritsuyu
(10.10.08)
dört kulaçta bir nefes almak en sağlıklısıdır, üç de kabul edilebilir. yani en azından daha iblis yaşlarındayken hocam öyle demişti. sadece buna cevap verebileceğim :)
0
teritori
(10.10.08)
serbest stil yüz kelebek biliyorsan o da olabilir tabiki arada dinlen. nefes alma konusunu sen kendin belirle hızına nefesine yorgunluğa göre değiştir. genelde 3te 1 al bence..
0
orange coffee
(10.10.08)
madem spor yapacaksınız, bir diyetisyene gidin ve size bir diyet programı hazırlasın.. sporla beraber kesinlikle işe yarayacaktır..
0
ayheytmayselfenvanttuday
(10.10.08)
yüzmede, fizyoloji mekanik ve metod. ahmet bozdoğan'ın bu kitabını edinin derim ben. burda genel antrenman yöntemleri ve aklınıza takılan çoğu soru için tatmin edici cevaplar bulabilirsiniz. şimdi biz burda ne desek eksik kalacak. sporu geçici bir zayıflama aracından ziyade yaşam şekli olarak göreceksen burda yazılan birçok başlığı bilmen seni mutlu edecektir. yok zayıflayayım yeter dersen birgün yeniden kilo alacağını söylemem pek güzel kaçmayacaktır şu güzel ortamda.
0
o ben degilim
(10.10.08)
kilo vermek için 5 gün yüzersen iyi olur.

tecrübe konuşuyor. 3 gün varolan kiloyu korumak için iyidir.

1,5 saat abartma bence. 1 saat yeterli. 3-4 dakika yüz, 1-2 dakika yine ayaklarını filan sallayarak dinlen. çok yüksek teknik bilemicem ama sırtüstü de yüzebilirsin. ben öyle yapıyorum.

yüzmenin dışında dumble çalışması yap, kasların artsın ve sarkmasın diye.
0
mea maxima culpa
(10.10.08)
serbest ve yüzebiliyorsan kelebek yüz diyeceğim ama kelebek yüzmek için bazı anaerobik idmanlar ve sağlam bir teknik gerekebilir, bu yüzden serbest yüz.kurbağayı set aralarında ve idman sonlarında yumuşarken yüzersin.2 kol bir nefes de alabilirsin 7 kol bir nefes de.ancak catch-up yüzmeyeceğin sürece tek sayıların senkronu daha iyi olabilir bu yüzden 3 veya 5 kol bir nefes senin için iyi olabilir.arada estikçe 2 de yapabilirsin.buna pek takılma, hipoxi idman yapmayacağın için pek mühim değil.
öncelikle önemli olan bir buçuk saat yüzmen değil, o bir buçuk saatte ne kadar yüzdüğündür.1000-1500 arası mesafe senin için gayet geçerli.başlarda 700-800 de kalabilirsin, normalde bu durumda antrenör faktörü devreye girip sana yüzmen gereken mesafeyi "seve seve" yüzdürür ama dediğim gibi müsabık sporcu olmak gibi bir amaç taşımadığın için böle bir durum söz konusu değil, bu da gelişiminin yavaşlamasına sebep olabilir.bu yüzden yanına bu görevi kısmen üstlenecek birini alırsan -her ne kadar antrenörlükle alakası olmasa da sana yardımcı olabilir ve gelişimini hızlandırır.
önce 300-400 mt ısın.amacın gereği çok zor setler yapıp, intervallere yüklenmenin manası yok ama bazı hafif ve basit setleri yapman yararına olur.4x100 mt 3 dk içi yapabilirsin(gerçi 100mt dereceni bilmiyorum ama).arada 100 mt kadar yumuşayıp 1-2 dk dinlendikten sonra 6-8x50 1.20-30 içi yapabilirsin.ancak dediğim gibi bunlar çok basit programlar.daha iyilerini istersen 1000-1500 mt ye ulaştıktan sonra sana idman yazacak bir antrenör bul, bulamazsan bir yüzücü bul, onu da bulamazsan msg la bana ulaşabilirsin..antrenör değil, sadece yüzücüyüm ama senin amacını taşıyan birine yardımcı olabilirim sanırım.ama dediğim gibi bir antrenör bulman çok çok daha iyi olur.
ve son olarak; yediğine, içtiğine dikkat et, iyi beslen ve dinlen.kola ve türevlerini içme, fast food tüketme, sigara ve içikiyi yazmıyorum bile...eğer idmanların hakkını verirsen istediğini yiyerek (ev yemekleri, aşırıya kaçmadan ekmek, sebze, meyve) kilonu normal seviyeye çekebilirsin, kas yapını geliştirmende cabası.ancak acı olmadan gelişme olmaz, devamlılık ve fedakarlık yapmalısın.unutmamak gerekir ki yüzme en zor sporlardan biridir ve fazlaca disiplin gerektirir.kolay gelsin...
edit:zayıflayamazsın denmiş lakin, bu yazdıklarım zaten 2-3 ay çalışmana dayanan şeyler değil.uzun vadede mutlaka yararını göreceksin, tabi ki profesyonel anlamda yapılmadığı için sonuçları geç alınıcaktır ama bahsettiğim koşullarla şu an ki durumundan çok çok daha iyi olacağın kesin.
0
gabbelloto
(10.10.08)
(5)

usb portunun voltajı emmesi

kibritsuyu
salak bir başlık oldu. olay şudur arkadaşlar.şimdi Canon Powershot A610 makinemde CHDK denilen programla birlikte kullanmak üzere forumlarda gördüğüm bir deklanşör tetiği var. Makinedeki USB veri aktarma portuna takılan bir devre ile kablolu uzaktan kumanda yapılıyor. şöyle de basit bir devre şeması
salak bir başlık oldu. olay şudur arkadaşlar.

şimdi Canon Powershot A610 makinemde CHDK denilen programla birlikte kullanmak üzere forumlarda gördüğüm bir deklanşör tetiği var. Makinedeki USB veri aktarma portuna takılan bir devre ile kablolu uzaktan kumanda yapılıyor. şöyle de basit bir devre şeması var:

chdk.wikia.com

görüldüğü gibi devrenin tek yapacağı şey, düğmeye basıldığında pildeki 3V gerilimi usb kablosu vasıtasıyla makineye aktarmak. gittim aldım malzemeleri, bir adet devreye lehimlenecek dişi USB portu, bir adet pil yuvası, bir adet düğme ve bir adet de delikli kart. uğraş didin yaptım devreyi (lehimleme konusunda yardımcı olan duyuru ahalisine teşekkürler). bağlantıların doğru olduğuna (artısı eksisi falan) eminim. ölçü aletiyle devredeki lehim üstünden probları USB portunun bacaklarına değdirerek bakıyorum, düğmeye basınca 3V elektrik geliyor, güzel. lakin ölçü aletinin problarını usb portunun içine sokup oraya değdirerek bakınca 3V oraya gelmiyor. sıfır nokta bilmemkaç geliyor. USB portunun devreye lehimli bacaklarına gelen elektrik, içine gelmiyor. dolayısıyla çalışmıyor bu nane. USB portu bütün elektriği emiyor. niye böyle? bir şeyi yanlış mı yapıyorum? USB portlarının böyle bir özelliği mi vardır?
0
kibritsuyu
(06.10.08)
Anlamadım ben şimdi. USB portunun bacaklarıyla usb portunun içinin farkı ne?
0
386 dx
(06.10.08)
hah işte ben de onu anlamadım. sorunun ta kendisi o zaten.
0
🌸kibritsuyu
(06.10.08)
sıfır nokta bilmemkaç değeri çok küçükse acaba toprak ile istenmeyen temas mı buluyor diye düşündüm?

bu arada portun dışı toprak oluyor. bacaklardan geliyor güç.
0
tom riddle
(06.10.08)
dışı iletken. problerı içine sokarken haliyle elim değiyor. istemeden topraklıyor muyum kendi üstümden acaba? ama alet de istediğim gibi çalışmıyor. bir de elimi değmemeye çalışarak deneyeyim.
0
🌸kibritsuyu
(06.10.08)
Lehim sorularının kaynağı belli oldu ha :D

portun öyle bir özelliği yok,
eğer port içinde kısa devre olsaydı yada port bütün voltajı emseydi lehim üzerinden ölçtüğün zamandada 3 volt okuyamazdın oradan. ya tam iyi lehimleyemedin (ısrar ediyorum bak, ciddiyim getir ben yaparım :)
yada probları dişi soketin içine soktuğun zaman birbirine yada dış kabına değdirip o anda kısa devre oluşturuyorsun. ölçüm yaparken probların ucuna birer tel sar, prob yerine tellerin uclarını değdir, kısa devre yapma ihtimalin azalır.
+
pili falan devreden çıkar, ölçü aletini kısa devre ölçme moduna al (buzzer da yazabilir, probları birbirine değdirdiğin zaman ses çıkacak aletten). porttaki bütün bacakları ölç. bir ucunu portun içine, diğerini delikli karttaki lehime. sırayla bak bakayım bir kopukluk var mı?

kart üzerinden portun bacaklarını sırayla ölç (1-2 numaralıları,1-,3,1-4,2-3,2-4..) herhangi bir kısa devre varmı bak.
0
vincenzo
(06.10.08)
(3)

lost'tan bir şarkı --hafif spoiler--

kibritsuyu
arkadaşlar lost diye arattım, sonuçlar içinde bulamadım. 2x01'in en başında desmond'ı hatch'in içinde ilk defa gördüğümüz zaman (spor yapıp duş alırken falan) plağını koyup dinlediği şarkı nedir acaba?
arkadaşlar lost diye arattım, sonuçlar içinde bulamadım.

2x01'in en başında desmond'ı hatch'in içinde ilk defa gördüğümüz zaman (spor yapıp duş alırken falan) plağını koyup dinlediği şarkı nedir acaba?
0
kibritsuyu
(03.10.08)
const ant
(03.10.08)
the mamas and papas'da make your own kind of music
0
yazar kasa
(03.10.08)
ayrıca diziyi izlerken aa güzelmiş nerden bulabilirim ki dediğin her şarkı için
(bkz: lostpedia)
0
dambil
(03.10.08)
(8)

e-bildirge

kibritsuyu
Sevgili arkdaşlar.http://www.sgk.gov.tr adresine girip, yukarıdan "işveren"i seçip, çıkan sayfadaki "E-bildirge" yazısının yanındaki "Aç"a tıklamayı bir deneyebilir misiniz? Bunu bir tek ben mi açamıyorum, yoksa hiçbir yerde mi açılmıyor koduğumun sayfası bilmek istiyorum.
Sevgili arkdaşlar.

www.sgk.gov.tr adresine girip, yukarıdan "işveren"i seçip, çıkan sayfadaki "E-bildirge" yazısının yanındaki "Aç"a tıklamayı bir deneyebilir misiniz? Bunu bir tek ben mi açamıyorum, yoksa hiçbir yerde mi açılmıyor koduğumun sayfası bilmek istiyorum.
0
kibritsuyu
(29.09.08)
veya direkt olarak ebildirge.ssk.gov.tr adresini de deneyebilirsiniz. Sayfa açılsın yeter. açıldıktan sonra çıkan "bu sayfa kapatılmaya çalışılıyor" nanesi çıkıyorsa mesele yok. Sayfa tasarlayan göt webmasterın dönüp bir yaptığına bakmaması nedeniyle çıkıyor o.
0
🌸kibritsuyu
(29.09.08)
iki şekildede denedim iki şekildede açılıyor. firefox 3.0.3 ile
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
denedim
"500- Internal Server Error
The server encountered an internal error or misconfiguration and was unable to complete your request.
Please contact the server administrator, [email protected] and inform them of the time the error occurred, and anything you might have done that may have caused the error.
More information about this error may be available in the server error log."

şeklinde bir hata verdi. (edit: maxthon 2)
0
paradoxical
(29.09.08)
cevabı yazdığım sırada açılıyordu şuan açılmıyor.
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
yalnız değilim demek ki. teşekkürler. arada gelip gidiyor ama genelde açılmıyor bende de. illa son güne kalacaz demek ki. son gün de açılmazsa ziki tuttuk demektir.
0
🌸kibritsuyu
(29.09.08)
admin kontak mailini de guncellememis. o ne oyle [email protected].
kimlerin eline neler teslim ediliyor yahu.
0
fdegir
(29.09.08)
şuan açılıyor dene istersen
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
aman diyeyim, e-bildirge "genel davranış" olarak arada böyle şeyler çok yapıyor. hele ki sgk.gov.tr'ye taşındıktan sonra kimi zaman hiç açılmıyor, kimi zaman onay almıyor. birkaç gün de düzeltemeyebiliyorlar. o yüzden son güne bırakmamakta fayda var.
0
fang
(29.09.08)
(2)

duyuru editleyemeyen bir ben miyim?

kibritsuyu
yoksa bir bug mı oluştu, matrix'te kayma mı var, nedir?
yoksa bir bug mı oluştu, matrix'te kayma mı var, nedir?
0
kibritsuyu
(27.09.08)
opera 9/vista
sorun yok.
0
trimpot
(27.09.08)
allah allah iyice karı$tıralım o zaman.

ff3 on xp > canavar gibi düdüklüyorum

(lol)
0
durum serserisi
(27.09.08)
(3)

günübirlik istanbul

kibritsuyu
efenim iki sene önce eşimle ankara'dan günübirlik istanbul'a gelip, gezip akşama da dönmüştük. yine yapalım diyoruz fırtına falan yoksa. ama aynı şeyi de yapmak istemiyoruz. planımız şuydu iki sene önce.1. fatih ekspresi'ne bin, sabah 7'de haydarpaşa'ya in.2. vapurla karaköy'e geç, kahvaltı yap, eli
efenim iki sene önce eşimle ankara'dan günübirlik istanbul'a gelip, gezip akşama da dönmüştük. yine yapalım diyoruz fırtına falan yoksa. ama aynı şeyi de yapmak istemiyoruz. planımız şuydu iki sene önce.

1. fatih ekspresi'ne bin, sabah 7'de haydarpaşa'ya in.
2. vapurla karaköy'e geç, kahvaltı yap, elini yüzünü yıka.
3. yürüyerek eminönü'ne geç, mısır çarşısı neyin gez. saat 10'a kadar oyalan.
4. 10'da boğaz turu vapuruna bin, baştan başa boğazı gez, anadolu kavağı'nda balık ye, geri dön.
5. eminönü'nde vapudan in, yürüyerek karaköy'e geç.
6. tünele bin istiklal'e çık. bi de orda turla, bira iç midye tava ye.
7. geri dön tünele bin, karaköy'e in. vapura bin. saate bak, trene çok varsa kadıköy'de in, bi de orayı turla vakit geçir, tren saatinde haydarpaşa'ya git. vakit yoksa direkt haydarpaşa'ya git.
8. fatih ekspresi'ne bin geri dön.

bu sene de aynı şeyi yapmamamız için alternatifleriniz var mı? ikimiz de istanbul cahiliyiz. şu kara şehirde hasretini en çok çektiğimiz şey deniz olduğundan, deniz içeren aktiviteler harika olur. adalar falan mesela.
0
kibritsuyu
(27.09.08)
kahvaltıyı çengelköy de yapabilirsiniz bu defa, bayramda hava o kadar kötü olmayacakmış sanırım deniz kıyısında bir yürüyüş iyi olabilir o taraflarda.
0
patricia teyze
(27.09.08)
1. tekrar trenle gel haydarpaşada in
2. kadıköye yürü
3. hava güzelse ya çarşı içinden beyazfırnın sıcak peynirli poğaçalarından al ya da bahariyede ki inci pastaneinden karışık pizza al modaya yürü sahilde ki bi çaybahçesine oturup çıkındakileri mideye indir.
4.hava kötüyse beyaz fırında ayaküstü peynirli poğaça ve limonata ile kahvaltını yap.
5. kadıköy çarşının içinde ki baylan pastanesine otur kupgriye veya kesatneli mus ye.
6. ordan bin dolmuşa bostancu vapur iskelesine git.
7. büyük adaya geç ada havası al gez toz fayton turu yap bira iç.
8. heybeli adaya geç halki diye bi rum meyhanesi var ufacık ama güzel biyer orda denizbörülcesi, midye tava, ve pazarlık edip balık ye (bütçe aşmaması için bu mevsimde istavrit hem lezzetli hem ucuz olur.) yanında da rakı bira ne varsa :)
9. ada da tren zamanıyla vapurdan dönüş zamanını senkronlayıp drek bostancıdan trene binebilirsin.
Not: özel bi yemek veya mekan tercihiniz varsa ona göre de bi plan çıkarabilirim. iyi gezmeler ....
0
horozbina
(27.09.08)
Mutlaka Eminönü tarafına gidecekseniz bir Sultanahmet, bir Ayasofya da gezilebilir, vay anam vay denilebilir.

Boğaz gezisi karadan yapılabilir, Ortaköy'de Bebek'te takılınabilir.

Kitap seven insanlarsanız İstiklal'de Robinson Crusoe 389 a uğranabilir.
0
sui
(27.09.08)
(6)

lehim nasıl yapılır v2

kibritsuyu
öncelikle (git: 40004) şurada sormuştum lehim nasıl yapılır diye, eksik olmayın cevaplar geldi. eski havyanın ucu da yamulmuş zaten. gittim yeni havya aldım, ucu incecik, güzel. lehim de aldım daha kaliteli dediler.lakin olmuyor arkadaş. yüzeyi ısıt, lehimi havyaya değdirme deniyor. yüzey ısınmıyor
öncelikle (git: 40004) şurada sormuştum lehim nasıl yapılır diye, eksik olmayın cevaplar geldi. eski havyanın ucu da yamulmuş zaten. gittim yeni havya aldım, ucu incecik, güzel. lehim de aldım daha kaliteli dediler.

lakin olmuyor arkadaş. yüzeyi ısıt, lehimi havyaya değdirme deniyor. yüzey ısınmıyor anasını satayım. plastik pcb denilen kart iki saatt tuttum ısınmıyor yok. karttaki devre elemanının bacağı 2 mm bi şey kısacık. onu ısıtayım desem, onu ısıtırken lehimi havyaya değdirmeden nasıl basıcam? illa ki değiyor, değdi mi de havyanın ucunda kalıyor. olmuyor bir dürlü. boş kartta deneme yapmak için yapıyorum olmuyor, sırf deneme yapayım diye aldığım dirençlerden birini takıp deniyorum olmuyor. nedir sırrı bu işin yahu?
0
kibritsuyu
(25.09.08)
kartin üstünde delik var mi? yani devre elemani dedigin kondansator ya da her neyse onun bacaklarindan bu delige soksan, karti cevirip arkasindan bassan lehimi?
0
trimpot
(25.09.08)
kart delikli. direncin bacağını soktum delikten. dendiği gibi bacağı ısıtıyorum ısıtıyorum ısınmıyor. yani lehim erimiyor. o lehim havyanın ucuna değmeden siksen erimiyor arkadaş. değince de ucunda kalıyor.
0
🌸kibritsuyu
(25.09.08)
Alla alla
şimdi kendi havyamdan örnek vereyim
havyamın ucunun heryeri aynı şekilde eritmez, havyanın ucunda çok küçük bir kısım var parlak hep orasıyla yaparım.
şimdi yüzeyi ısıtacaksan havyanın ucu yüzeye nekadar temas ederse yüzey okadar ısınır (tabi bu yüzeyin çok büyük olmaması lazım çapı 5mm falan) sen havyanın sivri ucuyla dokunursan biraz zor ısınır, en güzeli havyanın ucuna çok az lehim alman (ucuna yapışsın) sonra o az lehimle beraber yüzeye değdir. bir parçayı herhangi bir yere lehimlerken, lehimlenecek yüzey ve parçanın bacağına havyanın ucuyla (hani demiştim ya havyanın parlak olan, sürekli lehim yaptığın kısmı) bastır az bişey lehim dokundur, farkedeceksin, lehim parçanın ayağına yapışacak, sen biraz daha lehim sürünce, yüzeyde ısındığından dolayı hemen yapışacaktır.
olmadı avrupa yakasındaysan uygun bir vakitte süper öğretebilirim
0
vincenzo
(25.09.08)
elemanı pcb'deki bakır deliğe düzgün şekilde tutturmak için:

1-) pcb'yi zımpara veya sünger gibi bişeyle temizleyin. parlasın.
2-) havyanın ucunun temizliğinden ve yeteri kadar ısındığından ve emin olun. 5-10 dakka kadar sürer.
3-) sakın havyayı bakır deliğe veya elemanın bacağına dayayıp beklemeyin. bakır delik kalkar. eleman (cinsine göre) zarar görebilir.
4-) elemanın bacağını delikten geçirdikten sonra kesmeyin.
5-) lehimi bakır deliğe ve elemanın bacağına temas edecek şekilde tutun.
6-) havyayı lehimin üstüne bastırın. lehim eriyecek ve hem bakırı hem de elemanın bacağını tutmaya başlayacaktır.
7-) lehim eriyip tutundukça teli oraya basmaya devam edin.
8-) yeteri kadar lehim bakır deliğe ve elemanın bacağına tutunduğunda lehim telini çekin. havyayı çekmeyin.
9-) teli çektikten sonra havyayı biraz daha orda tutun. böylece erimiş lehim kusursuz bir form alacaktır.
10-) sonra elemanın bacağının kalan kısmını düzgünce kesin.
0
cruor
(25.09.08)
kullandığın lehim telinin çapı nedir? ne kadar ince olursa tel o kadar rahat erir mesela 0.5 yada 0.3mm gibi. 1.2mmlik tel kullanıyorsan eğer tel değdiği yuzey kucuk olduğu için erimeye fırsat bulamıyor olabilir
0
zapake
(25.09.08)
amcam burada pek gozel anlatmis

www.youtube.com
0
osuruklu
(25.09.08)
(2)

nod32 güncellemesi ve java tabanlı oyun

kibritsuyu
ne alakası var diyeceksiniz ama öyle. http://www.aylak.com adresinde okey oynarken (java runtime bilmemne kullanan oyun), nod32 güncelleme yapıyorsa, o güncelleme dosyasının indirilmesi esnasında mıdır, indirilip yüklenmesi esnasında mıdır nedir, oyun kilittleniyor. taş çekilmiyor, taş alınmıyor. ta
ne alakası var diyeceksiniz ama öyle. www.aylak.com adresinde okey oynarken (java runtime bilmemne kullanan oyun), nod32 güncelleme yapıyorsa, o güncelleme dosyasının indirilmesi esnasında mıdır, indirilip yüklenmesi esnasında mıdır nedir, oyun kilittleniyor. taş çekilmiyor, taş alınmıyor. taa ki sağ altta "nod32 imza sürümü bilmemkaça güncellenmiştir" balonu çıkana kadar. başka bilgisayarda olmuyor. tek bir bilgisayarda oluyor bu. windows xp home yüklü. her bir şeyi full güncel.

niye oluyor bu?
0
kibritsuyu
(22.09.08)
nod32 güncelleme esnasinda epeyce ram yiyor ve cpu dalgasini yoruyor. bununla alakali olabilir diyecegim fakat sadece bu oyunu oynarken sorun yasiyorsaniz bilemiyorum.
0
trimpot
(22.09.08)
oyun online bir oyunsa aynı portu kullandıklarından olabilir. varsa nod32 de port ayarını değiştirip bir deneyin derim.
0
cashkopat
(22.09.08)
(6)

iki ayrı soru 1. balon, 2. sapan

kibritsuyu
1. bir balonun patlama hızı nedir aşağı yukarı? yani benim iğneyi sokmamla, balonun sönmesi ne kadar hızlı gerçekleşir? Bir tabanca mermisinin namludan çıkış hızından yavaş mıdır, hızlı mıdır?2. sapan lazım bana. ya da onun gibi hızlı taş atabilecek bir şey. şehrin göbeğinde ağaç bulup dalını kesebi
1. bir balonun patlama hızı nedir aşağı yukarı? yani benim iğneyi sokmamla, balonun sönmesi ne kadar hızlı gerçekleşir? Bir tabanca mermisinin namludan çıkış hızından yavaş mıdır, hızlı mıdır?

2. sapan lazım bana. ya da onun gibi hızlı taş atabilecek bir şey. şehrin göbeğinde ağaç bulup dalını kesebilsem kendim yaparım da mümkün değil. hazırı var mıdır satılan?
0
kibritsuyu
(20.09.08)
2-şaka malzemeleri satan dükkanlardan bulabilirsin.

kadıköy çarşısının alt katında şaka malzemeleri satan böyle bir yer var, imkan varsa sorabilirsin.
0
lejant
(20.09.08)
1. Böyle balon patlatmalı hızlı kamera çekimleri var onları inceleyebilirsin. Kanımca balonun gerginliğiyle alakalı bu dediğin hız, değişkendir yani. Hem o görüntüleri izlersen mermiden yavaş olduğunu görürsün...
0
inugard
(20.09.08)
heh bütün amacım o çekimlerden yapabilmek zaten :) balonu yakalıyorum da acep silahım olsa onu da yakalar mı diye merak içindeyim. sapan da bardak patlatmak için lazım :)
0
🌸kibritsuyu
(20.09.08)
saniyenin onda biri kadar ediyor aşağı yukarı, bu videodakine göre hesaplarsak:

www.youtube.com

silahın olsa yakalar tabi
ama içinin su dolu olduğunu farz edersek... diğer türlü neyi yakaladığını bile fark edemeyiz.
0
mortifera
(20.09.08)
Sapan değil, sihal değil de havalı silah kullanırsan olabilir. Olmadı boncuklu tüfek al o daha yavaş atar ama patlatır yani =P
Bu arada yanan ampül patlatmaca da güzel gözüküyo highspeedde =)
0
inugard
(20.09.08)
sapanla atılan taşın bardağı homojen kıracağını sanmıyorum olsa olsa bi tarafını kırıp duracktır içinde. yere düşerken çekseniz mesela daha güzel olmaz mı. klişedir biraz ama estetiği vardır her zaman için :) içinede renkli bi sıvı koyarsınız hatta tadından yenmez :)
0
kojiro
(20.09.08)
(7)

su analizi kaça yapılır, kim yapar?

kibritsuyu
arkadaş bu melih gökçek'in suyumuz temiz zırvalarından gına geldi. sapsarı akıyor, leş gibi kokuyor. sahurda ağzımı çalkalıyorum, bütün gün leş gibi oluyor ağzım. yeter lan. adam ivedik arıtma teisisnde yeni arıtılmış suyu alıp analiz ettiriyor, temiz diyor, artık o su bana gelene kadar boruda mı te
arkadaş bu melih gökçek'in suyumuz temiz zırvalarından gına geldi. sapsarı akıyor, leş gibi kokuyor. sahurda ağzımı çalkalıyorum, bütün gün leş gibi oluyor ağzım. yeter lan. adam ivedik arıtma teisisnde yeni arıtılmış suyu alıp analiz ettiriyor, temiz diyor, artık o su bana gelene kadar boruda mı tepkimeye giriyor, arsenikle borunun pasları mı sökülüyor ne oluyorsa bok gibi olup akıyor musluğumdan.

yeter artık bıktım, parası neyse verecem, eve noter getirip huzurunda musluktan örnek aldıracam ve götürüp analizini yaptıracam. açıkladığı değerlerden farklı çıkarsa da tazminat davası açıcam. farklı çıkmazsa da bütün masrafım götüme girsin. noteri ben hallederim de şu suyun analizini kim yapıyorsa kaça yapıyorsa bilen varsa bir zahmet yazsın.

hıfzısıhha falan yapıyor da benim kavanoza koyup götürdüğüm suyu da analiz eder mi, yoksa "sitter lan ordan hersu getireni analiz etseydik baş edemezdik" der mi? yani mesele orada. yoksa her yer yapıyor.
0
kibritsuyu
(19.09.08)
ornekleri kendileri alıyor, alması gerekiyor.

tuv de yapabilir analizi sanırım. ya da uni ler de yapar.
0
bryan fury
(19.09.08)
üniversitelerin laboratuvarlarında yapıyor olmaları lazım. emin olamadım pek gerçi şimdi.
0
moroff
(19.09.08)
çevre ve/veya kimya mühendislikleri yapıyorlar. buralara danışınız.
0
lejant
(19.09.08)
ayrıca resmi özellik taşıması için üniversiteler veya tüv tübitak gibi kurumlardan teknik rapor almanız gerek diye biliyorum, yanlış olduğunu sanmıyorum.
0
lejant
(19.09.08)
bizim bölüm yapıyo bunu,hatta yapmış bi de duyurmuş, ben de bu vesile ile duyurmuş olayım ankara'nın içme su raporunu. illa yaptırıcam diyosanız, analiz labaratuvarları diye bölüm var sitede:

enve.metu.edu.tr

ayrıca okumak isteyenler için,bölüm başkanımızın açıklaması :

enve.metu.edu.tr
0
kanuniye
(19.09.08)
girip uzun uzun okumak istemeyenler için özet :
çıkış parametreleri temiz,koliform seviyesi normal,THM(kanser yapıcı madde oluşturabilen madde)ler de normal . yalnız evlere dağıtılırken ara dezenfeksiyonun yetersizliği nedeniyle evlere girerken koliform seviyesi yüksek, ama parametreler ve THM yine de kabul edilebilir düzeyde. yani ankara'nın suyu bakteriyolojik olarak sorunlu :) hasta edebilirmiş.
0
kanuniye
(19.09.08)
hıfzısıhhaya gidip önce şişe alacaksın sana numuneyi nasıl alacğını da anlatırlar, numuneyi alıp tekrar hıfzısıhhaya gidip numuneni verebilirsin, sadece mikrobiyolojik analiz yaptıracaksan ona göre ücretlendirmesi olur, yok diğer şeylerede bakacaksan hıfzısıhha yaparmı bilmiyorum ama gıda laboratuvarlarını arayıp su analizi için yetkilendirilmiş olanlara yaptırabilirsin. işyerinde olsaydım sana masrafınıda söylerdim. ama internetten arayabilirsin.
0
acpi
(19.09.08)
(6)

korku/gerilim filmi tavsiyesi (haunted house)

kibritsuyu
ama böyle perili ev, lanetli ev konseptinde olacak (haunted house deniyor sanırım). kont drakula şatosu modeli değil de `the amityville horror` modeli perili evler yani.
ama böyle perili ev, lanetli ev konseptinde olacak (haunted house deniyor sanırım). kont drakula şatosu modeli değil de the amityville horror modeli perili evler yani.
0
kibritsuyu
(14.09.08)
the poltergeist derim mutlaka. tobe hooper ı da buradan öperim :)
0
oceano
(14.09.08)
tabi ki the shining.
0
psyche
(14.09.08)
raj
(14.09.08)
"Rose Red" iyi gelebilir size. 4 saatlik falanda bir filmdi yanlis hatirlamiyorsam
0
katilonur
(14.09.08)
hala seyretmediyseniz house on haunted hill var mesela famke janssen'li.
0
weeping guitar
(14.09.08)
(git: 37018)
0
ermanen
(14.09.08)
(7)

lehim nasıl yapılır

kibritsuyu
efendim elimde havya var, lehim var, lehim pastası var. bir de kablo ile lehimlenecek alet var. şimdi ben ne yapacağım, aletle kabloyu üst üste tutmaya çalışırken bir yandan bir elimle lehimi, bir elimle havyayı üstüne bastırıyorum, hanli lehim erisin de damlayıp kaynatsın diye. yok damlamıyorç havy
efendim elimde havya var, lehim var, lehim pastası var. bir de kablo ile lehimlenecek alet var. şimdi ben ne yapacağım, aletle kabloyu üst üste tutmaya çalışırken bir yandan bir elimle lehimi, bir elimle havyayı üstüne bastırıyorum, hanli lehim erisin de damlayıp kaynatsın diye. yok damlamıyorç havyanın ucuna yapışıp kalıyor. havyayı sürttüre sürttüre çıkartıyorum, bu sefer akmış uzamış iğrenç bir lehim oluyor.

nedr bunun sırrı, böyle cihazla kabloyu üstünde bilye gibi sağlam bir lehimle lehimleyeyim? gerizekalıya anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.
0
kibritsuyu
(14.09.08)
google üzerinden yapılan ''nasıl lehim yapılır'' aramasının ilk sonucu:
www.elektrobilisim.com

not: kimseye ayar verme heveslisi değilim fakat unutmamak gerekiyor bu arama motorunu.

edit: keywords ''lehim nasıl yapılır'' olacak.
0
insanimsi
(14.09.08)
havyanin ucunda bir problem var hocam. akitmiyor lehimi, tutuyor ustunde. sicakken bir makas, bicak gibi biseyle siyirirsaniz biraz duzelir saniyorum. gerci herkes kendine gore bir duzen tutturmus gidiyor ama ben sahsen krom uc kullaniyorum. ha bi de lehim teliniz pastaliysa tekrar pasta kullanmaniza gerek yok. ama illa kullanicam diyorsaniz da once pastaya daldirip sonra lehimi alete akitip sogumasini bekleyip sonra teli alete lehimlerseniz saniyorum daha iyi olur. kolay gelsin. bak canim cekti simdi lehim falan.
0
osuruklu
(14.09.08)
veya lehimleyeceğiniz kabloyu iyice ısıtmıyorsunuz. lehim yaparken aklınızda tutmanız gereken şey, eriyik lehimin yalnızca sıcak yerler üzerine hareket edeceğidir.
0
tom riddle
(14.09.08)
sanırım işin sırrı lehimi sıcak havyanın ucuna değdirmek yerine havya ile yüzeyi ısıtıp lehimi sıcak yüzeye değdirmek. doğru mu anlamışım.
0
🌸kibritsuyu
(14.09.08)
şimdi, önce kabloyu lehimleyeceğiniz yeri ısıtın ve bir elinizde havya öteki elinizde lehim olsun. bu yer lehimi tutunca lehimi elinizden atıp kablonuzu alın ve hem kabloyu hem de az önce yaptığınız lehimi ısıtın.

evet doğru anlamışsınız.

bu arada ısıtılacak yüzey arttıkça lehimin erimesi daha uzun sürer, aklınızda olsun.
0
tom riddle
(14.09.08)
lehim yapacaginiz yuzeylere havyayi tutun ve iyice isindiktan sonra havyayi yuzeyden ayirmadan lehim telini bastirin ve yeteri kadar lehim eridikten sonra yava$ca cekin. cillop gibi olmasi gerekir.
lehim yapmaniz gereken parcadan once bunu ba$ka $eylerde biraz pratik edin.
0
dengesiz pamuk
(14.09.08)
lehimleyeceğiniz yüzeyleri zımpara gibi bişeyle temizleyip, pastan kirden arındırırsanız lehimin çok daha kolay tutunduğunu farkedeceksiniz.
0
cruor
(15.09.08)
(5)

ses ile tetiklenen devre

kibritsuyu
zamanında kafayı bozup sonra vazgeçtiğim ses ile tetiklenen devre olayı yeniden aklıma geldi(rölesiz olacak zira rölenin mıknatıslanıp çekme gecikmesine tahammülü yok olayın).şimdi netten iki tane devre buldum. elektronikten falan pek anlamam ama parçaları bulursam bunları kendim yapmam çok zor mudu
zamanında kafayı bozup sonra vazgeçtiğim ses ile tetiklenen devre olayı yeniden aklıma geldi(rölesiz olacak zira rölenin mıknatıslanıp çekme gecikmesine tahammülü yok olayın).

şimdi netten iki tane devre buldum. elektronikten falan pek anlamam ama parçaları bulursam bunları kendim yapmam çok zor mudur? (özellikle küçük olanını devre şemasından az çok yapabilirim gibime geliyor) kablo alıp lehimlesem olur mu, yoksa karta falan mı takmam lazım pek anlamıyom ki bu işlerden. yoksa ankara'da konya sokak'taki elektronikçiler çarşısında yapın desem yaparlar mı, yaparlarsa kaç para isterler?

dahası çalışır mı bunlar, güya test edilip onaylanmış. tek amacım, balon patladığı anda o sesle harici flaş tetiklenip patliycak. röle olunca birkaç milisaniye gecikiyor ki bu da balon patlamasını yakalayamıyor.
0
kibritsuyu
(13.09.08)
bunları ... et, elektronikçilerde hazır kitler satılıyor onlardan al. Baskı devre kartı da hazır, elemanlar da hazır, sana sadece lehimlemek düşüyor. Çalışacağı da garanti.

Ayrıca bunu sanırım deneyen olmuştu ya da sen önceden de sormuştun, ekşi duyuru'da bir arat derim.
0
kimlanbu
(13.09.08)
işte hazır satılanlar röleli. sesi duyup, rölenin mıknatıslanıp, çekip devreyi tamamlaması gecikiyor. istediğim gibi olmuyor. o yüzden vazgeçmiştim zaten önceden de. herkesin de başına aynısı gelmiş. ben de ararken bunları buldum bakalım işe yararsa. aslında istediğim şeyi yapan kitler de var da 150 dolardan başlıyor hehe veremem o parayı.

evet sanırım ben sormuştum ilk heves ettiğim zaman.
0
🌸kibritsuyu
(13.09.08)
Eğer bilginiz ve imkanınız varsa devreyle falan uğraşmadan micro controller seviyesinde yazacağınız bir assembly programı ile bu işi halledin. Hem değişik parametrelere göre farklı ayarlar yapabilirsiniz, yani esnek bir sistem olur. Analog to digital convertor diye aratırsanız fikir edinmeniz lazım. Biz okulda ısıyla çalışan bir termostat sistemi yazmıştık ama olay ses olunca değişen tek şey ısı alıcısı yerine ses alıcısı takmak olacaktır...
0
crown
(13.09.08)
hızlı işlem yapacaksanız yüksek frekansta çalışan bir işlemciye ihtiyaç duyacaksınız o halde. ya da böyle hızlı çalışan bir röle vardır belki, ben bilmiyorum.
0
tom riddle
(13.09.08)
hazır satılan röleli devrelerden röleyi sökün. çektirme bobinine bağlanan uçları tetikleme yapmak için kullanabilirsiniz.

fakat yine de bi gecikme olacaktır. mikrofonun patlama sesini algılaması + devrenin tetiklemeyi gerçekleştirmesi + flaşın patlaması, röle olmasa bile yine de bi kaç milisaniye sürer.
0
cruor
(13.09.08)
(3)

cross dolmakalem kaç paradır?

kibritsuyu
14 ayar altın uçlu ve 10 ayar altın kaplama gövdeli bir cross dolmakalem kaç liradır?nette istediğim gibisinden bulamadım.
14 ayar altın uçlu ve 10 ayar altın kaplama gövdeli bir cross dolmakalem kaç liradır?

nette istediğim gibisinden bulamadım.
0
kibritsuyu
(10.09.08)
500 ytl civarında. (serisine göre değişir tabi) mesela:
www.kalemkutusu.com
0
dursunkaptan
(10.09.08)
afrikada milyonlarca çocuk açlıktan ölürken
bir kaleme 500lira verilir mi güzel abicim
imza:
boş adam
0
demlikposet
(10.09.08)
almak için değil efendim, satacam da fikrim olsun diye soruyorum :)
0
🌸kibritsuyu
(10.09.08)
(1)

bir piyano melodisi (klasik)

kibritsuyu
kanal d'deki aşk-ı memnu adlı dizide nihal'in fransız bakıcısından ders alırken çaldığı parçanın adı neydi ya, çok tanıdık bir şey ama adını aklıma getiremiyorum.şurda 04:20'de başlıyor.http://www.youtube.com/watch?v=ymhuqz4nVnU&feature=related
kanal d'deki aşk-ı memnu adlı dizide nihal'in fransız bakıcısından ders alırken çaldığı parçanın adı neydi ya, çok tanıdık bir şey ama adını aklıma getiremiyorum.

şurda 04:20'de başlıyor.

www.youtube.com
0
kibritsuyu
(06.09.08)
la traviata
(06.09.08)
(3)

bluetooth'u bozulan telefon

kibritsuyu
nokia 6230 cep telefonum var (6230i değil). bu telefonun bluetooth'una ne olduysa açılmıyor. menüye girip on diyorum olmuyor. yine off olarak kalıyor. tamirciye gösterdim hallederim 15 lira dedi. zaten 50 lira anca eder. değiştirmeyi de düşünüyorum ama mesajlarımı yedeklemem lazım bilgisayara. 15 li
nokia 6230 cep telefonum var (6230i değil). bu telefonun bluetooth'una ne olduysa açılmıyor. menüye girip on diyorum olmuyor. yine off olarak kalıyor. tamirciye gösterdim hallederim 15 lira dedi. zaten 50 lira anca eder. değiştirmeyi de düşünüyorum ama mesajlarımı yedeklemem lazım bilgisayara. 15 lira çok mudur böyle bir arızaya? ankara kızılay'da daha ucuzu var mıdır? kendim halledebilir miyim?
0
kibritsuyu
(05.09.08)
15 lira çok mu? Bence az bile. Açmaya kapamaya 20 lira alıyorlar.
0
ozdek
(05.09.08)
Artık bu tür telefonlar için bile virüs türedi. FExplorer gibi bir programla telefonun sistem dosyalarına göz atmakta fayda var derim. Bununla içerideki dosyaları araştırın sonrasında yüklü olan programlarla bağlantılı olmayanları silin.
0
alkolik imam
(05.09.08)
öncelikle symbian için kullanılan backup programlar ile rehberinizi ve mesajlarınızı yedekleyin.

sonra telefona hard reset atmayı deneyin. symbian'ların çoğuna *#7370# şeklinde kodla yapılan bu reset işlemi çoğu sorunu gidermek için en uygun yöntemlerden biridir. sadece kodu ekrana yazıyorsunuz, sistem size "reset atçam emin misin?" diyor.

mesela bluetooth'u bozulan n-gage'lerde sadece reset atarak telefonu düzeltmek mümkün oldu. bir deneyin derim.

ancak bu reseti yaparken pilinizin dolu olduğuna emin olun, işlemi yarıda kesmeyin. az biraz risk taşır bunu da bilin (reset atarken olur da bir sebepten güç kesilirse telefon açılmayabilir, aynen firmware update gibidir).
0
raj
(06.09.08)
(7)

güneşin battığı yer sorunsalı

kibritsuyu
efendim abuk bir soruyla daha karşınızdayım.şimdi daha küçükken 2 ay yaz tatiline giderdik. akşamları güneş karşıdaki kocaman adanın üstünden batardı. ilk gittiğimizde (1 temmuz falan) adanın en sağ kenarına teğet batıyorken, tatilin sonlarına doğru (30 ağustos) adanın tepesini aşıp sol ucuna doğru
efendim abuk bir soruyla daha karşınızdayım.

şimdi daha küçükken 2 ay yaz tatiline giderdik. akşamları güneş karşıdaki kocaman adanın üstünden batardı. ilk gittiğimizde (1 temmuz falan) adanın en sağ kenarına teğet batıyorken, tatilin sonlarına doğru (30 ağustos) adanın tepesini aşıp sol ucuna doğru batardı.

şimdi 30 ağustos'ta yine aynı yerde görüyorum ki adayı falan aşmış daha da sola gitmiş güneş. tarih aynı, mevsim aynı. yörüngeden mi çıktık, niye önceki senelere göre daha çok gitti bu güneş?

edit: yer tam olarak bodrum turgutreis
0
kibritsuyu
(04.09.08)
güzel soru, bu dünyanın ekseninin eğiminden kaynaklanıyor. her gün aynı saatte aynı yerden güneşin fotoğrafını çekip hepsini birleştirirsen sonsuz işareti gibi bir şekil çıkar ortaya, sanki güneşin yörüngesi gibi. 8'in yana yatmış olanı yani.

amma velakin aynı günde farklı yıllarda farklı yerlerden batmasının sebebini bilmiyorum, bu dedğimle alakalı olabilir yine de.
0
kokomichu
(04.09.08)
evet zaten sorduğum da bu. farklı senelerde bulunan aynı tarihin aynı saatinde güneş niye farklı bir yerde? 30 ağustos 1994 tarihinde adanın sol ucundan batıyorken, 30 ağustos 2008 tarihinde niye sol ucunu da geçip daha uzaktan batıyor?
0
🌸kibritsuyu
(04.09.08)
Dünya'nın yalpalama hareketi var (tıpkı hızlı dönen bir topaç gibi). Mesela şu anki kutup yıldızı ursa minor ama ileride vega yıldızı kutup yıldızı olacak.

kibritsuyu, eğer tatil beldesinin yerini tam olarak söylerseniz (ki sanırım ege'de bir yer) daha bilimsel bir cevap yazacağım.

edit: söylediğiniz tarihlerdeki (1 temmuz - 30 ağustos 1994 ve 1 temmuz - 30 ağustos 2008) gök atlaslarına baktım, arada yalnızca 1-2 derece fark var, çok değil. yalnız yalpa hareketinin etkisi var sayılmayacak kadar az. hemen hemen aynı tarihler olduğuna emin misiniz? belki yanlış hatırlıyorsunuzdur batım noktasını? eğer farkın 1-2 derece olduğunu (işaret parmağının ucu kadar) doğruluyorsunuz o zaman tamam işte yalpa hareketidir bence. ama yok fark 5-6 derece diyorsanız (ki mümkün değil) ve tarihlerin aynı olduğundan eminseniz bilemiyorum.
0
deckard
(04.09.08)
aynı şeyi ben de yaşadım. güzelçamlı'da (geçen sene temmuz ortası) güneş denizin ilersinden ufuktan batardı, bu sene ağustos sonu samos(sisam) adasının üzerinden batıyordu. yaz kış orada yaşayan birine sorduğumda da "hadi lan ben bildim bileli samos'tan batar" dedi, halbuki geçen sene çektiğim fotoğraflar var taş gibi, ufuktan batmış :)
0
only
(04.09.08)
mrtksn; güneşin batımı aynı yerden geçen sene ve bu sene fotoğraf olarak mevcut bende. exif bilgileriyle sunabilirim montaj değil ;) yağ gibi kaymış. he sadece 2008 yılına özel bir şeydir bilemem, dediğin yine doğru olabilir.
0
only
(04.09.08)
ermanen
(04.09.08)
@mrtksn
Ben kokomichu'nun anlatmaya calistigini yazdim, yardimci olur diye verdim, kesin cevap degil tabi:)
0
ermanen
(04.09.08)
(28)

tuvalet kağıdı kullanımı

kibritsuyu
arkadaş yıllardır anlamıyorum şu hadiseyi. biri bana açıklasın noolur.bu tuvalet kağıdı denen şeyin asıl kullanım amacı nedir? nasıl kullanılır?1. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı alınıp kuru kuru silinir. (temiz olur mu lan böyle kuru kuru)2. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı ıslatılarak silin
arkadaş yıllardır anlamıyorum şu hadiseyi. biri bana açıklasın noolur.

bu tuvalet kağıdı denen şeyin asıl kullanım amacı nedir? nasıl kullanılır?

1. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı alınıp kuru kuru silinir. (temiz olur mu lan böyle kuru kuru)
2. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı ıslatılarak silinir. (1 rulo bitiririm herhalde)
3. kaka yapıp popo yıkandıktan sonra popo kurulanak için kullanılır.

hangisidir delirecem yeter ya. ben şahsen yıkadıktan sonra kurulamak için kullanıyorum. çevremdeki herkes de böyle yapıyor ama çocuklara temizliği öğreten kitaplarda "ayşe tuvaletten sonra tuvalet kağıdı kullanıyor" diye bir yazı ve klozette oturan bir çocuğun tuvalet kağıdına uzandığını gösteren biz çizim var. tamam ayşe kullansın yine onu da, ne yapıyor 30 yaşımda ben anlamıyorum, çocuk nasıl anlasın.
0
kibritsuyu
(04.09.08)
Batida standart davranis sekli 1 numarali ornekte anlattigin. Temizlik konusunda da cevap "yeteri kadar" diyeyim. Kuru sildikten sonra islak silmek icin satilan urunler var ama cok yaygin kullanilmiyorlar.

Bu durumda senin kitaplarda gordugun de 1 numara oluyor.

2 numara pek mantikli degil cunku tuvalet kagidi buna uygun sekilde uretilmiyor. cogunlukla islaninca parcalanacak sekilde uretiliyor lagim sistemlerinde sorun cikarmamasi icin. aninda parcalanmayip islakliga bir sure dayanan urunler var, ama bunlar tuvalet kagidinin icadindan cok sonra ciktigi icin asil kullanim seklinin 2 numara olmadigina karar verebiliriz.

3 numara da gayet mantikli bir yol. Imkanlar el veriyorsa ve tercih ediyorsan neden olmasin.
0
wpi
(04.09.08)
ben yıllardır 3. seçeneği uygularım.
kuru kuru temiz olmuyo. tuvalet kağıdı ıslatarak ta olmaz. dediğin gibi bir rulo 1 seferde biter.
o ayşenin çiziminde de ayşe taharet musluğuyla yıkamıştır poposunu sonrasında tuvalet kağıdı istiyordur. tabi çizimde gösterememişlerdir haliyle.
0
etna
(04.09.08)
en temizi ve zahmetsizi 3. yol
0
temasettin
(04.09.08)
ilginc tabi.. sahsen once kabasini aliyorum kuru kuru rulonun ic tarafiyla.. dis tarafiyla almiyorum malum toz moz olmustur saglama aliyim kendimi.. sonra yikiyorum.. sonra yine tuvalet kagidiyla kuruluyorum..
bikac kere bu evy babynin yada baska bebek markasinin falan bebekler icin islak tuvalet kagitlarindan var onlardan kullanmak zorunda kaldim onlarda cok guzel cok cici arada aliyorum aninda tak tak bitiyo cisimi yapiyom kakami yapiyom popom kuru kaliyo
0
orange coffee
(04.09.08)
Orjinali 1. yol ama temizlik manyağı olduğumuz için 3. yolu kullanıyoruz genellikle :)
0
ataturkiye
(04.09.08)
Taharet musluğunun bize has olduğunu biliyorsun değil mi? Rusya örneğini vereyim mesela orada tuvaletlerde el yıkama yeri bile odanın dışında olabiliyor. hayal gücüne kalmış artık. genelde kuru silersin ama asla istediğin kadar temiz olmaz. benim bulduğum çözüm tuvalet + duştu.
0
ozdek
(04.09.08)
ben mesela burnumu silmek, peçete olmadığı zaman peçete yerine kullanmak veya ıvır zıvır temizliğinde de kullanmak gibi şeyler yapıyorum.. adı tuvalet kağıdı diye aşağılamamak lazım aleti..
0
metox
(04.09.08)
Benim yaşadığım ülkede taharet musluğu yok, dolayısıyla mecburen 1. yöntemi tercih ediyorum.
Yalnız 3. yöntemde resmen çıplak elle pisliğin ortasına dokunuluyor yahu. Kendi bokunuzu avuçluyorsunuz afedersiniz. Ellerinizi yıkadığınız yerde sabun yoksa napıyorsunuz peki? Ya tırnağınızın arasında kalanlar?
Bu kadar kişinin böyle yapıyor olduğunu duymak iğrenç gerçekten.

Düzenli olarak duş alıyorsanız yalnızca tuvalet kağıdı kullanmak yeterli temizliği sağlar. Sağlamasa dahi pis popoyla gezmek pis elle gezmekten daha mantıklı olsa gerek.

Sanırım en iyisi önce tuvalet kağıdıyla silip sonra yıkayıp sonra da tekrar kurulamanız olacaktır. En fazla 20 saniye daha fazla alır.
0
386 dx
(04.09.08)
islak tuvalet kagitlari var onlardan kullan? hem her yerde de satiliyo...
0
pembeli kiz
(04.09.08)
@386 dx, benim üçüncü yöntemden anladığım poponun taharet musluğu ile yıkanması. e ondan sonra tuvalet kağıdı ile kurulamakta ne var? 1 numaralı yöntemden farkı taharet musluğu ile yıkıyosun işte.
0
deckard
(04.09.08)
386 dx'in düşündüğü sanırım taharet musluğundan akan suyla birlikte bahsedilen bölgeyi elimizle ovaladığımız.

taharet muslukları direk nokta atışı yaptığı için ovalama işini tuvalet kağıdına bırakıyoruz.
0
natnan
(04.09.08)
arkadaşlar, 2. yöntem düşündüğünüz kadar zor değil.
ama tabi bim marka kullanmayacaksınz, solo vs. kullanacaksınız...
0
kahvegibi
(04.09.08)
arkadaslar cok boktan bir muhabbet olacak ama aranizda taharet muslugu ile taharet borusunu karistiranlar var. alaturka tuvalet kullaniyorsaniz, poponuzu bokunuzu avuclamadan nasil yikayacaksiniz ki herkes 3. $ikki tercih ettigini soyluyor? bu konuda 386dx e katilip uzerine de +rep veriyorum.
0
egotm
(04.09.08)
3. yöntemi uyguladıktan sonra bi de üstüne ıslak mendille son rötüşü atıyorum ben şahsen, en temiz yolun da bu olduğu kanısındayım..
0
thefalloftekin
(04.09.08)
@egotm : herneyse işte,ha boru ha musluk :)
alaturkada da mümkünse biraz pis kalalım 1i işleyelim.
gavurlar patır patır ölmediğine göre bir sorun olmayacaktır.
0
natnan
(04.09.08)
3. yöntem tabii ki. ki bazı süper arkadaşlarımız pokunuzu mu elliyorsunuz diyor ama onu da yapmazsan nasıl temiz gezeceksin. sonra afedersin poponda kurumuş boklarla dolaş. iç çamaşırı koleksiyonun ortası kahverenkli donlardan oluşsun. düzenli olarak haftada bir tırnağını kesiyorsan, tuvalet sonrası da elini yıkıyorsan sorun yok. ki şimdi söyleyeceklerim mide bulandırıcı olarak nitelendirilebilir lakin içinden çıkan bir şey ne kadar pis olablir hahahaha
0
yetersiz veri
(04.09.08)
benim yöntemim: 2 + 1 + 2 + 1... Ta ki tuvalet kağıdı daha az boyanana dek. (3 tekrar yetiyor)

Marka olarak Papia'yı öneriyorum bu yöntemde. Hayat Temizlik diye bir firma çıkartıyor.
0
geri yinekel
(04.09.08)
sevgili kibritsuyu; uyguladigin yontem akil ve mantik cercevesinde en uygunu. yaparsin kakani yikarsin kicini silersin guzelce kardesim budur bunun guzeli. yok bokumu ellemem mikrop vs. dien arkadaslar yumusagindan bir firca kullansinlar. tobe ya. sen tirnagini kisa tutarsan elini dezenfektan ozelligi olan duzgun bi sabunla yikarsan bokunu da elle cükünü de. zaten vucudunda en pis yer elin. bokundan daha pis seyleri elliyosun onunla gun icinde merak etme. oeeh ne boktan bi muhabbetmis arkadas. :)
0
palyacopapi
(04.09.08)
Ben tuvalet kagıdından biraz çokca alıyorum sora onu avucumun içinde sıkıyorum böylelikle daha sert oluyor ve suda hemen parçalanmıyor.Daha sora teharet borusundan gelen suyla birlikte tuvalet kagıdıyla popomu siliyorum.
0
carpediem1653
(04.09.08)
Ilginctir bir yerde okumustum kimse bu olayin nasil kullanildigini "ogretmedigi" icin halk kafadan uydurmayla yasiyor diye...

1. + 3.
tuvalet kagidi ile iyice kuru temizleyip (abartiyorum ve detay veriyorum: 2 silme), sonra popo yikanir, sonra 1 silme ile kurulanir. Harcanan yaprak adedi 2x3 (veya 2x2 yaprak) + 2 veya 3 yaprak = 9 veya 6.

Turkiye disinda 3. olamadigi icin olacak olay 1.'den 18x3 seklinde :).

Bir de bu var:
www.treehugger.com
0
compumaster
(04.09.08)
o değil de 10 katlı bile olsa tuvalet kağıdını katlayarak kullanma takıntısı nedir ya? yeter ulan kağıt dayanmıyo kıçıma...
0
bodom
(05.09.08)
eğer 3. yöntemi kullanıyorsanız;

kibarca, herhangi bir enfeksiyona mahal vermemek için tuvaletten sonra ellerinizin hijyenine dikkat ettiğiniz kadar tuvaletten önce de buna dikkat etmelisiniz.

kabaca, eliniz o kadar çok mikrop-bakteri barındırma potansiyeline sahiptir ki, kıçınızdaki boku yıkarken bile kıçınıza mikrop kaptırabilirsiniz. o yüzden sıçmadan önce de ellerinizi yıkayınız.
0
flyalone
(05.09.08)
yikarim temizlenir yanlis bir mantik, el sabunlari bakterileri vs oldurmez. hele sivi degil kati sabun kullaniyorsaniz bakterilerin yasamasi icin sahane bir ortam saglarsiniz. bazi ulkelerde taharet aliskanliklarindan dolayi turk cerrahlara ameliyat yaptirmadiklarini soylemisti doktor bir arkadasim. popom temiz olacagina elim temiz olsun mantigina yurekten katiliyorum.
0
lykos
(05.09.08)
çocukluğumdan beri 1'i kullanıyorsam da kıçımın yeterince temizlenmediğine de hayıflanmıyor değilim. keşke şu japonya'daki el değmeden temizleyen otomatik zamazingolar dünyaya yayılsa.
0
robin
(05.09.08)
ben de 3. seçeneği uyguluyorum ama duyduğum kadarıyla; 4. seçenek gibi, bide çıplak eliyle taharet musluğu açıkken ovalayıp, sonra silenler var. bu da böyle. şimdiye kadar 2 kişiden duydum bu yöntemi.
0
kucukkiz
(05.09.08)
geri yinekel'in dediği gibi yapıyorum ben de. 2 + 1 + 2 + 1 şeklinde giderek kağıda bok bulaşmayana kadar siliyorum. göt yıkamak, çıplak elle boka dokunmak nedir arkadaş ya :S
0
trinitrotoluen
(15.10.11)
anüs bölgesindeki cilt dokusu incedir ve doğru olmayan tuvalet kağıdı kullanımı tahriş kanama ve ilerde basur gibi problemlere neden olur.
1. adım: Dışkıdan sonra tuvalet kağıdını nemlendirerek dışkıyı gidermek.
2.adım: suyla temizlenmek.
3.adım: Bastırarak kurulanmadan kaçınarak (tamponlama hareketiyle)kurulanmaktır.
Elleri ne olursa olsun yıkamak en önemli adımdır!
0
zasch
(15.10.11)
m.çtıktan sonra yavaşça taharet musluğunu ( ya da borusu neyse anladınız ) açıyoruz. tabi bu arada musluğun balistik ayarlarının tam olması gerekiyor. bu şekilde dübürün kabası alınır ve dübür yumuşatılır. dübüre su nazikçe tazyik ederken oturduğunuz yerde hafifçe öne doğru eyilme hareketleriyle suyu dübür ve çevresinde gezdirebilirsiniz. suyu kapadıktan sonra rulodan 3-4 yapraklık bir parça koparıp yemek yediğimiz elin tersi ( yani diğer elimiz ) ile ıslak bölgelerin nemi yavaşça alınır. sonra, m.çmanın derecesine göre ilgili bölgeye gerekli miktarda kağıt ile temizlik tatbik edilir. dübür ve çevresinin temizlendiğinden emin olduktan sonra üstümüzü başımızı düzeltip sifonu çekeriz. elimizi iyice yıkayıp duruluyoruz. tebrikler, başarılı bir şekilde m.çtınız.

bu işlemler sırasında tırnakların uzun olmamasına, dübür ve çevresinin avuçlanırcasına silinmemesine dikkat etmeliyiz. ayrıca temizlik işleminde aceleci olmayınız, tuvalet kağıdı kullanma konusunda ürkek davranmayınız.
0
toshiro
(15.10.11)
(14)

film ve dizi tavsiyesi

kibritsuyu
bir cinayet işlenir, suç işlenir, bir şey olur. kahramanımız olmayacak yerlerden çeşitli ipuçları bulur, biz şaşırırız falan, sonra bu ipuçlarından katili bulur. vaoov katil son derece sürpriz bir kişidir (kahramanımızın yardımcısıdır mesela).kısacası gizem çözmeceli, şaşırtmacalı, aksiyonlu, gerili
bir cinayet işlenir, suç işlenir, bir şey olur. kahramanımız olmayacak yerlerden çeşitli ipuçları bulur, biz şaşırırız falan, sonra bu ipuçlarından katili bulur. vaoov katil son derece sürpriz bir kişidir (kahramanımızın yardımcısıdır mesela).

kısacası gizem çözmeceli, şaşırtmacalı, aksiyonlu, gerilimli, sürprizli, oha dedirtgeçli film ve diziler arıyorum. yerli yabancı fark etmez. katil-polis ikilisi de şart değil.
0
kibritsuyu
(03.09.08)
Şaşırtmalı film arıyorsan Training Day'i önerebilirim. Ya da Fight Club'ı. Tabii hâlâ benden başka bu ikisini seyretmeyen kaldıysa :)
0
ataturkiye
(03.09.08)
usual suspects iyidir,saw 1-2 falan da olabilir belki.dizi olarak da tabi ki csi serileri
0
gaza gelen
(03.09.08)
fazlasıyla komplike diziler için Criminal Minds ve "Law and Order: Criminal Intent" i önerebilirim.

1.si fbi ın davranış analiz birimini konu alıyor. katilleri vs. profil çıkararak ve bi sonraki hareketlerini tahmin ederek buluyolar.

2.sinde zaten büronun adı major case detectives/squad falan gibi bişey. her bölüm karma karışık. bazen beyniniz yorulabiliyor. çok fazla olay oluyor. ama çok güzel.
dizi 8 sezon, yani bol bol yeter heralde.

bi de dexter var konusu sizin yukarıda yazdığınıza benziyor. daha fazla yazarsam spoiler olur heralde.

3 üne de kefilim :)
0
n v13c
(03.09.08)
CSI serisini tavsiye ederim. Toplam 3 tane var. 10 sezonu geçer toplamları ki her bölüm ayrı bir mind blowing aksiyona sahiptir. İpucu vs gırla gitmektedir. Güzeldir kısaca. Bir de Bones vardı sanki onda da benzer konu daha zayıf işlenir. CSI fanı olduğumu belirtmeme gerek yok herhalde.
0
ozdek
(03.09.08)
The Closer ve nispeten daha bilimsel bir versiyonu için ben de Bones diyorum:)
0
she runs away
(03.09.08)
ilginizi çeker mi bimiyorum ama bence identity.şaşırtmalı,sürprizli falan.
0
karamell
(03.09.08)
l.a. confidentials hoştur
0
zbam
(03.09.08)
Medium adlı diziyi öneririm.
0
jokond
(03.09.08)
sallayancay
(03.09.08)
traveler kesinlikle. 8 bolumluk mini dizi gibi.
0
kabizcik
(03.09.08)
prison break

ama benim gibi 3 > 2 > 4 > 1 diye gitmelisin sezon olarak.
inan, daha gizemli ve sürükleyici oluyor böyle izlersen...

not: 4. sezon yeni başladı, 1 ve 2. bölümler yayınlandı henüz.
0
sirrikadem2
(03.09.08)
Monk! Monk! Dedektif Monk adlı dizi tarifinize çok uygun. İzleyip de sevmeyene rastlamadım ayrıca. Klasik dedektiflik dizileri gibi kasvetli değil, oldukça eğlencelidir ayrıca.
0
tavsan hummasi
(03.09.08)
(bkz: 11:14)
0
withered
(03.09.08)
....
yukarıda yazdıklarıma devam olarak:

csi serileri, monk ve bones u da, şiddetle önermiyorum.
csi lar başlarda güzelken, bi yerden sonra acayip sıkıcı oluyor. hep aynı şeyler.
monk, takıntılı otistik bir dedektif. benim de takıntılarım var ama bunu izlemek çok rahatsız edici.
bones da da her olayı kemiklere bilmemnelere bağlamaya çalışıyolar...
.......
(bu mesajı önemsemeyebilirsiniz.)
0
n v13c
(04.09.08)
(5)

kan vermek

kibritsuyu
kan bağışı yapmayı ne zamandır istiyordum. daha önce hiç yapmadım. hep istedim ki ihtiyacı olana o anda vereyim, işe yarasın. çok bulunan bir kan grubuna sahip olduğumdan anonsları ne kadar takip etsem de bulunduğum şehirde benim kanımdan arayan olmadı. ama bağış yapmak istiyorum. bugün kızılay'daki
kan bağışı yapmayı ne zamandır istiyordum. daha önce hiç yapmadım. hep istedim ki ihtiyacı olana o anda vereyim, işe yarasın. çok bulunan bir kan grubuna sahip olduğumdan anonsları ne kadar takip etsem de bulunduğum şehirde benim kanımdan arayan olmadı. ama bağış yapmak istiyorum. bugün kızılay'daki otobüse gideceğim bir aksilik olmazsa. birkaç merak ettiğim var.

1. iğneden korkmam. iğnenin girişi dışında kanım alınırken herhangi bir his yaşıyor muyum? vıhşş kanım çekiliyo lan sanki falan gibi bir şey oluyor mu, yoksa öyle oturuyor muyum?

2. ne kadar sürüyor?

3. otobüs falan insanın gözü korkuyor. sterildir di mi bunların malzemeleri?
0
kibritsuyu
(30.08.08)
1. kesinlikle bir acı veya kanın çekillmesi gibi garip hisler yok.
2. 10dk. falan sürer sonrasında da 5dk. dinlenirsin, bana bişi olmaz kalkarım dersen tansiyonun düşüp bayılabilirsin.
3. bence gerekli önlemler alınmıştır.
0
dinomazu
(30.08.08)
1- Zerre bir şey hissetmiyorsun. İgnenin orda olduğunu bile unutuyorsun.

2- 15-20 dakika en fazla. Sonra seni meyve suyu filan verip 5 dakika filan oturtup tansiyonunun düzelmesi için bekletirler.

3- Çoğu malzemeler ilk kez kullanılmakta. Özellikle seninle birebir temas halinde olan malzemeler :)
0
ataturkiye
(30.08.08)
bu üç soru dışında bir konu daha var. daha önce kan vermediysen kan tutup tutmadığını bilemezsin. öyle bir terim var. bazı insanlar kendi kanını görünce fenalaşıp bayılabiliyorlar. öyle bir şey olursa derhal işlemi durduruyor zaten hemşiler.
0
synick
(30.08.08)
hiç bişi olmaz. ben 2-3 dakika dinlendikten sonra binadan ağzımda siğara ile çıktığımı biliyorum sonrada panoda ziftlenmiştik bizim zibidilerle.
0
pain
(30.08.08)
soru sahibi tecrübelerini cevap olarak yazıyor kendine.

1. çok kolay bi şeymiş. fırında makarnaların makarnası kadar kalın iğneyi görünce oha dedim ama girerken o bile acıtmadı. kan alınırken de hakikaten en ufak bir his yok. koluma bantladığı hortumun bantları sökülürken canım daha çok acıdı (kıllardan dolayı).

2. form doldurma, hemoglobin kontrolü, bağlanma, kan alma, dinlenme toplam olarak yarım saat sürdü.

3. gayet steril, rahat ve klimalı bir ortamdı. çıkasım gelmedi. çilekli kızılay sodası ikram ettiler. çikolata falan hikaye :P
0
🌸kibritsuyu
(31.08.08)
(10)

lost: merak edilenler !!! dikkat ağır spoiler içerir !!!

kibritsuyu
sonuna kadar izlemeyen okumasın. ciddi spoiler içerir.efendim asıl merak ettiklerim konu ile ilgili değil. kim kimdir nedir falan değil yani. daha çok bana saçma gelen şeyleri sormak istiyorum.1. lan uzaktan bakıldığında bu ada epey dağlık. yüksek dağlar var. sarp kayalar var. e nasıl oluyor da bu h
sonuna kadar izlemeyen okumasın. ciddi spoiler içerir.

efendim asıl merak ettiklerim konu ile ilgili değil. kim kimdir nedir falan değil yani. daha çok bana saçma gelen şeyleri sormak istiyorum.

1. lan uzaktan bakıldığında bu ada epey dağlık. yüksek dağlar var. sarp kayalar var. e nasıl oluyor da bu herifler bir uçtan bir uca desteksiz yürüyerek gidiyorlar lan? epey bir kayalara dağlara tırmanmaları gerekmez mi?

2. hurley efendi ebesinin hamında bulduğu tostos minibüsü onca ağacın derenin tepenin engebenin içinden (ki en son vurdurmak için bayır aşşaa saldılardı bi de) sahile kadar nasıl getirdi?

3. others'ın evlerinin etrafında beyin pörtleten sonik direkler yok muydu? bu ipneler nasıl bi locke'un kampına bi sahile gidip gelip duruyolar? beyinleri pörtlemiyo mu? en son kate ve juliet birbirlerine kelepçeliyken black smoke geliyo diye içine girip aktif etmişlerdi. sonra görmedik. biri gelip kapattı mı bunları?

4. suyun altındaki looking glass denen yere gidip düğme müğme kapatmakla uğraşacaklarına direkt o kabloyu kesselerdi ya. looking glass'ın elektriği gider, mis gibi olur işte. çarli bok yoluna gitti orda.

not: bunların içinde 4x07'den sonra açığa çıkacak olanlar varsa (mesela hurley öyle bi şey yapmıştır ki arabayı ışınlayarak getirmiştir falan) yazmayın. oraya kadar izledim daha.
0
kibritsuyu
(28.08.08)
Ben de tam hatırlamıyorum ama hatırlar gibi olduklarımı şaapayım;

---spoiler---

1. Sanırım adanın etrafında dolaşıyorlar çoğunlukla. Bununla ilgili bikaç konuşma ya vardı yahut atıyorum.

2. Bilemedim. Gözardı edilebilir diye öylece bırakmış olabilirler.

3. Bunun spoiler'ı vardı sanki, tam hatırlamıyorum.

4. Ona karşı da koruma vardı yanılmıyorsam. Belki yedek bi enerji falan. Herhangi bir sabotaj girişiminde savunma ayarlanacak şekilde geliştirilmiş olanilir.

Evet hiçbirini tam hatırlamıyormuşum

---spoiler---
0
colonizer
(28.08.08)
sadece bunlar mı? daha bir sürü mantıksızlık var. ama senin yanlış anladıklarını düzelteyim.
3. others'ın toplandıkları sadece bir yer yok. o çitler sadece iç tarafdaki köyün etrafında var. ayrıca bir kaç bölüm sonra gene göreceksin o çitleri.
0
insanimsi
(28.08.08)
onu sordum işte. iç taraftaki köyün etrafında çitler var. others bu köyü terk etti gitti, buraya da locke'un peşinden gidenler (sawyer, claire falan) yerleşti. ama kate bacım bi sawyer'ın yanında köyde, bi jack'in yanında aşaada sahilde geziyor mesela. nasıl çıkıyor köyden? kafası bozulan çantayı alıp ben sahile/barakalara gidiyom diyip gidiyo. lan gidiyon da çit vardı? beyin eritiyodu?
0
🌸kibritsuyu
(28.08.08)
çit tek taraflı. çıkarken değil girerken aktifleşiyor. zaten hatırlarsan lock içeri girerken o zamazingoların üzerinden aşmıştı.
bir de çitten bir others elemanı içeri geçmişti ama ölmemişti diye hatırlıyorum.
0
insanimsi
(28.08.08)
locke ve saz arkadaşları tek gözlü bakuninle birlikte girmişti. bakunin beyninden vurulmuşa dönmüştü hatta. ağacı eğip geçmişlerdi onlar da diye hatırlıyorum.
0
deckard
(28.08.08)
tam sorularınıza yanıt olmayacak ama lost'ta mantıksızlık olarak gördüğümüz şeyler aslında lost'un kendine ait klişeleri. hatta senaristler dizide bu klişelerle arada bir dalga geçiyor. ki bu diziyi daha izlenilebilir hale getiriyor.

4. soruyla ilgili diyeceğim şey ise desmond'un yalan söylüyor olduğudur. zira desmond'un düğme ile ilgili hiç bir flashını göstermediler. desmond sırf penelope'u görmek için bu düğme yalanını söylemiştir.
0
karanlık
(28.08.08)
bir de ben bi şey sormak istiyorum müsadenizle.daha once yazan falan olmuştur buyuk ihtimalle ama charlie uçak düşerken , uçağın kuyruk kısmında değil miydi?o bolum pc de olmadığı için bakamıyorum tekrar ama oyle hatırlıyorum.oyleyse nasıl oluyor da ondeki tayfayla aynı yere düşüyor bu herif?

4)ona karşı bi koruma var galiba.
0
dunyanin en gereksiz adami
(28.08.08)
charlie tam olarak jack'in 5 sıra arkasında oturuyordu. uyuşturucu krizine girdiğini hostesler anlayıp kovalamaya başlayınca kalktı, hatta jackle çarpıştı, gitti taa en öndeki tuvalette uyuşturucuyu çekti, o sırada uçak sallanmaya başlayınca uyuşturucusunu helaya atıp çıktı, zar zor bi yere oturdu. yani uçak düşerken önlerdeydi. hoş yerinden kalkmasa da kuyrukta değildi.
0
🌸kibritsuyu
(28.08.08)
Dunyanın en gereksiz adamı: Çarliston tuvalete girmişti uyuşturucu almak için, o sırada patlayayazdı uçak, o yüzden orada kaldı.

Düzenleme: Tuvaletten çıkabilmiş miydi yahu?
0
colonizer
(28.08.08)
ben baya baya hatırlıyorum cevaplamaya çalışayım;

1. genellikle sahilden yürüye yürüye dolaşıyolar adanın etrafını.

2. vardır bi yol adanın derinliklerinden sahile doğru. adam sırtında taşıyacak değil ya.

3. onun hani bi yerde düğmeleri vardı onlara şifre giriyodun filan. vardır onlardan diğer bazı kolonlarda da. ordan şeyetmişlerdir. bence.

4. maksat charlie'yi öldürmek işte.

zaten kuzum dizinin içinde o kadar saçma sapan olay varken bunları neden soruyosun ki, alış bunlara.
0
kucukkiz
(29.08.08)
(8)

lost ekstra bölümler

kibritsuyu
1-2 gün içinde lost'un 4 sezonunu bitirmiş olacağım. bugüne kadar sadece normal bölümlerini izledim. yani özet görüntüleri falan içeren şeyleri izlemedim. 4 sezonu bitirdikten sonra bunları izleyip kısa bir özet geçmek, anlamadığım yerler varsa bunları aydınlatmak istiyorum.3x00 var, 4x00 var, başka
1-2 gün içinde lost'un 4 sezonunu bitirmiş olacağım. bugüne kadar sadece normal bölümlerini izledim. yani özet görüntüleri falan içeren şeyleri izlemedim. 4 sezonu bitirdikten sonra bunları izleyip kısa bir özet geçmek, anlamadığım yerler varsa bunları aydınlatmak istiyorum.

3x00 var, 4x00 var, başka? bir de answers diye bir şey var galiba. yoksa answers denilen şey bu 3x00'dan 4x00'dan biri mi? nedir yani, kaç tane ekstra bölüm var?
0
kibritsuyu
(27.08.08)
01x20 Lost: The Journey
02x01 The Lost Survival Guide
02x01 Destination Lost
02x10 Lost: Revelation
02x20 Lost: Reckoning
02x02 Lost: A Tale Of Survival
03x22 Lost: The Answers
04x00 Past Present and Future
0
trimpot
(27.08.08)
ama bunlar normal bölüm numaraları (4x00 hariç) ama isimler o bölümlerin isimleri değil???

anlamadım ben??
0
🌸kibritsuyu
(27.08.08)
trimpot'un yazdiklari toplama bolumler. sanirim sizin istediginiz tv de yayimlanmamis, sadece internette yayimlanmis extra bolumler, mobisodlar vs.
bunlarin hepsi ile ilgili detayli bilgiye www.lostpedia.com dan ulasabilirsiniz. hikayeyi tamamlayan bazi klipleri izleyebilirsiniz hatta.
0
esreverdaer
(27.08.08)
simdiye kadar yayinlanan özel bölümler olarak geciyor.
0
trimpot
(27.08.08)
hayır hayır tv'de yayınlanmamış, kullanıcılar tarafından oluşturulmuş gayrıresmi görüntüleri aramıyorum. direkt olarak yapımcılar tarafından hazırlanmış ve hatta tv'de ya da her nerede ise yayınlanmış bölümleri arıyorum.

yani sanırım aradığım şey tam olarak trimpot'un dedikleri. ama bu başta yazdığı bölüm numaraları kafamı karıştırdı. hatta "4x00 past, present and future" elimde var. ama 3x22'nin adı the answers değil mesela, başka bir şey (through the looking glass mı ne). ama trimpot "3x22 the answers" yazmış. bunu anlamadım. kafam karıştı.
0
🌸kibritsuyu
(27.08.08)
the answer benim bildiğim dvd sürümünde yayımlandı. ve evet 3. sezonun sonundaydı ki bu da 3x22 oluyor. kafanı karıştırıyorsa 3x23 de gitsin.
0
insanimsi
(27.08.08)
karman çorman oldu. şu şekilde bir daha sorayım:

lost: the answers
lost 3x00: a tale of survival
lost 4x00: past, present and future

dışında özel bölüm var mı? öbür dediklerinle ilgili (revelation falan) bir şey bulamadım torrentte. yapımcı işi değilse istemem.
0
🌸kibritsuyu
(27.08.08)
bu bahsettiklerin dışında mobisode bölümleri var 13 bölümden oluşan ve aynı zamanda lost experience oyununa ait videolar var.
0
clones
(27.08.08)
(9)

dvd satın almak

kibritsuyu
şimdi kafama takılanlar şunlar, bir bir sorayım:1. dün d&r'da lost dvd'lerini sordum 98 lira dedi adam. 3 sezonun hepsi mi dedim, yok dedi sadece biri. amazon.co.uk'den bakıyorum birinci sezon 17£. shippingle falan olsun sana 20£. bu da 45 lira falan yapıyor (ki tek tek sipariş etsem bu ediyor. geti
şimdi kafama takılanlar şunlar, bir bir sorayım:

1. dün d&r'da lost dvd'lerini sordum 98 lira dedi adam. 3 sezonun hepsi mi dedim, yok dedi sadece biri. amazon.co.uk'den bakıyorum birinci sezon 17£. shippingle falan olsun sana 20£. bu da 45 lira falan yapıyor (ki tek tek sipariş etsem bu ediyor. getirip satan adam toplu getirdiği için shipping de düşer). nedir lan bu 98 lira peki? iki katından fazla? şimdi şu fiyatı görüp korsan alınca korsancı ben oluyorum. yani korsana geçit vermemek için illa benim mi g.tüm mikilecek? şu dvd'yi getirip dağıtan adamın hiç günahı yok mu? yazık günah değil mi lan 45 liralık şeyi 98 liraya satmak? ben pahalı bulup korsana yönelince suç niye benim oluyor? biraz da bunu getirip satan adam sosyal sorumluluk sahibi olsa da "ulan 45 liraya mal edilen şeyi ben de 50'ye satayım da korsanı engelleyeyim" dese olmuyor mu? asıl korsana teşvik eden ceplerini doldurma hırsıyla öküz gibi fiyat koyup cebini doldurmaya çalışan, bu fiyata almayıp korsana yönelenlere de hırsız şerefsiz korsancı muamelesi yapan bu adamlar değil mi?

2. gözünü para hırsı bürümüş gerçek korsancıları (evet yasal satıcısını kast ediyorum. bana göre korsanı asıl körükleyen onlar) boşverip amazon.co.uk'den almayı düşündük diyelim. lan altyazı ile ilgili bir bilgi yok burada. türkçe alyazı mevcut mu? niye altyazı ile ilgili hiçbir bilgi yazılmamış? yazılmadığı yetmiyor gibi kutunun back cover görüntüsü de yok oradan okuyalım. yani yasal yollardan alalım desek illa bir şekilde kazık mı yiyecez?

valla ben paşa paşa internetten indirdim izliyorum. sokmuşum korsanına. işin yasalını yapmaya çalıştıkça mikilen hep ben oluyorum. biraz da siz daha az para kazanayım da millet korsan alacağına gelip benden yasal alsın diye düşünün. yeter be.

gönül istedi bu soruyu entry olarak yazayım, ama yazacak başlık bulamadım. hiç sanmıyorum ama belki de mantıklı bir açıklaması vardır diye düşünüyorum. o yüzden soru olarak yazdım.
0
kibritsuyu
(20.08.08)
2. Ingiltere'ye yonelik bir web sayfasinda satilan Ingilizce bir dizide Turkce altyazi olma ihtimali bayagi dusuk herhalde.
0
wpi
(20.08.08)
ihtimallere mi kaldık yani? amazon gibi bir sitenin dvd açıklamasında arka kartonette yer alan bir bilgiyi yazmaması, inat yapar gibi resmini de koymaması saçma değil mi?
0
🌸kibritsuyu
(20.08.08)
bence en iyisini yapmışsın. o d&r da satılan dvdler, özel olarak kolesksiyon halinde saklamak istersen anca yararlı olabilir. çünkü olması gerektiğinden çok pahalılar.

şu gözünü para bürümüş korsancılara gelince; yine haklısın. hatta bak benim bir arkadaşım saflık yaptı, gitti 4 sezonu 80-90 liraya aldı korsan olarak çeken bir yerden. adam bildiğin internetten indirmiş dvdye çekmiş. arakadaşımla çok dalga geçmiştim. 90 ytl az değil ki.. sonra aynı adam grey's anatomy'i aynı saf arkadaşa 180 ytl ye satmaya çalıştı ama ben onları durdurdum artık.

her neyse böyle işte. o orjial dvdnin içindeki arka sehnleri falan da nette bulabilirsin.
en iyisi netten indirmek yani.oh mis.
0
kucukkiz
(20.08.08)
Studio: Buena Vista Home Entertainement

Release Date: 2005-11-23

DVD Format: Box Set, Pan & Scan 16:9, 1.78:1, Color

DVD Features: Subtitles: English, French, Audio Track 1: French, Dolby Digital 5.1, Audio Track 2: English, Dolby Digital 5.1
0
karapolisnas
(20.08.08)
asin kodu denen bişey var. onu alıp google'da aratın, imdb linki çıkar bitane. orada ayrıntılı bilgi bulursunuz genelde. veya başka sayfalarda.
0
karapolisnas
(20.08.08)
Amazon.co.uk'in Türkiye'ye dvd yolladıgına emin misiniz?Eger sorunsuzca yolluyorlarsa,Lost dvd'lerinde altyazı olup olmadıgını sordurtabilirim (İngiltere'de satılanlar icin)
0
im2shy
(20.08.08)
yurtdışından dvd almak korsanlık mı? yapmayın etmeyin ya. türkçe altyazı istemiyorsanız yıllardır var böyle bir özgürlüğünüz. yurtdışından kitap ya da dergi almak korsanlıksa bu da korsanlıktır. :)
0
ozdek
(20.08.08)
nasıl okuyorsunuz efendim yazdığımı? yurtdışından almak korsanlık değil elbet. yurtdışında 45 liraya satılan şeyi türkiye'de 98 liraya satanlardan almayıp da internetten indirmek korsanlık.

demek istediğim de bu. bence internetten indirmek korsanlık değil. 45 liralık şeyi 98 liraya satıp beni zorla internetten indirtenler düşünsün. asıl korsanlığı onlar yapıyor. 3 kuruş az kar edelim demiyorlar da internetten indirenlere "korsan" diyiveriyorlar.
0
🌸kibritsuyu
(20.08.08)
kadıköy akmar'da atlantis diye bir dükkan var orada yanlış hatırlamıyorsam lost dvd'si 40 50 civarındaydı umarım yardımım dokunmuştur
0
submariner
(20.08.08)
(5)

televizyon problemi

kibritsuyu
evdeki filipis marka tüplü televizyonumuza (2006'da alınmıştır) bir haller olmaya başladı. gerçi daha önce de birkaç sefer olup geçmişti ama şu aralar sıklaştı.böyle tık tık diye bir ses geliyo ama hoparlöründen değil de içinden geliyor ve bu tık tık olurken ekrandaki görüntü parazit yapıyor. bu tık
evdeki filipis marka tüplü televizyonumuza (2006'da alınmıştır) bir haller olmaya başladı. gerçi daha önce de birkaç sefer olup geçmişti ama şu aralar sıklaştı.

böyle tık tık diye bir ses geliyo ama hoparlöründen değil de içinden geliyor ve bu tık tık olurken ekrandaki görüntü parazit yapıyor. bu tık tıklar bazn öyle sıklaşıyor ki tık tık tırrrttık tıkırrrırırıkıkıkıtık şeklinde abartıyor. görüntü iyicene yamuluyor. kapatıp açınca falan da düzelmiyor. ama bazen de açıp saatlerce izliyoruz bir şey olmuyor. günlerce olmuyor, sonra birden oluvermeye başlıyor yeniden. aleti elimize alacaz diye korkuyoruz. garantisi de bitti. nedir ciddi bir masraf çıkarır mı bu şimdi bize.
0
kibritsuyu
(19.08.08)
yakında interference yapacak, radyo sinyali yayan başka bir chaz var mı? yakınınızda yüksek güçlü verici var mı?
0
raj
(19.08.08)
hayır yok. yani cep telefonu dıttırısı gibi bir şey değil.

bana sanki elektrik problemi gibi geliyor. yani voltaj yükselince falan oluyor gibi sanki. tahmin tabii sadece.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.08)
bence bi gösterin o televizyonu.bir arkadaşımın halasının evinde tv kendi halinde patlayıp evin salonunun yanmasına sebep olmuştu.
0
omer460
(19.08.08)
bizim televizyonda da oluyor bir süre sonra insan alışıyor tembelliğin gözü kör olsun böyle vıdı vıdı diye yüksek frekanslı bir ses çıkarıyor ve görüntüde de ufak yamulmalar oluyor da bizimki 20 yıllık felan.
0
yuto
(19.08.08)
cep telefonu değil de ordu standardında yüksek güçlü verici demek istemiştim =)

bir tanıdığın askeri üs yakınında radyosundan falan askeri konuşmaları çektiğini duymuştum.

ancak siz götürün tamire, zaten benden iyi teşhis koymuşsunuz.
0
raj
(19.08.08)
(2)

fıkradan reklam üretimi

kibritsuyu
olur mu? yabancı bir reklam gördüm video sitelerinde `calvados` diye bir içki reklamı. yıllardır duyduğum temel fıkrası lan bu. ben de şimdi beğendiğim bir fıkrayı alıp reklama uyarlasam olur mu yani? sonuçta bu fıkralar anonim. telif olayı nasıl olacak? dünyanın reklamını yazarım ben böyle.calvados
olur mu? yabancı bir reklam gördüm video sitelerinde calvados diye bir içki reklamı. yıllardır duyduğum temel fıkrası lan bu. ben de şimdi beğendiğim bir fıkrayı alıp reklama uyarlasam olur mu yani? sonuçta bu fıkralar anonim. telif olayı nasıl olacak? dünyanın reklamını yazarım ben böyle.

calvados reklamını bilmeyenlere anlatayım:

adamın biri bara gidip calvados istiyor ve içiyor. barmen 3 euro diyor. adam 1 euroyu tezgaha koyup bir fiske ile öteki uca yolluyor, 1 euroyu aynı şekilde tam ters köşeye yolluyor, 1 euroyu da barmene verip gidiyor. 2-3 gün adam gelip calvados içip aynı şeyi yapıyor. barmen uyuz oluyor. son gün adam calvados'u içince 5 euroluk banknot veriyor. barmenin gözleri parlıyor. o da aynı adamın yaptığı gibi para üstü olan 2 euroyu götürüp ayrı ayrı köşelere koyuyor ve pis pis sırıtıyor. adam da cebinden 1 euro daha çıkarıyor, barmenin önüne koyup "bir calvados daha" diyor.
0
kibritsuyu
(18.08.08)
Telif hakki olmayan herhangi bir hikayeyi kullanabilirsin herhalde. Mesele onu iyi sekilde reklama aktarabilmek ve halkin bunu begenmesi.
0
wpi
(18.08.08)
anonim fıkralar vb. hikayeler reklamlara konu, tema, konsept vb. olabilmektedir. eğer sizin de böyle reklam projeleriniz varsa, neden olmasın?
0
bu nick kullanimda
(19.08.08)
(3)

lost 4x05 altyazısı - hiç umudum yok ama...

kibritsuyu
lost sezon 4 bölüm 5 altyazısını arıyorum. hdtv ripi, 350 mb olanlardan. divxplanet'taki ve divxforever'daki altyazılardan hiçbiri uymadı. diğer tüm bölümlerinki uyuyor, 5. bölümünki uymuyor anasını satayım. her yerinde eşit miktarda kaysa subtitle workshop ile düzeltecem ama yok. başında altyazı er
lost sezon 4 bölüm 5 altyazısını arıyorum. hdtv ripi, 350 mb olanlardan. divxplanet'taki ve divxforever'daki altyazılardan hiçbiri uymadı. diğer tüm bölümlerinki uyuyor, 5. bölümünki uymuyor anasını satayım. her yerinde eşit miktarda kaysa subtitle workshop ile düzeltecem ama yok. başında altyazı erken gelirken, sonlara doğru geç gelmeye başlıyor.

niye lan tüm bölümler uydu da bu uymuyor, oturup baştan indirecem yoksa sırf altyazı için. bir yol göster, bir altyazı bul bana ey duyuru.
0
kibritsuyu
(18.08.08)
5.bölüm nuke yemişti, ardından bir proper versiyonu çıktı, altyazılar proper'a uyuyor demek ki sizdeki nuke yiyen versiyon, proper indirmekten başka çareniz yok gibi.
0
frant1c
(18.08.08)
www.lostforum.gen.tr
wwww.yedincigemi.com

bir de buralari dene istersen, lostla ilgili farkli altyazilar bulunabiliyor buralarda da.
0
gioberg
(18.08.08)
km playerda izliyorsan programın üzerinde sağ tıkla ve altyazılar"a gel. orada istersen fps değiştirebiliyorsun izstersen 0,5 sn ileri/geri veya 5 sn ileri/geri alabiliyorsun. eğer arşivlik tutmayacaksan geçici bir çözümle bunu deneyebilirsin. yok arşivde kalacak diyorsan 5. bölümü (altyazısı düzgün olandan) tekrardan farklı bir ripini indireceksin.
0
etna
(18.08.08)
(5)

bir sürü toz sorusu

kibritsuyu
1. haltercilerin ellerine sürdükleri toz nedir?2. fitilini yakıp atınca patlayan torpillerin içindeki beyaz toz nedir? barun diyecem ama barut kara olmaz mı? bu karbonat gibi bembeyaz.3. evde bi torbada beyaz bi toz buldum. sizce bu nedir? inşaat malzemesi türevi bir şey. alçı, beyaz çimento veya ki
1. haltercilerin ellerine sürdükleri toz nedir?

2. fitilini yakıp atınca patlayan torpillerin içindeki beyaz toz nedir? barun diyecem ama barut kara olmaz mı? bu karbonat gibi bembeyaz.

3. evde bi torbada beyaz bi toz buldum. sizce bu nedir? inşaat malzemesi türevi bir şey. alçı, beyaz çimento veya kireç gibi bir şey olabilir. hangisi olduğunu nasıl anlarım?

4. torpil dedim aklıma geldi. bunun fitilinin malzemesi nedir? yakınca böyle pıssss diye ilerlemesi falan çok eğlenceli. kendim yapabilir miyim, ya da nereden bulurum?
0
kibritsuyu
(17.08.08)
1. magnezyum tozu
3. bir miktarını suyla karıştır, en çabuk alçı donar, ikinci beyaz çimento donar, kireç çok geç donar.. Donardan kastım sertleşir tabi:)
0
ermanen
(17.08.08)
@elma şekeri

evet orası:)
0
ermanen
(17.08.08)
0
kriker
(18.08.08)
3. bence alçıdır
0
yuto
(18.08.08)
3. şöyle bıçağın ucuyla bir lokma diline sür, ekşimtrak bir tadı varsa bana ulaştır. ben onu değerlendiririm.

ps. aynasızlara haber verirsen kız ölür dostum.
0
dursunkaptan
(18.08.08)
(11)

troll ne lan?

kibritsuyu
sözlükte bir troll'dür gidiyor. ne lan bu troll? cahil kalmışız.başlığına bakınız verecekseniz sözkonusu troll ile ilgili entry'e veriniz lütfen. balık ağı diyor, uzun saçlı uğurlu oyuncak diyor, wow diyor, lotr diyor, ihtiyar adam diyor, iskandinav diyor, diyor da diyor. sözlükte son zamanda açılan
sözlükte bir troll'dür gidiyor. ne lan bu troll? cahil kalmışız.

başlığına bakınız verecekseniz sözkonusu troll ile ilgili entry'e veriniz lütfen. balık ağı diyor, uzun saçlı uğurlu oyuncak diyor, wow diyor, lotr diyor, ihtiyar adam diyor, iskandinav diyor, diyor da diyor. sözlükte son zamanda açılan başlıklarla bağdaştıramıyorum hiçbirini.

ne lan bu bi yazıverin.
0
kibritsuyu
(15.08.08)
Sözlükte biraz anlam kayması var. Saçma sapan konuları gündeme getirip mide bulandıran, boş yazılar yazan arkadaşlara troll diyoruz kısaca. Provakasyon kısaca.
0
ataturkiye
(15.08.08)
abi sanirim bu "troll" denilen sey, bildigin "denyo" anlamina geliyor. oyle olmali.
ben de anlamamistim ilk baslarda, zamanla bu sonuca ulastim.
0
petekdoku
(15.08.08)
kıro demenin sözlükçesi gibi geldi bana.
0
deckard
(15.08.08)
benim gibi düşünmeyenlere nasıl bir laf söylemeliyim düşüncesinde olan ezik insanlar için karşıt düşüncede bulunanlara söylenen bir kelime, içeriği söylendiği gibi olursa kime göre neye göresi çıkar olayın, ayrıca ifade şeklini eleştirmekte saçma, adamin biri kemla'i sevmiyorsa bunu yazı üslubu farklıysa troll, peh peh peh
0
marmara34
(15.08.08)
peki tuzak başlığa , tuzak cevap yazan yok mu :D
0
ermanen
(15.08.08)
@mrtksn,

sazanlık kariyerim yok:) ama fikrimde sabitim. inatcıyım, agrasifim.
0
marmara34
(15.08.08)
(bkz: sözlükteki troller) olabilir mi acaba?
0
sui
(15.08.08)
boyle ibne gibin pu$t gibin bi$ii..
0
katafalk
(15.08.08)
"Troll"ler için "saçma sapan konuları gündeme getiren, boş yazılar yazan arkadaşlar" demek yanlıştır. Sözlükte kimin ne yazacağı belli değildir. İsteyen istediğini istediği şekilde -sözlük kurallarına uyduğu müddetçe- entry olarak girebilir. Ha girdiği şeye gıcık olur ayara kalkarsınız (bkz: ayara kalkmak) tamamen hakkınızdır vs. dir. Fakat "yazacak bunu mu buldunuz" tavrı, tavır değildir mekruhtur.

Detaylı bilgi için (bkz: sözlüğün konsept limitleri/1)
0
fredi
(15.08.08)
en.wikipedia.org(Internet)

çok güzel anlatmışlar burada. kısaca konuyla çokta alakalı olmayan provakatif yazılar yazan kişilere denir.
0
darknum
(16.08.08)
en basitinden sözlüğün ne hale geldiğinin göstergesi. 2-3 adamın eğlencesi olmuş be. nereden nereye..
0
dambil
(16.08.08)
(4)

olimpiyatlar - yüzme sorusu

kibritsuyu
ne zamandır kafama takılıp duruyor. bu yüzücüler havuzun başına niye üstte takım eşofman, ayaklarda çorap ayakkabı şeklinde geliyorlar? 3 dakika sonra suya gireceksiniz heyvanlar. terlikle, havluyla neyin gelsenize. eşofmanla, çorapla, ayakkabıyla gelip havuz başında soyunup kutuya koymak niye?
ne zamandır kafama takılıp duruyor. bu yüzücüler havuzun başına niye üstte takım eşofman, ayaklarda çorap ayakkabı şeklinde geliyorlar? 3 dakika sonra suya gireceksiniz heyvanlar. terlikle, havluyla neyin gelsenize. eşofmanla, çorapla, ayakkabıyla gelip havuz başında soyunup kutuya koymak niye?
0
kibritsuyu
(14.08.08)
orada soyununca daha heyecanli oluyor sanirim?
0
gimbal
(14.08.08)
"sallama mode on" yaparak sponsorlardan dolayı diyorum.
0
dare
(14.08.08)
aradaki isi kaybini önlemek için olabilirmi?
0
05
(15.08.08)
liflerini sıcak tutmak için

yoksa kramp girme olasılığı artar
0
ermanen
(15.08.08)
(2)

bilgisayar dingilliği midir, modem hipnalığı mıdır nedir

kibritsuyu
efendim annem babam tatildeler. ben de internet kotaları boşa gitmesin diye aldım laptopu, eksik lost bölümlerimi indireyim diye yatırdım download'a. utorrent kalan süre 1 gün falan diyince de dedim bu kalsın burada, ertesi gün gelir alırım. gayet de güzel indiriyordu. hatta güç yönetimini falan da
efendim annem babam tatildeler. ben de internet kotaları boşa gitmesin diye aldım laptopu, eksik lost bölümlerimi indireyim diye yatırdım download'a. utorrent kalan süre 1 gün falan diyince de dedim bu kalsın burada, ertesi gün gelir alırım. gayet de güzel indiriyordu. hatta güç yönetimini falan da iptal ettim, sabit diskler kapanmasın, bilgisayar beklemeye neyin geçmesin diye. sadece ekran koruyucu ve monitörü kapat kısmı açık (aynı dingil görüntü ekranı bozmasın falan diye o da işte). laptop da fişe takılı.

ertesi gün oldu geldim o da ne? modemdeki ppp ışığı yanmıyor, bilgisayarda "tercih edilen kablosuz ağa bağlanılamıyor" şeklinde bir uyarı, benim download %15'te durmuş kalmış. bilgisayarı yeniden başlatınca bağlandı, download devam ediyor.

niye yapmış lan böyle bir şeyi? şimdi download bitsin diye 1 gün daha bırakıp gidecem, yarın geldiğimde bu sefer de %16'da takılmış görürsem kırarım bu bilgisayarı.

ne yapayım da emin olayım bu download'un yarın biteceğine?

dur her ihtimale karşı ethernet kablosuyla bağlayayım modeme.
0
kibritsuyu
(14.08.08)
ethernetle bağlanmanız biraz daha sağlıklı olacaktır. ayrıca o ppp ışığının yanmaması da dns probleminden kaynaklanıyor. benim ve çevremdekilerin başına da çok geldi aynı saçmalık, burda ve bilimum forumda falan sordum, araşştırdım kimse şu yüzden diyemedi, (ben telekomun altyapısından olduğuna kanaat getirdim) sık sık dsl bağlantısı olmasına rağmen dns gidiyor. bağlantı var fakat hiçbir site açılmıyor, messenger'da connectivity test yapıyorsunuz, connection, ip, key ports, vs. hepsi ok, sadece dns yok. genelde modemi resetleyince, ya da modem setup'ta pppOE/OA ayarını falan değiştirince düzeliyor. bende bazen düzelmiyor saatlerce bağlantı olmuyor. (gerçekte bağlantı oluyor dediğim gibi sadece dns yok)
0
geldiler
(14.08.08)
bu da kendime tavsiye.

akşam gir bak adsl kota sorgulama sayfasından. en son 400 küsur yazıyordu (bundan da uyanmamışım hay salak kafa). güncellenmesine rağmen download artmamışsa yine takılmıştır. fazla bekleme git düzelt. ya da sittiret bi dahaki ayı bekle, kendi bilgisayarından indir.
0
🌸kibritsuyu
(14.08.08)
(5)

sayın sofistike maymun ve üst bölgedeki duyurunuz

kibritsuyu
internet kullanıcısı olduğunuzdan mesaj atamıyorum ve siz de duyuru olarak açtığınızdan cevap veremiyorum, o yüzden ayrı bir duyuru açıyorum. duyurunuzu soruya çevirirseniz altına yazacağım, zira cevap verme ihtiyacı hissettim.kişi sorduğu soruya herkesin görebileceği cevaplar verilmesini istemiyor
internet kullanıcısı olduğunuzdan mesaj atamıyorum ve siz de duyuru olarak açtığınızdan cevap veremiyorum, o yüzden ayrı bir duyuru açıyorum. duyurunuzu soruya çevirirseniz altına yazacağım, zira cevap verme ihtiyacı hissettim.

kişi sorduğu soruya herkesin görebileceği cevaplar verilmesini istemiyor olabilir. bu yüzden duyuru olarak açıp, bir de mail adresi verip, cevap verenlerin sadece mail atmasını, cevaplarını başkasının görmesini istiyordur.

bunun dışında ekşi duyuru açıldığından beri sürekli karışıklık yaratan ve kaç kişi tarafından ayrı ayrı düzeltilmesi istenen şu duyuru/soru meselesi, compumaster'ın tek bir kopyala yapıştır hareketi yapıp soru kategorisini üste almasıyla çözülebilir. ama anlamsız bir inatla yapılmıyor. anlamadım.

bir duyuru'nun yanlışlıkla soru olarak açılması herhangi bir problem yaratmayacak iken, bir sorunun duyuru olarak açılması hem moderatörlere ekstra iş çıkarıyor, hem soru sorup dalgınlıkla duyuru diye açanı mağdur ediyor. niye bu inat?

farz-ı misal "hede hödö konseri bu akşam 21:00'de kaçırmayın" şeklindeki bir duyuru, soru kategorisi üstte kaldığı için yanlışlıkla soru olarak açılsa ne olur? hiçbir şey olmaz. zira kim bunun altına ne yazsın ki? en en fazla birkaç kendini bilmez çıkıp "hehe ben gidiom konsere gızlar" falan yazıp forum tadı yakalar ki olsa bile eminim bunları silmek, yanlışlıkla duyuru diye açılan soruların kategorisini düzeltmekten daha kolaydır moderatörler için.
0
kibritsuyu
(14.08.08)
evet, katılmamak elde değil.
0
386 dx
(14.08.08)
Siteye kolaylık sağlayacak birkaç şey daha var aslında ama yöneticiye kalmış birşey tabi..

Şurda da güzel istekler var mesela:
(bkz: eksi duyuru ile ilgili istekler)
0
ermanen
(14.08.08)
@kibritsuyu, evet dediklerinize katılıyorum ben de. benim bahsettiklerim de zaten soruların duyuru şeklinde açılması. diğer türlü duyuru açıp mail adresi verilerek cevap istenmesi bence de normal.

yeni bir duyuru/soru yazarken default olarak "duyuru" seçeneğinin gelmesini ben sitenin adının "ekşi duyuru" olmasına bağlıyorum. duyuru özelliğinin soru sorma özelliğinden daha baskın olmasını istiyor olabilirler (hey dostum sadece tahmindi bu).
0
deckard
(14.08.08)
duyuru aslında hepsini kapsıyor ama aynı zamanda alt kategori, değil mi? Yoksa yanılıyor muyum?
0
ermanen
(14.08.08)
best answer seçimi gelsin bide. [bu cıglıklara katılmamak elde degildi]
0
merope
(14.08.08)
(3)

bilgisayarlar arası dosya transferi

kibritsuyu
malzemeler:1 adet 2001 model eski bilgisayar1 adet 2004 model laptop1 adet datron tek ethernet ve tek usb portlu adsl kablolu modem1 adet 4 gb flashdisk1 adet normal ethernet kablosu1 adet normal usb kablosu4 gb civarı dosya.hazırlanışı: 2001 model eski bilgisayarın indirdiği 6 gb. civarındaki dosya
malzemeler:

1 adet 2001 model eski bilgisayar
1 adet 2004 model laptop
1 adet datron tek ethernet ve tek usb portlu adsl kablolu modem
1 adet 4 gb flashdisk
1 adet normal ethernet kablosu
1 adet normal usb kablosu
4 gb civarı dosya.

hazırlanışı: 2001 model eski bilgisayarın indirdiği 6 gb. civarındaki dosyayı bir şekilde laptopa atmam gerekiyor. teoride yapılacak en güzel şey, dosyaları flashdisk ile taşımak olacaktır. ancak antika bilgisayar 4 gb'lık flashdiski tanımıyor. usb aygıtı tanınmadı falan diyor. elimde cross kablo da yok ki switchsiz bir ağ kurayım. acep ne yapayım da antikadaki dosyaları laptopa atayım? adsl modemi switch gibi bi portu ethernet bi portu usb gibi kullanabilir miyim? ne yapabilirim?
0
kibritsuyu
(12.08.08)
ayni yemegi ben de yapmaya calismistim. lakin "datron rta 230 modem" -ayni tarif ettiginiz gibi bir adet ethernet ve bir adet usb portu var- bu ise kesinlikle izin vermiyor. ya da o kadar kurcaladim ben bulamadim. gunlerce ugrastiktan sonra gidip 1 liraya cross kablo aldim. simdi cok mesudum. yasasin cross kablo.

evden cikamam diyorsaniz, ethernet kablonuzu kendiniz cross hale getirebilirsiniz. biraz mesakkatli ama usengeclige deger.
0
dahicocuk
(12.08.08)
adsl modeminiz eğer router özellikli ise iki bilgisayar arasında bir lan oluşur. bu durumda dosyaları paylaşıma açarsınız ve aktarabilirsiniz.
0
tom riddle
(12.08.08)
hiç uğraşmadan her bilgisayara birer teamviewer indirin (1,5 mb) yüklemeden çalıştırın, dosya paylaşımından gönderin istediğiniz herşeyi
0
reeper redeemer
(12.08.08)
(3)

deniz kabuğu ve buzdolabı mıknatısı

kibritsuyu
efendim tatilde denizden bir sürü deniz kabuğu çıkarttım. pek güzeller. şimdi istiyorum ki bunları bir şekilde buzdolabına yapıştırıp süs yapayım. ama nasıl olacak?1. bu tip mıknatısları nereden bulurum? (şehir ankara)2. mıknatısı bulduk. e bu kabuğun içi oyuk. düz değil ki oraya mıknatısı yapıştıra
efendim tatilde denizden bir sürü deniz kabuğu çıkarttım. pek güzeller. şimdi istiyorum ki bunları bir şekilde buzdolabına yapıştırıp süs yapayım. ama nasıl olacak?

1. bu tip mıknatısları nereden bulurum? (şehir ankara)
2. mıknatısı bulduk. e bu kabuğun içi oyuk. düz değil ki oraya mıknatısı yapıştırayım. içine dolgu mu yapayım ne edeyim?
3. kabukları bir şekilde büz bir zemine yapıştırıp o düz zemine de mıknatısı mı yapıştırayım?

ne yapayım?
0
kibritsuyu
(12.08.08)
şöyle bir şey olabilir. iki birbirine yakın boyutta olan deniz kabuğu alınır. birinin içine mıknatıs konur, onlar da sora birbirine yapıştırılır. nasıl fikir?
benim de bir sürü deniz kabuğum var. atmayayım da bunlardan yapayım bari :)
0
oceano
(12.08.08)
silikon kullanılarak içine dolgu yapılabilir galiba.
0
mentirosa
(12.08.08)
sevgili kibritsuyu herhangi bir nalburda aradigin şeyi rahatca bulabilirsin die düşünüyorum. sonra bir miktarda alçı hazırlarsin alçiyi kabugun bosluk kismina doldurup içine miknatisi hafifce bastirirsin ve düzlersin mis gibi olur. eger miknatisi alçiya gömmek kısmı pratikte yemezse o zaman önce kabugun arkasini doldurur kuruduktan sonra slikonla miknatisi yapiştirirsin. kolay gelsin şimdiden. ha bir de link verecegim sana hazır elini bulaştırmışken şunlardan da yapmak istersin belki. ahanda budur.

www.10marifet.org
0
palyacopapi
(12.08.08)
(6)

manikür pedikür ve hijyen - BİRAZ ACİL

kibritsuyu
arkadaşlar, özellikle hanımlar.bu kuaförlerdeki manikür pedikür aletlerine ne kadar güvenebiliriz? temiz midir, steril midir, hijyenik midir? hastalık enfeksiyon vs. kapılır mı? kimisi mor ışıklı bir alete sokuyor, bu sterilize eder mi? yoksa nasıl temizlenir, nedir ne değildir, hijyenik, steril fal
arkadaşlar, özellikle hanımlar.

bu kuaförlerdeki manikür pedikür aletlerine ne kadar güvenebiliriz? temiz midir, steril midir, hijyenik midir? hastalık enfeksiyon vs. kapılır mı? kimisi mor ışıklı bir alete sokuyor, bu sterilize eder mi? yoksa nasıl temizlenir, nedir ne değildir, hijyenik, steril falan değilse manikürü nasıl yaptıracağız?

yoksa kolay kolay bir şey olmaz mı? acil lütfen.
0
kibritsuyu
(30.07.08)
kendi setinizi taşımayı düşündünüz mü?
öyle yapanlar var.
0
cedilla
(30.07.08)
Genel olarak guvenilir/guvenilmez demek mumkun degildir herhalde. Yakinlarindan gittikleri yerleri tavsiye etmelerini iste, o yerlere git sen de.
0
wpi
(30.07.08)
ben gitmiycem zaten eşim gidicek de, kendi setimiz yeterli olur mu ki? ekstra alete ihtiyaç duyarlar mı acaba?
0
🌸kibritsuyu
(30.07.08)
manikür-pedikür yapılacak yere sorabilirsiniz neler gerektiğini. sonuçta pek çok insan kendi setini taşıdığından yadırgamazlar diye düşünüyorum.

manikür pedikürden sonra ellerin ayakların alkolle temizlenmesini de talep edebilirsiniz ki çoğu kendiliğinden yapar zaten bunu.
0
luin 41
(30.07.08)
mor ışıklı aletin biraz tırt olduğunu düşünüyorum
kimi yerlerde dövmecilerin aletlerini koyduğu sterilizatörlerden oluyo, onlar elbette daha emniyetli, çok daha yüksek ısılarda sterilize ediyolar bildiğim.

çok evhamlıysa(nız):

- kendi setini alsın ancak zottirik bi set oldu mu manikürcüler mırın kırın ediyo, kendi alıştıkları aletler olmayınca.
- bir de, dışarıda satılan aletler genellikle manikürcülerin istediği keskinlikte olmuyo, tırnak kesme aleti filan o yüzden eğer kendi setini kullandırcaksa, o sette zaten önemli olan iki tane alet var ikisi de tırnak etlerini kesmek için biri pense gibi diğeri ucu hafif uzun (denizatı gibi) bi makasa benziyo ikisini alsa yeter. ve onları kuaförüne versin. onlar o aletleri bileyci gibi bişeye yolluyo ucunu sivriltiyolar.
- uğraşamam derse ve mahalle kuaförüne güvenmiyosa son çare ünlü kuaförlerden birine gitmek heralde. onlar diğerlerine göre daha emniyete önem veriyo imajı çiziyolar en azından.
0
insensitive
(30.07.08)
ben guvenmiyorum acikcasi, cunku en azindan bende ozellikle kutikulleri keserken cogu manikurcu kanatiyor ve kan yoluyla hastalik bulasma ihtimali cok yuksek. cogu mahalle kuaforunun ya da ankara icin kizilaydaki kuaforlerin tek manikur seti oluyor. art arda 2 kisi manikur istediginde de cok kez aletlerin dezenfekte edilmeden kullanildigina sahit oldum. sonucta bunun aidsi var hepatiti var, ihmale gelecek bir sey degil. kutikul makasi, torpu ve olu kismi itmek icin olan aletten(bunun adini ben de bilmiyorum ama soylerseniz verirler) alirsaniz yeterli olur.
0
kayranin kedisi
(30.07.08)
(1)

sucuk - sucuk benzeri ürün v2

kibritsuyu
öncelikle (git: 34769)devamını sorayım.şimdi sucuk denen şeyin kodekse göre güneşte kurutulmuş olduğunu öğrendik. peki seri üretim yapan firmalar arasında güneşte kurutan var mıdır? yani tamam anamızın nenemizin yaptığı ev sucuğu güneşte kurutuluyor da anamın sucuğunun kodeksle modeksle işi olmaz. k
öncelikle (git: 34769)

devamını sorayım.

şimdi sucuk denen şeyin kodekse göre güneşte kurutulmuş olduğunu öğrendik. peki seri üretim yapan firmalar arasında güneşte kurutan var mıdır? yani tamam anamızın nenemizin yaptığı ev sucuğu güneşte kurutuluyor da anamın sucuğunun kodeksle modeksle işi olmaz. kodeksle işi olan, seri üretim yapan firmalardır. yani bu kodeksin muhatabı olup da ürününe sucuk demek isteyen firmanın da ürünü güneşte kurutması gerekiyor. var böyle firmalar ki kodekse yazılma gereği duyulmuş.

hangileri?
0
kibritsuyu
(29.07.08)
evdeki sucuğu kontrol ettim. ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün yazıyor. bir çoklarında da zaten böyle yazıyor.
0
co2s2
(29.07.08)
(7)

tavuk bozulması

kibritsuyu
efendim gerizekalı bendeniz, buzdolabının ne kadar elektrik harcadığını, saati ne kadar döndürdüğünü anlayabilmek için buzdolabını düğmesinden kapatıp sıfıra getirmiştim. sonra da ne kadar gerizkalı bir adam olduğumu kanıtlarcasına onu öylece unutmuşum. buzdolabının buzluk kısmında üç adet donmuş ta
efendim gerizekalı bendeniz, buzdolabının ne kadar elektrik harcadığını, saati ne kadar döndürdüğünü anlayabilmek için buzdolabını düğmesinden kapatıp sıfıra getirmiştim. sonra da ne kadar gerizkalı bir adam olduğumu kanıtlarcasına onu öylece unutmuşum. buzdolabının buzluk kısmında üç adet donmuş tavuk göğsünden başka bir şey yoktu. yani bozulacak başka bir şey yok. bu işi cumartesi sabahı yaptım. pazartesi sabahı işyerine bir geldim ki buzluktaki tavuklar erimiş normal olarak. ama soğuk soğuk duruyorlar.

şimdi benim bu tavukları yememem daha doğru sanırım. çöpe atarken hangi duayı edeyim de çarpılmayayım?
0
kibritsuyu
(28.07.08)
evet 2 günden sonra yeme riskine girme bence de. süphaneke ile atabilirsin.
0
gerrain
(28.07.08)
bence de yeme. özellikle de havaların böyle sıcak olduğu zamanlarda etlerin bozulma süresi kısalıyor, birkaç defa besin zehirlenmesi yaşamış biri olarak yememeni öneririm. bozuk etten zehirlenmek çok feci oluyor, riske atmaya hiç değmez.
0
think martini
(28.07.08)
Günah olmasın diye yiyip kendini öldürmek daha büyük bir günah bildigime gore.
Allahım sen bana akıl fikir ver diyerek gönül rahatlığıyla atabilirsin.
0
im2shy
(28.07.08)
evet üç koca parça tavuk göğsü çöpe gitti salaklığım yüzünden.

kedi köpek yese onlara da dokunur mu peki? en azından pişirip sokağa koysam da kediler nasiplense?
0
🌸kibritsuyu
(28.07.08)
ya ben de onu dicektim..ver hayvanlara onlar yer.. sanırım bi şey olmaz.. adamlar ne bulsa yiyor sonuçta..
0
hareket saati gecmis otobus kaptani
(28.07.08)
kesinlikle yeme ki buzluk düzgün çalışsa bile çok uzun süre kalan tavuklar sakat bence. taşı yesem ögüten bir adamım şimdiye kadar sadece bir defa hafif gıda zehirlenmesi geçirdim marketten o gün aldığım tavuktan %99 bir kere de muhtemelen işyerinde yemekte çıkan tavuktan ishal filan. yani tavuğun 0ı bile nerdeyse tehlikeli:))
0
joepiscopo
(28.07.08)
iyice pişir, ne kadar toksin varsa denatüre olsun, sonra kediye filan verebilirsin, onlar protein ağırlıklı beslendikleri için sindirim sisteminde bir temiz parçalıyorlar, hiçbişi olmaz.

senin için garanti veremem:))
0
kara kadife
(28.07.08)
(6)

sucuk - sucuk benzeri ürün

kibritsuyu
yıllar yılı bu işin piri diye alıp yediğimiz cumhuriyet sucuğunun, afyon ipek sucuğunun bile üstünde "ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün" yazıyor.ulan cumhuriyet sucuğu bile "sucuk benzeri" ise sucuk ne? benzeri menzeri olmayan harbi sucuk hangisi?
yıllar yılı bu işin piri diye alıp yediğimiz cumhuriyet sucuğunun, afyon ipek sucuğunun bile üstünde "ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün" yazıyor.

ulan cumhuriyet sucuğu bile "sucuk benzeri" ise sucuk ne? benzeri menzeri olmayan harbi sucuk hangisi?
0
kibritsuyu
(25.07.08)
yanturalı
0
luzumsuzadam
(25.07.08)
güneşte kurutulmuş olanı. fırında kurutulunca sucuk benzeri oluyor. kodeks öyleymiş.

İzmir'deysen Bayındır-Canlı'da sucukçu var yolda, bağırsağa doldurulduktan sonra alıyorsun eve gelip güneşte kurutuyorsun. Sucuktan önce kokusundan kafayı yiyorsun sonra.
0
sui
(25.07.08)
yanlış anlaşılma olmasın. en güzel sucuk hangisidir demiyorum. "sucuk" denilen ürün hangisidir diyorum. yoksa cumhuriyet sucuğunun da tadından şikayetim yok.
0
🌸kibritsuyu
(25.07.08)
Evet "doldurulmus sucuk" denen olaya gercek sucuk deniyor benim de bildigim kadariyla. Pardon, "doldurulmus ve guneste (dogal sartlarda) kurutulmus sucuga" gercek sucuk deniyor.

Eger tatmadiysaniz derhal tatmanizi oneririm. Mutfak penceresine asarsiniz sucugu, gittikce buzusmeye baslar kurudukca.. Hos bir kokusu vardir. Fabrikasyon sucuklara gore daha yumusak ve yenilir yutulabilir bir sucuktur. Gordugunuz yerde direkt alin. Biz galiba Bursa'dan almistik, hala tadi damagimdadir.
0
vita vinum est
(25.07.08)
yukarıda açıklanmış, bu gıda kodeksiyle alakalı bir durum. kodekste mesela sucuk için şu şu işlemlerden geçen diye tanımlanmışsa bu işlemlerden geçmeyen veya anılan maddeleri içermeyen ürünün üzerine sucuk yazamıyorsun. yani kodekste güneşte kurutulur diyorsa ve sen fırında aynı işlemi uyguluyorsan ürünün üzerine sucuk yazamıyorsun. bunun bir benzeri de dondurmada var eğer gerçek süt kullanmazsan ürününü dondurma olarak lanse edemiyor, sütlü buz felan gibi bir isimle satabiliyorsun. (bkz: algida)
0
fakeinvoice
(25.07.08)
genelde bunlar tost sucugu olan sucuklardır ve her markanın böyle ucuz tost sucugu vardır. ama fiyatından da anlaşılacagı gibi tavada ve ya mangalda yapılacak sucuk çeşitleri kangal şeklindedir. tost sucugu ise uzun ambalajdadır.
0
yuceonder
(26.07.08)
(9)

lcd monitör tavsiyesi

kibritsuyu
işyerindeki bilgisayarımda kullanmak üzere lcd monitör almak istiyorum. halihazırda 17 inch crt monitör kullanıyorum ve özellik olarak, büyüklük olarak bana yetiyor. şu arkasındaki tüp uzantısı da olmasa değiştirmem zaten de masamın yarısını kaplıyor alet.oyun oynamaacağım, film izlemeyeceğim, dev e
işyerindeki bilgisayarımda kullanmak üzere lcd monitör almak istiyorum. halihazırda 17 inch crt monitör kullanıyorum ve özellik olarak, büyüklük olarak bana yetiyor. şu arkasındaki tüp uzantısı da olmasa değiştirmem zaten de masamın yarısını kaplıyor alet.

oyun oynamaacağım, film izlemeyeceğim, dev ekran gerektirecek uygulamalar çalıştırmayacağım. anca word, excel, muhasebe programı, internete bağlanma vs. olarak kullanacağım. fazla param yok. çok da adi bir şey olmasın da yani şu saydığım işleri görebilecek ucuz yollu bir lcd monitör ne tavsiye edersiniz?
0
kibritsuyu
(24.07.08)
samsung derim marka olarak.
0
la traviata
(24.07.08)
lcd'yi kesinlikle samsung'dan alın derim ben de, 2003'ten beri 17inç'lik bir modelini kullanıyorum, henüz hiçbir problem yaşamadım.
0
weeping guitar
(24.07.08)
biz de muhasebe bürosunda yaklaşık 1,5 senedir inca 17" kullanıyoruz. herhangi bir sorunda yaşamadık. fiyatı da uygun.

www.hepsiburada.com
0
murty
(24.07.08)
samsung'un servisi de çok kaliteli hizmet verir.

elimde ne faturası, ne de garanti belgesi mevcut olan monitorümü, garanti kapsamınde kapıdan alıp, tamir edip, kapıya kadar getirmiş bir servis hizmetleri var.

"bir elektronik eşyada en önemli şey yetkili servis değil de nedir?" diyorsan ben de samsung'u öneririm..
0
promilius
(24.07.08)
evet servis önemli gerçekten, samsung'un servisi dediğiniz gibiyse süper. ama inca da fena değil, fiyatı uygun ekran süper, daha geçen gün aldım, tavsiye ederim.
0
marmara34
(24.07.08)
Lg derim gerçi samsung denmiş. Bu 2linin kanka olduklarını biliyorum ama benim kişisel düşüncem Lg Flatron serisidir.

Alırsanız, iyi günlerde kullanın...
0
onyetele
(24.07.08)
bence en yisi hyundai hem fiyat olarak uygundur, hem şıktır, hem de yaygın servisi vardır. pek ihityacınız olmaz gerçi servisine :) şu 19" wd modeli oldukça iyidir:

www.hepsiburada.com
0
ali87
(24.07.08)
muhasebede kullanacaksan sakın widescreen alma 17 "lerin widescreenları ufacık oluyo
0
enter saltman
(24.07.08)
inca'ya falan bulaşmayın rica edeceğim... neresini kim yapıyor, ne oluyor ne bitiyor belli değil... 20-30 ytl ucuz diye inca tavsiye ediliyor anlamıyorum...
0
forrestgump
(24.07.08)
(2)

windows tuşunu kapatma

kibritsuyu
arkadaşlar klavyedeki windows tuşlarından soldakini kapatmanın bir yolu var mıdır? işlevsiz olsun o tuş. basınca hiçbir şey olmasın. işin tam en hassas yerinde ctrl veya alt'a basarken elim değiyor, zart başlat menüsü çıkıp işin içine ediyor. kapatayım çalışmasın bu tuş. ya da sökecem yerinden, klav
arkadaşlar klavyedeki windows tuşlarından soldakini kapatmanın bir yolu var mıdır? işlevsiz olsun o tuş. basınca hiçbir şey olmasın. işin tam en hassas yerinde ctrl veya alt'a basarken elim değiyor, zart başlat menüsü çıkıp işin içine ediyor. kapatayım çalışmasın bu tuş. ya da sökecem yerinden, klavye dişsiz babanneme dönecek.
0
kibritsuyu
(18.07.08)
murty
(18.07.08)
sökün keratayı. ben söktüm yıllardır öyle kullanıyorum. en işlevsel olanıdır. uğraşmayın programla falan
0
dare
(18.07.08)
(12)

virüslü entry

kibritsuyu
efendim (bkz: #3481840) şu güzide entry'nin bulunduğu sayfayı veya direkt numarasını girerek entry'i açtığım zaman entry içeriğindeki kod, nod32'ye uyarı verdirttiriyor. çalışabilir bir kod da değil ki bu, entry işte. bildiğin text. nasıl oluyor, niye oluyor, sözlük bug'ı mıdır, virüs müdür nedir bu
efendim (bkz: #3481840) şu güzide entry'nin bulunduğu sayfayı veya direkt numarasını girerek entry'i açtığım zaman entry içeriğindeki kod, nod32'ye uyarı verdirttiriyor. çalışabilir bir kod da değil ki bu, entry işte. bildiğin text. nasıl oluyor, niye oluyor, sözlük bug'ı mıdır, virüs müdür nedir bu?
0
kibritsuyu
(15.07.08)
entrynin icerisindeki kodlardan biri virüs sisteminin dikkatini cekiyor, norton da aynısını verdi.
0
hlathguth
(15.07.08)
avast da uyarı verdi, bağlantıyı kes dedi, vay be sağlam entrymiş :)
0
marmara34
(15.07.08)
i love you virüsünün kodları galiba. emin değilim.
en.wikipedia.org
0
federal
(15.07.08)
mc afee de actirmiyor bu entriyi
0
gene mi gene
(15.07.08)
benim nod32 3.0 açtı allahın cezası...
0
forrestgump
(15.07.08)
Düzenli güncellenen NOD32 2.7 de blokladı sayfayı. Forrestgump güncel olmayabilir belki sendeki NOD32...
0
crown
(15.07.08)
ben actim sayfayi kaspersky sallamadi bile. simdi acaba zararsiz oldugunu anladi da mi bisey demedi yoksa cidden farketmedi mi. bak killandim simdi.
0
mandayuvasi
(15.07.08)
nod32 bende de engelledi. ve evet sayfada i love you virusunun kodunu vermis eleman.
0
theli
(15.07.08)
gerizekalı mıyım, kendime zorla virüs mü bulaştırmaya çalışıyorum bilmem ama kodu kopyalayıp notepad'e yapıştırayım bakayım ne olacak dedim, love.txt diye kaydet dedim. nod32 anında engelleyip karantinaya aldı. save etmedi.
0
🌸kibritsuyu
(15.07.08)
o entriyi not defterine yapıştırıp hede.exe olarak kaydedip, kaydettiğimiz bu güzelim dosyaya çift tıklamak lazım bence.
0
edge_nabby
(15.07.08)
txt dosyasını exe olarak kaydedip açabilmek mümkün değil. bu durumun nedeni ise (az sallıyorum) antivirüs programlarının virüsü bulmak için dosya içlerinde bu kodu araması. çat diye karşısında görünce alarmı basıyor tabii.
0
arwear
(16.07.08)
avg agaya beleş edition sikine bile takmadı , çatur çutur açtım sayfayı.
0
alwaysdrunk
(16.07.08)
(7)

bacak bandı

kibritsuyu
efendim kadın bacağını daha erotik göstermek için kullanıldığını zannettiğim jartiyerli çorabın dantelli kısmı gibi tek bacağa takılan bir şey var. nedir bunun adı? amacı nedir? daha mı erotik oluyor bunu takınca?
efendim kadın bacağını daha erotik göstermek için kullanıldığını zannettiğim jartiyerli çorabın dantelli kısmı gibi tek bacağa takılan bir şey var. nedir bunun adı? amacı nedir? daha mı erotik oluyor bunu takınca?
0
kibritsuyu
(15.07.08)
oraya işte bilimum bond gereci, ufak silah, bıçak, ninja biçaa türevi ekipman konuluyor ya .. :)
0
lhun
(15.07.08)
lara croft cinsi hatunlar taksın da fırfırlı mini entari giymiş hatun niye takıyor ki. onda ne arar ninja yıldızı falan.
0
🌸kibritsuyu
(15.07.08)
asimetrik bir görüntü amaclanarak modanın doruk noktalarına çıkılmak istenmiş olunabilir
0
flate
(15.07.08)
o seyin amaci para tutmaktir, ciddiyim.
0
kayranin kedisi
(15.07.08)
o bandı gelin giyer. Damat, düğün esnasında o bandı dişleriyle çıkartır (evet herkes tezahurat ederken). Böyle de erotik bi düğün geleği var avrupalıların.
0
neronas
(15.07.08)
dikkati bacağa yönlendiriyor olabilir. ki evet bu haliyle daha hoş görünüyor bu bayan, o yüzden illaki bi fonksiyonu olması şart değil bu bantın. aksesuar olsun yeter..
0
smy
(15.07.08)
henüz elastik çoraplar yokken, ki o zamanlar külotlu çoraplar da yoktu, kalçaya kadar çıkan ipek vs çorapları bu lastiklerle yerinde tutar idi kadınlar. işlevini kaybetmiş ama estretik amaçlı kullanılmaya devam etmiştir.
0
cereal killer
(15.07.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.