Giriş
(7)

er kişiye konulabilecek hayvan adı

kibritsuyu
efendim nereden duydum hatırlamıyorum ama bir aile duymuştum. ailede doğan erkek çocuklara hayvan ismi koymazlarsa o çocuğun öleceği şeklinde bir batıl inançları vardı. çok düşündüm hayvandan erkek adı. şahin, doğan, kartal, yunus, aslan, kaplan dışında erkeğe isim diye konabilecek hayvan var mıdır,
efendim nereden duydum hatırlamıyorum ama bir aile duymuştum. ailede doğan erkek çocuklara hayvan ismi koymazlarsa o çocuğun öleceği şeklinde bir batıl inançları vardı. çok düşündüm hayvandan erkek adı. şahin, doğan, kartal, yunus, aslan, kaplan dışında erkeğe isim diye konabilecek hayvan var mıdır,aklıma gelmiyor bir türlü. onca erkeğe ne isim koymuş olabilirler? (geyiklemeyiniz ciddi soruyorum)
0
kibritsuyu
(26.11.08)
kurt var (bkz: kurt russel) :)
0
blackdog
(26.11.08)
(bkz: Bars) var, (bkz: pars) var :) (kapan benzeri yırtıcı hayvan)

edit: tuna isminin başka anlamları olsa da, tuna balığı da vardır efendim
0
hacktobar
(26.11.08)
kuzgun
arslan
0
chrome
(26.11.08)
gercekten zorlanmislardir herhalde ya da eminim senin de aklina gelmistir ikinci bir isim daha veriyorlardir. Ahmet Yunus, Emrah Yunus gibi bi grup Yunus, bi grup Kartallari oluyordur ....
0
gdduman
(26.11.08)
kurtbey
0
cruor
(26.11.08)
(bkz: insanlara hayvan ismi vermek)

edit: yalniz basligi ilk baktigimda er kisiyle konusabilecek hayvan adi diye okudum. bunu da yazmadan gecemedim.
0
ermanen
(26.11.08)
ben de neden zorlanmis olabileceklerini merak ediyorum. maksimum 20 cocuklari olsa, 15 i de erkek olsa yine var bir suru isim. sadece burda yazilanlar bile yeterli
0
no christ requiress
(26.11.08)
(6)

msn facebook neyin yasaklama

kibritsuyu
efendim öyle serverli merverli bir ofis değiliz. sitindirik bir switch var, buna adsl modem ve 3 tane de bilgisayar bağlanıyor. gül gibi ağ bağlantımız internetimiz falan cillop.ama sekreterimize iş yaptıramıyoruz. paso msn, paso facebook. girme demekle de olmuyor. lise öğrencisi bir stajyer, iş öğr
efendim öyle serverli merverli bir ofis değiliz. sitindirik bir switch var, buna adsl modem ve 3 tane de bilgisayar bağlanıyor. gül gibi ağ bağlantımız internetimiz falan cillop.

ama sekreterimize iş yaptıramıyoruz. paso msn, paso facebook. girme demekle de olmuyor. lise öğrencisi bir stajyer, iş öğrensin diye aldık. iş vermezsek kendiliğinden şunu yapayım, bunu öğreneyim demiyor. kırıcı olmak da istemiyorum. "şu işleri tam olarak öğrenip yapana kadar msn facebook yasak" demek istiyorum.

bilgisayarlarımız sabit ip alıyorlar ağda. istiyorum ki bunun bilgisayarından msn, facebook falan filan sitelere girilmesin. bilgisayarının ip'sini değiştirebilecek kadar bilgisayar bildiğini zannetmiyorum. ücretsiz ve kolay bir şekilde nasıl yaparım bunu?
0
kibritsuyu
(25.11.08)
Türk telekomun ücretsiz bir programı vardı sanki ama aramaya üşendim, bilen birisi çıkar.
0
kimlanbu
(25.11.08)
ama böyle türk telekom'dan komple yasaklamayacak. o zaman biz de giremeyiz. sadece o ip yasaklansın :)
0
🌸kibritsuyu
(25.11.08)
nokta vuruslu atis yapmak istiyorsaniz isa server kurun derim.
0
trimpot
(25.11.08)
bazı adsl modemlerin böyle özelliği var. url filtreleme. mesela benim emektar airties rt210... modem ayarlarından ilk önce engellenecek bilgisayarların yerel ip leri belirlenir.. sonra o ip ya da ip lere sahip bilgisayarların giremeyeceği url ler tanımlanır.. mesela url olarak "facebook" yazarsanız içinde facebook yazan url lere giremeyecektir.. aynı şekilde msn server ip leri de yazabilirsiniz.. burada engellenen kişi herhangi bir uyarı sayfası ya da başka bir şeyle karşılaşmayacak engellendiğini anlamaycaktır. sadece sayfa görüntülenemiyor olacaktır
0
yazark
(25.11.08)
internet explorer dışında browser kullanma yetisine sahip değilse explorer ayarlarından da istediğiniz siteleri şifreleyebilirsiniz. msn'i kurdurtmamak ise size kalmış.
0
hububrad
(25.11.08)
facebook'a girmesini istemediğiniz bilgisayarda \windows\system32\drivers\etc dizininde bulunan hosts dosyasını notepad le açıp

127.0.0.1 facebook.com
127.0.0.1 www.facebook.com

satırlarını eklerseniz facebook'a girilmesini önleyebilirsiniz.
0
flexin
(26.11.08)
(2)

izmir marşı

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar,benim bildiğim izmir marşı "izmir'in dağlarında çiçekler açar" diye başlayan marştır. fakat introsu dahil, bu izmir marşının, erkan yolaç'ın yıllar önce evet hayır yarışması'nda yarışan seriyciyi yerine yollarken çaldığı marşla uzaktan yakından alakası yok. benim kulaklarımda mı b
sevgili arkadaşlar,

benim bildiğim izmir marşı "izmir'in dağlarında çiçekler açar" diye başlayan marştır. fakat introsu dahil, bu izmir marşının, erkan yolaç'ın yıllar önce evet hayır yarışması'nda yarışan seriyciyi yerine yollarken çaldığı marşla uzaktan yakından alakası yok. benim kulaklarımda mı bir problem var, yoksa izmir marşı diye başka bir marş daha mı var?
0
kibritsuyu
(24.11.08)
aa hakkaten! izmir marşı dır izmir in dağlarında diye başlayan ama erkan yolaç introsundaki kadar hızlı değildir. ağırdır yani.
valla çok iyi noktaya parmak bastın :)
(gerçi cevap olmadı bu ama halkın sesi diyelim :)
0
oceano
(24.11.08)
yok yok aynı marş. erkan yolaç'ta çalan introsu gibi bir şey. daha marşa giremeden müzik bitiyordu.
0
dursunkaptan
(24.11.08)
(4)

vibro shape midir nedir

kibritsuyu
bu gödümüze göbeğimize falan bağladığımız tırrrr diye titreyen ve yağları erittiği iddia edilen aletler hakikaten inceltir mi adamı? yoksa kolpa mıdır, bir halta yaramaz mı?
bu gödümüze göbeğimize falan bağladığımız tırrrr diye titreyen ve yağları erittiği iddia edilen aletler hakikaten inceltir mi adamı? yoksa kolpa mıdır, bir halta yaramaz mı?
0
kibritsuyu
(21.11.08)
ya bunlar ise yarasada kesin yan etkisi oluyo agir bir sekilde. cinden bi tanidik 2-3 konteynir bu tip alet getirmisti. elektrik dalgalari gonderiyo kaslari calistiriyo. teklikeli degil gibi gorunuyo ama gercekte oyle degil. deride yaniklar olusturabiliyo. hamile kadinarda cok tehlikeli, kalp hastalarinda cok tehlikeli. bu gosterdiginiz urunde ayni klasmandadir diye dusunuyorum.
0
sanio
(21.11.08)
ha o elektrikli olanı biliyorum. nedir olayı diye elimi tutmamla birlikte çaat diye çarpmıştı. bildiğin elektrik verip kastırtarak kas çalıştırıyordu güya. kalktı gitti sonra. bu sadece titretiyor ama yan etkisi de olabilir tabii.
0
🌸kibritsuyu
(21.11.08)
aletin titreyen kısmının vücuda temasından dolayı, elektrikli olması pek bi problem değildir bence.asıl olay şu; şimdi normal spor yaparken önce kendimizi ısıtırız ondan sonra istediğimiz yerimizi çalıştırırız fakat bunda olay öyle değil direk dışardan bir fiziksel etkiyle kas çalıştırılıyor.vücutta diyorki, "ulan ben böyle bişeyin hazırlıgını yapmadım, böyle bi komut almadım bu ne olaki?".hee şimdi gelelim bu zararlımıdır değilmidir konusuna.bence vücut önceden ısıtılırsa ve de optimum seviyede yapılırsa değildir.
şöyle düşünebiliriz iyice açıklama adına;
şimdi aleti göbeğimize 2 saat boyuncada tutarız, bayada yağ yakabiliriz ve kendimizi hırpalıyabiliriz onunla yaptıgımız 2 saatlik olayı kendimiz spor salonunda 4 saate yapabiliriz diyerek uç bi örnek vermek istedim.bu hissiyatı yaşamak için spor salonlarında kendimizi 4 saat harap etmeye gerenk yok taßi.

çok kısa özet: işe yarar efendim.
nacizane fikrim budur...

edit: ayrıca dün entrylerimi okuyup değerlendirme nezaketinde bulunmuşsun ordan tesekkür edemedim burdan ediyorum.
0
onlygodjudgeme
(21.11.08)
eskiden çalıştığım yer bunları getirtip satıyordu.. ben bir işe yaramaz diye düşünürken bayağı bir olumlu feedback geliyordu cihazlar hakkında.. teşekkür etmeye bile gelenler olmuş?? kullanmadım ama yorumlar bunlar idi..

bunu yemeklerden 30 dk. önce ve sonra kullanmamak gerekiyor. tek seansta max 15 dk. (yanlış hatırlamıyorsam) kullanıyorsunuz ve kullandıktan sonra 1 bardak ılık su içiyorsunuz..

bir de adaptörleri çok dandik bunların. yarısı geri gelmişti cihazlar bozuk diye bütün problem adaptörlerde idi, değiştirip değiştirip yollamıştık.. hey gidi günler :)

geçen uğradım WOLLEX marka olanları gelmiş, ısıtma fonksiyonlu falan, onlar daha iyi bence.. ben sözlükçüye özel bir fiyat alıp size bildireyim isterseniz :))
0
metox
(22.11.08)
(4)

kız arkadaşa ofsaytı anlatmalı vodafone reklamı

kibritsuyu
arkadaşlar bu reklamda erkek kişisi "kaleciyle arana rakip takımdan oyuncu girmezse ofsayt" diye tanımı yaptıktan sonra kız ne diyor? yediyüz kere izledim anlamadım. hatta bunun üzerine erkek kişisi "hah evet ayakla ilgili. o elle attıkları taç" falan diyor.bi yardım edin be kafayı yiycem.
arkadaşlar bu reklamda erkek kişisi "kaleciyle arana rakip takımdan oyuncu girmezse ofsayt" diye tanımı yaptıktan sonra kız ne diyor? yediyüz kere izledim anlamadım. hatta bunun üzerine erkek kişisi "hah evet ayakla ilgili. o elle attıkları taç" falan diyor.

bi yardım edin be kafayı yiycem.
0
kibritsuyu
(21.11.08)
"sen hiç ofsayt oldun mu kerim?"
0
rabbititus
(21.11.08)
yok ondan sonra "hayatım, güzelim" diye devam ediyor.

hatta şöyle de buldum linkini vereyim.

www.vidivodo.com
0
rabbititus
(21.11.08)
işte erkekler bu kadar kötü anlattığı için kadınlar anlamıyor ofsaytı. "kaleciyle arana rakip takımdan oyuncu girmezse ofsayt" ne demek la.
bu güne kadar duyduğum en açık ve düzgün ofsayt anlatımlarını hep kadınlar yaptı. bu anımı da böylece paylaşayım istedim.
0
saryade
(21.11.08)
o reklam uzun bir konuşmadan alınan kesitler halinde olduğu için kızın söylediğinin hemen ardından söylenmiyor "hah ayakla ilgili" lafı.

ama zaten kız da anlamamaya meyilli. vodafone beleş yapsın yine anlamaz o ayrı.
0
rectoa
(21.11.08)
(6)

sapanla bardak kırmak

kibritsuyu
efendim şimdi içi su dolu bir cam bardak var. ben bu bardağa 1 metre gibi yakın bir mesafeden sapanla taş atsam, bu bardak parçalanırken cam parçaları bana doğru da sıçrar mı, yoksa yanlara, ileriye doğru mu gider? içindeki suyun akbeti ne olur, çok mu saçılır? high speed videoları izledim ama genel
efendim şimdi içi su dolu bir cam bardak var. ben bu bardağa 1 metre gibi yakın bir mesafeden sapanla taş atsam, bu bardak parçalanırken cam parçaları bana doğru da sıçrar mı, yoksa yanlara, ileriye doğru mu gider? içindeki suyun akbeti ne olur, çok mu saçılır? high speed videoları izledim ama genel bir yargıya varamadım. siz ne dersiniz? kırık camdan ve/veya sudan nasibimi alır mıyım?
0
kibritsuyu
(18.11.08)
Pek sanmıyorum sana doğru bişey geleceğini. En fazla su sıçrar gibi sanki.
Ha ama bardağın türü de önemli.
0
inugard
(18.11.08)
"duvara kurşun sıksam seker mi" gibi olmuş

duvar nasıl bir duvar? kurşun nasıl bir kurşun? ne hızla gidiyor? .... ......
0
mortifera
(18.11.08)
ilk başta aklıma gelen şunlar oldu:
1.kurşunun sekmesi cam kırılırken oluşan stress vektörlerinin yönüyle alakalı olacaktır. yani gerilimler atıcıya doğru olursa kırılma da o yönde olacağından dolayı atıcıya doğru kırılması camın yapısına bağlı.
2.cisim kırılınca oluşan stress birim alanla çarpınca kıvvete dönüşecektir ve bu kuvvete ters yönde oluşan(atıcıya doğru) kuvvet bir momentum etkisi yaratıp cam kırıklarına itme verecektir(merminin hızı bu denklemde vardır:yani uzaklık) ama tepki oluşturacak maddemiz akışkan olduğu için bu momentum denklemi elastik olarak algılanamayacaktır yani cam suyun tepki kuvvetinden çok da nasiplenemez gibi geliyor bana.

neyse bu varsayımlarımın doğrultusunda cam esnek olmayan bir madde olduğu için(brittle olduğu için) ilk maddede söylediğim stress çok büyük olacaktır ve mermi camı atıcının doğrultusundan kıracağı için deformasyonun o noktadan başlıyacağını bildiğimize göre bence cam kırıklarının büyük bir miktarı,(eğer mermi cama tam dik açıyla girerse) merminin girme noktasından 45 derecelik bir açıyla yanlara savrulacaklardır.
Tabiki bunlar aklıma ilk gelenler bilimsel bir makale okumadan deneme derim okuduğun bir anda bile gerekli önlemleri al ve deneyi o şekilde gerçekleştir.
0
gelen gecer mdmx
(18.11.08)
morticim yazmışım ya işte :)

"duvar nasıl bir duvar?" - camdan bir bardak içi su dolu.
"kurşun nasıl bir kurşun?" - sapanla atılabilecek ölçüde (fındık kadar diyelim) bir taş.
"ne hızla gidiyor?" - 1 metre mesafeden kolumun gerebileceği ve gözünle nişan alabileceğim kadar gerilmiş bir sapandan çıkma hızında gidiyor.

kurşun dedin kafaları karıştırdın :) kurşun mermi falan değil sapanla taş atıyoruz. bardak kırılırken de fotoğrafını çekiyoruz. makineyi veya kendimizi yamultmadan bu işi nasıl yaparız onu araştırıyoruz :)
0
🌸kibritsuyu
(18.11.08)
fikir vermesi acisindan:
www.youtube.com
0
ermanen
(18.11.08)
elimizdeki bu verilerle kimse size cam parçasının gelmeyeceğini garanti edemez. bence sapanınız sağlamsa, ayağını biryere sabitleyin; ve kendinize bir korungaç bulun büyükçe mukavva, karton vs. onun arkasından sapanı ateşleyin. :) gerçi fotoğrafını çekecekmişsiniz, fotoğraf makinenizede cam kırıklarının gelme riski var, eğer bir zoom lens ile uzaktan çekmiyorsanız fotoğrafları.
0
synch
(18.11.08)
(2)

mustafa filminden bir soru - hafif spoiler içerebilir

kibritsuyu
arkadaşlar soru anneme aittir ben de filmi görmedim henüz.filmde annesinin mustafa'ya yazdığı bir mektup varmış. annesinin sesinden seyircilere okunuyormuş. burada mektubu seslendiren sanatçı kimdir acaba?
arkadaşlar soru anneme aittir ben de filmi görmedim henüz.

filmde annesinin mustafa'ya yazdığı bir mektup varmış. annesinin sesinden seyircilere okunuyormuş. burada mektubu seslendiren sanatçı kimdir acaba?
0
kibritsuyu
(16.11.08)
Sanırım bu linkteki bilgiler işinize yarar.

www.candundar.com.tr

Annenize sevgiler saygılar. Merak ettiği başka dublajla alakalı şeyler varsı elimden geldiğince yardımcı olabilirim. Seslendirme ile ilgili bir çok şeyi takip ettiğim için. bazen duyduğumuz bir sesi günlerce haftalarca kime ait diye düşünebiliyor insan...
0
likeaprayer
(16.11.08)
teşekkür ederim. beyhan saran'mış aradığım kişi. annem macide tanır zannetmiş, emin olamamış.
0
🌸kibritsuyu
(17.11.08)
(3)

kan verme tavsiyesi

kibritsuyu
arkadaşlar ağustos ayında ilk defa kan bağışı yaptım. dört gün içinde de kanın ihtiyaç sahibine ulaştığı mesajı geldi telefonuma, mutlu oldum.şimdi 3 ayım doluyor. yeniden kan vermek istiyorum. ancak kafama takılan bir şey var. her 3 ayda bir düzenli olarak kızılay'a gidip kan bağışlamak mı, yoksa k
arkadaşlar ağustos ayında ilk defa kan bağışı yaptım. dört gün içinde de kanın ihtiyaç sahibine ulaştığı mesajı geldi telefonuma, mutlu oldum.

şimdi 3 ayım doluyor. yeniden kan vermek istiyorum. ancak kafama takılan bir şey var. her 3 ayda bir düzenli olarak kızılay'a gidip kan bağışlamak mı, yoksa kanbankasi.gen.tr gibi bir siteye üye olup ihtiyacı olan birinin aramasını bekleyip ihtiyacı olana o anda kan vermek mi?

ben ihtiyacı olana vermeyi düşünmüştüm ilk başlarda ama bulunan bir kan grubum olduğundan (0 rh +) anonslarda, sözlükteki duyurularda falan hiç arayan olmuyor. zira bu grup kan, kızılay'ın kan bankasından rahatlıkla bulunabiliyor.

ne dersiniz kızılay'ın kan bankasına mı bağışlayayım, ihtiyacı olanı mı bekleyeyim? kızılay'a bağışladıktan sonra 3 ay dolmadan ihtiyacı olan çıkarsa veremiyorum çünkü.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
kızılaya kan verince size bir kart veriyorlar. ihtiyacı olana o kartı ulaştırırsanız ihtiyacı olan kan grubunu kızılay'dan temin edebilir
0
head
(15.11.08)
kızılaya verdiğiniz kan ile direk taze verilen kan farklı kullanılıyor, mesela ameliyata girecek bir hasta için içerisinde kan hücreleri yaşayan kan gerekiyor bu durumda taze kan mecburi olabiliyor. haliyle bunun bulunması daha zor, bence bu şekilde ihtiyacı olana vermek daha faydalı. ama size kalmış tabi. her iki durumda da yaptığınız çok güzel bir şey.

(bkz: kan yapılamayan tek ilactir)
0
endoplazmikbirkulum
(15.11.08)
kendi soruma kendim cevap.

kızılay'a kan vermek için uygun bir gün beklerken eşim arad,ı işyerinden ameliyat olacak bir hastaya kan lazım diye. hemen gidiyorum dedim, çıktım yokai, yürüyerek 10 dakika yoldaki hastaneye varana kadar kanı bulmuşlar. emin misiniz, eksik falan olur belki dedim, yok dedileri bulduk dediler, teşekkür ettiler, geri döndüm.

çok bulunan bir kan olduğundan tazesi de donör 10 dakikalık mesafeyi yürüyene kadar daha yakından bulunuyor. en iyisi kızılay'a vermek galiba. ihtiyacı olan oradan alır nasıl olsa.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.08)
(3)

güncel mevzuat sitesi

kibritsuyu
yeni çıkan kanunları, kanunları değiştiren kanunları çok çabuk güncelleyen (hadi en geç 1 ay diyelim), baktığımız mevzuatın (kanun, tebliğ, yönetmelik vs) güncel olduğundan emin olabileceğimiz bir mevzuat sitesi var mıdır? gireeğim, hede hödö kanunu diyeceğim, önüme o kanunun en son hali gelecek. ge
yeni çıkan kanunları, kanunları değiştiren kanunları çok çabuk güncelleyen (hadi en geç 1 ay diyelim), baktığımız mevzuatın (kanun, tebliğ, yönetmelik vs) güncel olduğundan emin olabileceğimiz bir mevzuat sitesi var mıdır? gireeğim, hede hödö kanunu diyeceğim, önüme o kanunun en son hali gelecek. geçen seneki hali falan gelmeyecek. var mıdır ha var mıdır?
0
kibritsuyu
(14.11.08)
mevzuat.basbakanlik.gov.tr

bundan daha dogru kaynak bulamazsınız. yok eğer ücretli bir kaynak sorarsanız da kazancıdır.
0
bordeaux
(14.11.08)
bu sorunu şirket olarak mevbank adlı programla çözmüştük. lebib yalkın yayınlarının bi programı. otomatik güncelleniyor falan. mevzuat arama sistemi iyi. ama yıllık bi maliyeti var. diğer türlü site dolaşarak tutarlı ve güncel bilgi olup olmadığına emin olunamıyo deniyordu. eğer gerçekten kritik bi konuysa maliyete katlanmak gerekiyo sanırım.
0
hayo
(14.11.08)
kötülemek gibi olmasın ama hukuk aleminin en çakma mevzuat/içtihat programı lebib yalkındır.sadece ucuz olduğu için tercih edilir. uyap ise kullanımı en sıkıntılılardan biridir. devlet artık kime yaptırmış bilmem.
0
bordeaux
(15.11.08)
(2)

bilgisayardan telefonla konuşmaca

kibritsuyu
şimdi bilgisayarda faks modem kartı var, telefon hattına da bağlı. faks çekmek için kullanıyorum. hata faks numarasnı çevirdiğim kişi telefonu açınca sesini hoparlörlerden durabiliyorum. e mikrofonlu kulaklık da var. ben bilgisayardan telefonla konuşamaz mıyım bir şekilde? yani ne bilyiim arandığımd
şimdi bilgisayarda faks modem kartı var, telefon hattına da bağlı. faks çekmek için kullanıyorum. hata faks numarasnı çevirdiğim kişi telefonu açınca sesini hoparlörlerden durabiliyorum. e mikrofonlu kulaklık da var. ben bilgisayardan telefonla konuşamaz mıyım bir şekilde? yani ne bilyiim arandığımda bilgisayar ötsün, kulaklığı takıp açayım konuşayım. ya da numara çevireyim birini arayayım konuşayım?

eskiden terminal ekranı vardı atdt 1234567 diy çevirir arardık da şimdi nasıl oluyor o iş?
0
kibritsuyu
(12.11.08)
advanced call center diye bir program hatırlıyorum tabii modemle uyumlu olması falan lazımdı çalışması için. caller id, telefon istatistiği (arama zamanı, kaç kez çaldı, telefon açıldı ya da açılmadı gibisinden kayıt) telesekreter özelliği, konuşmayı kaydedebilmesi gibi özellikleri olan bir programdı.
0
phonex
(12.11.08)
Madem telefonla konuşmak için bilgisayar karşısında mikrofon ve kulaklık kullanacaksınız numarayı türk telekomdan çevirmeyin voip kullanın çılgınlar gibi para cebinizde kalır.
0
3200
(12.11.08)
(7)

ekmek ve küf

kibritsuyu
arkadaşlar geçen gün bir ekmek aldım (bildiğin normal beyaz ekmek). birazını yedim. kalanı 4-5 gün durdu. dün bir aldım ki yemyeşil küflenmiş.ama kimi zaman da ekmek alıyorum. ufak bir parça kalıyor mesela 1 hafta da dursa, 10 gün de dursa küflenmiyor. sadece bayatlayıp kuruyor.niye kimi zaman küfle
arkadaşlar geçen gün bir ekmek aldım (bildiğin normal beyaz ekmek). birazını yedim. kalanı 4-5 gün durdu. dün bir aldım ki yemyeşil küflenmiş.

ama kimi zaman da ekmek alıyorum. ufak bir parça kalıyor mesela 1 hafta da dursa, 10 gün de dursa küflenmiyor. sadece bayatlayıp kuruyor.

niye kimi zaman küflenip, kimi zaman da küflenmeden bayatlıyor? iki şekilde de naylon poşeyin içinde duruyor ekmek.
0
kibritsuyu
(07.11.08)
Küflenme ekmekteki su oranıyla ilgili. Şöyle anlatayım; mesela normal aldığınız ekmeği direkt poşete koyarsanız 3-4 gün içerisinde küflenmeye başlar. Yok eğer kuruduktan sonra (yani dışarda bekletip kuruttuktan sonra) poşete koyup saklarsanız 10 gün filan dayanır. Yok ikisi de aynı koşullardaydı diyorsanız mayasıyla ilgili bir şey olabilir.
0
ataturkiye
(07.11.08)
okurken bayılayazdımm. yapmayın etmeyin öyle şeyler. fırın ekmekleri saklanmak için üretilmiyor. gün içinde tüketilme için üretiliyor.

al bir tane uno-muno hazır pişmiş ekmek. poşeti ile koy buzdolabına. mis gibi küflenmesi filan yok. bir hafta filan çok güzel kalıyor. ilk günkü gibi. grekirse ısıtırsın taze gibi olur.
0
mea maxima culpa
(07.11.08)
@mea: böhü böhühü haklısın gün içinde tüketilmek için ama biz de çok ekmek yiyen bir aile değiliz. hatta eşim neredeyse hiç ekmek yemez. ama canım çekiyor ulayn. kurufasulyenin suyuna taze ekmek banmak istiyom. uno falan hiçbir zaman o çıtır ekmeğin tadını vermiyor. e en ufak ekmek de o dediğim işte. bir öğün yiyoruz. ertesi gün de yiyoruz, yemek bitiyor, sonraki yemek sulu olmuyor, biz evde olmuyoruz 4-5 gün kalıyor, sonra da küfleniyor ühühüüü.
0
🌸kibritsuyu
(07.11.08)
Benim düz mantığıma göre, bekleyince küflenmeyen şey gıdadan çok plastiğe daha yakındır. Gıda dediğin küflenir bozulur, küflenmiyosa bozulmuyosa demek ki adamlar öyle bi kimyasal basmışlar ki bakteri bile yaşamıyor.
Bu görüşler hiçbir bilimsel veriye dayanmamaktadır.
0
mabl
(07.11.08)
yarım ekmek satan bakkallar çıkabiliyor (valla)
0
kimlanbu
(07.11.08)
ben de tek yaşıyorum. aynı dertten muzdaripim, epey bir ekmek küflettikten sonra bunu buldum.

bir de şöyle yapabilirsin. küçük ekmeklikler oluyordu, hani ekmek kutuları. ekmeği koyuyorsun, kapağı var kapıyorsun. naylon torbaya koymadan bu ekmekliklere koyarsan küflenme oranını azaltırsın.

ama dediğim gibi fırın ekmekleri bir gün içinde tüketilmek için yapılıyor, küflenmeleri büyük olasılık. önüne geçemezsin.
0
mea maxima culpa
(07.11.08)
mesela o gün alıp yarısını yediğiniz ekmeği dilimleyip buzluga atın. orda süresiz kalabilir. sonra pazar kahvaltılarında filan kızartır ya da kaşar sucuk filan fırına sürersiniz, papara bile yapılır hatta. siz sonra yine taze ekmek alabilirsinz, öbürleri kalsın buzlukta. en azından değerlendirilme şansları olur hemen küflenip atılmasındansa.
0
bordeaux
(07.11.08)
(7)

elektrik çarpan su

kibritsuyu
sanırım melih gökçek kızılırmak suyuna elektrik verip bizi kızartmak istiyor.üç gündür ofisteki musluğu ne zaman açsam su elime değer değmez böyle elektrik çarpması gibi bir şey yaşıyorum suyun değdiği noktada. devamında elimi yıkarken olmuyor. ilk anda oluyor. merak ettim, bu sefer suyu açmadan önc
sanırım melih gökçek kızılırmak suyuna elektrik verip bizi kızartmak istiyor.

üç gündür ofisteki musluğu ne zaman açsam su elime değer değmez böyle elektrik çarpması gibi bir şey yaşıyorum suyun değdiği noktada. devamında elimi yıkarken olmuyor. ilk anda oluyor. merak ettim, bu sefer suyu açmadan önce aldım kontrol kalemini musluğa değdirdim, kontrol kaleminin içindeki ışık çok kısa bir an, hem de kuvvetli şekilde yanıp söndü. arkasından tekrar değdirdim bir şey olmadı. 10-15 dakika bekleyip değdirdim, yine yanıp söndü. hayır binada hidrofor falan gibi elektrik kaçağı yaratacak bir şey yok. ek bir motor, şofben, elektrikli ısıtıcı, vs falan da yok. suyun musluğumdan akmadan önce geçtiği tek elektrikli şey belediyenin pompa istasyonudur en fazla.

musluk elektrik çarpar mı lan? ne yapıcaz? kime şikayet edicez bunu?
0
kibritsuyu
(06.11.08)
cok garip... iki gün önce teknik müdürle bu konuyu konusmustuk simdi karsima geldi :)

muhtemelen bulundugunuz yerde ofislerden biri kacak elektrik kullaniyor. musluk suyundaki elektrigin nedeni ise fazdan kaynaklanmakta.

yani bir babacan almis elektrigi cekmis ofisine, fazinida dayamis musluguna.

...diye tahmin ediyorum.
0
trimpot
(06.11.08)
3 gün önce apartmana ait olan iki adet (biri asansöre, biri de kalorifer kazanı ile ışıklara ait) trifaze sayaç elektronik akıllı modeliyle değişti. alakası olabilir mi acaba?

kaçak elektrik pek mümkün değil. 35 yıllık işhanı. kızılay'ın göbeğinde. hepsinde yasal abonelik, sayaç falan var. öyle kanca atıp kullanılacak gibi bir yer değil.
0
🌸kibritsuyu
(06.11.08)
tabiki. büyük ihtimalle o yüzden oluyordur zaten. kalorifer kazanlari sonucta su borulari ile baglantili.

bence siz dogrudan bu isi yapan kisilerle temasa gecin.

ayrica suda elektrik carpmasi kadar kötü bi sey yoktur diye biliyorum. hem sizi götürür hem de sizi kurtarmak isteyeni.
0
trimpot
(06.11.08)
tahminimce elektrik tesisatını topraklamak için su tesisatını kullanmış aklı evvel bir elektrikçinin kurbanı olabilirsiniz. yeni binalarda böyle bir sorun olmasa da eski binalarda bu tür problemler çıkabildiğini duymuştum. zaten üklemizde bina topraklaması en büyük problem. elektrik tesisatını yapanlar da bu konu özellikle görüşülmemişse sallamak için elinden geleni ardına koymuyor. elektrik, topraklama konusunda deneyimli birisi kontrole etmeli bence. tehlikeki olabilir.
0
thebug
(06.11.08)
Aman dikkat. Bizim komsu apartmana gelen kalorifer tamircisi kazandaki elektrik yuzunden hayatini kaybetti. Gerci sen birkac kere dokunmussun ama ne olur ne olmaz anlayan birine sistemi inceletin.
0
wpi
(06.11.08)
bizim arkadaslarin evinin butun suyunda vardi elektrik kacagi. tesisatci cagirip baktirdilar. "birisi kacak elektrik kullaniyo besbelli, topragi da su borularindan birine vermistir ipnetor" demismis tesisatci.
0
osuruklu
(06.11.08)
ben de çarpılmıştım geçen traş olurken (ankara). ben kolum aynanın tepesindeki çıplak kablolara (ayna üstü ampülü için gerekli edevat) temas etti de çarpıldım sanmıştım, şimdi ciddi ciddi tırstım bak.
0
boshi
(06.11.08)
(3)

elektrik terimi soruyorum

kibritsuyu
yine yazdığımı başka tarafıyla okuyup utanmazlığımı, yüzsüzlüğümü bırakmayacaklar için peşin peşin söyleyeyim, kaçak elektrik kullanmak gibi bir niyetim yok.efendim, sayacı değiştirip mühür takmayan yetkili teknisyeni, aynı sayacı mühürlemesini istediğim bir başka teknisyene şikayet ederken bir teri
yine yazdığımı başka tarafıyla okuyup utanmazlığımı, yüzsüzlüğümü bırakmayacaklar için peşin peşin söyleyeyim, kaçak elektrik kullanmak gibi bir niyetim yok.

efendim, sayacı değiştirip mühür takmayan yetkili teknisyeni, aynı sayacı mühürlemesini istediğim bir başka teknisyene şikayet ederken bir terim kullanmam gerekti. şimdi gelen elektrik sayaçtan geçip benim daireme giriyor ya, ben sayacın altındaki kablolardan gelen elektriği, kısa bir kablo ile daireye giren elektriğe bağlasam, yani sayacı aradan çıkarıp elektriği direkt daireye alsam bu yaptığım işlemin adı ne olur? kısacası sayacı bypass etmek için araya kablo takma işlemine ne denir? bir adı var sanki bunun. "şönt atmak" dedim adamlara ama doğru mu dedim bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(03.11.08)
Şant deniyor diye biliyorum, ama yuzde yuz emin degilim.
0
wpi
(03.11.08)
comptrol
(03.11.08)
Sont atmak dogru terim evet.
0
trimpot
(03.11.08)
(4)

su toplamış ayak

kibritsuyu
arkadaşlar, fazla yürümekten mütevellit ayak tabanımın parmaklarıma yakın olan ön kısmında ufacık bir yer böyle su toplamış gibi olmuş. üstüne basamıyorum çok acıyor. buna ne yapmalıyım? pamuk mu koyayım, bir şeyler mi süreyim, ne yapayım kurtarın. yürümek eziyete dönüştü.
arkadaşlar, fazla yürümekten mütevellit ayak tabanımın parmaklarıma yakın olan ön kısmında ufacık bir yer böyle su toplamış gibi olmuş. üstüne basamıyorum çok acıyor. buna ne yapmalıyım? pamuk mu koyayım, bir şeyler mi süreyim, ne yapayım kurtarın. yürümek eziyete dönüştü.
0
kibritsuyu
(31.10.08)
Vurma diyoruz biz ona tıp dilinde.

Birşey yapamazsın valla genelde. Daha rahat ayakkabı tercih edebilirsin. Rahat ayakkabı sorunun çözümü. Şimdilik biraz yürümeyi azaltabilirsin. O kabarcığı patlatabilirsin de patlatmayabilirsin de. Patlatırsan rahatlarsın. Ama o üstündeki deriyi soyma, mikrop kapmasın.

O pamuk işi genelde büyük ayakkabılarda işe yarıyor.

Geçmiş olsun.
0
ataturkiye
(31.10.08)
önce bir iğne al ve alkolde sil sonra çakmakla yak (dezenfekte etmek için)
sonra tek yerinden su toplayan yeri del temiz bi peçeteyle sil
üstüne merhem sür varsa ,yarabantıyla kapa
geçmiş olsun
0
pink
(31.10.08)
eğer tekrar ayakkabı giyme zorunluluğunuz varsa bence patlatmamnız daha mantıklı,çünkü patlatınca o deri daha hassaslaşır,üstüne yara bandı falan yapıştırmış olsanı bile deri tahriş olur,yaraya döner,falan.patlatmadan üzerine yara bandı yapıştırıp öyle giyin ayakkabınızı,nispeten daha az zarar verirsiniz kendinize:)
0
karamell
(31.10.08)
Benim tavsiyem, kessinlikle patlatmaman yönünde. patlatırsan sızısından o gece uyuyamazsın o kadar söylüyorum...
havalar bu ara sıcak, mümkünse orayı zorlamayacak sandalet ya da terlik gibi ucu açık bişiiler giy. 2-3 güne kadar inecektir...
0
trawmatolog
(31.10.08)
(9)

indirimli tren bileti

kibritsuyu
sevgili tren dostları.trende (fatih ekspresi) biletleri kontrol eden kondüktör amca öğrenci biletleri için öğrenci kimliği kontrol ediyor mu? ediyorsa ve öğrenci kimliği gösteremezsek çok ceza yer miyiz? yoksa "abi evde unutmuşum" bahanesini kabul ediyor mu? (öğrenci değilim aslında. gidiş dönüş bil
sevgili tren dostları.

trende (fatih ekspresi) biletleri kontrol eden kondüktör amca öğrenci biletleri için öğrenci kimliği kontrol ediyor mu? ediyorsa ve öğrenci kimliği gösteremezsek çok ceza yer miyiz? yoksa "abi evde unutmuşum" bahanesini kabul ediyor mu? (öğrenci değilim aslında. gidiş dönüş biletlerini ayrı aryı zamanlarda alacağım için gidiş dönüş indirimi yaptıramadım. o yüzden tek gidiş biletini öğrenci diye aldım. dönüşü de öyle alıp aynı hesaba denk getirmekti niyetim. ama bunu hesaba katmadım.)
0
kibritsuyu
(28.10.08)
trendeki kondüktöre aradaki fiyat farkını ödeyeceksiniz.
0
robin crusoe
(28.10.08)
Şöyle ki; gayet öğrenci kimliğini istiyor, öğrenci tipin olsun olmasın göstereceksin. Eğer yoksa fark ödeyeceğini söylüyor ve dönüşte alacağım diyor. Kontrol ede ede devam ediyor. O sırada uyku numarası çekersen geri dönüşte seni pas geçebiliyor. En azından bize öyle rast geldi. Yanımda taşıdığım hayvan kaybettiği öğrenci kartının yenisini 3 yıldır çıkarmıyor. Artık tipimize mi acıdı da kıyak geçti, yoksa uyuyakalınca pas mı geçti bilmiyoruz o farkı ödemeden tamam ettik yolculuğu... :-)
0
metal revolution
(28.10.08)
en iyisi dönüş biletini alamazsam binmeden önce gişeye gidip tam bilete çıkarttırayım bunu. zira sadece farkını alıyorsa kaybedeceğim ne var? her seferinde öğrenci alırım, yakalanınca tamamlarım. bi zararım olmaz. bi cezası olmalı, ki varmış. farkı alıyor, bir de o kadar daha alıyormuş (yani farkın iki katı). sitesinde okudum şimdi.

dönüş alırsam zaten öğrenci indirimi = gidiş dönüş indirimi olduğundan kondüktör kabul eder herhalde. eşşek değil ya.
0
🌸kibritsuyu
(28.10.08)
Bu öğrenci kimliği sorma işini TCDD kadar sıkı tutan bir kurum daha yok. Çatır çatır ödersiniz.
0
386 dx
(28.10.08)
o kadar tren yolculuğu yaptım ama bir kere bile şöyle yumuşak yüzlü, halden anlar bir bilet kontrolcüsü görmedim. hepsi seçmece kıl onların. herşeyi noktasından virgülüne kadar kitabında ne yazıyorsa ona göre yapıyorlar. türk olduklarından şüpheliyim.
0
insanimsi
(28.10.08)
Ben yurtdisindayim ve bulundugum, yasadigim yerlerde Tren ve Otobüsler bilet kontrolünü sürekli yapmazlar. Keyiflerine göre düzensiz kontrol ekipleri vardir. Ve kontrollerde nadiren biletsizler cikar.

Neden bizim ülkemizde böyle güzel karsilikli ITIMAT duygusu yok diyordum?

Sizin gibi örneklerle bunu daha iyi anliyorum.Aleni olarak sahtekarlik yapmaya yelteniyorsun ve care ariyorsun.

Insanda azicik ar olur. Ben parasiz kaldigimda kilometrelerde yürüdügümü bilirim.


Bu ne yüzsüzlüktür? Diger para verenler enayi de bir tek sen mi akillisin? Diger para verenler zengin bir tek sen mi fakirsin?

yazik!
0
tekne
(29.10.08)
sitesinde iki kat ceza filan yazıyor olabilir ama o cezayı uygulamıyorlar. başıma hiç gelmedi öğrenci kimliğim var çok şükür ancak bir çok kez şahit oldum. kimlik var mı? yok. o zaman aradaki farkı alayım diyor ve anında tahsil ediyor. dönüşte alayım diyen görmedim o bir istisna olsa gerek. (yanında para üstü verecek bozuk yoktur vs..) ama istisnasız bilet kontrolü vardır ve sadece aradaki farkı alır.

bu arada yurtdışında kontrol yokmuş aklımızda bulunsun gidersek boşuna bilet almayalım. :)
0
robin crusoe
(29.10.08)
@tekne: ya okumaya üşeniyorsunuz, yan anlayışınız kıt. benim de bütün endişem sizin gibi anlayışı kıt olan bir kondüktörle karşılaşmaktı, çok şükür kondüktör zeki çıktı, ben anlatmadan anladı demek istediğimi.

bunu da okumaya üşenmezseniz, size tekrar anlatacağım. belki o ar duygusu sizde varsa yazdıklarınızdan utanırsınız.

tren biletinde tek bir tane indirim var. o da %20. öğrenci iseniz %20 indirimli alıyorsunuz. gidiş dönüş alırsanız da %20 indirimli alıyorsunuz. hem öğrenci, hem gidiş dönüş bile olsa iki kere %20 olmuyor, yine bir tane %20 oluyor. ister öğrenci diye yaptır, ister gidiş dönüş diye yaptır.

gidiş dönüş diye bilet alırsanız size 2 tane bilet satıyorlar gidiş ve dönüş olmak üzere. lakin benim dönüş tarihimde trende yer olmadığı için ve de açık bilet almak istemediğim için (zira dönüş trenine yer bulamazsam otobüsle döneceğim ve açık bileti sittin sene kullanamayacağım) tek gidiş bileti aldım. onu da öğrenci diye aldım ve %20 indirim yaptırttım. sonradan da dönüş için yer açıldı, dönüş biletini de aldım, onu da öğrenci diye alıp %20 indirim yaptırttım. bakınız ilkokul düzeyinde bir hesaplama yapalım:

tek gidiş bilet 25 lira. %20 öğrenci indirimli 20 lira. tek dönüş bilet 25 lira, % 20 öğrenci indirimli bilet 20 lira. sonuç: cebimden çıkan 20 + 20 = 40 lira.

aynı anda alsaydım gidiş dönüş bileti 25 x 2 = 50 lira. gidiş dönüş indirimi %20. sonuç: cebimden çıkan 40 lira. aa hayret, yukarıdakiyle aynı fiyat! görüyorsunuz ya farkı yok.

"kondüktör öğrenci kimliği sorar mı, sormazsa mesele yok. sorar da şu açıklamayı yaparsam ve o da sizin gibi anlamazsa yok yere ceza öder miyim, yoksa kondüktörler şu açıklamayı anlayabilecek kapasitede midir?" diye sormuştum.

benim vicdanım rahat. umarım açıklayıcı olabilmişimdir, umarım buraya kadar okumaya üşenmemişsinizdir.
0
🌸kibritsuyu
(30.10.08)
Bence yine de yaptığınız yanlış.
Sonuçta gidiş-dönüş indirimi adı üstünde gidişi ve dönüşü trenle yapacak kişiler için, yani trenle dönüşü cazip kılmak için yapılan bir indirim.
Siz "dönüşte belki istediğim güne yer olmaz o zaman otobüsle giderim" diyorsanız mantıken gidiş-dönüş indirimini almamanız gerekirdi.
0
386 dx
(31.10.08)
(3)

istanbul cahiline yardım - biraz acil - ADRES EKLENDİ

kibritsuyu
arkadaşlar. yarın günübirlik istanbul'a geleceğiz. gideceğimiz yer ümraniye dudullu. şimdi metro otobüsü ile gelirsek dudullu'da durağu varmış. lakin metro denen firmaya uyuz olduğumdan kullanmayı hiç istemiyorum. trenle gelsek (hem rahat, hem ucuz) nerede inip dudullu'ya nasıl gideriz, kolay bir ul
arkadaşlar. yarın günübirlik istanbul'a geleceğiz. gideceğimiz yer ümraniye dudullu. şimdi metro otobüsü ile gelirsek dudullu'da durağu varmış. lakin metro denen firmaya uyuz olduğumdan kullanmayı hiç istemiyorum. trenle gelsek (hem rahat, hem ucuz) nerede inip dudullu'ya nasıl gideriz, kolay bir ulaşımı var mıdır dolmuşla falan? yoksa tüm nefretime rağmen metro'ya mı binelim?

edit: koordinatları şu şekilde olan bir yerlere gideceğim, google maps'ten bakabilirsiniz:

41.005456, 29.134798
0
kibritsuyu
(28.10.08)
Bostancı'da inilir, istasyon binasından çıkıp sola dümdüz gidilir karşınıza çıkan ilk otobüs durağındaki otobüse binilir(otobüs yoksa biraz bekleyin gelir).
(bkz: 19D)
0
late viper
(28.10.08)
dudullu büyük bir yer evet aşağı kısmı mı -ki burası çekmeköye yakındır- yukardı tarafımı gideceğiniz yere bağlı.
0
yazar kasa
(28.10.08)
Verdiğin koordinat üzerinde çizdim(bostancı):
www.freeimagehosting.net
www.loadtr.com (yedek)
İşaretli durak "parseller" oluyor.

Kadıköy'den ise 14BK ve 20D(Bunlar daha yakın):
www.freeimagehosting.net
ikisi de aynı yerden geçiyor, işaretli durağın adı "göksu cad".

harita.iett.gov.tr adresinden durak adlarından aratarak tam yol haritasını görmem mümkün.
0
late viper
(29.10.08)
(2)

kanal karışması

kibritsuyu
kablo tv kullanıyorum. bu uydu değişiminden sonra kanalların yeri değişti ya. ankara'da kanal d'nin kablo tv frekansı ile, kanal 7'nin karasal yayın frekansı aynı mıdır nedir kanal d izlerken görüntü sürekli dalgalanıyor (arkadaki anten fişini çıkarınca kanal 7 çıkıyor). yani artık kablonun kendisi
kablo tv kullanıyorum. bu uydu değişiminden sonra kanalların yeri değişti ya. ankara'da kanal d'nin kablo tv frekansı ile, kanal 7'nin karasal yayın frekansı aynı mıdır nedir kanal d izlerken görüntü sürekli dalgalanıyor (arkadaki anten fişini çıkarınca kanal 7 çıkıyor). yani artık kablonun kendisi mi, yoksa televizyonun koaksiyel girişi mi neresiyse anten vazifesi yapıp kanal 7'yi de çekiyor ve kablo tv'deki kanal d sinyali ile karıştırıyor. değişmeden önce de trt 1 ile gimsa diye bir kanal karışıyordu, dalgalı dalgalı seyrediyodruk ama çok seyretmediğimizden sorun olmuyordu. kanal d çok izleniyor ve rahatsız ediyor. anten kablosu, kablo tv'cilerin geritip döşediği kablo. ucuna da siyah koaksiyel jak takmışlar. var mıdır şu öteki karasak sinyali engelleyip temiz temiz seyretmenin yolu?
0
kibritsuyu
(28.10.08)
Valla bizdeki 2 televizyonda da dediğin sorun oluyor ancak çok çok küçük düzeyde. İnce ayar yaptığını var sayıyoruz tabi. O zaman bile düzelmiyorsa kablo tv'nin servis hattı gibi bişeyi vardı orayı arayıp soruver en temizi.

Bu arada tüm kanalları ayarladıktan sonra bi baktım birkaç tanesi yer değiştirmiş. Hala oturtamadılar be...
0
inugard
(28.10.08)
bende eskiden tntnin uzerine trt4 biniyordu şimdi de starın uzerine fox biniyor. eskiden kablolu yayın kablosunu cıkarıp havadan alınca tnt yi daha net oluodu sırf ona oyle frekans ayarlamıştım. kanal d den emin dilm ama bazı kanallar bikaç farklı frekansdan çıkıyor denemek lazım ama kablolu tvcilerin hiç birşey yapmayacağına eminim. hani isteseler bu kanalların yeri de değişmezdi ki adamlar uydudan aldıklarını çatadanak gonderiyor işte okadar. boyle tvnin havadan yayın çekme kabiliyetini sokup fln sıfırlarsan anca oyle olabilir de yazık gunah tv ye de
0
random blonde
(28.10.08)
(7)

arabaya lpg taktırmak

kibritsuyu
efendim 2001 model renault clio sahibiyim. araba 51.000 kilometrede. şu anda yaklaşık her hafta 50 liralık benzin alıyorum ve bir haftada tüketiyorum. (aylık 200 lira diyebiliriz).şimdi ben bu arabaya şöyle kalitelisinden (taksici işi zottiriklerinden değil atiker matiker sıralı otogaz) lpg taktırsa
efendim 2001 model renault clio sahibiyim. araba 51.000 kilometrede. şu anda yaklaşık her hafta 50 liralık benzin alıyorum ve bir haftada tüketiyorum. (aylık 200 lira diyebiliriz).

şimdi ben bu arabaya şöyle kalitelisinden (taksici işi zottiriklerinden değil atiker matiker sıralı otogaz) lpg taktırsam akıllıca olur mu? tesisata vereceğim parayı (ne kadar tutar onu da bilmiyorum) çıkarıp beni kâra geçirir mi? yoksa bu kadarlık kullanımda abes mi olur, benzinli mi devam edeyim?
0
kibritsuyu
(28.10.08)
şöyle bir zararı oluyor,amaaan nasılsa lpg ucuz diyip daha çok gezmeye başlıyosun,şehirlerarası falan yapıyosun,uzun vadede yararlı olur kanısındayım.
0
elbar
(28.10.08)
genel konuşayım: 10 ayda kendini amorti eder derler.

iyi bir sıralı lpg sistemi 1200 - 1500 liraya takılıyor. yakıt sarfiyatın yaklaşık 3/5 oranına iner. yani haftada 30 lira yakmaya başlarsın. oradan hesabını kitabını yap derim.

bana sorarsan çok yakmıyorsun. muhtemelen pek kârlı çıkmayacak.
0
dursunkaptan
(28.10.08)
kaba bir hesapla 15-18 ayda amorti edersin. hiç kârlı değil.
0
dursunkaptan
(28.10.08)
lpg doğaya daha az zarar veriyor. bunu da göz önünde bulundurun isterseniz.
0
s e ff a f
(28.10.08)
sızdırmazlık testi eziyetini de düşününüz.
0
theunforguven
(28.10.08)
aylık 100 ytl ye falan düşer ama sıralı taktırdığında yine benzin koymak zorundasın
0
enter saltman
(28.10.08)
git taktır abicim, düşünme yani
adam gibi bi montajcu bul atiker falan değil italyan olanlardan taktır. atiker de dandik ama kurtlar vadisi reklamları pahalı yapıyor onu.

ayda 100-110 liraya iner masrafın. tüketim stresinden kurtulursun. canın istediğinde istediğin yere gidersin.

arabana yazık diyenler olursa da al kendisini işlek bir lpg istasyonunda 15 dakika beklet görürsünüz o zaman hangi arabalara lpg takıldığını. fırsatın olursa kullanıcılarıyla da konuş, dandik montaj dışında şikayetçi görebileceğini sanmıyorum.
0
agk
(28.10.08)
(3)

klasörlerden dosya seçmece programı

kibritsuyu
şimdi bir klasör düşünün. bunun altında da 150 tane alt klasör var. her bir alt klasörde de 2005 yılından 2008 yılına kadar çeşitli tarihlerde kardedilmiş yüzlerce dosya.yapmak istediğim bu alt klasörlerdeki 2005-2007 arasında kaydedilmiş olanları alsın oradan çıkarsın, yine aynı isimli klasörlere k
şimdi bir klasör düşünün. bunun altında da 150 tane alt klasör var. her bir alt klasörde de 2005 yılından 2008 yılına kadar çeşitli tarihlerde kardedilmiş yüzlerce dosya.

yapmak istediğim bu alt klasörlerdeki 2005-2007 arasında kaydedilmiş olanları alsın oradan çıkarsın, yine aynı isimli klasörlere kaydetsin (prefiz falan ekleyebilirsek daha şahane olur) yani hepsini oralardan çıkarıp çuval gibi tek klasöre koymayacak, yine aynı isimli klasörlere koyacak (dediğim gibi aynı isimli olmakla beraber başına 2006_hede" diye prefix eklerse daha şahane olur). ben de eskileri yedekleyeceğim, klasörler temizlenecek.

mümkün mü programla? yoksa 150 klasörü sürükle bırak şeklinde mi temizleyeyim?
0
kibritsuyu
(23.10.08)
unix olsaydi su komutlar ise yarayabilirdi.

find . -type f -mtime 1000 -exec mv {} klasor_2005/ \;
find . -type f -mtime 730 -exec mv {} klasor_2006/ \;
find . -type f -mtime 365 -exec mv {} klasor_2007/ \;
0
fdegir
(23.10.08)
görünüm> ayrıntılar> oluşturulma (ya da değiştirilme) tarihi şeklinde sort edip sonra sürükle bırak yapsanız olmaz mı?
0
supergirl
(24.10.08)
@supergirl: 150 ayrı klasörde tek tek mi? zaten onu yapmayayım diye program arıyorum ya.
0
🌸kibritsuyu
(24.10.08)
(5)

kramp

kibritsuyu
geçen burada da tavsiye sormuştum. kilo vermek amaçlı yüzmeye başladım. en son cumartesi günü yüzerken toplamda 1400 metre, set olarak da 400 metre tamamlanacaktı ki son 25 metre dönüşünü yapıp duvarı tepiklememle birlikte sol bacağıma (bilek diz arasındaki kısmın arkası. adı neyse buranın) inanılma
geçen burada da tavsiye sormuştum. kilo vermek amaçlı yüzmeye başladım. en son cumartesi günü yüzerken toplamda 1400 metre, set olarak da 400 metre tamamlanacaktı ki son 25 metre dönüşünü yapıp duvarı tepiklememle birlikte sol bacağıma (bilek diz arasındaki kısmın arkası. adı neyse buranın) inanılmaz bir kramp girdi. durdum, kulvar ipine tutuna tutuna kenara gittim. uzun bir süre açılmadı (tek başıma olduğundan dizimi kendime çekip ayağımı da kendime doğru çekme hareketi yaparak açmaya çalıştım. yanlış mı yaptım bilmiyorum). tam geçti gibi olunca ayağımı oynatmamla yeniden girdi. epey bir süre havuzun içinde kıvrandım. hayır geçse çıkacam da geçmiyo ibne. neyse ben diyim 5 dakika, sen de 10 dakika sonra geçti gibi oldu. çıktım, seke seke gittim. iki gün oldu hala ağrıyor.

kesintisiz çok yüzdüğümden mi oldu, daha üçüncü günden toplamda mı abartmışım ondan mı oldu, en son 2 saat önce yemek yemiştim daha mı aç gitmeliydim ondan mı oldu, henüz hamlığım geçmedi ondan mı oldu, magnezyum eksiğim mi var acaba ondan mı oldu? nedir sizce?
0
kibritsuyu
(20.10.08)
kılınız varsa ve çok acil bir durumsa (yanınızda kimse yoksa mesela) son çare olarak kıl çekin o bölgeden. yoksa çimdikleyin. spordan sonra soda içmeye özen gösterin abartmadan, ter yoluyla vücudunuzun attığı minerallerin geri kazanılmasına yardımcı olacaktır. sodadan başka bu işlere yarayan özel içecekler de mevcut. kramp giren yeri spor yaptıktan sonra da esnetin mutlaka. toplanan laktik asidin dağıtılmasına yardımcı olur. kramp laktik asit birikmesinden kaynaklanır ve gidermenin yolu laktik asidi dağıtmaktır. bol açma-germe ve mineral takviyesi ile bu iş aşılır.
0
kopuk ucurtma
(20.10.08)
iyot eksikliğinden de kaynaklanabiliyormuş galiba kramplar ama seninki kas yorgunluğundan dolayı olmuşa benziyor. az da yüzmemişsin hani.. yazık kaslarına, abanma birden bu kadar :)
0
mortanius
(20.10.08)
tek el havuzun kenarında diğer el kasılan bacağın ayak parmağında. bacak dimdik, ayak parmağını kendine doğru çekiyorsun dolayısıyla ayak ile bacak arasındaki "yüzerken 180'e yaklaşan açı" neredeyse 90 derecenin altına düşüyor. kramp kısa sürede geçip havuzun kenarına cıkacak zamanı tanıyor. denizde olursa daha zor ve tehlikeli tabiki. onda da sırtüstü yatıp bişiler yapılabilir.

magnezyum ise kasları gevşetiyor. alakasız bir kas gerginliği nedeniyle içmeye basladım ve faydasını da gordum. uzun süreli kullanımda böbrekleri yoruyormuş. ancak vücutun bu büyük efora alışana kadar kullanabilirsin bir-iki paket.

bu arada hangi havuzdasın. anadolu yakasında mısın?
0
eleventh american esme has met
(20.10.08)
magnezyum ve potasyum eksikliği ve aşırı yüklenmenin bir sonucu. doğaldır. daha yavaş arttır antreman şiddetini ve sağlam bir multivitamin takviyesi al. potasyum için muz da yiyebilirsin her antreman öncesi.

kalf'a kramp girmesi meşhurdur. parmak uçlarını kendine doğru çekerek açacaksın krampı. can yakar ama çaresi bu.
0
arnold schwarzeneger
(20.10.08)
Magnezyum tozu oluyor eczanelerde. Evde bulamadım şimdi ama D ile başlıyordu adı...
0
inugard
(20.10.08)
(11)

ne yiyebilirim? - acil

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar.işyerindeyim. etrafımda sipariş verebileceğim onlarda yemekçi var. çok şükür yemeğe yetecek kadar param da var ama sorun şu ki kilo problemim aldı yürüdü. şimdi dürüm söylesem, sandviç söylesem, döner, tost, pide neyin söylesem yiyip vicdan azabı çekecem. salata yesem, yıkandı mı
sevgili arkadaşlar.

işyerindeyim. etrafımda sipariş verebileceğim onlarda yemekçi var. çok şükür yemeğe yetecek kadar param da var ama sorun şu ki kilo problemim aldı yürüdü. şimdi dürüm söylesem, sandviç söylesem, döner, tost, pide neyin söylesem yiyip vicdan azabı çekecem. salata yesem, yıkandı mı pis mi kurtlu mu şüpheye düşecem.

ne yiyim lan ben? kalorisi az olan, kilo alıcam ühühü diye vidan azabu çekmeden yiyebileceğim ne önerirsiniz? porsiyonu 10 ytl'den fazla da olmasın ama o kadar sosyetik değilim.

tekrar ediyorum her çeşit dükkanın ortasındayım. dışarıda yenebilecek bir şey olmalı, marketten matlıcan alıp musakka pişirecek vaktim yok.
0
kibritsuyu
(18.10.08)
haşlanmış sebze, tavuk gibi şeyler yiyebilirsiniz mesela.
0
chavezding
(18.10.08)
et al. et. katıksız et.
0
mortifera
(18.10.08)
salatalar niye pis onu anlamadım.

söğüş salatalık, domates isteyin. yoğurt, çorba. bunlar az zararlı.

garnitür sebzelerinden isteyin. biraz haslanmış et, biraz kepek ekmek filan.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
çorba
0
zen spider
(18.10.08)
ızgara gibi bişiler olabilir yanında da içecek olarak kola olmasın onun yerine meyve suyu ya da ayran olsun. ızgaralar da iyi pişsin. sipariş veriyom sanki allam ya :)

@mea maxima culpa; dışarda salata yerken insan tam emin olamıyor iyi yıkandı mı yıkanmadı mı marulu bilmemnesi diye. diğer yemeklerde de geçerli tabi bu da onlar en azından pişiyor diye insan teselli ediyor kendini.
0
light beam
(18.10.08)
ben de aynı kaygıdan mustaribim. kendiniz ton balığı alıp (seviyorsanız tabi) çeşitli varyasyonlar yapabilirsiniz. ya da balık + salata gibi şeyler sipariş edebilirsiniz. bir de bazı öğünleri corn flakes + süt kombosuyla geçiştirme şansınız var, baya tok tutuyor şerefsizler ve bence sağlıksız değil.
0
boshi
(18.10.08)
cesitli sandevicler (kepek ekmekli)
0
ermanen
(18.10.08)
ızgara tavuk yenmiştir. bilginize. ama yanında patates kızartması da gelmiş. dayanamadım ühühü.
0
🌸kibritsuyu
(19.10.08)
yav aynı dertten muzdaripiz. diceksin ki pattiz koymayın yanına. domates salatalık biraz fazla koyun. ühüüh.

ya bi de onun yanında gelen patatesler normal patates değil. iyice yağlanmış, beklemiş kötü patatesler. daha zararlı.
yuh yani yazarken canım çekti iyi mi.
0
mea maxima culpa
(19.10.08)
duyuruya haftada bir kez falan baktığımdan biraz geç gördüm sorunu. değirmen pastanesi var mı yakınlarında? çok güzel salata çeşitleri oluyor kızarmış tavuklu, jambonlu vs. içinde göbek, domates, mantar vs. de oluyor ve gayet doyurucu. bunlardan denemeni tavsiye ederim, hem de yıkandı mı korkusu duymazsın, ne de olsa değirmen neredeyse marka oldu.
0
kahlan amnell
(20.10.08)
tavuk eti. hem de lezzetlidir.
0
ymerdiveni
(27.10.08)
(14)

araya kaçan boxer

kibritsuyu
arkadaşlar bu boxer denen ibne don, yürüdükçe bacaklarımda yukarı doğru toplanıyor toplanıyor, affedersiniz kıçımın arasına giriyor. tanga oluyor. daha rahat olsun diye penye boxer aldım, biraz daha rahat ama bu da öyle. giydiğimde çok sıkmadan bacaklarımı sarıyor ama bir saat giyeyim, toplanıp aray
arkadaşlar bu boxer denen ibne don, yürüdükçe bacaklarımda yukarı doğru toplanıyor toplanıyor, affedersiniz kıçımın arasına giriyor. tanga oluyor. daha rahat olsun diye penye boxer aldım, biraz daha rahat ama bu da öyle. giydiğimde çok sıkmadan bacaklarımı sarıyor ama bir saat giyeyim, toplanıp araya kaçıyor. herkeste böyle mi bu, yoksa benim g.tümde mi bi anormallik var?
0
kibritsuyu
(14.10.08)
Boxer'a bakar. Fazlasıyla pamukluysa evet, araya kaçıyor. (Kendimden biliyorum) Bu nedenle biraz sentetik olsa iyi olur, en azından kaçmaz. (Tabi, fazla sentetik de çok terletiyor. Bilginize)
0
hlathguth
(14.10.08)
şu dar olan boxerlardan deneyebilirsin. ya da öze dönüş yapıp slip dona dönebilirsin.
0
teritori
(14.10.08)
yok yok bende geniş boxer giydiğimde öyle oluyo.
bir beden küçük denedim o iyiydi.
sende bir dene. olmazsa kaba etinde sorun var demektir. pek kaba gibi gelmedi bana ama...
0
etna
(14.10.08)
götü saran boxer giyersen büyük ölçüde önüne geçersin bu problemin. hani slip gibi dar ama boxer modeli. en rahatı onlar bence. optimum çözüm.
0
chavezding
(14.10.08)
ya şu arka tarafı ortadan dikişli değil de, U şeklinde olan boxerlar yapımıyo der benim beyim. ben bilmem o bilir ayrıca.
0
zkurmus
(14.10.08)
Bol boxer'lar oluyor evet.
0
ermanen
(14.10.08)
Slip iç çamaşırları ya da dar boxer'lar kesinlikle kullanmayın derim. Sağlıksızmış. Sperm kalitesini düşürüyormuş. İtalyan erkekleri bu yüzden gebe bırakan spermlerinin özelliklerini hafif hafif kaybetmektelermiş. Bilginize derim. :)

Sözlükteki "sperm kalitesi" başlığındaki entry'mden aynen alıntı yapıyorum:

"alkol, sigara, obezite, stres, uykusuzluk ve bunlar gibi vücudu tek başına etkileyen ne varsa, tümünden etkilenir. ayrıca, iç çamaşırların slip olmasından da etkilendiği yapılan son araştırmalarda kanıtlanmıştır ve sürekli slip giyen erkeklerin sperm kalitesinde fark edilir bir düşüş görülmüştür."

Bu arada, bu sorun herkeste var sanırım. hlathguth'a katılıyorum bu konuda. %100 pamuklu olmayanları tercih ediniz.
0
nuage
(14.10.08)
divit'e katılıyorum. kompedanlardan 2 liralık seher yıldızı boxer alıyorum. kesinlikle sorun çıkartmıyor. deneyiniz.
0
insanimsi
(14.10.08)
@insanımsı seher yıldızı da %100 pamuk hakkını yemeyelim şimdi heheheh
0
blackidom
(14.10.08)
yaz aylarında bu durumlara terleme de ekleneceğine göre don giymeyin derim. şortun içinde kendine ait donlar var. onlardan seri üretim yapılmalı.
0
yoktan adam
(15.10.08)
ilginctir bende o götü saran boxer lar kıcımın arasına gırıyor.şort boxer giyiyorum hep.onda daha rahat edıyorum.

birde cok dusuk bel gıyıyosanız yada pant ı dusuruyosanız boxer kendılıgınden yukarı cıktıgı ıcın kıcımın arasına gırıyor benım.boyle bı anım vardı paylasmak istedim..
0
isott
(15.10.08)
şimdi merak ettim, herkeste böyle bir sorun var neredeyse(ben de mağdur idim),ama boxer üreticileri adam gibi bir don üretemiyorlar mı diye sormadan edemiyorum,türk erkeği mi değil bunu yapanlar yoksa onların mı g.tü mü farklı anlamadım?

bu arada çözüm bahsedilen sentetik-pamuk karışımı ve bacak tarafı bol olanlar.
0
yurdum insanı
(15.10.08)
pantolon bedeninden geniş boxer almaktan veya boxerın ağının pantolon ağından daha geniş olması sebebiyle oluyordur. zamanında bende de oluyordu daha sonra pantolona uygun boxer seçmeyi öğrenerek çözdüm problemi. artık bedene tam oturan boxerlardan kullanıyorum (marks and spencer tavsiye ederim) en rahat bunlar kullanılıyor ama %100 pamuklu olma koşuluyla.
0
fakeinvoice
(15.10.08)
Kumaşla pek ilgisi yok, daha çok kesimden ve bedenden kaynaklı.
Başka beden, olmadı başka marka almayı deneyin.
0
386 dx
(15.10.08)
(6)

yüzme programı

kibritsuyu
kilo verebilmek için sorduğum onca soruya verilen ceapların hiçbirini yapamadım. kilom hala aynı duruyor. artık kesin kararlıyım, yüzeceğim. havuzumun seansları birer buçuk saatlik. haftada 3 gün (çarşamba, cuma pazar veya çarşamba cumartesi pazar) şeklinde gidip birer buçuk saat yüzmeyi düşünüyorum
kilo verebilmek için sorduğum onca soruya verilen ceapların hiçbirini yapamadım. kilom hala aynı duruyor. artık kesin kararlıyım, yüzeceğim. havuzumun seansları birer buçuk saatlik. haftada 3 gün (çarşamba, cuma pazar veya çarşamba cumartesi pazar) şeklinde gidip birer buçuk saat yüzmeyi düşünüyorum. uzun zamandır yüzmediğimden bir anda abartıp kesilmek de istemiyorum.

bana şöyle kasmayan bir başlangıçla giderek artan bir program önerebilir misiniz? haftada 3 gün birer buçuk saat yeterli midir, az mıdır? 1,5 saatin 1,5 saatini de non stop yüzüyor değilim. birer ikişer dakika havuz kenarına tutunup dinleniyorum. yapmayayım mı bunu acaba? bu şekilde ne kadar devam etsem sonuçlarını görmeye başlarım? iki kulaçta mı nefes almalıyımi üç kulaçta mı nefes almalıyım (iki taraftan da kafamı çıkarıp nefes alabilirim) hangisi nefesimi daha kontrollü kullanmamı sağlar? kurbağalama mı yüzeyim, krol mü yüzeyim ne yapayım?
0
kibritsuyu
(10.10.08)
dört kulaçta bir nefes almak en sağlıklısıdır, üç de kabul edilebilir. yani en azından daha iblis yaşlarındayken hocam öyle demişti. sadece buna cevap verebileceğim :)
0
teritori
(10.10.08)
serbest stil yüz kelebek biliyorsan o da olabilir tabiki arada dinlen. nefes alma konusunu sen kendin belirle hızına nefesine yorgunluğa göre değiştir. genelde 3te 1 al bence..
0
orange coffee
(10.10.08)
madem spor yapacaksınız, bir diyetisyene gidin ve size bir diyet programı hazırlasın.. sporla beraber kesinlikle işe yarayacaktır..
0
ayheytmayselfenvanttuday
(10.10.08)
yüzmede, fizyoloji mekanik ve metod. ahmet bozdoğan'ın bu kitabını edinin derim ben. burda genel antrenman yöntemleri ve aklınıza takılan çoğu soru için tatmin edici cevaplar bulabilirsiniz. şimdi biz burda ne desek eksik kalacak. sporu geçici bir zayıflama aracından ziyade yaşam şekli olarak göreceksen burda yazılan birçok başlığı bilmen seni mutlu edecektir. yok zayıflayayım yeter dersen birgün yeniden kilo alacağını söylemem pek güzel kaçmayacaktır şu güzel ortamda.
0
o ben degilim
(10.10.08)
kilo vermek için 5 gün yüzersen iyi olur.

tecrübe konuşuyor. 3 gün varolan kiloyu korumak için iyidir.

1,5 saat abartma bence. 1 saat yeterli. 3-4 dakika yüz, 1-2 dakika yine ayaklarını filan sallayarak dinlen. çok yüksek teknik bilemicem ama sırtüstü de yüzebilirsin. ben öyle yapıyorum.

yüzmenin dışında dumble çalışması yap, kasların artsın ve sarkmasın diye.
0
mea maxima culpa
(10.10.08)
serbest ve yüzebiliyorsan kelebek yüz diyeceğim ama kelebek yüzmek için bazı anaerobik idmanlar ve sağlam bir teknik gerekebilir, bu yüzden serbest yüz.kurbağayı set aralarında ve idman sonlarında yumuşarken yüzersin.2 kol bir nefes de alabilirsin 7 kol bir nefes de.ancak catch-up yüzmeyeceğin sürece tek sayıların senkronu daha iyi olabilir bu yüzden 3 veya 5 kol bir nefes senin için iyi olabilir.arada estikçe 2 de yapabilirsin.buna pek takılma, hipoxi idman yapmayacağın için pek mühim değil.
öncelikle önemli olan bir buçuk saat yüzmen değil, o bir buçuk saatte ne kadar yüzdüğündür.1000-1500 arası mesafe senin için gayet geçerli.başlarda 700-800 de kalabilirsin, normalde bu durumda antrenör faktörü devreye girip sana yüzmen gereken mesafeyi "seve seve" yüzdürür ama dediğim gibi müsabık sporcu olmak gibi bir amaç taşımadığın için böle bir durum söz konusu değil, bu da gelişiminin yavaşlamasına sebep olabilir.bu yüzden yanına bu görevi kısmen üstlenecek birini alırsan -her ne kadar antrenörlükle alakası olmasa da sana yardımcı olabilir ve gelişimini hızlandırır.
önce 300-400 mt ısın.amacın gereği çok zor setler yapıp, intervallere yüklenmenin manası yok ama bazı hafif ve basit setleri yapman yararına olur.4x100 mt 3 dk içi yapabilirsin(gerçi 100mt dereceni bilmiyorum ama).arada 100 mt kadar yumuşayıp 1-2 dk dinlendikten sonra 6-8x50 1.20-30 içi yapabilirsin.ancak dediğim gibi bunlar çok basit programlar.daha iyilerini istersen 1000-1500 mt ye ulaştıktan sonra sana idman yazacak bir antrenör bul, bulamazsan bir yüzücü bul, onu da bulamazsan msg la bana ulaşabilirsin..antrenör değil, sadece yüzücüyüm ama senin amacını taşıyan birine yardımcı olabilirim sanırım.ama dediğim gibi bir antrenör bulman çok çok daha iyi olur.
ve son olarak; yediğine, içtiğine dikkat et, iyi beslen ve dinlen.kola ve türevlerini içme, fast food tüketme, sigara ve içikiyi yazmıyorum bile...eğer idmanların hakkını verirsen istediğini yiyerek (ev yemekleri, aşırıya kaçmadan ekmek, sebze, meyve) kilonu normal seviyeye çekebilirsin, kas yapını geliştirmende cabası.ancak acı olmadan gelişme olmaz, devamlılık ve fedakarlık yapmalısın.unutmamak gerekir ki yüzme en zor sporlardan biridir ve fazlaca disiplin gerektirir.kolay gelsin...
edit:zayıflayamazsın denmiş lakin, bu yazdıklarım zaten 2-3 ay çalışmana dayanan şeyler değil.uzun vadede mutlaka yararını göreceksin, tabi ki profesyonel anlamda yapılmadığı için sonuçları geç alınıcaktır ama bahsettiğim koşullarla şu an ki durumundan çok çok daha iyi olacağın kesin.
0
gabbelloto
(10.10.08)
(5)

usb portunun voltajı emmesi

kibritsuyu
salak bir başlık oldu. olay şudur arkadaşlar.şimdi Canon Powershot A610 makinemde CHDK denilen programla birlikte kullanmak üzere forumlarda gördüğüm bir deklanşör tetiği var. Makinedeki USB veri aktarma portuna takılan bir devre ile kablolu uzaktan kumanda yapılıyor. şöyle de basit bir devre şeması
salak bir başlık oldu. olay şudur arkadaşlar.

şimdi Canon Powershot A610 makinemde CHDK denilen programla birlikte kullanmak üzere forumlarda gördüğüm bir deklanşör tetiği var. Makinedeki USB veri aktarma portuna takılan bir devre ile kablolu uzaktan kumanda yapılıyor. şöyle de basit bir devre şeması var:

chdk.wikia.com

görüldüğü gibi devrenin tek yapacağı şey, düğmeye basıldığında pildeki 3V gerilimi usb kablosu vasıtasıyla makineye aktarmak. gittim aldım malzemeleri, bir adet devreye lehimlenecek dişi USB portu, bir adet pil yuvası, bir adet düğme ve bir adet de delikli kart. uğraş didin yaptım devreyi (lehimleme konusunda yardımcı olan duyuru ahalisine teşekkürler). bağlantıların doğru olduğuna (artısı eksisi falan) eminim. ölçü aletiyle devredeki lehim üstünden probları USB portunun bacaklarına değdirerek bakıyorum, düğmeye basınca 3V elektrik geliyor, güzel. lakin ölçü aletinin problarını usb portunun içine sokup oraya değdirerek bakınca 3V oraya gelmiyor. sıfır nokta bilmemkaç geliyor. USB portunun devreye lehimli bacaklarına gelen elektrik, içine gelmiyor. dolayısıyla çalışmıyor bu nane. USB portu bütün elektriği emiyor. niye böyle? bir şeyi yanlış mı yapıyorum? USB portlarının böyle bir özelliği mi vardır?
0
kibritsuyu
(06.10.08)
Anlamadım ben şimdi. USB portunun bacaklarıyla usb portunun içinin farkı ne?
0
386 dx
(06.10.08)
hah işte ben de onu anlamadım. sorunun ta kendisi o zaten.
0
🌸kibritsuyu
(06.10.08)
sıfır nokta bilmemkaç değeri çok küçükse acaba toprak ile istenmeyen temas mı buluyor diye düşündüm?

bu arada portun dışı toprak oluyor. bacaklardan geliyor güç.
0
tom riddle
(06.10.08)
dışı iletken. problerı içine sokarken haliyle elim değiyor. istemeden topraklıyor muyum kendi üstümden acaba? ama alet de istediğim gibi çalışmıyor. bir de elimi değmemeye çalışarak deneyeyim.
0
🌸kibritsuyu
(06.10.08)
Lehim sorularının kaynağı belli oldu ha :D

portun öyle bir özelliği yok,
eğer port içinde kısa devre olsaydı yada port bütün voltajı emseydi lehim üzerinden ölçtüğün zamandada 3 volt okuyamazdın oradan. ya tam iyi lehimleyemedin (ısrar ediyorum bak, ciddiyim getir ben yaparım :)
yada probları dişi soketin içine soktuğun zaman birbirine yada dış kabına değdirip o anda kısa devre oluşturuyorsun. ölçüm yaparken probların ucuna birer tel sar, prob yerine tellerin uclarını değdir, kısa devre yapma ihtimalin azalır.
+
pili falan devreden çıkar, ölçü aletini kısa devre ölçme moduna al (buzzer da yazabilir, probları birbirine değdirdiğin zaman ses çıkacak aletten). porttaki bütün bacakları ölç. bir ucunu portun içine, diğerini delikli karttaki lehime. sırayla bak bakayım bir kopukluk var mı?

kart üzerinden portun bacaklarını sırayla ölç (1-2 numaralıları,1-,3,1-4,2-3,2-4..) herhangi bir kısa devre varmı bak.
0
vincenzo
(06.10.08)
(3)

lost'tan bir şarkı --hafif spoiler--

kibritsuyu
arkadaşlar lost diye arattım, sonuçlar içinde bulamadım. 2x01'in en başında desmond'ı hatch'in içinde ilk defa gördüğümüz zaman (spor yapıp duş alırken falan) plağını koyup dinlediği şarkı nedir acaba?
arkadaşlar lost diye arattım, sonuçlar içinde bulamadım.

2x01'in en başında desmond'ı hatch'in içinde ilk defa gördüğümüz zaman (spor yapıp duş alırken falan) plağını koyup dinlediği şarkı nedir acaba?
0
kibritsuyu
(03.10.08)
const ant
(03.10.08)
the mamas and papas'da make your own kind of music
0
yazar kasa
(03.10.08)
ayrıca diziyi izlerken aa güzelmiş nerden bulabilirim ki dediğin her şarkı için
(bkz: lostpedia)
0
dambil
(03.10.08)
(8)

e-bildirge

kibritsuyu
Sevgili arkdaşlar.http://www.sgk.gov.tr adresine girip, yukarıdan "işveren"i seçip, çıkan sayfadaki "E-bildirge" yazısının yanındaki "Aç"a tıklamayı bir deneyebilir misiniz? Bunu bir tek ben mi açamıyorum, yoksa hiçbir yerde mi açılmıyor koduğumun sayfası bilmek istiyorum.
Sevgili arkdaşlar.

www.sgk.gov.tr adresine girip, yukarıdan "işveren"i seçip, çıkan sayfadaki "E-bildirge" yazısının yanındaki "Aç"a tıklamayı bir deneyebilir misiniz? Bunu bir tek ben mi açamıyorum, yoksa hiçbir yerde mi açılmıyor koduğumun sayfası bilmek istiyorum.
0
kibritsuyu
(29.09.08)
veya direkt olarak ebildirge.ssk.gov.tr adresini de deneyebilirsiniz. Sayfa açılsın yeter. açıldıktan sonra çıkan "bu sayfa kapatılmaya çalışılıyor" nanesi çıkıyorsa mesele yok. Sayfa tasarlayan göt webmasterın dönüp bir yaptığına bakmaması nedeniyle çıkıyor o.
0
🌸kibritsuyu
(29.09.08)
iki şekildede denedim iki şekildede açılıyor. firefox 3.0.3 ile
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
denedim
"500- Internal Server Error
The server encountered an internal error or misconfiguration and was unable to complete your request.
Please contact the server administrator, [email protected] and inform them of the time the error occurred, and anything you might have done that may have caused the error.
More information about this error may be available in the server error log."

şeklinde bir hata verdi. (edit: maxthon 2)
0
paradoxical
(29.09.08)
cevabı yazdığım sırada açılıyordu şuan açılmıyor.
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
yalnız değilim demek ki. teşekkürler. arada gelip gidiyor ama genelde açılmıyor bende de. illa son güne kalacaz demek ki. son gün de açılmazsa ziki tuttuk demektir.
0
🌸kibritsuyu
(29.09.08)
admin kontak mailini de guncellememis. o ne oyle [email protected].
kimlerin eline neler teslim ediliyor yahu.
0
fdegir
(29.09.08)
şuan açılıyor dene istersen
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
aman diyeyim, e-bildirge "genel davranış" olarak arada böyle şeyler çok yapıyor. hele ki sgk.gov.tr'ye taşındıktan sonra kimi zaman hiç açılmıyor, kimi zaman onay almıyor. birkaç gün de düzeltemeyebiliyorlar. o yüzden son güne bırakmamakta fayda var.
0
fang
(29.09.08)
(2)

duyuru editleyemeyen bir ben miyim?

kibritsuyu
yoksa bir bug mı oluştu, matrix'te kayma mı var, nedir?
yoksa bir bug mı oluştu, matrix'te kayma mı var, nedir?
0
kibritsuyu
(27.09.08)
opera 9/vista
sorun yok.
0
trimpot
(27.09.08)
allah allah iyice karı$tıralım o zaman.

ff3 on xp > canavar gibi düdüklüyorum

(lol)
0
durum serserisi
(27.09.08)
(3)

günübirlik istanbul

kibritsuyu
efenim iki sene önce eşimle ankara'dan günübirlik istanbul'a gelip, gezip akşama da dönmüştük. yine yapalım diyoruz fırtına falan yoksa. ama aynı şeyi de yapmak istemiyoruz. planımız şuydu iki sene önce.1. fatih ekspresi'ne bin, sabah 7'de haydarpaşa'ya in.2. vapurla karaköy'e geç, kahvaltı yap, eli
efenim iki sene önce eşimle ankara'dan günübirlik istanbul'a gelip, gezip akşama da dönmüştük. yine yapalım diyoruz fırtına falan yoksa. ama aynı şeyi de yapmak istemiyoruz. planımız şuydu iki sene önce.

1. fatih ekspresi'ne bin, sabah 7'de haydarpaşa'ya in.
2. vapurla karaköy'e geç, kahvaltı yap, elini yüzünü yıka.
3. yürüyerek eminönü'ne geç, mısır çarşısı neyin gez. saat 10'a kadar oyalan.
4. 10'da boğaz turu vapuruna bin, baştan başa boğazı gez, anadolu kavağı'nda balık ye, geri dön.
5. eminönü'nde vapudan in, yürüyerek karaköy'e geç.
6. tünele bin istiklal'e çık. bi de orda turla, bira iç midye tava ye.
7. geri dön tünele bin, karaköy'e in. vapura bin. saate bak, trene çok varsa kadıköy'de in, bi de orayı turla vakit geçir, tren saatinde haydarpaşa'ya git. vakit yoksa direkt haydarpaşa'ya git.
8. fatih ekspresi'ne bin geri dön.

bu sene de aynı şeyi yapmamamız için alternatifleriniz var mı? ikimiz de istanbul cahiliyiz. şu kara şehirde hasretini en çok çektiğimiz şey deniz olduğundan, deniz içeren aktiviteler harika olur. adalar falan mesela.
0
kibritsuyu
(27.09.08)
kahvaltıyı çengelköy de yapabilirsiniz bu defa, bayramda hava o kadar kötü olmayacakmış sanırım deniz kıyısında bir yürüyüş iyi olabilir o taraflarda.
0
patricia teyze
(27.09.08)
1. tekrar trenle gel haydarpaşada in
2. kadıköye yürü
3. hava güzelse ya çarşı içinden beyazfırnın sıcak peynirli poğaçalarından al ya da bahariyede ki inci pastaneinden karışık pizza al modaya yürü sahilde ki bi çaybahçesine oturup çıkındakileri mideye indir.
4.hava kötüyse beyaz fırında ayaküstü peynirli poğaça ve limonata ile kahvaltını yap.
5. kadıköy çarşının içinde ki baylan pastanesine otur kupgriye veya kesatneli mus ye.
6. ordan bin dolmuşa bostancu vapur iskelesine git.
7. büyük adaya geç ada havası al gez toz fayton turu yap bira iç.
8. heybeli adaya geç halki diye bi rum meyhanesi var ufacık ama güzel biyer orda denizbörülcesi, midye tava, ve pazarlık edip balık ye (bütçe aşmaması için bu mevsimde istavrit hem lezzetli hem ucuz olur.) yanında da rakı bira ne varsa :)
9. ada da tren zamanıyla vapurdan dönüş zamanını senkronlayıp drek bostancıdan trene binebilirsin.
Not: özel bi yemek veya mekan tercihiniz varsa ona göre de bi plan çıkarabilirim. iyi gezmeler ....
0
horozbina
(27.09.08)
Mutlaka Eminönü tarafına gidecekseniz bir Sultanahmet, bir Ayasofya da gezilebilir, vay anam vay denilebilir.

Boğaz gezisi karadan yapılabilir, Ortaköy'de Bebek'te takılınabilir.

Kitap seven insanlarsanız İstiklal'de Robinson Crusoe 389 a uğranabilir.
0
sui
(27.09.08)
(6)

lehim nasıl yapılır v2

kibritsuyu
öncelikle (git: 40004) şurada sormuştum lehim nasıl yapılır diye, eksik olmayın cevaplar geldi. eski havyanın ucu da yamulmuş zaten. gittim yeni havya aldım, ucu incecik, güzel. lehim de aldım daha kaliteli dediler.lakin olmuyor arkadaş. yüzeyi ısıt, lehimi havyaya değdirme deniyor. yüzey ısınmıyor
öncelikle (git: 40004) şurada sormuştum lehim nasıl yapılır diye, eksik olmayın cevaplar geldi. eski havyanın ucu da yamulmuş zaten. gittim yeni havya aldım, ucu incecik, güzel. lehim de aldım daha kaliteli dediler.

lakin olmuyor arkadaş. yüzeyi ısıt, lehimi havyaya değdirme deniyor. yüzey ısınmıyor anasını satayım. plastik pcb denilen kart iki saatt tuttum ısınmıyor yok. karttaki devre elemanının bacağı 2 mm bi şey kısacık. onu ısıtayım desem, onu ısıtırken lehimi havyaya değdirmeden nasıl basıcam? illa ki değiyor, değdi mi de havyanın ucunda kalıyor. olmuyor bir dürlü. boş kartta deneme yapmak için yapıyorum olmuyor, sırf deneme yapayım diye aldığım dirençlerden birini takıp deniyorum olmuyor. nedir sırrı bu işin yahu?
0
kibritsuyu
(25.09.08)
kartin üstünde delik var mi? yani devre elemani dedigin kondansator ya da her neyse onun bacaklarindan bu delige soksan, karti cevirip arkasindan bassan lehimi?
0
trimpot
(25.09.08)
kart delikli. direncin bacağını soktum delikten. dendiği gibi bacağı ısıtıyorum ısıtıyorum ısınmıyor. yani lehim erimiyor. o lehim havyanın ucuna değmeden siksen erimiyor arkadaş. değince de ucunda kalıyor.
0
🌸kibritsuyu
(25.09.08)
Alla alla
şimdi kendi havyamdan örnek vereyim
havyamın ucunun heryeri aynı şekilde eritmez, havyanın ucunda çok küçük bir kısım var parlak hep orasıyla yaparım.
şimdi yüzeyi ısıtacaksan havyanın ucu yüzeye nekadar temas ederse yüzey okadar ısınır (tabi bu yüzeyin çok büyük olmaması lazım çapı 5mm falan) sen havyanın sivri ucuyla dokunursan biraz zor ısınır, en güzeli havyanın ucuna çok az lehim alman (ucuna yapışsın) sonra o az lehimle beraber yüzeye değdir. bir parçayı herhangi bir yere lehimlerken, lehimlenecek yüzey ve parçanın bacağına havyanın ucuyla (hani demiştim ya havyanın parlak olan, sürekli lehim yaptığın kısmı) bastır az bişey lehim dokundur, farkedeceksin, lehim parçanın ayağına yapışacak, sen biraz daha lehim sürünce, yüzeyde ısındığından dolayı hemen yapışacaktır.
olmadı avrupa yakasındaysan uygun bir vakitte süper öğretebilirim
0
vincenzo
(25.09.08)
elemanı pcb'deki bakır deliğe düzgün şekilde tutturmak için:

1-) pcb'yi zımpara veya sünger gibi bişeyle temizleyin. parlasın.
2-) havyanın ucunun temizliğinden ve yeteri kadar ısındığından ve emin olun. 5-10 dakka kadar sürer.
3-) sakın havyayı bakır deliğe veya elemanın bacağına dayayıp beklemeyin. bakır delik kalkar. eleman (cinsine göre) zarar görebilir.
4-) elemanın bacağını delikten geçirdikten sonra kesmeyin.
5-) lehimi bakır deliğe ve elemanın bacağına temas edecek şekilde tutun.
6-) havyayı lehimin üstüne bastırın. lehim eriyecek ve hem bakırı hem de elemanın bacağını tutmaya başlayacaktır.
7-) lehim eriyip tutundukça teli oraya basmaya devam edin.
8-) yeteri kadar lehim bakır deliğe ve elemanın bacağına tutunduğunda lehim telini çekin. havyayı çekmeyin.
9-) teli çektikten sonra havyayı biraz daha orda tutun. böylece erimiş lehim kusursuz bir form alacaktır.
10-) sonra elemanın bacağının kalan kısmını düzgünce kesin.
0
cruor
(25.09.08)
kullandığın lehim telinin çapı nedir? ne kadar ince olursa tel o kadar rahat erir mesela 0.5 yada 0.3mm gibi. 1.2mmlik tel kullanıyorsan eğer tel değdiği yuzey kucuk olduğu için erimeye fırsat bulamıyor olabilir
0
zapake
(25.09.08)
amcam burada pek gozel anlatmis

www.youtube.com
0
osuruklu
(25.09.08)
(2)

nod32 güncellemesi ve java tabanlı oyun

kibritsuyu
ne alakası var diyeceksiniz ama öyle. http://www.aylak.com adresinde okey oynarken (java runtime bilmemne kullanan oyun), nod32 güncelleme yapıyorsa, o güncelleme dosyasının indirilmesi esnasında mıdır, indirilip yüklenmesi esnasında mıdır nedir, oyun kilittleniyor. taş çekilmiyor, taş alınmıyor. ta
ne alakası var diyeceksiniz ama öyle. www.aylak.com adresinde okey oynarken (java runtime bilmemne kullanan oyun), nod32 güncelleme yapıyorsa, o güncelleme dosyasının indirilmesi esnasında mıdır, indirilip yüklenmesi esnasında mıdır nedir, oyun kilittleniyor. taş çekilmiyor, taş alınmıyor. taa ki sağ altta "nod32 imza sürümü bilmemkaça güncellenmiştir" balonu çıkana kadar. başka bilgisayarda olmuyor. tek bir bilgisayarda oluyor bu. windows xp home yüklü. her bir şeyi full güncel.

niye oluyor bu?
0
kibritsuyu
(22.09.08)
nod32 güncelleme esnasinda epeyce ram yiyor ve cpu dalgasini yoruyor. bununla alakali olabilir diyecegim fakat sadece bu oyunu oynarken sorun yasiyorsaniz bilemiyorum.
0
trimpot
(22.09.08)
oyun online bir oyunsa aynı portu kullandıklarından olabilir. varsa nod32 de port ayarını değiştirip bir deneyin derim.
0
cashkopat
(22.09.08)
(6)

iki ayrı soru 1. balon, 2. sapan

kibritsuyu
1. bir balonun patlama hızı nedir aşağı yukarı? yani benim iğneyi sokmamla, balonun sönmesi ne kadar hızlı gerçekleşir? Bir tabanca mermisinin namludan çıkış hızından yavaş mıdır, hızlı mıdır?2. sapan lazım bana. ya da onun gibi hızlı taş atabilecek bir şey. şehrin göbeğinde ağaç bulup dalını kesebi
1. bir balonun patlama hızı nedir aşağı yukarı? yani benim iğneyi sokmamla, balonun sönmesi ne kadar hızlı gerçekleşir? Bir tabanca mermisinin namludan çıkış hızından yavaş mıdır, hızlı mıdır?

2. sapan lazım bana. ya da onun gibi hızlı taş atabilecek bir şey. şehrin göbeğinde ağaç bulup dalını kesebilsem kendim yaparım da mümkün değil. hazırı var mıdır satılan?
0
kibritsuyu
(20.09.08)
2-şaka malzemeleri satan dükkanlardan bulabilirsin.

kadıköy çarşısının alt katında şaka malzemeleri satan böyle bir yer var, imkan varsa sorabilirsin.
0
lejant
(20.09.08)
1. Böyle balon patlatmalı hızlı kamera çekimleri var onları inceleyebilirsin. Kanımca balonun gerginliğiyle alakalı bu dediğin hız, değişkendir yani. Hem o görüntüleri izlersen mermiden yavaş olduğunu görürsün...
0
inugard
(20.09.08)
heh bütün amacım o çekimlerden yapabilmek zaten :) balonu yakalıyorum da acep silahım olsa onu da yakalar mı diye merak içindeyim. sapan da bardak patlatmak için lazım :)
0
🌸kibritsuyu
(20.09.08)
saniyenin onda biri kadar ediyor aşağı yukarı, bu videodakine göre hesaplarsak:

www.youtube.com

silahın olsa yakalar tabi
ama içinin su dolu olduğunu farz edersek... diğer türlü neyi yakaladığını bile fark edemeyiz.
0
mortifera
(20.09.08)
Sapan değil, sihal değil de havalı silah kullanırsan olabilir. Olmadı boncuklu tüfek al o daha yavaş atar ama patlatır yani =P
Bu arada yanan ampül patlatmaca da güzel gözüküyo highspeedde =)
0
inugard
(20.09.08)
sapanla atılan taşın bardağı homojen kıracağını sanmıyorum olsa olsa bi tarafını kırıp duracktır içinde. yere düşerken çekseniz mesela daha güzel olmaz mı. klişedir biraz ama estetiği vardır her zaman için :) içinede renkli bi sıvı koyarsınız hatta tadından yenmez :)
0
kojiro
(20.09.08)
(7)

su analizi kaça yapılır, kim yapar?

kibritsuyu
arkadaş bu melih gökçek'in suyumuz temiz zırvalarından gına geldi. sapsarı akıyor, leş gibi kokuyor. sahurda ağzımı çalkalıyorum, bütün gün leş gibi oluyor ağzım. yeter lan. adam ivedik arıtma teisisnde yeni arıtılmış suyu alıp analiz ettiriyor, temiz diyor, artık o su bana gelene kadar boruda mı te
arkadaş bu melih gökçek'in suyumuz temiz zırvalarından gına geldi. sapsarı akıyor, leş gibi kokuyor. sahurda ağzımı çalkalıyorum, bütün gün leş gibi oluyor ağzım. yeter lan. adam ivedik arıtma teisisnde yeni arıtılmış suyu alıp analiz ettiriyor, temiz diyor, artık o su bana gelene kadar boruda mı tepkimeye giriyor, arsenikle borunun pasları mı sökülüyor ne oluyorsa bok gibi olup akıyor musluğumdan.

yeter artık bıktım, parası neyse verecem, eve noter getirip huzurunda musluktan örnek aldıracam ve götürüp analizini yaptıracam. açıkladığı değerlerden farklı çıkarsa da tazminat davası açıcam. farklı çıkmazsa da bütün masrafım götüme girsin. noteri ben hallederim de şu suyun analizini kim yapıyorsa kaça yapıyorsa bilen varsa bir zahmet yazsın.

hıfzısıhha falan yapıyor da benim kavanoza koyup götürdüğüm suyu da analiz eder mi, yoksa "sitter lan ordan hersu getireni analiz etseydik baş edemezdik" der mi? yani mesele orada. yoksa her yer yapıyor.
0
kibritsuyu
(19.09.08)
ornekleri kendileri alıyor, alması gerekiyor.

tuv de yapabilir analizi sanırım. ya da uni ler de yapar.
0
bryan fury
(19.09.08)
üniversitelerin laboratuvarlarında yapıyor olmaları lazım. emin olamadım pek gerçi şimdi.
0
moroff
(19.09.08)
çevre ve/veya kimya mühendislikleri yapıyorlar. buralara danışınız.
0
lejant
(19.09.08)
ayrıca resmi özellik taşıması için üniversiteler veya tüv tübitak gibi kurumlardan teknik rapor almanız gerek diye biliyorum, yanlış olduğunu sanmıyorum.
0
lejant
(19.09.08)
bizim bölüm yapıyo bunu,hatta yapmış bi de duyurmuş, ben de bu vesile ile duyurmuş olayım ankara'nın içme su raporunu. illa yaptırıcam diyosanız, analiz labaratuvarları diye bölüm var sitede:

enve.metu.edu.tr

ayrıca okumak isteyenler için,bölüm başkanımızın açıklaması :

enve.metu.edu.tr
0
kanuniye
(19.09.08)
girip uzun uzun okumak istemeyenler için özet :
çıkış parametreleri temiz,koliform seviyesi normal,THM(kanser yapıcı madde oluşturabilen madde)ler de normal . yalnız evlere dağıtılırken ara dezenfeksiyonun yetersizliği nedeniyle evlere girerken koliform seviyesi yüksek, ama parametreler ve THM yine de kabul edilebilir düzeyde. yani ankara'nın suyu bakteriyolojik olarak sorunlu :) hasta edebilirmiş.
0
kanuniye
(19.09.08)
hıfzısıhhaya gidip önce şişe alacaksın sana numuneyi nasıl alacğını da anlatırlar, numuneyi alıp tekrar hıfzısıhhaya gidip numuneni verebilirsin, sadece mikrobiyolojik analiz yaptıracaksan ona göre ücretlendirmesi olur, yok diğer şeylerede bakacaksan hıfzısıhha yaparmı bilmiyorum ama gıda laboratuvarlarını arayıp su analizi için yetkilendirilmiş olanlara yaptırabilirsin. işyerinde olsaydım sana masrafınıda söylerdim. ama internetten arayabilirsin.
0
acpi
(19.09.08)
(6)

korku/gerilim filmi tavsiyesi (haunted house)

kibritsuyu
ama böyle perili ev, lanetli ev konseptinde olacak (haunted house deniyor sanırım). kont drakula şatosu modeli değil de `the amityville horror` modeli perili evler yani.
ama böyle perili ev, lanetli ev konseptinde olacak (haunted house deniyor sanırım). kont drakula şatosu modeli değil de the amityville horror modeli perili evler yani.
0
kibritsuyu
(14.09.08)
the poltergeist derim mutlaka. tobe hooper ı da buradan öperim :)
0
oceano
(14.09.08)
tabi ki the shining.
0
psyche
(14.09.08)
raj
(14.09.08)
"Rose Red" iyi gelebilir size. 4 saatlik falanda bir filmdi yanlis hatirlamiyorsam
0
katilonur
(14.09.08)
hala seyretmediyseniz house on haunted hill var mesela famke janssen'li.
0
weeping guitar
(14.09.08)
(git: 37018)
0
ermanen
(14.09.08)
(7)

lehim nasıl yapılır

kibritsuyu
efendim elimde havya var, lehim var, lehim pastası var. bir de kablo ile lehimlenecek alet var. şimdi ben ne yapacağım, aletle kabloyu üst üste tutmaya çalışırken bir yandan bir elimle lehimi, bir elimle havyayı üstüne bastırıyorum, hanli lehim erisin de damlayıp kaynatsın diye. yok damlamıyorç havy
efendim elimde havya var, lehim var, lehim pastası var. bir de kablo ile lehimlenecek alet var. şimdi ben ne yapacağım, aletle kabloyu üst üste tutmaya çalışırken bir yandan bir elimle lehimi, bir elimle havyayı üstüne bastırıyorum, hanli lehim erisin de damlayıp kaynatsın diye. yok damlamıyorç havyanın ucuna yapışıp kalıyor. havyayı sürttüre sürttüre çıkartıyorum, bu sefer akmış uzamış iğrenç bir lehim oluyor.

nedr bunun sırrı, böyle cihazla kabloyu üstünde bilye gibi sağlam bir lehimle lehimleyeyim? gerizekalıya anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.
0
kibritsuyu
(14.09.08)
google üzerinden yapılan ''nasıl lehim yapılır'' aramasının ilk sonucu:
www.elektrobilisim.com

not: kimseye ayar verme heveslisi değilim fakat unutmamak gerekiyor bu arama motorunu.

edit: keywords ''lehim nasıl yapılır'' olacak.
0
insanimsi
(14.09.08)
havyanin ucunda bir problem var hocam. akitmiyor lehimi, tutuyor ustunde. sicakken bir makas, bicak gibi biseyle siyirirsaniz biraz duzelir saniyorum. gerci herkes kendine gore bir duzen tutturmus gidiyor ama ben sahsen krom uc kullaniyorum. ha bi de lehim teliniz pastaliysa tekrar pasta kullanmaniza gerek yok. ama illa kullanicam diyorsaniz da once pastaya daldirip sonra lehimi alete akitip sogumasini bekleyip sonra teli alete lehimlerseniz saniyorum daha iyi olur. kolay gelsin. bak canim cekti simdi lehim falan.
0
osuruklu
(14.09.08)
veya lehimleyeceğiniz kabloyu iyice ısıtmıyorsunuz. lehim yaparken aklınızda tutmanız gereken şey, eriyik lehimin yalnızca sıcak yerler üzerine hareket edeceğidir.
0
tom riddle
(14.09.08)
sanırım işin sırrı lehimi sıcak havyanın ucuna değdirmek yerine havya ile yüzeyi ısıtıp lehimi sıcak yüzeye değdirmek. doğru mu anlamışım.
0
🌸kibritsuyu
(14.09.08)
şimdi, önce kabloyu lehimleyeceğiniz yeri ısıtın ve bir elinizde havya öteki elinizde lehim olsun. bu yer lehimi tutunca lehimi elinizden atıp kablonuzu alın ve hem kabloyu hem de az önce yaptığınız lehimi ısıtın.

evet doğru anlamışsınız.

bu arada ısıtılacak yüzey arttıkça lehimin erimesi daha uzun sürer, aklınızda olsun.
0
tom riddle
(14.09.08)
lehim yapacaginiz yuzeylere havyayi tutun ve iyice isindiktan sonra havyayi yuzeyden ayirmadan lehim telini bastirin ve yeteri kadar lehim eridikten sonra yava$ca cekin. cillop gibi olmasi gerekir.
lehim yapmaniz gereken parcadan once bunu ba$ka $eylerde biraz pratik edin.
0
dengesiz pamuk
(14.09.08)
lehimleyeceğiniz yüzeyleri zımpara gibi bişeyle temizleyip, pastan kirden arındırırsanız lehimin çok daha kolay tutunduğunu farkedeceksiniz.
0
cruor
(15.09.08)
(5)

ses ile tetiklenen devre

kibritsuyu
zamanında kafayı bozup sonra vazgeçtiğim ses ile tetiklenen devre olayı yeniden aklıma geldi(rölesiz olacak zira rölenin mıknatıslanıp çekme gecikmesine tahammülü yok olayın).şimdi netten iki tane devre buldum. elektronikten falan pek anlamam ama parçaları bulursam bunları kendim yapmam çok zor mudu
zamanında kafayı bozup sonra vazgeçtiğim ses ile tetiklenen devre olayı yeniden aklıma geldi(rölesiz olacak zira rölenin mıknatıslanıp çekme gecikmesine tahammülü yok olayın).

şimdi netten iki tane devre buldum. elektronikten falan pek anlamam ama parçaları bulursam bunları kendim yapmam çok zor mudur? (özellikle küçük olanını devre şemasından az çok yapabilirim gibime geliyor) kablo alıp lehimlesem olur mu, yoksa karta falan mı takmam lazım pek anlamıyom ki bu işlerden. yoksa ankara'da konya sokak'taki elektronikçiler çarşısında yapın desem yaparlar mı, yaparlarsa kaç para isterler?

dahası çalışır mı bunlar, güya test edilip onaylanmış. tek amacım, balon patladığı anda o sesle harici flaş tetiklenip patliycak. röle olunca birkaç milisaniye gecikiyor ki bu da balon patlamasını yakalayamıyor.
0
kibritsuyu
(13.09.08)
bunları ... et, elektronikçilerde hazır kitler satılıyor onlardan al. Baskı devre kartı da hazır, elemanlar da hazır, sana sadece lehimlemek düşüyor. Çalışacağı da garanti.

Ayrıca bunu sanırım deneyen olmuştu ya da sen önceden de sormuştun, ekşi duyuru'da bir arat derim.
0
kimlanbu
(13.09.08)
işte hazır satılanlar röleli. sesi duyup, rölenin mıknatıslanıp, çekip devreyi tamamlaması gecikiyor. istediğim gibi olmuyor. o yüzden vazgeçmiştim zaten önceden de. herkesin de başına aynısı gelmiş. ben de ararken bunları buldum bakalım işe yararsa. aslında istediğim şeyi yapan kitler de var da 150 dolardan başlıyor hehe veremem o parayı.

evet sanırım ben sormuştum ilk heves ettiğim zaman.
0
🌸kibritsuyu
(13.09.08)
Eğer bilginiz ve imkanınız varsa devreyle falan uğraşmadan micro controller seviyesinde yazacağınız bir assembly programı ile bu işi halledin. Hem değişik parametrelere göre farklı ayarlar yapabilirsiniz, yani esnek bir sistem olur. Analog to digital convertor diye aratırsanız fikir edinmeniz lazım. Biz okulda ısıyla çalışan bir termostat sistemi yazmıştık ama olay ses olunca değişen tek şey ısı alıcısı yerine ses alıcısı takmak olacaktır...
0
crown
(13.09.08)
hızlı işlem yapacaksanız yüksek frekansta çalışan bir işlemciye ihtiyaç duyacaksınız o halde. ya da böyle hızlı çalışan bir röle vardır belki, ben bilmiyorum.
0
tom riddle
(13.09.08)
hazır satılan röleli devrelerden röleyi sökün. çektirme bobinine bağlanan uçları tetikleme yapmak için kullanabilirsiniz.

fakat yine de bi gecikme olacaktır. mikrofonun patlama sesini algılaması + devrenin tetiklemeyi gerçekleştirmesi + flaşın patlaması, röle olmasa bile yine de bi kaç milisaniye sürer.
0
cruor
(13.09.08)
(3)

cross dolmakalem kaç paradır?

kibritsuyu
14 ayar altın uçlu ve 10 ayar altın kaplama gövdeli bir cross dolmakalem kaç liradır?nette istediğim gibisinden bulamadım.
14 ayar altın uçlu ve 10 ayar altın kaplama gövdeli bir cross dolmakalem kaç liradır?

nette istediğim gibisinden bulamadım.
0
kibritsuyu
(10.09.08)
500 ytl civarında. (serisine göre değişir tabi) mesela:
www.kalemkutusu.com
0
dursunkaptan
(10.09.08)
afrikada milyonlarca çocuk açlıktan ölürken
bir kaleme 500lira verilir mi güzel abicim
imza:
boş adam
0
demlikposet
(10.09.08)
almak için değil efendim, satacam da fikrim olsun diye soruyorum :)
0
🌸kibritsuyu
(10.09.08)
(1)

bir piyano melodisi (klasik)

kibritsuyu
kanal d'deki aşk-ı memnu adlı dizide nihal'in fransız bakıcısından ders alırken çaldığı parçanın adı neydi ya, çok tanıdık bir şey ama adını aklıma getiremiyorum.şurda 04:20'de başlıyor.http://www.youtube.com/watch?v=ymhuqz4nVnU&feature=related
kanal d'deki aşk-ı memnu adlı dizide nihal'in fransız bakıcısından ders alırken çaldığı parçanın adı neydi ya, çok tanıdık bir şey ama adını aklıma getiremiyorum.

şurda 04:20'de başlıyor.

www.youtube.com
0
kibritsuyu
(06.09.08)
la traviata
(06.09.08)
(3)

bluetooth'u bozulan telefon

kibritsuyu
nokia 6230 cep telefonum var (6230i değil). bu telefonun bluetooth'una ne olduysa açılmıyor. menüye girip on diyorum olmuyor. yine off olarak kalıyor. tamirciye gösterdim hallederim 15 lira dedi. zaten 50 lira anca eder. değiştirmeyi de düşünüyorum ama mesajlarımı yedeklemem lazım bilgisayara. 15 li
nokia 6230 cep telefonum var (6230i değil). bu telefonun bluetooth'una ne olduysa açılmıyor. menüye girip on diyorum olmuyor. yine off olarak kalıyor. tamirciye gösterdim hallederim 15 lira dedi. zaten 50 lira anca eder. değiştirmeyi de düşünüyorum ama mesajlarımı yedeklemem lazım bilgisayara. 15 lira çok mudur böyle bir arızaya? ankara kızılay'da daha ucuzu var mıdır? kendim halledebilir miyim?
0
kibritsuyu
(05.09.08)
15 lira çok mu? Bence az bile. Açmaya kapamaya 20 lira alıyorlar.
0
ozdek
(05.09.08)
Artık bu tür telefonlar için bile virüs türedi. FExplorer gibi bir programla telefonun sistem dosyalarına göz atmakta fayda var derim. Bununla içerideki dosyaları araştırın sonrasında yüklü olan programlarla bağlantılı olmayanları silin.
0
alkolik imam
(05.09.08)
öncelikle symbian için kullanılan backup programlar ile rehberinizi ve mesajlarınızı yedekleyin.

sonra telefona hard reset atmayı deneyin. symbian'ların çoğuna *#7370# şeklinde kodla yapılan bu reset işlemi çoğu sorunu gidermek için en uygun yöntemlerden biridir. sadece kodu ekrana yazıyorsunuz, sistem size "reset atçam emin misin?" diyor.

mesela bluetooth'u bozulan n-gage'lerde sadece reset atarak telefonu düzeltmek mümkün oldu. bir deneyin derim.

ancak bu reseti yaparken pilinizin dolu olduğuna emin olun, işlemi yarıda kesmeyin. az biraz risk taşır bunu da bilin (reset atarken olur da bir sebepten güç kesilirse telefon açılmayabilir, aynen firmware update gibidir).
0
raj
(06.09.08)
(7)

güneşin battığı yer sorunsalı

kibritsuyu
efendim abuk bir soruyla daha karşınızdayım.şimdi daha küçükken 2 ay yaz tatiline giderdik. akşamları güneş karşıdaki kocaman adanın üstünden batardı. ilk gittiğimizde (1 temmuz falan) adanın en sağ kenarına teğet batıyorken, tatilin sonlarına doğru (30 ağustos) adanın tepesini aşıp sol ucuna doğru
efendim abuk bir soruyla daha karşınızdayım.

şimdi daha küçükken 2 ay yaz tatiline giderdik. akşamları güneş karşıdaki kocaman adanın üstünden batardı. ilk gittiğimizde (1 temmuz falan) adanın en sağ kenarına teğet batıyorken, tatilin sonlarına doğru (30 ağustos) adanın tepesini aşıp sol ucuna doğru batardı.

şimdi 30 ağustos'ta yine aynı yerde görüyorum ki adayı falan aşmış daha da sola gitmiş güneş. tarih aynı, mevsim aynı. yörüngeden mi çıktık, niye önceki senelere göre daha çok gitti bu güneş?

edit: yer tam olarak bodrum turgutreis
0
kibritsuyu
(04.09.08)
güzel soru, bu dünyanın ekseninin eğiminden kaynaklanıyor. her gün aynı saatte aynı yerden güneşin fotoğrafını çekip hepsini birleştirirsen sonsuz işareti gibi bir şekil çıkar ortaya, sanki güneşin yörüngesi gibi. 8'in yana yatmış olanı yani.

amma velakin aynı günde farklı yıllarda farklı yerlerden batmasının sebebini bilmiyorum, bu dedğimle alakalı olabilir yine de.
0
kokomichu
(04.09.08)
evet zaten sorduğum da bu. farklı senelerde bulunan aynı tarihin aynı saatinde güneş niye farklı bir yerde? 30 ağustos 1994 tarihinde adanın sol ucundan batıyorken, 30 ağustos 2008 tarihinde niye sol ucunu da geçip daha uzaktan batıyor?
0
🌸kibritsuyu
(04.09.08)
Dünya'nın yalpalama hareketi var (tıpkı hızlı dönen bir topaç gibi). Mesela şu anki kutup yıldızı ursa minor ama ileride vega yıldızı kutup yıldızı olacak.

kibritsuyu, eğer tatil beldesinin yerini tam olarak söylerseniz (ki sanırım ege'de bir yer) daha bilimsel bir cevap yazacağım.

edit: söylediğiniz tarihlerdeki (1 temmuz - 30 ağustos 1994 ve 1 temmuz - 30 ağustos 2008) gök atlaslarına baktım, arada yalnızca 1-2 derece fark var, çok değil. yalnız yalpa hareketinin etkisi var sayılmayacak kadar az. hemen hemen aynı tarihler olduğuna emin misiniz? belki yanlış hatırlıyorsunuzdur batım noktasını? eğer farkın 1-2 derece olduğunu (işaret parmağının ucu kadar) doğruluyorsunuz o zaman tamam işte yalpa hareketidir bence. ama yok fark 5-6 derece diyorsanız (ki mümkün değil) ve tarihlerin aynı olduğundan eminseniz bilemiyorum.
0
deckard
(04.09.08)
aynı şeyi ben de yaşadım. güzelçamlı'da (geçen sene temmuz ortası) güneş denizin ilersinden ufuktan batardı, bu sene ağustos sonu samos(sisam) adasının üzerinden batıyordu. yaz kış orada yaşayan birine sorduğumda da "hadi lan ben bildim bileli samos'tan batar" dedi, halbuki geçen sene çektiğim fotoğraflar var taş gibi, ufuktan batmış :)
0
only
(04.09.08)
mrtksn; güneşin batımı aynı yerden geçen sene ve bu sene fotoğraf olarak mevcut bende. exif bilgileriyle sunabilirim montaj değil ;) yağ gibi kaymış. he sadece 2008 yılına özel bir şeydir bilemem, dediğin yine doğru olabilir.
0
only
(04.09.08)
ermanen
(04.09.08)
@mrtksn
Ben kokomichu'nun anlatmaya calistigini yazdim, yardimci olur diye verdim, kesin cevap degil tabi:)
0
ermanen
(04.09.08)
(28)

tuvalet kağıdı kullanımı

kibritsuyu
arkadaş yıllardır anlamıyorum şu hadiseyi. biri bana açıklasın noolur.bu tuvalet kağıdı denen şeyin asıl kullanım amacı nedir? nasıl kullanılır?1. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı alınıp kuru kuru silinir. (temiz olur mu lan böyle kuru kuru)2. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı ıslatılarak silin
arkadaş yıllardır anlamıyorum şu hadiseyi. biri bana açıklasın noolur.

bu tuvalet kağıdı denen şeyin asıl kullanım amacı nedir? nasıl kullanılır?

1. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı alınıp kuru kuru silinir. (temiz olur mu lan böyle kuru kuru)
2. kaka yaptıktan sonra tuvalet kağıdı ıslatılarak silinir. (1 rulo bitiririm herhalde)
3. kaka yapıp popo yıkandıktan sonra popo kurulanak için kullanılır.

hangisidir delirecem yeter ya. ben şahsen yıkadıktan sonra kurulamak için kullanıyorum. çevremdeki herkes de böyle yapıyor ama çocuklara temizliği öğreten kitaplarda "ayşe tuvaletten sonra tuvalet kağıdı kullanıyor" diye bir yazı ve klozette oturan bir çocuğun tuvalet kağıdına uzandığını gösteren biz çizim var. tamam ayşe kullansın yine onu da, ne yapıyor 30 yaşımda ben anlamıyorum, çocuk nasıl anlasın.
0
kibritsuyu
(04.09.08)
Batida standart davranis sekli 1 numarali ornekte anlattigin. Temizlik konusunda da cevap "yeteri kadar" diyeyim. Kuru sildikten sonra islak silmek icin satilan urunler var ama cok yaygin kullanilmiyorlar.

Bu durumda senin kitaplarda gordugun de 1 numara oluyor.

2 numara pek mantikli degil cunku tuvalet kagidi buna uygun sekilde uretilmiyor. cogunlukla islaninca parcalanacak sekilde uretiliyor lagim sistemlerinde sorun cikarmamasi icin. aninda parcalanmayip islakliga bir sure dayanan urunler var, ama bunlar tuvalet kagidinin icadindan cok sonra ciktigi icin asil kullanim seklinin 2 numara olmadigina karar verebiliriz.

3 numara da gayet mantikli bir yol. Imkanlar el veriyorsa ve tercih ediyorsan neden olmasin.
0
wpi
(04.09.08)
ben yıllardır 3. seçeneği uygularım.
kuru kuru temiz olmuyo. tuvalet kağıdı ıslatarak ta olmaz. dediğin gibi bir rulo 1 seferde biter.
o ayşenin çiziminde de ayşe taharet musluğuyla yıkamıştır poposunu sonrasında tuvalet kağıdı istiyordur. tabi çizimde gösterememişlerdir haliyle.
0
etna
(04.09.08)
en temizi ve zahmetsizi 3. yol
0
temasettin
(04.09.08)
ilginc tabi.. sahsen once kabasini aliyorum kuru kuru rulonun ic tarafiyla.. dis tarafiyla almiyorum malum toz moz olmustur saglama aliyim kendimi.. sonra yikiyorum.. sonra yine tuvalet kagidiyla kuruluyorum..
bikac kere bu evy babynin yada baska bebek markasinin falan bebekler icin islak tuvalet kagitlarindan var onlardan kullanmak zorunda kaldim onlarda cok guzel cok cici arada aliyorum aninda tak tak bitiyo cisimi yapiyom kakami yapiyom popom kuru kaliyo
0
orange coffee
(04.09.08)
Orjinali 1. yol ama temizlik manyağı olduğumuz için 3. yolu kullanıyoruz genellikle :)
0
ataturkiye
(04.09.08)
Taharet musluğunun bize has olduğunu biliyorsun değil mi? Rusya örneğini vereyim mesela orada tuvaletlerde el yıkama yeri bile odanın dışında olabiliyor. hayal gücüne kalmış artık. genelde kuru silersin ama asla istediğin kadar temiz olmaz. benim bulduğum çözüm tuvalet + duştu.
0
ozdek
(04.09.08)
ben mesela burnumu silmek, peçete olmadığı zaman peçete yerine kullanmak veya ıvır zıvır temizliğinde de kullanmak gibi şeyler yapıyorum.. adı tuvalet kağıdı diye aşağılamamak lazım aleti..
0
metox
(04.09.08)
Benim yaşadığım ülkede taharet musluğu yok, dolayısıyla mecburen 1. yöntemi tercih ediyorum.
Yalnız 3. yöntemde resmen çıplak elle pisliğin ortasına dokunuluyor yahu. Kendi bokunuzu avuçluyorsunuz afedersiniz. Ellerinizi yıkadığınız yerde sabun yoksa napıyorsunuz peki? Ya tırnağınızın arasında kalanlar?
Bu kadar kişinin böyle yapıyor olduğunu duymak iğrenç gerçekten.

Düzenli olarak duş alıyorsanız yalnızca tuvalet kağıdı kullanmak yeterli temizliği sağlar. Sağlamasa dahi pis popoyla gezmek pis elle gezmekten daha mantıklı olsa gerek.

Sanırım en iyisi önce tuvalet kağıdıyla silip sonra yıkayıp sonra da tekrar kurulamanız olacaktır. En fazla 20 saniye daha fazla alır.
0
386 dx
(04.09.08)
islak tuvalet kagitlari var onlardan kullan? hem her yerde de satiliyo...
0
pembeli kiz
(04.09.08)
@386 dx, benim üçüncü yöntemden anladığım poponun taharet musluğu ile yıkanması. e ondan sonra tuvalet kağıdı ile kurulamakta ne var? 1 numaralı yöntemden farkı taharet musluğu ile yıkıyosun işte.
0
deckard
(04.09.08)
386 dx'in düşündüğü sanırım taharet musluğundan akan suyla birlikte bahsedilen bölgeyi elimizle ovaladığımız.

taharet muslukları direk nokta atışı yaptığı için ovalama işini tuvalet kağıdına bırakıyoruz.
0
natnan
(04.09.08)
arkadaşlar, 2. yöntem düşündüğünüz kadar zor değil.
ama tabi bim marka kullanmayacaksınz, solo vs. kullanacaksınız...
0
kahvegibi
(04.09.08)
arkadaslar cok boktan bir muhabbet olacak ama aranizda taharet muslugu ile taharet borusunu karistiranlar var. alaturka tuvalet kullaniyorsaniz, poponuzu bokunuzu avuclamadan nasil yikayacaksiniz ki herkes 3. $ikki tercih ettigini soyluyor? bu konuda 386dx e katilip uzerine de +rep veriyorum.
0
egotm
(04.09.08)
3. yöntemi uyguladıktan sonra bi de üstüne ıslak mendille son rötüşü atıyorum ben şahsen, en temiz yolun da bu olduğu kanısındayım..
0
thefalloftekin
(04.09.08)
@egotm : herneyse işte,ha boru ha musluk :)
alaturkada da mümkünse biraz pis kalalım 1i işleyelim.
gavurlar patır patır ölmediğine göre bir sorun olmayacaktır.
0
natnan
(04.09.08)
3. yöntem tabii ki. ki bazı süper arkadaşlarımız pokunuzu mu elliyorsunuz diyor ama onu da yapmazsan nasıl temiz gezeceksin. sonra afedersin poponda kurumuş boklarla dolaş. iç çamaşırı koleksiyonun ortası kahverenkli donlardan oluşsun. düzenli olarak haftada bir tırnağını kesiyorsan, tuvalet sonrası da elini yıkıyorsan sorun yok. ki şimdi söyleyeceklerim mide bulandırıcı olarak nitelendirilebilir lakin içinden çıkan bir şey ne kadar pis olablir hahahaha
0
yetersiz veri
(04.09.08)
benim yöntemim: 2 + 1 + 2 + 1... Ta ki tuvalet kağıdı daha az boyanana dek. (3 tekrar yetiyor)

Marka olarak Papia'yı öneriyorum bu yöntemde. Hayat Temizlik diye bir firma çıkartıyor.
0
geri yinekel
(04.09.08)
sevgili kibritsuyu; uyguladigin yontem akil ve mantik cercevesinde en uygunu. yaparsin kakani yikarsin kicini silersin guzelce kardesim budur bunun guzeli. yok bokumu ellemem mikrop vs. dien arkadaslar yumusagindan bir firca kullansinlar. tobe ya. sen tirnagini kisa tutarsan elini dezenfektan ozelligi olan duzgun bi sabunla yikarsan bokunu da elle cükünü de. zaten vucudunda en pis yer elin. bokundan daha pis seyleri elliyosun onunla gun icinde merak etme. oeeh ne boktan bi muhabbetmis arkadas. :)
0
palyacopapi
(04.09.08)
Ben tuvalet kagıdından biraz çokca alıyorum sora onu avucumun içinde sıkıyorum böylelikle daha sert oluyor ve suda hemen parçalanmıyor.Daha sora teharet borusundan gelen suyla birlikte tuvalet kagıdıyla popomu siliyorum.
0
carpediem1653
(04.09.08)
Ilginctir bir yerde okumustum kimse bu olayin nasil kullanildigini "ogretmedigi" icin halk kafadan uydurmayla yasiyor diye...

1. + 3.
tuvalet kagidi ile iyice kuru temizleyip (abartiyorum ve detay veriyorum: 2 silme), sonra popo yikanir, sonra 1 silme ile kurulanir. Harcanan yaprak adedi 2x3 (veya 2x2 yaprak) + 2 veya 3 yaprak = 9 veya 6.

Turkiye disinda 3. olamadigi icin olacak olay 1.'den 18x3 seklinde :).

Bir de bu var:
www.treehugger.com
0
compumaster
(04.09.08)
o değil de 10 katlı bile olsa tuvalet kağıdını katlayarak kullanma takıntısı nedir ya? yeter ulan kağıt dayanmıyo kıçıma...
0
bodom
(05.09.08)
eğer 3. yöntemi kullanıyorsanız;

kibarca, herhangi bir enfeksiyona mahal vermemek için tuvaletten sonra ellerinizin hijyenine dikkat ettiğiniz kadar tuvaletten önce de buna dikkat etmelisiniz.

kabaca, eliniz o kadar çok mikrop-bakteri barındırma potansiyeline sahiptir ki, kıçınızdaki boku yıkarken bile kıçınıza mikrop kaptırabilirsiniz. o yüzden sıçmadan önce de ellerinizi yıkayınız.
0
flyalone
(05.09.08)
yikarim temizlenir yanlis bir mantik, el sabunlari bakterileri vs oldurmez. hele sivi degil kati sabun kullaniyorsaniz bakterilerin yasamasi icin sahane bir ortam saglarsiniz. bazi ulkelerde taharet aliskanliklarindan dolayi turk cerrahlara ameliyat yaptirmadiklarini soylemisti doktor bir arkadasim. popom temiz olacagina elim temiz olsun mantigina yurekten katiliyorum.
0
lykos
(05.09.08)
çocukluğumdan beri 1'i kullanıyorsam da kıçımın yeterince temizlenmediğine de hayıflanmıyor değilim. keşke şu japonya'daki el değmeden temizleyen otomatik zamazingolar dünyaya yayılsa.
0
robin
(05.09.08)
ben de 3. seçeneği uyguluyorum ama duyduğum kadarıyla; 4. seçenek gibi, bide çıplak eliyle taharet musluğu açıkken ovalayıp, sonra silenler var. bu da böyle. şimdiye kadar 2 kişiden duydum bu yöntemi.
0
kucukkiz
(05.09.08)
geri yinekel'in dediği gibi yapıyorum ben de. 2 + 1 + 2 + 1 şeklinde giderek kağıda bok bulaşmayana kadar siliyorum. göt yıkamak, çıplak elle boka dokunmak nedir arkadaş ya :S
0
trinitrotoluen
(15.10.11)
anüs bölgesindeki cilt dokusu incedir ve doğru olmayan tuvalet kağıdı kullanımı tahriş kanama ve ilerde basur gibi problemlere neden olur.
1. adım: Dışkıdan sonra tuvalet kağıdını nemlendirerek dışkıyı gidermek.
2.adım: suyla temizlenmek.
3.adım: Bastırarak kurulanmadan kaçınarak (tamponlama hareketiyle)kurulanmaktır.
Elleri ne olursa olsun yıkamak en önemli adımdır!
0
zasch
(15.10.11)
m.çtıktan sonra yavaşça taharet musluğunu ( ya da borusu neyse anladınız ) açıyoruz. tabi bu arada musluğun balistik ayarlarının tam olması gerekiyor. bu şekilde dübürün kabası alınır ve dübür yumuşatılır. dübüre su nazikçe tazyik ederken oturduğunuz yerde hafifçe öne doğru eyilme hareketleriyle suyu dübür ve çevresinde gezdirebilirsiniz. suyu kapadıktan sonra rulodan 3-4 yapraklık bir parça koparıp yemek yediğimiz elin tersi ( yani diğer elimiz ) ile ıslak bölgelerin nemi yavaşça alınır. sonra, m.çmanın derecesine göre ilgili bölgeye gerekli miktarda kağıt ile temizlik tatbik edilir. dübür ve çevresinin temizlendiğinden emin olduktan sonra üstümüzü başımızı düzeltip sifonu çekeriz. elimizi iyice yıkayıp duruluyoruz. tebrikler, başarılı bir şekilde m.çtınız.

bu işlemler sırasında tırnakların uzun olmamasına, dübür ve çevresinin avuçlanırcasına silinmemesine dikkat etmeliyiz. ayrıca temizlik işleminde aceleci olmayınız, tuvalet kağıdı kullanma konusunda ürkek davranmayınız.
0
toshiro
(15.10.11)
(14)

film ve dizi tavsiyesi

kibritsuyu
bir cinayet işlenir, suç işlenir, bir şey olur. kahramanımız olmayacak yerlerden çeşitli ipuçları bulur, biz şaşırırız falan, sonra bu ipuçlarından katili bulur. vaoov katil son derece sürpriz bir kişidir (kahramanımızın yardımcısıdır mesela).kısacası gizem çözmeceli, şaşırtmacalı, aksiyonlu, gerili
bir cinayet işlenir, suç işlenir, bir şey olur. kahramanımız olmayacak yerlerden çeşitli ipuçları bulur, biz şaşırırız falan, sonra bu ipuçlarından katili bulur. vaoov katil son derece sürpriz bir kişidir (kahramanımızın yardımcısıdır mesela).

kısacası gizem çözmeceli, şaşırtmacalı, aksiyonlu, gerilimli, sürprizli, oha dedirtgeçli film ve diziler arıyorum. yerli yabancı fark etmez. katil-polis ikilisi de şart değil.
0
kibritsuyu
(03.09.08)
Şaşırtmalı film arıyorsan Training Day'i önerebilirim. Ya da Fight Club'ı. Tabii hâlâ benden başka bu ikisini seyretmeyen kaldıysa :)
0
ataturkiye
(03.09.08)
usual suspects iyidir,saw 1-2 falan da olabilir belki.dizi olarak da tabi ki csi serileri
0
gaza gelen
(03.09.08)
fazlasıyla komplike diziler için Criminal Minds ve "Law and Order: Criminal Intent" i önerebilirim.

1.si fbi ın davranış analiz birimini konu alıyor. katilleri vs. profil çıkararak ve bi sonraki hareketlerini tahmin ederek buluyolar.

2.sinde zaten büronun adı major case detectives/squad falan gibi bişey. her bölüm karma karışık. bazen beyniniz yorulabiliyor. çok fazla olay oluyor. ama çok güzel.
dizi 8 sezon, yani bol bol yeter heralde.

bi de dexter var konusu sizin yukarıda yazdığınıza benziyor. daha fazla yazarsam spoiler olur heralde.

3 üne de kefilim :)
0
n v13c
(03.09.08)
CSI serisini tavsiye ederim. Toplam 3 tane var. 10 sezonu geçer toplamları ki her bölüm ayrı bir mind blowing aksiyona sahiptir. İpucu vs gırla gitmektedir. Güzeldir kısaca. Bir de Bones vardı sanki onda da benzer konu daha zayıf işlenir. CSI fanı olduğumu belirtmeme gerek yok herhalde.
0
ozdek
(03.09.08)
The Closer ve nispeten daha bilimsel bir versiyonu için ben de Bones diyorum:)
0
she runs away
(03.09.08)
ilginizi çeker mi bimiyorum ama bence identity.şaşırtmalı,sürprizli falan.
0
karamell
(03.09.08)
l.a. confidentials hoştur
0
zbam
(03.09.08)
Medium adlı diziyi öneririm.
0
jokond
(03.09.08)
sallayancay
(03.09.08)
traveler kesinlikle. 8 bolumluk mini dizi gibi.
0
kabizcik
(03.09.08)
prison break

ama benim gibi 3 > 2 > 4 > 1 diye gitmelisin sezon olarak.
inan, daha gizemli ve sürükleyici oluyor böyle izlersen...

not: 4. sezon yeni başladı, 1 ve 2. bölümler yayınlandı henüz.
0
sirrikadem2
(03.09.08)
Monk! Monk! Dedektif Monk adlı dizi tarifinize çok uygun. İzleyip de sevmeyene rastlamadım ayrıca. Klasik dedektiflik dizileri gibi kasvetli değil, oldukça eğlencelidir ayrıca.
0
tavsan hummasi
(03.09.08)
(bkz: 11:14)
0
withered
(03.09.08)
....
yukarıda yazdıklarıma devam olarak:

csi serileri, monk ve bones u da, şiddetle önermiyorum.
csi lar başlarda güzelken, bi yerden sonra acayip sıkıcı oluyor. hep aynı şeyler.
monk, takıntılı otistik bir dedektif. benim de takıntılarım var ama bunu izlemek çok rahatsız edici.
bones da da her olayı kemiklere bilmemnelere bağlamaya çalışıyolar...
.......
(bu mesajı önemsemeyebilirsiniz.)
0
n v13c
(04.09.08)
(5)

kan vermek

kibritsuyu
kan bağışı yapmayı ne zamandır istiyordum. daha önce hiç yapmadım. hep istedim ki ihtiyacı olana o anda vereyim, işe yarasın. çok bulunan bir kan grubuna sahip olduğumdan anonsları ne kadar takip etsem de bulunduğum şehirde benim kanımdan arayan olmadı. ama bağış yapmak istiyorum. bugün kızılay'daki
kan bağışı yapmayı ne zamandır istiyordum. daha önce hiç yapmadım. hep istedim ki ihtiyacı olana o anda vereyim, işe yarasın. çok bulunan bir kan grubuna sahip olduğumdan anonsları ne kadar takip etsem de bulunduğum şehirde benim kanımdan arayan olmadı. ama bağış yapmak istiyorum. bugün kızılay'daki otobüse gideceğim bir aksilik olmazsa. birkaç merak ettiğim var.

1. iğneden korkmam. iğnenin girişi dışında kanım alınırken herhangi bir his yaşıyor muyum? vıhşş kanım çekiliyo lan sanki falan gibi bir şey oluyor mu, yoksa öyle oturuyor muyum?

2. ne kadar sürüyor?

3. otobüs falan insanın gözü korkuyor. sterildir di mi bunların malzemeleri?
0
kibritsuyu
(30.08.08)
1. kesinlikle bir acı veya kanın çekillmesi gibi garip hisler yok.
2. 10dk. falan sürer sonrasında da 5dk. dinlenirsin, bana bişi olmaz kalkarım dersen tansiyonun düşüp bayılabilirsin.
3. bence gerekli önlemler alınmıştır.
0
dinomazu
(30.08.08)
1- Zerre bir şey hissetmiyorsun. İgnenin orda olduğunu bile unutuyorsun.

2- 15-20 dakika en fazla. Sonra seni meyve suyu filan verip 5 dakika filan oturtup tansiyonunun düzelmesi için bekletirler.

3- Çoğu malzemeler ilk kez kullanılmakta. Özellikle seninle birebir temas halinde olan malzemeler :)
0
ataturkiye
(30.08.08)
bu üç soru dışında bir konu daha var. daha önce kan vermediysen kan tutup tutmadığını bilemezsin. öyle bir terim var. bazı insanlar kendi kanını görünce fenalaşıp bayılabiliyorlar. öyle bir şey olursa derhal işlemi durduruyor zaten hemşiler.
0
synick
(30.08.08)
hiç bişi olmaz. ben 2-3 dakika dinlendikten sonra binadan ağzımda siğara ile çıktığımı biliyorum sonrada panoda ziftlenmiştik bizim zibidilerle.
0
pain
(30.08.08)
soru sahibi tecrübelerini cevap olarak yazıyor kendine.

1. çok kolay bi şeymiş. fırında makarnaların makarnası kadar kalın iğneyi görünce oha dedim ama girerken o bile acıtmadı. kan alınırken de hakikaten en ufak bir his yok. koluma bantladığı hortumun bantları sökülürken canım daha çok acıdı (kıllardan dolayı).

2. form doldurma, hemoglobin kontrolü, bağlanma, kan alma, dinlenme toplam olarak yarım saat sürdü.

3. gayet steril, rahat ve klimalı bir ortamdı. çıkasım gelmedi. çilekli kızılay sodası ikram ettiler. çikolata falan hikaye :P
0
🌸kibritsuyu
(31.08.08)
(10)

lost: merak edilenler !!! dikkat ağır spoiler içerir !!!

kibritsuyu
sonuna kadar izlemeyen okumasın. ciddi spoiler içerir.efendim asıl merak ettiklerim konu ile ilgili değil. kim kimdir nedir falan değil yani. daha çok bana saçma gelen şeyleri sormak istiyorum.1. lan uzaktan bakıldığında bu ada epey dağlık. yüksek dağlar var. sarp kayalar var. e nasıl oluyor da bu h
sonuna kadar izlemeyen okumasın. ciddi spoiler içerir.

efendim asıl merak ettiklerim konu ile ilgili değil. kim kimdir nedir falan değil yani. daha çok bana saçma gelen şeyleri sormak istiyorum.

1. lan uzaktan bakıldığında bu ada epey dağlık. yüksek dağlar var. sarp kayalar var. e nasıl oluyor da bu herifler bir uçtan bir uca desteksiz yürüyerek gidiyorlar lan? epey bir kayalara dağlara tırmanmaları gerekmez mi?

2. hurley efendi ebesinin hamında bulduğu tostos minibüsü onca ağacın derenin tepenin engebenin içinden (ki en son vurdurmak için bayır aşşaa saldılardı bi de) sahile kadar nasıl getirdi?

3. others'ın evlerinin etrafında beyin pörtleten sonik direkler yok muydu? bu ipneler nasıl bi locke'un kampına bi sahile gidip gelip duruyolar? beyinleri pörtlemiyo mu? en son kate ve juliet birbirlerine kelepçeliyken black smoke geliyo diye içine girip aktif etmişlerdi. sonra görmedik. biri gelip kapattı mı bunları?

4. suyun altındaki looking glass denen yere gidip düğme müğme kapatmakla uğraşacaklarına direkt o kabloyu kesselerdi ya. looking glass'ın elektriği gider, mis gibi olur işte. çarli bok yoluna gitti orda.

not: bunların içinde 4x07'den sonra açığa çıkacak olanlar varsa (mesela hurley öyle bi şey yapmıştır ki arabayı ışınlayarak getirmiştir falan) yazmayın. oraya kadar izledim daha.
0
kibritsuyu
(28.08.08)
Ben de tam hatırlamıyorum ama hatırlar gibi olduklarımı şaapayım;

---spoiler---

1. Sanırım adanın etrafında dolaşıyorlar çoğunlukla. Bununla ilgili bikaç konuşma ya vardı yahut atıyorum.

2. Bilemedim. Gözardı edilebilir diye öylece bırakmış olabilirler.

3. Bunun spoiler'ı vardı sanki, tam hatırlamıyorum.

4. Ona karşı da koruma vardı yanılmıyorsam. Belki yedek bi enerji falan. Herhangi bir sabotaj girişiminde savunma ayarlanacak şekilde geliştirilmiş olanilir.

Evet hiçbirini tam hatırlamıyormuşum

---spoiler---
0
colonizer
(28.08.08)
sadece bunlar mı? daha bir sürü mantıksızlık var. ama senin yanlış anladıklarını düzelteyim.
3. others'ın toplandıkları sadece bir yer yok. o çitler sadece iç tarafdaki köyün etrafında var. ayrıca bir kaç bölüm sonra gene göreceksin o çitleri.
0
insanimsi
(28.08.08)
onu sordum işte. iç taraftaki köyün etrafında çitler var. others bu köyü terk etti gitti, buraya da locke'un peşinden gidenler (sawyer, claire falan) yerleşti. ama kate bacım bi sawyer'ın yanında köyde, bi jack'in yanında aşaada sahilde geziyor mesela. nasıl çıkıyor köyden? kafası bozulan çantayı alıp ben sahile/barakalara gidiyom diyip gidiyo. lan gidiyon da çit vardı? beyin eritiyodu?
0
🌸kibritsuyu
(28.08.08)
çit tek taraflı. çıkarken değil girerken aktifleşiyor. zaten hatırlarsan lock içeri girerken o zamazingoların üzerinden aşmıştı.
bir de çitten bir others elemanı içeri geçmişti ama ölmemişti diye hatırlıyorum.
0
insanimsi
(28.08.08)
locke ve saz arkadaşları tek gözlü bakuninle birlikte girmişti. bakunin beyninden vurulmuşa dönmüştü hatta. ağacı eğip geçmişlerdi onlar da diye hatırlıyorum.
0
deckard
(28.08.08)
tam sorularınıza yanıt olmayacak ama lost'ta mantıksızlık olarak gördüğümüz şeyler aslında lost'un kendine ait klişeleri. hatta senaristler dizide bu klişelerle arada bir dalga geçiyor. ki bu diziyi daha izlenilebilir hale getiriyor.

4. soruyla ilgili diyeceğim şey ise desmond'un yalan söylüyor olduğudur. zira desmond'un düğme ile ilgili hiç bir flashını göstermediler. desmond sırf penelope'u görmek için bu düğme yalanını söylemiştir.
0
karanlık
(28.08.08)
bir de ben bi şey sormak istiyorum müsadenizle.daha once yazan falan olmuştur buyuk ihtimalle ama charlie uçak düşerken , uçağın kuyruk kısmında değil miydi?o bolum pc de olmadığı için bakamıyorum tekrar ama oyle hatırlıyorum.oyleyse nasıl oluyor da ondeki tayfayla aynı yere düşüyor bu herif?

4)ona karşı bi koruma var galiba.
0
dunyanin en gereksiz adami
(28.08.08)
charlie tam olarak jack'in 5 sıra arkasında oturuyordu. uyuşturucu krizine girdiğini hostesler anlayıp kovalamaya başlayınca kalktı, hatta jackle çarpıştı, gitti taa en öndeki tuvalette uyuşturucuyu çekti, o sırada uçak sallanmaya başlayınca uyuşturucusunu helaya atıp çıktı, zar zor bi yere oturdu. yani uçak düşerken önlerdeydi. hoş yerinden kalkmasa da kuyrukta değildi.
0
🌸kibritsuyu
(28.08.08)
Dunyanın en gereksiz adamı: Çarliston tuvalete girmişti uyuşturucu almak için, o sırada patlayayazdı uçak, o yüzden orada kaldı.

Düzenleme: Tuvaletten çıkabilmiş miydi yahu?
0
colonizer
(28.08.08)
ben baya baya hatırlıyorum cevaplamaya çalışayım;

1. genellikle sahilden yürüye yürüye dolaşıyolar adanın etrafını.

2. vardır bi yol adanın derinliklerinden sahile doğru. adam sırtında taşıyacak değil ya.

3. onun hani bi yerde düğmeleri vardı onlara şifre giriyodun filan. vardır onlardan diğer bazı kolonlarda da. ordan şeyetmişlerdir. bence.

4. maksat charlie'yi öldürmek işte.

zaten kuzum dizinin içinde o kadar saçma sapan olay varken bunları neden soruyosun ki, alış bunlara.
0
kucukkiz
(29.08.08)
(8)

lost ekstra bölümler

kibritsuyu
1-2 gün içinde lost'un 4 sezonunu bitirmiş olacağım. bugüne kadar sadece normal bölümlerini izledim. yani özet görüntüleri falan içeren şeyleri izlemedim. 4 sezonu bitirdikten sonra bunları izleyip kısa bir özet geçmek, anlamadığım yerler varsa bunları aydınlatmak istiyorum.3x00 var, 4x00 var, başka
1-2 gün içinde lost'un 4 sezonunu bitirmiş olacağım. bugüne kadar sadece normal bölümlerini izledim. yani özet görüntüleri falan içeren şeyleri izlemedim. 4 sezonu bitirdikten sonra bunları izleyip kısa bir özet geçmek, anlamadığım yerler varsa bunları aydınlatmak istiyorum.

3x00 var, 4x00 var, başka? bir de answers diye bir şey var galiba. yoksa answers denilen şey bu 3x00'dan 4x00'dan biri mi? nedir yani, kaç tane ekstra bölüm var?
0
kibritsuyu
(27.08.08)
01x20 Lost: The Journey
02x01 The Lost Survival Guide
02x01 Destination Lost
02x10 Lost: Revelation
02x20 Lost: Reckoning
02x02 Lost: A Tale Of Survival
03x22 Lost: The Answers
04x00 Past Present and Future
0
trimpot
(27.08.08)
ama bunlar normal bölüm numaraları (4x00 hariç) ama isimler o bölümlerin isimleri değil???

anlamadım ben??
0
🌸kibritsuyu
(27.08.08)
trimpot'un yazdiklari toplama bolumler. sanirim sizin istediginiz tv de yayimlanmamis, sadece internette yayimlanmis extra bolumler, mobisodlar vs.
bunlarin hepsi ile ilgili detayli bilgiye www.lostpedia.com dan ulasabilirsiniz. hikayeyi tamamlayan bazi klipleri izleyebilirsiniz hatta.
0
esreverdaer
(27.08.08)
simdiye kadar yayinlanan özel bölümler olarak geciyor.
0
trimpot
(27.08.08)
hayır hayır tv'de yayınlanmamış, kullanıcılar tarafından oluşturulmuş gayrıresmi görüntüleri aramıyorum. direkt olarak yapımcılar tarafından hazırlanmış ve hatta tv'de ya da her nerede ise yayınlanmış bölümleri arıyorum.

yani sanırım aradığım şey tam olarak trimpot'un dedikleri. ama bu başta yazdığı bölüm numaraları kafamı karıştırdı. hatta "4x00 past, present and future" elimde var. ama 3x22'nin adı the answers değil mesela, başka bir şey (through the looking glass mı ne). ama trimpot "3x22 the answers" yazmış. bunu anlamadım. kafam karıştı.
0
🌸kibritsuyu
(27.08.08)
the answer benim bildiğim dvd sürümünde yayımlandı. ve evet 3. sezonun sonundaydı ki bu da 3x22 oluyor. kafanı karıştırıyorsa 3x23 de gitsin.
0
insanimsi
(27.08.08)
karman çorman oldu. şu şekilde bir daha sorayım:

lost: the answers
lost 3x00: a tale of survival
lost 4x00: past, present and future

dışında özel bölüm var mı? öbür dediklerinle ilgili (revelation falan) bir şey bulamadım torrentte. yapımcı işi değilse istemem.
0
🌸kibritsuyu
(27.08.08)
bu bahsettiklerin dışında mobisode bölümleri var 13 bölümden oluşan ve aynı zamanda lost experience oyununa ait videolar var.
0
clones
(27.08.08)
(9)

dvd satın almak

kibritsuyu
şimdi kafama takılanlar şunlar, bir bir sorayım:1. dün d&r'da lost dvd'lerini sordum 98 lira dedi adam. 3 sezonun hepsi mi dedim, yok dedi sadece biri. amazon.co.uk'den bakıyorum birinci sezon 17£. shippingle falan olsun sana 20£. bu da 45 lira falan yapıyor (ki tek tek sipariş etsem bu ediyor. geti
şimdi kafama takılanlar şunlar, bir bir sorayım:

1. dün d&r'da lost dvd'lerini sordum 98 lira dedi adam. 3 sezonun hepsi mi dedim, yok dedi sadece biri. amazon.co.uk'den bakıyorum birinci sezon 17£. shippingle falan olsun sana 20£. bu da 45 lira falan yapıyor (ki tek tek sipariş etsem bu ediyor. getirip satan adam toplu getirdiği için shipping de düşer). nedir lan bu 98 lira peki? iki katından fazla? şimdi şu fiyatı görüp korsan alınca korsancı ben oluyorum. yani korsana geçit vermemek için illa benim mi g.tüm mikilecek? şu dvd'yi getirip dağıtan adamın hiç günahı yok mu? yazık günah değil mi lan 45 liralık şeyi 98 liraya satmak? ben pahalı bulup korsana yönelince suç niye benim oluyor? biraz da bunu getirip satan adam sosyal sorumluluk sahibi olsa da "ulan 45 liraya mal edilen şeyi ben de 50'ye satayım da korsanı engelleyeyim" dese olmuyor mu? asıl korsana teşvik eden ceplerini doldurma hırsıyla öküz gibi fiyat koyup cebini doldurmaya çalışan, bu fiyata almayıp korsana yönelenlere de hırsız şerefsiz korsancı muamelesi yapan bu adamlar değil mi?

2. gözünü para hırsı bürümüş gerçek korsancıları (evet yasal satıcısını kast ediyorum. bana göre korsanı asıl körükleyen onlar) boşverip amazon.co.uk'den almayı düşündük diyelim. lan altyazı ile ilgili bir bilgi yok burada. türkçe alyazı mevcut mu? niye altyazı ile ilgili hiçbir bilgi yazılmamış? yazılmadığı yetmiyor gibi kutunun back cover görüntüsü de yok oradan okuyalım. yani yasal yollardan alalım desek illa bir şekilde kazık mı yiyecez?

valla ben paşa paşa internetten indirdim izliyorum. sokmuşum korsanına. işin yasalını yapmaya çalıştıkça mikilen hep ben oluyorum. biraz da siz daha az para kazanayım da millet korsan alacağına gelip benden yasal alsın diye düşünün. yeter be.

gönül istedi bu soruyu entry olarak yazayım, ama yazacak başlık bulamadım. hiç sanmıyorum ama belki de mantıklı bir açıklaması vardır diye düşünüyorum. o yüzden soru olarak yazdım.
0
kibritsuyu
(20.08.08)
2. Ingiltere'ye yonelik bir web sayfasinda satilan Ingilizce bir dizide Turkce altyazi olma ihtimali bayagi dusuk herhalde.
0
wpi
(20.08.08)
ihtimallere mi kaldık yani? amazon gibi bir sitenin dvd açıklamasında arka kartonette yer alan bir bilgiyi yazmaması, inat yapar gibi resmini de koymaması saçma değil mi?
0
🌸kibritsuyu
(20.08.08)
bence en iyisini yapmışsın. o d&r da satılan dvdler, özel olarak kolesksiyon halinde saklamak istersen anca yararlı olabilir. çünkü olması gerektiğinden çok pahalılar.

şu gözünü para bürümüş korsancılara gelince; yine haklısın. hatta bak benim bir arkadaşım saflık yaptı, gitti 4 sezonu 80-90 liraya aldı korsan olarak çeken bir yerden. adam bildiğin internetten indirmiş dvdye çekmiş. arakadaşımla çok dalga geçmiştim. 90 ytl az değil ki.. sonra aynı adam grey's anatomy'i aynı saf arkadaşa 180 ytl ye satmaya çalıştı ama ben onları durdurdum artık.

her neyse böyle işte. o orjial dvdnin içindeki arka sehnleri falan da nette bulabilirsin.
en iyisi netten indirmek yani.oh mis.
0
kucukkiz
(20.08.08)
Studio: Buena Vista Home Entertainement

Release Date: 2005-11-23

DVD Format: Box Set, Pan & Scan 16:9, 1.78:1, Color

DVD Features: Subtitles: English, French, Audio Track 1: French, Dolby Digital 5.1, Audio Track 2: English, Dolby Digital 5.1
0
karapolisnas
(20.08.08)
asin kodu denen bişey var. onu alıp google'da aratın, imdb linki çıkar bitane. orada ayrıntılı bilgi bulursunuz genelde. veya başka sayfalarda.
0
karapolisnas
(20.08.08)
Amazon.co.uk'in Türkiye'ye dvd yolladıgına emin misiniz?Eger sorunsuzca yolluyorlarsa,Lost dvd'lerinde altyazı olup olmadıgını sordurtabilirim (İngiltere'de satılanlar icin)
0
im2shy
(20.08.08)
yurtdışından dvd almak korsanlık mı? yapmayın etmeyin ya. türkçe altyazı istemiyorsanız yıllardır var böyle bir özgürlüğünüz. yurtdışından kitap ya da dergi almak korsanlıksa bu da korsanlıktır. :)
0
ozdek
(20.08.08)
nasıl okuyorsunuz efendim yazdığımı? yurtdışından almak korsanlık değil elbet. yurtdışında 45 liraya satılan şeyi türkiye'de 98 liraya satanlardan almayıp da internetten indirmek korsanlık.

demek istediğim de bu. bence internetten indirmek korsanlık değil. 45 liralık şeyi 98 liraya satıp beni zorla internetten indirtenler düşünsün. asıl korsanlığı onlar yapıyor. 3 kuruş az kar edelim demiyorlar da internetten indirenlere "korsan" diyiveriyorlar.
0
🌸kibritsuyu
(20.08.08)
kadıköy akmar'da atlantis diye bir dükkan var orada yanlış hatırlamıyorsam lost dvd'si 40 50 civarındaydı umarım yardımım dokunmuştur
0
submariner
(20.08.08)
(5)

televizyon problemi

kibritsuyu
evdeki filipis marka tüplü televizyonumuza (2006'da alınmıştır) bir haller olmaya başladı. gerçi daha önce de birkaç sefer olup geçmişti ama şu aralar sıklaştı.böyle tık tık diye bir ses geliyo ama hoparlöründen değil de içinden geliyor ve bu tık tık olurken ekrandaki görüntü parazit yapıyor. bu tık
evdeki filipis marka tüplü televizyonumuza (2006'da alınmıştır) bir haller olmaya başladı. gerçi daha önce de birkaç sefer olup geçmişti ama şu aralar sıklaştı.

böyle tık tık diye bir ses geliyo ama hoparlöründen değil de içinden geliyor ve bu tık tık olurken ekrandaki görüntü parazit yapıyor. bu tık tıklar bazn öyle sıklaşıyor ki tık tık tırrrttık tıkırrrırırıkıkıkıtık şeklinde abartıyor. görüntü iyicene yamuluyor. kapatıp açınca falan da düzelmiyor. ama bazen de açıp saatlerce izliyoruz bir şey olmuyor. günlerce olmuyor, sonra birden oluvermeye başlıyor yeniden. aleti elimize alacaz diye korkuyoruz. garantisi de bitti. nedir ciddi bir masraf çıkarır mı bu şimdi bize.
0
kibritsuyu
(19.08.08)
yakında interference yapacak, radyo sinyali yayan başka bir chaz var mı? yakınınızda yüksek güçlü verici var mı?
0
raj
(19.08.08)
hayır yok. yani cep telefonu dıttırısı gibi bir şey değil.

bana sanki elektrik problemi gibi geliyor. yani voltaj yükselince falan oluyor gibi sanki. tahmin tabii sadece.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.08)
bence bi gösterin o televizyonu.bir arkadaşımın halasının evinde tv kendi halinde patlayıp evin salonunun yanmasına sebep olmuştu.
0
omer460
(19.08.08)
bizim televizyonda da oluyor bir süre sonra insan alışıyor tembelliğin gözü kör olsun böyle vıdı vıdı diye yüksek frekanslı bir ses çıkarıyor ve görüntüde de ufak yamulmalar oluyor da bizimki 20 yıllık felan.
0
yuto
(19.08.08)
cep telefonu değil de ordu standardında yüksek güçlü verici demek istemiştim =)

bir tanıdığın askeri üs yakınında radyosundan falan askeri konuşmaları çektiğini duymuştum.

ancak siz götürün tamire, zaten benden iyi teşhis koymuşsunuz.
0
raj
(19.08.08)
(2)

fıkradan reklam üretimi

kibritsuyu
olur mu? yabancı bir reklam gördüm video sitelerinde `calvados` diye bir içki reklamı. yıllardır duyduğum temel fıkrası lan bu. ben de şimdi beğendiğim bir fıkrayı alıp reklama uyarlasam olur mu yani? sonuçta bu fıkralar anonim. telif olayı nasıl olacak? dünyanın reklamını yazarım ben böyle.calvados
olur mu? yabancı bir reklam gördüm video sitelerinde calvados diye bir içki reklamı. yıllardır duyduğum temel fıkrası lan bu. ben de şimdi beğendiğim bir fıkrayı alıp reklama uyarlasam olur mu yani? sonuçta bu fıkralar anonim. telif olayı nasıl olacak? dünyanın reklamını yazarım ben böyle.

calvados reklamını bilmeyenlere anlatayım:

adamın biri bara gidip calvados istiyor ve içiyor. barmen 3 euro diyor. adam 1 euroyu tezgaha koyup bir fiske ile öteki uca yolluyor, 1 euroyu aynı şekilde tam ters köşeye yolluyor, 1 euroyu da barmene verip gidiyor. 2-3 gün adam gelip calvados içip aynı şeyi yapıyor. barmen uyuz oluyor. son gün adam calvados'u içince 5 euroluk banknot veriyor. barmenin gözleri parlıyor. o da aynı adamın yaptığı gibi para üstü olan 2 euroyu götürüp ayrı ayrı köşelere koyuyor ve pis pis sırıtıyor. adam da cebinden 1 euro daha çıkarıyor, barmenin önüne koyup "bir calvados daha" diyor.
0
kibritsuyu
(18.08.08)
Telif hakki olmayan herhangi bir hikayeyi kullanabilirsin herhalde. Mesele onu iyi sekilde reklama aktarabilmek ve halkin bunu begenmesi.
0
wpi
(18.08.08)
anonim fıkralar vb. hikayeler reklamlara konu, tema, konsept vb. olabilmektedir. eğer sizin de böyle reklam projeleriniz varsa, neden olmasın?
0
bu nick kullanimda
(19.08.08)
(3)

lost 4x05 altyazısı - hiç umudum yok ama...

kibritsuyu
lost sezon 4 bölüm 5 altyazısını arıyorum. hdtv ripi, 350 mb olanlardan. divxplanet'taki ve divxforever'daki altyazılardan hiçbiri uymadı. diğer tüm bölümlerinki uyuyor, 5. bölümünki uymuyor anasını satayım. her yerinde eşit miktarda kaysa subtitle workshop ile düzeltecem ama yok. başında altyazı er
lost sezon 4 bölüm 5 altyazısını arıyorum. hdtv ripi, 350 mb olanlardan. divxplanet'taki ve divxforever'daki altyazılardan hiçbiri uymadı. diğer tüm bölümlerinki uyuyor, 5. bölümünki uymuyor anasını satayım. her yerinde eşit miktarda kaysa subtitle workshop ile düzeltecem ama yok. başında altyazı erken gelirken, sonlara doğru geç gelmeye başlıyor.

niye lan tüm bölümler uydu da bu uymuyor, oturup baştan indirecem yoksa sırf altyazı için. bir yol göster, bir altyazı bul bana ey duyuru.
0
kibritsuyu
(18.08.08)
5.bölüm nuke yemişti, ardından bir proper versiyonu çıktı, altyazılar proper'a uyuyor demek ki sizdeki nuke yiyen versiyon, proper indirmekten başka çareniz yok gibi.
0
frant1c
(18.08.08)
www.lostforum.gen.tr
wwww.yedincigemi.com

bir de buralari dene istersen, lostla ilgili farkli altyazilar bulunabiliyor buralarda da.
0
gioberg
(18.08.08)
km playerda izliyorsan programın üzerinde sağ tıkla ve altyazılar"a gel. orada istersen fps değiştirebiliyorsun izstersen 0,5 sn ileri/geri veya 5 sn ileri/geri alabiliyorsun. eğer arşivlik tutmayacaksan geçici bir çözümle bunu deneyebilirsin. yok arşivde kalacak diyorsan 5. bölümü (altyazısı düzgün olandan) tekrardan farklı bir ripini indireceksin.
0
etna
(18.08.08)
(5)

bir sürü toz sorusu

kibritsuyu
1. haltercilerin ellerine sürdükleri toz nedir?2. fitilini yakıp atınca patlayan torpillerin içindeki beyaz toz nedir? barun diyecem ama barut kara olmaz mı? bu karbonat gibi bembeyaz.3. evde bi torbada beyaz bi toz buldum. sizce bu nedir? inşaat malzemesi türevi bir şey. alçı, beyaz çimento veya ki
1. haltercilerin ellerine sürdükleri toz nedir?

2. fitilini yakıp atınca patlayan torpillerin içindeki beyaz toz nedir? barun diyecem ama barut kara olmaz mı? bu karbonat gibi bembeyaz.

3. evde bi torbada beyaz bi toz buldum. sizce bu nedir? inşaat malzemesi türevi bir şey. alçı, beyaz çimento veya kireç gibi bir şey olabilir. hangisi olduğunu nasıl anlarım?

4. torpil dedim aklıma geldi. bunun fitilinin malzemesi nedir? yakınca böyle pıssss diye ilerlemesi falan çok eğlenceli. kendim yapabilir miyim, ya da nereden bulurum?
0
kibritsuyu
(17.08.08)
1. magnezyum tozu
3. bir miktarını suyla karıştır, en çabuk alçı donar, ikinci beyaz çimento donar, kireç çok geç donar.. Donardan kastım sertleşir tabi:)
0
ermanen
(17.08.08)
@elma şekeri

evet orası:)
0
ermanen
(17.08.08)
0
kriker
(18.08.08)
3. bence alçıdır
0
yuto
(18.08.08)
3. şöyle bıçağın ucuyla bir lokma diline sür, ekşimtrak bir tadı varsa bana ulaştır. ben onu değerlendiririm.

ps. aynasızlara haber verirsen kız ölür dostum.
0
dursunkaptan
(18.08.08)
(11)

troll ne lan?

kibritsuyu
sözlükte bir troll'dür gidiyor. ne lan bu troll? cahil kalmışız.başlığına bakınız verecekseniz sözkonusu troll ile ilgili entry'e veriniz lütfen. balık ağı diyor, uzun saçlı uğurlu oyuncak diyor, wow diyor, lotr diyor, ihtiyar adam diyor, iskandinav diyor, diyor da diyor. sözlükte son zamanda açılan
sözlükte bir troll'dür gidiyor. ne lan bu troll? cahil kalmışız.

başlığına bakınız verecekseniz sözkonusu troll ile ilgili entry'e veriniz lütfen. balık ağı diyor, uzun saçlı uğurlu oyuncak diyor, wow diyor, lotr diyor, ihtiyar adam diyor, iskandinav diyor, diyor da diyor. sözlükte son zamanda açılan başlıklarla bağdaştıramıyorum hiçbirini.

ne lan bu bi yazıverin.
0
kibritsuyu
(15.08.08)
Sözlükte biraz anlam kayması var. Saçma sapan konuları gündeme getirip mide bulandıran, boş yazılar yazan arkadaşlara troll diyoruz kısaca. Provakasyon kısaca.
0
ataturkiye
(15.08.08)
abi sanirim bu "troll" denilen sey, bildigin "denyo" anlamina geliyor. oyle olmali.
ben de anlamamistim ilk baslarda, zamanla bu sonuca ulastim.
0
petekdoku
(15.08.08)
kıro demenin sözlükçesi gibi geldi bana.
0
deckard
(15.08.08)
benim gibi düşünmeyenlere nasıl bir laf söylemeliyim düşüncesinde olan ezik insanlar için karşıt düşüncede bulunanlara söylenen bir kelime, içeriği söylendiği gibi olursa kime göre neye göresi çıkar olayın, ayrıca ifade şeklini eleştirmekte saçma, adamin biri kemla'i sevmiyorsa bunu yazı üslubu farklıysa troll, peh peh peh
0
marmara34
(15.08.08)
peki tuzak başlığa , tuzak cevap yazan yok mu :D
0
ermanen
(15.08.08)
@mrtksn,

sazanlık kariyerim yok:) ama fikrimde sabitim. inatcıyım, agrasifim.
0
marmara34
(15.08.08)
(bkz: sözlükteki troller) olabilir mi acaba?
0
sui
(15.08.08)
boyle ibne gibin pu$t gibin bi$ii..
0
katafalk
(15.08.08)
"Troll"ler için "saçma sapan konuları gündeme getiren, boş yazılar yazan arkadaşlar" demek yanlıştır. Sözlükte kimin ne yazacağı belli değildir. İsteyen istediğini istediği şekilde -sözlük kurallarına uyduğu müddetçe- entry olarak girebilir. Ha girdiği şeye gıcık olur ayara kalkarsınız (bkz: ayara kalkmak) tamamen hakkınızdır vs. dir. Fakat "yazacak bunu mu buldunuz" tavrı, tavır değildir mekruhtur.

Detaylı bilgi için (bkz: sözlüğün konsept limitleri/1)
0
fredi
(15.08.08)
en.wikipedia.org(Internet)

çok güzel anlatmışlar burada. kısaca konuyla çokta alakalı olmayan provakatif yazılar yazan kişilere denir.
0
darknum
(16.08.08)
en basitinden sözlüğün ne hale geldiğinin göstergesi. 2-3 adamın eğlencesi olmuş be. nereden nereye..
0
dambil
(16.08.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.