Giriş
(3)

girişimci sorusu

kibritsuyu
efendim turistik bir tatil beldesi düşünün. bu tatil beldesinde kocaman uluslararası bir marina var. giren çıkan lüks teknenin haddi hesabı yok. bu marinanın kapısından çıkınca iki şeritli yolu geçtikten sonra tam orada bir dükkan var. kocaman. iki katlı. yani neredeyse denize sıfır. üst katından şa
efendim turistik bir tatil beldesi düşünün. bu tatil beldesinde kocaman uluslararası bir marina var. giren çıkan lüks teknenin haddi hesabı yok. bu marinanın kapısından çıkınca iki şeritli yolu geçtikten sonra tam orada bir dükkan var. kocaman. iki katlı. yani neredeyse denize sıfır. üst katından şahane gün batımı manzarası var. aslında alt kattan da var da marina olduğu için tam görünemiyor.

böyle bir dükkana hem yerli hem yabancı turisti çekip paranın mına koyacak ne açılabilir? yani gıda üzerine olsa iyi olur tabii ama özellikli ve o civarda olmayan bir şey olmalı ki (mesela mcdonalds, burger kingi starbucks vs) ilgi çeksin.

ne dersiniz?
0
kibritsuyu
(26.08.09)
bence modern bir yerden çok köhne bir mekan aç. turistler vb bayılır buna. rakı balık mesela
0
alokozay
(26.08.09)
cafeyi falan karıştırma. yemek kokusu v.s derken müşteri kaçar. ama şöyle bi kahveci yaparsan yanınada çikolata koyarsan olur diye düşünüyorum. kahve ve çikolata. öyle starbucks falan da değil. hakiki türk kahvesi bunun yanında başka kahvelerdende(çedene kahvesi, sakızlı kahve, berezilya kahvesi) koyarsan bide özel üretim çikolata servisi yaparsan sanıyorum 8 senede 4 dükkan daha açarsın.dükkanın dekoruna gelince modern çizgilerle süslenmiş ve basit bir dekor yeterli sanırım.

şimdi hiç görmedim aslında öyle bir yer ama anlatımından manzarayı hayal edince kahve&çikolata çekti canım. kafanda bulunsun. hoşuna gittiyse açarsın banada bi kahve ısmarlarsın.. bir fincan kahvenin 40 yıl hatrı vardır :)
0
Ayiyogi
(27.08.09)
sizin anlatımınızdan ben tatil beldesini turgutreis olarak düşündüm. eğer turgutreis ise, kesinlikle mcdonalds burger king iyi iş yapar. eğer turgutreis değil ama yine böyle fast food mağazası olmayan bir beldeyse, bence yine iyi fikir :)
0
guessme
(27.08.09)
(3)

laptop tavsiyesi

kibritsuyu
geçen gün de sormuştum ama kıyaslama yoktu işin içinde.1. Toshiba L500-13T http://www.teknosa.com/Cultures/tr-TR/Products/urundetay.htm?CS_ProductID=125031000&CS_Category=_NOTEBOOK63&CS_Catalog=_BILGISAYAR2. HP Pavilion DV6-1100 DV6-1130et (NR497EA)http://www.teknosa.com/Cultures/tr-TR/Products/urun
geçen gün de sormuştum ama kıyaslama yoktu işin içinde.

1. Toshiba L500-13T
www.teknosa.com

2. HP Pavilion DV6-1100 DV6-1130et (NR497EA)
www.teknosa.com

sağ tarafta ayrı nümerik klavye bulundurması olmazsa olmaz özelliklerinden. o yüzden bunu bulundurmayan marka ve modelleri direkt eledim.

şimdi toshiba ağır basıyor gibi. HP'nin de tasarımının hastası oldum. özellikler falan aynı, lakin HP'nin sözlük başlığında yazanlar, ısınıyor bozuluyor gibi şikayetler beni korkutuyor. ne kadar güvenmesem de teknosa'daki satıcı DV6 serilerinde artık ısınma olmadığını söyledi.

toshiba'nın da tek eksiği sadece 2 tane usb portu var. az geldi biraz ama çok da önemli bir sorun değil.

evet bu koşullar altında hangisini seçeyim bunların? artık alayım da kurtulayım şu laptop'ı.
0
kibritsuyu
(26.08.09)
bir toshiba kullanıcısı olarak toshibayı tavsiye ederim. 3 sene oldu olacak daha servis yüzü görmedi laptop. usb girişi azlığını usb çoğaltıcıyla halledebilirsin. zaten küçük, yer kaplamayan modelleri falan var bu çoğaltıcıların.
0
pragmatist kedi
(26.08.09)
kibritsuyu toshiba al bence, no matter what guarantee kapsamında bu cihaz. cihazı parçalasan da geri verebiliyorsun. ayrıca toshiba'nın vga'sı daha iyi, tasarım olarak da cihazı eline alınca göreceksin eksik kalır yanı yok. metalik gri bir kasası var. mesaj da attım sözlükten ayrıca.
0
abtash
(26.08.09)
toshiba diyorum (kullaniyorum), en azindan anakart degisimi yapabiliyorlar hala (arizalandiginda).
0
that was just a dream
(26.08.09)
(1)

keman çalan çocuklu bir film

kibritsuyu
2003 veya 2004 yılında sinema.com'dan kazandığım biletle sinemada izlemiştim. sonra vizyonda bir daha görmedim. filmde 10-12 yaşlarında süper keman çalan bir çocuğun hikayesi anlatılıyordu. yanlış hatırlamıyorsam çekik gözlü bir çocuktu ama emin değilim, olmayabilir de.bi buldurun şu filmi be.
2003 veya 2004 yılında sinema.com'dan kazandığım biletle sinemada izlemiştim. sonra vizyonda bir daha görmedim. filmde 10-12 yaşlarında süper keman çalan bir çocuğun hikayesi anlatılıyordu. yanlış hatırlamıyorsam çekik gözlü bir çocuktu ama emin değilim, olmayabilir de.

bi buldurun şu filmi be.
0
kibritsuyu
(25.08.09)
şu olabilir mi?
(bkz: he ni zai yi qi)
www.imdb.com
0
midesiz
(25.08.09)
(3)

tamamen elektronik parça eskiyince performansı düşer mi

kibritsuyu
var mı böyle bir şey? bilgisayarımızın içinde bulunan ve hiçbir mekanik aksam içermeyen, tamamen elektronik parçaları (işlemci, anakart, ekran kartı, ram vs. tabii fanlı soğutucularını hariç tutuyoruz burada) eskidikçe fonksiyonlarını yitirirler ve bilgisayarı yavaşlatırlar mı?harddisk desek içinde
var mı böyle bir şey? bilgisayarımızın içinde bulunan ve hiçbir mekanik aksam içermeyen, tamamen elektronik parçaları (işlemci, anakart, ekran kartı, ram vs. tabii fanlı soğutucularını hariç tutuyoruz burada) eskidikçe fonksiyonlarını yitirirler ve bilgisayarı yavaşlatırlar mı?

harddisk desek içinde motor var, hareketli kafa var, dönen bir disk var. döne döne aşındı dersin, yamuldu dersin, metal yorgunluğu bilmemne dersin anlarım da, işlemcide grafik kartında, içinden sadece elektrik geçen şeylerde de bu gibi fonksiyon bozuklukları olur mu?

eski bilgisayarlarıma ona göre organ nakli yapacağım da.
0
kibritsuyu
(25.08.09)
devrelerin transistörlerden oluştuğunu düşündüğünüzde, zamanla özelliğini yitiren ve bozulan transistörler elbette performans kaybına yol açacaktır. özellikle işlemcide çalışma sıklığına göre 5 yıldan sonra performans büyük ölçüde düşüyor diye biliyorum.
0
nihilanth
(25.08.09)
evet duser.
0
bryan fury
(25.08.09)
elektronik devreler genelde tamamen çalışmaz hale gelecek şekilde bozulur.
ama çalışmaya devam etmesine rağmen zamana ve kullanıma bağlı performans kayıplarının söz konusu olabildiği devreler de vardır ki amfiler buna en güzel örnektir.

ayrıca kondansatör kullanıma bağlı olarak hissedilebilir derecede mekanik deformasyona uğrayabilen bi elemandır.
0
cruor
(01.10.09)
(1)

yine yeni yeniden laptop sorusu + vodafone teknosa kampanyası.

kibritsuyu
1. vodafone teknosa ile ortak kampanya yapmış. vodafone 3g paketlerine 24 ay üyelik taahhüdü yapana (ki aylık 75 liradan 24 ayda 1800 lira yapıyor) 3g modem + 1000 lira teknosa hediye çeki veriyormuş, ama sadece laptop alırken kullanmak üzere. ben de laptop almayı düşünüyorum. kampanya ile önerilen
1. vodafone teknosa ile ortak kampanya yapmış. vodafone 3g paketlerine 24 ay üyelik taahhüdü yapana (ki aylık 75 liradan 24 ayda 1800 lira yapıyor) 3g modem + 1000 lira teknosa hediye çeki veriyormuş, ama sadece laptop alırken kullanmak üzere. ben de laptop almayı düşünüyorum. kampanya ile önerilen toshiba L500-13T model bir bilgisayar. özellikleri de şöyle: www.teknosa.com

ne dersiniz bu kampanyaya? 1367 liralık bilgisayarı kampanya ile 367 liraya alabiliyoruz.

2. aslında adsl internetim var. öyle çok fazla mobil kullanacağımı da sanmıyorum. 5 gb internet paketine ayda 75 lira vermek pahalı. açıçası kampanyayı düşünmüyorum, öylesine sordum. vodafone kampanyasını boşverelim. sadece bu bilgisayara ne dersiniz? 1367 lira fiyatı var 12 taksitli.

ayrı nümerik klavyesi olması aradığım bir özellik olduğundan çok hoşuma gitti.

not: kırisis mırisis, öyle onun gibi oyunlar oynayacağımı hiç sanmıyorum. ama olur ya "neymiş lan bu" diyip oynamak da aklıma esebilir belli olmaz. yani öyle oyun performansı süper olsun diye bir beklentim yok. ama icabında kastırmasın da. anladın sen.
0
kibritsuyu
(21.08.09)
evet alinabilir. bir toshiba kullanicisi olarak, klavye kullanim rahatligini baska hicbir notebookta bulamadigimi, sirf klavye kullanim & duzeni icin bile tercih edilesi nb oldugunu belirtmekte fayda oldugunu dusunuyorum. ses sistemide sizi memnun edecektir. ati 512 bagimsiz 1367mb'a ram destegi ile cikiyor ki 512 siz oyun oynamadiginiz icin size yetecektir. ustune, xp sp3 modded yada tiny7 (win7) modded kurdugunuzda tadindan yenmez.

ek olarak : hdmi cikisi mevcut. blue'su var. wifi draft+n destekli. sukela. alin. gule gule kullanin.

* hdd'i 5400 rpm. tamamen pil performansi icin 5400 rpm koymuslardir. ilerde 7200 rpm 16mb cache seagate koymayi dusunebilirsiniz. (tavsiye)
0
that was just a dream
(21.08.09)
(6)

fidan bağışı akabinde bankadan aranmak

kibritsuyu
ormanımız için tema'nın sitesinden garanti bankası kredi kartı ile fidan bağışı yaptıktan sonra garanti bankası kart güvenlik bilmemnesinden arayıp teyit aldılar.ama niye? ben bu kartla yüz milyor kere online alışveriş yaptım, kimse aramadı da, niye bağış yapınca arıyorlar? tema'nın kredi kartından
ormanımız için tema'nın sitesinden garanti bankası kredi kartı ile fidan bağışı yaptıktan sonra garanti bankası kart güvenlik bilmemnesinden arayıp teyit aldılar.

ama niye? ben bu kartla yüz milyor kere online alışveriş yaptım, kimse aramadı da, niye bağış yapınca arıyorlar? tema'nın kredi kartından online para çekme lolosunda mı bir güvenlik sıkıntısı var acaba?
0
kibritsuyu
(19.08.09)
istatistiksel olarak kredi karti dolandiriciligi olaylari bagislarda daha cok goruluyorsa sadece o durumlarda aramalari normal.
0
ssg
(19.08.09)
ayni olay benim basima da geldi 2 gun once, hatta bigbrother'e mesaj attim konuyla alakali, aynen sunu sordum arayan gorevliye "internet uzerinden daha buyuk meblaglarda surekli islemler gerceklestirdigim halde neden tema'nin internet sitesindeki 25 liralik islemin teyidini almak istiyorsunuz" diye

aldigim cevap su: kredi karti bilgilerine ulasan kisiler bu siteyi kullanarak kredi kartinin limiti olup olmadigina bakiyorlar.

sanirim kullandiklari pos ile ilgili, mail order talimati gibi.

hem bagis yapip hem pismanlik hissetmek kotu, tema'nin online bagis isini gelistirmesi gerekli.

dipnot: bunun uzerine ben de internet subesi uzerinden kredi kartimi online islemlere ve posta yoluyla islemlere kapattim, lazim oldugunda tekrar acip kullandiktan sonra kapatiyorum, bi nevi korunma.
0
demented
(19.08.09)
tema'nın böyle bir sorunu varsa gidip bankadan yatırmak daha mı mantıklı sanki?
0
light beam
(19.08.09)
güvenliği işbankası sağlamıyor mu temanın ? sanal pos işbankasının sonuçta... ben de öderken baktım güvenlik zımbırtıları çıkmadı kredi kartı sayfasında ama... la başımıza iş almayalım, birisi bu işle ilgilenen biri temaya sorsa ya
0
alchemistt
(19.08.09)
daha ilk login sayfasından itibaren güvenlik zımbırtıları çıkıyor. sağ üstte kilit işareti var. site şifreli, sertifikası var. adresi de https:// diye başlıyor. güvenilir yani. o açıdan bir sıkıntım yok ama aranınca bir garibime gitti.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.09)
guvenlik sertifikalari varmis ve gecerliymis, goremeyende (bkz: ben) kabahat.

bir de su var ki sadece garanti bankasi ariyor teyid almak icin, ne akbank, ne yapi kredi ne de baska bir banka aramamis henuz herhangi bir sozlukcuyu.
0
demented
(19.08.09)
(4)

kimi olaylar karşısında verdiğimiz fiziksel tepkiler

kibritsuyu
kimi olaylar karşısında verdiğimiz fiziksel tepkiler başkalarından görerek öğrendiğimiz şeyler midir, yoksa tamamen içgüdüsel midir?mesela son derece evrensel olan bir şeye çok sevinince (mesela tuttuğumuz takım gol atınca) elleri yumruk yapıp kolları havaya kaldırma hareketini http://2.bp.blogspot.
kimi olaylar karşısında verdiğimiz fiziksel tepkiler başkalarından görerek öğrendiğimiz şeyler midir, yoksa tamamen içgüdüsel midir?

mesela son derece evrensel olan bir şeye çok sevinince (mesela tuttuğumuz takım gol atınca) elleri yumruk yapıp kolları havaya kaldırma hareketini

2.bp.blogspot.com

başkalarından görüp mü öğrenmişizdir, yoksa insanlar için içgüdüsel bir sevinme hareketi midir?
0
kibritsuyu
(18.08.09)
Kimi içgüdüsel kimisi de başkalarından görülüp öğrenilen tepkilerdir diye düşünüyorum. Örneğin gülümseme yeni doğmuş bebekte bile görebileceğiniz bir fiziksel tepkidir.
0
myrtillus
(18.08.09)
bazıları öğrenilmiş hareketlerin tekrarı oluyor, mesela bilardo oynarken bel falsosu veren birisi değildim, bir kaç sefer torbjorn blomdahl' in maçını izledim, o gün bu gün götüm başım oynar bilardo oynarken, resmen kalori yakarım hani.

ama bazılarıda içgüdüseldir, mesela yerde tekmelenirken cenin pozisyonu almak. kendini koruyabileceğin bir çok farklı duruş var halbuki.
0
galahad
(18.08.09)
öncelikle o kimi olayları madde madde sıralamadıkça kaynağına dair fikir yürütmek saçma olur, çünkü iki türünden de bolca var.

ama ben size içdürtüsel jestlerin işlevini şöyle açıklayayım, sözgelimi çoğu mimikler, gülmek, korkunca istem dışı bağırmak vesair, bunların çoğu ilkel sosyal iletişim araçları esasında, ve bir kısmı belli bir dereceye kadar da hayvanlarla paylaşılıyor esasen. örneğin bir avlanma senaryosunu düşünün, orada sonradan geliştirilmiş verbal bir iletişim sistemi yerine jestsel ifadeler aynı zamanda ani şekilde arkadaşlarını haberdar edebiliyor, duruma dair bilgi paylaşabiliyorsun.

"arkanda ayı var" bakışı atıyorsun büyümüş gözlerle mesela, "bunu bir daha yap, çok hoşuma gitti" kahkahası atıyorsun, mesela çatık kaşlı "buradan çekip gitmezsen seninle savaşmak zorunda kalacağız" sinirlilik ifadesini köpeklerde de görebilirsin falan. bunların çoğu öğrenilmiş değil içdürtüsel şekilde geliyor, yeni doğanı bir odaya kapatsan ve dışarı dünyayla temas ettirmesen bile canı acıyınca ağlaycak, sinirlenince kaşlarını çatacak yani.

eli yumruk yapma hareketi öğrenilmiş gibi geliyor. çocuklar tam olarak ne için hangi durumlarda yapıldığını anlamasa da, öğrenmeleri herşeyden önce imitasyonla başladığından, tv de görmüş onu taklit ediyor büyük ihtimalle.
0
lhun
(18.08.09)
su soru da alakali biraz:
(git: 31815)
0
ermanen
(18.08.09)
(3)

ankara'da yemek üstü takıalcak sessiz sakin mekan

kibritsuyu
hani böyle yemeği yemişiz, sonra arkadaşlarla toplanıp sessiz sakin kafa dinleyip muhabbet edebileceğimiz bir yere gidelim, biramızı ya da çayımızı içelim, birkaç saat takılalım kalkalım.nereye gidelim a canlar? (mümkünse açık hava)
hani böyle yemeği yemişiz, sonra arkadaşlarla toplanıp sessiz sakin kafa dinleyip muhabbet edebileceğimiz bir yere gidelim, biramızı ya da çayımızı içelim, birkaç saat takılalım kalkalım.

nereye gidelim a canlar? (mümkünse açık hava)
0
kibritsuyu
(17.08.09)
wikimapia.org&lon=32.851152&z=18&l=36&m=s&v=9

edit: ismini yazmamışım; Daphne Restaurant Grill Bar Ankara.
0
guess
(17.08.09)
park caddesinde tabs'in bahçesi çok güzel, ve sohbet edebileceğiniz bir yer..
kızılayda eskiyeni nin bahçesi olabilir.. tunalıda zeynelin bahçesi, ya da sanırım güvenlik caddesinde new castle ın guzel bir bahcesi var.. bu bahsettiğim mekanların etrafında da en az 4-5 tane benzer mekan mevcut..
0
gaea
(17.08.09)
atakule sevilla (botanik parkı manzaralı)
atakule ufo (ankara manzaralı, ne manzara ama...)
0
mahnita
(18.08.09)
(4)

uzak bandıralı teknenin gelişi

kibritsuyu
ne salak bi başlık oldu yarabbim.şimdi şöyle. tatilde gözlemlediğim bir durum vardı. çevrede bir sürü tekne görüyorum. öyle kocaman yatlar, devasa gemiler falan değil. mütevazı dar gövdeli yelkenliler, 2-3 kamaralı gezi yatları. lakin bunlar avusturalya bandıralı, amerika bandıralı. ilk aklıma gelen
ne salak bi başlık oldu yarabbim.

şimdi şöyle. tatilde gözlemlediğim bir durum vardı. çevrede bir sürü tekne görüyorum. öyle kocaman yatlar, devasa gemiler falan değil. mütevazı dar gövdeli yelkenliler, 2-3 kamaralı gezi yatları. lakin bunlar avusturalya bandıralı, amerika bandıralı. ilk aklıma gelen, memleketimde vergi ödememek için yabancı bandıralı tekne kullanan türükler oldu. öylesi de vardır ama benim sorduğum onlar değil. bizzat gördüm ki, dar gövdeli, taş çatlasın 8-10 metre uzunluğundaki amerikan bandıralı bir yelkenli. içindekiler de gayet amerikalı.

ulan bu tekneler amerika'dan, avusturalya'dan okyanus aşıp nasıl gelebiliyorlar? uçağa girmez, gemiye girmez, arabanın arkasında çekilmez (zaten oralardan karayolu yok, olsa bile römorkla çekecek kadar da küçük değil), başka deniz taşıtığın arkasında çekilmez.

aklıma bir tek paramparça söküp parça parça nakledilip burada birleştirilmesi ihtimali geldi de olur mu lan öyle. sök tak sök tak yalama olmaz mı?
0
kibritsuyu
(15.08.09)
türkiyede tekne imalatı amerikaya göre ucuz olduğu için belki türkiyedeki yerleşik yabancılar tekne yaptırıp amerikan bayrağı çekiyordur.
0
buffy de vampir sayilir
(15.08.09)
Bir yatla dunyayi gezmek mumkun. Hatta bunu tek kisi yapanlar var.

en.wikipedia.org

en.wikipedia.org
0
dahicocuk
(15.08.09)
9-10 metrelik bir yelkenliyle fransa, ingiltere gibi avrupa ulkelerinden turkiyete gelmek cok basit ancak avustralya veya amerikadan o ebatta bir yelkenliyle gelmek epey zor olur. muhtemelen turkiyede yerlesik yabancilardir.
0
mat couthon
(15.08.09)
imkansız değil ama zor. eğer düzgün elektronik sistemleri donatılmışsa ve kaptanı maceraperest bir salak değilse boyut çokta önemli olmuyor.

maceraperest adamlar dediğin yerleri kürek çekerek sandalla geçiyor öyle yani.

not: kürek çekene salak demedim ama fırtına var uyarısına nolacak diyen salaktır.
0
darknum
(15.08.09)
(6)

nerede ulan bu flashdisk?

kibritsuyu
9 ağustos tarihinde saat sabaha karşı 03:30 sıralarında son kez görüldü. yazlıktaki laptopun üzerine takıldı, içindeki müziklerden seçmeler yapılıp telefonun hafıza kartına kopyalandı. kart çıkarılıp telefona takıldı. flashdisk de güvenle kaldır denilerek bilgisayardan çıkarıldı ve bir daha kendisin
9 ağustos tarihinde saat sabaha karşı 03:30 sıralarında son kez görüldü. yazlıktaki laptopun üzerine takıldı, içindeki müziklerden seçmeler yapılıp telefonun hafıza kartına kopyalandı. kart çıkarılıp telefona takıldı. flashdisk de güvenle kaldır denilerek bilgisayardan çıkarıldı ve bir daha kendisinden haber alınamadı. takriben aynı gün saat 05:00 sıralarında da yolculuğa çıkılıp tatil bitirildi.

1. o anda üstümde olan pijamanın ceplerinde yok.
2. yol kıyafetimin ceplerinde yok.
3. iki adet el çantamın hiçbir gözünde yok.
4. bavulların ve yolculuk çantalarının hiçbirinde yok.
5. eşimin el çantasında, makyaj çantasında yok.
6. fotoğraf makinesinin çantasında yok.
7. yazlıktaki bilgisayarın çevresinde, koltukta, sehpada yok.
8. bavul hazırlarken eşyaları falan koyduğumuz masanın, yatağın üstünde yok.
9. şarj aleti, yedek pil, vs. gibi minik elektronikleri koyduğum poşette yok (en çok buradan çıkar diye bekledim zaten, giderken de aynı poşette gitti)
10. bavuldan çıkan kıyafetlerin, kirli çamaşırların içinde yok.

nerede lan bu?
0
kibritsuyu
(14.08.09)
aa o flashdisk senin miydi hocam ya, kusura bakma bende kalmis.
0
osuruklu
(14.08.09)
ya bir yere girmiş ve sizin gözünüzden kaçmıştır, sizin dışınızda biri tekrar arasın.. ya da belki o arada farketmeden bir yerde düşürdünüz.
0
clem
(14.08.09)
yazlıkta kedi köper varsa almış olabilir.
0
Seytan
(14.08.09)
bi yere otur ya da ayakta dur. isaret parmagini sakagina goturup gozlerini kIsarak tasinabilir bellek le yaptigin en son isten geriye dogru dusun. arada kopmalar olabilir es gec ve en olasiyla devam et bulursun. benim merdanede hep ise yariyor.
0
gunlerin kopegi
(15.08.09)
şakağa parmak koyma yönteminden şu sonuçlar çıktı:

bütün bavullar geceden hazırlandı. bir tek yola çıkmadan önce yapılacak (diş fırçalama, lens takma vs) gibi şeyler için içinde kozmetiklerin bulunduğu eşimin çantası açık vaziyet kaldı. bir de masada duran el çantalarımız. saat 03:30 gibi kalktım, bilgisayarı açtım, yolda dinleme müzikleri için flashdiski bilgisayara taktım, kart okuyucuya da sd kartı taktım, müzikleri seçip kopyaladım, kartı çıkarıp telefona taktım, flashdiski de çıkarıp telefonla birlikte aynı elime aldım. bundan sonrası yok. telefon ve kartı sağlam. telefonu çantama koymuşum. ama flashdisk yok. açık duran eşimin el çantasına da atmamışım, kozmetik çantasına da atmamışım. bavulların arasında fermuarlı ön gözü olan bir çanta var, ona da atmamışım. uyku sersemi ne halt yediysem yok.

yazlıkta arama kısmını annem ve babam yapıyor zaten oturduğum koltukların aralarına, altlarına kadar bakıldı, yok.
0
🌸kibritsuyu
(15.08.09)
cüzdanının bozuk para kısmında olabilir
0
chaud
(15.08.09)
(2)

tıkanmış tuvalet (klozet) nasıl açılır?

kibritsuyu
öhöm. şimdi normalde sifonu çektiğim anda sular şforrrşhhhh diye boşalır, giderken de ne var ne yok götürürdü. şimdi sifonu çekiyorum, klozetin içi ağzına kadar su doluyor, sonra da yavaaş yavaş aheste birr biçimde gidiyor. sıvılar için sorun yok da katı partiküller (anla ulan işte illa söyletme adı
öhöm. şimdi normalde sifonu çektiğim anda sular şforrrşhhhh diye boşalır, giderken de ne var ne yok götürürdü. şimdi sifonu çekiyorum, klozetin içi ağzına kadar su doluyor, sonra da yavaaş yavaş aheste birr biçimde gidiyor. sıvılar için sorun yok da katı partiküller (anla ulan işte illa söyletme adını) biraz kalıyor haliyle, tamamen süzülüp gidemiyor.

en son böyle olduğunda kanalcı çağırdım, 60 lira istedi. ofisi bok basmasın diye aciliyetten verdim ne yapayım. ne yaptı, nasıl açtıysa işlem 3 saniye sürdü? şimdi kendim açabilir miyim? bir şeyler mi dürtüklesem içeri? nasıl edeyim, nerelere gideyim?
0
kibritsuyu
(14.08.09)
Sıcak suyla kullanılan lavabo açıcılar var. Birkaç paketi birleştirip üzerine sıcak suyu bastın mı bir şey kalmaz. O zımbırtının neler açtığını gördüm ben.
0
ataturkiye
(14.08.09)
Oncelikle klozetteki suyu bosalt, ardindan mr muscle'in lavabo acicilarindan 2 paket kadar dok, ve uzerine yavasca 3-4 litre kadar kaynar su ekle, acilacaktir.

Artik gule gule kullanabilirsin...

[duyuruyu refresh etmeyince boyle oluyor iste]
0
msb
(14.08.09)
(3)

polietilen depoda benzin saklanır mı hey saklanır mı

kibritsuyu
benzim zamlarından kafayı sıyırmadan evvel sorayım bunu.evimize su çıkmamasından dolayı evin içine yaptırdığım 500 litrelik su deposu, apartmanın hidrofor yaptırmak için karar almasıyla birlikte boşa çıkmış ve götüme girmiş bulunuyor. malzeme polietilen ya da polikarbonat mı ne haltsa işte bu fotoğr
benzim zamlarından kafayı sıyırmadan evvel sorayım bunu.

evimize su çıkmamasından dolayı evin içine yaptırdığım 500 litrelik su deposu, apartmanın hidrofor yaptırmak için karar almasıyla birlikte boşa çıkmış ve götüme girmiş bulunuyor. malzeme polietilen ya da polikarbonat mı ne haltsa işte bu fotoğraftaki deponun aynısı.

www.akrogroup.com

ben şimdi yaklaşık 1 yıllık benzinim olan 500 litrelik benzin alsam (1600 tl. falan yapıyor günümüz benzin kuruna göre) getirip bidon bidon doldursam bunun içine olur mu? evimiz havaya uçar mı? bu benzin depoyu delip akar mı? depoyu delmese de kendi kalitesini bozup arabayı sikertir mi? kokusundan durulur mu? nedir hey canlar be hey canlar?

ya da direk arabaya bağlatsam bunu 1.4 motor clio çeker mi bunu? arkada tanker gibi gezdirsem böyle?
0
kibritsuyu
(13.08.09)
bidon bidon doldurma tankerle gönderirler
-uçar
-akmaz
-sikertir
-durulmaz
-tey tey

-yavaş çeker.tavana bağla.ayrı bi hava katar.

dene banada haber ver benim aylık yakıt bu.yaptırim bi 5 tonluk bende.
0
cizgilipijama
(13.08.09)
valla gecen gun motorun deposunu degistirdim, eski depodaki yarim cay bardagi benzin evde bir koktu, bir koktu anlatamam. pencerenin onunde biraktim, bu sefer buharlasip evin icine doldu. bir de bas agrisi yapiyor.

guzel muhafaza edilirse, hatta evin disinda bi yerlere gunes gormeyecek sekilde etrafi cam yunuyle kaplanirsa sukela olur diyorum.

bu arada urunun sayfasinda aciklanmis. Polietilen depolarda su, sıvı yağlar, akaryakıt ürünleri, kimyasal maddeler (sülfürik asit, kostik deterjan vb.) depolanıp stoklanabilir.
0
osuruklu
(13.08.09)
evin adresini yazmamışsın havaya uçma ihtimaline karşı biz dikkatli olalım en azından demi?
0
anarche
(13.08.09)
(3)

altyazılara ne oldu?

kibritsuyu
efem şimdi bilgisayarda film izlemek için media player classic kullanıyorum. gayet de iyi anlaşıyoruz kendisiyle. aslında ben çoğunlukla bilgisayarda film izlemem. divx player'da izlerim, media player classic ile kalitesine bakarım, altyazısının uygun olup olmadığını falan kontrol ederim. altyazı do
efem şimdi bilgisayarda film izlemek için media player classic kullanıyorum. gayet de iyi anlaşıyoruz kendisiyle. aslında ben çoğunlukla bilgisayarda film izlemem. divx player'da izlerim, media player classic ile kalitesine bakarım, altyazısının uygun olup olmadığını falan kontrol ederim. altyazı dosyası, divx player okuyabilsin diye filmle aynı klasörde ve film ile birebir aynı adı taşıyacak şekildedir. media player classic'te de bu şekildeyken filmi başlattığımda altyazıyı otomatik olarak okur.

lakin ne olduysa okumuyor. media player classic'in menüsündeki subtitle şeysi de seçilebilir değil, silik. ne oldu buna?

yalnız rica edeceğim, gom player bsplayer gibi farklı bir oynatıcı önermeyiniz. sadece altyazı incelemek için başka program kuramam. bunu düzeltmenin yolunu bulmak istiyorum.
0
kibritsuyu
(12.08.09)
kendi çalışan ayarlarımı söyleyeyim:
viewdan optionsa gir. sol taraftaki yerden playback->outputa gir sonra. karşına seçilecek bir ton render şeysi çıkacak. directshowdan "vmr9", realmediadan "directx 9", quicktimedan "directx 9"u seç onların altında da vmr7/9 ayarları var. surfaceden 3d surfacesı seç resizerdan "bicubic A -1.00" ve vmr9 mixer modeu tickle. bakalım işe yarayacak mı... ayrıca mpcye sürükle bırak modunda da altyazıyı çalıştırabilirsin illa aynı isimde olmasına gerek yok yani
0
argent dawn
(12.08.09)
sürükleyip bırakınca altyazı dosyasını film zannedip açmaya çalışıyor ve cannot render diyor.

sanırım k-lite codec pack problemi. zira filmi açınca taskbarda çıkan simgeler de yok. windows media player'da da altyazı yok. kaldırıp baştan kurayım bakalım.
0
🌸kibritsuyu
(12.08.09)
ffdshow indirin kurun. sorun hallolur..
0
beerserk
(13.08.09)
(2)

excel dosyası koruma

kibritsuyu
şimdi araçlar menüsünde koruma hedesi var da nasıl kullanacağımı bilemedim.bir mükellefim kendi yaptığım, içine kendim düşünüp yazdığım şahane bir excel tablosuna yeşilleniyor. "bana mail atsana benim de vardı da formatta gitti seninkini bi yollasana" diye isteyip duruyor. "sktir git, bana özel bu,
şimdi araçlar menüsünde koruma hedesi var da nasıl kullanacağımı bilemedim.

bir mükellefim kendi yaptığım, içine kendim düşünüp yazdığım şahane bir excel tablosuna yeşilleniyor. "bana mail atsana benim de vardı da formatta gitti seninkini bi yollasana" diye isteyip duruyor. "sktir git, bana özel bu, veremem" de diyemiyorum. yollayayım ama formüllerimi de görsün istemiyorum. ne görebilsin, ne değiştirebilsin. sadece boş hücrelere değerler girildiğinde sonucu versin. ama sonuç hücresindeki hormülü göremesin, değiştiremesin.

nasıl yaparım bunu?
0
kibritsuyu
(11.08.09)
Biçim>hücreler>koruma buradan gizliyi tiklersin

sonra araçlar>koruma dan da sayfayı şifrelersin. orada ayrıca değişkenlerin yazılacağı hücrelerin değiştirilmesine de izin verince olur senin iş
0
tai
(11.08.09)
araçlar -> koruma -> sayfayı koru diyerek alt menüde korumaya almak istediğin seçeneleri belirleyebilirsin. fakaatttt;

şifreyi koyarken öyle basit bir şifre koyma zira kolayca kırılabilir. en az 15 karakter büyük küçük harf + sayı kombinasyonu ile bir şifre koy. dosyada makro var mı bilmiyorum ama yukarıda dediğim gibi koyduğun şifreyi kırmasını istemiyorsan ek olarak vba'ya da şifre koy. bütün bunları yaptıktan sonra eğer isterse yine kırar o şifreyi ama daha fazla yapacak bir şey yok...
0
mahallenindelisi
(11.08.09)
(4)

alakasız birkaç soru + bonus askerlik sorusu

kibritsuyu
1. şehirlerarası yollarda, yol kenarlarında parçalanmış kamyon lastiği gibi şeyler var. nedir onlar? adam lastiği yolda parçalayıp lastiksiz devam etmiyor herhalde?2. mıcırlı bir yolda giderken gördüm. kimileri ön cama baş parmaklarıyla dokunarak gidiyorlardı. cam kırılmasın diye olduğunu tahmin etm
1. şehirlerarası yollarda, yol kenarlarında parçalanmış kamyon lastiği gibi şeyler var. nedir onlar? adam lastiği yolda parçalayıp lastiksiz devam etmiyor herhalde?

2. mıcırlı bir yolda giderken gördüm. kimileri ön cama baş parmaklarıyla dokunarak gidiyorlardı. cam kırılmasın diye olduğunu tahmin etmekle birlikte, dışarıdan cama çarpan taşın, camı kırmasının içeriden parmakla nasıl engellendiğini anlayamadım. büyü gibi bir şey midir, nedir mantıklı açıklaması?

3. benzini hep shell'den alırım. onca zamdan sonra 95 oktan ile 97 oktan v power benzinin fiyatı aynı olmuş. lakin 95 oktana da "fuelsave" diye tasarrıflu bir özellik gelmiş güya. fiyatların aynı olmasından dolayı herkesin 95 yerine 97 oktan alacağını düşünüp 95 oktanı sattırabilmek için bir dümen midir bu? yoksa hakikaten tasarruf sağlar mı?

bonus soru: yakın bir akrabamın askerliği erzurum'a çıktı. kabul toplama merkezi de erzincan. biz anadolujet'ten direkt erzurum'a bilet bulduk. toplama merkezine gitmeyip direkt erzurum'daki birliğine gitse olur mu? (bu sorudan daha önceki dönemlerde sorulmuştu hatırlıyorum ama diğerlerinin altına ekleyeyim dedim bonus olarak)

ha bir de ikmal sınıfı nedir?
0
kibritsuyu
(10.08.09)
1. kamyoncular normal lastiklerin üzerine, eski lastikleri takıyorlar, yeni lastik yıpranmasın diye. o da işte yolda giderken öyle parçalanıp çıkıp gidiyor diye biliyorum.

2. taşın yaratacağı rezonansı engellemek için olabilir.
0
kahvegibi
(10.08.09)
bonus soru: olur. problem yok.
0
guybrush threepwood
(10.08.09)
1- Ağır vasıtaların lastikleri çabuk yıprandığından eski lastikler, "kaplama" denilen bir işlemle üzerine yeni lastik hamuru eklenip bir dizi işlemle şekillenip, sağlamlaştırıldıktan sonra yeni lastik gibi kullanılır. Bu kaplamanın maliyeti sıfır lastiklere nazaran daha ucuz olduğu için taşımacılık yapanlar tarafından sıkça tercih edilir. E tabi belli zaman sonra kaplama lastikte iyice aşınınca yolda giderken parça parça kopmaktadır.

2- taş geldiğinde cam kırılmasın diye parmakla tutmak, elle ittirmek gibi önlemler aslında pratikte pek faydalı değildir. Çünkü eskiden araçların ön camları herhangi bir katkı içermediğinden bahsedilen taşın çarpması sırasında hemen dağılabiliyorlardı. Elle tutmakta camı gergin tutmak gayesindeydi.
Oysa son 15 senedir çoğu oto camı güvenlik maksadıyla, herhangi bir darbe sonucunda kolay dağılmayan plastiksel yapıda üretiliyor. Ön cama taş vs çarpsada cam kırılıyor ama tuz buz olacak derecede dağılmıyor. Mersin-Antalya arasında bir gece seyahatinde tepeden ön cama yumruk büyüklüğünde bir taş düştü ve taş vurduğu yer kadar alanı çatlattı. Ama çıkardığı ses sanki arabanın tepesine insan kadar taş düşmüş hissiyatı yarattı insanda.
Araçların ön camları dışındaki camları yalnız kaçış yolu ihtiva ettiğinden ufacık bir darbeyle bile kolayca kırılır ve tuz buz olur. Bununda sebebi bu camlar tempere denilen özellikte olmasındadır.
0
icemanr
(10.08.09)
2. mythbusters bu miti test etmişti. amaç camın patlamasını önlemek ama yeni nesil camlar zaten patlamıyor. eski nesil camlarda yaptıkları denemelerde de elini koysa da koymasa da cam tuzla buz oldu. sonuç busted.
0
emrag
(10.08.09)
(4)

lost isimli kitap -spoiler içermez-

kibritsuyu
efendim lost dizisinin bir hastası olarak geçen gün kitapçıda lost diye bir kitap gördüm. azıcık inceledim, dizi bölümlerinden, her bölümde neler işlendiğinden, tek tek karakterlerden, olaylardan, ipuçlarından falan bahsediyor. bir türk yazar hazırlamış sanırım. ilginç geldi, hoşuma gitti.alan okuya
efendim lost dizisinin bir hastası olarak geçen gün kitapçıda lost diye bir kitap gördüm. azıcık inceledim, dizi bölümlerinden, her bölümde neler işlendiğinden, tek tek karakterlerden, olaylardan, ipuçlarından falan bahsediyor. bir türk yazar hazırlamış sanırım. ilginç geldi, hoşuma gitti.

alan okuyan var mıdır, nasıldır, alıp okuyayım mı? tatil kitabı olarak sahilde bahçede tatmin eder mi? yoksa tırt bir şey midir bu? parama mı yazık? nedir?
0
kibritsuyu
(23.07.09)
sanırım emrah güler'inkinden bahsediyorsunuz. zira bahadır içel'inki üçüncü sezona kadarki kısmı anlatıyorç. çok bir numarası yok. eğlencelik okunabilir. lost entrylerinizi hatırlıyorum. gayet iyi bir izleyiciydiniz. yani sizin için gereksiz. vakit geçirme ihtiyacınız varsa alın. yoksa değmez.
0
istanbul beyefendisi
(23.07.09)
kitap yerine internet sitelerini takip edin bloglara bakın. bu konu üzerine bir sürü kaynak inceleme teori arşatırma tartışma var. eğer ingilizcenizde varsa hiç gerek yok bence. eğer ingilizceniz yoksa sadece türk kaynaklarda yeterli olur.

ha derseniz ben o kadar teoriyi nette okuyamam arkadaş o zaman düşünülebilir belki. o kitabın ilk çıkacağı zaman televizyonda tanıtımına denk gelmiştim pek yeni bir şey vaadetmiyordu. bence gereksiz.
0
akustik cinayet
(23.07.09)
evet emrah güler'in kitabından bahsediyorum. amacım teori okumak değil, tatilde, bahçede, plajda, uyumadan önce, orda burda okyacak bir kitap olsun diye. yoksa netten okuyorum elbet teori falan.
0
🌸kibritsuyu
(23.07.09)
benim gibi hiç lost izlememi$ birisi iseniz bir anlamı olmaz. ucundan kıçından takip ediyorsanız bir nev'i rehber niyetine okuyabilirsiniz ama tatilinizde daha iyi kitaplar okumanızı tavsiye ederim.
0
robinbook
(28.07.09)
(4)

yaaa yoma tama yeee, yoma tama yooo, yoma tama yeee

kibritsuyu
sözsüz kısımlarında kabile müziği ensturmanları gibi şeyler çalıyor. nakaratında da bir hatun bu başlıktakini diyor. kesin biliyorsunuz ne bu şarkının adı?
sözsüz kısımlarında kabile müziği ensturmanları gibi şeyler çalıyor. nakaratında da bir hatun bu başlıktakini diyor. kesin biliyorsunuz ne bu şarkının adı?
0
kibritsuyu
(23.07.09)
hiç ümidim yok ama ilk olarak budur diyorum:

www.youtube.com

Ketama - Agustito
0
dambil
(23.07.09)
ah kibritsuyucum, aynı şarkıyı 2 aydan fazla süredir bende arıyorum hatta telefonuma, yumurtamı yeeeee, yomotami yeeee gibi kaydetmiştim =) takipteyim, umarım buluruz,
bu arada pal station bu şarkıyı çok sık çalıyordu 2 ay önce şu an durum nedr bilemedim
0
füt
(23.07.09)
ımba yo extended
0
liji
(23.07.09)
çook çok uzaklardan bunu çağrıştırdı..

www.youtube.com
0
kabablanka
(23.07.09)
(3)

oto sanayi korkusu - otosanayikofobia

kibritsuyu
efendim arabanın sunroof'u bozuldu. açıldı kapanmıyor. her zaman gittiğim tanıdık yetkili servise gittim. gitmişken 50.000 bakımını da yaptırdım. pek tabii ki hava filtresi olsun, buji olsun vs. olsun orijinal yedek parça kullanıldı. sunroof için yapabilecekleri bir şey olmadığını, komple değiştirme
efendim arabanın sunroof'u bozuldu. açıldı kapanmıyor. her zaman gittiğim tanıdık yetkili servise gittim. gitmişken 50.000 bakımını da yaptırdım. pek tabii ki hava filtresi olsun, buji olsun vs. olsun orijinal yedek parça kullanıldı. sunroof için yapabilecekleri bir şey olmadığını, komple değiştirmeleri gerektiğini söylediler ve sanayide patronlarının da arabasını tamir eden bir sunroofçuya yolladılar.

sunroof'un bozulan yerini tamir etsin diye hayatımda ilk defa arabamı tanımadığım bir ustaya teslim ettim ve korkuyorum. hep duyarım sanayide pislik adamlar var falan diye. orasından burasından orijinal parça söküp (ki buji muji daha yeni değişti, sıfır cillop gibi), uyduruklarıyla değiştirirler mi? hayır adam güvenilir birine benziyordu, kendi servisimden sunroof'çuyu tanıyan usta ile birlikte gittik ama yine de içim rahat değil. olmuyo di mi böyle şeyler? korkayım mı? ciddi cevap verin lütfen.
0
kibritsuyu
(17.07.09)
arabayi aldiktan sonra tekrar servise gidip baktirabilirsin en azindan.
0
sourlemonade
(17.07.09)
sunroof'un HOLLANDIA markaysa,(ki o firma kapandı) evet banada komple değişecek demişlerdi, inat ettim açtım baktım, küçük bi dişli var o yalama yapmış, aynısı yaptırdım, 20 liraya, kendim taktım, kütür kütür çalışıyo, püfür püfür esiyo, hani bilgi olsun diye söylüyorum..
0
flashstriker
(17.07.09)
Sanayide çalışan seçerlerken "presentabl olmak ve hırsızlığa yatkın olmak" gibi bir kriter bulunmuyor. Hizmet aldığın başka bir yerde kandırılma olasılığın ile aynı.
0
rygard
(17.07.09)
(1)

msn'de görüntülü sesli konuşma ses ayar sorunu

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar. babamla msn'den görüntülü ve sesli konuşma yapmaya çalışıyoruz. ben masaüstü bilgisayarımda mikrofonlu kulaklık kullanıyorum, babam ise laptopunda herhangi bir aygıt kullanmıyor. laptopta vista yüklü.sorun şu ki, ben babamın konuştuğunu gayet güzel duyuyorum. lakin benim sesim ba
sevgili arkadaşlar. babamla msn'den görüntülü ve sesli konuşma yapmaya çalışıyoruz. ben masaüstü bilgisayarımda mikrofonlu kulaklık kullanıyorum, babam ise laptopunda herhangi bir aygıt kullanmıyor. laptopta vista yüklü.

sorun şu ki, ben babamın konuştuğunu gayet güzel duyuyorum. lakin benim sesim babamın orada inanılmaz yankılanıyor. laptopun hoparlöründen çıkan kendi sesim tekrardan mikrofona giriyor, ve olay döngüye girip "meraba meraba merabaii merabaiii baii baii baiii hii hiii hii hii hiie hiee hieee diye büyüyerek gidiyor. babam kulaklık falan kullanıp sesi kulağından duysa hallolacak da tatil yerinde nereden bulsun kulaklığı.

biz aynı şekilde geçen sene gayet güzel konuşurduk. ekipman da aynıydı. böyle yankı da yapmazdı. bana sanki vista ses ayarlarından bir yere tıklayıp "sessiz/mute" yapsak düzelecekmiş gibi geliyor. ama kendim vista kullanmadığım için babama da tarif edemiyorum şuna tıkla buna tıkla diye. yardımcı olabilir misiniz, nasıl çözeriz bu sorunu?
0
kibritsuyu
(15.07.09)
sessiz mute değil de şu şekillerde belki biraz düzelebilir..

siz, sağ alttaki ses şeysine sağ tıklayın, kayıt aygıtlarına girin. sonra kullandığınız mic'e sağ tıklayıp mic boost seviyesini biraz azaltın.

babanız da genel ses ayarlarından sizin gelen sesinizi biraz kıssın, ilk denemede kısmayabilir de.

aklıma gelirse başka bir şey eklerim..
0
dambil
(15.07.09)
(8)

incelme - kilo verme mevzuları

kibritsuyu
aslında kilo verme değil de azıcık incelme diyelim. 30 yaşındayım erkeğim, göbekliyim. boyum 180, kilom 94.şimdi aslnda kilo vermek de istiyorum ama üşengeçliğim ve tıkıngaçlığım nedeniyle bugüne kadar erteledim durdum. ama yumurta göte dayandı. 2 hafta sonra tatile çıkacağım. bu kadar kısa sürede h
aslında kilo verme değil de azıcık incelme diyelim. 30 yaşındayım erkeğim, göbekliyim. boyum 180, kilom 94.

şimdi aslnda kilo vermek de istiyorum ama üşengeçliğim ve tıkıngaçlığım nedeniyle bugüne kadar erteledim durdum. ama yumurta göte dayandı. 2 hafta sonra tatile çıkacağım. bu kadar kısa sürede hatırı sayılır kilo vermemin mümkün olmadığının da farkındayım.

kilolarımla ve göbeğimle barışığım. tatil için görünüş açısından kafama takacağım bir sorum yaratmıyor. istediğim sadece göbekten 1-2 cm. incelmek ve geçen seneden beri giymediğim şortlarımın, yazlık pantolonlarımın içine rahat girebilmek. hayır önünü kapatabiliyorum ama biraz sıkıyor. şöyle 1-2 cm. incelsem çok rahat olacak. sadece 2 haftasürem var. elimde de bir adet eliptik bisiklet var. dışarı çıkıp koşma yürüme gibi şansım, vaktim yok. ne yapacaksam evde yapacağım. ne önerirsiniz? nasıl çalışayım, ne kadar çalışayım ki en az 1-2 cm. inceleyim?
0
kibritsuyu
(11.07.09)
sabah kalkınca aç karna 2 bardak su iç fazla soğuk olmayan. sabah akşam öğle karpuz ye. şekerli unlu tuzlu şeyler yeme. koş koş koş. 2 haftada verebileceğin maksimum kiloyu verirsin. unutma acıktıkça karnını karpuzla doldur.
0
emininsel
(11.07.09)
atkins diyeti yap.
bol et, mayonez, yağ falan ama hiç karbonhidrat yok. (domates, marul falan bile yok o derece)
uyarsan bu kadar kısa sürede o paklar seni anca :)
0
lhun
(11.07.09)
Sadece karpuz yiyerek olmaz o iş, yediklerini azaltmaya çalış hamur işi, şekerli yiyecekleri yememeye çalış, bir de çok alkol almamak gerek. Sadece spor yapmakla kalmamak lazım, ben bir ay spor salonuna gittim ama yemek düzenimi değiştirmedim, fast foodlar, gece yemeleri derken kilo değişmedi nerdeyse...
Bir de normal ve sağlıklı olan haftada 1 kilo vermektir.
0
loralynn
(11.07.09)
kilo vermesem de olur arkadaşlar. kilom aynı kalsın da azıcık inceleyim yeter. şu bele takılıp titreyen vibro masaj mıdır nedir onlar işe yarar mı acaba?
0
🌸kibritsuyu
(11.07.09)
aslında iki haftada dengeli sporla 2-3 kilo bile verebilirsin, ama bunun için belli bir sportif altyapın olmalı. yani başladığında bazı şeyleri belli bir süre, sayı yapabilmelisin. benim önerim bu sürede "beyaz"larda kesinlikle uzak dur. belli bir saatten sonra yemek yeme ve yediğin yemekleri kısa aralıklarla sık öğünlere böl. bir de becerebilirsen mekik çek. mekik çekerken de dikkat edilecek hususlar vardır. bunlara mutlaka dikkat et, sakatlık çıkmasın. yarım mekik çekmelisin falan filan gibi.
aslında mekiğe benzer bir şey vardır. sadece kalçalarını koyabileceğin hafif yüksek bir alana oturup eğimlice bir yatış pozisyonuna geçiyorsun. (tam yatmıyorsun tabi) bu şekilde mekik çekerken bir yandan da ayaklarını da kendine çekiyorsun.
yok bu böyle olmadı, bu hareketleri mümkünse çeşitli videolardan izle, doğrusunu gör ve öyle yap, sakatlık çıkmasın.
0
jaaaccckkk
(11.07.09)
(bkz: p90x)
0
weierstrass
(11.07.09)
sizin zamanınız yetmez ama bi gün vaktiniz olursa denersiniz diye, teyzem şöyle bir şey yapmış, 10 kilo verdi ki zaten zayıf bir kadındı. kendisi yağlarını yaktığına inanıyor. şimdi durum şu;

10 kilo kadar limonun suyunu sıkıyor, (yani 1 litre kadar limon suyu çıkacak şekilde) 41 diş sarımsak ile birlikte 21 gün bekletiyor. eğer mide probleminiz var ise içine biraz bal ekleyebilirsiniz. bu karışımdan her sabah aç karnınla bir ufak shot kadehinin yarısı, yani 2 çorba kaşığı kadar içiyorsunuz. yani anlat anlat bitiremedi, ben 10 kilo limonu sıkmaya üşendiğimden hala oturup da yapamadım. bir deneyin dilerseniz....
0
yedek ruh
(11.07.09)
sabah kalkınca 30-40 dakika eliptik bisikletle çalışma.

akşam da yemekten önce veya yemeği erken yiyorsam yemekten 2 saat kadar sonra p90x denilen fitness programı. 90 günlük bir egzersiz programı aslında ama 15 gün yapalım bakalım. adamı resmen yerlerde süründürüyor.

ayrıca klasik kepek ekmeği, kibrit kutusu kadar peynir, salata, sebze, tavuk vs. şeklindeki türk diyeti.

olacak gibi ama du bakalım nolcak.
0
🌸kibritsuyu
(13.07.09)
(3)

avi video sıkıştırma

kibritsuyu
baylar bayanlar merdivenden kayanlarcanon powershot a610 makinemle çektiğim videolar var. bu hayvan makine videoları zerre sıkıştırmadan kaydediyor. beş buçuk dakikalık bir videonun boyutu 600 megabayt. ben o boyutta bir buçuk saatlik filmler indirip izliyorum. diyorum ki bunu sıkıştırayım, divx xvi
baylar bayanlar merdivenden kayanlar

canon powershot a610 makinemle çektiğim videolar var. bu hayvan makine videoları zerre sıkıştırmadan kaydediyor. beş buçuk dakikalık bir videonun boyutu 600 megabayt. ben o boyutta bir buçuk saatlik filmler indirip izliyorum. diyorum ki bunu sıkıştırayım, divx xvid falan yapayım da küçülsün. hem cd'ye çekip divx player'a takıp televizyondan da izlenmiyor, kodeki neyse oynatıcı desteklemiyor.

şimdi ben bunu nasıl küçülteceğim? total video converter dediler ama videoyu yükleyince bir acaip hata verdi. video bilgileri de, tvc'nin verdiği hata da ekte. bi yardımcı olun da şeyedeyim şunları he olma mı?
0
kibritsuyu
(10.07.09)
(bkz: virtual dub)
0
tyrarcx
(10.07.09)
www.corel.com&tabview=tab0

bunu kullanıyorum.memnunum.
programı full yapman için yardımcı olabilirim.
0
Carlito Brigante
(10.07.09)
herkese teşekkürler arkadaşlar. mesaj atıp format factory'i öneren arkadaşın önerisi yardımcı oldu, hallettim. tekrar teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.09)
(1)

türkçe karakter içeren mail adresi

kibritsuyu
bu dangalak outlook express türkçe karakter içeren mail adresine mail göndermiyor. odtu açtı ya hani geçen sene türkçe karakterli domainleri. hah biri de gitmiş almış türkçe karakterli domain. mail adresi de öyle. ama bu işgüzar dangalak "eşleşme bulunamadı" gibi aptal bir hata ile göndermiyor o adr
bu dangalak outlook express türkçe karakter içeren mail adresine mail göndermiyor. odtu açtı ya hani geçen sene türkçe karakterli domainleri. hah biri de gitmiş almış türkçe karakterli domain. mail adresi de öyle. ama bu işgüzar dangalak "eşleşme bulunamadı" gibi aptal bir hata ile göndermiyor o adrese. niye lan?
0
kibritsuyu
(09.07.09)
türkçe.com gibi bir adresi browser'a yazinca xn--trke-2oa7j.com sekline donusuyor. hani diyorum browser'a yazip sonra bu adresi alip o sekilde gondermeye calissan?
0
sourlemonade
(09.07.09)
(3)

digi digi digi digi diyen şarkı

kibritsuyu
bir erkek söylüyor. nakaratında da digi digi digi digi diyor.nedir bu şarkı?
bir erkek söylüyor. nakaratında da digi digi digi digi diyor.

nedir bu şarkı?
0
kibritsuyu
(08.07.09)
bana da tanidik geldi sanirim ama orjinali digidik digidik digidik diye gidiyordu yoksa ben mi yanlis hatirliyorum?
0
alan shearer
(08.07.09)
hayır hayır başka bir şey söylüyor da ben digi digi anlıyor değilim. bariz digi digi digi diyor.
0
🌸kibritsuyu
(08.07.09)
oha şarkının adı zaten "digi digi" imiş. google'a yazınca zart diye çıktı. aramayan kafama sıçayım.

aha şudur: www.youtube.com
0
🌸kibritsuyu
(08.07.09)
(4)

şebeke suyu basıncı v2

kibritsuyu
öncelikle (git: 80338)efendim aski'yi aradık, geldiler. su sayaçlarının orda güm güm bir yerleri kırıp döktüler. yetmedi dozer getirip asfaltı kazdılar, ben işte olduğumdan bunların hepsini eşimden ve konu komşudan öğrendim. en nihayetinde dedikleri (ki bunu da komşudan duydum) "yandaki apartmanla s
öncelikle (git: 80338)

efendim aski'yi aradık, geldiler. su sayaçlarının orda güm güm bir yerleri kırıp döktüler. yetmedi dozer getirip asfaltı kazdılar, ben işte olduğumdan bunların hepsini eşimden ve konu komşudan öğrendim. en nihayetinde dedikleri (ki bunu da komşudan duydum) "yandaki apartmanla size aynı ana borudan su geliyor. yan apartmanın deposu ve hidroforu olduğu için bütün suyu onlar çekiyor, size gelmiyor. yapabileceğimiz bir şey yok" yani hala aynı tas aynı hamam. sularımız akmıyor.

1. benim bildiğim hidrofor şebekeden su çekmez. şebeke suyunun basıncıyla o depo dolar, hidrofor da depodaki suyu yukarı basar. "hidrofor şebekeden su çektiği için size su gelmiyor" diye bir şey olmaz. doğru mu? yoksa şebekedeki suyu sömürü yan apartmanın suyunu emen hidroforlar da var mıdır?

2. hadi diyelim o şekil hidrofor vardır. apartmanda hidrofor olması yasal zorunluluk mudur? hidroforu olmayan apartman susuzluğa mahkum mudur? eğer yasal zorunluluksa, hidroforu olmayan apartmanımı kime şikayet etmeliyim ki hidrofor yapılsın, yapılmazsa ceza kesilsin. öyle bir yasal zorunluluk yoksa ben susuz kalmaya mahkum muyum? aski'nin herkese eşit su gelecek şekilde boru döşemesi, yandaki apartmandan ayırıp adam gibi su vermesi gerekmez mi?

ne yapabilirim? eğer usta ile halledilebilecek bir şeyse cebimden para verip tesisatçı çağırtmayı bile düşünüyorum. zira hala sularımız akmıyor. yaz günü çankaya'nın göbeğinde kuruduk kaldık.
0
kibritsuyu
(08.07.09)
hidrofor şebekeden su çekmez. sadece pompolamaya yarar. şebeke suyu doğrudan depoya dolar. gelen su çok az ise yan binanın deposu dolarken size su gelmemesi normal.

maden aynı boruyla ana şebekeye bağlıymış iki ev, ayırsalardı ya boruları. ana borudan sizin eve kadar boru çekmek çok masraflı olmasa gerek.
0
ency
(08.07.09)
yan apartmanın deposu dolunca debinin yükselmesi gerekir normalde. sizin ev kaçıncı katta? sıkıntı sadece sizde mi var? genel bir problemse siz de hidrofor ekleyerek çözebilirsiniz. eski boru ve musluklarda biriken kireç de debiyi düşürür onları da biraz temizleyerek paliatif bir çözüm üretebilirsiniz.
0
justaddwater
(08.07.09)
hidrofor u bi de depodan oncesine baglayabiliyorlar(bildiğin su motoru). o durumda iste sebekeyi sikertiyor. senın durum da ordan sanırım.
0
bryan fury
(08.07.09)
olayla birebir ilgilenen komşuya gidip nedir durum diye sordum öğrendim. tek boru geliyor olayı tamamen müteahhit dangalaklığıymış. bizim apartman, yan apartmanla aynı. ikiz apartmanlar. muhtemelen aynı anda, aynı müteahhit tarafından inşa edildi. bu dangalak caddeden geçen geçen su borusundan iki apartmanın tam ortasından bir tane hat çekmiş, apartmanların giriş kapısı hizasından falan daT şekilli eklemeyle ikiye ayırmış. dolayısıyla ayırmak için veya apartmanımıza ayrı hat çekebilmek için iki apartmanın da önündeki giriş merdivenlerinin, giriş yolunun olduğu gibi kırılıp yıkılıp, kavşak oluşturduğu nokta bulunup, oraya caddeden yeni boru döşenmesi gerekiyor. o iş yaş. ayırmak mümkün değil. apartman karar almış 10 tonluk depoyla hidrofor yaptıracakmış. medenileşiyoruz yani.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.09)
(3)

bir kalori harcama sorusu da benden

kibritsuyu
aşağıdaki soruyu görünce ben de sorayım dedim."kalori harcamak, dolayısıyla zayıflamak için kardiyo gereklidir" deniyor.nedir kardiyo? maksimum nabzının %60-80'i kadar nabzını attırtacak egzersizler yapmak. ya da onun gibi bir şey.peki şimdi soru geliyor. kalori harcatan şey, kalbin hızlı atması mıd
aşağıdaki soruyu görünce ben de sorayım dedim.

"kalori harcamak, dolayısıyla zayıflamak için kardiyo gereklidir" deniyor.

nedir kardiyo? maksimum nabzının %60-80'i kadar nabzını attırtacak egzersizler yapmak. ya da onun gibi bir şey.

peki şimdi soru geliyor. kalori harcatan şey, kalbin hızlı atması mıdır? yani kaloriyi sadece, hızlı atmaya çalışan kalp mi yakar? ben yarım saat koşmak yerine yarım saat rollercoaster'a binsem, götümü yayıp oturduğum halde alet ters mers dönüp 90 derece eğimle burgulu inerken kalbim götümde atsa, nabzım 180'e çıksa yarım saat koşmuş kadar kalori yakar mıyım? yani kalori harcatan şey kalbimin hızlı atması ise, ben kalbimi sporla değil de alternatif yollarla hızlandırsam olur mu?

yoksa asıl kalori yakan şey yaptığım spor, spor esnasında çalışan kaslarım mıdır? asıl kalori yakan şey hızlı atmaya çalışan kalp değil de kaslarımın harcadığı enerji midir? kalbin hızlanması sadece bunun bir sonucu mudur?

nedir?

devamı da geliyor.

eğer "olur mu lani rollercoaster'la olmaz, kasların harcadığı enerjidir asıl kalori yakan" derseniz, niye kardiyo o zaman? alayım elime 500 kiloluk halteri, bi kaldırıp indireyim, koşuyla moşuyla kaslara yarım saatte harcattığım enerjiyi 30 saniyede harcatayım. (o zaman da kasların zedelenir demeyin. bel yaralanması, kas zedelenmesi gibi faktörleri gözardı edelim lütfen. konu o değil. farz edin ki süpermenim. bir yerim zedelenmiyor)
0
kibritsuyu
(07.07.09)
kardiyonun asıl amacı kalbi hızlı çalıştırmak değil abi. sonucu o. yani fazla kalori harcatan hareketlerin ortak noktası kalbi hızlı çalıştırmak ve dolaşımı arttırmak olduğu için buna kardiyo deniyor. yoksa 20 sene önce bakarsan böyle bir kelime olduğunu bile sanmam "koşmak" deniliyordur heralde.

ağır bir halteri kaldırıp indirirken de hiçbir şekilde yarım saatte koşuda harcadığın enerjiyi harcayamazsın zaten :) yarım saat kaldırıp indirirsen de harcayamazsın büyük ihtimalle hatta, ki o kadar süre dayanman imkansız.

ama başka tür egzersizler var, hem ağırlık hem de kardiyo içeren. mesela elde hafif dambıllar tutarak yapılan spinning filan. onlar felaket yakıyor. ama işte zamanını filan ona göre ayarlican tabi tek başına yapılmıyor...
0
mortifera
(07.07.09)
bir grafik anlatmıştı tıpçı bir arkadaş, mevzuu kalp atış hızına göre vücudun hangi enerji kaynağını yüzde kaç tercih ettiğiydi. o 500 kiloluk halterde örneğin çok yüksek oranda vücuttaki karbonhidrat formları kullanılacak, oysa işte o hedef kalp atış aralığında maksimal olarak yağ tercih ediliyor olacak gibi bir tezi vardı grafiğin.

ben yine de bu konudaki bilgilerin fevkalade teorik veyahut dolaylı ölçümlerle edindiğinden, kişisel faktörleri de göz önüne alırsak çok değişken olabileceği düşüncesindeyim. kaldı ki net olarak kalorik denge negatif olmadıkça direk yağlar yakılabiliyor olsa bile pek birşey değişmeyecektir.
0
lhun
(07.07.09)
Size de sorunuzu düzenleyip, gerekirse genişleterek sitemizdeki egzersiz ve beslenme uzmanına yollamanızı, bilimsel bir makale şeklinde yanıtlanabilmesini sağlamanızı öneririm.

Konu detaylı bir konu, ben kardiyovasküler yerine dolaşım sistemi demeyi tercih ediyorum. Pek çok şeyi yanlış kullandığımız gibi bu "kardiyo"yuda yanlış biçimde kullanıyor, daha sonra bu yanlışlığı benimsiyor daha sonrada kavramları çorba yapıyoruz.

Sorularınıza kısaca yanıtlar vermeye çalışacağım, tabii ki bilgim dahilinde ve detaya girmeden.

Kalbin atması bir iştir, her iş bir enerji harcatır ancak kalbin atması için gerekli enerji yağ yaktıracak kadar çok olamaz. Bana kalırsa bu neredeyse mümkün değildir, kalp kasları koca vücudumuzla kıyaslandığında çok küçük kalıp, çok küçük enerjiyle rahatlıkla çalışabilir. Kaldı kalpteki kaslar özel kaslardır, bu harika kasların işlevine göre ne tür temel farklılıklara sahip olduğunu "kaslar" adlı yazımdan öğrenebililirsiniz.

Yani sizin deyiminizle "kalbiniz götünüzde" atarsa yağ yakmazsınız, dolaşımınız hızlanır ancak bu da yağ yakımı için yeterli değildir.

Vücudumuza "asıl" kalori yaktıran şey demeyelim, çünkü kaloriler pek çok farklı iş için kullanılıyor, kaldı ki işin içine bir de aerobik anaerobik sistem girince konu daha da detaylanıyor. Ancak sizin kastettiğiniz anlamda kalori yakımı için konuşursak "evet kalori yaktıran en önemli unsur kas çalışması."

Ağırlık kaldırmak da güzelce kalori yakmamıza neden olur, hatta bazılarına göre dolaşım sistemi için yapılan egzersizlerden daha çok kalori yaktırmaktadır. Bazıları dediklerim uzman kişilerdir tabi. Ancak ben dolaşım sistemi egzersizlerini vazgeçilmez görüyorum, kaslarımın daha küçük görünmesine rağmen tel tel görünmesini de buna borçlu olduğumu sanıyorum.

Bir nokta daha, bir çok kişi ağırlık ve koşma gibi egzersizleri değerlendirirken bunları kesin olarak birbirinden ayırırlar. Bu doğru değildir. Koşmadan koşmaya fark vardır. Başta sürat koşuları olmak üzere, bir çok kardiyovasküler egzersiz anaerobik enerji sisteminin elemanlarının çalışmasına da muhtaç olduğundan birebir ağırlık kaldırma gibi etki gösterir. Kısa mesafede hız koşucularının (sprinter) kaslı olmasının bir nedeni de çok güçlü olmaları gerektiğidir, yani usain bolt o kol kaslarını, o bacak kaslarını mr. olympiaya katılmak için değil, daha hızlı koşmak için yapar.

Güçsüz birisi için uzun bir koşu bile ağırlık kaldırmayla benzer etki gösterebilir. Yani hem aerobik hem anaerobik sistem birlikte çalışır.

Sözü toparlayayım:
Sadece kalp atım hızınızı arttırarak yağ yakımı sağlayamazsınız. Ancak ben oturduğum yerden yarım saat bir saat boyunca kalp atım hızımı arttıracam derseniz (ki azami kalp atımınızla bu kadar uzun süreli bir arttırma kalp krizi geçirmenize bile neden olabilir) yağ yakma olasılığınız vardır. Ama kısa süreli bir kalp atım hızı arttırımının size dişe dokunur bir faydası olamaz.

Sadece ağırlık kaldırarak yağ yakabilirsiniz ancak gelişimi kısıtlı bir dolaşım sisteminiz ve gelişmemiş bir aerobik enerji sisteminiz olur. Size de bodyci deriz, sonra diyet yaparak yağlarınızı daha da bi güzel yakar, definisyon yaparsınız. Kondisyonunuz benim gibilere göre yerlerde sürünür, sizin ensenize vurup vurup kaçarız.

Sizce de mantıklı olan hem koşmak hem de ağırlık kaldırmak değil midir?

:-)

Ek: eklemeyi unuttuğumö bir nokta var. Hızlı kalp atımı demek hızlı çalışan metabolizmaya işaret eder. Ama dediğim gibi dinlenme durumunda ne kadar, kişinin yaşı ne akdar off off. Yazmak lazım bunları güzelce.

Ek2: Şu yukarda bahsettiğim lif lif kaslarım konusunda sanırım yanılıyorum. Koşmayı sevdiğim için belki de buna inanmak istiyorum diyelim. Ama vücut geliştirme sporcularının benim kadar koşmadan definisyona girerek benden kat kat lifli olduğu bir gerçek. Kondisyonları yani dayanıklılıkları düşük ama lifse lif.

Bir de cimnstikçiler var tabi, onlarda her daim lifli lifli gezerler ve aerocik antrenmanlar yapıyorlar mı orasını bilmiyorum. Gerçi yaptıkları hareketler ve antrenmanlar belirli bir aerobik kapasiteye muhtaç ama daha çok kuvvete dayanıyor.
0
Karluk
(07.07.09)
(1)

number 1 tv'nin logosundaki harfler

kibritsuyu
efem logo şu.http://img13.imageshack.us/i/numberonecm8.jpg/burada yok ama logodaki o televizyon imajının içinde her gün değişen harfler görüyorum izlerken. nedir o harfler?
efem logo şu.

img13.imageshack.us

burada yok ama logodaki o televizyon imajının içinde her gün değişen harfler görüyorum izlerken. nedir o harfler?
0
kibritsuyu
(02.07.09)
benm tahminim şöyle: mesela powerturkte de %100 hit falan yazıyo hani sol üstte,numberone tv'de de frs yazdığında fresh mesela.kls 10 yazıyo mesela o da klas fm'in top10'u..
0
guro1907
(02.07.09)
(6)

ızgara balık püf noktası

kibritsuyu
arkadaşlar mangal yakma şansımız her zaman olmuyor, malum şehir içi. tefal'in tost makinesi de olabilen teflon ızgarası var. ne zaman balık ızgara yapmak istesem balık (özellikle derisi) ızgaraya yapışıyor, çevirirken heder oluyor güzelim balık. bütün haldeki balıklarda da (çipura, levrek), fileto k
arkadaşlar mangal yakma şansımız her zaman olmuyor, malum şehir içi. tefal'in tost makinesi de olabilen teflon ızgarası var. ne zaman balık ızgara yapmak istesem balık (özellikle derisi) ızgaraya yapışıyor, çevirirken heder oluyor güzelim balık. bütün haldeki balıklarda da (çipura, levrek), fileto kestirdiğim somon, alabalık falanda da hep aynı. kusmuğa dönüyor pişene kadar. şekil mekil kalmıyor, dağılıyor.. ne önerirsiniz? ne yapayım da yapışmasın balıklar?

bakınız alet bu: www.evimizinherseyi.com

180 derece açınca ızgara oluyor.
0
kibritsuyu
(30.06.09)
balığı asma yaprağında yada alüminyum folyoda yapmayı deneyin. süper olabilir.
0
justaddwater
(30.06.09)
ızgarayı hafif yağlasana, veya evet folyo da olur
0
ilse
(30.06.09)
balik taze degilse de yapisir ki en onemli etken odur. balik taze degilse folyoya da yapisir. izgarayi iyice isitmadan, koyarsan baliklari yapisir. baliklari yikadiktan sonra iyice kuruyana kadar beklemezsen yapisir. tavayi cok az da olsa yaglamazsan yapisir.

yukardaki dediklerimi dikkate alirsan yapismaz.
0
tm 100 series
(30.06.09)
telleri nasıl bilmiyorum tefallerin ama soğanı 2 ye bölüp tellerin üzerine iyice sürseniz . hep öyle yaparlar yapışmasın diye.
0
ykyt
(30.06.09)
Balık değil de pikniklerde etler ızgara teline yapışmasın diye bir parça kuyruk yağını süreriz biz, telin her tarafına.
0
44
(30.06.09)
balığın kendisi de az yağlıysa yapışır. ızgaraya koymadan önce zeytin yağıyla iki tarafınıda yağlayın.
ben tellerin arasına koyup öyle yapıyorum. çevireceğim zaman teli çeviriyorum. arasından çıkarırken ise tellere 4-5 defa vuruyorum daha az yapışıyor. birde balık ızgaralarının arasındfa neredeyse hiç boşluk olmuyor, o tip bir ızgara bulun.
0
vincenzo
(01.07.09)
(4)

GP şarjlı pil

kibritsuyu
şarjlı pil alıcam GP marka. ulus konya sokak'ta (ankara'nın elektronik merkezi) 2700'lüklerin tanesine 4,5 lira dedi. 2500'ün tanesine de 4 lira dedi. ben iki sene önce 4 tane 2700'lüğü 35 lira gibi bir fiyata almıştım. bu ulus'taki bayaa bi ucuz geldi. tam yarı fiyatı lan. çakma makma mıdır, 18 lir
şarjlı pil alıcam GP marka. ulus konya sokak'ta (ankara'nın elektronik merkezi) 2700'lüklerin tanesine 4,5 lira dedi. 2500'ün tanesine de 4 lira dedi. ben iki sene önce 4 tane 2700'lüğü 35 lira gibi bir fiyata almıştım. bu ulus'taki bayaa bi ucuz geldi. tam yarı fiyatı lan. çakma makma mıdır, 18 lira falan ama boşa para vermeyeyim? oluyo mu bunların da çakması. bayaa teknosa'da satılanlar gibi paketi maketi her şeyi tamam.

bir de 2700 yerine 2500 alsam çok fark eder mi? parasında değilim de öteki 2700'lerle karışsın istemiyorum. şekil şemal aynı çünkü. kullanım süresi çok fark ettirir mi?

kestane cevap acele kebap (açım).
0
kibritsuyu
(29.06.09)
2700lerin üstüne bişey yapıştırırsınız asetat kalemiyle çizgi atarsınız ne gerek var 50 kuruş için daha düşüğünü almaya. :) fiyat gayet uygun ama sahte olduğunu zannetmiyorum çünkü bu pil satıcıları ara ara esnaflara gerçekten uygun fiyatlara getiriyorlar toplu bir şekilde peşin parayla satmak için. yani faturasız girmiştir felan kimsenin gp' nin sahtesini yapacağını düşünmüyorum çünkü zaten ucuz şarjlı pil markasıdır kendisi. varta falan yapar yapacak olan.
ucuz olduğunun nacizane kanıtı :)
www.hepsiburada.com
0
prodeq
(29.06.09)
2700 2500 çok farketmez. referans fiyat olarak hepsiburada'dan kontrol edebilirsin. teknosa nedense daha pahalı bu tip şeylerde (nesi ucuz? )
0
ozdek
(29.06.09)
2700 2500'den iyidir. daha uzun gidiyor. üzerine renkli bant filan yapıştırıp ayırt edebilirsin. aradaki fark da -4 tane alıyorsan- topu topu 2 lira. düşündüğüne değmez. çakma değilse hiç bekleme.
0
hicazkar
(29.06.09)
ben konya sokaktan aldım GP2500. senelerdir kullanıyorum, bi şikayetim yok. çakma diildir heralde ama gerçeğiyle kıyaslayamadığım için bişey diyemiyorum.
0
karafaki
(29.06.09)
(4)

web sayfalarına girememe

kibritsuyu
arkadaşlar evdeki bilgisayarımdan hiçbir web sayfasına giremiyorum. internet bağlantısında sorun yok. emule bağlanıyor, indiriyor. ama hiçbir web sayfası açılmıyor. dns 4.2.2.2 idi, otomatik aldırttım düzelmedi, open dns denedim düzelmedi, ttnet arıza kaydı bıraktım, geri gönüp onlar bi dns verdi, d
arkadaşlar evdeki bilgisayarımdan hiçbir web sayfasına giremiyorum. internet bağlantısında sorun yok. emule bağlanıyor, indiriyor. ama hiçbir web sayfası açılmıyor. dns 4.2.2.2 idi, otomatik aldırttım düzelmedi, open dns denedim düzelmedi, ttnet arıza kaydı bıraktım, geri gönüp onlar bi dns verdi, denedim düzelmedi, adres satırına ip yazdık onu da açmadı. yani internet bağlı ama web sayfaları açılmıyor. hatta hiç bakmıyor bile. adresi yazıp enterladığım anda çıt çıt (windows sesi) edip adres geçersiz diyor. virüs müdür ne halttır bu?

ie kullanıyorum. hiçbir yere bağlanamadığım için firefox indirip deneyemedim.
0
kibritsuyu
(29.06.09)
ie 8'i kullanıyorsan böyle bi sorunla karşılaşabilirsin.bende böyle bi sorun olmuştu. başka bir program denemende fayda var.
0
relativity
(29.06.09)
proxy ayarlarini kontrol ettiniz mi? belki ayarli bir proxy vardir ve o yuzden sorun yasiyorsunuzdur.

control panel + internet options + connections + lan settings

buradan "automaticly detect settings" secili oldugundan emin olun.
0
alan shearer
(29.06.09)
başlat -->çalıştır -->cmd (enter)
modemin gateway adresini pingle (192.168.2.1 veya 192.168.1.1) pinglerse modem pc arası sağlam demektir.
ardından;
tracert 74.125.39.106 komutunu çalıştır.
kaçıncı adımdan sonra duruyor?
1 ise modem-pc arasında sorun var
2.satırı geçemez ise modem sorunlu olabilir.(modeme hard reset atıp (arkadaki delikten) yeniden kurulum deneyebilirsin)
sonrasında paket geçmiyorsa tt sorunu olabilir.
eğer izleme tamamlanıyorsa (15. satırda veya en fazla 30.satırda) pcde virus trojan warm vb. bir durum mevcut olabilir. bu işlemleri ağ destekli güvenli modda yapmanı tavsiye ederim.
0
gochebe
(29.06.09)
hiçbiri işe yaramadı. firefox da çalışmadı. en son düzgün çalışan zamana sistem geri yükledim düzeldi.

herkese teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(30.06.09)
(7)

superonline denen şirket

kibritsuyu
maillerimi siliyor efendim. ben gerizekalı olduğumdan ve 1997 yılı dial up zamanlarından beri kullanıp her yere verdiğim mail adresimi hala kullanabileyim diye ucuz bir dial up aboneliği satın alıp mail adresimin devamlılığını sağlıyordum. sadece mail adresi için kullanıyordum. gün itibariyle fark e
maillerimi siliyor efendim. ben gerizekalı olduğumdan ve 1997 yılı dial up zamanlarından beri kullanıp her yere verdiğim mail adresimi hala kullanabileyim diye ucuz bir dial up aboneliği satın alıp mail adresimin devamlılığını sağlıyordum. sadece mail adresi için kullanıyordum. gün itibariyle fark ettim ki içine virüs kodu sızmış olan ya da gerzek serverlarının öyle zannettiği bütün mailleri siliyor arkadaş. hayır "virüslü olabilir, açmak için tıklayın" dese, "karantinaya aldım, uyarı yolluyom, okumak için tıklayın" dese neyse. direkt siliyor, tamamen silip "size şu kişi virüslü mail yollamıştı biz sildik" diyor. yollayan da eşim, en yakın arkadaşlarım. sürekli birbirine replyyapılan maillerin artık hangisinde virüs zannedilen bi bok varsa onu içeren hiçbir mail bana gelmyior. superonline'dan "ehehe sildik biz onu" diye uyarı geliyor. aradım müşteri hizmetini, kapatın ben koruma falan istemiyorum, virüs programım var gerekirse kendimi korurum, virüs yersem de sizi sorumlu tutmam dedim. kapatamayız, öyle bir hizmetimiz yok dedi. bu güvenlik hedesi falan dedi saçmaladı. silmeyin lan maillerimi benden habersiz, size ne virüslüyse virüslü dedim. bağırdım çağırdım kapattım.

şimdi hakları var mı lan böyle bir şeye. virüslüyse virüslü tam olarak dokuz tane mail heder oldu. çok öenmli bir ogranizasyon planlamaya çalışıyoruz 6-7 kişi ama bana hiç mail gelmiyor. superonline virüs diye kendiliğinden siliyor bunları. ne yapabilirim adres değiştirmekten başka? hakları var mı ya böyle bir şeye?
0
kibritsuyu
(26.06.09)
forwarding hizmeti var mi onu bi sorun. Para verdiginize gore olmasi lazim. Yeni bir email adresi alin. Superonline adresinizin ayarlarindan reply-to adresini yeni email adresiniz olarak ayarlayin. Zamanla hersey duzelir.
0
badseed
(26.06.09)
forward olsa ne olur? adamların serverından çıkmadan siliniyor mail. forward ettiğim yere de gelmez ki. yine uyarı zambırtısı gelir.
0
🌸kibritsuyu
(26.06.09)
var hakları evet :)
oradaki her byte superonline'a ait.
En güzeli telefon açıp "mail'ımı şuraya yönlendirin ama sizin spam sunucularınızdan/kurallarınızdan geçmesin" demek.

edit: forward olsa ne olur'a dair, bir kaç şekilde forward eiliyor maillar. birincisi tıpkı account içinden forward etmek gibi; işe yaramaz. ikincisi account üzerinden move etmek, genelde bu mail accountları spamassassinidir, spamprotudur makinalarının arkasında olduğu için bu da işine yaramaz. üçüncü metod dns'den geçtikten sonra geçerli olacak kural yazmaktır. bu biraz domain forwarding'e benzer. yani "eğer xx@superonline adresi taşıyan bir mail ulaşırsa, bunu mail.superonline.xy'ye göndermek yerine yönlendirileceği adres3e gönder" demek. telefonda bunu yapmayacağını sylerse ısrarcı olmak lazım, çünkü yapılamayacağı koca bir yalandır :D
0
rygard
(26.06.09)
bu arada mail'ının [email protected] olduğunu varsayıyoruz. yok eğer benim hede.com.tr diye domain'im var orada da adresim [email protected] ama bu superonline'da duruyor gibi bir durum varsa insanı rüyasında smtp'ler kovalar mazallah!
0
rygard
(26.06.09)
aslında iki şekilde de hizmet alıyorum bu adamlardan. sorun yaratan [email protected] adresi. hakikaten hede.com.tr diye domainim ve [email protected] diye mail adresim de var ve superonline'da duruyor (hosting hizmeti de alıyorum ayrıca yani). ona pek fazla mail gelmediği için fark etmedim, şimdilik sorunsuz çalışıyor gibi ama [email protected] olan problemli.
0
🌸kibritsuyu
(26.06.09)
diğer domain'i başka bir şirkete almanı yada aynı şekilde yönlendirmeni öneririm.

superonline diye biten için ise helpdesk ile tekrar bir konuşmak, yardım edemediklerini söyledikleri noktada bir üst çalışana çıkmak lazım.

Israrla yapmazlarsa da yapılacak bir şey yok, yavaş yavaş başka bir mail'a geçeceksin, auto reply auto forward ve biraz zaman ile sağlıklı iletişime kavuşacaksın.
0
rygard
(26.06.09)
kusura bakmayın ama "superonline" yazısını gorunce ki yeri değil kusura bakmayın ama bir kaç sey bende pöykürmek istiyorum. dediğiniz gibi taa 98 den bugune kadar dial-uplarını kullanmıs 2003 de adslin gelmesiyle birlikte sırf mail adresim devam etsin diye paketimi devam ettirdiğim, en zor yıllarında yanında olduğum superonline, bizler için bugune kadar hiç bir şey yapmamıstır. aynı seyleri bende yasadığım için bundan tam 4 ay once aramızdaki ilişkiye son vermek zorunda kaldım. superonline nın ücretsiz posta servisi olan superposta.comun bile gmail altında calısan bir sistemi varken nedense @superonline.com un tarihi eser olarak nitelendireceğim bir posta arayüzüne sahip. teknoloji bu kadar hızlı ilerlerken kardeşim ne diye su posta sunucunuzun arayüzünü değiştirmiyorsunuz diye binlerce kez müşteri hizmetlerine e-posta atmama ragmen cevap bile alamadım. heleki her alahın günü 1000 taneye yakın sildiğim spam mesajları soylemek bile istemiyorum :))

bence siz siz olun superonline.com ile ayrılık çalısmalarına baslayın.

not: superonline.com aboneliğimi 4 ay once kapatmama ragmen kullanabiliyorum... arada bir girip kontrol ediyorum...
0
thinko
(26.06.09)
(4)

şebeke suyu basıncı

kibritsuyu
evet burası melih gökçek diyarı ankara. oturduğumuz yer de ankara'nın dikmen'i. caddemiz bildiğin yokuş. bütün evler yokuş üstünde. bizim apartmanın çatısıyla, 3-4 bina yandakinin zemin katı aynı kotta. öyle bir eğim düşün.ön bilgiyi verdik, soruya gelelim. apartmanda depo, hidrofor falan yok. şebek
evet burası melih gökçek diyarı ankara. oturduğumuz yer de ankara'nın dikmen'i. caddemiz bildiğin yokuş. bütün evler yokuş üstünde. bizim apartmanın çatısıyla, 3-4 bina yandakinin zemin katı aynı kotta. öyle bir eğim düşün.

ön bilgiyi verdik, soruya gelelim. apartmanda depo, hidrofor falan yok. şebeke suyunun kendi basıncıyla geliyor. lakin normal insanın uyumadığı saatlerde bizim musluktan ip gibi su akıyor. anca elimizi kıçımızı yıkıyoruz. kombiyi çalıştırmıyor, çalıştırsa bile duşa çıkmıyor. kışın dahil soğuk suyla duş yapıyorum sibiryalılar gibi. o da öyle filmlerdeki gibi foşur foşur değil. şırıl şırıl akıyor işte. bulaşık makinesini çalıştırmıyor. çamaşır makinesi de su alamıyor ama ona deterjan gözünden şişeyle su dökerek destek oluyoruz. anca gece 1'den sonra, sabah 7'den önce sıcak duş yapıp şişeyle su dökmeden çamaşır yıkayabiliyoruz.

hayır semt yüksekte, evimiz de en üst (dördüncü) kat, su çıkamıyor diyeceğim ama eğer nedeni buysa 3-4 yandaki apartmanlara hiç su gitmemesi lazım. hatta caddenin en tepesinin susuzluktan kuruması lazım.

başka bir sorun mu var acaba? apartmanla ilgili bir problem olabilir mi? niye gelmiyor lan bize su?
0
kibritsuyu
(25.06.09)
bizim eve de su çok az geliyordu. iski' yi çağırdık ve yaptıkları kontrol sonucunda, ana boruyla, eve gelen boru arasındaki borunun patlak olduğunu tespit ettiler. boru değiştirildikten sonra, su tekrar eskisi gibi tanzikli gelmeye başladı.

belki böyle bişey de olabilir.
0
erzi
(25.06.09)
dikmen'in altyapısı oldukça eski bildiğim kadarıyla. borularda sızıntı olabilir, bu da basıncı düşürüp size ulaşmasını engelliyor olabilir. aski mi neydi, orayı arasanız bence bir çözüm bulurlar.
0
cro magnon
(25.06.09)
30senelik bir binada 6 sene yaşamış biri olarak deneyimlerimi paylaşmak isterim.
İlk girdiğim sene sular gayet normaldi ama 4.sene sonunda evdeki tesisattaki su basıncı 2.musluk açılınca direk yarıya düşüyordu.Oturduğum yerde düzlük bir alan ve tüm mahalleye gayet basınçlı su geliyor, apartmanın üst katında suda tazyik var ama benim giriş katındaki dairede yok.
Neden sonra birkaç noktadan boruları kesince giriş katı olmam münasebetiyle daireme giren boruların tamamı toprak ve pislik dolmuş bu yüzden basınç benim boruda pek etkili olamıyormuş.
Sonrasında tüm evin tesisatını değiştirince musluğu tazyikten az az açmayı öğrendim.
Sizin durumda da boruların şebeke suyundaki pislikten ötürü tıkanması söz konusu olabilir.
Normalde şebeke suyu mahalleye ve evlere 5-8bar arası değişen basınçlarda gelir. Sizin apartmanın her katında bu sorun varsa apartmana su girişi kontrol edilmeli.
Eğer sadece sizin dairenizde ise daire girişi vanalarınızı ve tesisatınız kontrol edilmeli. Bazen çok bilmiş komşular kendisine çok su gelsin diye apartmandaki diğer oturanların su vanalarını kısabiliyorlar.
Yan binalarda da bu durum varsa şebeke ile ilgilidir muhtemelen sorun bu sebeple ASKİ'ye bilgi vermeniz daha doğru olur.
0
icemanr
(25.06.09)
en sonunda iyice kesildi sular. dün gece 11'de dellenip yan apartmandaki arkadaşıma sordum, onlarda akıyormuş. arızayı aradım kesinti yok oralarda dediler. çemkirdim bağırdım. tamam abi sabah ekip geliyo dediler. sabah hakikaten ekip geldi. apartmanda bir yerleri kırdı döktü. şimdi de dozerle asfaltı kazıyorlar. artık problem neyse inşallah düzelir de kurtuluruz susuzluktan.
0
🌸kibritsuyu
(03.07.09)
(3)

starbucks kahvesi tarifi

kibritsuyu
efendim mudo'da ucuza bulup şu moka cezvesi (moka express, ocak üstü espresso aleti vs) denen düdüklü cezveden aldım. starbucks'tan da çekirdek espresso alıp çektirttim. şimdi bu aletle hazırladım, elimde saf ve zehir gibi acı espresso (ya da moka neyse) var.şimdi ben buna ne gibi bir işlem uygulaya
efendim mudo'da ucuza bulup şu moka cezvesi (moka express, ocak üstü espresso aleti vs) denen düdüklü cezveden aldım. starbucks'tan da çekirdek espresso alıp çektirttim. şimdi bu aletle hazırladım, elimde saf ve zehir gibi acı espresso (ya da moka neyse) var.

şimdi ben buna ne gibi bir işlem uygulayayım ki starbucks'taki kahveler gibi olsun? aroma şuruplarını boşver. süt katacağım ama nasıl? köpürteyim ama nasıl köpürteyim, aleti yok. hadi köpüğü de geçelim, köpüksüz olsun desek nasıl olacak? sütü ısıtıp koyunca nescafe gibi oluyor, süt süt kokuyor. olmuyor.

şeker de katacağım ama nasıl, ne aşamada?

soğuk kahveler zaten köpüksüz. on ice ve frappuccino'larda zaten buzdolabından, daha önce hazırlanmış sürahide çıkarıyor, içine buz ve çeşidine göre aroma şurubu (bunu geçmiştik yukarıda) koyup buzla blend ediyor, sonra üstüne krema ve sos sıkıyor. peki ben zehir gibi kahvemi o sürahideki hale nasıl getireceğim, şeker ve süt oranları nedir?

kısaca tarif arıyorum lan işte. starbucks kahveleri tarifi.
0
kibritsuyu
(25.06.09)
www.hafiftarif.com

bir örnek böyle. google da mocha tarif yazınca ilk çıkanlar güzel tarifler gibi geldi.

sütü köpürtmek için de dar bir kaba sütü koy ve varsa mikserle karıştır, köpük köpük olur şeker de katarsan.
0
bitter cikolata
(25.06.09)
starbucks'ın sayfasından kendi soruma cevap: sanırım sütü de öyle cezveye koyup ocakta ısıtmıyoruz, o zaman kokuyor. buharda ısıtıyoruz. en önemli püf noktası da bu sanki.
0
🌸kibritsuyu
(25.06.09)
direk kahvedelisi'ne mesajla danışın bence..
0
dambil
(25.06.09)
(7)

cd to mp3

kibritsuyu
selam güzellersoru çok basit. ben müzik cd'sini bilgisayara takacağım, bir düğmeye basacağım hoop bilgisayar cd'deki 20 tane şarkıyı mp3 yapıverecek ki mp3 çalarda dinleyebileyim.neyle olur bu?
selam güzeller

soru çok basit. ben müzik cd'sini bilgisayara takacağım, bir düğmeye basacağım hoop bilgisayar cd'deki 20 tane şarkıyı mp3 yapıverecek ki mp3 çalarda dinleyebileyim.

neyle olur bu?
0
kibritsuyu
(22.06.09)
la traviata
(22.06.09)
sheba and the albino girls
(22.06.09)
windows media playerla bile olur. önce araçlar > seçenekler kısmından > kopyalama ayarları > biçim : mp3 olarak seçmek gerekiyor. altta kalitesini de ayarlabiliyoruz.
sonrasında windows media playerdan kopyala kısmından şarkıları seçerek kopyalamayı başlat diyoruz. belgelerim müziğim içine bir yerlere atıyor albümü tamamen. orjinal cd ise falan id3 bilgisini falan da yazıyor hiç uğraştırmıyor.
0
cisegu
(22.06.09)
itunes da yapar
0
bunubenyazdim
(22.06.09)
nero da yapar bunu.seçilmiş kişi nero.
0
pisuvarasicanadam
(22.06.09)
(bkz: dbpoweramp)
0
stephen dedalus
(22.06.09)
total video convertor?
0
tragamin
(22.06.09)
(14)

ankara'da kelebek olayı

kibritsuyu
ya bu sene ankara'da deli gibi kelebek artışı var. evde işte her yerde pencereyi açtığım anda içeri kelebek giriyor. öyle çiçeğe ota konan renkli sevimli kelebeklerden de değil. pırrrr diye daha hızlı kanat çırpan, ışığın etrafında dönen, konduğu zaman kanatları dik değil yatay duran kocaman kahvere
ya bu sene ankara'da deli gibi kelebek artışı var. evde işte her yerde pencereyi açtığım anda içeri kelebek giriyor. öyle çiçeğe ota konan renkli sevimli kelebeklerden de değil. pırrrr diye daha hızlı kanat çırpan, ışığın etrafında dönen, konduğu zaman kanatları dik değil yatay duran kocaman kahverengi kelebekler. duvara, falan çarpa çarpa, çarptıkça tırrt tırrrt diye iğrenç şekilde ses çıkara çıkara uçuyorlar. hayır tiksiniyorum ne kelebeği lan bu, nereden çıktılar? nasıl baş edilir?
0
kibritsuyu
(22.06.09)
bizim evde de vardi ben birseylerin kelebeklendigini dusunmustum. ozellikle mutfakta raflari bastan asagi bir tarayin derim ben. belki bir yerlerde unuttugunuz bir yiyecege kelebek dadanmistir.
0
gene mi gene
(22.06.09)
Bahsettiklerin güve sanırım. Böyle tüylü ve gürbüz kelebek gibi. Recep İvedik versiyonu hahahahaha...

Zararsızdır. Yakında yarasalar da, çıkar nüfüs dengelenir.
0
sheba and the albino girls
(22.06.09)
güvenin neresi zararsız yahu adamlar bulduğu her şeyi yiyip bitiriyor. =) eğer güveyse çoğalmadan önlemini alın mutlaka. o marketlerde satılan şeyler çok etkili.
0
inkey
(22.06.09)
evet tüylü müylü de güve kelebeği o kadar büyük olur mu yahu. benim bildiğim minik olurlar. bunların en az bi 4 santim boyu var.
0
🌸kibritsuyu
(22.06.09)
Serçe kadar büyük olanları dahi var.
0
sheba and the albino girls
(22.06.09)
aynı şeyi ben de yaşıyorum, her gördüğümde çığlık atmaktan bıktım. ama cidden gitmiyolar. hatta şuan bi tanesi mutfakta.
0
a7x
(22.06.09)
gece kelebeği sizinkiler. güve değiller ve gayet zararsızlar. ayrıca çok kolay yakalanıp pencereden dışarı özgürlüklerine salınıverilebilirler. en azından ben öyle yapıyorum. ayrıca avcunuza aldığınızda ellerinizi gıdıklayarak yaptığınız hizmetin karşılığını bir şekilde ödemiş oluyorlar kendilerince.
0
brainfour
(22.06.09)
bizim evde de istila yaşanıyor. küflenecek böceklenecek hiçbir şey yok. kontrol ettim heryeri. ben de kendimce havaların bir anda ısınmasına bağladım konuyu. ne bileyim.

baş edilemiyor. çünkü acayip hızlı ürüyorlar.
0
bitter cikolata
(22.06.09)
şimdi google'dan baktım da, gece kelebeği değil. ve evet sanırım maalesef güve.

aynı şunlar gibi:

www.cozumilaclama.net
www.bocekilaclama.web.tr
www.bocekilaclama.gen.tr (en çok buna benziyorlar)
0
🌸kibritsuyu
(22.06.09)
%100 haklısın. Evin içine sürekli kelebek giriyor. Benim akvaryuma düşüyorlar sık sık, sonları kaplumbağaların midesinde bitiyor. Su ve ışığa yöneliyorlar hemen nedense.
0
tekosin
(22.06.09)
sanırım ilaçlama yapmaya başlamadı belediyeler. yakında sokaklardan geçerler kamyonetlerle.
0
eyke
(22.06.09)
Ankara da cidden bir sorun var demek ki,
benim odamda yaklaşık 3 gündür ikamet eden bi tanesi var aynı bahsettiğiniz türden
dolabımı açarken tedirgin oluyorum yahu, güve bunlar bal gibi güve onu da annem sölemişti at bunları dışarı dedi ancak salak hayvan lambanın tepesindeki kabloya yapıştı durdu. ama olsun hırs yaptım yakalarsam mucukluycam kendisini
sinekliğimi kıran rüzgara kızmaktan başka yapıcak bişi yok sanırım

aslında raid maid türünde sinek ilacı bunlara gidebilir, denemek lazım
0
fletch
(22.06.09)
kesinlikle dışarıdan giriyorlar. evden çıkmıyorlar. evden çıkıyorsa bile bakliyattan, yünlülerden değil, önceden girmiş bir kelebeğin evin içine yumurtlaması nedeniyle çıkıyorlar. evde kurtlanacak bir şey olsa bile aynı durum annemlerin evinde, işyerinde, her yerde var. sokakta da yerlerde bir sürü kelebek ölüsü görüyorum.
0
🌸kibritsuyu
(24.06.09)
geçici yağmurlar sağolsun yok oldular rahat rahat pencere açabiliyorum
çok değil 2 güne geri piyasa yapmaya başlar bu gençler
hepimize bol sabır ve yağurlu günler diliyorum :)
0
fletch
(25.06.09)
(8)

gözlük çerçevesi+cam kaç paradır?

kibritsuyu
numaralı gözlük için. şu yarım çerçeveli gözlük çerçeveleri ve 5 derece miyop olan camları (artık organik, inceltilmiş vs her neyse) toplam kaç lira tutar aşağı yukarı? 9 senelik ve bildiğin camdan oluşan camlarıyla gözlüklerim artık yavaş yavaş ömrünü tamamlıyor. öyle marka olsun falan takıntım yok
numaralı gözlük için. şu yarım çerçeveli gözlük çerçeveleri ve 5 derece miyop olan camları (artık organik, inceltilmiş vs her neyse) toplam kaç lira tutar aşağı yukarı? 9 senelik ve bildiğin camdan oluşan camlarıyla gözlüklerim artık yavaş yavaş ömrünü tamamlıyor. öyle marka olsun falan takıntım yoktur. suratıma yakışsın yeter.
0
kibritsuyu
(19.06.09)
cerceve fiyatlari, ortalama 150 civarindan baslayip, takdir edersin ki 2 binlere kadar cikiyor. isini goren kaliteli bir cerceveyi 200-250'ye alir, uzerine bi de dereceli camlari yaklasik 150-200'e alir, 400-450 ytl masrafla bu isten siyrilirsin diye tahmin ediyorum.
0
uyku semesi
(19.06.09)
markalı bir şey istemiyorsanız ortalama semtlerde 100-200 TL arasında bi maliyeti olur.
istanbulu biliyor musunuz bilmiyorum ama ben levent-gültepe çizgisinde ortalama bi gözlükçüye cok fazla para vermeyi göze alarak girdim. 2,5 derece miyop organik camlar ve kemik cerceve, tümü birlikte 95 liraya geldi. ucuz yani baya bence.
0
tehanu
(19.06.09)
devletin çerçevelerinin (yani devletin memurlar filan için karşıladığı çerçeveler) ücretleri 41 ya da 51 liraydı..
0
dambil
(19.06.09)
1,75 derece miyop antirefle cam+yarım çerçeve + 3 aylık J&J lens 175 liraya almıştım bir iki ay önce. pazarlık yapınız. gerçi benim aldığım çerçevelerde indirim vardı.
birde 4-5 sene öncesine nazaran çerçeve fiyatları düşmüş. tabi yine pahalı çerçeveler de var.
0
vincenzo
(19.06.09)
3 ay önce yeni gözlük aldım. Bir gözüm 5 diğeri ise 5buçuk miyop. %40 inceltilmis organik camlarım ve Verdure marka gayet hoş çerçevelerime toplam 300 tl verdim.
0
yellow brick road
(19.06.09)
ben 3.0 - 2.75 miyop %30 organik inceltilmis camlara sadece 110 ytl bayildim daha gecen ay.
0
oligomer
(19.06.09)
ben bakırköyün merkezinde bi gözlükçüye sormuştum (sadece 9-10 derece iki cam) 600 ytl gibi bi fiyat çıkarmıştı bana sonra gaziosmanpaşada 100-150 gibi birşeye yaptırdım.
sanırım en çok semte ve gözlükçünün o semtteki konumuna göre değişiyor.
0
hayali arkadaş
(19.06.09)
3.50 derece ( miyop )organik camlar 25 tl cerceveyle 65tl(daha dun sordum)
o degil de burda herkesin soyledigi fiyatlar neden bu kadar uçuk onu anlamadım
0
voodoo 007
(20.06.09)
(1)

adler 8009 manyetik eliptik bisiklet

kibritsuyu
arkadaşlar bu alete ait veya benzer bir alete ait montaj kılavuzu gibi bir şey var mıdır? alet şu anda kurulu vaziyette. ben bunu söküp kendi evime taşımak istiyorum. sökmeden arabaya sığdırmam mümkün değil. aletim edevatım var. gerçi sökmesine sökerim de bu manyetik dirençli pedalların sertliğini a
arkadaşlar bu alete ait veya benzer bir alete ait montaj kılavuzu gibi bir şey var mıdır? alet şu anda kurulu vaziyette. ben bunu söküp kendi evime taşımak istiyorum. sökmeden arabaya sığdırmam mümkün değil. aletim edevatım var. gerçi sökmesine sökerim de bu manyetik dirençli pedalların sertliğini ayarlayan yuvarlak ayarlamaç zımbırtısı gidon kısmından pedallara neyle bağlı bilemiyorum (bisiklet freni veya vitesi gibi bir tel olduğunu sanıyorum ama). aleti sökünce yaylar maylar fırlayıp dağılır diye korkuyorum. ya da telli ise o teli yerinden çıkarttım mı bir daha takamam diye korkuyorum. ya da ayarı falan bozulur diye korkuyorum.

yardımcı olabilecek var mı?
0
kibritsuyu
(17.06.09)
bisikletle ilgili forumlar var. bunların hastaları oralara takılıyor genelde. belki oradan işinize yarar birkaç bilgi bulabilirsiniz.
0
nickim onbes harf
(17.06.09)
(5)

engin günaydın - piyanolu TEB reklamı

kibritsuyu
dün soruldu, cevabını ben de merak ettiğimdan favorilerime ekledim ama şimdi silinmiş. ben de kendi adıma tekrar soruyorum.bu engin günaydın'lı piyanolu TEB pratik internet şubesi reklamındaki hatun kişi kimdir?aha reklam: http://www.youtube.com/watch?v=Q7z0CJBT1bs
dün soruldu, cevabını ben de merak ettiğimdan favorilerime ekledim ama şimdi silinmiş. ben de kendi adıma tekrar soruyorum.

bu engin günaydın'lı piyanolu TEB pratik internet şubesi reklamındaki hatun kişi kimdir?

aha reklam: www.youtube.com
0
kibritsuyu
(16.06.09)
yok duyuru duruyor ama senın cevabı ucurmuslar hacım.

bi buldurun lan!!!!!111!!!
0
bryan fury
(16.06.09)
evet gerzek gibi favoriye eklemek yerine cevap verip benimkiler'den takip ediyormuşum demek ki. neyse bu da dursun, cevabı bulan diğerine söylesin.
0
🌸kibritsuyu
(16.06.09)
bi de adları bilinmeyen tas gibi hatunlar baslıgına yazalım bence kibritsuyu. tabi benım hesabım kapalı oldugundan iş sana dusuyor.
0
bryan fury
(16.06.09)
gizem akman olabilir? emin değilim.

www.sinematurk.com
0
senzafine
(17.06.09)
www.sinematurk.com

tas gibiymıs afetmıs aklını alıyormus ınsanın.
0
bryan fury
(17.06.09)
(5)

kpss ve yaş olayı

kibritsuyu
hani banka sınavlarına falan başvururken "01.01.1980 tarihinden sonra doğmuş olmak" diye bir şart olur ya, kpss'ye girmek ve hatta kpss sonucunda bir devlet dairesinde memur olmak için de herhangi bir yaş sınırı var mıdır böyle? bir yaştan sonra "senin yaşın geçmiş, olmaz bu saatten sonra" denir mi
hani banka sınavlarına falan başvururken "01.01.1980 tarihinden sonra doğmuş olmak" diye bir şart olur ya, kpss'ye girmek ve hatta kpss sonucunda bir devlet dairesinde memur olmak için de herhangi bir yaş sınırı var mıdır böyle? bir yaştan sonra "senin yaşın geçmiş, olmaz bu saatten sonra" denir mi adama? evet ise kaçtır bu yaş? seneye 31 yaşında olacak koca eşşeğin hala kpss'ye girip memur olma şansı var mıdır?
0
kibritsuyu
(15.06.09)
kpss ye giriste herhangi bir yas siniri yok. bundan eminim.
bahsi gecen yerlere basvuru esnasinda ozel bir sart olarak sunulmuyorsa orada da bir yas siniri yok. yani atiyorum adliyeye gireceksiniz, orada 35 yas siniri belirtiliyorsa ve 35 yasin ustundeyseniz oraya yaptiginiz basvuru gecersiz sayiliyor.
0
entrapmen
(15.06.09)
universite mezunlari icin 35, lise icin 30 galiba o sinir.

edit: kalkmis o sinir ama durum biraz karisik galiba:www.memurlar.net
0
alpinsamuray
(15.06.09)
peki diyelim sınava girerken yaş sınırı yok. atayacak olan devlet kurumu genellikle maksimum kaç yaş ister? 35'e kadar yolu varsa seneye girecem. yok 30 ise boşuna kursa falan gitmeyeyim iyi puan alsam da hiçbir devlet dairesi yaşım geçti diye almayacaksa.
0
🌸kibritsuyu
(15.06.09)
35 yasinda memur olan bir arkadasim var. denemeye deger yani.
0
alpinsamuray
(15.06.09)
b grubu memuriyetler için yaş sınırı kaldırıldı..
fakat a grubu memuriyet için hala 30 yaş sınırı mevcut..
0
mulkiyeli
(15.06.09)
(2)

benden bahseden, beni refere eden entry'ler

kibritsuyu
çok megalomalca olduğunun farkındayım ama merak ediyorum arkadaş. sözlükte arayarak bulmak mümkün değil. google aramasında da kendi girdiğim entryler çıkıyor.sözlükte kimse benim hakkımda entry girmiş mi, benden bahsetmiş mi çok merak ediyorum. yani nick başlığımın altı dışında; yaran entry'ler başl
çok megalomalca olduğunun farkındayım ama merak ediyorum arkadaş. sözlükte arayarak bulmak mümkün değil. google aramasında da kendi girdiğim entryler çıkıyor.

sözlükte kimse benim hakkımda entry girmiş mi, benden bahsetmiş mi çok merak ediyorum. yani nick başlığımın altı dışında; yaran entry'ler başlığında olsun, gerizekalı suserlar başlığında olsun, başka bir yerde olsun benden veya girdiğim bir entry'den bahsedilmiş mi? gördüğünüz, gözünüze çarpan varsa yazabilir misiniz?
0
kibritsuyu
(12.06.09)
kvp başlığında bahsediyolar bol bol
0
386 dx
(12.06.09)
googleda aratarak bi tek şunu bulabildim : (bkz: #11818496)
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(12.06.09)
(1)

semtin adı sıhhiye ama

kibritsuyu
kıçımıza iğne yapacak bir hemşire, bir sağlık memuru (hemşir) bulamıyoruz. hastaneler, poliklinikler falan illa reçete istiyor. eczaneler de yapmıyor. yok kardeşim reçete falan. cebimde diclomec ampul var. istersen şırıngamı da getireyim. ben domalacam sen sokacan (şırıngayı yani). o kadar.nerelere
kıçımıza iğne yapacak bir hemşire, bir sağlık memuru (hemşir) bulamıyoruz. hastaneler, poliklinikler falan illa reçete istiyor. eczaneler de yapmıyor. yok kardeşim reçete falan. cebimde diclomec ampul var. istersen şırıngamı da getireyim. ben domalacam sen sokacan (şırıngayı yani). o kadar.

nerelere gideyim sen yanımda olmayınca?

sıhhiye semti ankaramızın güzide bir semtidir. dönercilikle geçinir.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
zor gibi gorunuyo recetesiz.aynı sey benimde başıma geldi,anneme kalçadan romatzma iğnesi yapılcaktı bin tane prosedür çıkardılar hem de kıytırık bi poliklinik..tolere etmiyolar acayip tırsıyolar bu aralar recetesiz olmazmış..aldık dr dan bi recete şimdi yapıyolar iğneyi..
0
KoukLa
(10.06.09)
(15)

adidas

kibritsuyu
uzun zamandır merak ettiğim bir şey bu. geçen yine aklıma geldi.adidas'ın şekilde görmüş olduğunuz iki farklı logosunu taşıyan ürünler arasında bir fark var mıdır? varsa nedir? adidas niye iki farklı logo kullanır?
uzun zamandır merak ettiğim bir şey bu. geçen yine aklıma geldi.

adidas'ın şekilde görmüş olduğunuz iki farklı logosunu taşıyan ürünler arasında bir fark var mıdır? varsa nedir? adidas niye iki farklı logo kullanır?
0
kibritsuyu
(08.06.09)
answers.yahoo.com

yuvarlak olan klasik, üç bant yeni logoymuş.

edit: aslında ilk üç bant olarak dizayn edilmiş. www.logoblog.org

1967 – Adi Dassler used the 3 striped Adidas logo on Adidas sports shoes.

1971 – This year marked the birth of Adidas Trefoil Logo. The Trefoil Adidas logo showed the diversity in Adidas brand. It was first used in 1972, and later became a corporate symbol.

1997 – The three striped Adidas Logo was re-introduced after being reengineered by Peter Moore, who was the creative director of Adidas at that time.

1998 – Adidas merged with Salomon and introduced a new corporate logo that represented brand values of both the groups. It maintained the blue color of Adidas and inherited Red color from Salomon. The logo incorporated 3 shapes to look like a diamond. The two arcs that extended upwards represented the arms of the winner, raised after victory.

2005 – The new Adidas “Word Mark” logo has been introduced. The new Logo is clear, simple, and confident and shows leadership
0
arigold
(08.06.09)
Separation

During the mid to late 1990s Adidas divided the brand into three main groups with each a separate focus. Adidas performance was designed to maintain their devotion to the athlete; Adidas Originals with its focus on fashion and life style; and Style essentials with the main group within this one being Y-3.

kaynak: Wikipedia

sizin koyduğunuz ilk logo originals'ın logosu ikinci performance..
0
rednoff
(08.06.09)
ama yuvarlak logolu ürünler de hala mevcut? logo değiştirdilerse hepsine yeni logo basması gerkemez mi? niye eski logo da hala kullanılıyor? içimde belli ürünlere eski logo, belli ürünlere yeni logo basılıyor gibi bir his var. yani ne bileyim üretim yerine göre, kalitesine göre, sınıfına göre vs.

edit: ben bunu yazana kadar cevaplar değişmiş, yenisi gelmiş.

yani sporcu ürünleri için üç bantlı, sportif ancak klasik giyim vs. ürünleri için yuvarlak logo anladığım kadarıyla.
0
🌸kibritsuyu
(08.06.09)
benim anladığım adidasın ana logosu bu üç bantlı olan logo.

ama eski logoyu da sanırım bilinirliği çok fazla olduğundan kullanıyorlar hala, ayakkabının arkasında ve önünde iplerin altında yuvarlak logolar yer alıyor.
0
arigold
(08.06.09)
@kibritsuyu
aynen.. ben de merak ediyordum, bahane oluyor burada birinin sorması araştırmak için :]
0
rednoff
(08.06.09)
yuvarlak logo yani trefoil daha çok retro ürünlerde kullanılıyor, yani spordan ziyade tasarımın ön plana çıktığı eşofmanlarda tshirtlerde vs.
0
patricia teyze
(08.06.09)
adidas style: www.zlok.net

üçüncü logo da çıkmış da haberimiz yokmuş
0
arigold
(08.06.09)
yuvarlak olan makbuldür=) çünkü o adidas original ın logosu. yani ne oluyo bu adamların eski modellerini yeni üretip piyasaya sürmeleri oluyo. bkz adidas stan smith bkz adidas superstar bkz adidas muhammed ali collection vs. die devam edebilirim. yani çanaklı logo (ben çanaklı diyorum) olan ürünler eskiden var olan ve şu an yeniden üretilen hatta makyajlanan ürünler diğer sıralı logo ise (ben sıralı diyorum) en son teknoloji kullanılarak üretilen ürünlerde kullanılmakta. mesela şu herkesin üzerinde olan sarı çizgili siyah adidas eşofman altında çanak logo vardır çünkü eski bi model kendisi. bugüne kadar sıralı logolu bi adidas ürünü aldığımı hatırlamıyorum çünkü çok boktan modelleri var çok afedersiniz ama çanaklı adidas originals modellerine can kurban. allah başımızdan eksik etmesin.
0
rentts1
(08.06.09)
şimdi gelen cevaplar ve linkler üzerine de araştırdım, arkadaşların söylediği gibiymiş.

mesela o sarı çizgili siyah eşofman altı. eşofman altı olmakla beraber spor yapma amaçlı değil günlük kullanım amaçlı. o yüzden yuvarlak logo kullanılıyor. ama spor amaçlı eşofmanlarda üç çizgili olan kullanılıyor.

spor ayakkabı gibi olup da sporyapma amaçlı olmayan ayakkabularsa yuvarlak logo var, ama yok koşayıp futbol oynayayım diye alınan ayakkabularda üç çizgili logo var.

tişörtlerde yuvarlak logo var, formalarda üç çizgili logo var.
0
🌸kibritsuyu
(08.06.09)
@kibritsuyu
"mesela o sarı çizgili siyah eşofman altı. eşofman altı olmakla beraber spor yapma amaçlı değil günlük kullanım amaçlı. o yüzden yuvarlak logo kullanılıyor. ama spor amaçlı eşofmanlarda üç çizgili olan kullanılıyor.
spor ayakkabı gibi olup da sporyapma amaçlı olmayan ayakkabularsa yuvarlak logo var, ama yok koşayıp futbol oynayayım diye alınan ayakkabularda üç çizgili logo var."

burda bi yanlış anlaşılma olmuş sanırım, yuvarlak logolu ürünler zamanında profesyonel sporcular için yapılmış ürünlerdi. çünkü o zamanlar daha şu yeni sıralı logo yoktu. mesela stan smith isminden de anlaşılacağı üzere stan smith adlı ünlü tenisçi için yapılmış ve zamanında pro tenisçiler tarafından da kullanılmıştır. şu anda ama kot pantolların altına giymeyi tercih ediyor insanlar.
sözün özü yuvarlak logolular pro sporculara hitap etmiyor değil, yuvarlak logolular eski pro sporculara hitap ediyordu diyebiliriz.
0
rentts1
(08.06.09)
yukarda da dedikleri gibi, ürünlerin kullanım amaçlarının ayrımı gibi bir şey.
adidas aslında iki ayrı marka, adidas original, adidas performance.

adidas original sportif görünümlü ve daha günlük stil ağırlıklı ürünleri tasarlar ve satar. aynı zamanda eski ürünlerin modern yorumlarına da yer verip nostalji yapar.

adidas performance (ya da adidas equipment) da bildiğimiz adidas işte, bu ürünleri daha çok sporcular ve spor yapanlar tercih eder.

edit: rentts, hepsi dediğin gibi nostalji, retro değil. ama adidas original ürün gamının bir bölümü de öylelerden oluşuyo.
0
vital
(08.06.09)
adidas.com'a bakarsan 2 degil 3 farkli logo kullanildigini bile gorursun. performance, originals ve style.
www.adidas.com
0
sourlemonade
(08.06.09)
eski adidas çalışanı olarak cevap vermek istiyorum gerçi cevaplar verilmiş ama neyse..
adidas ın üç tane logosu vardır 1.performance 2.originals 3.style

1. en yaygın olanıdır3 tane çizgi olan genellikle spor amaçlı ürünler de vardır
2. çicek şeklinde olan logo o ise daha çok giyim için kullanılır mesala eşofmanlarda
3. daha çok giysi spor amaçlı olmayan ürünler içindir

ben böyle biliyorum
0
scr3eam
(08.06.09)
benim küçüklüğümden beri aklımda kalan 2. logodur. nedeni de adidas'ın yaptığı reklamlarda kullandığı söz: "the brand with three stripes"
0
dambil
(08.06.09)
tamamen pazarlama stratejisi bu..

originals, yani trefoil logolu ürünler, tamamen günlük giyim ve stil üzerine kurulu.. herhangi biriyle spor yapılmaz; ona göre üretilmemiştir nitekim.. amaç gösteriştir.. kumaşı jarsedir, ayakkabısı düz tabandır felan.. bunlarla spor yapanı döverler..

ikincisi, performance, ise tamamen spora yönelik ürünlerden oluşur.. spor yaparken performansı yükseltecek ürünler vardır bunda.. clima cool'lu eşofmandan hava tabanlı ayakkabıya kadar hepsi bu grup içindedir..

janjanlı şeyler originals, spor ürünleri ise performance ürünüdür..

imza: bi adidas çalışanı
0
thefalloftekin
(09.06.09)
(1)

mkk sicil şifre gönderim ücreti

kibritsuyu
arkadaşlar,garanti bankası, hesabımdan "mkk sicil şifre gönderim ücreti" diye iki sefer 5,25 tl. çekmiş. azıcık araştırdım, merkezi kayıt kuruluşu diye bir yere üyelik bedeliymiş. b tipi yatırım fonum var bankada o yüzden mi acaba? hadi o yüzden diyelim. üçüncü bir şirkete ne üyeliği? hem de haberim
arkadaşlar,

garanti bankası, hesabımdan "mkk sicil şifre gönderim ücreti" diye iki sefer 5,25 tl. çekmiş. azıcık araştırdım, merkezi kayıt kuruluşu diye bir yere üyelik bedeliymiş. b tipi yatırım fonum var bankada o yüzden mi acaba? hadi o yüzden diyelim. üçüncü bir şirkete ne üyeliği? hem de haberim olmadan. garanti ne hakla benim bilgilerimi paylaşıp benim hesabımdan para yolluyor ve benden onay almıyor, hatta bilgilendirmiyor bile. sitelerinin hiçbir yerine bir açıklama yok, mkk'nın sitesinde bile "bireysel yatırımcı" ile ilgili ne şartlarda nasıl üye olur, kimler üye olmaya zorunludur ve resen üye yapılır gibi bir açıklama yok.

hadi hepsini geçtim, niye iki sefer çektiniz lan?

ben ne yapayım şimdi?
0
kibritsuyu
(06.06.09)
mkk'nin sitesinden okuyabileceğiniz gibi
" Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi sürecinin yer aldığı kaydi sistem; sermaye piyasası araçları ve bu araçlara ilişkin hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından, bilgisayar ortamında, ihraçcılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulduğu ve bu araçlar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde MKK'ya yapılan bildirim tarihinin esas alındığı hukuk sistemidir."

buraya üye bankalar ve aracı kuruluşların(finans kuruluşları vb) -türkiye'de üye olmayan banka finans kuruluşu broker şirketi yok gibi- müşterilerinin hepsinin yukarıda belirtildiği gibi işlemlerinin kaydı tutulur. Yani değerli bir kağıt aldığınızda hemen buraya bildirilir. Hatta bu kuruluş sizin hesabınıza icab ettiğinde bloke bile koyabilme yetkisine sahiptir-haciz, tasarrufun iptali,ihtiyati tedbir işlemleri-. Re'sen üyelik değil de üye olan aracı bankayla işlem yapınca haliyle sizin işleminiz gene bu kuruluş üzerinden geçer. Fakat bankanın bu konu hakkında işlemlerini size nasıl yansıttığını bilemem. Arayıp sorup yalanlarını dinleyebilirsiniz. Zira hesap ücretinde bile öyle yada böyle alan çingene bankalar böyle bir konuda hayatta ödün vermezler.
0
emininsel
(06.06.09)
(8)

sözlük fotoğrafçılarına ben de dslr sorayım

kibritsuyu
- bütçe 2000 lira.- ilk dslr olacak.- hayyam'dan spot alınacak.- sıfır olacak.1. seçenek: canon eos 450D kit + 55-250 IS = yaklaşık 2000 lira yapıyor, hatta belki biraz eksik bile kalıyor.2. seçenek: canon eos 50D gövde + 18-55 IS = 2000 lira yapıyor. ama 55-250 IS alamamış oluyorum ki bir teleobjek
- bütçe 2000 lira.
- ilk dslr olacak.
- hayyam'dan spot alınacak.
- sıfır olacak.

1. seçenek: canon eos 450D kit + 55-250 IS = yaklaşık 2000 lira yapıyor, hatta belki biraz eksik bile kalıyor.

2. seçenek: canon eos 50D gövde + 18-55 IS = 2000 lira yapıyor. ama 55-250 IS alamamış oluyorum ki bir teleobjektifim olsun istiyorum aslında.

soru: ilk dslr için 450D kit + 55-250 IS ile mi başlayayım, yoksa 55-250 IS'yi sktiredip 50D + 18-55 IS mi alayım da evladiyelik bir gövdem mi olsun?

aslında ikisini de sktiredip 40D almak var hazır ucuzlmışken ama 40D eski bir model olduğundan ve 50D gibi bir makine dururken içime sinmiyor.

edit: nikon pentax falan önermemenizi rica edeceğim. hepsini inceledim, canon'da kararlıyım.
0
kibritsuyu
(06.06.09)
nikon D90 bence en güzel seçim olur üzerindeki obfektifde yeterli ama sen canonda karar kılmış gibisin
0
porro
(06.06.09)
yerinde olsam birinci seçeneği seçerdim. bunda ilk dslr olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca body değil lens önemli diyenlerdenim. kit lens kısa süre sonra yetmeyecek emin olun. 55-250 tatmin edici bir tele ben de kullanıyorum. son olarak evladiyelik gövde diye bir seçenek asla yok. tecrübe kazandıkça ekipman arayışı herzaman olacaktır. 1. seçenekte ısrarlıyım ben. yanına bir 50mm çekerseniz uzun zaman yetecektir.
0
berdush
(06.06.09)
450D kit + 55-250 daha mantıklı
tele lensinden mahrum kalıyorsunuz sırf IS için değmez bence
yine de nikon ve pentaxa bi daha bakın derim :)
0
fletch
(06.06.09)
mesele IS değil ki "450D kit + fazladan bir lens mi, yoksa fazladan lens olmadan 50D ve üstündeki vasat kit lens mi" sorusu.

soruyu düzelttim. bahsettiğim 55-250'lerin hepsi IS olacak.
0
🌸kibritsuyu
(06.06.09)
ben de uzun uzun düşünmüştüm hatırlarsanız daha yeni..

kararımı canon 50d ile biraz daha fazla para verip tamron 17-50mm f:2.8 ikilisini almaya karar verdim.

alacağınız lenste açının yanında diyafram değerine de dikkat edin derim. kit 18-55 lens f3.5-5.6'dır. yeni başlayanlar için idare eder bir lenstir ama bir yere kadar. ve çok ilgileniyorsanız fotoğrafla o yere de çabuk gelirsiniz.

canon 450d body ise canonu sevmeme sebebimdir. velhasıl 40d 50d ve üzeri sevilmeyecek gibi değildir.

eğer bir 500-600 lira daha verebiliyorsanız dediğim konfigrasyonu bir düşünün. yok çıkamıyorum ama ilerde param olur derseniz ben yine de 50d alın bu sefer de kit 18-55 lensiyle derim. 450d alma niyetiniz varsa ve ağır basıyorsa nikon d90'a bakın derim. canonun kit lensinden kat be kat iyi 18-105mm f:3.5-5.6 vr kit lensiyle 1300 dolar civarına spot olarak hayyamda satılıyor.
0
vital
(06.06.09)
neden bu kadar kasıyorsun anlamıyorum. gidip 450 d alacağına 300d al mesela, profosyonel fotoğrafçılık yapmayacaksın bir şey yapmayacaksın, her türlü ihtiyacını 300d karşılar şu an.


2. el fiyatları da 400-500 milyon civarında. bence çok daha mantıklı.
0
mortifera
(06.06.09)
55-250 iyi bir objektif değildir, sigma 17 50 de o şekilde.
450D ile 50D çok farklıdır, 450D amatör giriş seiyesidir, 50D ise semi produr, farkını çok fazla anlatamam yazarak, eline alıp kullanınca farkedersin. ben afallamayı zamanında 350D den 20D ye geçişte yaşadım, kaybettiğim vakte lanet ettim. ayrıca kullanabilene 18-55 güzel bir objektiftir, zaten olay fotoğrafçıdadır, onun yerine 50mm f1.8 almayı dene, tele objektif için biraz bekle acele etme. çünkü daha makineni almadan ne tarz objektif alacağın belli olmaz. bi kullan bi süre, tarzın sevdiğin şeyler ve ona göre alacağın obj değişir. dslr olayının pişmanlığı normal pişmanlığa benzemez. sonra fotokritikten falan 2. el objektif bakarsın. ve hayyama gitmişken metro fotodan başka alma.

ama amerikadan getirenler de var, biraz daha ucuz olabilir. mesela [email protected] ben macbook pro mu bu adamdan aldım, gayet iyi bir insan, msn e ekleyip en azından fiyat al. 50d mi de yine bu adamdan alcam sonra. canon tercihinden dolayı tebrikler.
0
berhan
(06.06.09)
gönlüm el vermiyor, söyleyeceğim: canona fazla bağlanıp nikon opsyonunu unutma. d80 + AF 18-70 1.seçenekten daha iyi bence. kalitesini geçtim, ergonomisi bile basar, neyse :)

ilk dslr'ın olacaksa lens mevzuuna o kadar takılma, 2. seçeneği al. adam gibi bir gövden olsun. daha sonra alırsın diğerlerini. 55-250 ucuz bir lens zaten.
0
makineci
(06.06.09)
(6)

bilgisayar klavyesi ve mouse ile piyano çalmak

kibritsuyu
ay ışığı sonatını çalacak değilim elbette. hani bazen buradan şarkı soruyoruz dımdımdıdıdım yapıyor diye, anlatamıyoruz. basit bir program olsun. bilgisayar klavyesinin her tuşu bir nota olsun. hatta ekranda da piyano tuşları olsun. kaydet diyip mouse ile ekrandaki tuşlara basarak, ya da bilgisayar
ay ışığı sonatını çalacak değilim elbette. hani bazen buradan şarkı soruyoruz dımdımdıdıdım yapıyor diye, anlatamıyoruz. basit bir program olsun. bilgisayar klavyesinin her tuşu bir nota olsun. hatta ekranda da piyano tuşları olsun. kaydet diyip mouse ile ekrandaki tuşlara basarak, ya da bilgisayar klavyesindeki tuşlara basarak istediğimi çalıp kaydedeyim. bir buçuk oktav yeter fazlası olmasa da olur.

var mıdır?
0
kibritsuyu
(04.06.09)
ben de yıllardır böyle bir program arıyor duruyorum ancak bulduğum programların hepsi çok saçma sapan çıkıyor.

ya çok yavaş çalışıyorlar ya da hiç işe yaramıyorlar. bu yüzden kasmaya gerek yok bence.
0
co2s2
(04.06.09)
ben de ben de
0
desdinova
(04.06.09)
pianoteq'in demosu işinizi görür. küçük boyutlu ve über-başarılı bir program.
0
boshi
(04.06.09)
size lazim olan sey "dsw piano"

download.cnet.com

1.88 mbyte

klavyenizle calabiliyor isterseniz kaydedebiliyor ve dinleyebiliyorsunuz. minik ve kullanisli.
0
la traviata
(04.06.09)
thalamus
(04.06.09)
Kayıt özelliği yok ama hoş bir uygulama:
www.bgfl.org
0
mario64
(04.06.09)
(3)

reklamlardan iki soru

kibritsuyu
1. araba hırsızı sincap necmi'li anadolu sigorta reklamınca eleman diyor "alarmı susturduk, bastık kontağa çalışmadı. o neymiş, ipolipayz`:immobilizer`. o bizi durdurmaz be abi, çipi var onun" derken görüntüde sinema gişesi gibi bir yerden elini sokup bir şey alıyor. ne yapıyor orada?2. "baba bu yaş
1. araba hırsızı sincap necmi'li anadolu sigorta reklamınca eleman diyor "alarmı susturduk, bastık kontağa çalışmadı. o neymiş, ipolipayz*. o bizi durdurmaz be abi, çipi var onun" derken görüntüde sinema gişesi gibi bir yerden elini sokup bir şey alıyor. ne yapıyor orada?

2. "baba bu yaşta teknoloji takip ediyon şaşıyom valla" temalı zihni göktay ve bir hatunun oynadığı reklamda hatun "baba elektrik idaresi mi kaldı yaw o geçen asırdı" diyor. kalmadı mı lan elektrik idaresi? elekrik bedava oldu da ben mi keriz gibi fatura ödüyom her ay? "he onun adı tedaş oldu" derseniz, tedaş bir elektrik idaresi değil midir? elektrik sağlayan kurumun adı herhangi bir zamanda sadece "elektrik idaresi" olmuş mudur?

saygılarımla arz ederim.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
o idare , idareli kullanmak anlamında alt bir espri.
o bahsettiğin yer ( atıyorum tamamen) otopark gişesi gibi bir yer, hani çipi var diyor ya, kartlı arabalar da bizi yemez demeye getiriyor olabilir. ya da diğer reklamda trene beleş bindikleri için bu reklamda da beleşe bir şeyler apıyorlar imajı.
0
radikalherif
(03.06.09)
1) immobilizer denen sistem genel anlamıyla aracın anahtarına yerleştirilmiş bir çip ile gerçekleştiriliyor. misal ben senin arabanın anahtarını kopyalattım anahtarcıda. eğer aracında immobilizer sistemi varsa ben kopya anahtarla kontağı açarım ama motoru çalıştıramam. bu çip yok çünkü bende. im-mobilize edilmiş oluyor yani aracın motoru. benim reklamdan anladığım adamların bu çip sistemini de bi şekilde taklit edebildiği.

gişe sahnesinin bir alakasını olduğunu düşünmüyorum replikle. otopark gişelerine emanet edilen anahtarlardan birini yürütüyodur belki.
0
jangara
(03.06.09)
2- soyle oluyor sanırım, daha onceden kamuya ait ve tek bir şirket iken su an bogazici elektrik idaresi vikvik gibi busuru şirket oluşmus durumda.
0
bryan fury
(04.06.09)
(1)

bir entry vardı bulamıyorum

kibritsuyu
evin genci ile misafirliğe gelen çocuk arasındaki soğuk savaşı anlatıyordu. genç, çocuğa bi nedenle gıcık oluyordu. sofrada leblebi gibi cin biberi yerken çocuğa "mmh nam nam" falan yapıp çocuğun canını çektirip yemesini sağlıyordu. sonra yanlışlıklaymış gibi cin biber turşusunun suyunu fışşk diye ç
evin genci ile misafirliğe gelen çocuk arasındaki soğuk savaşı anlatıyordu. genç, çocuğa bi nedenle gıcık oluyordu. sofrada leblebi gibi cin biberi yerken çocuğa "mmh nam nam" falan yapıp çocuğun canını çektirip yemesini sağlıyordu. sonra yanlışlıklaymış gibi cin biber turşusunun suyunu fışşk diye çocuğa sıkıp ağlatıyordu falan.

bi buldurun bea.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
onu bilemedim de şunu önerebilirim aynı kalibrede: (bkz: #6736821)
0
386 dx
(04.06.09)
(8)

yine mi güzeliz yine mi facebook

kibritsuyu
şimdi arkadaşlar, bir arkadaş toplantısında arkadaşımın arkadaşı olan kişi fotoğraf falan çekti, facebooka'a koyarım dedi. koymuş da. lakin şöyle acaip bir durum var. bu fotoğraflardan sadee birinde beni taglemiş. dolayısıyla benim profilimde gözüküyor bu fotoğraf. lakin albümde bir sürü daha fotoğr
şimdi arkadaşlar, bir arkadaş toplantısında arkadaşımın arkadaşı olan kişi fotoğraf falan çekti, facebooka'a koyarım dedi. koymuş da. lakin şöyle acaip bir durum var. bu fotoğraflardan sadee birinde beni taglemiş. dolayısıyla benim profilimde gözüküyor bu fotoğraf. lakin albümde bir sürü daha fotoğraf var. next diyom, diğer fotolara da bakmak istiyom, içeriğe erişilemedi diyor. haa anladım diyom bu herif benim listemde yok ondan olmuyo galiba diyom, ekleyim de göreyim bari diyom ama bu herif gizli midir nedir, ne fotoğraf altındaki taglenenler kısmındaki isminde link var, ne de aramalarda çıkıyor. herifin adı var ama ulaşılmıyor bir türlü. hani profil gözüküyor da add as friend linki olmuyor bazen, sadece mesaj atılabiliyor, öyle de değil. profil komple gözükmediği için mesaj neyin de atılamıyor. ben nasıl ekleyecem bu adamı da görecem fotolarımı?
0
kibritsuyu
(02.06.09)
Muhtemelen kendisine mesaj atmana izin veriyor sadece. Mesaj atıyorsun o seni ekliyor bildiğim kadarıyla.
0
charlesbukowskiineksi
(02.06.09)
mesajı nereden atacuk? yani mesaj yazma penceresinde "kime" kısmına adını elimle girsem o kişiye ulaşır mı? aynı isimden bir başkası varsa ne olur? gayet jenerik bir isim çünkü.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
ismine ya da resmine tıkladığında oradaçıkmıyor mu mesaj gönder tadında bişi? Onun dışında ben de bilmiyorum. Ama eğer ekleyemiyorsan mesaj atarak " beni ekle " gibi bişi'ler yazabiliyorsun. En azından ben o kadarını biliyorum.

İsmi elle girmek sonuç vermez gibime geliyor.
0
charlesbukowskiineksi
(02.06.09)
isminde link yok ki, tıklanabilir değil. arkadaş arama kısmından aratıyorum, profili de çıkmıyor. yani tıklayabileceğim hiçbir yer yok.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
resmin altina yorum yazabiliyormusun?
0
tragamin
(02.06.09)
hepsini kapamış ayarlardan. resmin altına yorum yazın ya da ortak arkadaşlarınıza bildirin, onlar söylesinler.
diğer taraftan, arkadaşı değilseniz sizi o değil diğer arkadaşlarınız taglemiştir. rica edin, taglesinler.
0
aithra
(02.06.09)
hayır yorum da yazamıyorum. ve evet muhtemelen o değil, arkadaşım olan bir başkası taglemiş.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
aramalarda beni arkadaşlarım bulsun, ağımdakiler bulsun kimse bulamasın vsvsvs seçeneklerinden birini işaretlemiştir muhtemelen...
benim fb linkimi bile yollasam birisine arayıp bulamıyor.
bir nevi gizlilik seçeneği...
aramalarda çıkmadığı için mesaj da atamazsınız...
ortak orkadaşınıza sorun bence...
diğer fotoğrafları görememe sebebiniz de muhtemelen fotoğraflarını herkesin görmesine izin vermemesinden kaynaklıdır.
0
ilse
(03.06.09)
(7)

sürekli oraya buraya davetli olan insanlar

kibritsuyu
en basitinden f1 istanbul grand prix'si için gold tribün davetiyesi alabilmek için nasıl bir işte çalışmam lazım? bu ve bunun gibi yerlere, davetlere, açılışlara, galalara, konserlere, oganizasyonlara bilmemnerelere davetli gidebilmek için kimleri yalamalıyım?
en basitinden f1 istanbul grand prix'si için gold tribün davetiyesi alabilmek için nasıl bir işte çalışmam lazım? bu ve bunun gibi yerlere, davetlere, açılışlara, galalara, konserlere, oganizasyonlara bilmemnerelere davetli gidebilmek için kimleri yalamalıyım?
0
kibritsuyu
(01.06.09)
Turkcell, Coca-Cola, DHL, Mercedes... falan gibi corporateler ile büyük hacimli işler yapman lazım.
0
ezeriko
(01.06.09)
gazeteciler. gold olmaz ama bakır teneke filan kesin bişiler çıkar.

arkadaşımın stajer olarak iş yaptığı yerde havada uçuyordu biletler.
0
carnicero
(01.06.09)
taşeron firmalardan birinde çalışabilirsin, geç kalmış olabilirsin ama seneye dene. ilk sene bi tandık oranın güvenlik kart ihalesini almıştı, ben de tasarım için orada kalmıştım bir ay kadar. biletler elimde bile kalmıştı fazladan. padok club'a da bir sürü tanıdık sokmuştum. o zamanlar yeme içme işini divan yapıyordu, yine öyleyse orada bir tanıdığın varsa sana orada bir iş ayarlarsa çok rahat girer çıkarsın.
0
abtash
(01.06.09)
reklam işini yapanlarla da muhatap olursan girebilirsin. reklam karşılığı bir sürü bedava bilet alır reklam yapan kuruluş. reklamcı tanıdık edinmek lazım.
0
bordeaux
(01.06.09)
malboro, tv kanalları...

en bankosu organizasyon şirketleri.
0
yapcak bisi yok
(01.06.09)
prestijli bankaların müdürleri, yardımcıları ve bazı departman müdürleri de çok iş görür.
0
nikdediginnedirki
(01.06.09)
f1 icin mesela renaultdan bana apron davetiyesi geldi bu yil. yurtdisinda oldugum icin gidemiyorum ne yazik ki. sigorta sirketinde departman yoneticisiyim. ama benzer pek cok aktiviteye tum genel mudur yardimcilarina geliyor.
0
mat couthon
(01.06.09)
(3)

sevgili açık arttırmacılar

kibritsuyu
gittigidiyor'dan ürün satacağım ilk defa açık arttırma ile.yanlış hatırlamıyorsam asgari fiyat diye bir şey belirliyorduk, o fiyatın altında kalırsa satmama hakkımız vardı. bu nereden ayarlanıyor bir türlü bulamadım. ürüne başlangıç fiyatı verdim 200 lira. hemen al fiyatı da verdim 450 lira. ama 300
gittigidiyor'dan ürün satacağım ilk defa açık arttırma ile.

yanlış hatırlamıyorsam asgari fiyat diye bir şey belirliyorduk, o fiyatın altında kalırsa satmama hakkımız vardı. bu nereden ayarlanıyor bir türlü bulamadım. ürüne başlangıç fiyatı verdim 200 lira. hemen al fiyatı da verdim 450 lira. ama 300-350 liradan aşağıya da bırakmak istemiyorum. ya da belki bırakabilirim de duruma göre değişir. bu asgari fiyatı nereye yazıyoruz yok öyle bir yer?
0
kibritsuyu
(29.05.09)
asgari fiyat uygulaması kalktı o yüzden başlangıç fiyatı olarak düşündüğünüz minumum fiyatı vermeniz daha doğru olur. Beklediğiniz fiyatın altına kazanılan ürüne satış yapmamak profilinizi olumsuz etkileyecektir.
0
cotr
(29.05.09)
anaaa kalktı mı o özellik?

elbette kazanılan fiyat beklediğimin altındaysa ve ürünü göndermezsem profilime kötü yansır. asgari düşündüğüm fiyattan açacağım öyleyse. neyse naapalım öyle olsun bari.
0
🌸kibritsuyu
(29.05.09)
ek bilgi: profiline kotu yansisin fark etmez gg'De, kimse takmaz.
0
nochristrequiress
(29.05.09)
(2)

tarihi binalar ve pirinç yazılar

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, tarihi binalarda açılmış dükkanların isimleri renkli menkli cicili bicili şekilde değil de pirinç harflerle yazılıyor dikkat ettiyseniz. mesela kimi dükkanların çoğunun normalde renkli renkli levhaları varken, istiklal caddesi'ndeki şubelerinin levhaları pirinç harflerden yapılmı
sevgili arkadaşlar, tarihi binalarda açılmış dükkanların isimleri renkli menkli cicili bicili şekilde değil de pirinç harflerle yazılıyor dikkat ettiyseniz. mesela kimi dükkanların çoğunun normalde renkli renkli levhaları varken, istiklal caddesi'ndeki şubelerinin levhaları pirinç harflerden yapılmıştır.

dükkanın tercihi midir, yoksa şehir planlaması açısından bir zorunluluk mudur bu?
0
kibritsuyu
(28.05.09)
belediyenin getirdigi bir zorunluluk, istiklal caddesi'nde en fazla 7-8 sene once degisti butun tabelalar.
0
cisterna
(28.05.09)
istiklal caddesinde vardı böyle bir zorunluluk ama sanırım kalktı bir kaç zaman önce pirincli ahşap levhaların yerine normal levhalar gözükmeye başladı istiklalde de
0
alkolikfedai
(28.05.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.