Giriş
(10)

vasiyet olayı

kibritsuyu
ölünce eğer mümkün olursa organlarımın bağışlanmasını ve çok beğendiğim, aşık olduğum şehirdeki beğendiğim bir mezarlık var, eğer yer varsa oraya (yer yoksa da aynı şehirdeki başka bir mezarlığa) gömülmeyi istiyorum. bunu ailemden herhangi birisine söylemeye kalktığım anda hemen kulak çekip cüccük y
ölünce eğer mümkün olursa organlarımın bağışlanmasını ve çok beğendiğim, aşık olduğum şehirdeki beğendiğim bir mezarlık var, eğer yer varsa oraya (yer yoksa da aynı şehirdeki başka bir mezarlığa) gömülmeyi istiyorum. bunu ailemden herhangi birisine söylemeye kalktığım anda hemen kulak çekip cüccük yaparak tahtaya vuruyor ve "allah korusun, allah gecinden versin, ağzından yel alsın" falan diyorlar. haklılar da aslında ama bu iki isteğimin ciddiye alınmasını ve gerçekleştirilmesini istiyorum. hadi organ bağışının bi prosedürü var. tam olarak bilmesem de var olduğunu biliyorum (ehliyet alırken teşebbüs ettim, adamı organ bağışladığına pişman ettirecek bir ton prosedür çıkardılar vazgeçtim, yakınlarıma söyler de hallederim diye, o da mümkün olmadı). peki o mezarlığa, orada yer yoksa aynı şehirdeki başka mezarlığa vs gömülmemi nasıl garantilerim? gidip şimdiden yer alsam bile buna aldırmayıp oraya değil de yaşadığım şehre gömerler mi?

daha da önemlisi, yaşadığım şehir olmayan bir şehre gömülmeye hakkım var mı? yoksa illa ikametgahımın olduğu yer falan mı olacak?
0
kibritsuyu
(09.08.10)
siz öldükten sonra manzarayı falan göremeyeceğinize göre, sevdiklerinizin sizi istedikleri ve sizi rahatlıkla ziyaret edebilecekleri bir yere gömmeleri daha makul değil mi? sonuçta mezar olayının işlevi ölenden çok kalanlar için.
0
vejeteryan vampir
(09.08.10)
avukatlarla falan döner hocam o işler.. yoksa yakınlarının elindeki bi kağıt parçasının bi bağlayıcılığı olmaz kolay kolay.
0
deeperdown
(09.08.10)
ehliyet alırken prosedür mü çıkardılar?

ben 18 yaşımı doldurduğumda kimseye bir şey söylemeden hastaneye gidip organ bağışında bulunmak istediğimi söyledim hemen bir form doldurtup kartımı verdiler. geçende ehliyetimi alırken organ bağışı nasıl olacak dedim kartım olup olmadığını sordu. fotokopisini istedi o kadar.
halamın ehliyet aldığında organ bağış kartı yoktu. ona da herhangi bir prosedür uygulanmadı ama ehliyetini alırken işlediler hemen.

organ bağışı gerçekten çok önemli bir olay. ailelerimizin buna tepkili yaklaşabiliyorlar ama yakın veya geç öldüğümüzde organlarımız dokularımız toprağa karışıp çürümek yerine başkalarına hayat vermesi çok önemli.

anneme ilk kartımı gösterdiğimde çok kızmıştı ama bu şekilde anlatınca o da anladı beni.

gömülmek istediğin yere gelince, vasiyet yazdır. ki bu nasıl yapılır bilmiyorum yada bir kaç kere dille getir bunu insanların yanında. gerisi tamamen ailene kalmış. isteğine saygı duyarlarsa yaparlar.
0
zenc
(09.08.10)
burası ailemin yazlığının olduğu yer. 30 senedir benim de gittiğim ve her köşesine aşık olduğum yer. mümkün olsa yerleşip yaşayacağım yer. ve ailem için de ankara karşıyaka mezarlığının dağlarına ulaşmaktansa her yaz tatile geldiklerinde uğrayabilecekleri bir yer. tavsiyeden ziyade bunun nasıl gerçekleşebileceğini merak ediyorum. avukata mı gideyim yani beni buraya gömsünler diye, notere mi gideyim, mezarlıklar müdürüne mi çıkayım ne yapayım?
0
🌸kibritsuyu
(09.08.10)
organ bağışında siz ne kadar isterseniz isteyin, ailenize danışmadan adım atılmıyor..
0
köfte
(09.08.10)
ben de ehliyet alırken organ bağışı yapmak istediğimi söyledim. gerizekalılar mal mal baktılar suratıma. sonra hastaneden kağıt al dediler. hastaneye gittim, ordaki orospu çocuğu "şimdi mi bağışlayacaksın" dedi. bu kağıt üniversite hastanesinden alınmazmış, devlet hastanesini git dediler. devlet hastanesi de ebesinin amı. dolayısıyla ehliyetimde bağışlayacak diye işaretletemedim. ama şöyle bi yol buldum; en yakın arkadaşlarımın hepsinin haberi var. ailem karşı çıkıyo gerçi; ama ölürsem (evet, bizimkiler de cüccük hareketiyle, malum cümleyi söylüyolar) arkadaşlarımdan, ailemi ikna etmelerini istedim.
benim yaptığım şekilde de yapabilirsin. hem şöyle birkaç şey okudum; eğer çok ağır yaralı bi şekilde hastaneye kaldırılırsan ve organ bağış kartın varsa, doktorlar seni kurtarmak için pek uğraşmayabiliyormuş. bunu başka bir ükede duysam gülüp geçerdim de, türk doktorlarından nefret ettiğim için, böylesi daha iyi bence.

mezarlık konusunda kesin bir bilgim yok. ancak en kesin çözüm, vasiyet yazman. orada hem organlarının bağışlanacağını hem de mezarık seçimini yazarsın. bir taşla iki kuş.
ama ben de yakılmak istiyorum mesela. bu durumu arkadaşlarıma söyledim bi tek. ölüme yaklaştığıma inandığım zaman bi vasiyet de ben yazacam, işim garanti olsun. mahalle mezarığında böceklere yem olmak istemiyorum.

ne ölü muhabbeti yaptık ya :D
0
black sabahat
(09.08.10)
mahallelerdeki devlet sağlık ocaklarının bazılarında organ bağışı yapılabiliyor. sorunuz.
0
demirlisomya
(09.08.10)
O iş anaya babaya söylenmez de şöyle kafadengi kuzeniniz filan varsa bir kağıt yazıp onun eline verin, hem mezarlığı hem de organ bağışını yazarsınız, size bir şey olursa ailenize kağıdı verir. Organ bağışını vefattan sonra yapılmasını ben de öneririm, sabahat'ın dediği organ bağışlamış adamla çok uğraşmama olayını ben de duydum ve Türkiye'de olmayacak olayın olmadığını biliyorum.

Ayrıca vejetaryen vampir'e de sonuna kadar katılıyorum, İstanbul'da olmakla Erzincan'da olmak sizin için değil, mezarı ziyaret etmek isteyenler için önemli olacak. Bedeni kemirecek olan organizmalar her yerde (çöle veya buzula filan gömülmeyecekseniz) hemen hemen aynı.
0
sourlemonade
(09.08.10)
ben organ bağış kartımı il sağlık müdürlüğünden aldım, orda dedilerki, ölümün durumunda ailen izin vermezse bu kart bi işe yarımıyo. ben de peder beyle valide sultanı aradım, dedim böyleyken böyle, olur da ölür kalırsam siz de benim bu isteğimi yerine getirmezseniz ötede yapışırım yakanıza :} önce intihar edeceğimden falan şüphelenmişler ama sonra hak verdiler sanırım.

topu topu 5-10 dakka içinde sağlık müdürlüğündeki işim bitti.

mezarlık olayını bilmiyorum.
0
antihero
(09.08.10)
ölmeden de mezarlık alabiliniyo. biraz daha pahaliya geliyo sadece. gömülmek istediğin mezarlığın bağlı olduğu mezalıklar müdürlüğü mü ne öyle biyeri var belediyenin, orada paftalar var, ordan seçiyosun istediğin yeri, istersen önceden gidip mezarlıkta bakıyosun boş yerlere, aldığın yerin tapusunu sana veriyolar. taksit bilen yapıyolar hatta.
0
kabablanka
(10.08.10)
(1)

telefonlarda böyle bir özellik olsa...

kibritsuyu
belki de vardır da ben bilmiyorum.şimdi efenim bir işyeri düşünün. büyük bir işyeri. bu emmilerin yüz tane telefon hattı var ve pbx midir nedir o sistemi kurmuşlar. yani siz o işyerini ararken bi santral numarası var, onı arıyorsunuz, hatlardan herhangi birinden açılıyor. ama o işyerinden arandığını
belki de vardır da ben bilmiyorum.

şimdi efenim bir işyeri düşünün. büyük bir işyeri. bu emmilerin yüz tane telefon hattı var ve pbx midir nedir o sistemi kurmuşlar. yani siz o işyerini ararken bi santral numarası var, onı arıyorsunuz, hatlardan herhangi birinden açılıyor. ama o işyerinden arandığınızda santral hangi numara boşsa onun üzerinden arıyor.

ya da yeni moda çıktı mesela. ilk 3 haneyi size tahsis ediyorlar. son 4 hane de dahili numara oluyor. öyle bir şey. hatta istediğim şeye bu daha uygun.

eh şimdi bu işyerinden arandığımızda telefonda abuk bir numara çıkıyor. rehberde kayıtlı olsa bile santral numarası kayıtlı. ama pbx'ten veya diğer sistemden dolayı arayan kişinin numarası o olarak gözükmüyor. abuk bir numara gözüküyor.

mesela hazine müsteşarlığı numaraları 204 ile başlar ve 204 00 00 ile 204 99 99 arasında 10.000 tane dahilisi var. adliye sarayı 509 ile başlar. istiyorum ki rehbere "204 ** ** hazine müsteşarlığı" diye, "509 ** ** adliye" diye kaydedeyim, kim hangi numaradan ararsa arasın telefon ekranında "hazine müsteşarlığı" yazsın, "adliye" yazsın". isim çıkacak diye 10.000 tane numarayı bana kaydettirmesin.

ne dersiniz, hoş olmaz mı?
0
kibritsuyu
(30.07.10)
belki onbin tane kadar geniş olmaz ama 10 15 tane kadar farklı numara birçok telefona kaydedilebiliyor. farklı numara ekle vb. özelliklerle. ama fikir sağlammış:)
0
deeperdown
(30.07.10)
(2)

çoook çok acil datça'da konaklama

kibritsuyu
yarın sabah itibariyle bodrum'dan datça'ya geçiyoruz hafta sonu için. arkadaşlarımız orada. datça merkez'de iki kişi (karı koca) iki gece kalabileceğimiz uygun fiyatlı (oda+kahvaltı yeter, yıldız falan da önemli değil, insani şartlarda olsun, odasında duşu tuvaleti olsun, eh hadi bi de oldu olacak k
yarın sabah itibariyle bodrum'dan datça'ya geçiyoruz hafta sonu için. arkadaşlarımız orada. datça merkez'de iki kişi (karı koca) iki gece kalabileceğimiz uygun fiyatlı (oda+kahvaltı yeter, yıldız falan da önemli değil, insani şartlarda olsun, odasında duşu tuvaleti olsun, eh hadi bi de oldu olacak kliması olsun ama o kadar da şart değil) otel, pansiyon, apat falan önerebilir misiniz? arkadaşların kaldığı otelde yer yokmuş. apart varmış ama ona da 135 dediler. uzun zamandır otede falan da kalmadım, bilmiyorum pahalı geldi bana ama normali bu mu? odasının geceliği 60-70 civarına yok mu yerler?
0
kibritsuyu
(29.07.10)
bi yer var tam merkezde gecen sene 30du kişi bası ümit pansiyon..kamilkoçun karsısında..
0
sokakkedisi
(29.07.10)
telefonu neyin varsa çok süper olur.
0
🌸kibritsuyu
(29.07.10)
(5)

yine lastik sorusu - biraz acil

kibritsuyu
2 tanesi 2006 yılı mayıs ayında, 2 tanesi de 2006 yılının ağustos ayında alınmış 175 65 r14 ölçülerinde lastikler. üzerinde 970 kiloluk arabayı taşıyor. 30.000 kilometre kadar kullanıldı. diş derinlikleri mayısta alınanların 5.5 - 6 mm. yere basan kısımlarında yıpranmadan dolayı gibi görünen çok haf
2 tanesi 2006 yılı mayıs ayında, 2 tanesi de 2006 yılının ağustos ayında alınmış 175 65 r14 ölçülerinde lastikler. üzerinde 970 kiloluk arabayı taşıyor. 30.000 kilometre kadar kullanıldı. diş derinlikleri mayısta alınanların 5.5 - 6 mm. yere basan kısımlarında yıpranmadan dolayı gibi görünen çok hafif çatlaklar var. yanaklarda pek bir şey yok. balonu malonu yok. markası da bridgestone b330 evo.

bu lastikler biraz daha idare eder mi? aslında değiştirecektim ama arabanın masrafı çok çıktı bütçem kalmadı. servis "bir sorun çıkarmaz, sadece ıslak zeminde fren mesafesini biraz uzatır, biraz da kayma yapabilir, kuru zeminde bir sıkıntı olmaz" dedi. eğer çok acil değiştirilmesi gerekmez derseniz biraz daha kullanacağım. ama yok "ooo abi naaptın bitmiş o lastikler. hemen at, çok tehlikeli" diyorsanız mecbur borç harç değiştireceğiz.
0
kibritsuyu
(21.07.10)
Bir sey olmaz dostum icin rahat olsun , yalniz makas falan atma yuksek hiza cikma durma mesafesinde sikinti yasarsin. Eger ki efendi araba kullaniyorsan ohooo daha kac bin km goturur o lastikler seni.
0
busuta
(21.07.10)
kullan kullan sıkıntı olmaz.
0
bryan fury
(21.07.10)
yok hoca ne makası, ne yüksek hızı. yapacağım en yüksek hız, tatile gidicem, şehirlerarası hız limiti olan 110 falan. o da düz yolda, akıllı uslu. makas falan olmaz.

teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(21.07.10)
arac palio falan mi? :) cok merak ettim acikcasi.

ayrica bir sorun olmaz. "kotu" sinirlarin uzagindasiniz.
0
entrapmen
(21.07.10)
her ne kadar fiziksel olarak bir problem görünmese de ve hiç km yapmamış olsanız da lastiklerin 3 yılda 1 mutlaka değişmesi gerekiyor..
yeni alacağınız lastiklerin de üretim tarihine mutlaka dikkat ediniz..
siz yine de dikkatli olunuz.
0
sli
(22.07.10)
(5)

lastik. araba lastiği

kibritsuyu
1. arabamı bakıma bıraktım. teslim alan görevli sağını solunu kontrol edip not ederken "lastikler de pek iyi değil" dedi. 2006 yılının yaz aylarında taktırdım ve üstünden 30.000 kilometre gibi bir mesafe geçti. bu kadar sürede lastiğin eskimesi normal mi? bakımda da bir sürü ekstra çıktı. param da y
1. arabamı bakıma bıraktım. teslim alan görevli sağını solunu kontrol edip not ederken "lastikler de pek iyi değil" dedi. 2006 yılının yaz aylarında taktırdım ve üstünden 30.000 kilometre gibi bir mesafe geçti. bu kadar sürede lastiğin eskimesi normal mi? bakımda da bir sürü ekstra çıktı. param da yok. ama güvenlik de bir yandan önemli tabii. biraz daha idare eder mi? gerçi diş derinliklerinde sıkıntı yok galiba da yanaklarda çatlamalar oluşmuş dedi.

2. dedim lastiği değiştireyim, önemli bir unsur. ne önerirsiniz? araba 2001 model clio hatchback. 970 kilo ağırlığında. lastikler 175 65 r14 ölçülerinde. ankara'nın melih gökçekli bozuklu yamuklu asfaltlarına dayanabilecek güzel bir lastik önerirseniz sevinirim. çok fazla kilometre yapmam, eskirse durduğu yerde eskir (işte görüğünüz gibi 4 yılda 30.000 falan maksimum)

3. ne kadar şimdi lastik fiyatları?
0
kibritsuyu
(20.07.10)
tinyurl.com

şu lastiklere bakman gerekli. dunlop uygun göründü bana, melih gökçek başkanlığında uzun süredir kullandığım bir marka. bir sıkıntı yaratmadılar. lastik önemli, çok ucuza kaçmamak lazım.

dört yıl sonunda lastikler fazla kilometre yapmamış olsa bile değiştirmek gerekir. malzeme özelliğini kaybediyor sonuçta, yanaklarda çatlaklar falan oluşuyor. aracının kullanım kılavuzunda da benzer şeyler yazıyordur. lastik değişiminden sonra ilk 50-100 km aracı zorlamadan kullanmak lazım. lastiğin sert dış yüzeyi aşındıktan sonra ancak eski tutunmayı sağlayacaktır.
0
matthias coltrain
(20.07.10)
michelin energy saver modeli hoşuma gitti. fiyatı da uygun. yorumları falan da fena değil. ne dersiniz?

üstündeki lastik de bridgestone b330 evo. bi şikayetim olmadı bugüne kadar. yine aynısnı alayım mı? ben hala michelin'den yanayım. dunlop falan pek taraftar değilim. klasikçiyim :)
0
🌸kibritsuyu
(20.07.10)
hacım benim bir önceki araçta(ford fiesta) bridgestone b330evo vardı. ıslak ve kuru zeminde performansı süper. hatta kışın dahi kış lastiğine ihtiyaç hissettirmediydi.peşine babamın 2005 clio 22binde, diş derinliği 5mm ama yanaklarda ciddi çatlaklar vardı.
onda çok az kullanılmış bir takım b330evo aldık. o da çok memnun. özellikle tali yollarda falan tutuşu güzel. sıfır fiyatını bilmiyorum yalnız.
muhtemelen 100-110 tl arasıdır tane fiyatı.
0
icemanr
(20.07.10)
lastik omru diye bişi de var usta, bizim araclarda 30.000 de değişir lastikler. mevsimlik değişir 3 yılda değişir.

www.modifiyem.com
0
bryan fury
(20.07.10)
aynı ebattan bende kullanıyorum ve bu haziran ortası bende yeni lastik aldım. benim araç 2005 model ve 35.000de. lastikleri değiştirdikten sonra araç çok değişti diyebilirim. eskiden çukurlarda parçalanan araç şimdi banamısın demiyor. ben konya yolundaki benzinliklerin içinde bulunan bi yerden satın aldım. markası yokohama modeli ise a drive. yokohamanın en düşük modeli bu oluyor, ebatları küçük olduğu için. neyse ben tanesine 90 lira verdim. uzun yolda yaptım ve gayet memnunum. continental'ler vardı onlarda 105 liraydı. bence energy saver'lara 130 lira bayılmaya gerek yok. bilgin olsun.
0
copy paste
(20.07.10)
(3)

duyuru'nun yeni "beggin"i olacak şarkı

kibritsuyu
belki daha önce sorulmuştur. belki de bundan sonra çok sorulacak şu şarkı.cep telefonu melodisi gibi bir şarkı var. sıklıkla orda burda duruyorum. başka hiçbir enstruman olmaksızın ksilofonla tin tin tün ting diye çalınanbir şarkı. sonradan dıptıs dıptıs diye teknolar falan giriyor.nedir bu acaip şa
belki daha önce sorulmuştur. belki de bundan sonra çok sorulacak şu şarkı.

cep telefonu melodisi gibi bir şarkı var. sıklıkla orda burda duruyorum. başka hiçbir enstruman olmaksızın ksilofonla tin tin tün ting diye çalınanbir şarkı. sonradan dıptıs dıptıs diye teknolar falan giriyor.

nedir bu acaip şarkı?
0
kibritsuyu
(18.07.10)
şu apaçi şarkısı mı?
www.youtube.com
0
cruseo
(18.07.10)
bence de kesin apaçi şarkısını soruyorsun.
0
girl in a coma
(18.07.10)
evet budur teşekkür ettim. apaçilerin oynadığı bir videonun müziği miydi neydi bunu ilk nerde duydum ben?
0
🌸kibritsuyu
(18.07.10)
(6)

msn'de telsiz gibi konuşma sorunsalı

kibritsuyu
aslında sorundan ziyade bir yerden ayarlanan bir özellik gibime geliyor. msn'de görüntülü ve sesli konuşma yaparken eğer ben konuşuyorsam karşı tarafın sesi gelmiyor. ancak ben susunca onun sesi geliyor. telsiz gibi sırayla birimiz konuşup birimiz susarak anlaşıyoruz. yankı yapmaması açısından iyi o
aslında sorundan ziyade bir yerden ayarlanan bir özellik gibime geliyor. msn'de görüntülü ve sesli konuşma yaparken eğer ben konuşuyorsam karşı tarafın sesi gelmiyor. ancak ben susunca onun sesi geliyor. telsiz gibi sırayla birimiz konuşup birimiz susarak anlaşıyoruz.

yankı yapmaması açısından iyi oluyor aslında. iki tarafın da hem hoparlörü hem mikrofonu aynı anda açık olunca "yanıyapıyor gibi başlayıp sesler biraz açıkca voooooiiiiiiiiiiii diye feedback yaparak kulakları mikiyor. ama telsiz gibi konuşmak da can sıkıcı.

nereden ayarlanıyor bu?
0
kibritsuyu
(15.07.10)
kulaklık kullanın.
sorunun asıl kaynağı(hoparlor kullanıyorsanız eğer) karşı taraf konuştuğunda belli bir gecikme ile hoparlor unuzden çıkan sesin tekrar sizin mikrofonunuza gelmesi ve karşıya gidip aynı işlemi tekrarlayarak gecikmeler toplamınca uzayan sesin bir süre sonra azalarak kaybolması. ikinizde kulaklık kullanırsanız yankı probleminden kurtulmuş olursunuz.
Gelelim telsiz gibi konuşmaya.. normalde üst üste binen sesler msnde anlaşılmaz bi karışıma neden olurlar yankı çıktığında daha ayırt edilir hale gelirler. yinede ayarlarınızı stereo değilde mono olarak yapın mikrofon için.. çok daha temiz ve kaliteli gelecektir ses.(mikrofonda boost özelliği kapalı ses açık olursa ses temiz algılanır)
0
disturbed
(15.07.10)
(bkz: half duplex)

ses kartı/çipinden kaynaklanıyodur..
0
jarlaxle
(15.07.10)
feedbacki (hoparlörden çıkan sesin mikrofondan geri girmesi, o sesin tekrar çıkıp bi daha girmesi olayı) önlemek için kulaklık kullanıyoruz zaten. ama işte kulaklık kullanmadan da bu önlenebilsin diye msn konuşurken hoparlörün sesini kesiyor sanki. aynı anda karşıdakinin ağzının oynadığını görüyorum ama ses yok. hatta görüntülü sesli bağlantı açıkken ama hiç ses yokken hısss diye dip gürültüsü geliyor hoparlörden. kendi mikrofonuma konuşunca hısss sesi kesiliyor, konuşmam bittikten 1-2 saniye sonra geri geliyor. mikrofon ses algılayınca gelen sesi blokluyor gibi bir özellik sanki. mikrofon ayarları mono zaten. mikrofon da mono boost da açık ses de açık. boost'u kapattığımda da değişmedi.

edit: half duplex ses kartı kaldı mı yav, ses kartı onboard ama half duplex teknolojisi 90'larda bitti diye biliyorum. ayrıca başka uygulamalarda hem çalıp hem mikrofon kullanabiliyorum.
0
🌸kibritsuyu
(15.07.10)
skype kurup, ses robotuyla da bi test edebilirsin.

ayrıca başka bi mikrofon ile de test yapabilirsin ki sonuca daha yaklaşırsın..
0
jarlaxle
(15.07.10)
ayrıca hoparlore cok yakınsa yada ses çıkış alanında ise yani doğrudan ses çıkış alanında.. hoparlorleri mikrofondan uzağa ve arkaya çevirmekte işe yarayabilir.
mikrofonları test etmektede yarar var. bu işletimin yani msn yazılımının ses yönetimi ilede ilgili üst üste binince konuşmalar çok anlaşılmaz olur. skype kullanmayı deneyebilirsiniz.
ayrıca ventrilo da kullanabilirsiniz. telsiz tarzı ama bas konuş olduğu için kullanışlı
0
disturbed
(15.07.10)
ses denetiminden mikrofonun sesini iyice kısın ve hoparlörlerden uzakta tutun.
0
kimlanbu
(15.07.10)
(5)

tatilde internet kullanmak

kibritsuyu
tatil dediğim de en fazla 15-17 gün. şimdi bilgisayarımı da alıp işlerimi de uzaktan kontrol etme durumum olduğundan bana internet lazım. gideceğim yer yazlık ev. lakin adsl falan yok. 3g kullanmak durumundayım. ama öyle 2 yıl taahhütlü 4-5 gb paketli falan istemem. 15 günde sadece iş kontrol edeceğ
tatil dediğim de en fazla 15-17 gün. şimdi bilgisayarımı da alıp işlerimi de uzaktan kontrol etme durumum olduğundan bana internet lazım. gideceğim yer yazlık ev. lakin adsl falan yok. 3g kullanmak durumundayım. ama öyle 2 yıl taahhütlü 4-5 gb paketli falan istemem. 15 günde sadece iş kontrol edeceğim, olmadı 1-2 sörf yapıp feysbuka bakacağım için az bi megabyte bile yeter.

1. turkcell diyor ki benden vınn satın al, kontratsız taahhütsüz 4 gb internete ilk 2 ay 11 lira öde, sonra 39 lira diye devam etsin ama devam etmiycem dersen de cezasız iptal ettir. vınn kaç para bilmiyorum, sitesinde de bulamadım. indirim olmadıysa 130 lira falan galiba.

2. vodafone diyor ki benden vodem al, fiyatı 69 lira. 1 gb da internet hediye ediyorum 1 ay içinde kullanmak üzere. sonra vodem senin olsun, ister paket al devam et, ister devam etme vodemi de g.tüne sok.

3. ttnet diyor ki adsl aboneliğin varsa 500 mb interneti ile beraber avea şebekesi kullanan 3g modem benden sana hediye. ilk 6 ay 6 lira, sonra 10 lira öde. bunun için de adsl aboneliğine 2 yıl taahhüt ver.

şimdi bunların hangisi fiyat olarak daha avantajlı? 500 mb az falan demeyin. az değil, bana yeter. download ve upload'un kotaya sayıldığının da bilincindeyim, daha önce de 3g kullandım, yapacağım iş için ne kadar kota gideceğinin farkındayım. 500 mb bile fazlasıyla yetiyor.
0
kibritsuyu
(15.07.10)
ikinci paket iyi gibi gozukuyor. modemi sonradan birine satabilirseniz hatta 30-40 liraya super olur. lakin vodafone ne kadar iyidir, hizi nedir hic fikrim yok. forumlardan falan gideceginiz yerdeki hizina, guvenilirligine bakabilirsiniz. sonra internetsiz kalmayin bir de yok yere.
0
dahicocuk
(15.07.10)
bence de 2. seçenek mantıklı, en azından sen tatılden döndüğünde devam etmessen bile işine yarayacak bir yol göstermişler.
0
.aylin.
(15.07.10)
ben de aynı amaçlarla avea'nın en düşük 3g paketini kullanıyorum. aylık 100 mb. ama mail msn ve az biraz sörf için yetiyor. 7 lira aylık. mis gibi. mesajla abone olup, sanırım yine mesajla aboneliği kapatıyorsunuz.
0
oldtimer
(15.07.10)
gideceginiz yere bagli olarak da bir secim yapmanizda fayda var. avea nin gittiginiz yerde stabil bir sekilde cektiginden emin olun. ornegin ben birkac gunlugune kastamonu ya gitmistim ve vodafone 3g kullanilabilirken avea da sikinti cikiyordu. ben de vodafone diyorum bu sebepten.
0
alan shearer
(15.07.10)
ben de geçen ay avea jet aldım. 99 lira, üç aylık 4 gb hediyeli. eğer gideceğin yerde avea çekiyorsa değerlendirebilirsin.
0
herhaldegalibasanirsamki
(15.07.10)
(9)

bok ye e mi. bok ye!

kibritsuyu
arkadaşlar ben bir halt yedim. dün akşam yemekte eşimin mis gibi kızarttığı paçanga böreklerinden yedim 2-3 tane. sabah kahvaltıda da ben öküz, ben camış, akşamdan artan yaklaşık 5-6 tane böreği lüplettim.şu anda tarif edilmez şekilde leş gibi pastırma kokuyorum. sabah duş altım lakin duşla muşla ge
arkadaşlar ben bir halt yedim. dün akşam yemekte eşimin mis gibi kızarttığı paçanga böreklerinden yedim 2-3 tane. sabah kahvaltıda da ben öküz, ben camış, akşamdan artan yaklaşık 5-6 tane böreği lüplettim.

şu anda tarif edilmez şekilde leş gibi pastırma kokuyorum. sabah duş altım lakin duşla muşla geçecek bir şey değil. terledikçe (ki bu sıcakta terlememek de mümkün değil) içeriden içeriden kokuyor lan. ağzıma sıçayım bu sıcakta pastırma yenir mi olm.

ben bu pastırmayı kokusuyla birlikte bünyeden nasıl atıcam bilader? yarın da kokar bu kesin. 10 litre su içip işeye işeye mi atayım, beş kilometre koşup terleye terleye mi atayım ne edeyim, parfüm mi içeyim bi yol gösterin ağalar beyler, rezil oldum elaleme. mükellefe de gidicem şimdi (neyse ki adam kayserili pek ayıp olmaz). kurtarın beni bu kokudan.
0
kibritsuyu
(14.07.10)
en güzeli koltuk altına sürülen şu leydisipidsitik gibi olan katı koltukaltılardan sürmek, ağız kokusu için, ağzı fena yakan metal kutuda naneli mint şekerlerden almak, ve sabah akşam sıcak duş alıp kıyafetleri mümkün olduğunca değiştirmektir.
evet.
bence tabii.
afiyet olsun.
0
host
(14.07.10)
kilosu 44 liralık şey yemişsin hava at işte negzel asdasdas
www.youtube.com
0
neira
(14.07.10)
süt için, koku falan kalmayacaktır.
0
sannoraa
(14.07.10)
yapabileceğin hiçbir şey yok ne yazık ki. 3-5 gün kokacaksın artık.

en fazla 1-2 gün kısaltmak adına günde tükettiğin suyu 2 katına çıkartarak bolca tuvalete çıkmak olacaktır. ayrıca yine bolca spor yapıp terleyerek atmak olacaktır.
0
janavarorion
(14.07.10)
30 dk tempolu kos, sonra 15 dk sauna. En iyi cozum.
0
hilhan
(14.07.10)
bol limonlu maydanoz ye kardesim
0
jamswety
(14.07.10)
bol sarımsaklı yoğurt ye ve gerekirse saçlarına falan sarımsak sür.. hem saç çıkartır hem diğer kokuyu bastırır
0
oldtimer
(14.07.10)
Pastırma kokusunu bastırabilen tek şey köridir.
Köriye abanırsan pastırma kokusunun yerini köri alacaktır.

Kararı sen ver, pastırma mı kokmak istersin köri mi?
0
gyroscope
(14.07.10)
pastırma kokusu garip bir biçimde terle çıkıyor. koşu bandında bir 20 dakika ve sonrasında güzel bir duş senin sorununu çözer. bunu yapmazsan terledikçe pastırma kokarsın.
0
s e ff a f
(15.07.10)
(5)

kpss puanlama sorusu

kibritsuyu
soru kitapçığının ön sayfasındaki bir ibare beni şüpheye düşürdü.şimdi ben bugün sabah oturumunda "iktisat" testinden hiçbir soru cevaplamadım. iktisat testinde doğru veya yanlış hiçbir işaretlemem yok.içinde iktisat puanı içeren puan türlerinde hiçbir hesaplama yapılmayacak mı, ilgili puan türü hiç
soru kitapçığının ön sayfasındaki bir ibare beni şüpheye düşürdü.

şimdi ben bugün sabah oturumunda "iktisat" testinden hiçbir soru cevaplamadım. iktisat testinde doğru veya yanlış hiçbir işaretlemem yok.

içinde iktisat puanı içeren puan türlerinde hiçbir hesaplama yapılmayacak mı, ilgili puan türü hiç çıkmayacak mı şimdi? birileri öyle bir şeyler dedi, şüpheye düştüm.

yani diyelim ki kpssp54 puan türünün dağılımı şöyle:

genel yetenek %30
genel kültür %10
ingilizce %10
işletme %10
muhasebe%10
hukuk %10
maliye %10
iktisat %10

şimdi ben hiç iktisat işaretlemediğim için kpssp54 puan türü hiç hesaplanmayacak mı, hiç çıkmayacak mı? yoksa sıfır olarak mı hesaplanacak, yani etkisiz eleman mı olacak? eğer hiç hesaplanmayacaksa, çözdüğüm onca muhasebe, maliye, hukuk sorusu boşa mı gidecek?
0
kibritsuyu
(11.07.10)
bildiğim kadarıyla yalnız iktisat testi hesaplanmayacak. p54 hesaplanırken iktisat yüzdesi hesaplanmamış ve puana dahil edilmemiş olacak.
0
hsyn
(11.07.10)
hah öyle olsun problem değil. zaten olamsı gereken de öyle olmalı.

ama içinde iktisat yüzdesi bulunan puanlar hiç çıkmayacaksa sıçmışım ben. öyle olmaz di mi, büyük haksızlık olur di mi?
0
🌸kibritsuyu
(11.07.10)
benim de bildiğim içine iktisat puanı da alınan hiç bir puanın hesaplanmaz. ama %100 emin değilim, ama büyük ihtimalle böyle...
0
benim de soyleyeceklerim var
(11.07.10)
2010 kpss lisans kılavuzu:

madde 3.7

DİKKAT: Adaylar sınavın hangi oturumuna gireceklerine ve Yabancı Dil Testini alıp almayacaklarına karar verirken Tablo-2’yi göz önünde tutmalıdırlar. Bir KPSS puanının hesaplanmasında yer alan testlerden herhangi birine hiç cevap vermemiş olan adayların sözü edilen KPSS puanı hesaplanmayacaktır. Adayların bu durumu bilerek, hesaplanmasını istedikleri KPSS puanı için gerekli olan testlerde doğru veya yanlış en az bir soruya cevap vermeleri uygun olacaktır.

www.memurlar.net
0
hsyn
(11.07.10)
acı ama gerçek. evet, iktisat içerenler hesaplanmayacakmış.

umarım bir tane işaretleme yapmışımdır da hatırlamıyorumdur. yarın sorular açıklasnsın, tek umudum o kaldı. zira işime yarayabilecek puan türlerinin hepsinde iktisat var.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.10)
(7)

lazer epilasyon türleri ve fiyatı

kibritsuyu
1. bir kadının tüm vücut tüylerinden (öyle kıllı bir kadın gelmesin aklınıza. normal istenmeyen tüyler. işte komple bacak, koltuk altı, bikini, paket (paket ne lan) vs) lazer epilasyonla kurtulması için en fazla ne kadar parayı gözden çıkarması gereklidir?2. iki çeşit lazer epilasyon duydum. ipl ve
1. bir kadının tüm vücut tüylerinden (öyle kıllı bir kadın gelmesin aklınıza. normal istenmeyen tüyler. işte komple bacak, koltuk altı, bikini, paket (paket ne lan) vs) lazer epilasyonla kurtulması için en fazla ne kadar parayı gözden çıkarması gereklidir?

2. iki çeşit lazer epilasyon duydum. ipl ve alexandrite. ipl pek etkili değilmiş, sadece zayıflatıyormuş. alexandrite kesin çözümmüş. öyle midir? alexandrite daha mı iyidir?

3. özellikle genital bölge için bir zararı var mıdır bunun?
0
kibritsuyu
(05.07.10)
ipl lazer değil diyolla: (bkz: #18880994). beyaz ten + koyu kıl rengi kombinasyonuna sahipseniz alexandrite lazer uygun yöntem. mesela epiderm'de komple vücut, yani o saydığınız bölgeleri kapsayan yerler, nakit 500 tl kredi kartı ile 750 imiş. gitmedim, bilmiyorum ama verdiği sonuçlar nedir ne değildir. bir de öyle çok kıllı bi kadın gelse nolur aklımıza, hiç yani.
0
peki
(05.07.10)
1) nasıl bi yerde yaptırdığınıza göre değişiyor tabi ama ben de yeni araştırdım (ankara) 900-1.700 arası fiyatlar var. 1.700 olanda doktor kontorulunde yapıyorlar, şık bekleme salonları olan, arkada klasik müzik çalan yerler ama hani 900 olan da çok boktan bi yer ddeğil sadece ortada doktor yok ayrıca kadın " lazer yapılan yeer yanabilir bunun garantisi yok" gibi laflar ediyor. not olarak doktor kontrolünde yaptırıp da yanmış birini de tanıyorum.

3) kısırlık falan diyorlar da sorduğum yerler -haliyle- yok öyle bi şey dedi.
0
ksl
(05.07.10)
ben bu olayın kanserojen boyutunu merak eder ve bundan tırsarım.. var mı bu konuda bilgisi olan?
0
beerserk
(05.07.10)
1- 1500 ila 2000 tl civarı, tabi kıllılık oranına, gittiğiniz merkeze ve de kullanılan yönteme bağlı olarak değişkenlik gösterir.

2. En iyisi alexandrite. IPL'i alexandrite ile işlem gördükten sonra zayıflatılmış kıllara uyguluyorlar ki, deneyimlerime göre pek bi etkisini göremedim alex'ten sonra. Bir de benim gittiğim yerde diode uygulamaya başlamışlar ki alex'ten daha iyi olduğunu iddia ettiler. Deneyip görücez.

3. Olmamasını umut ediyoruz, bir sürü forumda okudum genelde olmadığına kanaat getirilmiş.
0
nesenbilneben
(05.07.10)
fiyat kıllılık oranına göre artıp azalmaz. seans sayısı artar
0
köfte
(12.07.10)
ankara bahçelievlerdeki sevgi medlife gitme de, nere gidersen git. hiç memnun değilim.
0
hayrayor
(09.06.15)
bu aralar benim eski duyurular niye hortluyor anlamadım ki.

kendim için değil zaten eşim için sordum ben erkeğim de, eşim bile yaptırdı bitti bile 5 yıl geçmiş üstünden.
0
🌸kibritsuyu
(09.06.15)
(10)

johannesburg nasıl okunur?

kibritsuyu
ben yohanesburg diye biliyorum ama trt spikerleri ısrarla cohanesburg dedikleri için şüpheye düşüyorum.hangisi doğrusu?
ben yohanesburg diye biliyorum ama trt spikerleri ısrarla cohanesburg dedikleri için şüpheye düşüyorum.

hangisi doğrusu?
0
kibritsuyu
(03.07.10)
bende "yohannesburg" diye biliyorum.
0
pposeidon_1
(03.07.10)
www.youtube.com -14.sn
www.youtube.com -13. sn

cohanesburg doğru sanırım.
0
ocanal
(03.07.10)
"yohannesborg" olarak da "cohannesborg" olarak da duymuştum. soru sayesinde doğrusunu öğreneyim dedim ama daha bi karıştı sanki :)

cohannesborg: www.seslisozluk.com

yohannesborg: say.expressivo.com
0
bullet-toothh
(03.07.10)
trt dediyse doprudur.
bu konuda genelde doğrusunu söylemeye çalışıyorlar mesela hollandalı Kuyt'ı köyt diye tellaffuz ediyorlar diye millet dalga geçiyor ama orjinali öyleymiş
0
€xpolerer
(03.07.10)
yohannesborg da cohannesborg da aslında doğru telafuzlar ama farklı dillere göre.
türkçede nasıl telaffuz ediliyor net olarak bilmiyorum. ama almanlar yohannesborg der fransızlar da.
0
seyduna6687
(03.07.10)
aynen yazıldığı gibi okuyacaksın fakat ilk ağzını je dercesine açarken yeyi yuvarlayarak soyleyeceksin ipnemsi gibi oluo :) ama doğrusu o
0
K_U_Z_E_Y
(03.07.10)
cohannesburg. İngilizi öyle okuyo valla.

www.acapela-group.com
0
rain
(03.07.10)
TDK'nın halt etmesi!
Oradaki hanımlar beyler bir türlü fikir birliğinde bulunamadıkları için oluyor tüm bu karmaşalar. Badit örnek. Avrupa'nın para birimi nedir?
Yüro mu Avro mu? Yüro'ysa neden Euro diye yazıyoruz? vs.vs.... gider bu
Doğrusu Avro tabii de kime söylüyorsun? KAç kişi anliicak sen Avro deyince falan filan... Ve fakat bu kadar Türkçe milliyetçisi olan bu zıbıdıklar "hastahane" deki haneyi bozup "hastane" yapacak kadar da zıbıtıklar işte.
Öf bunaldım.
0
follus cerebralis
(03.07.10)
yohannesburg olmalı. şehre ismini verenler büyük ihtimalle hollandalılardır. Güney Afrikanın sömürgeleştiren hollandalılar hem "burg" eki de avrupai bir ek. Hollandalılar da J harfini bizim Y harfimiz gibi telaffuz ettiği için yohannesburg olmalı.
Hem Eurosport Türkiye spikerleri de böyle telaffuz ediyor. TRT ise artık eskisi kadar dikkatli değil bu konularda her hangi bir özel kanal gibi...
0
dream eater
(03.07.10)
j'yi c olarak telaffuz eden ingiliz, amerikalı cohanesburg
j'yi y olarak telaffuz eden alman, hollandalı yohanesburg
j'yi h olarak telaffuz eden ispanyol hohanesburg
j'yi j olarak telaffuz eden türk johanesburg

diye telaffuz eder. herkes kendi dilinde j nasıl okunuyorsa öyle okur. ocanal'ın linkindekilerin de hiçbiri güney afrikalı değil.

memleketin kendisi (güney afrikalılar) nasıl okuyor o önemli.
0
🌸kibritsuyu
(04.07.10)
(1)

bambu neyle yapıştırılır

kibritsuyu
bambudan mamul bir adet stor perdemiz var. aha şundan: http://images.gittigidiyor.com/2384/CEVIZ-RENK-BAMBU-STOR-PERDE-150X180CM__23847112_0.jpgbunun en altı, dirençli olsun diye kendi üstüne bir parmak katlanıp yapıştırılmıştı. biz de bambuların arasından ip geçirip balkon demirine bağlamıştık uçuş
bambudan mamul bir adet stor perdemiz var. aha şundan: images.gittigidiyor.com

bunun en altı, dirençli olsun diye kendi üstüne bir parmak katlanıp yapıştırılmıştı. biz de bambuların arasından ip geçirip balkon demirine bağlamıştık uçuşmasın deyü. geçen günkü yağmurda fırtınada zorlanmış, en alttan 2-3 sıra bambu kırılmış. dirençli olsun diye ikiye katlanıp yaıştırılan yer açılmış.

şimdi ben yne bunu oradan ikiye, hatta kırılan sıralar da içinde kalsın diye üçe dörde katlayıp yeniden yapıştıracağım. en sağlam neyle yapıştırılır bu? silikon? sıcak silikon? derby? epoksi kullan, hödöksi sür şeklinde alafortanfonik yapıştırıcılar önermeyiniz ama lütfen. mahalle nalburundan alınabilir olsun.
0
kibritsuyu
(02.07.10)
iki parçadan müteşekkil yapıştırıcılar var, nalburda satılması olasıdır. bir tanesi fısfıslı deodorant gibi, bir tarafa onu sıkıyorsun, öbür tarafa da sürülen parçasını sürüyorsun, sittin sene kimse açamıyor.
0
sui
(02.07.10)
(8)

kadın vücudu terim sorusu - capsli

kibritsuyu
kadın vücudunda seksi görünen her noktaya ayrı, özel bir isim verilmiş. acaba bunun da bir ismi var mıdır merak ettim. tarif edeyim.hani kadının bikini altının lastiği, karın kısmına tam olarak oturmaz. biraz gevşek gibi kalır. arada böyle sağ ve sol kasık hizasında boşluk oluşur. sanki oradan bakın
kadın vücudunda seksi görünen her noktaya ayrı, özel bir isim verilmiş. acaba bunun da bir ismi var mıdır merak ettim. tarif edeyim.

hani kadının bikini altının lastiği, karın kısmına tam olarak oturmaz. biraz gevşek gibi kalır. arada böyle sağ ve sol kasık hizasında boşluk oluşur. sanki oradan bakınca içini görecekmişsiniz gibi olur.

bu seksi boşluğun bir adı var mı? varsa oha diycem.

bakınız fotoğrafda daire içindeki kısım. (bu arada fotoğrafı da google'dan buldum. ablayı tanımam)
0
kibritsuyu
(30.06.10)
ismi var mı bilmiyorum ama
adonis kasının aşağısına düşüyor adonis çukuru desek olur mu ?
0
sozluknickmiverulan
(30.06.10)
ayva göbek hadisesinden kaynaklanıyormuş gibi geldi. ne güzel şeysin sen ayva göbüş
0
kahvegibi
(30.06.10)
venüs tepesi
0
peki
(30.06.10)
tepeyi değil, çukuru soruyorum.
0
🌸kibritsuyu
(30.06.10)
venüs çukuru
0
cnonefb
(30.06.10)
adonis çukuru +rep :)
0
pekala
(30.06.10)
:))))
wide'ı TDK'da işe alıyorum:D
0
wanksta
(30.06.10)
body builderlar seks kuşağı derler oraya
0
ronaldo17
(30.06.10)
(4)

çakma (?) telefon bataryası

kibritsuyu
arkadaşlar, eşimin yepisyeni garantili marantili cillop gibi telefonuna ebay'den batarya alıp kullansam telefona bir zararı olur mu? ürün açıklamasında "replacement" diyor. bu çakma anlamına mı geliyor? fotoğrafı gayet hologramlı orijinal duruyor ama adam kendi ağzıyla replacement demiş. telefonun d
arkadaşlar, eşimin yepisyeni garantili marantili cillop gibi telefonuna ebay'den batarya alıp kullansam telefona bir zararı olur mu? ürün açıklamasında "replacement" diyor. bu çakma anlamına mı geliyor? fotoğrafı gayet hologramlı orijinal duruyor ama adam kendi ağzıyla replacement demiş. telefonun da şarjı (şarz) 2-3 gün gidiyor, yarı yolda kalmayalım. bunlardan alıp kullanırsak telefonu bozar mıyız, garantisini sikertir miyiz?
0
kibritsuyu
(29.06.10)
Bozmazsın da TR ye de geliyor aynı çakmalar. ebayden alıp beklemeye gerek var mı bir bakmak lazım. bazıları garantili falan oluyor hatta.
0
ozdek
(29.06.10)
replacement yazıyorsa üçüncü parti üretimi yedek parçadır. bir nevi çakma evet. ama kötü olduğu anlamına gelmez, ürünün orijinal yedek parçasından daha kaliteli replacement'lar da oluyor bazen. ama bence de alacaksan türkiye'deki cep telefonculardan al. çakma parçaların da bir piyasası, iyisi kötüsü var. en azından iyi mi kötü mü daha iyi anlarsın.
0
sir gawain
(29.06.10)
türkiye'de de var ama buradakiler harbi çakmaları bile orijinal diye satıyorlar. "çin orijinal" diye bir jargon oluşmuş. orijinal ama çin malı hesabı. ya da her neyse. adama bu orijinal mi diyorsun, orijinal diyor. ama olmadığı belli. ısrar edince "çin orijinal onlar" diyor. ben nasıl güveneyim buradakilere. taa hong kong'dan yollayan ebay satıcıları daha dürüst geliyor bana niyeyse.

yani telefonu veya garantisini elimize alır mıyız?
0
🌸kibritsuyu
(29.06.10)
eğer şişme yapıp patlarsa telefon garantisinin geçerliliğinden önce kendi garantinizin olup olmaması önemli. 3 kuruş az vermeye değmez bence.
0
sutlu nescafe
(29.06.10)
(1)

ayakkabı + pantolon kurutmak

kibritsuyu
ankara'da yağmur yağdı. sonuç:1. sırılsıklam olmuş yazlık iskarpinler2. sırıksıklam çoraplar3. sırılsıklam pantolon paçaları4. ofiste donla oturan ve inşallah kapı çalmaz diye dua eden bir kibritsuyuhadi çorabı tuhafiyeden aldım da ne bir eşofman altı bulabildim, ne ayağıma giyecek bir şey. nasıl ev
ankara'da yağmur yağdı. sonuç:

1. sırılsıklam olmuş yazlık iskarpinler
2. sırıksıklam çoraplar
3. sırılsıklam pantolon paçaları
4. ofiste donla oturan ve inşallah kapı çalmaz diye dua eden bir kibritsuyu

hadi çorabı tuhafiyeden aldım da ne bir eşofman altı bulabildim, ne ayağıma giyecek bir şey. nasıl eve gidicem lan ben. şu ayakkabıyla pantolonu kurutmanın bir yolu var mı saat 6'ya kadar?
0
kibritsuyu
(28.06.10)
kural 1: asla ıslak dolaşma.
kural 2: asla ıslak çorap giyme.

öncelikle acilen ayakkabıların içini gazetelerle sıkı sıkı doldurun, ve 15dk'da bir değiştirip kontrol edin gazeteleri.
paçalar ve pantolon siz vücut ısınızı kaybetmediğiniz sürece kurur sorun değil. mühim olan uç noktalardaki ısı kaybını engellemek.
ıslak ayakkabıları çorapsız giymeyin, giyeceğiniz çoraplarda ıslanacağından çorabı giydikten sonra ne kadar rahatsız olursunuz bilmem ama ayaklarınıza buzdolabı poşeti geçirin ve ayakkabıları öyle giyin.

geçmiş olsun.
0
icemanr
(28.06.10)
(2)

salyangoz ya da sümüklü böcek adı her neyse

kibritsuyu
datlı datlı yediğim üzümün tabağında yürürken buldum kendisini. pek minik, pek sevimli. atmaya kıyamadım. kül tablasına koydum, yanına da üzüm koydum, sapından koydum, biraz da ıslattım. besliycem bunu ben.ne yer, ne içer, nasıl ortam ister bu hayvanat? sıkılınca bağ bahçe bir yere bırakırım ama şim
datlı datlı yediğim üzümün tabağında yürürken buldum kendisini. pek minik, pek sevimli. atmaya kıyamadım. kül tablasına koydum, yanına da üzüm koydum, sapından koydum, biraz da ıslattım. besliycem bunu ben.

ne yer, ne içer, nasıl ortam ister bu hayvanat? sıkılınca bağ bahçe bir yere bırakırım ama şimdi kızılay'ın göbeğindeyim. bıraksam 10 saniye sonra biri ezer bunu.
0
kibritsuyu
(25.06.10)
kesinlikle nemli ortam olmalı. sürekli suladığın bir çiçeğin kökünede ki toprağın üstüne koy ( orası ona doğal yaşam alanı olsun ). sıkılınca nemli olan bir bağ ortamına salarsın. ne yer ne içer bilmemekle beraber üzerine tuz döküldüğünde eriyip bittiğini biliyorum.
hocam;
ona sıcak bir yuva ver olur mu?
0
seyduna6687
(25.06.10)
jamswety
(25.06.10)
(3)

konuyla alakasız gerzek sorusu

kibritsuyu
yav şimdi aşağıda sonisphere için çadır arayan arkadaşın ilanını görünce sorasım geldi. konuyla uzaktan yakından alakam yoktur zira.şimdi rock'n coke, bilmemne gibi festivallerde konser alanı var, kamp alanı var. konserler konser alanında oluyor. hatta galiba iki sahne var. kim neyi isterse izliyor.
yav şimdi aşağıda sonisphere için çadır arayan arkadaşın ilanını görünce sorasım geldi. konuyla uzaktan yakından alakam yoktur zira.

şimdi rock'n coke, bilmemne gibi festivallerde konser alanı var, kamp alanı var. konserler konser alanında oluyor. hatta galiba iki sahne var. kim neyi isterse izliyor. gece ounca da kamp alanına gidip çadırda uyunuyor.

e ulan peki stadyumda yapılacak konserde çadır nasıl olacak? kamp alanı neresi? konser alanı neresi? top sahası değil mi abi ora? hani yarısını kamp alanı, yarısını konser alanı yapsan, konser varken o sahanın için kompil adam dolar. hele metallica falan olursa ohooo. ee çadırlar? her gün gece çadırı kurup sabah toplamıyosundur herhalde 3 gün boyunca. "hoop bilader konser başlıyo çadırları kaldıralım" diyen bir adam mı geliyor? hadi onu da geçtim, tribünden bileti olan adam çadırı kapalı tribüne mi kuracak? nasıl oluyor lan bu çadır olayı?

ben hep konser varken girilen, konser olmadığı saatte de çıkılıp otelde motelde evde kalınan, stadyumun sadece konser için, konser salonu gibi kullanıldığı bir festival canlandırmıştım gözümde.

bir aydınlatıverin şu cahili sevabına.
0
kibritsuyu
(24.06.10)
parkta rock diye bir şey yapıldı. maçkada. parayı basan gidip çadırını kuracak eğlenmeye orda devam edecek.
0
zenc
(24.06.10)
maçka daki parkı kamp alanı olarak kullanıcak festivalciler. orası ayrı bir ücretle tabi.
0
ir10
(24.06.10)
aşağıdaki soruyu soran benim, organizatör olacak adamlar kamp alanını düşünmedikleri için stada yakın her hangi bi boş alanda çadırı kurup uyucaz valla. ve dediğin gibi 3 gün boyunca her sabah akşam yapıcaz bunu. gece gelip bizim götlere vurmazlarsa iyi, malesef parkta rock etkinliği fazlasıyla pahalı..
0
ack3000
(24.06.10)
(4)

yine nokia n97 mini, yine navigasyon

kibritsuyu
ücretsiz navigasyonu varmış. siteden güncelledik kurduk, güzel, ücretsiz.lakin bu alet internet bağlantısı yok ise kesinlikle kendi konumunu bulamıyor. "konum aranıyor" yazıyor sürekli. kaç dakika bıraktım bulamadı. evde wireless alanındayken açar açmaz buluyor. lakin dışarılarda falan kesinlikle yo
ücretsiz navigasyonu varmış. siteden güncelledik kurduk, güzel, ücretsiz.

lakin bu alet internet bağlantısı yok ise kesinlikle kendi konumunu bulamıyor. "konum aranıyor" yazıyor sürekli. kaç dakika bıraktım bulamadı. evde wireless alanındayken açar açmaz buluyor. lakin dışarılarda falan kesinlikle yok bulamıyor. hat da şirket hattı olduğu için ne mesaj atıp gprs ayarlarını alabiliyoruz, ne internet paketi. hat devir işlemleri bu hafta olacak, o zaman hepsi olacak da bir şekilde internetsizken de olmalı ama yaa. bu tomtom, navking vs navigasyon cihazları internete mi bağlanıyor da buluyor sanki? nedir bu işin püf noktası? nasıl bulacak?
0
kibritsuyu
(20.06.10)
ya
bunlarda agps var asisted gps o nedenle bir bağlantıya ihtiyaç duyuyor olabilir. tamamen bir yerimden salladım mantık çerçevesinde :/
0
cedric tweedledee
(20.06.10)
agps ve başlangıçta internet bağlantısını kapattım. hani bağlanmaya çalışıp bağlanamıyoyum diye vazgeçmesin diye. hala öyle.

yalnız şöyle bir şey var galiba, iç mekanda olduğum için olabilir mi? pencerenin kenarına koyunca buldu. aa bulmuş diye elime alınca yine gitti.
0
🌸kibritsuyu
(20.06.10)
ya aslında bir kaç yerde telefon yorumunda (n97 deyil de başka modeller için) okudum o olayı evdeyken göstermiyo, ya da evdeyken iyi göstermiyor gibi şeyler.
0
cedric tweedledee
(21.06.10)
gps konumunu bulabilmesi icin uydularla iletisim kurmasi lazim. e bunun icin de bi zahmet gokyuzunu gormesi lazim. dolayisiyla kapali mekanda tabiki bulmaz.
0
crucio
(21.06.10)
(6)

bir mangal sorusu daha

kibritsuyu
mangalı yaktık, üstüne ızgarayı koyduk, etleri pişireceğiz.1. etler (et, tavuk, köfte), ısgaraya yapışmasın diye soğan sür dedielr. doğru mudur, sürdüm ama yine yapıştı sanki?2. azıcık yağlı eti ızgaraya koyuyorum, yağları eriyip ateşe damlıyor, kömürler alev alıyor. etler whopper oluyor, alevde ızg
mangalı yaktık, üstüne ızgarayı koyduk, etleri pişireceğiz.

1. etler (et, tavuk, köfte), ısgaraya yapışmasın diye soğan sür dedielr. doğru mudur, sürdüm ama yine yapıştı sanki?

2. azıcık yağlı eti ızgaraya koyuyorum, yağları eriyip ateşe damlıyor, kömürler alev alıyor. etler whopper oluyor, alevde ızgara oluyor. ne yapsak ne etsek de yağları damlamasa, damlasa da alev almasa, alev alsa da çabuk sönse? yapyağsız et de mangalda olmuyor, kuruyor.
0
kibritsuyu
(20.06.10)
soğan sürmeyi bilmem ama ilk yaktığınızda patlıcan soğan tipi şeyleri kızartırsanız ateşin o baştaki coşkunluğu gider ve etleri attığınızda yavaş yavaş pişer.
ayrıca önce tavuk sonra et sonra köfte atın. tavuğun dışı yansa bile içi yavaş yavaş pişer yerken dışını soyarak yiyebilirsiniz.
0
poset
(20.06.10)
1. tavuğun dışını yani derisini atmadan önce ızgaranın demirlerine sürebilirsiniz.
2. nasıl bi düzenekte yapıyorsunuz bilmiyorum ama barbeküde ızgaranın altına yükseltmek için bir şeyler koyabilirsiniz taş vs. gibi. ateş azaldıkça altına koyduğunuz şeyi kaldırırsınız, hem bu şekilde bütün etler aynı ateş seviyesinde pişmiş olur.
0
emivoz
(20.06.10)
1. soğan sürülürse etlerin tele yapışmasını bir nevi engeller. aslında tercih edilen kuyruk yağıdır, o yoksa soğan idare eder.

2. eğer ateş fazla harlanırsa bu yağlardan dolayı ateşin üzerine biraz kül serpip bunu azaltabilirsin.

bu arada uzmantv.com 'da çokça videolu eğitim var mangallarla ilgili bu soruların da cevapları var.
0
desdinova
(20.06.10)
ızgarayı zeytinyağlı peçete ile silin. ızgara iyice ısınmadan etleri koymayın.
alev aldığında ızgarayı kaldırıp közün üzerine tuz serpin. alev sönecektir.
0
flyalone
(20.06.10)
copy paste
(20.06.10)
anlatayım efenim,

olabildiğinde fazla malzemeyl büyük ateş yakarsınız, iyice alevlenir, üzerine ızagara telini koyarsınız iyice kızdıktan sonra varsa kuyruk yağı 8kasaptan isteyin verirler) yoksa soğanla silersiniz.
mangalda alevler iyice gitsin ve kor kalsın ondan sonra etleri pişirmeye başlayın, hatta bunun daha da doğrusu şöyledir, (büyükçe bir mangal düşünün) ızgaranın yarısının altında kor vardır diğer yarısının altı boştur, üzerinde kapak olur (ama tam kapalı değil havalandırma delikleri olur) ve etler de altında ateş olmayan yerde pişer :) böylece zaten alev almaz.
ayrıca alev alıkça tuz ya da bira dökün o da alevi söndürür.
0
kisa
(20.06.10)
(9)

bizim memlekette vuvuzela kaça satılır?

kibritsuyu
bulsak getirsek getirtsek anavatanından, işportada, stadyum önünde satsak, kaça gider bu kafa sikici? bizim memleket bayılır buna, alır maçlarda falan çalar. ona göre vuvuzela işine girecem. nedir ederi?
bulsak getirsek getirtsek anavatanından, işportada, stadyum önünde satsak, kaça gider bu kafa sikici? bizim memleket bayılır buna, alır maçlarda falan çalar. ona göre vuvuzela işine girecem. nedir ederi?
0
kibritsuyu
(17.06.10)
ben dün gordum gelmiş bile. ederi 10 kaattan satarsın cok rahat. 20 ye de olur dusundum de.
0
bryan fury
(17.06.10)
daha önceden de stadyum girişlerinde satılıyorumuş 5tlye. ama bozuk para bile içeri alınmadığından, vuvuzelalar daha baştan kapıda kalıyormuş (futbolcuların kafasına atarsınız diye)
0
vejeteryan vampir
(17.06.10)
hocam geç kaldınız geldi bile. tahta kale şu an onlardan kaynıyor dün peder demişti. ayrıca lig bitmeden bir süre önce de vardı stadda bir iki kişide gördüydüm.
0
cedric tweedledee
(17.06.10)
mını ırzını ulan be. yine tutturamadık. havaya atınca cızzzt yapan mıknatıslı taş gibi şeyi de dediydim, yine benden önce geldi patladı gitti 3 sene önce.
0
🌸kibritsuyu
(17.06.10)
20 liraya kim alacak allah aşkına, 5 liraya sattın, sattın.
0
baldur
(17.06.10)
coca cola'da verio bedava, kapakların altından. ama kalitesi nedir bilemicem.
0
givemesomesubstance
(17.06.10)
he benim de kapaktan hediye çıktı, baktım vuvuzela, yok bilmemne falan alıyomuşuz. ordan aklıma geldi zaten. o kapakla nerden alınıyo peki? şehir: ankara
0
🌸kibritsuyu
(17.06.10)
papa john's pizza da hediye ediyormuş pizza siparişi verene.
0
vejeteryan vampir
(17.06.10)
duyduğuma göre sözlükten want2die Türkiye Genel Distribütörlüğünü yapıyormuş. bir sormak lazım.
naz gıda aracılığıyla edindim ben de sanırım vardır marketlerde.
0
dindon
(17.06.10)
(2)

nokia n97 mini sorularına devam

kibritsuyu
yetersiz bir kullanım kılavuzu ve kılavuzda bulunmayacak bazı şeyler nedeniyle buraya soruyorum.1. bu alet hiç batarya zayıf uyarısı vermiyor. ya da 1-2 sefer veriyor (ilk kullanımda fabrikasyon şarjını bitirirken 5-6 kere batarya zayıf dedi, sonraki şarjlar biterken ya bir kere batarya zayıf dedi,
yetersiz bir kullanım kılavuzu ve kılavuzda bulunmayacak bazı şeyler nedeniyle buraya soruyorum.

1. bu alet hiç batarya zayıf uyarısı vermiyor. ya da 1-2 sefer veriyor (ilk kullanımda fabrikasyon şarjını bitirirken 5-6 kere batarya zayıf dedi, sonraki şarjlar biterken ya bir kere batarya zayıf dedi, ya hiç demedi). batarya bitince de uyarı muyarı vermeden zart diye kapanıyor. yani elinde kurcalarken bakıyorsun kapanmış. bunun bir ayarı mı var, default hali mi böyle, yoksa alette mi bir sıkıntı var?

2. şarj süresi çok mu kısa? dün gece şarj ettik. gün içinde 4-5 saat mp3 dinlendi, az biraz gps'i kurcalandı, evde wireless'i tanıyor ama bağlı değil vaziyette duruyor. bluetooth falan kapalı, ekran döndürme açık vs. 1 günde bitmesi normal mi?
0
kibritsuyu
(16.06.10)
2. wi fi mutlaka kapalı olsun, wifi kullanıldığı zaman 5 saat gibi bir ömrü vardır.
www.chip.com.tr
0
hoot
(17.06.10)
hocam wifi nın acık olması bile yeter sarjın bitmesi için. sonucta surekli sinyal almak için enerji harcıyor telefon.

sarj bitme sinyalinin de bir ayarı ne yazık ki, telefonu böyle kabulleneceksiniz.
alette bir sıkıntı oldugunu zannetmiyorum açıkcası birkaç kere daha duymustum aynı sorunu.
(şarjı kaç gun gidiyor acaba? onemli olan o, 3-4 gun civarı gitmesi gerek normal kullanım kosullarında)
0
nen var kuzum
(17.06.10)
(2)

kmplayer ve mkv uyumu

kibritsuyu
ben de sormuştum 1080p mkv film açabilmek için oynatıcı. bana da kmplayer demişlerdi.iyi güzel de. alice harikalar diyarında filmini indirdim. 1080p çözünürlükte. bi de altyazı gömmüşler (hard sub şeklinde filmin üstüne yakılmış değil, özelliği gereği mkv'nin içinde, ilgili programla ayrılabilecek c
ben de sormuştum 1080p mkv film açabilmek için oynatıcı. bana da kmplayer demişlerdi.

iyi güzel de. alice harikalar diyarında filmini indirdim. 1080p çözünürlükte. bi de altyazı gömmüşler (hard sub şeklinde filmin üstüne yakılmış değil, özelliği gereği mkv'nin içinde, ilgili programla ayrılabilecek cinsten).

ben bu filmi media player classic ile süper izlerken, kmplayer'da yer yer görüntü ile ses senkronu kayıyor. ileri geri falan yapıyorum tekrar bakıyorum bu sefer aynı yerde kaymıyor düzgün. filmin başına bakıyorum düzgün, sona ilerletiyorum bozulmuş. ama bazen de tam tersi. ne menem iştir anlamadım. senkron bozuk olsa media player classic de bozuk oynatır. onda sorun yok .kmplayer kimi zaman kafasına göre senkronu kaydırıyor. deli ediyor.

niye?
0
kibritsuyu
(16.06.10)
harici codec gibisi yoktur ve kmplayer ı da harici codecleri istediğim gibi yönetebildiğimden kullanırım. mkv oynatacaksanız coreavc. kmplayer dahili kodeği iptal edin coreavc yi seçin, hem kaliteli hem performanslı.

edit: derde deva.
0
hoot
(16.06.10)
mkvmerge ile altyazıyı filmden ayırsan, harici bir başka altyazı denesen aynı fps'e sahip?
0
etna
(16.06.10)
(2)

windows vista sorusu

kibritsuyu
2007 model laptop'ımıza format atıp kendi orijinal vista'sını yükledim. daha doğrusu recovery yaptım işte. her şey güzel. lakin iki sorum var.1. formattan önce bilgisayarda vista service pack 1 veya 2 yüklüydü. yani bildiğim kadarıyla vista2nın service pack'lri var. fakat windows update bana kesinli
2007 model laptop'ımıza format atıp kendi orijinal vista'sını yükledim. daha doğrusu recovery yaptım işte. her şey güzel. lakin iki sorum var.

1. formattan önce bilgisayarda vista service pack 1 veya 2 yüklüydü. yani bildiğim kadarıyla vista2nın service pack'lri var. fakat windows update bana kesinlikle service pack güncellemesi falan önermiyor. güncellemeleri kontrol et diyorum, güncel diyor. niye yüklemiyor service pack'leri? nasıl yüklerim?

2. sağ altta görev çubuğunda internet bağlantı durumunu gösteren iki tane bilgisayar monitörü (hani bağlı değilken üzerinde kırmızı çarpı, bağlanırken sarı üçgen ünlem, bağlanınca mavi yuvarlak falan çıkıyor, veri alışverişi yaparken o monitörler yanıp sönüyor. tıklayınca ağ bağlantılarına gidiyor, kablosuz ağ listesini çıkarıyor falan), o nasıl çıkarılır oraya yahu? gezmediğim yer, gezmediğim ağ ayarı kalmadı, bulamadım.
0
kibritsuyu
(16.06.10)
1. www.microsoft.com
www.microsoft.com
bunlar 32 bit için. farklı bir şey arıyorsanız google'dan aratıp microsoft'un sitesinde ulaşım sağlayabilirsiniz.

2. zazaca nickli üyenin yazdığı kısım fakat denemedim:
www.chip.com.tr
0
sanal uyku
(16.06.10)
eyvallah teşekkürler.

peki bu bilgisayar baba bilgisayarı. cuma günü de tatile gidecekler. 3 gündür format atıcam, tertemiz olucak, güncelleme yüklüycem diye bilgisayar bende. visrta sp'lerini yüklemesem, böyle kullansa bir sıkıntı olur mu? yükleyince kazanacağı çok şey var mıdır? internete girer, sörf yapar, msn kullanır, tavla falan oynar en fazla. belki emule'den müzik falan da indirebilir. şimdi sp yüklerken şöker möker, onca formatı neyi baştan yapmak gerekir diye korkuyorum.
0
🌸kibritsuyu
(16.06.10)
(2)

ankara'da sinek istilası

kibritsuyu
ulan geçen sene tam bu zamanlar ankara'da deli gibi kelebek istilası vardı. koca koca iğrenç kahverengi kelebekler tırrt tırrrt diye duvarlara çarpa çarpa gezerdi.bu sene de mınakodumun sinekleri çıktı. sinek midir böcek midir onu da bilmiyorum. sivrisinek vera karasinek değil. minicik bir şey. sesi
ulan geçen sene tam bu zamanlar ankara'da deli gibi kelebek istilası vardı. koca koca iğrenç kahverengi kelebekler tırrt tırrrt diye duvarlara çarpa çarpa gezerdi.

bu sene de mınakodumun sinekleri çıktı. sinek midir böcek midir onu da bilmiyorum. sivrisinek vera karasinek değil. minicik bir şey. sesi çıkmıyor ama konduğu yere yapışıyor. elle kovalayınca falan gitmiyor. anca üfleyince falan gidiyor. pazar günü balkonda oturtmadı şerefsizler. bilgisayarı aldım balkonda keyif yaparken ekrana klavyeye yapıştılar üfle üfle bitmediler. üstüne başına da yapışıyor insanın. iğrenç.

nereden türedi lan bunlar? yaz gelince bitmiyor ankara'nın mahlukatı.
0
kibritsuyu
(15.06.10)
aynı piçlerden bende de var, duvarlarda bir sürü, çöpten mi türüyorlar dedim yok, tüm gıdalara baktım yok.
0
theos ek mekhanes
(15.06.10)
iş yerinde de rahat yok. bütün gün deli gibi boşluğa elimi sallıyorum. bir de kör gibi bilinçsiz gibi uçuyor salaklar. benim bildiğim bunlar yeşillik yerlerde filan olur. bir de sirke sineği derlerdi bizim orada, belki sirke dolayısıyla da oluyordur. Fakat ne yeşillik ne de sirke var, anlatamadım bu uçan noktalara.
0
denizen
(15.06.10)
(1)

nokia n97 mini soruları

kibritsuyu
1. bu telefonu bluetooth ile bir türlü bilgisayara bağlayamadık. başka telefon bilgisayara bağlanıyor ve eşleşiyor. bilgisayarın bluetooth'unda problem yok. telefon başka telefona da bağlanıyor ve eşleşiyor. telefonun da bluetooth'unda problem yok. ama kendisi bir türlü bilgisayarla eşleşemiyor. bil
1. bu telefonu bluetooth ile bir türlü bilgisayara bağlayamadık. başka telefon bilgisayara bağlanıyor ve eşleşiyor. bilgisayarın bluetooth'unda problem yok. telefon başka telefona da bağlanıyor ve eşleşiyor. telefonun da bluetooth'unda problem yok. ama kendisi bir türlü bilgisayarla eşleşemiyor. bilgisayardan şifre yazıyoruz, aynı şifre girme ekranı telefonda da çıkacak ki, oraya şifreyi girince eşlesin. yok, çıkmıyor. nasıl olacak? nokia pc suite, nokia ovi suite, bilgisayarın kendi bluetooth yazılımı, hepsiyle denedik sonuç aynı.

2. usb'den kablo ile bağlar bağlamaz şarj olmaya başlıyor. olmasın. yolu yok mu? şarjı bitmeden yeniden şarja başlamasını istemiyorum. sadece veri aktarımı, senronizasyon vs için bağlansın. şarj olmasın. olmuyor mu? ya da şarjı tam bitmeden bağlayıp şarj başlatmanın bataryaya zararı olur mu?

3. ovi maps ücretsiz navigasyon diye bağrınıp duruyorlar. navigasyona girer girmez rota çiz yol bul diyince 10 günlük deneme sürümünüz var, birinci gününü harcayım mı diyor. hani beleş?

4. evde wireless modem var. bul diyorum buluyor. bağlan diyorum, şifreyi giriyorum, bağlanıyor. internete falan mis gibi giriyor. lakin biraz kurcaladıktan sonra bakıyorum kesilmiş. kapsama alanında oldukça otomatik bağlansın, kesilmesin istiyorum.

5. gündüz vakti navigasyonu ile bulunduğum yeri milimi milimine buldu. üstelik evin içinde olduğum halde. pusulası falan çalışıyordu. şimdi deniyorum ı-ıh yok, çalışmıyor. internete bağlı olup olmamasıyla ilgili mi acaba? zira gündüz de wireless bağlı değilken bulamıyordu, bağlan dedi zart diye buldu. şimdi wireless ile bağlı olduğu halde bağlı değilmiş gibi davranıyor. gece oldu diye falan mı acaba?

kestane cevap, acele kebap.
0
kibritsuyu
(15.06.10)
1- bilgisayarınızda telefon eklenmiş olarak gözüküyorsa, kaldırıp bir deneyin. hatta mümkünse denediğiniz bütün programlar için aynı şeyi yapın. bir de bilgisayardan telefona değil, telefondan bilgisayara bağlanmayı deneyin.

2- yok

3- muhtemelen eski sürümdür. güncelleme sonrası düzelmesi lazım.

4- belki 3. parti programlarla yapılabilir ama telefonun kendi özellikleri arasında yok.

5- navigasyon hava durumundan filan etkilenebiliyor belki onla alakalıdır ancak kesinlikle wireless ile alakalı değildir. gps konumlandırma için şebeke tabanlı ağı kullanabiliyor, normal internet bu konuda bir işe yaramıyor.
0
opteron
(15.06.10)
(2)

turkcell hat ve sahibi sorunsalı

kibritsuyu
çok düdük bir sorunumuz var ve çaresi yok görünüyor. son umudum sizsiniz.bir tane turkcell hattımız var. taa ilk çıktığı zamanlar, 1995-1996'da falan alınmış 532 21x diye başlıyor hatta. ama şirket adına alınmış. şirket hattı. bu hattı yıllardır kullanıyoruz, faturasını ödüyoruz. tamamen bizim. laki
çok düdük bir sorunumuz var ve çaresi yok görünüyor. son umudum sizsiniz.

bir tane turkcell hattımız var. taa ilk çıktığı zamanlar, 1995-1996'da falan alınmış 532 21x diye başlıyor hatta. ama şirket adına alınmış. şirket hattı. bu hattı yıllardır kullanıyoruz, faturasını ödüyoruz. tamamen bizim. lakin şöyle bir durum var ki, ortada şirket falan kalmamış. kapanmış. artık komple kapanışı mı yapıldı, yoksa kaçak, kapaışı yapılmadı da ulaşılamadığı için resen terk mi yapıldı. yani öyle ortada var olmayan bir şirket adına hattıız var. faturasını bile görmüyoruz. otomatik ödemeden ödenip gidiyor.

bu ibne hat şirket adına olduğu için ne 3g'sini açtırabiliyoruz, ne internet paketi falan alabiliyoruz, sim kart çok eski ne onu değiştirebiliyoruz. hiçbir şey yapamıyoruz. anca kullanıp faturasını ödüyoruz.

bu hattı kendi üstümüze alıp şahıs hattıyapmanın bir yolu yok mu? turkcell illa ticaret sicil gazetesi, yok imza sirküleri falan istiyor. yok öyle şeyler. nereden bulalım kapanmış kaçak şirket için. o zaman ticaret odasından kapanış diyor, ticaret odasında açık görünüyor. şirketin yetkilisi olan kişiye ulaşabiliriz ama evraklara ulaşamayız. yok mudur bir yolu canlar? herkes bu numarayı biliyor, yeni hat almak zorunda kalmayalım.
0
kibritsuyu
(14.06.10)
müşteri temsilcileri ile telefonda görüşmek yerine bi tane turkcell extra'ya gidip oradaki temsilciye hal yoluyla bi derdini anlat bence. onların bildikleri elli tane yol vardır ve inandırı olursan bi hülleyle falan hattı bireysele çevirebilirler belki. tabi tamamen iknaya ve olup olamayacağına bağlı.

bu tip hat işlermleri için bu noktalar yetkili diye söyledim. artık her devir işlemi genel müdürlükten değil bu extra noktalarından hallolabiliyor. en kötü ihtimalle yalandan bir sirküler fotokopisi falan ayarlayıp halledebilirsin de sanki. dosyaya koymak için istiyorlar onları. hatttın faturası ödendiği sürece sorun çıkmaz herhalde. ;)
0
hevipeyra
(14.06.10)
hocam unut sen o hattı bence yalan olur. şirket ortada yok kendi üzerine alman zaten teferruat bir iş bir de şirket yok iş iyice karışık olmuş bence boşver.
0
seyduna6687
(14.06.10)
(4)

egzersiz programı

kibritsuyu
evde bir adet eliptik bisikletim var. seleli. ister oturarak, ister ayakta kullanılabiliyor. şimdi ben bunu her sabah biraz kullanıyorum. değerleri vereyim de bana bir öneride bulunun canlar.8 kademeli pedal direncinin oturarak kullanıyorsam 1-2, ayakta kullaıyorsam 5-6 yapıyorum.ortalama hızım 15-1
evde bir adet eliptik bisikletim var. seleli. ister oturarak, ister ayakta kullanılabiliyor. şimdi ben bunu her sabah biraz kullanıyorum. değerleri vereyim de bana bir öneride bulunun canlar.

8 kademeli pedal direncinin oturarak kullanıyorsam 1-2, ayakta kullaıyorsam 5-6 yapıyorum.
ortalama hızım 15-16 km/s (4 dakikada 1 km. yol yapıyorum)
nabzım ortalama 150-155 bpm civarında seyrediyor.

ben bunu sabahları en az kaç dakika (veya en az kaç km) yapmalıyım, oturarak mı yapmalıyım, aykata mı yapmalıyım, full ayakta insanı çok yoruyor, ne kadar oturayım, ne kadar ayakta yapayım ki bir birbuçuk ay içinde şu göbeğimden en azından 2-3 cm. inceleyim?
0
kibritsuyu
(14.06.10)
valla bisikletten çok daha hızlı sonuç almak istyosun hamster gibi çabalama onun üstnde, çık dışarı koş. nabzı en çabuk hızlandıran egzersizlerden biri. ben öyle yaptm 1 ayda verdiğim kiloyu buraya yazmayım inanmazsın. kilo vermede 1. şart nabzın (pulse) yükselmesi böylelikle de yağ yakımının hızlanması( çok kabaca) bisiklette seni en çok nası zorluyosa öyle yapıp ter atman lazım. salona gittiğimde ortalama 25 km/s in altna düşmeden 30 dk kabaca 10-15 km yol yapıyordum ve bisikletten indiğimde tshrtümde terlememiş bi nokta dahi kalmıyodu hatta aynadan pedal çevirirken kendimi görüyodum üstmden dumanlar çıkıyodu falan. ama buna rağmen kilo veremedim düzenli yapmama rağmen.
sözün özü: koşmak gbisi yok. hem hızlı kilo verirsin hem de kondüsyonun üst düzeye çıkar yavaş yavaş.
0
rentts
(14.06.10)
abi iyi diyosun hoş diyosun da benim gibi üşengeç adama o dediğin zor. sabah kalk, eşofman giy, çık, koş, gel falan. akşam desen işten çık yorgun, aç. yemek yemeden önce koş vs. 2 gün yaparım üçüncü gün sittir et der bırakırım. hem koşmayı da denedim, iki adımda şiştim kaldım. eliptik bisiklet ayakta yapınca koşmaya benzer bi hareket yaptığından normal bisikletten daha etkili görünüyor. o yüzden hız zaten 25 falan değil, 15 oluyor. sırılsıklam terliyorum yine. o yüzden yapabilirsem anca bunla. buna bile üşeniyorum da mecburiyetten zorlayıp katlanıyoruz. koşmaya iyice üşenirim :)
0
🌸kibritsuyu
(14.06.10)
valla cardio nun hiçbir zararı olmaz 30 dakika 1 saat yapabilirsiniz, ne kadar isterseniz.. ben de sizin gibi dışarıda koşmayı sevmiyorum evde daha rahat oluyor kaldı ki tv izlerken falan da yapabiliyorsnuz zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. nabız civarınz normal, yalnız cardio yaparken direncleri değiştirmek hızı artırıp azaltmak önemli. bu yüzden spinning antremanı gibi bir program uygulayabilirsiniz, videolarını falan aratın bulursunuz belki ama ben yardımcı olmak adına söylim; oturarak hafif başlayın, sonra hızınızı artırın, bu hızda direnci artırın, iyice zorladığınızı hissedene kadar devam edin, sonra biraz oturup hafif çevirip ayağa kalkın. ayakta da aynı şekilde yavaştan başlayarak hızlanın sonra direnci artırın.. dediğim gibi videosunu bulmak daha iyi olur ama püf nokta kendinizi zorlamak, direnc ne kadar artarsa o kadar zorlanırsınız ama hızlanamazsınız, bu yüzden hem hızınızın iyi olduğu hem de direncin sizi zorladığı bir ayarda çalışmak en iyisi.. bir de müzik koyup tempo yapabilirsiniz.. ayrıca yediklerinize dikkat etmezseniz bir buçuk saat de yapsanız o kilolar gitmez..:) bir de her gün yapmayın çok yorulursunuz 3-4 gün içinde.. bir gün tempolu- hızlı - zorlayıcı çalışacaksan, ertesi gün çok düşük direncte sadece antreman için yap, daha iyi olur.
0
kalim
(14.06.10)
hacı anlıyorum seni. ben de 10 gündür bıraktım koşmayı çok pişmanım =( bugün başlıyorum tekrar ben genelde akşam yemeeni 8 de falan hafifce yiip 11 gbi koşmaya çkıyorum. 1 saat yürüyüş koşu karışık yapıyorum. ama hakkaten askerdeki gbi başında bi otorite olmadan kendi kendine yapmak çok zor oluyor, ama bi yandan da yapmak zorundasın(yım) o göbeği eritmek için.
0
rentts
(14.06.10)
(3)

excel sorusu

kibritsuyu
yahu bu excel'de kopyaladığım hücreleri excel'in hafızasında tutturmam mümkün değil midir? 2-3 hücreyi seçiyorum, kopyala diyorum, etrafı kımıl kımıl oluyor. nereye gitsem yapıştırabiliyorum. ama yapıştır demeden önce herhangi bir hücreye bir şey yazacak olayım, o seçip kopyaladığım kımılın kımıllığ
yahu bu excel'de kopyaladığım hücreleri excel'in hafızasında tutturmam mümkün değil midir? 2-3 hücreyi seçiyorum, kopyala diyorum, etrafı kımıl kımıl oluyor. nereye gitsem yapıştırabiliyorum. ama yapıştır demeden önce herhangi bir hücreye bir şey yazacak olayım, o seçip kopyaladığım kımılın kımıllığı kayboluveriyor. artık yapıştıramıyorum. dönüp tekrar seçip kopyala demem gerekiyor.

lan tut onu hafızanda. onu yapıştırıp yanına rakam yazacağım. öteki sekmeye gidip yine yapıştırıp yine yanına rakam yazacağım. her sefer baştan dönüp seçip kopyalattırma işte.

office 2003 kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(10.06.10)
hücreyi secip ctrl+c yapin iki kere. yan tarafta pano acilir. o panodan tiklayip yapistirabilirsiniz her seferinde.
0
neronas
(10.06.10)
Ya sevdim bu pano olayını ama Win7(Eng)/Excel 2007(Eng) üzerinde çalışmadı bu Ctrl+V çifteleme :/
0
crostata
(10.06.10)
ctrl+c olacak. V degil.
ctrl+c cifteleme (!) calismadiysa menüden acilabilir pano.
0
neronas
(10.06.10)
(10)

uyuşturucu ile ilgili merak sorusu

kibritsuyu
hayatımda denemişliğim, bilmişliğim yok. o yüzden soruyorum. sırf meraktan.filmlerde falan görüyoruz. çakallar saf kızları falan kandırmak için başım ağrıyor bilmemne diyen kızlara ağrı kesici diye ecstasy veriyor. yani kız uyuşturucu aldığını bilmeden bir hap içiyor, pki daha sonradan bu hapa nasıl
hayatımda denemişliğim, bilmişliğim yok. o yüzden soruyorum. sırf meraktan.

filmlerde falan görüyoruz. çakallar saf kızları falan kandırmak için başım ağrıyor bilmemne diyen kızlara ağrı kesici diye ecstasy veriyor. yani kız uyuşturucu aldığını bilmeden bir hap içiyor, pki daha sonradan bu hapa nasıl alışıyor? almayınca bir rahatsızlık eksiklik çekiyor herhalde ama bu eksikliği hapla giderebileceğini nasıl düşünebiliyor? sigara gibi tadı kokusu olan bi şey değil ki canı çeksin. "oyy canım hap çekti" desin. nasıl oluyor bu? yani bana olsa, biri bilmeden uyuşturucu hap içirse bana, iki gün sonra bi rahatsızlık eksiklik çektiğimde "lan yine hap alayım hapım geldi" demem ki. "la noluyo bi acaip oluyorum, değişik bir his oluyorum" falan derim. devam ediyorsa doktora giderim "doktor bi tuhaf hissediyorum" diye.
"hee hap almalıyım, alınca geçer" diye düşünmem mümkün değil ki.
0
kibritsuyu
(10.06.10)
yok tecavüz değil. bu gerçek kesit, samanyolu tv dizileri falan oluyor ya. bardalar. kızın baş ağrıyo. erkek arkadaşı hap veriyo ağrı kesici diye. içiyo. tecavüz yok. ama kız 2-3 gün sonra gidip yine hap istiyor. sonra müptela oluyor.

yani bu 2-3 gün sonra hap isteme olayı bana hiç gerçekçi gelmiyor. hani sigara içersin, tadı var, kokusu var. içmeyince özler yine istersin, böylece alışırsın. ya da hayatında ilk defa iskender yersin, bayılırsın. 2-3 gün sonra canın çeker, yine yersin. hap böyle olmaz ki. tadı kokusu yok. can çekecek bir şeyi yok. etkisini sonradan gösteriyor. niye eksiklik hissedince haptan olduğunu anlayıp yine hap istesin?

veya eroin diyelim. baygınken damardan verdi kötü adamlar. uyandık. 2-3 gün sonra etkisi geçince krize girdik. lan eroin aldığımın bile farkında değilim. bi kriz var. niye canım eroin istesin. ha bilsem eroin alınca geçeceğini isterim de bilmiyorum.

sadece filmlerde mi böyle yani bu?
0
🌸kibritsuyu
(10.06.10)
sadece turk filmlerinde oluyor ozellikle samanyolu ve flash tv gercek kesit programlarinda. basortu takinca otomatikman uyusturucu bagimliligindan korunuyorlar.
0
erich
(10.06.10)
(bkz: #15009116) mesela eroin için 1 yıl gerekli fiziksel bağımlılığa yakalanmak için. tek seferde fiziksel bağımlılık yaratan bir tek metamfetamin'i biliyorum. yani o dediğin filmlerde oluyor sadece.
0
baldur
(10.06.10)
O adamlar genelde kriz aninda cikip geliyorlar, senin ilacin bende, seni bu dertten ben kurtaririm diye. veriyorlar haroyini rahatlatiyorlar. böyle böyle alismis oluyorlar iste.
extasy olayini bilemiycem sanirim onun yüksek bagimlilik etkisi yok. film uydurmasyonu iste.
0
neronas
(10.06.10)
bağımlılık insanın yaşamını sürdürmesi için ihtiyacı olmayan zararlı bir maddeye alışmasıdır. maddeye başlamada, merak, arkadaş teşviki ya da böyle gazoza ilaç atma gibi yollar da mevcuttur. bağımlılık aşamasında insan hücresi nasıl besin ihtiyacı duyuyor ve besini bir yapı taşı olarak benimsiyorsa, bu zararlı maddeyi de artık hücrenin olağan bir ihtiyacı olarak görmeye başlıyor. bu ihtiyaç da bağımlılığı doğuruyor.
bağımlılık yapıcı maddeye alışmada herhangi bir süre veya kez söz konusu değildir. insanın bünyesine göre değişir bu. ben şu kadar kez kullandım veya şu kadar süre kullandım birşey olmadı veya istediğim an bırakabilirim diye bir garanti verebilmekte söz konusu değildir. aslolan şudur ki bu konuya merakınız varsa merakınızı yenin, arkadaşınız bile olsa gaza gelmeyin, birisi size gazoz getiriyorsa önce getirene içirin.
0
senab
(10.06.10)
sayın senab,

sorumu hiç anlamamışsınız.
0
🌸kibritsuyu
(10.06.10)
maddeyi alıyorsun, harika hissediyorsun, hatta almayan insanlara acıyorsun filan, etkisi geçince lan süperdi bi daha yapayim diyorsun ama hiç bir zaman ilk etkisini vermiyor, sen de daha yüksek dozlarda deniyorsun aaa bi bakmışsın alışkanlık. bazen yabancı filmlerde geçer, beyaz tavşanı kovala, ama asla yakalayamazsın filan diye, olayı budur. tabi kullanılan maddeye göre değişir bu. bahsettiğim, ağır uyuşturucular ve kimyasal uyarıcılar için geçerli.
0
dedi kalabaligin icinden bir ses
(10.06.10)
@dedi kalabaligin icinden bir ses:

üzgünüm, siz de anlamamışsınız.
0
🌸kibritsuyu
(10.06.10)
hmm. araya sorudan alakasız şeyleri de kattık olay biraz karıştı. meydana getirdiğimiz karışıklıktan dolayı özür dileyerek ve bağımlılık sürecini birazcık piç ederek anlatmakla beraber şöyle bir açıklama yapmaya çalışayım.

bağılılıkta önce hücresel tanıma ve daha sonrada hücresel öğrenme denen süreçler vardır.

kızın uyuşturucu aldığını bilmeden içtiği madde artık kızın bünyesince tanınmıştır. hücresel öğrenme dedikleri şey şayet gerçekleştiyse, yani hücreler bu uyuşturucuyu bir parçaları olarak görüyorlarsa, diğer ihtiyaçları besin, su vs gibi giderme ihtiyacı hissedecektir. pek çok kişi bu durumda kendini hasta olarak görmemektedir. su eksikliğini hisseden bir kişi pek doktoru düşünecek durumda da değildir zaten. filmlerdeki kurgudada alışma sürecinin pekişmesi için devamlı maddeyi ücretsiz verme durumu vardır.
0
senab
(10.06.10)
Opiadlar yani eroin filmlerdeki gibi belli dozu yüklendikten sonra yoksunlukta krize sebep oluyor bunun nedeni beyindeki ağrı ve zevkle alakalı olan kısmı modifiye etmesi böylece madde olmayınca ağrılı kriz başlıyor biri seni eve kapasa 1 ay eroin bassa has bağımlı olursun.

Uyuştucuyu kimse bak bu uyuşturucu bu eroin ver bana diye kullanmaz bu işin ortamı çevresi önemlidir arkadaşın içiyordur sana ikram eder veya şunu al bak iyi gelir gibisinden tarzı olur o yüzden bağımlıların çevre değiştirmesi gerekir.

Uyuşturucu hikayesini okuduğum birinde 1 defa alıyor 2 defa alıyor arada bir içiyor önceleri sonra ben bağımlı değilim diye güveni geliyor arada sırada azar azar çekiyor birgün iştaha geliyor çektikçe çekiyor eşik seviyeyi geçtikten sonra zaten sertifikalı bağımlı oluyor. Bu işler ortam işi arkadaş işi uyuşturucu kullananlarla görüşmeyin. Tabi vucudun toleransı ve dozuda önemli 1 haftada bağımlıda olur 1 yıldada. Ayrıca uyuşturucu pahalı değildir ilk başarda çünkü dozu düşüktür zararsız bir eğlence bağımlıda değilsin bak 1 aydır hiç çekmedin bile diyerek yolun sonuna gelirsin.

Yukarıda söylendiği gibi beyin alıştıkça o doz sana yetmeyecek ve iştahlanma yada bombalama denen olay budur ilk başlarda sorunsuz ve bol mal bulur kullanırsın alışıncada torbacının müşterisi olur onun eroin parasını çıkarmasına yardım edersin sonra sen para bulamaz olunca sende başkalarını alıştırmalısınki mal bulup krize girmeyesin ozaman zavallı arkadaşım diye düşünmez ulan ben bu ibneyi nasıl alıştırırımda benim toz parası çıkar yoksa yandım dersin. Uyuşturucu kullananla arkadaş olanda sonunda bağımlı olur.
0
reowned
(07.07.10)
(4)

bilgisayarı lcd tv'ye bağlayıp full hd izlemek

kibritsuyu
dün arkadaşımın full hd lcd televizyonunda izlemek üzere 1080p film indirip hdmi kablo ile bağlayacağımı, ama hangi programla izleyeceğimi sormuştum. herkes kmplayer dedi. indirdim kurdum, gayet güzel.şimdi soru geliyor. benim bilgisayarımın çözünürlüğü 1366x768. dolayısıyla bilgisayarımda ben ne ka
dün arkadaşımın full hd lcd televizyonunda izlemek üzere 1080p film indirip hdmi kablo ile bağlayacağımı, ama hangi programla izleyeceğimi sormuştum. herkes kmplayer dedi. indirdim kurdum, gayet güzel.

şimdi soru geliyor. benim bilgisayarımın çözünürlüğü 1366x768. dolayısıyla bilgisayarımda ben ne kadar 1080p (1920x1080) çözünürlükte film izlesem de kendi ekranından alacağım maksimum çözünürlük 1366x768.

peki ben bu bilgisayarda kmplayer ile 1080p'lik filmi oynatırken, hdmi kablo ile bağladığım televizyonda da en fazla 1366x768 çözünürlük mü alırım, yoksa 1920x1080 olarak mı gönderir hdmi kablo üstünden televizyona?
0
kibritsuyu
(06.06.10)
ekran kartının ayarlarına girmen lazım. orada tv ve laptop için iki ayrı ayar yeri çıkmalı. lcd'yi seçip 1980x1080seçersen lcd'de bu çözünürlükte oynar. tabii ki ekran kartı desteklerse...
0
sutlu nescafe
(06.06.10)
blgsayarda masaüstü çöznrlüğün max 1366x768 olur ama film izlerken full hd çözünürlük alırsın. mantıksız geliyor kulağa ama bu işe 1 hafta kafa yordum zamanında ve ulaştığım sonuç bu. ayrıc şunu da söyleyim 720p ile 1080p nin farkını ayırman (iyi release edilmiş filmlerden bahsediyorum, esir, ctu vs gibi) çok zor. ben ayırt edemiyorum. ve açıkcası 4 gb lık 720p yerine en az 10 gb lık 1080p indirmek pek de mantıklı gelmiyor. ama ben ne desem boş sen kendin dene ve gör 2 si arasındaki farkı=)
0
rentts
(06.06.10)
hdmi ile baglarsan ve lcd de full hd desteklerse 1080p alirsin. laptopun 720p gosterir yine de onu 1080p yapmanin imkani yok. rentts in dedigi gibi gercek 720p ile 1080p yi laptop ekraninda ayirt etmen imkansiz. ikisi arasindaki farki algilaman icin 40inc ten buyuk bi ekranda izlemen lazim.
0
crucio
(06.06.10)
yok benim zaten lcd televizyonum da yok, laptopda film de izlemem. ben normalde 700-800 mb'lık dvdriplri tercih ederim kendim için.

ama arkadaş full hcd tv almış. bilgisayarında hdmi çıkış yok, interneti kotalı, 1080p riplerden indiremiyor. adam televizyonun full hd'sini bir türlü deneyemedi. beni de film izlemeye çağırdı. dedim sürpriz ypayım, bilgisayarı da, kabloyu da alayım 1080p indireyim, tam performansını görsün. 720p de belki fark edilmeyecek derece görüntü verir ama olsun psikolojik olarak 1080p'yi de görsün.

teşekkür ettim.
0
🌸kibritsuyu
(06.06.10)
(3)

imkansızı istiyorum

kibritsuyu
uzaktaki bilgisayarı internetten bir şekilde açmak mümkün müdür? bağlı olduğu modem açık vei nternete bağlı. bilgisayarda da teamviewer yüklü. lakin bilgisayar kapalı.imkansız biliyorum ama yine de bir ümit sorayım dedim.
uzaktaki bilgisayarı internetten bir şekilde açmak mümkün müdür? bağlı olduğu modem açık vei nternete bağlı. bilgisayarda da teamviewer yüklü. lakin bilgisayar kapalı.

imkansız biliyorum ama yine de bir ümit sorayım dedim.
0
kibritsuyu
(05.06.10)
(bkz: wake on lan)
0
mordorlu ziya
(05.06.10)
elektronik değil mekanik bir olay. yani gidip bildisayara güç vermen lazım. düğmesine basman gerek.
0
ohshit
(05.06.10)
@ohshit
yanlış biliyorsun. tamamn elektronik aslında

wake on lan başlığında anlatılmış zaten. router ayarlarını yapıp ethernet kartına paket veri göndermek gerekiyor.
0
ency
(05.06.10)
(7)

bir duyuru klasiği - hangi oynatıcı

kibritsuyu
efem normalde bilgisayardan film izlemem. izlesem de media player classic kullanırım.lakin şöyle bir durum hasıl oldu. full hd lcd televizyon alan ve kotalı interneti olan arkadaşım televizyonunu denemek istiyor, bizi de film izlemeye çağırıyor. şimdi ben izlemek için 2 tane 1080p film indiriyorum.
efem normalde bilgisayardan film izlemem. izlesem de media player classic kullanırım.

lakin şöyle bir durum hasıl oldu. full hd lcd televizyon alan ve kotalı interneti olan arkadaşım televizyonunu denemek istiyor, bizi de film izlemeye çağırıyor. şimdi ben izlemek için 2 tane 1080p film indiriyorum. bilgisayarımla gidicem, hdmi kablo ile bilgisayarı televizyona bağlayıp bu filmleri izleme planımız var. televizyon tamam, hdmi çıkışlı bilgisayar ve hdmi kablo da tamam.

peki biz bu filmleri bilgisayarda hangi programda oynatalım ki en iyi verimi alabilelim? Başkaca hiçbir özelliğe gerek yok. altyazılı şekilde bunları en iyi şekilde oynatsın yeter. filmlerin biri mkv, biri m2ts uzantılı.
0
kibritsuyu
(05.06.10)
(bkz: gom player) (bkz: km player)
0
layer26
(05.06.10)
(bkz: bsplayer)
0
rereroro
(05.06.10)
km player +1
0
xenophobe
(05.06.10)
forza km player
0
pesen
(05.06.10)
Zor beğenenler için geliyor: KM Player.
0
sourlemonade
(05.06.10)
50 kere söylenmiş ama gene de söyleyeceğim kmplayer.
0
baldur
(05.06.10)
windows media kıleyır

şaka şaka tabiki kmplayer
sanki para sayıyoruz, tüm pıleyırlar var bilgisayarımda, sende öyle yap.
0
yons
(05.06.10)
(9)

asırlık çınar ağaçlarını kesmek

kibritsuyu
arkadaşlar bu şehirdeki asırlık ya da en az o kadar yıllık çınar ağaçları kime aittir? belediyenin midir? belediye istediği anda bunları kökünden kesebilir mi? yoksa orman bakanlığı, çevre bakanlığı falan gibi bir kuruma mı aittir? anıt mıdır? kim ilgilenir?işyerimin caddesinde onlarca böyle asırlık
arkadaşlar bu şehirdeki asırlık ya da en az o kadar yıllık çınar ağaçları kime aittir? belediyenin midir? belediye istediği anda bunları kökünden kesebilir mi? yoksa orman bakanlığı, çevre bakanlığı falan gibi bir kuruma mı aittir? anıt mıdır? kim ilgilenir?

işyerimin caddesinde onlarca böyle asırlık çınar var. çok da güzeller. dördüncü katta bahçede gölgelikte oturuyor gibiyim. ama sırıtmasıyla meşhur paşamız gün gelecek bunları kökünden kesecek diye korkuyorum (zira üç sefer belediye otobüsleri, kenara fazla yanaşmaktan dolayı aynalarını veya tepelerini ağaca çarparak hasar gördüler). hatta aynı paşa efendi inönü bulvarı'nda kara kuvvetleri komutanlığı'nın karşısındaki birkaç tane aynı yaştaki çınara hiç acımamıştır (iki tane öküz gibi altgeçit yaptı oraya, onları yaparken kesmedi, şimdi tamamen amaçsız bir şekilde kesti. eminim bunlara da otobüs falan çarptı. otobüsleri hasar görmesin diye ağaçlara kıydı). otobüsleri hasar görmesin diye şoförlere "kenara çok yanaşmayın" demek yerine bu ağaçları da biçebilir.

ne yapılabilir arkadaş. boş durmak istemiyorum. hiçbir şey elde edemeyecek olsam bile elimden geleni yapmak istiyorum. başıma böyle bir iş gelirse falan ne yapabileceğimi bilmek istiyorum.
0
kibritsuyu
(04.06.10)
çınarlar arkadaşın bir yerlerine mi giriyormuş, diye sorsam bir faydası olmaz değil mi?
yok yok, olmaz. neyse..

çınarlar bize ait. kesen küfürü yer. işin resmi kısmını bilemem. ama öyle her önüne gelen de kesememeli.
edirne'de görmüştüm, bazı yaşlı ağaçların üzerinde yazardı: şu kadar senelik bir ağaç, koruması bilmem ne kuruluna aittir, filan diye.
0
hicazkar
(04.06.10)
tam emin olmamakla birlikte sanırım beşediye sınırları içinde,belediyenin tekelinde oluyomuş,ama illa bi prosedürü vardır,kesim nedeniyle ilgili.yalnız sen de bunu sormuşşun zaten,cevap veremedim soruna.ama duyarlılığın için tebrik etmeden geçmiyorum seni
0
tueio
(04.06.10)
internetten baktım anladığım kadarıyla açıklamaya çalışayım,dolaylıda olsa çınarların kesilmemesi için bi yardımız dokunur umarım,şöyleki:belediye arazindeyse kesilebilirmiş,fakat ağaçların üzerinde bi levha gibi birşeyler oluyor kesilemez diye onlar kültür bakanlığınca dogal miras mı ne oluyormuş onlar kesilemezmiş.
0
tueio
(04.06.10)
çınarlar kimseye ait değildir elbette teknik olarak :) o yüzden aklına esen her an kesebilir, kendinde bu cesareti, aklı bulur nedense. malesef bir yaptırım olamıyor sanıyorum, bahsedildiği gibi "anıt ağaç" kapsamında değerlendirilmiyorsa.
onların kesilmesine belki engel olamayız ama başka yerlere yeni çınarlar dikebiliriz. :) elimizden gelebilecek en yapıcı çözüm bu sanıyorum.
0
kediebesi
(04.06.10)
evet bugün birkaç apartmanın bahçesinde üzerinde "anıt ağaçtır" levhası bulunan sedir ağaçları gördüm ki bu çınar ağaçlarından çok çok daha genç ağaçlar (hayat bilgisi derslerinden öğrendiğimiz gövde genişliğine bakarak tahmin ettim).

madem anıt ağaçlar kesilemiyor, bu ağaçların anıt aağaç kapsamına alınıp levha çakılabilmesi için bir girişmde bulunabiliyor muyuz? cidden anıt çünkü bunlar. melih amca'nın "1920'lerden bugüne ankara" şeklinde bültenlerine bastığı fotoğraflarda yeni dikilmiş halleri görülüyor.
0
🌸kibritsuyu
(04.06.10)
Yiyen varsa bursadaki çınarlardan kessin bir tane, tarihi eser kapsamında oluyorlar. Eğer yaşlı bir çınarsa üstünde ufak metal bir levha oluyor zaten, tarihi eserdir diye.

Ağaçları tarihi eser kapsamına aldırmak için nereye başvuruluyorsa orya başvurmak gerekiyor, kültür bakanlığı mı bakıyor bu işlere ?
0
kimlanbu
(04.06.10)
bence bilmemne kurulu tarafından korunmaktadır diye bir levha hazırlayıp üzerine asın, az da olsa korunma şansını arttırabilir.
0
asidi toksik
(04.06.10)
Ağaçların tescil edilmesi gerekiyor ama bu tescilin Kültür bakanlığı mı yoksa Orman bakanlığı tarafından mı verildiğine dair bir bilgim yok.Bilgi edinme hakkınızı kullanarak öğrenebilirsiniz.
Ayrıca yollardaki ağaçlarla ilgili yol belediyeye aitse sorumluluk belediyenin, karayollarına aitse sorumluluk onlara ait. Hiçkimse yasal izni olmadan ağaç kesemez ama kesmek için izni de kılıfına uydurur. İstanbulda belediyeye bağlı Parklar ve bahçeler müdürlüğüne başvurabilirsiniz.
0
gdduman
(04.06.10)
kültür bakanlığından belli yaşın üzerindeki ağaçlar için anıt ağaç statüsü alıyorsunuz. böylelikle ağacın dalına dokunan öküz gibi ceza yiyor. biz de böyle gerizekalı andavallarla uğraştık da ordan biliyorum.
0
kahvegibi
(04.06.10)
(5)

garanti internet şubesi saçmalığı

kibritsuyu
aslında bilgisayarın saçmalığı gibi duruyor.yav müşteri numaramı giriyorum. altına parolamı giriyorum. parola ******** diye çıkıyor haliyle. ne yazdığını göremiyorum. tamam diyorum parola hatalı diyor. yine giriyorum, yine hatalı diyor. tuşlara yavaş yavaş tek tek basarak giriyorum oluyor. hızlı yaz
aslında bilgisayarın saçmalığı gibi duruyor.

yav müşteri numaramı giriyorum. altına parolamı giriyorum. parola ******** diye çıkıyor haliyle. ne yazdığını göremiyorum. tamam diyorum parola hatalı diyor. yine giriyorum, yine hatalı diyor. tuşlara yavaş yavaş tek tek basarak giriyorum oluyor. hızlı yazarak girince, yazdığım şeyi doğru yazdığıma, başka tuşa basmadığıma %1000000 emin olsam da girmiyor. hızlı yazarken tek harfi atladı mı diye bakıyorum, hayır 8 karakreti parolam için ekranda 8 tane * var. karakter atlamış değil. daha da ilginci, parola kutucuğunda, yazdıktan sonra backspace ile tek tek sileyim diyorum (basılı tutarak teğil, tık tık tık tık basarak) iki tane siliyor, üçüncü basışımda sıradakini silmek yerine bir karakter ekliyor. 8 basamaklı şifreyi 8 basışta siler di mi? yok iki tane siliyor, iki tane ekliyor iki tane siliyor bir tane ekliyor, üç tane siliyor, iki tane ekliyor. başka yere (word, notepas, duyuru vs) yazarken olmuyor. yani sorun klavyede değil. sadece parola hanesine yazarken yapıyor bunu. niye yapıyor? bu andonluk yüzünden iki kere internet şubesi sıfırladım parola yanlış diye. klavye bozuk desem buraya yazarken de bozuk çıkar. illa o parolayı tek tek basaraktan bade süzerekten yazdıracak.

güvenlik kalkanı ski yüzünden olabilir mi?
0
kibritsuyu
(03.06.10)
belki çok saçma bir cevap olcak ama dünki tecrübemle sabit yeniden şifre ve parola alıp parolada bir büyük harf kullan. bunu uyguladım ve o sorun ortadan kalktı..
0
wanksta
(03.06.10)
büyük harf yazmak için shift'e basıp duraklayınca dediğim gibi yavaş yazıyorsunuzdur ondandır o. ben bu saçmalığı anlamadım.

bu arada windows 7 home premium kullanan bilgisayarda oluyor bu. alakası var mı bilemedim.
0
🌸kibritsuyu
(03.06.10)
varsa şifre girerken sanal klavye kullansan (eğer ekranda çıkıyorsa) olmadı ekran klavyesiyle denesen?
0
kedi olmus gidiyorsun
(03.06.10)
teşekkürler ama...

sorun daha en başta parola girerken oluyor. onda da sanal klavye yok. sonraki adımda şifre ekranında sanal klavye var. ama zaten şifrematik kullandığım için ona gerek duymuyorum.

sorun büyük ihtimalle *** ile gizlenen karakterlerin güvenliğini sağlayan zikin bu işi yavaş yapması, ya da bir şeyleri karıştırması nedeniyle oluyor. gizlenmeyen karakterlerde böyle bir sorun yok zira.

yani dediğim gibi ortada güvenlik problemi yok. normal klavyeyle de tek tek yavaş yavaş yazarsam oluyor. ama niye oluyor onu anlamadım. ekran klavyesiyle falan uğraşacağıma normal klavyeyle yavaş yazarım.
0
🌸kibritsuyu
(03.06.10)
şifreyi bir yere normal şekilde yazıp kopyala yapıştır yapsan şifre alanına? olmaz mı ki öyle de?
0
kedi olmus gidiyorsun
(03.06.10)
(4)

internet bağlantısı kesilmesi

kibritsuyu
airties rt-211 modem var. bu modeme bir tane bilgisayar kablolu, bir tane bilgisayar da kablosuz bağlanıyor. sadece internet kullanıyorlar. aralarında ağ bağlantısı yok.kablo ile balanan bilgisayarın bir sorunu yok.kablosuz bağlanan bizüstü bilgisayar ise normalde bağlanıyor, interneti sorunsuz kull
airties rt-211 modem var. bu modeme bir tane bilgisayar kablolu, bir tane bilgisayar da kablosuz bağlanıyor. sadece internet kullanıyorlar. aralarında ağ bağlantısı yok.

kablo ile balanan bilgisayarın bir sorunu yok.

kablosuz bağlanan bizüstü bilgisayar ise normalde bağlanıyor, interneti sorunsuz kullanıyor ama arada interneti kopuyor. ağ simgesinde sınırlı bağlantı yazıyor. bağlantıyı kes yeniden bağlan diyince hemen bağlanıp interneti kullanmaya başlıyor. yani tanımama, görmeme gibi bir sorun yok. çekmeme gibi bir sorun da olamaz dip dibeler. zaten çektiği zaman full çekiyor. peki niye kopup öyle kalıyor? kablolu olan hiç kopmuyor?

kablolu: win xp
kablosuz win 7 home premium

ikisi de lisanslı.
0
kibritsuyu
(01.06.10)
kablosuz ağlarda belli bir zaman periyodu ardından şifre anahtarı yenilenir. bu sırada bağlantıda bir dalgalanma oluyor benim gözlemlediğim kadarıyla. önerim ise modem konsolundan bu şifre yenileme periyot süresini max a almanız. kalıcı bir çözüm değil ama alternatif.
0
sttc
(01.06.10)
bende de benzer bir sorun var. vindowz 7'den kaynaklandığını sanıyorum. bir de vindowz 7 nin benzer bir ağ problemi forumun birinde çok tartışılmıştı. google'da Windows 7 internet troubleshooting / problem araması yaptığında sayısız konu başlığı var ama hangisi tam olarak senin sorunundur bilemiyorum.
0
wampex
(01.06.10)
havada çok fazla wireless sistem varsa kanal sorunu olabilir.
yayın kanalı rakamını değiştirin modem ayarlarından. boş bir kanal bulmaya çalışın. bende işe yarıyor.
bir de bağlantı adını değiştirin, yeni bağlantı yaratır gibi.
hepsini modemin explorer ile girdiğiniz ayarlar kısmından yapacaksınız.
şu 190 la başlayan internet sitesinden yani..

(bilmeze anlatır gibi anlatıyorum, bildiğiniz konularsa alınmayın lütfen)
airties ı arayınca aynen bunnarı yaptırıyolar sorun çözülüyo bende :P
0
kediebesi
(01.06.10)
windows 7, bende de aynı problem var(dı). modemi değiştirdim ama aynı şey olur mu olmaz mı tam bilmiyorum. genelde internetle beraber torrenti açıp çok yüklendiğimde oluyodu bu.
0
passion rules the game
(01.06.10)
(5)

kıymalı makarna

kibritsuyu
kıymalı makarnayı çok seviyorum. eve yapıyorum ama anneminki gibi olmuyor. aynen öyle yapıyorum, makarnayı haşlayıp süzüyorum. sosuna slça, rendelenmiş domates ve kıyma koyuyorum. pişiriyorum, karıştırıyorum ama yerken kıymalar dökülüyor. makarnaya yapışmıyor. önce boş makarnaları yiyorum, sonra dib
kıymalı makarnayı çok seviyorum. eve yapıyorum ama anneminki gibi olmuyor. aynen öyle yapıyorum, makarnayı haşlayıp süzüyorum. sosuna slça, rendelenmiş domates ve kıyma koyuyorum. pişiriyorum, karıştırıyorum ama yerken kıymalar dökülüyor. makarnaya yapışmıyor. önce boş makarnaları yiyorum, sonra dibindeki salçalı domatesli kıymaları yiyorum.

sos çok kuru oldu dedim, makarna suyu kattım olmadı sos çok cıvık oldu dedim suyunu çekene kadar pişirdim olmadı. ne yapayım da kıymalar makarnaya yapışsın, aynı anda yiyebileyim?
0
kibritsuyu
(01.06.10)
şimdi
soğanı rendele, biberleri ince ince kıy
tavaya koy
üstüne kıymanı koy (kısık-orta ateş)
baharatını (mesela tuz biber fesleğen kekik kimyon sarımsak çay kaşığından az şeker), salçanı ekle (domates-biber veya sade domates rendesi)
ben havuç da rendelerim çok güzel tat verir. havuç koyarsan şeker koyma.
bezelye mevsimi ondan da ekleyebilirsin.
güzelce bir çevir bunları
sonra kapağını kapa.
kıyma suyunu salacak, sonra çekecek. tamamen çekmeden al ocaktan. makarnanla kısık ateş üstünde accık daha karıştır. yağ koyayım dersen de zeytinyağı veya çok az tereyağı koy makarnana. kıyman çok yağlıysa başka yağ ekleme.

ohhh mis
ben bu tarifle lazanya ve kıymalı spagetti yapıyorum omnomnomnomnom diye yiyorum :) makarnanın şekli de önemli. salyangoz veya düdük tiplerine daha iyi karışır, tutunur, akmaz dibe.
afiyet olsun :)

aynı anda yiyebilmek için kıymalar suyunu saldığında makarnanı haşlamaya koyabilirsin. ikisini bir pişirmeye çalışma yani.

bir de denemedim ama belki minnacık nişasta eklersen sosa makarnaya yapışabilitesi artar. bir de makarnayı sadece süzersen ve su altında yıkamazsan da yapışır. kıymalar pişmeye başladığında güzelce ezip ayırman gerekir, top top olmasın diye.
0
kediebesi
(01.06.10)
ama zaten aynen öyle yapıyorum. lakin tencerede karıltırmıyorum (hanım kıymalı sevmez, boş makarnayı tabağa koyarız, sonra kıymayı koyarım. eşim de peynir koyar). makarna da çoğunlukla spagetti olur. çatala dolarken kıymalar pıtır pıtır dökülür.
0
🌸kibritsuyu
(01.06.10)
eh bi nebze dökülecektir
allahın hikmeti :)
o yüzden spaghetti yerken kaşık çok faidelidir mesela :P
onun sadesini ayırdıktan sonra tencerede karıştır sen yine, hafif yağ ile :)
0
kediebesi
(01.06.10)
özgül ağırlıkları farkılı ondan :))

kıymaya yağ koy da yapışabilitesi artsın
0
no avalon
(01.06.10)
bence de anneniz yağı biraz daha fazlaca koyduğundan, ve daha az pişirdiğinden oluyor muhtemelen.
0
manfool
(01.06.10)
(2)

usb faks modem

kibritsuyu
diye bir şey var mıdır? faks çekebilmek için bilgisayardan döküm alıp sonra faksa koyup göndermekten kurtarsın beni.bilgisayar lapitop olduğu için kart çeklinde olmaz. pcmcia girişi de yok. olursa illa usb olacak.var mıdır?google'dan buldum, varmış da öyle bir şey. memleketimde var mıdır?
diye bir şey var mıdır? faks çekebilmek için bilgisayardan döküm alıp sonra faksa koyup göndermekten kurtarsın beni.

bilgisayar lapitop olduğu için kart çeklinde olmaz. pcmcia girişi de yok. olursa illa usb olacak.

var mıdır?

google'dan buldum, varmış da öyle bir şey. memleketimde var mıdır?
0
kibritsuyu
(28.05.10)
donanımsal bir şey değil ama bugün şöyle bir mail geldi. bir inceleyin isterseniz, nedir ne değildir ben de tam bilmiyorum.

www.interfax.net
0
sotw
(28.05.10)
Ben üzerinde Fax-Modem olmayan bi laptop görmedim ki fax modeminiz ile direk fax gönderebilirsiniz burdada resimli anlatımı var (git: )www.ezberim.com
0
calinmayi bekleyen kapi ziliyim
(31.05.10)
(4)

emniyet kemeri kilitlenmesi

kibritsuyu
kötü bir şey değil, iyi bir şey. ama hakikaten kontrollü mü, yoksa bana mı öyle geliyor bilemedim.hani emniyet kemerini hızlıca çektiğinizde makarası şlak diye kilitlenir ya, bazen dikkat ediyorum, kemeri öyle hızla çektirecek bir durum olmadığı halde, kemerin kilitlenmiş olduğunu görüyorum.mesela:-
kötü bir şey değil, iyi bir şey. ama hakikaten kontrollü mü, yoksa bana mı öyle geliyor bilemedim.

hani emniyet kemerini hızlıca çektiğinizde makarası şlak diye kilitlenir ya, bazen dikkat ediyorum, kemeri öyle hızla çektirecek bir durum olmadığı halde, kemerin kilitlenmiş olduğunu görüyorum.

mesela:

- biraz sert fren yapacak olsam, kendimi tutup öne gitmesem, kemeri şlak diye kilitleyecek hızda çekecek bir hareket yapmasam da kemer kilitleniyor. hatta sırf bunu denemek için kemeri elimle gevşek tutup sert fren yaptırdım. kendi öne doğru hareketim kemeri germesin, germe nedeniyle kilitlenmesin diye, yine kilitlendi.

- dimdik yokuşu olan otoparktan hannnn diye falzaca gaz vererek çıkıyorum, otopark bitişimde ayağımı gazdan çekince yokuşun dikliği ile araba aniden yavaşlıyor, bakıyorum kemer yine kilitlenmiş.

- dönüşü hafif sert yapıyoruz, araba değil ama içindekiler merkezkaç kuvvetiyle biraz yana yatıyor. aaa kemer yine kilitlenmiş. vücudun hareketi kemeri hızla çekip kilitlemiyor. kendiliğinden oluyor.

kitapçıkta falan aktif gergi diyor, ön gergi diyor ama bunlar hep hava yastığı patladığında devreye giren sistemler olarak anlatılıyor. "böyle durumları algılayıp kemeri kilitler" demiyor. ben de şüpheye düşüyorum. çünkü iyi bir özellik. tehlikeyi önceden fark edip kemeri kilitlemesi iyi bir şeyse niye tanıtımlarda yazıyor? yoksa böyle bir şey yok da ben mi öyle zannediyorum?
0
kibritsuyu
(27.05.10)
evet, o aktif gergili kemerler sadece sert fren anında değil virajlarda ya da bahsettiğiniz tip durumlarda da kilitleniyor. arıza falan yok yani. arabanın anormal bir poziyon değiştirmesi olduğu an kilitlenmektedir. :)
0
hevipeyra
(27.05.10)
özellikle öyle yapılmıştır tabi.
www.freepatentsonline.com
0
kediebesi
(27.05.10)
normal normal, endiseye gerek yok. yazmaması sundan, artık standart bu olay. hatta son 15 yıldır boyle olması lazım.
0
bryan fury
(27.05.10)
istanbul gibi advanced seviyesi trafiklerde acayip işe yarıyor. ani frenlemelerde sizi koltukta tutuyor. birde yine birçok insanın atladığı bir detay var o da kemer askısının yükseklik ayarı.
bu ayarda tam omuzunuz bitiminde olmalıdır. eğer yukarıda olursa ani frenlemede kemer boynunuz hizasına gelir ve zarar verir hatta kesebilir de. omuz hizasından altta olursa da bu sefer sürüş esnasında sürekli rahatsızlık verir ve ani frenlemede bu sefer omuzunuza zarar verir.
kemer kullanımında aktif gergi özelliğinin içinde yer alır bu kilitleme, bazı araçlarda da ani frenlemede kemerler yolcunun daha da öne gelmemesi için otomatik olarak kemeri 2-3cm toplar ki yolcu/sürücü hava yastığına sert şekilde temas etmemesi içindir.
0
icemanr
(28.05.10)
(10)

şekilsiz adama ucuz, kaliteli ve şık takım elbise sorusu

kibritsuyu
imkansızı istiyorum.şekilsiz bir adamım. boyum 1.80, kilom 95, omuzlarım geniş, göbeğim var.takım elbise almak istiyorum. çok para veremem. şu 3 tane takım elbise 200-300 lira olan cinslerden alsam idare eder. süper kalite olmasına gerek yok ama dandik kumaştan yapılmış uyduruk basit de olsun isteme
imkansızı istiyorum.

şekilsiz bir adamım. boyum 1.80, kilom 95, omuzlarım geniş, göbeğim var.

takım elbise almak istiyorum. çok para veremem. şu 3 tane takım elbise 200-300 lira olan cinslerden alsam idare eder. süper kalite olmasına gerek yok ama dandik kumaştan yapılmış uyduruk basit de olsun istemem. göbeğime göre alsam paçalar şalvar oluyor. pezevenk gibi sevmiyorum öyle şalvar model. dar, italyan kesim alsam, göbeği dar geliyor. ceket desen öyle. omzuma uydursam pardesü gibi büyük geliyor, kollar maymun gibi kalıyor. vücuduma uydursam omuzlardan kasıyor.

ankara'da nasıl bulamilirim istediğim şeyi? nereden bulurum?
0
kibritsuyu
(27.05.10)
diktirseniz? iş bekleyen çok terzi var hem becerikli hem kıyıda köşede kalmış işsiz.her bi yerinize de uyar böylece. patron çıkardıktan sonra ölçümlere göre gider kumaşını da iyisinden seçer, alırsınız.
bir de outlet gibi yerlerde hep böyle genel ölçülere uymayan şeyler biraz normal paraya satılıyor. bir deneyebilirsiniz, arabanız da var hem, her ne kadar delirmiş de olsa :)

eşkişehir yolunda koru girişine gelmeden açıldı bi yerler. sonra koru girişinden önce solda bi yer yaptılar. metro'nun yanında antares var herkes anteras diyo :P
0
kediebesi
(27.05.10)
ısmarlama elbise her zaman pahalıya gelir diye kalmış aklımda.

yani şöyle ygun mağaza bulursam outlet falan, illa uyan bir şey bulurum.
0
🌸kibritsuyu
(27.05.10)
ahah, ölçülerin hemen hemen benle aynı kibritsuyu. ben pek takım elbise giymiyorum ama aldığım zaman ya network'den ya da aydınlı'nın istanbul olivium alışveriş merkezindeki mağazasından alıyordum. ikinci söylediğim yerde uygun fiyata güzel takımlar oluyordu. ankarada aydınlı'nın outlet mağazası falan varsa bi bak bence. :)
0
hevipeyra
(27.05.10)
çok afedersin ama bu tariflerle nasıl şekilsiz oluyorsun anlamadım.

ykm'ye git, gözüne çarpan/hoşuna giden her takım elbiseyi dene. ölçüler konusunda biraz bilgi sahibi olursun.

ankara'yı bilmiyorum, diğer cevaplarda da nokta atış mekan ismi bulursun diye umuyorum. %100 yün olmasına dikkat et!

%100 yünlü olmasına dikkat et
0
unbeknown the black
(27.05.10)
kiğilının değişik kalıpları olabiliyor baktın mı? göbeklilere uyuyor mesela.
0
ozdek
(27.05.10)
efor'dan al hacı, 200 lira ama güzel takımlar, paraya kıy biraz cimrilik caiz değil:)
0
alchemistt
(27.05.10)
ankara'da, istanbul yolu üzerinde a-city outlet var. gayet uygun takımlar bulunmakta. Özellikle network ve css'ye bakın derim. (fiyatlar ucuk degil.)network'de bulacagınızdan eminim.
0
0dy
(27.05.10)
İmkânsızı istemen şeklinden değıil, 3 tane takıma 200-300 lira verip kaliteli kumaş ve dikim araman.
Ayrıca söylenmiş, bu ölçüler şekilsiz değil. "Mağazalardan aldığım hiçbir takım oturmuyor, güzel durmuyor." diyorsan tek çaten terzi. Gider kendin güzel bir kumaş beğenir alırsın, terziye diktirirsin. Kumaşı kendin alıp götürürsen daha ekonomik olabilir. Ya da paraya kıyıp KİP'e Network'e falan bayılacan.
0
hopi
(27.05.10)
çözüm "drop"ta. aynı elbiselerin farklı droplarda dikilmiş hallerini deneyin.
0
zener
(27.05.10)
Hakkı Tosyalı her ilde var mı bilmiyorum ama üstünüze göre mükemmel dikiyorlar..
0
black wings gray eyes
(27.05.10)
(6)

yeni araba kokusu kokulu araba kokusu

kibritsuyu
sikko bir başlık oldu.hani yeni araba kokusu vardır ya, birçok kişi hastasıdır o kokunun. hah aynen öyle kokan araba kokusu (parfüm) var mıdır? aynaya asılanlardan, fısfıs şekline olanlardan veya havalandırmaya takılanlardan olabilir fark etmez.
sikko bir başlık oldu.

hani yeni araba kokusu vardır ya, birçok kişi hastasıdır o kokunun. hah aynen öyle kokan araba kokusu (parfüm) var mıdır? aynaya asılanlardan, fısfıs şekline olanlardan veya havalandırmaya takılanlardan olabilir fark etmez.
0
kibritsuyu
(26.05.10)
aynı şeyi yıllarca aradıktan sonra aldığım cevabı aktarıyorum:

o koku, aracın bir çok aksamından gelen kokuların bir karışımı (yeni koltuk döşemeleri, yeni plastik aksam, yeni tavan ve taban kaplaması ..vs) olduğundan dolayı malesef üretilememekte.

bulursan haber ver kiloyla alırım!
0
carliston
(26.05.10)
adını sanını hatırlayamasam da bir firma bunu pazarlama stratejisi olarak yapıyordu diye biliyorum.

edit: bak şuydu o hatırladığım: (duyular ve markalar kitabından)

"İlk sıfır arabanızı aldığınız günü anımsıyor musunuz? Üzerinde kendine özgü bir yeni araba kokusu vardı mutlaka. Çoğu kişi sıfır ara­ba almanın en çarpıcı yanının ondaki yeni araba kokusu olduğunu söy­ler. Pırıl pırıl bir görünümün yanında, kokusu da bir yenilik ifadesidir. Aslına bakarsanız, yeni araba kokusu diye bir şey yoktur. Bu yapay bir kurgudan, doğrudan fantezi yaratan başarılı bir pazarlama oyunun­dan başka bir şey değildir. Bu kokuyu fabrikada görebileceğiniz “yeni araba” kokusu içeren aerosol kutularında bulursunuz. Üretim hattın­dan çıkmadan önce arabanın içine bu koku sıkılır. Ve bu kokunun öm­rü topu topu 6 haftadır; ondan sonra ayakkabılar, eski dergiler ve işe gidip gelirken kullandığınız plastik kahve bardaklarının kokusu birbiri ne karışarak arabanın içini kaplar."
0
kedi olmus gidiyorsun
(26.05.10)
bizim şirketteki arabalardan bir tanesini (fiesta) kuaföre soktular, 400 lira verdiler gerçi ama ilk bindiğimde sanki yeni gibi kokuyordu. bana da öyle gelmiş olabilir gerçi.
0
sotw
(26.05.10)
var sprey seklinde, kapagi siyahti hatta ama markasini falan hic hatirlamiyorum. bitince atmistik haliyle. yine de umudun olsun, bir gun bulacaksin o spreyi.
0
kayranin kedisi
(26.05.10)
susannah
(26.05.10)
yeni araba kokusunun çekici olması için otomobil üreticilerinin uğraştığını, optimum kokuyu bulmak için kastırdığını biliyor muydunuz? yani iki fısfısla olacak iş değil o, pek çok malzeme kombinasyonunun getirdiği bir koku.
0
theos ek mekhanes
(26.05.10)
(6)

lost denen dizi neymiş şimdi? (soru pek spoiler içermez, cevaplar içerebilir)

kibritsuyu
spoiler içermemesi için, izlemeyenleri mağdur etmemek için buradan cevap yazmayın.lost neymiş şimdi? ada neymiş? paralel evren neymiş?final bölümünde ne oldu? yüzlerece entry giriliyor. birkaç tane okudum ama tatmin olamadım. türkçe olmak üzere final bölümünde ne oldu? ne neymiş, neresi neymiş, kim
spoiler içermemesi için, izlemeyenleri mağdur etmemek için buradan cevap yazmayın.

lost neymiş şimdi? ada neymiş? paralel evren neymiş?final bölümünde ne oldu? yüzlerece entry giriliyor. birkaç tane okudum ama tatmin olamadım. türkçe olmak üzere final bölümünde ne oldu? ne neymiş, neresi neymiş, kim neymiş şöyle güzelce anlatıp açıklayan bir site, entry, kaynak vs. arıyorum. üşenmeyip kendiniz açıklarsanız da olur ama zahmet etmeyin, link daha güzel olur.

tekns in edvens.
0
kibritsuyu
(25.05.10)
lost neymiş şimdi? ada neymiş? paralel evren neymiş?

bu soruların hiçbiri cevaplanmadı tam olarak. hatta nerdeyse hiç cevaplanmadı. ada neymiş konusunda adanın tıpası oldugunu öğrendik o kadar :)
0
rurouni
(25.05.10)
bu duyurudan da anlasilacagi gibi kimse tam olarak bisey anlamis degil. dunden beri 1000 den fazla entry girilmis sozlukte hepsini okumadim lakin okuduklarimin cogu bunu cevaplamadilar sunu gecistirdiler 6 yilimiz bosa gitti seklinde. bu duyuru dahi 100 den fazla kez goruntulenmis herkes bir umutla burdan biseyler ogreniriz en azindan umuduyla bakiyor ama nafile.
0
alan shearer
(25.05.10)
kimse asıl cevaplanmayan soruyu konuşmuyor. bir tek ben mi gördüm lan?
-------spoiler-----
kate o mükemmel elbisesiyle kiliseye giriyor sonradan bir bakmışız kıyafet değişmiş. Ne alaka? :)
-------spoiler-----
0
birsoru
(25.05.10)
doğum falan yaptırdı kirlenmiştir o esnada. pilav gününe gidiyor sonuçta kirli elbiseyle mi gitsin?
0
galadnikov
(25.05.10)
@galadnikov bence bir daha izle sen. arabadan iniyor kate ön kapıdan giriyor, jack ise arka kapıdan babasının yanına gidiyor.
0
birsoru
(25.05.10)
adanın ne olduğunu bilmiyoruz. ama dünya ile kötülük arasında bir tıpa var işte adada. tıpa çıkarsa herşey paket. o gördüğümüz flashsidewaty de meğersem arafmış. bizim lostieler ölmüş arafta takılıyorlarmış cennete gitmeden önce.

kate'in kıyafetinden çok jack'in hurley'i koruyucu yaptığı sahnede çamurlu sudan şişeye damacana suyu berraklığında su doldurması dikkatimi çekti.
0
ayiadam
(25.05.10)
(3)

lost özel bölüm? spoiler neyin yok rahat olun.

kibritsuyu
sevgili simit için gelen martılar,lost özel bölümünün altyazısı henüz yok. pınar batum cd2'yi bile anca çeviriyor. dolayısıyla bu akşama özel bölüm altyazısı çıkmaz. (indivx.net'te finalin altyazıları var, özelin yok, olacak gibi bir not da yok)1. özel bölümü izlemesek çok şey kaybeder miyiz?2. orta
sevgili simit için gelen martılar,

lost özel bölümünün altyazısı henüz yok. pınar batum cd2'yi bile anca çeviriyor. dolayısıyla bu akşama özel bölüm altyazısı çıkmaz. (indivx.net'te finalin altyazıları var, özelin yok, olacak gibi bir not da yok)

1. özel bölümü izlemesek çok şey kaybeder miyiz?
2. ortalama ingilizcelerimizle altyazısız izlesek anlar mıyız?
3. illa finali izlemek için bunun altyaızısını bekleyelim mi?

teşekkür ederim.
0
kibritsuyu
(24.05.10)
henüz download ediyorum CD1 ve 2 yi. eğer altıncı sezonu iyi takip ettiysen bence 00'a gerek yok. Bunu sadece eski 00'ları izlemiş birisi olarak söylüyorum belki 6.00'da dikkatimizden kaçan ayrıntıları vurguluyorlardır. Çok yavaş iniyor namussuzlar bi saatte %30'a anca geldi...
0
kimlanbu
(24.05.10)
arena-tr'den 4mbit bağlantı ile ortalama 300-350 kb/s ile indirdim cd1 ve cd2'yi. özel bölüm de 7 tane seed var hepi topu, 250-300 kb/s ile iniyor. fena değil gibi.
0
🌸kibritsuyu
(24.05.10)
ortalama ingilizceyle izleyebilirsin, ingilizce altyazısı var destek olur. zaten daha önceden izlediğin bölümlerin tekrarı olduğundan zorlanmazsın. al www.addic7ed.com
0
birsoru
(24.05.10)
(7)

arabam delirdi

kibritsuyu
sevgili şumayerler.arabam delirdi sanırım.- frene bastığımda gösterge panelinde arka sis farı göstergesi yanıyor. freni bıraktığımda sönüyor.- sol sinyal verdiğimde de panelde arka sis farı göstergesi sinyalle birlikte yan sön yan sön yapıyor (arka sis farının kendisi değil, gösterge panelindeki işa
sevgili şumayerler.

arabam delirdi sanırım.

- frene bastığımda gösterge panelinde arka sis farı göstergesi yanıyor. freni bıraktığımda sönüyor.
- sol sinyal verdiğimde de panelde arka sis farı göstergesi sinyalle birlikte yan sön yan sön yapıyor (arka sis farının kendisi değil, gösterge panelindeki işareti yanıyor sadece.)
- bugün sabah abarttı, ön silecekler açıksa, yine frene bastıkça ve sol sinyal verdikçe, arka silecek açık olmadığı halde frenle ve sol sinyalle senkronize şekilde arka camı siliyor.
- bunu da gece fark ettim, kısa farlar da yanmıyor.

sigortaları falan sağlam. ne oluyor bu arabaya?
0
kibritsuyu
(24.05.10)
elektrik aksamının geneline bir baksınlar. aküye de baksınlar. çözerler hemen. bir servise götürüverin.
akülerin üzerine içindeki sıvılarla ilgili göstergeler vardı bir zamanlar. hala öyle ise onları bir kontrol edebilirsiniz. başka bir arabanın aküsüne bağlayıp bir deneyebilirsiniz. o zaman zaten aküden olup olmadığı anlaşılır.
yine de sonuçta servise gideceksiniz illa ki. (genel vatandaş bilgisine sahip olduğunuzu düşünerek bunu diyorum tabi. :P)
0
kediebesi
(24.05.10)
araba ney? akuyle alakali oldugunu sanmiyorum, arac gelismis bir modelse halk arasinda beyin adi verilen parcasi sapitmis olablu. kafasi karismis yani.
0
jupiterianvibe
(24.05.10)
bi msj vermeye çalışıyo bence ...
0
ramizdede
(24.05.10)
sis farına giden kabloda şase var demek ki. siz herhangi bir elektrikli aksamı çalıştırınca onlarda yanıp sönüyor dolayısı ile.
son zamanda aracınızın elektrik aksamıyla ilgili bir çalışma yaptırdınız mı?
alarm taktırmak, far ampülü değiştirtmek, teyp/hoperlör taktırmak gibi...
0
icemanr
(24.05.10)
istanbuldaysanız, mesaj atın sözlükten . birilerine yönlendirebilriim. keşke arabanızın marka ve modelini de yazsaydınız.
0
ykyt
(24.05.10)
@kibritsuyu: baktırdın mı hocam neymiş sorun?
0
icemanr
(25.05.10)
baktırmış galiba. bana da mesaj atmadı :)
0
ykyt
(03.06.10)
(3)

core2duo t6600 vs core i3 330m

kibritsuyu
ve niye? çok teknik olmadan.
ve niye? çok teknik olmadan.
0
kibritsuyu
(22.05.10)
en.wikipedia.org

İyi kötü bir fikir verir bu karşılaştırma. İşlem kapasitesi, güç tüketimi ve cache bellek gibi farklar var. En basidinden i3 daha az güç tükettiği için laptop'un pil ile çalışma süresini uzatır. Daha az ısınır. Daha verimlidir ve aynı sürede daha çok işlem yapabilir vs. vs. Ayırabileceğin bütceye ve yapacağın işe göre seçebilirsin.
0
garfield13
(22.05.10)
i3: 4 thread çalıştırıyor, ön belleği daha fazla, Nehalem mimarisi sebebiyle frekansı daha düşük olsa da performansı daha yüksek, güç tüketimi daha düşük. Ayrıca 32nm ile üretiliyor i3'ler, Core2Duoi'lar 45nm (Daha az ısınma, daha az fan sesi).

Ek olarak eğer notebook üreticisi izin vermişse (bkz: wireless display technology) kullanabilirsiniz ama Türkiye'ye gelen modellerde bu özelliği açmadan getiriyorlar genelde firmalar.
0
crown
(22.05.10)
i3 çok daha yeni bi teknoloji
0
cnonefb
(22.05.10)
(3)

inter

kibritsuyu
şimdi taşak geçmece yok. bilmiyoruz ki soruyoruz.abicim inter milan nedir, inter nedir, internazionale nedir? bunların hepsi aynı takım mıdır, yoksa bizdeki adanaspor, adana demirspor gibi başka başka takımlar mıdır? şu lacivert siyah forması olan ve şampiyonlar ligi finali oynayacak olan takım hang
şimdi taşak geçmece yok. bilmiyoruz ki soruyoruz.

abicim inter milan nedir, inter nedir, internazionale nedir? bunların hepsi aynı takım mıdır, yoksa bizdeki adanaspor, adana demirspor gibi başka başka takımlar mıdır? şu lacivert siyah forması olan ve şampiyonlar ligi finali oynayacak olan takım hangisidir?
0
kibritsuyu
(22.05.10)
hepsi aynı takımdır.

trabzon, trabzonspor, karadeniz fırtınası gibi
galata, galatasaray, cimbom, galatasaray a.ş. gibi eş anlamlı isimlerdir.

evet o lacivert siyah formalı takımdır.
0
mhm
(22.05.10)
İnter, Milano şehrinin takımıdır. Galatasaray İstanbul hesabı İnter Milan kullanımı buradan geliyor.

Kısaca İnter demeyi tercih ediyor alemdeki abilerimiz ve dahi kendi taraftarları. :)
Edit: AC Milan baş düşmanları onlarla karışmamak için sadece İnter diyorlar. :)

Klübün tam adı F.C. İnternazionale Milano. Milano intergücü gibi bir anlamı var tahmin edebileceğiniz gibi.

Ve evet hepsi aynı takımın adı ve evet ŞL finaline çıkan takım bu takım. :))
0
kadim kishi
(22.05.10)
Yanlış olabilir ama çok eskiden şöyle birşey duymuştum. Milano takımı kendi içerisinde yabancı oyuncu oynatalımcılar ve oynatmayalımcılar diye ikiye ayrılmış. İşte oynatalımcılar İnter, diğer grup Milan olarak yoluna devam etmiş.
0
iustitia omnibus
(22.05.10)
(2)

paylaşımsız ekran kartlarının ram'den kullanması

kibritsuyu
şimdi diğer her şeyi aynı, sadece bellekleri farklı iki ekran kartı düşünelim laptop için.(x) 512 mb.(y) 1 gb.diyelim bu ekran kartlarına. ve bu ekran kartları, kendi sabit bellekleri yetmediğinde ram'den kullanacak şekilde ayarlanmış. 512 mb.'lık x ekran kartı 4 gb ram'li bir makineye takılmış.1 g
şimdi diğer her şeyi aynı, sadece bellekleri farklı iki ekran kartı düşünelim laptop için.

(x) 512 mb.
(y) 1 gb.

diyelim bu ekran kartlarına. ve bu ekran kartları, kendi sabit bellekleri yetmediğinde ram'den kullanacak şekilde ayarlanmış.

512 mb.'lık x ekran kartı 4 gb ram'li bir makineye takılmış.
1 gb.'lık y ekran kartı da 2 gb ram'li bir makineye takılmış.

şimdi diyelim ki 512 mb. ekran kartı takılı bilgisayara 512 mb. yetmedi. 1 gb'a ihtiyaç duyuyor. ram'den bir 512 mb. daha aldı kendine. ram 3,5 gb .kaldı.

hah soru geliyor. şimdi bu durumda 512 kendi belleği + 512 ram'den aldı = 1 gb ram'li y ekran kartı ile aynı gibi oldu mu? yani o bilgisayar 1 gb. paylaşımsız ekran kartı takılı ve 3,5 gb ram'li bir bilgisayar gibi mi oldu?

umarım anlatabildim?
0
kibritsuyu
(20.05.10)
teoride oyle olsa da, pratikte su var; ekran kartlarında gddr bellekler var, graphic ddr. bunların frekansları(mhz, ghz) ve bant genişlikleri(gb/s) ddr ramlerden daha yüksek[genelde gddr 5 kullanılıyor su sıra onlar da 3000 mhz civarında calısma hızları). ram den yemeye basladıgında bi miktar yavaslaması gerekiyor, ram den gelen bilgi daha az oluyor.
0
bryan fury
(20.05.10)
bant genişliği ciddi derecede darbe alacaktır. mesele sadece iki bellek arasındaki hız farkı değil, sistem belleklerine ait bant genişliği işlemci başta olmak üzere diğer bileşenler tarafından da kullanıyor aynı zamanda bellek ile gpu arasındaki fiziksel mesafenin artışı da performansa olumsuz yansıyacaktır. yine gpu iki farklı hızda belleği kullanmayacağı ve düşük hızda çalışan belleği yüksek hıza çıkarma gibi bir imkanı bulunmadığından; hızlı olan bellekleri düşük olan belleğin hızlarına indirmek zorunda kalacaktır. yani, çoğu zaman tek başına 512mb ekran kartı belleği, 512mb ekrankartı belleği+512mb sistem belleği kombinasyonundan daha hızlı çalışacaktır. zaten hiç bir adam akıllı ekrankartı bu tarz bir paylaşım imkanı vermez. genelde giriş seviyesi üstü sistemlerde bu tarz bir yola başvurulur ki; bu sistemlerde kullanılan gpu o kadar veriyi işleyecek kapasitede olmaz. bu daha çok bir pazarlama hilesi kullanılıyor, pratikte hiç bir faydası yok.
0
opteron
(20.05.10)
(3)

divxplanet'a girince coşan bilgisayar

kibritsuyu
nfs shift, street fighter 4 gibi grafikli oyunları oynarken bile ısınmayan, oyunu oynerken fanı son sürat çalışsa bile oyundan çıkar çıkmaz yavaşlayan, sıcaklığı %50'yi geçmeyen bilgisayar, divxplanet sitesine girince fanını deli gibi çalıştırıyor. health monitor'den bakınca her zaman %20-30'larda o
nfs shift, street fighter 4 gibi grafikli oyunları oynarken bile ısınmayan, oyunu oynerken fanı son sürat çalışsa bile oyundan çıkar çıkmaz yavaşlayan, sıcaklığı %50'yi geçmeyen bilgisayar, divxplanet sitesine girince fanını deli gibi çalıştırıyor. health monitor'den bakınca her zaman %20-30'larda olan güç tüketiminin %50'lerin üstüne çıktığını, yine %30-40'larda olan işlemci sıcaklığının ve fan hızının da abaroz gibi %60-70'lere çıktığını, fanın son sürat çalıltığını görüyorum. tespit ettiğim kadarıyla divxplanet'taki flash ile hazırlanmış tivibu reklamı yapıyor bunu.

olur mu lan, tam ekran yüksek grafikli oyunlarda bile coşmayan bilgisayar, küçücük sitindirik bir flash reklamda nasıl coşuyor?
0
kibritsuyu
(19.05.10)
flash grafik kartına değil de işlemciyebiniyor çünkü.
garip bişey o flash. sürekli son sürüm indirrip kurmak da fada sağlamıyor.
0
godless frog
(19.05.10)
duzgun optimize edilmemis flashlar hep boyle sorunlar yasatiyor. aslinda islemcinin tamamini kullanmamasi gerek ama %100 oluyor o reklam ciktigi anda. kisaca reklami hazirlayan firmanin halt etmesi. flash zaten garip bir teknoloji.
0
entrapmen
(19.05.10)
"hangi reklam ?" diyorum sadece. Ayıp ama adblock plus kullanıyorum uzun süredir, ekşi sözlükte'de dediğin gibi işlemciyi ağlatan reklamlar görünmeye başladığında el mahkum kullanmaya başladım çok memnunum.

İstediğin flash animasyonunun üstün gel, köşesinde "engelle" seçeneği çıkıyor. Tıkladığın anda sonsuza kadar yok oluyor o reklamlar senin için.
0
kimlanbu
(19.05.10)
(2)

artık pek görmediğim bir doktor aleti

kibritsuyu
aslında gerçekte de hiç görmedim. eskiden dizilerde, filmlerde, karikatürlere falan kişinin doktor olduğu anlaşılsın diye kullanılırdı.kafaya talılan bir alet. tam alnın ortasına biraz yukarı gelecek şekilde yuvarlak, ortası delik ayna gibi bir alet. sanki alnının orta yerine kayışla 8 cm'lik küçük
aslında gerçekte de hiç görmedim. eskiden dizilerde, filmlerde, karikatürlere falan kişinin doktor olduğu anlaşılsın diye kullanılırdı.

kafaya talılan bir alet. tam alnın ortasına biraz yukarı gelecek şekilde yuvarlak, ortası delik ayna gibi bir alet. sanki alnının orta yerine kayışla 8 cm'lik küçük cd'lerden takmışsın gibi bir alet.

neydi bu alet? ne işe yarardı?
0
kibritsuyu
(18.05.10)
Helal olsun cok iyi tarif etmisin kofteyi.

ALIN aynasi

KBB'ciler kullanir.

Karsida bi isik olur. O isik bu cukur aynaya carpar kuvvetlenerek senin bademciklerine yansir. Herif o aynanin ortasindaki delikten senin bogazini rontgenler.

Sanada kocaman bi AAAAAAA demek duser.

Diline bastirir abeslang'la ve sen de ogurursun.

Bonus:

www.google.com
0
compadrito
(18.05.10)
Doktorculuk oyuncaklarının da olmazsa olmazıydı seksenlerde :)
0
sourlemonade
(18.05.10)
(8)

en iyi virüs programı (ucuz ve beleş değil, korsan değil, parasıyla lisanslı)

kibritsuyu
bugüne kadar nod32 kullandık, sayesinde bilgisayarlarımız kasmadan korundu. hala da nod32 kullanıyorum.lakin en son şubat ayında fujacks denen illet bir virüsü tesipt etmesi, ancak silememesi, "temizliyorum" diyerek virüsün bulaştığı tüm exe dosyalarını bozup bilgisayarı kullanılamaz hale getirmesi
bugüne kadar nod32 kullandık, sayesinde bilgisayarlarımız kasmadan korundu. hala da nod32 kullanıyorum.

lakin en son şubat ayında fujacks denen illet bir virüsü tesipt etmesi, ancak silememesi, "temizliyorum" diyerek virüsün bulaştığı tüm exe dosyalarını bozup bilgisayarı kullanılamaz hale getirmesi nedeniyle soğudum kendisinden. korktum da. tüm dosyaları falan da günceldi halbuki.

şimdi yine bilgisayarları kasmadan süper koruyan, virüs, trojan, adware malware spyware ne haltsa hr şeyi temizleyen bir virüs programı istiyorum. her şeye rağmen yine nod32 der misiniz? yoksa başka bir öneriniz olur mu?

mesela nod32'li bilgisayarı göçerten bu dediğin fujacks virüsü flaşdiske de bulaşmış. flaşdiski, üstünde 30 gün denemeli mcafee yüklü toshiba bilgisayara takar takmaz "tespit ettim, temizledim, engelledim, bulaştırmadım" diyip hem virüsü sildi, hem dosyayı bozmadı. öyle bir rogram olsun.
0
kibritsuyu
(17.05.10)
kaspersky
0
aksasu
(17.05.10)
apple kullanin, virus girmiyor:)
0
co2s2
(17.05.10)
norton kullan, kullan ama şunları da göz önüne al
-Bilgisayarın anasını ağlatır.
-Öyle bir sarar ki bilgisayarını bazen kontrolü sana vermez bile
-Çöp tenekesine kadar her yere detaylı bir koruma sağlar.
Ben kullanır mıyım? Kullanmam. bilgisayarım monster değil ki benim.
0
birsoru
(17.05.10)
avira premium security suite de iyi bence. önce crack'li olarak kullanın, beğenirseniz satın alırsınız isterseniz.
0
sanal uyku
(17.05.10)
(bkz: avira antivir)
kampanya lisansları var 3 aylık ve 1 aylık. yok parayla alcam dersenizde olur. ben çok memnunum. ayda 1 bilgisayara format atardım. avirayı aralıkta yükledim o zamandan beri formata hiç ihtiyaç duymadım
0
rereroro
(17.05.10)
rusların yaptıgı hiçbirşey kötü olamaz. kaspersky+1
0
gofragol
(17.05.10)
0
mahsunkul
(17.05.10)
Microsoft security essentials derim. Aylardır kullanıyorum çok da memnunum. Çok hafif ve işini iyi görüyor gerçekten. Eğer yok kullanmam başka yok mu? dersen bitdefender derim. Security essentials kullanmanadan önce Bitdefender kullanıyordum. Bitdefender'in elemanları virus analysis işinde baya iyiler. Bitdefender'ı şu an kullanmıyor oluşum security essentials'ın windows 7 ile birlikte gelmesi, kullanıp denemem ve memnun kalmam neticesinde gerek görmemem. Yoksa gene tercihim bitdefender olurdu. Hem öyle çok da pahalı da değil. Kaspersky da iyidir ancak yeni versiyonları ile birlikte gereksiz kasıntı yapıyor. Alternatifleri varken kendisine gerek yok.
0
pointer
(17.05.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.