Giriş
(4)

excel'de süper loto oynamak

kibritsuyu
yav google'ladım, makro bilmemne diyor. vardı sanki. abartı bir şey aramıyorum. "1 ile 54 arasında rastgele bir değer ver" diyebileceğim bir formül yok mu? bu formülü 6 satıra kopyalarım olur biter (ha aynı sayıları verebilir ama olsun). sanki rnd diye bir fonksiyon vardı, =rnd(1;54) gibi bir şey ya
yav google'ladım, makro bilmemne diyor. vardı sanki. abartı bir şey aramıyorum. "1 ile 54 arasında rastgele bir değer ver" diyebileceğim bir formül yok mu? bu formülü 6 satıra kopyalarım olur biter (ha aynı sayıları verebilir ama olsun). sanki rnd diye bir fonksiyon vardı, =rnd(1;54) gibi bir şey yazıyorduk da oluyordu. ama bulamıyorum bir türlü.

bu arada türkçe excel kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(19.11.09)
=YUVARLA(YUVARLA(S_SAYI_ÜRET();1)*54;0)
0
€xpolerer
(19.11.09)
s_sayı_üret aklıma geldi, denedim de ama 0 ile 1 arasında verdiği için olmaz demiştim. 54 ile çarpmak hiç aklıma gelmemişti :)
0
🌸kibritsuyu
(19.11.09)
burdaki dosya ilginizi çekebilir;

www.excel.web.tr
0
mahallenindelisi
(19.11.09)
"rastgelearada" formülü ile yapabilirsin.
0
charlesbukowskiineksi
(19.11.09)
(13)

bu yaştan sonra meslek değiştirmek

kibritsuyu
arkadaşlar 30 yaşındayım. bilen bilir mali müşavirim, kendi bürom var. çok şükür kazancım da idare ediyor. şimdi millet işsiz gezerken kendi bürosunu açmış çalışan bir adamın şımarıklığı olarak görmeyin lütfen ama ben bu yaştan sonra mali müşavirlik mesleğini bırakıp başka iş yapabilir miyim? her ye
arkadaşlar 30 yaşındayım. bilen bilir mali müşavirim, kendi bürom var. çok şükür kazancım da idare ediyor. şimdi millet işsiz gezerken kendi bürosunu açmış çalışan bir adamın şımarıklığı olarak görmeyin lütfen ama ben bu yaştan sonra mali müşavirlik mesleğini bırakıp başka iş yapabilir miyim? her yer konusunda tecrübeli adam arıyor. ya da yetiştirilmek üzere yeni mezun arıyor. ben yeni mezun değlim okul biteli yıllar olmuş. muhasebe, vergi, ssk vs dışında başka işte de tecrübem yok. muhasebe alanından çıkmak istiyorum artık. vergi, ssk ıvır zıvır her halta bir ceza olması, idarenin despot, illa ki ceza keserim şeklindeki uzlaşmaz tavrı beni canımdan bezdirdi. hayır henüz yemiş olduğum bir ceza yok ama forumları falan okudukça stres üstüne stres basıyor. psikolojim bozuldu, geceleri uyuyamıyorum acaba ufacık bir hatamdan birine binlerce tl. ceza gelirse ne halt yerim diye. aynı hatayı bütün mükelleflerime yaptıysam yüzbinlerce tl. ceza gelirse hayatım nasıl kayar diye. iki ayda dört kilo verdim sırf sıkıntıdan stresten. uyku muyku düzenim bozuldu. ya kalp krizinden, ya beyin kanamasından küt diye gidivericem o olucak. biraz rahatlarım diye mesleki sorumluluk sigortası bile yaptırdım ama hala içim rahat değil.

bir şeyler önerin bana. bu yaştan sonra, muhasebe alanında tecrübe kazanmış ama muhasebeden bıkmış, başka bir iş yapmak isteyen bir adam ne yapar, nerede çalışır? memur olayım dedim, 30 yaşının üstünde a grubu memur alan yok. ne yapayım bir akıl fikir verin yoksa durum fena.
0
kibritsuyu
(13.11.09)
ben 26 yaşındayım ve 2 yıldır aynı düşünceler içerisindeyim. ben de icra ettiğim meslekten soğumuş durumdayım ve sevdiğim, yapmaktan zevk alacağım bir iş yapmayı planlıyorum. bunun için ilk iş hangi mesleğe geçeceğime karar verdim ve bu konuda bir vizyon belirledim. meslek olarak yazılımcılık, vizyon olarak da kendi yazılım şirketini kurup türkiye'nin/dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden bir haline getirmeyi seçtim. bunun için hesaplar yaptım, mesleğimi bırakmak için uygun zaman ve koşullar neler, mevcut birikimimle maddi ve ruhsal yapımımla psikolojik olarak ne kadar süre işsizliğe dayanabilirim, kendime yapacağım yeni bilgi yatırımları ne kadar sürer, yeniden üniversite okumalıyım yoksa kurslarla bu işi halledebilir miyim? işler rayına oturduktan sonra evlenme yaşım geçmiş olur mu? bu ve benzeri soruların cevabını ara önce.
0
cashkopat
(13.11.09)
sorması ayıp, cebinizde ne kadar sermaye var yeni bir iş kurmak için..
kendinize ait bir ev-otomobil falan var mı? bir de bunların dışında size garanti para getirecek bir yatırım (içinde kiracısı olan bir ev, ya da faizini yediğiniz biraz para veya ne biliyim işte taksi plakanız falan) var mı?
0
de jure
(13.11.09)
bi kasabaya git muhasebecilik yap boş vakitte balığa çık onları sat.
0
jamswety
(13.11.09)
yeni iş kurmak için sermayem yok. zaten de kendi işimde çalışmayı düşünmüyorum. zaten yaklaşık 7 senedir kendi işimde çalışıyorum diyebilirim. çok acaip di mi, herkes başkasının yanında çalışıp para biriktirip kendi işini kurma hayalleri kurar, ben direkt kendi işimden başladım ama kendi işimden bunaldım. zamanında bi memuriyete girmediğime eşşek gibi pişmanım, şimdi de yaşım geçti.

en güzeli jamswety'nin dediği gibi git bi kasabaya yerleş, ufak tefek defter tut, kendi çapında geçin. ama evliyim, sorumluluklarım var. tek başıma olsam belki alır başımı giderdim. en mantıklısı tribal'in dediği gibi büyük şirketlerin muhasebe departmanı falan olabilir. en büyük riskim, hata yapınca işten kovulmak olsun. ufak bir hatam yüzünden elalem adına yüz milyarlık ceza falan yemeyeyim. zaten kariyer sitelerinden bakınıyorum öyle işlere de. ama sen 9 senedir çalış, yüksek lisans yap, mali müşavir ruhsatını al, sonra git zobidik şirkette kasiyerlik yap da olmaz. yine en azından birikimim ve tecrübeme uygun olmalı. çömez de değilim çünkü.

işim çok zor :(
0
🌸kibritsuyu
(13.11.09)
Bence en iyisi bir psikoloğa git, bu düşüncelerini onunla paylaş, rahatla...
0
selimse
(13.11.09)
gel beraber inşaat yapalım, ben de sıkıldım. :)

şaka bir yana, zor bi durum be. ama tam tersi halde de sıkıntılarının çok azalacağını zannetmiyorum. anladığım kadarıyla biraz mükemmeliyetçi bir yapın var ve aslında o kadar büyük hata yapma ihtimalin oldukça az olmasına rağmen bu seni boğuyor. belki biraz da yaptığın her şeyin bedelini birebir ödeyecek olma hissi seni kıstırmış ve bu aslında işinde yeterli veya iyi birisi olmana rağmen özgüvenini zayıflatıyor.

bence sorun yaptığın işte ya da çalıştığın alanda değil, sende. emin ol bu kadar donanımlı olmadığın bir alanda çalışmak ya da birilerine bağlı şekilde çalışmak bir müddet güzel gibi gelse de sonrasında çok daha beter hale sokar seni. biraz kendine güvenini arttırmanın yoluna bak. sıkıntını ticaretle ya da kendi işini yapmış aile büyükleriyle paylaş. mutlaka onlar da böyle evreler yaşamıştır ve illa çözüm önerileri vardır.

yaptığın işin sorumluluklarını az çok biliyorum ama emin ol bissürü insan
(mali müşavir) bunları senin onda birin kadar umursamadan yalan yanlış devam edebiliyor işine. işinle ilgili sorumluluklarını azaltacak önlemler al. başkasının (müşterinin) yaptığı hatalar seni de bağlıyorsa bunlara göre önlemler al. sakat müşterilerini, dandik fatura alanları ele. az olsun ama sağlam müşterilerin olsun. az kazan ama daha dertsiz ol.

mesleğin bence oldukça güzel bir meslek. bunu biraz daha güzel hale getirirsen emin ol pek çok insana göre daha mutlu ve sorunsuz bir hayat yaşayabilirsin. memuriyete özenmişsin ama emin ol bu kadar süre kendi işini yapmış birisi beş para etmez bir amirin karısıyla ettiği kavga sonrasında kendisine dandik bişeyden fırça kaymasını kaldıramaz.

sonuç olarak yaşadığın bence geçici bir dönem. atlattığın zaman çok daha iyi hissedeceksin. unutma, taş yerinde ağırdır...
0
hevipeyra
(13.11.09)
kibritsuyu, birkaç şey söylemek, biraz da sormak isterim. İsterseniz uyuklayankedi et hotmeyl kom adresinden iletişime geçebilirsiniz.
0
uyuklayankedi
(13.11.09)
yuksek lisansim var demissiniz, memurluk icin iyi arastirdiniz mi, benim hatirladigim normal memurluk yasi 30 iken yuksek lisans-doktora yapanlar icin 32. bu seneki kpss'ye girip bir sansinizi deneyebilirsiniz, bir yandan ozel sirketlere basvururken. bir de, muhasebe ile ugrasmak istemiyorum demissiniz, ozel bankalarin yas siniri da 30 mudur? ya da kamu bankalarinin? belki onlarda da yuksek lisans sahibi olanlar icin esneklik varsa mufettislik sinavlarina girebilirsiniz. 'ben isimde hata yaparsam" stresi yerine, baskasi hata yapmis mi onu kontrol edersiniz. 32 ise bile yas siniri, bu secenekler icin oturup ciddi ciddi ders calismanis gerekecek ki bilemiyorum ona enerjiniz var midir?
0
nazenin
(13.11.09)
benim babam yaklaşık 30 yıldır muhasebecilik yapar ben de 2 yıldır yanındayım(maliye okuyorum) bi iş önerisinde bulunamayacağım kusura bakma ama üstteki bilgiler ışığında söyleyebileceğim tek şey biraz geniş olmak gerektiğidir. ceza konusunda çok iyi anlıyorum seni mesela geçen ba/bs ler veriliyodu misal son gün saat öğleni geçer gibi olunca elemanlar olarak biz gerildik stres olduk babamda tık yok amaan yetişir nasılsa diyo. biraz da böyle olmak gerekiyo yoksa hakkaten cezalar,vergi daireleriyle muhattap olmalar felan büyük sıkıntı ama en azından biraz daha rahat olmaya kafaya takmamaya çalışın derim naçizane.

ha bir de küçük kasaba da iş yapma fikri babamında idealidir yıllardır. tabi babam memlekete gitmeyi düşler sahil felan yerine. ankaranın hengamesine alıştıktan sonra küçük yerleri kaldırır atarsınız zaten ama kazanç da değişir tabi. memleketi felna düşünün bi (bu çok klişe oldu ama neyse artık)
0
genc irisi
(13.11.09)
hem sen kazan müşavirlik mesleğinle, hem biz kazanalım ne dersin? şaka değil ciddiyim ben hocam istersen eğer aklına yatarsa ilgilenirsin yok ilgilenmem dersen de sen bilirsin. [email protected] istersen bi mail atıver :) iyi akşamlar.
0
vurursa gol olur
(14.11.09)
Benim de mesleğim, finans ağırlıklı çalışıyorum, özel sektörde. Stresli bir işiniz var. Haklısınız. Benim önerim ise, ofisiniz de var hazırda, gemi acenteliği veya brokerlık yapmanız. Sermaye de gerektirmez. Oldukça da zevklidir. İyi de kazanabilirsiniz. İnsan işini severek yapmalı ve mutlu olmalı. Size kolay gelsin.
0
july14
(14.11.09)
Kendi isyerini acmis adamin kapatip memuriyete girmesi, bilemiyorum Altan..

Bence borsa olabilir, benim muhasebeci 2 sene once 10 senedir calisitigi firmadan kovuldu. Bir yandan is ararken bir yanda vakit degerlendireyim diye borsaya sardi. Sonra is aramayi birakti borsadan yardiriyor, en son gordugumde keyfim yerinde diyordu.
0
cooperr
(12.03.21)
(3)

arog fragmanı ve filmi ---spoiler içerebilir---

kibritsuyu
-------------------------spoiler--------------------------------------------------spoiler-------------------------arog filmi ilk duyurulduğund nete düşen ilk fragmanlarında ceku doğum yapıyordu. saırım alien gibi bir şey doğuruyordu. doğurtan da zafer algöz idi.lakin filmde böyle bir sahne yoktu? çı
-------------------------spoiler-------------------------
-------------------------spoiler-------------------------

arog filmi ilk duyurulduğund nete düşen ilk fragmanlarında ceku doğum yapıyordu. saırım alien gibi bir şey doğuruyordu. doğurtan da zafer algöz idi.

lakin filmde böyle bir sahne yoktu? çıkarılmış sahne midir, başka bir şey midir, benim izlediğim mi yamuk versiyon falandır?
0
kibritsuyu
(12.11.09)
arif'in filmin başında gördüğü rüyaydı o. filmin ilk sahneleri olarak yayınlandı.
0
jangara
(12.11.09)
onlar teaser. genelde filmde görmediğin sahneleri de içeren, izleyiciyi gösterimden önce gaza getirip ilgisini toplamak için kullanılan hedeler. trailer film tanıtımıdır, teaser gaza getirici.
0
oddity
(12.11.09)
gec kalmısım, o bir teaser, kıskırtıcı diye cevirebiliriz. gel babana gel babana diyor orada sair.
0
hubble
(13.11.09)
(1)

bu vista hakikaten mal

kibritsuyu
yav freecell oynamaya başladım. uğraştım didindim oyunu açamayacağımı düşündüm. çık dedim oyundan, "kaydedeyim mi, sonra devam edersin" dedi. kaydet mına koyim belki daha bol vaktimde iyice bakarım dedim. sonra her freecell'e girişimde "kaydedilmiş oyuna devam ediim mi" diye sormaya başladı bu. deva
yav freecell oynamaya başladım. uğraştım didindim oyunu açamayacağımı düşündüm. çık dedim oyundan, "kaydedeyim mi, sonra devam edersin" dedi. kaydet mına koyim belki daha bol vaktimde iyice bakarım dedim. sonra her freecell'e girişimde "kaydedilmiş oyuna devam ediim mi" diye sormaya başladı bu. devam et de bitiriyim dedim, devam ettim, ama hakikaten açılmıyor. lakin açılmamakla kalmıyor, göt gibi her freecell açışımda "devam ediim?" diye de soruyor. ulan oyun bitmiyor işte kilitlendi öküz. özellikle kilitliyorum, "başka halme kalmadı" diyor, ama oyunu da silmiyor.

neyse uzatmayım. ne yaptım ne ettiysem kaydedilmiş oyunu silemedim. açılsa belki silinir ama açılmıyor da. nasıl silecem ben bunu? xp'de ctrl+shift+f10 yapınca açılırdı. o da olmuyor.
0
kibritsuyu
(10.11.09)
kullanıcı dosyasının altında kaydedilen oyunlar altında freecell dosyasının içine kaydediyor oyunu, sil gitsin içindeki save dosyasını bir daha sormaz.

kaydedilen oyunlar dosyasını bulamadıysan başlat'a yaz direk çıkar.
0
ocanal
(10.11.09)
(4)

sigorta acentesi batarsa

kibritsuyu
arkadaşlar sigorta poliçemi hazırlayan x sigorta acentesi batarsa, dükkanı kapatıp giderse ben kimle muhatap olurum? acentelik kapandı diye sigortam yanmaz di mi?
arkadaşlar sigorta poliçemi hazırlayan x sigorta acentesi batarsa, dükkanı kapatıp giderse ben kimle muhatap olurum? acentelik kapandı diye sigortam yanmaz di mi?
0
kibritsuyu
(10.11.09)
Şirket iflas ederse sigortalılar iflas masasına 3. sırada iştirak ediyormuş. (Tahminim amme ve işçi alacaklarından sonra) Acente iflas ederse sorumlu olması gerek diye tahmin ediyorum. Şirket ve acente ilişkilerini TTK düzenliyormuş, Nisan 2008'de de acentelere çekidüzen verilmek üzere yönetmelik çıkmış.
0
uyuklayankedi
(10.11.09)
yanlış bilmiyorsam sigorta poliçesi imzalandıktan sonra acenta kaçarsa/batarsa bi şekilde tükiye sigortacılar birlğimi nedir öyle bi kurum ilgileniyor konuyla bir zarar görmüyorsunuz o da olmadı o kurumda sıçtı diyelim dünya sigotacılar birliği var o paranızı ödüyor. en azından ben öyle biliyorum. tabi poliçenizin sağlam bir acenta tarafından yapılmış olması ve dediğim kurumlara bildirilmiş olması gerek yoksa bi numara olmaz...
0
pposeidon1
(10.11.09)
acentelik zaten aracı kurumdur poliçeyi şirket adına satar ve komisyon alır hasar olsun falan filan olsun bunların hepsiyle şirket ilgilenir acente batsın batmasın poliçeler şirketin sisteminde kayıtlıdır zaten
0
abuzittin
(10.11.09)
sigorta ve resurans sirketleri birligi mi ne vardı, guzel de bi sekreterleri vardı, selam ederim burdan, oraya sor bunu. selam da soyle ablaya.

www.tsrsb.org.tr
0
bryan fury
(10.11.09)
(1)

dosyayla ilişkilendirilmiş program iptali

kibritsuyu
arkadaşlar bu hamına kodumun vistasında bir programla ilişkilendirilmiş dosyanın ilişkisini nasıl iptal edicez? dat uzantılı dosyayı windows media player ile aç dedim (vcd dosyası). aşağıdaki "hep bu programı kullan mınakoyim" şeysi işaretliymiş. şimdi tüm dat dosyaları wmp ile açılıyor. başka şeyle
arkadaşlar bu hamına kodumun vistasında bir programla ilişkilendirilmiş dosyanın ilişkisini nasıl iptal edicez? dat uzantılı dosyayı windows media player ile aç dedim (vcd dosyası). aşağıdaki "hep bu programı kullan mınakoyim" şeysi işaretliymiş. şimdi tüm dat dosyaları wmp ile açılıyor. başka şeyle de açılmasın. komple iptal olsun, tanınmayan bilinmeyen dosya türü olsun. simgesi falan sıfırlansın. birlikte aç menüsüne girince ilişkili olan, önerilen diye gözüken şey silinmiyor. olsa olsa yenisi ekleniyor. eklenmesin. iyice silinsin, komple mala dönsün bilgisayar. dat uzatısını görünce "ben bunu tanımıyom, neyle açayım, bu ne lan" desin.
0
kibritsuyu
(09.11.09)
denetim masasında "varsayılan programlar" olması lazım. çözüm o.
0
weeping guitar
(09.11.09)
(3)

farmville nasıl okunur

kibritsuyu
kolej mezunu biri olarak bunu sormaktan hicap duyuyorum. arkadaşlar arasında yanlış telaffuz edip taşakoğlanı olmadan önce söyleyin ciğerler. farmville nasıl okunur?a. farmvilb. farmville (yazıldığı gibi)c. farmvilid. diğer
kolej mezunu biri olarak bunu sormaktan hicap duyuyorum. arkadaşlar arasında yanlış telaffuz edip taşakoğlanı olmadan önce söyleyin ciğerler. farmville nasıl okunur?

a. farmvil
b. farmville (yazıldığı gibi)
c. farmvili
d. diğer
0
kibritsuyu
(05.11.09)
anadolu lisesi mezunu olarak a.farmvil diyorum. testlerde başarılıyımdır bak.
0
lemmiwinks
(05.11.09)
microsoft anna'nın doğrulaması üzerine kesin cevap = farmvil

tabi öyle küt diye değil, ingiliz ingiliz okunacak.
0
jangara
(05.11.09)
A

edit: gec kaldik layn! :)
0
ucan sincap
(05.11.09)
(3)

trombosit ve kan grubu

kibritsuyu
yukarıdaki trombosit ilanını görünce aklıma geldi.trombosit bağışında kan grubunun önemi var mıdır? ben kan grubunu belirleyen antijenler alyuvar hücrelerinde bulunur, dolayısıyla trombosit hücrelerinde kan grubu ile ilgili bir şey yoktur, trombosit bağışında kan grubu fark etmez diye biliyorum. ama
yukarıdaki trombosit ilanını görünce aklıma geldi.

trombosit bağışında kan grubunun önemi var mıdır? ben kan grubunu belirleyen antijenler alyuvar hücrelerinde bulunur, dolayısıyla trombosit hücrelerinde kan grubu ile ilgili bir şey yoktur, trombosit bağışında kan grubu fark etmez diye biliyorum. ama ilanlar sürekli kan grubu belirtilerek verildiği için şüpheye düştüm. nedir işin dorğusu? farklı kan grubundaki hastaya trombosit bağışlanabilir mi?
0
kibritsuyu
(04.11.09)
ben yıllar önce 0 rh + olması gerekliliği ile trombosit verdim.. hatta o zmn önce kanımı sormuştu arkadaş, bende kan vermeye gittiğimi sanıp,trombosit vermiştim...belkide genel verici olmasından dolayıda olabilir..
0
grknn
(04.11.09)
açıkçası trombositte çok fazla irdeleniyor kan. bildiğim kadarıyla kan gurubu önemli. yani alakasız bir kandan veremiyorsunuz trombosit diye biliyorum. kaldı ki kan gurubunuz uysa biletrobmosit verememe durumunuz var. yani trombosit bulma imkanı kan bulmaktan daha zor biliyorum. tanıdığım birisine bir günde 8 0+ kişi gelmişti, 8ini de hastane yetkilileri geri yollamıştı.
0
cedric
(04.11.09)
kan grubuna ek olarak; bildiğim kadarıyla kadınlardan çok ihtiyaç duyulmadıkça zaten alınmıyordu. nedenini bilmiyorum ama öyleydi. ayrıca trombosit sayınız 250 ile 400 arasında olmalı bunu yukarısı ya da aşşağısı için trombosit alınmıyor, ayrıca trombosit verenin genç olamsına daha bir dikkat ediliyor. damarlara da bakılıyor her halde çünkü sonuç olarak 45 ile 1buçuk saat arasında yapılabilen bir işlem. mesela ben aldırmaya gittiğimde 55 dakika sürmüştü. kolay da bi işlem değil yani damarlar kaldırmayabilir falan belkide bilemiyorum...
0
cedric
(05.11.09)
(4)

laptop'u tv'ye bağlama

kibritsuyu
hiç ümidim yok ama yine de sorucam.laptop'un çıkışı hdmi, yani dijital. televizyonın girişi scart, yani analog. ayrı dünyaların aleti bunlar.bu ikisini seviştirip laptop'tan televizyona görüntü aktarabilir miyim?ha bir de laptopta hdmi'ın ablası var vga diye. hdmi ile scart'ı seviştiremezsek ablasıy
hiç ümidim yok ama yine de sorucam.

laptop'un çıkışı hdmi, yani dijital. televizyonın girişi scart, yani analog. ayrı dünyaların aleti bunlar.

bu ikisini seviştirip laptop'tan televizyona görüntü aktarabilir miyim?

ha bir de laptopta hdmi'ın ablası var vga diye. hdmi ile scart'ı seviştiremezsek ablasıyla da olur ama bu sefer de ses olmaz. neyse ses kolay iş.
0
kibritsuyu
(03.11.09)
Çok emin değilim ama bunların birbirlerine uymalarını sağlayan adaptörler var diye biliyorum.
0
judas priest fan
(03.11.09)
bunları birbiriyle seviştiren adaptörler var. google'da hdmi to vga veya hdmi to scart olmadı dvi to vga (anladın sen onu ;)) diye aratırsan, bol bol çıkyorlar :)
0
no avalon
(03.11.09)
s video çıkışı varsa laptopta (tv-out diye de geçer) o daha kolay olur, ses için yine uğraşırsın da.

bildiğim kadarıyla hdmi-scart converterlar pahalı.
0
plainwalker
(03.11.09)
dealextreme'De bi ton böyle şey var. ama 3-5 değil 30 dolar seviyesindeler.
0
darknum
(03.11.09)
(1)

facebook'uma ne oldu

kibritsuyu
arkadaşlar son birkaç gündür facebook'uma bir şeyler oldu. profilime girip bakıyorum, profil yerinde duruyor, hani atıldım mı desem, yok atılmamışım. üye olduğum gruplar da duruyor ama hiç arkadaşım görünmüyor. bir sürü arkadaşım vardı. onların hesabından girip bakıyoruz, gayet listelerinde görünüyo
arkadaşlar son birkaç gündür facebook'uma bir şeyler oldu. profilime girip bakıyorum, profil yerinde duruyor, hani atıldım mı desem, yok atılmamışım. üye olduğum gruplar da duruyor ama hiç arkadaşım görünmüyor. bir sürü arkadaşım vardı. onların hesabından girip bakıyoruz, gayet listelerinde görünüyorum, profilime bakılabiliyor. kendi hesabımdan bakınca onların profillerini göremiyorum kaplı oldukları için. sanki arkadaş listemde yoklar gibi. ama "arkadaş ekle" linki de yok "arkadaşlarımdan çıkar" linki var.

neler oluyor? niye sıfır arkadaş gösteriyor? ne olmuş?
0
kibritsuyu
(25.10.09)
sağ üst köşeden hesap-gizlilik ayarlarını kontrol et.
profil sayfasından Alanı Düzenle'ye bak. bir yerden görünürlüğünü kapamış olmalısın.
0
htrd
(25.03.10)
(11)

sayıları bile bilmeyen lise son öğrencisi

kibritsuyu
arkadaşlar ticaret lisesi muhasebe bölümü son sınıf öğrencisi, bu sene üniversite sınavına girecek bir stajyerim var ofisimde çalışan. bu kız ticaret lisesi muhasebe bölümünün son sınıfına gelmiş ama bırak muhasebeyi, daha dört basamaklı sayıları okumayı bilmiyor. 1052 yazıyorum kağıda, oku diyorum
arkadaşlar ticaret lisesi muhasebe bölümü son sınıf öğrencisi, bu sene üniversite sınavına girecek bir stajyerim var ofisimde çalışan. bu kız ticaret lisesi muhasebe bölümünün son sınıfına gelmiş ama bırak muhasebeyi, daha dört basamaklı sayıları okumayı bilmiyor. 1052 yazıyorum kağıda, oku diyorum kilitleniyor. ondalıklı sayıları hesap makinesiyle toplayamıyor. anlaması, zekası, kavraması falan çok düşük. basit zeka soruları soruyorum ("elimizde dokuz tane top var, sekizinin ağırlığı aynı, birisi daha ağır. çift kefeli teraziyle en az kaç tartıda ağır topu bulursun" şeklinde), sorunun cevabını bilmeyi bırak, soruyu yorumlayamıyor, anlamıyor bile, "ağırlıklarını ölçer bulurum" diyor. "nasıl ölçersin" diyince "işte tek tek tartarım hepsini" diyor. yani cevabı bulmayı bırak, mantık bile kuramıyor. insan cevabı bilemese bile azıcık düşünüp "dörder dörder tartarım, yok olmadı üçer üçer tartarım" gibi bir cevap bekliyor, düşünsün, bulamasa bile azıcık düşünsün istiyor.

hiç muhasebe bilmese, ama söyleneni aklında tutup anlamaya çalışsa, anlasa zehir gibi yetiştiririm ama onu da yapamıyor. kavraması çok basit şeyleri bile kavrayamıyor. şu evrakları tarih sırasına diz diyorum dizemiyor. tarihleri sıraya koyamıyor. her ay aynı işi yaptırıyorum, her ay ilk defa yapıyor gibi sıfırdan anlatıyorum, yoksa yapamıyor. evrakları sıraya dizsin gruplasın diye önüne koyup anlatıyorum, kağıdı kalemi de al yaz diyorum, not tuttuğu halde ertesi ay yine yapamıyor. zor şer sıraya dizdirttiğim evrakları ertesi gün bilgisayara işleyip masasına koyuyorum dosyaya taksın diye. hepsi köşelerinden zımbalı, düzenli şekilde. (geçen ay da aynısını yaptım, sıraya dizdirtip ertesi gün de geri verdim, dosyaya tak dedim, takacağı dosyayı gösterdim, delgeçle düzgünce evrak delmeyi öğrettim). bir saat sonra bakıyorum zımbaları sökmüş, hepsini dağıtmış tekrar sıraya dizmeye çalışıyor. yani öyle teyp gibi ki "masana konan evrağı sıraya diz" diye son kaydı almış, ne koyarsan koy söküp sıraya dizecek. "geçen ay önce dizdim sonra taktım, bu ay da dizdim, demek ki takmam lazım" demiyor. üstüne basa basa gösterdiğim evrağı "lan bunu daha dün dizdim niye geri gelmiş masama" diye düşünmüyor. dosyalayacağını bilmese bile gelip sorsa "dosyaya mı takıcam bunları" diye ona da eyvallah. ki bize evrak müşteriden naylon torba içinde karman çorman saçma sapan gelir, sıraya dizilip işlenen evrak ise köşelerden zımbalı, düzgün kitap gibi olur sonuçta. yani en andaval adam bile sıraya dizilecek karman çorman evrak yığını ile işlenmiş dosyaya takılmayı bekleyen üst üste düzgünce dizili evrakların farkını ilk bakışta anlar. anaokulu çocuğu bile anlar o derece. bu anlamıyor. lise sonda bu haliyle üniversiye sınavına girip ne yapacak, çok merak ediyorum.

daha fazla uzatmadan soruma geleyim. ben buna nasıl yol gösterebilirim. "boşver sınavı falan sen bu halinle yapamazsın" diye moralini bozarak gaz versem yanlış bir davranış mı olur? o da gaza gelip "yapabiliriiimmm" diye dört elle sarılsa, kafayı kullanmayı öğrense falan. hiç sanmıyorum işe yarayacağının ama başka önerisi olan varsa sevinirim. "zekisin ama çalışmıyorsun" demek istemiyorum. zeki falan değil çünkü. kırıntısı yok.
0
kibritsuyu
(24.10.09)
bence moral bozarak gaz vermeye çalışmayın, çevresindeki herkesten aynı lafları duyuyor olabilir, yazık. belki gerçekten pes etmesine sebep olur çünkü öğrenme hırsı olan birine de benzemiyor.
0
quasiromantic
(24.10.09)
Moralini bozarak gaz vermek mümkün mü bilmiyorum, ters de tepebilir. Ama gaza geldiğini varsaysak bile mucivezi sonuç alması çok zor, hatta imkansız olabilir. Stres altında beceriksizlik sözkonusu olabilir; evinde bir sorunu olup olmadığını sorabilirsiniz, yoksa sizden çekinip çekinmediğini/korkup korkmadığını öğrenebilirsiniz. Öyle ise, onu rahatlatmaya çalışın, onu tedirgin edecek tavırlarınız olmasa bile. (Gerçi bu koşullar altında bile kendisiyle ilgilendiğinize ve ne yapmanız gerektiğini düşündüğünüze göre, o tarz tavırlar içinde olacak biri değilsinizdir zaten.) Tabii evdeki sorunlar veya kişisel problemleri, bu derece sonuçlara yola açar mı, bilemiyorum. Böyle sorunları varsa sizin bunları sizin gidermeniz düşünülemez.

Açıkça konuşsanız, kırılmasına yol açmadan, giderilebilecek bir sorun olup olmadığını sorsanız ve bu durumunun kendisini değil ÖSS'de, bütün hayatında olumsuz etkileyebileceğini, iyi niyetle yardımcı olmak istediğinizi söyleseniz bir ipucu elde edebilirsiniz belki. Uzaktan konuşmak kolay tabii, ben olsam iki-üç kez söylediğimin anlaşılmaması (sebebi ben olmadığım takdirde) çıldırmama neden olabilirdi.

Umarım çaresini bulursunuz, kolay gelsin.
0
uyuklayankedi
(24.10.09)
gerçekten zor bir durum. dikkat eksikliği de olabilir bu arkadaşta. aslına bakarsanız sizin üstünüze düşen bir vazife olmamasına rağmen bunu görev bilmeniz bile fazlasıyla önemli bir davranış. eminim şu yaptığınızın birazcığını yapmayan insanlarla dolu bir çevresi vardır. aşağılamak veya pohpohlamanın bir faydası olmaz şu gibi bir durumda. ödev verseniz eğer yaparsa bilin ki sizin ayırdığınız zamanı önemsiyor. yoksa işim mi lan bu deyip çıkabilir de işin içinden. ama bunu ödev gibi değil de, iş gibi verirseniz belki daha iyi olur. mesela illa sizin elinizde rakamlar bulunan bir excel dosyası vardır; onun rakamlarının yanına türk lirası değerlerinin okunuşunu yazdırın. kuruşlu falan olması daha sıkı bir çalışmaa sebep olacaktır. bu gibi bir durumda yine sizin göreviniz değil ama ailesinin bir profesyonele başvurması gerektiğini bilmesi gerekir diyeceğim. ama ailesi de belli ki sallamıyor. öss ile ilgili bir yönlendirme yapmanızın bir faydası yoktur. hatta şu şartlar altında yönlenmemesi daha iyi. çünkü eğer bu vakte kadar aile ittirmesiyle, torpille geçiyorsa gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır. yok öyle değilse zaten barajı geçecek puanı yapabilir. ki zaten onlar össye girmeden yüksek okula gidebiliyorlar diye biliyorum. yani siz sadece gösterdiğiniz özveriyi göstermeye devam edin. stajyer olduğu için, ekstra bir özveri göstermeniz staj sonunda karşılıklı kırıklığa yol açabilir.
0
outlawrider
(24.10.09)
bu neki, sen bir de yurtdışına okumaya giden öss den ancak özel kazanabilen elemanları gör, bırak okumayı yazmayı bile zor sökmüşler.

açık açık söyle, gerçeğinde farkında değildir o.
0
alchemistt
(24.10.09)
lise sona nasil gelmis? ailesi ne durumda? saglik problemleri var mi? hayatinda zor donem mi geciriyor? heyecanla ilgili bir sorunu olabilir gibi geldi. unutkanlik da var. bir hastaligin semptomlari bile olabilir.
0
ermanen
(24.10.09)
Niçin kendini onun için bir şey yapmak zorunda hissediyorsun?
0
money money money
(24.10.09)
aha...bunun aynısından bende de var:)kendisiyle geçen 10 aydan sonra söyleyeceğim şudur ki,olmuyor...siz ne kadar öğretmeye,kafasını kullanmasını,düşümesini sağlamaya çalışsanız da olmuyor...kafa onu almıyor.kendinizi de onu da fazla zorlamayın.kağıtlar zımbalanıp dosyalanacaksa,şu kağıtları zımbala sonra da dosyala diyceksiniz.ne eksik,ne fazla.çünkü siz söylemediğiniz sürece,söylemediğiniz ama yapılmasını beklediğiniz şeyleri yapmayacaktır.
eğer ki illa eğiticem ben bunu diyorsanız,3 yaşındaki bir çocuğa herşeyi nasıl sıfırdan öğretiyorsanız,ona da herşeyi sıfırdan öğretmeyi göze almanız lazım ki,bunun da iş hayatında mümkün olduğunu düşünmüyorum açıkçası.
ben benimkinden umudu kestim en azından.
0
karamell
(24.10.09)
bi arkadaşım vardı. alfabeyi bile sayamazdı. hayatımda gördüğüm zeka özürlü olmayan ama zekası en düşük insandı. bu kız benimle beraber liseyi bitirdi. ilk sene üniversite kazanamadı. bilgileri ezberleyerek çalışırdı. hiçbi şeyi anlamazdı. ezberlediği kadarıyla ikinci seferde barajı geçip özel bir üniversiteye girip, iki yıllık, onu da bitirdi. üniversiteye girip bitirmiş sonuçta, ne kadar aptal olabilir ki diye düşünüyor insan di mi?
kız düyanın içinde yaşadığımızı, bebeklerin anüsten çıktığını ve çarpmayla toplamanın aynı şey olduğunu sanıyodu.

bi kere sınıfta bişey satılıyordu. öğretmen ona verdi satış görevini. 10 liralık bişey. satın almak için 20 tl verene önce bozuk yok mu yaa diye ağlayıp sonra 10 tl para üstü veriyor ve toplam paradan 10tl eksildi diye kendi cebinden tekrar 10 tl koyuyordu. sonunda öğretmene gidip hocam para üstü vere vere bende para kalmadı, 5 kere para ödedim bi kere almak için dedi. lise sondaydı. bir hatasını düzelttiğinde ha öyle mi der ve beş dakika sonra aynı hatayı tekrar yapardı. yani öğrenmiyordu.

bu kız hiç de öyle sosyal fobili, psikolojik sorunlu bir kız değildi. bir dediğini iki etmeyen bir ailesi ve çok geniş bi çevresi vardı. sürekli de sevgilileri olurdu. ailesinden dolaylı, her yerde el üstünde tutulurdu ve ailesi bu kızı sen müthiş bi insansın diye diye büyüttü. aynı zamanda biraz peltekti bu kız ve ne zaman söylediği bir şeyde bir hataya dikkat çekilse, hemen trip yapar ve peltekliğini öne sürerdi. halbuki bu hataların pelteklikle hiç bir alakası yoktu. ama o bunu öne sürünce akan sular durur ve onu rencide etmemek için kimse bişey diyemezdi.

bu kız bu şekilde krallar gibi yaşadı. ailesinin tanıdığı olan okullar onu mezun etti, ailesinin tanıdığı olan yerler ona iş verdi. bu kız hiçbi zaman kendini eksik hissetmedi. çok sağlam bi özgüveni vardı.

diyeceğim odur ki, kendisini eksik hissetmesini sağlayın. varsın rencide olsun. böyle olmanın kabul gördüğünü sakın sanmasın.
0
cereal killer
(24.10.09)
averaj zekalı insanlar hayatınız boyunca her yerde karşınıza çıkabilir arkadaşlar. bu kişilere destek olmak hepimizin görevidir (bir üstteki durumdan bahsetmiyorum algısı gerçekten düşün olan insanlardan bahsediyorum). zira kullanılmaya sizden çok daha fazla yatkındırlar. kibritsuyu'nu bir şeyler yapmaya çalıştığı için tebrik ediyorum. yalnız bir gerçek var... bugüne kadar çevresindeki insanlar destek olmadıysa yaşı 18 olan bir kişiyi 5-6'ayda normal insan seviyesine çekemezsiniz. bu çok uzun ve meşakkatli bir iş olacaktır. eğer çabaladığını ve olduğundan daha iyi bir şeyler yapmak istediğini gözlemliyorsanız öncelikle anlayabileceği basit işlerle başlayın sonra yavaş yavaş komplike hale sokun. siz konuşurken not almasını ve istediğiniz işleri aldığı notlara bakıp eksiksiz yapması gerektiğini söyleyin. ödül verin, mutlu edin. ama dediğim gibi çok uzun bir süreç bu sizin yapabileceğiniz bir şey değil ailesinin yapması gerekli. sizin yapabileceğiniz en iyi şey hayırlı bir kısmet bakmak olur kendisine. =)
0
atrin
(24.10.09)
bu egitim sistemi ile bu kizin lise okuyor, muhasebe okuyor olmasi hic de imkansiz degil. üniversite de kazanabilir ve hatta bitirebilir de. bana psikolojik destege de ihtiyaci varmis gibi geldi.
0
atmacaged
(24.10.09)
(bkz: disleksik) olabilir. sorunlarinin bir kismi bundan kaynaklaniyor olabilir. (bkz: dyslexia)
0
pyro clustic flow
(24.10.09)
(6)

hala memur olabilir miyim

kibritsuyu
kendi işimi yaptığım için bugüene kadar ne araştırdım, ne bilgi aldım, ne sınava girdim.1979 doğumluyum. üniversite mezunuyum. geçen sene kpss'ye falan girmedim. önümüzdeki yıl (ki 31 yaşında olucam) kpss'ye girip, iyi bir puan alıp, sonra da devlet kurumlarında uzman yardımcısı, vs. gibi konumlarda
kendi işimi yaptığım için bugüene kadar ne araştırdım, ne bilgi aldım, ne sınava girdim.

1979 doğumluyum. üniversite mezunuyum. geçen sene kpss'ye falan girmedim. önümüzdeki yıl (ki 31 yaşında olucam) kpss'ye girip, iyi bir puan alıp, sonra da devlet kurumlarında uzman yardımcısı, vs. gibi konumlarda memur olabilir miyim? ptt memuru olmak istemiyorum tabii, merkez bankası'nda, ne bileyim hazine müsteşarlığı'nda falan uzman yardımcısı vs gibi şeylerin sınavına girmek istiyorum. bu yaşta kabul ederler mi beni? yoksa kaçırdık mı treni?
0
kibritsuyu
(24.10.09)
O dediğiniz işler için bu sene yapılmış olan KPSS A Grubuna girmeniz grekirdi. Sanıyorum her sene yenileniyor. Ancak sadece o sınavla bitmiyor. Daha sonra ilgili kurumların açmış olduğu kadrolarla ilgili ilanları takip etmeniz ve başvurmanız gerekiyor. A gurubuna alım yaparken kurumlar ayrı bir yazılı sınav daha hatta sözlü sınav ve mülakat da yapabilirler. www.memurlar.net sitesine girip ilan bölümünden bu türden alımlarda aranan şartları inceleyebilirsiniz. Ayrıca çoğu ilanda belirli bir veya birkaç bölümden mezun olmak istenir. ilan.memurlar.net bu ilanda göreceğiniz üzere 30 yaş gibi yaş sınırı koyabilirler. Ayrıca rakibiniz de tahmin ettiğinizden çok olacaktır.

Çok olumsuz konuşmuş olabilirim ama maalesef gerçekler bunlar. Allah yardımcınız olsun.
0
44
(24.10.09)
kpss'den sonra kurumun kendi sınavına da girmem gerekitiğini biliyorum. peki bu yaş olayı çoğunlukla böyle midir? yani eğer herkes 30 yaş altı arıyorsa boşu boşuna kpss kursuna falan gitmeyeyim. ama eğer 35-40 yaşına kadar bu tip memur ilanları olacaksa şansımı deneyeceğim.
0
🌸kibritsuyu
(24.10.09)
hayir artik cogu kurum yaş sınırı istemiyor,tek tük bazı kurumlar 30 35 yaş altı şartı istiyor,hatta bazen 30 yaş ve üstü gibi ilanlar da istiyorlar ozellikle aradıkları bir tecrube varsa.cok zor degil memurluk ,sadece ciddi ciddi KPSS ye sıkı calismak yuksek puan almak ve memurlar.nette ki ilanlari surekli takip etmek gerekli.
0
adel
(24.10.09)
a grubu olarak adlandırılan uzmanlık, kontrolörlük vs vs hepsinde yaş sınırı var.
siz önümüzdeki sene 30'u doldurmuş olacaksınız, ama 35 yaş sınırı isteyen yerlere girebilme şansınız devam ediyor. 35 yaş isteyenlerden benim bildiklerim
sosyal güvenlik kont.
AB genel sekreterliği AB uzman yardımcısı
tüik uzman yrd.
sosyal güvenlik uzman yrd.
kültür ve turizm uzman yrd.
TBMM genel sekreterliği uzman yrd. (askerliğini yapmış olanlar için 32)


memurlar.net te arama yaparsanız, daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.
0
marcelorios
(24.10.09)
bu kpss falan yokken memuriyete alımda yaş sınırı kanunen 40 tı. şincik adamlar hem kol gibi puan hem de yaş olarak 30 u pek aşmayan kişileri tercih ediyorlar. eğer bulabilirseniz bir devlet memurları kanununu bilen birine sorun 40 yaş halen geçerliyse + torpille olur derim ben.
0
elbar
(24.10.09)
ben sana söylim, kanunda, kitapta ne yazdığını siktir et, mülakata gireceksen ve torpilin yoksa anında eleniyorsun, onu bilesin. yani kpss de çalış, iyi puan al yaş sınırı yok derler inanma.

banakalar ise zaten sınava bile almıyrlar.

ama (bkz: ataşe/@alchemistt)bu da var aq
0
alchemistt
(24.10.09)
(1)

olacak o kadar oyuncu sorusu

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, olacak o kadar isimli yapımda yer alan şu iki oyuncunun isimlerini soruyorum. sinematurk.com'da falan bulamadım.fotoğrafta levent kırca'nın solunda ve sağında bulunan oyuncular. bize göre soldaki eski seride vardı. yanlış hatırlamıyorsam vefat etti. yaylı tambur falan çalardı.öte
sevgili arkadaşlar, olacak o kadar isimli yapımda yer alan şu iki oyuncunun isimlerini soruyorum. sinematurk.com'da falan bulamadım.

fotoğrafta levent kırca'nın solunda ve sağında bulunan oyuncular. bize göre soldaki eski seride vardı. yanlış hatırlamıyorsam vefat etti. yaylı tambur falan çalardı.

öteki ise sürekli levent kırca'dan tokat yer. yeni seride de yer alıyor.

nedir bu oyuncuların isimleri?

kafa.bobiler.org
0
kibritsuyu
(21.10.09)
soldaki yusuf elver.
sağdaki de mehmet güney.
0
marcelorios
(21.10.09)
(2)

internetten alınan ürün iadesi prosedürü

kibritsuyu
arkadaşlar internetten bir kahve makinesi sipariş verdim geçen hafta. ürün geldi. baktım hem parçası eksik, hem de biraz yıpranmış durumda. kutusu açılmamış gibi değil de teşhir ürünü gibi, çizikleri var, tozlu. aradım iade etmek istiyorum dedim, gönderin, yeni ürün gönderelim size dediler. gönderdi
arkadaşlar internetten bir kahve makinesi sipariş verdim geçen hafta. ürün geldi. baktım hem parçası eksik, hem de biraz yıpranmış durumda. kutusu açılmamış gibi değil de teşhir ürünü gibi, çizikleri var, tozlu. aradım iade etmek istiyorum dedim, gönderin, yeni ürün gönderelim size dediler. gönderdim, yeni ürün az önce geldi. aynı kutuya koymuşlar (kutuya işaret koymuştum) ama içindeki aynı mı değil mi bilmiyorum. bu öncekinden de beter. kapak kısmının kenarı çatlak, daha beter çizikli ve tozlu. önceki naylona sarılıydı.bunda naylon bile yok direkt kutuya koymuşar leş gibi tozlu. parçalardan eksik olanı var, fakat önceki sefer gelen başka parça eksik bu sefer de.

şimdi arayıp komple iade edip paramı almak istiyorum, sanırım böyle bir hakkım var. işi tüketici hakem heyetine, mahkemeye falan vardırmadan nedir bunun prosedürü? ne yapmalıyım? arayıp göndersem de onlar paranın üstüne yatsa nasıl kanıtlarım?
0
kibritsuyu
(19.10.09)
ürünü getiren kargo görevlisinin yanında mı açtınız? eğer öyleyse tutanak tutun. olası bir sorunda çok işinize yarar. parayı iade etmezlerse tüketici hakem heyetine başvurabilirsiniz.
0
kahvegibi
(19.10.09)
pratikev.com
0
🌸kibritsuyu
(19.10.09)
(3)

elektronik uçak bileti yardımı

kibritsuyu
efendim haftaya annemi izmire yolliycaz 1 haftalığına. kendisi otobüsle gitmek istese de fiyatların tam olarak aynı olması ve hem yolculuğun kısa sürmesi, hem de varan izmir terminalinin izmir'den çok manisa'ya yakın olması sebebiyle uçakla gitmesi taraftarıyız. şimdi ben thy'nin sitesinden gidiş dö
efendim haftaya annemi izmire yolliycaz 1 haftalığına. kendisi otobüsle gitmek istese de fiyatların tam olarak aynı olması ve hem yolculuğun kısa sürmesi, hem de varan izmir terminalinin izmir'den çok manisa'ya yakın olması sebebiyle uçakla gitmesi taraftarıyız. şimdi ben thy'nin sitesinden gidiş dönüş ucuz uçak bileti rezerve ettim, akşama kadar vaktim var. bana bir gerizekalıya anlatır gibi sonraki aşamaları, yapmam gerekenleri anlatabilir misiniz? yani annemi havaalanlarında oraya git sıraya gir bilet al, buraya git sıraya gir çek in mek in uğraştırmak istemiyorum, gitsin binsin istiyorum en kolay şekilde. yok kredi kartının illa sahibi gelicek, başkasının kredi kartı olmaz gibi şeyler duyuyorum.

şimdi ben girsem o rezervasyonu bilete çevirsem, kendi kredi kartımı kullansam annem alamaz mı bileti? yoksa annemin kartını mı kullanayım? hadi bilet olayıı hallettik. benim elime de sanırım bi numara verecekler. girip hem gidiş hem dönüş için online çek in yaptırabiliyor muyum? hadi yaptırdım diyelim, biniş kartımı bana kim verecek, bagajı ne halt edecez?
0
kibritsuyu
(16.10.09)
haftaya çarşamba için şimdiden check in yapamıyoruz yani. anladım teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(16.10.09)
bileti herhangi bir kredi karti ile alin. lakin dikkat edin edin sanal kart kullanmayin. sanal kartta, online check in sirasinda problem olabiliyor.

bu ucak dunyasinda, bilet ayri, binis karti ayri seyler oldugu icin gidis-donus bir bileti bir kerede kredi karti ile alabilirsiniz. bu islem sonucu size bir adet e-posta gelecek. orada bir PNR (revervasyon numarasi) olacak. bu numarada online check in isleminde isinizi yarayacak.


online check in islemi ucusa 24 saat kala baslar 90 dakika kala kapanir. online check in yaptirdiktan sonra binis kartinizi basana kadar yerinizi degistirebilirsiniz. binis kartinizi print ettikten sonra degisiklik yapilamaz. hava limaninda tekrar binis karti ile ugrasmak istemiyorsaniz bu binis kartinin ciktisini annenize vermeniz lazim.

online check in yapmis ve binis kartini basmilmis halde bagaja esya vermek icin online check in kontuarina muracat edeceksiniz. burada binis karti ve kimlik istenir. kredi karti sorduklarina daha rastlamadim. bagajinizi teslim edip sonra ucaga gideceksiniz. online check in kontuarinin olmadigi hava limanlarinda bussiness kontuarlarindan yararlanabilirsiniz.

donus icinde yine ucustan 24 saat once baslayarak binis karti alabilirsiniz. bu karti annenize ulastirma sansiniz yoksa online check in yapilmis binis kartini yine havalimanindaki online check in kontuarindan bastirabilir. yine kredi karti sormazlar.

burada en onemli olay, ucus thy sitesinde olabilir ama ucusu baska bir sirker (orn. sun express) yapiyor olabilir. bu durumda online check in sıkıntılı olur. zaten thy kendisi degilde baska bir havayolu ile ortak ucuyorsa bunu rezervasyon ekraninda size gosterir.

cok karmasik gibi gorunsende aslinda islemler oldukca basit. :)

iyi ucuslar
0
helenart
(16.10.09)
hadi diyelim online check-in yaptır(a)madınız,

havaalına gittiğinde anneniz check-inlerin yapıldığı (kocaman kocaman belirtilir) yere gidecek. sadece kimlik yetiyor ama kredi kartı da yanında bulunsun, onu verecek ben şu saatte şuraya uçacağım diyecek. sonra check-indeki kişi annenizden bavulunu yan tarafa(hani şu paletli bölüme) koymasını isteyecek, anneniz de koyacak. sonra annenize biniş kartını verecek, bavulu kendiliğinden uzaklaşacak.

sonra anneniz monitorlerden hangi kapıya gitmesi gerektiğine bakacak, o kapıya gidecek. bu kapıdan geçerken bir kez daha arama yapılacak. ordan da geçti mi sadece uçağa biniş için kapılar açıldığında kartını verip uçağa binmesi kalacak.

anneniz yanına kesici delici alet almasın, bir sıvı şeyler bulundurmasın. onları bavuluna koysun. hiç problem çıkmaz.

hadi allah kavuştursun
0
harmonikhakaret
(16.10.09)
(1)

dos programında türkçe klavye - biraz acil

kibritsuyu
dos mu kaldı lan dediğinizi duyar gibiyim.efem benim kullandığım lisanslı muhasebe programı dos üzerinde çalışıyor. yılların kaydı da bu programda olduğundan değiştiremiyorum. her neyse kısayolu olan bat dosyasına tıklayınca bir dos penceresinde açılıyor program. herhangi bir uyumluluk vs problemi y
dos mu kaldı lan dediğinizi duyar gibiyim.

efem benim kullandığım lisanslı muhasebe programı dos üzerinde çalışıyor. yılların kaydı da bu programda olduğundan değiştiremiyorum. her neyse kısayolu olan bat dosyasına tıklayınca bir dos penceresinde açılıyor program. herhangi bir uyumluluk vs problemi yok. dosbox cinsi prrogramlara gereksinim yok o yüzden. gayet güzel kullanıyorum. daha doğrusu kullanıyordum. xp yüklü eski bilgisayarımda hiç sorun yokken, vista yüklü laptopumda programda türkçe karakterler kullanamıyorum. klavyem ingilizce gibi davranıyor. çalıştır'a cmd yazıp komut istemi açıp oraya yazdığımda türkçe karakter yazıyor oysa ki. bir sorun yok gibi. programın bat dosyasına mı bir satır ekleyim ne yapayım da türkçe karakter kullanayım bu programla?

dediğim gibi vista home premium işletim sistemi.
0
kibritsuyu
(14.10.09)
kendi cevabımı kendim buldum:

c:\windows\system32 klasöründeki autoexec.nt dosyasını notepad ile açıp en altına
kb16 tr,857 /id:179
yazıp kaydedince oldu.
0
🌸kibritsuyu
(14.10.09)
(2)

teknik direktörsüz takım

kibritsuyu
olmaz mı ağa? illa teknik direktör mi olacak? hadi fifa formaliteleri gereği teknik direktör sıfatıyla birini koyalım oraya da teknik meknik hiçbir bir halt yapmasın. ne takımı çalıştırsın, netaktik versin. teknik direktör kendi sistemi kendi bilmemnesi diye takımı ona göre ayarlıyor. oyuncu da bir
olmaz mı ağa? illa teknik direktör mi olacak? hadi fifa formaliteleri gereği teknik direktör sıfatıyla birini koyalım oraya da teknik meknik hiçbir bir halt yapmasın. ne takımı çalıştırsın, netaktik versin. teknik direktör kendi sistemi kendi bilmemnesi diye takımı ona göre ayarlıyor. oyuncu da bir bildiği olsa bile teknik direktörün sistemi diye onun dışına çıkmıyor, kendi bildiğini yapamıyor. skerim ağa teknik direktörü dese takımın biri. onbir tane adam kendi aralarında "maamut sen sağda oyna, hayri sen solda oyna, abanmaca yok, üç korner de bi penaltı" vs diye anlaşıp mahalle maçı gibi bodoslama çıkarlarsa olmaz mı? bırak herkes kendi tekniğini kendi direkte etsin, mahalle maçı gibi oynansın. olmuyor mu öyle? bu takım iyicene sıçar sıvar mı? teknik direktörü yüzünden başarısızlıktan başarısızlığa koşan bir takım böyle yapsa daha başarılı olmaz mı acaba?
0
kibritsuyu
(14.10.09)
Teknik direktörlü organizasyon herkesin beceri ve yeteneklerine göre yerleştirildiği, yardımlaşmanın olduğu ve herkesin sadece kendi işini yaptığı bir sistemdir.

Diğer sistem ise başıboş ve disiplinden uzak kendi kafasında takılan 11 kişinin hucüm ve 0 kişinin defans yaptığı sistem. Halı saha maçlarında bile oyundan kopan takımların nasıl olduğunu görüyoruz.
0
ataturkiye
(14.10.09)
olur tabi neden olmasın... ama bi adet görevli göstermen lazım takımın başında kurallar böyle, antrönörlük diplomalı biri olmalı takımın başında.
0
yapcak bisi yok
(14.10.09)
(8)

ttnet 3g kampanyası

kibritsuyu
efem duydunuz mu bilmiyorum ttnet'in 3g kampanyası var. adsl abonesiyseniz ayda 10 lira (hatta ilk 6 ay 5,99 lira) daha veriyorsunuz, 2 yıl da taahhüt ediyorsunuz, size ayda 500 mb 3g kullanma hakı ve bir de 3g modem veriyorlar.şimdi evde internet var nasıl olsa. sabitken onu kullanıyoruz. ola ki mo
efem duydunuz mu bilmiyorum ttnet'in 3g kampanyası var. adsl abonesiyseniz ayda 10 lira (hatta ilk 6 ay 5,99 lira) daha veriyorsunuz, 2 yıl da taahhüt ediyorsunuz, size ayda 500 mb 3g kullanma hakı ve bir de 3g modem veriyorlar.

şimdi evde internet var nasıl olsa. sabitken onu kullanıyoruz. ola ki mobiliteye ihtiyaç duyduk, alalım bilgisayarı, 3g modemi çıkalım dağa bayıra diyorum.

sorum şu ki, 3g şartlarında 500 mb çok mu azdır? yani sürekli kullanılmayacak. anca dışarı çıkarken yanımıza alıyorsak kullanılacak. hem download hep upload dahil olduğu için çok mu az gelir? neler yapılır? iki sörf yapsak, internette tavla okey oynasak, feysbuka sözlüğe girsek zabart diye biter mi?

bir de tahminimce avea sağlayacak bu 3g hizmetini (ttnet ile aynı nane ya bunlar), avea'nın 3g'si nasıldır? ayda 10 liraya (hatta ilk 6 ay 5,99 lira) değer mi, alayım mı?
0
kibritsuyu
(10.10.09)
toplam maliyet= ilk 6 ay 6*6=36
sonraki 18 ay 18*10=180
toplam= 216 Tl modem fiyatları zaten bu civarda bildiğim kadarı ile. eğer 24 ay sonunda halen modem sizde kalıyorsa salt modem için dahi alınabilir. ama 24 ay sözleşme hükmü kötü. ya memnun kalmazsanız? ya türkiye'de yaşamayacak olursanız?

bir de verilecek olan modemin sim kilidi olup olmadığı, var ise kolayca kaldırılıp kaldırılamayacağı da önemli.

kota konusunda ise yorum yapamıyorum.
0
ekril
(10.10.09)
birincisi, evet 3g şartlarında 500 mb oldukça azdır, çünkü 3g ile internete bağlanırken upload miktarında kotaya ekleniyor.
ikincisi ttnet gibi bir firmaya 2 sene bağlı kalmaman, kalp ve ruh sağlığın için de iyi olacaktır.
0
etna
(10.10.09)
utorrent'i açık unutursan, o ilk 6 ay 6 lira mı olur artık, 60 lira mı olur...
0
togi
(10.10.09)
500mb yarım saatte biter
0
areels
(10.10.09)
ben de almayı düşünüyorum ttnet'ten 500mb ama 2 sene bağlı kalmamak adına modemsiz alıcak gibiyim. modemin sim kilidi var. 2 sene sonunda sizde kalıyor modem. 24 aylık taahhütü bittikten sonra modemin sim kilidini açtırabiliyorsunuz.
0
emrag
(10.10.09)
500 mb'ı yarım saatte ne yaparak bitirdiğimizi de yazarsanız daha bilgilendirici olursunuz. bir şey indirmeyeceğimi, alım ve gönderim yapan utorrent, emule gibi programları kullanmayacağımı belirttim. anca sörf yaparım, maillere bakarım, msn'de görüntüSÜZ chat yaparım, feysbuk kurcalar, aylak.com'da tavla okey falan oynarım. yine de 500 mb'ı yarım saatte bitirir miyim?

ek bilgi: kota aşımının da megabaytı 5 kuruşmuş (100 megabaytı 5 lira, 1 cigovaytı da 50 lira ediyor yani).

bu arada modem bize hediyeymiş. taahhüt sonunda bizim oluyor. sim kilidi hakkında bilgim yok.
0
🌸kibritsuyu
(10.10.09)
hocam, en başta söylemiştim kota konusunda bir şey diyemem diye. az evvel ölçeyim dedim ne kadar harcıyorum diye. 117 Mb civarı kullanmışım 32 dakikada. ama bende flash block ve adblock eklentileri var ki bunlar sayesinde flash ve reklamlar görünmüyor. ki normal gezintide en çok onlar kotadan yer biliyorsunuz. yarım saatte bitmese de 2 saatte bitebilir sanırım.
0
ekril
(10.10.09)
Pek çoğunuz Windows kullanıcısı olduğundan ırgalamaz ama geçenler okuduğum bir yazıya göre 3G modemlerde Turkcell ve Vodafone Linux dağıtımları ile çalışırken Avea çalışmıyormuş. TTnet de Avea ile çalıştığından aynı şey geçerli olacaktır. Aklınızın bi köşesinde bulunsun...
0
metal revolution
(10.10.09)
(3)

yine farmville sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar bu ürünlerin bozulma süresi nedir? olgunlaşan ürün ne kadar süre toplanmadan durabiliyor? ne kadar süre sonra kuruyor? ürününden ürününe değişiyor mu?
arkadaşlar bu ürünlerin bozulma süresi nedir? olgunlaşan ürün ne kadar süre toplanmadan durabiliyor? ne kadar süre sonra kuruyor? ürününden ürününe değişiyor mu?
0
kibritsuyu
(08.10.09)
Walla biryerlerde yazmıyor sanırım bu ben de bulamadım ama yaptığım deneylerle ne kadar sürede büyüyorsa bir o kadar süre sonra bozulduğu sonucuna ulaştım.
0
meliannn
(08.10.09)
evet çok mantıklı. çileklerin çabuk, kabakların, pamukların falan geç bozulmasının sebebi de bu olsa gerek.
0
🌸kibritsuyu
(08.10.09)
dambil
(08.10.09)
(3)

farmville sorusu çok kolay

kibritsuyu
arkadaşlar tarlada bulunan black sheep, ugly duck falan nedir? farklı oldukları için sürüden kaçıp gelmişlermiş güya. yardım et veya ignore diyor. yardım edersem ne olaak, ignore edersem ne olacak, nedir bunlar? ne başlığında, ne google'da cevap bulamadım.
arkadaşlar tarlada bulunan black sheep, ugly duck falan nedir? farklı oldukları için sürüden kaçıp gelmişlermiş güya. yardım et veya ignore diyor. yardım edersem ne olaak, ignore edersem ne olacak, nedir bunlar? ne başlığında, ne google'da cevap bulamadım.
0
kibritsuyu
(06.10.09)
yardım et dersen, arkadaşlarına haber gönderilecek. arrkadaşlarından biri "adopt" der ise o hayvanı çiftliğine koyacak. hediye kutusuna geliyor. yani direk olarak senin işine yaramayacak.

bir de böyle başıboş hayvan edinme başarısı var.
0
harmonikhakaret
(06.10.09)
kaybolan hayvanlardır, evlat ediniyorsun ribbon veriyor. başka da bi'şeye yaramıyor.

bu arada hala tarım toplumundan kurtulamadık cafe world oynayın kardeşim.
0
serseri marti
(06.10.09)
biri adopt ettiğinde sana xp veya coin veriyor. hangisiysiydi unuttum.
0
trocero
(06.10.09)
(3)

pratikev.com sitesi nasıldır?

kibritsuyu
aradığım espresso makinesini bir tek orada, hem de çok uygun fiyata praikev.com diye bir sitede buldum. nasıldır bu site? güvenilir midir? kelek yapar mı, paramı cebellezi yapıp ürün kalmadı diyip haftalarca iade etmek için oyalar mı?ürün de şu. başka yer tavsiye ederseniz ona da razıyım:http://www.
aradığım espresso makinesini bir tek orada, hem de çok uygun fiyata praikev.com diye bir sitede buldum. nasıldır bu site? güvenilir midir? kelek yapar mı, paramı cebellezi yapıp ürün kalmadı diyip haftalarca iade etmek için oyalar mı?

ürün de şu. başka yer tavsiye ederseniz ona da razıyım:

www.pratikev.com
0
kibritsuyu
(04.10.09)
bizzat bilmiyorum da, google'dan şunları buldum:

www.sikayetim.com
www.sikayetvar.com

mesaj.pclabs.com.tr
forum.donanimhaber.com

karalanmış bir site değil anladığım kadarıyla. memnun olan da var, olmayan da var. internetten (bilhassa türk sitesiyse) yapılan alışverişlerde geçerli olan tek etken var: şans.
0
deckard
(04.10.09)
ben zamanında fotograf makinesi ve halter seti aldım. Gayet memnun kalmıştım.
0
beltedmanatee
(04.10.09)
bende geçen yıl halı yıkama makinası almıştım.fiyat ve taksit sayısı diğer sitelere göre uygundu.herhangi bir sorun yaşamadım.
0
oilfree
(04.10.09)
(3)

ofis için perde

kibritsuyu
yıllar önce yeni taşınırken jaluzi perde yaptırmıştım lakin yaptırdığım günden beri yüzümü güldürmedi. yukarı çekiyorum, aşağı inmiyor, takılıyor. uğraş didin 10 dakikada çeke çeke indiriyorum. söyledim, gelip baktılar, mekanizma değiştirdiler, yok yine aynı. "kullanmıyorsunuz da ondan, her gün açıp
yıllar önce yeni taşınırken jaluzi perde yaptırmıştım lakin yaptırdığım günden beri yüzümü güldürmedi. yukarı çekiyorum, aşağı inmiyor, takılıyor. uğraş didin 10 dakikada çeke çeke indiriyorum. söyledim, gelip baktılar, mekanizma değiştirdiler, yok yine aynı. "kullanmıyorsunuz da ondan, her gün açıp kapatmayınca oluyor" dediler. ama yok ulan yepisyeni ilk takıldığı günden beri aynı. o zaman da "daha yeni, kullandıkça düzelir" demişlerdi. kullandıkça da düzelmedi, kullanmayınca da böyle oldu. pisliği de cabası. üstünde toz birikir, lek olur, silmeye çalışırsın yamulur kalır, kırılır, bükülüri kopar. yeter gayrı değiştirecem. ne taktırılır ofise? çiçekli tül pede de olmaz ki. şöyle kullanımı, bakımı temizliği kolaybir şey arıyorum. ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(03.10.09)
bu dikey perdeler daha güzel gibi sanki. yine toz olacak mutlaka ama sistem olarak daha sorunsuz çalışması mümkün gibi geldi bana. bu linkte yine ofise olacak tüm perde sistemleri var.

www.ofisperde.com
0
prodeq
(03.10.09)
Stor perde dediklerine bakmanı tavsiye ederim. Klasik jaluzi veya diğer perdelere göre pahalıdır; fakat daha şık durur, kullanımı kolaydır, temizliği kolaydır vs.
www.storperde.com
0
sheba and the albino girls
(03.10.09)
Kibrit Suyu,
Eski isyerinde cam arasi jaluzi vardi. Gayet kullanisli ve temizlemesi de cok kolay. Gerci cam cerceve filan da degistiriyorlar filan ama eger ofisin mulkiyeti sizinse mutlaka dusunun derim...

Soyle bir sey:

www.jaluzicam.com
0
ucan sincap
(03.10.09)
(2)

bu bilgisayar kaç para eder?

kibritsuyu
efem kendisi asus marka notebook. intel core2duo t5600 1.83 ghz işlemci1 gb ram120 gb harddiskati x2300 paylaşımsız ekran kartı (kaç megabyte bilmiyorum)15.4 inç ekranvesaire vesaire. hiçbir sorunu da yok. garantisi yeni bitti.kaç para eder bu ikinci el?
efem kendisi asus marka notebook.

intel core2duo t5600 1.83 ghz işlemci
1 gb ram
120 gb harddisk
ati x2300 paylaşımsız ekran kartı (kaç megabyte bilmiyorum)
15.4 inç ekran

vesaire vesaire. hiçbir sorunu da yok. garantisi yeni bitti.

kaç para eder bu ikinci el?
0
kibritsuyu
(01.10.09)
alacak olsam en fazla 500 verirdim. satacak olsam 700 isterdim :)
2.el tutturabildiğine tabi.
0
erzi
(01.10.09)
max. 450
500 den satışa çıkarın çıkaracaksanız.Pazarlıkçılar yakanızı bırakmayacak.
0
shira
(01.10.09)
(11)

iki ayrı zobidik soru

kibritsuyu
1. "fiyat/performans oranı çok yüksek, şahane bir alet" falan denir hep duyarım. ulan fiyat/performans oranının yüksek olabilmesi için fiyatın yüksek, performansın düşük olması gerekmez mi? bir oranın yüksek olabilmesi payın büyük, paydanın küçük olması gerekmez mi? pay büyüdükçe ve/veya payda küçül
1. "fiyat/performans oranı çok yüksek, şahane bir alet" falan denir hep duyarım. ulan fiyat/performans oranının yüksek olabilmesi için fiyatın yüksek, performansın düşük olması gerekmez mi? bir oranın yüksek olabilmesi payın büyük, paydanın küçük olması gerekmez mi? pay büyüdükçe ve/veya payda küçüldükçe oran büyümez mi? bunca yıllık matematik bilgim boşuna mıymış? "bu fiyata göre çok iyi performans gösteriyor" diyebilmek için "fiyat/performans oranı düşük" veya daha güzeli "performans/fiyat oranı yüksek" desek daha doğru değil mi? niye böyle?

2. starbaksta bazı sıcak kahve bardaklarının üstüne saman kağıdından bir kemer geçirildiğini görüyom. nedir bu? iki ayrı kişinin kahvesini birbirinden ayırmak için işaret herhalde dedim ama iki ayrı kişi iki ayrı kahve aldığımızda bizim bardaklara takmadılar ondan. çatliycam nedir o?
0
kibritsuyu
(30.09.09)
İlk sorunu yanıtlayabilirim

Şöyle ki, misal iki tane cihaz var a cihazı 10 lira ve istenilen performansın %70'ini gösterebiliyor. B cihazı 7,5 lira performans olarak %60 gösterebiliyor.

Şimdi hesaplayalım : a = 10 x 7.5 = 75 performans = 70 x 7.5 = 525
: b = 7,5 x 10 = 75 performans = 60 x 10 = 600

Dolayısıyla fiyat/performans oranı b cihazında daha iyi oluyor. Neden ? Çünkü her ikisinde de fiyatları eşitlediğinde alacağın performans daha iyi olacağı için.

Not : Dediğinde haklısın fiyat/performans yerine performans/fiyat oranı doğru olanı, ama galiba ağız alışkanlığı böyle söyleniyor.
0
burka
(30.09.09)
2. elin yanmasın diye sarıyorlar o saman kağıdı.
0
huleyn
(30.09.09)
2-elin yanmasın diye:)
0
whoosie
(30.09.09)
2. hep kahvenin sıcaklıgından elin yanmaması için olduğunu düşünmüştüm.

edit : oohhooo ben yazana kadar
0
yasaluyari
(30.09.09)
1. açıklama için teşekkürler, fiyat/performansın ne olduğunu biliyorum. sorum o değil ama. "aynı fiyatlı bir başka ürüne göre performansı daha YÜKSEK" veya "aynı performanslı bir bşka ürüne göre fiyatı daha DÜŞÜK" diyebilmek için fiyat bölü performans oranı "düşük, veya "performans bölü fiyat oranı yüksek" dememiz gerekmiyor mu? niye "fiyat bölü performans oranı YÜKSEK" diyoruz. gerzek miyiz bizi düşük performanslı ürüne çok para veriyoruz?

2. onlarca kez sıcak kahve içtim de niye benimkine takmadılar ondan peki? ayrıca bildiğin inceik kağıt, yanmayı nasıl önlesin? üstelik aynı masadaki x adet sıcak kahve bardağından sadece birinde var. hani burger king'de diyet kolayı işaretlemek için kapağındaki loloya dürtüp işaretlerler ya, onun gibi bir şey sanki bu.
0
🌸kibritsuyu
(30.09.09)
içtiğiniz kahveler küçük boy muydu ?
0
huleyn
(30.09.09)
o kahve şeysi işe yarıyor cidden. içindeki tırtıklardan dolayı boşluklu bir yapıda olmasının da etkisi vardır bunda.
0
sektoid
(30.09.09)
1- aslında fiyatına göre performansı çok yüksek demek istiyorlar. ama tabi teknik açıdan pay payda bakımından bakınca yanlış.
0
kahvegibi
(30.09.09)
1. burka'nın (edit: ve diğerlerinin) yazdığı cevaplar aşırı yanlış. o hesaplamalar öyle yapılmıyor.

"fiyat/performans oranı yüksek" denmez ki hiçbir zaman zaten? çünkü test sonuçlarında yazan, f/p değeri değildir. şimdi diyelim notebook testi yapıyoruz. a, b, c ve d ürünleri olsun.

a'nın f/p'si 0.5
b'nin f/p'si 0.8
c'nin f/p'si 1
d'nin f/p'si 1.5

bukra'nın dediğine göre d en iyi, a en kötü. halbuki "öyle değil". a en iyi, d en kötüdür. yani f/p oranı(değeri) ne kadar düşükse o kadar iyi demektir.

zaten testlerde de "f/p oranı en yüksek" denmez. "f/p puanı en yüksek" denir. çünkü test ya da satın alma rehberi hazırlıyorsak, düşükten yükseğe göre puanlarız. o puanları yazarız teste.

örnekten gidelim. misal ben bir satın alma rehberi hazırladığımda o tabloyla karşılaşırsam şöyle yaparım;

tablo:
a (f/p) = 0.5
b (f/p) = 0.8
c (f/p) = 1
d (f/p) = 1.5

ise;

a'nın puanı = %85-95 arası
b'nin puanı = %75-85 arası
c'nin puanı = %65-75 arası
d'nin puanı = %60-65 arası

yapardım puanlamayı. bu puanlamalar test editörünün insiyatifine kalmış. a ürünü için %97 falan da diyebilirdi, ama tutarlı olmazdı. ben de güvenmem şahsen öyle bir puana.

mantığı anladınız sonuçta. f/p DEĞERİ ne kadar düşükse, f/p PUANI o kadar yüksek demektir.

puanlamayı belli bir aralıkta yazmamın sebebi ise, ürünün aldığı puanı sadece f/p'ye göre değil, başka etkenlere göre de belirliyor olmamız. ne bileyim ürünün markası, türkiye dağıtımcısı, ürünün paketlenmesi, bulunabilirliği de puanlamada yer alıyor.

en azından pc magazine'de böyle yapıyorduk. şimdi de bu şekilde yapıyorum ben şahsen kendim.

edit: oha ben yazana kadar sular seller olmuş. o değil de şunu anladım; fiyat/performans oranını bilmeyen ne çok insan varmış.
0
deckard
(30.09.09)
@deckard: sonuç olarak hepsi doğru ama. yani f/p oranının düşük olması arzu ediliyor ama f/p ORANI düşük olan şey "f/p PUANI yüksek" diye tabir ediliyor. çok yerde "f/p oranı yüksek" dendiği için yanlışı doğruyu görmüş olduk.

el yanmasın diye olması ise ilginçmiş. koskoca starbaksın zaten sadece sıcak içecek için kullandığı bardaklarına onu entegre yapmamasını anlayamadım zira. zaten o bardağı soğuk içecek için kullanmıyon ki, madem el yanmasın diye aparat icat ettin. bardağı direkt o kağıt yapışık şekil imal etsene :)
0
🌸kibritsuyu
(30.09.09)
1. o karisikligi onlemek icin oran demiyor cogu kisi, araya da cizgi koyuyor. "fiyat-performans olarak en iyi" tabirini kullaniyorlar mesela. diger turlu deckard aciklamis en iyi sekilde.
0
ermanen
(30.09.09)
(3)

çalışan ama okumayan cd rom sürücü

kibritsuyu
sevgili duyuru'nun sevgili teknik servis elemanları.kimilerinizin bildiği üzere iki tane çok eski bilgisayarın en işe yarar parçalarını tek kasada toplayıp bu iksinden bir bilgisayar elde etme çabası içindeyim. çeşitli sorunlarla karşılaşsam da gün itibariyle bilgisayar oluşturdum. güzelce çalıştı,
sevgili duyuru'nun sevgili teknik servis elemanları.

kimilerinizin bildiği üzere iki tane çok eski bilgisayarın en işe yarar parçalarını tek kasada toplayıp bu iksinden bir bilgisayar elde etme çabası içindeyim. çeşitli sorunlarla karşılaşsam da gün itibariyle bilgisayar oluşturdum. güzelce çalıştı, windows xp cd'si ile boot edip formatladım, tertemiz windows xp kurdum. her şey mükemmel.

lakin iş office kurmaya gelince yine sorun çıktı. elimdeki office cd'sini (cd'nin çalıştığından ve sağlamlığından eminim) cd rom sürücüye taktığımda ışığı yanıp sönüyor bir kaç kere, sonra öyle kalıyor, okumuyor. bilgisayarım'dan girip bakınca da görükmüyor. hayır kablosu mablosu şeyoldu desem, mis gibi windows kurdu aynı sürücü. yani gayet güzel çalışıyor. bios'tan da görüyorum. sanki yazılımsal bir ayar çekip okunur hale getirmem lazım gibime geliyor.

ne yapayım?
0
kibritsuyu
(28.09.09)
şimdi denedim, başka cd de okumuyor. ışığı 4-5 defa yanıp sönüyor sonra tmamen sönüp öyle kalıyor. içindekini okumuyor. bşka bilgisayardan flashdiske çektim cd içeriğini. o şekil kurucam ama bu da çalışsa pek güzel olur tabii.
0
🌸kibritsuyu
(28.09.09)
sanırım senin cdrom ölmüş de ağlayanı yok. ama sorun cd ise bnm eski cdromun önce bi mp3 cd'si takıp azcık çaldırıp sonra okumadığı cd'yi takınca okumak gibi bi huyu vardı.

denemekten kim ölmüş.

addit: bi de cdnin okumakla mesul kristalini bi selpak vb ile yumuşak dokunuşlarla silme opsiyonu var.
0
stopnsilence
(28.09.09)
REGEDIT4

[HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\Class\{4D36E965-E325-11CE-BFC1-08002BE10318}]
"LowerFilters"=-

Yukarıdakileri yeni açtığınız bir .txt dosyasına atıp kaydedin ve uzantısını .reg olarak değiştirin. Sonra çalıştırın ve bilgisayarı yeniden başlatın.
0
sheba and the albino girls
(28.09.09)
(1)

kan bağışı ve trombosit bağışı

kibritsuyu
bildiğim kadarıyla trombosit bağışı yaptıktan sonra tekrar trombosit bağışı yapabilmek için kan bağışında olduğu gibi üç ay beklenmiyor. aynı hafta içinde bile yeniden trombosit bağışlanabiliyor.peki kan bağışı yapmış olan bir kişi, üç aylık yeniden bağış yapabilme süresi dolmadan trombosit bağışı y
bildiğim kadarıyla trombosit bağışı yaptıktan sonra tekrar trombosit bağışı yapabilmek için kan bağışında olduğu gibi üç ay beklenmiyor. aynı hafta içinde bile yeniden trombosit bağışlanabiliyor.

peki kan bağışı yapmış olan bir kişi, üç aylık yeniden bağış yapabilme süresi dolmadan trombosit bağışı yapabilir mi? kızılay'ın sitesinde ve ilgili sitelerde hep kan bağışı yapan kişinin tekrar ne zaman kan bağışı yapabileceği, veya trombosit bağışı yapan kişinin ne kadar zaman sonra tekrar trombosit bağışlayabileceği yazıyor. kan bağışı yapan bir kişinin ne kadar zaman sonra trombosit bağışı yapabileceği hakkında bir bilgi yok. ya da ben bulamadım.
0
kibritsuyu
(26.09.09)
1 hafta yeterlidir efendim. trombositi istenmeyen ürün, yan ürün gibi düşünün. ömürleri kısa, 7 gün civarında(pasif, spor yapmayan insan) kandaki tüm trombositler yenileniyor diye biliyorum. korkmadan verebilirsiniz.

lösemili bir hastaya vereceğinizi düşünerek, işlemden 6-8 saat önce dondurma, pasta tipi şeyler yemeyin, zaten soracaklardır yığınla şey.
0
tgc
(26.09.09)
(6)

dvd'yi izleme hakkı

kibritsuyu
başlık saçma oldu.efem şimdi biliyoruz ki internetten film indirmek illegal. elimizdeki dvd'yi kopyalayıp paylaşmak da illegal.peki benim parasını verip gayet legal olarak aldığım bandrollü mandrollü dvd'yi kaç kişiyle birlikte aynı anda izleme hakkım var? yani ben 15 kişilik arkadaş grubumu toplayı
başlık saçma oldu.

efem şimdi biliyoruz ki internetten film indirmek illegal. elimizdeki dvd'yi kopyalayıp paylaşmak da illegal.

peki benim parasını verip gayet legal olarak aldığım bandrollü mandrollü dvd'yi kaç kişiyle birlikte aynı anda izleme hakkım var? yani ben 15 kişilik arkadaş grubumu toplayıp evimde izlesem suç işliyor muyum? ya da arkadaşıma versem o da izleyip geriverse suç mu bu?

hayır suç değilse şu yapyığımın internetten indirmekten farkı ne?

suçsa eğer, ben 15 kişiyle birlikte o filmi izlemek istiyorsam legal olmsı için gidip aynı dvd'den 15 tane mi almam lazım? (olaya sinema mantığıyla bakarsan aynen böyle yapmam doğru sanki)

kısa soru: bir dvd'yi kaç kişinin izlemeye hakkı vardır?

olabildiğince teorik bir sorudur. sulandırmayalım lütfen. teoride nedir bunun cevabı onu merak ediyorum.
0
kibritsuyu
(26.09.09)
kişi sayısı değil de "ticari amaç gütmek" önemli diye biliyorum. dvdnin başında da yazar ya.
0
bitter cikolata
(26.09.09)
şimdi biz dvd alırken kimse kayıt tutmuyor kim hangi dvd'yi satın aldı diye. buradan hareketle aldığın dvd'yi başkasına verebilme hakkın war demek. sonuçta siz satın aldığınız dvd'yi izledikten sonra bir arkadaşınıza ücretsiz verebilirsinz, o arkadaşınız da başka birine verebilir, o da başka birine. herkesin ayrı ayrı izlemesi ile aynı anda izlemesi arasında fark göremiyorum ben...
0
rodeocu
(26.09.09)
bir de film ödünç alınabilecek merkezler var. o filmlerin kutusunda da ekstra bir uyarı yok yanlış hatırlamıyorsam. yani isteyen herkes istediği kişiye ödünç verebilir gibi bir anlam çıkarabiliriz sanki :/
0
surtunme kuvveti
(26.09.09)
peki o zaman hiçbir ticari amaç gütmeyen, bundan kuruş para kazanmayan kimi kişi ve grupların bu dvd'leri alıp, ripleyip internetten paylaşmasının bundan ne farkı var biri söylesin bana. o niye suç, bu niye suç değil?
0
🌸kibritsuyu
(26.09.09)
dvd lerin arkasında şöyle yazar:

"bu dvd satış amacıyla üretilmiştir. içindeki programın yapımcı veya hak sahibinin izni olmadıkça çoğaltımı, yerel, bölgesel Tvlerde, umuma açık yerlede gösterimi veya ücretli ya da ücretsiz kiraya verilmesi yasaktır."

gayet açık bence. internetteki paylaşım olayı izinsiz çoğaltıma girer. ama sen bunu umuma açık olmadığı sürece evinde istediğin kadar kişiyle izleyebilirsin.
0
henry gale
(26.09.09)
okuldaki toplu film gösterimlerinde, sanırım dağıtıcıdan izin alınıyordu. utanmadan izin vermezlerdi bi de, biz de ya size sormasaydık derdik. yani siz sokaktan adam çağırmadıkça sorun yok. korsancılar herkesle paylaşıyor bunu, siz arkadaşlarınızla.
0
komutan
(26.09.09)
(4)

fox tv'deki lost

kibritsuyu
arkadaşlar fox tv çarşamba günleri ikişer bölüm olmak üzere lost'u göstermeye başlamış.1. dublajlı mı?2. ne zaman başladı ve kaç bölüm kaçırdık?altyazıyı okurken filmi kaçıran, kaçırmasa bile yazıyı mı okuyum, filmi mi izleyim derken zorlanan ebeveynlerime izletmek istiyorum. zira benim delice izled
arkadaşlar fox tv çarşamba günleri ikişer bölüm olmak üzere lost'u göstermeye başlamış.

1. dublajlı mı?
2. ne zaman başladı ve kaç bölüm kaçırdık?

altyazıyı okurken filmi kaçıran, kaçırmasa bile yazıyı mı okuyum, filmi mi izleyim derken zorlanan ebeveynlerime izletmek istiyorum. zira benim delice izlediğimi görüp diziyi merak ediyorlar. o yüzden dublajlı olması tercihtir. kaç bölüm kaçırdıysak vereyim cd'leri, zor da olsa o kadarını izlesinler, başını kaçırmasınlar diyorum.
0
kibritsuyu
(25.09.09)
1- hı hı..

edit: bunu tnt'yle karıştırdım bi an. emin değilim cevaptan, biraz bakınıyorum. bulamazsam kesin bi şi sileceğim..
edit 2: tamamdır, burada da düblajmış..
0
dambil
(25.09.09)
bu çarşamba başladı galiba, sağ üst köşede lost'a 22.46.05 kaldı diye kronometre koymuşlardı.
0
ocanal
(25.09.09)
1- türkçe dublajlı
2- çarşamba günü ilk iki bölüm üstüste yayınlandı.
* çok şey kaçırmadınız bence.
0
akustik cinayet
(25.09.09)
ilk iki bölümü babama bilgisayarda izlettim, beğendi. bakayım hafta sonu da altyazılı izleyebilirse anneme izleteyim. artık o tercih etsin çarşamba yaprak dökümü mü, lost mu :)
0
🌸kibritsuyu
(25.09.09)
(4)

pentium 3 işlemci (soket 370) ve soğutucusu

kibritsuyu
bugüne kadar çok işlemci söktüm, soğutucu ve fan temizledim. lakin hiç böyle olmamıştı. pentium 3 işlemcinin üstündeki fanı ve soğutucutu söktüm. macun falan yalan olmuş tabii. temizleyim, termal macnu da sktiredip öyle takayım üstüne dedim. lakin işlemcinin ortasındaki lülük http://www.chipdb.org/d
bugüne kadar çok işlemci söktüm, soğutucu ve fan temizledim. lakin hiç böyle olmamıştı. pentium 3 işlemcinin üstündeki fanı ve soğutucutu söktüm. macun falan yalan olmuş tabii. temizleyim, termal macnu da sktiredip öyle takayım üstüne dedim. lakin işlemcinin ortasındaki lülük

www.chipdb.org

(şu lacivert şey)

çıkıntılık yapıp soğutucunun işlemcinin üstüne tam temas etmesini engelliyor. soğtucuyu sabitlesem de tıngır tıngır oynuyor. ne yapayım, oynamasın diye çıkıntının etrafına termal macun mu süreyim ne edeyim? zamanında nasıl sabitlenirdi bunlar?
0
kibritsuyu
(25.09.09)
bizim arkadaşın normal fanı bozulduydu bu da kasayı yan yatırdı işlemcinin üstüne p4 fanlarından birini koydu öyle kullanıyor. fanı tutan bi şey yok. ağırlığı sayesinde duruyor işlemcinin üstünde. nerden baksan 3 yıldır böyle.
0
emrag
(25.09.09)
ama işlemci sıcaklığı bios'tan 117 dereceye çıktı ve biiii diye ötüp kilitlendi. sanırım soğutmuyor bu şekilde.
0
🌸kibritsuyu
(25.09.09)
üşenmedim gittim bir tane p3 işlemci buldum aynı çıkıntı bunda da var. demek ki eskiden böyleymiş unutmuşuz. soğutucu oraya temas ederek soğutma yapıyor. hatta işlemcinin 4 köşesinde plastikten yumuşak bişiyler var. dengeyi sağlaması için heralde. hocam siz bence soğutucuyu board'a denk getirememişsinizdir. bazıları çok enterasan oluyor, nihayetinde ordan çıkmış, takılır bir şekilde.
0
sotw
(25.09.09)
o zaman ben biraz termal macun sürüp yapıştırayım iyice. daha da olmuyorsa atacam çöpe eytere lan naapiyim. demin el arabasıyla hurdacı geçiyordu, içinde bir sürü eski bilgisayar. benden başka kullanan da kalmadı galiba.
0
🌸kibritsuyu
(25.09.09)
(3)

"bu aygıt başlatılamadı (kod 10)"

kibritsuyu
bilgisayar sorunlarımdan gına getirdim biliyorum. bu son inşallah.bluetooth ile problemim var. bluetooth'u açıyorum, yazılım yükleniyor diyip yarıda kalıyor. dakikalarca bekledim ilerlemedi. en sonunda iptal ettim. aygıt yöneticisinden baktığımda bluetooth device üstünde sarı ünlem var, özelliklerin
bilgisayar sorunlarımdan gına getirdim biliyorum. bu son inşallah.

bluetooth ile problemim var. bluetooth'u açıyorum, yazılım yükleniyor diyip yarıda kalıyor. dakikalarca bekledim ilerlemedi. en sonunda iptal ettim. aygıt yöneticisinden baktığımda bluetooth device üstünde sarı ünlem var, özelliklerine girip baktığımda ise "bu aygıt başlatılamadı (kod 10)" yazıyor. microsoft sitesinde çözüm olarak sürücü güncelleştirin düzelir yazmış. sürücüyü güncelleştir diyorum, "zaten en güncel sürücü yüklü" diyor. ama olmyor işte. sarı ünlemli duruyor. haliyle bluetooth yüklenemiyor, çalışmıyor. ne yapmalıyım?

işletim sistemi: vista home premium sp2. bilgisayar ise toshiba satellite notebook.
0
kibritsuyu
(24.09.09)
surucuyu kaldırıp tekrar yukle. tipik vista mallıgı. sp update ın den sonra kimi aygıtları kensı basına ucuruyor.
0
bryan fury
(24.09.09)
sürücü yarım yüklensin de tamamen kaldırayım diye bluetooth'u açtığım anda kendi kendine yükledi bitirdi. ben hiçbir şey yapmadan. bu vista hakikaten mal galiba.
0
🌸kibritsuyu
(25.09.09)
nasıl çözdün aynı sorun bende de var ):
0
mecazimursel01
(26.03.13)
(4)

japon yapıştırıcı temizliği - acil

kibritsuyu
arkadaşlar ince iş yaparken eldiven de takmama rağmen ibnenin evladı eldiveni de delerek elime bulaştı. hem de öyle böyle değil, sol elimin işaret, orta ve yüzük parmaklarının ucu sağ elimin de işaret ve orta parmağının ucu tamamen kaplandı. taş gibi şu anda. hafiften de yanıyor. nasıl temizlerim be
arkadaşlar ince iş yaparken eldiven de takmama rağmen ibnenin evladı eldiveni de delerek elime bulaştı. hem de öyle böyle değil, sol elimin işaret, orta ve yüzük parmaklarının ucu sağ elimin de işaret ve orta parmağının ucu tamamen kaplandı. taş gibi şu anda. hafiften de yanıyor. nasıl temizlerim ben bu elleri?
0
kibritsuyu
(24.09.09)
hemen baktım insanlar ne demiş diye. oralarda buralarda verilen en mantıklı cevap şu, mantıklıları gördükçe ekleyeceğim. geçmiş olsun çok..

"fazla suyla yıkaman pek bişeyi değiştirmez,japon yapıştırıcıları organik bazlı yapıştırcılardır,yapacağın şey epinefrin sürmek,nerden bulacam diyosan,epinefrin adrenalin salgılanmasına neden olan bir maddedir,açıkcası bazıkişiler tarafından uyuşturucu madde olarak da kullanılır o yüzden heryerde bulamazsın ama sana basit bir yol söyleyim burun spreylerinde epinefrin bulunur bundaki senin için yeter de artar bile pamuğa sür ve yapıştırıcının kaldığı yere sür ya da temin edeblirsen epinefrin i doğrudan sür ama bulman zordur bulursan da sakın içmeye koklamaya falan kalkma:) çok uyarcı bir maddedir ve tüm genital bölgeler uyarılır afrodizyak etkisi wardır. kalp atışların hızlanır o yüzden sadece lokal olarak bölgeye uygula..."

alınan yer: www.kadinlarkulubu.com

ek 1: sözlükteki başlıkta mortifera diş macunu sürerek soymayı biraz kolaylaştırabilirsiniz demiş.. (bkz: #4819236)
ek 2: aseton da sonuç vermiş (bkz: #8893757)
ek 3: aseton süper demiş baya kişi sözlükte. ilk seçenek bunu denemeli sanki..
0
dambil
(24.09.09)
benim başıma cok geldi.ponza taşı varsa evde onunla hafif hafif sürt o yapışan yerlere.sıcak suyun altında yaparsan hemen cıkıyo.geçmiş olsun..
0
KoukLa
(24.09.09)
Uçak maketi yaparken benimde ellerimin her yeri kaplanmıştı. Aseton sökse de tamamını çıkartamıyor. Ben ellerimi sıcak suda 5 dk beklettikten sonra zımpara ile kazıdım. Su zımparasından biraz daha kalın olan zımparalar var. Deriyi kaldırmayacak sertlikte kazıyın.

(bkz: ben yaptım oldu)

Ekleme; KoukLa ponza taşı demiş. Sanırım ponza taşı kullanmak daha isabetli olur.
0
gyroscope
(24.09.09)
geçmiş olsun.. benim elime yapışan şu sprey katalizörlü olan yapıştırıcılardandı. parmak uçlarımda donarak kalmıştı, sıcak su içinde 5-10 dakika bekleterek deriyi yumuşatın.. kabarıyor deri...sonra fazla örselemeden tabaka tabaka çıkartmaya çalışın.. bu şekilde deriyi beraberinde sökmeden temizlemeniz mümkün. sizinki sıradan japon olduğu için daha ince tabaka halinde ellerinize bulaşmıştır. fazla sert davranmayın. kabuk kabuk atıyor.. yanma-kızarma yapar evet...
0
cyclops
(24.09.09)
(3)

bilgisayar hakkında sorular

kibritsuyu
tipik bilgisayar kullanıcısı kadın profili çizen eşim, dün internette gezerken ekranın ortasına küçük şekilde bir uyarı çıktığını, uyarıda "veritabanının yerini işaretleyin" gibi bir şey yazdığını, ne olduğunu bilmediği için iptal diyip çıktığını söyledi. "biraz kullan tekrar çıkar" dedi. dünden ber
tipik bilgisayar kullanıcısı kadın profili çizen eşim, dün internette gezerken ekranın ortasına küçük şekilde bir uyarı çıktığını, uyarıda "veritabanının yerini işaretleyin" gibi bir şey yazdığını, ne olduğunu bilmediği için iptal diyip çıktığını söyledi. "biraz kullan tekrar çıkar" dedi. dünden beri bızıklamadığım yer kalmadı, çıkaramadım. neydi ki acaba o? tahmininiz var mı? ciddi bir uyarı neyin olmasın? hata gibi miydi diyorum, yok diyo o hata gibi değildi diyo ama bilemedim.

bir de yine eşim, ilk laptop acemiliğinden olacak, bilgisayarı kapat dedikten sonra, bilgisayar kapanırken, ekranda "güncellemeler yükleniyor, bilgisayarınızı kapatmayın" yazarken aletin kapağını kapatıp hazırda beklemeye (uyku modu değil) geçirmiş. akşam eve gelip kapağı kaldırıp açma düğmesine basınca "windows sürdürülüyor" diyip, güncellemelere haliyle. peki güncellemenin ortasında hazırda bekletmeye geçirmiş olması bir sakatlık çıkarmaz di mi? sorunsuz yüklendi gibi görünüyor zira.

biraz uzun oldu ama kusura bakmayın. cevaplar için teşekkürler.
0
kibritsuyu
(24.09.09)
ilkini pas geçiyorum, ama önemli bir hata olsaydı çoktan farkedilirdi zaten.

ikincisinde ise hiç bir sıkıntı olmaz, sadece ekranı kapalı kaldığı süre boyunca harcadığı elektriktir sıkıntı yaratan.
0
bykush
(24.09.09)
ilk uyarı site ile ilgili olmalı, takılmayın.
ikincisinde de sorun olmaz.
0
abtash
(24.09.09)
ikincisini, guc ayarlarından gelismis e tıklayıp kapagı kapatında bisey yapma olarak isaretleyebilirsin.
0
bryan fury
(24.09.09)
(5)

bilgisayar parçaları performans tespiti - biraz acil

kibritsuyu
daha önce de sormuştum, cevap alamadım tekrar soruyorum.elimde iki tane 2001 yılından kalma eski ve uzun süre kullanılmış bilgisayar var. atsan atılmaz, satsan satılmaz. ayrıca da bu bilgisayarlardan en az birine ihtiyacım var, kullanacağım. ama ikisi de yeni formatlasam da, windows 98 kursam da, il
daha önce de sormuştum, cevap alamadım tekrar soruyorum.

elimde iki tane 2001 yılından kalma eski ve uzun süre kullanılmış bilgisayar var. atsan atılmaz, satsan satılmaz. ayrıca da bu bilgisayarlardan en az birine ihtiyacım var, kullanacağım. ama ikisi de yeni formatlasam da, windows 98 kursam da, ilk alındığı günkü halne getirsem de kağnı gibi çalışıyor. yine burada sormuştum, "elektronik parça kullandıkça zamanla eskir mi" diye, "eskir, performansı düşer" demiştiniz.

şimdiiii... hangi parçanın (işlemci, anakart, ekran kartı, ram, harddisk, güç kaynağı vs) hala ne kadar verimli, ne kadar performanslı çalıştığını gösteren bir program arıyorum var mıdır?

yani o bilgisayarda çalıştırınca desin ki "hoca bu bilgisayarın anakartı hala %100 çalışıyor, ram'ler de %90 ama işlemcin yaraa yemiş %30 performasla çalışıyor, harddiskinde bad sector yok ama motoru murtaza olmuş, güç kaynağı da %60, idare eder" falan diye. desin ki ben hala en iyi performanslı olanları tek bilgisayara toplayıp kalanları da atayımi bari bu iki antikadan tek işe yarar bilgisayar çıksın. aynı anda alınmış ei özellikli bilgisayar oldukları için ondan sök ona tak falan yapabilirim, problem olmaz.
0
kibritsuyu
(23.09.09)
simdi bildigim kadarıyla ram ler icin oyle bir proram var ancak diger parcalar icin yok.
memtest+86 olması lazım programın adı. ki ram de sorun olunca mavi ekran veriyor.

simdi, elindeki donanım 2000 li yılların baslarındaki software lere gore iyi bir sistemdir, lakin bugun kulandıgımız winap dahil zibilyon tane programın kullandıgı sistem gereksınımlerı cok daha yuksek. cunki sikimin winapına bile mılyarlarca gereksiz ozellik ekliyorlar gelisim adına. tavsiye olarak dusuk sistem gereksınımı olan proramlar kullanman olacak. hatta ms yerıne lınux turevlerınden hafif olanları kullan vs. diger turlu guncel seylerle her daim bu sorunu yasayacaksın. hangi donanımı seceyim dersen, pcwizard gibi bir programdan daha iyi ozellikleri olan donanımları al yenı bir pc kur kendıne.
0
bryan fury
(23.09.09)
özellikle şu yavaşlığın, takılmaların kaynağını çözsem yeter. harddiskte bad sector yok. ama işlemci ne alemde, anakart ne durumda bi bilebilsem. ram'ler için o programa bakacağım.

bir de kendi kullandığım bilgisayar fena değil zaten. bunu da muhasebe bürosunda sekreter kullanacak. yani işte internete girilsin, word excel çalışsın ve muhasebe progamımız (ki kendisi dos ortamında bile çalışır) çalışsın yeter. sekreter winamp'ta müzik dinleyip oyun oynasın diye bilgisayar toplayamam :)
0
🌸kibritsuyu
(23.09.09)
Arıza yoksa zamanla yavaşlama olmaz. Belki kurduğun programlar yavaş göstertiyordur. Tamam, işletim sistemin 98 ama ya kurdukların?
0
pichoscosama2
(23.09.09)
(git: 70339) --> 1997 model için olan bu sorun, 2001 model iki tane bilgisayar için de geçerli.

bir de şunu sormuşun akabinde: (git: 91950)

sonuç: işletim sistemleri o döneme ait, program, oyun ne var sa o döneme ait (o kadar ki, o dönemki cd'lerden falan kuruyorum, yeni indirmiyorum) ama yine de takıla takıla, öksüre öksüre çalışıyorlar. demek ki arıza var diyelim. peki nerede o arıza?
0
🌸kibritsuyu
(23.09.09)
Uzun süre kullanmadıysan işlemciye uygun anakart çarpanların default olmuş, bu yüzden de işlemcin olması gerekenden yavaş çalışıyor olabilir mi ki?
0
pichoscosama2
(24.09.09)
(4)

pilin idare edeceği süreyi görmek

kibritsuyu
babamın xp olan bilgisayarında laptopu fişten çekip bataryadan kullanmaya başlayınca kalan pil hem yüzde olarak, hem de dakika olarak görülebiliyor. tabii ki dakika sürekli olarak değişiyor. örneğin bilgisayar işlem yapmazken bakınca 2 saat gösteriyorsa, harddisk veri yazarken falan bakınca 1 saat f
babamın xp olan bilgisayarında laptopu fişten çekip bataryadan kullanmaya başlayınca kalan pil hem yüzde olarak, hem de dakika olarak görülebiliyor. tabii ki dakika sürekli olarak değişiyor. örneğin bilgisayar işlem yapmazken bakınca 2 saat gösteriyorsa, harddisk veri yazarken falan bakınca 1 saat falan görünüyor ama yine de görünüyor ve kabaca bir fikir oluşturuyor. vista premium yüklü yeni bilgisayarımda ise sadece yüzde olarak görebiliyorum. o anki işleme göre değişken de olsa kaç saatlik vaktim kaldığını görebilme şansım var mı acaba, bir yerlerden girip ayar falan çekerek?
0
kibritsuyu
(22.09.09)
Ben şu anda eski bir ThinkPad kullanıyorum ve dediğiniz işi Battery Maximiser Gauge diye bilgisayarla gelen küçük bir yazılımla hallediyorum. Laptopınızın modeli + Power Manager ya da Battery Gauge Software filan diye bir aratın Google'da, cihazın üreticisi muhtemelen bir yazılım sunuyordur.
0
aakuru
(22.09.09)
guc seceneklerını bızıkla bi, varsa orda vardır, yoksa harici bi yazılım bulcan.
0
bryan fury
(22.09.09)
Alternatif çözüm olarak Batterycare adlı freeware olan küçük boyutlu yazılımı kurarak o bilgiye ulaşabilirsiniz
batterycare.bkspot.com
0
fretboard
(23.09.09)
Aynı hıyarlığı benim laptop da yapmaktaydı. Notebook hardware control ile (www.pbus-167.com) görebilmekteydim ne kadar süre kaldığını.
0
skatheist
(23.09.09)
(1)

ttnet 8mbit tarifesi ve adil kullanım şeysi olayı

kibritsuyu
hani 15 gb adil kullanım sınırı var ya, bunu geçince hız 512 kbit'e düşüyor.şimdi ben ayın ortasında bu tarifeye geçtim. tarifeye geçesiye zaten 27 gb indirmişim. 15 gb zaten yalan yani eylülsonuna kadar. e tarifeye geçer geçmez 512 kbit'ten mi başladım peki? yoksa şu dakikadan itibaren 15 gb hakkım
hani 15 gb adil kullanım sınırı var ya, bunu geçince hız 512 kbit'e düşüyor.

şimdi ben ayın ortasında bu tarifeye geçtim. tarifeye geçesiye zaten 27 gb indirmişim. 15 gb zaten yalan yani eylülsonuna kadar. e tarifeye geçer geçmez 512 kbit'ten mi başladım peki? yoksa şu dakikadan itibaren 15 gb hakkım daha mı var?

ek soru: şu anda 380 kb/s ile indirmem eskisinin üstüne +15 gb daha hakkım olduğu anlamına mı gelir, yoksa 2-3 ayboyunca bu 512 kbit/s olayını gözardı ettikleri anlamına mı gelir?
0
kibritsuyu
(19.09.09)
ttnet sitesinde şöyle demiş ;

"Abonelik geçişi veya yeni aboneliğin başladığı ilk ay için adil kullanım 15 GB olarak mı uygulanacak?

Abonelik geçişleri veya yeni aboneliğin başladığı ilk aydan itibaren, 15 GB olarak adil kullanım uygulamasına başlanacaktır (her takvim ayı için geçerli olmak üzere)."

Yani ay sonuna kadar 15gb geçmediğiniz sürece(tarifeye geçtiğiniz andan itibaren) hızınız düşmeyecek.
0
huleyn
(19.09.09)
(1)

yeni bilgisayar, ilk vista, iki soru

kibritsuyu
1. o kadar sordum ettim, yine de 64 bit kurulumu yapmaya cesret edemedim. açar açmaz sordu 32 bit mi kurayım 64 bit mi kurayım diye. 32 bit kur anasını satiyim dedim. yazıcıya driver falan bulamayız, sıkıntı çıkmasın (forumlara falan baktım, kimi hiç bulaşma 32 bit kullan paşa paşa demiş falan, tırs
1. o kadar sordum ettim, yine de 64 bit kurulumu yapmaya cesret edemedim. açar açmaz sordu 32 bit mi kurayım 64 bit mi kurayım diye. 32 bit kur anasını satiyim dedim. yazıcıya driver falan bulamayız, sıkıntı çıkmasın (forumlara falan baktım, kimi hiç bulaşma 32 bit kullan paşa paşa demiş falan, tırstım). neyse efendim ben 32 bit kur dedikten sonra alet bana "diğer tüm önyüklemeler şunlar bunlar klıcı olarak kaldırılacaktır, emin misiniz, dönmek için son şansınız" dedi. böyle son şans falan diyince canım sıkıldı. şimdi ben ileride formatlayıp recovery'den yeniden kurmak istesem 64 bit kuramaz mıyım? bi kere 32 bit tercih ettik diye bu 64 bit silindi gitti mi? şimdilik memnunum da ileride format eyleyince istersem 64 bit kurabilir miyim? yoksa o şansımı kayıp mı ettim?

2. her naneye tıklayışımda "dudut" diye bir ses eşliğinde ekran kararıp "kullanıcı hesabı denetimi bu programı engelledi, onay vermek için eveti tıklayın" falan diyor. gittim kullanıcı hesaplarından kullanıcı hesabı denetimini kapattım. şimdi demiyor ama bu sefer de görev çubuğuna kırmızı çarpılı windows güvenlik şeysi işareti yerleşti "güvenliğiniz tam değil, buna tıklayın" diye balon çıkarıp duruyor. ulan allahsız. özellkle kapattım ben onu. nasıl olsa sen her "dudut" yaptığında evet diyeceğim için kapattım. her sefer söyleyip durmasın orda. sağ tık kapat yapıyorum, kapatım açınca yine çıkıyor. çıkmasın hiç.
0
kibritsuyu
(18.09.09)
1) vardir muhtemelen, recover mode'una gecip, tekrar kurulum yaparsan sorar ya. ayrica yazici falan sorun cikarmaz ya, cikaranini gormedim 64bit ile (cok eski bir sey degilse)

2) control panel -> windows security center
solda "change the way windows prompts me" tarzi bir secenek var (hatirlayamadim tam olarak simdi) ona tiklayip degistirirsin istedigin gibi. uyarma ama icon gorunsun, ya da ikisi de olmasin falan diye.
cache.gawker.com
0
sourlemonade
(18.09.09)
(1)

şu modem nasıldır? yoksa?

kibritsuyu
arkadaş fiyata bak, özelliklere bak, yorumlara bak. şeytan diyor hemen al git kullan. http://www.hepsiburada.com/cnet-car854-125-mbps-kablosuz-adsl22-4-port-modem-splitter/productDetails.aspx?categoryid=45&productid=bd46422ama pek de bilinen duyulan bir marka değil, kurt düşürüyor insanın içine. bil
arkadaş fiyata bak, özelliklere bak, yorumlara bak. şeytan diyor hemen al git kullan.

www.hepsiburada.com

ama pek de bilinen duyulan bir marka değil, kurt düşürüyor insanın içine. bildiğimizden şaşmayıp airties rt-205 falan mı alsak (bunun fiyatı da iki katından fazla. ama ucuz olan cnet marka modem birkaç aya bozulup elimize alacaksak varsın pahalıyı, kalitelisini alalım, uzun süre kullanalım).
0
kibritsuyu
(16.09.09)
iş görür ortalama bi alet. ama uzaklaştıkça sinyal kalitesi düşecektir onu dikkate al.
eğer iyi bişi düşünüyorsan Thompson Speedtouch tavsiye ederim. kapalı mekanda 60 açık alanda 130 metre menzili var. teknosa da vardı ama sanırım stoklarda kalmamış hemde inanılmaz ucuzdu. normalde 150 civarı bişi sanırım bi araştır istersen.
0
pposeidon1
(16.09.09)
(4)

siteye kablosuz adsl

kibritsuyu
efem bir yazlık sitemiz var. devir teknoloji devri, herkes laptopuyla geliyor. yazlık olduğundan haliyle kimsenin internet bağlantısı yok. diyoruz ki bu siteye wireless kuralım, laptopu açan kullansın. ttnet'e sorduk, "aman sakın ha yasak o" dedi. yapmak istediğimizi doğru anladığını zannetmiyorum.
efem bir yazlık sitemiz var. devir teknoloji devri, herkes laptopuyla geliyor. yazlık olduğundan haliyle kimsenin internet bağlantısı yok. diyoruz ki bu siteye wireless kuralım, laptopu açan kullansın. ttnet'e sorduk, "aman sakın ha yasak o" dedi. yapmak istediğimizi doğru anladığını zannetmiyorum. bir tane bireysel adsl hattı alıp wireless modemle tüm siteye kullandırtacağımızı zannetti galiba. neyse bunun prosedürü, bu cafelerde mafelerde, orada burada kullanılan şekli onu yaptırıcaz. bilgisi olan var mı? kaç paradır böyle bir olay? modem ve repeater falan kısmını sormuyorum, sadece ttnet açısından soruyorum. yoksa illa cafe bar falan mı olmak lazım, yazlık siteye olmuyor mu?
0
kibritsuyu
(16.09.09)
Aynen böyle bi duyuru vardı aradım bulamadım fakat hatırladığım kadarıyla baya maliyeti yüksek bişeyler çıkıyordu ama galiba orda siteye her eve wireless yardımıyla dağıtılıcaktı ondan masraflı olabilir.Siz eğer siteninizin gazinosuna veya her ne diyorsanız oraya alıcaksanız 8mbit hızında felan bi internet ve bi modemle halledebilirsiniz..
0
zozjotejmnk
(16.09.09)
herkes evinde girebilsin diyorsanız bir kaç tane adsl router almanız gerekir. Bunun yerine arkadaşın dediği gibi gazino gibi bir yere yaparsanız çok daha ucuza gelir. ttnet'e laf anlatmanız zor kafeler filanda bireysel hat alıp kablosuzla yayın yapıyor sonuçta.
0
huleyn
(16.09.09)
ttnet'i ise hic karistirma, kablosuz bir router alacak orta bir yere koyacaksin is bitecek, suan bu mesaji o sistemle yaziyorum, burasi da yazlik, durum tamamen dedigin sekilde yani. evet yasak o, çaktirmayin hiç.
0
samfisher
(16.09.09)
bir yere wireless modem kurup access point ile çoğaltmak en mantıklısı sanki.
0
emrag
(16.09.09)
(6)

bilgisayardan bilgisayara veri aktarımı

kibritsuyu
sora sora sonunda aldım yeni laptopumu. henüz ilk şarjı dolsun diye bekliyorum (gereksizdir belki ama türk alışkanlığı işte) kullanmadım.şimdi durum şudur. eski bilgisayarımda 15-20 gb kadar belki daha fazla tam bilemiyorum müziklerim filmlerim falan var. bunları yeni bilgisayara aktarmanın en hızlı
sora sora sonunda aldım yeni laptopumu. henüz ilk şarjı dolsun diye bekliyorum (gereksizdir belki ama türk alışkanlığı işte) kullanmadım.

şimdi durum şudur. eski bilgisayarımda 15-20 gb kadar belki daha fazla tam bilemiyorum müziklerim filmlerim falan var. bunları yeni bilgisayara aktarmanın en hızlı yolu nedir?

1. 8 gb'lık flashdiskle parça parça taşımak
2. cross kablo ile bilgisayarları birbirine bağlayıp ağ üstünden atmak
3. eski bilgisayarı kablo ile, laptopu kablosuz şekilde modem üstünden ağ kurrak bağlamak ve yine ağ üstünden atmak.
4. diğer.
0
kibritsuyu
(16.09.09)
2 nolu seçenek. cross kablo ile bilgisayarları birbirine bağlayıp ağ üzerinden atmanı tavsiye ederim.

Yada her iki bilgisayara DC++ kurup gerekli işlemleri yapıp saniyede 10 - 12 MB hızda atabilirsin. Ama ondada dosyaları upload etmesi bayaaaa uzun sürüyo. yok yok en iyisi ikinci seçenek.
0
marwin
(16.09.09)
1 i kullanacaksan total commander ile yap tasıma islemlerını diger turlu osya sayısı asrttıkca windoz un tasıma islemleri dramatik bi sekilde sıcıyor.
0
bryan fury
(16.09.09)
1 derim.
network problem çıkarmayı sever
0
natnan
(16.09.09)
flashdisk super bir sey
0
co2s2
(16.09.09)
flash elbette hatta sen bunu yazana kadar taşımıştım bile ben.
bir de korkma kullan bişi olmuyor.
wifi ile dosya aktarımı mevzuuna hiç girme büyük verilerde ağlarsın.
0
ozdek
(16.09.09)
kesinlikle flashdisk..
0
eja
(16.09.09)
(2)

yine excel sorusu

kibritsuyu
efendim hangi dangalak muhasebe programı export ettiyse excel formatında bir bilanço var elimde. lakin gerizekalı program hücredeki sayıların başına 2-3 tane boşluk koymuş ve sayıların binlik basamak ayırıcı noktalarıyok, ondalık basamak sayısı falan istediğim gibi değil. hücre özelliklerinden değiş
efendim hangi dangalak muhasebe programı export ettiyse excel formatında bir bilanço var elimde. lakin gerizekalı program hücredeki sayıların başına 2-3 tane boşluk koymuş ve sayıların binlik basamak ayırıcı noktalarıyok, ondalık basamak sayısı falan istediğim gibi değil. hücre özelliklerinden değiştireyim diyorum ama sayının başında boşluk olduğu için hücreyi sayı olarak görmüyor. ben bööyle yüzlerce satırdaki yüzlerce hücrenın başındaki boşlukları kolaylıkla alabilir miyim?
0
kibritsuyu
(15.09.09)
parçaal formülü de işine yarayabilir belki. Ben de sana şeyi sorayım. Muhasebecilerin ve mali müşavilerin sürekli kullandığı excel tablolarının olduğu bi' internet sitesi vardı biliyor musun hangisi olduğunu?
0
charlesbukowskiineksi
(15.09.09)
formülle yapmak istersen trim (kırp) kullanabilirsin. makro ile;

Private Sub Worksheet_Change(ByVal Target As Range)
Cells.Replace Chr(10), ""
For Each huc In ActiveSheet.UsedRange
huc.Value = Trim(huc.Value)
Next
End Sub
0
mahallenindelisi
(15.09.09)
(3)

64 bit vista kurulumu

kibritsuyu
hem 32 bit hem 64 bit vista önyüklemesi yapılmış sıfır bir laptopa 32 bit kurulumu mu yapalım, 64 bit kurulumu mu yapalım? 64 bit kurulumu yaparsak artılarını duyduk da, herhangi bir eksisi olur mu? kimi programlar desteklemez, hede olur hödö olur driver bulunmaz falan dediler korkuttular. değerli y
hem 32 bit hem 64 bit vista önyüklemesi yapılmış sıfır bir laptopa 32 bit kurulumu mu yapalım, 64 bit kurulumu mu yapalım? 64 bit kurulumu yaparsak artılarını duyduk da, herhangi bir eksisi olur mu? kimi programlar desteklemez, hede olur hödö olur driver bulunmaz falan dediler korkuttular. değerli yorumlarınızın yanında şöyle avantajını dezavantajını okuyabileceğim kaynaklar falan olsa ne güzel olur şöyle anneye anlatır gibi.
0
kibritsuyu
(14.09.09)
program muhım degilr, kendısı ayarlıyor onu da driver asıl onemli olan ama mutlaka vardır driver cd sinde fln. e hazır kurmusken win7 kur ?
0
bryan fury
(14.09.09)
ama yeni alınmış bilgisayar şimdi ben kookarım öyle ekstradan win 7 indir kur falan. orijinal lisanslı geliyor içinde önyüklenmiş vaziyette. hani bomboş harddiske ilk kuruyor olsam neyse de. ne çıkarsa bahtımıza onu kurucaz. hem daha beta diil mi win 7?
0
🌸kibritsuyu
(14.09.09)
64bit kur iyidir

64bit vista kullandım uzun süre bi sorun olmadı

şimdi gene 64 windows7 kullanıyorum bundanda mennunum daha mennunum hatta
0
cnonefb
(14.09.09)
(3)

ankara'da en iyi teknosa

kibritsuyu
evet sorduk soruşturduk, duyuru'dan oradan buradan tavsiyeleri aldık ve toshiba L500-13T model dizüstü bilgisayarı almaya karar verdik. lakin gördük ki bu bilgisayar teknosa dışında hiçbir yerde satılmıyor. teknosa'nın satış sonrası huyunu, ilgisini hizmetini çok iyi bildiğimden ne kadar oradan alış
evet sorduk soruşturduk, duyuru'dan oradan buradan tavsiyeleri aldık ve toshiba L500-13T model dizüstü bilgisayarı almaya karar verdik. lakin gördük ki bu bilgisayar teknosa dışında hiçbir yerde satılmıyor. teknosa'nın satış sonrası huyunu, ilgisini hizmetini çok iyi bildiğimden ne kadar oradan alışveriş yapmak istemesem de bir tek onlar sattığı için teknosa'dan alışveriş yapmaya mecburum. ya da başka bilgisayar alacağım ki kendisine en yakın model hp pavillion'da var (önceki duyrularımda karşılaştırma istemiştim ve toshiba tavsiye edilmişti hatta).

bari çalışanı, müdürü falan tecrübeyle ilgili bilgili görgülü, herhangi bir sorunda siktir çekmeyecek, yardımcı olacak bir teknosa bulayım dedim. tecrübe edip memnun kalınmış bir şubesi var mıdır?

şehir: ankara.
0
kibritsuyu
(14.09.09)
www.notebook.gen.tr
forum.donanimhaber.com

iyi diyola yetkili servisi için de.
0
emraah
(14.09.09)
(bkz: toshiba notebook bilgisayar teknik servisi)
(git: 42241)

neyse gittik dell aldık ve anakarttan kaynaklanan bir arıza oldu (saat ayarı kafayı yemişiti), teşhisi telefonda koydular sonra da bizimkilerin evine gidip anakartı değiştirdiler *. peşine utanmadan servisimizden memnun musunuz, daha başka sizin için ne yapabiliriz diye telefonla aradılar.
0
dinomazu
(14.09.09)
dell'in istediğim özelliklerde bir bilgisayarını bulamadım maalesef. aradığım özellikler toshiba dışında bir tek hp pavillion'da mevcut.
0
🌸kibritsuyu
(14.09.09)
(3)

eski bilgisayara oyun arıyorum

kibritsuyu
efem şu anda kullandığım bilgisayar 2004 yılında alınmış, pentium 4 - 3 ghz ht işlemcili, 1 gb ram'li, geforce fx5200 ekran kartlı antika bir şey.ben bu bilgisayarda oynayabileceğimi fifa tarzı futbol, need for speed tarzı araba yarışı falan arıyorum. elimde en eski bilgisayarımdan kalan fifa 98 fal
efem şu anda kullandığım bilgisayar 2004 yılında alınmış, pentium 4 - 3 ghz ht işlemcili, 1 gb ram'li, geforce fx5200 ekran kartlı antika bir şey.

ben bu bilgisayarda oynayabileceğimi fifa tarzı futbol, need for speed tarzı araba yarışı falan arıyorum. elimde en eski bilgisayarımdan kalan fifa 98 falan var ama onları çalıştırmıyor. niyeyse insufficient memory diyor. güncel oyunları zaten yetersizlikten çalıştırmıyor. bana zamanının (2003-2004-2005 falan) bu tarz oyunlarının isimlerini söyler misiniz, bir araştırayım, bulursam oynayayım. need for speed çok eski bir oyun ama hangi versiyonu o dönemlerde çıkan versiyondur acaba bilemiyorum.

benzer aksiyon oyun tavsiyelerine de açığım.

düzeltme: 2001 değil, 2004 yılında alınmış bir bilgisayar bu. yılları düzelttim.
0
kibritsuyu
(12.09.09)
fifa98 sorununun çözümü için; forum.donanimhaber.com

need for speed porsche gayet iyi çalışır. diablo, diablo 2 çalışır. carmageddon, carmageddon 2 çalışır.
0
blackdog
(12.09.09)
nfs underground da çalışır. belki underground 2 de çalışabilir hatta çalışır lan bence.
0
argent dawn
(12.09.09)
nfs underground ve underground 2 düşük grafik ayarlarında sorunsuz çalışır.
0
care
(12.09.09)
(1)

442 numaralı aşti-havalimanı otobüsü

kibritsuyu
şimdi ben bu otobüsü kullanmadım. fiyatı iki blet parası, yani 3,40 lira. ankara'da tek biniş 1,70, lakin onluk veya yirmilik kart alırsanız tek biniş parası 1,40 oluyor.soru geliyor. ben onluk veya yirmilik kartımla havalimanı otobüsüne bindiğimde kartımdan, benim kartımın 2 biniş parası olan 2,80
şimdi ben bu otobüsü kullanmadım. fiyatı iki blet parası, yani 3,40 lira. ankara'da tek biniş 1,70, lakin onluk veya yirmilik kart alırsanız tek biniş parası 1,40 oluyor.

soru geliyor. ben onluk veya yirmilik kartımla havalimanı otobüsüne bindiğimde kartımdan, benim kartımın 2 biniş parası olan 2,80 mi düşüyor, yoksa kartımın onluk yirmilik olduğuna bakılmaksızın 3,40 mı düşüyor?

not: bu soruda 1 kuruşluk melih indirimi gözardı edilmiştir. 1,69 düşüyor, 3,38 düşüyor falan demeyiniz o yüzden. görmeyiniz o bir kuruşluk indirimi.
0
kibritsuyu
(11.09.09)
hocam onun bileti ayrı.. tek binimlik 3,40 kredili kartlardan alıyorsun.. aracın içinden şöförden temin edeceksin bileti..
0
hareket saati gecmis otobus kaptani
(11.09.09)
(1)

100. yıl

kibritsuyu
aşağıdaki ilanı görünce aklıma geldi bunu sormak.ne zamandır merak etmekteyim. birçok şehirde (mesela ankara'da, aşağıdaki ilanda olduğu gibi antalya'da) "100. yıl" diye semtler var.bu yüzüncü yıl neyin yüzüncü yılı ki semte ismini vermiş? şehrin kuruluşunun falan mı acaba? özellikle ankara içindir
aşağıdaki ilanı görünce aklıma geldi bunu sormak.

ne zamandır merak etmekteyim. birçok şehirde (mesela ankara'da, aşağıdaki ilanda olduğu gibi antalya'da) "100. yıl" diye semtler var.

bu yüzüncü yıl neyin yüzüncü yılı ki semte ismini vermiş? şehrin kuruluşunun falan mı acaba? özellikle ankara içindir bu merakım.
0
kibritsuyu
(11.09.09)
obez kirpi george
(11.09.09)
(4)

yabancı şehir vs. adlarının türkçe yazılışı

kibritsuyu
nedir şimdi bunlardaki son durum? hadi şahtar'ı anladık, kiril alfabesiyle yazıldığı için okunuşunu kullanıyoruz. peki gayet latin alfabesi ile yazılanları niye okunduğu gibi yazıyoruz? ya da hepsini mi böyle yazacağız? kabul edilmiş olanları mı var?barcelona'ya barselona diyoruz galiba, sözlükteki
nedir şimdi bunlardaki son durum? hadi şahtar'ı anladık, kiril alfabesiyle yazıldığı için okunuşunu kullanıyoruz. peki gayet latin alfabesi ile yazılanları niye okunduğu gibi yazıyoruz? ya da hepsini mi böyle yazacağız? kabul edilmiş olanları mı var?barcelona'ya barselona diyoruz galiba, sözlükteki başlık değişmiş. ee seattle'ı siyetıl diye mi yazıcaz? utah'ı yutah (yoh yutmayah, önce çiğneyeh töbe yarabbim) diye mi yazıcaz? hadi bazı şehir isimlerinin kabul edilmiş ayrı türkçeleri var mesela münchen yerine münih diyoruz, öyle yazıyoruz. barselona marselna da mı kabul edildi diye öyle yazıyoruz, yoksa henüz uydurma aşamasında mıyız? nedir bunun şeysi biri bana açıklayıvirsin.
0
kibritsuyu
(04.09.09)
oharro
(04.09.09)
türkçeleşmiş bazı şehir isimleri dışında (londra, münih vb) diğer şehir isimlerini orijinal dilindeki gibi yazıyoruz diye biliyorum.
0
henry gale
(04.09.09)
kurallardan cok genel kabul edilmislige bakmak daha yerinde olacaktir.

orneklerle aciklayalim:

london yerine londra
munchen yerrine munih
cologne yerine koln
marseille yerine marsilya
barcelona yerine barselona
athens yerine atina demek gayet mumkun
fark ettiyseniz bunlar hep eski ve siklikla ismi gecen sehirler

benzer ama daha da ilerlemis bir sekilde,

skopje yerine uskup
constanta yerine kostence
(aslinda atina'yi da buraya alabiliriz)

gibi bize cok yakin sehirlere hepten baska isimler de vermis olabiliriz

ama shaktar ya da seattle gibi her gun ismi gecmeyen, hatta nispeten yeni olan sehirler icin orijinal hallerini kullanmak daha mantikli gibime geliyor.

evet chicago yerine sikago yazdilar uzun bir sure. onu saymiyorum.

kisacasi, genel kabul gormus yazim sekillerini kullanmaya devam etmek en dogrusu bence.

marselna kismina ise girmek bile istemiyorum. o ne be?
0
co2s2
(04.09.09)
cologne yerine köln, athens yerine atina örnek değil. bunlar ingilizce isimler. ingilizce isimleri neden orijinal isim sanıyoruz?
0
sektoid
(04.09.09)
(12)

ofsaytta son durum

kibritsuyu
futbolda ofsaytın kuralı mı değişti? dün akşamki fenerbahçe manisaspor maçında manisaspor'un ofsayt diye kesilen pozisyonunda (http://www.youtube.com/watch?v=XFO5V5iIXXw 4:52'de ve ekteki resimde görülebilir), ofsayttaki oyuncu hangisi? sol tarafta iki tane oyuncu kabak gibi ileride ama top sağ kana
futbolda ofsaytın kuralı mı değişti? dün akşamki fenerbahçe manisaspor maçında manisaspor'un ofsayt diye kesilen pozisyonunda (www.youtube.com 4:52'de ve ekteki resimde görülebilir), ofsayttaki oyuncu hangisi? sol tarafta iki tane oyuncu kabak gibi ileride ama top sağ kanattaki oyuncuya gidiyor. sağdaki oyuncu da orta yapıp o önde duran oyunculardan birine (bu pas anında ofsaytta değiller) oyuncuya pas atıyor. benim son bildiğim şöyleydi. oyuncu aktif alandaysa, yani savunmayı ve/veya kaleciyi etkileyebilecek alandaysa top kendisine gelmese de ofsayt oluyordu. yani benim bildiğim pasif ofsayt, oyunun döndüğü alanda değil de tamamen alakasız bir yerdeki oyuncu ofsayttaysa sözkonusu oluyordu. mesela oyun ortada dönerken en sağda, oyunla alakasız bir yerde ofsaytta duran oyuncu pasif ofsaytta kalıyordu ve bu ofsayt sayılmıyordu. manisa'nın pozisyonunda o bayrak pası alan oyuncu için mi, yoksa kabak gibi önde duran iki oyuncu için mi kalkıyor? keza fenerbahçe'nin son golünde de semih ofsaytta ama top alex'e geliyor. bayrak kalkmıyor. semih gayet aktif alanda ve hatta dönen topu da o kaleye atıyor, yine de ofsayt olmuyor. semih'e pasif ofsaty deniyor. nedir şimdi son durum?
0
kibritsuyu
(31.08.09)
bence hakem orda pasın atıldığı ilk anda, aktif olan oyuncuyu ofsayt olarak gördü. diğer kabak gibi ortada duran iki kişiyle alakası yok sanırım kararın.
0
rectoa
(31.08.09)
manisanın pozisyonunda ofsayt yok.. hakem yanlış bayrak kaldırdı.. semihin attığı golde ilk başta top alexe gidiyor semih psaifte.. sora alexin kafasına değidiği için yeni bir pozisyon ve ofsaytta olmayan semih golü atıyor..
0
slevinkelevra
(31.08.09)
ofsayt mı değil mi diye sormadım ki. ofsayt şüphesi bile olsa hangisi için diye sordum. cevabınızdan anladığım kadarıyla kabak gibi ortalıkta olan oyuncular gol pozisyonu içinde aktif alanda olslar dahi pasif sayılıyorlar. top kime gidiyosa ona bakılıyor demek ki. keza semih'in pozisyonunda olduğu gibi. semih aktif alanda ileride duruyor ama top o anda ona gelmediği için ofsayt değil. tekrar ona gelişi farklı bir pozisyon sayılıyor.

saçma geldi bana bu böyle.
0
🌸kibritsuyu
(31.08.09)
hakemin eline yüzüne bulaştırdığıdır.Aynı pozisyonda fener gol attı.ikiside ofsayt değildi.
0
paintov
(31.08.09)
bu pozisyon üzerinden gidersek. burada topun önce sağ taraftaki oyuncuya atılması ofsayt değil ancak sağ taraftaki oyuncu topu aldıktan sonra içeri orta yaparken önceki pozisyonda ofsaytta olan oyuncular pozisyonlarından dolayı bir avantaj elde ettikleri için pas atıldığı anda ofsayt olmasalar dahi ofsayt çalınabilir. tabi çalınmayadabilir hakemin insiyatifi ve oyunu takibinde yatıyor olay.
0
emrag
(31.08.09)
@emrag: yani evet demek istediğim o aslında. o anda ofsayt değil ama pozisyonundan dolayı avantajlı durumda. ikinci pozisyonda top ona gelirken ofsaytta değilse bile öncekinde ileride durması, top geldiğinde ofsayt çalınmasını gerektirebilir. fenerbahçe'nin ikinci golü de aynı hatta. top direkten gelirken semih ofsayt değil. alex'in şutu doğrudan kaleye girseydi de değildi ama alex topu atarken semih'in ileride olması ve direkten dönen topa vurduğunda gol atması ofsayt olurdu eskiden. değişti mi bu?

polemik yaratmak için sormuyorum. tarafsızca soruyorum bu soruları. o gol ofsayttı bu değildi, vay hakem fenerin penaltısını da yedi falan diye olayı takım kavgasına çevirmezsek sevinirim.
0
🌸kibritsuyu
(31.08.09)
pozisyonu görmedim ama anladığm kadarıyla alex şut atıyor o sırada semih ofsayt değil. daha sonra semih ileri çıkıyor, top direğe çarpıyor. top direğe çarpıp geri döndüğü sırada semih ofsayt pozisyonunda. bu durumda semih gol atarsa ofsayt olmaz ama alex topa vururken semih ofsayt pozisyonunda ise top direğe çarpmadan semih geri dönüp ofsayttan çıkıp dönen topu gol yaparsa gene dediğim gibi ilk pozisyonunun avantaj yaratıp yaratmadığına bakılır ve büyük ihtimalle ofsayt çalınır.

benzer bir şekilde alex topa vurduğunda semih ofsayt pozisyonunda diyelim ve kalecinin önünde duruyor ve kalecinin görüş açısını engelliyor. alex'in şutu gol oluyor. bu durumda gol geçersiz olur. semih topla oynamasa dahi aktif duruma düşer kaleciyi engellediği için.
0
emrag
(31.08.09)
sorudaki linkin sonunda görebilirsiniz.

dediğiniz gibi değil. tam tersi. güiza uzaktan içeri gönderiyor topu. tam topu attığı anda semih ofsaytta. ama top semih'e değil ofsaytta olmayan alex'e geliyor.a lex kafa vuruyor, top direkten geliyor ve gelip semih'in önüne düşüyor, semih de tamamlıyor. alex kafa vurduğu sırada semih ofsaytta değil. uzaktan top gelirken ofsaytta.

ben de aynen sizin dediğiniz gibi biliyorum ama sanki değişmiş bu.
0
🌸kibritsuyu
(31.08.09)
izledim şimdi. bu pozisyon ofsayt değil. burada alex'in kafayı attığı an ve sonrasına bakıcaz. top alex'e geldikten sonra pozisyon değişiyor çünkü. bu pozisyonun ofsayt olması için pozsiyonun aynı orta ile başlayıp alex'e müdahele eden oyuncunun semih'in solunda kalması gerekir.
0
emrag
(31.08.09)
bu pozisyonla ilgili bir örnek daha vereyim. eğer alex gelen topu direk kale yerine semih'in önüne bıraksaydı semih ofsayt pozisyonundayken avantaj elde ettiği için gol verilmezdi. burada alex'in pozisyonda semih'le oynama düşüncesi olmadığı semih'in de top, kaleci ya da alex'i tutan herhangi bir oyuncuyla teması olmadığı için pozisyon bir nevi resetlenip alex'den sonrası alınıyor.
0
emrag
(31.08.09)
hakemin yerine bakarsak daha mantıklı bir karar verebiliriz, olması gerektiği yerden en az 3 metre ilerde bir yan hakem ve önünde 2+1 rakip takım oyuncusu varken şükrü saraçoğlunda o bayrağı kaldırır. ali sami yen'de inönü'de de kaldırır da şükrü saraçoğlunda tereddüt etmez. bu kural hakikaten bir acayipleşti, semih'in atıığı golde alex topa dokunduğu an ilk pozisyon sıfırlanıp yeni değerlendirme yapılıyor. savunma oyuncularının vay haline.

"oyuncu aktif alandaysa, yani savunmayı ve/veya kaleciyi etkileyebilecek alandaysa top kendisine gelmese de ofsayt oluyordu."

bu en kabaca forvet oyuncusunun üzerine doğru top gelirken geçerli.
0
sotw
(31.08.09)
ya bu dediğin kural geçmiş yıllarda uygulanmıştı. yıllar önce adriano'nun bi maçını hatırlarım. defalarca ofsayta düştü ve bu topa dokunma mevzusu yüzünden boşu boşuna depar attı, yoruldu, maçtan düştü. ben o maçı izledikten, adriano da bire bir yaşadıktan sonra topa dokunma olayının ne kadar saçma olduğunu bizim gibi fifa'nın, uefa'nın da anlaması gerek. bu kuralın tekrar uygulanacağına emin misin? çok sıkıntı yarattı geçmişte.
0
emrag
(31.08.09)
(3)

ne demek lan insafişınt memori

kibritsuyu
1998-1999 yıllarında 32 mb ram'i olan pentium 200 mmx'imin canavar gibi çalıştırdığı fifa 98'i, 1 gb ram'i olan pentium4 - 3 ghz işlemcili bilgisayarım niye "insufficient memory" diyerek çalıştırmıyor acaba?üstelik de ilk kurduğumda birkaç gün çalıştırdı gayet güzel. şimdi diyom çalıştır, yok diyo m
1998-1999 yıllarında 32 mb ram'i olan pentium 200 mmx'imin canavar gibi çalıştırdığı fifa 98'i, 1 gb ram'i olan pentium4 - 3 ghz işlemcili bilgisayarım niye "insufficient memory" diyerek çalıştırmıyor acaba?

üstelik de ilk kurduğumda birkaç gün çalıştırdı gayet güzel. şimdi diyom çalıştır, yok diyo memori yetmez abi.

aha şu yandaki hata işte.
0
kibritsuyu
(29.08.09)
DOS oyunları bu hatayı verebiliyor, önüne geçmek için DOS emülatörleri kullanmak lazım.

(bkz: dosbox)
0
crown
(29.08.09)
oyunun exe ikonuna sağ tıklayıp uyumluluğu windows 98'e getir. olmazsa 95 falan dene olur.
0
uckac
(29.08.09)
olmuyorr olmuyorrr. dos oyunu olmadığından dosbox olmadı. uyumluluklrı denedim, bi ara olur gibi oldu, ağır çekim açıldı falan, sonra denedim yine aynı. ağır çekim gibisini bile açmadı. insafişınt memori diyio koyuyor. ühühüüüü. yenileri çalıştırmaz, eskileri çalıştırmaz ne biçim bilgisayar lan bu.
0
🌸kibritsuyu
(03.09.09)
(1)

64 bit işletim sistemi bana ne kazandırır

kibritsuyu
şimdi vista ön kurulumu yapılmış bilgisayarlarda sanırım kurulum aşamasında seçme şansı tanıyor 32 bit mi yükleyeyim 64 bit mi yükleyeyim diye.4 gb ram kullanabilme dışında (bildiğim kadarıyla 32 bit vista ile en fazla 3 gb ram kullanılabiliyor) 64 bit işletim sistemi kurmanın ne avantajı olacak ban
şimdi vista ön kurulumu yapılmış bilgisayarlarda sanırım kurulum aşamasında seçme şansı tanıyor 32 bit mi yükleyeyim 64 bit mi yükleyeyim diye.

4 gb ram kullanabilme dışında (bildiğim kadarıyla 32 bit vista ile en fazla 3 gb ram kullanılabiliyor) 64 bit işletim sistemi kurmanın ne avantajı olacak bana?

kusura bakmayın pek anlamıyorum bu işlerden.
0
kibritsuyu
(27.08.09)
Sahip olduğun klavye/mouse gibi birr çok alet edevatın eski olduğunu varsayarak konuşursam: Her şeyin 64-bit driver'ını bulmak zorunda olduğun için sana iyi bir baş ağrısı kazandırabilir diye düşünüyorum. Yok eğer yepisyeni cillop gibin güçlü bir sisteminiz varsa ve eski bir şeyiniz yoksa kurun gitsin derim. Tabi şimdiden internette parçaların 64-bit driverları var mı bakarsanız iyi olur.
0
majik
(27.08.09)
(4)

27 ağustos fenerbahçe sion maçı

kibritsuyu
bu maçı yayınlayan bir radyo kanalı var mıdır? varsa hangisidir, frekansı nedir (ankara).d smart'ımızyok, izleyemiyoruz. bari radyodan dinleyelim.
bu maçı yayınlayan bir radyo kanalı var mıdır? varsa hangisidir, frekansı nedir (ankara).

d smart'ımızyok, izleyemiyoruz. bari radyodan dinleyelim.
0
kibritsuyu
(27.08.09)
digiturk/uydu falan varsa fb tv veriyor canlı anlatım olarak.
0
rectoa
(27.08.09)
kablo tv ve fbtv var ama bunu yaparken eşimin de televizyon izlemesini engellememem lazım :) kulaklıkla maç dinleyebilsem daha güzel olur.

teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(27.08.09)
büyük ihtimalle trt3 yayınlar.
0
marido
(27.08.09)
maç radyospor yayın akışında var. ankara'da frekansı 105.1.

www.radyospor.com
0
hareket saati gecmis otobus kaptani
(27.08.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.