Giriş
(6)

ankara'da vukuat mı var?

kibritsuyu
an itibariyle caddeden bir takım itfaiye aracı ile toplam olarak 6 tane ambulans siren çala çala geçtiler. aha yedinci de geliyor (polis de olabilir emin değilim siren geliyor uzaktan).televizyon falan yok ofiste. bir şeyler mi oluyor ankara'da?edit: sekizinci ambulans da geçti.edit 2: merdivenli bi
an itibariyle caddeden bir takım itfaiye aracı ile toplam olarak 6 tane ambulans siren çala çala geçtiler. aha yedinci de geliyor (polis de olabilir emin değilim siren geliyor uzaktan).

televizyon falan yok ofiste. bir şeyler mi oluyor ankara'da?

edit: sekizinci ambulans da geçti.

edit 2: merdivenli bir itfaiye aracı daha geçti.
0
kibritsuyu
(28.05.09)
hevipeyra
(28.05.09)
evet sıhhiye'deyim.

ambulanslar 12 oldu bu arada. hangi dershane acaba. inşallah kötü bir şey yoktur.
0
🌸kibritsuyu
(28.05.09)
çok fena olmuş yalnız, bir iki hafta süre var össye; umarım yaralanan falan olmamıştır. oks de olabilir tabi, o zaman daha fena panik yapmış olabilir çocuklar...
0
1001gecemasallariyla1002gece
(28.05.09)
sıhhıyede bi açı var benim bildiğim. dtcfnin karşısında. okulu aradım bişey duymamış arkadaşım. ambulans fln duymuşlar da..
edit: evet açı dersanesiymiş. kazan dairesinde patlama olmuş.
0
emraah
(28.05.09)
emraah
(28.05.09)
tipik meraklı türk vatandaşı olarak (bkz: türksün di mi) soruyu sorduktan sorna dayanamayıp dışarı çıkıp aranmaya başladım. zaten götümün dibindeymiş. buraya soracağıma aşağı inip caddeye baksam bile görürmüşüm. patlama falan duymadım oysa ki. dışarı çıkar çıkmaz sokağın ağzında bekleyen ambulansları gördüm. sokağa girince de olayı gördüm. neyse ki çok ciddi bir şey yokmuş. benim gibi toplaşan tipik türklerden anında öğrendim. açı dergisi dershanesinin kalorifer kazanı patlamış. herkes birbirine "bu havada kalorifer mi yakmışlar" diye soruyordu.
0
🌸kibritsuyu
(28.05.09)
(1)

elektroliz aleti

kibritsuyu
şu ankara suyunu test ederken kullandıkları, ucunda iki ayrı çubuk olan, bu çubuklar suya sokulduktan sonra fişe takılınca suyu ayrıştıran zımbırtının adı nedir? bir de tam olarak suya ne yaptığını okuyup öğrenebileceğim bir yer var mıdır? sözlük başlığı da olur.
şu ankara suyunu test ederken kullandıkları, ucunda iki ayrı çubuk olan, bu çubuklar suya sokulduktan sonra fişe takılınca suyu ayrıştıran zımbırtının adı nedir? bir de tam olarak suya ne yaptığını okuyup öğrenebileceğim bir yer var mıdır? sözlük başlığı da olur.
0
kibritsuyu
(28.05.09)
pekibu ankara suyunda çöken çamur gibi şey ne oluyor?

(bkz: elektroliz) başlığının son entry'sinde ilgili vedeo mevcut.

şu hatta: www.vidivodo.com
0
🌸kibritsuyu
(28.05.09)
(4)

eski pioneer müzik seti kaç kara eder

kibritsuyu
1980'lerin sonlarında alınmış kabinli, kat kat müzik setim var. katları anfi, çift kaset çalar, ekolayzır, radyo, zamanlayıcı ve pikaptan oluşuyor (cd çalar yok ama anfide bağlantıya müsait girişleri düğmeleri var). ha tabi iki tane de eşşek kadar hoparlörü ve ahşap (ahşap dediysek ceviz kakma deği
1980'lerin sonlarında alınmış kabinli, kat kat müzik setim var. katları anfi, çift kaset çalar, ekolayzır, radyo, zamanlayıcı ve pikaptan oluşuyor (cd çalar yok ama anfide bağlantıya müsait girişleri düğmeleri var). ha tabi iki tane de eşşek kadar hoparlörü ve ahşap (ahşap dediysek ceviz kakma değil, sunta) kabini var.

satsam kaç para eder böyle bir set? arızası, bozuğu, tamiri yok. gördüğüm kadarıyla tamamen çalışıyor. bir sıkıntısı yok.
0
kibritsuyu
(27.05.09)
aynısı bizde de bulunuyordu.Kabinlerini baya ucuza verdik.Diğer şeyler de eskiciye gitti.
0
afush
(27.05.09)
metalik kaplama olan ise,
www.soriaudio.com

hastalari var iyi para verirler. ama arayip bulman lazim. sesi cok guzledir satma bence :)
0
cench
(27.05.09)
geçen kuzen geldi bize, bizim evde de aynısında var ondan. bir kablolar falan bulup dvd ye mi ne bağlıyormuşsun süper oluyormuş. ama uğraşmaya vaktim olmadıydı. bence bir araştırın.
0
susannah
(28.05.09)
(bkz: can hi fi)
0
pain
(28.05.09)
(5)

galatasaray ve "aslan"

kibritsuyu
şimdi takım tartışması yaratmak değildir niyetim. öğrenmek için soruyorum. daha önce de sordum sanki diye hatırlıyorum ama aradım bulamadım.şimdi hatırladığım en eski maçlar 1980'lerin ortalarına ait. o dönemlerde üç büyüklerin takım ismi dışında birer de takma ismi vardı.fenerbahçe: sarı kanaryabeş
şimdi takım tartışması yaratmak değildir niyetim. öğrenmek için soruyorum. daha önce de sordum sanki diye hatırlıyorum ama aradım bulamadım.

şimdi hatırladığım en eski maçlar 1980'lerin ortalarına ait. o dönemlerde üç büyüklerin takım ismi dışında birer de takma ismi vardı.

fenerbahçe: sarı kanarya
beşiktaş: kara kartal
galatasaray: cim bom bom

yani kendimi bildim bileli fenerbahçe'nin maskotu kanarya, beşiktaş'ın maskotu da kartal hayvanıydı. galatasaray'ın ise hayvan bir maskotu yoktu.

sonraları galatasaray'a "aslan" simgesi uygun görüldü. benim hatırladığım, galatasaray'a aslan denilmesi fatih terim ile birlikte başladı (fatih'in aslanları). ama galatasaraylılar öyle demiyor. daha eski diyor. oysa ki benim en eski hatırladığım prekazi'li, simoviç'li galatasaray dönemlerinde aslan denilmiyordu hiç.

sorum şu: galatasaray'ın "aslan" olması ne kadar eskidir? "aslanım benim koçum benim" gibi övme amaçlı söylenen "aslan galatasaray" şeklindeki kullanımı sormuyorum. simge olarak aslan kullanılmasından bahsediyorum. ne kadar eskidir, ilk defa ne zaman kullanılıştır?
0
kibritsuyu
(26.05.09)
ben de fatih terimli dönem diye hatırlıyorum.
0
ency
(26.05.09)
----alıntı----
Galatasaray'ın simgesi olan aslan, futbolcuları Nihat Bedik'ten geliyor. Galatasaray kurulmadan 3 yıl önce dünyaya gelen Bedik, Galatasaray Lisesi'nde eğitimini sürdürürken spor hayatına başladı.

1916 yılında başlayan Galatasaray macerası süresince sadece futbolcu olarak değil üç adım atlama, yüksek atlama, binicilik, yelken ve yüzme alanlarında da kulübüne hizmet eden Bedik, tam 20 yıl boyunca futbolcu olarak verdiği mücadelesinde 268 kez forma giydi.

Galatasaray futbol takımının 8 yıl kaptanlığını yapan, 18 kez giydiği A Milli Takım formasını 8 kez kaptan olarak taşıyan Bedik, 1936 yılında aktif spordan çekilmesine rağmen spor yapmayı ihmal etmedi. ''Aslan'' ismini verdiği teknesi ile yarışlara katılan, futbol oynadığı dönemlerde ''Aslan Nihat'' olarak çağırılan Bedik, hayatını adadığı Galatasaray'a kendi lakabını simge olarak bıraktı.
----alıntı----
kaynak: www.htspor.com

1936 dan beri aslan.
0
sourz
(26.05.09)
bireysel tecrübemi aktarayım:
fatih terim galatasaray'ın başına 1996'da geldi. ben ilkokulu 1993'te bitirdim. ilkokul 4 ve 5'te iken okulun karşısındaki kırtasiyede aslan yiyen kartal, kanarya yiyen aslan ve kartal yiyen kanarya gibi motifler olan resim çantaları satılırdı. hatta sıra arkadaşımın kartalı ağzında bir aslanı tutuyordu.
dolayısıyla en geç 1992 yılında galatasaray'ın maskotu aslandı. fatih terim öncesi dönem oluyor yani.
0
papado
(26.05.09)
ben kendimi bildim bileli aslan galatasaray in simgesi
besiktasli bir komsumuzun beni surekli olarak besiktasli olmaya ikna etmeye cabalamasi ve son derece galatasarayli bir anne ve dayiya sahip olmam yuzunden bi donem arada kaldigimi, sonunda da "aslan kartaldan daha guclu (hem de tanju gs da:))" diye galatasarayli oldugumu hatirliyorum. sene 89-90.
0
cisterna
(26.05.09)
5 yaşındayken babamın bir arkadaşının bana "tüyleri yolunmuş kartal" dediğini, benim de 5 yaş hararetiyle kendisine "kılları yolunmuş aslan" dediğimi hatırlarım. sene 88'e tekabül eder.

Yok mu indiren?
0
karapolisnas
(27.05.09)
(8)

acı

kibritsuyu
acı yemeyi deli gibi seven bir adamım. hele biberiye turşusu, ince uzun cin biberi, jalapeno falan leblebi gibi yiyorum.yerken problem yok da affedersiniz ertesi gün çıkarırken çok eziyet çekiyorum. bağırsakları da bozuyor şerefsiz. çok şükür basurum falan da yok. potansiyel var ama :P bunun yedikte
acı yemeyi deli gibi seven bir adamım. hele biberiye turşusu, ince uzun cin biberi, jalapeno falan leblebi gibi yiyorum.

yerken problem yok da affedersiniz ertesi gün çıkarırken çok eziyet çekiyorum. bağırsakları da bozuyor şerefsiz. çok şükür basurum falan da yok. potansiyel var ama :P

bunun yedikten sonra acısını midede etkisiz hale getirecek bir formül (süt iç, ekmek ye, vs) var mıdır?

şu anda kuru fasulyeye ektiğim ev yapımı acı toz biber yüzünden başım dönüyor. dayanamıyor ve yiyorum ama bunun yarını da var.
0
kibritsuyu
(26.05.09)
acıyı bilmiyorum da mide ekşiyince sadece bir iki yudum öyle bi bardak değil süt için diyolar. ayrıca o kadar acı yemeyin basur olmayın.
0
rentts1
(26.05.09)
çok alkol almadan önce zeytinyağı içilmesini öneriyorlardı, mideyi korusun diye. bunda da işe yarar belki..
0
dambil
(26.05.09)
malesef onun bi çaresi yok. acıyı yiyiyorsanız onada katlanacaksınız. yani vaktinizin uzun bi süresini wc de geçirceksniz:):)
0
yinemisen
(26.05.09)
bizim ailede yemek kültürü acı üzerindedir. mideyi çok incitmesin diye yemeklerin yanında devamlı ayran veya cacık tüketilir. acının etkisini azaltır mide açısından. bol bol ayran iç.
0
cinematography
(26.05.09)
duz mantik. cigneyip tukurunuz. : )

kolon cikisini bilmem ama midenin rahatlamasi acisindan kimyon oneriliyordu yamulmuyorsam.
0
buyerson
(26.05.09)
fazla acı tüketmenin tek negatif etkisi basur değildir.

sindirim sistemini zorlamak bir çok rahatsızlığa sebep olabilir. bu rahatsızlıklar gastrit, ülser gibi adamı öldürmeyen ama süründüren şeylerdir. (tedavi edilmezse öldürebilir de tabi.)

yani; yöntem aramak yerine acıyı azaltmanızda fayda var.
0
thalamus
(26.05.09)
jalapeno'nun tuvalet cefası diğerlerine göre çok daha az. ona göre buna ağırlık verebilirsin belki.
0
mortifera
(26.05.09)
(bkz: gaviscon) denen, reflü ülser vs gibi hastalıklarda kullanılan, içince midedeki yaraların filan üstünü kaplayıp koruyan bir şurup var. gaz ve yanma sorunlarını çözüyor ama üstüne bir şey yememeniz lazım. bir de tabi 1 ton acı yedikten sonra bir işe yaramayabilir. ölçeği kendi içinde, yemeklerden sonra 1 ölçek.

not: fazlası zarar!
0
akkam karakaz
(26.05.09)
(7)

skype nasıl okunur?

kibritsuyu
a) sıkaypb) sıkaypic) sıkayped) bunların dışında (lütfen belirtiniz)
a) sıkayp
b) sıkaypi
c) sıkaype
d) bunların dışında (lütfen belirtiniz)
0
kibritsuyu
(21.05.09)
windows'un text-to-speech engine'i "sıkayp" diyor. ki ben de oyle okurum oldum olasi.
0
sourlemonade
(21.05.09)
a'daki gibi okuyordum bugüne kadar ama b'deki doğru geldi..
0
dambil
(21.05.09)
sıkayp oleyore.
0
serseri marti
(21.05.09)
a şıkkı.
0
biyolog olcakmisim
(21.05.09)
sıkaypi olması için sonda 1 tane daha e olması gerekirdi. (skypee)
0
emrag
(21.05.09)
wpi
(21.05.09)
Gereksiz bilgi: Almanlar sküpe diye okuyor.
0
pichoscosama
(21.05.09)
(3)

s.kerim altyazısını da üstyazısını da

kibritsuyu
lost'un 15,5 bölümünün altyazısı çıkmadığından mütevellit, sırayı bozmamak gibi gerzek bir düşünceyle halen finali seyretmiş değilim. altyazısı çıksın, arada o özel bölümü de izleyip, finali öyle izlerim demiştim.lakin hafta olacak neredeyse bu altyazının çıkacağı yok. meraktan çatlamak üzereyim. sö
lost'un 15,5 bölümünün altyazısı çıkmadığından mütevellit, sırayı bozmamak gibi gerzek bir düşünceyle halen finali seyretmiş değilim. altyazısı çıksın, arada o özel bölümü de izleyip, finali öyle izlerim demiştim.

lakin hafta olacak neredeyse bu altyazının çıkacağı yok. meraktan çatlamak üzereyim. sözlükte falan spoiler görmeyecem diye şaşı oldum. bu özel bölümü s.ktiredip finali izlesem bir şey kaybetmem değil mi? yani "göremedikleriniz, kıyıda köşede gözden kaçanlar" tadında ipuçları veren falan bir bölüm mü bu, illa ki bekleyeyim de altyazı çıksın, izleyeyim de sonra mı finale geçeyim? yoksa boşverip izleyeyim mi artık finali?
0
kibritsuyu
(18.05.09)
izleyen arkadaşlar tamamen eski bölümlerden kolaj olduğunu söylemişlerdi..
0
dambil
(18.05.09)
eski bölümlerden bir özet. hafızan iyise çok gerek yok. hafızam kötü olduğu halde bana bile yeni bir şey katmadı, sadece öncesinde parça parça gösterilen olaylar kronolojik gidiyor.
0
pyro clustic flow
(18.05.09)
valla ben de en son dün s.kerim altyazısını da deyip izledim üçünü birden. bence sırayı bozmamak adına 15.5'ten başlayıp devam edin. diğer özel bölümler nasılsa 15.5 de öyle.
0
sanal uyku
(18.05.09)
(10)

lost altyazı sorusu

kibritsuyu
yok altyazı arama sorusu değil bu. şimdi divxplanet.com'da görüyorum. türkçe altyazıları pınar batum çeviriyor, güzel ellerine sağlık. ingilizce altyazıların ise yanında "tv-rip" yazıyor. nedir yani, lost televizyonda ingilizce altyazılı mı yayınlanıyor? yoksa amcalar orijinalinden dinleyip ingilizc
yok altyazı arama sorusu değil bu. şimdi divxplanet.com'da görüyorum. türkçe altyazıları pınar batum çeviriyor, güzel ellerine sağlık. ingilizce altyazıların ise yanında "tv-rip" yazıyor. nedir yani, lost televizyonda ingilizce altyazılı mı yayınlanıyor? yoksa amcalar orijinalinden dinleyip ingilizce altyazı mı yazıyorlar? tv-rip bu anlama mı geliyor, nedir?
0
kibritsuyu
(16.05.09)
televizyonda yayınlandığı şekline göre senkronize ediyor olabilirler. hani reklamlar falan oluyor ya, reklam aralarına göre ayarlanmış altyazı olabilir bir ihtimal. ama emin değilim.
0
cro magnon
(16.05.09)
orijinalinden dinleyip ingilizce altyazı yazıyorlar. tvrip'ten kasıt aslında yayınlanan videonun sürümü(mü diyeyim işte anla sen). amcalar tv'den kayıt ediyorlar, reklamları falan çıkarıp release ediyorlar. bunlara göre altyazı hazırlanıyor. mesela lost'un sezon dvd'si çıktığında nete dvdrip'leri düşüyor bölümlerin. onların altyazısı ayrı senkronlanıyor. altyazıya eklenen "tvrip" ibaresi benim anladığım kadarıyla, tvrip video için hazırlandığını belirtiyor.

not: dizinin yayıncısı ayrıca birşekilde bölümdeki diyalogları yazılı halde sunuyorsa bilemeyeceğim ama benim gördüğüm divxplanet'taki ingilizce altyazılar, tvsubtitles.net'te falan yayınlanan, ecnebiler tarafından izleyerek yazılan metinler. atıyorum, herifçioğlu kısa kesmek için "come on" yerine "cmon" falan yazıyor. ordan belli.

böyleyken böyle...

(bkz: tvrip)
(bkz: dvd rip)
0
jangara
(16.05.09)
evet yani di mi, ben tv'den dinleyip yazsam ona tv-rip demem ki, adımı yazarım. el emeği kulak nuru.

mesela filmler de dvd'den ripleniyor, dvd-rip deniyor filmin kendisine. ingilizce altyazısında da dvd-rip yazıyor. yani diyor ki dvd'de gömülü gelen altyazıyı hop çektim oradan koydum. kendim yazmadım. aynı mantıkla tv-rip de, tv'den kaydedilmiş altyazı olmalı.

ee o zaman lost tv'de ingilizce altyazılı mı yayınlanıyor? evet ise biz niye tv'den kaydedilmiş lost'u izlerken gömülü ingilizce altyazılar görmüyoruz? hayır ise bu ingilizce altyazıyı dinleyip koyan adam niye kendi adını yazmıyor da tv-rip yazıyor?
0
🌸kibritsuyu
(16.05.09)
acaba televizyonda ingilizce altyazılı versiyonu da yayınlanıyor olabilir mi?
0
cro magnon
(16.05.09)
kendi adını yazıyor zaten adam. altyazının sonuna, başına, bi yerlere ekliyor. burada tvrip verilen bir ad değil ki, olayın sınıflandırması. altyazının tv'den rip'lenmiş bir release'e uyumlu olduğunu anlatıyor.
0
jangara
(16.05.09)
ayrıca pınar batum da ingilizce altyazı geciktiği zaman dinleyerek başlıyor çeviriye. sonunda yine tvrip olmuş oluyor.
0
jangara
(16.05.09)
@jangara: hayır öyle değil işte. o yazan videonun alındığı kaynak. benim dediğim isim kısmında (siteye yükleyen değil, çevirmen ismi kısmında) yazıyor.

türkçe altyazının yanında "çevirmen: pınar batum", "siteye yükleyen: pınar batum" yazıyor.

ingilizce altyazının yanında "çevirmen: tv-rip, siteye yükleyen: bilmemkim" yazıyor. dinleyerek dikte eden adam "çevirmen" kısmına da kendi adını yazar di mi? bence niye tv-rip yazsın. pınar batum da ingilizce altyazı gecikince dinleyip çeviriyor ama oraya tv-rip yazmıyor. adını yazıyor.

en mantıklısı galadnikov'un ve cro magnon'un dedikleri gibi geliyor bana. amariga televizyonu bu. vardır öyle dvd izler gibi altyazı aç kapa fonksiyonu. kapatıp videoyu riple, açıp altyazıyı riple olsun bitsin :)
0
🌸kibritsuyu
(16.05.09)
seni anlıyorum, ama inat ediyorum ve konuyu sündürerek uzatıyorum:) orda yazıyı ilk yazanın adı yerine tv-rip yazıyosa bu tamamen divxplanet'ın uygulamasıdır. çünkü örneğin lost 5.sezon finalinin dp'taki ingilizce altyazısı da bi yerlerden alınıyor. benim görüşüm o altyazının nette paylaşıla paylaşıla sahibinin izinin silindiği. anonimleşiyor yani altyazı.

amerika'da dediğiniz gibi bir izleme opsiyonu varsa oradan yapmak elbette en mantıklısı. ama benim dediğim şekilde dinlenerek hazırlanmış ve dp'de tv-rip olarak yayınlananlar var.
0
jangara
(16.05.09)
bildigim kadariyla altyazili yayinlanmiyor. sadece sesi altyaziya cevirenler kendi isimlerini yazmiyorlar. ben yazilan hicbir ornek gormedim ki bir tane de ben yapmistim boyle bir sey ve oraya da hicbir sey yazmadim.
buna terminolojide bir isim yok bu yuzden de televizyonda yayinlanan altyazili dizilerin altyazilarini riplemeye verilen tvrip ismi burada da kullaniliyor.

yani dubrip (bu da aslen dogru degil ama olsun) falan denilmesi gerekirken boyle.
0
entrapmen
(16.05.09)
Lost için misal, subtitled ve hearing impaired versiyonlar TV'de yayınlanıyor. Onları stream içinden ayrıştırıp alıyorlar.
Altyazının dosya isminde yazan tv-rip'in ise bununla ilgisi yok. Sadece hangi versiyon ile uyumlu olduğunun gösterilmesi açısından önem teşkil ediyor.
0
lex
(17.05.09)
(2)

muhtelif sorular, kafaya takılanlar

kibritsuyu
1. şimdi sürekli izleyicisi değilim. takip de etmiyorum. rastladıkça kafama takılıyor. trt 3'ü açtığımda bazen dünya 3 bant bilardo şampiyonası oluyor. sene içinde ve muhtelif senelerde sık sık rastlıyorum. bu turnuvalarda masalar hep platin marka. acep bu "dünya" şampiyonaları sürekli türkiye'de mi
1. şimdi sürekli izleyicisi değilim. takip de etmiyorum. rastladıkça kafama takılıyor. trt 3'ü açtığımda bazen dünya 3 bant bilardo şampiyonası oluyor. sene içinde ve muhtelif senelerde sık sık rastlıyorum. bu turnuvalarda masalar hep platin marka. acep bu "dünya" şampiyonaları sürekli türkiye'de mi yapılıyor, yuksa bütün dünyadaki turnuvalara masaları platin şirketi mi sağlıyor?

2. hafta sonu gündüz vakti evde cam açıkken içer. 5-6 tane sinek girdi. böyle karasinek değil, daha ufaki daha yavaş hareket eden bir sinek. bunların hepsi gittiler salondaki avizenin etrafında dönmeye başladılar. hayır ışık yanıyor olsa anlarım da yanmayan avizenin etrafında niye döner bu sinekler? akıllı bir hayvan da değil ki önceki tecrübelerinden şartlanmış, yansa da yanmasa da lambaya gidiyor diyeyim.
0
kibritsuyu
(13.05.09)
2. o sinekler de kara sinek olsa gerek. çünkü kara sinekler gündüzleri evin içinde bazen rölantide uçabiliyorlar. öyle rastgle ordan oraya uçuyorlar. "aa bunlar yavaş uçuyor yakalayayım bari" dediğinizde de hızlanıyor ibnetorlar.
0
henry gale
(13.05.09)
Dünya bilardo şampiyonalarının maliyetleri yüksek. Sponsorlar veya genellikle Belediyeler giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği zaman o ülkenin o ilinde yapılabiliyor şampiyona. Türkiye'de yapılanlarda platin kullanılıyor. Geçenlerde (1 yıl) kadar önce bayan şampiyonası (yamuluyor ulabilirim) sivas belediye + valiliğinin katkısıyla gerçekleşmişti.
0
girisimci ruh
(13.05.09)
(6)

kan bağışı ve kan tahlili

kibritsuyu
efem kan bağışı yaptıktan sonra hemogram (kan sayımı) yaptırsam, hücrelerim limit değerlerden düşük mü çıkar?şimdi dün kan bağışı yaptım. bu aralar da şeker, kolesterol vs. kontrolü için kan tahlili yaptıracağım. bunları yaparken doktor kontrol amaçlı hemogram da isteyecek. şimdi o hemogramda alyuva
efem kan bağışı yaptıktan sonra hemogram (kan sayımı) yaptırsam, hücrelerim limit değerlerden düşük mü çıkar?

şimdi dün kan bağışı yaptım. bu aralar da şeker, kolesterol vs. kontrolü için kan tahlili yaptıracağım. bunları yaparken doktor kontrol amaçlı hemogram da isteyecek. şimdi o hemogramda alyuvar, akyuvar, hemoglobin vasaire işte her neyse hücre sayıları düşük mü çıkar? kan bağışladığımı özellikle belirtmem gerekli mi?
0
kibritsuyu
(12.05.09)
kan bağışladığını özellikle belirt kadınlarda düşük çıkıyor diye duymuştum. erkekler çabuk toparlıyormuş ama.
0
fotograf cekemeyen japon turist
(12.05.09)
Merhaba,
Bence de belirtin kan bağışı yaptığınızı. Sorun olabilir. Ben kan aldırdıktan sonra kan bağışı yapmıştım ama, o küçük bir şeydi tabii. Sizinkinin belirtilmesinde yarar var sanırım.
Geçmiş olsun.
0
nuage
(12.05.09)
zaten senden kanı almadan önce tahlil yapıyolar eğer istenilen değerler çıkıyorsa senden kan alıyorlar.eğer farklı hastalıklar varsa bunu kan vermeden önce belirtmen yeterli oluyor zaten.
0
coldnick
(12.05.09)
@coldnick: sorumu baştan bir daha okuyun bence.
0
🌸kibritsuyu
(12.05.09)
şeker, kolesterol gibi şeyler mg/dl biriminden değerlendiriliyor olsa gerek. yani önemli olan total miktar değil oran. ayrıca kan vermeden önce yaptıkları teste hemogram değerleriniz vardır keşke onu alsaydınız yanınıza:)
0
the kene
(12.05.09)
alyuvar akyuvar sayınız düşük çıkar. şeker kolestrol olması gerektiği gibi çıkar. doktor o al/akyuvar değerlerini düşük görünce sorar zaten yakın zamanda kan bağışı yaptınız mı diye. sormazsa da siz söyleyin çekinmeyin, boşu boşuna demir hapları yutmayın.
0
ayiadam
(13.05.09)
(4)

ses efekti midir, ses filtresi midir ne halttır

kibritsuyu
özkan uğur'un sesini arçelik robotu çelik'in sesi yapan filtreyi arıyorum. hangi programla, hangi efektle bu sese yaklaşabilirim?
özkan uğur'un sesini arçelik robotu çelik'in sesi yapan filtreyi arıyorum. hangi programla, hangi efektle bu sese yaklaşabilirim?
0
kibritsuyu
(12.05.09)
adobe audition da bu efekti bulabilirsin => mechanic effect
0
anki06
(12.05.09)
önce konu hakkında biraz bilgi:

en.wikipedia.org

windows için bazı yazılımlar:

download.cnet.com
0
loststone
(12.05.09)
Kullanilan sey bir vocoder. Yapan arkadas hangi program ile yaptigini soylemisti ama unuttum. Herhangi bir vocoder isini gorur.
0
kurukafa
(12.05.09)
vocoderla bunu yapabilirsin. mantik soyle. normal konustugun sekilde bir ses kaydi olmasi gerek. ornegin "aksama eve gidegim" dedin ve bunu kaydettin. daha sonrasinda ise bir ses dosyasi olmasi gerek ki senin konusmani vocoder bu ses ile harmanlasin. ornegin bir piyano sesi olsun ve daha dun annemizin calsin. vocoder bu iki dosyasi birlestirip daha dun annemizin melodisi ile aksam eve gidecegim demeni saglayacak. simdi sen ne yapabilirsin fikir acisindan. yildirim sesi bulursun ve kaydedersin. daha sonrasinda tapin ulan bana kolelerim dersin. vocoder bu ikisini birlestirip yildirim sesi ile tapin ulan bana demeni saglar. vocoder surada belese var: www.freedownloadscenter.com
0
kadirsavun
(12.05.09)
(7)

nümerik klavye standardı

kibritsuyu
arkadaşlar bilen bilir mali müşavirim ben. işim gücüm muhasebe kaydı. nümerik klavye denen hadise benim elim ayağım. bugüne kadar laptop kullanmadıysam sadece nümerik klavyesi olmadığı içindir (usb'den takılanlar işimi görmüyor). geçen baktım nümerik klavyeli laptoplar da çıkmış. sevindim "sonunda e
arkadaşlar bilen bilir mali müşavirim ben. işim gücüm muhasebe kaydı. nümerik klavye denen hadise benim elim ayağım. bugüne kadar laptop kullanmadıysam sadece nümerik klavyesi olmadığı içindir (usb'den takılanlar işimi görmüyor). geçen baktım nümerik klavyeli laptoplar da çıkmış. sevindim "sonunda en de artis gibi masama laptop koyabilecem, gittiğim yere götürebilecem" diye. lakin bu koduğumun laptoplarının çoğunda nümerik klavyeler, bizim kullandığımız standart klavyelerle aynı değil. nasıl bizimki? en alt satırında sıfır tuşu var, iki tuş genişliğinde. yanında nokta var, yanında da diklemesine iki tuş uzunluğunda enter var. bu soktuğumun laptoplarında ise tek tuş büyüklüğünde sıfır var, yanında da iki tuş genişliğinde yanlamasına enter var. peki nokta nerede, ebesinin hamında. normal klavyeye göre num lock'ın olduğu yerde. artı, eksi, bölü falan da saçma sapan tepeye dizilmiş.

niye lan? yıllardır kabul görmüş standartta yapsanıza. sadece hp pavilion'ların şekli aynı benziyor, ama o bilgisayarı da (geçen gün sordum) kimse önermiyor. sırf nümerik klavyesi uğruna gidip bozulacağını bile bile hp pavilion alacam o olacak.

olması gereken nümerik klavye şekli: www.cygrouponline.com
mınakoduğumun şekli: www.notebookcheck-tr.com
0
kibritsuyu
(06.05.09)
ana neden yer olmamasıdır bence. laptopların diğer tuşları da sıkışık oluyor zaten bu yüzden.
tam olarak hangi modellere baktınız bilmiyorum ama nümerik klavyeli modeller 17 inç laptoplarda vardı, yavaş yavaş 15.4 inçlere de koymaya başladılar. belki 17 inç olanlarda istediğiniz tipte vardır.
0
sanal uyku
(06.05.09)
17 inch inspironlar var bir-iki sene once uretime baslayan yeni dizaynda, sunlar gibi: images.gideontech.com problemini cozer sanirim. eger bulabiliyor isen hemen kapat.
0
bunubenyazdim
(06.05.09)
usb olanlar neden işini görmüyor ya
0
desdinova
(06.05.09)
MSI Notebooklar sizin isinizi gorecektir.

www.overclock3d.net
www.trustedreviews.com
blog.pclabs.com.tr
0
Aeon
(06.05.09)
benim LG E500 modeli, 0 tuşu falan büyük böyle anlattığınız gibi, ama diğer tuşları bilemiyorum tabi. Ona da bir bakın isterseniz.
0
joelskellington
(06.05.09)
LG E500 kullanıyorum ve standart şekilde.

ayrıca kesinlikle öneriyorum.Hp'den sonra bu alet bana müthiş geldi.
0
mstgngr
(07.05.09)
www.sahibinden.com&keyword=quadro%20cx
0
rentts1
(08.05.09)
(4)

akordeon ağırlıklı şarkılar

kibritsuyu
hele bir de enstrumantal olursa mmmh mis mis. ama olmasa da olur. her tür (balkan, çerkes, kafkas, çigan, vs) kabulümdür. yeter ki akordeon olsun.önerileri bekliyorum.
hele bir de enstrumantal olursa mmmh mis mis. ama olmasa da olur. her tür (balkan, çerkes, kafkas, çigan, vs) kabulümdür. yeter ki akordeon olsun.

önerileri bekliyorum.
0
kibritsuyu
(06.05.09)
(bkz: the waltz of utopia )

www.youtube.com


sanırım tam da bunu arıyordun hocam.


mesela bir de buna benzer bir parça ar. gerçi biliyosundur. istiklal marşı diye dalga geçiyorlar. algida reklamında çalıyodu.
0
edgenabby
(06.05.09)
(bkz: muammer ketencoğlu) ayrıca, (bkz: yann tiersen).
0
uyuzcan
(06.05.09)
Çingeneler Zamanı filminde Perhan'ın çaldığı akordeon:

www.youtube.com

Sadece 1 dakika felan ama, gerisi başka enstrümanla devam ediyor.
0
punkertifo
(06.05.09)
www.youtube.com

akordeon türüdür azerbaycan müziğinde çalınır
0
ataeril
(23.05.09)
(8)

dambıl seçimi

kibritsuyu
şimdi yaz geliyor, bende göbek aldı başını gidiyor. gaze geldim `p90x` adı verilen egzersiz ve diyet programını uygulamaya karar verdim. videolarını, dokümanlarını falan edindim. şimdi bana dambıl lazımmış (barfiks demirim halihazırda mevcut). ham bir adamım. öyle sportif falan değilim. zamanında yü
şimdi yaz geliyor, bende göbek aldı başını gidiyor. gaze geldim p90x adı verilen egzersiz ve diyet programını uygulamaya karar verdim. videolarını, dokümanlarını falan edindim. şimdi bana dambıl lazımmış (barfiks demirim halihazırda mevcut). ham bir adamım. öyle sportif falan değilim. zamanında yüzdüğümden dolayı kollarım ve omuzlarım geniş ama konsiyon sıfır, güç yok. değiştirilebilir setlere ve ayrı ayrı dambıllara verecek param da yok. şimdi kaç kilo dambıl alayım? 2 tane 8 kiloluk alsam ağır gelir de bezer miyim, 5-6 kilo falan alsam bu sefer de hafif gelir de bir işe mi yaramaz? hafif alıp, az gelirse çok tekrar yapsam telafi eder mi? ne önerirsiniz?

dediğim gibi amacım öyle kat kat kas yapmak, vücudu şişirmek falan değil. göbeğimi ve fazlalık yağlarımı eritip fit bir vücuda sahip olmak, kondisyon kazanmak, adama benzemek.

hani başka spor önerecek olrusanız şunu söyleyeyim. başka sporlar yapacak (yüzecek, koşacak) vaktim pek yok, o yüzden evde yapılabilirliği ve işe yarar olması etkiledi beni. yoksa çıkıp koşsam, yüzsem mis gibi olur ama onlara vakit lazım.
0
kibritsuyu
(04.05.09)
mümkün olduğu kadar hafif kiloyla çalışmanı öneririm. belki 4 kiloluk bile işini görecektir. önemli olan çalıştığın setlerin ağırlığı (uzunluğu) ve sayısı. "hocam 25 kiloluk al beş on kere indir kaldır kolların anında şişecek" diyenlere kanma. gram kar etmiyor, sonrasında günlerce ağrıyan kol ve omuzlarımı bir ben bilirim.
0
jack of hearts
(04.05.09)
az yahu 8 kilo... yani ilk 1-2 gün kol ağrımasın diye alışmak için kullanılabilir de, ileride cidden anlamsız gelir sana o ağırlığı kaldırıp indirmek.

değiştirilebilen dambıllar var, yani ağırlık eklenebilen filan... onlardan al? daha mantıklı değil mi? zaten pahallı bir şey de değil.

diyet yapacağına yarım saat kardiyo yap derdim hoş, çok daha rahat bir şey sonuçta ama vaktin yokmuş...
0
mortifera
(04.05.09)
www.hepsiburada.com

şöyle bir şey alabilirsin misal
0
mortifera
(04.05.09)
az değil yahu 8 kilo. 5-6 kilo bence de ideal ama ne olur ne olmaz derseniz mortifera'nın verdiği linkteki gibi bir şey almak daha mantıklı. kilo işine karar vermek için ayrıca spor eşyaları satan bir mağazaya gidip test edebilirsiniz ağırlıklarını. ilk başta tabii ki zor gelecek, o an rahat kaldırabildiğiniz maksimum ağırlığa 2-3 kilo daha ekleyip alın bence..
0
dambil
(04.05.09)
hareketleri tam olarak yapabileceğiniz maksimum ağırlığı seçmeniz en doğrusu.
0
surtunme kuvveti
(04.05.09)
ayarlı dumbell şart. yeni başlarken 8 çok fazla. önce 5liklerle hamlığı atın bir iki hafta kadar.
8ler sonra. tabi hangi hareket için fazla, biceps curl, konsantrasyon, triceps hareketleri vs vs için fazla. bunlara 5liklerle başlanabilir. yok dumbell bench yapıcam derseniz en azından 10luklarla başlamak lazım.
0
domine deyus
(04.05.09)
morifera'nın verdiği link iyi hoş da 80 lira abi. ne kadar gaza gelsem de devam edip etmeyeceğim, bıkmayacağım şüpheli. gönül ister öyle set alayım ama işte 80 lira dambıla gömecek durumda değilim.

biceps curl hareketini 8 kilo ile yapabiliyorum ama kollar yanlarda aşağı sallanmış vaziyetten, kolları dirsekten kırmadan yanlara doğru açma hareketini (adı nedir bilemedim, kanat çalıştırıyor) 8 kilo ile yapamadım. biraz da belimde sıkıntı var. toplam 15 liraya 5 kiloluk 2 dambıl aldım. deneyelim bakalım. bununla rahat yapabiliyorum. olmazsa çok tekrar yaparak çalışırım.
0
🌸kibritsuyu
(05.05.09)
p90x adami oldurmez surundurur. hele hele ilk yapacaksan kesin isinmadan sonraki yarim saatte allahim yeter dicen.

neyse eger bir fitness gecmisin varsa 6-7 kilo ideal. yoksa kesinlikle 5 kilo ile basla. hatta daha hafif. zaten ucuncu dorduncu haftalarda kelebek gibi hafif gelmeye baslicak, o zaman arttirirsin.

normalde bisepslerimiz gucludur. 8 kiloyu 2x15 kaldiracak kadar yeter gibi bence kilolu bir vucutta.
ama o dedigin kanat acma hareketleri omuza filan cok baski yapar, spor yapmayan bir elemanin da omuz kaslari zayif olur.

neyse kisadan hisse, bence ayarlanabilir bir set al. cok yer kaplamaz. hem lazim oldugunda kolayca ekleme yapabilirsin. tavsiyem, ilk bir ay seni oyle pek zorlamicak agirliklarla idare ediver. sonra zaten havaya giriyosun, abanmak filan istiyosun.

ha bu arada p90x'in zaten kardiyo hareketleri var. onlar da cok pis a.q. zaten. beri taraftan p90x dedigin en az bir saat. sunun surasinda kossan en fazla 40 dakika surer. hem ben kostugumda kendimi daha yorulmus hissediyorum.(ya da es degerdeyse; daha cok kalori yakmis hissediyorum)
0
yirtik foto
(05.05.09)
(7)

internetten satış raconu

kibritsuyu
ekşi duyuru'dan veya herhengi bir siteden bir şey satmanın raconu nedir? yani önce alıcı parayı yollar, sonra satıcı ürünü yollar şeklinde mi, yoksa önce satıcı ürünü yollar, alıcı parayı yollar şeklinde mi? kim kime nasıl güvenecek? nedir işin raconu? başka bilmem gereken şeyler var mı?gittigidiyo
ekşi duyuru'dan veya herhengi bir siteden bir şey satmanın raconu nedir? yani önce alıcı parayı yollar, sonra satıcı ürünü yollar şeklinde mi, yoksa önce satıcı ürünü yollar, alıcı parayı yollar şeklinde mi? kim kime nasıl güvenecek? nedir işin raconu? başka bilmem gereken şeyler var mı?

gittigidiyor'u hariç tutalım. onun bizzat kendi sistemi var.
0
kibritsuyu
(02.05.09)
ciddi düzeyde satış gerçekleşen donanimhaber forumunda genellikle önce alıcı parayı yollar sona satıcı kargo yapar. satıcılar daha önce yaptıkları satışları referans gösterirler. yani alıcı satıcıya güvenir.
0
blackdog
(02.05.09)
önce alıcı yollar. güven olmadan olmuyor bu işler :)
0
cilgin fantezilerin adami
(02.05.09)
o kadar çok üç kağıt oluyor ki hayatta kimseye güvenmem ben şahsen. neymiş efendim referansı varmış da bilmem neymiş de. geçiceksin efendi bunları. donanımhaber de her gün bi dolandırıcılık oluyo ve eminim benzeri diğer sitelerde de oluyodur. o yüzden en güzeli elden alışveriş. ya da kapıda ödeme diye bişi varmış bazı kargo şirketlerinde sanırım o da olabilir. yoksa bu devirde internetteki adamın nesine güvenecen.
0
rentts1
(02.05.09)
buradan bişiy satarken ya elden veririm para transferi elden olur yada peşin alırım. Sonuç olarak 2002'den beri sözlükteyim. Çevrem belli oturduğum mahalle bile sözlükte belli. Satın alanın hiç bir haltı benim için belli değil ama.
0
darknum
(02.05.09)
geçenlerde donanımhaberdeki bir ilanıma mesaj gelmiş. "ya referansım çok, forum mesajım da çok. sen ürünü gönder parayı sonra göndereyim" dedi. cevap vermeye bile üşendim. kim kimi punduna getirirse. öyle referans ile güven olduğuna inanmıyorum. bir yerde buluşup, elden ticaretini yapıcaksın. donanımhaberde de, ekşiduyuruda da bu şekilde alışveriş yaptım. herşey gayet iyi. önerebildiğim en iyi yol bu. tabi başka şehir seçeneğini otomatikman elemiş oluyorum. kazık yemekten iyidir.
0
atmosphere
(02.05.09)
peki ya parayı yolladığımız halde adam ürünü yollamıyorsa hukuki olarak ne yapabiliriz?
0
flexin
(02.05.09)
taraflar sözlük yazarıysa hiç problem olmuyor. (en azından 5 senedir bana öyle oldu). sözlük dı$ı bir satı$ için ise öncelikle telefonla görü$mek $art diyorum. aksi takdirde bir sonuca varılamıyor. aynı $ehirdeyseniz kar$ılıklı görü$erek mafya usulü al malını ver paramı diyebilirsiniz. farklı $ehirlerdeyseniz, telefonda anla$manızı müteakip ( zaten telefon konu$masında gerekli güven sağlanır, tanı$ılır. kelek bir durum olmayacağı kanısına vardığınızdaolaylar geli$ir.) önce mal gönderilir. arkasından hesap numaranıza veya posta çeki hesabına para gönderilir. tam güvenli bir ortam sağlanamdığında ise paranın yarısı istenir, mal gönderilir, problem olmadığı anla$ılırsa paranın diğer yarısı gönderilir.

aynı $ey yurtdı$ı için de geçerlidir. burada da banka hesabınıza döviz gelir. o kadar.

hayırlı i$ler dilerim.
0
robinbook
(02.05.09)
(7)

"vermek"

kibritsuyu
argoda bir kadının bir erkekle erkekle sevişmiş olduğu anlamına gelen "vermek" kelimesi (örnek: dilara dün cenk'e vermiş olm) ne zamandan beri bu anlamda kullanılıyor?
argoda bir kadının bir erkekle erkekle sevişmiş olduğu anlamına gelen "vermek" kelimesi (örnek: dilara dün cenk'e vermiş olm) ne zamandan beri bu anlamda kullanılıyor?
0
kibritsuyu
(02.05.09)
uzun süre olsa gerek, kemal sunalın bir filmi vardi.. ahu tugba'yi tavlamaya calisiyordu eheh tavlamaya calisirken " hmm sanirim verecek ehueh " gibisinden bir repliği de vardı hatta.

film adi: dokunmayın şabanıma
0
kobrettii
(02.05.09)
hulki aktunç'un büyük argo sözlüğü'nde vermek sözcüğü için ta karagöz ve hacivat'tan ve derviş ismail'in tellaklar kitabından bile örnekler verilmekte. kullanımı bayağı eski. ayrıca kemal sunal filmleri argo da olsa bir sözcüğün kullanımı için oldukça yeni örnekler. bizim çok yeni zannettiğimiz pek çok argo sözcüğün 17. yüzyılda ve üstelik yine argo olarak kullanıldığını görüyoruz.
0
beccaria
(02.05.09)
benim lise zamanlarımda (ki 14-15 sene öncesine denk gelir bu) "vermek" kelimesi "erkeğin s.kmesi" anlamında kullanılırdı hep (çok affedersiniz ağzına vermek, g.tüne vermek, eline vermek falan gibi). hatta kemal sunal filmlerinde e "çektim sotaya, ver allahım ver" falan diye kullanımlar olurdu hep. bununla karıştırmıyoruz değil mi? benim sormak istediğim özellikle kadının vermesi, kadının ilişkiye razı olması durumu.
0
🌸kibritsuyu
(02.05.09)
evet, kadının vermesini kastediyorum. gerçi şimdi baktım yine büyük argo sözlüğü'ne. ayrı başlıkta incelenen "eline vermek" vb. de bir o kadar eskiymiş.
0
beccaria
(02.05.09)
"herkese vermektesin bir de bana versen
avuç avuç altını olsun kulun şaduman

sen her zaman gelesin, ben vehbi'ye veresin
esselamun aleyküm ve aleykümesselam"

sumbulzade vehbi
0
feeling the blanks
(02.05.09)
çok eskilerden beri var olsa da, son 15 yılda bu tip sözcüklerin kullanımlarının arttığı da bir gerçektir. internet, televizyon ve kitle kültürünün iyiden iyiye bayağılaşmasının ve müstehçenleşmesinin bir sonucu olarak bol miktarda aleni olarak telaffuz edilebilen fakat çok da kibar olmayan müstehçen ifadelere ihtiyaç doğdu. benim anladığım bu.
0
blackdog
(02.05.09)
burada bir yanılsama var. mesela kardeşim orhan veli'nin 40'larda yazılmış bir şiirinde "piyasa yapmak" tabirini görünce şaşırmıştı. yeni nesil bazı şeyleri kendisine ait ve eskiden varsa bile bu kadar yaygın olmadığını zannediyor. aslında pek çok kere bunda doğruluk payı da mevcut. yine de bir örnek vermek gerekirse bizim yeniyetmeliğimiz zamanında l-manyak'ta okuduğumuz, şimdilerde lombak, l-manyak vd. dergilerde, eskiden gırgır'da vb. olan "müstehcen" mizahın âlâsı aslında karagözde varmış. bizim bugün kullandığımız pek çok argo tabir de oradan geçme. ama bunda daha çok belleksiz olmamız ve sürekli "reset"lememizin de etkisi var. ha bir de şu var: son 15 yılda ne değişti? eskiden bütün bunları tv'de göremiyorduk. internet zaten yoktu. tv, basın ve sinemada ise bunların kullanımı sakıncalıydı. son 15 yılda bunların üzerindeki sansür ortadan kalkınca benim içinde bulunduğum ve takip eden nesiller bunları kendilerine has, sonradan bulunmuş, kentleşmenin getirdiği şeyler sandılar. aslında olan şey bunların okunmayan kitaplardan çıkıp görülen, izlenen, bakılan yayın araçlarına yansımasıdır.

burada bir tespit daha yapmak gerekirse seksen darbesinin muazzam bir etkisi var bunda. türk rock'ı ve özelde de 60'lar, 70'lerdeki anadolu rock ile ilgili çok kapsamlı bir belgesel yapılmıştı. bu belgeselde seksende her şeyin nasıl bıçak gibi kesildiği anlatılıyordu. seksen sonrası kurulan rock gruplarının kendilerinden önce yapılmış işleri bilmemeleri, sil baştan türkiye'de rock konusunda önceden çözüme kavuşmuş tartışmaların yeniden yapılmaya başlaması çok ilgi çekiciydi. seksen darbesinin bu etkilerini mesela edebiyat ve kültür dergiciliğinde de görmek maaesef mümkün. bir anda her şey kuraklaşıyor ve insanlar sonradan buldukları şeyleri yeni bir milat sanıyorlar.

bir de şu var. dilbilimde argodan ve altdillerden üstdile geçiş söz konusudur her zaman. buradaki geçiş önce alan argosunda genel argoya geçiş olur, sonra da anadile geçiş sağlanır. mesela paspal ilk olarak uyuşturucu argosunda düşük nitelikli esrar demek iken daha sonra genel argoda düşük nitelikli kimse veya şey anlamını kazanmış ve anadile de böyle geçmiştir. benzer şey aksine anadilden genel argo ve alan argosuna geçişte de söz konusu olabilir (vermek'teki gibi). ama bu örnekle demek istediğim şey, argodan anadile geçiş yahut argo tabirlerin bilinir kılınması demek her zmana için toplum içindeki yozlaşmanın bir göstergesi olmadığıdır.

(uzun oldu sanırım. kesin sürüyle tümce düşüklüğü de vardır, üşendim düzeltmeye. kusura bakılmaya)
0
beccaria
(02.05.09)
(7)

bilgisayar neden yavaşlar

kibritsuyu
acaip bir soruyla daha karşındayım ey duyuru insanı.şimdi 1997 yılında dönemin en şahane bilgisayarını aldık. pentium 200-mmx, 32 mb ram, 2 mb ekran kartı, bilmemkaç gb harddisk, en hızlı döneninden (kaç rpm unuttum ama döneminin şahanesi). hatta hiç unutmam 2200 dolar verdiydik.heh şimdi bu mınakod
acaip bir soruyla daha karşındayım ey duyuru insanı.

şimdi 1997 yılında dönemin en şahane bilgisayarını aldık. pentium 200-mmx, 32 mb ram, 2 mb ekran kartı, bilmemkaç gb harddisk, en hızlı döneninden (kaç rpm unuttum ama döneminin şahanesi). hatta hiç unutmam 2200 dolar verdiydik.

heh şimdi bu mınakodumun bilgisayarı günümüzde niye yavaş çalışıyor lan? yıla göre mi çalışıyor? içine günümüzün programını veya daha sonraki yıllarda çıkmış yüksek gereksinim isteyen hiçbir program yüklemiyorum. yine windows 95 yüklüyorum orijinal cd'den, yine o dönem aldığım oyunu yüklüyorum, yine o dönem aldığım programı yüklüyorum, göt bilgisayar tır tır tır iki saat bir şey yükleyemiyor, çalıştıramıyor. hiçbir şey yüklemesem bile sıfır winows 95'in internet explorer ikonuna tıkladığımda bile tırtırtırtır iki saatte bi internet explorer açamıyor. harddisk bozuldu bad sector manyağı oldu diyip kontrol de ediyorum cillop gibi. e ulan harddisk dışında kalanı zaten mekanik değil hani çalışa çalışa aşındı desek olmaz, ya da olur mu ne bileyim. e harddiski de kontrol ettik sağlam. dönüyor da yani, motor falan çalışıyor.

ulan o zaman o dönemin bilgisayarı, yine o dönemin programlarını niye kasıla kasıla çalıştırıyor? zamanında yüklediğimde uçuyordu? "oha sene olmuş 2009, 12 seneliğim lan ben, üstüme yediyüz çeşit teknoloji çıktı, bu dönemde yavaş çalışmam lazım" diye düşünüyor olmasından şüpheleniyorum.
0
kibritsuyu
(29.04.09)
belki de seneler seni hızlandırmıştır dostum, diyerek saçmalıyorum.

ama şüphesiz unutmamalısın ki o bilgisayar senin ergen yıllarına tanıklık etti, zuxxi'ye girdin, feyk.com'a girdin, kah half life oynadın, kah gittin fifa 98de q ile durup dururken kalecilere daldın o bilgisayar ile. bence hor görme, alttan al.

ve ayrıca çabuk ısınıyor olabilir fanında problem varsa, belki o yüzden yavaşlıyordur, toz moz temizle bakalım.
0
arigold
(29.04.09)
sildigin yukledigin seyler hep bilgisayarda iz birakir. e donanim da zamanla eskir yipranir. windows da zaten zaman gectikce yavaslayan bir isletim sistemi. etrafindaki hersey de hizlaniyor. hmm baska?
0
ermanen
(29.04.09)
kibritsuyu bilgisayarın b'sinden bile anlamayan birisi olarak cevap veriyorum: sorunun cevabı "12 sene"dir.
0
mea maxima culpa
(29.04.09)
sorunun einsteinin izafiyet teorisinin tanımı oluyor galiba.
tabi hdd nin yıpranması asıl etken.dır dır dır sesler çıkıyordur şimdi o hdd den
0
bdivrik
(29.04.09)
$ 2200 çok. pahalıya almışsın.

$ 1250 + kdv'ye kapatmıştık. =)
0
can see
(29.04.09)
@can see: 15 inç viewsonic marka monitörü cd romu yazıcısı sound blaster awe64 müydü neydi zamanının en şahane ses kartı falan da var onları da say :) alınabilecek en iyi bilgisayardı abi.

@arigold: fanlar manla tertemiz açılıp temizlendi tamamen.

@ermanen: bad sector kontrolünden cillop gibi çıkmış, yeni formatlanmış ve orijinal lisnslı cd'den windows 95 kurulmuş bilgisayar abi. kendi çindeki internet explore'ı bile kastırıyor. elektronik alette ne ypıranabilir ki? araba desen pistonu eskidi motor bloku aşındı falan derim de içinden sadece elektrik geçen şey nasıl yıpranır? hareketli tek parça harddisk.

@mea maxima culpa: 12 senedir de işte sorun orada. ne oldu bu 12 senede? ben bu bilgisayarı alıp hiç ellemeden dolaba koysam, bugün çıkarıp ilk defa kullansam da yine böyle mi olacaktı? ibne nereden biliyor 12 seneyi?

@bdivrik: okuyamama, yazamama, zorlanma, ıkınma gibi bir ses çımıyor. standart okuma sesi çıkıyor ama uzun uzun. internet explorer böyle önce dış çerçeve, sonra içi, sonra adres çubuğu falan gibi parça parça geliyor harddisk tıkırdarken.
0
🌸kibritsuyu
(29.04.09)
sanırım sen 12 sene önceki bilgisayaraını hızlıydı diye hatırlıyorsun. bana da şöyle oluyor, tutup eski bir oyunu yüklüyorum, beğenmiyorum oyunu, oysa bana güzel geliyordu o zamanlar.

şöyle diyelim, o zamanlar bir şahin almıştın, ilk araban tabiki, sana göre bastın mıydı gidiyordu, şimdi bmw aldın kullanıyosun, bi nostalji olsun diye şahine tekrar bindin ve farkettin ki bastın mı gitmiyor aslında araba, standartaların değişmiş çünkü.
0
ency
(30.04.09)
(7)

laptop sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar, sabah darty'de gördüm, hem tasarımına, hem özelliklerine, hem fiyatına bayıldım.hp pavilion ng699ea dv6-1010şudur kendileri: http://www.darty.com.tr/e_commerce/NOTEBOOK-PC/HP/NG699EA-DV6-1010-p-26009-c-24.htmnasıldır iyi midir? özellikleri birkaç yıl idare edecek olsun, bir de bununki gi
arkadaşlar, sabah darty'de gördüm, hem tasarımına, hem özelliklerine, hem fiyatına bayıldım.

hp pavilion ng699ea dv6-1010

şudur kendileri: www.darty.com.tr

nasıldır iyi midir? özellikleri birkaç yıl idare edecek olsun, bir de bununki gibi (ama tasarımı aynen böyle sıfır ve entry tuşu büyük) ayrı mümerik klavyesi olsun istiyorum. nümerik klavyeli diğer bilgisayarları beğenmedim pek.

sorun çıkaran bir makine midir, pavilion'ların çok sorunlu olduğunu okudum hep sözlükten. gerçi her bilgisyar için yazılmış aynı şeyler ama bilemedim.
0
kibritsuyu
(25.04.09)
ben israr ile soyluyorum ki hpnin ozellikle pavillion serisi bes para etmez. bakmissin ama ben gene de bir kez daha sozlukte hp basligina bak ki hevesin kirilsin diyecegim, bile bile lades olmasin. bizim sirket icin aldigimiz 4 adet hp pavilliondan iki sene dolmadan geriye 1 tane bile kalmadi.
0
kadirsavun
(25.04.09)
ben hp aldım, akşam aldım akşam açtım akşam yanıyordu makina, performans da iyi değil. ertesi gün sabah geri verdim asus aldım, yani tavsiye etmem hp'yi. bir de Acerden uzak durun, gerisi şans artık.
0
alchemistt
(25.04.09)
asus x59sl aldım. kıçımda patladı. donup dutuyor. sakın ha sakın!
yazdıkça rahatlıyorum bunu şerefsizim.
0
domine deyus
(25.04.09)
pavillion'dan imtinayla gachınız...
genel olarak ise laptop için toshiba derim.
0
nalmes
(25.04.09)
alabiliyorsan viao al derim, sırasıyla dell ve samsung lara bakın.
0
bryan fury
(25.04.09)
dell öneririm
0
istenmeyenucuncukisi
(25.04.09)
ayrı numerik klavye istiyorsan packard bell bak. iki yıla yakındır kullanıyorum. gayet memnunum.
0
synick
(25.04.09)
(4)

diz arkasındaki, bilekteki şey

kibritsuyu
arkadaşlar bu dizimizin tam arkasındaki, ayak bileğimizin ön ve arka tarafındaki, el bileğimizin iç tarafındaki böyle kasınca çıkan, kasıp bırakınca hareket eden kemiğe benzeyen ama kemik olmayan şey nedir? kas desen çok sert, kemik desen yumuşak. iskelet görüntüsüne bakıyorum da elde ayakta öyle ke
arkadaşlar bu dizimizin tam arkasındaki, ayak bileğimizin ön ve arka tarafındaki, el bileğimizin iç tarafındaki böyle kasınca çıkan, kasıp bırakınca hareket eden kemiğe benzeyen ama kemik olmayan şey nedir? kas desen çok sert, kemik desen yumuşak. iskelet görüntüsüne bakıyorum da elde ayakta öyle kemikler yok.

nedir bunlar?
0
kibritsuyu
(21.04.09)
izge
(21.04.09)
etrafı kas kaplı kemik gibi geldi bana :)
0
el magico
(21.04.09)
kirtil derlerdi ama asıl adını bilmiyom , çukurova yöresinde çocukları korkutmak için kullanılırdı.
çocuğa gel bakim senin kirtilini çıkarayım denir ve bu kas mı nedir yakalanırdı.artık ağlamanın bini bir para.kusura bakmayın formata uygun olmadı.
0
ground
(21.04.09)
onlar tendon.yani kasların kemiklere bağlandığı yerler.dediğin gibi kastan sert kemikten yumuşak.aslında tüm kasların tutunduğu yerler öyle ama el bileğinin iç kısmında ortada yer alan var mesela.anatomik bir durumdan dolayı yüzeyel geçiyor daha rahat hissediliyor.keza ayak bileğinde arka taraftan geçen meşhur ''aşil tendonu'' da öyle
0
otaci55
(21.04.09)
(8)

yeter ulan - düşmeyen post it

kibritsuyu
markası post-it olanlar da dahil olmak üzere üzerine not yazıp monitöre yapıştırdıktan yarım saat sonra kenarlarından kalkmaya başlayıp en fazla birkaç saat sonra da düşen post-it'lerden bıktım hoca. doğru düzgün yapıştı mı kalan, kenarları kalkıp düşmeyen post-it arıyorum. icabında günlerce monitör
markası post-it olanlar da dahil olmak üzere üzerine not yazıp monitöre yapıştırdıktan yarım saat sonra kenarlarından kalkmaya başlayıp en fazla birkaç saat sonra da düşen post-it'lerden bıktım hoca. doğru düzgün yapıştı mı kalan, kenarları kalkıp düşmeyen post-it arıyorum. icabında günlerce monitörde yapışık duracak. kağıt olan post-it'lerden bahsediyorum. post-it görevi yapan program önermeyiniz.
0
kibritsuyu
(20.04.09)
bendeki post-it marka post-it, 7-8 aydır hiçbir kenarı kalkmadan duruyor kasanın üstünde valla.
0
deckard
(20.04.09)
hayır bazen düşmüyor ama kenarları öyle bir kalkıyor ki (evet bu da post-it marka) ulan düştü düşecek, bi değsem düşer, hapşırsam iner diye strese giriyorum düşmese de.

tack it denilen mavi sümüklerden aldım, yapışkansız not kağıdının arkasına yapıştırıp öyle iliştiriyorum ekrana. ama şık değil böyle.
0
🌸kibritsuyu
(20.04.09)
Nem oraninin falan etkileyebilitesi var midir acaba?
0
msb
(20.04.09)
fikrimce en iyisi 3M post-it leridir. ancak ne kadar düşmeden durması gerekiyor, çözemedim. bir ay dayanmak için yapılmamışlardır onlar. bir de yapışkanlı kısmın yüzey alanının tüm postitin yüzey alanına oranı nekadar büyükse dayanma süresi o kadar fazla olur diye sallama bir teorim var.
0
trocero
(20.04.09)
acaba post itleri yapıştırdığınız alan pütürlü, pürüzlü ya da tozlu olabilir mi?
bu da etkiler çünkü...
0
kahvegibi
(20.04.09)
bir de post iti tomarından (tomar ne yaa) ayırırken dikkatli ayırmak lazım. bazen siz postiti çekerken kenarları kalkıyor ve sonrasında düzeltmek mümkün olmuyor.
0
kahvegibi
(20.04.09)
post-it en iyisi, o bile dusebilir. arkasina fazladan yapistirici sur, cikarmada sorun olur bu sefer de. bir de dikey degil de yatay yapistir o zaman.
0
ermanen
(20.04.09)
tomardan çıkarırken de aşağıdan yukarıya değil de soldan sağa çıkarıp, sonrasında içe doğru rulo yaparmış gibi bük biraz. o da fayda sağlar.
0
sanal uyku
(20.04.09)
(3)

sözlük elektronikçilerine bir soru

kibritsuyu
efendim bir devrede, üstünde C559B PH 7 N yazan bir transistör var. aynı transistörden almak istediğimde elektronik parça satıcısı bana BC327 diye bir transistör verdi. eşdeğeridir dedi. öyle midir hakikaten? eşdeğer midir bu ikisi?ve asıl soru: bu ikisinden hangisi 2N3799A kodlu transistörün eşdeğe
efendim bir devrede, üstünde C559B PH 7 N yazan bir transistör var. aynı transistörden almak istediğimde elektronik parça satıcısı bana BC327 diye bir transistör verdi. eşdeğeridir dedi. öyle midir hakikaten? eşdeğer midir bu ikisi?

ve asıl soru: bu ikisinden hangisi 2N3799A kodlu transistörün eşdeğeridir veya en yakınıdır?
0
kibritsuyu
(18.04.09)
C559B PH 7 N ellerinde yoksa, senin ellindeki cihazın anakartının en yakın eşdegeri transistörü vermistir. kullanabilirsin.
0
scp
(18.04.09)
büyük ihtimal benziyordur fakat emin olmak için datasheetlerini karşılaştırabilirsin
0
extirpation
(18.04.09)
internetten data sheetini indirip mudadil transistör listesinden bakabilirsin. birde zaten ne zaman transistör arasam 2N ile başlayan muadilleri vermişlerdi ben lisedeyken :))
0
roadrunner merlin
(18.04.09)
(3)

dijital koaksiyel to analog

kibritsuyu
sevgili ekşi duyuru. nasılsın iyi misin, halin vaktin nasıl. bizi sorarsan çok iyiyiz. bahar geldi, sarıkız buzağıladı. kuzular koşuşuyor. yani her şey çok iyi. bir tane dvd player aldık. arkasında 5.1 ses sitemi bağlanabilsin diye dijital koaksiyel ses çıkışı var. şansa bak ki benim elimde de bilgi
sevgili ekşi duyuru. nasılsın iyi misin, halin vaktin nasıl. bizi sorarsan çok iyiyiz. bahar geldi, sarıkız buzağıladı. kuzular koşuşuyor. yani her şey çok iyi. bir tane dvd player aldık. arkasında 5.1 ses sitemi bağlanabilsin diye dijital koaksiyel ses çıkışı var. şansa bak ki benim elimde de bilgisayarlar kullansın diye yapılmış bir adet creative 5.1 ses sistemi var, lakin arkasında dijital koaksiyel girişi diye bir şey yok. uydu hoparlörlerin bağlanacağı (sağ ön, sağ arka, sol ön, sol arka, merkez) 5 tane rca giriş ve bilgisayarın ses kartından gelen kablonun bağlanacağı 3 tane 3,5 mm kulaklık jakı şeklinde giriş var. aradım taradım muhtara neyin sordum bilemediler. acaba ben bu ses sistemini adaptörle falan bir şekilde bu dvd player'a bağlayabilir miyim?

ananın bacının kardeşinin dedenin nenenin emminin dayının yengenin emmoğlunun sarıkızın çok selamları var. gözlerinden öperim.

kibritsuyu

not: kestane kebap acele cevap
0
kibritsuyu
(18.04.09)
illa dijital (2 kanaldan fazla yani, yoksa iki kanali rca kabloyla baglamayi biliyosunuzdur heralde) baglamak istiyorsaniz, bir adet decoder unitesi almaniz gerekecek. ses sistemini degistirip dijital girisleri olan bi tane alin daha iyi tabi.
0
disq
(18.04.09)
ha evet tabii ki asıl amaç 5.1 kanal kullanmak. yoksa sağ ön ve sağ arkadan sağ sesler, sol ön ve sol arkadan sol sesler gelecek şekilde stereo bağlayabilirim.

doğru, kablo işi değil, dvd playerın encode ettiği sesleri decode edebilecek bir ekipman lazım ki o benim ses sisteminin içinde yok. dışarıdan almak da olmaz. ben hani acep kablo adaptörüyle olur mu diye şeyetmiştim. neyse stereo kullanalım bari.
0
🌸kibritsuyu
(18.04.09)
Creative DDTS-100 vardı bir zamanlar artık niye satılmıyor bilmiyorum. Benim dvd oynatıcıda 6 adet analog çıkış vardı şuna benzer bir aparattan 3 tane alarak ses sistemine bağlamayı başarmıştım:
www.kablocenter.com

Philips ve benzeri markalarda sadece dijital çıkış olduğu için bu da mümkün olmuyor.
0
mario64
(18.04.09)
(8)

saç kremi tavsiyesi

kibritsuyu
banyodan sonra düğüm düğüm olmuş ve zor taranan saçları açmak için "durulanmayan", saçın üstünde kalan bir saç kremi tavsiyesi istiyorum sözlük hanımlarından. veya uzun saçlı beylerden.saçların dalgalı ve boyalı olduğunu belirteyim.
banyodan sonra düğüm düğüm olmuş ve zor taranan saçları açmak için "durulanmayan", saçın üstünde kalan bir saç kremi tavsiyesi istiyorum sözlük hanımlarından. veya uzun saçlı beylerden.

saçların dalgalı ve boyalı olduğunu belirteyim.
0
kibritsuyu
(17.04.09)
elidor 7 24 var. dalgalı ve boyalı saçlara özel olanı da var.

(bkz: krem 7 24)

eğer bunun gibi bişey aramıyorsanız loreal elseve inkiler iyidir yani

www.google.com.tr
0
emcedeltate
(17.04.09)
elidorun ince narin minik yapılı bir kremi var uzun zamandır kullandığım en iyi durulanmayan krem diyebilirim.
0
fotograf cekemeyen japon turist
(17.04.09)
elseve'in anti-casse diye geçen turuncu şişeli olanları. ama sprey olmayanından alacaksın burası mühim, sıvı sabun gibi olanları güzel. sprey olanları güzel değil.
0
mortifera
(17.04.09)
Kerastase in nutritive serisini önerebilirim, bir kaç tane durulanmayan kremi var birini seçebilirsiniz, benim saçlarım da uzun-boyalı, ense kısmım rastalı gibi dolaşırdı hep, iyi geldi bu seri.

bir de gliss in sıvı saç kremi de iyi ama saç derisini yormayan olanı değil,diğeri.
0
pinking of you
(17.04.09)
Efenim Swarzkopf Gliss öneriyorum. Bomba ürünleri var. Ama ne gerek var tabii o kadar para vermeye. Avon'un bi kremi vardı bi de papayalı. Yine yıkamadan kullanılanlardan. Arkadaşlarımdan biri o koca afro kafasını açmayı bırak düzleştiriyordu bile! Dene bence ucuz da hem.
0
follus cerebralis
(17.04.09)
ben her banyodan sonra mavi su diye bişey kullanıyorum. ablamdan gördüm kullanmaya başladım. saçları m ince telli olduğu için çok zor oluyodu açması ama bu mavi sudan biraz sıkıyorum tarak kayıp gidiyo. fena bişey cidden.
0
telewizyon sehpasi
(17.04.09)
body shop'da amlica diye bişi var. banyodan çıktıktan sonra sürüyorum, bezelye kadar minicik kadarı benim omzumla belimin tam arasında uzunluğu olan (tasfir yeteneğimi yitirdim yazarken) dalgalı ama boyasız saçlarımı hemen açıyor, pırıl pırıl yapıyor. reklamcıydım eskiden ebet.
0
zkurmus
(17.04.09)
Kerastase Nutritive Serum Nutri-Sculpt

Yıllardır kullanıyorum, son derece memnunum. Saçı asla yağlandırmıyor, ipek gibi yapıyor. Benimki boyalı saç. Diplere sürmeyin.
0
endless dream
(18.04.09)
(3)

polis akademisi serisi ve jones kişisi

kibritsuyu
arkadaşlar polis akademisi serisini hepiniz biliyorsunuz. bu serinin filmlerinde ağzıyla değişik sesler çıkaran jones diye bir karakter var hani. hah bugüne kadar polis akademisi serisini dublajlı izlemiş olan benim gibi kişiler fark etmiştir ki, bu arkadaş kafasına bant bağlayıp bruce lee moduna gi
arkadaşlar polis akademisi serisini hepiniz biliyorsunuz. bu serinin filmlerinde ağzıyla değişik sesler çıkaran jones diye bir karakter var hani. hah bugüne kadar polis akademisi serisini dublajlı izlemiş olan benim gibi kişiler fark etmiştir ki, bu arkadaş kafasına bant bağlayıp bruce lee moduna girdiği zaman ağzı şekilden şekile girmekte, orada acaip sesler çıkararak bir şeyler söylemekte ama biz dublajda saçma bir çeviri duymaktayız. yıllardır içimde uktedir. bruce lee modunda dövüşe hazılanırken ne diyor lan bu adam? senelerdir neden mahrum kaldık? çok komik bir şeyler söylüyor veya komik sesler çıkartıyor gibi duruyor ama biz dublajın insafına kalmış izliyoruz yıllardır.
0
kibritsuyu
(14.04.09)
www.youtube.com

toplama. bunda hepsi var. bant bagladigi zaman da jimi hendrixi yapiyordu, bruce lee yi baska bir zaman yapiyordu.
0
kadirsavun
(14.04.09)
www.youtube.com

bu da karate sahnesi, bundaki kafadaki banti atlamisim ben.
0
kadirsavun
(14.04.09)
aslında genellikle karate filmlerinde rastlanan bir dublaj sorunu alaya alınıyor, uzakdoğu dövüşçülerinin mimikleri ve ağızkalabalıklığıyla ingilizce dublajı arasındaki uyumsuzluk hicvediliyor.
yani mesela, çinli bir karateci; "kianjukiçanaimzayauvirata iiian mmuu aayyaa vuhhuu" diye beşyüz dudak hareketi yaparken ingilizce dublajda "you will pay this" geçince bir sürü sessiz dudak hamlesi gerçekleşiyor. aynı şey türkçe dublajda da çok olurdu eskiden. fakat son 15 senedir türkiye'de seslendirme sanatı kendini çok geliştirdi.
edit- burada kendi gösterisinde yapıyor aynı şeyi:
www.youtube.com
0
midesiz
(14.04.09)
(3)

lost sorusu - dikkat spoiler içerir

kibritsuyu
--------------------------------------- spoiler---------------------------------------- kate bacım sayid'in vurduğu küçük benjamin linus'ı richard'a verdi. benjamin orada büyüdü. rousseau'nun bebeğini kaçırdı. peki bu senelerde others'ın yanında kalmış olan benjamin'in dharma'ya nasıl geri döndüğünü
--------------------------------------- spoiler---------------------------------------

- kate bacım sayid'in vurduğu küçük benjamin linus'ı richard'a verdi. benjamin orada büyüdü. rousseau'nun bebeğini kaçırdı. peki bu senelerde others'ın yanında kalmış olan benjamin'in dharma'ya nasıl geri döndüğünü gördük mü, ya da görecek miyiz? zira gazla babasını öldürdüğünde ve richard'lar da aynı anda köyü tarumar ederken benjamin gayet dharma tulumlu dharma çalışanıydı. onca yıl dharmacılar salak mı ki onca yıl others'ın yaında kalıp yetişöiş adamı geri almışlar? yoksa benjamin yanar döner bir orada bir burada takılan bir adam mıydı? (rousseau'nın bebeğini kaçırırken ethan'ın orada ne işi vardı, o ne ara geldi benjamin'in yanına konusuna hiç değinmiyorum.)

- geçen sezonlarda hugo vosvos minibüsü bulduğunda, sawyer da minibüsteki biraları içerken workman roger'ın iskeletiyle oturup içmişti. acep onun geçmişteki roger olduğunun farkında mı? "anaa lan benim iskeletinin kafasına bira kutusu vurup cheers yaptığım workman roger şu herif lan ehehe" demiş midir?
0
kibritsuyu
(13.04.09)
1- onu daha görmedik ama ben'in çift taraflı çalıştığını zannediyorum ben. yani iyileştikten sonra tekrar dharma'ya gelmiştir ama bir yandan da the others için çalışıyordur. fakat dharma'nın bundan haberi yoktur. daha sonra da zaten büyük plan devreye giriyor ve hepsi mefta oluyor.

2- onun, o roger olduğunun farkında olduğunu gösteren bir işaretle karşılaşmadık henüz.

benim de bir sorum var o zaman. bir fikri olanlar cevaplasın.
bu dallama benjamin tüm dharma ekibini öldürdüğü vakit, onların arasında kate, jack, sawyer, falan da vardı değil mi? eğer öyleyse, 2004 teki uçak kazasında bunlar adaya tekrar geldiklerinde benjamin onları dharma'dan hatırlıyor olmalı sanki. yoksa yanılıyor muyum?
0
henry gale
(13.04.09)
şu hatırlama olayı çok tuhaf. nasıl bağlayacaklar ben de anlamadım. hurley ve o çekik gözlü ölülerle konuşan adamın konuşması da bir yere bağlanmadı sonuçta.
benjamin'e charles söyledi zaten, bizden biri olmak için bizim yanımızda durmana gerek yok dedi. bence o konuşma olayı açıklıyor. arada herhalde daha bir çok olay oluyor sonra da.

bu arada biz şöyle bir olay fark ettik. ben de onu sormak istiyorum. en son kate benjamin'e kan verirken arkada yatakta yatan bir adam var. bir görünüyor bir kayboluyor. sawyer'a biraz benziyor. o adam kimdir? çekim ekibinden midir? :D
0
kediebesi
(13.04.09)
benjamin'in dharma'ya dönüşünü nasıl bağlıcaklar merak ediyorum. others konusunda haklı paranoyaları olan dharma ahalisi benjamin'i öylece kabul ederse "hadi ordan" derim.

belki de "the incident" ile tüm ada'nın hafızası silinir. nasıl olsa ben'in bizim lostie'leri hatırlamamasını (gerçi bu bilgi kesin değil. bildiklerini gizlemiş de olabilir ben çakalı) "tapınağa girince bizden biri olacak, hiçbir şey hatırlamayacak" diye çözüverdiler. hhahahaha

hem böylece rousseau'nun jin'i hatırlamaması da "mantıklı" bir nedene bağlanmış olur.

aslında bu tür sorulara cevap aramak için biraz daha beklemek lazım. tek bir hamlede ters köşe yapabilirler. biz de yorum yaptığımızla kalırız.

edit: arkada gözüken adamlar vs. bir çoğu keşfedilip, forumlarda tartışılsın diye atılan yemlerdir bence. hikayeye etkisi yoktur.
0
thalamus
(13.04.09)
(3)

lig maçı dinlenecek radyo

kibritsuyu
ulan illa illegal yollara mı başvuralım lan bir maçı takip etmek için? illa justin tv, sopcast falan mı kurcalayalım be? hadi izleyemiyoruz, bari dinleyelim desek, trt'nin ses tonu değişmeden maç anlatan, "evet şimdi de birbirlerine girdiler, evet tokat atıyorlar" diye sakin sakin anlatan spikerine
ulan illa illegal yollara mı başvuralım lan bir maçı takip etmek için? illa justin tv, sopcast falan mı kurcalayalım be? hadi izleyemiyoruz, bari dinleyelim desek, trt'nin ses tonu değişmeden maç anlatan, "evet şimdi de birbirlerine girdiler, evet tokat atıyorlar" diye sakin sakin anlatan spikerine mecbur kalıyoruz.

ankara'da lig maçlarını doğru düzgün anlatan radyo önerebilir misiniz 93.3 trt dışında? tek tek gezdim, başka yok, ya da ben bulamadım.
0
kibritsuyu
(13.04.09)
dün maçı radyodan dinlemek zorunda kalmış birisi olarak trt dışında 2 radyoya denk gelmiştim. bir tanesi gayet heyecanlı anlatıyordu, diğerinin mikrofon cızırtı yapıyordu. heyecanlı anlatanı beğenince aramadım başka. mp3 çalardan dinliyordum. son kalan frekans 93.0. tamam emin olamadım ama araştırınca buldum. lig radyo diye bir radyo varmış maç günleri radyovizyon'la yayın birleştiriyorlarmış. şurada yazmakta: www.radyolig.com
0
dambil
(13.04.09)
ANKARA - RADYO VİZYON 93.0

lig radyo'nun ankara'daki yayın ortaklarından biriymiş, burdan dinleyebilirsiniz sanırım.
0
rectoa
(13.04.09)
Şimdi hangi radyoda bilmiyorum ama Ali Ferahbot un anlatımı gayet heyecanlıdır. Bol bol umut pompalayıp hayallerinizi doruğa vurduruyor.
0
iustitia omnibus
(13.04.09)
(3)

tamire giden şeyin daha beter olup gelmesi

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, evlenirken alıp taktırdığımız cillop gibi avizenin patlayan ampulünü sökerken dibi (duyu) de birlikte gevşedi. vidalı olduğu yerden çıktı, arkasındaki kabloya asılı vaziyette sallanıyor. arkasındaki kablo burulduğu için geri vidalanmıyor. ucundan tutar gibi bir diş vidalanıyor, e
sevgili arkadaşlar, evlenirken alıp taktırdığımız cillop gibi avizenin patlayan ampulünü sökerken dibi (duyu) de birlikte gevşedi. vidalı olduğu yerden çıktı, arkasındaki kabloya asılı vaziyette sallanıyor. arkasındaki kablo burulduğu için geri vidalanmıyor. ucundan tutar gibi bir diş vidalanıyor, elleyince çıkıyor. bir de bok yedim, kontrol kalemiyle elektrik geliyo mu acaba, yoksa burarken (epey uğraştım çünkü vidalarım diye) kabloyu koparttım mı diye bakarken kısa devre yaptırıp (evet kontrol kaleminin ışığını görecem diye eğilip bükülürken iki üç birbirine değdi) duyu iyice yaktım. pat diye patlayıp sigortayı attırdı. kapkara oldu iç tarafı. muhtemelen erimiştir de. şimdi aldığımız yere söyledim, servis gelip bakacak. lakin "tamire giden şey asla düzelip gelmez" diye bir intiba oluşmuş bende. pahalı da bir şeydi. korkuyorum. altı üstü duy değişecek ama üstünde metal kaplaması falanı var, vidası yivi falan yok, nasıl sökülecek, nasıl takılacak bilemedim. düzelir di mi bu? daha beter sıçıp getirmezler di mi?
0
kibritsuyu
(10.04.09)
(bkz: if it ain't broken don't fix it)

Ben bu söze inanmadım da başıma gelmeyen kalmadı. Neyse öneri babında, istersen servise gitmeden onların yanında bir fotoğrafını çek, farklı gelirse canınızı yakarım tadında bir şeyler ima et, belki daha dikkatli olurlar.
0
sui
(10.04.09)
gözümün önünde tamir istesem daha mı iyi acaba, "değiştirebiliyorsan götürme, burada değiştir" desem?
işin kötüsü, 4 tane ampul var üstünde. diğerleri sağlam duruyor. bakim onlardan biri de patlasan onlar da gevşiyor mu diye deneyeyim dedim, ampulü çevirmemle birlikte onun da dibi gevşemeye başladı, hemen geri sıktım (çalışıyorsa elleme mantığı tam olarak) ama gün gelecek o ampul de patlayacak. ne sikindirik şeymiş. dünyanın parasını ver al ampul değiştirirken elinde kalsın.
0
🌸kibritsuyu
(10.04.09)
maalesef bu aydınlatma ürünlerinin çoğu çin malı. kime sorsanız kendi imalatı. ama yok öyle bir şey. nereden ve ne zaman aldınız bilmiyorum ama bir şekilde aldığınız yerle halletmeniz gerektiğini düşünüyorum. bir sürü para alıp kalitesiz ürün satıyorlarsa yanlarına kalmasın.
0
aklimdan zorum var
(10.04.09)
(2)

boka benzeyen iğrenç madde

kibritsuyu
daha önce de soruldu burada ama aradım bulamadım. nasıl arayacağımı da bilemedim aslında.youtube'da görmüştüm. böyle bir şey vardı. akvaryumda kütük gibi bir şey çakmakla ısıtınca böyle bok gibi uzuyor büyüyor falan bütün akvaryumu kaplıyordu. neydi o maddenin adı?
daha önce de soruldu burada ama aradım bulamadım. nasıl arayacağımı da bilemedim aslında.

youtube'da görmüştüm. böyle bir şey vardı. akvaryumda kütük gibi bir şey çakmakla ısıtınca böyle bok gibi uzuyor büyüyor falan bütün akvaryumu kaplıyordu. neydi o maddenin adı?
0
kibritsuyu
(09.04.09)
icinde civa vardi onun. bakiyorum simdi.

edit: buldum. Mercury Thiocyanide imis adi.

edit2: pardon Mercury(II) thiocyanate olarak degistiriyorum.

hatta en.wikipedia.org(II)_thiocyanate
0
osuruklu
(09.04.09)
South PArk'ın bi bölümünde tüm şehri kaplıyordu bu cisim ya da buna benzer bişey.

1000 yıl önce bu elimde olaydı, büyücüyüm peygamberim diye kitleleri peşimden köştururdum.
0
mabl
(09.04.09)
(4)

apartmandaki su borusu

kibritsuyu
8 katlı bir apartman düşünün. bu partmandaki su boruları hangi noktadan itibaren daireye, aittir? yani diyelim ki apartmanda bir yerde 8. kattaki adamın su borusu 5. kat hizasında patladı. bu boruyu 8. kattaki adam mı yaptırır, apartmann ortak borusu sayılır da apartman mı yaptırır?veya şöyle sorayı
8 katlı bir apartman düşünün. bu partmandaki su boruları hangi noktadan itibaren daireye, aittir? yani diyelim ki apartmanda bir yerde 8. kattaki adamın su borusu 5. kat hizasında patladı. bu boruyu 8. kattaki adam mı yaptırır, apartmann ortak borusu sayılır da apartman mı yaptırır?

veya şöyle sorayım: su sayacından çıktıktan sonra direye aittir", "daireye girmeden önceki kısım apartmana aittir" falan diye genellemek mümkün müdür?
0
kibritsuyu
(08.04.09)
benim bildiğim evin içindekiler ev sahibine aittir.
evin dışındakiler apartmanın ortak malıdır.
0
zeki baba
(08.04.09)
mümkündür. borular sayaca kadar apartmanınıdır. 8. kattaki adamın borusu diye bir şey yok ki. 5.katta patladıysa tüm üst katlar susuz kalır. her daireye ayrı boru gitmiyor ki. ya zeminde patlasaydı. ya da birinci katta.
0
trocero
(08.04.09)
Kat mülkiyeti kanunundan bahisle "bağımsız bölümler dışında kalan" ifadesinden söz konusu patlayan borunun apartmana ait olduğu sonucuna ulaşılır. burada ki bağımsız bölüm denen dairedir ve bu bölüm sınırlarına girmeyen her şey apartmanın ortak malı ve sorumluluğundadır bu sebeplerden dolayı söz konusu patlak boru masrafı tüm apartman sakinlerini ilgilendirir ve ortak olarak ödenmesi gerekmektedir.
0
from brain to fingers
(08.04.09)
boru söz konusu dairenin sayacından önce patladıysa apartmanın ortak borusu sayılır. sayaçlar bazı apartmanlarda giriş katında bazılarında daire kapılarının önünde olur. apartmandan apartmana değişir yani.
0
baskaturlubirsey
(08.04.09)
(2)

eski mazda 323 selektörü

kibritsuyu
he arkadaşım bu çocukluğumuzda "vaay lan arabaya bak kara şimşek lan" dediğimiz, normalde farları kapalı duran, yakınca açılan güzide otomobil gündüz vakti nasıl selektör yapardı? lan zaten selektör anlık bir şey. far kolunu çekince anında yapmalı. seri selektör için far kolunu 2-3 kere çekince çeki
he arkadaşım bu çocukluğumuzda "vaay lan arabaya bak kara şimşek lan" dediğimiz, normalde farları kapalı duran, yakınca açılan güzide otomobil gündüz vakti nasıl selektör yapardı? lan zaten selektör anlık bir şey. far kolunu çekince anında yapmalı. seri selektör için far kolunu 2-3 kere çekince çekince ohooo, bzzz farlar açılsın, 2-3 kere yanıp sönsün yanıp sönsün bzz geri kapansın. olur mu lan öyle, o açılıp kapanana kadar selektörün kıymeti kalmadı. karşıdan gelen geçti gitti. nasıldı lan peki böyle değildir. senelerdir kafamı kurcalar durur.
0
kibritsuyu
(07.04.09)
aynen dedigin gibiydi. onun da havasi baskaydi.
0
polifonik osuruk
(07.04.09)
2-3 kere selektör yapınca açılıp kapanmazdı. bir kere açıldığında sen 3-4 kere selektör yapardın, sonra kapanırdı.
0
teritori
(07.04.09)
(5)

flight simulator oynadıkça kafaya takılanlar

kibritsuyu
1. atc bana sürekli bilmemne ground'la bağlantı kur, bilmemne center'la temasa geç, bilmemne tower'la konuş, hede hödö approach'u ara diyip duruyor. len biz filmlerden öğrendiğimiz tane kule var, her şey ordan yönetilmiyor mu? kule içinde ground, approach, center, tower falan diye farklı birimler va
1. atc bana sürekli bilmemne ground'la bağlantı kur, bilmemne center'la temasa geç, bilmemne tower'la konuş, hede hödö approach'u ara diyip duruyor. len biz filmlerden öğrendiğimiz tane kule var, her şey ordan yönetilmiyor mu? kule içinde ground, approach, center, tower falan diye farklı birimler var da her iş için ayrı kişiyle mi konuşuyoruz, yoksa her konuştuğumuz farklı bir yerdeki telsiz radar görevlisi falan mı nedir?

2. pilotun da, trafik kontrolürünün de türk olduğu durumlarda bunlar kendi arasında türkçe mi konuşur, yoksa diğer uçaklar da duysun anlasın diye ingilizce mi konuşur? var mıdır kuralı?
0
kibritsuyu
(06.04.09)
vatsim vs sanirim. kolay gelsin, ben beceremedim, anlasamadik atc'lerle.
0
fdegir
(06.04.09)
1. kule içinde farklı birimler var ama hepsiyle ayrı ayrı mı bağlantıya geçiliyor kesin bilgim yok... Sanırım durum öyle değil de, senin belirttiğin gibi farklı yerlerdeki radar/telsiz görevlileri...

2. her şekilde ingilizce konuşuluyor... eminim ondan...
0
tcp0203
(06.04.09)
alakali olarak su film izlenebilir.
www.imdb.com
0
helpless
(06.04.09)
1. kulede yalnızca yerdeki ve yaklaşan/kalkan uçakları idare eden kontrolörler takılıyor. onun dışındaki kontrolörler yalnızca önlerindeki ekranlara ve radar görüntülerine baktıkları, çoğu zaman havalimanının yakınında dahi olmayan karanlık odalarada yaşamakta.
evet ayrı birimler var bunların hepsi için.

2. teoride tüm konuşmalar ingilizce yapılır. ancak zaman zaman yarı türkçe/ingilizce konuşulduğu da oluyor.
0
386 dx
(06.04.09)
Net olarak $u $ekilde gercekle$ir durum;

Vatsim yahut ivao farketmeksizin gate de bulunan bir ucak icin siralama $u $ekildedir;

delivery + ground + tower + approuch + center

Delivery hemen hemen hic acilmaz ama aciksa Gate de bulunan bir ucak clearns almak icin once delivery ile temasa gecer. Delivery den clearsn aldiktan sonra gorunda baglanir ve pushback+motor cali$tirma+taxi izni alir. Oradan itibaren groundun gorevi biter ve sizi tower a yonlendirir. Tower sizden pistba$i bekleme noktasina(hold pointe) kadar sorumludur. Siz airborne izni alir almaz approuch a baglanirsiniz ve o da size kimi vektorler verir ta ki center sinirlarina kadar. Center sinirlarina girdiginiz anda center la temasa gecersiniz ve bu temas center sinirlarindan cikip bir ba$ka center sinirina girene kadar ya da ayni center sinirlari dahilinde ineceginiz bir havalimaninin approunch unun sinirlarina girene kadar devam eder. Ardindan ils establih konumuna kadar approuch ile temastasinizdir. İls establish ardindan tower ile irtibata gecilir ve ini$ izni alinir. ini$ gercekle$tikten sonra tower sizi grounda yonlendirir ve gate e kadar taxi suresince ground kontrolundesinizdir. En son olarak ise yine delivery ve motor kapatma izni.

Genelde delivery olmaz, bu yuzden ba$langic groundla olur.

Herhangi bir hava sahasinda konu$malar ingilizce olmalidir ama Turkiye sinirlari dahilinde pilotlar hangi dili(turkce yahut ingilizce) tercih ediyorlarsa kuleler kendisine uyarlar.
0
independence
(19.11.10)
(10)

seri üretim lpg'li araba

kibritsuyu
arabanın benzinlisi var, dizeli var, elektriklisi hibridi bile var da seri üretilen lpg'li araba niye yok lan? yoksa var mı? yani mecbur muyuz sıfır aldığımız arabayı dakikasında bozdurup sanayide tüp taktırmaya? hayır güzel yapanı da var da yani niye alıp bozduruyoruz illa. fabrikasından öyle çıks
arabanın benzinlisi var, dizeli var, elektriklisi hibridi bile var da seri üretilen lpg'li araba niye yok lan? yoksa var mı? yani mecbur muyuz sıfır aldığımız arabayı dakikasında bozdurup sanayide tüp taktırmaya? hayır güzel yapanı da var da yani niye alıp bozduruyoruz illa. fabrikasından öyle çıksa direk olmuyo mu? yasak bir şey değil, gayet yasal şekilde kullanılıyor, satılıyor, ruhsata yazılıyor. niye lan niye?
0
kibritsuyu
(03.04.09)
vardi bir ara fabrika cikisi lpg'li araclar ama bilmiyorum akibeti ne oldu.
0
sourlemonade
(03.04.09)
var, mesela ticari taksiler için bazı markalar seri lpg üretimli araç çıkarıyor, civciv renginde. herkes alabilir onlardan ama sanırım sınırlı sayıda modelde olduğundan bilinmiyor pek.
0
alchemistt
(03.04.09)
kanuniye
(03.04.09)
hah zaten soruş amacım da o. arkadaşım almış hyundai. benzinli ama çevrilebilir şekilde çıkıyor, alırken istersen lpg'ye çevirttiriyorsun. tek farkı gaz tankına yer yapılmış falan yani iğreti durmuyor, öyle bagajın yarısını falan kaplamıyor. bir de sanayi ustasına değil orijinal ustasına yaptırılıyor, fabrika garantisine dahil oluyor falan. ama sonuçta benzinli alıp değiştiriliyor. yine seri üretim değil.
0
🌸kibritsuyu
(03.04.09)
fordun da tr de olmasa da boyle modelleri var.
0
bryan fury
(03.04.09)
10 yıl kadar önce Fiat Siena'yı üretmişti lpg'li ama bu bilgi işinize yaramaz sanırım.
0
mim
(03.04.09)
türkiye'de chevrolet yapıyor.
0
passion rules the game
(03.04.09)
Bunu ilk defa Hyundai yapacakmis, yalniz lpg hybrid olan lpi teknolojisi olacak, seri uretime de gecilecekmis..

www.hyundai-blog.com
0
ermanen
(03.04.09)
şahin, doğan vs. de bir dönem böyle çıktı.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(03.04.09)
siena, palio'nun da fabrika çıkışlı tüplü araçları vardı...
0
frtsglm
(03.04.09)
(2)

dün akşamki türkiye ispanya maçının başında

kibritsuyu
ne için saygı duruşu yapıldı? kaçırdım o kısmını.
ne için saygı duruşu yapıldı? kaçırdım o kısmını.
0
kibritsuyu
(02.04.09)
sanırım fildişi sahilleri maçında tribün çökmesi sonucu ölenler olmuş, o yüzden. rakip takımın marşını ıslıklama sevdasına istiklal marşının yarısını da ıslıklayan canlılara sövmekle meşgul olduğumdan ben de tam anlayamadım orasını.
0
sotw
(02.04.09)
dünya kupası eleme grup maçı Fildişi Sahili-Malavi maçında stat duvarının çökmesi sonucu 22 kişinin ölmesinden dolayı.
0
cehcho
(02.04.09)
(5)

sararan çamaşırlar

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, birkaç seferdir kimi beyaz çamaşırlarımızın (hepsinin değil) orası burası sararmış şekilde çıkıyor makineden. eşimin beyaz gömleğinin manşeti (beyazlarla birlikte 40 veya 60 derecede yıkandı), benim de lacivertli kırmızılı beyazlı kazağımın beyazları (kazaklarla birlikte 30 derec
sevgili arkadaşlar, birkaç seferdir kimi beyaz çamaşırlarımızın (hepsinin değil) orası burası sararmış şekilde çıkıyor makineden. eşimin beyaz gömleğinin manşeti (beyazlarla birlikte 40 veya 60 derecede yıkandı), benim de lacivertli kırmızılı beyazlı kazağımın beyazları (kazaklarla birlikte 30 derecede yıkandı) sararmış lekelenmiş gibi çıktı. beyazları ve renklileri ayırarak yıkıyoruz. makinenin orasına burasına sıkışmış renkli bir şey yok. ön yıkama kullanmıyoruz. bembeyaz atletlerde falan bir şey yok. bir tek bu ikisini bozdu çıkardı. niye böyle oldu bunlar? calgon kullanmadık diye mi, deterjanı mı az koyduk, kızılırmak suyu yüzünden mi?

bir de bunları kurtarabilir miyiz? gömlek için çamaşır suyu kullanılabilir belki de, renkli kazak ne olacak? yepyeniydi daha.
0
kibritsuyu
(01.04.09)
Bence beyazlar için bir toz deterjan ve Kosla Vanish kullanarak ikisini birlikte tekrar yıkayın. Yıkamadan önce koslayı kullanmadığınız bi diş fırçasına filan döküp sarı lekeli olan yerleri fırçalayın. Ben çok kıyafet kurtardım böyle, kosla rulz harbiden
0
sigata
(01.04.09)
makine bosch marka 3 senelik bir makine. şehir ankara. su, ankara'nın malum suyu. deterjan ariel enzim beş midir nedir ondan. yumuşatıcı hiç kullanılmaz. calgon arada eserse koyulur.
0
🌸kibritsuyu
(01.04.09)
kuzenimin başına gelmişti. makinenin deterjan bölmesinden içerisine giden bağlantıda deterjan birikmesi yüzünden oldu demişti servis. orayı temizlediler. düzeldi. üstelik kuzenim bunu sıfır makinede yaşadı. makine eski olmasa bile olabilir yani. devam ederse bi servis çağırın derim nacizane.
0
aklimdan zorum var
(01.04.09)
Kosla vanish ve az çamaşır suyu karışımını sıcak suya ekledim. çamaşırları bir gün beklettim, beyazötesi oldu.
0
zener
(01.04.09)
abi gecen gun ben tuvaletin muslugundan akan suyu gorunce inanamadim. sari olma yolunda emin adimlarla ilerleyerek kahverengi-gri-siyah olmanin hakli gururunu yasiyordu.

kesin sudandir diyorum yani.
0
osuruklu
(01.04.09)
(1)

belediye başkanının görevden alınması

kibritsuyu
seçimle göreve gelmiş bir belediye başkanı ne olursa görvden alınabilir? yani bu adam milletvekili değil ki dokunulmazlığı olsun. yolsuzluğu kanıtlanırsa, ya da herhangi bir şekilde iligli davayı kaybeder de mahkum olursa görevi de düşer mi, ne şartlarda düşer, kim görevden alır? yoksa görevde kalma
seçimle göreve gelmiş bir belediye başkanı ne olursa görvden alınabilir? yani bu adam milletvekili değil ki dokunulmazlığı olsun. yolsuzluğu kanıtlanırsa, ya da herhangi bir şekilde iligli davayı kaybeder de mahkum olursa görevi de düşer mi, ne şartlarda düşer, kim görevden alır? yoksa görevde kalmaya devam edip cezasını çeker mi? (illa hapis olmak zorunda değil. yolsuzluktan dolayı para cezasına mahkum olsa, parayı ödeyip göreve devam eder mi mesela)
0
kibritsuyu
(30.03.09)
bu gibi durumlarda içişleri bakanlıgı yetkili oluyor. sorusturma için dahi izin vermeyebiliyor. karsı dava fln ugrasana kadar zaten secim geliyor. hatta melih gokcek için bu surec islemıstı sanırım kızılırmak suyu ile ilgili olrak.
0
bryan fury
(30.03.09)
(3)

yarım sayfaları aynı sayfaya yazdırmak

kibritsuyu
salak bir başlık oldu.şimdi şöyle. elimde arka arkaya döktürmem gereken bir a4 sayfasının yarısını oluşturacak pdf belgeler var (tahakkuk fişi). yazdır dediğimde her biri tek a4'ün üst tarafına yazıyor, kağıtların altları da boş kalıyor.ben amele usulü yapıyorum yazdırılacak 10 tane belge varsa 5 ta
salak bir başlık oldu.

şimdi şöyle. elimde arka arkaya döktürmem gereken bir a4 sayfasının yarısını oluşturacak pdf belgeler var (tahakkuk fişi). yazdır dediğimde her biri tek a4'ün üst tarafına yazıyor, kağıtların altları da boş kalıyor.

ben amele usulü yapıyorum yazdırılacak 10 tane belge varsa 5 tanesini yazdırıyorum, sonra kağıtları alıp ters şekilde (aş aşağı) yazıcıya tekrar koyup kalan beşini yazdırıyorum. sonra da ortsına cetveli koyup falçatayla kesiyorum.

kolayı yok mu bunun? word olsa kolay da ayrı ayrı pdf'ler olduğundan imkansız gibime geliyor.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
corel draw'un varsa pdfleri corel'da birlikte aç, bir sayfaya 2 tanesini yapıştır mesela?
0
little thin goddess
(25.03.09)
FinePrint adında bir yazılım var.
Tam olarak senin ilacın.
1 sayfanın içine, 8 sayfaya kadar sığdırma yapabiliyorsunuz.
0
zeki baba
(25.03.09)
abi biz de tahakkuk yazdırırken senin amele usulünden yapıyorduk.

sonra aşağıdaki matbaya gittim elimde bir top a4 ile, bunu ortadan kesti adam, a5 oldu elimde 1000 tane.

tahakkuk yazdıracağımız zaman onları koyuyoruz, ardarda basıyoruz. güzel oluyor.
0
karapolisnas
(25.03.09)
(6)

windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı

kibritsuyu
evet siyah üstüne beyaz yazılı ekranda (dos ekranı) böyle bir uyarı veriyor bilgisayar.windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı\system32\drivers\pci.sysözgn kur disketini ya da cd'yi takıp r ile onarma yapın falan diyor.cd takıp cd'den boot ediyorum, r ile onarma yap diyoru
evet siyah üstüne beyaz yazılı ekranda (dos ekranı) böyle bir uyarı veriyor bilgisayar.

windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı
\system32\drivers\pci.sys

özgn kur disketini ya da cd'yi takıp r ile onarma yapın falan diyor.

cd takıp cd'den boot ediyorum, r ile onarma yap diyorum, tırtır bir şeyler yükleyip başarısız oluyor. yeniden başlatınca yine aynı hatayı veriyor.

geçen hafta da pci.sys değil de başka bir şeyi bulamayıp açılmadı. ne ettiysem başaramadım. en son format attım düzeldi.

hayır komut istemi açılsa klasöre başka bilgisayardan dosyayı kopyalarım ama komut istemi bile açılmıyor, güvenli kip bile yok. nedir bilgisayarın derdi? her hafta format mı atacaz? ya da en azından komut istemi açılsın da dos modundan başka bilgisayardan disketle kopyalayayım eksik dosyayı yerine.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
scandisk'le hdd'yi bir kontrol edin derim ben. benzer bir sorunu yasadiktan sonra yaptigim scandisk sonucu, bad sector'lerle dolu olan bir hdd'ye sahip oldugumu ogrenmistim.
0
diabolus79
(25.03.09)
eğer sadece dosyayı kopyalayacağım dersen, windows 98 cd si ile bilgisayarı, cd-rom desteğiyle başlatıp, oradan kopyalama yapabilirsin. muhtemelen elinde win98 cd' si olmadığı için diğer önerime geçiyorum.

erd commander programını bulabilirsen, bunu dene derim. bilgisayarını bu programla açıp, istediğin kopyalamayı yapabilirsin.

son öneri olarak (en mantıklısı) windows kurduğun cd ile bilgisayarı açarsın. windows kurulumu başlat yani. adımları sırayla geçiyorsun.karşına çıkan ikinci "R" seçeneğine bastığında, windows sistem dosyalarını yeniden kopyalar. böylece sorunun çözülmüş olur. diğer dosyalarına herhangi bir zeval gelmemiş olur böylece. burada önemli olan nokta, windows' u kurduğun cd ile, bu işlemi yapacağın cd' nin aynı olması. yani, xp pro sp2 cd' si ile kurduysan, onarmayı da bu cd ile yapman lazım. yoksa dediğim onarma penceresi çıkmaz.
0
erzi
(25.03.09)
windows 98 cd'si, hatta windows 95 cd'si, hatta hatta windows 3.1 disketleri bile var elimde.

windows 98 cd'si ile denemedim ama windows 98 başlangıç disketi ile disketten boot ettirmeyi denedim yine açılmadı. bios'dan boot sırası a,c,cdrom şeklinde seçerek yaptım bunu.

sanırım elime aldım bilgisayarı. aynı cd'den r ile onarım yapmıyor. windows 98 başlangıç disketiyle açmıyor. bir dos ekranı gelse eksiği kopyalayacam ama o da gelmiyor. f5'le açıyorum güvenli kip, sistem geri yükleme falan hiçbiri çalışmıyor. hepsi aynı yere çıkıyor. ve harddiskten trrrt trrrt diye aynı ritmde okuma/okuyamama sesleri geliyor sanki.
0
🌸kibritsuyu
(25.03.09)
1- boot sırasında cd-romu, 1. sıraya getirmen lazım. ondan sonra 98 cd si ile açabilirsin.

2- hatta sende bunlar varsa, muhtemelen win98 başlangış disketi de vardır :)
disket varsa eğer, boot sırası a,c,cdrom şeklinde yaparsan açılır.
0
erzi
(25.03.09)
ben de zaten öyle yazdım. başlangıç disketinden boot için a, c cdrom yaptım olmadı.

cd'den denerken de haliyle cdrom, a,c (veya cdrom,c,a hatırlaıyorum, sonuç olarak cdrom'un ilk sırada olduğu bir şey) yaptım. önyükleme için tuşa basın dedi, bastım. windows kur geldi, baştan kurmak için şuna, onarmak için r ye basın dedi, bastım, tırt vırt etti yine aynı hatayı verdi.
0
🌸kibritsuyu
(25.03.09)
en güzeli, live cd(ubuntu,pardus) gibi şeylerle bilgisayarı aç. sonra yedeklerini al ve formatla.

yada diski başka bir bilgisayara 2.disk olarak takıp, yedeklerini alıp, formatla.
0
erzi
(25.03.09)
(6)

engelli / yaşlı vs. oy kullanması

kibritsuyu
efendim yaşlı bir amcam var (öz amcam). evin içinde bile zor yürüyor. nasıl oy kullanacağı hepimize dert olmuş durumda. oy kullanacağı okul ile görüştük, hizmetli gibi bir adam "sırtıma alır çıkarırım" diyor. e koskoca emekli olmuş doktor adam da çuval gibi sırtta üçüncü kata kadar taşınmayı kabul e
efendim yaşlı bir amcam var (öz amcam). evin içinde bile zor yürüyor. nasıl oy kullanacağı hepimize dert olmuş durumda. oy kullanacağı okul ile görüştük, hizmetli gibi bir adam "sırtıma alır çıkarırım" diyor. e koskoca emekli olmuş doktor adam da çuval gibi sırtta üçüncü kata kadar taşınmayı kabul etmiyor. ne kadar da olsa çevresinde, mahallesinde bir itibarı var.

nasıl oy kullanacak amcam ve onun gibi merdiven çıkması zor olan, hatta imkansız olan kişiler? hadi okul kapısına kadar biz götürürüz arabayla da merdiveni nasıl çıkacak? muhtar da çözüm olabilmiş değil buna.
0
kibritsuyu
(23.03.09)
bağlı bulunduğu ilçe seçim kurulunu arayıp sorun. bazı yerlerde belediyeden görevlendirilmiş kişiler gelip alıyor diye biliyorum ama tam emin değilim. sadece bir iki yerde oluyor olabilir bu durum. ama bunun hakkında bir kolaylık yapmış olmaları lazımdı.
0
rpmcmurphy
(23.03.09)
sandigi asagiya indirmiyorlar, eger kolaylik olarak bunu diyorsaniz.

bir sekilde yukari cikmasi gerekiyor. okulda asansor yoktur herhalde? olsa keske :|
0
entrapmen
(23.03.09)
işte güzel ülkemin bir güzelliği daha. engellileri, yaşlıları, hastaları hiç düşünmezler. o değil de ben şansa yurtdışındayım bütün hafta beni de düşünmemişler sandık görmedim havaalanında falan.
0
ozdek
(23.03.09)
@kibritsuyu; ysk kararlarını araştırdım ama sorduğunuz konu hakkında hiçbir bilgiye ulaşamadım. ilçe seçim kurulu'na danışmakta fayda var.

@ozdek; havalimanına konulan sandıklar sadece genel seçimlerde [b]yurtdışında yaşayan türkler[/b] içindir, yerel seçimlerde zaten konulmazlar. eğer genel seçim olsaydı ve siz seçim zamanı yurtdışında/yurtdışına çıkıyor olsaydınız ve seçmen kaydınız türkiye'nin herhangi bir yerinde olsaydı havalimanında gene kullanamazdınız.

maalesef şu ana kadar hiçbir hükümet buna çözüm getirmedi.
0
demcan
(23.03.09)
115 yaşından büyükleri ölü kabul eden bir devletten eve yaşlı ve engelliler için hizmet getirmesini beklemek saflık olur. :)
www.radikal.com.tr
0
edip
(23.03.09)
Yasadıgınız sehri bilmiyorum ama istanbulda engelli taksi diye bişe var.Belediye ye baglı bi kurumdu galiba.Arıyosun onlar tekerlekli sandalyeyle seni alıyolar ozel taksilerine bindirip istedigin yere goturuyolar.Oraya gittigini,zde ordaki himzetliden daha insalcıl bir şekilde yardımcı olan biri çıkacaktır.Ama tekerlekli sandalye size sart.Ve akp ve chp oy kullanılması konusunda cok ciddiler.Baglı oldugunuz belediye ye bildirirseniz.Kesinlikle size bi çözüm yolu uretirler.
(bkz: )oyuna gelme oyunu kullan
0
bilgisizbilgili
(24.03.09)
(7)

garanti cep şifrematik nasıl çalışıyor?

kibritsuyu
ha nasıl? wap/gprs uyumlu ve java çalıştırabilen cep telefonu deniyordu. ben de zannettim ki telefona bir java programı yükleyeceğim, bu program rastgele bir sayı üretip, ürettiği sayıyı wap/gprs yoluyla garanti'ye bildirecek, ben internetten aynı sayıyı girince doğrulama yapılıp internet şubesi açı
ha nasıl? wap/gprs uyumlu ve java çalıştırabilen cep telefonu deniyordu. ben de zannettim ki telefona bir java programı yükleyeceğim, bu program rastgele bir sayı üretip, ürettiği sayıyı wap/gprs yoluyla garanti'ye bildirecek, ben internetten aynı sayıyı girince doğrulama yapılıp internet şubesi açılacak.

lakin öyle değil. cep telefonuna java programı yükledik tamam. yüklediğim program bir sayı üretiyor, ancak herhangi bir wap/gprs bağlantısı kurmuyor. peki telefonun ürettiği sayının ne olduğunu garanti internet şubesi nereden biliyor da ben o sayıyı internete girince doğru diyor?
0
kibritsuyu
(18.03.09)
sana gonderdigi algorıtmanın uretebilecegi tum sayılar garanti de vardır zaten. ya da zamanın fonksiyonuysa aynı sifre garanti tarafından da surekli generate ediliyordur.
0
bryan fury
(18.03.09)
ben de o sistemi kullanıyorum. sanırım o programın içinde bir algoritma yüklü ve random üretiyor şeklinde görünen şifreler aslen belli bir sistem dahilinde üretiliyor. belki özel bir sıralaması da vardır, bilemiyorum.

aynı sistemi şifrematik denen bir alet veriyorlar ve o şekilde de kullanabiliyorsun. onda da herhangi bir gprs bağlantısı falan söz konusu değil. oradan biliyorum.
0
hevipeyra
(18.03.09)
zamana göre bir sayı üretiyor. ondan dolayı bağlantı kurmasına gerek yok.
0
purgatory
(18.03.09)
bildigim iki yontem var. bunlardan biri olmasi muhtemel.

1 - Sayi Dizisi : Burda Garanti'nin internet bankaciligi mevzuunda senin hesabin altinda bir sayi dizisi barindiran dosya var. Sen makineden bir sayi aldiginda dizinin siradaki sayisi ile karsilastiriyo ve dogruysa izin veriyo. Senkronizasyon kaybolmasin diye genellikle numaraar 1 dakika kadar gecerli oluyo falan. Ben kaybetmistim nasil becerdiysem.

2 - Aninda Alinan Aktif Sifre : Bu genellikle akilli anahtarlarda oluyo ama muhtemelen bir program yuklediysen onun da seri numarai oldugunu var sayarak yola cikiyorum. Bu cesitli bilgileri kullanarak yünik bir sifre olusturur, soyle ki bir formulu vardir ve bu formul muhtemelen sunlari icerir ;

"Tarih, Saat, Dakika, Saniye ve Makine ya da Programin seri numarasi"

Bu bilgileri tanimlanmis formule yerlestirerek yünik bi sifre elde eder ve sen bunu bankaya logi olurken girdiginde kontrol edilir, gecerli oldugu sure boyunca login olabilirsin falan.

Hani bunlari Financial Information Systems dersinde cok ayakustu anlatmisti hoca. Dogru da olabilir yanlis da. Zaman gecti ustunden malum.
0
polifonik osuruk
(18.03.09)
zamana ve sifrematigin seri nosuna bagli bir kod uretiyor.
garanti'de de senin kullaniyor oldugun sifrematigin bilgileri var ve o da zamana bagli olarak sifre uretiyor giris yapacagin zaman.
ben de kullaniyordum da telefon kirilinca yalan oldu. yanlis bilmiyorsam 1-2dk icinde de uretilen kod expire oluyor. tekrar uretmen gerekiyor falan.

.. derken benim cevabin bir kismini detayli bir sekilde polifonik osuruk da aciklamis zaten.
0
sourlemonade
(18.03.09)
denemeler:

arka arkaya iki şifre ürettim. garanti internet şubesine ilk ürettiğimi denedim girdi. çıktım, ikinciyi denedim yine girdi.

tekrardan arka arkaya iki şifre ürettim. önce ikinci ürettiğim şifreyi denedim girdi. çıkıp ilk ürettiğim şifreyi denedim, bu sefer girmedi.
0
🌸kibritsuyu
(18.03.09)
denemelerin sonucunda, zamanın fonksiyonu oldugu net bence. ikinci sifrenin ilkinden her halukarda daha sonra generate edildigini anlıyor.
0
bryan fury
(18.03.09)
(4)

nüfus cüzdanı değişiminde muhtar onayı

kibritsuyu
dünyanın en saçma şeyi bu ve mantığını anlayamıyorum. bunu soracağım.nüfus cüzdanı değiştirmek yenilemek istediğinizde nüfus idaresi sizden muhtardan kağıt getirmenizi istiyor. niye lan? koskoca nüfus idaresi, benim nüfus kayıtlarım zaten onların elinde. hadi onu da geçtim, eski nüfus cüzdanımı da g
dünyanın en saçma şeyi bu ve mantığını anlayamıyorum. bunu soracağım.

nüfus cüzdanı değiştirmek yenilemek istediğinizde nüfus idaresi sizden muhtardan kağıt getirmenizi istiyor. niye lan? koskoca nüfus idaresi, benim nüfus kayıtlarım zaten onların elinde. hadi onu da geçtim, eski nüfus cüzdanımı da geri veriyorum. o kadar ki nüfus cüzdanımın altında, hala daha görevde bulunan nüfus şefinin imzası var. yani adam önceki nüfus cüzdanıma imza atmış. al diyorum bak bu benim eski kimliğim, aha da sen imzalamışın, mühürlemişin. sen kendi imzanı inkar edip, kendi nüfus idarenin kayıtlarına, kendi imzana itibar etmeyip kıytırık mahalle muhtarının verdiği belgeye itibar ediyorsun. saçma değil mi? cevab veremiyor. nedir bunun mantığı? babam sırf bu saçmalığı protesto ettiği için nüfus cüzdanını değiştirmiyor. şimdi aşağıda tc kimlik sorusu da sordum, bunu da ayrı soruyorum. nedir bunun mantığı? nüfus idaresi niye kendi imzasına, kendi kaydına itibar etmez de kıytırık mahalle muhtarının belgesine itibar eder?
0
kibritsuyu
(15.03.09)
valla gayet saçmaymış olay. ben kaybettikten sonra gidip saçma sapan bir yerde çıkarmıştım (ikametimin olmadığı bir yerde) hiç o tarz bir sorun çıkmamıştı önüme. girdim sıraya 10 dk sonra yepyeni nüfus cüzdanım elimdeydi. gerçi ben değiştireli iki yıl oldu sistem falan mı değişti acaba dicem ama yine de tamamen saçmalık.
0
nen var kuzum
(15.03.09)
e devlet uygulamasına askerlik şubesi nufus müdürlüğü henüz geçmemiş.
askerlik şubesi fax çekip bekletiyor. nüfüs idaresi hiç bişey yapmıyor.

sanırım e devlet tamamen uygulanınca biter
0
efruz
(15.03.09)
nüfus cüzdanınızda tc kimlik no's olmayan eski kimliklerden ise kimliğiniz sadece o zaman muhtardan kağıt istiyorlar eğer tc kimlik no yazıyorsa cüzdanda ülkenin her yerinde yeni kimlik çıkarabiliyorsnuz kayıp yenileme vs durumlarında.. evet saçma daha doğrusu geçiş dönemi eziyetleri ama öyle yapacak birşey yok..
0
pascha d
(15.03.09)
amaç orda aredersiniz vergi soğuşlemek. muhtarlıktan alınan ikametgah kağıdı 3 tl. şu seçimlerle birlikte milyonlarca kişi ikametgah aldı. varın siz hesaplayın.
0
emcedeltate
(06.04.09)
(6)

nüfus cüzdanında tc kimlik no hadisesi

kibritsuyu
şimdi levent ülgen'in anlattığı nasıl oy kullanılır şeysinde söyledi, nüfus cüzdanında tc kimlik numarası yazmak zorunda diye.annemin babamın, nüfus cüzdanlarında tc kimlik numarası yazmıyor. yani yazıyor da internetten bakıp elle yazdık oraya. şimdi oy kullanabilmek için nüfus cüzdanlarını değiştir
şimdi levent ülgen'in anlattığı nasıl oy kullanılır şeysinde söyledi, nüfus cüzdanında tc kimlik numarası yazmak zorunda diye.

annemin babamın, nüfus cüzdanlarında tc kimlik numarası yazmıyor. yani yazıyor da internetten bakıp elle yazdık oraya. şimdi oy kullanabilmek için nüfus cüzdanlarını değiştirip illa nüfus idaresi tarafından tc kimlik numarası yazılmış kimlik mi almaları gerekiyor, yoksa üzerine elle tc kimlik numarası yazılmış kimlikle de oy kullanılabilir mi?
0
kibritsuyu
(15.03.09)
valla geçen seçimlerde benim ananem aynı şekilde yani nüfus cüzdanına tcsi elle yazılmış şekilde oy kullandı ama kasaba gibi küçük bir yerde oldugu belkide hiç sorun çıkmadı.
imkan varsa değiştiriverin hem sonrası için de iyi olur. bir daha bu tarz bir sorun çıkar mı falan filan diye düşünmezsiniz hiç.
0
nen var kuzum
(15.03.09)
Nufus cuzdanı devletin verdigi resmi bir belgedir. kasıtlı/kasıtsız olarak üzerinde oynamak tck'ya göre suc'dur. polis kimlik kontrollerinde başınız agrıyabilir. bence yarın bulundugunuz ilçenin nufus müdürlügüne gidip, bilgi almanızı tavsiye ederim. kimlik oldugu icin, cok bir vaktinizin alınacıgını sanmıyorum. hem her işinizde kolaylık olur. başınızda agrımış olmaz.

sevgilerimle..
0
scp
(15.03.09)
oy kullanacağınız yerdeki sandık görevlilerinin insafına kalmış bir durum bu. şahsen ben oy kullandırtmam böyle bir durumda.
0
emrag
(15.03.09)
yok, bu sefer ısrarla genelge falan yayınladılar, kullandırtmayabilirler. hatta kullandırtmazlar, gelenin tipi akpli gibiyse chpli sandık görevlisi itiraz eder, chpli gibiyse öteki itiraz eder, kullandırtmazlar. çünkü hakikaten ysk da böyle açıkladı. artık o eski cüzdanları sıfırlama niyetindeler. ben geçen sene askerlik şubesinde 6 saat sıra bekledikten sonra tam işlem yapmaya başlayacakken nüfus cüzdanım değiştirilmek üzere geri gönderildim.
0
dehri
(15.03.09)
bu konu dün televizyonda bir haberde işlendi. kesinlikle kullanamaz dediler. bu yüzden, seçime kadar nüfus müdürlükleri haftasonu da açık olacakmış. muhtarlar da pazar bile açıyorlar dolayısıyla.

oy kullanmaya gidip de kullanamadan geri dönmek fena dokunur insana. son anda bir af çıkarabilirler bu durumla alakalı. ama şimdilerde yazması mecbur diyorlar. sanırım herkes kayıt altına girsin isteniyor bahaneyle.

çok az sürüyor zaten. gitsinler, yaptırsınlar efem.
0
lovemyself
(15.03.09)
nüfus cüzdanı yenilemek artık kolay. sadece biraz erken gidip çok kalabalığa kalmayın. banka gibi numara alıp bekliyorsunuz. sıranız gelince işleminizi yaptırıyorsunuz. sonra bir müddet de cüzdanın çıkmasını bekliyorsunuz. sanırım 2 foto ve az bir miktar da para gerekiyor. riske atmayın; çünkü elle yazılmış dahi olsa tc numarasız kimlikle oy kullandırmayacaklar.
0
river
(16.03.09)
(5)

"program belleğe sığmayacak kadar büyük"

kibritsuyu
evet cd kutusunda bulduğum microsoft flight simulator 2002 isimli oyunu "aa ne güzel lan eskiden uçak uçururdum, dur yükleyim bunu ben" diyerek yükledim. lakin ne zaman oyunu açmak istesem "program belleğe sığmayacak kadar büyük" diyor bana. ne demek bu? neyin eksik diyor bana?ben bu oyunu 2001 yılı
evet cd kutusunda bulduğum microsoft flight simulator 2002 isimli oyunu "aa ne güzel lan eskiden uçak uçururdum, dur yükleyim bunu ben" diyerek yükledim. lakin ne zaman oyunu açmak istesem "program belleğe sığmayacak kadar büyük" diyor bana. ne demek bu? neyin eksik diyor bana?

ben bu oyunu 2001 yılında alınmış 256 Mb ram'li, kaç mb olduğunu hatırlamadığım (alındığı zaman iyi bi megabayttı) asus marka geforce 256 (modeli de 6800 müydü neydi hatta) ekran kartına sahip bir P3-800'de misler gibi oynardım. yüklediğim bilgisayar ise 2004 yılında alınmış bir P4-3ghz HT, 1 gb ram'i var, ekran kartı da yine kaç mb olduğunu bilmediğim bir geforce fx 5200. harddiskimde de 8 gb boş yer var (ki eski bilgisayarın harddiski zaten toplam 10 mb idi. boş alandan da değildir)

daha mı kötü lan bu donanım? niye çalışmaz bu oyun?

ha bir de ek bilgi, cd ile uğraşmamak için oyunu complete installation yapıp komplesiyle bilgisayara kurdum.

edit: şimdi forumlara baktım da 512 mb bilmemneli ekran kartı, 41 gb boş yeri, 2 gb rami olan makinelerde bile bu hatayı verip açılmadık dosyalar oluyormuş.

kara bir ms dos ekranında veriyor bu hatayı ve o ekran hemen kapanıyor. hatta ne yazdığını okuyamadım da cmd yazıp dos komutlarıyla cd program files, cd microsoft games diye diye klasöre gidip elle çalıştırdım,öyle okudum hatayı. virüs müdür nedir acaba?
0
kibritsuyu
(13.03.09)
Task Manager'dan kullanıma uygun bellek miktarınıza bakabilirsiniz. Örneğin vista kullanıyorsanız ya da çok hafıza kullanan başka programlar açık ise, programın ihtiyacı olan bellek miktarı boş olmayabilir belki.
0
HATT0
(13.03.09)
bellek olarak 4 katına çıkmışsın ancak, ekran kartı ondan çok daha yüksek oranda düşmüş. ge force 6800,5200'den çok daha güçlü bir ekran kartı. yanılmıyorsam ekran kartın 128 mb. hatayı ekran kartından dolayı vermiş olması muhtemel. (o zamanlar için o ekran kartı aslında pek mümkün gibi görünmüyor ama neyse ) sistem özellikleri kafanda yanlış kalmış olabilir bence. ekran kartı'ndan gibi görünüyor yine de sorun. sanal bellek miktarını da kontrol etmeni öneririm.
0
abtash
(13.03.09)
yok donanımı adım gibi biliyorum. bir tek ekran kartlarının hafızasını bilmiyorum. 2001 model bilgisayarım da hala duruyo evde. geforce 256 denen modelden olduğuna eminim. 6800 olan şey asus'un model numarası. yani geforce 6800 ile aynı şey değil. eski ekran kartı geforce 256 diye geçiyor. bunlardan hemen sonra geforce 2 çıktı.

sanal bellek 384 mb imiş. onu sistem bilmemne otomatik falan filan yaptım 1000 mb oldu. hala düzelme yok. bu arada geforce 5200 ekran kartım da 128 mb imiş. sanırım 2001 model olan ve oyunu çalıştıran ekran kartı da 32 mb idi.
0
🌸kibritsuyu
(13.03.09)
oyun dos modunda çalışıyor sanırım ondan hata veriyor, şöyle yapmayı deneyin, oyunun .exe'sine sağ tıklayıp özelliklerden uyumluluk moduna gelip, ordan win98 filan seçin olmadı oraları biraz kurcalayın, sanırım oyun eski dos modundan oyuna giriş yapıyor ve dos için ayrılan bellek ya da yeni işletim sisteminin gerçek dos değil sanal dos oluşturmasından dolayı yeterli bellek ayrılamıyor.
0
edip
(13.03.09)
yok ama dos oyunu değil ki.ama eski bilgisayarımda da win xp altında gayet güzel çalışıyordu.

bu arada söylemeyi unuttum, exe dosyasında oyunun simgesi de çıkmıyor. üst kenarı mavi olan beyaz çerçeve şeklindeki simgesiz exe'lerin standart şeysi çıkıyor www.cryptic.co.uk şu resimdeki simgeden işte. bu resmi google'dan buldum örnek olsun deyü. oysa oyunun kendi simgesi çıkmalı). yarın uyumluluk olayını bir deneyeyim. olmazsa başka yollar ararız. teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(14.03.09)
(5)

sting - mad about you şarkısında solo atan enstruman

kibritsuyu
şarkıyı şuradan dinleyebilirsiniz. http://fizy.org/wobGuoDvFbb02:58'de başlayıp solo atan enstruman nedir acaba? hatta bir önceki "stone's throw from jerusalem" kısmı girmeden önce de kısaca duyuluyor 02:32'de.not: verdiğim link illegal bir paylaşım olmadığından dışarıya kapatmadım. sakıncalıysa kap
şarkıyı şuradan dinleyebilirsiniz.

fizy.org

02:58'de başlayıp solo atan enstruman nedir acaba? hatta bir önceki "stone's throw from jerusalem" kısmı girmeden önce de kısaca duyuluyor 02:32'de.

not: verdiğim link illegal bir paylaşım olmadığından dışarıya kapatmadım. sakıncalıysa kapatayım.

edit: linki ben mi eklemedim, kendi mi çıkmadı bilmiyorum. ekledim düzelttim.
0
kibritsuyu
(10.03.09)
klarnet olmasın?

edit: ayrıca ben link falan göremiyorum.
0
fundamental
(10.03.09)
yanit soprano saksofon..

hatta yillar once bir konserde bu soloyu ben calmistim klarnet ile :) anilari vardir bu sarkinin bende..
0
kafam kadar gulsah
(10.03.09)
canli konser kaydini izledim youtube'da. orada piyanist olan kisi solo esnasinda agzina sanirim bir cesit efekt pedali gorevi goren bir duduk aliyor ve soloyu piyano ile calinca bu ses elde ediliyor. daha sonra dudugu agzindan atip normal sesiyle calmaya devam ediyor piyanoyu.
0
nochristrequiress
(10.03.09)
nasi bi dudukmus bu ya, merak ettim...

youtube linkini verebilir misiniz?
0
kafam kadar gulsah
(10.03.09)
@kafam kadar gulsah

www.youtube.com
0
nochristrequiress
(12.03.09)
(9)

1991 model volkswagen golf

kibritsuyu
komşumun arabası. satacaz da ne eder bi bakıver internetten dediler. satan kişi ilk sahibi. kilometresi de azdır (20.000 - 30.000'i geçmez zannedersem). temiz bakmışlardır. uzun zamandır yatıyor. yatıyor ama kapalı garajda yatıyor. aküsü bitmiş, lastikleri patlamış olabilir. elimde de başka bir bilg
komşumun arabası. satacaz da ne eder bi bakıver internetten dediler.

satan kişi ilk sahibi. kilometresi de azdır (20.000 - 30.000'i geçmez zannedersem). temiz bakmışlardır. uzun zamandır yatıyor. yatıyor ama kapalı garajda yatıyor. aküsü bitmiş, lastikleri patlamış olabilir. elimde de başka bir bilgi yok. ne eder aşağı yukarı? ne istesinler ilk etapta?

www.arabam.com

oha 10.500 demiş. bu fiyata olur mu gerçekten?
0
kibritsuyu
(09.03.09)
1.6, 1.6 Comfortline, 1.8 GTi, CL, GL, GTi, TDi modelleri varmış. Bahsi geçen arabanın tam modelini bilirsek daha net bir fiyat biçebiliriz.

Şu linkin yardımı olacaktır: tinyurl.com (deckard'ın notu: link'i düzelttim)
0
inshroud
(09.03.09)
tipi aynı bu linktekinden. rengi bile aynı böyle. satan kişi yaşlı amca. model falan pek bileceğini sanmıyorum. bir yerlerinde yazıyorsa bakayım gidince.

en düşüğünü söyleyin aşağı yukarı bir fikrimiz olsun maksat.

linkten gördüğüm kadarıyla 7000-8000 civarına satılır sanki.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.09)
vala fiyatını bilmem ama ben olsam uzun süre yatmış araba almam. internetten falan satacaksanız bunu belirtmemenizde fayda var. uzun süre çalışmayan arabada parçalar pas tutar, işlemedikçe bozulur makina.

tam olarak o modeller için sahibinden deki arabalar aşağıda.

tinyurl.com
0
hevipeyra
(09.03.09)
Eğer ki kilometresi hakikaten 20.000- 30.000 arasında ise ve diri durumdaysa (çürüme, boyada solma vs yoksa) daha fazlasını hakedecektir fakat bu parayı çok meraklısı haricinde kimse vermez. Bu nedenle 9000 lira gibi bir rakamdan satışa çıkarmanızı tavsiye ederim. Gerçi 1.8 GTi, GTi ya da TDi modeli ise daha çok etmesi lazım.
0
inshroud
(09.03.09)
1997 modelini geçen hafta gazetede 13.000e satıyorlardı.
0
Gulyadkin
(09.03.09)
6500 den fazla vermem
0
alkolikfedai
(09.03.09)
biz bu yaz aynı model golfu 6.000'e sattık daha da vermiyolardı.
hem de arabanın hiçbir seyi yoktu, ben babalar gibi basiyodum yollarda, alan adam da aldığı gün uzun yola götürdü zaten. o parayi veren varsa ben kendimi kesmeye hazirim huzurlarinizda.
edit: dikkatli bakınca bizim arabayla bi fark buldum; benimki 75 beygirdi sizinki 100'müş. maksimum 7.5 milyar koysunlar fiyatı.
0
kenarortay
(09.03.09)
bu bizimki değil efendim. model örneği olsun diye netten rastgele buldum. bizimkinin özellikleri bilinmiyor. sahibi yaşlı amcanın da bildiğini sanmıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(10.03.09)
araba 9.750'ye satılmış arkadaşlar. 30.000 kilometredeymiş. özellik hakkında da tek öğrenebildiğim "3 kasa" imiş. ne demek olduğunu bilmiyorum.
0
🌸kibritsuyu
(16.03.09)
(5)

lcd televizyon kalitesi görme

kibritsuyu
efenim annemler dün bir samsung lcd televizyon almışlar. yayını kablo tv'den alıyorlar. kablo tv haliyle analog olduğundan çok çok kaliteli bir görüntü vermiyor. annem çıkan görüntüden memnun (eski televizyon daha beterdi çünkü). gayet net oldu diyor. lakin ben annemleri uydu, digiturk falan gibi şe
efenim annemler dün bir samsung lcd televizyon almışlar. yayını kablo tv'den alıyorlar. kablo tv haliyle analog olduğundan çok çok kaliteli bir görüntü vermiyor. annem çıkan görüntüden memnun (eski televizyon daha beterdi çünkü). gayet net oldu diyor. lakin ben annemleri uydu, digiturk falan gibi şeylere heveslendirmek adına televizyonun gerçek kalitesini görmelerini sağlayacak bir şey izletmek istiyorum. dvd player falan yok evde. bir adet laptop var. bir şeyle bağlayıp bir şeyler izletsem. ne önerirsiniz? öyle bluray cihazı al, hdmi ile bağla gibi fantastik seçenekler sunmayın ama. laptopu neyle bağlayayım, ne izleteyim? çok pahalı olmayan hani s video kablosuyla falan (elimde mevcut) bağlayıp hd bir şeyler bi şey izletsem olur mu?
0
kibritsuyu
(09.03.09)
olur. laptop'u d-sub (normal vga kablosu) ile bağla lcd'ye. bir de hd video veya dvd veya divx izlet güzelinden, dipleri düşer.
0
karapolisnas
(09.03.09)
laptop da varsa dvi çıkışı;
dvi çıkışı hdmi çıkşına dönüştürsen www.world-import.com
yüksek çözünürlükte film de izletirsen vay anasını yorumunu alırsın.
karapolisnas dediği gibi sadece vga kablosuyla da olur.

uçuk bişey yapmak istiyorsan.
vga to dvi;
www.tvcables.co.uk
dvi to hdmi;
www.world-import.com
0
cellar
(09.03.09)
sen bana laptop ın çıkışını söyle (dvi-hdmi-vga artık hangisiyse) ben sana nasıl bağlayacağını söyleyeyim. zira ben de laptop ı dvi dan full hd tv ye bağlayıp full hd filmler izliyorum -ki tadından yenmez- tavsiye edilir. ancak dvi ile bağlayınca (dvi to hdmi kablo ile) bir de ses kablosu alıp bağlamak gerekiyor çünkü dvi ve vga bağlantı sadece görüntü iletiyor (ancak hdmi çıkışlı bir laptop ınız varsa sadece hdmi kablo yeter, high definition multimedia interface adından da anlaşılacağı üzere hdmi hem ses hem görntü aktaryor) buraya hem tv nin hem de laptop ın modelini ya da linkini koyarsan daha fazla yardımcı olabiliriz.
0
rentts1
(09.03.09)
cevaplara teşekkürler. evet laptop çıkışlarını yazmamışım. dvi çıkış var, s video çıkış var, vga çıkış var, hdmi çıkış yok.

galiba en mantıklısı dvi to hdmi kablo ile görüntüyü, kulaklık jakı to rca kablo ile sesi iletmem lazım. ya da sesi harici bi kaynağa iletsek de olur herhalde.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.09)
evet aynen öyle yapcaksınız ama şimdiden söyleyeyim aman diyim ucuz kablo almaktan kaçının. philips in altın uçlularından bulmanızı tavsiye ederim. sesi de kulaklık çıkışından alcaksınız dediğiniz gibi. ama bi uyarı daha yapayım laptop ı tv ye bağlama olayını çözecem diye 4 gün sabahladığımı biliyorum aklıma gelebilecek her türlü yöntemi denedim ama olmadı (evet bendeki tv de samsung) daha sonra sorunun kaynak seçimindeki çok ufak bir detaydan kaynaklandığını anladım ama anlayana kadar 3-4 tane kablo değiştirdim vs. ben uyarayım da siz de kafayı yemeyin bu tv lerde kaynaklara (source bölümü yani) tv nin kendi hafızasından isim atayabiliyorsunuz, siz laptop ı hdmi 2 çıkışına bağlayın ardından da hdmi 2 nin karşılığını pc olarak seçin.
0
rentts1
(09.03.09)
(7)

lost sıçızlamaya mı başladı? ---spoiler içerir---

kibritsuyu
efendim bu lost'u severek izliyoruz falan, her hafta yeni bir şey takılıyor kafama. başlığı okunacak gibi değil. zaten aklıma takılanlar da zaman paradoksudur şudur budur falan değil.---spoiler---yav bunlar uçak kazasından 47 kişi kurtuldular taa en başta. hadi 15-20 tanesi öldü ya da kayboldu diyel
efendim bu lost'u severek izliyoruz falan, her hafta yeni bir şey takılıyor kafama. başlığı okunacak gibi değil. zaten aklıma takılanlar da zaman paradoksudur şudur budur falan değil.

---spoiler---

yav bunlar uçak kazasından 47 kişi kurtuldular taa en başta. hadi 15-20 tanesi öldü ya da kayboldu diyelim. kaldı 30 civarı adam. 5 (aaron'ı da sayarsak 6, walt'u da sayarsak 7) tanesi kurtuldu gitti. kaldı 25 civarı adam. hadi 5 tanesini de ben saymayım 20 olsun. hadi güzel hatırınız için 5 daha almayım hatırlayamadık diyelim, 15 olsun ulan.

e ulan bu "adada kalanlar adada kalanlar" dedikleri bi sawyer'la jin kaldı (julietmiş faradaymış milesmış bunlar sonradan geldiler onları saymıyorum). kalan 13 kişi nerede? rose vardı, bernard vardı, adını bilmediğimiz figüranlar falan vardı. nerede bunlar? en son 5x02'de alevli oklar atılırken kaçıştılar, öyle de kaybolup gittiler. bir daha görmedik. gökyüzü parladıkça bunlar da zamanda seyahat etmeli haliyle. hadi koca adada birbirlerini kaybettiler. son bölümde sawyer neyin dharmacı olmuş. aradan 3 sene geçmiş, artık iyice oraya yerleşmişler falan. rose, bernard ve adı bilinmeyen diğer kurtulanlar hala ortada yok. ne oldu lan bunlara? hepsi o alevli oklarla öldü de görmedik mi, daha çıkacaklar mı?

---spoiler bitti---
0
kibritsuyu
(08.03.09)
önceki sezonlarda, diğer kazazedeler ihtiyaç oldukça servis ediliyordu. bölüm bölüm ortaya çıkıp kayboluyorlardı. belkim ihtiyaç anında kullanılmak üzere yedek kulübesinde bekliyorlardır.
0
hicazkar
(08.03.09)
yakında onların yaşadıkları da bir bölümde özetlenebilir belki de. hatırlıyorsanız geçmişte ana-lucianın olduğu grubun neler yaptığını görmüştük bu şekil.

ya da hemen bir spin-off yapsınlar rahatlayalım. rose ile bernard ın aşk hikayesi çevresinde döndürülebilir ne bileyim.
0
alpha05
(08.03.09)
herkesi gemiye yolladilar gemi de patladi. figuranlari dusunmeye gerek yok artik.
0
helpless
(08.03.09)
ateşli okların olduğu bölüm bildiğim kadarıyla gemi patladıktan sonra, bu da herkesin gemiye gitmediğini gösterir.
0
desdinova
(08.03.09)
sıçızlama demek doğru değil bence. onlar adı üstünde figüran. hikayeye kattıkları pek bişey yok. daha önceki sezonlarda figüranlara yönelik bi bölüm yapılmıştı ve çok tepki almıştı. çünkü kimse figüran görmek istemio. ana karakterleri seviyo millet. bi de jj boş iş yapmaz. o kalan 15-20 lostielere ne olduğunu da kısaca anlatır ilerleyen bölümlerde.
0
spirit crusher
(08.03.09)
bernard ile rose ikilisi var onlar figuran değil. onlar da kayıp söyleyeyim dedim.
0
deckard
(08.03.09)
tamam figüranları ben de sevmiyorum, onlar yok edilsin gerekiyorsa ama açıklanarak yapılsın di mi. yani alevli oklarla hepsinin öldüğünü, bi lostie'lerden sawyer'ın kurtulduğunu görelim mesela (jin sonradan geldi). benim bildiğim lost bunu açıklar havada bırakmaz. ama 3 yıl sonrasını bile gördük, bunlardan ses yok. 3 yıl öncesinde de "lan geri kalanımız nerede" diyen olmadı. endişe içindeyim.

spirit crusher'ın dediği figüranlı bölüm, şu örümcek ısırdı diye felç olan, öldü diye gömülen elmas çalan çift bölümü galiba. o da bir bölüm sürdü öyle kaldı. belki renk olsun diye katmışlardır araya öylesine. anlamsız bir bölümdü. ama olsun ben bunun da altından bir şey çıkacak diye bekliyorum. çıkmasa da önemli değil. havada kalmış bir şey yok. gereksiz bir bölümdü, geçti gitti.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.09)
(4)

excel'de süper loto

kibritsuyu
türkçe excel'te bana süper loto oynayacak sayı bulduran formül istiyorum. 1-54 arası 6 tane sayı versin. nasıl yaparım?
türkçe excel'te bana süper loto oynayacak sayı bulduran formül istiyorum. 1-54 arası 6 tane sayı versin. nasıl yaparım?
0
kibritsuyu
(05.03.09)
amaç illa ki excel değil de sayı üretimi ise şurayı önerebilirim, birazdan excel formülünü de bulabilirim sanırım.

www.random.org
0
demcan
(05.03.09)
bende office xp ingilizce yüklü, onun üzerinden anlatmaya çalışayım.

kullanacağımız fonksiyon RAND(). türkçe ismi farklı olabilir, rastgele deyip aratabilirsin. herhangi bir hücreye =RAND()*54 yazıyorsun (ama böyle yazınca sıfırı da dahil ediyor). sonra o hücreyi hiç ondalık basamak vermeyecek şekilde biçemliyorsun. (sağ tıkla, hücre özelliklerinden sayı, oradan da sıfır ondalık basamak)

şimdi hücreyi sağ alttan tutup, o ilginç artı işaretini görüp, 5 hücre daha kaplatıyorsun, böylece 6 sayının oluşacağı hücreler elde ediyorsun. artık her f9'a bastığında yeni 6 adet sayı elde etmiş oluyorsun.
0
demcan
(05.03.09)
winampa 54 şarkı atıp shuffle ile ilerle. çıkan numaraları da yaz. nasıl ama :)
0
jeanne hebuterne
(05.03.09)
@demcan; rep vermek istiyorum sana.
0
charlesbukowskiineksi
(05.03.09)
(7)

port kapatma

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar.modelini bilmediğim asus marka adsl modem üzerinden açtığım bir portu kapatmak istiyorum artık. değiştirdim portu. yeni portu da açtım ama eskisi hala orada duruyor. yanındaki "remove" tikini işaretleyip ok diyorum, "Virtual Server Remove ErrorCannot remove virtual server named Em
sevgili arkadaşlar.

modelini bilmediğim asus marka adsl modem üzerinden açtığım bir portu kapatmak istiyorum artık. değiştirdim portu. yeni portu da açtım ama eskisi hala orada duruyor. yanındaki "remove" tikini işaretleyip ok diyorum,

"Virtual Server Remove Error

Cannot remove virtual server named Emule.
Status: 3."

diyor bana. nasıl silerim kapatırım ben bu portu? ne yaptıysam olmadı.

edit: buldum modelini. asus AAM6010EV imiş. port açma sayfasında sadece port açma işlemi var. onu zaten biliyorum. nasıl kaldırılacağı yazmıyor. tersi de yapılır bir şey değil. en güzeli fabrika ayarına döndürüp baştan kurmak galiba.
0
kibritsuyu
(04.03.09)
portforward.com burada Asus marka modemler ile alakalı port forward işlemleri var bu işlemlerin tersini uygulayıp deneyebilirsiniz, yada model numarası varsa google'lasak herhalde karşılaşan birisi olmuştur diye düşünüyorum. yada diğer çare fabrika ayarlarına döndürüp yeniden kurmak gibi duruyor.

Son olarak, yaptığımız Emule isimli yönlendirme şuan kullanımda ise ve aktif olarak bir trafiğe match ediyorsa bundan kaldıramıyor olabilir.
0
kobrettii
(04.03.09)
aktif kullanım da aklıma geldi, forwardlanan bilgisayarın ethernet kablosunu çıkarıp denedim ama yine aynı.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.09)
Asus modemlerin nasıl bir arayüzü olduğunu hiç bilmiyorum hakikaten. Ama varolan rule'u remove etmek yerine edit edip sacma bi rule'a donusturebiliyor musunuz? belki bu sekilde olur?
0
kobrettii
(04.03.09)
modemin bir reset düğmesi varsa fabrika ayarlarına geri dönmesi lazım.
0
selim alai
(04.03.09)
tarayıcınızdan modem setup sayfasını açın [internal IP adresini girin]

default:10.0.0.1

Username: admin
Password: admin

Sol taraftaki pencereden NAT altındaki Virtual Server 'i seçin açılmış portların olduğu

menü çıkacaktır. remove kutucuğunu işaretleyip remove butonuna basın ve yaptıklarınızı

save edip restart edin.
0
ukde
(04.03.09)
edit etmek gibi bir seçenek yok, bir add var bir de remove var.

o dediğinizi yapınca bu hatayı veriyor zaten sayın ukde. o kadarını ben de yaptım. da olmuyor işte sorun orada.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.09)
dusuk voltajdan dolayı modemin kendini korumaya almış olabilitesi var
bunu duzeltmek için ise degişik bir yontemle resetleniyor: modem acıkken kablolar hepsi takılı reset dugmesine basılı tutuyoruz 20 ye kadar sayıyoruz daha sonra modemi dugmeden kapatıyoruz yalnız reset dugmesine hala basılı duruyor yeniden 20 ye kadar sayıyoruz daha sonra yeniden acıyoruz 20 ye kadar sayıyoruz reset dugmesindden elimizi cekip modemi kapatıp acıyoruz.
0
ukde
(04.03.09)
(3)

amarikan televizyon yayın saatleri

kibritsuyu
lost çarşamba günü 9/8c'de diyor. bu ne demek lan? saat kaçta yani?
lost çarşamba günü 9/8c'de diyor. bu ne demek lan? saat kaçta yani?
0
kibritsuyu
(03.03.09)
Wednesday 9/8c ??
It means that the show airs on Wednesday night, at 9 p.m. Eastern time or at 9 p.m. Central time (both U.S.)
bil bakalım nasıl arattım bunu :) valla duyuru yazmandan kısa sürmüştür.
0
ozdek
(03.03.09)
amerika ve kanadada ülkenin bir ucundan diğer ucuna kadar 3 saatlik zaman farkı olduğu için yanlış hatırlamıyorsam üç tane farklı saat dilimi vardı, Pacific, Central, Eastern. yani diziler 9/8c dediklerinde 9/8 central, 9:00pm de eastern time, 8:00pm de central time'da başlayacak dizi demek oluyor, aynı anda gösterime giriyor farklı zaman dilimlerinde yani, bi yerde saat 9ken diğerinde 8. Çok kötü anlattım yahu :(
toplayıp geliyorum: dizi ülkede aynı anda gösteriliyor, ama doğuda saat 9ken ortada saat henüz 8 oluyor. o yüzden 9/8central diyorlar. Herkes kendi zaman dilimine göre takılıyor işte.
0
opucuk baligi
(03.03.09)
Baya bi zaman dilimi var aslinda ABD'de. www.time.gov

Ama ana 4 tane var. opucuk baligi'na ilavaten birde mountain time var.
0
badseed
(03.03.09)
(3)

lost sorusu -spoiler içerir-

kibritsuyu
başlığındaki yüzlerce son girilen entry'i okuyamadım buraya soruyorum.--------------------spoiler--------------------gerçi zaman kavramı anlamını yitirmiş durumda ama yine de soracağım. adada kalan sawyer, locke falan jack'ler gidene kadar 108 gün, jack'ler gittikten sonra da en fazla 1-2 hafta geçi
başlığındaki yüzlerce son girilen entry'i okuyamadım buraya soruyorum.

--------------------spoiler--------------------

gerçi zaman kavramı anlamını yitirmiş durumda ama yine de soracağım. adada kalan sawyer, locke falan jack'ler gidene kadar 108 gün, jack'ler gittikten sonra da en fazla 1-2 hafta geçirdiler. yani 815 uçak düşeli taş çatlasın 4 ay oldu. lakin bu çarkı çevirip adadan çıkan locke nasıl oldu da jack'lerin 3 yıl sonraki hayatlarına, walt'un eşşek kadar olmuş haline falan gitti? çarkı çevirip adadan çıkan kişi 3 yıl ileriye mi gidiyor ne oluyor? hayır locke da "ulan daha 4 ay oldu, bu walt ne zaman büyüdü" falan demedi, 4 ay geçmesine rağmen 3 yıl ileriye gitmiş olmasına şaşırmadı (gerçi adadayken zırt pırt zaman atlayan bir adam olsam ben de şaşırmam ama yine de "ulan niyorka geldik ama 3 yıl ileri gitmiş haline geldik, burda da mı lan" falan demesi lazımdı) bununla ilgili bir şey gösterildi de ben mi kaçırdım, yoksa niye böyle olduğunu daha anlayacak mıyız ilerleyen bölümlerde?

--------------------spoiler--------------------
0
kibritsuyu
(01.03.09)
2004 eylülünde mi ekiminde mi, o civarda düştüler adaya..
en azından biz onları oceanic 815 uçaktan düştüler zannediyoruz şu anda..
hiç flashlar olmasaydı, her şey normal gitselerdi şu anda 2005 ocak ayı gibi bir zamanda olmaları gerekiyordu.. hatta 31 aralık 2004 gününü kutladıkları bölümü hatırlıyorum.. gemide kutlamıştı sayid, desmond falan..

ama geçen günkü bölümde, locke çarkı çevirirken, yanında jack'in babası varken hangi tarihtelerdi ki?.. mehter takımı gibi bir ileri iki geri oldu zaman..
en son flash'ı locke ip ile çarkın olduğu yere sarkarken geçirmişti galiba.. sonra da aşaği düşmüştü..
o zaman hangi tarihe geldiler?

çarkı çevirdi sonra tunustaki çıkış noktasından çıktı.. o da 2008 yılı..
(biraz da diziyi real-time'a uydurmak için senaristlerin kastığı bir nokta gibi duruyor)
0
fuck milk get beer2
(01.03.09)
abaddon söylemistir ona hng zamanda oldugunu vs. bir de hatirliyorsan benjaminde ileriki bir tarihe gitmisti ve tarihi bilmiyordu. adayi tasirken beklenmeyen sonuclar olabilir demisti. beklenmeyen sonuclardan biri de adayi tasiyanin hangi zamana gidecegini bilmemesi olabilir.
0
jeanne hebuterne
(01.03.09)
eğer çarkı çevirdiği tarihi soryorsanız çok çok eski bir tarih olması lazım. çünkü hatırlarsanız yukarıda kuyu yok olmuştu.
0
insanimsi
(01.03.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.