Giriş
(5)

kpss ve yaş olayı

kibritsuyu
hani banka sınavlarına falan başvururken "01.01.1980 tarihinden sonra doğmuş olmak" diye bir şart olur ya, kpss'ye girmek ve hatta kpss sonucunda bir devlet dairesinde memur olmak için de herhangi bir yaş sınırı var mıdır böyle? bir yaştan sonra "senin yaşın geçmiş, olmaz bu saatten sonra" denir mi
hani banka sınavlarına falan başvururken "01.01.1980 tarihinden sonra doğmuş olmak" diye bir şart olur ya, kpss'ye girmek ve hatta kpss sonucunda bir devlet dairesinde memur olmak için de herhangi bir yaş sınırı var mıdır böyle? bir yaştan sonra "senin yaşın geçmiş, olmaz bu saatten sonra" denir mi adama? evet ise kaçtır bu yaş? seneye 31 yaşında olacak koca eşşeğin hala kpss'ye girip memur olma şansı var mıdır?
0
kibritsuyu
(15.06.09)
kpss ye giriste herhangi bir yas siniri yok. bundan eminim.
bahsi gecen yerlere basvuru esnasinda ozel bir sart olarak sunulmuyorsa orada da bir yas siniri yok. yani atiyorum adliyeye gireceksiniz, orada 35 yas siniri belirtiliyorsa ve 35 yasin ustundeyseniz oraya yaptiginiz basvuru gecersiz sayiliyor.
0
entrapmen
(15.06.09)
universite mezunlari icin 35, lise icin 30 galiba o sinir.

edit: kalkmis o sinir ama durum biraz karisik galiba:www.memurlar.net
0
alpinsamuray
(15.06.09)
peki diyelim sınava girerken yaş sınırı yok. atayacak olan devlet kurumu genellikle maksimum kaç yaş ister? 35'e kadar yolu varsa seneye girecem. yok 30 ise boşuna kursa falan gitmeyeyim iyi puan alsam da hiçbir devlet dairesi yaşım geçti diye almayacaksa.
0
🌸kibritsuyu
(15.06.09)
35 yasinda memur olan bir arkadasim var. denemeye deger yani.
0
alpinsamuray
(15.06.09)
b grubu memuriyetler için yaş sınırı kaldırıldı..
fakat a grubu memuriyet için hala 30 yaş sınırı mevcut..
0
mulkiyeli
(15.06.09)
(2)

benden bahseden, beni refere eden entry'ler

kibritsuyu
çok megalomalca olduğunun farkındayım ama merak ediyorum arkadaş. sözlükte arayarak bulmak mümkün değil. google aramasında da kendi girdiğim entryler çıkıyor.sözlükte kimse benim hakkımda entry girmiş mi, benden bahsetmiş mi çok merak ediyorum. yani nick başlığımın altı dışında; yaran entry'ler başl
çok megalomalca olduğunun farkındayım ama merak ediyorum arkadaş. sözlükte arayarak bulmak mümkün değil. google aramasında da kendi girdiğim entryler çıkıyor.

sözlükte kimse benim hakkımda entry girmiş mi, benden bahsetmiş mi çok merak ediyorum. yani nick başlığımın altı dışında; yaran entry'ler başlığında olsun, gerizekalı suserlar başlığında olsun, başka bir yerde olsun benden veya girdiğim bir entry'den bahsedilmiş mi? gördüğünüz, gözünüze çarpan varsa yazabilir misiniz?
0
kibritsuyu
(12.06.09)
kvp başlığında bahsediyolar bol bol
0
386 dx
(12.06.09)
googleda aratarak bi tek şunu bulabildim : (bkz: #11818496)
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(12.06.09)
(1)

semtin adı sıhhiye ama

kibritsuyu
kıçımıza iğne yapacak bir hemşire, bir sağlık memuru (hemşir) bulamıyoruz. hastaneler, poliklinikler falan illa reçete istiyor. eczaneler de yapmıyor. yok kardeşim reçete falan. cebimde diclomec ampul var. istersen şırıngamı da getireyim. ben domalacam sen sokacan (şırıngayı yani). o kadar.nerelere
kıçımıza iğne yapacak bir hemşire, bir sağlık memuru (hemşir) bulamıyoruz. hastaneler, poliklinikler falan illa reçete istiyor. eczaneler de yapmıyor. yok kardeşim reçete falan. cebimde diclomec ampul var. istersen şırıngamı da getireyim. ben domalacam sen sokacan (şırıngayı yani). o kadar.

nerelere gideyim sen yanımda olmayınca?

sıhhiye semti ankaramızın güzide bir semtidir. dönercilikle geçinir.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
zor gibi gorunuyo recetesiz.aynı sey benimde başıma geldi,anneme kalçadan romatzma iğnesi yapılcaktı bin tane prosedür çıkardılar hem de kıytırık bi poliklinik..tolere etmiyolar acayip tırsıyolar bu aralar recetesiz olmazmış..aldık dr dan bi recete şimdi yapıyolar iğneyi..
0
KoukLa
(10.06.09)
(15)

adidas

kibritsuyu
uzun zamandır merak ettiğim bir şey bu. geçen yine aklıma geldi.adidas'ın şekilde görmüş olduğunuz iki farklı logosunu taşıyan ürünler arasında bir fark var mıdır? varsa nedir? adidas niye iki farklı logo kullanır?
uzun zamandır merak ettiğim bir şey bu. geçen yine aklıma geldi.

adidas'ın şekilde görmüş olduğunuz iki farklı logosunu taşıyan ürünler arasında bir fark var mıdır? varsa nedir? adidas niye iki farklı logo kullanır?
0
kibritsuyu
(08.06.09)
answers.yahoo.com

yuvarlak olan klasik, üç bant yeni logoymuş.

edit: aslında ilk üç bant olarak dizayn edilmiş. www.logoblog.org

1967 – Adi Dassler used the 3 striped Adidas logo on Adidas sports shoes.

1971 – This year marked the birth of Adidas Trefoil Logo. The Trefoil Adidas logo showed the diversity in Adidas brand. It was first used in 1972, and later became a corporate symbol.

1997 – The three striped Adidas Logo was re-introduced after being reengineered by Peter Moore, who was the creative director of Adidas at that time.

1998 – Adidas merged with Salomon and introduced a new corporate logo that represented brand values of both the groups. It maintained the blue color of Adidas and inherited Red color from Salomon. The logo incorporated 3 shapes to look like a diamond. The two arcs that extended upwards represented the arms of the winner, raised after victory.

2005 – The new Adidas “Word Mark” logo has been introduced. The new Logo is clear, simple, and confident and shows leadership
0
arigold
(08.06.09)
Separation

During the mid to late 1990s Adidas divided the brand into three main groups with each a separate focus. Adidas performance was designed to maintain their devotion to the athlete; Adidas Originals with its focus on fashion and life style; and Style essentials with the main group within this one being Y-3.

kaynak: Wikipedia

sizin koyduğunuz ilk logo originals'ın logosu ikinci performance..
0
rednoff
(08.06.09)
ama yuvarlak logolu ürünler de hala mevcut? logo değiştirdilerse hepsine yeni logo basması gerkemez mi? niye eski logo da hala kullanılıyor? içimde belli ürünlere eski logo, belli ürünlere yeni logo basılıyor gibi bir his var. yani ne bileyim üretim yerine göre, kalitesine göre, sınıfına göre vs.

edit: ben bunu yazana kadar cevaplar değişmiş, yenisi gelmiş.

yani sporcu ürünleri için üç bantlı, sportif ancak klasik giyim vs. ürünleri için yuvarlak logo anladığım kadarıyla.
0
🌸kibritsuyu
(08.06.09)
benim anladığım adidasın ana logosu bu üç bantlı olan logo.

ama eski logoyu da sanırım bilinirliği çok fazla olduğundan kullanıyorlar hala, ayakkabının arkasında ve önünde iplerin altında yuvarlak logolar yer alıyor.
0
arigold
(08.06.09)
@kibritsuyu
aynen.. ben de merak ediyordum, bahane oluyor burada birinin sorması araştırmak için :]
0
rednoff
(08.06.09)
yuvarlak logo yani trefoil daha çok retro ürünlerde kullanılıyor, yani spordan ziyade tasarımın ön plana çıktığı eşofmanlarda tshirtlerde vs.
0
patricia teyze
(08.06.09)
adidas style: www.zlok.net

üçüncü logo da çıkmış da haberimiz yokmuş
0
arigold
(08.06.09)
yuvarlak olan makbuldür=) çünkü o adidas original ın logosu. yani ne oluyo bu adamların eski modellerini yeni üretip piyasaya sürmeleri oluyo. bkz adidas stan smith bkz adidas superstar bkz adidas muhammed ali collection vs. die devam edebilirim. yani çanaklı logo (ben çanaklı diyorum) olan ürünler eskiden var olan ve şu an yeniden üretilen hatta makyajlanan ürünler diğer sıralı logo ise (ben sıralı diyorum) en son teknoloji kullanılarak üretilen ürünlerde kullanılmakta. mesela şu herkesin üzerinde olan sarı çizgili siyah adidas eşofman altında çanak logo vardır çünkü eski bi model kendisi. bugüne kadar sıralı logolu bi adidas ürünü aldığımı hatırlamıyorum çünkü çok boktan modelleri var çok afedersiniz ama çanaklı adidas originals modellerine can kurban. allah başımızdan eksik etmesin.
0
rentts1
(08.06.09)
şimdi gelen cevaplar ve linkler üzerine de araştırdım, arkadaşların söylediği gibiymiş.

mesela o sarı çizgili siyah eşofman altı. eşofman altı olmakla beraber spor yapma amaçlı değil günlük kullanım amaçlı. o yüzden yuvarlak logo kullanılıyor. ama spor amaçlı eşofmanlarda üç çizgili olan kullanılıyor.

spor ayakkabı gibi olup da sporyapma amaçlı olmayan ayakkabularsa yuvarlak logo var, ama yok koşayıp futbol oynayayım diye alınan ayakkabularda üç çizgili logo var.

tişörtlerde yuvarlak logo var, formalarda üç çizgili logo var.
0
🌸kibritsuyu
(08.06.09)
@kibritsuyu
"mesela o sarı çizgili siyah eşofman altı. eşofman altı olmakla beraber spor yapma amaçlı değil günlük kullanım amaçlı. o yüzden yuvarlak logo kullanılıyor. ama spor amaçlı eşofmanlarda üç çizgili olan kullanılıyor.
spor ayakkabı gibi olup da sporyapma amaçlı olmayan ayakkabularsa yuvarlak logo var, ama yok koşayıp futbol oynayayım diye alınan ayakkabularda üç çizgili logo var."

burda bi yanlış anlaşılma olmuş sanırım, yuvarlak logolu ürünler zamanında profesyonel sporcular için yapılmış ürünlerdi. çünkü o zamanlar daha şu yeni sıralı logo yoktu. mesela stan smith isminden de anlaşılacağı üzere stan smith adlı ünlü tenisçi için yapılmış ve zamanında pro tenisçiler tarafından da kullanılmıştır. şu anda ama kot pantolların altına giymeyi tercih ediyor insanlar.
sözün özü yuvarlak logolular pro sporculara hitap etmiyor değil, yuvarlak logolular eski pro sporculara hitap ediyordu diyebiliriz.
0
rentts1
(08.06.09)
yukarda da dedikleri gibi, ürünlerin kullanım amaçlarının ayrımı gibi bir şey.
adidas aslında iki ayrı marka, adidas original, adidas performance.

adidas original sportif görünümlü ve daha günlük stil ağırlıklı ürünleri tasarlar ve satar. aynı zamanda eski ürünlerin modern yorumlarına da yer verip nostalji yapar.

adidas performance (ya da adidas equipment) da bildiğimiz adidas işte, bu ürünleri daha çok sporcular ve spor yapanlar tercih eder.

edit: rentts, hepsi dediğin gibi nostalji, retro değil. ama adidas original ürün gamının bir bölümü de öylelerden oluşuyo.
0
vital
(08.06.09)
adidas.com'a bakarsan 2 degil 3 farkli logo kullanildigini bile gorursun. performance, originals ve style.
www.adidas.com
0
sourlemonade
(08.06.09)
eski adidas çalışanı olarak cevap vermek istiyorum gerçi cevaplar verilmiş ama neyse..
adidas ın üç tane logosu vardır 1.performance 2.originals 3.style

1. en yaygın olanıdır3 tane çizgi olan genellikle spor amaçlı ürünler de vardır
2. çicek şeklinde olan logo o ise daha çok giyim için kullanılır mesala eşofmanlarda
3. daha çok giysi spor amaçlı olmayan ürünler içindir

ben böyle biliyorum
0
scr3eam
(08.06.09)
benim küçüklüğümden beri aklımda kalan 2. logodur. nedeni de adidas'ın yaptığı reklamlarda kullandığı söz: "the brand with three stripes"
0
dambil
(08.06.09)
tamamen pazarlama stratejisi bu..

originals, yani trefoil logolu ürünler, tamamen günlük giyim ve stil üzerine kurulu.. herhangi biriyle spor yapılmaz; ona göre üretilmemiştir nitekim.. amaç gösteriştir.. kumaşı jarsedir, ayakkabısı düz tabandır felan.. bunlarla spor yapanı döverler..

ikincisi, performance, ise tamamen spora yönelik ürünlerden oluşur.. spor yaparken performansı yükseltecek ürünler vardır bunda.. clima cool'lu eşofmandan hava tabanlı ayakkabıya kadar hepsi bu grup içindedir..

janjanlı şeyler originals, spor ürünleri ise performance ürünüdür..

imza: bi adidas çalışanı
0
thefalloftekin
(09.06.09)
(1)

mkk sicil şifre gönderim ücreti

kibritsuyu
arkadaşlar,garanti bankası, hesabımdan "mkk sicil şifre gönderim ücreti" diye iki sefer 5,25 tl. çekmiş. azıcık araştırdım, merkezi kayıt kuruluşu diye bir yere üyelik bedeliymiş. b tipi yatırım fonum var bankada o yüzden mi acaba? hadi o yüzden diyelim. üçüncü bir şirkete ne üyeliği? hem de haberim
arkadaşlar,

garanti bankası, hesabımdan "mkk sicil şifre gönderim ücreti" diye iki sefer 5,25 tl. çekmiş. azıcık araştırdım, merkezi kayıt kuruluşu diye bir yere üyelik bedeliymiş. b tipi yatırım fonum var bankada o yüzden mi acaba? hadi o yüzden diyelim. üçüncü bir şirkete ne üyeliği? hem de haberim olmadan. garanti ne hakla benim bilgilerimi paylaşıp benim hesabımdan para yolluyor ve benden onay almıyor, hatta bilgilendirmiyor bile. sitelerinin hiçbir yerine bir açıklama yok, mkk'nın sitesinde bile "bireysel yatırımcı" ile ilgili ne şartlarda nasıl üye olur, kimler üye olmaya zorunludur ve resen üye yapılır gibi bir açıklama yok.

hadi hepsini geçtim, niye iki sefer çektiniz lan?

ben ne yapayım şimdi?
0
kibritsuyu
(06.06.09)
mkk'nin sitesinden okuyabileceğiniz gibi
" Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi sürecinin yer aldığı kaydi sistem; sermaye piyasası araçları ve bu araçlara ilişkin hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından, bilgisayar ortamında, ihraçcılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulduğu ve bu araçlar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde MKK'ya yapılan bildirim tarihinin esas alındığı hukuk sistemidir."

buraya üye bankalar ve aracı kuruluşların(finans kuruluşları vb) -türkiye'de üye olmayan banka finans kuruluşu broker şirketi yok gibi- müşterilerinin hepsinin yukarıda belirtildiği gibi işlemlerinin kaydı tutulur. Yani değerli bir kağıt aldığınızda hemen buraya bildirilir. Hatta bu kuruluş sizin hesabınıza icab ettiğinde bloke bile koyabilme yetkisine sahiptir-haciz, tasarrufun iptali,ihtiyati tedbir işlemleri-. Re'sen üyelik değil de üye olan aracı bankayla işlem yapınca haliyle sizin işleminiz gene bu kuruluş üzerinden geçer. Fakat bankanın bu konu hakkında işlemlerini size nasıl yansıttığını bilemem. Arayıp sorup yalanlarını dinleyebilirsiniz. Zira hesap ücretinde bile öyle yada böyle alan çingene bankalar böyle bir konuda hayatta ödün vermezler.
0
emininsel
(06.06.09)
(8)

sözlük fotoğrafçılarına ben de dslr sorayım

kibritsuyu
- bütçe 2000 lira.- ilk dslr olacak.- hayyam'dan spot alınacak.- sıfır olacak.1. seçenek: canon eos 450D kit + 55-250 IS = yaklaşık 2000 lira yapıyor, hatta belki biraz eksik bile kalıyor.2. seçenek: canon eos 50D gövde + 18-55 IS = 2000 lira yapıyor. ama 55-250 IS alamamış oluyorum ki bir teleobjek
- bütçe 2000 lira.
- ilk dslr olacak.
- hayyam'dan spot alınacak.
- sıfır olacak.

1. seçenek: canon eos 450D kit + 55-250 IS = yaklaşık 2000 lira yapıyor, hatta belki biraz eksik bile kalıyor.

2. seçenek: canon eos 50D gövde + 18-55 IS = 2000 lira yapıyor. ama 55-250 IS alamamış oluyorum ki bir teleobjektifim olsun istiyorum aslında.

soru: ilk dslr için 450D kit + 55-250 IS ile mi başlayayım, yoksa 55-250 IS'yi sktiredip 50D + 18-55 IS mi alayım da evladiyelik bir gövdem mi olsun?

aslında ikisini de sktiredip 40D almak var hazır ucuzlmışken ama 40D eski bir model olduğundan ve 50D gibi bir makine dururken içime sinmiyor.

edit: nikon pentax falan önermemenizi rica edeceğim. hepsini inceledim, canon'da kararlıyım.
0
kibritsuyu
(06.06.09)
nikon D90 bence en güzel seçim olur üzerindeki obfektifde yeterli ama sen canonda karar kılmış gibisin
0
porro
(06.06.09)
yerinde olsam birinci seçeneği seçerdim. bunda ilk dslr olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca body değil lens önemli diyenlerdenim. kit lens kısa süre sonra yetmeyecek emin olun. 55-250 tatmin edici bir tele ben de kullanıyorum. son olarak evladiyelik gövde diye bir seçenek asla yok. tecrübe kazandıkça ekipman arayışı herzaman olacaktır. 1. seçenekte ısrarlıyım ben. yanına bir 50mm çekerseniz uzun zaman yetecektir.
0
berdush
(06.06.09)
450D kit + 55-250 daha mantıklı
tele lensinden mahrum kalıyorsunuz sırf IS için değmez bence
yine de nikon ve pentaxa bi daha bakın derim :)
0
fletch
(06.06.09)
mesele IS değil ki "450D kit + fazladan bir lens mi, yoksa fazladan lens olmadan 50D ve üstündeki vasat kit lens mi" sorusu.

soruyu düzelttim. bahsettiğim 55-250'lerin hepsi IS olacak.
0
🌸kibritsuyu
(06.06.09)
ben de uzun uzun düşünmüştüm hatırlarsanız daha yeni..

kararımı canon 50d ile biraz daha fazla para verip tamron 17-50mm f:2.8 ikilisini almaya karar verdim.

alacağınız lenste açının yanında diyafram değerine de dikkat edin derim. kit 18-55 lens f3.5-5.6'dır. yeni başlayanlar için idare eder bir lenstir ama bir yere kadar. ve çok ilgileniyorsanız fotoğrafla o yere de çabuk gelirsiniz.

canon 450d body ise canonu sevmeme sebebimdir. velhasıl 40d 50d ve üzeri sevilmeyecek gibi değildir.

eğer bir 500-600 lira daha verebiliyorsanız dediğim konfigrasyonu bir düşünün. yok çıkamıyorum ama ilerde param olur derseniz ben yine de 50d alın bu sefer de kit 18-55 lensiyle derim. 450d alma niyetiniz varsa ve ağır basıyorsa nikon d90'a bakın derim. canonun kit lensinden kat be kat iyi 18-105mm f:3.5-5.6 vr kit lensiyle 1300 dolar civarına spot olarak hayyamda satılıyor.
0
vital
(06.06.09)
neden bu kadar kasıyorsun anlamıyorum. gidip 450 d alacağına 300d al mesela, profosyonel fotoğrafçılık yapmayacaksın bir şey yapmayacaksın, her türlü ihtiyacını 300d karşılar şu an.


2. el fiyatları da 400-500 milyon civarında. bence çok daha mantıklı.
0
mortifera
(06.06.09)
55-250 iyi bir objektif değildir, sigma 17 50 de o şekilde.
450D ile 50D çok farklıdır, 450D amatör giriş seiyesidir, 50D ise semi produr, farkını çok fazla anlatamam yazarak, eline alıp kullanınca farkedersin. ben afallamayı zamanında 350D den 20D ye geçişte yaşadım, kaybettiğim vakte lanet ettim. ayrıca kullanabilene 18-55 güzel bir objektiftir, zaten olay fotoğrafçıdadır, onun yerine 50mm f1.8 almayı dene, tele objektif için biraz bekle acele etme. çünkü daha makineni almadan ne tarz objektif alacağın belli olmaz. bi kullan bi süre, tarzın sevdiğin şeyler ve ona göre alacağın obj değişir. dslr olayının pişmanlığı normal pişmanlığa benzemez. sonra fotokritikten falan 2. el objektif bakarsın. ve hayyama gitmişken metro fotodan başka alma.

ama amerikadan getirenler de var, biraz daha ucuz olabilir. mesela [email protected] ben macbook pro mu bu adamdan aldım, gayet iyi bir insan, msn e ekleyip en azından fiyat al. 50d mi de yine bu adamdan alcam sonra. canon tercihinden dolayı tebrikler.
0
berhan
(06.06.09)
gönlüm el vermiyor, söyleyeceğim: canona fazla bağlanıp nikon opsyonunu unutma. d80 + AF 18-70 1.seçenekten daha iyi bence. kalitesini geçtim, ergonomisi bile basar, neyse :)

ilk dslr'ın olacaksa lens mevzuuna o kadar takılma, 2. seçeneği al. adam gibi bir gövden olsun. daha sonra alırsın diğerlerini. 55-250 ucuz bir lens zaten.
0
makineci
(06.06.09)
(6)

bilgisayar klavyesi ve mouse ile piyano çalmak

kibritsuyu
ay ışığı sonatını çalacak değilim elbette. hani bazen buradan şarkı soruyoruz dımdımdıdıdım yapıyor diye, anlatamıyoruz. basit bir program olsun. bilgisayar klavyesinin her tuşu bir nota olsun. hatta ekranda da piyano tuşları olsun. kaydet diyip mouse ile ekrandaki tuşlara basarak, ya da bilgisayar
ay ışığı sonatını çalacak değilim elbette. hani bazen buradan şarkı soruyoruz dımdımdıdıdım yapıyor diye, anlatamıyoruz. basit bir program olsun. bilgisayar klavyesinin her tuşu bir nota olsun. hatta ekranda da piyano tuşları olsun. kaydet diyip mouse ile ekrandaki tuşlara basarak, ya da bilgisayar klavyesindeki tuşlara basarak istediğimi çalıp kaydedeyim. bir buçuk oktav yeter fazlası olmasa da olur.

var mıdır?
0
kibritsuyu
(04.06.09)
ben de yıllardır böyle bir program arıyor duruyorum ancak bulduğum programların hepsi çok saçma sapan çıkıyor.

ya çok yavaş çalışıyorlar ya da hiç işe yaramıyorlar. bu yüzden kasmaya gerek yok bence.
0
co2s2
(04.06.09)
ben de ben de
0
desdinova
(04.06.09)
pianoteq'in demosu işinizi görür. küçük boyutlu ve über-başarılı bir program.
0
boshi
(04.06.09)
size lazim olan sey "dsw piano"

download.cnet.com

1.88 mbyte

klavyenizle calabiliyor isterseniz kaydedebiliyor ve dinleyebiliyorsunuz. minik ve kullanisli.
0
la traviata
(04.06.09)
thalamus
(04.06.09)
Kayıt özelliği yok ama hoş bir uygulama:
www.bgfl.org
0
mario64
(04.06.09)
(3)

reklamlardan iki soru

kibritsuyu
1. araba hırsızı sincap necmi'li anadolu sigorta reklamınca eleman diyor "alarmı susturduk, bastık kontağa çalışmadı. o neymiş, ipolipayz`:immobilizer`. o bizi durdurmaz be abi, çipi var onun" derken görüntüde sinema gişesi gibi bir yerden elini sokup bir şey alıyor. ne yapıyor orada?2. "baba bu yaş
1. araba hırsızı sincap necmi'li anadolu sigorta reklamınca eleman diyor "alarmı susturduk, bastık kontağa çalışmadı. o neymiş, ipolipayz*. o bizi durdurmaz be abi, çipi var onun" derken görüntüde sinema gişesi gibi bir yerden elini sokup bir şey alıyor. ne yapıyor orada?

2. "baba bu yaşta teknoloji takip ediyon şaşıyom valla" temalı zihni göktay ve bir hatunun oynadığı reklamda hatun "baba elektrik idaresi mi kaldı yaw o geçen asırdı" diyor. kalmadı mı lan elektrik idaresi? elekrik bedava oldu da ben mi keriz gibi fatura ödüyom her ay? "he onun adı tedaş oldu" derseniz, tedaş bir elektrik idaresi değil midir? elektrik sağlayan kurumun adı herhangi bir zamanda sadece "elektrik idaresi" olmuş mudur?

saygılarımla arz ederim.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
o idare , idareli kullanmak anlamında alt bir espri.
o bahsettiğin yer ( atıyorum tamamen) otopark gişesi gibi bir yer, hani çipi var diyor ya, kartlı arabalar da bizi yemez demeye getiriyor olabilir. ya da diğer reklamda trene beleş bindikleri için bu reklamda da beleşe bir şeyler apıyorlar imajı.
0
radikalherif
(03.06.09)
1) immobilizer denen sistem genel anlamıyla aracın anahtarına yerleştirilmiş bir çip ile gerçekleştiriliyor. misal ben senin arabanın anahtarını kopyalattım anahtarcıda. eğer aracında immobilizer sistemi varsa ben kopya anahtarla kontağı açarım ama motoru çalıştıramam. bu çip yok çünkü bende. im-mobilize edilmiş oluyor yani aracın motoru. benim reklamdan anladığım adamların bu çip sistemini de bi şekilde taklit edebildiği.

gişe sahnesinin bir alakasını olduğunu düşünmüyorum replikle. otopark gişelerine emanet edilen anahtarlardan birini yürütüyodur belki.
0
jangara
(03.06.09)
2- soyle oluyor sanırım, daha onceden kamuya ait ve tek bir şirket iken su an bogazici elektrik idaresi vikvik gibi busuru şirket oluşmus durumda.
0
bryan fury
(04.06.09)
(1)

bir entry vardı bulamıyorum

kibritsuyu
evin genci ile misafirliğe gelen çocuk arasındaki soğuk savaşı anlatıyordu. genç, çocuğa bi nedenle gıcık oluyordu. sofrada leblebi gibi cin biberi yerken çocuğa "mmh nam nam" falan yapıp çocuğun canını çektirip yemesini sağlıyordu. sonra yanlışlıklaymış gibi cin biber turşusunun suyunu fışşk diye ç
evin genci ile misafirliğe gelen çocuk arasındaki soğuk savaşı anlatıyordu. genç, çocuğa bi nedenle gıcık oluyordu. sofrada leblebi gibi cin biberi yerken çocuğa "mmh nam nam" falan yapıp çocuğun canını çektirip yemesini sağlıyordu. sonra yanlışlıklaymış gibi cin biber turşusunun suyunu fışşk diye çocuğa sıkıp ağlatıyordu falan.

bi buldurun bea.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
onu bilemedim de şunu önerebilirim aynı kalibrede: (bkz: #6736821)
0
386 dx
(04.06.09)
(8)

yine mi güzeliz yine mi facebook

kibritsuyu
şimdi arkadaşlar, bir arkadaş toplantısında arkadaşımın arkadaşı olan kişi fotoğraf falan çekti, facebooka'a koyarım dedi. koymuş da. lakin şöyle acaip bir durum var. bu fotoğraflardan sadee birinde beni taglemiş. dolayısıyla benim profilimde gözüküyor bu fotoğraf. lakin albümde bir sürü daha fotoğr
şimdi arkadaşlar, bir arkadaş toplantısında arkadaşımın arkadaşı olan kişi fotoğraf falan çekti, facebooka'a koyarım dedi. koymuş da. lakin şöyle acaip bir durum var. bu fotoğraflardan sadee birinde beni taglemiş. dolayısıyla benim profilimde gözüküyor bu fotoğraf. lakin albümde bir sürü daha fotoğraf var. next diyom, diğer fotolara da bakmak istiyom, içeriğe erişilemedi diyor. haa anladım diyom bu herif benim listemde yok ondan olmuyo galiba diyom, ekleyim de göreyim bari diyom ama bu herif gizli midir nedir, ne fotoğraf altındaki taglenenler kısmındaki isminde link var, ne de aramalarda çıkıyor. herifin adı var ama ulaşılmıyor bir türlü. hani profil gözüküyor da add as friend linki olmuyor bazen, sadece mesaj atılabiliyor, öyle de değil. profil komple gözükmediği için mesaj neyin de atılamıyor. ben nasıl ekleyecem bu adamı da görecem fotolarımı?
0
kibritsuyu
(02.06.09)
Muhtemelen kendisine mesaj atmana izin veriyor sadece. Mesaj atıyorsun o seni ekliyor bildiğim kadarıyla.
0
charlesbukowskiineksi
(02.06.09)
mesajı nereden atacuk? yani mesaj yazma penceresinde "kime" kısmına adını elimle girsem o kişiye ulaşır mı? aynı isimden bir başkası varsa ne olur? gayet jenerik bir isim çünkü.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
ismine ya da resmine tıkladığında oradaçıkmıyor mu mesaj gönder tadında bişi? Onun dışında ben de bilmiyorum. Ama eğer ekleyemiyorsan mesaj atarak " beni ekle " gibi bişi'ler yazabiliyorsun. En azından ben o kadarını biliyorum.

İsmi elle girmek sonuç vermez gibime geliyor.
0
charlesbukowskiineksi
(02.06.09)
isminde link yok ki, tıklanabilir değil. arkadaş arama kısmından aratıyorum, profili de çıkmıyor. yani tıklayabileceğim hiçbir yer yok.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
resmin altina yorum yazabiliyormusun?
0
tragamin
(02.06.09)
hepsini kapamış ayarlardan. resmin altına yorum yazın ya da ortak arkadaşlarınıza bildirin, onlar söylesinler.
diğer taraftan, arkadaşı değilseniz sizi o değil diğer arkadaşlarınız taglemiştir. rica edin, taglesinler.
0
aithra
(02.06.09)
hayır yorum da yazamıyorum. ve evet muhtemelen o değil, arkadaşım olan bir başkası taglemiş.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
aramalarda beni arkadaşlarım bulsun, ağımdakiler bulsun kimse bulamasın vsvsvs seçeneklerinden birini işaretlemiştir muhtemelen...
benim fb linkimi bile yollasam birisine arayıp bulamıyor.
bir nevi gizlilik seçeneği...
aramalarda çıkmadığı için mesaj da atamazsınız...
ortak orkadaşınıza sorun bence...
diğer fotoğrafları görememe sebebiniz de muhtemelen fotoğraflarını herkesin görmesine izin vermemesinden kaynaklıdır.
0
ilse
(03.06.09)
(7)

sürekli oraya buraya davetli olan insanlar

kibritsuyu
en basitinden f1 istanbul grand prix'si için gold tribün davetiyesi alabilmek için nasıl bir işte çalışmam lazım? bu ve bunun gibi yerlere, davetlere, açılışlara, galalara, konserlere, oganizasyonlara bilmemnerelere davetli gidebilmek için kimleri yalamalıyım?
en basitinden f1 istanbul grand prix'si için gold tribün davetiyesi alabilmek için nasıl bir işte çalışmam lazım? bu ve bunun gibi yerlere, davetlere, açılışlara, galalara, konserlere, oganizasyonlara bilmemnerelere davetli gidebilmek için kimleri yalamalıyım?
0
kibritsuyu
(01.06.09)
Turkcell, Coca-Cola, DHL, Mercedes... falan gibi corporateler ile büyük hacimli işler yapman lazım.
0
ezeriko
(01.06.09)
gazeteciler. gold olmaz ama bakır teneke filan kesin bişiler çıkar.

arkadaşımın stajer olarak iş yaptığı yerde havada uçuyordu biletler.
0
carnicero
(01.06.09)
taşeron firmalardan birinde çalışabilirsin, geç kalmış olabilirsin ama seneye dene. ilk sene bi tandık oranın güvenlik kart ihalesini almıştı, ben de tasarım için orada kalmıştım bir ay kadar. biletler elimde bile kalmıştı fazladan. padok club'a da bir sürü tanıdık sokmuştum. o zamanlar yeme içme işini divan yapıyordu, yine öyleyse orada bir tanıdığın varsa sana orada bir iş ayarlarsa çok rahat girer çıkarsın.
0
abtash
(01.06.09)
reklam işini yapanlarla da muhatap olursan girebilirsin. reklam karşılığı bir sürü bedava bilet alır reklam yapan kuruluş. reklamcı tanıdık edinmek lazım.
0
bordeaux
(01.06.09)
malboro, tv kanalları...

en bankosu organizasyon şirketleri.
0
yapcak bisi yok
(01.06.09)
prestijli bankaların müdürleri, yardımcıları ve bazı departman müdürleri de çok iş görür.
0
nikdediginnedirki
(01.06.09)
f1 icin mesela renaultdan bana apron davetiyesi geldi bu yil. yurtdisinda oldugum icin gidemiyorum ne yazik ki. sigorta sirketinde departman yoneticisiyim. ama benzer pek cok aktiviteye tum genel mudur yardimcilarina geliyor.
0
mat couthon
(01.06.09)
(3)

sevgili açık arttırmacılar

kibritsuyu
gittigidiyor'dan ürün satacağım ilk defa açık arttırma ile.yanlış hatırlamıyorsam asgari fiyat diye bir şey belirliyorduk, o fiyatın altında kalırsa satmama hakkımız vardı. bu nereden ayarlanıyor bir türlü bulamadım. ürüne başlangıç fiyatı verdim 200 lira. hemen al fiyatı da verdim 450 lira. ama 300
gittigidiyor'dan ürün satacağım ilk defa açık arttırma ile.

yanlış hatırlamıyorsam asgari fiyat diye bir şey belirliyorduk, o fiyatın altında kalırsa satmama hakkımız vardı. bu nereden ayarlanıyor bir türlü bulamadım. ürüne başlangıç fiyatı verdim 200 lira. hemen al fiyatı da verdim 450 lira. ama 300-350 liradan aşağıya da bırakmak istemiyorum. ya da belki bırakabilirim de duruma göre değişir. bu asgari fiyatı nereye yazıyoruz yok öyle bir yer?
0
kibritsuyu
(29.05.09)
asgari fiyat uygulaması kalktı o yüzden başlangıç fiyatı olarak düşündüğünüz minumum fiyatı vermeniz daha doğru olur. Beklediğiniz fiyatın altına kazanılan ürüne satış yapmamak profilinizi olumsuz etkileyecektir.
0
cotr
(29.05.09)
anaaa kalktı mı o özellik?

elbette kazanılan fiyat beklediğimin altındaysa ve ürünü göndermezsem profilime kötü yansır. asgari düşündüğüm fiyattan açacağım öyleyse. neyse naapalım öyle olsun bari.
0
🌸kibritsuyu
(29.05.09)
ek bilgi: profiline kotu yansisin fark etmez gg'De, kimse takmaz.
0
nochristrequiress
(29.05.09)
(2)

tarihi binalar ve pirinç yazılar

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, tarihi binalarda açılmış dükkanların isimleri renkli menkli cicili bicili şekilde değil de pirinç harflerle yazılıyor dikkat ettiyseniz. mesela kimi dükkanların çoğunun normalde renkli renkli levhaları varken, istiklal caddesi'ndeki şubelerinin levhaları pirinç harflerden yapılmı
sevgili arkadaşlar, tarihi binalarda açılmış dükkanların isimleri renkli menkli cicili bicili şekilde değil de pirinç harflerle yazılıyor dikkat ettiyseniz. mesela kimi dükkanların çoğunun normalde renkli renkli levhaları varken, istiklal caddesi'ndeki şubelerinin levhaları pirinç harflerden yapılmıştır.

dükkanın tercihi midir, yoksa şehir planlaması açısından bir zorunluluk mudur bu?
0
kibritsuyu
(28.05.09)
belediyenin getirdigi bir zorunluluk, istiklal caddesi'nde en fazla 7-8 sene once degisti butun tabelalar.
0
cisterna
(28.05.09)
istiklal caddesinde vardı böyle bir zorunluluk ama sanırım kalktı bir kaç zaman önce pirincli ahşap levhaların yerine normal levhalar gözükmeye başladı istiklalde de
0
alkolikfedai
(28.05.09)
(6)

ankara'da vukuat mı var?

kibritsuyu
an itibariyle caddeden bir takım itfaiye aracı ile toplam olarak 6 tane ambulans siren çala çala geçtiler. aha yedinci de geliyor (polis de olabilir emin değilim siren geliyor uzaktan).televizyon falan yok ofiste. bir şeyler mi oluyor ankara'da?edit: sekizinci ambulans da geçti.edit 2: merdivenli bi
an itibariyle caddeden bir takım itfaiye aracı ile toplam olarak 6 tane ambulans siren çala çala geçtiler. aha yedinci de geliyor (polis de olabilir emin değilim siren geliyor uzaktan).

televizyon falan yok ofiste. bir şeyler mi oluyor ankara'da?

edit: sekizinci ambulans da geçti.

edit 2: merdivenli bir itfaiye aracı daha geçti.
0
kibritsuyu
(28.05.09)
hevipeyra
(28.05.09)
evet sıhhiye'deyim.

ambulanslar 12 oldu bu arada. hangi dershane acaba. inşallah kötü bir şey yoktur.
0
🌸kibritsuyu
(28.05.09)
çok fena olmuş yalnız, bir iki hafta süre var össye; umarım yaralanan falan olmamıştır. oks de olabilir tabi, o zaman daha fena panik yapmış olabilir çocuklar...
0
1001gecemasallariyla1002gece
(28.05.09)
sıhhıyede bi açı var benim bildiğim. dtcfnin karşısında. okulu aradım bişey duymamış arkadaşım. ambulans fln duymuşlar da..
edit: evet açı dersanesiymiş. kazan dairesinde patlama olmuş.
0
emraah
(28.05.09)
emraah
(28.05.09)
tipik meraklı türk vatandaşı olarak (bkz: türksün di mi) soruyu sorduktan sorna dayanamayıp dışarı çıkıp aranmaya başladım. zaten götümün dibindeymiş. buraya soracağıma aşağı inip caddeye baksam bile görürmüşüm. patlama falan duymadım oysa ki. dışarı çıkar çıkmaz sokağın ağzında bekleyen ambulansları gördüm. sokağa girince de olayı gördüm. neyse ki çok ciddi bir şey yokmuş. benim gibi toplaşan tipik türklerden anında öğrendim. açı dergisi dershanesinin kalorifer kazanı patlamış. herkes birbirine "bu havada kalorifer mi yakmışlar" diye soruyordu.
0
🌸kibritsuyu
(28.05.09)
(1)

elektroliz aleti

kibritsuyu
şu ankara suyunu test ederken kullandıkları, ucunda iki ayrı çubuk olan, bu çubuklar suya sokulduktan sonra fişe takılınca suyu ayrıştıran zımbırtının adı nedir? bir de tam olarak suya ne yaptığını okuyup öğrenebileceğim bir yer var mıdır? sözlük başlığı da olur.
şu ankara suyunu test ederken kullandıkları, ucunda iki ayrı çubuk olan, bu çubuklar suya sokulduktan sonra fişe takılınca suyu ayrıştıran zımbırtının adı nedir? bir de tam olarak suya ne yaptığını okuyup öğrenebileceğim bir yer var mıdır? sözlük başlığı da olur.
0
kibritsuyu
(28.05.09)
pekibu ankara suyunda çöken çamur gibi şey ne oluyor?

(bkz: elektroliz) başlığının son entry'sinde ilgili vedeo mevcut.

şu hatta: www.vidivodo.com
0
🌸kibritsuyu
(28.05.09)
(4)

eski pioneer müzik seti kaç kara eder

kibritsuyu
1980'lerin sonlarında alınmış kabinli, kat kat müzik setim var. katları anfi, çift kaset çalar, ekolayzır, radyo, zamanlayıcı ve pikaptan oluşuyor (cd çalar yok ama anfide bağlantıya müsait girişleri düğmeleri var). ha tabi iki tane de eşşek kadar hoparlörü ve ahşap (ahşap dediysek ceviz kakma deği
1980'lerin sonlarında alınmış kabinli, kat kat müzik setim var. katları anfi, çift kaset çalar, ekolayzır, radyo, zamanlayıcı ve pikaptan oluşuyor (cd çalar yok ama anfide bağlantıya müsait girişleri düğmeleri var). ha tabi iki tane de eşşek kadar hoparlörü ve ahşap (ahşap dediysek ceviz kakma değil, sunta) kabini var.

satsam kaç para eder böyle bir set? arızası, bozuğu, tamiri yok. gördüğüm kadarıyla tamamen çalışıyor. bir sıkıntısı yok.
0
kibritsuyu
(27.05.09)
aynısı bizde de bulunuyordu.Kabinlerini baya ucuza verdik.Diğer şeyler de eskiciye gitti.
0
afush
(27.05.09)
metalik kaplama olan ise,
www.soriaudio.com

hastalari var iyi para verirler. ama arayip bulman lazim. sesi cok guzledir satma bence :)
0
cench
(27.05.09)
geçen kuzen geldi bize, bizim evde de aynısında var ondan. bir kablolar falan bulup dvd ye mi ne bağlıyormuşsun süper oluyormuş. ama uğraşmaya vaktim olmadıydı. bence bir araştırın.
0
susannah
(28.05.09)
(bkz: can hi fi)
0
pain
(28.05.09)
(5)

galatasaray ve "aslan"

kibritsuyu
şimdi takım tartışması yaratmak değildir niyetim. öğrenmek için soruyorum. daha önce de sordum sanki diye hatırlıyorum ama aradım bulamadım.şimdi hatırladığım en eski maçlar 1980'lerin ortalarına ait. o dönemlerde üç büyüklerin takım ismi dışında birer de takma ismi vardı.fenerbahçe: sarı kanaryabeş
şimdi takım tartışması yaratmak değildir niyetim. öğrenmek için soruyorum. daha önce de sordum sanki diye hatırlıyorum ama aradım bulamadım.

şimdi hatırladığım en eski maçlar 1980'lerin ortalarına ait. o dönemlerde üç büyüklerin takım ismi dışında birer de takma ismi vardı.

fenerbahçe: sarı kanarya
beşiktaş: kara kartal
galatasaray: cim bom bom

yani kendimi bildim bileli fenerbahçe'nin maskotu kanarya, beşiktaş'ın maskotu da kartal hayvanıydı. galatasaray'ın ise hayvan bir maskotu yoktu.

sonraları galatasaray'a "aslan" simgesi uygun görüldü. benim hatırladığım, galatasaray'a aslan denilmesi fatih terim ile birlikte başladı (fatih'in aslanları). ama galatasaraylılar öyle demiyor. daha eski diyor. oysa ki benim en eski hatırladığım prekazi'li, simoviç'li galatasaray dönemlerinde aslan denilmiyordu hiç.

sorum şu: galatasaray'ın "aslan" olması ne kadar eskidir? "aslanım benim koçum benim" gibi övme amaçlı söylenen "aslan galatasaray" şeklindeki kullanımı sormuyorum. simge olarak aslan kullanılmasından bahsediyorum. ne kadar eskidir, ilk defa ne zaman kullanılıştır?
0
kibritsuyu
(26.05.09)
ben de fatih terimli dönem diye hatırlıyorum.
0
ency
(26.05.09)
----alıntı----
Galatasaray'ın simgesi olan aslan, futbolcuları Nihat Bedik'ten geliyor. Galatasaray kurulmadan 3 yıl önce dünyaya gelen Bedik, Galatasaray Lisesi'nde eğitimini sürdürürken spor hayatına başladı.

1916 yılında başlayan Galatasaray macerası süresince sadece futbolcu olarak değil üç adım atlama, yüksek atlama, binicilik, yelken ve yüzme alanlarında da kulübüne hizmet eden Bedik, tam 20 yıl boyunca futbolcu olarak verdiği mücadelesinde 268 kez forma giydi.

Galatasaray futbol takımının 8 yıl kaptanlığını yapan, 18 kez giydiği A Milli Takım formasını 8 kez kaptan olarak taşıyan Bedik, 1936 yılında aktif spordan çekilmesine rağmen spor yapmayı ihmal etmedi. ''Aslan'' ismini verdiği teknesi ile yarışlara katılan, futbol oynadığı dönemlerde ''Aslan Nihat'' olarak çağırılan Bedik, hayatını adadığı Galatasaray'a kendi lakabını simge olarak bıraktı.
----alıntı----
kaynak: www.htspor.com

1936 dan beri aslan.
0
sourz
(26.05.09)
bireysel tecrübemi aktarayım:
fatih terim galatasaray'ın başına 1996'da geldi. ben ilkokulu 1993'te bitirdim. ilkokul 4 ve 5'te iken okulun karşısındaki kırtasiyede aslan yiyen kartal, kanarya yiyen aslan ve kartal yiyen kanarya gibi motifler olan resim çantaları satılırdı. hatta sıra arkadaşımın kartalı ağzında bir aslanı tutuyordu.
dolayısıyla en geç 1992 yılında galatasaray'ın maskotu aslandı. fatih terim öncesi dönem oluyor yani.
0
papado
(26.05.09)
ben kendimi bildim bileli aslan galatasaray in simgesi
besiktasli bir komsumuzun beni surekli olarak besiktasli olmaya ikna etmeye cabalamasi ve son derece galatasarayli bir anne ve dayiya sahip olmam yuzunden bi donem arada kaldigimi, sonunda da "aslan kartaldan daha guclu (hem de tanju gs da:))" diye galatasarayli oldugumu hatirliyorum. sene 89-90.
0
cisterna
(26.05.09)
5 yaşındayken babamın bir arkadaşının bana "tüyleri yolunmuş kartal" dediğini, benim de 5 yaş hararetiyle kendisine "kılları yolunmuş aslan" dediğimi hatırlarım. sene 88'e tekabül eder.

Yok mu indiren?
0
karapolisnas
(27.05.09)
(8)

acı

kibritsuyu
acı yemeyi deli gibi seven bir adamım. hele biberiye turşusu, ince uzun cin biberi, jalapeno falan leblebi gibi yiyorum.yerken problem yok da affedersiniz ertesi gün çıkarırken çok eziyet çekiyorum. bağırsakları da bozuyor şerefsiz. çok şükür basurum falan da yok. potansiyel var ama :P bunun yedikte
acı yemeyi deli gibi seven bir adamım. hele biberiye turşusu, ince uzun cin biberi, jalapeno falan leblebi gibi yiyorum.

yerken problem yok da affedersiniz ertesi gün çıkarırken çok eziyet çekiyorum. bağırsakları da bozuyor şerefsiz. çok şükür basurum falan da yok. potansiyel var ama :P

bunun yedikten sonra acısını midede etkisiz hale getirecek bir formül (süt iç, ekmek ye, vs) var mıdır?

şu anda kuru fasulyeye ektiğim ev yapımı acı toz biber yüzünden başım dönüyor. dayanamıyor ve yiyorum ama bunun yarını da var.
0
kibritsuyu
(26.05.09)
acıyı bilmiyorum da mide ekşiyince sadece bir iki yudum öyle bi bardak değil süt için diyolar. ayrıca o kadar acı yemeyin basur olmayın.
0
rentts1
(26.05.09)
çok alkol almadan önce zeytinyağı içilmesini öneriyorlardı, mideyi korusun diye. bunda da işe yarar belki..
0
dambil
(26.05.09)
malesef onun bi çaresi yok. acıyı yiyiyorsanız onada katlanacaksınız. yani vaktinizin uzun bi süresini wc de geçirceksniz:):)
0
yinemisen
(26.05.09)
bizim ailede yemek kültürü acı üzerindedir. mideyi çok incitmesin diye yemeklerin yanında devamlı ayran veya cacık tüketilir. acının etkisini azaltır mide açısından. bol bol ayran iç.
0
cinematography
(26.05.09)
duz mantik. cigneyip tukurunuz. : )

kolon cikisini bilmem ama midenin rahatlamasi acisindan kimyon oneriliyordu yamulmuyorsam.
0
buyerson
(26.05.09)
fazla acı tüketmenin tek negatif etkisi basur değildir.

sindirim sistemini zorlamak bir çok rahatsızlığa sebep olabilir. bu rahatsızlıklar gastrit, ülser gibi adamı öldürmeyen ama süründüren şeylerdir. (tedavi edilmezse öldürebilir de tabi.)

yani; yöntem aramak yerine acıyı azaltmanızda fayda var.
0
thalamus
(26.05.09)
jalapeno'nun tuvalet cefası diğerlerine göre çok daha az. ona göre buna ağırlık verebilirsin belki.
0
mortifera
(26.05.09)
(bkz: gaviscon) denen, reflü ülser vs gibi hastalıklarda kullanılan, içince midedeki yaraların filan üstünü kaplayıp koruyan bir şurup var. gaz ve yanma sorunlarını çözüyor ama üstüne bir şey yememeniz lazım. bir de tabi 1 ton acı yedikten sonra bir işe yaramayabilir. ölçeği kendi içinde, yemeklerden sonra 1 ölçek.

not: fazlası zarar!
0
akkam karakaz
(26.05.09)
(7)

skype nasıl okunur?

kibritsuyu
a) sıkaypb) sıkaypic) sıkayped) bunların dışında (lütfen belirtiniz)
a) sıkayp
b) sıkaypi
c) sıkaype
d) bunların dışında (lütfen belirtiniz)
0
kibritsuyu
(21.05.09)
windows'un text-to-speech engine'i "sıkayp" diyor. ki ben de oyle okurum oldum olasi.
0
sourlemonade
(21.05.09)
a'daki gibi okuyordum bugüne kadar ama b'deki doğru geldi..
0
dambil
(21.05.09)
sıkayp oleyore.
0
serseri marti
(21.05.09)
a şıkkı.
0
biyolog olcakmisim
(21.05.09)
sıkaypi olması için sonda 1 tane daha e olması gerekirdi. (skypee)
0
emrag
(21.05.09)
wpi
(21.05.09)
Gereksiz bilgi: Almanlar sküpe diye okuyor.
0
pichoscosama
(21.05.09)
(3)

s.kerim altyazısını da üstyazısını da

kibritsuyu
lost'un 15,5 bölümünün altyazısı çıkmadığından mütevellit, sırayı bozmamak gibi gerzek bir düşünceyle halen finali seyretmiş değilim. altyazısı çıksın, arada o özel bölümü de izleyip, finali öyle izlerim demiştim.lakin hafta olacak neredeyse bu altyazının çıkacağı yok. meraktan çatlamak üzereyim. sö
lost'un 15,5 bölümünün altyazısı çıkmadığından mütevellit, sırayı bozmamak gibi gerzek bir düşünceyle halen finali seyretmiş değilim. altyazısı çıksın, arada o özel bölümü de izleyip, finali öyle izlerim demiştim.

lakin hafta olacak neredeyse bu altyazının çıkacağı yok. meraktan çatlamak üzereyim. sözlükte falan spoiler görmeyecem diye şaşı oldum. bu özel bölümü s.ktiredip finali izlesem bir şey kaybetmem değil mi? yani "göremedikleriniz, kıyıda köşede gözden kaçanlar" tadında ipuçları veren falan bir bölüm mü bu, illa ki bekleyeyim de altyazı çıksın, izleyeyim de sonra mı finale geçeyim? yoksa boşverip izleyeyim mi artık finali?
0
kibritsuyu
(18.05.09)
izleyen arkadaşlar tamamen eski bölümlerden kolaj olduğunu söylemişlerdi..
0
dambil
(18.05.09)
eski bölümlerden bir özet. hafızan iyise çok gerek yok. hafızam kötü olduğu halde bana bile yeni bir şey katmadı, sadece öncesinde parça parça gösterilen olaylar kronolojik gidiyor.
0
pyro clustic flow
(18.05.09)
valla ben de en son dün s.kerim altyazısını da deyip izledim üçünü birden. bence sırayı bozmamak adına 15.5'ten başlayıp devam edin. diğer özel bölümler nasılsa 15.5 de öyle.
0
sanal uyku
(18.05.09)
(10)

lost altyazı sorusu

kibritsuyu
yok altyazı arama sorusu değil bu. şimdi divxplanet.com'da görüyorum. türkçe altyazıları pınar batum çeviriyor, güzel ellerine sağlık. ingilizce altyazıların ise yanında "tv-rip" yazıyor. nedir yani, lost televizyonda ingilizce altyazılı mı yayınlanıyor? yoksa amcalar orijinalinden dinleyip ingilizc
yok altyazı arama sorusu değil bu. şimdi divxplanet.com'da görüyorum. türkçe altyazıları pınar batum çeviriyor, güzel ellerine sağlık. ingilizce altyazıların ise yanında "tv-rip" yazıyor. nedir yani, lost televizyonda ingilizce altyazılı mı yayınlanıyor? yoksa amcalar orijinalinden dinleyip ingilizce altyazı mı yazıyorlar? tv-rip bu anlama mı geliyor, nedir?
0
kibritsuyu
(16.05.09)
televizyonda yayınlandığı şekline göre senkronize ediyor olabilirler. hani reklamlar falan oluyor ya, reklam aralarına göre ayarlanmış altyazı olabilir bir ihtimal. ama emin değilim.
0
cro magnon
(16.05.09)
orijinalinden dinleyip ingilizce altyazı yazıyorlar. tvrip'ten kasıt aslında yayınlanan videonun sürümü(mü diyeyim işte anla sen). amcalar tv'den kayıt ediyorlar, reklamları falan çıkarıp release ediyorlar. bunlara göre altyazı hazırlanıyor. mesela lost'un sezon dvd'si çıktığında nete dvdrip'leri düşüyor bölümlerin. onların altyazısı ayrı senkronlanıyor. altyazıya eklenen "tvrip" ibaresi benim anladığım kadarıyla, tvrip video için hazırlandığını belirtiyor.

not: dizinin yayıncısı ayrıca birşekilde bölümdeki diyalogları yazılı halde sunuyorsa bilemeyeceğim ama benim gördüğüm divxplanet'taki ingilizce altyazılar, tvsubtitles.net'te falan yayınlanan, ecnebiler tarafından izleyerek yazılan metinler. atıyorum, herifçioğlu kısa kesmek için "come on" yerine "cmon" falan yazıyor. ordan belli.

böyleyken böyle...

(bkz: tvrip)
(bkz: dvd rip)
0
jangara
(16.05.09)
evet yani di mi, ben tv'den dinleyip yazsam ona tv-rip demem ki, adımı yazarım. el emeği kulak nuru.

mesela filmler de dvd'den ripleniyor, dvd-rip deniyor filmin kendisine. ingilizce altyazısında da dvd-rip yazıyor. yani diyor ki dvd'de gömülü gelen altyazıyı hop çektim oradan koydum. kendim yazmadım. aynı mantıkla tv-rip de, tv'den kaydedilmiş altyazı olmalı.

ee o zaman lost tv'de ingilizce altyazılı mı yayınlanıyor? evet ise biz niye tv'den kaydedilmiş lost'u izlerken gömülü ingilizce altyazılar görmüyoruz? hayır ise bu ingilizce altyazıyı dinleyip koyan adam niye kendi adını yazmıyor da tv-rip yazıyor?
0
🌸kibritsuyu
(16.05.09)
acaba televizyonda ingilizce altyazılı versiyonu da yayınlanıyor olabilir mi?
0
cro magnon
(16.05.09)
kendi adını yazıyor zaten adam. altyazının sonuna, başına, bi yerlere ekliyor. burada tvrip verilen bir ad değil ki, olayın sınıflandırması. altyazının tv'den rip'lenmiş bir release'e uyumlu olduğunu anlatıyor.
0
jangara
(16.05.09)
ayrıca pınar batum da ingilizce altyazı geciktiği zaman dinleyerek başlıyor çeviriye. sonunda yine tvrip olmuş oluyor.
0
jangara
(16.05.09)
@jangara: hayır öyle değil işte. o yazan videonun alındığı kaynak. benim dediğim isim kısmında (siteye yükleyen değil, çevirmen ismi kısmında) yazıyor.

türkçe altyazının yanında "çevirmen: pınar batum", "siteye yükleyen: pınar batum" yazıyor.

ingilizce altyazının yanında "çevirmen: tv-rip, siteye yükleyen: bilmemkim" yazıyor. dinleyerek dikte eden adam "çevirmen" kısmına da kendi adını yazar di mi? bence niye tv-rip yazsın. pınar batum da ingilizce altyazı gecikince dinleyip çeviriyor ama oraya tv-rip yazmıyor. adını yazıyor.

en mantıklısı galadnikov'un ve cro magnon'un dedikleri gibi geliyor bana. amariga televizyonu bu. vardır öyle dvd izler gibi altyazı aç kapa fonksiyonu. kapatıp videoyu riple, açıp altyazıyı riple olsun bitsin :)
0
🌸kibritsuyu
(16.05.09)
seni anlıyorum, ama inat ediyorum ve konuyu sündürerek uzatıyorum:) orda yazıyı ilk yazanın adı yerine tv-rip yazıyosa bu tamamen divxplanet'ın uygulamasıdır. çünkü örneğin lost 5.sezon finalinin dp'taki ingilizce altyazısı da bi yerlerden alınıyor. benim görüşüm o altyazının nette paylaşıla paylaşıla sahibinin izinin silindiği. anonimleşiyor yani altyazı.

amerika'da dediğiniz gibi bir izleme opsiyonu varsa oradan yapmak elbette en mantıklısı. ama benim dediğim şekilde dinlenerek hazırlanmış ve dp'de tv-rip olarak yayınlananlar var.
0
jangara
(16.05.09)
bildigim kadariyla altyazili yayinlanmiyor. sadece sesi altyaziya cevirenler kendi isimlerini yazmiyorlar. ben yazilan hicbir ornek gormedim ki bir tane de ben yapmistim boyle bir sey ve oraya da hicbir sey yazmadim.
buna terminolojide bir isim yok bu yuzden de televizyonda yayinlanan altyazili dizilerin altyazilarini riplemeye verilen tvrip ismi burada da kullaniliyor.

yani dubrip (bu da aslen dogru degil ama olsun) falan denilmesi gerekirken boyle.
0
entrapmen
(16.05.09)
Lost için misal, subtitled ve hearing impaired versiyonlar TV'de yayınlanıyor. Onları stream içinden ayrıştırıp alıyorlar.
Altyazının dosya isminde yazan tv-rip'in ise bununla ilgisi yok. Sadece hangi versiyon ile uyumlu olduğunun gösterilmesi açısından önem teşkil ediyor.
0
lex
(17.05.09)
(2)

muhtelif sorular, kafaya takılanlar

kibritsuyu
1. şimdi sürekli izleyicisi değilim. takip de etmiyorum. rastladıkça kafama takılıyor. trt 3'ü açtığımda bazen dünya 3 bant bilardo şampiyonası oluyor. sene içinde ve muhtelif senelerde sık sık rastlıyorum. bu turnuvalarda masalar hep platin marka. acep bu "dünya" şampiyonaları sürekli türkiye'de mi
1. şimdi sürekli izleyicisi değilim. takip de etmiyorum. rastladıkça kafama takılıyor. trt 3'ü açtığımda bazen dünya 3 bant bilardo şampiyonası oluyor. sene içinde ve muhtelif senelerde sık sık rastlıyorum. bu turnuvalarda masalar hep platin marka. acep bu "dünya" şampiyonaları sürekli türkiye'de mi yapılıyor, yuksa bütün dünyadaki turnuvalara masaları platin şirketi mi sağlıyor?

2. hafta sonu gündüz vakti evde cam açıkken içer. 5-6 tane sinek girdi. böyle karasinek değil, daha ufaki daha yavaş hareket eden bir sinek. bunların hepsi gittiler salondaki avizenin etrafında dönmeye başladılar. hayır ışık yanıyor olsa anlarım da yanmayan avizenin etrafında niye döner bu sinekler? akıllı bir hayvan da değil ki önceki tecrübelerinden şartlanmış, yansa da yanmasa da lambaya gidiyor diyeyim.
0
kibritsuyu
(13.05.09)
2. o sinekler de kara sinek olsa gerek. çünkü kara sinekler gündüzleri evin içinde bazen rölantide uçabiliyorlar. öyle rastgle ordan oraya uçuyorlar. "aa bunlar yavaş uçuyor yakalayayım bari" dediğinizde de hızlanıyor ibnetorlar.
0
henry gale
(13.05.09)
Dünya bilardo şampiyonalarının maliyetleri yüksek. Sponsorlar veya genellikle Belediyeler giderlerini karşılamayı taahhüt ettiği zaman o ülkenin o ilinde yapılabiliyor şampiyona. Türkiye'de yapılanlarda platin kullanılıyor. Geçenlerde (1 yıl) kadar önce bayan şampiyonası (yamuluyor ulabilirim) sivas belediye + valiliğinin katkısıyla gerçekleşmişti.
0
girisimci ruh
(13.05.09)
(6)

kan bağışı ve kan tahlili

kibritsuyu
efem kan bağışı yaptıktan sonra hemogram (kan sayımı) yaptırsam, hücrelerim limit değerlerden düşük mü çıkar?şimdi dün kan bağışı yaptım. bu aralar da şeker, kolesterol vs. kontrolü için kan tahlili yaptıracağım. bunları yaparken doktor kontrol amaçlı hemogram da isteyecek. şimdi o hemogramda alyuva
efem kan bağışı yaptıktan sonra hemogram (kan sayımı) yaptırsam, hücrelerim limit değerlerden düşük mü çıkar?

şimdi dün kan bağışı yaptım. bu aralar da şeker, kolesterol vs. kontrolü için kan tahlili yaptıracağım. bunları yaparken doktor kontrol amaçlı hemogram da isteyecek. şimdi o hemogramda alyuvar, akyuvar, hemoglobin vasaire işte her neyse hücre sayıları düşük mü çıkar? kan bağışladığımı özellikle belirtmem gerekli mi?
0
kibritsuyu
(12.05.09)
kan bağışladığını özellikle belirt kadınlarda düşük çıkıyor diye duymuştum. erkekler çabuk toparlıyormuş ama.
0
fotograf cekemeyen japon turist
(12.05.09)
Merhaba,
Bence de belirtin kan bağışı yaptığınızı. Sorun olabilir. Ben kan aldırdıktan sonra kan bağışı yapmıştım ama, o küçük bir şeydi tabii. Sizinkinin belirtilmesinde yarar var sanırım.
Geçmiş olsun.
0
nuage
(12.05.09)
zaten senden kanı almadan önce tahlil yapıyolar eğer istenilen değerler çıkıyorsa senden kan alıyorlar.eğer farklı hastalıklar varsa bunu kan vermeden önce belirtmen yeterli oluyor zaten.
0
coldnick
(12.05.09)
@coldnick: sorumu baştan bir daha okuyun bence.
0
🌸kibritsuyu
(12.05.09)
şeker, kolesterol gibi şeyler mg/dl biriminden değerlendiriliyor olsa gerek. yani önemli olan total miktar değil oran. ayrıca kan vermeden önce yaptıkları teste hemogram değerleriniz vardır keşke onu alsaydınız yanınıza:)
0
the kene
(12.05.09)
alyuvar akyuvar sayınız düşük çıkar. şeker kolestrol olması gerektiği gibi çıkar. doktor o al/akyuvar değerlerini düşük görünce sorar zaten yakın zamanda kan bağışı yaptınız mı diye. sormazsa da siz söyleyin çekinmeyin, boşu boşuna demir hapları yutmayın.
0
ayiadam
(13.05.09)
(4)

ses efekti midir, ses filtresi midir ne halttır

kibritsuyu
özkan uğur'un sesini arçelik robotu çelik'in sesi yapan filtreyi arıyorum. hangi programla, hangi efektle bu sese yaklaşabilirim?
özkan uğur'un sesini arçelik robotu çelik'in sesi yapan filtreyi arıyorum. hangi programla, hangi efektle bu sese yaklaşabilirim?
0
kibritsuyu
(12.05.09)
adobe audition da bu efekti bulabilirsin => mechanic effect
0
anki06
(12.05.09)
önce konu hakkında biraz bilgi:

en.wikipedia.org

windows için bazı yazılımlar:

download.cnet.com
0
loststone
(12.05.09)
Kullanilan sey bir vocoder. Yapan arkadas hangi program ile yaptigini soylemisti ama unuttum. Herhangi bir vocoder isini gorur.
0
kurukafa
(12.05.09)
vocoderla bunu yapabilirsin. mantik soyle. normal konustugun sekilde bir ses kaydi olmasi gerek. ornegin "aksama eve gidegim" dedin ve bunu kaydettin. daha sonrasinda ise bir ses dosyasi olmasi gerek ki senin konusmani vocoder bu ses ile harmanlasin. ornegin bir piyano sesi olsun ve daha dun annemizin calsin. vocoder bu iki dosyasi birlestirip daha dun annemizin melodisi ile aksam eve gidecegim demeni saglayacak. simdi sen ne yapabilirsin fikir acisindan. yildirim sesi bulursun ve kaydedersin. daha sonrasinda tapin ulan bana kolelerim dersin. vocoder bu ikisini birlestirip yildirim sesi ile tapin ulan bana demeni saglar. vocoder surada belese var: www.freedownloadscenter.com
0
kadirsavun
(12.05.09)
(7)

nümerik klavye standardı

kibritsuyu
arkadaşlar bilen bilir mali müşavirim ben. işim gücüm muhasebe kaydı. nümerik klavye denen hadise benim elim ayağım. bugüne kadar laptop kullanmadıysam sadece nümerik klavyesi olmadığı içindir (usb'den takılanlar işimi görmüyor). geçen baktım nümerik klavyeli laptoplar da çıkmış. sevindim "sonunda e
arkadaşlar bilen bilir mali müşavirim ben. işim gücüm muhasebe kaydı. nümerik klavye denen hadise benim elim ayağım. bugüne kadar laptop kullanmadıysam sadece nümerik klavyesi olmadığı içindir (usb'den takılanlar işimi görmüyor). geçen baktım nümerik klavyeli laptoplar da çıkmış. sevindim "sonunda en de artis gibi masama laptop koyabilecem, gittiğim yere götürebilecem" diye. lakin bu koduğumun laptoplarının çoğunda nümerik klavyeler, bizim kullandığımız standart klavyelerle aynı değil. nasıl bizimki? en alt satırında sıfır tuşu var, iki tuş genişliğinde. yanında nokta var, yanında da diklemesine iki tuş uzunluğunda enter var. bu soktuğumun laptoplarında ise tek tuş büyüklüğünde sıfır var, yanında da iki tuş genişliğinde yanlamasına enter var. peki nokta nerede, ebesinin hamında. normal klavyeye göre num lock'ın olduğu yerde. artı, eksi, bölü falan da saçma sapan tepeye dizilmiş.

niye lan? yıllardır kabul görmüş standartta yapsanıza. sadece hp pavilion'ların şekli aynı benziyor, ama o bilgisayarı da (geçen gün sordum) kimse önermiyor. sırf nümerik klavyesi uğruna gidip bozulacağını bile bile hp pavilion alacam o olacak.

olması gereken nümerik klavye şekli: www.cygrouponline.com
mınakoduğumun şekli: www.notebookcheck-tr.com
0
kibritsuyu
(06.05.09)
ana neden yer olmamasıdır bence. laptopların diğer tuşları da sıkışık oluyor zaten bu yüzden.
tam olarak hangi modellere baktınız bilmiyorum ama nümerik klavyeli modeller 17 inç laptoplarda vardı, yavaş yavaş 15.4 inçlere de koymaya başladılar. belki 17 inç olanlarda istediğiniz tipte vardır.
0
sanal uyku
(06.05.09)
17 inch inspironlar var bir-iki sene once uretime baslayan yeni dizaynda, sunlar gibi: images.gideontech.com problemini cozer sanirim. eger bulabiliyor isen hemen kapat.
0
bunubenyazdim
(06.05.09)
usb olanlar neden işini görmüyor ya
0
desdinova
(06.05.09)
MSI Notebooklar sizin isinizi gorecektir.

www.overclock3d.net
www.trustedreviews.com
blog.pclabs.com.tr
0
Aeon
(06.05.09)
benim LG E500 modeli, 0 tuşu falan büyük böyle anlattığınız gibi, ama diğer tuşları bilemiyorum tabi. Ona da bir bakın isterseniz.
0
joelskellington
(06.05.09)
LG E500 kullanıyorum ve standart şekilde.

ayrıca kesinlikle öneriyorum.Hp'den sonra bu alet bana müthiş geldi.
0
mstgngr
(07.05.09)
www.sahibinden.com&keyword=quadro%20cx
0
rentts1
(08.05.09)
(4)

akordeon ağırlıklı şarkılar

kibritsuyu
hele bir de enstrumantal olursa mmmh mis mis. ama olmasa da olur. her tür (balkan, çerkes, kafkas, çigan, vs) kabulümdür. yeter ki akordeon olsun.önerileri bekliyorum.
hele bir de enstrumantal olursa mmmh mis mis. ama olmasa da olur. her tür (balkan, çerkes, kafkas, çigan, vs) kabulümdür. yeter ki akordeon olsun.

önerileri bekliyorum.
0
kibritsuyu
(06.05.09)
(bkz: the waltz of utopia )

www.youtube.com


sanırım tam da bunu arıyordun hocam.


mesela bir de buna benzer bir parça ar. gerçi biliyosundur. istiklal marşı diye dalga geçiyorlar. algida reklamında çalıyodu.
0
edgenabby
(06.05.09)
(bkz: muammer ketencoğlu) ayrıca, (bkz: yann tiersen).
0
uyuzcan
(06.05.09)
Çingeneler Zamanı filminde Perhan'ın çaldığı akordeon:

www.youtube.com

Sadece 1 dakika felan ama, gerisi başka enstrümanla devam ediyor.
0
punkertifo
(06.05.09)
www.youtube.com

akordeon türüdür azerbaycan müziğinde çalınır
0
ataeril
(23.05.09)
(8)

dambıl seçimi

kibritsuyu
şimdi yaz geliyor, bende göbek aldı başını gidiyor. gaze geldim `p90x` adı verilen egzersiz ve diyet programını uygulamaya karar verdim. videolarını, dokümanlarını falan edindim. şimdi bana dambıl lazımmış (barfiks demirim halihazırda mevcut). ham bir adamım. öyle sportif falan değilim. zamanında yü
şimdi yaz geliyor, bende göbek aldı başını gidiyor. gaze geldim p90x adı verilen egzersiz ve diyet programını uygulamaya karar verdim. videolarını, dokümanlarını falan edindim. şimdi bana dambıl lazımmış (barfiks demirim halihazırda mevcut). ham bir adamım. öyle sportif falan değilim. zamanında yüzdüğümden dolayı kollarım ve omuzlarım geniş ama konsiyon sıfır, güç yok. değiştirilebilir setlere ve ayrı ayrı dambıllara verecek param da yok. şimdi kaç kilo dambıl alayım? 2 tane 8 kiloluk alsam ağır gelir de bezer miyim, 5-6 kilo falan alsam bu sefer de hafif gelir de bir işe mi yaramaz? hafif alıp, az gelirse çok tekrar yapsam telafi eder mi? ne önerirsiniz?

dediğim gibi amacım öyle kat kat kas yapmak, vücudu şişirmek falan değil. göbeğimi ve fazlalık yağlarımı eritip fit bir vücuda sahip olmak, kondisyon kazanmak, adama benzemek.

hani başka spor önerecek olrusanız şunu söyleyeyim. başka sporlar yapacak (yüzecek, koşacak) vaktim pek yok, o yüzden evde yapılabilirliği ve işe yarar olması etkiledi beni. yoksa çıkıp koşsam, yüzsem mis gibi olur ama onlara vakit lazım.
0
kibritsuyu
(04.05.09)
mümkün olduğu kadar hafif kiloyla çalışmanı öneririm. belki 4 kiloluk bile işini görecektir. önemli olan çalıştığın setlerin ağırlığı (uzunluğu) ve sayısı. "hocam 25 kiloluk al beş on kere indir kaldır kolların anında şişecek" diyenlere kanma. gram kar etmiyor, sonrasında günlerce ağrıyan kol ve omuzlarımı bir ben bilirim.
0
jack of hearts
(04.05.09)
az yahu 8 kilo... yani ilk 1-2 gün kol ağrımasın diye alışmak için kullanılabilir de, ileride cidden anlamsız gelir sana o ağırlığı kaldırıp indirmek.

değiştirilebilen dambıllar var, yani ağırlık eklenebilen filan... onlardan al? daha mantıklı değil mi? zaten pahallı bir şey de değil.

diyet yapacağına yarım saat kardiyo yap derdim hoş, çok daha rahat bir şey sonuçta ama vaktin yokmuş...
0
mortifera
(04.05.09)
www.hepsiburada.com

şöyle bir şey alabilirsin misal
0
mortifera
(04.05.09)
az değil yahu 8 kilo. 5-6 kilo bence de ideal ama ne olur ne olmaz derseniz mortifera'nın verdiği linkteki gibi bir şey almak daha mantıklı. kilo işine karar vermek için ayrıca spor eşyaları satan bir mağazaya gidip test edebilirsiniz ağırlıklarını. ilk başta tabii ki zor gelecek, o an rahat kaldırabildiğiniz maksimum ağırlığa 2-3 kilo daha ekleyip alın bence..
0
dambil
(04.05.09)
hareketleri tam olarak yapabileceğiniz maksimum ağırlığı seçmeniz en doğrusu.
0
surtunme kuvveti
(04.05.09)
ayarlı dumbell şart. yeni başlarken 8 çok fazla. önce 5liklerle hamlığı atın bir iki hafta kadar.
8ler sonra. tabi hangi hareket için fazla, biceps curl, konsantrasyon, triceps hareketleri vs vs için fazla. bunlara 5liklerle başlanabilir. yok dumbell bench yapıcam derseniz en azından 10luklarla başlamak lazım.
0
domine deyus
(04.05.09)
morifera'nın verdiği link iyi hoş da 80 lira abi. ne kadar gaza gelsem de devam edip etmeyeceğim, bıkmayacağım şüpheli. gönül ister öyle set alayım ama işte 80 lira dambıla gömecek durumda değilim.

biceps curl hareketini 8 kilo ile yapabiliyorum ama kollar yanlarda aşağı sallanmış vaziyetten, kolları dirsekten kırmadan yanlara doğru açma hareketini (adı nedir bilemedim, kanat çalıştırıyor) 8 kilo ile yapamadım. biraz da belimde sıkıntı var. toplam 15 liraya 5 kiloluk 2 dambıl aldım. deneyelim bakalım. bununla rahat yapabiliyorum. olmazsa çok tekrar yaparak çalışırım.
0
🌸kibritsuyu
(05.05.09)
p90x adami oldurmez surundurur. hele hele ilk yapacaksan kesin isinmadan sonraki yarim saatte allahim yeter dicen.

neyse eger bir fitness gecmisin varsa 6-7 kilo ideal. yoksa kesinlikle 5 kilo ile basla. hatta daha hafif. zaten ucuncu dorduncu haftalarda kelebek gibi hafif gelmeye baslicak, o zaman arttirirsin.

normalde bisepslerimiz gucludur. 8 kiloyu 2x15 kaldiracak kadar yeter gibi bence kilolu bir vucutta.
ama o dedigin kanat acma hareketleri omuza filan cok baski yapar, spor yapmayan bir elemanin da omuz kaslari zayif olur.

neyse kisadan hisse, bence ayarlanabilir bir set al. cok yer kaplamaz. hem lazim oldugunda kolayca ekleme yapabilirsin. tavsiyem, ilk bir ay seni oyle pek zorlamicak agirliklarla idare ediver. sonra zaten havaya giriyosun, abanmak filan istiyosun.

ha bu arada p90x'in zaten kardiyo hareketleri var. onlar da cok pis a.q. zaten. beri taraftan p90x dedigin en az bir saat. sunun surasinda kossan en fazla 40 dakika surer. hem ben kostugumda kendimi daha yorulmus hissediyorum.(ya da es degerdeyse; daha cok kalori yakmis hissediyorum)
0
yirtik foto
(05.05.09)
(7)

internetten satış raconu

kibritsuyu
ekşi duyuru'dan veya herhengi bir siteden bir şey satmanın raconu nedir? yani önce alıcı parayı yollar, sonra satıcı ürünü yollar şeklinde mi, yoksa önce satıcı ürünü yollar, alıcı parayı yollar şeklinde mi? kim kime nasıl güvenecek? nedir işin raconu? başka bilmem gereken şeyler var mı?gittigidiyo
ekşi duyuru'dan veya herhengi bir siteden bir şey satmanın raconu nedir? yani önce alıcı parayı yollar, sonra satıcı ürünü yollar şeklinde mi, yoksa önce satıcı ürünü yollar, alıcı parayı yollar şeklinde mi? kim kime nasıl güvenecek? nedir işin raconu? başka bilmem gereken şeyler var mı?

gittigidiyor'u hariç tutalım. onun bizzat kendi sistemi var.
0
kibritsuyu
(02.05.09)
ciddi düzeyde satış gerçekleşen donanimhaber forumunda genellikle önce alıcı parayı yollar sona satıcı kargo yapar. satıcılar daha önce yaptıkları satışları referans gösterirler. yani alıcı satıcıya güvenir.
0
blackdog
(02.05.09)
önce alıcı yollar. güven olmadan olmuyor bu işler :)
0
cilgin fantezilerin adami
(02.05.09)
o kadar çok üç kağıt oluyor ki hayatta kimseye güvenmem ben şahsen. neymiş efendim referansı varmış da bilmem neymiş de. geçiceksin efendi bunları. donanımhaber de her gün bi dolandırıcılık oluyo ve eminim benzeri diğer sitelerde de oluyodur. o yüzden en güzeli elden alışveriş. ya da kapıda ödeme diye bişi varmış bazı kargo şirketlerinde sanırım o da olabilir. yoksa bu devirde internetteki adamın nesine güvenecen.
0
rentts1
(02.05.09)
buradan bişiy satarken ya elden veririm para transferi elden olur yada peşin alırım. Sonuç olarak 2002'den beri sözlükteyim. Çevrem belli oturduğum mahalle bile sözlükte belli. Satın alanın hiç bir haltı benim için belli değil ama.
0
darknum
(02.05.09)
geçenlerde donanımhaberdeki bir ilanıma mesaj gelmiş. "ya referansım çok, forum mesajım da çok. sen ürünü gönder parayı sonra göndereyim" dedi. cevap vermeye bile üşendim. kim kimi punduna getirirse. öyle referans ile güven olduğuna inanmıyorum. bir yerde buluşup, elden ticaretini yapıcaksın. donanımhaberde de, ekşiduyuruda da bu şekilde alışveriş yaptım. herşey gayet iyi. önerebildiğim en iyi yol bu. tabi başka şehir seçeneğini otomatikman elemiş oluyorum. kazık yemekten iyidir.
0
atmosphere
(02.05.09)
peki ya parayı yolladığımız halde adam ürünü yollamıyorsa hukuki olarak ne yapabiliriz?
0
flexin
(02.05.09)
taraflar sözlük yazarıysa hiç problem olmuyor. (en azından 5 senedir bana öyle oldu). sözlük dı$ı bir satı$ için ise öncelikle telefonla görü$mek $art diyorum. aksi takdirde bir sonuca varılamıyor. aynı $ehirdeyseniz kar$ılıklı görü$erek mafya usulü al malını ver paramı diyebilirsiniz. farklı $ehirlerdeyseniz, telefonda anla$manızı müteakip ( zaten telefon konu$masında gerekli güven sağlanır, tanı$ılır. kelek bir durum olmayacağı kanısına vardığınızdaolaylar geli$ir.) önce mal gönderilir. arkasından hesap numaranıza veya posta çeki hesabına para gönderilir. tam güvenli bir ortam sağlanamdığında ise paranın yarısı istenir, mal gönderilir, problem olmadığı anla$ılırsa paranın diğer yarısı gönderilir.

aynı $ey yurtdı$ı için de geçerlidir. burada da banka hesabınıza döviz gelir. o kadar.

hayırlı i$ler dilerim.
0
robinbook
(02.05.09)
(7)

"vermek"

kibritsuyu
argoda bir kadının bir erkekle erkekle sevişmiş olduğu anlamına gelen "vermek" kelimesi (örnek: dilara dün cenk'e vermiş olm) ne zamandan beri bu anlamda kullanılıyor?
argoda bir kadının bir erkekle erkekle sevişmiş olduğu anlamına gelen "vermek" kelimesi (örnek: dilara dün cenk'e vermiş olm) ne zamandan beri bu anlamda kullanılıyor?
0
kibritsuyu
(02.05.09)
uzun süre olsa gerek, kemal sunalın bir filmi vardi.. ahu tugba'yi tavlamaya calisiyordu eheh tavlamaya calisirken " hmm sanirim verecek ehueh " gibisinden bir repliği de vardı hatta.

film adi: dokunmayın şabanıma
0
kobrettii
(02.05.09)
hulki aktunç'un büyük argo sözlüğü'nde vermek sözcüğü için ta karagöz ve hacivat'tan ve derviş ismail'in tellaklar kitabından bile örnekler verilmekte. kullanımı bayağı eski. ayrıca kemal sunal filmleri argo da olsa bir sözcüğün kullanımı için oldukça yeni örnekler. bizim çok yeni zannettiğimiz pek çok argo sözcüğün 17. yüzyılda ve üstelik yine argo olarak kullanıldığını görüyoruz.
0
beccaria
(02.05.09)
benim lise zamanlarımda (ki 14-15 sene öncesine denk gelir bu) "vermek" kelimesi "erkeğin s.kmesi" anlamında kullanılırdı hep (çok affedersiniz ağzına vermek, g.tüne vermek, eline vermek falan gibi). hatta kemal sunal filmlerinde e "çektim sotaya, ver allahım ver" falan diye kullanımlar olurdu hep. bununla karıştırmıyoruz değil mi? benim sormak istediğim özellikle kadının vermesi, kadının ilişkiye razı olması durumu.
0
🌸kibritsuyu
(02.05.09)
evet, kadının vermesini kastediyorum. gerçi şimdi baktım yine büyük argo sözlüğü'ne. ayrı başlıkta incelenen "eline vermek" vb. de bir o kadar eskiymiş.
0
beccaria
(02.05.09)
"herkese vermektesin bir de bana versen
avuç avuç altını olsun kulun şaduman

sen her zaman gelesin, ben vehbi'ye veresin
esselamun aleyküm ve aleykümesselam"

sumbulzade vehbi
0
feeling the blanks
(02.05.09)
çok eskilerden beri var olsa da, son 15 yılda bu tip sözcüklerin kullanımlarının arttığı da bir gerçektir. internet, televizyon ve kitle kültürünün iyiden iyiye bayağılaşmasının ve müstehçenleşmesinin bir sonucu olarak bol miktarda aleni olarak telaffuz edilebilen fakat çok da kibar olmayan müstehçen ifadelere ihtiyaç doğdu. benim anladığım bu.
0
blackdog
(02.05.09)
burada bir yanılsama var. mesela kardeşim orhan veli'nin 40'larda yazılmış bir şiirinde "piyasa yapmak" tabirini görünce şaşırmıştı. yeni nesil bazı şeyleri kendisine ait ve eskiden varsa bile bu kadar yaygın olmadığını zannediyor. aslında pek çok kere bunda doğruluk payı da mevcut. yine de bir örnek vermek gerekirse bizim yeniyetmeliğimiz zamanında l-manyak'ta okuduğumuz, şimdilerde lombak, l-manyak vd. dergilerde, eskiden gırgır'da vb. olan "müstehcen" mizahın âlâsı aslında karagözde varmış. bizim bugün kullandığımız pek çok argo tabir de oradan geçme. ama bunda daha çok belleksiz olmamız ve sürekli "reset"lememizin de etkisi var. ha bir de şu var: son 15 yılda ne değişti? eskiden bütün bunları tv'de göremiyorduk. internet zaten yoktu. tv, basın ve sinemada ise bunların kullanımı sakıncalıydı. son 15 yılda bunların üzerindeki sansür ortadan kalkınca benim içinde bulunduğum ve takip eden nesiller bunları kendilerine has, sonradan bulunmuş, kentleşmenin getirdiği şeyler sandılar. aslında olan şey bunların okunmayan kitaplardan çıkıp görülen, izlenen, bakılan yayın araçlarına yansımasıdır.

burada bir tespit daha yapmak gerekirse seksen darbesinin muazzam bir etkisi var bunda. türk rock'ı ve özelde de 60'lar, 70'lerdeki anadolu rock ile ilgili çok kapsamlı bir belgesel yapılmıştı. bu belgeselde seksende her şeyin nasıl bıçak gibi kesildiği anlatılıyordu. seksen sonrası kurulan rock gruplarının kendilerinden önce yapılmış işleri bilmemeleri, sil baştan türkiye'de rock konusunda önceden çözüme kavuşmuş tartışmaların yeniden yapılmaya başlaması çok ilgi çekiciydi. seksen darbesinin bu etkilerini mesela edebiyat ve kültür dergiciliğinde de görmek maaesef mümkün. bir anda her şey kuraklaşıyor ve insanlar sonradan buldukları şeyleri yeni bir milat sanıyorlar.

bir de şu var. dilbilimde argodan ve altdillerden üstdile geçiş söz konusudur her zaman. buradaki geçiş önce alan argosunda genel argoya geçiş olur, sonra da anadile geçiş sağlanır. mesela paspal ilk olarak uyuşturucu argosunda düşük nitelikli esrar demek iken daha sonra genel argoda düşük nitelikli kimse veya şey anlamını kazanmış ve anadile de böyle geçmiştir. benzer şey aksine anadilden genel argo ve alan argosuna geçişte de söz konusu olabilir (vermek'teki gibi). ama bu örnekle demek istediğim şey, argodan anadile geçiş yahut argo tabirlerin bilinir kılınması demek her zmana için toplum içindeki yozlaşmanın bir göstergesi olmadığıdır.

(uzun oldu sanırım. kesin sürüyle tümce düşüklüğü de vardır, üşendim düzeltmeye. kusura bakılmaya)
0
beccaria
(02.05.09)
(7)

bilgisayar neden yavaşlar

kibritsuyu
acaip bir soruyla daha karşındayım ey duyuru insanı.şimdi 1997 yılında dönemin en şahane bilgisayarını aldık. pentium 200-mmx, 32 mb ram, 2 mb ekran kartı, bilmemkaç gb harddisk, en hızlı döneninden (kaç rpm unuttum ama döneminin şahanesi). hatta hiç unutmam 2200 dolar verdiydik.heh şimdi bu mınakod
acaip bir soruyla daha karşındayım ey duyuru insanı.

şimdi 1997 yılında dönemin en şahane bilgisayarını aldık. pentium 200-mmx, 32 mb ram, 2 mb ekran kartı, bilmemkaç gb harddisk, en hızlı döneninden (kaç rpm unuttum ama döneminin şahanesi). hatta hiç unutmam 2200 dolar verdiydik.

heh şimdi bu mınakodumun bilgisayarı günümüzde niye yavaş çalışıyor lan? yıla göre mi çalışıyor? içine günümüzün programını veya daha sonraki yıllarda çıkmış yüksek gereksinim isteyen hiçbir program yüklemiyorum. yine windows 95 yüklüyorum orijinal cd'den, yine o dönem aldığım oyunu yüklüyorum, yine o dönem aldığım programı yüklüyorum, göt bilgisayar tır tır tır iki saat bir şey yükleyemiyor, çalıştıramıyor. hiçbir şey yüklemesem bile sıfır winows 95'in internet explorer ikonuna tıkladığımda bile tırtırtırtır iki saatte bi internet explorer açamıyor. harddisk bozuldu bad sector manyağı oldu diyip kontrol de ediyorum cillop gibi. e ulan harddisk dışında kalanı zaten mekanik değil hani çalışa çalışa aşındı desek olmaz, ya da olur mu ne bileyim. e harddiski de kontrol ettik sağlam. dönüyor da yani, motor falan çalışıyor.

ulan o zaman o dönemin bilgisayarı, yine o dönemin programlarını niye kasıla kasıla çalıştırıyor? zamanında yüklediğimde uçuyordu? "oha sene olmuş 2009, 12 seneliğim lan ben, üstüme yediyüz çeşit teknoloji çıktı, bu dönemde yavaş çalışmam lazım" diye düşünüyor olmasından şüpheleniyorum.
0
kibritsuyu
(29.04.09)
belki de seneler seni hızlandırmıştır dostum, diyerek saçmalıyorum.

ama şüphesiz unutmamalısın ki o bilgisayar senin ergen yıllarına tanıklık etti, zuxxi'ye girdin, feyk.com'a girdin, kah half life oynadın, kah gittin fifa 98de q ile durup dururken kalecilere daldın o bilgisayar ile. bence hor görme, alttan al.

ve ayrıca çabuk ısınıyor olabilir fanında problem varsa, belki o yüzden yavaşlıyordur, toz moz temizle bakalım.
0
arigold
(29.04.09)
sildigin yukledigin seyler hep bilgisayarda iz birakir. e donanim da zamanla eskir yipranir. windows da zaten zaman gectikce yavaslayan bir isletim sistemi. etrafindaki hersey de hizlaniyor. hmm baska?
0
ermanen
(29.04.09)
kibritsuyu bilgisayarın b'sinden bile anlamayan birisi olarak cevap veriyorum: sorunun cevabı "12 sene"dir.
0
mea maxima culpa
(29.04.09)
sorunun einsteinin izafiyet teorisinin tanımı oluyor galiba.
tabi hdd nin yıpranması asıl etken.dır dır dır sesler çıkıyordur şimdi o hdd den
0
bdivrik
(29.04.09)
$ 2200 çok. pahalıya almışsın.

$ 1250 + kdv'ye kapatmıştık. =)
0
can see
(29.04.09)
@can see: 15 inç viewsonic marka monitörü cd romu yazıcısı sound blaster awe64 müydü neydi zamanının en şahane ses kartı falan da var onları da say :) alınabilecek en iyi bilgisayardı abi.

@arigold: fanlar manla tertemiz açılıp temizlendi tamamen.

@ermanen: bad sector kontrolünden cillop gibi çıkmış, yeni formatlanmış ve orijinal lisnslı cd'den windows 95 kurulmuş bilgisayar abi. kendi çindeki internet explore'ı bile kastırıyor. elektronik alette ne ypıranabilir ki? araba desen pistonu eskidi motor bloku aşındı falan derim de içinden sadece elektrik geçen şey nasıl yıpranır? hareketli tek parça harddisk.

@mea maxima culpa: 12 senedir de işte sorun orada. ne oldu bu 12 senede? ben bu bilgisayarı alıp hiç ellemeden dolaba koysam, bugün çıkarıp ilk defa kullansam da yine böyle mi olacaktı? ibne nereden biliyor 12 seneyi?

@bdivrik: okuyamama, yazamama, zorlanma, ıkınma gibi bir ses çımıyor. standart okuma sesi çıkıyor ama uzun uzun. internet explorer böyle önce dış çerçeve, sonra içi, sonra adres çubuğu falan gibi parça parça geliyor harddisk tıkırdarken.
0
🌸kibritsuyu
(29.04.09)
sanırım sen 12 sene önceki bilgisayaraını hızlıydı diye hatırlıyorsun. bana da şöyle oluyor, tutup eski bir oyunu yüklüyorum, beğenmiyorum oyunu, oysa bana güzel geliyordu o zamanlar.

şöyle diyelim, o zamanlar bir şahin almıştın, ilk araban tabiki, sana göre bastın mıydı gidiyordu, şimdi bmw aldın kullanıyosun, bi nostalji olsun diye şahine tekrar bindin ve farkettin ki bastın mı gitmiyor aslında araba, standartaların değişmiş çünkü.
0
ency
(30.04.09)
(7)

laptop sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar, sabah darty'de gördüm, hem tasarımına, hem özelliklerine, hem fiyatına bayıldım.hp pavilion ng699ea dv6-1010şudur kendileri: http://www.darty.com.tr/e_commerce/NOTEBOOK-PC/HP/NG699EA-DV6-1010-p-26009-c-24.htmnasıldır iyi midir? özellikleri birkaç yıl idare edecek olsun, bir de bununki gi
arkadaşlar, sabah darty'de gördüm, hem tasarımına, hem özelliklerine, hem fiyatına bayıldım.

hp pavilion ng699ea dv6-1010

şudur kendileri: www.darty.com.tr

nasıldır iyi midir? özellikleri birkaç yıl idare edecek olsun, bir de bununki gibi (ama tasarımı aynen böyle sıfır ve entry tuşu büyük) ayrı mümerik klavyesi olsun istiyorum. nümerik klavyeli diğer bilgisayarları beğenmedim pek.

sorun çıkaran bir makine midir, pavilion'ların çok sorunlu olduğunu okudum hep sözlükten. gerçi her bilgisyar için yazılmış aynı şeyler ama bilemedim.
0
kibritsuyu
(25.04.09)
ben israr ile soyluyorum ki hpnin ozellikle pavillion serisi bes para etmez. bakmissin ama ben gene de bir kez daha sozlukte hp basligina bak ki hevesin kirilsin diyecegim, bile bile lades olmasin. bizim sirket icin aldigimiz 4 adet hp pavilliondan iki sene dolmadan geriye 1 tane bile kalmadi.
0
kadirsavun
(25.04.09)
ben hp aldım, akşam aldım akşam açtım akşam yanıyordu makina, performans da iyi değil. ertesi gün sabah geri verdim asus aldım, yani tavsiye etmem hp'yi. bir de Acerden uzak durun, gerisi şans artık.
0
alchemistt
(25.04.09)
asus x59sl aldım. kıçımda patladı. donup dutuyor. sakın ha sakın!
yazdıkça rahatlıyorum bunu şerefsizim.
0
domine deyus
(25.04.09)
pavillion'dan imtinayla gachınız...
genel olarak ise laptop için toshiba derim.
0
nalmes
(25.04.09)
alabiliyorsan viao al derim, sırasıyla dell ve samsung lara bakın.
0
bryan fury
(25.04.09)
dell öneririm
0
istenmeyenucuncukisi
(25.04.09)
ayrı numerik klavye istiyorsan packard bell bak. iki yıla yakındır kullanıyorum. gayet memnunum.
0
synick
(25.04.09)
(4)

diz arkasındaki, bilekteki şey

kibritsuyu
arkadaşlar bu dizimizin tam arkasındaki, ayak bileğimizin ön ve arka tarafındaki, el bileğimizin iç tarafındaki böyle kasınca çıkan, kasıp bırakınca hareket eden kemiğe benzeyen ama kemik olmayan şey nedir? kas desen çok sert, kemik desen yumuşak. iskelet görüntüsüne bakıyorum da elde ayakta öyle ke
arkadaşlar bu dizimizin tam arkasındaki, ayak bileğimizin ön ve arka tarafındaki, el bileğimizin iç tarafındaki böyle kasınca çıkan, kasıp bırakınca hareket eden kemiğe benzeyen ama kemik olmayan şey nedir? kas desen çok sert, kemik desen yumuşak. iskelet görüntüsüne bakıyorum da elde ayakta öyle kemikler yok.

nedir bunlar?
0
kibritsuyu
(21.04.09)
izge
(21.04.09)
etrafı kas kaplı kemik gibi geldi bana :)
0
el magico
(21.04.09)
kirtil derlerdi ama asıl adını bilmiyom , çukurova yöresinde çocukları korkutmak için kullanılırdı.
çocuğa gel bakim senin kirtilini çıkarayım denir ve bu kas mı nedir yakalanırdı.artık ağlamanın bini bir para.kusura bakmayın formata uygun olmadı.
0
ground
(21.04.09)
onlar tendon.yani kasların kemiklere bağlandığı yerler.dediğin gibi kastan sert kemikten yumuşak.aslında tüm kasların tutunduğu yerler öyle ama el bileğinin iç kısmında ortada yer alan var mesela.anatomik bir durumdan dolayı yüzeyel geçiyor daha rahat hissediliyor.keza ayak bileğinde arka taraftan geçen meşhur ''aşil tendonu'' da öyle
0
otaci55
(21.04.09)
(8)

yeter ulan - düşmeyen post it

kibritsuyu
markası post-it olanlar da dahil olmak üzere üzerine not yazıp monitöre yapıştırdıktan yarım saat sonra kenarlarından kalkmaya başlayıp en fazla birkaç saat sonra da düşen post-it'lerden bıktım hoca. doğru düzgün yapıştı mı kalan, kenarları kalkıp düşmeyen post-it arıyorum. icabında günlerce monitör
markası post-it olanlar da dahil olmak üzere üzerine not yazıp monitöre yapıştırdıktan yarım saat sonra kenarlarından kalkmaya başlayıp en fazla birkaç saat sonra da düşen post-it'lerden bıktım hoca. doğru düzgün yapıştı mı kalan, kenarları kalkıp düşmeyen post-it arıyorum. icabında günlerce monitörde yapışık duracak. kağıt olan post-it'lerden bahsediyorum. post-it görevi yapan program önermeyiniz.
0
kibritsuyu
(20.04.09)
bendeki post-it marka post-it, 7-8 aydır hiçbir kenarı kalkmadan duruyor kasanın üstünde valla.
0
deckard
(20.04.09)
hayır bazen düşmüyor ama kenarları öyle bir kalkıyor ki (evet bu da post-it marka) ulan düştü düşecek, bi değsem düşer, hapşırsam iner diye strese giriyorum düşmese de.

tack it denilen mavi sümüklerden aldım, yapışkansız not kağıdının arkasına yapıştırıp öyle iliştiriyorum ekrana. ama şık değil böyle.
0
🌸kibritsuyu
(20.04.09)
Nem oraninin falan etkileyebilitesi var midir acaba?
0
msb
(20.04.09)
fikrimce en iyisi 3M post-it leridir. ancak ne kadar düşmeden durması gerekiyor, çözemedim. bir ay dayanmak için yapılmamışlardır onlar. bir de yapışkanlı kısmın yüzey alanının tüm postitin yüzey alanına oranı nekadar büyükse dayanma süresi o kadar fazla olur diye sallama bir teorim var.
0
trocero
(20.04.09)
acaba post itleri yapıştırdığınız alan pütürlü, pürüzlü ya da tozlu olabilir mi?
bu da etkiler çünkü...
0
kahvegibi
(20.04.09)
bir de post iti tomarından (tomar ne yaa) ayırırken dikkatli ayırmak lazım. bazen siz postiti çekerken kenarları kalkıyor ve sonrasında düzeltmek mümkün olmuyor.
0
kahvegibi
(20.04.09)
post-it en iyisi, o bile dusebilir. arkasina fazladan yapistirici sur, cikarmada sorun olur bu sefer de. bir de dikey degil de yatay yapistir o zaman.
0
ermanen
(20.04.09)
tomardan çıkarırken de aşağıdan yukarıya değil de soldan sağa çıkarıp, sonrasında içe doğru rulo yaparmış gibi bük biraz. o da fayda sağlar.
0
sanal uyku
(20.04.09)
(3)

sözlük elektronikçilerine bir soru

kibritsuyu
efendim bir devrede, üstünde C559B PH 7 N yazan bir transistör var. aynı transistörden almak istediğimde elektronik parça satıcısı bana BC327 diye bir transistör verdi. eşdeğeridir dedi. öyle midir hakikaten? eşdeğer midir bu ikisi?ve asıl soru: bu ikisinden hangisi 2N3799A kodlu transistörün eşdeğe
efendim bir devrede, üstünde C559B PH 7 N yazan bir transistör var. aynı transistörden almak istediğimde elektronik parça satıcısı bana BC327 diye bir transistör verdi. eşdeğeridir dedi. öyle midir hakikaten? eşdeğer midir bu ikisi?

ve asıl soru: bu ikisinden hangisi 2N3799A kodlu transistörün eşdeğeridir veya en yakınıdır?
0
kibritsuyu
(18.04.09)
C559B PH 7 N ellerinde yoksa, senin ellindeki cihazın anakartının en yakın eşdegeri transistörü vermistir. kullanabilirsin.
0
scp
(18.04.09)
büyük ihtimal benziyordur fakat emin olmak için datasheetlerini karşılaştırabilirsin
0
extirpation
(18.04.09)
internetten data sheetini indirip mudadil transistör listesinden bakabilirsin. birde zaten ne zaman transistör arasam 2N ile başlayan muadilleri vermişlerdi ben lisedeyken :))
0
roadrunner merlin
(18.04.09)
(3)

dijital koaksiyel to analog

kibritsuyu
sevgili ekşi duyuru. nasılsın iyi misin, halin vaktin nasıl. bizi sorarsan çok iyiyiz. bahar geldi, sarıkız buzağıladı. kuzular koşuşuyor. yani her şey çok iyi. bir tane dvd player aldık. arkasında 5.1 ses sitemi bağlanabilsin diye dijital koaksiyel ses çıkışı var. şansa bak ki benim elimde de bilgi
sevgili ekşi duyuru. nasılsın iyi misin, halin vaktin nasıl. bizi sorarsan çok iyiyiz. bahar geldi, sarıkız buzağıladı. kuzular koşuşuyor. yani her şey çok iyi. bir tane dvd player aldık. arkasında 5.1 ses sitemi bağlanabilsin diye dijital koaksiyel ses çıkışı var. şansa bak ki benim elimde de bilgisayarlar kullansın diye yapılmış bir adet creative 5.1 ses sistemi var, lakin arkasında dijital koaksiyel girişi diye bir şey yok. uydu hoparlörlerin bağlanacağı (sağ ön, sağ arka, sol ön, sol arka, merkez) 5 tane rca giriş ve bilgisayarın ses kartından gelen kablonun bağlanacağı 3 tane 3,5 mm kulaklık jakı şeklinde giriş var. aradım taradım muhtara neyin sordum bilemediler. acaba ben bu ses sistemini adaptörle falan bir şekilde bu dvd player'a bağlayabilir miyim?

ananın bacının kardeşinin dedenin nenenin emminin dayının yengenin emmoğlunun sarıkızın çok selamları var. gözlerinden öperim.

kibritsuyu

not: kestane kebap acele cevap
0
kibritsuyu
(18.04.09)
illa dijital (2 kanaldan fazla yani, yoksa iki kanali rca kabloyla baglamayi biliyosunuzdur heralde) baglamak istiyorsaniz, bir adet decoder unitesi almaniz gerekecek. ses sistemini degistirip dijital girisleri olan bi tane alin daha iyi tabi.
0
disq
(18.04.09)
ha evet tabii ki asıl amaç 5.1 kanal kullanmak. yoksa sağ ön ve sağ arkadan sağ sesler, sol ön ve sol arkadan sol sesler gelecek şekilde stereo bağlayabilirim.

doğru, kablo işi değil, dvd playerın encode ettiği sesleri decode edebilecek bir ekipman lazım ki o benim ses sisteminin içinde yok. dışarıdan almak da olmaz. ben hani acep kablo adaptörüyle olur mu diye şeyetmiştim. neyse stereo kullanalım bari.
0
🌸kibritsuyu
(18.04.09)
Creative DDTS-100 vardı bir zamanlar artık niye satılmıyor bilmiyorum. Benim dvd oynatıcıda 6 adet analog çıkış vardı şuna benzer bir aparattan 3 tane alarak ses sistemine bağlamayı başarmıştım:
www.kablocenter.com

Philips ve benzeri markalarda sadece dijital çıkış olduğu için bu da mümkün olmuyor.
0
mario64
(18.04.09)
(8)

saç kremi tavsiyesi

kibritsuyu
banyodan sonra düğüm düğüm olmuş ve zor taranan saçları açmak için "durulanmayan", saçın üstünde kalan bir saç kremi tavsiyesi istiyorum sözlük hanımlarından. veya uzun saçlı beylerden.saçların dalgalı ve boyalı olduğunu belirteyim.
banyodan sonra düğüm düğüm olmuş ve zor taranan saçları açmak için "durulanmayan", saçın üstünde kalan bir saç kremi tavsiyesi istiyorum sözlük hanımlarından. veya uzun saçlı beylerden.

saçların dalgalı ve boyalı olduğunu belirteyim.
0
kibritsuyu
(17.04.09)
elidor 7 24 var. dalgalı ve boyalı saçlara özel olanı da var.

(bkz: krem 7 24)

eğer bunun gibi bişey aramıyorsanız loreal elseve inkiler iyidir yani

www.google.com.tr
0
emcedeltate
(17.04.09)
elidorun ince narin minik yapılı bir kremi var uzun zamandır kullandığım en iyi durulanmayan krem diyebilirim.
0
fotograf cekemeyen japon turist
(17.04.09)
elseve'in anti-casse diye geçen turuncu şişeli olanları. ama sprey olmayanından alacaksın burası mühim, sıvı sabun gibi olanları güzel. sprey olanları güzel değil.
0
mortifera
(17.04.09)
Kerastase in nutritive serisini önerebilirim, bir kaç tane durulanmayan kremi var birini seçebilirsiniz, benim saçlarım da uzun-boyalı, ense kısmım rastalı gibi dolaşırdı hep, iyi geldi bu seri.

bir de gliss in sıvı saç kremi de iyi ama saç derisini yormayan olanı değil,diğeri.
0
pinking of you
(17.04.09)
Efenim Swarzkopf Gliss öneriyorum. Bomba ürünleri var. Ama ne gerek var tabii o kadar para vermeye. Avon'un bi kremi vardı bi de papayalı. Yine yıkamadan kullanılanlardan. Arkadaşlarımdan biri o koca afro kafasını açmayı bırak düzleştiriyordu bile! Dene bence ucuz da hem.
0
follus cerebralis
(17.04.09)
ben her banyodan sonra mavi su diye bişey kullanıyorum. ablamdan gördüm kullanmaya başladım. saçları m ince telli olduğu için çok zor oluyodu açması ama bu mavi sudan biraz sıkıyorum tarak kayıp gidiyo. fena bişey cidden.
0
telewizyon sehpasi
(17.04.09)
body shop'da amlica diye bişi var. banyodan çıktıktan sonra sürüyorum, bezelye kadar minicik kadarı benim omzumla belimin tam arasında uzunluğu olan (tasfir yeteneğimi yitirdim yazarken) dalgalı ama boyasız saçlarımı hemen açıyor, pırıl pırıl yapıyor. reklamcıydım eskiden ebet.
0
zkurmus
(17.04.09)
Kerastase Nutritive Serum Nutri-Sculpt

Yıllardır kullanıyorum, son derece memnunum. Saçı asla yağlandırmıyor, ipek gibi yapıyor. Benimki boyalı saç. Diplere sürmeyin.
0
endless dream
(18.04.09)
(3)

polis akademisi serisi ve jones kişisi

kibritsuyu
arkadaşlar polis akademisi serisini hepiniz biliyorsunuz. bu serinin filmlerinde ağzıyla değişik sesler çıkaran jones diye bir karakter var hani. hah bugüne kadar polis akademisi serisini dublajlı izlemiş olan benim gibi kişiler fark etmiştir ki, bu arkadaş kafasına bant bağlayıp bruce lee moduna gi
arkadaşlar polis akademisi serisini hepiniz biliyorsunuz. bu serinin filmlerinde ağzıyla değişik sesler çıkaran jones diye bir karakter var hani. hah bugüne kadar polis akademisi serisini dublajlı izlemiş olan benim gibi kişiler fark etmiştir ki, bu arkadaş kafasına bant bağlayıp bruce lee moduna girdiği zaman ağzı şekilden şekile girmekte, orada acaip sesler çıkararak bir şeyler söylemekte ama biz dublajda saçma bir çeviri duymaktayız. yıllardır içimde uktedir. bruce lee modunda dövüşe hazılanırken ne diyor lan bu adam? senelerdir neden mahrum kaldık? çok komik bir şeyler söylüyor veya komik sesler çıkartıyor gibi duruyor ama biz dublajın insafına kalmış izliyoruz yıllardır.
0
kibritsuyu
(14.04.09)
www.youtube.com

toplama. bunda hepsi var. bant bagladigi zaman da jimi hendrixi yapiyordu, bruce lee yi baska bir zaman yapiyordu.
0
kadirsavun
(14.04.09)
www.youtube.com

bu da karate sahnesi, bundaki kafadaki banti atlamisim ben.
0
kadirsavun
(14.04.09)
aslında genellikle karate filmlerinde rastlanan bir dublaj sorunu alaya alınıyor, uzakdoğu dövüşçülerinin mimikleri ve ağızkalabalıklığıyla ingilizce dublajı arasındaki uyumsuzluk hicvediliyor.
yani mesela, çinli bir karateci; "kianjukiçanaimzayauvirata iiian mmuu aayyaa vuhhuu" diye beşyüz dudak hareketi yaparken ingilizce dublajda "you will pay this" geçince bir sürü sessiz dudak hamlesi gerçekleşiyor. aynı şey türkçe dublajda da çok olurdu eskiden. fakat son 15 senedir türkiye'de seslendirme sanatı kendini çok geliştirdi.
edit- burada kendi gösterisinde yapıyor aynı şeyi:
www.youtube.com
0
midesiz
(14.04.09)
(3)

lost sorusu - dikkat spoiler içerir

kibritsuyu
--------------------------------------- spoiler---------------------------------------- kate bacım sayid'in vurduğu küçük benjamin linus'ı richard'a verdi. benjamin orada büyüdü. rousseau'nun bebeğini kaçırdı. peki bu senelerde others'ın yanında kalmış olan benjamin'in dharma'ya nasıl geri döndüğünü
--------------------------------------- spoiler---------------------------------------

- kate bacım sayid'in vurduğu küçük benjamin linus'ı richard'a verdi. benjamin orada büyüdü. rousseau'nun bebeğini kaçırdı. peki bu senelerde others'ın yanında kalmış olan benjamin'in dharma'ya nasıl geri döndüğünü gördük mü, ya da görecek miyiz? zira gazla babasını öldürdüğünde ve richard'lar da aynı anda köyü tarumar ederken benjamin gayet dharma tulumlu dharma çalışanıydı. onca yıl dharmacılar salak mı ki onca yıl others'ın yaında kalıp yetişöiş adamı geri almışlar? yoksa benjamin yanar döner bir orada bir burada takılan bir adam mıydı? (rousseau'nın bebeğini kaçırırken ethan'ın orada ne işi vardı, o ne ara geldi benjamin'in yanına konusuna hiç değinmiyorum.)

- geçen sezonlarda hugo vosvos minibüsü bulduğunda, sawyer da minibüsteki biraları içerken workman roger'ın iskeletiyle oturup içmişti. acep onun geçmişteki roger olduğunun farkında mı? "anaa lan benim iskeletinin kafasına bira kutusu vurup cheers yaptığım workman roger şu herif lan ehehe" demiş midir?
0
kibritsuyu
(13.04.09)
1- onu daha görmedik ama ben'in çift taraflı çalıştığını zannediyorum ben. yani iyileştikten sonra tekrar dharma'ya gelmiştir ama bir yandan da the others için çalışıyordur. fakat dharma'nın bundan haberi yoktur. daha sonra da zaten büyük plan devreye giriyor ve hepsi mefta oluyor.

2- onun, o roger olduğunun farkında olduğunu gösteren bir işaretle karşılaşmadık henüz.

benim de bir sorum var o zaman. bir fikri olanlar cevaplasın.
bu dallama benjamin tüm dharma ekibini öldürdüğü vakit, onların arasında kate, jack, sawyer, falan da vardı değil mi? eğer öyleyse, 2004 teki uçak kazasında bunlar adaya tekrar geldiklerinde benjamin onları dharma'dan hatırlıyor olmalı sanki. yoksa yanılıyor muyum?
0
henry gale
(13.04.09)
şu hatırlama olayı çok tuhaf. nasıl bağlayacaklar ben de anlamadım. hurley ve o çekik gözlü ölülerle konuşan adamın konuşması da bir yere bağlanmadı sonuçta.
benjamin'e charles söyledi zaten, bizden biri olmak için bizim yanımızda durmana gerek yok dedi. bence o konuşma olayı açıklıyor. arada herhalde daha bir çok olay oluyor sonra da.

bu arada biz şöyle bir olay fark ettik. ben de onu sormak istiyorum. en son kate benjamin'e kan verirken arkada yatakta yatan bir adam var. bir görünüyor bir kayboluyor. sawyer'a biraz benziyor. o adam kimdir? çekim ekibinden midir? :D
0
kediebesi
(13.04.09)
benjamin'in dharma'ya dönüşünü nasıl bağlıcaklar merak ediyorum. others konusunda haklı paranoyaları olan dharma ahalisi benjamin'i öylece kabul ederse "hadi ordan" derim.

belki de "the incident" ile tüm ada'nın hafızası silinir. nasıl olsa ben'in bizim lostie'leri hatırlamamasını (gerçi bu bilgi kesin değil. bildiklerini gizlemiş de olabilir ben çakalı) "tapınağa girince bizden biri olacak, hiçbir şey hatırlamayacak" diye çözüverdiler. hhahahaha

hem böylece rousseau'nun jin'i hatırlamaması da "mantıklı" bir nedene bağlanmış olur.

aslında bu tür sorulara cevap aramak için biraz daha beklemek lazım. tek bir hamlede ters köşe yapabilirler. biz de yorum yaptığımızla kalırız.

edit: arkada gözüken adamlar vs. bir çoğu keşfedilip, forumlarda tartışılsın diye atılan yemlerdir bence. hikayeye etkisi yoktur.
0
thalamus
(13.04.09)
(3)

lig maçı dinlenecek radyo

kibritsuyu
ulan illa illegal yollara mı başvuralım lan bir maçı takip etmek için? illa justin tv, sopcast falan mı kurcalayalım be? hadi izleyemiyoruz, bari dinleyelim desek, trt'nin ses tonu değişmeden maç anlatan, "evet şimdi de birbirlerine girdiler, evet tokat atıyorlar" diye sakin sakin anlatan spikerine
ulan illa illegal yollara mı başvuralım lan bir maçı takip etmek için? illa justin tv, sopcast falan mı kurcalayalım be? hadi izleyemiyoruz, bari dinleyelim desek, trt'nin ses tonu değişmeden maç anlatan, "evet şimdi de birbirlerine girdiler, evet tokat atıyorlar" diye sakin sakin anlatan spikerine mecbur kalıyoruz.

ankara'da lig maçlarını doğru düzgün anlatan radyo önerebilir misiniz 93.3 trt dışında? tek tek gezdim, başka yok, ya da ben bulamadım.
0
kibritsuyu
(13.04.09)
dün maçı radyodan dinlemek zorunda kalmış birisi olarak trt dışında 2 radyoya denk gelmiştim. bir tanesi gayet heyecanlı anlatıyordu, diğerinin mikrofon cızırtı yapıyordu. heyecanlı anlatanı beğenince aramadım başka. mp3 çalardan dinliyordum. son kalan frekans 93.0. tamam emin olamadım ama araştırınca buldum. lig radyo diye bir radyo varmış maç günleri radyovizyon'la yayın birleştiriyorlarmış. şurada yazmakta: www.radyolig.com
0
dambil
(13.04.09)
ANKARA - RADYO VİZYON 93.0

lig radyo'nun ankara'daki yayın ortaklarından biriymiş, burdan dinleyebilirsiniz sanırım.
0
rectoa
(13.04.09)
Şimdi hangi radyoda bilmiyorum ama Ali Ferahbot un anlatımı gayet heyecanlıdır. Bol bol umut pompalayıp hayallerinizi doruğa vurduruyor.
0
iustitia omnibus
(13.04.09)
(3)

tamire giden şeyin daha beter olup gelmesi

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, evlenirken alıp taktırdığımız cillop gibi avizenin patlayan ampulünü sökerken dibi (duyu) de birlikte gevşedi. vidalı olduğu yerden çıktı, arkasındaki kabloya asılı vaziyette sallanıyor. arkasındaki kablo burulduğu için geri vidalanmıyor. ucundan tutar gibi bir diş vidalanıyor, e
sevgili arkadaşlar, evlenirken alıp taktırdığımız cillop gibi avizenin patlayan ampulünü sökerken dibi (duyu) de birlikte gevşedi. vidalı olduğu yerden çıktı, arkasındaki kabloya asılı vaziyette sallanıyor. arkasındaki kablo burulduğu için geri vidalanmıyor. ucundan tutar gibi bir diş vidalanıyor, elleyince çıkıyor. bir de bok yedim, kontrol kalemiyle elektrik geliyo mu acaba, yoksa burarken (epey uğraştım çünkü vidalarım diye) kabloyu koparttım mı diye bakarken kısa devre yaptırıp (evet kontrol kaleminin ışığını görecem diye eğilip bükülürken iki üç birbirine değdi) duyu iyice yaktım. pat diye patlayıp sigortayı attırdı. kapkara oldu iç tarafı. muhtemelen erimiştir de. şimdi aldığımız yere söyledim, servis gelip bakacak. lakin "tamire giden şey asla düzelip gelmez" diye bir intiba oluşmuş bende. pahalı da bir şeydi. korkuyorum. altı üstü duy değişecek ama üstünde metal kaplaması falanı var, vidası yivi falan yok, nasıl sökülecek, nasıl takılacak bilemedim. düzelir di mi bu? daha beter sıçıp getirmezler di mi?
0
kibritsuyu
(10.04.09)
(bkz: if it ain't broken don't fix it)

Ben bu söze inanmadım da başıma gelmeyen kalmadı. Neyse öneri babında, istersen servise gitmeden onların yanında bir fotoğrafını çek, farklı gelirse canınızı yakarım tadında bir şeyler ima et, belki daha dikkatli olurlar.
0
sui
(10.04.09)
gözümün önünde tamir istesem daha mı iyi acaba, "değiştirebiliyorsan götürme, burada değiştir" desem?
işin kötüsü, 4 tane ampul var üstünde. diğerleri sağlam duruyor. bakim onlardan biri de patlasan onlar da gevşiyor mu diye deneyeyim dedim, ampulü çevirmemle birlikte onun da dibi gevşemeye başladı, hemen geri sıktım (çalışıyorsa elleme mantığı tam olarak) ama gün gelecek o ampul de patlayacak. ne sikindirik şeymiş. dünyanın parasını ver al ampul değiştirirken elinde kalsın.
0
🌸kibritsuyu
(10.04.09)
maalesef bu aydınlatma ürünlerinin çoğu çin malı. kime sorsanız kendi imalatı. ama yok öyle bir şey. nereden ve ne zaman aldınız bilmiyorum ama bir şekilde aldığınız yerle halletmeniz gerektiğini düşünüyorum. bir sürü para alıp kalitesiz ürün satıyorlarsa yanlarına kalmasın.
0
aklimdan zorum var
(10.04.09)
(2)

boka benzeyen iğrenç madde

kibritsuyu
daha önce de soruldu burada ama aradım bulamadım. nasıl arayacağımı da bilemedim aslında.youtube'da görmüştüm. böyle bir şey vardı. akvaryumda kütük gibi bir şey çakmakla ısıtınca böyle bok gibi uzuyor büyüyor falan bütün akvaryumu kaplıyordu. neydi o maddenin adı?
daha önce de soruldu burada ama aradım bulamadım. nasıl arayacağımı da bilemedim aslında.

youtube'da görmüştüm. böyle bir şey vardı. akvaryumda kütük gibi bir şey çakmakla ısıtınca böyle bok gibi uzuyor büyüyor falan bütün akvaryumu kaplıyordu. neydi o maddenin adı?
0
kibritsuyu
(09.04.09)
icinde civa vardi onun. bakiyorum simdi.

edit: buldum. Mercury Thiocyanide imis adi.

edit2: pardon Mercury(II) thiocyanate olarak degistiriyorum.

hatta en.wikipedia.org(II)_thiocyanate
0
osuruklu
(09.04.09)
South PArk'ın bi bölümünde tüm şehri kaplıyordu bu cisim ya da buna benzer bişey.

1000 yıl önce bu elimde olaydı, büyücüyüm peygamberim diye kitleleri peşimden köştururdum.
0
mabl
(09.04.09)
(4)

apartmandaki su borusu

kibritsuyu
8 katlı bir apartman düşünün. bu partmandaki su boruları hangi noktadan itibaren daireye, aittir? yani diyelim ki apartmanda bir yerde 8. kattaki adamın su borusu 5. kat hizasında patladı. bu boruyu 8. kattaki adam mı yaptırır, apartmann ortak borusu sayılır da apartman mı yaptırır?veya şöyle sorayı
8 katlı bir apartman düşünün. bu partmandaki su boruları hangi noktadan itibaren daireye, aittir? yani diyelim ki apartmanda bir yerde 8. kattaki adamın su borusu 5. kat hizasında patladı. bu boruyu 8. kattaki adam mı yaptırır, apartmann ortak borusu sayılır da apartman mı yaptırır?

veya şöyle sorayım: su sayacından çıktıktan sonra direye aittir", "daireye girmeden önceki kısım apartmana aittir" falan diye genellemek mümkün müdür?
0
kibritsuyu
(08.04.09)
benim bildiğim evin içindekiler ev sahibine aittir.
evin dışındakiler apartmanın ortak malıdır.
0
zeki baba
(08.04.09)
mümkündür. borular sayaca kadar apartmanınıdır. 8. kattaki adamın borusu diye bir şey yok ki. 5.katta patladıysa tüm üst katlar susuz kalır. her daireye ayrı boru gitmiyor ki. ya zeminde patlasaydı. ya da birinci katta.
0
trocero
(08.04.09)
Kat mülkiyeti kanunundan bahisle "bağımsız bölümler dışında kalan" ifadesinden söz konusu patlayan borunun apartmana ait olduğu sonucuna ulaşılır. burada ki bağımsız bölüm denen dairedir ve bu bölüm sınırlarına girmeyen her şey apartmanın ortak malı ve sorumluluğundadır bu sebeplerden dolayı söz konusu patlak boru masrafı tüm apartman sakinlerini ilgilendirir ve ortak olarak ödenmesi gerekmektedir.
0
from brain to fingers
(08.04.09)
boru söz konusu dairenin sayacından önce patladıysa apartmanın ortak borusu sayılır. sayaçlar bazı apartmanlarda giriş katında bazılarında daire kapılarının önünde olur. apartmandan apartmana değişir yani.
0
baskaturlubirsey
(08.04.09)
(2)

eski mazda 323 selektörü

kibritsuyu
he arkadaşım bu çocukluğumuzda "vaay lan arabaya bak kara şimşek lan" dediğimiz, normalde farları kapalı duran, yakınca açılan güzide otomobil gündüz vakti nasıl selektör yapardı? lan zaten selektör anlık bir şey. far kolunu çekince anında yapmalı. seri selektör için far kolunu 2-3 kere çekince çeki
he arkadaşım bu çocukluğumuzda "vaay lan arabaya bak kara şimşek lan" dediğimiz, normalde farları kapalı duran, yakınca açılan güzide otomobil gündüz vakti nasıl selektör yapardı? lan zaten selektör anlık bir şey. far kolunu çekince anında yapmalı. seri selektör için far kolunu 2-3 kere çekince çekince ohooo, bzzz farlar açılsın, 2-3 kere yanıp sönsün yanıp sönsün bzz geri kapansın. olur mu lan öyle, o açılıp kapanana kadar selektörün kıymeti kalmadı. karşıdan gelen geçti gitti. nasıldı lan peki böyle değildir. senelerdir kafamı kurcalar durur.
0
kibritsuyu
(07.04.09)
aynen dedigin gibiydi. onun da havasi baskaydi.
0
polifonik osuruk
(07.04.09)
2-3 kere selektör yapınca açılıp kapanmazdı. bir kere açıldığında sen 3-4 kere selektör yapardın, sonra kapanırdı.
0
teritori
(07.04.09)
(5)

flight simulator oynadıkça kafaya takılanlar

kibritsuyu
1. atc bana sürekli bilmemne ground'la bağlantı kur, bilmemne center'la temasa geç, bilmemne tower'la konuş, hede hödö approach'u ara diyip duruyor. len biz filmlerden öğrendiğimiz tane kule var, her şey ordan yönetilmiyor mu? kule içinde ground, approach, center, tower falan diye farklı birimler va
1. atc bana sürekli bilmemne ground'la bağlantı kur, bilmemne center'la temasa geç, bilmemne tower'la konuş, hede hödö approach'u ara diyip duruyor. len biz filmlerden öğrendiğimiz tane kule var, her şey ordan yönetilmiyor mu? kule içinde ground, approach, center, tower falan diye farklı birimler var da her iş için ayrı kişiyle mi konuşuyoruz, yoksa her konuştuğumuz farklı bir yerdeki telsiz radar görevlisi falan mı nedir?

2. pilotun da, trafik kontrolürünün de türk olduğu durumlarda bunlar kendi arasında türkçe mi konuşur, yoksa diğer uçaklar da duysun anlasın diye ingilizce mi konuşur? var mıdır kuralı?
0
kibritsuyu
(06.04.09)
vatsim vs sanirim. kolay gelsin, ben beceremedim, anlasamadik atc'lerle.
0
fdegir
(06.04.09)
1. kule içinde farklı birimler var ama hepsiyle ayrı ayrı mı bağlantıya geçiliyor kesin bilgim yok... Sanırım durum öyle değil de, senin belirttiğin gibi farklı yerlerdeki radar/telsiz görevlileri...

2. her şekilde ingilizce konuşuluyor... eminim ondan...
0
tcp0203
(06.04.09)
alakali olarak su film izlenebilir.
www.imdb.com
0
helpless
(06.04.09)
1. kulede yalnızca yerdeki ve yaklaşan/kalkan uçakları idare eden kontrolörler takılıyor. onun dışındaki kontrolörler yalnızca önlerindeki ekranlara ve radar görüntülerine baktıkları, çoğu zaman havalimanının yakınında dahi olmayan karanlık odalarada yaşamakta.
evet ayrı birimler var bunların hepsi için.

2. teoride tüm konuşmalar ingilizce yapılır. ancak zaman zaman yarı türkçe/ingilizce konuşulduğu da oluyor.
0
386 dx
(06.04.09)
Net olarak $u $ekilde gercekle$ir durum;

Vatsim yahut ivao farketmeksizin gate de bulunan bir ucak icin siralama $u $ekildedir;

delivery + ground + tower + approuch + center

Delivery hemen hemen hic acilmaz ama aciksa Gate de bulunan bir ucak clearns almak icin once delivery ile temasa gecer. Delivery den clearsn aldiktan sonra gorunda baglanir ve pushback+motor cali$tirma+taxi izni alir. Oradan itibaren groundun gorevi biter ve sizi tower a yonlendirir. Tower sizden pistba$i bekleme noktasina(hold pointe) kadar sorumludur. Siz airborne izni alir almaz approuch a baglanirsiniz ve o da size kimi vektorler verir ta ki center sinirlarina kadar. Center sinirlarina girdiginiz anda center la temasa gecersiniz ve bu temas center sinirlarindan cikip bir ba$ka center sinirina girene kadar ya da ayni center sinirlari dahilinde ineceginiz bir havalimaninin approunch unun sinirlarina girene kadar devam eder. Ardindan ils establih konumuna kadar approuch ile temastasinizdir. İls establish ardindan tower ile irtibata gecilir ve ini$ izni alinir. ini$ gercekle$tikten sonra tower sizi grounda yonlendirir ve gate e kadar taxi suresince ground kontrolundesinizdir. En son olarak ise yine delivery ve motor kapatma izni.

Genelde delivery olmaz, bu yuzden ba$langic groundla olur.

Herhangi bir hava sahasinda konu$malar ingilizce olmalidir ama Turkiye sinirlari dahilinde pilotlar hangi dili(turkce yahut ingilizce) tercih ediyorlarsa kuleler kendisine uyarlar.
0
independence
(19.11.10)
(10)

seri üretim lpg'li araba

kibritsuyu
arabanın benzinlisi var, dizeli var, elektriklisi hibridi bile var da seri üretilen lpg'li araba niye yok lan? yoksa var mı? yani mecbur muyuz sıfır aldığımız arabayı dakikasında bozdurup sanayide tüp taktırmaya? hayır güzel yapanı da var da yani niye alıp bozduruyoruz illa. fabrikasından öyle çıks
arabanın benzinlisi var, dizeli var, elektriklisi hibridi bile var da seri üretilen lpg'li araba niye yok lan? yoksa var mı? yani mecbur muyuz sıfır aldığımız arabayı dakikasında bozdurup sanayide tüp taktırmaya? hayır güzel yapanı da var da yani niye alıp bozduruyoruz illa. fabrikasından öyle çıksa direk olmuyo mu? yasak bir şey değil, gayet yasal şekilde kullanılıyor, satılıyor, ruhsata yazılıyor. niye lan niye?
0
kibritsuyu
(03.04.09)
vardi bir ara fabrika cikisi lpg'li araclar ama bilmiyorum akibeti ne oldu.
0
sourlemonade
(03.04.09)
var, mesela ticari taksiler için bazı markalar seri lpg üretimli araç çıkarıyor, civciv renginde. herkes alabilir onlardan ama sanırım sınırlı sayıda modelde olduğundan bilinmiyor pek.
0
alchemistt
(03.04.09)
kanuniye
(03.04.09)
hah zaten soruş amacım da o. arkadaşım almış hyundai. benzinli ama çevrilebilir şekilde çıkıyor, alırken istersen lpg'ye çevirttiriyorsun. tek farkı gaz tankına yer yapılmış falan yani iğreti durmuyor, öyle bagajın yarısını falan kaplamıyor. bir de sanayi ustasına değil orijinal ustasına yaptırılıyor, fabrika garantisine dahil oluyor falan. ama sonuçta benzinli alıp değiştiriliyor. yine seri üretim değil.
0
🌸kibritsuyu
(03.04.09)
fordun da tr de olmasa da boyle modelleri var.
0
bryan fury
(03.04.09)
10 yıl kadar önce Fiat Siena'yı üretmişti lpg'li ama bu bilgi işinize yaramaz sanırım.
0
mim
(03.04.09)
türkiye'de chevrolet yapıyor.
0
passion rules the game
(03.04.09)
Bunu ilk defa Hyundai yapacakmis, yalniz lpg hybrid olan lpi teknolojisi olacak, seri uretime de gecilecekmis..

www.hyundai-blog.com
0
ermanen
(03.04.09)
şahin, doğan vs. de bir dönem böyle çıktı.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(03.04.09)
siena, palio'nun da fabrika çıkışlı tüplü araçları vardı...
0
frtsglm
(03.04.09)
(2)

dün akşamki türkiye ispanya maçının başında

kibritsuyu
ne için saygı duruşu yapıldı? kaçırdım o kısmını.
ne için saygı duruşu yapıldı? kaçırdım o kısmını.
0
kibritsuyu
(02.04.09)
sanırım fildişi sahilleri maçında tribün çökmesi sonucu ölenler olmuş, o yüzden. rakip takımın marşını ıslıklama sevdasına istiklal marşının yarısını da ıslıklayan canlılara sövmekle meşgul olduğumdan ben de tam anlayamadım orasını.
0
sotw
(02.04.09)
dünya kupası eleme grup maçı Fildişi Sahili-Malavi maçında stat duvarının çökmesi sonucu 22 kişinin ölmesinden dolayı.
0
cehcho
(02.04.09)
(5)

sararan çamaşırlar

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, birkaç seferdir kimi beyaz çamaşırlarımızın (hepsinin değil) orası burası sararmış şekilde çıkıyor makineden. eşimin beyaz gömleğinin manşeti (beyazlarla birlikte 40 veya 60 derecede yıkandı), benim de lacivertli kırmızılı beyazlı kazağımın beyazları (kazaklarla birlikte 30 derec
sevgili arkadaşlar, birkaç seferdir kimi beyaz çamaşırlarımızın (hepsinin değil) orası burası sararmış şekilde çıkıyor makineden. eşimin beyaz gömleğinin manşeti (beyazlarla birlikte 40 veya 60 derecede yıkandı), benim de lacivertli kırmızılı beyazlı kazağımın beyazları (kazaklarla birlikte 30 derecede yıkandı) sararmış lekelenmiş gibi çıktı. beyazları ve renklileri ayırarak yıkıyoruz. makinenin orasına burasına sıkışmış renkli bir şey yok. ön yıkama kullanmıyoruz. bembeyaz atletlerde falan bir şey yok. bir tek bu ikisini bozdu çıkardı. niye böyle oldu bunlar? calgon kullanmadık diye mi, deterjanı mı az koyduk, kızılırmak suyu yüzünden mi?

bir de bunları kurtarabilir miyiz? gömlek için çamaşır suyu kullanılabilir belki de, renkli kazak ne olacak? yepyeniydi daha.
0
kibritsuyu
(01.04.09)
Bence beyazlar için bir toz deterjan ve Kosla Vanish kullanarak ikisini birlikte tekrar yıkayın. Yıkamadan önce koslayı kullanmadığınız bi diş fırçasına filan döküp sarı lekeli olan yerleri fırçalayın. Ben çok kıyafet kurtardım böyle, kosla rulz harbiden
0
sigata
(01.04.09)
makine bosch marka 3 senelik bir makine. şehir ankara. su, ankara'nın malum suyu. deterjan ariel enzim beş midir nedir ondan. yumuşatıcı hiç kullanılmaz. calgon arada eserse koyulur.
0
🌸kibritsuyu
(01.04.09)
kuzenimin başına gelmişti. makinenin deterjan bölmesinden içerisine giden bağlantıda deterjan birikmesi yüzünden oldu demişti servis. orayı temizlediler. düzeldi. üstelik kuzenim bunu sıfır makinede yaşadı. makine eski olmasa bile olabilir yani. devam ederse bi servis çağırın derim nacizane.
0
aklimdan zorum var
(01.04.09)
Kosla vanish ve az çamaşır suyu karışımını sıcak suya ekledim. çamaşırları bir gün beklettim, beyazötesi oldu.
0
zener
(01.04.09)
abi gecen gun ben tuvaletin muslugundan akan suyu gorunce inanamadim. sari olma yolunda emin adimlarla ilerleyerek kahverengi-gri-siyah olmanin hakli gururunu yasiyordu.

kesin sudandir diyorum yani.
0
osuruklu
(01.04.09)
(1)

belediye başkanının görevden alınması

kibritsuyu
seçimle göreve gelmiş bir belediye başkanı ne olursa görvden alınabilir? yani bu adam milletvekili değil ki dokunulmazlığı olsun. yolsuzluğu kanıtlanırsa, ya da herhangi bir şekilde iligli davayı kaybeder de mahkum olursa görevi de düşer mi, ne şartlarda düşer, kim görevden alır? yoksa görevde kalma
seçimle göreve gelmiş bir belediye başkanı ne olursa görvden alınabilir? yani bu adam milletvekili değil ki dokunulmazlığı olsun. yolsuzluğu kanıtlanırsa, ya da herhangi bir şekilde iligli davayı kaybeder de mahkum olursa görevi de düşer mi, ne şartlarda düşer, kim görevden alır? yoksa görevde kalmaya devam edip cezasını çeker mi? (illa hapis olmak zorunda değil. yolsuzluktan dolayı para cezasına mahkum olsa, parayı ödeyip göreve devam eder mi mesela)
0
kibritsuyu
(30.03.09)
bu gibi durumlarda içişleri bakanlıgı yetkili oluyor. sorusturma için dahi izin vermeyebiliyor. karsı dava fln ugrasana kadar zaten secim geliyor. hatta melih gokcek için bu surec islemıstı sanırım kızılırmak suyu ile ilgili olrak.
0
bryan fury
(30.03.09)
(3)

yarım sayfaları aynı sayfaya yazdırmak

kibritsuyu
salak bir başlık oldu.şimdi şöyle. elimde arka arkaya döktürmem gereken bir a4 sayfasının yarısını oluşturacak pdf belgeler var (tahakkuk fişi). yazdır dediğimde her biri tek a4'ün üst tarafına yazıyor, kağıtların altları da boş kalıyor.ben amele usulü yapıyorum yazdırılacak 10 tane belge varsa 5 ta
salak bir başlık oldu.

şimdi şöyle. elimde arka arkaya döktürmem gereken bir a4 sayfasının yarısını oluşturacak pdf belgeler var (tahakkuk fişi). yazdır dediğimde her biri tek a4'ün üst tarafına yazıyor, kağıtların altları da boş kalıyor.

ben amele usulü yapıyorum yazdırılacak 10 tane belge varsa 5 tanesini yazdırıyorum, sonra kağıtları alıp ters şekilde (aş aşağı) yazıcıya tekrar koyup kalan beşini yazdırıyorum. sonra da ortsına cetveli koyup falçatayla kesiyorum.

kolayı yok mu bunun? word olsa kolay da ayrı ayrı pdf'ler olduğundan imkansız gibime geliyor.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
corel draw'un varsa pdfleri corel'da birlikte aç, bir sayfaya 2 tanesini yapıştır mesela?
0
little thin goddess
(25.03.09)
FinePrint adında bir yazılım var.
Tam olarak senin ilacın.
1 sayfanın içine, 8 sayfaya kadar sığdırma yapabiliyorsunuz.
0
zeki baba
(25.03.09)
abi biz de tahakkuk yazdırırken senin amele usulünden yapıyorduk.

sonra aşağıdaki matbaya gittim elimde bir top a4 ile, bunu ortadan kesti adam, a5 oldu elimde 1000 tane.

tahakkuk yazdıracağımız zaman onları koyuyoruz, ardarda basıyoruz. güzel oluyor.
0
karapolisnas
(25.03.09)
(6)

windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı

kibritsuyu
evet siyah üstüne beyaz yazılı ekranda (dos ekranı) böyle bir uyarı veriyor bilgisayar.windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı\system32\drivers\pci.sysözgn kur disketini ya da cd'yi takıp r ile onarma yapın falan diyor.cd takıp cd'den boot ediyorum, r ile onarma yap diyoru
evet siyah üstüne beyaz yazılı ekranda (dos ekranı) böyle bir uyarı veriyor bilgisayar.

windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı
\system32\drivers\pci.sys

özgn kur disketini ya da cd'yi takıp r ile onarma yapın falan diyor.

cd takıp cd'den boot ediyorum, r ile onarma yap diyorum, tırtır bir şeyler yükleyip başarısız oluyor. yeniden başlatınca yine aynı hatayı veriyor.

geçen hafta da pci.sys değil de başka bir şeyi bulamayıp açılmadı. ne ettiysem başaramadım. en son format attım düzeldi.

hayır komut istemi açılsa klasöre başka bilgisayardan dosyayı kopyalarım ama komut istemi bile açılmıyor, güvenli kip bile yok. nedir bilgisayarın derdi? her hafta format mı atacaz? ya da en azından komut istemi açılsın da dos modundan başka bilgisayardan disketle kopyalayayım eksik dosyayı yerine.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
scandisk'le hdd'yi bir kontrol edin derim ben. benzer bir sorunu yasadiktan sonra yaptigim scandisk sonucu, bad sector'lerle dolu olan bir hdd'ye sahip oldugumu ogrenmistim.
0
diabolus79
(25.03.09)
eğer sadece dosyayı kopyalayacağım dersen, windows 98 cd si ile bilgisayarı, cd-rom desteğiyle başlatıp, oradan kopyalama yapabilirsin. muhtemelen elinde win98 cd' si olmadığı için diğer önerime geçiyorum.

erd commander programını bulabilirsen, bunu dene derim. bilgisayarını bu programla açıp, istediğin kopyalamayı yapabilirsin.

son öneri olarak (en mantıklısı) windows kurduğun cd ile bilgisayarı açarsın. windows kurulumu başlat yani. adımları sırayla geçiyorsun.karşına çıkan ikinci "R" seçeneğine bastığında, windows sistem dosyalarını yeniden kopyalar. böylece sorunun çözülmüş olur. diğer dosyalarına herhangi bir zeval gelmemiş olur böylece. burada önemli olan nokta, windows' u kurduğun cd ile, bu işlemi yapacağın cd' nin aynı olması. yani, xp pro sp2 cd' si ile kurduysan, onarmayı da bu cd ile yapman lazım. yoksa dediğim onarma penceresi çıkmaz.
0
erzi
(25.03.09)
windows 98 cd'si, hatta windows 95 cd'si, hatta hatta windows 3.1 disketleri bile var elimde.

windows 98 cd'si ile denemedim ama windows 98 başlangıç disketi ile disketten boot ettirmeyi denedim yine açılmadı. bios'dan boot sırası a,c,cdrom şeklinde seçerek yaptım bunu.

sanırım elime aldım bilgisayarı. aynı cd'den r ile onarım yapmıyor. windows 98 başlangıç disketiyle açmıyor. bir dos ekranı gelse eksiği kopyalayacam ama o da gelmiyor. f5'le açıyorum güvenli kip, sistem geri yükleme falan hiçbiri çalışmıyor. hepsi aynı yere çıkıyor. ve harddiskten trrrt trrrt diye aynı ritmde okuma/okuyamama sesleri geliyor sanki.
0
🌸kibritsuyu
(25.03.09)
1- boot sırasında cd-romu, 1. sıraya getirmen lazım. ondan sonra 98 cd si ile açabilirsin.

2- hatta sende bunlar varsa, muhtemelen win98 başlangış disketi de vardır :)
disket varsa eğer, boot sırası a,c,cdrom şeklinde yaparsan açılır.
0
erzi
(25.03.09)
ben de zaten öyle yazdım. başlangıç disketinden boot için a, c cdrom yaptım olmadı.

cd'den denerken de haliyle cdrom, a,c (veya cdrom,c,a hatırlaıyorum, sonuç olarak cdrom'un ilk sırada olduğu bir şey) yaptım. önyükleme için tuşa basın dedi, bastım. windows kur geldi, baştan kurmak için şuna, onarmak için r ye basın dedi, bastım, tırt vırt etti yine aynı hatayı verdi.
0
🌸kibritsuyu
(25.03.09)
en güzeli, live cd(ubuntu,pardus) gibi şeylerle bilgisayarı aç. sonra yedeklerini al ve formatla.

yada diski başka bir bilgisayara 2.disk olarak takıp, yedeklerini alıp, formatla.
0
erzi
(25.03.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.