Giriş
(6)

yeni bilgisayar - floppy

kibritsuyu
yahu bu yeni bilgisayar üreticileri bilgisayarlara niye floppy koymuyor birader. hadi laptopları anlarım. zaten küçücük bilgisayar. dvd writer, kart okuyucu, hede çıkışı hödö girişi derken yer kalmıyor okey. ama eşşek kadar midi tower kasaya niye floppy koykuyorsun birader. pahalı bir şey değil, mal
yahu bu yeni bilgisayar üreticileri bilgisayarlara niye floppy koymuyor birader. hadi laptopları anlarım. zaten küçücük bilgisayar. dvd writer, kart okuyucu, hede çıkışı hödö girişi derken yer kalmıyor okey. ama eşşek kadar midi tower kasaya niye floppy koykuyorsun birader. pahalı bir şey değil, maliyet düşürme amaçlı değil, yerden tasarruf desen zaten eşşek kadar kasa. ne var yani 10 liralık bir floppy koysan oraya da uğraştırmasan bizi servisle falan? evet şu devirde hala disketle iş yapılıyor. kullandığım program yedeklerini diskete alıyor. yüksek lisans tezimi okul diskette istiyor. müşterilerim getirdiği belgeleri disketle getiriyor. adama flashdisk diyince, cd/dvd diyince höee diyor. disket sürücü lazım bana. niye koymuyorsunuz lan? garantili bilgisayar olduğundan kendim açamıyorum. koca kasayı bi disket sürücü için yüklenip servise mi götüreyim illa ki.
0
kibritsuyu
(09.01.08)
usb floppy'ler var ?
hem bir kere alip defalarca istedigin yerde kullanirsin.

artik bitti be abi disket falan. hani sata-ide(sata disk'i ide gibi gosteren) desteklemeyen anakartlarda win xp yuklerden sata driver'i tanitman gerekiyordu disketten falan. en guncel bildigim onun icin kullaniliyordu, ki o da yeni anakartlarla falan bitti. vista'nin da o sorunu yok, ayrica xp sp3'te de o olay kalkiyor.
yani cok unique olmadigi surece pek kullanilmiyor artik.
0
sourlemonade
(09.01.08)
abi devlet daireleri yeşil siyah ekrandan renkli ekrana yeni geçti. benim müşterilerim hala hesap makinesi yerine facit kullanıyor. uymak zorundayım. envayi teknolojiyi bilgisayarıma koysam da eskisini de kullanmak zorundayım. faks denen 20 yıllık teknolojiyi bile hala doğru düzgün kullanamayan adamlar var ki ben bu adamlara "mail atıyim abi senin dosyayı" diyince "höe" diyorlar. yani usb alır kullanırım, açar kendim de takarım ama bitse ve ikamesi de yoksa onu da koy bilgisayara. koskoca kasa. cd rom da bitti mesela. ama dvd writer denen alet cd de okuyor, cd de yazıyor, dvd de okuyor, dvd de yazıyor. yani tek alette toplayıp bir tane koyuyorlar combo olarak. disketin günahı ne. azımsanmayacak kadar yer kullanıyor hala.
0
🌸kibritsuyu
(09.01.08)
1.44MB .. artik cok cok komik bir sayi malum.
istisnalar kaideyi bozamiyor i$te..
0
sourlemonade
(09.01.08)
intel artık yongasetlerine bütünleşik ide denetleyici bile koymuyor buna rağmen pek çok anakart üreticisi harici yongalarla destek veriyor. eğer disket sürcü bu kadar lazımsa (anakartınız muhtemelen destekliyordur) gider bir flopy sürücü alır takarsınız son derece basit bir işlem. eğer kasa üzerin de yuva yoksa 5.25" yuvalarına takılan kapaklardan kulllanabilirsiniz (nerde satılır bilmem, ama var böyle birşey, kendiminkinden biliyorum)
0
opteron
(09.01.08)
@opteron: yok anlatamadım ben. derdim gidip almak takabilmek takamamak değil. niye götlük edip de şunu montaj edilirken takmadıkları. kullanılmıyor, modası geçti gibi şeyler, kabul edilemez. aldığım bir bilgisayara adsl çıktı dial up bağlanan kalmadı diye faks modem kartı koyamyan adamı döverim ben. adsl kullanıyorum ama adsl modem faks çekemiyor. değil mi. kendim toplasam kendim koyarım. gidip satın almak da problem değil. ama markalı üreticiler niye götlük yapıp şu 10 liralık şeyi koymazlar onu diyorum. kullanılmayacaksa da kullanılmasın birader sana ne. blu ray sürücü koyma tamam o maliyeti arttırır. ama 10 lira be 10 lira hepi topu. sen koy da kullanmayan biostan kapatsın, içine de çiçek diksin ama sen koy. en azından kullanmak isteyen admaı engelleme.

al burada muhasebe defterlerini döktürmek için kullandığımız dot matrix yazıcı var lpt1 paralel port bağlantılı. ama laptopta paralel port yok. neresine takayım şimdi ben bu yazıcıyı? 2 yıl sonra desktop anakarttan da paralel port kaldırılınca (belki kaldırılmıştır da bilemiyorum) ben götüme mi sokayım afedersiniz bu yazıcının kablosunu?
0
🌸kibritsuyu
(09.01.08)
xp kullanırken raid diskleri tanıtmak için, vista'ya geçtikten sonra ise bios güncellmeleri için (vista üzerinde yapmak riskli geliyor biraz) halen disket sürücü kullanıyorum. fakat asıl sorun bu galiba. basit bir örnek vermek gerekirse; sata arabirmini hemen hemen beş yıldır kullanıyorum ama sadece hdd için kullanabiliyordum. optik sürücü desteği bir iki piyasada bulunamayan model dışın da hemen hemen hiç yoktu. ta ki, intel ide sürücü desteğini kesene kadar. optik sürücü üreten firmalar birbiri ardına sata modeller sunmaya başladılar ben de gittim bir tane aldım (sata performansından çok, lanet ide kablolarından nefret ettiğim için). yani büyük donanım üreticileri piyasayı zorlamadan üreticiler (sadece donanım değil yazılım üreticileri için de geçerli) ve kullanıcılar harekete geçmiyorlar, alışkanlıklarını değiştirmiyorlar. e bunun ne zararı var derseniz; ilerleme yavaşlıyor; cd çıkmış, dvd çıkmış, flash diskler çıkmış bunlar piyasada gayet ekonomik fiyatlardan satılıyor(fiyat/performans, kapasite/fiyat olarak disket sürücü ile kıyaslanamyacak kadar iyi) halen denyo yazılım disketten başka birşeye kaydetmiyor dosyaları(işyerinde kullandığımız bir kaç proğram var böyle). tabi geriye dönük uyumlukta önemli ama disket sürücü artık dinazor olmuş, birileri iteklemeden ortadan kalkmaya hiç niyeti yok. elbette bu süreç bazen kişisel bazda büyük sıkıntılara yol açabiliyor, şirketler olaya bu kadar masumene yaklaşmayıp kar dürtüsü ile hareket edebiliyorlar. bunun için elden birşey gelmiyor, genel fayda için; küçük zaralara-kötülüklere katlanmak gerekiyor bazen.
0
opteron
(09.01.08)
(10)

imaj almak nedir, nasıl yapılır

kibritsuyu
arkadaşlar, yeni formatladığım bir biligsayara windows xp home edition kurdum. cd'deki versiyon sp1 olduğundan sp2 ve tüm güncellemelerini de indirdim. cillop gibi tertemiz bir sistem oldu. ama her formatta ben bu güncellemeleri sp2'yi falan indirmek istemiyorum. duydum ki imaj almak denen bir şey v
arkadaşlar, yeni formatladığım bir biligsayara windows xp home edition kurdum. cd'deki versiyon sp1 olduğundan sp2 ve tüm güncellemelerini de indirdim. cillop gibi tertemiz bir sistem oldu. ama her formatta ben bu güncellemeleri sp2'yi falan indirmek istemiyorum. duydum ki imaj almak denen bir şey varmış. sistemi komple yedekleyip, bir dahaki formattan sonra da aynen şu anki haliyle geri yükleyebiliyormuşum. bunun nasıl yapıldığını (yedekleme ve geri yükleme) anlatabilir misiniz? hazır elimde tertemiz güncel sistem varken yapayım bunu. lazım oldukça formatlar, ordan yüklerim.

a bilgisayarından imaj alıp b bilgisayarına da yükleyebiliyor muyum mesela? var mı böyle bir şey?

not: korsan falan değildir. bilgisayarın lisanslı işletim sistemidir. a bilgisayarının da, b bilgisayarının da ayrı ayrı lisansları vardır.
0
kibritsuyu
(07.01.08)
en populerlerinden biri (bkz: norton ghost)

a bilgisayarindan b bilgisayarina yukleyebilmen icin hemen hemen tum donanimlarin ayni olmasi gerekir. fazladan atiyorum modem, ethernet karti falan vardir sorun cikarmaz ama temel bile$enler sorun cikaracaktir.
0
sourlemonade
(07.01.08)
a dan b ye yükleyeceksen, sürücüleri kurmadan kalıp al, öbür bilgisayarda sürücüler yüklü olmadan windows kurmuş olursun ve sonradan kurarsın
0
efruz
(07.01.08)
acronis true image var. daha tam anlamıyla denemedim (back up aldım da hiç kurmadım diyim)
ama sözlükte baya övüyorlar.
0
darknum
(07.01.08)
Ghost ile A'dan B'ye yükleyemiyorsunuz donanım değiştiği için ama yurtdışı forumlardan okuduğum kadarıyla True Image ile farkılı donanımlara ya da farklı boyuttaki partisyonlara yüklerken bile sorun çıkmıyormuş.
0
crown
(07.01.08)
ghost ile farklı bilgisayarlara yükleyebiliyorsun, donanım uyuşmasa bile güvenli modda açıp bütün donanımları kaldırıp, sonra normal açıp, donanımları tek tek yükleyebiliyorsun yine

teknik servislerin vazgeçilmezidir ghost
0
efruz
(07.01.08)
ghost la image alacagım derken eline alan cok oldu, acronis diyorlar hep.
0
bryan fury
(08.01.08)
eski versiyonlarında eline alan çok olmuştur belki ama, ghost 12 ile windows üzerinden oldukça kolay imaj alınıyor.
0
the mighty arms of atlas
(08.01.08)
az önce test ettım onayladım. norton ghost tavsiye ediyorum..
0
ayanux
(08.01.08)
beş yıllık acronis kullanıcısı olarak şu ana kadar hiç problem yaşamadım.tek kelime ile mükemmel. kullanıcı ara yüzü kullanışlı ve yönergeleri de gayet basit.
istersen bir önceki imaj üzerine artırımlı olarak 2.,3. imajı da alabiliyorsun. donanımsal olarak farklı bilgisayarlar arası uygulama için "Acronis Universal Restore" adlı yeni bir özellik eklenmiş 11. versiyona ama kullanmadığım için yorum yapamayacağım. bi de imajını aldığın bölümün (partition) boyutuna dikkat et!
diğer bilgisyarda disk bölümlemesini imajını aldığın bölümün boyutunu göze alarak belirle.
0
uzerindeyuregindenbaskamuskatasimayan
(08.01.08)
ghost'u bootable bi cd'ye yazarsanız sorunsuz biçimde partition ya da diskin tamamının imajlarını almanız mümkün. acronis iyi hoş, lakin çalışabilmek için işletim sistemine ihtiyaç duyuyor hala, nihayetinde aldığım imajı işletim sistemini sıfırdan kurduktan sonra alabilecek olmak çok da pratik bi çözüm değil.
0
animæ
(11.01.08)
(2)

ses ile çalışan devre

kibritsuyu
arkadaşlar ses ile çalışan bir devreye ihtiyacım var. bunu hazır olarak bulabilir miyim, birilerine mi yaptırmalıyım. aslında tees elektronik setin kitapçığında vardı bundan. hani böyle elini çırpıyorsun ışık yanıyor, bir daha çırpıyorsun sönüyor falan. ya da onun gibi bir şey. yani sesi mikrofondan
arkadaşlar ses ile çalışan bir devreye ihtiyacım var. bunu hazır olarak bulabilir miyim, birilerine mi yaptırmalıyım. aslında tees elektronik setin kitapçığında vardı bundan. hani böyle elini çırpıyorsun ışık yanıyor, bir daha çırpıyorsun sönüyor falan. ya da onun gibi bir şey. yani sesi mikrofondan (mikrofonu ben de taksam olur. illa mikrofonlu bi derve olması gerekmiyor) duyduğu anda hiç gecikmesiz (gecikmesi ayarlanabilen olursa daha güzel olur ama yoksa da sıfır gecikme işimi görür) devreyi kapatabilen bir düzenek arıyorum. var mıdır?
0
kibritsuyu
(07.01.08)
ya böyle elektronikçilerde hazır devreler satılıyor. 4-5 milyon birşey.. hazır kurulmuşu var, kendin lehimleyip te yapabiliyorsun..
dediğin kitapçılarda var, hatta internette de yüzlerce o tip devre bulup yapabiliyorsun.. ama çalişmayadabiliyor aklında olsun.

o yüzden hazır almak en mantıklısı... bu devre elemanlarını alacağın elektronikçilerde bulursun diyorum ben. ben aldım misal ıslık çaldığımda ışıkları açip kapatıyorum.

balıkesir'de bile var, o yüzden böyle rahatım.
0
os
(07.01.08)
şebeke gerilimi kullanacaksanız kendiniz yapmayın, gördüğüm kadarıyla elektronik bilginiz yok. devrede anahtarlama için röle kullanılır genellikle, kullanılan rölenin sizin kullanımınız için uygun olup olmadığına bakın. ufacık bir röleyle bir kaç lambayı birden yakmaya çalışırsanız rölenin plakaları birbirine yapışır, akabinde röle yanar. yangın riski bile var.

izmirdeyseniz onur çarşısında girişte hemen soldaki ilk yere girin. zaten camında bir sürü kayan yazı, abuk subuk led dizaynları vardır. orada hazır devreler satılıyor, onlardan kullanın. fiyatları da oldukça uygun. malzeme parasından azıcık hallice oluyorlar.

istanbul da da sanırım Selanik Pasajı mı ne varmış, orada olabileceğini tahmin ediyorum.

illa ben uğraşacağım derseniz arama kriterleriniz "sesle aktive edilen röle" veya "voice activated relay" olmalı. ben aradım azıcık ama herkes 1870'ten kalma antika devreler koymuş. bir tane buldum ama onda da açıklama yok. neyse bakarsınız bu anahtar kelimelere göre.



forum.ieeeksu.org
0
kimlanbu
(07.01.08)
(5)

bilgisayar parçaları sorusu

kibritsuyu
elime hurda bir bilgisayar geçti. çalışyormuş ama yenisini aldıkları için çöpe atmışlar. ben de aldım çöpten içinden evdeki benim hurdaya parça bulurum diye.1. 10 gb bir harddisk buldum. benim evdekinin bozuk olduğunu düşünüyordum zaten. yanına takayım, işletim sistemini de buna kurayım, eskisi de d
elime hurda bir bilgisayar geçti. çalışyormuş ama yenisini aldıkları için çöpe atmışlar. ben de aldım çöpten içinden evdeki benim hurdaya parça bulurum diye.

1. 10 gb bir harddisk buldum. benim evdekinin bozuk olduğunu düşünüyordum zaten. yanına takayım, işletim sistemini de buna kurayım, eskisi de depo olsun diye düşündüm (eskisi 30 gb). 10 gb windows xp kurmak için yeterli midir? diğer programları eğer oluyorsa eski 30 gb diskime kurarım. çok yeterli olmasa da idare etsin yeter.

2. 1 adet 128 mb pc133 sd ram çıktı. evdekinde de 256 mb sd ram var ama kaç mhz bilmiyorum. tut ki o da pc133 diyelim. yanına takarsam sorunsuz çalışır mı? markası falan farklı ama.

3. evdekinde ethernet kartı yoktu. bunda da ethernet kartına benzeyen bir şey var. kablonun takıldığı slota bakıyorum. giriş ethernet girişinin aynısı ama içinde 4 tanecik konnektör var (normalde bu ethernet kablosunun içinde 8 tane ince kablo, dolayısıyla ucunda da 8 konnektör olur ya). bu ethernet kartı değil de başka bir şey midir? (faks modem demeyin. değil eminim). hatta konnektörler üste bakar durumdayken solda üç tane var, iki tane boş, sonra bir tane var, iki tane daha boş şeklinde. ethernet kartını sadece adsl modem bağlayabilmek için düşünüyorum. herhangi bir ağ kurmam herhalde. (edit: chipinin üstünde yazanları google'da aratınca fast ethernet controller diye bir şey çıktı. nedir bu fast ethernet controller? ethernet kartı mı, başka bir şey mi)

4. bir de üzerinde intel celeron yazan bir işlemci var (socket 370 sanırım tam bilemiyorum). işe yarar mı, bunu da alayım mı? (aldım. anakartı bile aldım)

5. bir de ben bu harddiski nasıl taşıyayım şimdi? antistatik poşetmiş, kutuymuş hak getire. cebime sokup taşısam da olmaz bozulur mozulur. alıp dolmuşla 8 km. ötedeki evime götürmem lazım. ne önerirsiniz? bir omuz çantam var, içine sığar ama bim poşetine sarsak da olmaz şimdi.

ah ulen bi de ekran kartı çıksaydı. onboardmuş ipne.

teşekkürler...
0
kibritsuyu
(05.01.08)
1. Kurulması lazım. Celeron 333 - 4gb hd - 50 küsur ram'li makineye kurmuştum ben xp ilk çıktığı zamanlarda.
0
colonizer
(05.01.08)
daha yeni başıma geldiği için uyarayım. o 10gb'lık hddye kaybettiğinizde üzüleceğiniz herhangi bir dosya yüklemeyin. ömrünü doldurmuş olabiliyorlar.

ayrıca 10gblık modelin performansının oldukça düşük olacağını tahmin ediyorum. gene de performans verileri sizde olduğundan karar sizin.
0
kimlanbu
(05.01.08)
yok zaten performans falan aramıyorum. daha önce de burda sormuştum bilgisayarım niye yavaşladı diye, harddiskin bozuk olabileceği söylenmişti. ben de dedim sökeyim, daha iyi çalışırsa kullanırım. yoksa veri depolamıyorum ona zaten. maksat evde de bilgisayar olsun, nete falan girelim, word excel kasalım. işte şurdan çıkan parçalarla biraz adam eder miyim diye düşünüyorum.
bu arada late viper'ın aklına uyup gittim çöpten geri kalanını da aldım ve anakart, cpu, psu, floppy, cd rom ne var ne yok söktüm. boş kasa kaldı geriye. hanım kapının önüne koyacak bu tozlu şeylerle eve gidince.
0
🌸kibritsuyu
(05.01.08)
1. kesin olarak kurulur. boş yerde kalır. aslanlar gibi kullanırsın.
2. pc 100 ve p133 olarak 2 farklı sd ram olsalardı bile ikisin takar çalıştırabilirdin. gerçi farklı olurlarsa yavaş olanın (pc 100) hızında çalışırlar. sonuç: yüksek olasılık çalışırlar.
3. celeron 333 ile win ME kullanırsanız hiç problemsiz yaşar gidersiniz. win XP çok kasabilir. win ME de gayet iyidir. gerçi geçtiğimiz senelerde artık bir çok program tüm desteğini geri çekti.
5 koy naylon torbaya götür bişeycik olmaz. burada murphy kanunları geçerlidir. alet 100 dolar olsaydı pırt gazıyla bile reaksiyona girer devreleri yanardı.
çok hassaslanırsan elini kalorifer peteği/pc kasası boyasız yeri gibi bir yere değdir 20 saniye eletiriğin boşalsın. bişey olmaz.
0
can see
(05.01.08)
sonuç:

1. çalışıyo mu gerçekten diye bakmak için slave olarak bağladım. aslanlar gibi çalışıyor. 10 gb daha fazla harddiskim oldu.

2. şans mıdır bal mıdır nedir, o 128 mb'lık ramin; markası, kapasitesi, hızı, benim bilgisayarımla birebir aynı çıktı. artık aynı yerden m, aldık, aynı dönem mi aldık nedir marka bile aynı yahu. taktım o da çalıştı. 128 mb'lık ram artışıyla beraber harddiskteki tıkırdamalar, ekrandaki takılmalar falan da gitti. sorun ram azlığıymış demek ki. harddiskim bozuk falan değilmiş.

3. bu da ethernet kartıymış. ethernet bağdaştırıcısı diye tanıdı alet. gayet güzel çalışıyor.

4. bu yedekte duruyor noolur noolmaz diye.

5. küçük naylon torbaya sarıp büyük naylon torbaya koyarak taşıdım. bir şey olmadı.

bir de ikinci harddiski taktıktan sonra kasadaki harddisk ışığı yanık kaldı. ne alakası var çözemedim. harddisklerin ikisinin de arkalarındaki jumperlarla oynadım. belki alakalıdır. bilgi de vereyim. primary olan ve sistem yüklü olanda [:]:::, slave olanda :::: şeklinde (jumper yok yani onda).
0
🌸kibritsuyu
(06.01.08)
(1)

word ve makro

kibritsuyu
basit bir soru ama bir türlü yapamadım. şimdi yüksek lisans tezini pdf yapacaz derken bi program yükledik. bu dangalak program (pdf995) kendini word'ün normal.dot şablon dosyasına mıdır nereyedir makro diye eklemiş. şimdi word'ü her açışımda makro içeriyor, naapiyim çalıştırayım mı diyor bana. demes
basit bir soru ama bir türlü yapamadım. şimdi yüksek lisans tezini pdf yapacaz derken bi program yükledik. bu dangalak program (pdf995) kendini word'ün normal.dot şablon dosyasına mıdır nereyedir makro diye eklemiş. şimdi word'ü her açışımda makro içeriyor, naapiyim çalıştırayım mı diyor bana. demesin bunu. çünkü çalıştırma makro falan dediğim halde işini yapıyor. pdf'ye çeviriyor. gerçi işim de kalmadı ama nolur nolmaz diye uninstall etmek istemyiorum programı. sadece bana makroyum ben çalışacam demesin her word açılışında yeter. nasıl silerim bu makro hedesini normal.dot'tan?

not: microsoft word xp sürümü kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(04.01.08)
En basit çözüm makro güvenlik seviyesini en düşük konuma getirmek bunun için araçlar/makro/güvenlik (tools/macro/security) kısmından güvenlik seviyesini en düşüğe getirmen yetiyor. ama bildiğim kadarıyla makro uyarısı her word açışında değil makro içeren bir dosya açarken gelir yani başka bir problem de olabilir. bence programı uninstall et ben pdf online kullanıyorum ve tavsiye ederim, herhangi bir spam durumu ile de karşılaşmadım şimdiye kadar. www.pdfonline.com
0
skipper
(04.01.08)
(9)

mp3 to midi

kibritsuyu
mp3'ten vokal çıkartma, gitar çıkartma sorularını görünce gaza geldim ve fantastik bir soruyla karşınıza dikildim.kitap harflerini scan edip tanıyan ve word dokümanına çeviren programların (ocr) mevcut olduğu şu teknoloji çağında mp3'ü dinleyip midi formatına çeviren bir program var mıdır şu deryada
mp3'ten vokal çıkartma, gitar çıkartma sorularını görünce gaza geldim ve fantastik bir soruyla karşınıza dikildim.

kitap harflerini scan edip tanıyan ve word dokümanına çeviren programların (ocr) mevcut olduğu şu teknoloji çağında mp3'ü dinleyip midi formatına çeviren bir program var mıdır şu deryada?

midi formatı derken tabii ki tek kanaldan oluşan bir mididen bahsetmiyorum. öyle ki mp3'ü dinleyecek, bildiğin kanal kanal her enstrumanı ayırıp (işte yaptığı kadar. mükemmel olmasa da olur. gerekirse düzeltirim) midi yapacak bir programdan bahsediyorum. gitar sesini anlayacak, bir kanalı gitar yapacak. vurmalılar anlayacak, 10 numaralı kanalı vurmalılar yapacak falan.
0
kibritsuyu
(04.01.08)
Ben zamanında aramıştım, bunu yaptığını iddia eden pek çok program denemiştim ama edindiğim sonuç şu: içlerinde en iyisi bile ancak tek enstrümanlı bir parçayı kabul edilebilecek kadar iyi çevirebiliyor. Zaten kanal ayırma diye bir şey yoktu, yani bırakın 16 kanal, 5-6 kanallı bir midi dosyası bile elde etmeniz imkansız gibi bir şey. Eğer bulursanız haber verin bari :)
0
crown
(04.01.08)
Benzer içerikli her soruya yazıyorum buna da yazmazsam ayıp olur.
Öyle bir teknoloji henüz mevcut değil. "Enstruman sesini diğerinden ayırmak" gizemleri tam anlamıyla çözülememiş insani bir eylem.

Ancak solo ve monofonik enstruman performanslarında yani aynı anda 1 den fazla nota çalmayan tek enstruman performanslarında çok güzel bir şekilde yapılabiliyor. Tabi ki burada temiz bir kayıt ve notaların güzel bir şekilde artiküle edilmiş olması esas. Ve son sonucu editlemek gerekiyor.

Bunun dışında güzel kaydedilmiş "solo" bir piyano kaydını bile(müziğin polifonik bir dokusu olduğunu varsayıyorum) ayrıştırmak günümüz teknolojisi ile mümkün değil. Şimdi hangi üniversite olduğunu hatırlamıyorum fakat 2-3 ay önce bir vatandaşın son araştırmasının paper'ı ve uygulamasına denk geldim. Tek ve polifonik enstrumanları ayrıştırabilmek için mümkün olabilecek bir teknikten bahsediyordu. Fakat uygulama pek iç açıcı değildi. Yine de bazı mesafeler katediliyor.

Bu işi yaptığını iddia eden programların erişilebilen çoğu örneğini zamanında tek tek denemiş, ve bu meseleler ile yatıp kalkan biri olarak yineleyeyim: olmaz o iş. :)
0
kurukafa
(04.01.08)
elimde orijinaline o kadar yakın midiler var ki introyu dinleyince orijinali mi, midi mi anlaşılamıyor. yani adamlar enstrümanların bendlerini bile orijinaliyle birebir aynı yapmış. yani o kadar olur. yeniden oturmuş da kanal kanal yazılmış gibi değiller sanki. bu kadar aynısını oturup baştan midi olarak yazmaları mümkün değil gibime geliyor. bu kadar gerçekçi midi nasıl oluyor peki?
0
🌸kibritsuyu
(04.01.08)
MIDI denilen şey'in ses ile bir ilgisi yoktur bir ses sinayi değildir. Bir MIDI datası 3 unsurdan oluşur, on, off ve velocity. Sequencer adı verilen ve bu datayı diyelim ki yorumlamaya yarayan programlar verilen enstrüman bilgisine göre bu datayı işleyerek sese dönüştürürler. Midi bir kez yazıldı mı, diyelim ki klavye ile bir parça kaydettiniz bu on, off ve velocity değerleri ile istenildiği gibi oynanabilir. Ancak sequencer bu datayı ses sinyaline çevirdiğinde bu data özelliğini kaybetmiş olur ve tamamen audio sinyaline döner.

Bu bakımdan mp3 ü midi ye çevirmek tamamen imkansızdır. Ha elinizde ekipman mevcuttur mp3 ü siz çalar ve kaydedersiniz olur ama ne gerek var..Aslında tamamen imkansız demek saçma oldu düşündüm de sonuçta her şey 1 ve 0 lardan oluşuyor. Ama bu mantıkla bir word dosyasını da mp3 e çevirebiliriz ama sonuç çok anlamlı olmaz.

Son olarak, makale gibi olacak ama, bir şark mixlenmeden önce demiş olduğun gibi tracklerden oluşur ve mix esnasında bütün bu trackler 1 tane stereo track e indirgenir. Bis mp3 dosyasını açtığında mantık olarak her enstrümanın varklı bir frekans aralığı olduğundan ayrılmaları kolay olarak düşünülebilir ancak, örnek olarak bass ve kick drum frekans aralıkları bazı noktalarda kesişir ve birbirlerinin üzerine binmesin diye bu frekanslar traşlanaır mix esnasında (high pass filter, loww pass filter). bu bakımdan dediğin şey neredeyse bir mp3 ü alıp mixlenmeden önceki haline getirmek gibi bir şey düşününce çok zor geliyor bana...
0
skipper
(04.01.08)
yaparsan köşeyi dönersin :) zamanında ben daha düşük bir beklentiyle aynı şey üzerinde araştırma yapmıştım.

zamanında telefonların çoğu mp3 çalamıyordu, onun yerine midi çalabiliyorlardı. paralı melodi siteleri de size midi melodiyi mp3 haline getirip dinletiyordu, indirseniz de bir işe yaramıyordu.

ben de zaten bunun mididen farkı yok, kesin vardır çevirici programlar dedim ve google da çıkan sonuçların çoğunu denedim. hepsi fiyasko. taş devrinin tek kanallı melodisini bile midiye adam gibi çeviremediler.
0
kimlanbu
(04.01.08)
@kibritsuyu: "elimde orijinaline o kadar yakın midiler var ki introyu dinleyince orijinali mi, midi mi anlaşılamıyor." demişsin ama bu garip bir şey değil aslında. Eğer kaliteliden de öte profesyonel bir ses kartın veya müzik istasyonu (music workstation) olarak da anılan profesyonel bir klavyen (korg, kurzweil, technics vs) varsa neredeyse akustiğe birebir uyan midi sesleri elde edebilirsin. Sonuçta midi denilen arayüz sadece "4. vuruşta a11 kodlu piyanonun 3. oktavdaki la sesini çeyrek ölçü boyunca seslendir" gibi bilgiler tutar, eğer bu komutu alan seslendirici kaliteli ise orjinali ile aynı sesler elde edersin. Midi'yi oluşturan kişi de klavyeye ve bilgisayar hakimse midi'yi sadece cep telefonlarından veya girilen web sitelerinin introlarında çalan şarkılarından duyan kişi o sesin midi olduğunu pek anlayamaz. Sonuçta midi mp3 gibi bir "ses" dosyası değil "seslendirme" dosyasıdır demek doğru olur sanırım. Aynı midi dosyası farklı cihazlarda farklı kalitede seslere dönüşür...
0
crown
(04.01.08)
skipper'ın söylediklerine katılıyorum ancak mix esnasındaki frekans tıraşlaması genelde "birbirlerini ellemesinler" tarzında sert tıraşlamalar olmaz, hemen hemen bir miksteki bütün kanalların birbiri üzerine sarkan bölümleri olur.

kibritsuyu, anladığım kadarıyla sorduğun soru "hangi manyak bir midi dosyası için bu kadar ince çalışıp her ayrıntıyı elle tek tek yazmaya kasıyor, olabilir mi böyle bir şey?" diye soruyorsun.

evet var böyle insanlar, aslında böyle bir scene var. mesela parçaların orijinalleri yerine midilerini dinleyen birine denk gelmiştim. anlayamadığımdan motivasyonunu "orijinal kaydı-prodüksiyonu kanlı canlısı dururken neden midisini açıp dinliyorsun? mantığı nedir?" diye sorduğumda midiyi yazmaya kasan adamın ayrıntılara verdiği önem ve transkripsiyondaki ustalığından en az bir orijinal bir kayıttaki müzisyenlik kadar etkilendiğini söylemişti.

yani cidden parçaların transkripsiyonunu yapıp en ufak ayrıntısına kadar midi dosyasına çevirmeye çalışan bunu hobi edinmiş insanlar ve komüniteleri var. Ve dinleyicileri var. ben şaşırtıcı buluyorum ama öyle. :)
0
kurukafa
(04.01.08)
mp3 dosyalarında sadece salt piyano performanslarında berbat çıtasının biraz üzerinde sonuç elde edenlerini gördüm. ha eser qbase ile yapılmışsa ve sende kaynakları varsa o zaman elbette vokali açar kısar, gitarı geri çeker bateriye efekt verir dilediğini yaparsın, notaya bile tek dokunuşla dökersin :)
0
fearofthedark
(04.01.08)
program gibi adamlar var diyelim.
0
paranormal
(04.01.08)
(7)

mp3 player tavsiyesi

kibritsuyu
aradım, buldum da. mamafih tatmin olmadım bulduklarımdan.mp3 player arıyorum arkadaşlar. şu yazdığım özelliklerde tavsiye edebileceğiniz en iyi mp3 player nedir?1. ses kalitesi iyi olsun elbette2. radyosu da olsun3. şarjı şöyle bayaa bi uzun gitsin.4. 4 gb'dan fazla olmasına gerek yok. hatta 2 gb bi
aradım, buldum da. mamafih tatmin olmadım bulduklarımdan.

mp3 player arıyorum arkadaşlar. şu yazdığım özelliklerde tavsiye edebileceğiniz en iyi mp3 player nedir?

1. ses kalitesi iyi olsun elbette
2. radyosu da olsun
3. şarjı şöyle bayaa bi uzun gitsin.
4. 4 gb'dan fazla olmasına gerek yok. hatta 2 gb bile olur.
4. film falan göstereninden olmasına gerek yok. ekrana boş yere para vermeyelim.
5. ses kaydederse güzel olur ama kaydetmese de olur, önemli değil.

bütçem en fazla 200 ytl.'dir. bu fiyata en iyisi nedir?
0
kibritsuyu
(03.01.08)
teknosa'da 2gb'lık philips mp3 playerlar var.. radyosuzu 99 ytl idi, radyolusu da fiyatını tam hatırlamamakla birlikte az biraz daha pahalıydı
0
reeper redeemer
(03.01.08)
budur: www.encholay.com

olması gerektiği gibi olan bir cihaz, tek sıkıntısı sonic stage ismindeki yazılımının kullanışsızlığı.
0
jolietjake
(03.01.08)
iriver t10 t20 t30 40 50 vs vs... önerebilirim. ses kalitesi iyi (hatta cowon lardan sonra en iyisi hala iriver sanırım) , radyo mevcut çoğunda, ince kalem pil ile çalışma avantajı ile şarj sorunu yok, ekrana boş yere para vermezsiniz, ses kaydeder mikrofon girişi bile vardır...

sony dir ipod dur bunlara kendi programları ve çevirme işlemi olmadan direkt mp3 atamazsınız bilginiz olsun... ayrıca pillerinin ömrü bittiğinde kendi ömürleri de biter...
0
forrestgump
(03.01.08)
150 ytl ye 1 aydır kullandığım ipodu mu satacağım cillop gibi istiyorsan onu verebilirim. 4gb kapasiteli.
0
soktumbey
(03.01.08)
apple, creative veya iriver
bunların dışındakiler ikinci sınıftır(sony ve philips de dahil)
0
chavezding
(03.01.08)
sandisk'in sansa express modelini alabilirsin.2 gb hafızası var.ama hafızsı micro sd olduğu için neşeye göre arttırılabilir.15 saat gibi bi pil ömrü var.türkiyede satılanlarda radyo yok.çünkü radyo olduğunda trt bandrolü yüzünden gümrükte farklı vergilendiriliyor.ancak nette bulabileceğin bi yazılımla radyolu hale getirebiliyorsun. diğer özellikleri için www.sandisk.com(2387)-SDMX6R-2048K-A18-Sansa_Express_MP3_Player_2GB.aspx

ben 120 ytl ye almıştım.geri kalan parayla da güzel bi kulaklık alırsın çiçek gibi olur.misal sennheiser cx 300 .
0
sarap dumani
(03.01.08)
iriver t10 bulabilsen de alsan keske, ama cok zor bulursun bu vakitten sonra. cowon u3 ve g3'lere bakabilirsin. bahsettigim tum aletlerin ses kaliteleri ortalamanin uzerinde olmakla birlikte sahsen iriver'larin ses karakteristiklerini ozellikle begeniyorum.

edit: yeni nesil t10 diyebilecegimiz iriver t50'leri de dusunebilirsin.
0
boshi
(03.01.08)
(4)

kısıtlı pdf dokümanı

kibritsuyu
kağıda döktürülmesi engellenmiş bir pdf dokümanını (yök sayfasından indirilmiş tez evet) bir şekilde kağıda döktürmek mümkün müdür? ekrandan okumaya çalışırken şaşı olacam yoksa.
kağıda döktürülmesi engellenmiş bir pdf dokümanını (yök sayfasından indirilmiş tez evet) bir şekilde kağıda döktürmek mümkün müdür? ekrandan okumaya çalışırken şaşı olacam yoksa.
0
kibritsuyu
(28.12.07)
belki abbyy finereader yardımcı olabilir.
0
cgcore
(28.12.07)
şöyle bişi var ama denemedim www.ensode.net
olmazsa www.freewarefiles.com
0
kofteburger
(28.12.07)
Advanced PDF Password Recovery (emin diilim adından) diye bir program var, o print şifrelerini kırıyor. Zaten genelde o dokümanlar sadece print korumalı, yani aslında içinde bir şifre mifre de yok, o yüzden kırılması gayet kolay oluyor. Akşam evde bakarım var mı diye.
0
sui
(28.12.07)
(git: 3919)
0
colonizer
(28.12.07)
(8)

çok acı biber aranıyor

kibritsuyu
arkadaşlar türkiye'de bulabileceğim en acı ama en fazla acı biber nedir? toz halinde olabilir, taze olabilir, turşu olabilir, kuru olabilir. hepsi kabulümdir. delicesine acı olan biber istiyorum. habanero falan demeyin. türkiye'de bulunabilen bir şey olsun.
arkadaşlar türkiye'de bulabileceğim en acı ama en fazla acı biber nedir? toz halinde olabilir, taze olabilir, turşu olabilir, kuru olabilir. hepsi kabulümdir. delicesine acı olan biber istiyorum. habanero falan demeyin. türkiye'de bulunabilen bir şey olsun.
0
kibritsuyu
(28.12.07)
güneydoğu anadoluda yetişen ufak kırmızı kuru biberlerdir. yöresel bi adı vardır kesin bilmiyorum, kapalıçarşı da almak için doğru adres kesin.
0
thefirstfbli
(28.12.07)
şansınıza denk gelebilirsiniz ancak. ayıptır söylemesi yarım ekmek yaptırırken adam acı olsun mu diye sordu, boş bulundum evet dedim. adam kocaman yeşil biberleri doldurdu içine. kazara aldığım ufak bir ısırıkla nefesim kesildi, gözlerim yaşardı, dilim damağım uyuştu, saç diplerim kaşındı. özetle feleğim şaştı :) acı sevmeme rağmen böyle oldum nasıl bir şeydi var sen düşün :)

her hafta pazara gidip bir kaç kontrol yaparsanız denk gelme ihtimaliniz var.
0
kimlanbu
(28.12.07)
jalapeno bulabilirsin. yeterince de acıdır. habanerolu tabasco acı biber sosu bulabilirsin. bazı gurme shoplarda da yapay, kapsaisinden üretilmiş sos diyemeyeceğim bir şeyler bulabilirsin. hatta habanero satıyor bile olabilirler.
0
paranormal
(28.12.07)
Kadıköy Rıhtımda yaşlı pisbıyıklı bir kokoreççi var.. Gizlice oraya git bir gece..
Kokoreç al ve çok acı istediğini söyle.. Acıdan çok zehir yalnız bu biberler.. Boğluyordum..15 litre su içtim (tek ısırıkla sadece) ama sabaha kadar geçmdei acılığı.. SAkın benden bahsetme.. Elveda ..
0
porsgemsheniark
(28.12.07)
İnternetten getirtebilirsiniz, hatta tohumlarını getirtip kendiniz yetiştirebilirsiniz...


Bir de Antalya'da yetiştirilmeye başlanacak denilmiş...
www.tarimsalpazarlama.com
0
ermanen
(28.12.07)
en kolay yolu aktarlarda ya da malatya vs pazarı diye geçen yerlerde satılan kurutulmuş süs biberleridir. bunlar kısa ve kırmızı-turuncu renkli olup bir tanesi ile bir tabak yemek rahatlıkla zehir hale getirilebilinir. ancak bu kurutulmuş biberi ufalarken kullandığınız parmaklarınızı yüzünüzle temas ettirirken bir süre dikkatli olmakta fayda var.bu biberlerin turşu halini de bu mevsimde rahatlıkla bulabilirsiniz(tombul olanlar değil ince uzun olanlar) ancak bunların acısı kurutulmuşlar ile karşılaştırılınca bana yeterli gelmiyor :))
0
uzerindeyuregindenbaskamuskatasimayan
(28.12.07)
kilis biberi
0
imparatorolmayikolaymisandin
(29.12.07)
Dünyanın en acı biberi Bhut Jolokia dır.

www.bulabilirim.com
0
white35
(28.12.14)
(1)

room escape game tarzı film

kibritsuyu
hani flash'la hazırlanmış odadan kaçma oyunları vardır. `crimson room`, `viridian room`, `white chamber` falan gibi. niye o odada olduğunu nasıl geldiğini bilmeyen bir adam odadaki ipuçlarını, malzemeleri falan toplayıp odadan çıkmaya ve neler olduğunu anlamaya çalışır.hah işte bu tarz filmler var m
hani flash'la hazırlanmış odadan kaçma oyunları vardır. crimson room, viridian room, white chamber falan gibi. niye o odada olduğunu nasıl geldiğini bilmeyen bir adam odadaki ipuçlarını, malzemeleri falan toplayıp odadan çıkmaya ve neler olduğunu anlamaya çalışır.

hah işte bu tarz filmler var mıdır? testere veya cube gibi değil ama. mesela unknown diye bir film vardı. hemen hemen onun gibi.
0
kibritsuyu
(28.12.07)
0
ermanen
(29.12.07)
(1)

excel satır yüksekliği - sütun genişliği

kibritsuyu
efendim bu excel denen programda satır yüksekliği default açılan sayfada 12,75 diyor mesela. bu 12,75 nedir? milimetre midir, başka bir şey midir nedir? aynı şekilde default sütun genişliği 8,43 diyor. bu 8,43 nedir? sütunun genişliği satırın yüksekliğinden uzun olmasına rağmen niye satır genişliğin
efendim bu excel denen programda satır yüksekliği default açılan sayfada 12,75 diyor mesela. bu 12,75 nedir? milimetre midir, başka bir şey midir nedir? aynı şekilde default sütun genişliği 8,43 diyor. bu 8,43 nedir? sütunun genişliği satırın yüksekliğinden uzun olmasına rağmen niye satır genişliğinin değeri 8,43 iken sütun genişliğinin değeri 12,75'tir? nedir bu sayıların birimi?
0
kibritsuyu
(19.12.07)
bu sorular cok ise yariyor. insana arastirirken biseylerde ogretiyor. neyse.

www.eng-tips.com adresinde "onlyadrafter" kullanici adli arkadas kod hazirlamis bunun icin.

yanilmiyorsam birimi inch. bunu piksele ve milimetreye ceviriyorlar.

--
Birde boyle bisey var (www.excel.web.tr formulu bulmuslar bile. denemek lazim tabii.

100px = 28mm
100px = 13,57 excel ölçü birimi (eski versiyonlar için, yenilerinde yazio zaten)
Xcm * (10/28) *13,57 = Y excel ölçü birimi
0
trimpot
(19.12.07)
(3)

anahtar kelimeler - key words

kibritsuyu
arkadaşlar yüksek lisans tezimin türkçe ve ingilizce özetinin sonuna 5 adet anahtar kelime ekleyecekmişim. nasıl olacak şimdi bunlar? yönetmelikte bir standart yok. ciltleme aşamasında da danışmana tekrar sormak istemiyorum çünkü "sen daha halletmedin mi" diyecek.şimdi sorum şu. benim düşündüğüm ana
arkadaşlar yüksek lisans tezimin türkçe ve ingilizce özetinin sonuna 5 adet anahtar kelime ekleyecekmişim. nasıl olacak şimdi bunlar? yönetmelikte bir standart yok. ciltleme aşamasında da danışmana tekrar sormak istemiyorum çünkü "sen daha halletmedin mi" diyecek.

şimdi sorum şu. benim düşündüğüm anahtar kelimeler

1. vergi avantajı
2. vergi istisnası
3. vergi muafiyeti
4. vergi indirimi
5. vergi muhasebesi

mi yazayım ama her satırda ayrı ayrı "vergi" kelimesi geçiyor.

yoksa

1. vergi
2. avantaj
3. istisna
4. muafiyet
5. muhasebe

diye google arama kriteri gibi birer kelimelik mi yazayım ne yapayım? ama bu da hakikaten google arama kriteri gibi bi acaip oldu.

1. vergi avantajı
2. istisna
3. muafiyet
4. indirim
5. muhasebe

gibi bir alternatif de mevcut tabi. yök'ün sayfasındaki hazır tezler derman olamadı zaten 2-3 tane anahtar kelimeli tez var. yeni çıkmış bu nane.
0
kibritsuyu
(18.12.07)
vergi
avantaj
istisna vs gibi kelimeler tek başlarına başka anlamda, 'istisnası' kelimesi ile başka bir terim anlamında.

terim anlam kullanıdığına göre başlarında vergi kelimesi olmalı yani ilk yazdığındaki gibi.

ayrıca danışman o iş için para alıyor. sor gitsin.
0
can see
(18.12.07)
Terim olanları tek halde yazmanız daha mantıklı, yani vergi indirimi, vergi muhasebesi gibi. Bunu yaparken şunu gözönünde bulundurun, "İnsanlar hangi kelimelerle arama yaparlarsa bu tezi bulurlar?". Yani mesela yabancı bir yayın hazırladığınızda, Türkiye uygulaması varsa, atıyorum konu bambaşka bir şey de olsa, keywords içine bir Turkey atmakta fayda olabiliyor.

Ayrıca, tezinizi teslim etme aşamasında YÖK'ün sitesinden bir tez veri formu dolduracaksınız. O formu doldururken görürsünüz, YÖK'ün bazı standard anahtar kelimeleri var. Her şeyi kapsayan tam bir liste değil, ama bir göz atmanızda yarar olabilir.
0
sui
(18.12.07)
anahtar kelimeler katalogdan tezini aradiklarinda kolaylik saglar arastirmacilara. bu sebeple ne kadar ayrintili ve konuyu özetleyen kelimeler olursa o kadar faydali. bunun disinda hickimsenin dikkat edecegini, sorun cikartacagini sanmiyorum zira ne yazik ki ne yüksek lisans ne de doktora tezleri ne de hatta docentlik profesorluk icin yazilan tez kitaplari okunmuyor, raflarda tozlaniyor.tezleri yazanlar da onlara danismanlik edenler de yine ne yazik ki bunu bilerek düsünerek yaziyor tezlerini cogunlukla. sosyal mesaji da verdim ama yardimci oldu umarim.
0
atmacaged
(18.12.07)
(4)

değiştirilmiş belgeyi geri getirme

kibritsuyu
bunun sanırım bir yolu yok ama yine de sorasım geldi.diyelim ki word'de var olan bir belgeyi açtık. üzerinde çeşitli değişiklikler yaptık. farklı kaydedecektik ama dalgınlığımıza geldi, el alışkanlığından ctrl+s yapmış bulunduk, eski dosyanın üzerine kaydetti. şu noktadan sonra dosyanın değiştirilme
bunun sanırım bir yolu yok ama yine de sorasım geldi.

diyelim ki word'de var olan bir belgeyi açtık. üzerinde çeşitli değişiklikler yaptık. farklı kaydedecektik ama dalgınlığımıza geldi, el alışkanlığından ctrl+s yapmış bulunduk, eski dosyanın üzerine kaydetti. şu noktadan sonra dosyanın değiştirilmeden önceki halini geri getirebilmemizin bir yolu var mıdır?

hayır "geri al" (undo) butonu da kaydetme işleminin akabinde pasife dönüştü, tıklanamıyor.
0
kibritsuyu
(15.12.07)
ctrl + z denedin mi?
0
ermanen
(15.12.07)
ctrl + z = undo
0
sourlemonade
(15.12.07)
evet denedim. o da olmuyor. "undo" çalışmıyor yazarken onu da kast ettim aslında. "bu herif nasıl olsa save etti belgeyi. artık undo hafızasında geçmişteki hallerini saklamama gerek yok" demiş word amca. save işleminin arkasından undo hafızasındaki bütün işlemleri silmiş. undo düğmesinin pasif olmasının nedeni de bu. sanırım. yani tıklayarak olsun, ctrl+z yaparak olsun undo şansımız yok.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.07)
(1)

yasaklı siteler ve türk telekom

kibritsuyu
anlamadığım bir şey var. mahkeme kararıyla bir site yasaklanıyor ve o siteye erişim engelleniyor. tamam da yasaklanan sitelerin başlıklarını okuyorum, tepki sürekli türk telekom'a. türk telekom'u sevdiğimden falan değil, hatta ziyadesiyle sevmem kendilerini. ama anlamıyorum. bu tepki niye türk telek
anlamadığım bir şey var. mahkeme kararıyla bir site yasaklanıyor ve o siteye erişim engelleniyor. tamam da yasaklanan sitelerin başlıklarını okuyorum, tepki sürekli türk telekom'a. türk telekom'u sevdiğimden falan değil, hatta ziyadesiyle sevmem kendilerini. ama anlamıyorum. bu tepki niye türk telekom'a? onlar da sonuçta emir kulu. koskoca mahkeme diyor ki "şu siteye erişimi engelle". şu saatten sonra telekom ne yapsın? mahkeme kararına karşı gelebilme şansı var mı? kendi inisiyatifiyle engelleme yapmıyor ki, ortada mahkeme kararı var. yanlış mı düşünüyorum? asıl tepki gösterilmesi gereken; emir kulu olduğu için mahkeme kararıyla siteye erişimi engelleyen telekom değil de o davayı açan kişi, o kararı veren mahkeme değil midir?
0
kibritsuyu
(08.12.07)
benim de anlamadığım şey boğaziçi üni.de bu yasaklar uygunlanmıyor. yani siteler erişime açık. bi bilen de bu nası oluyor aydınlatırsa süper olur.
0
surtunme kuvveti
(08.12.07)
(3)

nrg uzantılı cd imajı

kibritsuyu
şimdi elimde dört tane nrg uzantılı cd imajı var. bunlara tıklıyorum, nero açılıp cd'ye yazmak istiyor. buraya kadar güzel. fakat ben bu 4 dosyayı 4 ayrı cd'ye değil de hepsini birden tek dvd'ye yazmak istiyorum. hatta dvd'ye de yazmak istemiyorum. bilgisayarda dursunlar istiyorum. şöyle nero cd'ye
şimdi elimde dört tane nrg uzantılı cd imajı var. bunlara tıklıyorum, nero açılıp cd'ye yazmak istiyor. buraya kadar güzel. fakat ben bu 4 dosyayı 4 ayrı cd'ye değil de hepsini birden tek dvd'ye yazmak istiyorum. hatta dvd'ye de yazmak istemiyorum. bilgisayarda dursunlar istiyorum. şöyle nero cd'ye yazmak istemese de bilgisayarda bi klasöre falan açsa hepsini, ben de ordan topunu dvd'ye kopyalasam, ya da cd/dvd heba etmeden direk bilgisayara kopyalasam oluyor mu? ya da başka nasıl oluyor?
0
kibritsuyu
(08.12.07)
Deamon Tools veya Power ISO gibi emulatör kullanarak çoğu imajı istediğin gibi kullanabilirsin.
0
sheba and the albino girls
(08.12.07)
mount edip yapabilirsin ama bence nrg leri bir dvd ye data olarak kaydet sonra daemon tools ile ihtiyaç olduğunda mount edersin. bu daha hatasız bir yöntem olacaktır. eğer mount edip dvd kopyalayayım dersen özel bir koruma varsa çalışmaz.
0
ozdek
(08.12.07)
(bkz: nero image drive)

dosya üstüne tıklamayın, onun yerine nero image drive programını çalıştırın, ardından da ilgili .nrg dosyasını bu program ile açın. yeni bir sürücü oluşturur, siz de dosyaları alıp istediğiniz yere atabilirsiniz.
0
kimlanbu
(08.12.07)
(2)

ağ ve paylaşım olayı

kibritsuyu
şimdi üç adet bilgisayar ve bir adet switch ile üç bilgisayar irbirleriyle kablolu ağ bağlantısı kuruyorlar. lakin benim kendi bilgisayarımdan, diğer bilgisayarlardan birindeki bir klasöre ulaşabilmem lazım. gidip diğer bilgisayardan ulaşmak istediğim klasörü paylaşıma açıyorum, ama o bilgisayarın k
şimdi üç adet bilgisayar ve bir adet switch ile üç bilgisayar irbirleriyle kablolu ağ bağlantısı kuruyorlar. lakin benim kendi bilgisayarımdan, diğer bilgisayarlardan birindeki bir klasöre ulaşabilmem lazım. gidip diğer bilgisayardan ulaşmak istediğim klasörü paylaşıma açıyorum, ama o bilgisayarın kullanıcısı gidip paylaşımı kapatıyor. kapatamasın. ben işyerinin sahibiyim, o da sekreter. benim kendi bilgisayarımdan, onun hazırladığı dosyalara girip inceleyebilmem lazım. nasıl kapattıramam paylaşımı, sadece ben açayım ve açık kalsın öyle.
0
kibritsuyu
(07.12.07)
pc yi admin sifresiyle actırmayıp ,sekreterenıze guest hesabı kullandırsanız yıne aynı sorun olur mu acaba? :))
0
dodocan
(07.12.07)
@tribal enfexion. makinaya cain kurun, admin şifresine kadar kırıp gösteriyor.
0
kimlanbu
(07.12.07)
(4)

gittigidiyor sorusu

kibritsuyu
sitede yeniyim. ilk defa açık arttırmaya katıldım. lakin merak ettiğim bir şey var. şimdi ürün sayfasının en altında"ürün fiyatı: 40 ytl.minimum artış: 1 ytl.teklifiniz: [....]yukarıdaki kutuya bir üst limit girerseniz teklifiniz üst limite kadar otomatik artar."gibi bir şey yazıyor. bunu ben anlama
sitede yeniyim. ilk defa açık arttırmaya katıldım. lakin merak ettiğim bir şey var. şimdi ürün sayfasının en altında

"ürün fiyatı: 40 ytl.
minimum artış: 1 ytl.
teklifiniz: [....]

yukarıdaki kutuya bir üst limit girerseniz teklifiniz üst limite kadar otomatik artar."

gibi bir şey yazıyor. bunu ben anlamadım. şimdi ben buraya 50 ytl. yazsam, bu benim teklifim mi olacak, üst limitim mi olacak? diyelim ki üst limitim oluyor. yani biri gelip 41 derse, benimki otomatik 42 diyecek, başkası gelip 43 derse, benimki yine otomatik 44 diyecek. yani ben böyle anlıyorum üst limit olayından. e peki ben o zaman sezercik'in sıpasını kurtarmak için "yüzbinn" diyen abla gibi artislik yapamayacak mıyım? direk "50 ytl." diye teklifi basmak istiyorum. otomatik motomatik birer birer artsın istemiyorum. nasıl olacak?
0
kibritsuyu
(07.12.07)
evet oyle, ba$ka teklif veren olunca otomatik artiriyor.
50ytl vermek istiyorsan zannederim tek tek arttirman gerekiyor.
0
sourlemonade
(07.12.07)
doğru anlamışsın. sistem öyle işliyor. dediğin türde bir artisliği de asser h'nin dediği gibi arka arkaya teklifler vererek yapabilir misin bilmiyorum. teklifler hep senden (aynı kullanıcıdan) geldiği için sistem yine göstermeyebilir, araya bir başkasının karışmasını bekleyebilir. deneyip görmen lazım.
0
ezeriko
(07.12.07)
evet doğru anlamışsınız...

ama o tip açık arttırmalarda sezercik'in ablası gibi teklif verebilme ihtimali yok...
0
forrestgump
(07.12.07)
bahsedilmemiş ama şöyle de bişey var, satıcı isteğe bağlı olaraktan ürüne bir "hemen al" fiyatı koyabilir. bu durumda "hemen al" fiyatını ödeyip sezerciğin ablası moduna yelken açabilirsiniz.

yamuluyor muyum ey ahali?
0
reeper redeemer
(07.12.07)
(1)

asmalı konak müziği

kibritsuyu
arkadaşlar asmalı konak dizisinde seğmen ağa arabasıyla mayın tarlasına dalıp patladığında çalan bir müzik, bir arya vardı. youtube'da falan bir örneğini bulamadım. bilen, bulan, duyan var mıdır, nasıl ulaşabilirim buna?
arkadaşlar asmalı konak dizisinde seğmen ağa arabasıyla mayın tarlasına dalıp patladığında çalan bir müzik, bir arya vardı. youtube'da falan bir örneğini bulamadım. bilen, bulan, duyan var mıdır, nasıl ulaşabilirim buna?
0
kibritsuyu
(05.12.07)
arya olduguna emin misin?
sahneyi hatirliyorum ama bir arya oldugu aklimda kalmamis.

kacinci bolume denk geldigini bulmaya calis, sonra da asmali konak arsivi olan birinden bu bolumu kopyalamasini iste. hatta kopyalamasina bile gerek yok, o sahneyi mp3 olarak falan kaydetsin.
0
la traviata
(05.12.07)
(1)

tell me is it safe

kibritsuyu
son zamanlarda radyolarda sıkça duyduğum bir şarkı var. ingilizce, ama sevtap parman'ın que sera sera'yı söylediği gibi sonradan ingilizce öğrenmiş türk aksanı ile söyleniyor. nakaratında da yanlış anlamıyorsam "haaah hah haaah hah tell me is it safe" diyor. kim söylüyor, şarkının adı nedir? google
son zamanlarda radyolarda sıkça duyduğum bir şarkı var. ingilizce, ama sevtap parman'ın que sera sera'yı söylediği gibi sonradan ingilizce öğrenmiş türk aksanı ile söyleniyor. nakaratında da yanlış anlamıyorsam "haaah hah haaah hah tell me is it safe" diyor. kim söylüyor, şarkının adı nedir? google derdime derman olamadı.
0
kibritsuyu
(29.11.07)
anna vissi - is it safe

olabilir mi?

www.youtube.com
0
swallowed arsenic
(29.11.07)
(1)

gıcırdayan somya

kibritsuyu
efem yatağımın altında, karyolanın içinde yatağı taşıyan bir metal somya var. yaylı falan değil. tamamen demirden mamul, demir profillerin birbirine kaynatılmasıya imal edilmiş bir adet metal somya. lakin bu soktumunun somyası en ufak hareketime bile iğrenç bir şekilde gıcırdamaya başladı. hayır yay
efem yatağımın altında, karyolanın içinde yatağı taşıyan bir metal somya var. yaylı falan değil. tamamen demirden mamul, demir profillerin birbirine kaynatılmasıya imal edilmiş bir adet metal somya. lakin bu soktumunun somyası en ufak hareketime bile iğrenç bir şekilde gıcırdamaya başladı. hayır yaylı olsa, hareketli bir parçası olsa, bir sürtünme falan olsa anlarım. bildiğin her tarafı sabit metal profilden iskelet. neresi gıcırdıyor onu bile anlayamadım. bulsam da yağlasam neresini yağlayayım, hem bu sefer yatak yağ lekesi olur. naapacam ben bu somyayı? uyutmuyor geceleri gacır gucur.
0
kibritsuyu
(27.11.07)
profiller sünüyor, esniyor, çelik gibi olmadıkları için hem esner hem de aşınırlar, kaynak yerlerinde oynama payı bayaa yüksek olmuş demekki.

uzun profillerin orta yerine, altına destek koyup esnemeyi engellersen ses kesilir. kendi desteği yetersiz demekki
0
efruz
(27.11.07)
(6)

üç ayrı soru

kibritsuyu
soru kalabalığı yaratmamak adına üç sorumu da aynı duyuruda sorayım.1. konserve kutuları fabrikada nasıl kapatılıyor? sanki daha önceden açıkmış da içine yiyecekler konduktan sonra kapatılmış gii bir yeri yok? yani dış yüzeyde yere dik bir ek yeri var yiyecekler oradan koyduktan sonra teneke yuvarla
soru kalabalığı yaratmamak adına üç sorumu da aynı duyuruda sorayım.

1. konserve kutuları fabrikada nasıl kapatılıyor? sanki daha önceden açıkmış da içine yiyecekler konduktan sonra kapatılmış gii bir yeri yok? yani dış yüzeyde yere dik bir ek yeri var yiyecekler oradan koyduktan sonra teneke yuvarlanıp kaynatılmıyordur herhalde.

2. eti'nin remixx isimli albeni modeli bisküvili karamelli çikolatası vardı. üretimi mi kalktı. süper bi şeydu bu, niye hiçbir yerde yok?

3. facebook'ta ikidir aynı şey oluyor. listeme bir arkadaş ekliyorum ancak tarkadaşlarımın sayısı değişmiyor. sanırım o sıralarda bir arkadaşım da ya listemden çıkıyor, ya hesabını kapatıyor. kim olduğunu öğrenme şansım var mı?
0
kibritsuyu
(26.11.07)
1- koseleri kıvrılıyor uzerine, sonra presleniyor.
0
bryan fury
(26.11.07)
3) eklediginiz arkadasiniz teklifinizi henuz kabul etmediyse arkadaslariniz arasinda gozukmez yani sayi artmaz. sorun bu olabilir. degilse mini-feed e bakmak lazim.
0
entrapmen
(26.11.07)
3. Arkadaşlığınızdan çıkanları göremiyorsunuz, bana da oluyor, bazen arkadaşım eksiliyor, kimin çıktığını size bildirmiyor. çok aradam ama bulamadım.
0
sathaner
(26.11.07)
3-) aynı network üzerinde olmadığınız için de göstermeyebilir
0
mustti
(26.11.07)
eti'nin sitesinde de görünmüyor remixx.. bi mail atıp sorun isterseniz, ilgileniyorlar genelde.

www.etietieti.com
0
pispinti
(26.11.07)
ermanen
(26.11.07)
(1)

maliyeci var mıdır buralarda?

kibritsuyu
vergi denetmeni olsun, hesap uzmanı olsun, gelirler kontrolörü olsun, maliye müfettişi olsun, hatta yoklama memuru veya vergi dairesinde memur, şef, müdür falan da olur. maliye'de çalışan kimse var mıdır buralarda?not: mali müşavir demiyorum. maliye diyorum. devletin vergi almaya yetkili kurumu diyo
vergi denetmeni olsun, hesap uzmanı olsun, gelirler kontrolörü olsun, maliye müfettişi olsun, hatta yoklama memuru veya vergi dairesinde memur, şef, müdür falan da olur. maliye'de çalışan kimse var mıdır buralarda?

not: mali müşavir demiyorum. maliye diyorum. devletin vergi almaya yetkili kurumu diyorum.
0
kibritsuyu
(24.11.07)
bir tanesini ben tanıyorum. vergi denetmen yardımcısı. bu aralar sınavı vardı, belki de sınav bitmiştir, emin değilim. sınavı verirse vergi denetmeni olacak; ancak çaylak şu anda.
0
judas priest fan
(25.11.08)
(6)

ankara'da elektrik kesintisi

kibritsuyu
yaklaşık yarım saat kadar önce saatler 17:00 civarını gösterirken elektrikler kesildi. dikmen'den bahçelievler'e kadar kiminle telefonda konuştuysam voltaj gitti geldi, sonra da elektrikler kesildi dedi. şu anda geldi ama merak ettim. başka semtlerde durum nedir? bu kadar büyük kapsamlı bir kesinti
yaklaşık yarım saat kadar önce saatler 17:00 civarını gösterirken elektrikler kesildi. dikmen'den bahçelievler'e kadar kiminle telefonda konuştuysam voltaj gitti geldi, sonra da elektrikler kesildi dedi. şu anda geldi ama merak ettim. başka semtlerde durum nedir? bu kadar büyük kapsamlı bir kesintinin nedeni ne olabilir?
0
kibritsuyu
(23.11.07)
bizim orda da kesildi (gülhane)
0
gxix
(23.11.07)
eryamanda da oldu aynısı.
0
arwear
(23.11.07)
Bilkent'te de kesildi...
0
crown
(24.11.07)
gölbaşı bile gitti (ki bu ülkenin elektriği gölbaşından yönetiliyor)
0
pascha d
(24.11.07)
ülkenin elektiriğini bırak minik uyducuğumuz bile oradan yönlendiriliyor. umalım arada dünyaya çakılmış olmasın.
0
can see
(24.11.07)
Gölbaşındaki ana santralde sorun olmuş, ankara'nın tamamı gitti. Ankara'da olup da "bizim semtte gitmedi eheh" diyen çıkmaz (çıkarsa da cevab veremem).
0
harzem
(24.11.07)
(1)

hdr fotoğraf

kibritsuyu
canon powershot a610'a chdk firmware'i ve bracketing scripti yükleyip bir iki de deneme yapınca çok hoşuma gitti bu olay. bu hdr (high dynamic range) denen fotoğraf tekniği ile ilgili türkçe veya ingilizce ayrıntılı kaynak arıyorum. çekim incelikleri, hangi tip fotoğraflarda daha etkili sonuç alable
canon powershot a610'a chdk firmware'i ve bracketing scripti yükleyip bir iki de deneme yapınca çok hoşuma gitti bu olay. bu hdr (high dynamic range) denen fotoğraf tekniği ile ilgili türkçe veya ingilizce ayrıntılı kaynak arıyorum. çekim incelikleri, hangi tip fotoğraflarda daha etkili sonuç alableceğim falan filan. var mıdır acep?
0
kibritsuyu
(21.11.07)
ravioli
(21.11.07)
(1)

facebook sorusu

kibritsuyu
facebook denen nane, kendi eklediğim bir fotoya tag eklemek istediğimde şöyle diyor bana:Unable to save tag. A photo may only have up to 30 tags. To add a new tag, you must first remove one of the existing tags on the photo. yalnız aşağıdan sayıyorum sadece 16 tag var resimde. hatta 18 taneydi de bö
facebook denen nane, kendi eklediğim bir fotoya tag eklemek istediğimde şöyle diyor bana:

Unable to save tag. A photo may only have up to 30 tags. To add a new tag, you must first remove one of the existing tags on the photo.

yalnız aşağıdan sayıyorum sadece 16 tag var resimde. hatta 18 taneydi de böyle dedi diye 2 tanesini de sildim, hala ekleyemiyorum. sildiklerimi de tekrardan ekleyemiyorum. bu 16 tagin hepsini kendim ekledim. resmi de kendim ekledim. resmin üstünde başkasının request ettiği ve kabul edilmemiş (kabul etemiş olduğum) başka tag yok. madem 30'a kadar yolu var, niye tagleyemiyorum ben daha fazla kimseyi?
0
kibritsuyu
(20.11.07)
bazen facebook'ta tuhaf tuhaf hatalar meydana geliyor, sonradan geçiyor. belki öyle bir şeydir.
0
deckard
(21.11.07)
(1)

basit bir excel sorusu da benden

kibritsuyu
eminim çok kolaydır bunu yapmak ama yapamadım.efendim şimdi bir hücredeki bir formülü alt satırlara kopyaladığımda formüldeki hücre de değişiyor. yani şöyle örnek vereyim. diyelim ki A3 hücresine =A1+A2 yazdım. bu formülü bir alt satıra yani B3'e kopyaladığımda formül =B1+B2 oluyor. C3'e kopyaladığı
eminim çok kolaydır bunu yapmak ama yapamadım.

efendim şimdi bir hücredeki bir formülü alt satırlara kopyaladığımda formüldeki hücre de değişiyor. yani şöyle örnek vereyim. diyelim ki A3 hücresine =A1+A2 yazdım. bu formülü bir alt satıra yani B3'e kopyaladığımda formül =B1+B2 oluyor. C3'e kopyaladığımda =C1+C2 oluyor. yani illa ki kendi satırındaki değerleri toplaması gerektiğini zannediyor. öyle olmasın. oralara da =A1+A2 diye en üst satırdaki formülü aynen kopyalasın. nasıl yaparım bunu?
0
kibritsuyu
(20.11.07)
hangi değerin değişmeden kalmasını istiyorsanız, o değeri formül satırında mouse ile seçin ve F4 e basın. $ işaretleri çıkacak, bu $ işaretleri değişkeni sabitlemek anlamına geliyor.
0
indeed
(20.11.07)
(8)

aynı anda adsl ve telefon kullanımı

kibritsuyu
yaa hemen splitter tak dediniz. ama öyle değil.malzemeler:- 1 adet hem telefon, hem adsl kullanmak üzere telefon hattı- 2 adet oda- 2 adet duvar tipi telefon prizi- 1 adet telefon makinesi- 1 adet bilgisayar- 1 adet modem.hazırlanışı:odalardan birine bilgisayar ve modem konur. modem, duvardaki telef
yaa hemen splitter tak dediniz. ama öyle değil.

malzemeler:
- 1 adet hem telefon, hem adsl kullanmak üzere telefon hattı
- 2 adet oda
- 2 adet duvar tipi telefon prizi
- 1 adet telefon makinesi
- 1 adet bilgisayar
- 1 adet modem.

hazırlanışı:

odalardan birine bilgisayar ve modem konur. modem, duvardaki telefon prizine bağlanır ve adsl'i alması sağlanır. link ışığı yanar, internet sorunsuz çalışır.

diğer odadaki telefon makinesi, o odada bulunan telefon prizine bağlanır. lakin ne zaman telefon kullanılmak istense internet kesilir haliyle.

soru: splitter nereye takılmalıdır ki bir odadaki bilgisayar internete bağlanırken, öbür odadaki telefon da kullanılabilsin? (doğru cevap "duvarın içi" değil, çünkü duvarı yıkıp içeriden öteki odaya paralel giden kabloya ulaşmak ve tam kavşak yerine splitter takmak mümkün değil)
0
kibritsuyu
(19.11.07)
dediğiniz gibi kullanamazsınız dear kibrit suyu
o oyle olmaz :)
çözümler:
1)duvarda matkapla delik açmak. (denenmiştir, oluyor)
2)kablosuz telefon kullanmak
3)evin her tarafından telefon kablolarının geçmesine ayak altında dolanmasına izin vermek (denenmiştir, oluyor, misafir falan gelince açıklama zorunluluğu doğabiliyor)

çalışan bir splitter için kurulum şudur:

sokaktan gelen kabloyu elimize alırız. buna splitter takarız.

splitter iki ucu boşta kaldı. (bu iki boş uc yan yana duruyor. ve her ikisinin üzerinde de line in yani hat girişi yazmıyor.

kalan iki ucun birini telefona diğerini modeme gidecek şekilde yeterli uzunlukta kablo döşeyerek takarız.
0
can see
(19.11.07)
olay şudur ki, yıllar önce daha adsl teknolojisi piyasada yokken evin her odasından icabında telefon kullanılabilsin diye bir tadilatta her odaya sıva altı hat çektirdim. her odada bir telefon prizi var. açıkta kablo olmasın, duvarın içinden gitsin diye onca masraf ettim. şimdi yine kablo mu döşeyeceğim yani açıktan. yani döşerim döşemesine de sistemi bozmadan bi yere taksam olmuyo mu? mesela 2 tane splitter alsam, birini modemin önüne taksam, birini de öteki odadaki telefonun önüne taksam?
0
🌸kibritsuyu
(19.11.07)
splitter modemden hemen önce takılsa yeterli. hatta bu sayede o odada da telefon kullanabilirsin.
malzeme listesine 1 adet telefon makinesi daha eklersen tabi
0
godless frog
(19.11.07)
splitter sadece eve gelen ana hatta takilir. dolayisiyla, sizin ana hat her odaya ayrilmis durumdaysa bunlardan sadece birini kullanmak zorundasiniz. yoksa adsl sinyalini baska bir odaya giderken kesersiniz.

malesef kablosuz 2-3 ahizeli bir telefon seti almalisiniz ve telefonun ana vericisini bilgisayarin oldugu odaya koymalisiniz, yani koymalisin...

sekil su ki: bilgisayarin oldugu odada, duvardan cikan hatta splitter'i takiyorsun; bir ucunu modemine uzatiyorsun, diger ucunu da kablosuz telefonuna. diger odalardaki soketleri de kullanmiyorsun. onlarin odalarina birer kablosuz telefon istasyonu yerlestiriyorsun. afiyet olsun.

splitter modemden hemen once takilsa yeterli pek degil. diger odadan biri ahizeyi kaldirinca diger odadaki modemin adsl sinyali kesilir.
0
kezzy homeros
(19.11.07)
kimse splitter başlığındaki entryleri (#6599252) okumadı mı , yada google da 2 saniyelik bir arama yapmadı mı acaba ???
arama sonucu 1: www.onsayfa.com
orada ADSL micro filter denen parçadan alıp telefonunuzla duvardaki priz arasına bağlamanız yeterli. modemin doğrudan hatta bağlı olmasında bir sakınca yok.
0
nicin ben
(19.11.07)
o linkten anlaşılan eğer birden fazla duvardan telefon hat çıkışı varsa "splitter" değil "DSLfilter" veya "Microfilter" denilen zımbırtının her telefonun arkasına takılacağı.

senin görevin kibrit suyu, eğer kabul edersen..
microfilter denen zımbırtılardan bulup her telefona takmak :))
0
can see
(19.11.07)
ben şöyle düşündüm. telekomdan gelen ana hat bir prizde son buluyordur, oradan diğer prize dağılıyor. ana hattın geldiği ilk prizden önce bir splitter bağlanabilir. bunun için prizi söküp splitterı içine yerleştirmeniz gerekiyor ve bunun için içeride yeterli hacim olmalı. fakat hesaplarıma göre sığar. bu durumda bir priz modem için bir priz de telefon için olmuş olacak.
0
paranormal
(19.11.07)
Bir çözüm de, modem'i telefonlu odaya taşımak, ve o modemi kablosuz modemle değiştirmek. Böylece tek splitter'la aynı işi yapmış olursun. Yaa ya çok zekiyim! Biraz pahalı bir çözüm ama idare etcen.
0
harzem
(20.11.07)
(6)

word belgesini pdf yapma - ACİL

kibritsuyu
arkadaşlar elimde pdf'ye çevirmem gereken word dosyaları var. bu iş için pdf995 denen programı kullanıyorum.sorun şu ki, elimde 4 ayrı word dosyası var (kapak, önsöz, içindekiler ve asıl metin olmak üzere) ve bunların hepsinin tek bir pdf'de birleştirilmesi gerekiyor.şimdi alayım tek word dosyasına
arkadaşlar elimde pdf'ye çevirmem gereken word dosyaları var. bu iş için pdf995 denen programı kullanıyorum.

sorun şu ki, elimde 4 ayrı word dosyası var (kapak, önsöz, içindekiler ve asıl metin olmak üzere) ve bunların hepsinin tek bir pdf'de birleştirilmesi gerekiyor.

şimdi alayım tek word dosyasına kopyala yapıştır yapayım dediğimde sayfa 1'den başlaması gereken asıl metnin sayfa numarası, başına kapak mapak önsöz vs. girince 15 falan oluyor. dolayısıyla sayfa numaraları sapıttığı için hepsini aynı word belgesine yapıştırayım da ordan tek pdf yapayım diyemiyorum. dosyalarda ve sayfa numaralarında hiçbir değişiklik olmadan bu 4 word belgesini nasıl istediğim sırada tek bir pdf dosyası yapabilirim?
0
kibritsuyu
(19.11.07)
Abi soruya ofelya'nın verdiği cevap işe yarar mı acaba?

(git: 7040)
0
colonizer
(19.11.07)
Oha şöyle de bi şey yapmış biri belki yardımcı olur;

66.102.9.104
0
colonizer
(19.11.07)
@kibritsuyu

1) her bir bölümü kendi içinde pdf yap
2) kapak, önsöz, içindekiler vs. diye bir kaç pdf dosyan olacak.
3) pdf programında bu ayrı pdf'leri birleştir.

bitti. olmazsa sorunun ne olduğunu yaz. hallederiz. ben de yaptım aynısını :)

---
ayrıca tez merkezine gönderilecek kopyaları hazırlıyorsan o iş öyle değil. yapmaya çalıştığın buysa onu da yaz.
---

tamamdır. olayı baştan sona burada canlandırdım :)
a) bunu bul. türkçesi de var. "pdf creator" ver. 0.9.3
b) word dosyalarını bir klasöre koy pdf creator ile sırayla aç (aralarda pdf creator'de kaydet, yazdır değil biriktire bas. tüm belgeleri atınca pdfcreatore'e ctrl+A ile hepsini seç. belge menüüsünden birleştir de. sonratasarımı kaydet. ve yazdır. bir pdf dökümanı çıkaracak

bitti. :)
0
can see
(19.11.07)
tez merkezine gönderilecek kopyaları hazırlıyorum evet. dediğin gibi yaptım. tek tek pdf yapıp pdf995edit diye bi programla istediğim sırada birleştirdim, oldu. yani benim istediğim gibi oldu. öyle değil derken, başka ne yapmalıyım?
0
🌸kibritsuyu
(19.11.07)
tez merkezi kopyaları 2 dosya olarak hazırlanır.

1. pdf'de kapak+özet+ingilizce özet vs falan varken ana metin bölümü yoktur.
2. pdf'de ise ya hepsi birden var ya da içindekiler bölümünden falan başlıyor..

kendi okulunun vermiş olması gereken tez teslim belgesini kontrol et. bu okulun kendi kendine karar verebileceği bir olay değil, tez merkezi kabul etmeyebilir.

ya da herkes napıyorsa onu yap abi :)aşfjş
0
can see
(19.11.07)
sayın hocam openoffice kurarsan hiç bir eklentiye gerek kalmadan pdf ye çevrmi yapabilirsin.adresini de vereyim tam olsun....

www.openoffice.org.tr
0
gamlibaykus
(20.11.07)
(2)

facebook sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar bu facebook nanesinde tam isim arama gibi bir şey yok mudur? yani nasıl mesela atıyorum "can us" diye bir arkadaşımı aratıcam. adı can, soyadı us. "can us" yazınca yediyüzellibin tane sonuç geliyor içinde can ve us geçen. canan uslanmaz, caner uskan, cankut usanır bilmemne. yahu sadece ca
arkadaşlar bu facebook nanesinde tam isim arama gibi bir şey yok mudur? yani nasıl mesela atıyorum "can us" diye bir arkadaşımı aratıcam. adı can, soyadı us. "can us" yazınca yediyüzellibin tane sonuç geliyor içinde can ve us geçen. canan uslanmaz, caner uskan, cankut usanır bilmemne. yahu sadece can us olan varsa o gelsin olmuyo mu?
0
kibritsuyu
(19.11.07)
arama sonucunda üsttekiler daha doğru bilgi oluyor. peki google vs. için denediğimiz tırnak olayını deneyip arattın mı? "can us" şeklinde?
0
enola gay
(19.11.07)
teşekkürler... evet denedim de arama kutucuğuna tırnak işareti çıkmıyor. advanved search'te de "tam sonuç getir" gibi bir tik yok. sadece kendi networküm random bi sıralamayla üstte çıkıyor. çünkü ön sayfalarda "caner usanmaz" vs. varken daha ilerilerde birkaç tane "can us" olabiliyor.
0
🌸kibritsuyu
(19.11.07)
(4)

şahan gökbakar skeci

kibritsuyu
arkadaşlar eşim ısrar ediyor, şahan gökbakar'ın "bu yar banaa gelir mikiii, bu yar beni sever mikiii, miki mikiii mikii faaree" diye şarkı söylediği bir skeci varmış. youtube falan aradım taradım bi tane mikili şarkı buldum şahan'ın söylediği ama alakası yok. eşime de dinlettim bu değil dedi. var m
arkadaşlar eşim ısrar ediyor, şahan gökbakar'ın "bu yar banaa gelir mikiii, bu yar beni sever mikiii, miki mikiii mikii faaree" diye şarkı söylediği bir skeci varmış. youtube falan aradım taradım bi tane mikili şarkı buldum şahan'ın söylediği ama alakası yok. eşime de dinlettim bu değil dedi. var mıdır gören, duyan, link verebilecek olan?
0
kibritsuyu
(15.11.07)
bu yar bana gelir mikiii
bu yar beni sever mikiii
mikiiii miki
mikiiii fare
fa reeee fa sool
sol laa si do...
diye devam ediyordu ben de kulaktan dolma söliorum, ama linkini bulan olursa hoş olur hakkaten.
0
rentts1
(15.11.07)
0
can see
(15.11.07)
@can see: uzun versiyon diye verdiğini bulmuştum ama o değil aradığım. kısa versiyon diye verdiğindir tam olarak. teşekkürler :)
0
🌸kibritsuyu
(15.11.07)
can c rica eder sevgiler sunar :)
0
can see
(15.11.07)
(5)

ağaç yaşı

kibritsuyu
kütüğünün çapı yaklaşık olarak 80-100 cm. olan bir çınar ağacı ortalama kaç yaşındadır?
kütüğünün çapı yaklaşık olarak 80-100 cm. olan bir çınar ağacı ortalama kaç yaşındadır?
0
kibritsuyu
(14.11.07)
sanırım 70 ila 90 arasında birşey olması gerek, bahsettiğimiz çınar planatus orientalis ise.
0
swallowed arsenic
(14.11.07)
halkalarini saymak lazim ama, agaca da yazik.
0
turkish tekila
(14.11.07)
yaşını bilemem ama çınar olduğu için korunması gerekli tabiat varlığına girmektedir.
böylede gereksiz bir bilgi işte.
0
broo
(14.11.07)
ankara necatibey caddesindeki bu ölçülerdeki sıra sıra dikilmiş koca çınar ağaçlarını, melih gökçek bir gün gelir de bir nedenle keser mi diye endişe duyup duruyorum. o yüzden merak ettim yaşlarını.
0
🌸kibritsuyu
(14.11.07)
bir gün kesilmeleri gerekecek malesef. ama önce selvi ağaçları. 10 katlı apartman boyunda selvi ağaçları var. birinin kafasına (ya da kalabalık bir caddede 100ünün kafasına) düşecek bir gün (kesin olarak)
kimileride bina yakınındaki söğüt ağaçlarına takmıştır kafayı. kökleri çok uzaklara gidebilir ve bina duvarlarına (temel) zarar verebilirmiş. enteresan.
0
can see
(14.11.07)
(3)

bilgisayarda sorun nerededir?

kibritsuyu
arkadaşlar bilgisayarı komple yenileyecek durumum yok şu anda. 2001 model bilgisayarımı kullanak zorundayım. daha önce de sormuştum (git: 13812)ama eksik sormuşum. yavaşlarsa yavaşlasın. hız aramıyorum zaten ama şu problem çözülsün yeter. diyelim ki youtube'da bir video izlerken aradan 10 saniye geç
arkadaşlar bilgisayarı komple yenileyecek durumum yok şu anda. 2001 model bilgisayarımı kullanak zorundayım. daha önce de sormuştum

(git: 13812)

ama eksik sormuşum. yavaşlarsa yavaşlasın. hız aramıyorum zaten ama şu problem çözülsün yeter. diyelim ki youtube'da bir video izlerken aradan 10 saniye geçince video takılıyor, hem görüntü, hem sesi takılıyor, harddiskten normal ve kesintisiz bir okuma sesi geliyor bu arada. sanki "dur abi nefesim kesildi. bi soluklanayım" diyor bana.sonra 10 saniye düzgün, 10 saniye osnra yine böyle. eskiden flight simulator oynardım bu makinede, hiç sorun çıkmazdı. şimdi bu tip grafikleri olan oyunlarda da aynısı oluyor. uçak güzel güzel uçarken bir anda takılmaya, atlaya atlaya göstermeye başlıyor, harddisk aynı tepkiyi veriyor, sonra birden düzelip normalleşiyor. 10 saniye sonra yine aynısı. bezdim artık. hangi parçası bozuksa, hangi yazılım sıçıyorsa düzelteyim şu problemi. başka hız mız istemiyorum. şu sorun çözülsün yeter. nedir sorun sizce? (konfigürasyon, linkini verdiğim önceki duyuruda yazıyor)

not: aynı konfigürasyon ve aynı yazlımla daha önceden yapmadığı, sonradan peydah olan bir hata olduğu için konfigürasyonu ve işletim sistemini değiştirmeden tekrar soruyorum. bir program kasıyorsa veya bir donanım arızalıysa sadece ona yoğunlaşayım diye.
0
kibritsuyu
(13.11.07)
ramden kaynaklaniyor olabilir. her iki raminde bunda etkisi olabilir ayrica.

soyle ki ram kullanimi cok dibe vurursa hddden sanal disk kullanmaya calisiyor olabilir eger hddde rpm olarak dusukse o zaman yavaslama ve takilma oluyordur. herhangi bir video calistirdiginizda ctrl + alt + del ile performans basliginda fiziksel bellek > kullanilabilir e bir bakiniz.

eger buradaki deger 5000 ve daha altina iniyorsa ram azligindandir veya bozuklugundan.

diger bir aklima gelense ekran kartinin ramlerinin bozulmasi. sayet ekran karti onboard ise yine fiziksel ramlerin bozuklugu veya azligina dalalettir.

eger ramlerde bir sorun olmadigina eminseniz hdd rpm i gibi bilgileri verseniz guzel olur.
0
entrapmen
(13.11.07)
ekran kartı onborad değik asus geforce 256 v6800. sanırım 32 mb. harddisk 7200 rpm 30 gb quantum fireball. ram'ler 2 tane 128'lik sd ram. anakart da asus cusl2-c modeli.
0
🌸kibritsuyu
(13.11.07)
daha önce demiştim ama bence %90 harddisk bozuk eğer 2001'den beri kullanıldıysa. çünkü şu an aynısını ben yaşıyorum bozuk sector yok ama yüzey taraması yap diye ısrar ediyor (2001den beri aynı pc).
0
sourlemonade
(13.11.07)
(1)

ekskavatör kullanımı

kibritsuyu
arkadaşlar hep merak etmişimdir, construction destruction isimli oyunu oynayınca iyice merak ettim. bu alet nasıl kullanılıyor? şimdi gördüğüm kadarıyla operatörün sağında ve solunda birer joystick var. iki joystickle yapılabilecek maksimum hareket 8 tane. zaten ekskavatörün de yaptığı hareket 8 tan
arkadaşlar hep merak etmişimdir, construction destruction isimli oyunu oynayınca iyice merak ettim. bu alet nasıl kullanılıyor? şimdi gördüğüm kadarıyla operatörün sağında ve solunda birer joystick var. iki joystickle yapılabilecek maksimum hareket 8 tane. zaten ekskavatörün de yaptığı hareket 8 tane.

1. sağ dönüş
2. sola dönüş
3. kol en dipten yukarı
4. kol en dipten aşağı
5. kol ortasından yukarı
6. kol ortasından aşağı
7. kepçe yukarı
8. kepçe aşağı

paletlerinin ileri geri çevrilmesini geçiyorum, çünkü onlar ayaktaki pedallarla yapılıyor (ayrıca kolları da var) biliyorum.

şimdi bilen biri bana "sağdaki joystick'i sağa çekince alet sağa döner, sola çekince sola döner, soldaki joystick'i ileri itince kol en dibinden aşağı iner, vs." şeklinde bu sekiz hareketi hangi joystick hareketi ile yaptığımızı söyleyebilir mi acaba? web sitesi kaynağı da olur. teşekkür ettim.
0
kibritsuyu
(10.11.07)
ip ucu: bazı ekskavatörlerde o kol uzayabilir. bunun için de sağ joystic'te iki buton vardır.
0
insanimsi
(30.04.08)
(1)

minton klavye

kibritsuyu
arkadaşlar minton marka ucuz bi klavye aldım. niye başka almadım? çünkü backscape tuşu büyük, enter tuşu zik gibi i harfine kadar uzanmayan, virgül tuşu da enter'ın yanında olan tek model buydu. lakin dandikliğinden midir nedir, arasıra en alt satırdaki harflerden bazıları basmaz oluyor. ya hiç basm
arkadaşlar minton marka ucuz bi klavye aldım. niye başka almadım? çünkü backscape tuşu büyük, enter tuşu zik gibi i harfine kadar uzanmayan, virgül tuşu da enter'ın yanında olan tek model buydu. lakin dandikliğinden midir nedir, arasıra en alt satırdaki harflerden bazıları basmaz oluyor. ya hiç basmıyor, ya epey sert vurunca yazıyor. keşfettim ki klavyenin gıcıklık yapan tuşları nahiyesine gümmm diye yumruğu ekleyince düzeliyor bütün problem. bunun mantıklı bir açıklaması var mı, yoksa tamamen türk usulü tamir yeteneği mi? nedir ya? nasıl olur?

edit: yumruk falan da kar etmeyince cinnet geçirip klavyeyi kırmamla sorun kökten çözülmüştür.

anafikir: minton marka klavye almayın, aldırmayın.
0
kibritsuyu
(08.11.07)
ne mutlu türküm diyene!
0
insanimsi
(30.04.08)
(1)

dark frame subtraction

kibritsuyu
arkadaşlar fotoğrafçılıkta kullanılan bu terim nedir? sanırım görüntüdeki parazitleri gidermekte kullanılan bir yöntem ama tam olarak anlayamadım. neyi düzeltiyor ve nasıl yapılıyor, açıklayabilecek biri var mı acaba? (türkçe'e nasıl çevrilmş onu söylerseniz kendim de bulabilirim. ama google'dan bul
arkadaşlar fotoğrafçılıkta kullanılan bu terim nedir? sanırım görüntüdeki parazitleri gidermekte kullanılan bir yöntem ama tam olarak anlayamadım. neyi düzeltiyor ve nasıl yapılıyor, açıklayabilecek biri var mı acaba? (türkçe'e nasıl çevrilmş onu söylerseniz kendim de bulabilirim. ama google'dan bulduğum ingilizce sayfalar tatmin etmedi beni)
0
kibritsuyu
(05.11.07)
görüntü sensörünün elektronik gürültüsünün, pixel veya satır/sütun bazındaki nonuniformity (her piksel ışığa aynı oranda duyarlı olamıyor, sütunların sürücüleri veya satır amfileri de tamamen eşlenik değil) etkilerini azaltmak için yapılan bir işlem. aynı pozlama süresi ile bir karanlık kare çekiliyor (objektif kapalıyken mesela) bir de normal fotoğraf çekiliyor. normal fotoğraftan karanlık fotoğrafı pixel pixel çıkarılıyor. Sonuc(x,y) = Foto(x,y) - Kranlik(x,y)
Özellikle uzun pozlama süreleri ile çalışılırken etkin bir yol ancak gün ışığında filan çok gerekli olmuyor.
0
nop
(05.11.07)
(3)

canon powershot a610 ve raw

kibritsuyu
arkadaşlar canon powershot a610 makineme yüklediğim chdk yazılımı ile artık raw formatında resim çekebiliyorum. lakin bu alet resimleri crw uzantısı ile kaydediyor (değiştirilebiliyor sanırım menüden neyse konu bu değil). ben bu crw uzantılı dosyaları açamıyorum. görünürde photoshop ile ilişkilendir
arkadaşlar canon powershot a610 makineme yüklediğim chdk yazılımı ile artık raw formatında resim çekebiliyorum. lakin bu alet resimleri crw uzantısı ile kaydediyor (değiştirilebiliyor sanırım menüden neyse konu bu değil). ben bu crw uzantılı dosyaları açamıyorum. görünürde photoshop ile ilişkilendirilmiş olsa da photoshop "not right kind" falan diyip açmıyor. ee neyle bakıp düzelticez biz bu fotoları? fotoşopta olmuyosa neyde olucak? ben mi fotoşopun doğru yerinden açmayı başaramıyorum, plugin falan mı gerekiyor, başka yardımcı bir program mı kullanmalıyım, nedir?

(bu aşamaya gelebildiğim için sipeşıl tenks tu mrtksn)
0
kibritsuyu
(03.11.07)
sourlemonade
(03.11.07)
arkadaşlar kısaca tekrar sorayım. o kadar fotoğrafçı, bilmemneyci var, çok mu zor bi soru sordum? crw uzantısıyla kaydedilmiş raw dosyalarını photoshop'ta nasıl açarım? bütün soru bu. camera raw diye bi plug in yüklü ama yine de açmıyor lanet program. ne yapacam bi yol gösterin gözünüzü seveyim. xnview diye bi şey yükleim o açıyor ama şu saatten sonra yeni program öğrenmiyim, photoshop kullaniyim noolur ya.
0
🌸kibritsuyu
(03.11.07)
bu arada internetten aratıp bulduğum orijinalinde raw destekleyen makineler ile çekilmiş fotoları photoshop cillop gibi açıyor. sanırım benim makinenin çektiği raw'lar photoshop tarafından desteklenmediğinden oluyor.
0
🌸kibritsuyu
(03.11.07)
(3)

watt? desibel?

kibritsuyu
şimdi watt güç birimi, desibel ses yüksekliği birimi. hoparlörlerin de ses gücü watt olarak verilir ya genelde. bir alarm sireninin üstünde "ses çıkış gücü: 25W (B.P), 50W (G)" yazıyor. şimdi kaç desibele denk gelir bu? ne demektir? kuvvetli bir siren midir?ya da hesaplayabilmek için başka veri gere
şimdi watt güç birimi, desibel ses yüksekliği birimi. hoparlörlerin de ses gücü watt olarak verilir ya genelde. bir alarm sireninin üstünde "ses çıkış gücü: 25W (B.P), 50W (G)" yazıyor. şimdi kaç desibele denk gelir bu? ne demektir? kuvvetli bir siren midir?

ya da hesaplayabilmek için başka veri gerekir mi, gerekirse söyleyebilirim broşürden.
0
kibritsuyu
(01.11.07)
Desibel logaritmik bir oran, birimi yoktur. İki sinyalin birbirine oranıdır.

Örnek :

Giriş Sinyaliniz : 1volt
Çıkış Sinyaliniz : 10volt

db olarak = 20log(10/1) = 20db lik bir kazanç demektir. Güç için ise 10log(p2/p1) kullanılır.


edit : şöyle bir tablo da var ama kaynağı, referansı yok. ne kdar güvenilir bilmem.

www.atim.com
0
kimlanbu
(01.11.07)
ben anlamam bu işlerden. ama işyeri için görüştüğümüz tüm alarm firmaları, sirenlerinin ses şiddetini anlatabilmek için "100 desibel ses verir, 120 desibel bağırır" falan dediler. bu aldığımıza ise sormak aklımıza gelmedi ama sirenin broşüründe ses gücü 25W yazıyor. şimdi ossuruk gibi mi çalacak, yoksa bangır bangır mı bağıracak, diğer firmaların sirenlerine göre uyduruk bi şey mi bilemedim, o yüzden soruyorum. (bu arada parantez içinde yazan B,P ve G harfleri modelmiş. basic, premium, genius mu neymiş. ben aletin basic olduğunu varsayıp 25W diye soruyorum)
0
🌸kibritsuyu
(01.11.07)
o zaman şöyle bir tablodan ilgili ses şiddetini karşılaştıracak olaylar bulabilirsin. misal 100db araba kornasına denk geliyormuş.

www.hearnet.com
0
kimlanbu
(01.11.07)
(1)

canon powershot a610

kibritsuyu
canon powershot a610 kompakt fotoğraf makinesi ile üst üste pozlama yapabilir miyim? yani çektiğm resmin üstüne bir resim daha çekmem mümkün müdür? kullanma kılavuzunu bulamıyorum.
canon powershot a610 kompakt fotoğraf makinesi ile üst üste pozlama yapabilir miyim? yani çektiğm resmin üstüne bir resim daha çekmem mümkün müdür? kullanma kılavuzunu bulamıyorum.
0
kibritsuyu
(31.10.07)
öyle bi özellik yok, ardıl çekim var ama, tek resme başka poz ekleme yok... diye biliyorum
0
efruz
(31.10.07)
(9)

webcam'den güvenlik kamerası

kibritsuyu
efem güvenlik kamera sistemi kurduracak bütçemiz yok ama böyle bir şey vardı. şimdi her zaman açık duran bir bilgisayarımız var. buna webcam taksak, bi de programı olsa. bu sürekli değil de geceleri falan böyle hareket olduğunu algılayıp kayda başlasa ve sadece hareketleri çekse. hareket sona erince
efem güvenlik kamera sistemi kurduracak bütçemiz yok ama böyle bir şey vardı. şimdi her zaman açık duran bir bilgisayarımız var. buna webcam taksak, bi de programı olsa. bu sürekli değil de geceleri falan böyle hareket olduğunu algılayıp kayda başlasa ve sadece hareketleri çekse. hareket sona erince kaydı durdursa. ve hatta görüntüleri ister canlı, ister internetten evden izleme imkanı sunsa. ne de güzel olur ama olur mu? hangi programla olur?
0
kibritsuyu
(31.10.07)
olmaz.
0
os
(31.10.07)
Var öyle program. Dediğiniz gibi sadece hareket olduğunda algılayıp kayda başlıyor. Ama önceden kaydettiği şeyleri internetten izleyebilir misiniz bilmiyoum, canlı şeyleri izleyebilirsiniz ama gayet.

Şurada sorunuzun aynısı sorulmuş ve cevaplanmış program isimleriyle birlikte: ask-leo.com

Gene de tatmin olmazsanız Google'dan webcam, security, motion keyword'leri ile aratın bir sürü açıklama ve program çıkıyor...

edit: ben zamanında yapıyordum bunu ama harekete duyarlı değildi, evde ne olup bittiğini okuldan falan izliyordum canlı...
0
crown
(31.10.07)
supervision cam diye bi şey buldum. tam da istediğim şeyi yapıyor. internetten de izletiyor ama server lazım tabi. kaydettiği resimleri bi yere upload etmesi lazım. lakin shareware. görüntünün üstüne nal kadar program adı yazıyor. ve süre kısıtlamalıymış. crack falan bulabilirsem süper olacak.
0
🌸kibritsuyu
(31.10.07)
onun yerine 10 saniyede ya da 5 saniyede bi fotograf ceken bisey daha mantikli olabilir. sonucta hareket sensoro bok püsür lazim.
0
polifonik osuruk
(31.10.07)
yok abi ne hareket sensörüsü. bulduğum program istersen belirlediğin zamanlarda fotoğraf çekiyor, istersen de önündeki görüntü değiştiğinde takır takır kaydetmeye başlıyor. kayıt da elbette arka arkaya jpegler şeklinde oluyor. sonra istersen bunları avi olarak istediğin formatta encode ediyor. ayarları girince mail bile atıyor. şahane bi şey. üstelik shareware. crack bulsam da full kullansam tam istediğim şey valla.
0
🌸kibritsuyu
(31.10.07)
hareket sensörüne gerek yok. image processing ile kolayca hareket tespit edilebilir. bunu yapan programlar da var crown belirtmiş.

internetten izlemek için de radmin kurarsınız mis gibi olur.
0
kimlanbu
(31.10.07)
Valla ben dandik bi creative web camerasi almistim ondakin programda hareket algilayici vardi ama streaming falan yapmiyodu. Ama onu yapanda bisi arkadasda vardi bi sorim.
0
badseed
(31.10.07)
çeşit olsun diye yazıyorum, linux'unuz varsa motion var www.lavrsen.dk
Motion varsa illa benzeri bi' şey windows'ta da vardır.
İzleme olayını da, bir web sunucu kurarsınız makineye ordan bakarsınız resimlere/videolara.
0
yuxel
(01.11.07)
1 adet pci kart, 1 adet kamera ve xp yazılımı ve sürücüleri dahil 10 metre falan görüntü kablolu sistem var elimde. ilgilenen olursa ucuza verilir maliyeti 250-300 ytl civarına gelmişti ıvırı zıvırı. hareket algılayıcı yazılımı var o bölgede hareket olursa kayıt yapıyor. 4. katta bahçeyi gözlemek için kullanıldı eğer yüksekten kullanılmayacaksa çok daha güzel çeker. kameranın kutusu mutusu vardır -5 -10 derecede bile çalıştı. satılma nedeni casus uyduyla takibe başlandığı için atıl hale gelmiş olması.
0
ozdek
(01.11.07)
(3)

divx altyazı uzunluğu

kibritsuyu
yeni bir soruya daha karşınızdayım sevgili ekşi duyurucular.divx'lerimi divx player'da seyrediyorum. fakat altyazıların ekrana eksiksiz çıkabilmesi için 40-45 karakterden uzun olmaması gerekiyor. bugüne kadar elle ayarlıyordum fakat bunun için programlar olduğunu öğrendim buradan. bu programlardan b
yeni bir soruya daha karşınızdayım sevgili ekşi duyurucular.

divx'lerimi divx player'da seyrediyorum. fakat altyazıların ekrana eksiksiz çıkabilmesi için 40-45 karakterden uzun olmaması gerekiyor. bugüne kadar elle ayarlıyordum fakat bunun için programlar olduğunu öğrendim buradan. bu programlardan biri subtitla workshop. evet gerçekten de altyazı belirlediğim sayıdaki karakterden falza ise satırı bölüyor. lakin bu bölme işini kazla gelen karakterden itibaren yapıyor. yani 40 karakter olarak ayarladıysam ve altyazı satırı 45 karakterden oluşuyorsa program bu altyazıyı 40+5 şeklinde bölüyor. belirlediğim sayı olan 40 karakter üst satırda, fazla gelen 5 karakter alt satırda. fakat ben olabildiğince eşit bölmek istiyorum yani 25+20 ya da 23+22 şeklinde. var mıdır bunun bir ayarı ya da bunu yapabilecek başka bir program?

not: tabii ki bu 40+5 bölümünü yaparken kelimeleri zart diye ortasından bölmüyor. boşluğa denk getiriyor. 39+6, 38+7 falan da olabiliyor son kelimenin uzunluğuna göre. ama bütün cümle üst satırda, sadee son kelime alt satırda çok abuk oluyor arkadaş. yok mudur bi yolu?
0
kibritsuyu
(25.10.07)
yahu bu kolay bir şey! notepad'de (veya subtitle workshop'ta) aç altyazıyı, satırlar bölmek istediğin yerde enter'a bas.

ben mi yanlış anladım soruyu?

ama altyazının 45 karakter sürmesi de iyi bir şey değil - o kadar uzun cümleler mi kuruluyor filmde?!
0
geri yinekel
(26.10.07)
şimdi şöyle ki, evet yöntemin doğru. ben de böyle yapıyorum zaten. ama iki buçuk saatlik filmin tüm altyazılarının satır satır incelemem, uzun gözükenlerin 45 karakter edip etmediğini tek tek saymam, geçiyorsa ortasından entera basarak bölmem çok vaktimi alıyor. subtitle workshop bölüyor dediler. bölüyor ama 49 satır uzunluğundaki bir yazıyı:

hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de yok.

şu şekilde bölüyor:

hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de
yok.

oysa istiyorum ki:

hey corç versene borç,
olmaz maykıl bende de yok.

falan yapsın.

hatta diyelim ki altyazı şöyle:

hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de yok.
ama istersen bulabilirim.

üst satır 45'i geçiyor ama alt satır da epey kısa. bunu da ne yapsın? şöyle yapsın:

hey corç versene borç, olmaz maykıl
bende de yok. ama istersen bulabilirim.

koca bir altyazı dosyasındaki uzun gözüken satırları tek tek inceleyip, tek tek karakterlerini sayıp elle yapıyorum bunu notepad ile. hatta ekranın 45 karaktere denk gelen yerine dikine cetvel dayayıp cetveli geçen satırları falan kısaltıyorum. tekoloji çağında monitöre cetvel dayanır mı arkadaş. program yapsın istiyorum. çok mu şey istiyorum?
0
🌸kibritsuyu
(26.10.07)
anladım şimdi - ki soru böyle sorulunca da doğrusu aştı beni. ilkece, basit bir makro yazıp 45 satırlık altyazı parçalarını word'ün bulmasını sağlamak mümkünmüş ve işe yararmış gibime geldi şimdi. ama o da benim anladığım bir şey değil. istersen bu duyuru sayfalarında "word'de makro" gibi bir başlık açarak sorunu yeniden yaz; o zaman belki word'den ve makrolardan anlayan yazarların bir katkısı olabilir.
0
geri yinekel
(26.10.07)
(1)

font sorusu

kibritsuyu
yol levhalarında kullanılan font nedir acaba ve de nereden bulurum?(görseldeki şebeklik konumuz dışındadır ve tamamen görsel malzeme yokluğundandır. google bunu bulabildi)
yol levhalarında kullanılan font nedir acaba ve de nereden bulurum?

(görseldeki şebeklik konumuz dışındadır ve tamamen görsel malzeme yokluğundandır. google bunu bulabildi)
0
kibritsuyu
(25.10.07)
Amerika'dakiler Clearview ve 800 dolar falan gibi bir fiyatı var. Bizimkilerle karşılaştırdım baya benziyorlar aslında.

clearviewhwy.com
typographica.org
0
sui
(25.10.07)
(2)

yerde yuvarlana yuvarlana gülen kırmızı peluş oyuncak

kibritsuyu
evet geçen gün cenk erdem'de, bugün de youtube'da gördüm bunu. yerde yuvarlana yuvarlana, tepine tepine gülen kırmızı peluş bi oyuncak var. acaip hoşuma gitti. nerelerde satılır bu? mümkünse ankara, değilse internet üzerinden?edit: efendim `tickle me elmo` imiş bu oyuncağın adı.
evet geçen gün cenk erdem'de, bugün de youtube'da gördüm bunu. yerde yuvarlana yuvarlana, tepine tepine gülen kırmızı peluş bi oyuncak var. acaip hoşuma gitti. nerelerde satılır bu? mümkünse ankara, değilse internet üzerinden?

edit: efendim tickle me elmo imiş bu oyuncağın adı.
0
kibritsuyu
(23.10.07)
galadnikov un belirttigi duyuruyu acmistim, kimseden cevap gelmemisti.

en guzeli amerikadan gelcek birinden siparis verdirmek.
0
la traviata
(23.10.07)
Ben gg'den eşime hediye olarak almıştım. Acayip eğlenceli bir oyuncak.
0
magarna
(23.10.07)
(4)

ağaçları koruma olayı

kibritsuyu
hep kafama takılan bir şey var. yok şu kadar az kağıt kullanın bir ağacı kurtarın, yok kağıtları ziyan etmeyin ağaçlar ölmesin falan denip duruyor. lan her ortamda ağaç kullanıyoruz. kapımız penceremiz masamız sandalyemiz parkemiz duvarımız tavanımız her taraf ahşap. kış geliyor tonlarca odun yakılı
hep kafama takılan bir şey var. yok şu kadar az kağıt kullanın bir ağacı kurtarın, yok kağıtları ziyan etmeyin ağaçlar ölmesin falan denip duruyor. lan her ortamda ağaç kullanıyoruz. kapımız penceremiz masamız sandalyemiz parkemiz duvarımız tavanımız her taraf ahşap. kış geliyor tonlarca odun yakılıyor. bunlar da ağaç değil mi? hem de saf ağaç değil mi? ağaçları korumak sırf kağıt tasarrufıyla mı oluyor? iki sayfa kağıt buruştursam ağaçlara yazık etmiş oluyorum da gidip sekiz kişilik yemek masası alınca hiç mi zarar vermiş olmuyorum ağaçlara? bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
0
kibritsuyu
(19.10.07)
yemek masasini her hafta yeniden almiyorsun. 2-3 tane agacla yapilmis o masa yillarca idare ediyor. atacagin zaman bile baskalari tarafindan tekrar kullaniliyor. mobilyalar bu sekilde en azindan, isinma icin kullanilan tabii ki fazla tuketir... ama kagitta olay cok daha fazla. bi agactan az miktarda seluloz cikiyor, kullandigin kagida da tekrar cope atiyorsun.. cogu kagit turevi geri donusume gitmeden yok oluyor. kagit tasarrufuyla her yil adam basi 3-5 agac kurtarmak mumkun.

son olarak: mobilya gibi seyleri "agac tuketmeyelim" diye metalle, plastikle ikame etmek zor. ama 21. yuzyilda bilgisayar, pda vb bi yigin zamazingo varken otu boku kagida yazmak tamamen bir israf. neyseki 30 yil sonra kagit sadece muzelerde gorulebilen bir sey olacak.
0
507
(19.10.07)
kağıt kullanımını azaltmaya yönelik çağrılara değil, ama kağıdın geri dönüştürülmesi olayına yönelik bir açıklama getirebilirim.

meselenin özü şu; kağıdı geri dönüştürmek oldukça kolay.

kullanılmış kağıdı toplamak ve ayrıştırmak,geri dönüşüm işleminden daha zor. yeterli duyarlılık sağlanırsa ve altyapı hizmetleri uygun düzenlenirse, kağıt kolaylıkla geri dönüşüm tesislerine yollanabiliyor. Geri dönüşüm işlemi de tahmin edildiği kadar zor değil diye biliyorum ben. teknolojik olarak da oldukça basit bir işlem.
bu yüzden, kağıdı geri dönüştürmemeyi, musluğu açık bırakmak gibi düşünebiliriz.

ayrıca, dünyada kağıt yapmak için 1 yılda kesilen ağaç sayısı, mobilya için kesilenden kat be kat fazla olmalı.

ha bir de, bazı mobilyalar zaten geri dönüştürülmüş ağaç malzemeden yapılıyor.


odun yakma konusuna gelince.. odun yerine başka bir yakıt yaksak da problem aslında. aslında insanlık olarak "yakmayı" bırakmalıyız acilen. hey gidi karbondioksit, hey gidi karbonmonoksit..
0
flyalone
(19.10.07)
şimdi şöyle ki, ağaç bir kere geri dönüşümü en kolay ve sürdürülebilir malzemelerden biri çünkü üretiminde, işlenmesinde ve dönüşümde harcanan enerji muadillerine (çelik, beton) göre çok daha az. ayrıca ağacın neredeyse tamamı bir şekilde yan ürünlerle değerlendirilebiliyor. yani ürettiği atık miktari az.

bir evi veya yemek masasını ahşap yerine çelikten yapmak, o çeliğin üretilmesi için harcanan enerji, ortaya çıkan faydasız atıklar, vs düşünüldüğünde çok da çevreci bir davranış olmayacaktır.
0
chavezding
(19.10.07)
kağıt üretmek için sadece ağaç gitmiyor, elektrik enerjisi yakıt ve suyu da hesaplayınız. ama geri dönüşüm yapılırsa kağıtlara daha az enerji,yakıt ve su harcanıyor. olayın özü budur.
0
nihilanth
(19.10.07)
(4)

ip adresi öğrenme

kibritsuyu
önceki soruma tatmin edici bir cevap alamadım. bir de bunu sorayım, belki işe yarar.bir internet sitesinin ip adresini nasıl öğrenebiliriz? zamanında adres yazarak girilemeyen ekşi sözlük, youtube gibi sitelere ip yazarak girme yöntemini keşfeden arkadaş bu adreslerin yönlendiği ip adreslerini nasıl
önceki soruma tatmin edici bir cevap alamadım. bir de bunu sorayım, belki işe yarar.

bir internet sitesinin ip adresini nasıl öğrenebiliriz? zamanında adres yazarak girilemeyen ekşi sözlük, youtube gibi sitelere ip yazarak girme yöntemini keşfeden arkadaş bu adreslerin yönlendiği ip adreslerini nasıl bulduğunu da açıklarsa sevinirim.

daha kısa yoldan sorayım: facebook'un ip adresi ne?
0
kibritsuyu
(17.10.07)
Sorun da o zaten, whois siteleri ip adresini vermekte ve hepsi de çalışıyor...
Ancak facebook için arama yapınca verilen ip'ler hata veriyor. Facebook'ta var bir şeyler ama çözemedim.
İstiyorsan kendin de deneyebilirsin:
www.who.is
www.whois.sc
www.networksolutions.com

Ben yahoo, google, eksisozluk ve facebook'u denedim, diğer üçü sorunsuz açıldı ama facebook ip'si hata verdi...
Deniyorum, çözersem yazarım...
0
late viper
(17.10.07)
bir de amacın "facebook engelleniyor, ip ile girmeyi deneyeyim." ise gizlen.net ile bir dene derim...
0
late viper
(17.10.07)
Facebook'un ip olayı karışık biraz...
Mahkemelik falan olmuşlar, çalıntı ip iddiası varmış...
Belki ip ile ulaşılamamasının nedeni budur ya da metafizik öğeler harekete geçmiş olabilir...
0
late viper
(17.10.07)
IP adresi her zaman bir websitesine tekabul etmez. Mesala hosting sirketleri sadece bir IP adresine sahip serverda yuzlerce websitesi barindirirlar, sizin hangi siteye girmeye calistiginizi yazdiginiz adresden belirler. Neyse facebook serverlarinda muhtemelen baska bir site barindirmasada server ayarlari geregi dediginiz seyi calistirmiyor olarabilir.
0
badseed
(17.10.07)
(4)

silahı yan tutmak

kibritsuyu
bilumum mafyatik ve polisiye filmlerde ve dizilerde dikkatimi çeken bir hadisedir. eleman çoğunlukla silahı yan tutar. yani namlu hedefe bakmakla birlikte kabza aşağıya değil de sağ eldeyse sağ tarafa, sol eldeyse sol tarafa bakar. anatomik bir tutuş mudur, daha iyi isabet alabilmek için midir, arti
bilumum mafyatik ve polisiye filmlerde ve dizilerde dikkatimi çeken bir hadisedir. eleman çoğunlukla silahı yan tutar. yani namlu hedefe bakmakla birlikte kabza aşağıya değil de sağ eldeyse sağ tarafa, sol eldeyse sol tarafa bakar. anatomik bir tutuş mudur, daha iyi isabet alabilmek için midir, artistlik midir, niyedir?
0
kibritsuyu
(16.10.07)
cok estetik duruyor yerine gore. gez goz arpacik bozulmayacagindan pek etkisi olmaz isabet oranina. zaten nisan alan mi var, rastgele sikiyor herifler
0
turkish tekila
(16.10.07)
tabancada v gez ve sivri ya da düz arpacık mevcuttur. böyle bir sistemde arpacığı v nin arasına oturtmak (ve v'yi tam ortadan ikiye ayırdığına emin olmak) v nin üzerinden geçen hayali çizgiyle arpacığın tepesini çakıştırmaktan çok daha kolaydır. bunun böyle yapılmasının sebepleri:

1. hedef genelde bir insan olduğundan boyuna uzun, enine dardır. yani yükseklik hataları hedefin alnına nişan alınmadığı sürece çok problem çıkarmaz, tam istenen yerden olmasa da hedef vurulur. bu nedenle yatay nişanı daha dikkatli almak gerekir. silahı dik tutmak bunu sağlar. silah yan tutulunca v gez, > geze dönüşür. arpacık da - halini alır. böyle bir durumda dikeyde nişan daha rahat alınır ama yatayda nazari çizgiyle arpacığın tepesini çakıştırmak zor olacağından sağa sola kayık nişan alma, hedef enine dar olduğu için de ıskalama ihtimali daha yüksektir.


2. nişan alırken silahın titremesi daha çok yatay yöndedir. silah dikken bu çok daha rahat giderilebilir.

yan tutulmasının hiç avantajı yok mudur?

1.göz, gez ve arpacıkla çok daha rahat aynı hizaya alınabilir.

2.tetik çekerken silah yansa oynama dikey yönde (yukarı) olur. dik tutuluyorsa (sağ elle tutanlar için) sağa doğru oynar. yine hedef dikey olduğundan ıskalama ihtimali silah dik tutulduğunda daha fazladır. tabii tetik bilinçli çekilirse bu oynama olmaz.

son olarak tabanca kısa menzilli ve hafif olduğundan yakın çatışmalarda kullanıllır ve böyle bir durumda nişan almaya vakit yoktur. silah sadece doğrultulur. mafya a'bilerimiz çok büyük bir hata yapmamaktadırlar yani silahı böyle tutarken. hatta yararı olarak anlattığım sebepler silahın hedefe hızlı ve doğru yöneltilmesini, tetiğin de hızlı çekilmesini sağladığından çok ufak da olsa bir avantaj elde ettikleri söylenebilir. ama durup nişan alınıyorsa silah tartışmasız dik tutulmalıdır. (gerçi atış müsabakalarında yan tutan bir profesyonel görmüştüm bir kere ama otistikliğine veriyorum.)
0
cashkopat
(16.10.07)
sanırım (götümden sallıyorum) biraz daha kolay bir tutuş sağlıyor, insanın doğasına daha uygun. elinizi yumrup yapıp, kolunuzu da düz uzattığınızda en rahat duruş avuç içinin yere dönmesidir. tahminimce kolunuzu da daha uzun süre böyle tutabilirsiniz.
0
nicin ben
(16.10.07)
evdeki beretta görünümlü havalı tabancayla denedim yan tutmak tamamen artislik. aynı hedefe yan tutarak daha geç nişan alabiliyorum. bilek hareketiyle göz gez arpacık dengesini bulmak daha zor, sol ayakla fren yapmak gibi.
0
kimlanbu
(16.10.07)
(10)

kondisyon bisikleti

kibritsuyu
efendim birazcık kilolu, hafiften göbekli tipik bir türk erkeğiyim. şimdi benim bu kiloları vermem lazım. diyeti desteklemek amacıyla spor yapmalıyım haliyle. ama üşeniyorum kardeşim. şu dünyada yapabileceğim en iyi spor yüzme olduğu halde, akşamları işten çıkıp mayo terlik modunda havuza gitmeye üş
efendim birazcık kilolu, hafiften göbekli tipik bir türk erkeğiyim. şimdi benim bu kiloları vermem lazım. diyeti desteklemek amacıyla spor yapmalıyım haliyle. ama üşeniyorum kardeşim. şu dünyada yapabileceğim en iyi spor yüzme olduğu halde, akşamları işten çıkıp mayo terlik modunda havuza gitmeye üşeniyorum. hele insan evli de olunca hiç vakit olmuyor havuza bilmemneye. şimdi diyorum ki fiyatları da uygun, bir kondisyon bisikleri alsam, evde fırıl fırıl her gün bununla çalışsam götü göbeği eritmeye yardımcı olur mu, yoksa anca bacak kası mı yaparız? veya başka ne önerirsiniz? (koşu bantları çok pahalı abi).

tekrarlıyorum ev dışı sporlar, benim gibi evli ve üşengeç bir adama göre değil. keşke fırsatım olsa da üşenmeyip haftada 4 gün havuza gidip yüzsem ama nerde?
0
kibritsuyu
(16.10.07)
koşu bandı daha zevkli bisiklet oturmaktan kıç ağrıtıyor. ben aldım valla 10 saat bindim binmedim tozlanıyor şimdi. koşu bandı da çok ses yapıyor güm güm falan yer de kaplıyor o da mantıksız. en güzeli evin bitişiğindeki spor salonuna gitmek. yoksa açtırtmak falan.
0
ozdek
(16.10.07)
kondisyon bisikleti, mekik tahtası, koşu bandı hepsi işe yarar ama ana unsur motivasyon dur. 300 spartalı yı alın ve kusana kadar seyredin. kustuktan sonra tekrar seyredin. ekmeği ve hamur işlerini mimimuma indirin. antreman dozunu arttırın. 300 spartalıyı seyredin :)
0
justaddwater
(16.10.07)
bende bu gaza geldim ve su direnciyle çalışan kürek makinesi aldım. kullanıldığı takdirde vücuttaki kas gruplarının %70inden fazlasını çalıştırıyor. koşu bandı ve kondisyon bisikleti kullanılmamaya mahkum oluyor genelde ama kürek öyle değil. zevkli ve kürek çektikçe su dirençli olduğu için sanki denizdeymişsiniz gibi oluyor tavsiye ederim(hepsi öyle diil). 1.000 ytl civarı sanırım şu anda fiyatları ben ev için olan modelini aldım daha üst modelleri daha tuzlu tabi. kilo verdirme oranlarını yaktırdığı kaloriyi falan merak ediyorsan bir msj at.
0
atrin
(16.10.07)
maliyetine göre en yüksek performansı veren tarışmasız iptir. 15-20 liraya bir ip alın, ip atlayın. (nike'ınki 33 lira dün sordum.)(alt komşunun işten geç dönüyor olması lazım tabii. yoksa zemin kattan ev tutmak gerekirse maliyet arttırabilir.)
0
cashkopat
(16.10.07)
teşekkürler arkadaşlar. yalnız dediğim gibi 1000 ytl. falan benim için yüksek rakamlar. 200-300 ytl.'ye bisikletler var. onları düşündüm. evet maliyetine göre en yüksek performansı ip verir. lakin önce atlamayı öğrenmem gerek. hadi öğrendim diyelim. tavanından lamba sallanmayan bir odamın olması gerek. onu da halledersek, alt katında ev sahibinin oturduğu en üst kat bir evimin olmaması gerek. kısacası ip olmaz. kürek çekmeyi severim. mantıklı amao da paalı. bir de söylemeyi unutmuşum, bel fıtığı başlangıcım vari beli zorlayacak şeyler yapmamam lazım. nu yüzden kürek ve mekik de çalışamam. yapabileceğim ve yapabildiğim en iyi spor yüzmedir, eskiden lisansım bile vardı hatta ama dediğim gibi evliyim, üşengecim, vaktim yok.

tek amacım göbeğimi eritmek.
0
🌸kibritsuyu
(16.10.07)
dikey bisiklet bele baskı yapar yalnız. bir de kilolusun anladık da 90 üstüysen hatta 110 falan da üstüysen daha sağlam bir bisiklet alman gerekir. ben 500 e almıştım sanırım 120+ taşısın diye.
0
ozdek
(16.10.07)
bel fıtığından muzdarip bi arkadaşım kürek egzersizinin çok yararlı olduğunu söylemişti. belki de bir uzman görüşü alıp ona göre hareket etmelisiniz.
0
flyalone
(16.10.07)
üşengeçseniz bisiklet çürümeye mahkum olur, bizim evde var bir tane ondan biliyorum. kürek daha zevklidir, ayrıca daha kısa sürede daha çok kalori yaktırdığını tahmin ediyorum. 200 -300'e de kürekler var. ama bana en kesin çözüm günde yarım saat yürümek. araba kullanmayın, toplu taşıma kullanıyorsanız iki durak önce inin.
0
lykos
(16.10.07)
küreğim var, bel fıtığı başlangıcım vardı, kalmadı. yalnız kürek alacaksanız 200, 300ytl'lik amortisörlü modellerden almayın 300 ytl daha verin adam gibi bir şey alın. 2 günde elinizde kalıyor amortisörler. =)
0
atrin
(17.10.07)
ben yazin burdan 2 tane kondisyon bisikleti satmi$tim. birini crown aldi hatta istersen bir sor faydasi olmu$tur mutlaka
0
maresalx
(17.10.07)
(2)

ıslıklı telefon melodisi

kibritsuyu
arkadaşlar son zamanlarda birkaç kişinin telefonunda duyduğum sadece ıslıkla çalınan ve aslen hareketli bir türk halk müziği ezgisine benzeyen melodi nedir?not: kill bill ıslık melodisi değil. türkü gibi bir şey bu.
arkadaşlar son zamanlarda birkaç kişinin telefonunda duyduğum sadece ıslıkla çalınan ve aslen hareketli bir türk halk müziği ezgisine benzeyen melodi nedir?

not: kill bill ıslık melodisi değil. türkü gibi bir şey bu.
0
kibritsuyu
(15.10.07)
nehir ıslık melodisi diye geçiyor
0
efruz
(15.10.07)
Efkan Şeşen'in ve Haluk Levent'in de yorumladığı Dillirga isimli parça efenim onun orjinali. Ayrıca ne kadar çok dağılmış etraftaki telefonlara, parçadan tiksindim neredeyse hiçbir kabahati yokken.

Şu köşe yazısının altında bir yerlerde üç Kıbrıslı genç te tepkilerini dile getirmişler:
www.yeniduzengazetesi.com

Burada da müziğe dair bir yorum var (Çok jiletledim, bu son):
www.yeniduzengazetesi.com
0
gregor sarmisaa
(15.10.07)
(4)

AdobeR.exe

kibritsuyu
babamın bilgisayarında AdobeR.exe diye bir program çalışıyor. sanırım bir virüs bu. şu usb flashdisklerle bulaşanlardan. ama anlamadığım, babamın flashdiski de, benimki de yabancı bilgisayara takılmadı, hep nod32 korumalı tertemiz bilgisayarlarda kullanıldı. nasıl bulaştı ki bu virüs, internetten in
babamın bilgisayarında AdobeR.exe diye bir program çalışıyor. sanırım bir virüs bu. şu usb flashdisklerle bulaşanlardan. ama anlamadığım, babamın flashdiski de, benimki de yabancı bilgisayara takılmadı, hep nod32 korumalı tertemiz bilgisayarlarda kullanıldı. nasıl bulaştı ki bu virüs, internetten indirilen filmlerden de bulaşır mı? babamın bilgisayarı yeni ve içinde de 90 gün süreli norton internet security olduğu için süresi bitene kadar nod32 kurmayalım dedik. virüs başımıza bela oldu. şimdi biz bu virüsü nasıl temizleriz? norton'u tamamen kaldırıp nod32 kursam kökten temizler mi (kendi bilgisayarımda da olmuştu, nod32 kurunca tertemiz yapmıştı ama o AdobeR.exe değildi, başkaydı. bunu da tertemiz yapar mı acaba?)

bir de norton'u tam olarak kaldırabilmek için bir program sormuştum uninstaller gibi ama silmişim sanırım bulamıyorum duyurumu. nasıl kaldırırım norton'u bilgisayardan tamamen ve hiçbir iz kalmamacasına?
0
kibritsuyu
(09.10.07)
$oyle bir $ey var adober.exe icin: www.soruforum.com
bu da process hakkinda bilgi biraz: www.bleepingcomputer.com
0
sourlemonade
(09.10.07)
registry ile birlikte aratirsaniz cozumu cikar.
0
turkish tekila
(09.10.07)
özetle sorayım: başka ek bir işleme gerek kalmadan sadece nod32 kurup tarama yapsam sorunuma kökten çözüm olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(10.10.07)
olmaz, nod32 dosyayı silse bile restart sonrasi dosya tekrar olusacak, cunku kendisini sistem baslangicina yerlestiriyor, dolayisiyla guvenli kipte, hem registry den silip hem de taratip, rastlananlari da silip temiz bir restart gerek.
0
turkish tekila
(10.10.07)
(1)

bereket heykeli

kibritsuyu
arkadaşlar kendi kadar çükü olan bereket heykelinin orijinal adı (latince falan) nedir? gavurlar ne diyor buna?
arkadaşlar kendi kadar çükü olan bereket heykelinin orijinal adı (latince falan) nedir? gavurlar ne diyor buna?
0
kibritsuyu
(08.10.07)
Kybele var bir de bereket tanrıçası.
0
ermanen
(08.10.07)
(3)

usb hub gücü aşıldı

kibritsuyu
şimdi bir tane usb klavye aldım. üzerinde de ekstradan usb girişleri var böyle flashdisk falan takmak için kasaya eğilmeyelim, arkasına dolaşmayalım diye. lakin klavyenin üstündeki girişe flashdiski takınca "usb hub gücü aşıldı" diye bir uyarı veriyor. yani aynı port üzerinden hem klavyeye, hem flas
şimdi bir tane usb klavye aldım. üzerinde de ekstradan usb girişleri var böyle flashdisk falan takmak için kasaya eğilmeyelim, arkasına dolaşmayalım diye. lakin klavyenin üstündeki girişe flashdiski takınca "usb hub gücü aşıldı" diye bir uyarı veriyor. yani aynı port üzerinden hem klavyeye, hem flashdiske gücü yetmiyor. ee neye yaradı o zaman bu ekstra usb girişleri? ben bu klavyeyi adaptörle ps/2'ye taksam olur mu acaba? kullanabilir miyim bu ekstra usb girişlerini?
0
kibritsuyu
(02.10.07)
Burada sorun pcnin usb çıkışı değil klavyenin içindeki hubtır. Bu hub pasif olduğu ve kendi güç kaynağı olmadığı için çıkışlara yeterince güç sağlayamıyordur. Hatta muhtemelen kendi controllerı olmayan sadece fazladan çıkışı olan basit bir devre vardır içinde. Normalde standartlara uyan usb 2.0 bir hub port başına 500ma ya kadar çıkış verebiliyor ama bu tarz hublarda 100ma yı bile geçemiyor. Ps2 konusunda bir yorum yapamayacağım. Harici adaptör varsa bir de öyle deneyin.
0
ntldr
(02.10.07)
internette usb hub araştırması yapan bir siteyi okudum. Türkiye de satılan usb hubların bir kısmı "şerefsizce" hazırlanmış. adamlar sadece ilgili uçları paralel bağlayarak bir hub yapmışlar. kontroller varmış havası yaratmak için entegre varmış gibi siyah plastik damlatmışlar devreye.

özetle aman diyim klavye markalı bir şey değilse ekstra usb cihaz takmayın, anakarta ve usb cihaza yazık olur.
0
kimlanbu
(02.10.07)
bilgisayarın ön paneline bağlı ve/veya klavyeden alınan usb portların voltaj gücü kasanın arkasındakilerden daha zayıf. kasanın arkasında usb portları dene. sadece bir cihaz (flash disk, cep telefonu) bağlı olduğunda dahi sçabiliyor bu portlar, apple'ın mac'lerinde bile geçerli bir durum, başıma geldi oradan biliyorum.
0
laugh
(03.10.07)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.